Giriş
(3)

hoi oynamak istiyorum ama çok karışık geliyor, benzer oyun var mı?

der meister
organize işler'deki mükremin gibi hissediyorum. "ben günde bir saat golf oynuyorum, çok mu? yeni başladım. daha iyi değilim yani, geliştiriyorum kendimi. belli bir zümreye ait diyorlar, hayır golf sevgisi herkese açık, ama oynayamıyorum, benim vaktim az" hah bunu hoi'ye uyarlayın... vaktim olsa beyn
organize işler'deki mükremin gibi hissediyorum. "ben günde bir saat golf oynuyorum, çok mu? yeni başladım. daha iyi değilim yani, geliştiriyorum kendimi. belli bir zümreye ait diyorlar, hayır golf sevgisi herkese açık, ama oynayamıyorum, benim vaktim az" hah bunu hoi'ye uyarlayın... vaktim olsa beynim yetmiyor zaten. aşırı karışık geliyor.

bunu kolaylaştıracak, aptala anlatır gibi anlatan rehber vs yok mudur? ingilizce olabilir, fark etmez. veya çok daha temel, basit, alternatif bir oyun? mesela artık football manager'ı da kafam kaldırmadığı için online soccer manager diye salak bi şey oynuyorum, 5-2-3 gibi taktiklerle maç kazanabildiğin, tam boş iş ama sonuçta mental olarak işte o takım kurdum, şu oyuncuyu şurada oynattım, maçı kazandım vs. tatminini sağlıyor.

ben de istiyorum ki "salazar'ın babaannesi kaşar" diye basın açıklaması yapıp portekiz'e dalayım, "yazın güzel olur oralar" deyip yunan adalarını işgal edeyim, neblim rusya'nın şu anki sınırlarıyla başlayıp polonya'ya kadar fethedeyim vs...

böyle bir oyun yok mudur? hem diplomasi, hem askeri yönü olan? gerçek harita veya senaryoyla, mümkünse 10 yılda bitmeyen türden oynayabileceğimiz bir şey?
0
der meister
(20.11.21)
(bkz: Knights of Honor)

Müzikleri de şahane.
0
plutongezegendegilmi
(21.11.21)
Eu4
0
ovungec zeus
(21.11.21)
Hayatımda sadece 2 tane sıra tabanlı oyunu adamakıllı oturup oynadım. Birisi HOI 2 idi, diğeri de Medieval 2 TW idi. HOI 2'de beni delirtip oyunu bırakmama sebep olan Ruslar, TW'de ise Papalık ve onun saçma sapan kuralları ve istekleriydi. Bunların zaten esas özelliği karmaşık ve zor olmaları. Yani hangisine gidersen git yine zorlanacaksın. 2 tane oyunla da genelleme yapıyorum :D

Benim insanların binlerce saatini gömdüğünü bildiğim belli başlı iki oyun var: Europe Universalis 4 ve Civilization 5. Belki onlara bakabilirsin. Binlerce saatini gömen bu kadar insanı bu oyunlara çeken bir şey vardır elbet :D
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.11.21)
(8)

Uzun dönem askerlik yapma isteği

adwokat
Askerlik için vakit yaklaştı. Son tecil tarihi bu yaz.Kenarda 50 bin lira param var ama bunu bedelli için harcamayı hiç ama hiç istemiyorum. Bu parayı da 2 bin liradan kripto sayesinde getirdim. Onun özgüveniyle doğru tercihlerle daha da artırırım gibi geliyor. Bedelliye versem elimde kalacak 0 lira
Askerlik için vakit yaklaştı. Son tecil tarihi bu yaz.

Kenarda 50 bin lira param var ama bunu bedelli için harcamayı hiç ama hiç istemiyorum. Bu parayı da 2 bin liradan kripto sayesinde getirdim. Onun özgüveniyle doğru tercihlerle daha da artırırım gibi geliyor. Bedelliye versem elimde kalacak 0 lira.

Mesleğim avukatlık. Ofis açma düşüncem var. Başkasıyla çalışmak çok çok zor. Ofis açmak için de sağlam bi sermaye gerekiyor. İstanbul’da kiralar aldı başını gitti. Sadece kira değil gerçi a4 kağıdı bile geçen aya göre 2 kat pahalı :)

1 sene gidip kendimi resetlemek ve her şeyden uzaklaşmak istiyorum. Her gün dolar kurunu takip etmekten, kiralık ve satılık stüdyo daire bakmaktan psikolojim bozulacak artık.

En azından gidersem +50k daha bütçeme ekleyebilirim. Belki dönene kadar ekonomi biraz daha rahatlar (pek sanmıyorum gerçi :))

Sorum şu;

1- Gitmişken de tam gitmek istiyorum. Özellikle doğuya gitmek istesem beni gönderirler mi yoksa bu benim tercihime bağlı mı?

2- Bu şartlar ve psikolojik durumda siz olsanız ne yapardınız?
0
adwokat
(20.11.21)
yanlış buldum düşünceni. askerliğin en güzeli en kısa olanıdır. madem paranı vermek istemiyorsun kredi çek bedelli kredileri var aylık 1000-1500 falan ödersin. elindeki paranla da kriptodan veya işinden elde ettiğin parayla yaşamını sürdürürsün bedelliden sonra. 1 yıl kaybetme derim. işleyen çarkı bozma. uzun dönem 6 ay ayrıca. tabii 1 yıl çıkarsa ordan da iyi para gelir orasını bilemem ama garanti değil yedek subaylık çıkması
0
fff02561
(20.11.21)
1. Senin tercihine bağlı değil. Sadece komando olmak istiyor musunuz sorusu vardı diye hatırlıyorum. Komando olursan Güneydoğu çıkma durumu olabilir. Doğu'ya gitmek istesen göndermezler. Eğitim birliği ve esas birlik aynı anda belli oluyor. Benim öyle olmuştu.

2. Bence yüksek lisans falan yapıp ertele. O sürede bedelli parası biriktir. Bedelli yap.
0
dissendium
(20.11.21)
Keşke aç kalıp evde para biriktirseydim diyeceksin.
0
dreamsandcolours
(20.11.21)
Avukatım, bedelli yaptım, yüz bin lira olsa verirdim sana o kadar söylüyorum.

Eğer yedek subaylık kesin olsa derim kesinlikle öyle yap büro paran çıkar 1 senede kazanacağın parayla. Ama her hukuk mezununu yedek subay yapmıyorlar, kuraya vs bakıyor. Ben o riski alamadım. Ya 6 aylık çıkarsa diye düşündüm ve bedelli yaptım, hayatta verdiğim en doğru kararlardan biridir.
0
sanguine
(20.11.21)
starecat.com

Ben bedelli yaptım, ama son 3-5 yılımın en güzel 3 haftasıydı. İşte/okulda nasıl çözüleceğini kimsenin bilmediği problemleri kucağıma bırakıp gidiyorlar, yapı olarak da "aman yav yarım yamalak yapıp geçeyim" insanı olmadığım için stresten ölüyordum. Askerde en büyük sorumluluğum bi masayı buradan oraya taşımaktı. Müthiş rahatlık gerçekten. Ama 3 hafta sonra bitecek olmasının verdiği rahatlık yüzünden de böyle düşünüyor olabilirim, 1 yıl kısa bir zaman değil.

İş konusunda da sizinle benzer düşünüyorum. Yani para kazanıyorum ama az, geçiniyorum ama bir şeyi değiştirmiyor, yarın tekrar işe gitmem lazım, yine sevmediğim ve anlamsız şeylerle uğraşmam lazım. Ve tüm bu uğraşın ödülü de ertesi gün tekrar aynı şeyleri yapmamı sağlayacak yemek/barınma ihtiyaçlarını karşılaması :)) Öyle lüks peşinde de değilim ama hayat bu mu gerçekten?

Neyse, sonuç olarak sizin yerinizde olsam uzun vadeli kredi çekip bedelliye giderim. Ben öyle yaptım, dövizle kazanıyordum, elimdeki paranın artış hızı kredi faizinden fazlaydı. Sizin kriptoda da aynısı olur. Dönünce yine aynı kaosun ortasına düşeceğiniz için (ve ekonomi de düzelmeyecek:) bu 1 sene bir kaçış olsa da bir çözüm değil.

Para biriktirmeye devam, 2 sene sonra kredi bitince açarsınız ofisi.
0
plutongezegendegilmi
(21.11.21)
Bir insanın kafasını dinleyebileceği en iyi iki yerden biri. Ama psikolojik olarak adamı yıpratır. Risk almak istiyorsan git, herkesin aksine ben tavsiye ederim. Parayı yine uzun vadeli atarsın kriptoya, gider yeni nesil 6 ay uzun dönem askerlik yaparsın. (Ytd)

Komando olmak istiyor musunuz? Sorusuna evet veya hayır demenin bir önemi yoktur. Komando muayenesinde komando olamaz raporu verilmesinin bir önemi yoktur. Bunlar güneydoğu'ya gitmeyeceğin anlamına gelmez. (komando olmayan birlikler de var Güneydoğu'da)
0
lappuntamento
(21.11.21)
iki avukat arkadaşım da aynı sizin düşündüğünüz gibi yaptı. ileride ofis açmak için kenarda para dursun dediler.

eğer gerçekten her şeyden uzaklaşma arzunuz varsa yapabilirsiniz, illa doğu'ya gitmenize gerek yok. ankara'ya çıkarsa memur gibi de yaşayabilirsiniz.
0
noxell
(21.11.21)
Planör, sivil paraşütçülük ya da dalgıçlık sertifikan var mı? Bu sertifikaları askerlik şubesine götürürsen ve şubede verdikleri kağıdı yedek subay olarak yapmak istiyorum seçeneğini işaretlersen büyük ihtimal, paraşütçü komando, amfibi komando asteğmenlik çıkar ama kesin değil. 6 ay da kısa dönem(eski tabirle) de çıkabilir. Eğer karakola verirlerse asteğmen olarak iyi para biriktirisin.

Dediğim gibi asteğmenlik şans işi. Çıkmayabilirde.
0
komando kani var bende
(21.11.21)
(2)

PHP Smarty, iletisim.html bulunamadı hatası?

stormborn
Merhaba. Eski usul legacy bir php projesi var elimde. Smarty Template Engine kullanılmış. Ufak bir şeyi düzeltmem gerekiyordu iletişim sayfasında ama dört günümü aldı bu iş, çünkü iletişim sekmesine tıklayınca url/iletisim.html sayfasına gidiyor ve öyle bir sayfa bulamadım diyor. İşin tuhaf yanı, ne
Merhaba. Eski usul legacy bir php projesi var elimde. Smarty Template Engine kullanılmış. Ufak bir şeyi düzeltmem gerekiyordu iletişim sayfasında ama dört günümü aldı bu iş, çünkü iletişim sekmesine tıklayınca url/iletisim.html sayfasına gidiyor ve öyle bir sayfa bulamadım diyor. İşin tuhaf yanı, ne FileZilla'da ne Cpanel Dosya yöneticisinde böyle bir sayfa cidden yok. Ama her nasıl oluyorsa iletişim sekmesine tıklayınca canlıda gayet güzel açılıyor bu sayfa. Lokalde de sadece bu sayfa açılmıyor. Bir başka tuhaf şey de şu, projede Smarty yapısını kullanan hiçbir sayfada, hatta direkt projenin kendinde .html uzantılı tek bir belgeye bile ihtiyaç duymamış. Sadece bu sayfada. Döküman okudum, internetin altını üstüne getirdim ama alakalı bir şey bulamadım.

Çözümü geçtim, bir fikri olan var mı? Aklıma gelen her şeyi denedim. Stack ve reddit parsel parsel incelendi ve denendi. Kaldım böylece, sıfır ilerleme.
0
stormborn
(20.11.21)
PHP de Smarty de bilmiyorum.

Ama şöyle bişey var, bi template engine için, hatta genel olarak herhangi bir web uygulaması için, isteğin geldiği url'le servis ettiğin dosyanın arasında mantıklı bir bağlantı bulunması gerekmiyor.

Yani /ahmet.html dosyasına istek atarsın, site sana /bişey/mehmet.html ve /başkabişey/ali.xyz dosyalarını kombine eder döner, veya böyle dosyalar hiç olmayabilir, başka sunucuda olabilir vs. Yani illa bir iletisim.html arama url o diye.

Canlıda çalışıp lokalde çalışmaması acaba web sunucusunun bir ayarı var da o yüzden mi diye düşündürdü. Artık apache, tomcat, nginx vs. ne kullanıyorlarsa onun ayarlarına bi bakabilirsin bişeyler dönüyor mu orada diye.

Bir başka yöntem, iletişim sayfasında geçen herhangi unique bir kelimeyi proje içinde aratmak olabilir. Oradan o sayfa nasıl oluşturuluyor onu anlamaya çalışabilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(20.11.21)
@pluton, aldığım en mantıklı tavsiyeler hep sizden oluyor, teşekkür ederim.
Projede unique kelimeler aradım ama yalnızca smarty template belgesi olan iletisim.tpl içinde var. Diğer bütün sayfalarda bu yapı aynı ama nedense diğerleri lokalde çalışırken iletişim çalışmıyor.

Projenin .htdocs dosyası olması gerekiyor mantıken apache konfigürasyonu için ama ne hikmetse o da yok? Ne Cpanelde, ne FTP içinde, ne lokal kopyamda... Çıldıracağım.
0
🌸stormborn
(20.11.21)
(9)

Kadınlar neden mücevhere düşkün?

asaf
Erkeklerin umrunda bile değil mesela. Altın, tektaş vs. den bahsediyorum. Bana hiç estetik gelmiyorlar. Özellikle beğenen erkek de hiç görmedim.
Erkeklerin umrunda bile değil mesela. Altın, tektaş vs. den bahsediyorum. Bana hiç estetik gelmiyorlar. Özellikle beğenen erkek de hiç görmedim.
0
asaf
(18.11.21)
Sektörel olarak buna yönlendiriliyorlar. Genel olarak beğeni algısını sektörler oluşturuyor. Güzellik sektörü, giyim sektörü, mücevher sektörü vs.

Bunun yanında geçmişten gelen bir yatırım aracı olması ile tercih ediliyor. Eskiden ve hatta bazı bölgelerde hala kadınlar “gelin” olarak başka bir haneye gidiyor. Ellerinde avuçlarında bir şey olmadan, kendilerini geçindirecek bir gelirleri olmadan. Bu kültürlerde ise gelinin altınlara sahip olması ve bu altınlarla herhangi boşanma, ölüm, acil durumlarda kendini daha güvende hissetmesini, düştüğü çukurdan çıkabilecek gibi hissetmesini sağlıyordu.

Bu tip davranışlar artık bilinç altımıza kazınmış durumda. Mesela ben maaşlı çalışanım. Eşimden daha fazla kazanıyorum. Ailem de paragöz insanlar değiller kesinlikle. Tüm düğün masrafları vs ortak bölüşüldü. Gelenek görenek diye saçma sapan işler yapılmadı vs. Ama büyük annemler büyük babamlar bana altın takıldığında içten içe kendimi garantiye aldığımı düşündüler. Oh iyi dediler.

Yani halkın hala yarısı bu kafadayken, sektör de buna yönlendiriliyorken, kadınlara mücevher ve altın sevgili pompalanıyorken bunlardan vazgeçmek halk için çok zor.

Bu parametreleri farkedip “tektaş ne ya” diyebilen kadın sayısı da bu nedenle oldukça az.
0
zimbirik
(18.11.21)
bence bu da bir genelleme. mesela küpe kolye alacaksam altın tercih ederim ama sebebi kararmasın, bana özel bi şey olsun vs. Başkalarının bana bunları alma zorunluluğu elbette yok, imitasyon da hediye gelse mutlu olurum. Ama erkekler sanıyo ki imitasyon alırsam karşımdaki kadın benim onu önemsemediğimi veya maddi durumumun yetersiz olduğunu düşünür- halbuki alakası olmaması lazım.

tektaş meselesine gelince evet "tektaşsız evlilik teklifi olmaz" gibi bi algı var. Bana biri tektaşla değil de beni ve zevkimi anladığını gösterecek başka bi şeyle gelse anlamı daha büyük olurdu. Bu arada çevremdekiler burun kıvırırdı tabi.

Yani herkes üstüne biçilmiş kuralları oynamaya çalıştığı için de biraz böyle bence.
yoksa her kadın aynı değil.
0
kulaktan dolma biber
(18.11.21)
Ben beğeniyorum, erkeğim. Şu saat baya güzel bence:

www.ablogtowatch.com

Kolye yüzük vs. takmıyorum ama güzel bi kolyeyi kadında görsem beğenirim.
0
plutongezegendegilmi
(18.11.21)
zimbirik +1, sosyal medya, reklamlar vs. bütün estetik algımızı sadece estetik de değil hayat ile ilgili algımızı değiştiriyor.

bununla birlikte kadınlar genellikle fark edilmek için bir şeyler yaparlar. parlak şeylerde fark edilmeyi arttır. tabii ki bunu ben mutlaka kalabalıkta fark edilmeliyim diye yapmazlar. bu bilinç altlarında bir yerlerde kodlanmıştır ve bu koda göre hareket ederler. her durumda ve her şartta bu kodlara uyulacak diye bir şeyde yoktur.

bir çok toplumda fark edilmek/beğenilmek için parlak renkli makyajlar yapılır (savaç boyası gibi) canlı renkli kıyafetler giyilir vs.

güzellik ve mücevherat sektörü işte bu kodlara oynar onları aktifleştirecek reklamlar yayınlar yapar ve genele yayılıp algı biçimini değiştirir.
0
selam
(18.11.21)
Standart bir türk kadınını düşün. Eğitimi yok, geliri yok, hayatı ailesine hizmet etmekle ve koca beklemekle geçmiş. Sosyal çevresi eş dost akraba ve komşulardan öte değil. Kendini farklılaştırabileceği, özel hissedebileceği tek bir şeyi yok. Ona sunulan tek şans, kocasının ona olan ilgisi. O ilgiyi de sadece kendisinin görmesi yetmiyor, çevresinin de görmesi lazım. Çevresi de bu ilgiyi sadece parayla ölçebiliyor. İşte o altın, pırlanta takıntısı o ilgi gösterme takıntısının getirdiği bir şey. Koluma 10 bin tl takıyorum, işte beni kocam bu kadar seviyor / işte ben o kadar zenginim tripleri sunuyor yani sistem sana.

Altına gümüşe karşı değilim en azından yatırımsal bir değeri var, ama değeri olmayan pırlanta gibi şeyler bana sadece kazıklanma manasına geliyor. Evlenirken de eşime tek taş almadım, hala da söyler keşke alsaydın diye. Onun yerine dünyayı önüne sererim de yine o aptalca rekabete girmem. Senin taşın şu gram, benimki böyle parlak şöyle büyük, gerçekten aşırı saçma.
0
roket adam
(18.11.21)
erkeğin mücevheri de arabası, saati vs.
0
orpheus
(18.11.21)
Abi cunku kadin? Binlerce yıldır boyleydi kadinlar. Kadın ile erkek arasinda biyolojik ve hormonal farklar var nihayetinde. Bu da duygularini tercihlerini yasam tarzlarini her seyini etkiliyor.
Her sey medya etkisi, kultur etkisi, sosyal konstrüksiyon falan da değil, nihayetinde kadin ile erkegi tabiat ayiriyor bazi noktalarda.

Medya internet zart zurt yokken hatta matbaa bile yokken kadinlar mucevhere düşkündü. Kadinlar neden duygusal ile ayni turden bir soru bu. Duygusallar çünkü onlar kadin.

Bu soyledigin gecersiz bir genelleme falan da değil, evet kadinlar mucevherr duskundur bu dunyanin her yerinde gecerli olan ve bilinen bir sey. Şahsen ben kendim de taki takmayi seven, kulagi bilekleri boynu takiyla dolasan bir erkegim ama benik boyle olmama genel olarak kadınların mucevhere düşkün olup erkeklerin umrunda olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Uc bes tane erkegim farkli davranması bu genellemeyi yalancı cikaramaz.
0
stavro
(18.11.21)
stavro +1

medya, sektör, televizyon görmemiş afrika kabilelerinde de kadınların kendilerine has makyajları ve takıları oluyor.
bazısı sadece süs için bazısı erkeklerin de kullanabildiği bir anlam ifade eden şeyler oluyor.
ama insanın kendini ve içinde bulunduğu topluluğun ya da konumunun ifadesinin yollarından biri bu aslında.

şu andaki sorun, tektaş falan gibi şeylerin özgünlükten uzak oluşu bence.
ben de kadın olarak tektaş falan hiç sevmem ama genel olarak takı severim mesela.
evlenirsem de ona göre bir alyansım ya da yüzüğüm olur, tek taşım olmaz.
0
blatta hiberna
(18.11.21)
Mücevher pahada ağır, yükte hafif bir eşya.

Kadınlar mücevhere düşkün demek biraz durumu basitleştiriyor aslında. Bu durumu biraz daha evrimsel boyutta incelemek gerek.

Geçmişte, kadınlar eve ekmek getiren ve aileyi doyuran erkekleri tercih ediyorlardı. kendileri çalışmadıkları için erkeğe bağımlıydılar. bu yüzden de kenara bir miktar para veya altın koymak onları erkeğin evi terketme olasılığına karşı biraz korurdu.

günümüzde, pırlanta veya mücevher beklentisi iki şeyi temsil ediyor:
1. erkeğin alım gücü
2. kadının finansal güvencesi

kadınlar "tektaş ne ya" demekten imtina ediyorlar çünkü alımgücü yüksek bir erkekle beraber olmak istiyorlar. paragözlük değil, kadınlık içgüdüsü.
0
my pink
(19.11.21)
(6)

Ankara'da bot ve mont havası var mı?

japon balığı
Bir iki günlüğüne Ankara'da olacağız. Bot mu giyelim, spor ayakkabı mı bilemedik. Yaşadığımız şehirde hala spor ayakkabı ve trenç-ceket havası var. Mont ve bot mu giyip gelelim? İçi pamuklu yağmurluk sıcak tutmaz mı? Hava sıcaklığı 15 derece görünüyor. Soğuk değil sanki ama yine de Ankara'da yaşayan
Bir iki günlüğüne Ankara'da olacağız. Bot mu giyelim, spor ayakkabı mı bilemedik. Yaşadığımız şehirde hala spor ayakkabı ve trenç-ceket havası var. Mont ve bot mu giyip gelelim?

İçi pamuklu yağmurluk sıcak tutmaz mı? Hava sıcaklığı 15 derece görünüyor. Soğuk değil sanki ama yine de Ankara'da yaşayanlara soralım dedik.
0
japon balığı
(17.11.21)
Sabah ben işe gelirken 2 dereceydi. Ben ince kaşe mont ve çizme giydim. Güneş varken üşümezsiniz ama güneş yokken dışarıda olacaksanız üşürsünüz.
0
marla is in my head
(17.11.21)
Bot şart değil ama mont şart bence. Güneş parlasa bile ayazı pistir, gece gündüz arası fark çoktur, güneşte yürürken terleyebilirsiniz ama gölgeye geçtiniz mi sümükleriniz donar. Montsuz gelmeyin. En fazla on dk elinizde taşırsınız.
0
kulaktan dolma biber
(17.11.21)
Peki trençkot ile üşür müyüz?
0
🌸japon balığı
(17.11.21)
Üşürsünüz
0
primetime
(17.11.21)
biraz yapi meselesi; içimde tshirt var ama sabah ise gelirken soguk oluyor, mont giyiyorum (evden kapali otoparka inerken sadece) iste tum gun tshirtleyim, spor ayakkabi giydim bugun ama kislik bir model. aksamlari evde de sort ile duruyorum
0
sweetoffice
(17.11.21)
O 15 derece sadece öğlen 2 gibi, 1-2 saatliğine oluyor. O da güneşteyseniz. Ankara'da nem olmadığı için gölgeye geçtiğiniz anda sıcaklık 0'lara doğru düşüyor.

