Giriş
(8)

tv'de 43 inç uhd samsung, lg mi 49 inç uhd telefunken, vestel mi

semaforo de medianoche
tv almayı düşünüyorum. bütçeyi 3600'ın altında tutmaya çalışıyorum ama duruma göre biraz daha çıkabilirim. bu fiyatlara bakınca başlıkta yazdığım seçenekler çıkıyor. özellikle tv'ler artık smart tv olduklarından dolayı marka önemli diye düşünüyorum. internette takılan arayüz, açılmayan uygulamalar g
tv almayı düşünüyorum. bütçeyi 3600'ın altında tutmaya çalışıyorum ama duruma göre biraz daha çıkabilirim. bu fiyatlara bakınca başlıkta yazdığım seçenekler çıkıyor. özellikle tv'ler artık smart tv olduklarından dolayı marka önemli diye düşünüyorum. internette takılan arayüz, açılmayan uygulamalar gibi şeyler okudum bazı markalarla ilgili. almışken 49 inç almak istiyorum ama sizce telefunken, vestel seviyesi markalar sıkıntı yaşatır mı? yoksa 43 olsun samsung, lg, philips'ten şaşma mı dersiniz? yoksa zorla kendini 3900'a falan hem 49 inç hem samsung olanından al, zorladığına değer mi dersiniz? arada çok net farklar yoksa sırf marka için 500-1000 tl fazla vermek de istemem açıkçası.

esasında öyle görüntü delisi değilim full hd de olurdu ama 49 inçte 1 tane samsung modeli var sadece fhd olan, onun da ekran kenarları çok kalın, kaba durduğu için istemedim.
0
semaforo de medianoche
(23.05.20)
Hocam duyurunuzu meraktan okudum. Yoksa sadece başlığa bakınca cevap belliydi.
TV alırken LG'den şaşmayın. LG modelleri arasında kıyas yaparak en uygununu seçin. Vstel telefunken philips zaten hikaye. Samsung ise uygulamalar kısmında sorun çıkarır.
0
elestirman
(23.05.20)
Lg bende var görüntü iyide arayüz yavaş yenilerde nasıl bilmiyorum. Samsung kullanmadım ama görüntü iyi geliyor bana. Tizen işletim sistemi denemedim ama hızlı diye duydum. Diğer markaları almazdım.
0
Topalordek
(23.05.20)
Televizyonda marka degil model onemli. Bir onceki seneki modelden bir sonraki seneye bile cok sacma seyler değişebiliyor ve bu markadan şaşma demek mantikli olmaz.
Bir kac model secebilirseniz bunlari karşılaştırmak mantikli olur.
Bu arada büyüklük iyi güzel ama görüntü kalitesi iyi değilse büyük ekranda kötü görüntü baya sıkıntı oluyor.

Bu arada bende 7bin liralik samsung var onda da bazen arayüze sıkıntı oluyor. Bu sonyde de oluyor lgde de. Önemli olan sürekli olmamasi ya da lagli sekilde olmamasi.
0
logisticsmanager
(23.05.20)
Samsung var 3 senedir hiçbir uygulamada takılmadı. Akıyor. Marka farkeder. O yüzden lg ya da samsung derim. Philips'ten de kesinlik şaş.. Beş para etmez tvleri.
0
baal
(23.05.20)
lg samsung philips hepsinin iyi modelleri var ama o fiyat bandında philips'te iyi model bulamayabilirsin. diğer markaları tamamen boşver. fhd artık türkiye pazarında kalmadı yani iyi bir full hd bulsan ucuz uhd'den daha çok beğenebilirsin(özellikle 43-49 gibi düşük ekran boyutlarında) ama yapacak bir şey yok uhd alacaksan ne kadar büyük o kadar iyi. 43 inch bayağı küçük bence alabileceğin en büyük ekranı al derim ben.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.05.20)
ne aradığınıza bağlı. dts ses, samsunglarda yoktur. bir arkadaşın da dediği gibi seriler önemlidir. sony'nin bir serisi için direkt leş diyen vardı. öyle az buz bir para da değil.

philips ambilight teknolojisi de gayet güzeldir. param yetmedi alamadım tabi o seriyi. ( bekar stayla)
0
blue eyes white dragon
(23.05.20)
aradığım çok fazla bir şey yok. x265 (hevc) çözmesi önemli, dts olursa iyi olur olmazsa da çok problem değil ama. onun dışında dediğim gibi görüntü açısından çok ekstra isteklerim yok işte 49 inç boyut olarak iyi geliyor, günümüz tvlerinin hepsi belli bir standartı sağlıyor sonuçta bana yeter. arıza çıkartma potansiyeli az olsun, smart tv'si düzgün çalışsın bunlar da önemli tabi.

telefunken'in bu modelinin (49TU8560) özellikleri fiyatına göre çok iyi mesela www.gittigidiyor.com hoşuma gitti. çok detaylı bakmadım henüz ama gittigidiyor'da lg'de 4000 altı 49 inç tek model var o da bu (49UM7100PLB) www.gittigidiyor.com samsung'da da 3 model var 49RU7100, 50RU7090, 50RU7105. 49-50 inç alıcaksam seçeneklerim bunlar.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.05.20)
Okudugum yorumlara göre bahsettiklerinizden lg ve ru7100 serisi icin iyi yorumlar okudum. Bence ikisini compare sitelerinde yanyana bakin. Ve fırsatiniz varsa bir magazada görmek en ideali, ben bu sekilde cok televizyon eledim.
0
logisticsmanager
(23.05.20)
(5)

çileklerdeki tatsızlık

diffarentiationation
2 haftadır pazardan çilek alıyorum ama hiçbiri şekerli değildi hatta acıya benziyordu tadı. şeftaliler de ufacık ve sert. kayısı da küçük ve yeşilli, tatsız. sadece düzgün kavun ve karpuz yiyebildim 2-3 haftadır. bizim burada mı bir sorun var acaba kötü mallar mı geliyor?
2 haftadır pazardan çilek alıyorum ama hiçbiri şekerli değildi hatta acıya benziyordu tadı. şeftaliler de ufacık ve sert. kayısı da küçük ve yeşilli, tatsız. sadece düzgün kavun ve karpuz yiyebildim 2-3 haftadır. bizim burada mı bir sorun var acaba kötü mallar mı geliyor?
0
diffarentiationation
(23.05.20)
Valla ben de normalde iyi cilek yiyememekten yakinirdim ama gecen pazardan aldigim cilekler cok iyiydi tatli tatli ki oyle buram burak kokan cilekler de degildi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.05.20)
cunku yediginiz cilekler sera cilegidir. bayramdan sonraki hafta normal bahce cilekleri piyasaya surulmeye baslanir.
0
maresalx
(23.05.20)
Gecen yil eylül ayında gittigim bursada pazardan çok tatlı bir cilek almıştım

Bu sene şubat ve mart aylarında kilosu 15 liraya manavdan hayatımda yediğim en iyi çilekleri yedim. Ici dolu dolu bal gibi eve getirince tüm ev çilek kokuyordu

Sonra bir daha gelmedi o çileklerden. Bu ay 3 kere çilek aldim ne koku vardi ne tat
0
intern in the house
(23.05.20)
türkiye'nin çilek üretim merkezi aydın sultanhisardır. hepsi sera çileği ve sürekli büyümeleri için ilaçlanıyorlar. çilek yemenizi önermem. ben bu bölgede yaşamama rağmen çilek tüketmem. çilek gözenekli bir meyve ve ilacı direk içine absorbe ediyor. normalde ilaçlanmayan çilekler daha küçük olur ve fazla dayanmaz, bulmak zordur.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
Valla bu sene ne çilegi, ne erigi, ne kayisiyi, ne de malta eriğini ağız tadıyla yiyebildik. Hem markette bulmak çok zordu hem de olanlar aşırı tatsiz ve kötüydü. Fiyatlara girmiyorum bile, o fiyata o kadar tatsız meyveler alınca insan üzülüyor. Pazarı bilmiyorum; nerden baksanız 2 senedir hiç gitmedim.

Dün şeftali aldim diğer meyvelerden umudu kesince; o da tatsız tutsuz bir şey çıktı. Benim gibi meyve canavarını (hele ki cilege karşı apayrı bir sevgim vardir ) üzen bir durum bu.
0
fraise
(23.05.20)
(2)

Ruslar türkçeyi nasıl bu kadar iyi öğreniyor?

mg3929
Diller arasında gramer benzerliği falan mı var? En iyi konuşan yabancılar ruslar gibi.
Diller arasında gramer benzerliği falan mı var? En iyi konuşan yabancılar ruslar gibi.
0
mg3929
(22.05.20)
hocam her rus türkçe konuşuyor da çatpat konuşuyorlar çok bu kadar çok olmalarının sebebi de mecbur olmaları türkçe öğrenmeye çünkü burada yaşıyorlar ne yapacaklar başka? o kadar bozuk ingilizce konuşan insanlara ben ingilizce biliyor demiyorum mesela ana dili ingilizce olmayan biri olarak bile.

rusça hocam 94'te türkiye'ye gelmiş bir kadındı ve hala o kadar kötüydü ki türkçesi(94'te türkiye'ye gelmiş biri olarak tabii)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
kesinlikle herhangi bir benzerlik yok. @cat'in dedigi gibi kendilerini zorlayinca ogreniyorlar.
0
hot potato
(23.05.20)
(4)

Deri ceketim nasıl bu hale gelmiş?

hümanist tabutçu
https://hizliresim.com/X3OXvrhttps://ibb.co/ccB3WdP
0
hümanist tabutçu
(22.05.20)
Gunesten
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
Suni deriler böyle. Paraya kıy hakiki deri al.
0
komando kani var bende
(22.05.20)
suni deride maalesef Güneş/diğer çevresel faktörlerden oluyor böyle
0
giovanne
(22.05.20)
Yikandiysa suni deri yapıyor.
0
westblack
(22.05.20)
(12)

Touchpad kullanmayı seven insanlara soru

nundu
Ben yıllardır bu touchpad işinden nefret eden, 10 saniyeden fazla kullanmam gerektiğinde laptopa kafa atacak seviyeye gelen, yatakta film izlemeye kadar laptopu götürdüğüm her yere mousela giden biriyim. Klavyede yazı yazarken elim touchpade dokunup imleci hareket ettirmesin diye hep kapalıdır touch
Ben yıllardır bu touchpad işinden nefret eden, 10 saniyeden fazla kullanmam gerektiğinde laptopa kafa atacak seviyeye gelen, yatakta film izlemeye kadar laptopu götürdüğüm her yere mousela giden biriyim. Klavyede yazı yazarken elim touchpade dokunup imleci hareket ettirmesin diye hep kapalıdır touchpad'im.

Ama bakıyorum bazı kişiler neredeyse hiç mouse kullanmadığını, touchpad'i çok sevdiğini falan söylüyor. Benim bilmediğim bi olayı mı var ya bu teknolojinin? Ne bileyim bi simgeyi tutup sürüklemek, metinden bir parçayı seçmek, sağ tık yapmak, tekerlekle linke basıp yeni sekmede açmak ya da tekerlek sayesinde sayfada gezinmek gibi mousela çok doğal yaptığım işleri touchpadle yapmak benim için işkence. Ama işte en son bugün twitterda biriyle bu konuda muhabbete girince (kendisi touchpadin çok rahat olduğunu, mouse'u 2 yıldır eline almadığını falan söylüyordu) cidden merak ettim yani nasıl bu kadar rahat kullanabiliyor insanlar diye?

Yani kısacası, touchpad seviyor musunuz? Kullanmak için kısa yollar falan var mı bunu? Nedir yani bu işin sırrı..
0
nundu
(22.05.20)
eğer yeni nesil bir macbook touchpad'inden bahsediyorsak evet mouse'a gerek bırakmıyor. ama diğer bilgisayarların touchpad'leri konusunda haklısınız. mouse arıyor insan.
0
brkylmz
(22.05.20)
en son ne zaman mouse kullandım hatırlamıyorum. alışkanlık sanırım.
not: macbook
0
scudman1
(22.05.20)
Oyun oynamıyorsan eğer hiç kullanmıyorum mouse. Gayet verimli touchpad, ek bir mouse taşımak mantıklo gelmiyor.
0
valarmurgulis
(22.05.20)
gunluk kullanim icin macbook cok ovuluyor. hic uzun sure deneme firsatim olmadi. masa basinda kullanim icin thinkpad trackpad kullandim epey, cok sevdim.
0
icim urperiyor
(22.05.20)
Valla macbook touchpadleri hakkaten oyle(artik ayni kalitede belki daha iyi touchpadler de uretiliyor tabii baska markalarca)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
eski nesil macbook touchpadleri de iyidir
0
monicapp
(22.05.20)
macbook +1

windowsta kullanmam ama macbookunki en iyi mousetan bile kat kat iyi. daha işlevsel, daha hızlı, daha çok şey yapılabiliyor.
0
jelly bear
(22.05.20)
2012 Eylül'den beri mouse kullanmıyorum. tnx to macbook. ama diğer markaların touch pedleri başarılı değil bence.
0
giovanne
(22.05.20)
Mac touchpad'leri 2009-2010'lardan beri çok iyi. Denersen, mouse'u aratmıyor, aksine mouse kullanmak istemiyorsun.

Ben masaüstü bilgisayara geçtim, fareye alışamadığım için gidip (bkz: Magic Trackpad) aldım.
0
roket adam
(22.05.20)
mac kullanıyorum, touch padi sadece ekranı sağa sola kaydırıp atadığım değişik fonksiyonlara ulaşmak için kullanıyorum.

mac'in touchpadinden daha iyi bişey varsa o da magic mouse, sağa sola scroll yapması hayatımı kolaylaştırıyor resmen.
0
hem şişko hem deli
(23.05.20)
apple fanboylar dolusmus anasini satayim, merak etmeyin yeni nesil her laptopta touchpadler artik cok iyi. Eski nesil kulustur touchpadler gordu alisamadi mousea gecti. Simdi de ayni sekilde mouse ile devam ediyorlar, touchpadlere sans verirlerse kolayca alisacaklar. Yeni yetmeler yaslari tutmadigindan eski touchpadlerden agizlari yanmadigi icin kolay benisedi dogal olarak
0
neverletyougodown
(23.05.20)
Ben de touchpad kullanıyorum ve seviyorum. El alışkanlığı heralde. Bana daha pratik geliyor. Hem de oldukça eski acer laptopun touchpadi
0
lapris
(23.05.20)
(5)

trendyol'dan aldığım şarjda eriyen huawei kulaklık

yuvarlanantencereninkapagi
şarjdayken eridi, huawei türkiye distribitörlüğü tarafından ürünün satışı yapılmıyormuş yani yurtdışı garantiliymiş trendyol'un sattığı ürün. dolayısıyla trendyol'a göndermiştim inceleme için, bugün iadenin kabul edilmediğine dair mail atmışlar. açıklama bile yokiadenin kabul edilmesini nasıl sağlay
şarjdayken eridi, huawei türkiye distribitörlüğü tarafından ürünün satışı yapılmıyormuş yani yurtdışı garantiliymiş trendyol'un sattığı ürün. dolayısıyla
trendyol'a göndermiştim inceleme için, bugün iadenin kabul edilmediğine dair mail atmışlar. açıklama bile yok

iadenin kabul edilmesini nasıl sağlayabilirim?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.05.20)
Tuketici hakem heyeti
0
kuehles blondes
(22.05.20)
Once bi tehdit maili cak tuketici hakem heyeti ile ugrastirmayin isterseniz dilekce vercem 2 hafta donus bekliycem sonra size teblig edilecek falan er gec bunu iade alacaksaniz direkt alin da ugrasmayalim ikimiz de diye bi sansini dene ama maili atar atmaz dilekceni de olusturmaya basla
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
haksızım galiba :( aradım, incelemeler sonucunda yüksek voltaj sebebiyle eridiği anlaşılmış. çok yeniydi.......
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(22.05.20)
ya tabii ki haksızsın her zaman müşteri haksızdır şansını zorlayana kadar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
bu ortamda THH'dan karar anca 2 yıl sonra çıkar. haberin olsun.
0
redskull
(23.05.20)
(17)

Ne sıklıkla paketli abur cubur yersiniz/içersiniz?

KUCO
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
KUCO
(22.05.20)
hergün.
0
candide
(22.05.20)
sadece yeni bir ürün çıktığında denemek için alıyorum. ama önceden brian fantana gibiydim.
0
MtKrt
(22.05.20)
Eskiden wuhuu. Şimdi ayda 1 belki 1 paket cips. Hem sağlığına hem de bütçene dost.
0
medre
(22.05.20)
şu an kola içiyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.05.20)
Neredeyse her gün, genel olarak son 10 yıldaki saglikli beslenme, çiya tohumunu yemece, şekere eroin muamelesi yapmaca populer akimindan uzagim zaten. (Kilom normal)
0
pofudukayi
(22.05.20)
Yurtdisina ilk geldigimde denemek icin cok tüketiyordum, tukete tükete ogrendim artik. Son 1 yil falan heralde ayda 1 tane anca; o da genelde pringles yeni tadi geldiyse, hindistan cevizli yeni ürün gorduysem, başka ülkelerden gelen yeni seyler varsa ya da barilla kurabiyelerinin yenisi geldiyse.
0
logisticsmanager
(22.05.20)
Uzun zamandır yemiyorum. Eskiden cipsi çok fazla tüketirdim ama bir yıldır onu da yemiyorum. Gazlı içecekleri ancak dışardaysam içiyorum eve almıyorum. Ayda yılda bir canım bir şey çekerse alıyorum ama. Genel olarak tüketmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
eskiden her gündü. sonrasında işlenmiş şekeri ve diğer abur cuburları bıraktım, 1 yıl olmuştu. ama bu karantina döneminde sürekli evde olduğumuz için tekrar başladım. her gün yiyorum. tek eğlencemiz yemek sdfjk...
0
noxell
(22.05.20)
1 ay öncesine kadar her gündü. Hatta gun icinde abur cuburla beslendigim cok oluyodu. Kilo alinca bıraktım 1 aydir sifir paketli urun.
0
hindistan cevizi
(22.05.20)
karataydan beri bıraktım
ambalajları okumak yeterli oluyor almamak için
0
bir soru sorcam
(22.05.20)
tuhaf bir şekilde @tolkien +1
0
giovanne
(22.05.20)
salgın öncesi neredeyse hiç yemezdim dur bira cips keyfi yapayım diye cips alıp öyle haftalarca durduğu olurdu hatta ama şu an durum çok kötü neredeyse her gün yiyorum çer çöp bi şeyler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
askerde yemiştim en son, kantinde en sağlıklı ürünler paketli ürünlerdi. aylar geçti üstünden, ama çikolata alıyorum ayda bir. o abur cubur sayılıyorsa bilemem.
0
aziz dostum jack
(22.05.20)
Çocukluğumdan beri çubuk kraker favorimdir. Aklıma geldikçe sık sık yerim.
0
bitchesaintshit
(22.05.20)
karantina öncesi ayda bir belki yiyordum, şu an ise her gün jelibon, cips, kola...
0
no ne na hayır
(23.05.20)
Içecek hiç almam. Bisküvi ayda 1 falan belki, o da cayin yaninda canim isterse.cips ne zaman aldım hatırlamam bile, hiç canım da çekmez. Çikolata o da ayda 1-2 dir.
0
brnbrs
(23.05.20)
normalde sıfır, çok nadir iş yerinde çikolata. yiyecek doğru düzgün abur cubur yok ki piyasada; canım çekmiyor hiçbirini ki tatlı sever bir insanım. karantina başında 2-3 hafta "dur lan madem evdeyiz biraz junk yiyeyim ben de" dedim ama sonra baktım ucu kaçıyor ipin, bıraktım. canın çekmese de ağız alışkanlığı löp löp gmüyorsun. son 2-3 haftadır yemiyordum hiç, bugün bayram hatırına haribo çekirdek cips kolay aldım, film izleyip gömücem hepsini <3
0
Bruce
(23.05.20)
(5)

kredi kartı ödemesine fiş vermeyen a101 i nereye şikayet edebilirim

x571
bir mağaza bunu sürekli yapıyor , kredi kartı ile ödediğimizde kasa fişi veriyor kredi kartı ödemesi fişini vermiyor.
bir mağaza bunu sürekli yapıyor , kredi kartı ile ödediğimizde kasa fişi veriyor kredi kartı ödemesi fişini vermiyor.
0
x571
(22.05.20)
olur mu ya öyle şey. galiba kendi salaklıklarından oluyor o fişlerle daha sonra z raporunu falan mı karşılaştırıyorlar? birilerine satıp gelir mi elde ediyorlar?

a101 merkeze yazın.
0
ozdek
(22.05.20)
istediğinde ne cevap aldın?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
geçen haftalarda aynısı oldu. temassız ödemelerde tek slip veriyormuş(normalde 2 slip çıkar 1i müşteriye verilir 1i de mağazada kalır), o da kendilerinde kalıyormuş.böyle bir açıklama yapmıştı.
0
MtKrt
(22.05.20)
Açıklamanın “Birkaç bankada tek nüsha veriyor” kısmı doğru. Fakat pos makinesinde ek nüsha alınabiliyor. Bunu talep edin. Vermezse şikayet edin.
0
mak
(22.05.20)
İnternet sitelerinden merkezlerine şikayet ettim. Bölge sorumlusu diye birisi aradı. Kendisi de o mağazadan arada alışveriş yaparmış, sorun yokmuş Temassız da bazı bankalar tek nüsha veriyormuş falan filan gibi zırvaladı. Yani şikayet işi de bir şeye yaramadı.merkez değil A101 çalışanları o şikayetlere bakıyormuş onu öğrendik. Daha başka ne yapabilirim?
0
🌸x571
(26.05.20)
(11)

geri dönüşü var mı?

diffarentiationation
çok sevdim, 4 aydır tanışıyorduk ve 2 aydır harikaydık. 3 gün önce geçmişinden eski sevgilileriyle 2-3 anısını paylaştı özlemle, gülerek. ben de üzüldüm, tepki göstermedim ama üzüldüğümü belli ettim hepsinde. kızmıştım da. ben erkek tarafıyım.3 gündür çok kötü hissediyormuş, bana söylemeden önce art
çok sevdim, 4 aydır tanışıyorduk ve 2 aydır harikaydık. 3 gün önce geçmişinden eski sevgilileriyle 2-3 anısını paylaştı özlemle, gülerek. ben de üzüldüm, tepki göstermedim ama üzüldüğümü belli ettim hepsinde. kızmıştım da. ben erkek tarafıyım.

