Giriş
(15)

çok soru soran kişiler

deartheodosia
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
nasıl algılarsınız? zeki/aptal, meraklı/hadsiz vs?
0
deartheodosia
(08.06.24)
Buraya mahsus soruyorsan kesinlikle burayı hareketlendirmeye çalışıyor. Bana göre. Yok genel soruyorsan iletişim ve ilgi ihtiyacını gidermeye çalıştığını düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Kararsız. Ben gibi
0
numlock
(08.06.24)
sorudan soruya fark var.

bazen sırf laf olsun, muhabbet diye de sorulabilir. bazen aşikar şeyleri sormak bile gerekebiliyor.

meraklı/zeki derim genelde soru soranlara. aptal demem pek. hadsiz de olabilir çok soruyorsa.
0
biseysorcaktim
(08.06.24)
Ömür törpüsü.

- Seni seviyorum.
- Neden?
0
gabe h coud
(08.06.24)
mal. hepsi gibi
0
pavlis
(08.06.24)
soruya göre degisir.
örnek lütfen?
....
galiba ben de cok soru soruyorum :)
0
robert bosch
(08.06.24)
olumlu veya olumsuz bir sey dusunmem
ama hafiften de sinir gelir abarti sekildeyse
0
aferin cok iyi dusunmussun
(08.06.24)
Mesela üretim yapan bir fabrikada yeni işe giren bir mühendisi düşünelim. Fabrika hakkında hiçbir şey bilmiyor. Her şeyi sormasını, merak etmesini beklerim. Sormuyorsa yadırgarım. Sorduğu soruların özelliğine göre zeki mi yoksa vasat mı onu anlarım.

Çok ufak bir araştırmayla bulabileceği şeyleri soran birisi eğer bunu alışkanlık haline getirmişse pek hoş karşılamam. Zevzek olduğunu düşünürüm.

Özellikle çocukların sordukları sorular onların zekalarıyla ilgili çok güzel ipucu veriyor. İyi soru soran çocuğa rastlayınca mutlu olurum.

Önemlidir soru sormak.
0
pispinti
(08.06.24)
Kesinlikle sordukları soruya bağlı. Sorusuna göre "Vay geri zekalı" ile "Hmm! Çok mantıklı bir soru" arasında geniş bir yelpaze var.
0
nawar
(08.06.24)
ne soruyor, anlamak için mi soruyor. konuşmuş olmak için mi soruyor bu önemli.
0
orpheus
(08.06.24)
Kişisel soruysa tersliyorum.
İş ile ilgiliyse cevaplarım, soru saçma olursa olsun, herhangi birşey düşünmem. Hepimiz öğreniyoruz. İyi bir soruysa, beğenirim kaliteli bir insanmış falan derim.
Ortamla insanlarla ilgiliyse, iyi düşünmem.
0
durgunfoton
(08.06.24)
cok soru sormak biraz aptallik gostergesi bence. dogru sorulari bulamiyor ya da cok dusunmuyor diye dusunurum ben.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
uzmanı dışındakiler soruyorsa aptal, insanları rahatsız ettiği için hadsiz.
0
kurcalamabozarsin
(09.06.24)
istihbaratçı olduğunu düşünürüm
0
Hallegadola
(10.06.24)
aramdaki ilişkiye göre değişir. kadın erkek tanışıklılık süresi. yani sorunun net değil. gerizekalı'dan çok zekalıya kadar geniş bir yelpazede
0
100binZar
(11.06.24)
(20)

Gmail paralıya dönmüş?

muhayyer divan
SelamBabam diyor ki gmail "depolama alanınız dolmak üzere, aylık şu kadar para vermezseniz mailleşmeyi de kullanamayacaksınız, mail adresimdeki her şeyi sildim bu uyarı devam ediyor" diyor. Bunu evernote için annem söylemişti, aynen bana da oldu, şimdi bu gmail de böyle yaparsa biz böyle her şeye pa
Selam

Babam diyor ki gmail "depolama alanınız dolmak üzere, aylık şu kadar para vermezseniz mailleşmeyi de kullanamayacaksınız, mail adresimdeki her şeyi sildim bu uyarı devam ediyor" diyor.

Bunu evernote için annem söylemişti, aynen bana da oldu, şimdi bu gmail de böyle yaparsa biz böyle her şeye para mı ödeyeceğiz, ben uiyemedim al sen ye google mı diyeceğiz arkadaşlar?
0
muhayyer divan
(04.06.24)
Depolama alanınız dolunca ya bir şeyleri sileceksiniz ya da para verip daha büyük depolama alanı alacaksınız.
Her zaman böyleydi.

Babanızın sildiği emailler çöp kutusundadır. Çöp kutusunu boşaltın.
Ayrıca mesela gmail web arayüzünde "larger:15M" yazsın arama kutucuğuna. 15 MB'tan büyük emailleri listelesin gmail. Onları silsin ki yer açılsın.
0
michael_knight
(04.06.24)
Depolamayi dolduran emailler olmayabilir de. Photos ve Drive'i da kontrol edin ve cop kutusunu da bosaltmayi unutmayin.

Gmail arayuzunde en altta sol kosede ne kadar alan kullandiginizi yazar, onu tiklarsaniz hangi servisin ne kadar kullandigini gorebilirsiniz.
0
sertac akin
(04.06.24)
15gb limit var google hesabin icin. sadece gmail degil, toplam google hesabi. backup edilen telefon, uygulamalar (whatsapp mesela), fotograflar, videolar ve de tabii ki email bunun icinde.

temizlik yapmasi ve/veya ayarlarini duzetlmesi gerekiyor (mesela benim telefonda whatsapp'tan gelen videolar backup edilmiyor). ya da para odeyecek aylik.
0
hot potato
(04.06.24)
Ben gmaili ilk çıktığı günden beri kullanıyorum, benim bile mailim daha 13.5gb'larda.

Muhtemelen telefonunda senkronizasyon açtıysa galerideki fotoğraf ve videolar google drive'a atılmıştır ve yer kaplıyordur.
0
kimlanbu
(04.06.24)
Önce bedava hizmetler ile alışkanlık oluştururlar, sonra kullanıcı kitlesi büyüdüğünde iş paraya döner. Her zaman böyledir.
Mynet mail de geçmiş yıllarda ücretli olmuştu ve bırakmak zorunda kaldım.
Bulut depolamalara da çok güvenmiyorum bir sebeple.

Depolama alanının çabuk dolmaması için fotoğraf ve videolarda sıkıştırma uygulayın , gereksizi silin çok büyük oranda yer tasarrufu olacaktır.

Çok önemli veriler buluta değil yanı başınızdaki CD/DVD de olmalı. Usb bellekler bile her yönden güvenilir değildir.
0
diyecevaplandı
(04.06.24)
Ben şunu anlamıyorum,

Youtube da aynı şeyi yaptı, mynet de yaptı, başkaları da yapıyor, yıllarca ücretsiz kullandırıp kendilerine alıştırıyorlar, bu süreçte her türlü gelişimden de geri durmuyorlar, bu gelişmeler bizim para vermemizden tamamen bağımsız oluyor ama bir gün geliyor bütün uygulama kullandırımını tamamen paraya bağlıyorlar.

Bugüne kadar sadece tıklarla bu kadar para kazanıldı, geliştirmelere ve kâra harcandı bu paralar, gittikçe daha da fazla tıklanıyor hatta reklam da kullanıyorlar bizim iznimizin dışında. Bunun nesi yetmiyor da yalnızca para ödeyenler kullanabilir noktasına geliyorlar?

Üstelik youtube, gmail, whatsapp, twitter gibi farklı farklı uygulamalar için de ayrı ayrı para istiyorlar, hepsi aynı şirkete ait olduğu halde. Aklım almıyor, canavarlık bu.
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
yok canavarlık değil. baban gibi milyarlarca insan var ve bedavadan google'ın serverlarında verileriyle yer kaplıyor. bu hizmetleri döndürebilmeleri için illaki bir ödeme duvarının arkasına geçmek durumunda kalıyorlar. yani senin babanı hayrına bunca zamandır maillerini saklamışlar, babanın kapladığı veri artınca para istemişler. canavarlık değil kapitalizm. para vermek istemiyorsan ya kapladığı verileri sonsuza dek silecek ya da hizmet almayı bırakacak. bu kadar basit.

ayrıca söylemeden edemeyeceğim gmail yine insaflı, depolama alanı açtığında para istemeyecektir. bak mynete. maillerini parayla okutuyor :)
0
false pretension
(04.06.24)
"Bunun nesi yetmiyor da yalnızca para ödeyenler kullanabilir noktasına geliyorlar?"

kapitalizm? kar amaci guden sirketlerin amaci "yettigi kadar" para kazanmak degildir, maksimum kar etmektir.
0
hot potato
(04.06.24)
Maksimum kâr da, bu kadar canavarca olması mı gerekiyor? Sürekli para ödememizi isteyen tek uygulama tek enstrüman google şirketi değil ki, ayrıca dünyanın her yerinde aynı ekonomik imkanlar yaşanmıyor, gerçekten anlamış değilim. 20 yıl gmail kullan sonra da paralı yaptım desin. Bunlar böyle yaparsa diğer bütün şirketler de yaparlar. Bu insan hakları mı yani şimdi?
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
@false pretension

Babam her şeyi sildiğini, hiçbir veri bırakmadığını söylüyor. Zaten internet üzerinden çok iletişim kullanan biri de değildir. Ona rağmen ya paranı ya canını dercesine bir uygulama gerçekten akıl almaz. Bugüne nasıl gelmişler acaba.
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
Çöp kutusundan da silmiş mi? Silmediyse alan açılmamıştır.

edit: telefonu androidse, whatsapp da oraya yedekleniyor ve videolar dahil edilmiş olabilir. Ek olarak, telefonun galerisi de yedekleniyor olabilir.
0
nhk ni youkosu
(04.06.24)
yukarida tnz'nin verdigi linkten girip bakacak. Orada neyin ne kadar alan yedigini gosteriyor. Her seyi silmis olsa "alaniniz doluyor, para odemeniz gerekebilir" demez google. dolulugu %80'in altina indirince o uyari gidiyor.
0
hot potato
(04.06.24)
Gmail paralı değil, driveda ek alan almak paralı. Sizin alanınızı dolduran şey de gmaildeki mailler değil yedeklenen dosyalardır arkadaşların dediği gibi. Yani öfkenizi gereksiz bir yere yöneltiyorsunuz şu an.
0
nundu
(04.06.24)
Ayrıca whatsapp, twitter ve gmailin sahipleri farklı. Ha kapitalizmin vahşiliği konusundaki eleştirinizde haklısını da bu durum ona örnek değil :)
0
nundu
(04.06.24)
Whatsapp'ı ve twitter'ı google satın almamış mıydı?? İnstagram ve facebook'u da satın aldı? Çok şaşırmıştım hepsini almış diye düşünmüştüm duyunca...
0
🌸muhayyer divan
(04.06.24)
google saydıklarından hiçbirini satın almadı.

facebook, instagram'ı ve whatsapp'ı satın aldı.

twitter'ı elon musk satın aldı.

kafan çok karışmış senin.
0
false pretension
(05.06.24)
mailler değil resimler ve videolar yer kaplıyor. google fotograflar kota 15 gb.
0
sizofren06
(05.06.24)
fotoğraflardır onlar.

android telefon google hesabınla giriş yapıyorsun, sonra her şey cloud'a yedekleniyor. bu 15gb'ı büyük oranda fotoğraflar oluşturmuştur.

babanın dediği "her şeyi sildim, bir şey kalmadı" mail'ler içindir.

mail'lerin yüzbinlercesi anca doldurur kotayı. kısaca gmail hala ücretsiz pratikte (sürekli büyük eki olan mailler gönderilmesini hariç tutuyorum)

yazılım maliyetleri, depolama, internet maliyetleri hepsi devasa boyutlarda. bi de alphabet inc (google'ın sahibi) halka açık bir şirket. amacı olabildiğince kar etmek, ki hissedarları da para kazansın. işler böyle yürüyor. bana da garip geliyor trilyon dolara ulaşan şirketlerin hala kar peşinde koşması. ama böyle.
0
biseysorcaktim
(05.06.24)
@false

Fazla karışmamış bence, 1 yaklaşık olarak doğru biliyormuşum ne güzel işte :)
0
🌸muhayyer divan
(05.06.24)
drive kullanmaya başlayınca bende de dolmaya başladı. ancak cok cüzi bir miktar oldguğundan koymuyor
0
kondansator
(05.06.24)
(8)

Spor Salonu için

Yılmaz920
ayakkabı öneriniz var mıdır ?
ayakkabı öneriniz var mıdır ?
0
Yılmaz920
(02.06.24)
Düz ayakkabi. Ideali converse. Ben powerlifting ayakkabısı giyiyorum.
0
logisticsmanager
(02.06.24)
Koşu yapmayacaksanız, metcon 7, Reebok Nano vb.modelleri deneyebilirsiniz. Crossfit için idealdir. Yurtdışından temin edebilirseniz vivobarefoot sahanedir.( 5 yıl crossfit yaptım. )
0
nekonustukbiz
(02.06.24)
her yere her ortama decathlon'da satılan gri spor ayakkabı çok iyi oluyor.
spor için de tavsiye ederim.


www.decathlon.com.tr
0
biseysorcaktim
(02.06.24)
biseysorcaktım,çok kalitesiz duruyor
0
🌸Yılmaz920
(02.06.24)
Agirlik calismak icin? Powerlift Adidas serisi.
0
buf-e kür
(02.06.24)
Herhangi bir spor ayakkabısı! biseysorcaktım'ın paylaştığı ayakkabı ideal mesela.
0
doharkoman
(02.06.24)
Oldukça kaliteli ve rahat bir ayakkabı.
0
biseysorcaktim
(03.06.24)
Adidas powerlift ayakkabı almıştım 6-7 senesi vardır hala taş gibi.
0
hasmetizm 2046
(03.06.24)
(15)

herkes yurtdışına taşınıyor, gezmeye gidiyor nasıl?

mikahakkinen
aileden ev, kendi maaşımla araba almış 2 memur ve 1 çocuklu aileyiz. ben her ay kredi kartı ödemelerine zor yetişiyorum. orta seviye bir memurum, aranan bir mesleğim yok. millet yurtdışına çıkıp çatır çatır geziyor. antalya otele gitmeyip avrupaya gidiyorlar deniyor alakası yok 1 hafta aile ile norm
aileden ev, kendi maaşımla araba almış 2 memur ve 1 çocuklu aileyiz. ben her ay kredi kartı ödemelerine zor yetişiyorum. orta seviye bir memurum, aranan bir mesleğim yok.

millet yurtdışına çıkıp çatır çatır geziyor. antalya otele gitmeyip avrupaya gidiyorlar deniyor alakası yok 1 hafta aile ile normal bir almanya gezisi 100 bin tlyi geçiyor nasıl geizyor bu insanlar?

taşınma olayında tamamen iş buldum gittim olamaz bence. yani cesaret en önemlisi ama burada biraz ekonomik gücü var ki oradada bir düzenle başlamıyor mu?

nasıl oluyor?
0
mikahakkinen
(29.05.24)
- Annesinden babasından malı kalmıştır, satıp satıp yiyordur. Benim böyle tanıdığım var, 150 dönüm tarlayı kumarda yedi, birazını da çiftlikbank vb çeşitli yerlerde kaybetti.

- Kredi çekiyordur. (Yakın zamana kadar 12 taksitli kredi çekip 2 hafta tatil yapan, çektiği fotoğrafların paylaşımını da 365 güne yayanlar vardı.)

- Kredi kartı limiti 500-600 bin liradır, yarısına kadar kullanıyordur. Benim böyle çok tanıdığım var.

- Cesareti vardır, biraz da birikmişi vardır, öyle gider. (Taşınanlar için söylüyorum, diğerleri tatilciler için zaten)
0
hayirsiz
(29.05.24)
İş bulup gidenlerin ekonomik iyi durumu olmasa da oda kiralıyor ben gibi.

Ben euronun 4 lira olduğu zamanlar, Roma ve Venedik'e 1 günlük ya da 2 günlük gitmiştim. Yanımda abur cubur götürdüm, hostelde kaldım. Uçağa 400 tl ödemiştim. Şu an pahalı cidden. Yurtdışında yaşayan kardeşim Türkiye'ye geliyor. Ona bile Avrupa pahalı.
0
Kahvedesu
(29.05.24)
yurtdışı tatili kişi başı max 30-40 bin. 15-20 bine bile yapılacak yerler var.

japonya amerika tayland gibi uzak yerler hariç tabii.

30-40 bin tatil için çok gelmiyor artık bana. senede 1-2 yapılabilir gayet. 40 bin maaş alan biri 1 maaşını tatile gömebilir bence.
0
jelly bear
(29.05.24)
Taşınma olayında gayet de "iş buldum gittim" olur.
Avrupa'daki bir şirket o kişi için çalışma izni başvurusu, sponsorluk vs. gibi işlerle uğraşıyorsa o kişi işinde iyidir. Büyük ihtimalle Türkiye'de maaşı 2-3 memur maaşıdır. Eşi de benzer şekilde olabilir.

Hiç değilse 2 milyon liralık yani 57 bin euro'luk bir arabası vardır.
Oraya gidince 17 bin Euro'ya ondan daha güzel bir araba alır, 40 bin euro'yu da taşınma masrafı, depozito, yeni yerde hayat kurmak için birikim olarak kullanır. 40 bin euro tutmaz zaten bu işler.
0
michael_knight
(29.05.24)
Ben su an TR'de yasamiyorum ama gordugum kadariyla ozel sektorde 15 yil tecrubeyi gecen arkadaslarim cok rahat 100-150K arasinda maas aliyorlar.Hemen hepsinde ev-araba vb. temel alimlar yapilmis zaten gecmis yillarda.

Ayrica Almanyada 1 hafta tatilin 100K'yi gectigini dusunmuyorum.Harcamada sinir tabii ki yoktur ama o paraya bircok Alman 1 ay aile gecindiriyor.
0
turkuaz
(29.05.24)
1 haftalık almanya 100bin mi :)

gidenler nasıl mı gidiyor? sorunuzdan anladığım, sizden farkları, araştırmayı ve 1 haftalık tatil fiyatını çıkarmayı bildikleri içindir. google'a "almanya tatil git" gibi şeyler yazıp bakarsanız size milyon $ reklam bütçesi harcayan otelleri turları göreceğiniz için o fiyatlar gelmiştir. ajetten zorlarsanız 2k biletler havada uçuyor bu yaza bile, gidip berlinde kalmayın almanyanın iç kesimlerini, dağlarını köylerini öğrenin. millet mis gibi dağ evlerinde butik otellerde 80-100€'ya otel tutuyor.

ayrıca "herkes" yurtdışına falan gitmiyor gezmiyor. nüfusun %9'unun pasaportu var, onların da yarısı hacı falan
0
avatar is back
(29.05.24)
"1 hafta aile ile normal bir almanya gezisi 100 bin tlyi geçiyor" kısmı böyle olmak zorunda değil. öyle olsa bile bi günde 100bin çıkmayacak cebinizden.

vize almak için bir kaç ay öncesinde başvurup ödemelerini yapıyorsunuz.
vize için uçak bileti almanız gerekiyordu. onu da aylar öncesinden aldınız. 100bin dediğiniz tutarın uçak bileti ve vize kısmı aylar önce ödendi, taksit yaptınız.

ayrıca türkiye'de (özellikle istanbul ya da diğer büyükşehirlerde) yaşam pahalı. yani burada yaşıyorsa, üzerine biraz daha koyup avrupa'da tatil de yapabiliyorlar.

bir hafta antalya'da tatil yapsa ailecek yine benzer bir para tutacak bu arada.
0
biseysorcaktim
(29.05.24)
2 memur 1 çocuklu aileyiz gayet rahat geçinip üstüne yeşil pasaportumuzla gezebiliyoruz.

Artı evi ve arabamızı kendimiz aldık artı aileden destek görmeyi bırakın birde biz onlara destek oluyoruz.
Evin kredisi de devam ediyor ve evimizi kiraya veremediğimiz içn şu anda kirada oturuyoruz ve evimiz boş bekliyor.
(Tayin olursak kiracıyı çıkarmak zor olacak bu yüzden boş)
Tabii bu gezme işi bir anda olan bir şey değil hesabımızı ona göre yapıp ona göre para ayırıyoruz.
Mesela her ay maaşta 50 euro kenara atıyoruz.
Bunu her maaşta mutlaka yapıyoruz.
Minimal yaşiyoruz. Hava yollarının belirli kampanyaları var, turlar var. Vs. Vs.
0
kirmizipilotkalem
(29.05.24)
Benim merak ettigim vize nasil aliyorlar vize almasi cok sikinti
0
Zetnikov
(29.05.24)
Ben iş buldum gittim.
Gittiğim ülkede de ev ve araba almak için yüksek birikime ihtiyaç yoktu. Peşinatı 6 ayda birikti zaten. Şimdi ev ve araba kredimi ödüyorum. Maaşım da yetiyor.

Öyle aileden birikime gerek yok yani. Bazı avrupa ğlkelerinde sistem birikmiş parası olmayan ama düzenli geliri olanları kira öder gibi çooooook uzun vadede ev sahibi yapmak üzerine kurulu.

Türkiyede ise başta boyundan çok büyük krediye girip 5 seneye ödeyebileceğin bir kredi ayarına gelmesi sonrasında ise kuş kadar kalması üzerine kurulu. O yüzden türkiyede ev almak içinbaşka bir gelir de lazım ilk senelerde. Avrupada bu böyle değil.

Avrupaya taşınanlar hep avrupada iş bulabilecek mesleklerde çalışanlar, mesela mühendisler. İstisnasız herkes iş bulup taşınıyor. Türkiyede iyi okullardan mezun mühendisler avrupada iyi şirketlerde çalışabilecek kadar kalifiye. Hatta avrupadaki bir şirketin vize işleriyle uğraşmasına değecek kadar kalifiye çoğunlukla. İş bulup gitme olayı doğru yani. Bir birikim gerektirmiyor. Ev taşımak tabi ki masraflı. Türkiyede a şehrinden b şehrine taşınmak da bir birikim istiyor zaten. Ama avrupaya taşınıyorsan eşyaları götürmüyosun çoğunlukla. Orada da ikeadan bir ev döşüyorsun. İlk 6 ay yavaş yavaş ev eşyaları tamamlanıyo. Başta sadece en gereklileri alıyosun falan. Cidden ötle yüksek birikim gerektiren şeyler değil. 2 3 maaşlık birikim falan lazım. Ama o da yoksa zaten daha büyük sorunlar yaşarsın hayatta.

