Giriş
(7)

dask'ı her yeni kiracıda ev sahibi yaptırmak zorunda mı?

ayseee
kiracımız 1 hafta sonra evden çıkıyor yeni kiracıda aralık ayında eve girecek. şimdi yeni gelen kiracı içinde dask mı yaptırmamız gerekiyor? bu işlem kiracının elektrik, su bağlayabilmesi için zorunlu hale mi getirildi?
kiracımız 1 hafta sonra evden çıkıyor yeni kiracıda aralık ayında eve girecek. şimdi yeni gelen kiracı içinde dask mı yaptırmamız gerekiyor? bu işlem kiracının elektrik, su bağlayabilmesi için zorunlu hale mi getirildi?
0
ayseee
(18.11.24)
Hayır zaten Dask poliçesi 365 gündür, üstünde yazar. Var olan poliçeyi götürün tapuya.
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(18.11.24)
aktif dask varsa yaptırmaya gerek yok. süresi bittiyse yaptırmak zorunlu. ev sahibi yapmalı.
0
jelly bear
(18.11.24)
dask olmadan elektrik, su alınamıyor doğru.
ama dask'ın süresi bir yıl. henüz süresi dolmadıysa tekrar yapmanıza gerek yok.

yani dask kiracı ile ilgili değil, evin kendisiyle ilgili.

dask'ı ev sahibi yaptırır evet.
zaten düşük bir bedeli var dask'ın.
0
biseysorcaktim
(18.11.24)
@jelly bear aktif dask yok yani 2 sene önce yaptırmıştık o bitmiş oluyor sanırım. zorunlu kısmına bakmıyorum aslında sadece yeni kiracı biz dask yaptırmazsak üstüne doğalgaz ve su aboneliği alabiliyor mu? eğer dask olmadan alabiliyorsa dask yaptırmayı düşünmüyoruz.
0
🌸ayseee
(18.11.24)
"zorunlu" kısmı tam da bakmanız gereken kısmı :)
www.gedizperakende.com.tr

Geçerliliği devam eden DASK Poliçe Numarası (6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu uyarınca abonelik işlemlerinizin tamamlanabilmesi için Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmanız gerekmektedir. Henüz Zorunlu Deprem Sigortası yaptırmadıysanız dilediğiniz sigorta şirketinden bu konuda hizmet alabilirsiniz. DASK’ınız varsa ve poliçe numaranızı bilmiyorsanız Alo DASK 125’i arayarak öğrenebilirsiniz.) Kiracılar için ev sahibinizden numarayı öğrenmeniz yeterlidir.
0
kobuzchu kiz
(18.11.24)
dask zorunlu.
elektrik su doğalgaz aboneliği için de zorunlu. yoksa üstüne alamaz. yaptırmak zorundasınız.

zaten 300-400 tl bi şey.
0
jelly bear
(18.11.24)
Evde kiracı varsa ve zaten üstüne elektrik ve su aboneliğini aldıysa ev sahibini için burada olumsuz bir durum var mıdır?
Hatırladığım kadarıyla gördüğüm , daha çok abonelik devrini üstüne alana kiracı dask yapıyor.

Bilen ?
0
diyecevaplandı
(18.11.24)
(5)

Gözlük kullanlar bakabilir mi? Özellikle mavi filtre cam kullananlar

Dartagnan
MerhabalarYaklaşık 2-3 ay önce mavi ışık filtreli gözlük camı yenilemesi yaptım. İlk aldığımda gayet net ve doğal bir görüşe sahiptim. Fakat son günlerde fark ettim ki dünyayı sararmış bir şekilde göstermeye başlamış. Bildiğiniz gözlüğü taktığımda sarımsı bir ton bürünüyor görüşüme.Bu tarz bir cam k
Merhabalar

Yaklaşık 2-3 ay önce mavi ışık filtreli gözlük camı yenilemesi yaptım. İlk aldığımda gayet net ve doğal bir görüşe sahiptim. Fakat son günlerde fark ettim ki dünyayı sararmış bir şekilde göstermeye başlamış. Bildiğiniz gözlüğü taktığımda sarımsı bir ton bürünüyor görüşüme.

Bu tarz bir cam kullanıp bunu yaşayan var mı aranızda? Gözlükleri normal fibe beziyle ve suyla temizledim bu arada.
0
Dartagnan
(18.11.24)
rastgele bir gözlükçüye gidip göster bence. hiç böyle bir sorun yaşamadım.
0
neira
(18.11.24)
Şimdi mantıken mavi ışığı filtreleyince sarıya kaçan bir görüntü oluşması normal, telefonda da deneyebilirsiniz. Mavi ışık filtrei özelliği varsa telefonunuzda onu aktif edince ekran sarı/sepya tonlarına dönüyor.

Ama gözlükte bu kadar dramatik fark ben de bilmiyorum. Benim kendi gözlüğümde var diye biliyorum ama hiç fark etmedim. Belki kalitesiz bir filtre uygulanmıştır
0
nundu
(18.11.24)
mavi filtre tamamen atasunun pazarlama yalanı. gözlük camlarına böyle filtreler yaptırmamak lazım. zamanla renk sapması ve soyulma yapabiliyor.
tabi kendi filtreli gelen camlar hariç.
0
my fault
(18.11.24)
bende yıllardır ışık filtreli gözlük var. hatta selfi çekmeye çalışınca gözlüğün camı mavi mavi parlıyor. ama sepya tonu olmuyor.

siz deyince merak ettim gözlüğü tak çıkar yaparak duyurunun bu mesaj arkaplanına baktım, çok az bir sararma var doğru. ama belli belirsiz. beyazlar biraz kirli beyaz gibi.
0
biseysorcaktim
(18.11.24)
Mavi ışık filtresi tam bir pazarlama palavrası. Işıktan mavi bileşeni filtre ederseniz renk mutlaka sarı tonlara döner, fizik kuralı bu. Eğer renk sarıya dönmüyorsa veya çok az dönüyorsa zaten mavi filtre yetersiz demektir ve gözlük de bir işe yaramıyordur. Hepsini geçtim, mavi ışığın filtrelenmesi gereken ışık kaynakları beyaz ampul, floresan ve özellikle tv/telefon ekran ışıkları. Beyaz ampul kullanmayarak aydınlatmayı çözebilirsiniz, ekranlı cihazlarda da zaten uzun zamandır yazılımsal olarak geceleri mavi ışık otomatik olarak azaltılıyor, gözlüğün yapabileceğinden çok çok daha fazla azaltılıyor hem de. Yani gözlük takıp gece-gündüz herşeyi sarı tonda görmek için bir neden yok.
0
mikro patlama
(18.11.24)
(10)

İphone hangi tarayıcıyı kullanıyorsunuz?

gilbeys
Ve neden?
Ve neden?
0
gilbeys
(18.11.24)
Opera reklamsız
0
olaylar olaylar
(18.11.24)
chrome. duzgun bi nedeni yok. yuzyillardir her cihazda chrome kullaniyorum nedense. sanki her seyle en uyumlu tarayici oymus gibi bi algi var bende. ama bu konulardan bilgim de sifir.
:)
0
fevzi123
(18.11.24)
Safari. Çünkü doğal (native) tarayıcısı o, daha az pil harcıyor, hızlı, daha güvenli ve tüm apple cihazlarıyla senkronize çalışıyor. Konforuna düşkün insan işi.
0
orient blue
(18.11.24)
safari +1
0
Improbable
(18.11.24)
safari + 1
0
kumandanim
(18.11.24)
safari.
çünkü ferrariye lpg takılmaz.
0
jelly bear
(18.11.24)
brave.
neredeyse ilk çıktığından beri hem desktop hem de mobile'da.

safari ve opera da kullandım. brave'i tercih ediyorum.
0
biseysorcaktim
(18.11.24)
ios ve ipados bi ara safari hariç tarayıcılara inanılmaz kötü bir browser engine veriyordu. Yani chrome diye kurduğumuz şey chromium tabanlı gerçek chrome değil skin giydirilmiş basit bi browser gibi bir şeydi. Şu an vaziyet o mu bilmiyorum güncel ios cihazım yok.

Safari cayır cayır webkit kullanıyordu tabii bunlar olurken ve inanılmaz fark vardı.
0
hedep
(18.11.24)
safari + firefox pc de firefox kullandığım için en azından şifreleri çeksin diye firefox da yüklü telefona.
0
belkider
(18.11.24)
chrome
0
robert bosch
(18.11.24)
(16)

A arabasından B arabasına geçince bocalıyor musunuz?

ya ben lan neyse
benim sürüş tecrübem yok.mesela corolla'dan focus'a geçmen pinokyo bisikletten bianchi ye geçinde yaşanan bocalamadan daha mı fazla? bu kaza riskini artırmıyor mu?,edit: mesela dönüşlerde fark yaşıyor musunuz? "a arabasıyla direksiyonu 10 derece çevirince araba daha çok dönüyordu. bu dönmüyor." gibi
benim sürüş tecrübem yok.

mesela corolla'dan focus'a geçmen pinokyo bisikletten bianchi ye geçinde yaşanan bocalamadan daha mı fazla? bu kaza riskini artırmıyor mu?,

edit: mesela dönüşlerde fark yaşıyor musunuz? "a arabasıyla direksiyonu 10 derece çevirince araba daha çok dönüyordu. bu dönmüyor." gibi?
0
ya ben lan neyse
(16.11.24)
Sadece pedallarda özellikle debriyajda sorun yaşarsam yaşıyorum. O da, bazı markalar daha aşağıdan kavrarken bazıları daha yukarıda kavrıyor ondan dolayı oluyo. Otomatik viteslerde o da olmuyor.
0
etna
(16.11.24)
Bir yerde okumuştum hatırlamıyorum. ne kadar uzun süre araba kullanırsan kullan yeni arabaya geçince o arabaya alışman için 3000 ya da 5000 km yol yapman lazımmış.
0
komando kani var bende
(16.11.24)
Bocalıyorum hemen alışamıyorum. Birkaç hafta yakın çevrede sürüyorum önce
0
kullanicadi
(16.11.24)
ben yaşıyorum. düz frene basıyorum ama ani fren gibi zıplatıyor mesela. ama bunu yaşamayanlar da var kendi arabamı birine veriyorum, adapte olması zor olduğunu düşündüğüm halde yağ gibi akıyor
0
ala09
(16.11.24)
Yeni arabanın uzunluk ölçülerine ve oluşturduğu açılara alışamama korkusu yaşıyorum. Arka pencerenin büyüklüğü değişir, açısı değişir, arabanın uzunluğu yüksekliği değişir, dikiz aynalarının yerleşimi değişir... Beni hep bunlar korkutur, dar yerlere yaklaşamam bir süre, geri geri mesafe alamam, park edemem.
0
muhayyer divan
(16.11.24)
Araba afedersiniz vücudumun parçası. Yaşamıyorum bu sorunu.
0
Shepard
(16.11.24)
henüz 2 yılı aşkın bi süredir sürücüyüm, aracımı yeni değiştirdim. ilk fark ettiğim pedallar farklı tepki veriyor fren ve gaz daha hassas mesela, park ederken de alıştığım ölçülerden biraz daha farklı. bir kaç gün yakın civarda denedim sonra alıştım. araçlarım otomatik olduğundan çok zorlanmamış olabilirim tabi.
0
siyah gece
(16.11.24)
max 1 günde alışırım. ama tabii ki her arabanın boyu dönüş yarıçapıı gaz ve fren tepkisi farklı.
0
jelly bear
(16.11.24)
Otomatik viteste birkaç saatte alışırsın. Manuelde daha uzun zaman alabilir. Arabaya alışmak trafiğe alışmaktan kolay. Farklı bir şehirde yol ve trafik akışına alışmak daha zor bence
0
wd40
(17.11.24)
Bir hafta içinde 5 araç farklı araç kullandığım oluyor. Bocalama olmuyor. Riskli hareketler yapmıyorum aracın fren mesafesini hızlanmasını ölçüyorum. Ona göre kullanıyorum.
0
mikahakkinen
(17.11.24)
Uzun yıllardır o arabayı kullanıyor gibi rahat kullanirim
0
abuzer
(17.11.24)
yaşamıyorum 3-4 sene önce düz vites arabamı satıp bikaç gün içinde otomatik vites bir araç aldım açıkçası bir fark hissetmedim. iki araç da C sınıfı. yani sürüş farkı tabi var. ilk birkaç gün gaz-fren tepkisi daha farklı geliyor ama tedirgin edecek bir durum olmadı.
0
orpheus
(17.11.24)
eller serbest ve düğmeli çalıştırmalı manuel arabam var.
babamın arabası da eller serbest ve düğmeli çalıştırmalı otomatik.
babamın arabasını çalıştırırken debriyaja bastığmı zannediyorum.
müzik ve cruise control ayarları da tam tersi konumda.
öte yandan 1 ay 2012 chevrolet impala kullandıktan sonra 2009 astra h'ıma geçince arabanın ne kadar sert olduğunu hissettim.
onun dışında bir kaza riski yaşanacak durum yok.
arabaya alışmak benim için 1-2 dakika maksimum.
0
rain when i die
(17.11.24)
Araba kullanmaya başlayalı 1 ay bile olmadı. Pratik olsun diye birkaç defa araç kiraladım. Hiç sıkıntı yaşamadım. Belki de öğrenme aşamasında farklı araçları denemek lazım.
0
auroraaurora
(18.11.24)
@jelly bear +1 debriyajı, yokuş kalkış desteği şusu busunu da eklemek lazım. Kısa sürede adapte oluyorsun. Ona bocalamak denmiyor ama fren sertliği, kavrama noktasının pozisyonu/açısı ve gaz ilk 100-200 metrede hissettirecek kadar değişiyor tabii.
0
nawar
(18.11.24)
kiralık aracı bu sabah teslime giderken start-stop özelliği yüzünden hafif yokuşta kalkış yapamadım. otomatik araba geri kaçtı. dün gece yollar ıslakken fulya'nın dik yokuşlarında araba epey patinaj yaptı. gaza az bastım çıkamadı. çok bastım tekerlekler boşta döndü. geri viteste arkaya kaldırıma çıkarmaya çalışırken çıkmadı bi türlü, gücü yetmedi, çok basınca da fiyuu uçar diye azar azar bastım. dışarıdan tank gibi görünüyordu araba. nissan juke.

bunları bi kez yaşadım, ikinciye adapte oldum.
yeni araba kiralayınca yine bir kez yaşayacağım bu dertleri. gücünü, torkunu, nazını anlıyorsun.

arabalar arasında en çok fren hissiyatı farklı oluyor benim gözlemlerime göre. birini az basıyorsun hiç basmamış gibi oluyor. diğerinde o kadar dokununca yavaşlıyor. ama çok kolay adapte olunuyor.

sık sık kiralık araç kullanıyorum. hep farklı araç kullanmaya gayret ediyorum meraktan. ilk bir kaç saat ekstra dikkatli oluyorum ilk kez araba sürüyor gibi. sonra normal sürüş dikkatiyle devam ediyorum.
0
biseysorcaktim
(18.11.24)
(3)

Köpek için ayak silme operasyonu :)

whatdreamsnevercome
ev bahçeli.kış geldi, bahçede yağmur çamur miktari arttı. ama köpeğin bahçeye çıkmasını engellemek istemiyorum, mümkün de değil zaten.bahçeye çıkıp eve dönünce şuan büyük havlularım var, sırasıyla onları kullanarak siliyorum ama hem müthiş temizlemiyor, hem de dertli bir süreç :)nasıl bir istasyon k
ev bahçeli.
kış geldi, bahçede yağmur çamur miktari arttı. ama köpeğin bahçeye çıkmasını engellemek istemiyorum, mümkün de değil zaten.

bahçeye çıkıp eve dönünce şuan büyük havlularım var, sırasıyla onları kullanarak siliyorum ama hem müthiş temizlemiyor, hem de dertli bir süreç :)

nasıl bir istasyon kurayım ki girer girmez rahatlıkla ayaklarını pırıl pırıl yapıp kurulayayım? ne önerirsiniz?

köpek labrador, 39 kilo. (önemi olabilir diye söyledim)

yani şöyle ayaklarını fırçalıcak falan bi sistem olsa ne güzel olur, oraya girmesi için eğitirim bile :)
0
whatdreamsnevercome
(15.11.24)
ben 45 kg versiyonuna uyguladığımı anlatayım, girişte yakın banyo varsa ona girdirmeye alıştırdım ödül mamasıyla. banyoda yıkıyordum. sonra da girişi temizliyordum. yakın banyo olmadığı senaryoda da girişte ayaklarına eski çoraplarımızı giydiriyordum banyoya sokana kadar.
0
pide
(15.11.24)
köpek sahibi değilim ama şöyle şeyler denk geliyor önüme sık sık.
www.amazon.com
www.youtube.com

hepsiburada'da falan da satılıyor pahalı da olsa.
0
biseysorcaktim
(15.11.24)
bi tane geniş ama çok derin olmayan bir leğen alırdım ben olsam, eve gireceği kapının hemen arkasına leğeni koyardım, kapıyı da leğen kadar açsanız mecbur girer ve ödül alır eğitim işi de çok kolay olsun böylece, 4 patiyi leğene sokar, gerekiyorsa azıcık foşurdatma ya da yumuşak tercihen silikonlu bir fırça ile pati yastıkları fıtı fıtı, leğenin dibine de havlu serilir, leğenden havluya basar. önce havluda fazla suyu alınır, sonra ele giyilen eldiven gibi köpek kurulama havluları var, hele bi markanınki efsane güzel, onunla iyice kurularsınız, mis gibi olur.

leğen konusunda zorlanırsanız petshoplardaki en ucuz kedi tuvaletini de alabilirsiniz, onların yarı açık bi kapağı olur genelde, kapağı çıkarıp atarsınız.
0
ofelia
(15.11.24)
(22)

Kedi çişi kokan evle uğraşmış olan var mı

selamun aleykum kitty
Eşim kedi diye tutturdu. Benim için hava hoş da reddit vs. forumlarda kedi çişinin evden ASLA çıkmayacağına dair yazılar var. Ev sahipleri, inşaat işleriyle uğraşanlar, emlakçılar vs. Kedi çişi kokan evlerden ancak duvar kağıtlarını, zemin kaplamasını vs. KOMPLE SÖKEREK kokudan kurtulunabileceğini y
Eşim kedi diye tutturdu. Benim için hava hoş da reddit vs. forumlarda kedi çişinin evden ASLA çıkmayacağına dair yazılar var. Ev sahipleri, inşaat işleriyle uğraşanlar, emlakçılar vs. Kedi çişi kokan evlerden ancak duvar kağıtlarını, zemin kaplamasını vs. KOMPLE SÖKEREK kokudan kurtulunabileceğini yazmış. Hatta bu şekilde bile tam çıkmayan kokular olmuş, nemli/yağmurlu günlerde çimentoya sinen kısımdan koku sızmaya başlayabiliyormuş.

Kedisi böyle kenara köşeye işeyip de zamanında fark edemediği halde kokudan kurtilabilen oldu mu aranızda? Ya da aranızda böyle ev satım/inşaat işleriyle uğraşan var mı bu durumlarda ne yapılabilir bilmek istiyorum.

Zira hem kendim kokuya karşı çok hassas biriyim hem de böyle dönüşsüz zararlar vermem istemiyorum evin değerini düşürmekten korkuyorum cidden.
Teşekkürler şimdiden
0
selamun aleykum kitty
(11.11.24)
hayatımda duyduğum en saçma şey ama cevap vereyim
kedilerin duvarlara işediğini falan düşünüyorsunuz herhalde.
bir kedi hasta veya travmalı değilse asla kumundan dışarı çiş yapmaz.
evinizin değeri de düşmez yani korkmayın.
0
rentts
(11.11.24)
@rentts kediler gayet hastalanabilir, strese girmiş olabilir, yavru olduklarından henüz kum alışkanlığı oturmamış olabilir. Kedinin hareketlerinde mantık arayamayacağımız için saçma olan ne anlamadım.

@duptıs Betona işeme dediğiniz şeyi açayım: parkeye işeyince oradan emilerek betona kadar sızıyor. Ev sahipleri kiracılar bahsetmiş gayet. Stok kedi evi olmasına da gerek yok fark edilmezse saatler içinde sızar zaten.
0
🌸selamun aleykum kitty
(12.11.24)
bizde iki kedi var.
ne olduğunu anlamadık ama bi süredir koltuklara işiyor. genelde aynı koltuklar ve üstündeki yastıklar. sildik ettik uğraştık, yastıkları makinede bir kaç kez yıkadık, koltukları profesyonel yıkattık. yaza doğru hafiften tekrar koku başladı. tekrar sildik ettik derken koku gitti. sonra yine işedi. döngü devam etti.

sağlık problemi mi var, bizi protesto mu ediyor, diğer kediden mi korkuyor anlamadık. kumları temiz, velev ki unuttuk diğeri söylüyor zaten temiz değil diye. bu ise işiyor.

AMA duvara, şuraya buraya değil. (hep aynı koltuk dışında) işediği yer hep kutular ya da kutuya benzer şeyler.

yani kendi kumunu bir şekilde kullanmazsa, işeyecek başka eşya bulur. çamaşır makinesinde yıkanırsa bir iki yıkarsınız çıkar. olmazsa atıp elveda demeniz gerekir.

ama duvara, düz zemine işemezler. velev ki işedi. betona nüfuz ettiğini hiç duymadım. belki günlerce durursa öyle olur. aynı evde yaşıyorsanız en geç bi gün içinde farkedersiniz zaten işediğini. evin değeri düşmez.
0
biseysorcaktim
(12.11.24)
@biseysorcaktim tatile filan gidildiğinde evde bütün gün kalacak biri olmazsa büyük sorun olabilir malesef. Teşekkürler.
0
🌸selamun aleykum kitty
(12.11.24)
canini malini ortaya koymayan hic kimsenin ne hayvan ne evlat edinmeye hakki oldugunu dusunmuyorum. siz sahiplenmeyin lutfen evinizde kim cok seviyosa sokaktakileri beslesin nacizane TEK tavsiyem bu
0
ala09
(12.11.24)
edit kedi cisi kokusuyla aylarini gecirmis dort kedi annesiyim. tatile gittik diye yalniz birakmadik birilerine emanet ettik. biz evdeyken oldu cis sorunu tatildeyken degil. hem koltuk hem yatagi cope attik arkadasin evinde de armut koltugu cope gitti. evde koku kalmadi.
0
ala09
(12.11.24)
@ala09 evet sorulan soruda "tatile gidince yalnız bırakıcaz kediyi" yazıyo zaten.

Tedavi olun
0
🌸selamun aleykum kitty
(12.11.24)
@selamun aleykum kitty cok sukur ustteki yazdigini okuyabiliyorum da sen b12 takviyesi al ve hayvanlardan uzak dur değerli evine zeval gelmesin allahin pintisi
0
ala09
(12.11.24)
Evet soruyu okuyan ve cevabı olanlarla devam edelim

cevabı olmayanlar için kavga edilebilecek mutheşem başlıklar var oraları deneyebilirler
0
🌸selamun aleykum kitty
(12.11.24)
kedi çişi kokan ev olur. bizim evimiz kokmaz diye hemen agresifleşenler de olur. normal.
beykoz'da bir site içinde apartmanda her daire kedi besliyor. apartman girişinde dahi kedi kumu var. her yer kedi. inanılmaz bir kedi istilası var. inanılmaz bir kedi kokusu. merdivenler kedi idrarından yapış yapış. buram buram kokuyor. sürekli de temizliyorlarmış :) kiralar çevreye göre çok daha ucuz. evler de aynı şekilde daha uyguna satılıyor. tek fark kedi kokusu. buyrun size örnekle anlatım. neden kedi sahipleri sinirleniyor çok ilginç :)

- kedi çişi kokan evle uğraşmış olan var mı?
- kedi kokmaz bir kere!

soruya cevap; bu durumda ne yapılır? parkeleri değiştirmek bir çözüm olabilir. ciddi bir maliyeti yok parke işinin. diy videoları var. ben eski evimde bir odaya yapmıştım, tertemiz oldu, profesyonel işi gibi. çok da uyguna geldi.
0
gabe h coud
(12.11.24)
kokuya hassassan, kedi eğitiminede hassas olup gerekliliklerini yere getireceksin. önce onun bir oyuncak olmadığını anlayarak yola çıkın ve sahiplenmeyin.
hasta olduğunda duvarada işeyecek, koltuğada sıçacak bunu kabullenerek alınki ilk bir yeri tırmaladığında sokağa atmayın.
kafanızda %1 bile sonra gönderirim düşüncesi varsa sahiplenmeyin oyuncak değil eşinizde çocuk değildir umarım.

kedi bakım videoları izleyin, nasıl bakacağınızı nasıl eğiticeğinizi öğrenin. hayvan bu insan gibi hasta olup yapabiliyor ve evet çıkarması çok zor uzun ve meşakatli bir süreç ama her alınan kedide duvarlara tavana sıçacak diye bir kaide yok.
0
eja
(12.11.24)
Koku çıkmıyor, ev leş kokuyor, lütfen sahiplenmeyin.
0
bu ne bilimsizlik
(12.11.24)
gerçekli cevap: zamanında kısırlaşan ve bir problemi olmayan kedi kumundan dışarı çiş yapmaz.
ancak normalin dışına çıkıp çiş yaptı diyelim (evet bu mümkün) enzimatik hayvan çiş kokusu geçiren spreyler var. birkaç marka bu konuda çok iyi yorumlara sahip. (şahsen denemedim çünkü hiç ihtiyaç duymadım)

demezsem içim rahat etmez cevabı: çiş yapabilir, kokuyu geçirseniz de devam edebilir, hasta olabilir, kusabilir, psikolojisi bozulabilir, kumunun dışına kaka da yapabilir, perdeleri parçalayabilir, duvar kemirebilir (kalıcı hasar örneği olarak söylüyorum)
bütün bunların ihtimaline ok olmadan kedi sahiplenmeseniz daha iyi olur.
0
ofelia
(12.11.24)
@ofella teşekkürler üst perdeden karşınızdakinin hayvanları bir oyuncak olarak görüp kullanıp bir mendil gibi atacağı ön kabulüyle vermediğiniz gerçeklere ilişkin bu cevap için.
0
🌸selamun aleykum kitty
(12.11.24)
Benim evde kedi var eşşek sıpası bi ara stress sıkıntıdan her yere işiyodu fakat kokunun sindiği hiç bi yer olmadı. Güzelce silip temizledim hiç sorun yaşamadım. Böyle diyenler aşırı saçmalıyor bence doğru düzgün temizlerseniz bir sıkıntı yaşamazsınız.
0
Boris
(12.11.24)
normal şartlarda kedi kumu harici bir yere çiş yapmaz amaaaaaaa

ilk sahiplendiğimiz günlerde, eve ilk yalnız kaldığı gün yorgana işemiş. yıkadık, koku kalmadı.

dört beş senedir bizimle. bu sene iki defa yeni kurutulmuş çamaşırları topladığımız sepete, çamaşırların üstüne işedi.

bu aradaki dört beş senede hiç başka vukuatı olmadı. bu son olayı neden yaptı bilmiyoruz ama artık sepette çamaşır bırakmıyoruz. çamaşırları da yıkadık, kullanıyoruz.

eğer ki kedi kızgınlık döneminde değilse duvara filan işemez. işese de bence bahsettiğin şekilde kalıcı bi koku yayma durumu olmaz, saçma geldi bana. kızgınlık dönemi için de kısırlaştırma gibi bi çözüm var zaten.

kuzenin kedisi hasta olduğunda odasına çiş kaka ne varsa yapmıştı, yıkayınca gidiyor.

ama şu var. kedili eve de gittim, bariz bir kedi kokusu ben almadım. kedili ev kokar diyen arkadaşların gittiği kedili evler muhtemelen ortada kalitesiz mama ya da temizlenmemiş kedi kumu o lan evlerdir. bizim eve geldiğinde kedinin kendisini görene kadar evde kedi olduğunu anlamayanlar da oluyor. kokuyorsa da ben bilmiyorum açıkçası çok da önemli değil.

dediğim gibi temizlenmeyen tuvaleti kokar, temizledikten sonra kalkan toz sebebiyle o bölge yine kokar ama koku dağılır. bir de patilerinin arasında kum evin içine dağılabiliyor.

ama yani kedi bu. hasta olabilir, işeyebilir. bazen kusabilir. gideyim kuma kusayım demez, nerdeyse oraya bırakır. kakasını protesto için kumundan çıkarıp oynayan kedi de var. yemek sofrasını hazırlarsın, bi bakarsın masaya çıkmış yoğurdunu yalıyor. ya da tüy döker. dışarıda giydiğin ayakkabıya sürtünür, yalar, üstüne gelir sana sürtünür. 2 aylık bebeğin kafasını ısırır.

yani kedi dediğimiz canlı nispeten temiz ama sonuçta bir hayvan. laf anlatamazsın.

her ihtimali düşünerek sahiplenmek gerek.
0
elorelia
(12.11.24)
Benim kedim de bazen (ender olarak) bana sinirlenip çişini tuvaletinin hemen dışına yapıyor ama temizlediğimde koku kalmıyor. Öyle bu ev kurtulmaz yakıp yeniden inşa edelim gibi bir durum yok yani.
0
peki madem
(12.11.24)
normal kedi çişi değildir o. erkek kedilerin kızgınlık döneminde yaptığı çişler gerçekten çıkmıyormuş ve çok keskinmiş. bunu bize veteriner anlattı. kısırlaştırmak istemiyorduk oğlan çocuğunu. dedi ki "eğer kısırlaştırmazsanız beni bir gün gece yarısı arayacaksınız ve ağlayarak kısırlaştırmak için yalvarırsınız dedi" çok ikna ediciydi ve kısırlaştırdık. kesinlikle koku yok ve gelen misafirlere de bunu samimiyetle doğrulatıyoruz. ama bir tüy sorunu var her daim.
0
ground
(12.11.24)
Benim kedim de işiyordu. Sadece koltuk süngerinden kokuyu arındıramamıştım. süngeri değiştirip kılıfın altına alez yerleştirmiştim. Hastalığının son zamanlarında da her yere işiyordu, sildiğimde koku vs kalmıyor.öldükten aylar sonra işediği yeri farkettim çok koku da gelmiyordu ağlayarak sildim :) Koltuk halı vs koku arınmaz sadece. Ama sağlıklı kedi zaten işemez.
0
you
(12.11.24)
bizim ev kokuyor

arada bir kac kere yataga yapti. onu geciremedik. ama genel olarak evde kokuyor
sadece sen alisiyorsun

ayrica inanilmaz tuy sorunu da var. tuy yutmaktan cigerlerim soldu

ama iste kime ne anlatabilirsin ki.

evde kedi kopek beslenmez. hayvana da yazik
0
foster
(12.11.24)
reyis hayranımsın sadece bunu demek istedim

i.ibb.co
0
titanyum22
(12.11.24)
ikinci yanıtımı veriyorum, bir şeyler daha ekleyeyim.

kedili ev kokar mevuzunda iki taraf da haklı.
kumunu sık sık temizlesek de, eskisini atıp yenisi alsak da, gün içinde bir çok defa kullanıyorlar (iki kedi var). her saat peşlerinden koşamıyoruz. üstü örtülü kum fazla kokmuyor ama idrar kokusu yine de hafiften ortaya çıkıyor. evet biz alışığız, dışarıdan gelenler kötü koku duyduklarını hiç söylemediler ama emin değilim. kısaca ne kadar dikkat etseniz de bi pislik oluyor.

kumları etrafa dağılıyor. çam peleti kullandım bi ara iyiydik onunla ama ikinci kedi onu beğenmeyince yine kuma geçtik. yemek masasından, yataktan koltuktan kumlar çıkıyor beyaz beyaz boncuk gibi. benim midem bulanıyor, beraber yaşadığımız kız arkadaşım için bunlar pek bi normal. zaman zaman tartışıyoruz. yani eşinizle hijyen anlayışı noktasında farklılığınız varsa dikkat edin. ama tek kedi olunca bizimki kadar kötü olmaz. pelete alıştırırsanız hatta böyle sorunlar da olmaz. silika kumlar da var onlar dağılmıyormuş. ama zararlı diyorlar kimi veterinerler.

tüy döküyorlar evet. yatağımda yatmayı çok seviyorlar. çalışma koltuğumda oturuyorlar. kıyafetlerim tüy dolu. gardrop'a girmeyi seviyorlar. ben rahatsız oluyorum bundan. ama görsellik dışında tüylerin (alerjiniz yoksa) sorunu yok. sık sık tarayınca daha az dökülüyorlarsa da her gün dyson + roborock'un haznesi doluyor. iki kez süpürünce iki kez doluyor.

derdiniz kedi çişi ise endişe ettiğiniz kadar büyük problem değil. asıl bu söylediklerim daha büyük.

tatile falan giderken en fazla iki gün olmak kaydıyla biri gelsin gitsin eve. kimisi 1 gün bile bırakmamak lazım diyor kedileri. sıkılırlarmış. her gün değilse de gün aşırı biri ilgilenmeli. mama suyuna kontrol edip yarım saat oynasa yeter.

kedilerin karakterleri de önemli. birini bi hafta bıraksam laf etmez. öbürünü bi gün bırakınca aklımız orada kalıyor.

ben çocuk sahibi olmak noktasında çok olumlu değildim ama zinhar da demezdim. iki kedi ile aynı evde yaşadıktan sonra artık ne evlilik ne çocuk ister oldum. bakımı en kolay hayvanlardan biri olan kedinin bile nazı başka.

not 2: yine de çok sevimli hayvanlar. akşam yatarken/otururken kucağınıza gelip beni sev diye kafasını elinizin altına sokunca tüm bu saydığım dertler de siliniyor.
0
biseysorcaktim
(12.11.24)
(14)

Atamizin bursadaki celik heykelini begendiniz mi

Kittie
Ekside gordum. Herkes begenmis. Begenmekle kalmamis ne mehtiyeler ne methiyeler. Benim mi estetik algimda bi sorun var acaba.Hic begenmedim. Ataturk gibi degil. Ayrica elinin durdugu yer de garip gozukuyor.Siz begendiniz mi merak ettim.
Ekside gordum. Herkes begenmis. Begenmekle kalmamis ne mehtiyeler ne methiyeler. Benim mi estetik algimda bi sorun var acaba.
Hic begenmedim. Ataturk gibi degil. Ayrica elinin durdugu yer de garip gozukuyor.
Siz begendiniz mi merak ettim.
0
Kittie
(10.11.24)
Gayet güzelmiş...
0
Shepard
(10.11.24)
Ben görmemiştim sen de böyle bir duyuru açınca Nasreddin Hoca heykeli gibi bir şey zannettim ama ben çok beğendim çok iyi bir sanat eseri olmuş, çelik gibi bir malzeme kullanıp pardösüdeki o kıvrımları vermek bilemedim çok kolay değil gibi sanki o ışık yansımaları çok estetik olmuş, ben beğendim.

