[]

Tatil planı, apart mı otel mi, nasıl ucuza halledilir?

Efendim şimdi 2 kişiyiz (kadın erkek). Uzun senelerdir tatil yapmayan biri olarak piyasaya hakim değilim. Şu an çalışmadığım, birikmiş paramla tatil yapacağımız için ekonomik bir metod arıyorum.

Kriterlerim şöyle;
Yer: çeşme, kuşadası, bodrum
Kalınacak yer: otel ya da günlük kiralık apart (apart yemek ve 2 kişiye toplu ücret verilmesi nedeniyle tercih sebebi olabilir. Lükste gözüm yok.)
Havuzu bilmem nesi olmasa da olur mühim değil. Sadece izbe yerler olmaması önemli.
Bir de bir arkadaş 8 gün kuşadası 400 tl dedi kalacak yer için. Böyle bir şey mümkün mü temmuzda.

Not: cevapları şöyle bekliyorum: Bodrumda şu şu özellikte apartlar f/p olur gibi.

 
Airbnb ye bakabilirsiniz bence


  • paramolacak  (24.06.21 17:47:51) 
8 gun 400tl hakkari'de filan vardir herhalde artik. Kusadasi hatta deniz goren herhangi bir yer icin imkansiz

Hotels.com , airbnb , trivago, neredekal. Bunlara bakabilirsiniz bi, havuz gerekli degilse otele bence gerek yok pansiyon yeterli olur. Koy koy dolasirsiniz
  • fakyoras  (24.06.21 18:04:32 ~ 18:05:10) 
Aradiginz yerler ekonomik yerler degil.

Daha “halk isi” yerler ucuza cikarsiniz. Kusadasi, didim gibi.
Bodrum-cesme ucuyor.

Side-alanya da iyidir bu arada.
  • kuehles blondes  (24.06.21 19:44:26) 
8 gun icin 400tl ahir bile degildir herhalde. butce belirtmeden fikri vermesi zor..


  • cooperr  (24.06.21 20:01:12) 
Kuşadası'nı saymazsak olabilecek en pahalı bölgeleri seçmişsiniz, o fiyatlara o bölgelerde rezil olursunuz.


  • roket adam  (24.06.21 20:12:41) 
bütçeniz ne kadar..kahvaltı istiyor musunuz.. denize kaç dk uzaklıkta olsa yeterli.. arabanız var mı.. araç mı kiralayacaksınız..her yere yürüyerek mi gideceksiniz.. bu tarz kriterler olmadıkça kimse yorum yapamaz.

ayrıca o 400 diyen arkadaşınız günlük demiş olabilir mi? yoksa bu durumda günlük kişi başı 25 tl oluyor.
  • jepa  (24.06.21 20:35:14 ~ 20:35:55) 
[]

Erkeklerde kolye, zincir keko işi mi?

Hayatımda bileklik dışında bir takı takmadım. Onu da uzun zamandır takmıyorum. Esasen takı da sevmiyorum yalnız son zamanlarda keko hissi verse de zincir kolyelere bir sempatim oluştu. Özellikle tshirt üzerinde güzel duruyor.

Şu tarz: encrypted-tbn0.gstatic.com

Bir erkeğin zincir kolye takması sizce keko işi mi?

 
kolye, zincir olayları yakışıklı ve tarz erkeklere yakışıyor sadece. onun dışında evet keko gibi bence :)


  • rose parks  (23.06.21 18:11:00) 
Kisa cevap vermek gerekirse evet.


  • hot potato  (23.06.21 18:11:59) 
güzel&yakışıklı olunca en keko sayılan şey bile güzel oluyor. yorma kendini. hoşuna gidiyorsa boşver başkalarını tak hevesini al.


  • lazpalle  (23.06.21 18:19:29) 
Zincire göre değişir. İnce uzun gümüş zincirler kötü değil bence.


  • Josephine.  (23.06.21 18:22:10) 
Linkteki keko değil. Kombinin bağlı. Gömlekle falan keko evet ama düzgün bir tişörtle havalı da durabiliyor.


  • bugun hava gunluk gureslik  (23.06.21 18:52:56) 
Uygun kombin,uzun boylu yakisikli erkekse ok :)


  • matilda  (23.06.21 19:01:07) 
Fotoğraftaki gibi zarif kolyeler keko gibi durmuyor.
Gömlek içi kalın zincirler ise keko duruyor. Bir de Nuri Alço'yu akla getiriyor :)

  • pro9it9is9  (23.06.21 19:05:05) 
Tak gitsin ya.


  • elorelia  (23.06.21 19:44:33) 
Fotograftaki guzel.


  • invictae  (23.06.21 19:49:56) 
Bizim insanimizin en buyuk sikintilarindan biri devamli olarak "baskasi ne dusunur" kiskaci altinda yasamasi. Tak gitsin, disarda zenciler yazin ortasinda leopar desenli cakma kurkle dolasiyor :D


  • cooperr  (23.06.21 19:54:13) 
hot potato +1


  • camussar  (23.06.21 19:56:37) 
Bence bileklik de keko ama kekoluk tanımı kişiden kişiye değişir yukarıda yazanlara göre.


  • howfaristhesky  (23.06.21 20:24:12) 
kanki çirkinsen belli kalıpların dışındaki bütün giyim kuşam tarzın karşı taraf için keko muamelesi görecek, türkiye gerçekleri böyle


  • nahtoderfahrung  (23.06.21 20:55:09) 
Abi hoşuna gidiyorsa tak. Sana keko diyecek olan lord mu ?


  • ycaycayca  (24.06.21 14:18:03) 
[]

Laptop klavyesi tuşu basılı kalıyor

Mekanik olarak bir sorunu yok fakat (yeni değiştirildi) elektronik olarak bir problemi olabilir bilmiyorum. İleri yön tuşu hiçbir sebep yokken ve dokunulmamışken kendi kendine basılı kalmış gibi davranıyor. Videoyu ilerletiyor, yazı satırında ilerliyor. Harici klavyeye sahibim ama alan daraltmak istemiyorum. Aygıt yöneticisinde haliyle bir problem göstermiyor. Aslında numlock üzerinde yön tuşları da var. Sadece bu yön tuşlarını işlevsiz hale getirebileceğim bir şeyler var mı?

Uzaktan bir damla su sıçramış olabilir ama su falan dökülmedi. En azından 2 aydır.
Klavyenin ileri yön tuşu çentiğini çıkarttım. Temiz gözüküyor.
Donanımı kaldırıp yeniden yüklesem bir çözüm olmaz sanırım?
İlerletmeye başladığı zaman yön tuşlarına basınca bi duruyor. Biraz sonra tekrar başlıyor. Ama fiziksel bir müdahale olmazsa kafasına göre takılıyor.

 
KeyTweak diye bir uygulama vardi bu isin yapan. onunla ise yaramaz right click tusunu deaktive ederdim. bir bakin


  • yoggi  (22.06.21 22:21:52) 
[]

Basit bir sistem açığı, yazılımcılar

Soru çözüm için değil kişiler hakkında şahsi düşünceleriniz için sorulmuştur, öncelikle onu belirteyim.

Bir kurum var ve seans haklarını para karşılığı satıyor. İnternet üzerinden rezervasyon alarak (hastane muayene randevu sistemi gibi düşünün) bu hizmetten yararlanılıyor. Bu seansın size ait olduğunu onaylamanız için kart sistemi var ve yeşil yanınca geçiyorsunuz. Her rezervasyonda size kontör gibi yüklenen haklar eksiliyor fakat seansı iptal edip hakkınızı geri alabiliyorsunuz. Yalnız şöyle basit bir hata var ki hakkınızı kullanıp yeşil tikli duruma geçen web sitesi üzerinden seans için iptal butonu kalkmıyor ve iptal edebiliyorsunuz bu haliyle de. Ve hem seansı kullanmış hem de hakkınızı harcamamış oluyorsunuz. Ve bu haklar aylık satılmasına rağmen (1 ay dolunca haklar siliniyor) pandemi nedeniyle süre sınırı kaldırılmış durumda. Bu arada bu hata 15-20 gündür müdahalesiz duruyor.

Bütün bu bilgiler ışığında bir yazılımcı olarak bu algoritmada açık bırakan yazılımcılar hakkında;

A) insandır hata yapar. Basit bir hata yapılmış, olur öyle şeyler
B) küçümsenecek bir hata değil ama sektörde bu tip hatalar olur. Düzeltilir ve geçilir.
C) işten çıkartılmadan uyarı cezası verilmeli
D) liyakatsizliğin dibi. Kovun gitsin. Böyle basit bir şeyi beceremiyorsa cezasını çeksin
E) (farklı bir fikir)

Yorumlarından hangisini yapardınız,

 
Yazılımcı hata yapar ama.
1- Ürün kimin ürünüyse veya kimin sorumluluğundaysa o neden test etmedi?
15-20 gün kimse girip sistemi incelemiyor mu?

Yazılım savaş alanındaki levazım grubu gibidir.
Hiç bir işin/görevin sahibi olamazlar, olmamalılardır.

Ekipler, kişiler, proje yöneticileri
Yazılımcıları ister/işi yaptırır gönderir.

Yazılımcı hem işin sahibi hem yazanı olursa verimsiz olur.
Burada büyük bir bug var evet, ama test etmesi gereken kişi kimse o suçlu
Yazılımcı değil
  • summatinyourteeth  (22.06.21 01:21:17 ~ 23.06.21 17:27:34) 
B derdim ancak duruma göre değişir. Hata basit ancak bunun için işten çıkarmak biraz saçma olur. Şirket zarara uğruyor bunu yazan/test eden kişi junior değilse ve sürekli zarara uğratacak hatalar yapıyorsa orada çok tutunamaz. Junior ise zaten bu hataları yapabileceğini bilerek işe alırsınız. Tabi işi 1 aylık işi 1 haftada yetiştir diye gece gündüz mesai yaptırdıysanız adama suçlamak da yersiz olur.


  • opethian  (22.06.21 01:31:42) 
Yazılımcıya B
İşin canlıya geçmesine onay verene C
Test mühendisi olmasa bile bu işi talep eden biri var sonuçta hiç mi bakmadı canlıya çıkıyoruz nasıl diye?
  • cilekli pasta  (22.06.21 01:43:53) 
Bu tarz bir hatadan yazilimci kovulsa dunyada 1 tane bile yazilimci kalmaz.
Zaten kovamazsin da.

Analiz eksik,test eksik, front end hatasi mi back end mi belli degil. Surec dogru mu kurgulanmis o da belli degil.

Adam sana benden bunu boyle istediler bile diyebilir.
Yazilimci sureci dusunmek zorunda degildir.
  • divit  (22.06.21 02:12:25) 
A) insandır hata yapar. Basit bir hata yapılmış, olur öyle şeyler

Hata çok basit olmuş, olmamalıydı ama yine de A diyorum.
  • hayirsiz  (22.06.21 02:34:56) 
B hatta A
Tek sorumlu yazılımcı değil. Yaptıktan sonra bir çok testten geçmeli, yazilimcinin üstleri de kontrol etmeli. Hata olur, düzeltilir.

Arkadaşlarim yaptıkları hatalari anlattılar hep. Neler neler...
Favorim ise şu: e ticaret sitesinde satın al butonunu çok basit bir şekilde bozmuş. Sepete ürün eklesen de bir türlü satın alamıyorsun. İki gün sonra farkedilmis. Çocuğa kızıp söylenmişler biraz ama kabak ona değil üstüne patlamış. "yapacağınız işi seveyim, dikkatli olun aq. Boyle hata mi olur" boyutunda bir kabak, bu kadar.
  • biseysorcaktim  (22.06.21 08:00:26) 
a ya da b.

Hata her zaman olur, küçük hatalar yapıyorsa insanlık hal, büyük hatalar yapıyorsa işleyişte bir sıkıntı vardır.

Ya süre dardır ve test edilmesi gereken süre teste ayrılmamıştır. Direk yazarız teslim ederiz denmiştir.

Ya özellikle test için bir ekip - kişi yoktur. yazılımı yapan kişi testini yapmıştır. bu çok hatalara açık bir durum.

Ya da projeyi yapan ekibin motivasyonu çok cacık. Biraz motive etmek lazım.

Benim çalıştığım yerde yazılımı ve testi tapan kişi aynı olmaz. Bu söylediğiniz test case i ilk bakılacak caselerden biri. Yani ciddi bi test eksikliği var yani. Ama test eksikliği çoğu zaman ekiple alakalı değil proje planı ile alakalıdır.
  • zimbirik  (22.06.21 08:03:34) 
@opethian +1

B, ama bir sürü faktör var.

Misal codebase kötüdür, eleman 10 kere düzeltelim demiştir ama kendisine o imkan/zaman tanınmamıştır, o zaman A olur.

Her şey mis gibi, ama hem bunu yapmış hem de sık sık başka hatalar da yapıyor, o zaman C.

"Yazılımcının sorumluluğu değil" konseptine katılmıyorum. Ürünle ilgili her şey yazılımcının sorumluluğu.

Gerçi ben de canlıdan bir çok kez tablo sildim (yanlışlıkla) ve kovulmadım. Ama çok dalga geçtiler :/
  • plutongezegendegilmi  (22.06.21 08:12:22) 
Yazılımcı için A, şirketteki yazılım geliştirme süreçlerini (test ve qa süreçleri) kim tasarladıysa C-D.

Eğer yazılımcıya gerekli unit testleri (integration testlerini falan geçtim) yazmak için bile zaman tanınmazsa, sonuçlarına katlanacaksınız.
  • mrtkp1234  (22.06.21 09:20:46) 
Şirkette testçi, analist gibi pozisyonlar yoksa her şeyi yazılımcı yapıyor ve tek başına yapıyorsa bunun gibi sorunlar olması çok olası derim ve yazılımcıyı suçlamam.

En kötü iki yazılımcı birbirlerinin kodunu gözden geçirse belki biraz önüne geçilebilir böyle durumların. Ama tek başına o modül bu proje koşturan adama aha hata yaptın yaktım seni dememeniz lazım.

Bence B, testçi varsa ona da C, tekrarlarsa o ne biçim testçi D :)
  • chicha_v2  (22.06.21 10:55:00) 
[]

Elektronik bahtsızlık/şanssızlık

Genel olarak bahtsız olsam da elektronik aletlerde çok şanssızım. Bilgisayar alırım bir bir belirli yerleri bozulmaya başlar. Telefon alırım aynı. Çamaşır makinesi aynı. Sizde durumlar nasıl?