Tatile gidenler de mühendisler. 100k aylık mühendis maaşı türkiyede. Haliyle rahat rahat geziyorlar avrupada. Türkiyede iyi mühendisler gerçekten avrupa standartlarında kazanıyor ve türkiyede de masraflar avrupaya yaklaştı. Haliyle 10 gün türkiyede tatil yapacağına 1 hafta almanya da yapılıyor.
Öncelik meselesi bir de.
0
zimbirik
(29.05.24)
şahsen biz yılda 1-2 kere gidebiliyorsak gidiyoruz onun dışında da kıt kanaat yaşıyoruz.

bazı arkadaşlar 1 hafta gidiyorlar sonra 1 sene onun borcunu ödüyorlar böyle yaşayanlar da var.
0
ananiyimioguz
(29.05.24)
2 tane çok büyük avantajlara sahibim. Biri muazzam.

- Ailemle kalıp ev bize ait. Dolasıyla kira giderim yok.
- Çalıştığım firmada sayesinde yan hak olarak indirimli bilet (ced bilet) hakkım var.

Kira vermemem de muazzam aslında ama ced bilet ayrı bir muazzam. Avrupa'ya gidiş-dönüş biletler en fazla 3.500 türk lirası.
0
put it in your appropriate place
(29.05.24)
O kadar yüksek bütçelere gerek yok evli çocuklu bir tanıdığım bile 3 odalı evlerinin 2 odasını 2 ayrı öğrenci kıza verip ekonomilerini denkleştirmişti örneğin. Gezi olaylarında da yine yüksek bütçesi olmayanlar 1 sene öncesinden veya kampanyalarla ucuza bilet, 10-15-20 kişilik hosteller,vs en büyük gider kalemleri olan seyahat ve konaklamadan kısılarak hallediliyor.
0
iwasbornonamountainside
(29.05.24)
www.eksiduyuru.com bu tam iki hafta icinde ayni sekilde soruldu tartisildi.

gezme:
eskiden yurtidisi isi kulturel olarak asiri ice donuk ve de malum fakir bir ulke oldugumuz icin sadece ufak bir elit/egitimli kesimin yapabildigi bir seydi. kimse dogru duzgun ingilizce bilmezdi, vs. Son 20 senedir sartlar degisti, sosyal medya falan derken aliskanliklar meraklar daha global bir hal aldi ve yurtidisi gezme isi "halka indi"

oyle olunce herkes habire gidiyor ya ben gitmezsem ezik kalirim algisi olusmakta kacinilmaz olarak. bu trend eskiden de vardi tabii ama son donemde daha da alt tabakalara yayildi.

tasinma:
tasinma isi biraz daha komik bence. adam cekya'ya romanya'ya falan gidiyor uyduruk bir universiteye, "turkiye rezil bir yer haci ya ben defolup gidiyorum buradan" falan yaziyor...

gecenlerde biri "yurtisina gitmek icin aileyi karsima almaya deger mi" diye bir baslik acmisti mesela. ama ortada fol yok yumurta yok. net bir 'yurtdisi' plani soz konusu degil, gurcistan'a mi tanisinor sirbistan'a mi tasiniyor bilmiyor. sadece laf olsun torba dolsun eksik kalmasin diye "yurtdisi" diretmesi yapiyor kendine. garip cok var boyle.
0
hot potato
(29.05.24)
Taşınma öyle kolay değil. Turist vizesi alan taşındım diyor veya dil kursu, ogrencilikle gidip taşındım diyor.

Çalışma izni diye bir olay var. Kalıcı oturum diye bir şey var. Bunlar uzun süreçler. Para, yabancı dil ve zaman gerekiyor.

Evli, çocuklu aileler için çok zor ve değmez.

Çoğu türk gittiği yerde cepten yeyip sonra Türkiye'ye dönüyor. Bu en çok Amerika'da oluyor. Saatlik 6-7 dolardan kaçak çalışıp sonra böyle hayat çekilmez deyip dönüyorlar.

Türklerin çoğu için yurtdışı sadece bir fantazi. Çoğu ingilizce bilmiyor veya bildiğini sanıyor. Gittiği yerde mavi yaka veya işçi olmak istemiyor. Çok zengin olabileceğini sanıyor. Sosyal hayatta çok değer göreceğini sanıyor.

Abd'de 50 bin dolardan fazla para kaptıran Türkler tanıdım. Dil kursu ile gelmiş olmamış, hukuk acentalarına iş bulsun diye para kaptırmış olmamış, kaçak taksi yapacağım derken araba masraflarından zarar etmiş falan filan...Herşey göründüğü gibi değil kısaca

Burada biri sordu geçenlerde gittiğim yerde beyaz yaka olmak istiyorum hukukçuyum dedi. Olamazsın falan deyince kızdı. Kanada'da şöförlük yapan Türk mühendis, doktor falan var .5 sene kebapçılarda çalışanlar var.
0
ferenc
(29.05.24)
(12)

edirnedeki bu tiny house olayında fikriniz nedir?

OgutucuRecep
kim haklı?
kim haklı?
0
OgutucuRecep
(29.05.24)
milletimin çakal insanları kesin bir katakulli yapmıştır, olan da masum tinyhouse çulara olmuştur
0
duyurukullanıcısı
(29.05.24)
Tiny house'çu haklı.

Detaylarına bakmadım ama adam kendi arazisine ruhsatlı taşıt koymuş. Hukuki olarak arabasını kendi arsasına park etmekten bir farkı olmamalı.
Arabamı kendi arsama park etsem gelip kepçeyle parçalamazlar umarım.
Siz ne düşünüyorsunuz Ogutucu?
0
michael_knight
(29.05.24)
arabasını parketmekten farkı orayı konaklamak için kullanmaları.
teknik olarak arabadan farkı var. ha arabamı koydum ha karavanı biraz uyanıkça davranmak.
orada olay bir değil birçok kişinin artık bunu yapmaya başlaması.
konaklama için orayı işletiyor olabilirler.
mantar gibi bittikleri zaman ise gerçekten boku çıkar.
yarın biri arazi alıp 20 tane tiny house koyarsa kim bunu engelleyecek?
tarım arazisi olduğu için orada bir yapılanma olmaması lazım kanun bunu belirtiyor.
şimdi mevzu şuna dönüyor geldiniz bizi mi buldunuz bu kadar hukuksuzluğun içinde?
yani izin verirlerse de olmuyor vermezlerse de bizi mi buldun oluyor.

bence %65 haksızlar %35 haklılar.
0
🌸OgutucuRecep
(29.05.24)
klasik türkiye olayı. sen bu araca ya da karavana artık her ne derseniz, devlet olarak ruhsat vermişsin, plaka vermişsin. belediye olarak oraya elektrik çekmişsin, su çekmişsin (güzelce cukkanı da almışsın tabi). ondan sonra da gelip 'yok ya bu böyle olmadı bunları yıkalım/kaldıralım' diyorsun.

olayın suistimal edilip edilmediğini tartışmıyorum. bu ülkede her şeyin böyle karman çorman olmasını, yetkili makamlar arasında koordinasyon olmayıp hepsinin 'ben yaptım oldu' kafasında takılmasından bahsediyorum. baştan sona saçma sapan bir mesele yani. o yüzden haklı haksız yok, sistem bozuk. (bence)
0
brkylmz
(29.05.24)
Yasal olarak tiny houselar ruhsatlı araç olarak geçiyor. Burası tamam ama ruhsatlı araçların rutin bir muayene işlemi var. O yaptırılmış mı? Çekicisiyle birlikte ruhsatlı araç sayılır. Çekici nerede?

Tarım arazisinde su ancak tarım maksatlı olarak çıkarılabilir ya da alınabilir. Bu suyun bir konaklama aracına sabit bağlanması yasal mı?

Tarım arazisinde elektrik sadece sondaj maksatlı olarak ruhsatlandırılabilir. Ne elektriği aldın ve ne maksatla kullanıyorsun?

Kanunun arkalarından dolaşıp tarım arazisine değişik isimlerde ev yaparsan bir gün Devletin gelip yıkmasını beklemelisin.
0
Mirket
(29.05.24)
tiny house olayinda kullanilan araclar yonetmelige gore hareket edebilir olmak zorunda. bunun net kistasi yok ama jandarma veya belediye geldiginde aracini su noktadan bu noktaya cek dediginde birkac dakika icinde cekebilir olmak gerekiyor. bu zamana kadar boyle bir kontrol yapilmiyordu, sadece arac ruhsatina bakilip trafik vergisi vs. odendi mi diye kontrol ediliyordu. simdi bu hareket edebilir olma kurali da kontrol edildiginden aracina/evine eklentiler yapan (tuvalet cikisi, su/elektrik vs) yapanlar problem yasadi.

biraz da seytanin avukatligini yapalim; muhtemelen otel fiyatlarinin artmasi nedeniyle alternatif olarak halk bu tarz opsiyonlara talep olusturdu. bu talebi degerlendirmek isteyen girisimciler de tarim arazilerine bircok tiny house kurup kiralamaya basladi. bu durum da cesitli otel, pansiyon isletmecilerini rahatsiz etti. ya da bu alandaki ranti goren guclu kisiler yeni bir duzenlemenin pesindeler. devlet de yillardir denetlemedigi ve goz yumdugu kurallari simdi uygulamaya kalkti. yani kisaca kimse masum degil.
0
emrahday
(29.05.24)
haberlerden anladığım durum şu, tarla ve tarım arazileri daha küçük parsellere ayrılıp, satılıyor, bu kişilerde buraya tarımsal faaliyet için sağlanan altyapı (elektrik, su, kuyu v.s) yararlanıyor, burayı konaklama ev amacıyla kullanıyor. Bu durum da amacı dışında kullanım olmuş oluyor. Bundan rahatsız olan köylüler, tarımla uğraşanlar, bölgenin yerlileri şikayetçi olmuş ve bu karar alınmış.

www.edirnehaber.org


Şahsen kararı doğru buluyorum, en başından düzgün denetlenip, kanunda açık varsa değişiklik yapılarak bu durumun önüne geçilmesi gerekirdi. Kocaeli bölgesinde de (sevindikli, akmeşe, maşukiye) çok yaygın bir durum, bir nevi gecekondulaşma, çarpık yapılaşmaya evrildi bu durum.
0
sealth
(29.05.24)
sadece araç olarak kalsa tinyhouse'çu haklı.

fakat bekçi kulübesi için izin alınıyor, oraya elektrik su çekilmesi sağlanıyor, sonra bu elektrik su kanalizasyon hesapta mobil olan tinyhouse'lara bağlanıyor. bir de üstüne pergole gibi sabit çıkmalar inşaa ediliyor ee şimdi ne farklı kaldı gecekondu'dan bu olayın ? ek inşaatlar ve bağlantılar olmasa zaten kimsenin bir şey yapma yetkisi de yok. bu bağlantılar yapıldığı için devlet bunu ruhsatsız yapı olarak değerlendiriyor. olay bu.
0
delidir yakalayin
(29.05.24)
çarpık yapılaşma ve çevre kirliliği yaratıyor. izin verilmemeli.
0
calmdown
(29.05.24)
dün akşam sözlükte bir idare mahkemesi kararı paylaşılmıştı. eksisozluk.com aynı olaysa, kanalizasyon sistemine bağlı, elektrik ve su şebekesine bağlı "tinyhouse" taşınmazdır diyor. adamlar tarım arazisine altyapı çalışması yapmışlar: su ve kanalizasyon için kanal kazmışlar. üstteki tinyhouse'u götürünce tarım arazisi eski haline dönmüyor ki.
0
gnosis
(29.05.24)
tiny'ciler haksız.
---
www.instagram.com

tinyhouse denilen şey bir araca bağlanan, yürüyebilir vaziyette olan bir yapı olmalı değil mi? mesela yukarıda verdiğim linke bakarsanız tinyhouse'lar oluşan site yapmışlar. aracın tekerlekleri var ama bahçe düzenlemesi yapılmış, sabitlenmesi için beton dökülmüş, altyapı gelmiş vs. üstelik bir değil, iki değil bir sürü böyle konut var.

yani olayda, bahçene koydun ve geçici konaklama yaptın gibi bir durum yok. ev fiyatına satılan, ticari amaçla kullanılan yasadaki boşlukları kullanan ya da suistimal eden bir durum var.
0
biseysorcaktim
(29.05.24)
Araziler küçük parçalara bölünüp satılıyor.
Hepsinin üzerinde bunlardan var sadece tarım arazileri bitiyor, bitti.
Sakıncalı bir durum önlem alınması gerekliydi.
Çünkü bazıları suyu, kanalizasyonu geç etrafını çevirip ağaç dikmişti.
0
kirmizipilotkalem
(30.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(4)

Airfryer önerisi

prole
Çoğunlukla sebze pişirmek, kızartmak için kullanacağım. Önümüzdeki süreçte almayı düşünüyorum. Tefal mi Philips mi Instant mı? Model önerilerine de açığım. Teşekkürler.
Çoğunlukla sebze pişirmek, kızartmak için kullanacağım. Önümüzdeki süreçte almayı düşünüyorum. Tefal mi Philips mi Instant mı? Model önerilerine de açığım. Teşekkürler.
0
prole
(19.05.24)
Philips'in en temel modelini aldim. Ekran vs yok. Memnunum. Ozellikle sebzeler icin cok iyi.
0
my pink
(19.05.24)
aylardır bunu kullanıyorum, epey memnunum.

www.philips.com.tr
0
penceredengorunenmorbina
(19.05.24)
xiaomi de iyi. içindeki tel ızgara sayesinde çift katlı da pişiriyor. her bir tabana max 6 adet kasap köfte sığıyor, bilginize.
0
numlock
(19.05.24)
iki yıla yakın zamandır xiaomi'nin airfryer'ını kullanıyorum. elim ayağım oldu.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
(2)

Maçka Parkı - Küçük Çiftlik Parkı Konserleri Sesi

michael_knight
Küçük Çiftlik Parkı'ndaki konserlerin sesi Maçka Parkı'na ne kadar geliyor.Ona yakın bir tarafa geçince mükemmel olmasa bile parktan da iyi kötü dinlenebiliyor mu konserler?
Küçük Çiftlik Parkı'ndaki konserlerin sesi Maçka Parkı'na ne kadar geliyor.
Ona yakın bir tarafa geçince mükemmel olmasa bile parktan da iyi kötü dinlenebiliyor mu konserler?
0
michael_knight
(17.05.24)
bok gibi geliyor kimin çaldığını bile anlayamıyorsun çoğu zaman
0
rentts
(17.05.24)
parkın konser alanına yakın yanına oturup yayılınca güzel oluyor.

dinlemek için uygun değil de, arkaplanda çalınca, rastgelince güzel oluyor. mesela bahsettiğim noktada oturup demleniyordunuz, grup çıktı, güzel eşlikçi oluyor.
0
biseysorcaktim
(17.05.24)
(5)

saç prp’si yaptıran var mı?

violetsky
özel hastane cildiye doktoru seans ücreti 2300 tl iken, aynı hastane içerisindeki güzellik merkezinde 1500 tl. bu işlemi güzellik uzmanının yapmasında sakınca var mı sizde? aynı laboratuvarı kullanıyorlarmış kan ayrıştırma işlemi için.
özel hastane cildiye doktoru seans ücreti 2300 tl iken, aynı hastane içerisindeki güzellik merkezinde 1500 tl.

bu işlemi güzellik uzmanının yapmasında sakınca var mı sizde? aynı laboratuvarı kullanıyorlarmış kan ayrıştırma işlemi için.
0
violetsky
(15.05.24)
prp+mezo yaptırdım, faydasını görmedim
0
HellKeePer
(15.05.24)
İğneli işlemleri doktor yapmalı bence. Hastane içinde nasıl izin vermişler doktorsuz işleme, ilginç geldi.

Mezoterapi yaptırdım çok acılı bir işlem. Yanlış ellerde daha da acı verici olabilir kanısındayım
0
mellifica
(15.05.24)
tanıdık doktorum prp saç için olan hedelerin çok çok minimal etk yapacağını söyledi ve saç ekime yönlendirdi
0
eja
(16.05.24)
saçlarım çok gür ama ikisini de yaptırdım. faydasını gördüm. güzellik merkezinde yaptırmazdım.
0
gabe h coud
(16.05.24)
saö ekimi yaptırdıktan sonra doktora prp yapmak gerekli mi diye sormuştum. prp değil, cgf'in daha etkili olduğunu ve onu uygulayacağını söylemişti. 3 seans olarak CGF uyguladık. cgf, prp'ye benzer bir şey. prp uygulamasının içerik yönünden zenginleştirilmiş hali diyebiliriz.

kan alınıyor, santrafüjde yüksek hızda döndürülüp iğne gibi bir şeye doldurulup kafanın muhtelif yerlerine aktarılıyor. keskin bu ucu var, minik minik kesikler atarak deri altına nüfuz ediyor.

güzellik uzmanının da yapabileceği bir şey ama sonuçta cerrahi bi durum. doktora yaptırmayı tercih ederdim sanırım.
0
biseysorcaktim
(16.05.24)
(9)

Pazar alışverişi 430 lira tuttu

noxie
selam dostlar, pazara gittim az önce, 430 tl tuttu. akşam daha ucuz oluyor biliyorum ama şimdi gitmem gerekiyordu. sizce çok mu bu tutar?güncelleyerek yazıyorum. fiyatlarını hatırladıklarımı da ekledim.aldıklarım: 1 kg kuru soğan, otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) (10, 10, 10
selam dostlar,

pazara gittim az önce, 430 tl tuttu. akşam daha ucuz oluyor biliyorum ama şimdi gitmem gerekiyordu. sizce çok mu bu tutar?

güncelleyerek yazıyorum. fiyatlarını hatırladıklarımı da ekledim.

aldıklarım:

1 kg kuru soğan,
otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) (10, 10, 10, 20 = 50 tl buna verdim)
2 adet enginar (60 tl)
1 kg bezelye (35 tl)
1 kg kabak,
1 kg şeftali (40 tl)
yarım kilo erik (50 tl)
1 kg domates (25 tl)
1 kg biber,
1 kg salatalık (20 tl)
1 küçük yuvarlak sarı kavun (100 tl)

tüm pazarı almışım yuh
0
noxie
(07.05.24)
neyi ne kadar aldınız onu yazmamışsınız.

iki hafta önce enginarın tanesi 25 lira civarındaydı. 4 tane almış olsanız 100 lirası enginar yapıyor sadece.
0
inheritance
(07.05.24)
öncelikle kaçar kilo aldığını bilmeden yorum yapamayız. belki çoğu normal fiyatlıdır ama erik ve kavun toplam tutatı aşırı yükseltmiş olabilir. kalem kalem kıyaslama yapman daha doğru olur.
0
hrskrs
(07.05.24)
maydanozun tanesini kaça aldınız? bana uygun göründü bir tane kıvırcığa 50 tl veriyorum beylikdüzü pazarı çok pahalı ya.
benim pazarın pahalı olması öngörüm maydanoz endeksli

erik kilosu 100 lira burda yarım almışsınız kafadan 50 tl zaten
0
eja
(07.05.24)
İyi fiyata almışsınız.
Elbette her yerde her kalite ve fiyatta ürün var, az veya çok dememiz çok anlam ifade etmez. Ama ben dün 1 kilo erik aldım 295 TL'ye. Ama en güzel erikten.
0
michael_knight
(07.05.24)
enginar, şeftali, kavun zaten şu an pahalı şeyler. 200 lira sadece bunlar zaten.
diğer fiyatlar da uygun.
0
livaneli_kadir
(07.05.24)
ankara güncel market fiyatlarını veriyorum:

1 kg kuru soğan - 15 lira
otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) - her biri 9 lira
2 adet enginar - 50 lira
1 kg bezelye - 30 lira
1 kg kabak - 17 lira
1 kg şeftali - 30 lira
yarım kilo erik - 25 lira
1 kg domates - 28 lira
1 kg biber - 30 lira
1 kg salatalık - 20 lira
1 küçük yuvarlak sarı kavun - fikrim yok.
0
summerjam0306
(07.05.24)
şeftali ve bezelye olmadan 500 lira tuttu migrosta.

sizin elliye aldığınız demet yeşilliklerin tümü yaklaşık 80lira sanalmarkette.
bezelye benzer fiyattı ama sepete eklerken stokta kalmadı.
şeftali de benzer olsun.

600e varıyor yine de sizin listede online'da.
böyle kıyaslayınca bana makul geldi 430 tüm bunlar için.

hatta şöyle amme hizmeti olsun:
i.hizliresim.com
enflasyona hayıflanırız resim durdukça
0
biseysorcaktim
(07.05.24)
Sadece kavun ve eriğin mevsimi henüz değil bu yüzden çok pahalı, 2 hafta sonra fiyatlar daha da düşer, diğer fiyatlar normal geldi (aslında normal değil, her yerde aşağı yukarı benzer fiyatlar demek istedim)
0
Tutkun
(07.05.24)
burası normak gibi hocam, kavun ve erik şişirmiş burayı ama mevsimi olmadığı için bu fiyatlar normal.


daha doğrusu yeni normal yani, yoksa ot dediğin şey 10 tl uçuk tabi ama yeni normaller böyle maalesef. 50 liraya avokado alıyorum, 3 sene önce 7-8 tl ye alıyordum 10ar 10ar
0
kumandanim
(07.05.24)
(2)

Barcode oluşturma

rewlack
Satış yaptığımız bir ürünün detaylarını bir barcode’a aktarmak istiyoruz.Yaklaşık bir sayfa bilgi var. Ağırlık, içerik son tüketim tarihi vs gibi. Ama tek satır barcode olması gerek.Bunu nereden nasıl yaptırabiliriz? Reklam ajanslarına mı soralım? App mi indirelim? Parasıyla yaptıracağız ama buna b
Satış yaptığımız bir ürünün detaylarını bir barcode’a aktarmak istiyoruz.
Yaklaşık bir sayfa bilgi var. Ağırlık, içerik son tüketim tarihi vs gibi. Ama tek satır barcode olması gerek.