3 gündür çok kötü hissediyormuş, bana söylemeden önce artık ölçüp tartma ihtiyacı hissediyormuş. ona iyi hissettirmiyormuşum, suçlu hissetmesine sebep olmuşum o tavırlarım yüzünden. kalp çarpıntısı başlamış. kendisini anlamıyormuşum. ben de üzgündüm ama biraz düşünüp unutacağım şeylerdi bunlar, geçerdi. nasıl hissedeceğini düşünemedim.

birlikte olmak istemiyorum dedi bugün ve bitirdi. konuştuk ama kararından kolay kolay vazgeçebilen biri değil. çok kararlıydı.

bitti mi şimdi?
0
diffarentiationation
(21.05.20)
2 ay genel ilişki süreniz mi? öyle olduğunu düşünerek cevap veriyorum. benim 3 yıllık çok güzel giden bir ilişkim olmuştu, ayrılık sonrası unutmam epey zaman aldı. 2-3 aylık da çok güzel bir ilişkim oldu ama unutmam çok kolay oldu. bence yüksek ihtimalle bitti, devam etse bile bitecek gibi duruyor.
0
stationary traveller
(21.05.20)
bitti. ayrılma bahanelerinin hepsi yalan. sadece ayrılmak istemiş. ya daha iyisini bulmuştur ya da eskilerine dönecektir. zaten eski sevgiililerini özlemle anlatıyorsa sana saygısı kalmamıştır. bırak gitsin, kesinlikle iletişim kurmaya çalışma.
0
Pertev nail
(21.05.20)
oouv hocam bu nedir. yeri gelince herkes ölçüp tartacak elbet. söylenilecek şey var söylenilmeyecek şey var. sizin unutmanızdan çok onun unutturması gerekiyordu. zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışan bir birey gördüm sizin karşınızda.

o size iyi hissettirmemiş ? nasıl size "iyi hissettirmiyorsun" diye biliyor ?

bitti hocam. belki de sizi süründürmek istiyor bilemeyiz. tekrar olsa bile, fedakarlık yapan, bir şeylerden ödün veren taraf siz olacaksınız.

tepkilerinizi belli ettiğiniz iyi olmuş.
0
fezagezgini
(21.05.20)
ohoooo çoktan bitmiş de senin yeni haberin olmuş aslında. demek ki ufak belirtileri gözden kaçırmışsın tecrübe olur.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
Ben anlamadım niye sen onu kararından vazgeçirmeye çalışıyorsun? Belli ki aklı hâlâ eskilerinde. Siktir git deyip hayatına devam et. Ucuz yırtmışsın.
0
finveben
(21.05.20)
Arama, o seni arayıp devam edelim mi derse de devam etmemeni tavsiye ederim.
0
efx
(21.05.20)
özlemle eski sevgilisini konuşuyorsa yol ver hocam, ilgi meraklısı insanları sevmem, en değerli varlık sensin, bunu bil, 3-4 ay ciddi bir bir ilişki için yeterli değil zaten. ileride yaşayacağın çoğu kötü anının setini çekiyorsun şu an. hatta yapacağın en iyi hamle birini bulmak olmalı. Güçlü olmak, ayakta kalmak gerekli, hayatta hayatında biri olsa da olmasa sa tek tabancasın, bunu unutma! kimse seni senin kadar anlamayacak ve için kan ağladığında senin yanında olmayacak! kazık yeme ihtimalini göze almaktansa varsın kazık atan ol en fazla kulağın çınlar...
0
bugisme
(21.05.20)
Önüne bak hafız. Dönse bile olmaz. Bazen olmuyor.
0
guitarissimo
(21.05.20)
Ararsan, mesaj neyin atarsan kesinlikle biter. Sakın.
0
baal
(22.05.20)
Bitmiş ama başka şeylerde varmış bahane olmuş yoluna bak
0
basond
(22.05.20)
(bkz: alfa dul)

sen zaten birlikte olduğunu sanmışsın. kendi haline bırak, uzaklaş.
0
tabudeviren
(22.05.20)
(4)

pinch bottom bag nasıl çevrilir

pide
https://5.imimg.com/data5/JM/IG/MA/SELLER-1385559/dunar-500x500.png şu şekilde olan torbalara verilen özel bir isim var mı? pinch bottom bag görsellerine bakınca kese kağıdı görünümünde olduğunu gördüm, ancak malzeme olarak aynı olmaları şart değil, şekil olarak aynılar. yani kese kağıdı diye çevirs
5.imimg.com şu şekilde olan torbalara verilen özel bir isim var mı? pinch bottom bag görsellerine bakınca kese kağıdı görünümünde olduğunu gördüm, ancak malzeme olarak aynı olmaları şart değil, şekil olarak aynılar. yani kese kağıdı diye çevirsem kağıttan yapılmamış olanları dışlamış olacağım.
0
pide
(21.05.20)
çok şart mı bilmiyorum özellikle bunun anlamını vermen çünkü bizde bunu direkt karşılayan bir kelime yok gibi geliyor bana. üstten katlamalı torba falan desen çok mu zorlama olur? düşünüyorum aklıma gelirse daha iyi bir şey editlerim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
Direkt karsilayan bir kelime yok sanirim ama "agzi kapali torba" gibi bir ceviri anlami karsilar gibi.
0
crown
(21.05.20)
onlineposet.com
Yan körüklü poşet?
0
kobuzchu kiz
(21.05.20)
stand up pouch.

türkçesi oturan taban poşet(miş).
0
finveben
(21.05.20)
(9)

kedim iflah olmuyor

yuvarlanantencereninkapagi
kısır 2 küsur yaşında disi kedi. gerçekten tükendim. her yerim yara bere icinde, bu kediyi nasıl biraz olsun durultabilirim? konuşmayı mi keseyim iletişim mi kuramayayim napayım, nasıl akillanir kediler?? bazen ölmesini istiyorum, linç edecekseniz edin. çok çok seviyorum ama aramızda apaçık aşk ve n
kısır 2 küsur yaşında disi kedi. gerçekten tükendim. her yerim yara bere icinde, bu kediyi nasıl biraz olsun durultabilirim? konuşmayı mi keseyim iletişim mi kuramayayim napayım, nasıl akillanir kediler?? bazen ölmesini istiyorum, linç edecekseniz edin. çok çok seviyorum ama aramızda apaçık aşk ve nefret ilişkisi var. zarar veriyor bana. evde her şey ona göre düzenleniyor, yediği önünde yemediği arkasında tabiri caizse. oyun oynuyoruz, sıkılacagı bir ortam da yok. ikinci bir kedim var, ona da zorbalık yapıyor. diğer kedim görme engelli.

kendimi çaresiz hissediyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.05.20)
Size saldırdığında sert bir sesle hayır deyin ve su doldurduğunuz bir fısfıslı şişeyle su sıkın. Bunu sürekli yaparsanız belki davranışını terk eder.
0
cemallamec
(21.05.20)
ya bu kedi sokaklarda vs. olsa kendinden güçlü hayvanlara böyle yapabilir mi yapamaz gördüğü anda kaçar gider size neden yapabiliyor çünkü sizi güçsüz sanıyor gücünüzü göstermeniz lazım saldırırsa tutup kitleyeceksin öyle mal gibi kalacak yavaş yavaş böyle böyle öğrenecek gücünün yetmediğini. bağırmayla falan olmaz o işler.

yani bazı kediler direkt iyi huylu oluyor ara sıra saldırsa da oyun amacıyla yapıyordur ama bu kedi bokunu çıkarıyorsa olay oyundan ziyade üstünlük kurma çabasıysa o zaman dediğim gibi mecbur güçlü olduğunu anlamasını sağlamanız lazım.

edit: olay ceza veya canını acıtmak değil. canını acıtmadan çok rahat kitleyip savunmasız halde tutabilirsiniz. gözlerine dik dik bakın sen kim köpeksin diye. işe yarar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
cezalandırmak işe yaramayabilir, kötüleştirebilir.
fiziksel temastan kaçınır, yokmuş gibi davranırdım ben.
bir de ne tetikliyor tam olarak onu bulmak lazım.
son çare olarak sakinleştirici müdahale. veterinerle konuşmak lazım.
0
not dark yet
(21.05.20)
tutmayı da denedim bağırmayı da. istirarlı bir şekilde yaptım bunları. fayda etmedi
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(21.05.20)
bahçeli evse dışarı alıştır. yemek yemeye gelsin.
0
durgunfoton
(21.05.20)
tlc'de kedici bi adamın bi bölümünde aynı tarif ettiğin gibi bi kedi vardı. onu terbiye etmeyi başardı. bölümü hatırlarsam ekleyeceğim.

youtu.be
0
neorealism
(21.05.20)
Yaramazlık yaptığında kedi kovucu sinyal kullanarak cezalandırabilirisn. Onların duyabileceği bir ses frekansında oluyor ve rahatsız ediyor.
0
Cruyff
(21.05.20)
Bence bazı kediler evde yaşamaya uygun değil. Ben de hayvanları çok seviyorum ama bazılarının huyu böyle. Benim o kadar hırçın bir kedim olsa yavaş yavaş dışarı alıştırırdım. Belki vücut tasması alarak her gün biraz dışarıda gezdirebilirsiniz başlangıç olarak.
0
inawen
(21.05.20)
kediler köpekler kadar eğitime elverişli olmasalar da tabiat olarak hayvandır. bir hayvanı bir insan gibi eğitemezsiniz. yani görmezden gelme gibi insana ait yaklaşımlar; içgüdüleri ve açlığa, dinlenmeye olan ihtiyacı gibi primitif safi hayvani dürtüleri ile hareket eden kedilerde işe yaramayacaktır. klişe klasik koşullanma basamakları ile (pavlovun köpeği) ödül ve ceza eğitiminde ısrarcı olacaksınız. iyi şeyleri pekiştirecek, kötü şeyleri abartmamak koşuluyla cezalandıracaksınız. Ama hassas nokta bu cezalar hayvanın davranışının hemen ardından, yapılan davranışa karşı olmalı. Gidip onu 5 dk sonra bir odaya kapatıp orada bekletmek ceza olamaz malum. Mama kabını sadece belli saatlerde doldurarak size olan bağlılığını artırın, hep dolu olmasın mesela.
0
bugisme
(21.05.20)
(9)

Game of thrones finalini neden beğenmediniz

Fusha
Kitaba uymadığı için mi yoksa başka bir sebebi mi var?Final olarak son bölümü de alabilirsiniz son sezonu da. Hatta son iki sezonda da kabuldür :)
Kitaba uymadığı için mi yoksa başka bir sebebi mi var?

Final olarak son bölümü de alabilirsiniz son sezonu da. Hatta son iki sezonda da kabuldür :)
0
Fusha
(21.05.20)
neredeyse her açıdan çok kötüydü ama en fenası senaryoydu. kurgusu da berbattı stajyere kurgulattırmışlar gibiydi. evet arkadaşlar sahne 1-2-3-4-5 savaş sekansı için kura çekiyoruz diye kurgulanmış gibiydi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
evet diğer sezonlara göre zayıftı ama ben yine de milletin ağladığı gibi olduğunu düşünmüyorum. ve hatta herkesin ortak bi şekilde papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamasini da sürü psikolojisine bağlıyorum. nasil ekşi de ikinci entry nin fikri neyse bütün başlık o çizgide ilerliyor, bence aynı hesap. gayet hoştu.
0
mehmed resad
(21.05.20)
@mehmed Reşad, ben de genel yorumlara bakınca beklentimi çok düşük tutmuştum son iki sezon için. Belki de bu yüzden beklediğim kadar kötü değildi. Genel olarak beğendim ben.
0
🌸Fusha
(21.05.20)
İlk sızan halini nerede bulabiliriz hocam?
0
🌸Fusha
(21.05.20)
İlk sızan hali doğru değildi muhtemelen. Bu işin piri redditteki freefolks subredditidir. O ilk sızan konu orada hiç konuşulmadı bile. Fake bi mevzuydu o diye düşünüyorum eğer aynı hikayeden bahsediyosak. Çünkü ben spoiler seven ve senaryo sızsa da diziyi izlemeden önce okusam diye bekleyen biriyim ve o aradaki iki sene boyunca senaryo sızdı mı diye takip ediyodum :D
0
nundu
(21.05.20)
Çünkü Dany’nin bir anda delirmesi ve tüm şehri yakması için bir arka plan dizide gösterilmedi. Jamie’nin karakter gelişimini hiç edip Cersei’nin yanına gitmesi çok saçmaydı. Ejderhaların öldürülme şekli de kötüydü. Tyrion’un son iki sezonda bir hiç olmaya başlaması, akılcı konuşamaması (çünkü kitaplar bitmişti ve senaristler karakteri geliştiremedi). Ak gezenlerle olan savaşın bir bölümde saçma bir şekilde sonlanması. Ak gezenlerin amacı neydi? Bran’in özelliklerinin hiçbir işe yaramaması. Jon’un saçma bir karaktere dönmesi ve aslının hiç edilmesi. Bunun gibi birçok şey. Dizi kitaplar bitince çuvalladı, akılcı ve yaratıcı bir senaryo yazamadıkae. Aslında hbo ile martin, dizinin 10-11 sezon çekilmesinden yanayken senaristler kabul etmeyip diziyi hemen bitirdiler. Kitaplara göre gitseydiler belki her şey daha farklı olurdu.
0
cemallamec
(21.05.20)
got hayranı falan değilimdir, her bölüm çıkınca anında izliyor da değildim; o yüzden gayet objektif yaklaşabilrim; bok gibi bir final sezonu olduğu için beğenmedik. beklentiyi düşük tutsan da bok gibi yani defalarca açıklandı bunlar, bigboned nick'li yazarın -ki tam bir got fetişidir- gayet mantıklı eleştirileri bulunuyor dizi başlığında, oradan okursan neden bok gibi olduğunu anlarsın. senaryodaki bariz tutarsızlıklar, karakter gelişimlerinin alakasız neticelenmesi, 4 sezon boyunca x dediklerine y demeye çalışıp sonra sıçtıklarını anlayınca bir da x demeye çalışıp z olarak bitirmeleri falan; bariz sıçışlar bunlar. yoksa ben kafa dağıtmalık izliyordum öyle kitaba uymuş falan çok umrumda da değildi ama beni bile rahatsız etti son 2 sezon. beceriksizlik ya da yeteneksizlikten değil, yanlış hamleler yüzünden. yoksa adamların kapasitesi buymuş, ellerinden geleni yapmışlar dersin ama yok, bunlar resmen aldıkları mantıksız kararlarla sabote etmişler diziyi. dediğim yazarın entry'lerini oku anlarsın insanları.
0
Bruce
(21.05.20)
Oyuncular diziden bıkmış olabilir mi? Kit Harrington denen herif bir röportajda şikayetçi resmen. Başka roller oynayamiyim falan deyü
0
🌸Fusha
(21.05.20)
Kitap bitmeden uyarlamayı bitirmek gibi bir saçmalığa kalkıştıkları için. İlk 3 kitapla gayet paralelken dizi, 4 ve 5 ile bir o kadar batırdı maalesef.
0
lüzumsuz adam
(21.05.20)
(5)

Kuşlara ekmek vermek zararlı mıdır?

ciagra
Evdeki kurumuş ekmekleri ıslatıp, düzenli olarak kuşlara veriyorum. Ancak bugün internetten baktığımda kuşlara ekmek vermenin zararlı olduğunu gördüm. Kendi kendilerine yiyecek bulmaları daha doğruymuş. Bu bilginin doğruluğu nedir? Yetkili abiler/ablalar aydınlatabilir mi bizi?
Evdeki kurumuş ekmekleri ıslatıp, düzenli olarak kuşlara veriyorum. Ancak bugün internetten baktığımda kuşlara ekmek vermenin zararlı olduğunu gördüm. Kendi kendilerine yiyecek bulmaları daha doğruymuş. Bu bilginin doğruluğu nedir? Yetkili abiler/ablalar aydınlatabilir mi bizi?
0
ciagra
(21.05.20)
Kendi kendilerine nereye yiyecek bulacaklar ki? Ayrica bu hayvanlar tahil yer sever ekmek de tahil sonucta. Ben popeyes verdim onu yedi bu kuslar ekmek mi zararli olacak
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
kuşlara ekmek vermek zararlı değildir de, kanatlarında insanların solunum yolunu etkileyen mikropların olduğunu okumuştum.
0
banacevaplazım
(21.05.20)
Martilara tahıl verme. Güvercin serçe falansa verebilirsin.
0
sckxyss
(21.05.20)
Yazılan şeyin kuşlara has bir tarafı var mıdır bilemiyorum, ancak tüm hayvanlar için de düşünülebilir sanki, çünkü doğaları avlama ya da toplama üzerine kurulu hayvanları belli bir alan/kişi den yiyecek bulmaya sartliyoruz bir bakıma, yani eğer kastedilen buysa.
0
encokbenisevinnolur
(21.05.20)
zararlı değil şu günlerde bol bol verebilirsin hepsi açlar çünkü
0
madurumdamadurum
(21.05.20)
(5)

Ramazan dayağı 2020 sonucu nedir?

candanag
Ramazan başlamadan pek sevilir oldu bu kent tahmini olayı da bu sene hiç dayak haberi duymadım, ipi hangi güzide kentimiz göğüsledi acep?
Ramazan başlamadan pek sevilir oldu bu kent tahmini olayı da bu sene hiç dayak haberi duymadım, ipi hangi güzide kentimiz göğüsledi acep?
0
candanag
(21.05.20)
tepedeki psychedelic adam
(21.05.20)
Thredith
(21.05.20)
coronadan dolayı bu sene dayaksız geçildi :D
0
tabirimekruh
(21.05.20)
ben sürekli elimde siyah tekel poşetiyle geziyorum mahallede çıngır çıngır bira şişeleriyle yine bi ters bakan bile olmadı abv böyle vürüsün herkes kendi derdine düşmüş dini değerlerimizi savunan kalmamış.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
2020 de Karaman ipi göğüslemis arkadaşlar, dağılabiliriz.

eksisozluk.com
0
🌸candanag
(22.05.20)
(3)

Ankara için - kiralar düştü mü?

muhayyer divan
SelamÖzellikle Ankara şehir merkezi için sormak istiyorum, kiralar düştü mü? Satış bedelleri ve kredi faiz katsayıları düşmüştü biraz ama kiraları bilmiyorum.
Selam

Özellikle Ankara şehir merkezi için sormak istiyorum, kiralar düştü mü? Satış bedelleri ve kredi faiz katsayıları düşmüştü biraz ama kiraları bilmiyorum.
0
muhayyer divan
(20.05.20)
sabit kaldı veya az arttı ki bu da düşme anlamına geliyor. bölgeden bölgeye değişir tabii mesela bahçelievler çok özel bir bölge alan belli yapılabilecek ev sayısı belli 1 m2 daha fazla alan yok o yüzden o tür yerlerde kiralar hep yüksek olur artış durmaz.

edit: bahçelinin bi özelliği de şu azıcık uzakta olsun daha ucuz kira olsun diye bi durum yok. 4 tarafı da başka şeylerle çevrili. tunalı tarafları öyle değil mesela yavaş yavaş uzaklaşabiliyorsun ona göre de yavaş yavaş kiralar düşüyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.20)
Eryaman için ne oldu merak ettim. 1+1 olan siteler de kiralar artacak mi ?
0
opitseri
(20.05.20)
Çok sık kiracı değiştiren merkez sayılabilecek konumda bir evimiz var. Aylardır gelen giden yok, son kiracının verdiğini istiyoruz, artış yapmadık.

Gördüğünüz ilanları arayıp biraz altını bile teklif edebilirsiniz. Özellikle memursanız ya da memur kefiliniz varsa hayır demez kimse bu dönemde.
0
influx
(20.05.20)
(7)

internetten ikinci el satış neden bu kadar zor?

Techsavvy
0 ı 130 lira olan cihazı 80 liraya koydum. 100 tane mesaj geldi 90 ı son ne olur.SON NE OLUR?80 lira için pazarlık yapıyorlar..Zaten çoğu ikinci el satış yeri de çöplük gibi. Adam yeri temizlediği bezi satıyor ya...bana daha iyi bir satış yeri önerir misiniz?
0 ı 130 lira olan cihazı 80 liraya koydum. 100 tane mesaj geldi 90 ı son ne olur.

SON NE OLUR?

80 lira için pazarlık yapıyorlar..

Zaten çoğu ikinci el satış yeri de çöplük gibi. Adam yeri temizlediği bezi satıyor ya...



bana daha iyi bir satış yeri önerir misiniz?
0
Techsavvy
(20.05.20)
sıfırsa senin cihaz da bi şey diyemem de 2. el niye alsın adam 50 lira daha verir sıfırını alır dükkandan. bi de tanımadığı etmediği kişiyle buluştu inceledi derdi yok. 2. el satış benim için çoğu üründe min. yüzde 50 fiyatına olmalıdır istisnalar var tabii de 130 liralık cihazın ederi 50 liradır yani 2. elde. bana kalırsa.

atmaya kıyamıyorum beleşe de vermek istemiyorum 2 bira paramı çıkarır en azından satışları bunlar bana kalırsa.

not: 2. el çok satış yaptım ilk başlarda ben de senin gibi düşünüyordum ama sonra kendimi alıcı yerine koymaya başladım ve çok da haksız olmadıklarını anladım. ölücü de çok bu arada tabii ki sen onu 50 liraya koysan 40 olur mu derler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.05.20)
hayatımda ilk defa sahibindene bişey koydum satmak için bu kadar aktif ölücü olduğunu hayatımda düşünmemiştim gerçekten site kuzuların sessizliği gibi bir şey koyun ve ortalığın alevlenmesini bekleyin.

150 liraya aliexpressden alıp ambalajını bile açmadan 100 liraya koyduğum bir ürüne 50 lira veren mi dersin, evde ne kadar çer çöp varsa takas olarak sunan mı, adam tırnak makası(5), çay bardağı(10), şeklinde 20-30 tane ürün yazmış parantez içindeki de kendi koyduğu fiyat he diyor ki sen kombinle 100 liralık takas yapalım sdfgsdfgsfg
0
nahtoderfahrung
(20.05.20)
80 lira yerine 90a koy, 80e duserim de. en mantikli cozum bu
0
müptezel dostoyevski
(20.05.20)
her zaman satmak istediğin fiyat + pazarlık payı olarak koyacaksın.
ölücüler korkulacak tipler değil beyinleri böyle çalışıyor. illa pazarlık yapacaklar.
0
neorealism
(20.05.20)
sıfırı 130 ise 120 ye ilana koyacan. sahibinden tayfası öyledir. pazarlık isteyene de önce 100 diyecen sonra 90 sonra 80.
0
mr.goodcat
(20.05.20)
ikinci el alisveris risktir. Alan almis, isi bitmis ki satiyor. Gozden cikmis. Proletarier...de guzel yazmis.
Netice olarak nadide veya hic kullanilmamis bisey degilse fiyati iyice dusmeli. Urun neydi soylesen nokta atisi yapardik. Powerbank vs mi ?
0
tunaktunaktun
(20.05.20)
Ölücü çok ama alacak olanın bilmediği bir ürünü garantisiz ve peşin alacağını da hesaba katmak lazım. Güvensiz bir millet olduğumuz için daha alırken aslında ürünün işe yaramaz olduğu kazıklanacağın algısı bilinçaltından insanı etkiliyor. Sonuçta bedava gta hesabına 350 hesap açan şark kurnazları dolu ortalık. O yüzden ben de beceremiyorum ikinci eli. İlla satacaksan kır biraz gitsin, sinirini yıpratmaya değmez.
0
sarcophagus
(20.05.20)
(8)

düşük pc için oyun tavsiyeleri

sir gawain
world of goo indirdim ama 3 saatte bitiverdi. giriş seviyesi dandik ofis laptopunda sorunsuz çalıştırabileceğim eski-yeni fark etmez güzel oyun tavsiyelerine açığım. shooter olmasın yeter. multiplayer da olmasın.
world of goo indirdim ama 3 saatte bitiverdi. giriş seviyesi dandik ofis laptopunda sorunsuz çalıştırabileceğim eski-yeni fark etmez güzel oyun tavsiyelerine açığım. shooter olmasın yeter. multiplayer da olmasın.
0
sir gawain
(18.05.20)
dead cells
0
nahtoderfahrung
(18.05.20)
diablo 2
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.20)
The messenger, limbo, supraland
0
Topalordek
(18.05.20)
hotline miami 1-2
0
bohr atom modeli
(18.05.20)
Papers, please!
0
heritage
(18.05.20)
Soma ( Ama sağlam İngilizce gerektiriyor)
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.05.20)
Önerim yok ama not düşmeye geldim.

*Soma oynamak isteyen olursa türkçe yaması var haberiniz olsun. Güzel oyundur.
0
eazy
(18.05.20)
uzun süre dandik pclerde indie oynadığımdan hangi birini önersem bilemedim. hemen bitmesin istiyorsan the binding of isaac ya da don't starve al.
0
ganbatte
(18.05.20)
(21)

26 yaşındayım pilavda istikrar sağlayamıyorum

hjarteblod
bir yaptigim lapa oluyor digeri tas gibi oluyor. ustelik tariflerdeki sekilde yapiyorum direkt, en ufak fevrilik yok. 1'e 1.5 denedim 1'e 2 denedim sonuc degismiyor. dun 1 cay bardagi pirince 1.75 cay b. su koyarak yaptim tas gibi oldu. inanilmaz yani neden boyle oldu. sonra uzerine hafif su dokup d
bir yaptigim lapa oluyor digeri tas gibi oluyor. ustelik tariflerdeki sekilde yapiyorum direkt, en ufak fevrilik yok. 1'e 1.5 denedim 1'e 2 denedim sonuc degismiyor. dun 1 cay bardagi pirince 1.75 cay b. su koyarak yaptim tas gibi oldu. inanilmaz yani neden boyle oldu. sonra uzerine hafif su dokup demlenmeye biraktim lapa oldu bu sefer, ustune dibi tuttu.
en basta yagin uzerine pirinci attiktan sonra cok veya az mi kavuruyorum acaba, orda kriter nedir sicak suyu dokmeden onceki? tariflerde pirinc beyazlasincaya kadar yagda cevirin diyor. abla pirinc zaten beyaz. nolur yardimci olun.
0
hjarteblod
(18.05.20)
piştikten sonra dinlendirirken kapakla tencere arasına peçete sıkıştırıyordum ben, lapaysa lapalığını alıyor biraz, sertse de biraz yumuşatıyor.
bir de tuzu kavururken atmak da işi kolaylaştırıyor.
0
qerest
(18.05.20)
@qerest, cok tesekkurler ama bunlari da yapiyorum halihazirda :(
0
🌸hjarteblod
(18.05.20)
Pirincin cinsine gore eklenmesi gereken su miktari farkli olabiliyor. Mumkun oldugunca ayni pirinci kullanin.
0
kuehles blondes
(18.05.20)
pirinç kötüdür belki. yağı daha bol koymayı dene. suyu ekledikten sonra bi karıştırır ve hemen en kısık ateşe alırım ben kapağını kapatıp. byeaz dediği de şeffaf gibi sedef gibi oluyor onu diyordur.
0
hasmetizm 2046
(18.05.20)
pirinci önce kaynar tuzlu suda bekletmeniz lazım. 15-20 dk. sonra sudan geçirin.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(18.05.20)
tam da tahmin ettiğim gibi kimse en önemli noktaya değinmemiş. pirinç pişerken asla ama asla dokunmayacaksın sıcak suyu döktün kapağı kapattın ya(kapağın da iyi kapanması önemli o da olumlu bir etki yaratıyor) o kapağı asla açmayacaksın. pilav pişti baktın su kalmamış hiç üzeri kuru kuru görünüyor kapattın ya altını bi 20 dk falan da öyle bekleyecek. bu şekilde hiç yıkamadığım veya suda bekletmediğim pirinç bile tane tane oluyor. bi tarif videosu yollarım adam çok güzel anlatıyor.

edit: yani ben pişirirken kapağı açtığına veya dinlemeden açıp karıştırdığına baya eminim lütfen göt etme.

edit 2: siyamkedisi zorro üşenmemiş çok güzel anlatmış bak öyle yaparsan kesin tutar. pilav düşük sıcaklıkta buharıyla pişen bir şey olmasa koskoca caponlar rice cooker'larının bütün olayının bunun üzerine kurmazdı. o yüzden kapağı istediğin kadar aç bak diyen dangalakları boşver.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.20)
çay bardağı ölçü bardağı olamaz, şaşırtır.

pirimin beyazlaşmasından kastı parlaması. hani estetik operasyonlarla yapılan beyaz dişler gibi düşün bunu.

yağı yeterli ölçüde ısıtıp yakmaman gerek.

suyu eklediğinde ateşi hemen kısma, su biraz çekilece kadar orta ateşte, su çekildi zaman altını kısıp devam et ve son olarak demleme için en az 15 dk ayır.
0
giovanne
(18.05.20)
Pilav şu aşamaları yaptığınız sürece kolay ve garantili bir yemektir. Pirinç cinsine göre tam tane tane olmayabilir ama lapa ve taş gibi arasında gidip gelmez sonuçları.

1- Öncelikle 1 defa soğuk suda yıkayın, sonra en az 15 dk. sıcak suda içine 1 tatlı kaşığı tuz atıp bekletin. sonra tekrar normal su ile nişastası kalmayana kadar yıkayın, suyu berrak çıksın

2- kenara alıp 15 dk dinlendirin, suyu iyice süzülsün

3- Tereyağında minimun 5 dk. kavurun sonra üzerine su koyun.