Nasreddin Hoca için; image.hurimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.11.24)
Bence güzel gibi. Bir de bu tür eserlere uzak mesafeden bakmak lazım. Daha da iyi görüneceğini düşünüyorum. En kısa zamanda gidip bakayım
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(10.11.24)
Gördüğüm en güzel ataturk heykeli.
0
deer hunter
(11.11.24)
Güzel. Daha güzel olabilirmiş ama fiyat performans oranı iyidir büyük ihtimalle.
0
gabe h coud
(11.11.24)
bana guzel gorundu. yalniz hangi kurum yapti, bursa'da nereye yapti gibi bilgiler yok sozlukteki basliginda. klasik siyasi cekismelere girmis yine herkes.
0
fevzi123
(11.11.24)
Yeni bir tarz olması pozitif ama bence bu tarz içinde değerlendirirsek çok da başarılı olmamış. Daha güzel görünen heykeller gördüm bu stilde yapılmış. 6/10 diyorum
0
nundu
(11.11.24)
Ben beğendim
0
mirty
(11.11.24)
Beğendim.
0
nawar
(11.11.24)
Bir Afyon Karahisar Atatürk heykeli kadar değilse de Güzel. Beğendim.
0
Mirket
(11.11.24)
bilmeyenler için twitter linki:
x.com

ben sadece bu resmi gördüm. başka bir açısını, ebatını, etrafına olan uyumunu falan bilmiyorum.

beklentim de sehirheykelleri.com 'daki heykeller gibi olunca, bu işi evet beğendim.
0
biseysorcaktim
(11.11.24)
Ataturkcu bir birey olarak, artik heykele ve goruntusune degil de fikirlerine odaklanmamiz taraftariyim
0
foster
(11.11.24)
değişik bir izlenim verdi bana: bir yandan çok estetik duruyor, sıradan kara heykeller görmektense bunu görmek isterdim. ama bir yandan da korku veren olumsuz bir enerjisi var. böyle bir ikilem yarattı bende.


deadpool'daki colossus ile gürcistan'daki man and woman heykelinden ilham alınmış gibi.

ama hepsinden önemlisi heykel için yapılan açılış şaşırttı beni. "benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır." diyen bir liderin ölüm yıldönümünde bunu yapmak da pek bir ironik kaçmış.
0
m e b
(11.11.24)
Dandik durmadigi kesin ama pek benzemiyor gibi bu acidan. Eksicilerin beğenmesine de şaşırdım, genelde beğenmezler çünkü :)
0
mbond
(11.11.24)
(6)

Futbolcu eşleri kime aittir?

michael_knight
Yıllar önce bir gazetenin internet haberleri kısmında bu soru ortaya atıldı. Her iki servis de o haberleri kendileri vermek istiyordu. Sizce futbolcu eşleriyle ilgili haberleri internette magazin servisi mi yoksa spor servisi mi vermeli?Basılı gazete için aynı soruya cevabınız nedir?
Yıllar önce bir gazetenin internet haberleri kısmında bu soru ortaya atıldı.
Her iki servis de o haberleri kendileri vermek istiyordu.

Sizce futbolcu eşleriyle ilgili haberleri internette magazin servisi mi yoksa spor servisi mi vermeli?
Basılı gazete için aynı soruya cevabınız nedir?
0
michael_knight
(08.11.24)
hangi servisten verileceği içeriğine göre değişen sorunsal.

Eğer haber, futbolcu eşlerinin kişisel yaşamları, ilişkileri veya moda gibi konulara ele alıyorsa, magazin. Ancak haber, futbolcu eşlerinin sporcuların kariyerine, performansına ya da sosyal sorumluluk gibi projelerine etki ediyorsa, spor servisi.
0
gilbeys
(08.11.24)
magazin vermeli tabi ki.
0
tantunisultansuleyman
(08.11.24)
bana göre magazinsel
0
kondansator
(08.11.24)
soru basligi cok fantastik olmus :D

bence sporcu esleri haber degeri tasimamalidir
0
foster
(08.11.24)
Futbolcunun kendisinden bağımsız olacak şekilde paylaşılacaksa haber değeri taşımamalı, yani magazin. Fenerbahçe'nin/Galatasaray'ın/Beşiktaş'ın yengesi haberleri de onların hayatları da (kariyerleri dışında) itici.
0
nawar
(08.11.24)
bence magazine ait olmalı, hatta hiç haber yapılmamalı. bu kişilerin sportif bir başarısı ya da haber değeri olan bir durumu varsa o zaman spor bölümünden servis edilmeli, ama futbolcu eşi kimliği ile değil.
0
biseysorcaktim
(08.11.24)
(8)

20 bin tl ve altı laptop önerisi

sucguklu mahmut
Soru başlıkta arkadaşlar. Yardımcı olursanız sevinirim. Kullanan, bilen, anlayanların önerilerine açığım.Bir öğretmen kullanacak, Oyun için değil yani. Bütçe 20 bin tl.
Soru başlıkta arkadaşlar. Yardımcı olursanız sevinirim. Kullanan, bilen, anlayanların önerilerine açığım.

Bir öğretmen kullanacak, Oyun için değil yani. Bütçe 20 bin tl.
0
sucguklu mahmut
(06.11.24)
ben de aynı soruyu sormaya gelmiştim, bütçe sınırını kaldırıyorum. öğretmen hanıma uygun bir bilgisayar bakıyoruz, apple da olur en uygun nereden bakılabilir fiyat/performans ürünleri nelerdir merak ediyorum gören mesaj atabilir. ^^
0
aydogank
(06.11.24)
Ryzen 5 işlemci
8-16 gb ram
512 gb ssd hard disk

Günlük işler için hem yeterli hem 7-8 sene rahatça kullanırlar

Bu özellikte bilgisayarlar da 12-13 bin lira, 20-25e çıkmaya gerek yok bence
0
grimavi
(06.11.24)
Çok takip etmediğim bir sektör ve inanılmaz fazla çeşit var. Bu yüzden marka, model tavsiyesi alarak seçenekleri daraltmaya çalışıyorum.
0
🌸sucguklu mahmut
(06.11.24)
Sevgili öğretmenlerimize lazım olan cihaz önce hafif olacak, ince ve zarif olacak. Ekranı ışığı yansıtmayacak, hızlı olacak. Donmadan-kasmadan işini yapacak. İyi bir markanın ürünü olacak, ki satış sonrası destekte de yanlarında olacak. Ama fiyat konusunda da üzmeyecek, mesela mevcut asgari ücreti geçmeyecek.

Yani: amzn.eu
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(06.11.24)
Öneriler verilmiş yukarıda . Ama olabildiğince ekran netlik ve parlaklığını görerek, tuşlarına dokunarak alın bilgisayarı derim .
0
diyecevaplandı
(07.11.24)
Önceki önerilen cihaz güzel. Ancak freedos, yani Microsoft Windows’u sizin yüklemeniz gerekiyor ona dikkat edin. Lisans parası ödemek gerekiyor mu emin değilim.

Lenova güzel marka. Çoğu freedos. Bilginize.
0
biseysorcaktim
(07.11.24)
ben öğretmen olan eşime aynı amaçla ipad aldım. yıllardır kullanıyor, son derece memnun.

imkan varsa sim kartlı modelini alın, kendi interneti olsun. okullarda genelde internet sorun oluyor.
0
babilfish
(07.11.24)
tn panel kötü görünüyor gerçekten ya. bu bütçedeki ips panellerin kalitesinden de emin olamıyorum.

fiziksel olarak inceleyemedim ama bunu değerlendirirdim:
www.epey.com
0
kesmekes laleler
(07.11.24)
(6)

Mac cihazda Windows uygulama kullanmak

perferil
Yeni mac kullanıcısıyım ve sadece windows'ta yapabileceğim işler var. Muhtemelen uzun süre düzenli olarak lazım olacak windows uygulamalar, geçici bir ihtiyaç değil. Sorularım ve maddelerim fazla ama her türlü görüşünüz için müteşekkir olacağım. Hiç okumadan da görüşlerinizi bildirebilirsiniz, veya
Yeni mac kullanıcısıyım ve sadece windows'ta yapabileceğim işler var. Muhtemelen uzun süre düzenli olarak lazım olacak windows uygulamalar, geçici bir ihtiyaç değil.

Sorularım ve maddelerim fazla ama her türlü görüşünüz için müteşekkir olacağım. Hiç okumadan da görüşlerinizi bildirebilirsiniz, veya sadece tek madde için görüş bildirebilirsiniz vs.


Bunun için gördüğüm kadarıyla alternatiflerim şunlar:

1- Parallels desktop gibi sanal makine hizmetleri: Parallels'i denedim. Bana uygun gibi geldi ama korsan kullanmak epey zor anladığım kadarıyla. Windows'a ve Parallels'e para vermem gerekecek. Bu da 2 yıllık filan sürede ucuz yollu bir bilgisayar parası eder gibi geldi.

Sanırım bunu her türlü Mac cihazla kullanabiliyorum. Öyle anladım.

Benzer açık kaynak hizmetler de var. Mesela Virtual Box'a baktım. M2 ve M2 Pro işlemcilerde normal x64 Windows olmuyormuş gibi anladım.

2- Mac'de windows uygulaması açan programlar var. Denedim ama uyumluluk sorunları vs oluyor. Gördüğüm kadarıyla genel olarak belli bazı uygulamalarda hatasız çalışsa da çoğu uygulamada uyumluluk şüpheli.

3- Mac'e windows kurmak. Bu konuyu araştırmadım. Dezavantajları nelerdir?

Sanırım M2/M2 Pro işlemcili cihazlara windows olmuyormuş. Doğruysa bu alternatif düşüyor.

4- Windows olan ayrı bi bilgisayar almak. KDV iadesi ve gider gösterme avantajım da olduğundan 2/3'üne filan geliyor fiyat. Lenovo Thinkpad E14 16 GB RAM, 512 GB SSD bir cihaz almayı düşünüyorum. İşimi fazlasıyla görür şu an için. 2 yıl idare etse ve 2 yıl sonunda ikinci el değeri 0 olmayacaksa satıp yenisine geçip devam edebilirim diye düşünüyorum.

Şu an 4. maddeye yakınım. Mac'e windows kurmanın da pek dezavantajı yoksa ona da yönelebilirim kişisel cihazımı bu iş için de kullanabileceğim için.
0
perferil
(06.11.24)
aynı durumda iken ayrı bir bilgisayar aldım. en doğrusunu yapmışım.

4 diyorum.
0
babilfish
(06.11.24)
bootcamp adında bir uygulaması var mac'in.
ama intel işlemcilerde çalışıyor. yeni bir mac aldıysanız ve m işlemcisi varsa bunu elemeniz gerekiyor. sanırım 3 numarada bahsettiğiniz bu.

1'i methediyorlar ücretli. windows lisansını bilmiyorum ama paralels'in kendisi lisans gerektiriyor. belki edu indirimi falan vardır ama yine de ödeme yapmanız gerekir.

4 mantıklı. 30bin lira civarına güzel bilgisayarlar alabiliyorsunuz.

5 - iyi ve sürekli internetiniz varsa cloud hizmet veren bir yerden windows makine alın, teamviewer gibi bi sistemle uzak masaüstüne bağlanın ve oradan kullanın. ama uzun süreli ve sürekli ise o sistemi sürekli açık tutmanız gerekecek ve onun için de bi bedel ödemeniz gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
@biseysorcaktim: Teşekkürler 5. alternatif için. Kullandığım uygulamadan muhtemelen başka sanal makinalara bağlanacağım. O yüzden localde olmayan bir şey olursa muhtemelen lag'in lag'i durumları olacaktır:) Bir de bu tip hizmetlere çok zam geliyor. Üstüne yerli bir yer değilse kurumsal fatura vs almak zor olduğundan gider göstermek zorlaşıyor. Şu an hala 4'e yakınım. Teşekkürler fikir için.
0
🌸perferil
(06.11.24)
hocam unix sistemlerde wine ile yapilir bu isler. ben de bazi projelerim icin mbp aldim notepad++ lazimdi, wine ile ugrasmak istemedim sunu buldum:

www.portingkit.com

bunun sayesinde notepad++ yukledim guzelce kullaniyorum. -kisa not: bu da wine kullaniyor zaten ancak daha user friendly.- baska hicbir uygulama denemedim cunku ihtiyacim olan baska program yok. zaten evdeki bilgisayarima her yerden erisimim oldugu icin windows ihtiyacim olursa oradan hallediyorum.

bence once bunu dene, olmazsa dorduncu secenek en mantiklisi olur. zaten e14 guzel makine. degil iki yil alti yildan fazla rahatca kullanirsin onu.
0
arakaali
(06.11.24)
Yani aslında en iyisi 4, zira yeni apple işlemciler ile parallels bile pek çok programda cortlayabiliyor, ya da performans vermiyor. Vine ve benzerlerinin sağlayabileceği de kısıtlı sayılır. Yani notepad++ kullanacaksanız, tabiki vine etkilemez, ama her programda da böyle olmayacaktır.

İntel işlemciler varken, windows kurmak vs. kolaydı, ama şimdi windows kullanmak için en iyisi yeni bir intel işlemcili bilgisayar almak. (Bu girdiyi, windows ve mac iki bilgisayar yanyana açıkken yazıyorum :D )
0
yeninesiltupcu
(06.11.24)
@arakaali: Kullanacağım uygulamalar kurumsal uygulamalar ve bir tanesinin resmi java sürümlü gui'si var. O bile çalışmıyor, çalışsa bile eksik çalışıyormuş. O yüzden unix system üzerinde işim olmayacak gibi geldi bana. Bir de kurumsal client'ların VPN vs uygulamaları olacak muhtemelen. Her seferinde bi ayrı sıkıntı yaşamaktan korkuyorum.

E14 Ryzen 5 24 GB siparişi verdim bile:) Daha önce müşteri vermişti kullanmam için, çok memnun kalmıştım o seriden. Gider yazması vs ile 20 binden ucuza geliyor. Ben buna değerim dedim diğer alternatifleri zorlamaktansa:)
0
🌸perferil
(06.11.24)
(25)

Seçimleri Trump'ın kazanması

Bir ben var benden şurada
Etkisi ne olur küresel ve yerel siyasi ekonomi vs olarak?
Etkisi ne olur küresel ve yerel siyasi ekonomi vs olarak?
0
Bir ben var benden şurada
(06.11.24)
seçimin en büyük kaybedeni zelenski oldu. trump açıkça savaşı bitireceğini söyledi. ukraynaya yardımları kesecek belki doğrudan barış sağlanmaz ama çatışma rusyanın üstünlüğünde sona erecektir.
ikinci kaybeden ab oldu. onlarda trump sonrası ukraynaya yardımı baya bir azaltacaklardır.
diğer kaybeden nato oldu. trumpın önceki döneminde olduğu gibi "bir tek ben miyim enayi buraya bu kadar para yatırıyorum" deyip natonun musluklarını kısacaktır. natonun yayılmacı politikası bir süre rafa kalkacaktır.
israil konusunda açık destek verdi ama biraz olsun israili dizginleyebilir.
rusya ile zaten ilişkileri iyi aynen devam edecektir. ambargoları hafifleterek ticareti arttıracaktır.
ben bir kuzey kore ziyareti daha bekliyorum.

bizim için geçen dönemi nasılsa yine aynı olacak gibi. bakarsın yine bir mektup yazıp ayar verebilir.
geçen seferki gibi çinle uğraşabilir ama orada da elon musk devreye girecektir.

en azından daha çatışmasız bir 4 yıl bizi bekliyor.
0
my fault
(06.11.24)
Bence Tr için olumlu
0
Cezcez
(06.11.24)
kamala'yı hiç istemiyordum yalan yok o kadın bana güven vermiyor. trump delidir melidir ama daha önce gördük. ben trump'ı seviyorum ya. amerikada yaşasam ona oy verirdim. trump türkiye'yi de sever. bence iyi olacak. kamala Türkiye'yi eziklerdi kesin. iyi oldu iyi.
0
matilda
(06.11.24)
ukrayna rusya ekseninde, savasin bitme ihtimali olursa turkiyenin ticaret hacminde hem pozitif hem negatif etki yaratabilir ancak sinirli pozitif diyelim.
Bugun borsa istanbul a bakarsaniz hem anadolu efesin hem enkanin nerdeyse tavan yaptigini gorursunuz. Rusya da calisma imkani artacak diyedir bu. Ayrica savas biterse, ukraynanin belirli bolgelerinin yeniden yapilmasi gundemde olacak. Biz iki tarafa da muteahhitlik hizmeti verdigimizden donusu pozitif olur.

Global de bu savastan rusya nin galip cikmasi; sanilan aksine defans yatirimlarini arttirir avrupada cunku artik girmis ve "basarmis" bir putin ve rusya olur. Yarin letonyadan estonyadan ufak ufak tirtiklamaya kalkmayacaginin garantisi kalmaz. Dolayisiyla bir savas biter ama belkide 3 savas getirir bu. Gorecegiz.
0
wallcan
(06.11.24)
israil-filistin devam eder. ama trump ukrayna'yi desteklemeyecegini söylüyordu. böyle olunca rusya da hamas'i desteklemekten vazgecer. hamas'in parasi biter, savas da böylecek bitmis olur.

bu durum ukrayna icin kötü, nato hayalleri suya düser ama savas da bitmis olur.

abd'nin ekonomisi icin iyi olacak bence. sirketlerin kazanacagi bir dönem olacak. avrupali sirketlerin güney amerika'da üret, abd'de sat plani zarar görecek.
0
robert bosch
(06.11.24)
geçen ay burda sorulan trump mı harris mi sorusu aklıma geldi. klasik ekşici kafasıyla birtakım yiğitler, aklı başında bir insan nasıl trump'a oy verir, trump'ın karşısında deccal olsa deccale oy verilmeliymiş türünden yüksek zekadan kaynaklı özgüvenle bol keseden sallıyorlardı. çok geçmeden öğrendik sonucu. o boş özgüvenle buralarda bol bol tespit dinleriz yine aynı kişilerden.

trump'ın kazanması alternatifine göre çok daha iyi oldu tabii ki. trump tam tamına bir palyaço ama karşısındaki embesillerden muteber olduğu kesin. savaşların durulduğu ve hatta biteceği bir dönem olur. trump demokrat kılıklı ikiyüzlüler gibi dünyanın jandarmalığına soyunmaz, kendi iç işlerini düzeltmeye koyulur. borsa ve kriptolara muhakkak olumlu yansır. olimpiyatlarda kadınların erkeklere dövdürülmesi gibi saçmalıklar son bulur. netflix vb platformlarda en kaliteli yapımların içine woke ideolojisi sokuşturulmaz. aileler çocuklarına her an hormon basılması korkusu yaşamaz. sınırlardan elini kolunu sallayan kaçkınların girdiği, medeni insanlarınsa vize almada sorun yaşadığı rezil dönem son bulur. sıradan insanın hayatını her anlamda olumlu etkileyecek bir dönem olur önceki döneme kıyasla.
0
lifeisopeth
(06.11.24)
@lifeisopeth

deccal gelse ona verilmeli diyen bendim. Hâlâ savımın arkasındaydım. Saydığın gelişmeler(!) tamamen alt right saçmalıklar. ABD borsası ya da kriptolar zerre umrumda değil. Yine zenginlerin zenginleşmeye devam edeceği, fakirlerin daha fakirleşeceği bir dönem olacak. Ayrıca tüm dünyada palyaço kılıklı liderler(!) peydahlanacak. Kamala Harris melek değil, ama ehven-i şer olan oydu ikili arasında.
0
nundu
(06.11.24)
@nundu,

alt right ne, redditte öğrenip burda sattığın bir terim mi? alt right'ın karşısında wokecu, sjwci, sol-lib phd tayfa var bu sırada. türkiye'nin ve birçok gelişmiş avrupa medeniyetinin son 10 senede içinden geçen akım. kimin deccal olduğu net değil mi bu denklemde? :)
0
lifeisopeth
(06.11.24)
@lifeisopeth
woke, sjw, sol lib kavramlarında pek bir sıkıntı görmüyorum. Hiçbir woke ya da sjw yüzünden insanların öldürüldüğünü duymadım. Ama ırkçı, kadın düşmanı, lgbt düşmanı ve alt right olarak tanımlanabilecek insanlar yüzünden işlenen cinayetlere tanık olduk hepimiz. Reddit falan da takılmıyorum çok şükür kendi fikirlerimi kendim oluşturabiliyorum. "Netflix'e woke ideolojisi sokacaklar! Bizi gay yapacaklar!" diye üçüncü sınıf salaklıkta fikirleri papağan gibi tekrarlamıyorum.
0
nundu
(06.11.24)
netflixe şunu sokacaklar diye tahminde bulunmuyor kimse. bir dolu efsane yapımın senelerdir içinden geçildiğini görüyor zaten aklı başında herkes. amerikalı ailelere soracaksın o çocuklarına küçük yaştan itibaren hangi saçmalıkların dayatıldığını. sen çocuğun cinsiyetine karışamazsın diye çocuğu aileden koparma saçmalıklarına girişildiğini senin gibi tuzu kuru sol liberaller değil, aileler haykırıyor. sizin gibi tiplerin değil, onların görüşü de seçim sonuçlarına yansıyor gördüğün gibi. kafanızda bir dünya var, onu herkese dayatacaksınız, aklınız sıra. cevap da böyle geliyor işte.
0
lifeisopeth
(06.11.24)
tr için iyi olduğunu düşünüyorum.

daha önce brunson krizi yaşamıştık, türkiye'den ihraç edilen çeliğe ek vergi koyduğu için ciddi bir kriz yaşamıştık, "dont be fool" şeklindeki mektubu diplomatik kriz yaratmıştı. bugünlerde yaşadığımız krizlerin bir ucunu trump zamanında bulabiliyoruz.

ancak kök neden trump değildi, zaten süre gelen problemlerin bir çıktısıydı bunlar.

geçen dönemdeki bu saydığım negatif durumları gözönünde bulundurarak, yine de bizim açımızdan öbür adaydan daha iyi olduğunu düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
ayrıca insan ölümlerinden bu kadar etkilenen hassas biriysen, ortadoğu ve dünyada milyonlarca insanın güya o çok demokrat obama döneminden beri hangi zihniyet döneminde öldürüldüğüne bakacaksın önce. arap baharı adı altında ülkelerin içinden nasıl geçildiğine göz gezdireceksin önce. ne hikmetse dünyada savaşların en azaldığı dönem 4 senelik trump döneminde yaşandı, şimdi de gelir gelmez ilk dediği savaşları bitireceğim. bunak biden'la, şeytan hillary'le insan ölümlerine karşı çıkan tarafta yer alıyorsun değil mi sen?
0
lifeisopeth
(06.11.24)
herifin kendisini sevmem. ama kendi ülkemden ve ortadoğu tarafından bakınca en huzurlu (daha doğrusu en az dürtülmüş) zamanımız da trump zamanı. şu obama sevenleri ömrüm boyunca anlamayacağım, adamın fellucede yaptıkları yeter tek başına. başımıza ne geldiyse ezik alt kültürden çıkan adamlardan geldi.
0
titanyum22
(06.11.24)
bu adamın kim jong un ile görüşmesini obama yapsaydı adama bir nobel barış ödülü daha verirlerdi. ya sırf zenci diye başkan olmadan nobel vermişlerdi obama'ya. ortadoğunun anasını belledi. bush'dan daha beter bir başkandı ama hala tapıyor insanlar buna.

trump amerika'nın büyüklüğünü kabul edin, uslu durun ben de size karışmayayım kafasında. onun döneminde savaş olmadı. ne zaman o gitti savaşlar tekrar başladı. manyağın önde gideni ama demokratlar'dan kat kat iyidir.
0
efreet sultan
(06.11.24)
adamın istanbulun göneğinde devasa bir gökdelen var adı TRUMP TOWER o kadar diyim.
0
jamswety
(06.11.24)
Ukrayna savaşının bitirir.
Dışarıya gereksiz yere çok para harcandığından içeriye dönük işler yapar.
İran'nın bazı önemli noktalarını bombalayabilir.
(Bu arada İran'ın onlara yaptığı gibi kendisi bombalama öncesi haber verir mi bilmiyorum)

Dışarıdan gelen ürünlere yeni vergiler..
siyonistler bir ara kendisini satmışlardı. İntikamını almaya çalışabilir.(Gazze ve seçim sebebiyle pek onların aleyhine konuşmadı)
0
diyecevaplandı
(06.11.24)
Woke en cok %1 e yaradi, nundu root hesabin hacklenmis abi
0
lapaz
(06.11.24)
sınırdan kaçak girişler ve göçmenlere engel olucaktı galiba. bilmiyorum uzulsem mı
0
Zetnikov
(06.11.24)
Pekekeliler üzgün. Ukrayna'ya milyonlar aktığı için Zelensky de üzgün. LGBT çatısına sızmaya çalışan +pedofililer üzgün. "Çocuklarınız için geliyoruz!" diyenler üzgün. Yaşadığı kimlik bunalımını woke kanseri ile döktüğü öfke ile insanlara kusanlar üzgün. Hollywood, müzik ve iş dünyasının tecavüzcü ve pedofili grupları üzgün. Dükkanları kapattıracak kadar hırsızlık yapıp bunun için de ırk kartı ile mazlumu oynarken elini kolunu sallayarak gezenler üzgün.

Onun dışında kalanlarda üç aşağı beş yukarı aynı şeyler olurdu. Vergi, sağlık sistemi, eğitim sistemi vs. için radikal olmayan değişimlere gidilir. İsrail'in arkasında ordu ile aba altından sopa göstererek aynı şekilde destek gösteren bir ABD yok ama onun yerine Arap ülkeleri ile ticari ortaklıklarla pekişerek Abraham Accords süreci ilerler. Türkiye 2 al ver yapıp bir şekilde zararlı çıkar. Biden yaptığı ve onu takip edecek olan Kamala'nın yapacağı şekilde Türkiye'yi dışlayıp Türkiye dışında orta-doğu dengesi kurulması planları bitecek. BRICS'in kapısından dönülmüş olsa da Rusya ve Çin ile yakınlaşan Türkiye, Trump'ın işine gelen bir şey değil. Project 2025'te de buna değinilmiş zaten.
0
nawar
(06.11.24)
Turklerin "woke, sjw, sol lib" kotulemesi yapmasi kadar sacma bir sey yok. Sagci amerikalilarin gozunde kopekten farki yok acikcasi Turklerin. Hem musluman hem middle eastern hem "brown". Hadi beyaz adamin keyfi yerinde, benden olmayan herkesin cani cehenneme diyor. Peki sen neyine guvenip onlara katiliyorsun? Cok garip. Yarin birgun Trump'in savunma sanayii lobicileri savaslari Turkiye'ye sicrattiginda 100 binlerce kisi olse Trump secmeni %100 bane ne der gecer. Bana ne'yi gecti, ohh iyi olmus seriatci terorizlere der.