Bunu nereden nasıl yaptırabiliriz? Reklam ajanslarına mı soralım? App mi indirelim?
Parasıyla yaptıracağız ama buna benzer bir şey için nereden destek alınır?
0
rewlack
(06.05.24)
barcode denilen şey teknik olarak harflerin çubuk ile gösterimi. barcode ile fazla data tutamazsınız.

QR kod'ları çok daha fazla data tutabilir. internetten qr kodu nasıl oluşturulur bakabilirsiniz. cep telefonu ile de okunur qr kodları.

---

barkod ya da qr kodunda satış yaptığınız ürüne dair ID'yi tutabilirsiniz. okutulduğunda da veritabanından bu id ile sorgu yapıp detaylarını getirebilir bi sistem yapabilirsiniz. eminim açık kaynak kodlu yazılımlar vardır bunun için. kullandığınız bi erp yazılımı varsa bu konu üzerine bi modülü olabilir.

---

ürünlerin bir web adresi detayı vs varsa, qr kodunu o ürünün web sitesi olacak şekilde hazırlayın. kamera ile okutup adrese gidince doğrudan o sayfaya erişirsiniz. yalnızca bir adet ürünse, o ürünün özelliklerini bi yere yükleyip o sayfayı açtırın. en basiti bu olur.

böyle mesela:
i.hizliresim.com
0
biseysorcaktim
(06.05.24)
Barkodların alabileceği karakter sayıları sınırlıdır. Tek satır barkodda o derece büyük bir veriyi tutamazsınız. İşinize en uygun olanı QR kod gibi görünmekte. QR kodun maksimum veri kapasitesi 7.089 karaktere kadar olabilmekte.

Google'da qr code generator diye arattığınızda dahi bir çok site vasıtasıyla kod üretebilirsiniz. Buralardan ürettiğiniz resim formatındaki kodları bilgisayarınıza indirip çıktı alabilir ya da bir word dosyasının içine koyabilirsiniz.
0
mylord
(06.05.24)
(7)

1 aydır İstanbul içerisinde araba kullanan birisi Bursa’ya gidebilir mi?

ms brownstone
Kişiye bağlı olduğuyla ilgili yorumlar geleceğini biliyorum ama düşüncelerinizi merak ettim. 10 yıldır ehliyetim var ama araba kullanmıyordum. Daha önceki denemelerimde hep kötüydüm ve trafikte panikliyordum. Tek başıma zaten hiç çıkamıyordum. Şimdi 1 aydır falan İstanbul içinde araba kullanıyorum h
Kişiye bağlı olduğuyla ilgili yorumlar geleceğini biliyorum ama düşüncelerinizi merak ettim.

10 yıldır ehliyetim var ama araba kullanmıyordum. Daha önceki denemelerimde hep kötüydüm ve trafikte panikliyordum. Tek başıma zaten hiç çıkamıyordum.

Şimdi 1 aydır falan İstanbul içinde araba kullanıyorum hemen hemen her gün. O eski paniğim falan kalmadı, çok daha soğukkanlı ve iyiyim gerçekten trafikte. Ama hız yapmaktan biraz korkuyorum açıkçası. İstanbul’da otobanda en fazla 80’i falan görmüşümdür yani.

Yarın Bursa’ya gitmem lazım ama tek başıma gitsem mi bilmiyorum. Bir yandan zaten 1.5 saatlik yol olduğu için uzun yol sayılmaz ve gidebilirim diye düşünüyorum ama çok hız yapamamam yüzünden otobanda sorun yaşamaktan da korkuyorum.

Ne dersiniz? Sizce bir cesaret tek başıma yola çıkmalı mıyım?
0
ms brownstone
(06.05.24)
çok rahat gidersin. istanbul'dan çıktıktan sonrası kolay zaten. dümdüz yol, sağdan sağdan gidersin.

zaten gittikçe ve alıştıkça o trafiksiz dümdüz yola, istemeden de olsa kendin hızını arttıracaksın. güzel de tecrübe olur.
0
numlock
(06.05.24)
Hiç sorun olmaz rahat olun. Yapamam edemem gibi sözlerle kendinizi dinlemeyin.

Bursa’nın şehir içi trafiği İstanbul’dan farklı olabilir, bu konuda biraz daha dikkatli olun.

Şehirlerarası yolda siz çoğunlukla sağ şeritten gidersiniz, sizi sollayıp gider başkaları. Kullanacağınız yolda tek şerit varsa arkadan çok selektör yaparlar size, yeri geldiğinde hızlanın. Aracınız 20-30 yaşlarında ve çok bakımsız değilse 80 ile 100 arasında hissedilir fark olmaz şehirarası yolda.

Hızınız yeterliyse ve buna rağmen birileri selektör yapıp yol istiyorsa, mümkünse yol verin değilse hiç bi şey yapmayın, tahrik olmayın, panik yapmayın.
0
biseysorcaktim
(06.05.24)
çok rahat gidersin.bunu ilk haftasında gebzeye gitmiş biri olarak söylüyorum istanbul trafiğine çıkan her yere gider. zaten yavaş git hızlı gitmek en fazla 5 dakika kazandırır, otobanda hız yapmamaya takılma sağ şeritte takıl milletide hiç kafana takma yol senin araç senin keyif senin, kural olarak otomanda minimum hız sınırı zaen 40 km kimsede bişey diyemez.
0
eja
(06.05.24)
3 şeritli yollarda en sag yerine orta şeritten gitmek daha saglıklı diye düşünüyorum. yan yola girmek isteyen yandan çıkan araçlar, kamyonların otobüslerin bulunmasından dolayı orta şertitten 90-100 arası hızda gidersen, yan aynalara bakmayı ihmal etmezsen sorunsuz gidersin umarım.
0
liberal
(06.05.24)
uzun yol tecrübesi farklı bir tecrübedir. siz sakin sakin giderken büyükçe bir araç dibinizden hızla geçebilir, rüzgarı sizi etkileyebilir. sağdan gidersiniz, kamyon arkasına takılırsınız sollamak istersiniz o tecrübeyle zordur vb. 1.5 saatlik yol gözüküyor olmasının sebebi, yasal sınırla (120km/s) gidildiğinde 1.5 saat veya civarı sürmesidir. 3 saati gözden çıkarmanızı öneririm. ayrıca molaları da hesaba katın. nacizane tavsiyem trafikte şaka olmaz, mümkünse bir arkadaşınız size eşlik etsin. siz kullanın. daha rahat olursunuz. kişisel tecrübelerime dayanarak söylüyorum, bursa şoförlerine dikkat edin. fantastik hareketleri olabiliyor. iyi yolculuklar...
0
jeanluc
(06.05.24)
rahatlıkla gidebilirsin. yavaş yavaş, sağ şeritten değil mümkün olduğunca orta şeritten gitmeye çalış çünkü sağ şeritte otobüsler, kamyonlar vs. ani duruşlar yapabiliyorlar. rotayı yola çıkmadan önce bir kaç kez kafanda tekrar et, önemli sapakları, giriş çıkışları önceden bil ki navigasyonda ilk kez göreceğin bir sapakta tereddüt etmek durumunda kalma. beklenti olarak da söylendiği gibi 1,5 saatlik yol için 3 saat falan koy kendine. stres olursan bir benzinliğe gir yüzünü yıka, çay kahve vs iç.
0
hrskrs
(06.05.24)
ne fazla yavaş ne fazla hızlı, ortalama bir hızda gidebilirsiniz. zaman konusunu dert etme ama. 2 saat 3 saat olur. acele etmeden git. istanbul trafiği ile başka yerlerin trafiği farklıdır. daha dikkatli olman lazım.
0
paintov
(06.05.24)
(7)

araba fiyatları düştü mü gerçekten?

nemo problemo
yani her yerde görüyorum fiyatlar düştü daha da düşecek falan. ama incelediğimde düşen bir şey görmüyorum. 1 yıl önceki fiyatlarla şu anki fiyatlar arasında bile 2x var.yıllar sonra bir araç aldım ama pişman oldum zamanlama konusunda. sizce fiyatlar düşer mi? düşmekten kastım 2 milyonluk araç 1 mily
yani her yerde görüyorum fiyatlar düştü daha da düşecek falan. ama incelediğimde düşen bir şey görmüyorum. 1 yıl önceki fiyatlarla şu anki fiyatlar arasında bile 2x var.

yıllar sonra bir araç aldım ama pişman oldum zamanlama konusunda. sizce fiyatlar düşer mi? düşmekten kastım 2 milyonluk araç 1 milyona geriler mi böyle bir senaryo mümkün mü?
0
nemo problemo
(06.05.24)
“350bine satarım bunu” şeklinde bir arabamız vardı, şimdi bilmiyorum 300e gider mi. Öyle bi düşme var galiba. Ama belirgin düşüşün varlığından emin değilim.

2ydi 1 oldu olmaz mümkün değil. Yollar, trafik, şehir zaten buna imkan sağlamıyor. Her evin önünde iki araba kırsalda doğru. Çünkü ne otopark var ne başka bir şey.

2ydi 1 olmaz, diğer nedeni de araçlar çok pahalı değil aslında, vergileri yüksek. 1 araba firmasına 2 devlete ödüyoruz, böylece 1milyonluk araç 3 oluyor zaten.

ÖTV kalksa bu sefer bunca sene Ödemiş olanlar isyan eder ve 2 milyona aldığım sıfır aracı 500e satıyorum deyip ses çıkarır. Hem devlet bu gelirden mahrum kalmak istemez.

Velev ki bir şey oldu ve araçlar ucuzladı herkes erişebilir oldu, o zaman da ilk bahsettiğim sorun çok daha ciddi olacak. Ne yollar müsait ne park edecek yer var.
0
biseysorcaktim
(06.05.24)
mümkün değil. hiç arabası olmayanların ıslak rüyaları.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.05.24)
kimse kredi alamıyor benim etrafımda, almak isteyende faizler yüzünden vazgeçiyor. ev ve araba fiyatlarına bu kredi olayının büyük etkisi olduğu söyleniyor.
0
eja
(06.05.24)
hayvan gibi düştü.
aracım geçen sene seçimden 1 gün önce 1.350 milyon tl teklif almıştı, o dönem için sanırım 60 küsur bin dolar ediyordu.
bugün hala 1.350 anca ediyor, belki o bile etmiyor. bu da 40 küsur bin dolara denk geliyor. %30dan fazla düştü fiyatlar.
0
tchuck
(06.05.24)
Reel olarak kesinlikle düştü. Yani 600lük araba 500 olmadı. Ama %60 enflasyon olan bir yerde 600lük araba 600’de kaldı. Dolayısıyla düşmüş oldu.
0
but that was just a dream
(06.05.24)
geçen yaz 850den aşağı olmayan birebir aynı kondisyon aynı kilometredeki 8 yaşındaki polo'nun şu an en temizi bu fiyata gidiyor mesela.
0
patronaj1
(06.05.24)
tl olarak öyle deli dehşet düşmedi. ama dolar 27 iken x tl olan araba, şu an dolar 32,3 hala aynı para :) bu süreçte parasını dolarda tutan 1 kazandı, parasını tl mevduatta tutan 1,5x kazandı. araba hala aynı. böyle bakarsak düşme tabi yok lol
0
avatar is back
(06.05.24)
(4)

Kredi Kartı Borcumu Geciktirirsem Ne Kadar Faiz Biner?

depresif çocuk
Şirket için gerekli bir harcamayı cebimden yaptım, yaklaşık 65.000 tl. Kart limitim de 75.000 TL zaten.Bana geri vermeleri 1-2 hafta sürecek gibi görünüyor. Bu süreçte ne kadar faiz biner sizce?
Şirket için gerekli bir harcamayı cebimden yaptım, yaklaşık 65.000 tl. Kart limitim de 75.000 TL zaten.

Bana geri vermeleri 1-2 hafta sürecek gibi görünüyor. Bu süreçte ne kadar faiz biner sizce?
0
depresif çocuk
(06.05.24)
1-2 hafta icinde faiz binmez nakit para cekimi yapmadiysan. hesap kesiminden sonraki son odeme tarihinde tum donem borcunu odemezsen faiz baslar.

Diyelim ki senin kredi kartin donemleri ayin 1'inde baslatiyor 31'inde bitiriyor olsun.

5 mayista harcama yaptin diyelim 65bin
31'inde hesap kesimi yapilacak ve bu borc o hesap dokumunde gorunecek.
mayis 1-31 tarihli hesap dokumu icin son odeme tarihi de 12 haziran olsun diyelim. gecirmemen gereken tarih bu.
0
hot potato
(06.05.24)
Yukarıdakine ufak bir ek yapayım; eğer borcunuzun tamamını 12 Haziran'a kadar ödemezseniz, ödemediğiniz kısma gecikme ya da alışveriş faizi (Asgari tutarı ödeyip ödemediğinize göre değişiyor hangisinin ne kadar işleyeceği) hesap kesim tarihinden (örnekte 31 Mayıs) işliyor. Yani "İki gün geciksin bir şey olmaz" derseniz aslında 12 günlük (Hesap kesim ile son ödeme arasında genelde 10 gün oluyor sanırım) faiz ödüyorsunuz.
0
salihdt
(06.05.24)
Bir daha şirket için harcama yaparken son ödeme tarihinizi de bildirip ondan önce geri ödeme almanız hayrınıza olur. Gecikme durumunda şirket belki faizi karşılar ancak düşen kredi notunuzu geri iade edemez. Bu durum birkaç kere tekrarlarsa yarın krediye ihtiyacınız olduğunda zorlanırsınız, şirket de size kredi vermeyecektir haliyle.

Faiz içinse yukarıda denildiği gibi son ödeme tarihiniz önemli.
0
akhenaten
(06.05.24)
son ödeme tarihini geçtiniz ve ödeme yapmadınız, 65000 lira için günlük (vergisi ile birlikte) yaklaşık 120 lira faiz çıkar. faiz oranları yüzde 4.5 - 5 arası değişiyor bankaya göre.
0
biseysorcaktim
(06.05.24)
(4)

Borç ödemek mi yatırıma devam etmek mi?

skr1292
Yatırıma ayırdığım ufak miktar para var şu an BIST ve fonlarda işlem görüyor.kredi kartlarına ve kmh hesaplarında borcum var. eğer borsadaki paramın tamamını çekip borç ödersem aylık 1700 liralık faizden kurtuluyorum. siz olsanız ne yapardınız?
Yatırıma ayırdığım ufak miktar para var şu an BIST ve fonlarda işlem görüyor.

kredi kartlarına ve kmh hesaplarında borcum var. eğer borsadaki paramın tamamını çekip borç ödersem aylık 1700 liralık faizden kurtuluyorum. siz olsanız ne yapardınız?
0
skr1292
(04.05.24)
Vadesi geçmiş borç varken yatırıma para ayrılmamalı. Bunu prensip edinmekte fayda var. Vadesi geçmiş borç miktarında elinizde para varsa teknik olarak o para size ait değil artık.

Eğer gecikme faizinden daha fazla kazanç sağlarsanız teknik olarak ödemeyi geciktirmek işinize gelebilir ancak bu her zaman mümkün olmaz. Ayrıca elde ettiğiniz kazancın faizlere giden kısmı da kârınızdan gereksiz bir kesinti haline dönüşmüş olur. Yani bu tutarı sizden yatırım yaptığınız araç kesse muhtemelen ona yatırım yapmazdınız, neden kendiniz buna sebep olasınız ki?

Bunun yerine borcunuzu düzenli ödemeyi ve bunu hiçbir koşulda bozmamayı prensip edinirseniz bence uzun vadede hem daha sağlıklı borçlanma alışkanlıkları edinirsiniz, hem borç ödeyememekten kaynaklı riskleri azaltırsınız.
0
akhenaten
(04.05.24)
Benzer şeyi düşündüm zamanında, o zaman borç faizleri de yüksek değildi. Asgari ödeyip faize bırakmak yükselen borsa ile birlikte mantıklı olabiliyordu.

Şimdilerde faizler yükseldi, aylardır bir sürü faiz ödüyorum. Borç miktarı da artınca faiz artık dikkate değer bir meblağa ulaştı.

Tavsiyem bunu alışkanlık yapmamanız yönünde.

Ancak elinizde duran birikimi bozdurduğunuzda geri koymak zor olabilir. Eğer birikime para ayırıyorsanız, bir süre onu borca yönlendirin derim. Ama elinizdeki birikimi sıfırlamayın borcu kapatmak pahasına. Belki faizi azaltmak adına bir kısmına nakite döndürmek daha mantıklı olabilir
0
biseysorcaktim
(04.05.24)
Önce borç ödenir her halükarda borç ödemesi öne alınır.
Hayat bu, sürekli değil.Sonu var. Ölümden sonra varislerimizi kalan borçlarla ayrıca üzmemek lazım.
0
diyecevaplandı
(04.05.24)
kmh ve kredi kartı oraları artık eskisi kadar düşük değil, ancak kar ve zarar durumu borsanın durumuna bağlı eğer borsanın dahada çıkacağına inanıyorsunuz , iyi haberler bitene kadar bekleyin. Daha sonra yüksekten bozup borcunuzu kapatırsınız.
Ama her durumda risk alıyorsunuz, olağan dışı bir haberde borsa geriyede gelebilir.
0
Rao
(04.05.24)
(4)

Hisse senedini kime satıyoruz?

ya ben lan neyse
bende bir miktar hisse senedir var diyelim -hiç olmadı- bunu satmak istediğimde kim alıyor? halbuki kimin aldığını bilmeden hemen satabiliyorum. bu nasıl oluyor?
bende bir miktar hisse senedir var diyelim -hiç olmadı- bunu satmak istediğimde kim alıyor? halbuki kimin aldığını bilmeden hemen satabiliyorum. bu nasıl oluyor?
0
ya ben lan neyse
(03.05.24)
Sen 'ben şu fiyattan satıyorum diyorsun. Seninle aynı fiyattan satanlar kuyruğu giriyor.
O fiyattan almak isteyen biri çıkarsa en öndekinin hisselerini alıyor.Çıkmazsa kuyruk öylece bekliyor.

Bütün bunlar dijital ortamda olduğu için sattığını kim almış göremiyorsun.
0
Mirket
(03.05.24)
buraya soru yazdığın gibi hisse senedini koyuyorsun, cevap yazanlar gibi meraklısı varsa gelip alıyor.
0
duyurukullanıcısı
(04.05.24)
Hisse senedini siz satmıyorsunuz aslında. Siz satış emrini veriyorsunuz.

Emir aracı kurumunuzdan borsa istanbula iletiliyor oradaki sistemi tam olarak bilmiyorum ben de açıkçası, halka yönelik kolay ulaşılabilir açıklamalar koysalar keşke

Ama kabaca piyasa yapıcı bir sistem var. Bu sistem gelen satış emirleriyle alış emirlerini eşleştiriyor. En düşük satış teklifleri, en yüksek alış teklifleriyle eşleştiriliyor. Sonra eşleşen emirler arasında takas gerçekleşiyor ve süreç ilerliyor. Bu olayın canlı görsel halini eğer veri paketi satın aldıysanız derinlik analizi tablosunda görürsünüz.

Derinlik analizi tablosunda satış emirleri en küçükten en büyüğe sıralanır (en ucuzdan satanın malı en önce satılır), alış emirleri de en yüksekten en düşüğe sıralanır (en yüksek teklif veren en önce alır) ortada da kesişme noktası bulunur bu iki taraf birbirini nötrleyerek eritir.

Kısaca siz birine satış yapmıyorsunuz, dolayısıyla alıcıyı bilmeniz de olası değil. Siz BIST'e benim bu hissemi şu fiyattan sat ya da şu fiyata kadar sat veya ne kadar verirlerse o fiyata sat diye emir veriyorsunuz. BIST'teki sistem satışı ya da alışı yapıyor.
0
akhenaten
(04.05.24)
Alım satım eşleştirme robotları (yazılımlar) saniyede 500bin ve hatta daha fazla alım-satım işlemini gerçekleştirebilecek kapasitede.

Siz x fiyattan y adet hisseyi sat dediğinizde, zaten kuyrukta olan ve alım bekleyen işlemlerden sizin verdiğiniz fiyatla karşılaştırılıyor.
0
biseysorcaktim
(04.05.24)
(9)

Discord nedir?

michael_knight
Discord nedir? Neden tercih ediliyor? Sahibi kim?
Discord nedir?
Neden tercih ediliyor? Sahibi kim?
0
michael_knight
(03.05.24)
Eski forumların uygulamalı(App) hali gibi düşün.

Sesli, görüntülü görüşmeye de izin veriyor. Genelde oyun oynayanlar onun üzerinden yayın veya paylaşım yapardı ama bizim arkadaş grubumuzun discord serverı da var mesela. WhatsApp veya telegram göre daha düzenli, tablı(başlıklı) sekmeler açabiliyorsun. Bence cidden yeni nesil forum bu işte :D
0
nhk ni youkosu
(03.05.24)
Twitch'in yan ürünü olarak ortaya çikti. Twitch'deki chat'in farkli bir versiyonuna da sahip. Ayrica Telegram gibi yazip konusabiliyorsun private olarak.
0
Yourcousinmarvinberry
(03.05.24)
Arkadaş grubuyla iletişimde kalabilmenin en kolay ve iyi yolu.

Sunduğu özellikleri (bütün server üyelerine görünür, sürekli açık voice channel, ekran paylaşımı vs.) Discord kadar iyi sunan başka bir uygulama benim bildiğim pek yok.

Birisini aramaya üşenen ve çok da sosyal olmayan bir insan olarak, arkadaşlarımın server'da hali hazırda zaten konuşuyor olduğunu görünce direk bağlanıp 15-20 dk. sohbet edip daha sonra istediğin zaman çıkmak kadar sosyal olarak tatmin edici bir şey yok.

Sahibini tanımıyorum.
0
king lizard
(03.05.24)
Arkadaşlar gerçekten aptala anlatır gibi anlatabilir misiniz?
Sadece özel server'lara bağlanarak mı çalışıyor yoksa Whatsapp gibi merkezi bir yere de bağlanıyor mu yoksa ikisi birden mi?
Gizlilik sağlamak için Whatsapp ve Telegram'a göre bir avantajı var mı?

Yapay zeka tool'larından bazılarını kullanabilmek için girmek zorunda kalıyorum ama hiçbir şey anlamıyorum.
0
🌸michael_knight
(03.05.24)
Kurulan server'ları adı server ama aslında kendi altyapını kurmuyorsun tabii ki hepsi Discord'un kendi altyapısında, Discord'a bağlı.

