Giriş
(3)

Almanca Çeviri

deckard
Şu cümleyi çevirecek var mı? Google Translate işe yaramadı, güven vermiyor zaten.soweit nicht anders verordnet 3 taglich 2 hartkapseln mit ausreichend flüssigkeit unzerkaut einnehmenTeşekkürler şimdiden.
Şu cümleyi çevirecek var mı? Google Translate işe yaramadı, güven vermiyor zaten.

soweit nicht anders verordnet 3 taglich 2 hartkapseln mit ausreichend flüssigkeit unzerkaut einnehmen

Teşekkürler şimdiden.
0
deckard
(06.02.12)
the extent prescribed otherwise 3 hard capsules daily take 2 with sufficient liquid without chewing

doktor aksini söylemedikçe çiğnemeden yeterli miktar sıvıyla alın diyor. 3 ve 2yi oturtamadım ama translate'in berbat ingilizcesinden. günde 3 kere 2şer kapsül falan tarzı bir şey heralde onu da almanca bilen biri söyler birazdan.
0
ceska
(06.02.12)
ceska +1

soweit nicht anders verordnet 3 X taglich 2 hartkapseln mit ausreichend flüssigkeit unzerkaut einnehmen

Doktor aksini söylemedikce, günde 3 defa 2 ser tane bol suyla cignemeden aliniz.
0
caks
(06.02.12)
Doktor tarafından başka şekilde belirtilmediyse, günde 3 defa, 2 kapsül yeterli sıvı ile birlikte bütün olarak yutulur.

edit: caks'ın dediği gibi "bütün olarak" yerine "çiğnemeden" de olur.
0
ermanen
(06.02.12)
(3)

elemantry öğrencisi yardım bekliyor

yokumbenburda
panpalar, derste not almışım ama derse kendimi tam veremediğim için not aldığım yerleri bir türlü anlayamadım. aşağıya notları yazıyorum, belki yardımcı olan çıkar."singular nouns" ve "plural nouns" olarak iki başlık açmışım. birinci örnek olarak singular başlığına "child's toy" yazmışım; plural baş
panpalar, derste not almışım ama derse kendimi tam veremediğim için not aldığım yerleri bir türlü anlayamadım. aşağıya notları yazıyorum, belki yardımcı olan çıkar.

"singular nouns" ve "plural nouns" olarak iki başlık açmışım. birinci örnek olarak singular başlığına "child's toy" yazmışım; plural başlığına ise "children's" yazıp 'n' nin altını çizmişim.

yine bir başka örnekte singular başlığına "dog's food" yazmışım; plural başlığına ise "dogs" yazıp 's' nin altını çizmişim.

örnekler böyle uzayıp gidiyor. isterseniz çoğaltabilirim.
0
yokumbenburda
(11.12.11)
bende hazırlık öğrencisiyim singular nouns = tekil isimler. plural nouns = çoğul isimler. 's = ''ın'' aitlik anlamı veriyor s çoğul anlamı veriyor. benim bilgim bu eğer yanlışım varsa düzeltebilirsiniz.
0
26eses
(11.12.11)
bak şimdi sanırım şunu ayıkmak istiyosun
orda child's toy yazmışsın ya, ordaki s takısı, iyelik anlamı taşıyo. yani çocuğun oyuncağı demiş oluyosun. ama children's dediğinde hem child'ı çoğul yapmışsın children diyerek hem de s takısı takarak iyelik anlamı katmışsın. yani türkçe düşününce çocukların demişsin.

dog's food dediğinde köpeğin yemeği demişsin. ama dogs food dersen ordaki s takısı çoğul anlamında köpeklerin yemeği olmuş.

çok mu karışık oldu?
0
golgem var iyi ki golgem var
(11.12.11)
galiba regular ve irregular çoğul isimlerde iyelik ekini örneklemişsiniz =)
child - children / child's - children's : irregular, o yüzden çoğul da olsa iyelik eki 's
dog - dogs / dog's dogs' : iki tane -s takısı peş peşe gelmeyeceği için sadece kesme işareti ekleniyor, "köpeklerin" oluyor.
0
kobuzchu kiz
(11.12.11)
(8)

virgül olayı

sorubankasi
sizinde hiç nereye virgül koyup, nereye koymayacağınızı şaşırdığınız zamanlar oluyor mu?yani yanlış virgül kullanımı yapıyor musunuz?yoksa 'ben yapıyorum yeeaa ne var bunda' mı diyorsunuz?
sizinde hiç nereye virgül koyup, nereye koymayacağınızı şaşırdığınız zamanlar oluyor mu?yani yanlış virgül kullanımı yapıyor musunuz?

yoksa 'ben yapıyorum yeeaa ne var bunda' mı diyorsunuz?
0
sorubankasi
(17.11.11)
ben fazla koyuyorum ya, çok alışmışım. çoğunlukla nokta koymam gereken yerlere bile virgül koyuyorum.
0
xenophobe
(17.11.11)
oluyor tabii bazen. arada bir aklıma doğru olup olmadığına emin olamadığım kurallar geliyor çünkü "özneden sonra virgül koyulmaz.", "ortaçlardan sonra virgül gelmez." gibi. üşenmessem bakıyorum doğru muydu bu diye, üşenirsem aklıma geldiğinde dilbilgisinin benden daha sağlam olduğunu inandığım arkadaşlarıma soruyorum. ama hiç bir zaman ben yapıyorum yeea demem. dilbilgisini doğru kullanmaktan insana zarar gelmez sonuçta.
0
irbat
(17.11.11)
şaşırmıyorum, zor değil evet...
0
tedirginlik hucresi
(17.11.11)
ama'dan önce çok virgün koyuyorum. ama'dan önce durulması gerekiyor çünkü bence. öyle öyle dedim, AMA şöyle de dedim.

düzenleme: zaten konulması gerekiyormuş, doğru biliyormuşum. teşekkürler yvonne.
0
roket adam
(17.11.11)
iki isim yan yana geldiğinde koyuyorum, yoksa gerçekten büyük sorun oluyor okurken. "küçük arabasını aldı" ile "küçük, arabasını aldı" arasında fark var. bir de daha kolay okunsun diye aralara virgül koyuyorum.
0
hollowlife
(17.11.11)
uygun gördüğüm yere koyuyorum. başkaları ne düşünür fazla kafaya takmıyorum,
0
bira sisesi kapagi
(17.11.11)
ben de çok dikkat etmiyorum, anlam karışıklığı olacak yerlerde koyuyorum genelde. bi de böyle birbiriyle alakalıymış gibi olan cümlelerin arasına pek nokta koymak istemediğim için virgül koyuyorum. ama evet mesela fiilimsilerden sonra virgül olmuyor aslında. yani koyup'tan sonra olmaması lazım.
0
tepedeki psychedelic adam
(17.11.11)
virgülü noktadan daha çok sevdiğimden,yerli yersiz kullandığım oluyor. aramızda ki samimiyete güveniyorum virgüllen.
0
pelinn.
(17.11.11)
(4)