Montsuz gelmeyin.

Yağmur yok gibi, o yüzden bot opsiyonel. Ayağınız çok üşüyorsa 2 kat çorap da giyebilirsiniz normal ayakkabının içine.
0
plutongezegendegilmi
(17.11.21)
(12)

büyük firmaların patır kütür hacklenmesi

chezidek
yemeksepeti gene hacklenmiş de bu nasıl oluyor onu merak ediyorum. https://eksisozluk.com/15-kasim-2021-yemeksepeti-comun-yine-hacklenmesi--7083873bu işten çok anlamadığım için olsa gerek çok aklım almıyor bunu.günlük olarak muhatap olduğum en teknolojik alet 60 bin küsur çekirdekli, 3 petabyte disk
yemeksepeti gene hacklenmiş de bu nasıl oluyor onu merak ediyorum. eksisozluk.com

bu işten çok anlamadığım için olsa gerek çok aklım almıyor bunu.

günlük olarak muhatap olduğum en teknolojik alet 60 bin küsur çekirdekli, 3 petabyte diskli, 600 gpu'lu, 150 m² taban alanı kaplayan bir süperbilgisayar.

www.idris.fr

koca koca firmalar, içlerinde onlarca yazılımcı, neyi yanlış yapıyorlar da dışarıdan gelen biri databasedeki kullanıcılara ulaşabiliyor?

bu kadar kolay mı yani bu işler?
0
chezidek
(16.11.21)
yalan dolan. inandınız mı? kendileri satıp kendileri cebe indiriyorlar işte.
0
rose parks
(16.11.21)
Ben de yalan olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de en büyük sorun en üstten en alta kadar denetimsizlik. Bir tane savcı şunların tepesine çökse, 100 milyon lira ceza ödeseler bir daha böyle bir olay duymazsınız.
0
dissendium
(16.11.21)
twitter.com
burada siber güvenlik işinde çalışan arkadaşlar var, onlar daha iyi bilir durumu ama cidden de kimsenin umursamadığı bir konu. göstermelik önlemler, sızma testleri yetiyor gibi geliyor. sıradan bir şirketsen yeter ama bu kadar çok kullanıcıya ve dataya sahipsen direkt senin üzerine oynarlar; ona göre önlem alman lazım. almıyorlar çünkü yaptırım yok. kvkk'yı gdpr seviyesine çekip cezaları uygulamaya başlarsan o zaman ciddiye alırlar.

hiçbir zaman kesin koruma var denemez tabii, sen her türlü önlemi alsan bile hackerler onu aşmaya çalışır. karşılıklı bir satranç gibi, sen hamle yaparsın onlar karşı hamle yapar. ama bu kadar kolay olmaması için doğru düzgün hamleler yapılması lazım.
0
Bruce
(16.11.21)
Onlarca yazilimci kod yaziyor, bilgileri sakliyorlar. Baska onlarca yazilimci da o saklanan bilgileri bulmaya calisiyor, mevzu bilgisayarlar ortaya ciktigindan beri boyle.

Database'in superbilgisayarda olmasiyla hacklenememesi arasinda bir iliski yok, biri hardware biri software.

Bir de birsey daha ekliyim, hardwareler konsolosluklar kadar iyi korunuyor diyebilirim. Isim dolayisiyla arada bir bu tarz binalara girmem gerekiyor, haftalar oncesinden izin aliyoruz, binanin icinde surekli takip ediyorlar, parmak iziyle giriyorsun, girerken ve cikarken tartiyorlar, vs.
0
cooperr
(16.11.21)
Senelerdir teknoloji sirketlerinde calisiyorum guvenlik falan yok olm :) yani var da yok. Sonucta icerde yuzlerce adama acik bu veriler.
Heklemeye falan gerek yok yani.

Biri verinizi almak istese karsilasacagi en buyuk sorun excelin 1 milyon satir almasi olur. Excel coker alirken.
0
divit
(16.11.21)
Zaten kimsenin de umrunda degil.
Yani hem calmak hem de guvenligi umrunda degil.

Yani ben datani calsam isime yaramaz umursamiyorum, herkes de boyle.
Datani cok iyi korusam bana bir kari yok. Cok iyi korudun diye kimse para vermiyor.

Bunun sonucunda koskoca twitter bile admin sifresini 123456 yapiyor.
0
divit
(16.11.21)
işte ben de bu bahsettiğim süperbilgisayarda hesap açtırmak için bağlı olduğum enstitü aracılığıyla 4-5 tane form doldurdum. bu bilgisayara bağlanacağım local cluster'ın ip adresinden pasaport bilgilerime, anamın babamın ismine kadar bütün seceremi döktüm. şaka değil, oturum kartımın numarasına kadar hepsini istediler.

gerçi içeriden yapılmıştır diyenlere de hak veriyorum. bizim gruptaki bütün bilgisayarların admin şifreleri aynı ve dışarıdan deneyen birinin tahmin edebileceği kadar kolay. duyuru2021 tarzı bir şeyler.
0
🌸chezidek
(16.11.21)
ssh harici neyle baglanmayi planliyosun abi?

lokal bilgisayari patlatsalar bile brute force harici neyle erisim saglayabilirler ki? public key falan da kabul etmiyor. 10 haneli bir sifre harici herhangi bir erisim sanslari yok.
0
🌸chezidek
(16.11.21)
Heh iste olay bu iste.
Baglanmayacaksin zaten, baglandigin anda guvenligi delmis oluyorsun.
Sana nasil guvenecek mesela?

Kapiya retina + parmak izi ile giris yanlara demir parmaklik koyup sonra ssh ya da vpn izni veriyorsun. Adam evden cart diye giriyor.
Gecmis olsun.

Mesela ben bir projede calismistim it muduru deliydi biraz.
Canli makineye giris yetkisi olan it'ci yoktu.
Kodu yazip teslim ediyorsun sonrasi yok.
Bu adamdan gel de veri cal.
Adam makineye internete bile baglamiyor :)
0
divit
(16.11.21)
Ya normalde yazılım ekibi ile güvenlik ekibi ayrı olur, normal yazılımcının o kadar güvenlik bilmesi zor, o yüzden o işi bilen ayrı bir ekip kurman lazım.

Ama orada da şöyle bir sıkıntı var, güvenlikçinin yetenekli olanı senin vereceğin 3 kuruş maaşla ilgilenmez, onun yerine hack'leyip o bilgileri satar, daha kârlı bir iş. Yine bu "sızma testi" yapan üçüncü parti şirketler için de aynısı geçerli, orada da normal adam çalışıyor, onun bulabileceği şeyler de sınırlı.

O yüzden bounty programları yapıyorlar dünyada. Eleman bir açık olduğunda olayı böyle medyaya duyurmak yerine gelip sana söylüyor, sen de parasını verip açığı öğrenip kapatıyorsun. Normal işleyiş bu. Ama TR'de bu işi yapan hiçbir firma yok bildiğim kadarıyla. Dümdüz vizyonsuzluk.

Geçen sene ben böyle bi açık bulup firmaya mail atmıştım, baya da sağlam bir altyapı firması, "eyvallah cnm" diye cevap attılar. Kötü niyetli birisi olsam oradaki bilgileri satmak benim için daha kârlı yani, niye uğraşayım haber vermekle.

Bir de tabi cezasızlık var, adamlara geçen seferki hack yüzünden 2 milyon lira ceza kesmişler. 1 günlük kârı bile değil muhtemelen. E millet de tepki göstermiyor, uygulamayı kullanmayı bırakan yok bu sebepten vs. niye uğraşsınlar yani.

Mevcut şirketimde kurduğum yapı da şöyle: hiçbir developer'ın (ben hariç) canlı makinelere erişimi yok. Log lazımsa başka yerden bakıyorlar, deploy yapılacaksa başka makine yapıyor, sen kendin yapamıyorsun. Tek bir gateway hariç hiçbir makinenin (database'in vs.) internete erişimi de yok. Gateway'de de whitelist var, yani yapabileceğin işlemler belli, onların haricinde hiçbir şey yapamıyorsun. Bütün şifreler tek kullanımlık veya süreli vs.

Buna rağmen yarın hack'lensek şaşırmam yani, kesin bir yerde bi açık vardır.
0
plutongezegendegilmi
(16.11.21)
siber güvenlik üzerine çalışıyorum.

evet bu kadar kolay. özellikle yazılımcılarımızın güvenlik farkındalığı olmadığı için yazdıkları kodlar açıklarla dolu. güvenlik ekiplerinde de az çok iş bilen herkes ya yurtdışına gidiyor ya da yüksek paralara danışmanlık şirketlerinde çalışıyorlar, bu tarz firmalarda turnover çok yüksek olur. + olarak güvenlik zaten çok zor bir dal, hem para harcamak lazım hem enerji, hem de gündemi takip etmek lazım. zor iş yani genel olarak.

canlı makinalara erişimin olmasına gerek yok. bir tane formda ufak bir injection açığı olur oradan bile içeri girebilirsin. ya da içeriye bir oltalama maili atıp, içindeki zararlı dosya ile içeriden dışarıya tünel açılmasını sağlayabilirsin vs vs. ya da adamların kullandığı cihazların yazılım versiyonlarını vs bulabilirsen sırf o v için yazılmış açıkları tespit edebilirsin, vs vs. yani çoook fazla yöntem var.
0
roket adam
(16.11.21)
Ssh mesajini ben silmedim bu arada.
Bosa dusmus aradaki diyalog.

Ssh dandik falan demsitim
0
divit
(16.11.21)
(6)

türkçe sorusu

Wakatakakage
Dikildim tam karşınaDikildim tam karşındaHangisi doğru?
Dikildim tam karşına
Dikildim tam karşında

Hangisi doğru?
0
Wakatakakage
(15.11.21)
Ikisi de. Anlamda fark var. Biri opozit guc olarak dikildim digeri daha notr. Ben oyle.anliyorum
0
floydian
(15.11.21)
dikilmek normalde edilgen olduğu için karşına ile kullanılınca kulağa daha doğru geliyor.
ama burada soyut anlamda bir fiil var ve aslında durdum demek istiyor, o durumda karşında doğru.


yani yapı olarak bakınca sadece ilki doğru, anlamı da katınca ikisi de diyorum ben. çünkü normal şartlarda "durdum karşına" dediğimizde yanlış olur.
0
Bruce
(15.11.21)
@floydian +1

Yani ikisi de doğru ama arada çok ufak bir anlam farkı var gibi.

"Karşına dikildim" ile "karşında dikildim" arasında ilkinin biraz daha reaktif olması gibi bir durum var bence. İkincisi daha proaktif.
0
plutongezegendegilmi
(15.11.21)
1. Evde
2. Evinde gibi bir anlam var .

Demek ki 2. tekil şahıs ikinci kullanımda o karşının sahibi gibi bir anlam çıkıyor.
Birinci kullanım ise sadece yön(elme) ifade ediyor gibi
0
Erva
(15.11.21)
Birden karşıma çıktı demek isteniyorsa 1
Karşımda bir süre durdu demek isteniyorsa 2
0
oyokbuyoknevar
(15.11.21)
dikildim tam karşına, daha fazla ileri gitme diye.
dikildim tam karşında, böyle heykel gibi durdum.
0
kibritsuyu
(15.11.21)
(7)

Html-Css Sorusu (amelelik)

ganbatte
Okuması daha kolay olsun diye Anki'deki kartlarımı düzenliyorum. Metindeki kelimeleri tek tek tag'lemem gerekiyor. Ör. <kanji>insan</kanji>. Kelimeyi/kelimeleri seçiyorum, kes, tag'i yaz, yapıştır. Ben böyle amelelik görmedim. Yok mu bunun daha kısa bir yolu?
Okuması daha kolay olsun diye Anki'deki kartlarımı düzenliyorum. Metindeki kelimeleri tek tek tag'lemem gerekiyor. Ör. <kanji>insan</kanji>. Kelimeyi/kelimeleri seçiyorum, kes, tag'i yaz, yapıştır. Ben böyle amelelik görmedim. Yok mu bunun daha kısa bir yolu?
0
ganbatte
(14.11.21)
metin ne kadar uzun? binlerce kelimeden olusmuyorsa 50 -100 kelime birseyse belki excelde kelimeleri alt alta yazip (onun da kolay yolu var aslinda) sonra basina ve sonuna tagleri ekleyip geri yapistirabilirsin.

metin uzunlugu onemli olmamakla beraber excelde her kelimeyi text to column ile ayirip sonra transpose olarak asagi dogru yapistirip yanlarina tag ekleyebilirsin.

prntscr.com
0
exlibris
(14.11.21)
Anki'nin ne olduğunu bilmiyorum ama browser'ın konsolunda azıcık JS kullanarak şöyle düzenleyebilirsiniz:

ibb.co

words değişkeni içinde her kelimeyi yeni satıra yazıp (a,b,c,d vs. yerine) kodu çalıştırmanız gerekiyor.
0
plutongezegendegilmi
(14.11.21)
@exlibris +1000 kart var. Her kartta 5-6 farklı alan var. Her alanda bazen bir kelime bazen de cümle-cümleler var. Tek kelimelik alanlar sorun değil zaten. Alanın styling'ini değiştirince hepsi toptan oluyor. Bana cümlelerin içindeki kelimeleri gördüğüm yerde seçip taglememi hızlandıracak bir şey lazım. Belki bir shortcut falan vardır diye sordum.
Sizin yöntem bu destede işime yaramıyor ama sadece 2 alan olan normal kartlarda işime yarayabilir. Teşekkürler!
@pluton bu ameleliğimi biraz azaltacak gibi. Teşekkürler!
0
🌸ganbatte
(14.11.21)
Ankisever olarak html-css bağlamında yardımcı olamam ama ankiweb te ya da redditeki anki başlığında mutlaka sorulmuştur ya da sorabilirsiniz.Belki kartları notionda oluşturup etiketleyip ankiye atabilirsiniz.
Ben yabancı dil için kullanıyorum,kartları kendim hazırlıyorum.Amelelik te öğrenmeye dahil:))
0
arenas
(14.11.21)
sublime text ile yapılır. "split into lines" diye aratabilirsiniz.
0
dr doofenshmirtz
(14.11.21)
@dr bu özellik işimi görmüyor.
Ben tam anlatamadım muhtemelen. Bugün geçti artık ama vaktim olduğu bir gün ekran görüntüleri ile birlikte soruyu tekrar soracağım.
0
🌸ganbatte
(14.11.21)
kendimce bir çözüm buldum. belki başkasının da işine yarar diye yazıyorum.

1)Sublime Text'te yeni snippetler oluşturdum:
Tools > Developer > New Snippet

<snippet>
<content><![CDATA[<${1:kanji}>${2:$SELECTION}</${1/([^ ]+).*/$1/}>]]></content>
<tabTrigger>kanji</tabTrigger>
<scope></scope>
</snippet>

2) oluşturduğum snippetlere keybinding atadım:
Preferences > Key Bindings

[
{ "keys": ["alt+k"],
"command": "insert_snippet",
"args": {
"name": "Packages/User/kanji.sublime-snippet"}
}
]


3) metini okurken istediğim kelimeleri ctrl ile seçip iki tuşa basıyorum ve bitiyor, çok mesudum^^
0
🌸ganbatte
(17.11.21)
(7)

bu micromanagement midir?

logisticsmanager
uzun oldu simdiden uyari.simdi yil sonu degerlendirmelerinde uc calisandan birisi iyi niyetli micromanagement yaptigimi soylemis. bunu kendisiyle bir kac kere daha konustuk yil icinde, bazilarini ona anlattim bazilarinda da boyle birsey oldugu konusunda anlasamadik.ornekler;bazi mailleri onun yerine
uzun oldu simdiden uyari.
simdi yil sonu degerlendirmelerinde uc calisandan birisi iyi niyetli micromanagement yaptigimi soylemis. bunu kendisiyle bir kac kere daha konustuk yil icinde, bazilarini ona anlattim bazilarinda da boyle birsey oldugu konusunda anlasamadik.

ornekler;
bazi mailleri onun yerine atiyorum==> normal calisanlar 4-5 arasi kapatiyor. biz mudurler genelde 6-7 oncesi kapatmiyoruz (ben hatta gece bile yaziyorum bazen eger gun icinde bir sebepten erken kapattiysam) birkac kere yarin ya da bir iki gun icinde konteyner ile yollanacak urunu hava kargo yapalim dedi mudur, calisanlar ciktiktan sonra. ben de maili direkt tedarikciye attim, bu calisan da cc'de. cunku belki de konteyner ile yollanmak icin limana yollandi bile, bilemiyorum.
ona gore benim ertesi sabahi bekleyip ona soyleyip onun atmasi lazim ama bu bana direkt sacmalik geliyor. tedarik zincirindeyiz, zaten asya ile aramizda saatler var.
birkac kere de benim cevap vermem gereken bir seye direkt cevap verdim ama ona gore benim ona soylemem, onun da tedarikciye yazmasi lazimmis.

gecen de gece mail atmama takildi, stresleniyormus ben gece mail atinca ama arkadas gece kimseye is yapin demiyorum, aksam erken kapattiysam gece maillera yetisiyorum yatmadan. daha bir kere acil bir sey yazmadim gece ama tek bu calisan streslenmis gece mail atinca.


haftada bir gun herkesin ve kendimin portfolyosunu acip garip bir sey var mi diye bakiyorum. misal gecmis donemde kalmis bir siparis, fazla/az kabul yapilmis siparis, haftalar once acilmis ama hala tedarikci onayi girilmemis siparis vs vs. bunun sebebi de benim n+1 ve n+2 ayni dosyayi kendi analizleri icin kullaniyor ve onlar boyle seyleri bulunca bana soruyorlar, sonucta bana da haftada bir gun kontrol et dediler. kimseye kendi portfolyosu icin "bu niye boyle, su niye boyle" sormuyorum (varsa da cok nadir olur, bir sorum vardir). genelde attigim email "fyi su siparis 3 hafta oncesinin onay tarihine ait ama hala yola cikmamis" diyorum. siparis listesinde 10 kusur bin sira var, insan arada gormeyebiliyor o kadar bilgi icinde (ben de gormuyorum bazen, excel tablosu sonucta) diger iki calisan "tesekkur ederim bakayim" diyor, bu calisan ise "ona ben normalde yarin bakacaktim" diyor.
bu noktada esim calisanin onun isini duzgun yapmadigini dusundugumu soyledi ama ben kendisine zaten bunu kac kere acikladim, herkesin portfolyosuna bakiyorum, herkese sadece bilgi maili atiyorum vs diye.

bana calisanin bu dedigi abarti geldi. cunku bir adet calisanimi micromanagement yapmak zorunda kaldim (sirket tarafindan zorunlu, kotu performans sonrasi), her emailinde cc'de olmak zorundaydim, cogu mailini yollamadan bana soruyordu falan. o noktayi birakali 1 sene oldu ama hala bana bir email atmadan soruyor, teams uzerinden ariyor bunu yapacagim ne dersin ya da belli raporlama yaparken bana da diyor bak sonuc x buldum, sence dogru mu falan diye.
ben de cok ciddi micromanagement olan yerlerde calistim hem fransa'da hem turkiye'de, birinde resmen mudur her sabah onaylanan siparislerimize tek tek bakardi, sorardi neden bu acildi vs diye. ayda bir de yanina oturtup tek tek portfolyomuza bakardi, safety stock levellerimiza, stok levellarina falan bakardi. aciklama isterdi cogu sey icin.

neyse yani bunlari gordukce ben harbiden micromanagement gormekte zorlaniyorum ki malesef sirkette de biraz bu kultur var; yani benim kendi mudurlerim operasyona katiliyor cogu zaman, e onlar bana gelip "su raporu hazirlarken x'in portfolyosunda sunu gordum, bir bakar misin x ile neden boyle" diyince ben de x ile beraber bakmak durumunda kaliyorum. gun gelir de mudurlerimin yerine gecersem bu sistemi belki degistiririm de yani birazcik da isleyis bu su an, ben junior manager olarak bunu yikacak da degilim.

siz ne diyorsunuz? junior olarak kendimi gelistirmek istiyorum ve bu tarz seylere acigim ki baska bir kac onerisi de oldu onlari mantikli buldum ama bu management olayinda ortayi bulamiyoruz bu calisanla.
0
logisticsmanager
(12.11.21)
Valla iş beklemez. Önünüze düşen acil gördüğünüz bir şeyi yapıp takibi için elemanınızı cc'ye koymanız bana micromanagement gibi gelmedi. Haftalık genel bir bakış bana işin içinde bir yönetici olduğunuzu gösteriyor, bir tür güvenlik ağı (safety net) işlemidir bu.
Bana kendi yöneticilerinin micro management yaptığı şikayetiyle gelen kişilere baktığımda bir kısmının hakikaten düşük performanslı ve takibe muhtaç kişiler olduğunu görüyorum. Örnek; diyor ki her yaptığım işe burnunu sokuyor, kendisi okumadan duyuru çıkamıyorum. Hakikaten micro management bu, ama yine bakıyorum bu arkadaşın daha önce çıktığı duyurularda bin türlü yazım yanlışı, dilbilgisi hatası var (üstelik Türkçe yazılmış metinler bunlar). Kurumsal format kullanılmamış, bir tanesinde eski format kulanılmış. E ne yapacak yönetici? Ya "kusura bakma" deyip baştan bir şans vermeden yollarını ayıracak, ya da bir süre böyle gidecek.
Ancak şöyle de bir durum var tabii; çalışan kendi işlerine detaylı bakıldığını düşündüğü an panik yapabilir ve bu daha fazla hata yapmasına sebep olabilir. Bunu da yaşadım. Bir değer analizi yapmak gerekecek böyle bir durumda.
Rutin yaptığınız kontrolleri çalışanlarınıza öncesinde haber verin, "ben her hafta salı günü bir önceki haftanın listesi üzerinden geçip üzerinden geçilmesi gerekenleri sizlerle paylaşıyorum. Bunlarla ilgili bana dönmenizi bekliyorum / beklemiyorum" diye. Aynı şekilde akşam atılan emailler için de geçerli bu. Gün içinde bazen o kadar yoğun oluyorum ki bana gelen emaillere ancak mesai saatinden sonra bakabiliyorum. İsterseniz elektronik olarak email gönderimini ertesi gün sabah saatine ayarlayabiliyorsunuz. Bunu bir düşünün derim.
0
SiyamkedisiZorro
(12.11.21)
Öncelikle konuyu sizin tarafınızdan dinliyoruz, siz micromanagement yaptığınızı düşünmüyorsunuz ve haliyle yazdığınız örnekler de bunu destekler nitelikte. Karşı tarafın belki farklı örnekleri vardır. Sağlıklı olanı kendisiyle konuşmak.

