Giriş
(4)

Müdür benim yükselmemi istemiyor?

skr1292
Aramızdaki hiyerarşi ; müdür > benim yöneticim > ben. şeklinde. müdürle aramız çok iyi gırgır şamata yapıyoruz sürekli. iş konusunda da beni beğeniyor, birileri bir şey söylediği zaman benim için "çok zeki biri, kendisi çok başarılı , sizin işinizi halleder" diyor. bunu defalarca kendim duydum ve ar
Aramızdaki hiyerarşi ;

müdür > benim yöneticim > ben. şeklinde. müdürle aramız çok iyi gırgır şamata yapıyoruz sürekli. iş konusunda da beni beğeniyor, birileri bir şey söylediği zaman benim için "çok zeki biri, kendisi çok başarılı , sizin işinizi halleder" diyor. bunu defalarca kendim duydum ve arkamdan da söylemiş. hatta iş yerinde benim hatamdan kaynaklı kişisel bir olay oldu, baya baya topun ağzındaydım ama kendisi araya girip beni savunmuş. (1.5 sene kadar önce)

her neyse. ben, kendi yöneticimin çalışma şeklinden çok rahatsızım. müdür de rahatsız ama benim kadar değil. işten çıkarmak ve göndermek istemiyor. ben de istemiyorum ama kendisini toparlamasını istiyorum. benim yönetici işten çıkarsa yeni gelicek kişiyle vs çok anlaşamayabilirim.. benim müdür ise duruma " ben elimdekiyle üzüm yemeye çalışıyorum" diyor. (ama bizim müdürde, toplantılarda vs yöneticimi aşağılıyor sürekli, yöneticim bana kendisi anlatıyor milletin yanında bana böyle böyle davranıyor diye) g.m. yardımcısı ve diğer müdürler de benim yöneticiden rahatsız. ben de diğer müdürlerle yakınım. ( bizim müdür ise diğer müdürler kadar güçlü değil.) bu müdürlerden biri ile gmy arası çok iyi. bi ara ikisi benim yöneticiye kafayı takmışlardı. bizim müdürde benim onlarla beraber hareket ettiğimi düşünmüş ki bir gün "bilgisayarımda sorun var bakar mısın" dedi. baktığımda önünde bir sürü cv açık tek tek onlara bakıyor. sorun falan bahaneydi anladığım kadarıyla bana o cvleri göstermek istedi. yani emin değilim ama "bak birini arıyorum işte" demeye getirdi.

onun dışında müdür benim bazı toplantılara yöneticiden habersiz katılmamı istemiyor. bazı konularda kişileri bana değil benim yöneticiye yönlendiriyor ve benim katıldığım toplantıları yöneticime haber vermemi istiyor. bir keresinde de benim yönetici ve müdür bir toplantıya girecekti. benim yönetici bana "sende katıl" dedi ama müdür "gerek yok ya onluk bir şey yok" dedi. daha sonra ben müdüre sorduğumda "ben senin yöneticini korudum sen orda olsaydın onu çiğ çiğ yiyeceklerdi haberi yok" dedi çok anlamadım. benim amacım benim yöneticinin yerine geçmek değil ama artık toplantılara katılmak , müdürlerle birebir diyalog kurmak istiyorum.

sizce burdaki durum nedir? benim düşüncelerimden biri: müdür, topu sürekli atıcak sürekli suçlayabileceği birini arıyor, yöneticim ise bu durum için eşsiz biri.

ama beni neden yükseltmek istemiyor onu anlamadım.
-1
skr1292
(27.07.26)
Valla bence sen mudurunun gozunde oldukca ise yarar ve yukselme umuduyla didinen ideal bir calisansin. Seni yonetici yaparsa hem uretkenligin azalabilir hem de yerine gelecek kisi senin kadar iyi olmayabilir. Bunun disinda bir de seni simdi surekli oven kisi yarin oburgun sen yonetici oldugunda direkt seni hedef gosteremez. 'Onu buraya sen getirdin, madem kotuydu niye getirdin' derler.

O yuzden senin de belirttigin gibi simdilik yoneticiyi 'gerektiginde suclayabilecegi' ara eleman seklinde kullanmasi onun icin en iyisi. Hem senin hem de yoneticinin gonlunu yapiyor gibi gozukup, sorumlulugu da en aza indiriyor.
+1
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
Müdürün senden bu kadar memnunsa yükseltmezler.

İyi çalışan iyi yönetici demek değildir. Özellikle kurumsal yerlerde “x giderse yerine kim gelecek” derler ve işini en iyi yapanı yerinde bırakırlar.

Doğru yanlış bir şey demiyorum ama genelde budur.
+1
biseysorcaktim
(28.07.26)
reyiz hiç anlamamışsın mevzuları yukarıda da denildiği gibi iyi ve çok çalışanı, köle gibi hizmet edeni yükseltmezler.
0
Hallegadola
(28.07.26)
bana daha cok mudur sizi idare ediyormus gibi geldi acikcasi,

"onun dışında müdür benim bazı toplantılara yöneticiden habersiz katılmamı istemiyor. bazı konularda kişileri bana değil benim yöneticiye yönlendiriyor ve benim katıldığım toplantıları yöneticime haber vermemi istiyor. "
bu hiyerarsiye baktigimizda gayet normal bir durum, siz yoneticinize rapor veriyorsunuz, mudur de bunun devam etmesini istiyor. onun disinda yoneticinizden de oyle ya da boyle memnun ve onun da yerinde kalmasini istiyor, siz de iyi bir calisansiniz belli ki sizi de idare etmeye devam edip biriminin calismasini sagliyor. gayet normal bir mudur davranisi acikcasi.

"benim amacım benim yöneticinin yerine geçmek değil ama artık toplantılara katılmak , müdürlerle birebir diyalog kurmak istiyorum." E mudurle birebir diyalogunuz var zaten? toplantilara da katiliyorsunuz? duyurunuzda da yukselmek istediginizi yazmissiniz. eger mudurunuzun yerine gecmezseniz hiyerarside gecebileceginiz baska bir yer var mi?
+1
kassiopeia
(28.07.26)
(25)

ne yapmalıyım?

ercu cozer
üç arkadaşım izne çıkmışlar tatilde benim olduğum bölgeyi gezeceklermiş . bende gelip kalacaklar ben de sorun yok ev sizin gelin kalın(yedirir içiririm de iş dışında gezdiririm de) ben işe gidip geliyorum ama ev müsait dedim. bunlar işte bu bölgede 400-500 km’lik gezi planları yapmışlar bana sen d
üç arkadaşım izne çıkmışlar tatilde benim olduğum bölgeyi gezeceklermiş . bende gelip kalacaklar ben de sorun yok ev sizin gelin kalın(yedirir içiririm de iş dışında gezdiririm de) ben işe gidip geliyorum ama ev müsait dedim.
bunlar işte bu bölgede 400-500 km’lik gezi planları yapmışlar bana sen de izin al dediler. ben de ben bir iki gün izin alabilirim ama acil bir şey olursa da işe dönmem gerekebilir o yüzden ben buralardan pek ayrılamam dedim.
bu 3 kişinin 2 sinin arabası var uçakla gelmeye karar vermişler. sen izinliyken iki günde dediğimiz yerlere götürürsün zaten arabayla gelirsek yoruluruz dediler.
abi ben bunlara benim arabayı versem ben nasıl acil bir durumda işe gideceğim?
ben bunları gezdirsem acil bir durumda nasıl döneceğim o mesafeden işe,eve. iki
üç günde kamyon şoförü gibi pestilim çıkacak.

abi benim bir yandan biliyorsunuz işe gidip gelmem gerekiyor acil bir durum olursa diye ben çevrede olacağım siz aracınızla gelin mağdur olmayın mı diyeyim? bu ayıp mı olur ?

işler yoğun ama yine de 7 gün izne çıkıp araçla bunları her yere götürüp getirip şoförlüklerini mi yapayım? gitmek istedikleri yer de benim eve 560 km.
-3
ercu cozer
(27.07.26)
Araba kiralasınlar?
+3
ekimoloji
(27.07.26)
öyle bir şey demediler planları benim gezdirmem anladığım kadarıyla onca işin arasında 400 git 400 gel yapmamı bekliyorlar , araba kiralarız vs demediler sen varsın ya dediler:)
0
🌸ercu cozer
(27.07.26)
İki üç gün izin alınca niye işe gitmen gerekiyor köle misin ya biraz haklarınıza sahip çıkın. Telefonu kapat izne çık.
-1
yenibirgüzelnick
(27.07.26)
kendi arkadaşlarıma konaklama gibi bi kolaylığı sağlamışım üstüne kaçamak yapamayacak kadar yoğun olduğumu açıklamışsam halen araba konusunda diretseler muhtemelen biraz ters çıkışırdım. kaldı ki senin araban o süreçte arızalı, sanayide bi kaç gün rehin de olabilirdi. tatil planı yapıyorsam ben her olasılığa göre bir kaç opsiyonu elimde tutarım. arkadaşın aracı müsait değilse kiralanır ya da uçaktan vazgeçilerek araba ile yola çıkılır vs. kendi konforumu, bana evini açan arkadaşımın üstünde tutmazdım.
+6
kurmalifare
(27.07.26)
3 arkadaşın iyi arkadaşınsa al izin gezdir. İlerde böyle bir fırsatın olmaz. Boş ver işi mişi.
+2
mikahakkinen
(27.07.26)
araba sende. onlarin servisi icin kullanamazsin. bitti. bunu kibar ama direkt bir sekilde söyle. naparlarsa yapsinlar. insanlar ne kadar yüzsüz ve herkes birbirinden cok sey bekliyor. bsg yani.
+4
Purple life
(27.07.26)
izin kısmı kolay ama ben onların gittiği her yere gitmek istemiyorum biraz dinlenmek de istiyorum ama onlar arabayla onların çizdiği rotada onları gezdireyim istiyor.
ben evi açmışım , istedikleri her şeyi hazır da ediyorum ama çizdiğimiz rotalara da bizi götür deyip imkan varken arabasız gelmeleri saçma değil mi gitmek istedikleri yer benim eve tam 560 km.
0
🌸ercu cozer
(27.07.26)
Bu kadar iş üzerinde durduğuna göre ya gerçekten önemli bir pozisyondasın, ya da doktorluk gibi hayati bir meslek söz konusu. Her türlü işine sahip çık,ekmek aslanın ağzında malum,piyasalar da boktan. Arkadaşların km lerce öteden gelip birkaç gün vakit geçirecek senle ve dönecekler.sense aynen devam edebilmelisin tabi ki onlar gidince.
+2
denizciman
(27.07.26)
Konakladıkları yetmiyor gibi, bir de özel şoför olarak kullanacaklar. 560 km üstelik.
Arabayla gelsinler ya da kiralasınlar.
Doğrudan söyleyin yorucu olduğunu, dinlenmek istediğinizi, o kadar uzaklaşamayacağınızı.
Yakın arkadaşlar bile olsa, yüzsüzlük bu.
Söyleyin, ne olacaksa olsun.
+3
pro9it9is9
(27.07.26)
Valla bu kadar stres yapmaya gerek yok bence. Evini acmissin, gerekirse izin de alirim gezdiririm de demissin yeter.

Arabayi falan onlara birakma bence. Sen calisirken gezmek istiyorlarsa yaparlar planlarini, ona gore hareket ederler. Ellerinden tutup gezdirmeye goturecegin yasta degiller ya.
+1
j r r tolkien hayrani
(27.07.26)
Evinde ağırlayacak kadar yakın arkadaşlarına, 'Vermiyorum lan arabamı, bana lazım, bakın başınızın çaresine, alın tedbirinizi.' diyememek çok garip geldi bana.

Bence bir an önce deyin de tedbir alsınlar.
+2
Mirket
(27.07.26)
sizin eve 560 km mesafede yere nasıl gideceklerini kendileri çözsünler. "bizi de sen götürürsün" dediklerinde "orası çok uzun mesafe, benim bu etraftan ayrılmamam lazım, acil işe gitmem gerekebiliyor, ben götüremem sizi" diyip kapatın meseleyi. 560km ne demek yahu?

istanbul'dan denizli 550 km!!! biri bana misafir gelecek, hadi bizi Denizli'ye götür diyecek. oldu.
+1
co2s2
(28.07.26)
İşe dönme ihtimalin var ama kesin değil. “İşe çağırırlarsa arabayı aşır giderim siz de kendinize kiralarsınız” deyin ve ona göre plan yapın.

İşe çağırılma ihtimalinizi düşünmeniz normal ama çağırılma ihtimaliniz muhtemelen düşündüğünüzden daha düşük.
+1
biseysorcaktim
(28.07.26)
işe ben gerek duyarsam gideceğim acil bir şey olursa vs. bir de ben onları etrafta elbette gezdirmek isterim ama 550 kmdeki yere gitmek de istemiyorum onlar gitsin gelsin oraya. sadece orası da değil ki böyle bir kaç yer planlamışlar biri 500 km biri 200 biri 300 km falan. onlar buradan ayrılıp tatile devam edecekler ben o yorgunlukla işe döneceği onlar diyor ki sen full izin al bizi oralara da sen götür getir.
ben de diyorum ki izin alırım sizi ağırlarım bu yerlere de elbette götürürüm ama sizinle her yere gelemem kendi de işlerim var siz gezerken araba bana lazım olabilir siz ben yokmuşum gibi plan yapın.
kaldı ki bahaneleri de saçma geldi 3 erkek şoförler , araba ile gelirsek yoruluruz arabaya eşyamız sığmaz gibi bahanelerle bunu talep ediyorlar benden.
-1
🌸ercu cozer
(28.07.26)
size naz yapacak kadar yakınlar ancak siz onlara derdinizi söyleyemiyorsunuz? bence şimdiden o uzak yerlere işten dolayı gidemeyeceğinizi belirtin ve “size en iyisi geldiğinizde günlük araba kiralayalım” deyin. bunu demek zor değil. sayenizde konaklama için para harcamıyorlar.

cevabınıza istinaden: pardon ama kendi arabalarına eşya sığdıramıyorlarsa uçağa nasıl sığacaklar? bayağı saçma talepler.
+2
eileengray
(28.07.26)
Birinin evine gidersin etrafında da en fazla 100 km lik yola gidersin. 560 km nedir amk. Direk oraya gidip kalsınlar sana niye geliyorlar.
+3
rodeocu
(28.07.26)
@rodeocu'ya katiliyorum, 560 km gunubirlik gidilebilecek bir yer degil. ya siz olayi yanlis anladiniz ya da arkadaslariniz hayatlarinda hic seyahat etmemis. bir yere gittiginizde gunubirlik gidilecek yerler 50-60 km civardir. 560 km ise gider orada kalirim zaten. cok sacma. 1 gunde 1100 km mi yapacaksiniz git gel? zaten gidisiniz 6-7 saat surecek, donus ayni sekilde. arabayla once o 560km uzaktaki yere gitsinler, oradan size gelip kalsinlar. kimseyi de alip bir yere goturmeyin.
+1
kassiopeia
(28.07.26)
560 km nedir ya, antalya'ya gelip ankara'yı gezmeye mi gidecekler? direkt söyle izin alamadım, araç da lazım ya aracınızla gelin ya da havalimanından araç kiralayın. bunda ayıp olmaz, siz zaten evinizi açarak en büyük gider kalemlerini sıfıra indirgemişsiniz. biraz da ellerini ceplerine atsınlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.07.26)
Yurtdışı sanırım neresi burası?
0
bobinhoo
(28.07.26)
arkadaşlar sorun da bu zaten yurtiçi.
örnek veriyorum bunlar bursa’dan mersin’e geliyorlar. hadi adana, antalya,karaman vs gezdiririm.
ama bunlar şunu istiyor biz bursadan mersine gelelim , amacımız urfayı, adıyamanı , mardini gezmek sen de izin al bizi buralara götürürsün.
-2
🌸ercu cozer
(28.07.26)
hikayenin çok absürt gerçekten, 560km günü birlik gezi nası olur yav? 3 erkeğin eşyaları nasıl olur da bir arabaya sığmaz onu da anlamadım xD

Bence 1-2 gün izin alıp arkadaşlarınızla sizin de gitmek istediğiniz yerleri gezin ama uzaktaki yerlere nasıl gidiyorsa gitsinler. 560km yola günü birlik gitmek olmaz zaten, bi zahmet bir gece kalsınlar orada.
0
bobinhoo
(28.07.26)
ben de absürt buldum işte. yakın yerlere ben götürürüm ama 500 km ye de bizi getir götür çok saçma haritaya da mı bakmıyorsunuz abi sanki istedikleri yer burnumun dibiymiş gibi.
arabayı getirmeme bahaneleri de saçma neymiş yorulurlarmış ulan sizin evle bizim ev arası 560 anca 3 kişi o kadar yolu yoruluyor ben tek kişi o kadar gezdireceğim:)
-2
🌸ercu cozer
(28.07.26)
genel olarak hayatında sınır koymakla ilgili bir durumun varsa bunu görmen gerekiyor olabilir.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
arkadaşlar söylemekle ilgili çekincem yok doğru mu yanlış mı olur diye fikrinizi aldım
-1
🌸ercu cozer
(28.07.26)
durumu en açık şekilde söylemen en doğrusu olur. gelin kalın, yiyin için ama benim iş durumum şu ara sıkışık. bu gezi planına dahil olamam. acil durumlar için arabayı da tutmak zorundayım. isterseniz size buradan bir araba kiralayalım ?
0
orpheus
(24 saat)
(2)

Döviz bürosu tavsiyesi İstanbul Anadolu yakası

fistikthecat
İyi kur veren tavsiye var mıdır Ümraniye olmazsa Üsküdar Kadıköy
İyi kur veren tavsiye var mıdır Ümraniye olmazsa Üsküdar Kadıköy
0
fistikthecat
(27.07.26)
kadıköy çarşı tarafında birkaç dövizciyi yan yana arayıp kur sormak en mantıklısı bence. tek bir yere direkt gitmek yerine alış-satış makasına bak bazen arada ciddi fark oluyor
0
soylulardanbus
(27.07.26)
İyi kur veren büro diye bir şey yok. Ellerindeki nakit akışına göre dün kötü veren bugün çok iyi veriyor olabilir.

Ben genelde Google mapsi açar etraftaki dövizcileri telefonla ararım. Önce kur ne kadar, sonra şu kadar bozdurursam kaça olur diye sorarım.

Bir kaç telefon görüşmesiyle iyi kur yakalanıyor.
0
biseysorcaktim
(28.07.26)
(5)

Durduk yere efkar basıyor mu?

skr1292
2 saattir efkarlıyım. ortada sebep yok.normalde sigara içmiyorum 1 tane içtim. keyfim yok niye yok bilmiyorum.
2 saattir efkarlıyım. ortada sebep yok.
normalde sigara içmiyorum 1 tane içtim.

keyfim yok niye yok bilmiyorum.
0
skr1292
(26.07.26)
Klarnet dinleyince bende efkarlanıyorum
0
kendimefotograflarim
(26.07.26)
Basmıyor. Sana basıyorsa eğer çok özel biri olmalısın
0
beyfendi
(26.07.26)
Bana da arada basar ve rakı açarım. Melonkoli ile ilgili bu bence
0
gadlemler
(26.07.26)
Durduk yere değildir, birikimdir o.
0
cosmicstring
(26.07.26)
Oluyor öyle arada evet.
Birden geliyor bazen.

Muhtemelen hani hazırda varolan şeyler bir şekilde hayatın akışında arkaplanda kalıyor ve uygun zamanda görünür oluyor.
0
biseysorcaktim
(27.07.26)
(3)

Imax bileti hakkında soru

titanic kemancısı
Arkadaşlar 2 kişilik bilet 1242 tl paribu sitesinden bilet aldım; imax salon yazıyor ama yorumlarda tek bilet 2000 tl filan yazan var ben yanlış mı aldım anlamadım? Uzun süredir mağaradan çıkamadım kusura bakmayın bilet fiyatlarını bilmiyorum ondan emin olamadım teşekkür ederim şimdiden.
Arkadaşlar 2 kişilik bilet 1242 tl paribu sitesinden bilet aldım; imax salon yazıyor ama yorumlarda tek bilet 2000 tl filan yazan var ben yanlış mı aldım anlamadım? Uzun süredir mağaradan çıkamadım kusura bakmayın bilet fiyatlarını bilmiyorum ondan emin olamadım teşekkür ederim şimdiden.
0
titanic kemancısı
(25.07.26)
yok bilet 2000 falan değil. aldığınız fiyat normal

ankara gordion ve istanbul marmaraforum world cinezone laser imaxler 300 tl bu arada.
+1
jelly bear
(25.07.26)
Türkiye’deki En iyi imax salonu marmara forum avmdeymiş bildiğim kadarıyla ve oradya baktığımda şuan güncel fiyat imax salon için 300₺
+1
ezkaza
(25.07.26)
odyseus filmi için geçen yer ararken bir sürü farklı yere baktım istanbul'da 500 küsür civarında imax bilet fiyatları.
o 2000 nedir anlamadım. mısır + kola menü falan ekleyince de 1000'i bulmuyor.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
(8)

Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?

renegade
Soru başlıkta.İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
Soru başlıkta.
İlla anahtar bırakman lazım diyen bir yer varsa bırakmayıp çıkış yapıyorum.
📊 Araba anahtarını valeye/otoparkçıya bırakıyor musunuz?
+1
renegade
(25.07.26)
%99 bırakmam.
+5
jelly bear
(25.07.26)
mekana ve arabaya göre değişir.
0
lazpalle
(26.07.26)
çok mecbur kalırsam bırakıyorum ve kesinlikle aklım kalıyor
+2
a7x
(26.07.26)
bırakmamak için ibret olacak bir sürü haber var internette.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.07.26)
valeye hiç bırakmadım, bıraksam aklım kalır. otoparkçıya bıraktığım oldu ama genelde kendim bırakırım, otopark alanı sıkışıksa anahtarı teslim ederim.

bende eski araba var. kimse alacak gidecek değil. çarpıp zarar verecek olsalar muhtemelen ben karlı çıkarım. buna rağmen aklım kalır valeye versem.
0
biseysorcaktim
(26.07.26)
Taksim ilkyardım hastanesinin aciline gittim birkaç kere. Bilen bilir oralarda park yeri yok gibi bi şey. Bi şekilde bulup koysan da ya vururlar ya çizerler. O yüzden mecbur hastanenin dibindeki otoparka bırakıyorum anahtarı da veriyorum. Aklım kalmıyor çünkü arabada kamera var, yoğun oluyor genelde adam benim arabayı sürekli bi arkaya koyuyor yenisi geldikçe. Öyle alıp gezeyim diyeceği bir ortam yok pek.

Valeye ise asla vermemeye çalışırım. Önceden biliyorsam mekanda sadece vale park seçeneği var ya yakına bi yere kendim park ederim (genelde onlar da aynı şeyi yapıyor) mekana yürürüm ya da mekanın otoparkı varsa valeye ben park ederim derim kendim koyarım. Şimdiye kadar bir istisnası oldu onda da şirket yemeğine gitmiştik mecbur kaldım gibi bi şey oldu. Boğaz hattında bi mekanda verdim valeye ama aklım da kaldı valla. Bmw seviyorlar malum.
0
chicha_v2
(26.07.26)
hayatımda valeye 2 yada 3 kez bırakmışımdır araba, 5 yıldır araba sahibiyim, bırakışlarımın oteldi, arabamla gezecek durumları da pek yok gibiydi. otopark olarak da istanbul fatihde bir yer var yılda 3-4 kez yolum düşer otoparka bırakırım anahtar ile yaşını almış adamlar oluyor yani güven verdikleri için değil de alıp gezmezler onu biliyorum zaten hemen çekip arkamdan geleni alıyorlar. Cadde valelerine falan asla bırakmam ama, mekana yürümemek için falan yok yani.
0
atom karincanin torunu
(27.07.26)
ara sokakta değnekçiye anahtar vermem. ama yeri yurdu belli olan, her gün orada iş yapan valeye anahtar veririm. hiç de aklım kalmıyor.
0
co2s2
(27.07.26)
(6)

Neden bazı dizi filmleri insan izledikçe izleyesi geliyor?

psmstc
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın. Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
Bazısı ise sarmıyor 2-3 dk sonra bırakası geliyor insanın.

Dizi filmin Hikayesi mi, kurgusu mu nedir bizi izledikçe izleten şey?
0
psmstc
(25.07.26)
Hikayesi kurgusu
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.07.26)
Konuları bence hızlı bir şekilde işleyip her bölümde bir sürü dopamin basacak konu işlemesi.
0
denizgonen
(25.07.26)
sinemayla daha cok ilgilendikce bu soruyu daha cok soruyorum. bazi filmler insani icine alirken bazilari akmiyor. sanirim editingle alakali.

bir de bazi genrelarin akmasi daha kolay. ornegin thriller drama'ya gore akici yapmasi daha kolay.
0
antikadimag
(25.07.26)
sanırım maharet kurguda.
kastettiğin dizilere örnek mi bilmiyorum ama akasya durağı sanırım ülkede herkesin bir şekilde denk gelip izlediği bir film.

onlarca kez izlediğimiz kemal sunal filmleri ile ortak temalar/saçmalıklar var. hafif, yormuyor, düşündürmüyor, temposu belli bir ayarda.

kendini tekrar tekrar izleten hikayelerin ortak noktası gevşetiyor olması belki de.
0
biseysorcaktim
(25.07.26)
Valla bence olay sadece kurgu, çekim tekniği ya da hikayenin ne kadar iyi olduğu değil. Kişinin izlediği film ya da diziyle nasıl bir bağ kurduğu önemli.

Film ya da dizi en başta senaristin, yönetmenin, oyuncuların düşüncelerine göre çekilip yayınlanıyor. Yani anlatmak istediği, nasıl anlattığı, mesajı vs en baştan belli gibi duruyor. Ama tüketiciye ya da izleyiciye ulaştığında iş değişiyor. Çünkü herkes kendi hayat tecrübesine, bilgisine, düşüncesine, anılarına vs göre izleyip değerlendiriyor. Yani, değişime uğrayıp izleyici sayısına göre yeni anlamlar kazanabiliyor.