 
Sen bahtsız değilsin, ürünler kalitesiz.
En büyük firmalar bile dandik ürün yapıyorlar Türkiye için.

  • vizivozo  (15.06.21 18:22:17) 
dilimi ısırarak yazıyorum, bu konuda çok şanslıyımdır. vestel marka beyaz eşyalarımı 13-14 senedir kullanıyorum. vestel dersin bir de. bilgisayarım ve televizyonum 10 senelik. telefonum 6 sene. genel olarak hiçbir şeyim bozulmuyor. ekstrem örnek olarak, geçenlerde epilasyon aletini düşünüyordum ne kaliteli çıktı diye, annem teee ben liseye başlarken almıştı :D
telefonum hariç bunların hiçbiri tamir görmedi bir de.

  • istanbul kanatlarimin altinda  (15.06.21 20:12:18) 
Ben de böyleyim. Bilgisayar aldım. Almadan önce kesin bi sorun çıkacak diye düşündüm, sorun çıktı. Kasası yamuk mu üretilmiş, bataryası mı şişmiş, bilmiyorum. Şimdi iadeyle değişimle uğraşıyorum.

Sırf bu sorunla şu an uğraşmamak için daha ucuz modellere baktım, 1-2 yıl kullanayım da öyle çöp olsun olacaksa diye, işimi görecek bir şey bulamadım.
  • fadetoreality  (15.06.21 20:13:51) 
[]

Akp neden elektronik sistemlerle övünüyor/övüyordu?

E-devlet, akbil gibi şeyleri dünyada yapan tek ülke bizmişiz gibi neden övünüyor? Mesela rusyada da bu sistemlerin hepsi var.

Sorma sebebim aöf ders kitabında (web tasarım) e-devlet sistemine methiyeler dizilmesi.
Hatta moskova elektronik biletleri bildiğim kadarıyla banka sistemi üzerinden daha pratik.

 
Valla ben de anlamıyorum. Bi de sistemin olup olmamasından ziyade neye ne kadar faydası olduğunun ölçülmesi lazım. Yani tamam bir sürü şey dijital, ama hala her yer memur?? 5 milyon memur varmış, ankaradaki yazılım sektörünün de yarısından fazlası devlete çalışıyor mesela. E ne anladık bu işten o zaman?


  • plutongezegendegilmi  (15.06.21 10:59:18) 
AÖF ders kitaplarina takılma. Örneğin Abdülhamid sonrası dönemi sonrasının öyle bir yeriyorlar ki mesela bir kitapta. Enver paşa vatan hainidir demedikleri kalmış sadece.


  • westblack  (15.06.21 11:01:15) 
İyi de e-devlet sistemini ne icat eden ne de başlatan AKP. e-devlet projesinin temeli 1970'li yıllarda atıldı. Dünyada böyle bir projeye başlayan birkaç ülkeden biri Türkiye. Ancak çok uzun zaman sonra tamamlanabildiği için (bu anlamda da türümüzün birkaç örneğinden biriyiz) sanki AKP döneminde yapılmış gibi bir algı var.


  • himmet dayi  (15.06.21 11:04:15 ~ 11:04:41) 
kendi kitlesine bunu yedirebiliyor

almanya bizi kıskanıyormuş diye bana gelip konuşan bir akp'li amca vardı. adama ne versen yiyor sağda solda da anlatıyor sonuçta
  • duyurukullanıcısı  (15.06.21 11:07:08) 
uyaptanda övünsün. uyapta hazırlanan programı silemiyorlar, kendi içinde çıkılmaz durumda uyap. onu da akp yaptı.


  • mikahakkinen  (15.06.21 11:07:47) 
Sevgili arkadaşım

Memleketin yüzde 70 i Rusya'nın haritada yerini bilmez, hayatında hiç yurt dışına çıkmamış, oradaki en ufak bir elektronik sistem ile muhattap olmamış insanlar. Tabi yiyecekler, bunu bilen akp de tabi yedirecek.

Bazen çok şaşırıyorsunuz bu işlere anlam veremiyorum, adam şehrine park yaptı diye oy veriyor, park park, beleşe kek yiyoruz çay içiyoruz diye oy veriyor, bedavaya ders kitabı veriyor diye oy veriyor alooo :) E-devlet bunlara bir nevi Tesla, bir nevi hologram teknolojisi gibi.
  • paramolacak  (15.06.21 11:30:27 ~ 11:31:13) 
akp neyle övünmüyor ki. bir hastanenin açılışını 5 kere yapan parti sonuçta.

bu sistemler güzel ama 128 milyar dolara daha iyisini yapabilirdim ben. :D
  • bohr atom modeli  (15.06.21 11:56:02) 
sadece o değil ki, bu millet her şeyin avrupa'dan iyi olduğunu sanıyor.


  • nothing in my way  (15.06.21 11:58:39) 
Bilgisayar ve internet devrimini sahiplendi adamlar.
Gerçi buzdolabını bile akp icat ettiği için normal yani.

  • vizivozo  (15.06.21 12:09:55) 
Yapan tek ülke değiliz ama Avrupa'da bile çoğu yerde böyle bir sistem yok. Mesela Almanya'da en basit bir belgeyi almak için bile ilgili kuruma mektup /dilekçe yollaman gerekiyor. Bazı bürokratik işler çok uzun sürüyor, günlerce posta bekliyorsun. Tabi uzun sürse de işler düzgün şekilde halloluyor o kısma girmiyorum ama burada 10 saniyede çoğu bürokratik belgeyi alabiliyoruz e-devlet


  • playing star again  (15.06.21 15:33:41) 
@playing star again
O yüzden rusyayı örnek verdim. Estonya’nın yapabildiğini almanya yapamadığı için yoksa tercih etmediği için mi? Bence almanyada yok bizde var demek, almanyanın tercih etmediklerini yapmakla övünmek akılcı değil.

  • neysene  (15.06.21 18:05:38) 
almanya tercih etmiyor değil. bazı konularda yeniliğe ve değişime karşı bir korkuları var bunu kabul etmek lazım. yaptıkları gerçekten iş değil normalde.


  • bohr atom modeli  (15.06.21 18:40:30) 
Turkiye disinda 2 ulkede yasadim, bir cok yeri de gordum. Burokrasinin dijitallesmesi noktasinda tr gercekten cok iyi noktada.

Gerek bankacilik dijital altyapimiz, gerekse edevlet hizmetleri cidden iyi.

Burada 2 tikla yapilan onlarca islem icin diger ulkelerde saatler harcamak+posta yolu gozlemek gerekiyor.
  • brkylmz  (15.06.21 19:50:20) 
Olaya yanlış bakıyorsunuz bence. Almanya her şeyi yapabilir, bir şeyi yapmıyorsa tercih etmiyordur demek bizi döngüsel akıl yürütmeye götürür.

Bakın arkadaşlar da demiş. Tecrübesi olanlar aradaki farkı ayırt edebiliyor, olay sadece e-devlet değil, dijital bankacılık da Türkiye'de baya iyi bir seviyede. Sadece bu değil okulların bilgi işlem sistemleri, internet, telefon gibi hizmetleri açtırma konusunda da fena bir durumda değiliz.

Olaya çarşı her şeye karşı mottosuyla yaklaşınca bunlar gözden kaçabiliyor.
  • playing star again  (15.06.21 21:22:57) 
@bohr atom modeli
İşte o yüzden tercih diyorum. Yapamıyor değil istese yapar/yaptırır. Bürokratik ya da değil, teknolojiye uzaklık bu ülkeler için tercihtir. Atıyorum almanya kişisel verilerin korunumunu hızlı işleme tercih ediyor.
Bankaları dolandırılma olasılığı yerine müşterileri daha manuel kullanıma itiyor. Bunlar birer tercihtir.

@brkylmz
Yabancı arkadaşımla türkiyede avmye girmek için hes kodu gerekiyordu. Benim hes kodu almamda bir sıkıntı yok fakat arkadaşıma hes kodunu avm önündeki klübede çalışan aracılığıyla aldık. Ad, soyad, pasaport no gibi bilgileri yazıp bilmem kaça mesaj atıyorduk.
O da olmadı zaten. Siz bir yabancıyken çoğu kolaylıktan faydalanamıyorsunuz. O tip hizmetleri manuel yapma mecburiyetiniz var. Aynı bizim ülkemizdeki yabancılar gibi… uluslararası özel kurumlarda ya da kitlerde kullanırsınız tabi ama ben daha çok ticari kaygısı olmayan devlet kurumlarının övünümlerinden bahsediyorum. Uzun süre yaşayıp hatta vatandaşlık aldığınız yerlerde öyledir ona bir şey diyemem ama mesela amerikadan önce göz lazer ameliyatları amerikadan türkiyeye getiriliyordu. Sebep bizde FED diye bir kurumun olmaması. Sözde sağlık bakanlığı diye bir şey var ama adı dışında bir şeyi yok. Bunu baz alarak “biz amerikadan bile iyi göz ameliyatı yapıyoruz, son teknolojiyi onlardan önce uyguluyoruz” demek sizce ne kadar mantıklı? Zira o tıbbi cihazlara ilaçlara seneler sonra onay veriyor FED, uzun vadede zararını görmek ve daha kararlı olmak için. Tabi burada ürünleri ve sektörleri karşılaştırmıyorum yanlış anlaşılmasın. Mentaliteden bahsediyorum sadece.

Yine rusyayı örnek verecek olursam; temassız kart sistemleri, sanal kart uygulamaları, nfc ile ödeme falan hepsi var. Barkod sistemi ödeme ile alışveriş de yapılıyor. Çoğu kişinin hantal olarak adlandırdığı rusyadan bahsediyorum.

@playing star again
Üstteki paragrafla birlikte internet telefon gibi hizmet açtırma olayına hiç girmeyelim bence. Aylarca port beklemek gibi saçmalıklar varken…
Bence bir yabancı olarak o ülkeyi deneyimlemek alamancı dayılar gibi burası çok kötü yiğenim demeye benziyor.
Türkiyede her şey yapboz sistemiyle olduğu için yenilikleri kanunlarla ters düşer şekilde hızlıca uygulayıp almanyadan daha hızlı ama daha güvensiz ortama atıyor. Ha tabii ki bunlar güzel şeyler ama abartmasak mı?
  • neysene  (16.06.21 01:26:42 ~ 01:46:51) 
tercih meselesi olarak bakarsak her şey tercih. türkiye'nin onlarca fabrika açmaması da tercih. buğdayı ithal etmesi de tercih. yap işlet devret'e taahhütlü kontrat vermek de tercih. 750 milyon euroya dinozor parkı açmak da tercih.

öncelikleri yanlış belirliyorsan yanlış yapıyorsun demektir. türkiye yapınca kötü yönetiliyor almanya yapınca tercih diye bir şey yok. almanya çağı yakalayamadı bu konularda henüz.
  • bohr atom modeli  (16.06.21 01:36:22) 
@bohr
Ondan sonra neden benim seçmen bilgilerim zipli dosyada torrentten indiriliyor:)

“Almanyada yok bizde var daha ne olsun övünmeyek mi?” mantığını kavrayamadım. Dünyada iyi konumda ve bu sisteme uzak diye mi konu almanyaya dönüp dolaşıp geliyor? Rusyayı, estonyayı örnek verdim bir de. Akp haklı valla eyvallah ikna oldum.
  • neysene  (16.06.21 01:48:48 ~ 02:00:01) 
sokakta araba çarpıp kaçsa plakasını görmezsen gittin ama. sokakta kamera yok kişisel veri ve özel hayat manyaklığı yüzünden.

kişisel veriler üçüncü kişilerle paylaşılmadığı sürece devlet tarafından tutulabilir. bunda bir sakınca yok. hayat kurtarıcı bir şey. misal almanya'da mekanlarda kamera var ama mekan sahibi kafasına göre açıp izleyemiyor polisin gelip alması gerekiyor. bu güzel bir şey. böyle olmalı ama kameranın kullanım alanı çok dar.
  • bohr atom modeli  (16.06.21 01:53:46 ~ 01:55:57) 
Bu kişesel veri manyaklığı zamanında yahudi fişlemesinden bile geliyor olabilir. Biz adamların hassasiyetini bilemeyiz ki buna manyaklık diyelim. Mesela ben de amerikada bahçene izinsiz girdi diye bir adama ateş edebilmene ya da kelle avcılığına manyaklık diyebilirim ama o kültürü bilmeden…


  • neysene  (16.06.21 02:04:40) 
[]

Kombi tercihi

85 m2 cephe yalıtımı olmayan evimizin kombisi bozuldu. Biraz kombi araştırdım ama buderus markanın giriş modelleri aklıma yatmasına rağmen kronik sorunları var falan demişler.

İsteklerim:
-düşük kira geliri olduğu için ucuz ama dayanıklı olabilecek bir f/p ürünü olmalı
-limit 5000 tl

Baktığım modeller buderus logamax gb012 ve 022i. Bunlar da 4500-5000 tl.

Özellikle deneyimlediğiniz, ucuz ama çok iyi çıktı diyebileceğiniz marka modellere de ihtiyacım var.

 
bosch yarı yoğuşmalı modellerini alma 5 senede bir kombi parası harcattı arızaları ile


  • gaspetizm  (14.06.21 23:03:47) 
Bence eca

Yerli olduğu için servis ve parça desteği de daha iyi
Zaten 4-5 seneden önce de fabrika hatası olmadıkça sorun çıkmaz çoğu markada

Fiyatı da uygun
  • bir soru sorcam  (14.06.21 23:27:51) 
Sakın ferroli alma. Ben olsam eca ya da baymak alırım. Vaillant falan bozulursa euro kurundan dolayı yedek parçası kombi fiyatına yaklaşır.


  • Mistyimage  (14.06.21 23:31:45) 
Elbette ECA


  • otopsicocugu  (15.06.21 00:48:48) 
bende de annemde de bosch condens 2500w var. sözlükte pek iyi yorum göremedim ama ciddi bi problem yaşamadık. ama benimkinin su sıcaklığı çok stabil değil. sensör sorunu mudur başka bi problem midir bilmiyorum ama biraz dalgalanma oluyor. donacak veya yanacak kadar büyük bi dalgalanma değil ama hissediliyor zaman zaman duşta su sıcaklığını tekrar ayarlamam gerekiyor. annemdekinde bu sorun yok.

bendeki kombi montajdan sonra 1-2 yıl kadar kullanılmadan durmuş eve doğalgaz bağlatmamış eski kiracılar, elektrikli ısıtıcı kullanmışlar. kuruluma gelen adam çalışacağından bile emin olamadı :D çocuklar aşırı pismiş içi örümcek doluydu önce bi süpürgeyle temizlemek gerekti. belki onunla alakalıdır problem.
ilk kullanıcısı benim.

mesela annemin eski evde demirdöküm vardı berbattı buna kıyasla.
  • konetsu  (15.06.21 02:31:29 ~ 02:32:04) 
viessman.