4- Koyduğunuz su sıcak olacak. 2 bardak pirince 3 bardak su koyuyorum ben. Bu orantıya göre ayarlayın. Dediğim gibi pirincin cinsi biraz fark ettirir ama dramatik bir fark değil.

5- Suyunu, tuzunu koyduktan sonra sadece bir defa karıştırıp kapağını kapatın (kapaktan bukar çıkmayacak, cam kapak olsun ki içini görün. Mümkünse yapışmaz tabanlı tencere kullanın.

6- 20 dakika sonra hazır olur. Bu zaman içinde kapağı açmayacaksınız. 20 dk sonra açtığınızda kapağa birikmiş suyun tekrar pilava düşmemesi lazım. Basit bir bilk hareketiyle kapağı ters çevirin.

7- Ocağı kapatın, kapaktaki suyu lavaboya dökün, tencerenin üzerine temiz bir mutfak örtüsü ya da havlusu koyun, kapağı onun üzerine kapatarak bir 10 dk dinlendirin.

8- sıcak su et veya tavuk suyu olursa lezzet artar tabii ki.
0
SiyamkedisiZorro
(18.05.20)
pirince eklediğin su fokurdamaya başlar başlamaz ocağı en kısığa alıyor musun?
0
nolmus yani
(18.05.20)
Dakika olayı da biraz muğlak, suyu yok gibi görünüp üstü delik delik olunca kapatıyorum ben. 10dkda oluyor. (Öncesinde 1 saate yakın ılık suda bekletince güzel oluyor. Bekletmezsen 1.5x değil 2x su koyman gerekiyor ama yine de iyi olmuyor bence)
0
nhk ni youkosu
(18.05.20)
Pirinci önce sıcak suda beklet 20 dakika kadar sonra kavur ve üstünü az geçecek kadar normal sıcaklıkta su koy. Pilavın altını da pilav suyunu tamamen çekince değil çekmek üzereyken kapat. Demlendirirken kapakla arasına kağıt havlu koy.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(18.05.20)
www.youtube.com

başka adres arama.
0
Kresto
(18.05.20)
Kapağı defalarca açıp gerekirse su katıyorum ben. Bu kapağı asla açma diyen kabileye kulak asma. Su eklemen gerekirse çok az ekle. Pişirmeden önce pirinci sıcak suda bekletmeyi de unutma.
0
catch the arrow
(18.05.20)
beyazlaşıncaya kadar değil. yağı içine alan prinç biraz daha sanki şeffafmış gibi oluyor. o tozlu beyazlık gidiyor, yağlı bir sarılık geliyor.

Çok karıştırma.

koydun pirinci tabana düm düz yay. sonra üzerine koyduğunda su pirinci birazcık geçsin ama prinçler hala görünür kalsınlar suyla beraber. bu şekilde pişir. bir süre sonra açıp bak. olmadıyda çok az gezdirerek su koy.

tek yere koyma suyu, ve çok birden koyma
0
tessera
(18.05.20)
amatörler için pilav:

yağda kavur, fazla su koyma kısık ateşte pişsin. baktın cızırdamaya başlıyor suyu çekmiş demektir. kontrol et hala sertse biraz daha kaynar su ekle. olmadı yine. en son uygun kıvama gelince altını kapa. sonra kapağını aç buharı çıksın biraz. bu noktada tabii havlu falan da konabilir ama ben çok sıcak yiyemediğim için üstünü açıp öyle birkaç dakika bekletmeyi daha uygun görüyorum.

bu kadar basit. bu yöntemle odun talaşından bile pilav yaparsın.
0
bohr atom modeli
(18.05.20)
kavurlan pirincin beyazlaştığını ilk defa duydum. kavruğaln pirinç bi kere şeffaf, opak bir sarıya döner. bu aşamaya gelmeden önce suu koyma.
en başından başlayalım.

malzemeler:
cam kapaklı, yayvan ve yapışmaz yüzeyli tencere
kaliteli, taze ve baldo/osmancık/jasmin pirinç
pirinç/su oranını ayarlamak için bardak
tereyağ ve zeytinyağı
tuz

1. en az 3-4 saat parmağını yakacak derecede ama kaynar olmayan bol tuzlu sıcak suda pirinci ısla.

2. ıslanmış pirinci tencereye koymadan önce yıka fakat çitileme. yumuşak yumuşak hatta sadece üstünden bol su akıtarak yıka. sen mıncırdıkca zaten suyun içinde rehavete kapılmış pirinç taneleri iyice kendinden geçip kırılır ya da nişastasını salar.

3. tencerede bol tereyağ erit, az biraz da zeytinyağı ekle ki tereyağ yanmasın.

4. yıkanıp iyice süzülmüş pirinçleri at, opaklaşana kadar orta ateşte kavur. ben diyeyim 5 dakka, sen de 10 dakka. ne kadar iyi kavurursan o kadar güzel olur.

5. en az 3-4 saat beklemiş olduğu için 1/1,5 oranında kaynar suyu ilave et. yalnız yukarıda demişler, her pirincin istediği su oranı farklıdır. aynı markayı alırsan ilk birkaç seferden sonra bu oranı daha iyi ayarlarsın. profesyonel level'a geldiğinde pirincin üstünü bir parmak kalınlığında geçecek kadar su koymayı bile ayarlayabiliyorsun.

6. tuzunu ilave edip şöyle bir kere usulca karıştır ve kapağı kapat.

7. altını en kısık ateşe getir, bırak yavaş yavaş pişsin.

8. cam kapak olduğu için kapağı açmadan yani içindeki buharı kaçırmadan üstünden baktığında eskilerin göz göz olmuş dediği pirinç tanelerinin aralarında küçük küçük delikler oluşmaya başladıysa suyun bitmeye başlamış demektir. bu gözleri görünce kapağı kaldır, hafifçe kaşığın ucuyla en ortasından dibini kontrol et su var mı yok mu, bir de garanti olsun diye bir kaç tane ağzına atıp diriliğini kontrol et. hala diriyse mutlaka sıcak su ilave et. (pişmiş aşa soğuk su katılmaz)

9. pirinçler pişmişse altını kapat, çok yumuşakça bir kere döndür (karıştır). iki kat yaptığın kağıt havluyu üstüne ört, kapağını kapat. 10 dakika demlendir.

10. hala lapa olduysa daha da pilav yapma. şaka şaka, yapmaya devam et, hiç birimiz lapa yapmadan, kıtır kıtır pirinci pilav diye servis etmeden, dibini tutturmadan pilav yapmayı öğrenmedik. ben de 42 yaşındayım ama hala rafadan yumurta yapamam, her sabah denemeye devam.
0
halanne
(18.05.20)
Sonuç ne oldu?
0
tessera
(20.05.20)
@tessera, berbat oldu :d

belki tencerede sikinti vardir benim, teflon gibi benimki. celik tencerede denicem bi de basliktaki bikac tip'i daha deneyerek.
0
🌸hjarteblod
(20.05.20)
Berbati bi acsana ya nasil berbat oldu nasil berbat olabilir pilav ya :D

bi de kullandığın pirinç cinsi ne? osmancık bence en kolay pirinç. bu su-pirinç oranı pirinçten pirince değişir o yüzden biraz deneme yanılma yapman lazım ama zaten yaptım olmuyor diyorsun mutlaka bir şeye uymuyorsun burada. şimdi bir şey diycem de iyice kafanı karıştırmak istemiyorum, pişirme tekniğin doğru olursa pirinci yıkamadan kavurmadan da gayet tane tane pilav elde edebilirsin gözünü seveyim hallet şu işi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.05.20)
geçen arkadaşın annesinden aldım tarifi

1.5 su bardağı pirinci tuzlu suda yarım saat bekletiyoruz esas nokta bu. yağda az kavurduğumuz suyunu süzdüğümüz pirinçlere 1.5 su bardağı sıcak su ekliyoruz. eğer suda bekletmeseydik 3 bardak su alırmış bu. sonra kapağı kapatıp kısık ateşte pişiriyoruz. en sonunda da altını kapatıp ağzına havlu kağıt sarıp demlenmeye bırakıyoruz
0
kablelvuku
(21.05.20)
@proletarier,

en son kotu oldugunda yaninda kavurma da yapmistim. o da yalan oldu pilav berbo olunca, ikisini birlikte yapmistim cunku. cok uzucu oldu. ya biraz sert kalmisti ama halbuki her sey usulune uygundu. mecbur biraz daha su koydum falan ama bi turlu normal bi hale burunemedi. alti ustu ortalama bi tavuk pilavcinin pilavina erismek istiyorum. icimde kaldi o yemek gittim etli pilav siparisi verdim sonra :(

yemin olsun burda tarif edildigi sekilde yapiyorum. zaten herkes ayni seyi yaziyor :d benim ya pirinc bozulmus bisi olmus, ya da tenceremde sikinti var. yayvan pilav tenceresi degil biraz uzun bi tencere benimki belki ondandir. pirincim de migros baldo pirinc. guzelce yikiyorum, suda bekletiyorum, suzuyorum, hafif kizmis yagli tencereye atiyor biraz kavurduktan sonra suyunu koyup kisik ateste goz goz olana dek birakiyorum, sonra altini kapatip havluluyorum. sorun ya bu kavurma asamasinda (cunku tariflerde net bisi soylemiyolar, videolarda da kesiyolar burayi niyeyse), ya tencerede ya pirincte. analitik yaklasarak bu denklemi sadelestirecegim. farkli bir pirinc, farkli bir tencere ve farkli surelerde kavurma deneyecegim. biraz uzun surecek ama sorunu anlamis olacagim nihayetinde.
0
🌸hjarteblod
(21.05.20)
(4)

Ekşi Duyuru Twitter hesabı?

istanbul gecesi
Şu sosyal medyanın bu kadar etkin olduğu bir zamanda bu sayfanın twitter hesabı neden artık aktif değil?https://twitter.com/eksiduyuruönceden düzenli olarak buraya yazılan duyurular ekşi duyuru hesabından twitter timeline'a üçer beşer düşerdi. ordan cevaplayabileceğimiz şeyleri görüp yazardık. malum
Şu sosyal medyanın bu kadar etkin olduğu bir zamanda bu sayfanın twitter hesabı neden artık aktif değil?

twitter.com

önceden düzenli olarak buraya yazılan duyurular ekşi duyuru hesabından twitter timeline'a üçer beşer düşerdi. ordan cevaplayabileceğimiz şeyleri görüp yazardık. malum twitter elimizden düşmüyor ama duyuruya o kadar sık giremiyoruz?

sözlük&duyuru yönetimi bu konuda harekete geçmeyi düşünmüyor mu merak ediyorum.
0
istanbul gecesi
(18.05.20)
duyuru compu için biraz "side project" gibi sanırım. benim düşüncem tabii bu. o yüzden pek mümkün değil bana kalırsa. compu hocam duyuyorsan şu safariye bi el at safaride duyuru kullanmak çile acayip sorunlu bi düzelt be hocu(mobilde)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.20)
yani demek istediğim 2009'da twitter'a duyuru adına kaydolmuş bir hesap bu ve 2018 yılında en son twit atılmış duyuru adına. hatırlıyorum; saatte veya yarım saatte bir yeni açılan duyurular feed gibi geçerdi oradan. çok faydalanıyordum şahsen.

yani bağlansa buraya otomatik olarak önceki gibi?

çok mu şey istiyoruz?
0
🌸istanbul gecesi
(18.05.20)
proletarier +1, compu'nun 10 yil once "birkac haftaya upvote ozelligini aciyorum" yazdigi screenshot'i hatirlayin :d

bir gun sitenin domain'i hosting'i expire olacak ve compu bunu onemsemeyecek, duyuru bitecek. duyuru adina bi yenilik vs beklentisinde olmamak lazim, terk edilmis bi ev gibi dusunmek lazim burayi, biz de arada gelip takilan serkes insanlariz
0
hjarteblod
(18.05.20)
@vazife e iyi de dayı en azından bazı kanallar paylaşılabilir gibi geliyor bana.

yan tarafa bakıyorum mesela; teknik, medikal, yer-yön, kan vs...
0
🌸istanbul gecesi
(18.05.20)
(12)

Kedime nasıl kilo aldırabilirim?

ananiyimioguz
6 yaşında dişi bir kedim var ve bebekliğinden beri zayıf. Öyle çok çelimsiz değil ama karnı biraz içine göçük sürekli. Bir sağlık problemi de yok. Dişi kedilerin erkeklerin gibi iri bir görünüşü olmuyor biliyorum ama ben biraz karnı şişsin, biraz kilo alsın istiyorum.Mama olarak hep royal canin kull
6 yaşında dişi bir kedim var ve bebekliğinden beri zayıf. Öyle çok çelimsiz değil ama karnı biraz içine göçük sürekli. Bir sağlık problemi de yok. Dişi kedilerin erkeklerin gibi iri bir görünüşü olmuyor biliyorum ama ben biraz karnı şişsin, biraz kilo alsın istiyorum.

Mama olarak hep royal canin kullandım. Mamayı ölçülü vermiyorum. Mama kabı hep dolu, kendisi acıkınca gidip yiyor, pis boğazlığı yok. Ama kilo almıyor.

Sürekli kaka-çiş yapıyor. Kıvamlarında sorun yok Bağırsakları düzgün çalışıyor.

Maması tahıllı bir mama olduğu için acaba proteinli mama mı denesem dedim ama kaç kilo alıp da denersem farkı görebilirim bilemedim.

Proteini yüksek tahıl içermeyen mamaların kilosu 70tl üstü olmuş. Onun yerine direkt balık tavuk falan alsam daha mı iyi olur acaba?

Çok fena yemek seçiyor. Küçüklüğünden beri yaş mama sevmez. Peynir ve zeytin dışında pek ev yiyeceği yemiyor. Arada balık ve tavuk veriyoruz ama bazen yiyor bazen yemiyor. Farklı mama deneyince de pek alıştıramadık gerçi. Karıştırsam bile aralarından ince ince eski mamasını ayıklayıp yiyor, yenisine dokunmuyor. Yiyecek konusunda aşırı seçici ve inatçı.

Ben bu hayvana nasıl kilo aldırtacağım :) Protein diye yumurta haşlayıp verdim bugün, yemedi. Artık balık testlerine geçeyim diyorum..
0
ananiyimioguz
(17.05.20)
O yapısal olarak öyle. Bizim kedilerimizden biri de incecik hafifcecik. Üstelik erkek. Dişi kedimiz de hafifti ama biraz strese girince kilo aldı. Üçüncü kedimiz kilolu dombili biraz. Hepsi aynı stresi aynı anda aynı süre boyunca yaşadılar (eve misafir kedi geldi) hepsi kendi yapısına göre tepki verdi. İncecik kedimiz hiç kilo almadı. Dişimiz azcık kilo aldı. Dombilimiz azcık zayıfladı. İlginçler yani. Sağlık sorunu yoksa hiç elleme derim.
0
muhayyer divan
(17.05.20)
Yaş mama sevmez demişsiniz, schesir denediniz mi? Benimki de hepsini sevmiyor ama sevdiği bir yaş mama bulunca onu hep yiyor. Kuru mamada denemediyseniz proplanın balıklı kısır mama çeşitlerinden ya da nd düşük tahıllı kısır mamasını deneyebilirsiniz. Balık tavuk haşlamayla ilgili emin olamadım, bizimkine ne yapsak yediremedik o şekilde. Bir de kendiniz yemek yapacaksanız bir yandan kuru mama vermeye devam edin, yoksa taurin yetersizliği çok riskli kediler için. Bir de barf diyette iç organ kemik vs de yemeleri gerekiyor, bunları yiyebilmesi için çiğ olması lazım vitamin mineral eklemek falan zor iş. Takviye olarak verin tavuğu balığı yiyorsa.
0
slow like honey
(17.05.20)
Kedi sağlıklı, çelimsiz değil, sapasağlam. Niye kilo aldırmak istiyorsunuz?

Kısır mı bu arada? Kısılaştırınca kilo alıyorlar genellikle.
0
kobuzchu kiz
(17.05.20)
once veterinere goturun. normalse keyfi davranmayin. fazla kilo once karaciger yaglanmasi sonra bagisiklik sistemi ve kalp hastaliklari demek.
0
ich bin stumme
(17.05.20)
Kısır değil, arada kızgınlığa girip susuyor zaten alıştık, kısırlaştırmak istemedik.
Evet sağlıklı olduğuna şüphe yok da sadece görüntü olarak zayıf olması bizi biraz üzüyor bakınca psikolojik olarak :) Tamam obez de olmasın ama biraz daha toplu durursa daha iyi hissedeceğiz. Zayıf ve sağlıklı veya obez ve sağlıksız değil de orta kiloda ve sağlıklı olsun bizce yani.

Dışarı çıkmadığımız için veterinere götürüp danışamadım ama acelesi yok, bir ara onun denetiminde ilerleriz olmadı.
0
🌸ananiyimioguz
(18.05.20)
şu aşırı çirkin fotoşoklarını yaptığın beyaz kedi o senin miydi ya? deri ceketli ve beyaz ceketli 2 fotosu vardı sanki?

bazı kediler öyle valla benimki de günde 6-80 gram arası mama yiyor hala 4 külo deli gibi hareketli belki ondandır? kaka çiş konusunda da kız arkadaşımın 6 küloluk kedi azmanı günde 1 defa azıcık sıçıyor benim kız günde 3 posta.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.05.20)
kısırlaştırılmayan hayvanlar stres yaşıyor her döngüde, beslenme düzeni bozuluyor, iştah az oluyor. kanser, rahim iltihabı gibi hastalıklar için de koruyucu kısırlaştırma, hatta tamamen önlüyor mesela rahim iltihabını. bunlar öyle milyonda bir hastalıklar da değil.
bence önce kısırlaştırın.
0
not dark yet
(18.05.20)
@proletarier aller lander vereinigt euch, ahah yok hayır o kim bilmiyorum

@not dark yet, hmm olabilir. Erkek kedide kolay da, dişi için operasyon biraz daha zorlu olduğundan hiç yeltenmedim ama güzel bir yer bulursam kısırlaştırabilirim.

A bu arada şimdi hatırladım, veteriner en son, bu yaşa kadar kısırlaştırmadıysan biraz daha bekle zaten menopoza girer demişti.
0
🌸ananiyimioguz
(18.05.20)
size bunu bir veteriner mi söyledi? kediler menopoza girmez. şaka yapmıştır diye düşünmek istiyorum.
0
not dark yet
(18.05.20)
not dark yet +1
tahıllı mamayla kilo alsa da verse de beslemeyin, böbreklerine yazık.

tahılsız n&d'nin kilosu da 70 lira değil, 50 civarı.
acana daha pahalı, onu vermek zorunda değilsiniz.
n&d fazlasıyla kaliteli.

yaş mama yemesin zaten, kısırlaştırıp kuru mamasını değiştirin.
kilo alabilir de, almayabilir de ama genel sağlığı için gerekli bunlar.
0
blatta hiberna
(18.05.20)
@not dark yet, gerçekten mi :/ Veterinerdeyken kasada duran önlüklü kişi söylemişti. Belki de değildir, bilemedim.

@blatta hiberna, n&d bakmıştım zaten ama tekrar bakayım. Kurlardaki yükseliş yüzünden çok fena arttı mama fiyatları ya
0
🌸ananiyimioguz
(18.05.20)
paketli halde almak zorunda değilsiniz.
iyi bir petshop bulun, çoğu n&d tahılsız portakallı balıklı ve kuzu etli narlıyı bir kiloluk paketler halinde satıyor artık.
daha ekonomik olabiliyor ya da bir kerede 200-300 vermek yerine, bir kilo alabiliyorsunuz.

ambalajlı bir buçuk kiloluk almak aşırı pahalıya geliyor.
5 kiloluk ya da daha fazla almak da tek kedi için pek mantıklı değil zaten.
onlar 5-10 kiloluk açıp kilo kilo paketledikleri için daha rahat oluyor.
0
blatta hiberna
(18.05.20)
(4)

bildiginiz iyi pizza hamuru tarifi var mi?

deartheodosia
tek buyuk boy pizza yapmak icin
tek buyuk boy pizza yapmak icin
0
deartheodosia
(17.05.20)
11 gram yaş maya
- 250 gram un
-1 yemek kaşığı zeytinyağı
-1 çay kaşığı tuz
-1 çay kaşığı bal
-yeterince ılık su

mayayı bal ile suda çözdürün, 5 dk bekletin. derin kaba unu koyun, ortasına çukur yapıp diğer tüm malzemeleri içine koyun. iyice yoğurun. mayalanmaya bırakın. 30-40 dk sonra elinizle yavaş yavaş çekiştirerek pişireceğiniz kaba yayın. oklava kullanmayın.

edit: yukardaki tarifi direkt olarak gittiğim kurstaki tariften attım. izmir mutfak sanatları enstitüsü(imse)'ne gitmiştim temel pizza eğitimine :D yıllardır bu tarifle yapıyoruz.

bal ve yüksek sıcaklık olayı hakkında fikrim yok, doğal şeker diye ekmek mayasına da bal koyuyoruz, yanlışsa dikkat edelim.
0
bir ileti paylastim
(17.05.20)
balın yüksek ısıya maruz kalması pek iyi değil. şu vereceğim tarif şimdiye kadar izlediğim ev ortamında yapılabilecek en düzgün pizza tarifi.

www.youtube.com

ben hamura zeytinyağı koymanı tavsiye etmem ama koymak yanlış da denmez. bir diğer tavsiyem de hamuru açarken un yerine irmik veya irmik un karışımı kullanmanız pizza tabanında bol bol irmik kalsın hatta güzel bir doku veriyor bana kalırsa.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(17.05.20)
sugarspunrun.com
İki kez bunu yaptık evde, hamuru incecik açarak 2 orta boy gibi pizza çıkıyor.
0
kobuzchu kiz
(17.05.20)
2 su bardağı un
1 su bardağı su
Yaş mayanın çeyreği
2 yemek kaşığı şeker
1 silme tatlı kaşığı tuz
Kuru malzemeleri karıştırıp suyu ekleyin. Fakat epey cıvık olabilir hamur o yüzden yarım su bardağı unu yanınızda bulundurun. Kıyamı biraz cıvık olmalı. 40dakika mayalanması için yeterli. İnce açın.

Hamuru böylelikle önden pişirmeye gerek duymazsınız. Kaşarları rendelemeyin biraz kalınca dilim dilim aralıklı parçalar bırakarak yerleştirin. Diğer malzemeleri de ince kesin. 20dakikada hazır oluyor.
0
coca cola
(17.05.20)
(10)

halıdaki saçları temizlemek

regina phalange
bizim odada boydan boya halı var ve saçlarım çok dökülüyor bu aralar. elektrikli süpürgeyle alınmıyor da yani halı da eski biraz tutuyor sanırım iyice. trendyolda şunu buldum ama kullnışlı mı bilemedim.https://www.trendyol.com/smarter/smarter-xxl-tuy-toplayici-rulo-yedek-rulo-p-32809987
bizim odada boydan boya halı var ve saçlarım çok dökülüyor bu aralar. elektrikli süpürgeyle alınmıyor da yani halı da eski biraz tutuyor sanırım iyice. trendyolda şunu buldum ama kullnışlı mı bilemedim.

www.trendyol.com
0
regina phalange
(16.05.20)
pek bir işe işe yaramaz o büyük ihtimalle. saçakların arasına girip dolanıyordur saçların en az yarısını almaz yani o rulo saçların.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
saçak yok boydan boya halı var diye belirtmiştim. daha da anlaşılması için odanın yerinde komple halı var yani.
0
🌸regina phalange
(16.05.20)
saçaktan kastım havdı. tüyleri yani.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
o tüy toplayıcı bence de işe yaramaz.
şunun gibi bir halı fırçası edinip (urun.n11.com) halıyı fırçalayarak saçları halının tüylerinin arasından çıkarıp elektrikli süpürgeyle süpürebilirsin. tabi komple oda kadar halıyı fırçalamak çok pratik olmayabilir.
0
pati
(16.05.20)
Ona o parayı vereceğine halı örtüsü diye bişey var. Bi ona bakın isterseniz. Hem çıkıp yıkanıyormuş filan. Ben kullanmadım ama güzel görünüyorlar. Hem de evin havası değişir
0
lapris
(16.05.20)
Halı fırçası +1

Supurgenin cekemedigi saçı o rulo hiç temizlemez.
0
elorelia
(16.05.20)
bu ruloların elbise için olanını halıda denedim. 1 turdan sonra çekmiyor. herhalde tüm halıyı temizlemek için 500 metre falan lazım.
0
ya ben lan neyse
(16.05.20)
Çok saçma gelecek ama, şu cam silmek için kullanılan lastikli çekpaslar var ya, evde varsa halının bir kısmında deneyin. İnanılmaz güzel saç ve tüy topluyor.
0
kobuzchu kiz
(16.05.20)
Elektrik süpürgesinin ucunu normal zemin moduna getirip süpürün (fırçalar dışarıda olsun) halıyı 2 farklı yönde süpürün , ikisinden birinde toplar
0
janavarorion
(16.05.20)
Benim kullandigim bir yöntem var aslında

hali yıkama fırçaları var ya tahta saplı onu sürtüyorum elimle bütün kıllar arasına toplanıyor. Deneyebilirsiniz.
0
GiderGelemes
(17.05.20)
(39)

Tavuk yiyor musunuz?

msb
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.

Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
0
msb
(16.05.20)
yiyorum. abartıldığını düşünüyorum. doktorları da bu tür konularda pek ciddiye alamıyorum. doktor ne anlar tavuktan veya onun yetiştirilme şeklinden dolayı vücuda verebileceği zararlardan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
çok sağlıklı olmadığını düşünmeyi geçtim biliyorum. mutfakta önemli bir yeri var. kırmızı etle kıyaslamıyorum ama kırmızı etede çok güvenmiyorum. düzenli balık yeme işin sağlıklı kısmını oluşturuyor.
tavuğuda belli yerlerden alarak süper oynanmamış ürün alıyorum diye kendimi kandırıyorum:)
0
qxgviper
(16.05.20)
Her gün 500g
0
shredd
(16.05.20)
Her gün 300 gr.
Sanırım bu tavuklara kolajen enjekte edilmesinden bahsediyorsunuz.
0
Unde bach canim
(16.05.20)
TR de ki herseyini içine bişey koydukları için tavuk pek sıkıntı yaratmıyor.
0
paramolacak
(16.05.20)
Antibiyotik muahbbeti var. Onlardaki antibiyotik yedigimiz icin bize geciyor, oyle oyle insandaki bakteriler antibiyotige daha fazla maruz kala kala Bagisiklik kazaniyormus bakteriler. Sonra superbug dedikleri antibiyotigin etki etmedigi bakteriler oluyormus falan filan. Ayda 2-3 kez yiyorum
0
neverletyougodown
(16.05.20)
Ben pek yemiyorum. Kurbandan kalan et var. Kırmızı et daha sağlıklı, besleyici. Tavuk bana ot gibi geliyor. O yüzden nadiren yerim.
0
prole
(16.05.20)
En az haftada bir kere yerim. paramolacak+1
0
black holes in the sky
(16.05.20)
Gunde 300-400 gr.
Şimdi markette en ucuz tavuk var, üstüne orta seviye var, üstüne yüksek kalite var üstüne organik var.

Ben orta-yuksek kalite arasinda gidip geliyorum.

Yalniz o kadar üründe katki, antibiyotik vs var ki ac kalirsiniz. Bu kadar insani dogal üretimle kim nasil doyuracak?
0
logisticsmanager
(16.05.20)
Abicim antibiyotik tavuğu büyüten, şişiren bir şey değil, bakteri öldürücüdür. Ürününü yediğimiz bütün canlı hayvanlara yapılır, hasta olmasın, mikrop kapmasın diye. Yani et ineğine de, süt ineğine de, et tavuğuna da, yumurta tavuğuna da hatta belki çiftlik balığına bile uygulanan bir ilaç. Yumurtada da, sütte de, hepsinde var antibiyotik. Antibiyotik istemiyorsanız vegan olacaksınız.

Ha hormon derseniz, yok efendim gdo'lu yem derseniz, sağlıksız yetiştirme şartları derseniz onlara eyvallah, yemiyorsanız o yüzden yemeyin.
0
kibritsuyu
(16.05.20)
Abi tavuk yemeyip ne yiyeceksin? Hayvansal protein almak istiyorsun ve bunun kaynakları belli. Günlük 100gr protein almak istesen 500gr et yemen lazım. Tavuk ve hindiyi çıkartınca balık ile kırmızı et kalıyor. Balık dört mevsim taze bulunmuyor. Çiftlikte yetiştirilenlerine de zararlı diyorlar. Kırmızı et pahalı. Karides, kalamar vs. ayda yılda bir yersin zaten. Yemeyelim de, alternatifini sunmuyorlar. Vejetaryen falan olmak istemiyorum. Ne yapalım bu durumda?
0
synesthesia
(16.05.20)
balık civalı, tavuk hormonlu, sebze meyve simsiyah suları olan derelerden sulanıyor. satın alınan her gıda kadar kötü olduğunu düşünüyorum.
0
renegade
(16.05.20)
Ne tavuk ne yumurta.Balık ve eser miktarda kırmızı et yiyorum.
0
guitarissimo
(16.05.20)
Tavuk eti bence kırmızı etten daha lezzetli. Yetişirip yemeyen ise bence tavuk çifliklerinin çok pis kokması ama öyle böyle değil
0
yeliz adeley
(16.05.20)
yemiyorum.

eskiden yediğim zamanlar için de pişmanım.

(biraz önce yumurta sorusuna cevap verince bunu da boş geçmeyeyim dedim.)
0
AlsterWasser
(16.05.20)
@kibritsuyu antibiyotik tavugu buyuten bir sey degil derken? Tavukcunun sitesine girip mi okuyorsunuz bu bilgileri. Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar. Antibiotic resistance diye bir kavram varsa bu gida endustrisinin ciftliklerinin bir urunu
0
neverletyougodown
(16.05.20)
yaklaşık 4 senedir yemiyorum. işyerinde "pilavda tavuk bulyon var mı şef?" diye sormaktan bıktım.
yeri gelmişken tatlıya tavuk eti koyan zihniyeti buradan kınıyorum :)
akdeniztoros.com.tr
akdeniztoros.com.tr
0
g7mor
(16.05.20)
haftada 2-3 kere yiyorum genelde. tadı balığa veya kırmızı ete göre çok daha lezzetli.
0
pearson
(16.05.20)
Solduğumuz havaya kadar her şey bozukken konu tavuğa gelene kadar evden uzaklaştırılması gereken çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum. Haftada 3-4 gün tavuk, 3-4 gün ton balığı, ayda 1-2 defa kırmızı et tüketiyorum. Genel manada beslenmenizi tüm gıdalarla orantılı bir şekilde paylaştırıyorsanız tavuk yiyorsunuz diye size bir şey olmaz. Onlarca parametreye bağlı yaşıyoruz. Bu kadar detaycılık bizi daha uzun ömürlü yapmayacak maalesef :)
0
desdenova34
(16.05.20)
Yaklaşık 20 yıldır ben, ailem ve yakın akrabalar yemiyoruz.
Yılda 1-2 köy tavuğu falan denk gelirse ancak. Ama öyle bir durumda da kaz/ördek gibi seçenekleri tercih ediyoruz.

Aynı durum yumurtada da geçerli. Ben çok sevdiğim için her gün yumurta tüketiyorum ama “organik” olanlardan. Gezen tavuk değil organik.
0
jimjim
(16.05.20)
tavuk sektörüde bir çok sektör gibi kirli. kasaptan aldığınız etler çok mu sağlıklı? hayvan hangi yemleri yiyor? bilmiyoruz. sektörlerin hepsi kirli ama tavuk sektörü diğerlerine göre çok kirli. normal köyde gördüğünüz tavuklardan markette paketli şekildeki etler çok zor çıkar hatta yumurtaları falan küçüktür. 3 ay da bir yerin onu da eşimin canı çekerse.
0
mikahakkinen
(16.05.20)
bir mazbut ben miyim anlamadım. tavuk yerim. etrafımda tavuk yemeyen insan da yoktur.

ucuza lezzetli yemek. tavuğa karşı böyle bir lobiden haberdar değildim açıkçası.
0
antikadimag
(16.05.20)
İki yıldır hiç tavuk yemedim. Öncesinde de tadını sevmediğim için zaten pek yemezdim.
0
legolasin son oku
(16.05.20)
Doktor tanıdığınız neden evine dahi sokmuyor bir söyleseniz de öyle tartışsak. Siz atıyorum bamya neden sevmiyorsanız, o da o yüzden sokmuyordur evine.

Tavuk etini bulgur pilavının üzerine(pirinç de olur) küçük küçük parçalar halinde atıp yemeyi seviyorum. Gerçi her türlü güzel bir tadı var. Üzerine de pul biberi. Oh mis.
0
bitchesaintshit
(16.05.20)
istemezdim ama mecbur yiyorum. kırmızı eti güvenli bulmadığım için protein almam lazım. haftada 2 kere yiyorumdur herhalde. banvit bulursam onu alıyorum. en azından tavuklara tavuk eti yedirmediğini söyleyen tek firma. "brezilyalılara satıldıktan sonra değiştirmedilerse..."
0
ya ben lan neyse
(16.05.20)
@neverletyougodown: tavukçunun sitesine girip okumuyorum. tavuklara hiçbir şey verilmiyor, tavuk sağlıklıdır, yiyin bir şey olmaz gibi bir iddiam da yok. söylediğiniz "Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar" şeklindeki saçmalığı düzeltmeye çalışıyorum.

antibiyotiğin temel verilme sebebi tavuklara hızlı kilo aldırmak değil. antibiyotiğin kilo aldırıcı bir etkisi yok. antibiyotikle beslenemezler, çünkü antibiyotiğin besleyici bir özelliği de yok.

antibiyotik bakteri öldürücüdür. mikrop öldürür. faranjit olduğunda aile hekimine gidiyon augmentin yazıyo ya, aha hayvanınki de aynı. sen augmentin içince büyüyüp kilo alıyor musun, karnın doyuyor mu?

bin çeşit hayvan hastalığı var. bunların bilmemkaçyüz çeşidi de mikrobik. salmonellası var brucellası var. bin çeşit bakteri var. sen bu antibiyotiği vermezsen hayvanın bakteri kapar. ya ölür, ya bakterili ürün verir. sen dayarsın hayvana antibiyotiği, adamın vücudunda bakteri üreyemez.

ürün veren her canlı hayvanın vücudunda bakteri üreyemesin diye antibiyotik verilir. direkt ineğin memesinin içine basılanı bile var. memesi büyüsün, sütü artsın diye değil, sütteki bakteriler varsa ölsün, yoksa da üremesin diye. sağlıksız mıdır, evet sağlıklı değildir. sonuçta bakteri ölmesin diye ilaç yapılmaktadır, üründe bakteri ürememekle birlikte ilaç katkısı kalmaktadır. o yüzden, ya bakteri üremiş olması yüksek ihtimal olan ürün tüketeceksiniz, ya antibiyotikli ürün tüketeceksiniz, ya da vegan olacaksınız. antibiyotikten korkuyorsanız hayvansal ürün tüketmeyeceksiniz.

tavuğa hızlı kilo aldıran şey katkılı yemlerdir, gdo'lu yemlerdir. ne bileyim hormondur. kilo aldırıcı, çabuk büyütücü ilaç da veriyorlardır. ama bu verdikleri ilaç bir antibiyotik değildir. tavuk yerken çekinecekseniz bunlardan çekinin.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@kibritsuyu valla uzatmak istemiyorum, ama antibiyotik sadece ciftlik hayvanlarini hastaliklardan korumak icin degil hizli buyumeyi, gelismeyi sagladigi icin de kullaniliyor temel olarak. Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden. Komplo teoristcilerin, dunya duzculerin iddiasi falan degil bu
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Antibiyotikler hormonlar gibi büyümeyi doğrudan uyaran maddeler değil. Tavukların büyümesini dolaylı olarak destekliyor.

Antimicrobial Growth Promoters
Antimicrobial growth promoters (AGPs) are antibiotics added to the feed of food animals to enhance their growth rate and production performance. The mechanism by which AGPs work is not clear. AGPs reduce normal intestinal flora (which compete with the host for nutrients) and harmful gut bacteria (which may reduce performance by causing subclinical disease). The effect on growth may be due to a combination of both fewer normal intestinal flora and fewer harmful bacteria.
wwwnc.cdc.gov


According to the National Office of Animal Health (NOAH,
2001), antibiotic growth promoters are used to “help growing
animals digest their food more efficiently, get maximum benefit from
it and allow them to develop into strong and healthy individuals”.
Although the mechanism underpinning their action is unclear, it is
believed that the antibiotics suppress sensitive populations of bacteria
in the intestines. It has been estimated that as much as 6 percent of the
net energy in the pig diet could be lost due to microbial fermentation
in the intestine (Jensen, 1998). If the microbial population could be
better controlled, it is possible that the lost energy could be diverted
to growth.

www.fao.org


Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok.
0
synesthesia
(17.05.20)
6 senedir tüketmiyorum.
Benim yememe başlangıcım şöyle oldu bir gün köy tavuğu yedim. köy tavuğunun etini biraz sert buldum ama köy tavuğu ile diğer market tavuklarını karşılaştırınca vay anasını biz ne yiyormuşuz dedim. kemik boyutu, yağ oranı vs. ondan spnra soğudum ne köy tavuğu ne normal tavuk yedim.
0
fosforlu cevriye
(17.05.20)
@synesthesia "Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok." Ben ikisi alakali demedim zaten. Antibiyotik resistance ile alakali rasgele bir yazi secmeniz yeterli. Antibiotic resistance olusmasinin temel sebeplerinden birini gida sektorune bagliyorlar, cunku gida sektoru hayvanlari hastaliktan uzak tutmak ve hizli buyume gelisim icin antibiyotikleri asiri kullaniyor. www.theguardian.com
youtu.be
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Aslında demişsiniz ama çok sorun değil. Prensip olarak aynı noktadayız :)

"Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden."
0
synesthesia
(17.05.20)
@never E iyi de buna hızlı büyüme demeniz mantıksız o halde. Büyüme sürecini sekteye uğratmamak için demelisiniz. Hızlı büyüme deyince yanlış algılanması normal. Sanki hormon, takviye gıda veya kolajen gibi algılanmış.
0
Unde bach canim
(17.05.20)
haftada en az 1 defa yiyorum ki 4-5 bile oluyor
0
basond
(17.05.20)
@ Unde bach canim antibiyotigi verince hayvanin vucudu kas yapiyor buyuyor, gelisiyor diyor adamlar iste makalelerde. Hayvanin sindirim sistemini, bagirsak populasyonunu degistiriyorsun sonucunda daha az yag, daha fazla protein oluyor, semiriyor hayvan diyor.(Hastaliktan koruma yan faydasi isin)

Büyüme sürecini sekteye uğratmamak falan bu kelimeler gida endustrisinin politik dogruculugu olur, dolayli falan degil apacik mudahale var hayvana
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Farklı türde hayvansal proteinlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Tavuk eti sağlıksız, dana eti doğal değil, sebze meyve gdo'lu dersek yiyecek hiçbir şey bulamayız. Bence yememek daha büyük eksiklikler doğurabilir.
0
Boğazlıkazak
(17.05.20)
Hocam hangi makalede antibiyotik kullanımı hayvanlarda kas yapımına sebep olur diyorsa gösterin lütfen. Öyle bir şey yok.
Sizin dediğiniz "antibiyotik insan ömrünü uzatır" demek gibi oluyor. Ömrü uzatır da, bunu hastalandığımızda başa çıkamayacağımız bakterileri kolayca yok ettiği için yapar. Yani dolaylı bir etkisi var.
0
synesthesia
(17.05.20)
Erkekler yemeyin, erkekliğinizi kaybedersiniz mazallah :((

www.drtus.com
0
yedek
(17.05.20)
hala aynı şeyi söylemek istiyorum. ben zaten antibiyotik kullanılmıyor, antibiyotiğin zararı falan yok demedim. SADECE tavukta değil, çiftlik hayvanlarının HEPSİNDE kullanılıyor dedim.

he tamam hadi onca makalenin hatırına antibiyotik büyütüyor olsun. o zaman ineği de büyütüyor, kuzuyu da büyütüyor, tavuğu da büyütüyor.

yani "tavukta antibiyotik olduğu için yemiyorum, onun yerine dana yiyorum" diyorsanız zoooorrttt yine antibiyotiği aldınız. "yumurta yiyom" diyorsanız zooorrt yine aldınız. "süt içiyorum" dediniz, zooort yine antibiyotik.

velhasıl-ı kelam antibiyotik veriliyor evet. zararlı mı evet. büyütüyor mu, hadi güzel hatırınız için büyütüyor olsun. ama bu zıkkım zadece tavuğa verilmiyor, cümle alemin hayvanına veriliyor.

korkunuz antibiyotikse hayvansal ürün hiç tüketmeyeceksiniz. hepsinde var çünkü tavuğa özgü bir şey değil.

şunu da üçüncü kere yazdırıyorsunuz ya yani.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@ synesthesia www.nhs.uk ordaki rapor: amr-review.org
www.ncbi.nlm.nih.gov
www.ncbi.nlm.nih.gov

Herkes ozgur istedigini de yesin. Sadece antibiyotik hastaliklari onluyor romantikliginizi onlemek icin yazdim, tartisma oldugu icin de uzadikca uzadi, baska da yazmiyorum.
1- hasta hayvana : treatment of disease
2- saglikli hayvana: hasta olmamasi icin onleyicilik
3- saglikli hayavana: growth promotion: increased feed-to-gain efficiency (zurnanin zirt dedigi yer)
0
neverletyougodown
(17.05.20)
(11)

kedinin su içtiği bardak

freebird5406_2
kedi kendiniz için doldurduğunuz bardaktan gelip su içtiğinde kalanını içmeye devam eder misiniz ?
kedi kendiniz için doldurduğunuz bardaktan gelip su içtiğinde kalanını içmeye devam eder misiniz ?
0
freebird5406_2
(16.05.20)
kedilere aşığım ama hayır.
0
batlegolas
(16.05.20)
Hayir ama benimki garanti olsun suyumu icemeyeyim diye patisini sokuyor zaten
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
Evet beni rahatsiz etmiyor. Patisini soktuysa pek hos karsilamam ama.
0
red g
(16.05.20)
İçtiğini gördükten sonra içmiyorum da, bilmeyerek kaç defa içmişimdir onu bilmiyorum işte... :)
0
hayirsiz
(16.05.20)
İyi bir şey değil ama ben devam ediyorum evet. O namıssız da ne zaman su bardağını koysam gelip bir kere şapırdatmadan geçmiyo:)

Yani tiksinme falan yok bende. Ama günün birinde içimden bişeler çıkarsa da bilemiyorum.
0
artci sarsinti
(16.05.20)
Hayır ama bir kere yoğurtlu mezeyi yalarken yakaladım, ben yemeye devam ettim.

Başkasından yarim kalan suyu da içmem mesela ama yemeği yiyebilirim.
0
elorelia
(16.05.20)
hayır. kediler bardaktan su içmeyi seviyor, suluk yerine bardakta verilebilir.
0
ryhmer
(16.05.20)
Ben aynı kaptan insanla yemem kediyle yiyorum .su da içerim içine pislik düşmediyse bariz hasta değilse. Hadis var kediler trmiz yediğinden yenir içtiği kaptan içilir gibi
0
yeliz adeley
(16.05.20)
İçmiyorum
0
hushhush
(16.05.20)
Bir insanin ictigi sudan icmem ama kedimin ictigi sudan ictigim cok olmustur hic igrenmem
0
zozjotejmnk
(17.05.20)
Barbaros59
(17.05.20)
(5)

linkedin'de aramada görünme olayının aslı nedir?

proletarier aller lander vereinigt euch
2 aramada göründünüz arayanlar x firmasında şu ve bu pozisyonlarda çalışıyor diye bir veri sunuyor ya bize linkedin. bu arayanlar herhalde adımı soyadımı yazıp aratmıyordur nasıl oluyor bilen var mı?
2 aramada göründünüz arayanlar x firmasında şu ve bu pozisyonlarda çalışıyor diye bir veri sunuyor ya bize linkedin. bu arayanlar herhalde adımı soyadımı yazıp aratmıyordur nasıl oluyor bilen var mı?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
Üniversite adına, çalışılmış ve çalışılan şirket adına, şehre, ülkeye, herhangi bir kelimeye (örn. Photoshop, C++ vb) bir sürü arama kriteri var. Bu arama sonuçlarında profiliniz çıkarsa şu kadar aramada göründünüz diyor.
0
crown
(15.05.20)
prolet yazdığında çıkıyorsun ya, o hesap. halbuki "proleterya" kelimesini arayacak ama bitirmeden aramış, sen sonuçlarda görünmüşsün. yani direkt seni de aratmış olabilir, başka proletarier'i de olabilir. ya da meslekle, iş yeriyle ilgili bir arama yaptıysa da çıkabiliyorsun. çok değişkeni var yani ama insanların direkt seni aradığı anlamına gelmiyor.
0
Bruce
(15.05.20)
anaa sonuçlarda görünsem bile cart diye bana bildirim mi gönderiyor linkedin. vay anasını ne boş drama yaratma aracı ya. premium alalım diye kesin vay gödler.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
püü böyle işe. boşuna sevindik anlaşılan.
0
ekşi duyuru sever
(15.05.20)
ben beleş premium denemiştim 1 aylık. çok afedersiniz bir boka yaramıyor. ayda 180 lira verenin kafasına sıçayım. bir tek iş ilanlarında firmanın arama kriterlerine ne kadar uyuyorsun vs. gibi ekstra istatistikler işe yarıyor. gerisi işe yaramaz.
0
himmet dayi
(15.05.20)
(17)

türk evlerinde neden duvar kağıdı kullanılmıyor?

Bruce
şu belarus'taki kelepir daireyi görünce aklıma geldi.https://re.kufar.by/vi/99792767amerikan filmlerini izlerken, özellikle suburb evlerinde, dikkatimi çeker hep; biz neden duvar kağıdı kullanmayız diye. bize gelmemiş bir moda olduğu için mi, yoksa başka bir sebebi var mıdır? bu konuda yorumlarınızı
şu belarus'taki kelepir daireyi görünce aklıma geldi.
re.kufar.by

amerikan filmlerini izlerken, özellikle suburb evlerinde, dikkatimi çeker hep; biz neden duvar kağıdı kullanmayız diye. bize gelmemiş bir moda olduğu için mi, yoksa başka bir sebebi var mıdır? bu konuda yorumlarınızı merak ettim.

bi de yerden duvarın yarısına kadar gelen ahşap kaplama geleneği var mesela, yine amerikan suburb evlerinde oluyor; o da dekoratif bir hareket katıyor bence duvara.

acaba amerikanın ahşap evlerini örtmek daha kolay diye mi kullanıyorlar bunu? bizde sıva üstü boya atınca gerek kalmadığını mı düşünmemişler?
0
Bruce
(15.05.20)
günümüzde duvar kağıdı ökküz gibi pahalı malzeme çünkü. zarar gördü mü onarmak da zor, hatta imkansız. uygulaması da zahmetli.

bu dairedeki duvar kağıtları 80'lerin sonunda demode oldu gitti, eskiden vardı. bizim ev de aynen böyleydi hatta.

alçıyı vurup saten boyayla boyamak hem daha ucuz, hem de yıkıntı döküntü durumunda onarmak çok kolay.
0
kibritsuyu
(15.05.20)
kullanılıyor ve çoğunlukla çok çirkin oluyor bu linkteki gibi. ankarada yeni evlerde duvarın 1 tanesini yarısını falan kaplıyorlar daha da çirkinleşiyor
0
glamdr1ng
(15.05.20)
ben çocukken kullanıyorduk ama buyuyunce ailem artık hep boya yaptırmaya başladı. bize gelmemiş değil de geçmiş gitmiş bir moda sanırım
0
carpenic
(15.05.20)
İnşaatların dandik olmasından ötürü olabilir. Benim evin duvarları, zemini yasyamuk. Zemine parke bile yaptıramadık yamukluk yüzünden, önce düzelttirip sonra üstüne yaptırmamız gerekti.
0
plutongezegendegilmi
(15.05.20)
totomdan sallamaya geldim açılın.

duvar kağıdı temizlik anlamında vs daha rahat ve dikkatli kullanılırsa daha uzun süre temiz bir görüntü sağlıyor boyaya göre ayrıca yedek bulunursa onarımı da çok zor değil çünkü boyadaki gibi ton farkı olmuyor sorunlu yere yeni boya vurulduğunda oluşan ancaaaak aşırı maliyetli bir şey bu meret. bu amarikanlar genelde malum uzun ev kredileri ödeyerek yıllarca hatta ömür boyu aynı yerde yaşıyorlar daha çok. türkiye'de bu durum daha az bana kalırsa, bence ortalama bir türk ailesi amarikan ailesine göre daha fazla ev değiştiriyor. bu da duvar kağıdının avantajını ortadan kaldırıyor.

yorumlarım bu kadar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
Annemler 90lı yıllarda kullanıyormuş. Biraz eski moda diye bakılıyor bence.
0
ruhen hastayim ben
(15.05.20)
Bir dönem evimin her duvarı kağıt kaplıydı ama sonrasında çarpma ve yırtılma olunca çok kötü oldu. Zor zar söküp boyaya döndük.
Bence gereksiz, bazı odaların tek duvarı belki olabilir.
0
brnbrs
(15.05.20)
eski evlerde var. Anneannemlerin eski evinde de vardı, İstanbul şişlide kaldığım öğrenci evimizde de. Yenileri pahalı diye yapmıyor olabilirler doğru.
0
nhk ni youkosu
(15.05.20)
duvar kağıdı yukarıda yazdıkları gibi pahalı bir şey.
hâlâ çok şık, güzel ve kalitelileri var yani duvar kağıdı o kadar da demode değil ve kullanılıyor ama imkânı olan, dekorasyona önem verip buna iyi bir bütçe ayırabilen insanlar tarafından tercih ediliyor daha çok.
mecburen öyle.

sizin anlatmaya çalıştığınız amerikan evlerindeki lambriler bence de çok güzeldir.
bir de bizdeki gibi olmayan geniş süpürgeliklerini de beğenirim.
bizde bir ara yerden tavana kadar lambri modası vardı ama o zaman da belli muhitlerde oluyordu.
yine pahalıydı, ama şimdiki kadar değil.

şu anda biraz demode oldu ama bu tip şeylerin demode olmasının nedeni malzeme pahalılığı ve kullanımın aşırı düşmesi bence.
malzeme pahalılığıyla gelen işçiliğin yok olması konusu da var.

kapı yaptırmak için kapı ustası buluyorsunuz, hazır amerikan kapı takmaktan başka şey bilmiyor.
çünkü artık amerikan kapıdan başka kapı yapıl(a)mıyor.

evin antresini, koridorunu lambri yaptırıp, buna uyumlu masif parke döşettiğiniz zaman ciddi para harcamanız gerekir.
yaptıran yok mu? var.
ama belli bir kesim.
artık ortalama evlerde böyle şeylerin yapılması çok zor.

masif, eski tip, bildiğimiz gerçek parke bile zor bulunur oldu neredeyse.
amerika'da en dandik prefabrik evlerin, kasabalardaki devlet dairelerinin bile ahşap malzemesi masif oluyor çoğunlukla.
çünkü orada ahşap malzeme ucuz.
dolayısıyla bizdeki gibi sentetiğe kaymalarına gerek olmuyor, görsellikten de ödün vermiyorlar.
0
blatta hiberna
(15.05.20)
bizde modası erken geçti.

ayrıca avrupada ev almak, satmak , yatırım yapmak vs bizdeki gibi değil.
insanlar ya çok geçici takılıyor ya da ömürlük ev alıyor. dekorasyon mantığı da o yüzden farklı.

ayrıca pasaklı bişey genelde, çok iyi fikir değil.
0
rewlack
(15.05.20)
90'ların sonu gibi, özellikle 2000'lerde kullanılıyordu hatta modaydı da ancak kullanışlı değildi, sonra modası da geçti. ayrıca hem pahalı hem de kolay yıpranıyor.
hele evde çocuk varsa muhakkak eklenti yerlerinden yırtıyor çocuklar onları.

bana göre saten boya hem daha güzel hem de daha kolay.
0
not sure if serious
(15.05.20)
çünkü modası geçti ve doğu avrupanın sıkıcı evlerini andırıyor.
0
ya ben lan neyse
(15.05.20)
çünkü duvar kağıdını allah kahretsin. evin bir odasını duvar kağıdıyla kaplayalım dedik üç gün anamız ağladı. bir de neredeyse 4 metre tavan. bir daha duvar kağıdı yapacağıma sıvası dökülmüş evde yaşarım daha iyi. benim gerekçem bu.