Bu yüzden verilmek isteneni direkt almıyoruz hep. Kendimize göre yorumlayıp buna göre değerlendiriyoruz. Bazen sıradan bir sahne bize çok daha derin gelebiliyor, bazen bir diyalog başka bişeyleri bize hatırlattığı için daha anlamlı gelebiliyor, bir karakterde kendimizi buluyoruz ya da kendi kendimize olmadık şeylerden anlam çıkarıyoruz. Ya da tam tersi.

Her neyse, bence bu yüzden bazı filmleri tekrar tekrar izliyoruz. Çünkü kendimizden biseyler buluyoruz onlarda.
0
j r r tolkien hayrani
(26.07.26)
izlediğimiz şeye inanmak. bunu gerçekçilikle alakalı olarak söylemiyorum. kendini kaptırmak, izlediğin şeyi benimsemek anlamında söylüyorum. örneğin "star Wars'ta lazer tüfekleri tabancaları varken ışın kılıcıyla düello yapmak nedir?" ya da "5 tane robot birleşip voltron'u oluşturuyor ama koca megarobot elinde kılıçla savaşıyor, saçmalık" gibi bir gerçekçilik ya da gerçekdışılık değil. film sana onu satıyor, inanıyorsun, anlatıyor sana derdini. kurgusundaki hız mı dersin, anlatımındaki dil mi dersin, oyuncuların iyiliği mi dersin, kameranın açısı mı dersin, efektlerin güzelliği ya da müziğin uyumluluğu... bunların hepsi birleşiyor, seni "inandırıyor"
0
co2s2
(27.07.26)
(6)

The odyssey filmine bilet bulamıyorum, o kadar mı iyi?

Cesario
Bugün yarın izinliydim. Giderim diye umuyordum ama salonlar full çekiyor, ön satıştan almış herkes.O kadar mı beklenti yüksek, oscarlık mı olmuş?Michael filmi mesela günü gününe bomboş salona hem de imax izleyebilmiştim.Ay sonu spider Man da full çeker ilk hafta muhtemelen.
Bugün yarın izinliydim. Giderim diye umuyordum ama salonlar full çekiyor, ön satıştan almış herkes.

O kadar mı beklenti yüksek, oscarlık mı olmuş?

Michael filmi mesela günü gününe bomboş salona hem de imax izleyebilmiştim.

Ay sonu spider Man da full çeker ilk hafta muhtemelen.
0
Cesario
(18.07.26)
az önce izledim salonun %80 i boştu, çok da başarılı değildi bence
0
pislick0
(18.07.26)
Muhtemelen boktan bi film ama Nolan'ın filmi olduğu için böyle oluyor.
+2
kizil karga
(18.07.26)
nolan'in interstaller'dan bu yana en iyi filmi. ama bence eski filmleri kadar iyi degil. dark adventure olmus. izlenir mi izlenir, hatta bu sene daha iyi film gormedim.
-1
antikadimag
(18.07.26)
ben de iyi duydum hakkında.
daha doğrusu güzel bir "deneyim" olduğunu duydum imax'te.

sinemalar zaten ölüyor, insanlar dijitale geçti. sinemadan soğuyan insanları çekmek için özen göstermişler, sinemada izlensin diye yapmışlar yani.
0
biseysorcaktim
(18.07.26)
Benim muhitte iMax salonlar full dolu. 2d salonlarda yer var. İstediğim koltuktan izlemek için haftaya haftasonu iMax salona gideceğim:)
0
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Atlas Sinemasında izledim. Yarı yarıya doluydu. 7 puan veririm 10 üzerinden.


- Ses efektleri iyiydi. Akademi adaylığı gelir.
- Müzikler de güzeldi.
- Tom Holland çok kötüydü. Rezalet bir oyunculuk.
- Bazı sahneler iyiydi.
- Anne Hathaway iyiydi. Akademi Adaylıüı yüzde 95 gelir.
- Matt Damon oyunculuğu normaldi bence. Ekstra bir performans göremedim.
0
put it in your appropriate place
(19.07.26)
(7)

google veya bulut sistemlerine ne kadar güveniyorsunuz?

abelardo
her şeyiniz googleda mı? email, takvim, fotoğraflar, belgeler, şifreler vs?veya başka bir platformda mı? microsoft, yandex, proton, apple vs.veya bunlar arasında dengeli mi?benim çoğu şeyim googleda, ekosistem olayı çok hoşuma gidiyor ama her şeyi google veya microsofta emanet etmek ne kadar güvenli
her şeyiniz googleda mı? email, takvim, fotoğraflar, belgeler, şifreler vs?
veya başka bir platformda mı? microsoft, yandex, proton, apple vs.
veya bunlar arasında dengeli mi?
benim çoğu şeyim googleda, ekosistem olayı çok hoşuma gidiyor ama her şeyi google veya microsofta emanet etmek ne kadar güvenli sizce?
0
abelardo
(16.07.26)
google sunucuları çökmez ya da bir sorun olsa bir şekilde yedeğini alabilirsin, sorun olmaz ama google'ın hesabını kapatmayacağından asla emin olamazsın.

eklemiş olduğun resimler ya da belgeler arasında kullanım sözleşmesini ihlal eden içerikler olabilir. olmasa bile google hatalı teşhiş edebilir ve hesabını kapatabilir.

geçen redditte okudum:
adamın tüm işi (sanırım otel tarzı bir şey işletiyor) google hesabına bağlıymış ve herkes kendi google hesabını aile paketi üzerinden kullanıyormış. evin küçük çocuğu gemine'a pipisini göstermiş ve sadece o hesap değil, tüm family hesabı tamamen erişime kapatılmış. adam iflas eşiğindeydi.

başka bir örnekte de, bir araştırmacı yıllar boyu kütüphanelerde el yazması kitapların fotoğraflarını çekip araştırmalarını drive ve photos üzerinden yürütürken telifle ilgili sorun yaşamış ve hesabı kapatılmış.

buna benzer bir çok örnek var.
o yüzden asla tek bir yere koymamak gerekiyor.

işin bir de vendor lock-in durumu var.
o ekosistemin bağımlısı olduğunuz için resim ve belgelerinizi yüklemeye devam ediyorsunuz. şimdi aylık 100 para ödüyorsunuz ama bir sene sonra üst pakete geçmeniz gerekecek ve 1000 ödemek zorunda kalacaksınız.

--
ailedeki herkesin hesabının kapanmasıyla ilgili paylaşım bu eğer ilginizi çekerse.
news.ycombinator.com
0
biseysorcaktim
(16.07.26)
sifresiz dosya saklamiyorum. sync olayini sevmiyorum, ustune bir de hatirlarsin icloud patlamisti. tamam ozel bir fotografim yok fakat ortaliga sacilmasini niye isteyeyim. yine apple cihazlarda silinmis fotograflar geri gelmisti bir zaman, haberini okumustum. google ise acik acik her seyimizi didik didik ettigini belirttigi icin bir turlu guvenemiyorum.

3 2 1 backup rule denen bir olay var. ben bunu cloud yonelimli olarak uyguluyorum. yani cok ozel dosyalarimi bilgisayarimda sifreli olarak rclone ile sakliyorum. bu dosyalar ayni zamanda hetzner storage box, backblaze b2 ve ibm cos s3'e de senkron oluyor. projelerimin dosyalari da kanada sunucumda, backblaze b2 ve ibm cos s3'te saklaniyor. bunlarda sifreleme kullanmiyorum tabi ki.

almanya sunucumda bir de nextcloud kosuyor. burada da internete acik paylastigim dosyalar ve benim icin kaybettigimde ugrastiracak dosyalari sakliyorum. mesela vm imajlari, aile fotolari vsvs. bu sunucuda gitea da kosturuyorum internete kapali bir sekilde. buraya da projelerimi ve notlarimi atiyorum. versiyon kontrol guzel oluyor.

google drive, icloud vs turkiye yerel fiyatlandirmasi oldugu icin gercekten cok uygun. otomatik sync bircok insan icin buyuk rahatlik. ancak bu rahatligin bir bedeli var.
0
arakaali
(16.07.26)
Tabiki güvenmiyorum. Son kullanıcıyı geçtim enterprise seviyede inanılmaz olaylar yaşanıyor. O yüzden verilerin hem ikinci kopyalarını farklı bir hizmette hem de offline ortamda tutmak gerekiyor
0
administ
(16.07.26)
Konu oldukça uzun .
Ben güvenmiyorum açıkcası .
Ama kısaca birbiri rakip görünen bir çok teknoloji şirketi markası gerçekte birbiri ile kardeş veya akraba . ( Güya zıt uclarda seyreden Kominizm ve Kapitalizm bile öyle )
Birleşmeleri de bildiğimiz akraba evlilikleri. Planlama organizasyon iş süreçleri her daim tez antitez sentez esasına göre devam ediyor gibi .
Piyasada da her daim bir rakipleri var.
İşleri güçleri şu an veri toplamak.
Bunlar için 2045 " tam kontrol " yılı.
Aldığımız nefeslerimizin bile sayılması söz konusu olabilir.

Özgür aklımızı kullanarak (!)..
:) parayla abonesi olduğumuz yapay zeka da bu uğurda belki farkında olmadan kullandığımız bir araç .
Yapay zeka olmadan işlerin asla ilerleyemediği bir anda abonelik
fiyatların fahiş artması (veya elektriklerin kesilmesi) ile herkes bir gün o doğmatik uykusundan uyanacak diye bakıyorum.
İzlediğimiz bir çok filmdeki bazı sahneler aslında bu tür kaotik işlerin habercisi niteliğinde.

Çeşitli sosyal medya uygulamalarını geçtim şu an aklıma gelen bulut depolama , yenilenebilir enerji sistemleri, açık kaynak uygulamalar ve otonom hale getirilen araçlar, kripto para bile derinlemesine irdelenmesi gereken hususlardan.

Tanınmış yazılım şirketlerine açılan davalar da bu hususta bir fikir verilebilir.

Yurt dışında olduğunu söyleyen yabancı dili oldukça iyi duyuru üyelerinin de bu hususta oralarda çıkan haberleri burada belirtmesi lazım ama nedense ses seda neredeyse hiç yok.
Dünya gerçekte , ne uğruna ve nereye taşınmak isteniyor ? un cevabını iyi anlamak lazım .

İnsana takılması düşünülen çipler bile Tv haberlerinde ilk olarak sağlığımızı takip etme olarak tanıtıldı.
Hayatta bizi ilgilendiren her şeyi kontrol , garanti ve sigorta altına almayı bile başkalarının eliyle gerçekleştiriyoruz.
Bunlar çok zaruri mi ? Hiç sanmıyorum .

İnsanın kendine has korkuları olabilir. Burada sorun yok
Ama bu zamanda sürekli etkisi altına kaldığımız algı mühendisliği ile oluşturulan yapay korkularla yön verilen biri haline geldiğimizin farkında da olmalıyız diye düşünüyorum.

Birbirinden farklı üniversite , teknolih6 şirketi vs. de bağımsız görünen bir çok teknolojik çalışma gerçekte aynı amaca hizmet ediyor mu? diye soran bile pek yok.
Yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi de şu an ortaya çıkan yeni haberlerden. Bunların insanlık tarihine ve bilgiye erişime de düşman olduklarını anlamak zor değil .
Bilgi hususunda tekelleşmeye gittikleri de gün gibi ortada .
Zamanında Mao dönemi Çin'de yapılan kültür devrimini burada ayrıca araştırmak gerek . Benzer noktalar var .
0
diyecevaplandı
(16.07.26)
Her sey apple da.

Daha evvel evde çeşitli bilgisayarlarda tutuyordum,çeşitli cloudlar kullandım en son hepsini apple a attım.aile hesabı,ortak yardırıyoruz.

Evhamları olan birisi değilim,resimlerimin kimseyi ilgilendirdiğini düşünmüyorum.ben ölene kadar arada açar bakarım,benden sonrası hakkında fikrim yok.evde sistem kurup saklamakla uğraşamam,apple a kendimden fazla güveniyorum.google a güvenmem,hizmeti yarım bırakma,aniden kapatma gibi marifetleri çok.
0
duptıs
(17.07.26)
mühim her şeyim exfat formatlı bi diskte evde yedekli. önceden çok şey varken kendi nas serverım vardı, şimdi "mühim"leri azalttım. ama sorunuzla fark ettim ki rehberimin çevrimdışı yedeği yok, akşam onu da alayım.
0
klassno
(17.07.26)
bulutta (google) yaklaşık 2 tb datam var, fiyatlar 5 kat arttı ve data boyutu da eskisi gibi değil katlanarak arttığı için geçen sene nas sistemine geçtim. çok önemli yedekleri hem nas'ta hem de harici bir diskte tutuyorum.

cloud biraz batak gibi, data boyutu büyüdükçe terketmek de giderek zorlaşıyor ve fahiş zamlara mecburen katlanmak zorunda kalıyorsun. o kadar datayı bir yerden bir yere taşımak zahmetli. (ki 2 tb çok bir data değil, ona rağmen)
0
brkylmz
(18.07.26)
(6)

Airfryer yada başka pişirici alma

beyaztenlikiz
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
Merhaba :) Eve pratik pişirici almak istiyorum. İki bölmeli airfryer almayı düşünüyordum ama zararlı diyorlar. Sizce alternatif ne alayım? Buharlı pişirici, Arçelik çok amaçlı pişirici alayım mı? Kullanan var mı? Teşekkürler :)
0
beyaztenlikiz
(13.07.26)
Philips all in one cooker var bende. Tavsiye ederim.

Airfryer da var. Ninja'nın cam olanına bir bak istersen.
0
gabe h coud
(13.07.26)
Ninja cam +1
İndirimde şu an
0
mor oje
(13.07.26)
Eski airfryerım yerine ninja camlı olandan alacaktım. Bir tık pahalıya üstü airfryer altı buharlı pişirici all in one vardı yine ninja'nın, ondan aldım bir iki ay önce. Oldukça memnunum. Tek cihazla hem pilavı hem sebzeyi hem et/tavuk/balığı yapabiliyorum. Aynı anda hem eski airfryerımın hem de rice cookerımın işlevini aldı :D
0
nundu
(13.07.26)
Kumtelin elektrikli düdüklü tenceresi var, yavaş pişirici aynı zamanda. Çok memnunum ama farklı cihazlar tabi
0
kisa
(13.07.26)
bu ninja gerçekten iyi mi ninja crispi düşünüyordum ben de
0
Hallegadola
(13.07.26)
ninja cooker'ı bilmiyorum ondan iyidir/değildir bilmem ama xiaomi'den çok memnunum ve yaşadığım iki ayrı ikametimde de var bu ürün. her gün neredeyse kullanıyorum. bekar kişi ya da çift kişilik aile için uygun. daha büyük aileler için yetersiz kalıyor. tavsiye ederim.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(8)

Spor salonu seçerken ilk nelere dikkat ediyorsunuz?

msb
Üyelik aidatını saymazsak. Hangi kriterler önemli sizin için?
Üyelik aidatını saymazsak. Hangi kriterler önemli sizin için?
0
msb
(12.07.26)
Yakınlık,
Alet, alan ve oksijen yeterliliği
Temizlik,
Popülasyon kalitesi (Aslında bu en önemlisi)
+1
Mirket
(12.07.26)
Macfit için konuşursam avm olduğu için. Çıkınca yemek yemek kolay oluyor. Ulaşım kolay. Temizlik önemli. O konuda çok iyi.

Ama benden sana tavsiye. Önce git gez. Macfit makineleri, dumbbell'ları çok eski. Parçalanmış, paslanmış. İş çıkışı çok dolu. Bunun yerine yeni açılmış, beklemeden spor yapabileceğin yer seçmen daha iyi.
-7
arbre
(12.07.26)
Squat rack var mi, güvenlik barlı mi
En az iki üç kişinin aynı anda 150-200 kg çalışabileceği ağırlık var mı
Benchte güvenlik bari var mi
0
logisticsmanager
(13.07.26)
evine yakın olsun. maks yürüme mesafesi 5-10 dakika. aksi halde bir süre sonra üşenir ve gitmeyi aksatırsın.
0
orpheus
(13.07.26)
Tek kriterim yakın olması.
0
kizil karga
(13.07.26)
Kekolayzır tayfa geliyor mu
0
gabe h coud
(13.07.26)
1. Kesinlikle yakınlık. Yürüme mesafesinde olmalı.
2. Alet çeşitliliği.
3. Genişlik, ferahlık.
0
Buddrick
(13.07.26)
yakınlık ve kalabalıklık.

akşam 18-21 arası tüm salonlar dolu olur. en yoğun olduğu gün pazartesidir. diğer günler gitgide azalır. bunlar her salonun ortak pattern'leri. bunun bilincinde olarak kalabalığı göz önünde bulundururum.

yakınlık demiştik. ama tekrar demek lazım.

eğer "otoparkı varmış, arabaya atlar giderim. 10-15 dk nolcak, avm'ye park ederim arabayı" diye düşünüyorsanız, muhtemelen yıllık üyelik alıp senede 10 gün giderlerden olursunuz.
0
biseysorcaktim
(13.07.26)
(17)

Böcekleri öldürüyor musunuz?

ekimoloji
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhteme
Gece yatarken karanlıkta bi ışıltı görüp korktum, ateş böceğiymiş ilk defa görmüş bulundum. Çocuk odası olduğu için bi tedirgin olup hem ışığını görmemek için hem de çocuğu ısırır mı acaba diye oğlumun arabasının arkasına doğru üfledim (o an başka bir şey yoktu kağıt bulsam dışarı atacaktım) muhtemelen arabanın altında kaldı.

Sabah baktığımda ölmüş olduğunu gördüm daha doğrusu önce kımıldıyordu sonra baktığımda cansızdı. Sabahtan beri vicdan azabı çekiyorum, hayatımda ilk defa böcek öldürmedim ama son zamanlarda dikkat ediyor sadece dışarı atıyordum.
Hamamböceği olsa vicdan yapmazdım türcülük/şekilcilik yapmış oluyorum farkındayım ama durum bu. Çok üzüldüm, buraya yazmak istedim.
+1
ekimoloji
(09.07.26)
Genelde hava direncine ve terminal hızlarının düşük olmasına güvenip ölmeyeceklerini düşünerek pencereden atıyorum.
+2
kizil karga
(09.07.26)
Sivrisinek dışında öldürmem ben genelde. Sivriye acıyamıyorum
+1
ezkaza
(09.07.26)
Dışarı atmak kolaysa, böcek de miskin bir şeyse dışarı atıyorum. Ama sinek gibi uçan böceklere veya hamam böceği gibi hızlı hareket eden cinsten olanlara zehirle müdahale ediyorum.

Vicdan azabı diyemem, ama kırk yılda bir birkaç dk empati kurup üzüldüğüm olmuştur. (sivrisinekler hariç.) Siz de çok şey yapmayın, olur öyle.
+1
akhenaten
(09.07.26)
Ya normal şartlarda en tiksinç olanı bile öldürmek istemem ama böceklere müsait bir ortamda yaşadığım için evi supururken her köşeden ev örümceği çekmek zorundayım. Karıncalarla baş edilmiyor tek tük olunca dokunmam ama sürekli sürü şeklinde mutfakta falan çıktıkları dönem artık bıkkınlık gelip yine başka yollara mecburen basvuruyorum. Ama mesela bir ara fare dadanmisti asla zehirlemek istemedik kapan ile çozduk canlı canlı doğaya saldık.

Mutfakta yine siyah kara büyük böcekler dadaniyor bazen delik çatlak yerlerdden eve giriyolar. Gece mutfağa korkudan giremiyorum. Mecbur hamambocegi yemi aldık.

Çekirge, uğur böceği, kelebek gibi daha sevimli ve az korkunç olanları bezle tutup dışarı falan atarız zaten.

Sivrisinekler çok kasiniyolar onlara üzülmüyorum artık. Gel beni öldür diyor resmen.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
Asla öldürmem.

Her can değerlidir.
0
rock n roll
(09.07.26)
Asla. Şöyle eğer sağlığıma, kedime köpeğimre zararı olacaksa evet. Onun dışında biz evde baya birlikte yaşıyoruz. Bana aşırı acımazsa geliyor terlik vurmak falan. O da can en nihayetinde, kimse Allah değiş ol de olsun, öl de ölsün falan.
-2
gobekliraki
(09.07.26)
görev dagilimi var,
sinek,sivri vb ben de,
hamamböcegi ,kelebek vb. kedi de.
0
designer
(09.07.26)
hamamböcegi, kaloriferböcegi vs evet.
atesböcegi, ugurböcegi, cekirge, kelebek vs asla.
sali günü otelden cikis yapiyordum, bavulu bir kaldirdim kocaman akrep cikti altindan. onu bile öldürmedim. bir bardak ve karton yardimiyla disari attim.
bahcemize tarla fareleri geliyor. onlari da besliyorum. ekmek falan atiyorum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.07.26)
sivrisinekleri öldürüyorum.
karasinekleri de hiç sevmem ama mümkünse öldürmeden dışarı çıkarmaya çalışırım, bazen sinek ilacı sıkarım acımadan.

bu ikisi dışında böcekleri öldüremem, ezemem, zarar veremem.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
dikkat etmeye çalışıyorum.

ama herkesin korkuyorum tribinde olduğu yerlerde bazen iş düşmüyor değil.

sivri, akrep vb. olduğunda mecbur öldürüyorum. ama balkon örneğin sarmayacak gidecekse sivri de olsa öldürmemeye çalışıyorum.
0
gurur
(09.07.26)
"Mümkünse" öldütmüyorum, camı perdeyi açınca çıkıyor zaten uçan cinsler. Diğerlerini kağıtla vs atıyorum aşağo
0
denizciman
(10.07.26)
İstilacı kokarca böceğini ve sivrisinekleri öldürüyorum. Başka böcekle karşılaşmıyorum.
0
gabe h coud
(10.07.26)
Muhtemelen siz öldürmediniz, zaten ölecekti. Doğada yaşamak için evrimleşmiş böcekler eve girince fazla yaşamıyor.
Eğer yakalanabilir bir böcekse dışarı atıyorum.
Eğer dışarı atmak mümkün değil ve zararsızsa kendi haline bırakıyorum.
Sivrisinek ve hamam böcekleri bu iki grubun da dışında kalıyor.
0
mikro patlama
(10.07.26)
Böcekler de sevgiyi anlayabilen varlıklar aslında. Biz onlardan korktuğumuz ve iğrendiğimiz için açıkçası onları tanımayacak kadar doğadan uzaklaşmış olduğumuz için onları yalnızca evimize giren yabancı bir düşman gibi görüyoruz. Doğada vakit geçirdiğimde ben böceklerin de aslında ne kadar karizmatik ve işinde gücüde varlıklar olduğunu gördüm ve bence evinde görmek istemeyeceğin bir böceği ormanda gördüğünde böceğin bir çiçeğin içinde dinledindiğini, bir arının çiçeğe nasıl da bir çocuk gibi yaklaştığını görünce böcekler de onlara dokunmana izin verip senden kaçmıyorlar. Ben zaman zaman insan kafamla başa çıkamıyorsam ve yemeğimin içine falan düşecek kadar uçuşuyorlarsa zaman zaman dikkatsizce zarar verebiliyoru, zaman zaman öldürdüğüm oluyor en yazık ki. Bence böceklere, eve giren arılara onları düşman gibi görmek yerine onlarla sesli konuşun. Türkçe konuşun. Seni dışarı atacağım, işbirliğine ihtiyacım var, dışarıda daha özgür olursun gibi.. :)
Kimileri ürkek oluyor ama kimileri de parmağına konuyor ve dışarıya çıkmak için sabırsızlanıyor.
Bazen yine bu açıklamayı böceklere yaparak pencereden çık, ışığa doğru git gibi sesli yönlendirmeler de yapabilirsiniz.
Onlara sevgiyle yaklaşarak bir bardağa korkutmadan kapatıp yine bekle azcık sabret diyip pencereden özgürlüklerine bırakabilirsiniz.
Böcekler süper varlıklar ve popülasyonları sandığımızdan daha fazla.
İşinde gücünde çocuklar. Sadece yollarını şaşırmışlar ve belki de size kendilerini göstermeye gelmişlerdir.
Ateş böcekleri zararsız. Yalnızca sesleri biraz ürkütebiliyor ilk etapta ama gözleri falan ponçik ponçik. Canolar.

Ayrıca bence o kadar vicdan yapmaya da gerek yok, ölme vakti gelmiş, evren onun orada o şekilde ölmesini seçmiş ve siz de bunu deneyimlemişsiniz gibi bir düşünceye sahibim galiba.

Ölüme biz insanlar çok anlam yüklüyoruz. Doğada döngü var. Ekosistem dengesini bu şekilde koruyor.
+1
durme
(10.07.26)
kaza dışında öldürmemeye çok özen gösteririm.
geçen ben de duş alırken minik kelebeklerden (ipelek deriz biz) bi tanesi duşun zeminindeki kuru yere düştü. ufaktan ıslanıyordu ki, hemen tuvalet kağıdıyla alıp, duşun dışına bıraktım; kuruyup uçsun diye.
duştan çıkınca unutmuşum. sonra klozeti açtığımda gördüm ki, annem herhalde bu tuvalet kağıdı yerde ne arıyor diye klozete atmış; hayvan ölmüş. acayip üzüldüm..

gece genelde kontrol ederim; eve girmiş, ışıkta uçuşan kelebek, böcek falan görürsem toplayıp bahçe tarafındaki pencere kenarına bırakıyorum. çünkü içeride kaldıklarında sabaha istisnasız ölmüş oluyorlar. bir de kedimin oynadığını görürsem kurtarıyorum. benim mesaim bu şekil.
+2
lil siztah
(10.07.26)
İstilacı cinsse, evi ele geçirmemesi adına öldürebiliyorum. Zararsızsa ve münferitse ya alıp dışarı götürüyorum, ya da bırakıyorum, free takılsın evde...

