Giriş
(3)

1080p monitör ve macbook bağlantısı için hub

Weeze3r
Selamlar, kalitesiz Çin malı bir ürün almıştım 5 ay sonra ürün bozuldu monitöre görüntü gelmedi.1080p monitör için 400 tl civarı hdmi ve usb a ve c girişi olan hangi ürünü tavsiye edersiniz?Belkin ve Anker'in ürünleri yeterli olur mu?
Selamlar, kalitesiz Çin malı bir ürün almıştım 5 ay sonra ürün bozuldu monitöre görüntü gelmedi.
1080p monitör için 400 tl civarı hdmi ve usb a ve c girişi olan hangi ürünü tavsiye edersiniz?
Belkin ve Anker'in ürünleri yeterli olur mu?
0
Weeze3r
(09.05.21)
Şunu öneririm: www.amazon.com.tr
0
himmet dayi
(09.05.21)
sırf monitör bağlantısı ise usbc-hdmi kablolar var. daha rahat olur. usbc-usba converter ucuz zaten.
değilse anker iyidir, bende de 4 senedir aukey var baya port var sıkıntı yok.
0
passion rules the game
(09.05.21)
Apple^ınkini al gitsin. En garantisi o.

Apple usb-c to multiport olması lazım adının.

Edit: off 750 lira olmuş bu adaptör.
0
roket adam
(09.05.21)
(11)

mac için mouse + klavye

aziz dostum jack
kod yazıyorum, yazın da gelmesiyle mac'i standa koyup harici klavye + mouse ile çalışmaya devam etmek istiyorum.şu an ne klavyem var ne mouse'um. apple'ın ürünleriyle gitsem.$100 keyboard + $80 magic mouse 2 = $180 dolar vereceğim ki bir hayli fazla.klayve alternatif de bakacağım ama mac'i normal mo
kod yazıyorum, yazın da gelmesiyle mac'i standa koyup harici klavye + mouse ile çalışmaya devam etmek istiyorum.

şu an ne klavyem var ne mouse'um. apple'ın ürünleriyle gitsem.

$100 keyboard + $80 magic mouse 2 = $180 dolar vereceğim ki bir hayli fazla.

klayve alternatif de bakacağım ama mac'i normal mouse ile kullanabileceğimi hiç sanmıyorum macbook'un touchpad'ine çok alıştım, daha önce magic de kullandım elimi ağrıtsa da kullanım kolaylığı hoşuma gidiyor. ama yine de benzer deneyim yaşamışlara sormak istedim siz ne kullanıyorsunuz diye.

klayve için de alternatif şunu düşündüm,

www.logitech.com
0
aziz dostum jack
(08.05.21)
Bence hoşunuza giden herhangi bir klavye olabilir ama trackpad'in rahatlığı hiçbir şeyde bulunmuyor. Paraya kıyıp magic trackpad almak lazım.
0
vudin
(08.05.21)
Ben zamanında magic mouse almıştım ama hoşuma gitmedi, arkadaşa verdim. sağ tık yaparken sol parmağını kaldırman gerekiyor falan, zor geldi. bi de çok ince olduğu için ele oturmuyor. normal mouse takınca da scroll olayı magic mouse ya da trackpad gibi olmuyor. o yüzden Photoshop falan kullanmadığım sürece trackpad kullanıyorum.

Mouse olarak bluetooth mouse olması önemli. Boşuna dongle ile uğraşma bir de. Klavye o kadar önemli değil. Bende logitech'in en ucuz klavyesi var. İş görüyor. cmd yerine Win tuşu var zaten.
0
himmet dayi
(08.05.21)
ben apple mouse aldım, kullanamadım, magic trackpad çok daha pratik.
0
plutongezegendegilmi
(08.05.21)
himmet dayı'nın dediği gibi magic mouse beni de açmadı çok güzel özellikleri var da ergonomisi olacak gibi değil ben de track pad2 + düz basit mouse öneriyor ve kullanıyorum.

klavye de 180 dolar çok fazla demişsiniz verdiğiniz linkteki ürün sanırım 1200-1700 lira arası tr'de?

Logitech'in daha basit mac uyumlu klavyeleri var.
0
hedep
(08.05.21)
Magic keyboard + magic trackpad kullanıyorum, başka hiç bir şeye değişmem. Apple'ın mouse'u inanılmaz ergonomi düşmanı ama trackpad'i de bir o kadar güzel. Bu parayı vermene gerçekten değer yani.

Trackpad şart zaten, klavye için şart diyemem ama laptopun klavyesine çok benzediği için laptop - masaüstü klavye geçişinde rahatsız etmiyor.
0
roket adam
(09.05.21)
Mx keys + mx master 3
0
eksisozlukokuryazari
(09.05.21)
mx keys de hiçbir yerde stokta yokmuş bu arada siz nerden aldınız ya :/
0
🌸aziz dostum jack
(09.05.21)
@eksisozlukyazari

işim gereği yeri geliyor 4-5 ekran kullanıyorum, ekran geçişleri için kolaylık sağlıyor mu mx master 3?
0
🌸aziz dostum jack
(09.05.21)
mx keyse sahip olan birinde deneyimledim, ben de almak için bekliyorum. mx master ise çoklu ekranda kullanıma uygun flow diye bir özellik ile geliyor. bir bakın derim.
0
eksisozlukokuryazari
(09.05.21)
@eksisozlukokuryazari

flow'u incelemiştim harika bir özellik ama bu özellik sadece farklı bilgisayarlar arasında çalışıyor gibi geldi, youtube'dan filan da inceledim ama aynı mac'te ekranlar arası geçişte nasıl bir kolaylık sağlıyor emin olamadım.

o kadar gelişmiş, configure edilebilir bir mouse'un mac için bu desteği de vardı mutlaka ama ben göremedim :)
0
🌸aziz dostum jack
(09.05.21)
zaten aynı mac'i çoklu ekranda kullanıyorsanız, herhangi bir ek özelliğe ihtiyaç duymadan kullanabilirsiniz diye düşünyüoyrum
0
eksisozlukokuryazari
(10.05.21)
(4)

Bunun sebebi nedir?/ Araç Kullanımı

hayaletimsi
6 Aya yakındır araç kullanıyorum. Otomatik vites. Dün tali yoldan ana yola çıkarken ( kavşak var, trafik ışıklı) araba göt attı. Galiba hızlanarak girdim. Tali yoldan çıktım kavşaktan sola döndüm ve tam orta şeride yerleşirken arabanın burnu sol şeride doğru, arkası sağ şeride doğru kaydı, galiba sa
6 Aya yakındır araç kullanıyorum. Otomatik vites.

Dün tali yoldan ana yola çıkarken ( kavşak var, trafik ışıklı) araba göt attı. Galiba hızlanarak girdim. Tali yoldan çıktım kavşaktan sola döndüm ve tam orta şeride yerleşirken arabanın burnu sol şeride doğru, arkası sağ şeride doğru kaydı, galiba sağ arkada esp devreye girdi ve beni şeride oturttu.

İnanılmaz keyif aldım ama bi nebzede yol boştu. Neden böyle oldu napmalı, yaptığı tehlikeli mi? Araç kullanmak inanılmaz keyif veriyor, ve ara ara hafif hızlanma yapmayı falan seviyorum. Galiba araç kullanmaya geç başladığım için (27 yaş) bu olaylar çok hoşuma gidiyor. efendi kendi halinde bir insanım normalde.


ps: yol tamamen boştu, sinyalisazyon çalışyordu ve sağ tarafta kırmızı ışıkta bekleyen araba yoktu. trafik güvenliğini tehlikeye atmadım. sjw'ci arkadaşlara duyurulur.
0
hayaletimsi
(08.05.21)
Keyifli tabi

Aracın yaptığı tehlikeli değil, doğru hareket. Aslında riskleri azaltan bir sistem.

Doğrusu ise böyle yapmamalısınız, araç ile eğlenme değil güvenli ulaşım hedeflenmelidir.

ESP ninndevereye girmesinin sebebi ise tekerleklerin aynı hızda dönmemesi.
0
kisa
(08.05.21)
Sjw'ci arkadaş ne ya hahahah, araba kullanmaya yeni başlamışsın, hayatında ilk defa arkayı kaydırmışsın sosyal mesaj vermeye çalışıyorsun :)

Neyse şimdi ciddi cevap vereyim. Bence de çok keyifli, hatta bu hareket esp'yi kapatırsan daha da keyifli oluyor. Ama arabanın arkası bi yana önü bir yana gidebilir, dikkatli olmak lazım.
0
roket adam
(08.05.21)
Millet boşuna dev otoparklarda, pazar yeri gibi yerlerde donut yapmıyor :)

Geniş bir virajın sonuna doğru gaz vererek virajdan çıkmak bile keyifli, senin yaptığın daha da öyle ama dikkat etmek lazım tabi esp'nin de gücü bir yere kadar.
0
chicha_v2
(08.05.21)
konudan bağımsız araç nedir ? önden çeker bir araç ise esp'yi kapatıp yapmanızı pek önermem yeni sürücüsünüz özellikle direksiyon hissizleşir koparsa toplayamazsınız arabayı.

arkadan çekişse bileğe bağlı olarak kurtarma ihtimali her zaman var.

ek olarak keyif almak normal tabii ki ama tavsiye etmiyorum 3 sene önce bmw'yi ilk aldığımda ilk 1-2 ay heves edip dsc off geziyordum otobüs altında kalacaktım az daha :)
0
garavel
(08.05.21)
(4)

Bilgisayarı tamir etmek ve panel değişimi yapmak

denizgonen
Merhabalar,Bende bir tane samsung np550-p5c serisinden bilgisayar var. 9. yılını bitirdi 10. yılına girdi. Geçen aylarda temizlik yaptım termal macun değişimi yaptım. Fakat bir takım sıkıntılar yaşamaya devam ediyorum. İlki artık ekran zar zor ayakta duruyor, bunları yazarken bile ekran klavyeye bas
Merhabalar,

Bende bir tane samsung np550-p5c serisinden bilgisayar var. 9. yılını bitirdi 10. yılına girdi.

Geçen aylarda temizlik yaptım termal macun değişimi yaptım.

Fakat bir takım sıkıntılar yaşamaya devam ediyorum. İlki artık ekran zar zor ayakta duruyor, bunları yazarken bile ekran klavyeye basmamla birlikte sallanmaya başlıyor.

2. olarak ise ekranın ışığı ara ara gidiyor ve piksel yanmaları var, beyaz beyaz lekeler var. Ayrıca günümüzde ekranın çözünürlüğü de çok az geliyor. 1600x900 olması gerek ekranın.

Ben bu menteşeleri değiştirip, 1080p panel takamaz mıyım acaba cihaza?

Yoksa artık daha fazla zorlamayayıp bir tane thinkpad alıp geçsem mi? sonuçta neredeyse 10 sene kullandım...

Siz ne yapardınız acaba? bir yandan da şımarıklık gibi de geliyor yeni bir bilgisayar almak...
0
denizgonen
(08.05.21)
Ekran menteşesi bu: notebookparts.com

Ekran ışığı belki ayrıca değiştirilirdi ama piksel yanmaları lekeler de varsa muhtemelen ekran da hortlamıştır toptan. Ekran da buymuş: www.ebay.com

Ama gördüğüm kadarıyla 1080p seçeneği yok. Bence hiç maceraya girme, değiştireceksen bu iki parça gibi temin edip kendin yap derim. Tabii paran varsa yenisini almak da her zaman iyi bir seçenektir :)
0
roket adam
(08.05.21)
Yani param var fakat malum her şey inanılmaz pahalı, artık basit bir bilgisayar alırken bile lüks satın alır hale geldik.

Anladığım kadarıyla ekran değişimi, menteşe değişimi kargosu vergisi derken en az 1000 liraya gelecek. Soğutmada da sıkıntı var, muhtemelen fan da pek iyi durumda değil.

1080p panelle ilgili bir bilgi olsa belki riske değerdi de, sanırım yolları ayırmak en iyisi olacak.
0
🌸denizgonen
(08.05.21)
O kasa için hiç full hd bir panel çıkarılmadıysa büyük ihtimalle bulamazsınız :/ Çünkü menteşelerin ve ana karttan gelen kablosunun uzandığı yerlerin de tutması lazım.

Ben 2013te msi gs60 almıştım. Aynı kasa için 1 sene önce 4k olan bir model geldi, ben de düşünmüştüm uyuyormuş fakat 4k 15inc laptopta çok anlamlı değilmiş, yoruyormuş falan girişmemiştim.

Kapanmadıysa mecidiyeköyde kt servis vardı orayı arayıp bi sorun isterseniz yine de. Belki uyan bir şeyler vardır. Ben sizin modelde baktım biraz ama gözüme çarpmadı full hd panel.

Ama değiştirecek be uzun ömürlülüğe önem veriyorsanız macbook air, macbook, thinkpad, dell xps, hp probook bakabilirsiniz bütçeye göre.

Ben bir msi fun ı olarak şunu öneririm ama hem fiyatı da uygun şu zamanda:
www.hepsiburada.com
0
ananiyimioguz
(08.05.21)
elinden çıkardın çıkardın vakti. hala hurda olarak para eder. sen çıkartmazsan o senin hayatından çıkacak. vedalaşma vakti gelmiş
0
hunharca ben
(08.05.21)
(6)

Seat Ibiza vs Opel Corsa vs Fiat Egea vs Kia Rio vs Renault Clio

ibozkurtapartmani
Arkadaşlar bu 5 araba arasında, 0 km veya çok az kullanılmış olmak kaydıyla hangisi ön plana çıkar? Artı ve eksilerini yazabilir misiniz?
Arkadaşlar bu 5 araba arasında, 0 km veya çok az kullanılmış olmak kaydıyla hangisi ön plana çıkar? Artı ve eksilerini yazabilir misiniz?
0
ibozkurtapartmani
(08.05.21)
150 000 TL bütçe için. Motor, donanım fark etmez.
0
🌸ibozkurtapartmani
(08.05.21)
araba uzmanı değilim ama bu seçenekler arasından bir araba alacak olsam direkt corsa alırım.
0
sir gawain
(08.05.21)
Donanım ve dayanıklılık yönünden kia rio ama 2. elde satışı zor.

ibiza'ların dsg şanzımanı sıkıntılı diyorlar.

opel corsa > clio > ibiza diyorum ben.
0
komando kani var bende
(08.05.21)
Ibiza'yı çok beğeniyorum genel olarak. O olmazsa Corsa veya Clio olabilir.
0
roket adam
(08.05.21)
fabia 1.2 tsi style alayını tokatlar. bakmanızı tavsiye ederim.
0
avianthem
(08.05.21)
rio kullandım berbat diyebilirim. clio 1.0 olanını düşünüyorsanız çok kötü. 1.5 altına bakmayın bile. ibiza şekil duruyo ama sorunlu bir araba diye duydum. ben olsam ikinci elde çok az değer kaybeden corsa'ya yönelirdim sanırm.
0
golgi aygıtı
(08.05.21)
(7)

içinizde erkek giyimi konusunda zevk sahibi biri var mı?

stevie
epey çalıştım çabaladım vucudumu güzel bir şekle soktum. yaş 32. boy 180. şimdi hiç bir kıyafetim olmuyor. zevk sahibi de değilim. eşya da sevmiyorum. o yüzden birer tane olmak üzere kıyafete ihtiyacım var. ayakkabıdan itibaren herşeyi dahil edebilirseniz süper olur. ricam şu. şu tişörtler güzel de
epey çalıştım çabaladım vucudumu güzel bir şekle soktum. yaş 32. boy 180. şimdi hiç bir kıyafetim olmuyor.

zevk sahibi de değilim. eşya da sevmiyorum.
o yüzden birer tane olmak üzere kıyafete ihtiyacım var. ayakkabıdan itibaren herşeyi dahil edebilirseniz süper olur.

ricam şu. şu tişörtler güzel demeyin ben seçemiyorum da işin kötüsü :(

bütçe de demeyin. kazancım da güzel bence. tarzın nasıl da demeyin. yoktu işte. üstümde yırtık tişörtle işe gidip geliyordum.

böyle herşey dahil set şeklinde satılan bir yer varsa ona tıklayıp alayım o da süper olur.

:(
0
stevie
(07.05.21)
deneme yanilma yontemiyle ogreneceksin, baska yolu yok.

bir de vucudun gercekten guzlese ne giydiginin cok onemi yok bence ahah.
0
hot potato
(07.05.21)
üstad hafif v yaka siyah, beyaz, gri tişört,
mudo'daki yazlık keten gömleklerden birkaç tane,
fit kalıp kot pantolon + yine nispeten dar birkaç tane şort al gitsin.
0
roket adam
(07.05.21)
instagramda boyle hesaplar var sanirim

www.instagram.com gibi

pinterest te de cok.
0
foster
(07.05.21)
www.farfetch.com
www.farfetch.com
www.farfetch.com
Yukarıdaki linkte ki Eleventy, Kiton ve Brunello Cucinelli firmasının ürünlerine bak, tüm ürünlerin manken üzerinde fotoğrafları mevcut, gözüne hoş gelen tarzı, ürünleri belirledikten sonra benzer ürünlerin alınabilir fiyatlarda olanları için network, mango, zara, massimo dutti ve vakko outletlere bakabilirsin.
0
sealth
(07.05.21)
Öncelikle yanlarında bir sürü cep olan pantolonlardan ve şortlardan uzak durmanı öneririm. Kimileri için kullanışlı olsalar da çok çirkinler.

Onun dışında üzerine ne tayt gibi ne de çok bol gelen bir kot ve bir kanvas pantolon alabilirsin. Pantolonda bu zamana kadar beyazı yakıştırdığım kimse olmadı, o yüzden beyazı tercih etmemeni öneririm. Kanvasta bej veya lacivert tercih edebilirsin, çünkü birçok şeyle uyum sağlıyorlar. Kot için griden uzak durduğun sürece sorun yok. Ha bir de kot pantolonda likra oranı yüksek olunca pantolon götü başı çabuk dağıtıyor. Eğer pantolonu üzerine giydiğinde sana fazla esnek gelirse bil ki çok geçmeden sağı solu sünecek.

Gömlek alırken mühendislik fakültesinde gezer gibi veya seattle'da grunge müzik yapıyor gibi kareli ağırlıklı şeylere değil de daha düz modellere yönelmeni öneririm. Gömlek dışında mutlaka birkaç tişörtün bulunsun. Şahsen ben karman çorman baskılı tişörtleri beğenmiyorum. Genelde basic veya ona yakın şeyleri tercih ediyorum.

Renkler konusunda yaza ve kışa göre tercihler yapabilirsin. Örneğin ben yazın daha açık renkleri tercih ederken kışın daha koyu giyiniyorum. Ruh halime etkisi olduğu gibi kışın yağmur çamur da üzerimde çok iz bırakmamış oluyor. Renk olayı biraz da cildin tonuyla alakalı, esmer misin beyaz mı o önemli. Aynaya baktığında sana hangi renklerin yakıştığını anlaman lazım.

Ayakkabı olayı biraz değişken. Açıkçası sürekli spor ayakkabı ile gezenlerden değilim. Özellikle büyük ve kaba duran spor ayakkabılardan hiç hoşlanmıyorum. Ergen işi gibi geliyorlar. Camper'ın ürettiği tarzda ayakkabıları daha çok beğeniyorum. Ama bu biraz hayat tarzıyla da alakalı. Sürekli aktif olan bir insan daha rahat giyinmeye yöneliyor haliyle. Ha yine de spor ayakkabı giyilecekse bile lütfen şu her yeri cart kırmızı olan ayakkabılardan giymeyin. Hatta o ayakkabılar toplatılıp yakılabilir, hiç itirazım olmaz. Şimdilik aklıma gelenler bu kadar.
0
stronzo
(07.05.21)
Bence polo yaka tisort guzel olabilir. Is ortaminda da duz tisorte gore daha derli toplu bir goruntu saglar.
Renk olayi tamamen size kalmis ama lacivert ve yesil cogu insana gider diye dusunuyorum. Mesela:

www.lufian.com
www.lufian.com

Ornek olsun diye bu markayi attim, butcenize gore daha iyilerine bakabilirsiniz.
0
pike
(07.05.21)
okumakserbestbegenmeksart
(07.05.21)
(2)

Macbook pro ve harici monitör bağlantısı

Weeze3r
Selamlar, mac proyu aoc 24" monitöre bağlı olarak kullanıyordum daha önce bağlantı kopma sorunu yaşamadım ama bugün sürekli olarak görüntü gitti ve geldi, problem neden olabilir?Usb c çoklayıcı ile bağlantı kuruyorum, mause bağlantısında bir sorun yok.
Selamlar, mac proyu aoc 24" monitöre bağlı olarak kullanıyordum daha önce bağlantı kopma sorunu yaşamadım ama bugün sürekli olarak görüntü gitti ve geldi, problem neden olabilir?
Usb c çoklayıcı ile bağlantı kuruyorum, mause bağlantısında bir sorun yok.
0
Weeze3r
(07.05.21)
dönüştürücün apple olanından değilse, çin malı dandik olanlardan falansa o gümlemek üzeredir muhtemelen. belkin ve apple dışındakilerde sıkıntı olduğunu bizzat şahit oldum.
0
roket adam
(07.05.21)
@roketadam evet, çin malı sıradan bir üründü.
0
🌸Weeze3r
(07.05.21)
(2)

BtcTurk'un (varsa) bagimsiz denetim raporlarini yayinlamamasi

tahtakafa
Selamlar duyuru ahalisi, thodex vakasindan sonra yerli borsalarda durum nedir diye dusunerek btcturk destege mail attim. ilk sorumu gecistirdiler, ikinci kez tekrar bagimsiz denetim rapolarini nereden gorebilecegimi sordum. ortada bir denetim varsa cikar raporunu yayinlarsin ancak verilen cevabi ekt
Selamlar duyuru ahalisi, thodex vakasindan sonra yerli borsalarda durum nedir diye dusunerek btcturk destege mail attim. ilk sorumu gecistirdiler, ikinci kez tekrar bagimsiz denetim rapolarini nereden gorebilecegimi sordum. ortada bir denetim varsa cikar raporunu yayinlarsin ancak verilen cevabi ekte gorebilirsiniz. BtcTurk hic kullanmadim, kullanmayi da dusunmuyorum. Sizin yorumunuz nedir?
0
tahtakafa
(07.05.21)
Firmalar bağımsız denetim raporlarını yayınlamak zorunda değiller. Ayrıca firmayla yaptıkları anlaşma gereği raporu paylaşamıyor da olabilirler.

Ben Binance kullanıyorum.
0
roket adam
(07.05.21)
Öncelikle parayı buralarda tutmayın. Fakat Binance vb. borsada tutmak da (serverlara, safu fund'a falan yatırım yapsalar bile) yine yüzde yüz garanti değil.

Tl'den kriptoya geçmek ve başka yere transfer etmek için yine en hızlı düzgün çalışanlardan biri Btcturk bence.

bilgibankasi.ito.org.tr
şuradan firma bilgilerini sorgulayabilirsiniz(ünvana göre. Btctürk->Eliptik yazılım olarak geçiyor). Paribu vb.'yi sorgularsınız.
0
nhk ni youkosu
(07.05.21)
(19)

hangisini alırdınız?

blatta hiberna
merhabalar,diyelim ki, almak istediğiniz bir akıllı bileklik/saat var.800 lira olan daha düşük modelinin özellikleri sizin için yeterli.bir de 1200-1300 bandında olan bir üst modeli var ama içindeki özelliklerin bir kısmını belki kullanmayacaksınız bile.800 liralık modelden almaya karar vermişken, m
merhabalar,

diyelim ki, almak istediğiniz bir akıllı bileklik/saat var.
800 lira olan daha düşük modelinin özellikleri sizin için yeterli.
bir de 1200-1300 bandında olan bir üst modeli var ama içindeki özelliklerin bir kısmını belki kullanmayacaksınız bile.

800 liralık modelden almaya karar vermişken, muhteşem bir rengine denk geliyorsunuz ama bu özel tasarım gibi bir şey.
ve fiyatı üst modeli gibi 1300 lira, yani 500 lira fazla.

bu durumda aşağıdakilerden hangisini alırsınız?

1. 800 lira verir, bana yeterli olanı alırım. görüntüsüne, rengine bayılmasam da önemsemem.

2. almışken 500 lira daha verir, her özelliğini kullanmayacak olsam da bir üst modelini alırım.

3. tasarımına ve rengine bayıldığım, normalden 500 lira pahalı olan düşük modelin special edition'ını alırım, her baktığımda mutlu olurum, arzu nesnem yaparım, hevesimi tatmin ederim.

edit: arzu nesnesi lafın gelişi tabii ki :)
0
blatta hiberna
(07.05.21)
3
0
Jux
(07.05.21)
Eskiden 1 di ama 3
0
kisa
(07.05.21)
hevesin hep aynı seviyede olacaksa 3, yoksa 1.
0
jelly bear
(07.05.21)
3 ama arzu nesnesi kısmı hariç.
0
dissendium
(07.05.21)
Açık ara 1
0
alfred
(07.05.21)
her zaman 3.

maddi bir zorluk yaratmayacaksa tabi ki.
0
a darkness coming
(07.05.21)
3. şıkkı ballandıra ballandıra anlatarak cevabı kendin vermişsin. sadece destekçi arıyorsun. git special olanı al. hayırlı osun.
0
burty
(07.05.21)
hayati bir ihtiyaç bile değilken ne işlevi ne görüntüsü çok da cezbetmeyen 1'i kafadan eler, bunun listede ne işi var diye bi sorardım.

çok özellikli olandan hevesimi aynı gün alıp bitireceğime göre bakmaktan sıkılmayacağım 3'ü tercih ederdim.
0
IncredibleMau
(07.05.21)
O 500 lira beni ac birakmayacaksa (abarttim tabii ki:D) acik ara 3...


Ama fazladan 500 lira butceyi cok zorluyorsa 1.

2 ise bir secenek bile degil bence.
0
invictae
(07.05.21)
1. Görünüşünden sıkılırsam sonradan bilekliğini falan değiştiririm.
0
bruce mclaren
(07.05.21)
Arzu nesnem yaparım....
0
ceketimi alip cikcam
(07.05.21)
2
0
mikahakkinen
(07.05.21)
Üst modelin tipi biraz daha fiyakalıysa 2 yoksa 3.
0
arnold schwarzeneger
(07.05.21)
İnsanlar bunu parayı çarçur etme, musriflik vs gibi algılayabilir ama bir şey alacaksam ve aradaki fark beni çok etkilemeyecekse içime en sinen şeyi alma taraftariyimdir. Hayatta keyiflerim benim için önemlidir; zaten çok yoğun alışveriş yapan biri değilim. O yüzden ara sıra kendimi simartmayi severim.

