Giriş
(6)

kombiyi kaç derecede tutuyorsunuz

orpheus
evi çok sıcak tutmak istemiyoruz hatta çoğu zaman bir cam yarım açıktır. şu aralar 42 derecede tutuyorum ama sanki yetmiyor.
evi çok sıcak tutmak istemiyoruz hatta çoğu zaman bir cam yarım açıktır. şu aralar 42 derecede tutuyorum ama sanki yetmiyor.
0
orpheus
(04.02.25)
ortalama 40 ama gün içinde azaltıp arttırıyorum üç beş

oturma odam çok soğuk oluyor, orada fazla vakit geçireceksem arttırıyorum. 40'ları geçiyor akşamları.
diğer odalar için bu miktar çok fazla, onlarda da pencereyi aralıyorum.

bazı odaların ısınmasını tamamen kapatabilsem süper olacak, ama öyle olmuyor.
0
biseysorcaktim
(04.02.25)
Oda termostatı ya da termostatik vana kullanmak lazım. Kombi suyu 55’e ayarlı ama termostat evi 22,5’da tutuyor.
0
orient blue
(04.02.25)
40

alt ve üst katta çocuklu aile var onlar köklüyorlar sanırım onun da etkisi var
0
makbur
(04.02.25)
önce cevabım: 40 ayarında tutuyorum bu günlerde

kaynak yapabilir miyim? bu rakamlar santigrat derece mi? mesela 40'a ayarlamışım. o nedir? sistemdeki suyun sıcaklığı mı oluyor
0
exlibris
(04.02.25)
43-45
0
black holes in the sky
(05.02.25)
Ev içi 25-26 derece. kombiyi 38 dereceden 44'e çektim dün.
0
kimlanbu
(05.02.25)
(4)

havalar aşırı sorunlu falan diyorlardı

OgutucuRecep
3-4 gündür başım ağrıyor acaba bu havalardan falan mı?sizde var mı böyle bir şey?normalde hiç ağrımaz.çok nadir ilaç içen biriyim.
3-4 gündür başım ağrıyor acaba bu havalardan falan mı?
sizde var mı böyle bir şey?
normalde hiç ağrımaz.
çok nadir ilaç içen biriyim.
0
OgutucuRecep
(01.02.25)
evet havadan benimde lodoslarda başım tutar hem yüksek basınç hem hava kirli böyle varla yok arası baş ağrısı oluyor
0
eja
(01.02.25)
bugün dışarı çıkınca evet ağrıdı başım.
3 gün boyunca hava sağlığa zararlı derecede kirli olacak diyorlardı. birden neden oldu bilmiyorum ancak akşamları özellikle kömür ve egzos kokusuna benzer bir koku alıyorum.

istanbul'dan bahsettiğinizi varsayıyorum, şuradan hava kalitesine bakabilirsiniz.
havakalitesi.ibb.gov.tr
0
biseysorcaktim
(01.02.25)
Evet tam olarak aynı durumdayım, boğaz şişliği ile birlikte normalde hiç olmayan bir baş ağrısı var. 4 gün oldu, 3 gece öncesinden itibaren 1 gün pik yaptı ve iki gün önce epey azaldı. Bugün var da diyemem yok da diyemem.
0
osssy
(02.02.25)
lodos bana da çok kötü geliyor. baş ağrısı ve uykusuzluk yapıyor. kapalı ve sıcak havalar ayrıca huzursuz ediyor beni.
0
nothing in my way
(02.02.25)
(5)

Yangın tüpü satın alan veya dolduran oldu mu?

tahirkemalbozoglu
Bina için alınacak ve en son kullanma tarihi 2017. Şimdi bu tüpü alıp götürsem dolduruyorlar mi yoksa damacana misali ver tüpü al yeni tüpü mu diyorlar. Bu konuda bilgisi olan varsa sevinirim
Bina için alınacak ve en son kullanma tarihi 2017. Şimdi bu tüpü alıp götürsem dolduruyorlar mi yoksa damacana misali ver tüpü al yeni tüpü mu diyorlar. Bu konuda bilgisi olan varsa sevinirim
0
tahirkemalbozoglu
(01.02.25)
Normalde dolduruyorlar. Ama senin işi vereceğin yerde özen göstermiyorlar da karışıyor falan olabilir. Verirken ayrıca bir de konuşmanda fayda var.
0
Mirket
(01.02.25)
dolum da yapılıyor yeni alınıyor, dikkat edilmesi gereken kendi tüpüne dolum yaptır, zedelenmiş eski tüpleri getirip seninkini götürürlerse damacana misali izin verme ben vermiyorum, bunu al bunu doldur getir diyorum.
0
erty_ksk
(01.02.25)
Tiki hafta önce değiştirdim. Boşu verdim, raftan doluyu aldım. sanırım ikiyüz küsür liraydı.

Bir de eski bir tüp vardı plastik kapaklı. Onlar dolmuyor çöpe at dediler. Sanırım 700 falandı sıfır tüp aldım.
0
biseysorcaktim
(01.02.25)
2-3 ay önce apartmanın tüplerini değiştirdiler. 10 tane vardı herhalde böyle olunca arabayla gelip aldılar yerine yenilerini verdiler. aynı damacana mantığı. internetten bulmuşlar sanırım. arayıp fiyat almak lazım. toplu olunca kendileri getiriyorlar.
bizde araç için olan küçük tüplerde vardı gelmişken onlarıda değiştirdik.
0
my fault
(01.02.25)
* Öncelikle firmanın TSE-HYB belgesini isteyin veya görün belgenin geçerlilik tarihine bakın. Böylelikle merdiven altı dediğimiz veya kaçak iş yapanları elemiş olursunuz.
* Tüplerinizi doluma vermeden önce boşaltın, site, apartman, işyeri veya kurum iseniz çalıştığınız firmayla konuşup yangın tatbikatı yapmış olursunuz.
* Tüplerinizi arada kontrol edin, basınçları düşenleri firmaya bildirin.
* Kazasız belasız günler dilerim.
0
brussss
(01.02.25)
(12)

Apartmanın en üst katı satın alınır mı

adwokat
Merhaba arkadaşlar, çok güzel bir konumda güzel bir apartman dairesi buldum. Kira ödemesi fiyata göre avantajlı. Apartmanın en üst katında, sizce en üst kat olmasının ne gibi bir dezavantajı olur.Apartman görseli;https://ibb.co/kTVm76d
Merhaba arkadaşlar, çok güzel bir konumda güzel bir apartman dairesi buldum. Kira ödemesi fiyata göre avantajlı. Apartmanın en üst katında, sizce en üst kat olmasının ne gibi bir dezavantajı olur.


Apartman görseli;

ibb.co
0
adwokat
(31.01.25)
Yazın çatı sıcağı, kışın çatı soğuğu iner eve. Yalıtım yoksa yazın çok sıcak, kışın çok soğuk olur. Etrafta aynı seviyede bina yoksa rüzgar vs direkt evi etkiler.
0
mor oje
(31.01.25)
Yazın sıcak kışın soğuk olur, su akabilir, baska eksi gelmedi aklıma
0
mirty
(31.01.25)
Kuşlar çatıyı yuva bellediyse çok ses de olabilir.
0
orient blue
(31.01.25)
sıcak soğuk para ile kolay çözülür de (yazın klima kışın fazla doğalgaz) sızdırma varsa sıkıntı. gidip görmek mümkünse komşulara/eski oturana sormak lazım.
0
jülsezar
(31.01.25)
eski bina ise pek önerilmez. görseldeki bina eskiye benzemiyor, ama tabi bilemeyiz. kaplama yapıldığında 0 gibi oluyor.

* izolasyon eksikse sıcak soğuk problem olur.
* almandan önce bir çatı aralığına girin bakın, benim daha önce yaşadığım yerde üst katta tadilat yapılmış çuval çuval cürufu aşağa indirmek zor olunca çatıya çıkarmayı ya da orada bırakmayı uygun görmüşler. üst katımda yarım evlik inşaat atığı, yangında çıra gibi yanacak bir sürü çöp (depo gibi kullanmışlar ama çöpe dönmüş) ve kullanılmayan inşaat malzemeleri vardı (yağmurda çimento beton olmuş)
rastlantı ile farkettim çünkü normalde çatıya çıkılmıyordu.
* mal bi komşum sık sık çatıya çıkıp kiremitlerin yanındaki kapağı açıyor ve çatı yağmurla doluyordu. oradan da benim eve geliyordu. en sonunda merdiveni aldım sakladım. bir iki yıl sonra çıkardım ortaya.
* oluklar tıkanmış ve duvardan akan su alt kata iniyordu. alt kat insanı bana geldi. sizin çatıdan bizim eve su akıyor, yaptırın onu dedi. la havle demez başka ne dersin.
* asansörlü bina değilse gelen paketçilere bahşiş vermeyince utanıyordum ben. bazı kargocular da yukarı çıkmıyordu.

bunlara dikkat, aklınızda olsun. ben en üst katta yaşamayı seviyorum. bu kriterlere dikkat etmek kaydıyla almayı düşünürüm.
0
biseysorcaktim
(31.01.25)
2 defa en üst katta oturdum apartmanda. Birinde hiç bir sıkıntı yoktu bu attığınız gibi ortalık açıklık yerdeydi ama ne piştik ne donduk. İkincisi ise bayağı sıkıntıydı hem manyakça sıcak soğuk yapıyordu hem de kışın aktı falan bildiğiniz kova koyduk salonun ortasına.

İkisi de kiremit düzeltme ve izolasyon ile hallolur şeyler aslında ama ara kat daha iyi oluyor gibi sanki.
0
hedep
(31.01.25)
-Yurdum müteahhitleri henüz akmayan çatı yapmayı öğrenemediler. Yeni binalarda bile çatı akıntısı olabiliyor. Onarımı tüm apartmanın katılımıyla olması gerekirken, bu husus her öküze anlatılamıyor.
-Isı izolasyonu konusu da yurdum müteahhitlerini aşan bir husus olduğu için, yazın sıcak, kışın soğuk olabilir.
-Çatı arasını ambar olarak kullanma eğiliminde olan ve kafa yapısı olarak henüz kente göç edememiş sakinler olabiliyor.
-Devlet hayvansever popülasyonundaki artışa çözüm bulmadığı ve bu durum da güvercinlere yaradığı için, çatı araları güvercin sesi ve pisliğine ev sahipliği yapabiliyor. Üst katlarda ağla kaplı balkonlar görebilirsin. Evi güvercin biti sarması sıklıkla görülebilen bir problem ve mücadelesi epey zor.
-Üst katlarda asansör sesi problem olabiliyor.
-Asansörsüz binalarda merdinem tırmanmak sağlıklı insanlar için zor, sağlıksız insanlar için işkence olabiliyor.
-Konan malzeme, güvercin pisliği, elektrik tesisatı, ahşap çatı gibi hususlar çatı yangınına zemin oluşturuyor.
-Bazı çatılarda su deposu veya imbisat tankı bulunabiliyor. Bakımsızlık, taşıntıya ve su basmalarına neden olabiliyor.
-Bitişik nizam apartman yapımı ve merdiven boşluğundan çatıya çıkış kolaylığı en üst katları hırsızlar için cazip hale getirebiliyor.
0
Mirket
(31.01.25)
Üstünde tepinen bir obez komşu çocuğu olmaz, bence bu bile en üst katta oturmak için bir tercih nedeni olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
senelerce farklı farklı üst katlarda yaşamış biri olarak diğer herkes gibi yalıtım diyor ve ekliyorum. hangi cephe ve hangi şehir?

evde her daim cepheye bakarım ve güneyden vazgeçmem Ege, Akdeniz bile olsa.

çatı yalıtım meseleleri tüm binaya ait. bina sıfır gibi görünüyor ama bunu yönetimden sorgulamak ve bina içinde köşelere, banyo tavanına vs dikkatli bakmak gerekiyor. yeni boyandıysa daha dikkatli bakın.

kışın ve yazın güneşi ne kadar alır? boşuna dememişler güneş girmeyen eve doktor girmez diye.

gelelim gürültüye.
sahilde ise martılar, asansör makine dairesi gürültüsüne de bakabilirsiniz. normal insanların da şikayet edebildiği sesler bunlar neticede.
0
mathilda.may
(31.01.25)
Manzarası yoksa yukarıda bahsedilen sebeplerden dolayı değmez. İçinde yaşayacaksan kira ise olmaz da, satın alırsan paraya kıyıp izolasyon yapabilirsin tabii.
0
nawar
(31.01.25)
En üst katlardaki en büyük sıkını çatı akması. O yoksa ve ev eski değilse bence ara katta oturmaktan daha iyi özellikle de sese hassassanız. Biz şu an en üstteyiz ve arada olsak kafayı yerdik sanırım. Alt kattaki komşular üstte olsa çekilmezdi ama üstte olunca az ses geliyor. Ha komşulara kıyasla daha fazla yakıt ödüyoruz ama çatısı akmayan bir evde en üstte oturmayı ederim her zaman. Tabi bir de deprem korkusu da var, ara kat o yüzden de korkutuyor beni.
0
playing star again
(31.01.25)
Eğer çatı katı dediğimiz 'tavan eğimleri' olan bir en üst kat değilse öyle sıcak/soğuk problemleri yaşamanız pek mümkün değil.

bahsettiğim tür bir çatı katında yaşadım evet yazın sıcak kışın soğuk olur doğrudur. Ancak düz bir en üst katın bu problemleri yaşaması için cidden aşırı kötü bir izolasyon gerekir.

Üst kat komşu gürültüsü olmaması en sevilesi sebep bence. ev alacak olsam şahsen ara kat almazdım. Hele hele dediğim gibi gürültücü bir üst komşu denk gelirse aldığınıza alacağınıza pişman eder.

bunlar benim görüşlerim/tecrübelerim elbette. kesinlik belirten bir cevap değil :)
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(01.02.25)
(17)

Kedim konuşmayı öğrendi??

silverleaf
Kedimle beraber yalnız yaşıyoruz ve kedimin artık ciddi ciddi konuşmayı öğrendiğini düşünüyorum. Çünkü miyavlamıyor, bildiğiniz konuşuyor. Normal mi bu? İşin ilginci şu: Evde başka birisi olduğunda ya da biz diyelim ki annemlerin evine gittiğimizde sessizleşiyor. Sonra kendi evimize geldiğimizde önc
Kedimle beraber yalnız yaşıyoruz ve kedimin artık ciddi ciddi konuşmayı öğrendiğini düşünüyorum. Çünkü miyavlamıyor, bildiğiniz konuşuyor. Normal mi bu?

İşin ilginci şu: Evde başka birisi olduğunda ya da biz diyelim ki annemlerin evine gittiğimizde sessizleşiyor. Sonra kendi evimize geldiğimizde önce tekrar az az konuşmaya başlıyor. Diyelim ki 2-3 ay eve kimse gelmedi ya da biz gitmedik aile evine. Beraber yalnız kaldığımız süre arttıkça konuşması daha da artıyor. Ben delirdim mi yoksa gerçekten böyle bir şey var mı? Miyavlama diyemeyeceğim kadar tonlaması olan, kendisini ifade eden vs bir iletişim dili var.

Ne konuşuyor diyecek olursanız, gerçekten her şey. :/ Yatağımı toplamadığımda kızıyor, gardrop kapakları kapalı olduğunda açtırıyor, akşamları evde sürekli iş yapmamı istiyor gibi gibi...
0
silverleaf
(31.01.25)
Hangi şehir olduğunu da yazarsan psikiyatrist önerisi için iyi olurdu.
0
Mirket
(31.01.25)
Annenlere gidince de konussaydi başka türlü olurdu.. şimdi, malsf :(
0
abuzer
(31.01.25)
Kediler insanlarla iletişime geçtiklerinde normalde basit bir şekilde miyavlarlar böyle ağız içindem miv muv gibi ama kendi aralarında konuşurken böyle daha genizden daha "konuşmaya" benzeyen bir konuşma şekliyle iletişime geçerler, kedin muhtemelen seninle bu tonda bir konuşma yoluyla iletişime geçmiş, bir kediyle yeterince vakit geçirmiş hekes bilir bunu.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet Yani tam olarak bu tarz bir şey. Bazen oyun oynamak istediği için çok konuşuyor mesela (miyavlama değil yani bu, dediğiniz gibi genizden kızıyor gibi??). Ben de cevap veriyorum diyelim ki "ya bi dur şimdi", "sonra oynarız" vs vs. Daha da konuşuyor? Galiba ben onun konuşmalarına tepki verdikçe öğrendi ve nabza göre şerbet vermeye başladı??
0
🌸silverleaf
(31.01.25)
Eğer kedi evdeki tek kediyse bu tonu duymak pek mümkün olmuyor, zorda kalmadıkça pek bu sesi çıkarmıyorlar, sonra mecbur hissettiklerinde bir zaman sonra kendi sahibiyle bu şekilde iletişim kurmaya başlıyorlar ama evde birden fazla kedi varsa yine kendi aralarında böyle konuşuyorlar ama diğer kişilere miv muv demeye devam ediyorlar, bunun en belirgin örneği sokaktaki kedilerin birbirleriyle olan iletişimleri gözlemlemek aslında kendi aralarında hep bu şekilde iletişim kurarlar ama sen kafasını falan okşarsan hep miv muv derler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(31.01.25)
bizim kediler de derdini farklı tonlarda ifade ediyor.

kumum temiz değil, karnım aç, suyu tazele, pencereyi aç, gardroba girmek istiyorum, kalk git orada ben yatıcam, yatağa çıkıcam ve beni seveceksin yoksa senin ananı bacını gibi farklı tonları var.

hiç biri miyavlamaya benzemiyor.
genç yaşta sokaktan koparınca miyavlamayı öğrenememişler demek ki diye düşündük, bu kadar oluyor.

"kumumu temizle" ifadesi o kadar dilenci gibi kedilerden birinin, o yalvarış hiç yakışmıyor ona.
0
biseysorcaktim
(31.01.25)
0
theseachange
(31.01.25)
Bende bir siyam vardı, öyle böyle değil, bildiğin konuşurdu. Sadece benimle değil, bütün aile üyeleriyle (deli değilim yani). Örnek: atlayacağı sandalyenin üstü dolu "kaldırsana şunu şurdan" miyavı, "suyum bayatlamış, iki gün aynı suyu mu içeceğim, değiştir şunu" miyavı, "eve geldin bir oturmadın. otur da bir beni sev" miyavı. Bir de bilenler bilir siyam kedisi miyav demez mauvvv gibi bir derinden sesi vardı Zorro'mun. Tanıdık olmayınca tabii sessizleşiyorlar. Normal yani.
0
SiyamkedisiZorro
(31.01.25)
konusacak tabii. napacak? yalniz kala kala bir noktada kedilerle konusacan yavrum

www.youtube.com
0
sonsuz
(31.01.25)
@SiyamkedisiZorro Tam olarak dediğiniz gibi, o kadar güzel anlatıyor ki derdini artık çok net iletişim kurabiliyoruz. Neyse ki deli değilmişim :)
0
🌸silverleaf
(31.01.25)
Normal, benim hatun da herhangi birisi hapşurduğunda (kendisi dahil) çok yaşa miyavlaması yapıyor mesela.
0
charbiel
(31.01.25)
Şarkıları bile var ne diyorsunuz

www.youtube.com

www.youtube.com

Şaka bir yana benimki de 4 yılın sonunda ufaktan konuşmaya başladı. Ki ilk geldiğinde çok sessiz bir kediydi. Siz kedinizle konuşuyor musunuz? Ben konuşuyorum mesela tahminim zaman içerisinde kedi dedi ki bu anca böyle seslerden anlıyor bunları çıkarmam lazım.
0
peki madem
(31.01.25)
Ingilizce ogret cv sine koyar rahat olur ilerde kafasi hocam
0
Zetnikov
(31.01.25)
“Eğer kediler konuşabilseydi, konuşmazlardı.” demiş biri , adı aklıma gelmedi.
benim evdeki kediler de çok iyi iletişim kuruyorlar , mırlamalarının tonları ile istedikleri ya da istemedikleri her şeyi anlıyoruz .
0
devilone
(31.01.25)
Belki de sen miyavlamayı öğrendin
0
fistikthecat
(31.01.25)
normal.
0
mathilda.may
(31.01.25)
kac dil biliyor?
0
cooperr
(31.01.25)
(11)

Rahat erkek iç çamaşırı markası

foreignsilhouette
Selam dostlar. Sorum don üzerine. Trunk denilen bacağı tutan cinsten kullanıyorum. H&m in basic modeli çok iyi oluyodu, ömürleri bitti yenisini alayım dedim değiştirmişler yapısını ve beden standardını falan bok gibi oldu iade ettim. Öyle allı pullu şart değil basic olsun rahat olsun, ikinci gün gev
Selam dostlar. Sorum don üzerine. Trunk denilen bacağı tutan cinsten kullanıyorum. H&m in basic modeli çok iyi oluyodu, ömürleri bitti yenisini alayım dedim değiştirmişler yapısını ve beden standardını falan bok gibi oldu iade ettim.

Öyle allı pullu şart değil basic olsun rahat olsun, ikinci gün gevşeyip tası tarağı paçadan salmasın. Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim.
0
foreignsilhouette
(30.01.25)
Blackspade veya Kom öneririm.
0
diabolus79
(30.01.25)
jack and jones'un bambu boxerları hem rahat hem de güzel oturuyor tavsiye ederim.
0
semaforo de medianoche
(30.01.25)
daginin modalları (bir çeşit kumaş ya da ürün tipi) var, onlara bakın
0
kojonotsuki
(30.01.25)
Don iade edilebiliyor mu??? Tutku ve the don beğeniliyor.
0
(30.01.25)
jack&jones ve zara kullanıyorum güzel. %100 pamuk al ne alırsan.
0
jelly bear
(30.01.25)
iade edilmiyor ama ben dilekçeli milekçeli yaptım o işi, aynı donun eskisiyle karşılaştırmalı foto, aynı beden olmasına rağmen değişmiş standart (daha büyümüş), müşteri yanıltma vs. 10'lu alınca uğraştım yani
0
🌸foreignsilhouette
(30.01.25)
burada çok tavsiye edilmişti. indirimli yakaladığım zaman amazondan jack&jones aldım, çok memnunum. arkadaşıma da aldırdım o da çok sevdi. %100 pamuk olmasına dikkat edin. bel çevresi lastikli kısmı için farklı bir malzeme kullanılıyor onda da genelde %5 olur, %95 de pamuk olur.
0
MtKrt
(30.01.25)
Bugüne kadar psycho bunny'den daha rahat bir boxer görmedim. Baya pahalı ne yazık ki.
0
kimlanbu
(30.01.25)
ben bir süredir bunlardan çok memnunum.

www.amazon.com.tr
0
biseysorcaktim
(30.01.25)
Hocam son dönemde Kom Arsenal alıyorum, çok rahat, çok profesyonel bi' boxer.
Under twenty modeli var onın kısası var ondan alma,

www.n11.com

bu gayet güzel yani. tavsiye ederim.
0
kumandanim
(30.01.25)
(3)

Google, apple, roblox gibi büyük şirket hissesi almak

1837837
Ama nasıl? Hiç anlamıyorum. Banka üzerinden alınır mı? Komisyon falan fazla mı? Her ay az az almak mantıklı mı? Vergi vs gibi konular için bilgiye ihtiyacım var.
Ama nasıl? Hiç anlamıyorum. Banka üzerinden alınır mı? Komisyon falan fazla mı? Her ay az az almak mantıklı mı? Vergi vs gibi konular için bilgiye ihtiyacım var.
0
1837837
(29.01.25)
ben işbankasından alıp satıyorum ama vergi kısmı çok karışık ya, henüz ödemedim de: bu yakınlarda ödeyeceğim; normalde para piyasalarında yatırımın vergisini aracı kurumlar hallediyor ama bu yabancı hisse senedi işlemlerinde işbankası karışmıyor bu vergi işlerine; sen gidip beyanda bulunacaksın ve onun üzerinden ödenecek filan diyor.

o yüzden fon almak daha mantıklı gibi.

ha bir de komisyon sormuşsun o da birim üzerinden ücretlendiriliyor. en az 1 dolar olmak şartı ile; aldığın hisse senedi fiyatının adedine oranında artıyor işte
0
şair eşref
(30.01.25)
midas kullanıyordum ben, kolay bir uygulama, indiriyorsun kayıt oluyorsun, para gönderiyorsun bankadan, sonra o para ile istediğin hisseyi alıp satabiliyorsun,

vergi vs. konusu içinde önce vergisi çıkacak kadar parayı kazan sonra dert edersin.
0
selam
(30.01.25)
Midas öncesinde bankalardan yabancı hisse Alım satımı için hesapta yüksek bi miktar olması gerekiyordu ve komisyonları küçük değildi. Yani sıradan varantaş değil paralı vatandaş içinde.

Midastan sonra bankaların komisyonları düştü ama sanırım hala en hesaplısı Midas.

Alım satımda işlem başına 1.5 dolar sabit komisyonu var. Sss sayfalarında vergi hesaplama yöntemleri yazıyor. Bu sitede de daha önce soruldu.

Yabancı yatırımlarda Midas vergi işine karışmıyor (BİST’te otomatik hallediyor). İlk etapta dert etmeyin vergiyi.
0
biseysorcaktim
(30.01.25)
(10)

Bugüne kadar ödediğiniz en pahalı hesap?

Kediyi üzdün
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
Ne kadardı? ve buna değdiğini düşünüyor musunuz?
0
Kediyi üzdün
(29.01.25)
asırlar önce karaköy de bir balıkçıda yüksek bir hesap ödemiştik. aklımda o kaldı çünkü verdiğimiz paranın karşılığı değildi. onun dışında ödeyebileceğim yükseklikteki bir hesap için karşılığını aldığımı düşündüğümde canımı acıtmıyor diyebilirim.

bir de enflasyon yüksek olduğu için 2 yıl öncesinin yüksek tutarı şimdi welldone da burger fiyatı.
0
kisa
(29.01.25)
2005 civarı İzmir havaalanında bir büyük bardak sallama çaya 21.5 lira (o zamanın parası) vermiştik.
0
inheritance
(29.01.25)
Bireysel olarak geçen sene Ruby'de 40 bin lira hesap ödedim.
Şirket yemeği olarak Mavi Balık'ta 190 kişi için 900 küsür bin tl hesap ödedim.
0
gabe h coud
(29.01.25)
benim ödediğim en çok geçen yaz 7-10bin arası bir şey ödedim iki kişi. tadımlık menü gibi bir şey vardı. güzel güzel yedik.
ben çok yemek ya da ortam sevdalısı değilim ama imkan varsa denemek lazım. bilmediğim yemeklerdi. değdi o yüzden.

ha bi de adnan menderes havaalanında damla marka suya yarım litresine 90 lira vermiştik. gerçi ben değil kız arkadaşım verdi ama yine de çok kızdım. etiketlere hiç bakmadan almıştı. yan dükkanlarda üçte biri ve ileride ücretsiz çelme vardı.
0
biseysorcaktim
(29.01.25)
2012 yılında likya yolunu yürürken kuru sıcaktan muslukların gıcırdadığı, açlıktan midemizin turşu gibi büzüştüğü bir noktada, evet gerizekalı gibi ağustos ayında yürüdük, fırsatçı hasan kişisinin evine denk geldik. çorba, pilav, karpuz ve ayrana kişi başına 100 tl vermiştik. halen en pahalısının o olduğunu düşünüyorum.
0
lüzumsuz adam
(29.01.25)
Taksimde udonya diye japon restorani var emekleri cok iyi ama asiri pahali heralde orasi ziplatmisti beni bir kucuk tas corba 300tl ustuydu
0
Zetnikov
(29.01.25)
kişi başı üzerinden değerlendirmek daha doğru. yurtdışında kişi başı 275 Eur, turkiye'de geçen haftalarda kişi başı 8500 tl. ikisi de bence %20-25 over priced.
0
awlmi
(29.01.25)
40.000 tl
İstanbul kozyatağı hayati ocakbaşı
0
jamswety
(29.01.25)
Bir pazar sabahı babamla Fenerbahçe Romantika'ya gitmiştik, tost yeyip çay içecektik, meğer pazar sabahları sadece açık büfe kahvaltı varmış, yanlış hatırlamıyorsam 30 lira gibi bir hesap ödemeyi beklerken 300 tl ödemiştik 2006 yılında. Değmedi elbette ama anı oldu, aklımıza geldikçe güldük duruma.
0
(30.01.25)
Mavi Yeşil'de (Mavi Balık'ın eski adı) 2001 senesinde 850.000.000 tl (eski para).

Yediğim en lezzetli iki lüferden biriydi. Her şey kusursuzdu. Değer mi derseniz, bence asla. Ama şirketin misafirlerini götürmek gerekiyordu. Mecburiyet yani.
0
yadigar
(30.01.25)
(6)

Kentsel dönüşüme girecek evi satmak mı tutmak mı mantıklı?

naksidil
çok merkezi yerdeki 40+ yıllık kentsel dönüşüme girecek evi satıp parasıyla şehre uzak yerde yeni ev almak mı kentsel dönüşümü beklemek mi avantajlı olur. Deneyimli olanlar deneyimlerini paylaşabilirse çok mutlu olurum. tşk
çok merkezi yerdeki 40+ yıllık kentsel dönüşüme girecek evi satıp parasıyla şehre uzak yerde yeni ev almak mı kentsel dönüşümü beklemek mi avantajlı olur. Deneyimli olanlar deneyimlerini paylaşabilirse çok mutlu olurum. tşk
0
naksidil
(25.01.25)
evde lokasyon cok önemlidir. o ev satilmaz bence o yüzden.
kensel dönüsüme ne zaman girecek ama? belki bina saglam?
0
sonsuz
(25.01.25)
kentsel dönüşüme girince üzerine para isteme durumu olursa verebilecek durumdaysanız bence tutun.
0
biravekahve
(25.01.25)
Kesinlikle tutulmalı
0
primetime
(26.01.25)
Kentsel dönüşüme gireceği için ancak yatırımlık ev düşünenler alıcı olur, onlar da genelde düşük değere almaya çalışıyor, her şey yolunda giderse tutmak daha mantıklı gibi, satılacaksa dönüşüm sonrası satılabilir. Bu işin maddi yönü,bir de rant için değil de gerçekten deprem tehlikesi sebebiyle kentsel dönüşüme girdiyse satmak mantıklı olur (sürecin başlamamış olduğunu, uzayacağını varsayarak söylüyorum)
0
(26.01.25)
Sat yenisini al, zaman maliyeti var bir de bu işin. Ömür gidiyor zaman geçiyor.

Eski oturdupum evi ev sahibi kentsel dönüşüme girecek diye almış. Yıllarca girmedi. Sonra bana ucuza satmak istediler çok uğraştılar. Ciddi ciddi düşündüm. Ama hala girmedi. Bir türlü anlaşma sağlanmıyor, bir de bazı yerlerde kat yasağı var. 4 katlı bina yıkılıp yerine maksimum 3 katlı bina yapılabilir durumdaysa giremez bir türlü.

Sizin bu bina hangi aşamada? Müteahhit var, projeye başlanıyor mı yoksa eski bina, komşu binalar yenilendi bu da yenilebilir mi
0
biseysorcaktim
(26.01.25)
beklenir. ev bariz değerlenecek demektir bu.
0
jelly bear
(08.02.25)
(4)

Telefon uygulamaları geliştirme

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
Yok mu kod yazabilen araştırmacı arkadaşlar el yazısı analizi yapabilen bir telefon uygulaması geliştirsin? Ya da yüz cizgilerinden kişilik analizi veya el cizgilerinden analiz yapabilen gelişmiş telefon uygulamaları olsa da indirip kullansak? Ne güzel olurdu:)
Yok mu kod yazabilen araştırmacı arkadaşlar el yazısı analizi yapabilen bir telefon uygulaması geliştirsin? Ya da yüz cizgilerinden kişilik analizi veya el cizgilerinden analiz yapabilen gelişmiş telefon uygulamaları olsa da indirip kullansak? Ne güzel olurdu:)
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(25.01.25)
Analiz derken fal bakma havasinda seyler degildir diye dusunuyorum? Yuzden ofkeyi, mutlulugu vs analiz edecekse, olay daha cok teknolojik kisminda, bunu saglayan sirketler vardir. Olayin mobil uygulama gelistirme kismi bence gorece basit olur. Bu arada vardir da boyle bir uygulama mutlaka.
0
mbond
(25.01.25)
Bahsettiğiniz şeylerin bilimsel altyapısı yok ki uygulaması olsun. Yüz hattından karakter analizi ya da fizyonomi kesin cevapları olan şeyler değil, faldan bi adım ötesi.

Android markette eğlencesine böyle uygulamalar vardır muhakkak.
0
biseysorcaktim
(25.01.25)
Ben android geliştiriciyim de o dediğinin nasıl yapılacağını ben de bilmiyorum. El yazısından kişilik analizini yazılımcı nerden bilsin ki :D falcı mıyız
0
Gradient_tabanlı_mor
(26.01.25)
@Gradient_tabanlı_mor bu iş konusunda bilgi sahibi olan birilerinden destek alarak tabi ki :)
0
🌸aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(26.01.25)
(7)

Bes yaptırmak mantıklı mı? Yoksa başka bişi mi?

baldan kaymak
Sb.
Sb.
0
baldan kaymak
(24.01.25)
En karli birikim yontemi tabiki degil. Ancak seni birikime zorlayan birsey o yuzden bence mantikli
0
nuevo
(24.01.25)
Gayet mantıklı. Zorunlu tasarruf yapmanızı sağlıyor. Devlet katkı sağlıyor. Daha ne olsun.

Ancak masrafı az bir şirketten yaptırmakta fayda var. Onu araştırın.

