[]

Dini hassasiyetlerimi kaybediyorum ve bu beni heyecanlandırıyor

Merhaba arkadaşlar,

Son 1-2 yıldır dine daha doğrusu İslam'a bakış açımda önemli bir değişim oldu ve ben gittikçe deizme kaymaya başladım. Kendimi artık bir Müslüman olarak gördüğümü söyleyemem. Ama buna rağmen hala dini hassasiyetlerim vardı, cuma günlerini kutsal addetme, Ramazan'da alkol tüketmeme, boy abdesti almak gibi. Şimdi bu hassasiyetler de yavaş yavaş kayboluyor ve bu içimde bir heyecan yaratıyor. Heyecan derken hani bile bile yanlış bir yola girersiniz ya da biraz cesaret isteyen bir işe kalkıştığınızda bütün bedeninizi bir heyecan kaplar ya öyle bir heyecan.

Bu hassasiyetleri hala korumak beni arafta tutuyordu ve ben bundan rahatsız değildim. Bilmiyorum belki bir parçam kopmamak istiyor. Tam bir yol ayrımında gibiyim. Hassasiyetlerimi kaybedersem bir daha dönüş olmayacağını düşünüyorum. Diğer yandan bu süreçte Tanrı ile de arama mesafe koydum. Çok değil az bir zaman önce ihtiyaç duyduğum zamanlarda yardım isterdim, sevindiğim zamanlarda teşekkür ederdim. Şimdi ihtiyaç duysam bile yardım istemiyorum. Bütün bunlar beni oldukça düşündürüyor ve doğru mu yapıyorum yanlış mı yapıyorum bilmiyorum. Kafam oldukça karışık.

Bilmiyorum belki Hrıstiyan falan olsam aksine daha dindar biri olurdum, sürekli kiliseye giderdim. Ama şu yaşadığım ortamda ben inancımı çok fena kaybettim. Ama bu hassasiyetler konusunda kafam karışık. Bu hassasiyetler tabii ki de kendi içimde, yani başkalarının hassasiyetlerine saygım sonsuza dek sürecek, Ramazan'da sokakta bir şey yememek gibi. Siz ne düşünüyorsunuz? İnancınızı kaybettiğinizde veya ateistliğe ya da deizme geçiş dönemlerinde bu sorunları yaşadınız mı siz de? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.

 
doğaüstü güçlerin olmadığına başka bir yoldan ikna olduğumdan "oha lan ne saçma" cümlesi hariç bir tuhaflık olmadı bende. annem hala namaz kılar mesela öyle bir ailede büyüdüm.


  • alperz  (02.05.21 20:05:41) 
Çevrenin ve diğer ilgi alanlarının bu konuda etkisinde kalma ihtimalin yüksek.
İslam, hayat nizamıdır aslında. Bir insanın günlük hayatında karşısına çıkabilecek meseleler sadece ibadetlerden ibaret değil.

"Bilmiyorum belki Hrıstiyan falan olsam aksine daha dindar biri olurdum, sürekli kiliseye giderdim.."
kısmı dikkatimi çekti ki okuduğum bir yazıda misyonerlerin
zamanın birinde yaptıkları toplantıda aldıkları kararlardan biri olarak müslümanın kolay kolay hristiyan olmayacağını bildiklerinden, artık taktik değiştirerek bir müslümanın hristiyan olmasa da hristiyan gibi düşünmesini sağlama üzerinde çalıştıklarından bahsediyordu.
Buna hidden church deniliyor.

Samimi olarak İslam dini kaynaklarını okuyan birinin ise müslüman olacağından bahsediliyordu bakla bir yazıda.
İmamı Gazali hazretlerinin ihyaulmiddin kitabı bu kaynaklardan biridir.
  • Erva  (02.05.21 20:43:08) 
Benim hayatımda dışarıdan görünen neredeyse hiçbir şey değişmedi. Sadece içsel bir değişim yaşadım. Bu değişimler de ne yazık ki olumsuzdu ama insan böylesi daha rahatlatıcı diye kendini zorla inandıramıyor.

Hassasiyet dediğin şeyler birer şartlanmadan ibaret. Çocukken şu sokağın ötesine geçme denildiğinde orayı ilk kez geçerken yaşadığın korkuyla karışık heyecan neyse bu da o. İnanmasan da bir süre rahatsızlık duyabilirsin bunları yapmadığında. Ateist olmak "evet bu akşam 19:00 itibarıyla ateist oldum ve artık boy abdesti almıyorum" demek gibi bir zihniyet değişimi olmuyor. Ritüellerin değişmesi yavaş yavaş oluyor. Ben yıllardır inançsızım ama Kuran, İncil ve Tevrat yine kitaplığımın en yüksek yerinde durur. Alıp aşağıdaki bir rafa koyamam mesela.