Anlatım tarzınıza bakarak 3 diyorum.
0
fraise
(07.05.21)
3

Bunu alınca maddi bir darlığa düşmüyorsun sanırım. Arzu nesneleri insana harika hissettirir. 3'ten başkasına bakmazdım *-*
0
Micella
(07.05.21)
3.
0
irene
(07.05.21)
şöyle belirteyim, zaten akıllı saat konusunda 3 aşama var: garmin, apple watch ve diğerleri. ilk ikisini almıyorsan 200 liralık mi'nin bilekliği bile özellik olarak gayet iş görüyor. o yüzden kalan tüm modellerden görünüş olarak hangisi hoşuna gidiyorsa onu seç derim.
0
roket adam
(07.05.21)
1.
0
j r r tolkien hayrani
(07.05.21)
2 ya da 3.

eğer o güzel tasarım 2.de varsa onu alırım.
0
batlegolas
(07.05.21)
(8)

Bulaşık makinasinda tablet kullaniyorken, tuz koymaya da gerek var mı?

ananiyimioguz
Tablet olunca zaten icinde oluyur diye biliyorum ama belki makina tuzu da ekleyince daha bir doğru oluyordur :)Bir de son senelerde makina bardaklarin dibinde nokta nokta deterjan mi demeliyim tablet tanecikleri mi artik neyse onlardan birakmaya basladi.Bunun tuzla bir alakasi var mi, yoksa makina t
Tablet olunca zaten icinde oluyur diye biliyorum ama belki makina tuzu da ekleyince daha bir doğru oluyordur :)

Bir de son senelerde makina bardaklarin dibinde nokta nokta deterjan mi demeliyim tablet tanecikleri mi artik neyse onlardan birakmaya basladi.

Bunun tuzla bir alakasi var mi, yoksa makina temizleyici alip bir lere boş calistirsam duzelir mi acaba?
0
ananiyimioguz
(07.05.21)
Tuza gerek olmuyor tablet kullanınca.

Bardaktaki o lekeler kalıcı mı geçici mi? Kalıcı olanlar normal. Bardaklar bir süre sonra aşınma nedeniyle makineden çıkınca lekeli gibi görünüyor.
0
himmet dayi
(07.05.21)
Yok dibinde kaliyor, kaziyinca cikiyor. Genelde ugrasmiyorim geri koyuyorum makinaya. Cok da doldurmuyoruz ama neden oluyor anlamadik.
0
🌸ananiyimioguz
(07.05.21)
Ben yine de tuz koyuyorum suyu yumuşatsın diye ama çok gerekli olduğunu da düşünmüyorum. Ucuz bir şey nasılsa, kullanmanın zararı olmaz en azından :)

Su lekeleri parlatıcı ile ilgili olabilir. Parlatıcı azaldığı zaman su damlaları bardaklardan akıp gidemiyor ve orada kuruyunca iz yapabiliyor.
0
orient blue
(07.05.21)
makineyi kullandığınız yerde suda kireç çok ise ek olarak tuz kullanabilirsiniz.
makinenizde parçacıkların kalmasının sebebi makinenizin termostatı arızalanması olabilir. genelde bundan kaynaklı kalıyor o parçacıklar.
0
evrimini tamamlamis hamambocegi
(07.05.21)
Sakın. Bardakları çizer
0
hunharca ben
(07.05.21)
Biz tuz koyuyoruz sürekli, zaten koymayınca makina uyarı veriyor.
0
roket adam
(07.05.21)
tuz konusu tamamen şebeke suyunuzun sertliğine bağlı. benim bulunduğum şehirde su sertliği yüksek, bu nedenle tuz koymanız lazım yoksa bulaşıklar bulanık halde çıkıyor. yumuşak şebeke suyu olan yerde gerek olmayacaktır.

taneciklerle ilgili olarak, biz çok doluyken 65 derece ve 1 saat programda yıkarken çok lekeli olduğunu fark ettik. eğer çok doluysa 70 derece ve 2.5 saatlik program kullanmaya başladık. siz de böyle denemeler yapabilirsiniz.
0
sanal uyku
(07.05.21)
O ayari kapatabiliyorsunuz gerekli degilse kapatin H:0 olacak youtube da var videolari
0
hunharca ben
(07.05.21)
(6)

Ne Olacak Bu Ekran Kartı Fiyatları?

pangea
Çam dibine kavanoz olasıca minigciler sağolsun ekran kartı fiyatları uçmuş!rtx 3070 almak istiyorum; ancak 20.000 fiyat çekiyorlar.şunlara ederi kadar para ödeyip alabileceğimiz bir yer yok mudur? yurtdışından felan getirilemez mi bunlar?
Çam dibine kavanoz olasıca minigciler sağolsun ekran kartı fiyatları uçmuş!
rtx 3070 almak istiyorum; ancak 20.000 fiyat çekiyorlar.
şunlara ederi kadar para ödeyip alabileceğimiz bir yer yok mudur?
yurtdışından felan getirilemez mi bunlar?
0
pangea
(07.05.21)
asıl kriz kartların üretilememesi ve 2022'den önce bu krizin bitmesi beklenmiyor, haliyle fiyatlar da azalmaz.
sorun global olduğu için yurt dışında bulmak da güç.
0
Jux
(07.05.21)
çok nadiren stok giriyor yabancı sitelere. amazon, target vs. onlarda da botlar var anında alınıyor kartlar.

çok komik geliyor bana 3070 dediğiniz kart 500$ vergisi algısı koy 5000 tl. satılan fiyat 20.000 tl. türkiye'de böyle diye düşünmeyin yurtdışında da 3070 1250$'a gidiyor.
0
a darkness coming
(07.05.21)
Dünyada çip krizi var madencilerle alakası yok fiyatların. Yurtdışında stok bulup 1250$‘A alabilecek kişi bir tane de bana alsın. 500$ komisyon veririm.
0
zoghurt
(07.05.21)
Finlandiya'da stokta olan en ucuzu 1,245 euro şu an. Gümrüğüyle kargosuyla yine 15'ten aşağı gelmez.
0
bruce mclaren
(07.05.21)
Denildiği gibi mining degil global tedarik zinciri krizleri ile alakasi var.
2022'ye dogru kismetse düzelir. :/
0
logisticsmanager
(07.05.21)
Epey bir süre daha böyle gider, yakın zamanda düzeleceğini sanmıyorum. Mining konusu ve çip sıkıntısı bunları ciddi etkiledi. Bir de tayvan-çin arası gerginlik artarsa vay halimize.
0
roket adam
(07.05.21)
(4)

Yeni alınmış ikea koltuğun yayları attı

conanmaverick
Fotoğrafta göründüğü gibi saçma bir şey oldu. Daha 1 ay önce almıştım halbuki. Kapanma dolayısıyla müşteri hizmetleri destek vermiyormuş 17 Mayıs'a dek. Ikea bu kadar dandik mal mı yapıyor gerçekten? Bunu nasıl çözerler sizce? Değiştirirler diye tahmin ediyorum ben ama benzer bir şey yaşayan var mı?
Fotoğrafta göründüğü gibi saçma bir şey oldu. Daha 1 ay önce almıştım halbuki. Kapanma dolayısıyla müşteri hizmetleri destek vermiyormuş 17 Mayıs'a dek. Ikea bu kadar dandik mal mı yapıyor gerçekten? Bunu nasıl çözerler sizce? Değiştirirler diye tahmin ediyorum ben ama benzer bir şey yaşayan var mı? Bir de ben buna napayım da daha fazla yay atmasın? Dikkatli bakarsanız diğer yayların da uca yakın olduğunu görebilirsiniz, yani çıkabilirler. -_-
model: friheten
0
conanmaverick
(06.05.21)
montajını onlar mı yaptı?
garanti kapsamındaki serilere dâhil görünmüyor ama yeni aldığınız için muhtemelen değiştireceklerdir.

ben 4 yıldır kanepesini kullanıyorum ve kendisine karşı hiç nazik değilim, hâlâ ilk günkü gibi.
ya montaj hatası vardır ya da defoludur.
0
blatta hiberna
(06.05.21)
Montajı ben yaptım ama yayları da ben takmadım ki. Büyük blokları birbirine geçirme işi, montaj. Yaylık bir iş yoktu. Kaldı ki yay atması nasıl müşteri hatası olabilir? Üzerinde oturdum ve uyudum sadece. 50 kiloluk insana 1 ay dayanmıyorsa defoludur bence. Bunun aksini iddia edemezler sanırım, değil mi? Garantili bu arada.
0
🌸conanmaverick
(06.05.21)
Kapanmadan sonra gidersiniz sıkıntı olmaz, birebir değiştirirler. Üretim hatası var belli ki.
Geçen yılki kapanmada benzer bi olay yaşadık soru bile sormadılar.
0
roket adam
(06.05.21)
internet sitesindeki 10 yıl garantili kanepeler listesinde friheten'i göremedim ama garantisi varsa zaten değiştirirler.
olmasa da değiştirirlerdi muhtemelen.

ikea bu tip konularda sorun çıkartmıyor genelde, belli ki defolu.
değiştirirler merak etmeyin.
0
blatta hiberna
(06.05.21)
(5)

Otele gidip kalsak ne olur?

valentinov
Müşteri kabul eden bir otele yolu bir şekilde halledip gidip kalsak ne olur?Denetim vs yapıyorlar mı? Görüştüğüm bir otel gelin kalın ama denetim olursa karışmayız ama şimdiye kadar bişey olmadı dedi.
Müşteri kabul eden bir otele yolu bir şekilde halledip gidip kalsak ne olur?

Denetim vs yapıyorlar mı? Görüştüğüm bir otel gelin kalın ama denetim olursa karışmayız ama şimdiye kadar bişey olmadı dedi.
0
valentinov
(06.05.21)
Edit: yanlış bilgi vermişim, siliyorum. Teşekkürler Himmet Dayı.
0
roket adam
(06.05.21)
Yukarıdaki sabit duyuru:

Madde 6: Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan dönemde konaklama tesislerinde rezervasyonunun bulunması vatandaşlarımız açısından sokağa çıkma ve/veya şehirlerarası seyahat kısıtlamasından muafiyet sağlamayacak olup bu dönemde konaklama tesisleri sadece zorunlu durumlara bağlı olarak seyahat izin belgesi alan kişilere hizmet verebileceklerdir.

Yani otelde konaklama ile ilgili bir yasak var.
0
himmet dayi
(06.05.21)
Otel görevlisi de tam şurupmuş denetim olursa ilk cezayı ona kesecekler farkında değil. Şahsi fikrim hiç bir sorun olmaz, polislerin otel otel gezeceklerini sanmıyorum ayrıca söz konusu otel çok merkezi yerde değilse kimse denetlemeye gelmez.
0
kanlakarisikyagmur
(06.05.21)
Az önce bir iş için otelle görüştüm.
Rez yapıp e devletten başvuru yapıyorsunuz. izin alırsanız otel müşteri olarak kabul ediyor.
Yani merhaba deyip kalamiyirsujuz
0
kisa
(06.05.21)
Denetlemeye gelmez diyorsunuz da oteller her gün konuk listesini emniyete gönderiyor. İzin belgeleriyle karşılaştırmak zor iş değil, bütün data devletin elinde.

Tanıdık ve bunu göze alacak otel bulup kayıtsız kalacaksanız başka.
0
kobuzchu kiz
(06.05.21)
(5)

Site, rezidansta oturmak ve havuz

santiago
Havuz ve spor salonları ile ilgili bişey sormak istiyorum.Site ya da rezidansların bazılarında açık/kapalı havuz, gym var. Açık havuzlar sadece yazın kullanılabileceği için fazla beni çekmiyor. Deniz var zaten. Ya da yazın bir sürü havuz var.Kapalı havuzların hijyeni ya da sakinliği nasıl oluyor aca
Havuz ve spor salonları ile ilgili bişey sormak istiyorum.
Site ya da rezidansların bazılarında açık/kapalı havuz, gym var.

Açık havuzlar sadece yazın kullanılabileceği için fazla beni çekmiyor. Deniz var zaten. Ya da yazın bir sürü havuz var.
Kapalı havuzların hijyeni ya da sakinliği nasıl oluyor acaba, neyi sormalıyım seçerken?
Bu kapalı havuzlar her daim kullanılabiliyorsa çok kalabalık olabilir diye düşünüyorum. Tabi kendi evinin bahçesindeki havuz gibi olamaz biliyorum ama kız arkadaşım bana geldiğinde onunla beraber havuza girdiğimde tek tük insan olsa çok iyi olmaz mı herkes böyle ister. Bu imkan pek olmuyor mu buralarda? Ya da olanları nasıl belirleriz?

Not: pandemiden dolayı kapalı havuzlar kapalıysa pandemi öncesi duruma göre düşünelim.
0
santiago
(06.05.21)
kapalı havuz ve açık havuzun saatleri var, o saatlerde herkes girebiliyor.
muhafazakar semtlerde havuz ve spor salonlarında kadın erkek ayrı saatlerde giriyor.
kalabalığı tamamen siteden siteye değişir, en temizi birkaç gün arada uğrayıp bakmak ya da güvenlik görevlilerine sormak olur.
açık havuz bence keyif için çok güzel, güneşlenmek falan istersen tatil atmosferi yaratıyor ben çok seviyorum açıkçası.
havuzun hijyeni için de birkaç ayda bir gelip test yapıyorlar diye biliyorum, son test raporlarını havuz panosuna asıyorlar bizde. açıkta asılmadıysa yönetime gidip sormanı öneririm, test raporu yoksa da o havuza girilmez. bi de kuralları uygulayan biri olmasında fayda var (bonesiz girilmesin vs gibi)

bunların kullanımında en önemli konu kitle ve semt. kız arkadaşınla medeni düzgün insanlar gibi girmek istiyorsan havuzlara arada bi uğrayıp sadece çocuklar mı var, barzo tipler var mı, yoksa sizin gibi insanlar ya da bikinili kızlar var mı görmen lazım. ümraniye'de baktığımız sitelerde mesela pahalı olsa bile haşemayla giren araplar vardı (edit: örnek suryapı exen ve antasya), şimdi onun yanında sen bikiniyle girince ayı gibi bakıyorlar, ben rahatsız oluyorum şahsen. ataşehirdeyim burası nispeten çok daha iyi ümraniyeye göre. ailem gop'ta yaşıyor, orada da kadın erkek ayrı mesela, cumartesileri karma ama takdir edersin ki haftasonları da sadece erkekler giriyor.
0
roket adam
(06.05.21)
o havuzlar bence küçük oluyor genelde ve derinliği az oluyor.
0
jelly bear
(06.05.21)
ümraniye'deki sitede eşiyle ve kız arkadaşıyla havuza giren bir sürü insan var. hiçbiri de haşemalı araplardan değil.

site havuzları genelde yoğun olmaz. özellikle hafta içi akşam ve pazar günü öğleden sonra kimseyi göremezsiniz.
0
tantunisultansuleyman
(06.05.21)
Yani garip bir soru olmuş ama umuma açık bir havuzda kimsenin kız arkadaşınızı ve sizi dikizleyip rahatsız zannetmiyorum.

Ama asıl sorun şu, kız arkadaşınız sitede ikamet etmiyorsa çoğu site müsaade etmez misafirlerin havuzu kullanmasına. Ya da ekstra para ödemeniz gerekir. Ama özellikle pandeminin devam edeceği öngörülen bu yaz ve muhtemelen önümüzdeki yaz misafirleri havuza sokmazlar. En azından benim oturduğum sitede ve civardaki diğer sitelerde durum böyle.
0
anten
(06.05.21)
Benim oturduğum sitede kapalı ve açık havuz var. Malesef gelen misafirlerden artık aquapark gibi olduğu için ikamet edenler turnikeden kartla geçiyorlar. Hanedeki insan sayısına göre kart veriliyor.
0
Northern Mariner
(07.05.21)
(16)

devlet yönetmenin neden ideolojik olması

ilkot
öncelikle duyuruyu açmama neden olan başlık:(bkz: https://eksisozluk.com/mansur-yavasin-deniz-gezmis-tweeti-atmamasi--6506769?a=popular)devletler neden şirketler gibi yönetilemiyor? ben bilmiyorum bizim CEO hangi ideolojiyi seviyor hangisini sevmiyor ve umurumda da değil zaten. ortada yapılması gere
öncelikle duyuruyu açmama neden olan başlık:

(bkz: https://eksisozluk.com/mansur-yavasin-deniz-gezmis-tweeti-atmamasi--6506769?a=popular)

devletler neden şirketler gibi yönetilemiyor? ben bilmiyorum bizim CEO hangi ideolojiyi seviyor hangisini sevmiyor ve umurumda da değil zaten. ortada yapılması gereken bir iş var ve ceo/patron/müdür/yönetici bu işi yapıyor.
şirketlerin amacı para kazanmaksa devletlerin amacı da halkına hizmetse neden burda bir ideolojiye sahip olması zorunlu gibi davranılıyor? bildiğiniz denenmiş örnekler var mı?

ya mesela bir parti çıksa dese ki ya bizim sağ/sol işlerine kafamız basmıyor ama bir devleti yönetecek yeteneklerimiz var, yeminle oyum size.

ben çok sıkıldım yok o sağcıymış yok bu solcuymuş, bıyığını yukarı burmuş, başına kasket takmış. işe yarasa kabul edeceğim bu da bunun bir yan etkisi diye ama göremiyorum.

örnek özelinde yinelemek gerekirse mansur yavaş'ın deniz gezmiş hakkında tweet atmaması yüzünden bak gördün mü anmıyor benim cumhurbaşkanım olamaz denebiliyor. bu bana son derece saçma geliyor deniz gezmişin trajik ölümü bizim bugünümüzü neden etkiliyor? bu nasıl bir fayda sağlıyor?

herkesin sadece işini yaptığı bir düzen çok mu ütopik?
0
ilkot
(06.05.21)
çünkü yönetenlerin görevde kalmak, göreve ve imtiyazlarına devam edebilmek gibi amaçları bir anda öncelikleri oluveriyor.

halk da yönetici seçerken ideolojilerden sıyrılıp salt yöneticilik vasfına göre seçim yapabilecek kadar kalifiye değil.

böyle bir kısırdöngü.

hak ettiği şekilde yönetilir milletler, ne eksik ne de fazla.
0
baharat
(06.05.21)
Düşüncen en basitinden yanlış. Devlet dediğin kurum halka hizmet amacıyla var olan bir kurum değil aksine insanları yöneten, yaşamı şekillendiren bir güç. Bunun da ötesinde şirket ve devlet ayrımını çok iyi yapamamışsın bence ancak hadi dediğin gibi şirketin amacı para kazanmak ve devletin amacı da insanlara hizmet etmek olsun.

O zaman ilk soru, kim niye gidip başkalarına hizmet etmek için gönüllü olsun? Yani şirkette üst seviyedeki adam diğerlerinden fazla kazandığı için daha da çabalıyorken senin mantığınla halka hizmet etmek için var olan bir kurumda kim neden gidip en üst düzeyde hizmet etmeye çalışsın? Senin onlara karşılığında bişey vermen gerekir ki onlar da bu göreve seçilmek için canla başla çalışsın. Yoksa aklı başında hangi kişi gidip "size en çok ben hizmet edeceğim, size hizmet etmek benim en büyük önceliğim" şeklinde düşünür? Illa bişeyler alacaklar ki yalandan böyle sözler söylesinler.

Bu da işte yönetme gücü ve tabii ki ücret demek. Yani devlet halka hizmet etmek için yok. Yönetmek için var. Sen gidip bir tarafı yönetmek istiyorsan da onlardanmis gibi yaparsın ki kendine destekçi bulasın. Onlardanmis gibi yapmak için de onların istediklerini bişekilde yerine getirmeye çalışırsın.

Yani kısaca ideolojisiz bir devlet imkansız.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
kitlesel olarak öne çıkarılabilecek en kolay şey ideoloji. şu anda sokaktaki 100 kişiye sorsan, özellikle cahil kesim önce namazında niyazında olsun der, yönetim tecrübesi, becerisi çok önemli değil. Kılıçdaroğlu alevi diye oy vermeyecek inanılmaz büyük bir kitle var yani mesela. o yüzden bu söylediğin düzen biz profesyoneller için çok mantıklı evet ama toplumun %95'i için anlamsız.
0
roket adam
(06.05.21)
Bunu Türkiye'de yapmak isteyip de yapamayan Cem uzan ya da Liberal demokrat partiydi zannımca. Halkta pek karşılık bulmadı onlar da. Bence sorun yöneticilerde değil halkta. Siyasetçi bu halkın kimyasına göre şekillendiriyor kendini. Bkz İmamoğlu. CHP bu işi çözdü mesela biraz geç de olsa. Halk eğitim seviyesi yüksek dini değerlerle devleti ayıran bir yapıda olsa ona göre bir siyasetçi ancak karşılık bulurdu
0
olaylar olaylar
(06.05.21)
bence ideoloji tanımın yanlış. burada istediğin şey de bir ideoloji değil mi? liberal ekonominin ağır bastığı bir devlet de bir ideoloji. bir başkası da hayır devleti şirket gibi yönetmemeliyiz derse bu da bir ideolojidir.

sanırım ekonomik kararlar dışındaki şeyleri ideoloji tanımına sokuyorsun. ama devlet yönetmek ekonomiden fazlasıdır. her alanı içine alır. "herkes istediği gibi yaşasın, önemli olan ekonominin büyümesi" diyorsan bu da bir ideolojidir yukarıda dediğim gibi.

ancak miliyetçilik gibi kavramların genç nesilde bir karşılığı yok. o yüzden ideolojiler de değişiyor. 50 yıl öncesinin ideolojileri bugün pek de bir şey ifade etmiyor.
0
black mamba
(06.05.21)
@j r r tolkien hayrani
öncelikle cevabını okuyunca serbest çağrışım şu geldi aklıma:
www.youtube.com

anayasada yazan da bu şekilde;
V. Devletin temel amaç ve görevleri

Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

bunu özetlersek millete hizmet etmektir diyemez miyiz?

ilk soruya cevap olarak bir şirket ceo'su gibi daha fazla kazansın diyebilirim. söylediklerimden bedavaya çalışsın, bana hizmet etsin kendi taş kemirsin gibi bir anlam çıkmaması lazım. hizmetinin karşılığını alsın ama bunu bir ideolojiden bağımsız yapsın demeye çalıştım.

edit:link
0
🌸ilkot
(06.05.21)
Bir devletin ortaya çıkma sebepleri veya devlet kökeni teorileri diye araştırabilirsin.
Öncelikle bir devlet için temel ve onu oluşturan bir sebepler olur.
Tamamen firma/şirket gibi ekonomiye dayalı bir devlet temenni ederken bile asker ya da genel anlamıyla güvenlik güçlerinin o devlet konumu, rekabet halinde veya düşman olduğu diğer devletler bir devletin salt alış veriş amaçlı kurulamayacağını gösterir gibi.

Bir de devlet varken bile firmalarda çalışanlar her türlü haklarını istemek ve almak noktasında sorun yaşarken Tamamen x devlet (ltd.şti.)de bu çalışanların halini düşünmek başka bir sorun gibi geliyor.
Sendika/adliye/sosyal haklar konusu bile hayal bile hiç olmayacak varsayımlar gibi geliyor insana.
Öyle değil mi ?
Sonuçta herkes devlet şti. i(çin) var.
Çin'de zaten bu noktada komünizme dayanan ama kapitalizmin estiği bir yer. Sonuçta 1.5 milyar insan var. Herkes tamamen olmasa da bu haliyle potansiyel "işçi" konumunda.
Batıda ürünlerini satmanın yanı sıra bazı hakları koruma adına kampanyalara katılan veya diğer sosyal aktiviteleri olan ünlü markaların Çin'deki çalışanlarının halleri de ayrı konu
0
Erva
(06.05.21)
Çok yazılmış, okumadan göz attığım kadarıyla cevap vereceğim: belediye başkanlığı devlet yönetmek değildir. Sağcı ya da solcu olmadan "idare" edilebilir. Ama genel olarak her şey ideolojiktir. Burada sorgulanan Mansur Yavaş ya da bir başkasının sağcıları anarken solcuları anmaması ama oyu solculardan almasıdır.
0
prole
(06.05.21)
@ilkot
O programda da ne delirtmisler kadini :D

Simdi sana bir soru, esnaftan harac alan kisiler bunu hangi amacla yapiyor ve millete ne diye aktariyor? Amac belli ancak amaclarini aktarma bicimi su klise 'koruma' adi altinda vs olabilir. Esnaf gidip dese ki 'hayir arkadasim ben sana harac vermeyeegim' ne olur? Adamlar bu sefer sana birsekilde zarar verecek.

Devletlerin olayi da bu hemen hemen. Hicbir devlet ozellikle gunumuzde gidip 'ben seni yonetiyorum, senin ne yaptigina ne yapacagina ben karar veriyorum. Sen yine de gelip bana para vereceksin' demez. Klasik 'seni korumak, sana hizmet etmek icin' varim der. Bunun icin de senden para talep eder. Sen o parayi odemeye itiraz et bakalim ne oluyor? Ee yukaridaki ornektekinden farki ne?


Sirket ve devlet olayinda olay yine ayni noktaya geliyor. Sen gidip bu adama para versen bile yine de o isi cekici kilman gerekir. Yani bu adam gidip ozel sektorde ya da baska bir iste devlet yoneticiliginden aldigi paranin esdeger ucretini hatta daha da fazlasini alabilecekken neden yoneticiligi secsin? Buradan bakinca diger yerlerde calissa 'millete hizmet etmesine' gerek kalmayacak, ee adam enayi mi ki gidip hizmet etsin? Degil. Isin ucunda yonetme olayinin oldugunu biliyor ve o yonetme karsiligi resmi olarak aldigi ucret gorece az bile olsa dolayli olarak bunu deli gibi arttirma olasiligi var eger amaci paraysa. Para olmasa bile digerlerini yonetiyor adam, koskoca ulkeler bir avuc kisinin kararlari ile hareket ediyor. Adam da gidip yonetilmek yerine yonetmek istiyor.