Bir de insanlar BES yaptırıp, ilk başta otomatik fonları alıp bir daha dönüp bakmıyorlar. Bu durum para kaybettirir. Portföy günlük siyasi ekonomik gelişmeler takip edilerek sürekli güncellenmeli.
0
Mirket
(24.01.25)
Şöyle düşünün

Böyle bir sınıflandırma yok aslında (varsa da ben bilmiyorum) ama temel noktayı anlatmaya çabalayacağım.

Çok kök tanımlara inmeden, ortalama bir insan için yatırımları kategorize edersek; ilk basamakta her şeyi kendinizin yönettiği araçlar var denebilir. Emtia / hisse alım satımı gibi. Burada neye ne kadar para ayıracağınızı, neyi ne zaman alacağınızı ya da satacağınızı, piyasanın güncel durumuna ve o sektörlerdeki dinamiklerin kısa/uzun vadeli risklerine kadar her şeyi siz düşünürsünüz. Haliyle istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz. Haliyle hem piyasa hem o araçla ilgili üst düzeyde bilgi ve deneyiminiz olmalı.

İkinci seviyede fonlar geliyor. Fon yatırımı yaparken piyasanın genel görünümü hakkında bir fikriniz olması gerekiyor. Mevcut durumda hangi temada bir fona yatırım yapacağınızı biliyor olmalısınız. Ancak tek başına değilsiniz, sizin karar verdiğiniz o alandaki detaylarla fonu idare eden ekipler ilgileniyor olacak. Siz biraz daha geniş perspektiften bakıyorsunuz. Örneğin borsanın yükseleceğini hissedecek kadar piyasadan anlıyorsunuz ancak hangi şirketin hissesini alsanız iyi olur, o şirketin mali durumu neyi gösterir bilmiyorsanız fonlar sizin için güzel. Ancak hala paranızın yönetimi büyük oranda sizde. Ne zaman ne kadar ekleyeceksiniz vs. bunları düzenli olarak düşünmeniz lazım.

Üçüncü basamakta da besler var. Bunlar fonların parayı yönetme gerekliliğini de hafifleten hali. Sizin için bir vade belirleniyor ve düzenli para girişi yapmanız için sizi teşvik ediyorlar. Size düşen kısım piyasanın genel durumu hakkında fikir sahibi olup paranızı bu doğrultuda uygun fonlarda tutmak ve belirlenen ödeme planına uymak.

Haliyle bes'in ne kadar mantıklı olduğu sizin ne kadar zamanınız ve yetkinliğiniz olduğuna bağlı. Şöyle düşünün bes sizin için mantıklı olmasa heralde bu soruyu sormuyor, çünkü cevabı zaten biliyor olurdunuz.
0
akhenaten
(25.01.25)
BES yaptırmak kesinlikle mantıklı. zorunlu bir şekilde birikim yapıyorsunuz, bir de devlet katkısı var.

ancak kenara atıp bırakmayın. paranın değerlendirildiği fonları düzgün seçtiğinize emin olun. bazı firmalar, her fonu seçmenize izin vermiyor. bazı firmalarda fon değişimi çok zor. bunları inceleyin, ona göre devam edin.
0
co2s2
(25.01.25)
bu tarz sorularda bazen şöyle cevaplar görebilirsin:
"yatırım danışmanıyım bes'im yok. bes'le ilgili bir işim var, bes satıyorum ama benim yok :)"

aslında çok mantıklı. zaten yatırımdan anlıyorsan daha iyi enstürmanların varlığını biliyor, yönetebiliyor ve paranı değerlendiriebiliyorsun.

ama eğer yatırım konusunda çok bilgili değilsen, birikim yapamıyorsan, düzenli bir birikimin olsun istiyorsan işte o zaman mantıklı.

yani toplumun geneli için mantıklı. bunun maliyeti var tabi. portföy yönetim ücreti isteniyor bu işlem için. ufak bir tutar ama 10 yılda kümülatif olarak bir yekün oluşturuyor. işi zaten yatırım ve para olanlar, bu yönetim ücretini vereceğime kendim başka şekilde değerlendiririm diyorlar.

elcevap, sıradan vatandaşlar için mantıklı. zorunlu tasarruf yapılıyor. paran borsa da değerlendiriliyor. normal emeklilik sistemi çöküyor, o yüzden vatandaşlar olarak alternatif birikimlere ihtiyacımız var bu da onlardan biri.

not: bes aslında, isminden uzak olarak, emeklilik değil, birikim sistemi.

bahsi geçen devlet katkısını, yönetim gideri ücretine mukabil görebilirsiniz aslında. bu durumda parayı borsada değerlendirmek olarak düşünün.

bu arada, birden fazla bes sahibi olabilirsiniz. birini hiç bozdurmaz ve devlet katkısını maksimum elde edebileceğiniz 10 yıllık sürenizi sıfırlamazsınız.
ikinci, üçüncü beslerinizi ise ihtiyaç duyduğunuz anda bozdurabilecek şekilde düşünebilirsiniz. maksimum devlet katkısını almak için 56 yaş ve 10 yıl sistemde kalma gerekliliği var. bunlar olmadıkça devlet katkısı minimal oluyor. o yüzden yönetim giderlerine denk gelebilirsiniz dedim.
0
biseysorcaktim
(25.01.25)
onun yerine altın biriktirin daha iyi
0
telliahmet
(21.02.25)
Hükümetin içinde olduğu yatırımlardan bir şey kazanamazsınız. Sürekli stopajları artırıyorlar, şunu alacaksın, bunu alacaksın diye zorluyorlar. Takip etmezseniz, paranız eriyor vs.

Hiçbir şey bilmiyorsanız, altın alın, atın köşeye...

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(21.02.25)
(11)

Türkiye’de neden pompacılar var?

michael_knight
Akaryakıt istasyonlarında pompacıların olmadığı pek çok ülke var. Türkiye’de neden pompacılar ile devam ediliyor?Pompacılar olmasa da benzini 10 kuruş daha ucuza alsak olmaz mı?
Akaryakıt istasyonlarında pompacıların olmadığı pek çok ülke var.
Türkiye’de neden pompacılar ile devam ediliyor?

Pompacılar olmasa da benzini 10 kuruş daha ucuza alsak olmaz mı?
0
michael_knight
(24.01.25)
Halkımızın yeteneklerine güvencen çok fazla. Elinde sigara ile benzin doldurmaya çalışacak, benzinli motora dizel koyacak, dizel motorda adblue kısmına yakıt dolduracak insan sayısı bunları yapmayacak kişiden fazla. Daha bunun random plaka yazıp varillere yakıt doldurup terör eylemine kadar kim bilir ne için kullanacak olanlar var. Bütün araçlara zorunlu taşıt tanıma sistemi gelirse belki kurtarır. Sistemi dizayn ederken kullanıcı faktörünü gözardı etmemek lazım :)
0
nawar
(24.01.25)
Cihazı bozarlar diye korkuyorlar. Bir de sakarlıkta çok fazla. Sigarayla tutup ortalığı yakan çok çıkar.
0
wd40
(24.01.25)
Öyle bir uygulamaya geçip yanına seyir tribünü koysalar valla gider seyrederim. Çok eğlenceli olur :)
0
Mirket
(24.01.25)
Amerika'da çoğu eyalette pompacı yok ama süpermarketlerde kasiyerden sonra poşetleyici var. Yani bu işlerin bir doğrusu yok, ülkelerin bu tarz yetenek gerektirmeyen işlere ihtiyacı var ve ona göre yer açıyorlar herhalde :D

Ayrıca bence de yıllık pompacı masrafı muhtemelen pompacı olmasa oluşacak kazaların masrafından düşüktür
0
nundu
(24.01.25)
ya sürdüğü araba benzinle mi dizel yakıtla mı çalışıyor bilmeyenler var. Ahahah. Yani bu uygulamaya geçilse tabi ki üç beş sene içinde adapte olunur ama ilk yıllar herkes için sabır sınavına dönüşür. Ve evet bence de yaşanacak kazaların masrafındansa pompacıların olması çok daha iyi ve güvenli.
0
a perfect lie
(24.01.25)
3. dunya ulkelerinde kalifiye olmayan eleman maaslari dusuk ve hizmet sektoru gelismis vaziyette. turkiyede araba sahibi olmak ve benzin almak lukse girdiginden pompa hizmeti verilmesi normal.

olayin cikabilecek kazalarla falan alakasi yok, benzin zaten oyle yaninda sigara icerken patlayabilecek bisey degil, dizelin zaten uzerine sigara atsan da yanmaz.
0
cooperr
(24.01.25)
İşsizlik çok fazla olduğundan pompacı, kapıcı, çaycı, odacı gibi vasıfsız ve ekstra beceri gerektirmeyen iş kolları mevcut.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(24.01.25)
Biz gerizekalı bir toplumuz ondan. İlk sebebi benzin ülkede en değerli şeylerden biri. Eskiden motorin benzin pompaları aynıydı benzinli araca motorin koyabilecek bir toplumuz. Ayrıca pompacı olan olmayan benzinlikler olsa herkes pompacı olana gider. Sosyolojik bir şey biz yönlendirilmeyi seven bir toplumuz.
0
mikahakkinen
(24.01.25)
Adam sigarayi benzin ustunde söndürüyor haci ne diyorsun
0
Zetnikov
(25.01.25)
@zetnikov ben öyle bir şey görmedim, internette bir video mu yoksa sen mi gördün?
0
🌸michael_knight
(25.01.25)
olayın zeka ile ilgili olduğunu sanmıyorum.
alışılır, öğrenilir bir şekilde yapılır o. amerika'da da bir sürü aptal insan var. benzin koyamayan insan videoları gırla internette.

sebebi biraz "hizmet bağımlısı olmak"la ilgili. self-servis yerlere gidip nerede bu garson diye bağıran güzel insanlar var. bunlar kendi arabasına benzin koymayı kendilerine hakaret sayarlar.

en az üç arkadaşım işsiz -ki ben çok az arkadaşı olan ve çok az iletişim kuran biriyim-. e pompacıları da kaldıralım, işsizlik daha mı artsın. işin bir de bu boyutu var.
0
biseysorcaktim
(25.01.25)
(21)

kitaplarınızı yarım bıraktığınız oluyor mu?

m e b
selam.okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum. kitabın dili, yazım
selam.

okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum.

kitabın dili, yazım tekniği, konusunun tırtlığı, yazarın taraflı bakışı vs beni zorlasa da o kitabı bitirmeye çalışıyorum. zaten şu yaşıma kadar da üç kitabı yarım bırakmış veya "şu an vakti değil, ileride okurum belki" demişimdir (o kitapların bir daha suratına bakmadım gerçi).

hoşuma gitmeyen bir kitabı bitirdiğimde de aşırı sinirleniyorum bu arada. halbuki ya yarım bırak ya da hayıflanma, değil mi?

neyse, sizin de bu gerekçelerle bıraktığınız kitaplar oluyor mu? en son yarım bıraktığınız kitap neydi?
0
m e b
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii
0
kondansator
(21.01.25)
Ben önceden illaki bitiriyordum sonra birgün mina urgan'ın kitaplarından birini okuyordum hangisi hatırlamıyorum

Orada Urgan'ın kendisi de başladığı kitabı beğenmese de illaki bitirdiğini anlatıyordu

Sonra bunun üstüne Fethi Naci'nin kendisine "Karpuzu kestin baktın ki kabak, gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?" dediğini söylüyordu.

Mantıklı geldi, artık sarmazsa devam etmiyorum.

En son Görmek'i yarım bırakmıştım.
0
akhenaten
(21.01.25)
Eğer %10, %15 civarına kadar olmuyorsa bırakıyorum.
0
salihdt
(21.01.25)
Oluyor olmaz mı, bazen mevsim sebebiyle bile okuyamadığım kitap oluyor. bakıyorum tam yazlık ya da tam kışlık bir kitap o mevsime erteliyorum ya da bakıyorum hiç sarmadı, beklediğim gibi gelmediyse erteliyor ya da tamamen bırakıyorum.
Sonsuz hazine gibi kitap var yeryüzünde hangisini okuduğunun ne önemi var sen okuduktan sonra, yediğimiz içtiğimiz gibi beğendiğimizi sevdiğimizi okumakta özgürüz. istersen aynı kitapları bile dön dön oku, kim karışır. ben çok okudum eskiden okuduğum kitapları, hala da özledikçe, okuduklarım vardır.
0
erty_ksk
(21.01.25)
Evet bırakıyorum en son bir polisiye hayranı olarak Ahmet Ümit'in Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni yarısında bıraktım. Normalde bir kitabın ilk çeyreğine gelmeden içine çekip çeymeyeceği anlaşılıyor, eğer beni çekmemişse bırakıyorum. Hayat zevk alınmayan bir kitabı zorla, sırf bitirmiş olmak için okumaya devam edecek kadar uzun değil okunacak birçok kitap var onların zamanını böyle bir durum için harcamak bence gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Hiç sevmediğim takıntılarımdan biridir.
Başladığım kitabı ya da filmi bitirmek zorundayım.
@ cosmicstring'in dediği gibi hayat kısa, kitap çok ama bunu kendime anlatamıyorum.
0
Mirket
(21.01.25)
Eskiden zorla ve inatla bitiriyordum. Artık sarmazsa bırakıyorum. En son China Mieville'in romanlarından birini bırakmıştım galiba.
Hayat kısa, kitap çok. +1
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
non-fictionlarda pek olmuyor. cünkü konusunu bilerek seciyorum. yazarin dilini begenip begenemdigimi 10 sayfada anlarim zaten ona göre alirim ya da almam.

fictionlarda cok oluyor. karakterlere cok uyuz olursam, konu sacma ya da fazla karmasik gelirse birakiyorum. sürükleyici degilse birakirim.
0
sonsuz
(21.01.25)
hic zorlamam, sikildigim kitabi ilerlemeyecegini hissedince birakirim.

yaratma cesareti'ni biraktim daha baslarinda. cevirmen ceviriden cok kendi anladigini anlatmis kitaptan uzun dipnot ve hayvani bir onsoz yazarak. cok sikti biraktim. hatta unutup ikinciye basladim, onda da biraktim. ingilizcesinden okurum belki daha sonra.

guzel oldugu halde kosmasaydim yazamazdim da yarim kaldi ama devam ederim diye umuyorum. bu bilincli bir yarim birakma degildi :)
0
lemmiwinks
(21.01.25)
"dikkatim dağılıyor, fırsat bulamıyorum" bahaneleri dışında nadir de olsa bıraktığım oluyor.

muazzez ilmiye çığ'ın bir kitabını okuyordum yıllar önce. kendi alanıyla ilgili yazdıklarına bir şey demeyeceğim, ama benim iyi bildiğim konularda hatalı argümanlarına denk gelmiştim hem de yoğun şekilde. devam etmek istemedim.

bundan sonra yüz tane kitap daha yarım bıraktım ama sebepleri en başta belirttiğiniz okuma alışkanlığı eksikliği.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
mumkun oldugunca zorluyorum ancak evet biraktigim oluyor. bazen bazi kitaplarin zamani degil diye dusunuyorum. mesela Ursula Le Guin'in 2-3 kitabini arka arkaya bayilarak okudum, sonra Mulksuzler'e basladim, mumkun degil gitmedi kitap, ne okudugumu anladim, ne geri donunce hatirladim, kitabin icine giremedim filan olmadi bi sekilde, biraktim. Tekrar donerim bir sure sonra.
0
kassiopeia
(21.01.25)
düzenli olarak kitap okuduğum zamanlarda en net hatırladığım yarım bırakma olayı mülksüzlere ait.
0
elorelia
(21.01.25)
Evet zamanının gelmediğini düşünüp bıraktığım kitaplar oldu, bir şekilde geri dönüp bitirdiklerim de oldu, az da olsa bir daha dönmediklerim de olmuştur.
0
amelie poulain
(21.01.25)
ben beğenmezsem direkt bırakırım hatta yazarına söylenirim küfür bile edebilirim bu ne biçim kitap diye :D

en son kinyas ve kayrayı bıraktım, birkaç sayfa okudum baktım feci kötü. aşırı depresif bir şeydi. hayatta okumam öyle bi kitap.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
Her kitabın zamanı var. Şu an okuduğum kitap beni aşırı düşürüyor mesela, içimi sıkıyor. Baksan Türk klasiği, okumayanı dövüyorlar ama şu an bana iyi gelmiyor. Böyle olunca biraz zorlayıp olmazsa bırakıyorum. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(21.01.25)
bol kitap okuyan biriyim 1 ocaktan bu yana 5 kitap bitirip toplamda 1276 sayfa okumuşum. bu istatistiği de vereyim ki anlaşılsın. Bu kitaplardan yarım bıraktığım olmadı. Çok zorluyorsa, aynı cümleleri tekrar tekrar okuyorsam bırakıyorum.

son yarım (yarım bile değil 10-15.sayfada) bıraktığım kitaplar: Virginia Wolf- Deniz Feneri, Adam Fawer-Oz, Oğuz Atay-Tutunamayanlar
0
matilda
(21.01.25)
Çocukluktan yetişme iyi okuyucular artık ne tarz seveceklerini bildikleri için bir kitabin isminden, cisminden etkilenmezler ve okudukları bütün kitapları çok severler sevmeyecekleri kitaplari da hiç sevmezler.

Ama diğer arkadaşlar için bir yazar dostumun bir kitabinda da verdiği tavsiyeyi vereyim. Bir kitabın herhangi bir sayfasını açtığınızda ve okuduğunuzda bir sonraki sayfayı açma isteği güçlüyse o kitabın tamamını seversiniz.

Onun dışında sevmeyeceğim bir kitabı okumaya devam ederken kendimi hayal bile edemiyorum.
0
alimcgraw
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii +1

Bazı kitaplar cidden kötü. Lanet olsun der bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
en son sefiller'i yarım bıraktım. kitabın %22'sindeyken bıraktım. (1600 sayfa galiba)

kitabın gidişatı vs çok belirgin olduğu için daha fazla okumak istemedim.
0
makbur
(21.01.25)
yarim birakma olmuyor ama giremedigim kitaplar oluyor. bazi kitaplardan sekiyorum birkac kere denememe ragmen.
0
antikadimag
(22.01.25)
Eskiden zorlardım kendimi, artık akmıyorsa veya beğenmemişsem bırakıyorum. Bir de tabii bildiğim bir yazarın kitabıysa daha fazla şans veriyorum. Orhan Pamuk mesela; illa ki o ilk 50 sayfasında sıkılacağımı biliyorum, yazarın dünyasının içine girene kadar o sabrı göstermem gerekiyor. Sonrasında akıyor benim için kitap.
0
SiyamkedisiZorro
(22.01.25)
(24)

Sizce en iyi bisküvi nedir?

silverleaf
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
Kardeşimle günlerdir en iyi bisküvileri kendi aramızda kıyaslaya kıyaslaya bir yere varamadık... Size de sormak istiyorum, sizce şu anda piyasada olan en iyi bisküvi nedir ve neden sizce en iyisi o? :)
0
silverleaf
(20.01.25)
www.godiva.com.tr


Budur. Çünkü inanılmaz lezzetli
0
ırene adler
(20.01.25)
sizde neler çıktı merak ettim

Seçenek çok açıkçası. Çok standardı bu işin hoşbeş.

Şu içi çikolata dolgulu biskolatalar da çok güzel. Haylayf gibi boş düz bisküvü soruyorsak da petibör
0
baldan kaymak
(20.01.25)
Çikolatalı, kaymaklı vesaireli olanlar hariç, sade bisküvi soruyorsanız, Ülker Pötibör derim ben.
0
Mirket
(20.01.25)
Mulina bianco.
0
logisticsmanager
(20.01.25)
Herkesin ağız tadı farklı ben mesela içi dolgulu bisküvi sevmem

Sevenler için hanımellerin tarçın ve zencefillisini önerebilirim
encrypted-tbn0.gstatic.com

Hem çayla hem sıcak şarapla iyi gidiyor :)
0
grimavi
(20.01.25)
eti kakaolu bisküvi. inanılmaz iyi bence. ülker'inki mesela keyif vermiyor ama eti'ninki harika.
0
semaforo de medianoche
(20.01.25)
Walker’s
St. Michel
Asolo Dolce
Lotus
Leibniz Minis
0
gabe h coud
(20.01.25)
Klasik Çizi
Nero
Klasik Burçak

"En iyi" gibi bir iddiada bulunamam ama bu üçü karşıma çıkınca çok mutlu olurum.

Pötibörde de çifte kavrulmuş favorimdir.
0
mutekebbir
(20.01.25)
gofredo
0
neira
(20.01.25)
Eti kakaolu, tadı değişmediyse eti finger, nero.
0
asteriks
(20.01.25)
eti ne(g)ro
0
sonsuz
(20.01.25)
tabii ki cicibebe
0
co2s2
(20.01.25)
nussknacker kırmızı almancı çikolatası. işte vizyon işte feraset.
0
biravekahve
(20.01.25)
@baldan kaymak Ya bizim kişisel tercihler çok farklı, kardeşim ısrarla kırmızı İkram diyor, o mu bu mu yaptığımız bütün bisküvilerde İkram'a tutundu. Ben Le Petit Ecolier gibi bir bisküvi vardı Fransa'da, onun kakaolu kapmalı olanı diyorum. :)
0
🌸silverleaf
(20.01.25)
Bu aralar kakaolu eti kurabi benim için.
0
peki madem
(20.01.25)
Çizinin dolgulu olanları bence.
0
yenibirgüzelnick
(20.01.25)
bakın abartmıyorum. bazen marketten çaya bandırmalık bisküvi alırım ama bunu yeni keşfettim. galaksimizdeki en lezzetli en iyi bisküvi olabilir.
eti sultani sütlü çikolata kaplı bisküvi.
www.etietieti.com
0
exlibris
(21.01.25)
@co2o2

Eti cicibebelerin artık çok şekerli bir tadı var insanın ağzını yakıyor şekerden
0
grimavi
(21.01.25)
On sene kadar önce ikram çok iyi bisküviydi. Hele kırmızı paketteki açık ara fark atardı diğerlerine. Her gün severek yerdim. Artık öyle değil. On değil, yirmi yıldır belki çok kötü.

İyisi hangisi bilmiyorum. Takipteyim. Ama kesinlikle ikram değil, Ülker değil.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
Tam çaya banmalık fındıklı hanımeller diyorum
0
respect
(21.01.25)
wasa'nın tüm krakerleri güzel. tercihim wasa mild cheese.
0
orpheus
(21.01.25)
2 saattir konuşuyoruz bi' Biskrem demedik.
0
kumandanim
(21.01.25)
Turkiye'de Eti Yulafli bence. Ama o da bozdu tabii. Arada bir yiyesim geliyor. 3'lu pakette her paketin tadi ayni olmayabiliyor bi de. Yillar once biskuviler daha iyiydi.

Yurtdisinda da yine daha iyiler var tabii. Proteinli sekersiz glutensiz vs. Guzel seyler yiyorum bazen. Markalarini unuttum.
0
ermanen
(21.01.25)
şekerli -> eti sultani (kuru üzümlü olan)
tuzlu -> taç kraker
0
inheritance
(21.01.25)
(13)

350 bin tl'ye alınabilecek en iyi araba

zenci biskuvi
Arabadan anlayan arkadaşlar yardımcı olabilir mi acaba?Ya 150 bin tl'ye Broadway alacağım ve para biriktirip ileride yükselteceğim ya da 350 bin tl civarında bir araç alıp biraz daha uzun süre kullanacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
Arabadan anlayan arkadaşlar yardımcı olabilir mi acaba?

Ya 150 bin tl'ye Broadway alacağım ve para biriktirip ileride yükselteceğim ya da 350 bin tl civarında bir araç alıp biraz daha uzun süre kullanacağım. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim.
0
zenci biskuvi
(20.01.25)
Manuel, ford fiesta aldık.

fiat palio vardı önceden de.
0
baldan kaymak
(20.01.25)
ben de çok anlamam ama Toyota Corolla bu konuda efsane diye biliyorum. Bi bak derim.
0
nhk ni youkosu
(20.01.25)
broadway alırsanız dert sahibi olursunuz gibime geliyor. ben olsam yaris bakarım.
0
co2s2
(20.01.25)
araç markası öneremem fakat kriter önerebilirim.

bu fiyatta kaporta olarak çok iç açıcı bir araç bulmak zor burada en önemli nokta motorun sağlam olması eksperde buna dikkat edin.
0
biravekahve
(20.01.25)
Cevaplar için teşekkürler. Önerilere dikkat ederek biraz bakındım ama arabadan hiç ama hiç anlamadığım için bilen biriyle bakmak en mantıklısı görünüyor. Sıfır arabalarda bile rezalet başlığı açılıyorsa benim aradığım fiyatlarda neler vardır. :)
0
🌸zenci biskuvi
(20.01.25)
Renault clio 2005 model araç var bende. Benzer araçlar 300 civarında. Parça sorunu yok, usta sorunu yok. Bir bakarak olun, araştırma listenize ekleyin.
0
biseysorcaktim
(20.01.25)
Temiz bir VW Transporter.
0
alfired
(20.01.25)
100 daha koy 2016 model ford fiesta 1.5 Tdci titanyum vereyim.
185.000 km de.
Ağır hasar kaydı var ama sigorta şişirmesi(alttan bi darbe almış airbag açılımı şaselerde herhangi bir işlem yok.
2017 yılında 9.000 kmde iken aldım o zamandan beri bende. Ağır hasar var diye sarı sitede yerin dibine gömecekler bunu istemiyorum ama sonuç ortada.
0
bu yolun yolcusu
(20.01.25)
Öncelikle sigorta şirketleri hasarı sisirmez bu tip ilanlardan uzak durun; eksiseyler.com

İkinci olarak alınacak araç yaşlı olacağından mümkün mertebe elektroniği az ve parçası bol arac modellerine bakmanız lazım. Megane, accent, palio, punto, corolla gibi her üç adımda bir karşılaştığınız modellerin bütçenize uygun olanları olabilir.
0
mirty
(20.01.25)
c2 c3 falan 400k ya bulunur
0
ala09
(21.01.25)
Broadway, clio 2005, sigorta şişirmesi(yalan), c2 ve c3 gibi tırt arabaları önerenleri dinleme.

Motoru, mekaniği önemli, arabanın dışını önemsememeye çalış. Çevren bunu anlamaz, laf sokar ama işte hayat.

Ben olsam o paraya hep önerdiğim gibi renault fluence otomatik alırım. 2012 modeli ağır hasarlısı o civarda. Düşük km'li vs diye aldanma, motoru iyi çıkar elektroniği üzer, kliması veya sensörleri üzer. Direksiyon kutusu veya yakıt pompası veya enjeksiyonu üzer. Ohaaa motoru iyi, düşük kmli garaj arabası buldum göz alıcı da dışı diyeceğin araba da bile masraf çıkacak. Benim önerdiğim arabada da masraf çıkacak. Bunları en azından göz önünde bulundur derim.
0
Shepard
(21.01.25)
düşük bütçe ile alınacak en iyi araba ya eski japon ya da fiat grubudur. ford fiesta da bu gruba dahil edilebilir.

az paraya iş görecek araba B sınıfı, benzinli, atmosferik ve düz vites olmalı. paketi olabildiğinde giriş veya orta seviye olmalı. yani sunroof, katlanır ayna vs. gibi hem sorun çıkaracak hem de fiyat arttıracak şeylerden uzak durmak lazım.

bu tip bir arabayı alırken klasik kaporta ekspertizi yerine. o aracın spesifik motor mekanik ustasına giderek baktırmakta fayda var.

ayrıca aracın kendisi kadar satıcısı da önemli. çok şanslı değilsen galeriden, esnaftan böyle eski ama derli toplu bir araba alamazsın. genelde ucuza denk getirilmiş. görseli çok güzel makyajlanmış ama mekaniği sıkıntılı araçlar denk gelir. aldatmaca olarak da aracın birkaç ufak eksiğini bilerek yaptırmazlar. işte bilmemne hortumu değişecek 4000tl masrafı var. bak biz söylemesek bilemezdin ama ucuz zaten ayağı yapılır. bu esnaflardan uzak dur.

yaşlı emekli memur, avukat, mühendis amcadan, mümkünse en az 2-3 senedir ruhsat sahibi olandan bak. 6 ay gibi süreler şüpheli araçta bir sorun vardır elinden çıkarmaya çalışıyor olabilir. biraz muhabbet edip anlaman lazım.
0
orpheus
(21.01.25)
ben olsam 106 alirim bir tane, quicksilver falan. otoban faresi.
gti da bulabilirsin belki ama buyuk ihtimal yikik olur..
0
cooperr
(21.01.25)
(3)

Excel'de Tarihi Yaklaşan veya Tarihi Geçen Satırların Renklendirmesi?

put it in your appropriate place
Bunu nasıl yapabilirim?Örnek; bundan 3 sene sonra (1095 gün sonra) bugün 16 Ocak 2028 olacak. 90 gün kala satır kendiliğinden renklensin?Koşullu biçimlendirmeden formülle olur sanırım ama tam formüllü kuramadım.
Bunu nasıl yapabilirim?

Örnek; bundan 3 sene sonra (1095 gün sonra) bugün 16 Ocak 2028 olacak. 90 gün kala satır kendiliğinden renklensin?

Koşullu biçimlendirmeden formülle olur sanırım ama tam formüllü kuramadım.
0
put it in your appropriate place
(16.01.25)
Kendi soruma kendim cevap vereyim; Koşullu biçimlendirmeden formül şu

=C2-BUGÜN()<90

C2 artık tarih ne olursa.


Fakat; hücrenin tarih yaklaştıkça yavaştan renk değiştirmesini bulamadım henüz.
0
🌸put it in your appropriate place
(16.01.25)
aslında bahsettiğiniz formülle olur. bugün > 90 ve bugün < 180 ise.. gibi düşünebilirsiniz.

=VE(C2-BUGÜN()<=90;C2-BUGÜN()>60) // Açık sarı için
=VE(C2-BUGÜN()<=60;C2-BUGÜN()>30) // Turuncu için
=VE(C2-BUGÜN()<=30;C2-BUGÜN()>15) // Açık kırmızı için
=VE(C2-BUGÜN()<=15;C2-BUGÜN()>0) // Koyu kırmızı için
=C2-BUGÜN()<=0 // Gri (tarihi geçmiş) için

deneyemedim ama ai'a sordum da böyle düzeltti beni.
0
biseysorcaktim
(17.01.25)
yukarda koşullu biçimlendirme var orayada formul koyarak veya hazır şablonları var oradan renklendirebilirsin. çok hakim değilim o kısma ama oradan %100 yaparsın basit şekilde

ben yazana kadar birşeysorracaktım yazmış +1
0
eja
(17.01.25)
(7)

Mediocre elitisti misiniz?

lapaz
Sb
Sb
0
lapaz
(15.01.25)
gibi gibi diyelim
0
sonsuz
(15.01.25)
ne demek olduğunu bilmiyorum bu söylediğinizin.

mediocre, ortalama-vasat nitelik demek değil mi?
vasat olduğu halde kendini elit gören biri demek mi bu?

eğer öyleyse, sanırım artık vasat biri olduğumu kabullendim.
0
biseysorcaktim
(15.01.25)
prnt.sc

şaka maka, ben de @biseysorcaktim gibi parçalayarak anlam çıkardım ama biraz farklı;
ne dipte, ne de yükseklerdeki değerleri/beğenileri/kültürleri savunmak yerine ortalamanın/ortalarda olmayı savunma meselesi mi?
0
m e b
(15.01.25)
hayır ekşi yazarı değilim.
0
visnebahcesi
(15.01.25)
Ben bilgi faşistiyim.
0
sekizdokuzon
(15.01.25)
Bir sey sorcaktim, evet o
0
🌸lapaz
(15.01.25)
Görünüşe göre yazılanı anlamayan kesimdenim
0
kimlanbu
(15.01.25)
(10)

Sizce de cok guzel degil mi?

krmzbvl
Gene icimizin yaglari eridihttps://www.instagram.com/reel/DENI3yUMrNU/?igsh=a3YxbmEzY3pkcjhj
Gene icimizin yaglari eridi

www.instagram.com
0
krmzbvl
(15.01.25)
videoya çekilmeseydi, evet.
0
the guy from batman
(15.01.25)
Dünya'yı güzelleştirmek ne kadar kolay. Değil mi?
Minicik bir dokunuş yetiyor.
0
Mirket
(15.01.25)
Batmandaki dayı+1
Yani video işin içine girince ben biraz soğuyorum:/ çünkü amacı sosyal medya olan bir sürü kurum ve insan var.
0
logisticsmanager
(15.01.25)
Bu aralar bunlar popüler oldu, yurt dışında da yurt içinde de hep benzer temada videolar görmeye başladık. Tabii ki münferit olarak tatlı ama özünde samimi bulamıyorum.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.01.25)
Videonun ilk saniyesinde yine öğrencilerini kullanarak prim kasan bi öğretmen diye düşünmüştüm, baya alanen emekçi insanı da kullanmış prim için. Çok ayıp ve yanlış. Güzel değil çünkü asıl nedeni iyilik değil
0
nundu
(15.01.25)
from batman+1 primciler
0
ala09
(15.01.25)
değil.

çünkü o yaşta çocuklar kimi sevip kimi sevmeyeceklerini bilmedikleri için sürüdeki kuzular gibi davranır.

öğretmen dedi diye yapılmış sarılmalar ama tabi adamın sevinci tatlı da, biz bilmesek de olurdu.
0
mathilda.may
(15.01.25)
güzel bi video, benim hoşuma gitti. mutlu oldum.

ama söylenen eleştirilere de hak veriyorum.
her şey prim için, her şey reklam için. bilemiyorum sosyal medyada paylaşmak olmasa idi, yine yapılır mıydı böyle jestler.
yine de iyi yanından bakıyorum olaya, ufak dokunuşlar mutlu ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.01.25)
Hizmetli, mutlu oldu mu? Oldu. Bundan sonra işine gücüne, öğretmene, öğrenciye daha bir sıkı sarılır mı? Sarılır.

