Giriş
(5)

Bu Ne Demek?

nesilsiz
Charles Bukowski şu sözü ederken ne demek istemiş tam olarak arkadaşlar?“Some people never go crazy. What truly horrible lives they must lead.”
Charles Bukowski şu sözü ederken ne demek istemiş tam olarak arkadaşlar?

“Some people never go crazy. What truly horrible lives they must lead.”
0
nesilsiz
(11.05.12)
kötü bir çeviriyle "Bazı insanlar asla delirmezler. Onlarınkisi de ne kadar korkunç bir hayattır."

arada bir delirmek lazım, öyle düz adam hayatı da yaşanır mı, bayar!

demek istemiş olabilir.
0
atrophy
(11.05.12)
Bazı insanlar asla saçmalamamıyorlar(çıldırmıyorlar-delirmiyorlar). Gerçekten çok zor bir hayatları var.

chicken translate
0
dampire
(11.05.12)
Bazi insanlar cilginlik yapamazlar! Ne kadar korkunc bir hayat bu surdurmek zorunda olduklari...
0
dessalines
(11.05.12)
Yani demek istemiş ki arada çıldırmak lazım, öyle ot gibi yaşamamak lazım
0
Dynamole
(11.05.12)
www.eksisozluk.com

şiir burada.

"bazıları hiç delirmez
ne korkunç hayat sürüyorlardır"
0
ykyt
(11.05.12)
(1)

şurda ne diyor?

in vino veritas
videonun en başından şarkıya girilen kısmına kadar ve 00:55-00:56 arası ne diyor?http://www.youtube.com/watch?v=MgICk_RTDIs&feature=context-chv
videonun en başından şarkıya girilen kısmına kadar ve 00:55-00:56 arası ne diyor?

www.youtube.com
0
in vino veritas
(11.05.12)
amma ağlaşmış lan fransızlar :)
seyircisini övüyor aman diyor ben sizsiz ne yapardım vallahi billahi demiş :)
öyle bir muhteşemsiniz ki demiş.
hele son iki haftadır sayenizde çok iyi oldum diyor, düşündüm bu yolculukta çok önemli parçalar vardı filan diyor.
0
kediebesi
(11.05.12)
(3)

çok basit çeviri

dieselsingle2
+do you like them-no, although one liked me a while ago
+do you like them
-no, although one liked me a while ago
0
dieselsingle2
(10.05.12)
+ onu sevdin mi
- hayır, başka birisi beni bir süre önce sevdiği halde.
0
exla
(10.05.12)
onlardan hoşlandın mı?
hayır, birinin bi süre önce benden hoşlanmasına rağmen.
0
k4l3m
(10.05.12)
oradaki although biraz 'ama' anlamina geliyor sanki. tonlamaya bagli gerci.
0
natnan
(10.05.12)
(1)

ingilizce-türkçe yapı sözlüğü

shineonyoucrazydiamond
aradım bulamadım. çok acil birkaç terimin tam anlamıyla çevirisi gerekiyor. örneğin paint finish'i türkçede boya bitirme şeklinde mi ifade ediyoruz? ya da wall moulding dediği korniş midir? yoksa kartonpiyeri mi kastediyor:/ ?kısacası benim elimde sürekli bulunduracağım bi yapı sözlüğüne ihtiyacım v
aradım bulamadım. çok acil birkaç terimin tam anlamıyla çevirisi gerekiyor. örneğin paint finish'i türkçede boya bitirme şeklinde mi ifade ediyoruz? ya da wall moulding dediği korniş midir? yoksa kartonpiyeri mi kastediyor:/ ?

kısacası benim elimde sürekli bulunduracağım bi yapı sözlüğüne ihtiyacım var:/..
0
shineonyoucrazydiamond
(10.05.12)
yem yayınlarının mimarlık ve inşaat için sözlükleri var, fakat online sözlük bende bilmiyorum maalesef.
0
yayla
(10.05.12)
(6)

İngilizcesine güvenenler bakabilir mi?

zerr
"Caribou Coffe agreed to pay $2,7 million in a suit initiated by three former employees who alleged the company misclassified retail coffeehouse managers as exempt."şurada tam olarak ne demek istiyor.. anlayan beri gelsin.
"Caribou Coffe agreed to pay $2,7 million in a suit initiated by three former employees who alleged the company misclassified retail coffeehouse managers as exempt."

şurada tam olarak ne demek istiyor.. anlayan beri gelsin.
0
zerr
(09.05.12)
karibu kahve 3 eski çalışanın açtğı ve kendisini (perakande) kahve dükkanlarının yöneticilerini yanlışlıkla muaf olarak sınıflandırmakla (neyden muaf bilmiyorum tabi) suçladığı bir davada 2,7 milyon dolores ödemeyi kabul etti.
0
celeron 300a
(09.05.12)
Caribou Coffee adlı kahve firması, üç eski çalışanının davacı olduğu bir X davasında 2.7 milyon dolar ödemeyi kabul etti.

dava konusu yerine X yazdım çünkü orayı anlamadım. firma, yöneticilerini bir durum karşısında muaf tutmuş. mağdur etmiş. ama tam olarak ne şekilde bunu yapmış anlamadım.
0
deckard
(09.05.12)
eksik var burada sanki.

Caribou Coffe, şirketin perakende kahve dükkanı yöneticilerini ... muaf olacak şekilde yanlış sınıflandırdığını iddia eden üç eski çalışanı tarafından açılan bir davada 2.7 milyon $ ödemeyi kabul etti.

başka kaynaklardan edindiğim bilgilere göre bu adamları muaf tuttukları şey fazla mesai ücretleriymiş. bunlar da fazla mesaileri verilmeyince gitmişler dava açmışlar.
0
sanat guresi
(09.05.12)
çeviriler için sağolun da "çalışanları yanlışıkla muaf olarak sınıflandırmak" ne demek. kritik nokta orası da. neyse.. sağolun yine.
0
🌸zerr
(09.05.12)
yanlışlıkla sınıflandırmamışlar, yanlış sınıflandırmışlar.
0
sanat guresi
(09.05.12)
bu şirket çalışanlarını 'exempt' olarak göstermiş/sınıflamış, özellikle, kasten, adamlara fazla mesai yaptırıp para vermemek için.
exempt kelimesinin anlamı 'muaf' olarak görünüyor, bunun dışında farklı kaynaklardan öğrendiğime göre, sanat güresi gibi, çalışanlar ikiye ayrılıyormuş, exempt olanlar ve olmayanlar. exempt olarak sınıflandırılıp işe alınanlara da fazla mesai ücreti verilmiyormuş işte.
anlatabildim umarım?
edit: işçi alıp da ssk'lı yapmamak gibi düşün o sınıflandırma dediğimizi.
0
recollect me darling
(09.05.12)
(9)

Common sense'i Türkçe'ye nasıl çeviririz?

ex902
Selamlar,Ekşi Sözlük'te aklıselim, sağduyu denmiş ama bana pek doğru gibi gelmiyor.İyi günler herkese.
Selamlar,

Ekşi Sözlük'te aklıselim, sağduyu denmiş ama bana pek doğru gibi gelmiyor.