.
  • istanbul gecesi  (15.06.21 23:42:31) 
[]

Casusluk film/dizi önerisi

Sadece the spy ve tehran dizileri gibi dizi ya da filmler arıyorum. Fbi cia gibi klişeler haricinde güzel önerileriniz var mı?




 
eski cia ajanları şimdiye kadar gerçeğine en yakın filmin tinkee tailor soldier spy olduğunu söylemişlerdi internet aramasında bulabilirsin fakat jason bourne gibi aksiyonlara alıştığımız için çok yavaş ve sıkıcı geliyor yine de bir bak istersen

ikinci olarak eski bir film three days of condor var, bu da zamanının filmi
  • freebird5406_2  (13.06.21 19:12:45) 
tam istediğin gibi olmasa da vagabond fena değil. klişe olmasın değişiklik olsun dersen kore yapımı dizi. www.imdb.com


  • konetsu  (13.06.21 19:20:35) 
Tinker tailor soldier spy


  • austra  (13.06.21 19:26:08) 
Söylediğiniz yapımları izlemedim, ne kadar benziyor bilmiyorum ama şu an Homeland'deyim ve tek kelimeyle harika.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (13.06.21 20:05:33) 
Tinker tailor soldier spy bu konuda başyapıt.
Duygusuyla içine çekmesi açısından Bridge of spies da güzel.

  • sumuklurakun  (13.06.21 21:24:01) 
no way out


  • kedikumunaiseyenadam  (14.06.21 00:34:08) 
[]

Corona aşısı aile hekiminden mi hastaneden mi almalı?

Ekşiye de gündem olmuştu. Sağlık ocaklarında bu saklama koşulları zorlu olan biontech aşıları nasıl muhafaza ediliyordur ki? Randevu dolmama durumunda hastaneye gönderdikleri de söyleniyor. Diğer taraftan hastaneler kalabalıktır. Aşı olurken üstüne virüsü kapacağız. Ayrıca en yakın hastane de bana otobüsle 30 dakika.

Aile hekimliğine bu aşı ne kadar önceden geliyor, özelliği gitmiş aşıları sağlık personeli hatasını gözetmeden vurmasınlar? Malum, sınırlı imkanlara sahip ufak techizatsız binalar bunlar.


 
aşılar 6 saat boyunca özel soğuk kutularda kalabiliyor, o yüzden aile hekiminde olmakta bir sorun yok.


  • rentts  (13.06.21 10:14:57) 
biontech için çoğu aile hekimliği randevu yok diyor zaten. aydın, aile hekimliğinde aşılama için pilot il olmasına rağmen, burada bile aile hekimliklerinde biontech yok, hastanede var sadece.


  • halanne  (13.06.21 12:36:12) 
Zaten BU İŞİ BAŞARABİLECEK, SOĞUK ZİNCİRİ KIRMAYACAK aile hekimlikleri yapabiliyor bunu.

Bence bu konuya çok takılıyoruz, hiç bir problem yaşanmaz
  • infernalcadre  (13.06.21 12:57:47) 
ben geçen gün aile hekiminde oldum, çünkü aile hekimi çok daha yakın bir tarihe randevu veriyordu. Sadece sabah 10-11 randevuları vardı benim anladığım sabah getirip öğlene kadar vurup bitiyorlar işte. Ki sulandırıldıktan sonra mı ne 6 saat dayanabiliyormuş.


  • nhk ni youkosu  (13.06.21 13:44:33 ~ 13:45:15) 
[]

Pegasus havayolları 2. Bagaj hakkı satmıyor mu?

2 valiz kargo bölümünde 1 valiz kabinde gitmek istediğimiz zaman kargo valiz için 1 adetten fazlası için satın alınamıyor mu? Girişte para verip aldıramıyor muyuz? Yurtdışı uçuşu için soruyorum, ufak çaplı bir taşınma durumu var da...




 
Bunu sorduğumda bana cevap olarak bagaj değil kg sattiklarini söyledi.
Yani iki ekstra bagaj 60 kg ile giderseniz 60kg parasini odersiniz.

  • logisticsmanager  (11.06.21 22:31:37) 
[]

İsmail saymaz neden akp’yi düzeltip ak parti diyor?

Televizyon yayınında akp diyecekken düzeltip ak parti yaptı. Uyarı mı veriyor akp, televizyon kanallarına? Zamanında fetullah gülene hoca eklemeyene de yapıyorlarmış sanırım.




 
AKP, Ak Parti olarak anilmaya cok dikkat ediyor ve bu konuda ciddi baski yapiyor.


  • cleric  (11.06.21 01:47:14) 
Otoritenin çizdiği sınırlar içerisinde muhalefet yapmaya çalışan kişinin sınırı geçmeme çabası işte. Kendisine verilen rolün dışına çıkmak istemiyor yani.


  • j r r tolkien hayrani  (11.06.21 03:30:07) 
dünün cnn yüzleri bugün neden halktv de birgünde sözcüdüyse aynı sebepten.


  • Efoody  (11.06.21 03:48:11) 
Akplilerin kanallarında muhalif olarak çıkabilen sayılı insan var. Bunu belli saygı kurallarını ve bazı kırmızı çizgileri aşmayarak sağlıyor muhtemelen. Kendi de bazen söylediği ya da girdiği bir tartışma için 2-3 ay kesik yediği olduğunu söylüyor. Ben samimiyetine inanıyorum.


  • baal  (11.06.21 06:19:17) 
Daha düne kadar gülen hakkında Fethullah veya feto dedigin zaman akpliler seni sert dille uyarıyordu ve tehdit ediyordu hoca efendi diyeceksin diye.. Zihinlerde saygı ibareli algı oyunu oluşturuyorlardı.
Niye çünkü AKPyi kuran kadrolar bizzat feto.

Şimdi ak parti tanımına gelelim. Ak kelimesi saf temiz anlamına geliyor. Bu akpliler ise bilerek ak parti dedirttirip zihinde algı oyunu oynuyorlar. Muhalefet bir insan akpnin ak olmadıgını bildigin için özellikle "ak parti" gibi bir kullanımdan kaçınır. AKP der geçer. Yani ak parti yerine AKP dersen muhalefet cephesine geçmiş oluyorsun. Bun yüzden insanlarda korku var.
  • limonlu eksi  (11.06.21 07:47:15) 
tv de varolmak için rahatsız etmeden gitmen lazım. saymaz dikkat ettiğinden tvlere çıkıyor. akepe deseydi işi zordu.


  • mikahakkinen  (11.06.21 15:42:52) 
[]

İlginç iphone mikrofon sorunu

Hoparlöre alıp konuştuğumda her karşıdaki kişi sesimin kesik kesik gittiğini söylüyor. Hoparlöre almadan ya da kulaklıkla konuştuğumda herhangi bir problem yok. Karşıdaki kişi hoparlöre almadığım sürece sesin düzgün geldiğini söylüyor. Ne zamandır bu sorun var bilmiyorum ama eski bir sorun değil.

İyi de, mikrofon 1 adet değil mi? Nasıl oluyor böyle bir fark?
İphone 6s

 
İphone da iki mikrofon olur. Dışarı verirdiğinizde ön kamera ordaki mkrofon kullanılır


  • efruz  (10.06.21 21:42:23) 
@efruz yalnız videolu aramada da sorun yok işin ilginç tarafı. Sadece sesli aramada var.
Ayrıca apple’ın sitesinde yazan test için video kaydı yaptım, ses kaydı yaptım. Hiçbir sorun yok onlarda da.

  • neysene  (10.06.21 21:43:27 ~ 21:49:19) 
Facetime da olmuyor ama whatsapp videolu aramada olabiliyor


  • efruz  (10.06.21 21:55:33) 
ön kamera ve arka kamerayla video çekince ses kesiliyor veya sessiz çekiyorsa muhtemelen flex kablosu arızalanmıştır.


  • Northern Mariner  (10.06.21 22:16:11) 
@efruz
Normal arama dediğim whatsapp videosuz arama aslında. Whatsapp videolu aramada sorun yok. Facetime hiç kullanmadım.

@northern mariner
Denedim ikisini de. Bir problem yok. Sadece ön kamera açıkken ses arka kameraya göre biraz az geliyor. Özellikle telefon iki karış uzaktaysa ses yarı yarıya düşüyor ama kesilme, duyamama gibi bir durum yok.
  • neysene  (11.06.21 01:35:28) 
[]

Kırmızı şortu siyaha boyama

Nike marka 2 adet futbol şortum var. Haliyle pamuk değil tamamen polyester bir kumaş. Çeşitli boyalar var ama polyester bir kumaşta bu boyalar tutar mı? Tutsa dahi zamanla bu boya spor amaçlı kullanacağım için terleme sonucu akar mı bilgim yok. Bu kırmızı şortu sağlıklı yollardan siyaha çevirmem mümkün mü? Mümkünse nasıl bir yol izlemeliyim?

Not: beyaz dikim logoya sahip ama çok da önemli değil, şort siyah olsun da logosu kapansa da mühim drğil.


 
Eskiden kumaş boyası ile kaynatılırdı, artık çamaşır makinesinde kullanılan boyalar var. Düzgün olduğuna dair yorumlar var henüz denemedim ben de ama en sıcak ayarda olur gibi sanki.

www.gittigidiyor.com
  • hedep  (09.06.21 13:49:01) 
[]

İngilizce dilbilgisi

Ekran görüntüsünde işaretli iki kelimenin yerleri birbiriyle değişmesi gerekmiyor mu? İki relative’i yanyana getirip ikinci relative bağlanması gereken nesneyi sona atmak yanlış bir kullanım değil mi?

1. İle 2. nin yer değişmesi gerekmiyor mu?


 
Endangered sıfat olduğu için isimden önce gelmeli. Bir sorun yok bence ama uzman değilim.


  • dissendium  (06.06.21 20:37:01) 
gerekmiyor.

adjective + noun şeklinde kurulmuş, doğru.
  • south park in kapusonlu uyesi  (06.06.21 20:58:42) 
[]

Bir çocuğun bir adamı bıçaklaması

Bir dizide birbirlerine demirle vurmasından aklına geldi.
Bir çocuk(10 yaşında) bir adamı bıçaklasa(çocuğu kızdırdığı için diyelim, geçerli bir sebep yok) ve o adam o yaralanma ile çocuğa bıçak saplasa ve ikisi de işin sonunda iyileşseler, hukuki olarak çocuk ceza yemeden kurtulacak ama adamın akıbeti ne olacak?

Diğer soru: akıl hastası ve saldırgan bir erkek, bir adama saldırsa ve saldırdığı kişi bu akıl hastasını hastanelik etse cezai hükümler ne olur?

 
Mümeyyiz olmayan kişilerin suç kapsamına giren fiilerine karşı meşru müdafaa olarak arama yapılabilir.


  • Erva  (05.06.21 23:55:14) 
[]

Can dündar neden fetöcü ilan edildi?

Can dündar’ın fetö ile organik bir bağı olduğunu gösteren bir olay var mı yoksa mit tırları yüzünden öyle mi yapılmak zorunda kalındı? 17-25 aralıkta ortaya dökülen ses kayıtlarını chp de dahil bir çok akp aleyhtarı kullandı, mit tırları yüzünden chp vekili enis berberoğluna muhtemelen fetöcü suçlaması tutmayacağı için can dündar bu tiynete layık görüldü.

Mustafa filmine gelirsek, bunun üzerinden “belliydi zaten” demek de çok olası değil aslında. Tarikatlar, hdp kesimi ve bir sosyalist kesim daha ağır eleştiriler yapabiliyorlar.

Somut olarak fetöcü olduğunu neye bağladılar? Yoksa günah keçisi mi oldu sadece?

 
mit tırları meselesi sadece iç siyaset değildi. işin ucu el nusra, ışid petrol ticareti vs. gibi konuları kapsıyor. kısacası bu işin sonu lahey adalet divanı, uluslararası savaş suçları mahkemesi. şu an neden harekete geçilmiyor bilmiyorum belki diğer ülke ve istihbarat servisleri bunu koz olarak tutuyordur, zamanı gelince masaya sürmek için.

yani can dündar'ı paketlemeleri gerekiyordu en kolayı fetö/pyd oldu.
  • phonex  (05.06.21 15:11:30 ~ 15:13:30) 
Bu operasyonu yapan askerler ve savcının bağlantılarıyla birlikte düşünmek lazım.
Kendisi de habercilik olarak bunu manşetlerden ilan ettiği için ister istemez hedef oldu.
Dünyanın hiç bir ülkesinde devletin bir kurumu diğer (özellikle istihbarat gibi) başka bir kuruma böyle bir şey yapamaz.

Mesela abd, okyanus ötesinden tırlar la ortadoğu ya silah gönderiyor. Bu silahlar terör örgütleri tarafından askerlerimize doğrultuluyor .
New York polis departmanından bir yiğit, başka yiğit bir savcıyla bu tırlara operasyon çekmiyor.
Yine New York Times tan yiğit(!) bir gazeteci:
- aha da trumpın yok dediği silahlar .. diye manşetten haber yapmıyor.
Böyle yapanın hemen ertesi gün o özgürlükler ülkesi ABD'de hayatta kalması imkansız gibidir.

Kendisi de bulundupu ülkenşn zararına bile olsa(!) basın meslek ilke ve ahlakına(!) göre kendince işini yapmış ödülleri kapmıştır:
indigodergisi.com

m.dw.com

www.almanyabulteni.de
  • Erva  (05.06.21 16:24:44) 
aynı haberı aydınlık yaptı bısey olmadı.


  • foreplay  (05.06.21 17:09:51) 
yaw olm ulkede fetocu olmayan 3 kisi var zaten.
tayyip
berat albayrak
bulent arinc

bu ucu harici herkes fetocu.
  • baldur2  (05.06.21 17:13:21) 
@erva
Diğer arkadaşın dediği gibi ilk haber aydınlıkta çıktı ve almanyanın bunun için ödül vermesi somut bir kanıt ifade etmez. Rte’ye verilen yahudi nişanıyla rte mason locası müdavimi mi diyelim şimdi?