Öğrencilere bir faydası oldu mu? Oldu. Bundan sonra, insanları böyle küçük sürprizlerle mutlu edebileceklerini öğrendiler.

Okul için bir kazanım oldu mu? Oldu. Düşük bütçeli, öğretici bir etkinlik oldu ve personeli birbirine bağladı.

İnsanlık kazandı mı? Kazandı. Seyreden iki kişi 'Yaa şu şahsa ben de böyle bir sürpriz yapayım.' dediyse, Ne mutlu onlara.

Beğenmeyenler daha ne istiyor, Ben anlamadım.
0
Mirket
(15.01.25)
mirket +1

ogretmenler bir sey organize etmis ve 1000 takipcisi olan - ki takipciler okulla ilgisi olan ogrencilerdir, velilerdir - okulun instagram hesabindan paylasmislar. hemen prim su bu hesaplarina gerek yok. batman'daki devlet okulu prim yapip influencer olup istanbul besiktas'ta yasayan ogrencileri mi cekecek kendine. ogretmen prim yapip st. joseph'e mi gidecek? insanlar kendilerince bir guzellik yaratip bunu kayda almislar. sen nasil arkadasina dogum gunu pastasi surprizi yapip instagrama cekip koyuyorsun o iste.

o kadar genis dusuneceksek uzerimize aldigimiz marka kiyafet de, ortamda yaptigimiz espri de prim icin. adim atamayiz prim olmayacaksa. konsere gidince video cekip atmayacagiz o zaman, o da prim cunku. ya da kendince gordugun bir guzelligi insanlarla paylasmak olarak da bakabiliriz. ben ikincisini tercih ediyorum.

guzel hareket. oyna devam.
0
antikadimag
(16.01.25)
(24)

Erkekler İrem Derici gibi kadınlardan hoşlanıyor mu?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Bire bir onun dışa yansıyan karakterini düşünün ama. Fazla dobra, küfürlü ve açık saçık konuşmayı seven, dan dun konuşan gibi gibi. Genelde o profildeki kadınların eril bulunduğunu, erkekleri ürküttüğünü gördüm ben ama burada da yorumlayalım.
Bire bir onun dışa yansıyan karakterini düşünün ama. Fazla dobra, küfürlü ve açık saçık konuşmayı seven, dan dun konuşan gibi gibi. Genelde o profildeki kadınların eril bulunduğunu, erkekleri ürküttüğünü gördüm ben ama burada da yorumlayalım.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(15.01.25)
Kendi adıma, zerre çekici gelmiyor.
0
kisa
(15.01.25)
Varoşluk iticidir.
0
anon1m
(15.01.25)
Bana çekici geliyor, at gibi tabirine uyuyor.
0
kimlanbu
(15.01.25)
Çekici gelmiyor, aksine itici geliyor.
0
Cesario
(15.01.25)
Erkeklerin çok az bir kısmına gerçekten çekici geldiğini düşünüyorum. fakat cinsel açlık içindeki tayfaya cinsel çağrışımlar yaptırdığı için bu tarzda kadınlara ilgi gösterildiğini gördüğüm oldu
0
twelfth
(15.01.25)
Çok itici, yakın bir arkadaşım da hastası ama
0
mirty
(15.01.25)
elbet seven bir güruh vardır da bana itici gelir
0
kondansator
(15.01.25)
Sosyal arkadaş olarak 10 numara
Sevgili olarak tirt
0
etna
(15.01.25)
itici. ortamı da toxicleştirir.
0
archmeister8
(15.01.25)
Çekiciliği bırak direkt itici.
0
kumandanim
(15.01.25)
10 üzerinden -10.
0
gabe h coud
(15.01.25)
arkadaş olarak da sevgili olarak da sıfır çekici. iğreniyorum diyebilirim hatta
0
sabenburak
(15.01.25)
Sadece tipini biliyorum, ismini duymuşluğum var. Tip olarak aşırı derecede itici. Kadınlar fabrikasyon yapay burun, dudak ve çıkık yanak kombinasyonu ile neden güzelleştiklerini sanıyorlar ben anlayamıyorum. Kendinizi çirkinleştiriyorsunuz, bunu yapmayın.

Davranış olarak üstteki tanımlamana baktığımda ikinci defa çok çirkin buldum.

Sonuç olarak her açıdan bırak hoşlanmayı, şöyle kadınlar midemi bulandırıyor. Arkadaş, sevgili ya da herhangi bir açıdan böyle tiplerin yakınımda olmasını tercih etmem.
0
Lethe
(15.01.25)
Fazla baskin bu yuzden onun yaninda erkekligini gosterme sansin yok bence hahah
0
Zetnikov
(15.01.25)
arkadaş olarak olur, karşı cins olarak alakası yok.
0
ravenudon
(15.01.25)
dan-dun konuştuğu için ünlüler arasında sevdiğim biri. herkesin yalan olduğu yerde göte göt diyebilen biri gibi geliyor. magazin fazla takip etmiyorum, belki o da yalandır tabi bilmiyorum.

ama ilişki konusunda öyle bir kadınla yakınlık kurmak istemem. kaba-saba, sanmıyorum çok erkeğin böyle huyları olan kadınları çekici bulduğunu.

arkadaş olurdum belki öyle biriyle ama.
0
biseysorcaktim
(15.01.25)
duruma gore degisir. surekli kufurbaz haydo gibi ortalikta dolasiyorsa degil sevmek nefret ederim. ama sadece benim yanimda samimiyetten yapiyorsa. yani yatakta beyonce, evde sedat peker, disarida berguzar korel gibiyse hemen nikahi basarim:s
0
buenosdias
(15.01.25)
Kadin fiziksel olarak da kisilik olarak da asiri itici.

Oncelikle dudaklarini asiri sisirmis.Yaptigi estetik ameliyatlar gozu asiri fazla yoruyor.Yuzune bakarken estetik ameliyatlarin kotu uygulamalarini gormekten dediklerine konsantre olamiyorum. Normal bir arkadas olarak bile bu sekilde ameliyatla yuzunu mahveden biri ile oturup konusmak istemezdim.
0
turkuaz
(15.01.25)
İrem Derici'nin nasıl biri olduğunu bilmiyorum ama sosyal medyadaki İrem Derici algısını biliyorum. O hali ile çekici değil ama kafa arkadaş olur gibi bence de.
0
nawar
(15.01.25)
Belli bir yaşa kadar çirkin baskısı yemiş o karakteri olmuş şimdi sexy olsa da varoşluğu yok edemiyor. +bacımdır
0
olaylar olaylar
(15.01.25)
Arkadaş olarak da sevgili olarak da hayır
0
iwasbornonamountainside
(15.01.25)
Kendi adıma ne arkadaş ne sevgili.

Zaman kaybı olarak görüyorum.
0
baldan kaymak
(15.01.25)
40 senedir erkegim, benim gozlemim genelde erkekler bu tarz erkek fatmalari "arkadas" olarak sever. hoslanmaz ama etrafinda tutar, yeri gelir arar dertlesir vs.
0
cooperr
(15.01.25)
Asla hoşlanmıyorum
0
Dudarmon
(15.01.25)
(7)

Ev kredisi çekmişler yardım lütfen?

bobinhoo
Merhabalar,Geçen sene şubat ayında bir ev kredisi çekmiştim, bir yılı dolmak üzere. Çekerken ev sigortası gibi bir şey yaptırmışlardı zorunlu olarak ve bunu kredi süresi boyunca yenilemem gerektiğini söylemişlerdi.Şimdi sigortanın süresi dolacak, banka bana bunu yenilemem için ulaşır mı? Ulaşmaz ise
Merhabalar,

Geçen sene şubat ayında bir ev kredisi çekmiştim, bir yılı dolmak üzere. Çekerken ev sigortası gibi bir şey yaptırmışlardı zorunlu olarak ve bunu kredi süresi boyunca yenilemem gerektiğini söylemişlerdi.

Şimdi sigortanın süresi dolacak, banka bana bunu yenilemem için ulaşır mı? Ulaşmaz ise ben de yenilemesem ne olur?

Bu konuda tecrübeli biri varsa cevap verebilirse sevinirim. Teşekkürler...

Not: Kredi çektiğim banka Akbank.
0
bobinhoo
(13.01.25)
Banka sana ulaşır da, bence ulaşmasını bekleme. Bir ay kala gel yenileyelim tadında bir SMS gönderir. Git konuş. Taksit yaptır, falan.

Yenilemezsen olur mu? Olmuyor maalesef. Kredi sözleşmesini okursan, var bununla ilgili bir madde.
0
Mirket
(13.01.25)
hocam farklı bir sigorta şirkeninden fiyat alın. bankaların anlaşmalı olduğu yerler genelde geçirirler bu sigorta işinden. ben geçen sene bankanın istediğinin yarı fiyatına farklı bir sigortadan yaptırdım, hem de kredi kartına 8-9 taksit falan yaptılar. bankadan sms/mail gelmeyebilir, krediyi çektiğiniz şubedeki müşteri temsilcinizle konuşun. onlar size fiyatını söylesinler, farklı yerlerden teklif isteyin.

bu arada bu dediğim ek sigorta için geçerli, dask'ta fiyat her yerde aynı oluyor. ama banka yine bunun parasını peşin isterken başka sigortacıdan karta taksitle yaptırabiliyorsunuz.
0
shadowfollower
(13.01.25)
Yaptırmak zorunlu, aynı bankadan yaptırmak zorunlu değil. Yaptırın bu arada. Dünyanın bin türlü hali var.
0
SiyamkedisiZorro
(13.01.25)
Siyamkedisi +1
Daha yeni bankalar ve hayat sigortaları ile uğraşmış biri olarak Eğer bir şey olursa ailenizin evden olması falan sorun değilse yaptırmayın tabi.
0
logisticsmanager
(13.01.25)
Büyük ihtimal silinecek bu ama başlığınızın inanılmaz bir clickbait olduğunu söylemek istedim.
0
peki madem
(13.01.25)
kredi süresince yaptırmanız gerekiyor bunu. her sene fiyatı artıyor enflasyon sebebi ile ama alım gücü olarak aynı miktara geliyor.

neden bu sigorta zaruri? çünkü krediniz bitene kadar ev size değil bankaya ait.
0
biseysorcaktim
(13.01.25)
Konut kredisinde dask haric hiçbir police zorunlu değildir. Hakem heyeti ve tüketici mahkemesi kararlarıyla bankalara karşı açtığım davaları kazandım. Ha konut sigortası bence de gerekli o ayrı bir konu.
Banka sizi sigorta policesiyle daha düşük faizden faydalandırdıysa ve bu sözleşmede bu durum yaziliysa banka haklı olabilir.
0
karacigerim vur kadehlere
(13.01.25)
(4)

Loş Angeles ta yanan Türklere ait evler...

primetime
Gerçekten bu kadar çok mu? medyada falan gördüklerimiz doğru mu? Turabisinden soylusuna Ahmet Hakanina herkesin evi çıktı burada. Aslı var mı acaba?
Gerçekten bu kadar çok mu? medyada falan gördüklerimiz doğru mu? Turabisinden soylusuna Ahmet Hakanina herkesin evi çıktı burada. Aslı var mı acaba?
0
primetime
(12.01.25)
Şimdi İngiltere'ye yerleşiyor ünlüler, çok dikkatimi çekiyor. İngiltere'den önce Amerika'ya akın ediyorlardı. Bence mümkündür.
0
muhayyer divan
(12.01.25)
o video makara. gerçek değil. illa oralarda evi yanan türk olmuştur tabi ama kimin kesin bilmiyorum
0
avatar is back
(12.01.25)
yerlesik tanimadigin turkler olabilir ama cok cok azdir bu. oyle medyatik unluler amerika'da ev aliyorsa genelde florida'dan ev aliyor. california'ya gidip gelmek zor.
0
antikadimag
(13.01.25)
kenan doğulu'nun evi yanmış.
başka insanları bilmiyorum. doğulunun orada evi olması beni şaşırtmaz. yanması da şaşırtmaz.

başka kimler var? diğerlerini duymadım ben.

ünlüler (ününe göre) kamyon yüküyle para kazanıyor. kimileri farklı alanlara yatırım yapıyor ya da bizim yaşantımız için cennet denilebilecek yerlere taşınıyor. 3-5 milyon dolarmış oradaki evler. o ünlülerin türkiye'deki lüks konutları da aynı değilse bile benzer tutardadır.

edit: kenan imirzalioğlu, sinem kobal, turabi, beren saat, serenay sarıkaya.
turabi dahil hiçbirinin bi kaç milyon dolar verip ev alamayacak kadar az parası yok. alırlar.

aynı haberda serenay sarıkaya'nın 1milyondan aza aldığı yazıyor mesela.
0
biseysorcaktim
(13.01.25)
(31)

+30 yaşında birinin araba kullanmayı bilmemesi garip mi?

morca
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum. Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyke
Ben bir kadın olarak araba kullanmayı bilmediğimi söyleyince şahsen garipseniyorum.

Arabam yok, ailemde de uzun zamandır arabası olan kimse yok. Maddi olarak yakın zamanda araba alabilecek gibi değilim, zaten çok uzun yıllardır her yere toplu taşıma ile gidiyorum ve buna alıştım. Biriyle birlikteyken de adamlar kendi arabalarını kendileri kullanıyor, benim kullanmama gerek kalmıyor veya bu yönde bir talepleri olmuyor. Ehliyet almak için açıkçası bir sebep göremiyorum.

Buna rağmen ne zaman konusu geçse bir şaşkınlık oluyor, sanki araba kullanmak kişisel gelişimin büyük bir parçası gibi karşılanıyor. İlginç buluyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
morca
(10.01.25)
kişisel gelişimin büyük bir parçası, evet.
0
gabe h coud
(10.01.25)
Aydınlanma yolunda aşılması gereken bir köşe taşıdır.

Benim de ehliyetim yok, 38 yaşındayım.
0
sekizdokuzon
(10.01.25)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım. Benim de ailede araba yok, durum da yok. Araba olmayınca insanın aklına gelmiyor ki. O şaşıranların arabası vardır.
0
nothing in my way
(10.01.25)
bence ögren. hep istanbul'da yasamayabilirsin.
ehliyet dursun. sana sonra sürmek istedigin direkt sürersin, bürokrasi ile ugrasmazsin.

yaslandikca ögrenmek zorlasir.
0
sonsuz
(10.01.25)
değil bu bir tercih meselesi
0
duyurukullanıcısı
(10.01.25)
Ailesinde araba sahipleri mevcut, maddi açıdan da iyi durumda olanlar şaşırıyordur buna. İnsan belli bir ücretle geçinmeye çalışırken, bazılarının normali onun için lüksken "Arabam yok, almayı da düşünmüyorum, zaten istesem de alamam ama ben yine de öğreneyim." diye düşünmüyor çünkü öncelikleri farklı.

Kişisel gelişimle alakası olduğunu da düşünmüyorum. Müge Anlı'da kayıp olarak aranan yengesine beş kişiyle tecavüz edip bu sırada görüntüleri çekmiş, o görüntüleri de kızın aile bireylerine izletmiş olduğu ortaya çıkan köy adamı da araba sürebiliyor çünkü ihtiyacı varmış ve öğrenmiş.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Ben 18 yaşındayken aldım ehliyet ama korkudan kullanmıyorum. Metro da yetiyor bana. Ama gün gelecek belki çocuk olacak, partnerinin, arkadaşının hastaneye gitmesi gerekecek ambulans olmayacak vs ihtiyaç olabiliyor. Eşinin, sevgilinin arabası olsa bile senin sürmen gerekebilir.

Mesela bu gerekçelerle erkek arkadaşım sürekli pratik yaptırıyor ve araba kullanmamı haklı olarak bekliyor.
0
jazzabel
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı. genç erkeklerde ortam yapma aracı, genç kadınlarda bak özgürüm kimseye muhtaç değilim göstergesi. bundan araban yoksa hele ki ehliyetin dahi yoksa kendilerince seni hor görüyorlar.
amerikada, kanadada olsak anlarım buralarda arabasız hiç birşey yapamazsın. ama türkiye gibi toplu taşımanın gelişmiş olduğu ülkelerde araba gereksiz bir israf.
bende ehliyet var kullanabileceğim arabada var ama kullanmıyorum. çünkü tüm işlerimi toplu taşıma ile çok rahat hallediyorum. zaten araba kullanmaktanda hiç haz etmiyorum.
0
my fault
(10.01.25)
türkiyede arabası olmak bir statü göstergesi sayılıyor. bir hava atma aracı üstünlük kurma aracı.+5

36 yaşında erkek kişiyim. Bir türlü öncelik verip araba kullanmayı öğrenmedim. Biraz da inatlık yüzünden öğrenmedim. Arana kullanmayı öğrense dediklerinde zorunda mıyım diyorum her seferinde.
0
put it in your appropriate place
(10.01.25)
Çevrendekilerinin aklı, fikirleri beklentileri,yaşam tarzları havada.
Onların renkli renkli yaşayan, alış veriş sitelerinden bir türlü çıkamayan konformist kişiler olma ihtimali çok yüksek.

Kişisel gelişimin büyük bir parçası yetenekli olmak, 27 diploma ve kurs bir de ehliyet sahibi sahibi olmak demek değil,
(sadece onlar için değil genelde herkes için) haddini bilmek olduğunu onlara uygun şekilde anlatınız.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
ne arabam vardı ne de araba alacak bir imkanım ama yine de üniversite 3. sınıfta ehliyet aldım, araba kullanmayı da öğrendim. üstelik baya baya yıllar önce yaptım bunu yani. sonra ilk fırsatta da araba aldım döküntü de olsa, zamanla yeniledim. artık ona da ihtiyacım yok çünkü güzel bir şirket arabası var benim kullanımımda. o kadar genç yaşta ehliyet almış ve araba kullanabiliyor olmam iş görüşmelerinde bile beni daha girişken, daha çalışkan olarak görmelerine neden oldu.

okul bittikten sonra iş hayatı yoğunluğu içinde ehliyet almaya bir türlü fırsat bulamayan arkadaşlarımdan çok iyi iş fırsatlarını sırf ehliyet nedeniyle kaçıranlar da oldu, sevgilisi arabayla alıp bırakan kadın arkadaşımı ezikleyen erkeklerde oldu. bu tür örnekleri çoğaltabilirim.

herkes için ama özellikle de bir kadın için ehliyetinin olması ve araba kullanabilmek evet çok önemli bir kişisel gelişim meselesi. garip demem ama anlam da veremem. hem inanılmaz bir güvenlik ve özgürlük sağlıyor, hem de kimseye muhtaç olmuyorsun. o sizi alıp bırakan sevgilileriniz emin olun kendi içinde bunun hesabını yapıyorlar (sosyal medyada, ekşide vesaire de bunu hem yapıp hem de bir aşağılama olarak kullanan çok erkek var). illa arabanız olması da gerekmiyor, bir hafta sonu araç kiralayıp birkaç kişi bir yerlere gidebileceğini bilme hissi bile insana çok iyi geliyor bence özgüven açısından.
0
Phoebe
(10.01.25)
37 yaşında ne ehliyetim var ne de kullanmayı biliyorum.
trafikten hoşlanmıyorum. dikkatimi de yola veremem diye düşünüyorum :D
0
neira
(10.01.25)
Bizim ülkeye has deli saçması bir durum.
25 yaşında motosiklet ehliyetimi aldım otomobillerle zerre alakam yoktu uğraşmadım.
daha sonra 35 sonrası otomobil ehliyet almam gerekti. AMAN TANRIM gittiği her kurs araba kullanma bilmememe şoklara giriyor, garip tepkiler :D Arkadaş siz öğretmeyecek misiniz bunu bana :D

Dünyanın en normal şeyidir, isteğe bağlı bir durumdur ama türkiyede hele son 10 15 senedir kıraathane kültürünün her yere sızmasından dolayı, "delikanlılık, adamlık, vs " komik kavramlardan dolayı çok garip yerlere kadar gidebiliyor bu muhabbet.

hanımları da garipserler ona da şaşırmam.
0
hedep
(10.01.25)
Ankara gibi mansurun beceriksiz ulasim altyapisinda bu ni must
0
lapaz
(10.01.25)
arabası olmayan ve almayı da planlamayan birinin bilmemesi bana normal geliyor.
0
orpheus
(10.01.25)
Yanındaki kişi hastalandı. Araba var ama gidemiyorsunuz. Bu yüzyılda. Garip tabii.
0
Mirket
(10.01.25)
araba kisinin ulasim ozgurlugunu eline almasidir. kendi kendini a noktasindan b noktasina goturebilmek de onemli bir mevzu.

ama para yoksa, araba yoksa nereden denk gelip ogreneceksin. ben de ehliyeti gec aldim, 21 gibiydim ve duzenli araba kullanmaya 28 gibi basladim. ama bunlar hep fakirliktendi. araba olunca harita aciliyor. kesinlikle yucelestirilmemesi lazim arabasizligin ve ehliyetsizligin.
0
antikadimag
(10.01.25)
araba kullanmayı 35 yaşında öğrendim, o da iş gereği zorunluluktan çıktı ortaya. Muhtemel işle alakalı bir şey olmasaydı hala arabayı kullanmayı bilmeyen biri olucaktım.
0
clones
(10.01.25)
biraz garip biraz garip değil.
zaten ehliyeti olan kadınların da %90 araba sürmeyi bilmiyor sadece hareket ettiriyor.

bisiklet sürmek gibi bir şey araba sürmek.

eğer sürme imkanın olmadıysa garip değil
ama paran pulun ve imkanın varken öğrenmediysen kötü.
ama öğrenmesi inan 1-2 günlük iş yani öyle atla deve değil.
mesela ben yüzme bilmiyordum yeni öğrendim yaşım da 37
yüzememek çok garip geliyordu
0
OgutucuRecep
(10.01.25)
kadin erkek farketmez, bence gunumuzde garip artik. yuzme bilmemek gibi bisey.
ogrenin kardesim, o kadar zor bir mevzu da degil zaten.
annemin ehliyeti vardi ama asiri endiseli bir tip oldugu icin bir turlu tek basina kullanamadi, eziyetini hep kendi hemde biz cektik.
0
cooperr
(10.01.25)
Garip değil. Otistik olmam etkiliyor durumu araba kullanamıyorum. Bu toplumun zihniyeti sıkıntılı maalesef kendi gibi olmayanı tuhaf karşılayor yada dışlıyorlar.
0
pembediken
(11.01.25)
araç sürebilmek bir gereklilik.

bir sağlık sorunu olmadığı halde keyfi olarak bunu reddetmek, zaten gereksiz deyip liseyi terketmeye benziyor bence.

çok iyi sürmek gerekmiyor, lazım olduğunda a noktasında b noktası ağır aksak da olsa götürecek kadar bilmek gerek.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Bisiklet suruyorum de geç
0
Zetnikov
(11.01.25)
bana aksine ehliyeti olmayanlar “zengin” geliyo. bu ne rahatlıktır, umursamazlıktır ya, kesin zenginsin sen
0
deartheodosia
(11.01.25)
@ogutucurecep, çok iyi kullanıyoruz kadınlar olarak. s.ktir git bak yine kadınlara, zekalarına laf çarpan biri çıkmış
0
deartheodosia
(11.01.25)
Ehliyetimi 36 yaşımda aldım, çünkü o zaman ihtiyaç hissettim. Kişisel gelişimle de bir alakası yok; hele de modern arabalar kullanımı basit elektronik aletler. Eveki kahve makinesini kullanıp lattenin kıvamını tutturmak daha zor geliyor bazen.
0
salihdt
(11.01.25)
Garip diil ama yine de bı an önce öğren bnc. Çok güzel bir özgürlük
0
abuzer
(11.01.25)
Aynı koşullardayız, bu verilerden dolayı ben de araba kullanmayı bilmiyorum.
Ehliyet aldım ama. Şimdi ehliyet alma şartlarına bakınca (hem sınav detayları hem kurs ücretleri, masrafları vs.) iyi ki almışım diyorum.

Tamam araba alma ihtimalim ülkenin şu koşullarında imkansıza yakın ama en azından ihtiyaç anında bir araç kiralayıp işimi görebilirim bu sayede, ehliyeti bu yüzden önemli buluyorum.
Araba kullanmayı da çok beceriksizsen 10-12 ders alırsın özel bir hocadan halledersin zaten.

Ehliyet almamış olsaydım eğer mevcut şartlarda eğer araç alma imkanım yoksa bu paraları verip alır mıydım bilmiyorum. Sanırım almazdım, kurs ücretleri de sınav ücretleri de vergileri de uçmuş çünkü, delilik gerçekten.
Ben 500 liraya almıştım ehliyeti her şey dahil :D
0
mutekebbir
(11.01.25)
hayır
0
edaddy
(11.01.25)
30+ yasinda olup, buyuksehirde yasayan biri olarak bugune kadar gerekli gelmedi. Genelde "esin/cocugun hasta olursa ne yapacaksin?" gibi bir argumanla geliniyor; ama evlenmeyecegim icin boyle bir derdim yok. Calistigim yerde de bugune kadar servis imkanindan yararlandim. Ogrenmek icin hicbir sebebim olmadi kisacasi. Is disinda bir yere gitmem gerekirse de toplu tasima veya en kotu taksiye binip giderim. Bu arada ehliyetimi 15 yil once aldim; ama direksiyon sinavindan sonra sadece 1 defa kullanip bir daha elimi surmedim; yani araba kullanmayi bilmiyorum.
0
chickentown
(11.01.25)
Acil durumlar için öğrenilmesi gereken bir durum gibi geliyor bana
0
yuvarlanantencereninkapagi
(11.01.25)
(14)

Gıda Dedektifi vb. hesaplara güveniyor musunuz?

seni tanıdığım güne lanet olsun
Gıda üzerine olan Gıda Dedektifi, Gıda Ajansı gibi hesapların bazı markalardan para alıp özellikle onları övdüğü, bazılarını özellikle yerdiği, gündeme göre içerik belirlediği ve ülkenin kritik dönemlerinde aktrollük yaptığı söyleniyor. Fahrettin'in ekibinden olarak biliniyorlar. Edilgen yüklem kull
Gıda üzerine olan Gıda Dedektifi, Gıda Ajansı gibi hesapların bazı markalardan para alıp özellikle onları övdüğü, bazılarını özellikle yerdiği, gündeme göre içerik belirlediği ve ülkenin kritik dönemlerinde aktrollük yaptığı söyleniyor. Fahrettin'in ekibinden olarak biliniyorlar.

Edilgen yüklem kullanıyorum da zaman zaman ekran görüntüleriyle vs. dile getiriliyor zaten. Kesin bir durum, sadece boş bir iddia değil.

Sizin bu alanda güvendiğiniz başka hesaplar var mı?

Sıradan vatandaş neye güveneceğini, kimin sözüne itibar edeceğini şaşırdı.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.25)
Adam direkt "şu ürün kötü almayın" duyurusu yapmıyor ki, içeriklerini yazıyor hatta karşılaştırma yapıyor. Algida ve Ülker'in millete ne yedirdiğini ifşa ediyor mesela.
0
feastofthedamned
(10.01.25)
Gıda dedektifi sahtekarın bayrak taşıyanı, 80 iq üzeri her insan içerik okumayı ve içeriklerin ne olduğunu anlama kabiliyetine sahip olmalı bence, böylelikle başkalarının yönlendirmesine ihtiyaç duymadan neyin ne olduğunu rahatlıkla anlayabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.01.25)
Kaale almıyorum. Ajanı ilk kez duydum, dedektifinin paylaşımlarını engelledim, denk gelirsem de bakmıyorum. Hem güvenmiyorum hem ispatlı aktroller hem de operasyon hesapları. Ayrıca muhtemelen yaptıkları işle ilgili de gram bilgileri yok
0
nundu
(10.01.25)
gıda dedektifine güvenmiyorum.
0
inheritance
(10.01.25)
İlkinin aktrollerden olduğu ispatlı. Propaganda hesabı.
0
potasyum bebek
(10.01.25)
elbette hayır, şantajcı organizasyonlar bunlar.
0
ensar
(10.01.25)
Evet güveniyorum.

Meseleye parti veya taraf olarakta bakmıyorum.
Denetim hususunda zaten gerideyiz
hiç değilse böyle oluşumlarla bir şeyler yapılsın.
Devletin ödül bile vermesi gerekiyor.
Trollük yaptığını söylemekten çok bunu ayrıca ciddi şekilde ispat etmek gerekiyor.
İddia eden ispat etmek zorundadır. Bu hukuki kaidedir.

Bizde fahiş fiyatların artması, gıdaya başka şeyler karıştırılması , diğer her tür hile ve stokçuluk gibi toplumun zararına olan fiiller, "terörle mücadele" kapsamına alınmalı ve failler tek tek tvlerde ifşa edilmelidir.

Arızalı firmaların ifşa olmamalarını sağlayan, mahkemeden yürütmenin durdurulması gibi alınacak kararlar toplumun menfaati gözetilerek resen geçersiz sayılmalıdır.
Acısını belki bir kaç ayda çıkaracakları türden para cezaları yeniden ele alınmalı hatta bu tür
firmalar ibretlik olacak şekilde mal varlıklarıyla birlikte hazineye devredilmelidir.

Neredeyse o sağcı bu solcu diyerek hiç bir yere varamıyoruz. Aynı anda hem gaza hem frene basıyoruz.
0
diyecevaplandı
(10.01.25)
Cok merak ettim, Gida Dedektifi'nin aktrollukle falan ne gibi bir alakasi var? Turkiye sahlandi falan dedigini hic hatirlamiyorum.
0
mbond
(10.01.25)
yerine göre faydanılabilir. ne büsbütün iyi ne de kötü. farkındalık yaratması güzel, ama devamında araştıran eden için bu bir anlam ifade ediyor. yoksa adamın paylaştığı her içeriği kutsal metin gibi kabul etmenin yararı yok.
0
kesmekes laleler
(11.01.25)
herkes kendi çıkarında.
bu adamın da tek derdi bu konu üzerinden korku yaymak, etkileşim kasmak ve para kazanmak.
bu ara boykot v.b. etkileşim kazandırdığı için oradan yürüyor, tersi olsa onu da yapardı.
kısaca sizin sağlığınızı değil, sadece cebini düşünen bir hesap.
0
nuisance2
(11.01.25)
korku yaratarak ilgi çekmeye ve takipçi kasmaya çalışan bir hesap bu çoğunlukla. maalesef bunu da iyi başardı. şu anda yazılım alanında olsam da ilk lisans eğitimim gıda alanındaydı az çok bilgim var konu hakkında. adamın taktiğini ve olayını şöyle anlatayım kısaca. mesela bunun içinde su var demek yerine hidrojen dioksit var diyor (bildiğimiz suyun kimyasal adı) adam ve millet de kimyasal ad görünce korkuyor zehir sanıyor hemen. aşağı yukarı böyle stratejisi.
0
semaforo de medianoche
(11.01.25)
ya ilk çıktığında bunların para kazanmak gibi bir motivasyonu yoktu sanırım. o zamanlarda güzel içerikleri oluyordu. büyüyüp her şeye maydanoz olunca ve sponsorlu içeriklerin sayısı artınca artık güvenmez oldum.

çoğunlukla, bildiğimiz şeyler dışında bir şey söylemiyor bu hesaplar. ama başkası söyleyince daha bir korkuyoruz. yoksa ürünün etiketinde yazılıyor zaten içindekiler.
0
biseysorcaktim
(11.01.25)
Gıda Dedektifi'nin siyasi görüşünü, etiket okumanın yarattığı değeri falan geçiyorum, bence şu andakien büyük sorunu iş modelinin çıkar çatışması içermesi.
Sen eleştirdiğin kategorilerde üretim yapan şirketlerin kötülediğin ürünlere benzer süreçlerle üretilmiş ürünlerinin "Sponsorlu İncleme" ile reklamını yaparsan inandırıcılığın kalmıyor.
0
salihdt
(11.01.25)
kesinlikle güvenmiyorum
0
basond
(11.01.25)
(6)

Amerika’daki yangın konusunu anlayamadım

michael_knight
Selamlar,Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım. O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?İngilizce Türkçe link de olur.
Selamlar,
Los Angeles’taki yangın ve sigorta şirketlerinin 4 ay önce sigorta yapmayı bırakmış olması olayını tam anlayamadım.
O konuyu kabaca anlatmak isteyen olur mu?
İngilizce Türkçe link de olur.
0
michael_knight
(09.01.25)
O mevzuyu net bilmiyorum da ben 15 sene once Los Angeles'a gittigimde Hollywood/Beverly Hills Celebrity Homes diye ufak ustu acik bir minibuste bir turist turuna katilmistim. Rehberimiz (kendisi de eski bir oyuncuydu) surekli buralarda sikca yangin oluyor, sigorta sirketleri su evleri sigortalamiyor, cunku bitki ortusu ve col iklimi yangina asiri yatkin falan diye sik sik bahsediyordu. Bunlarin hicbiri yeni degil yani, sadece bu sefer yangin biraz daha buyuk. Hala o bolgelerden ev alanlarin da cogu riskin farkindadir ya da maddi kaygisi yoktur.
0
hot potato
(09.01.25)
Abi Amerika'da yangın ve sel konusunda, tam bir vahşi kapitalizm ülkesi olduğu için, sigorta şirketleri canının istediğini yapıyor. Misal sürekli sel olan yerlerde ya yapmıyorlar sel sigortası ya da kol gibi para istiyorlar.
Burada da yangın var. Bir sigorta şirketi yazın demiş ki ben artık bu bölgede yangın sigortası yapmıyorum çünkü sürekli yangın var. Bundan 3-4 yıl önce başlamışlar zaten çoğu yapmamaya. Ben bill burr'den biliyorum California'da sürekli olur los Angeles'da yaşadığı için sürekli yanıyor.