Parantezle ilgili noktalama işareti kuralı

ermanen
Türkçe'de parantez içinde parantez kullanabiliyor muyuz? (Aslında diğer diller için de sormuş olayım)Mesela:Araştırdığım sitelere (bloglara ve forumlara (bazıları havacılıkla ilgili)) göre böyle bir bilgi edindim.Böyle bir yazım doğru mu?edit:{ [ ( ) ] } yukardaki kuralı ben de hatırlıyor gibiyim am
Türkçe'de parantez içinde parantez kullanabiliyor muyuz? (Aslında diğer diller için de sormuş olayım)

Mesela:

Araştırdığım sitelere (bloglara ve forumlara (bazıları havacılıkla ilgili)) göre böyle bir bilgi edindim.

Böyle bir yazım doğru mu?

edit:
{ [ ( ) ] }

yukardaki kuralı ben de hatırlıyor gibiyim ama kesin bilgi var mı? kullanım şekli olarak görmedim hiç.
0
ermanen
(30.05.11)
ben de { [ ( ) ] } şeklinde diye biliyorum, ama bu şekilde kullananı görmedim hiç.
0
amateur
(30.05.11)
TDK'ya baktım şimdi, yay ayraç iki kere kullanılacaksa dıştaki köşeli ayraç olur diyor.
Şöyle ki [kural budur (yay ayraç içeride olur)].
Yay ayraç ve köşeli ayraç kullanılıyor genelde, bir üçüncüye ihtiyaç duyulur mu bilmem, sanki üçüncüsü matematik işareti gibi.
0
butimar
(30.05.11)
hatta en dıştaki üçüncünün adı "kırlangıç parantezi" ama matematik haricinde kullanımını görmedim ben de.
0
goks
(30.05.11)
kitaplarda şöyle yapılır hep: ( biz buralardayken -yani biz etraftayken- herkes bize saygı duyardı)
0
madyb
(30.05.11)
(9)

Anlatım bozuklukları bir kaç soru

mertabedan
Aşşadaki cümlelerin düzgün hallerini yazmam gerekiyorda konu hakkında pek bir bilgim yok, kardeşimin ödevine yardım etmem gerek yardımcı olanlara şimdiden teşekkürler1) Aydınlarımız "halka inmek" sözündeki tepeden bakma münasebetsizliğini fark etmiş ve kullanmamaya başlamıştır.2) Proteinler hem yapı
Aşşadaki cümlelerin düzgün hallerini yazmam gerekiyorda konu hakkında pek bir bilgim yok, kardeşimin ödevine yardım etmem gerek yardımcı olanlara şimdiden teşekkürler

1) Aydınlarımız "halka inmek" sözündeki tepeden bakma münasebetsizliğini fark etmiş ve kullanmamaya başlamıştır.

2) Proteinler hem yapıtaşı görevi, hemde kalıtsal bilgiyi şifreler.

3) 25 kişiden oluşan Üniversitenin genç araştırmacılar topluluğu çalışmalarına başladı.

4) İşsizlik oranının yüksek sosyal olanaklarının bulunmadığı Batman'da hergün on bin bilgisayar İnternete bağlanıyor.

5) İlçemizdeki profesyonel ve amatör spor klupleri için belediye imkanları her türlü seferber edilerek desteklenecektir.

6) Gazete ve televizyon spikerleri çok yanlış Türkçe kullanıyorlar.

7) Devlet bireyin güven içinde yaşayabilme başkasına zararı dokunmadan kendi doğal yaşam ve eylem hakkını koruyup saygı duyması için kurulmuştu.

8) Yüksek doz sakarin yedirilen sıçanlarda mesane kanseri oluşturduğu için, 1977 yılında FDA yasakladı
0
mertabedan
(19.04.11)
1- ...ve "onu" kullanmamaya başlamıştır
2- hem yapıtaşı görevi "görür", hem de...
3- üniversitenin 25 kişiden oluşan genç araştırmalar topluluğu...

üşendim diğerlerine. cevap çıkmazsa yazarım.
0
sen git ben geliyorum
(19.04.11)
3- üniversitenin 25 kişiden oluşan genç araştırmacılar topluluğu çalışmalarına başladı.

4- İşsizlik oranının yüksek olduğu ve sosyal olanaklarının bulunmadığı Batman'da hergün on bin bilgisayar İnternete bağlanıyor.

6- Gazete yazarları ve televizyon spikerleri Türkçe'yi çok yanlış kullanıyorlar.

8- Yüksek doz sakarin yedirilen sıçanlarda mesane kanseri oluşturduğu için, 1977 yılında FDA yüksek doz sakatini yasakladı.

benden bu kadar.
0
beerserk
(19.04.11)
Aydınlarımız "halka inmek" sözündeki tepeden bakma münasebetsizliğini fark etmiş ve "onu / bu sözü" kullanmamaya başlamıştır.

Proteinler hem yapıtaşı görevi "görür", hem "de" kalıtsal bilgiyi şifreler.

"Üniversitenin, 25 kişiden oluşan" genç araştırmacılar topluluğu çalışmalarına başladı.

İşsizlik oranının yüksek "olduğu," sosyal olanakların bulunmadığı Batman'da hergün on bin bilgisayar internete bağlanıyor.

İlçemizdeki profesyonel ve amatör spor klupleri için belediye imkanları her türlü seferber edilerek "bu kulüpler" desteklenecektir.

Gazete ve televizyon spikerleri "Türkçe'yi çok yanlış" kullanıyorlar. (bu arada gazete spikeri olmaz, spiker konuşmacıdır da, onu da düzeltmek lazım mı bilemedim)

7 kafamı karıştırdı tekrar bakıcam

Yüksek doz sakarin yedirilen sıçanlarda mesane kanseri oluşturduğu için, 1977 yılında FDA "sakarini / sakarin kullanımını" yasakladı
0
kobuzchu kiz
(19.04.11)
soyle sanirim:
1) Aydınlarımız "halka inmek" sözündeki tepeden bakma münasebetsizliğini fark etmiş ve bu sozu kullanmamaya başlamıştır.