İyi günler herkese.
0
ex902
(09.05.12)
ortak akıl diyorlar bazen.
0
boshi
(09.05.12)
basiret?
0
tuvalet kaşığı
(09.05.12)
sağduyu tam olarak karşılıyor, doğrudur. ikisinin de anlamlarını da düşünürseniz o kadar uzak değiller zaten.
0
sanal hayvan
(09.05.12)
sanirim turkcedeki sagduyunun biraz anlami kaydi, ondan olabilir.
0
natnan
(09.05.12)
sağduyu diyorum bende akla ilk gelen şey doğrudur tespitine dayanaraktan söylüyorum.
0
eclskn
(09.05.12)
Belki de ben yanlış düşünüyorum anlamı için. Mesela şöyle bir örnek vereyim:
bir bardak sıcak çayı oda sıcaklığına bıraktığınızda çay soğur, yani ısı sıcak maddeden soğuk maddeye doğru geçer. Çayın daha fazla ısınması mümkün değildir.
İşte bu common sense, yani herkes bunun böyle olduğunu bilir. Öyle değil mi?
0
🌸ex902
(09.05.12)
yaygın kanı.
Common'ın çoğulluk anlamı kattığını düşünürsek.
0
pangea
(09.05.12)
sağduyunun iki anlamı var, o yüzden kafa karışabiliyor.

o yüzden pangea+1, "yaygın kanı" daha açıklayıcı. hatta "olağan sezi/kanı" falan da denebilir.
0
ermanen
(09.05.12)
sağduyu diye çevriliyor ama "common" dolayısıyla ortak akıl, yaygın kanı kelimenin anlamı. onun da karşılığı kamuoyu, yani çoğunluğun fikri, bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi gibi.
0
vito andolini
(09.05.12)
(4)

almanca,ingilizce,fransızca

Makber
ahali ya geçen gün 2 tane müşteri geldi bi kız arkadaş vardı onu göstererek mazır mozer ( okunduğu gibi yazıyorum ) felan öyle bişey dedi bende evet evet dedim ama ne dedini anlamadım sizce nedir ? bi yardım pls ...
ahali ya geçen gün 2 tane müşteri geldi bi kız arkadaş vardı onu göstererek mazır mozer ( okunduğu gibi yazıyorum ) felan öyle bişey dedi bende evet evet dedim ama ne dedini anlamadım sizce nedir ? bi yardım pls ...
0
Makber
(09.05.12)
dükkan satılık mı demiş, evet demişsin. patron yakıcak ortalığı kaç bence
0
roket adam
(09.05.12)
mother demeye çalışmıştır. bunun anasına alıcaz der gibi (:
0
melodica
(09.05.12)
:D
almanca fransızca ve ingilizce dilleri var hangisinde ne dediler bilmiyom valla ama yakışıklılar hee :):)
0
🌸Makber
(09.05.12)
Madame , Monsieur ... ==Bayan , bay
0
fatmayildiz
(15.05.12)
(2)

off the clock work ne demektir?

zerr
selam çevirmen gençlik. off-the-clock work terimini açıklayabilecek biri var mı. help pls.
selam çevirmen gençlik. off-the-clock work terimini açıklayabilecek biri var mı.
help pls.
0
zerr
(09.05.12)
para almadan iş.
0
point me at the sky
(09.05.12)
overtime dan farklı yani? farklıysa farkı ne? yoksa aynı şeyler mi?
0
🌸zerr
(09.05.12)
(2)

fransizca ceviri..

dedim dedim de kime dedim
mahmut'un ilk içkisi benden..nasıl denir?
mahmut'un ilk içkisi benden..

nasıl denir?
0
dedim dedim de kime dedim
(09.05.12)
premier verre est sur moi pour mahmut ?

yani sanırım
0
mentuhotep
(09.05.12)
@mentuhotep ilk içki benim ustumde mahmut için diye tercume etmissiniz :)

Aslinda turkcede olan her kelime diyer dillerde ayni sekilde soylenmez çunku anlamini kaybediyor.. "c'est pour moi (je t'invite) "
0
fatmayildiz
(15.05.12)
(1)

Çeviri yardımı , biraz acil

squeeze
astronomers have come to realize that the morphologies of a planetary nebule are often much more complex than might have been expected of a spherically symmetric parent TG-AGB star çevirisini yapabilecek babayiğit aranıyor :)
astronomers have come to realize that the morphologies of a planetary nebule are often much more complex than might have been expected of a spherically symmetric parent TG-AGB star


çevirisini yapabilecek babayiğit aranıyor :)
0
squeeze
(09.05.12)
astronomlar, bir gezegen nebulasına ait morfolojilerin, küresel simetrik bir ana TG-AGB yıldızından beklenebileceklerden sıklıkla çok daha karmaşık olduğunu fark etme noktasına gelmişlerdir.
0
sanat guresi
(09.05.12)
(2)

Derdini Anlatacak Kadar İtalyanca Bilen?

Lazor
Gençler sabaha yetiştirmem gereken bir ödevim var fakat şartlardan dolayı kendisiyle ilgilenemiyorum. Bizzat İtalyan olan bir arkadaştan rica ettim, sıkılıp yarısında çıktı. Beginner seviyesinde 2 kelime İtalyanca bilen yardımcı olursa minnettar kalacam..Ellimizde kalan şunlardır; 1- Aşağıdaki cüml
Gençler sabaha yetiştirmem gereken bir ödevim var fakat şartlardan dolayı kendisiyle ilgilenemiyorum. Bizzat İtalyan olan bir arkadaştan rica ettim, sıkılıp yarısında çıktı. Beginner seviyesinde 2 kelime İtalyanca bilen yardımcı olursa minnettar kalacam..

Ellimizde kalan şunlardır;

1- Aşağıdaki cümlelerin "presente" ve
"imperfetto" zamanlarında tüm şahıslar(ben sen o biz siz onnar) için ayrı ayrı çekimlenmesi

- camminane un fretta ed
arrivare presto
- regalare una penna all'amico
- ricevere una lettera
dallo zio
- punire lo scolaro pigra(ya da pigsa mı ne tam okuyamadım)
- capire le spiegazione del professore


2- Aşağıdaki cümlelerin "futuro semplice" zamanında tüm şahıslar için(ben sen o biz siz onnar) ayrı ayrı çekimlenmesi;

- scrivere il compito
- leggere la lettura e studiare i
verti
- aprire la finestra
- entrare in classe e salutare il professore
- andare e scuola e stare attento

Cidden çok önemli. Yardımcı olursanız büyük hayır işlemiş olacaksınız..
Buraya cevap olarak yahut [email protected]'a yollayabilirsiniz.
Tekrar tekrar teşekkürler..
0
Lazor
(09.05.12)
1- presente: cammino ... arrivo/cammini..arrivi / cammina..arriva / camminiamo..arriviamo / camminate..arrivate / camminano..arrivano
regalo - regali - regala - regaliamo - regalate - regalano
ricevo - ricevi - riceve - riceviamo - ricevete - ricevono
punisco - punisci - punisce - puniamo - punite - puniscono
capisco - capisci - capisce - capiamo - capite - capiscono

imperfetto: camminavo.arrivavo / camminavi.arrivavi / camminava.arrivava / camminavamo.arrivavamo / camminavate.arrivavate / camminavano.arrivavano
regalavo - regalavi - regalava - regalavamo - regalavate - regalavano
ricevevo - ricevevi - riceveva - ricevevamo - ricevevate - ricevevano
punivo - punivi - puniva - punivamo - punivate - punivano
capivo - capivi - capiva - capivamo - capivate - capivano


aradaki kelimeleri atladim nasilsa ayni kaliyolar
0
lallala
(09.05.12)
scriverò - scriverai - scriverà - scriveremo . scriverete - scriveranno
leggerò - leggerai - leggerà - leggeremo - leggerete - leggeranno / studierò - studierai - studierà - studieremo - studierete - studieranno
aprirò - aprirai - aprirà - apriremo - aprirete - apriranno
entrerò - entrerai - entrerà - entreremo - entrerete - entreranno / saluterò - saluterai - saluterà - saluteremo - saluterete - saluteranno
andrò - andrai - andrà - andremo - andrete - andranno / starò - starai - starà - staremo - starete - staranno
0
lallala
(09.05.12)
(4)

bi cümlelik ingilizce çeviri

vericemparasını
cümle şu :It seems sufficiently close to our instruments' used to be designated as accurate.tam anlıyamadım nedir yani bunun anlamı?
cümle şu :

It seems sufficiently close to our instruments' used to be designated as accurate.

tam anlıyamadım nedir yani bunun anlamı?
0
vericemparasını
(08.05.12)
Bunun tam türkçe karşılığı olmaz.
0
disfircasiyimben
(08.05.12)
tam olarak şöyle o zaman.
Bir kodu değiştirmesini istemiştim adamdan. konuyla ilgili gelen mail.( harmonized code denen dalga değişcekti)

Regarding the revised harmonized code, I will presently check with my colleagues, but it seems sufficiently close to our instruments' used to be designated as accurate.
0
🌸vericemparasını
(08.05.12)
Bu bizim enstrumanlara yeterince yakın görünüyor:

yeterinceden kasıt tatmin edecek kadar yeterli.
0
bilalbaryakrat
(08.05.12)
şimdi arkadaşlarla da bakacağız, ama ilk bakışta sorun yok gibi görünüyor demeye çalışmış.
0
yalnux
(08.05.12)
(3)

İspanyolca ile ilgili bir soru (The Avengers'tan bir sahne)

deckard
Aşağıda The Avengers'ın İspanyolca altyazılı bir sahnesi görülüyor:(İzlemeyenler için önemsiz de olsa spoiler olabilir)http://www.youtube.com/watch?v=nfXtOK7eGCQ&t=0m14sIron Man burada "¡vamos a comer shawarma! diyor hani. burada niye "comer" kullanılmış? Comer fiilin mastar hali. Birinci çoğul şahı
Aşağıda The Avengers'ın İspanyolca altyazılı bir sahnesi görülüyor:

(İzlemeyenler için önemsiz de olsa spoiler olabilir)

www.youtube.com

Iron Man burada "¡vamos a comer shawarma! diyor hani. burada niye "comer" kullanılmış? Comer fiilin mastar hali. Birinci çoğul şahıs için "¡vamos a comamos shawarma!" demesi gerekmiyor muydu? İspanya'daki bir sinema salonu böyle bir hata yapmaz herhalde değil mi?