Neyse yani, klasik risk gören sigorta şirketlerinin kafasına göre at kosturabildigi ülkede "bana müsade kendi basinizin caresine bakin" demesi olay.

www.newsweek.com
0
logisticsmanager
(10.01.25)
ben de merak ettim bu olayı da twitter'da bi kaç twit'e denk geldim. özetle; şuanki yönetim kol gibi vergi alım cücük gibi karşılık vermiş. eşitlik, özgürlük, azınlık derken yangınların sık yaşandığı bu yerlerde gerekli önlemleri almamışlar. aylar öncesinden trump bile bu konuda bir sürü söylenmiş "sizin en başat sorununuz yangınlar ve siz önlem almıyorsunuz bu konuda" demiş. ilgililer ve yetkililer pek ilgisiz davranmış bu konuda.

bu politik gelişmeler ışığında sigorta şirketleri poliçeleri yenilememeye başlamış.

nasılki istanbul için bir deprem öngörüsü var ve önlem alınması gerektiği söyleniyorsa, orası için de yangın öngörüsü varmış yani.


nypost.com
(haberin en sonunda trump'un bahsi geçen twit'i var, 2019 tarihli)
0
biseysorcaktim
(10.01.25)
Linkler ve açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar.

Sigortacıların yaptığı çok doğru göründü bana. Hem siz hem de Amerikan halkı neden garipsemiş bu durumu?

Orada yangın riski çok fazla olduğu için, gerekli önlemler alınmadığı için sigorta yapmak istemiyorlar işte. Suçlu sigorta şirketleri değil önlem almayan, devlet, belediye, itfaiye, şerif vs. diye düşünüyorum.

Kaçak elektriği herkesin ödemesi gibi sonuçta bu riskli yerlere sigorta şirketleri tazminat ödedikçe her yerdeki sigortalıların parasından çıkacak o masraflar bir şekilde.

Ben aşırı ötesi liberal mi bakıyorum konuya?
0
🌸michael_knight
(10.01.25)
Yani eğer Türkiye'de de depremin, selin sigortadan çıkması gibi şeyleri de savunuyorsan bakış açında sorun yok.

Neden garipsiyoruz? Zamanında insanlara radyasyonlu fırça yalatanları neden garipsiyorsam ondan. Tek işi daha çok para düşünmek olan, paradan başka hiçbir şeyi umursamayan corporation savunacak değilim. Sen intihar etme diye çalıştığın yere cam koymayacak sirketlere "free economy baby" dersen yarın "geçen sene bir bira icmissin, alkol sağlığa zararlı. Ondan sağlık sigortani yüzde 200 artırıyoruz" derler, "liberal economy <3" dersin.

Dünyanı geldiği noktada bizleri köle haline getirememelerinin sebepleri herkesin liberal olmaması.

Neyse konu sapmasın. Sigorta sirketi savunamam hayatta.
0
logisticsmanager
(10.01.25)
michael_knight'ın dediği sigorta işinin özü itibariyle doğru. Sigorta işinde nihayetinde belli bir tutar karşılığında insanların risklerini satın alıyorsun. Bu bedelin satın alınabilir olması için riskin de görece küçük olması, hatta mümkünse de aynı riske sahip sigortalıların çok olması lazım, zira sigorta bedeli riskle doğru orantılı. Riskin çok yüksek olduğu durumlarda sigorta mantıksız hale geliyor çünkü şirketin

a) Sigorta bedelini çok yüksek tutması lazım: Mesela 5 milyon dolarlık ev için 2 milyon dolar. Ki bu bile riskin çok çok yüksek olduğu durumlarda sorunlu çünkü riskin yüksek olması demek bir noktada o söz konusu olay yaşandığında sigorta şirketinin batması demek.(Mesela sen o bölgedeki evlerin 1 yıl içinde yangından zarar göreceğini düşünüp %80 premiumla sigorta yapmayı kabul etsen bile o olay yaşandığında ödeyeceğin %20'lik fark seni batırmaya yeter)
b) Sigorta şirketinin zararına risk alması lazım: Bu da özel şirket için mantıklı değil, ancak devlet bir sosyal hizmet olarak yaparsa yapar.
0
salihdt
(10.01.25)
(14)

40 yıldır hiç boza içmedim.

msb
inanılır gibi değil belki :)Ama denk gelmedi.Küçükken hep sesini duyardım "vefaa boooooozaaaa" diye.Şimdi yeni taşındığım mahallede de duyuyorum akşam 21.00'den sonra.Bu nasıl bir içecek, ve neden geceleri satılıyor, seksüel bir şeyler falan mı var bilmediğim? :)Sokakta sütçü bile kalmadı bozacılar
inanılır gibi değil belki :)

Ama denk gelmedi.

Küçükken hep sesini duyardım "vefaa boooooozaaaa" diye.

Şimdi yeni taşındığım mahallede de duyuyorum akşam 21.00'den sonra.

Bu nasıl bir içecek, ve neden geceleri satılıyor, seksüel bir şeyler falan mı var bilmediğim? :)

Sokakta sütçü bile kalmadı bozacılar ölmedi, nasıl bir içecek bu ki geneli orta yaş altı bir semtte bile satıyor.

Hayret bir şey bence.

Ramazan davulcusu bir bu iki.
0
msb
(09.01.25)
İçinde eser miktarda alkol olurmuş eskiden. Osmanlı'da cakirkeyf olmak için bardak bardak boza içildiğini duymuştum. Şimdinin bozasi neye benziyordur bilmem, hiç içesim gelmedi. Ne tam tatlı ne tam ekşi, lezzetsiz bir şey gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(09.01.25)
Ben de hayatımda hiç içmedim
0
respect
(09.01.25)
Yanıtlar için çok teşekkürler ama cidden bu içecek neden ölmedi ve akşamın körü birileri "bozaaa" diye bağırıp bunu satıyor.

Bana bunu açıklayacak bir boza müptelası lazım sanırım, "annlayamazsın" diyecek :)
0
🌸msb
(09.01.25)
O bozacılar birer hayalet, hortlak oldukları da söylenir, sence de hiç kaybolmamaları tuhaf değil mi.... daha fazla açıklayamam

Eğer çocukluktan alışmadıysan sevebileceğin bir tat değil, ekşi buruk bir tat fakat içimi kolay olsun diye artık şeker basıyorlar, aşure gibi tatlı ve yoğun bir içeceğe dönüşüyor

Hatta ekşiduyuruya tekrar gelsem alacağım bir nick olabilir "hayalet bozacı"
0
grimavi
(09.01.25)
Ben çok severim, mahalleden geçen amcadan da alıyorum arada. Eğer İstanbul'daysanız Vefa Bozacısı'na gitmenizi öneririm, çok nostaljik bir yer. Ben ekşi sevdiğim için marketten alırken Balaban'ı tercih ediyorum ama Vefa'nın mekanı hoş dediğim gibi.

Boza iç ısıttığı için kış geceleri satılır diye bilirim (soğukta daha zor bozulduğu için geleneksel olarak kışlık bir içecektir). Neden bitmedi sokakta satılması bilmiyorum, belki benim gibi mahalledeki amcayı desteklemek isteyen romantikler ayakta tutuyordur :)

Bu arada Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık kitabını öneririm okumadıysanız, bozayla doğrudan ilgili olmasa da bir bozacı üzerinden anlatılan bir hikaye.
0
fotrsapka
(09.01.25)
Çocukken sokak bozacısından bir defa almıştık, güzeldi. Sonra markettekileri denedim hep yılda bir, kıvamları da tatları da kötüydü. Akhisardaki meşhur bozacıya bakıyorum yine akışkan bi kıvam gözüküyor videolardan markettekiler muhallebi gibi hep. Düzgün bir yer bulmaya özen gösterin deneyecekseniz.
0
hedep
(09.01.25)
boza, salep, root beer, eggnog falan bunlarin alayi ya hastasi olacagin ya da nefret edecegin seyler. ortasi yok.
0
cooperr
(09.01.25)
ben severim.

sahlep ve boza kış içeçekleri. zaten yazın bulunmuyor istesen de.

boza'yı seveni var sevmeyeni var. içeni var yiyeni var.

genelde bardağa koyulur, üstüne biraz tarçın eklenir ve kaşıkla yenir. puding gibi bir kıvamda. içilebilir de istenirse ama kaşıkla yemek daha kolay.
içine leblebi de atılabilir. öyle de seviliyor.

buğday, darı gibi ürünlerden yapılıyor. sıvı ekmek gibi.

istanbul'da vefa bozacısı çok methedilir ama ben pek beğenmiyorum. gerçi yıllar yıllar önce bir kez gitmiştim ama bir esprisini görmedim.

balaban boza'yı severim ben migroslarda var. bugünlerde yüz küsür lira şişesi.
onlar güzel oluyor.

tarifi mi değişti nedir, iki sene önce daha lezzetliydi ama.

seksüel bi şeyi falan yok.
dediğiniz gibi, biraz ramazan davulculuğu gibi, ölmeye yüz tutan nostaljik bi şey.

şişelenmiş bozalar varken sokaktan almadım pek. ama sokakta satılanlar daha tazedir sanırım. bir kez almıştım sırf gelenek ölmesin diye. ama kaç yıldır alanı edeni görmedim.
0
biseysorcaktim
(10.01.25)
bayyyılıyorum. hiç de öyle çocukken içtiğim bi şey değildi. emzirirken süt arttırıyormuş diye başladım ve tiryakisi oldum.
0
deartheodosia
(10.01.25)
Eskişehir çocuğu olarak bozayı severim. Karakedi olursa tadından yenmez tabii
0
glamdr1ng
(10.01.25)
Socak bir içecek olmadığını bilmende fayda var. Vefa bozacısına git hem karşısında zeyrek var orayı hem de vefa bölgesini gezersin. Az kalmış tarihi yerlerden
0
hebanon
(10.01.25)
Marketten alırsaniz vefa bozacisi alın ve yemeden önce kuvvetlice 1-2 dakika calkalayin.

Bol tarçınla güzel olur, üstüne leblebi de ilave edebilirsiniz:)

1. Tercih tabii ki bizzat vefa bozacisina gidip yerinde yemek.
0
makbur
(10.01.25)
boza da ayran gibi normal bir içecek. neden bitsin.

Bim'deki agah boza, Bursa'nın meşhur bozacısı ömür boza tarafından yapılıyor ve eğer yeni gelmişse alıp zevkle içebilirsiniz. Fakat 4-5 gün rafta beklediyse suyu çekiliyor ve puding gibi katılaşıyor. Reyonda şişeyi ters çevirin katılaşıp katılaşmadığı belli olur.
0
durbidakka
(10.01.25)
30 35 yıl ağzına sürmemiş biri olarak içtikten sonra müdavimi oldum haftada bir şişe içerim. Ama vefa pahalı. Ulaşılabilir ve ucuz olduğu için bimden alıyordum.
0
cakmayazar
(10.01.25)
(6)

ikametgah taşımak istediğimde hata veriyor?

deartheodosia
“Seçilen bagimsiz bölümün nitelikleri beyan yapilmasina uygun olmadigindan isleminiz gerçeklestirilememistir. Tescil isleminin gerçeklesmesi için adreste ikamet ettiginizi gösterir adiniza düzenlenmis(fatura vb.) belge ile ilçe nüfus müdürlügüne basvurmaniz gerekmektedir.”ikametgahımın olmadığı yerd
“Seçilen bagimsiz bölümün nitelikleri beyan yapilmasina uygun olmadigindan isleminiz gerçeklestirilememistir. Tescil isleminin gerçeklesmesi için adreste ikamet ettiginizi gösterir adiniza düzenlenmis(fatura vb.) belge ile ilçe nüfus müdürlügüne basvurmaniz gerekmektedir.”

ikametgahımın olmadığı yerden (elektrik ve su zaten yok) nasıl fatura alıp da beyanda bulunacağım? bunun kısa yolu nedir??
0
deartheodosia
(06.01.25)
Tapu ya da kira sözleşmesi ile nüfus müdürlüğünden
0
respect
(06.01.25)
Evde ikameti olan birisiyle gitmeniz lazım, yoksa bu kontrol olmasaydı örneğin benim evimde de kendinizi gösterebilirdiniz.

Aynı zamanda ikamet sadece aynı il içinde online değiştirilebilir, onun dışında nüfus müdürlüğüne gitmek gerekiyor.
0
kimlanbu
(06.01.25)
Nufusa gideceksiniz ancak sadece kira sozlesmesi ile ikamet olmaz. Kanitlayici belge istiyorlar ki bu da fatura.

elektrik-su-dogalgaz-internet faturasi olabilir. Eger henuz hic fatura yoksa abonelik sozlesmesi de olur. yani ilk abonelik yapilinca size verilen evraktan bahsediyorum.

Bir de randevu almadan gitmeyin.

Ya da evde ikamet eden kisiyi taniyorsaniz beraber gideceksiniz. bu durumda her ikinizi de kimlikle gitseniz yeter.
0
nuevo
(06.01.25)
kira kontratı bu konuda yeterli değil mi? orada biri yaşıyor görünüyorsa yeterli olmayabilir.

ben de benzer bir problem yaşamıştım. elektrik, doğalgaz, su aboneliğim yoktu ya da benim üzerime değildi. internet faturası götürmüştüm. elektronik fatura geldiği için kabul etmek istememişlerdi. telefon bayisine gidip kontratı onlara kaşeleterek bu işlemi yapabilmiştim.

bankadan gelen kredi kartı, bahsettiğim gibi başka bir fatura varsa kabul ettirebilirsiniz.
0
biseysorcaktim
(06.01.25)
evde yaşayan biri varsa mesela ev arkadaşınızsa, edevlet üzerinden adres beyanı için muvafakat verebilir. böylece siz de o adrese kendinizi kaydedebilirsiniz.

o kişi e-devlet'ten bunu onaylayacak.

not: o kişiye ilçe emniyetten telefon gelecek ya da polis evinize gelip bu işlemi teyit edecek.
0
biseysorcaktim
(06.01.25)
c formu istediler nüfusta, yerleşim yerinden alıp muhtarlığa onaylatmak sonra başvurmak (nüfusa) gerekiyormuş. ileride araştıran olursa. şu an 3. aşamadayım, tekrar nüfusa gideceğim. bakalım.
0
🌸deartheodosia
(06.01.25)
(2)

tuval satın alma

deartheodosia
en kaliteli tuval nereden alınır? marka/satıcı? yardım pls :)
en kaliteli tuval nereden alınır? marka/satıcı? yardım pls :)
0
deartheodosia
(05.01.25)
kalitesini bilemiyorum da büyük kırtasiyelerde vardır. 90ların sonu, 2000lerin başında bir anadolu ilçesindeki kırtasiyede bile tuval bulunuyordu.
0
inheritance
(06.01.25)
puhusanat.com

nişantaşı zafer sokakta böyle bir yer var.
online gönderim de yapıyor. hem profesyonel ürünleri var hem de hobi için kaliteli. yakınsanız gidin konuşun ya da online/telefon ile iletişime geçebilirsiniz.

marka vs bilmiyorum. bu alanla ilgili bilgim yok ama sevilen bir yer burası.
0
biseysorcaktim
(06.01.25)
(2)

vfs global’e (beyoğlu) yakın otopark

violetsky
büyük ve güvenilir otoparklar var mı o civarda? 20-25 dk yürüyüme mesafesi de olabilir. sabah bırakıp randevudan sonra da beyoğlu’nd vakit geçirip akşam aracı alacağım.not: tepebaşı katlı otopark kapalıymış.
büyük ve güvenilir otoparklar var mı o civarda? 20-25 dk yürüyüme mesafesi de olabilir. sabah bırakıp randevudan sonra da beyoğlu’nd vakit geçirip akşam aracı alacağım.

not: tepebaşı katlı otopark kapalıymış.
0
violetsky
(05.01.25)
Barcelo otelin arka sokağından girişi olan otel otoparkını kullanıyorum her gittiğimde.
Çok rahat ve güvenli, giriş çıkış tertemiz. Fiyat isparka göre çok anormal de değil.
Aşağı konum atmaya çalıştım:

maps.app.goo.gl
0
artci sarsinti
(05.01.25)
kazancı camii'nin sokağında maxim otopark'ı (sofitel otel) var. dün oraya park ettim. fiyat yeni güncellenmişti, fiyat tabelasını bantlıyordu bir personel. 2 saat kadar 250 tl ödedim.

fiyatı ispark'lardan yüksek ama benzer sanıyorum ki.

bahsettiğiniz konuma yaklaşık bi km uzaklıkta, istiklal caddesine ve taksim meydanına en yakın otoparklardan biri.

edit: maps.app.goo.gl
0
biseysorcaktim
(06.01.25)
(11)

bankamatik kartını yanınızda taşıyor musunuz?

respect
sanki bir işe yaramıyor gibi artık hı?
sanki bir işe yaramıyor gibi artık hı?
0
respect
(05.01.25)
Uzunca zamandır hayır.matik kullanmayalıda çok oldu.
0
duptıs
(05.01.25)
taşırım. nolur nolmaz.
0
jülsezar
(05.01.25)
Cüzdanımda duruyor ama qr kod daha kullanışlı geliyor.
0
meraklitursucu
(05.01.25)
Dünya'nın 40 çeşit hali var. QR kodla da para çekme limiti var.
Taşırım yani.
0
Mirket
(05.01.25)
Uzun zamandır taşımıyorum, kredi kartı ile hesaptan para çekilebiliyor. Ya da qr kullanıyorum.
0
soft
(05.01.25)
Kredi kartım yok temassız, atm vs için uzun süre banka kartı kullandım.

Uzun süredir atm için de ödeme için de telefonu kullanıyorum ama kart yanımda yine otoparkta, benzinlikte vs telefonun giremeyeceği, uzanamayacağı yerler için ya da ödeme aracını karşıya vermemiz gereken yerlerde kullanıyorum.
0
hedep
(05.01.25)
Taşıyorum ama son birkaç seferdir hata veriyor sürekli. QR sayesinde nakit çekebildim.
0
put it in your appropriate place
(05.01.25)
Taşımıyorum ben, hiçbir zaman taşımadım. 2020'den beri zaten 0 nakit dolaşıyorum, hiç ihtiyacım olmadı :D Kırk yılda bir hiç akla gelmeyen bir sebeple lazım olduğunda da telefonla bankamatikten çekim yapılabiliyor.

Bankamatik kartıyla ilgili ömrü hayatım boyunca bir sorunla karşılaşmadım. Nakit taşımadığım için de 5 senedir problem yaşamadım. Bu kadar süreden sonra bir sorunla karşılaşsam bile bir sefer problem oldu diye nakit veya bankamatik kartı taşımaya başlayacağımı sanmam :D Olabilir yani, problem çıkabilir. Püh der geçerim.
0
akhenaten
(06.01.25)
hayır, taşımıyorum.

belki anahtarımı kaybederim de kapıyı açmam gerekir diye tutuyordum ama artık o sebeple de kullanmıyorum.

ama enpara kartını taşımak faydalı olabilir.
istediğin atm'den para çekme imkanı var ancak bunu kartla yapabiliyoruz. QR ile çekilecekse QNB atmsi gerekiyor (yanlışsam boşuna uğraşmışım atm arayarak)
0
biseysorcaktim
(06.01.25)
Kredi kartımı bankamatik kartı gibi kullanabildiğim için taşımıyorum, para yatırma çekme işlerini kredi kartı ile hallediyorum.
0
kumandanim
(06.01.25)
Kredi kartını bir 10 sene kadar kullanmadıktan sonra 3 sene önce tekrar kullanmaya başladım. Cüzdan yerine, telefon arkasına mıknatıs ile yapışan kartlığa kadar ikisi de yanımdaydı. Şimdi sadece kimlik ve kredi kartı. QR ile yapıyorum para yatırma ve çekme işlemlerini. Saatine göre uygunsa ve gerekiyorsa şubeye giderim.
0
nawar
(06.01.25)
(12)

Kiranız yüzde kaç zamlandı?

baldan kaymak
Örneğin 15.000'di 20.000 oldu gibi belirtebilirseniz çok makbule geçer.
Örneğin 15.000'di 20.000 oldu gibi belirtebilirseniz çok makbule geçer.
0
baldan kaymak
(29.12.24)
325 ile başladım. 5.yılda yeniden değerleme ile 4500 oldu. Bu 6.senem,13000 istedi (apartmana bu yaz taşınan 2 daire bir 7000,biri 9000 liradan girdi). Kaldı ki deniz görmeyen, sadece duşakabini olan 3+1 135m2 Toki evi bu rakamı etmez.
Taşındım. Çarşının tam orta yerine, evde petekler döşeli, kombi hazır apartmana Doğalgaz bekleniyor. O zamana kadar klima ile ısınacağım. Ev sanırım 170 m2, kapalı balkon, balkon dahil toplam 6 klima var. Gömme dolap her odada ve mutfakta kiler dolabına kadar yapılı. 2 banyo+1 tuvalet var. 14e tuttum pişman değilim. Aradaki fark yol param olsun, her sabah çocuğu okula şehire getiriyordum ve ilkokul 3.sınıfta.liseye kadar en az 5 yıl daha taşıyacaktım.bir aksilik olmazsa bu evde yaşlanmak istiyorum.
0
strawberry first
(30.12.24)
2023 ekim gibi girdiğim evde 15 bine anlaşmıştık, 2+1. 2024 için 25 bin fiyat çekti. bir üst sokakta daha dandik bir yere 22 bine çıktım 2025 ekim ayına kadar kontratla xD aileye gelmez ama benim gibi genç/öğrenci işi yer arayanlar için ideal mis gibi, güzel denk geldi.

konum kolej/ankara
0
mark greg sputnik
(30.12.24)
2020>6500 giriş
2021>10000 %25'e uymadık
2022>16000 tefe tüfe neyse ona göre yaptık, 20 bin istedi ama kabul etmedik
0
denemeyanilma
(30.12.24)
15'ti 27,5 oldu.

Üstteki cevaba karşılaştırma olsun, 2020'de 3500'e girmiştim.
0
Bruce
(30.12.24)
geçen hazirana kadar 2k, şuan 10k. enflasyonun çok üstünde oldu zam, genel kira artışları anlamsız seviyede. 2017de girdiğimde dolar 5.5 filandı 700 liraya tuttuk 125 dolar civarıydı. 280 dolar üstünde şuan. yani tl enflasyonunu filan geçtim dolar üzerinden baktım yine anlamsız. trde gelirin enflasyon seviyesinde artmıyor oluşu filan tamamen ayrı. o konulara girmeye bile gerek yok sanırım...

ha girdiğimde görece uygun fiyata bulmuştum(ama ev de kötü haldeydi, öğrenciden devraldım ve kendi cebimden bayağı masraf etmem gerekti), sonraki süreçte zamlarla dolar bazında bakınca kira tuttuğumun altında kaldı bir süre vs. ona saydım kabul ettim bu zammı ama şuan gerçekten bu kirayı haketmiyor... ama zam yapmasam çıkaramasa da uğraştıracak, çıksam daha uyguna yeni daire bulmak zor, dediğim gibi genel artışlar çok anlamsız seviyede... bulsam bile taşınma masrafı vs. mecbur kaldık biraz kabul etmeye.
0
konetsu
(30.12.24)
2020 1400 denize 300m antalya
2021 1600 aynı ev
2022 3200 aynı ev
2023 7000 aynı ev
2024 13000 başka ev aynı büyüklük denize yakınlıkta
2024 Kasım kendi evim. ( daha iyileri sizin olsun )
0
denizmaniaherif
(30.12.24)
2022 Mart 3000
2023 Mart 5000
2024 Mart 12000
2025 Mart’ta böbreklerimizi alir herhalde :)
0
dre mithatoğlu
(30.12.24)
En son 6500'den 13000'e çıktı. %100 yani.
0
peki madem
(30.12.24)
2021 - 2100
2022 - 2650
2023 - 5000
2024 - 13000
2025 - 13000 * 1.65 = 21000

enelde ayın ilk gününde ödüyorum kiramı. (kontratı ayın beşinde imzalamışım şimdi baktım)

2025 kirasını cuma günü açıklanacak orana göre mi ödemeliyim yoksa son açıklanan mevcut orana göre mi? ayın birinde öderken, rakamların hesaplamasını beklemek için geciktirmek istemedim.
0
biseysorcaktim
(30.12.24)
2022 - 1500
2023 - 5500
2024 - 9000
0
yemrem
(30.12.24)
2021 - 2.000tl
2022 - 4.000tl - ihtarlı evden çıkış macerası
2023 - 15.000tl- haşırt diye yeni eve geçiş macerası
2024 - 21.000tl
0
lüzumsuz adam
(30.12.24)
2021 -> 1900
2022 -> 3600
2023 -> 5400
2024 -> 10000

eşdeğerleri 20000'i geçti 30000e yaklaştı diye çok itiraz etmedim, ama o paraları ödemem gerekse herhalde çooook uzaklara taşınırım remote çalışıyorum zaten.
0
aguen
(31.12.24)
(16)

kaldırımda yürürken karşıdan gelen kimsenin yol vermemesi

yazar yazmaz yazan yazar
sizin de başınıza geliyor mu? erkek-kadın, genç-yaşlı hiç kimse asla azıcık yana çekileyim, omuzum çarpmasın falan yani umrunda değil. yol veren kişi daima ben oluyorum. biraz inat yapıp ben de çekilmesem kenara bu yüzden muhtemelen her gün kavga ederim yani birileriyle.dün mesela çocuklu bir kadın
sizin de başınıza geliyor mu? erkek-kadın, genç-yaşlı hiç kimse asla azıcık yana çekileyim, omuzum çarpmasın falan yani umrunda değil. yol veren kişi daima ben oluyorum. biraz inat yapıp ben de çekilmesem kenara bu yüzden muhtemelen her gün kavga ederim yani birileriyle.

dün mesela çocuklu bir kadın geliyordu karşıdan her zamanki gibi ben kenara çekilerek geçmeye çalıştım. kadın çocukla yan yana hiç istifini bozmadan geçti. benim henüz taksitlerini ödediğim şişme montum giysi kumbarasına takılıp yırtıldı.

ben de dümdüz yürüsem ve omuzlaşsak bu sefer "önüne baksana öküz" olacak. sanki kendisi zerre kadar kenara çekilmiş gibi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(25.12.24)
millet dert kupu. yolda yururken aklindan bir suru sey geciyor. yol verme falan kimse dusunmuyor.
0
buenosdias
(25.12.24)
ben dertsiz tasasız harikulade bir insan mıyım ne alaka?
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(25.12.24)
Bu dünya sen, ben ve bizim gibi hassas kalpliler için bir cehennem gerçekten.
0
Pass this on
(25.12.24)
Bunun için buraya gün yüzü görmemiş küfürler yazabilirim ama ne desek gg. artık millete omuz atıyorum. Aklıma başka çözüm gelmiyor
0
gilbeys
(25.12.24)
Tam da az önce halkımızın ne kadar görgüsüz olduğunu düşünüyordum ben de.

Asansörde 6-7 kişiyiz, kapının tam önündeki de benim. Kapı açılınca mantık olarak ilk önce benim inmem gerekiyor, değil mi? En arkadakiler beni izdiham var da koşuyor gibi ite kaka en önce kendileri inmeye çalışıyor. Bunu defalarca yaşadım.

Metrodan birileri inerken binmeye çalışırlar, yürüyen merdivende solda dururlar. Mağazada koridorda beklerler, benim geçmeye çalıştığımı gördükleri halde yol vermezler. Otobüslerde de aynısını sık yaşıyorum.

Çözümüm şu, bağırarak "Pardooon, geçebilir miyim bir zahmet?" diyorum. Hala tam çekilmeyen olursa da çarpa çarpa geçiyorum, bazen söyleniyorum yüksek sesle.

Bunlar genelde hemcinslerim tabii ki. Mağarasından hala çıkamamış erkeklerle çoğunlukla hiç muhatap olmamayı ve kendi zora sokmamayı tercih ediyorum, bunların en ufak inatlaşmada başvuracağı tek yol şiddet malum.
0
moonie
(25.12.24)
Ortadoguda siradan bir gün
0
essoist
(25.12.24)
Yıllardır söylerim. Bizim ülkede insanlar yürümeyi bilmiyorlar. Cahillikten dolayı bencillikten kırılır vaziyetteyiz, tek küflü meyve bütün kasayı bozar hesabı bu tarz şeylere dikkat eden insanlar da alemin salağı ben miyim diye takmamaya başladı.

Kaldırımda, meydanda yürümek. Toplu taşıma sırası, binme/inme faslı vs çok örneği var.
0
hedep
(25.12.24)
duyuru acmissin ben de empati yapman icin olasi sebebini soyledim. ha sen kendini super insan, harika vatandas, medeniyet savascisi falan gibi gorup diger insanlari okuz, mal, ayi diye yargilayarak ofkeni kusmak istediysen daha cok isyan edersin.
0
buenosdias
(25.12.24)
kadının 'neden hep ben çekiliyorum, biraz da karşıdan gelen çekilsin' dediği güne denk gelmişsindir belki.
0
elorelia
(25.12.24)
ben yarım çekiliyorum. bir insan eni değil de yarım sağa gidiyorum, onların da görüp benzer efor gösterip kendi sağlarına geçmesini bekliyorum.

beklemezlerse de sorun değil boyum 193 omuzlarım geniş.
0
aguen
(25.12.24)
bunu bilhassa çiftler yapıyor ve "karşımdaki gelen tek, o kenara çekilsin ya da kaldırımdan aşağı insin" kafasında oluyorlar genelde. ama ben hiçbir suretle aşağı inmiyor, kenara çekilmiyor, onların ayrılmasını bekliyorum.

ama karşımdaki tek kişiyse ekseriyetle yol veren ben oluyorum. ama gözlerinde ve yürüyüşünde kabadayılık olanlara sonucu ne olursa olsun yol vermiyorum.
0
m e b
(25.12.24)
ben de genelde çekiliyorum, aynı şeyi düşünüyorum sizinle.

bazen dar yerde çöp konteynırı falan oluyor, yol veriyorum birilerine teşekkür ediyorlar seviniyorum. bazen kaba davranıyorum birileri yol veriyor. özür dilercesine teşekkür ediyorum. böyle anlar da yok değil.

ama genelde kaldırımda karşılaşınca kenara çekilen ben oluyorum. kabalıktan mı yoksa farkındalıksızlık mı emin olamıyorum. çünkü bazen yol vermiyorum ve sürtüşüyoruz.

en sinir olduğum şey çiftlerde oluyor.
ben kız arkadaşımla yanyana gidiyorum, karşında da çift geliyor. biz ayrılıp tek sıra oluyoruz diğer çifte yer vermek için, onlar hiç istifini bozmuyor.

lan siz iki saniye ayrılmayasanız diye biz papaz oluyoruz evde.
siz de ayrılın tek sıra olun, biz de öyle olalım. kimse kavga etmesin.
0
biseysorcaktim
(25.12.24)
Malesef benim de sürekli başıma geliyor. Sorun seninle ilgili değil.

Kapristen kaynaklanann bir şey, "ben yol verirsem küçük olurum, "eşit ya da büyük olmalıyım" kaprisi var birçok insanda.
0
hayirsiz
(25.12.24)
Bunu ciddi ciddi deneyerek anlamaya çalıştım ben de.

Karşıdan gelene yol vereceğim iki adım kala belli oluyorsa dümdüz hiç yokmuşum gibi geliyorlar.

Son ana kadar dümdüz gidersem çarpışmamak için yol veriyorlar.

Trafikte de böyle değil mi zaten
0
nop
(26.12.24)
Medeniyet görmemiş kişilerin magandalığı bu olay. Erkek olduğumdan dolayı olası bir tartışmaya 5-0 geriden başlayacağım için kadınlar ile hiç muhatap olmuyorum. Erkeklerde de yine çoğunlukla yol veriyorum. Uğraşamam kimseyle. Bazen de önüne bakmıyorsa tam, bakıyorsa yarım dönerek yol veriyorum. İki tane s****ndirik red pill videosu izleyip mağara adamı olunca alfa olduğunu sanan ya da hayattaki tek varlığı birine fiziksel şiddet uygulayarak kanıtlamaya çalışanlar var çünkü. 1.70 falan olsam aradıkları o olduğu için muhtemelen döverler ama ben yapınca dönüp bakıp "psaeaaah" gibi o küfür ile allaha isyan arası sesi çıkarıp devam ediyorlar genelde. Tabii ben arkama bile dönmeden yürümüş oluyorum.

Onu da yapmamak lazım aslında, millet manyak ama huzuru kaçsın. Alfa hayalleri suya düşsün. Şu alfa muhabbetini çıkaran köylüye de... Neyse. Bizim ülkede zaten efendi olanı ezik, öküz olanı haklı sanma eğilimi var. Üstüne bir de bu zırva ve keko rap akımı ile iyice yitik olma çıktı.

Daha bunun asansörü, metrosu, metrobüsü, market kasası, trafikte araya kaynak yapması ve emniyet şeridi kullanması falan var. Ses çıkarmadıkça da devam ediyorlar.
0
nawar
(26.12.24)
Bir de onun pitbull köpekli versiyonları falan oluyor. Hayvan hırlayarak üzerine doğru geliyor falan. O bir şey değil
0
wd40
(26.12.24)
(12)

sizce haç kolyesi takmak türkiyede sıkıntı oluşturur mu?