2) Proteinler hem yapıtaşı görevini gorur, hem de kalıtsal bilgiyi şifreler.

3) Üniversitenin 25 kişiden oluşan genç araştırmacılar topluluğu çalışmalarına başladı.

4) İşsizlik oranının yüksek oldugu, sosyal olanakların bulunmadığı Batman'da hergün on bin bilgisayar İnternete bağlanıyor.

5) İlçemizdeki profesyonel ve amatör spor klupleri belediye imkanları her türlü seferber edilerek desteklenecektir.

6) Gazeteler ve televizyon spikerleri çok yanlış Türkçe kullanıyorlar.

7) Devlet bireyin güven içinde yaşayabilmesi, başkasına zararı dokunmadan kendi doğal yaşam ve eylem hakkını koruyup saygı duyması için kurulmuştu.

8) Yüksek doz sakarin yedirilen sıçanlarda mesane kanseri oluşturduğu için, 1977 yılında FDA sakarini yasakladı
0
acar
(19.04.11)
4. yüksek olduğu

5. gereksiz: seferber edilerek

6. gazete muhabirleri ve t..
0
domatescorbasi
(19.04.11)
4- işsizlik oranının yüksek, sosyal olanakların bulunmadığı... (olanaklarının değil olanakların olacak)
5- ...her türlü seferber edilerek "kulüpler" desteklenecektir.
6- gazete "yazarları" ve televizyon...
7- cümle çok kulak tırmalayıcı ama ben şu an göremiyorum tam sorunu. noktalama işaretlerinden de olabilir. bir ara bakarım yine.
8- ...1977 yılında fda "sakarini" yasakladı.
0
sen git ben geliyorum
(19.04.11)
1) "Aydınlarımız "halka inmek" sözündeki tepeden bakma münasebetsizliğini fark etmiş ve bu sözü kullanmamaya başlamıştır."
2) "Proteinler hem yapıtaşı görevi görür, hemde kalıtsal bilgiyi şifreler."
3) "Üniversitenin 25 kişiden oluşan genç araştırmacılar topluluğu çalışmalarına başladı."
4) "İşsizlik oranının yüksek olduğu ve sosyal olanakların bulunmadığı Batman'da hergün on bin bilgisayar İnternete bağlanıyor"
5) "İlçemizdeki profesyonel ve amatör spor kulüpleri, her türlü belediye imkanı seferber edilerek desteklenecektir."
6) "Gazete yazarları ve televizyon spikerleri çok yanlış Türkçe kullanıyor." (sanırım çoğul eki kullanılmıyor burada ama emin değilim)
7) "Devlet; bireyin güven içinde yaşayabilmesi, başkasına zararı dokunmadan kendi doğal yaşam ve eylem hakkını koruyup diğer fertlere saygı duyması için kurulmuştu."
8) "Yüksek doz sakarin yedirilen sıçanlarda mesane kanseri oluşturduğu için, 1977 yılında FDA sakarin'i yasakladı."

noktalama hataları olabilir, 7.cümle çok düşük bir de. emin değilim ondan.

yuh! 7 kişi tarafından sollanmışım:D
0
jangara
(19.04.11)
Aşağıdaki cümlelerin düzgün hallerini yazmam gerekiyor. Konu hakkında pek bir bilgim yok. Kardeşimin ödevine yardım etmem gerek. Yardımcı olanlara şimdiden teşekkür ederim.
0
ben smyrna
(20.04.11)
2- de ayrı yazılacak-özne, yüklem uyumsuzluğu var."---görevi görür,---"
3-üniversite 25 kişiden oluşmadığına göre; üniversitenin cümlenin başına gelecek.
4-yüksek olduğu, olacak
5-her türlü belediye imkanlarının başına gelecek
6-gazetenin spikeri olmaz
7-toptan sakat "Devlet bireyin güven içinde yaşayabilmesi, başkasına zararı dokunmadan kendi doğal yaşam ve eylem hakkını koruyup saygı duyması için kurulmuştu." olsa olur sanki
8-yüksek doz sakarin, sıçanlarda mesane kanseri oluşturduğu için 1977 yılında fda tarafından yasaklandı.
0
hadii
(20.04.11)
(2)

ingilizce kısa bir çeviri

karamgri
It takes talent to do thatyetenek gerektirir manasına mı geliyor ?
It takes talent to do that

yetenek gerektirir manasına mı geliyor ?
0
karamgri
(15.04.11)
onu yapmak yetenek ister
0
kobuzchu kiz
(15.04.11)
bunu yapmak yürek ister
0
reyals
(15.04.11)
(1)

ingilizce çeviri ya da tıpçılara bir soru

josephinebrunsvik
arkadaşlar kan tahlillerimde tiroid hormonum çok yüksek çıktı,şimdi nette ingilizce bi makale buldum kullandığım bir antidepresanın da adı geçiyor.aşağıdaki bölümü okuyup paxil'in tiroid hormonuyla ilgisi neymiş söyleyebilecek olan var mıdır?"Taking thyroid hormone replacement while taking the popu
arkadaşlar kan tahlillerimde tiroid hormonum çok yüksek çıktı,şimdi nette ingilizce bi makale buldum kullandığım bir antidepresanın da adı geçiyor.aşağıdaki bölümü okuyup paxil'in tiroid hormonuyla ilgisi neymiş söyleyebilecek olan var mıdır?