1 - Eğer bir iş, bir kişiye delege edildiyse ve özellikle de 3. parti iletişimini bu kişi yürütüyorsa araya girilmemeli diye düşünüyorum. İşinizi, sektörünüzü derinlemesine bilmiyorum ancak ben işten çıktıktan sonra müdürüm normalde benim yaptığım işlere devam ederse iki şey hissederim
a) Bir şeyleri eksik yapıyorum
b) Çalışmam gerekenden az çalışıyorum

2 - Pozisyon gereği bir şeyleri kontrol etmeniz gerekebilir, bu çok doğal. Mail atmanız da bu kişiyi rahatsız ediyorsa farklı bir sisteme geçebilirsiniz. Mesela o Excel sayfasında bir kaç ekstra kolon olur; orada en son aksiyonun ne olduğu, bir sonraki aksiyonun ne zaman kimin tarafından alınacağı vb. belirtilir. Hatta basit bir formülle o tarih geçtiğinde ilgili satırın farklı renkte gözükmesi vb. sağlanır. Ya da başka bir çözüm olarak mail atılmaz da her hafta kısa bir statü toplantısı yapılır, herkes sorun yaşadığı, bekleyen vb. siparişlerini anlatı; herkes bilir, çözüm üretir vb. Böylece siz bir şeyleri dikte etmemiş olursunuz

3 - Gece mail atma olayı da aslında ilk konuya bağlanıyor. Bence bu konuda çalışan haklı. Bir kişiye mesai saatleri dışında; gece, haftasonu, resmi tatillerde vb. mail atıyorsanız o ister istemez karşı tarafta sıkıntı yaratıyor. Özellikle de yoğun çalışılıyorsa insanların akşamları ya da haftasonunda iş düşünmeden hayatlarını yaşamak istemeleri normal. Bu noktada konu yine aynı noktaya geliyor: "Müdürüm bu saatte çalışıyor; ben evdeyim, ya yapmam gereken şeyleri yapmadım ya da çalışmam gerekenden az çalışıyorum"; bunun çok da bir çözümü yok sanırım. Eğer mesai saatleri dışında gönderdiğiniz mailler her halukarda iş gününde dikkate alınacaksa, göndermeyin, yazdıysanız bile taslak olarak kalsın. Ama o mailin o saatte gitmesi gerekiyorsa, normalde o maili göndermesi gereken insan da siz değilseniz, şirket kültürünün ya da yapısının değişmesi lazım.
0
salihdt
(12.11.21)
salihdt +1
lojistik sektöründe hiç çalışmadım, önceliklerini bilmiyorum ama gece 22:30'da bir e-mail görmek beni irrite ediyor her türlü.
o saatte çalışmak zorundaymışım hissi yaratır.
cumartesi gece 3'te mail atan bir yöneticim olmuştu mesela. aciliyeti olmayan bir konu için. garip buluyorum.
kendim geç saatte mail atarken de "delay delivery" yapıyorum.
ama sizde işler durma noktasına geliyordur o mail atılmazsa, o zaman bu durumu önceden söylersiniz çalışanlarınıza, hem beklentileri yönetmiş olursunuz, hem de iş aksamaz, micromanagement hissi de yaratmaz.

diğer konunun da dozu önemli bence. ben micromanagement'tan her işin içinde son kararı vermeyi isteyip ille bu olacak diye direten yöneticiyi anlarım, bazı konularda tam bilgisi olmasa bile işler tam istediği şekilde yapılsın isteyen. bi de üstüne yakın tarihli desdline'lar verip "do it do it!!" yaparsa tadından yenmez.

ps. tarzanca için özür. mobildeyim hızlı yazdım
0
dreamnesiac
(12.11.21)
Çalışan haklı.

En başta eleman "micromanagement yaptığını düşünüyorum" dediğinde "hayır yapmıyorum" diye itiraz edip bunu ispatlamaya / açıklamaya falan çalışman tartışmayı baştan kaybettiriyor. Yönetici yönettiği kişilerle münakaşaya girmez, sorunu anlayıp çözer. Çünkü bu durumdan rahatsız olan karşıdaki zaten, sen değilsin, defansif pozisyona girmek yapabileceğin en kötü şey. Hem sorunu çözmüyorsun, hem de ekibin saygısını kaybediyorsun.

Doğrusu @salihdt'nin de dediği gibi elemanın şikayetçi olduğu noktalarda alternatif üretmek. İşte excel'de tablo aç, maili istiyorsan yine at ama elemana sabah iletilsin vs. "Biz neler neler gördük, şımarık bunlar" tutumu tatsız ve iyi bir yönetici olmanı engeller.

Bir ek nokta da "şirket kültürü bu, yapcak bişey yok" olayı hatalı. Şu dandik linkedin postları gibi olacak ama "yönetici/lider" muhabbeti yani, kendisi inisiyatif alamayıp üstü ne diyorsa onu uygulayacak insanların yönetici olmaması lazım, düz memuriyet bu. Ben böyle birinin altına çalışmak istemezdim, kendim de şu an bunun tam tersi yönde yöneticilik yapmaya çalışıyorum. Çünkü sorun çözmeyecek, yeni bir şeyler yapmayacak, kendi başıma karar vermeyeceksem ne yöneticiliği yapıyorum ki?

Ha mesela ben de çalışanın yazdığı her kodu satır satır inceleyip, gerektiği yerde düzeltmesi için yazıyorum ona. Bu mesela micromanagement değil, eğitim bu aşamada. Ama 6 ay sonra hala aynı şeyi yapıyor olursam micromanagement olur. Senin çalışan da şirkette yeniyse ya da junior'sa falan dersin "bi süre böyle, sonra tabi böyle olmayacak" diye.
0
plutongezegendegilmi
(12.11.21)
micromanagement konusu hassas bir konu. basit bir şekilde "şunu yapınca micromanagement olur" gibisinden özetlemek mümkün değil çünkü uzun aylar yıllar boyunca biriken bir hadise. hem de iki tarafı da dinlemek lazım.

kaldı ki bazı konularda, bazı işyerlerinde micromanagement yapılması gerekebiliyor. micromanagement'ın kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. sadece bazı durumlarda daha verimsiz olduğunu ve uzun dönemde çalışanın gelişimini engellediğini söylemek mümkün. eğer çalışan gelişiminin engellendiğini düşünüyorsa, kendini daha özgür hissedeceği başka bir işyerinde iş bakabilir. tabii bir yandan da hatayı kendinde de araması gerekiyor. mesela ben şahsen detayları fazla aktarmayan, sonuç odaklı raporlar-yazılar hazırlayan birisiyim, patron da bu sebeple daha fazla muhatap oluyor benimle. şirket dışı yazışmalarımda (özellikle üst seviye) genelde cc'de kimse olmaz, böyle olunca da, patron pek hakim olamıyor ayrıntılara. ama öte yandan sürekli her mail'ine cc'de tüm şirketi koyan, tüm yazılarında bol bol ayrıntı ekleyen birisi, patronla daha az muhatap oluyor.
0
co2s2
(12.11.21)
gece mail atmakla ilgili kısmın micromanagement olduğuna katılmıyorum. herkesin verimli olduğu saatler farklı, eğer gece cevap verme yükümlülüğü yoksa o zaman istediğin kadar mail atabilirsin. adamın uykusu tutmamıştır iş yapası tutmuştur mail atar ne var bunda yani.

ama diğer kısımlarda senin adamların yapması gereken işi sen yapıyormuşsun gibi geldi. bu hoş değil. evet iş hızlı çözülüyor belki ama doğru değil. işi birine teslim ettiysen o yapacak. aciliyeti varsa mesaiye o kalacak. sürekli çalışanlarının eksiklerini kovalayan bir yönetici profilinin mm olmasa bile doğru olduğunu düşünmüyorum. yönetici dediğin yöneticilik yapar, sen o işine odaklan. haftada bir gün denetleme yapmakta sorun yok ama onun da adını koy, net bir şekilde denetliyorum de. ama bir daha çalışanının atması gereken maili sen atma, iş gecikse bile bu çalışan üstünde stres oluşturur, aşırı saçma ve türk işi bir hareket yani. "bak sen uyuyorsun ama ben yöneticin olarak senin işini de yapıyorum ve çalışıyorum" gibi bi mesaj veriyor bence ve aşırı amatörce.
0
roket adam
(12.11.21)
@roket adam malesef o mesaiye kal falan dediklerin bu ülkede yapilamaz. Haftada 37 saat calisan calisana "aksam 6da toplanti var" dersen kabul etmez. O zaman daha ciddi olay cikar. Ki dedigim gibi ortada bir is yok, bir anda ortaya cikan bir şey.
Yoneticiyle aksam taleplere bakarken ciddi stok sorunu olacağını gördük, tedarikci yarin yola mal cikaracagim demis ama konteyner ile. Bizim bunu kacirma sansimiz yok ve cin ile aramızda 7 saat var. Belki sabah ise başladığimiz zaman fabrikadan yollanmis bile olacak. Haliyle böyle saçma sapan bir riski alacak degiliz. Calisan da aksam 4-4.30 sonrasi calismak zorunda değil. Ki Türk isi diyorsun ama zaten "hemen su maili atip yarin yola cikacak ürünleri hava kargo yapalim" diyen müdür Fransız :)
Bir de benim kendi müdürlerim birşey gördükleri zaman çalışanın sabah gelmesini beklemeden, acilse, direkt email atıyorlar çünkü tedarikci zaten ic tedarikci hepimiz ayni firmanin calisaniyiz, en sonunda ceomuz ayni. Haliyle arada temsil sorunu da yok. Tedarik zincirindeyiz ve böyle "ya o maili ben atmalıydim" gibi şeyleri oldukça saçma buluyorum. Bazen iki saat deadline oluyor.

Aynisini benim müdürüm icin de zamaninda bana dedi kiz. Zamaninda bir konu için o müdüre sorarmis, müdür ona cevaplarmis o da ic tedarikciye soylermis. Simdi covid dönemi bu sorudan o kadar cok geldi ki zaman kazanmak için müdür direkt tedarikciye cevapları. Kıza göre bu kötü ama bir bakima kendisini cevaplayamayacagi ve her hafta önümüze gelen bir soruda zaman kazaniyoruz.
Bilmiyorum kendi açımdan böyle şeyleri hic umursamadigim için de olabilir.
0
🌸logisticsmanager
(12.11.21)
(5)

ankara'da remote çalışanlar...

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
çalışmak için hangi mekanları kullanıyorsunuz?
çalışmak için hangi mekanları kullanıyorsunuz?
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(10.11.21)
Ev. Fillab var ama benim bildigim
0
floydian
(10.11.21)
@floydian, teşekkürler. fillab ücretli mi yoksa normal kafe gibi bir yer mi, bilgin var mı?
0
🌸asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(10.11.21)
A4 Coffee, Coffee Lab, Arabica
0
bahçedekisandal
(10.11.21)
Ev, dikmen vadisi, guvenlik civarındaki kafeler genelde
0
mirty
(10.11.21)
Coffee 101 var yüzüncüyılda, ben genelde oradayım. Öğleden sonra kalabalık olursa internet ölüyor ama güzel mekan çalışmak için.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.21)
(4)

Yüksek lisans tezimi İngilizce yazmamın bir artısı olur mu?

curious mind
Alanımla ilgili İngilizce kaynakları anlamakta sıkıntı çekmiyorum ama yazarken biraz kısıtlanmış hissediyorum. Hangi kelimeyi kullanayım tereddütüne düşüyorum. Kısacası Türkçe'deki kadar rahat değilim ve belki yazarken ortaya çıkacak fikirler Türkçe'deki kadar nitelikli olmayacak.Şimdilik örnek ve k
Alanımla ilgili İngilizce kaynakları anlamakta sıkıntı çekmiyorum ama yazarken biraz kısıtlanmış hissediyorum. Hangi kelimeyi kullanayım tereddütüne düşüyorum. Kısacası Türkçe'deki kadar rahat değilim ve belki yazarken ortaya çıkacak fikirler Türkçe'deki kadar nitelikli olmayacak.

Şimdilik örnek ve kaynaklar İngilizce olduğunda onları incelerken direk alıntılarda çeviri yapmadan kullanmak ve kısa yorumları İngilizce yazmak kolayıma geliyordu. Ama sırf bu aşamada kolay oluyor diye kendimi böyle bir yola sokmalı mıyım bilmiyorum. Sonuçta yayın yaptığımda her zaman aynı fikirleri yeniden yazabilirim, o daha kısa olacak.

Tezini İngilizce yazmış ya da bu konuda fikri olanlar varsa ve düşüncelerini paylaşırsa şimdiden çok teşekkür ederim. (Alan mimarlık bu arada. Konum teorik)
0
curious mind
(10.11.21)
ben ingilizce yazdım. zaten başka şansım da yoktu da seçebilseydim de ingilizce yazardım. eğer akademi düşünüyorsanız yurt dışı doktora başvurusunda tezinizi ingilizce paylaşmanız gerekebilir. ben writing sample olarak tezi yapıştırıp geçiyordum, o zaman makalem de yoktu. kolay oluyordu. ama türkçe olsaydı böyle yapamazdım. bence yazmışken ingilizce yazmak en sağlamı.
0
erenderk
(10.11.21)
Konfor alanınızın dışına çıktığınız her çalışma sizin için yapıcı kalıcı olur. Sadece etiket peşinde olsaydınız böyle bir soru sormazdınız bana kalırsa.
0
yollarveben
(10.11.21)
Hocam Türkçe tez olmaz. Bir üniversite nasıl "Türkçe tez yazabilirsiniz" diyebiliyor aklım almıyor cidden.

"Yüksek" eğitimin bin yıllardır ortak bir dili var. Avrupa'da Latince mesela, Doğu'da Arapça vs. Yani insanlar kendi ülkelerinde, evinde, sokağında istediği dili konuşsun, ama "bilim" yapıyorsan onun kendine ait başka bir dili var, onu kullanman gerekiyor. Şu an için de İngilizce bu.

Bunun temel avantajı da şu, birisi İngilizce tez yazdığı zaman dünyanın her yerinden yüksek eğitim görmüş insanlar faydalanabiliyor. Sadece lokal dillerde yazılmış materyalleri okuyarak yüksek öğrenim göremezsin, bunların hepsinin her dile çevrilmesi de imkansız, kaldı ki çevrilse bile kalitesi şaibeli olacak.

E şimdi sen de tez yazarak alanına bir şey katacağın iddiasındasın, İngilizce yerine Türkçe seçmen "benim yazdığım şeyi okumayın kardeşim, değmez" demek oluyor dünyanın geri kalanına.

Ha bi ara evet, 18-19. yüzyılda falan Avrupa'da "herkes kendi dilinde tez yazsın" diye aptalca bi akım olmuş, o Avrupalı devletlerin (Almanların aslında) o dönemdeki sidik yarışı yüzünden. Anlamsız bir dönemmiş, o akıma kapılıp Letonca tez yazan kimin adı kaldı şimdi?
0
plutongezegendegilmi
(10.11.21)
yuksek lisans yapma amacina gore degisir. herkesin akademik hedefleri olmak zorunda degil. ingilizceniz yeterli degilse bitmez o tez, dil bariyeri olmadan bile ugrastirici bir sey.
0
hot potato
(10.11.21)
(6)

Ankara ve Eskişehir'de nereleri gezelim?

etna
Hanımla beraberiz, gezilecek ve yenilmesi gereken neler var?Birde Ankara Aspava'ya gidelim diyodum, gidilir mi?
Hanımla beraberiz, gezilecek ve yenilmesi gereken neler var?
Birde Ankara Aspava'ya gidelim diyodum, gidilir mi?
0
etna
(10.11.21)
Eskişehir için: www.evernote.com
0
kobuzchu kiz
(10.11.21)
kokoreç seviyorsanız ankara akdere'de çamlık piknik (anadolu berberinin karşısındaki salaş yer) diyor ve çekiliyorum. yanında da şişe ayran için ohh mis. olsa da yesek..
0
Improbable
(10.11.21)
Eskişehir:
Balaban: Fahrettin Usta Balaban Kebap
Akşam ya da öğlen fine dining: Regülateur Restaurant
Çay kahve atıştırmalık: Hey Joe

Ankara:
Yeme içme: Kajun Bring More ToGo Kızılay
0
ehti
(10.11.21)
ankarada anıtkabire gittikten sonra bahçelideki ciğerci bahaattine gidin en güzeli.
0
Hallegadola
(10.11.21)
Esat'ta 3 tane yanyana aspava var, onlardan birine gidin gidecekseniz (benim favorim özçelik aspava). Aslında düz bi dürümcü, olayı 24 saat açık olması ve gece 3'te içtikten sonra gidilip masaya gelen hayvan gibi ikramlara gömülmek. Normal bir vakitte giderseniz "neymiş bu ya" diyebilirsiniz.

Ankara'da gezilecek bir yer yok bence. Belki Ankaralı olduğum için bana öyle geliyordur da işte öyle şeylere meraklıysanız Anıtkabir'e falan gidebilirsiniz. Yoksa görülecek bir "doğal" güzelliği yok. Dümdüz bozkır ve beton.

Yemek konusunda da Aspava harici vaktiniz varsa ve bütçenize uygunsa (biraz pahalı bi mekan) Trilye'ye gidebilirsiniz. Şaka maka TR'nin en güzel balık lokantası Ankara'da :D Ulus'taki Boğaziçi Lokantasına gidip Ankara tava yiyebilirsiniz (Keçiören'de Bolu Akın Lokantası var, orası da iyi). Yine Ulus'ta Meşhur Ankara Dönercisi var, beyaz plastik sandalye ve masaları olan bi mekan ama döneri süper. Yine İskitler'de Peçenek baya iyi bir dönerci (ve öncekine kıyasla daha nezih bir mekan).
0
plutongezegendegilmi
(10.11.21)
Ankara'da eski meclise gidin. Tahta sıralar, ortada minik soba, kurtuluş yılları ruhunu hissetmiştim. Üstünel köfteci var, çoğu Ankaralı bilmez, sanayi içinde güzel bir yer. Ulus, merkez ASKInin arka tarafında.
0
ya volna
(10.11.21)
(8)

merhamet mi doğruculuk mu?

proverb haste makes waste
Geçenlerde evime armut'tan bir temizlikçi abla geldi. Normalde mahalleye gelen ablalardan aldığım fiyatın yarısına. Tabi benim içime sinmedi hem taksiyle gelmesini istedim (karşılayacağım elbette) hem de niyetim üstüne fazla para vermekti. Evimde yapılan işlem şu: çarşaflar takılmış. koltuğun & tv'n
Geçenlerde evime armut'tan bir temizlikçi abla geldi.
Normalde mahalleye gelen ablalardan aldığım fiyatın yarısına.
Tabi benim içime sinmedi hem taksiyle gelmesini istedim (karşılayacağım elbette)
hem de niyetim üstüne fazla para vermekti.

Evimde yapılan işlem şu:
çarşaflar takılmış.
koltuğun & tv'nin yeri değişmiş.
yerler silinmiş (bunu kafasına göre yapmış süpürge halleder uğraşma demiştim)

yapılmayanlar:
buzdolabındaki ıvır zıvırı atmasını istemiştim
Banyoyu ciflemesini
tezgahı temizlememiş - ocak kirli
asla toz falan almamış.

Şimdi bi yandan büyük bir merhamet duyuyorum (gerçekten az bir paraya geldi)

bi yandan cinim tepeme çıktı çünkü kabul etti bu parayı.
Verim mi düşük puan? (derdimi şeyyapmayın)
0
proverb haste makes waste
(10.11.21)
bazı şeylerin az paraya olmayacağını da sanki tahmin etmek gerekir, 10 liraya iskender + içecek yazan dükkana girmeyiz mesela sadece ucuz diye
0
freebird5406_2
(10.11.21)
Garibin kalbini kırmayın. Görmezden gelin. Bu sizin için daha büyük bir davranış olur.
0
psmstc
(10.11.21)
Ya birine parayla iş yaptırırken fazladan para/bahşiş vereceksem işin sonunda veriyorum hep. "Güzel iş yapmışsın, eline sağlık" anlamında. Eğer güzel iş yapmamışsa vermiyorum.

Siz teklif ediyorsanız karşı taraf her türlü kabul eder, bunda ilginç bir şey yok. Ama abla belli ki az para alıp az iş yapıyormuş. İlla fazla para vermek istiyorsanız işi kontrol ettikten sonra yapmanız gerekiyordu.

Dolayısıyla sırf fazla para verdim düşük puan vermeyin. Çünkü karşı tarafın suçu yok. Ama az para verdiğiniz senaryoda da işten memnun olmayacaktıysanız verin.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.21)
ablalardan aldığın fiyatın yarısına geldiyse armut'tan şu yapılacak bu yapılacak diye işaretleyerek mi aldınız, saat bazında ücretlendirme mi yaptınız, hizmeti nasıl aldınız? bence değerlendirmeyi buna göre yapmanız gerekir.

temizliğe yardıma gelen kişi buzdolabındaki ıvır zıvırı atmak zorunda değil ve hatta atmaz ama banyo ve mutfak temizlenir ya, o kadar da değil.

"artıları: gerçekten uygun bir fiyata anlaştık
nevresimleri değiştirip yerleri süpürüp silmiş
eksileri: banyoyu ve mutfak tezgahını temizlemeyi ve toz almayı unutmuş"

ortalama bir puan verip yukarıdaki gibi bir yorum yapabilirsiniz bence.
0
evde liyakat kalmamis
(10.11.21)
Görmezden gelin.
Temizlikçi kadınların ailesel vs. bir çok dertleri olur.
0
Erva
(10.11.21)
Armut'tan çağırdığım kadında benzer bir durum yaşadım. Bir de kendini övdü durdu, "ben çok iyiyimdir" diye. anlamsız..

Düşük puan vermelisin, sonuçta 100 demişler de zorla 50 vermemişsin. Bile isteye geldiği işi yapmıyorsa başkasına da gidip hakkını yemesin.


Ben düşük puan verme diyenleri anlamıyorum. 3 gün sonra size de gelip bu şekilde hizmet verecek eğer bir şekilde düzenleme olmazsa. parayı sokaktan mı topluyorsunuz? kimse kimseyi zorla bir iş yapmaya ikna etmiyor ama sonuçta 1 günlük temizlik alındıysa ve gelen kişi de bunu bilerek geldiyse kaç paraya geldiğinin vs anlamı yok. Ucuza geliyor diye neden parayı sokağa atalım ki? Ben şahsen anlaşma koşullarına uyulmadığında yazarım. Talep de belli, sonuç da. Burada "vicdan" yapılacak bir konu yok. profesyonel bir işbirliği olarak değerlendirilmeli.
0
lcha
(10.11.21)
Eğer mümkünse düşük puan verme ama yorumlarını yaz.
Ama en yüksek puanı da vermen bence 100 puansa mesela 80 ver, yorumda da şunları yapmayı unutmuş diye belirt.
0
michael_knight
(10.11.21)
Evimde değerli bir şey yoktu. Baştan da söyledim rahat ol diye.
Sadece çok konuşup ve kendini çok övüp evi böyle perişan bırakmış.
Ek para falan da vermedim tabi. İçimden geçirmiştim sadece.
Dün oturup kendim temizledim bi daha. (keriz hissediyor)
0
🌸proverb haste makes waste
(11.11.21)
(3)

Gramer sorusu: yabancı sözcüklere gelen eklerin kesme işaretiyle ayrılması?

plutongezegendegilmi
Özellike işle ilgili konularda Türkçe bir şeyler yazarken bolca İngilizce sözcük de kullanmam gerekiyor. O sözcük, terim belli olsun diye (bir de yabancı kelimeye Türkçe ek gelmesi gözüme garip geldiği için) kelimenin sonuna gelen eki kesme işaretiyle ayırıyorum. Mesela böyle:"... git commit'leri şu
Özellike işle ilgili konularda Türkçe bir şeyler yazarken bolca İngilizce sözcük de kullanmam gerekiyor. O sözcük, terim belli olsun diye (bir de yabancı kelimeye Türkçe ek gelmesi gözüme garip geldiği için) kelimenin sonuna gelen eki kesme işaretiyle ayırıyorum.