Zetnikov
sbözellikle istanbul
sb

özellikle istanbul
0
Zetnikov
(23.12.24)
yere göre değişir. kimse dövmez ama bağcılarda takarsan bakış ve tacizlerden bunalırsın.
0
buenosdias
(23.12.24)
@tiredofwaiting

ağacamı hallenmişler
0
🌸Zetnikov
(23.12.24)
Ortama bagli herhalde. Hristiyan oldugun biliniyorsa pek bir sey denmez bence.
0
hot potato
(23.12.24)
istanbul'da ermeni arkadaslar pek gostermek istemezlerdi zamaninda, durumun iyilestigini sanmiyorum tahminen kotulesmistir.
0
cooperr
(23.12.24)
Olur tabi. Kesin birinden küfür yersin veya darp edebilirler
0
wd40
(23.12.24)
istanbul için konuşursak örneğin kurtuluş'ta sorun olmayacakken esenyurt'ta dik bakışlar alabilirsiniz.
0
visnebahcesi
(23.12.24)
@visnebahcesi

Haklisin bende ayni dusunuyorum
0
🌸Zetnikov
(23.12.24)
yok be abi türkiye'de büyük şehirlerde kimse umursamıyor böyle şeyleri. manyağın tekine denk gelirsen anca ama o ihtimal de her durumda var zaten. benim birader ankara'da uzunca süre taktı, kızıyordum hatta, şükür dayak yemedi ve sorun yaşamadı. en son ben dövecektim ulan müslüman değilsen ateistsindir aq hristiyan mısın sanki diye.
0
mark greg sputnik
(23.12.24)
Şişli - Kadıköy taraflarında o kadar çok gördüm ki haç kolyeli genç, bir de kocaman kocaman, estetik de gelmiyor bu kadar fazla olunca. Bir rahatsızlık yaşadıklarını sanmıyorum o kişilerin. Yetişkinler de görüyorum. Ben garipsiyordum başta ama kimseyi yadırgamadım ya da rahatsız etmedim.

Ama buralar Türkiyeyi tam anlamıyla ifade etmiyorlar
0
biseysorcaktim
(23.12.24)
ya zaten türkiye'de yozlaşma o kadar ilerlemişken kim ne diyebilir?
hava olsun diye takan bir sürü kişi var. yine de bunu tuhaf bulanlara hristiyan olduğunu söyleyip geçebilirsin.
0
m e b
(24.12.24)
bi sey olmaz. 10-15 yil once universitede (kocaeli) hristiyan bi cocuk takiyordu hep. problem yasasa takmazdi.
0
bohr atom modeli
(24.12.24)
Mensup olunan etnisite ve din bakımından:

Müslüman olmadığın geniş çevrende biliniyorsa, özellikle Rum, Ermeni, Süryani vs bir azınlığa mensupsan sorun olacağını sanmıyorum, benim gördüğüm kadarıyla insanlar genel olarak saygı gösteriyor.

Bir azınlığa mensup değilsen, klasik Türk/Kürt/Laz vs ve Sünni bir aileden geliyorsan bence öncelikle geniş çevren tepki gösterebilir. Ailen sorun çıkarmasa bile eş/dost/akraba vs densizlik yapacak birinin çıkma riski var.

Yer bakımından:

Eski ve merkezi yerlerde muhtemelen sorun yaşamazsın, yaşarsan bu münferit bir olay olur. Hele Şişli, Beşiktaş, Sarıyer, Kadıköy vs buralarda sorun yaşama riskin yok gibi. Fatih'in büyük kısmında sorun yaşamazsın, hele Sirkeci, Eminönü, Kapalıçarşı vs sorun olacağını hiç sanmıyorum. Sorun yaşanabilecek yerler vardır mutlaka ama oralarda da birazcık dikkatle, kolyenin yaka altına geçici olarak gizlenmesiyle olabilecek olası sorunların önü kolayca alınabilir.

Güncel gündem bakımından:

Bence en çok dikkat edilmesi gereken husus bu. Şu anda TC vatandaşı bir Yahudi olsam, Filistin'de yapılan soykırım bu kadar gözümüzün önünde ve gündemdeyken dev bir davut yıldızı kolyesi takıp sokağa çıkmazdım. Bir ara Fransa'yla ilişkiler bozulunca Fransız malları yakılmıştı. İtalya'yla Apo krizi varken İtalyan malları yakılmıştı. Hollanda'yla sorun yaşadık, sokakta portakal kesenler oldu. Bu durumun inanç özgürlüğüne zarar verdiğinin farkındayım ama cana zarar gelmemesi inanç özgürlüğünden daha önemli. Sonuçta cana zarar gelirse inanç özgürlüğünün önemi kalmıyor. Bu örnekteki Yahudi vatandaşımız Müslüman vatandaşlarımızca son derece sevilen sayılan, İsrail'in Filistin'de yaptıklarına şiddetle karşı çıkan biri olabilir (çoğu da öyledir zaten) ama allah korusun insanlar buluttan nem kapıyor, bir linç durumunda kimseye laf anlatılamaz. Gündemi takip etmek ve ona göre ihtiyatlı davranmak bence en önemlisi.

Son olarak belki haddime değil ama, naçizane fikrimi beyan etmek isterim:

Hangi dinin sembolü olursa olsun, abartılı ve dikkat çekici sembollerden uzak durmak bence semavi dinlerin mantığına daha uygun gibi geliyor. Büyük olmayan bir haç, zülfikar, davut yıldızı vs aksesuarlar neredeyse kimsenin dikkatini çekmeyeceği gibi, semavi dinlerin gösterişten uzak durulması yönündeki emirlerine daha uygunmuş gibi geliyor bana. Kocaman haç kolyelerini görünce dandik Amerikan ganster rap klipleri geliyor gözümün önüne.
0
10551037
(24.12.24)
(11)

1000 KM'lik yolun benzin masrafı ne kadar olur?

amortisman
Selam,Arabanın modeli, yol durumu, hız vs gibi faktörleri gözardı ederek ortalam bir maliyete ihtiyacım var.Bir arkadaşımla yolculuğa çıkacağız. Benzin parasını paylaşmayı önereceğim onun için yaklaşık bir fiyat bilgim olursa hazırlıklı olurum.
Selam,

Arabanın modeli, yol durumu, hız vs gibi faktörleri gözardı ederek ortalam bir maliyete ihtiyacım var.

Bir arkadaşımla yolculuğa çıkacağız. Benzin parasını paylaşmayı önereceğim onun için yaklaşık bir fiyat bilgim olursa hazırlıklı olurum.
0
amortisman
(23.12.24)
100km'de 7 litre yaksa ortalama, 70 litre yapar 1000km. 43,14tl opet istanbul'da litresi. 3019,18tl yapar.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
benim arabam 10,7 yakıyor; 107 litre yakar, bu da 4615 tl yapar.
eski arabam 5,9 yakıyordu: 59 litre yapar, 2545 tl yapar.

ikisinin ortalaması; 3580 yapar
0
emfuzi
(23.12.24)
otomobillerin benzin depoları 45-65 lt arasında.

bulunduğunuz ildeki benzin fiyatı x ortalama 50 lt diyelim çıkan sonucu da ikiye bölüp teklif edebiirsiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.12.24)
2022 octavia, istanbul-adana yaklaşık 3500 TL yakıyordu.
0
tektasakaldimyine
(23.12.24)
ortalama istiyorsan 3 ile çarp direkt. 3.5 ile de çarpabilirsin.
0
jelly bear
(23.12.24)
2 depo
0
jamswety
(23.12.24)
yaklaşık olarak bu şekilde olur. (100 km'de ortalama tüketime göre güncel opet istanbul fiyatlarına göre tablo)

prnt.sc
0
exlibris
(23.12.24)
100 km'de ortalama 6,5-9 litre arası değişir.
Uzun yol ise aşağı,
Şehir içi ise yukarı.

Hava durumu sebebiyle klimayı açarsınız.

100 km 9 litre olsa (fazla fazla) 90 litre yapar.
3.600 tl kep gibi düşünülebilir.

Bundan 1,5 ay önce benzer kilometreye 2.500 tl ödedim. Fiat egea otomatik, düzgün seyir ile. 6 litre yakmadım tabi, ortalamam 4 litre falandı. Geldikten sonra da gezdim. Arabaya, şartlara, koşullara, ağırlığa göre değişir.
0
baldan kaymak
(23.12.24)
Dendiği gibi çok parametre var. 110km hızda ortalama 100kmde 6 litre yakar şehirlerarası yolda.

Yol temiz hız yapalım dersen, bu tüketim 8-10 seviyesine çıkar. Aracın motor hacmi, klima - pencere açık mı, araçta yük var mı gibi daha bir sürü parametre var.
0
biseysorcaktim
(23.12.24)
100 km 10 litre yaktıgını düşünürsek 100 litre, buna göre zamanın benzin fiyatoyla çarparsın.

şehir içi böyle, şehirler arasında ise yavaş ise 70 litre hızlıysa 90 litre tutarı olarak düşünebilirsin.
0
liberal
(24.12.24)
Arabam 1.2 clio 1000 km lik yolculuğa çıkarım senede 1-2 defa . 65 litre benzin yakıyor.
0
komando kani var bende
(24.12.24)
(4)

Apple ödeme otomatik neyin ödemesi nasıl bulurum ?

denizmaniaherif
kredi kartı extremde 104 lira apple. ödeme şeklinde bir şey düşüyor ama neyi ödediğimi bulamıyorum iptal etmek için.. bunun yöntemi var mı ?
kredi kartı extremde 104 lira apple. ödeme şeklinde bir şey düşüyor ama neyi ödediğimi bulamıyorum iptal etmek için.. bunun yöntemi var mı ?
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
ayarlardan adınıza girip abonelikler ve satın almalar kısmına bakabilirsiniz
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(23.12.24)
teşekkür ederim hallettim
0
🌸denizmaniaherif
(23.12.24)
konuyu hoplatıyor gibi olacağım ama 104 tl olan youtube üyeliğim dışında bir şey gözükmüyor aboneliklerde ancak 196 lira çekilmiş.. anlamıyorum :/
0
🌸denizmaniaherif
(27.02.25)
apple icloud ödemesi olabilir. aboneliklerde görünmez o.
gerçi 194 liralık bi aboneliği yok bildiğim kadarıyla.
0
biseysorcaktim
(27.02.25)
(8)

Son 1-2 senede borca sıkışan var mı

coner
Ödemesi kredi faturalara giden, ayı zor kapatan var mıdır?
Ödemesi kredi faturalara giden, ayı zor kapatan var mıdır?
0
coner
(18.12.24)
Yakınımın bir iki ay kredi kartı borcunu ödememiş ya da ödeyememiş. Bankalarla problem yaşadı. Faizi ile beraber iki katına çıkmış borcu. Toplamda ni yıllık maaşına yakın bir borç. Dışarıdan sipariş ve kıyafet çoğunlukla.

Ama bu kişi bir ekonomik gösterge örneği değil. Daha önce de başına gelmiş böyle bir şey.
0
biseysorcaktim
(18.12.24)
Karı koca kendi işimizi yapıyoruz ve hiç bu kadar kötü zamanlar yaşamamıştık, ekstrem hiçbir harcamamız yok, dışarda kahve bile içmeyi bıraktık sayılır, tüm yemek evde pişer, trend satın alma alışkanlığımız yoktur, ama iki senedir asgarileri ödeyerek yaşıyoruz, piyasa gerçekten kötü. Tüm yatırımlarımız kenarda bekliyor satılmıyor ki kapatalım, yani ne yapacağız şaşırdık. Eve iki haftada bir gelen temizlikçiyi bile bıraktık uzun zaman oldu. İki yaşında da çocuğumuz var. Cidden savurganlığın ötesinde de yaşanan zorluklar var maaşla yaşamıyorsanız.
0
kullanıcıadımbuolsun
(18.12.24)
maaşını alamayan, aynı zamanda eşinin maaşı ile aşırı harcama yapan bir arkadaş bu duruma düşmüştü.
0
kondansator
(18.12.24)
iki arkadaşım var. Biri ekonomi ile alakasız darbe yediği için zor duruma girdi, sonra ekonomi kötü olunca da ona borcu olanlar ödemiyor. Totalde piyasada birkaç milyonu var ödenmesi gereken.

Bir arkadaş emlakçı. Geçen sene sıkıntıya girince (evlilik vs) kredi çekti. Şimdi daha iyi ama geçen sene normal sekilde ayi cikartamiyordu.
0
logisticsmanager
(18.12.24)
döviz bazında bile olsa eski geliriyle aynı yaşam standartlarını sürdürmeye çalışan herkes dibe gidiyor. örneğin 2020-2022 arası aylık 3k usd ile ortalama bir yaşam süren ailenin şu an minimum 6-7k harcaması var. gelirler bu kadar artmadığı ve kimse de kolay kolay yaşam standartlarını düşürmek istemediği için kredi kartları-avans hesaplar patlıyor.
0
orpheus
(18.12.24)
Ben. 3-4 aydır baya sıkışık durumdayım. İlk kez kredi kartlarımın asgarisini odeyebiliyorum yalnızca. Baya bir masraf yapmak durumunda kaldım 2-3 aya toparlarım diye düşünüyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(18.12.24)
Soru şu olmalıydı: son 1-2 senedir ayı zor kapatmayan, ödemesi kredilere gitmeyen var mı?
0
Lethe
(18.12.24)
Para biriktiremediğim için ekstra masraf çıkınca borçsuz harçsız iş göremiyorum. Bu yıl diş hekimi belimi büktü. Sonra da çok az nakitle araba aldım; daha doğrusu almak zorunda kaldım. Üç ayrı kredi borcum var. Bu sene dişimi sıkmam gerekecek.
0
auroraaurora
(18.12.24)
(26)

100 yaşına kadar yaşamak ister miydiniz? cevap hayırsa...

tabudeviren
kaç yaşında ölmek isterdiniz?şu videoya denk gelince merak ettim, sorayım dedim:https://www.instagram.com/share/reel/_tZPQVz_E
kaç yaşında ölmek isterdiniz?

şu videoya denk gelince merak ettim, sorayım dedim:

www.instagram.com
0
tabudeviren
(17.12.24)
70 iyidir
0
Bruce
(17.12.24)
saglik varsa kesinlikle evet. 200 de olur.
0
sonsuz
(17.12.24)
En az 90'ı görmek isterim.
0
Bir ben var benden şurada
(17.12.24)
İstemem. 50-55 yeter.
0
Amaranta ursula
(17.12.24)
Videodakilerin hemen hepsinin,

Arada altına kaçırdığını,
Çok küçücük kalmış konfor alanlarından asla çıkamadıklarını,
Sabah tutukluğunun nirvanasını yaşadıklarını

ve daha bir çok şeyi iddia edebilirim.

Her şeyi tadında bırakmak, abartmamak lazım.
0
Mirket
(17.12.24)
Neyse ki çoluğumuz çocuğumuz yok olan kerizler düşünsün.
0
Bir ben var benden şurada
(17.12.24)
Sağlık yoksa 15 yasinda bile olsan faydasız bu yuzden saglik lazim once
0
Zetnikov
(18.12.24)
tamamen içinde bulunulan fiziksel ve zihinsel sağlıkla ilgili, bana kalsa 100'ümde her ikisine de sahip olmak ve hala bir şeyleri keşfetmek isterdim. pek gerçekçi olmasa da :/
0
Sumashi
(18.12.24)
Ben görürüm :)
0
gabe h coud
(18.12.24)
grimavi
(18.12.24)
Bir na önce ölsem çok iyi olur. Maalesef yüce Yaradan'ın işlerine karışamıyoruz...
0
muhayyer divan
(18.12.24)
82-83 yaşında sağlığı yerinde hareketli haftada 2-3 gün işine giden. boş vaktinde dünyayı gezen tanıdıklarım var. hayatı sınırlamayan böyle bir yaşlılık olacaksa isterim.80-85 yaşları ideal 90'dan sonra bedensel ve zihinsel olarak sağlıklı kalabilen pek görmedim.
ancak önümüzdeki 40-50 yılda tıp ilerleyip o yaşlarda bile hala hareketli ve sağlıklı kalmamızı sağlayabilir.
0
orpheus
(18.12.24)
22 yaşındayım ve gerçekten merak etmiyorum devamını
0
substituent
(18.12.24)
Bugunden dusununce istemem gibi geliyor ama o yaslara gelirsem, sagligim da yerinde olsa olmek isteyecegimi sanmiyorum, videodaki ortam iyiymis:)
0
(18.12.24)
bence 80'i kafa yerinde gorebilmek buyuk sans. 80'i akli basinda gorsem mutlu olurum, iyi yasadim derim.
0
cooperr
(18.12.24)
Akıl sağlığımı ve fiziksel sağlığımı kaybettiğim an ölmek isterim. Bunlar bugün olursa bugün. Kimseye yük olmak istemem. Birileri bana bakmak zorunda hissettiği için kendini, kendi yapmak istediği şeyleri ertelemesini ya da vazgeçmesini istemem. Herkesin sadece bir tane hayatı var.

Bir de yaşamak sadece yaşamak değil, yaşadığını hissetmek demek benim için. Yaşadığımı hissetmiyorsam ya da farkında olamıyorsam artık ölmeyi tercih ederim. Zaten çok yaşama heveslisi olmadım hiçbir zaman.
0
rock n roll
(18.12.24)
bir bardak su içmenin zor olduğu ve birilerine muhtaç olduğun zaman artık gitme vakti gelmiştir.
0
mikahakkinen
(18.12.24)
İstemem. Dedem 101 yaşında vefat etti, çocuğunun, torununun ve tüm arkadaşlarının ölümünü gördü bence çok zor. Elden ayaktan düşmeden 70 iyidir.
0
mirty
(18.12.24)
Teknoloji ve tıpta gelişim ile en kötü 50 yaş dinçliği ile yaşayacaksam 5000 de yaşamak isterim. Yok, yaşlandıkça yaşlılık etkenleri kendini gösterecekse gerek yok. Onu yeme, bunu yapma, şu saatte güneş varken çıkma diye başlayan sürecin yataktan desteksiz çıkama, yemeğini yapama, yetişkin bezi ile gez falan gibi bir hayat istemem ama çoğu evlat gibi ailemin yaşlansa da yaşamasını isterim. Ben bakarım sıkıntı yok.
0
nawar
(18.12.24)
yakınım neredeyse 100 yaşında.
hala kendi işini görebilse de, bir kaç seneye elden ayaktan düşmekten çok korkuyor. aklı çoğunlukla yerinde. bazen gidiyor mu, şaka mı yapıyor anlamıyoruz.
ilaçlarını içmezse başı dönüyor ya da astım krizine benzer bir şey yaşıyor.
ben onu tanıyalı beri hep ölmek istiyor. "geberemedik kaldık, daha ne kadar yaşayacağız" diyor. çoğunlukla güleç biri ama yaşlılığın getirdiği rahatsızlıklar, birilerine muhtaç kalma korkusu yüzünden ölmek istiyor.

bunu gören diğer yakınlarım da 70'lerde ölmek istiyor. sağ salim gideyim diyor.
elden ayaktan düşmeyim, kimseye rahatsızlık vermeyim, yük olmayım.

belli bi yaştan sonra demek ki yük olma düşüncesi oluyor.

o yüzden ben de sağlıklı olduğum sürece 80+lere gelmeyi (ama tek başıma her işimi halledebilecek kadar dinç olmak şartıyla) isterim. yoksa 70'ler iyi.
0
biseysorcaktim
(18.12.24)
sağlıklı olacaksam kendi işimi kendim görür durumda olacaksam 80'i görmek isterim en az.
onun dışında bir şey demek istemiyorum evrene yanlış mesaj gitmesin :)
0
matilda
(18.12.24)
şu an ölmek isterim.
0
patronaj1
(18.12.24)
102 buçuk en ideali bence.
0
akhenaten
(18.12.24)
çok zor soru valla. iyi ki bana bırakılmamış bu karar diye sevindim şu an.
ama akıl baştayken gitmek en güzeli. Allah canımı almadan aklımı alma diye dua eden bir tanıdığım vardı, ne haklı. babanda alzheimer belirtileri fark ettiğim şu günlerde enteresan bir duyuru oldu.
0
titanyum22
(18.12.24)
@titanyum22, hangi belirtileri fark ettin özel degilse
0
sonsuz
(18.12.24)
33 yaşta kalarak 33 ü 10 sene kadar yaşayıp ölmek isterdim
0
9kuyruklukedi
(18.12.24)
(20)

turkiye'de camasir kurutma makinasi yaygin mi ki? neden?

fevzi123
selamlar,bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin? camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza
selamlar,

bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok camasir kurutmak icin?

camasir kurutma makinasi nasil yayginlasti ki turkiye'de? sosyolojik bir karsiligi yok gibi sanki ama ben bir seyleri kaciriyorum heralde.

haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli bile? onlarin da haftada 10*2 dakika camasir asacak vakti yok mu? camasiri dogal yollardan kurutmanin daha iyi oldugu duyari twitter'da kasilmadi mi?

vs vs vs

kurutma makinaniz var mi? neden var? ihtiyac mi? neden?

tesekkurs'n'sevgilerden bir demet
0
fevzi123
(16.12.24)
yaygın değil. elektrik pahalı. kurutma makinaları pahalı
0
wd40
(16.12.24)
Baştan aşağı hatalı tespitler;

“bildigim kadariyla turkiye'deki cogu evin/dairenin/konutun aman aman bir yer kaygisi yok“

türkiye’de özellikle büyükşehirde 2+1 balkonsuz evlere tıkılan milyonlarca kişinin yer sıkıntısı var

“haftada 1-2 camasir yikamiyor mu en plaza calisani buyuksehirli“

Ben nerdeyse her gün yıkıyorum spordan sonra spor kıyafetlerimi.

ben kurutmalı makine kullanıyorum.
0
rentts
(16.12.24)
@rentts

tesekkur ederim cevaplarin icin de biraz daha acarsan sevinirim acikcasi. ben sahsen uzun zamandir istanbul hayatindan uzagim ve anlamak icin sordum.

mesela kurutmai makina dedigin sey, kurutma ozelligi olan cam makinasi mi yoksa ayrica bir kurutma makinan mi var?

bi gunluk hayatin bir parcasi mi yoksa luksu mu?

istanbul hayatinda kurutma makinasinin yeri temali bir tezin yuzde 1 niteligini tasiyan bi tez sorusu gibi cevaplarsan cidden seviniriz arkadsaim ya.
0
🌸fevzi123
(16.12.24)
Artık yeni yapılan evlerde çamaşır asılacak yer yok. Evin içine koysan çamaşırların nemi havayı bozuyor rutubet yapıyor. Bu yüzden mecburiyetten kurutma makinesi alıyorlar

Onun dışında çok cocugu olan ailelerde genelde çamaşır makinesi hergün çalışır. Kış vakti o çamaşırlar dışarıda yerin olsa bile yetişmiyor. O sebeple bir tane kurutucu alıyorsun 1 saat sonra kuru çamaşırlara sahipsin
0
limonlu eksi
(16.12.24)
çocuğa kreşten her gün 3 alt üst kıyafet artı iç çamaşırı istiyorlar. artı anne baba çalışıyorsa, her gün kıyafet değişiyorsa bu soğukta nasıl kurutacaksın? bunu soran adam bunları bilmez ondan sorar. işte bu sebepten almak zorunda kaldık.
0
mikahakkinen
(16.12.24)
2007den beri kurutma makinesi kullanıyorum. Alerjik astım sebebiyle aldım, sonra deniz kenarına taşındım ki burada kışın klima ile çamaşır kurtulmaz nemden. Yıllardır elim ayağım, çok da pratik bir şey.
0
strawberry first
(16.12.24)
tozu, tüyü çok güzel temizliyor, hızlı sonuç, pahalı değil, yazın sıcakta çabuk kurabiliyor ama güneşte kalırsa da çamaşırlar zarar görebiliyor kışın sogukta zaten iki gün o çamaşırın kurumasını bekliyorsun. Sık sık yatılı misafirler için nevresimler yıkanıp kurutuluyor ben de en az iki günde bir çamaşır yıkıyorum tek başıma olduğum halde gerçekten baştan aşağı yanlış tespit. Yeni evlerde kurutmak için alan olmaması ayrı bir sebep ama İstanbul'da çamaşır kurutmak her zaman kolay değil zaten ben şu olayı sevmiyorum asıl çamaşırı tek tek asılıp tek tek toplamak bir de onun süresini beklemek falan çok uzun bir iş
0
ala09
(16.12.24)
Çevremde neredeyse herkes kullanıyor. Elim ayağım resmen, neden daha erken almamışım diye her akşam kafamı duvarlara vuruyorum. Kışın evde çamaşır kurutmak iyi olmuyor, evde alerjik astımı olan varsa rahatsız oluyor. Bir kişinin çamaşırı söz konusu olsa neyse hadi olmasa da olur derim belki ama 4 kişilik bir aile için şart. Havlular kurutucudan çok güzel çıkıyor bir de yumuş yumuş
0
kullanicadi
(16.12.24)
iki kişi yaşıyoruz. 70m2

bir yatak odası, bir oturma odası bir de depo ve ofis olarak kullandığım çalışma odam var.

kız arkadaşım sürekli çamaşıur yıkar. bence bir günde kuruyor ama ona göre nemli kalıyormuş ve üç boyunca duruyor çamaşırlar. ama her gün değilse gün aşırı yıkanıyorlar çamaşırlar. yatak odasında sürekli bir askılık var.

bir de bazen üstüne eşya atılıyor, hani sandalyeye attığımız ne çok temiz ne de kirli olan arafta kalmış çamaşırlar.

o kadar mutsuz ediyor ki beni çamaşırlar, kirli giymeyi tercih ederim kurutma problemi yüzünden.

kurutma makinesi çamaşırları yıpratıyor diye duydum, almadım.
çamaşır makinemi değiştirdiğimde kurutma özellikli bir tane almak istiyorum.

balkon ya da boş oda olmadıkça, çamaşırları oda içinde kurutmak tam anlamıyla dağınıklık.

bir de geçen yıllardan biliyorum; kuruturdum ama toplamazdım çamaşırlarımı. oradan alır giyer makineye atardım, bazı kıyafetler günlerce askılıkta kalırdı da pis olduğunu düşünür tekrar yıkardım. burası benim tembelliğimdendi, ama üstte yazdıklarım bir çoklarının ortak sorunu.

türkiye'deki çoğu ev müsait derken yeni yapılan evlerin çoğu 2+1 70 metrekare civarı. istanbulda çok daha küçükleri bile yaygın artık. 1+1 ülkenin yeni gerçeği oldu, 2+1'e şükrederiz.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
Kendi cevreme bakinca pek yaygin degil olarak gormuyorum ama bu artik uygulanabilir bir opsiyon olarak degerlendiriliyor. Evine girip ciktigim kisilerde, sadece bir evde gordum. Yalniz benim cevre eksiduyuru cevresinden farklidir, tahminim en iyi ihtimal 2006 yilina kadar cevremdeki bir evde bile bulasik makinesi yoktu. Biraz geriden geliyoruz yani.

Bu arada bizde de yok. Olacagini da sanmam. Camasir makinesinin ve bir askiligin sigabilecegi ufak bir alan yapmislar. Eve ait isitma sistemleri de o kucuk yerde, oraya asiyoruz, zaten nispeten sicak oluyor cogu zaman, evi etkilemeden kuruyor.
0
mbond
(16.12.24)
Kurutma makinesi koyacak yer bulmak bence daha büyük sorun çamaşır kurutacak yer bulmaktan. Ben tek yaşadığım için salonun ortasında kurutma telinde kurutmak beni rahatsız etmiyor. Haftada 2-3 makine yıkıyorum zaten çok sorun olmuyor, salonda kalorifer de açık olduğundan hızlı kuruyor.

Ama mesela kurutma makinesi alayım desem nereye koyacağım bilmiyorum. Çamaşır makinesi banyoda ama orada kurutma makinesi koyabilecek herhangi bir alan yok. Başka bir yere koymak da mantıklı gelmiyor. Ülkece banyolarımız küçük yani bence. Bi de her çamaşırın atılamaması=hiçbir çamaşırın atılamaması demek benim için. Bu makinede kurur mu diye düşünmek hoşuma gitmez
0
nundu
(16.12.24)
Robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalını eleştirmişsin hocam. Çok laf yersin şimdi:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
sebeplerini bilemem, buna yorum yapacak sosyo-eko-kültürel bir birikimim yok. ama bizim aileden örnek vereyim madem. beş kişilik bir aileyiz, annem de dahil herkes çalışıyor. çamaşır makinesi günde en az bir, en çok iki kere çalışıyor. her ne kadar bu kadar sıklığa karşı olsam da günlük kıyafet değiştiriyoruz, çamaşırlar birikiyor.

neyse. hal böyle olunca kısa programda olsa bile bu kıyafetlerin yıkanması + asması + kuruyunca toplanıp yerlerine yerleştirilmesi vs uzun bir zaman alıyor. bunun bir de kışı var. haliyle kurutma makinesi de şart gibi bir şey oldu diye eve kurutma makinesi aldım. anneme göre bu makine şu an çok iyi, kolaylık sağlayan bir eşya.
0
m e b
(16.12.24)
hiç de yaygın değil.

çamaşır kurutmak dediğiniz, çamaşırı bir yere serip beklemek. tamamen ücretsiz.

hiç bir çaba sarf etmediğiniz ve tamamen ücretsiz olan bir şey yerine para verip makine almak, hatta makineyi işletmek için elektriğe de para vermek Türk halkına hiç mantıklı gelmediğinden, kurutma makinesi o kadar yaygın değil Türkiye'de.
0
co2s2
(16.12.24)
bende yaygın değil zannediyordum ama artık çalışan y kuşağının çoğunda var, bizim karşı apartmanda hep balkonda kurutmalar neredeyse sadece 2-3 dairenin yok kurtuması.
birde kedi köpekli evlerde çok kullanılıyor artık. 196-70 kuşağının alışık olmadığı bişey, maddi durum iyiyse ancak alırlar o yüzden çoğu hala kullanmıyordur.

ben kedi yüzünden aldım, koltuklara serilen örtülerde, kıyafetteki kıllarla uğraşmaktan bıktığım için ama sonra anladım ki ciddi zaman tasarrufuda asma toplama derdi yok.

robot süpürge denmiş, o da çok yararlı şimdiye kadar almadığıma ve mopunu yıkamalı model almadığıma çok pişmanım.
0
eja
(16.12.24)
1- Yalnız yaşayan insan oranı arttı.
2- Evli çiftlerin her ikisinin de çalıştığı hane sayısı arttı.
3- Haftasonu çalışma yaygın
4- Çalışma saatleri insanların her işini görebileceği şekilde rahat değil.

Sabah 08.00 - 09.00 arası işbaşı yapıp akşam 18:30 - 19:00 gibi evde oluyorsanız yemek yapmak, çocukla ilgilenmek, ev temizliği yapmak, kişisel bakımınızla ilgilenmek gibi işlerin hepsini haftanın 6 günü 18:30 - 23:00 arasındaki 4,5 saatlik zamana sığdırmanız gerekiyor. Kafa dağıtıp koltuğa serilecek vakit yaratabiliyorsanız ne mutlu. Bu süre yeterli bir süre değil. Pazar gününü de bu işlere ayırmak istemezsiniz. Örneğin cuma akşamı eve gelir gelmez çamaşırları yıkarsanız gece yatmadan önce kuru çamaşırları katlayıp koyar haftasonu bunla alakalı hiç düşünmezsiniz.

Özellikle kış aylarında çamaşırların içerde ve dışarda kuruma süresi uzuyor. İçerde serili çamaşırlar kalabalık ve nemli bir ortama sebebiyet veriyor. Dışarda çamaşır sermekse hem kışın işlevsel değil hem de gittikçe önüne geçilmeye çalışılan bir olay, çevresel sebeplerden ötürü. Kurutma makinası denkleme girdiği zaman öngörülebilir belirli bir süre içinde çamaşırlar kuruyup dolaba giriyor ve aynı gün giymeye hazır hale geliyor. Bu özellikle de tek yaşayan ve çalışan çiftler için çok faydalı bir durum. Daha az planlama, daha az zahmet. Ütü konusunda da çok katkı sağlıyor, ütü gereksinimini büyük oranda azaltıyor.

Elinizin altında bir çamaşır kurutma makinası varsa neden kullanmayasınız sadece soruyorum?

Çamaşırla uğraşmak bir hobi değil, bir gereklilik, zorunluluk. Haliyle bunda sizin payınızı azaltan bir teknoloji varsa bu yayılır. Çok derinlemesine incelemeye gerek yok aslında. Türkiye'de henüz "yaygın" değil, ancak "yayılıyor." ilerde yaygın hale gelmesi büyük ihtimal. Sadece şu anda yaygın değil.

Faydaları şöyle özetleyeyim

- Çamaşırlar birkaç saat içinde yıkanıp kuruyup giymeye hazır hale geliyor.
- Ütü gereksinimi büyük oranda azalıyor.
- Çamaşır serme konusu ortadan kalkıyor. Serili çamaşırın yarattığı kalabalık ortadan kalkıyor.
- Yağmurlu, soğuk ve nemli günlerde çamaşır sermeyle ilgili her türlü sıkıntı ortadan kalkıyor. İklim, nem, gece gündüz durumu tamamen denklemden çıkıyor.
0
akhenaten
(16.12.24)
bizde de var. Artık ihtiyaç haline geldi. Bu kadar kentleşirsen, hava girmiyor.
0
baldan kaymak
(16.12.24)
kurutma makinesi bende var. almadan önce çamaşırları yıka, as kurumasını bekle, topla, ütüle toplamda iki güne yakın zaman gidiyordu. şimdi çamaşırları sabahtan makineye atıyorum. aynı gün öğleden sonra ütü işi dahil herşeyi bitmiş oluyor (uzun eko programda yıkıyorum, yoksa daha kısa da sürebilir.) bunun bir de havlusu, nevresimi vs. var. kurutma makinesi ile 5-6 saate her şeyi bitmiş oluyor.

kardeşimde iki çocuk var, kurutma makinesi yok. salonda her zaman bir çamaşır askısı var ve hiç boş olmuyor. evde koyacak yer olsa ilk alacağım şey kurutma makinesi diyor.
0
inheritance
(16.12.24)
@all

yuh arkadaslar ben bu konuda hicbir sey bilmiyormusum. ben cok geride kalmisim. :)
0
🌸fevzi123
(17.12.24)
amerika'da her evde var. mukemmel pratik. camasir yikadiktan sonra tek tek asmakla ugrasmiyorsun hepsini oldugu gibi kurutmaya alip sonra katliyorsun.

tek handikapi kumaslari kucultmesi olabilir. cunku yikamayi serin suda yapabiliyorsun ama kurutmada illa ki sicak hava ufleniyor.
0
antikadimag
(17.12.24)
(7)

macbook a adapte olmakta çok zorlanır mıyım

anon1m
Hayatım boyunca Windows + android çi olarak eski laptopum duman attığı için bir laptop almak istiyorum. Tez yazacağım arada grafik ya da video işleme de yapabilirim. Arkadaşa sordum m1 m2 air falan baksana dedi. Ekranların 13 inch olması yazı yazmak için sıkıntı olabilir. Mobilite için güzel cihazla
Hayatım boyunca Windows + android çi olarak eski laptopum duman attığı için bir laptop almak istiyorum.
Tez yazacağım arada grafik ya da video işleme de yapabilirim.