İki fiilin geçtiği cümlelerde (Örnekte olduğu gibi "Yemeye gidelim" tarzı cümlelerde) ilk fiil çekim alsa yetiyor mu yoksa? Öyle olsa bile Comer'in çekim alması daha mantıklı çünkü cümlenin ana fiili gitmek.

~

eyvallah ya, beni büyük zaman kaybından kurtardınız. yaşadığım kafa karışıklığı sorumun son cümlesinden de anlaşılabilir:

"Öyle olsa bile Comer'in çekim alması daha mantıklı çünkü cümlenin ana fiili gitmek."

ana fiil gitmek diyen benim. sonra yemek yemeyi niye çekimlemiyoruz diye hayıflanan da benim işe bak :)
0
deckard
(08.05.12)
doğru çekilmiş, bu kalıp ingilizcedeki "we're going to eat" gibidir, "ir" kısmı çekilir ikinci aynen kalır.
0
thejester
(08.05.12)
let's eat diyor iste. orada cekim vamos'un oldugu yerdeki fiile yapilir. ornek ¿Podemos hablar de sequía en España? (Ispanyadaki kuraklik hakkinda konusabilir miyiz?) gordugun gibi burada da hablamos denmedi.
0
barut
(08.05.12)
herkes açıklamış zaten. bu durum istisna değil. her ne kadar ir a + mastar kullanımı kalıplaşmış olsa da genelde de çekimli fiilden sonra gelen fiil mastar haliyle kullanılıyor.

poder, haber, deber, creer, aceptar, necesitar, desear, querer en sık rastlanan örnekleri.
0
patiska
(08.05.12)
(1)

ingilizcebir video - hangi kelime bu ?

shyzore
http://www.youtube.com/watch?v=YaChXj0wjbs&list=FL3u2dntcghO-5CdYQKCVNuA&index=6&feature=plpp_video1:04'te perfectli bir şeyler mi diyor yoksa pathetic mi çözemedim.video da güzel bir mesajla bitiyor: if you don't love who you are and you dont yourself; you cant expect anyone else to love you back.
www.youtube.com

1:04'te perfectli bir şeyler mi diyor yoksa pathetic mi çözemedim.

video da güzel bir mesajla bitiyor: if you don't love who you are and you dont yourself; you cant expect anyone else to love you back.
0
shyzore
(08.05.12)
pathetic
0
tepedeki psychedelic adam
(08.05.12)
(4)

İngilizce advanced seviyede gramer kitabı tavsiyesi

rokoko
Evet arkadaşlar bir gramer kitabı lazım bana.Seviye olarak advanced olsun.Dil olarak türkçe ve ingilizce kabulüm. Şu kitabı al, ingilizce grameri ile ilgili her şey bunda var diyebilceginiz kitaplar var mı? Çok saolun.
Evet arkadaşlar bir gramer kitabı lazım bana.Seviye olarak advanced olsun.Dil olarak türkçe ve ingilizce kabulüm. Şu kitabı al, ingilizce grameri ile ilgili her şey bunda var diyebilceginiz kitaplar var mı? Çok saolun.
0
rokoko
(08.05.12)
more main points, serpil daçe. hacettepetaş yayınları.
0
njtbcrn
(08.05.12)
hacettepe taş yayınları - cesur öztürk
0
hope ender
(08.05.12)
grammar in use adında bir seri ingilizce öğrenen herkesin başvurmuş olduğu bir kitap. farklı seviyelerde.

cambridge yayınlarından advanced grammar in use
0
dahinnotha
(08.05.12)
grammar in use +1 ELS gereksiz fazla yükleme yapıyor. ama istersen al onu da, elinin altında bulunsun. kötü değil, sadece çok fazla ayrıntı var. cambridge'inki daha profesyonel bence.
0
trachemys scripta elegans
(08.05.12)
(2)

ingiliz aksanı- emma watson - video

shyzore
http://www.youtube.com/watch?v=n6-2NTriOL4&feature=relatedvideomuz bu. 2:02'de ne diyor ? people who wear o..??...ry kelimeyi çıkartamadım, sıradan giyinen insanlar demek istemiş sanki.
www.youtube.com

videomuz bu. 2:02'de ne diyor ? people who wear o..??...ry

kelimeyi çıkartamadım, sıradan giyinen insanlar demek istemiş sanki.
0
shyzore
(07.05.12)
"the people who were auditioning" diyor.
0
recollect me darling
(07.05.12)
auditioning demiş
0
kediebesi
(07.05.12)
(3)

var mı çevirecek yürekli kişi

min el garaib
yalnız orta doğu'da el altında satılan bir atlaskim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamazece ayhangüllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsandikenleri kopardığın yerler teker teker kanarturgut uyar
yalnız orta doğu'da el altında satılan bir atlas
kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz

ece ayhan

güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar

turgut uyar
0
min el garaib
(07.05.12)
An atlas secretly sold in the Middle East only
Who is the one dares to say they cant read it, under eighteen

If you rip off thorns of a rose one by one
One by one they will bleed where you ripped them off

:) olmadı sanki
0
letranger
(07.05.12)
teşekkürler letranger.
0
🌸min el garaib
(07.05.12)
An atlas secretly sold only in the Middle East,
Who would say those under eigtheen cannot read?

If you rip thorns off of a rose one by one,
One by one it will bleed from where ripped them off.

yalnızca birkaç kelimenin yerini değiştirdim gramer açısından.
0
trachemys scripta elegans
(08.05.12)
(5)

ing. astarı yüzünden pahalıya gelmek

diskbudur
buna yakın bir kalıp, kullanım var mı arkadaşlar? teşekkürler.
buna yakın bir kalıp, kullanım var mı arkadaşlar?

teşekkürler.
0
diskbudur
(07.05.12)
the game's not worth the candle
the cake's not worth the candle
0
holy diver
(07.05.12)
tureng sözlükte üstteki deyimler verilmiş. ancak burada ufak bir anlam farklılığı var. üstteki deyimlerin asıl karşılığı bizdeki "yaptığı hayır ürküttüğü kurbağaya değmiyor" sözü. eskiden elektrik olmadığında oyunlar mum ışığında oynanır, zevksiz bir oyun geçtiğinde de "the game's not worth the candle" denirmiş. yani o kadar mum harcadık ama boktan bir oyun oldu. yani ortaya çıkan şey yapılan masrafa değmiyor. "astarı yüzünden pahalı" deyimi, "bir işi ucuza yapayım derken daha beter masrafa girmek" anlamına geldiğinden bu kalıplar tam olarak karşılamıyor. gerçi yakın bir kalıp dediğinize göre belki işinize yarayabilir ama ben o ufak farklılığa dikkat çekeyim dedim.
0
kül
(07.05.12)
@kül,
bahsettiğin nokta benim de dikkatimi çekti, ama bazen farklı anlama gelen cümle bizde farklı bir deyimi karşıladığı için, bunda da öyle bir şey herhalde diye düşündüm..
0
holy diver
(07.05.12)
@holy @kül