"Taking thyroid hormone replacement while taking the popular antidepressant sertraline -- brand name Zoloft -- can cause a decrease in the effectiveness of the thyroid hormone replacement, and make your TSH rise. This same effect has also been seen in patients receiving other selective serotonin-reuptake inhibitors such as Paxil (paroxetine) and Prozac (fluoxetine). If you are on an antidepressant or thyroid hormone and your doctor wants to prescribe the other, be sure to discuss these issues. "
0
josephinebrunsvik
(10.03.11)
antidepresanlarla birlikte tiroid ilacı aldığınızda, tiroid ilacının etkinliği azalırmış ve tsh'ınızın yükselmesine neden olurmuş. paxil ve prozac gibi ilaçlarda da aynı etki görülmüş.
antidepresan kullanırken tiroid ilacı da alacaksanız (ya da tam tersi) doktorunuzu bilgilendirin.

diyor.
0
kobuzchu kiz
(10.03.11)
(7)

inglizce bilen yardım

dündaroğlu
facede fildişili biri ekledi kabul ettim inglizce yazıyor çeviri yaptım çok karışık yazdığı şeyi kopyalıyorum derdi neymiş ing.bilenlerden yardım istiyorum kopyalıyorum it is my smalll sister who want o correspond wtih you
facede fildişili biri ekledi kabul ettim inglizce yazıyor çeviri yaptım çok karışık yazdığı şeyi kopyalıyorum derdi neymiş ing.bilenlerden yardım istiyorum kopyalıyorum it is my smalll sister who want o correspond wtih you
0
dündaroğlu
(14.02.11)
"seninle konuşmak isteyen benim küçük kız kardeşim" demek istemiş.
0
baldur
(14.02.11)
bu,seninle yazışmak "mektuplaşmak gibi" isteyen küçük kız kardeşim diyor.
0
yurdum insani
(14.02.11)
bana kızkardeşim mi diyor kızkardeşi benimlemi konuşmak istiyormuş burasını anlamadım yani ben erkeğim profil resmide kendi resmim tepem attı şimdi
0
🌸dündaroğlu
(14.02.11)
tamam mail istiyor bakalım nasıl bişey
0
🌸dündaroğlu
(14.02.11)
Gay olabilir amman dikkat !
0
EmilianoZapata
(14.02.11)
michael jackson sayfasına yazmıştım orda görmüş ama bir türlü kabul etmiyor msn yi şüphelenmiyor değilim
0
🌸dündaroğlu
(14.02.11)
fildişi sahilinden ekleyen (arkadaşlık isteği gönderen) birisi gay olsa ne olur olmasa ne olur. oralardan bir şey yapamaz.

bir de allah aşkına artık şu facebook'a face demeyi bırakın yahu. türkiye'den başka diyen ülke yok şu ülkede.

(bkz: facebook'a sadece face demek)

bir de, zannetmem ama, nigerian spam gibi bir şey olabilir. onun için de:
(bkz: nigerian email scam)
(bkz: nigerian money scam)
0
alexander the one point five
(14.02.11)
(8)

hangisi daha doğru? tr-->en

kibritsuyu
ahmet'in kuzeni --> a) cousin of ahmetb) ahmet's cousin
ahmet'in kuzeni -->

a) cousin of ahmet
b) ahmet's cousin
0
kibritsuyu
(02.09.10)
b

ama tek basina kullaniminda boyle.
0
ermanen
(02.09.10)
/b)
0
se7enbullet
(02.09.10)
doğru ikisi de. "a cousin of ahmet", "a/the beautiful cousin of ahmet", "the second cousin of ahmet" gibi niteleme içeren durumlarda kullanım buluyor ilki daha ziyade. aynı nitelemeleri ikincide de kullanmak mümkün tabii.
0
white noise
(02.09.10)
- sen kimsin?
- ben ahmet'in kuzeniyim.

diyeceğim mesela.
0
🌸kibritsuyu
(02.09.10)
yine kullanılabilir ikisi de.
0
white noise
(02.09.10)
bize hocalarımız insanlar için of kullanılmaz dediydi.
0
cagkan
(02.09.10)
@cagkan
of insanlar için de kullanılabilir.
misal: a friend of mine
0
ronaldo17
(02.09.10)
ikisi için de geniş geniş takılabilirsin...
0
what the fuck are you talking about
(28.10.10)
(2)

Ne diyor bu?

kobuzchu kiz
Devushka, a Vi s Kavkaza? Ya pomoemu videl Vashu fotografiyu na "DeviantART-e"i mne stalo ochen interessno... S uvojeniem Kamran.ne diyor, nece diyor? =)
Devushka, a Vi s Kavkaza? Ya pomoemu videl Vashu fotografiyu na "DeviantART-e"i mne stalo ochen interessno... S uvojeniem Kamran.

ne diyor, nece diyor? =)
0
kobuzchu kiz
(27.08.10)
slavik bir dil galiba ama mesela kesin çekce diil.
0
bisikletci
(27.08.10)
bence rusça, "kız" demiş, "kafkaslı mısın?
deviantarttaki resmini çok beğendim, ilgilenirsen bekliyorum."
0
küçük hayaller
(27.08.10)
(2)

Gülmekten karnıma ağrılar girdi... Bunu ingilizce nası söylerim ?

kiral
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
kiral
(03.06.10)
(bkz: rofl) ya da (bkz: lmao) en yakını olabilir, aksi türlüsü chicken translate olur gibi geldi bana.
0
kobuzchu kiz
(03.06.10)
facebook grupları var.

www.facebook.com

www.facebook.com
0
hikaye mesture
(03.06.10)
(3)

imaj filmi' nin tam ingilizcesi nedir (british)

belladonna
markaların bir ürün tanıtmadıkları imaj filmlerinin ingilizceye tam çevirisi sanırım image değil. peki ne?
markaların bir ürün tanıtmadıkları imaj filmlerinin ingilizceye tam çevirisi sanırım image değil. peki ne?
0
belladonna
(22.05.10)
show reel olabilir mi?
0
edip
(22.05.10)
promo diyesim geldi
0
lpgli tosbaga
(22.05.10)
show reel en doğrusudur.
0
jeanluc
(22.05.10)
(1)

çeviremedim şu cümleyi, kolay aslında

lagrima
Arkadaşlar benden biraz yaşça büyük bir İngiliz bayana " You are so beautiful... Will we be friends? " falan dedim. Ertesi gün " bless you darling for your message and compliments, and i dont mind chatting with you as long as you realise im to old to be anything more to you.. x" şeklinde bir mesaj g
Arkadaşlar benden biraz yaşça büyük bir İngiliz bayana " You are so beautiful... Will we be friends? " falan dedim. Ertesi gün " bless you darling for your message and compliments, and i dont mind chatting with you as long as you realise im to old to be anything more to you.. x" şeklinde bir mesaj geldi. "too old" değil de " to old " yazmış. sanırım too old demek istedi. Şimdi ben bunu " Teşekkürler... beni çok yaşlı bulmadıkça ve benden fazla şeyler beklemedikçe benim için bir sorun yok. " mu demek istemiş.
Yardımcı olursanız sevinirim arkadaşlar. teşekkürler
0
lagrima
(21.03.10)
"benim, senin için (arkadaştan fazlası olmak için) fazla yaşlı olduğumu hatırladığın sürece seninle chat yapmaktan rahatsız olmam" demek istemiş.
0
kobuzchu kiz
(21.03.10)
(1)