Mesela böyle:

"... git commit'leri şu komutla görülebilir ..."
"... array'e değişiklikleri push'lamak için ..."

Bu kullanım doğru mu? Değilse doğrusu nedir?

Kelimeleri/terimleri Türkçeleştirmek gibi bir opsiyonumuz yok. Hacettepe mezunuyum, özdevinirler kuramı ve biçimsel diller diye ders aldım, o konuda yeterince travma yaşadım. İngilizce kelimelerle barış içinde, ama gramer kuralları dahilinde bir birlikteliğim olsun istiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(10.11.21)
kelime yabancı olunca okuyanın işini kolaylaştırmak için ben de kesme işareti kullanıyorum.

örneğin; whist ve whistler iki ayrı kelime. whistler dediğimde whistler, whist'ler dediğim de birden fazla whist demek istiyorumdur. böylece karmaşa da oluşmuyordur.
0
barankovan
(10.11.21)
Kesinlikle ayrilir. Asil sorun okunusa gore mi devam ettirmek yoksa yazilisa mi? Ben okunusa gore yapiyorum.

Apple'a bak sulu sulu
Apple'ye bak sulu sulu
0
floydian
(10.11.21)
@floydian, ben de okunuşa göre yapıyorum :D
0
🌸plutongezegendegilmi
(10.11.21)
(8)

Yazılımcı Arkadaşlar Bir Derdim Var

myopati multi minicore
Daha önce yazdım ama fazla kişiden dönüş alamadım. Şimdi sorun şu: Bir internet sitesi var. Ben, bu internet sitesini, Android Telefonumun herhangi bir tarayıcısında açtığım zaman, herşeyi aktif kullanabiliyorum. Fakat İki tane işlem onayı vermem gereken yerde, onay butonları, Android cep telefonumd
Daha önce yazdım ama fazla kişiden dönüş alamadım. Şimdi sorun şu: Bir internet sitesi var. Ben, bu internet sitesini, Android Telefonumun herhangi bir tarayıcısında açtığım zaman, herşeyi aktif kullanabiliyorum.

Fakat İki tane işlem onayı vermem gereken yerde, onay butonları, Android cep telefonumdan ne yaparsam yapayım gözükmüyor. (Masaüstü sitesini iste diyorum yok. Telefonu yan çeviriyorum yok, İpadden giriyorum masaüstü sitesini istiyorum yok. aklıma gelmeyen her türlü uygulamayı kullandım. Mobil cihazlarda (tablet telefon) bu butonlar (Evet /Hayır) çıkmıyor.

bunun nedeni ne olabilir? Cepten zaten masaüstü sitesini istiyorum hiçbir butonda sorun yok. ama bu iki menüde bu butonlar sadece cepte gözükmüyor.
0
myopati multi minicore
(07.11.21)
bunun bir uygulama değil web sitesi/uygulaması olduğunu varsayarak; çözünürlük kaynaklı ekranın görünmeyen bir yerinde olabilirler.

bilgisayarda chrome'a girip f12 ile mobil cihazlarda test yaptınız mı? oradan hatayı ayıklamanız daha kolay olabilir.
0
ilgeru
(07.11.21)
@ilgeru hocam evet bu bir site uygulama değil. Yazılımcı değilim ama yol gösterirseniz yapmaya çalışıyım. Siteye müdahale edemem ama o butonlara acaba nasıl ulaşabilirim? bembeyaz aşağı doğru gidiyor. Bittiği yerde yine yok butonlar.
0
🌸myopati multi minicore
(07.11.21)
Şimdi masaüstü bilgisayarımda Chromeda F12 ile mobil çözünürlüklerin hepsinde deneme yaptım ve butonlar gözüküyor. Ama telefonda gözükmemesini anlayamıyorum.
0
🌸myopati multi minicore
(07.11.21)
android telefonunuzdaki chrome eski bir versiyonda kalmış olabilir mi? o onay butonları yeni özellikler kullanıyorsa, belki ondan dolayı gözükmüyor olabilir. başka bir tarayıcı deneyerek de bakabilirsiniz. firefox, brave, opera vs.
0
ilgeru
(07.11.21)
@ilgeru opera dolphin , puffin samsungun kendi tarayıcısı ipad safari vs. hepsini denedim hocam hiçbirinde çıkmıyor. Çok ilginç değil mi?
0
🌸myopati multi minicore
(07.11.21)
Media query'i yanlış yazmıştır eleman, o yüzden görünmüyordur. Bug dediğimiz şey yani.

Valla siteyi yapan elemana söylemeniz lazım, ancak o düzeltir eğer durum buysa.
0
plutongezegendegilmi
(07.11.21)
@birseysoracaktim f12 ile responsive de bütün çözünürlüklerde baktım butonlar çıkıyor. . Ekran görüntüsünü şimdi yükledim. olan hali ve cepten girdiğimde olmayan halini. onay butonu için ayrı bi kutucuk çıkıyor.
0
🌸myopati multi minicore
(08.11.21)
developer.chrome.com

Telefonu bilgisayara bağlayıp sayfa html'ini görebilirsiniz. ctrl f ile Evet veya hayır yazısını arayın. Butonlar nerede, hangi parent'a bağlı, displayi, z-indexi doğru mu kontrol edebilirsiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(08.11.21)
(2)

alan adı alma

etna
ileriye dönük (belki 1 ay belki 3 sene) bir kaç tane alan adı almam lazım. bunları nereden alayım da daha sonradan istediğim platformlardan (ticimax vb) kolaylıkla kullanabileyim?birde diyelim ki bu alan adlarından birisini, birisi almak istiyor, ona satmak için yeniden e-mail adresi alıp bu e-maile
ileriye dönük (belki 1 ay belki 3 sene) bir kaç tane alan adı almam lazım. bunları nereden alayım da daha sonradan istediğim platformlardan (ticimax vb) kolaylıkla kullanabileyim?
birde diyelim ki bu alan adlarından birisini, birisi almak istiyor, ona satmak için yeniden e-mail adresi alıp bu e-maile ile mi satmam gerekiyor?
0
etna
(07.11.21)
İstediğiniz yerden alabilirsiniz. Fark etmez çok…
Satış işlemi için Whois bilgisine bakabilirler eğer kapatmazsanız.
0
birdenbire
(07.11.21)
Alan adını kullanmak için, aldığın yere o alan adı için hangi DNS'in kullanılacağını yazman yeterli. Yani domain satan her yer bunu destekliyordur muhtemelen.

Satış olayı şöyle gerçekleşiyor, satmak istediğin zaman satın aldığın siteye girip o domain'e özel bi kod ürettiriyorsun. Sonra bu kodu sattığın kişiye gönderiyorsun. O kişi o kodu kullanarak kendi servisine taşıyabiliyor domain'i. Yani yeni email adresine gerek yok.
0
plutongezegendegilmi
(07.11.21)
(5)

Macbook Air İçin Batarya Nereden Alınır?

BuddyGuy
Merhaba,Apple servisi batarya değişimine çok para istiyor, internetten kendim alıp değiştirmek istiyorum. Bu konuda önerebileceğiniz bir satıcı var mı?Teşekkür ederim.Kullandığım model MacBook Air 13-inch (Early 2015)
Merhaba,

Apple servisi batarya değişimine çok para istiyor, internetten kendim alıp değiştirmek istiyorum. Bu konuda önerebileceğiniz bir satıcı var mı?

Teşekkür ederim.

Kullandığım model MacBook Air 13-inch (Early 2015)
0
BuddyGuy
(05.11.21)
tr.ifixit.com

Son yıllarda hiç alışveriş yapmadım ama eskiden güzel bi siteydi.
0
plutongezegendegilmi
(05.11.21)
Yan sanayi macbook bataryası üst üste 5 tane iade eden arkadaşım oldu. Genelde kötü oluyorlar.
0
hedep
(05.11.21)
Hocam paypal ayarlarsan ancak ebay’dan alabilirsin. Yan sanayiden uzak dur, tr’de oem bulmak aşırı zor.
0
giovanne
(05.11.21)
apple urunlerinde yansanayi batarya kesin sikinti cikartir, yan sanayi kabloyu bile sevmiyor aletler. pahali ama oem tak gec diyorum, early 2015 seni 2-3 sene daha goturur.
0
cooperr
(05.11.21)
dataservis.net

ben buradan aldım değiştirdim, bende bi sıkıntı çıkmadı ama buradan alıp değiştiren arkadaşların bazıları memnun kalmamış.

en önemli şey pil kalibrasyonunu doğru yapabilmek, bunu yapamazsanız pil çöpten farksız oluyor.

orjinal değl tabi benim söylediğim, apple parça satmıyor çünkü.

11 aydır kullanıyorum ve çok memnunum,

@jingle isimli sözlük yazarının güzel bir entrysi var macbook pro başlığında
0
killerbee
(05.11.21)
(8)

Programlamada kendimi geliştirmek için alınacak laptop tercihi hk.

huzurlarinizda huzursuzluk
Merhaba arkadaslar, Finans sektörü çalışanıyım. Lisede veri tabanı programcılığı, üniversitede de yönetim Bilişim sistemleri mezunu biri olarak programlamaya dair tüm bildiklerimi hatırlamaya, hatta üzerine koyarak kendimi iş yerimde bu alana atmaya karar verdim. SQL de bilhassa iyiydim, Buradan baş
Merhaba arkadaslar,

Finans sektörü çalışanıyım. Lisede veri tabanı programcılığı, üniversitede de yönetim Bilişim sistemleri mezunu biri olarak programlamaya dair tüm bildiklerimi hatırlamaya, hatta üzerine koyarak kendimi iş yerimde bu alana atmaya karar verdim. SQL de bilhassa iyiydim, Buradan başlayıp hatırlamayı düşünüyorum.

Sorum şu: MACBOOK AIR MQD32TU-A CORE İ5 1.8GHZ-8GB-128GBSSD-13.3-INT Notebook gibi bir seçeneğim var ancak hiç Windows dısında isletim sistemi kullanmamakla beraber Visual Basic Studio VE SQL Kullanımını rahatlıkla destekler mi acaba?

Diğer bir seçenek de oyun bilgisayarı olan Monster Tulpar T7 V21.1.5 Gaming Notebook ya da Asus A15 Tuf FA506IU Laptop almak. Hem belki oyun falan da oynarım dedim ama mantıklı mı bilmiyorum tabi.

Bu yazdığım 3 bilgisayar ile sınırlı olmak üzere hangisi benim için mantıklı? Teşekkür ederim şimdiden.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.11.21)
Marka ve modellere takılmayın.
Bana kalırsa hepsi yapacağınız programlama işi için pahalı kalıyorlar.

Visual Basic Studio 2019 system
requirements, araması yapın ona göre yeniden düşünün.
0
Erva
(04.11.21)
erva +1.

En ucuzu hangisiyse.
0
hot potato
(04.11.21)
Valla bence kod mac'te yazılır, o yüzden o işi yapacaksanız mac alın derdim AMA

1- disk çok küçük, 128 GB üzer
2- visual studio çalışmıyor macos'ta
3- oyun oynanmıyor

Yani kod yazma haricinde başka şeyler de yapacağınız için diğerleri sizin için daha mantıklı gibi.
0
plutongezegendegilmi
(04.11.21)
Kod mac'te yazılır da, her kod da mac'te yazılmıyor. Swift öğrenmeyecekseniz mac almayın. Visual studio kurabilmek için bootcamp ile windows kurmanız gerekecek. Windows kuracaksanız niye mac alıyorsunuz? Bu üçlü arasında en zayıfı macbook zaten. İşlemcisi 5. nesil, 2017 yılından kalma bi bilgisayar. Bedavaya almıyorsanız mac'ten uzak durun.
0
himmet dayi
(04.11.21)
letgodan alacagin cöp bilgisayarla bile yazarsin.

Vstudio code falan cikti eskisi kadar sistem tuketmiyor.
0
divit
(04.11.21)
hangi türde geliştirme yapmak istiyorsunuz? oyun mu? mobil uygulama mı? desktop uygulama mı? cross-platform olacak mı?

oyun veya ios/android mobil uygulama için mac, diğerleri için windows.
0
altinci nesil caylak
(04.11.21)
Monster veya Asus'tan birini alıp Linux kurarak programlama işini Linux'te halledebilirsiniz. İlgili bilgisayarların harddisk kapasiteleri, çift işletim sistemini götürecek kadar fazla. Youtube'tan kurmak istediğiniz Linux distrosunun kurulum videosunu izleyerek rahatlıkla halledebilirsiniz.
0
schopenhauerin kedisi
(05.11.21)
İlla bu 3'ü arasında tercih olacaksa ve amaç sadece programlamaysa o zaman en ucuzu hangisiyse onu almanı tavsiye ederim.

Android Studio kullanacaksan işlemci ve RAM yüksek olursa çok daha iyi olur.
0
Nocturne
(05.11.21)
(11)

2021'de okudugunuz en iyi kitap?

111111
merhaba, yeni kitap arayisina girdigim su gunlerde, sizin bu yil neler okudugunuzu merak ettim. bu yil okudugunuz ve en begendiginiz kitap hangisiydi? ayni sekilde "hic begenmedim" dediginiz bir kitap varsa onlari da yazabilirsiniz, onlari da bilelim.tesekkurler.edit: bu yil cikmis kitaplari kastet
merhaba,

yeni kitap arayisina girdigim su gunlerde, sizin bu yil neler okudugunuzu merak ettim.

bu yil okudugunuz ve en begendiginiz kitap hangisiydi?
ayni sekilde "hic begenmedim" dediginiz bir kitap varsa onlari da yazabilirsiniz, onlari da bilelim.

tesekkurler.

edit: bu yil cikmis kitaplari kastetmiyorum :)
0
111111
(03.11.21)
sonsuzluğun sonu-isaac Asimov
0
erenderk
(03.11.21)
Bu yıl çıkmış kitapları kastetmiyorsan Puslu Kıtalar Atlası'nı okudum en son. Beğendim.
0
himmet dayi
(03.11.21)
en kötüsünü de yazayım: sally rooney-normal people ve conversations with friends. akıcı bi dili ve rahat anlaşılır bi ingilizcesi olduğu için İngilizce kitap okumak isteyip korkanlara öneririm ama konu/yaratıcılık vs tırt.
0
erenderk
(03.11.21)
Ellen Wood - Kapitalizmin Kökeni
0
prole
(03.11.21)
The Gift of Fear (non-fiction)
Klara and The Sun (fiction)
0
ganbatte
(03.11.21)
Amin Maalouf-Ölümcül Kimlikler
0
bahçedekisandal
(03.11.21)
plutongezegendegilmi
(03.11.21)
Victor Hugo seven biri olarak sonunda Türkçe'ye çevrilen Gülen Adam diyeceğim ama umarım diğer baskılar öncesi hatalar düzeltilir, yoksa okuyor musunuz redaktörlük mü yapıyorsunuz belli olmuyor.
0
bartholomew87
(04.11.21)
extremely loud&incredibly close - jonathan safran foer, en son okudugum bu. mümkünse ingilizcesinden oku.
0
spivak
(04.11.21)
hikmet hükümenoğlu okudum ben bu yıl. piyasada bulabildiğim tüm kitaplarını okudum.
çok beğendim. yerli romanda yeni favorilerimden, tavsiye ederim.
atmaca, körburun ve 04.00 kitaplarını öncelikle okumanı tavsiye ederim.
0
ananotherlife
(04.11.21)
(5)

ankara - kırkkonaklar

blatta hiberna
merhabalar,ankara kırkkonaklar bademlidere mahallesi, şemsettin günaltay caddesi civarını nasıl bilirsiniz?birkaç tane beğendiğim ev var ama bir tanıdığım konum olarak doğukent caddesi civarının iyi olduğunu söyledi.fakat doğukent caddesi, birlik mahallesi tarafı falan da bana biraz kötü göründü açı
merhabalar,

ankara kırkkonaklar bademlidere mahallesi, şemsettin günaltay caddesi civarını nasıl bilirsiniz?
birkaç tane beğendiğim ev var ama bir tanıdığım konum olarak doğukent caddesi civarının iyi olduğunu söyledi.
fakat doğukent caddesi, birlik mahallesi tarafı falan da bana biraz kötü göründü açıkçası.
yani e5 tarafı gibi, sanki muhit olarak kalitesi biraz daha düşük gibi görünüyor ama fotoğraflardan konuşuyorum elbette.

çünkü baktığım zaman haritada gördüğüm, bademlidere tarafının gop'a yürüyüş mesafesinde olduğu. (260. sokak civarı için konuşuyorum)
beğendiğim evler de oralardan çıktığı için böyle bir yorum alınca kararsız kaldım.
sizin değerlendirmeniz nedir?
oralarda yaşayan birileri yorum yaparsa sevinirim.
arabası olmayan ve yalnız yaşayan kadın için soruyorum.

teşekkürler!
0
blatta hiberna
(03.11.21)
Arkadaşınız haklı, Doğukent caddesi civarı daha iyi.

Orada asıl güzel ortam Uğur Mumcu caddesi civarları. Oraya ne kadar yakın olursanız o kadar iyi. Otobüsler falan da genelde oradan geçiyor diye biliyorum. Tunalı / Ayrancı taraflarına da yürüyerek gitmek mümkün. Sizin sorduğunuz mahalle Mamak taraflarına doğru gittikçe bozuyor, tam tersi yönde (yani güneye ve batıya doğru) ilerledikçe güzelleşiyor.

Sizin yerinizde olsam o taraflara kadar gelmişken Uğur Mumcu caddesinin öbür tarafından (kuzey batısı yani, baktığınızda Atakule'yi ya da Sheraton'ı görebileceğiniz) bir yerler bakardım. Fiyat olarak arada uçurum olduğunu da zannetmiyorum.

O civarlara çok fazla elçilik falan olduğu için genel olarak güvenli, her yerde polis var.
0
plutongezegendegilmi
(03.11.21)
@plutongezegendegilmi:

benim söylediğim bölgeden köroğlu yürüyerek 2-3 dakika.
uğur mumcu caddesine de acayip yakın zaten dolayısıyla.
ama doğukent caddesi tamamen aşağıda ve o bölgeden bağımsız kalıyor.
nasıl daha iyi olabildiğini anlayamıyorum.
ki zaten bir kilometre bile yok arada, yani çok yakın yerler aslında.
sanırım ben harita yorumlamada sorun yaşıyorum, kendimden şüphe etmeye başladım :)

uğur mumcu caddesi dediğiniz zaten büyük esat'ta yanlış bilmiyorsam.
ben de asıl oraları istiyorum ama maalesef kiralık ev sıkıntısı çok fazla.
gop, tunalı, esat, kavaklıdere, her yere bakıyorum ama doğru düzgün ev yok.
olanlar da çok köhne ve küçük.
0
🌸blatta hiberna
(03.11.21)
@blatta, demek ki mahallenin yukarı tarafını söylüyormuşsunuz, oralar iyi. Mamak tarafı kötü.

Doğukent Uğur Mumcu'ya daha uzak ama kendi halinde güzel bi semt. Yani ortam Uğur Mumcu kadar canlı değil ya da Tunalı'ya yürüyerek gidilmez falan ama yaşanır, o açıdan iyi. Sizin mahallenin öbür tarafı Akdere, sıkıntılı bi yer, ama tabi arada 2-3 kilometre var herhalde. Mahallenin neresinden bahsettiğinizi bilmediğim için emin olamadım, Köroğlu'na yakınsa süper.
0
plutongezegendegilmi
(03.11.21)
orası ankara'nın en ilginç yeri. gaziosmanpaşa ankara'nın en kalburüstü, elit semtlerinden biri. lakin iki adım atıyorsun, böyle cetvelle çizilmiş gibi sınırı geçince orası gecekondu mahallesi.

kırkkonaklar kaliteli bir semttir. birlik mahallesi de biraz eski olsa da orası da iyidir. ama hemen yan mahallesi, hatta çankaya ilçe sınırı olduğu için yan ilçesi mamak tarafı kötüdür.

senin tutmak istediğin evin ne tarafa yakın olduğu önemli.

doğukent bulvarı uzun bir cadde. çankaya, birlik mahallesi, sancak mahallesi, kırkkonaklar, hepsinin önünden geçiyor. ama kırkkonaklar'dan sonrası dediğim gibi mamak. kalite giderek düşüyor.

bir de 413 denen ankara'nın 500t'si gibi bir otobüs var, taa altınpark'ın oradan birlik mahallesi'ne kadar dolaşıyor, oraların toplu ulaşımı da fena değildir.
0
kibritsuyu
(03.11.21)
Kırkkonaklar mahallesi, birlik mahallesi nasıl bir yer? 2025 yılı itibari ile yaşabilecek bir yer değil. uzak durulması gereken bir yer. Evler çok eski, tesisatları sürekli koku yapıyor. Buranın namını duymuş ev sahipleri evlerini çok pahalıya satılığa koyuyorlar ama o evleri yıllarca alan çıkmıyor. değerinin yarısına bile satamıyorlar şu an. Kira durumu ise çok daha vahim. hiç açıp baktınız mı bilmiyorum. Asgari ücretin 2 katına yakın kira istiyorlar. Buraya denetlemenin gelmesi gerekiyor.
Yollar bozuk, çöpler toplanmıyor, sıfır arabamızın alt takımları bile bozuldu 2 kere hem de. Memur olarak geleceklere tavsiye etmiyorum. aldığınız maaş 60 verdiğiniz kira 40 olur, üzerine de dışarı çıktığınızda köpekler başınıza bela olur.
Tabii bu dediklerim doğukent caddesinin sağ ve sol sokaklarında çok oluyor. örneğin 450 caddeye bağlı çoğu çünkü sokakta bu durum var. emlak lobisine kanmayın. bize tanıdık emlakçı oradan zor olur demişti adamı dinlemedik.
şu an kapı pencere açtığımızda doğukentin o iğrenç araba, kamyon sesinden kafamız şişiyor, uyuyamıyoruz bile.
İnsan kalitesi Ankara standardında düşük. Yarısı mamaktan geliyor, yarısı buraya mecbur edilmiş memur.
0
serverbeyi
(09.08.25)
(2)

hamur kac gun dışarıda bozulmaz

mungojerry
bugun yapmak niyetiyle dun akşam hamur tutmuştum ama bugün geciktim yarın yapacağım yemegi. hamur bir günden fazla dışarıda durmuş olacak. bozulur mu?
bugun yapmak niyetiyle dun akşam hamur tutmuştum ama bugün geciktim yarın yapacağım yemegi. hamur bir günden fazla dışarıda durmuş olacak. bozulur mu?
0
mungojerry
(02.11.21)
buzdolabına koyarsanız mayalanma yavaşlar. bu sayede daha yavaş ekşir.

mesela, ben pizza hamuru yapıp dolaba koyuyorum 4 beze. 4 günde tüketiyorum. bir şey olmuyor. ama dışarda bırakmayın ve kapaklı bir şeye koyun hava almasın.
0
xrated
(02.11.21)
1 günde bir şey olmaz. Ben normalde de iyi mayalansın diye 12 saat dışarıda bırakıyorum. Dolapta da 1 hafta rahat duruyor.