  • neysene  (05.06.21 23:35:36) 
[]

Kız arkadaşa elbise almaca

Kız arkadaşıma hediye olarak elbise alacağım ama içime sinen modeller bulamadım. Aslında bir kadın gözüyle bakılsa ve tavsiye sunulsa güzel olur.

Açık renk ya da cırtlak tonlar olmayan tercihen dizin az üstünde biten, göğüs dekoltesi hiç olmayan ya da az (yakalı düğmeli de olabilir) 21 ve civarı yaş için uygun casual giyinen, spor giyim sevmeyen) 1.65 boy ve biraz balık etli bir vücuda sahip. Ben us polo assn elbiselerini kızlara çok yakıştırdığım için ondan alayım dedim ama spor durduğu için beğenmedi.

Kendisi yurtdışında olduğu için onun beğenip alabileceği şeyi “bunu mu istiyorsun” deyip almak hediye kültürüne ters geliyor benim için. Bu yüzden bu kriterlere uygun, beğendiğiniz, aldım çogzelmiş dediğiniz örnekler varsa benimle paylaşır mısınız?

 
mavi, oxxo, ipekyol ve mango bakabilirsiniz


  • ala09  (02.06.21 19:19:39) 
Zara bakın, sevme garantili. Bir kadın olarak burdan alınan bir şeyi beğenme oranım çok daha yüksek olurdu.

Oxxo güzel gıbı duruyor ama rahat bazen fazla salaş tarzlar oluyor. Mavi spor üniv gençliği.
İpekyol kadınsı ve moda dıye sacma elbiseleri olabiliyor. Mango elbıselerde her ruha hitap eden var. Ama doğru seçimi yaparken zorlanabilirsiniz.

Zara aynı elbise de genelde daha çok çizginin karışımı oluyor. Kombınlemek giymek kendine uygun tarza burundurmek daha kolay
  • mobydick  (02.06.21 20:25:54 ~ 20:29:48) 
Forever New, İpekyol, Yargıcı ve Beymen’e de bakabilirsiniz.


  • feliss  (02.06.21 20:55:08) 
Perspective


  • tessera  (02.06.21 21:40:52) 
  • bir garip melek  (02.06.21 22:19:01) 
Mango ya da mudo’ya bakın bence. Bir süredir elbise için hm ve zara yeterli gelmiyor bana.


  • somethinginthewayshemoves  (02.06.21 23:30:49) 
[]

Obez biri minimum ne kadar beslenmeli?

Obez biri en hızlı şekilde, max kilo vermek istiyor. Protein, karbonhidrat, yağ değerlerini metabolizmasını kötü hale getirmeyecek şekilde minimum ne kadar almalı? Amaç minimum yemek yemesi.
60 yaş kadın, 1.62 boy (mevcut kilosu 90)



 
yaş, kan değerleri, metabolizma ve diğer gerekli ölçümlerden sonra karar verilebilecek bir durum. Diyetisyene gidip böyle bir yola çıkmalı.


  • emininsel  (27.05.21 08:41:26) 
yılların obezi olarak kendim beslenerek 115 kilodan 85 kiloya düştüm tabi yanlış beslenerek vermiş oldum. tam 50 kilo geri aldım 135 e çıktım şimdi diyetisyen kontrolünde yapıyorum diyetimi 108 kiloyum diyetisyen şart obez biri kilo verse bile kendini kandırıyor. önemli olan sporla beraber yağdan kilo verebilmek.
diyetisyenide iyi seçmek lazım olmadık bir program verip kilo verecek adamı bile kaçıran diyetisyenler var.

hele 60 yaş ise kesin diyetisyene gitmeli
  • alp9900  (27.05.21 09:11:53) 
obez biri diyetisyene gitmeli, profesyonel yardım almalı. vücut tipine göre her türlü parametre değişiyor.


  • roket adam  (27.05.21 09:13:38) 
ideal karbonhidrat tüketimi sağlıklı kiloda zayıf veya obez farketmeksizin 0!
carnivore diet denemeyi düşünebilirsiniz.
ne kadar yiyeceğin ile ilgili tek cevabı var: acıktığın zaman doyana kadar ye.
kalori hesabı yok, lokma sayma yok.
ve bu şekilde kendini aç bırakmadan sağlıklı bi şekilde kilo verebiliyorsun.

www.reddit.com
meatrx.com

bu diyeti önermeyi bırak bilen diyetisyeni bile zor bulursun türkiyede, ezber bilgiyi aynen aktarmaktan başka bildiği bişey yok onların. "sözde" sağlıklı ve "sözde" dengeli beslenme ile ilgili bilinen neredeyse herşey yanlış.
  • konetsu  (27.05.21 09:17:57 ~ 09:27:35) 
[]

Anlatım bozukluğu

“Dün iki saat film izledik.” cümlesinde bir anlatım bozukluğu yok mu?
“Dün iki saat boyunca film izledik.” desek daha düzgün olmaz mı?



 
dün iki saatlik bir film izledik veya ikinci yazdığınız ilkinden daha uygun duruyor.


  • EasyTiger  (16.05.21 10:52:59 ~ 10:53:10) 
Bence anlatım bozukluğu yok.

"İki dakika bakar mısın?"
"Dün 5 saat uyudum."
...

5 saat boyunca uyudum demeye gerek yok. Çünkü 5 saat uyudum demek zaten 5 saat boyunca uyudum anlamına geliyor.
  • himmet dayi  (16.05.21 11:04:09) 
İlk cümlede bir anlatım bozukluğu yok.


  • stronzo  (16.05.21 11:04:34) 
[]

Youtube video izlemesinde tamponlama

İfade doğru mu bilmiyorum, internette araştırırken gördüm bu ifadeyi ama hepimizin bildiği üzere eskiden videoları izleyebilmek için durdurup şeridin dolmasını beklerdik fakat bu uygulama uzun süre önce sınırlandırıldı. Ve internette bunu tamponlama olarak aldıkları için(umarım tanımı budur) öyle adlandıracağım.

İnternetimde uzun zamandır bir problem var, sinyal gürültüsü nedeniyle bağlantı kötü ve bu tamponlama politikasına paralel çalıştığında hızlı bir download yapamadığı için videolar donup duruyor. Bu tamponlama youtube’a mı, kullandığım chrome’a mı yoksa iss’me mi bağlı bilmemekle birlikte tamponlamayı ortadan kaldıracak, eskisi gibi videoların downloadunu yapacak hale nasıl getirebiliriz?
Not: esasen bu sadece youtube değil udemy videoları için de geçerli
Kullanmadım ama firefoxta bu durum yokmuş fakat chrome dışında bir şey kullanmak istemiyorum alışkanlıklarımdan ötürü.

 
(git: 1479267)


  • himmet dayi  (15.05.21 08:21:12) 
[]

Relative clauses

“Which” yerine “that” kullanamadığımız durumun nedeni nedir?

“Anna told me about her new job, which she’s enjoying a lot.”
“ We stayed at the Park Hotel, which
a friend of ours recommended.”

Halbuki; “Grace works for a company which/that makes furniture.” diyebiliyoruz.

 
  • himmet dayi  (15.05.21 06:55:37) 
that ilk cümleyi tamamlayan bir amaçla kullanılırken which yan bir cümle eklemiş gibi yapar.


  • bohr atom modeli  (15.05.21 11:59:30) 
[]

Iphone yazıların seçimi (copy paste için), imlecin kötü çalışması

Bir anormallik yok mu? Bir paragraf içinden dokunarak bir cümle seçmek istediğimde istediğim satırdan saparak alt satır üst satıra kaçıyor. Ya da bir kelimenin ortadaki harfini yanlış yaptınız, imleci oraya getirmek 1 dakika sürüyor. Bazen şansa tam oraya düşüyor. Kelime üzerine bir kez dokunulduğunda imleci ya başa ya sona kokuyor. Sürüklemediğiniz sürece ortasına düşmüyor çoğunkla. Bir ayarsızlık var. Androidde hiç böyle problem olmuyordu. Iphoneda imleci kontrol etmek niye bu kadar güç? Bu bir yazılım sorunu mu?

Not: android de kullandım hiç böyle problem yaşamıyordum. Yazıyı/ekranı büyüterek seçim yapıldığında uğraşma süresi azalsa da yine randımanlı değil. Sorunlar devam ediyor. Ayrıca space tuşuna basılı tutarak da imleci kaydırabiliyorsunuz fakat onda da hassas ayar yok.
4 yılı aşkındır iphone kullanıcısıyım.

 
10 yıldır iPhone kullanıyorum. Hiç öyle bir sorun yaşamadım.

Yazılı metin içinde imleci istediğin yere götürmek için klavyeye sert basıp (3D touch devreye girecek) parmağını istediğin yönde kaydırarak imleci hareket ettirebilirsin. 3D Touch ile metin içinde çıkan mavi dikey çubuğun iki harf arasına denk getirdiğinde metin imleci de oraya gider.

Senin yazmadığın metinlerde de yapacağın seçimin iki tarafında iğne beliriyor. O iğneyi tutup sürüklemek gayet basit geliyor bana. Zorlandığın kısmı anlamadım.
  • himmet dayi  (14.05.21 10:07:59 ~ 10:10:25) 
Space veya başka bir tuşa basılı tutarak kaydırmak gayet hassas çalışıyor diye düşünüyorum, daha ne olsun?


  • Kahir ekseriyet  (14.05.21 10:08:32) 
@himmet dayı
İşte o denk getirme işi sıkıntılı yahu. Dediğim gibi 4 yıllık iphone kullanıcısıyım, yeni keşfetmedim. Belki kullanılan pdf ocr’si ile de ilgili olabilir bilmiyorum.

  • neysene  (14.05.21 10:11:56) 
diğer cevaplara katılmakla birlikte android'deki kolaylık yok. androidde metinin istediğin yerine tıklayıp iki harfin arasına koyabiliyorduk.


  • xrated  (14.05.21 10:38:40) 
Uzun süre iPhone kullandıktan sonra Android'e geçtim, söylediğiniz şey Android'de daha zor geliyor. 3d touch ve space'e basılı tutarak kaydırmak çok rahattı.


  • kobuzchu kiz  (14.05.21 11:20:51) 
İphone da bir şey kopyalamaktan nefret ediyorum. Aynen söylediğiniz şeyleri yaşıyorum.


  • somethinginthewayshemoves  (15.05.21 01:22:02) 
[]

Aliexpressteki ürün orjinal midir?

Ürün isviçre malı. Kendi sitesindeki bilgiye göre birçok ülkeye distribütörlük veriyor. Bu elektro mekanik ürünü 136 usd fiyat üzerinden çok yakın bir fiyata aliexpress de satıyor bir satıcı. Yorumlarda “üzerine işlenmiş kodu var, orijinal” gibi 5-6 yorum var. Ürünün ve satıcının reytingi de yüksek fakat isviçre malı orijinal bir ürünü yakın fiyata satması şüphelendirdi. Sizce güvenmek için bir motivasyon var mı? Haklılık payı var mı?
1000 liranın üstünde bir ürün ne de olsa...



 
Aliexpress ve orijinallik mi? Hiç sanmıyorum, yorumlar fake olabilir arıca. Açıkçası fiyatı 1000₺ üzerindeyse ve orijinaline yakınsa gerçek sitesi neyse oradan alın.


  • sydney  (12.05.21 18:54:12) 
@sydney
Girma isviçrede ve gönderim yapmıyor, yapsa dahi aliexpress gibi ucuz bir kargo ücreti çıkmaz. Türkiyede distribütörü var fakat 2 katı fiyata satıyor. Tekel gibi zaten.

  • neysene  (12.05.21 19:32:27) 
[]

Bold medya

Arama yapınca videoları gözüküyor ama kanala girilmek istendiğinde “bu ülkede kullanılmıyor” diyor. Youtubea talep edip engelletmiş mi hükümet bu kanalı?




 
bold medya fetö yanlısı bir kanal. hükümet engelletmiştir.
ama uzun zamandır engelli o, yakın zamanda ortaya çıkan bir durum değil.

  • biseysorcaktim  (12.05.21 18:32:56) 
Kanal FETÖCÜ , büyük ihtimal ile dediğin durumdur, ama videolarının nasıl çıktığı konusunda fikrim yok. Kanalı yasaklamışlar heralde içeriklere dokunmamışlar


  • paramolacak  (12.05.21 18:38:19) 
youtube da sanırım sag ustten your country yi degistirirsen gorebilirsin.
tr da olmana ragmen kanalı diil de tam video linkini yazarsan da çalışıyor

  • joepiscopo  (12.05.21 20:24:05) 
Kanal Türkiyede engelli. Facebookta videolar var


  • olaylar olaylar  (12.05.21 22:06:36) 
[]

Yurtdışından karavan almak.

Otobüs şeklinde değil de bu bağlayıp çekilenlerden (ekteki gibi)
Bunun ruhsata işletme, vergisini ödeme gibi şeylerden kaçınabilme durumu oluşur mu? Mesela gittik gürcistana pickupın arkasına takıp gelebiliyor muyuz? Trafikte problem çıkıyor mu?



 
her şey gümrükten geçiyo fazla yağ bile getiremezsiniz. izne tabi+vergisi olan bir işlemdir detayını bilmiyorum


  • ala09  (11.05.21 18:01:05) 
[]

Midemdeki sorun

3 gündür hafif bir bulantı hissi, daha önce olmayan iğrenç bir ağız kokusu (muhtemelen bununla ilgili) ve bununla ilgili mi bilmediğim hafif bir baş ağrısı var. Bu bulantı durumu gelmeden 4 gün önce Yeme rutinime sabahları bir tabak dolusu yumurtalı ekmek kızartması eklemiştim farklı olarak. Bu kızartmayı midem kötü olduğundan beri kestim, 3 gündür yemedim. Hiç kusmaya gitmedim. Midem biraz kaynıyor gibi, sürekli geğirme ihtiyacı duyuyorum bulantının azalması için.