''the accessories cost more than the thing itself'' gibi de bir kullanımı varmış. hadi ben de bunu ekleyeyim duyuru sahibi olarak.
0
🌸diskbudur
(07.05.12)
@diskbudur,

olmuş bu. senin soruna yukarıdaki örneklerden daha uygun, anlam olarak.
aksesuarları, malın kendisinden daha pahalıymış. astarı yüzünden pahalı'nın bir diğer şekilde ifade edilişi olmuş.
0
holy diver
(07.05.12)
(4)

japonca kursu - ankara

ludmilla
Ankara'da Japoncayı iyi öğreten kurs tavsiyesi istiyorum. ODTÜ demeyin, buradaki yaşlı hocadan memnun değil kimse. :) Ayrıca Japonca bilen arkadaşlar öğrenme süreçlerine dair önerilerde bulunursa sevinirim. Şimdiden herkese teşekkürler.
Ankara'da Japoncayı iyi öğreten kurs tavsiyesi istiyorum. ODTÜ demeyin, buradaki yaşlı hocadan memnun değil kimse. :) Ayrıca Japonca bilen arkadaşlar öğrenme süreçlerine dair önerilerde bulunursa sevinirim. Şimdiden herkese teşekkürler.
0
ludmilla
(07.05.12)
türk-japon vakfı
ne olursa olsun japon hocadan ve yazma ile birlikte öğrenin. tömerde bildiğim kadarıyla yazı üzerinde durmuyorlar.
0
kediebesi
(07.05.12)
(bkz: tömer)
0
lancelot du lac
(07.05.12)
türk japon vakfı'na 10 kur gittim, memnundum.

yalnız bol bol pratik yapmanız gerekiyor, aksi halde akılda kalmıyor. hem avrupa dillerinden farklı bir gramer, hem 3 adet alfabe, hem de yeni sözcükler öğreniyorsunuz çünkü.

yalnız tjv'de dersler bir senede 3 dönem şeklinde. şu an 3. dönemdeler. yani yeni kur önümüzdeki sene eylül-ekim gibi başlayacak.
0
claeryn
(07.05.12)
eksielma
(21.07.12)
(1)

tıbbi makaleden bir cümle çeviri

the kene
konu: tiroid karsinomlarında ekstratiroidal uzanımmakale çevirisi yaparken şu cümlede takıldım (yardımlarınızı bekliyorum:);"Ito et al. recently showed that papillary thyroid carcinoma extension to the parathyroid gland has little impact on outcome; they recommended that when staging differentiated
konu: tiroid karsinomlarında ekstratiroidal uzanım

makale çevirisi yaparken şu cümlede takıldım (yardımlarınızı bekliyorum:);

"Ito et al. recently showed that papillary thyroid carcinoma extension to the parathyroid gland has little impact on outcome; they recommended that when staging differentiated thyroid cancers, parathyroid involvement should
warrant classification as minimal (pT3) rather than massive (pT4) ETE."
0
the kene
(06.05.12)
Ito ve ark. kıs süre önce papiler tiroid karsinomun paratiroid bezini sarmasının (/bezine uzanmasının) sonuç üzerinde çok az etkiye sahip olduğunu göstermiştir; farklılaşmış tiroid kanserlerinin aşamalandırılmasında paratiroid tutulumunun sınıflandırmanın ağır (pT4) yerine hafif (pT3)ETE olmasını gerektirdiğini ileri sürmüşlerdir.
0
niye ama
(06.05.12)
(3)

ingilizce ceviri

hlt85
turkcede 'adami oldurmeye kastetti' cumlesi nasil ingilizce daha dogru ifade edilir? He almost killed a man mi yoksa he refered to kill a man mi?
turkcede 'adami oldurmeye kastetti' cumlesi nasil ingilizce daha dogru ifade edilir? He almost killed a man mi yoksa he refered to kill a man mi?
0
hlt85
(05.05.12)
attempt
0
sopiro
(05.05.12)
attempt+1. "attempted murder" veya "attempted to kill" şeklinde kullanabilirsiniz.
0
kül
(05.05.12)
"attemp to murder" kalıbını kullanabilirsin.
0
sensible soccer
(05.05.12)
(8)

ingilizce'de "the" kullanımıyla ilgili ipuçları...

9kuyruklukedi
...nıza ihtiyacım var. seviyem intermadiate ama yine de doğaçlama yazarken tıkandığım zamanlar oluyor. ne zaman ne için nasıl kullanılmalı "the"? nelere dikkat etmeli?şimdiden teşekkürler.
...nıza ihtiyacım var. seviyem intermadiate ama yine de doğaçlama yazarken tıkandığım zamanlar oluyor. ne zaman ne için nasıl kullanılmalı "the"? nelere dikkat etmeli?

şimdiden teşekkürler.
0
9kuyruklukedi
(04.05.12)
spesifik bir şeyden bahsediliyorsa the kullanılır.
çok basitçe bir örnek vermeye çalışırsam; herhangi bir kalem değil de daha önce lafı geçmiş/bahsedilmiş, önemli ve spesifik bir kalem için mesela.
örnek göze kulağa bi salak geldi şu an ama anlatabildim umarım..?
0
recollect me darling
(04.05.12)
neyden bahsettiğin biliniyorsa "the"
0
elanor
(04.05.12)
bir de mesela normalde sıfat olan kelimeyi topluluk ismi olarak belirtmek için de kullanılır.

she is rich. (zengindir.)
the rich also cry (zenginler de ağlar.)

saçma örneğimde olduğu gibi.
0
irbat
(05.05.12)
diğerinden ayrı olarak;
bazı kelimelerin başına hep the konur.
the theatre, the bank, vs.

eskiden tek bir bölgede, tek bir tane bulunurmuş bunlardan. ondan the kullanılır her zaman.
0
mor.inek
(05.05.12)
aklıma ilk gelen: soyut kavramlardan genel anlamda bahsederken başına the gelmez. örneğin love, hate, freedom, loneliness.. eğer bu kavramlar belirli bir varlıkta vücut buldu ise o zaman başına the gelir. mesela

the love i give: buradaki benim sevgim, belirli bir sevgiden bahsediyor
all you need is love: genel olarak sevgi kavramından bahsediyor
0
kül
(05.05.12)
belirli, bilinen bir şeyi/kimseyi anlatmak için kullanılır. misal "i saw a man", "bir adam gördüm" olurken, "i saw the man", "adamı gördüm" olur. ya da mesela biri hamiyet adında birinden bahsederken "the hamiyet?" dersek, "bizim hamiyet mi?" manasına gelir.
0
hollowlife
(05.05.12)
current / target şeylerde the kullanılır..
0
los angeles
(05.05.12)
the kullanıldığında "şu bildiğimiz" anlamı katar. the sun gibi.
0
shyzore
(07.05.12)
(1)

Rusça yardım!

diyojenimtırak
http://vimeo.com/22077462bu şarkıdaki sözleri öğrenmek istiyorum, yardımcı olur musunuz?not: klip muazzam, kız da =o)
vimeo.com

bu şarkıdaki sözleri öğrenmek istiyorum, yardımcı olur musunuz?

not: klip muazzam, kız da =o)
0
diyojenimtırak
(04.05.12)
afedersin ama kız bir boka benzemiyor.

Şefkat

Seni ilk gördüğümde,
Komikti...
Belki sen bana
Herkesi hatırlatmıştın
Kimi sevdiysem, kimle birlikte olmak istediysem...
Mıhlanmış gibi duruyordum,
Söyleyecek sözüm yoktu...
Zar zor konuşuyordum,
Kötü bir şey düşünme,
Daha ayrılmamışken bile biz,
Seni yeniden görmek istiyorum.
Saçlarının kokusuna doyamam.
Kalabilir misin? Dürüst bir soru
İlk öpüş...
Dudaklarımda ismin...
Basit kelimeler,
Ama bana gurur verdiler...
Etrafta o kadar çok şey var ki,
Ama seninle farklı,
Sanırım,
Benim için bir şeyler ifade ettiğini hissediyorum.
Uykuya dalarken ellerimiz birleşti.
Çok, o kadar çok
Korktum seni kaybetmekten,Öyle güzelsin ki...
Nefes alışını dinlemeye doyamam,
Sen olamdan birşey istemem, duyuyor musun!?
Biz hayal ederek başladık...
Yolumuz talihe...
Günümüz uzundu
Ve kahkahayla doluydu.
Zaman kavramı olmadan yaşadık,
Ne yılları düşündük, ne dakikaları.
Çocuklar gibi mutlu olduk.
Biz sadce sevdik
Parladık lambalar gibi.
Sen sanki başka gezegenden.
Hiç kimseye benzemezsin.
Senin hakkında konuşurken
Tüylerim diken diken.
Hep kendimizle kaldık,
Bundan öyle memnunum...
Biz basit çocuklarız,
Bonnie ve Clyde değil.
Birbirimizi düşünüyoruz.
Seviniyoruz, hayattayız diye...
Hayaletler gibi...
Alındaki çatlaklar...
Bana sorarsan,bir sırrım var mı diye,
Derim ki, mutluyum,
Çünkü, sen varsın
Hep birlikte olacağız, dinle
Bu dünyada sen olmadan, birşeye ihtiyacım yok!!!
Gökyüzüne müteşekkirim,
Kadere müteşekkirim,
Bu şarkıyı sana ithaf edebildiğim için.
Seninle anladım,
Nasıl biri olduğumu.
Tüm korkularım
Uzaklarda
Bu şehirde,
Bu dairede,
Bu hayatta, bu garip dünyada,
Senden rica ediyorum, yanımda ol,
Sen - benim aşkımsın,
Sen - ihtiyaç duyduğum her şeysin...Canım yanıyor ayyyy.....canım yanıyor ay...biraz şefkat göster...