çeviri

sos
1-murderers secret 2- just about perfect ne demek?
1-murderers secret

2- just about perfect

ne demek?
0
sos
(01.01.10)
1. katilin sırrı
2. neredeyse mükemmel

yeniyıla girerken duyuru'ya yazmak da bambaşkaymış..
0
const ant
(01.01.10)
(7)

Berries ne lan?

dengesiz pamuk
efendim malumunuz ingilizcede berries deyu bi kelime var. cilektir, kirazdir, ahududu, dut falan bu gruba giriyor. peki turkce de bunun tam kar$iligi nedir yani? yemi$ falan mi demek lazim? bi blogda yayinlanacak bi yazida ingilizce bir paragraf alinti yapilacak ve turkce meali de beraberinde olacak
efendim malumunuz ingilizcede berries deyu bi kelime var. cilektir, kirazdir, ahududu, dut falan bu gruba giriyor. peki turkce de bunun tam kar$iligi nedir yani? yemi$ falan mi demek lazim? bi blogda yayinlanacak bi yazida ingilizce bir paragraf alinti yapilacak ve turkce meali de beraberinde olacak. lakin $u berries icin dogru duzgun bi turkce kelime bulamadim.
0
dengesiz pamuk
(04.03.09)
danone bunu "orman meyvesi" diye çevirmişti
0
lancelot du lac
(04.03.09)
bogurtlengiller diyebilirsin sanirim.

bizde tam karsiligi yok aslinda, ingilizce de bile farkli tanimlar var:
"true berry", "false berry" ve sadece "berry" olarak...
0
ermanen
(04.03.09)
orman meyvesi iyiymi$ ya. kullanirim ki ben bunu. eyvallah :)
0
🌸dengesiz pamuk
(04.03.09)
yemiş diyen de var :)
0
jesters cap
(05.03.09)
italyanca'da da frutti di bosco derler, orman meyveleri. bizde de dense fena olmaz.
0
nochristrequiress
(05.03.09)
Orman meyvesi dogru olsa da acikcasi benim aklima cilek vs'yi getirmiyor. Yanlis gibi gozuken cilekgiller ve bogurtlengiller daha aciklayici.

Berry sozcugundeki sorun nut sozcugunde de var. Ona da care bulalim hazir konu acilmisken.
0
wpi
(05.03.09)
Tom Bombadil'in eşi Goldberry Altınyemiş diye çevrilmişti, bence fena değildir. Sonu berry ile biten envai çeşit meyvenin Türkçelerini yaban mersini, frenk üzümü, şirin çileği şeklinde de görebilirsiniz tabii.
0
sui
(05.03.09)
(7)

"Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?"nın ingilizcesi

44
Soru başlıkta. Bu cümlenin çevirisi nedir acaba?
Soru başlıkta. Bu cümlenin çevirisi nedir acaba?
0
44
(01.03.09)
yoktur. deyimlerin, deyislerin, atasözlerin cevirisi olmaz, ancak varsa yakin anlamli birseyler söylenir. şuradan bir göz atabilirsiniz.

www.highbeam.com
0
atmacaged
(01.03.09)
Öyle de bu deyim ya da atasözü değil, bir soru cümlesi. Benim tarzancamla "who knows more: a traveler or a reader?" diye çeviriyorum ama daha güzel bir ifadesi var mıdır diye soruyorum.
0
🌸44
(01.03.09)
Öyleyse şöyle diyeyim: İngilizce bilen bir yabancıya bu soruyu nasıl sorarım:)
0
🌸44
(01.03.09)
daha önce cevap verenlerin de söylediği gibi deyim ve atasözlerinin benzer karşılıkları yoksa çeviri yapılmamalıdır. Bu durumda içeriği olabildiğince açıklayıcı bir biçimde detaylandırıp, gerekirse atasözü içinde geçen benzetmeler, söz sanatları falan uzun uzun anlatılmalıdır.

Ben sizin yerinizde olsam, "Who knows better/more?" ya da "who is more knowledgable? The man who reads a lot, or the man who travels a lot? gibi birşey derdim.
0
prospero
(01.03.09)
Teşekkürler prospero. Aradığım buydu ama biraz gecikti maalesef. Ben de yazdığım cümleyi kullandım. En azından derdimi anlatabildiğimi düşünüyorum. Ama bunun bir atasözü ya da deyim olmadığı yönündeki düşüncem hala geçerli.
0
🌸44
(01.03.09)
nasil bir gecikme oldugunu merak ediyorum. bence hic bir sey kaybetmemissin cunku kendi cevirin kulaga cok daha iyi ve sade geliyor. biraz ozguven lutfen, gayet iyi cevirmissin.
0
nochristrequiress
(01.03.09)
@nochristrequiress : Bir form dolduruyordum, acelem vardı. Cevap (en azından çeviri şeklinde) gelmeyince ben de ilk aklıma gelen cümleyi yazdım. Teşekkürler ilginize.
0
🌸44
(01.03.09)
(9)

Türkçe

oldu görüşürüz
hayırlı cumartesiler. benim `tdk` ile derdim var. türkçe'yi çok seviyorum. onsuz yapamıyorum. türkçesiz geçen yurtdışı günlerimde türkçe konuşan birini görsem abuk sabuk şeylerden bahsederek konuyu uzatıp daha çok türkçe konuşmaya çabalıyorum. bunu bir ihtiyaç olarak algılayınız.şimdi geçiyorum soru
hayırlı cumartesiler. benim tdk ile derdim var. türkçe'yi çok seviyorum. onsuz yapamıyorum. türkçesiz geçen yurtdışı günlerimde türkçe konuşan birini görsem abuk sabuk şeylerden bahsederek konuyu uzatıp daha çok türkçe konuşmaya çabalıyorum. bunu bir ihtiyaç olarak algılayınız.

şimdi geçiyorum sorularıma:

1) tdk dışında, türkçe'nin gelişmesini, törpülenmesini, yayılmasını, güçlenmesini vb hedefleyen/destekleyen kurumlar var mıdır? varsa adreslerini verin çayı koysunlar gidiyorum.