Doğru mu yapıyorsun yanlış mı sorusuna cevap vermek bana düşmez. O senin kararın.
  • son feci skilacci  (02.05.21 20:49:12) 
Benimki lisede başlayıp üniversitenin sonuna doğru biten 5-6 senelik bir süreçti. Asla kolay olmadı, sonuçta doğduğumuzdan beri bize söylenen şeylerin tam tersini daha yakın görmek tabii ki dirençli olacak.
Gerçekten de o yoldan geri döneni görmedim çünkü o şüphe düşünce devamı kolay olmuyor. Habire "yani şükrettim ama?" oluyorsunuz.
Üniversitede bilim eğitimi alınca ve düşünce yapım bu yönde değişince zaten yavaş yavaş inanmak eyleminin kendisini hayatımda yok denecek kadar azalttım. Yani yarınki sınavımın iyi geçeceğine inanmıyorum. Elimde veriler var ve bu verilere göre iyi-kötü geçeceğinin çıkarımını yapıyorum. Mesel yarın hava iyi, trafik olmaz, iki aydır sıkı çalışıyorum diye iyi geçmesini beklerken trafik kazası, hastalık gibi kontrol edemeyeceğim aksilikleri yüce bir şeylere bağlamak şu aşamada anlamsız geliyor.
Sizi korkutan şey bilmediğiniz sulara giriyor olmanız, korkmakta da haklısınız çünkü adı üstünde bilmediğiniz sular. Ama zaten adım adım tanıyıp kendinizi buluyorsunuz.
Ateist miyim, agnostik miyim diye kendime bir kimlik biçmiyorum açıkçası. Kimin ne yaptığı da umrumda değil, ben sadece kendi değerlerime göre yaşamaya çalışıyorum.

Benim önerim kendi yolunuzu bulmak adına olabildiğince çabalayın. "Ikra" ilk emir sonuçta. Bunun için önce Kuran-ı Kerim'i, karşıt olarak ise Michael Shermer'dan İnanan Beyin kitabını ve Serol Teber'den Davranışlarımızın Kökeni kitabını öneririm.
  • mor bembombom  (02.05.21 20:49:32) 
Valla dini hassasiyetler kismi bence direkt bisekil toplum dayatmasi ve toplumdaki tepkiden korkma ile baglantili. Yani 'ramazanda sokakta yemek yememek' bir hassasiyet gostergesi degildir, en temelde bu toplum baskisinin ve dayatmanin bir sonucudur. Bunun 'ben karsi tarafi cok dusundugum icin boyleyim' kisvesi altinda sempatiklestirilmesi de hos bir sey degil. Bu olayin hassasiyet adi altinda sempatiklestirilmesi o olayi gerceklestirmeyen kisiyi saygisiz olarak nitelendirmeye yol acar ki aslinda alakasi yok. Bir kisinin bir dine ya da daha dogrusu inananlara saygisini gosterme bicimi onlarin istedigi sekilde davranma degildir.

Hani gidip inadina sokakta yiyecegim ya da alkol alacagim tarzi bir olay degil benim kastettigim ama niye gidip ramazanda sokakta yemek yemeyeyim, niye kendimi engelleyeyim? Eger bu sorulara cevabin 'sikinti cikmasin diye' olursa -
ki oyle olacaktir buyuk ihtimal- o zaman sen toplumun tepkisinin esas olay oldugunu kabullenmis olursun, onunla da kalmayip toplumun senin bu yaptigina tepki gosterme potansiyeli oldugunu da kabullenmis oluyorsun ki bu da oyunu onlarin istedigine gore oynamana sebep olmus oluyor. Hal boyleyken niye 'dini hassasiyet' olarak ifade edilip sempatiklestiriliyor. O kisinin ya da kisilerin 'dini hassasiyeti' baska birisinin onlarin istedigi gibi hareket etmeye zorladi.