Arkadaşa sordum m1 m2 air falan baksana dedi.
Ekranların 13 inch olması yazı yazmak için sıkıntı olabilir. Mobilite için güzel cihazlar.

Aslında en çok kafama takılan Windows daki crack imkanı (:


Program Ekosistemi olarak çok zorlanır mıyım bir de android macos işbirliği nasıl olur dosya vs

Hiç maceraya girmeyeyim mi

Alternatiflere açığım.
0
anon1m
(16.12.24)
Macbook'un olayı hafifliği, uzun şarjı ve uzun ömrü. Bunlara önem veriyorsan macbook. M2 neyse de m1 alınmaz artık.

Taşınabilirlik ve uzun şarj için microsoft surface'lerde güzel. Tablet laptop olanları özellikle
0
wd40
(16.12.24)
Bence hiç bulaşma 2022’de m1 aldım cihaz yaklaşık iki hafta önce kendi kendine kapandı bir daha da hiçbir şekilde açılmadı gerçekten çok şaşırdım çok nadir kullanıyordum zaten. Apple ekosistemi için aldım ama pişman oldum. Bunun haricinde en sinir olduğum şey Microsoft office programlarını kullanamamaktı. İşim geri çok fazla Excel kullanıyordum ama ne yaptıysam bu cihaza adamakıllı office programı yükleyemedim. Elinde 10.000 liralık windows cihazı olanlar beş para vermeden çatır çatır kullanıyorken ben çok zorlanıyordum bir de dediğim gibi cihaz kendi kendine bozuldu pil sağlığı hâlâ %98
0
zone ma zaf rindeko
(16.12.24)
İllegal mevzular macos için de mevcut.

windows 3.1-7 arası win ve macos snowleopard'dan güncele kadar macos kullanmış biriyim.

Fena da kullanmazdım windows'u macos'a alışmam 1 hafta hakim olmam 1 ay sürdü.

Android bi sıkıntı yaşamıyorum ftp, bluetooth, usb (android file transfer) vs ile dosya alışverişi yapıyorum. ios gibi bildirim geldi çağrı geldi gibi şeyler yok tabii (3. parti uygulama ile belki vardır da pek umrumda değil) e zaten google hesabımızı macos'a girebildiğimiz için kişiler, takvimler, ortak oluyor. Browser firefox kullanıyorum ikisinde de orada da bi devamlılık var. Bi sıkıntı yaşamadım bu yanda da.

~archmeister8'in yazdıkları yanlış değil ama talihsiz bir şekilde mimarlar için geçerli bi durum. Bazı mimarlık programları mac'de lisanslı olarak dahi yok. O yüzden ufak bir kesim içinde. Profesyonel yazılımlar yok demek pek doğru olmaz ben profesyonel amaçla (audio, müzik, 2d, 3d grafik) mac kullanıyorum. Çok çok spesifik kilit bir yazılımınız varsa elbette macos destekliyor mu ya da muadili var mı bakmakta fayda var ama profesyonel yazılım ya da crack yok demek biraz yanlış, yalnızca mimarlık ve macos arasında kötü bi ilişki var benim de bildiğim. İntel mac tercih etmenizi de asla tavsiye etmem x86 macos yazılımları apple arm'larda gayet güzel çalışıyor. Özellikle spesifik olarak x86 win yazılıma ihtiyacınız varsa da programın performans gerekliliğine göre wine durumlarına bakıp ona göre mac alıp almamaya karar verirdim.

(x86 win emülasyonu bu mac'de hiç ihtiyacım olmadı denemedim. win arm apple arm üzerinde sanal makinede gayet güzel çalışıyor ama)
0
hedep
(16.12.24)
hayır, bir sıkıntı yaşamazsın, windows'ta olup da macos'da olmayan çok az yazılım var, crack olayı oyunlar için mi? torrent sitelerine aradığın programın sonuna macos yazıp araştır.
0
denemeyanilma
(16.12.24)
windows'ta profesyonel amaçlı yazılımlar kullanıyorsan sıkıntı yaşarsın. crack falan olayları baya sıkıntı. her şey olmuyor. ben mesela mimarım. revit programı benim için önemli ama macos için yok. autocad var mesela ama onunda arayüzü berbat ve alışılmıyor. diğer sıkıntıda m işlemciler arm tabanlı. eskiden windowstaki programlar bir şekilde intel işlemcili maclere bir şekilde uyduruluyordu şimdi o da büyük sıkıntı.

sen de kullanacağın programların macos versiyonlarına iyice bak öyle al ben pişmanım şu anda satıyorum mesela. ilanımı da koyayım.

www.sahibinden.com
0
archmeister8
(16.12.24)
m2'den aşağı alma bence. eskidi diğerleri. almış olsan tabi yıllarca kullanırdın, o kadar da eskimedi.

mobilite çok iyi. 13inch'leri benim arkadaşlar hep kullanıyor. bize iş bilgisayarı olarak veriyorlardı, herkesin monitörü vardı ekstra. ama bir kısım arkadaş monitör bile kullanmadan küçük ekranı kullanıyorlardı.

ama bence 13 almayın, 15 alın. taşıma açısından oradaki 3-4 cm çok fark etmiyor. zaten hafif ve şarjı uzun giden bi cihaz. günü bütün dışarda olursunuz ve şarj kablosuna ihtiyaç duymazsınız.

android-mac arasında çok güzel ekosistem oluşturan yazılımlar varmış, ama ücretli. ücretsizleri de var onların açık kaynak ya da az özellikli. işbirliği sıkıntı olmaz.

grafik ve video işlemelerde sanırım m işlemci daha iyi olur intel'e göre. bu sizin öncelikli bir şeyse bir bakın hem kullanacağınız yazılımları hem grafik işleme kabiliyetlerini. crack imkanı windows'taki kadar kolay olmayabilir.

geri kalan şeyler için mac önde olur.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
macOS'la windows farkı, iOS'la android farkı gibi.

açıyorsun, çalışıyor. kolay kolay bozulmuyor. ıvır zıvır ayar yok. bir kullanıcının ihtiyacının %99'unu daha iyi karşılıyor.
0
co2s2
(16.12.24)
(29)

Ehliyetinizi kaç yaşınızda aldınız?

hain kostokk
SbEdit: B sınıfı dışında ehliyetiniz var mı?
Sb
Edit: B sınıfı dışında ehliyetiniz var mı?
0
hain kostokk
(15.12.24)
19
0
jelly bear
(15.12.24)
19
0
kullanicadi
(15.12.24)
18
0
false pretension
(15.12.24)
23
0
sonsuz
(15.12.24)
21
0
sey mi dostum
(15.12.24)
26.
0
Cesario
(15.12.24)
25. e sınıfı almıştım.
0
tabudeviren
(15.12.24)
18
0
king lizard
(15.12.24)
26 A
36 B
0
hedep
(15.12.24)
34
0
mark greg sputnik
(15.12.24)
18 girer girmez.
0
benibulmanlazim
(15.12.24)
30
0
Amaranta ursula
(15.12.24)
18.
0
logisticsmanager
(15.12.24)
32 yaeşında aldım 40 yaşında aktif olarak kullanmaya başladım :/
0
strawberry first
(15.12.24)
27. Ama 18de alinmali. Araba olmasa da bilmek lazim
0
Kittie
(16.12.24)
31 yaşındayım, daha yeni kursa yazıldım:)
0
nothing in my way
(16.12.24)
24
yok ama a almayı düşünüyorum.
0
belkider
(16.12.24)
26
kahrolsun patriyarka
başka ehliyetim yok almayı da düşünmüyorum
0
titanyum22
(16.12.24)
18 girer girmez aldım

Bir de motosiklet (a sınıfı) var
0
baldan kaymak
(16.12.24)
19 yaşında aldım. B sınıfı, başka yok. 26 yıldır aktif olarak kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(16.12.24)
27, aktif kullanıyorum.
0
dejame
(16.12.24)
18 yaşında B sinifi aldım. 28 yaşında A almak için kursa başvurdum, kadın olduğum ve henüz motor kullanmayi bilmediğim için bu hizmeti veremeyeceklerini soylediler :)))) çok tatlı değil mi...

Şimdi aklıma geldi şikayet etmeliydim aslında di mi? Sürücü kursuysa nasıl "ben ogretemem" diyebilir -_-
0
abuzer
(16.12.24)
18
0
mikahakkinen
(16.12.24)
21 yaşında ailemin git al artık zorlamasıyla aldım. Direksiyon sınavından sonra da elimi sürmedim
0
nundu
(16.12.24)
29 yaşında B sınıfı aldım, araba kullanmayı bilmiyorum. Arabalar ve araba kullanmak zerre ilgimi çekmiyor. Kullanmayı öğrenmem lazım.
0
kumandanim
(16.12.24)
18 b
30 a

kamyon, tır falan sürmek istiyorum. sırf meraktan, eğer karşılanabilir bir tutarsa, bu ehliyetleri de almak istiyorum.
0
biseysorcaktim
(16.12.24)
18 b
20 a2

20 yıldır aktif araç ve motosiklet kullanıyorum, yaşlanmışım :')
0
mirty
(16.12.24)
18
0
isiaha
(16.12.24)
Ben cok acele etmedim evin dibinde metro vardi. Arabamiz da vardi ama istanbul trafiginde eziyetten baska bisey değil.

Araba ehliyetini 21 yasimda aldim, motoru 28
0
ananiyimioguz
(16.12.24)
(12)

Şeker kullanimi birakmanin yolu nedir? Tatlandirici dahil komple

Zetnikov
Halen Cay ve kahveye tatlandirici atiyorumTatli tadini aklimdan silmem gerekBir yolunu bulamiyorum bir bakmisim cikolata almisimKomple birakanlar nasil biraktilarLutfen seker kullaniyorsaniz tavsiye vermeyin kullanmayanlar versin rica ediyorum ne hissettiginizi bilmek istiyorum
Halen Cay ve kahveye tatlandirici atiyorum

Tatli tadini aklimdan silmem gerek

Bir yolunu bulamiyorum bir bakmisim cikolata almisim

Komple birakanlar nasil biraktilar

Lutfen seker kullaniyorsaniz tavsiye vermeyin kullanmayanlar versin rica ediyorum ne hissettiginizi bilmek istiyorum
0
Zetnikov
(14.12.24)
İrade.

Çay ve kahveyi çok uzun yıllardır şekersiz içiyorum. Tatlı tüketimim hiç yok. Çok nadiren tatlı isteğim olur ama yemiyorum. Çok sağlıklı yaşıyorum. Bence bir anda kes şekeri. Belki zorlanırsın ama geçecek.
0
rock n roll
(14.12.24)
Bunu önce akıl yoluyla temellendirerek yapıyorum

Kafamda neden yapmamam konusunda bi liste hazırlıyorum market rafında almamam gereken bir şeyi görünce kafandaki listeyi hatırlıyorum

- sonrasında ağzımda bıraktığı tuhaf şekerki tat
- ertesi gün midemden gelen cips tadı
- karnımda yarattığı şişkinlik

Bana rahatsızlık veren şeyler gibi
0
grimavi
(14.12.24)
17 18 yaşlarımdan beri çayı kahveyi şekersiz içerim. Önce 1 tane şeker atıyordum, sonra bir süre yarım şekerli içtim, bir süre babamın tatlandırıcısını kullandım ondan sonra tak diye şekersize geçmiştim ve çok aramamıştım şeker tadını. Zaten çayın da kahvenin de tadı şekersizken anlaşılıyor
0
kullanicadi
(14.12.24)
Yıllar önce bir gün That Sugar Film'i seyrettim.
Gerçekten dedim ve bir anda şeker ve paketli gıda, işlenmiş gıda türü her şeyi bıraktım. 10 seneyi aşkın, yemedim ve yokluğunu da aramadım. Alakalı mıdır bilmem, yıllardır düşüremediğim kolestrol pat diye düştü.
Son zamanlarda, ölümlü dünyada o kadar kasmaya gerek yok dedim. Kahvenin yanında bir parça bitter çikolata, ayda bir falan bir kazandibi veya bir tane ekler falan yediğim oluyor. Mesela Bravo'nun oradan geçsem, dondurma yerim ama 3 yıl geçmesem aklıma gelmez. Kazandibi de, Kemeraltı'na gidersem Sütçiçeği'nde. Yoksa onu da aramam.
0
Mirket
(14.12.24)
Benim bu tür durumlara bakış açım komple "yapılması gerekiyorsa yapılacak" üstüne kurulu :D

Kolay olması gerekmiyor, istediğiniz bir şeyse zorlana zorlana yapın.

Ben şahsen diyet amaçlı bırakmıştım 17 yıl olmuş.

O dönemde komple terk etmiştim ama 17 sene boyunca ağzıma şeker koymadım diyemem tabi. Sadece normalde 100x şeker yiyorsam artık 10x falandır. İçeceklerde ise 0.

Nasıl yaptım? Sadece yaptım oldu.
0
akhenaten
(14.12.24)
Diyet gibi bir niyetim yoktu. Kendime meydan okudum. Bunu yapacağım dedim ve pat diye çay kahve içerken şekeri kaldırdım.
0
pro9it9is9
(14.12.24)
adım adım azalt. kahveyi 4-5 şekerli içerken 1 senede sıfır şekere indirdim. en az 10 yıldır böyle devam ediyorum. daha sonra zaten ağız tadın buna adapte olacak ve çayın kahvenin gerçek tadını almaya başlayacaksın. hatta şekerli kahve - kola içemez hale geliyor insan.

4 şekerli mi içiyorsun 3e düşür ve 1 ay böyle takıl, sonra 2ye düşür ve devam et.
0
orpheus
(14.12.24)
tatlandırıcı daha zararlı.

zamanla alışıyorsun, bunu bir zorunluluk olarak görmemen lazım, içinden gelerek yap.
0
kesmekes laleler
(14.12.24)
Yillar once that sugar belgeseli ile birakanlardanim ben de, asiri bir bagimliligim yoktu zaten ama belgesel bittigi anda evi elden gecirip sekerli her seyi attik. Market alisverisimde paketli gidalar senelerdir yok.
Seker kokain kadar bagimlilik yapan ve zararli bir sey, inanin ya da inanmayin. Hormon dengenizi mahveden, erken yaslanmaniza neden olan, duygu durumunuzu ve psikolojinizi mahveden bir sey. Yasadiginiz sey bagimlilik, irade ile birakip daha iyi bir yasami hak ettiginizi idrak edeceksiniz ve icsellestireceksiniz baska yolu yok. Daha iyi bir yasami hak ediyorsunuz. Gunde 1-2 porsiyon meyve seker ihtiyaciniz icin yetip artmali bile. Ayrica kan sekerinizi stabil tutmanin ne kadar onemli oldugu ile ilgili okuyabilirsiniz. Bir de sizi ne motive ediyor onu bulun. Beni boyle seyler ogrenip kendime iyi bakmak motive ediyor, sizi kilo verme etkisi motive ediyor olabilir, baskasi icin ne bileyim cilt uzerindeki etkisini ogrenmek motive eder. Onu bulup o yonden kendinizi destekleyin.
0
kassiopeia
(14.12.24)
Bir kaç ay şeker kullanmayınca bir tane abur cubur ya da şeker katkılı bir şey yiyince midem bulanıyor boğazım yanıyor.

İkinci ve sonraki yiyişlerde bu rahatsız edici durum olmuyor. Yine bi kaç ay daha yemeyim, yine beğenmiyorum.

Şeker bırakma sürecim kademeli oldu benim. Önce meraktan çaya bir şeker az at atayım, sonra hiç atmayım dedim. Süreç kademeli ama hızlı oldu.

Bu bir bağımlılık. Birden bırakmak çok zorlayıcı olabilir ve sürekli zihninizi meşgul edebilir. Azaltarak bırakmak daha iyi olabilir.
0
biseysorcaktim
(14.12.24)
Çay'a da kahveye de şeker atan biriydim, çayı bir senedir, kahveyi de 4-5 senedir şekersiz içiyorum...

üstte bir arkadaş da yazmış... yarılama prensibiyle... alışana kadar hep yarıya indirin... bir süre sonra komple bırakabiliyorsunuz...

çay'da örneğin şu kağıt bardaklara kesme şekerin bir köşesinden kırıp atıyordum en son, 5'te biri filan...

ha diyabete yönelik bir faydası var mı dersen, yok... çayda ve kahvede tüketmememe rağmen şeker sınırda... o yüzden içeceklerde bırakmalı mı bırakmamalı mı tartışılır... kola/gazoz/çikolata/meyve/karbonhidrat tüketimini azaltmak daha mantıklı olabilir...
0
iron
(15.12.24)
Azaltarak basliyorum arkadaslar o zaman
0
🌸Zetnikov
(15.12.24)
(22)

Isi birakmak ve aile parasi yemek hakkinda bir soru

Sebastian
Aylik 6k dolar net maas. Ozel sektor, stresli is.150k dolar birikimAilem aylik bana net 3k dolar veriyor. Paralari var. Bunu kesmeyecekler de, hep devam edecek oyle dusunun.Ev, araba var.Coluk cocuk es yok. Olmasi da pek mumkun gozukmuyor.Konum istanbul.Yas 32 erkek istanbulBu durumda isi birakip sa
Aylik 6k dolar net maas. Ozel sektor, stresli is.
150k dolar birikim
Ailem aylik bana net 3k dolar veriyor. Paralari var. Bunu kesmeyecekler de, hep devam edecek oyle dusunun.
Ev, araba var.
Coluk cocuk es yok. Olmasi da pek mumkun gozukmuyor.
Konum istanbul.
Yas 32 erkek istanbul

Bu durumda isi birakip sadece ailemden aldigim aylik parayla, uc bes hobiyle zaman gecirmek istiyorum. Isimden bunaldim, yorucu bir is. Guzel para kazaniyorum, iyi bir sektor kariyer yapiyorum falan filan ama sonu yok gibi geliyor. Bundan onceki 10 yilda da ayni seyi diyordum sanki hep bir seyleri basarmak icin omrumu yiyormusum hissiyati gelmeye basladi. Yok iyi okul yok prestijli is yok iyi maas. Sonunda kara toprak:) bu durumda isi birakip biraz nadasa cekilmek sizce nasil bir fikir?
0
Sebastian
(13.12.24)
Yatırım yapmaya uygun bir maaşınız var. Birikiminizin üzerine ekleyerek düzenli gelir oluşturacak bir yatırım yapın. Emlak vb. Ailenizin verdiği paraya ek bir geliriniz daha olsun mutlaka bence. Ne olur ne olmaz belli bir yaştan sonra hadi işe döneyim desen dönülmüyor. Ufak da olsa bir de sabit gelir eklerseniz ben olsam ben de işi bırakırdım :)
0
alaimisema
(13.12.24)
Birikiminiz az, Fire subredditini okuyup mantıklı bir finansal özgürlük yolu çıkartabilirsiniz kendinize. Tek gelir kaynağının aile olması aileye karşı çıkamamak anlamına da gelebilir, buna hazır mısınız? Allah korusun vefat durumunda yine zor durumda kalabilirsiniz. Diğer yorumda söylendiği gibi birkaç yıl ara verip işe dönmek de hiç kolay değil. Ben olsam mantıklı bir Fire planı oluşturup o noktaya gelince bırakırdım işi, böylece aile yanında kendi düzenli geliriniz de olur. 40 yaşında emeklilik bile müthiş bir plan.
0
montreal
(13.12.24)
150k dolar birikimim olsa 1 saniye bile çalışmam. çoluğum çocuğum da olsa ki senin yok aşırı rahat bir hayat yaşatırım o parayla hepsine. senin hiç kesilmeyecek ekstra gelirin de var. yani daha ne olması lazım kölelikten kurtulman için?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.12.24)
Hobiyle sporla gezmekle günün 10 da 1 i gecer. Kısa vadade bıkarsın zaten. İş şart. Oyalanacak bişey lazım. Aynı dertteyim. Çıkış bulamıyorum.
0
luluki
(13.12.24)
ne kadara şanslı insanlar var demeye geldim. kıskanmıyorum ama derdinde böylesini isterdim.
0
mikahakkinen
(13.12.24)
yalan dünya başlıklarda bugün.

bunların yarısı gerçekse yenilikçi bir iş fikriyle startup kurup globale açıl. tatmin olursun.
0
kveldulv
(13.12.24)
işteki sorumluluklarını azalt, gerekirse rolantiye al devam et.
0
nuisance2
(13.12.24)
bu sartlarda ayda $3k pasif gelir, aileden varlik varsa neden istemedigin isi yapiyorsun ki?

evin varsa 3k dolar da varsa zaten milletin emeklilik icin ulasmaya calistigi sartlar. sen yaslaninca miras da gelir hicbir sekilde maddi kaygin olmaz.
0
antikadimag
(13.12.24)
Biraz nadasa çekildiğinde hareketsizlik çabasızlığa alışmak ve bir daha çalışamamak ihtimali var. Hazıra dağ dayanmaz, memleketin durumu ortada, ne kadar param var da desen onu yok hükmüne getirebilirler her an.

Bence madem paran var, kendine daha stressiz ve daha anlamlı bulduğun bir iş kurabilirsin. Portföyünü oluşturmak için de o parayı kullanabilirsin. Ailenin parası varsa bu 3000 doları sana 5000 dolar yapsınlar bir süre için. Destek anlamında. Sonra devam edersin yine.

Meşhur bir hikaye var, İsveç mi nerede bir yerde devlet halka demiş ki, bugünden itibaren 2 yıl boyunca hiç kimse çalışmasa da çoookk rahatlıkla yetecek kadar paramız var, isterseniz çalışmayabilirsiniz. Halk bunu reddetmiş, çalışmayı bırakırsak tembelliğe alışır hayat standartlarımızdan oluruz, çalışmak isteriz demişler.

Ülke neresiyle tam emin değilim, bu tarz bir yer. Çöplerini bile yok etmiş dışarıdan çöp kabul ederken para da alan bir ülkeden bahsediyorum.

Sosyal sorumluluk projelerinin gerçekleşmesine destek olacak bir iş de kurabilirsin mesela. Bu çöp lafı aklıma geldi oradan ilhamla söyledim. Evet çalışmaktan ve iş stresinden çok yorulmuşsundur haklısın ama kontrolü bırakmamak lazım diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(13.12.24)
çalışmak zorunda olmayan biri neden çalışsın ben destekliyorum çalışmamayı
0
9kuyruklukedi
(13.12.24)
Kendinize yabancı birine uzaktan bakar gibi baktığınızda kendinizi begeniyorsaniz işi bırakabilirsiniz. Kafanızı toplar ne istediğinize daha iyi karar verebilirsiniz. Öncelikle işinizi sürdürürken hobilerinizi yapamiyorsaniz şunun cevabını verin. Zamanınızı iyi kullanıp disipline ettiğinizde yapamayacak misiniz?? Acaba mesele iş değil de kendiniz misiniz? Çünkü genç yaşta ülke yöneten başbakanlar bile var. Herkes yapabiliyorsa neden siz yapamayasiniz? Bir de kendinize uazktan baktiginizda bana parası ile yaşayan birini gördüğünüzde onun hakkında ne düşünüyorsunuz? Çünkü toplum sizi öyle görünce öyle de davranacak ve belki sizi çok dikkate almayacak. Bu size sorun olur mu? İşi biraktiginizda daha verimli ve donanımlı biri olacak mısınız? Size kazanımı ne olacak? Yani ben kendime bunları sorardım. Birinin sizi biraz zorlaması gerekiyor sanki.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(13.12.24)
nihai bir karar vermek zorunda değilsiniz neticede. bana bu kısmı hep rahatlatıcı geliyor yeni kararlar verirken. örneğin 6 aylık 1 senelik bir deneme gibi düşünürdüm ben. bu şekilde mutlu oluyor muyum, yeni üretimler istiyor muyum, kendimi güvende ve rahat hissediyor muyum, zamanımı kendim için faydalı bir şekilde geçirebiliyor muyum, kendimi eğlendirebiliyor muyum, yoksa yeni korkular ediniyor muyum vs. ondan sonra da sonraki süreç için buna göre yönümü çizerdim. keşke yapıyor olsaymışım:))
0
red g
(13.12.24)
Kardeş lazım mı?
0
Kahvedesu
(13.12.24)
canın sıkılır, 3-5 hobi ile uğraşmak bir iş değil, adı üstünde hobi, istemezsen yapmazsın, niye yapmıyorsun diyene canım istemiyor diyerek susturursun. asalak bir hayata geçiş gibi geldi bana bu dediğin.

şunu diyebiliyorsan o ayrı, kendi işimi yapmak istiyorum, bir tekel açayım, bir market açayım, bir macera yaşayayım tam destek, ancak işten ayrılayım yan gelip yatayım iyi bir şey değil. amacın yoksa olduğun yerde kalırsın.

işinin stressini azaltmaya çalışabilirsin, 6K usd maaşın varsa 2K si ile stressini azaltacak birini çalıştırabilirsin.

yatırımcı arıyorum, yatırımcım ol :D
0
selam
(13.12.24)
bence sen isten bunalmissin sadece. daha stressiz sekilde calis. psikolojini yönet yani. ayrica firsatini buldugunda hep izin al. eger sirkette toksik bir yapi varsa sirketini degistir. ama sadece is stresliyse buna yapacak bir sey yok. meslegin böyle yani.

isini birakma. kirada ev falan yok mu? bunu hedefleyebilirsin. su an giderin de fazla gibi geldi. 150k usd bankada vaadede mi duruyor?

nadasa cekilme. evlen cocuk yap. o zaman cekil nadasa. su an calisma zamani.
0
sonsuz
(13.12.24)
ben de marttan beri issizim duzenli gelirim yok. birikimden yiyorum huzurluyum. yine erken uyaniyorum bosa vaktim yok. ev duzenleme araba temizleme vs cok sey var daha yapamadigim. benim tekrar ise girmem lazim cunku birikim 5 yili gormeden bitecek ama huzurluyum. 10 milyon tl civari birikime ulassam birakirim her seyi
0
ShadowOfMoon
(13.12.24)
ev araba varken 3k dolar şahane geçinilir.
tabi sizin aylık harcamanız nedir, lükse alıştıysanız yetmeyebilir ama minimalist bir yaşam ile ortalamanın üstünde bir refah ile yaşanır o para ile.

bence siz işi bırakın, başka bir iş bulun.
aileden gelen 3k üstüne, çok strese girmeden çalışacağınız 3k dolar ile fevkalade yaşanır. iş bulun deme sebebim aylaklık insanı üzer. sıkılınca basıp gidebilme imkanına sahip olmak çok büyük rahatlık.

kenardaki 150k'yı da yatırıma yönlendirin farklı sepetlerle. o da güvenlik sübabı olsun.
0
biseysorcaktim
(13.12.24)
Maddi olarak sorun yok ama sadece para için çalıştığımızı düşünmüyorum. Hobiler, gezmek vs iyidir ama nereye kadar idare edecek? İnsan hayatta belli ölçüde zorluklar yaşayıp çözmeye çalışmalı bence. İş hayatı iyi kötü bunu sağlıyor. Günde 15 saat çalışıp kendimizi tüketelim demiyorum ama dengeyi bulmak lazım bence. Teoman da geçenlerde benzer bir şey demişti: "Çalışmak manasız geliyor. Çalışmayınca da insan çok sıkılıyor. Arasını bulmak lazım."

Milyonlarca hatta milyar dolar serveti olan insanlar bile çalışıp bir şeyler kovalıyor. Parayla elde edilecek şeylerin sınırı var.
0
duguit
(13.12.24)
Ne iş yapıyorsun çok merak ettim
0
turuncu tonlarda
(13.12.24)
3000 USD pasif gelir iyi para. Dünyanın her yeri için iyi para. Bir idealin yoksa çalışma.
Ayrıca o pasif gelir ev evli çocuklu biri için bile fena değil. Türkiye'de çoğu kişi 20k maaşla tek maaş yaşayıp kira falan ödüyor
0
wd40
(13.12.24)
karakter meselesi. bazı insanın hırsları yoktur, uğraşmayı sevmez, azla yetinir. ama sen azla yetinen bir insan olsaydın 6k dolarlık maaş kazanacak kadar yükselmezdin diye düşünüyorum. o yüzden 40a kadar devam, sonrasına bakarsın diyorum.
0
titanyum22
(13.12.24)
kendim için söylersem para için çalışmıyorum. benim konumumdaki insanların aldığı ücretlerin yarısı gibi bi ücret almama rağmen ve emekli olmama rağmen (eyt) çalışıyorum. ve planım ölene kadar çalışmak sağlığım müsaade ederse. işim rahat pozisyonum güzel saygın bir pozisyon. kendi işim gibi izin almadan çıkıp gidip geliyorum. sosyal olmak yaşlanmayı yavaşlatmak ve en önemlisi işe yaradığını bilmek paradan önemli.

ben daha az stresli bir işte düzenli çalışma taraftarıyım. önerim de bu yönde olurdu.
0
naksidil
(13.12.24)
(41)

Sisli havada dörtlüleri yakmak

birmilyonunvarmi
Mantıklı mı?
Mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(12.12.24)
Gorulmeyeceginizi dusundugunuz, diger suruculeri potansiyel bir tehlike sebebiy uyarmaniz gereken her anda 4 luleri yakmak mantikli. Cok yogun yagmur, sis, ani yavaslama bunlar hep sebep olabilir. Amac sizin gormeniz degil gorulmeniz.
0
wallcan
(12.12.24)
evet tabiki, arkadan gelen araba beni görsün isterim
0
benaslinda
(12.12.24)
Sisli havada seyir halindeyken dörtlüleri açarsan kimse senin "diğer araçlar beni görsün diye açtım" dediğini düşünmez yolda bir kaza vs bir şeyler olduğunu düşünür, havada sis varsa sis farı açılır dörtlüler dörtlülerin açılması dışında kullanılıyorsa trafikte kargaşaya neden olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
ben çok sis varsa 4lü yakarım. görünür olmak lazım.
0
mikahakkinen
(12.12.24)
Kaleciye ilk -1 imizi verelim ;) her arabada sis farı yok. Dörtlü yakmak mantıklı ve kullanılan da bir yöntem. Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir ;)))

Edit: tx'lerde fln her arabada var mı, bilmiyodum? Sadece arkadan gelen değil karşıdan gelen için de işlevsel.
0
abuzer
(12.12.24)
O dörtlülere boşuna "hazard lights" demiyor adamlar. Boşuna turuncu değil o renkler. Bunlar sis için değil ama sis için de kullanımında sorun yok. Dörtlüler "istediğim yere park ederim" ışıkları değil, arıza, tehlike ve uyarı bildirim ışıkları.

Özellikle Bolu'da inen sislerde görünürlüğü arttırmak için kullanılabilir. Sis farı sizi muazzam bir farkla görünür kılmaz, dörtlüleri yakmak da görüşünüzü ciddi bir oranda iyileştirmez. Kullanımında bir sorun yok. Özellikle araçlar sis sebebi ile yavaşladığında takip mesafesi için de uyarmış olursun.
0
nawar
(12.12.24)
Abuzer arka sis farı fabrika çıkışlı zorunlu bir donanım, olmaması mümkün değil, seni görmesini istediğin sürücü de arkadan gelen sürücü zaten, -1'i geri almanı rica edeceğim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
sisli havada dörtlüleri yakanları gördüğümde: "a aa niye herkes dörtlüleri yakmış? galiba herkesin aracı aynı anda arıza yapmış." diye düşünürüm.

amacı bu olmasa bile "sis var dikkatli ol" anlamına geldiğini asla düşünemem. kapasitem bu kadar.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.12.24)
Sisli havada dörtlüleri yakmak bir kural değildir.
Kişinin kendini koruma yöntemidir.

Sisli havada ben yavaş giderim fakat arkamdan hızlı gelen araç benim yavaş gittiğimi ancak yaklaşınca anlayabilir. eğer dörtlüler yanıyorsa arkadan gelen araç benim yavaş gittiğimi anlar ve önceden tepki verir.