Birincisi, Bütün bu verilere bakarak ciddi bir şey olma olasılığı var mı? Hissettiğim ciddi bir durum yok ama normal durumda değilim.
İkincisi, ülser gibi şeyler olabilir mi?
Üçüncüsü, çözüm olarak önereceğiniz şeyler var mı? Bol su içiyorum ama değişme yok.

 
midenin içinde sivri bir şey batıyormuş gibi can yakıcı his oluyor mu


  • nahtoderfahrung  (11.05.21 12:45:51) 
Boşaltımınız nasıl? Katı mı sıvı mı rengi açık mı koyu mu? Maden suyu yoğurt haşlanmış patates tükettiniz mi?


  • zekicalik  (11.05.21 13:19:09) 
@nahto
Hayır.

@zekicak
Tip 6-koyu renk: encrypted-tbn0.gstatic.com
Hiçbirini uzun zamandır (3-4 ay) tüketmedim.
  • neysene  (11.05.21 13:42:03) 
[]

Apple books sesli kitap bulamıyorum

Daha önceden de sordum ama cevap gelmediği için tekrar soruyorum. Apple kitaplar uygulaması içinde sesli kitap aradım(ingilizce). İnternetten araştırdım hatta örnek olarak gösterilen kitap isimlerini arattım fakat çıkmadı. Nasıl bulabilirim bu sesli kitabı.

Not: farklı, ücretsiz uygulama tavsiyeniz varsa onu da öğrenmek isterim.(blinkist hariç)


 
support.apple.com burada "ülkenizde veya bölgenizde sesli kitap satın almanız mümkün olmayabilir" diyor. Cümlenin devamındaki linkten ilerleyip Türkiye'yi bulunca Apple Books'ta sadece kamu malı olan kitapları bulabileceğinizi görüyorsunuz. Sesli kitaplar telifli eser olduğu için bulamıyorsunuz ve sorunuzun cevabı 2 dakikada bulunabiliyor aslında.

Storytel kullanan arkadaşlarım var ama o da ücretsiz değil sanırım.
  • kobuzchu kiz  (09.05.21 20:04:32) 
@kobuzchu
Bu sayfayı buldum hatta türkiye bölümüne de geldim fakat “sadece kamu malı olan” ibaresine dikkat etmemişim.
Evet storytel ücretli.
  • neysene  (10.05.21 00:14:06) 
[]

İf clause cümlede was were kullanımı

Ekteki görselde was ve were seçilerek herhangi birini kullanabiliyor muyuz yani, “if i were you” kalıbı için? Burada was kullanılmaz diye öğretildi hep.




 
Kullanabilirsiniz.


  • dissendium  (09.05.21 01:10:55) 
"if I was you" amerikanlar pek sevmez. "if I were you" en sık kullanilir.


  • robokot  (09.05.21 01:29:11) 
buradaki kullanilan grammer kalibi subjunctive mood. bir nevi dilek/sart kipi.


  • rm  (09.05.21 01:30:44) 
Üç örnek de unreal conditional, bu durumda genellikle was kullanımı doğru kabul edilmez.


  • nerobianco  (09.05.21 01:46:51) 
@nerobianco
Ben de öyle biliyorum fakat cambridge university press olan kitaptan alınan örnekti bu. Raymond murphy’nin kitabı

  • neysene  (09.05.21 01:57:35) 
subjunctive oldugu icin were. hatta was kullanimi yanlis kabul edilir.

buyurun buradan:
www.bbc.co.uk

bon jovi de bir sarkisinda if i was your mother diyor gerci...
  • yoggi  (09.05.21 02:02:17 ~ 02:05:01) 
Nero+1, cambridge british oldugu icin farkli olabilir.


  • pofudukayi  (09.05.21 14:03:43) 
[]

Firmaların kredi kartından ödeme güncellemesi(provizyon)

İlk ödeme aşamasında diyelim ki 50 tl olarak karttan sanal pos üzerinden sipariş verdik. Bu adamlar ödeme güncellemesi için nasıl harcamayı artırabiliyorlar? Mesela gönderdikleri ürün tartılarak satılan ürün olduğu için fazla gelince provizyonda yazan 50 tl, oluyor sana 60 tl (mesela karpuz). Yani sanal postan 50 tl diye aldığım ürün, satıcının insiyatifine göre 60 tl oluveriyor. İyi de ben o kadar istemedim kardeşim, fazla göndermeseydin banane. Art niyetlilik gibi geliyor bana, haksız mıyım?

Not: sanal kart, limit sıfırlama gibi şeylerle ilgisi yok bu durumun. Bunu tavsiye etmeyin.


 
ön provizyon alıyorlar. daha sonra kapamasını gönderiyorlar. kapamadaki tutar ilk işlem tutarından az da olabilir, belirli parametrelere göre daha fazla da olabilir.


  • inheritance  (07.05.21 12:39:37) 
Muhtemelen ağırlığa göre değişen fiyat olduğu şartı uzak mesafeli satış sözleşmesinde yazıyordur. Sen de sözleşmeyi onaylayarak bu siparişe onay veriyorsun. Bi üründen 1 kilo istersin, 2 kilo gelir, art niyet ararım da, 5 kilo karpuz yerine 6 kilo karpuz geldi diye art niyet aramak bence doğru değil. Adamın karpuzu bölecek ya da tam 5 kg'lık karpuz arayacak hali yok.


  • himmet dayi  (07.05.21 12:41:19) 
[]

Hatırladığınız ilk anılarınız kaç yaşınıza ait?

Mesela ben 5 yaşımdaki anılarımdan öncesini hatırlamıyorum. İlk anım 5 yaşıma ait, 5-7 yaş arası 2-3 anı. 7-10 arası yarıyarıya.

Sizin hatırladığınız ilk anınız kaç yaşınıza ait? Ve neydi?


 
ben 4 yaşımda kardeşimin doğduğu anı hatırlıyorum,ondan öncesine dair hiçbir anım yok.


  • aynenbencede  (07.05.21 11:00:55) 
ya ben acaba insanların anlattıklarından mı hatırlıyorum yoksa kendim cidden hatırlıyor muyum bilmiyorum ama 3,5 yaşında bir otele gitmişiz ve elleri kolları kınalı bebek şarkısında sahneye çıkıp dans etmişim, millet çok eğlenmiş falan.

sanırım durmadan insanlar anlattığı içi hatırlıyorum.
  • wild honey suckle  (07.05.21 11:04:22) 
1.5 yaşındayken yaşanan bir olaydan bir görüntü aklımda hala. daha ileri yaşlarda bu olay ara ara konuşulurken hatırlamadığım halde anlatılardan hareketle mi hatırladığımı zannediyorum yoksa gerçek mi pek emin değilim. gerçi bahsettiğim görüntüdeki sofra bezinin desenlerini bile biliyorum. aile arasında sofra bezinin deseni niye konuşulsun ki diye düşününce benim bunu gerçekten hatırlıyor olma ihtimalim biraz güçleniyor.

4-5 yaş arası 5-10 anı
5 ve 7 arası onlarca anı hatırlıyorum.

ek : 1.5 yaşında bir bebeğin aklında kalan şeyi hatıradan saymak biraz mantıksız olabilir o açıdan kazınmış bir görüntü falan mı demek lazım bilmiyorum.
  • IncredibleMau  (07.05.21 11:09:07 ~ 11:11:17) 
2.5-3 yaşındayken uzay rampası bir oyuncağım vardı. koşarken düşmüştüm. oyuncak kırılmıştı. en erken hatırladığım bu ama video şeklinde değil fotoğraf fotoğraf.


  • canercuxy  (07.05.21 11:10:42) 
Ben 2 yaşımdan anılar hatırlıyorum. Meme emerken yatağın arkasında katlı duran nevresimlerin desenlerini hatırlıyorum ben de.


  • suicides underground  (07.05.21 11:11:04) 
2-3 yaşlarıma dair ebeveyn confirmlü birkaç sahne var aklımda anı değil tam olarak (fotoğrafları olmadığı için sonradan yerleşmediğine eminim)
1- İzmir'de akşam sokak satıcısından rubik küp almıştık (tezgahı, etrafı ve havanın serinliğini hatırlıyorum)
2- Komşumuzun oğlu bir tane zeytin yiyip 3 çekirdek çıkarmıştı (muhtemelen çok şaşırdığımdan aklımda kaldı)
3- Başka bir komşumuz beni bahçeye çıkarmıştı çimlerde oyuncak kirpi bulmuştuk.

3 yaşında başka şehire taşındığımızdan bunlar İzmir'de yaşandığından yaş aralığından eminim. Tabi 4+ yaş için tonla anım var kardeşim doğduğu için net hatırlıyorum oradan sonrasını
  • eatpraylaw  (07.05.21 11:15:46) 
kahramanmaraş'ta meydanda babamla yürüyoruz. çok sıcak bir gün. babam ikimize birer dondurma alıyor. 3 en fazla 4 yaşındayım.

bir de sünnet zamanı var. hangisi daha önce bilemiyorum.

kardeşimle ben aynı gün sünnet olduk. kardeşim kundaktaydı. aramızda 3 yaş var. sünnet gününün büyük bir kısmını hatırlıyorum. giydirdikleri elbiseyi tek elimle yukarı tuta tuta merdiven çıktığımı, kardeşimi ve beni yatırdıkları büyük yatağı ve üzerimize örttükleri babaanne evindeki 30 kiloluk beton yorganı, 1,5-2 metrelik yastığını, kenarındaki bordo renk ipek-saten neyse kumaşını. amcamın o zamanki genç halini, dik ve geriye taranmış saçlarını, göğsü açık gömleğini, gömleğinden taşan kıllarını. sımsıcak gülümsemesini. sünnet olduğum anı. bir aletle tutturup makasla kestiklerinde kırmızı leğene düşüşünü. mahalledeki kızların dalga geçişini. yumurtanın sarısı, gitti çkün yarısı. amcamın kızının bir kaç tane sakızı çiğneyip ıslak ıslak kafama yapıştırmasını. sokakta toprağa oturup karınca yediğim anları. hatırlıyorum. hepsi sanki aynı günde olmuştu.
  • gabe h coud  (07.05.21 11:22:03 ~ 08.05.21 21:10:22) 
Yaşımı bilmiyorum ama en eski anımda yürümeyi yeni öğrendiğim için merdivenlerden çok zorlanarak ve tutunarak indiğim bir anım var. Sonra da salıncakta sallandım:)
2 yaş olabilir.

Sonrasında 3.5 yaşında kendi kendime okuma yazmayı keşfettigim bir anım var. Onda da harfleri yanyana getirince yazı yazabiliyoruz diye aydınlanmıştım. Emre yazmıştım abimin ismini. İlk net anı bu. :)
  • kaptan maydanoz  (07.05.21 11:37:45) 
Sanirim en erken 2 yas civari. Durup dusunsem 10dan fazla an vardir hatirladigim. Fotografik ve uzerinde konusulmayacak detaylar dolayisiyla konusulanlardan etkilendigimi sanmiyorum.

Bazi anlarda o andaki dusuncelerimi de hatirliyorum. Mesela 17 aylikken cekilmis fotografimda giydigim elbiseyi tekrar giydirmisler ama etek ucunu acmislar, biraz buyumus olmaliyim. o elbiseyi resimden hatirlayip buyudugumu dusunmustum. zaman kavrami varmis demek ki.

2.5 yasina dogru evin icinde gordugum hayali varliklari ve onlara dair uydurdugum hikayeyi goruntulu sekilde hatirliyorum.

seyrettigimiz bir film, 17 ay kucuk kardesime divana cikmasina yardim edisim, dikenli legolarla oynadigim bir an misafir gelmesi ve mavi ucgen parcayi misafir kelimesiyle ozdeslestirmem.

3 yas dogum gunumde kac yasina bastin muhabbetinde, benim gercekten topun ustune basip bak bastim falan demem.

tuhaf tuhaf cocuk kafasiyla yapilmis mantiksiz mantik cikarimlari an an fotografli bende..
  • 2oda1salon  (07.05.21 11:44:38) 
3 yaş. kardeşimin doğumu için hastaneye gitmek üzere valiz hazırlanmıştı ve masaya yaslanmıştı. ilk anım budur.


  • twelfth  (07.05.21 12:46:13) 
1 buçuk-2 sanırım. Kuzenimin beni kucağında gezdirdiğini hatırlıyorum ve teyzemin evinde stres yayı (?!) denen rengarenk yaylı oyuncak ile oynadığımı


  • Mossy  (07.05.21 12:48:34) 
tam 3 yaşındayken kardeşim doğduğunda bana camdan göstermişlerdi bunu hatırlıyorum.

bunun dışında daha annem hamile dahi değilken babam annem ve ben salonda oturmuştuk ve babam topu çevirerek ileriye atıp kendine dönmesini sağlıyordu. bu beni aşırı büyülemişti ve annemin "seni kandırıyor oğlum" deyişini hatırlıyorum. bu ben 2-2,5 yaşındayken falan olmuştur diye düşünüyorum çünkü kardeşim yoktu.

hani birinin anlatacağı bir şey olsa aklıma öyle girmiş derim ama öyle de değil. bu ufak detayı ne annem ne de babam hatırlardı.
  • bohr atom modeli  (07.05.21 12:53:49) 
Yaklaşık 1,5 yaşındayken annem benimle ablamla benim odamızda yerde oyun oynuyordu. Babam geldi ve dedemin vefat ettiğini söyledi. O döenme ait tek anım bu. Dedemi de hayal meyal hatırlıyorum.
Sonra yaklaşık 2,5-3 yaşındayken Ankara ve Konya'ya gitmiştik bir aile dostumuzla. Oraları hatırlıyorum. Bir de o gezi için bana kırmızılı siyahlı bir ayakkabı almışlardı. Bağcıklarını bağlamak zor işti. Onu hatırlıyorum.

  • SiyamkedisiZorro  (07.05.21 13:14:37) 
1.5 -2 yaş civarı çok net anılarım var.

ancak bu anılar şu an epey yıprandılar. demek istediğim şu an hatırladığım o anılardan çok çocukluk ve ergenlik yılları boyunca o anıların tekrar akla gelmesinin izleri gibi.
  • orpheus  (07.05.21 20:59:33) 
benim 4 yaşında bi anım var annemle pencereden dışarıyı izlerken ben ne zaman okula başlayacağım diye sormuştum


  • nahtoderfahrung  (07.05.21 21:01:47) 
4, kardeşimin eve gelişini net hatırlıyorum


  • basond  (08.05.21 21:05:27 ~ 21:06:03) 
yaşımı tam atırlamıyorum ama ilkokula başlamadan öncesine ait. 4 veya 5 diye tahmin ediyorum. anaokuluna gidiyordum. oradan parça parça sahneler aklımda

-öğle uykusu saati ben ikili ranzanın üstünde yatıyorum, hava loş, tavandaki badana izleri acayip geliyor
-kızamık olduğumda beni tecrit etmişlerdi
-sanırım anaokuluyla ilgili bu kadar belki bir on sene önce olsa daha çok şey olabilirdi aklımda.
  • sanguine  (08.05.21 21:44:09) 
2.5 yaş; kardeşimin doğduğu gece. Çok net hatırlıyorum.