İçine yumurta ya da süt falan koyduysanız bi kokusuna falan bakın ama pişirmeden önce.
0
plutongezegendegilmi
(02.11.21)
(9)

Kaz Tüyü Mont

kolaygelsin
Merhaba,Yeni aldığım kaz tüyü montun dikiş yerlerinden küçük küçük tüyler çıkıyor. Bu normal midir?Teşekkürler.
Merhaba,

Yeni aldığım kaz tüyü montun dikiş yerlerinden küçük küçük tüyler çıkıyor. Bu normal midir?

Teşekkürler.
0
kolaygelsin
(01.11.21)
normal degil bence.
benim mont 2-3 yil sonra falan bunu yapmaya basladi.
0
Kittie
(01.11.21)
bildiğim kadarıyla bu normal bir durum, ama kaliteye göre bunu çok fazla görmüyorsunuz ya da çok görüyorsunuz.

mavi'den bir kaza tüyü montum vardı, dışarıda tiftiklenmiş tavuk yavrusu gibi gezdiğim oldu.

massimo'dan bir mont aldım, o da tüylü ama daha bir tüy göremedim.
0
tempor
(01.11.21)
Ben de Puma aldım, bende de durum aynı. Sordum firmaya normal dediler.
0
giovanne
(01.11.21)
Ben de yeni bi mont aldım. Aynı durum var. Aldığım mağazanın sitesinde de aynı durumdan şikayet edenler var. Normalde dikişlerin lazer olması gerekiyor demiş biri.
0
himmet dayi
(01.11.21)
normal.
0
plutongezegendegilmi
(01.11.21)
Yeni bir mont için normal değil.
Adidas marka bir kaz tüyü montta dört yıl kadar sonra bunu gözlemiştik.
0
pro9it9is9
(01.11.21)
Normal, elektrıklenmeden dolayı olur. Fırmalar, önlemek için antistatik kumaş koyarlar engellerler. Yani 1-2 çıkması normal, fışır fışır çıkması değil.
0
ya volna
(01.11.21)
Bu arada montun markası marmot
0
🌸kolaygelsin
(02.11.21)
Açılın kaztüyü üreticisi geldi.

Tüylerin çıkması normal, hatta tüy çıkmıyorsa kaz tüyü değildir. Kaztüylerinin bir ucu deriden çekildiğinde sivri olarak kaldığı için her türlü dikiş yerlerinden çıkacaktır. Burada downproof kumaş kullanarak bunu minimize etmeye çalışır firmalar.

Anormal bir çıkış varsa bu sıkıntılı ancak rahatsız etmeyecek kadar çıkıyorsa bu normal. Tavsiyem çıkan tüyleri çekerek çıkarma, kumaşın tersinden içe doğru çekmeye çalış. Aksi halde dikiş yerindeki deliği büyüterek oradan daha çok tüy çıkmasına neden olabilirsin.
0
PoscheN
(02.11.21)
(11)

Zekice kurgulanmış soygun filmleri ariyorum

Filinta61
La miglio offertaItalyan isiOceans serisiInside manDemi moore elmas soygunu filmiSihirbazlar cetesiGibi gibi.
La miglio offerta
Italyan isi
Oceans serisi
Inside man
Demi moore elmas soygunu filmi
Sihirbazlar cetesi

Gibi gibi.
0
Filinta61
(31.10.21)
En iyileri yazıyorum;
Heat
Ronin
The town
0
deer hunter
(31.10.21)
Onlari izledim. Daha kiyi kosede kalmis filmler lazim.
0
🌸Filinta61
(31.10.21)
Snatch
0
Amory Lorch
(31.10.21)
senin aradığın film jackie brown.
0
dafuq
(31.10.21)
film değil ama her bölümü film gibi dersek, İngiliz dizisi Hustle 'a bir göz at.

Mesela Oceans serisinde hep hack muhabbeti falan vardır, Hustle tam tersi insanları manipüle etme-sosyal mühendislik üzerine. Ben daha çok seviyorum.
0
nhk ni youkosu
(31.10.21)
dokuz kraliçe
0
karayel
(01.11.21)
Ocean's görünce aklıma şu geldi, film değil gerçi ama güzel bi bölümdü:

www.imdb.com
0
plutongezegendegilmi
(01.11.21)
Hustle+1, bu diziyi benden baska izlemis biri olmasina sasirdim, sunu belirtmek lazim, Hustle'da aksiyon az, eğlence boldur.
0
Gı
(01.11.21)
The Score
0
iwasbornonamountainside
(01.11.21)
dokuz kraliçe +1, orijinal adı neueve reinas
0
rahip janick
(01.11.21)
Army of thieves
0
congratulationsyouwon
(05.11.21)
(4)

Jr. Yazılımcılar ne kadar alıyorlar?

ananiyimioguz
Çevrenizdekilerden duyduklarınız neler? Ben junior olmasına rağmen 4 alan da duyuyorum 10 alan da. Kafam karıştı.Henüz 1 yıllık tecrübem var. Çalıştığım firmanın tüm ihtiyaçlarını karşılıyorum ama henüz sektörde çok pişemedim. Büyük bir projeyi baştan sona kadar götüremem yani. Ufak çaplı şirket içi
Çevrenizdekilerden duyduklarınız neler? Ben junior olmasına rağmen 4 alan da duyuyorum 10 alan da. Kafam karıştı.

Henüz 1 yıllık tecrübem var. Çalıştığım firmanın tüm ihtiyaçlarını karşılıyorum ama henüz sektörde çok pişemedim. Büyük bir projeyi baştan sona kadar götüremem yani. Ufak çaplı şirket içi mobil uygulamalar yazıyorum. Ekranları da çok kompleks değil açıkçası.

Bu şartlarda 7k ya yakın alıyorum. İş yüküm de fazla değil. Uzaktan çalışıyorum. Mühendislik çıkışlıyım.

Ama mesela şey duyuyorum, adam iş bilmiyor, tecrübesiz bir iş analisti olarak girmiş bir bankaya ve 10k alıyor !? Yahu ben mobil yazılımcıyım neden bu kadar alıyorum o zaman diyerek iş görüşmelerine başlamaya karar verdim.

Biraz pişmediğimi düşündüğüm için özgüvensizlik vardı çünkü ama bilmeyen adamlar bu paraları alıyorlarsa ben kaç tane mobil app çıkardım benim haydi haydi almam lazım. Ne diyorsunuz maaşlar konusunda? Full-stack değilim bu arada front-end'im daha çok.
0
ananiyimioguz
(30.10.21)
Maas isleri cok karisti son donemde gozlemledigim kadariyla. Caycisi da muhendisi de dar bir araliga hapsoldu.

Bizim cayci yol yemek de katinca 4binin uzerinde aliyor, e sen mobil yazilimcisin 7k aliyorsun. Sacma sapan oldu her sey. Ekonomi stabil olmayinca sirke donuyor ortalik.
0
brkylmz
(30.10.21)
Benim gördüğüm piyasaya kaos hakim. 10k teklif aldığım da oluyor, 50k da. Kimse ne yaptığını bilmiyor şu aralar.

O yüzden maaşından / işinden memnun değilsen iş bak cidden, kendine bir hedef koyup tutturabildiğine gir. Şu an en mantıklı senaryo bu. Gerçi belki mobil market biraz daha stabildir orasını bilmiyorum, 3-5 yerden teklif alınca anlarsın onu zaten.

Bir de bu "biliyor/bilmiyor" olayı da bi acayip. Birlikte çalıştığım çok iyi bir developer vardı, hani adam çok iyi eyvallah ama code review'da falan elemana bir sürü şey anlattığım da oluyordu. O 80k maaş alıyormuş, ben 25 alıyordum o zamanlar. Yani elemanın aldığı paraya laf etmiyorum da ben de daha fazlasını alabilirmişim mesela, bilmiyordum. Geçen konuşurken lafı geçti, "ucuza gitmişsin keh keh" diyip güldü bana.

Edit: soruna tam cevap vermemişim, ben junior değilim. Ama bizim junior'lar 10k civarı alıyorlar genelde. Senior olduğunu iddia eden bi abi var, başka birini bulabilsek işe almayacaktık ama mecbur kaldık, ona da 15k veriyoruz.
0
plutongezegendegilmi
(30.10.21)
Benim 10 yillik .net'ci arkadas 8 aliyor. Cogu framework'u falan da biliyor.
Yaninda oturan da 2 katini aliyor.
Birbirilerinden haberleri yok.

Su an yazilim sektoru boyle.

Analistler yazilimciyi her turlu tokatlar zaten.
Yazilimci olarak sektorun amelesiyiz, analist dedigin tak tak terfi eder pm po mudur olur ucar gider.
0
divit
(31.10.21)
" İş yüküm de fazla değil." bunu bazen ben de düşünüyorum ulan aldığım para sanki yaptığım işe oranla baya iyi diyorum, sonra bi bakıyorum benden daha az iş yapıp deli gibi maaş alanlar var (aynı şirkette veya farklı firmada veya farklı pozisyonda)

şunu özellikle anlamalısın ağlamadığın sürece işveren asla maaşına zam, iyileştirme vs. yapmıyor. birazcık sivrilmen lazım.

henüz 1 yıllık iş tecrübem var demişsin, 7k fena değil değil ama yüksek de değil, bu yüzden eğer para mevzsunu kendine dert ediyorsan sürekli kendini geliştirmelisin ve iş arayışında olmalısın. sektör böyle, eğer hakettiğinden az aldığını düşünüyorsan az alıyorsun demektir. özellikle yazılımda deli gibi sirkülasyon var, maaşını yükseltebilmek için insanlar sürekli iş değiştiriyor.

ben de mobile developer'ım senior sayılırım, senden 4-5k fazla kazanıyorum ama benimle aynı pozisyonda çalışanların benden en az 4-5k fazla kazandığını da biliyorum, o yüzden ben de iş arıyorum.
0
aziz dostum jack
(31.10.21)
(5)

girişimcilik

tuborg yesili
aldığım ders kapsamında bir girişimcilik fikri bulup bir de onu sunmam gerekiyor :( benim için fikirden öte sunumu kolay bişey olması lazım çünkü ingilizce sunup ,soru cevaplayacağım ve kendi anadilimde de sunum yeteneğim iyi değildir ve sevmem. 10 dk sunum 5 dk soru cevaplama olacak.Aklınıza gelen
aldığım ders kapsamında bir girişimcilik fikri bulup bir de onu sunmam gerekiyor :( benim için fikirden öte sunumu kolay bişey olması lazım çünkü ingilizce sunup ,soru cevaplayacağım ve kendi anadilimde de sunum yeteneğim iyi değildir ve sevmem.

10 dk sunum 5 dk soru cevaplama olacak.

Aklınıza gelen çok basit sunulabilecek fikirler olursa paylaşırsanız sevinirim.
0
tuborg yesili
(26.10.21)
Okula giderken car pooling yapmaya yarayan app diye yapıştır geç. Yakıt tasarrufu, climate change falan yardırırsın, cafcaflı konular, sunum yapması kolay, garip soru da gelmez.
0
plutongezegendegilmi
(26.10.21)
eklemeyi unuttuğum iki şey,

- daha önce yapılmamış olması lazım
- 2 ay sonra ürün neyse onu ortaya koymam lazım somut olarak da.
0
🌸tuborg yesili
(26.10.21)
İnsanların sevmek için kedi köpek kiraladıkları aplikasyon olsun.
Hem terapi hem hayvan sevgisi hem sosyalleşme vs.
0
kisa
(26.10.21)
daha once yapilmamis bir sey istiyorsa bulundugun sehire ozel bir sey bakabilirsin. okula yonelik de bir sey olabilir.
0
fakyoras
(27.10.21)
ürünü 2 ay sonra ortaya koymak mı???

2 ayda ortaya konan üründen kimseye fayda gelmez. prototip dese bir nebze anlayacağım ama. hocanızın girişim tecrübesi sıfır gibi geliyor.

mobil uygulama yerine cep telefonu tamirciliği girişimi fikri önerebilirsin ancak burada 2 ayda ürün ortaya konabilir.
0
fistikthecat
(27.10.21)
(3)

Belirti olmadan test yaptırmak

jorah the andal
merhaba, tatil yaptığımız arkadaş grubundan 2 kişinin testi pozitif eşlerinin testleri negatif çıktı. Bende herhangi bir belirti yok. Çift doz biontech aşılıyım bu arada. Test yaptırmayı düşünüyorum ama gereksiz mi acaba ? böyle bir durumda hiç belirti olmadan pozitif çıkabiliyor mu ? bulaştırmamak
merhaba, tatil yaptığımız arkadaş grubundan 2 kişinin testi pozitif eşlerinin testleri negatif çıktı. Bende herhangi bir belirti yok. Çift doz biontech aşılıyım bu arada. Test yaptırmayı düşünüyorum ama gereksiz mi acaba ? böyle bir durumda hiç belirti olmadan pozitif çıkabiliyor mu ? bulaştırmamak adına soruyorum.
0
jorah the andal
(24.10.21)
Evet çıkabiliyor yaptırmanızda fayda var. İlk günlerde bazen pozitif olmasa da 7 gün sonra tekrarında pozitif çıkanlar da oluyor
0
photo85
(24.10.21)
Belirti yokken virüsü yaydığınızı gösteren hiçbir çalışma yok. Test yaptırsanız belki pozitif çıkar ama o da ne hasta olduğunuz ne de bulaştırıcı olduğunuz anlamına geliyor, çünkü virüs kalıntılarının vücuttan atılması 3 aya kadar sürebiliyor(muş).

Gereksiz yani bence. Semptom çıkarsa yaptırırsınız.
0
plutongezegendegilmi
(24.10.21)
kendimde alışkanlık haline geldi. haftada iki defa pcr oluyorum. takıntılı mıyım? dersek de hastanenin oraya yolum düştüğü için üşengeçlik yapmayayım diye.
0
evimin paspasi
(24.10.21)
(5)

SQL joinler

walser
Merhaba. Uzun zamandir aktif olmasa da isimde Sql’i kullaniyorum, sorgu revize edebiliyorum ama yeni sorgu yazamam. Simdi join’leri teorik olarak biliyorum ama is pratige gelince o kadar karisiyor ki. Hangi join’i nerede kullanacagim bilemiyorum. Ayrica birden cok join kullanilan ornekleri de goruyo
Merhaba. Uzun zamandir aktif olmasa da isimde Sql’i kullaniyorum, sorgu revize edebiliyorum ama yeni sorgu yazamam. Simdi join’leri teorik olarak biliyorum ama is pratige gelince o kadar karisiyor ki. Hangi join’i nerede kullanacagim bilemiyorum. Ayrica birden cok join kullanilan ornekleri de goruyorum onu da pratige gelince yapamiyorum.

Mesea cusid ortak kolon olan 2 tablo olsun x ve y diyelim. y tablosundaki sehir bilgisini x’e getirmek istiyorum. Sehir gelsin istedigim icin select * from x right join y on y.cusId=x.cusId olmali? Yoksa left join mi olmali :( pratik yapacagim kaynak ne olabilir. Teorigini istemiyorum cunku o kadar cok kaynaktan calistim ki artik teoriye ihtiyacim yok sadece pratik icin nasil calismaliyim?
0
walser
(22.10.21)
x tablosundan, y tablosuyla cusId değeri üzerinden eşleşemeyecek kayıtların gelmesini istemiyorsan inner join, eşleşmese de data gelsin diyosan left join, özünde bu aslında. ben daha right join'i gerçek hayatta kullanan kimseyi görmedim.
0
tepedeki psychedelic adam
(22.10.21)
select
x.*,
y.sehir
from x
left join y on x.cusid=y.cusid

right join kullanılmaz genelde.
0
makarnavodka
(22.10.21)
Valla w3schools da falan pratik yapabilirsin sanirim. Olmadi kendi kendine tablolar yapip onlarla da oynayabilirsin.
0
j r r tolkien hayrani
(22.10.21)
Yukarıdaki yazarların tamamı olayı doğru olarak anlatmış ben de ayrıntı vererek anlatayım.

INNER JOIN ile iki tabloyu ortak bir key ile birbirine bağladığında, ortak keyin refere ettiği verinin her iki tabloda da bulunması gerekiyor, yani şöyle :

uyeler ve sehirler diye tablomuz var

select * from uyeler INNER JOIN sehirler on sehirler.sehir_id = uye_sehir_id;

yukarıdaki örnekte uyeler tablosundaki sehir_id ile sehirler tablosundaki sehir_id ortak ve sehirler tablosunda o uyenin sehir id'si var ise bir kayıt döner sehir_id sehirler tablosunda yoksa uye olsa bile kayıt döndürmez.

Şimdi başka bir örnek verelim yine bir üyeler tablomuz var bir de kardeşler tablomuz olsun, aynı şekilde INNER JOIN kullanacak olursan kardeşi olmayan üyeler bu sorguda hiç dönmezdi o yüzden ne yapıyoruz INNER JOIN yerine LEFT JOIN kullanıyoruz.

select * from uyeler LEFT JOIN kardesler on kardesler.kardes_uye_id = uye_id;

Gördüğün gibi artık tüm üyeler kardeşi olsun olmasın listelenir, eğer kardeşi yoksa tek satır kayıt gelir 2 kardeşi varsa 2 satır kayıt gelir, bir kardeşi varsa yine tek satır kayıt döner.

RIGHT JOIN'e gelince kullanımı mantıksız olduğundan pek kullanılmaz, RIGHT'da önemli olan refere edilen tablonun kendisi select çekilen değil o yüzden kullanımını gerektirecek bir senaryo neredeyse yoktur.
0
solo
(23.10.21)
Duyuruda kullanıcılar ve duyurular tablosu olsun.

Sadece en az 1 duyuru açmış kullanıcıları, duyurularıyla beraber getirmek istiyorsan INNER JOIN, "duyurusu varsa duyuruyu da getir, yoksa duyurusuz gelsin" diyorsan da LEFT JOIN kullanıyorsun.

E peki ya duyuruyu açan hesap silinmişse? Kullanıcı silindiği için o duyuruya kullanıcı tablosu üzerinden ulaşamazsın. O zaman RIGHT JOIN, kullanıcısı olmasa bile tüm duyurular gelsin diyor.

Bi de OUTER JOIN var, hem duyuru hem kullanıcı hepsini kombinle getir abi diyorsun.

RIGHT JOIN'in çok kullanılmama sebebi şu, madem duyurunun kullanıcısı yok, o zaman niye kullanıcı tablosu üzerinden ulaşmaya çalışayım ki o duyuruya? Direkt gider duyuru tablosuna sorgu atarım diyor insanlar. Kullanıcı bilgilerini de duyuru üzerinden LEFT JOIN ile kullanıcıya ulaşarak hallediyorlar.

Nasıl oturur bunlar? Valla bence pratikten başka yolu yok. Kendin database tasarla, sorguları yaz. Hackerrank'in SQL şeyi de fena değil: www.hackerrank.com
0
plutongezegendegilmi
(23.10.21)
(8)

Kahve bağımlısı oldum

biseysorcaktim
alışkanlığımı değiştirip de nasıl daha az tüketirim?---Evden çalışırken 2 - 3, iş yerinde iken 3 - 4 kupa filtre kahve içiyorum günde, daha da artıyor bazen.sabah uyanınca 1, kahvaltı ederken 1, aralarda canım sıkıldıkça ya da yapacak daha iyi işim yoksa. acıkınca gece yatmadan önce de içiyorum baz
alışkanlığımı değiştirip de nasıl daha az tüketirim?

---
Evden çalışırken 2 - 3, iş yerinde iken 3 - 4 kupa filtre kahve içiyorum günde, daha da artıyor bazen.

sabah uyanınca 1, kahvaltı ederken 1, aralarda canım sıkıldıkça ya da yapacak daha iyi işim yoksa. acıkınca gece yatmadan önce de içiyorum bazen. sabah kahvaltısı, akşam yemeği hepsinin yerine geçiyor.

önceden beri kahve severim de bu kadar tüketmezdim.

şimdi kahveyi epey azaltıp arada bi içtiğim ya da sabah güne başlamakta zorlanırsam içtiğim bir şey haline getirmek istiyorum.

ama bendeki aslında bağımlılıktan öte alışkanlık, yerine bir şey koysam kahveyi bu kadar aramam. nasıl azaltırım tüketimimi?
0
biseysorcaktim
(22.10.21)
Sabah kahvesi yerine bitki çayı olabilir. Tadı güzel bitki çayları var. O olmazsa siyah çay ya da earl grey falan da olabilir. Bence earl grey çok lezzetli.

Bu arada 2-3 kupa fazla değil bence.
0
himmet dayi
(22.10.21)
Sabah kahvesi sağlıklı bir şey değil. Vücudun kendi uyanma mekanizmasını bozuyor. Bu nedenle sabah kahvesini çıkartın hayatınızdan. Yerine bir bitki çayı koyabilirsiniz. Ya da sabah kahvesini kafeinsiz seçebilirsiniz.

Diğer öğünlerde de çok demli olmayan bir kahve demleyip içebilirsiniz. Yani gün içinde tükettiğiniz kahve miktarı azalır. Ama içecek miktarı sabit kalır. Bu sayede kahve keyfinizden kısmadan aldığınız kafeini azaltmış olursunuz.
0
zimbirik
(22.10.21)
aslında kahve içmekte çok büyük bir sorun yok ama ne zaman enerjisine ihtiyaç duysan sinirler bozulup sorgulama başlıyor. maalesef bünye kafeine karşı bağışıklık kazanıyor. bu şekilde kodlanmış çünkü. her zorlanmada bir sonraki için kendini evrimleştiriyor.

ben tam bu noktada sporcu kahvesi ve kafeinsiz kahve ikiliyse işi çözdüm.

Normalde bir insan sağlık sınırları içinde günlük 400 mg'lık kafein alabiliyor. Normal bir filtre kahvenin 1 gr'ında 15-20 mg kafein bulunuyor. yüksek kafeinli sporcu kahvesi diyebileceğimiz filtre kahvelerde 20-25 mg arası kafein oluyor.

Yani spordan önce /sabahları aldığın kahve yüksek kafeinli olursa, gün içinde keyif için istediğin kadar kafeinsiz kahve içebilirsin. iş başka aşk başka olur. amaç ve araç olur. kahvenin yerine bir şey koysam sorusuna bir cevabım yok, çünkü bana göre öyle başka bir şey yok <3

not: yüksek kafein için taft ve koffieboon markalarını araştırabilirsin. fiyatları yarı yarıya ama kafein oranları yakın. (~23mg)
0
onemoremile
(22.10.21)
Birkaç aydır azaltmayı başarmış biri olarak yazayım ben de.
Yerine aldığım şey sütlü çay oldu.
Bitki çayı da iş görüyor ama earl greyle yapılmış sütlü çay beni gerçekten kurtardı.