Sisli havadan dörtlü açmakta bence fayda var.
0
durbidakka
(12.12.24)
ya normalde yakılmaması lazım sis farlarının yakılması lazım ama dörtlü olunca yanıp sönünce insanlar daha dikkatli türkiye'de.
o yüzden yakmakta fayda var.
yanıp sönünce dikkat çekiyor.
0
OgutucuRecep
(12.12.24)
@kaleci

belirli bir hızda seyrederken öndeki trafik aniden tıkanınca, frene basarken aynı anda dörtlüleri de yakıyorum, arkadan gelen kişinin dikkatini daha fazla çekebilmek için. arabada standart ve zorunlu donanım olarak sağda, solda ve ortada stop lambası var, frene basınca otomatik yanıyor. onu da kullanıyorum. ama onlar frene dokunduğun anda yanıyor. ben arkadakine "ileride trafik duruyor, stop lambalarım pedala dokunduğum için değil, aniden durduğum için yanıyor, önüne bak dikkat et" demek istiyorum ve dörtlüleri yakıyorum. hatta bazı araçlarda bunu özelliğe eklemişler, sert frende kendi kendine yanıyor.

yani standart donanımı kullanma demiyoruz, onu da kullan, ama dikkat çekmek istiyorsan dörtlüyü de yak ne zararı var ki? arıza yapıp kenara çekmiş zannederlerse etsinler. zaten amaç bana dikkat etmesini sağlamak değil mi? ha sisten dolayı yakmış olayım, ha arızadan dolayı, ne fark eder? arıza yapmış zannediyorsa da yanımdan dikkatlice geçmek isteyecek, benim de yürüdüğümü fark edince gerizekalı değilse anlayacak haa sisten dolayı yakmış diye. dikkat çektiysem gerisi teferruat.
0
kibritsuyu
(12.12.24)
buna mantikli diyenler herhalde trafik kurallarini ve arac donanimlarini yetersiz buluyor. araclarda arka sis farklari zorunlu guvenlik donanimi olarak bulunur. sis farinin gorunumu diger farlardan farkli olarak daha belirgindir. bunun nedeni isigi daha alcaktan ve genis yaymasidir. trafikte hangi donanimin hangi durumda kullanilacagi acik ve net sekilde belirlenmistir. bence bunun nedenleri oldukca basit.

1 - 4lu flasor yani ikaz lambalari herhangi bir sebeble trafikte durmaniz gerektiginde ya da ani yavaslamalarda kullanilir. ariza, kaza vb bir durum yoksa 4lu kullanimi gereksizdir.
2 - Siz 4lu yaktiginiz icin arkanizdaki arac aniden trafigin duracagini, kaza oldugunu vs dusunebilir panik manevrasi yapabilir ve kazaya sebeb olabilirsiniz.
3 - Gereksiz 4lu kullanarak yon belirsizligine neden olur serit degisikligi yaparken kullanicilari zor durumda birabilirsiniz.

gereksiz sekilde 4lu kullananlar, sis olmayan havada sis fari acanlar ve sag seridi bosken sol seritten gidenler ayni kisiler gibi geliyor bana.
0
tahtakafa
(12.12.24)
hem sis var hem de trafik yavaş hatta dur kalk şeklinde ilerliyorsa dörtlü yakarım. arka sis farları yeteri kadar görünür olmuyor.

sadece sis var ve trafik cayır cayır akıyorsa dörtlü yakmam.
0
scudman1
(12.12.24)
Kibritsuyu, abi siz sis lambasının yeterli gelmediğini düşünüp gereksiz stres yaptığınız için böyle bir kaygı hissediyorsunuz anlayabiliyorum ama sisli havada sis lambaları gayet yeterli bir uyarı sağlıyor, daha çok dikkat etsinler deyip dörtlüleri açmanın bir anlamı var mı bilemiyorum, bence yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.12.24)
Mantikli degil, oyle bir kuralda yok zaten, herkes birbirinden gorup yapiyor, kullanim amaci disinda. Sis olmasi bir acil durum degil arkadaslar, araciniz hala seyir halinde, yalnizca daha dikkatli surmesi gerekiyor herkesin. Ulkede hicbir sey tam olmadigindan, surus egitimi de verilmedigi icin dogru duzgun bilmiyor kimse, kulaktan dolma bilgiler dogruymus gibi savunuluyor ne yazik ki.
0
bosver nicki
(12.12.24)
ben yakarım bana göre mantıklı
0
gilbeys
(12.12.24)
bir zararı yok. arkanızdaki kişi sis dolayısıyla dörtlüleri yaktığınızı, aynı ortamda seyrettiği için anlar. ekstra görülebilir olmak da böyle bir ortamda avantajdır.
0
zgrydn
(12.12.24)
hatali hareket, 4luler durulmamasi gereken bir yerde durman gerekirse yakilir.
mesela onunde kaza vardir, anayolda trafik tikanmistir millet arkadan basmis geliyordur yakarsin.
Hareket halinde iken dortluleri yakmak hatali.
Zaten eger olmasi gereken bu olsaydi araclar arka sis lambalari olmazdi.
Yogun sis var ise on arka sisleri acip, kontrollu sekilde yoluna devam edeceksin.
0
cooperr
(12.12.24)
dortlu lambalar kulturel bir muamma.

TR de "istedig9m yerde dururum" anlamina gelir eger araba park halindeyse.

Birlesik Kralligin irlanda taraflarinda eger diger arabaya onunuze gecsin diye yol vermisseniz, ondeki araba tarafindan size tesekkur etmek icin yakilir.,, uc kere click click click.
0
parcxerox
(12.12.24)
Her sisli havada kullanmam ama ekstrem seviyedeyse kullanirim. Cunku o durumda da ozellikle akici yollarda hiz beklenmedik sekilde yavaslayabiliyor. Sis falan umursamayip cilginca arkadan gelenler de olabiliyor. Mantikli bir tedbir bence. Ayni durum yagmurda da gecerli, genelde Sakarya civarlarinda denk geldim hep, normal siddetli yagmurdan bahsetmiyorum, butun otoban 70'e falan dusuyor o derece bir yagmur.
0
mbond
(12.12.24)
Sisli havada dörtlülüler yakılır. Dörtlünün olayı zaten dikkatli ol demektir. Aşırı sis varsa her an fren yapabilir, yoldan çıkabilir, sorun yaşayabilirsin. Arkadan gelen kişinin bunu bilmesinde fayda var.
Ayrıca gayet de faydalı.

Yakmak kural mıdır bilmiyorum ancak kuraldışı değil. Gayet tabii bir durum. Hatta kural değilse bile racon budur diyebiliriz
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
dörtlüler yakılır. Sis farı yakılır diyenler sadece kendi görmek istediklerinin derdindeler. Millet beni görsün, dikkat etsin anlamında yakılır dörtlüler
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(13.12.24)
Benim arabamda sis farı yok. Dörtlüyü yakıyorum. Bunun da nesine itiraz ediliyor anlamadım. "Şu ya da bu nedenle sıkıntı var, dikkat edin" demiş oluyoruz.
0
firez
(13.12.24)
Dün istanbul İzmir arası gidip geldim ve yollarda baya sis vardı, görüş mesafesi düşüktü ve ben dahil etrafımdaki dötlüleri yakan araclarla uyum içinde ilerledik. Direk anlaşılır kılıyor ışıkların yanıp sönmesi çevredeki araçları.
Bir de yakmayanlar vardı, onlar biraz güven vermiyordu falan.

Bana göre son derece faydalı ve yapılması gereken bir birşey.
0
va
(13.12.24)
yorumları okuyunca bu kadar insanın yanlışı savunması karşısında hayrete düştüm. "dörtlüler tehlikeli durumlar için uyarı amacıyla yakılır siste görüş mesafesinin düşmesi de tehlikeli bir durumdur ne var bunda" gibi bir mantık yürütülmüş de tam da bu duruma özel spesifik olarak üretilip arabalara konulmuş bir donanım olan sis farı varken onu kullanmak teoride de pratikte de doğru ve mantıklı olanken bunu reddetmek çok ilginç. dörtlüler açıkken sinyal vermek sıkıntı bir kere. bir de sis dışında bir uyarı amacıyla yakan da olabilir o sebeple karmaşa oluşabilir. belki adamın arabası arızalandı duruyor yolun ortasında sen de sisten dolayı yakıyor diye başta önemsemedin durduğunu geç fark ettin ani kırıp yan şeritteki araca çarptın falan kafadan bir gereksiz kaza senaryosu size. bence sis farı çok gereken bir şey olmadığı için insanlar bilmiyor ya da unutuyor o yüzden dörtlü yakıyorlar bile bile yanlışı yaptığını sanmıyorum kimsenin.
0
semaforo de medianoche
(13.12.24)
sis farı yeterli diyen arkadaşlar aynı zamanda, dörtlüler ani yavaşlamalarda yakılır yazmış.

frene basınca birkaç milisaniye içinde yanan ve standart donanımda tam üç tane birden bulunan stop lambaları yetersiz mi? demek ki standart donanımın yetersiz olduğunu düşünüyor ve dörtlü yakma ihtiyacı hissediyorsunuz. yani ben sis varken sis lambasının yetersiz olduğunu düşünüp dörtlü yakınca stres yapmış oluyorum, ama aniden tıkanan trafikte frene basınca anında yanan stop lambasının yetersiz olduğunu düşünüp elle dörtlü yakınca siz stres olmamış mı oluyorsunuz?

neticede neymiş? arabanın standart donanımının yetersiz olduğunu düşünerek kendini ve trafiği güvene almak istediğin her durumda yakabilirmişsin.

ayrıca dörtlüyü yakınca "galiba önümde ani fren yapıyorlar" diye panik yapıp kaza yapacak kadar acemi sürücü, sis farını da stop lambası zanneder, fren yapıyorlar diyip kaza yapar. o denli acemiden bu da beklenir.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Abi bu araçların mühendisleri ar-ge çalışanları her türlü hava koşulu için sayısız defa test ediyorlar bu araçları o yetmiyor bağımsız kuruluşlar ayrıca test edip en güvenli şekilde trafiğe çıkmaları için okey veriyorlar, siz bu araçların sdandart donanımının tüm bunlara rağmen yetmeyeceğini kendinizi de sisli havada Sevimli Hayalet Casper gibi görünmez olduğunuzu düşünüp illa dörtlüleri de yakacam kardeşim bana ne diyorsanız ekstra olarak dörtlüleri de açın tabii ne olacak usta sürücü böyle yapmalı :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.12.24)
bak mesela o arge çalışmasnı yapan mühendisler, ani bir frenleme durumunda dörtlülerin de otomatik yanmasını sisteme eklediler. ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor.

yarın bir gün sis yoğunluğunu ölçen bir sensör koyup, fazla siste dörtlüleri otomatik yakmayacaklarının bir garantisi yok. bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz? 5-10 yıl önce frene ani basınca dörtlüler de yanacak desen ona da gülerlerdi. hatta chery'lerde arkaya da sensör koymuşlar, belirli bir hız üstüne arkadaki araç fazla yaklaşırsa da dörtlü yanıyor gelmee gelmeee diye. trafikte oyuncak etmişler, dibine girip girip yaktırıp eğleniyorlar.

hepsinde amaç aynı, fark edilmeyi arttırmak. sis farı yeter diyorsan yakma, tedirgin hissediyor, yetmez daha çok dikkat çekeyim diyorsan yak. bu tamamen kullanıcı tercihi artık. yakılır diye bir kural da yok, yakılmaz diye bir kural da yok.

yok kenara çekmiş zanneder, yok ani fren yapıyor zannedip panikler kaza yapar falan bunlar komik bahaneler. azıcık trafiği okusun, zannetmesin.
0
kibritsuyu
(13.12.24)
Yoğun siste açılır dörtlüler hocam. Teamül böyle. Yanlış bir şey de değil. Görünürlüğü her türlü arttırmak lazım öyle durumlarda. Arabada çakar (turuncu), hatta pavyon ışıkları olsa onlar dahi açılır.

Şehir içi dip dibe dur kalk trafikte yahut az/normal siste açılmaz.
0
yadigar
(14.12.24)
"ani frende stop lambalarıyla birlikte dörtlüler de yanıyor" kaza aninda dortluler yanabiliyor, dogru. ama ani frende yanan dortlu gormedim, hatta bu buyuk ihtimal eli yuzu duzgun ulkelerde yasal bile degildir.

4luler yogun siste gorunurlugunuzu falan arttirmaz, cunku sinyallerin icinde dandik bir tane led yada ampul var.

araclarda on sis farlari opsiyonel olabilir, ama arka sisler opsiyonel degil. arka sisler acin, gecin aracin arkasina, sislere bakmakta zorlanirsiniz, cunku oldukca kuvvetlidir. sinyaller ile arasinda kuvvet olarak ciddi fark var.

ezcumle, yogun siste 4lu yakmak kurallardan ve teknikten bir haber ortadogu insani hareketi, uzgunum ama boyle.
0
cooperr
(15.12.24)
Ortadoğu: ben nalaka

Hep otobanda sürüyorsunuz glb.. tek şeritli ucurumlu dağ yolunda yoğun sise yakalanmamis kimse

ve madem standart donanim olan arka sisler yeterli, ön sis opsiyonu neden var? Tüm mühendisler ortadogulu mu diyosun

Dörtlü yakıldı diye eli ayağına dolasip kaza yapacak kisi zaten net araba kullanamiyordur +7 yoğun siste kaza yapmama ihtimali yok, bari kendimizi kurtaralim
0
abuzer
(15.12.24)
yağmur sis görüş mesafesi düştüğünde dörtlüleri yakarım. çok faydalı
0
duyurukullanıcısı
(15.12.24)
"Sisli havada dortlunun amacının "fark edilmek" olduğunu herkessss bilir" diyen arkadas, aynen dedigin gibi on sis farklarinin senin farkedilmede pek etkisi yok, onemli olan arkadan gelen birinin sana gommemesi.

O yuzden onler opsiyonel ki bazi modern araclarda opsiyonal bile degil artik. Arkalar ise bildigim kadariyla her aracta var, yanlisim varsa buyrun duzeltin. Mesela bendeki 2021 model f segment SUV aracta on sis farlari opsiyonel olarak bile yok, arkalar standart.

tekrar ediyorum, yogun siste 4luler sizin normal stop lambalariniz kadar bile gozukmuyor olabilir cunku yaktiginiz lambanin kuvveti belli, o yuzden pek ise yaramayan bir aktivite. 4lu yerine bir zahmet sislerinizi yakin, devam edin.

ortada tartisacak bisey yok aslinda, insan hayret ediyor :D
0
cooperr
(16.12.24)
ne bulursam yakarım, ara ara da korna çalarım. yolda uyuyan eden çok. çarpacaklarına sinir olsunlar.
0
titanyum22
(16.12.24)
Arkadaşlar ar-ge ve mühendislik böyle çalışmaz. Yani sen su altında da sorunsuz bir şekilde hayat kurtaracak bir sistemi ya da önünün belli olmadığı kadar sisli yollarda da görüşü sorunsuz bir şekilde sağlayacak far üretebilirsin. işin bu kısmında sorun yok. Yalnız mühendislik burada bitmiyor. Basit tabir ile attığın taşın ürküttüğün kuşa değmesi lazım. Yılda iki kere denk geleceğin yoğunluktaki sis için hiçbir firma standart donanıma bu kadar maliyetli yatırım yapmaz. Görülme sis yoğunluğunun görüş azaltma oranına bakarak görülme sıklığı yüksek olan sis için önlem standart üretilir. Örneğin arazi araçlarındaki sis farları ve standart bir şehir içi aracındakiler de aynı değil. Neden? Çünkü en başta ihtiyaç sıklığı sebepli olan arz-talep konusuna geri dönüyoruz.

"bunlar hep arge. iki gün sonra bunu da görürsek utanacak mıyız? olmaz diyebilir misiniz?" @kibritsuyu ve gelişim süreci tespiti doğru. Yan aynalar, silecekler, emniyet kemerleri, hava yastıkları vs. hep ihtiyaca bağlı olarak kullanıma göre artan konular.

Ayrıca yoğun siste dörtlüleri yakıp yavaşlayan aracın makas atarak gitme ihtimali sebebiyle trafikte kaos yaratması, öndeki aracın fren lambası yanmadığı halde dörtlüleri gördüğü için başka şeride aniden direksiyonu kırması gibi şeylerin parçası olacak kişiler trafiğe çıkmasın zaten +1500 Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları gibi fikirleriniz de şahaneymiş. Bu konu neden bu kadar uzadı diye merak ettim, gereksiz Ekşi Duyuru gerginliği yaşanmış :)
0
nawar
(16.12.24)
tartisma gereksiz yere uzuyor cunku ortalama duyuru kullanicisinin tartisma dusturu adhominem. ornek:

- sinyaller siste gorunurlugu arttirir.
- arttirmaz cunku sisler yeterli kuvvete sahip degil.
- Dandik ledleri yüzünden görünürlüğü arttırmadığı halde mucizevi bir şekilde şerit değiştirirken sizi görünür kılacak olan sinyal lambaları...
- peki yogun sis?
- onu salla, benim amacim bir sekilde sana cift dalmak.
- peki.
0
cooperr
(16.12.24)
Olsun acelemiz yok @cooper. Şunu da tekrar cevaplayabilir misin? Önemli olan tek şeyin arkadan gelenin bana gommemesi olduğu fikrine tam olarak nasıl ulastin? Karşıdan gelen istediği gibi geçirsin, rahat mı olayım?

Bı de senin dışında herkesin dün ehliyet alıp bugün ilk kez sise yakalandigi fikri var tabii... Kimse yoğun siste karşıdan ya da önünde giden kisinin dortlulerini görmedi, fark edilirligi arttirdigini deneyimlemedi, o nedenle senin "hayır arttirmaz" tespitin/teorin kesinlige sahip.

Amacı çift dalmak olan da ortadoguya: ben nalaka'yi ilk dedirtendir
0
abuzer
(17.12.24)
ben de bu konu niye bu kadar uzadı onu anlamadım.

kimse sis lambası gereksiz, onun yerine dörtlü yakayım daha iyi demiyor ki. yahu çok basit. siste görünürlüğümü arttıracak ne kadar özellik varsa açıyorum, çünkü neden olmasın? arka sisi de açarım, ön sisi de açarım, dörtlüyü de yakarım, beşlisi altılısı olsa onu da yakarım, modifiye şahin gibi yere mor ışık veren renkli ledlerim varsa onu da açarım, japon keranesi gibi, ankara pavyonu gibi şıkır şıkır gezerim, yeter ki etrafımda daha fark edilir olayım. onu açan toptur bunu açan ortadoğuludur falan. dandik ledliyse gözükmüyorsa da fazladan boşu boşuna yansın amk elektrik mi yazıyor? sis farı gibi sabit yanmıyor, dandik de olsa sis farı gibi sabit değil yanıp söndüğü için dikkat çekiyor işte bunun nesini tartışıyoruz anlamadım ki?

dörtlüyü yanlış anlayıp kaza yapacak angut da trafiğe çıkmasın bir zahmet. azıcık önündeki trafiği okumayı öğrensin öyle gelsin. ben salağın teki yanlış anlar da ani fren yapıp kayar, tam kayarken de fren yerine gaza basıp uçurumdan düşer falan diye niye kullanmamazlık edip görünürlüğümü düşüreyim?
0
kibritsuyu
(17.12.24)
kibritsuyu +1.
0
unalub
(17.12.24)
@abuzer

karsidan gelen farlar ve sis yuzunden zaten 4luleri pek goremeyecek.

bircok aracta artik farlar oldukca kuvvetli, sis olmadigi zamanlarda bile sinyaller karsidan gorunmedigi icin sinyal verdiginizde o taraftaki far ya kapaniyor ya da kisiliyor.

ortadogulu olayindan benim kastim da zaten "ben ne varsa kerhane gibi yakayim, maksat gorunur olmak" mantigi, sagolsun kibritsuyu arkadas da bu tezi hemen dogrulamis...

isik, yanar doner seyleri seven bir milletiz, yapcak bisey yok.
0
cooperr
(17.12.24)
@cooper, ARTİK farlar kuvvetliyse ve dortlumun gorulmesini engelliyorsa 2025 volvomda ona uygun davranırım.

Bir de "goremeyecek" diye future konusmamiza gerek yok, onu diyorum. Hepimiz en az bir kez yoğun siste sürmüşüz belli ki. Ozellikle ben Max 2 günde 1, sisli tek seritli dağ yollarında sürüyorum. Ve yoğun siste dortlulerin faydasini sık sık deneyimliyorum. Teori uretmemize gerek kalmadı bak ilk ağızdan söylüyorum. Zaten yol kenarı uyarı ışıkları bile yanip sönen cinsten. Yoksa dümdüz ışığı koyar gecerlerdi di mi :)

Evet herkes fikrine daha da sıkı sıkıya bağlandığına göre duyuru gorevini tamamladi sanırım ;)
0
abuzer
(18.12.24)
(3)

Yurtdışında Türkiye'deymiş gibi bağlanmanın bir yolu var mı?

gezegen olan pluton
Aslında isteğim yurtdışında kullandığım laptobumun türkiye'den bağlanıyormuş gibi internete bağlanmasını istiyorum, bu mümkün mü, laptopa vpn kuramıyorum, telefona kursam sonra sonra bilgisayarı telefona bağlasam laptop yine yurt dışı ip'leri görerek türkiye'ye gelip oradan internete çıkmaz mı, başk
Aslında isteğim yurtdışında kullandığım laptobumun türkiye'den bağlanıyormuş gibi internete bağlanmasını istiyorum, bu mümkün mü,

laptopa vpn kuramıyorum, telefona kursam sonra sonra bilgisayarı telefona bağlasam laptop yine yurt dışı ip'leri görerek türkiye'ye gelip oradan internete çıkmaz mı, başka bir yol var mı yurt dışındaki ip'leri görmeden direkt Türkiye'den bağlanıyormuş gibi yaptırmanın?
0
gezegen olan pluton
(12.12.24)
yurtdisindaki ipleri gormeden ne anlama geliyor anlamadim ama telefondan vpn acip, telefonun internetine baglanirsaniz turkiye'den baglaniyor gibi gorunur. ya da kullandiginiz modemde vpn client varsa aynisi onun icin de gecerli.

ama genel kullanima acik vpn kullandiginizda ip araliklarindan vpn kullandiginiz anlasilabiliyor. onu da engellemek isterseniz kendi vpn serverinizi kurmaniz lazim turkiye'de, mumkunse bir evde.
0
lemmiwinks
(12.12.24)
tarayıcı üzerinden erişecekseniz, tarayıcıya kurulan vpn eklentileri var.
belki onları deneyebilirsiniz. bilgisayara izin verilmiyorsa bile eklenti ile olabilir belki. premium olanları türkiye lokasyonu sunuyor. ücretsizlerde hiç görmedim.

bir de zamanında ktunnel gibi şeyleri kullanıyorduk. yasaklı sitelere ktunnel üzerinden giriyorduk. o da herhangi bir vpn programı ya da eklenti kurmadan bağlanmanıza olanak tanıyabilir. proxy servisi deniyor sanırım bu şeylere.

iki yöntem de tarayıcı üzerinden bağlanmak için.

merak ettim denedim, telefondan vpn açıp hotspot ile bilgisayarımdan bağlandım.
telefondan baktığımda ip'm vpn'li yurtdışı olmasına karşın bilgisayarımda hala mobil operatörümün yurtiçi ip'si vardı.

edit:
1. Hotspot Üzerinden Tüm Trafiği VPN'e Yönlendirmek
Bazı telefonlar veya VPN uygulamaları, hotspot bağlantısı için ek ayarlar sunar. Telefonunuzun VPN ayarlarını veya uygulamanızın gelişmiş ayarlarını kontrol edin. Örneğin:

Android cihazlar için: Hotspot VPN paylaşımı ayarını kontrol edin. Bazı VPN uygulamalarında "Hotspot Shielding" veya benzer bir ayar bulunabilir.
iPhone cihazlar için: iOS genelde hotspot üzerinden VPN yönlendirmesine izin vermez. Bunun için özel çözümler gerekebilir.
0
biseysorcaktim
(12.12.24)
Şimdi Proton VPN'e baktım da eğer güncelse "Android üzerinde Hotspot üzerinden VPN'li internet, eğer cihaz rootlu değilse paylaşılamıyor" demiş. Yani yukarda da yazdığı üzere her ne kadar mobil cihaz internete VPN üzerinden çıksa da hotspot hala VPNsiz bağlanıyor. Bu da sizin direkt internete çıkan modem/router cihazında, eğer mümkünse, VPN bağlantısı kurmanızı gerektiriyor.
0
salihdt
(12.12.24)
(20)

Liberalizm

michael_knight
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
Liberalizm fikrine ne kadar yakın veya uzaksınız? Neden?
0
michael_knight
(11.12.24)
Önce tanımını yapmamız lazım. Çünkü Türkiye'de ne kadar ülke düşmanı varsa liberalim diyor halk bunu yanlış veya o taraftan biliyor.

Düşünce özgürlüğü açısından yüzde yüz liberalim.

Ekonomik serbestlik açısından çok emin değilim. Bir de Türkiye'de liberalizmi işletsen ahbap çavuş kapitalizmine gider 5li çete tüm işleri alır. Komünizmi işletsen bu sefer devlet her şeye karışır devlet birkaç partinin kontrolünde olur. Yani Türkiye şu an ikisini de parça parça yaşıyor bence :D bundan iyisi de olmaz.

İdeal bir dünyada yakınım ama. Mesela liberal bi dünyada taksici lobisi biterdi martıcı adam direkt rekabete girebilirdi, biz bile şurada bi şirket kurup o işe atılabilirdik.
0
nhk ni youkosu
(11.12.24)
power is corrupt, absolute power is absolutely corrupt.
gücü dagitma kisminda varim. checks and balances zaten demokrasi icin cok önemli.

ama bu demek degil ki her seyi salalim, market kendini ayarlar zaten. isci haklari, azinlik haklari, hayvan haklari, kadin cocuk cocuklari, basin özgürlügü benim önem verdigim degerler. devletin bu konularda müdahalesi olmasi gerek.

+++
güvenlik icin özgürlükten vazgecilmesine karsiyim. bu da beni daha liberal yapiyor. muhafazakar görüste biri icin güvenlik önce gelir. benim icin özgürlük cok daha önemli.
0
sonsuz
(11.12.24)
Liberteyen Sosyalizm'deki liberal görüşe OK.
Liberalizm altında her türlü zulmü yapmaya hayır.
0
bartholomew87
(11.12.24)
Şimdi liberalizm denince farklı ülkelerde farklı konseptler algılanıyor. ABD'de liberal denince algılanan (ve ironik şekilde sol görüş sanılan), kadın/erkek eşitliği, ırk eşitliği, lgbt hakları vs gibi konularda liberalim. Burada zaten sjw diye laf yiyen biriyim yani genel olarak insanların bireysel özgürlüğü ve sosyal grupların eşitliğine önem veriyorum.

Ekonomik olarak sosyalist diyemem kendime ama sosyal demokratım. Serbest girişim teşvik edilmeli ama işçi hakları, halkın yararı korunmalı; sağlık ve eğitim gibi temel kamu hizmetleri olabildiğince devlet güdümünde kalmalı gibi.

Yani sosyal medyada dalga geçilen left lib bir görüşüm var. Evet kendine left lib diyip saçma fikirler sunan çok kişi var ama bu demek değildir ki tüm ideoloji safsata :D
0
nundu
(11.12.24)
Bazı liberal ilkelerin şu anda teraziyi dengeleyebileceğine inandığımdan liberal fikirlerin toplumda daha yaygın hale gelmesine sıcak bakıyorum.

Yönetimde kontrol arttıkça sorun ve hatalar çoğalıyor. Günümüzde nüfus çok fazla ve devletler çok büyük. Haliyle her şeye merkezden ince ayar çekmeye çalışmak sürdürülebilir değil. Günümüzde ortalama bir devlet bir kişi veya dar bir grubun kontrol edebileceğinden çok daha kompleks bir yapı. Kontrolcü bir yönetim bir noktada 250 tuşa aynı anda basmaya çalışırken her yerinden ter akan karikatürize bir tipe dönüyor. Kurumsallaşma ve kendi kendine işlevini sürdürebilen yapılar oluşturmak önemli. Ülkeye aile çay bahçesi gibi davranmamak lazım; hem ekonomik hem de kültürel anlamda.

Ancak yönetim şekli olarak liberalizm sağlıklı sürmek için diğer ideolojilerden çok daha fazla eğitimli bir kitleye veya iyi niyetli yöneticilere ihtiyaç duyuyor. Bu iki bileşenden en az birisi yoksa ortalık kim vurduya gidiyor. Somut bir örnek olarak ülkede kendini liberal sanan ancak insanların marketle pazarlık yapma hakkı olmadığına inanan çok geniş bir kitle var. Görünmez el kuramını çok yanlış anlayıp gerçekten hikmetinden sual olunmaz ilahi bir varlık yaratmışlar kafalarında. Herhangi birisi ağzını açınca kafir muamelesi görüyor.
0
akhenaten
(11.12.24)
Liberalizm, günümüzde en çok tanıma sahip ve birbirine zıt görüşleri olan insanların kendilerini ait hissettiği bir kavram haline geldi. Bu yüzden "liberalizm" kelimesini kullanmak yerine, insanların ne demek istediklerini birkaç cümleyle açıklamaları daha doğru olur bence.

"Liberal" kelimesi artık herkes için farklı anlamlar taşıyor. Kimileri duyar duymaz "sjw" ya da "woke" etiketini yapıştırıyor. Bazıları için sadece özelleştirme savunuculuğu anlamına geliyor. Kimileri için terör destekçiliğiyle eş anlamlı. Hem aşırı sağcı hem liberal olanlar var, bir yandan da kendini solcu olarak görenler... Ya da sağ görüşe yakın olduğunu söyleyip aslında sol görüşün savunduğu fikirleri destekleyenler... Bazı kesimler için liberal olmak veya liberalizmi savunmak adeta bir hakaret. Liberal ekonomiden bahsedince hemen patron savunucusu damgası yiyenler de var. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

Ben şöyle düşünüyorum: Devlet kurumlarının çoğu özelleştirilmeli, ama devlet bu alanları denetlemeye devam etmeli. Telekom, elektrik, su, sağlık, eğitim, altyapı, ulaşım gibi konularda devlet tamamen çekilmek yerine, firmalara belli bir çerçevede özerklik tanımalı ve halkın refahını etkileyecek noktalarda sınırlar koymalı. Serbest piyasaya müdahale etmemeli ama gerektiğinde rekabeti artırmak için yeni aktörler oluşturmalı. Devlet, halkı ne patronların insafına bırakmalı ne de sosyal yardımları artırıp insanları tembelliğe alıştırmalı ya da popülizm uğruna sadaka ekonomisi yaratmalı.

Kavramları kitaplardaki tanımlarıyla ele alsak bile, "liberal" kelimesi insanların zihninde bambaşka şeyler çağrıştırıyor. Bu yüzden kendimi bu kavrama ne yakın ne de uzak görüyorum.
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
Tam bir liberalim.

Ama özde sjw ve libos olanlardan degilim. Pure liberalistim.
0
feastofthedamned
(11.12.24)
Liberalizmin ön şartı eğitim. Belirli bir eğitim olgunluğuna ulaşmamış bireyler, doğruyu yanlışı ayırt edemediğinden, paranın hükmettiği toplum mühendisliğinin kurbanı oluyorlar. O eğitim düzeyine ulaşmanın ön şartı da Devlet zenginliği.
Dolayısıyla bunu, sadece Avrupalılar, dünyayı sömürerek becerebildiler.

Ayrıca nasıl ki komünizm yaşayabilmek için komünist olmayan ülkelerle arasına bir demir perde örmek zorundaysa tam liberal ülkeler de böyle bir demir perde örmek zorundalardı. Ancak, örmediler. Farkına vardıklarında da çok geç kalmış oldular. Sömürülenler haklarını almak için o sınırdan geçtiler. Bu durum Liberalizmin ütopikliğini ortaya koydu ve terkedilmeye mahkum.
0
Mirket
(11.12.24)
tanım olarak çok değiştiğine inanıyorum ama kendi anlayışıma göre liberalizme tamamen karşıyım. benim için zehir gibi bir şey.

ironiktir ki komünizmin "insan doğasına uygun olmadığını" söyleyen liberaller nedense konu insan doğası ve denge olunca liberalizmi çok severler.

liberalizm itliktir, serseriliktir. liberalizmde güç senin elindeyse milyonlarca insanı süründürebilirsin. bunda ahlaki ya da ekonomik olarak bir problem görülmez. adapte olman beklenir.

dediğim gibi liberalizm anlayışı da kişiden kişiye çok değişebiliyor ama ben genel olarak liberal biriyle mecburi selamlaşmanın dışında iletişim bile kurmam ya. benim gözümde yamyamdan, canavardan farkları yok.
0
mark greg sputnik
(11.12.24)
Yani tam nasıl bir liberallikten bahsediliyor bilmiyorum. Misal sosyal konularda Amerika'nın liberali bile Avrupa'da merkezci olur. Ama ekonomi konusunda ise amerikan solcusu belki Avrupa liberalinden daha liberal olabilir. bu biraz ülkeye göre değişiyor.

Açıkçası yüzde yüz açık olduğum bir şey değil, biraz cherry picking olarak yaklaşıyorum. Aynısını sosyalistlik için de yapıyorum. Genel olarak sosyal demokrat, merkezci bir yapidayim denebilir ama enteresan şekilde Fransa için olan "hangi siyasi partiye yakinim" zimbirtilarinda macron partisi ile Cumhuriyetci ardından da sosyalist çıkıyor. Yani resmen fadimenin düğünü olmuş bir yaklasima sahibim, ondan ideal parti de bulamıyorum.