ülke: almanya. burada bayağı yaygın aslında. ya da benim bulunduğum evlerde öyleydi.
0
bohr atom modeli
(15.05.20)
Tekstil tabanlı duvar kağıtları daha pratikmiş. Takılması ve sökülmesi kolaymış. Kullanmadım sadece duydum.
0
komando kani var bende
(15.05.20)
80'lerin sonu ve 90'ların başında oturduğumuz evlerde hep duvar kağıdı vardı. 90'ların ortasında ev ararken emlakçılar hep evlerin "saten boya" olmasını övüyordu, biz de "vay canına, duvar kağıdı veya düz boya olmadığına göre bu bayağı iyi bir şeydir" diye etkilenmiştik. O noktadan sonra duvar kağıdı falan görmedim yeniden. Duvar kağıdı eski evlerle özdeşleştiriliyordu o dönemde sanki, bir daha da tercih edilmedi.
0
wish i could find a way to disappear
(16.05.20)
temizliği zor ve masraflı olduğu için. kağıt kirlenince değiştirmek yerine söküp boya çekiyorlar.
0
semitika
(16.05.20)
bakınız mesela örnek vereyim yukarıda yazdıklarıma.

şu anda kiracıyım. tuttuğum evin salonu tekstil gibi olan duvar kağıtlarından kaplı. evin geri kalanı alçı duvar, saten boya.

ben evi tutar tutmaz boyacı getirttim, iki kilo alçıyla kırılan, dökülen, delinen her yeri onardılar, 2-3 kova boyayla büyün evi tertemiz boyandı. işçilik dahil maksimum 1000 liraya ev mis gibi oldu. hatta taşınırken yepyeni boyanmış kirişe dolabı gemçirdiler, orası kırıldı. ben taşınmadan sonra saten alçıyla mis gibi onarıp zımparalayıp, artan boyayla da rötüş yaptım, mis gibi oldu. aylar sonra oğlan duvarı kalemle boyamış, sildim çıkmadı. artan boyayla boyadım üstünü, mis. hiç bozulmamış gibi.

ama salon? duvarın birinde önceki herifin astığı aynadan kalan ve silmekle çıkmayan sapsarı bir çerçeve izi. duvarlarda önceki herifin çaktığı çivi delikleri. fon perdelerini astıkları askıların delikleri, dış cepheye bakan duvarların içine de yalıtım için strafor döşenmiş, bir de oraya bir şey çarpmış göçmüş orası.

yani yedeği bile olsa yine neredeyse bütün salonun kağıtlarının sökülüp yeniden yapılması lazım ki tertemiz olsun. ne yaptık? bir şey yapamadık, öyle kullanıyoruz.

bir de kontrata da yazmışlar demirbaşlar kısmına, "salon ithal bilmemne duvar kağıdı" diye. üstüme de zimmetlemişler. sökeyim desem, kendi cebimden salonu da alçı ve boya yapayım desem onu da yapamam yani.

öyle saçma bir şey duvar kağıdı.
0
kibritsuyu
(16.05.20)
(13)

Parazit'i izledim ve ödüle bogulmasina anlam veremedim (spoiler içerir)

epistemic_regress
Kendimden şüphe etmeye başladım açıkçası. Ben bayağı ağır bir sistem eleştirisi beklerken karakterler karikatür seviyesinde tutulmuş, olay örgüsü skecvari, zengin fakir kontrastıni Levent Kirca vermiş gibi. Komik evet, absurd komik ama bu alanda da en iyisi falan değil. Bu film etrafında oluşturulan
Kendimden şüphe etmeye başladım açıkçası. Ben bayağı ağır bir sistem eleştirisi beklerken karakterler karikatür seviyesinde tutulmuş, olay örgüsü skecvari, zengin fakir kontrastıni Levent Kirca vermiş gibi. Komik evet, absurd komik ama bu alanda da en iyisi falan değil. Bu film etrafında oluşturulan hype a anlam veremedim. Siz ne diyorsunuz?
0
epistemic_regress
(15.05.20)
ben de abartıldığını düşünüyorum. kötü film değil ama bu kadar sansasyon yaratacak bir film de değil bence kesinlikle.

edit: ben de aralıkta izlemiştim. rakiplerini de düşünmedim hiç, oskar odaklı bakmamıştım yani.
0
tepedeki psychedelic adam
(15.05.20)
Rakipleri de süper değildi bu sene. Onu da göz önünde bulundurmak lazım. Yalnız film iyi film. Rakipleri olan filmlerden Joker asıl overrated filmdir. The Irishman'e gelince artık kendini tekrar eden mafya filmlerinden biri malesef. Yoksa görüntü, oyunculuk, yönetmen falan iyi olsa da "beklenen" değildi.
0
prole
(15.05.20)
parazit filmi dünyaya idiokrasinin hakim olduğunun en yakın kanıtlarından biri. kontrast sadece bu kadar keskin olmamıştı.
0
kaufman
(15.05.20)
Bana göre de balon film. Dedim bu mu Oscar alan film. Şimdi diyecekler o kadar kişi oy vermiş Oscar'ı almış sen ne konuşuyorsun falan. Beğenmedim valla, sinemada izlemedim allahtan. Verdiğim paraya üzülürdüm.
0
allahkitapwesli
(15.05.20)
ben de cok bayilmadim. hakkinda bir sey okumamistim ama cok kisiden abi super film yaa filan duydum diye merak etmistim aslinda. ustune o kadar odullere bogulunca. ama beklentimin altinda kaldi. yani kotu film diyemem ama abartilacak kadar da biseyini goremedim. ha tabii yetkili mercii degilim sadece duz film izleyicisiyim.
0
in vino veritas
(15.05.20)
Hiç bilmediğimiz bir şeyi ilk defa anlatıyormuş gibi bir furya esti. Oysa hepsi bildiğimiz şeyler, anlattığı yeni hiçbir şey yok filmin. İnsanlar gözünü gerçeğe kapattıysa bu zamana dek demek. Başka açıklaması yok o Oscar ın.

Edit: Anlatmak istediğimi çok net anlattım, anlamayana da açıklamaya uğraşamam.
0
hatun
(15.05.20)
@der grund,

yo gayet idiokrasi. googlelayınız.

aynı zamanda parazit filminin seri imalat aksiyon filmlerinden bir farkı
yok dünyada nasıl pazarlandığını ve dağıtımını göz önünde bulundurursak,
film oscarı kazandı yahu, korece konuşuluyor diye bağımsız film tasnifinde
kalmaya devam edecek değil. 2019'un forrest gump'ı oldu film hala
sanki film kültürü olanların müdafaa edeceği bir film gibi orada durması
boş laf.
0
kaufman
(15.05.20)
Hakkında çok fazla okumadım, sadece her festivalde ödüle boguldugunu biliyorum. Die Hard dediğin şeyle bu filmin gerilimi korumak ve izleyiciyi içine çekmek anlamında pek bir farkı yok eğer anaakim sinemayla alternatif olanı bu şekilde ayiriyorsan. Karakter, olay gelişimi anlamında da die Hard in üstüne koyduğunu pek sanmıyorum açıkçası. Anaakim kötüdür, art house cicidir noktasını 22 yaşımda geçmiştim ben.
0
🌸epistemic_regress
(15.05.20)
katılıyorum çok ahım şahım bir film değil. galiba son dönemde çok boş filmler yapıldı bunların arasında sivrildi.
0
mikahakkinen
(15.05.20)
dünyadaki her filmin sevmeyen izleyicisi bulunur. film ne kadar çok kişi tarafından izlenirse o kadar çok fazla "abartılmış" diyen çıkar. çünkü hiçbir film istisnasız herkesin takdirini kazanamaz. bu film oscar da alıp adını duyurunca doğal olarak daha çok kişi izledi ve beğenmeyen insan sayısı standart bir sanat filmine göre arttı.

bahsettiğin durumun filmin iyi veya kötü olmasıyla ilgisi yok, senin beğenip beğenmemenle ilgisi var yani. oscar'ı cidden sallamıyorum da, cannes dahil ödül aldığı birçok festivalde sinema sanatının önem verilen jürileri tarafından seçildi. sanat özneldir ve ödül aldı diye yüceltmek saçmadık, gel gelelim kendini bu kadar jüriden daha yetkin bir sinemacı olarak görmüyorsan "bişey var demek ki bu filmde ama bana geçmedi demek ki, sağlık olsun beğenmek zorunda değilim neticede" demen gerekir diye düşünüyorum. mesela ben öyle yapıyorum, bir sürü ödül almış bir sürü filmi izleyip "bu muymuş" dedim. ama bu filmi kötü ya da abartılmış yapmak zorunda değil. parazit benim için geçen yılın bile en iyi filmi değil, ama bu durum filmi sevmeme ya da takdir etmeme engel değil.

bu filmin şansı oscar kazanması oldu, o yüzden bahsettiğin hype koptu. gerçi şans dememek lazım, cj grubun bu filmin pazarlanması için inanılmaz pr'ı mücadelesi oldu 2019'da. o yüzden işin sadece sanat sepet yönü de yok. ama ne olursa olsun, altın palmiye kazanmış bir filmin üstüne oscar kazanması neresinden bakarsan bak sinema tarihinin en sükseli filmlerinden biri yapar seni. çünkü ikisi yarışma birbirinin neredeyse zıttıdır, ikisini de tatmin etmek kocaman bir başarı.
0
Bruce
(15.05.20)
Takdir edecek bir neden arıyorum, "Cannes takı jüri beğendi cunku, onlardan daha iyi mi bileceksin?" bu nedenlerden biri değil.
0
🌸epistemic_regress
(15.05.20)
Ne bileyom Koreli sinemacıların dünya genelinde artan networku olur, belli başlı festivallerde filmlerini daha rahat göstermeye başlamışlardır, dünya seyircisi ingilizce film izlemekten sıkılmıştır, ekzotik taşlar arıyordur, vizyonda yeni Tarantinolar görmek istiyoruzdur ya da bir festivalde ödül alan filmin ünü diğer festivallerde de duyuluyordur, jüri çok objectif bakamiyordur vs vs. Ama "Cannes jurisinden daha mı iyi bilicez, çok begenmesek de vardır bı bildikleri diye saygı duymalıyız" ne derece doğru bir tavır bilemiyorum.
0
🌸epistemic_regress
(15.05.20)
Teknik anlamda her acidan cok iyi bir film. Konusu sarmadi demek istersen anlarim ama kotu film degild rakiplerine kiyasla en iyi filmi hak ettigini dusunuyorum.

edit: bi de şunu eklemek istiyorum. bazı filmler ilk izlendiğinde hiçbir şey ifade etmiyor bu ne ya diyorsun falan bunun sebebi biraz da sinema bilgisizliği ki hiçbirimiz sinema konusunda çok bilgili kişiler değiliz büyük ihtimalle. ancak bakıyorsun üstatların hepsi beğenmiş övgüler de övgüler falan o zaman sorup soruşturuyorum fikir alıyorum sinema konusunda benden çok daha bilgili kişilerden veya daha bilgili kişilerin yorumlarını okuyorum ve genelde tepkim şu oluyor "vay be hiç o açıdan düşünmemiştim". tabii ki sinema sanattır somut yorumlanacak bir şey değildir "bilgi" deyip durduğum için söylüyorum bunu da ama bir eseri de sağlıklı yorumlayabilmek için biraz tarihi, gelişimi ve teknikleri hakkında bilgi sahibi olmak gerek. en son once upon a time in hollywood filminde yaşamıştım bunu. ufuk genişletmek lazım o da ancak bir şeyleri daha detaylı öğrendikçe oluyor. o zaman işte hype'ın sebebini de anlayabilirsin filmi sevsen de sevmesen de.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
(14)

Satış danışmanları hitap sorunu

Esinsin
Satış danışmanları size senli benli konuşunca tepki gösteriyor musunuz.? Atıyorum poşet istiyor musun dese mesela hayırdır senli benli konuşmak ne alaka gibi tepki veriyor musunuz ? Bugün böyle bir olay yaşandı da ben takmıyorum ama kasada kadın resmen olay çıkarttı. Acaba ben takmayarak yanlış bir
Satış danışmanları size senli benli konuşunca tepki gösteriyor musunuz.? Atıyorum poşet istiyor musun dese mesela hayırdır senli benli konuşmak ne alaka gibi tepki veriyor musunuz ? Bugün böyle bir olay yaşandı da ben takmıyorum ama kasada kadın resmen olay çıkarttı. Acaba ben takmayarak yanlış bir şey mi yapıyorum senli benli konuşunca aklınca beni aşağılamış mı oluyor ki ? Tanımadığı biriyle senli benli konuşması kendi nezaketsizliğidir benle alakası yoktur diye düşünürüm genelde. Siz böyle birşeyden kavgaya tutuşur musunuz mesela ?
0
Esinsin
(15.05.20)
dozunu abartmadiklari surece cok sallamayacaksin bu tur seyleri. ortadoguda yasiyorsun, katil olursun her seyi kafaya takarsan.
0
müptezel dostoyevski
(15.05.20)
@müptezel dostoyevski ben de böyle düşünüyorum orda kavga etmek daha enerji düşürücü bir şey bence zaten karşındaki senli benli konuşabiliyorsa kavgada da ağzı durmaz yani durduk yere gerilmeye gerek yok diye düşünürüm.
0
🌸Esinsin
(15.05.20)
Tanımadığı biriyle öyle konuşmak kendi nezaketsizliği, bunu dev olaya çevirip milletin vaktini alıp ruh halini bozmak da karşı kişinin nezakttsizliği. Arada boşvermek lazım uyuz olunsa da, sürekli gördüğün ve rahatsız olduğun atıyorum iş arkadaşı falan değilse.
0
whoosie
(15.05.20)
beni çoluk çocuk yerine koyup çoğunlukla senli benli konuşuyorlar. 30'umu geçtim, hala böyle. alıştım, sallamıyorum. kendi nezaketsizliği.
0
pati
(15.05.20)
ailem ve çok yakın arkadaşlarım hariç kim olursa olsun sinirim tepeme çıkıyor. çünkü bu saydıklarım dışında kimseye sen demem.
0
ya ben lan neyse
(15.05.20)
sen de haklısın bu örnekteki kadın da haklı.

çok büyütüp kafaya takmam ama bazen tersler ya da uyarırım. bu hiyerarşi meselesi değil nezaket ve iş ahlakı meselesi bence.

ayrıca herhangi bir konuda olay çıkarıp çirkeflik yapmak da ayrı tür bir nezaketsizlik olabilir. nasıl ikaz edileceği önemli.
0
jimjim
(15.05.20)
hayatımda bir daha görmeyeceğim bir insanın bana sen demesini önemsemem. yeryüzündeki herkes nezaketli olacak ya da işini doğru yapacak diye bir şey yok; hayatta yanlış giden her şeye tepki gösterenler erken yaşlanıp çöküyor, bi faydası yok yani.

sürekli muhatap olacağın biridir ya da seni anlık değil sürekli nezaketsizliğe maruz bırakacaktır; o zaman mantıklı tepki göstermek. ama örnekteki durumu önemseyen insan kendine yazık ediyor diye düşünürüm.
0
Bruce
(15.05.20)
müşteri senli benli konuşursa çalışanın da bu şekilde konuşma hakkı var. kimse kimseden üstün değil. kavgaya tutuşmam aksine hoşuma gider zira muhtemelen genç göründüğüm için bana sen diyordur.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.05.20)
Genelde sadece cümlenin gelişini "sen" olarak kurduysa abartmıyorum. Zaten eğitimleri vs. belli. Ben "siz" demeye devam ediyorum. Bazıları anlayıp dilini düzeltiyor. Laubalilik ilerlerse "hayırdır hanımefendi / beyefendi, ne zaman samimi olduk bu kadar" dediğim iki durum oldu. "Yani şey ben samimi olmak için diye eveleyip geveledi". Dediğim gibi bana sadece "sen" dedi diye takmam kimseye. Royal değiliz sonuçta. Ama laubalilik yaparsa bir çizgi çekmek gerekiyor.
0
SiyamkedisiZorro
(15.05.20)
Kendi nezaketsizliği.
Poşet ister misin ilk lafsa biraz fazka nezaketsiz olmuş. Bazen ürün bakarken, şu dene istersen falan şeklinde samimi olabiliyorlar da biraz daha yaşlılara yapılmasın yani bu da.

Bu arada şu sen siz olayı bizde güzel nezaket belirtisi ama böyle sorunlar ortaya çıkarıyor :(
İngilizce'de ve isveççede yok böyle şeyler pek. İsveç'te hocalara, patronlara, müdürlere bile vs adıyla hitap ediliyor.
Adam 60 yaşında bölüm başkanı adıyla hitap ediyorsun, sen siz zaten yok ama kimse de buna takılmıyor. Elbette nazik konuşma var, bu dillerde de. Gidip yo bro what's up demiyorsun. Neyse öyle
0
senolll
(15.05.20)
millet kafayı yemiş, tezgahtar sana sen dediği için pulların mı döküldü? siz dese boyun mu uzayacak? ama insanlar bu negatif enerjiden besleniyorlar. çünkü ne özel hayatlarında, ne iş hayatlarında yaptıkları ile saygı göremiyorlar, saygıyı hak edecek bir şey yapmıyorlar çünkü. sonrasında 3 kuruş mal aldıkları yerin tezgahtarına afra tafra yapıyorlar.

bir tanıdığımızın tanıdığı, bir araba alacakmış. alacağı araba belli. fiyatı belli. galeri de bunun evin altında mıymış, yan binada mıymış neymiş. bu da üşenmiş, ev haliyle çıkmış gitmiş galeriye. yalan olmasın jaguar alıyor. galeride kimse bunu ciddiye almamış. bu da temizlik yapan görevliyi çevirmiş, al bu parayı, şu arabanın kaporası demiş çıkmış. yarın dönmüş herkes buna bir ilgi alaka tabii. bu da demiş ki, ben bu arabayı alırım ama primini bu temizlikçiye vereceksiniz.
0
co2s2
(15.05.20)
Vallahi şöyle diyeyim. Doçentim. Bildiğin doçentliği aldım yani, Turkiye'de yaşamıyorym. Fakat cok spor giyinirim ve gerkemeyen bir şekilde mütevaziyim.Sıradan olmak isterim hep, kendi seçimim. Türkiye'de Markete gittiğimde kasiyer annenin çocuğuna "annecim" demesi gibi "şunlar indirimli, istiyor musun ablacım?" diyor. Hata arkadaşımı ziyarete gitmiştim. Karşı komşuyla karşılaştık, muhtemelen benden 7,8 yaş kücük, bana diyor ki " a bu kim, sen benimle tanıştın mı bakayım? ? (0.o) Bende şu oluyor. Üniversite herkes Dr. diyor herkes, ya da isimle sesleniyor fakat o isimle sesleniş bile saygılı. Konuşmalarda o saygıyı ve mesafeyi görüyorsun. Ona alıştıktan sonra buradaki tavrı garipsiyorsun. Kavga falan elbette çıkarmam, garipsemekle kalıyorum bir tek. Bir de tabi statu simgesi şeylerla karşılaşınca gösterilen saygının tersini yaşıyorsan, kılıf kıyafetinden dolayı diyelim, küçümseniyorsan, o da kültürel davranışsal bir kalıp, yapılacak bir şey yok.
0
velvetmorning
(15.05.20)
ilk defa gittiğim bir market ise ve senli benli konuşursa bozulurum yalan yok ama tepki vermem ne diyecem ki ne gerek var diye düşünürüm zaten bin tane dert tasa var kafayı ona mı takarım. ama sürekli gittiğim bir markette kasiyere görüşürüz dediğimde iyi günler demesine yerine bana samimice görüşürüz demesi daha çok hoşuma gider. esasında seni insan yerine koymuş gibi olmuyor mu robot gibi aynı kelimeleri kullanacağına
0
carpenic
(15.05.20)
ben de kıyafet ayakkabı gibi mağazalara girdiğimde eğer peşime biri takılırsa ki genelde ayakkabıcılarda oluyor sürekli ya kardeşim ya abicim diyorlar ama tavır hep aynı hep mal yerine koymaya çalışıyorlar ben de sesimi çıkarmıyorum bilmiyor gibi dinliyorum falan iyi oluyor. satış danışmanlığı hizmet sektörünün dibi ülkenin de yarısı hizmet sektöründen para kazandığına göre pek eğitimli düzgün tipler olmalarını beklememek lazım.

yine de kavgaya falan tutuşmam tabii hatta bana kalırsa hizmet sektöründe hiç çalışmamış biri biraz eksiktir çünkü her gün muhatap olduğun sana hizmet eden insanların ne yaşadığını, olayların arka yüzünü hiç bilemezsin demek oluyor bu.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
(2)

Kadın kuaförü mü erkek kuaförü mü

ben gülüyor muyum
Ankara'da uzun saçta uzman erkek kuaförü biliyor musunuz? Ya da kadın kuaföründe kestirmek daha mı iyi olur?
Ankara'da uzun saçta uzman erkek kuaförü biliyor musunuz? Ya da kadın kuaföründe kestirmek daha mı iyi olur?
0
ben gülüyor muyum
(15.05.20)
böyle bi uzmanlık yok ne yazık ki kaldı ki uzun saçı kesmek daha kolay zaten. iyi bir berber de kuaförde istediğin gibi keser. münür diye meşhur bi berber var biraz tuzludur ama derdini iyice anlatırsan istediğin gibi keser.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
uzun saçı kesmek daha mı kolay? olur mu öyle şey? hiç bir erkek kuaförü uzun saç bilmem demez.
0
co2s2
(15.05.20)
(4)

Dağılan / dağılma sürecindeki aile şirketi hikayeleriniz

roket adam
Türkiyede işletmelerin çok küçük bir kısmı 3. nesle kalıyormuş. Dedenin / babanın binbir güçlükle başlattığı, çocukların ilerletemediği, ya da insanların birbirine girdiği, paraların yendiği falan aile şirketi hikayeleriniz var mı? Anlatır mısınız? Benzer bir duruma doğru gidiyoruz da yalnız mıyız m
Türkiyede işletmelerin çok küçük bir kısmı 3. nesle kalıyormuş. Dedenin / babanın binbir güçlükle başlattığı, çocukların ilerletemediği, ya da insanların birbirine girdiği, paraların yendiği falan aile şirketi hikayeleriniz var mı? Anlatır mısınız? Benzer bir duruma doğru gidiyoruz da yalnız mıyız merak ettim.
0
roket adam
(15.05.20)
elimde hikaye yok ama söyle bir gözlemim var. özellikle yahudiler arasında baba-dede tarafından kurulmuş şirketlerin 1990 sonrası doğumlu yeni nesil tarafından işletilemediği ve yeni nesilin önceki nesiller kadar yeni işler başlatmak-şirket kurmakta istekli olmadığını görüyorum.

burada sanırım yeni neslin babalarının ve dedelerinin sahip olduğu esnaflık vasfına pek sahip olmaması ve sabırsızca bir anda yükselme-büyüme beklentisi var.
0
orpheus
(15.05.20)
boyle bir hikayem yok. ticarette de degilim. ancak vehbi koc un hayatini izlerken o da bu konudan bahsediyordu.

benle birlikte zengin olan bir suru aile, ikinci ucuncu nesilde patladi diyordu. o da o yuzden korkup onlem almaya baslamis

en sonunda da zaten profesyonel yoneticilige geciyorlar
0
foster
(15.05.20)
Dede baba baslatiyor da batma temellerini de aslinda yine dede baba baslatiyor farkinda olmuyorlar bu da ayri bi etken her zaman gecerli olmasa da
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.05.20)
@proletarier +1
dertleşek, ben de çok umutlu değilim
0
redlinetheturk
(15.05.20)
(2)

oneplus 7 serisini nereden satın alabilirim?

avatar is back
ülkemizde satışı yok ama geçen aralıkta baktığımda çok farklı satış kanalında ürün bulunuyordu. 1 saatlik ufak aramayla en az 6-7 tane dükkanın yurtdışından getirip kar koyup sattığını görmüştüm. şimdi hiç bir yerde göremiyorum. ne iş anlamadım gerçekten? nereden ya da nasıl?not: 2.el düşünmüyorum p
ülkemizde satışı yok ama geçen aralıkta baktığımda çok farklı satış kanalında ürün bulunuyordu. 1 saatlik ufak aramayla en az 6-7 tane dükkanın yurtdışından getirip kar koyup sattığını görmüştüm. şimdi hiç bir yerde göremiyorum. ne iş anlamadım gerçekten?

nereden ya da nasıl?

not: 2.el düşünmüyorum pek
0
avatar is back
(14.05.20)
sınırlar kapatıldığı için olabilir mi? ayrıca çok büyük bir risk bavulculardan telefon almak. her telefon modelinde kutudan sorunlu çıkan aletler oluyor veya 2 ay sonra patlak veriyor vs. eğer böyle bir cihaza denk gelirsen paranın üzerine benzin döküp yakmış olursun tam olarak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.05.20)
sahibinden ve gittigidiyor. bu arada oneplus harika bir tercih. tebrik ederim. evet garantili bulmak çok zor...
0
istanbul beyefendisi
(14.05.20)
(33)

evlenince yaşanılacak ev tercihi

yazar yazmaz yazan yazar
1. seçenek: ailemin üst katında (çatı katı) gayet geniş, ferah, harika bir terası olan, istediğiniz gibi iç dizaynını değiştirebileceğiniz, üzerine faturaları alma, depozito, emlakçı haracı ve kira derdi olmayan istediğiniz zaman son ses müzik, sinema keyfi yapabileceğiniz, yaz akşamları terasta püf
1. seçenek: ailemin üst katında (çatı katı) gayet geniş, ferah, harika bir terası olan, istediğiniz gibi iç dizaynını değiştirebileceğiniz, üzerine faturaları alma, depozito, emlakçı haracı ve kira derdi olmayan istediğiniz zaman son ses müzik, sinema keyfi yapabileceğiniz, yaz akşamları terasta püfür püfür şarap keyfi yapabileceğiniz ev. tek sıkıntısı (benim gördüğüm) sevişme seslerinizin alt katta ananızın babanızın kulağında çınlayacak olması.