Günde 2 kez 600 ml, 1 kez 800 ml kahve içmekten (ekstra buluşmalarda artabiliyordu da) günde 1 kez 600 ml düştüm. (Genellikle 1 kez yapmaya çalışıyorum ama stresi yönetemediğim zamanlarda 2 olabiliyor.)
Bunun dışında sadece ekstra durumlarda dışarıda buluşma vs olursa miktar artabiliyor ama genellikle sabitledim diyebilirim.
0
mutekebbir
(22.10.21)
bu kadar içersen yakında mideni eline alırsın.
sağlığını düşünerek azalt.

yerine su koy, daha güzel bir içecek yok.
0
adivar
(22.10.21)
Kahvenin bir zararı yok, o yüzden istediğin kadar içebilirsin. @onemoremile'ın kafein hesabına bakarsan zaten sıkıntılı aşamaya gelmen için günde 20 tane espresso içmen lazım, o da mümkün değil.

Ama vücut alışıyor evet, onu çözmek için ben yılda 1 ay kahve orucu yapıyorum. 1 ay kahve içmiyorum yani, 1 hafta falan zorluyor, ama döndükten sonra daha çok keyif alıyorum. Bunu tavsiye edebilirim.
0
plutongezegendegilmi
(22.10.21)
Kahveye pragmatist yaklaşarak ve sağlığını önceleyerek azaltabilirsin. Aç karnına kahve içmek bence çarpıntıya davetiye çıkarmak. Ben kahve sevmediğim için sadece uykumu bastırmak istediğim zamanlarda günde 1 fincan içiyorum. Sen kahveyi seviyorsan eğer 1 fincan zevk için 1 fincan da uykunu bastırmak için içebilirsin.
0
Amaranta ursula
(22.10.21)
Süt, kakao ve çok az hazır kahve ile kendi içeceğini yap. Yine bir miktar kahve tadı gelir, içme alışkanlığına devam edersin ama dozu düşürmüş olursun. Havalar soğuyunca salep falan da deneyebilirsin.
0
mikro patlama
(22.10.21)
(3)

Ziraat Bankası Sanal Pos Güvenlik Sertifikası Güncellemesi

stormborn
Merhaba, Junior web geliştiriciyim. Bana üstlerim tarafından bir PHP projesi verildi ve gerekli güncelleme ve bakımını yapmakla görevliyim. Site canlıda ve kullanılıyor. Nestpay(Omnipay kütüphanesi ile) ile Ziraat Sanal POS sistemi kullanıyor ödeme alırken. Ancak sisteme SSL sertifikası güncellemesi
Merhaba,
Junior web geliştiriciyim. Bana üstlerim tarafından bir PHP projesi verildi ve gerekli güncelleme ve bakımını yapmakla görevliyim. Site canlıda ve kullanılıyor. Nestpay(Omnipay kütüphanesi ile) ile Ziraat Sanal POS sistemi kullanıyor ödeme alırken. Ancak sisteme SSL sertifikası güncellemesi gelmiş. Dolayısıyla ödeme yapıldığında "An Error Occurred, Please Click to continue." diyor müşteriye. Bana da gerekli kullanıcı bilgileri verildi ve güncel sertifikayı kurmam istendi ancak ilgili dökümantasyon ya da bir tutorial bulamadım ve kendi başıma çözemedim işi. Yarın sabaha bırakmadan çözeyim ve kimseyi madur etmeyeyim istiyorum ama tek başımayım şirkette şu an. Tavsiye, öneri, okunmaya değer link falan alabilir miyim? Teşekkür ederim.
0
stormborn
(20.10.21)
PHP kullanıyorsan Apache vardır sunucuda diye düşünüyorum. Yeni sertifikayı verdilerse:

1- Yeni sertifikayı sunucuya gönder/yükle (ben scp kullanıyorum genelde)
2- Apache konfigürasyonlarından yeni sertifikayı ekle, eskisini sil (eskisini direkt silme, yedek al. Yenisini ekle derken kastettiğim de işte bi klasöre koyup Apache ayarlarından "kardeş senin sertifika burada" diye path verme işi. httpd.conf diye bi dosya varsa onun içinde oluyor genelde bu ayarlar.)
3- Apache'yi restart et

Şeklinde güncellenebilir bence. En azından ben NGINX kullanırken kabaca buna benzer şeyler yapıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
@pluton Bu Sanal Pos için de geçerli mi, emin misiniz? Normal SSL sertifikası bu şekilde tamam ama POS sertifikası için emin olamadım.
0
🌸stormborn
(20.10.21)
POS hakkında hiçbir fikrim yok.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
(10)

çipi niye bill gates takıyor?

kibritsuyu
bill gates covid aşısı olanlara aşının içinde çip takıyormuş ya, bu çipi niye bill gates takıyor?sorum ciddi arkadaşlar. niye "bill gates çip takacakmış" diyorlar? yani niye elon musk değil mesela? niye bill gates'e yakıştırdılar bunu?bill gates çip takıp ne yapacak bize, windows mu kuracak? robot e
bill gates covid aşısı olanlara aşının içinde çip takıyormuş ya, bu çipi niye bill gates takıyor?

sorum ciddi arkadaşlar. niye "bill gates çip takacakmış" diyorlar? yani niye elon musk değil mesela? niye bill gates'e yakıştırdılar bunu?

bill gates çip takıp ne yapacak bize, windows mu kuracak? robot edecek, uzaktan sinyal yollayacak mevzuları elon musk'a daha uygun değil mi? bill nereden çıktı? amerika, cia, pentagon, dış mihrak falan da değil, doğrudan bill. niye bill?
0
kibritsuyu
(20.10.21)
Filantropi kavramını insanların kafası almıyor, "Zengin" deyince 350 metrelik yatı olan, skandallarla adı anılan, iyilik yaparsa da vergiden düşmek için ya da reklam olsun diye yapan zenginlere alışmışız, bunun dışına çıkan biri olunca "Kesin bir pislik var" diye düşünüyoruz sanırım. Dolayısıyla uçuk kaçık komplo teorilerine daha güzel oturuyor.
0
salihdt
(20.10.21)
Afrika'ya yarım yapıyor eşiyle birlikte Gates vakfı vardı, 2015'ten konuşmaları var "salgın hastalık çıkarsa hazır değiliz" diye falan. Bunun üzerine simülasyonlar yaptırmış ve çözüm arıyor aslında, dedikleri çıkınca da "kesin o yaptırdı" diyorlar.

Çip olayı onun üzerine kaldı ama o başka komplolarla birleşmiş hali sanırım. Covid yok aslında 5g'nin etkisi bunlar diyen de var, aşıyla virüs verdiler 5g onu aktif ediyor diyen de var. Türlü türlü komplo :D

bu arada: cdn.dopl3r.com
0
nhk ni youkosu
(20.10.21)
Elon musk kısa pantolonla anasını keserken Bill Gates 3 bin kişiye racon kesiyordu. bence sebebi şu: Bill Gates aşı ve pandamı konusunda biraz daha fazla açıklama yaptı ve açıklamaları gündemde hep yer buldu. E nispeten de eski ve bilinilirliği nin daha yüksek olduğu düşünülürse çip ihalesi de ona kaldı.
0
giovanne
(20.10.21)
Aşıyla adı çok sık anılıyordu salgının başından beri, diğerleri ekmeğinin peşinde. Demin yine gogıla yazdım, bill gatesten covid-19 ilacına dev fon şeklinde haber çıktı mesela parçaları birleştirip elde ettikleri şey de bize çip takacaklar oluyor.
0
izza
(20.10.21)
Şurada biraz detay var: www.reuters.com

Birtakım iddialar yanlış bir biçimde Bill Gates ile ilişkilendirilince komplo teorisine dönüşüyor. Yani net bir sebebi yok ama Bill Gates ve eşinin kurduğu vakfın birtakım işleri yanlış yorumlanıyor ve sanki Bill Gates insanlara çip takmak için bu pandemiyi başlattı gibi lanse ediliyor.
0
himmet dayi
(20.10.21)
bir de bill gates ara ara dünya hakkında - ekoloji sağlık teknoloji vs - bazı konularda konuşuyor vakfı üzerinden projeler yapıyor bundan 4-5 sene önce dünya ve insanlığın karşılaşabileceği yeni pandemi üzerine fikirleri var, gerçi kendisi bu konularda konuşurken dünyada halihazırda bölgesel salgınlar vardı bizim bu kadar haberimiz yoktu sars vs.

işte onun hayır hasenat motivasyonuyla yaptığı onlarca fikir ve konuşmalardan pandemi ile ilgili olanı öne çıktı aldı yürüdü

microsoftun sahibi, vakıf kurmuş, sağlık alanında bağışlar yatırımlar yapıyormuş hepsi birleşti
0
freebird5406_2
(20.10.21)
Benim hanımın annesi bu tiplerden ama teorileri patladikca bahaneler ile başka teorilere siginiyor;
- ilk çip dedi. Bizi kontrol edeceklermis. Evlere tikacaklarmis.
-bunun mantikli yanini bulamayinca bill gates ve diger milyarderler dünya nüfusunu azaltmak istiyormus. Asilarda kisir yapici varmis (cok severim kisiri lol).
-big pharma diyor bir de ama o kismi cok sağlam değil çünkü big pharmanin kazandığı paranin kac katini dünya ekonomisi kaybetti. Nedense big pharma çok güçlü ama petrol firmalari, araba firmalari falan hepsi cok salak big pharmaya ok diyorlar. O yüzden o kısmı arada diyor.

Bill gates olayı, benim kayınvalide için konusursak, tamamen sacma sapan platformlarda okudukları + zengin olması haliyle kiskanclik ve korku.

Ha zaten asi karsiti bizimkisi. Benim köpek reaktif, davranis veterineri adam "köpeğiniz otistik gibi düşünün, yani sosyal ortamda ne yapacagini bilemiyor" vs diye anlatti. Bunu söyledik "otistik olabilir köpeklere asilar yapiliyor o yapmistir" dedi.

Neyse iste; zengin+asi/sağlık harcamalari yapiyor dedigin zaman ona attilar camuru.
0
logisticsmanager
(20.10.21)
gates vakfı, komplolar vs. bir de adı "çipçi" derlerse tamamdır.
0
evimin paspasi
(20.10.21)
Eleman gidip EU'nun başındaki insanlara "şunu şunu böyle yapın" dediği için olabilir:

twitter.com

Çip konusunda da insanlar haklı aslında. Yani tivitte konuştukları konuların ilk maddesi "enhance health surveillance & alert systems". Artık çipi ister aşıya koyar, ister "aşı pasaportu" diye eline verir, o BG'nin bileceği iş, ama çipi taktı zaten, veriler de tahmin edin kimin sunucularında tutuluyor?
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
"bilgisayarcı" çünkü

:))))
0
hayirsiz
(20.10.21)
(3)

Git committe silindi

optimistbakunin
Add yaptik commit ettik. Sonra tek yorum var diye komiti revert edelim bari dedik. Hicbir sekilde 6 klasor kalmadi. 6da 1i vardi en son bi anda buhar oldular anlamadim
Add yaptik commit ettik. Sonra tek yorum var diye komiti revert edelim bari dedik. Hicbir sekilde 6 klasor kalmadi. 6da 1i vardi en son bi anda buhar oldular anlamadim
0
optimistbakunin
(20.10.21)
Git log yapıp history'e bakın, revert'ten bir önceki commit'e çekin repoyu.

git reset --hard <hash>

Muhtemelen revert'i "1 commit geri git" yerine "1. commite git" gibi bir şey yaptınız :(
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
1 commit vardi 6 klasor direkt tek commit yapmistim. Sonra neyse geri alam dedim git revert idsi yazdim bi log daha geldi ama git statusden goremedim buhar oldu gibi 6 klasorden 1 tanesini gordum alakasizca
0
🌸optimistbakunin
(20.10.21)
en kotu durumda git reflog'dan her turlu istediginiz seyleri bulursunuz.

git reflog yazin, istediginiz sha'yi bulun, daha sonra oraya checkout olun, mastera ister force pushlayin ister baska branche alin orasi size kalmis.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(20.10.21)
(8)

Maaş zamları belli oldu mu

condom kurşunu
En azından konuşulmaya başlanmıştır. Çevremde birkaç şirket yıl ortasında zam verip ocakta tekrar yapacağız falan diyor. Bizimkiler uyuyor gerçi de sizinkiler ne durmda?
En azından konuşulmaya başlanmıştır. Çevremde birkaç şirket yıl ortasında zam verip ocakta tekrar yapacağız falan diyor. Bizimkiler uyuyor gerçi de sizinkiler ne durmda?
0
condom kurşunu
(19.10.21)
Bizde konusulmuyor ama ocak zammi allahin emri cunku sene ortasinda zam olacak denirken bir anda olmayacak karari alindi. Maaslar eridi haliyle
0
floydian
(19.10.21)
Bizde maaş zamları yılda bir kez nisanda yapılıyor, brüt maaş üzerinden hesaplanuyor.

nisan 2021: %16,8
ekim 2021: %28,79

ama hala enflasyona yenik düşmüş durumda maalesef.
0
roket adam
(20.10.21)
Ekim sonunda düşünüyoruz. %15.
Nisan’da %15-20 daha.
0
gabe h coud
(20.10.21)
normalde yılda 1 kere ve ocak ayında zam alıyorduk. bu sene ilk kez yıl içinde ekstra zam yaptılar maaşlar eridiği için. eylül ayında %18 gibi bir şey yapıldı. bu zam yapılırken bize söylenen, ocak ayında bu oranın altında olmayacağı yönündeydi. net oran aralık ayında belli olurmuş.
0
ilgeru
(20.10.21)
Biz konuştuk. Yılbaşında %30 düşünüyoruz dediler, ben %40 istiyordum.

Ama şirket o kadar kötü durumda ki hiç umudum yok açıkçası.
0
plutongezegendegilmi
(20.10.21)
Bizde yılda bir kere ve Nisan'da yapılıyor zamlar. Ocak'tan Nisan'a kadar olan farkı da veriyorlar ilk maaşta.

Performansa göre bir yüzde veriliyor ama ortalama %15'ten fazla vereceklerini sanmıyorum. Geçen Nisan %11 gibi bir şey almıştım, üzücü tabi.

Maaşlar net ama eriyor böyle olunca. Bakalım ne olacak.
0
chicha_v2
(20.10.21)
Bu oranlar doğruysa vay bizim şirketin haline 4-5 yıldır %7-8 gibi zamlar alabildik. Bu sene de en iyi ihtimal öyle olacak. Sirket bu arada Türkiyenin önde gelen kurumlarından birisi.
0
skoylu
(20.10.21)
maaşlar yıllardır gevşek bir şekilde dolara sabitlenmiş durumda. çok acayip bir hareketlenme olmazsa, 3-4 ayda bir kur güncellenmesi yapıyoruz. şirketin geliri de dolar olduğu için en doğrusu bu şekilde oluyor.
0
co2s2
(20.10.21)
(1)

Sigorta çakışması

Filinta61
Ben askerde yedek subayken hic izin kullanmadigim icin 1 ay oncesinde izin kagitlarini doldururarak terhis belgemi aldim.Geldim sgk ilenise girdim. Simdi e devletten baktimda ben sgk da ise girdigim tarihte aslinda askermisim. Garip geldi bana. Aslinda izinli oldugum sürecte ise girmisim. Bu normal
Ben askerde yedek subayken hic izin kullanmadigim icin 1 ay oncesinde izin kagitlarini doldururarak terhis belgemi aldim.

Geldim sgk ilenise girdim. Simdi e devletten baktimda ben sgk da ise girdigim tarihte aslinda askermisim.

Garip geldi bana. Aslinda izinli oldugum sürecte ise girmisim.

Bu normal mi.

Bu arada askerlik ilk sigorta girisim. Sgk li iste ilk sigorta girisim
0
Filinta61
(19.10.21)
Yani "teknik" bir hata olabilir ama muhtemelen herkesi izin kullanıyor varsayıp giriş çıkış tarihlerini ona göre giriyorlar. Tek tek uğraşmıyorlardır.

İşe başladığında da aynı gün sigorta yapılır. Sana bir zararı yok, aynı anda iki farklı yerden sigortalı olamazsın diye bi durum da yok. O yüzden bir sorun çıkacağını sanmam.

TSK çok isterse SGK'dan alır zaten parasını, yine senlik bi durum yok ortada.
0
plutongezegendegilmi
(19.10.21)
(4)

aşçılık vs bilgisayar programcılığı arasından hangisi seçilmeli?

GoodMorningTeacher
Arkadaşım Gazi Üniversitesi'nde istatistik bölümü öğrencisi, başlıktaki ön lisans bölümlerinden birini seçmeyi düşünüyor. Bölümünün ileride kendisi için iş bulma açısından zorlayacağı fikrinde. Aşçılık düşünmesinin nedeni. mutfağa çok ilgili. Eli çok yatkın. Aşçılık-catering işi dışında beslenme ve
Arkadaşım Gazi Üniversitesi'nde istatistik bölümü öğrencisi, başlıktaki ön lisans bölümlerinden birini seçmeyi düşünüyor. Bölümünün ileride kendisi için iş bulma açısından zorlayacağı fikrinde.

Aşçılık düşünmesinin nedeni. mutfağa çok ilgili. Eli çok yatkın. Aşçılık-catering işi dışında beslenme ve diyetetik bölümü okuyup diyetisyenlikte yapabileceğini düşünüyormuş. Bu arada bende şaşırdım ama diyetisyenlik işi artık online-uzaktan yapılabiliyormuş.
Bilgisayar programcılığı ise ön lisans mezuniyeti sonrası endüstri mühendisliği-bilgisayar mühendisli bölümlerini tercih edebilirmiş. En azından dgs ile daha iyi bir üniversitede iyi bir bölüm okuyabilme durumu varmış.

Ben açıkçası aşçılık bölümünü önerdim. Çünkü sosyal medyada diyetisyenlerin hesapları çok popülerleşti. Uzaktan da yapılabiliyormuş. Biraz çevre edinse bu işi yürütür gibi. Sizler de fikirlerinizi paylaşabilir misiniz? Buraya gelen cevapları onunla paylaşacağım.
0
GoodMorningTeacher
(17.10.21)
Dgs ile mühendisliğe geçerim düşüncesi ile bilgisayar programcılığı okumak biraz yaş iş. :) Muhtemelen giren herkes bunu düşünür. Atıyorum tamamen 1000 mezun için 20 dikey geçiş kontenjanı olur... Direkt sınavla vir mühendisliğe girmeye çalışmak daha garanti.

İki üç yıl okuyup Bilgisayar programcılığı bölümü mezunu olarak kalırsa mutsuz olur mu onu bir düşünsün.

Bir de aşçılık ve programcılık ne kadar alakasız.

Bir tarafta sevdiği bir alan.. öte tarafta mühendisliğe geçerim varsayımı... Daha kafasinda hiç Bir şey oturmamış bence
0
nop
(17.10.21)
@nop+1
Valla o degil de sanirim kafasi en karisik kisi odulunu arkadasina vermek gerekiyor. Hani basliktaki kiyas elma ile armut kiyasini da asmis, ciddi ciddi elma ile bilgisayar kiyasi olmus gibi bisey.

Arkadasina tavsiyem, X'leri bitirip sonra Y yaparim seklinde iki uc asamali plan yapacagina direkt X leri es gecip Y'lere yonelsin. Eger bilgisayar muhendisligi istiyorsa calissin ona girsin, beslenme ve diyetetik istiyorsa calissin ona girsin. Araya on lisans koymasin.
0
j r r tolkien hayrani
(17.10.21)
Madem istatistikçi, bilgisayar okuyacağına biraz python öğrenip data science işlerine yönelsin. Yemeği evde yapar yine kendine.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.21)
yazılıma yönelmek istiyorsa bilgisayar programcılığı + mühendisliğe tamamlamaya hiç gerek yok. 4-5 senesini ziyan eder. zaten istatistik okuyor ve işin matematiksel temeline hakimken oturup çalışmak istediği alanla ilgili yazılım dillerini öğrenmeye başlayabilir. gerçekten istiyorsa tabii ki bu dediklerim. 4 sene okumasından çok daha faydalı olacaktır inanın ki. ben yazılım sektöründe onlarca istatistikçi gördüm yazılımcı olmuş olan.
0
ilgeru
(17.10.21)
(8)

Otostopçu'nun Galaksi Rehberi/ Film mi Kitap mı?

dreamnesiac
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için. Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?Teşekkürler
Soru başlığa sığmadı:) Filmi izlemeyi düşünüyorum kitabı okumaya vaktim olmadığı için.
Kitabı okumadan filmi seyredersem çok şey kaybeder miyim? İyi bir uyarlama mı film, ortalama mı?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(17.10.21)
Yani filmi güzel ama kitap acayip güzel. Benim okuduğum en komik kitaplardan biri.
Bence kitabi okumazsaniz çok şey kaybedersiniz.
0
logisticsmanager
(17.10.21)
Berbat uyarlama bence.
Kitap çok güzel sarar ve zamanını yaratır
0
kisa
(17.10.21)
Film rezil, kitap mükemmel.

Zaten aslında mevzu senaryo da olmadığı için bence direkt kitabı oku.
0
plutongezegendegilmi
(17.10.21)
Kitabı okuyun, filmi bir gün başka hiçbir şey bulamazsanız izlersiniz.
0
kobuzchu kiz
(17.10.21)
Filmi çok kötü ya. Kitabını okudum, okurken eğlendim. Filmi öyle değil kalitesiz bir çerezlik film.

Kaldı ki artık çok geç okumak/izlemek için. Yine keyif alınır ama maalesef bu işler böyle. Belli bir dönemden sonra her şeyin tarihi geçiyor.
0
bana kedicik derdi
(17.10.21)
Kitabı okuyun filmi izlemeyin.
0
solo
(17.10.21)
filmini izlemeden diyorum, kitap.
0
the coolest dude
(17.10.21)
filmi izleme demiyorum hobi olarak yine izle ama kitap bence de yazilmis en eglenceli seylerden biri. sadece filmi izlersen kitabi okumak istemeyebilirsin bu muymus diyerek, kesinlikle o degil.
0
in vino veritas
(17.10.21)
(8)

Açıklanan vaka ve ölüm sayılarına inanıyor musunuz?

asaf
sb
sb
0
asaf
(16.10.21)
takip bile etmiyorum. o kadar inanmıyorum.
0
sutlu nescafe
(16.10.21)
tr resmi mercilerince açıklanan hiçbir şeye inanmıyorum.
0
rewlack
(16.10.21)
ipin ucu o kadar kaçtı ki, bu saatten sonra o sayılar nanay.
0
makarnavodka
(16.10.21)
sağlık bakanı çıkıp benim adım fahrettin koca dese şüphe duyarım o derece.
0
guitarissimo
(16.10.21)
İnanmıyorum ama artık çok ilgilendiğim de söylenemez açıkçası. Yoğun bakımlar dolmadikca, sağlık sistemi cokmedikce bu şekilde devam edeceğiz zaten. Kaldı ki aşı olduğu sürece yoğun kısıtlamaya gidilmeyecek dünyanın hiçbir yerinde. Dolayısıyla gün içinde telefonuma gelen bildirimden ibaret oldu o sayılar benim için.
0
fraise
(16.10.21)
Ben inanıyorum. Yani özellikle bir manipülasyon yapıldığını zannetmiyorum, çünkü dünyanın geri kalanıyla tutarlı oranlara sahip verilen rakamlar.