Eee sen yonetiyorsan eger oyle ya da boyle birilerinin seni dinlemesi ve sana itaat etmesi gerekir. Baskalarinin seni secmesi icin de onlarin istedigini onlara verirsin. Bu yuzden de yonetme olayindan ideolojiyi cikaramazsin.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
geri kalmış toplumlarda siyaset ve sosyal yaşam içiçedir. buna bir de toplumunda birçok farklı yaşam tarzı ve etnik kökeni barındıran türkiye'yi düşündüğümüzde bu topraklarda ideolojisiz siyaset eşyanın tabiatına aykırı. bak norveç'te var mesela dediğine yakın bir yönetim şekli. orda sandığa gitme oranı %30 bile değil adamların tek derdi gelen gelsin de düzgünce yönetsin.
0
makarnavodka
(06.05.21)
devleti yöneten kişinin alması gereken kararlar var. kimisi çevreci kararlar alacaktır, kimisi çevre umurunda olmadan inşaatçı kararlar alacaktır. kimisi komşu ülkelerle savaşa girmek isteyecektir, kimisi barışçı olacaktır. kişiler ya da partiler seçimlere girerken yapılan kampanyalarda bütün bunları ayrıntılı anlatmaya çalışsalar da, yapılan seçim kampanyalarının reklam olduğunu, başa geçince yine kendi kafalarına göre iş yapacaklarını düşünebiliriz.

bu sebeple, genel olarak kendimizle aynı düşünce yapısına sahip insanları başa getirmek isteriz. (çok kabaca, aynı düşünce yapısı = aynı ideoloji)

deniz gezmiş örneği üzerinden gidersek, 60'ların sonundaki olaylarda deniz gezmiş'in tarafında olan birisini mi devletin başında görmek istersiniz? deniz gezmiş'e düşman birisini mi devletin başında görmek istersiniz?

bir tanıdığım anlattı. 60'ların ikinci yarısında istanbul üniversitesi'nde okuyor. o zamanlar 5 vakit namazında ve milliyetçi birisi. olaylar sırasında sağcıların yanında sloganlar atıyor, kavgalara giriyor. olaylar devam ettikçe, karşı tarafın (deniz gezmiş'in olduğu tarafın) sloganlarını dinliyor ve diyor ki "bu adamlar hem kendilerinin, hem benim, hem de herkesin iyiliğine olacak şeyler söylüyorlar. bizim taraf ise sadece "allah sizin belanızı versin, sizi öldüreceğiz" sığlığında şeyler söylüyorlar. ben neden bu taraftayım? neden karşı tarafta değilim?" bunun üzerine taraf değiştiriyor ve solcu oluyor. solcularla birlikte olaylara karışıyor, hatta bayrampaşa'da 6 ay tutuklu kalıyor. (deniz gezmiş'le birlikte) yani deniz geçmiş'i sadece olaylardan tanımıyor. aynı koğuşta uzun süre birlikte kaldıkları için gayet iyi tanıyor ve hala çok seviyor.

şimdi bu anlattığım adam, deniz gezmiş'i seven adamı, deniz gezmiş'i sevmeyen adamdan daha çok sever. devlet yönetimine deniz gezmiş'i seven adamın gelmesini ister çünkü alacağı kararların, kendi düşünce yapısına daha uygun olacağını düşünüyordur.
0
co2s2
(06.05.21)
@makarna
Siyaset dediğin direkt hayatın kendisidir. Her toplumda siyaset ve sosyal yaşamin iç içe olması normaldir. Geri kalmış toplumlarla falan alakası yok.

Onu da geçtim Norveçte katılımin %30 olduğuna dair kaynak var mı? çünkü benim baktığım resmi kaynakları neredeyse %80 olduğunu söylüyor. Bu da kaynak

www.ssb.no

Yaklaşık 3 milyon kişi oy kullanmış. Zaten seçmen sayısı 4 milyon falan sanırım.

Zaten ortada siyasi parti varsa ideoloji de vardır. Sen gidip bir partiye oy veriyorsan istersen katılım %10 olsun yine bir ideolojiye oy veriyorsun.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
@tolkien, içiçe derken aşırı derecede içiçe anlamında söylemek istemiştim. benim gözlemlediğim kadarıyla avrupa'da siyaset genel olarak türkiye'deki kadar takip edilmiyor, konuşulmuyor. norveç'teki katılım oranında sen haklı olabilirsin hocam ben norveçli bir arkadaşımın yalancısıyım. 3-4 yıl önce öyle söylemişti.
0
makarnavodka
(06.05.21)
@tolkien +1, devletin amacı hizmet etmek değil.

Ama zaten çok basit bir denklem var:

- CEO'nun amacı şirkete kâr ettirip shareholder'ları mutlu etmek.

- Siyasetçilerin amacı da kendini seçen/seçtirenlere hizmet edip onları mutlu etmek. Bunu yapmazsa seçilemez zaten.

Yani ideoloji teker teker ayrıntıya girmeden kime güzellik yapacağını kolayca söylemenin bir yolu. Çıkıp "ben muhafazakar demokratım" dediğimde epey büyükçe bir kitleye "ben size hizmet edeceğim" mesajı verebiliyorum otomatikman. Bu sayede oturup "asgari ücreti ortalama ücret yapıcam" ya da "çevre koruma kanunu her hafta değiştiricem ki kolayca bina dikebileceksiniz" dememe gerek kalmıyor.

Kaldı ki hizmet etmek sadece maddi şeyler üzerinden de olmuyor, kişilere kendini iyi hissettirebilmek de bir "hizmet" türü. İnsanların çoğu, Marx'ın zannettiğinin aksine, bu tarz şeylere eline geçen paradan daha çok önem verebiliyor.

"deniz gezmiş tiviti atmadı" anlamsız bir söylem değil o yüzden. O arkadaşın demek ki devletten sahiplenen erkek tutuşu bekliyor yoldan köprüden falan önce. Sen de mesela "sadece işini yapsın" diyerek bir özgürlük alanı bekliyor olabilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(06.05.21)
Sanma ki şirketlerin ideolojileri olmaz.
Mesela çalışanlarına daha çok özerklik tanıyan şirketler var, daha tepeden yönetilen şirketler var.

İş bankası ile red bull'un ceolarının yönetim modelleri benzer mi sence?

Yani fikir ayrılıklarının olması kaçınılmaz. Burada sorun farklı fikir ayrılıklarını kabul edebilmek. Türkiye'de sorun bu. Herkes bizim gibi düşünsün istiyoruz.
0
anten
(06.05.21)
otomatik piyano'yu okuyalim, vonnegut cevabini yillar önce vermis.

okuyamam daha cok para kazanmam lazim diyorsan, sirketler karlılık temelinde kurulmustur ve karlılıga hizmet eden verimliliği artirmaya calisir. insan ama hic de verimli bir canli degildir, rasyonel hic degildir, pipisinin kukusunun keyfine yaşamayi calismaya ve üretmeye tercih eder. bu sebepten

a- sirket gibi yönetirim, "ben bir bakima ülkemi pazarlamakla mükellefim" diyenlerin ülkeyi getirdigi yeri görüyorsun.
b- hadi muhtesem bir yönetim sistemi kurdun, verimli olmayan engellileri yaşlilari ve cocuklari ne yapacaksin, sirkete kar getirmiyor diye öldürecek misin?
c-daha uzun yazacaktim ama gerek yok. olmaz o iş.
0
spivak
(07.05.21)
(17)

hic polis kontrolüne denk geldiniz mi?

spivak
son 15 gündür evden hic cikmiyorduk, yakindaki markete gitme disinda. tam kapanma da olunca lan simdi ceza yazarlar diye hic cikmadik. ama dün ve bugun işyerine gitmek zorunda kaldim, iki gündür izmiri turluyorum araba ile hicbir yerde polis kontrolü yok, insanlar araçlar vızır vızır dışarıda? siz h
son 15 gündür evden hic cikmiyorduk, yakindaki markete gitme disinda. tam kapanma da olunca lan simdi ceza yazarlar diye hic cikmadik. ama dün ve bugun işyerine gitmek zorunda kaldim, iki gündür izmiri turluyorum araba ile hicbir yerde polis kontrolü yok, insanlar araçlar vızır vızır dışarıda?

siz hic belge kontrolü tam kapanma al sana ceza diyen polis kontrol noktasi gördünüz mü yaşadiginz sehirde?
0
spivak
(05.05.21)
istanbulda bugün baya polis gördüm kontrol vardı.

kadıköy boğaya gelmeden, bağdat caddesi, üsküdar-harem, tıbbiye caddesi, e5 kadıköy bağlantı yolunda vs. hep çevirme vardı.
0
NightBringer
(05.05.21)
Günlerdir Ankara'da, Emek'ten Esat'a yürüyorum her akşam.
Geçtiğim yerler kamu binaların önü. Meclis, yargıtay, jandarma ve askeri lojmanlar hep.
Daha 1 polis de çevirip sen hayırdır demedi (dese de belgem var zaten).
Hepsini geçtim, meclisin önünde sürekli duran polisler bile dönüp bakmıyor hiç.
Canlı bomba olsa bu yoldan yürümez heralde diye düşünüyorlar sanırım.
0
anatomik
(05.05.21)
Bir kere çıktım hastaneye gitmek için; onda da hem gidiste hem dönüşte polis durdurdu. PCR testi için gittiğimden randevu da yoktu. Sorun yaşayacaktım nerdeyse.
0
fraise
(05.05.21)
anayollar merkezi yerler full polis. dün uzun bir yolu yürüyerek atm gidip geldim arada da askerlik şubeye uğradım ara sokaklardan gide gide hiç polise rastlamadan gittim. gerçi benzinci de vardı bir araç ve polisler ama sallamadılar pek
0
avatar is back
(06.05.21)
istanbul anayollarda araçlar için polis çevirmesi var fakat mahalle aralarında yürüyenlere dolaşanlara v.s. ses etmiyorlar.
0
nuisance
(06.05.21)
İşe her gidiş gelişte polis durduruyor. Kimliğe bakıyor, soru soruyor. Çok merkezi bir yerde değil ama merkeze giden bir caddenin başında bekliyolar. Ama bi paralel arka sokakları kullanarak da gidebiliyorum konuşmak istemezsem :)
Geçen akşam yürüyüş yaparken de parka 2 genç oturuyodu onları uyardılar araçla.
0
megalomaniac
(06.05.21)
dün arabayla dikmen'den çıktım, bahçeli'den babamı aldım, konya yolu'ndan incek'e gittik hastaneye, çıkışta yine konya yolu'ndan bahçeli'ye babamı bırakıp dikmen'e geri döndüm.

aşti'nin önünde, ankara kapısı'nın orada, incek'te hastane kavşağında, dönüş yolunda yine ankara kapısı'nın karşı şeridinde polis yolu daraltıp kontrol noktası yapmış ama kontrol eden falan yoktu. o kadar hastane mesajı, randevu dökümü, yok işe yaramazsa baba oğul mesleki (mali müşavir) kimliklerimiz, vergi levhası falan hazırladım, elimizi kolumuzu sallaya sallaya gittik geldik onca yolu.
0
kibritsuyu
(06.05.21)
Nasıl yapıyorlar bilmiyorum ama Bence polisler kime izin soracağını gayet iyi biliyorlar.
0
etna
(06.05.21)
Gecen gun ev is guzergahinda vardi cevirme, belge vardi ama yine de son anda karar verip kactim yan sokaktan. Motorlaydim.

(bkz: zevk alinan ufak sapikliklar)
0
onemoremile
(06.05.21)
her gün işe gidip geliyorum arabayla. hep aynı noktada hem sabah hem akşam kontrol noktası oluşturularak yol daraltılmış oluyor. ama hiçbir çevirmeye denk gelmedim, polisler muhabbet ediyor arabalara bakmıyorlar bile.

haftasonları ve akşamları da evin civarında dolaşıyorum. yine kimse nereye demiyor.
0
reanarchy
(06.05.21)
Yasaklar ilk başladığından beri sadece iki kere. Birisinde ne iş için dışarıda olduğumu bile sormadı sadece gbt yaptı. Diğerinde üstümdeki kıyafetten anladı yavaşladım devam ettim. Bir kere keyfi çıkmıştım onda da durdurmadı.
0
zoghurt
(06.05.21)
Annem izmirde yürüme mesafesi 15 dk fırına ekmek almaya giderken denk gelmiş, carrefour daha yakın neden oradan almıyorsunuz demiş polis, biz oranın ekmeğini sevmiyoruz demiş annem devam etmiş
0
freebird5406_2
(06.05.21)
üsküdar'da bir arkadaşım çevrildi dün durup dururken
ben ataşehirdeyim, 2-3 saatte bir polis arabası geçiyor sirenleri açıp yavaş yavaş parktan falan geçiyor herkes evine gitsin diye. bi de beyaz tourneo içinde siviller geziyor rastgele çeviriyorlar.
0
roket adam
(06.05.21)
Salı günü doktora giderken kontrole denk geldik. İzin belgesi sordu ben telefondan açana kadar tamam geç dedi. Yer: çanakkale

Pandeminin başından beri haftasonu yasaklarında orman beslemesi yaptığımız için çıkıyoruz. Her seferinde kontrole denk geldik. Geçen sene bayramdı, şehir değiştirdiğimiz için ikamet görmek istedi. Bir gün içinde dört defa çevirmeye girdik.
0
suicides underground
(06.05.21)
tam kapanmadan önce her haftasonu, kapanmadan sonra neredeyse her gün dışarı çıktım. bulunduğum ilçede her yere yürüyorum kafama göre. parklara falan oturuyorum. üç kez de araca bindim. henüz çeviren olmadı.

sadece bir kere, geçen cumartesiydi sanırım, polis yoldan geçerken megafonla uyardı parkı boşaltın diye. kimse kalkmayınca biz de kalkmadık. termostan çay içmeye devam ettik. bu da böyle bir anımdır.
0
sir gawain
(06.05.21)
Merhaba, markete giderken sıkıntı degil de, araç ile sahil yolu tarafında geçerken İstanbul'da tek tek durduruyorlardı bugün. İzin belgeniz var mı diye soruyorlar. Belge yoksa sıkıntı olabilir.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.05.21)
Küçükyalı'da yaşıyorum sadece Bostancı kavşakta polis oluyor. Onun dışında hiç görmedim açıkçası.
0
wild honey suckle
(06.05.21)
(15)

Rehberden kimseyi silmeyen insanlar

nundu
Ara ara twitter'da falan işte rehberinizdeki en tuhaf isimli kayıt ne diye sorular oluyor, orada millet paylaşıyor mesela bilmem ne olmuş bi anlık olay adamı kaydetmiş yıllar önce ve silmemiş duruyor. Ya da işte kendi arkadaşlarımdan biliyorum birini kaydediyorlar ve asla silmiyorlar rehberden.Ben g
Ara ara twitter'da falan işte rehberinizdeki en tuhaf isimli kayıt ne diye sorular oluyor, orada millet paylaşıyor mesela bilmem ne olmuş bi anlık olay adamı kaydetmiş yıllar önce ve silmemiş duruyor. Ya da işte kendi arkadaşlarımdan biliyorum birini kaydediyorlar ve asla silmiyorlar rehberden.

Ben gerçek hayatta çok düzenli biriyim diyemem ama sanal ortamda aşırı tertipliyim. Bilgisayar masaüstümdeki simgeler bir sütunu asla geçmez, her şey isimli klasördedir. Telefonumda özel launcherlar sayesinde her şey yerli yerindedir vs.

Rehberimde de asla gereksiz bi kişiyi tutmuyorum. Diyelim birine işim düştü ekledim, işim bittiği anda siliyorum düzenli konuşmayacaksam. Örneğin intörnken yeni staja geçtiğimde asistanları ekliyordum, staj bittiği anda whatsapp gruplarından çıkıp rehberden siliyodum. Diğer arkadaşlarım ise garipsiyodu yani niye siliyosun dursun diye. Bu yüzden mesela telefon rehberimde 60'tan fazla kişi olmaz genelde.

Bunun galeri versiyonunu da yaşıyorum bu arada. Ayda bir whatsappten gelen, kendi çektiğim vs fotoları ayıklayıp gereksizleri (%90'ını falan) siliyorum. Gezi ya da özel gün fotolarını klasörleyip aynı pozun tekrarı varsa her pozdan bir tane seçip diğerlerini siliyorum.

Çok mu abartıyorum ya bu işi? Gerçek hayatta dağınık sayılırım ama sanal ortamda bir gram fazlalığa tahammül edemiyorum. Neyse soruma gelirsek sizde durum ne? Biraz maksat muhabbet amacıyla sordum, uzattım farkındayım da yani işte siz siliyo musunuz ya da saklıyosanız niye saklıyosunuz?
0
nundu
(05.05.21)
Çok abartıyorsun.

Rehberde duran kayıtların orda olup olmamalarının benim hayatıma olan etkisi sıfır. Rehbere girip kaydırarak isim aramam. Spotlight aramasına isim yazar istediğim kaydı oradan bulurum. Bu nedenle rehbere kaydettiğim hiçbir kaydı silmem. whatsapp konuşmalarına dokunmam. sms kutusunu ellemem. düzenli olmasına özen gösterdiğim kişisel e-posta adreslerimin gelen kutuları sadece. ihtiyacım olacak e-postaları özel klasöre gönderir, diğerlerini silerim. 2-3 haftada bir de önemsiz kutusunu ve çöp kutusunu boşaltırım.

benim takık olduğum konu genelde disk kullanımıyla ilgili. telefonun depolama alanı 64 gb. 30 gb boşluk olsa bile yer kaplayan uygulamaların önbelleklerini temizler, gereksiz fotoğrafları silerim. bu sayede 'depolama alanı doldu' uyarısını görmeden çok önce zaten önlem almış oluyorum.
0
himmet dayi
(05.05.21)
dayı+1
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.05.21)
Benim de cok nadirdir rehberdeki kisileri sildigim. Cunku suprizleri sevmem. Bilmedigim bir numaradan gelen cagriya karsi savunmasiz yakalanmak istemem. Hayirdir bu niye ariyor acaba simdi seklindeki 5 saniyelik bir zaman bile bazen faydali olabiliyor, ona gore guardini aliyorsun ne konusacagini, sohbetin nereye gidecegini kontrolu elinde tutabiliyorsun, kendini hazirlayabiliyorsun. Taniyamadim, cikartamadim diye bocalamiyorsun. Atiyorum eski isyerinden bir yonetici aramis, hayirdir is teklifi mi gelecek yoksa diye kafanda bir takim cikarim yapabiliyorsun. Resimler falan da omur torpusu kim ugrasacak onlari duzeltmekle, silmeyle, dursun ne olacak hafiza dolarsa aktarirsin pcye. Hepsi hatiradir, 5 yil once italya gezisinde yaptigim market alisverisi, restoran fisi fotosu, otobuste, vapurda cektigim yol gecmise goturur insani, baska turlu unutursun iste pandemi hepimiz bir zamanlar seyahat edebildigimiz, gezdigimiz gercegini bile unuttuk
0
neverletyougodown
(05.05.21)
Abartili geldi ama haklisin bence ben de surekli o temizlik ihtiyacini hissediyorum fotograf, rehber, arama kaydi, biriken mesajlar
0
ala09
(05.05.21)
Benim de tam tersi. Gercek hayatta ne kadar takinti derecesinde duzenliysem, telefonumda bir o kadar daginigim. Rehberimde 3310'umdan kalan isimler vardir eminim, baksam cikar simdi. :d
0
invictae
(05.05.21)
Rehberimde 400 küsür kişi varmış, fakat telefonumda kişilerimi açtığımda gördüğüm kişi sayısı 80, teknoloji günümüzde çok güzel yönetim imkanı sunuyor bunları. Şu grubu gizle, şunu göster gibi. Yani olurda kişilerde gezinirsem de güncel hayatımdaki insanlar listesi karşımda.

Böylece 10 sene sonra dahi birisi arasa adıyla açabiliyorum veya ben onu arayabiliyorum.
0
atom karincanin torunu
(05.05.21)
Asla dokunmam. "Cnm yhaa rehberim silinmiş"teki rehber gerçekten silinmistir yani numara bende yoksa
0
abuzer
(06.05.21)
Benim telefon ve bilgisayardaki dağınıklığım seni krize sokar muhtemelen. Yıllarca numara silmem, klasörlerim dosyalarım aşırı düzensizdir. Masaüstüm faciadır. Galeri temizlemek işkence gelir. Abartıyorsun demeyelim de Kendine göre normalin budur.
0
dfn4
(06.05.21)
Şimdi bu duyuruyu görünce baktım da rehberimde “bilgisayar”, “ikea”, “boyner” falan diye kayıtlı insanlar varmış :D Galerim zaten tam bir çöplük ama nadiren de olsa en gereksiz fotoları siliyorum aklıma gelirse.

Benimki çok gereksiz bir kalabalık ama sizinki de biraz abartı bence. Yani ben şimdi bakmasam rehberimde bu kişilerin olduğundan haberim yoktu ve bana bir zahmeti de yoktu. Üşenmezsem belki bir kere oturur böyle en saçmalarını silerim ama sizin gibi asla uğraşamam. Aynı anda çekilmiş 10 fotoğrafın en iyisini bulmak için bakıp diğerlerini silmek falan da benim gibi üşengeç bir insan için çok uğraştırıcı. Zaten karar da veremem ben kesin o anda ve sonuç olarak hiçbirini silemem.
0
ms brownstone
(06.05.21)
Sevgilimde aşırı fazla kişi kayıtlı, kimseyi silmez, ben bir daha görüşmeyeceğim insanların numaralarını tutmam cebimde.
0
Hallegadola
(06.05.21)
@aloha snackbar

Hahaha evet eskiden müziklerde de bunları yapıyodum da Spotify çıktığından beri pek müzik indirmedim. Yoksa baya detaylarını doldurarak arşivliyorum şarkı, film, dizi vs her şeyi.

Hard diskimde diziler klasöründe dizinin ismiyle bir klasör var. Onun içinde her sezon ayrı klasör, her sezon klasörünün içinde bölümler ayrı klasör ve içinde bölüm ve ingilizce altyazı şeklinde dosya var. Bunları hep düzenleyip kaydediyorum :)
0
🌸nundu
(06.05.21)
@gabe h coud

instagramda post kaydetmenin mantığını hiç anlamadığım için sadece tus çalıştığım dönemde sınav sabahı bakarım diye birkaç spot bilgi kaydetmiştim. Sınav biter bitmez kaldırdım onları da :) başka bi şey kayıtlı değil. Kaydedersem de işim bitince girip temizliyorum evet :D aynı şekilde twitterda bazen o an izleyemeyeceğim videoları bookmarklıyorum, izledikten sonra kaldırıyorum :d
0
🌸nundu
(06.05.21)
Valla ben de hiç silmiyorum, ne foto ne rehber ne mesaj iPhone kullanmaya 2010'da başladım 2010'daki mesajlar bile öyle çöplük gibi duruyor.
0
roket adam
(06.05.21)
neverletyougodown +1 silmem. arayan kişiyi gördüğümde ona göre gardımı alırım.
0
komando kani var bende
(06.05.21)
Bence bir şey ile işi bitince silen kişiler bana göre iki adım öteyi göremeyen veya dünyanın küçük olduğundan habersiz insanlar.

Kime nerede ve nasıl ihtiyacın olur bilemiyorsun. Kargocu, kaportacı, avukat, müşteri vs. Herkesin hayatımıza bir dokunuşu oluyor ve belki ihtiyacımız olacak veya belki onların bir ihtiyacı olacak ve ben telefonu açmak istemiyorumdur. Haliyle kayıtlı olmaları boş muhabbetten kaçınmamızı sağlayacak. Stajdaki insanları silmek yanlış. Yolların kesişmesi olası. İş sonuçta.

Ben silmiyorum. Resimler de öyle. Baktığımda bu numara veya resimler bana zaman hatırlatıcı gibi geliyor ayrıca. Ooo nakliyeci; ne zor zamanlardı. Anılar akla geliyor.
0
Amory Lorch
(06.05.21)
(3)

Bayramdan sonra haftasonu ve akşam yasakları kalkar mı sizce?

goodyes
Bayramdan sonraki haftasonu için ege planı yapmayı düşünüyorum da yasaklar devam eder mi sizce?
Bayramdan sonraki haftasonu için ege planı yapmayı düşünüyorum da yasaklar devam eder mi sizce?
0
goodyes
(05.05.21)
Bence bir süre daha akşam ve haftasonları yasakları devam eder. Pat diye açmazlar birden
0
les yeux blanches
(05.05.21)
Hazirana kadar belki haftasonu akşam yasakları devam eder sonra kalkar hepsi.
0
turkce konusan uzayli
(05.05.21)
Şu anda plan yapmayın bence, ücret iadesi vs ile uğraşırsınız bunların ne yapacağı belli değil.
0
roket adam
(06.05.21)
(18)

evliliğin beni hiç çekmemesi

nothing in my way
nasıl anlatsam bilmiyorum. 28 yaşına gelmiş bir adamım, şimdiye kadar evlenmeyi hiç düşünmedim. açıkçası bundan sonra da hiç düşünmüyorum. etrafıma bakıyorum, yaşıtlarımın çoğu evlendi. ilkokul,lise arkadaşlarımdan çocuğu olanlar da var. ama bunların hiçbiri beni etkilemiyor. millet yaşı geçecek diy
nasıl anlatsam bilmiyorum. 28 yaşına gelmiş bir adamım, şimdiye kadar evlenmeyi hiç düşünmedim. açıkçası bundan sonra da hiç düşünmüyorum. etrafıma bakıyorum, yaşıtlarımın çoğu evlendi. ilkokul,lise arkadaşlarımdan çocuğu olanlar da var. ama bunların hiçbiri beni etkilemiyor. millet yaşı geçecek diye alelacele evleniyor. çocuk yapmak desen bana göre olacak son şey sanırım. ona rağmen çocukları severim ama çabuk sıkılırım. evlilik dünyanın en sıradan şeyi gibi geliyor. zamanla da bu düşüncelerim değişmez gibi geliyor bana. sizce normal miyim ben? benim gibi olan var mı merak ettim.
0
nothing in my way
(05.05.21)
normalsin, gunumuzde cogu insan senin gibi dusunuyor. kafana uygun bir insan bulursan evlenmeden de cok mutlu olabilirsin ayrica.
0
in vino veritas
(05.05.21)
Yalnız değilsin. Sanki ben yazmışım gibi hissettim duyuruyu.

20 yaşında da aynısını hissediyorum, 27'de de. "Zamanla değişir fikirlerin" diyorlardı, değişmedi.

Mevzu ekonomik şartlar falan da değil, hiçbir yönüyle cazip gelmiyor yani.
0
deveyidiken
(05.05.21)
Yalnız değilsin +1

Bazı insanların evlenmek istemesi ne kadar normalse bazılarının istememesi de o kadar normal aslında ama ne yazık ki toplumda herkes belli bir yaştan önce evlenmeli gibi saçma bir düşünce var.