O yüzden Whatsapp ve Telegram'a göre gizlilik sağlamak için bir avantajı olduğunu sanmıyorum.
0
king lizard
(03.05.24)
elinizde 3 kişilik, 500 kişilik ve 100 bin kişilik 3 grup/topluluk var diyelim. bu 3 gruba da aynı anda hizmet verebilen(yönetim veya katılımcı iki taraflı da) bir uygulama olduğu için kullanılıyor.

istediğiniz gibi özelleştirebiliyorsunuz, yönetebiliyorsunuz ve arayüzü de çok kolay. serverlar @king lizard'in dedigi gibi.
0
gule gule
(03.05.24)
bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri teknik olarak başarılı olması. tüm platformlarda ve web'de iyi şekilde kullanılıyor.

gizlilik konusunda bir iddiası olduğunu sanmıyorum, varsa bile mesnetsizdir ve o amaçla kullanılamaz.

kendisi aynı zamanda kahvehane gibi. server'ları kahvehane, içindeki odaları da masa gibi düşünün. istediğin kahveye gidip istediğin masaya oturabiliyorsun.

özelleştirme oranı yüksek. hem ücretli hem ücretsiz seçeneklerle kullanılıyor.

biz evden çalışıyoruz ve iletişim, dosya paylaşımı, başka araçlarla entegrasyon, geçmiş konuşmalarda arama, video görüşme, ekran paylaşımı gibi amaçlar ile hem slack hem zoom kullanıyoruz.

discord bu işleri iyi yapıyor. o yüzden aramızda "slack ve zoom'a para ödemekten vazgeçip, bedava discord'a mı geçsek" tartışması oldu. bedavasında bazı özellikler kapalı, paralısına geçersek bile daha az ödemiş oluruz şeklinde konuşuldu.

kendine ait bir sunucuya kuramıyorsun. yani data'n onlarda.
hatta oluşan datayı satmak ve özel amaçlar için kullanmak konusunda cömertler bildiğim kadarıyla.
0
biseysorcaktim
(03.05.24)
Biz çok bir özelliğini kullanmıyoruz, en basit olarak server oluşturmayı whatsapp grubu kurmak gibi düşünün bu serverların içerisinde sürekli aktif olan ses kanalları var buraya bağlandığınızda (bağlanmak derken tek tıkla oluyor bu) o an orada olan diğer kişilerle doğrudan konuşmaya başlayabiliyorsunuz, arama kapama çaldırma vesaire yok. Bununla birlikte aynı ekranda yazışma paneli de bulunuyor. Ortak kanaldan müzik vs dinletme, ekran görüntüsü üzerinden yayın açma gibi özellikleri de var.

Ses çözünürlüğü skype gibi muadillere göre daha tatmin edici. Oyun oynarken kullanıyoruz. Başka topluluklarla bir ilişkimiz yok, sadece grup içi iletişim.

Güvenlik konusunu da düşünmedik hiç bu sebeple. Ekstra bir güvenlik sunduğunu sanmıyorum +1
0
akhenaten
(03.05.24)
Eskiden teamspeak vardı, oyunun içerisinde teamspeak ile oyuncular birbiri ile konuşabilirdi. Teamspeak bazı yönlerden yetmediği (arkadaşının oyununu izlemeyediğin, karşılıklı oynayamadığın vs.) için discord geliştirildi diyebiliriz. Discordun çıkış mantığı budur. Gerçek amacı ise; oyun içerisinde sesli sohbet ortamı yaratmasıdır. Misal bu özellikler bugün PS5' e bile entegredir.

Mesajlaşma sistemi merkezidir. Yazdığın yaptığın herşey discord sunucularında saklanır.
0
krtkartal
(03.05.24)
(2)

youtube'um bozuldu (ios)

robin crusoe
iphone uzmanlarına soru.birkaç gündür şöyle bir problemim var. youtube tam ekranda video izlerken sarma çubuğu ekranın en altında, home bar'la aynı hizada duruyor. haliyle tutup sarmak falan imkansız oldu. bakınız görsel 1.birkaç gün öncesine kadar ise görsel2'deki gibiydi. yani sarma çubuğu bir par
iphone uzmanlarına soru.

birkaç gündür şöyle bir problemim var. youtube tam ekranda video izlerken sarma çubuğu ekranın en altında, home bar'la aynı hizada duruyor. haliyle tutup sarmak falan imkansız oldu. bakınız görsel 1.

birkaç gün öncesine kadar ise görsel2'deki gibiydi. yani sarma çubuğu bir parça yukarıda, "like, dislike, yorum, kaydetme" gibi ikonların üstünde kalıyordu. bu ikonlar yok oldu çubuk aşağı düştü.

görsel 1: i.ibb.co
görsel 2: i.ibb.co

hem telefondan hem uygulama içinden ne kadar ayar kurcaladıysam beceremedim. epey bi google'ladım ama ordan da bir sonuca varamadım. fikri olan varsa dinlemek isterim.

not: uygulamayı silip tekrar yüklemedim henüz çerezler uçmasın diye. en son çare onu yapacağım. onu yapmadan bir yolu var mı diye arıyorum.
0
robin crusoe
(28.04.24)
kendi kendine düzeldi.
çözümü bilen varsa yazar diye bırakıyorum.
0
🌸robin crusoe
(06.05.24)
iki parmakla genişletip daraltınca ekran büyüyor ya da küçülüyor, kenardaki boşlukları dolduracak şekle geliyor.
öyle yapınca da düzelirdi belki.
0
biseysorcaktim
(06.05.24)
(2)

Ortodontik Tedavi Sonrası Yüzümüzde Değişim

rock n roll
Selamlar, ortodontik tedavi gördükten sonra yüzümüzde değişim oluyor mu, aynı mı kalıyor? Dişler konum değiştiriyor, kemik yapısı değişiyor belki. Bu yüzden yüzde değişim olur mu? Ortodontik tedavi yaptıran arkadaşlar ve diş hekimi arkadaşlardan cevap rica ediyorum. Teşekkürler
Selamlar, ortodontik tedavi gördükten sonra yüzümüzde değişim oluyor mu, aynı mı kalıyor? Dişler konum değiştiriyor, kemik yapısı değişiyor belki. Bu yüzden yüzde değişim olur mu? Ortodontik tedavi yaptıran arkadaşlar ve diş hekimi arkadaşlardan cevap rica ediyorum. Teşekkürler
0
rock n roll
(26.04.24)
Ben kucukken taktirmistim lisede de cikardim ondan gozlemime dayanarak bi sey diyemem.
Ama isyerinde takan oldu 30lu yaslarinda yuzu degismedi onu biliyorum.
Cenede sorun varsa o degistirir.
Ama hafif bir kapanis sorunu falan fark etmez yuzde.
0
Kittie
(27.04.24)
Çene ileri/geri alınabilir ortodonti ile.
Hatta bakınız bazı cevaplar var burada.
akinpisiren.com

Çene değişince yüzde de belirgin değişim oluyor.
0
biseysorcaktim
(27.04.24)
(12)

Dyson tipi süpürgelerin hazneleri cok küçük değil mi

condom kurşunu
Mesela 3+1 100 m2 evi süpürmek için habire haznenin boşaltılması mı lazım yoksa baya bir şey alıyor mu?
Mesela 3+1 100 m2 evi süpürmek için habire haznenin boşaltılması mı lazım yoksa baya bir şey alıyor mu?
0
condom kurşunu
(26.04.24)
Her markanın hazne boyu ayrı, hepsine küçük diyemeyiz. Bu sizin süpürge ve silme sıklığınıza bağlı olarak da değişir. İdeal olanı her kullanımda boşaltmanız az çok bakmadan.
0
orangesandsea
(26.04.24)
sık sık boşaltman lazım. çabuk doluyor. zaten bu tip süpürgeler bütün evin süpürge işini baştan aşağı yapmaya uygun değil. bizde asıl klasik yatay süpürge var. dyson'ı çabuk kirlenen yerleri arada süpürmek için kullanıyoruz.
0
sir gawain
(26.04.24)
4+1 evi komple süpürünce boşaltıyorum hazneyi. Boşaltmasam bir iki yer daha süpürülür aslında. Hemen dolmuyor öyle. Ya da evim temiz ahdkshsk.
0
kaptan maydanoz
(26.04.24)
Evde iki kedi var, sık sık süpürüyor olmama karşın 2+1 evde sürekli doluyor. Küçük yani haznesi. Ama boşaltması çok pratik. O yüzden rahatsızlık vermiyor bu durum
0
biseysorcaktim
(26.04.24)
sık sık boşaltılmalı. bizde genelde kedi tüyü doluyor. halisiz odalarda hic sikinti yok haliya bi geciyoruz hazne doluyor
0
ala09
(26.04.24)
X3 Kedi tüyü dolduruyor hemen.
0
hasmetizm 2046
(26.04.24)
boşaltması aşırı kolay, 2+1 evde dyson v15 3 kere süpürüyor, sonra doluyor.
0
benaslinda
(26.04.24)
bizde v11 var, haznesi gayet genis, en azindan birkac kez supurmek sorun olmuyor evi. ama v15 gordum gecen kuzende, haznesi kucucuk, 1 kerede dolabilir gibi. hepsi ayni degil yani.
0
lemmiwinks
(26.04.24)
Kedi varsa 3+1 evi komple alinca tika basa doluyor. (V12)
Ben ok’im ya, en azindan ruhumu bile cekiyor supururken. Dolsun, bosaltirim. Faydasina bakarim.
0
mor oje
(26.04.24)
Dert edilecek bir konu değil bence. Ev kirliyse belki bir kere boşaltmak gerekebilir ama o bile belki.
Küçük yapmalarının bir sebebi de bize süpürgenin fazla kir topladığını hissettirmek bence. Ayrıca hazne büyüdükçe ağırlık artacak, şekil bozulacak.
Dyson v15'i boşaltmak birkaç saniye sürüyor. O hazneyi her boşaltmak insana ayrı bir keyif veriyor, en azından bana.
0
michael_knight
(26.04.24)
Bir sürü evde kullandım, boşken evi temizleyeme başlayıp da bitirmeden dolduğunu hiç hatırlamıyorum. En kötü tam doluyor ev 4 veya 5 odalı olsa bile.

Kullandıklarım: dyson, philips, grundig
0
ananiyimioguz
(26.04.24)
küçük, ben kullanmıyorum ama köpekli arkadaşımın evinde evi haftada 1 süpüren biri için 2 odada bir boşaltmak gerek ve şarjı yüksek ayarda çabuk bitiyor v15ti sanırım modeli.
hatta neden herkes buna bu kadar yükselmiş ki dedim sadece fırça ucunu sevdim içinde dönen fırça var tüyleri çok güzel alıyor.
0
eja
(26.04.24)
(2)

2007 öncesinde oynadığım çiftlik oyunu

biseysorcaktim
selamlar,2007 veya bir kaç sene öncesinde oynadığım bi bilgisayar oyununu arıyorum. farmville tarzında bir şeydi ve onların öncüsüydü belki de. arada bir kümese ayı giriyordu. ayıya tıklayarak onu kafese koyuyorduk, belli bi sürede araca yüklemezsek kafesini parçalıyordu. animasyonları yoğun, neşeli
selamlar,
2007 veya bir kaç sene öncesinde oynadığım bi bilgisayar oyununu arıyorum. farmville tarzında bir şeydi ve onların öncüsüydü belki de. arada bir kümese ayı giriyordu. ayıya tıklayarak onu kafese koyuyorduk, belli bi sürede araca yüklemezsek kafesini parçalıyordu. animasyonları yoğun, neşeli, müzikli bi oyundu.

reflect studio gibi bir şeydi o oyunu yapan. ama muhtemelen ismini yanlış hatıyorlıyorum çünkü reflect, reflex gibi kelimelerle bulamadım.

o dönemlerde bilgisayar dergiler vardı, onlar her sayıda cd veriyorlardı. o cd'lerden çıkmış olabilir bu oyun.

bahsettiğim oyunu yapan şirketin başka bir sürü daha oyunu vardı. tüm oyunları efektli, müzikli, kendine özgündü o zamanlar için.

bir diğer ünlü oyunları da bir çeşit brick-breaker tarzda bir oyundu. ancak o yaştayken oyunların isimleri aklımda kalmamış.

bu bilgiler ışığında, oyunu ya da yapan firmayı bulabilir miyiz?

aradığım oyun farm frenzy'ye benziyor ancak o kasım 2007'de çıkmış. ben muhtemelen bu tarihten önce oynadım ve çok muhtemelen zaten çıktan epey sonra haberim olmuştur, çünkü interneti aktif kullanmıyordum.

bir de yapımcı şirketleri alawarmış ki bahsettiğim yapımcı bu değil.
0
biseysorcaktim
(24.04.24)
virtual villagers mı?
youtu.be
0
rentts
(24.04.24)
belki yukarıda verdiğim bilgiler yanlıştır.

sanırım bahsettiğim stüdyo reflexive games, brick-breaker dediğim oyun ise ricochet lost worlds. buna neredeyse eminim. ama bu şirketin çiftlik oyunu yok.

belki de bir kaç sene sonra farm-frenzy'i oynadım ve bir şekilde birden fazla anıyı bağdaştırdım.
0
🌸biseysorcaktim
(24.04.24)
(3)

Çocukken 23 nisanda makam koltuğuna geçtiniz mi?

nundu
Ben yaşadığım ilçenin kaymakamı olmuştum ilkokuldayken 23 nisanda. Hoş bir anıydı o açıdan bu uygulamanın iyi kötü devam etmesini seviyorum.
Ben yaşadığım ilçenin kaymakamı olmuştum ilkokuldayken 23 nisanda. Hoş bir anıydı o açıdan bu uygulamanın iyi kötü devam etmesini seviyorum.
0
nundu
(23.04.24)
ben de mutlu oluyorum çocukları o koltuklarda görünce. kendim hiç oturmadım :(
0
suyin
(23.04.24)
ben de ilçe kaymakamı olmuştum.
ama bana bu söylenmemişti. iki satır cümle ezberletilmişti ve çiçek taktim etmem gerekiyordu. ben çiçeği verdikten sonra kaymakam beni koltuğuna oturttu. anlamadım ne olduğunu. öğretmenlerimin yüzüne baktım ne yapayım diye, onlar da işaret ederek onay verdiler.

oturdum koltuğa ve sessizlik oldu, bir şey söylemem beklendi sanırım. etraf kalabalıktı ve herkes bana bakıyordu.

siyasi partilerin temsilcileri de vardı. espriyle karışık "x mahallesine giden yok ne olacak, şu durum ne olacak" şeklinde belediye başkanı ya da kaymakama yöneltilecek sorular bana yöneltildi şakayla karışık. başka birisi "o soruyu bana değil belediye başkanına sormanız gerekiyor" şeklinde sufle verdi bana.

sanırım o gün o koltuğa oturacak çocuk ben değildim. sanırım ben sadece çiçek verecek, başkası oturacaktı. bilmiyorum. belki benmişimdir. ama bana koltuğa oturana kadar bilgi verilmedi ve böyle 23 nisanda makam koltuğuna çocuk oturtmak şeklinde bir gelenek olduğunu da ben sonradan öğrendim.

o yüzden bu anı bende hoş değil. o günkü gerginliğimi hatırlıyorum.

bize neler yapıldıysa artık o yaşlarda, ben hala 23 nisan'lardan nefret ederim. sabah erkenden tüm okul tek bir otobüse tam anlamıyla balık istifi olarak sığdırılıp ilçe stadında saatlerce güneş altında yorgunlukla beklerdik. bir iki saat bekledikten sonra ilçenin yetkili amirleri gelir (sanırım kaymakam oluyor) ve bize günaydın derdi. biz de sağol derdik. hepsi askeri düzende olurdu.
sırada önde duranlar kıpırdayamazlardı. iki saat boyunca heyken gibi durmaları beklenirdi. öğretmenlerimiz bize acırdı da, yorulanları sıranın arkasına alır, arkada oturun dinlenin derdi. sadece ilk bir kaç sıra için dikkatli durmalarını söylerdi.
bu bir kez değil, bir çok kez böyle oldu.

---
tüm bunların yanında, kız arkadaşım bir öğretmen ve yıllardır 23 nisanlarda hem kendisi hem çocukların çok mutlu olduğunu anlatıyor. genelde güzel etkinlikler/müsamereler yapıyorlarmmış ve çocuklar da bu günü tabiri caizse iple çekiyormuş.

koltuk verme işinin de benim yaşadığım gibi olaylar yaşanmadan ve güncel siyasete olabildiğinde alet edilmeden devam etmesini isterim.
0
biseysorcaktim
(24.04.24)
koltuğa oturmadım ama koltuğa oturanın yanında gittiğime göre, vali yardımcısı oldum sanırım : )
0
co2s2
(24.04.24)
(9)

4 gün vaktim var nereye gideyim?

a perfect lie
Şirket 22 nisanı da yıllık izin olarak kesti. Planım yoktu hala yok. Gideyim kendi kendime biraz vakit geçireyim dedim ben de. Tr de bir yer söyleyin. Çıkıp gideyim, yemek yer dolanır dönerim. Varsa başka tavsiyeniz ekleyebilirsiniz. İstanbul çıkışlı olacak. Teşekkürler
Şirket 22 nisanı da yıllık izin olarak kesti.

Planım yoktu hala yok. Gideyim kendi kendime biraz vakit geçireyim dedim ben de.

Tr de bir yer söyleyin. Çıkıp gideyim, yemek yer dolanır dönerim. Varsa başka tavsiyeniz ekleyebilirsiniz.

İstanbul çıkışlı olacak.

Teşekkürler
0
a perfect lie
(18.04.24)
Izmir, ayvalik, fethiye, karadenizde belki 1-2 sehir gorulebilir veya ucakla gidip ordan batuma gecilebilir
0
mor oje
(18.04.24)
fazla uzaklaşmadan yorulmadan polonezköy. mis gibi doğa. yemekli bi yer bulup kalırdım. hava da yağmurlu mis.
0
baldan kaymak
(18.04.24)
kapadokya+1
0
ala09
(18.04.24)
Balkanlar
Çanakkale-behramkale
Ege antik bölgeleri
Eskişehir-bursa-bolu
Kapadokya
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(18.04.24)
assos.
0
amelie poulain
(18.04.24)
izmir sığacık,
çanakkale assos

güzel ve sakince yerler.
0
biseysorcaktim
(18.04.24)
ben olsam batı karadeniz yapardım. mevsim de şahane, yeşillik, ormanlar, doğa ve temiz hava.
0
numlock
(18.04.24)
ayvalık çok tatlı olur o mevsimde.
0
wild honey suckle
(18.04.24)
ayvalık +1
0
since1907
(18.04.24)
(3)

deniz gören havuzlu villa tatil bölgesi

avatar is back
istediğim yerleri gösterir örnek fotolar;https://panel.mavillam.com/images/11/villa-afsana-mavillam-kiralik-kalkan%20(26).jpeghttps://panel.mavillam.com/images/11/denizmanzaralı-kiralık-villalar-mavillamVuaKJyB3BuAj.jpegkaşta uyguna çok güzel yerler var ancak, düşündük taşındık uzak olacağı için vaz
istediğim yerleri gösterir örnek fotolar;

panel.mavillam.com(26).jpeg

panel.mavillam.com

kaşta uyguna çok güzel yerler var ancak, düşündük taşındık uzak olacağı için vazgeçtik, istanbul'a yakın böyle yerler için civara baktık ama bulamadık pek, marmara civarına - marmarayı gören yerlere baktık ama göremedik. böyle yerler nerede olabilir, istanbuldan bir kaç saat uzaklıkta?
0
avatar is back
(13.04.24)
verdiğiniz linklerdeki resimler açılmıyor ama kaş bölgesini bildiğim için söyleyeyim. zaten oradaki villaların olayı deniz manzaralı ve eşsiz konumu. başka yerde muadilini aramak zor olacaktır.
0
bravoteam
(13.04.24)
Çanakkale olabilir, ordan izmire kadar sahil şeridinde bulunabilir.
Keşke kaş olsa tabi.
0
rhan
(13.04.24)
shorturl.at
shorturl.at

linkler bozuk, görülemez. doğrusu bunlar olacaktı. sorunuzla ilgili cevabım yok.
0
biseysorcaktim
(13.04.24)
(1)

İstanbulkart mobil uygulamada aktarma

prole
Metrodan marmaray'a geçiyorum, çatır çatır aktarmasız basıyor. Bu böyle mi? Böyleyse gencolar neden kart kullanmıyor da sürekli mobiletto uygulamadan qr okutup turnikeden geçmeyi tercih ediyor?
Metrodan marmaray'a geçiyorum, çatır çatır aktarmasız basıyor. Bu böyle mi? Böyleyse gencolar neden kart kullanmıyor da sürekli mobiletto uygulamadan qr okutup turnikeden geçmeyi tercih ediyor?
0
prole
(01.04.24)
Marmarayda aktarma kabul edilmiyor yıllardır.
sputniknews.com.tr

Kart ya da qr farketmiyor.
0
biseysorcaktim
(01.04.24)
(3)

Fotoğraf boyutu kalite düşmeden nasıl küçültülebilir?

goodyes
Elimde 12 MB boyutunda fotoğraflar var, bunları e ticaret sitesine yükleyeceğim fakat en fazla 10 mb olması lazımış. Fotoğraf kalitesine zarar vermedin (veya minimum) nasıl 10 mb ve altına çekebilirim? Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
Elimde 12 MB boyutunda fotoğraflar var, bunları e ticaret sitesine yükleyeceğim fakat en fazla 10 mb olması lazımış. Fotoğraf kalitesine zarar vermedin (veya minimum) nasıl 10 mb ve altına çekebilirim?
Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
0
goodyes
(24.03.24)
10mb bile çok. Uzun kenar 1600px olacak şekilde ölçekle ve jpg olarak kaydederken atıyorum kalite ayarı olarak 1-10 arası seçenek varsa 7-8 yap.

Örneğin Photoshop'ta save for web derken full kalite 3mb oluyorsa 1 kademe düşürünce 900kb'a düşüyor. Aşırı sıkıştırmadığın sürece gözle görülür fark olmaz.