2. seçenek: aynı semtte, hatta aynı mahallede, aileye uzak, depozito, fatura işlemleri, emlakçı haracı vereceğiniz, ne idüğü belirsiz komşu riskleri olan, kira olduğu için bir çivi dahi çakamayacağınız ve muhtemelen yabancı gibi evde yaşayacağınız, azıcık müziği açsan "birader bebek uyuyor" diye kapında bitme ihtimali olan alt komşulu ev. şayet bu ev tutulursa kira 1.seçenekteki evden gelecek. yani kira yok gibi düşünebilirsiniz.

sizin tercihiniz ne olurdu? cinsiyet belirtirseniz çok makbule geçer.

erkeğim.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.05.20)
2. E

son ses müzik ailemi de rahatsız etmeyecek mi ? niye son ses açayım. depozito fatura işlemleri bir kere uğraşılacak şeyler. komşu riski var, evet ona bir şey diyemem.
0
fezagezgini
(14.05.20)
Şimdilik 1 diyorum ortam kötü riske gerek yok, hem ekonomik hem de malum olaylar. Emlakci parasına en azından bir odanın yalıtımını arttırabilirsin. Fakat fırsatınız olursa aileden biraz uzak yere tasının derim, akla hayale gelmeyecek sorunlar çıkabilir bir de özlersiniz birbirinizi daha tatlı olur her şey.
0
monkey
(14.05.20)
İkisi de aynı semt, aynı mahalle. Ailemin yanı. Diğer kişinin ailesi de olur arada derin problem yoksa. Cinsiyet kadın.
0
gayda
(14.05.20)
aileye yakın olmaz.
tabiki2.
hiç mi kirada kalmadınız? bu kadar insan nasıl yaşıyor? dediğiniz şeylerin olmayacağı/daha az rastlanacağı semtleri tercih edin o zaman.

kadın.
0
rewlack
(14.05.20)
1'i denemek risksiz ve rahat. 2'yi hayatınızın her dönemi yaşayabilirsiniz.

ilk sene yurtta kalın. beğenmezseniz eşinizle eve çıkarsınız :D

erkeğim.

edit: yalnız 1'de annenizin evinize müdahalesi ortamı duman edebilir. dikkatli ve hazırlıklı olun, önlem alın :)
0
tabudeviren
(14.05.20)
2. k

özellikle yeni evli çift (iki tarafınki de fark etmez) aileyle altlı üstlü yaşamamalı.

depozito, fatura işlemleri bir gün +1
son ses müzik aileyi de rahatsız etmeyecek mi? +1

düzgün bir muhitse size özel olarak denk gelmesi dışında komşular genelde normal olur.
en kötü ihtimalle selam falan vermeyen tipler olabiliyorlar.
alt-üst dairede çocuk var mı, katta tek daire mi, değilse komşular kimdir nedir diye sorun, öyle tutun.

bir de bu "kira olduğu için bir çivi dahi çakamayacağınız ve yabancı gibi yaşayacağınız ev" kafasını da hiç anlamıyorum.
gayet güzel çivini de çakıyorsun, evin olarak da benimsiyorsun.
0
blatta hiberna
(14.05.20)
ahahah ne güzel anlatmışssınız. tabii ki ikinci seçenek. K.
0
sadakatsiz
(14.05.20)
kendi açınızdan öyle olabilir ama eşiniz nerede yaşamak istiyor önemli olan o. 7/24 kayınvalide, kayınpederle iletişim halinde olmak istemeyebilir. eve gelen giden, sizin nereye gittiğiniz vs hep gözlem altında olacak. kiracı durumundan daha fazla eleştiriyle karşılaşabilirsiniz, standart bir aile için konuşuyorum. 1'in avantajı bol olsada, ben 2'yi tercih ederdim.
0
anarsika
(14.05.20)
önceki ailenizin evinde kendi ailenizi var edemezsiniz.
üste para verseler de olmaz.

elbette 2.

ailesinin evi aynı şehirde, kendi kirada yaşayan kadın.
0
jimjim
(14.05.20)
çocuk düşünülüyorsa 1.E
düşünülmüyorsa 2.E
o çocuğa kim bakacak? kimse ahkam kesmesin. adres belli. çift çalışıyorsa büyükanne büyükbaba.
0
cliquot
(14.05.20)
asla 1.de kalmam. hele yeni evliyken.

milyonlarca insan kirada kaliyor. kirada kalmak yuksek hir risk degil. madem o evi satin, ailenize veya baskasina.

oradan gelecek paraya biras daha koyup icinizin rahat edecegi bir yerde ailelere yakin olmayan bir yerde ev alin.

2. secenekte harcanacak paralar gozunuzde buyuyor olabilir.

gayet de istediginiz gibi doser civi cakarsiniz. sanki herkes de kendi evini ic mimara verip tasarla bakalim diyor. alt tarafi tv monteler, saat asarsin.

tek sorun ailenin sevisme sesinizi duymasi olmayacak.

o kadar yakiniz oglum neden aksamlari bize yemege gelmiyorsunuz?? neden bizi evinize cagirmiyorsunuz? dun gece cok bagristiniz ne oldu anlatin??

catkapi gelmeler, surekli bir sey istemeler, kendi evinde rahatca sevisememek, ailenin haberi olmadan eve girip cikamamak...


Kadinim.
0
batlegolas
(14.05.20)
2
0
elorelia
(14.05.20)
Eslerinin anne babalarina tahammul edemeyenler olduklerinde miraslarini catir catir yiyorlar. Hatta bunun icin kavga bile ediyorlar. Insan anne, babasini hic sirtindan indirmese bile azdir.

Sevisme sesleriniz yabancilara gidecegine anne babaniza gitsin. Her halukarda 1.secenek. E.
0
Kirmizibavul
(14.05.20)
2.
1. De eve girip çıkan takip ediliyor, zamanla ortak kullanım daha fazla artıyor. Evliliğin başında iki aileden de uzak olmak lazım. Sizin gönlünüz 1den yana ama 1’i seçip pişman olan tanıdıklarım var.
0
damla sakızlı dondurma
(14.05.20)
Eşiniz karar versin. Net.
Ve sakın bu konuda kendisine baskı yapmayın. 5 sene sonra eğer isterseniz çatı katına yerleşirsiniz. O zamana kadar (umarım) kendi ailenizin temellerini atmış & sağlamlaştırmış olursunuz. Ailenin yanı başında oturmanın tek dezavantajı "sevişme sesleri" değil. Hatta zaten bu konu izolasyonla gayet çözülebilecek bir şey. Erkek kafası "ev ev üstüne kurulmaz" sözünü genelde yanlış anlıyor. El kızı anamla babamla geçinemezse zaten ..irsin gitsin diyenler çok büyük bir grup. Kendi ayaklarınızın üzerinde durun önce bir, sonra isterseniz yakına gelirsiniz.

Kadın
0
SiyamkedisiZorro
(14.05.20)
Siz birinciyi seçmek istiyorsunuz gibi görünüyor öyle anlatmişsınız eşiniz ne diyor bu işe?

Umarim evlendigimde kocamin ailesinin ust katinda yasamak zorunda kalmam. Kesinlikle ikinci seçeneği seçerim.

İkinci seçenek de bu kadar gözünde büyümesin evleniyorsun bu dediğin kira fatura depozito komşu olaylarını 19 yaşında yaşamaya başladım ben bunlar zor şeyler değil.

Kadın
0
turkce konusan uzayli
(14.05.20)
2
Kadın

Ananem hayatımız boyunca bizimle yaşadı ve asla aile ile ilgili şeylere karışmadı. Annen baban bilir dedi.

Kendi annem de dahil eşimin annesinin ananem gibi olacağını düşünmüyorum. Aileye yakın olmak iyi değil.

Siz sanırım ailenizin yanında kalmak istiyorsunuz, işler karışınca buraya ailem ve eşim arasında kaldım duyurusu açarsınız.
0
tessera
(14.05.20)
Kesinlikle 2.
Aksi halde her markete gittiğinizde, her gezmeye çıktığınızda onların haberi olacak, çağırsa mıydık diye düşüneceksiniz. Misafir geldiğinde de acaba onları da çağırmak gerekir mi diyeceksiniz. Anneniz yemek yaptığında hep getirmek isteyecek, almazsanız küsecek.
Aynı mahallede olun, yardıma ihtiyaçları olduğunda hemen koşup gidersiniz. Yemek yapar evinize çağırırsınız, akşam çaya gider sonra kalkıp evinize gelirsiniz. Ama aynı apartman asla.
0
megalomaniac
(14.05.20)
2. Seçenek.

1.'nin ne kadar cazip olduğu önemsiz.

Kadın
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(14.05.20)
2. K

Nedenini yazılanlarla benzer olacağından belirtmeme gerek yok sanırım.
0
bitse de gitsek
(14.05.20)
kesinlikle 1. e

eşinin ailesine tanımadan öcü muamelesi yapan kadınla da evlenilmez bu da 2. :)

gül gibi kafamın rahat olacağı evim varken neden kirada zorluk çekeyim? kiralanan eve uygun eşya alırsın sonra evden çıkarılırsın uğraş dur. evin varken kiraya çıkmak maddi manevi kayıptır. annen baban her şeye karışan manyak tipler değilse kesinlikle evinde otur.
0
Pertev nail
(14.05.20)
Aklını mı yedin arkadaşım. Erkek de olsan bunun olumsuzluklarını düşünüyor olman gerek. Dünyanın en iyi annesine de sahip olsan eşin hakkında muhakkak bir şeyler gözüne batacaktır. Bu da bir süre sonra eşine ve sana da yansımaya başlayacak. Çok yakın olmaya gerek yok ama seçeneklerden 2. diyorum, erkeğim.
0
mavi gri
(14.05.20)
kesinlikle bir degil. artik yeni bir aile kuruyorsunuz, ozel alan olusturmaniz sizin faydaniza
0
foster
(14.05.20)
dag dag ustunde olur ev ev ustunde olmaz demis eskiler. bi bildikleri vardir muhtemelen. yepyeni evliyken aileyle ic ice yasamak biraz rahatsiz edici olabilir. dunyanin en muthis insanlari bile olsalar bir arada yasamak sıkıntı yaratabilir. mutlaka daha rahat olacak pek cok yonden ama sorun olacak da cok yonu var biraz riskli bi durum. ben olsam tercih etmezdim mecbur degilsem. cinsiyet kadin.
0
in vino veritas
(14.05.20)
Önce 2 sonra duruma göre her zaman 1 geçme şansınız var zaten.

Kesinlikle 2.

Erkek.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.05.20)
çok zorda kalmadıkça 2. K
çocuk bile olsa aynı mahallede olacaksa 1.yi tercih etmem, kendi ailem bile olsa.
0
wendyangelamoiradarling
(14.05.20)
evlendikten sonra 1. tercih ederseniz dert etmeniz gereken en son şey sevişme sesleri olabilir.

anne-baba-siz-eşiniz hepiniz 4 bilinmeyenli denklemsiniz. anne nasıl bir kaynana, nasıl bir anne, ne kadar karışacak kıza, ev işleyişine, eve giren çıkana. baba da aynı şekil. siz ne kadar ana kuzusu bir tipsiniz. bunu eşinize nasıl yansıtacaksınız? eşiniz ailenizle ne derece geçinebiliyor olacak.

hepsi uyum içindeyse bile büyük ihtimal ilk 1 ya da 2 yılın ardından boşanma hakkında bilgi duyurunuzu girersiniz buraya.

aklı olan, evlenecekse 2'den şaşmaz.
0
elestirman
(14.05.20)
Abim evlendiğinde tam da aynı şartlardaydı. 1. seçenekle devam etti. Ben o zaman yaşça küçüktüm ama şunu kesin söyleyebilirim. Büyüklerinizin sağlığı için uzakta olun. Abim ve yengem tartıştıklarında anne-babam diken üstünde olurdu ve tabi ben de. Abim öfkeli biri olduğu için de anne babam yatak odalarının kapısını dahi kapatmadan, endişe içinde uyudular hep, ya tartışmaları büyürse diye.
Gelin-kaynana arasında huzursuzluk olmadı. Yıllar geçti boşanmaya karar verdiler. Yengem başka biriyle evlendi, abim başka biriyle evlenip gitti. Annemle babamın o zamandan beri daha rahat olduklarını fark etsem de huzursuz, endişeli halleri kalıcı oldu. Hatta annemin şu an yaşadığı sağlık sorunlarının bu durumla da ilişkili olduğuna inanıyorum.
Demem o ki, sadece kendiniz için değerlendirmeyin şartları. Siz bu süreci iyi yönetebilecek misiniz? Komşulara karşı sorumluluğunuzun çok daha fazlası gerekiyor aile yanında yaşayınca. Malum şartlarda, sağlıklı ve iletişime açık bir aile ve partnerle 1. seçenek iyi de olabilir. Ama değerlendirirken ailenizin sağlığını, huzurunu da en az kendi kuracağınız aile için düşündüğünüz kadar düşünmenizi tavsiye ederim.
0
dediysem dedim
(14.05.20)
burada aile olayına benim kadar mesafeli insan az bulursun gerçekten öyle aile de aile aman da ailemsiz asla tarzı bir insanı bırak 2 senede bir görsem fazlasıyla yetiyor.

bu bilgiyi verdikten sonra şunu söyleyeyim, aile var aile var. benim annem beni aşırı üstüme düşerek büyüttü hala da öyle o yüzden hayatta yakın bir yeri bırak aynı şehirde bile yaşamam amaaaa bazı aileler de hiç böyle değil karnım aç desen kalk yap der ki olması gereken de bu. şimdi eğer ki ailen benimki gibiyse büyük ihtimalle üstte de otursan aynı mahallede de otursan her türlü rahatsız ederler. olay biraz sizin mesafe koymanızda bitiyor. tabii senin hanım ne düşünüyor o en önemlisi. içine sinmiyorsa her şeyi siktir et uzakta bi ev bul. hatta 2. seçeneği de sitret mümkünse 3. seçenek olarak daha uzaklardan bi ev bul.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.05.20)
2 tabii ki.

ama yok 2 olmasın diyosanız, direkt aileyle yaşayıp 1. opsiyonun kirasını cebe atın. zira bir farkı yok.
0
lcha
(14.05.20)
Tabiki uzak olan
0
basond
(14.05.20)
1'in bir seçenek olarak düşünülmesini aklım almıyor.
eğer 3. seçenek şansı varsa 3, yoksa 2. sebeplerini yukarıda açıklamışlar, tekrar etmiyorum.

3. seçenek: başka semtte, iki tarafın ailesinden uzak bir yerde ..... devamı 2 ile aynı, ama ölmezsiniz merak etmeyin.

yazmadan duramayacağım, eşin de tek sıkıntının sevişme seslerinin aşağı gitmesi olduğunu mu düşünüyor? evetse emin misin, konuştunuz mu? ona da evetse ailenin evinde yaşayıp 1'deki evin kirasını alın, hem eşin de çalışmaz, evinin kadını olur. hem anneciğinin yemeklerini yemeye devam edersiniz, hem çocuğunuz olursa anneciğin bakar.

kadın.
0
pati
(14.05.20)
ben özgürlüğüme düşkünüm, kontrol sevmem. benim için 2.

halamlar, kuzenim bu şekilde, hiçbir özelleri yok. çok rahatsız edici. yani aile içini geçtim misafirliğe bi komşu gelse ya da uzak akraba evde olup biteni biliyor.

iyi yanları da var tabi ki. yemek yapanları, eve bakanları var.
ya da halamların yaşı ileri olduğu için alışverişleri vs. yapılıyor.
0
wishmaythşngs
(14.05.20)
(5)

ikinci el enstrüman piyasasının kalbi nerede atıyor?

Bruce
seneler sonra elektro gitar ve amfi alacağım. eskiden forumlardan takip ederdik işi bilen insanlardan ederinde, iyi bakılmış parçalar bulurduk. şimdilerde nerede dönüyor bu iş? sahibinden ve letgo'dan bakıyorum ama nedense güven vermiyorlar. hele ki şu dönemde zırt pırt insanlarla buluşup deneme yap
seneler sonra elektro gitar ve amfi alacağım. eskiden forumlardan takip ederdik işi bilen insanlardan ederinde, iyi bakılmış parçalar bulurduk. şimdilerde nerede dönüyor bu iş? sahibinden ve letgo'dan bakıyorum ama nedense güven vermiyorlar. hele ki şu dönemde zırt pırt insanlarla buluşup deneme yapıp sonra beğenmemek, tekrar bakmak hiç sağlıklı değil. siz yakında yaptınız mı böyle bir alışveriş, napalım?
teşekkürler...
0
Bruce
(14.05.20)
valla dükkanlara düşersen işin zor çünkü sahibinden'de direkt satış yapan satıcılar bile hayvan gibi yüksek fiyatlar çekiyorlar ederinin çok üzerinde. hayırdır bu ne fiyat diye sorunca da "abey sıfırı şu kadar para istiyosan sıfır al" diyor ama bilmedikleri bir şey var sıfır piyasası bitti noktasına geldi.

neyse, ben beğendim gitarı 2. el olarak bulduysam almadan önce gidip sıfırını deniyorum(bulabiliyorsam tabii bir mağazada) bulamıyorsam da zaten nut width, scale, neck radius gibi bilgileri alıp aynı ölçülerde başka bir gitar buluyorum sıfırını deneyebileceğim gidip onu deniyorum klavye rahatlığını anlama açısından. ton ve işçilik kalitesi gibi detayları zaten incelemelerden bulabiliyoruz. geriye bir tek gitarın ne durumda olduğu kalıyor onu da çok dert etmiyorum çünkü büyük bir falsosu olmadığı sürece basit sorunlar oluyor "araç başında" pazarlık yapmana yarar bir şeyler bulursun illa ki.

elektronikler önemli zaten bir tek 2. elde bana kalırsa en çok oradan patlıyor gitarlar. onu da çözersin zaten.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.05.20)
Önceleri (6-7 sene önce) alternatif olarak garaj.com vardı enstrüman satışı ile ilgili. Şimdi baktım hala aktif.Buradan fiyat kıyaslaması yapabilrsiniz.

Şu dönemde zor ama tünele gidip müzik marketlerden beğendiğiniz merak ettiğiniz modelin sıfırını inceleyip fikir sahibi olabilirsiniz.İkinci elin kondüsyonunu kıyaslama açısından da iyi olur.
0
glavina
(14.05.20)
ben de uzun zamandır girişmedim bu tür işlere ama turkrock hala devam ediyor sanırım

turkrock.com
0
makbur
(14.05.20)
Aslında ne alacağım az çok belli, o yüzden klavyeyi manyetikleri denememe gerek yok pek. benim derdim adam ilana açıkça sorunu yazsın, gidince sürprizle karşılaşmayayım konusu. Varsa yoksa kozmetik sorunlar; haberi bile yok köprünün dağıldığından çünkü bilmiyor, öyle bi heves almış kullanmış hunharca bakım yapmadan. Soruyorsun teller değişti mi markası ne diye, ben menemen yapmayı bilmem ki diyen yeni gelin gibi ehihihi diyip sırıtıyor. 2. El alışveriş şanından bunlar, normal zamanlar olsa erinmem de hani ama şu durumda biraz konforlu alışveriş istiyorum. Fikirler için teşekkür ederim, bakacağım :)
0
🌸Bruce
(14.05.20)
bahsettiğiniz biraz da şans işi..

10-15 sene önce yakın arkadaşım bir heves gibson les paul studio almıştı. 6 ay sonra gitarın headstock bölümü kendi kendine kırıldı hatta şunun aynısı;

www.mylespaul.com

luthier'e götürdü tamire adam ne dese beğenirsin, burası daha önce de kırılmış:) aldığı herif nasıl yaptırmışsa artık hiçbir iz boya çizik vs yokmuş.

gözünüzü korkutmak için değil de, iyi anlayan kötü niyetliler de olabiliyor ve daha büyük sorunlara yol açabiliyorlar.

şansınız yaver gider umarım..
0
makbur
(15.05.20)
(14)

Kardes payi- Isler gucler mizahi

neverletyougodown
Youtube'da kisa videolarini izleyim dedim. Adamlar adina utandim resmen. O kadar zorlama espriler, karaktere uyusmayan sozler, konu monu yok, sacma sapan alakasiz espri denemeleri, asiri oyunculuklar falan. Espri yapacak diye tahtaya cikmis ilkoul cocugu gibi hareketler reaksiyonlar. Ciddi ciddi izl
Youtube'da kisa videolarini izleyim dedim. Adamlar adina utandim resmen. O kadar zorlama espriler, karaktere uyusmayan sozler, konu monu yok, sacma sapan alakasiz espri denemeleri, asiri oyunculuklar falan. Espri yapacak diye tahtaya cikmis ilkoul cocugu gibi hareketler reaksiyonlar. Ciddi ciddi izleyen var miymis bunlari?
0
neverletyougodown
(13.05.20)
tamam hacı sen çok farklısın
0
carpenic
(13.05.20)
Evet, ciddi ciddi izliyordum. Ben herkes seviyor sanıyordum lan, demek sevmeyen de varmış :DD
0
eazy
(13.05.20)
Eğer yeni izlemeye başladıysan ve alt metinlerini anlayacak kapasiten yoksa böyle düşünmen normal. Söylediğinin aksine çok ince ve altı dolu mizahı vardır.
0
lafacukur
(13.05.20)
Espriler, karakterler dogal degil. Dizide herkes Cem Yilmaz olmus anasini satayim. Karakterlerin hepsi cok asiri hazir cevap. Aha replik sirasi bana geldi, komik olayim espri yapayim zorunlulugu icerisindeler. Asiri uzun replikler var bazen asiri sacmaliyorlar. Bir insan o kadar uzun konusup arka arkaya 7-8 espri, gonderme yapamaz. O yuzden dogal degil, respliklerin ustune uzun uzun dusunulup yazildigi cok bariz. Itici geliyor o yuzden, dogal degil yani. Bir de hic beklenmedik karakterdeki adam entelektuel seviyede espri yapiyor, Picassoya, Gaussa gonderme yapabiliyor falan asiri zorlama, kusturan cinsten. Olmedilerse sizde vurun:)
0
speedy
(13.05.20)
diziyi ölesiye eleştiren iki suserden birisi diziyi izlememiş, sadece ufak kesitler izledim diyor, diğeri doğal değil diyor.

ufak kesitler izleyerek bir film/dizi hakkında eleştiri yapmayı ben oldukça cesur buluyorum. konu olup olmadığını 5-15 dakikalık video'dan nasıl anlıyorsunuz? sanırım ben o kadar zeki olmadığım için bu durumu henüz çözemedim...

doğal olmadığı eleştirisine gelecek olursak, doğal gelmemesi çok normal. burada absürd mizah yapılıyor. herkes her şeyi sevmek zorunda değil, dünyanın en iyi işi olsa da bu böyle, sevmeyebilirsiniz. ancak o entellektüel espriler arızi değil. dizinin her yerinde bir sürü gönderme var, ilgilisine göre bu göndermelerin hepsini yakalamak mümkün olmayabilir. bana kalırsa dizinin en güzel yönlerinden biri bu göndermeler mesela, bir başkasının hoşuna gitmeyebilir. bunu sinematografik bir eleştiri yapıyor gibi, hikaye kopukmuş gibi anlatmak bu dizi için anlamlı değil...
0
her giriste sifresini unutan adam
(13.05.20)
herkes aynı tip şeye mi gülsün?
recep ivedik de, kardeş payı da, fleabag de, 7 numara da hepsi başka kitlelere hitap ediyor.
soru ne tam anlamadım, reytinglere bakıp görebilirsiniz zaten kim ne kadar seyrediyormuş diye.
0
jimjim
(13.05.20)
Kardeş payı gelmiş geçmiş en komik Türk dizisidir bana göre. Baştan sona hiç durmadan espri yapılan bir dizi. Karakterler de çok iyi. İşler Güçler'i izlemedim. Sadece depoya kızın geldiği sahneyi biliyorum. O da çok komik bir sahne gerçekten.
0
mehmettekin
(13.05.20)
kardeş payını izlemedim ama işler güçler mizahı bayağı iyiydi ya.
0
we are floating in space
(13.05.20)
Yok boolum o kadar da değil. Gelmiş geçmiş en iyi dizi fazla iyimser bir tutum. Bazı diziler vardır senaryo gereği komiktir. Bunlar sırf espri için senaryo yazmış. TV için uygun tabi böyle işler bişi diyemezsin de olaya uluslararası düzeyde bakarsanız çöp
0
olaylar olaylar
(13.05.20)
Valla ben bu adamlari belki severim diye cok sans verdim ama bana gore degil. Daha cok nefretim dogdu izlemeye calistikca: Repligi gelen makineli tufek gibi takir takir esprisini okuyor, lafi yiyen altta kalir mi? O da aninda takir takir makineli tufek gibi espriyi yapiyor. Bir yerde gulmemiz lazim nerde bilmiyorum? Bir karakter 10 saniyede 10 farkli ruh haline giriyor, espri oraya uymus, uymamis, karaktere uymus uymamis, konuya uymus uymamis onemli degil, absurt mizah deyip geceriz kafasindalar, dakika espri sayisi uzerinden anlasmislar anlasilan.
0
freedonia
(14.05.20)
mizah göreceli bir şey evet ama bu işler o kadar da kötü değiller yine de. senin sevdiğin çok iyi bulduğun mizah örneği nedir mesela?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(14.05.20)
Valla bende sevmiyorum nedense. Zaten o ikilinin yaptığı her iş bana çok yapay ve saçma geliyor. Absürd mizah diye kaktırıyorlar saçma sapan birşeyi. Absürd mizah görmesek inanıcaz
0
bigcaptain
(14.05.20)
Geri aldim yazdiklarimi. Epey agir olmus. Adamlar farkli bir sey yapiyorlar ve asiri komik espriler, saglam tespitleri de varmis. Oturup izlemem sifirdan da youtube'da kisa kisa iyi gider yemek yerken, pineklerken falan. Cevaplar icin tesekkurler
0
🌸neverletyougodown
(16.05.20)
absürt diye bişi var ya hani, işte konu olay o, herkesin anlaması gerekmiyor misalen feride'ye amran comran söyle bana demesi senin için bir şey ifade etmeyebilir ama bana cartel'i ve cartel'in çıktığı yılı o zamanki anılarımı getiriyor gözüme, gülümsetiyor.