2) bu sorular daha önce de aklıma gelmişti ama az önce şöyle bir başlık görünce yazmaya karar verdim: "Beşiktaş ve çevresinde kaliteli bir French press alabileceğimiz yer bilen??". şimdi konuyu britanya'nın köpeğiyim ondan ingilizce konuşuyorum'a getirmeyeceğim elbet, french press nedir inanın bir bilgim yok, herhalde bir mutfak gereci filandır. sorunun içini de okumadım. ama belli ki türkçede karşılayan bir ismi yok ki arkadaşımız başlıkta genel kullanılışını alıp yazmış. sorum şu: biz şimdi böyle oturup tdk'nın buna türkçe bir isim vermesini mi beklemek zorundayız? ardından "abi ayaklı götürgeçli çok amaçlı bıdıbıdı demiş adamlar çok komik yuh yaa hahah" gibi iğrençliklere katlanmak zorunda mıyız? (o lafları edenler zaten "duyulduğunda kaçma isteği uyandıran bilmemneler" başlığında çokça incelenmiş)

demek istediğim; diyelim ben bugün gidip "türkçe kelime bulma kurumu" kursam; bürom filan var, sonra o french press için "rororo" gibi bir şey uydurursam, bu da çok kullanışlı olsa, kelimeyi yayma garantisi de versem; beni dinleyenler çıkar mı? çıkması için ne yapmalıyım?

evet bitti. lütfen "dil kendi kendine gelişir, şöyle olur, kabul görür, böyle olur, canlı bir varlıktır" vb cevaplarla gelmeyiniz. ulaşmak istediğim hani nasıl "bundan sonra ytl demiyoruz, geçti, tl diyoruz. " gibi bir durum olduğunda herkes uyuyorsa, yine güçlü bir kurum tarafından yabancı isimler veya mevcut bir kelimenin farklılaştırılması "emredilirse" başarılı olunabilir mi?

öpüyorum.
0
oldu görüşürüz
(28.02.09)
kelime bulma konusunda sizin bulduğunuz ya da kendi deyiminizle uydurduğunuz kelime akılda kalıcı kolay ve o gerecin yaptığı işi karşılıyorsa o kelime zaten kendiliğinden yayılır.
0
cumingsoon
(28.02.09)
şahane soru.

benim de tdk ile derdim var. bir sürü de entry girdim konuyla ilgili. yabancı kelimelere buldukları karşılıklar, gerçekten de kendileriyle dalga geçirtmek için bulunmuş gibi. yani "çok oturgaçlı götürgeç" gerçek bir karşılık değil, espri amaçlı uydurulmuş, ama bıraksan tdk'yı, hakikaten de otobüse "çok oturgaçlı götürgeç" der. zira yüzyıllardır "ataş" diye kullandığımız 4 harfli yazması, okuması, söylemesi, akılda tutması kolay kelimeye "tutturgaç" diye çince bir karşılık bulabiliyorlar. bir sürü örneği var bunun. french press tek içimlik filtre kahve yapmaya yarayan bi alet ve türkçesi yok. bıraksan buna da gaçlı guçlu bir şey bulurlar. ya da salak bir kısaltma (faks kelimesine belgegeçer diyip, ondan sonra da uzun bulup belgeç yapmak gibi) "kahveyapar" ya da "kahvesüzer" giye bir karşılık bulur, sonra da kısaltır "kahyap", "kahsüz" gibi rezalet bir kısaltma yaparlar. kimse de tutmaz. allahaşkına kaçımız faks'a belgeç, email'e elmek diyoruz? tutacak kelimeler bulamıyorlar. french press'e rororo desek daha çok tutar.

destekliyorum ve bir atılımınız olacaksa yanınızdayım.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
french press için tek kelimelik bir karşılık yok bildiğim kadarıyla. mesela, bana birisi sorsa "french press mi, o da ne?" diye, "filtre kahve yapılan alet" falan diye açıklamam gerekiyor. bu tip durumlar tamamen kavramın, toplumun kültüründe var olup olmamasıyla ilgili. japonların sake içtiği minik kasenin onlarda en az bir ismi vardır, ama bizde yok, çünkü bizim kültürümüzde böyle bir gereç yok. hani derler ya, eskimolarda kar önemli bir şey olduğu için, kar anlamına gelen bilmem kaç kelime var diye, böyle bir durum.

günümüzde bu tip kavramlar/nesne isimleri, bizde kullanılmaya başladığında yabancı dildeki isimleri ile benimseniyorlar. bence bunun sebebi teknoloji ve iletişimin gelişmesiyle yabancı kültürlerin çok kolay izlenebilir, ulaşılabilir olması. Bu benimseme sürecinde anglosakson kültürün baskınlığı olduğunu gözlemliyorum. sizin verdiğiniz örneğe bakarsak, fransızlar french press için "cafetiere" kelimesini kullanıyor ama bizde yerleşen ingilizcesi oluyor. bir kez yerleştiğinde de yerine türkçe bir kelime yerleştirmek zor. bu konuda tdk'nın en büyük başarısının, "bilgisayar" kelimesini tam zamanında üretmek olduğu söylenir, yoksa büyük ihtimal hepimiz bu alete kompütür diyor olacaktık.
0
mermaid
(28.02.09)
söyleniş, okunui, yazılış kolaylığına falan hiç dikkat etmiyor tdk. halka nasıl daha kolay gelir diye de düşünmüyor. bilgisayar gerçekten tam zamanında bulunmuş bir karşılık. ama 20 senedir kullanılan, artık piyasadan kalkmak üzere olan "faks"a belgegeçer demek için çok geç kalındı. bi de gegeçe falan diye okunması zor. kısaltıp belgeç de yapsan şu saatten sonra kimse tutmaz.

bazı kelimelerin illa ki türkçe kelimelerle karşılanmaya çalışılmasını da anlamıyorum. tek bir türkçe kelimeyle karşılanamayınca 2-3 türkçe kelimeyle açıklanıyor, uzun gelirse ilk harflerinden kıslatılıyor. ya da yaptığı işin sonuna "-gaç -geç" getiriliyor. bu türkçe değil ki. şahsen yapı ve kural itibariyle türkçeye daha uygun olan yabancı kelimenin kullanılmasını tercih ederim. yani french press'e kahve süzdürgeci, kahve yapacı falan gibi bir şey deneceğine "kafetiyer" densin, bu şekilde girsin dilimize tercih ederim.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
bilgisayar kelimesi ve bu alandaki bircok terim icin (bkz: aydin koksal)

su anki tdk'nin durumunu ben de pek ic acici bulmuyorum, ama zamaninda iyi isler yapmislar gercekten.