Mesela eskiden ev güvelerini (yemek yahut kıyafet güvesi) gayet sever, hiç elleşmez yahut camdan dışarı kovalardım. Hatta bir tanesi için tee fi tarihinde duyurya sormuştum "neyle besleyeyim?" diye. Ev bir güvelendi. Yüzlerce oldular. Ayarları yok ki... Elime aldığım her paketin kıvrımında pamuk görmeye başladım. Baktım yemek yerken kaplarımıza tavandan larva dökülür oldu. Sert, acımasız ve agresif bir temizlik ve tedbir süreciyle 2-3 ayda ancak kurtulabildik. O gün bugündür ev güvesi görünce öldürüyorum.

Aynı şeyi gümüşçün/nem böceği (silverfish) için de yapıyorum. Ama mesela dışarıdan böcek, örümcek vs. girerse, türüne göre ya görmezden geliyorum ya da alıp balkona/dışarı koyuyorum.

Haşere istilası kötü bir şey.
(Not: Sivrisineklere ölüm!)
0
dilemma of subscribtionability
(11.07.26)
karasineklere acımam öldürürüm. uğurböcegi ve arıları bir bezle dışarı atarım.
0
orpheus
(11.07.26)
(35)

Dövmeniz var mı? Olmayanlar yaptırmayı düşünüyor mu?

ekimoloji
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
Önceleri dönem dönem yaptırma isteği gelirdi hatta epey dövme modeli araştırdım ancak sonradan sebepsiz vazgeçtim şu an vücudu kirletmek karalamak gibi geliyor, hiç beğenmiyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
ekimoloji
(08.07.26)
Bence bayağı estetik, hoş bir şey ama şu an yaptırsam eski denizcilere benzerim. Bu yaştan ve kilodan sonra çok büyük ihtimalle yaptırmam.
0
sekizdokuzon
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam.
+1
kizil karga
(08.07.26)
2 dövmem var, 3.yü de yaptırıcam sonbaharda.
Az ve öz dövmeyi şık buluyorum. Siz kirletmek olarak görüyorsanız yaptırmayın bence de, neticede ömür boyu kalacak. Ben de mesela büyük ya da renkli dövmeyi beğenmem, kimisi de minimali ciddiye almaz vs.
0
mor oje
(08.07.26)
Tişörtün bile yazılısını, resimlisini sevmez iken üstüme başıma niye resim yaptırayım, yazı yazdırayım.
0
Mirket
(08.07.26)
yok ve yaptırmayı ciddi olarak hiç düşünmedim.
bazılarına bazı dövmeler çok yakışıyor ama büyük risk bence.
+1
lil siztah
(08.07.26)
Dövmem yok.

Aslında isterdim küçük bir dövme sadece bir tane ama benim için bir anlamının olması lazım herhangi bir şey olmaz. Şu şekil güzelmiş yaptırayım gibi değil yani. Bir de kullanılan boyalar vs. önemli benim için. Hayvansal içermemeli ve hayvanlar üzerinde test edilmemiş olması lazım. Bu şartlara sahip boya, malzeme vs. bulmak çok kolay değil ne yazık ki.
0
rock n roll
(08.07.26)
Hiç düşünmüyorum .
Karşı tarafın dikkatini çekmenin yolu (kimi zaman psikolojik sorunlu olunduğunu gösteren ) bedenimizin bir tarafındaki yapay şekiller değil doğru sözler ve onları destekleyen fiilerimizdir .
-5
diyecevaplandı
(08.07.26)
Yok. Yaptırmam. En sevmediğim şey.
-6
arbre
(08.07.26)
Başkasında beğeniyorum kendim yaptırmam +1
0
grimavi
(08.07.26)
Başkalarında zaman zaman beğendiğim dövmeler oluyor ama kendim yaptıramam. Yeri geliyor 1 2 sene önceki tercihlerimi beğenmiyorum, birkaç sene sonra yaptırdığım dövmeden pişman olmam çok olası
0
kullanicadi
(08.07.26)
yok ve dusunmuyorum.
0
cooperr
(08.07.26)
6 dövmem var biri hariç hiç birinden pişman değilim.
Pişman olduğumu da önümüzdeki haftalarda kapatmayı düşünüyorum.
Kilo verince yaptırmak istediğim bir dövme daha var. Herhalde o son olur.
0
mutekebbir
(08.07.26)
No way.
-1
Purple life
(08.07.26)
Kalıcı yapmak istemiyorum ama kaliteli bir geçici dövme bulursam denemk istiyorum. Bazı figürler kadınlara çok yakışıyor bence.
0
egerbiryolcu
(08.07.26)
Bir ara ciddi ciddi düşünmüştüm ama nerede yaptırsamı araştırana kadar öyle kaldı.
+1
put it in your appropriate place
(08.07.26)
Aynen bende de öyle oldu.
0
🌸ekimoloji
(08.07.26)
İnsan aynı nehirde bile iki defa yıkanamazken, ömür boyu üzerimde bir şeklin kalma fikrini sevmiyorum. Ara ara geçici olanlardan ayak bileğime yaptırasım geliyor ama geçici olan için bile herhangi bir girişimim olmadı.
0
Amaranta ursula
(08.07.26)
Bugün sevdiğimden yarın sıkılırım. Bu kadar kalıcı bir şeyi yaptırmam ama başkasında güzel oluyor.
0
kisa
(08.07.26)
Bazı kişilerde çok havalıı duruyor. Özellikle tanıdığım birinde çok estetik görünüyor bana.

Cesaretim olsa bende the last of us’da ki ellie’nin dövmesini küçük ölçekte yaptırırım. O dövmenin anlamlı olması çok çekiyor özellikle beni.
0
substituent
(08.07.26)
Bende yok, olsun isterim de üşeniyorum iyi bir dövme sanatçısı bulup gidip yaptırmaya ve sonraki yara bakımı sürecine.

İyi bir sanatçıya yaptırılmış ve üzerinde düşünülmüş dövmeler bence hoş duruyor. Bu kadar büyük anlamlar yüklemeye gerek olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Dediğim gibi üşenme aşamasını geçersem yaptırmak istiyorum bir ara
0
nundu
(08.07.26)
genelde,
illegal hayatların,
çetelerin vs.
birbirini tanıması için bilirdim..
-5
designer
(08.07.26)
Ben de var 12 yıl önce deli zamanlarda omzuma yaptırdığım. Şimdi boka bakar gibi bakıyorum. Elimde olsa omzumu söker atarım o derece pişmanlık.
0
hexagon
(08.07.26)
yok. düşünmüyorum. karşı olduğumdan değil. bana fazla ciddi ve riskli bir şeymiş gibi geliyor vücudunda hep kalacak olması, uzun vadede sevmeme ihtimali, kilo alır veya verirsen ya da yaşlandıkça çirkin görünme ihtimali vs. benlik şey değil. bakımıyla filan da uğraşamam zaten yaptırdığımın ertesi günü ölürüm muhtemelen.
0
der meister
(08.07.26)
yok düşünmüyorum da.
0
gurur
(08.07.26)
baskasinda cool, kendimde no. kasli erkeklerde kaplama ozellikle cok begeniyorum ama cok nadir bi olay bu. bu konuda takintilimsiyim kotu dovme cok korkunc geliyo hele kaymalar, renklerin bozulmasi. kendime yaptiramayacagim&bi donem yaptirmayi dusunduklerim de su an cok kotu geliyor. hele tarih marih saga sola koseye not alir gibi dovmeler ne alakaaa:/
-1
ala09
(09.07.26)
2 tane minimal var 5 yildir falan cok memnunum

Yaptirmadan once cok tedirgin olmustum, icimi giciklar kasiyip cikarasim gelir fln diye dusunmustum

Aksesuar kullanmiyorum, benim icin aksesuar yerine geciyo
+1
üğpoıuy
(09.07.26)
Yaptırsam en fazla 1 ay sonra sıkılıp neden bunu yaptırdım diyeceğime adım kadar eminim. O yüzden yaptırmadım.

Ya da şöyle diyelim: neredeyse 15 yıldır içime sinecek bir dövme arıyorum ve nereye yaptıracağıma karar vermeye çalışıyorum.
0
biseysorcaktim
(09.07.26)
1 tane büyük sayılabilecek dövmem var. iki kolumu da kaplatmak isterdim ama malum şartlar.
0
ruhlardan esinlenen karga
(09.07.26)
Hiç bir kudret yaptıramaz.
0
gabe h coud
(09.07.26)
(bkz: kendi osuruğunun insana güzel kokması)

Maalesef böyle bir durum var. İnsanlar dövmelerinin çok cool olduğunu falan düşünüyor ama dışardan görülen bambaşka. Öyle dövmeler görüyorum ki; detone olduğunun farkında olmadan çok güzel söylediğini düşünerek şarkı söyleyen insanları gördüğümde hissedilen duyguya benzer duygular uyandırıyor bende. Ama tabi ki o dövmeyi yaptıran kişi ben olsaydım, etraftaki dallamaların ne düşündüğü zerre umurumda da olmazdı, o da ayrı konu.
-6
thracia
(09.07.26)
bir tane var. 23-24 yaşında yaptırmıştım. çok da görünen bir yerde. Aşırı pişmanım. Sildirme işlemi çok acılı olmasa çoktan sildirmiştim. yaptırmayı düşünenler 30u geçmeden yaptırmasın bence. şimdiki aklımla asla yaptırmazdım ya da çok daha minimal bir şey yaptırırdım. Şu anki ben mesela hiç dövme insanı değilim yani ne alaka yaptırmışım bilmiyorum. o kadar saçma ve ergence geliyor ki şu an. yukarıda bir yandan o yaşlara dair hatıra gibi düşünülebilir denilmiş ama giyim zevki gibi bir şey bu. yaşa, döneme göre değişebilir. evet hatıra ama çıkaramıyorsun üzerinden
0
dfn4
(09.07.26)
başkasında güzel yapılmış dövmeler ilgimi çekiyor. ben de yok. ha çocuğum yaptırmak isterse engel olmam.
0
galahad reloaded
(09.07.26)
20lerimde yaptırmayı çok istedim bi ara. ama sonra bi heves yaptırıp pişman olmak istemedim. 30uma geldim. bu sene daha net olarak yaptırmak istiyorum diyorum. ama kol arkası gibi önden görünmeyen bir yer olmasını tercih ediyorum.

yazı vs asla istemiyorum. ama bir yandan da sıkılır mıyım düşüncesi var. o yüzden gerçekten beğendiğim, benim için anlamı olan bir şey olmasını istiyorum. henüz karar vermedim ama ciddi düşüncesindeyim
0
chanandler bong
(09.07.26)
Yok ve yaptırmayı düşünmüyorum
0
gadlemler
(09.07.26)
Hiç yaptırmadım ve düşünmüyorum. Vücuduma gereksiz ve anlamsız acı çektirmek olur gibi geliyor. Ben sıkılgan insanım, yaptırdığım şeyden kolay da sıkılabilirim zor da sıkılabilirim ama mutlaka sıkılırım ve kurtulmak isterim. O zaman sildirmek için ayrıca saçma sapan bir işlem uygulanacak filan, hiç uğraşamam. Hem ya o zaman sildirecek param olmazsa? Sırf bu sebeple hiçbir şekilde estetik de yaptırmadım yaptırmıyorum. Kaş burun dudak vs hiç uğraşamam. Varsın kimse beğenmesin.
-2
yaren
(10.07.26)
(10)

Deniz suyunu temizlikte kullanmak

Unde bach canim
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolay
Deniz suyu içeriğindeki tuz ve mineraller nedeniyle deterjan gibi ürünlerde köpürmeyi engelliyor fakat bu deniz suyunu alıp sokak ve caddeleri yıkamak, evlerde ayrı hat kullanarak direkt olarak atık su olacak şekilde tuvaletler için kullanmak “içme suyunun tuzlu suyla karışması gibi risklerden dolayı mı esas olarak kullanılması riskli?

Evet gelecekte içme suyu yetersiz olabilir ama şu an yeterli iken büyük bir deniz suyu aktarım projesi büyük maliyet olur. Bu sebebi geçtiğimizde nasıl bir çevresel sorunla karşılaşabiliriz gelecek için?
0
Unde bach canim
(04.07.26)
Deniz suyundaki tuzun çürütücü etkisi nedeniyle bir boru şebekesi ve fitting malzemeden geçirilmesi, sistemin sağlığı açısından pek mümkün değil ve ayrıca atık su direkt denize verilemez de doğaya karışırsa dokunduğu her yerdeki doğayı öldürür.

Deniz suyu arıtımı bir azgelişmiş ülke için mümkün değil, maliyet çok yüksek.

Denizden fayda ummak yerine belediyelerin kayıp kaçağı önlemeye ve atık suyu arıtmaya yönelmesi çok daha ekonomik görünmekte.
+3
Mirket
(04.07.26)
@mirket
Hocam deniz suyunu arıtmadan verecek, arıtılması zaten ekonomik değil. Günümüzde bile metal boru kullanıldığını düşünmüyorum. Beton veya plastik kullanılıyordur. Ki tuz bunlara zarar vermez.
0
🌸Unde bach canim
(04.07.26)
Suyun geri dönüşümü ve israf edilmemesi konusunda yapılacak çok şey var ama “deniz suyunu evlerimizde ya da tuvalette kullanalım” bunlardan biri değil.

Şehirlere yağmur hasatı yapmak, her yeri beton yapmamak, çatılardan akan suyu depolamak ve kanalizasyona vermemek, iki atık su hattı oluşturmak, evlerdeki tuvalet-sifon suyunu gri-su ya da çatılardan toplanan sudan vermek gibi çok şey var. Hatta en basitinden el yıkama lavabolarının gideri neden klozete ya da tuvalete verilmiyor onu anlamıyorum. Küçük tuvaletten sonra sifon çekmez, el yıkadığımız su tuvaleti temizlerdi.

Bunlarla ciddi tasarruf yapılabilir ama vatandaşın kullandığı su maden tarım ve sanayi ile kıyaslandığında devede kulak kalıyor. Tüm bu saydığım şeylerden tasarruf oluşturmayı geçtim tüm vatandaşlar aylarca bir damla su kullanmasa hala ciddi bir tasarrufu oluşmayacak.

Su sorununu çözmek için yapılması gereken ilk şey ormanlaşma ve yağmur oluşumunu arttırmak, şehirlerde betonu azaltmak ve yağan yağmurun toprakla buluşmadı, her binaya su deposu koyup temizlik sularını yağmurda dolan depolarla kullanmak gibi yöntemler gerekiyor.

Yer altındaki kayıp kaçak çok ciddi boyutta bu arada. O da israf çünkü A noktasından gelen su B noktasıdinda toprağa karışıyor. Teknik olarak hala toprakta ama tekrar kullanılabilir olması için yüzyıllar geçecek belki.

——
Deniz suyunu kışın yollar buz tutmasoın diye kullanıyorlar bu arada. Tuz atacaklarına tuzlu su atıyorlar. Bu bana mantıksız gelmiyor az kullanıldıkça.
+1
biseysorcaktim
(04.07.26)
tuz, pek çok malzeme için en yıpratıcı ve bozucu etkenlerdendir. sebeplerden en önemlisi bu olabilir.
+1
lil siztah
(04.07.26)
Abi, eski binalarda falan tesisat tadilatı gördüysen boruların içi hep hışır kaplıdır. Bu malzeme sudaki çözünmüş katı maddelerden kaynaklıdır ve zaman içinde boru demir de plastik de olsa tıkar. Deniz suyunda bu çözünmüş karı madde miktarı içme suyundan 5-10 bin kat daha fazladır ki onun tıkayıcılığını sen düşün.

Tamam , borular plastik de, fitting malzemenin eninde sonunda bir yerlerinde, en azından vana ve musluklarda metal vardır ve metal tuzu hiç sevmez.

Bir de, eğer temizlik yapan biriysen bilirsin, temizlikte bela olan şey sudaki kireç, yani suda çözünmüş katı maddelerdir. Yani klozeti, fayansları pis gösteren o sapsarı malzeme hep odur. Sert suyla cam silersen o camı ayrıca bir daha silmen gerekir. Tuzlu suyu arabana vurursan, araba ölmesin diye tatlı su ararsın falan.

Yani deniz suyuyla temizlik olmaz.
+1
Mirket
(04.07.26)
Yukarıdaki detaylı açıklamaları özetleyecek şekilde, deniz suyunu sıvı toprak olarak düşünün. Temizleyici bir etkisi yok bu anlamda. Bulunduğu yerde kendisi bir temizlik sebebi oluyor.
0
akhenaten
(04.07.26)
Temiz yeraltı sularını kirletip toprağı öldürürsün.
0
kimlanbu
(04.07.26)
sokak vs. yıkamada hem asfaltın anasını ağlatıyor hem de bulaşan arabaların canına okuyor.

tuz mekanik araçlar için bela.
0
gurur
(04.07.26)
denize sıfır yaşayan birisi olarak söyleyeyim. havuzlardan birisini deniz suyu ile dolduruyorduk. serpintilerle vs çevresini o kadar çok batırmaya başladı ki şebeke suyu ile doldurmaya başladık. gerisini siz düşünün.

ayrıca tuzlu su düzenli kullanımda asit gibi aşındırma yapıyor.
0
bravoteam
(05.07.26)
izmir karşıyaka belediyesi senelerdir deniz suyunu uygun şekilde arıtıp parklar ve bahçeler müdürlüğünün sulama işlerine su temin ediyor.

ancak içme ve dediğiniz temizlik işleri için ek işlemler gerekebilir. denizde tatlı su elde etmek için buharlaştırma yöntemi kullanılır mesela ama bu kadar basit olacağını düşünmüyorum büyük kapasiteli sıhhi kullanım için. zaten teknik bilgim de yok. boş yapmayayım.
0
janderzel zartanyan
(05.07.26)
(8)

Road trip playlisti yapıyoruz

houseinorleans
Hadi elden ele roadtrip playlisti yapalım.İlk şarkı benden; sonrakiler de benzer kafalarda olursa süper olur.Yorucu olmaması, arada sırada yüksek bölümleri olan şarkılar da olabilir.https://music.youtube.com/watch?v=VixdIglCZXk&si=qDNMx5rZ1fVDWfwj
Hadi elden ele roadtrip playlisti yapalım.
İlk şarkı benden; sonrakiler de benzer kafalarda olursa süper olur.
Yorucu olmaması, arada sırada yüksek bölümleri olan şarkılar da olabilir.
music.youtube.com
+1
houseinorleans
(30.06.26)
rhcp - road trippin', mor ve ötesi - güneye giderken. tema yolculuk olduğu için trivial olabilir ama yolda iyi gidiyor :)
0
matlii
(30.06.26)
First Aid Kit--- On the road again
music.youtube.com
0
Amaranta ursula
(01.07.26)
Eski bir liste olsa da burada çok güzel şarkılar var.
open.spotify.com
0
biseysorcaktim
(01.07.26)
Highway to Hell.
0
auroraaurora
(01.07.26)
Kendi yol listemi paylaşayım:

open.spotify.com

Bir de neşeli versiyonuna başlamıştım, şimdilik kısa bir playlist:
open.spotify.com
0
?
(01.07.26)
bir şey diyeceğim linçlemek isteyebilirsiniz.

uzun yıllardır uzun yola giderim. son 3 uzun seyahatimde müzik dinlemedim ve yorulmadım. en az 6 saattir bu yollar.

özellikle sevdiğiniz şarkıya eşlik ettiğinizde bunu bir de istemsiz bağırarak yapıyorsunuz ya, yorgunluğu artırıyor.
0
janderzel zartanyan
(01.07.26)
yola klasik rock kadar iyi giden bir tür yok bence.

america - a horse with no name
dire straits - walk of life
grateful dead - ripple
fleetwood mac - dreams
rainbow - the trmple of the king
0
phoarbix
(01.07.26)
Cleerence - have you ever seen the rain
Fools garden - lemon tree
Talking heads - psycho killer
0
dilemma of subscribtionability
(02.07.26)
(5)

korede mafya ateşli silah kullanmıyor mu

plastic_angel
filmlerde hiç silahlı çatışma yok. yada çok nadir. gerçek hayatta da bu kadar zor mu ülkeye silah sokmak kaçak yollardan. yoksa algı mı.
filmlerde hiç silahlı çatışma yok. yada çok nadir.
gerçek hayatta da bu kadar zor mu ülkeye silah sokmak kaçak yollardan. yoksa algı mı.
0
plastic_angel
(20.06.26)
kore de silah edinmek çok zor. konuyla alakalı trigger diye bir dizi var tavsiye derim.
0
cometome
(20.06.26)
cometome +1

Japonya'da da öyle. Silah edinmek baya zor.
0
put it in your appropriate place
(20.06.26)
soruyla alakasız ve konuya da çok hakim değilim fakat japonya'da shinzo abe'nin suikastinde ev yapımı silah kullanılmıştı
0
mirafiori
(21.06.26)
Kore de silah temini çok büyük bir suç o yüzden onlar bıçaklı dövüşe giriyor hep, silah çok nadir.
0
titanic kemancısı
(21.06.26)
mirafiori +1
uzak değil yakında, 2022 yılında 3d printed bir silah ile öldürüldü.

ama o zamandan sonra 3 boyutlu silah yapmak için internetten malzeme aramak / 3d dosyalarını indirmek bile suç sayılabiliyor ve internet bağlantıları gözleniyormuş. 3d dosyasını barındırmak, indirmek, paylaşmak hatta ev yapımı silah tarifi vermek bile yasaklanmış. bu yasa daha geçen sene çıkmış.
0
biseysorcaktim
(21.06.26)
(2)

Freelance mobile app developerlara bir soru (tercihen ios)

ananiyimioguz
Selamlar, normalde dışarıya iş yapmıyorum ama bir iş geldi, fiyatı fena değil, bağlayayım diyorum.Sadece kafama oturmayan bir şey var o yüzden tam olumlu dönüş yapmadım. Burayı halledebilirsem tasarım falan çıkartıp göndericem, onlar da okeylerse başlıycam.Adamların uygulamadaki gelir kapıları, kull
Selamlar, normalde dışarıya iş yapmıyorum ama bir iş geldi, fiyatı fena değil, bağlayayım diyorum.

Sadece kafama oturmayan bir şey var o yüzden tam olumlu dönüş yapmadım. Burayı halledebilirsem tasarım falan çıkartıp göndericem, onlar da okeylerse başlıycam.

Adamların uygulamadaki gelir kapıları, kullananların oraya abone olması olacak. Müşterileri kendileri piyasadan veya reklamlarla toplayacak. Aylık abone olan kullanabilecek.

Yalnız bu aboneliği, dahili google play veya app store üstünden başlatmak ve oraya komisyon vermek istemiyorlar. Gerekirse onları yine bağla ama işte iyzico veya ibanla alırsak %30 indirimli deriz zaten herkes oraya gelir dediler. Biraz yüksek yazın fiyatı dedim komsiyona göre. O zaman da müşteri gelmez dediler. (Bu arada buna ikna ettim diyelim, ben kendi developer hesabımla yayınlayınca para benim hesabıma düşecek orayı nasıl yöneticez bu kısmı da bilemedim.)

Fakat benim zihnimde şöyle bir bilgi var. Şuan yapay zekaya da sordum, doğruladı. Eğer uygulama içerisinde, farklı bir yere yönlendirme, parayı başka yerden alma, abonelik için arayın / mail atın gibi ibarelerin olmasına falan apple kızıyormuş. Tabi bunu yemeksepeti getir falan nasıl hallediyor bilmiyorum belki finans akışını bağlamışlardır bir şekilde. Sonuçta reklam da yok, uygulama ücretsiz, para dönüyor, marketler nasıl komisyon alıyor?

Neyse şimdi adamların isteği, kullanıcı bize ulaşsın, biz parayı alalım, admin panelinden kullanıcının aboneliğini aktif edelim diyorlar.