  • fraise  (08.05.21 21:51:29) 
3 yaş. Kardeşim doğmuş, hastaneden almışız annemle kardeşimi, eve dönüyoruz.


  • gayda  (09.05.21 09:20:26) 
2 yaşıma ait bir anım var.
onun dışında, 3 yaşıma kadar yaşadığımız evi çok net hatırlıyorum.

  • blatta hiberna  (09.05.21 09:30:34) 
2 yaşımdan hatırlıyorum bir kaç tane ama hep kötü şeyleri. Bir tanesinde beşiğimdeyim, tuvaletim geliyor ama beşikten inemiyorum, ağlıyorum annem duymuyor, annem beni bırakıp gitti mi diye düşünüyorum daha fazla ağlıyorum. Sonra kendimi beşikten aşağı attım bir şekilde gittim tuvaletimi yaptım. Annem salonun kapısını kapatmış televizyondan ses geliyordu. Ağlaya ağlaya gittim yanına sonra tekrar yatağıma götürdü


  • jazzabel  (09.05.21 11:57:51) 
[]

Neden sokaklar bu kadar kirli

Piknik yerleri, sokaklar, denizler... aynı klasmanda olduğumuz ülkelerde sokağa izmarit dahi atılmazken, bizim ülkede en elit denilecek yerler dahi leş gibi. Rus arkadaşımın ülke hakkında ilk söylediği kötü şey sokakların pisliği, çöpler. İstanbulun varoş bir yerinde oturuyorum. Aşağıya bakıp cinsiyeti ne olursa olsun balkondan aşağıya çöp sallamak, birisi geçerken kafasından aşağıya halı silkmek, kovadaki suyu dışarı sallamak... bu medeniyetsizlik nereden geliyor? Çocuğundan yaşlısına elindeki çöpü fırlatmak eylemi nasıl kültür olmuş. Ruslar bu konuda neden daha medeni mesela? Slavlar diye de genelleyebiliriz.




 
Bence bilinçsizlik ve duyarsızlık bunun sebebi. Mesela piknikte yere attığı bira kutusunun doğada erimeyeceği konusunda bir bilgisi yok. Öyle bir şey aklına bile gelmiyor. Benden çıksın ne olursa olsun diyor. Bu eğitimli eğitimsiz çoğunluk için geçerli. Örneğin bir plazanın her katında kağıt dönüşümü kutuları var ama içeride çalışan “eğitimli” geçinen insanlar o kutuya her şeyi atıyor.

Geçen yaz darlık barajına çöp toplamaya gitmiştik. Aldığım tepkiler “ sanane milletin çöpünden” şeklindeydi. Çöpe dünyayı kirletmek olarak değil, başkasının atığı olarak bakıyorlar. Öyle bir bilinçsizlik var ki dünyada plastikten bir yedinci kıta oluştuğunu kimseye anlatamadım.

Bir örnek daha vereceğim. İki yaz önce Diyarbakır’a gitmiştim. Hayatımda hiç bu kadar yere çöp atan millet görmedim ki ben Çin’e de gitmişimdir bu kadar pis bir yer olamaz. Çin Diyarbakır’dan daha temiz. Birkaç kişiye sorduğumda “belediye kayyum belediyesi olduğu için umrumuzda değil temizlesinler bize ne” cevabını aldım. Ulan hıyarağası pis olan senin kapının önü. Belediyeyle ne alakası var.
Malesef yurdum insanı bilinçsiz ve vurdumduymaz. Bu pislik bu zihniyetle böyle sürer gider.
  • suicides underground  (05.05.21 08:46:55) 
Bu kulturun nasil olustugu hakkinda bir fikrim yok, ama genel olarak Turkiye'de kamusal alanin hepimizin oldugu duygusu yok.

Yani otobusler iett'nin, belediye binasi politikacilarin, hastane doktorlarin/hemsirelerin, okullar mudurlerin/ogretmenlerin falan filan. sokaga, yesillige bakis acisi da boyle; "bu sokak aslinda kollektif olarak hepimizin" duygusu yok.

genel olarak evleri ve g.tleri cok temiz bir milletiz. bununla da ovunuruz. ama bu iki sey disindaki pislik bizi rahatsiz etmez.
  • lamartin  (05.05.21 09:07:49) 
butun ulkeyi genc yasli kadin erkek askere alip izmarit toplatmak lazim belki anlarlar diyecegim ama gidenler de ayni. "bunlar egitilmezlerdir" lafi dogru sanirim.

beni en cok rahatsiz eden sigara izmariti; yani adam icip onu istedigi yere atabilecegine inanmis. metrobus duragindan cikiyorum merdiven basamaklari izmarit dolu aralara sikismis supurmeyle bile gitmiyor.

parka spora gidiyorum aletlerin yaninda bir bank var, bazi sabahlar 8-10 tane izmarit goruyorum yerde icip icip atmislar, bankin hemen arkasinda cop kutusu olmasina ragmen...
  • bay b  (05.05.21 09:55:37) 
bir banka oturup, önünde çekirdek kabuğundan bir dağ oluşana kadar çekirdek çitleyen insanlar var, öyle bırakıp gitmeye de çekinmiyorlar. kültürel bir şey. aynı maske yasaklarında olduğu gibi çatır çatır hem kameradan, hem bekçiler yoluyla ceza yazılmadığı sürece adam olması imkansız bu konunun. işin bir de yere tükürme konusu var ki covid döneminde bile tükürüyor admalar, ceza dışında adam etme şansın yok. özellikle büyük şehirlerde dışarıdan gelen adamlar şehri sahiplenmiyorlar zaten, kendi evi gibi görmediği için pislenmesi rahatsız etmiyor.


  • roket adam  (05.05.21 10:16:01 ~ 10:21:59) 
Cehalet ve bencillikten geliyor.

Bana ne, başkası alsın, çöpçülerin işi ne (bu şekilde düşünen inanılmaz çok kişi var maalesef) şeklinde düşünüyorlar, o çöpün biri oradan almadığı sürece 500 yıl orada kalacağını, o kadar uzağa gitmeden bir sonraki gelişinde kendini de rahatsız edebileceğini düşünmüyor.

Issız yerlerde çokça kamp yaptık, adam 2000 metrede, bozuk yollu yaylaya gelebilmiş ve çöpü oraya bırakmış, domatesinin, karpuzunun kabuğunu ulu orta saçmış (hadi bunlar organik atık ama görüntü kirliliği vs. oluyor) ve içtiği maden suyunun/biranın şişesini ateşin etrafını sardığı taşlara vurup kırmış.

Ondan başka hiç kimse gelmese ve tekrar kendi bıraktığı manzara ile karşılaşsa oraya oturmaz ama gider bu kez başka yere ateş yakar, başka yeri mahveder.

İlkokulda anlatıyorlardı bunları ama her şey okuldan öğrenilmiyor tabi. Ayı anası/babası, öküz abisi/ablası öyle yapıyorsa o da rol modelinden öyle görüyor. Uyaran eden de olmayınca gidiyor öyle herhalde.
  • chicha_v2  (05.05.21 10:17:33) 
lamartin +1
Tek sebebinin bu olduğunu düşünüyorum ben de. Çünkü işimize gelince temiz turnayı becerebiliyoruz. Sokakların da bizim yaşam alanımız olduğu düşüncesinin yayılması lazım.

  • Jux  (05.05.21 10:22:50) 
çevre bilinci yok. bu konuda bir adım ötemiz herkesin rahat rahat sokağa işeyip sıçabildiği bangladeş, pakistan ya da hindistan gibi ülkeler.


  • reanarchy  (05.05.21 10:25:00) 
Çocuktum, babamla dışkapı ssk'ya gitmiştik. Ben atkımı ve sıra fişimi yere düşürmüştüm. Babam o kadar sinirlendi ki elimi aşırı çok sıkmıştı, nedeni: yerler bok götürüyormuş, verem, tifo olurmuşum şimdi napacakmışız. O gün çok üzülmüştüm, ama yalan değil hak veriyorum. Biz de çok ilginçtir devlet hastaneleri en pis yerdir. Halen daha bir devlet hastanesine gitsem bir yere oturmam, sürülmem bir yere, dar paça pantolon giyerim, saçımı toplarım. En çok bu hastane olayı Mr. Bean'in 1991 yılında yayımlanan şovunda dikkatimi çekmişti, belki stüdyo ora belki değil, hastane aşırı temizdi, sokaklardan bahsetmiyorum bile.30 yıl öncesinin Londra'sı 2021'nin Ankara'sından halen daha önde.

Bu arada biri bizim milletin g.tü ve evi temiz demiş ona da katılmıyorum. Bizim halk pistir, deodorant kullanmaz, düzenli yıkanmaz, kıllarını temizlemez. Bizden bir tık pis insanlar Araplar. Güya bizde taharret farz ama şişli etfal teyzeyi unutmayın. Umumi hiçbir yere oturmamamız gerekiyor aslında. Ankara'nın en merkezi yerlerinin birinde Çayyolu'nun Park Caddesi'nin önündeki büyük parka umumi tuvalet koymuşlardı. Sevgilimle girdik temizdi. Sadece bir hafta sonra bok götürüyordu, tuvalet aşırı pisti. Ya bu normal mi, bir tuvalet nasıl bu kadar pisletilir. Türkiye'de tuvalet terbiyesi olan çok az insan var. Süslü sözlükte okumuştum annesinin kişisel temizliği öğretmediği çok kız vardı, hayretler içinde kalmıştım. Okumuşu da kekosu da cahil bu milletin. Çekirdek kabuklarını yere atan okul müdiresi gördü bu gözler ey gidiii...
  • Hallegadola  (05.05.21 11:21:18 ~ 11:22:32) 
[]

İngilizceyi nasıl çalışmalıyım?

Dışarıdan destek alacak yani özel öğretmene ödeyecek param maalesef yok. Haliyle kendime bir program oluşturmalıyım.
A2 seviyesinde bir ingilizcem var. Gündelik konuşmaları biraz dil kurallarını katlederek de olsa yapabiliyorum, anlaşabiliyorum.

1 adet günde 1-2 saat konuşma pratiği yapabildiğim bir arkadaşa sahibim. Kendisi ielts ten 7.5 alarak c1 seviyesinde olduğunu söylemişti.
Fark ettiğim en büyük eksiklerim kelime bilgim az ve edatları kullanmakta bayağı kötüyüm. 1 sene sonunda nasıl bir program izlemeliyim ki en azından b2 seviyesine geleyim? Çünkü ielts sınavından b2 seviyesinde puan almalıyım.

İnternette birçok kaynak var fakat bunları nasıl kullanacağımı bilmiyorum.
Bazılarının tavsiyeleri ise hep tek yönlü. Mesela birisi diyor kelime öğren halledersin. İyi de o kelimeyi doğru yere koymayı bilmedikten sonra lego birleştirir gibi kelime dizince karşımdaki kişi bunu anlamıyor ki. Başka biri diyor ki konuştukça öğrenirsin fakat ben yurtdışında yaşamıyorum. Günün 10 saati zorunlu olarak maruz kalmıyorum ki dediği doğru olsun. Bana bu imkanlarım göz önünde bulundurularak dengeli bir program lazım ama...

Mesela robert koleji nasıl bir program izliyor da mezun olduğunda mükemmel bir ingilizcen oluyor? Ben bu öğrenme sistemini arıyorum esasen.

 
Kitap okuyarak baslayabilirsin. Hem kelime ogrenirsin, hemde kelimenin nerede ve nasil kullanildigini. Sozluk olarak longman'e bakabilirsin (online kullanimi mevcut, bolca ornek verir).


  • tahtakafa  (04.05.21 21:38:55) 
Aradığın yöntemi söylüyorum: temel gramer öğren, her şeyini öğreneceğim diye gramerle kafayı bozma.

Sonra okuyorsun. Oku ama her alanda her şeyi oku. Hikaye olur, haber olur, magazin olur, makale olur. Okurken bilmediğin kelimelere sözlükten bak. Yavaş ilerleyeceksin ama öğrenerek gideceksin. Bir noktadan sonra cümle içindeki bazı kelimeleri bilmeden de cümlenin ne anlama geldiğini anlamaya başlayacaksın. Sonra o bilmediğin kelimeleri de gördükçe/duydukça öğreneceksin.

Üniversitede Amerikalı gramer hocam vardı, adamın söylediklerini anlayamıyordum. Bir gün yanına gittim, dedim ben anlamıyorum sizi. Bana şunu söyledi ve gitti: "Don't worry, you will."
  • do you remember me  (04.05.21 21:53:09) 
A2 seviyesindeyseniz gecmis zamandaki bir olayi ornegin yaz tatilinizi Ingilizce anlatabilirsiniz demektir. Yaklasik 1500 kelime biliyor olmalisiniz. B1'de kelime sayisi 4500'e, C1'de 9000'e cikmali. En onemli olan kelime yoksa Would you please be so kind to pass me ....? Pass you what? Kelimeyi bilmezsen ne kadar gramer bilirsen bil en havali kaliplarda bile durursun.

Ben ogrencilerime bunu oneririm: www.victoria.ac.nz
  • howfaristhesky  (04.05.21 22:15:38) 
Dört dil bilen biri olarak kendi tecrübemi paylaşmak isterim. Ben oturup gramer çalışmayı hiç sevemedim. En güçlü tekniğim gün içinde düşündüğüm herşeyi öğrenmeye çalıştığım dilde de söylemeye çalışmak. Mesela markete mi gideceğim, markete gideceğim nasıl derim. Bunu çözdüm mü, peki markete gittim nasıl derim? Markette alacaklarımı nasıl söyleyim vb vb birbirine bağlaya bağlaya arata arata öğreniyorum. Bu dediğim teknik çok yorucu çünkü normalde düşünme tarzımızın tamamen dışında ve normal bir düşünceyi çok yorucu bir hale getiriyor ama en güçlü teknik diyebilirim.