Sadece ve sadece Lib, woke, SJW diye asagilik kompleksiyle karalanan kesim savunur, eylem yapar. Onlarin da gucu yok.
0
hot potato
(06.11.24)
Wokesever arkadaşların bu dediklerinin "İsrailliler size goyim diyor, araplara tapın" diyen siyasal islamcı tayfadan farkı yok. Sağ-sol ABD'de öyle bir şey değil ama kastettikleri şekilde bile "sağcıların" gözünde Türkiye öyle olsa bile "solcuların" gözünde de Türkiye islamcı terör örgütü destekçisi, işgalci, faşist, soykırımcı aşağılık bir yobaz ülkesi. "Lib, woke, SJW diye asagilik kompleksiyle karalanan" kesim ise "Soykırımcı faşist Türkiye yıkılacak Constantinople, Ermenistan ve K**n özgür olacak. Kıbrıs'ta Rumlara, K**n'da Kürtlere yapılan soykırım ve işgal bitecek" diye kutlamalar yapar.

pbs.twimg.com


Neyse umarım Trump yönetimi ilk olarak woke çöplüğünün ağzına sıçtığı oyun, dizi ve film olayını bitirir, diğerleri uzun zaman alacak zaten. Öncelikle R**gs of P***r dizisi iptal edilsin. Tolkien mezarında yeterince döndü. Sonra Henry Cavill gibi kaynağa saygılı arkadaşların önü açılsın.
0
nawar
(06.11.24)
nawar madem benim yazdigim seye cevap yazdin ben de yazdigin bir seye atifta bulunayim:
protestoculer yuzunden amerikada bazi dukkan sahiplerinin kapanmak zorunda kaldigindan bahsetmissin. bu sana tam olarak hangi noktada dert oldu? sana ne yani? muhtelemen hic gelemeyecegin, belki bundan sonra (ozellikle yeni bir muslim ban gelirse trumptan) vize bile alamayacagin, ucak bileti parasi biriktirmenin bile senelerini alacagi uzak bir ulkedeki, hic tanimadigin insanlarin malinin bekciligini yapmak ne alaka? bu bir tek sende degil, asiri internette vakit geciren turk gencliginde sikca gordugum bir sey. anlamiyorum. bu adamlar nasil kendi dertlerini ortadaguda gecinmeye calisan adamlarin derdi yapmislar.

cok garip x 2.

"LGBT çatısına sızmaya çalışan +pedofililer üzgün" denmis. uzaklara bakmaya gerek yok. Turkiye'de son 15 senede sayisiz cocuk istismari ve cinayeti cikti. Bildigim kadariyla bunu yapanlarin 0'i (yaziyla: sifir) LGBT veya woke. Hepsi "normal" kesimden. Garip ki ne garip.
0
hot potato
(06.11.24)
@hot potato dam üstünde saksağan, gel bana bazı bazı

Ben ne dedim, sen ne diyorsun. Ben üst kısımda olacakları, alt kısımda beni etkileyenleri yazdım. Beni etkileyenlerden örnek vermeyeceksen "senin hemşehrin benim dedemin dedesini pamuk tarlasında köle olarak çalıştırdı, o yüzden iphone çalmam lazım" diyenin bende doğrudan bir etkisi yok ama Amerika'da biri gaz çıkarsa burada fırtına çıkar. ABD kültür emperyalizminin böyle bir etkisi var. Haliyle dolaylı olarak her zaman burası etkileniyor. Öte yandan bana soykırımcı, işgalci vs. deyip terör örgütü güzelleyenler ile tabii ki derdim olacak. Ayrıca aynen. Şimdi 2 sene beklemeden vizeye başvurup gidebiliyoruz çünkü, değil mi? travel.state.gov :)

"...uzaklara bakmaya gerek yok..." Hayır. Uzaklara bakmaya gerek var. Çünkü uzaklardaki bir konudan bahsediyorum. Türkiye'deki LGBT sorunları ile ABD'deki LGBT hareketinin yaptıkları da aynı değil zaten. Yine de yukarıdaki gaz-fırtına konusu var. "Bildigim kadariyla bunu yapanlarin 0'i (yaziyla: sifir) LGBT veya woke. Hepsi 'normal' kesimden. Garip ki ne garip." Ne alakası var? Yani ne alakası var? Bildiğin kadarının bilgisi eksik. Önce o bilgiyi tamamla. Sonra yazdığıma tekrar bak. Ben LGBT bireyler için anormal dedim mi? LGBT bireyler pedofili dedim mi? Hayır. Bak alıntıladığın cümlede yazıyor benim söz ettiklerim. Öfkeyle klavyeye vurmayalım. Okuduğumuzu anlayıp yazalım lütfen. Neyse şimdi kavga falan deyip silecek modlar.
0
nawar
(06.11.24)
trump'in almasi ortadoguya yarar, obama dahil maviler orta dogunun icinden gectiler. Adam iceriye yogunlasacagi icin umarim savaslar durur.

bu arada biz ne ara brown olduk onu anlamadim :)
0
cooperr
(07.11.24)
brown dediği Amerikalıların Türk algısı. hatta youtubeda bazı aklıevvel Amerikalılar var. Türkiyeye gelmişler, brown Türk görememişler. "Türkler turistik bölgelere sadece white Türklerin girişine izin veriliyor" çıkarımında bulunmuşlar.
0
titanyum22
(07.11.24)
(24)

Aşağıdaki illerden hangisinde yaşamayı tercih ederdiniz?

infernalcadre
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.1-Afyonkarahisar, 2-Aksaray, 3-Amasya, 4-Ardahan, 5-Artv
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)

Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.

1-Afyonkarahisar,
2-Aksaray,
3-Amasya,
4-Ardahan,
5-Artvin,
6-Bartın,
7-Bayburt,
8-Bilecik,
9-Bolu,
10-Burdur
11-Çanakkale,
12-Çankırı,
13-Çorum,
14-Düzce,
15-Edirne,
16-Giresun,
17-Gümüşhane,
18-Iğdır,
19-Isparta,
20-Karabük,
21-Kastamonu,
22-Karaman,
23-Kırıkkale,
24-Kırklareli,
25-Kırşehir,
26-Kütahya,
27-Nevşehir,
28-Niğde,
29-Osmaniye,
30-Rize,
31-Sinop,
32-Sivas,
33-Tokat,
34-Uşak,
35-Yalova,
36-Yozgat
37-Zonguldak
0
infernalcadre
(06.11.24)
Bolu, ormanları çok güzel doğası çok güzel ankara istanbul doğrultusunda konumu merkrezi
Düzce, bolu ile aynı sebeplerden
Sinop, ufak şirin bir yer
Çanakkale kuzey ege havası
Edirne, yine batıda büyükşehir imkanları ve çevresi güzel
0
grimavi
(06.11.24)
Amasya
Artvin
Çanakkale
Edirne
Yalova

Sıralamayı tercih değil liste sırasına göre yaptım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
Isparta
Burdur
Sinop

isparta ve burdur hem ucuzdur hem de antalyaya yakin. haftasonu kacmak istersen gidebilirsin.

sinop da güzel bir sehir oldugu icin.
0
robert bosch
(06.11.24)
Büyük şehirlere yakın, yaşam tarzıma uygun küçük bir şehri seçerim. Denize de yakın olsun.

Büyük şehire yakın olsun ki sıkılınca gidebilesiniz.
Küçük şehir olsun ki büyük şehir masrafından ucuz olsun.
0
anten
(06.11.24)
çanakkale,
bolu,
düzce (akçakoca güzel yer)

yalova,
edirne

yalova'ya gitmedim.
edirne'ye insanlar güzel diyor, ben çok vakit geçirmedim ama olumsuz yargım yok.

marmara'dan uzaklaşmamaya çalışırdım.
bu şehirler hem küçük ve sakin sayılır, hem de büyük şehirlere ulaşımı iyi.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Bolu
Yalova
Afyon
0
nawar
(06.11.24)
Bartın
Çanakkale
Edirne
Isparta
Kırklareli
0
inheritance
(06.11.24)
çok farklı iller ve 3 yıl seçeneği olması sebebiyle memur/öğretmen olduğunuzu düşünerek yazıyorum.

1- çanakkale
2 -edirne ( burada yaşıyorum, hele özellikle yeşil pasaportunuz varsa edirne'den yunanistan bulgaristan gibi ülkelere giriş yapmak, semt değiştirmek kadar kolay. sabah birden karar verip yunanistana gidip takılıp akşamına dönebilirsiniz. şehrin kendisi ise ortalama, nihayetinde burası büyükşehir belediyesi bile değil.)

benim kriterlerime göre 1/2 ve diğerleri arasında uçurum var tercih edilebilirlik açısından

3 - bolu
4 - kırıkkale (tek özelliği ankara'nın hemen dibinde olması)
5- sivas (doğu taraflarında bir yer yazacaksam ve seçeneklerde erzurum yoksa sivası seçerim)

bir de bu illerin merkezine göre yorumladım. ilçe bazlı bakılacaksa ooo çok karışır. çünkü anadolu'da genellikle bütün konfor il merkezindedir. merkezi gayet yaşanılır olan ilin ilçesi it bağlasan durmaz mahrumiyet bölgesi çıkabilir.

ekleme: seçeneklerde kırklareli de varmış görmemişim. 1-2-3 çanakkale - edirne- kırklareli diğerlerinde : sivas iptal
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
çanakkale, edirne, yalova, bolu, sinop.
0
candide
(06.11.24)
1-zonguldak : memleketim, insanı negatif değildir genel olarak, doğası güzel ama kışın muhtemelen baya sıkıcıdır.
2-edirne: üni'yi okumuştum, severim küçük, güzel bi şehir ama öğrenci sayısı galiba çok arttı, o yüzden gereksiz bi kalabalalık olabilir.
3-çanakkale: hep yaşanır bi il olarak geliyor bana, hiç gitmedim ama :)
4-bolu: bi kere arkadaşın düğününe gitmiştim, hoşuma gitmişti baya. zaten şu anda artı temzilik konusu da ayrı bi güzel
5-artvin: sonbahar filminden ötürü hep merak etmişimdir. macera olarak gidebilirdim.
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
çanakkale edirne sinop
0
mikahakkinen
(06.11.24)
1-yalova ( ege ve marmara ya kara yolu ile çok yakın mesafeler içerisinde.doğası güzel,deniz yolu ile istanbul 35dakika )
2- liste de olmayan trabzon her ne kadar arap akını felan diye kötülenmeye çalışsada çok iyi yatırımlar yapılmakta hava alanı büyümekte,depreme en uzak il ve doğası harika,hırsızlık,anarşi yok )
0
jamswety
(06.11.24)
sinop sinop sinop sinop çanakkale
0
anna sun
(06.11.24)
Edirne (Insani iyi diyorlar, istanbul'a yakin olmasi iyi, cevremin cogu istanbulda)
Giresun (Ailem cogu zaman burada, tanidigim insanlar da var, dogasi harika)
Çanakkale (Aslinda bilmiyorum, iyi deniyor, ne cok sekuler, ne cok muhafazakar, dengeli bir yer gibi hissediyorum genel olarak, deniz baglantisi olmasi onemli)
Yalova (Istanbul'a yakin, kucuk, sakin)
Artvin (Insani iyi sanirim, dogasi iyi, Giresun'a gorece yakin)
0
mbond
(06.11.24)
Yalova
Çanakkale
Edirne
Bolu
Sinop
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
İnfo, artvine gel
0
abuzer
(06.11.24)
amasya
artvin
canakkale
edirne
sinop
0
antikadimag
(06.11.24)
çanakkale

insanı güzel. bir çok büyük şehire yakın. iklimi güzel. üniversitesi var. adalara ulaşım var. hayat pahalı değil. denizi var.
0
brakgn
(06.11.24)
Çanakkale hepsine tek atar
0
Zetnikov
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Isparta
Yalova
Bolu
0
essoist
(07.11.24)
canakkale
amasya
duzce
edirne
sinop
0
cooperr
(07.11.24)
canakkale
kirklareli
yalova
edirne

en fazla bunlari isterdim. gelismislik, istanbul'a yakinliktan falan dolayi.
0
baldur2
(07.11.24)
bolu (yeri güzel ist ankara arası)
çanakkale (aralarında en iyi şehir)
ısparta (gittiğimde beklentimin üzerinde çıkmıştı)
sinop (çok sakin güzel bir yer)
yalova (sakin, istanbula yakın)
0
sabenburak
(07.11.24)
Edirne - Memleketim. İstanbul'a yakın. En büyük dezavantajı kışın çok soğuk oluyor.
Kırklareli - İstanbul'a yakın, doğası ve insanı güzel. Soğuk sıkıntı.
Yalova - İstanbul'a yakın
Çanakkale - Yaz turizmi ve insanların birbirine saygısı. İstanbul'a da yakın.
Artvin - Turistik olarak harika bir yer; ama yaşamak için nasıl olduğuna dair fikrim yok. En kötü Batum'a kaçılır.
0
auroraaurora
(07.11.24)
(3)

İstanbul Kongre Merkezi ile Haliç'i karıştırdım?

Cesario
Bugün bir gösteriye gidiyorum. Son anda farkettim.Farketmesem Haliç Kongre Merkezine gidecektim ve gösteriyi kaçıracaktım, verdiğim para da çöpe gidecekti.Şimdi İstanbul Kongre merkezine gidiyorum.Karıştırılan bir şey mi Haliç Kongre Merkezi ile İstanbul Kongre merkezi yoksa benim saftirikliğim mi?
Bugün bir gösteriye gidiyorum. Son anda farkettim.

Farketmesem Haliç Kongre Merkezine gidecektim ve gösteriyi kaçıracaktım, verdiğim para da çöpe gidecekti.

Şimdi İstanbul Kongre merkezine gidiyorum.

Karıştırılan bir şey mi Haliç Kongre Merkezi ile İstanbul Kongre merkezi yoksa benim saftirikliğim mi? :d
0
Cesario
(05.11.24)
Hemen her gün iş için gidiyoruz. Her defasında iki üç kez ulan diye düşünüyorum ve haritaya yazıyorum emin olabilmek için. Yalnız değilsin...
0
Shepard
(05.11.24)
daha önce benim de başıma gelmişti sanırım öyle bir şey.
neyseki yalnız değildim, diğerleri doğrusunu biliyordu.
0
biseysorcaktim
(05.11.24)
İlk defa karıştırıldığını duydum. İstanbul Kongre Merkezi'ne, Haliç'ten daha çok yolum düştüğü için olabilir. Ben de Caddebostan Kültür Merkezi ile bir yeri karıştırmıştım ama nereyi karıştırmıştım hatırlamıyorum şu an. Olabiliyor. :)
0
nawar
(05.11.24)
(2)

Sakaryadan tottenham maçına gidecek olan var mıdır?

o sopa bi gun elimize gecmez mi
Var ise dahil olmak isterim, ilk defa gideceğim açıkçası. Stadın ulaşım koşullarının zor olması endişe veriyor.
Var ise dahil olmak isterim, ilk defa gideceğim açıkçası. Stadın ulaşım koşullarının zor olması endişe veriyor.
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(05.11.24)
zor değil karşim. merkezden direkt metroyla gidebiliyosun.
0
buenosdias
(05.11.24)
stad kolay yerde ya, zor değil.

arifiye'den trene biner söğütlüçeşmede inersin.
indiğin yerde, bir diğer perona gelen marmaray'a biner (halkalı yönü) ve yenikapı'da inersin.

yenikapı'da aktarma yapıp m2'ye (hacıosman yönü) binersin ve sanayi mahallesi metro durağında inersin.

burada son bi aktarma yapıp seyrantepe yönüne giden metroya binmelisin. sadece bir durak.
zaten etrafta taraftarlar vardır, onların arasına karışırsın.

tren değil otobüsle geliyorsan da hareme bilet alırsın. harem'den üsküdar'a servisleri var otobüslerin. üsküdardan marmaray'a binersin. yine yenikapı'da ineceksin, gerisi zaten aynı.

ha otobüs değil kendi aracımla gelicem diyorsan, bence marmaray'a yakın bir yerde aracını bırakıp istanbul içinde toplu taşıma kullan. normalde zaten park yeri bulunmuyor, bi de maç zamanı iyice rezillik olur.
0
biseysorcaktim
(05.11.24)
(26)

sizce bir telefon kaç sene kullanılmalı? siz kaç senedir kullanıyorsunuz?

Zetnikov
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar k
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.

tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor


* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?

* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar kullanır mısınız?
0
Zetnikov
(04.11.24)
5. yıla giriyorum. Bozulursa tamir ettiririm, düzelmezse yenisini alırım.
0
rock n roll
(04.11.24)
temmuz 2018'den beri hunharca kullanıyorum.
bozulana kadar veya özellikleri yetmemeye başlayıncaya kadar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
0
candide
(04.11.24)
Huawei p20 kullanıyordum 7 sene oldu, sırf hafıza ve kameradan dolayı değiştireyim dedim. Redmi note 12 pro aldım. 108mpxel kamera var ama b.k gibi çekiyor,7 yıllık telefonumun kamerası 100 basardı
0
seindfeld
(04.11.24)
9.aydayım

iphone 15

beter olsun, kafama edeyim alan. şarjı berbat. son ios’la kasılıyor. samsung s20 fe’m vardı. kardeş baskısıyla bunu aldım. memnun değilim.

şahsen snapdragonlu mümkünse gen 3 ve üstü, samsung s serisi bir cihaz alıp ben ölene kadar kullanayım diyorum. başlarım apple’ına da yenilemeye de.
0
baldan kaymak
(04.11.24)
aslında 5 yıl falan rahat gider ama 2-3 yıl içinde çıkan telefonların kameraları gerçekten iyileştiği için insan onlara geçmek istiyor. Artık çoğu anımız bu telefonlarla çekiliyor çünkü. O yüzden benim ortalamam 2-3 yıl işte. Fakat eski telefonu değişim kampanyasına falan sokmazsam bir aile büyüğüne veriyorum telefon işlevini sürdürmeye devam ediyor. Samsung Galaxy S7 halen aktif şekilde annemde :D bi değiştirmenin vakti geldi ama.
0
nhk ni youkosu
(04.11.24)
samsung galaxy j7 ile 7 yıl oldu sanırım.
0
nothing in my way
(04.11.24)
4-5 senedir galaxy note 10+ kullanıyorum, şuan biraz bataryası öldü ama ölüsü bile iş görüyor.

Daha gençken 2 senede bir telefon değiştirirdim. Şimdi bozulana veya işimi görmeyene kadar devam ediyorum.

İşim ne? Yazışma, sosyal medya, oyun, fotoğraf düzenleme, fotoğraf/video çekme... Şuan bunları yerine getiriyor. Bunları yapıp da sürekli telefon yenileyenleri anlamıyorum. Sanki yenisinde farklı bir şey yapıyor... Yenilikleri de takip ediyorum ama hem android hem iphone tarafonda beni aşırı heyacanlandıra bir şey olmadı. Video/fotoğraf kısmında güzel yenilikler var ama profesyonel değilseniz pek gereği olduğunu sanmıyorum.
0
ananiyimioguz
(04.11.24)
Son dört telefonumu aldığım seneleri düşündüm, 2014 2017 2021 2024 diye gitmişim. 3-4 yıl oluyor ortalama olarak. 2021'de aldığım hariç hepsi Samsung son modeldi, 2021de aldığım A serisiydi.

Şimdi S24 Ultra kullanıyorum. Bi 2-3 sene sonra değiştiririm belki şimdilik memnunum gayet. Telefona yapışık yaşayan biri olduğum için teknolojiyi takip etmek hoşuma gidiyor. Her sene yenisini alacak kadar kasmam ama çok eskitmeyi de sevmiyorum. Zaten eski telefonları da ailemden birine veriyorum hep, o yüzden çöpe gitme ya da ikinci elde satma durumum da olmuyor
0
nundu
(04.11.24)
7. nesil iPhone'u 7 sene kullanip 14. nesil almistim. Bunu da gene o kadar kullanirim herhalde. Genel mantigim alirken en guncelin en ust modelini alip uzun sure kullanmak seklinde.
0
sertac akin
(04.11.24)
2012
2017
2023

yeni telefon alma sikligim boyle.
0
hot potato
(04.11.24)
Ülkenin ekonomik şartları gerekçesiyle eğer gözümün tuttuğu bir telefon varsa ve param da yetiyorsa yeni telefon alırım. Çünkü elindeki telefon da planlı eskitme dahil, bugün yarın zaten su koyuverecek. Telefonsuz kalmamış olursun.

Bir önceki telefonum paspas suyuna düştüğü için tamirci görmek zorunda kaldı, 3 yılı geçmişti alalı. Yine de hâlâ tıkır tıkır kullanılıyor. Samsung idi, yenisini General Mobile aldım, daha ilk günlerde "ulan bunu kenara koyup Samsung mu alsam" dedim yani, çok zor alıştım bu telefona, hâlâ hoşlaşmıyorum ama gittiği yere kadar diyorum işte.
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Kullanım amacına göre değişir.
Örneğin, benim için sosyal medyada paylaşım yapmak gibi bir amaç söz konusu değil. Bu yüzden gittiği yere kadar kullanırım.
Kapitalizmin kölesi olmak hoşuma gitmiyor.
0
pro9it9is9
(05.11.24)
2016
2019
2022

3 yilda birmis benim.
0
robert bosch
(05.11.24)
Mümkün olduğunca uzun kullanırım, suyunu çıkarırım.

İPhone 4: 2010 Kasım
İPhone 6S Plus: 2016 Mayıs
İPhone 15 Pro Max: 2023 Aralık
0
10551037
(05.11.24)
yavaşlamadığı, daha doğrusu yeni app'leri yeterince hızlı çalıştırdığı sürece telefon değiştirmem. pil değişimi ve benzer bazı değişim/tamirlerle bir telefon 5-6 sene rahatlıkla gider. son yıllarda yeni telefonlarla yeni bir özellik gelmiyor. cezbedecek bir şey yok açıkçası.

akıllı telefonlardan önce telefonların boyutları küçülüyordu, ekranları değişiyordu, zilleri değişiyordu, internetli telefonlar geliyordu, daha iyi kameralı telefonlar geliyordu. ama artık bu tarz kritik değişimler yok. mesela bende şu anda iPhone XS Max var, bu telefon yerine iPhone pro max alsam yeni bir özellik olmayacak. evet daha hızlı, daha iyi kamerası var, daha iyi bok püsürü var ama o telefonda olan her şey bu telefonda da var.
0
co2s2
(05.11.24)
xiaomi mi 6, mayis 2018'de almistim. ana kart arizasi verdi yeni anakart bulup taktirdim. ekran boyunu ve hala cok stabil calismasini sevdigim icin yenilemiyorum. hafizasi az geliyor ama onu da google photos'la cozuyorum. aldigimda iphone kullanan arkadaslar oha kamerasi cok iyi falan diyordu ama su an fersah fersah geri de tabi ozellikle gece cekimleri :D ama cok onemsemiyorum. bozulana ya da 5g cikana kadar devam gibi gorunuyor simdilik.
0
bay b
(05.11.24)
IPhonelar, 4 sene rahat kullanilir, maddi durum iyiyse yegene vs verilip yenilenebilir, degilse 6-7 seneye kadar gideri var.

Iphone 15 kullaniyorum, yani alali cok uzun zaman olmadi. Gunumuz akilli telefonlarinda sonsuza kadar sikinti olmamasi pek mumkun gorunmuyor. Bir noktadan sonra kullanilamayacak kadar yavasliyor. Oncesinde Iphone 2020 SE vardi, 2-3 sene falan kullanmis oldum. Daha fazla kullanmak isterdim de gunumuz telefon kullanim aliskanliklariyla bataryasi yolda birakiyordu.
0
mbond
(05.11.24)
Su an aynı telefonu 5. Senem ama o da google bedavaya değiştirdi telefonu batarya sisince.

Bana kalsa ideali 5-6 yıl. Ben anladığım benim iki derdim oluyor;
Batarya
Güncelleme

Şu ikisi sağlandigi muddetce zerre umrumda olmuyor geri kalan.
0
logisticsmanager
(05.11.24)
3 sene olmuş. Tamir edilemeyecek şekilde bozulana kadar kullanırım. Önceki telefonlarımı da öyle değiştirmiştim.
0
peki madem
(05.11.24)
Android kullanıyorum. Normal kullanımda 4-5 yıl ömürleri var ama iki telefonum tamamen kullanıcı hatası hatta sakarlığı ile gitti. Sonuncusu ömrünü doldurdu. Birkaç ay önce şu an kullandığım telefonu aldım. 13 yılda 3 Android telefon eskittim. Bu 4.
0
nawar
(05.11.24)
önceki iki akıllı telefonu 7şer sene kullandım. şimdiki galiba 3 senelik. ilki windows phonedu, hala canavar gibi ama mağazasında hiçbir şey olmadığı için mecburen androide geçmiştim. diğerleri android. dağılana kadar kullanıyorum.
0
titanyum22
(05.11.24)
2 yıl. iphone 15 pro max var. 17 pro max alırım.
0
gabe h coud
(05.11.24)
Çalıştığı ve aşırı yavaşlamadığı müddetçe kullanmaya devam ederim. Çalıştığım şirket alışveriş çeki verdiği ve telefondan başka bir şey alınamadığı için mecburen 2 yıl önce değiştirdim son telefonumu. Sadece benzer bir durumda hali vakti yerindeyken değiştiririm.
0
auroraaurora
(06.11.24)
Saydım 2012 den beri 4 telefon değiştirmişim şu an bu dördüncü
0
kullanicadi
(06.11.24)
. verimli çalıştığı, idare ettiği, aşırı yavaşlamadığı sürece değiştirmem telefonu - ki bu da hep 3 yıl a denk geliyor benim için.

. ufak tefek hemen şipşak tamiratla hallolmayacak bir arıza varsa, güvenlik endişelerim sebebiyle tamir e bırakmam yenisini alırım.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ilk telefonlarım 2 sene civarındaydı. hem gençtik o zamanlar hem o telefonların ömrü o kadardı.

2018 - 2022 arası yaklaşık 4 yıl kadar huawei orta kalite bi cihaz kullandım. iyiydi bıraktığımda.
sonra iphone'a geçtim. 2buçuk yıldır iyi. değiştirmeyi bi ara düşündüm yakınıma verip kendime daha iyisini almak için ama memnun olduğum için değiştirmedim. yenileri de ateş pahası, gereksiz bir harcama olacaktı.

orta-üst segment telefonlar 4-5 sene rahat kullanılıyor.
alt segment ucuz telefonlar 2 sene sonra değiştirme ihtiyacı doğuruyor.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
(2)

Yapay zeka ile makale araştırmak

webbrowser
Selamlar, spor alanı ile ilgili güncel kalabilmek adına makale okumaları yapmak istiyorum, yapay zekadan yardım alarak bunu nasıl sağlayabilirim? Hangi yapay zekayı kullanmam bana avantaj sağlar?
Selamlar, spor alanı ile ilgili güncel kalabilmek adına makale okumaları yapmak istiyorum, yapay zekadan yardım alarak bunu nasıl sağlayabilirim? Hangi yapay zekayı kullanmam bana avantaj sağlar?
0
webbrowser
(03.11.24)
Consensus'a bakabilirsin
0
nundu
(03.11.24)
Poe.com’da envai çeşit yapay zeka modelleri var. Ayrıca bu envai çeşit yapay zeka modelleri ile özelleştirilmiş custom botlar var. Ücretsiz deneyebilirsiniz. Bir bakın, beğenirseniz ücretli devam edersiniz.
0
biseysorcaktim
(03.11.24)
(11)

istanbulda toplu tasimanin icler acisi hali

buenosdias
bastan soyleyeyim konu siyasi tartismaya kapalidir. nerdeyse her merdiven arizali. cogu metro les gibi kokuyor. klima, sinyal, internet, havalandirma hep allaha emanet. dogru duzgun otobus uygulamasi da yok. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
bastan soyleyeyim konu siyasi tartismaya kapalidir.

nerdeyse her merdiven arizali. cogu metro les gibi kokuyor. klima, sinyal, internet, havalandirma hep allaha emanet. dogru duzgun otobus uygulamasi da yok. siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?
0
buenosdias
(03.11.24)
istanbul metrosunu kötü bulmuyorum.
daha iyi mutlaka olabilir ama şu hali kötü gelmiyor.
siyasi görüş asla katılmadı yoruma.
0
basond
(03.11.24)
İstanbul Metrosu son derece temiz bir metro. Berlin, Münih, Budapeşte ve Amsterdam’dan gelen misafirlerimin tamamı metronun temizliğini övdüler. Havalandırma ve iklimlendirme konusunda 20 senedir ciddi bir sorun yaşamadım şahsen.

Arızalı merdivenler elbette oluyor ama arızanın giderilme hızı kötü değil bence. Bu kalabalığa arıza elbette olur. Anormal değil.

Otobüs temizliği de bence iyi. Leş gibi bir otobüse bindiğimi hatırlamıyorum. Leş gibi taksiye çok bindim, orası ayrı. Çok iyi çalışan bir otobüs uygulaması yapılamaz zira trafiğin hali ortada ancak İETT’nin Otobüsüm Nerede uygulaması bence gayet güzel çalışıyor. Sürekli kullanıyorum.

İstanbul’da şartlar dahilinde fena olmayan bir toplu taşıma var. Son yıllarda yapılan metro atağı ile epey iyileştiğini düşünüyorum. Elbette mükemmel ya da çok iyi değil ama iyiye gittiğini bizzat görüyorum. Bence toplu taşımanın en sıkıntılı yeri metrobüs. Sözde geçici bir çözümdü, o laflar anında unutuldu ve kalıcı bir çözüm haline geldi. Öyle ki, şu anda metrobüsü toplu taşıma sisteminden çıkarmaya kimsenin cesareti yok. Metrobüs yerine raylı bir sisteme geçilmesi zorunlu.
0
10551037
(03.11.24)
Yani metronun leş gibi lokması, kalabalık yüzünden. Doğru düzgün şehir planlaması yapılmadığı için 20 milyon insanı bir şehre tiktigimizdan bunun yaşanması normal. Buna belediye bir şey yapamaz. Girişlerde insanları mi yıkasınlar?

Klimalarda vs de bir sorun görmedim. Kaldı ki yine kalabalık yüzünden çalışan klima, havalandırma da bir işe yaramiyor çoğunlukla. Yine de Londra Metrosu'ndan sonra İstanbul Metrolari size tertemiz gelebilir mesela.

Bu yazdıklarınız içinde bir tek merdivenlerin sürekli bozuluyor olması sorun. Çözülmesi gerekiyor sahiden.


İstanbul'un esas sorunu nüfus. Bu da yılların birikimi. Düzenli bir planlama ve nüfus dağılımı olmadığı için hiçbir zaman mükemmel bir toplu taşımaya sahip olmayacak.
0
fraise
(03.11.24)
genelde m2'ye biniyorum. bazen tek durak m7'ye bindiğim oluyor. bunlar için kötü diyemem.

geçen tramvaya bindim 5 yıl kadar sonra. iğrenç kokuyordu. içeri işenmiş üstüne de dezenfektan dökülmüş gibi her yer.

m1 ve o taraflardaki metrolar da kötü.

ama hep dakik metrolar, çok nadir aksaklk oluyor. o yüzden metrolara notum kötü değil.

otobüsleri çok az kullanıyorum. eski ile kıyaslayamam ama mobiett vardı, güzeldi. şimdiki otobüsüm nerede uygulaması çok kötü. lazım oldu bugün otobüse binmem gerekti ve sanırım gelmedi. sefer atladı ya da bir şey oldu. değişti ya da güncellendiyse haber verilmedi. ayrıca otobüslerin kimisinin durak ekranları yok. bazen hatalı gösteriyor. bazısı aşırı ses yapıyor. geçen başım döndü otobüste gürültüden. desibel ölçer yükledim telefonuma ve 110 gösterdi ibre. bir kere de bi metrobüsten inmiştik yanacak galiba diye. içerisi duman olmuştu ve şoför duman nereden geliyor diye incelemişti. sonra devam etti yapacak bir şey yok diye.

klimalar çalışıyor ama yetmiyor. havalandırma kötü. otobüsler pis. çok pis.

ya içler acısı demek istemiyorum. aşırı bi kullanım var. daha iyisi nasıl olur bilmiyorum ama kötü evet.