Ben bunu apple ın veya android in kızmayacağı şekilde nasıl yedirebilirim? İmkansız mı?
0
ananiyimioguz
(18.06.26)
proje aslında web üstündeymiş fakat mobile de kolaylık olsun diye app çıkartmışsınız algısı yaratabilirsiniz. üyelik ve ödemeler web üstünden yapılır, stripe vs.. kullanırsınız. mobilde ise kullanıcı ödeme yaptığı üyeliği ile giriş yapar veya web üstünden aldığı kodu app içinde bir alana girip hesabı upgrade eder. web sadece paravan içeride işlevsel hiç bir şey olmasa da olur. tabi bu tüm fikir teyide muhtaç.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(19.06.26)
markete ürünü gönderirken apple/google inceliyor.
eğer onların ödeme kanallarını bypass edip web'e yönlendirdiğinizi anlarsa app'i onaylamıyor.

ilk versiyon çıktıktan sonra, "what is new" kısmına bug-fix ve performans update'i yapıldı gibi jenerik şeyler yazınca genelde daha az inceleniyor app.

sizin durumunuzda şöyle olur, premium / abonelik / satın al gibi özellikler olmadan app'i markete gönderirsiniz, sonraki güncellemelerde aşikar olmayacak şekilde web'den al butonu koyarsınız.

ya da, mesela app'in bir çeşit sosyal medya app olduğunu düşünelim, arada bir "web'den premium alın" diye post atarsınız yine olur. ya da kullanıcılara mail atarsınız, ya da app içinden duyuru geçersiniz.

spotify app'ini inceleyin mesela. sadece mobil ve free kullanan birini nasıl yönlendiriyorlar paralıya. şarkı aralarında kendi reklamlarını yapıyorlar ama app içinde doğrudan satın al yönlendirmesi yapmıyorlar.

bu arada, ios/android'de komisyon yüzde 30 değil, yüzde 15 (yıllık belli bir miktara kadar ve belli şartlarda).
ayrıca app içi ödemeler genelde daha fazla kar getirir, yönetimi daha kolaydır.

işveren yüzeysel düşünüyor, web'de daha ucuz olsa bile kullanıcıları web'e yönlendir -> parasını al büyük bir kırılım. pahalı da olsa ios'tan alır çok kullanıcı. bknz: insan psikolojisi.

iban'la para atın kısmını geçiyorum, zaten sürdürülebilir değil o. ama web'e stripe koyayım, iyzico koyayım deyince de vergi ve onların komisyonları + friction eklenince işverinin kasasına giren para apple/android komisyonları yüksek olsa dahi başa baş geliyor. tekrar yazayım ilgili anahtar kelimeyi: friction. kullanıcıyı web'e yönlendirmeye çalışmak kasaya girecek potansiyeli azaltır.

bu arada bir not: ios'ta ödeme alabilmek için önce uygulamayı release etmeniz gerekiyor. yani ilk versiyona doğrudan in-app abonelik koyamazsınız. abonelik için ayrıca incelenecek ürün. bir kaç gün sürüyor. eğer in-app özelliği ekleyecekseniz revenuecat'e bir bakın. aylık bir gelire kadar ücretsiz. ios/android dediğiniz için react-native yazdığınızı düşündüm.

sözün özü:
kullanıcıları doğrudan web'den ala yönlendiremezsiniz ama web'den aldıkları abonelikleri pekala kullanabilirler mobil app'te. yönlendirme kısmını küçük ux hileleriyle ve mailing ile falan yapmanız lazım. "web'e git oradan al" diye bir buton koyayım fikri işlemez. ota update (codepush) ile bu butonu göstereyim fikri küçük app'lerde yürür, çok kullanıcı olursa ve apple farkederse marketten silmeye kadar gidebilir durum.

bence ios/android için revenuecat ile entegrasyon sağlayın ve küçük işletmeye tabi olun. belli şartlar dahilinde yüzde onbeş'e düşüyor komisyon -ki bu web'den ödeme alınca ödenecek gidere denk (sadece komisyon değil başka ıvır zıvırları da oluyor).


kendi hesabınızdan app'i gönderirseniz markette developer olarak siz görünürsünüz. oğuz anaoğlu diye bir developer'ın yazdığı uygulamadan abonelik almam ben (sizden ötürü değil, şirket değil tek kişi çünkü) ama app'i transfer edebilirsiniz başka bir hesaba (adamların istediği gibi oldu, iş bitti, app'i transferiyle app'in tüm hakkı onlara geçiyor playstore/appstore ikisinde de var bu özellik)
daha önce inapp yapmadıysanız bir sürü sorunla karşılaşabilirsiniz, çözülmeyecek şeyler değil ve sizin için tecrübe olur.
+1
biseysorcaktim
(19.06.26)
(12)

Macbook tercih etme nedeniniz nedir?

runaway
Size göre ne gibi avantajları var?
Size göre ne gibi avantajları var?
0
runaway
(12.06.26)
5 yıldır donma kasma yok, güncellemeler devam ediyor
kullanımı her zaman keyifli,
şarj çok iyiydi, şuan iyi
tasarım kusursuz, en son bilgilsayarı ne zaman kapattım hatırlamıyorum,
kapağı kapatıp açıp işime devam ediyorum,
quick note, safari, photos ile iphone ile mükemmel senkronizasyon
0
ne demezsin
(12.06.26)
Sadece içerik tüketen biri olarak yazayım;

Çok iyi mühendislik, dengeli hafif gövde, tek elle açılabilen harika ekran, renk doğruluğu, harika ses, harika pil ömrü, güvenlik, çok iyi malzeme, çok iyi çalışan ekosistem (iPhone, iPad ekran yansıtma, AirPlay, kulaklık, HomeKit entegrasyonu, iMessage, telefon, FaceTime, iCloud), çok uzun ekonomik ömür, ikinci el değeri, güncelleme, hafiflik, basitlik. Genel olarak yapması gerekeni yapması, nazlanmaması, doğru düzgün çalışan backup/restore işleri ve tekrar güvenlik.

Tabii bunların bir kısmı MacBook, bir kısmı macOS ile ilgili ama ortak çalışan şeyler.
+1
orient blue
(12.06.26)
Yıllarca 5 kg bilgisayar + şarj kablosu + adaptör taşıyan biri olarak kesinlikle boyutu ve hafifliği. Geniş el çantamda dahi taşıyabiliyorum. Şarjın gerçekten uzun gitmesi ve sürekli şarj etme ihtiyacının olmaması. Kasma donma gibi sıkıntılar yaşanmaması.
+1
black holes in the sky
(12.06.26)
macos, şarj süresi, ağırlık, ekran kalitesi.
0
gule gule
(12.06.26)
Çok güzel anlatmışlar. +1 diyeyim hepsine ben de.
0
Mirket
(12.06.26)
Toplu taşıma kullandığım dönemde hafifliği için tercih etmiştim.
0
aloha snackbar 3
(12.06.26)
IT çalışanıyım. Şirketim m4 max çipli modelini verdiği için 6 aydır deneyimleme şansım oldu. Cihaz gerçekten tık demiyor. milyon tane pencere açık arkada, ordan oraya geçiş yapıyorum hiçbir şekilde ne donma ne kasma. Performans açısından Windows makineleri tokatlar. Pil ömrü muazzam. Sabah 8'de açtığım bilgisayarı akşam 5'e kadar prize takmadan kullandım bir kere. Daha önce böyle bir şey deneyimlemedim açıkçası.

Fakat MacOS'in arayüzünden memnun değilim. Basitlik adı altında pazarladıkları birçok şey saçmalık ve hiçbir şekilde işimi kolaylaştırmıyor. Özellikle Dock rezalet bir tasarima sahip. Windows'taki gibi system tray özelliği yok. Açtığın ve arka planda çalışan bütün uygulamalar dock'ta görünüyor. benim gibi dikkat eksikliği yaşayan biri için inanılmaz kötü bir tasarım. sidebar adında bir eklenti ile çözmek zorunda kaldım ama o da mükemmel çalışmıyor her zaman. Apple'ın verdiği performansı bir Windows makine verse MacOS'lu bir bilgisayarın yüzüne bakmam açıkçası.
+1
synesthesia
(13.06.26)
3 Ana sebebi var, ama öncelikle belirtmem gerek ki ana laptop olarak kullanmıyorum. Ama macbook air şu üç sebepten dolayı en çok işime yarayan "taşınabilir bilgisayar"

1- Uzun şarj süresi
2- Sadece kendisi ve ince bir çantayla her yere gidebiliyor, kalabalığı yok.
3- Fansız olduğundan tozlu ortamlar için ideal. Toz geçirmez değil elbette, ama en azından tozu deli gibi emmiyor.

Haliyle benim gibi ofis ortamı dışında da bir bilgisayara ihtiyacınız oluyorsa biçilmiş kaftan. Hatta ciddi anlamda var olan tek gerçek anlamda "taşınabilir bilgisayar" bu.
0
akhenaten
(13.06.26)
Air var bende m1 işlemcili olanından bir de eski hani. Pili hala günü rahatlıkla çıkarıyor. Seneler geçti kozmetik sorunu yok. Profesyonel değilim günlük kullanıcıyım cihazda tık yok. Yıllarca windows bilgisayarda trackpad kullandım ama illa mouse aradım bunda ise gerek yok cihaz akıyor mause olmadan da. Seyahate çıkıyorum telefonun adaptörü ile birlikte atıyorum bitti. 2 günlük seyahat ise şarj etmeme bile gerek kalmıyor gerekirse de telefon şarj eder gibi ediyorum.
0
denizgonen
(13.06.26)
Macbook kullanmayan ama özellikle pro kullananların makinalarını kısa süre kullanmış birisi olarak dokunma hissiyatı, gesturelar, akıcılığı, pil ömrü, incecik oluşu, ekran kalitesi gerçekten ayrı bir seviyede.
0
kimlanbu
(13.06.26)
ilk aldigim air 8.5 sene gitti, pil 2500 cycle yapmisti ama hala 3 saat dayaniyordu.
1-2 kere keyfe keder format yedi. hic isinma problemi olmadi.
hic servise gitmedi, ve $250 dolara sattim.
daha nossun?
0
cooperr
(13.06.26)
uzun yıllar kullanılabilir
hafif, güçlü, dayanıklı hissettiriyor
kullanımı gerçekten pratik. erişilebilirlik özelliklerini sık sık kullanıyorum (özellikle touchpad'de üç parmakla zoom yapmak için)
touchpad'i bir harika, 4+ yıldır aralıksız mac kullanıyorum, hiç mouse kullanmadım. hatta neredeyse mouse kullanan da görmedim. windows'larda asla bu kadar iyi olmuyor touchpad
ekran kalitesi gerçekten iyi
intel işlemcilerde kalsaydılar belki windows'lardaki üst seviye laptoplar benzer kaliteyi sağlayabilirdi ama m işlemciler ile windows cihazlara fark açtılar
macos cihazlar kendi ekosistemi ile kusursuz çalışıyorlar. airpods ve iphone da kullanıyorum ve artık bu ekosistemden ayrılmak istemiyorum. bir çeşit vendor lock-in.


macos'ta gerçekten saçma ve "neden böyle" dediğim bir sürü özellik var. mesela finder her bakımdan gerçekten kötü, istediğin dizinde ya da tüm mac'te arama yapma özellikleri kötü, menu-bar'daki tray icon'ları harici bir app olmadan ayarlanamıyor ve ekrandaki notch'un altında kalıyor. dock tasarımı kötü, spotlight son iki-üç sürümdür kullanışsız. daha bir sürü böyle şey var ama benzer şikayetleri windows'ta da yapabilirim (copilot'u her yere entegre etme telaşı, reklam gösterir gibi tray'de sürekli msn network'ünden haberler göstermesi falan)

windows cihazların da kendilerine göre bir çok artısı var ama bugünün konusu değil.
overall soracak olsanız, ben hem iş gereği hem de son kullanıcı olarak windows değil macos'u seçerdim.
0
biseysorcaktim
(13.06.26)
(8)

Macbook’a su döküldü. Tamirci tavsiyesi

yedigimiztavuk
Çok da değil aslında da spacebardan oklara kadar alt kısma sızmış olabilir. Yapılabilecekleri yaptım da içim rahat etmedi. İçini açıp kurulayıp temizlemesi için güvenilir tamirci öneriniz var mı? Kazıklamasın, işini iyi yapsın vs. Yer İstanbul.
Çok da değil aslında da spacebardan oklara kadar alt kısma sızmış olabilir. Yapılabilecekleri yaptım da içim rahat etmedi. İçini açıp kurulayıp temizlemesi için güvenilir tamirci öneriniz var mı? Kazıklamasın, işini iyi yapsın vs. Yer İstanbul.
0
yedigimiztavuk
(10.06.26)
Apple'ın mağazalarında (mesela zorlu'daki) randevuyla gidip gösterebiliyorsunuz cihazı aslında. Bu tip bir şeye baktınız olmadı da ondan mı tamirci arıyorsunuz? "Güvenilir tamirci" büyük kumar bence.

Ek olarak, fikir olması açısından, ben de benzer bir şey yaşadım, yaklaşık 100ml (su bardağının çeyreğinden biraz fazla) klavyenin üstüne damla damla akmıştı. Hemen kapatıp ince tuvalet kağıdıyla damlaları çekebildiğim kadar çekip ters vaziyette 4 gün bekleyip kullanmaya öyle devam ettim. Bu olay yaklaşık 3 ay önce oldu, şimdilik bir problem yok. Tabi sizin bileceğiniz iş. Redditte vs benzer durum yaşayan bir sürü insan da var, biraz karıştırabilirsiniz belki tamirci ararken.
+1
akhenaten
(10.06.26)
eger bir arıza emaresi yoksa bu şekilde kullanın bir şey olmaz. apple servise götürdügünüzde sıvı teması oldugu cihazınızın servis geçmişine damgalanacak.
ileride alakasız en ufak bir sorun olduğunda zaten cihazınız sıva temasından servise alınmış lafını yapacaklar. garantiniz yalan olacak
+3
limonlu eksi
(10.06.26)
Zorludan randevu aldım ve gideceğim de ama telefonda söylemediler kaç para tutabileceğini. Alternatifleri artırmaya çalışıyorum. Cihazımın garantisi zaten bitmişti.
0
🌸yedigimiztavuk
(10.06.26)
mac değil ama normal laptopa dokulunce anında alıp gitmiştim en yakındaki düz bir tamirciye hemen yanımda açıp içine bir sprey sıktı(özelliği hk bilgim yok spreyin) erken gitmek önemliymiş korozyon olmaması açısından. cüzi bişey almıştı
0
eja
(10.06.26)
Kadıköy yazıcıoğlu pasajının 1.katında bir yer vardı. Arkadaşımın alkollü içki dökülen macbook air'ini halletmişlerdi. Bilen varsa adını yazar.

(Pirinç vs şeylerini yaptın herhalde, yapılacakları yaptım dediğine göre)
0
nhk ni youkosu
(10.06.26)
Apple serviste öyle, cihazı görmeden bir şey demiyorlar. Hatta açıp bakmaları gerektiği oluyor. Ama sizden onay almadan asla ücret gerektiren bir şey yapmazlar.

Eğer parça değişmi vs. yoksa ve halledebiliyorlarsa, garanti bitmiş olsa bile ücret almıyorlar. Bende yazılımsal bir problem olmuştu ve cihazın 5 yıllıktı, ücretsiz yaptılar.

Diğer yandan, macbook'larda onarım oluyor mu ona da bakabilirsiniz. Mesela ipad'lerde hiçbir şekilde onarım olmuyor. Garantisi varsa direkt yenisiyle değiştiriyorlar, garanti bitmiş ise ücreti ile değişim oluyor.

Fikir vermesi açısından, ipad'lerde ücretli değişim; orijinal fiyatının yarısı kadar oluyor genelde.

Geçmiş olsun.
0
substituent
(10.06.26)
Kadıköy yazıcıoğlu pasajı girişi inci Mac tamir iyi bir yer. Güvenilir bir tamirci.

Çok su dökülmediyse, anında kurulayıp ters çevirdiyseniz sorun olmamıştır. Zor sızıyor içeri.

Hemen kapatıp ve Ters çevirip 2-3 gün beklemeniz gerekiyor.
Sadece su döküldüyse çok sorun olmaz. Şekerli çay kahve vs korozyona sebep oluyor ama sade su sebep olmayabilir.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
Kadıköy yazıcıoğlu'nun hizasında bir eczane var. Onun yan kapısından gir 1.kattaki tamirci. Tek geçerim, ne bilgisayarlar yaptırdım. Bilgisayarcım önermişti. Adını unuttum.
0
gadlemler
(11.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(5)

Eski işyerinden arkadaşın düğünü

ttt
Merhaba duyuruya çok uzun zamandır girmiyordum açıkçası ama başka bir konuda arama yaparken duyurudan bir link çıkınca aklıma geldi bir danışayım dedim.Eski işyerimden o zaman için samimi olduğumuz bir arkadaşım haziran sonundaki düğünü için davetiye atmış. Açıkçası gitme düşüncem var fakat damattan
Merhaba duyuruya çok uzun zamandır girmiyordum açıkçası ama başka bir konuda arama yaparken duyurudan bir link çıkınca aklıma geldi bir danışayım dedim.

Eski işyerimden o zaman için samimi olduğumuz bir arkadaşım haziran sonundaki düğünü için davetiye atmış. Açıkçası gitme düşüncem var fakat damattan başka kimseyi tanımadığımdan gidip orada sap gibi kalma ihtimalim de var. Başka bir arkadaşımla konuşurken e madem böyle düşünüyorsun adamı ara bizim eski ekipten başka kime davetiye yolladın gelecek olan var mı sor dedi. Bu şekilde arayıp sormak bana biraz abes olur gibi geldi ama siz ne dersiniz? Teşekkür ettim şimdiden.
+1
ttt
(05.06.26)
Sempatik şekilde sorulabilir bence, düğün öncesi tatlış dedikodu edasıyla. Kadınlar bunu çok yapıyor :)
0
gadlemler
(05.06.26)
Eski ekip arkadaşlarınizdan iletişime geçebileceğiniz kimse yok mu düğüne gidecek misin diye sorsanız? Belki iletişimler kopmuştur ama konu düğün olunca belki sorulabilir
0
egerbiryolcu
(05.06.26)
valla hanımlar yapıyor olabilir de brolar arası nasıl olur bilemedim :) eski ekiple orda karşılaşsak muhabbetimiz olur da şimdi damdan düşer gibi sorsam haberim yok deseler kekremsi bir durum
+1
🌸ttt
(06.06.26)
sonrasında gerçekten kimse olmasa dahi gidecekseniz bence hiç ayıp olmaz. mesaj atın ama aramaya değecek bir konu değil.

bizden başka kimse var mı eski ekipten? birlikte geliriz belki diye soruyum dedim.

deseniz hiç de ayıp olmaz. hatta isterseniz araya bir de destek olabileceğim bir şey var mı sıkıştırın nasılsa çıkmaz.
+1
enteg
(06.06.26)
Damada sorun bizim iş arkadaşlarından kimleri davet ettin, tanıdığım kimler geliyor gibisinden. Neden abes olsun anlamadım.

İster telefon edin ister mesaj atın farketmez, sonuçta düğüne daha bir kaç hafta var.
0
biseysorcaktim
(07.06.26)
(2)

Claude ile aynı işi yapan bedava versiyon

aloneinthedark
Aı toplu var mı? Çin'in deepseek ini chatgpt ile karsilastirdiklarinda oldukça başarılı ve ücretsiz demişlerdi. Benzer şekilde Claude un muadili ücretsiz ya da daha ucuz uygulama varmı? Koş yazacak agent yapacak sistemlerle entegre olacakTeşekkürler
Aı toplu var mı? Çin'in deepseek ini chatgpt ile karsilastirdiklarinda oldukça başarılı ve ücretsiz demişlerdi. Benzer şekilde Claude un muadili ücretsiz ya da daha ucuz uygulama varmı? Koş yazacak agent yapacak sistemlerle entegre olacak

Teşekkürler
0
aloneinthedark
(01.06.26)
kısa cevap: yok.
ama ucuz mümkün.

uzun cevap:
agent'ları (mesela claude code terminal uygulamasını bile) farklı bir model ile, örneğin deepseek llm'i ile kullanabilirsiniz.

claude code sadece bir agent yazılımı. agent olarak aylık abonelik ya da api ile bağlanabilirsiniz. api'yi kendisinden de alabilirsiniz, openrouter gibi yerlerden de. kullandığın kadar ödemiş olursunuz. belki openrouter'ın kendi kampanyaları vs olduğunda indirimli yararlanmış olursunuz ama uğraşmaya değmez.

başka model kullanmak isterseniz -ki şans verin- openrouter (ya da benzeri başka yerler de var ama burası en bilinenlerinden) aider, roo, cline gibi araçları deneyebilirsiniz.

mesela openrouter'dan deepseek api'si alıp, bir agent yazılımına api key ile bağlanıp kullanabilirsiniz.

deepseek bedava değil, çünkü senin makinanda çalışmıyor. ama kesinlikle claude modellerine ve diğer popülerlere (gemini, chatgpt) göre çok daha ucuz.
openrouter.ai

performans olarak diğerlerine yakın.
yani 10 kat fiyat var, ama performansta 10 kat yok.

bunun dışında, silicon işlemcili bir mac bilgisayarınız varsa, ollama ile açık kaynak modelleri bilgisayarınızda çalıştırabilirsiniz. qwen3, kimi k2, meta llama scout 4 ... bunları bir deneyin. ama local'de çalıştırmak o kadar da karlı değil. belki çok büyük analiz işlerinde, siz çay-kahve içerken arkaplanda çalışsın diye kullanabilirsiniz. onun dışında günlük kullanımda değmiyor.

bir de groq diye bir yer var.
yine oradan apikey alabilirsiniz. onlar gpu üzerinde değil çok farklı bir işlemci üzerinde çalıştırıyorlar modellerini. bu fiziksel farklılık onlara çok daha ucuza maletmelerini sağlıyor ve çok hızlı sonuç veriyor.

oradan istediğiniz modele dair apikey alıp (openrouter gibi), aldığınız bu key ile claude code (ya da başka bir agent mesela aider, belki cursor-antigravity vs) ile kullanabilirsiniz.
+2
biseysorcaktim
(01.06.26)
opencode var.

şu an 4 açık kaynak model ücretsiz. (deepseek, mimo, minimax, Nemotron)
0
babilfish
(02.06.26)
(10)

Dizi önerisi yerli ve komik

egerbiryolcu
Önerileri alabilirim tek isteğim üçüncü bölümden sonra tadı kaçmasin uzun soluklu aynı kaliteyi sürdürmesi
Önerileri alabilirim tek isteğim üçüncü bölümden sonra tadı kaçmasin uzun soluklu aynı kaliteyi sürdürmesi
0
egerbiryolcu
(27.05.26)
Gassal
-7
Mirket
(27.05.26)
Kaygısızlar
-1
yurtsuz john
(27.05.26)
Beş kardeş gibisi gelmedi. YouTube da var
+2
mezarlik
(27.05.26)
7 numara
+1
yadigar
(28.05.26)
Gibi
+3
Uncle Sam
(28.05.26)
Sıdıka
+2
duster
(28.05.26)
(bkz: Ayak işleri )
+3
etna
(28.05.26)
ayak işleri +1
bir de "dünya bu" var, kalt ekibinden.
0
biseysorcaktim
(28.05.26)
bu sorunun cevabı Ruhsar'dır ya.
özellikle 90 ve öncesi doğumluysanız izleyebileceğiniz en iyi dizidir Ruhsar. değilseniz bile bi şans vermenizi şiddetle öneririm. benim hala en sevdiğim dizidir.
+2
matilda
(28.05.26)
İbreti ailem. 6 bölüm, olkan serdar yıldız, müjdat gezen, şebnem sönmez, çağlar çorumlu, müjdat gezen zafer Algöz vs oynuyor. Biraz sıkıcı gelebilir ama bakmakta fayda var.
0
bumbum
(28.05.26)
(10)

Arabayı satacağım diye bakımlarını yaptırmamak

duguit
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkça
Bir haftadır kuzenim için araba arıyoruz 450-500bin tl bandında. Konuştuklarımın çoğu 10.000 km'yi 3-4 bin km geçmesine rağmen yağ-filtre bakımını aksatmış. Yani ortalama 15-20 yaşında, 150.000-200.000 km civarında arabalar, zaten yıpranmış bir de bakımını aksatıyorlar falan çok itici geliyor açıkçası. 3500-4000 tl verip periyodik bakımını yaptırmayan kişi acaba neleri aksatmıştır diye düşünüyorum. Kendime 3 tane ikinci el araba almıştım hiç böyle şeyler yaşamamıştım, satarken de bakımlarını zamanında yaptırıp muayenesini yaptırıp satışa koydum hep. Bu işin normali "zaten satacağım" diyerek para harcamamak mıdır?
0
duguit
(25.05.26)
İşin içinde cepten çıkacak para olunca herşey yapılıyor. Dediğiniz gibi o kilometrelere kadar yağ değişmemişse, genel olarak da iyi bakmamıştır arabaya büyük ihtimal. Bu işin normali bu değildir, bana göre ilanda belirtilmiyorsa periyodik bakımlarının fazla geçmemiş olması lazım. Özetle satıcının ve evrakların güven vermesi önemli.

Bir arkadaş vardı, hep bakımı yapılmış araba alırdı ve aracın ihtiyaçlarını idareten hallederdi. Biraz da büyük masraf gerektiren işler yaklaşınca yaptırmadan satardı. Fiyat bağlamında daha avantajlı bir yaklaşım. Araba çok bakımlı olsa bakıma ödenen para fiyata ne kadar yansır şüpheli.
+1
mbond
(25.05.26)
ben de satacağım diye bakımını yaptırmıştım. akrabalar dalga geçmişti.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.05.26)
normali bu değil, aracın garanti dışı kalma ihtimali var ve zaten araçların ilk bakımları gayet ucuz oluyor ve hatta ilk bakım hediyesi falan bile oluyor, yani yaptırmamaları bence pek ekonomisiyle alakalı değil. yeni araçlarda bakım km'leri 10 değil 15 ve hatta 20 bin buna dikkat ederek sordunuz mu? yani sene olarak bakım tarihi geçmişse bilemem ama km olarak bakım zamanı gelmemiş olabilir.

yüksek kilometreli araca gelince, araç zaten garanti dışıdır, yetkili serviste bakım masrafları çok yüksek, sanayide de yağ değiştirip geçiyorlardır. bir de aracın artık sağından solundan alakasız arızalar çıkmaya başlıyor ve araç sahibi usanıyor. bence bu durumda yaptırmıyorsa usanmışlardır ve normal.
-1
malheiros
(25.05.26)
Piyasa işte, satıcılar her zaman minimuma eğilimli. Eğer siz alırsanız veya alan olursa böyle gider. Birkaç kişi daha bakımı bahane göstererek vazgeçerse gider bakım yaptırır veya fiyatı daha çok düşürür. Herkes hak ettiği gibi yönetilir mevzusunun özü de bu. Çok sorunuzla alakalı değil gibi ama biraz felsefi yönü de var bu sorunun.