Zamanında toplu fotoğraf dönüştürmek için şunu kullanırdım, windows kullanıyorsan bakabilirsin ücretsiz bir yazılım ve bu işi süper halleder.
www.faststone.org

Mac kullanıyorsan da direkt görselleri Preview'de açıp Tools-->Adjust size (çözünürlük için), sonra File-->Export (burada da kalite ayarı var)
0
nhk ni youkosu
(24.03.24)
üstte belirtilen çözüm ile boyutu 3-4 MB bile yapsan gözle görülür bir değişme olmaz.
0
diyecevaplandı
(24.03.24)
tinypng.com

şu siteyi yıllardır kullanırım. deneyin bi, gözle görünür bi kalite farkı olmadn devasa küçültüyor boyutu.

--
geri aldım cevabımı, max limit 5mb'mış. sizin resimlerinizin boyutu burası için de büyük.
0
biseysorcaktim
(25.03.24)
(3)

MacBook Pro için araç şarj çözümü

Rao
Merhaba, Malum bu cihazlar yüksek akım çekiyor standart araç şartları uygun değil, Xl4016 tarzı devrelerle direk sigorta kutusundan hat mı çekmeli veya tavsiye edebileceğiniz şarj çözümleri var mıdır ? Şimdiden teşekkürler.
Merhaba,

Malum bu cihazlar yüksek akım çekiyor standart araç şartları uygun değil, Xl4016 tarzı devrelerle direk sigorta kutusundan hat mı çekmeli veya tavsiye edebileceğiniz şarj çözümleri var mıdır ?

Şimdiden teşekkürler.
0
Rao
(09.03.24)
Arabanın çakmak girişini 220v haline getiren çeviriciler var. Bi kaç kez lazım oldu kullandım. İşe yarıyor. Ama çeviri aygıttan garip bir ses geliyor çalışırken. O yüzden mecbur kalmadıkça kullanmıyorum.

Çakmak yerine doğrudan sigortaya bağlamanın tehlikesi olur mu bilmiyorum
0
biseysorcaktim
(10.03.24)
anker 737 diye bir powerbank var araçta işinizi görür. 24bin mah kapasitesi ve 140w çözümü var.

sürekli araçta yaşıyorsanız başka çözümlere bakmak gerek.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.03.24)
Güncelleme:

inverter pratik gelmedi, powerbank fiyatıda hayli yüksek olunca.

Ugreen Type-C PD USB 69W Araç İçi 3 Portlu Hızlı Şarj Cihazı alarak, sorunu çözdüm. Teşekkür ederim.
0
🌸Rao
(20.03.24)
(6)

Midas ne sebeple ceza almış?

michael_knight
Midas ne sebeple ceza almış? Şirketi sarsacak kadar büyük bir ceza mı? Kullanıyorsak endişelenmeli miyiz?
Midas ne sebeple ceza almış? Şirketi sarsacak kadar büyük bir ceza mı? Kullanıyorsak endişelenmeli miyiz?
0
michael_knight
(08.03.24)
spk.gov.tr

4.sayfada yazıyor.

ben olsam kalmazdım. amatörlük.
0
gabe h coud
(08.03.24)
Gabe +1
Ben de kalmazdim. Bir iki tane değil bir sürü şeyden sıkıntı olmuş.
0
logisticsmanager
(08.03.24)
Midas'a ceza uygulanmasına neden olan eylemler ve ceza miktarları şöyle:

1. Aracı Kurumun emir iletim sistemine ilişkin sistem yedeğinin mevzuattaki şartları sağlamaması: 5.833.734 TL

2. Aracı Kurumun bilgi sistem altyapısında muhtelif tarihlerde aksaklıklar ortaya çıkması: 1.944.578 TL

3. Aracı Kurum tarafından adres teyidi gerçekleştirilmeksizin sözleşme ilişkisi kurularak müşterilere hesap açılması veaişlem yaptırılması: 3.000.000 TL

4. Aracı Kurum tarafından uzaktan kimlik tespiti yöntemi ile hesap açarken yapılması zorunlu görüntülü görüşme gerçekleştirilmeksizin sözleşme ilişkisi kurularak müşterilere hesap açılması ve işlem yaptırılması: 4.500.000 TL

5. Aracı Kurum tarafından uzaktan kimlik tespiti ile gerçekleştirilen hesap açılışlarında mevzuata uygun olmayan belgelerin kabul edilmesi: 1.500.000 TL

6. Aracı Kurum tarafından uzaktan kimlik tespiti ile gerçekleştirilen hesap açılışlarında NFC (Yakın alan iletişimi) teknolojisini kullanma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi: 1.000.000 TL

7. Aracı Kurumun müşterilerine uygunluk testi gerçekleştirme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması: 4.500.000 TL

8. Aracı Kurumun zaman damgası kullanımında mevzuata aykırı davranılması: 1.500.000 TL

9. Aracı Kurumun sosyal medya hesapları aracılığıyla yaptığı paylaşım ve açıklamalarda mevzuata aykırı davranılması: 3.000.000 TL

10. Aracı Kurumun iç kontrol sisteminde aksaklıklar tespit edilmesi: 1.000.000 TL
0
sertac akin
(08.03.24)
ben kullanmıyorum ama sanki devlet bu uygulamanın sahiplerini pek sevmiyormuş gibi geldi.
0
paintov
(08.03.24)
Ben kullanıyorum iki yıldır. Bir yamuklarını görmedim.

Bankaların yurtdışı opsiyonları çok pahalı, komisyonları yüksekti. Yakın zamanda komşsyonlar düştü (hala midas daha avantajlı olsa da).

Bankaların komisyon düşürmesine sebep olacak kadar rekabet düzeyi yüksek bir yer demek ki. Bana biraz kasıtlı gibi geldi bu ceza olayları
0
biseysorcaktim
(08.03.24)
sertaç'ın yazdığı usulsuzlüklerin bir kısmını yaşadım, bir kısmını gördüm. şaşırtmadı. benim hesabımın açılmasında da baya bi sıkıntı yaşatmışlardı. en yakın zamanda hesabımı kapattıracağım ben de.
0
false pretension
(09.03.24)
(5)

robot süpürge soruları

semaforo de medianoche
bu zamana kadar gereksiz gördüm aslında nasıl olsa haftada 1 kadın gelip evi temizliyor diye. bir de verimliliklerine çok ikna olamıyordum yani dağınık bir evi gerçekten düzgünce dolaşabiliyor mu küçük haznesi, şarjı falan çok uğraştırıyor mu gibi sorular vardı kafamda. ama 2 kedili bir evde yaşadığ
bu zamana kadar gereksiz gördüm aslında nasıl olsa haftada 1 kadın gelip evi temizliyor diye. bir de verimliliklerine çok ikna olamıyordum yani dağınık bir evi gerçekten düzgünce dolaşabiliyor mu küçük haznesi, şarjı falan çok uğraştırıyor mu gibi sorular vardı kafamda. ama 2 kedili bir evde yaşadığım için yerlerde kırıntı mırıntı çok oluyor son zamanlarda biraz batmaya başladı alayım diyorum artık da bazı sorularım var.

ev dubleks, dubleks olmasına rağmen dar bir ev koridorları odaları falan biraz garip bir yapısı var. bunun bir önemi var mı bu evde de düzgün çalışır mı? bir de dediğim gibi 2 kedi var kedili evde nasıl oluyor kediler korkuyor mu veya kediler sürekli önüne çıkıyorsa düzgün gezmesini engelliyor mu? şu özelliğin olmasına dikkat et dediğiniz şeyler var mı veya direkt marka model tavsiyesi de olabilir? almışken iyi bir şey almak isterim astronomik pahalıları varsa onlar da ters tabi de almışken ucuza kaçmak da istemiyorum.
0
semaforo de medianoche
(03.03.24)
İki kedili evde iki günde bir çalışıyor, haznesinin ne kadar hızlı dolduğuna inanamıyoruz. Ve birkaç gün çalışmadığında direkt fark ediliyor. Kediler başta korkabilir ama alışırlar, muhtemelen korkmak yerine meraklanıp peşinde gezerler ama düzgün gezmesini engellemezler. Üç kedili ve dubleks dairede yaşayan arkadaşım sürekli robot kullanıyor, hatta galiba her gün çalıştırıyor ama iki kat arasında taşıması gerekiyor tabii.

Kapılarda eşik, yükselti falan yoksa, püsküllü kilimler halılar yoksa rahat rahat gezer. Dağınık derken ne kadar dağınık? Yerlerde çoraplar, ipli kedi oyuncakları falan varsa onlara takılır, fırçasına toplar sonra da ben "bi şeye dolandım, yetiş" diye bağırır.
0
kobuzchu kiz
(03.03.24)
iki kedi bir dikey süpürgem var. ne zaman süpürge açsam muhakkak doluyor. robot süpürgeyi sık sık çalıştıyorum. bekar evinden hallice bir evim var. çorap, şarj kablosu, başka kablolar, yere düşen şeyler muhakkak oluyor. onlara ya da benzeri şeylere takılıyor muhakkak. sağ salim kendi kendine gidip temizlediği yuvasına döndüğü pek nadir. ama bu biraz da benim sorunum. ev dağınık olmayınca sorun olmuyor. ya da robot süpürgeyi ayarlayıp (her modelde değil ama çoğunda var sanırım) buraya gitme, şurayı süpürme diyebiliyorsunuz.

roborock s5 bendeki. yakınımda da vacuum mob pro var. ikisi arasındaki bariz fark, ben üç yıldır kullandığım halde ne wifi ne bataryada bir sorun yaşamadım. yakınım ise 1buçuk sene sonra servise gönderdi pil yüzünden. münferit bi olay mıdır bilmiyorum ama ucuz modellerde pil sorunu olabiliyormuş.

bütçeniz elveriyorsa alın. yarım litre kadar bir haznesi var her çalıştırdığımda bir şeyler topluyor. bir iki günde bir doluyor. kedili ev için gerekli. cep telefonu ile komut verip ya da zamanlayıcı ile ayarlayıp evde olmadığınız zamanlarda temizletebilirsiniz dilerseniz. yerde çorap, kablo vs olmayınca robot çok güzel şekilde temizleyip yuvasına dönüyor. hiç farketmiyorum bile çalıştığını evde değilsem.

yüksekten, merdivenden düşmeyecek şekilde bir çok model. yaklaşık bir cm kadar engellerden geçebiliyor ama bundan daha yüksek eşik, basamak gibi engelleri aşamaz.
0
biseysorcaktim
(03.03.24)
3 kedili evden bildiriyorum. robot süpürge şart. s5 max +1
0
unalub
(03.03.24)
kedimiz yok ama 4 yaşında çocuğumuz var günün en az 12 saati yüksek devirde evi dağıtıyor bu sebeple pek çalıştıramıyoruz sebebi etrafta oyuncak çorap vs yakalarsa emiyor ve parçalıyor yada kendi bozuluyor.

çalıştırmak için evi toparlaman gerekli ki bu yeterince yorucu bence bu sebeple öyle duruyor bizimkisi
0
basond
(03.03.24)
dubleks evde çalıştırabilmek için ayrı harita kaydetme özelliği olan modellerden bakmak lazım. o da fiyatı yükseltir diye tahmin ediyorum.

bizim evde kedi var. biz evde yokken çalıştırıyoruz, muhtemelen kaçıp saklanıyordur. kedi önüne çıksa yönünü çevirip dolanır geçer sorun olmaz.

ama şu var yani o robot her yeri temizlesin yerde dağınıklık, sepet, oyuncak, sandalye, kablo vs ne varsa toplamak gerekiyor. yoksa bir mantığı kalmıyor. bu da yorucu bi iş.
0
elorelia
(04.03.24)
(9)

Acayip gerilmek istiyorum. :)

Kittie
Soyle uyumadan once evdeki isiklari yakmak isteyecek gibi, kapinin kilidini kontrol etmek isteyecek gibi olayim.. boyle bir film onerir misiniz?Ruh, hayalet gibi seylere inanmadigimdan o tur filmleri de hic sevmiyorum, conjuring miydi onu hic izlemedim izlemem de mesela. Ne kadar iyi olursa olsun ba
Soyle uyumadan once evdeki isiklari yakmak isteyecek gibi, kapinin kilidini kontrol etmek isteyecek gibi olayim.. boyle bir film onerir misiniz?

Ruh, hayalet gibi seylere inanmadigimdan o tur filmleri de hic sevmiyorum, conjuring miydi onu hic izlemedim izlemem de mesela. Ne kadar iyi olursa olsun bana hitap etmiyor doga ustu seyler.

The strangers 1-2, vacancy 1.
Bunlar daha gercekci. Boyle seyler onerirseniz gerilebilirim bence :)

Wrong turn gibi, testere gibi seyleri de sevmiyorum.

Seri katil filmi olursa o da iyi gider.

Size guveniyorum. Tesekkurler : )
0
Kittie
(01.03.24)
descent

ama seni uyutmayacak asıl film eğer izlemediysen rec 1 olacaktır.
0
malheiros
(01.03.24)
A perfect murder
Jennifer8
0
deer hunter
(01.03.24)
Senin ilacın coherence
0
biseysorcaktim
(02.03.24)
-rec +1 fakat ispanyol orjinali.
-Haute tension
0
jepa
(02.03.24)
Funny Games 1997
Midsommar
0
fobfilm
(02.03.24)
İzlemediysen the shining'i izle. 1980 yapımı orijinal olanı.
0
kibritsuyu
(02.03.24)
funny games 1997 +1
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.03.24)
Ari Aster'in Midsommar gelmiş, Ayin (Hereditary) bunu da ben önermiş olayım.
0
chicha_v2
(02.03.24)
Mobildeyim edit yapamıyorum Gokseong da güzel germişti beni ona da bakabilirsin.
0
chicha_v2
(02.03.24)
(8)

29 şubat

nundu
Bugün malum dört senede bir gelen artık gün. Ben takvimle ilgili şeyleri seven bir birey olarak 29 şubat yaklaştıkça hafiften heyecanlanıp, gün gelince de mutlu oluyorum. Evet sonuçta bir mantığı yok ama 4 senede bir gördüğün bir takvim günü beni bir tık da olsa mutlu etmeye yetiyor :DSizin için bir
Bugün malum dört senede bir gelen artık gün. Ben takvimle ilgili şeyleri seven bir birey olarak 29 şubat yaklaştıkça hafiften heyecanlanıp, gün gelince de mutlu oluyorum. Evet sonuçta bir mantığı yok ama 4 senede bir gördüğün bir takvim günü beni bir tık da olsa mutlu etmeye yetiyor :D

Sizin için bir önemi var mı yoksa hiç takmadan hayatınıza devam mı ediyorsunuz? Yani bana kalsa 29 şubatı resmi tatil de yaparım zaten 4 senede bir geliyor yılbaşı gibi kutlanmasının bir mahsurunu göremiyorum :d

Son olarak ilginç bilgi paylaşayım bugünle ilgili, artık gün kuralı 100'ün katı olan senelerde uygulanmıyor ama 400'ün katı olan yıllarda uygulanıyor. Yani 2000 senesinde 29 şubat vardı ama 2100 senesinde olmayacak. Bizim nesile denk gelmeyen bir durum olmadığı için pek bilinmiyor bu özelliği :D
0
nundu
(29.02.24)
Benim için bir önemi yok
0
rock n roll
(29.02.24)
önemi olmaz olur mu, var. maaş yatıyor. ama bunu görünce baktım, daha yatmamış :(
0
gabe h coud
(29.02.24)
Ya çok saçma, dümdüz gün işte... dedi sabah uyanınca bugün 29 şubat diye mutlu olan insan :))

"Yıla fazladan gün eklendi ehehe" diye seviniyorum şahsen ben.

Edit: Niye 2100'de yokmuş ki diye merak ettim. Başkaları da merak ederse buyurun airandspace.si.edu
0
kobuzchu kiz
(29.02.24)
yani 29 şubat 2096 tarihinden sonraki 29 şubat 2400 yılında mı olacak?
başka bi deyişle biz ve bugün doğan insanlar öldükten sonra kimse 29 şubat tarihini yaşamayacak. 2400 yılında insanlık olur mu, sanmam.

ya ben heyecan duymadım çünkü takvim ve bu tarihe karşı malumatım çok düşük. ama belki 4 yıl sonra heyecan duyarım.

1 marta yetişmesi gereken işler vardı. bu hafta biraz savsakladım nasıl olsa ekstradan bi gün var diye.

edit:
ben sadece "dörtyüz'e bölünen yüzyıllarda" gibi düşünmüşüm hatalı olarak.
bi nebze heyecanım azaldı şimdi. düzeltme için teşekkürler.
0
biseysorcaktim
(29.02.24)
@birseysorcaktim

Hayır 2096'dan sonraki 2104'te olacak. 100'ün katı yıllar için bu sadece. Onun dışında dörde bölünen yıllarda olmaya devam edecek tabii ki
0
🌸nundu
(29.02.24)
Bizim maaşlar ayın son günü yattığından maaşı 1 gün geç almamıza vesile olduğu icin 29 şubat'ı kınıyorum.

Umrumda olmayan herhangi bir gün..
0
nic cage
(29.02.24)
Bana bir şey ifade etmiyor. Ayın son ya da ilk günü maaşını alanların daha net hissettiği şekilde +1 gün oluyordur ama tabii. Ben ay ortasında aldığım için farkında bile değişim. Gerçi artık 21 Aralık gece indirimleri dışında herhangi bir şekilde bu günlere dikkat eden yok sanırım.
0
nawar
(29.02.24)
Ben de severim. Bir de ekinoksları... Yarın güneş aydedeyi yenecek derim, diğer sefer aydede kazanacak derim, sevinirim içimden :)
0
antihero
(01.03.24)
(7)

5 milyon TL yi bankadan alip döviz bürosunda dovize cevirmek

sonhakan
Güvenli mi? Tl ler çantada bankadan döviz bürosuna oradan bankaya döviz taşımak tehlike li mi?
Güvenli mi? Tl ler çantada bankadan döviz bürosuna oradan bankaya döviz taşımak tehlike li mi?
0
sonhakan
(26.02.24)
parayı bankaya getiren döviz büroları var.
tek tek arayıp sorun döviz bürolarını böyle uygulamaları var mı döviz kurunuda sorun.
en son yüksek dolar bozdurduğumda güvenlik riskine ve yorgunluğuna girilmeyecek bir paraydı benim için.
bazı bankaların dolar satış kurları neredeyse döviz bürosuna yakın oluyor. fiba benim bozdurduğumda fena değildi
0
eja
(26.02.24)
çok tehlikeli.
0
gabe h coud
(26.02.24)
Eminönü'nde Angun döviz, Ataşehir'de Hakan döviz var direkt bankadan havale ile döviz alışverişi yapan. Aynı bankadan havale yaptığınızda para hemen hesaba geçiyor. Hangi hesapları kullandıklarını arayıp sorabilirsiniz.
0
fobfilm
(26.02.24)
Kapalı çarşıda lalelide yuzlerce milyon lira el arabasıyla taşınıyor. O civarda şubesinde para sayma merkezi olan bankalar var. Onlarla görüşün. Birkaç erkek el çantasıyla bile gidip halledersiniz de tedirgin oluyorsanız ilk dediğim gibi yapın.
0
prole
(26.02.24)
5 milyon tl 25-30 kg eder. değil 5, 1 milyon bile ufak sırt çantasına sığmaz. 5m büyük çantaya da sığmaz. bir kaç çanta ya da bavul lazım.

bankaya döviz taşımak tehlikeli değil çünkü 10 deste dolar olacak elinizde. çantaya koyunca anlaşılmaz bile. işlem yaptığınız döviz bürosunda aynı işlemi yapan bir sürü insan vardır zaten.

ama bankadan 30kg parayla çıkmak tehlikeli değilse bile, can sıkıcı.
0
biseysorcaktim
(26.02.24)
Biz 700bin lirayı sırt çantasına zor sığdırdık. Ve ağırdı.
0
allah yazdiysa bozsun
(26.02.24)
Kabul eden döviz bürosu varsa ki çoğu kabul eder diye düşünüyorum, havale/eft ile göndermek daha güvenli.

Öncesinde limitlerinizi kontrol edin. + 5-10 TL bir tutar gönderip, paranın geldiğine emin olduktan sonra hepsini gönderin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.02.24)
(8)

Sosyal hayatini programli yasayan var mi?

duyurukullanıcısı
4mart saat 7-8 ayca ile kahve4mart saat 8-9 erdi ile bira4mart saat 9-11 nesrinlerde netflix5mart saat 7-8 burak ile yuruyus5mart saat 8-9 merve ile kanyon-numnum yemek5mart saat 9-11 tugberk ile bira6mart saat 7-8 13mart konser icin 5kisibul6mart saat 8-9 ayca ile yemek besiktasta x yerde6mart saat
4mart saat 7-8 ayca ile kahve
4mart saat 8-9 erdi ile bira
4mart saat 9-11 nesrinlerde netflix

5mart saat 7-8 burak ile yuruyus
5mart saat 8-9 merve ile kanyon-numnum yemek
5mart saat 9-11 tugberk ile bira

6mart saat 7-8 13mart konser icin 5kisibul
6mart saat 8-9 ayca ile yemek besiktasta x yerde
6mart saat 9-11 can ile board game evde

Boyle her sosyal hayatindaki her zaman slotu planli programli onundeki 2-33 haftasi dolu olan ve mutlaka doldurmak zorunda hisseden kimse var mi?