bir de guzel bir ironi (bunun da duzgun bir turkcesi yok ama yerlesmis, guzel olmus. istihza da guzel gerci) ornegi (bkz: milli produktivite merkezi)
0
lykos
(28.02.09)
bu düsünceniz, devlet destekli, bol gönüllülerden cok güzel bir proje olur.
hatta madem bu kadar ilgilisiniz, baslangic olarak konu ile alakali kisileri bir araya toplayici bir site de olusturulabilir.

bir diger mevzu ise, karsilik üretilen kelimelere bir sekilde tinisal olarak sempati mi duyulmuyor, serde tembellik mi var ayri bir konu. örnegin almanca´da yabanci kelimelere illaki bir karsilik bulunmus bu zaman kadar. lakin son yy esiginde onlarda da gözle görülür ciddi yabanci kelime kullanimi var. ancak almanca´da uzun kelimelere hic de soguk bakilmamis, yazim da ve sözlü anlatim icinde yerlesik olarak kullaniliyor. bu hususa deginis sebebim, bu bizde bulunan uzun kelimelere sicak bakilmayisinin, baska sebepleri oldugunu düsünüyorum. lakin diger bazi arkadaslarin da degindigi gibi türk dili tetkik cemiyeti zamaninda türetilen kelimerin kalitesi müthistir. bugün o sekilde saglam, hizli ve tutarli kelime türetilmeyisinin sebebini de dil yüzünden degilde de, dile hakim insanlarin azligindan kaynaklandigini saniyorum.

sadede gelirsek, her dil güzeldir bizim de hamurunda yoguruldugumuz bu dil, heran gelistirilmeye muhtac.
genel anlamda, konu ciddiye alinsa müthis seylere imza atmak pek ala mümkün.
0
aheste cek kurekleri millet uyanmasin
(28.02.09)
bu konuda dil derneği önemli ve ciddiye alınan bir kurumdur. www.dildernegi.org.tr adlı internet sitesi mevcut.

dille sıkı uğraşı olan birisi olarak benim de tdk ile derdim var. bu konuyla ilgili sözlük'te de birçok "entry" girdim.(bak yine ecnebicesini kullandık. girdi desek şuna. veya giri) tdk ile ilgili temel sorunlardan birisi tutarsızlığı. bunun kökeninde de 1980 darbesinden tdk'nın yapısıyla oynanması yatıyor. ben tdk'nın yayınlarına güvenmiyorum. imla kılavuzu olarak bu konuyla ciddi ilgilenen herkesin yaptığı gibi ana yazım kılavuzu'nu, sözlük olarak da darbeyle yapısı değiştirilmeden önceki son sarih tdk sözlük çalışması olan 1983 tdk türkçe sözlük'ü kullanıyorum. bunun ışında can yayınları'ndan çıkma ali püsküllüoğlu'nun sözlüğü iyidir. ayrıca merhum andreas tietze'nin simurg'dan çıkma etimolojik türkçe sözlüğünün tamlanmasını da - her ne kadar ölümünden sonra yıllar sürecek olsa da - dört gözle ve sabırla beklemekteyim.

dilin gelişmesi için yapılması gereken temel şey onu kullanmak ve bilmek. söcüklerin türemesini sağlayan şey temelde akademik, bilimsel ve edebi alanda onun kullanılmasıdır. bunu sağlayabilmek için de insanlara iyi bir dil eğitiminin verilmesi gerekir. yurtdışında eskiden latince ve klasik yunanca eğitiminin verilmesinin sebebi insanlar entelektüel çalışmaya girdikleri zaman gereksindikleri sözcükleri türetebilsinler diyedir.
türkiye'de ise dil yeterince kullanılmadığı için - yani yaratıcı entelektüel çalışma yeterli olmadığı için - iş tdk'ya kalıyor. dolayısıyla bu halkın kullanımı ve sözcük türetmesiyle bulunacak bir şey değil. bugün halkın kullandığı temel gereçleri karşılayacak belli başlı sözcükler zaten var. asıl mesele felsefe, sosyal bilimler, fen bilimleri, özellikle yurtdışından alınan teknoloji, edebiyat vb. alanlardaki sözckülerin türetilmesi.

bu da aslında sorunun sadece bir kısmı. türkçe sorunları hep ideolojik bir bakış açısından ele alınmakta. türkçe'nin zenginleştirilmesi - daha doğrusu yoksullaşmaktan kurtarılması - düşünülmemekte. bugün beğenmediğimiz ingilizcesnin sözvarlığı türkçe'den çok daha geniş olanaklar sunuyor. öztürkçeleştirmek bir çözüm değil, pek çok kere ayakbağı olabiliyor. örnekse tercüme etmek yerine çevirmek dediniğiniz anda bu dilde bir daraltmadır. daraltmanın sebebi çevirmek sözcüğünün zaten başka anlamlara gelmesidir. siz bugün "açık" dediğiniz sözlükte açık sözcüğünün yüzlerce anlamı vardır. nüanslar hatta temel ayrımlar belirsizdir. konuşmayı her tarafa çekebilirsiniz. bizim bir tek sözcükle karşılamak zorunda olduğumuz birbirinden farklı kavramları elin oğlu 50 farklı sözcükle belirgin bir şekilde ayırabiliyorsa burada dilin sözvarlığı açısından bir yoksulluğu var demektir.