Özetle alan oldukça freni patlak araç bile satılır, ilana da ustanızla gelin yazarlar. Böyle bu işler.
+1
akhenaten
(25.05.26)
arabayı koyduğun fiyat 500bin.
50bin liralık bakım yapıyorsun, "bakımları yapılmıştır, 550bin" yazıyorsun insanlar fazla bulup 500 vermeye çalışıyor.
bakımsız 500bin'e satıyorsun, alanlar memnun oluyor.

sanırım buna benzer bir denge var piyasada.

ben de doğru bulmuyorum bakımları aksatmayı. periyodik bakım, yağ değişimi gibi 3-5bin'lik şeyleri yapmamak konusunda sizinle aynı fikirdeyim. onu yapmayan kim bilir nasıl kullanmıştır arabasını. yağ-su çok önemli şeyler araba için. 3-5binlik bakım yapmadın 50-100bin masraf açılacak uzun vadede.
+4
biseysorcaktim
(25.05.26)
o yaş o kmdeki araçta son bakım yeni yapılmış olsa aracın tüm geçmişine güvenecek misin? veya yaptım dedi hadi, nasıl emin olacaksın? piyasada birçok kişi satarken hep ağır bakımları yeni yapıldı, triger baskı balata değişti vs. yazıyor gördüğüm ama yeni değişti denen trigeri birkaç aya kopan araçlar da var? veya daha şanslı olup kontrol edilen değişmediği farkedilen... bakımları hep aksatılmış aracın yağını filtresini değiştirmesi bakımlı araç algısı yaratıyor diye fiyatı şişirip aynı aracı daha yüksek fiyattan kakalayabilir. bi yerde geçmişinde aksaklıklar yaşanmış olabileceğini kabullenip mevcut durumunu kontrol edip bariz sorun yoksa alıp bakımlarını yapmak gerek gibi geliyor eski araçlarda. dün değiştirdim dese güvenmem yağı filtreyi antifrizi yeni araç aldığımda değiştirir kendim bilirim.

ben tanıdıktan aldım, yağın yaşını da kmsini de söyledi ve kendisine güvenirim ama değişimi yaptırdığı ustaya güvenmem. ne marka yağ koydu bilmiyorum, doğru yağ koydu mu bilmiyorum, değiştirdim diyip değiştirmeden para almadığını nereden bileyim? antifriz de 2 yıllıktı radyatör değişirken değişti ama antifrizin markasını bilmediğimden, içine musluk suyu mu kondu bilmediğimden güvenmedim değiştirdim yine. triger devirdaim vs. de yine radyatörle beraber 2 yıl önce değişmiş ama tanıdıktan olmasa ve triger koparması riskli olsa onu da değiştirtir veya enazından kontrol eder/ettirirdim. bu araçta triger kopsa da piston siboplara vurmadığından çok sıkıntı değil. yolda kalırım ama motorda masraf açmaz.
0
konetsu
(25.05.26)
ben de pandemi de bakım yaptırmamıştım araba yattığı için
3bin km eski yağla gitmesi hoş değil elbette
lastikleri aküyü de değişmiyorlar
bunları hesaba katmak lazım
v kayışı triger zaten muamma

bu tip önemli değişim tarihlerini telefona yazıp kayıtlı tutmak lazım satarken söylemek filan
0
mantık
(25.05.26)
Ucuz yollu arabaların %99'u aynı halde, sıfır bakım, yağ balçık halinde, motorundan şanzımanına yağ kaçakları var, soğutma suyu bile direkt musluktan.

Araba hareket ettiği sürece bu şekilde biniyorlar. O arabalardan hayır gelmez, motor bloğu bile içten içe çürüyor.
0
kimlanbu
(25.05.26)
İnsanlar maalesef bu şekilde kullanıyorlar aracı.

Motordan ziyade dış görünüş ve havasıyla uğraşıyorlar. Aracın yakıt ile birlikte en önemli şeyi motor yağı ve yağ filtresi. 2012 model aracım var. Filtron Polen, Filtron hava, mobis orijinal yağ filtresi, 4 litre shell helix 5w-30 yağ. 2500 lira tuttu. 1000 lira işçilik verdim. 1 neredeyse 1 depo yakıt parası. Ama insanlara bunu vermek zor geliyor. En önemli şey yağ. 8-9kda değiştiriyorum ben. 190k km’de araç.

Soğutma suyu aynı. Antifriz koymaya üşeniyor insanlar. Antifriz konmayan araç da çöp oluyor işte. Kesin conta yakıyor. Çürüyor.

Türkiye’de ise olay şöyle. Adam motoruna, antifrizine bakmıyor. Değişen, boya var mı diye bakıyor. Hoş onda da haklı insanlar. Çünkü kaza fotoğrafı yoksa eğer. Çok büyük bir kazayı saklıyor olabiliyorlar.

Bu arada galericiler de aynı. Abi bakımı yeni yaptırmaya gerek yok denen araçların %90ı bakımı geçmiş araçlar.
0
jackyr
(25.05.26)
Bu pek ölçü degil, normalde bakım aksatmayan biri, arabayi satmaya karar verince artik para harcamak istemez, alan yaptirsin diye düşünür. Anahtarin pili bitmiş, kapilari anahtari sokup açarak kullanan insandan araba aldim ben, satmayi dusununce bir pil bile almamış yani. Hep boyle aslinda,
+1
covered
(26.05.26)
(18)

"Babamı arayabilir miyim?"

deniz kiyisi ve papatyalar
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
Son iki günde sokakta tekinsiz veletler bu soruyu sordular. Telefonu vermedim tabi de acaba bir çeşit dolandırıcılık mı bu? Denk gelen var mı böyle bir şeye?
0
deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
dolandırıcılık olmasa bile telefonu alıp kaçabilirler en basitinden.
ekonomi bozuldukça, bizde de sokakta telefonla konuşanların elinden çekip çalmalar çoğalacak korkarım.
dün istanbul kart yüklerken, kızın biri makinadan çıkan fişleri topluyormuş. benim yükleme tamamlanınca, daha kartı alamadan fiş verme düğmesine basmak üzere önüme atladı. kartı kapacak sandım. o fişleri niye topluyor, ne işine yarayacak, hiç anlamadım. tuhaf tuhaf işler..
+2
lil siztah
(23.05.26)
Bana da 2 gün önce genç bir kız sordu. Telefonunuzu kullanabilir miyim dedi. ben de vermedim. Yeni bir şeyler deniyorlar galiba
+1
Rondak
(23.05.26)
gerçekten yardıma ihtiyacı olma ihtimaline karşı "telefonu vermem ama numarayı söyleyin arayayım hoparlörden konuşursunuz" mu desek acaba?
çünkü benim birkaç ay önce böyle bi yardıma ihtiyacım olmuştu da. şehirlerarası seyahat için evden çıktım bi 10 dk gittikten sonra telefonumun nerde olduğunu bilmediğimi fark ettim. arabada çok fazla eşya vardı ve telefonumu evde mi unuttum yoksa çantalardan birinde mi bilmediğim için arabadan inip birinden telefonuyla kendimi aramayı rica ettim sağolsun izin verdi. hatta telefonla arabaya girip dinledim falan çalıyor mu diye. çalsa boşa eve dönmemiş olacaktım.
+1
mezzosprite
(23.05.26)
ben yolda beni çevirenlere cevap bile vermiyorum. dinlemeden yok de geç.
ne olacağı belli olmaz. devir iyilik yapma devri değil. gözün açık olacak karşındakinin her şeyi yapabileceği bir dönem.
+1
my fault
(23.05.26)
@lil siztah
O fişleri şirketler "yol/ulaşım yardımı" için istiyor bazen. Kendi arabasıyla gelen bile akbil gişelerinden toplamak zorunda kalabiliyor.

Akbil dedim, gişe dedim. Siz onu istanbulkart dolum otomatı anlayın :)
+1
yadigar
(23.05.26)
Türkiye'ye 1 haftalığına geldim ve bu durum 2 kez başıma geldi. (aileme falan anlattım böyle bişey olursa vermeyin diye) Bence normal değil.

gerçekten iyi niyetli olsalar bile sıkıntı. Çünkü aradığı kişi X ile bağlantılı çıksa sen aradığın için seni ifadeye çağırabilirler öyle bi ülke burası :D
+1
nhk ni youkosu
(23.05.26)
sesli düşünüyorum.

iyi ses:
gençler parasız, dilenme kültürü de normalleşti. metrolarda da milletten istiyorlar.

kötü ses:
yeni jenerasyonun aile ilişkileri kötü. sokakta babalarını arama ihtimalleri düşük.
0
buenosdias
(23.05.26)
Benzer bir durumda kalmıştım. (Arabayı detaylı temizlik için gece onda tanıdık detailingciye bırak, dönüşte metroda şarjın bitsin, hep arabadaki şarj aletine güvendiğin için boş bataryayla ortada kal ve meteo'da aksaklık olsun) Böyle zor bir durumda ne yapacağımı bilemedim. Bir genç kız telefonuyla uğraşıyordu. Gece evden aniden pijama/eşofman arası bir kıyafetle ve yalınayak terliklerle çıkmışım. Saç baş da dağınık, berduş gibi görünüyorum. Güvenli bir mesafeden en uysal ve kibar ses tonumla rica ettim, "eşime WhatsApp'tan 'kocanızın şarjı bitmiş merak etmeyin" yazabilir mi diye... Hem yazılı delil hem de whatsapp olduğundan en başını ağrıtmayacak ve korkutmayacak yöntem o aklıma geldi.

Allah razı olsun, dedi ki 'arayayım, sesinizi de duysun'. Çok makbule geçti.

Kendinizi garantiye alarak, yardımcı olmaya çalışabilirsiniz. Mesela "telefonu veremem ama numarasını söyle, sms ile haber vereyim ben yazarım ne ise mevzu" gibisinden. HTS kayıtlarında arama içeriği yok. Süre, arayan, aranan, baz istasyonu lokasyonu gibi veriler var. Ama sms'lerin metni de tutuluyor. Böyle durumlarda mevzuyu net bir şekilde içeren bir sms atarsanız, sadece o mesaj yüzünden başınız ağrımaz. Anxak, arama mevzusu sakat olabiliyor...
Bilginize.
0
yadigar
(23.05.26)
-babamı arayabilir miyim
-evladım hasta
-yolda kaldım
-bir şey sorabilir miyim
-bana x yiyeceği alır mısın
-restoran çöpü eşeleyen "fakirler"
-ana caddeye ateş yakıp "ısınmaya" çalışanlar
-fırçasını düşüren ayakkabı boyacıları

Büyükşehirde yaşayanlar bu saydıklarıma metelik bile vermez. Dilimde tüy bitti izah etmekten.
+7
yurtsuz john
(23.05.26)
10 kişinin gerçekten yardıma ihtiyacı oluyor, problem çıkmıyor. Ama 11. kişi problem çıkarınca tüm insanlar böyle/insanlara güven olmaz bla bla bla

Karşıdakinin ses tonu, hal hareketi, nezaketi tüm niyetini belli ediyor zaten. Eğer sizden birisi bunu rica ettiysede nazikçe neden yapmak istemediğinizi söyleyin. İyi niyetle yaklaştıysa zaten anlayış gösterir. Ama yüzüne bile bakmayıp görmezden gelince siz de o yardım isteyen kişinin gözünde 11. kişi olacaksınız.

Dünya böyle. Zaten herkes iyi niyetle yaklaşsa hiçbir soru kalmazdı, hukuka gerek olmazdı. Ama bunu bahane edip 11. kişi olmanın manası yok.
Dünyada herkes kötü bi siz iyi değilsiniz.
-3
substituent
(23.05.26)
Ben genelde insanlara yer tarifi için bir şey sorabilir miyim derdim. Bana da biri bir şey sorabilir miyim deyince defalarca yer soracak zannedip duraksiyordum ama iki saniyede bambaşka bir dert olduğu (tanıtım, reklam, zorla bağiş, dinlemeye mecbur tutma) gibi şeyler... anlaşılıyordu. O yüzden gerçekten büyükşehirlerde insanlar artık kurunun yanında yaş yansa da bir şey rica edenlere dönüp bakamiyor.
+1
egerbiryolcu
(23.05.26)
Telefonu isteyenler tekin tipler değildi diye belirttim zaten dostlar. Yardım meselesi değil bu. Benzer durumda yardım etmişliğim oldu elbette. Benim kastettiğim şey bu çocuklar birilerini arıyor da acaba telefon üzerinden iş mi çeviriyorlar idi.
+1
🌸deniz kiyisi ve papatyalar
(23.05.26)
Herşey olabilir. Telefonu alıp kaçabilir de. Bundan 15 sene önce bu taktikle telefonu alıp kaçıyorlardı. Bir arkadaş telefonu verdi, adam yürüyerek uzaklaşınca hop hop nerede dedi. Adam da siktir lan deyip kaçmıştı.
+1
runaway
(23.05.26)
Telefonunuzu dolandırıcılık veya bir suç için kullanabilirler, tehdit gibi. Bunu ispat etmenizde mümkün değil maalesef. "Ben yapmadım" deseniz bile, bunu mahkemede ispat etmeniz imkansıza yakın.

Birisi size para gönderiyim çek, hesabını kullanıyim, kredi kartını kullanıyim, telefonunu kullanıyim vs. derse uzak durmak lazım. Gitsin devletin resmi kurumlarından, karakoldan destek alsın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(23.05.26)
Hukukçuyum. Kesinlikle vermeyin. tekrar ediyorum kesinlikle vermeyin. Eğer inanıyorsanız sadece mesaj atmasına izin verin mesajda siz yazın.
+2
ground
(23.05.26)
telefonu alıp kaçacak
+1
co2s2
(23.05.26)
Bir çocuğu ekleyebilir, bir çocuğa mesaj yazabilir. Sonra büyükleri seni tehdit edip şantaj yapmaya kalkar. Başın ağrır. Kimseye de anlatamazsın
0
hebanon
(23.05.26)
Tekinsiz bir çocukça vermemekle iyi etmişsiniz, ben telefon verdiğimde yanımda konuşturuyorum ya da biraz köşeye sıkıştırıyorum alıp kaçmasın diye. Ama asıl problem alıp kaçması değil birine suç olan bir şey deme ihtimali. Bu zamana kadar görmezden geldim ki artık önemsenmeyecek bir durum değil bu.

—-

Şarjım bitmiş ya da telefonum kullanılamıyor İsa ve birini aramamız gerekiyorsa biz ne yapalım? Eskiden büfelerde kontörlü telefonlar vardı ya da sık şık Türk Telekom’un jetonlu telefonları vardı. Artık kullanılmıyor ya da yoklar. Varlar mı hala?

Yani cebimde kredi kartı var ve telefonumun şarjı bittiyse iki dklık bir görüşme yapmam ne şekilde mümkün?
0
biseysorcaktim
(24.05.26)
(2)

Gayrettepe havalimanı metrosu son durum

kanatlı kontun müşfik öpücüğü
Daha önce bir defa kullandım bu hattı 20 dkda bir tren geliyordu. Şimdi tamirat falan bir şeyler varmış sanırım aktarma yapmak gerekiyor dediler. Yarın sabah 9 gibi havalimanında olmam lazım aksama oluyor mu işleyişte? Gayrettepeden ne kadar sürüyor güncel olarak? Gerekirse riske girmeden havaist ya
Daha önce bir defa kullandım bu hattı 20 dkda bir tren geliyordu. Şimdi tamirat falan bir şeyler varmış sanırım aktarma yapmak gerekiyor dediler. Yarın sabah 9 gibi havalimanında olmam lazım aksama oluyor mu işleyişte? Gayrettepeden ne kadar sürüyor güncel olarak? Gerekirse riske girmeden havaist yapayım. Teşekkürler
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(22.05.26)
Gayrettepe'den direkt İst havalimanına kesintisiz gidiyor. Bir sonraki durak kargo terminalinde aktarma olayı başlıyor. Arnavutköy' e devam edecek olanlar bu durakta tren değişikliği yapiyorlar.

Evet hâlâ 20 dakikada bir kalkıyor. Ama bu tamirat olayından sonra saatlerde değişiklik olmuş olabilir mesela önceden 19.14 te bir kalkış vardı artık 19.10 da gibi ufak tefek farklılıklar olabilir.

Bunun dışında bindiğiniz andan itibaren en fazla 40 dakika sürer. (Ben havalimanından iki durak daha fazla gidiyorum 40 dakika sürüyor. Havalimanı belki 35 dakika falandır)


Bu arada metrodan inince havalimanı içinde yürüyüş süresinin de çok olduğunu yakinlarimdan duymuştum. Bu süreyi de hesaba katmak gerekebilir.
0
egerbiryolcu
(23.05.26)
üstteki cevaba ek:
evet metrodan inince epey bir yürüme var. elimde bavulla yaklaşık 20-30 dakika sürmüştü.
0
biseysorcaktim
(23.05.26)
(5)

Elektrikli diş fırçası

dfn4
Oral b mi Philips mi daha iyi olur? Çok üst model düşünmüyorum. Ortalama olsun. İki tane alacağız yakın zamanda alan varsa marka model önerirse sevinirim
Oral b mi Philips mi daha iyi olur? Çok üst model düşünmüyorum. Ortalama olsun. İki tane alacağız yakın zamanda alan varsa marka model önerirse sevinirim
0
dfn4
(19.05.26)
bu konuda kral oral-b'dir.
0
summerjam0306
(19.05.26)
Ben yillardir sonicare kullaniyorum. Paranin yettigi en basit modeli al. 2 dakika ve duzgun fircadigin surecte me aldigin farketmez
+1
compumaster
(20.05.26)
Oral-b io 5 modelini kullanıyorum üç aydır. Çok memnunum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(20.05.26)
Oral-b virality ile yedinci senemdeyim, hala ilk günü gibi.
+1
biseysorcaktim
(20.05.26)
oral- b
0
darthvader
(20.05.26)
(6)

Agoda guvenilir mi

egerbiryolcu
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
Başka sitede 12 bin olan otel orada 9 bin gosteriyo mesela.

Kullandınız mı sorun yaşayan veya yasamayanlar oldu mu?
0
egerbiryolcu
(19.05.26)
Guvenilir
0
üğpoıuy
(19.05.26)
Expedia, booking ve agoda. Hangisi ucuzsa rahatlıkla ondan alırım. Hepsi aynı.
0
ezkaza
(19.05.26)
Booking.com'un iştiraki. Güvenilir yani.
0
Mcfly
(19.05.26)
Güvenilir tabi ki ama ödeme yaptıktan sonra mutlaka oteli arayın ve rezervasyonu teyit ettirin. En çok agodada bu sorun var oteller fiyatları çok düşük olduğu için kabul etmiyor rezervasyonu ya seni arıyorlar ya da otele gidince öğreniyorsun. En az 3 kez bunu yaşadım
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.05.26)
Gecen hafta kullandim, bookin ve kendi sitesinden 50€ daha ucuzdu agoda'da. Sorun olmadi.
0
mirafiori
(19.05.26)
Güvenilir. Çok büyük bir firma.

Ucuz olmasının sebebini sormuştum otelciye, çünkü yarı yarıya oda tutmuştum. Bu tarz siteler sezonda otelle anlaşma yapabilmek için, sezon dışında böyle indirimli oda satıyorlar. Aradaki 3bin farkı agoda kendisi ödüyor otele. Hem kendi bilinirliği hem de bahsettiğim gibi sezon zamanı sitesinde oteli listeleyebilmek için bunu yapıyormuş.
0
biseysorcaktim
(20.05.26)
(7)

sizce bu durum insanın zeka durumuna dair büyük ölçüde fikir verir mi?

m e b
selam.muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor mu
selam.

muhatabınıza aynı anda iki soru soruyorsunuz ama tek bir tanesine cevap veriyor/yazıyor ama diğer soru hiç sorulmamış gibi tepki bile vermiyor. bu hani, "özel bir soru diye cevap vermemiştir" meselesi değil. son derece sıradan dümdüz sorular yani. siz de böyle şeyler yaşıyor ya da yaşatıyor musunuz?

a: battaniyeyi getirdiniz mi? bir de su alınacaktı, aldınız mı?
b: aldık, arabada.
a: battaniyeyi getirmediniz mi?
b: getirdik/getirmedik.

a: ürgüp'e mi gittiniz, alanya'ya mı?
b: evet/hayır.

illa ikinci kez tekrar edeceksin, soruyu tekrar ama ayrı soracaksın filan.

prnt.sc
0
m e b
(18.05.26)
Ben cevap vermeyen tarafım. İki soruyu aynı anda sormak yanlış bence.
-12
arbre
(18.05.26)
Zeka degil de odakla ilgili gibi gorunuyor ve/veya ozensizlik/umursamazlik da olabilir. Son yillarda benim de basima cok geliyor, kendim de yapiyorum bazen. Sirketlerle yapilan maillesmelerde bile oluyor. Ilk goze carpan soruya cevap veriliyor, digerleri kaliyor oyle.

Herseyi youtube shorts ve benzeri seylere baglamaya basladim ama bu tur ortamlardan dolayi odagimiz falan gitti, beynimiz hosafa dondu. Sizin ornek daha cok gorece yasli dikkatsizligi gibi duruyor, tabii artik onlar da shorts vs hatta AI falan takiliyorlar.
0
mbond
(18.05.26)
bu şekilde 2-3 soru sorunca dediğin gibi hep tek cevap geliyor. bana göre bu bir salaklık bende o yüzden tek tek soruyorum cevap gelince yeni soruya geçiyorum.
0
gercekdunya
(18.05.26)
Birbiriyle alakasız birden fazla soru varsa bu soranın hatası, sırayla sor cevabını al. Bazen soru sorarsın, daha ilk soruyu cevaplamadan üçüncü bir soru gelip muhabbeti dallandırır, ikinci soru arada kaynar

Örneklerin anlam kazanması ve bunları karşıdaki kişinin zeka seviyesine bağlamak için bir sürü parametre gerekli. Karşıdaki insanın özel hayatında, iş hayatında sıkıntı var mı, dikkatini size verebiliyor mu ? Gecenin bir körü mü, sabahın körü mü ? Sizin onun gözünüzdeki değeri nedir ?

Ben herkese aynı özenle cevap vermem mesela.
0
kimlanbu
(18.05.26)
Dikkati dağınık veya umursamıyor.

Ben bir soru sorduğumda cevap alamıyorsam soruyu değiştiriyorum. Genellikle açık uçlu sorular sorun ki istediğiniz cevap versin. Evet hayırlı veya seçenekli soru sorunca hatlar karışıyor.

Ürgüp'e mi gittiniz Alanya'ya mı? Evet.
Nereye gittiniz? Alanya'ya.
Pegasus'la mı gittiniz Türk Hava Yolları'yla mı? Evet.
Gittiğiniz uçağın kodu ne? TK4567
0
tiredofwaiting
(18.05.26)
birden fazla sorunun ikisine de cevap veriyorsa zeki, akıllı gibi konumlandırırım.

verdiğiniz örnekteki gibi olunca doğrudan aptal konumuna koymam ama dikkatsiz ya da yeteri kadar zeki değil diye düşünürüm.

sıradan, vasat gelir o kişi.

yani normali iki sorunun sadece sonuncusuna cevap vermek de, ikisine de cevap verince normalin üstü bir zeka/dikkat gibi yorumluyorum.
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Ennnnsinir olduğum insan tiplerinden bu gruptakiler. Zeka seviyesiyle ilgili olduğunu pek düşünmüyorum ama, çünkü bunlardan akademik ortamlarda da çok.

Bence temel sebebi kafasının çok dağınık olması bu tür insanların. Hatta çoğu cevap verdim sanıyor ama içinden yanıtlamış oluyor :D

Yani üst üste gelen 4-5 tane soruyu takip edememeyi anlarım ama 2 taneyi de et kardeşim bi zahmet :D

Gerçi böyle konuşması kolay da herkesin kendine göre sorunları var, yaşamak kolay değil.
0
truf
(18.05.26)
(15)

Mediamarkt'tan kim, ne alıyor?

eisberg
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş
Geçen bir hediye alayım diye girdim, hemen hemen tüm ürünler dışarıdan daha pahalı. Amazon, hepsiburada falan çok net daha ucuz ve oralardaki satıcılar kendileri. Hatta samsung, huawei bile daha ucuza satıyor aynı ürünler. Amazon, HB 9 taksit yapıyor burada öyle bir şey de yok. Siz buradan alışveriş yapıyor musunuz? yapanlar hangi motivasyonla yapıyordur?

Teşekkürler
0
eisberg
(13.05.26)
Acil ihtiyaç varsa alıyorsun. Klavye, mous, USB bellek son aldıklarım. Mediamarkt diğerlerine göre daha çeşitli ve uygun oluyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.05.26)
ben nadir alışveriş yapıyorum.
hatta kendim için hiç buradan bir şey almadım.

geçen günlerde kardeşime telefon aldık buradan.
rengini, modelini kendisi seçsin istedim o yüzden internetten sipariş vermedim. fiyatları amazon/hp/vs hepsinde aynıydı. o yüzden mağazaya gidip almak istedim.

yıllar önce de süpürge almıştık anneme. kendisi görsün denesin istemiştim. kampanya vardı. ama mağazada stok kalmamış, online vermiştim siparişi.

her zaman pahalı değil, ürün özelinde dışarısıyla aynı belki ucuz olabiliyor.
bir de hala bir çok kişi görmek, denemek, satıcıdan bilgi almak istiyor.
-1
biseysorcaktim
(13.05.26)
ben lg oled aldım, lg bayisinden daha ucuz oldu. epttavm'de adı bilinmedik dükkanlardan belki bir kaç bin tl daha ucuza olurdu ama istemedim.

teknosa %5 ucuza veriyordu media markt çalışanına söyledim %6 indirim yaptı.