Asıl sıkıntı yapılan test sayısı. Yani hiç test yapmazsan hiç case olmaz, şimdikinin 10 katı test yaparsan da 10 kat fazla vaka olur. Rakamlara bakarken onu göz önünde tutmak lazım.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.21)
Ölüm sayıları doğru ya da doğruya yakın olabilir ama vaka sayısı kesin bilgiden daha uzak çünkü sonucu etkileyebilecek bir çok neden var.
0
Erva
(16.10.21)
şu noktada rakamları manipule etmenin pek bir anlamı kalmadı. aşılama rakamı iyi, yoğun bakımda yer var, kapanma vs gibi bir durum yok, turizm beklentisi de yok.

geçmişte açıklanan ile gerçek rakam arasında 2-3 kat fark olduğuna inanıyorum.
0
orpheus
(17.10.21)
(1)

the witcher oyununu bilmeden dizisi izlenir mi

avatar is back
oyun ve dizi hakkında bilgim sıfır neredeyse. direkt açıp izleyebilir miyim diziyi herhangi bir bilgi, geçmiş hikaye bilmeden?
oyun ve dizi hakkında bilgim sıfır neredeyse. direkt açıp izleyebilir miyim diziyi herhangi bir bilgi, geçmiş hikaye bilmeden?
0
avatar is back
(16.10.21)
Valla oyunu bilmeme rağmen diziyi izlerken konudan koptum ben, o yüzden farketmez diyorum. Yani dizinin storytelling'inde sıkıntı var ama oyun veya kitap da o problemi çözemiyor.

Bir de zaten diziyi oyundan "bağımsız" yapmak daha mantıklı, çünkü kitleni niye sadece "oyunu oynamış olanlar" diye kısıtlayasın ki durduk yere.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.21)
(2)

Twilio kullanan var mı?

tchuck
bir video görüşme uygulaması için kullanmayı düşünüyorum.bir kişi video başlatacak, birden fazla kişi videoyu izleyecek real time.instagram canlı yayını gibi düşünebilrisiniz.bunun için twilio'yu önerir misiniz?aynı anda onlarca canlı yayın olması durumunda vs çok mu maliyetli çıkar?ve kullanan vars
bir video görüşme uygulaması için kullanmayı düşünüyorum.

bir kişi video başlatacak, birden fazla kişi videoyu izleyecek real time.
instagram canlı yayını gibi düşünebilrisiniz.

bunun için twilio'yu önerir misiniz?
aynı anda onlarca canlı yayın olması durumunda vs çok mu maliyetli çıkar?

ve kullanan varsa, genel fiyatlandırması nasıldır? sitesinde biraz kayboldum
0
tchuck
(15.10.21)
Dediğin uygulamayı bilmiyorum. Karşılıklı sesli etkileşim olmayacaksa YouTube canlı yayın kullanabilirsin. Ücretsiz.
0
diyanet takvimi
(16.10.21)
Streaming servisini kullanmadım ama sms, email, whatsapp hizmetlerini aldım, memnunum, şirket güzel.

Streaming beta'daymış, bence denenebilir ya. Ama fiyat yazmıyor, onun için şirkete yazman lazım.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.21)
(7)

multinet ile ödememe almamanın hukuki karşılığı

floydian
merhaba, şimdi bir restoran kapısına asmış multinet logosunu, sistemde ödeme alıyor olarak görünüyor ama ödeme yapmaya gelince pos yok, pos arızalı, multinet yok bizde artık gibi yalandan şeyler uyduruyor. bunun hukuki bir karşılığı var mıdır yani multinet sonuçta en fazla gider denetler belki anlaş
merhaba, şimdi bir restoran kapısına asmış multinet logosunu, sistemde ödeme alıyor olarak görünüyor ama ödeme yapmaya gelince pos yok, pos arızalı, multinet yok bizde artık gibi yalandan şeyler uyduruyor. bunun hukuki bir karşılığı var mıdır yani multinet sonuçta en fazla gider denetler belki anlaşmasını fesheder ama kabul ettiğini ifade ettiği bir ödeme yönetimini alışveriş anında kabul etmemek ile ilgili bir yaptırım var mıdır?
0
floydian
(15.10.21)
Böyle bir yaptırım olamaz. Serbest piyasa. Adam sana satmıyorum der olur biter. Almadan evvel bunu sormak en mantıklısı.
0
bana kedicik derdi
(15.10.21)
kredi kartı kabul etmiyorum kolundaki saati istiyorum dese peki? O da serbest piyasa olmaz mi bu mantıkla? diyelim ki yanımda nakit olmayan bir senaryo.
0
🌸floydian
(15.10.21)
Dolaylı yoldan kabul ettikleri ödeme yöntemleri ile ilgili yanıltıcı bilgi verdiklerine, tüketiciyi aldattiklarina dair bir şikayette bulunabilirsiniz belki de olur ya biri denetlemeye giderse falan var abi burada bak çalışıyor derlerse konu kapanır sanirim. Hırs yapıp kanıt toplamak lazım ama bunun nasıl bir kanıtı olabilir aklıma hiçbir şey gelmiyor.

Kolundaki saati istese... sorusunun cevabını ben de merak ediyorum :)

Multinet tam olarak nedir bilmiyorum ama bir kurum, şirket falansa onlara bir şikayet maili atılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(16.10.21)
Polisi çağırırsın gasptan işlem yaparlar öyle bir durumda ve gider bankadan çeker nakitini verirsin onu diyemez. Kolundaki saat senin malın. Diyorum ya, sormak durumundasınız. Kart geçiyor mu? Ticket geçiyor mu vs.
0
bana kedicik derdi
(16.10.21)
tüketiciyi, seçim iradesi aşamasında etkileyecek bir unsura yer veriyor, ödeme kısmına gelince ise o unsur dışındaki ödeme yöntemlerine icbar ediyor. tüketici hakları hukuku anlamında sıkıntılı oldugunu düşünüyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.10.21)
Muhtemelen "yalandan" uydurduğu şeylerin gerçekten yalan olduğunu ispatlaman gerekiyordur. Yani pos arızalı/yok diyebilir, sırf pos arızalandı diye birine nasıl ceza versinler ki?

Bi de adam da risk alıyor. Multinet yok diyince, e kapıda var onu görüp girdim, kredi kartım yok, bir daha geldiğimde öderim diyip çıkabilirsiniz. Sonra gerçekten geri döner misiniz, hesabı kitleyip gidecek misiniz adam düşünsün. Orası onun problemi.

Kapısında multinet logosu varsa önceden sormanıza gerek yok. Vazgeçtiyse kaldırsın.
0
plutongezegendegilmi
(16.10.21)
Multinette işletme için posa gerek yok. Telefona yüklenen multinet uygulamasıyla nfc ile, kart telefona okutulduğunda ödeme gerçekleşiyor.
0
hayaletimsi
(16.10.21)
(11)

İş fikri

dissendium
Aklıma gelen bir iş fikrini değerlendirmek için birkaç soru sormak istiyorum.1. Sadece kahvaltı odaklı bir yemek dağıtım şirketi kurmak mantıklı mı? Ana hedef fabrikalar ama isteyen her yere gönderilebilir.2. Konsept sadece şu. Bir tepside birkaç peynir çeşidi olacak, küçük kutularda reçel, bal, ter
Aklıma gelen bir iş fikrini değerlendirmek için birkaç soru sormak istiyorum.

1. Sadece kahvaltı odaklı bir yemek dağıtım şirketi kurmak mantıklı mı? Ana hedef fabrikalar ama isteyen her yere gönderilebilir.

2. Konsept sadece şu. Bir tepside birkaç peynir çeşidi olacak, küçük kutularda reçel, bal, tereyağı olacak, domates, salatalık olabilir, bir tane haşlanmış yumurta olabilir, isteğe göre salam, sosis, pastırma eklenebilir. Bu şekilde bir menü olacak. Tabii ki plastik çatal, kaşık, bıçak, ıslak mendil, peçete eklenecek. Tepsiler şeffaf şekilde kaplanacak. Kısaca iş yerlerinde kahvaltı ile uğraşmak istemeyen her yere dağıtım yapılabilecek. Buna normal vatandaş da ulaşabilir. Diyelim bir piknik organizasyonu var. Organizasyonun yöneticisi 100 tane kahvaltı menüsü isteyebilir. Sizce bu iş fikri mantıklı mı? Sizce bir kahvaltı menüsü kaç TL'ye satılabilir? Siz bu menüye kaç TL verirdiniz?

3. Böyle bir işe girişmenin ne tür zorlukları olabilir? Bu konuları nereden araştırabilirim?
0
dissendium
(15.10.21)
ben begendim valla kamu kurumlarının yada büyük şirketlerin kantiniyle falan anlaş oralara sat peynir ekmek gibi satılır.
0
sizofren06
(15.10.21)
bence mantıklı değil.

toplu satış yapmayı planladığın çoğu yer (fabrika, büyük işletme vs.) zaten yemek verir. kahvaltı sunuyorlarsa sen zaten iş yapamazsın. sunmuyorlarsa da çalışanların programında "kahvaltı arası" olmayacağı için bu yemeği ne zaman yiyecekler, nasıl olacak vs. sorun olabilir. 300 kişinin çalıştığı yere saat 8'de 50 tepsi yemek götürdün diyelim, diğerleri çalışırken bu 50 kişi açıp yemek yiyebilecek mi?

toplu satış olmadığı sürece bu modelin yürümesi bence pek mümkün değil çünkü aşırı masraflı olur. o kadar farklı yere gidecek kuryenin masrafı kazandığın parayı aşar. üstelik sabah kahvaltı yapmadan işe gitmek zorunda olan çoğu insanın da kahvaltı tabağı için dışarıdan sipariş verebilecek durumda olduğunu sanmam, haliyle bu ürünü yüksek fiyattan satman mümkün olmayabilir.

bu tip işlerde toptancı gibi çalışamıyorsan bence fazla şansın yok, yani mesela koca bir fabrikayı bağlamışsındır, bir tane araçla sabahtan götürüp 200-300 tepsi bırakırsın, o azman yürür... yok ama sen dürüm siparişi gibi bireysel olarak sipariş alıp da her isteyene ayrı ayrı götüreceksen işin içinden çıkılmaz.

bence böyle bir niyetin varsa komple yemek düşün, sadece kahvaltı için bana pek makul gelmedi.
0
alevli deniz sortu
(15.10.21)
Gereğinden 1,5 saat önce uyanıp, hazırlayıp, derli toplu bir kahvaltı yapıyorum her gün. Kahvaltıyı çok severim.

Şirkette de bi sorun yok, yani gelse mutfakta hazır bulunsa, kahvemi alırken alıp masaya geçer yerim.

Ama her gün sipariş vermekle uğraşmam muhtemelen. O yüzden şirketi bağlaman gerekir. Bireysel olarak para da vermek istemem (zaten daha güzelini hazırlıyorum çünkü), şirkete "bu sayede çalışanlar işe daha erken gelecek" diye pazarlayabilirsin belki.

Yemek işi genel olarak zor abi. Bizim arkadaşlar sadece sandviç yapıyorlar, ama onu bile oturtmaları 6 aylarını aldı. Kahvaltı daha ekstrem bir şey.
0
plutongezegendegilmi
(15.10.21)
1- tutmaz hocam bu iş.

2- 5 tl veririm o da seni kurtarmaz. ben iş yerine gelirken kahvaltı yapmamışsam iki simit alıp geçiyorum, çayla birlikte gömüyorum mesela. pratik olmalı, kahvaltımı yaparken ekranı da kontrol ediyorum mesela. reçelle balla uğraşırken odaya amirin girmesi beni gerer.. haşlanmış yumurtayı utancımdan yiyemem, kokar. yanımda iş arkadaşları var.

3- ürünler elinde kalır. müşteri bulamazsın bence. böyle bi dönemde zırt pırt zam gelir zaten malzemelere.

yani ben müşteri odaklı yazdım. hedef kitlen iş yerleri sanırım. ama bunca zamandır kahvaltıyı sorun etmeyenler bundan sonra da etmezler ve sıcak bakmazlar diye düşünüyorum. yoksa çok güzel olur her sabah sağlıklı beslenmek, ama iş yerinde tutmaz.
0
Improbable
(15.10.21)
Sadece kahvaltı değil de daha kapsamlı olursa bence daha çok şansın olur ama o zaman da catering şirketi oluyorsun, bu işi yapanlar var ve gayet kârlı bir sektör, sen neden yapamayasın? Yeterli paran varsa, işi tutturabilirsen olur. Sektörü bilmediğim için ayrıntılı yorum yapamayacağım malesef.

Eve DORİTOS SÖYLEYEN insanlar varken, "ben bunu satamam" diye düşünme.
0
hayirsiz
(15.10.21)
cateringlerde kahvaltı veriyor, hemde istersen böreğine kadar gönderiyor. sen müşterine sadece peynir zeytin veririm extra birşey yollayamam dediğinde müşteri kaybedersin.
Birde büyük şirketler yemek için anlaşıyor, gidipte dur başka firmayla kahvaltı için anlaşayım demez buradanda müşteri kaybedebilirsin

ama simit fırnlarına gidip el kadar bir tabakta peynir zeytin salatalık domates tabağı versen simitçilerin satması için gördüğüm gibi alırım
0
eja
(15.10.21)
Lunchbox var senin dediğin konseptli olarak çalışıyor
0
KaraSakall
(15.10.21)
işim gereği devamlı otellerde kalırım.
pandemi başladıktan sonra bazı oteller kahvaltıyı kaldırdı, bazı oteller açık büfeden kendi elemanlarıyla isteğe göre koyuyor, bazı oteller her müşteri için aynı tabağı hazırlayıp sunuyor. şu anda yine çoğu yerde açık büfe başladı ama hala kendilerinin oluşturduğu tabağı sunanlar var.
böyle otellerde bir kez kalırsam ikinci kez kalmıyorum. çünkü ben şekerli bişey yemem kahvaltıda, ama tabağa doldurmuşlar reçel, nutella, helva vs. ben peynir severim ve kızartma severim. başkası zeytini ağzına koymaz ama bir kilo reçel yiyebilir vs.
yani diyeceğim şu ki, ya isteğe göre tabak hazırlayacaksın (ki bu da tahmin edeceğinden daha fazla zaman ve efor kaybettirir) ya da herkese aynı tabağı hazırlarsan çoğu kişi memnun edemeyeceksin.
yeni fikirlere olumsuz yaklaşmayı sevmem ama kahvaltı için böyle. öğle yemeği daha kolay, vejeteryan olmadığı sürece herkes yer aynı yemeği.
benim söylediğim olaya ya pratik bir çözüm bul, ya da başka fikirler tasarla.
0
etna
(15.10.21)
@etna, yemek işi bence daha zor. Kahvaltıyı düşünmemin sebebi hazırlanışının kolay olması. Bir teneke peynirden 100 dilim kesip 100 kahvaltı tepsisi oluşturmak zor olmasa gerek. Ama yemek olursa işler karışıyor. Yumurta haşlamak, patates kızartmak çok daha kolay.

Ben aslında menü sistemi düşünmüştüm. En temel seviye bir menü olur. Bu menüye istenen ürün eklenip çıkarılabilir.

Teşekkür ederim cevaplarınız için.
0
🌸dissendium
(15.10.21)
Shell benzinliklerde satıyorlardı bir ara. KOSGEB’den dedtek alıp bu işe girişmek isteyenleri de tanıdım. Ama pek tutmadı bu fikir. Umarım başarılı olursunuz.
0
hepbiarayisicinde
(16.10.21)
Amaç para kazanmaksa binlerce daha kolay ve bu kadar her şeyin yolunda gitmesine bağlı olmayan iş kolu var. Güzel fikir mi güzel fikir. Bir fikrin güzel olması sizin o fikri kotarıp başarılı olacağınız anlamına gelmiyor tabii. Hayatım boyunca hiç bir zaman şansa, reklama, personele, organizasyon başarısına bağlı zor işler kurmadıgım için bana çok uzak gelmiş olabilir. Türkiye gibi para kazanmanın aşırı kolay oldugu bir ülkede herkesin zor fikirler peşinde koşması saygı uyandırıcı.
0
deer hunter
(16.10.21)
(5)

Neden .tr adını kullanmıyoruz?

top_secret
Neden .com yada com.tr kullanıyoruz?Mesela eksiduyuru.tr mynet.tr olsa daha iyi değil mi?Mesela Almanya ne güzel .de kullanıyor.(www.mediamarkt.de)Almanya'da da com.de kullanılıyor mu?Yada italya, ispanya, fransa vs ?
Neden .com yada com.tr kullanıyoruz?

Mesela eksiduyuru.tr mynet.tr olsa daha iyi değil mi?

Mesela Almanya ne güzel .de kullanıyor.(www.mediamarkt.de)

Almanya'da da com.de kullanılıyor mu?

Yada italya, ispanya, fransa vs ?
0
top_secret
(14.10.21)
nahtoderfahrung
(14.10.21)
İkinci düzey alan adları birçok ülkede kontrollü olarak veriliyor. Mesela gov, mil, edu içeren alan adlarını Türkiye'de ve birçok ülkede isteyen alamaz, gov/gov.tr almak için gerçekten devlet kurumu olmak gerekir, bu uzantıda bir siteye girdiğinizde gerçekten bir devlet kurumunun sitesine girdiğinizden emin olursunuz. Güvenlik açısından yararlı yani. Bunun dışında mesela ankara.edu.tr Ankara Üniv., ankara.gov.tr ise Ankara valiliği sitesi oluyor, ikinci düzey olmasa ankara.tr'yi hangi kurum kullanacak tartışması olurdu.
0
mikro patlama
(15.10.21)
Hocam bu .tr uzantılı domain'leri odtüye ait nic.tr diye bi kurum veriyordu. O elemanlar kafalarına göre sadece ".tr" diye bişey olmaz, "x.tr" olması lazım diye bi karar aldılar, o yüzden vermiyorlar, kullanılmama sebebi o.

Bu elemanlar tabi 90'ların başından başladılar bu işe ve devlet o aralar bu işlerden anlamadığı için 30 yıldır devam ediyorlardı. En son BTK uyandı ve "olm biz verelim .tr domainini" dedi, ama onlar da o kadar beceriksiz ki 10 yıl falan uğraşmalarına rağmen nic.tr'den alamadılar bu yetkiyi.

En son resmi olarak yetki BTK'ya aktarıldı, ama onlar da hala (2 yıldır falan) altyapı çalışmalarını bitiremedikleri için bekliyoruz.

Yeteneksizlikler silsilesi yani.
0
plutongezegendegilmi
(15.10.21)
Tamamen odtu hocalarinin is bilmezligi.
Liselere k12.tr verdiler, o donem herkes bunun cok sacma oldugunu soyledi ama geri adim atmadilar.

K12 ameridaki okul sisteminin adiymis.
Hatta tsk'nin adresleri de mil.tr diye gidiyordu sonra onlar degisti sanirim.
Kkk.mil.tr diye adres mi olur :)

Google falan da yoktu oturup adresleri kagida yaziyorduk unutmamak icin.
0
divit
(15.10.21)
www.gazetevatan.com

Ahanda haberini de buldum 2009'da degismis.
Gov.tr degissin diye bir 20 yil daha bekleriz.
0
divit
(15.10.21)
(3)

Bir tweet'in maliyeti nedir?

plutongezegendegilmi
Ya bu web3 işlerine bakıyorum da, fiyatlar çok yüksek geldi gözüme. Adamın teki Twitter klonu yapmış, 100 tweet'e 2 USD cent fiyat çekiyor.Ama acaba normali mi bu diye merak ettiğimden bilen varsa buraya sorayım dedim:Tek bir tweet'in Twitter'a, bir entry'nin sözlüğe, bir fotoğrafın Instagram'a mali
Ya bu web3 işlerine bakıyorum da, fiyatlar çok yüksek geldi gözüme. Adamın teki Twitter klonu yapmış, 100 tweet'e 2 USD cent fiyat çekiyor.

Ama acaba normali mi bu diye merak ettiğimden bilen varsa buraya sorayım dedim:

Tek bir tweet'in Twitter'a, bir entry'nin sözlüğe, bir fotoğrafın Instagram'a maliyeti nedir sizce?

Google'a yazınca reklam maliyetleri falan çıkıyor, bir şey bulamadım o yüzden. Google berbat bile hale geldi zaten son zamanlarda.
0
plutongezegendegilmi
(12.10.21)
blog.twitter.com

highscalability.com

Yukarıdaki linkler biraz eski.

Ekşisözlüğü (cdn ve ddos korumasını hariç tutarsak) bana kalırsa aşağıdaki gibi bir konfigürasyon rahat kaldırır.
www.scaleway.com

Twitter için cevap vermek bence çok zor ama 100 tweet 2 centten çok daha ucuza geliyordur sonuçta o verileri geberene kadar optimize ediyorlardır. Bir de bu adamlar parça alırken distribütörle uğraşıyor mu yoksa direkt üreticiden mi alıyor onu bilmiyoruz, iki durumda da toplu sipariş verdikleri için fiyatı epey kırarlar.

Soruya cevap olmadı ama bendeki bilgiler bu kadar :)
0
hayirsiz
(12.10.21)
www.quora.com

burdaki hesaba göre 1000gb bir diskte 3039513 tweet verisi tutulabiliyormuş (optimzasyon yok düz hesap). Amazon AWS GB başına 0,08 USD ücret aldığını söylüyor 1000gb = 80 dolar yapıyor. hiç bir ekstra kaynak tüketimini katmadan sadece disk alanının amazon üzerinden barındırması 3039513 tweet için aylık 80$ ediyor.

yukardaki maliyet sadece duran verinin depolanması maliyeti bunun ağ üzerinde hareket etmesi için network maliyeti de var. 125mb/s dan fazla network operasyonu için mb/sn başına ekstra 0.04 dolar kesiliyor.
0
nahtoderfahrung
(12.10.21)
@nahto, çok kaba bir hesapla hemen hemen aynı fiyata denk geliyor. Çok pahalı değilmiş o zaman. Gerçi AWS aşırı pahalı da, standart bi kullanım için fiyat o.

Yine de para verip tivit atma konsepti aklıma yatmıyor.
0
🌸plutongezegendegilmi
(13.10.21)
(2)

javascript'de kullanılan (nokta, virgül, parantez v) karakterler

buenosdias
açıklamalarını nerden bulabilirim? mesela virgül ne iş görür. nokta neden eklenir. noktalı virgül, parantez içindekiler, kıvırcık parantezler vs.. bide freecodecamp dışında tavsiye edeceğiniz js ogrenecek bir yer var mı?
açıklamalarını nerden bulabilirim?

mesela virgül ne iş görür. nokta neden eklenir. noktalı virgül, parantez içindekiler, kıvırcık parantezler vs..

bide freecodecamp dışında tavsiye edeceğiniz js ogrenecek bir yer var mı?
0
buenosdias
(11.10.21)
Bu karakterlere "operatör" deniyor.