Öte yandan absürt zaten saçma demek, saçma olan bir şeye gülüyoruz, oradaki abartıya o abartının saçmalığına gülüyoruz, sen hiç e=m2c ye gülen biri gördün mü?
0
selam
(16.05.20)
(3)

begendiginiz brokoli corbasi tarifi var midir?

goochie goochie
Ilk kez yapicam o yuzden riske atmak istemiyorum (:Tskler
Ilk kez yapicam o yuzden riske atmak istemiyorum (:
Tskler
0
goochie goochie
(13.05.20)
önce biraz suda haşla önden 2-3 dk kaynar suya at çıkar yani ondan sonra çorba yapacağın suya at. buradan sonra nasıl ilerleyeceğin kremalı mı kremasız mı istediğine kalmış.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
Brokoli, 2 havuç ve 1 patatesi bir tencerede haşla. Sonra blender’den geçir. Ayrı bi tavada bir dolu yemek kaşığı unu yağ ile kavur, biraz pul biber ve kararbiber ekleyerek sos yap.
Bu sosu tencereye karıştır ve sonra bir bardak süt ekle. Kremaya gerek yok, sadece güzel bence

Not: Annemin tarifidir. Patatesleri ve havucu bütün atma, küçük doğra ki brokoliyle aynı zamanda haşlanmış olsun.
0
coca cola
(13.05.20)
Kendi yaptığım tarifi vereyim; yarim kilo kadar brokoli, 1 havuç, kucuk bir patates, soğan ve sarimsaklari küçük küçük dogruyorum. Zeytinyağında biraz çeviriyorum hepsini; sonra sıcak su ekleyip pişirmeye bırakıyorum. İyice kaynayıp sebzeler yumuşayınca ben içine bir parça taze zencefil atıyorum. 2-3 dakika kadar taze zencefille de kaynadiktan sonra zencefili çıkarıyorum. Sonrasında sebzeleri blenderdan geçiriyorum. Icine ya bir bardak kadar ılık süt ya da krema ekliyorum. Baharat olarak da azıcık karabiber. Bir aşım daha böyle kaynadiktan sonra hazır.

Annem aynı tarife tavuk suyu ilavesi de yapıyor bazen; size kalmış o opsiyon.
0
fraise
(13.05.20)
(3)

Better call saul izleyenlere bi soru

proletarier aller lander vereinigt euch
Yakin zamanda bitirdim de simdi ne zaman baska bir film veya dizide gergin bir telefon konusma sahnesi izlesem telefonu kiracaklarmis gibi geliyor kapattiktan sonra sizde de boyle bi sey oluyor mu?
Yakin zamanda bitirdim de simdi ne zaman baska bir film veya dizide gergin bir telefon konusma sahnesi izlesem telefonu kiracaklarmis gibi geliyor kapattiktan sonra sizde de boyle bi sey oluyor mu?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
ajsfgaljkfgaı ucuz telefonlarsa evet
0
MtKrt
(13.05.20)
Aynen ozellikle eski tip telefonlarsa
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
Saul Goodman'ın sattığı telefonlarsa evet, olabilir.
0
prole
(13.05.20)
(18)

dekanın olayı

Phoebe
https://eksisozluk.com/gazi-universitesi-dekani-canli-yayin-rezaleti--6516809?a=popularbuna aman yaaeee erkek muhabbeti işte, ne kadar büyüttünüz diyenler hakkında ne düşünüyorsunuz? dekan hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, hem #GaziFenDekanıYanındayız hashtagini açanlar hem de ekşisözlükte aman
eksisozluk.com

buna aman yaaeee erkek muhabbeti işte, ne kadar büyüttünüz diyenler hakkında ne düşünüyorsunuz? dekan hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, hem #GaziFenDekanıYanındayız hashtagini açanlar hem de ekşisözlükte aman yeaahhh diyenlerle ilgili parti-politikaya indirgemeden/hatta mümkünse hiç karıştırmadan (al işte badem bıyık demek tarafsız değil zira bu bakışı, ses tonunu ve o müstehzi yan gülüşü farklı farklı ortamlarda, hiç beklemeyeceği kişilerde bile tecrübe edip, bilmeyen/görmemiş hiç bir kadın yoktur diye kuvvetle inanıyorum), cinsiyet üzerinden görüşlerinizi bilmek istiyorum. linç falan da değil ulaşmaya çalıştığım şey, "aman yaeeh erkekler böyledir zaten" katmanından daha fazlasını öğrenmeye çalışıyorum. meramımı anlatabildim mi emin değilim, umarım anlatabilmişimdir.

ekleme: kamu görevlisi olması sizce tehlikeyi ne şekilde ve neden artırıyor?
0
Phoebe
(13.05.20)
kanıksamışlar böyle şeyleri çünkü. bir dekanın, profesörün, rektörün nasıl olması gerektiğini bilmiyorlar. burhan kuzu'yu televizyonda göre göre akademisyenlerin saygınlığı olmadığı varsayımına kapılmış olabilirler.
0
bohr atom modeli
(13.05.20)
herhalde ülkücü reisleri twitter'da destek çıkmayanları döveriz diye tehdit etmişler diye düşünüyorum. ciddiyim bu arada. sırf kanıksadığı için destek olanlar da vardır ama elbet.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
twitterda çok güzel tartışma dönüyor, kadınlar çok haklı şeyler yazıyorlar
0
freebird5406_2
(13.05.20)
orta doğu ülkesinde sıradan bir düşünce biçimi.
0
rose parks
(13.05.20)
"aman yaeeh erkekler böyledir zaten"

bu diyenler saçmalıyor. İnsan dediğimiz varlık memeli bir hayvan ama bu dünyadaki yerimizi elde ederken en önemli yetenklerimizden biri güdülerimizi kontrol etmek. "Erkek işte güdüleri bu" diye savunan herkes kötü niyetli veya idiottur
0
nundu
(13.05.20)
Düşünüyorum benim babam böyle şey yapar mıydı diye tabiiki hayır.

İçselleştirilmiş ataerkil ve tecavüz kültü işte.
Her şey normalleşiyor.

Soruya cevap;
1.kendi sapık sapkın ve ilkel zihniyetlerini açığa vurabilecekleri koşullar doğduğu için (günümüz türkiyesi) bunu söyleyebiliyorlar, yani kendileri de bu adam gibi
2.Tacizi ve bu ucuzluğu kanıksamışlar diye düşüyorum.
0
jimjim
(13.05.20)
koskoca dekan olmuş düşüncelerini kendisine saklaması gerekiyor ve içinde tutararak büyütmemesi gerekir. diliyle ortaya dökecek kadar içinde büyütmüş. bu aşamayı kontrol edemezse bir sonraki aşama ufaktan yoklamalar ve taciz de olabilir. mevkisinin ağırlığı ile hareket etmesi gerekirdi. her yaş ve konuma yakışan yakışmayan hareketler var.
0
kelepir
(13.05.20)
destek veren ya da önemsiz görenlerin çoğunun troll olduğunu düşünmek istiyorum ama
aktrollerin çoğu bende engelli olduğu için bu seçenek mümkün görünmüyor.
demek ki eğitimle oynaya oynaya dindar insan yetiştiremeseler de mantıklı ve etik düşünme yeteneği sorunlu nesil oluşturmayı başarmışlar diye düşünüyorum. zaten muhalif kesim yeterince zeki olmadığı için bu vahşi ve cahiller yüzünden yönetilmeye devam ediyoruz.
politikayı karıştırmayın demişssiniz de, ülkemizde herşeyin başı siyasete çıkıyor mecburen.
0
prizmatik
(13.05.20)
Video sonundaki utanmasinin, gelen destekte/kucuklestirmede etkili oldugunu dusunuyorum. Ek olarak, bir ihtimal genis bir cemaatin bilinen bir mensubu olmasi sonucu organize bir destek gelmesi ihtimalini de goz ardi etmiyorum.
0
dunal
(13.05.20)
Bu konular üst üste mi geliyordur nedir.

Kısa süre önce Spotify podcast'inde Merdiven Altı Terapi'de konuşuldu bu konular. Gözümüze normal (hatta bazen komik) görünen tacizler. Gençlikte olur denen hırtlıklar. Merdivenlerde kızların eteklerinin altından bakanlar, itiş-kakış yaparken sınıf arkadaşını mıncıklayanlar. Belki son 10-15 yılda biraz ebeveynler çocuklarına daha fazla bu konuda eğitim vermeye başladı. Podcast'i dinleyin. Ne kadar iyi eğitimli yerlerde neler olabileceğine şaşıracaksınız. Lütfen şahıs olarak üzerinize alınmayın ancak iyi tanıyorum diyebileceğiniz kişilerin (ağabey, baba, erkek kardeş, dayı vs.) bile aklından neler geçtiğini bilemezsiniz. Sadece otokontrolleri daha yüksek olabilir (bu bile başarı). Ama "bana yapmadı / yaparken görmedim" demek "yapmazdı" demek olmuyor maalesef.
İnsan
0
SiyamkedisiZorro
(13.05.20)
Bu adamı eleştirmek gerekli ama şu adamı sevimli bulup onu eleştirmek iki yüzlü geliyor bana
youtu.be

Üniversite kütüphanesinde gördüğü kız
0
oldumusimdi
(13.05.20)
@dunal, video sonunda bence utanmıyor ki, tüh lan kahretsin mıçtık iyi mi bakışı geliyor o bana. suskunluktan sonrasında tekrar gülüyor çünkü. cemaat konusu hiç aklıma gelmemişti.

@siyamkedisi, çok güzel bir poadcast serisi yakalamış oldum sayende, teşekkürler.

@oldumusimdi, kesinlikle haklısın. bu videoyuda dekanın olayını okurken gördüm ve izledim. bu ikiyüzlü anlayış benim de rahatsız olduğum bir konu.
0
🌸Phoebe
(13.05.20)
@oldumusimdi - 1

malum dekanınki sapıklık, kendi öğrencisiyle ilgili cinsel imada bulunuyor. bu adam not verirken bile cinsel beklentide olabilir.
celal şengör ise adam kendi üniversitesinde bile olmayan bir kütüphane görevlisi için cinsel bir ifade kullanıyor. Şık olmasa da etik dışı bir durum pek yok nüfuzunu kullanmadıkça.
iki olay arasında büyük fark var.

*celal hocanın da fanı falan değilim, adamda asker merakı gibi takdir etmediğim bazı yönler var.
0
prizmatik
(13.05.20)
celal hoca açık açık söylüyor canlı yayındaki programda. bu dekan bu videodaki sözleri söyleyebilir mi? aynı şey değil düşünün biraz.

olay aslında ikiyüzlülük. dekanın kendini tanıttığı konumlandırdığı dışarıya yansıttığı ile içinin hiç de aynı olmadığı ortaya çıktı. insanlarda kadınlarda kızgınlık yaratan sinirlendiren durum bu. kandırılmak salak yerine konmak.

mesala aynı yaşlarda olan mehmet ali erbili düşünün adamın dışı ile içi aynı. biz erkekler de kadınlar da biliyor ki mali buldu mu affetmez :) ona göre kadınlarla insanlarla ilişkileri ve kadınlar tarafından çok seviliyor. acunda da benzer durum var. 20 yaşındaki kızlarla sevgili. bu adamların babacan olma iddiaları yok. bu muhabbetleri gizli de saklı da yapabiliyorlar. linç yemezler. celal hocanın da yaptığı buydu. insanların veya kadınların hoşuna gitmeyen şey sinsilik.
0
kelepir
(13.05.20)
Adam belli ki teknolojiden pek anlamıyor, o arada da kendince espri yapıyor. Gözü dönmüş bir ifade görmedim ben yüzünde. Her söylediğimiz içimizden geçenler olacak diye bir kaide yok ki.
0
hatun
(13.05.20)
@prizmatik, "celal şengör ise adam üniversitesinde bile olmayan bir kütüphane görevlisi için cinsel bir ifade kullanıyor. Şık olmasa da etik dışı bir durum pek yok nüfuzunu kullanmadıkça" demisşiniz ya, ne fark eder ki, neden bir erkek/hadi cinsiyetten bağımsız insan diyelim, bir kadınla ilgili cinsel bir ifade kullanır ki konunun bağlamıyla (üniversiteler ve kütüphaneleri) tamamen alakasız? yani programın başlığıyla ilgili anlatacak milyonlarca şey varken, bu mudur anlatım? kaldı ki illa nüfuzunu kullandığında mı tepki gösterilmeli? sınır bu mu? ayrıca bir kadın aynı şekilde bir iafde kullanabilir miydi bir canlı yayında? sanki bunda da cinsiyetinden ve daha da önemlisi yaşam görüşünden dolayı bir hafifletme yok mu bu durumda? anlamaya çalışıyorum.
0
🌸Phoebe
(13.05.20)
Ben açıkçası sapikliktan ziyade sıradan erkek zevzevligi olarak gördüm. İyi niyetle düşünüp, iki kız resmi görüp bunun zevzekce esprisini yapmis. Çoğu erkek de bu tip bir zevzeklige düşerdi. misal yakınlarına kız yurdu açılsa, zevzek zevzek siritip bunu espri malzemesi yaparlardı. Birşey yapacağından değil zevzevliginden. Tamamen bu benim şahsi iyi niyetim ben adamin sapik değil zevzek olduğunu düşünüyorum. Esas sorun böyle bir zevzegin dekan olabilmesi.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.20)
İyi niyetle düşünüp, iki kız resmi görüp bunun epsrisini yapmış derken iyi niyetle düşünen benim, dekan değil.
Düzeltme yapamadım. Telefondayim.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.20)
(4)

Kargo şirketleri kargoları başka kargo şirketlerine de mi veriyor

sckxyss
Bugün bir kargo geldi yurtiçi kargo calisanindan. Paket yurtiçi paketi, açtım içinde PTT paketi var. Ürünüm onun içinde. Satıcı pttye vermiş, o da yurtiçine mi vermiş?
Bugün bir kargo geldi yurtiçi kargo calisanindan. Paket yurtiçi paketi, açtım içinde PTT paketi var. Ürünüm onun içinde. Satıcı pttye vermiş, o da yurtiçine mi vermiş?
0
sckxyss
(13.05.20)
Satıcı kendi ptt paketinin için koyup onu vermiş olabilir.
0
himmet dayi
(13.05.20)
ptt ile çalışıyordur normalde ona göre hazırlamıştır önden paketleri ama yoğunluk olduğu için kabul edilmeyince mecbur yurt içine vermiştir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
Bugün bize de aras poşetli(ve barkodlu) kargoyu ups getirdi.

Fakat alıcı ödemeli dedi başta anlamadık verdik, aslında gönderici ödemeli yazıyor pakette. Başka kargoya verince parayı da bize kilitlediler olaya bak. Baya da büyük mağaza bunu yapan.
0
nhk ni youkosu
(13.05.20)
aynısı geçen başıma ups paketli kargonun mng ile gelmesi şeklinde tezahür etti. Arkadaşım mng de yönetici ona sordum. "satıcının elinde ups poşedi vardır ona koymuştur önemli olan barkod" dedi.
0
NightBringer
(13.05.20)
(3)

Kargo masrafı sorusu

i ve been mistreated
Mesela alışveriş sitelerinden birkaç parça ürün alıyoruz. Bunların her biri farklı mağazalardan olabiliyor. Belli bir fiyattan sonra kargo ücretsiz oluyor. Örneğin topluca 10 ürün alırken bir mağazadan sadece 5 TL Tutarında bir ürün alıyoruz. Bu mağaza sırf bu ürünü kargolayınca zarara girmiyor mu?
Mesela alışveriş sitelerinden birkaç parça ürün alıyoruz. Bunların her biri farklı mağazalardan olabiliyor. Belli bir fiyattan sonra kargo ücretsiz oluyor. Örneğin topluca 10 ürün alırken bir mağazadan sadece 5 TL Tutarında bir ürün alıyoruz. Bu mağaza sırf bu ürünü kargolayınca zarara girmiyor mu? Ya da birkaç farklı mağazadan alınan ve postalanan ürünlerin kargosunun bedava olması bir yerde satıcılara patlıyor mu? Eğer onların anlaşması varsa ve bedavaya gönderiyorlarsa o zaman neden bedava kargo limiti var?
0
i ve been mistreated
(13.05.20)
alışveriş sitelerinin kargo şirketlerinde kotaları var, onları minimalize etmek için bedava kargo limiti koymuş olabilirler. bedava kargo olayının satıcıya etki ettiğini sanmıyorum bazı kargolarda hangi site aracı olarak kullanıldığını sormuşlardı bana bir kod vasıtasıyla kargomu bulmuşlardı. bedava kargo limitinde alışveriş yapıldığında satıcıya kargoyu bedava gönderebilmesi için referans kod veriyorlardır.
0
nahtoderfahrung
(13.05.20)
Bu durum amazon ve hepsiburada için geçerli, 3. taraf satıcı var ama kargo işini hizmet veren site sağlıyor. Amazon ve hepsiburada anlaşmalarında 3. taraf satıcılar kargo ücretinden muaf oluyorlardı yani kargoyu hepsiburada karşılıyor gibi düşünün.

N11 gibi yerlerde ise dediğiniz senaryo yok, sepeti satıcılara göre grupluyor zaten.

Neden limit var diye sormanız mantıklı ama pek açıklanabilecek bir şey değil, siparişlerin ne kadarı dediğiniz senaryoda oluşuyor, maliyetleri neler gibi bir çok etken var.
0
atom karincanin torunu
(13.05.20)
yok hocam ne alakası var kargoyu seve seve satıcı ödüyor sen hepsiburada'dan 75 tl üzeri alışveriş yaptığında 5 liralık ürün de alsan tek bir satıcıdan. hepsijet anlaşması falan yoksa tabii hepsijet şartlarını bilmiyorum çünkü. zarar etmiyordur ama pek kar da etmiyordur para bazında bakarsan. belki 5 liralık üründen 50 kuruş ya kar ediyordur ya etmiyordur ama önemli olan ürününün satış miktarının artması o yüzden tamamen bir kayıp yok ortada. büyük ihtimalle bi deposu falan vardır kiralık aylık 400-500 lira kira verdiği o yüzden döndürebiliyorlar. bi de o satıcı sadece öyle ufak ürünler satmıyor sadece hep.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
(8)

dizi/film konusu - 30lu yaşlar (anket)

art vandaley
Selam sevgili duyurucular, 20li yasların sonunda 30lu yasların basında, iyi bir okuldan mezun ve burdan arkadaslar, y kusagını magduru, kafası karman corman 4 kadın arkadasın hayatlarını izler misiniz?
Selam sevgili duyurucular,

20li yasların sonunda 30lu yasların basında, iyi bir okuldan mezun ve burdan arkadaslar, y kusagını magduru, kafası karman corman 4 kadın arkadasın hayatlarını izler misiniz?
0
art vandaley
(13.05.20)
Hayır.
0
hatun
(13.05.20)
Komediyse evet
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(13.05.20)
abi izlerim de nasıl? ben mesela sinemada konuya vurulan birisiyimdir. biçimden önce içerik önemlidir benim için ama o da bi yere kadar. mesela bunun konusu ilgimi çekmedi pek ama çok sağlam canlı diyaloglar ve güzel çekimlerle müthiş bir şekle sokulabilirse tabii ki ayıla bayıla izlerim.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
Bir muhasebeci var haksız bir şekilde hapse atılıyor. Orada bir zenciyle dost oluyor. Filmin sonunda da hapisten kaçıyor. Bunu izler miyiz? Böyle anlatınca hayır. Ama esaretin bedeli' nin konusu bu. Tüm zamanların en çok beğenilen 3 filminden biri. Konu değil konunun nasıl işlendiği önemli.
0
deer hunter
(13.05.20)
tabi turu yazmamam cok mantıklı olmus:)
komedi
0
🌸art vandaley
(13.05.20)
Meric acemi sen misin?
0
brkylmz
(13.05.20)
meriç acemi böyle bi konuya uyarlama olmadıkca giremez, girdiginde de batırdı zaten gorduk:)

varsa yoksa cocuk gorunumlu, napıcagını asırı derecede bilemeyen aptal roluyle yasayan kızları yazar.
0
🌸art vandaley
(13.05.20)
platform da önemli tabii

şimdi böyle bir konunun bir trt dizisi olduğunu hayal edin, bir de netflix :))
0
makbur
(13.05.20)
(10)

annemle babamı netflix ile tanıştırdım

pelovann
bayıldılar. her gün 1-2 film atıyorlar artık zorlanıyorum bunlara film arzında ahahahsha sizden şöyle güzel gerilim ve aksiyon dolu (daha çok korkuya kayan) film önerilerinizi istiyorum dostikeler. netflixte olması da şart değil aslında ama orda olursa da fena olmaz. tşkler şimdiden.
bayıldılar. her gün 1-2 film atıyorlar artık zorlanıyorum bunlara film arzında ahahahsha sizden şöyle güzel gerilim ve aksiyon dolu (daha çok korkuya kayan) film önerilerinizi istiyorum dostikeler. netflixte olması da şart değil aslında ama orda olursa da fena olmaz. tşkler şimdiden.
0
pelovann
(12.05.20)
Departed, korku yok ama
0
Rudy Baylor
(12.05.20)
orta yaş ve üzeri her anne babanın izlemesi gerektiğini düşündüğüm bir gerilim filmi var gerald's game diye, onu izlesinler bence.
0
Bruce
(12.05.20)
Kur stremio yu keyfine bak.
0
paudi
(13.05.20)
gerald's game denmiş o zaman ben de get out diyeyim.

bu arada the shining ardından da doctor sleep izleyebilirler.(doctor sleep netflix'te yok ama)
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.05.20)
hush, don’t breathe, truth or dare. netflixte yok ama sıra gelirse the invisible man olabilir. bugün izledik gayet güzeldi.
0
pudra
(13.05.20)
film değil ama into the night dizisini beğenirler gibi geliyor. hem heyecanlı hem de Türk oyuncu var falan.
0
hushhush
(13.05.20)
Görünmeyen misafir. Korku yok ama
0
kablelvuku
(13.05.20)
Tepedeki ev dizisini önerin.
İspanyol filmleri de iyidir.
0
neymis
(13.05.20)
bloodride 10 bölümlük bir seri. gerilim korku türü severler bence.
0
tantunizade murat efendi
(14.05.20)
film yerine dizi de izletilebilir. ben de bizimkilere açtım geçenlerde la casa de papel'i. uzun süre sesleri çıkmadı asagfajf. sonraki bölüme geçmeyi de öğrettim. ohh mis^^
0
matrix
(17.05.20)
(10)

hiç behzat ç izlememiş olmak

market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
hazır karantina günlerindeyken izlemeye başlasak mı?sb
hazır karantina günlerindeyken izlemeye başlasak mı?

sb
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(12.05.20)
ben de izlemedim. başlamayalım bence.
0
AlsterWasser
(12.05.20)
leyla ile mecnunun bir bölümü hariç ben de hiç izlemedim. başlamayalım boşver
0
avatar is back
(12.05.20)
Yayinladigi donemde izleyip, etrafindakilerle geyigini, kritigini yapmak guzeldi; lost gibi o acidan. Simdi izlersen millet ne abartmis diuyebilirsin.
0
hehehe
(12.05.20)
Ben izliyorum 71. Bölüme geldim tavsiye ederim
0
tuborg yesili
(12.05.20)
hiç izlememiş olmayı ve tekrardan izleyebilmeyi dilerdim :’)
0
theseachange
(12.05.20)
geçen yaz izlemiştim, baya izletiyor kendini.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.05.20)
acayip kıskandım hiç izlememiş olmanı. keşke ben de hiç izlemeseydim de izlemeye başlasaydım...
0
elektr10
(12.05.20)
ankaralıysan veya ankara'ya karşı bir gönül bağın varsa izle. ankara ne lan bol nüfuslu köy xdxdxd diyorsan içten içe zevk almazsın büyük ihtimalle. bence güzel dizi ama hani ankara sevici şapkamı bi kenara koyarsam bile güzel.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
bu ara yutuptan kesitlerini izliyorum. mutlu ediyor. özellikle harun'u izlemek güldürüyor insanı. bence kesin başla.
0
anarsika
(12.05.20)
kesinlikle başla
şöyle bir örnek veriyim

dizide düşün ki dısarıdalar , havanın soğukluğunu sen bile hissediyorsun ekran karsısında
normalde dizilerde ne olur? bu yansıtılmaz ya da sen hissettiğinle kalırsın
Ama Behzat Ç de şunu duyarsın
Bu ne biçim hava aq, g.tüm dondu :D

Argoyu savunmak için değil
Dizinin genelindeki samimiyeti anla diye... Kasıtısız, doğal
Bence de izle, bitirdiğinde yeni arkadasların olmus gibi hissedersin, bana hep iyi gelmiştir
0
blackgirl00
(13.05.20)
(3)

Filtre Kahve Makinesi - Hediye

masseter
Ablam sever filtre kahveyi, frenç press mi ne içiyor çoğu zaman.Doğum günü Hediyesi olarak evine çift kişilik bir makine düşünüyoruz da doğru mu olur?Onun dışında makinelerden bloglardan kafam yandı, siz ekşiciler iyi bilirsiniz diye size danışıyorum. Hangi makineyi kullanıyorsunuz evde, özellikle z
Ablam sever filtre kahveyi, frenç press mi ne içiyor çoğu zaman.