Bu da sözleri.
0
bilalbaryakrat
(04.05.12)
(1)

Almanca çeviri

leo1905
Burada ne yaziyor : ist doch so gut gewürtz und so schön fiund so liebevoll auf Porzellan servier dazu ein guter Wein und zarter kerzensja da lass ich mir Zeit etwas Kultur mussik
Burada ne yaziyor :
ist doch so gut gewürtz und so schön fi
und so liebevoll auf Porzellan servier
dazu ein guter Wein und zarter kerzens
ja da lass ich mir Zeit etwas Kultur mussik
0
leo1905
(04.05.12)
tam doğru olmadığı kesin ama kırık almancamla anladığım şu;

oldukça güzel baharat ve güzel fi (fi ne la?? )
çok hoş/güzel porselen sofra/tabaklar
buna ilaveten iyi bir şarap ve narin mumlar
burayı tam anlamadım kultur mussik ne bilmiyorum ama sanki biraz da klasık müzik olsa anlamına geliyormuş gibi bir hisse kapıldım.
0
hizli sperm
(04.05.12)
(2)

tr - eng çeviri

rony
Söylemek istediğim şu;Liman hizmetleri adı altında liman iş makinelerinin bakım-onarım, modifikasyon, modernizasyonunun yapılması; bunların yanında liman projelerinde danışmanlık ve personel eğitiminin yapılması için araştırma ve ön çalışma yapılması; tanıtım broşürlerinin hazırlanması, proje tanıtı
Söylemek istediğim şu;

Liman hizmetleri adı altında liman iş makinelerinin bakım-onarım, modifikasyon, modernizasyonunun yapılması; bunların yanında liman projelerinde danışmanlık ve personel eğitiminin yapılması için araştırma ve ön çalışma yapılması; tanıtım broşürlerinin hazırlanması, proje tanıtımının yapılması ve sürekli geliştirme.

Şöyle bir şeye çevirdim ben. Hatalar nelerdir? Nasıl daha güzel bi hale getirilebilir?

Under the name of port services, making research of techincal services such as meintenance and repair, modification, modernization of port work machines; consultancy and personel training for new port projects. Designing brochures, presentation of project and permenant development.
0
rony
(04.05.12)
within the framework of port services, maintenance and repair, modification and modernization of port work machines, research and preparatory work for consultancy and personnel trainings in new port projects, brochure design, project presentation and continuous development.

bu tip önerilerde bulunabilirim ama yine de cümleyi tamamlarsan bence daha iyi olur.
0
kediebesi
(04.05.12)
tam emin olamamakla birlikte, başlangıcı..

as the port services.. şeklinde yazılabilir, diye düşünüyorum.
0
eloisee
(04.05.12)
(6)

Bir kaç ingilizce okunuş

speedy
Arkadaşlar şu sayılar nasıl okunuyor, ingilizce sunum var da2/3 , 10/25 , 3,8 , 36786987
Arkadaşlar şu sayılar nasıl okunuyor, ingilizce sunum var da

2/3 , 10/25 , 3,8 , 36786987
0
speedy
(04.05.12)
2/3 = two third
10/25 = ten twenty fifth
3,8 = three point eight
diğerini de dümdüz okuyosun işte.
0
tepedeki psychedelic adam
(04.05.12)
2/3 two thirds ya da two over three
10/25 ten over twentyfive
3,8 three point eight
36786987 thirtysixmillionsevenhundredeightysixthousandninehundredeightyseven
0
cakabo
(04.05.12)
two third

ten over twenty five

three point eight

thirty six million seven hundred and eighty six thousand nine hundred and eighty seven
0
compadrito
(04.05.12)
eğer kesirli sayı değil de işlemse;

2/3 = two divided by three
10/25 = ten divided by twenty five
0
call of ktulu
(04.05.12)
Birkaç ekstra bilgi de benden:

Halk arasında mesela 250 "two hundred and fifty" değil de "two fifty" olarak okunur.

Yine mesela 1500'e "one thousand five hundred" yerine "fifteen hundred" denir.

Bir de otobüs numarası, otel odası numarası gibi şeylerde 124'e "one hundred and twenty four" yerine "one two four" denir. Telefon numaraları da her zaman rakam rakam okunur.

Görüleceği üzere her zaman pratik olmaya çalışıyorlar.
0
long live rock n roll
(04.05.12)
Kesirde ustteki say 1'den fazla ise cogul olarak okunur, yani 2/3 two third olmaz, two thirds olur.

3.8'i three point eight seklinde okumak guncel olarak dogrudur. teknik olarak dogru hali ise three and eight tenths'dir. kullan diye soylemiyorum, bilgi olsun. ondaliklari da virgul degil nokta ayiriyor ingilizce'de, ona da dikkat etmek lazim.

long live rock n roll'un gundelik kullanimla ilgili soyledigi seyler dogru ama 250 icin two fifty cok gayri-resmi oluyor, okul ya da is ortaminda ben olsam kullanmam.
0
wpi
(04.05.12)
(6)

Alman atasözü

sunset0771
'Es genügt nicht unföhig zu sein, man mup audn in die politik gehen'Alman atasözü sizce doğrumu
'Es genügt nicht unföhig zu sein, man mup audn in die politik gehen'

Alman atasözü sizce doğrumu
0
sunset0771
(04.05.12)
dogru mu derken gramer olarak mi, icerik bakimindan mi? ne bakimdan tairihi bir gun?
0
nawres
(04.05.12)
gramer olarak
0
🌸sunset0771
(04.05.12)
Es genügt nicht unfähig zu sein, man muss und in die politik gehen
0
Mügüs
(04.05.12)
bir kere gramer değil yazım olarak yanlış, kelimelerin ne olduğu bile tam anlaşılmıyor.
unföhig dediğin unfähig diye anlıyorum.
mup dediğim muss ve audn dediğin auch mu?
0
clementine the tangerine
(04.05.12)
@Mügüs
"man muss und in die politik gehen" değil de,

"Es genügt nicht unfähig zu sein, man muss auch in die politik gehen" olmalı.
0
clementine the tangerine
(04.05.12)
google a yazınca doğrusu cıkıyor..
0
elanor
(04.05.12)
(2)

Acil - ingilizce ceviri

hayley williams ile evlenecek genc
universite hayatimin 3. yilindayim nasil denir? ama su junior tarzi kelimelerle.
universite hayatimin 3. yilindayim nasil denir? ama su junior tarzi kelimelerle.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(04.05.12)
ultra kestirme: it's my 3rd year at the university. (3. sınıf denemediğinden dolayı)
0
kalinixta agapi mou
(04.05.12)
konuştuğun kişi amerikalı değil ise juniordan seniordan anlamaz. it's my third year dersen herkes anlar.
0
bilan
(04.05.12)
(4)

12 pm

hayley williams ile evlenecek genc
bu meret öğlen mi demek gece mi?
bu meret öğlen mi demek gece mi?
0
hayley williams ile evlenecek genc
(04.05.12)
öğlen
0
skywalkeremre
(04.05.12)
Öğle.
0
grgn
(04.05.12)
pm: pre midnight
am : after midnight
0
boş
(04.05.12)
bu olay anlam olarak aslında tam uymuyor ama karışıklığı önlemek için genel geçer olarak kabul görmüş. şurda da bahsediyor:

en.wikipedia.org
0
ermanen
(04.05.12)
(6)

ingilizce okunuş

bonjurkes
Arkadaş bir türlü aklım almadı, "wolf" kelimesini amerikalılar, nasıl "wulf" diye okuyor. Bu tarz okunuşu olan başka kelime görmedim, duymadım ben.Wulf and I, Teen wulf falan diye okunuyor hep ama yazılışları wolf şeklinde
Arkadaş bir türlü aklım almadı, "wolf" kelimesini amerikalılar, nasıl "wulf" diye okuyor. Bu tarz okunuşu olan başka kelime görmedim, duymadım ben.