önceki yorumlarda da belirtilmiş, daha güzel ifade edilmiş.
sorunun önemli kısmı yönetimden ziyade nüfusla ilgili.
0
biseysorcaktim
(03.11.24)
İstanbul toplu taşımasını her yönüyle kullanan ve kullanmış biri olarak. Metro, Metrobüs, otobüs, Şile, Silivri, Kurtköy vs vs.

Bu ara iett otobüs sayısını azalttı. Kafasına göre hat değiştiriyor. Metro ve tramvay istikametindeki otobüsleri kaldırdı. Kaldırınca metro ve tramvay yetmez oldu doğal olarak.

Otobüsüm nerede uygulaması berbat. Mobiett çok daha iyiydi. Nefret ediyorum bu appten.

Otobüsler pis. Otobüslerin klimaları çalışmıyor.

Metrolar temiz ama yetmiyor. M7de de üst üste gidiyor insanlar.

2010dan kalma Mercedes metrobüsler berbat durumda. Klimaları çalışmıyor. Yazın eziyet. Süspansiyonlar kötü. Her yerinden ses geliyor.(İktidar kredi vermedi sanırım yenileme için o yüzden böyle)

Metrobüs beton yol olayı bence sürdürülebilir değil. 20 sene dayanacakmış. Niyeyse bana 2 sene zor dayanır gibi geliyor. Acayip konforsuz beton yol. Sürekli sallanıyoruz. Ve sanıyorum altına demir vs. Atmadılar. Dümdüz betonu koydular. Nefret ediyorum beton yol olayından. Bence rezalet bir durum olacak 2-3 seneye.

Yenibosna metrobüs durağı aylardır bitmedi. 200-300 metre sıra oluyor insanlar. Metrobüs sırası. Beşyol durağı da geçen sene aynıydı maalesef.


İstanbul’da sanıyorum 25-30 milyon insan var. Su tüketiminden İbb bu durumu yorumlayabilir. Toplu taşıma, bireysel ulaşım, trafik vs vs. İstanbul çekilmez durumda. Ve diğer şehirler de İstanbul’a benzemeye başladı. Deli gibi göç alıyor Ankara’nın batısı. Doğudan, Suriye’den, İran’dan. Nereye kadar böyle devam edecek bilmiyorum.

İstanbulun çok güzel olduğu ve yaşanılabilir hissettirdiği tek zaman bayram tatilleri. Onun dışında berbat.
0
jackyr
(03.11.24)
Dünyanın 131 ülkesinden daha kalabalık bir şehir. Yunanistandan belçikadan Avusturyadan kalabalık.
www.aa.com.tr
0
Tina
(03.11.24)
Kesinlikle ve kesinlikle siyasi bir gönderme olmaksızın yazıcam.
20 yıldan fazladır İstanbul'da toplu taşıma kullanıyorum. Hangi yıllara denk geldiğini tam kestiremediğim ciddi iyileştirmelerin olduğu bir dönem oldu.
Neydi o iyileştirmeler:
-Cep telefonlarında ilgili uygulamalar
-Otobüs içi durak takip ekranı.
-Otobüs duraklarında yer alan duraktan geçecek otobüslere dair bilgi ekranı.
-Otobüs duraklarında otobüslerin yanaşma cepleri.
-Akbil sistemi, ödeme yöntemleri, aktarma uygulamaları
-Doğalgazlı otobüsler
-Cam,metal tasarımlı şık duraklar
Sonra bir duraklama dönemine girildi. Yeni iyileştimeler yapılmadığı gibi mevcut saydığım sistemler de işlemez oldu. "Devamlılık esastır" ilkesine tezat olacak şekilde bazı uygulamalar adeta sahiplenilmiyor gibi.
Engelli biri olarak yazıyorum ki yürüyen merdiven arızalarına şimdikinden daha çok rastladığımı hatırlamıyorum. Hele ki bazı noktalarda alternatifi olmayan çok uzun merdivenlere denk geliyorum ve arızanın devam ettiği günleri sayıyorum. Hızlı müdahale yok maalesef.
İstanbul toplu ulaşımında tramvay en eski hatlardan biri. 1995'ten bu yana dönemsel izlenimlerimi sıralayabilirim ki şu anki kadar sıkıntılı, sinir bozucu, kullanışsız bir dönemi hatırlamıyorum.
Son dönem İETT şoförleri ile de ilgili birkaç satır yazmadan edemiycem. Eskiden İETT şoförlerinde bir kamu hizmeti veriyor olmanın ağırlığı, naifliği vardı. Onları işini yaparken izleyince bir okuldaki öğretmenin, bir devlet dairesindeki memurun duruşu, görünüşü gibi halleri vardı. Şu an kıyafetleri, duruşları sürüş biçimleri inanılmaz farklılaşmış görünüyor bana. Otobüsün içinde yolcuyken de, kendi aracımda yoldayken de İETT otobüsleri şu an tedirgin ediyor, endişeli bir ruh haline sokuyor. Yazdıklarımı giriş cümleme rağmen siyasi bulacaklar olabilir. Kamu hizmetlerinde siyasi bakışım yoktur. Önceki yönetimde de şimdikinde de kurumla yazışmalarım, uyarılarım hiç farklılık göstermemiştir.
0
erdoyil
(03.11.24)
herkesin cevabını kabul ediyorum ama bazıları siyasi olmasa bile korunma güdüsüyle yapıldığı o kadar belli ki. eğer istisnai bir lokasyon ve zaman kullanmıyorsa istanbul'da toplu taşımayı beğenmek için muhakeme yetisini kaybetmiş olmak gerek. spesifik örneklerle sabaha kadar tartışabilirim. kalabalık ve diğer kötü şehir metrolarını kıstas gösteterek haklılık çıkarmak çok saçma.
0
🌸buenosdias
(03.11.24)
sana sonuna kadar katılıyorum.

bu sebeple bıraktım artık. araba ve motosiklet aldım. yakıtını vergisini de düşünmüyorum.

adam leş gibi sigara kokusuyla metroya biniyor. parfumun üstüne sigara siniyor falan, mercedes aracıyla metro açılışına gelen başkan da kadim istanbul diyor.

ben oy vermiştim ve de. rams park ve de aynı şekilde. a parti b parti fark etmeksizin, ayıptır.

daha da oy falan kullanmam diye düşünüyorum. zamanıma yazık. taşradaki adamn umrunda değil hayata, sadece şehirde geçerli bunlar.
0
baldan kaymak
(03.11.24)
metrolar eskisiyle aynı
otobüsler eskisinden kötü (eskimesiyle de alakası var)
klimalar keyfe keder açılıyor, filtreler değişmemiş muhtemelen

nufus etkisi var, yollar da toplu taşıma da eskisine göre daha kalabalık, yollar her saat kalabalık
0
bir soru sorcam
(03.11.24)
konuyu siyasetten bağımsız değerlendirmek zor.

Ama yaşım itibariyle iki farklı parti dönemini de gördüm. İstanbul'da toplu taşıma hep aynıydı. Hep vasat. Yani iki dönem de birbirinden daha iyi değil. Yeni yönetimin en büyük hatası eskinin iyi yaptığı şeyleri de çöpe atmak oldu.
(mobiett iyi bir uygulamaydı mesela ve iyi çalışıyordu)

Bahsettiğiniz sorunlar basiretsiz ve iş bilmez birim yöneticilerinden kaynaklı.
Toplu taşıma ciddi bir organizasyon konusu.
Türkiye'de de belediyelerin en beceremediği şey organize olmak.

Bir de şu var, o parti bu parti fark etmez.
Türkiye'de siyaset güç elde etmek ve kendi ekibini güçlendirmek için yapılıyor.
Hangi partiden olduğu fark etmez. Bir parti yönetimi devraldığı zaman bütün hizmetleri kendi grubuna yakın şirketlerden almaya başlıyor.

Bakım ihaleleri, inşaatlar, hizmetler vb... Belediye dışından hizmet alması gereken her yerde bu böyle.

Yani kimse yetkinliğe vb bakmıyor. Bu firma kimin firması diye bakıyor.

Türkiye siyasi fanatizmi aşamadığı sürece bu böyle devam eder.

Şöyle düşün X Partisi var. Y partisi var.

X Partisi yönetimde. Mesela bir hizmet başlatıyor. Y Partisi taraftarları dalga geçiyor küçümsüyor.

Sonra Y Partisi iktidara geliyor. Aynı hizmeti başlatıyor. Y Partisi taraftarları öve öve bitiremiyor bir dönem önce dalga geçtikleri şeyi. Bu sırada X partisi taraftarları küçümsüyor.

ya da bir belediye hata yapıyor, partiye göre savunuluyor ya da yeriliyor.

siyasi fanatizm böyle kör etmiş insanları.


Bunun dışında organizasyonel beceriksizlikler de cabası. Yine partiden bağımsız söylüyorum bugün mesela İstanbul'da maraton organize ediliyor. Tamam köprüyü kapatıyorsun bu işin alameti farikası. Ama Avrasya Tünel güzegahını niye kapatıyorsun? Şehrin büyük çoğunluğu güneyde yaşıyor. Güneydeki iki geçiş güzegahını da kapatıyorsun. Bu işte bir planlama hatasıdır. Maratonu avrasya güzegahına sokmazsın şehir rahatlar.

Bunların her yerde olduğunu düşün, sorunların nedenini anlarsın.

Bu tip organizasyonlar uzun vadeli bilgi birikimi ve planlama istiyor toplu taşıma gibi. Ama her 5 senede bir tüm yöneticiler, çalışanlar değişirse o da çalışmaz.
0
anten
(03.11.24)
(3)

passolig hakkında sorularım ve bu akşamki beşiktaş maçı

biseysorcaktim
şehir dışından yeğenim amcası ile maç izlemeye gelmiş, ben yetişemedim öncesinde ve bilet alıp onlarla beraber maçı izledim.* passolig üyeliği almak gerekiyormuş, acele ettiğim için araştırma yapmadım. bir kez maç izleyeceksem bile passolig almak zorunda mıyım? ben bi daha maça gitmem muhtemelen. yı
şehir dışından yeğenim amcası ile maç izlemeye gelmiş, ben yetişemedim öncesinde ve bilet alıp onlarla beraber maçı izledim.

* passolig üyeliği almak gerekiyormuş, acele ettiğim için araştırma yapmadım. bir kez maç izleyeceksem bile passolig almak zorunda mıyım?
ben bi daha maça gitmem muhtemelen. yıllık 500 lira yenileme ücreti var, iptal edeyim mi? 800 küsüre maloldu bana kart almak.

* avantajı bi şeyi var mı?

* çok büyük şerefsizlik değil mi passolig olayı? çıktığında çok tantana çıkmıştı hatırlıyorum. neden çıktı, sebebi ne? maça giren çıkan belli olsun diyeyse biletler kişiye özel yapılsın? ya da passolig kartı bu kadar pahalı olmasın. bu kartların kazancını tff mi alıyor?

* başka ülkelerde passolig gibi bir saçmalık var mı? ismi pass ama her maç için ayrı ayrı bilet almak gerekiyor. ne anladık o zaman.

* gişede yabancılar falan da vardı, onlar da bir türlü anlamadılar neden bilet alamadıklarını. görevli passolig falan diyordu ama bilmiyorum girebildiler mi maça.

* 20 yıl kadar sonra ilk kez maç izledim sanırım, o yüzden tam anlamadım ama hakem kasımpaşayı tuttu mu? bana o takım kayrılmış gibi geldi. ama hakem faktörü dışında iyi de oynadılar. ben en son futbolu takip ettiğimde beşiktaş iyi bi takımdı. bugün ikinci ligden bir takım gibi oynadılar. düşüncem yanlış mı?

teşekkür, maksat biraz sohbet.
0
biseysorcaktim
(02.11.24)
cevap geç olacak ama yazayım yine de tek tek,

1) evet hocam hayatında bir maç dahi izleyeceksen passolig almak zorundasın. stada girebilmek için ön koşul bu bir nevi. kimlik/pasaport/vize gibi düşün, bu yoksa giremezsin. yıllık ücret eğer yanlış bilmiyorsam otomatik çekilmez passolig kartında para yoksa. kesinlikle maça gitmem diyorsan iptal et gitsin ama ileride bir gün lazım olabilir diye tutulabilir. ama evet öyle bir gün gelir de maça gitmeye karar verirsen önce yıllık ücretini ödemen lazım, anca sonra bilet alabiliyorsun :)

2) avantajı yok ya. varsa da işte herhangi bir hesap/kredi kartının sağladığı "sözde" antin kuntin avantajları var.

3) evet çok büyük şerefsizlik çünkü maç izlemek isteyen 6 yaşında çocuğu bile banka müşterisi olmaya zorlayan, insanların arkadaşlarıyla keyfine göre gidip bilet almasını ve maç izlemesini engelleyen saçmasapan bir sistem. vatandaşa kazık sokmanın yeni bir yöntemi. passolig, aktifbank'ın. kazancın büyük bölümü onlara gidiyordur. kısacası hükümetin "burada futbolu seviyolar, maça gidiyolar, öyle bilet satışı filan yetmez bu gelir direkt bizim cebimize girsin" hamlesi. o yüzden özellikle taraftar grupları çok tepki gösterdi biz maç izlemek için banka kartı almak zorunda mıyız diye. en başta argümanları daha temiz/olaysız tribündü ama hikaye tabii... o kadar kamera var, herkesin kimliği var. 5 bin kişilik tribünde biri hakeme çakmak atıyor mesela, bütün tribün otomatik ceza yiyor sonraki maça. eee ne anladım ben o passo'dan o zaman?

4) rusya'da olduğunu biliyorum. orada da aynı şekilde maça giden taraftar sayısı çok düştü. hatta en son kaldırmayı düşünüyorlardı. yalnız oradaki sistemin detayına vakıf değilim, bizdeki kadar kompleks ve bürokratik bir süreç olmayabilir. passolig'le her maça ayrı bilet almanın bir alakası yok... kombine de alabilirsin. passolig'in kendisi saçmalık en başta. adam bilet alabilmek için önceden passolig kartı sahibi olmanı mecburi kılıyor :)

5) önden araştırmasını yapmayan, passolig'e başvurmayan yabancılar sıkıntı yaşıyor evet. muhtemelen girememişlerdir. yeteri kadar vakit varsa passolig sistemine kayıt olup parasını öderler, kartları gelmese bile qr kodla filan girerler ama.

6) ben hakemlik pek bir şey görmedim. rafa silva'nın ittirildiği pozisyon penaltı değil. aynı oyuncu kasımpaşalı'nın bileğine bastı, normalde net kırmızı, verilmedi. fenerbahçe ve beşiktaş yönetimlerinin şirazesi kaydı bence, her hafta ama her hafta sürekli kendilerine komplo kurulduğunu iddia ediyorlar. böyle bir ortamda oyuncuların motivasyonunun bozulması kaçınılmaz. dünyanın dört bir yanından bir sürü ligi takip ederim. hakemlerimiz iyi değil tamam ama asla çok kötü değiller. milyar dolarlık premier lig'de, la liga'da verilen kararları görse bunlar saçını başını yolup sinirden ağlayacak demek ki. türkiye'de şu veya bu maçta büyük takım aleyhine karar çıkabilir ama genelde kayırılan yine hep onlar olur... kimsenin gücü beşiktaş, fenerbahçe ve galatasaray'ı anadolu takımına karşı "doğramaya" yetmez. taraftar gözüyle çok duygusal bakılıyor sanırım, yoksa çoğu insanın bu kadar futbol bilgisinden veya izandan uzak olduğunu sanmıyorum :)

7) beşiktaş hala türkiye'nin en büyük takımlarından, ona şüphe yok ama geçen sezon kadroları çok kötüydü. bu sene de 2-3 tane iyi topçu aldılar ama gerisi hala kötü. kasımpaşa maçını da evet gerçekten kötü oynadılar, bu sezon izlediğim en kötü beşiktaş'tı. süper lig'de üç istanbul büyüğünün aynı seviyede iyi olduğu sezon zaten nadirdir. genelde ikisi şampiyonluk için çekişirken üçüncüsü 20-30 puan fark yemiş olur. şimdi o sıra beşiktaş'ta gibi... ha ama beşiktaş'ın ölüsü bile iki kupa aldı mesela geçen sezon. kısaca şöyle söyleyebilirim: üç büyükler istediği kadar kötü olsun, tekrar ayağa kalkar. çünkü istanbul dışında istikrarlı, düzgün yönetilen, zengin bir kulüp yok. çıkması da çok zor. haliyle bu takımlar kendi standartlarında "kötü" olsalar bile yine her türlü ligin en iyileri olarak kalabiliyor. galatasaray bir sezon sekizinci olur, sonrasında şampiyon olur, bir sonraki sezon şampiyonlar ligi ikinci turu yapar, sonra gider üçüncü olur vs... beşiktaş keza. burada tek istisna fenerbahçe, bu herifler asla şampiyon olamıyor ama hep ikinci oluyor. beşiktaş-galatasaray gibi keskin iniş çıkışları yok pek.
0
mark greg sputnik
(03.11.24)
Teşekkürler. En azından ortamlarda çok Fransız kalmam artık. Hazır passolig kazığını yemişken bi maça daha gideyim de maliyet ortalamasını düşüreyim bari.

Var mı şu takımın şöyle maçları keyifli oluyor dediğiniz bir şey, ben takım tutmuyorum 15 20 yıldır futbolla da ilgilenmiyorum ama insanların coşkusunu kıskanıyorum, belki bir iki maç izlerim bu sezon.
0
🌸biseysorcaktim
(03.11.24)
hocam atmosfer ve coşku için büyük takımların büyük maçları en iyisi ama onlar çok maliyetli oluyor tabii ki. ben ankara'da yaşıyorum, gençlerbirlikliyim, top oynamıyoruz ve her maçta maksimum 2 bin kişi oluyor zaten... o açıdan alternatif olarak alt lig hatta amatör maçlarını önerebilirim. 80 bin kişilik gümbürtü olmuyor belki ama çok eğlenceli olabiliyor.

mesela asıl memleketimin takımı çorluspor bu sene 3. lig'e yükseldi. amatörde bile stadı dolduruyorlardı. keza şu an karşıyaka ve bursa da 3. lig'de oynuyor. böyle çok taraftarı olan ama alt liglerde oynayan takımların maçları keyifli olabilir.

hatta 3-4 sene önce passolig uygulaması süper lig ve 1. lig'le kısıtlıydı. 2. ve 3. lig için gerekmiyordu. şu an durum nasıldır bilmiyorum ama alt liglerde passo'ya bile ihtiyacınız olmayabilir.

tabii passo'nun şöyle bir itliği de var: siz logolu mu aldınız bilmiyorum ama diyelim ki beşiktaş passolig kartınız var... eğer bursaspor, "sadece bursaspor logolu kartlar bilet satın alabilir" demişse o beşiktaş kartıyla bilet alamıyorsunuz... çoğu takım genelde sadece o maçtaki rakibin kartına kapatır satışı ama bazı kulüpler "sadece bizim kartımızla girebilirsin" de diyebiliyor.

her haliyle rezillikten başka bir şey değil yani passo o açıdan. ben artık kot pantul-gömlek-çekirdek kombiniyle amatör maçlara filan gidiyorum genelde, en gerçek ve eğlenceli futbol orada oynanıyor. hem de çoğunlukla bedava ya da çerez parasına, passosuz girebiliyorsun :)
0
mark greg sputnik
(03.11.24)
(6)

Eskişehir'e Taşınmak

ronartest
Eskişehir'de yeni veya eski farketmez ama eli yüzü düzgün evleri hangi ilçelerde, bölgelerde aramalıyım.Evden çalıştığımız için her gün işe gidip gelme gibi bir derdimiz yok.Bir de aramızda yakın zamanda taşınan birisi var mı? Deneyimlerini aktarabilir mi?Niyetimiz 1-2 yıl takılıp sonra duruma göre
Eskişehir'de yeni veya eski farketmez ama eli yüzü düzgün evleri hangi ilçelerde, bölgelerde aramalıyım.
Evden çalıştığımız için her gün işe gidip gelme gibi bir derdimiz yok.

Bir de aramızda yakın zamanda taşınan birisi var mı? Deneyimlerini aktarabilir mi?

Niyetimiz 1-2 yıl takılıp sonra duruma göre başka şehirlere kaçmak.

Hali hazırda Anadolu'nun çok da sevilmeyen sosyal hayatı donuk bir şehrinde yaşıyoruz.
0
ronartest
(02.11.24)
ben yıllar önce ayrıldım o şehirden, belirteyim öncelikle.

o yıllarda vişnelik mahallesi çok seviliyordu. geçen sizin duyurunuza benzer bi duyuru gördüğümde insanlar yine vişnelik'i önermişti. aileler yaşıyordu, güzel bi mahalleydi. kanlıkavak parkına yakındı.

bi de bi yakınım petek evler'de oturuyordu. kalabalık olmayan güzel bi mahalleydi. biraz kalburüstü bi yer.
0
biseysorcaktim
(02.11.24)
Geçen günkü duyuruda Vişnelik mahallesini övenlerden biri bendim :d

1,5 sene oldu taşınalı. Minimum 1 sene daha burdayım ama imkanım olsa kalmak da isterim bence gayet yaşanabilir güzel bir şehir. Semt olarak da dediğim gibi Vişnelik, Kızıltoprak, Sümer mahalleleri gayet hoş.
0
nundu
(02.11.24)
sümer, karabayır, orhangazi, batıkent, sazova gibi mahallelere bakabilirsiniz. m2 olarak en pahalı yerler böyle sıralanıyor.
0
zeleno
(02.11.24)
Sümer ve batıkent en populer denebilir, karabayir luks falan ama sehirden uzak izole bir yerde. Sumerde sumer parki yaninda bir yer bulabilirseniz 1-2 sene takilir baska yere gideriz dusuncenizi tekrar dusunebilirsiniz bence
0
gibicibicis
(03.11.24)
5 yıldır vişnelik çocuğuyum. Gelin gezin bakın öyle karar verin.
0
thesomberlain
(03.11.24)
ne kadar vişnelikli varmışız. 30 yıllık vişneliklliyim. en düzgün yer gercekten.
0
cptxxx
(04.11.24)
(16)

Araba aldım ama sanırım pişmanım.

subarumavisi
Selamlar arkadaşlar,Uzun zamandır araba almak istiyordum. Arabalara ilgim de yüksektir. Bunun yanında işe giderken toplu taşımada vs. biraz sıkıntı çektiğim için istiyordum.Perşembe günü bir araç gördüm. Aynı günün akşamı aracı görmeye gittim. Cuma günü, yani dün de aracın satışını aldım. Araç içime
Selamlar arkadaşlar,

Uzun zamandır araba almak istiyordum. Arabalara ilgim de yüksektir. Bunun yanında işe giderken toplu taşımada vs. biraz sıkıntı çektiğim için istiyordum.

Perşembe günü bir araç gördüm. Aynı günün akşamı aracı görmeye gittim. Cuma günü, yani dün de aracın satışını aldım. Araç içime sindi. Düşük km, performansı güzel, 10 yıllık sahibinden aldım. Eksperi falan da tamam, bariz bir sıkıntı yok. İlk aracım oldu bu.

Ama dünden beri içimde bir sıkıntı var, anlam veremediğim bir sıkıntı var. Tabiri caizse öküz oturması gibi bir şey. Arabayı alırken 12 ay vadeli kredi çektim. Üzerini de kenarda duran 2bin dolarımı ve bir miktar gram altınımı bozdurarak tamamladım. Yani birikimimin bir bölümünden feragat etmek durumunda kaldım. Bu mu etkiledi beni bilmiyorum ama mutlu olmam gerekirken sanki yanlış bir şey yapmış gibi hissediyorum. Aracı alırken kimseden maddi destek de almadım.

Son 5-6 ayda yatırıma merak salmıştım. Maaş yatınca mümkün mertebe altına ya da fonlara vs. yatırıyordum. Şimdi sürekli arabaya harcadığım parayla yapabileceğim yatırımlar aklıma geliyor sürekli. Biliyorum bu düşünce saçma, saçma olmasa bile aracı almadan önce düşünmem gerekirdi. Ama düşünmeden de edemiyorum maalesef.

Sanırım asla mutlu olamayacak insanlar kategorisindeyim. Daha geçen haftaya kadar neden arabam yok diye hayıflanırken, şimdi de aldığım için pişmanmışım gibi hissediyorum. Perşembe gününe dönsek muhtemelen almaktan vazgeçerdim herhalde.

İçimi dökmek istedim, okuduğunuz için teşekkürler
0
subarumavisi
(02.11.24)
Hayırlı olsun diyelim yine de.
Araç almak için uygun zaman deniyor şu an. Siz bilirsiniz ama binmeyin bekleyin bahara doğru satın.

Sürekli böyle bir şey alma durumlarında kararsızlık halinde olan biri değilseniz, sanırım para biriktirirken bir anda 12 ay vadeli borca girmek rahatsız etmiş olmalı.
0
diyecevaplandı
(02.11.24)
Biriktir biriktir nereye kadar? Bir yerde sizi rahat ettiren bir lukse donusmesi lazim bu yatirimlarin.

Arabayi istediginiz zaman satip, yatiriminizi yerine koyabilirsiniz. Bunu dusunup rahatlayin bence.

Arabaya harcadiginiz benzin, mtv, bakim giderlerini de ulasim harcamaniz gibi dusunun.
0
brkylmz
(02.11.24)
Normal. Biraz hızlı olmuş. " Impuls buy" a yakınsamış. Kararı sindirememişsiniz. hata mı yaptım korkusu bünyeyi sarar doğaldır. Biraz da imposter syndrome tarzı haketmeme baş gösterir. Bu biraz kendini sevmeyle alakalı. Kazanıyorum işte ulan bineceğim tabii ki diyemez bazen insan hemen. Doğru mu yanlış mı bunu zaman gösterir. Belki de hayatınızın en doğru ticari kararını almışsınızdır. Her gün bindiğiniz toplu taşıma aracı yarın kül olur herkes ölür vs. yani.

Ancak tabii ben kategorik olarak üzerinden gelir elde edilmeyecek ve zamanla değerini yitirecek bir şeyin krediyle alınmasına karşıyım. Bu tatil de beyaz eşya da araba da olsa düğün de olsa vs. Dolayısıyla bu his güzel, acı bilginin vücuda hızla nüfus etmesidir. Bu bilgi önemli bir bilgi, iler ki yaşamınızda kullanın bir karar vermeden önce o kararı sindirin. eğer ticari bir işletmeyi yönetmiyorsanız, Krediyle de araba almayın.
0
wallcan
(02.11.24)
Yüksek miktarda yapılan her harcama böyle hissettiriyor başlarda. Bazilarinda bu biraz daha yüksek olabiliyor. Geliriniz düşmüş gibi hissettirir borçlanması, peşin almış olsaniz bile. Geçecek. Hayırlı olsun...
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(02.11.24)
Arabanız hayırlı olsun. Bugün yürüyüş yaparken benzer bir düşünce geçti aklımdan. Eğer daha düşük bir bütçeye sizi idare edebilecek bir araba almak yerine maddi olarak sizi zorlayacak bir duruma sokacak lüksü aldıysanız evet, sıkıntılı hissetmeniz normal. Ama artık araba o kadar önemli ki, barınmaya yapılan ödeme gibi, elektrik/su faturası gibi normal bir gider olarak düşünüyorum. Bunun acil durumu var, bir yerlere giderken rezil olmadan, saat düşünmeden, başkalarına muhtaç kalmadan yaşaması var. Çok da iyi yapmışsınız. Zaten size rahatsızlık veren şey yatırım, birikim kafasında olmanız, ki bu harika. Cihat Çiçek'i takip ediyorsunuz gibi hissettim, o da 2019 model lüks olmayan bir araca biniyor. Bunlar şart. Artık yarım ekmek içi çeyrek ekmek zamanı. Birikime devam. Tebrikler, iyi günler.
0
dejame
(02.11.24)
buyer's remorse deniyor buna literaturde. sizin icin onemli ve buyuuk her harcama icin bunu hissedersiniz.
0
antikadimag
(02.11.24)
erkeğin arabası olmalı hacı.
şart.
şapşart.

ne otobüs otobüs nereye kadar yaw
0
OgutucuRecep
(02.11.24)
hayırlısı olsun. 4 kez aracımı değiştirdim. her seferinde elimdeki birikimi feda edip borç yaptım. elinizdeki para birden gidip, borçlandığınızda öyle hissediyorsunuz bu normal. misal işten ayrıldım, başıma bir iş geldi kenarda param var diye düşünüyordunuz, şimdi elinizde bir güvence olmadığı gibi borcunuz var. böyle bir denklemde mutsuz olmanız çok normal.

fakat şunu belirtmek istiyorum. araba sahibi olmak lüks değil ihtiyaçtır. misal benim ilk aracımı alma hikayem babamın uzak bir ilde hastaneye kaldırılması ve ben oraya gidene kadar kaybetmemdi. bir arabam olsaydı da son bir kez görebilseydim keşke. allah kimseye böyle bir senaryo yaşatmasın ama bu meretin ihtiyaç olduğunu da kötü zamanlarda anlıyorsunuz. 2-3 ay sonra fikrin değişecek. araba sahibi olmanın kolaylığına alışmış olacaksın.
0
delidir yakalayin
(02.11.24)
ayda yılda bir lazım oluyor yine de hissediyorum eksikliğini. dert etmeyin. her ne kadar ihtiyaç da olsa, aynı zamanda arabanın kendisi bi çeşit yatırım. ileride satarsınız gerçekten rahatsız olursanız ve bu harcadığınız parayı geri koyarsınız.

yani doları bozdurup başka türe yatırım yaptınız gibi düşünün.
0
biseysorcaktim
(02.11.24)
bu hissin nedenlerinden biri de diğer milletlerin çok rahat alabildiğini biz çok uzun sürede çok zor kazanarak alıyor olmamız. diğerleri birkaç ay çalışıyor, biz yıllarca çalışıp alıyoruz.
0
MtKrt
(02.11.24)
hayırlı olsun öncelikle. bu haftasonu güzel bir yerlere git, arabanın tadını çıkar. paracıklar gitti diye üzülmüşsün normaldir, arabanın rahatlığının farkına varınca geçer. herkesin ihtiyacı olan bir nesne araba. ötv mtv zart zurt alıyorlar ifrit oluyorum sanki elmas satın alıyoruz kenara koymaya.
0
titanyum22
(02.11.24)
açıkçası ilk araba için çok yeni bir araba almadı iseniz bence pişman olamanıza gerek yok, türkiye gibi toplu taşımanın zayıf olduğu bir ülkede araba lüks değil ihtiyaç, zamanla iyi ki almışım dersiniz. ayrıca şimdi bakma dolar euro düşük olduğu için böyle ama araba da iyi kötü bir yatırım aracı sayılabilir bizim ülkemizde.
0
gezegen olan pluton
(02.11.24)
bir sürü psikolojik sebebi olabilir ama sanki verdiğin karara karşı biraz özgüven eksikliği. ufak birikiminle kendine düşünce dünyandan güvenli bir ortam oluşturmuştun. şimdi o güvenli ortamda değilsin ve verdiğin karardan dolayı kaygı duyuyorsun.
0
orpheus
(03.11.24)
seni en iyi ben anlarım :d kulübe hoşgeldin

yatırım kaynaklı. eklediğinde gördüğün bir rakam vardı. duruşa geçtiğini biliyorsun, 12 ayı biliyorsun. o yüzden böyle oluyor. hayat devam ediyor ve kazık çakmaya gelmedik. harcamayı bilmediğin parayı ne yapacaksın? daha konforlu bir yaşam için çalışıyoruz.

ben geçen hafta; 6 ay önce aldığım en pahalı aracımı hiç kullanmadığım ve senin gibi düşündüğüm için motosiklet aldım kendime. 200 km yol yaptım hafta sonu. arabam da duruyor. harcamayı bilmek lazım.
0
baldan kaymak
(03.11.24)
Derdini seveyim butonu
0
Zetnikov
(03.11.24)
Aynı hisleri yaşamıştım ilk zaman, sonra “lan ırgat gibi çalışıyorum kim hakedecek ki başka” dedim kendi kendime. İçime sinen bir modeldi ve o hisler bi haftaya yerini “iyi ki almışım” a bıraktı ve eldeki döviz ve altınların neredeyse tamamını harcamıştım bunun için. Çalışılır kazanılır, gerisi teferruat; iyi günlerde kullanın.
0
thesomberlain
(03.11.24)
(16)

en eski giysileriniz kaç yıllık?

pembediken
Yılda bir iki kez giyilenlerden ziyade günlük giysiler
Yılda bir iki kez giyilenlerden ziyade günlük giysiler
0
pembediken
(02.11.24)
kıyafetlerimin ortalama yaşı 6-7 yıl, en eskisi 18 yıllık bir ceket.
0
deckard
(02.11.24)
Bir tane kot eteğim var 16 yıl önce almıştım hâlâ giyiyorum. Alışveriş gerçekten ihtiyacım varsa yaparım. Kot pantolon ve tişört aldım 2 ay önce, en yeni tarihli onlar. Diğer kıyafetlerim de 5-6 yıllıktır. Çok kıyafetim yok zaten.
0
rock n roll
(02.11.24)
Benim 10 senelik hatta daha eski tişörtlerim var. Eskidikce daha çok hoşuma gidiyor :) hatta bazılarında artık yırtık delik vs var ona rağmen giyiyorum.