Aynı yaştayız ve evlilik bana da hep çok gereksiz ve uzak geldi şimdiye kadar. Zaten çocukları da sevmiyorum ve hayatta yapmayacağımdan emin olduğum tek şey varsa o da çocuk doğurmak. Bu durumda evlilik için zaten bir sebep bulamazken çocuk da istemeyince daha da anlamsız geliyor.

Yalnız şöyle bir şey var. Erkek arkadaşımla bazı planlarımız var ve aileler işin içine girince evlenmek durumunda kalabiliriz gibi görünüyor. Bazen bunu düşündükçe içim daralıyor böyle tarifsiz bir şekilde. İstemediğim ve hiçbir anlam yükleyemediğim bir şeyi sırf başkalarının içi rahat etsin ve “elalem ne der” düşüncesi yüzünden yapmak zorunda kalacakmışım gibi geliyor.

Sevdiğin kişiyle resmiyette bir bağının olması bir avantaj olabilir belki ama bunun dışında evliliğe dair her şey anlamsız ve gereksiz bence. Keşke bizim gibiler çoğunlukta olsa da bu anlamsız şeyler azalarak bitse.
0
ms brownstone
(05.05.21)
değişebilir, değişmeyebilir, bunların hepsi normal. kafana takma bence. karşındaki kişiyle ilgili bir şey evlilik zaten, mantıklı bir tarafı yok, duygusal bir karar. o duygu yükü altında değilsen anlamaman da çok normal diye düşünüyorum. ben 25'e kadar hiç düşünmüyordum, 30 yaşında evlendim, hayat bu noktaya getirdi yani. kendini kasma yani, hayatını yaşa. doğru ya da yanlışı yok bunun, kendin için nasıl uygunsa o senin için iyidir.
0
roket adam
(05.05.21)
Normal. Ben 20 yasinda da boyle dusunuyordum, sizin yasinizda da, simdi de... Ancak farkli bir duygu durumu icine girince degisir sanirim, o da degisirse artik :)

Evlenmek istemeyi de istememeyi de ben normal karsiliyorum.
0
invictae
(05.05.21)
Çocuk sahibi olmak istemiyorsan evlenmek mantıksız (yurt dışına gidiş vs ozeL durumlar hariç). tşkler.
0
abuzer
(05.05.21)
26 bitiyor ben de böyle hissediyorum bir kadın olarak. Çocuk çok büyük sorumluluk, aşırı derecede korkuyorum. Evlensem de yapmam diye düşünüyorum. Hayatımı ona vakfedemem.

Evlilik de çok büyük sorumluluk ve erkeklerin ev içi sorumlulukları eşit derecede yüklenmediğini görüyorum en modern ailede bile. Kendim hariç birinin ufacık işini bile sorumluluk adı altında yapmam. Ev temizlemek, yemek yapmaktan tutup her yere vekilebilir bu. İçimden gelip de yapacak olduğum şeyler başka, ev arkadaşımla bile birbirimize çok nazımız geçer ama sorumluluk olarak %50 eşitiz her konuda. Evliliğin bana bunu getireceğine inanmıyorum.

Bir de sadece seninle evledigin kişiyi kapsamayan bir kurum. Ailelerin ilişkisi, ikimizin birbirinizin ailesi ile olan ilişkisi falan bana çok yük geliyor.

Bu konularda benimle aynı düşünen ve yaşayan biri karşıma çıkar da evlenmeye değer bu adam dersem, seversem gerçekten evlenirim. Tabu değil benim için, iki imzadır atılır. Ama bunlarda anlaşma olmazsa gerek yok.
0
Mossy
(05.05.21)
evlilikten ne anladığına bağlı aslında
ortak zevklerinin olduğu biriyle full time zaman geçirme işlemi olarak görüyorum ben evliliği
e tabi devlet ve ailelere de nikah ile bunu onaylatmak gerekebiliyor, ama istemediğin düğün vs prosedürlerini geçebilirsin tabii
0
megacracker
(05.05.21)
Değişebilir, değişmeyebilir, bunların hepsi normal. +1
Evlenmek için evlenmediğiniz sürece kimseye zararınız yok, vakti geldi diye evlenilmez.
0
kobuzchu kiz
(05.05.21)
Evlenmek istemek de normal, istememek de +1.

Böyle konulardaki ruh ikizim "herkesin hayatına kimse karışamaz" diyen amca. Evlenenleri "evlenmek de çok saçma yeaaa'" diye elestirenleri de anlamıyorum, yaşı geçti korkusuyla olmayacak evlilik yapanları da.

Zaman içinde sizinle uyusacak biriyle denk gelince evlenebilirsiniz, birlikte yaşayabilirsiniz. Hiç evlenmeyip bireysel hayat da sürebilirsiniz. Bunların hepsi normal.
0
fraise
(05.05.21)
ben 29 yaşındayım ve ilkokul ve lise arkadaşlarımın %90'ı bekar. evlenenlerden de boşananlar oldu. artık eskisi gibi değil 35'ten öncesi geç kabul edilmiyor bence.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
Ben de 27 olcam kadınım, çevremdeki yaşıtların veya yaşı yakınların %90ı bekar.

Bir de ben de isterdim Norveçli olmak, sevgilimle yaşamak, evlenmeden çocuk doğurmak, gerizekalı mıyım Orta Doğulu olmak istiyim? Türkiye’de mecbur evlencez. Sevgilim en iyi arkadaşım, onla birlikte eğlenmek ve yaşamak isterim. Ama çocuk ve artan sorumluluklar beni korkutuyor.
0
Hallegadola
(06.05.21)
ben de böyleyim. hele hamile kalıp çocuk doğurmak ve ona bakmak imkansız ötesi benim için. asla yapabileceğim bir şey değil.
0
rose parks
(06.05.21)
beni çekiyordu, iki kez evlendim :) keşke hiç evlenmeseydim.
0
antihero
(06.05.21)
Hayat okula git, üniversiteyi kazan, iş bul, evlen, çocuk yap, ev al, emekli ol demek değil. Bunlardan birini ya da birkaçını yapmak istemeyebilirsiniz. Toplum sizi hamur gibi şekillendirmeye çalışır. Bu şekillenme de tüketim üzerine kuruludur. Bu zincirden kurtulabilirsiniz.
0
howfaristhesky
(06.05.21)
Normal miyim diye soruyorsanız ya siz normal olmadığını düşünüyorsunuz ya da aslında evlenmek istiyorsunuz da bir türlü olacağına inanmıyorsunuz. Kafanızda bu ihtimaller belirmemişse niye anormal olma ihtimalini kurcalayasınız ki? Tabii ki normal. Evlilik mecburi bir iş değil sonuçta. Evlenen de normal evlenmeyen de.
0
conanmaverick
(06.05.21)
valla ben de 38 yasindayim su insanla evlenirim diyebilecegim bir durum dahi olmadi ve kendimi hic evlenmis biri olarak dusunemiyorum. lakin tamamen de karsi degilim sonucta hayatta her sey olabilir. beni rahatsiz eden evliligin toplumda bir odev gibi gorulmesi ev evlenme asamasinda yapilan aptalca olaylar, hicbirini cekemem gibime geliyor hele ki karsimdaki insan ailesine asiri duskunse.

ote yandan gun gectikce iliskilerin de iyice garip bir hal aldigini gorup zaten istesem de evlenemezmisim gibi geliyor. garip halden kastim iste sosyal medyanin buyusu, insanlarin cok fazla sey istemesi beklemesi vs. herkesin kendince sebepleri vardir. o yuzden de bazen keske gec olmadan evlenseymisim bundan sonra istesem de imkansiz galiba diye dusunuyorum :D
0
bay b
(06.05.21)
uzun süreli ciddi bir ilişkin varsa ailelerin görüşüne bağlı olarak evlenirsin ya da evlenmezsin...
0
humat
(07.05.21)
(1)

Blu tv’den eğlenceli müzikli film önerisi?

coca cola
Kafa dağıtmalık sıradan veya soundtrack’ı iyi olan filmler blu tvde hangileri?Bohemian rhapsody hariçTeşekkürler
Kafa dağıtmalık sıradan veya soundtrack’ı iyi olan filmler blu tvde hangileri?
Bohemian rhapsody hariç
Teşekkürler
0
coca cola
(05.05.21)
film değil ama ata demirer'in müzikali çok keyifliydi, aklıma geldi şimdi.
0
roket adam
(05.05.21)
(1)

17-24 Mayıs tatil rezervasyonum var

sylr
Yasaklardan önce ayarlamıştık. Kendi aracımla gideceğim. İstanbul’dan Antalya’ya. Pazartesi gece 5’te yola çıkarız diye düşünüyorduk. Ama şimdi tam kapanmadan dolayı ne yapacağımı şaşırdım.17 Mayıs 05:00’te tam kapanma bitiyor ama yeni bir açıklama yapılmasa da mevcut yasaklar devam edecek mi ?Muhte
Yasaklardan önce ayarlamıştık. Kendi aracımla gideceğim. İstanbul’dan Antalya’ya. Pazartesi gece 5’te yola çıkarız diye düşünüyorduk. Ama şimdi tam kapanmadan dolayı ne yapacağımı şaşırdım.

17 Mayıs 05:00’te tam kapanma bitiyor ama yeni bir açıklama yapılmasa da mevcut yasaklar devam edecek mi ?

Muhtemelen öncesinde yapılmazsa açıklama 17 Mayıs 19:00’da yapılacak. 5-19 arasında çoktan Antalya’ya varırım. Ne yapsam bilemedim..

Kısmet deyip yola mı koyulsam ?
0
sylr
(05.05.21)
Eğer her şey dahil falan tarzı bir otelse (otelden çıkmadan takılabilecekseniz yani) Pazartesi saat 5 itibariyle kapanma kararı yoksa yola çıkın derim ben.

Ama eğer pazartesi sabah 5'e kadar kapanmanın uzatılması açıklanırsa o zaman isteseniz de çıkamazsınız.
0
roket adam
(05.05.21)
(8)

Bilgisayar?

data
Herkese merhaba Bir bilgisayar alacak olsanız hangisini alırdınız su an? Bütçe Maz 12K Master öğrencisi, ağır programlar kullanmıyorum, oyun oynamıyorum.
Herkese merhaba

Bir bilgisayar alacak olsanız hangisini alırdınız su an?
Bütçe Maz 12K

Master öğrencisi, ağır programlar kullanmıyorum, oyun oynamıyorum.
0
data
(05.05.21)
m1 macbook air 16gb ram: pt.com.tr

geçen ay aldım 12k
0
himmet dayi
(05.05.21)
m1 air 16gb
0
cassey
(05.05.21)
M1 Macbook Air
0
synthetic a priori
(05.05.21)
m1 air denmediyse ben de diyeyim.
0
roket adam
(05.05.21)
m1 macbook air
0
nickini degistiren yazar
(05.05.21)
Şimdi aldım arkadaşlar; herkese teşekkürler :)
0
🌸data
(05.05.21)
henüz ödemeyi yapmadıysanız m1 macbook air'i de değerlendirebilirsiniz.
0
brakgn
(06.05.21)
söylenmemiş hala iade şansınız varken ben söyleyeyim. m1 macbook air
0
ishak77
(06.05.21)
(4)

19 mayıs sonrası şhir dışı yasak kalkarmı

ShadowOfMoon
keyfi istanbuldan güneye 1-2 ay yaşamaya gitmek için?şirket istanbulda ama uzaktan çalışıyorum.orda rezervasyon yapsam airbnb hotels.com, onu belge saydıramazmıyım?
keyfi istanbuldan güneye 1-2 ay yaşamaya gitmek için?şirket istanbulda ama uzaktan çalışıyorum.
orda rezervasyon yapsam airbnb hotels.com, onu belge saydıramazmıyım?
0
ShadowOfMoon
(05.05.21)
biz de 17 mayıs için düşünüyoruz ama emin olamıyoruz. muhtemelen o haftanın ne olacağı ile ilgili ancak önümüzdeki hafta karar verirler.
0
sanal uyku
(05.05.21)
Kapanmada rezervasyonu seyahat için kabul etmediler. Eğer uzarsa aynı şekilde olur bence.
0
robin one persie
(05.05.21)
Açılma 24 Mayıs'ta olur, sokağa çıkma yasağını çok yüksek ihtimalle 24'üne kadar uzatacaklar zaten. Şehirlerarası seyahati öngörmek çok zor şu anda. Şu an otel rezervasyonu ile seyahat edemiyorsun maalesef. Paranız yanmasın biraz daha bekleyin bence, biz paramızı almak için bi ton uğraştık 1.5 hafta önceki rezervasyonumuzda hala da param yatmadı.
0
roket adam
(05.05.21)
Bugün il zabıta müdürü ile sohbet etme fırsatım oldu. İnsanlar 17 mayıs sabahına kadar zor dayanacak durumdalar, esnafı geçtim devlet kurumları bile sıkıntı içirisinde. Çark acilen bir şekilde dönmek zorunda. 17 mayıs sabahı yasaklar kalkar. Sadece 19 mayıs tek gün yasak olabilir.
0
kanlakarisikyagmur
(05.05.21)
(7)

samsung telefonda adim sayar

in vino veritas
her gun yaklasik 2 saate yakin yuruyus yapiyorum, telefon aktif suremi 20 dk filan gibi gosteriyor. 10 binden fazla adim attigimi tahmin ediyorum ama telefonda gorunen 400 civari. bebek arabasina astigim cantanin icinde oluyor telefon cogunlukla, ondan mi algilamiyordur yuruyusu? kisin montumun cebi
her gun yaklasik 2 saate yakin yuruyus yapiyorum, telefon aktif suremi 20 dk filan gibi gosteriyor. 10 binden fazla adim attigimi tahmin ediyorum ama telefonda gorunen 400 civari. bebek arabasina astigim cantanin icinde oluyor telefon cogunlukla, ondan mi algilamiyordur yuruyusu? kisin montumun cebimde oldugu zaman sorun yoktu cunku. bel cantasi alsam da ona koysam yine algilar mi?
0
in vino veritas
(05.05.21)
Telefon doğru düzgün algılamıyor maalesef. Ucuzundan bile olsa bir akıllı bileklik almanızı öneririm.
0
roket adam
(05.05.21)
bebek arabasında adımı nasıl algılasın? :)
0
rose parks
(05.05.21)
@roket adam, akilli bileklik var da cocugun biyerini cizerim diye korkudan takmak istemiyorum. 10 gun onceye kadar goruyordu 10-11 bin adimlarimi. uygulamasi mi degisti acaba dedim ama sonra aklima o zamana kadar hep montun cebinde oldugu geldi. ondan mi algilamiyordur acaba dedim.
0
🌸in vino veritas
(05.05.21)
@rose parks temel fikrasi gibi cevap olacak ama arabayi ben suruyorum :))))
0
🌸in vino veritas
(05.05.21)
cantada oldugu icin algilayamiyordur. yaptiginiz hareketi algilamasi icin vucudunuza yakin bir yerde olmasi lazim. bel cantasi belki is gorur.
0
vudin
(05.05.21)
cebinde olsa algılar. Akıllı saat, samsung ve iphone telefonları karşılaştırıp az çok benzer olduğunu görmüştüm.

O "yukarı aşağı" hareketleri sayıyor. Bebek arabası dümdüz gidiyor titrese bile adım gibi gelen 400 şey oluyor demek ki :)

edit: eskiden montun cebindeymiş, o şekilde devam edin :)
0
nhk ni youkosu
(05.05.21)
@nhk ni youkosu evet sanirim o yuzden algilamiyor, yaz geldi artik montla devam edemiyorum sanirim bel cantasi alicam umarim o sekilde algilar.
0
🌸in vino veritas
(05.05.21)
(25)

bir kişi için bütün siteyi yakayım mı?

teritori
malum yasaklar var, bahçelere çıkamıyoruz. Ancak çocukları sitenin bahçesinde 1 saat kadar hava almak için çıkarıyoruz. aksinin mümkün olmadığı aşikar.gelin görün ki bir tane bahçe katı sakini var sitede. bir tek çocuk dahi görse hemen şikayet, site yönetimine şikayet, polisi çağırıyorum demeler ve
malum yasaklar var, bahçelere çıkamıyoruz. Ancak çocukları sitenin bahçesinde 1 saat kadar hava almak için çıkarıyoruz. aksinin mümkün olmadığı aşikar.

gelin görün ki bir tane bahçe katı sakini var sitede. bir tek çocuk dahi görse hemen şikayet, site yönetimine şikayet, polisi çağırıyorum demeler ve çağırmalar.

şimdi şöyle bir sorun var,
bu adam bahçe katında ve bahçesini kullanıyor. gelin görün ki bu kullandığı bahçe alanı aslında site ortak alanı. fakat bütün blokların giriş katları bu şekilde. kimsenin de lafı yok buna çünkü kimsenin bu konularla alakalı bilgisi yok. ben mesleğim sebebi ile biliyorum. ama bu adamın bu tavrı beni bezdirdi. az önce site yönetiminin müdürünün elinden zor aldılar adamı. yöneticiye ağzına geleni saymış.

ben şimdi bu adamın yaptıklarından dolayı herkesin başını yakıp belediyeye şikayet edeyim mi? hiçbir şey olmasa para cezası çıkar bu da toplamda en az 120 daireye para cezası demek olur. belediye üzerine düşerse de bütün bahçe kullanımlarını iptal eder ve sitede en az 7000 - 8000 m2'lik bir ortak kullanım alanı ortaya çıkar.

ya da adamı sakince bahçesine çıkması durumunda yukarıdaki süreci başlatması konusunda uyarayım mı?

sinirlerime hakim olmam lazım sanırım :)
0
teritori
(05.05.21)
şikayetle ceza yazılacağını sanmam onu mahkemeye taşımanız gerekecektir. işgal ve işgal ile fayda sağladıysa vs.

ama işgal durumu varsa yönetici ile konuşun davayı apartman adına yönetici de açabilir veya apartman adına açılmasa bile siz kendiniz açarsanız müdahil olarak katılma konusunda duruşunu öğrenin. eğer apartman adına yönetici yanaşmazsa bile farklı kat malikleri bireysel olarak da müdahil olabilir.

ama uğraşmak isterseniz ve tapuda oranın ortak alan olduğu kesinse, her türlü ceza yer mahkemeden o sebepten o konuda haklısınız. ama önce yönetici ile bir konuşun "ya bu işi yönetim olarak çözelim ya da ben dava açacağım" dersiniz.

nerden biliyorum aynısı bizim binada var.
0
NightBringer
(05.05.21)
@nightbringer: şikayet ile belediye incelemeye gelmek zorunda. incelemeye geldikten sonra da onaylı ilk ve tadilatlı mimari projesinde bu alanlar ortak alan olarak görünen yerlerin mevcut kullanımı ile alakalı tespit tutanağı tutmak zorunda. akabinde bu konuyla alakalı imar kanunun 42. maddesine göre işlem yapılmak durumunda kalınır. gerekirse 32. maddeye göre de düzeltme verir veya tadilat projesi ve ruhsatı ister.

edit: evet site yönetimiyle konuşmak daha sakin ve ılıman bir çözüm olacak.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Neden 120 daireye ceza yazılacak? Ben hangi sebepten şikayet olacağını anlamadım. Eğer adam kendine ait olmayan, siteye ait bir alanı kullanıyorsa, adamı şikayet edersiniz. Direkt ceza verilmeyebilir, önce uyarı gelir tahminen. Siz site olarak kamuya ait alanı mı kullanıyorsunuz?
0
the coon
(05.05.21)
Cimerden Fen işlerine yaz gelip ayarı çekerler.
0
plainimalist
(05.05.21)
@the coon: adamın ve diğer bahçe katı sakinlerinin kullandığı bahçe alanları sitenin bahçesi. yani sitenin ortak kullanım alanlarını kullanıyorlar.

ortak kullanım yerleri kat mülkiyeti kanununa göre çok nettir ve şahsi kullanıma konu edilemez. beyefendi bu ortak alanı şahsi kullanımına konu etmiş durumda.

şikayet konusu bu :)
0
🌸teritori
(05.05.21)
adam ortak alanı şahsi kullanım alanına çevirdi diye 5. katta oturan hüseyin abinin suçu ne? bana böyle bir ceza gelse o adamın bi tarafına monte ederim ceza makbuzunu.
0
himmet dayi
(05.05.21)
@himmet dayi: beşinci kattaki adama ceza çıkmaz zaten. sitede 800'e yakın daire var. 120 tanesi bahçe katı sadece.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Hepsi kişisel alanına mı çevirmiş daire önü bahçeleri?
0
himmet dayi
(05.05.21)
çevirmiş demeyelim. site en baştan beri bu şekilde pazarlanmış zaten. bahçe katlarında önde bir kullanım alanı ile. sitelerin %80'inde zaten bu eşkilde bahçe kullanımı. evet bütün sitede bu şekilde.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Kavga edebilecek, fiziki ve adli gücün varsa yap bence.
0
paramolacak
(05.05.21)
Bununla ilgili yönetim planını okudunuz mu? Orada kullanımı tahsis etmiş olabilirler
0
kisa
(05.05.21)
@kisa: site yönetiminde olması bir şeyi değiştirmez. yönetim planını kat mülkiyeti kanununa aykırı kuramazsınız. aksi takdirde geçersiz olur.

@paramolacak: fiziki bir kavgaya kimseyle girmem. o kadar çomar değilim henüz. sadece adli olarak bütün mercilerde ne şekilde ilerlenmesi gerektiğini biliyorum.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Adamla muhattap olma, mevzuyu anlatan bir kağıt falan bırak kapısına. Çirkef bi tip belli ki senin yaptığını bilirse canını sıkar. Baktın davranışı değişmiyor yapıştır gitsin. Sen yapmazsan bir başkası yapacak.
0
roket adam
(05.05.21)
Teriroti, uzmanlığım değil sadece kulaktan dolma bilgiler Benim için ancak yönetim planı ile ortak kullanım alanının belirli yerlere tahsisi kat mülkiyeti kanununa aykırı olmak zorunda gelmiyor bana. Hatta bu kanunun verdiği bir hareket alanı gibi geliyor.
0
kisa
(05.05.21)
Adamın şahsi kullanımına aldığını nasıl ispatlayacaksınız ki? Tel örgüler ile mi çevirmiş durumda şuan da. Çiçek böcek ektiyse ceza vermezler diye düşünüyorum, projeye aykırı ek bir ekleme yoksa bir şey çıkmaz gibi sanki.
0
bigcaptain
(05.05.21)
@teritori hocam senin çomarlık seviyen ile ilgili değil ki durum adam çomarsa nabıcan ? Ya yicen dayağı oturcan ya da adli mercilere devam ( artık 5 sene mi 10 sene mi sürer) ya da sende kendini savuncan o nedenle söyledim.
0
paramolacak
(05.05.21)
ben ettim kanuna uygun dedi sikayeti kapattilar.
Gelip bakan bile olmadi.
0
divit
(05.05.21)
@kisa: yok hocam değil.
@big captain: 2 metrelik dekoratif ağaçlarla çevrili bahçe ve ayrıca buradan kapı açılmış durumda. Bahçe içinde de şahsi kullanıma ait salıncaklar ve bahçe mobilyaları var.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Benim de aklima yonetim plani konusu takiliyor. Herkesin imzasiyla ortak bir alanin kullaniminin belirli bir sahsa verilip bunun yonetim planina islenmesi kat mulkiyeti kanununun hangi maddesine aykiri? Benim bilgime gore bu mumkun.
0
dunal
(05.05.21)
@teritori

sen benden bilgili duruyorsun hocam bir şey diyemem de bizim binada da davalık olunmuş durumda ve bir kaç yıldır da devam ediyor. hatta farklı mesajda denilen yönetim planındaki tahsis edilme muhabbeti var falan dava işi biraz yılan hikayesi oldu bizim.
0
NightBringer
(05.05.21)
Mobil olduğum için maddeyi hatırlayamıyorum ancak bu alanların ortak yer olmaması için proje üzerinde gösterilip tapu kayıtlarının beyanlar hanesine de “eklenti” olarak belirtilmesi gerekir. Eğer ki değilse yönetim planında istetlerse çıkıp tepinsinler ( :)) yine bir hükmü yoktur.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Teritori, yönetim planına yazıldıktan sonra 5 yıl içerisinde itiraz olmaz ise bu bahçe kullanımı için, kazanılmış hak olarak kabul ediliyor diye bir şey var aklımda. Bunun için yorumun nedir?
0
kisa
(05.05.21)
Böyle bir madde hatırlamıyorum.
0
🌸teritori
(05.05.21)
Bizim sitede de bahçe katı daireler önündeki bahçeyi kullanıyor. Hatta biz de özellikle zemin kat aldık. Salıncak, bahçe koltuk takımı ile döşedik. Ama tabi konu bu değil.