Doğum günü Hediyesi olarak evine çift kişilik bir makine düşünüyoruz da doğru mu olur?

Onun dışında makinelerden bloglardan kafam yandı, siz ekşiciler iyi bilirsiniz diye size danışıyorum. Hangi makineyi kullanıyorsunuz evde, özellikle zaman ayarlı olsa iyi olur sanki, sabah 8de hazır olsun kahvesi.
0
masseter
(12.05.20)
Grundig'in programlı olanını kullanıyoruz, çok memnunuz. 300 lira civarına almıştık şimdi ne olmuştur bilmiyorum ama arçeliğin markası artık, yurtdışı satışına ağırlık verdikleri için oldukça sağlam bir materyali var. Fakirin başka bir modelini eşim ofiste kullanıyor çok büyük bir farkı var diyemem sadece suyun sıcaklığı grundigde daha ideal ve kendiliğinden kapanabiliyor yarım saat ısıtmada kalıp bu da avantaj, 50 liralık kiwi marka makineyle de iki yıl yaşadık isare ediyordu.
0
kullanıcıadımbuolsun
(12.05.20)
filtre kahve makinesi hakkında çok değişik yorumlar okuyorum. çok seven de var, .ok gereksiz bulan da. ben de çok yakın bir arkadaşıma iş yerini açarken hediye olarak almıştım (Homend 5006 Coffebreak). o da french presste kahve yapıp içerdi hatta ama makineyi 1-2 kez kullanmışlar. şimdi bir köşede yatıyor.

ben olsam kaliteli bir el değirmeni alırdım(elektrikli öğütücüler hala f/p düşük, güzel paralar dökmek lazım) sevdiği kahveciden çekirdekleri alır, istediği zaman öğütüp taze taze içer
0
MtKrt
(12.05.20)
www.hepsiburada.com

electrolux gayet başarılı. iş yerinde bu kullanılıyor 3-4 senedir de oradaymış alet hala canavar gibi çalışıyor her gün defalarca kahve demlenmesine rağmen.

değirmen işi iyi güzel de emrivaki yapıp hediye alırsan bi kenara atar durur herkesin uğraşmak isteyeceği bir şey değil.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
(5)

Yeni çıkan ek gümrük vergisi

kelbukel
Klimalarda dahilmiş.Merak ettiğim,Vestel, Arçelik, Demirdöküm gibi yerli ürünlerde geçerli olmayacak bu zamn değil mi?
Klimalarda dahilmiş.
Merak ettiğim,

Vestel, Arçelik, Demirdöküm gibi yerli ürünlerde geçerli olmayacak bu zamn değil mi?
0
kelbukel
(12.05.20)
niye olmasın ki? sonuçta hammadde ve malzeme alıyolar, elektronik component alıyolar, klima gazı alıyolar, enjeksiyon üretimi için, plastik alıyolar.

ayrıca yazın klima fiyatlarının yükseldiğini, kışın düştüğünü hepimiz biliyoruz. böyle bir ticari pazarlama stratejisi de var.

kalkıp 10 yabancı marka yüzde 30 zam yaptıktan sonra , yerli firmaların yapmamasının bir mantığı da yok.
0
hem şişko hem deli
(12.05.20)
Demirdöküm için konuşmak gerekirse klima üretimi türkiyede yok. tüm klimalar çinden geliyor.
0
prezarlatif
(12.05.20)
Gecerli olmayacak ayrica kullanilan malzeme ile urunun gumruk vergisi arasinda hicbir baglanti yok gumruk vergisi urun cinsinden alinir klima basli basina farkli bir urundur klimada kullanilan motor filtre fan ivir zivir baska urunler her biri. Yabanci marka zam yapti arcelik de yapar gibi bi durum da olmaz uzun uzadiya yazamiycam ama oyle iste
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
hammadde ya da skd denen yarı mamul için vergiyi öyle abartamazlar. bu durumda yerli imalatı sakatlamış olurlar. amaç hem vergi toplamak hem de ithal ürüne talebi azaltmak. yani en son ayfon 20 bin liradan gelir artık.
0
orpheus
(12.05.20)
bir hafta önce vestel kurutma makinesi aldım 2700’e, şimdi fiyatı 2900. durduğu yerde yerli de olsa zamlandı. kim diyorsa ki bu saatten sonra zam gelmez, ülke gerçekleni bilmiyordur.

kanıt isteyen olursa resmini atabilirim buraya.
0
bugisme
(12.05.20)
(2)

Bilişsel Önyargı hakkında. Psikoloji okumuş olan?

architects creed
Merhaba, saatlerdir yerli yabancı aradım bulamadım, şu durumu açıklayan bir ön yargı kategorisi var:-bir bilgiye erişme yolu ne kadar uzarsa, o bilginin doğru olduğunu kabul etme; ona inanma oranı da artar. kişi ne kadar zorlanırsa bu bilgiyi elde etmek için, onu o kadar kolay kabul eder. bu hangisi
Merhaba,
saatlerdir yerli yabancı aradım bulamadım, şu durumu açıklayan bir ön yargı kategorisi var:
-bir bilgiye erişme yolu ne kadar uzarsa, o bilginin doğru olduğunu kabul etme; ona inanma oranı da artar. kişi ne kadar zorlanırsa bu bilgiyi elde etmek için, onu o kadar kolay kabul eder.
bu hangisine giriyordu bilen var mı?

not: "processing difficulty effect" değil. bu zor edinilenin zor unutulacağını söylüyor. benim aradığım zor erişilene inanma yanlılığı.

teşekkür.
0
architects creed
(12.05.20)
Sanki okumustum daha once mobilim hatirlarsam editliycem

edit: yok ya bulamadım bi türlü canım sıkıldı.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
Effort justification. Ikea effect. İkisi de aynı aşağı yukarı, bağlam farklı. Sizin aradığınız şey “effort justification” galiba.
0
gayda
(14.05.20)
(8)

Doktorların yanıltıcı tavsiyeleri

Unde bach canim
Şarlatan veya medyatikleri geçtim lokal doktorlar sadece gözleme dayanarak koronavirüs için tavsiyeler veriyorlar.Mesela sıtma ilacı iyi geliyor deyip (tamam bir umut deyip devlet bu ilaca sarılmış olabilir ama) schweppes te kinin var doktor bey denilince “deneyin bakalım iyi gelebilir” diye tavsiye
Şarlatan veya medyatikleri geçtim lokal doktorlar sadece gözleme dayanarak koronavirüs için tavsiyeler veriyorlar.

Mesela sıtma ilacı iyi geliyor deyip (tamam bir umut deyip devlet bu ilaca sarılmış olabilir ama) schweppes te kinin var doktor bey denilince “deneyin bakalım iyi gelebilir” diye tavsiye veriyor. Tamam kesin bir şey demiyor ama yanlış yönlendiriyor sonuçta.

Ya da en son karma zatürre aşısı öneren doktor çıktı. İki aşının maliyeti 500 tl. Abi kanıtlanmamış şeyleri sadece kendi gözlemine dayanarak neden tavsiye edersin ki?
0
Unde bach canim
(12.05.20)
çüklerinde değilsin ki. o tavsiye yüzünden ölüp gitsen umurunda olmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
muhtemelen placebo etkisi icindir.

yani siz schweppes icip 'iyi gelecek' diye odaklandiginizda, iyi hissedersiniz.

ne dese daha iyi mesela?
0
icim urperiyor
(12.05.20)
@içim doğruyu. Mesela, böyle şeylere itibar edilmemesini, kanıtlanmış herhangi bir bulgu olmadığını, who harici önerilen yöntemlere itibar edilmemesini.
0
🌸Unde bach canim
(12.05.20)
Who ne tavsiye ediyor ki doğru düzgün? Olayın başından beri senin bahsettiğim doktorlardan çok farkı yok benim gördüğüm kadarıyla.

Ortada hala saçma sapan bir sürü söylenti var.

Schweppes olayını duymamistim ama, o da garipmis.
0
nucleon
(12.05.20)
@undebah

Bu onermeye doktor bir sey tavsiye ettigi durumda katilirim. Ama ‘gazoz icsem iyi gelir mi?’ Diye soran birine ‘deneyin bakalim belki gelir’ diyen doktorda bi kusur goremiyorum. Direkt gelip ‘gazoz icsin herkes’ dese, bu hipotezin sebebi sonucu kaynagi nedir diye sorulur mesela.
0
icim urperiyor
(12.05.20)
o tüm dünyada kullanılan sıtma ilacının da işe yaradığına dair bir kanıt yok ki. hatta daha geçen gün çıktı şu ana kadar yapılan en kapsamlı çalışma ve sonuç: ne mortalitede ne de ventilatöre ihtiyaç duymada bir azalma yapmıyor.
0
olsen
(12.05.20)
Onlara ben de çıldırıyorum ya. Annem bu şarlatanları dinliyor ve inanıyor, ben düzeltemiyorum. Bir de doktor söyledi diye savunuyor bana, çıldırıyorum gerçekten. Annem gibi milyonlarca insan dinleyip inanıyor böyle her doktor diye televizyona çıkan şarlatanların her lafına. Daha yazarım da siliyorlar.
0
pati
(12.05.20)
@nucleon genel şartlar dışında bir şey söylemiyor. Neden, söylemeli mi? Ülkedeki umut isteğini boş yere tatmin etmenin manası yok.
Ortadaki saçma sapan dediğin şeyler bol su için boğazda virüs kalmasın tarzı şeylerse ben onları kast etmiyorum. Doktorların tavsiyelerinden bahsediyorum.
Schweppes olayı da içeriğindeki kinin nedeniyle diye.

@içim başta ben ne dedim? “Tamam kesin bir şey demiyor ama yanlış yönlendiriyor” demedim mi? Adam sıtma ilacıyla aynı miktarı (kinin etken maddesi için) tutturmak için günde 4 lt içecek. Sen bir şey olmaz diyorsun. E pes. gel gör ki sotma ilacındaki kinin formuyla bu farklı. Bakmaya bile tenezzül etmeden olabilirli yönlendirme...

@olsen sıtma ilacının herhangi bir etkisi olmadığı ortaya çıktı zaten. Diyorum ya bir umut sarıldın denedin ama işe yarıyormuş gibi de lanse etme be kardeşim.
www.diken.com.tr

@pati aslında ben televizyon müdavimlerinden bahsetmiyorum. Daha çok bu “hocam bir şey soracağım” denilip “evet kullanıyoruz....evet işe yarayabilir. Deneyebilirsiniz....iyileşen hastalarımın çoğu zatürre aşılıydı, çapraz bağışıklık etkisi olduğunu gözlemledim. Gibi yorumlar tamamen kişisel ve denk gelme olabilirken olay yine vardır bi hikmetine dönüyor ya. Ona tiltim. Yoksa bu alternatif tıpçıların mucize bitki diye uydurmalarına artık alıştık.
0
🌸Unde bach canim
(12.05.20)
(3)

AM3 İşlemci çakma mı gerçek mi?

savidan
am3 anakart için fx serisinden bir işlemci almam lazım bir süre idare edecek. internette dolandım biraz, şöyle bir fx-8300 buldum. bu işlemci box değil, fan falan yok. ancak tray işlemcilerde de bildiğim kadarıyla bu şekilde amd logolu kutu falan olmaması lazım. benim bildiğim bunlar tepside kurabiy
am3 anakart için fx serisinden bir işlemci almam lazım bir süre idare edecek.

internette dolandım biraz, şöyle bir fx-8300 buldum. bu işlemci box değil, fan falan yok. ancak tray işlemcilerde de bildiğim kadarıyla bu şekilde amd logolu kutu falan olmaması lazım. benim bildiğim bunlar tepside kurabiye gibi 50'şer falan toplu halde satılıyor satıcılara.

bu ambalaj müşteriyi keklemek için üretilmiş, işlemci de klon falan mı acaba? bayağı eski bir model ama var mı acaba bilen hatırlayan bu seriyi?

hiç ambalaj olmasa "tray zatenbunlar, kutusuz olur" diyerek kıllanmadan alacaktım muhtemelen ama bu ambalaj beni dolandırıcılıktan kıllandırdı biraz açıkçası :)
0
savidan
(12.05.20)
www.offersshake.com

şu işini görür mü? varmış galiba.

edit: hay abv gece gece saçma sapan şeylere vaktimi harcayasım geliyor tutamıyorum kendimi. bu işlemciyi bu kutuyla birkaç yerde daha gördüm ama hep çin kaynaklı siteler şeyler hatta benim attığım linkte de orada burada çince bir şeyler görünüyor. büyük ihtimalle kontrolden geçemeyen işlemcileri el altında kapatıyor çinli abilerimiz evlerine yarasa parası götürebilmek adına da böyle bi kutu düzenleyip satışa çıkartıyorlar. tahmin bu tabii tamamen ama işlemci klon değil büyük ihtimalle ama performans sorunları olması yüksek ihtimal.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
ben de buraya yazdıktan sonra görmüştüm o sizin gönderdiğiniz linktekini.

işin garip tarafı bu tray/oem işlemciler aslında garantili falan zaten, hiç girmeseler bu ambalaj muhabbetine daha kolay olacakmış :)
0
🌸savidan
(12.05.20)
ustundeki part numarasindan bakilip dogrulanabilir. cakma islemcilerde yazilarin fontlari falan tutmuyor, ya da part numarasi atmasyon oluyor vs.

Bir de bu cakma islemci isleri benim gordugum kadariyla 90larinda sonlarinda buyuk olcude bitti, islemci koleksiyonu yapan biri olarak 2000 sonrasi islemcilerde ben cakma gormedim.
0
cooperr
(12.05.20)
(10)

Geçtiğimiz hafta sipariş verip kargosu eline ulaşan oldu mu ?

glavina
Sözlükte de kargo şirketleriyle ilgili bir başlık açılmış.Genel bir sorun mu yoksa benim şansım mı? Kargolar hafta sonu çalıştı mı? Çarşamba günü kargoya verilen siparişim 40-50 km mesafede kargo takipte hala yolda diye geçiyor. Kargo şirketi MNG bu arada.Müşteri temsilcisine zaten ulaşılamıyor. Çar
Sözlükte de kargo şirketleriyle ilgili bir başlık açılmış.Genel bir sorun mu yoksa benim şansım mı? Kargolar hafta sonu çalıştı mı? Çarşamba günü kargoya verilen siparişim 40-50 km mesafede kargo takipte hala yolda diye geçiyor. Kargo şirketi MNG bu arada.Müşteri temsilcisine zaten ulaşılamıyor. Çaresiz bekliyor muyuz?
0
glavina
(12.05.20)
Lens siparişi vermiştim. Bu sabah yurtiçi kargo kargoyu getirdi.

Ama bazı kargo şubelerinde yoğunluk olduğu söyleniyor. İki hafta önce gittigidiyor'dan verdiğimiz siparişi kargo şubesi yoğunluktan kabul etmiyor diye bir hafta geç kargoya verdiler.
0
GoodMorningTeacher
(12.05.20)
Perşembe günü pazartesi teslimatlı sipariş verdim. Bir iki saat gecikmeli geldi bugün.
0
ruhen hastayim ben
(12.05.20)
Kargolar depolardan çıkıyor da şubelerde aşırı yoğunluk ve kota olduğundan gönderimi sıkıntı. Neredeyse 24 saate kadar çalışan şubeler var. Eskisi gibi dün aldım sabah geldi devri bu dönemde yok gibi görünüyor.
0
bahoho
(12.05.20)
Teşekkürler cevaplar için, bana denk geldi herhalde çaresiz bekliyoruz.Birde hafta sonu sokağa çıkma yasağında kargo şirketleri çalışıyor mu bilginiz var mı ?
0
🌸glavina
(12.05.20)
evet çalışıyorlar. hatta pazar günü bile dağıtım yapanlar var. belki de hepsi yapıyordur bilmiyorum. kargo konusu tamamen muamma bu arada yani genellemek imkansız mahalle mahalle şube şube çok değişiyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
Aras Kargo, adres eksik deyip getirmedi. Telefon numaranız yanlış vs. dedi. Telefonda görüştüğüm kişinin duraksamalarından söyleyebilirim yüzde yüz yalan söylüyorlardı. 3 gün bekleme süresi varmış kargonun, son gün arayıp gidip almak zorunda kaldım. Aras Kargo sıkıntı yaşadığım tek kargo şirketi. Zorunda kalmadıkça tercih etmiyorum.
0
black holes in the sky
(12.05.20)
mng siparişimi 2 haftada getirmedi. en son gittim kendim aldım.
0
jelly bear
(12.05.20)
@black holes 3 gün bekleme süresi gönderim şubesinde mi varış şubesinde mi? varış şubesine gelse gidip dağıtıma çıkmadan teslim alacağım. Henüz varış şubesine gelmemiş kargom bir de orada mı 3 gün bekleyecek?
0
🌸glavina
(12.05.20)
@jelly bear yapma ya. Şehirler arası yasak olmasa ben de gidip alacağım.
0
🌸glavina
(12.05.20)
dün sabah (pazartesi) şubeye teslim edilen, ankara > istanbul paketinin tahmini teslimine çarşamba demiş yurtiçi kargo. normalde 1 gün malum ankara'dan istanbul'a.

direk 2 gün süre vermeye başladılarsa sıkıntı vardır :/

bir de kargoyu gönderen arkadaş "özellikle sabah erken saatte vermeye çalıştım, bazen aynı gün işleme alamıyorlar her paketi" dedi. anlaşmalı göndericilerinden gezerek aldıkları paketleri de gönderici şubeye yığıp sırayla işleme alıyorlar muhtemelen.
0
savidan
(12.05.20)
(9)

Erkek kedi kısırlaştırma

Semi
Araştırmalarım sonucu 6 aydan itibaren kısırlaştırmak gerektiği sonucuna vardım. Sorun şu ki oğlum gibi sevdiğim yavrucağıma acıma çektirme düşüncesi. Kimisi çok acı cekiyorlar yaptırma diyor, yaptırmasan olmaz her yeri işaretleyecek. E bunun mali yönü de var uygun maliyeti olan iyi bir veteriner bu
Araştırmalarım sonucu 6 aydan itibaren kısırlaştırmak gerektiği sonucuna vardım. Sorun şu ki oğlum gibi sevdiğim yavrucağıma acıma çektirme düşüncesi. Kimisi çok acı cekiyorlar yaptırma diyor, yaptırmasan olmaz her yeri işaretleyecek. E bunun mali yönü de var uygun maliyeti olan iyi bir veteriner bulmak İstanbul’da mümkün mü?
0
Semi
(11.05.20)
Çok acı çekiyor diyen akıl yoksunu kim merak ettim. Neden acı çekiyormus, uyusturmadan yapıldığını filan mı sanıyor acaba. Gerekli bir ameliyat bu. Kendin için gerekse ama acı çekeceksin filan mı diyecek?

Ayrıca kedi kızışıp ciftlesmeyince acı çekiyor asıl. Onlar için rahatsızlık verici bir süreç. Kaldı ki erkek kediyi ciftlestirdikten hemen sonra bile tekrar kızışabilir demişti veteriner hekiminiz.

Mali yönünü ise önceden düşünülmesi gereken bir şey.
0
elorelia
(11.05.20)
oğlun gibi sevdiğin bir canlı için uygun maliyetli bir yere değil, işinde çok iyi bir yer bulmaya çalış derim.
0
cedric tweedledee
(12.05.20)
erkek kedi daha ucuza yapılır. oda fiyatı istanbul'da şu an 570 tl olması lazım. yalnız operasyon öncesi tahlil diye bir şey var o da 350 tl, bunu da yaptırsanız iyi olur ama şart değil. ikisi toplam pazarlık ile 750 tl olabilir.
0
surprise
(12.05.20)
ben oğlum gibi sevdiğim canlıyı kısırlaştırmam.eve alıp bakıyorsam istediği yere attırsın gider silerim.kızgınlık zamanında da müsait bir aday bulur ,karşılıklı bir çay içmelerine aracılık ederim.

İlla bir operasyon gerekiyorsada araştırır en iyi kimse ona götürürüm.
0
duptıs
(12.05.20)
Çoğu insan kedi, köpek, insan farketmiyor canı gibi sevdiği canlılar için en iyisini sunamasalar da iyisini istiyor tabi ki doğal güdü olarak. Elinde ne varsa imkanı ne kadarsa belki zorlayarak iyi bir tedavi amacı güderek fikir alışverişinde bulunabilir. Tabi ki 3 kuruşa 5 köfte kafasında olmadığım gibi bilinçli bir insan gibi yetiştirmeye çalışıyorum. Teşekkürler
0
🌸Semi
(12.05.20)
Erkek kedimi uzun süre kısırlaştıramadık maddi sorunlar yüzünden. Hayvan içgüdüsü olan işaretleme işini yaptıktan sonra utanıp üstünü örtmeye çalışıyordu kuma işemiş gibi. Ben de sürekli çiş kokuyor muyum acaba eşyama işedi mi diye gün içinde kendimi koklamaktan paranoyak olmuştum. Sadece sizin için değil onun için de zor. Kim acı çekiyor dediyse sağlam sallamış, bizimki akşamına ayağa kalktı. Yaptırın kurtulun. Yalnız İstanbul tuzluymuş anlaşılan, en pahalı fiyat aldığım veteriner 400 demişti İzmir'de :/ şimdiden geçmiş olsun.
0
amugochi
(12.05.20)
Kediniz 6. aydan itibaren ergenlige girer, kisirlastirma icin gelisimini tamamlamasi tavsiye edilir ki bu da 10-15 ay araligidir.
0
lyh
(12.05.20)
vakit olayını boşver. 6 aydan sonra kısırlaştırma gerekli değil mümkün. yani illa 6 ay olunca kısırlaştırmana gerek yok daha fazla bekleyebilirsin. erkek kedi kısırlaştırma işlemi aşırı basit youtube videosu izleyerek sen bile yaparsın o yüzden acı macı dramatize etme olayı iyi bi veteriner araştır ankara'da piyasa yapmadığı halde iyi olan veterinerler 350 liraya yapıyor. istanbul'da da olsun olsun 400-450 olsun.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
İçimi rahatlatan herkese bin teşekkür. Cok faydalı fikirler aldım
0
🌸Semi
(12.05.20)
(7)

CEO nasıl okunuyor?

signore
si-i-o olarak değil mi? zamanında staj yaptığım bir yerde si-i-o dediğim için herkes gülüp dalga geçmişti. fularsız entellik dinlerken fark ettim immanuel tolstoyevksi de si-i-o dedi. ortadaki i hafiften kaynıyor ama si-o değil sonuçta, değil mi?
si-i-o olarak değil mi? zamanında staj yaptığım bir yerde si-i-o dediğim için herkes gülüp dalga geçmişti. fularsız entellik dinlerken fark ettim immanuel tolstoyevksi de si-i-o dedi. ortadaki i hafiften kaynıyor ama si-o değil sonuçta, değil mi?
0
signore
(11.05.20)
Sor bakalim cfo'ya si-fo ya da cto'ya si-to mu diyolarmis.
Si-i-o.

Al Cambridge at suratlarina, 5+1 ile cal.
www.google.com
0
logisticsmanager
(11.05.20)
(git: translate.google.com.tr&op=translate&sl=en&tl=tr&text=CEO)


google translate göre ingilizce okunuşu si-i-o, türkçe okunuşu si-o.

edit: linki düzgün bir şekilde duyuruya kopyalayamadım. googla translate CEO yazıp okutturmanız lazım.
0
belkider
(11.05.20)
alman arabası olan ve porşe diye okunması gereken arabayı porş diye okuyup bir de böyle okumayanlara laf atan malların ülkesi burası. takılma yani.
0
del piero10
(11.05.20)
Türkler dışında aksanla bu kadar dalga geçilen yer var mıdır bilemiyorum. Elin monaco'lusu ruslardan beter konuşur laf etmez kimse. Ben süper berraklıkla konuşurum ehe o nasıl ingiliş derler. cahil cühelayla uğraşıyoruz.
0
bahoho
(11.05.20)
seninki doğru ama tıpkı laptop sözcüğü gibi leptap demek yerine leptop diyoruz ve benimsemişiz. doğal olarak daha kolay söylenen benimseniyor ve doğrusu garipseniyor. sen de sio de geç boşver.
0
tabirimekruh
(12.05.20)
ingiltere'den bildiriyorum siio diye okunuyor. ama i kaynıyor. yani ceo-sio gibi ama aradaki i yarım i gibi düşünün. bastıra bastıra si i o değil yani.

ama benimkiler böyle okuyor şimdi başkası gidip si i o dese dalga geçecek halimiz yok.
0
ozdek
(12.05.20)
çok vurgularsan dalga geçmeye de yer arıyorlarsa geçebilirler çünkü burası türkiye. yani cümle akışı içinde cambridge seslendirmesi gibi söylersen biraz garip olur orası öyle ama gülüp dalga geçilecek bir durum da değil tabii. siğio gibi daha vurgusuz olması lazım ortadaki i'nin. gerçi şu da var güzel ülkemizde ingilizce bilmeyen mallar her yeni duydukları kelimeye gülmeye eğilimliler leş gibi siyo demektense si i o demek daha iyidir dalga geçilecek bir şey değildir özünde.

dert etme bende de çok hikaye var böyle zamanında bi ton dalga geçenler şimdi götlerini yırtıyor ingilizce öğrenmek için.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.