Bir tek ayakkabı konusunda böyle değilim. O da eski görünmesinden vs değil, bir müddet sonra tabanı vs artık özelliğini yitiriyor. Ayak sağlığı çok önemli.
0
makbur
(02.11.24)
Bu konuda yaka silkilen biriyim
20 yıllık sweatshirt duruyor evde :D
2005 yılında aldığım kadife ceketimsi paltomsu şey de duruyor. Epey var böyle çaputlarım.
0
hedep
(02.11.24)
2008 yılında Rodi Mood'dan alınmış yağmurluk mont. Rengi haki idi ama şimdi biraz tabiri caizse bok rengine dönmüş. Ama hâlâ severek giyiyorum. Rodi mood iflas edip kapandı ama ben hâlâ giyiyorum. Geçen sene de ayni markanın 2010 yılında alınmış sweat'i parçalanmak üzere olunca attım.
0
Amaranta ursula
(02.11.24)
90'lardan kalan aile yadigari bir kot ceketim var. Bugünkü kot ceketlere hiç benzemiyor. Bildiğiniz orjinal 90'lar kotu işte, düğmeleri şıkır şıkır edenlerden. Hala ilk günkü gibi yeni, canlı. Kendisi günlük bir giysi olsa da giymeye kıyamıyorum gerçi :D yılda 1-2 kere giyerim.

Doğrudan bana ait ve düzenli giydiğim bir gömleğim var. Yazlık arazi gömleklerinden, keten. Giyince arkeolog, botanikçi falan gibi gösteren tiplerden. Eskidikçe daha tarz durduğu için eskidikçe daha çok beğeniyorum. Sanırım 2010 gibi almıştım.
0
akhenaten
(02.11.24)
Harley davidson botlarım var. Her kış giydiğim. Üniversite okurken, lisede aldığım ve giydiğim wolverine parçalanmayıp giymekten sıkılınca almıştım. 2002 mezunu olduğumu düşürsek siz hesaplayın kaç yıllık. Tam da bugün onlardan sıkılıp yine wolverine alma isteğim depreşti ama o benim için efsane modelin numarası yok :/
0
strawberry first
(02.11.24)
Journey den yaklaşık on yıl önce aldığım siyah yakasında fulari olan bir body var. Sonbahar, kış mevsimlerinde haftada bir kullanmisimdir. Nasıl güzel bir kumaşsa yapyani kaldı. Modeli de zamansız bir şey. Hatırlayınca mutlu oldum giymenin zamanı gelmiş:)
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(02.11.24)
3 yıllıktan eski yok galiba sık giydiklerim arasında. az giydiklerim arasında 10 yıla kadar olan şeyler var.

sık giydiğim ve 5+ yıllık olan kıyafetlerimi kız arkadaşım birer birer attı ben görmeden. burası yırtık, şurası lekeli diyordu ama emin değilim. bana kalsa giyerdim hala.
0
biseysorcaktim
(02.11.24)
12 yillik bir tisort, bir sortum var. kaliteliyse tutuyorum. normalde mont falan dayanir ama tisort, sort cok durmaz.
0
antikadimag
(02.11.24)
10 senelik var dışarıda giydiğim. ev için sorarsanız 16 seneyi devirecek var.
0
bogurtlenliporsuk
(02.11.24)
2015 galatasaray arması.

bir sonraki 2019 a ait.
0
baldan kaymak
(03.11.24)
2010 yılından siyah zara trençkot var şu an satılanlarla alakası yok çok kalın tok duruyor
0
kullanicadi
(03.11.24)
2004 te annemin aldığı salomon marka botum var, her kış giyerim. Hala saglam ve su almıyor ama cok kaba görünümlü.
0
mirty
(03.11.24)
Dün giydigim ceket 14 yillik. Liseye baslarken alinan bir sürü sey var. Onlardan giydigin cok oluyor.
0
robert bosch
(03.11.24)
ev ici giyilen pijama ya da çorap vs gibi şeyleri saymazsak, 5 yıldan eski kıyafetim yoktur ama modayı takip ettiğimden değil, bir kaç kere çok ciddi kilo alıp verdiğim için kıyafetlerim olmamaya başlıyor kilo sebebi ile.
0
co2s2
(03.11.24)
(9)

İstanbul Metrosu Merdiven Sorunu Neden Çözülemiyor?

calmdown
Belediye konusunda bilgisi olan nedenini bilen bi arkadaş var mıdır? Bu konuda belediyenin farkındalığı ve çözüm çabası hangi aşamada? Bu merdivenler eskiden de bozulurdu ama şimdi üzerine oynanan bir algı var. Ayrıca istanbulun nüfusu çok arttı, provokasyon da var. Çok fazla çalışmayan merdivene de
Belediye konusunda bilgisi olan nedenini bilen bi arkadaş var mıdır? Bu konuda belediyenin farkındalığı ve çözüm çabası hangi aşamada? Bu merdivenler eskiden de bozulurdu ama şimdi üzerine oynanan bir algı var. Ayrıca istanbulun nüfusu çok arttı, provokasyon da var. Çok fazla çalışmayan merdivene denk geliyoruz. Nedir bu konunun özeti ve çözümü?
0
calmdown
(02.11.24)
Fikrimi yazayım: Birincisi merdivenler eskidi. Daha sık arızalanıyorlar ve o kadar fazla var ki bence servis bence yetişemiyor. Bildiğim bir durakta yukarı çıkan bir merdiven 10 gündür bozuktu. İkincisi, yağmur. Merdivenler dışarıda ve yağmurda hayvan gibi su alan bir hareketli ve elektrikli aksam. Merdivenlerin üzerini kapatmadıkları için özellikle sonbahar ve kış aylarında daha da pert oluyorlar.
0
prole
(02.11.24)
Çok eskidi +1. M4 metrosuna yeni açılan durakları (fevzi çakmak - sabiha) açıldığından beri her hafta kullanıyorum nerdeyse. Bir kere bozulduğunu görmedim. Belki çok çok nadir. Ama ünalan metrodan metrobüse çıkarkenki merdivenler çok bozuluyor son aylardır. Zincirlikuyu metrobüs durağındakiler çok daha eski mesela, onlar resmen çalışmıyor.
0
substituent
(02.11.24)
akepe tamir parası vermiyor
bi de akepeliler arada merdivenleri bozuyor, tornavida falan sokuyorlar
hıhım, tam olarak böyle
0
lambırcek
(02.11.24)
Her ürünün belirli bir taşıma kapasitesi ve ömrü var. İstanbul'un mevcut kapasitesini kaldırmıyor birçok yerdeki merdivenler. Üstüne bir de kasıtlı olarak zarar verenler var. Bazıları gerçekten siyasi ideolojiden dolayı yapıyor ama çoğunluğu mağarada yetişen ve medeniyetten uzakta beslenmesi gereken yaratıklar. Bunlardan her şehirde var. Bunların toplanması, ıslah edilene kadar insan arasına salınmaması gerekiyor. Şunları diyorum:

www.instagram.com

www.youtube.com

Yoksa "Ekrem İmamoğlu belediyeye harcanacak parayla şarap içiyor" değil. Aynısı otobüsler için de geçerli. Bu kadar göz önündeki konular gerçekten fark edilmiyor olabilir mi sanıyorsunuz?
0
nawar
(02.11.24)
Her merdiven basina 1 kamera koy
Kameraya bakan eleman baslata bassin durursa

Bence cogu zaman insanlar stop tusuna basiyorlar zevk yapiyorlar
0
Zetnikov
(02.11.24)
eksisozluk.com sözlükte şöyle bi entry var.

istanbul metro'da hizmet veren yaklaşık 1500 yürüyen merdiven varmış, yaklaşık 1400 tanesi aktif. arızalı olduğu için kapalı olanların sayısı 10 civarı. ama sanırım en işlek yerdekiler arızalı olduğu için hepsi bozuk gibi düşünüyoruz.

arızalı olmanın dışında başka sebeplerle kapalı olabiliyorlarmış.
konu ile ilgili eski bi açıklama:
www.metro.istanbul
0
biseysorcaktim
(02.11.24)
üstteki yazara ve açıklamaya katılmıyorum.

bunlar mekanik cihazlar. kaliteli cihaz koyarsın, bozulmaz. bizi yemeyin artık.

30 yaşındayım ben hadi neyse, siz 70 yaşına gelin, göreceğim sizi. bahaneyi bırakacağız önce toplum olarak. bir tane siyasinin yaşlısı kullansın bakayım, kaç saatte çözülüyor, hiç bozuluyor mu?
0
baldan kaymak
(03.11.24)
@camdown neredeyse belediyeden özür dileyeceksin:) Sayın duyuru sahibi yürüyen merdiven bozulmalarını çoook kibarca dile getirmeye mi çalışıyor? Yazar, yürüyemeyen merdivenlerin mağduru mu yoksa yürüyen merdivenlerin bozulmasının gündem olmasından mı rahatsız tam anlaşılamıyor. "Merdivenler eskiden de bozulurdu..." "....üzerine oynanan bir algı var." Mazereti yöneticiler dile getirir ama burada bizzat şikayetçi (!) mazeret beyan ediyor:"istanbulun nüfusu çok arttı, provokasyon da var." Ama realiteyi ağzından da kaçırıveriyor: "Çok fazla çalışmayan merdivene denk geliyoruz."

Arkadaşlar biz bu şehrin sakinleriyiz. Oy kullanırız, seçim olur, biter. Koltuğa oturan yöneticiler hangi partiden olursa olsun onları denetlemek, uyarmak, eksikliklerini dile getirmek en tabii hakkımızdır. Şehrin yönetimine talip olanlar şehrin artan nüfusunu da, provakasyonları da vs.'yi de bilerek şehri yönetmeye talip oluyorlar. Halk da onları seçtiyse mazeretsiz vazifelerini yapacaklar. Eksik gördüğüm, ihmalkarlık gördüğüm kamu hizmetlerinde a partisi b partisi bakmaksızın bam bam bam yazarım, ararım, sesimi yükseltirim. Türkiye'deki demokrasi anlayışı "halkın yönetime alet edilmesi" bağlamında işliyor. Mazbatayı alan kişi salt çoğunluk arkamda diyerek salıyor işleri. İstanbul'da yaşayanlar Arnavutköy, Sultanbeyli ilçelerinin geri kalmışlığını bilirler. O ilçeler niçin öyledir? Çünkü oraların yönetimine seçilenler o lokasyondaki sosyolojinin çalışsalar da çalışmasalar da her türlü kendilerini destekleyeceğini bilirler. Yapmayın etmeyin.... Siyaseti bu ilkel dayanışmaya alıştırmayalım.
0
erdoyil
(03.11.24)
Türkiye ekonomik olarak güç durumda.

Artık Hükümetten de Belediyeden de almış olduğumuz hizmetin her geçen gün biraz daha kötüsüne razı olmak zorunda kalacağız.

Özeti bu.

Eskiden iyiydi demenin de alemi yok. Çünkü o eskiden yapılanlar borçla yapılıyordu. Şimdi o borçları ödeyeceğiz. İşi siyasete dökmenin alemi de yok.Genel resim bu.

Vatandaş olarak hizmetin en iyisini istemek en doğal hakkımız. O ayrı.
0
Mirket
(03.11.24)
(5)

BES'iniz var mi?

robert bosch
sb ve ne zaman bozduracaksiniz?
sb ve ne zaman bozduracaksiniz?
0
robert bosch
(29.10.24)
lisanslı BES aracısıyım ve yok :)
0
gabe h coud
(29.10.24)
Var.
Bozdurmayı düşünmüyorum.
0
Mirket
(29.10.24)
en az 10 tane var, 10 yildan once bozmayacagim, sonrasinda duruma gore cocugun ihtiyaclari oncelikli olmak uzere parca parca kullanmayi hedefliyorum. baskalarinin akliyla cok hareket etmemek lazim. zamaninda yaptigim bes'i bozmasaydim su an ekstra bir evim olabilirdi. mevcut evimi de bu kafadaki insanlar yuzunden cok gec aldim. benim gibi birikim yapamayan insanlar icin bes'in faydali oldugunu dusunuyorum.
0
tahtakafa
(30.10.24)
Bir tane var. Yakın zamanda bozdurma planım yok.
0
peki madem
(30.10.24)
var, bozdurmayı düşünmüyorum.
birinin ricası üzerine ikinci bir bes başlattım düşük tutarlı. ihtiyaç olursa onu bozdururum.

bes yatırım konusunda bilgi becerisi kısıtlı olan insanlar için var. işi yatırım olanlar ya da finansal okuryazarlığı yüksek olanlar için bes'ten daha faydalı bir çok enstürman var.

yani lisanslı bes aracısı olsam ben de bes sahibi olmazdım sanırım. çünkü aracı kuruma işletme bedeli olarak çok büyük paralar ödenmiş oluyor kazancınızdan. devlet katkısı neredeyse bunu sübvanse etmek için var.

birden fazla bes'iniz olursa, ilkinin kazançları diğerleri için de geçerli oluyor (ilkini yaptıralı 5 yıl oldu, ikincisini bugün yaptınız, o da 5 yıldır var gibi oluyor). ikinciyi bozdurursanız ilkindeki süre avantajını kaybetmiyorsunuz.

o yüzden birden fazla bes sahibi olmak mantıklı denilebilir. biri emeklilik yatırımı ve hiç bozulmayacak, diğeri kötü gün için birikim ve lazım olursa bozulacak gibi.
0
biseysorcaktim
(30.10.24)
(5)

Normalden cok daha büyük monitor kullanan arkadaşlar bakabilirler mi?

Zetnikov
youtube da goruyorum 2-3 metre uzunlukta monıtor kullanıyorlarkullanıslı gozukuyor ama daha cok youtuber, fotografcı yada yazılımcılar kullanıyor heraldemerak ettıgım konu sudur, monıtor baya buyuk ve genıs eger kı bır oyun oynamak ıstesek yada fılım. goruntu nasıl uyum saglayacak onu anlamadımfılm
youtube da goruyorum 2-3 metre uzunlukta monıtor kullanıyorlar
kullanıslı gozukuyor ama daha cok youtuber, fotografcı yada yazılımcılar kullanıyor heralde

merak ettıgım konu sudur, monıtor baya buyuk ve genıs eger kı bır oyun oynamak ıstesek yada fılım. goruntu nasıl uyum saglayacak onu anlamadım

fılm ızlesem sagdan sonra sıyah bar vs olmaz mı sankı oturmaz gıbı gelıyor
yada o ekrana uygun kalıtede vıdeoyu bulmak sıkıntı olmaz mı

en basıtı youtube dan vıdeo ızlerken herhalde mınımum 4k falan ızlemek lazım yoksa goruntu cortlamaz mı

oyunlar da gene cozunurluk buyudukce kasma olmaz mı yada ekrana uygun HZ deger ve benzerı ayarlar nasıl oturacak

kendımı negatıfledım haklı mıyım sızce aydınlatabılır mısınız?
0
Zetnikov
(29.10.24)
Sorularınızın neredeyse tamamının cevabı: Evet, endişelerinizde haklısınız.

Ek olarak birkaç gün içinde büyük ekran (40 ekran ve daha büyük) yüzünden boynunuz tutulur, boyun fıtığı olursunuz ve hayat boyu tedavisi yoktur.
0
alfired
(29.10.24)
@alfired

inanılmaz reklamlar var internette alın alın alın gibisinden ama bu monıtorun gereksınımlerını karsılayabılecek mıyım onu dusunuyorum. dedıgım gıbı 4kdan assagı heralde bısey ızlememek lazım :S
0
🌸Zetnikov
(29.10.24)
27 inç monitörüm var o bile büyük geliyor bazen, ana ekran olarak 16inç laptop'u kullanıyorum.

kafamı koltuğa dayayıp sadece göz hareketleri ile tüm ekranı görmek istiyorum çünkü, ama büyük oldukça bu olmuyor.

değil bahsettiğiniz bi kaç metrelik monitör, 27inç üzeri bile nasıl kullanılır aklım almadı.

tabi onlar da ekranın sadece bi kısmını kullanıp geri kalan kısmında arkaplanda açık olan uygulamaları tutuyorlardır.

bir de ben 50cm'den bakıyorsam onlar daha uzun mesafeden baktıkları için görüntü kalitesi çok bozuk olmuyordur.

ancak haklısınız söylediklerinizde
0
biseysorcaktim
(29.10.24)
Benim tercihim 2k ekran kullanmak (en büyük 38 inch ama yorar gerçekten, 27-28 için wide screen iyidir). Hz tercihi filan süper olanı tercih edilebilir oyunlar için.

İkinci ekran için de iPad veya Android tablet. Ozellikle 12inch ekranlı. Sadece okumak ve seyretmek için. Bu büyüklükte tablet ile A4 büyüklüğünde olduğu için her yerde %100 oranla kağıt gibi okuyabilirsiniz, video filan da seyredersiniz.
0
alfired
(29.10.24)
@bisey sorcaktim

Sola video programini aliyor ortaya youtube en saga mesela excel aciyor boyle tum ekrani dolduruyorlar galiba.
0
🌸Zetnikov
(29.10.24)
(21)

iyi semt yüksek kira mı, düşük kira kötü semt mi?

saturn
bostancı sahil şeridinde oturuyorum yıllardır. düzenli sporum var, haftada 2-3 sahilde gün koşuyorum. en büyük lüksüm bu ve vazgeçmeyi hiç istemediğim birşey. insan profili, sosyal hayat vs bu detaylara girmiyorum, anadoluyu tarafını bilenler biliyordur.oturdugum bina kentsel dönüşüme girecek. ev ar
bostancı sahil şeridinde oturuyorum yıllardır. düzenli sporum var, haftada 2-3 sahilde gün koşuyorum. en büyük lüksüm bu ve vazgeçmeyi hiç istemediğim birşey. insan profili, sosyal hayat vs bu detaylara girmiyorum, anadoluyu tarafını bilenler biliyordur.

oturdugum bina kentsel dönüşüme girecek. ev arayışındayım. şu anki bölgemde e5 altı yerlerde 30 bini gözden çıkarmam gerekecek. (eşyalı ve yeni bina)

kurtkö-pendik-sultanbeyli taraflarında da ise 22-23 bandına kadar güzel evler var. (yine eşyalı ve yeni bina)

siz olsanız nasıl hareket ederdiniz?
ocak maaşım tahmini 75-80 bin olacak. temmuzda 100 bin olacak. yalnız yaşıyorum. içkim sigaram kumar bahis alışkanlığım yok :)

cevaplarınız okuyup tik atacağım.
tşkler.
0
saturn
(28.10.24)
alınabiliyorsa ev almak.

alınamıyorsa iyi semt yüksek kira.

(istanbulu pek bilmiyorum genel cevap)
0
AlsterWasser
(28.10.24)
İyi semt, yüksek kira
0
asteriks
(28.10.24)
çocuk varsa iyi semt
yoksa işe yakınlık çok çok önemli
kurtköy taraflarında güzel siteler de var ama ulaşım sorun olur mu olmaz mı bakmak lazım.
0
kisa
(28.10.24)
İstanbul'u bilmiyorum ama iyi semt yüksek kira derim. Kötü semtte oturulmaz.
0
rock n roll
(28.10.24)
hayatımın en az 20 senesi pendikte geçti. pendiğin iyi bir konumu olmasına rağmen ben pendiği hiç sevmedim. Şu an başa bir şehirdeyim benzer bir kararı verme arifesindeyim ve kesinlikle imkanın yetiyorsa iyi semt diyorum. Pendik benim gençliğini çürüttü desem yeridir İstanbul içi her yere uzak her işe 1-0 geride başlarsın burada. Bence iyi semt sonra pişman olursun.
0
saaman
(28.10.24)
kesinlikle iyi semt yüksek kira. hayat kalitesi, çevre şartları, güvenlik vs çok önemli. suanda kira yüksek gelebilir ama zamanla daha rahat edersiniz. 5-6K için ebesinin nikahına gidilmez. başka şeylerden kısın, sevdiğiniz yerde oturun.
0
awlmi
(28.10.24)
İstanbul'un kötü semti çok kötü. İyi semt yüksek kira +1
0
nawar
(28.10.24)
Başka şehir iyi semt
0
1837837
(28.10.24)
Bu arada neden pendik kurtköy, denize yakın maltepe mahalleleri diyorum.
0
1837837
(28.10.24)
30 binse iyi semt, hic dusunme. 3-5 az harcarsin, en azindan yasam kaliten ayni kalir. Bostancidan sonra sultanbeylide, pendikte filan aglarsin hic gerek yok.
0
mor oje
(28.10.24)
asiri cimri biri olarak yuksek kira iyi semt diyorum. gerekirse yiyecegimden kisip iyi semtte otururum.
0
hot potato
(28.10.24)
anadolu yakası sahili nimet kesinlikle bu taraflarda kalmalısın. özellikle altıntepe, küçükyalı, idealtepe hattını tercih et. en kötü kartal cevizli-dragos taraflarına kadar.
istanbulda anadolu yakasında sahil şeridi dışında yaşanmaz. e5 üstü kısımlarında da yaşanmaz. gerekirse 10-15 fazla verir yine buralarda kalırdım.
0
my fault
(28.10.24)
30bine eşyalı buluyorsanız hemen tutun.
bostancı sahil şeridie alışmış biri pendikte yapamaz.

bir şekilde oralarda ev almaya kasın hayatınızın bir döneminde.
0
nuisance2
(28.10.24)
kurtkoyde de kartalda da bostancida da yasamis biri olarak, kesinlikle iyi semt. iyi mahalledeki en kotu ev > kotu mahalledeki en iyi ev.

hele hele disariya bagli olarak oturmus sporunuz kosunuz vs bir duzeniniz varken, asla bozmaya degmez. sunun surasinda sahillerde saglikla kosabilecegimiz yillarimiz kac tane zaten. finansal olarak cok zorluyorsa maltepe sahil +1.
0
taurina
(29.10.24)
aradaki fark bu kadar düşükse tabii ki iyi semt.
ama fazla mı iyimsersiniz acaba bu rakamlar için?

bu arada maaşın 3te1'ini kiraya vermek günümüz koşullarda şaşılacak bir şey değil.

---
kadın iş arkadaşlarımdan biliyorum, kimisi kadınlar için yüzde elliye kadar çıkmayı makul buluyordu.
--

haftada iki-üç dertsiz tasasız koşuya çıkmak istanbul şartlarında lüks.
evde sıkılınca dışarı çıkıp bi kahve içmek ya da para vermeden bi bankta oturmak, 30 dk yürüyerek de olsa sahile ulaşmak özellikleri; bunların olmadığı yere kıyasla yüzde elli daha fazla kira vermeye değer.
0
biseysorcaktim
(29.10.24)
araç varsa izole yaşam sorun olmayacaksa kurtköy-pendik site içi evler o kadar üzmez, ama asla iyi semtin tadını ve olanaklarını da vermez.

feneryolunda oturuyoruz 10 dakika yürüme ile fenerbahçeye-sahile ulaşabilmek büyük nimet.
0
orpheus
(29.10.24)
Ayni durumda Bostanci'da yasayan arkadas Tuzla merkezde mustakil evlerin oldugu bir siteden ev kiraladi, o zaman 30 binli bir rakamdi, ofise gitme durumu yoksa semt olarak Tuzla merkez fena degildir. Sahilde belki tam Bostanci havasi esmez ama gene de iyidir bence.
0
mbond
(29.10.24)
hayatinda sultanbeyli'ne gittin mi? acil cikar listeden. petrolis mahallesi hem sahilde hem nezih bekleris
0
ala09
(29.10.24)
"Kötü semt, imkanları iyi site (spor salonu, havuz, bahçe)" seçeneğini de değerlendirin derim.
0
michael_knight
(29.10.24)
Bro sen Kurtköy Pendik Sultanbeyli üçgenine gittin mi hiç bilmiyorum ben Sultanbeyli'den geçmek zorunda kaldığımda kendimi İran'a girmiş gibi hissetmiştim, Pendik'in bazı bölümleri yaşanabilir Kurtköy de dünyadan uzakta bir bölge, mümkünse buralarda yaşamak da istemem yolum düşsün de istemem.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.10.24)
insan Attan inip essege biner mi tabiki iyi semt

Az para verip psikolojini sifirlamakta var
0
Zetnikov
(29.10.24)
(4)

Belinde ip olan pijama altı

peki madem
Sıcak tutan (polar vs) pijama altı arıyorum ama beli sadece lastikli değil ip ile bağlananlardan istiyorum. Bulabildiklerimin belinde süs olsun diye kurdele koymuşlar uzaktan bağı varmış gibi duruyor ama bakınca onlar da sırf lastikli. Nereden bulabilirim böyle pijama altı? Yoksa eşofman altı al geç
Sıcak tutan (polar vs) pijama altı arıyorum ama beli sadece lastikli değil ip ile bağlananlardan istiyorum. Bulabildiklerimin belinde süs olsun diye kurdele koymuşlar uzaktan bağı varmış gibi duruyor ama bakınca onlar da sırf lastikli. Nereden bulabilirim böyle pijama altı? Yoksa eşofman altı al geç mi dersiniz?
0
peki madem
(25.10.24)
pazardan.
0
buenosdias
(25.10.24)
mudo erkek bolumunde var polar ipli
0
ala09
(25.10.24)
biseysorcaktim
(25.10.24)
penti de süper pijamalar var evet erkek.tam tarif ettiğin ve istediğim gibi 2 takım kaptım.
0
jamswety
(26.10.24)
(28)

10 defadan fazla izlediğiniz

Bir ben var benden şurada
Bir film var mı, birkaç film de olabilir.
Bir film var mı, birkaç film de olabilir.
0
Bir ben var benden şurada
(24.10.24)
12 Angry Men'i 20 defa da izlemiş olabilirim kaç kez izlediğimi bilmiyorum her izlediğimde ilk kez izlemiş gibi zevk alıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.10.24)
Back To The Future serisi. En çok de 1. ve 2. filmi seviyordum ama
0
biz siz onlar bensiz daha mutlular
(24.10.24)
-Atla Gel Şaban
-Tokatçı
-Mavi Boncuk
-Titanik
-Kuzuların Sessizliği
-Rocky IV
0
yurtsuz john
(24.10.24)
the dark knight, gora olabilir.
belki birkaç kemal sunal filmi
0
jelly bear
(24.10.24)
Senede en az 2 kere Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin extended halini izlerim.
0
nawar
(24.10.24)
The Shawshank Redemption
0
pilot monitoring
(24.10.24)
Buz devri serisi
0
Mirket
(24.10.24)
Esaretin bedeli
Braveheart
0
etna
(24.10.24)
Çocukken vcd playerımızın olduğu dönemde okuldan eve gelip defalarca aynı filmleri izlerdim. Harry Potter ilk üç filmi, disney/pixar fimleri, shrek 1 ve 2, bruce almighty, first 50 dates ilk aklıma gelenler. Ha bi de pokemon ve digimon filmleri vardı :d bunları 20 kez de izlemişimdir. Sonraki dönemde izlediğim çok az filmi ikinci kez izledim. Mesela geçen hafta forrest gump'ı ikinci kez izledim netflixten ayrılmadan önce
0
nundu
(24.10.24)
bilumum yeşilçam filmlerini saymıyorum. 30 yaş ve üzeri olan hemen herkes izlemiştir çünkü,

daha yakın zamanlar için ise:

- yahşi batı
- hacıvat karagöz neden öldürüldü?
0
wilhelmwasmuss
(24.10.24)
kooperatif kemal
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.10.24)
Lord of the rings, Hobbit bir de Harry Potter
Rahat 10 kez izlemişimdir hepsini
0
kullanicadi
(24.10.24)
Heat

5 ten fazla izlediklerim de
The Godfather
True romance
A Perfect murder
Ahlat ağacı
Collateral
Kuzuların sessizligi
0
deer hunter
(24.10.24)
hababam sınıfı
tosun paşa

tv'de görürsem izlerim.
hiçbir zaman bir filmi tekrar tekrar izleyeyim diye oturup açmışlığım yok.
0
yetkili birine benzeyen abi
(24.10.24)
you've got mail <3
0
robert bosch
(24.10.24)
The Fall
Titanic
Closer
The Holiday
LOTR
Yerli de çilekli pasta
0
a perfect lie
(24.10.24)
kimse de blade runner dememis, 30'dan fazla kez izlemişimdir.
0
deckard
(24.10.24)
Pardon
Geleceğe dönüş 1 2 3
Big fish
0
duster
(24.10.24)
eski türk filmlerini saymayalım, onlar dışında LOTR var.
gerçi nasıl izlemişim bilmiyorum, filme dair bilmediğim bir sürü şey var. pek dikkatli değilmişim belli ki.

10 değil ama çok izlediğim ben-hur var bi de (eski versiyon)
0
biseysorcaktim
(24.10.24)
Matrix üçleme
Star Wars ilk 6 film
Yüzüklerin Efendisi üçleme
Hobbit üçleme
Terminator
0
kumandanim
(24.10.24)
Eski Türk filmleri dışında 10'dan fazla izlediğim film yoktur. Harry Potter 3-4 kere izlemişimdir. Heat 3-4 kere. James Bond serisini (Daniel Craig) 5-6 kere, Bourne serisini 3-4 kere izlemişimdir. Bunlar dışında birden fazla izlediğim çok nadir.