LG bayisine göre %6 indirim verdiler.

edit:lg bayisi muhtemelen tv değil de başka bir fatura düzenleyip 6 taksit yapacaktı, tv'lerde maksimum 4 taksit olabiliyor.
0
liberal
(13.05.26)
mediamarkt en avantajlı yerlerden biri. teknoloji konusunda ciddi harcamalar yapan biriyim ve herhangi bir anda kampanyalar şunlar bunlar değerlendirince genelde son durak hep mediamarkt oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
Media marktta surekli idnirimli urun bulabiliyprum kimse yazmamis ama
0
üğpoıuy
(13.05.26)
Çamaşır makinesi aldım.
0
gabe h coud
(13.05.26)
bilen adam almaz zaten de internet alışverişi yapmayan çok insanlar. nadiren gençler ama yaşlılar çoğunlukla. kredi kartı kullanmayan insan sayısı da fazla.
0
jelly bear
(13.05.26)
Piyasa araştırması için mediamark gezmeyi seviyorum ama en son ne zaman ürün aldım hatırlamıyorum
0
basond
(13.05.26)
Ben genelde şarj kablosu/aleti gibi acil şeyler için giriyordum ama 2025de Çİne satıldıktan sonra artık hiçbir şey için tercih etmemeye başlaıdm.
0
truf
(13.05.26)
ben alıyordum kendim görerek alayım kargoda hasar falan oluşur diye, ama hem fiyat şişirmelerinden hemde çamura yatmalarından bıraktım.
telefon alıcam mesela ömrümde hep burdan aldım ama artık almıyorum, vatndan teknosadan bakıcam. marka yönetimleri sıfır.
0
eja
(13.05.26)
bu ve türevlerine sadece almak istediğim ürünü incelemek için giderim.

genelde fiyat, piyasa araştırması yapmayan, çoğunlukla belli bir yaş üstü tercih ediyor. güvenli bir alışveriş algısı var ama durum tam tersi. sattığı ürünün arkasında durmaz. satana kadar bin bir yalan bilgi verir. ekstra güvenlik ıvır zıvır ekler bunları almazsan o fiyata ürünü satmaz. birçok örneği sözlük ve sikayetvarda var.
birde buradaki çalışanlar sıfır bilgiyle hangi ürünü satmaları söylenmişse onu iteleme derdinde. bir ürün sorarsın senin istediğine bok atar gider onun altını sana satmaya çalışır.
amazon-hepsiburada varken bunlara para kaptırmak en hafif tabirle enayilik.
kaldı ki bu zamana kadar hiç uygun fiyat görmedim. olsa olsa amazon ve hb ile aynı fiyata satmıştır. sorunsuz iade ve değişim içinde her zaman amazon ilk tercih ardından hb.
0
my fault
(13.05.26)
Benim yakın arkadaşım ve onun ailesi sadece Vatan, Teknosa, Mediamarkt gibi yerlerden alıyorlar elektronik ürünleri. Bak hb'de çok daha ucuz diyorum, asla güvenmiyorlar. Onlar gibi düşünen çok insan var. O yüzden bu markalar zaten hala ayaktalar. Güven meselesi biraz.
+1
himmet dayi
(13.05.26)
İnternette en ucuz 9300 TL olan kulaklık Media Markt'ta 10.000 TL'ydi , 700 TL için beklemeye değmez dedim gittim, 1500 TL kasa indirimi verdiler , 2000 TL'de world puanım vardı 6.500 TL'yi yanlış hatırlamıyorsam 8 taksite mi ne bölmüştü, internetten alırken ne kasa indirimi, ne puan kullanımı ne de vade farksız taksitlendirme yoktu almaya kalktığım sitede.
0
loch ness
(13.05.26)
Elektronik eşyalarda kargolara güvenmiyorum. Bu nedenle mağazadan tercih ediyorum absürt bir fiyat farkı yoksa. Burda da tercihim vatan computer ya da mediamarkt oluyor
+2
gadlemler
(13.05.26)
0
my fault
(14.05.26)
(6)

e-sim almak

baldur2
numaram kardesimin uzerine kayitli, gidip turkcell bayisinden kendi basima esim alabilir miyim yoksa kardesimin de gelmesi mi gerekiyor?
numaram kardesimin uzerine kayitli, gidip turkcell bayisinden kendi basima esim alabilir miyim yoksa kardesimin de gelmesi mi gerekiyor?
0
baldur2
(13.05.26)
hat sahibinin gelmesi gerekiyor.
+2
summerjam0306
(13.05.26)
Kardeşinize söyleyin 5 dk uğrasa yeter. Telefona vs. hiçbir şeye gere yok. Esim kart için para veriyorsunuz, sonra size içinde qr olan karton veriyorlar. Bu kadar.
0
substituent
(13.05.26)
kardesinizin kimligi ve edevlet'i gerekiyor.
0
birkibirkibirkibirkiuc
(13.05.26)
turkcell mobil uygulamasından da oluyor galiba geçen ben yapacaktım kimliğimin çipi bozuk diye yapamadım onu kontrol edin önce.
0
rahmi pinkfloydoglu
(13.05.26)
rahmi pinkfloydoglu'nun dediği uygulama üzerinden alma türk telekom uygulamasında da var. çipli kimlik ile alınıyor güya ama sürekli hata veriyor.

asıl soruya cevap: hat sahibi ve kimliği olmadan kesinlikle işlem yapmıyorlar.
0
himmet dayi
(13.05.26)
hat sahibi kimliği ile gidecek, siz olmasanız da olur.
e-sim alacak.

e-sim aldığı gibi sizin sim kartınız işlevini yitirecek.
ona e-sim olarak bir qr kod verecekler.
bu qr kodun resmini çeksin whatsappp/mail göndersin, siz kendi cihazınızdan devam edersiniz.
---
geçen bize de lazım oldu bu durum, telefoncu böyle anlattı.
0
biseysorcaktim
(13.05.26)
(9)

Portatif klima falan

aguen
Merhaba duyuru,Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
Merhaba duyuru,

Maalesef eve klima alamıyorum çeşitli sebeplerden dolayı klima montajı imkansız. Yazın ölmememi sağlayacak alternatif çözümler nelerdir? Kullanıp memnun kaldığınız bir şey var mı?

Özellikle benim çalışma odamda 2 sunucu 1 pc 1 laptop çalışıyor cehennem sıcağı oluyor.
0
aguen
(13.05.26)
tavan vantilatörü düşündünüz mü? herkes çok övüyor. olmadı normal vantilatör.

portatif klima matah bir şey olsa, daha çok evde görürdük gibime geliyor.
+1
co2s2
(13.05.26)
tavan vantilatörleri çok mantıklı ama sıkıntılı :( boyum çok uzun; kurtarmıyor gibi çoğu modelle.

kendimi de tanıdığım için net kendimi yaralarım öyle bi ortamda
+1
🌸aguen
(13.05.26)
hocam portatif klimalar hem çok gürültülü hem de verimsiz. odada 2 sunucu + bilgisayarlar varsa vantilatör vs. yetmez çok net bir şekilde. ne yapıp edip normal klima taktırın.

türkiye'de pek yaygın olmayan pencere tipi klimalar var aslında. 2. el falan bulabilirseniz o da olabilir.
+1
shadowfollower
(13.05.26)
ev tek odadan ibaret değilse ve amaç odayı serin tutmaksa portatif klimayı koridora kurun, odanın kapısını açın. hava giderini de başka bir odanın penceresinden (pencereyi gider boyutunda deldirerek, menfez gibi) gerekirse gider borusunu da uzatarak dışarı salın. hem gürültü size yakın olmaz hem cihazlara zarar vermez hem de yeterince serinletir.

içinde buz haznesi olan soğutucular var ama bunlar verimsiz ve nem yapacağı için tavsiye etmiyorum. sizin şartlarda tek çözüm portatif klima gibi duruyor.

klima neden olmuyor onu da anlamadım. gerekirse çatıya takılır yine olur. bina yönetimi izin falan mı vermiyor nedir yani
+1
Improbable
(13.05.26)
mecburiyetten 1 yaz portatif klima kullandım
tek oda için öldürmeden yaşatır. klima serinliği beklemeyin ama odada sıcaktan bulanmadan takılabilirsin, en azından terletmez.
en sessizi bile gürültülü çalışıyor.

çok çok zorda değilsem tercih etmem.

koridora koyayım içeri üflesin gibi fantezilere girersen sadece boşuna elektrik tüketirsin.
0
duyuruuser
(13.05.26)
Bu konuyu ben de takipteyim. Zira ben de daha geçenlerde benzer bir duyuru açmıştım.

Portatif klimanın yanı sıra tavan vantilatörü ve kule tipi vantilatör önerileri yapılmıştı.
+1
jonas
(13.05.26)
bende var.
her sene temmuz - ağustos ortası bir dönemde "ohh iyi ki almışım" diyorum çünkü ev cehennem gibi oluyor ama hemen ardına "ulan bununla uğraşmaya ne gerek var, keşke klima taktırsaydım" diyorum.

kiracıyım, taşınırım diye düşündüğüm için klima taktırmadım. onun yerine portatif aldım. pişmanım.

eğer gerçek klima taktırma imkanınız yoksa evet iş görüyor elbette. çalıştığı sürece serin tutuyor. pencere yakın olması tercih edilir çünkü soba borusu gibi bir hortumu var gerçekten sıcak hava üflüyor. boru uzun olursa evi bir yandan soğutup bir yandan ısıtır.

pencere açık ya da aralık oluyor ama özel bir perdesi var rüzgar almayan, onun boşluğundan geçiriyorsunuz boruyu. eğer imkanınız varsa camı deldirip oradan geçirebilirsiniz. portatif klima perdesi, mobil klima pencere kiti gibi aratabilirsiniz internette.

ben araştırıp da aldım, sessiz çalışanı bile sesli konusuna katılıyorum. ben evden çalışırken kulaklığımı takar müzik ya da ses-iptal özelliğini açar öyle kullanırdım klimayı. sohbet muhabbete engel değil ama kapatınca ohh be diyorsunuz. o yüzden gürültü büyük bir negatif özellik.

düşündüğüm kadar çok elektrik harcamıyor.

benim kullandığım klima günde 5-10 litreye yakın su üretiyordu sürekli kullanınca. ölçümünü tam yapamadım saatte ne kadar diye ama havada inanılmaz miktarda su buharı var ve klima onları topluyor. tahliye için arkasına bir kova koyuyor, iki üç saatte bir kontrol ediyordum. 5 litrelik kova hergün doluyordu, bazen birden fazla kez.

her klimanın özelliği mi bilmiyorum ama klima çalışırken evi serinletse de kapattığım gibi ısınıyordu. "kafam şişti gürültüsünden bir 20 dk rahat edeyim" diyemiyordum.

ev için ideal değil. şantiye, geçici konaklama, dağ evi, konteynır gibi yerler için konfor arttırıcı olabilir ama evde çok mutlu etmiyor. kule tipi vantilatörüm de var. klimaya göre sessiz nazsız ve yer kaplamadan çalışıyor. klima gibi serinletmese de, evdeki konforu tek başıan arttırabiliyor. fiyat, gürültü, nazı uğraşı gibi parametreleri ekleyince kule tipi vantilatör tek başına portatif klimadan çok daha iyi bir seçenek.

bitirmeden ekleyim, eğer klima almak istiyorsanız ve gerçekten monte klima alma imkanınız yoksa ve ev çok sıcaksa değerlendirebilirsiniz ama "zaten taşınıcam ne gerek var ya almaya" diye düşünüp de portatif alıyorsanız bence diğer seçeneği zorlayın. zira monte klimalar demonte edilip yeni adrese nakledilebiliyorlar. olmadı vantilatör seçeneğini değerlendirin. en azından klimaya göre aşağı yukarı 10-15 kat daha ucuz.

tecrübeme binaen bahsettiğim ürün bu:
airfel.com
+2
biseysorcaktim
(13.05.26)
yasadigim sehirde evlerde klima yok. apartmana portatif klima vermisler. cok ses cikariyor, performansi dusuk ve cok elektrik yakiyor. cok sicak gunlerde kullaniyorum yoksa elimi surmuyorum.
0
antikadimag
(15.05.26)
mobil klimaların temel sıkıntısı içeriden çektiği soğuk havayı dışarı atmasıdır. verimsizliğin sebebi bu. tek hortum oluyor bu da sıcak hava çıkışı ama hava girişi içerideki soğutmak için elektrik tükettiğiniz havayı çekiyor. çift borulu ürünlerde verim kaybı daha az olacaktır. tek borulu klimayı modifiye edip bu şekilde hava girişini dışarıdan alanlar da var.

tek boru bir sorun daha yaratıyor, ortamdan devamlı dışarı hava attığı için alçak basınç oluşuyor ve kusursuz yalıtım imkansız olduğu için dış ortamdan aynı oranda sıcak hava da içeri doluyor.

bir diğer sıkıntı da klimanın çok alçakta kalması, soğuk hava alçaldığı için zaten alçaktan üflediğinde serinlik yerlerde birikirken vücudunuzun kapladığı alanlar daha yüksek sıcaklıkta kalabiliyor. bu yüzden soğutma temel amaçlı split klimalar genelde yüksek konumlandırılıyor. kışın ısınmada kullanılacaksa maksimum etki için kanat en alt konuma alınıyor çünkü bu durumda sıcak hava tavan bölgesinde birikiyor zemin soğuk kalıyor.

yani soğuk hava çıkışını da yükseltebilirseniz bu da verimi arttıracaktır. hava girişini dışarıdan almak kadar etkili değil ona kıyasla daha minimal bir etki bu. imkan varsa bi masa üstüne vs. koymak yerden olabildiğince yüksekte çalıştırmak da titreşim ve sesi arttırmıyorsa düşünülebilir. kesinlikle yapılması gereken ilk işlem, yani çift boruya çevirmek veya bulabilirseniz başta bu tarz ürün almak.

üçüncü verimsizlik sebebi de güç tüketiminin büyük kısmının gerçekleştiği kompresörün içeride olması. elektrik tüketimi demek 100% verimle ısı üretmek demektir. yani klima 500w güç tüketirken ortama 500w'lık bir ısıtıcı gibi ısı verir. buna yapacak pek bişey yok portatiflerde. gürültünün sebebi de yine bu durum tabi.

son sebep de boru/boruları dışarı verdiğiniz yerdeki yalıtım zayıflığı. bu boruların giriş çıkışını ne kadar iyi kapatırsanız iç ve dış ortamı ayırırsanız o kadar iyi.

yurt dışında pencere tipi klimalar çok yaygın ama camın açılış şekli yüzünden bize pek uygun değil bunlar. split klimayla aynı mantığı daha kompakt şekilde sunabiliyorlar özellikle mideanın bir ürünü u şeklinde olduğundan pencerenin de neredeyse tamamen kapanmasına imkan tanıyor. ama burada bu modeli bulmak da bulsan da uygun pencere taktırmak da pek gerçekçi değil. www.youtube.com

klima dışında gerçekten iç ortam sıcaklığını etkin şekilde düşürebilecek bir ürün yok. ortamdaki ısıyı alıp dışarı atacak tek sistem bu. yani mobil klima alman lazım normal klima montajı mümkün değilse. dezavantajları var ama alternatifi yok.

verim konusunda hava girişinin iç ortamdan hava çekmesi problemin 90%'ıysa alçak konumu kompresörün içeride olması vs. diğer tüm etkenler 10%'udur. çift boruda daha verimli olacağından daha düşük yükte çalışıp daha az ses çıkaracaktır ayrıca. yani gürültü konusunda da tam olmasa da kısmi yararı olur.


ingilizcen varsa şu video da güzel anlatıyor durumu youtu.be tek hortumlu portatif klima net dizayn hatasıdır bunu ilk düşünen de onaylayan da üreten de satan da nasıl bir kafa yaşıyordu, çift hortumlular varken niye hala üretildiler ve nasıl çift hortumlulardan daha popüler olup yaygınlaştılar anlam veremiyorum. iki tip arasında çok çok ciddi fark var.

tümünün çift hortum olması opsiyonel olarak giriş hortumu olmadan kullanılabilmesi mesela en mantıklı çözüm olurdu. ikinci hortumu dışarı verme imkanı yoksa tek hortumlu olarak daha portatif kullanır imkan varsa giriş hortumunu da takıp daha verimli kullanırdı alanlar. çift hortumluda giriş hortumunu dışarı vermezsen tek hortumluyla aynı şekilde çalışır işte. çift hortumlu dizaynın hiçbir ek dezavantajı olmak zorunda da değil.
+1
konetsu
(15.05.26)
(6)

Cezaevleri kapasitesi

biseysorcaktim
Yıllardır kapasite doldu diye haber yapılıyor. Arada bir büyük cezaevleri yapılsa da, yeni ve büyük binlerce kişilik cezaevi yapılmıyor mu?Cezaevi dediğin şey bir hastane yapmaktan daha kolay, gökdelen dikmekten daha basit değil mi? 400bin küsür mahkum 250bin kişilik kapasite varmış.Not: cezaevi yap
Yıllardır kapasite doldu diye haber yapılıyor. Arada bir büyük cezaevleri yapılsa da, yeni ve büyük binlerce kişilik cezaevi yapılmıyor mu?

Cezaevi dediğin şey bir hastane yapmaktan daha kolay, gökdelen dikmekten daha basit değil mi?

400bin küsür mahkum 250bin kişilik kapasite varmış.

Not: cezaevi yapılacağına suç oranını düşürsünler bir cevap değil. Akpnin çıkarı yok bunda uğraşmazlar. Ama bina yaparken vurgun da yapabilirler halbuki.
0
biseysorcaktim
(13.05.26)
akp, abd ve avrupaya karşı otoriter iktidar imajı vermekten çekiniyor. herkese yetecek kadar cezaevi yapsalar bina sayısını iki katına çıkarmaları lazım. bu da hem içeriye hem dışarıya karşı kötü bir görüntü demek.
0
yurtsuz john
(13.05.26)
Bugün tutuklu ve hükümlü sayısı 2015 yılındakinin iki katı. 100 kişiye düşen tutuklu ve hükümlü sayısında Avrupa birincisiyiz diye biliyorum.
Bu artışın sebebinin bulunması lazım.
Cezalandırma kapasitesinin artırılmasıyla sorunu çözemezsin.

Suça özenmeyi yok edip suçlu sayısını azaltmak hem daha ucuz ve hem de daha insanidir.
-2
Mirket
(13.05.26)
bina olarak basit olabilir, suçlu bulma konusunda da problem yaşamazsınız ama bu cezaevinde çalışacak personellerin istihdamı konusunda ekonomik olarak problem çıkar. adalet bakanlığının bütçesi belli, her yıl alabileceği personel sayısı belli.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.05.26)
yeni arazi almak hapishane yapmak istihdam sağlamak onca mahkumun lojistiği yemesi içmesi ısınması güvenliği teftişi hepsi maliyet yaratır ve enflasyonu arttır tek amaçları seçim öncesi enflasyonu tek haneye indirmekken hayatta yapmazlar
0
alester
(13.05.26)
farazi olarak soruyorum, hapishaneler özelleştirilebilir mi? teknik olarak öyle bir şey mümkün mü? yap-işlet-devret gibi, büyük şirketlere "hapishane işletmeciliği" yetkisi verilip bu işin yürütülmesi sağlanabilir mi? türkiye için soruyorum, zira başka yerlerde yapılmış hatta bazı ülkelerde çok eskiden beri uygulanan bir şeymiş.

özelleştirilsin, içerideki mahkumlar da şuanda bazı yerlerde olduğu gibi istihdam için kullanılsın. kazançlarının bir kısmı kendi hapis maliyetlerine bir kısmı da harçlıklarına gitsin.

böyle bir sistemin zararı ne olurdu?

her şeyin özelleştirmesi taraftarı değilim ama yolları ve şeker fabrikalarını satacaklarına, özel sektöre hapishane yaptırmak herkes için daha faydalı olurdu.
0
🌸biseysorcaktim
(13.05.26)
ülkemizde de zaten hapishanede hükümlü isen ücret ödüyorsun, koğuş aydınlatması hariç kullanılan elektriğe ve yediğin yemeğe iaşe bedeli ödüyorsun. elektrik faturası her ay mahkumun hesabından payına düşen kadar kesiliyor. iaşe bedeli ise çıktıktan sonra tebliğ ediliyor.

ülkede denge-denetleme mekanizmaları problemli olduğundan bu tarz özelleştirme özellikle cezaevi konusunda çok problemlere yol açacaktır. zengin bir mahkum işletme ile dışarıdan çok kolayca temas kurarak istediği gibi hayatı içeride yaşayabilir.
+3
duyulmasi gerektigi kadar
(13.05.26)
(5)

20bin tl para ile mini finansal okur yazarlık denemesi

gadlemler
Nasıl yapabilirim :) Finansal okur yazarlık ve de gıdım gıdım parayı artırmayı öğrenmek istiyorum. Faiz, repo, borsa hiç mi hiç anlamıyorum. Ders niteliğinde ne yapmamı önerirsiniz? Bir şeyleri başarma olayına tutunmalıyım da...
Nasıl yapabilirim :) Finansal okur yazarlık ve de gıdım gıdım parayı artırmayı öğrenmek istiyorum. Faiz, repo, borsa hiç mi hiç anlamıyorum. Ders niteliğinde ne yapmamı önerirsiniz? Bir şeyleri başarma olayına tutunmalıyım da...
0
gadlemler
(13.05.26)
Halka arzlara katıl.
0
gabe h coud
(13.05.26)
Bir Excel E işlem yaptığın her an için dolar altın vb alış satışları yaz
aldığın enstrüman da yaz, yanına bir de neden onu aldın onu yaz.
8-10 alış satıştan sonra otur parayı dolar da tutsan ne kazanırdın altında tutsan ne kazanırdın onu çıkart, alıp satma kararlarını verdiğinde kararininetkikeyen bilginin doğruluğunu yanlışlığıni tart.
Böyle böyle başlarsın, bana mantıklı bir yol gibi geliyor
0
kisa
(13.05.26)
Dünya ve Ülke siyasetiyle ilgilen, öğren, her gün takip et.
Dünya ve Ülke ekonomisiyle ilgilen, öğren, her gün takip et.
İktisat Lisans Programı ders kitaplarını edin. Oku, anla.
Birkaç eli yüzü düzgün iktisatçı, birkaç da finansçı youtuber bul, her gün takip et. Temel analiz, teknik analiz kurslarına katıl.
-5
Mirket
(13.05.26)
hiçbir şey bilmiyorsan öncelikle bu bilmediklerini kısaca öğren. sonrasında tefas nedir? fon nasıl alınır? diye araştır ve düzenli fon biriktir. tek yapman gereken bu. yatırım fonlarının kazancını ASLA geçemezsin. boşuna meşgul etme beynini bu işlerle.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.05.26)
Babilin en zengin kitabını okumakla başla.

Bankaların yatırım hesapları var, hisse için onları kullanabilirsin. Midas da kullanabilirsin hem yurtiçi hem yurtdışı hisse etf vs alınıyor

İşlemlerini yaz kenara, excel tutmak mantıklı, ne aldın kaça aldın gibi güzel bir format oluştur.

Zamanla kendine kurallar oluştur. Mesela bu hisseden beklentim (dolar bazında) yüzde 5 + enflasyon. Bu rakama ulaşınca satıcam. O takama ulaşmak yerine terse giderse şu kadar zarar yapınca da satıcam gibi.
0
biseysorcaktim
(13.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(7)

Amerikan borsasında temettü emekliliği

adwokat
Bu nasıl mümkün oluyor ağalar?Mesela VOO 670 dolarYılda 4 kez 2 dolar bile olmayan temettü veriyor.670.000 doları buraya bağlasan yılda 200 dolar bile vermiyor. Bunun yerine ev alsan kat kat falzasını aylık kira geliri olarak alırsın. Evin değeri de hisse değeri gibi artar. Artmasa bile garanti kira
Bu nasıl mümkün oluyor ağalar?

Mesela VOO 670 dolar
Yılda 4 kez 2 dolar bile olmayan temettü veriyor.
670.000 doları buraya bağlasan yılda 200 dolar bile vermiyor.

Bunun yerine ev alsan kat kat falzasını aylık kira geliri olarak alırsın. Evin değeri de hisse değeri gibi artar. Artmasa bile garanti kirayla o açığı kapatırsın.

Durum böyleyken bu aralar çokça duyduğumuz temettü emekliliği nasıl olacak? Özellikle and borsasında yerli ve yabancı kanallarda çok sık duymaya başladım
0
adwokat
(10.05.26)
temettü emekliliğine karşıt olan da çok insan var.
öyle altın tepside sunulan bir şey değil.

ama idealde şöyle oluyor.
x bir hisse var, hem büyüyor hem temettü veriyor. 10-15 sene boyunca düzenli alım yapıyorsun, ayrıca verdiği temettüyü de geri yatırıp hisse alıyorsun.

10-15 sene sonra hem hisse büyümüş, ama büyümese bile sayısı arttığı için çok temettü verir hale gelmiş oluyor.

temettü emekliliği sisteminde 600bin doları tek seferde koymuyorsun ki hisseye. zaten bu bir çeşit birikim sistemi. 600bin nakitim varsa onu başka şekilde değerlendir temettüsüyle uğraşmazdım.

ev almak garanti değil, kiracıyla uğraşmak kolay değil.
ben geçen yıllardaki istanbul'da olan depremlerden sonra başka şehirde ev aldım hisselerimi bozup. zarar ettim sayılır mı emin değilim ama ev almasaydım muhtemelen 1.5 ev parası değerinde hissem olurdu. üstüne bir de bir ödediğim banka kredi faizi cabası. evi satsam aynı hisseleri alamam. üstelik o hisseler hem iyi temettü veriyordu hem de değeri artıyordu.

böyleyken böyle. bu arada, VOO 670 dolar civarında ve hisse başına yıllık toplam 7 dolara yakın veriyor. bahsettiğiniz tutarda yıllık 7bin dolar temettü olur. çok mu, değil tabi.
ama bunun yanında her sene değer kazanmaya devam ediyor.
+3
biseysorcaktim
(10.05.26)
temettu emekliligi benim takip ettigim finans kanallarinda, reddit'te vs. insanlarin pek de tavsiye etmedigi bir yol.

onun haricinde mumkun olup olmamasina gelirsek, evet VOO ile mumkun degil. zaten temettu emekliligi yanlisi kaynaklarin, rehberlerinin hicbiri de temettu emekliligini VOO ile tavsiye etmiyor.

VOO bu siralar yaklasik 1.1% temettu veriyor. 670.000 dolari buraya baglarsan yaklasik 1 yilda yaklasik 6700 dolar alirsin su anki sartlarla. o yuzden cok avantajli degil.

Turkiyeden almak mumkun mu bilmiyorum ama mesela temettu odakli ETF'ler var, Schwab US Dividend Equity gibi. bu ETF'in yaklasik temettu orani yillik 3.3%. 670.00 dolarini buraya yatirirsan yillik yaklasik 22.000 dolar alirsin.