Bizim sitede böyle bir kıl orço olmadığı için site içinde çocuklar özgürce oyun oynuyor. İsteyen yürüyerek, isteyen bisikletle turluyor. Yönetim ile anlaşın. Onun arabasını koyduğu yere bakan kameralar bir 15 gün bozulsun. Her gün kaportaya bir çizik atın. Çocukları şikayet etmeye devam ettiği sürece çizmeye devam edin. Hatta bahçesine bakan kameralar da bozulsun. Her gün bir eşyayı kırın. Diğer çocuklu aileler ile de anlaşın, gerekirse topluca ıssızda kıstırıp, hırpalayın. Şahit olmasın ama.
0
boray eris
(05.05.21)
bizim apartmanda aynısı oldu. deli bir kadın payölçer yapılmıyor diye 1 sene yakacak ödemedi ve bütün apartmanı şikayet etti. neticede belediye geldi ve kapatılan tüm balkonlara ve odaya dönüştüren tüm dairelere ceza kesti bir üsür iş çıktı. ne kadına faydası oldu ne apartmana.

not:kadından icra yolu ile tüm alacakları tahsil ettik, yaklaşık 2 sene sonra da öldü zaten. özet kadıköy belediyesi şikayet edilirse uğraşıyor.
0
orpheus
(05.05.21)
(5)

Yan daireden gelen gürültü

pasaklıpepee
defalarca uyarmama rağmen hala aynı. yatak odalarımız bitisik ve benim yatak başım ortak duvara dayalı, onların da aynı sekilde. yatağı iç duvara çekip ortak duvara da gardrobu koysam sesi kesmeye/azaltmaya etkisi olur mu yoksa hiç bir şey fark etmez mi?gelen sesler konusma vs değil tak tuk yerlere
defalarca uyarmama rağmen hala aynı. yatak odalarımız bitisik ve benim yatak başım ortak duvara dayalı, onların da aynı sekilde.

yatağı iç duvara çekip ortak duvara da gardrobu koysam sesi kesmeye/azaltmaya etkisi olur mu yoksa hiç bir şey fark etmez mi?

gelen sesler konusma vs değil tak tuk yerlere vurma, sürtme gibi sesler.

teşekkürler
0
pasaklıpepee
(05.05.21)
faydası olur ama tamamen kesmez
0
reanarchy
(05.05.21)
ses yalitimi icin sunger, bant, kaucuk var.
daha zayif cozumler icin, kilim, hali, perde asilip onune dolap koyulabilir.
yatak odasini degistirebilirsin.

bir de tavsiyem, muhtemelen dikkatini fazla veriyorsun bu gurultulere; komsuna nefret beslememeni tavsiye ederim. bence suc onda degil, bu kadar ince malzeme kullanip, yatak odalarini yanyana koyan mutaahitin isi. ha daha az gurultu yapabilirdi; ama herkesin durumu farkli. tek basina yasayan insana cok anlamsiz gelebilir o gurultuler ama kalabalik ailede muhakkak bir sebebi vardir. kimse hobi olarak gurultu cikarmaz.
0
buenosdias
(05.05.21)
@bueno kesinlikle haklısın. duvarlar kağıttan farksız o yüzden kinlenmemeye çalışsam da kendime engel olamıyorum. bir noktadan sonra gelen seslere odaklanıyorum farkında olmadan.
yatak odasını da değiştiremem maalesef, ebeveyn banyosu var. normal odaya çevirsek garip durur.
0
🌸pasaklıpepee
(05.05.21)
çocuk odasıysa gürültü normal. o zaman yatağın yönünü değiştirip, araya dolabı koymak daha mantıklı. ama çocuk değilse normal değil. öyle bir durumda ben olsam gecenin üçünde onların yaptığından daha fazla gürültüyü onlara yapardım.
0
silver apple
(05.05.21)
komşunun bir suçu yok, binlerce kere de uyarsan aynı sıkıntı olacak, sorun yaşadığın binanın dandik olması.

bence yatağını iç duvara çekmek mantıklı çünkü titreşimler yerden duvardan yatak çerçevesine gelip sana kendini daha çok hissettirebilir. ama genel olarak sayılanların hiç biri çözüm olmayacak duvar ince ve yalıtımsız ise. ileride çocuğunuz falan olursa mesela komşular da size şikayet etmeye gelecek, bir sürü problem yaşayacaksınız bu yalıtımsızlıktan ötürü.
0
roket adam
(05.05.21)
(8)

Neden sokaklar bu kadar kirli

neysene
Piknik yerleri, sokaklar, denizler... aynı klasmanda olduğumuz ülkelerde sokağa izmarit dahi atılmazken, bizim ülkede en elit denilecek yerler dahi leş gibi. Rus arkadaşımın ülke hakkında ilk söylediği kötü şey sokakların pisliği, çöpler. İstanbulun varoş bir yerinde oturuyorum. Aşağıya bakıp cinsiy
Piknik yerleri, sokaklar, denizler... aynı klasmanda olduğumuz ülkelerde sokağa izmarit dahi atılmazken, bizim ülkede en elit denilecek yerler dahi leş gibi. Rus arkadaşımın ülke hakkında ilk söylediği kötü şey sokakların pisliği, çöpler. İstanbulun varoş bir yerinde oturuyorum. Aşağıya bakıp cinsiyeti ne olursa olsun balkondan aşağıya çöp sallamak, birisi geçerken kafasından aşağıya halı silkmek, kovadaki suyu dışarı sallamak... bu medeniyetsizlik nereden geliyor? Çocuğundan yaşlısına elindeki çöpü fırlatmak eylemi nasıl kültür olmuş. Ruslar bu konuda neden daha medeni mesela? Slavlar diye de genelleyebiliriz.
0
neysene
(05.05.21)
Bence bilinçsizlik ve duyarsızlık bunun sebebi. Mesela piknikte yere attığı bira kutusunun doğada erimeyeceği konusunda bir bilgisi yok. Öyle bir şey aklına bile gelmiyor. Benden çıksın ne olursa olsun diyor. Bu eğitimli eğitimsiz çoğunluk için geçerli. Örneğin bir plazanın her katında kağıt dönüşümü kutuları var ama içeride çalışan “eğitimli” geçinen insanlar o kutuya her şeyi atıyor.

Geçen yaz darlık barajına çöp toplamaya gitmiştik. Aldığım tepkiler “ sanane milletin çöpünden” şeklindeydi. Çöpe dünyayı kirletmek olarak değil, başkasının atığı olarak bakıyorlar. Öyle bir bilinçsizlik var ki dünyada plastikten bir yedinci kıta oluştuğunu kimseye anlatamadım.

Bir örnek daha vereceğim. İki yaz önce Diyarbakır’a gitmiştim. Hayatımda hiç bu kadar yere çöp atan millet görmedim ki ben Çin’e de gitmişimdir bu kadar pis bir yer olamaz. Çin Diyarbakır’dan daha temiz. Birkaç kişiye sorduğumda “belediye kayyum belediyesi olduğu için umrumuzda değil temizlesinler bize ne” cevabını aldım. Ulan hıyarağası pis olan senin kapının önü. Belediyeyle ne alakası var.
Malesef yurdum insanı bilinçsiz ve vurdumduymaz. Bu pislik bu zihniyetle böyle sürer gider.
0
suicides underground
(05.05.21)
Bu kulturun nasil olustugu hakkinda bir fikrim yok, ama genel olarak Turkiye'de kamusal alanin hepimizin oldugu duygusu yok.

Yani otobusler iett'nin, belediye binasi politikacilarin, hastane doktorlarin/hemsirelerin, okullar mudurlerin/ogretmenlerin falan filan. sokaga, yesillige bakis acisi da boyle; "bu sokak aslinda kollektif olarak hepimizin" duygusu yok.

genel olarak evleri ve g.tleri cok temiz bir milletiz. bununla da ovunuruz. ama bu iki sey disindaki pislik bizi rahatsiz etmez.
0
lamartin
(05.05.21)
butun ulkeyi genc yasli kadin erkek askere alip izmarit toplatmak lazim belki anlarlar diyecegim ama gidenler de ayni. "bunlar egitilmezlerdir" lafi dogru sanirim.

beni en cok rahatsiz eden sigara izmariti; yani adam icip onu istedigi yere atabilecegine inanmis. metrobus duragindan cikiyorum merdiven basamaklari izmarit dolu aralara sikismis supurmeyle bile gitmiyor.

parka spora gidiyorum aletlerin yaninda bir bank var, bazi sabahlar 8-10 tane izmarit goruyorum yerde icip icip atmislar, bankin hemen arkasinda cop kutusu olmasina ragmen...
0
bay b
(05.05.21)
bir banka oturup, önünde çekirdek kabuğundan bir dağ oluşana kadar çekirdek çitleyen insanlar var, öyle bırakıp gitmeye de çekinmiyorlar. kültürel bir şey. aynı maske yasaklarında olduğu gibi çatır çatır hem kameradan, hem bekçiler yoluyla ceza yazılmadığı sürece adam olması imkansız bu konunun. işin bir de yere tükürme konusu var ki covid döneminde bile tükürüyor admalar, ceza dışında adam etme şansın yok. özellikle büyük şehirlerde dışarıdan gelen adamlar şehri sahiplenmiyorlar zaten, kendi evi gibi görmediği için pislenmesi rahatsız etmiyor.
0
roket adam
(05.05.21)
Cehalet ve bencillikten geliyor.

Bana ne, başkası alsın, çöpçülerin işi ne (bu şekilde düşünen inanılmaz çok kişi var maalesef) şeklinde düşünüyorlar, o çöpün biri oradan almadığı sürece 500 yıl orada kalacağını, o kadar uzağa gitmeden bir sonraki gelişinde kendini de rahatsız edebileceğini düşünmüyor.

Issız yerlerde çokça kamp yaptık, adam 2000 metrede, bozuk yollu yaylaya gelebilmiş ve çöpü oraya bırakmış, domatesinin, karpuzunun kabuğunu ulu orta saçmış (hadi bunlar organik atık ama görüntü kirliliği vs. oluyor) ve içtiği maden suyunun/biranın şişesini ateşin etrafını sardığı taşlara vurup kırmış.

Ondan başka hiç kimse gelmese ve tekrar kendi bıraktığı manzara ile karşılaşsa oraya oturmaz ama gider bu kez başka yere ateş yakar, başka yeri mahveder.

İlkokulda anlatıyorlardı bunları ama her şey okuldan öğrenilmiyor tabi. Ayı anası/babası, öküz abisi/ablası öyle yapıyorsa o da rol modelinden öyle görüyor. Uyaran eden de olmayınca gidiyor öyle herhalde.
0
chicha_v2
(05.05.21)
lamartin +1
Tek sebebinin bu olduğunu düşünüyorum ben de. Çünkü işimize gelince temiz turnayı becerebiliyoruz. Sokakların da bizim yaşam alanımız olduğu düşüncesinin yayılması lazım.
0
Jux
(05.05.21)
çevre bilinci yok. bu konuda bir adım ötemiz herkesin rahat rahat sokağa işeyip sıçabildiği bangladeş, pakistan ya da hindistan gibi ülkeler.
0
reanarchy
(05.05.21)
Çocuktum, babamla dışkapı ssk'ya gitmiştik. Ben atkımı ve sıra fişimi yere düşürmüştüm. Babam o kadar sinirlendi ki elimi aşırı çok sıkmıştı, nedeni: yerler bok götürüyormuş, verem, tifo olurmuşum şimdi napacakmışız. O gün çok üzülmüştüm, ama yalan değil hak veriyorum. Biz de çok ilginçtir devlet hastaneleri en pis yerdir. Halen daha bir devlet hastanesine gitsem bir yere oturmam, sürülmem bir yere, dar paça pantolon giyerim, saçımı toplarım. En çok bu hastane olayı Mr. Bean'in 1991 yılında yayımlanan şovunda dikkatimi çekmişti, belki stüdyo ora belki değil, hastane aşırı temizdi, sokaklardan bahsetmiyorum bile.30 yıl öncesinin Londra'sı 2021'nin Ankara'sından halen daha önde.

Bu arada biri bizim milletin g.tü ve evi temiz demiş ona da katılmıyorum. Bizim halk pistir, deodorant kullanmaz, düzenli yıkanmaz, kıllarını temizlemez. Bizden bir tık pis insanlar Araplar. Güya bizde taharret farz ama şişli etfal teyzeyi unutmayın. Umumi hiçbir yere oturmamamız gerekiyor aslında. Ankara'nın en merkezi yerlerinin birinde Çayyolu'nun Park Caddesi'nin önündeki büyük parka umumi tuvalet koymuşlardı. Sevgilimle girdik temizdi. Sadece bir hafta sonra bok götürüyordu, tuvalet aşırı pisti. Ya bu normal mi, bir tuvalet nasıl bu kadar pisletilir. Türkiye'de tuvalet terbiyesi olan çok az insan var. Süslü sözlükte okumuştum annesinin kişisel temizliği öğretmediği çok kız vardı, hayretler içinde kalmıştım. Okumuşu da kekosu da cahil bu milletin. Çekirdek kabuklarını yere atan okul müdiresi gördü bu gözler ey gidiii...
0
Hallegadola
(05.05.21)
(14)

Yazılım eğitim içeriklerininin kalitesizliği

plutongezegendegilmi
Daha doğrusu "video" içeriklerinin kalitesizliği. Güzel kitaplar var yoksa.Giriş seviyesi için de "iyi" sayılabilecek içerikler/kurslar var evet. Ama orta-ileri seviye için videolu güzel kaynak yok arkadaş.System design bakıyordum, şöyle bir videoya denk geldim: https://www.youtube.com/watch?v=uzeJb
Daha doğrusu "video" içeriklerinin kalitesizliği. Güzel kitaplar var yoksa.

Giriş seviyesi için de "iyi" sayılabilecek içerikler/kurslar var evet. Ama orta-ileri seviye için videolu güzel kaynak yok arkadaş.

System design bakıyordum, şöyle bir videoya denk geldim: www.youtube.com

60 bin abonesi olan bir kanal. İyi para kazanıyordur diye düşünüyorum. Buna rağmen video içeriği rezalet. Yani adam hiç düşünmemiş, oturup o an tasarlamaya çalışmış, olmamış, baya bir hatası var falan filan.

Para olan bir sektör diye tahmin ediyorum, buna rağmen niye kaliteli advanced seviye içerik çıkmıyor? Giriş seviyesi içeriğin daha çok olmasını anlıyorum, orada çok müşteri var, tamam. Advanced ES kursu arıyorum, bulsam 200-300 $ veririm, ama yok (bkz: udemy screenshot'ı). 10-20 $'a "intro to JS" kursu vermekten daha kârlı da olabilir (mi?) kursu hazırlayan insan için.

Niye böyle sizce?
0
plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Ben bunun altında ileri düzey bilginin herkesle paylaşılmak istenmemesinin olduğunu düşünüyorum. İleri düzeye gelmek için herkes çaba harcıyor. Yüksek lisans yapan var, doktora yapan var, o konuda 20 yıldır çalışan var. Bir kişi elde etmek için yıllarını harcadığı bilgiyi neden herkesle paylaşsın ki? Burada kâr zarar hesabı yapılabilir. Udemy'den gelecek kazanç, o kişinin bir gün uzmanlığının değerini yitirmesine değer mi? Herkes o konuyu öğrenirse doğal olarak o konudaki bilgili insan sayısı artar. O konuda bilgili insanların fazla olduğu bir ortamda bilgilerini paylaşanın da uzmanlığı riske girer.
0
dissendium
(04.05.21)
www.oreilly.com
www.packtpub.com

Bence üzerinde çalıştığın şeyin kendi dokümantasyonu ve üstteki gibi birkaç kaynak hariç internetin gerisi kalitesiz içerikten oluşuyor. Udemy gibi yerlerdeki içeriklerin çoğu zaten bir şey öğretmek için değil, biraz bilen birilerinin "ulan bi kurs satıp para kazanayım" diye açtığı kurslar.
0
hayirsiz
(04.05.21)
@hayirsiz, hocam valla packt'i denedim, orada da udemy ile aynı durum. Kitap tamam ama video işi aynı yine. Oreilly üye olmadan hiçbir şey göstermediği için kayıt olmamıştım, bakayım ona, teşekkürler.

@dissendium, ya açıkçası zannetmiyorum. ben bilgimi paylaşınca bir şey kaybetmem ki? kaldı ki kitap yazıyorlar, yani paylaşma konusunda sıkıntıları yok, kitaptan para kazanabildiklerini de sanmıyorum çok. paylaşma formatı video değil sadece.
0
🌸plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Valla hocam bunu ben de düşündüm çünkü cidden bazı şeyler hep birbirinin kopyası. Vardığım sonuç, kişilerin elde ettiği gelir/tatmin sanırım harcadıkları çabaya oranla çok az kaldığı için pek devam etmedikleri.

Udemy üzerinden ilerleyelim mesela, orada şu an daha çok yazılıma giriş yapmak isteyen kişilere yönelik eğitim verenler kazanıyor çünkü yazılımci olmayanların sayisi yazılımcilardan daha fazla. Talebi oluşturanlar hep dışardan kişiler, hal böyleyken biri video çekerek para kazanmayı amaçlıyorsa piyasadaki talebe göre hareket ediyor. Yani çok iyi bilen adam da gidip advance anlatacağina temel anlatmayi tercih ediyor.

Devamlılık olayı da önemli. Mesela bazen bakıyorum bazı konularda süper videolar oluyor. Videoda da kişi seri olacağını falan anlatıyor, sonra millet o ilk videoyu pek izlemedigi için adam da devam etmek boşuna deyip ilk videodan sonra bırakmış oluyor vs.

Video ile anlatmak da biraz daha mesakatli, gidip içeriği iyi hazırlaman gerek, diksiyonu falan ayarlaman gerek, edit yapma olayı olabilir, öncesinden gidip kodu falan iyice tekrar edip hata vermemesini sağlaman gerek falan filan. Talebin fazla olduğunu bilmediğin sürece kolay kolay girişmek istemezsin bu işe. Ileri seviyenin dezavantajı da bu. Senin o içerik arada kaybolup gidebilir çünkü hitap ettiğin kişi az. Bir de kimse seni bilmiyorsa gidip sana para vermek istemez.
0
j r r tolkien hayrani
(04.05.21)
Ben de dissindium'a katılıyorum. Birincisi bu işin gerçekten uzmanı olan, buradan profesyonel olarak para kazanan insanlar oturup udemy videosu eğitimi hazırlamakla uğraşmıyorlar, böyle bir gelir beklentileri de, motivasyonları da yok, çünkü bu video hazırlama işi başlı başına çok, ama çok zor bir iş. Gerçekten hakkını vermek için full time oturup vakit harcamak lazım yani. Adam profesyonel kariyerine ayıracağı vakitle daha çok para kazanabiliyor, oturup bunlarla uğraşmaya tenezzül etmiyor.

İkinci olarak da giriş seviyesi bir python dersi 100 milyon izlenecekken, orta ve ileri seviyede çok detay bir konuyu anlatacak adam 1000 izlenecek (yaşanmış olaylar bizzat) dolayısıyla para kazanma, izlenme şansı da yok. Talep olan yere yöneliyor insanlar özetle. 3 tane adama 300'er dolardan aşırı detay ve teknik bir kur hazırlayacağıma, intro to js kursu açarım 30 liradan 1 milyon satılır gibi düşünebilirsin.

Örnek veriyorum, zamanında güvenlik üzerine türkçe içerik üretmek üzere bir araştırmaya giriştim hem kendim hem çalıştığım firma için. virüsten nasıl korunulur gibi bir içerik, ya da güvenlikçi nasıl olunur gibi bir video, güvenlik otomasyonunun bilmenmesi videosundan milyonlarca kat daha çok izlendi. 1. si daha az bilgi ve uğraş gerektiriyordu ama daha çok para getirdi, 2.'si çok ciddi bir çaba ve yılların emeğini gerektiriyor, ama 200-250 falan izlenmiş.
0
roket adam
(04.05.21)
Ya tamam ama insanlar girip hep junior seviyede mi kalıyor? Bugün sektöre 100 kişi giriyorsa, 2 sene sonra 100 kişinin advanced kurs ihtiyacı olmayacak mı? Udemy kurulalı 12 sene olmuş, yani bir noktada bu bahsettiğim kırılımın gerçekleşmiş olması gerekmiyor muydu? 2-3 tane "intro to python" kursu olur, bunlar varken yine bi intro to python kursu açmak maddi anlamda da feasible değil gibi geliyor bana.

Hep kurs hazırlayan kişinin incentive'lerinden bahsediyoruz ama advanced içeriğe de hiç talep yok herhalde. Acaba neden.
0
🌸plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Talep işte vardır da yok sayılacak kadar azdır. Şu aynı kursun fazla olması da referans olayına bağlı olabilir. Mesela atıyorum adam gidip JavaScript ile ilgili giriş seviyesinde ders anlatmış ve iyi satmış daha sonra aynı adam gidip kolaylıkla Python giriş eğitimi de çekebilir çünkü çok bir şey öğrenmesine gerek yok. Onu diğer kurstan tanıyanlar da "oo x eğitmen şu kursu yapmış kesin iyi anlatmıştır gideyim onu alayım" der sonra aynı adam gider "sql giriş" dersi açar yine aynı döngü yaşanır falan.

Sektöre bişekilde giren adam da açıkçası pek zorunda kalmadıkça kendini geliştirmeye çabalamıyor. Genelde herkesin beklentisi o kurslar ile bişekilde sektöre girip iş bulmak. Iş bulduktan sonra "şu kursu alıp bunu iyice öğreneyim" olayı pek olmuyor. Hatta isin daha ilginç yanı sektöre giren bu kişilerin çoğu advance kurs ile kendini geliştirmek yerine "benim neyim eksik" deyip o "x e giriş" eğitimi çekmeye başlıyor.
0
j r r tolkien hayrani
(05.05.21)
Yaklasik 7 yildir bu sektordeyim, video acip izleyerek ogrendigim sayilidir. kendi dokumantasyonlari gayet yeterli.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(05.05.21)
Quora'da python bilenler için para kazanma yöntemlerini sormuştu biri. En çok oy alan kişi iyi-orta-yeni öğrenmiş diye üç sınıfa ayırmış ve ne yapılabileceklerini yazmış. En alt seviye bilenlere önerdiği şey; "kurs videosu çekin" idi.
0
tey tey
(05.05.21)
tahtakafa
(05.05.21)
@jrr +1

Giriş seviye içerikler hem yeni başlayanların çokluğu hem de üreticinin çok da kafa yormadan içerik hazırlayabilmesi sebebiyle çok fazla var.

coursehunter.net ve tutflix.io bu iki site bu anlamda baya işime yarıyor benim. Amacım kursları ücretsiz edinmek değil, yeni kaynaklar öğrenmek. Herhangi bir kursu indirip izlemek (coursehunter'da indirmene de gerek yok, izlenebiliyor siteden) istediğim kalitede mi değil mi anlamak kolay oluyor. coursehunter rus sitesi bildiğim kadarıyla. çok fazla rus içerik var. ruslar baya güzel eğiliyor bu işe. Altyazı imkanı olsa bu bile denenebilir.
0
IncredibleMau
(05.05.21)
Nanodegree programları işinizi görebilir belki.
0
synthetic a priori
(05.05.21)
Bu oldukca bilinen bir fenomen. Beginner icerik girla vardir cunku yazmasi kolaydir. Advanced icerik gorece baya vardir, guzel yazmasi zordur ama advanced adam ne dendigini asagi yukari anlar ne kadar kotu de olsa.

Intermediate icerik yazmak (yani beginner ile advanced arasina kopru kurmak) is cok zor. Hem cok emek istiyor hem de iyi sonuc almak icin andragogyi cozmus olmak lazim vs. Yani iyisini yapabileceksen millet ac kapis kapis gider ama yoksa zor. Yani risk / getiri tahammulune bakiyor.
0
robokot
(05.05.21)
yazılım için bakmak gerekirse, @eksi sozlukte eksiyen adam'ın dedikleri çok doğru.

giriş seviyesinde falan izleyerek öğrenmek çoğu kişi için zorunluluk gibi oluyor. gözünde canlanması, yapan adamın pratiklerini görmek gibi. öğrenmeyi kolaylaştıran şeyler.

gel gelelim yazılımda artık ileri seviyeye geçtiğinizde video sizin için sadece zaman kaybı oluyor. kullanacağınız yeni dillerin, tool'ların, framework'lerin, kütüphanelerin yalnızca dokümanına bakmak yeterli oluyor anlamak için. her zaman söylenen bir geyik vardır ya hani "bir dili çok iyi bilirsen ve veri yapıları ile algoritmalara hakim olursa diğer dilleri çok kolay anlarsın" diye. bu geyikten daha çok bir realite.
0
ilgeru
(05.05.21)
(8)

Yurt dışında çalışanlar

piremses
İlk işinizde İngilizcede zorluklar yaşadınız mı? Ne zorluklar yaşadınız ve ne kadar sürede çözdünüz acaba?Ben kendi çapımda iyiyim ama bu çevrede iyiyim. :DSon işim uluslararası bir şirkette olduğu için gün içinde konuşmak zorunda kalıyorum ama bence yeterince hızlı ve akıcı değilim.Şimdi İngiltere
İlk işinizde İngilizcede zorluklar yaşadınız mı? Ne zorluklar yaşadınız ve ne kadar sürede çözdünüz acaba?

Ben kendi çapımda iyiyim ama bu çevrede iyiyim. :D
Son işim uluslararası bir şirkette olduğu için gün içinde konuşmak zorunda kalıyorum ama bence yeterince hızlı ve akıcı değilim.

Şimdi İngiltere ile iş görüşmeleri yapıyorum, ama sizce benim 2-3 aylık alışma surecim ne kadar hoşgörülür? Çünkü biraz maruz ve mecbur kalsam hızlı da ilerler biliyorum aslında.
0
piremses
(04.05.21)
Selam, zerre umursama ingilizceni. Açıkçası bunu dert eden bir biz Türkler varız. İnsanlar ingilizcenin senin ana dilin olmadığını biliyorlar.

Konuştukça, kullandıkça ingilizcen de gelişecek zaten. Ek olarak, eğer yurtdışında fiziki olarak çalışacaksan da, hayatın her alanında ingilizce konuşmak durumunda olacağın için, beyin zamanla ingilizceye adapte olacak. Bunu da fark edeceksin.

O yüzden ilk söylediğimi tekrarlıyorum, ingilizceni zerre umursama. Her şey çok güzel olacak :)
0
do you remember me
(04.05.21)
Ayy çok teşekkür ederim gerçekten. :( Duygulandım tanımadığım birinden böyle cesaretlendirici şeyler duyunca.

O kadar haklısınız ki, aslında hiç öyle olmadığı halde bazen çok ezik görüyorum kendimi nedense. :D
0
🌸piremses
(04.05.21)
iş görüşmesinde başarılı olabiliyorsan, gerisini kafana takma. çünkü iş görüşmesinde senin hızlı ve akıcı olmadığını gördüğü halde seni işe alan adam, buradaki gelişmen için gerekli sabrı gösterecektir mutlaka.
0
roket adam
(04.05.21)
Bizim ofiste 1-2 kişi dışında İngilizce kimsenin anadili olmadığı için kimse takmıyor ama insan başlangıçta biraz geriliyor tabii. 1-2 ay sonra aklıma bile gelmedi.

Herkese oluyor mu bilmiyorum ama ofis içinde aynı anda Fince, Almanca ve Rusça konuşulunca bilmediğim dilleri istemsizce parse etmeye çalıştığım için kafam bir yerden sonra yanıyordu.

Ayrıca roket adam +1. İngilizcesi yetersiz olduğu için elenen bir sürü arkadaşım var. İş teklifi aldıysanız yeterlisiniz demek ki.
0
bruce mclaren
(04.05.21)
alisma sureci 2-3 ay degil 1 ay filan oluyor genelde. o da farkli farkli aksanlara alisma sureci. hintlisi var, cinlisi var, ingilizi var, iskocu var, irlandalisi var...

kafa goz yara yara konusuyorsun ilk baslarda, ancak sonra gittikce oturuyor. eger interview'lari gecebildiysen yeterlidir ingilizcen. derdini anlat kafi.
0
fakyoras
(05.05.21)
sektorden sektore degisir tabi ama mulakatlari yapabilecek kadar ingilizcen varsa cogu sirket/pozisyon icin bu yeterli olur. zaten seni ise alacak olan sirket 1-2 ayda ingilizcenin hizlica ilerleyecegini biliyor. kimse de bunu dert etmek merak etme
0
crucio
(05.05.21)
bir keresinde siparis alirken resmen donup kaldim uhasudaushduha. I am new here dersen anlayisli olacaklardir, daha yavas veya aciklayici konusacaklardir.

gocmen ulkelerinde zaten duzgun ingilizcesi olan gocmen zor bulursun :D
0
baldur2
(05.05.21)
Sektore gore degisir ama zaten super ingilizce isteyen bir ise kolay kolay gocmen almazlar, on elemede takilirsin.