Dizilerden de Gilmore Girls, Dexter, Scrubs, Breaking Bad birden fazla izlediğim diziler.
0
gabe h coud
(24.10.24)
geleceğe dönüş serisi
terminator 2
0
abelardo
(24.10.24)
kemal sunal klasikleri dışında yok. ertem eğilmez, osman seden ve natuk baytan filmleri onlar da. bir de zeki metin filmlerinden 2-3 tanesi.
0
ya ben lan neyse
(24.10.24)
Ruhlar Bölgesi, the others, bugün aslında dündü, hawl un yürüyen şatosu. Sakinleşmek için hep aynı filmleri izlerim genelde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(24.10.24)
Leon
Brian in hayatı (monty Python)
0
abuzer
(25.10.24)
soul kitchen'ı 4-5 kere izlemişimdir.
0
kullanıcı adı
(25.10.24)
lotr
alien
blade runner
interstellar
0
deartheodosia
(26.10.24)
-Geleceğe Dönüş serisi
-Harry Potter serisi
-Duvara Karşı
-Kader
0
mutekebbir
(26.10.24)
(6)

Bankadan para çekme

knazım
100k nakit lazım, bulunduğum muhitte sadece Akbank var ve aşırı sakin. Hesabım var ama ne zamandır kullanmıyorum. Oraya 100k atsam gitsem çekebilir miyim? Tava yaparlar mı?Şimdi sabah trafiğinde sağa sola gidip bankada sıra bekleyesim yok
100k nakit lazım, bulunduğum muhitte sadece Akbank var ve aşırı sakin. Hesabım var ama ne zamandır kullanmıyorum. Oraya 100k atsam gitsem çekebilir miyim? Tava yaparlar mı?

Şimdi sabah trafiğinde sağa sola gidip bankada sıra bekleyesim yok
0
knazım
(23.10.24)
Isbankasi da varmış, orada da hesabım var. Hangisi?
0
🌸knazım
(23.10.24)
çekersin ikisinden de sorun olmaz.
0
jelly bear
(23.10.24)
küçük bir ilçe ya da banka şubesiyse vermeyebilirler. bankanın bi miktar üzerindeki nakite sahip olmak gibi bir zorunluluğu yok. o miktar 50bin'di en son, değiştiyse bilmiyorum.

şubeye telefon edin öğrenin. öğlene kadar olan çekim isteklerine göre merkezi şubeden para transferi yapıyorlar.
0
biseysorcaktim
(23.10.24)
mehmet şimsek sayesinde kıymete bindiler biraz naz yapar. erken gidersen ayırır öğleden sonra verir.
0
alp9900
(23.10.24)
Önceden ayırtmanız gerekirdi diye trip atarlar, ama yardımcı olabilirler.
Aynı şubede bir gün "gelin sorun yok" dediler, ertesi gün "bugün yok haber verseydiniz" dediler.
Büyük şubelerde sorun olmaz diye tahmin ediyorum.
Bu arada YK'de bankamatik limiti günlük 25.000TL. Yani şubeden tam miktar çıkmıyorsa bankamatikten destekleyebilirsiniz.
0
burfak
(23.10.24)
bir şubedeki banka hesabınıza para atınca o şubede fiziki olarak paranız olmuyor ki.
aşırı sakin diyorsunuz, muhtemelen veremezler. önceden ayırmanız lazım.
0
elorelia
(23.10.24)
(1)

Nişantaşında çalışacak mekan önerisi

housedaki topal doktor
Hafta içi akşam yemek yiyip sonrasında pcden 2 saatlik bi toplantıya katılabileceğim sakin bi mekan bakıyorum. Nereyi önerirsiniz?
Hafta içi akşam yemek yiyip sonrasında pcden 2 saatlik bi toplantıya katılabileceğim sakin bi mekan bakıyorum. Nereyi önerirsiniz?
0
housedaki topal doktor
(23.10.24)
lotus avm'denin ikinci katında kahveci ve dükkanlar sakin oluyor gündüz ama akşam nasıl bilemedim. toplantıya katılacak kadar sakin olmayabilir.

osmanbey metroya yakın moc kafe var. ikinci katı çoğu zaman müsait. ama yine de toplantı için çok müsait olmayabilir.

işmekan var. orada çok çalıştım ben. etkinlik vs olmadığı sürece uygun. ama yine de toplantı için emin değilim.


ben kendime mikrofonlu kablolu kulaklık aldım böyle yerlerde toplantıya katılabilmek için. yoksa bluetooth'lu (kulakiçi ya da kafaüstü) kulaklık ya da bilgisayarın kendi mikrofonu ile zor oluyor. arkadan muhakkak sesler geliyor ya da yüksek sesle konuşmanız gerekiyor.

cevaplar bana da lazım. takipteyim.
evden çalışıyorum ben de çok sıkılıyorum. arada bir böyle başka mekanlar lazım oluyor.

bu arada, workinton var yine lotus avm'de. orayı günlük de kullanabiliyorsunuz ücreti mukabil. zoom-box adı verilen küçük odaları var sessizlik gerektiren toplantılar için. ama workinton sekiz'de kapanıyor.
0
biseysorcaktim
(23.10.24)
(13)

dilimizde şöyle bir durum var mıydı yoksa ben mi uyduruyorum?

m e b
selamlar.yazıda, bir kelimenin ek almış hali o kelimeyi iki anlama sürüklüyorsa hangi anlamda kullandığımızı vurgulamak için asıl kelime kökünden sonra gelecek eki kesme işareti ile ayırarak yanlış anlaşılmanın, muğlaklığın önüne geçebiliyoruz.bunu sanki seneler seneler önce bir yerde okudum gibi ge
selamlar.

yazıda, bir kelimenin ek almış hali o kelimeyi iki anlama sürüklüyorsa hangi anlamda kullandığımızı vurgulamak için asıl kelime kökünden sonra gelecek eki kesme işareti ile ayırarak yanlış anlaşılmanın, muğlaklığın önüne geçebiliyoruz.

bunu sanki seneler seneler önce bir yerde okudum gibi geliyor ama aradım, taradım, bulamadım böyle bir bilgi. ben mi uyduruyorum acaba?

örneğin:

-bir sorun mu var? (bir problemin mi var?)
-bir soru'n mu var?

-onun elmasını çalmışlar.
-onun elma'sını çalmışlar.


biliyorum, örnekler zorlama gibi oldu da söylemek istediğime hizmet etsin diye rastgele aklıma geldiği için yazdım.
0
m e b
(21.10.24)
tabii ki de yok.
0
patronaj1
(21.10.24)
Dilbilgisi kuralı olarak yok, hiç görmedim ama informal yazıda vurgu için yapılıyor olabilir.
0
Bruce
(21.10.24)
Böyle bir şey yok, sen uyduruyorsun.

Anlam karışıklığı yaratabilecek cümlelerde kelimeler arasında virgül konulabiliyor anlatım bozukluğu olmasın diye. Onunla karıştırmış olabilirsin.

Örnek:
Hasta, adama doğru gitti. -> Giden kişi hasta, gidilen kişi adam.
Hasta adama doğru gitti. -> Giden kişi o, gidilen kişi hasta adam.
0
cek
(21.10.24)
Hocam öyle bir şey hiç olmadı, mesela 40-50 senelik kitaplara bakarsan bugün kullandığımız pek çok kural orada yok ama bu dediğini orada bile görmedim ben.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.10.24)
@Bruce: ya zaten kuraldan ziyade "yapsak da yanlış sayılmaz" tarzında bir şeydi bahsettiğim.

@cek: verdiğin örnek doğrudan bilinmesi gereken bir kural ya, onunla karıştırmamın imkanı yok :)
0
🌸m e b
(21.10.24)
Okulda öğrendim ancak ülke genelinde yapılan sınavlarda karşılaşmadım.
Zorunlu eğitim kapsamında öğretilmiş bir Türkçe dilbilgisi kuralıdır.
Farklı jenerasyonlardan gelen öğretmenlerce farklı kurumlar içinde öğretildiğine bizzat şahit oldum.
Bizdeki örnek; bir andan bahsedilirken "an'ı" olarak yazılmasıyla, hatıra anlamındaki "anı" kelimesini ifade etmekten kaçınmak üzerineydi.
0
Etanglement
(21.10.24)
@cek'in verdiği örnek doğru mu?
Ahmet, adama doğru gitti.' derken de virgül kullanırız. Yani oradaki virgül 'Ahmet ne tarafa ait' sorusuna cevap değil.
Ahmet, gidilen mi giden mi diye bir karışıklık yok orta yerde ama yine de virgül var.
:)
0
Mirket
(21.10.24)
@Mirket: ama senin örneğinde anlam karmaşasına yol açacak bir durum yok, virgül orada şart değil, o konuda bir sorunum yok. @cek'in örneğindeki gibi durumlarla yazılarda çok karşılaşıp doğrudan karşı tarafa "burada ne demek istedin?" diye soruyorum mesela.
0
🌸m e b
(21.10.24)
Yok öyme bir şey.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.10.24)
hece ölçülü şiirlerde ölçü uysun diye yapılıyor, karacaoğlan yerine karac'oğlan yazılması gibi. sizdeki sebep farklı tabi.
0
zemberek
(21.10.24)
böyle bir kural yok, bundan daha vahimi eşsesli kelimeler için söylenebilir. ihtiyaç var mı derseniz; genelde konuşmanın, yazının konseptine göre anlam çıkarılır zaten, o yüzden çok ihtiyaç da yok bence.
0
mustafakesekci
(21.10.24)
böyle bi kuralın varlığını hiç duymadım.
resmi olmayan yazışmalarda (arkadaşa mesaj atmak gibi) ben kullanıyorum bu dediğiniz şekilde.
0
biseysorcaktim
(21.10.24)
hayır kesinlikle öyle bir kural yok ama sosyal medyada çok görmeye başladım bunu, sen de o yüzden kural sanmış olabilirsin

özellikle "an'ı yaşamak" deyiminde çok görüyorum. yanlış bir kullanım
0
titanyum22
(21.10.24)
(3)

Paxil ilk yan etkiler

yarmasimo
Arkadaşlar paxil kullanan var mı?İlacı yaklaşık bir aydır kullanıyorum. Almadan önce bir süredir depresyondaydım. Şu an yaşadığım şey depresyon semptomu mu, alışma dönemi yan etkileri mi anlamaya çalışıyorum.Enerjim, motovasyonum çok düşük. Rutin işlerimi yapamaz oldum. Had safhada halsizim. Ruh hal
Arkadaşlar paxil kullanan var mı?

İlacı yaklaşık bir aydır kullanıyorum. Almadan önce bir süredir depresyondaydım. Şu an yaşadığım şey depresyon semptomu mu, alışma dönemi yan etkileri mi anlamaya çalışıyorum.

Enerjim, motovasyonum çok düşük. Rutin işlerimi yapamaz oldum. Had safhada halsizim. Ruh halim çok kötü değil ama hiçbir şeye hevesim de kalmadı.
0
yarmasimo
(21.10.24)
Mobilde düzeltemedim. Motivasyonum işte.
0
🌸yarmasimo
(21.10.24)
Ben 6 sene kullandım. İlk başta yan etkileri oldu ama halsizlik, isteksizlik gibi değil fiziksel yan etkileri oldu. Sonra geçti.

Doz artırımı yapabilir, ilacı değiştirebilir doktorla görüşün. 1,5 ay sonra etki etmeye başlıyor zaten.

Umursamazlık ve buna bağlı isteksizlik hiç geçmiyor. Herkesin önem verip uğraştığı şeyleri önemsemiyordum.

İlaç seni harekete geçirmiyor ama harekete geçmediğin için içinde oluşan sıkıntıyı gideriyor.
0
hebanon
(21.10.24)
Ben yıllar önce kullanmıştım. Bahsettiğiniz etkileri hatırlamıyorum ama antidepresanların ilk bir kaç ay olması gerekenden çok uzak etkileri olabiliyor. O yüzden normal olabilir sizdeki bu durum.

Paxil beni inanılmaz umursamaz yapmıştı. Biraz içine kapanık ve anksiyetsi olan biriydim. O ilaçla beraber umursamaz, tınlamaz biri olmuştum. Sonra endişe ettiğim şeylerin endişe edilmeyecek şeyler olduğunu farketmiştim ilaç sayesinde.
0
biseysorcaktim
(22.10.24)
(3)

gss prim borcundan dolayı haciz?

karpux
şu an çalışmıyorum ve geçmişten biriken yüklü prim borcu sebebiyle eve tebligat kağıdı geldi.1. gss borcundan ötürü eve haciz gelme durumu olur mu, yoksa sadece bankaya mı bloke koyuyorlar?2. şimdilik ödeme durumum yok fakat bir yerlerden para bulup ne yapıp edip ödeyeyim mi, bu yaptırım işi çok cid
şu an çalışmıyorum ve geçmişten biriken yüklü prim borcu sebebiyle eve tebligat kağıdı geldi.

1. gss borcundan ötürü eve haciz gelme durumu olur mu, yoksa sadece bankaya mı bloke koyuyorlar?
2. şimdilik ödeme durumum yok fakat bir yerlerden para bulup ne yapıp edip ödeyeyim mi, bu yaptırım işi çok ciddiye biner mi, yoksa zamanla af/yapılandırma imkanı gelir mi?
3. başka tavsiyeleriniz, tecrübeniz varsa alırım.

teşekkürler
0
karpux
(20.10.24)
Tecrübem yok ama mezun olduktan sonra işsiz kaldığım 8 aylık süre + askerden geldikten sonra yine çalışmadığım 3 aylık süre için GSS yazıp faiz bindirdiler epey.

ödemeyeceğim, kullanmadığım hizmet için haraç kesilmesini kabul etmiyorum, e-haciz vs olursa da üşenmeyip mahkemelik olurum.

şimdiye kadar borç işleyen hiçbir tanıdğıma da haicz gelmiş değil ama Mehmet Şimşek'in ne yapacağı belli olmaz
0
materyalist imam
(20.10.24)
Bende de var bu borçtan, kaç para olduğuna açıp bakmadım bile. Arada bir gündeme getiriyorlar ki birileri korkup ödesin, hazineye 3-5 para aksın. Ama açıkçası 9-10 milyon insana haciz gönderecek kadar gerçeklikten koptuklarını düşünmüyorum zira o paranın tamamını kılçıksız tahsil etseler de bir derde deva olacak bir yekün tutmuyor. Bir noktada bu GSS uygulaması biter, borçlar da ya sembolik bir tutarda ödenir ya da tamamen silinir.
0
salihdt
(21.10.24)
Benim de var borcum. Bir süredir ödemiyorum. Çok sıkışarsam öderim ama hiç sanmıyorum gerek olacağını. Çok dert etmeyin şimdilik. Bana da blöf gibi geliyor.
0
biseysorcaktim
(21.10.24)
(14)

Uyguna geliyor diye herşeyin en büyüğünden almak doğru mu?

Zetnikov
farzetinki tüketiyoruz yada tüketemiyoruzyorumlarınızı merak ediyorum siz de kar'a gecıyorum dıyıp en buyugunden mı alırsınız genelde
farzetinki tüketiyoruz yada tüketemiyoruz

yorumlarınızı merak ediyorum siz de kar'a gecıyorum dıyıp en buyugunden mı alırsınız genelde
0
Zetnikov
(16.10.24)
Evde 50 kg Bulaşık deterjanı 300 litre zeytinyağ var
0
buluty
(16.10.24)
Enflasyonu da hesaba kattığım için imkan varsa evet.
0
master of ceremonies
(16.10.24)
En buyukten degil de birim fiyati en dusuk olandan alirim. Bazen gramaj artsa da birim fiyat daha dusuk olmuyor cunku marketler de uyanmis, millet direkt en buyuk olan daha ucuzdur diye dusunup alacak diye fiyati ona gore belirliyorlar.
0
sertac akin
(16.10.24)
Yuksek miktarda urun alimlarinda, yazin bakliyat almiyorum mesela, eger kurtlanma riski on goruyorsam. Fiyat farki cok azsa da fazla almiyorum. Zeytinyaginin bozulmasa da cok eski olmamasi iyi diye duydum, onda da asiri stok yapmamaya dikkat ediyorum. Onun disinda ekonomikse, asiri yer kaplamiyorsa aliyorum.
0
mbond
(16.10.24)
Tüketiyorsan evet

Tüketmiyorsan fakat uzun süre saklayabildiğin bir ürün ise, bakliyat, zeytinyağı, deterjan havlu kağıt vs evet

Tüketemeyip bozuluyorsa hayır
0
grimavi
(16.10.24)
ben kucuk almayi tercih ediyorum, diyelim mi deterjan ya da parfum, kokusundan bikabilirim, ya da yedigim bir sey ise bozulabilir bayatlayabilir tadi kacar, onun yerine baska tatlar denerim diye az az aliyorum. Buyuk almanin tasarruf sagladigina inanmiyorum, buyuk alinca insan cok cok kullaniyor ayni hesaba geliyor. Tasarruf tuketim mali ile degil parayi yatirima yonlendirerek yapilir diye dusunuyorum.

Ha bir de istifcilik bana anamin evini hatirlatiyor ve o yuzden ayrica uzak duruyorum.
0
theconqueror
(16.10.24)
yılbaşında maaşlara zam gelince, ya da gelmeden hemen önce bir yıllık deterjan ve bulaşık makinesi tableti alıyorum. onların son kullanma tarihi geçmiyor ya da bozulmuyor. depolamak da sorun olmuyor.

onun dışında, ton balığı dışında kaç şeyi böyle bir sürü paket olarak alabilirsiniz? makarna, salça, belki bakliyat. ama bozulurlarsa zarar edersiniz.

büyük paket almaktan ziyade yılbaşında çok paket almayı tercih ediyorum.

ufak hesapların peşinden gitmek bazen zararlı çıkarabiliyor. tüketim alışkanlıklarına göre karar vermek lazım.

bir de, mesela ağız yıkama suyunu büyük paket almakla küçük paket almak arasında fark görmüyorum ben. büyük şişeden alınca ihtiyacımdan daha fazla kullanıyorum gayri ihtiyari.
0
biseysorcaktim
(16.10.24)
bozulmayacak bir seyse evet.
0
robert bosch
(16.10.24)
Bozulmadan tüketilecek bir ürünse evet.

Mesela eve en son 4 paket 32'lik tuvalet kağıdı aldık. Gerçekten çok ucuza geldi.

Ama bahsettiğimiz şey devamlı kullanılacak bir eşya ise en ergonomik, en pratik olanı tercih ederim.

Annemin küçük boylarla fiyatı aynı diye gidip battal boy teflon tava almışlığı var.
Aynı parayı vereceksem neden küçüğünü alayım ki demişti zamanında.

Ama kısa süre sonra saçmaladığını kendi de anladı.

Evde 2 kişi yaşıyoruz ve sadece 2 kişilik yemek için battal boy tavayı kullanmak, yıkamak, kaldırmak işkence gibi.

Annem kendisini dolaptan çıkarmıyor artık.

Yani devamlı kullanılıp, tüketilen ve bozulmayacak ya da buzluğa vs kaldırıp değerlendirilebilecek gıda maddeleri ve deterjan vs gibi malzemeler için fazla alınca ucuza geliyorsa fazla alırım.

Ama demirbaş eşya vb alırken hangisi daha pratik ve kullanışlıysa onu alırım. Fiyatı ucuz ya da pahalı farketmez.
0
anaphylacticshock
(16.10.24)
2023 yazında amazon indirimlerinden bulaşık makinesi deterjanı aldım, hala bitmedi. daha açılmamış 3 paket var.
evde 80-100 tane tuvalet kağıdı, 40-50 tane kağıt havlu var.
elde yıkama deterjanını çok kullanmıyorum, şimdi baktım 2018de üretilmiş.
maden suyu her gün yarım litre kadar içiyorum. indirim denk geldikçe alıyorum. şu anda 40 küsür tane 1 lt var.
peyniri çok tüketmiyorum. küçük ambalajlar pahalıya geliyor. büyük ambalaj alıp kendim parça parça vakumluyorum.


büyük kampanya, indirim varsa bozulmayacak, süresi geçmeyecek, bayatlamayacak şeyleri stok yapıyorum. sadece yumuşatıcıyı fazla almıyorum. bir keresinde beklediği yerde katılaşmıştı. atmak zorunda kaldım.
0
inheritance
(16.10.24)
@grimavi +1
Birim fiyatına dikkat ediyorum, bazen küçüğü daha ekonomik oluyor +1

Bazen evde ne olduğunu unutup "ay sabun kalmadı" diye sabun alıyorum mesela, eve dönüp 8 büyük şişe sıvı sabunla karşılaşmak hoş olmuyor. Ucunu kaçırmamaya çalışıyorum.

Edit: Evde en dandiğinden bir vakum cihazı var. Tereyağı, sert peynir gibi şeyleri büyük paket alıp evde bölerek vakumlu paketler yapıyorum, buzlukta saklayıp parça parça çıkarıyorum. Bozulmadan saklayamayacağım gıdaları az az alıyorum.
0
kobuzchu kiz
(16.10.24)
evde yer olsa tuvalet kağıdı, kağıt havlu, bulaşık deterjanı vb şeyleri kamyonla stoklarım. fiyatını vs geçtim bitince alması dert.
0
scudman1
(16.10.24)
kendim gibi birilerini görünce sevindim. yiyecek-içeçek değil de durduğunda bozulmayacak şeyleri saklama alanı doğrultusunda stoklamayı bne de seviyorum. 4 paket 32li tuvalet kağıdı bende de mevcut hatta yeni aldım. ama 10lt süt bi işime yaramaz mesela. ya da çuvalla makarna. ne olduğuna bağlı olarak değişir.
0
dedim ben sana
(16.10.24)
en buyugunden almuyoruz, bozuluyor yarisi cope gidiyor.
ne kadar gerekliyse o kadar..
0
cooperr
(16.10.24)
(9)

Otomatik vites araba kullanan biri manuel'i ne kadar sürede öğrenir?

ferenc
Hiç manuel araç kullanmadım. Ders almadan kendi kendime öğrenmem mümkün müdür?
Hiç manuel araç kullanmadım. Ders almadan kendi kendime öğrenmem mümkün müdür?
0
ferenc
(14.10.24)
Ben sadece ehliyet alırken manuel kullandım 300 sene önce falan sonra hep otomatik kullandım, geçen sene bi vesileyle manuel araç kullanabilir miyim acaba diye bi merak oluştu birkaç saatte trafiğe çıkabilecek kadar ilerleme kaydettim, motor hafızası geri geldi ama aman evlerden ırak deyip bıraktım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.10.24)
YouTubedan izleyip arabanın tepkilerine bakarak deneye yanıla öğrenmen mümkün ama biri öğretse 2 saat kurs alsan daha mantıklı.

Bu arada dizel arabayı manuel kullanmak çok fark ediyor. Dizel aşırı rahat. (torku mu bişeyi yüksekmiş gaz vermeden sadece debriyajla bile hareket ediyorsun. Yani stop ettirmek çok zor. Araba ve modeline göre kavrama noktası değişiyor mesela ben babamın arabasıyla manuele lanet etmişken şimdi Ford fiesta dizel manueli çok sevdim)
0
nhk ni youkosu
(14.10.24)
Temel mekaniği ne kadar öğrendiğine bağlı. Trafikte alışmak panik ve öfkeyi kontrol edip kullanmaya bağlı. 3. haftanda yokuşta kalma, trafik ortasında stop etme, aracı kaldıramama gibi endişelerin geçmiş ve rahat kullanıyor olursun. Araba yine stop eder arada ama manuel kullandığın ilk zamanlardaki gibi küfür kıyamete dönmez.

@Kaleci gibiydi benim de düz vites tecrübem. Trafik olan ya da yokuşu olan yerlere girmemeye çalışıyordum rölantiye ya da 1. vitese düşmeyeyim diye. Kırmızı ışık dahil bir yerde kalınca çok küfür ediyordum. Kavrama noktasına alıştığın anda oyunlardaki "skill unlock" gibi bir anda geçiyor hepsi.
0
nawar
(14.10.24)
ilk 10 sene manuel kullandım açılın.

öğrenirsin ama zaman alır. sen sıfırdan öğrenmeyeceksin, alışkanlık değiştireceksin. insan beyninin alışkanlık üretmesi 19 gün alıyor diye okumuştum ve tecrübe etmiştim. 19 gün boyunca her gün trafiğe kapalı yerde kullan. arabayı dikkatli dinle, titreşimlerini hisset (oyş) ilk başlarda bol ol istop ettireceksin. ama tamamen alışmadan lütfen trafiğe çıkma.
0
titanyum22
(14.10.24)
hiç kullanmadı ise 100-200 km sürer öğrenmen
0
gezegen olan pluton
(14.10.24)
ogrenmenin dereceleri var. normal trafikte gidecek kadar ogrenmen 1 hadi en fazla 2 gun surer. ancak yokuslarda kendine guvenmen daha uzun zaman alir.
0
antikadimag
(14.10.24)
hiç kullanmadıysan kendi başına öğrenmen çok zor.
0
gabe h coud
(15.10.24)
Esasında öğrenebilirsin ama motor kas hafızası gelişene kadar arabayla zor bir manevra yapman gerektiğinde ya da arabayı çalışma alanına getirip götürürken zorlanacağın için yanında düz vites kullanıcısı birinin olmasında büyük yarar var.

Ayrıca, düz vites kullanıcısı biri hatalarını sana anında söyleyip nasıl gidereceğini de anlatacağı için yine yanında birinin olması yararlı olur.
0
10551037
(15.10.24)
modern bir araçsa (mesela yokuş kalkış desteği sistemi varsa) bir kaç saatte çok yoğun olmayan trafiğe çıkabilirsiniz.

dur-kalk yaparken ya da yürüme hızında giden trafikte giderken hele bir de hafif bayırda ışıklara falan takılırsanız zorlanırsınız. o durumlar için hazırlklı olun ve pratik yapın. onun dışında sorun olmaz.
0
biseysorcaktim
(15.10.24)
(3)

dolar kazanan bir insan hangi ülkeden altın alırsa kar'a geçer?

Zetnikov
yapay zeka bu soruya cevap veremıyor cok merak ettımmesela ucuz altın satan bı yer dıye bı kavram var mı?adamın parası dıyelım degerlı gıtse mesela ucuz bı ulkeye altın alamaz mı ucuzaaydınlatır mısınızbırde gumruk mevzusu ıle ılgılı altınları boynumuza bı yerımıze taksak zıynet esyam dıye kım karıs
yapay zeka bu soruya cevap veremıyor cok merak ettım

mesela ucuz altın satan bı yer dıye bı kavram var mı?

adamın parası dıyelım degerlı gıtse mesela ucuz bı ulkeye altın alamaz mı ucuza

aydınlatır mısınız

bırde gumruk mevzusu ıle ılgılı altınları boynumuza bı yerımıze taksak zıynet esyam dıye kım karısır

kafamda delı sorular
0
Zetnikov
(14.10.24)
Ziynet esya diye kim karisir? Gümrük. Biraz Avrupa gümrüğü vs Türkiye bakarsan sınırda aynı bu mantıkla binlerce euroyu kaptiran Türkleri görebilirsin. Gümrük de salak değil yani.

Altın dolar üzerinden degerlenip düşüyor, lokal parayla değil. Etki eden üstündeki vergiler vs. Google hongkong vs diyor da oradan alıp elini kolunu sallayarak gelemezsin ulkene zaten.

Suradan örnekler okuyabilirsin;
www.reddit.com

Eu'da 10 bin Euro üstü her şeyi deklare etmen lazım.

Türkiye 15 bin dolar demiş gibi.
www.mfa.gov.tr:~:text=Yolcular%2C%20beraberlerindeki%20kendilerine%20ait%20de%C4%9Feri,getirebilirler%20ve%20yurt%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1na%20%C3%A7%C4%B1karabilirler.

Neyse yani iki tane altın bilezik aldın tamam da böyle 100 bin dolarlik altini takip gelirsen takilirsin tabi.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
en ucuz altın dubai'de vergi avantajlarından dolayı. Sonra da Malawi'deymiş. Altın alabilirsin tabii ancak nasıl getireceksin? Belli bir oran sonrası gümrüğe takılıyorsun. Tabii ki yasak. Aksi halde elimde 10m dolar ineyim dubai'ye 1 ton altın yüklenip Türkiye'de piyasanın içine edeyim :D
Regülasyon diyoruz bunları. Piyasaların sağlıklı işlemesi için bu tip regülasyonlara ihtiyaç var.
Dubai'de altın aldıysan orada yatırımlara devam et diyor bu konuda serbestsin başka ülkeye götüreceksen o ülkenin şartları doğrultusunda bu kıymeti içeriye sokabilirsin diyor.

İş için dubai'ye çok sık gidiyorum arada ufak tefek altın alıyorum %10-15 daha ucuza geliyor. Zenginleştirmez yani :)

Ziynet eşyam kısmına gelince bu işi en güzel saatlerle yaparlar. Ör 1m dolar değerinde rolex alıp kolunda geçip burada meraklısına satabilirsin. Hoop 1m doları rahatlıkla gümrükten geçirmiş olursun.
0
croswell
(14.10.24)
sizin için claude.ai'e sordum;

Türkiye'de yerleşik biri için altına endeksli kripto varlıklar da dahil olmak üzere altın yatırımı konusunu değerlendirelim:

1. Fiziki Altın:
- Türkiye'de altın fiyatları genellikle uluslararası piyasalara göre biraz daha yüksektir.
- Ancak, dolar kazanan biri için Türk Lirası'nın değer kaybı avantaj sağlayabilir.

2. Altına Dayalı Kripto Varlıklar:
- Tether Gold (XAUT) veya PAX Gold (PAXG) gibi altına endeksli kripto paralar, fiziki altına göre daha kolay alınıp satılabilir.
- Bu tür kripto varlıklar, uluslararası altın fiyatlarını yakından takip eder ve genellikle fiziki altın almaktan daha düşük işlem maliyetlerine sahiptir.

3. Türkiye'deki Altın Hesapları:
- Bazı Türk bankaları, döviz veya TL ile altın hesabı açma imkanı sunar.
- Dolar kazanan biri için bu, altın fiyatlarındaki değişimden yararlanmak için bir seçenek olabilir.

4. Yurtdışı Borsalarda İşlem Gören Altın ETF'leri:
- SPDR Gold Shares (GLD) gibi altın ETF'leri, fiziki altına göre daha likit ve düşük maliyetli olabilir.
- Ancak, Türkiye'den bu tür yatırımlar yapmak için ek prosedürler gerekebilir.

Dolar kazanan biri için öneriler:

1. Altına dayalı kripto varlıklar: Düşük işlem maliyetleri ve kolay erişilebilirlik nedeniyle avantajlı olabilir. Örneğin, Tether Gold (XAUT) veya PAX Gold (PAXG) gibi seçenekler değerlendirilebilir.

2. Türkiye'deki altın hesapları: Dolar ile altın hesabı açmak, hem döviz hem de altın fiyatlarındaki değişimlerden yararlanma imkanı sunabilir.

3. Uluslararası altın borsaları: Eğer mümkünse, Dubai gibi düşük vergi uygulayan ülkelerdeki altın borsalarından alım yapmak avantajlı olabilir.