4% methodu/kurali bizim gibi normal insanlar icin daha gerceklestirilebilir bir emeklilik yontemi :)
0
king lizard
(10.05.26)
ABD enflasyonu yıllık %3,3. Bundan fazla divident veren bir etf bulup, o fazla ile ben 12 ay geçinirim diyebileceğiniz bir anaparanız ya da o anaparaya zaman içinde ulaşma olanağınız yoksa o iş hayaldir.
+1
Mirket
(10.05.26)
Temettü emekliliği korkak yerinde sayacak memurlar ve ihtiyarlar içindir. Geçen sene tehol 50, derhl 17, vsnmd 20, klrho 43, ktlev 8 kat gitti. Bizim millet gözünün önündeki hazine dururken yok temettü yok nasdaq yok şişecam kovalıyor. Bu millet fakirliğe niye bu kadar aşık anlamıyorum. Bütün yapman gereken takası toplu dipteki spek hisseyi alıp mal gibi sığır gibi beklemek.
-5
mezarlik
(11.05.26)
Hesaplariniz dogru.Amerikan hisseleri ile birkac sekilde geleceginizi garanti altina alabilirsiniz.

1) Asiri yuklu paraniz varsa risk istahiniz dusukse Voo gibi bir yere yatirirsiniz ve temettuler ile yasarsiniz ancak burada gozden kacirdiginiz konu temettu orani degil Amerikan borsasinin ortalamada guvenli sekilde yukselecegine oynuyorsunuz.Kisaca temettu aldigim varlik akmaz kokmaz Amerika dunya lideri oldukca %10 civari her sene yukselir diyorsunuz.Pek sevdigim bir tarz degil
2) FTSE-MSCI world benzeri %65 ABD borsasi %35 diger gelismis ve gelismekte olan ulkeler borsasi seklinde bir dagilima sahip bir etfin temettusuz versiyonunu alirsiniz.ABD riskinizi hafiften dagitiyorsunuz ayrica temettu olmadigi icin vergi konusunu yonetmek daha kolay.Vakti gelince gerektigi kadar satabiliyorsunuz

3) Hisse secip konjekture gore buyume hisselerine oynamak.Ornegin su an AI hype var gecmisten itibaren Nvidia,AMD, memory firmalari vb. ciddi getiri sagladilar.

Ben 2 ve 3'un mantikli kombinasyonunu oneririm
0
turkuaz
(11.05.26)
Şu anki fiyatına bakıp da hesaplamaları yapmak yanlış. Kimse aaa bugün 600binim var, oraya yatırayım da emekli olayım demiyor.

Emeklilik denilen şey uzun vade, aylık ödeme, ve emeklilik öncesi 0 geri dönüş.

Yani 10 yıl önce, sgk primi yatırır gibi bu hisseden almaya başlıyorsun. 100-150 dolar. O dönemki temettülerle de almaya devam ediyorsun. 200-250 dolar almaya devam ediyorsun. O anki değeri doğrusal artmadığı için 5.yılın sonunda 300 bin, 10 yılın sonunda 600 bin gibi bir durum da yok. Bu sırada normal maaşın vs. artıyor daha fazla hisse alabiliyorsun.

Böyle gidiyor. En sonunda da aylık getirisi 6bin olunca; Oh diyorsun bu aylık bana yeter, artık emekliyim. Devletlerin emeklilik sisteminde 6bin dolar emekli maaşı yok. O yüzden şu sisteme mantıksız demek mantıksızlık.

Ama bugün başlamak mantıklı mı? O başka bir soru, sisteme mantıksız diyenler bu soruya cevap veriyorlar aslında. Çünkü başarı hikayesi olarak anlatılanlar uç örnekler. 10 yıl boyunca şanslı olup doğru hamleyi yapmak ile alakalı. Sistem matematiksel olarak çalışıyor ancak dönüp eski değerlere baktığımız için. Onda bile gerçekçi olmayan fiyatlar var. Kim maaşından arta kalan ile 100dolarlık hisseden 10 tane alabilir vs.
+1
nickini vermek istemeyen uye
(11.05.26)
670.000 dolara 25,00 USD tutarından AT&T alsaydın 26.800 adet hissen olacaktı.
geçen sene 0.2775 4 defa temettü vermiş.

26.800 * 0,2775 * 4 = 29.748 USD Bu da 0,044 gibi bir yüzde ediyor. Aylık 2.479 USD eder, bu da 111.555,00 TL

Ev almak daha mantıklı gibi dursa da 5. yıla dogru giderken kiralar sürekli düşer. Temettüde kiracı ile ugraşmazsın.

670.000 USD gidip temettü hissesi alan 60 yaşından falan fazla olması lazım.

30larında kişi büyüme hisselerine yönelir genelde.
0
liberal
(11.05.26)
(7)

Robot süpürge almak istiyorum ama huylanıyorum

cigerdelen
Bana bilgilerinizi sunar mısınız, ya da tecrübelerinizi?Robot süpürgeler hakkındaki evin planını şirketle paylaşma, evdeki sesleri dinleme, görüntü alma lafları (gerçek olduğu da yakın zamanda ortaya çıktı galiba) beni çok geriyor. Siz ne düşünüyorsunuz, robot süpürge çok mu lazım, olmasa da olur mu
Bana bilgilerinizi sunar mısınız, ya da tecrübelerinizi?

Robot süpürgeler hakkındaki evin planını şirketle paylaşma, evdeki sesleri dinleme, görüntü alma lafları (gerçek olduğu da yakın zamanda ortaya çıktı galiba) beni çok geriyor. Siz ne düşünüyorsunuz, robot süpürge çok mu lazım, olmasa da olur mu (bizde 3 kedi ve aşırı eşyalı bir ev var ben çok ihtiyaç var diye düşünüyorum) ne dersiniz?

İkna mı olmalıyım yoksa vaz mı geçmeliyim gerçekten çok arada kaldım lütfen fikirlerinizi yazın 🙏🏻
0
cigerdelen
(10.05.26)
Olsa da her yeri alamıyor. Yine diğrr makineyle dip köşe manuel yapıyorsun. Elektrikli araba gibi. Nazı kaprisi bol.
Dinleme ve görüntüleme işini zaten telefon şahane yapıyor merak etme.
Ev Aşırı eşyalıysa zaten her yere ulaşamaz.
+2
halk
(10.05.26)
ben çok memnunum. yaklaşık 5 sene önce almıştım pişman değilim. yine olsa yine alırım. benim aldığım roborock s5 idi. güncel modellerini bilmiyorum ama bu markadan memnunum.

5 yıl kadar önce çıkan her modelde haritalandırma, cep telefonu üzerinden yönetme, görünmez duvar, istediğin odada çalıştırmak gibi özellikler yoktu ama aradan geçen zamanda standart olmuştur sanırım. bu saydığım özelliklerin olmasına dikkat edin. telefondan basarsınız düğmesine, evde yokken süpürür durur.

70-80m2 kadar evi yaklaşık 40 dk'da süpürüyor. yerde şarj kablosu, çorap gibi şeyler varsa takılıyor, duruyor. dağınıksanız tatmin etmez.

evde hayvan varsa kesinlikle faydası olur. ama sürekli evdeyseniz sesi rahatsız edebilir. eviniz dediğim ölçülerden büyüktür tahmin ediyorum ki, 1 saat boyunca onun sesini çekeceğime kendim süpürürüm dersiniz.

aşırı eşyalı olması robot süpürge için sorun değil. girmemesi gereken yerleri işaretleyebilirsiniz oralara gitmez.

kamerasız modelleri görüntüleme yapmaz. dinleme işini bilmiyorum o mümkün ama oraya gelene kadar wifi destekli akıllı ev aletlerinin neredeyse tümü inanılmaz miktarda veri gönderiyor sunuculara. bu konuda hassasiyetiniz varsa belki çin malı ürünlerden ziyade avrupaya satış yapılan ürünleri düşünebilirsiniz. onların kvkk'sı bizimkinden daha detaylı.
+2
biseysorcaktim
(10.05.26)
Çocuklu evse alma yoksa al
Küçük eşya çoksa sağda solda alma yoksa al
+1
basond
(10.05.26)
Hocam, öncelikle hoşdöndünüz. (Başka nickle duyuruyu kullanmıyorsanız)
Bizim evde eski nesil bir robot süpürge var seneler önce aldığımız. (ilife -v3 veya v5 tam bulamadım modelini-) Kara düzen süpürüyor. Eski oyuncak arabalar gibi, bir nesneye çarpacaksa yön değiştiriyor. O şekil tüm odayı süpürüyor. Sensörleri arasında kamera, mikrofon vs. yok. Herhangi bir kablosuz bağlantısı (wifi, bluetooth vs.) yok. Akıllı telefon yahut internet bağlantısı yok.

Çekinceleriniz varsa (ki bence boş çekinceler değil) bu tarz “akılsız” offline model bir robot süpürge alabilirsiniz. İlk nesil roombalar gibi…

Aynı sebeplerle biz yenilemiyoruz süpürgemizi.
+2
yadigar
(11.05.26)
her dakika aktif olan alet degiller ki. günde bir saat cıkıyor ortalığa süpürge, paspas atıp cekiliyor odasına.
3 kedimiz varken çok faydası oluyordu. bence alınca "daha önce neden almadım" diyeceksiniz. o kadar fazla tüy toplayacak ki.
0
unalub
(11.05.26)
o dediğin şeyleri zaten cep telefonları yapmıyor mu =)
+1
kveldulv
(11.05.26)
Akılsız model veya internete bağlanmadan kullanılabilen akıllı model bulunabiliyor yurt dışında.
0
osssy
(11.05.26)
(13)

Dışarıdan nasıl yemek siparişi veriyoruz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Gülünecek halde olduğumun farkındayım 😖 Eskiden yemek sepetinin sitesinden sipariş verirdim. Pandemiyle birlikte ve bazi durumlardan dolayi altı yıldır dışarıdan hiç yemek söylemedim. Bir kaç ay önce yemek sepetinin sitesinden sipariş vereyim dedim konum seçim alanı cıktı karşıma oradanda s
Merhaba,

Gülünecek halde olduğumun farkındayım 😖 Eskiden yemek sepetinin sitesinden sipariş verirdim. Pandemiyle birlikte ve bazi durumlardan dolayi altı yıldır dışarıdan hiç yemek söylemedim. Bir kaç ay önce yemek sepetinin sitesinden sipariş vereyim dedim konum seçim alanı cıktı karşıma oradanda seçim yapamadım saçma sapan bir şeydi. Herhangi bir uygulamada kullanmıyorum yemek siparişi için.

Internet sitesi üzerinden, insan gibi sipariş verebileceğimiz hangi siteler var?

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
Ben haritadan seçip telefonunu bulup arayarak veriyorum.
0
orient blue
(09.05.26)
yemeksepeti'nde konum seçimi yapmanızın sebebi adresi kolayca yazmak, konum seçtikten sonra bir de adres yazıp üyeliğinizi tamamlayacaksınız. sonra istediğiniz gibi sipariş veriyorsunuz.

migros yemek (çok dükkan yok ama kupon veriyor sürekli, favorim)
trendyol yemek
getir

bu 4 platform en yaygın kullanılanları.

bunun dışında çok sipariş alan ve bir kaç şubesi olan çoğu restorant artık kendi sistemini oluşturuyor.

3 aşağı 5 yukarı hepsi aynı. bazen biri bazen diğeri kupon verdiği için daha ucuz olabiliyor. istediğinizden söyleyebilirsiniz.

harita üzerinden bakıp telefon etmek de bir seçenek elbette.
aracı komisyonu olmadığı için bazen daha bile ucuz olabiliyor.
0
biseysorcaktim
(09.05.26)
Trendyolun uygulamasını kullanıyorum genelde.
0
ekimoloji
(09.05.26)
Uygulama yüklemek istemiyorum, internet sitesinden sipariş verebileceğim yerleri öğrenmek isterim.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
Bahsi geçen uygulamaların hepsinin web sitesi var. Google'ı açıp ismini yazıp Enter'a basacaksınız. İlk sırada gelen web sitesine farenin sol tuşuyla tıklayacaksınız.
+1
himmet dayi
(09.05.26)
TAB Gıda (Burger King, Popeyes...) Tıkla Gelsin var. Onu kullanıyorum.
-5
arbre
(09.05.26)
Peki devaminda siparisi nasil olusturacagim? 😃😃
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(09.05.26)
dalga mı geçiyorsunuz anlamadım.
yemeksepeti, getir yemek ve migros yemek üzerinden uygulama yüklemeksizin web sitesinden sipariş verebilirsiniz.

at değil deve değil, siteye girin, adresinizi girin ve adresinize getiren restorantlar listelensin, istediğiniz yemeği seçip sepetinize ekleyin, ödeme adımına geçin ve ödeyin.

bu sitelere kredi kartınızı vermeniz güvenli, yine de kapıda kredi kartı/nakit ödeme yapabilirsiniz.

adres seçtikten sonra muhtemelen üye olmanız gerececek. mail ve telefon numarası yeterli.
0
biseysorcaktim
(10.05.26)
Yani siteye girip sipariş oluşturmanın nasıl olduğunu keşfedemeyecek kadar aciz misiniz onu anlamadım. Umarım tuvalete girdiğinizde de birinin size klozet kapağını kaldırmanız gerektiğini söylemesini beklemiyorsunuzdur.
0
himmet dayi
(11.05.26)
Dalga geçtiğimi anlayamayacak seviyede olmanıza sasirdim açıkçası.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.05.26)
Ilk sorduğum soruda dalga geçmedim. Genelde uygulama üzerinden sipariş veriliyor. Bende yaklaşık 6 yıldır dışarıdan sipariş vermedim. Internet sitelerinin olduğunu bilmiyordum.

Ikinci sorumda dalga geçtim 😉
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.05.26)
Yani kusura bakmayın ama ilk soruyu soran birinin ikinci soruda ironi yaptığını anlamıyor olmam mı daha garip yoksa google'a "yemek sepeti" yazıp sitesine gidebileceğinizi soruyor olmanız mı daha garip bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
0
himmet dayi
(25.05.26)
Yemek sepetinde sıkıntı yasadigimi en başta belirtmiştim. O yuzden farklı seçenekler sormuştum. Dediğim gibide onların internet sitelerinin olduğunu bilmiyordum sadece uygulamaları var diye düşünüyordum. Bunda garip bir şey yok aslında 😊
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(29.05.26)
(4)

Yapay zekaya video ürettirme

erginsak
Selam.Elimde 15 sn lik toplam 3 video ve bir kac fotograf var.Fabrikada bu görselleri kullanarak 3 dk civarı video yapmam isteniyor.Konu isig ; gormezden gelme yaglı zemine dikkat et vs.AI ile ilgili bilgim chatgpt ye soru sormak ile sınırlı.Ucretsiz ve basit bu isin üstesinden gelebilecegim bir uyg
Selam.Elimde 15 sn lik toplam 3 video ve bir kac fotograf var.Fabrikada bu görselleri kullanarak 3 dk civarı video yapmam isteniyor.Konu isig ; gormezden gelme yaglı zemine dikkat et vs.AI ile ilgili bilgim chatgpt ye soru sormak ile sınırlı.Ucretsiz ve basit bu isin üstesinden gelebilecegim bir uygulama var mı acaba.Tesekkurler.
+1
erginsak
(07.05.26)
ücretsiz 3 dklık video yapamazsın. ücretli istiyorsan da kling aiya bak.
+1
jelly bear
(07.05.26)
önce kafanda bir kurgu oluştur.
elindeki malzemelerle kısa kısa videolar üret sonra hepsini birleştir.
genelde bu şekilde yapılıyor.
ücretsiz çözemezsin.
0
duyuruuser
(08.05.26)
tek seferde 8-10 saniyelik başarılı video oluşturabilirsiniz.
daha uzun videolar oluşturmak daha profesyonellerin işi.

farklı senaryolarda isg videolarına ihtiyacınız olduğu için tek plandaki 8-10 saniye yeter belki. farklı açılarla videolar oluşturup birleştirebilirsiniz.

kling ve sedance'a bakabilirsiniz.


anlamlı videolar oluşturmak için mevcut resimleri kullanmanız ve bazı eskizleri yüklemeniz gerekiyor. prompt vereyim video alayım konusu sizin için yeterli olmaz. görüntülerle ya da çizimlerler desteklemeniz lazım.
0
biseysorcaktim
(09.05.26)
Bu seviyede bilgiyle olmaz o iş. Hele ki o kadar uzun videoyu ücretli olarak bile yapacak bir yapay zeka yok.

İzlenebilecek en iyi yol kling.ai gibi bir platformda bir önceki videonun son karelerini kullanarak aynı bağlamda video üretebilecek bir yapay zeka kullanmak olur. Konu, sahne bütünlüğü bozulmadan ufak parçalar halinde yapıp birleştirmek gerekli.

Bu ufak videoları tutarlı bir şekilde oluşturana kadar baya "token" heba etmeniz lazım.

Sizin durumunuzda chatgpt + nano banana veya chatgpt + kling.ai kullanırsanız belki bir şansınız olabilir. Chatgpt ye derdinizi ucuza anlatıp pahalı olan video oluşturma işi için gerekli detaylı promptu oluşturmanız en iyi yol bence.
0
kimlanbu
(09.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(6)

Telegramim yok, soru bankasi pdf indirmek icin acayim mi

narod
Galiba telegram gruplarinda kitaplarin pdfleri oluyormusLise ve universite hazirlik kitaplari icin telegram acmali miyim?Instagram ve whatsapp ikilisiyle mutlu mesut yasadigim dunyama yeni appler ekleme konusunda muhafazakarim biraz. Acmaya deger mi?Acarsam bu gruplara nasil ulascam?
Galiba telegram gruplarinda kitaplarin pdfleri oluyormus
Lise ve universite hazirlik kitaplari icin telegram acmali miyim?
Instagram ve whatsapp ikilisiyle mutlu mesut yasadigim dunyama yeni appler ekleme konusunda muhafazakarim biraz. Acmaya deger mi?
Acarsam bu gruplara nasil ulascam?
0
narod
(04.05.26)
İndirdiğinizde doğrudan girmek istediğiniz sınavın ismini arama kısmına yazarak ilgili gruplara ulaşabilirsiniz. Örneğin IELTS yazdığınızda onlarca grup çıkacak birine girip bakarsınız.
Telegram whatsap gibi bir nevi, isterseniz sadece kitabı indirip çıkarsınız, zamanınızı çalacak bir uygulama değil pek sadece kitap için kullanacaksanız.
Başarılar dilerim
0
umutt
(04.05.26)
Telefonumda yok ama pdf kitaplar için tablete telegram kurup birkaç gruba üye oldum sadece bunun için kullanıyorum
0
grimavi
(04.05.26)
başka gruplara eklenme özelliğini kapatın. arada bir gruptan bulup yazanlar olabiliyor. onun dışında vakit harcayacağınız bir yer değil zaten belli gruplara girin işinizi görün çıkın.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Sanki bir iş yapacaksin anasını satayim sanki mapusa düşecek bir işe giriseceksin. Yükle yükleme ne farkeder sanki büyük bir şey
-2
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
alt tarafı telegram. whatsapptan sonra ülkemizde en popüler yazılı mesaj uygulaması. biraz fazla mı düşünüyorsun acaba. aç gitsin amk
+1
abelardo
(04.05.26)
yükleyin. rehberinize erişim vermeyin.
endişeniz varsa gizlilik ayarlarından başka gruplara eklenme, yakınlardaki gösterme, konum özelliklerini kapatın.

endişe edilecek bir şey yok.

telegram'ın anonimlik özelliği özelliği ve numara paylaşma zorunluluğu olmadığı için çirkin işler için kullanıldığı doğru ama bu telegram'ı kötü ya da kötü niyetli bir app yapmıyor.

whatsapp/instagram'dan daha tehlikeli bir uygulama değil.
0
biseysorcaktim
(05.05.26)
(5)

yazılım, react-native, windows

biseysorcaktim
yeni bir iş ile görüşüyorum. henüz teklif aşamasına geçmedik ama olacak gibi dediler.büyük ve kurumsal bir firma, genelde yazılım ekibindekiler windows kullanıyorlar. elbette yüzlerce yazılımcısı var ve bir sürü farklı takımı var, herkese windows vermiyorlardır tahminimce.benim pozisyonum react-nati
yeni bir iş ile görüşüyorum. henüz teklif aşamasına geçmedik ama olacak gibi dediler.

büyük ve kurumsal bir firma, genelde yazılım ekibindekiler windows kullanıyorlar. elbette yüzlerce yazılımcısı var ve bir sürü farklı takımı var, herkese windows vermiyorlardır tahminimce.

benim pozisyonum react-native.
yıllardır mac'e alıştığım için windows'a geçmek istemiyorum.
bu durum deal-breaker değilse de, react-native pozisyonunda olan bir iş için bana windows verilmesi mümkün mü?

teknik olarak windows'ta da react-native çalışılabilir ama pratikte mac üzerinden yürüyor işler, özellikle ios windows'ta emüle edilemiyor ama kurumsal zorunluklar sebebiyle çalışanlara windows verme ihtimali söz konusu mu emin olamadım. böyle durumlarla karşılaşılıyor mu?

edit: bana macos verildi ama endişemde haklıymışım. ekipteki kişilerin bir kısmı windows kullanıyor.
0
biseysorcaktim
(02.05.26)
mümkündür, özellikle uyumluluk+sertifikasyon talepleri ağır olan bir sektör ise IT g.tü başı dağıtmamak için sadece windows'a odaklanabiliriz demiş olabilir. geliştirici deneyimi tabi önemli ama uyumluluk süreçleri daha hassas, zor ve meşakkatli.
0
redlinetheturk
(02.05.26)
benim gordugum boyle durumlarda bir windows, bir mac makine veriyorlar. kurumsal isleri windows'tan hallediyorsun, ihtiyac durumunda mac'e geciyorsun. ama yine de bence is kesinlesince sor hocam.
0
arakaali
(02.05.26)
hem windows hem mac kullananlara sorayım:
attan inip eşeğe binmek gibi mi, yoksa üst seviye ve kaliteli cihazlarda windows zaten çok rahat mı.

5 sene önceki windows ile günümüz windows macbook ve macos'unu karşılaştırmak adil değil, o taraf da artık iyidir belki.

kullandığım geliştirici araçlarını ve alışkanlıklarımı değiştirmem bir kaç hafta ya da ay sürer, büyük problem değil diye düşünüyorum.
0
🌸biseysorcaktim
(02.05.26)
ya windowsda wsl2 var Ubuntu kurabiliyorsun mesela. Eğer linux komutlarına çok alistiysan onun dışında sen yazılımını zaten atıyorum vscode da yapacaksın onun ha windowsda calismis ha macte çalışmış öyle inanılmaz farklılıklar yok. Tabi mace alışmış birisi maç tercih eder ve bir iki hafta veya bir ay wibdowsa küfreder belki ama sonuçta işletim sisteminin bir önemi yok.

Sana react native yerine .net wpf yazirsalardi o zaman basın agrirdi.

AI agentlara şunu nasıl yapacağım diye sorduğum süreçte takılmasını bence.
0
compumaster
(02.05.26)
windows > macos. anthropic ve openai full macos'a abanmasa windows her halükarda çok daha iyi bir deneyim, mecburiyetten macos kullanıyorum.
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(8)

Yapay zekaya bakış açınız

darkwizard
Arkadaşlar ben ressamım hem yağlıboya hem dijital çalışıyorum evet ekmeğimin kısmen elinden aldı ama sizce de pratik ve hayatı kolaylaştıran bir şey seğil mi. O yapay zeka ile hazırlanan absürd videolardeğik. Tarihi figürleri fotoğraflaştırması ve kolayca renklendirmesi ya da fotoğraflara Photoshop
Arkadaşlar ben ressamım hem yağlıboya hem dijital çalışıyorum evet ekmeğimin kısmen elinden aldı ama sizce de pratik ve hayatı kolaylaştıran bir şey seğil mi. O yapay zeka ile hazırlanan absürd videolardeğik. Tarihi figürleri fotoğraflaştırması ve kolayca renklendirmesi ya da fotoğraflara Photoshop yapması iyi değil mi? Ben memnunum aslında .
📊 Ai sizce iyi mi

Bu anket sona erdi. 39 oy kullanıldı.

0
darkwizard
(02.05.26)
Excel'de çok ciddi işime yarıyor. Normalde 3-4 saatimi alacak formülleri, 1 saatte hallediyorum sayesinde.

Tabii Yapay Zekaya Excel formülünü tam doğru alabilmek için ne ve nasıl yazılması gerektiğini iyi idrak gerekiyor.

Kısaca Yapay Zekayı kullanmayı iyi bilmek gerekiyor.
+1
put it in your appropriate place
(02.05.26)
Antrenman ve beslenme programı hazırlamada ve takipte gerçekten ufuk açıcı oluyor. Ama konuya vakıf olmanız gerek. Bilinçli sorularla ancak verimli cevaplar alınabiliyor.

@put it in your appropriate place'ın söylediği çok doğru. Ben excell konusunda beklediğim verimi hiç alamadım mesela.
0
Mirket
(02.05.26)
Birçok konuda aslında kişiyle beraber olursa işi hizlandiran bir şey.
Ama kapitalist bazı manyaklar tarafından herkesi kovalim, herkesin emeğini çalalım tarzi kullanilacagi kısmı sıkıntılı.
Yoksa tedarik zincirinde çalışan biri olarak oldukça memnunum.
0
logisticsmanager
(02.05.26)
Dijital sanat, AI art olarak update edilecek. AI bir araç yani. Korkmaya gerek yok
0
runaway
(02.05.26)
İşin big data ve özel hayat gizliliği ihlali boyutu olmasa, tech devlerini dünyanın yegane sahibi ve bizi de köleler haline getirmese, savaşlar vb. tonla kötü şey için kullanılmasa ve her kullanımdaki her veriyi kaydetmese güzel diyeceğim. Tuvalete gidip gitmemeyi bile yapay zeka’ya soran ve her cevaba inanıp mutlak kabul eden şuursuzları bir kenara koyarsak; günler, haftalar süren işleri saatlere, dakikalara indiren bir teknoloji için hiç kimse “kullanışsız” diyemez.