Sen de icten ice bunun bisekilde farkindasindir, buna yonelik biseyler yapmak da bu yuzden seni heyecanlandiriyordur bence. Yani dini hassasiyet meselesinde olay artik 'tanri' ile alakali olmaktan cikiyor 'toplum' isin icine giriyor bence.
  • j r r tolkien hayrani  (02.05.21 21:12:51 ~ 21:17:28) 
bizimkiler inancli insanlardi ama sofu degillerdi. herhangi bir sey dayatmadilar bana kucukken. liseye kadar oruc falan da tuttum hatta, bayramlarda memlekette akrabalarin yaninda olursam onlarla bayram namazina falan da giderdik.

sonra biraz okuyunca falan ortaokuldayken gelmisti bu senin uyanis. rituellerin anlamsiz olduguna kanaat ettigimde de tamamen bosladim. gereksiz gormeye basladim. inancimdan bagimsiz olarak iyi ve ahlakli bir insan olursam topluma faydali olacagimi farkettim sadece.

hicbir zaman bir tanrinin varligini reddetmedim cunku varligiyla yokluguyla ilgilenmiyorum. herhangi bir tanriya inanma ihtiyaci da hissetmiyorum.

hayatimda onlarca donum noktasi oldu. su anda oldugum yerdeysem su an oyle olmasi gerektigi icindir. calistim, cabaladim, sansim da yaver gitti evet, elimden tutan da oldu. islamiyette "once tedbir sonra tevekkul" derler bilirsin, ben kaderci bir insan degilim, her sey olacagina varir diyorum, ama demeden once de gereken her seyi yapiyorum. sinavim varsa calisiyorum, emniyet kemerimi bagliyorum, arabanin bakimini yaptiriyorum vesaire.

arada annemle konusuyoruz boyle mevzulari, o da agnostiklikle deizm arasinda gidip geliyor ama farkinda degil daha. allah gunah yazmasin ama bazi seyler cok sacma ya diyor ahaha.
  • chezidek  (02.05.21 21:31:47) 
anlattıklarına ek olarak benim başkalarına olan hassasiyetlerim de kayboldu. ramazanda saklanarak yemek yemek gibi mesela, niye bunu yapıyorum ki dedim. bir arkadaş yazmış bunlar hassasiyet değil, mecburi yapılan dayatmalarmış aslında. bunları sorguladıkça daha da uzaklaşıyorsun doğal olarak. takma kafana, hissettiğin gibi devam et derim.


  • roket adam  (02.05.21 22:29:49) 
yıllar geçtikçe düşünceleri değişiyor insanın, ilk ateist olmaya başladığım zamanlarda islamiyete ve müslümanlara karşı bir öfke, suçlama duygusu vardı. içinde yaşadığımız toplumdaki kötülüklerin sebebi olarak hep islamiyet ve müslümanlığı görüyordum tabi bunda ekşinin ve sosyal medyadan beslendiğim kanlların da etksisiyle. haram olan şeyleri daha bir istekli yapıyordum.
tabii başta da dediğim gibi düşünceleri değişiyor insanın zamanla, şimdi aslında bizi köklerimize bağlayan şeylerin bu ritüeller olduğunu düşünüyorum, kötülüklerin islamiyet ve müslümanlıkla değil insanla ilgili olduğunu biliyorum. iftar zamanında herkesle birlikte yemek yemek çok güzel geliyor ya da camide hep beraber namaz kılmak, bayramlarda en güzel elbiselerle sevdiklerimizle olmak, aynı hisleri paylaşmak aslında bizi geçmişe bağlayan bu toplumun belki de en güzel şeyleri. ateist bir dindar gibi yaşamak en güzeli galiba.

  • syabk  (03.05.21 00:31:34) 
kadın olarak ben de islam'daki bazı konulara öfkeyle yaklaşıyorum, toplumsal olarak da destekleniyor işte erkeklere sınırsız özgürlük, elinin kiri, aman ne olacak canım, erkek o gibi bakılırken tüm dini geleneklerin ve ayrıca ibadetlerin (örtü, namahremden kaçma, ibadet...) kadınlardan bekleniyor olması ve buna rağmen toplumun devamlı eleştiri düzeyini arttırması (giyim kuşam, davranış, sosyal hayat... izin tanıdıkça ekleniyor), üzerine bir de toplumsal olarak erkek baskısının yüklenmesi vesaire. yine de o reddetme noktasına gelmek istemiyorum, kendimi engelliyorum bazı sınırları geçmemek için, düşünmüyorum falan. ergenken ara ara ya hepsi uydurmaysa, allah yoksa diye düşünürdüm ve başım dönmeye başlardı ajdhjs.


  • deartheodosia  (03.05.21 01:43:39) 
Caner taslaman in youtube takı videoları çok aydınlatıcı. Adam fizik doktorası yapmış.


  • yuyu  (03.05.21 10:54:41) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.