Unutulmamalıdır ki, altın fiyatları sürekli değişmektedir ve yatırım kararları alırken güncel piyasa koşulları, vergi düzenlemeleri ve işlem maliyetleri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, kripto varlıklar ve uluslararası yatırımlarla ilgili yasal düzenlemeleri de dikkate almak önemlidir.
0
biseysorcaktim
(14.10.24)
(16)

bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? (kitap okuma seklim)

Zetnikov
kitap okumayı seviyorum ama anlatılmak ıstenen seyler bana hanı max 1 a4 kagıdı yada yarısı kadar yer kaplayabilecek seyler gibi geliyor.saygı duyuyorum ama en az 500 sayfalık yazıyı okumak artık ıskence gıbı gelıyor cunku gunumuz artık gorsel hani videolar var yada bulasık yıkarken ses dınleyebılıy
kitap okumayı seviyorum ama anlatılmak ıstenen seyler bana hanı max 1 a4 kagıdı yada yarısı kadar yer kaplayabilecek seyler gibi geliyor.
saygı duyuyorum ama en az 500 sayfalık yazıyı okumak artık ıskence gıbı gelıyor cunku gunumuz artık gorsel hani videolar var yada bulasık yıkarken ses dınleyebılıyoruz.

baktım zaten butun kıtapları okuyamıcam bende artık kitabın adını yapay zekaya yazıyorum özet geç diyorum. bana 1 sayfa mevzuyu anlatıyor. artık bu sekılde kıtap okumaya basladım. kitap masrafım yok yabancı kaynakları vs allah ne verdıyse okuyorum hem sıkılmıyorum. obur turlu bı suru kıtap var nasıl yetısıcem bın tane hobim ısım gucum spor ders bılmem ne okumama ımkan yok.

yorumunuz nedır benım kıtap ozetlerı okumam hakkında ne dusunuyorsunuz gıderım var mı yoksa yanlıs yolda mıyım sızce
0
Zetnikov
(14.10.24)
Saçma bana göre. Ben çok kitap okuyan biri değilim de bunu da yapmam yani.
Okumaya imkanın yoksa okuma. Benim son zamanlarda çok yok açıkçası. Oyun oynamaya da yok. Yapamıyorum. Spor hayatımda daha önemli haliyle boş vaktimi ona veriyorum, bir de hanımla ortak oynayacagimiz kutu oyunu vs.

Iyi bir kariyer, sağlıkli olmak için spor, mutlu bir eş/partner, çocuklarla zaman geçirmek, kitap okumak, dizi/film izlemek, yürümek aktivite yapmak vs bir sürü yapacak şey var ama zaman yok. Bunlarin hepsini yapmamiz zaten zor, bizim için onemlilerini yapsak yeter.

Kitap özeti okumak sana iyi geliyorsa oku da ne bileyim lord of the rings özet okudum geçtim gerçekten misal kulaga komik geliyor. Bence tabi, belki de senin gibi insanlarla kitap özeti kulübü kurup kitap özeti tartisabilirsiniz ne bileyim vardır belki :)
0
logisticsmanager
(14.10.24)
@logisticsmanager

hocam sokak diliyle kendimi ifade edecegim

"benım amacım mevzuyu ayıkmak" hocam. merak edıyorum adam 1.500 sayfa kıtap yazmıs kım oturup okuyacak :D bende ozetıyle tencerenın dıbını sıyırıyor mısalı takılıyorum xD
0
🌸Zetnikov
(14.10.24)
"kitap okumayı seviyorum" ve "işkence gibi geliyor" aynı anda olacak şey değil. Okumayın? Okumak zorunda değilsiniz ki, içinizden gelmiyorsa okumayın, birkaç sene sonra özlerseniz yine okumaya başlarsınız.
0
kobuzchu kiz
(14.10.24)
Abi tamam bize fikrimizi sormussun. Ben açıkça saçma sapan bir düşünce olarak gördüm. Sen böyle mutluysan bize sormadan gerek yok. Yüz kişiden belki 5i bunu çok mantıklı bulacak bence.

Kobuzchu+1
Kitap okumak zorunda değiliz zamanimiz yeterli değilse. Misal ben polisiye okumayi çok severim, hayatima bir artisi olmuyor, hobi/vakit gecirmek. Okumasam da çok bir şey değişmezdi. Ne bileyim Moby dick okudum diye büyük adam olmadim.
0
logisticsmanager
(14.10.24)
kitap okumuyorsunuz ki, özetini okuyorsunuz.

film izlemek yerine trailer'ini izlemekle aynı şey. ya da hakkında sözlükten iki-üç entry okumak gibi.

kitap okumak aynı zamanda düşünsel bir süreç. okurken zihninizde canladırıyorsunuz, belki bi cümle hoşunuza gidiyor altını çiziyor belki bir şey uyandıyor başka düşüncelere kapı açılıyor.

"kitap okuma şeklim" diye bir şey yok yaptığınızda. çünkü bu kitap okumak değil, dediğim gibi olsa olsa özet okumak olur.

ben ilkokulda don kişot'u okumuştum. yarısı resimli, 12 punto, 50-60 sayfalık. kitaptan aklımda kalan tek şey "deli bi adam var. zengin bi de. atıyla dolaşıyor etrafta. etrafa salça oluyor. sonra hasta olup eve geldiğinde komşular evindeki kitapları yakıyorlar. çünkü kitap okuduğu için delirmiş"

20li yaşlarda tekrar don kişot gibi tüm insanlığa armağan olan o başyapıtı okuyana dek böyle bir şey sanıyordum.

siz de özet okumaya devam ederseniz benim ilkokuldaki halimin bir ton laciverdi konumuna gelirsiniz.

siz bilirsiniz tabi.

kitaplar pahalı artık. sorun oysa, elektronik olarak ve bedava bulabileceğiniz tonlarca yerli kitap var.
0
biseysorcaktim
(14.10.24)
Küçükken herkes "kitap okumalisin kitap okumalisin" şeklinde takıldığı için kitap okumaktan çocukken nefret ederdim.

Bence pek çok insanın kitap okumaktan haz almaması da bununla ilintili, "kitap okumanın yapılması gereken bir eylem" olarak gorulmesi; gerek sosyal çevre gerek sosyal statü vs.

Ekside "kitap okumanın hiçbir işe yaramamasi" gibi hıyarca bir başlık bile vardı.

Kitap okumak da bütün diğer hobiler, entelektüel faaliyetler gibi tamamen haz işidir. Bir kitabı okurken "ha 100 sayfa okumuşum iyi 50 sayfa kalmış" diye okuyorsaniz zaten siktir edin okumayın daha keyifli işler yapın.

Karamazov kardeşleri okurken kitap bitiyor diye uzuluyordum sonlara doğru.

Bir ara kitapçıda da çalışmıştım, o zaman fark ettiğim bir gercek; kitap okumayı sevmeyen insan aslında yok. Okumak insanın en temel özelliklerinden, konuşmak gibi. Sadece doğru kitabı bulamayan insanlar var.

Bir de kitap okuma ritmi diye bir gerçek de var. Bu ritmi yakalamak zor, kaybetmek kolay. Bu ritm sahip değilseniz, okumaya tekrar başladığınız andaki kitap da yanlış kitapsa bu ritmi yakalamak zor.
0
makbur
(14.10.24)
kitap okumanın olayı mevzuya ayıkmak değil, o süreci geçirmek. nasıl ki insanlar internetten fotoğrafına bakabilecekleri yerlere seyahat ediyor, aynı şey. sen istediğini yap tabii, kimse seni boğazlayacak değil özet okuyorsun diye. ama aklında kalacağını sanmıyorum
0
titanyum22
(14.10.24)
kitap okumak bir süreç. bu süreç artık size yorucu geliyo olabilir. hepsi hakkında özet bilgim olsun diyosanız okay ama kitap okumak bence yaptığınız şey değil sadece ana konusunu öğreniyosunuz. bu aynı filmin sadece fragmanını izlemek gibi
0
chanandler bong
(14.10.24)
yapay zeka size bir kitabın sayfalarca özetini mi çıkarıyor? yoksa bir sayfalık genel bir tanıtım mı yapıyor? eğer ikincisiyse, buna o kitabı okumak denemez ve aralarda kaçırdığınız çok şey olacaktır. hacimli kitapları bir saatte özet geçen sesli kitaplar var. onlar daha iyi olur sanki.

aslında günde aşağı yukarı yarım saat ayırıp 20 sayfa okuyunca, senede kabaca 15-20 kitap ediyor.
0
visnebahcesi
(14.10.24)
sizinki koca bir kitabı ana fikre indirmek. kitap sadece ana fikir için okunmaz. Kitabın içindeki bir paragraf betimleme, değişik bir gönderme, olayın çözülme şekli...
mesela, kırmızı pazartesi'nin başında kahramanın öleceği bildirilir. siz olayın nasıl gerçekleştiğini merak ederek okursunuz.
0
oyokbuyoknevar
(14.10.24)
Oldu olacak film ve dizilerinin de özetlerini arkadaşlardan dinleyelim:) kobuzchu+1.
0
asteriks
(14.10.24)
Kitap okumak sadece konuyu öğrenmek kavramak değildir ama. Özellikle edebî eserlerde dilin kullanım çeşitliliğini ve maharetini takip etmektir, yazarın kültür birikimini, hayal dünyasını, psikolojik çözümlemelerini, kendi psikolojisini, tarihî bilgileri veya yaklaşımları, düşünce yapısını vs gözlemlemek ve yaşamaktır. Sadece konuyu öğrenmek dediğin anca bilimsel araştırma kitapları için filan geçerli bence.
0
muhayyer divan
(15.10.24)
edebiyat için diyorsan haklısın
film izlemek yerine sinopsis okumak istiyorsun
ama edebiyat bi sanat, böyle bi yapısı var
kitaba konu olacak diğer şeyler, felsefe, mantık, tarih vb için zaten 1 sayfaya indirmek mümkün değil ama yazarın beceriksizliğinden yine bayabilir
0
lambırcek
(15.10.24)
Edebiyat için diyorsan haklısın denmiş. Tam tersi asıl roman söz konusuysa bu dediğiniz yöntem çok daha anlamsız.

Roman okurken olayları bir başkasının gözünden, başkasının bakış açısıyla görürsünüz. Gerçek hayatta insanların kafasının içine giremezsiniz ama kurmaca edebiyatta girebilirsiniz. Bu da size olaylara farklı perspektiften bakabilme becerisi kazandırır. Tek yönlü değil, çok yönlü düşünme alışkanlığının kazanılmasını sağlar. Ve tüm bunlar romanı okurken bir süreç halinde gerçekleşir. "Mevzu"nun ne olduğunu değil, nasıl olduğunu anlatır. Yani siz karakterin ne düşündüğü için öyle davrandığını, gerçekleşen olayların onu böyle davranmaya niye ve nasıl sevk ettiğini bizzat karakterin kafasının içerisinden izlersiniz. Sadece olaylara ve sonuçlara bakarak bu süreci anlamanız mümkün değil ki zaten kitabın olayı da bu sürecin ta kendisi.

Sizin analojinizle cevap verecek olursak, siz özet okuyarak tencerenin dibindeki salçalı suyun tadına bakmış oluyorsunuz ama o tencerede pişen kuru fasulyenin de kuzu etinin de tadını kaçırmış oluyorsunuz. Eğer, "ben zaten o saçalı sudan o tencerede etli kuru fasulye piştiğini anlıyorum bu da bana yeter" diyorsanız, sizin bileceğiniz iş. Ama bize etli fasulye vs salçalı su diye soruyorsanız bunun cevabı belli.

O değil de örnek vereceğiz derken kuru fasulyeye aşerdim durduk yere :)
0
thracia
(15.10.24)
çooooooooooooooook saçma. hayatımdan bundan daha saçma çok az şey duymuşumdur.

ben şunu yapıyorum. bi film var mesela, merak ediyorum, ama izlemeye vaktim ya da enerjim yok, iki saatime değmeyeceğini düşünüyorum. filmi wikipedia'dan aratıyorum. orda hemen hemen tüm filmlerin baştan sona özeti oluyor. okuyup geçiyorum.

ama izlemekten alınan hazzı alıyor muyum, duygulanmam gereken yerde duygulanıyor muyum, alt metinleri anlıyor muyum, görsel şölene erişiyor muyum? hayır. dolayısı ile benim bu yaptığım da saçma.

ama senin yaptığın saçmalık benimkinden daha büyük saçmalık gibi geldi. kitaplara daha fazla kültürel anlam yüklediğimiz için olabilir.
0
elorelia
(15.10.24)
@thracia
<"Mevzu"nun ne olduğunu değil, nasıl olduğunu anlatır.>
evet zetnikov da ana temayı öğrenip geçmek istiyor
1984; tek parti rejimi, eziyet, zoraki köle
Cesur yeni dünya; gönüllü köle... vs
0
lambırcek
(15.10.24)
(8)

tekelcilerde meze neden yok?

OgutucuRecep
mesela adam rakı alıyor. yanında tekelcinin dolabında humus, atom, haydari, girit ezmesi falan olsa siz almaz mıydınız?
mesela adam rakı alıyor. yanında tekelcinin dolabında humus, atom, haydari, girit ezmesi falan olsa siz almaz mıydınız?
0
OgutucuRecep
(14.10.24)
almam sürekli satılan bir şey ve mezeler çabuk bozuluyor.
0
mikahakkinen
(14.10.24)
Lokasyon neresi?
Evde rakı içmenin sorun olmadığı mahalle bölge illerde satılıyor zaten.
Ama Anadolunun bir şehrinde evinde mezeli rakı sofrası kuran insan az olduğu için satılmaması normal. İçmek isteyen birahaneye gidiyor ya da sotede içiyor.
0
Bruce
(14.10.24)
Var bazılarında. Ama o paket mezeler çok kötü oluyor, ne zaman denesek pişman etti bizi.
0
kobuzchu kiz
(14.10.24)
büyük carrefour ya da büyük migros'larda satılıyor. pahalı oluyor tabi ama 4 tane yaprak sarması, 3 tane mercimek köftesi, 100er gramlık yoğurtlu mezeleri yapmaya bazen üşeniyorum oralardan alıyorum. makrocenter'lardakiler de oldukça lezzetli.

tekeller satmaz çünkü paketli olanlar çok lezzetli değiller. marketlerdeki gibi reyondan satmak için de çok müşterinin gidip gelmesi gerekir, yoksa bozulur ürünler. günlük satılması gerekir. yoğurtlu meze ne kadar dayanacak.

ama mesela (istanbul) adalarda bazı marketler satıyorlar böyle. almışlığım var.
0
biseysorcaktim
(14.10.24)
belki bazen alırım, nadiren. çünkü çoğu lezzetli değil, insanların çoğu sadece mecbur kalınca alıyorlar. bu yüzden fazla sürümü yok, tekelci de haklı olarak para bağlayıp sonra bir de iadesiyle uğraşmak istemiyor. dolap alanı bir çok dükkan için kıymetli, mezeye ayıracağı yere daha hızlı satılacak bir ürün koyar, daha çok değilse de daha hızlı para kazandırır.
0
gkhncnzdgn
(14.10.24)
Bizim tekelde hazır olanlardan var, hatta hazır dilimlenmiş peynir, kuru et vs de satıyor.
0
kimlanbu
(14.10.24)
bu tarz alışverileri genelde migros veya carrefourda yaptığım için oralarda bulunan hazır mezeleri alıyorum. veya macrocenterlarda şarküteri bölümünde el yapımı meze bölümü var oradan alıyorum
0
bravoteam
(15.10.24)
Paketli olanlar lezzetsiz oluyor. Paketsiz olanları da satmak için ruhsat, hijyen kuralları vs vardır.

Tekelcinin uğraşmak isteyeceği bir dert değil bence.
Para-çokomel şeklinde satış yapmaya alışmış bir işletme.
Lezzetini beğenmeyen olur, içinden kıl çıktı diyen olur, tuzu az diyen fazla diyen olur.

Üç kuruş kazanç getirsin diye bir sürü dert.
0
michael_knight
(16.10.24)
(17)

Köfteci Yusuf olayı

makbur
Hanımlar beyler nedir bu olayın aslı astarı sizce?Önce domuz eti çıktı dendi, sonra 2021'de adamların mekanına çökmeye çalışılmış vs vs.Çok derinlemesine takip edemedim ve merak da ediyorum..Yani komplo teorisine olmaz diyemiyorsun ama diğer taraftan Türk insanının inanılmaz bir yüzsüzlüğü ve arsızl
Hanımlar beyler nedir bu olayın aslı astarı sizce?

Önce domuz eti çıktı dendi, sonra 2021'de adamların mekanına çökmeye çalışılmış vs vs.

Çok derinlemesine takip edemedim ve merak da ediyorum..

Yani komplo teorisine olmaz diyemiyorsun ama diğer taraftan Türk insanının inanılmaz bir yüzsüzlüğü ve arsızlığı da mevcut, hani yedikleri bütün pislikleri haltları "yeğenim bunlar komplo montaj" şeklinde geçiştirmeleri..
0
makbur
(12.10.24)
ağa ne çıkarsa çıksın umurumda değil. o an seçeneklerime bakarım, mantıklı olan köfte yusufsa yerim.
0
pavlis
(12.10.24)
Tum linçlere rağmen coca cola satmaya devam ettiği icin kalemi kırıldı.
0
duster
(12.10.24)
2021deki çökme olayları yeni değil, o yıllarda olmuştu. Çok haber olmadı galiba o günlerde o haberleri okuduğumu hatırlıyorum.

O sebeple domuz eti meselesini hiç inandırıcı bulmadım ben.

Yeğenim bunlar komplodan ziyade yönetimde koltuk sahibi olup da neler neler ne yalanlar söyledi kimileri. O gücü çökmeye çalıştığı firmanın bedelini düşürmek için de kullanabilirler pekala
0
biseysorcaktim
(12.10.24)
ilk fırsatta köfteci yusufa gidip antrikot yiyeceğim. fiyatı çok uygunmuş. ben de yeni inceledim. sadece köfte yemiştim önceden artık antrikot ve pirzola yiyeceğim
0
abelardo
(12.10.24)
Alıp oyalanmamız için her hafta önümüze bir konu konuyor.

Nu haftanın konusu bu idi.
0
Mirket
(12.10.24)
youtube videosunu izledim. adamin temiz oldugu 10 km oteden belli oluyor. turkiye mafya cumhuriyetinde adamin kurdugu deger yaratan isletmeye salca olmaya calismislar. milyonlar yeniyor boyle ve sadece haydutlukla krallar gibi yasayan haramzadeler var bu ulkede. hatta son 10 yildir sadece onlarin borusu otuyor.
0
antikadimag
(12.10.24)
Şu olay bile ülkenin ne hale geldiğini göstermek açısından ibretlik. Adalet söz konusu olduğu zaman her olay "Schrodinger'in Kedisi" durumuna geliyor; suçlu da olabilir ama haklı da olabilir bizzat şahit olmadığımız sürece bilemeyiz.
0
salihdt
(12.10.24)
domuz olmasa da başka bir hile hurda olduğu zaten belliydi...

adam sıfırdan gelerek burger king, mcdonalds gücüne erişti. bunu yapmak bir destek olmadan çok çok zor. çakmış domuzu olay bu. adam temiz falan değil
0
ferenc
(12.10.24)
koskoca köfteci zincirinin domuzdan elde edeceği kazanç ne olacak, ne kadar olacak ki böyle bir riske girsin? mahalle köftecisi yapar, 10.000 olan cirosunu 15.000 yapsa faydadır. katmayı bırak, köfteleri komple %100 domuz etinden yapsa kazancı ne kadar artacak, adamın buna ihtiyacı mı var?

var bir iş, bana da komplo gibi geliyor.
0
kibritsuyu
(12.10.24)
Valla benim bu tür işletmelere güvenim çok düşük o yüzden birisi bana baya büyük ölçekli bir firmanın domuz eti kullanarak nasıl kar ettiğini anlatırsa inanacak durumdayım :D

Küçük bir yer olsa anlarım işletme köydeki avcıdan bir domuz alsa belki bir iki günlük ucuz et demek bu. Ancak yusuf gibi büyük bir işletmede bundan kar etmek için cidden büyük miktarda domuz eklemek gerekir sanırım. Denetime yakalanıp ciddi iş döndüren işletmeyi batırma riskini almak da bu kar beklentisini daha da yükseltiyor olmalı. Bu kadar büyük ölçekli bir şeyi de saklayamazsınız, nasıl saklanabilir ki? Yani, işçilerin birçok fabrikada çıplak ayaklarıyla bir şeylerin üstüne basarken tiktoka videolar attıklarını falan gördük. İş devlet denetimine gelene kadar bir yerden patlardı bu olay.
0
akhenaten
(12.10.24)
Bu adamın tipi bakışları tişörtü tişörtünden çıkan meme uçları bana hiç domuz eti kullanacak bir insan izlenimi vermiyor: pbs.twimg.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(12.10.24)
Çok net çökecekler
0
jackyr
(12.10.24)
Pişmiş ette çıkmış. Çiğ örnek almamışlar. Pişmiş ette benim bile DNA'm çıkabilir istersen. Çökme olayı konusu geçti. Siyasal islamcı kanadı yok kokakola, yok domuz, yok bilmemne diye laf ediyor. Köfteci Yusuf'un sonucunda ise vatan, millet, ezan, dış mihrak falan geçmiyor. Açıkçası ben ikna oldum.
0
nawar
(12.10.24)
Hic kofteci yusuftan alisveris yapmadim ama bilseydim domuz eti katmislar siparis verirdim. Cunku cok lezzetli oluyor.
0
Zetnikov
(12.10.24)
Neden at eşek daha ucuzken değil de domuz? Dini bütün arkadaşlara oynamak için yapılmış gibi geliyor bence de çökmek için.
0
mirty
(12.10.24)
fetöynen aynı. lahanayı yerken, olmadık yerlere çöküp her şehre en az bir şube açarken kıtır kıtır, bize attığın sakalı artır denince meeeğğ. tamamen çıkar çatışması. sömürgeci yusufun eline verilmesi.

akp Türkiye'sinde 1200 şube açmış adama temiz demezsin ya :)))))))

edit: ayrıca yeni öğrendiğim bir şey var. bu dayı meb ile anlaşma yapmış. meslek lisesinde yemek bölümlerinde okuyan öğrenciler yusufta saat doldurmadan mezun olamıyorlarmış. öğrenci başka yerde staj yapmak istese olmuyormuş. illa yusufta üç kuruşa, onun karar verdiği saatlerde çalışıyormuş küçücük çocuklar. asgari ücretin çok çok altına bir paraya. elemanları akp bağlantısı sayesinde beleşe getirmiş tosuncuk. sorarlarsa "garip kuşum" dersin.
0
titanyum22
(12.10.24)
belkide hiç işletme ve yöneticilik tecrübesi olmayan kişiler bile kalkıp yorum yapıyor, bir kere bu kadar şubenin operasyonlarını yönetmek kolay bir şey değil, kaldı ki bu gıda raporu siyası bağlantıları olan birilerinin yusuf a kumpas yapmadığını kim iddia edebilir. Biliyoruz ki başta tuik olmak üzere devlet kurumlarının şeffaflığı konusunda türlü şüpheler mevcut.

Diyelim ki adamlar içerisine domuz eti koyuyor, bu şekilde mi büyüttüler şubelerini, madem bu eti kullanıyorlardı şimdiye kadar neden bir rapor yayınlanmadı. ?

Diyeceğim o ki bu ülkede , her türlü olumlu ve olumsuz haberlerin peşin hüküm vermeden sorgulanması gerekir.

Şansen benim için değişen bir şey yok, gider köftemi de yer çayımıda içerim. Hatta ben gitmeden bile online sipariş verip, siparişin ihtiyaç sahibi birisine teslim edilmesi notunu yazdım.

Ha olurda içime kurt düşerse, küçük bir parça alıp gıda tarım müdürlüğüne bir numune göndermeye bakar.
0
Rao
(12.10.24)
(2)

iphone 15, vpn yok ama vpn sembolü var yukarda

baldan kaymak
nedir? vodafone kaynaklı mı? ama wifideyim, böyle de vpn yazıyor.ev ağındayım ve vpn yok modemde.https://imgur.com/a/uKUHLJfnot: wiifden çıktım 4g’ye geçtim yine resimdeki gibi.
nedir? vodafone kaynaklı mı? ama wifideyim, böyle de vpn yazıyor.
ev ağındayım ve vpn yok modemde.

imgur.com

not: wiifden çıktım 4g’ye geçtim yine resimdeki gibi.
0
baldan kaymak
(11.10.24)
Bağlı olduğun ağ vpn bağlı olabilir.
0
pavlis
(11.10.24)
Vpn i aç kapat. Bu simgelerle ilgili olarak 18de burglar var. Wifi bağlı olduğu halde 4g simgesi, wifi olmadığı halde wifi simgesini göstermek gibi hataları var. İnternetw bağlandığı halde hiç birini göstermemek gibi.
0
biseysorcaktim
(12.10.24)
(10)

Japonya robot işinde ileriyken neden yerinde saydı?

parka
s.b.
s.b.
0
parka
(11.10.24)
Abi robot işi dediğin Asimo gibi şeylerse bunların günümüzde oyuncaktan öte bir yararlılığı yok ama endüstriyel robot alanında yine güzel ürünler çıkarıyorlar Yaskawa gibi Kawasaki şirketlerle ama son dönemde Avrupalılar, özellikle Almanya İsviçre gibi ülkeler daha önde sanırım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
Kaleci +1
Endüstriyel robot/otomatizasyon vs konularında hala çok iyiler ama Avrupa da baya iyi ki en ünlüsü abb galiba şu an piyasada bu işte.
0
logisticsmanager
(11.10.24)
Hocam Asimov'u neden bugünle karşılaştırıyorsunuz. Zamanında bir robotun iki ayak üstünde yürümesi, merdiven çıkması büyük olaydı. Sorduğum şey o noktadan fazla ileri gidemediler insansı/hareketli robotlar konusunda.
Endüstriyel robotları bilemem.
0
🌸parka
(11.10.24)
Tamam hocam o dönem için büyük olaydı ama şu an bir önemi yok denendi bitti, mevcut teknoloji de henüz Jetgiller ya da Blade Runner seviyesinde bir atılıma izin vermediği için o alan ilerlemiyor/ilerleyemez, o eşik teknolojik olarak aşılırsa bi 200 sene sonra yine bazı atılımlar olabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.10.24)
sanırım soru boston dynmaics ya da dün akşamki elon musk'ın tanıtınımındaki taş-kağıt-makas oynayıp insanlara içecek dağıtan robotlar japonlar tarafından neden geliştirmedi şeklinde.

bana abd'den çıkan bu eylemler biraz populist gibi geliyor.
japonlar bu yarışta hiç de geride değil gibi.
edition.cnn.com

bunun gibi bir çok haber var.
0
biseysorcaktim
(11.10.24)
ben robot gelıstırsem ılk olarak fabrıkada bısey ureten robotlardan basardım
cunku ekonomıye katkı serı uretım vs.

japonyanın kafası animelerde kaldı heralde alakasız seyler yapıyorlar yok garson robot falan.

laf sokacaklar ıcın koruma kalkanı acayım. haberlerde vs gormedım hanı fabrıka ıcın robot kastıklarını falan hep boyle cocuksu oyuncaklar yada hızmetcı garson robot yaptıklarını gordum o bakımdan bu yorumu yaptım
0
Zetnikov
(11.10.24)
japonların son 20 yılda teknolojide yavaşladığını bende düşünüyorum, azalan nüfüs, azalan doğurganlık, ülkenin pahalılaşması bunlarda etmen olabilir, aynı şey ingiltere içinde geçerli. teknoloji 90lı yıllarda japonya iken, şimdi çin, taywan gibi. sony mesela dünyanın en iyi şirketi olabilirdi, herkesden önce tüketici elektroniği yaptı, zirvedeydi ama şimdi çok altlarda.
0
ravenudon
(11.10.24)
@Kaleci +1

@zetnikov Türkiye'deki fabrikalar dahil otomotiv sektöründe (belki ABD hariç hemen hemen her yerde) Japon robotiği çalışıyor. Yani robot derken üretim bandı üzerinde tabii. Yoksa Asimov ya da Boston Dynamics gibi robotlar değil. Gerçi onlar belirli başlı iş alanları dışında yaygın değil. Carrefour'da reyon kontrolü yapan robot var. Sipariş alan robotlar var. Henüz o seviyedeler.
0
nawar
(11.10.24)
Sadece robot olarak bakmamak lazım.

Japonya inovasyonu neden durdurdu diye yazdığınızda bütün popüler aitelerde bununla alakalı başlıklar göreceksiniz.bunlarda da geriatriden başlayıp,çalışma yüküne vs bir sürü düşünce göreceksiniz.japonya da görülen bir düşüş var ama asıl olay çin in çok büyümesi.sadece 2000 yılından bu yana bakarsanız patent üretiminde listelerde bile olmayan çin,şu anda patent sayısında dünya lideri,peşine amerika ve japonya geliyor.onların hızlı büyümesi ve üretimi japonya bir şey yapmıyormuş algısı yaratıyor.

70 li yıllardan itibaren popüler son kullanıcı elektronik üretiminde japonya ön plana çıkan japonya artık yeterli kar marjını çin yüzünden yakalayamıyor.göz önünde çok ğrünleri olmadığı içinde sanki geriliyormuş hissi yaratıyor.arka planda eskisi kadar hızlı olmasada varlığını sürdürüyor.
0
duptıs
(11.10.24)
Soylemeyi unuttum belgesellerde vs goruyorum japonyada genc nufus sorunu var diye baya bagiriyorlardi yabancilarida sevmiyorlar ne yapacaklar merak konusu
0
Zetnikov
(12.10.24)
(2)

Twitter'daki "bilgisel" denen paylaşımları

muhayyer divan
Düzenli ve sıralı bir şekilde indirebilecek bir program/uygulama var mı?Kendiliğinden dosyalayacak mesela, bütün eklerini de birlikte klasörleyecek filan. Ya da hiç değilse bilgiselin içindeki kaynakları bir arada bulunduracak falan. Anlatamadım ama... Var mı böyle bir bilginiz?
Düzenli ve sıralı bir şekilde indirebilecek bir program/uygulama var mı?

Kendiliğinden dosyalayacak mesela, bütün eklerini de birlikte klasörleyecek filan.

Ya da hiç değilse bilgiselin içindeki kaynakları bir arada bulunduracak falan. Anlatamadım ama...