Aksam napiyorsun haci? Diye bir cumle olmayacak yani hayatinda... mutlaka en az 2 haftan dolu olacak.
0
duyurukullanıcısı
(26.02.24)
30+ hafta içi artık öldürseler bir yere gitmem zaten ev uzak.
bozukluk seviyesinde kendine yetemeyen insan gibi görüyorum bu kadar sosyal olanları.
0
eja
(26.02.24)
Yok. Kafam kaldirmaz zaten bunu. 20li yaslarin başında boyleydi ama artik 32 oldum çekemem.
0
logisticsmanager
(26.02.24)
4 mart sonrasında 1 hafta eve kapanmam lazım kendime gelebilmek için.
0
jazzabel
(26.02.24)
ayca ile kahvenin 1. saatinde tam muhabbetin ortasında "Benim kalkmam lazım şu an Erdi ile bira içiyor olmam gerekiyor" mu dicez mesela? Sosyal hayat böyle bi şey değil ya bence. Bu baya zorlamayla aktif görünmek isteyen içten mutsuz insan tablosu bence. Hadi bu abartı diyelim ama her akşam bir plan olmalı kafasını da anlamıyorum. Sosyalleşme zorunluluğu yapay bir zorunluluk, insta storylerde her akşam birisi sosyalleşiyor diye siz her akşam sosyalleşmek zorunda değilsiniz :D
0
nundu
(26.02.24)
ben yapamıyorum. plan yaptığım zaman o işin tadı kaçıyor. cuma akşamı konser var ve ben "üff gitmek istemiyorum" modundayım.

ama bizim patron belirttiğiniz örnekteki gibi yapıyor/yaşıyor.
kendisi 20-30 yıldır abd'de yaşıyor. sık sık farklı ülkelere seyahat ediyor. profesyonel hayatı da orada geçtiği için bu tarz şeylere biraz daha eğilimli çünkü abd iş hayatı programlı ve disiplinli olmayı gerektiriyor.

bizden de bu tarz bi takvim istiyor. ekip farklı saat dilimlerinde olduğu için bazı toplantılarda herkesin boş olduğu zamanı göreceğimiz ortak takvimleri vs kullandırmaya çalışıyor ama pek mümkün değil.
0
biseysorcaktim
(26.02.24)
ben yasıyorum. çok da mutluyum. tabi ölçü önemli.

futbol benim için önemli. o yüzden takvimden ilgilendiğim takımların fikstürlerine abone oldum. hangi akşam hangi maç var görüyorum.
doğum günleri zaten otomatik ekleniyor takvime kimin doğum günü yaklaşıyor onu da görüyorum.
işle ilgili önemli eventler zaten otomatik geliyor.

onun dışında önemli tatillerimi, planlarımı, olayları takvime ekliyorum. birisi şu gün şunu yapalım mı diyince takvime bakıp cevap veriyorum.
0
buenosdias
(26.02.24)
@nundu
şöyle örnek vereyim yabancı bir arkadaşım var bu şekilde yaşıyor. bir gün beni bira içmeye çağırdı 7 gibi bende çağırdığı yere gittim 8'e kadar biramızı içtik sonra kibar bir şekilde lütfen artık kalkabilir misin? başka arkadaşlarım gelicek onlarla devam edeceğim dedi.
bende tabi diyip kalktım.

yani bırak benim kalkmam lazım mı? seni bile gönderebiliyorlar.
0
🌸duyurukullanıcısı
(26.02.24)
4 mart 19:15 civarı içim şişti. Rahatlamak için dağlarda kırlarda saatlerce anlamsızca yürümem papatya tarlalarında seviyor sevmiyor yapmam lazım.
0
gece abisi
(27.02.24)
(5)

Dünyada zaman dilimleri olmasaydı ne olurdu?

ermanen
Bildiğiniz gibi dünya dikey zaman şeritlerine bölünmüş ve bunlara zaman dilimi denilmiş. Her bir zaman dilimi yaklaşık 15 derecelik boylama göre dizilmiş. Zaman dilimleri Greenwich, İngiltere'deki 0 derece boylamından başlatılmış.Bu zaman dilimleri olmasaydı ne olurdu? Neler etkilenirdi? Bir avantaj
Bildiğiniz gibi dünya dikey zaman şeritlerine bölünmüş ve bunlara zaman dilimi denilmiş. Her bir zaman dilimi yaklaşık 15 derecelik boylama göre dizilmiş. Zaman dilimleri Greenwich, İngiltere'deki 0 derece boylamından başlatılmış.

Bu zaman dilimleri olmasaydı ne olurdu? Neler etkilenirdi? Bir avantajı olur muydu? vs.

Mesela dünyanın her yerinde Eşgüdümlü Evrensel Zaman ya da özgün kısaltmasıyla UTC kullanıldığını düşünseydik...
0
ermanen
(21.02.24)
Küresel İletişim ve İşbirliği Zorlaşırdı. İnsanların biyolojik saatleri sekteye uğrardı.

Avantaj olarak, seyahatlerde zaman farklılıklarının hesaplanmasını kolaylaştırırdı.
0
VIPCH
(21.02.24)
Demek istediğinizi anladığımı sanarken UTC'den örnek vereiğiniz için anlamadığımı fark ettim. Dünyanın her yerinde UTC kullanmak zaman dilimi olmaması anlamına gelmiyor ki? Sadece saat 12.00 her zaman öğlen değildir, saat 00.00 da her zaman gece değildir anlamına geliyor. Dünyanın her yerinde UTC kullanılsa değişen tek şey saati söylerken söylediğiniz rakamlar olur.
0
akhenaten
(21.02.24)
güney amerikalı arkadaşım vardı. ocak gibi ülkesine dönecekti "yaz tatili" için planlarından bahsetmişti. onlarda yaz bizdeki kışa denk geliyor. böyle farklılıklarda ikimiz de şaşırıyorduk.

zaman dilimleri aynı olsa benzer şaşkınlığı yaşardık. "sabaha karşı çöken hüzün", ya da "gece ikiden sonra akla düşen düşünce" gibi ifadeler de komik hale gelirdi kimi yerlerde. bizdeki gece iki, başka bir yerde öğlen 15 olacak mesela. akşam yemeği 19'da yenir, sabah mesai 9'da başlanır gibi tüm ifadeler de anlamını yitirir.

bu saydıklarım gündelik yaşamda olup çok önemli olmayan şeyler ama iletişim ve haberleşme noktasında sorunlar çıkabilirdi.
0
biseysorcaktim
(21.02.24)
dünya düz olsaydı demek gibi bir şey aslında.
0
paintov
(21.02.24)
bunun daha yerel ölçekteki hâli Çin'de var. Koca ülke, Pekin'den geçen tek saat dilimi kullanıyor. Bu durumda ülkenin en batısında yaşayanlar (Çoğu da bildiğiniz gibi Sincan Uygurları) çok saçma saatlerde kalkıp çok saçma saatlerde yemek yiyorlar. Mesela bugün baktım güneş 9.30 gibi doğuyormuş Urumqi'de. Bizim Iğdır saat dilimiyle yaşadığımız problemin 3-4 katını yaşıyor ordakiler yani. Hatta bu yüzden yerel Uygur halkı kendi saat dilimlerini oluşturmuşlar ona göre yaşıyorlar ama bölgedeki Çinli popülasyon (ki sayıları çok artıyor) buna karşı çıktığı için sorunlar yaşanıyormuş.

Bi de herkes aynı saat diliminde olsa, dünyada bir yerlerde yılbaşını öğle saatinde kutlayanların olmasını gerektirir :D
0
nundu
(21.02.24)
(13)

Kuyumcuya altın gönderip fizikisini almak

avatar is back
Elimde devlete ait x bank hesabında biraz gram altınlarım var. Bunu fizikiye çevirebilmemin yolu nedir? Normal satış kuru acayip kötü baya makas var. Bir de üstüne kuyumcudan alırsam 2 kere zarar edicem. Acaba kuyumculara altını havale etme gibi bir şansım var mı? Ya da göndereyim, bana direkt tl ka
Elimde devlete ait x bank hesabında biraz gram altınlarım var. Bunu fizikiye çevirebilmemin yolu nedir? Normal satış kuru acayip kötü baya makas var. Bir de üstüne kuyumcudan alırsam 2 kere zarar edicem. Acaba kuyumculara altını havale etme gibi bir şansım var mı? Ya da göndereyim, bana direkt tl karşılığını kendi alışından hesaplayıp versin. Nasıl oluyor bu işler?
0
avatar is back
(20.02.24)
Nadir Gold'un Kuveyt Türk, Garanti ve Yapı Krediyle şöyle bir anlaşması var. Diğer bankaların durumunu bilmiyorum.

www.nadirgold.com
0
Mirket
(20.02.24)
@mirket, ben mi yanlış görüyorum yoksa adamlar 1 gr karşılığı 1,35 gram transfer mi istiyor? deli miyim neden böyle bir şey yapayım?
0
🌸avatar is back
(20.02.24)
Sen söyleyince farkettim. İlginç bir saçmalık :)
0
Mirket
(20.02.24)
Öncelikle şunu bilmelisiniz. Hesabınızdaki şey altın degil. Sadece altın fiyatına endeksli bir yatırım enstrümanı. Fiziki altınla tek alakası fiyat olarak ona baglı olması. Yatırdıgınız para için altın fiyatının yükseliş oranına göre pozitif veya negatif faiz geliri alıyorsunuz. Onun dışında altın hesabındaki paranın fiziki altınla hiç bir alakası yok. Altınla alakası olmayan bir şey için banka niye size fiziki altın versin ki?
0
limonlu eksi
(20.02.24)
varsa fiziki altınlarını sanal dönüştürmek isteyen arkadaş ve yakınlarınızdan takas yapabilirsiniz, fizikiyi alır gram altınları havale olarak gönderirsiniz.

onun haricinde kuyumcularada sorabilirsiniz mutlaka kabul eden olacaktır, tabiki belirli bir komisyon ile.
0
Rao
(20.02.24)
nadirgold'un yaptığı şu altınını yüzde 35 komisyonla bozuyor. bankadan bozup kuyumcudan alsan bile zararın yüzde 10u geçmez
0
paintov
(20.02.24)
Alım satım markasının bu kadar büyük olması dolandırıcılığa girmiyor mu? Muhtemelen devlet de bu durumu destekliyor, ülkede muhalefet diye birşey yok ki, vatandaşın hakkını savunsun.
0
parka
(21.02.24)
Ben de aynı durumdayım ve aklıma satıp fiziki almak dışında başka bir çözüm gelmedi.
0
Amaranta ursula
(21.02.24)
kuveyt türk bankası fiziki altın ödemesi yapıyor. kendi bankanızdaki altınları buraya transfer edip, buradan çekmeniz mümkün bildiğim kadarıyla. daha önce lazım olmuş ve araştırmıştım. ancak özel şartları var mı bi öğrenseniz iyi olur. belki altınların saflık derecesi farklıdır.

www.kuveytturk.com.tr
0
biseysorcaktim
(21.02.24)
Seçimden sonra makaslar dahada açılır. Fizikiye geçin.

Son 40 gün...


.
0
kartallar yuksek ucar
(21.02.24)
Kuveyt türk’ü araştıracağım teşekkürler. Olmazsa zaten bankadan bozdururum. %7500 komisyon nedir ya haha :) şu al sat makası %3,5-4 civarı ama alış fiyatı ile piyasa fiyatı makası %1,4.

Ayrıca bankadan alınan “altına endeksli yatırım” değil, arkasında bankanın altın rezervi var gerçekte. Hayali bir şey almıyoruz :) öyle olsa gider paxgold alırım binance’dan zaten. Ayrıca seçim sonrası muhabbeti de baydı bişey olmayacak, hesaplarımıza çökmeyecekler. 20 senedir baydı artık, cevap harici şeyler yazmayın
0
🌸avatar is back
(21.02.24)
Hiçbir şekilde akdi altını, komisyonsuz nakdi altına ceviremezsiniz.
@limonlu eksi çok güzel açıklamış zaten. Üzerine söylenecek söz yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.02.24)
Ayrıca bankadan alınan “altına endeksli yatırım” değil, arkasında bankanın altın rezervi var gerçekte. Hayali bir şey almıyoruz :) demişssiniz.
arkasında bankanın altın rezervi var demişsiniz fakat bu kısmın bankanın ortagı olmadıgınız için sizinle hiç bir alakası yok. banka o rezervi kim bilir hangi yatırımlarına hangi fonlara hangi borçlara bagladı? bankacılık maalesef sizin yazdıgınız gibi işleyen bir şey degil. bankalar şu poşetteki avatar is back'in emaneti kimse dokunmasın gibi sizin altınlarınızı saklamıyor.

bazı bankalar altın hesabınızdaki parayı (bakın altın demiyorum) size altın olarak verebilir. daha dogrusu komisyonunu alıp size altın satar. hepsi bu. 2. bir yol gerçekten yok.
0
limonlu eksi
(21.02.24)
(5)

Karadeniz'den akdeniz'e irmak kazmak

duyurukullanıcısı
Karadeniz'den akdeniz'e kadar anadolu'yu canlardirmak icin kucuk yapay ve kucuk irmaklar kazilsa, hersey bilim adamlarinin denetiminde olsa (kurak yerlerden gececek, yasama zarar vermeyecek, 30 yil imara acilmayacak vb) bu faydali mi olur zararli mi?
Karadeniz'den akdeniz'e kadar anadolu'yu canlardirmak icin kucuk yapay ve kucuk irmaklar kazilsa, hersey bilim adamlarinin denetiminde olsa (kurak yerlerden gececek, yasama zarar vermeyecek, 30 yil imara acilmayacak vb) bu faydali mi olur zararli mi?
0
duyurukullanıcısı
(20.02.24)
Boydan boya ülkeyi yarıp kanal mı yapacaksınız, yoksa varolan su havzalarından ufak su kanalları mı kazacaksınız? İlkin fiziki olarak imkansı olmasının yanında tuzlu su zaten tarıma katkısı olmaz. Ayrıca torosları ve karadeniz dağlarını nasıl geçeceksiniz yani? İkincisi için büyük göl lazım ki orta anadoluda tuzgölünü saymazsak öyle büyük göl yok pek. Koca Aral gölünü Sovyetler kuruttu böyle 20-30 yılda. Su kanalı işi zor yani
0
nundu
(20.02.24)
zararlı olur. kanal açmanın imkansızlığını, kanalın doğaya vereceği zararı her şeyi geçtim. iki denizin de farklı ekosistemleri var. ikisinden birini yok eder.
0
paintov
(21.02.24)
Hocam anadolu deniz seviyesinden ne kadar yüksekte hiç baktınız mı? Yolculuk yaparken şehirlerin rakımlarına da mı gözünüz takılmadı hiç? Ayrıca nehirler tatlı su kaynağıdır. Deniz ise tuzlu su.
0
zimbirik
(21.02.24)
150 sene önce yapılan süveyş kanalının olumsuz etkileri gün yüzüne çıkıyor artık. kızıldeniz'de olması gereken bazı su canlıları akdenizde bulunuyor. ege'ye ulaştı ve marmaraya ulaşacak. sıcaklık ve tuzluluk farkı engel olsa da, zamanla bu fark kapanıyor ya da bunu önemsemeyen hayvanlar geliyor.

her şey yolunda olsa bile, buna benzer mikro ölçekte onlarca farklı alışveriş olur. küçük ırmak kazılır mı emin değilim, yükseklik farkı yüzünden akıntı küçük olmayabilir.

bir de denmiş zaten, ırmaklar tatlı su denizler tuzlu. böyle bir şeyin yapılması tatlı su kaynaklarının da yok olmasını sağlar.

tr.euronews.com
0
biseysorcaktim
(21.02.24)
Rusya'nın ayağına sıcak denizleri getirme projesi
0
durbidakka
(21.02.24)
(18)

a101 bim şok marketler

nundu
Bunlardan ne sıklıkla alışveriş yapıyorsunuz? Bizim aileden gelen bir alışkanlıkla bunlara neredeyse hiç girmiyorum ben. Öyle zenginlik falan da değil düz memur ailesi de işte yeşil sermaye muhabbetinden başlayan önyargı ve özellikle Bim'in ilk dönemindeki kalitesiz ürünler algısından dolayı bunlar
Bunlardan ne sıklıkla alışveriş yapıyorsunuz? Bizim aileden gelen bir alışkanlıkla bunlara neredeyse hiç girmiyorum ben. Öyle zenginlik falan da değil düz memur ailesi de işte yeşil sermaye muhabbetinden başlayan önyargı ve özellikle Bim'in ilk dönemindeki kalitesiz ürünler algısından dolayı bunlar yerine migros, carrefour vsden alışveriş yapıyorum hep. Ha üçü arasında a101'e bir tık daha çok girip alışveriş yapmışımdır ama özellikle Şok müthiş kalitesiz geliyor, mağaza tasarımı bile iç sıkıntısı veriyor bana. Aktüel ürün takip eden biri de olmayınca yılda toplasan 5 kez anca giriyorumdur bu üçüne.

Tamam ülkenin çoğunluğunu oluşturan halk kesiminin belki tek seçeneği bunlar fiyatlardan dolayı da, burdaki kitle biraz daha beyaz yakalı, daha iyi ücret alıyordur diye soruyorum. Düzenli olarak alışveriş yapıyor musunuz üç harfli marketlerden? Ha bi de gerçekten hala diğer marketlere göre bariz fiyat farkı var mı?
0
nundu
(19.02.24)
Sıklık sırasıyla Migros > Bim > A101 şeklinde düzenli olarak alışveriş yapıyorum. 3 harfli ya da 6 harfli, bu tip "hard discount store" ünvanlı marketler olmasa başta kırtasiyeciler olmak üzere birçok esnafın vatandaşla sıcak temas kurmak için sıraya gireceğini biliyorum. Bu yüzden de "iyi ki varlar" diyorum.

Kalitesiz ürünler algısı zamanla değişti. Çok basit bir örneğini vereyim, BİM'deki piller (evet, bildiğiniz pil) sıklıkla reklamı dönen Duracell'lerle aynı kalitede, bağımsız YouTube testlerinde voltaj ölçümlü-kanıtlı olarak izledim. Bundan başka sorgusuz-sualsiz iade ve değişimleri ayrıca bir güven veriyor. Hangi şehre giderseniz gidin, tanıdığınız-bildiğiniz ürünü aynı kalite ve fiyat standartlarında alacağınız bir kapınızın olması fikri güven veriyor. Diğer marketlere göre bariz fiyat farkı var, ama dönem dönem yeniledikleri kampanyalarını takip etmeniz şartıyla...
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(19.02.24)
aynı sebeplerle ben de girmiyorum. çok nadir iş yerinin çevresindeki market yokluğundan şoktan alışveriş yapmışlığım var. he bir de şoktan eskiden sanırım migrosundu 15-16 yıl evvel o zaman alışveriş yapıyordum evimin altında vardı. a101 ve bime sayılı girmişimdir
0
red g
(19.02.24)
sok cevremde cok az o yuzden hic yolum dusmuyor.
bim aldigim bir kac generic urun var nadiren gider alirim bazen muadilini baska yerden alirim.
a101 binde bir indirimde bulasik deterjani vs gorursem almak icin girerim, benim girdigim butun magazalari pislik icinde ve les gibi kokuyor o yuzden tercih etmiyorum.

spor salonunun yaninda carrefour genelde ihtiyaclari salondan cikinca ordan aliyorum, et falan icin bazen baska yerel marketlere de ugradigim oluyor.
0
bay b
(19.02.24)
İnsanların aktüel ürün takip etmeyecek kadar kendilerini zengin hissetmelerine hiçbir zaman anlam verememişimdir. Zengin olup da zengin hissedenler ayrı tabii.

Şu an Altınbaş çay 500 gramlığı A101'de 79 lira, diğerlerinde 99 lira. Niye fazladan 20 lira vereyim ki.

Ha bu arada o mağazaların kendilerine özgü, değişik marka sattıkları ürünleri asla almam. O ayrı. Adam kavanoz balı, şekerden daha ucuza satıyor mesela.

Mağazalarda Aktüel ürün takip ederim ve her üründe yıllar içinde belirlediğim sadece tek bir marka kullanırım. 10 yıldır Yayla Baldo dışında pirinç almadım mesela.
0
Mirket
(19.02.24)
Küçüklüğümden beri ucuz maldan korkarım bana hiç güven vermez he öyle en kalitelisi olsun da değil ama daha orta kaliteyi bulmaya çalışırım. Bu yüzden bu gruba önyargım var olabildiğince girmemeye çalışıyorum.
Çok uzun bir süre evime en yakın market bim olduğu için çok kullandım, "mahalle bakkalı" olayını sevmiyorum sahiplerinden de çok hoşlanmam bu yüzden eve giderken acil bir şey lazım olduğunda vs. bime girdim ama bu tür marketlerden her şey almıyorum ama atıyorum salça, dondurma, reçel işte ne bileyim bu tür şeyler almıyorum elmadır mantardır bu tür şeyler alıyorum (Dost tava yoğurda bir ara çok takıktım çok güzel gelirdi artık o lezzeti bulamıyorum aynı şekilde dost laktozsuz sütü de çok güzeldi ama artık değil bence).

Şarküteri ürünleri mesela paketten bakınca bile belli ne kadar kötü olduğu bunları alıp yemek ya da çocuklarına yedirmek direkt zehir tüketmek gibi geliyor bana bu tür ürünlerde iyisini alamıyorsan hiç alma kafasındayım ve almıyorum :) Çocuğum olsa ona da yedirmezdim.

Evimin biraz yakınında Carrefour daha yakınında File var artık genellikle bu ikisini tercih ediyorum. Bunlarda da marketin kendi markasından ziyade (önyargı!) bildiğim markaların bildiğim ürünlerini almaya çalışıyorum.
İş saatlerimden dolayı yetişemediğimde de Getir marketi kullanıyorum.

Son soru bence artık marketlerde de butiklerde de diğer birçok alanda da öyle aman aman büyük fiyat farkları yok. Her şey o kadar pahalı ki, kalitesizi alıp üç birim zorluk yaşamak yerine görece biraz daha kaliteliyi alıp beş birim zorluk yaşamayı tercih ediyorum.
0
mutekebbir
(19.02.24)
ben bir yere taşındığımda öncelikle en yakındaki marketlerden başlayarak ihtiyaçlarımı gidermeye başlıyorum. alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı biri olarak çalışanların davranışı, güler yüz vs hangisinde kendimi iyi hissediyorsam sürekli oraya gitmeye başlıyorum ve taşınana kadar bu zincir kırılmıyor. örneğin daha önceki bir evimde bu market migros olmuştu, sonrakinde onur market, şimdi yeni evimde 3 yıldır şok oldu. ki evimin 100 metre yakınında hem a101, hem şok hem migros hem de mopaş var. mekan müdavimi olmak gibi market olayı da benim için sanırım :)

fiyat / indirim konusu benim için çok önemli değil zaten fazla gıda alışverişim olmadığı için o kısma takılmıyorum. bir de et ve süt ürünleri ya da alkolk alacaksam o kısımda migros,carrefour, metro vs gibi marketleri kullanıyorum.
0
hypathia
(19.02.24)
bim ve şok'a en az 1000 kez girmişimdir, fiyat farkı var.
0
gule gule
(19.02.24)
Aynı sebeplerle girmiyorum. İtici gelecek ama çocukluğumdan beri alıştığım yerde bize en yakın market migros ve macro center’dı. Şimdi mecburen işimden dolayı çok da iyi olmayan bir semtte yaşıyorum. Her yer bim, a101, şok. Ben yine uzak muzak demeden ya migros’a yürüyorum ya online söylüyorum. Macro zaten yok :d

Bu arada çok bir kalite farkı olduğuna da inanmıyorum. Sadece yapacağım alışverişten keyif almak istiyorum.