türkçe'de öztürkçecilik veya osmanlıcacılık sığlığını aşamadık. beri yanda "bırakınız geçsinler" duruyor. "bırakınız geçsinler" dediğiniz anda bırakalım o zmaan başka dil konuşalım! bu da çözüm değil. o zaman temel ilke bir dilin kendi sözvarlığından yararlanarak dili olabildiğince zenginleştirmek olamlıdır. bugün disk sözcüğü türkçe'de zaten kullanılan bir sözcük. siz tutup da discplayer yerine bir sözcük aradığınızda buna tekerçalar demek abes. diskçalar demek daha mantıklıdır. pratiktir, dili gereksiz bir sürü anlamdaş ve ikircil sözcüklerle hantallaştırmaz, yoksullaştırmazsınız. örnek: yeni hava iş kanunu tasarısında uçuş personeli yerine uçucu personel denilmiş. uçucu? uçucu madde gibi yani. bu dili kısırlaştırmaktır. aynı sözcüğpe birden fazla kavramı bindirip dili hantal ve yoksul kılmaktır. çünkü dilimin sınırları dünyamın sınırlarını belirler! (bkz: ludwig wittgenstein)

ben dile çok kafa yoran birisiyim. bu konuda sürekli çalışıyorum. yazdığım metinlerde dilin olanklarını kullanmaya, akla yatkın yeni yollar arayıp zenginleştirmeye gayret ediyorum. dil kullanıla kullanıla gelişir. ama halktan önce yazarlarca, entelektüellerce, akdemisyenlerce... tabii bunu yapan adamların da dili bilmeleri gerekmekte.bunda bir kurumun da katkıları olur. ama şu anki "darbe yemiş" tdk bunu gerçekleştirmekten yoksundur. bileşik sözcüklerin yazımı konusunda bile tutarsız ve çelişkili bir tutum içinde olan şimdiki tdk'dan medet umulamaz. öte yandan "ne kadar orta asya kökenli olmayan sözcük varsa topunun köküne kibritsuyu" diye oktay sinanoğlu gibi yalınkılıç ve kör dvüşüyle saldırıya geçenler de bana salt mantıksız bir milliyetçilik içindeler gibi gelmekte. hiçbir dilde sadece safkan sözcüklerle konuşamazsınız. olanaksızdır! bu yüzden türkçeyi zenginleştirmede öztürkçecilik adına sözcük ırkçılığına gidilmemelidir.

ancak ben yine de türkçe'nin kendi sözcük dağarcığından devinim sağlanarak devinim kazandırılmasından yanayım. dışarıdan gelme gereçlere ait sözcüklerse işin sadece bir boyutu. bugün iki önemli sorun varsa onlardan birisi dilin yoksul bir biçimde temel kavram nüanslarından yoksun olmasıdır. bir diğeri ise dışarıdan gelen sözcüklerin artık türkçe imlaya bile uydurulmadan dil içinde kullanılmaları. french press deneceğine frençpres dense ona bile razıyım neredeyse.
0
beccaria
(28.02.09)
bana sorarsaniz tdk kadar biz de sucluyuz. kibritsuyunun orneginden gidiyorum, faksa belgegecer demeliyiz. nedeni de gercekten gecen bir belgenin olmasi. aklima ilk gelen ornek almanlar ve onlarin nerede ise dunyada standartlasmis kelimleri kendilerine gore cevirmeleri. ornegin televizyona fernsehen diyorlar ve bu fern ve sehenden olusuyor. biraraya gelince uzaktan izlenen gibi bir anlam cikiyor (almancam yok denecek kadar az, birebir ceviriyorum). peki biz televizyon icin uzaktanizlenen diye bir tamlama olustursak kacimiz bunu kullanir? olusturulan kelimenin soylenis kolayligi kadar o kelimeyi bilmeyen icin ifade ettigi anlam da onemli. yani belgegecer deyince bunu faks ile iliskilendirmek hic zor degil.
0
kadirsavun
(28.02.09)
@kadirsavun: ilişkilendirmek zor değil zaten. öyle bir açıklamalı kelime ki ne olduğu şıp diye anlaşılıyor. yani biri bana "tutturgaç" dese ataş demek istediğini anlarım. ama ataş gibi sade, güzel bir kelime dururken sırf fransızcadan gelmiş diye bundan rahatsız olup "yooh bu gavırca. olmaz" diyip dört harfli iki heceli mis gibi kelimeyi, dokuz harfli, üç heceli acaip bir kelimeye dönüştürmeye ne gerek var.

bel-ge-ge-çer. 10 harfli, dört heceli. ortadaki heceler de ge ge diye tekrar ediyor. upuzun bir kelime. karşılığı ne? "faks". raks gibi, dans gibi türkçe olarak kabul edilmiş kelimelere ne kadar da benziyor. ama yok olmaz. ingilizce bu. illa türkçe olacak. isterse 20 harfli karşılık olsun, yazması da söylemesi de garip olsun, ama türkçe olsun.

yabancı kökenli tren sözcüğüne espri olsun diye "alttan tüttürmeli üstten öttürmeli götürgeç" denmesini hiç acaip karşılayamıyorum bu yüzden. valla bıraksan buna benzer bir karşılık bulurlar. ha duyunca tranden bahsedildiğini anlıyorum ama sadece anlıyorum. kimse benden böyle karşılıkları (gerçek olanlarından bahsediyorum bu esprilerden değil) benimsememi beklemesin.
0
kibritsuyu
(28.02.09)
(6)

Farsça? Çeviri?

kobuzchu kiz
Shekspir mige:kasi ro ke doost dari, chand caght yek bar behesh yadavari kon, ta faramosh nakone ghalbi barash mitape. in yek yadavarist.Şu yukarıda görmüş olduğunuz metin yüksek ihtimalle İbranice ya da Farsça, lakin olmayabilir de tabii... Acaba ne demek istediğini bilen var mı?
Shekspir mige:kasi ro ke doost dari, chand caght yek bar behesh yadavari kon, ta faramosh nakone ghalbi barash mitape. in yek yadavarist.

Şu yukarıda görmüş olduğunuz metin yüksek ihtimalle İbranice ya da Farsça, lakin olmayabilir de tabii... Acaba ne demek istediğini bilen var mı?
0
kobuzchu kiz
(13.07.08)
gugılda cümleden rastgele bir parçayı aratınca farsça sayfalar çıkıyor.
0
quasiromantic
(13.07.08)
o halde farsça bilen bir yardımsevere ihtiyacım var :)
0
🌸kobuzchu kiz
(13.07.08)
malay değil ondan yüzde yüz eminim.
0
quasiromantic
(13.07.08)
shakespare der ki:

eger biri birisini severse her zaman kendini bir kez hatırlatsın ki onu unutmasın. kalbi kendini bir kez hatırlatsın ki onu unutmasın.. kalbi onun için atsın.. bu da bir hatırlatmadır..

bole bişi çevirisi
0
ayanux
(13.07.08)
rica ederiz.
0
ayanux
(13.07.08)
ayhanux'u dinlemeyin, beni dinleyin :) mot a mot çevirisi böyle;

'Sevdiğin birine onu sevdiğini arada bir hatırlat ki, onun için tapan bir kalp olduğunu unutmasın. Bu bir hatırlatmadır.'
0
gonul adami yekta
(14.07.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.