Var mı böyle bir bilginiz?
0
muhayyer divan
(08.10.24)
ekleriyle yok. bunu birine sipariş verebilirsiniz. ama ek dediğimiz şey 40 türlü olabiliyor
0
lambırcek
(08.10.24)
threadreaderapp.com
bunun gibi bir kaç tane daha uygulama var. bakabilirsiniz.

typefully.com

sizin istediğiniz gibi tek bir metin yapıyor bu uygulamalar. ister resimli ister resimsiz.

api'leri de vardır. onları kullanarak kendiniz bir app yapıp otomatize edebilirsiniz
0
biseysorcaktim
(09.10.24)
(9)

yandex ne oldu?

duyurukullanıcısı
google falan olacaktı ama ne oldu sonradan?
google falan olacaktı ama ne oldu sonradan?
0
duyurukullanıcısı
(08.10.24)
Bir Rus şirketinin Google olmasını beklemek hayalcilik olur tabii ama kendi pazarında yine hatırı sayılır bir kullanıcı kitlesi var, onun dışında mesela bence Yandex Navigasyon hepsini tokatlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.10.24)
google ürünlerinin neredeyse hepsi var onlarda da (harita, drive, work solutions, cloud, web servis hizmetleri vs). bir çoğunda da google'dan aşağı kalır yanı yok.

ama piyasada google kadar yer edemiyor, edemez de.

yine de bazı ülkelerde google'dan dahat etkin.

türkiye'de ise sadece navigasyon kısmıyla iddialı. arama motoru olarak çok kullanılmıyor. ben bazen kullanıyorum.

ancak bugün erişemedim, bilmiyorum bi kısıtlama mı var bugünlerde. yandex.com'a değil, yandex.ru'ya erişebildim ama o da işime yaramıyor
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
şuan yandex tarayıcıdan yazıyorum. yıllardır bu tarayıcıyı kullanırım bunun yanında birçok yandex mailimde var.
ayrıca yandex navigasyonda oldukça başarılı.
bir tek kullanmadığım servisi arama motoru olabilir.
0
my fault
(08.10.24)
rusya pis kaka olunca o da yenilmiş sayıldı
istanbul dışındaki şehirlerin toplu taşımasını haritasına entegre ettiği içün ara ara kullanıyorum memnunum şahsen
0
titanyum22
(08.10.24)
içinize doğmuş olabilir. şu an tr için tekrardan ekip kurup search odaklı çalışmaya başladılar. yakında daha çok duyarız.
0
blackidom
(08.10.24)
Navigasyonda Türkiye'de google'ı tokatlar. Google'da ekrana bakarken bile hangi şerit, sağdan mı, düz mü, hangi rampa diye kafayı yerken yandex'te ekrana bakmadan bile yolunuzu bulursunuz.Google maps sizi taksicilerin bile kullanmadığı bozuk yola, ara sokaklara sokuyor, yandex adam gibi rota sunuyor.

Google devamlı mevcut hızınınızı ve hız sınırını göstermekte nazlanıyor, yandex bu konuda baya başarılı.

Radar ispiyonlamayı google'dan önce getirdi, kazalar anında ekleniyor, trafikte anormal bir sıkışıklık varsa hangi şeritte kaza var vs her şeyi görebiliyorsunuz.

Doğduğu ülke yüzünden bir google olamaz ama kalitesi yarışır.
0
kimlanbu
(09.10.24)
Arama motoru olarak bilmiyorum ancak Rusya'da bütün sistem yandex üzerine kurulu ve muazzam bir kullanımı var. Toplu ulaşım, taksi, ödemeler vs.

Google olur mu bilmem ancak ben çok beğeniyorum yandex uygulamalarını.
0
va
(09.10.24)
yandex google falan olmayacaktı.
bir rus firması bir amerikan firmasını internet aleminde geçemez zaten.
ben yandex harita ve yandex disk kullanıyorum. hatta yandex mail kullanıyorum bir alternatif olarak. gayet memnunum.
0
abelardo
(09.10.24)
yandex google'dan daha eski ve daha ziyade hitap ettiği rusya/bdt ülkelerinde başarıya sahip.
0
kesmekes laleler
(09.10.24)
(5)

Gain'de izlenecek içerik var mı?

mikahakkinen
Şahsiyetten başka kayda değer bir içerik var mı?
Şahsiyetten başka kayda değer bir içerik var mı?
0
mikahakkinen
(08.10.24)
Ayak işleri var babalar gibi.
0
Bruce
(08.10.24)
Ayak İşleri +1
Apartman Hikayeleri de benim çok sevdiğim bir içerikti.
0
mutekebbir
(08.10.24)
ayak işleri +1
yeni sezonu da geldi.

yine benzer kafada olan bi dizi daha var. dünya bu. kalt'ın dizisi.

bir de aslı inandık'ın bir dizisi var. televizyon sektörünü anlatıyor. her bölümde bi dizi çekimine seçmelere katılıyor. o da iyi bir dizi, kısacık.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
MahsunJ
0
nuisance2
(08.10.24)
ayak işleri
10 bin adım
metot
mahsun j
orta kafa aşk
ex-aşkım
terapi
dünya bu
cezailer
terapist
dayı şov
stand uplar
0
jelly bear
(08.10.24)
(2)

macOS'ta Hesap Makinesinin Ufalması

Huan8
Son sürümde önceki gibi değil, baya ufaldı. Yani ufalmaktan kastım, ölçeği çok küçük. Büyütme şansımız var mı? Bir de touchbar'da önceden toplama, çıkarma, bölme sembolleri çıkardı, onlar da gitti. Bi yerden açmak için ayarı var mı?
Son sürümde önceki gibi değil, baya ufaldı. Yani ufalmaktan kastım, ölçeği çok küçük. Büyütme şansımız var mı? Bir de touchbar'da önceden toplama, çıkarma, bölme sembolleri çıkardı, onlar da gitti. Bi yerden açmak için ayarı var mı?
0
Huan8
(08.10.24)
touchbar'i yeni mac'lerde hep kaldırdılar. sanırım o yüzden artık yeni versiyonlarda touchpad'i işlevsiz hale getiriyorlar.
mtmr diye bi uygulama var. benim touchpad'im benim kurallarım adında. onunla özelleştirilebiliyor.

calc hakkında yapılacak fazla bir şey yok. view mode'u değiştirilebiliyor bilimsel ve programcı modu olarak. öyle biraz büyüyor şekli şemali ama yine de kullanışlı değil.

belki harici calc uygulamaları deneyebilirsiniz ancak şuan calculator'e yapılacak fazla bir şey yok.

solves adındaki app native calc'e çok benziyor.
apps.apple.com

bir de pipad var o da işinizi görebilir.
apps.apple.com

burada da bahsetmişler, güncel konu. ama çözümü yok şuan için touchbar'le kullanımına dair.
forums.macrumors.com
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
Basit işlemler için spotlight kullanıyorum ben cmd+space bar ile ekranın ortasına çıkan arama kutusu. Oraya (27+7)-14 falan bile yazabiliyorsunuz söylüyor direkt.

Calculator app cidden ufalmış gibi ya da 4k falan kullanmaya başladık diye mi öyle geliyor bilmiyorum ama eski macbook'da daha büyüktü sanki. Büyütme yolunu bulamadım yeşile basınca bilimsel fonksiyonlar çıkıyor yalnızca.
0
hedep
(08.10.24)
(5)

Sosyal medya yerine uygulama önerisi

onheil
Az önce tek sosyal medya hesabım olan twitter hesabımı da sildim. Sizler, telefonda oyun oynamak dışında, vakit geçirmek için hangi uygulamaları kullaniyorsunuz?
Az önce tek sosyal medya hesabım olan twitter hesabımı da sildim. Sizler, telefonda oyun oynamak dışında, vakit geçirmek için hangi uygulamaları kullaniyorsunuz?
0
onheil
(08.10.24)
reddit kanka
0
baldur2
(08.10.24)
reddit tivitırdan da berbat
0
lambırcek
(08.10.24)
youtube'dan ilgilendiğim konular hakkında tutorial falan izliyorum. onun dışında bi uygulama gelmedi aklıma. ekşi sözlük var ama başlıkları okuyup çıkıyorum artık bunalmamak için.

bana göre uzun vakitlerini alan uygulama = büyük ihtimalle sosyal medya uygulaması olacağı için aynı halt ya. belki redditte gündem değil de ilgini çeken konuların boardlarını takip edersen oyalar seni. ben onu twitterda yapmayı denedim ama beceremedim mesela, redditte de illa time'ıma gündem düşüyor diye girmiyorum.

onun yerine tatlış, baya oynatacak boş bi oyun önereyim, capybara friends mesela :d
0
nolmus yani
(08.10.24)
Reddit en iyisi, her gün yeni birşeyler. İlgi alanına göre şey edersin. Tivitırdan berbat diyen de redditi bilmez mi nedir... Reddit süper bir derya deniz, ne ararsan var.
0
Shepard
(08.10.24)
türkçe sub'lar, özellikle popüler olanlar gerçekten berbat redditte. yabancı dil varsa ve ilgi alanınıza göre sub'lar seçerseniz gerçekten iyi şeyler var.

reddit son bi kaç yıldır inanılmaz büyük bi ergen kitlesi istilası altında. biz de ergen olduk ama o kadar leş değildik.

r/hukuk, r/turkey gibi nispeten iyi sub'lar bile artık takip edilemez durumda.

ne yazık ki beklentinizi karşılayan bi uygulama yok.
özelleştirilmiş ve iyi filtrelenmiş reddit, yine ilgi alanlarınıza göre dizayn edilmiş youtube büyük oranda iyi amaçlarla kullanılabilir.

reddit derya deniz, ne ararsan var. işte iyi şekilde kullanılmadığı zaman bi batak ve düşmek kolay.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
(3)

Sıfıra yakın bilgi ile web sitesi ve mobil uygulama

nano mercy
Mümkün mü? AI gelişti vs deniyor ya. Kendi başıma web sitesi yapabileceğim başarılı bir platform var mı? Amaç şu sekilde1. X ve Y sitesinden bazı verileri çekecek ve bunu harmanlayacak. X ve Y sitesindeki veriler çok sık güncellenmiyor doğası gereği. 2. Bu verilere göre a varsa budur, y varsa şudur
Mümkün mü? AI gelişti vs deniyor ya. Kendi başıma web sitesi yapabileceğim başarılı bir platform var mı?

Amaç şu sekilde

1. X ve Y sitesinden bazı verileri çekecek ve bunu harmanlayacak.
X ve Y sitesindeki veriler çok sık güncellenmiyor doğası gereği.

2. Bu verilere göre a varsa budur, y varsa şudur gibi sonuç üretmesi gerekir.

3. Bu sitedeki verileri baz alan mobil uygulama
0
nano mercy
(07.10.24)
wordpress üzerinden basit bir elemantor teması ile siteyi oluşturabilirsin.

yalnız verileri alacak ve dediğiniz şekilde harmanlayacak bölüm için kod yazmanız gerekiyor. wordpress eklentileri de var ama ihtiyacınızı karşılar mı bilmiyorum. ama kodu yapay zekaya yazdırabilirsiniz.
0
bravoteam
(08.10.24)
Mobil uygulamayı öyle sıfırdan yazamazsın ama uygulama içinde web sitesini gösterirsen sanki uygulamaymış gibi olur :D
0
yenibirgüzelnick
(08.10.24)
gerçekten düzgün promptlar vererek, bi kaç gün uğraşarak yapailirsiniz.
ancak o promptları (yönergeleri) verecek kadar teknik bilginizin olması gerekiyor. yani soru sormak bile bir birikime ihtiyaç duyuyor.

ayrıca size sıfırdan bir uygulama vermeyecek, kod blokları verecek. onları doğru şekilde birleştirmeniz gerekiyor.

0'a yakın bilginizin ne derece olduğunu bilmiyorum ama vaktiniz varsa deneyin. en olmadı iyi kötü bir şeyler öğrenmiş olursunuz.

böyle şeyler yapan insanlar vardı AI ilk popüler olduğunda. eminim youtube'da videoları vardır. promptları nasıl yazmışlar, ne şekilde isteklerde bulunmuşlar onları incelerseniz faydası olur.

hem web sitesi hem mobil uygulama mı yapacaksınız? sadece gösterim içinse çok basit bi uygulama içinde webview kullanarak sitenizi verebilirsiniz. hatta pwa siteler doğrudan uygulama gibi davranıyor o bile olur.

ama netleştirilmesi gereken şeyler var.

mesela x sitesine erişti, oradan datayı aldı anında senin sitende mi gösterdi. yani sen kendi sitene bağlanınca siten de hedef siteye bağlanıp getirdi mi? yoksa fi tarihte siteleri gezdin, dataları aldın kaydettin ve onları mı gösteriyorsun.

bu ikisi bambaşka iki işlem.

ilki daha kolay. en azından bi veritabanı sistemine ihtyiaç duymazsınız.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
(10)

ülkede kara para varsa neden ekonomi bozuk

anon1m
Soru başlıktaTeşekkürler
Soru başlıkta

Teşekkürler
0
anon1m
(07.10.24)
Ekonomi bozuk değil ki, ekonomi sermayenin yanında, ücretler baskılanıyor, şirketler ve bankalar rekor kârlar açıklıyor
0
grimavi
(07.10.24)
Şu ana kadar çoktan kepenk indirmediysek kara para sayesindedir diye düşünüyorum ama aynı şeyden konuştuğumuza da emin olamadım.
0
Mirket
(07.10.24)
Kara paranın sahibi sorunlu ekonomiden zarar görenler değil ki.
0
diyecevaplandı
(07.10.24)
Yetiş ya Pablo Escobar
0
🌸anon1m
(07.10.24)
kara parayı piyasaya sürmüyorlar ki, kendi aralarında döndürüyorlar. biz ağzımız açık bakıyoruz
0
titanyum22
(07.10.24)
kara parayi emeklilere dagitmiyorlar kanka.
0
baldur2
(08.10.24)
Kara para sayesinde ayakta duruyoruz +1

Yoksa bir tomar parayla bir ekmek alacaktık bence. Kendi ceplerine giriyor birçoğu ama ülke içinde de dolaşıma giriyordur bir kısmı. Lüks mekanlar, arabalar, rezidanslar, eskortlar aracılığıyla esnafa vs. de gidiyordur ufak ufak. Sana bana gelmiyor zaten biz piramitin en altındayız maaşlı çalışan köleler olarak.
0
chicha_v2
(08.10.24)
Kara paranın ülkeye hiçbir faydası olmaz. Sıcak para çok hareketlidir yurt dışında değil de burada tutuluyorsa bir şekilde seni sömürmeye gelmiştir.

Sosyal, siyasal ve hukuk düzenini bozar. Çok dengesiz olaylarla karşılaşırsınız.

Gelişi siyasi ve sosyal kriz gidişi ekonomik krize neden olur.
0
hebanon
(08.10.24)
ekonomi bozuk lafı çok genel ve hiç bir anlam içermeyen bir laf. ekonomi sana bozuk iken başkasına bozuk değil.
0
abelardo
(08.10.24)
kara para temiz parayı kovar. çok bilinen bir ekonomik ve sosyolojik gerçek.

haliyle, temiz iş yapan, işinde gücünde namuslu vatandaşın parası da gitgide yok oluyor.

önceki cevaplara da katılıyorum. kara paranın az bi kısmı da olsa dolaşıma giriyordur. piyasaya can suyu oluyordur. ancak önemli ve büyük kısmının yurtdışında olduğuna adım kadar eminim. yani çok büyük kısmının vatandaşa faydası yok.

bi de ekonomi bize bozuk. ekonomik hiyerarşinin üst tarafında olanlar için hiç öyle görünmüyor.

ayrıca bakınız servet transferi ve ilintili kavramlar.
0
biseysorcaktim
(08.10.24)
(7)

Su için fatura ödemek saçma değil mi?

Bir ben var benden şurada
Yani hadi elektriği üretiyoruz bi maliyet var doğalgazı satın alıyoruz ona da tamamım ama çeşmeden akan su bildiğimiz yağmur suyu değil mi, evet onun da ufak tefek maliyetleri vardır filtreleme tesislerin bakımı bize ulaştırılması şu bu gibi ama neticede bu üretilmiyor ama ben elektrikten doğalgazda
Yani hadi elektriği üretiyoruz bi maliyet var doğalgazı satın alıyoruz ona da tamamım ama çeşmeden akan su bildiğimiz yağmur suyu değil mi, evet onun da ufak tefek maliyetleri vardır filtreleme tesislerin bakımı bize ulaştırılması şu bu gibi ama neticede bu üretilmiyor ama ben elektrikten doğalgazdan daha fazla su faturası ödüyorum, hadi sembolik sabit bir şey alınsa ona da bi şey demeyeceğim ama sürekli zam da geliyor, nasıl oluyor bu?
0
Bir ben var benden şurada
(07.10.24)
pompalama tesisleri var, onlar da elektrik tüketiyor.
0
inheritance
(07.10.24)
tüketilen uyun yarısı kadar da atık su bedeli alınıyor. tükettiğin suyu temizleyip doğaya karıştırmanın da bir maliyeti var.
0
kibritsuyu
(07.10.24)
doğada suyun depolanması+suyun arıtılması+pompa maliyetleri+su dağıtım altyapısı ve bakımı+atık su toplama altyapısı+atık su arıtma+atık su deşarj istasyonları vs.

bütün bunlar hep maliyet.
0
biergarten
(07.10.24)
Mesela Ekrem İmamoğlu'nun dediği bi cümle vardı seçim dönemi, Türkiye'de elektrik dağıtım şirketlerinin en büyük müşterisi İSKİ diyordu. Ki sadece elektrik de değil yani yeni arıtma tesisi yapım maliyeti, alınan kimyasallar, yol çalışmaları vs gibi masraflar da var

Ama ayrıca ben tek başına yaşadığımdan beri su faturasına hep çok ufak meblağlar ödedim. Denizli'de yaşarken fatura sistemi vardı, elektrik faturasının üçte biri harcıyordum. Şimdi Eskişehirdeyim, burda fatura sistemi yok kart bakiyesi var. 200 lira atıyorum baya bir ay kullanıyorum. Yani su faturası elektrik faturasından fazla gelen insanlar hangi şehirlerde yaşıyor, suyu nasıl kullanıyor çok merak ediyorum
0
nundu
(07.10.24)
su ucuz bile.
nasıl ne şekilde geldiğini, ekonomik ve doğal maliyetinin ne olduğunu bilsek ucuz bile deriz. kamusal alanlarda, sokaklarda, okullarda, hastanelerde, camilerin tuvaletlerinde, askeriye bölgelerinde boşa akan o kadar fazla su var ki gördüğümde üzülüyorum. bazen müdahale ediyorum bazen edemiyorum.

bakınız istanbul'a su gelmesi için yapılan melen barajı.
www.indyturk.com

baraj yapımı ayrı, baraj yapmak için istimlak edilen arazilerin bedeli ayrı, doğaya verilen zarar ayrı.

irili ufaklı 900e yakın baraj var türkiye'de.
binlerce su pompası, inanılmaz bi elektrik tüketimi.

bazen inşaatlarını görüyorum, yeni bi su hattı çekilirken koyulan boruların içinden araba geçebilir boyutta oluyor. otoban kadar yer kaplıyor boru hattının geçtiği yer. çoğu kez üzerine bir şey yapılamıyor o arazinin. onlarca km sürüyor bu boru hatları. milyarlarca liraları geçiyor altyapı maliyeti.

tüm bunları karşılamak için zam yapılıyor haliyle.

bir de arıtma maliyetleri var tabi.

şebeke suyunu daha az kullanmamızı sağlayacak, yağmur sularını toplayıp bina bazında kullanmamızı sağlayacak sistemler geliştirilmeli.

el yıkadığın suyu klozette kullanabileceğin sistemler geliştirilmeli.

tabi yine de tasarrufu vatandaştan beklemek yangına kovayla su taşımak gibi oluyor. endüstriyel amaçla kullanılan su inanılmaz boyutta.
0
biseysorcaktim
(07.10.24)
Avusturalyada icme suyunu parklarda spor salonunda falan ucretsiz icerdim
0
Zetnikov
(07.10.24)
Bu yüzden millet duş almıyor Türkiye'de. Kıyafetlerini yıkamak istemiyor. Bedava olmasa da en azından çok daha ucuz olmalı.
0
ferenc
(07.10.24)
(8)

Hammadde bitince ne olacak

the sound and the fury
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı i
Son petrol son cam plastik vb hammadde bitince ne olacak? Daha kötüsü ilerde susuzluk olacak o zaman tasarruf da yetmez insan sayısı artıyor. Türkiye nüfusu 200 milyon olacak diyenler düşünüyor mu bunu? Nijeryaya mesela ne olacak merak ediyorum kaynaklar yetiyor mu nüfusu yok eşit dağıtım olmadığı için kaynaklar tükenmiyor mu
0
the sound and the fury
(03.10.24)
Ya simdi derler ki ama iste ek kaynaklar bulundu, sondaj teknolojisi gelisti falan filan. Butun bunlar olabilir ama sirf propagandasi yapiliyor diye islerin o yonde ilerleyeceginin garantisi yok. Zaten tamamen hakli da olsalar, kaynaklarin yeniden kullanimiyla ilgili cesitli calismalar var. Petrol ihtiyaci da elektrikli araclarla azaltilacak, yani oyle olacagi iddia ediliyor.

Bu arada ilk cumlemi suna istinaden yazmistim; 90'larda okullarda soylenen seylere gore petrolun coktan bitmis olmasi falan gerekiyordu.
0
mbond
(03.10.24)
su dışında diğer kaynaklar için endişe edilecek durum çok uzakta bence.
teknoloji geliştikçe yeni materyaller de üretiliyor. yeni teknikler ile madenlerden daha fazla verim alınıyor ya da yeni cevherler keşfediliyor.

90'lardaki petrol bitecek geyiği bildiğim kadarıyla yalan değildi. o zamanın teknolojisi ve finansal imkanları ile elverişli olan kaynaklar azdı ve muhtemelen onlar tükendi. ancak yeni yöntemler, yeni kaynaklar bulundu ya da çıkarma maliyetleri düştü. şimdiki kaynaklar da belki 50 yıl sonra bitecek ancak o zamana dek yeni kaynaklar bulunabilir.

su'ya girmiyorum. o ciddi ciddi endişe etmemiz gereken bir şey. para olmadan su içilmiyor ülkemizde ve ciddi bir para ayırmaya başladık gün be gün.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
Eskiden kocaman tarlada az miktarda domates üretilebiliyordu. Şimdi küçücük serada çok fazla domates üretiliyor.
Eskiden petrol herşeydi. Şimdi yenilenebilir enerji kaynakları teknolojisi hızla gelişiyor.
Deniz suyunu arıtıp kullanan ülkeler var.

Yani teknolojideki ilerleme sorunu çözecek.

Ancak şöyle olacak. Dünya aşırı hızla çölleşecek. İnsanların çok büyük bölümü şu an Afrika'da örneği görüldüğü üzere hızla sefalete ve açlığa kurban gidecek.
Diğer insanlardan zenginlikle ayrışmış mutlu azınlıklar mutlu mesut yaşamaya devam edecek.
0
Mirket
(03.10.24)
@mirket sadece insanlar değil hayvan nesilleri de risk altında. Çoğunun nesli tükenecek o halde.
0
🌸the sound and the fury
(03.10.24)
Dünyanın %70'i su onun da %97'si tuzlu su, tuzlu suyun filtrelemesini pratik hale getirip su sıkıntısını aşabilirler, bu süreçte tabii deniz hayatı biraz sekteye uğrar dünyadaki oksijenin büyük bir kısmını üreten Algler ufak ufak ölür ama o zamana kadar zaten insanlık onun da çözümünü bulacak kadar ilerler bilimsel anlamda. Enerji için de nükleer enerji gibi olabilecek en temiz ve neredeyse "yoktan" enerji üreten enerji kaynağı var, nükleer enerjide stabil üretimi olan Fransa gibi ülkeler enerjinin kralı olur, gerçi önceden petrolde Araplara muhtaçtı dünya ama nükleer enerji üretimi çok daha basit ama coğrafya olarak böyle santraller kurması riskli olan Türkiye gibi Japonya gibi ülkeler ne yapar bilemem yine birilerine muhtaç kalırız ya da santral kurup çalıştırmayı beceremeyip patlatarak dünyanın içinden geçeriz :)
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.10.24)
Sürekli olarak yokluk, kıtlık haberlerinin ardındaki ana kaynağa bakmak gerekiyor.
İleride yapılması küresel planlar için arada bir çıkan haberler sadece.
Dünyanın sanılandan daha zengin kaynaklara sahip olduğunu düşünüyorum.
Afrika bile hala fakirse batının yıllar yılı sömürmesiyle fakir. Oysa toprağı ve yeraltı kaynakları oldukça zengin bir yer.

2025te de uzayda bir şeylerin olması söz konusu. Belki de uzaylılar gelecek (!) Plan bu yönde.
Küresel bir vicdan, ortak bir farkındalık, ortak savunma gücü için böyle haberler gerekli.
Singularity kavramını iyi anlamak lazım.

Hammadde bitmeyecek. Sadece yapay krizler yapay kıtlıklar oluşturulacak.
Covid döneminde olanları unutmamak lazım .
0
diyecevaplandı
(03.10.24)
Adapte olunabilecek noktaya kadar adapte olunacak; bu tabi ki ölümlerin artması vb. demek. Ancak adapte olamayacağımız bir nokta gelirse de kökümüz kuruyacak işte. İnsanlık tarihinde buna benzer dönemler ve yok olmanın eşiğinden döndüğümüz zamanlar var. Bir kaynak direkt olarak tükenmese de ona erişimin zor ya da imkansız hale gelmesi (Mesela iklim değişimi nedeniyle güneşten yeterince faydalanamamaız bu arada da her yerin buzullarla kaplanması) bu bağlamda düşünülebilir.
0
salihdt
(04.10.24)
kesfedilmeyen hammadde, kesfedilen hammededen cok daha fazla oldugu icin oyna dewamke. 30 sene once araplarin petrolu 30 sene icerisinde bitecek deniyordu, adamlar her zamankinden daha zengin su anda:D
0
baldur2
(04.10.24)
(11)

ev sahibimle aramız çok iyi =)

WithWorth
ev sahibim <3 bendiyen var mı hiç aramızda ?
ev sahibim <3 ben
diyen var mı hiç aramızda ?
0
WithWorth
(03.10.24)
Cok iyi(ydi).
Yaklasik 5 sene kiracisi olduk. Arayip birbirimizin hatrini sorup, zammi nasil yapalim diye konusurduk. Bir keresinde tufe uzeri zam istemisti, yasal olarak bunu vermem gerekiyor uygun mudur demistim. Tabii sorun yok demisti. Ciktigimizde depozitomuzu geri verdi, birbirimize iyi dileklerde bulunduk yollari ayirdik.
0
quaker
(03.10.24)
Var ama Türkiye'de değilim:(
Yan evde yaşıyor, ağacı elma verince gelir verir. Benim hanım tatli yaparsa ben götürürüm, muhabbet ederken gel bir şey içelim der. Evde bir şey tamir ettim muhabbet sırasında söyledim, 10€ parasini vermek istedi.
Bundan önceki ev sahibimden de başka eve kiralama için basvuru yaptigimi, benden mevcut evimde kiramı düzgün ödediğime dair belge istediklerini söyledim. Adam bana imzali kaşeli belge atti, süper bir kiracı oldugumdan ve bütün ev sahiplerine gönül rahatlığı ile önerdiğini söyledi. Evden çıkarken de "vallaha hiç kullanilmamis gibi temiz" dedilerdi.

Kısacası nazar degmesin, ev sahibi açısından kafam rahat.
0
logisticsmanager
(03.10.24)
Vardi, istanbul'da, gorece uygun fiyata eve gectim zaten. O zamanlar boyle yuksek enflasyon beklentisine gore sekillenen fiyatlar yoktu. 5 sene sonra satacaklarini soylediler, bir sikayet gelmezse zam yapmicaz dedi, sonradan yapti ama sen bir rakam soyle dedi, benim soyledigim rakami yuksek bulup biraz indirdi. 1 seneyi zamsiz gecti ikinci sene oldu bu. Sonrasinda ben cikarken bir arkadasi yanima aldim. Onunla da ayni paraya yeni sozlesme yapmayi kabul etti. Ustelik bugunku kadar olmasa da gene de en azindan piyasanin yarisiydi kira.
0
mbond
(03.10.24)
Benim oyleydi, 2. babam gibiydi. Ev degistirdim yine de gorusmeye devam ettik. Gecen seneye kadar. Gecen sene kaybettik. Ruhu sad olsun.
0
mor oje
(03.10.24)
seneden seneye telefonda 2-3dk görüşüyoruz kendisiyle. hiç tanışmadık. bence yeteri kadar iyi. daha iyi olsun ister miydim emin değilim.

geçen sene kirayı 3x yapmak istedi, ben 2x hadi 2.5x olsun dedim. orada biraz gerildik. sonra 2.5xte karar kıldık.

bi dahaki ay yine görüşeceğiz, bakalım neler olacak.
0
biseysorcaktim
(03.10.24)
90larda ev sahibimiz paragoz bir adamdi, kirayi doviz ile elden alirdi. bir suru mali mulku vardi, ayni binada oturuyorduk zaten, binanin yarisi adamindi.

peder ciddi bir omurga ameliyati gecirdi, 6 ay ayaga kalkamadi, yatti.
kirayi ust kata genelde ben goturuyordum zarfin icinde, baban ayaga kalkana kadar gelmene gerek yok cocugum demisti.

peder ise gidene kadar kirayi almadi, sonra toplu sekilde odedik tabii. ama kral hareketti. allah rahmet eylesin.
0
cooperr
(03.10.24)
bendim.
ya da öyle sandım uzun süre.

iki gün önce arayıp evi satıcam dedi.
adam müteahhit ve bir köy (site) var elinde kendi yaptığı satılık. eğer satmazsa ve ben çıkayım diye yapıyorsa yıkılırım.

daha 4 ay önce "ev sizin istediğinizi yapın" demişti. sineklikleri değiştirdim vs.
0
janderzel zartanyan
(03.10.24)
ev sahibim babamken ve kira vermiyorken bile sevmedim ev sahibimi yav. insan ev sahibini niye sevsin allasen

gelip duvarları inceliyordu aw
0
titanyum22
(03.10.24)
Benim kadar şehir ve dolayısıyla da ev değiştiren insan olmamıştır.
Sonuçta dünya kadar ev sahibim oldu. Bir kaçıyla dostluğumuz da olmuştur ama çoğunu bir eve girerken bir de çıkarken görmüş ve konuşmuşumdur.

Her zaman enflasyona göre zam yaptım. Arada çevreye nazaran çok ucuz kaldı diyerek kendiliğimden zam yaptım. Kiracı olsaydım mesela %25 zam uygulamasına uymazdım. Enflasyona göre zam yapardım.
0
Mirket
(03.10.24)
He çok iyi 25 sınırı varken %100 ve %150'ler yaparken aramız çok iyiydi ama son kira zammını da birazcık orta yolu bulmak isteyince bozuldu
0
eja
(03.10.24)
bir ev sahibim çakal olduğu için davalık olduk (ve ilgilenmediğim için kaybettim haklı olmama rağmen), son iki ev sahibimle aramız çok iyi. ben çok iyi bir kiracıyım, kiram düzenli yatar, eve iyi bakarım, yalnız yaşıyorum ve gürültüm patırtım yok. %25 zam zamanında imkanım vardı ve %25'te diretmeyebildim ama bu ev sahiplerimden biri de tefe/tüfe'de diretmedi ve ara yolu bulduk.

şu anki ev sahibimin evini de eşyalı tutmuştum, birinci senem doldu bu ay ve geçen seneden beridir beyaz eşyanın çok eski olduğunu söylememe rağmen kendisi yurt dışında olduğu için de çok ilgilen(e)medi ama bu hafta bulaşık makinesi + buzdolabı + çamaşır makinesi sıfır aldı gönderdi, şoktayım.

aynı şekilde, iyi kiracı olduğunu düşündüğüm başka insanların (ve benim başka durumlarda) başka ev sahipleriyle ne kadar büyük sorunlar yaşadığını, yaşam tarzına müdahaleden yasa dışı talepler ve zamlara türlü şeyler yapabildiklerini düşününce evet; ben <3 bu son iki ev sahibim.
0
harfitarif
(04.10.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.