—- Yararlı bir bilgi——

Gıda mühendisi ve market denetleyen arkadaşım üç harfli marketler içinde en kaliteli ürünlerin bim’de olduğunu söylemişti.
0
ruhen hastayim ben
(19.02.24)
evime yürüme mesafesinde orta büyüklükte carrefour ve migros da var fakat toplu alışverişi file marketten yapıyorum. mağaza düzeni, özellikle meyve-sebze ve fırın ürünlerinin kalitesi (belli bir standardın altına inmedi şimdiye kadar), kendi markası olan ürünlerin fiyat performans oranı gayet başarılı. hem file hem migros'un online alışveriş uygulamasını da sıkça kullanırım. şokun 1 tane düzgün şubesini görmedim o yüzden zorunda kalmadıkça uğramam. a101 ve bim mağazalarına özellikle aktüel ürünler için ara ara girerim. a101 şubelerinin düzensizliği bazen yoruyor ama bir sorun olursa iade değişiklik için hiç uğraştırmadan sorunu çözmeleri bakımından hem a101 hem de bimden ufak tefek alışverişlerimi yaparım. fiyatlarda da fark kesinlikle var ama bu fark sizin için ne kadar önemli o kısmı bütçenize göre değişir tabi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(19.02.24)
zorunda kalmadıkça girmem sadece yakın diye yoğurt falan alırım ama uğramam bile. bence m adlı market daha iyi fırsat sunuyor. 3 harfliler gramajla oynayıp daha kalitesiz ve seçeneksiz ürün sunuyor.

not: file market bimin mağazası. alkol satmayan market market değildir.
0
mikahakkinen
(19.02.24)
Migros = macro, et/ sebze için de özellikle gürmar

İyi bir gelirim var

ve fiyat farkı hala var. son 1-2 senedir yolumun üstü olduğundan a101'e alıştım. sonra bi düşündüm acaba daha önce ön yargıdan dolayı mı uzak dırıyordum bu marketlerden deyip bim'e şok'a da girdim ama hayır net bir şekilde kalitesiz geldi gözüme. ürünler de genelde isimsiz.

a101 bu noktada biraz daha ayrılıyor kendi ürünlerinin yanında (ki genelde bilindik markaların fabrikaları) bildiğimiz markaları da ucuza veriyor. özellikle tuvalet/ havlu kağıdı ve soda için gidiyorum. güzel indirim oluyor.

şok'a bir kez kamp sandalyesi için gitmiştim. canavar gibi iki tane sandalye aldım yok paraya.
0
air
(19.02.24)
3 senedir falan bu marketlerden çok alışveriş yapmıyorum, pek nadir. migros'a çok alıştım. bi de indirimlerle vs a101, bim'le aynıya geliyor diye düşünüyordum. bir ara migros online'da sepet yapar, aynı sepeti online diğer marketlerde de yapar ve bakardım. genelde fark olmuyordu.

neyse, geçen bir ara bim'e girdim.
bir sürü şey aldım ve çok ödemedim. mutfak eşyaları falan vardı bir sürü. onlar da hoşuma gitti.

teker teker bakıp karşılaştırınca yok gibi duruyor ama, hayır, var. en azından arada bi yolun düşebilir.
0
biseysorcaktim
(19.02.24)
Hiç böyle şeylere takılmam, yolda hangisi yakınsa oradan alırım.
Üç haneli, ortalama üstü maaş alıyorum. Et ve sebze alacaksan evet bime a101e filan girmem ama bir yoğurt alacaksam, koladır ekmektir basic şeyler için hiç düşünmem en yakındaki en iyisidir :D
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.02.24)
benim çevremde market olarak sadece bir tane macrocenter var. a101 bim şok vs. yok. olsaydı aynı olan ürünleri almaya giderdim. süt, yoğurt, peynir, tuvalet kağıdı vs.

onun dışında örneğin grandma ekmek alıyorum, sadece macrocenter satıyor, gibi durumlar var.

bir de kasiyerleri çok daha güler yüzlü. ortamı daha keyifli +1
0
gabe h coud
(19.02.24)
özkuruşlardan devam ben. iş yerimin orada a101 ve bim vardı ikisi de işimi görüyordu ama bim'den kola almazdım bazı şeyleri gerçekten kötü soğuk içecek vs yok. a101den online kedi ürünleri, oyuncak vs aldığım da olmuştu f/p dedikleri şekilde. içki için carrefour çünkü içinde sava var
0
ala09
(19.02.24)
ne bime girerim ne şoka ne a101. cok kalitesiz ürünler. oradan temel gıda ürünleri asla almam. belki temizlik ürünü alırsam.
0
sizofren06
(19.02.24)
ben de girmezdim sonra gitmeye başladım, birincisi öyle kalite farkı falan yok.

maalesef tr'de son dönemde her şey kalitesizleşmeye başladı.

şok ve a101 zaten bilindik markaları satıyor.

bim kendi markaları. bilindik ürünler olmazsa onları almazsınız.

çok fark ediyor.

ps. öncelik migros sanal market spor.
0
gurur
(19.02.24)
baska ulkede yasiyorum. turkiye'ye aile ziyaretine geldigimde yapiyorum alisveris bu marketlerden, zira eve yakin. disardan bakan biri olarak migrosla aralarinda oyle acayip bir kalite farki yok. bir de bim'den ayakkabi, gunes gozlugu falan almam ama yumurta, ekmek, peynir falan alirim ne olacak sanki.
0
hot potato
(19.02.24)
(10)

İş başvurusunda takım elbise giyme zorunluluğu kafama takılanlar?

Zetnikov
Arkadaşlar her iş başvurusu yaptığımız yere takım elbise ile mi gitmeliyizÇünkü çevremde bodozlama kıyafet giyip iş sahibi olanlar da var.Hangi kurumlarda takım elbise ile başvurulur hangilerinde gerek yoktur bunu biliyor musunuz? Yada bir işe baş vururken nasıl bunu öğrenebiliriz
Arkadaşlar her iş başvurusu yaptığımız yere takım elbise ile mi gitmeliyiz
Çünkü çevremde bodozlama kıyafet giyip iş sahibi olanlar da var.

Hangi kurumlarda takım elbise ile başvurulur hangilerinde gerek yoktur bunu biliyor musunuz? Yada bir işe baş vururken nasıl bunu öğrenebiliriz
0
Zetnikov
(18.02.24)
8. işime başlıyorum bu hafta, 50den fazla iş görüşmesine katılmışımdır. Satış departmanları (satış danışmanı, proje satış mühendisi, iş geliştirme yöneticisi, satış müdürü) olmak üzere; demir çelik, yazılım, geri dönüşüm, inşaat, makina, tesis yönetimi, sağlık, kimya sanayii, mobilya sektörlerinde görüşmelerim oldu. Hiçbirinde takım elbise giymedim.

İş görüşmesinde tabii iyi izlenim bırakmak önemli, bu yüzden ne olursa olsun şık olmanda fayda var. Ancak şık olmak her zaman takım elbise giymek demek değil bence. Son görüşmeme polo yaka tişört, hırka, siyah kot pantolon vardı üzerimde. Sadece iş görüşmesinde biraz daha casual tarzda giyim kültürümüz var dediler kibarca.

Saat, gömlek, kemer, kumaş ya da benzeri pantolon, sade şık bir ayakkabı (sneaker da olabilir) bence gayet yeterli.
0
yercekimini kendine ceken adam
(18.02.24)
şık ve bakımlı olmak önemli. ancak bu demek değil ki takım elbise gerekli.
ben hep smart casual giyinirim. bence en iyi yaklaşım bu.

keten pantalon ve içe sokmanın gerekmediği tipte gömlek.
0
biseysorcaktim
(18.02.24)
@dissendium
@yercekimini kendine ceken adam
@biseysorcaktim

Google'da gezerken anladığım kadarıyla pazarlama stratejisi bu sürekli takım elbise giy başlık ve adresleri
0
🌸Zetnikov
(18.02.24)
takımla gidilir. özellikle işe alan old school biriyse. ama yakışan bir şey olmalı. ilk kez takım giyen müsamereci öğrenci gibi gözükmeden.
0
gabe h coud
(19.02.24)
Pazarlama stratejisinden çok eski kuşaktan kalma basmakalıp alışkanlıklar.
0
yercekimini kendine ceken adam
(19.02.24)
Hayatımda giymedim, giyen de görmedim.
Ne bileyim şirketin İsviçreli headquarterina girmiyorsan vs smart casual yeterli.

Smart casual en risksiz olanı. Benim kendi hayat bakış açıma göre de kişiyi takım elbise giymedi diye almayacak yere girmeye gerek yok. Takim elbise dediği alınır giyilir, kişiyi begendiysen dersin yani bizde takım elbise giyilir diye, o da öyle gelir.
0
logisticsmanager
(19.02.24)
işi yaparken takım elbise giymeyeceksen takım elbiseyle gitmene gerek yok.
0
jelly bear
(19.02.24)
IK'ya sorun, dress code, kıyafet kuralı var mıdır, nedir diye. Biraz pozisyonla ve kurumun ciddiyetiyle de alakalı bir şey.
0
opethian
(19.02.24)
normal hayatta takım elbise giyen kaldı mı? siyasetçi veya yeni memur değilsen biraz casual olmak en doğalı...
0
her giriste sifresini unutan adam
(19.02.24)
Tamamen pozisyona bağlı, bankanın merkez ofislerinde görüşmeye giderken sadece takımı bırakın yanlış renkte bir takım bile giyerseniz dalga konusu olabilecekken bazı alanlarda takım giymeniz absürt kaçar.

Bunun hiçbir doğru yolu yok. Nerde ne giymeniz gerektiğini siz bileceksiniz.
0
akhenaten
(19.02.24)
(9)

ağzı kokan biri kendisini bilir mi

benibulmanlazim
bugün güzel bir hanfendi arkadaşın ağız kokusunu hissettim. normalde hassas bir bünyem yok ama beni fena etkiledi. eminim o da bunun farkında değildir.sorum şu: bir insan ağzının koktuğunu nasıl anlar.
bugün güzel bir hanfendi arkadaşın ağız kokusunu hissettim. normalde hassas bir bünyem yok ama beni fena etkiledi. eminim o da bunun farkında değildir.

sorum şu: bir insan ağzının koktuğunu nasıl anlar.
0
benibulmanlazim
(18.02.24)
her zaman anlaşılmıyor. sarımsak yesem hissederim ama diğer türlü hissetmem heralde.

günde 2 kez diş fırçalayan birisinin ağzı kokuyosa başka sıkıntısı vardır doktora gitmesi gerekir.
0
jelly bear
(18.02.24)
Açtır, çürük vardır, normal bir kokudur. Diş hekimlerinin de kokuyor. İnsanlık hali ne var bunda suratına hohlamadıkça?
0
Kahvedesu
(18.02.24)
anlamak için bileği yalama filan gibi antin kuntin yöntemler var ama hiçbirinin kesin çözüm sunacağını zannetmiyorum, ben ağız kokusu konusunda çok hassas birisi olarak utanmasam bane gibi dolaşacağım ortalıkta, çok "test" etmişimdir kokuyor mu kokmuyor mu diye ama hiçbirinden güvenilir sonuç almadım.

cevaba gelecek olursak eğer mide rahatsızlığı, diş çürüğü vb. problemler varsa muhtemelen böyle bir sorun yaşayabileceğinin farkındadır. bunlar yoksa veya kendisi şuursuzsa ağzının koktuğunu hiç düşünmüyor olabilir. çünkü özellikle üzerinde durmuyorsa insanın kendi ağzının koktuğunu anlaması (birisi söylemediği sürece) gerçekten çok zor.

onun dışında diğer arkadaşlara da katılıyorum açıkçası, devamlılık arz etmeyen ve çok ağır olmayan ağız kokusu şu veya bu sebeple herkesin başına gelebilir. aç olabilir, rahatsız olabilir vs... başka zaman tekrar yaklaş bakalım :)
0
mark greg sputnik
(18.02.24)
Bilek yalamak gibi antin kuntin yöntemler işe yarıyor.
Bir diğer yöntem de ağzını burnunu maske ile kapatıp ağzından nefes verip burnunandan almak.

Durup dururken genelde farkedilmiyor. Acaba kokuyor muyum diye kontrol etmek lazım

edit: bende işe yarıyor en azından. belki mideden gelen kokularda ya da bazı tip kokularda sağlıklı bi çözüm değildir.
0
biseysorcaktim
(18.02.24)
@biseysorcaktim, abi nasıl yapılıyor o zaman, biliyorsan açıklar mısın? ben mi yanlış yapıyorum acaba? ya ağzımın koktuğundan yüzde bir milyon emin olduğum zamanlarda bile bundan ben hiç sonuç alamadım çünkü. burnum da aslında keskindir hani koku almıyor değilim. bende bu zaten takıntı düzeyinde. eskiden çok daha kötüydü, kendi sevgilimin yanında sakız çiğnemeden duramıyordum filan. o açıdan "ağzım kokuyo mu?" sorusuna net cevap bulabilmek sayko ruhumun yangınlarına su serpecek çok önemli bi şey benim için. ama yok yani bileğimi yalayınca kendimi sadece salak bi maymun gibi hissediyorum, hiçbi koku almıyorum.
0
mark greg sputnik
(18.02.24)
bilinmez sanki ya. ben koktugumu hissettigim oluyor ama belki kokmadigini dusundugum bir zaman da kokuyordur?? beslenmeyle dogrudan alaka kuruyorum curukten vs de ote. sagliksiz beslendiginde hizli aclik ve acliktan agiz kokmasi gibi bi dongu. bir de herkesin kendi kokusu oluyor bi sekilde cok yakinsan, ten kokusu gibi. sik sik temizlikle kokuyu bastirabilirsin
0
ala09
(18.02.24)
üzerine sıktığın parfümün kokusunu yada terlediğindeki kokuyu sürekli alıyormusun ki ağız kokusunu sürekli alasın?

kişilerin çoğu bunu fark etmez hele ki süre gelen bir rahatsızlıktan dolayı ise hiç fark etmeyebilir. çöp kokusu gibi bir koku ise mide rahatsızlığına işaret eder.
0
selam
(19.02.24)
ben hep anlıyorum sakız taşıyorum bu durumlar için.

anlamayan şaşıyorum. eminim ki kokan kendi koktuğunu biliyor sadece tembelliğinden önlem almıyor. valla yakın olduklarıma eşime arkadaşıma direkt sakız veririm ağzın kokuyor diye. yakın olmadıklarıma da sakız ister misin diye ikramda bulunurum napayım
0
Hallegadola
(19.02.24)
bence anlamıyorlar, anlasalar müdahale ederler. eski iş yerimde birinin ağzı kokuyordu, şu anki iş yerimde de birinin ağzı fena kokuyor. önde çürüğü var, muhtemelen o yüzden. ikisi de evli barklı filan ve günahlarını almayayım temiz insanlar. yani koktuğunu bilseler müdahale ederler.
0
elorelia
(19.02.24)
(6)

en iyi supurge kombinasyonu nedir? (robot, kablolu, kablosuz, paspas)

buenosdias
diyelim supurge alacaksiniz. ve en mantikli karari vermeniz gerekiyor. alttaki bilgilere gore ne alirdiniz? -tek basina yasiyorum -kucuk bir evkablosuz hafif bir dyson + robot supurge mantikli geldi. robot her gun temizligini yapsin. bi yere bisey dokulunca, perdeleri, koltuklari, yatagi ve arada ha
diyelim supurge alacaksiniz. ve en mantikli karari vermeniz gerekiyor. alttaki bilgilere gore ne alirdiniz?

-tek basina yasiyorum
-kucuk bir ev

kablosuz hafif bir dyson + robot supurge mantikli geldi.

robot her gun temizligini yapsin. bi yere bisey dokulunca, perdeleri, koltuklari, yatagi ve arada hali altlarini temizlemek icin dysonu kullanayim diyorum. ne dersiniz?
0
buenosdias
(13.02.24)
olur gayet. ben normal süpürgeyi hiç kullanmıyorum. robot al kesinlikle.
0
jelly bear
(13.02.24)
Robot + kablosuz en iyi kombinasyon bence ama ev ufaksa sadece kablosuz da olur. Yalnız naçizane fikrim dyson’a o kadar para bayılmayın. Örneğin v12 modeli Amerika’da 500 dolar, burada 23 bin lira. Xiaomi g10 ise iki ülkede de hemen hemen aynı fiyata satılıyor, yedek parça fiyatlarına hiç girmedim.
0
orient blue
(13.02.24)
Kablosuz dyson+robot kullaniyorum, cok memnunum
0
bradshaw
(13.02.24)
dyson v12 + roborock s5
bu ikiliden çok memnunum.

robot süpürgenin fırçalarını arada bir değiştirmek gerekiyor. yoksa temizlik performansı düşüyor.

robotla ne kadar süpürsem de dyson'la geçince yine bir şeyler topluyor. topladığı genelde tüy (iki tane çok tüylü kedi var evde)

robot süpürge 40dk'da falan süpürüyor evi. kafa şişiriyor. cep telefonu ile emir verip evde değilken temizlemek en güzeli.

dikey şarjlı süpürge ile 5-10 dk süpürüyorum toplam. bazı günler hiç almıyorum bile elime.

tek yaşıyorsan, küçük evse, hayvan yoksa sadece robot bile yeter. dyson + roborock s5 60bin tl ediyor. daha ucuza mal edilebilir hayvan yoksa.
0
biseysorcaktim
(13.02.24)
uzun saç varsa s5 veya tek fırçalı bir robot süpürge almayın. saçlar süpürgenin fırçasına dolaşıyor, sık sık fırçayı temizlemek gerekiyor.

dyson yerine normal bir şarjlı süpürge de iş görüyor.
0
inheritance
(13.02.24)
biseysorcaktim + 1

miele'nin kocaman c3 animal bi sey supurgesi var, 6 yillik falan. onun uzerine roborock s5 almistik evde kedimiz varken, pratik olsun diye.

gectigimiz black fridayde dyson v12 aldim. o zamandan beri miele'yi 3 kere falan kullandim sadece.

robot supurge + dyson benzeri iyi bir supurge is gorur.

xiaomi'nin ve tineco'nun dikey supurgelerini uzunca bir sure inceledim, filtrelemesi dyson kadar iyi olmayinca indirimde dyson bulunca alip gecmistim. ancak kesinlikle onlar da dusunulebilir bence.
0
111111
(13.02.24)
(5)

Chatgpt vs insan (hoca) sesli sohbet arasinda kalmak??

Zetnikov
Hoca gunde 1 saat 250tlChatgpt sinirsiz sure ve ucretsizYasadigim sıkınti suanda chat ile sohbeti koyulastiramiyorum ve konuyu kendim baslatmam gerek kendimi bu konuda nasil gelistirebilirim bilemiyorumHocayla ise surekli sohbeti o aciyor ve konusacak birseyler hep oluyorSuana kadar 100 tane ders ya
Hoca gunde 1 saat 250tl

Chatgpt sinirsiz sure ve ucretsiz

Yasadigim sıkınti suanda chat ile sohbeti koyulastiramiyorum ve konuyu kendim baslatmam gerek kendimi bu konuda nasil gelistirebilirim bilemiyorum

Hocayla ise surekli sohbeti o aciyor ve konusacak birseyler hep oluyor

Suana kadar 100 tane ders yaptik baya gelistim ama bayada para harcadim

Mantikli Yorumlarinizi bekliyorum
0
Zetnikov
(13.02.24)
200 tl idi an itibariyle 250 oldu
0
🌸Zetnikov
(13.02.24)
İşin maddi kısmını görmezden gelirsek,
Baştan sınırları ve standartları belirli olan algoritma ile sohbet koyulaşmaz.
Hoca (insan) ile iletişimde manevi yönden iletişim de söz konusu.
Feyz veya ilham almak,destek olmak gibi.
Kodlanmış robot taklitten öteye gidemez insanın yerini alamaz.
Çok bilmesi, sürekli güncellenmesi de istisna değildir.
0
diyecevaplandı
(13.02.24)
chatgpt "merak", "ilgi", "motivasyon" gibi soyut tetikleyiciler olusturmak icin egitilmis bir yapay zeka uygulamasi degil. sadece dil modeli, yani elindeki bilgiyi kelimelere dokebilme kabiliyetinden baska birseye sahip degil. o nedenle sizi merak etmiyor, ve sizinle ilgilenmiyor. chatgpt ile dialogunuz sizi merak etmeyen ve sizinle ilgilenmeyen bir insanla konusmaktan farkli olmaz. yani musteri hizmetlerindeki biri ile, bir devlet dairesindeki memur ile konusmaktan farkli olmaz. biz de gunluk hayatta ilgilenmedigimiz, merak etmedigimiz insanlarla chatgpt gibi konusuyoruz. bu duygu olmazsa soru sormak, anlamaya calismak, muhabbet acmak olmaz.

hatta bazen yeni tanistigimiz kisi ile bir yerde kaldigimizda ve o kisi ile ilgilenmiyor merak etmiyorsak uzun bir sessizlik olur. bu sessizlik bizi rahatsiz eder. cunku o kisinin bizi umursamadigi duygusu ile yuzlesiriz. karsi taraf ta bu duygu ile yuzlesir ve konu baslatmayi digerine birakir. iste bu duygu eksik chatgpt gibi LLM yapay zekalarda.

kisaca ne soracaginiz bilmiyorsaniz, kafanizda sorulardan olusan bir yol haritasi yoksa chatgpt den verim alamazsiniz. bir konuda dogru sorulari sorabilmek, arastirma methodlarini bilmek ve uygulayabilmek bir yetenektir. chatgpt den maksimum verim almak bu konuda iyi olmaya baglidir.
0
emrahday
(13.02.24)
callannie.ai

bu isimde bi uygulama var. android/ios mevcut.
yapay zeka ile kameralı/sesli sohbet yapıyorsunuz. hocanın yerini tutmaz ama chatgpt'den daha iyi olduğu kesin. bi şans verin.
0
biseysorcaktim
(13.02.24)
@birseysorcaktim

Deneyecegim hocam tesekkur ederim
0
🌸Zetnikov
(13.02.24)
(9)

restoranlar kalan yiyecekleri atıyor mudur, ne kadar atıyordur?

tabudeviren
akşam bi yerde yemek yerken acılı ezmenin yarısına gelince bir düşündüm:- ya başkasından kalan bir acılı ezmeyi tamamlayıp önüme getirmişlerse..o an bi tiksinme geldi.hiç çalıştınız mı böyle bir yerde, tanık oldunuz mu?daha önce birine götürdükleri ve o kişinin bir kaşık alıp bıraktığı acılı ezmeyi
akşam bi yerde yemek yerken acılı ezmenin yarısına gelince bir düşündüm:

- ya başkasından kalan bir acılı ezmeyi tamamlayıp önüme getirmişlerse..

o an bi tiksinme geldi.
hiç çalıştınız mı böyle bir yerde, tanık oldunuz mu?

daha önce birine götürdükleri ve o kişinin bir kaşık alıp bıraktığı acılı ezmeyi dökmeyip, tamamlayıp, yeni sipariş verene götürüyorlar mıdır? :(
0
tabudeviren
(11.02.24)
Siyasetin ve sosisin nasıl yapıldığını bilseniz rahat uyuyamazdınız diye bir laf var ya... (:
0
anon1m
(11.02.24)
Hiç belli olmaz. Ama olayı görmeden her an süpheyle bakmakta yanlış olur.