25-30 senedir yurtdisinda yasayip hala konusamayan insanlar var, konusma gerektirmeyen isler yapiyorlar. Ozellikle cekik gozluler arasinda bu yaygin.

Ozetle, sektore bagli..Cok kafaya takilacak mevzular degil bunlar.
0
cooperr
(05.05.21)
(13)

20’li yaşlar challange ve hissettirdikleri

ms brownstone
Twitter’daki 20’li yaşlar challange fotoğraflarını görünce artık benim de yavaş yavaş 20’lerimin son günlerine gelmem sebebiyle bir daha hiç 20’li yaşlarda olamamak ve yaşlanacak olmak çok tuhaf hissettirdi. Bir sürü insan belki onlarca yıl öncesini paylaşmış ve eminim hangisine sorsak göz açıp kapa
Twitter’daki 20’li yaşlar challange fotoğraflarını görünce artık benim de yavaş yavaş 20’lerimin son günlerine gelmem sebebiyle bir daha hiç 20’li yaşlarda olamamak ve yaşlanacak olmak çok tuhaf hissettirdi.

Bir sürü insan belki onlarca yıl öncesini paylaşmış ve eminim hangisine sorsak göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini söyler. Halbuki kim bilir o kadar zamana neler sığdırdılar.

Zaten yaşlanma korkum hep vardı ama dünden beri yıllar öncesinin fotoğraflarını görünce böyle şeyler düşünüp bir daha 20’lerimde olamayacağıma üzüldüm biraz.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Özellikle 30 yaş üstündekilerin 20’li yaşlara bakış açısını ve 30’dan sonrasının nasıl hissettirdiğini merak ediyorum. 30 altındakiler de neler düşünüyor mesela 30 ve sonrası için? Yaşlanmaktan korkuyor musunuz yoksa 25’le 30 arasındaki farkın sadece sembolik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Ne zaman “genç” olmaktan çıkıyor sizce insan?
0
ms brownstone
(04.05.21)
kontrol edemeyeceğim şeyler hakkında hayıflanmayı ya da kederlenmeyi bırakalı 20'li yaşlarım oldu.

çok düz adam bakışı olduğunu farkındayım ama bir daha eski yaşlarda olmayacağına üzülmek bana dünyanın en boş hüznü geliyor. terlediğimizde kaybettiğimiz minerallere üzülmek gibi bişey bu, olmak zorunda ve kontrol edemezsin. bazı günler 1 gün değil 15-20 gün yaşlanıyor olsak buna üzülürdüm belki ama yaşlanmayı/yaş almayı şu haliyle denklem dışında tutmaktan başka yapacak bir şey yok.

hayat lineer değil, gittikçe kötüleşmek zorunda da değil. 20'lerinde yaptığın 30'larında yapmayacağın şeylere karşılık 30'larında yapıp 20'lerinde yapmayacağın şeyler var; neresinden baktığına bağlı. madem kontrol edemiyoruz, o zaman olumlu tarafından bakmak zorundayız.

zaten yaş -bağlantılı olarak zaman- dediğimiz konsept tamamen teorik, ölene kadarki hayatımızı derecelendirmek ve önemli hale getirmek için uydurduğumuz bir şey. zaten yaşlanmaktan korkmanın temel sebebi de ölüm korkusu.

"yaşlanmanın hiçbir negatif etkisini görmeden, gençliğinde yaptığın şeyleri yine yapabilseydin şu anda 70 yaşında olmak ister miydin" sorusunu sor kendine mesela. ölüme daha "yakın" olmayı mı tercih ederdin yoksa doğru düzgün yaşlanmayı mı?

ben ölmekten korkmuyorum ama yaşlanıp öleceğime genç öleyim ki yaşlılığın sefaletini çekmeyeyim diyorum. insanlara yük olmak, onlar için bakıma muhtaç ya da bayramda aranması zorunlu birine dönüşmeyi istemem.
0
Jux
(04.05.21)
Henüz 31 yaşındayım. Üzülüyorum. 20li yaşlarımı çok verimsiz kullandım. Depresyonlar yanlış tercihler. Aklım çok geç başıma geldi. 25 26 yaşındaydım kendimi üzmek için vaktinin olmadigini anladığımda. O vakit de artık iş güç derdim vardı. Neyse. Bazen üzülüyorum. O ünlülerin paylaştığı gibi bir 20li yaş fotoğrafım yok gülerek çekindiğim. Olan bir kaç taneyi de bir kızgınlık anında sildim yaktım attım. 13 yaş ile 25 yaş arası fotoğrafım yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(04.05.21)
Yakın zamanda 28 oldum. Bence bazı konularda yaşlanma hissediliyor. Alkol, sigara kullanmayan insanım ama yorulduğum bir günün sonunda gece yarısını göremiyorum bazen. Daha öncekilere benzemeyen bir fiziksel yorgunluk oluyor. Yani daha gençken sabahtan akşama kadar dışarıda olunca daha az yorulduğumu hatırlıyorum. Sıradan çinko karbon pil gibi oluyor insan.
0
dissendium
(04.05.21)
30larin ortasindan selam :)

20li yaslar guzeldi ama simdi de guzel. Acikcasi pek bi fark yok.

O zamanlar konseri en on sirada izlerdim, simdi arka sirada esimle kamp sandalyesinde izliyorum. Ikisi de keyifli.

20ler mukemmel gecse de donmek istemem. Orda guzel o yillar. Simdinin tadini cikarmak lazim.

Saglik sorunu yasamazsam 60larda falan "yaslandim" derim belki.
0
brkylmz
(04.05.21)
32 yaşındayım. 20ler güzeldi ama 30dan sonrası daha güzel. Hayatın rayına oturuyor ve en önemlisi artık neyi istemedigini biliyorsun. :) İnsan hayatının en karamsar gelecek kaygısı dolu yılları 25-29 yaş arası bence.

Yaşlanmaktan çok korkuyorum ama hadi seçim yap hep aynı yaşta kalacaksın deseler yine 20leri degil 30ları tercih ederdim.
0
Corpsebridee
(04.05.21)
30'a 4 ay kaldı. Kendimi hiç olmadığım kadar iyi, güzel vs hissediyorum. Önceden üzülürdüm özellikle 27 yaş bunalımını çok ağır geçirdim. Ama artık hayat bir gündür o da bugündür diyorum, yaşlanabileceğimiz bile kesin değilken şu an yaşlanacağıma üzülemem mesela. Ayrıca corpsebridee artı bin.
0
malwethiel
(04.05.21)
valla 32'yim, 20'lerimde malmışım, tek düşündüğüm o

ama o mallıklar beni şimdiki konuma getirdiği için tam mallık sayılmaz
0
passion rules the game
(04.05.21)
31 yaşındayım. 20'lerimde çok boş zamanlar da geçirdim, aşırı dolu zamanlar da geçirdim. genel olarak çok mutluyum o dönemden, fotoğraflara videolara bakınca mutlu oluyorum. yaşlanma tabii bir gerçek ama onu da geciktirmek için sağlıklı beslenmeye, spor yapmaya falan çalışıyorum, şu ana kadar çok yıpranmadım o yüzden diyebilirim. ancak tabii ki 20'lerdeki gibi sabaha kadar içip sonra uykusuz işe gitme gibi çılgınlıklar yapamıyorsun, bununla da barışığım zaten içkiyi de çok azalttım.

kafa olarak yaşlanmaya gelince kesinlikle kendimi hala 25'teki gibi hissediyorum. kafa olarak gerçekten hissettiğin yaştasın yani bu kesin. gerçekten her yaşın ayrı bir güzelliği var hayatı güzel yaşayabiliyorsanız. 20'lerin deneme yanılması, tedirginliği de güzeldi, 30'ların kendinden eminliği de güzel: (bkz: #107883734)
0
roket adam
(04.05.21)
eskiden çadır kampında daşın üstünde yatardım. şimdi 35 yaşındayım 5 yıldızlı otelde bile rahat edemiyorum. eskiden gece 3 te tavuk çevirme yemeye giderdim, şimdi gece değil 7 den sonra evden çıkasım gelmiyor. 30 dan sonra bitti.
0
mikahakkinen
(05.05.21)
40 yasindayim.En guzel yaslarim 30'lu yaslardi. 20'li yaslardan cok cok daha guzeldi
0
turkuaz
(05.05.21)
Devamlı başkalarının dayatmaları, kodlamarına maruz kalarak ipleri onlara veya bıraktığınızda insan haliyle genç değil de yaşamak istediklerini yaşayamıyor. Rakamlara takılmıyorum açıkçası yaş konusunda. Bugün ben de akşam vakti hikayeye fotomu ekledim, haliyle milletin takıldığı konu "Abi iskender 8,75 tl miş" Demeleri oldu, hoş güzel eğlendik...
0
evimin paspasi
(05.05.21)
30da büyüyorsun çok net. Ama yaşlanmıyorsun, hatta hayata daha farklı baktığın için kıymeti artıyor. 20li yaşlar deli ve daha acısız zamanlardı, her şeyi umursuz yaşadığın. 30dan sonrasının tek kötü tarafı tam oldum derken gelen bazı yıkımlar. Onun dışında kendini bulduğun bir dönem, şimdiki aklım olsa kalıbını anlıyorsun:) Ölüm beni 20 yaşında da korkuturdu, o açıdan fark yok.
0
mslny
(05.05.21)
40'a 2 var
.
27-28 her bakimdan superdi, okul bitti, ise girdim vs, saglik problemi agri sizi yok.
30-38 arasi inanilmaz hizli gecti, ozellikle evlilik/cocuk islerine girince zaman ucmaya basliyor.
35 sonrasi eklem agrilari falan basliyor. Genclik 40'da bitiyor gibi.
Millet 80'i nasil goruyor hala anlamiyorum, bakalim kismet..
0
cooperr
(05.05.21)
(2)

Sessiz çalışan buzdolabı önerisi?

kırmızıayakkabılıgargamel
Arkadaşlar sesli çalışan buzdolaplarından sıkıldım, sürekli arkada bir motor çalışıyormuş hissinden beni kurtaracak bir buzdolabı tavsiyesi verebilir misiniz?
Arkadaşlar sesli çalışan buzdolaplarından sıkıldım, sürekli arkada bir motor çalışıyormuş hissinden beni kurtaracak bir buzdolabı tavsiyesi verebilir misiniz?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.05.21)
LG'nin herhangi bir ürünü kesinlikle en az desibele sahip buzdolabı
0
bugisme
(04.05.21)
Arçelik ve beko değil, bunun garantisini verebilirim evdeki yepyeni buzdolabımıza bakarak.
0
roket adam
(04.05.21)
(8)

Atm’ye gidebilir miyim?

avatar is back
Nakit lazım. Bazı sitelerde serbest deniyor bazılarında sadece emekliye serbest deniyor? Polis çevirse ne diyecem?
Nakit lazım. Bazı sitelerde serbest deniyor bazılarında sadece emekliye serbest deniyor? Polis çevirse ne diyecem?
0
avatar is back
(04.05.21)
bugün gittim ortalıkta polis yoktu, sorsaydı da atm ye gidiyorum derdim e paraya ihtiyaç var alışveriş için
0
freebird5406_2
(04.05.21)
ya gidin abi gidin, ben de bu korkyu anlamıyorum.

öğlen dışarı çıktım termosa çay koydum parka gittik yedik içtik. bizimle birlikte onlarca insan vardı. dönüşte çarşıdan geçtik. balıkçıyı kasabı vs. anlarım da turşucu bile açıktı. fırının önünde öğle vakti kuyruk vardı.

eşim daha sonra toplu taşımayla üsküdar'dan sultanahmet'e gitti bir iş için, 3 saat dolaşa dolaşa işini halleti bir allahın kulu sormamış nereye gidiyorsun diye.

şehrin yarısı dışarıda fink atıyor, yarısı öğrenilmiş çaresizlikle kapı açık olduğu halde kafesinden dışarı çıkmıyor. bu durum iyice saçmasapan psikolojik bir fenomene döndü. tamam ilçe değiştirmek biraz ekstrem ama çarşıya atm'ye parka vs. gidin abi kasmayın. soran olursa (ki sorulma ihtimali binde bir falan) markete gidicem para çekicem de. bunun gibi 55 tane daha mazeret uydurabilirsin.

not: bunları istanbul merkez ilçeleri için yazıyorum, bu kadar merkezi olmayan yerlerde durum farklıdır belki.
0
sir gawain
(04.05.21)
Gidiliyo. Ben gittim para cektim baska hespatan, sonra gidip baska banka hesabina kirami yatirdim atmden.
0
e mice
(04.05.21)
Temel ihtiyaçlar için kendi mahallenizdeki atmye gitmeniz problem olmayacaktır ama @sir nickli arkadasın dedigi gibi şehirde fink atabileceğiniz manasına gelmiyor bu. Ankarada her yerde polis çeviriyor ve izin kağıdımızı soruyor.
0
onkiloversemtamamım
(04.05.21)
Ben dün hastaneye gittim ki Beylikdüzü gibi çok merkezi olmayan bir yerdeyim. Hem gidişte hem dönüşte polis durdurdu beni. Hastane ev arasındaki mesafe o kadar uzun da değil.

Ben acil bir durum yoksa 10.00-17.00 arasında gidin derim. Zaten alışveriş için para lazım.
0
fraise
(04.05.21)
sir gawain +1
0
kanlakarisikyagmur
(04.05.21)
valla genelgede serbest değil de 10-5 arası biz de çıkıyoruz açıkçası, zaten market mesafesinde atm de var.
0
roket adam
(04.05.21)
Bizim burda da heryere gitmek serbest. Eczanelere gittim. Bankslar açık insanlar bankalara girip çıkıyor. Polisler sadece arabaları çeviriyor. İnsanlar hep dışarda
0
efruz
(04.05.21)
(5)

ISBN tarayarak kitap listesi yapacağınız uygulama

tembel sinefil
Merhabalar, öncelikle kütüphanemdeki kitapları listeleyim diye işe başladım ama excel'de yazmak çok verimli olmuyor malum. Ben de hazır katalog programları aramaya koyuldum.Bir dünya var elbette ama benim aradığım telefonda barkoddan aratıp otomatik kitabı ekleyen bir uygulama.10 civarı uygulama den
Merhabalar, öncelikle kütüphanemdeki kitapları listeleyim diye işe başladım ama excel'de yazmak çok verimli olmuyor malum. Ben de hazır katalog programları aramaya koyuldum.
Bir dünya var elbette ama benim aradığım telefonda barkoddan aratıp otomatik kitabı ekleyen bir uygulama.
10 civarı uygulama denedim ama birinin bulduğu isbn'yi diğeri bulamıyor. aslında şurada hepsi var isbnsearch.org ama hepsinin kaynağı farklı sanırım. Bazıları da farklı kitap getiriyor aynı isbn için.

Neyse kullandığınız bu amaca yönelik bir uygulama var mıdır? Barkod taratmak istediğim için telefon uygulaması olması şart ama web desteği de olursa çok iyi olur. İşime yararsa ücretli - ücretsiz fark etmez

Denediklerim arasında en iyisi BookBuddy gibi ama o da %50 gibi bir oranla buluyor isbn'yi.
0
tembel sinefil
(04.05.21)
Clz books

Bu programa da bakabilirsiniz (ucretli)
0
brkylmz
(04.05.21)
Goodreads çok iyi bu konuda.
0
roket adam
(04.05.21)
ya goodreads de denedim ama bulmadı bir çok kitabı elimdeki. Manual ekleme de yok sanırım orada. Yani diğerlerinde bir şekilde elle de olsa ekliyoruz ama goodreadste bulamadım. Örnek olarak isbnsearch.org
0
🌸tembel sinefil
(04.05.21)
clz'de hiç birşey bulamadım free trial açıp denedim, ama yerli kitap bulamadı hiç. clz'nin yıllarca movie collector kullanmıştım, sevdiğim bir uygulamadır yoksa.
0
🌸tembel sinefil
(04.05.21)
Bu arada web sitesi üzerinden goodreads'e kitap ekleme varmış, gördüm. Pratik olmasa da işe yarıyor. Yukarıda örnek yazdığım kitabı da ekledim
0
🌸tembel sinefil
(04.05.21)
(5)

Uygun bedelli askerlik gelmez mi?

mg3929
40bine dayanmış bedelli.Biraz daha uygun fiyatlı bi şeyler gelmez mi seçim ayağına falan?
40bine dayanmış bedelli.
Biraz daha uygun fiyatlı bi şeyler gelmez mi seçim ayağına falan?
0
mg3929
(04.05.21)
Bir süre gelmez. Çünkü daha yeni değişti.
0
dissendium
(04.05.21)
aksine daha da artabilir
0
burya
(04.05.21)
geçmişte seçim ayağına indirim yapmalarının sebebi hem bedellinin olmamasıydı hem de çok fazla askerliğini yapmamış insanın olmasıydı. özellikle 2018'deki 15 bin tl'lik olan bedelli ile çoğunu temizlediler. yaklaşık 800 bin kişi bedelli yaptı diye hatırlıyorum o dönem. artık o denli yığılmış bir insan topluluğu yok askerlik için.

şimdi mezun olanlar da 40 bin tl'likten yaptıkları için birikme olacağını da sanmıyorum zaten 6 aya da indi okumayanlar için askerlik. o yüzden seçim olsa bile tekrar bedelli gelmez çünkü hali hazırda zaten bedelli var. bir de 6 ayda bir zam geliyor. gittikçe artacak gibi duruyor fiyat. belki bir yerden sonra sabitlerler fiyatı ama uygun bir şeylerin gelmesi çok zor.
0
ilgeru
(04.05.21)
Neden gelsin ki, kalkarsa şaşırmam hatta şu anda misyonunu tamamladı çünkü, eskisi gibi milyonlarca kaçak yok hepsinden parayı aldılar bitti konu.
0
roket adam
(04.05.21)
valla ben umutluyum o yüzden 2023ü bekliyorum askerlik için. şu anki bedelli ücreti çok fazla baya bekleyen var askerlik için.
0
jelly bear
(04.05.21)
(10)

Hangi Arabayı almalıyım

klasik kazık
merhaba. yaklaşık 15 yıldır orta sınıf arabam var. çok meraklı olmadığımdan bu sürede sadece 2 farklı arabaya bindim. şimdi değiştirmeyi düşünüyorum. arabadan en büyük beklentim şu an; değişik, tarz bi araba. suv da tek kapılı da olabilir. eski model olacaksa da hurda olmaması lazım. 250-300 bin büt
merhaba. yaklaşık 15 yıldır orta sınıf arabam var. çok meraklı olmadığımdan bu sürede sadece 2 farklı arabaya bindim. şimdi değiştirmeyi düşünüyorum. arabadan en büyük beklentim şu an; değişik, tarz bi araba. suv da tek kapılı da olabilir. eski model olacaksa da hurda olmaması lazım. 250-300 bin bütçe bandında sanırım yeni araba bulmak imkansız. ama 2000’den de eski olmasın. bir de problemli ve yarın bigün satılmayacak bi marka da olmasa iyi.
niş önerilerinizi alalım.
0
klasik kazık
(04.05.21)
mini cooper countryman olabilir mesela? 4 çeker, suv, ama değişik tarz bi araç.
0
roket adam
(04.05.21)
citroen'ler olabilir c3 aircros vs.
0
trajikomix
(04.05.21)
Ciğeri sökülmemiş ikinci elini bulabilirseniz Mazda MX-5. 1.5 motorlu ve soft top versiyonu 1.000 kilodan hafif, go-kart gibi alet ama günümüz standartlarına göre yavaş olduğu için daha kredi ödemesini bitirmeden ağaca çakma ihtimali düşük.
0
bruce mclaren
(04.05.21)
Toyota c-hr veya honda civic hatchback olabilir. Hem tasarımları klasik çizgilerden farklı hem de sorunsuz araçlar.
0
iwasbornonamountainside
(04.05.21)
ford puma
0
Goldstein
(04.05.21)
kampanya.peugeot.com.tr sıfıra bakın mutlaka bütçeniz az değil ki 2008 active
0
synax
(04.05.21)
eğer bulabiliyorsan 1.5 turbo benzin motorlu insignia b al. düz bir arabadır ama bence başarılı.

c3 aircross, peugeot 2008 falan bunlar göz boyama amaçlı b sınıfı crossover'lar. sakın düşme bunlara.
0
rain when i die
(04.05.21)
bütçe nedir? suv önermem hem sürüş zevki düşük hem de çoğu problemli.
0
mikahakkinen
(04.05.21)
Çek bir s klass Parana ne geliyorsa.
0
lion de la Turquie
(04.05.21)
mx-5 e +1
yüklenmemiş temiz subaru wrx bakabilirsin, herhangi bir subaru olur yani trafikte falan kendini belli eder:)
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(04.05.21)
(19)

Akıl sağlığınızı nasıl koruyorsunuz?

Sakinolmamlazim
Soru başlıktaBen çok yorulduğumu, motivasyonumun çok düştüğünü hissediyorum. En azından çıkıp yürüyüş yapıp evden kurtuluyordum ama o da bitti malum.Siz neler yapıyorsunuz? Çok bunaldığınız zaman sizi motive eden şey ne oluyor?Not: Beni artık bu sürecin geçici olduğunu düşünmek falan da kesmiyor
Soru başlıkta

Ben çok yorulduğumu, motivasyonumun çok düştüğünü hissediyorum. En azından çıkıp yürüyüş yapıp evden kurtuluyordum ama o da bitti malum.

Siz neler yapıyorsunuz? Çok bunaldığınız zaman sizi motive eden şey ne oluyor?

Not: Beni artık bu sürecin geçici olduğunu düşünmek falan da kesmiyor
0
Sakinolmamlazim
(04.05.21)
korumuyoruz.
0
fff02561
(04.05.21)
koruyamadım ve paikolojik problemlerimin olduğunu düşünüyorum artık. yakın zamanda psikiyatriste gidip ilaç kullanmayı planlıyorum.
0
rose parks
(04.05.21)
2020'yi çok iyi atlattım ama 2021'de benim de pilim bitti gerçekten. Yürüyüş yapmaya devam ediyorum açıkçası başka türlü gece uyuyamamaya falan başladım.
0
roket adam
(04.05.21)
Koruyamadım. Psikiyatriste başlayacağım.
0
sta
(04.05.21)
Green carda başvurmuştum. Son 3 aydır canımı sıkan her şeyi 8 Mayıs sonrasına erteliyodum. O vakit de geldi çattı. Bu olmadı diyelim, beklemem gereken ve sonu heyecanlı biten biten başka bir şey icat edip onunla oyalanıcam. Çok da gidip bir başka yere yerleşeyim heveslisi değilim aslında ama bir şeyleri beklemek beni güzel oyalıyor.
0
IncredibleMau
(04.05.21)
Koruyamıyorum, psikolojik destek alıyorum.
0
Mossy
(04.05.21)
Ben de yürüyüş yapmayı çok severdim iyi gelirdi şimdi yerine yoga yapmaya başladım yerini doldurdu gibi sanki.

Ana sorunun cevabı nasıl koruyorum ben de bilmiyorum ama koruyorum.
0
turkce konusan uzayli
(04.05.21)
Merak güdüsü fazla sanırım bende, devamlı araştıracak konu vs. arıyorum ,buluyorum. Bir yerde doydum gibi olunca, dizi-film izliyorum.
0
evimin paspasi
(04.05.21)
Korumuyorum, kimsenin de koruduğunu görmedim. Pilatese başlamak istiyordum rahatlamak için ama annemle babam corona var diye izin vermiyor. Sevgilim iş yüzünden çıldırıyor onun hasta olmaması için sürekli dua ediyorum.
0
Hallegadola
(04.05.21)
Psikiyatriste başladım yeniden (hep gitmesem de 7 yıllık bir geçmişim var). Kendisi de aslında normal zamanda olmasaydı ilk aşamada terapi ile devam edip ilaca gerek olup olmadığını görebilirdik ama şimdi iyi hissettirecek şeyleri yapamayacak durumda olduğun için ilaç vereyim de bir toparlan dedi. İlaçlara başladım bir değişiklik yok ama göreceğiz.
0
peki madem
(04.05.21)
saldım gidiyor. hayatımda hiç bu kadar mutsuz hissetmemiştim genel olarak.
0
rain when i die
(04.05.21)
Koruyup koruyamamak arasında ince bir çizgideyim. Anlık geleceği düşünüp bir şeyler yapmam gerektiğini hatırlayınca toparlanabilirsem toparlanıyorum.
0
jjimyl
(04.05.21)
Analog not defterine yapmam gerekenleri ve yaptıklarımı yazarak.

Motivasyonum tabii ki her zaman çok yüksek değil, ama yapılması gerekenler aradan çıkıyor bu şekilde. Yapılacaklar birikince ben şahsen ruh sağlığımı koruyamıyorum. Erteleme hastalığı olan biri olarak, bundan çok çektim.

Öz bakımınızı yapmaya üşenir hale geldiyseniz, uzun süre kötü hissediyorsanız, prof. yardım almaktan çekinmeyin ve bunu ertelemeyin.
0
buf-e kür
(04.05.21)
Twitter açtım sabah akşam beyninden geçen her düşünceyi yazıyorum sağolsun arkadaşlarım da okuyor.
0
lata
(04.05.21)
düzenli spor ve meditasyonla
0
superb
(04.05.21)
fırın, nöbetçi eczane falan, çıkıp yürüyün hocam yine .. :(
0
WithWorth
(04.05.21)
yaklaşık 5 senedir koruyamıyorum. Korumaya çalışıyorum fakat iki adım ileri üç geri hep. artık ilerisini düşünmemeye gayret ediyorum, yeni hayal kırıklıkları edinmemek için.
0
lüzumsuz adam
(04.05.21)
Lan duyuruda herkes delirmiş resmen.

Valla benim sülalem raad. Pandemi yokken de evde zaman geçirmeyi seven biriydim. O yüzden pek de zorlanmıyorum. Canım sıkılıyor tabii ama Friends açıp ona odaklanıyorum, olmadı Playstation oynuyorum, kedileri kovalıyorum, yakalarsam tarıyorum vs. vs. Kafayı sıyırmadım.
0
himmet dayi
(04.05.21)
Bisiklet.