JS öğrenmek için de en güzel kaynak MDN.

developer.mozilla.org
0
plutongezegendegilmi
(11.10.21)
udacity. MDN bir refereans kaynağı konuya aşina değilseniz hiçbir şey anlaşılmaz.
0
anten
(11.10.21)
(3)

Corona temas sonrası ne zaman test yaptırılmalı?

Trafalgar
Temas sonrası 3-7 gün arası PCR testi yapılabilir. BU süre içinde eğer semptomlar başladı ise, test hemen yapılmalı. Diye yazılmış sağlık bakanlığında. Yani hemen gidip yaptırmanın bir faydası yok değil mi?
Temas sonrası 3-7 gün arası PCR testi yapılabilir. BU süre içinde eğer semptomlar başladı ise, test hemen yapılmalı. Diye yazılmış sağlık bakanlığında. Yani hemen gidip yaptırmanın bir faydası yok değil mi?
0
Trafalgar
(11.10.21)
ilk temas oldugu günden sonra 3-5 günde yaptirman daha saglikli. öncesinde güvenilir sonuc vermiyor.
0
spivak
(11.10.21)
Ben semptom yoksa test yaptırma taraftarı değilim.

PCR sonucu zaten random geliyor, pozitif gelse bile vücudunuzda virüs olması da ne hasta olduğunuz, ne de başkasına bulaştırabileceğiniz anlamına geliyor zaten.

Boşuna para harcamayın yani başka bi gereklilik yoksa.
0
plutongezegendegilmi
(11.10.21)
Hemen yaptirma. Yakin zamanda bulasmissa cikmaz. Semptom varsa yaptir, semptom olduguna gore bulasmis olma ihtimali yuksektir. Diger turlu 5-7 gun sonra yaptirabilirsin. Arkadasta 6 gun sonra cikti mesela, onceki testler negatifti.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(11.10.21)
(21)

Evde konfor arttıracak şeyler

basubadelmevt
Evde konfor arttıracak ve keyifli vakit geçirmenize yardımcı olacak neler alınabilir? Gezmeyi seviyorsunuz. Yine de evde geçirdiğiniz vakit sizin için değerli. Neler alırsınız? Elinize bir bütçe geçti ve bu işe harcayacaksınız diyelim.Aklıma gelenler: iyi bir duş sistemi, termostatik banyo bataryası
Evde konfor arttıracak ve keyifli vakit geçirmenize yardımcı olacak neler alınabilir? Gezmeyi seviyorsunuz. Yine de evde geçirdiğiniz vakit sizin için değerli. Neler alırsınız? Elinize bir bütçe geçti ve bu işe harcayacaksınız diyelim.


Aklıma gelenler: iyi bir duş sistemi, termostatik banyo bataryası, büyük ekran akıllı TV, Dyson süpürge, iyi bir yatak. Kaliteli bir bıçak seti. Philips Hue ışık sistemi.

Başka neler olabilir? Aydınlatmadan,ses sistemine kadar bir çok tarzda fikirlere açığım. Direkt marka ve ürün önerisi de olur.Geniş bir sorudur.
0
basubadelmevt
(09.10.21)
Kahve severler icin kahve makinasi. Yazdiginiz gibi iyi bir goruntusu olan akilli tv. Bizimki eskiden smart degildi, smarta gecince cag atlamis gibi hissettik.
0
Pufpuf
(09.10.21)
konforlu bir televizyon koltugu.
0
spivak
(09.10.21)
benim için robot süpürge bunlardan biri oldu, her gün evi süpürmeye ayıracağım vakti başka yerde değerlendirebiliyorum. sonra smart tvim vardı ancak eski modeldi, mibox alıp rahat ettim, telefona app yükler gibi tvye programlar yükleyip kullanabiliyorum. yanında ses sistemi olabilir sinema, dizi keyfi için. güzel bir tv koltuğu olabilir. güzel bir kablosuz kulaklık da geç vakitlerde yüksek sesli film izlemek için vs. kullanılabilir.

onun dışında kahve makinesi , kahve öğütücüsüyle birlikte kesinlikle olmazsa olmazım.

benim değil de ablamın aldığı, başta anlam veremediğim ama kullandıkça işe yaradığını gördüğüm masaj yastığı olabilir.

küvet varsa kesinlikle küvet sehpahası, küvet yastığı ve şampuanları vs.
0
hypathia
(09.10.21)
Kendi adıma konuşursam evde sadelikten hoşlanıyorum ve bu benim konforumu oldukça artırıyor. Yani eksikliğini hissettiğiniz, şu olsaydı iyi olurdu diye bir düşünüp karar verin. Mesela yazdıklarınıza baktım, kaliteli bir yatak "gerçekten" de hayat kalitesini çok artırıyor. Phillips Hue örneğin ilginç özellikleri olsa dahi teknolojik bir oyuncaktan başka birşey değil benim gözümde. Hadi öneri de vereyim madem :)

* Sağlıklı, evde bakımı mümkün bir bitki. Yeşillik iyidir.
* Kahve, içecek makinası olabilir.
* Dinlemek (haber, podcast, radyo vb.) hayatınızda önemli yer tutuyorsa kaliteli bir ses sistemi.
* Güzel bir sabahlık ve ev terliği. Ev demek, rahatlık demektir.
* Su arıtma sistemi. Sizi bidon, damacana almaktan kurtarır, içme suyunuz elinizin altında olur. Ayrıca orta vadede ekonomik olarak kendini amorti ediyor, paranız cebinizde kalıyor.
0
burka
(09.10.21)
Kedi
0
prole
(09.10.21)
buyuk ekran tv yerine kesinlikle projektor + perde alirim. 6 sene once televizyonu sattim, pisman degilim, projektor bambaska bir olay.

fantastik olarak da bir koseye sauna diyorum, sunlardan:
turkish.alibaba.com
0
cooperr
(09.10.21)
elektrikli damacana pompası
yavru bir fil kadar su tükettiğim için hayatımı en çok bu kolaylaştırdı. çift motorlu, en hızlısından olucak ama.
0
Bruce
(09.10.21)
Valla bence çeşit çeşit yastık. Yatağımda biri ortopedik, biri yün biri de elyaf yastık var. Yatınca moduma göre birini ya da bir şeyler okuyup, izleyeceksem 3unu art arda dizip yaslanıyorum:D Boynum ağrıyorsa ortopedik olanı, hava sıcaksa yün olani(çünkü yün terletmiyor) gömülmek istiyorsam elyafı kullanıyorum. Iyi bir yastık cidden uyku kalitesini çok etkiliyor.
0
Amaranta ursula
(09.10.21)
Dyson süpürge'yi de sonradan gördüm:) Bütçeniz varsa kesin alın.

Philips Hue'yü sistem olarak ben kurmadım ama bir lambasını satın aldım, wifi kablosuydu uygulamasıydı falan derken şuan boşta duruyor, oda da bir İKEA lambasıyla araştırıyor :) Ampulleri için de benzer bir altyapı gerekiyordu sanırım, duy'un falan değiştirilmesi kesin gerekiyor, fikir olarak çok güzel olsa da ben uygulayamadım.

Ben bir de yer minderi, pofuduk eşofmanlar ve terlik diyorum:)
0
dreamnesiac
(09.10.21)
*araştırıyor değil aydınlanıyor tabii ki:)
0
dreamnesiac
(09.10.21)
Klima kesinlikle
0
anarsika
(09.10.21)
Sauna, buhar banyosu, jakuzi, kaztüyü yorgan, masajlı tv koltugu, ekmek yapma makinesi, hava temizleme makinesi, zaman ayarlı çay makinesi, şimdilik aklima gelenler
0
zanutsas
(09.10.21)
Hobilerinize de bağlı biraz.
Ses sistemi, robot süpürge, mibox, kahve değirmeni ve kahve/espresso makinesi, güzel yatak +1

Keyifli vakit geçirmek için ben stand mixer aldım çünkü pasta ekmek falan çok uğraşıyorum. Eşim playstation aldı. İkimiz de mutluyuz.

Ek olarak bütçenin bir kısmını düzenli gelecek bir yardımcıya harcamak konfora konfor katar, temizliğe ütüye ayıracağınız zamanı azaltır.
0
kobuzchu kiz
(09.10.21)
Visco yastık, grohe duş sistemi, saat ayarlamadı olan çamaşır makinesi(istediğin saatte bitmiş oluyor), yatak başında abajur(uyuklarken kalkmak zorunda kalmıyorsun).
0
esinikaybetmiscorap.
(09.10.21)
Philips hue kullanıyorum. Ama yanında Google home olmasaydı benim için cok bir şey ifade etmezdi. Sesli komutlar ve otomasyonlar çok işime yarıyor. Yatak odama da Google home mini almayı düşünüyorum. Bununla birlikte henüz almadım ama ikea poang koltuk ve guzel bir lambader ile robot süpürge planlarım arasında.
0
Gaip
(09.10.21)
Ortopedik yastık+1
0
Gaip
(09.10.21)
yerden isitma ve klima. tercihen bahce, o mumkun degilse balkon ama mutlaka bir acik alan olmali yasanan yerde. bir de mumkunse gunluk gelen bir yardimci.
0
in vino veritas
(09.10.21)
Philips tv niz yoksa philips hue ya o kadar para vermek bana akil kârı gelmiyor xiaomu yeelight falan varken.

Veya herhangi bir akilli ampul iste fark etmez.. artirir.

Onun disinda yine herhangi bir kablosuz supurge.. artirir.

Evin veya odadaki duvarlarinizin boyasini kaliteli ve sevdiginiz bir renk ile degistirmek veya bir duvara kaplama uygulatmak.. artirir.
0
ananiyimioguz
(10.10.21)
Müzik dinlemekten hoşlanıyorsanız sonos. Her odada farklı müzik çalabilmek ya da aynı müziği farklı yükseklikte dinleyebilmek müthiş bi konfor. Özellikle açık mutfak bir evdeyseniz, mutfakta yemek yapan kişinin keyifle müzik dinlemesi için salondaki kişinin kafasının şişmesi gerekmiyor ya da banyo yaparken müzik keyfiniz kesilmiyor vs.
0
a7x
(10.10.21)
Abi yemek yapıyorsan şu japon bıçaklarından al. Set gerekli değil, en çok kullandığın veya zorlandığın iş için (mesela et kesmek) bi tane alsan bile hayatın aşırı kolaylaşıyor. Ya da santoku alabilirsin, general purpose bi alet.

Ama dikkat et parmakları kesme. Jilet gibi yapmış namussuzlar.
0
plutongezegendegilmi
(10.10.21)
benim için feng shui temel prensipleri
özellikle yatak odası için. çok basit araştırma ile yatağı kapıya ve pencereye göre nasıl konumlandıracağınızı bulabilirsiniz.

diğer odalarda da uygulanabilir tabi ki. ama her oda kare olmadığı için, her şeyi tek bir odada yapma şansınız var.

onun dışında güneş alan büyük pencere önüne yer yatağı yaptım. günüm orada geçiyor. fotoğraf ekleyebilseydim keşke.

tuz lambası!!!!
tuz lambasının m2 oranı var. hayat kalitesini yükseltir. eğer uyku, nefes sorunu, horlama varsa mükemmel çözüm. yoksa bile kaliteyi artırdığı kesin.
24 saat açık kalacak, her iki günde bir nemli bez ile sileceksiniz. aylık elektrik tüketimi 5tl kadar 2 lamba için.

yeşillik elbette, urban jungle!!

çok uzun vadede, havlu yerine peştemal, makinede yıkanabilir halılar vb durumlar da yaşam kalitesini artırıyor. daha az enerji harcıyorsunuz eşyalar ve kendiniz için.

onun dışında pandemide alevlenen, fiyatları aşırı artan denge tahtası gibi şeyler de var. ev her zaman atalet yeri değildir.
0
janderzel zartanyan
(10.10.21)
(5)

18. yy savaşlarında askerler neden siper almıyor?

ya ben lan neyse
belki film yanılgısıdır. bu musketeer denilen askerler düşmanın karşısına ip gibi dizilip ateş ediyor. siper alma, kaçma falan yok mu? sebebi nedir?
belki film yanılgısıdır. bu musketeer denilen askerler düşmanın karşısına ip gibi dizilip ateş ediyor. siper alma, kaçma falan yok mu? sebebi nedir?
0
ya ben lan neyse
(09.10.21)
Meydan savaşı raconu bunu gerektirir. Bir sonraki adımda kılıçla birbirlerine girişecekler. Sürekli ateş edecek cephane bolluğu yok.
0
Zaman Tamircisi
(09.10.21)
Trench deniyor bu yere kazılan siperlere. Öncesinde bazı örnekleri var ama asıl olarak birinci dünya savaşı sırasında kullanılan bir sistem bu.

Sebebi de şu, bu musket silahları çok uzun süre arka arkaya ateşlenebilen tüfekler değiller. Çabuk ısınıyorlar, çok isabetli de değiller, dolayısıyla 3-5 el ateşten sonra süngü / mızrak çekip yine birbirine giriyor o dönemde askerler.

19. yüzyılın sonlarına doğru hem tüfek, hem de asıl makineli tüfek teknolojisi çok gelişiyor, dolayısıyla bir yere mevzilenip savunmada bekleyen ordu çok daha avantajlı hale geliyor. Ayrıca havan silahları da geliştiği için askerleri ondan koruyacak bir yer lazım, yere çukur kazıp içinde beklemek faydalı.

İkinci dünya savaşı sırasında uçak ve motorize ekipler / tanklar çok daha iyi hale gelince terkediliyor. Çünkü mesela bi tank senin makineli tüfeğinden / havan topundan etkilenmeden çabucak siperine ulaşabiliyor, o yüzden yeri kazıp beklemek anlamsız oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(09.10.21)
eğilmiyorlar bile. at üstünde de dimdik duruyorlar. film icabı değil bence
0
ShadowOfMoon
(09.10.21)
Makineli tufek icat olmamış, alan savuması diye bir kavram yok. Iki ordu klasik usul karsilasir vurusur geri çekilir yada ilerler. Ne zamanki makineli tufek icat oldu savasin seyri logistik sistemi degişti.

Almanlarin makineli tufek doktrini oldukca efsane. Cephe hattina iki yandan 45 derece aci ile yerlestirilen makineli tufek tam bir kiyim. Prusya ekolu de 18. Yuzyilda dogdu
0
zanutsas
(09.10.21)
enteresan soru. soruyu okuyunca fark ettim cidden var boyle bir sey. sadece filmlerde ya da resimlerde de degil hani. daha once okudugum kitaplardaki anlatimlardan hatirliyorum bunu. biraz arastirinca reddit'de biri ayni soruyu sormus.

kisa cevap: eski tip tufekler cok fazla duman cikarttigi ve savas alanindaki kaosta duzeni saglamak amaciyla.

o donem kullandiklari silah
youtu.be


uzun cevap:
www.reddit.com

After the first volley of musket balls, the smoke would completely obscure your vision. It was hard to know where anyone was, so staying in ranks, and firing in a general location was the best bet when attacking.

A musket produces a lot more smoke, ash, powder residue, and noise than modern rifles (depending on the situation). Add the presence of artillery going off near you, and the presence of cavalry, and you'll understand why the simple rank and file system worked effectively. It actually kept them safer, and made them more effective fighting units overall.

Ranks were used because they were effective. It was a very good idea because of the inherent flaws of muskets, the safety and shelter of a group, and the ability to impact a battlefield in a greater manner.

As the Baker Rifle and new innovations (Minié balls) came into use, tactics began to shift. Standing in ranks and fighting was simply an evolutionary standpoint that made sense with the technology, training, and combat techniques that they had during the time.
0
rm
(10.10.21)
(5)

Yılbaşında asgari ucret ne olur sizce?

stavro
Sb
Sb
0
stavro
(08.10.21)
3100 ila 3200 arası bir şey.
0
rose parks
(08.10.21)
Minimum 3500.

Mevcut resmî enflasyon oranı bile %20, bundan sonra hiç enflasyon olmasa bile 3300 küsür olması gerekiyor. Hem enflasyon daha %5 artar, hem de devletin resmî enflasyondan daha düşük zam yaptığını hiç hatırlamıyorum, hem de seneye seçim olacağını düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(08.10.21)
3200 gibi olur bence.
0
roe
(08.10.21)
En fazla 3200 bence de.
0
meraklitursucu
(08.10.21)
tr.wikipedia.org

son yıllarda %15'ten az artmamış. enflasyonu da göz önünde bulundurursak en az %20'lik artış olur, yani 3400 lira. ama 3500'ün üzerine çıkacaklarını da sanmıyorum.
0
ahm1
(08.10.21)
(2)

JS - objeden eleman silmek

biseysorcaktim
let obj = {rank:1, type:2, code:3, "origin-name":"Dummy Name" };(({code, rank, ...c}) => c)(obj)yukarıdaki kod parçacığında obj adındaki nesnede ihtiyacım olmayan datalar var ve silmek istiyorum. ikinci satıdaki ufak fonksiyon spread operatör sayesinde code ve rank property'leri dışındakileri döndür
let obj = {rank:1, type:2, code:3, "origin-name":"Dummy Name" };
(({code, rank, ...c}) => c)(obj)


yukarıdaki kod parçacığında obj adındaki nesnede ihtiyacım olmayan datalar var ve silmek istiyorum. ikinci satıdaki ufak fonksiyon spread operatör sayesinde code ve rank property'leri dışındakileri döndürüyor.

ama bu fonksiyon sausasage-case ile yazılmış property'lerde işe yaramıyor.
bu yöntem ile "origin-name" adındaki şeyi çıkarmak istersem nasıl yaparım?

farklı yöntemler var da, ben bu yöntemle nasıl olacağını merak ettim.
yoksa dot notation ile yapılan her şey bracket notation ile yapılamıyor mu?
0
biseysorcaktim
(07.10.21)
dot notation ile yapılan her şey bracket ile yapılamıyor evet.

obj.rank => dediğinizde, js gidip obj'nin rank isimli alanına erişiyor.

obj[rank] => derseniz, rank diye bir değişken varmış gibi düşünüp, onun değerini alıp, o değere sahip alana erişiyor. Mesela bir satır üstte let rank = "type" demiş olsaydınız, size 2 dönerdi obj.

Dot notation kullanmak istiyorsanız, noktadan sonra gelen kelimenin valid bir değişken ismi olması gerekiyor. JS'te değişkenlerde - işareti olamaz. O yüzden o şekilde ulaşamazsınız.

Evet, noktadan sonra gelen şey aslında değişken değil, "property name", fakat syntax'ının değişken ismi olması gerekiyor. Hafif kafa karışıtırıcı, ama js böyle bir dil maalesef.
0
plutongezegendegilmi
(07.10.21)
let obj = {rank:1, type:2, code:3, "origin-name":"Dummy Name" };
(({code, rank, "origin-name": originName, ...c}) => c)(obj)
0
lemmiwinks
(07.10.21)
(4)

Sosyal yönden iyi davranışları niçin yapıyoruz?

psmstc
Büyüklük duygusu hissetmek, onaylanmak için midir? Bir de sosyal bir iyi davranışınıza tepki verilmezse nasıl hissediyorsunuz? Örneğin; Anne babanıza bir hediye aldınız, gerek yoktu diyorlar ekstra bir tepki vermiyorlar öfkelenir misiniz? Veya yakın birine karşılıksız yardım parası veriyorsunuz. O p
Büyüklük duygusu hissetmek, onaylanmak için midir?

Bir de sosyal bir iyi davranışınıza tepki verilmezse nasıl hissediyorsunuz?

Örneğin;


Anne babanıza bir hediye aldınız, gerek yoktu diyorlar ekstra bir tepki vermiyorlar öfkelenir misiniz?

Veya yakın birine karşılıksız yardım parası veriyorsunuz. O parayı bir zaman sonra sizin hesabınıza atmış. Nasıl hissedersiniz?

İnsanın içindeki ben "sosyal bir iyilik yaptım o halde hakediyorum" düşüncesi ne ile alakalıdır?
0
psmstc
(06.10.21)
kendi kendini tatmin, iyi hissetmek.

dini inanca sahipse "ahiretliğini yapmak" amacıyla yapılıyor.
0
adivar
(06.10.21)
karşimdaki kendini kõtú hissetmesin diye. bazen gereksiz ,kendime zarar verecek duzeyde kibarlik yaptigimi da duşunmuyor degilim.patlama ani kötü oluyor tabi sonrasinda.
0
gunbatimi
(06.10.21)
Evrimsel bir mekanik bu. Mesela ben birine iyilik yaptığımda onun bana borçlu hissetmesi, sonra ihtiyacım olduğunda onun da bana iyilik yapması da aynı mekanik.

Topluluk üyeleri arasındaki yardımlaşma toplumun hayatta kalmasına fayda sağlıyor.

Sanırım en temel sebebi eskiden gıdayı depolayamıyor oluşumuz. İki balık tuttum, biri yetiyor. Diğeri çürüyeceğine sana veriyorum ki yarın ben balık bulamazken sen bulursan sen de bana ver, ben de aç kalmayayım.

Kendi ihtiyacın olduğu halde ekstra iyilik yapmak şov olabilir, "o kadar güçlüyüm ki bugün yemezsem bile bana bişey olmaz" gibilerinden.
0
plutongezegendegilmi
(06.10.21)
Evrimle alakali. Sosyal acidan iyi ve uyumlu bir birey olmak tarih öncesi zamanlarda insanin dahil oldugu topluluk icinde kalici olmasini sagliyordu. Bu durum o bireyin topluluk icinde ihtiyaclarini giderip hayatta kalma sansini yükseltiyordu. Iyi ve uyumlu davranis göstermeyenler topluluktan dislaniyordu ve kendi baslarina zorlu kosullarda hayatta kalip üremeleri zorlasiyordu. Biz o iyi davranislari göstermeye egimli olan bireylerin torunlariyiz.
0
polopan
(06.10.21)
(2)

naprosyn cr yanlışlıkla fazla içtim?

rumbledoor
Günde 1 kez kullanmam gereken habı (naprosyn cr 750) 12 saat sonra tekrar içtim, hastaneye gitmeli miyim? Bir tavsiyenz var mı? Kusturmaya çalıştım kendimi ama kusamıyorum.
Günde 1 kez kullanmam gereken habı (naprosyn cr 750) 12 saat sonra tekrar içtim, hastaneye gitmeli miyim? Bir tavsiyenz var mı? Kusturmaya çalıştım kendimi ama kusamıyorum.
0
rumbledoor
(06.10.21)
Abdi İbrahim'in sitesinde şöyle yazıyor:

"Günlük önerilen doz 1 NAPROSYN CR tablettir (750 mg). Erişkinlerde gerektiğinde daha yüksek seviyede antiinflamatuvar/analjezik aktivite sağlamak için düşük dozları iyi tolere eden ve gastrointestinal hastalık öyküsü olmayan hastalarda günlük doz, kısa süreli olmak şartıyla 1500 mg'a kadar arttırılabilir."

Yani bazı hastalarda zaten 2 tablet verilebiliyormuş. Çok kötü hissetmiyorsam gitmezdim ben doktora.
0
plutongezegendegilmi
(06.10.21)
İki tablet için gerek yok kötü bi durumda yaşamadıysanız
0
Brc
(08.10.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.