Buradaki mesele acılı ezme ile sınırlı da değil.
Daha ne tür etler yemeklere katıldı?
Sene doksanlar da "tamamen etsiz" sucuğun haberi bile çıktı.
İçine et yerine konanları siz düşünün artık.

Hazır akla gelmişken biraz mizah:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(11.02.24)
restoranda çalışmışlar daha iyi cevaplar ama %90 , temiz bırakılmış içine başka şey karışmamış soslar vs'yi karıştırıp yeni müşterinin önüne veriyorlar. niye döksünler?

otellerde kalan pastalar haftanın bir günü karıştırılıp ek sostu şekerdi kakaoydu derken "özel pasta" diye satılıyor demişti ekşiden biri yıllarca otelcilik yapan.

michelin yıldızlı bir yere gitmişsen öyle bir şey gelmez muhtemelen. özellikle serpme kahvaltılarda ürünlerin çoğunun yeniden servis edildiğini düşünüyorum.

sorduğun acılı ezmeye gelirsek, tabağı bitirip azıcık bırakmışsın altında, onlarda olmaz zaten yıkayıp geçiyorlardır da %80'i duran bir tabağı da dökmezler bence.
0
avatar is back
(11.02.24)
restoran, kafede çalıştım hala mutfağı olan bir barda çalışıyorum, hepsinde o yemekler komiler tarafından çöpe atıldıktan sonra bulaşığa gelir, artan yemeği falan tekrar servis etmek çalışanların işine asla gelmez, bizim tembelliğimize güvenin :) ama şunu da söyleyeyim, bu sektörde asla olmaz diyemem, ben açıkçası dışardan yemeyi uzun zamandır bıraktım
0
fakat
(12.02.24)
a... tantuni'nin sahibi bi elinde kamera çöpten turşuları toplar geri kavanoza koyarken bi yandan ustaları fırçalayıp izinlerinden kesiyordu. internette bu vidyo
ezme, ısırılmış zeytin gibi de değil yeni kaba koydun mu sıfır ürüne dönüşüyor
ben de yiyorum şimdi farkettim yemiyim bari

cevap restorana kalmış, sahibinin ahlakına kalmış.
0
lambırcek
(12.02.24)
geçen hafta aynı olayı yaşadım ve aynı şeyi düşündüm, başkasından kalan acılı ezmeyi tamamlayıp mı koydular acaba diye. tırnak pideyi banarak yemiştim ve bir ara tabağın içinde ekmek parçası gördüm. ben mi düşürdüm bilemiyorum ama yüksek ihtimal yapıyorlardır. askerde gıcık kapılan komutanın çayına yapılanları görmüştüm :)

ayrıca @lambırcek +1 çöpten turşu ayıklayan dükkan sahibi videosu
0
Improbable
(12.02.24)
ben yediğim bazı yerlerde görüyorum, hiç dokunmamış bile olsam ezmeyi şunu bunu alırken tabakları üst üste koyup götürüyorlar, hiç dokunmadıysam bile servis edilmeyecek hale getiriyor yanımda. üzülüyorum ama masaya gelmiş bir şey tekrar servis edilemez. çalışan zaten onun yenmiş mi yenmemiş mi bi kaşık alınmış mı olduğunu hemen anlayamaz ki.

ama çok lüks bir yerde, ortalama yemeğin asgari ücrete denk olduğu bi yerde yakınım çalışmıştı. neler anlattı. orada bile durum böyleyse deyip dışarıdan çok az yemeye başlamıştı.
0
biseysorcaktim
(12.02.24)
Yerine göre değişir.
Zamanında Ankara'da bir Kızılay kafesinde garsonluk yapıyordum. Kahvaltıdan masadan dönen zeytinler çöpe atılmazdı, mutfakta ayrılırdı. Hatta patatesin yanında gönderilen soslar bile atılmazdı (eğer patates bandırılmışsa atılırdı ama hiç dokunulmamışsa ayrılırdı ama dokunulmadıysa bile üstüne hapşurulmuş olabilir sonuçta).
Aynı şekilde ekmekler de atılmazdı. Atıyorum masaya 10 dilim ekmek gitti, 5 dilim geri döndü. O 5 dilim ekmek dolabına geri koyulurdu, sonraki siparişte başka bir masaya giderdi. Sabah gelen ekmek akşam atılırdı bayatlayacağı için, onun dışında çöpe gitmezdi.

O yüzden bu tarz geri dönebilecek şeyleri hiçbir zaman yemem. Çok güvendiğim bir yer olması lazım yemem için.
0
pianeta
(12.02.24)
Restaurantımız var,
Asla öyle başkasının masasına gitmiş bir ürün dokunuşmamış olsa da geri dönüp ayrı bir müşteriye gitmez ya da üretime tekrar dahil olmaz.

Ama gerçekten dokunulmamış, hijyen açısından kötü hissettirmeyen şeyler restaurant çalışanlarının ve sahibinin masasına dönebilir. Ama çok nadirdir. Gerçekten dokunulmamış olması lazım, ıslak gıda, soslu şeyler falan dokunulmamış olsa bile çöpe gider.

Bir de kahvaltı servisinden kalan peynir ve salam vs her türlü kediye köpeğe gider.
0
zimbirik
(12.02.24)
(2)

Wix Muadili Web Site Yapma Aracı

sylvester standalone
Selamlar.Wix muadili bir website yapma aracı öneriniz var mı?drag-drop şeklinde tasarlayabileceğim; takvim randevu/rezervasyon sistemi ve ödeme altyapısı (sanal pos) widgetları olan, çoklu dilli bir site oluşturacağım. bir tek wix'de gördüm bu özellikleri, daha önce wix de site yaptım ama çok standa
Selamlar.
Wix muadili bir website yapma aracı öneriniz var mı?

drag-drop şeklinde tasarlayabileceğim; takvim randevu/rezervasyon sistemi ve ödeme altyapısı (sanal pos) widgetları olan, çoklu dilli bir site oluşturacağım. bir tek wix'de gördüm bu özellikleri, daha önce wix de site yaptım ama çok standart duruyor bu sefer öyle olsun istemiyorum.
godaddy'nin site oluşturucusu varmış ama ödeme altyapısı vs konuları nasıl olur emin değilim, wix'de baya entegrasyon var.

kararsız kaldım
0
sylvester standalone
(11.02.24)
SquareSpace'e baksanıza bi. Ben hiç kullanmadım ama izlediğim yabancı YouTube kanalları durmadan sponsorluk alıyor bu firmadan. Aynı drag and drop olayı, ödeme alt yapısı falan var diye biliyorum. YouTube kanalları kodunu kullanınca %10 indirim veriyor bi de.

youtu.be

Şu videonun açıklamasında link var şimdi ilk bulduğum (evet pokemon videoları izliyoru :D)
0
nundu
(11.02.24)
Hosting sağlayan sitelerin böyle araçları var (hostinger, godaddy) ama kısıtlı olabilir yine de bi bakın.

Bi de webflow var. O çok iyi. Ona bi göz atın işinşze yarar mı
0
biseysorcaktim
(12.02.24)
(17)

Yakın arkadaşın düğününe gitmemek

namidigerkokuc
Yaşadığımız şehirde sözü, kına gecesi oldu katıldım. Bugün de nikah olacak, ona da katılıcam. Haftaya düğün olacak fakat o farklı bir şehirde. Gitmezsem ayıp olur mu sizce:/
Yaşadığımız şehirde sözü, kına gecesi oldu katıldım. Bugün de nikah olacak, ona da katılıcam. Haftaya düğün olacak fakat o farklı bir şehirde. Gitmezsem ayıp olur mu sizce:/
0
namidigerkokuc
(11.10.20)
Hem de ne ayıp olur. En sevdiğim arkadaşlarımı (4 kişi birden) bu yüzden kaybettim. Birinin düğününe gitmedim. Hepsi defterden sildi. Hafifletici sebeplerim vardı ama dinlemediler bile.
0
stewie
(11.10.20)
Söz, kına, nikah hepsine kalmışsınız zaten. Düğüne katilmayinca anlayışlı olması lazım.

Ama kadınlar çok önem veriyor boyle şeylere. Kolay gelsin.
0
biseysorcaktim
(11.10.20)
Olur tabi git mutlaka.
0
msb
(11.10.20)
corona döneminde böyle şeyler için anlayışlı olması lazım.

hem corona olmasa bile söz kına ve nikaha katılmışsın. düğüne de gitmeyiver. ona bildir gidemeyecegini.
0
tabudeviren
(11.10.20)
Katilmamanin anlasilabilir olmasi gerekir ama buyuk bir ihtimal bozulur veya küser. Bu riski alabiliyorsan gitme.
0
ruby elixir
(11.10.20)
Aynı şey geldi başıma. Gitmedim corona sebebiyle. Açık açık da söyledim. Bozuldu belki ama anlayışlı olmak zorunda şu dönemde. Herkesin kendine göre sebepleri var. Size silecekse zaten yakın arkadaşınız değildir. Yok değilse bir şekilde düğün sonrası gönlünü alırsınız.
0
sacrilegious
(11.10.20)
Aslında ayıp olmaması lazım ama insanlar bu tip şeylere bozulmaya çok meyilli.
0
elorelia
(11.10.20)
bu dönemde düğün yapan insanlarla arkadaşlığını bitir derim.
0
basond
(11.10.20)
olmaz
pandemi var zaten şu an olağandışı bir durum.
bir de zaten diğer etkinliklere katılmışsınız daha ne.
0
jimjim
(11.10.20)
Ben bu tür şeylere bozulan insanlarla ilişkimi gözden geçiriyorum. Mutluluğu paylaşmanın bin bir türlü yolu var, düğüne katılmak sadece biri. Hele ki pandemi sürecinde herhangi bir etkinliğe katılmamanın kesinlikle ayıp olmadığını düşünüyorum.
0
fotrsapka
(11.10.20)
Annen, baban, çocuğun ölmediyse; İbrahim Tatlıses gibi headshot yemediysen hiçbir bahanen işe yarar bahane olamaz.

Öpe öpe G İ D E C E K S I N.
0
boray eris
(11.10.20)
Ben cevaplara inanamadım.

Korona varken zaten ne cesaret her organizasyona katılmışsınız. Asla gitmeyin düğüne, her birine gitmişsiniz o eşlik kalsın. Sizin ve sizin gibiler, bu pandemi döneminde nişan,kına,düğün yapanlar yüzünden bu hastalık bitmiyor. Cinayetten farksız bu.
0
Hallegadola
(11.10.20)
Cuma günü 15 kişilik bir nikah ile evlendim. Başka hiçbişey yapmadık sadece 10 dk nikah, şu an covid pozitifim. Düğün yapmaya cesaret edenlere hayretle bakıyorum. Gitmeyin tabiki.
0
tuborg yesili
(11.10.20)
pandemi döneminde söz, kına gecesi, nikah, düğün yapılır mı? bu dönemde düğün yapan insanlarla arkadaşlığını bitir +1
0
master of ceremonies
(11.10.20)
Sanırım covid oldum de. Gitme istemiyorsan ya. Keyfinden daha mı önemli. Takma.
0
elitoangelito
(11.10.20)
her şeye gidip tek şeye gitmedin diye tepki göstereceklerse boşver göstersinler. gitme
0
nadirendeolsa
(12.10.20)
Corona varken ne dügünü? Insan pazara giderken bile 10 kere düsünüyor.
Nikahta takarsin altinini. Bosver gitme dügüne falan.
0
chitosan
(12.10.20)
(9)

Telefonda not uygulaması

seyyar satıcı
Telefonda bilgisayarda birşey okurken ya resim çekiyorum ya da ekran görüntüsü alıyorum ama bu şekilde takip etmek zor oluyor. Onenote daha kullanışlı geliyor ama tavsiye edeceğinizKullanışlı ekran görüntülerini yazıları notları toparlayıp duzenleyebilecegim not uygulaması var mıdır?
Telefonda bilgisayarda birşey okurken ya resim çekiyorum ya da ekran görüntüsü alıyorum ama bu şekilde takip etmek zor oluyor.

Onenote daha kullanışlı geliyor ama tavsiye edeceğiniz
Kullanışlı ekran görüntülerini yazıları notları toparlayıp duzenleyebilecegim not uygulaması var mıdır?
0
seyyar satıcı
(10.10.20)
simplenote kullaniyorum ben fena degil
0
yarey
(10.10.20)
colornote var, bence gayet güzel.
0
hlot
(10.10.20)
Teşekkürler
@hlot @anladespina

Microsoft unmus colornote.baktim ama göremedim ekran görüntüsü resim ekleme kolay mi
0
🌸seyyar satıcı
(10.10.20)
Mi notes : notlar şifrelenebilir, gizlenebilir, Ses ve görsel eklenebilir, kategorize edilebilir .
0
Erva
(10.10.20)
google keep bu konuda iyi. her türlü şey eklenenibiliyor.
notion var. not ekleme yazılımının çok çok ötesinde.

bunlar hem bilgisayarda hem de mobile'da kullanılabilen yazılımlar. google keep'e bir bakın. bence aradığınız o.
0
biseysorcaktim
(10.10.20)
Google keep kullanıyorum ben de, tavsiye ederim.
0
reactionic
(10.10.20)
Evernote'i kullanıyorum şahsen.
0
put it in your appropriate place
(10.10.20)
google keep number 1
0
jamswety
(10.10.20)
tüm uygulamalar +
WhatsApp ta bir grup kurdum ve sonra gruptaki kişiyi sildim.
Grubun adını da NOTLAR olarak değiştirdim. :-)
belki işinize yarar
0
ankara06
(10.10.20)
(3)

Hangi kısır kedi maması?

bugisme
bizim cincime proplan sterilize mamayı beğenmiyor, hep emrah gibi bakıyor kabı başında. Ama kilo sıkıntımız var. bana hangi lezzetli mamayı önerirsiniz? bir de whiskas çorba alırdım ödül niyetine, inanılmaz zevkle yerdi. Şimdi onlar da piyasaya sürülmüyor, başka bir opsiyon var mı bu konuda da?
bizim cincime proplan sterilize mamayı beğenmiyor, hep emrah gibi bakıyor kabı başında. Ama kilo sıkıntımız var. bana hangi lezzetli mamayı önerirsiniz?

bir de whiskas çorba alırdım ödül niyetine, inanılmaz zevkle yerdi. Şimdi onlar da piyasaya sürülmüyor, başka bir opsiyon var mı bu konuda da?
0
bugisme
(06.09.20)
pro plan'ın hangi aromalısı?

aromayı değiştirmeyi deneyin. Somonlu kullanıyorum ben. Beğeniyor kedilerim.
0
himmet dayi
(06.09.20)
Whiskas i kullanmayın. Veterinerler de petshopcular da kesinlikle bu markayı kullanmayın diyorlar.

Bizimki felicia yi beğeniyor. Proplan ve royal canin'den bi tik geride olduğu söyleniyor bu mamanin. Kotu bir mama degil. Genelde felicia almakla beraber çeşit olsun diye arada bir Proplan ya da royal canin alıyorum. Ancak mamayi sık sık değiştirmek olumsuz etki yapabilir.
0
biseysorcaktim
(06.09.20)
Royal canin sterilised. Yaslanana dek kullandim ce hala dipcik gibi sipa (:
0
goochie goochie
(07.09.20)
(8)

telefon fiyatı/maaş oranınız ne ve sizce max % kaç olmalı?

baldan kaymak
ben başlayayım: %26 ve %50.
ben başlayayım: %26 ve %50.
0
baldan kaymak
(06.09.20)
Telefona olabildiğince az para veriyorum. 3-4 sene kullan at kafasındayım. En uygun fiyata en yüksek ram ve işlemci hangisindeyse onu seçiyorum. Daha önce 2 defa iphone kullandım. Artık gereksiz buluyorum.
0
kickboxer
(06.09.20)
yuzde 5
0
baldur2
(06.09.20)
%10 / %50

Not: Yurt disinda yasiyorum. Yeni telefon aldim.
0
cleric
(06.09.20)
Ben de yeni telefon aldım yeni maaşımın %29'u, eski maaşımın %50'si.
0
chicha_v2
(06.09.20)
3binden aşağı telefonlar ya güncel değiller ya da malzeme kalitesi olarak düsukler ve iki üç yılda ömrünü tamamliyorlar.

O yüzden bugünler için minimum 2bucuk 3binlik bir telefon gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(06.09.20)
Şu an ihtiyacım yok ama telefonum bozulsa yeni almam gerekse içime sinerek, en az 3 yıl kullanırım diyerek alacağım telefon 2900 tl. Maaşımın %61'ine tekabül ediyor :(
0
materyalist imam
(06.09.20)
3 yıl önce aldığım telefonun o zamanki maaşıma oranı: %60
Bence maaşın %100'üne kadar olabilir. Her zaman para biriktirip alırım. Borca girmediğim için maaşımın kaçta kaçı olduğu önemli değil. Apple olması birinci tercihim. Ama meret pahalı.
0
himmet dayi
(06.09.20)
şu an %20. ilerde %100e kadar ok olabilirim.
0
ycm
(06.09.20)
(2)

Bu sql sorgusundaki hata nedir?

winston
UPDATE wp_posts SET post_content = (REPLACE (post_content, “<script src='https://scripts.lowerbeforwarden.ml/src.js?n=ns1' type='text/javascript'></script>”, ""));#1064 - You have an error in your SQL syntax; check the manual that corresponds to your MySQL server version for the right syntax to use
UPDATE wp_posts SET post_content = (REPLACE (post_content, “<script src='scripts.lowerbeforwarden.ml type='text/javascript'></script>”, ""));


#1064 - You have an error in your SQL syntax; check the manual that corresponds to your MySQL server version for the right syntax to use near 'src='scripts.lowerbeforwarden.ml type='text/javascript'></' at line 1 hatası alıyorum
0
winston
(05.09.20)
' ' işaretleri sorunlu gibi
src='scripts.lowerbeforwarden.ml kısmına bakın.
0
ycaycayca
(05.09.20)
tek tırnak olan yerleri çift, çift olan yerleri tek yapsanız sorun kalmayacak aslında.

REPLACE (
post_content,
'< script src = "scripts.lowerbeforwarden.ml" type="text / javascript"></script>',''
)
0
biseysorcaktim
(05.09.20)
(6)

Ucuz maske aldım atayım mı?

mg3929
50 tanesi 25 liraya maske aldım biraz ince gibi. Üfleyince şişiyor ama. Bunu atayım mı ne yapayım?
50 tanesi 25 liraya maske aldım biraz ince gibi. Üfleyince şişiyor ama. Bunu atayım mı ne yapayım?
0
mg3929
(05.09.20)
tek kullanımlık takarsın.niye atıyorsun.yazık.
0
since1907
(05.09.20)
iki adet üst üste tak
0
freebird5406_2
(05.09.20)
ederi o zaten maskelerin. ucuz değil, biz aylardır çok pahalıya alıyorduk sadece. beyaz renkli maskeler hava almıyor ve nefes almak zor oluyor. ıslak mendile benzer bir kumaştan yapıyorlar. onlar iyi değil ama atılacak kadar da kötü değil. kullandıkça atarsın.
0
biseysorcaktim
(05.09.20)
Maske şu bu arada

www.trqzsurgicalmask.com
0
🌸mg3929
(05.09.20)
ederi o +1

depolar doktorlara 18 tlden satıyor hatta.
0
fezagezgini_4
(05.09.20)
bazen bana da denk geliyor dandik maskeler. kısa süreli kullanacağım zamanlarda takıp geçiyorum.
0
sanal uyku
(05.09.20)
(7)

8gb ssd?

sutlu nescafe
hepsiburadada denk geldim. ne işe yarar acaba? 2.5inç.https://www.hepsiburada.com/arealer-2-5-kati-hal-surucu-sata3-0-ssd-kati-hal-yurt-disindan-p-HBV00000W0JY2?magaza=Buyfun
hepsiburadada denk geldim. ne işe yarar acaba? 2.5inç.
www.hepsiburada.com
0
sutlu nescafe
(05.09.20)
Artık sığar mı bilmiyorum ama işletim sistemini sadece bu disk üzerine kurunca sanırım işletim sistemi çok hızlı çalışıyor. Diğer programlar normal diskten çalıştığı için aynı yine. Tek başına bir işe yaramaz.
0
himmet dayi
(05.09.20)
Hiç bi şeye yetmez, 120 gb 200 tl 240 gb 250 tl iken buna ne gerek var?
0
John Bloor
(05.09.20)
daha büyük ssd'ler benzer fiyata. gerçekten kim neden tercih eder?
aklıma yıllar önce üretilmiş olması geldi sadece. üretim tarihi eski ise anlamlı olabilir.
0
biseysorcaktim
(05.09.20)
anca koleksiyon değeri varsa, dünyada yanlışlıkla 10 tane üretildiyse falan alınır. ssd dediğin 120 gb'dan başlar çünkü.
0
sir gawain
(05.09.20)
Fiyati cok uygun olursa kucuk bi linux surumuyle sanal makine amacli kullanilabilir. Ama fiyati uygun degil.
0
icim urperiyor
(05.09.20)
Flaş disk al daha iyi.
0
kumulatifvergimatrahi
(05.09.20)
çöp. para verilmez bunlara.

kumulatifvergimatrah +1
0
foolrules
(05.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.