Wulf and I, Teen wulf falan diye okunuyor hep ama yazılışları wolf şeklinde
0
bonjurkes
(03.05.12)
www.wordreference.com
iki farklı okunuşa bakabilirsin.
wolves daha da başka okunuyor. vuulvz gibi.
o her zaman o olarak okunmuyor.
0
kediebesi
(03.05.12)
ingilizce din gibidir, sorgulanamaz!
0
badiparmagi
(03.05.12)
tomb da "tumm" diye okunur, oluyor öyle.
0
sanal hayvan
(03.05.12)
boston'ı da bastın diye okuyanlar var.
0
theherbaliser
(03.05.12)
door ve book gibi salak iki okunuşu olan dilden ne bekliyorsun ki zaten(gerçi bir rivayete göre bunun kuralı varmışmışta tey tey)
0
lunedor
(03.05.12)
one "van" şeklinde okunduktuktan sonra başka bişi sorgulamaya gerek yok bence
0
kerem75
(03.05.12)
(4)

Siz nasıl diyor?

tzum_tzum
İngilizce olarak "kendi yöntemimle, kendi tarzımla hallettim/tamamladım." gibi bir ifade nasıl söylenebilir? Örnek olarak üzerinde "mom asked me to help her open a jar" yazan kırık bir kavanoz resminin altına "Done it my may" uygun düşer mi? Uygunsa "Done it" ifadesinden sonra bir preposition gerek
İngilizce olarak "kendi yöntemimle, kendi tarzımla hallettim/tamamladım." gibi bir ifade nasıl söylenebilir?

Örnek olarak üzerinde "mom asked me to help her open a jar" yazan kırık bir kavanoz resminin altına "Done it my may" uygun düşer mi? Uygunsa "Done it" ifadesinden sonra bir preposition gerek mi?

Önerileri ya da kalıpları olanlar?
0
tzum_tzum
(03.05.12)
I did it my way
0
sheba and the albino girls
(03.05.12)
done değil de did it my way derseniz daha anglo daha sakson daha hoş olur.
my way uygundur. çeşitli bağlamlarda in my way şeklinde de kullanabilirsiniz.
0
ahandanick
(03.05.12)
eksi sozluk e bir daha geldim
(03.05.12)
@ahandanick edilgen bir cümle yapmak istiyor gibiyim. Mission completed/Done/Successfully restored gibi?

This is how i rule/roll/play nasıl olur dersiniz?
0
🌸tzum_tzum
(03.05.12)
(3)

sanat akımı

bron-y-aur
sanat akımı, felsefe akımı, bilmemne akımı derken ki "akım"ın ingilizcedeki karşılığını merak ediyorum, merak ettiğim kadar ihtiyacım da var tabi bu bilgiye.
sanat akımı, felsefe akımı, bilmemne akımı derken ki "akım"ın ingilizcedeki karşılığını merak ediyorum, merak ettiğim kadar ihtiyacım da var tabi bu bilgiye.
0
bron-y-aur
(03.05.12)
schools da denir ekol manasında, felsefeye bu uygun sanıyorum. trends olur. genelde art movement deniyor. surrealist, dadaist movement gibi...
0
kediebesi
(03.05.12)
tureng.comım
tureng.comımı

ikisinde de ortak kelime "movement" olduğuna göre, genel olarak onu kullanabilirsiniz sanıyorum.
0
anonim yazar
(03.05.12)
movement dogrudur
0
elanor
(03.05.12)
(1)

Almanca bilenlerden yardım! Şu kısa film kısaca neyi anlatıyor?

dergus
Arkadaşlar olay tamamen merak. Bu film 2.Dünya savaşında Almanya'nın çektiği bir propoganda filmi. Ben de haliyle konuyu merak ettim, zira ingilizce altyazı falan da yok... İlgilenen olursa sevinirim, olmazsa da canınız sağ olsun...http://www.youtube.com/watch?v=zwaKad2tZUU&feature=related
Arkadaşlar olay tamamen merak. Bu film 2.Dünya savaşında Almanya'nın çektiği bir propoganda filmi. Ben de haliyle konuyu merak ettim, zira ingilizce altyazı falan da yok... İlgilenen olursa sevinirim, olmazsa da canınız sağ olsun...

www.youtube.com
0
dergus
(03.05.12)
altta yazan ingilizce ne oldugunu acikliyor. tipik turk filmi gibi. muzigi duyunca hafizasi yerine gelen asker sendromu
0
fempusay
(03.05.12)
(3)

çeviri (kentsel tasarım)

perloneth
"from real to abstract space" başlığının yine başlık olacak şekilde türkçe karşılığı nedir?
"from real to abstract space" başlığının yine başlık olacak şekilde türkçe karşılığı nedir?
0
perloneth
(03.05.12)
gerçek mekândan soyut mekâna
0
direnk
(03.05.12)
"Gerçekten Soyut Mekana" diye çevirirdim ben. Konunu da çok bilmeden tabii.
0
erdinc
(03.05.12)
mekan daha çok mimaride kullanılıyor. şehircilik için "alan" daha uygun sanki
0
🌸perloneth
(03.05.12)
(1)

ingilizce çeviri

nonick
merhaba elimde 2 sayfa ingilizce'ye çevirilmesi gereken metin var,uygun ücrete çevirebilecek olan arkadaşların mesajlarını bekliyorum.
merhaba elimde 2 sayfa ingilizce'ye çevirilmesi gereken metin var,uygun ücrete çevirebilecek olan arkadaşların mesajlarını bekliyorum.
0
nonick
(02.05.12)
pm attm
0
hasanli
(02.05.12)
(1)

çeviri yardımı vol.2

zet
arkadaşlar şu iki cümleyi çevirebilir misiniz rica etsem? ben çevirdim ama emin olamıyorum biraz saçma gibi geldi. şimdiden teşekkür ederim. They further argue that globalisation and the information revolution lead to the decentralisation of power from state to non-state actors: ‘The state remains s
arkadaşlar şu iki cümleyi çevirebilir misiniz rica etsem? ben çevirdim ama emin olamıyorum biraz saçma gibi geldi. şimdiden teşekkür ederim.

They further argue that globalisation and the information revolution lead to the decentralisation of power from state to non-state actors: ‘The state remains sovereign, but its powers, even for the United States, are not what they once were’.

The authority of the state has been challenged both from above, by regional and global organisations, and from below, by nongovernmental organisations and private corporations.
0
zet
(02.05.12)
devletin otoritesine hem yukarıdan bölgesel ve küresel örgütler, hem de aşağıdan sivil toplum kuruluşları ve özel şirketler tarafından meydan okundu.

dahası, küreselleşme ve bilgi devriminin güç merkeziyetsizleştirmesine neden olduğunu ve gücün devlet yerine devlet dışı aktörlere geçtiğini savundular: "Devlet egemenliğini sürdürmektedir fakat gücü, ABD için bile, eskiden olduğu gibi değildir."


ilk cümlede yukarı aşağı kısmı pek içime sinmedi daha güzel duran bir kullanımı vardır belki.
0
irbat
(02.05.12)
(3)

İngilizce-Türkçe Çeviri İsteği

herşeyi soran adam
"Your body can't change that muchfrom one day to the next. It's in your mind. On some days you need someone to help get you going. It's like when you ride a bicycle behind a bus and get caught up in the slipstream. The wind sucks you along with it. You just need some prodding, some challenge"Benim g
"Your body can't change that muchfrom one day to the next. It's in your mind. On some days you need someone to help get you going. It's like when you ride a bicycle behind a bus and get caught up in the slipstream. The wind sucks you along with it. You just need some prodding, some challenge"