Geçtiğimiz yıl Mart ayından beri evden çalışıyorum. Sabah 8 de tükkanı açıp akşam 6'ya kadar çok yoğun çalışıyorum. Bilgisayar başından kalkmadan ve bu kadar konsantre çalıştıktan sonra herhangi bir kitaba, filme odaklanmak anlayıp algılamak ekstra zor oluyor.

Normalde bisikleti dışarda sürerdim ama malum yasaklar. Kendime bir trainer aldım. Bisikleti üzerine taktığın ve evde sürebildiğin bir edevat. Hatta bu alet akıllı bişey olduğu için zwift isimli program vasıtasıyla televizyon ekranından sürdüğün yolu görebildiğin gibi bu programı kullanan başkalarıyla da yarışabiliyorsun. Yokuşları falan da simüle ediyor. İşte benim pandemi ilacım bu. Akşamları bazen 60-90 kilometre hafta sonları 100-150-200 allah ne verdiyse. Bazen 10-12 saat non stop pedallıyorum. Kan ter içinde, nefes nefese ekranda beni geçen gerçek kişilerin avatarlarını yakalamaya çalışıyorum.

Şarkı vardı böyle, uykusuz her gece, yorgun ölesiye...
0
thracia
(04.05.21)
(2)

öfke patlaması

kutukcu
kendimi bildim bileli öfke kontrolüm yok. nadiren öfkelenen birisiyim ama bazen öfkelenince kendimden geçiyorum. kollarım, diyaframım, kaslarımda bir boşluk oluyor. kendimi iyice sıkıp, yatağı, koltuğu bitap düşene kadar yumruklamadan, derin nefes alıp tutup kendimi sıkmadan sinirim asla geçmiyor. k
kendimi bildim bileli öfke kontrolüm yok. nadiren öfkelenen birisiyim ama bazen öfkelenince kendimden geçiyorum. kollarım, diyaframım, kaslarımda bir boşluk oluyor. kendimi iyice sıkıp, yatağı, koltuğu bitap düşene kadar yumruklamadan, derin nefes alıp tutup kendimi sıkmadan sinirim asla geçmiyor. kendimde bir boşluk hissediyorum ve doldurmak için vücudumdaki tüm kasları sıkasım ve yorasım geliyor. genelde çevremdekilere, yakınımdakilere yansıtmıyorum kendi kendime oluyor hepsi.

aynı durumu yaşayan veya konu hakkında fikir verebilecek olan var mı acaba?
0
kutukcu
(04.05.21)
Ben de öfkelenen biriyim (eskiden çok zor öfkelenirdim ama şimdi çok daha kolaylaştı) ve kolay kolay geçmiyor öfkem. Ama şöyle bir sorun var, ben kaslarımda ve vücudumda oluşan enerji birikimini atamıyorum, yumruk sıkamıyorum bile. Psikoloğum bunu istemişti, yastık yumruklayacaksın her gün demişti ve ben babama olan öfkemi yastıktan çıkaracaktım ama ellerimi yumup yumruk yapamıyorum bile. Senin bu halin bence çok sağlıklı. Sakinleşmek için pandemide olmasaydık dışarı çık yürü koş derdim ama maalesef. Kötü bişey değil senin bu durumun. Sadece bu öfke patlamalarının kökenine inebilmek lazım. Muhtemelen birikim var.
0
1bir1bir1
(04.05.21)
Öfke patlaması yaşayan insanlarda derinde farklı problemler olduğu işçin genellikle psikoloğa gidip tedavi oluyorlar. Bu şekilde yaşamak yerine birkaç seans terapiye gitmenizde fayda var, net kötü bir şey ve içten içe size ve sağlığınıza zarar verir bu.
0
roket adam
(04.05.21)
(3)

Yurtdışına bankaya borç takip giden biri vardi

yedinumara
Norveç'in bir köyüne kredi çekip gitmişti adam. Bu adamın banka borcu akıbeti ne oldu ne olur bu durumda gece gece aklıma geldi
Norveç'in bir köyüne kredi çekip gitmişti adam. Bu adamın banka borcu akıbeti ne oldu ne olur bu durumda gece gece aklıma geldi
0
yedinumara
(04.05.21)
birkaç sene banka takip eder, ardından varlık şirketlerinden birine devir olur 10 sene sonra da zaman aşımına uğrar ve silinir. bu süreçte ülkeye girip çıkabilir ancak üzerine bir mülk veya araç alamaz, bankada para tutması da riskli olur.
0
orpheus
(04.05.21)
+ olarak varlık yönetim şirketleri ailesini, eşini dostunu da taciz eder epey bir süre.
0
roket adam
(04.05.21)
2 ustteki arkadas sanirim 4 satir yukaridaki duyuruya cevap yazmis heralde.
0
buenosdias
(04.05.21)
(5)

Lens Kullanımı

pccopath
Gençler selamlar,30 yılı aşkın bir süredir numarası karışık ve yüksek değerlerde gözlük kullanmaktayım. Yıllardır güneş ışınları da çok rahatsız ediyor. Yıllardır kullandığım rayban damla modeli haricinde gözümü rahatlatan, denemediğim güneş gözlüğü kalmadı sayılır (numaralılar, klipsliler da dahil)
Gençler selamlar,
30 yılı aşkın bir süredir numarası karışık ve yüksek değerlerde gözlük kullanmaktayım. Yıllardır güneş ışınları da çok rahatsız ediyor. Yıllardır kullandığım rayban damla modeli haricinde gözümü rahatlatan, denemediğim güneş gözlüğü kalmadı sayılır (numaralılar, klipsliler da dahil). bir gözlükçü arkadaş bu gözlüğün orjinal camdan ve kaplamalı olduğunu, numaralıların orjinal camdan olamayacağını (başka katkı maddeleri ile yapılan camlardan olacağını), dolayısıyla alacağın başka bir gözlüğün bu seviyede rahat görüş sunamayacağını söyledi.
Sözün özü, tavsiyesi lens oldu. Ancak yoğun arazi çalışması yürütüyorum. Bu durumda lens kullanımı nasıl olur (lazer yaptırırım diye daha önce hiç kullanmadım) ?
Kullanırsam eğer, nelere dikkat etmeliyim (canlı tavsiyeler lazım, google hastane sayfaları değil)?
şimdiden teşekkürler.
0
pccopath
(04.05.21)
yoğun arazi çalışmasından kasıt ne bilmiyorum ama bazı göze harbiden de lens olmuyor galiba. muayenelerde lens kullanımına engel bir durum çıkmıyor bende ama mesela ben farklı lensler denedim, bir türlü gün boyu rahat takılabildiğim bir lens bulamadım.

gözyaşı damlası falan da çok bi işe yaramıyor. denemeden bilmek zor. yanlış anlamayın arkadaşınıza bir şey demiyorum ama tavsiyesi çok da önemli değil bence. doktorların lens tavsiyeleri bile tutmayınca tutmuyor :/
0
savidan
(04.05.21)
Gözyaşı eksikliğin varsa lens kullanamazsın, 2 saatte pertin çıkar. Ayrıca göz tembelliğin varsa da lens yetmez. Bence kullanma. Lazer de olma. Cam işini iyi araştır derim.
0
1bir1bir1
(04.05.21)
toz toprak olan yerde lens gerçekten sıkıntı, ben takamyorum.
0
roket adam
(04.05.21)
Günlük lens öneririm, pek kimse bilmiyor
ya da pahalı olduğu icin tercih etmiyor
ama kesinlikle tavsiye ederim, sabah takıyorsunuz aksam atıyorsunuz
yarın yeni bir tane

hem daha iyi hava alıyor hem de gözdeki hissi yok gibi
0
blackgirl00
(04.05.21)
20 yıldır lens kullanıyorum, gözlük ile aynı kalitede göremediğim için gözlüğümü hiç takmıyorum. 5 yıldır günlük lens kullanıyorum. gözümde hiç hissetmiyorum bile. toz -topraktan lens hemen etkilenen bir şey değil. bir de lens alıp deneyebilirsiniz, bir kutu deneyin. doktora görünürseniz tabi iyi olur. lens sorun olursa gözlüğe dönersiniz.
0
nzessia
(04.05.21)
(4)

sadece parasal mevzuları ele alırsak kaça gidilir?

valentinov
mevcut işbrüt 10.000tlen kötü 3 en iyi ihtimalle yılda 5 maaş prim geliyor. 2020'de 3 geldi mesela.full limitsiz araba.özel sağlık sigortası.türkiye'nin en büyük holdinglerinden birisi.mevcut işte saatler belli değil. 3-4 gün yattığım da oluyor. 10 gün şehir dışı da. yeni işte ise ayın yarısı yurtdı
mevcut iş

brüt 10.000tl

en kötü 3 en iyi ihtimalle yılda 5 maaş prim geliyor. 2020'de 3 geldi mesela.

full limitsiz araba.
özel sağlık sigortası.
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birisi.

mevcut işte saatler belli değil. 3-4 gün yattığım da oluyor. 10 gün şehir dışı da. yeni işte ise ayın yarısı yurtdışı yarısında türkiye'de bir yerler olacak.

teklif gelecek şirket ise dünyanın en büyüklerinden birine ait küçükçene bir şirket. örneğin mevcut şirketimiz 1 milyar euro ciro yaparken yenisi 300-400 milyon dolar yapıyor. ama çatı şirketi forbes 100'de.

sadece maddi kısmı düşünecek olursak nasıl bir paraya evet denir.
0
valentinov
(03.05.21)
Artı yüzde 25
0
shredd
(03.05.21)
%60-70 üstünü istemekten çekinme.
0
roket adam
(03.05.21)
Yan haklarına göre değişir bana kalırsa

Sadece maaş ve diğer giderler karşılanacaksa, kaybedeceğin yan haklarıda hesaplamak lazım.

Ama mevcut hakların devamı söz konusu olursa mevcut brütten en az %30-40 fazla isterdim ben
0
cuma
(04.05.21)
yan haklar ve prim v.s. dahil yıllık eline net geçen + %30
0
nuisance
(04.05.21)
(2)

Su tür videolar nasil telif yemiyor?

bushido77
Bahsettigim video su: https://www.youtube.com/watch?v=CPHZOpcJWIc&list=PLU0pjiFhmAsaTqhQVnAfaZo2ML4IFpucA&index=1Ben bir kanalin icerigini elestirmek icin kendi videosunu kirpip remixleyip parodi videosu yapmistim, 2k abonesi olan bir kanaldi. Bir kac hafta icersinde telif yedim. Nasil isliyor bu is
Bahsettigim video su: www.youtube.com

Ben bir kanalin icerigini elestirmek icin kendi videosunu kirpip remixleyip parodi videosu yapmistim, 2k abonesi olan bir kanaldi. Bir kac hafta icersinde telif yedim.

Nasil isliyor bu isler?

edit: evet benim videoda direk kanalin sahibi telif basvurusunda bulunmustu.
0
bushido77
(03.05.21)
Otomatik filtreye takılan görüntüler/sesler oluyor. Bunlar direkt siliniyor zaten. Örneğin futbol müsabakaları vs. Bu nedenle zaten görüntüyü bozup özet veriyorlar, bu otomatik filtreye takılmasın diye. Böyle değiştirilmiş görüntü ve seslerde eser sahibinin/dağıtım hakkına sahip firmanın YouTube'a şikayette bulunması gerekiyor. Sizin olayda eleştirdiğiniz kanalın sahipleri telif ihlali şikayetinde bulunmuş olabilir.
0
himmet dayi
(03.05.21)
Telif yemek demek sadece videonun kaldırılması demek değil ki? Mesela telif yemiştir, ama bundan sonraki reklam gelirine el koyulmuştur. Bu tarz seçenekler de veriyor youtube eser sahibinin tercihine göre.
0
roket adam
(03.05.21)
(15)

birikim sorusu

tuborg yesili
aileden gelen vs bişey olmadan ve üniversiteden mezun olur olmaz iş bulup tek başına yaşayıp kira fatura vs ödeyen birinin 30 yaşında ne kadar birikimi olması normal sizce?ortalama bir maaş bandında varsayalım, memur ya da orta sınıf beyaz yaka.
aileden gelen vs bişey olmadan ve üniversiteden mezun olur olmaz iş bulup tek başına yaşayıp kira fatura vs ödeyen birinin 30 yaşında ne kadar birikimi olması normal sizce?
ortalama bir maaş bandında varsayalım, memur ya da orta sınıf beyaz yaka.
0
tuborg yesili
(03.05.21)
200bin normal , sonrası başka gelir kaynağı da şart gibi.
0
bnmzz
(03.05.21)
84.000 TL
0
pisiklet
(03.05.21)
kendi arkadaşlarıma falan bakıyorum 3 aşağı 5 yukarı bu tanıma uyan arkadaşlarımın ortalama olarak 200-250 bin bandında bir araçları oluyor (evlenince gelen altınlar hariç olarak)
0
roket adam
(03.05.21)
Gerçekten bunun bir standardı olduğuna inanamıyorum.
Ama bu kişinin borcu yoksa
Hayatını keyifle yaşıyorsa (spor gezme yeme içme vs)
Kenarda da 100 150 bin TL varsa bence TR şartlarında güzel
0
kisa
(03.05.21)
@chicha +1

Yazmak istediğim çoğu şeyi yazmış. Bu süreçte bir araba aldığını ve senede 1-2 tatil yaptığını düşünürsek, kenarda 100K parası anca olur.
0
the coon
(03.05.21)
100 bin civarı.
0
rose parks
(03.05.21)
bir suru degisken var. ne kadar zam aldi, cok luks harcamalari var mi, ileride ne yapmayi dusunuyor, istisnai giderleri var mi vs...

bence aralik vermek daha dogru olur.

50-100 arasi paraniz varsa hem gelecek icin umutlu hem de kotu gunler icin guvenli olursunuz.
0
buenosdias
(03.05.21)
22 yaşında mezun olsa başlangıçta 4k 30 yaşında 8k kazansa ve bunun %20sini biriktirse 30 yaşında 115 bin tl birikimi olur.
0
tabii lan manyak mısın
(03.05.21)
Cevabım tartışma başlatıcı olarak görülmüş ve silinmiş. "Düzelterek" tekrar yazayım:

İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsa kira + faturalar + yeme içme + ulaşım en az 3 bin götürür maaştan. Benim ortalama maaştan anladığım 5-6 bin tl civarı. Onu da 30 yaşında ancak görmüştür.

Mezun olduğu dönemde 2.5 - 3 bine başlamıştır. O zaman birikim iyice zor oluyor, öğrencilikte yapamadığı şeyleri yapmak, alamadığı şeyleri almak istiyorsun, en kötü üstüne başına düzgün bir şeyler almak istiyorsun çalışmaya başlayınca.

Bence 100 bin varsa kenarda oh ne ala desin böyle biri.
0
chicha_v2
(03.05.21)
Türkiye için biraz karışık bu bence.

Mesela son yıllarda hiç para biriktirememiş de olabilir. TL biriktirdiyse 100 bin olabilir (ki aileyle kalan arkadaşlarım bile bu kadar biriktiremedi) ama 4 yıl önce 55 bine bir araba alabildiyse şimdi sırf o araba 150 bin de olabilir.

herkes Türkiye'yi çözüp hemen araba ev almaya girişmiş sanıyorum, yani öyle yapanlar 200-300 diyebilir. Diğer türlü dümdüz para biriktiren o rakama ulaşamaz. Ben dolar altın biriktiriyordum kriptoyu keşfetmesem o rakamlara ulaşmam çok zordu.
0
nhk ni youkosu
(03.05.21)
24 yasimdan beri bilfiil calisiyorum, 30 yasima kadar hic para biriktirmedim. hep tatile gezmeye yeme icmeye harcadim. baska inanilmaz luks gider kalemlerim yoktu ama 3 ayda bir yurt disi tatilim olmayan sene yoktur bu 6 yilda. sonrasinda da az gezmeli daha cok para biriktirmeli bir hayatim oldu. yine cilginca biriktirmiyorum tabii ama birikiyor kenarda. soru benim birikimim olmadigi icin ne kadar oldugunu yazmayacagim. demek istedigim buna ortalama bir sayi vermek cok zor, maasa, harcamaya, giderlere ve kisiye gore degisen onlarca parametresi var.
0
in vino veritas
(03.05.21)
22'de mezun olup, ilk 3 sene 4bin lira, sonraki üç sene 6bin lira, son 4 sene 10bin lira kazansa:

ilk 3 sene birikim yapamaz.
ikinci 3 sene ayda bin lira biriktirir.
son 4 sene ayda 4bin lira biriktirir.

toplamı 228bin yaptı

daha fazla birikir mi? evet, birikir. daha az birikir mi? tabii ki
0
co2s2
(03.05.21)
100 bin bakit + 70 bin araç.
0
kanlakarisikyagmur
(03.05.21)
8 sene tek başına yaşayıp kira, fatura ödeyip 100 bin-200 bin biriktirmek ???
Ayda bin lira kenara atmış olsa anca. Hiç tatile gitmedi ya da başka masraf çıkmadı. Bence tek başına yaşayıp kenara para atmak çok zor. Hele bir iki gezeyim diyen biri hiç birikim yapmamış da olabilir.
0
oyokbuyoknevar
(03.05.21)
gercek bir ornek olarak ben varim. gercekler

1. insanin yasi ve geliri azken daha cok para biriktiriyor.
2. hep ayni isyerinde ayni parayi kazanmayacaksin. issiz kalacaksin, cepten yiyeceksin vs..
3. beklenmedik harcamalarin olacak (ameliyat olmam lazim, disini yaptirman lazim, babanin arabasi kaza yapti, ev alicaz yardim yap vs.. )

30uma kadar 50bin biriktirmistim. bence ne kadar biriktirdiginiz onemli degil. kendinizi bir meblaga sartlamayin. para biriktirmek motor bir aliskanlik haline gelsin en onemlisi o. ki zaten bu duyuruyu actigina gore zaten birseyler biriktirmeyi aliskanlik haline getirmissin demektir. ha bundan sonrasi icin ne yapabilirsin? eger gercekten cok para biriktirmek istiyorsan nacizane tavsiyem,

ev, araba yada sevdigin pahali seyleri arastir. almayacaksan bile sahibinden'e gir bak. randevu al gercekte gor.

ruyalarini susleyen seyler gorup alamayinca insan bileniyor ve bu bilenme hali cogu insanda daha cok tasarruf yada ek gelir modelleri bulma gibi motivasyonlara donusuyor.
0
buenosdias
(05.05.21)
(11)

Duygusal İlişkilerde Sessizlik

ikilem
Erkek arkadaşımla ne zaman bir anlaşmazlık yaşasak bu durumu konuşmak yerine hemen bir suskunluğa giriyor. Ben onu aramadan veya ona mesaj atmadan hiçbir şekilde iletişime geçmiyor. İletişime geçmediği gibi de belli bir süre mesajlarımı görmezden geliyor. Bu davranışı beni öyle yaralıyor ki anlatama
Erkek arkadaşımla ne zaman bir anlaşmazlık yaşasak bu durumu konuşmak yerine hemen bir suskunluğa giriyor. Ben onu aramadan veya ona mesaj atmadan hiçbir şekilde iletişime geçmiyor. İletişime geçmediği gibi de belli bir süre mesajlarımı görmezden geliyor. Bu davranışı beni öyle yaralıyor ki anlatamam. Mantıklı olan ayrılmak ama bir yandan da onu çok seviyorum. Nasıl davranmam gerek?
0
ikilem
(03.05.21)
Buna silent treatment deniyor hoş değil bir nevi manipülasyon, evet belki bir olay sıcağı sıcağına tartışılmamalı fakat bunun silent treatment a da dönmemesi gerekiyor

ilişkiler ve iletişim konusunda gottman institute ın güzel paylaşımları oluyor instgram sayfası da var
0
freebird5406_2
(03.05.21)
Mantıklı olanı yap +1 böyle hayat geçmez
0
sta
(03.05.21)
bu durum bana küfürden daha ağır geliyor. ben de aynı durumdaydım ve fazla katlanmayacağıma karar verdim. iyiyken çok iyi, en ufak bir bozuşmada günlerce ses yok, aramalara cevap yok. canı isteyecek de dönecek. müthiş bir manipülasyon.
0
bana bir nick verin
(03.05.21)
her zaman açıkça konuşmak gerekiyor. karşı taraf konuşmuyorsa da ne yazık ki ne kadar durumu değiştirmeye çalışsanız boş. aynı durumu yaşamış biri olarak, ilişkinin gayet yolunda gittiğini düşünürken, erkek arkadaşımın aslında kafasında birçok problem olduğunu bir gün aniden benden ayrılmak istediğini söylediğinde öğrendim. ki onları da üstü kapalı bir şekilde geçiştirdi sadece. şanslısın ki sen sorunu önceden fark etmişsin. bu durumda öncelikli olarak sorunları açıkça konuşmaya ikna etmeye çalışman, olmadığı takdirde ayrılman tek çözüm sanırım. iletişim kurmak bu kadar zor olmamalı..
0
PearlJam
(03.05.21)
evet bu bir manipülasyon tekniğidir, gerçekten acımasız bir yöntem bu arada. "seni ve şu anda yaşadığın sıkıntıyı önemsemiyorum" mesajı veriyor, hislerini saçma buluyor yani. ben benim hislerimi önemsemeyen, saçma bulan bir insanla beraber olmak istemezdim şahsen.
0
roket adam
(03.05.21)
bunu ben de yaşadım. benimki ben açık açık konuşmaya çalışınca beni suçlayarak kaçardı bir de. gayet kibarca ve ürkütmeden ''rahatsız olduğum birkaç şey yaşadık, lütfen bunların üzerine konuşalım.'' derdim, ''sorun olan bir şey yok, sen abartıyorsun. böyle saçma şeyleri konuşmam ben. hem zaten ben haklıyım, konuşmaya gerek yok.'' derdi. bana bu şekilde davranması beni o kadar değersiz, hislerinin ve düşüncelerinin hiçbir önemi olmayan, sürekli sorun çıkartan suçlu biri gibi hissettirirdi ki kendimi ''sorunlu'' olarak görmeye başlamıştım ve ağzımızın tadını yine kaçırmamak için rahatsız olduğum her şeyi içime ata ata sessizleşip tamamen içime kapanmıştım. en son beni terk etti bu, sebep de eskisi kadar neşeli ve cıvıl cıvıl olmamamdı. giderken de yine beni suçladı, aramızdaki müthiş enerjiyi ben mahvetmişim. yeni yeni fark edebiliyorum sağlıksız bir ilişki anlayışı yürütmeye çalışanın, sorunlu olanın o olduğunu. bana iki yıl boyunca büyük anlamda zarar verdi ve bunu düzeltmek için artık çok geç, açıkçası bana bunu yapmasına izin verdiğim için sık sık üzülüyorum şu an.

ilişkilerde iletişim, ortak bir paydada düzgünce konuşmak/konuşabilmek doğrusu sağlıklı bir süreklilik adına en önemli ve en temel nokta diye düşünüyorum. karşınızda bu basit yükümlülüğü dahi yerine getirmekten aciz bir insan varsa bu ilişkiye devam etmenizi önermem. normalde bu şekilde ayrılmayı açıkça salık verme eğiliminde değilimdir hep ama umarım kendi psikolojiniz için en doğrusunu yaparsınız.
0
kedimedi
(03.05.21)
Bunu yapan ama düzelmeye başlamış biri olarak geldim, merhaba. Manipülasyon için değil, pasif agresif bir savunma olarak yapıyordum ben; bir de çok sinirliysem ya da çok üzüldüysem hissettiklerimin kaynağını bulup anlam verebilmek için zamana ihtiyacım oluyor. O anda neye kızdığımı ya da aklıma takılanın ne olduğunu düzgün ifade edemediğim için içime kaçıp sessizleşiyorum.

@PearlJam'in başına geleni ben yapardım eskiden, ufak şeyleri konuşmak yerine uzun süre biriktirip sonunda patlama noktasına gelince ayrılırdım.

Ben sorunu eşimle beraber çözdüm. Bir anlaşmazlık olunca yine içime kapanıyorum ama "bana biraz zaman ver, akşam/yarın/cumartesi konuşalım" gibi bir şey söylemeyi öğrendim. O arada kendi kendime düşünüp, tartışıp neye kızdığımı ya da üzüldüğümü ya da kıskançlık mı yaptığımı, kaygımın kaynağını buluyorum. Önce kendi içimde bir çözüyorum yani meseleyi. Sonra eşimle konuşmak daha kolay oluyor. Bu sırada eşim de huyumu bildiği (ve gerçekten sabırlı bir insan olduğu) için, şimdi konuşmak istemiyorum dediğimde beni dinliyor ve kendi halime bırakıyor. Biz böyle orta yolu bulduk. Ama orta yolu bulmaya yanaşmayan, konuşmaya hiç yanaşmayan biriyse bir noktada patlarsınız.

Neden böyle davrandığını açıklayabiliyorsa (ortada bir anlaşmazlık olmayan bir zaman sorabilirsiniz belki) ona göre bir orta yol bulursunuz. Açıklayamıyorsa ya da manipülatif davrandığına karar verirseniz, iletişiminiz düzelmeyecekse ayrılın rahatlayın.
0
kobuzchu kiz
(03.05.21)
şu kitabı okumanızı/okumasını tavsiye ederim
www.amazon.com
0
superb
(03.05.21)
a- ilişki tecrübesi az olabilir.
b- seni ciddi bir opsiyon olarak görmüyor olabilir.
0
twelfth
(03.05.21)
aynı buraya yazdığın gibi ona söylesen belki bi ilerleme kat edebilirsiniz halbuki... insan sevdiğiyle olan sıkıntısını ona söylemeye çekiniyorsa bu nasıl ilişkidir ki?
0
olutaklidi
(03.05.21)
@olutaklidi sıkıntımı söylemeye çekindiğim falan yok. hep söylüyorum ama bir şey değişmiyor.
0
🌸ikilem
(05.05.21)
(3)

hoca entrysi girilme sıklığındaki düşüş

owaki
aktif olarak ders vermeye devam eden akademisyenlerin başlıklarında hala 2010ların başından ve 2000lerden kalma entry'ler var. Eskiden de "tutan" içerikler değillerdi ki şuan da tutmaması bu düşüşün sebebi olsun.Evet bunu düşünüyordum az önce. Sebebi ne olabilir
aktif olarak ders vermeye devam eden akademisyenlerin başlıklarında hala 2010ların başından ve 2000lerden kalma entry'ler var.