  • Lanovaromana  (05.05.21 00:47:46) 
Robert Koleji'ni bilmiyorum da Amerikan Koleji'nin eğitimine tanık oldum.
Hazırlık sınıfından itibaren, öğrencilerin Türkçe konuşma olanağı sadece kantin ve bazı sözel dersler ile sınırlı. İngilizce drama ve sunumlar yapma, makale ve günlük yazma, yılda birkaç adet Shakespeare gibi yazarların ağır eski İngilizce ile yazılmış kitaplarını okuma, modern dönem edebiyatın klasikleşmiş kitaplarını okuma ve filmleriyle karşılaştırma gibi aktiviteler yapılıyor.

  • pro9it9is9  (05.05.21 04:12:15) 
[]

Chrome’da donma

Belirli bir süre kullanmayınca sayfa donuyor başka sekme açınca falan. Güncelledim ama yine aynı. Birkaç aydır değişmedi. Nasıl düzelir bu zıkkım?




 
Chrome kullanmak zorunda değilseniz Edge öneririm.

Chromium tabanlı, eklentiler vs. yüklenebiliyor ve daha kullanışlı geliyor bana Chrome'dan.
  • chicha_v2  (01.05.21 00:57:57) 
Ayni sorun bende de var. Sekme degistirip geri donunce duzeliyor. Ama cok can sikici. Yeni oldu bir kac aydir var daha once yoktu. Sanirim versiyon ile ilgili.


  • exlibris  (01.05.21 08:39:05) 
ya bu bir tek bende oluyor saniyordum. yeni peydah oldu bu evet.

bazen sozlukte yakaliyor mesela, ne scroll edebiliyorum, ne linklere tiklayabiliyorum. sekme degistirince duzeliyor arkadasin dedigi gibi. cok garip.
  • chezidek  (01.05.21 09:15:31) 
[]

Tosla hesabıma girmiyor

Bir problem mi var bugün? Hesabı olanların bilgisi var mı?




 
giriş yapabildim şimdi.


  • inheritance  (30.04.21 16:27:16) 
@inheritance
Evet düzelmiş.

  • neysene  (30.04.21 17:34:12) 
[]

Pdf kelime arama sorunu

Çeşitli programlar üzerinden ctrl+f ile pdf üzerinden kelime aramama rağmen bazı kelimeleri bulurken bazılarında bulmuyor. Muhtemelen pdf sıkıntılı. Search için bir optimizasyon yapılmalı. Ama nasıl?
Pdf bir kurumun ders notudur



 
pdf dosyasını başka uygulamada açarak arama yap. ya da
kelimenin bir kaç hecesi ile arama yap ya da
pdfteki yazıların hepsini kopyala başka bir belge hazırlama uygulamasında düzenleyerek yeniden farklı bir pdf dosyası olarak kaydet. ya da
pdf şart değilse txt/docx olarak yeniden kaydet.
  • Erva  (26.04.21 01:07:03) 
Pdf to word to pdf yaptım


  • neysene  (26.04.21 04:55:19) 
[]

Bilgisayarın gri ekranda bekleme problemi

Bilgisayarım toshiba marka almanyadan alınma i5 işlemcili muhtemelen 2009 yılına ait bir bilgisayar.

İçinde daha önceden almanca windows 7 yüklü olduğu için satın aldıktan sonra önce windows 8.1 daha sonra da windows 10 yükledim ama iki versiyonda da şöyle bir problemi var:

Bilgisayar ilk ekran driverı yüklenmeden önce sorunsuz açılıp kapanıyor. Fakat ekran çözünürlüğünü artırma işlevi olan driver yüklendikten sonra bilgisayarı tam kapatıp açınca ekran bir zaman sonra gri ekranda kalıyor. Hazırda beklet’e alıp tekrar açınca düzeliyor ve tamamen açılıp normal kullanıma geçiyor. Dediğim gibi bu windows 8.1 ve windows 10 yüklenince başladu. İlk aldığımda kendi sürümü windows 7 de yoktu fakat o da almancaydı. Kullanamazdım.

Harddiskten şüphelensem de (sesler geliyor) nasıl bir ilişkisi olabilir diye düşündüm. Ayrıca güncelleme falan gelince, yapmaya başlayınca yine gri ekrana geçiyor. Bir zaman sonra düzeliyor.

Soru: problemi nedir nasıl düzeltilir?

 
@twelfth bakındım ama kesin çözüm bir sebep bulamadım.

Sorunum tam olarak şu ama videodakinin yaptığı saçma şayden bile medet umdum olmadı haliyle youtu.be
  • neysene  (15.03.21 11:38:51) 
bazı driver sürümleri enteresan şekilde sorunlu çalışabiliyor.

ekran kartının sayfasına girip modeline göre hangi win kullanıyorsan driver'ını ara. win 8.1 driver'ına girdiğinde birden fazla driver varsa sende kurulu olmayanları dene.

bende de benzer eski bir sistem var stremio'da film izlerken sapıtıyordu en son driver kuruluydu, bir öncekini kurunca alet normale döndü. kolay gelsin.
  • makbur  (15.03.21 15:36:22) 
@makbur
Sürümü kaldırdım ekran çözünürlüğü vga oldu ama problem düzeldi fakat o kadar sürüm denmeme rağmen hepsi aynısını yaptı. Win 7 ye dönüp uyumlu bir sürüm yüklemekten başka çare yok anladığım kadarıyla.

  • neysene  (16.03.21 10:51:19) 
[]

Sokağa çıkma yasağı cezası ne zaman gelir?

Aralık ayında haftasonu yasağı getirildiğinde yasaktan haberim olmadığı için sokağa çıktım ve polis kimliği alıp fotoğrafını çekti ve ceza evine gelir dedi. Bana ihtarname falan da imzalatmadı.

3-4 ay geçti hala gelmedi. Konum istanbul olduğu için uzun sürer diye düşündüm ama kimisine 6 ay sonra gelmiş. O kadar uzuyor mu? İtirazda bulunacağım için tebligat gelme süresini kaçırmamam gerekiyorda


 
  • phonex  (15.03.21 00:43:59) 
@phonex yani?
Bunu zaten biliyorum da soru bu değil.

  • neysene  (15.03.21 07:53:39) 
Soruya cevabım yok. Ama, itiraz süreniz zaten tebliğatla beraber başlar. O yüzden tebliğatın gelmesinden önceki aşamanın önemi yok.


  • kojonotsuki  (15.03.21 09:24:05) 
kimlik fotoğrafı çekerek yapamıyorlar galba onu. tutanak tutulması ve imza atmanız gerekiyor diye biliyorum. o yüzden gelmeyebilir de.


  • argent dawn  (15.03.21 13:03:41) 
tebligatı muhtara da yapabilirler ki kanunen kabul sayılıyor. ara ara internet vergi dairesini girip kontrol edebilirsin. yediğin bir ceza varsa vergi dairesine girdiğinde borç kısmında karşına çıkacaktır. geç gelmesi olağandır. emniyet işlem yaptıysa, kaymakamlığa, kaymakamlık defterdarlığa, oradan vergi dairesine falan gidiyor. süreç uzun şehir kalabalık.


  • phonex  (16.03.21 18:15:52) 
[]

Ankara anlaşması ile berber dükkanı açmak

Öncelikle berber değilim ama çok uzun zamandan beri kendimi ve bazı tanıdıklarımı manbun haircut, undercut gibi modellerle tıraş ediyorum düzenli olarak. Zaten moser tıraş makinem ve herbiri yaklaşık 120 lirqlık düz makas ve aramakas saç kesim takımım var. Bu konuda elimin yatkın olduğunu düşünüyorum. Ayrıca mühendis olmama rağmen bu meslekten nedensizce haz alıyorum. Aslında hep sevmişimdir ama alaylı bir meslek olduğu için bi statüsü olmadığından hobi olarak kaldı.

Öte yandan a2-b1 arası hala çalıştığım bir ingilizcem ve bana konuşma pratiği sağlayan arkadaşım mevcut.

Niteliklerim şu an iyi düzeyde olmasa da milli eğitimden (halk eğitim mi artık neyse) kurs alarak bir berberlik usta belgesi alıp (ingilterede ayrıca bunun sertifikası vardır muhtemelen ama ilk planda kanıt için) ayrıca ve en azından b1 düzeyi bir ingilizceyle ankara anlaşmasıyla ingiltereye gidip bir berber dükkanı açma fikri sizce mantıklı mı?

 
geçen de bir duyuru vardı. ankara anlaşması 15 gün sonra bitiyor. geç kaldınız.


  • mr.goodcat  (17.12.20 21:42:45) 
abi youtube'da barberturko var. ingiltere'ye göçmüş berber. bence direkt ona ulaş ve sor.


  • malheiros  (17.12.20 21:56:59) 
İngiltere’de berberlik için Ankara Anlaşması vizesi çıkmaz bence. Çok fazla var.


  • dougsampson  (18.12.20 10:34:04) 
[]

Mahkemem nedeniyle yurtdışına çıkamamak

Askerlik şubem bakaya nedeniyle dava açtı bana, şu an mahkeme süreci devam ediyor. Yurtdışına çıkışta sorun olur mu?

Askerden terhis oldum ve sınra dava açtılar.


 
hayır sorun olmaz.


  • trajikomix  (14.12.20 23:10:51) 
ben denetimli serbestlikteyken ciktim. bir daha da girmedim. savci da 5 sene sonra davayi saldi.


  • the wizard  (15.12.20 00:02:09) 
[]

Çinden gelen ürün geri mi yollanmış?[görsel ekte]

Hedef çin-esenler. En son geleceği yer esenler be üstten ikinci ve dördüncü satır arası esenlere eklendiğini söylüyor. Bu zeytinburnundan esenlere gelip geri merkeze gittiğini mi gösteriyor? Zira 28 eylülden itibaren 1 hafta geçti, gelen giden arayan soran yok. Zira 15 lira vergisi olacağı için evde bulamadık da olmaz diye düşünüyorum ama.




 
Hocam ilgili ptt şubesini arayıp sorarsan daha net cevap verebilirler. Bu ekran görüntüsünden pek bi şey anlaşılmıyor.


  • himmet dayi  (07.10.20 08:39:31) 
Geri gitmiş. Geldik bulamadık demişler. Keşke şubeden alsaydiniz


  • westblack  (07.10.20 09:47:18) 
@westblack ilk deneyimimdi aliexpress için ve kargo şubesi büyük ihtimalle dağıtıma çıkarmadı vergi ücretinden dolayı. Biraz vukuatlı bir şube.

Geri alma şansım yok değil mi?

İşin kötü tarafı, global order track için verdikleri gönderi kodunun geçersiz olduğunu söylüyor ptt müşteri hizmetleri ve isim telefon bilgime kayıtlı gönderi çıkmıyor. Satıcıya uluslarası geçerli kod var mı diyorum aynı kodu söylüyor. Ptt nin bu üstün hizmeti beni benden alıyor resmen.
  • neysene  (07.10.20 12:37:14) 
Satıcı ile iletişime geçin isterseniz. Başka bir şey gelmedi aklıma.


  • westblack  (07.10.20 15:18:32) 
@west
Satıcı ürün türkiyede diyor ve aynı takip numarasını veriyor. Eminim ptt nin işbilmezliğidir de. En iyisi iptal edeyim.

  • neysene  (08.10.20 21:17:17) 
[]

Bu üni bölümü iş bulabilir mi?

veterinermyo.istanbulc.edu.tr




 
Bence bulur. Okurken bu alanda staj yapman ya da para almadan çalışman lazım. 4 yıllık çoğu bölümden iyi.


  • insomniac  (30.09.20 01:18:01) 
bence de bulur yaw, herkesin okudugu her sene binlerce mezun veren bolumlerden 10 kat iyidir..


  • cooperr  (30.09.20 01:40:31) 
[]

Çin kargo şirketi gönderi takip ayrıntıları

Bu iki görseldeki detayları anlayamadım. Aliexpressten bir ürün aldım ve daha gelmedi.

1- detayda verilen ulaşım yeri bilgilerinin altındaki tarihler tahmini tarih veya saat mi yoksa gerçekleşen mi?

2- konum bilgisi olan satırların yanındaki gri toplar, ürün ilgili konuma ulaşınca mavi mi oluyor. O top simgeleri bunu mu temsil ediyor? Mesela uçak sembolü mavi şu an. Uçak kargoda mı ürün?

3- özetle kargomun nerede olduğunu bu sistemde nasıl anlayacağım? En üstte yazan ptt work placete mi yoksa?

 
1,2 - Gerçekleşenlerin gerçekleştiği saatler / tarihler.
Dün ptt'ye varmış ürün.

Gri toplar kaydın oluşturulduğu her adım. Büyük / önemli adımlar ekstra ikon ile gösterilmiş sadece.
  • diyanet takvimi  (29.09.20 04:10:29) 
[]

Gebze marmaray-Sakarya arası ulaşım

Tren hariç direkt bir ulaşım aracı var mı?




 
Gebze'den izmit, İzmit'te Sakarya dolmuş.


  • fempusay  (17.09.20 11:11:35) 
pendik kaynarcadan sakaryaya dolmuş gibi servisler kalkıyor. rahatta oluyor. bir kere gitmiştim. deneyebilirsiniz.


  • anti-kahraman  (17.09.20 14:18:57) 
[]

Marmarayın ilk seferiyle gebzeye gitmek

Yenikapıdan binip son durak olan gebzeye gitmeyi planlıyorum ama çok erken gitmem gerektiği için bunun ilk seferle olması lazım. 8 vagonlu 10 vagonlu yarım hat tam hat var fakat şu listedeki ilk sefer saatlerinin uyumunu çözemedim. Mesela yenikapı için yazdığı ilk sefer olan (önceki duraklardan gelen) 05:51 de bindiğimde 06:35 te gebzede mi olacağım? Aktarma yapmam gerekecek mi? Nasıl bi sistem hiçbir şey anlamadım.

www.tcddtasimacilik.gov.tr

Not: halkalı-gebze-halkalı ve zeytinburnu-maltepe-zeytinburnu diye iki hat var. Metrobüsteki 34g ile 34c mantığında ama halkalıdan 06:00 ilk sefer gösterip darıcaya 06:33 yazınca (bu yol 1,5-2 saat sürüyor) karışmış sanki. Özetle yenikapıdan bindiğimde en erken kaçta gebze durağında olurum?

 
ara duraklardan da kalkan trenler var.
mesela 6.33'te darıca'da olan tren maltepe'den kalkıyor.

google maps'i kullanabilirsiniz hangi trenle kaçta varacağınızı. genelde isabetli gösteriyor.
  • biseysorcaktim  (16.09.20 20:14:32) 
Sabahları öyle farklılık olmasının nedeni sanırım şu; trenler ilk seferlerine gece bırakıldıkları yerden başlıyorlar. Eğer ilk tren saat 6'da halkalı'dan kalksa ve başka tren olmasa göztepe'deki adam ilk trene 7'de binebilecek ve diyelim pendik'te 7'de başlayacak mesaisine yetisemeyecek. Yani bir sorun yok, 05.51'de binebilirsin o trene.