Benim gerçekten önemli, size zahmet bi el atsanız.
0
herşeyi soran adam
(30.04.12)
vücudun sadece bir günde bu kadar fazlasını değiştiremez. Her şey kafanda bitiyor. bazı günler devam etmene yardım edecek birine ihtiyaç duyarsın. bir otobüsün arkasında bisiklet sürerken rüzgar boşluğuna yakalanmak gibi. rüzgar seni de beraberinde götürür. Sadece biraz harekete geçirilmeye, teşviğe ihtiyacın var.
0
irbat
(30.04.12)
vücudun bir günden diğerine bu kadar değişemez.
0
kediebesi
(30.04.12)
(kediebesi'nin ilk cümle çevirisi daha doğru, o yüzden buraya koyuyorum bir izniyle)

vücudun bir günden diğerine bu kadar değişemez. mesele zihinde. bazı günler birinin seni motive etmesine ihtiyacın olur. bu sanki bir otobüsün arkasında bisiklet sürerken o (otobüsün yarattığı rüzgara) havaya kendini kaptırman gibi bir şey. (o sürüş boyunca) rüzgar seni sarar/ içine çeker/girdaba kapılırsın. ihtiyacın olan şey sadece biraz dürtülmek/kışkırtılmak/ biraz kafa tutmak/meydan okumak.
0
holy diver
(30.04.12)
(5)

you are in the world but not of the world

wartzayt
ne demektir ?
ne demektir ?
0
wartzayt
(29.04.12)
dünyadasın (içindesin) ama dünyalı değilsin, dünyadan (ondan) değilsin.
0
dieselsingle2
(29.04.12)
"dünyadasın ama dünyaya ait değilsin"

"dünyadasın ama dünyanın değil" de olur

ps: utkucbkc iyi sallamışsın bro:)
0
Fayfa
(29.04.12)
peki sufi deyişi mi yoksa incilden bi alıntı mı fikri olan var mı ?
0
🌸wartzayt
(29.04.12)
bence bir uzaylıya söylenmiş
0
dieselsingle2
(29.04.12)
o cümlenin orijinali: "You are to be in the world, but not of the world". incil'den alıntı.
0
deckard
(30.04.12)
(2)

Tam olarak ne diyor??

rokoko
Life is a series of disappointments broken only by dark spells of depression.Birebir çeviri olmasına gerek yok,tam olarak ne demek istiyor bu cümlede?;)
Life is a series of disappointments broken only by dark spells of depression.

Birebir çeviri olmasına gerek yok,tam olarak ne demek istiyor bu cümlede?;)
0
rokoko
(29.04.12)
hayat sadece depresyonun karanlık dönemleriyle bozulabilen bir hayal kırıklıkları silsilesidir.

gibin bir şey dark spell i ilk önce kara büyü diye düşündüğümden sonra değiştirmek zorunda kaldım, anlamsız olunca.
0
irbat
(29.04.12)
spell burada nöbet manasında, yani depresyon nöbeti. karanlık dönem de bence olmuş.
karanlık depresyon nöbetleri de olurmuş.
0
kediebesi
(29.04.12)
(2)

İngilizce tek cümle çeviri

sahinnnnnn
Gelmiş gelmiş en başarılı komutanlardan biri olarak kabul edilen Atatürk, aynı zamanda güçlü bir siyasi liderdi.Yukarıdaki cümleyi İngilizceye çevirebilecek arkadaşlara şimdiden çok teşekkür ederim.
Gelmiş gelmiş en başarılı komutanlardan biri olarak kabul edilen Atatürk, aynı zamanda güçlü bir siyasi liderdi.

Yukarıdaki cümleyi İngilizceye çevirebilecek arkadaşlara şimdiden çok teşekkür ederim.
0
sahinnnnnn
(28.04.12)
Ataturk, being one of the most successful commanders of all times, was a powerful political leader too.
0
elan vital
(28.04.12)
Atatürk, who is considered to be one of the most successful commanders of all time, was also a strong political leader.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(28.04.12)
(5)

İngilizce, dil bilgisi.

Dr. Kissingher
2 haftadır ingiliz ingilizcesiyle uğraşıyorum, bbc'de sesli haberler falan derken şöyle bir yapıya denk geldim;...conditions in Algeria are similar to that in other Arab countries when it comes to widespread poverty, corruption and high youth unemployment and protests calling for democratic change d
2 haftadır ingiliz ingilizcesiyle uğraşıyorum, bbc'de sesli haberler falan derken şöyle bir yapıya denk geldim;

...conditions in Algeria are similar to that in other Arab countries when it comes to widespread poverty, corruption and high youth unemployment and protests calling for democratic change did take place last year, but they did not turn into a full-scale uprising...

bu paragraftaki;

and protests calling for democratic change did take place last year cümlesindeki, "did"in olayı ne? vurgu mu? protests özne bu da fiili mi?

türkçe çevirisi;
demokratik değişime davet eden protestolar geçen sene meydana geldi mi? yoksa
geçen sene meydana gelen demokratik değişime davet eden protestolar mı?
yoksa
geçen sene demokratik değişim için protesto çağrıları meydana geldi mi?

ayrıca bu yapının adı ne? yaygın mı?
0
Dr. Kissingher
(27.04.12)
I do study diye birşey var hani vurgu yapıyor
bu da aynısının pastı işte did take place= took place
ilk çevirin doğru
ikincisi olması için arada that/which olmalı
üçüncüsü olması için protest calling olur olsa olsa protests calling diye bi tamlama olmaz
0
niye ama
(27.04.12)
sanırım cümlede anlatım bozukluğu var, ben o did'i;

I'm 2,5 and am still virgin'deki am kısmı gibi algıladım.

ayrıca, paragrafın gidişatına bakarsak, and youth unemployment and protests kısmı yanıltıcı, 2. and cümleleri mi yoksa kelimeleri mi bağlıyor anlamadım.
0
🌸Dr. Kissingher
(27.04.12)
vurgu amaçlı yardımcı fiil kullanımı, evet.

koşullar kötüydü, demokratik değişime davet eden protestolar oldu ama...

bu içerikte örneğin sadece "oldu ama" demek yerine "olmasına oldu ama" ya da "olmadı mı, oldu ama" dersem bu ifadeye paralel olabilir.

asıl fiilin zamanına göre kullanılıyor.

and protests calling for democratic change "took" place last year, but...
and protests calling for democratic change "did take" place last year, but...

ya da

and protests calling for democratic change "take" place every year, but...
and protests calling for democratic change "do take" place every year, but...


şuralarda ayrıca bilgi var biraz:

flabbergastenglish.blogspot.com

english.stackexchange.com

www.xcers.com
0
bir garip melek
(27.04.12)
anlatım bozukluğundan ziyade "unemployment"tan sonra virgül olacak. hatta daha net olması için "unemployment"tan sonra nokta varmış, "and" yokmuş gibi bakmayı deneyin bir.
0
bir garip melek
(27.04.12)
Vurgu, ve birinci çevirin doğru. Özellikle günlük değil de daha akademik, daha fiyakalı kullanımlarda yaygındır.
0
sui
(27.04.12)
(3)

çeviri

anima sola
"everyone’s interests are best served by allowing uninhibited and open inquiry and debate." cümlesi nasıl türkçeleştirile? teşekkürler şimdiden.
"everyone’s
interests are best served by allowing uninhibited and open
inquiry and debate." cümlesi nasıl türkçeleştirile? teşekkürler şimdiden.
0
anima sola
(27.04.12)
"herkesin ilgi alanları" yerine "herkesin çıkarı/iyiliği" daha uygun olur.
0
yasakani
(27.04.12)
interest burada çıkar manasında.
0
kediebesi
(27.04.12)
"şeffaf ve açık bir şekilde sorgulanabilen ve tartışılabilen bir ortamda herkesin çıkarları korunur."

türkçeleştirdim.
0
schopenowski
(27.04.12)
(4)

ingilizce kısa bir çeviri

sidd79
Ne demiş burda ?I am supposed to be on meds and I'm not and my mood isn't very stable. Its just funny to see someone like me who wouldn't hurt anyone, ever and then be someone so different.Like I said hard to explain
Ne demiş burda ?