Eskiden de "tutan" içerikler değillerdi ki şuan da tutmaması bu düşüşün sebebi olsun.

Evet bunu düşünüyordum az önce. Sebebi ne olabilir
0
owaki
(03.05.21)
ekşide değil ama başka bir mecrada yazdığım oldukça basit bir yazı yüzünden dava açılmıştı tarafıma, bi ton uğraşmıştım zamanında. akademisyenler dandik olduğundan, vakitleri de bol, oturup uğraşıyorlar birer birer kim yazdı diye darlıyorlar yani.
0
roket adam
(03.05.21)
Bizim bi ruh hastası vardı mesela ekşideki entrylere dava açıyordu sürekli. Gerisini sen düşün
0
olaylar olaylar
(03.05.21)
artık tek mecra ekşi değil, eskiden herkes ekşi bakardı. Şimdi öğrenciler hocalarıyla twitter üzerinden kavga ediyor.
0
hayaletimsi
(03.05.21)
(9)

dua lipa

dedim ben sana
z kuşağı ölüp bitiyor bu kız için. kızlı erkekli baya beğeniyorlar. bir y kuşağı olarak ben woooaawlık bişey göremedim kızda. ortalama bi ses, sıradan bi güzellik. neden bu kadar abartılıyor?
z kuşağı ölüp bitiyor bu kız için. kızlı erkekli baya beğeniyorlar. bir y kuşağı olarak ben woooaawlık bişey göremedim kızda. ortalama bi ses, sıradan bi güzellik. neden bu kadar abartılıyor?
0
dedim ben sana
(02.05.21)
kuşaklık bir şey yok pek bence. günün sonunda konu gene zevkler ve renklere bağlanıyor.
0
fff02561
(02.05.21)
Havalı çünkü
0
mg3929
(02.05.21)
Yetenek hiçbir şey, imaj her şey.
0
prole
(02.05.21)
ses ve dışardan bakınca sanırım büyük birisi gibi duruyor. bana mersinli bir kız çocuğunu hatırlatıyor.
0
evimin paspasi
(02.05.21)
Bence Arnavut olmasının çok büyük payı var. Hem farklı bir tip Batı için hem de biraz Doğulu kalıyor. Ben beğenmiyorum normalde çok ama iri yapılı bir kadın olduğu için ve anoreksiya modasına bir tekme de kendisi attığı için seviyorum. Bir de Hadidlerin en küçüğü Enver Hadidle nişanlandı, çok medyatikler ve farklılar bence.
0
Hallegadola
(02.05.21)
Teenage kizlara popstar lazim iste star isigi falan yok aslinda. New Rules disinda dogru duzgun sarkisi da yok. New rules basta dikkatimi bile cekmemisti, sagda solda duya duya zihne girip kendini sevdiren bir sarki o da. Magazinsel sansasyonel yonu fazla. Sampiyona sirasinda Ispanya milli takim kampina gelmis gizlice otele birileriyle birlikte olmus falan tum Avrupa bunu konusuyordu
0
neverletyougodown
(02.05.21)
Her sey ses degil cunku. Ha bu arada sesi de baya guzel bence ama asil olay sarkilari. Sarkilari guzel.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.05.21)
Katılıyorum sana, bence de pek bir olayı yok. Bizim kuşağın mesela britney spears gibi ünlüleriyle karşılaştırırsan dua lipa hiç bir şey.
0
roket adam
(02.05.21)
Be the one gibi bir şahesere sahip çünkü. Şarkıları çok iyi.
0
diffarentiationation
(02.05.21)
(3)

İnstagramda arayılmekanındaki çekilen storyleri gösterme özelliği kalktı mı

Geceler
Mesela eskiden instagramda bir bölgeyi veya mekanı aratınca oralara ait fotolarla birlikte son 24 saat içindeki atılmış storyleri de gösteriyordu (hesabı herkese açık olanlarınkini) o özellik kalktı mı?
Mesela eskiden instagramda bir bölgeyi veya mekanı aratınca oralara ait fotolarla birlikte son 24 saat içindeki atılmış storyleri de gösteriyordu (hesabı herkese açık olanlarınkini) o özellik kalktı mı?
0
Geceler
(02.05.21)
Yoo duruyor.

Edit: kaldırılmış evet, son güncellemede falan oldu herhalde ben de baya aktif kullanıyordum :/
0
roket adam
(02.05.21)
maalesef kalkti bu ozellik. cok kullanirdim ben de :(

@roket adam yolunu biliyorsan soyle lutfen
0
yoggi
(03.05.21)
benim sürümüm oldukça eski, haliyle görünüyor. sanırım güncelleme yapmamak lazım. :) o saçma video şeysi de yok, butonlar eski yerlerinde falan.
0
reanarchy
(03.05.21)
(8)

Dini hassasiyetlerimi kaybediyorum ve bu beni heyecanlandırıyor

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Son 1-2 yıldır dine daha doğrusu İslam'a bakış açımda önemli bir değişim oldu ve ben gittikçe deizme kaymaya başladım. Kendimi artık bir Müslüman olarak gördüğümü söyleyemem. Ama buna rağmen hala dini hassasiyetlerim vardı, cuma günlerini kutsal addetme, Ramazan'da alkol tüketmeme
Merhaba arkadaşlar,

Son 1-2 yıldır dine daha doğrusu İslam'a bakış açımda önemli bir değişim oldu ve ben gittikçe deizme kaymaya başladım. Kendimi artık bir Müslüman olarak gördüğümü söyleyemem. Ama buna rağmen hala dini hassasiyetlerim vardı, cuma günlerini kutsal addetme, Ramazan'da alkol tüketmeme, boy abdesti almak gibi. Şimdi bu hassasiyetler de yavaş yavaş kayboluyor ve bu içimde bir heyecan yaratıyor. Heyecan derken hani bile bile yanlış bir yola girersiniz ya da biraz cesaret isteyen bir işe kalkıştığınızda bütün bedeninizi bir heyecan kaplar ya öyle bir heyecan.

Bu hassasiyetleri hala korumak beni arafta tutuyordu ve ben bundan rahatsız değildim. Bilmiyorum belki bir parçam kopmamak istiyor. Tam bir yol ayrımında gibiyim. Hassasiyetlerimi kaybedersem bir daha dönüş olmayacağını düşünüyorum. Diğer yandan bu süreçte Tanrı ile de arama mesafe koydum. Çok değil az bir zaman önce ihtiyaç duyduğum zamanlarda yardım isterdim, sevindiğim zamanlarda teşekkür ederdim. Şimdi ihtiyaç duysam bile yardım istemiyorum. Bütün bunlar beni oldukça düşündürüyor ve doğru mu yapıyorum yanlış mı yapıyorum bilmiyorum. Kafam oldukça karışık.

Bilmiyorum belki Hrıstiyan falan olsam aksine daha dindar biri olurdum, sürekli kiliseye giderdim. Ama şu yaşadığım ortamda ben inancımı çok fena kaybettim. Ama bu hassasiyetler konusunda kafam karışık. Bu hassasiyetler tabii ki de kendi içimde, yani başkalarının hassasiyetlerine saygım sonsuza dek sürecek, Ramazan'da sokakta bir şey yememek gibi. Siz ne düşünüyorsunuz? İnancınızı kaybettiğinizde veya ateistliğe ya da deizme geçiş dönemlerinde bu sorunları yaşadınız mı siz de? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(02.05.21)
Çevrenin ve diğer ilgi alanlarının bu konuda etkisinde kalma ihtimalin yüksek.
İslam, hayat nizamıdır aslında. Bir insanın günlük hayatında karşısına çıkabilecek meseleler sadece ibadetlerden ibaret değil.

"Bilmiyorum belki Hrıstiyan falan olsam aksine daha dindar biri olurdum, sürekli kiliseye giderdim.."
kısmı dikkatimi çekti ki okuduğum bir yazıda misyonerlerin
zamanın birinde yaptıkları toplantıda aldıkları kararlardan biri olarak müslümanın kolay kolay hristiyan olmayacağını bildiklerinden, artık taktik değiştirerek bir müslümanın hristiyan olmasa da hristiyan gibi düşünmesini sağlama üzerinde çalıştıklarından bahsediyordu.
Buna hidden church deniliyor.

Samimi olarak İslam dini kaynaklarını okuyan birinin ise müslüman olacağından bahsediliyordu bakla bir yazıda.
İmamı Gazali hazretlerinin ihyaulmiddin kitabı bu kaynaklardan biridir.
0
Erva
(02.05.21)
Benim hayatımda dışarıdan görünen neredeyse hiçbir şey değişmedi. Sadece içsel bir değişim yaşadım. Bu değişimler de ne yazık ki olumsuzdu ama insan böylesi daha rahatlatıcı diye kendini zorla inandıramıyor.

Hassasiyet dediğin şeyler birer şartlanmadan ibaret. Çocukken şu sokağın ötesine geçme denildiğinde orayı ilk kez geçerken yaşadığın korkuyla karışık heyecan neyse bu da o. İnanmasan da bir süre rahatsızlık duyabilirsin bunları yapmadığında. Ateist olmak "evet bu akşam 19:00 itibarıyla ateist oldum ve artık boy abdesti almıyorum" demek gibi bir zihniyet değişimi olmuyor. Ritüellerin değişmesi yavaş yavaş oluyor. Ben yıllardır inançsızım ama Kuran, İncil ve Tevrat yine kitaplığımın en yüksek yerinde durur. Alıp aşağıdaki bir rafa koyamam mesela.

Doğru mu yapıyorsun yanlış mı sorusuna cevap vermek bana düşmez. O senin kararın.
0
son feci skilacci
(02.05.21)
Valla dini hassasiyetler kismi bence direkt bisekil toplum dayatmasi ve toplumdaki tepkiden korkma ile baglantili. Yani 'ramazanda sokakta yemek yememek' bir hassasiyet gostergesi degildir, en temelde bu toplum baskisinin ve dayatmanin bir sonucudur. Bunun 'ben karsi tarafi cok dusundugum icin boyleyim' kisvesi altinda sempatiklestirilmesi de hos bir sey degil. Bu olayin hassasiyet adi altinda sempatiklestirilmesi o olayi gerceklestirmeyen kisiyi saygisiz olarak nitelendirmeye yol acar ki aslinda alakasi yok. Bir kisinin bir dine ya da daha dogrusu inananlara saygisini gosterme bicimi onlarin istedigi sekilde davranma degildir.

Hani gidip inadina sokakta yiyecegim ya da alkol alacagim tarzi bir olay degil benim kastettigim ama niye gidip ramazanda sokakta yemek yemeyeyim, niye kendimi engelleyeyim? Eger bu sorulara cevabin 'sikinti cikmasin diye' olursa -
ki oyle olacaktir buyuk ihtimal- o zaman sen toplumun tepkisinin esas olay oldugunu kabullenmis olursun, onunla da kalmayip toplumun senin bu yaptigina tepki gosterme potansiyeli oldugunu da kabullenmis oluyorsun ki bu da oyunu onlarin istedigine gore oynamana sebep olmus oluyor. Hal boyleyken niye 'dini hassasiyet' olarak ifade edilip sempatiklestiriliyor. O kisinin ya da kisilerin 'dini hassasiyeti' baska birisinin onlarin istedigi gibi hareket etmeye zorladi.

Sen de icten ice bunun bisekilde farkindasindir, buna yonelik biseyler yapmak da bu yuzden seni heyecanlandiriyordur bence. Yani dini hassasiyet meselesinde olay artik 'tanri' ile alakali olmaktan cikiyor 'toplum' isin icine giriyor bence.
0
j r r tolkien hayrani
(02.05.21)
bizimkiler inancli insanlardi ama sofu degillerdi. herhangi bir sey dayatmadilar bana kucukken. liseye kadar oruc falan da tuttum hatta, bayramlarda memlekette akrabalarin yaninda olursam onlarla bayram namazina falan da giderdik.

sonra biraz okuyunca falan ortaokuldayken gelmisti bu senin uyanis. rituellerin anlamsiz olduguna kanaat ettigimde de tamamen bosladim. gereksiz gormeye basladim. inancimdan bagimsiz olarak iyi ve ahlakli bir insan olursam topluma faydali olacagimi farkettim sadece.

hicbir zaman bir tanrinin varligini reddetmedim cunku varligiyla yokluguyla ilgilenmiyorum. herhangi bir tanriya inanma ihtiyaci da hissetmiyorum.

hayatimda onlarca donum noktasi oldu. su anda oldugum yerdeysem su an oyle olmasi gerektigi icindir. calistim, cabaladim, sansim da yaver gitti evet, elimden tutan da oldu. islamiyette "once tedbir sonra tevekkul" derler bilirsin, ben kaderci bir insan degilim, her sey olacagina varir diyorum, ama demeden once de gereken her seyi yapiyorum. sinavim varsa calisiyorum, emniyet kemerimi bagliyorum, arabanin bakimini yaptiriyorum vesaire.

arada annemle konusuyoruz boyle mevzulari, o da agnostiklikle deizm arasinda gidip geliyor ama farkinda degil daha. allah gunah yazmasin ama bazi seyler cok sacma ya diyor ahaha.
0
chezidek
(02.05.21)
anlattıklarına ek olarak benim başkalarına olan hassasiyetlerim de kayboldu. ramazanda saklanarak yemek yemek gibi mesela, niye bunu yapıyorum ki dedim. bir arkadaş yazmış bunlar hassasiyet değil, mecburi yapılan dayatmalarmış aslında. bunları sorguladıkça daha da uzaklaşıyorsun doğal olarak. takma kafana, hissettiğin gibi devam et derim.
0
roket adam
(02.05.21)
yıllar geçtikçe düşünceleri değişiyor insanın, ilk ateist olmaya başladığım zamanlarda islamiyete ve müslümanlara karşı bir öfke, suçlama duygusu vardı. içinde yaşadığımız toplumdaki kötülüklerin sebebi olarak hep islamiyet ve müslümanlığı görüyordum tabi bunda ekşinin ve sosyal medyadan beslendiğim kanlların da etksisiyle. haram olan şeyleri daha bir istekli yapıyordum.
tabii başta da dediğim gibi düşünceleri değişiyor insanın zamanla, şimdi aslında bizi köklerimize bağlayan şeylerin bu ritüeller olduğunu düşünüyorum, kötülüklerin islamiyet ve müslümanlıkla değil insanla ilgili olduğunu biliyorum. iftar zamanında herkesle birlikte yemek yemek çok güzel geliyor ya da camide hep beraber namaz kılmak, bayramlarda en güzel elbiselerle sevdiklerimizle olmak, aynı hisleri paylaşmak aslında bizi geçmişe bağlayan bu toplumun belki de en güzel şeyleri. ateist bir dindar gibi yaşamak en güzeli galiba.
0
syabk
(03.05.21)
kadın olarak ben de islam'daki bazı konulara öfkeyle yaklaşıyorum, toplumsal olarak da destekleniyor işte erkeklere sınırsız özgürlük, elinin kiri, aman ne olacak canım, erkek o gibi bakılırken tüm dini geleneklerin ve ayrıca ibadetlerin (örtü, namahremden kaçma, ibadet...) kadınlardan bekleniyor olması ve buna rağmen toplumun devamlı eleştiri düzeyini arttırması (giyim kuşam, davranış, sosyal hayat... izin tanıdıkça ekleniyor), üzerine bir de toplumsal olarak erkek baskısının yüklenmesi vesaire. yine de o reddetme noktasına gelmek istemiyorum, kendimi engelliyorum bazı sınırları geçmemek için, düşünmüyorum falan. ergenken ara ara ya hepsi uydurmaysa, allah yoksa diye düşünürdüm ve başım dönmeye başlardı ajdhjs.
0
deartheodosia
(03.05.21)
Caner taslaman in youtube takı videoları çok aydınlatıcı. Adam fizik doktorası yapmış.
0
yuyu
(03.05.21)
(8)

ipad pro 12.9" 2021 alayim mi?

nefertarii
ya ben buraya arada macbook alayim mi vs gibi sorular soruyorum. maddi durumdan bagimsiz cevap verirseniz; almak istememin en onemli sebebi tabi ki tasima kolayligi ve normal herhangi bir laptop'tan daha insani boyutlarda olmasi (12.9" olsa bile). yapacaklarim teknik cizim filan degil, makale ve kit
ya ben buraya arada macbook alayim mi vs gibi sorular soruyorum. maddi durumdan bagimsiz cevap verirseniz; almak istememin en onemli sebebi tabi ki tasima kolayligi ve normal herhangi bir laptop'tan daha insani boyutlarda olmasi (12.9" olsa bile). yapacaklarim teknik cizim filan degil, makale ve kitap okuyacagim [kucuk ekrandan nefret ediyorum o yuzden kindle filan olmaz bana], egitim videosu, webinar izleyecegim, mailleri filan entegre edecegim, arada bir seyler izlerim vs vs... telefonum ekrani beni kor etti...

simdi eksi'de okudum da m1 takmislar ama macos destegi yokmus o buyuk eksiymis beklemek lazim filan diyen var. bende mac yok o yuzden bunun ne anlama geldigini bilmiyorum; sonuc olarak bu alet alinir mi, pisman olur muyum?

bir diger sorum da 128 gb depolama alani yetiyor mu? yani bu sayacagim seyler icin soruyorum? webinarlar filan online olur indirebilecegimi hic sanmam; kitap makale filan indiririm ama zaten icloud'dan parali uyeligim de var.

bu arada tr'ye ugramamis sanirim hala? ya da tukendi mi anlamadim...
0
nefertarii
(02.05.21)
Cihazı eğer bir şeyler üretmek için kullanacaksan bana ipados çok limitli geliyor. Ancak tüketmek için kullanacaksan (makale, kitap okuma, video izleme, vs vs) o zaman fazlasıyla işini görür. mac os desteği geleceğini ben de sanmıyorum.
0
roket adam
(02.05.21)
1. alinir macos destegi olacagini sanmiyorum çünkü zaten iPad os yaptilar.
2. icloud olmasi iyi ama artık hersey online. youtube, netflix, tvplus vs.. hepsinde indir izle ozelligi var. böyle bir cihaz alıp yer kalmadi derdi cekmek olmaz.
3. gelmedi henüz onsiparis var.
0
buenosdias
(02.05.21)
13 m1 macbook air ile taşıma kolaylığı bakımından yandım allah bi fark yok kullanım olarak epey fark olacaktır ama.

Macbook ve ipad ikisini de kullanıyorum ipad acaip seviyorum ama tek cihazım olacak olsa ipad'a bel bağlayamam kesinlikle m1 air alırım zaten ince, hafif, dana gibi pil ömrü olan ve desktop işletim sistemi olan bi cihaz.
0
hedep
(02.05.21)
Yapacakların bu saydıkların ile sınırlıysa alınır. Laptoptan daha pratik olur.
0
chavezding
(02.05.21)
mac os ile ipad os arasındaki en büyük fark; ipad os'ta sadece AppStore'dan uygulama indirebiliyorsunuz. Üçüncü parti marketler de var ama buralar güvenli değil. MacOS'ta istediğiniz yerden MacOS desteği olan yazılımları indirip kurabilirsiniz. Bu farkın en önemli faydası MacOS'ta tüm programları crack'li olarak bulabiliyorsun. Photoshop, Office, vs. Tabii crack de güvenli değil ama lisansı ücretsiz olan birçok yazılımı güvenli bir şekilde indirip kurabilirsiniz.

Gündelik kullanım için M1 olup olmaması çok fark etmeyecek sizin için. M1 daha çok yüksek işlemci gücü talep eden uygulamalar için faydalı olacak. Bu anlamda iPad Air da sizin işinizi görür. Arada bu kadar fiyat farkı olmasa ben de Macbook Air önerirdim. Ama günlük kullanım için iPad de gayet iş görür.

Yalnız uzun süre kitap/makale okumak için iPad ya da Macbook önermem. Bu anlamda e-book reader ile kıyaslamak çok yanlış. e-book reader'lar gözlere zarar vermeyen bir ekrana sahip. Bilgisayar ya da tabletler öyle değil. Uzun süreli okumalarda gözleri çok yorar.
0
himmet dayi
(02.05.21)
Bir gün belki macos gibi de olur ama yakın bir zamanda olmayacağı kesin:) bu arada çok tatlı alet alınabilir. Eski sürüm iPad Pro da alınabilir hala çok güçlüler
0
jamiro
(02.05.21)
tam tersi yaparsan, avantajlisin. macbook'lar ios'daki programlari calistiracaklar yani m1 olanlar.
0
evimin paspasi
(02.05.21)
256 gb, 11" ipad pro kullanıyorum gayet memnunum.

Yaptıklarım, notlarımı yazmak, pdflerimin üzerine not almak vs. Arada 4k video editi yapıyorum.

Gece de uyumadan youtube'da video yada netflix seyrediyorum. Elimde tutarken bu bile büyük geliyor. 12,9" ile yatar vaziyet birşey yapılmaz diye tahmin ediyorum.

m1 işlemcisi efsanevi bir teknoloji, şöyleki apple macbook cihazından alacağın verime yakın bir verimi alıyorsun. Ama sen teknik bir işte kullanmayacağın için bir 7-8 sene idare eder.

Bundan önceki cihazım 3. Nesil iPad mini idi, onu bile 2015-2019 arası rahatlıkla kullandım.
0
Northern Mariner
(02.05.21)
(4)

Aliexpress Uzmanlarına Soru

aynabugusu
Ben şimdi bir sipariş verdim buradan, ücretsiz gönderim diyordu. Neyse ödemeyi falan yaptım, gümrük vs bir şey yazmıyordu sadece ürün ücreti ödedim.Birkaç arkadaşım da alışveriş yaptığında kargonun gelince fazladan gümrük bedeli tahsil ettiğini söyledi. Kimi 20 ödemiş kimi 120. Faturalarını da almış
Ben şimdi bir sipariş verdim buradan, ücretsiz gönderim diyordu. Neyse ödemeyi falan yaptım, gümrük vs bir şey yazmıyordu sadece ürün ücreti ödedim.

Birkaç arkadaşım da alışveriş yaptığında kargonun gelince fazladan gümrük bedeli tahsil ettiğini söyledi. Kimi 20 ödemiş kimi 120. Faturalarını da almışlar.

Benim başıma böyle bir durum gelme olasılığı nedir?

Ürünü almam iade ederim ama o sürece girmek istemiyorum.
0
aynabugusu
(02.05.21)
gümrük ayrı onu ptt çıkartıyor. ücretsiz gönderim kısmı kargo için.

en düşük ücret 16.75 tl falan. ürün fiyatına göre gümrük vergisi çıkıyor.
0
jelly bear
(02.05.21)
Evet ürün fiyatına göre kapıya gelince nakit olarak gümrük vergisi, kdv, varsa ötv ödeyeceksin. Başına böyle bir durum gelme olasılığı %100. (bkz: #118573126)
0
roket adam
(02.05.21)
gümrük bedeli kesin odersin, minimum 12-16 lira. Bir suru urun aliyorum aliexpress'ten 20 dolar da olsa urun, 10 dolar da olsa, 5 dolar da olsa saticilar genelde dusuk fiyat yaziyorlar uzerine ki, herhalde bize bi yardimi olsun diye. Hep 16 tl odedim ben kargolara. bi kere 22 bi kere 30 ustu olmus olabilir belki.

aldiginiz urune de bagli.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.05.21)
Aliexpress artık bazı ürünlerde direk gümrük vergisini tahsil ediyor. En son ödemede gümrük diye yazıyor.
0
Northern Mariner
(02.05.21)
(8)

Mini tornavida seti arıyorum

1bir1bir1
SelamEn minik yerlerde bile kullanabileceğim, kesinlikle dandik olmayan bir tornavida seti almak istiyorum ama bu benim en yabancı olduğum konulardan biri. Acaba yardımcı olur musunuz hem iyi bir set olsun hem kazık yemeyeyim?
Selam

En minik yerlerde bile kullanabileceğim, kesinlikle dandik olmayan bir tornavida seti almak istiyorum ama bu benim en yabancı olduğum konulardan biri. Acaba yardımcı olur musunuz hem iyi bir set olsun hem kazık yemeyeyim?
0
1bir1bir1
(02.05.21)
www.trendyol.com

her yerde kullanılır, efsane.
0
jelly bear
(02.05.21)
@jelly bear

Valla çok güzel görünüyor ama çok minik yerlere girmezmiş gibi duruyor, acaba resimde mi öyle duruyor?
0
🌸1bir1bir1
(02.05.21)
şöyle söylim iphone, macbook falan açabiliyorsun. daha ne kadar minik olsun ?
0
jelly bear
(02.05.21)
Yukarıdaki linktekinden bende de var, genel anlamda iyi ama öyle her yere girmiyor. Mesela oğlanın oyuncak arabalarının altındaki vidalar biraz derinde oluyor bazen, onları açamıyor.

O tip küçük yerlerde şunlar daha çok işe yarıyor: www.hepsiburada.com
0
vudin
(02.05.21)
www.trendyol.com

Siz saatçi tornavidası seti soruyorsunuz galiba. Linkteki gibi bir şey lazım o halde. @jelly bear'ın gönderdiği de güzelmiş ama o kadar parayı verdikten sonra Bosch'un uç setlerinden birini alıp şarjlı tornavidayla kullanmak daha mantıklı.

Edit: Ben yazarken @vudin Stanley marka setin linkini atmış. Bende de Stanley var ve gerçekten verilen paraya değer. Harika bir set.
0
son feci skilacci
(02.05.21)
merhaba

bütçeniz nedir bilmiyorum ama “wera-tool check plus” aklınıza gelebilecek hemen hemen her alanda işinizi görür. biraz pahalı bir set, ancak aldığımdan beri arabamın torpidosundan eksik etmiyorum. kısa tornavida sapı, minik anahtar kolu, sık kullanılan lokma uçları vs gayet iş gören bir set. fiyatı biraz yüksek, ancak uzun vadeli kullanım düşünüyorsanız kesinlikle pişman etmez.
0
doubletapper
(02.05.21)
Şudur: www.hepsiburada.com

Bu tabi elektronik cihaz vs falan için, duvara vida giricem, ahşapa vida çakıcam falan dersen bu işini görmez. Elektronikte her türlü işini görür.
0
roket adam
(02.05.21)
Bu malzemeler dandik olmasın da, benim 10-15 liraya aldığım setten biri vidanın sıkıştığı yerde sapı elimde sabit duracak şekilde ucu dönüyordu :))) evet herhalde saatçi tornavidası lazım. Şu uç seti olayına mı girsem napsam ama uçlar da içte derine inmeli. Derin işler peşindeyim :p :))
0
🌸1bir1bir1
(02.05.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.