Büyük devrim. Ben “keşke olmasaydı” diyenlerdenim.
0
yadigar
(02.05.26)
Insani biraz yalnizlastiriyor ve tembellestiriyor. En buyuk dezavantaji bu benim gordugum simdilik.
0
baldur2
(02.05.26)
AI ek bir alet sonuçta. Kötü yanı, sağladığı kolaylıkla çöp içeriğin artması. İyi yanı, profesyonel çalışan insanların hamallığını hafifletmesi.

İyi işler nitelik olarak daha iyi, kötü işler nicelik olarak daha fazla sayıda oldu, olan daha çok bu sanırım.
0
akhenaten
(02.05.26)
iyi yanı çok ama kötü yanları da buna yaklaşır ölçüde.

ai, araç olarak kaldığı takdirde iyi ama bir çok zaman insanların kullandığı bir nesneden ziyade, kendi başına bir özne oldu. burası sıkıntılı.

ai'in söylediği şeyin doğru olma zorunluluğu yok. o doğruyu yanlışı bilmiyor, sadece matematiksel bir işlem sonucuyla çıktı veriyor. o hissetmiyor, algılamıyor, güzel-çirkin konusunda fikir sahibi değil. düşündüğümüzden daha fazla hata yapıyor, halüsinasyonları ve manipülasyonları hala fazla ve asla sıfır olmayacak.

kötü kişilerin başrolde olduğu filmlerde; insani ve sosyal yeteneği olmayan çok zeki olan o kişi aslında ai. iyi ya da kötü demiyorum ama insani yeteneği yok, her şeyi yapabilir. insan yerine koymamak lazım kendisini.
0
biseysorcaktim
(02.05.26)
(15)

Allah aşkına ustalıkla yazılmış akıcı kitap önerisi

gadlemler
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uza
Çok okuyasım var, 20 yıl önce sıkı okuyucuydum. Çok paslandım ve odak problemim var. akıcı, depresif olmayan tercihen eğlenceli ama şart değil (depresif olmasın yeter), elimden düşüremeyeceğim, onlarca karakter barındırmayan ve okuma hazzı veren bir kitap öneriniz var mı? Yerli yabancı klasikler uzak dursun. :)

Hani öyle olsun ki, sıkıntılarla dolu hayatımda gündüz aklım kitapta kalsın, eve koşayım okumak için. Tercihim yerli, yabancı da olabilir.

Dün Yusuf Atılgan-Anayurt Oteli'nin son 40 sayfasına gelip bıraktım yanlış tercih yapmışım. Bugün de bir çırpıda ayşe Kulin 4 gün 3 geceyi okudum. Hiç zorlanmadan çerez gibi gitti aradığım okuma hazzı buydu öte yandan sığ geldi kitap, bu ayrı konu.

Acaba fi çi pi 3'lemesini mi okusam diyorum arkadaşım önermişti, dizisini de hiç izlemedim konuyu da tam bilmiyorum.
+1
gadlemler
(24.04.26)
Bir Apaçi Masalı

15 yaşında evden kaçıp oradan oraya sürüklenen, sevdiği kız için bir haftalığına İngiltereye gidip 9 sene orada kaçak yaşayan adamın hikayesi. Bir otobiyografi.

Zamanında İnci Sözlükte yazmıştı sonra kitaplaştırıldı.
-4
yurtsuz john
(24.04.26)
İhsan Oktay Anar veya Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın herhangi bir romanı olur.
+3
tadartatmaztadantatar
(24.04.26)
Başucumda müzik
Dublörün Dilemması
Korkma ben varım

Çok oldu bunları okuyalı ama çok akıp gittiğini hatırlıyorum tabii okudugum zamanlar ne yapay zeka vardı ne reels. Odak problemim yoktu.
+2
egerbiryolcu
(24.04.26)
Ayşe Kulin - Kanadı Kırık Kuşlar’ı seveceğinizi düşünüyorum.
Bir de Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın romanı diğer romanlarına kıyasla epey akıcı ve dili sade.
+1
ekimoloji
(24.04.26)
Adam fawer - empathy kesinlikle
+2
etna
(24.04.26)
simyacı
+1
thawne
(24.04.26)
Sherlock Holmes, polisiye seviyorsanız 2 sayfada çözülen olaylar ile hem merakı besliyor; çözüme hızlıca varıyor, hem akıcı... Ben de aynı sebepten başladım 2 günde 3 kitap bitirdim.
+3
strawberry first
(24.04.26)
john fante kitapları senin için en uygunu.
+1
xu
(24.04.26)
haruki murakami kitapları da olur
+1
Sadece soruyorum
(24.04.26)
Alper Canıgüz
+1
fildirfildir
(24.04.26)
severek ve tek nefeste okuduğum, okuma alışkanlığını yitirenlere tavsiye edeceğim kitaplar:
günler aylar yıllar
gün olur asra bedel
körlük
don quiojote - roza hakmen çeviri, iki cilt
robinson cruose
frankeistein
suç ve ceza
amak'ı hayal
sürgün - refik halid

yerli - yabancı klasiklerden uzak durun demişsin gerçi ama yine de yazmak istedim bunları.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Kuran
0
mantık
(24.04.26)
eger biraz fantastik, cyborg falan seviyorsaniz "murderbot günlükleri - martha wells".

richard osman, perşembe cinayet kulübü serisi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.04.26)
Ulysses - James Joyce
Tutunamayanlar - Oğuz Atay
Kayıp Zamanın İzinde -Marcel Proust
Sefiller - Victor Hugo
Savaş ve Barış - Tolstoy
-2
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(25.04.26)
Umut Sarıkaya’nın “Benim de söyleyeceklerim var” serisi (4 cilt) hem kendini okutturuyor hem de eğlenceli.

Harry Potter kitapları da sürükleyici kitaplar.
+1
yadigar
(25.04.26)
(4)

Ekran paneli komple değişen telefona format şart mı?

anaphylacticshock
Merhaba, Ekranı kırık A23 telefonum var. Ön cam (dış), dokunmatik katman, LCD (iç ekran) hepsi değişecek. Böyle bir değişim sonrası teknik olarak format şart mı? Yani zorunlu mu? Teknik olarak şart değilse mahalle arası bir telefoncuda yaptırıp format atılmadan teslim almak istiyotum.
Merhaba,

Ekranı kırık A23 telefonum var.

Ön cam (dış), dokunmatik katman, LCD (iç ekran) hepsi değişecek.

Böyle bir değişim sonrası teknik olarak format şart mı? Yani zorunlu mu?

Teknik olarak şart değilse mahalle arası bir telefoncuda yaptırıp format atılmadan teslim almak istiyotum.
0
anaphylacticshock
(23.04.26)
Gerek yok
0
artıküyeolmakistiyorum
(23.04.26)
şart değil yeni ekranı takınca kaldığı yerden devam eder.
0
orpheus
(23.04.26)
kendim de değiştirdim, telefoncuya da değiştirttim farklı farklı cihazları. hiç birinde öyle bir format ihtiyacı gerekmedi.

normal şartlar altında buna gerek olmamalı.
0
biseysorcaktim
(24.04.26)
Çok sağolun arkadaşlar, içimi rahatlattınız.

Samsung yetkili servisi, muhtemelen veri sızıntısını önlemek için illaki format atacaz diyor.

Acaba teknik bir zorunluluk mu diye merak etmiştim.

Format atılmasın diye mahalle arası bi yere yaptırıcam.
0
🌸anaphylacticshock
(27.04.26)
(10)

Gülistan Doku olayında

kizil karga
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
Adalet bakanı "cenaze bulunamazsa ceza almayız" diye düşünmesinler demiş, yani ceza alıyorlarmış yine ama orada prosedür nasıl işliyor, yani cenazenin bulunmasıyla bulunamamasının cezalara etkisi ne kadar oluyor?
0
kizil karga
(22.04.26)
her birinin haklarında sabit onlarca katalog suç var. ağırlaştırılmış müebbet veremezler belki ama bir ömür yatacak kadar ceza alacaklar. yani almaları lazım ama muz cumhuriyetinde ne olur, bu valileri kendi yaratan devlet kendi valisini ne kadar yer bilemeyiz.
+2
patronaj1
(22.04.26)
öncelikle hukukçu değilim; true crime izleyicisiyim. tr'de yakın zaman kadar "ceset yoksa cinayet yoktur" diye bir kaide -sanırım resmi değil ama genel geçer uygulama şeklinde- vardı. ancak son 10 yılda falan, ceset yoksa da, kuvvetli deliller sebebiyle ceza verilenler oldu (mesela palu davası). kısacası pratikte bu kaide ufaktan değişmeye başladı. Bakan buna işaret ediyor.
+2
lil siztah
(22.04.26)
cenazesi bulunmayıp, cinayet suçundan ceza alan hükümlüler ceza infaz kurumlarında mevcut. kuvvetli delille verilebiliyor.
0
mikahakkinen
(22.04.26)
Tamam ceza konusunda hepimiz okeyiz ceza süresini nasıl etkiliyor, misal yşne 1. dereceden cinayet olarak mı kabul ediliyor yoksa 2. dereceye indirilip ceza süresi mi kısalıyor, yani bakan ceza alacak demiş ama buraya bi ayrıntı getirmemiş sanırım.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
yine palu davasına göre, cezada değişen bişey olmuyor anladığım kadarıyla. ancak ceset bulunsa ve otopsiye göre bilinenlere ek olarak başka veriler elde edilse (atıyorum, 'öldürme' cepte ama bulgulara göre 'canavarca hisle öldürme' olduğu kesinleştirildi, gibi) ceza artacaktır tabii. mesela 'öldürme'ye çeşitli indirimler mevcut (kazayla, tahrikle vd) ama 'canavarca hisle öldürme'ye direkt müebbet veriliyor.
palu davasında, cesetler ortada olmadığı halde, ifadelerden, enişte'nin öldürdüğü anne-kıza öncesinde ciddi işkenceler ettiği tanık ifadelerinden anlaşıldı (cin çıkarma/büyü bozma gerekçesiyle taciz etme, aç bırakma, sürekli iğne yapma, karınlarına taş basma vd). bu sebeple adama canavarca..'dan ceza verildi.
0
lil siztah
(22.04.26)
kanıt dizisinin bir bölümünde ceset olmadan birine cinayetten ceza verildiğini hatırlıyorum.
0
inheritance
(22.04.26)
Gereği düşünüldü: …. her ne kadar davaya konu kasten öldürme fiiline konu maktule ait ceset bulunamamışsa da, tanıkların sanık aleyhine beyanlarının tutarlı ve diğer delillerle desteklenen ifadeleri, sanık (veya sanıkların) tutarsız ve çelişkili ifadeleri, muhtemel öldürme fiiline ait delillerin sanık ve sanık yakınlarınca yok edilmesi, gizlenmesi, bozulması gibi fiillerin sabit olması, maktulün kaçması, kaybolması, kendini gizlemesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması nedeni ve mahkememizde oluşan vicdani kanaat nedeni ile sanıkların kasten öldürme fiilini işlediklerinin kabulü ile TCK’nın x maddeleri gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına oybirliği (oy çokluğu) ile karar verilmiştir.
0
ground
(22.04.26)
kaynak yapıyorum ama merak ettim:
ceset bulunması ya da bulunmaması neden ceza alınmasında bir etken(di)?

yani eskiden "ceset yoksa ceza da yok" diye bir algı oluştuysa bile, sebebi neydi?
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
avukatlar beni dövecek :D ama sanırım "şüpheden sanık yararlanır" ilkesiyle alakalı bu konu. ceset ortada yoksa, öncelikle o kişinin öldüğü kesin biçimde ispatlanamamış oluyor. bunun yanı sıra, cinayetin kesin delillerle ispatı da zora giriyor. böylece kesin delillerle(ceset) tespit edilemeyen bir suç(cinayet) için birinin suçlanmasının(katil) hukukiliği tartışmalı hale geliyor.
0
lil siztah
(22.04.26)
Herhalde cenaze ortada yoksa bi cinayet de olmayabilir gibi bir şey oluyor, cinayet silahı da yoksa mesela benzer şeyler oluyor sanırım, onda da silah maktulle faili birbirine bağlayacak deliller içerebilir diye, tamamen yanılıyor da olabilirim ama biri suçlanacağı zaman ortada hiç şüphe olmaması gerekiyor, şüphe olmaması için de cenazenin cinayet aletinin vs bulunması gerekebiliyor.
+1
🌸kizil karga
(22.04.26)
(7)

istanbul'da stand up etkinlikleri?

biravekahve
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
var mı tecrübeniz? hangileri keyifli olur
0
biravekahve
(22.04.26)
Birkaç farklı komedi kulübünü deneyimledim hemen hemen hepsi hüsrandı.
Bir kez tuz biber beşlisinde beşi de iyi çıkmıştı, o gün keyifliydi ama tamamen şansa işte bilemiyorsun.
Yanımda bu etkinlikleri sevip gitmek isteyen arkadaşım yoksa ben direkt sevdiğim kişinin tek gösterisini izlemeyi tercih ediyorum.
Sevdiklerim;
Pınar Fidan
Seda Yüz
Deniz Göktaş

Sette izleyip sevdiklerim fırsat olursa teke de gitmeyi düşündüklerim;
Çağla Alkan
Fırat Aksel
Hidayet Tılı
Belki Umutcan Arslan
0
mutekebbir
(22.04.26)
Serdar Nalçakar'a çok gülüyorum.
0
yurtsuz john
(22.04.26)
özgür turhan trnin aktif en komik insanı.
ek olarak
salih tıraş, nevzat can ünsal, deniz göktaş öneririm.
0
jelly bear
(22.04.26)
hiçbiri, aç evde yurtdışı komedyenler izle.

esprileri türkiyeye uyarla kafandan, paran cebinde kalsın.

sinir de olmazsın.
-2
kveldulv
(22.04.26)
cosmicstring e katılıyorum. komedi anlayışına göre değişir bence de.

eğer ortalama bi anadolu insanıysan Yunus Yılmaz öneririm. ben çok gülmüştüm. bilet 1000 tl civarında.
mayıs ayında da kaltın sunumuna bilet aldım bakalım nasıl çıkacak. bu adamların mizah anlayışı biraz daha entelektüel bir ekibe hitap ediyor olabilir. çok izlemesem de öneri üzerine bilet aldım. bir bak istersen.
0
Sadece soruyorum
(22.04.26)
20 ye yakın sahne izledim. Tamamı şaklabandı. Yetim berk var. Çok iyi çocuk. Gözün kapalı git izle. Youtube ta var eski gösterileri.
0
halk
(22.04.26)
özgür turhan, deniz göktaş, ali congun, ilker gümüşoluk : bunlar izleyip sevdiğim gösterilerdi. internette gördüğümüz gösterilerden çok farklı değillerse de, yine giderim.

pınar fidan ve seda yüz'ün hem beraber hem yalnız yaptıkları bir kaç gösteri izledim. komikti ama eh işte. tekrar gitmem.

henüz bu kadar ünlü bile değilken, haliyle linç edilmeden yıllar önce, gökhan ünver'i de izlemiştim. beğenmedim.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
(11)

Sonsuza kadar bir metronun içinde yolculuk mu yoksa ölmeyi mi tercih ederdiniz

egerbiryolcu
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)Bla
Bugun çok uzun bir metro durağı mesafesinde bu soruyu düşündüm. Ayaktaydim çok yorulmuştum ve bir an önce durağa gelelim de birileri insin belki yer boşalır beklentisindeydim. Ama mesafe o kadar uzun geldi ki sonsuza gider gibi bir türlü bitmedi. (Havalimanı metrosunda İhsaniye duragiydi sanırım)

Black mirrorde tabi metro olarak değil ama farklı bir döngüye sıkışıp kalmakla ilgili bir bölüm vardı diye anımsadım.

Benim döngüm metro. Metro sürekli seyir halinde olacak. Siz de yolcusunuz. Metro olduğu için haliyle gün yüzü görmek de olmayacak. Sadece sonsuza kadar bir yere gideceksiniz ama hiç varmayacaksiniz. Metroda yapabilecek veya yapamayacaklarımızı detaylı düşünmedim ama mesela oturabilirsiniz. Kitap okuyabilirsiniz. Diğer yolcularla sohbet edebilirsiniz. Yemek yiyebilirsiniz. Oturur vaziyette ne yapılabiliyorsa yapılabilecek yani. Ve tabii ki ayıp şeyler yasak sigara da yasak olacak. Toplu taşıma kuralları çerçevesinde olacak bu yolculuk. Belki sadece beden yorgunlugundan muafiyet olabilir. Çekilir kılmanın bir çözümü de olmalı çünkü.

İşte böyle sonsuza kadar gider miydiniz yoksa ölmek mi isterdiniz?
+1
egerbiryolcu
(21.04.26)
Ömür boyu sigara içilmeyen bir ortamda yaşamak kulağa çok hoş geliyor. Ortamda kül tablası gibi kokan kimse de yok, Değil mi?
+3
Mirket
(22.04.26)
ömür boyu metro'da kalmaktansa ölmek daha iyi sanırım.
metro istasyonlarını kullanabiliyorsak durum değişebilir ama yine de -sonsuza dek- ifadesi geçen ne olursa olsun ölmeyi yeğlerim.

ama mesela desen ki, klasik hapis mi yoksa metroda hapis mi, sanırım metro'yu seçerdim daha uzun süre olsa bile.
0
biseysorcaktim
(22.04.26)
şöyle yapardım

i.hizliresim.com
+2
deranzo1
(22.04.26)
Sorunun cevabı Suç ve Ceza'da verilmiş:

www.youtube.com
+2
cek
(22.04.26)
Simülatif ortamda bile yasaklar var. Şerefimle öleyim daha iyi.
+1
yurtsuz john
(22.04.26)
en iyi ve konforlu şartlarda bile sonsuza kadar yaşamak istemez insan.

soruyu "ömrünün kalanını" olarak revize edersek metroda sınırsız yemek ve tuvalet seçeneği de varsa metro olabilir. farklı insanlar gelip gider sıkılmazsın.
+1
duyuruuser
(22.04.26)
Kontroll diye bir Macar filmi var tavsiye ederim.

Cevap olarak ben ölmeyi tercih ederdim.
+1
peki madem
(22.04.26)
Metroda delirirsin o sekilde. Olmek daha cazip kalir onun yaninda.
0
baldur2
(22.04.26)
kanka türkiyede yaşıyorsun daha ne simülasyonu :D
gürültü, sigara, yorgun suratlı insanlar, trafik, sosyalleşelim dediğin gürültülü kadıköyl sokaklarında içki içmek, çocuk gürültüsü içindeki sahile gitmek, sigara dumanı altında cafede oturmak vs. daha saymaya gerek var mı? al sana simülasyonun kralı.
0
plastic_angel
(22.04.26)
Doctor who da benzer bir bölüm vardı.trafikte takılı kalıyordun orda araçla ,metro değildi ama benzer.isterseniz bakın.
Gridlock bölümün adı da şimdi buldum
+3
denizciman
(22.04.26)
sonsuza kadar yaşanır mı ya şartlar çok iyi olsa bile?
+1
f02561
(22.04.26)
(4)

iphone - batarya mı şişti

biseysorcaktim
bir süre önce kenarda ufak bir boşluk açılmıştı. arka tarafta belli belirsiz bir eğrilik vardı. arka cebime koyup üstüne oturdum da büküldü sanmıştım başta. ancak bugün itibariyle o boşluk inkar edilemeyecek kadar büyüdü. sabah da telefonum kendi kendine kapandı, 20'lerin altına inince şarjı var mı
bir süre önce kenarda ufak bir boşluk açılmıştı. arka tarafta belli belirsiz bir eğrilik vardı. arka cebime koyup üstüne oturdum da büküldü sanmıştım başta.

ancak bugün itibariyle o boşluk inkar edilemeyecek kadar büyüdü. sabah da telefonum kendi kendine kapandı, 20'lerin altına inince şarjı var mı yok mu anlaşılmıyor.

batarya şişiyor ve değiştirilmesi mi gerekiyor?
aciliyeti nedir? tehlike arzetmediği sürece bu şekilde kullanmaya bir süre devam edebilirim ama zehirli gaz yayılımı ya da yanma gibi durumlar olma ihtimali varsa ertelemeyeceğim.

edit: iphone 13. kronikmiş sanırım bu.

hizliresim.com
hizliresim.com
0
biseysorcaktim
(20.04.26)
Ertelemeyin, tehlikeli.
0
orient blue
(20.04.26)
evet şişmiş değiştirin hemen. ekranı da kırar bu.
+1
jelly bear
(20.04.26)
Ben de bir ek soru sormak istiyorum aynı konuyla ilgili;
Bataryası şişmeye başlayan iphone'u kenara ayırdım kullanmayı bıraktım zaten eski bir modeldi yaptırmaya değmez diye, geçen kitaplıkta gözüme çarptı aşırı şişmiş ön kapak 6-7 cm yukarı kalkmış batarya balon gibi olmuş. Bunu evde tutmanın bir zararı olur mu?
0
mutekebbir
(20.04.26)
@mutekebbir

şişen bataryalar yangın çıkarabiliyor. acilen bulunduğu yerden alın onu.

her şişen batarya yangın çıkarır mı emin değilim, ama ateşsiz patlarsa bile zararlı gaz yayabilir.
+2
🌸biseysorcaktim
(20.04.26)
(8)

Aı için bilgisayar

aloneinthedark
MerhabaArkadaşım aı modelleri çalıştırmak için bilgisayar almamı istedi ve masaüstü olması gerektiğini söyledi.Şimdi minimum kaç ram kaç ssd olmali?Bir de bu işler laptopla olmaz mı neden masaüstü soruyor farkı nedir?Anladığım kadarıyla bunlar normal laptop ya da masaüstü değil. Tavsiye edebileceğin
Merhaba

Arkadaşım aı modelleri çalıştırmak için bilgisayar almamı istedi ve masaüstü olması gerektiğini söyledi.

Şimdi minimum kaç ram kaç ssd olmali?

Bir de bu işler laptopla olmaz mı neden masaüstü soruyor farkı nedir?

Anladığım kadarıyla bunlar normal laptop ya da masaüstü değil. Tavsiye edebileceğiniz bilgisayar var mı?

Tesekkurler
0
aloneinthedark
(19.04.26)
alabildiğin en yüksek ramli macbook'u al, geç. işlemci çok fark etmez, bütçe varsa m5 pro al.
-3
babilfish
(19.04.26)
Arkadaşınız yanlış yönlendirme yapıyor. Ai modellerini en verimli şekilde çalıştırabilmeniz için bir oyun bilgisayarı gibi donanım dizmeniz lazım. En başında gpu yani ekran kartı gerekli (nvidia kartlar) arkasından güçlü cpu yüksek ram ve yine güçlü bir psu.
Bu işler için macbook yetersiz kalır.

Macbookla çalışan elemanlar nasıl çalışıyor derseniz onlar uzaktan kiraladıkları yüksek gpu'lu sunucular vasitasıyla işlerini donanıma gerek kalmadan hallediyorlar. Mac cihazlarını kod yazılan kısımda yani işin tasarlanması kısmında kullanıyorlar. Test aşamasında sunucuya baglanıyorlar. Fakat bu sunucu kiralama durumlarının maliyeti yüksek rakamlardır Bilgin olsun
+1
limonlu eksi
(19.04.26)
böyle patates alınır gibi alınacak mevzu değil.

hangi modelleri kaç token/saniye çalıştırma hedefindesin ? sadece deneysel llm çalıştırayım mesela oss20b, gemma26b gibi aktif parametresi 4-6 gb içine sığan bir model mi çalıştıracaksın. o zaman en az 8gb nvdia ekran kartı olan min 32gb ramli bir oyun laptopu ya da benim tercihim dell veya lenovodan a4500 veya a5000 ekran kartlı bir mobile workstation olur.

bunun ötesine geçip aktif parametresi 30 milyar ve üzeri olan modellere gideceksen iş karışıyor. orada alabileceğin bir pc laptop yok. macbooklardaki unified memory ile 64-128gb bir makina alırsan çoğu modeli çalıştırabilirsin ancak nvidia ekran kartları kadar verimli hızlı olmayacaktır. ya da 64-128gb m4-m5 mac studio da iş görecektir.

bana kalırsa bu işi yapacaksan 128gb dgx sparc ya da 128gb asus ascend GX10 gibi bir makina alman gerekir. hem masaüstü hem de enerji tüketimi çok makul bunların.

bunları alamıyorsan da o zaman uzak sunucularda kiralık gpu servisleri üzerinde bu modelleri saatlik oldukça uygun fiyatlara koşturabilirsin.
0
orpheus
(19.04.26)
soruyu sorma şeklinden bile konuyla hiçbir alakan olmadığını anlıyorum.
o yüzden sen soruyu sormadın, biz de cevaplamadık.

bahsedilen bilgisayarlar yüz binlerce liralık ekran kartları kullanan cihazlar. konu hkakında en ufak fikrin yokken gidip böyle bir bilgisayar yapamazsın kendine.
+1
tchuck
(19.04.26)
varolan modelleri local'de çalıştırmak için m işlemcili mac'ler iyi.

m işlemcili ve yüksek ramli mac mini pro alın, ekran-klavye vs olmadığı için daha uygun fiyata geliyor macbook'lara kıyasla.

ben kendi modellerimi eğiteceğim diyorsa o zaman gelişmiş ekran kartlı cihazlara bakmanız gerekiyor.
0
biseysorcaktim
(20.04.26)
@birseysoracaktim kendi modellerini egitmek istiyor
herkese tesekkurler
0
🌸aloneinthedark
(20.04.26)
hetzner veya vast.ai'da saati 3-5 dolara 96-128 gb gpulu kiralık makinalar var eğitime girecek ise sadece gpu değil ram ve ssd de büyük olmalı.
0
orpheus
(21.04.26)
@tchuck evet haklisin bu konuda bilgim yoktu simdi ne almam gerektigini buldum ya da fikrim oldu diyeyim. tesekkurler
0
🌸aloneinthedark
(28.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.