I am supposed to be on meds and I'm not and my mood isn't very stable. Its just funny to see someone like me who wouldn't hurt anyone, ever and then be someone so different.Like I said hard to explain
0
sidd79
(27.04.12)
ilaçlara bağlı/dayanıyor olmam beklenir ve değilim ve ruh halim çok stabil değil.
Benim gibi kimseyi asla incitmeyecek ve sonra çok farklı birisi olacak birini görmek eğlenceli. Dediğim gibi açıklaması zor

gibi birşey 12 saattir çeviriyorum durdu beynim artık :(
0
niye ama
(27.04.12)
bağlı/dayanıyor değil de ilaç kullanmam gerekiyor ama kullanmıyorum diyor.
0
galadnikov
(27.04.12)
İlaç almam gerekiyor ama almıyorum ve ruh halim çok dengesiz. Benim gibi kimseyi asla incitmeyecek ve sonrasında çok farklı birisi olacak birini görmek çok garip. Dediğim gibi açıklaması zor.
0
medusa
(27.04.12)
ikinci cümle için;

"kimseyi hiç incitmeyecek/-yen benim gibi birinin birden bambaşka biri olduğunu görmek çok garip/tuhaf/acayip."

gibi de geldi bana.
0
holy diver
(27.04.12)
(2)

çeviri cümle.

behzatc.
cv için bu büro nasıl çevrilir ingilizceye?İl Yazı İşleri Müdürlüğü, Evrak Büro
cv için bu büro nasıl çevrilir ingilizceye?

İl Yazı İşleri Müdürlüğü, Evrak Büro
0
behzatc.
(27.04.12)
müdürlüğü: directorate
büro: office
0
niye ama
(27.04.12)
düz adam der ki;

provincial directorate of editorial affairs, document office
0
sanat guresi
(27.04.12)
(6)

bir kelimelik almanca çeviri

tolga asp
şirkette almanca konuşan biri muhabbet esnasında sık sık 'anesgla' gibi bir kelime söylüyor, anlamını bir türlü soramadım. sözlüktende bulamadım çünkü yazılışını bilmiyorum.var mı beni rahatlatacak biri?
şirkette almanca konuşan biri muhabbet esnasında sık sık 'anesgla' gibi bir kelime söylüyor, anlamını bir türlü soramadım. sözlüktende bulamadım çünkü yazılışını bilmiyorum.

var mı beni rahatlatacak biri?
0
tolga asp
(23.04.12)
"alles klar" olmasin
0
irobotist
(23.04.12)
anlamına baktım ama ilgisi yok. türkçedeki "tamam, anladım, evet evet" gibi günlük hayatta çok sık kullandığımız bir kelime olduğunu düşünüyorum.
0
🌸tolga asp
(23.04.12)
alles klar +1
0
in vino veritas
(23.04.12)
alles klar +2 sözlükteki anlamlar yanıltıcı olabilir. bize anlamı ve kullanılışı garip gelse de değişik dillerde bu tarz kullanımlar olabilir.
0
vartuhi
(23.04.12)
şey gibi düşün. şey işte.. sözlük anlamına baksak her alakasız yerde bu kelime neden kullanılsın ki dersin yabancı biri olsan ama şey işte.
0
in vino veritas
(23.04.12)
anlamı nedir ki?

edit: bir arkadaş sağolsun özelden açıklamış. ses tonuna göre evet, anladım, anladın mı?, sorun var mı? gibilerinden pekiştirme amaçlı kullanılıyormuş.
0
🌸tolga asp
(23.04.12)
(1)

Bir Cümle Çeviri Yardımı

atomicbomb
"Guitarist Heath Fogg joined the band after asking the group to open for his band, to which they agreed on the grounds that Fogg play with them."Size zahmet, çıkamadım içinden.
"Guitarist Heath Fogg joined the band after asking the group to open for his band, to which they agreed on the grounds that Fogg play with them."

Size zahmet, çıkamadım içinden.
0
atomicbomb
(23.04.12)
Grubuna yer var mı diye sorduktan sonra Gitarist Heath Fogg gruba katılır ki onlar Fogg'un onlarla çalacağına dair zeminde anlaşmaya varmışlardır zaten.

zateni ben ekledim anlamı kuvvetlendirmek için.
0
Dr. Kissingher
(23.04.12)
(1)

ufak çeviri

sarper361
"What would be the one thing all those answering the call would like to hear from the Future Lion so close to the submission deadline ?" ?
"What would be the one thing all those answering the call would like to hear from the Future Lion so close to the submission deadline ?" ?
0
sarper361
(23.04.12)
Son teslim tarihine çok yakın bir zamanda tüm telefona cevap verenlerin Future Lion'dan duymak isteyeceği o tek cevap ne olabilirdi?
0
long live rock n roll
(23.04.12)
(7)

because jumping is too mainstream

hlt85
turkce meali nedir??
turkce meali nedir??
0
hlt85
(19.04.12)
çünkü atlamak/zıplamak çok sıradandır.

.
0
rony
(19.04.12)
çünkü atlamak/zıplamak çok geleneksel
0
bilge rusty james
(19.04.12)
kültürü de eklersek "çünkü zıplamak çok piyasa" denilebilir belki.
0
tzum_tzum
(19.04.12)
En doğru çeviri ödülü "tzum_tzum" isimli üyeye gidiyor. +1
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(19.04.12)
biçok şey olabilir aslında. yaygın, anaakım, piyasa, sıradan, sıkça rastlanan, alışıldık, bilindik vs...

edit: ayrıca "piyasa" başka örneklerde daha çok uyar ama buraya uymuyor gibi bence. çünkü zıplamak vücudun bir yeteneği zaten, herkesin yapabildiği şeye piyasa demek uygun gelmedi bana. trend oluşturan şeylere piyasa deniyor genelde. "bungi-jumping" olsaydı mesela, piyasa demek daha çok uyardı. 9gag'da örnekleri bol bunların...
0
ermanen
(19.04.12)
klişe ya da piyasa denebilir.
0
yuto
(19.04.12)
yazı olarak piyasa oldu, sıradan şeklinde yazarım ama kafamda "çünkü zıplamak çok ayağa düştü yae." diye düşünürüm :)
0
irbat
(19.04.12)
(2)

küçücük bir çeviri ingilizceden türkçeye

yue
toparlayamadım bir türlü;"You're only as tall as your heart will let you beAnd you're only as small as the world will make you seemWhen the going gets rough and you feel like you may fallJust look on the brightside - you're roughly six feet tall."
toparlayamadım bir türlü;

"You're only as tall as your heart will let you be
And you're only as small as the world will make you seem
When the going gets rough and you feel like you may fall
Just look on the brightside - you're roughly six feet tall."
0
yue
(15.04.12)
sadece kalbinin seni götürebileceği yer kadar uzaksın
ve sadece dünyanın seni gösterebileceği kadar küçüksün
işler zorlaştığında ve düşecekmiş gibi hissettiğinde
sadece parlak tarafa bak - neredeyse 6 feet uzunsun -


birebir çevirinin en seçkin örneğidir.
0
anonimyususer
(15.04.12)
kalbinin izin verdiği kadar büyüksün ve
ancak dünyaya kıyasla küçüksün
işler zorlaşıp düşecekmiş gibi hissedersen
aydınlık tarafı gör - uzunluğun en fazla bir doksan/altı feet. yani demiş ki düşsen bile en fazla iki metreden düşeceksin. bu kelime oyunu nasıl karşılanır bilemedim.
0
kediebesi
(15.04.12)
(2)

İngilizce çok kısa bir çeviri

sahinnnnnn
Sayın hocam, hiç şüphesiz bu dönem de bize büyük desteğiniz oldu. Ne kadar teşekkür etsek azdır.Şu yukarıdaki cümleyi ingilizceye çevirebilecek arkadaşlara şimdiden çok teşekkür ederim.
Sayın hocam, hiç şüphesiz bu dönem de bize büyük desteğiniz oldu. Ne kadar teşekkür etsek azdır.

Şu yukarıdaki cümleyi ingilizceye çevirebilecek arkadaşlara şimdiden çok teşekkür ederim.
0
sahinnnnnn
(13.04.12)
Dear Professor,

Undoubtfully you supported us greatly in this period.
We cannot thank you enough.
0
empty space
(13.04.12)
dönemden kasıt okul dönemiyse period yerine term demek daha doğru olabilir.
0
kediebesi
(14.04.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.