Ayrıca ne kadar sürede gebze'de olacağını da son trene bakarak hesaplayabilirsin. Son tren de 1sa 25dk'da yenikapi'dan gebze'ye gidiyormuş.
  • austra  (16.09.20 20:32:37) 
[]

mr sonucu raporu ne diyor?

yeniden randevu alamadım fizik tedavi için, çok meraktayım ne dediğiyle ilgili:

SERVİKAL VERTEBRA MR Tetkiki:

İnceleme tekniği: T1 ağırlıklı SE sagittal, T2 ağırlıklı FSE aksial, sagital

Bulgular:

Servikal lordoz düzleşmiştir.

Servikal vertebra korpus yükseklikleri, dizilimleri, disk mesafeleri ve vertebra korpus sinyal intensiteleri doğaldır.

Tüm düzeylerde disk sinyal yoğunlukları normal olarak izlenmektedir.

Atlantoaksial eklem mesafesi normaldir.

Kranioservikal bileşke normal lokalizasyondadır.

Servikal düzeyde kord kalınlığı ve sinyal yoğunluğu normal olarak izlenmektedir.

C3-C4 düzeyinde disk ve nöral foramenler doğal olarak izlenmektedir.

C4-C5 düzeyinde diffüz bulging izlenmektedir. Anterior subaraknoid mesafe ve nöral foramen girişleri daralmıştır.

C5-C6 düzeyinde diffüz bulging izlenmektedir. Santral fokal disk protrüzyonuna bağlı anterior subaraknoid mesafe daralmıştır. Nöral foramenler açıktır.

C6-C7 düzeyinde disk ve nöral foramenler doğal olarak izlenmektedir.

Servikal düzeyde spinal kanal genişliği normaldir.

Posterior elemanlar ve paraspinal kaslar normal olarak değerlendirilmiştir.

Saygılarımızla,

 
boyun düzleşmesi ve c4-c5 omurları arasında fıtık var.

doktor değilim.
  • altinci nesil caylak  (10.09.20 15:33:30 ~ 15:40:51) 
[]

İü açıköğretim yönetim bilişim sistemleri okunur mu?

Ders içeriği olarak pek bir şey katmayacağının farkındayım. Tek sorum bu diploma bilişim sektörü için giriş bileti olur mu? Evet alaylı çok kişi var ama şirketlerin diploma algısı hala duruyor diye düşünüyorum. En azından o algıyı tatmin edebilir bir tarafı var mı?




 
Sanmıyorum. Diplomasi iş yapan bir bölüm değil bence.


  • eksimeksi  (10.09.20 05:12:30) 
yönetim bilişim sistemleri mezunuyum. asıl mezun olduğum bölüm çok alakasız. bende sonradan diploma için okudum ve evet o algıları yıkıyor kesinlikle. tavsiye ederim.

ayrı olarak açıköğretim anadolu üniversitesini tavsiye ederim. iu auzef kesinlikle pişmanlıktır. doğru düzgün materyal yok, çıkmış sınav soruları yayınlanmıyor, sınavlar acayip kazık.
  • delidir yakalayin  (10.09.20 09:07:33) 
tamamen aynı durumdayım. bilişimle pek alakası olmayan bir mühendislik okuyorum. planımı şu şekilde yaptım. okul devam ederken 2. üniversite olayından anadolu üniversitesi yönetim bilişim sistemleri'ni de devam ettiriyorum. 2 lisans programı da aynı anda bitecek. okul biter bitmez de bilişim üzerine bir tezsiz yüksek lisans yapacağım. (bilgisayar-yazılım mühendisliği şart değil)
bilişimsiz mühendislik + ybs + bilişim yüksek lisans oldu mu insan kaynaklarının katalog elemelerinde diploma olayını yıkacağımı düşünüyorum. inşallah yanılmam.

  • war of the world  (12.09.20 05:07:22 ~ 05:11:05) 
[]

Mobilden ekşiduyuya girilmiyor

Ekşisözlük yazar hesabından girilmiyor, sadece bilgisayardan giriliyor. Sorun ya da sorunum nedir?




 
suan no problem


  • tunaktunaktun  (03.09.20 13:11:42) 
[]

Yazılım öğrenmeden önce bilg müh dersleri çalışmak.

Halihazırda alakasız bir mühendislik dalından mezunum. Fakat işsizlik bedeniyle yazılıma yöneldim. Yöneldim fakat işin mutfağından başlama düşüncesi hasıl oldu. Dedim ki itünün açık ders sisteminden derslerin teorilerini öğreneyim ders yarıyıl programına göre.
Örneğin şu pdf gibi gayet açık konu anlatımları/pdfleri (yüksek lisans dersleri de dahil mğfredat derslerinin %30 u burada var tabi. Ivır zıvır dersleri de ben ünideyken almıştım) var: ninova.itu.edu.tr

Diğer taraftan youtubeda akademisyenlerin anlattığı 4-5 ders var(bazıları eski bazıları da pandemi nedeniyle yüklenmiş farklı ünilerin hocalarından) . Bunlarla temel oluşturup program öğrenmeye öyle başlayayım diyorum.

1-Fakat proje ve sınav gibi bilgimi test edeceğim şeyler olmadığı için ve interaktif bir öğrenme olmayacağı için sizce boşa kürek çekmek mi olur?
2-Dersleri pas geçip yazılım dillerine yönelmek diplomasız biri için çok da önemli değil mi?
3-Bu teori temelleri diplomasız biri için zaten yeterli ve gerekli mi?

Not: ingilizcem çok iyi değil bu yüzden youtube üzerinden MIT üni derslerini anlamak zor oluyor. Özellikle mesleki terimlerle. Fakat bu itü notlarının %60ını çok zorlanmadan anlayabiliyorum.

 
Daha iyi yönlendirenler olacaktır ama ingilizce bilmeden; stackoverflow'da kod ile ilgili çözümleri bulamadan, tartışılanları anlamadan o iş biraz zor olur.


  • archmage mahmut  (24.08.20 22:25:29) 
maksat yazılımcı olmaksa (işin network tarafı vs de var)
veri yapıları dersi > algoritma dersi > bilgisayar mimarisi dersi > işletim sistemi dersi > yazılım mühendisliği dersi sıralamasıyla gidilebilir.

1- boşa kürek çekmek değildir. anlayarak ilerleyince ilerde faydasını görüraünüz.

2- çok yazılım dili bilmektense yazılımın (dillerin) temel mantığını bilmek daha önemli. temel mantık oturnca bir dili orta halli öğrenmek 1 ayı geçmez.

3- bu beklentiyle alakalı. iyi yazılımcı ile daha iyi yazılımcının farkı yukarıdaki ders konularına hakimiyetle oluşuyor.

bu şu ana kadar çeşitli projelerde çalışmış olduğum yaklaşık 40 mühendisteki gözlemim.

piyasada daha tecrübeli birisi aksini iddia edebilir, sayfı duyarım.
  • oz suser  (24.08.20 22:50:35) 
@archmage +1, önce dil problemini çöz. İngilizce bilmeyen yazılımcı olmaz.
@oz suser +1. Küçük bir ekleme, network'çü olmayacaksan bile bence network dersini de al. Security'ci olmayacaksan bile security dersi de alabilirsin, ben faydasını gördüm.

Küçük projelerde alaylı/okullu olmak farketmiyor da işler büyüdüğünde bu derslerde öğrendiklerin çok önemli hale geliyor.
  • plutongezegendegilmi  (25.08.20 00:12:14 ~ 00:12:52) 
ingilizce olmadan yapacagin her sey bosa yatirim gibi olacak biraz malesef. once ingilizce sart. kaynaklarin %99u ingilizce, hayatimda turkce bir sey aradigimi hatirlamiyorum. eger kariyer olarak yazilim dusunuyorsan ingilizce cok daha onemli calisacagin urunlerin cogunun supportunu/satisini yapan adamlar yabancilar, bunlarla toplantiya girdiginde ingilizcenin onemini daha da ortaya cikacak.

yazilim, tasarim gibi uretkenlik gerektiren alanlarda bilgini test etmek icin sinav gibi seylere ihtiyac oldugunu dusunmuyorum, elde ettigin ciktidan kendi kendini degerlendirebilirsin.

hem ilgili alanda okuyup ayni zamanda da alayli biri olarak zaten muhendislik dalindan mezun oldugunuz icin ilk asamada teorik dersleri almaniza gerek oldugunu dusunmuyorum. eger uzmanlasmak istediginiz bir alan olursa oraya yonelik arastirmalariniza gore zamani gelince degerlendirirsiniz.

ozetle ne yazmak istediginizie karar verip o dilden baslamaniz daha dogru olur (ingilizceden sonra veya paralel). (yazilimci cesitleri: backend developer, frontend developer ios developer vs)
  • eksi sozlukte eksiyen adam  (25.08.20 00:50:41 ~ 00:51:21) 
[]

Ziraat bankkart puanı nasıl harcayacağız?

Anlaşmalı şirketlere (carrefoursa, a101, şok) online siparişte bilgileri giriyorum ama puan bilgisi ve kullanma seçeneği çıkmıyor. Kredi kartı olmadan(ona aktarılmadan) kullanılamıyor mu bu puanlar?




 
Hepsiexpress'ten bir deneyin.

Carrefour ile anlaşmalı çalışıyorlar.
  • aynabugusu  (17.07.20 12:25:25) 
Sen çok yanlış gelmişsin sanal poslarda bu adamların anlaşması yok sabit poslarda kullanınız. Bı zahmet dükkana bekleriz


  • protrek  (17.07.20 12:56:41) 
[]

Sakarya üniversitesi bilgisayar müh

Okumaya değer mi? Yoksa boşver mi demeli?
yokatlas.yok.gov.tr



 
Sakarya'nin mühendislik bölümleri itu, Odtu ayarında olmasa da kötü değiller diye biliyorum; erkek arkadaşim da elektrik-elektronik mühendisliği bölümünden mezun. Onların zamaninda itu kampusuymus sanırım; hocaları itu'den gelirlermis. Mezun grubu da gayet iyi yerlerde çalışıyorlar.

Sonradan bozulmadiysa (o mezun olalı bayağı oluyor) ülke şartlarında tercih edilebilir bir üniversite.
  • fraise  (15.07.20 00:09:46 ~ 00:54:12) 
Öğretim üyesi profili önemli de prof sayısına falan takılmayın. Lisans okuyacaksınız zaten, lisans derslerini anlatmak için prof olmaya gerek yok.

Yanlış bakmadıysam 165 binle kapatmış bölüm. Yani o ortamdan pek bir şey beklememek gerek. Ben olsam okumazdım, ama alternatifler de önemli. İlla yazılım öğrenmek istiyorsanız kendi kendinize de öğrenebilirsiniz eğer o disiplini sağlayabilecekseniz.
  • plutongezegendegilmi  (15.07.20 00:49:45) 
@pluton
60k ile kapatmış. Tabi bu da bayağı kötü, birde bölüm başkanı bilgisayar öğretmenliğinden geliyor :/

  • neysene  (15.07.20 01:21:23) 
Ben eski bir araştırma görevlisi ve bilgisayar mühendisi olarak prof sayısından ziyade kendi öğrencilerinin memnuniyetine bakmanı öneririm. O proflar derse kendisi mi giriyor? Derse kendisi giriyorsa slayt mı okuyor ciddi tecrübelerini seninle mi paylaşıyor bunu ancak orada okuyanlar bilir. Ben bir yıllık mühendis olarak ne baba dersleri verdiğimi bilirim. Üstüne ek ders diye prof alıyordu parasını. Sakarya mezunu birlikte çalıştığım sağlam arkadaşlarım var ama güncel durumu bilemem.
165bin iyi bir sıralama değil ortam meraklı hevesli öğrenci ile dolup taşmayacak belki ama en azından apartman üniversitesi değil kökleri olan bir üniversite Sakarya. Son olarak yazılımı evde kendin öğrenirsin ama mühendisliği evde kendin öğrenemezsin. Üniversite sana mühendis gibi düşünmenin kapısını açar gerisi senin elinde. Sorsan iki kod arasındaki complexity farkını hesaplayamayacak adam ehuehu ben liseden sonra 6 ay kurs aldım yazılım mühendisiyim diye geziyor. Mezuna bırakmak için soruyorsan şayet seneye Odtü kazanmayacaksan Sakarya yaz kendini geliştirmeye bak derim

  • cilekli pasta  (15.07.20 01:33:58) 
saü'nün mühendislik fakülteleri çalışan öğrenciler için gerçekten güzel bir tercih. sakarya'lıyım ve en az 30 tane mühendis arkadaşım var liseden saü'ye giden. çalışkan olan arkadaşlarım şu an çok iyi yerlerde. genç öğretim üyeleri arkadaş gibiler ve iyi yol gösteriyorlar.

çalışmayanla çalışanın çok ayırt edildiği bir yer açıkçası.
  • bisorumvargaliba  (15.07.20 01:43:24 ~ 01:46:21) 
Oradan mezun tanıdıklarım var. Çoğu yurtdışında, yurtiçinde kalanlar da iyi yerlerde işe girdi.


  • adetsancısı  (15.07.20 07:00:50) 
Deger bence ama kendini gelistirmen ve ilgi duymaya zorlaman lazim. sadece mezun olmak degil yani.


  • hot potato  (15.07.20 08:24:57 ~ 08:33:34) 
bu üniversite bölümden mezun tanıdığım biri var, en son görüştüğümüzde yurtdışıyla iş yapıyordu ve sık gidip geliyordu. alanında nasıldır bilmiyorum ama bireysel olarak kendini geliştirmiş biriydi.


  • anais  (15.07.20 08:33:12) 
123456789  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.