Neyse yani. Kesinlikle komünizm gibi alakasiz düşünceler sahip olmasam da asla "bırakalım yapsinlar market bulur duzeni" gibi şeylere de inanmam. Marketi serbest bırakılan radyasyonlu fırça yalatiyorlar.
0
logisticsmanager
(12.12.24)
Yakın hissediyorum.
0
liberal
(12.12.24)
once liberalizmi tanimlayalim. insan toplumlari bir arada yasamak icin belirli kurallar gelistirdiler. bu kurallarin bazilari subconscious ile gelisti ve kulturel kodlar olarak yerlesti. her yeni birey bu kurallara gore hareket etmesi adina egitildi. ornegin buyuklerin elini opmek, onlarin yaninda bacak bacak ustune atmamak, dini kurallar gibi. bunun yaninda bir de conscious olarak gelistirilen ve yaziya dokulerek kalici hale getirilen mutabakat vardir. bu da anayasa ve kanunlardir. bu da yine kuraldir ancak yazili ve bilincli olarak kabul edilir ve tartismalarla degistirilebilir.

simdi bu kurallara karsi bir ucu liberalizm, bir ucu muhafazakarlik olan continuous bir spektrum bulunur. buradaki ideal uclardan liberalizm subconscious veya conscious kurallarin tamamina karsi protest bir tavir benimser. bu minvalde bu kurallarin esnetilmesini, yeni kurallar koyulmamasini ve insan bilincinin tamamen serbest birakilmasini isterler. birey bu kulturlerde toplumun onundedir.

spektrumun diger ucunda ise muhafazakarlik bulunur. muhafazakarlik subconscious veya conscious butun kurallari savunur. kurallarin topluma sekil verdigini ve kurallar olmadan insanin dogal durumuna donup hayvanlasacagini iddia eder. bu nedenle din kultur gibi subconscious konulari da savunur. bunun yaninda ekonomik yani guc dagitimini da belirli kurallara gore yapmak ister. bu tarz sosyetelerde de toplum bireyin onundedir. subconscious yerine din/kultur, conscious yerine devlet diyecegim ingilizce olmasin diye.

simdi bazi toplumlara ornek;
kulturde liberal, devlette liberal : abd
kulturde liberal, devlette muhafazakar : avrupa
kulturde muhafazakar, devlette liberal : turkiye
kulturde muhafazakar, devlette muhafazakar : cin

bana sorarsaniz bati kulturunun gelismesi bu din/kultur kurallarini budayarak kendilerini ozgur birakmalari oldu. protestanlikla baslayan dini degerlerden uzaklasma liberallesmeyi ve bireyi one cikardi. bu anlamda hardcore muhafazakarligin kimseyi bir yere goturmedigi ortada. diger yandan komple liberal anlayis da abd gibi ucube toplumlar yaratiyor.

politika biliminin yapmasi gereken de bu iki uc spektrum arasinda guzel bir denge bulmaktir. bence ekonomide liberallik korkunc bir sey. dunya uzerindeki insanlarin %80'i sefalet, %15'i gelecek kaygisi %5'i rahat, %0.01'i de sulalesinin 100 sene harcasa bitiremeyecegi bir zenginlige sahip. bence devlette liberalizm insanlarin cogunun ayricalikli bir azinlik tarafindan somurulmesi anlamina geliyor. dolayisiyla kapitalin ne kadar birikmesine izin verilecegi, miras hakki, bireye asgari seviyede saglanmasi gereken haklar konusunda liberal degilim. devlet bireylerin somurulmesini engellemek uzerine kurulmustur. dolayisiyla devlet tanimli, kurallari belli ve kurallara uygun yonetilen bir yapi olmalidir. ancak fazla ve akilsizca getirilmis kural da sekillendirmek yerine kisitlayici oluyor ve gelisimi engelliyor. bu cok hassas bir denge.

din/kultur gibi mevzular zaten subconscious olarak gelistikleri icin bunlara yonelik kisitlamalara ve kurallara karsiyim. ataturk'un dile mudahelesi, turkiye'de bireyi baskilayan bogucu kultur gibi. bu konularda liberalim. benim anlayisim bu sekilde. kafama en yakin durum da avrupa'dir. ancak soyle bir durum var.

tam liberal toplumlar ciddi guclenip digerlerinin ustune basiyorlar bu gunlerde. cunku gucun cok buyuk bir bolumunun cok kucuk bir azinlikta bulunmasini sagliyorlar. bu gucu ele geciren de ya kendi vatandaslarini somurerek ya da abd orneginde oldugu gibi dunyayi da somurerek buyuyor. buyuk guc sinirli bir sinifta oldugundan yonlendirilmesi cok kolay oluyor.

sonuc olarak insanligin onundeki en buyuk engelin gucun ve kaynaklarin kucuk bir ayricalikli kesimde toplanmasi oldugunu dusunuyorum. milyonlarca akilli insan hic olup gidiyor. zengin cocuklari ozel okullar, titrler falan derken sadece ayricalikli olduklari icin buyuk sirketlerde takiliyorlar. bu bir nevi nepotizm toplumun verimliligini dusunuyor. bu konunun kisitlanip, her bireye kendini gerceklestirme firsati verilmesine inaniyorum. bu da beni ozellikle ekonomik mevzularda siki bir liberalizm karsiti yapiyor. cunku laissez passer dedigin zaman birilerinin ustune basip passer oluyor mevzu hemen.
0
antikadimag
(12.12.24)
@antika, protestanlik dini degerlerden uzaklasma degil aksina core degerlere dönüstür.
0
sonsuz
(12.12.24)
Ekonomik gelişimi sağladığı çok açık.
Sosyal tarafta çöküşe sebep olduğu da öyle.

Dolayısıyla bir kısmını alıp uygulamamız gerektiğini düşünüyorum. Ama sosyal işleri; eğitimi, sağlığı, güvenliği, adaleti ve benzeri konuları devletin düzenlemesi şart.
0
babilfish
(12.12.24)
@sonsuz; protestan toplumlarin hicbiri dindar degildir. zaten adi ustunde kiliseyi "protest" ettikleri icin kendilerine protestan denir.

us, uk, commonwealth, almanya, iskandinavya hepsi protestandir. bu ulkelerin ortak noktasi dinin hayatta yeri cok kisitlidir. toplumsal kurallar din dahil geriye atilmistir. yine ayni sekilde hepsi ozgurlukcu toplumlardir. ingiliz imparatorlugunun kalintilari bu ozgurlugu ekonomik alana da tasirlar.

bu mevzudan bahsediyorum.
0
antikadimag
(12.12.24)
protestan toplumlar dindar degildir demek? güzel kafalarmis. kimse 1600-1700lerdeki gibi yasamiyor tabi.
protestan ülke olarak almanya demissin. almanya'nin güneyi katoliktir. bavyera'nin avusturya sinirindaki köylerinde doktorlar cinayet diye kürtaj yapmiyor.

sen biraz salliyorsun :)

tanriyla direkt konusamazsin saintlere git önce demek dindarlik, tanriyla direkt konusabilirsin kilisenin de bu kadar altina ihtiyaci yok demek protesto etmek, dinsizlik ok.
0
sonsuz
(12.12.24)
yahu gercek hiristiyanlik nedir tartismasina girmeye gerek yok. protestan toplumlarin hicbirinde din hayatin icinde degildir. bunu soyluyorum. yahu koskoca reform hareketi ne demek? dinin sinirlarinin geriye itilmesi. son olarak da eger protestan toplumlarinin dindar oldugunu dusunuyorsan ingiltere ve italya'da dinin toplumdaki yerine bakmani tavsiye ederim. protestan olan toplumlarin tamami dinden uzaktir. din sadece soyut bir tanri ve bireyin bu tanriyla iliskisine indirgenmistir ve hayatin tamamindan cekilmistir. su basit gercegi daha fazla tartismayacagim.

almanya'nin guneyi katolik evet. bunun konuyla ilgisi ne anlamadim. bunu bilmedigimi ne dusundurdu onu da anlamadim. prusya protestandir, martin luther'in yasadigi ve ciktigi yerdir. o yuzden almanya'yi da saydim. istisnalara bakacaksak turkiye de devlette tam liberal degil 80 oncesi kalan kurumlar yuzunden.

bence nitpicking yerine insanlarin ne demeye calistigini anlamaya calisirsan daha guzel bir hayatin olur etraftakiler de rahat eder.
0
antikadimag
(12.12.24)
su basit gercek dedigin sey senin görüsün. evanjelik birine sorsan din hayatin merkezine alindi, dikkat dagitici seylerden uzaklasildi, asil dini degerlere daha yakinlasildi der. katolik kilisenin sömürüsü bitti der.

avrupa'da dinin kisitlandigi ülkeler fransa ve eski sovyet ülkeleri. onlarin da protestanlikla degil, sekülerlik ve komünizmle ilgisi var.
almanya'da kiliseinin kresleri falan var. iceri girdigin an kocaman hac görüyorsun.

bakis acin cok öznel, bilgilerinde de yanlis seyler var gibi geldi.
0
sonsuz
(12.12.24)
@antikadimag protestan reformu cidden avrupadaki özgürlük anlayışıyla çok bağlantılı değil.

Esasen protestan reform katolikliğe göre çok daha sert dini kurallar getirdi. Protestanlar katolik kilisesini din dışı gördüğü için zaten bu işe kalkışıyor. ABD'yi kuran asli unsurlardan birisi Avrupa'dan sürülen protestan gruplar zaten. ABD köktendinciliğin en sert olduğu bölgelerden biriydi uzun zaman. Bugün Hristiyanlık oldukça güç kaybetmiş olmasına rağmen en çok öne çıktığı devletlerden birisi (belki de ilki) ABD. ABD sadece üniversitelerinden ve bilim merkezlerinden ibaret bir ülke değil, kozmopolit yapısından ötürü çok görülmese de oldukça muhafazakar bir yapıda Avrupa ülkelerine kıyasla.

Örneğin tarihsel anlamda katolik bir ülke olarak Fransa ABD'nin yanında tamamen dinsiz kalıyor.

Yani bu konunun yukarda anlattığınız şeyle çok bir ilgisi yok aslında, ancak konu açılmışken katılmak istedim ben de.

Reform'un liberalizm anlamında yol açtığı ve gelecekte (aydınlanma çağı ile beraber) dini yumuşama ortamını başlatan en önemli şey insanların bireyselleşmesinin önünü açmasıydı. Reform kilise gibi merkez otoritelerin dini yönetimindense küçüklü büyüklü toplulukların kendi dini işlerini yürütmesine olanak tanıdı. Dinden uzaklaşma ise Aydınlanma çağının bir özelliği daha çok. Reform burada dolaylı bir etkiye sahip.
0
akhenaten
(12.12.24)
"Protestan iş ahlakı" veya buna benzer isimlerle tanımlanan, protestanların çalışmayı hayatın önemli bir kısmı olarak görmesini tarif eden kavramdan bahsetmemiz gerekiyor sanırım.
Bu protestanları ne aşırı dinci ne de aşırı dinsiz yapıyor. Çalışma hayatına farklı bir yaklaşımları var.
0
🌸michael_knight
(13.12.24)
(4)

güçlü bir stoacılık eleştirisi

tabii lan manyak mısın
vardı neydi o? insanlar değiştiremeyeceği şeyleri kabul etseydi dünyada hiç değişim olmazdı. onlar kabul etmedikleri için dünyadaki birçok gelişimin önü açıldı falan diyordu sanki?
vardı neydi o? insanlar değiştiremeyeceği şeyleri kabul etseydi dünyada hiç değişim olmazdı. onlar kabul etmedikleri için dünyadaki birçok gelişimin önü açıldı falan diyordu sanki?
0
tabii lan manyak mısın
(11.12.24)
Stoacılar değişime karşı değil. Kendi etkilerinin olduğu değişimlere odaklanıyorlar. Etkilerinin olmayacağı değişimler için uğraşmıyorlar. Yani gereksiz vakit kaybı ve efor harcamıyorlar.

Marcus Aurelius'un (imparator, sezar) hatıralarını okuyun. İpucu orada vardır. Özellikle duygularını kontrol etmek ile ilgili. Mesela emrindeki generalin ahlaksız ve kötü adam olduğunu bilmesine karşın durumu idare eder filan.
0
alfired
(11.12.24)
işte ben de etkilerinin olmayacağı değişimler için uğraşmamaya yöneltilmiş bir eleştiri metni arıyorum
0
🌸tabii lan manyak mısın
(11.12.24)
Soruyu anladım ama bu güçlü eleştiriyi hiç bilmiyorum lakin aklıma ilk önce şu geldi: bunu eleştirse eleştirse irade karşıtı biri olarak st. Augustine eleştirmiştir (bcsmn.edu) sonra senin ek açıklaman aklıma abartılı bir iradci olarak sartre'ı getirdi.
0
prole
(11.12.24)
bahsettiğiniz sorunun cevabını bilmiyorum ama yapay zekaya sorduğumda şöyle bir yanıt aldım, teyide muhtaç. bir kontrol edin:

----
Bu düşünce postkolonyal teoride ve eleştirel teoride yaygın olarak görülür, ancak spesifik olarak stoacılığı bu açıdan eleştiren tek bir düşünür ya da akım hatırlamıyorum. Marksist düşünürler ve Frankfurt Okulu teorisyenleri benzer eleştirileri genel olarak "kadercilik" ve "pasif kabullenme" felsefelerine yöneltmişlerdi.
Örneğin Max Horkheimer ve Theodor Adorno'nun çalışmalarında buna benzer eleştiriler bulunur - onlar özellikle insanların mevcut durumu "doğal" veya "değiştirilemez" olarak kabul etmelerinin tehlikelerine dikkat çekmişlerdir. Ancak bu eleştiriler doğrudan stoacılığı hedef almaktan çok, genel olarak pasif kabullenmeyi eleştiriyordu.
Herbert Marcuse'un "tek boyutlu insan" kavramı da benzer bir eleştiriyi içerir - insanların mevcut sistemi sorgulamadan kabul etmelerini eleştirir.
Ancak spesifik olarak stoacılığa yönelik bu eleştirinin tek bir kaynağını veya akımını belirtmem doğru olmaz, çünkü bu konuda kesin bir bilgim yok ve yanlış bilgi vermek istemem.
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
(4)

hgs uygulamasını kim niye kullanıyor?

gilbeys
uygulamayı hacklemişler. herkese bildirim gitmiş ben bu uygulamayı bırakın kullanmayı indirmedim bile kim niye kullanıyor ki bu uygulamayı anlamadım?Zaten bankadan halledilmiyor muydu?
uygulamayı hacklemişler. herkese bildirim gitmiş ben bu uygulamayı bırakın kullanmayı indirmedim bile kim niye kullanıyor ki bu uygulamayı anlamadım?

Zaten bankadan halledilmiyor muydu?
0
gilbeys
(11.12.24)
Bankalar sadece satıcı. Kuran, işleten ve %70 den fazla etiketin bizzat satıcısı ptt. Hgs uygulaması ise ptt'ye ait. Ptt etiketleri ya uygulamadan ya kendi sitesinden işlem yapıyor.
0
krtkartal
(11.12.24)
Yogun otoban kullanımın varsa ,arac sayısıda fazlaysa kontrol etmek ,otomatik ödemede olmayan araçlara bakiye yüklemek için kolaylık sağlıyor.kaçak geçişi ,yanlış plaka okumayı hızlıca yakalıyorsun.

Bende az kullanılan bir araç var plakası 655 le bitiyor.baktım normalde 1000 lira olan limiti 400 liraya düşmüş.geçişlerine baktım.o aracın hic kullanmadığı bir nokta.her gün düzenli bir şekilde kullanmış gözüküyor.telefon açtım,kameradan baktılar plakası tamamen aynı sonu sadece 656 olan bir arac ama 6 silik duruyor ve kamera bunu 5 algılamış.bayağı bir süre bu arkadaşın otoban ücretini ödemişim.uygulama olmasa bunu yakalama ihtimalim çok düşüktü.
0
duptıs
(11.12.24)
Babam kullanıyor sık sık. Şehir dışına çıkınca bakıyor hgs çekmiş mi, cezalı kullanım var mı, bakiye yeterli mi falan. Emekli 60+
0
biseysorcaktim
(11.12.24)
Dun ayni seyi dusundum banka uzerinden oto yukleme talimati verdim zaten kafama takilinca da e devlet ile gecisler vs gorunuyor telefonda ekstra bir uygulamaya ne gerek var
0
ceann deas
(11.12.24)
(12)

Bu donemde krediyle ev alinir mi?

screwedup2
Merhabalar, Elimde 3 milyon kadar para var. Oturdugum yerde 6 milyona orta bir ev alabiliyorum. Su an kiram 32 bin. 3 milyona ev kredisi cekip rahat bir sekilde odeyebiliyorum. Sizce faizler yuksekken evin maliyetini arttiracak olsa da ev almali miyim? Yoksa faizin dusmesini mi bekleyeyim. O zaman d
Merhabalar,

Elimde 3 milyon kadar para var. Oturdugum yerde 6 milyona orta bir ev alabiliyorum. Su an kiram 32 bin. 3 milyona ev kredisi cekip rahat bir sekilde odeyebiliyorum. Sizce faizler yuksekken evin maliyetini arttiracak olsa da ev almali miyim? Yoksa faizin dusmesini mi bekleyeyim. O zaman da ev fiyatlari yukselir mi? Siz olsaydiniz ne yapardiniz?
0
screwedup2
(10.12.24)
3 m kredi çıkıyor mu? alırdım.
0
gabe h coud
(10.12.24)
konut fiyatlari zaten dolar bazinda gerilemis durumda oturacagin evi alacagin ve su anda kirada oldugun icin alman cok mantikli odeme guclugu de olmadigina gore bence dusunecek cok bir sey yok bu denklemde
0
tahtakafa
(10.12.24)
Ben olsam alırdım, faizler düştüğünde krediyi yapılandırırım
0
hoot
(10.12.24)
Faizler düşse de muhtemelen eskisi gibi herkese beleş kredi çıkmayacak dolayısıyla ev fiyatları aşırı yükselmeyecek. ben olsam beklerim.
0
parka
(10.12.24)
Oturacaginiz ev her donemde alinir. Agresif degerlendirmediginiz parayla ki ev alacaginiz parayi agresif bir sekilde degerlendirmeye calismayin, ev fiyatlarina yetisemezsiniz, siz alacak olursunuz fiyati artar vs. dolaysiyla icinize sinen bir ev bulduysaniz alin. Onun karsiligi yok fiyatsal acidan dolayisiyla dogrusu yanlisi yok.
0
wallcan
(10.12.24)
ben olsam alırdım,
şuan tam ev alma zamanı.
0
durbidakka
(10.12.24)
Alınır. Benim su an gördüğüm evlerin çoğu aylardir satılmıyor ve satilmadigi halde enflasyon falan diyerek fiyat artiyor. Bazı evlerde hayvanı bir pazarlik payı var bence. Çünkü annemin apartmanda 6 aydir satilmayan daire var. Ve fiyati 250 bin artirmis hala satilmiyor.

Oturulacak evse ve kredi çıkıyorsa alin. Krediler düşerse yapilandurma falan yaparsiniz.
0
logisticsmanager
(10.12.24)
şimdi değil 6 ay sonra alsan, her şey aynı kalsa bile 6 ay boyunca 6*32 = ~200bin kira vermiş olacaksın. elimde para var, 6 ay faizde kalsa zaten değeri artacak diye de düşünebilirsin ancak değer artışından ziyade enflasyona karşı sabit kalacağı için o seçeneği elemek lazım.

yüzde elli kredi çıkacak mı? çıkacaksa kaç ay olacak? mesela 48 ay alırsan kabaca 3 alıp 6 ödeyeceksin gibi duruyor.

ama dediğin gibi, X zaman sonra alacak olsan faizlerin düşüp düşmeyeceğini, düşerse evlerin yükselmeyeceğini bilmiyoruz.

alabiliyorsan al.

velevki yüksek faizle aldın ve bir süre sonra başka bir banka ciddi bi kampanya yaptı. kendi bankan ise yapılandırmaya yanaşmadı. bu durumda kredini A bankasından B bankasına taşıma imkanın var.

ben almayı düşünürdüm. şartlar uygunsa ve o krediyi ödeyebileceğimi düşünüyorsam alırdım (şuanki durumda 3milyonluk kredi ödeyemem ben, ödeyebilsem alırdım)
0
biseysorcaktim
(10.12.24)
Oturmak içinse kaçırmayın. Her zaman alınır.

Yatırımlık kesinlikle almayın!

Kimse geleceği bilemez ama şapkadan yeni bir tavşan çıkarmazlarsa (süper bono vs.) 3-4 aya mevcut sistem patlar, ev fiyatları uçar.

Yatırım tavsiyesi değildir tabii ki, ev fiyatları bu sene olduğu gibi, fazla artmayabilir de.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.24)
Dönem iyi fakat kredilerde limit var kardeş epeydir.
0
osssy
(10.12.24)
Aradığın, beğendiğin evi buluyorsan hiç bekleme. Faizler indiğinde kredilerin yapılandırılma imkanı var.

Eksper bedeli 6M olan konutlarda eğer üzerinizde başka bir konut yoksa konutun sıfır veya ikinci el olmasına göre, enerji sınıfına göre değişken oranlarda kredi kullanılıyor.

Sıfır konutlarda değerin %60'ı, ikinci elde enerji sınıfına göre 2,5-3M bandında kredi imkanı var. Kredi kullandırım konusu karmaşıklaştı ve dallandı. Bir banka şubesinden bilgi almakta fayda var. Konut fiyatları değişkenlik gösterebilir ama enflasyonun altında olsa da artıyor. "Reel olarak düşüyor, döviz bazlı şöyle oldu" söylemlerini dikkate almamak lazım. Bunlar sabit gelirli, başını sokacak bir ev almaya çalışan, tek atımlık kurşunu olan insanları ilgilendiren söylemler değil.

Her yerde söylerim; ev alıp pişman olanı hiç görmedim, ev almayıp pişmanlık yaşayan ise başta kendim olmak üzere çooooook...
0
Lethe
(11.12.24)
3m kredi hangi banka veriyor söyle ben de hemen çekip alacağım ev
0
Hallegadola
(11.12.24)
(10)

Benzin uyarı ışığı yandıktan sonra

Bir ben var benden şurada
Araba kaç km gider? İnternete baktım 30 km'den 80 km'ye kadar bir aralık var cevaplar arasında.
Araba kaç km gider? İnternete baktım 30 km'den 80 km'ye kadar bir aralık var cevaplar arasında.
0
Bir ben var benden şurada
(10.12.24)
arabadan arabaya çok değişir. toyota ise 100 kmden fazla gider mesela. ama her araba en az 50 km gider rahat.
0
jelly bear
(10.12.24)
Trafik durumuna bağlı. Çok yakan bir araba yoğun trafikte bence yolun ortasında kalır. :) Çok güvenmeyin cevaplara. Benim araba ışığı yaktıktan sonra çok yaktığını bildiğim için ve kalan gidilebilecek yol km bilgisi takır takır azaldığı için ilk benzinliğe girmiştim.

Kesin bir şey diyeyim. Işık yanmadan yakıt alın. Ben demiyorum, kullanma kılavuzu öyle diyor. :)
0
Cesario
(10.12.24)
internetten aracınızın rezerve deposunun kaç litre olduğu yazar. oradan hesaplayabilirsiniz.
0
false pretension
(10.12.24)
Dizel egea 80 km gidiyor
Araçtan araca değişir
0
etna
(10.12.24)
Kabaca sedan için 50 km diyebiliriz
0
diyecevaplandı
(10.12.24)
şehir içinde ve dur kalklı bir yolda 100km'de 10 litre yaktığını düşünebiliriz ortalama bir aracın.

yedek deposu 5 litre olsa, 50 km yapar. ben o deponun daha küçük olduğunu sanıyorum.

aracın ağırlığı, yol durumu, hangi hızda gittiği vs yaktığı yakıtı değiştirir.

o yüzden 30-80 arası gayet normal bi cevap.
0
biseysorcaktim
(10.12.24)
sen 30-35 olarak baz al zaten deponun dibindeki tortuyu enjektöre çekmesi yakıtsızlıktan daha beter sorunlar çıkartır.
0
jamswety
(10.12.24)
en az 50 km
0
gabe h coud
(10.12.24)
Bende 2003 Civic var, sari isik yaninca depoyu dolduruyorum, 42-43 litre aliyor, yani 7-8 litre kalmis demek oluyor. Arabasina gore degisir tabii. 7-8 litreyle de ortalama bir aracla, ortalama kosullarda, 100 km yapilir.
0
mbond
(10.12.24)
toyota forumunda bununla ilgili bir post vardı.

chr hybrid'in benzin ışığı yanıyor. o sırada menzil bilgisi 50 km. adam 50 kilometre daha gidiyor, menzil göstergesi -- oluyor. onun üstüne 100 kilometre daha gidip benzin alıyor, aldığı benzin 39 litre. depo 42 litre. yani ışığın üstünden 50+100 = 150 kilometre gitmiş, daha da depoda 3 litre benzin var.

bu biraz japon garanticiliği olabilir, her araçta değişir.
0
kibritsuyu
(10.12.24)
(18)

Is yeri iletişim uygulamasında profil resminiz var mi?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Bu konuda başlarda ne gerek var noktasindaydim. Şimdilerde insanların kiminle konustugunu bilmesi iyi olursa evrildim. Ama hala emin değilim. Sizce is yerinde iletişim uygulamasinda ki genellikle teams oluyor, sizce profil fotoğrafımız olmalı mi? Siz kendi fotoğrafınızı kullanıyo
Merhaba arkadaşlar,

Bu konuda başlarda ne gerek var noktasindaydim. Şimdilerde insanların kiminle konustugunu bilmesi iyi olursa evrildim. Ama hala emin değilim.

Sizce is yerinde iletişim uygulamasinda ki genellikle teams oluyor, sizce profil fotoğrafımız olmalı mi? Siz kendi fotoğrafınızı kullanıyor musunuz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(06.12.24)
Ben resim kullanmıyorum ama bizim şirket çok küçük olduğu için öyle uzak bir departmandan birisi ile konuşmak gibi bir durum yok. Şimdi baktım sadece patronlardan bir tanesinin resmi varmış.
0
peki madem
(06.12.24)
Var. Ben tercih ediyorum.
0
logisticsmanager
(06.12.24)
lütfen koyacaksanızda vesikalık ya da kurumsal elleri önde bireştirmiş şekilde bir poz koyun. profile dudak büzerek resim koyan sekreter var çok cringe oluyor.
0
eja
(06.12.24)
var, kullanıyorum ve eha nın dediğine de katılıyorum.
0
kisa
(06.12.24)
Eja +1

Vesikalık gibi yüzün gözün normal göründüğü kurumsal bir poz
0
grimavi
(06.12.24)
İşe girerken vesikalık istemişlerdi onların dijitalini koyuyorlar zoom'a.

İsteyen kaldırıyor veya değiştiriyor da ben değiştirmedim. Uzaktan çalıştığımız ve büyükçe bir şirket olduğumuz için aylarca kendi ekibimde bile neye benzediğini bilmediğim, hiç kamera da açmayan bir gri gölge ile konuşmaktan daha iyi oluyor.
0
chicha_v2
(06.12.24)
Koyuyorum. Olması gerektiğine inanıyorum.

En başta cinsiyet her isim için tahmin edilemeyebiliyor.
Ben karşımdakinin yaşına göre faklı aksiyonlar alabiliyorum.
Mesela eğer karşımda yaşlı biri varsa o zaman daha sakin ve anlayışlı cevaplar veriyorum. Artık algılarının yavaşladığını hesaba katarak konuşuyorum.
Genç biri varsa acemiliklerini görmezden gelebiliyorum. Tam doğru tavrı takınamıyorsa o zaman kibarca uyarıyorum. Daha yolun başında çünkü.

Bunlar benim farkında olarak yaptığım şeyler. Bilinç altı daha envai çeşit farklı ayarlama yapıyordur karşı tarafın fotosuna göre.

Toplantılarda kamera açmakla açmamak arasında bile stress açısından fark oluyor. Karşıdakinin yüzünü görmemek daha çok güç yiyo beyinden.

Yani sonuç olarak karşıdakinim yüzünü görmek, en azından fotosunu görmek mental sağlık açısından rahatlatıcı bir durum. Herkese koymasını öneririm.
0
zimbirik
(06.12.24)
Var, olmasi da gerekiyor ben kiminle konusuyorum bilmem lazim. Saygidir bu.
Ve evet kafeden, plajdan kot sortla falan foto koyulmaz is agina. Kurumsal, yuzunun gorundugu business casual bir foto gerekir.
0
mor oje
(06.12.24)
yok, hic olmadi. olmasi da guzel aslinda hic bilmediginiz biri nasil biri goruyorsunuz falan ama ugrasip koymuyorum da :) whatsapp'ta bile fotom yok zaten.
0
bay b
(06.12.24)
profesyonel cekilmis bir fotografim var.
önemli nokta: gülümsemek. pozitif, cözüm odakliyim algisini vermek.

profil resmi koymayanlar, kamera da acmiyor görüsmelerde wow diyorum.
0
sonsuz
(06.12.24)
koyarım evet.
0
gabe h coud
(06.12.24)
Biz kurum olarak fonda şirket logosu ile fotoğraf çektirdik. Onu kullanıyoruz. Diğer uygulamalarda ise logo önünde adımız ve soyadımız olan bir avatar var.

Bence çok işlevsel. Şirkette personel değişimi olunca ya da tanışmadığım biriyse görüyorsun olduğunu. Hem de "Amaranta Bey" gibi bir şey yaşamazsın. Gerçi woke tayfa gelir şimdi "did you just assume..." Ahsbsh
0
nawar
(06.12.24)
İş yerine göre değişir. Ben hiç çok kurumsal yerde çalışmadım küçük ve büyük startuplarda çalıştım. fotoğraf koymak iyi oluyor.

Yüzün net göründüğü smart-casual bir foto koyuyorum ben. Takım elbiseli ceketli foto koysam bile işyerinde asla öyle görünmüyorum ki.
0
biseysorcaktim
(06.12.24)
Kurumsal şirkette profil fotomuz var vesikalık şekilde sen yüklüyorsun uygunsa yayınlıyorlar. Uygun değilse düzgün olanı istiyorlar ama herkes koymak zorunda.
0
basond
(06.12.24)
Bu amaçla toplu fotoğraf çekimi oldu, başta saçma geliyordu ama sonra alıştım ve kullanıyorum. Şirketin çektiğini değil aynı arkaplanda arkadaşın çektiğini kullanıyorum ama :)
0
reversal of fortune
(06.12.24)
böyle şeylerde fotografsiz olması tercihim olur fakat işe girdigimde onbin kişinin fotografi varken fotografi olmayan bir insanla (ki tercih konusu degildi bu, bug idi) yazışarak uzun süre iletisimde olmak durumunda olduk. Kendisini aslında ben goruyormusum ama o olduğunu bilmiyormuşum. yani kimse koymuyor değilse koymakta bu givi sebeplerle fayda olabilir.
0
sparkle kiddle
(06.12.24)
ne uğraşcam. insanoğlu kuş misali, işten ayrılırsam mal gibi fotom kalsın istemem. çalıştığım yer öyle aşırı kurumsal bir yer değil ama onu belirteyim. soyadımı bile tam yazmadım, isim ve soyadımın ilk harfi şeklinde duruyor senelerdir
0
titanyum22
(06.12.24)
Bizde koyma ozelligini disable etmisler. Mail fotograflarini da editleyemiyoruz, ik vesikalik yukluyor.

Ama git olsun su bu olsun fotograf yuklenebilen tum internal sistemlerin her birinde baska sacma fotomu yukledim.
0
aguen
(06.12.24)
(7)

Apple M3 çip hakkında ısınma problemi söylentisi

harmanyeri
Merhaba.Bazı sayfalarda M3 çiplere sahip cihazlarda ısınma problemi olduğuna dair yorumlar okudum. Macbook Air M3 için bakındığım bu günlerde bu beni düşündürdü. Tecrübesi / bilgisi olan var mıdır?Kastettiğim fansız olmasının doğasından gelen bir durumdan ziyade diğer çiplere nazaran bu çipe özel bi
Merhaba.

Bazı sayfalarda M3 çiplere sahip cihazlarda ısınma problemi olduğuna dair yorumlar okudum. Macbook Air M3 için bakındığım bu günlerde bu beni düşündürdü. Tecrübesi / bilgisi olan var mıdır?

Kastettiğim fansız olmasının doğasından gelen bir durumdan ziyade diğer çiplere nazaran bu çipe özel bir durumun olup olmaması
0
harmanyeri
(06.12.24)
fan olmadigi icin yuk altinda isinmasi normal.
0
kesmekes laleler
(06.12.24)
İntel işlemcili olanlar da ısınıyor m1 de. M2’yi bilemiyorum.
0
kullanıcıadımbuolsun
(06.12.24)
Ciktigindan beri M1 Max kullaniyordum. 3 ay once M3 Max e gectim.
M1 Max e gore farkli olan bir isinma durumu soz konusu degil.

Sizin sorunuz iPad veya Macbook Air da fansiz olarak kullanilan cip sanirim. Onunla ilgili bir bilgim yok. Ancak Mac Pro lardaki cipte bir problem yok.
0
nuevo
(06.12.24)
M3 işlemci ile sonuna kadar zorlayacak işlemler yapıyorum. Aşırı bir ısınması yok. Macbook Prolarda fan var, yoğun işlemci gücüne ihtiyacınız varsa, pro tercih edin.

MacBook Air ya da Mac mini alacaksanız, ağır yük altında çalıştıracağınız zaman bir soğutucu temin edersiniz, konu çözülür.
0
babilfish
(06.12.24)
2 aydır kullanıyorum m3 pro, eski intelle kıyaslayınca hiç ısınmıyor. Aynı işlemleri yapmama karşın kullanımı m işlemcili olanda cpu kullanımı 20yi geçmedi. O yüzden ısınmıyor da olabilir. Intel olanda o işlemlerde fan tam güç kullanılıyordu.
0
biseysorcaktim
(06.12.24)
m3 max'lı macbook pro kullanıyorum. ısınıyor fakat intel laptoplara nazaran hala iyi. rahatsız edecek bir şey değil yani ve normal geliyor bana. bütün gün unity falan açıksa ısınıyor mesela. başka programlardayken bir sıkıntı olmuyor.
0
nolmus yani
(06.12.24)
Öyle olsa bile bu sebeple gidip m2 almanı gerektirecek bişey değildir bence.

Fakat m1'den m2ye geçişte mi ne ssd hızları çok düşmüştü öyle bir problem vardı. Ha mesela m3 pro işlemcinin veri yolu m2 prodan azdı öyle saçmalıklar yaptılar. Ama performans isteyenleri etkileyecek şeyler.

M3 3 nanometre, m2 5 manometre diyor mesela. Normal şartlarda m3 daha az ısınmalı.
0
nhk ni youkosu
(06.12.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.