Giriş
(4)

Kediler hakkında öğrenmek istediğim bir kaç soru var.

matrix
kedimin 5 aylık bir tane, 2,5 aylık 4 tane yavrusu var. ilk doğumundan (4 tane doğurdu ve 3'ü öldü) sonra yavrusu 2,5 aylık kadar olduğunda yine doğurdu. (şahsen ne zaman hamile kaldığını kestiremedik. ev bahçeye açıldığından dolaşmasına izin veriyorduk.) sonrasını madde madde sorayım gitsin. 1) 5 a
kedimin 5 aylık bir tane, 2,5 aylık 4 tane yavrusu var. ilk doğumundan (4 tane doğurdu ve 3'ü öldü) sonra yavrusu 2,5 aylık kadar olduğunda yine doğurdu. (şahsen ne zaman hamile kaldığını kestiremedik. ev bahçeye açıldığından dolaşmasına izin veriyorduk.)

sonrasını madde madde sorayım gitsin.


1) 5 aylık olan yavrunun hala, ara ara süt içmesi (genelde kardeşleri içerken o da gelip dadanıyor) normal midir?

2) anne kedi öyle eskisi kadar ille de yavrularım yanımda olsun istemiyor ama misal evin çeşitli köşelerinde dağınık halde uyurken yavrular, tek tek arayıp buluyor ve yalayarak uyandırıyor onları. bu hareketi neden yapar? sonuçta artık tuvaletlerini yapmaktalar kuma.

3) yavruları şu anda sahiplendirsem anne kedi durumu nasıl karşılar? 2. maddeden ötürü sürekli onları arama halinde panik olur mu?

4) şu anda veterinere götürüp kısırlaştırabilir miyiz anneyi? çünkü malesef ki bu akşam kızışma belirtisi gördüm ilk kez. camdan içeri girdi ve halıda debelendi sırt üstü. dışardan da zaten erkek kedi iniltileri geliyor. malesef diyorum 3. kez doğum yapmasına katlanamam. şu halde bile yavruları sahiplendiremiyorum çünkü. evde 6 kedi oldular. daha fazlası beni zorlar.
0
matrix
(19.08.14)
1. Normaldir
2. Sonuçta anneleri bu içgüdüyle hareket ediyorlar ve 5 aylık bir kedi erginliğe erişmiş bir kedi bile değil. Nasıl cocuklar çişlerini yapabiliyor ama popolarını silemeyip anneaaeae diye bağırıyorlarsa anne kedinin yavrularını temizlemesi de aynı mantık
3. Annelerinden ayırmayın.
4. Kediniz 8 9 ayı geçmişse istediğiniz an kısırlaştırmaya götürebilirsiniz.
0
halen
(19.08.14)
@halen:

3. ne zaman peki bunun uygun anı?

4. sorma nedenim şu anda ara ara süt içen yavruları olması. yani kısırlaştırma işlemi nasıl gerçekleşiyor bilmediğimden, veterinerde ne kadar kalıyor? eve getirdiğimde ne halde oluyor? yavruları ile muhabbeti nasıl sürer yarası iyileşene kadar? gibi konular adına netlik kazanmam gerekiyor... şu an dışardan geldi ve kendini hole attı. yanına giden tüm yavrulara tıslıyor.
0
🌸matrix
(19.08.14)
neden ayırmanız gerekiyor ? maddi sıkıntılardan mı ?

kısırlaştırma işleminden sonra kedi 1 gün kendine gelemiyor narkoz etkisinden dolayı. fakat toplamda 2 güne eski haline dönüyor. 1 2 gün süt ememesi yavru kediler için sorun olmaz diye düşünüyorum ama veteriner değilim. bu konuyu bir veterinere danışırsanız sizi daha iyi bilgilendirebilir. yanlış yönlendirmiş olmayayım.
0
halen
(19.08.14)
@halen:

teşekkürler. hem maddi hem manevi. bu kısımları hemen açıklayayım.

maddi olarak da aslında çok umursamazdım ama bu aralar çalışmıyorum. bu konuyu da evdekilere yük olarak yansıtmak istemiyorum. ben bu eve zamanında sokaktan 1 kedi sokmuştum. o gece doğurmuştu. koca bir garfield olduğundan hamile olduğunu bilmiyordum. 3 yavrusundan 2'si yaşadı. onlar da büyüyünce bizim evde şikayetler artmaya başladı. sonra uygun yerler bulup götürdüler bizimkiler.

4-5 ay sonra ben yine kedisedim. aynen benim gibi bir ilan vardı. ankarada idi. atladım trene gidip aldım geldim. benim karakedi oradan işte. kısırlaştırmaya vicdanım elvermemişti yavrulayana kadar. bu yaz 4 yavrusu oldu ilk kez. 3'ü öldü. (5 aylık yavru kalan sağ oluyor) yavrusu 2,5 ay olunca yine doğurdu. bu sefer hepsi sağ. manevi kısım burada başlıyor: benden başka ilgilenen yok malesef. biraz kediden korkan bir ailem var. dokunamayanlar cabası. (ki ben hayvanlarla uyuyorum hergün.) şu anda günde 2 kez kum değiştirir oldum. salona falan girmelerine de çok razı gelmiyorlar. ben evde yokken de benim odada kalıyorlar. benim üzerimdeki yük bir yana şahsen hayvanlara üzülüyorum. bu şekilde kalacaklarına, hayvan isteyen birilerinin evinde evin tek ya da 2. hayvanı olarak daha huzurlu olurlar. yoksa cidden hepsini çok sevdim. hepsinin ayrı bir karakteri var. çok eğlendiriyor bunu gözlemlemek bile. artık gelecekte tek başıma yaşarken daha rahat takılırım bu konuda. şimdilik yavruları dağıtıp, benimkini de kısırlaştırmam gerekiyor.
0
🌸matrix
(19.08.14)
(3)

[yuva arıyoruz] dört tane 2 aylık, bir tane 4,5 aylık kedi için...

matrix
Yavru kedi/ler sahiplendirme ilanı:kedi sahibi olmak isteyenler varsa, dördü 2 aylık, biri 4,5 aylık olan kedilere yuva ve sahip aranmaktadır. kedilerin bütün fotolarına yazının sonundaki linkten ulaşabilirsiniz. (fotoların bazılarında "anne karakedi" de görülüyor ama onu saymayınız. kedi ya da biz
Yavru kedi/ler sahiplendirme ilanı:

kedi sahibi olmak isteyenler varsa, dördü 2 aylık, biri 4,5 aylık olan kedilere yuva ve sahip aranmaktadır. kedilerin bütün fotolarına yazının sonundaki linkten ulaşabilirsiniz. (fotoların bazılarında "anne karakedi" de görülüyor ama onu saymayınız. kedi ya da biz ölene kadar bizimle o)

renk ve cinsiyet özellikleri şu şekildedir:

2 aylık olan yavrular; siyah (dişi), siyah-beyaz (erkek), ikiz tekirlerden biri erkek, biri dişidir.
4.5 aylık olan yavru ise erkek siyahtır.

yavruların hepsi insancıl ve oyuncudur. maddi ve manevi olarak uygun durumda olsam hiç birini vermek istemiyordum.

yer; istanbul, sarıyer, istinye'dir. makul uzaklıklara araç ile de getirebiliriz.

buradan mesaj ya da [email protected] adresine mail atabilirsiniz.

fotolar için böyle buyrun: imgur.com
0
matrix
(11.08.14)
güncel
0
🌸matrix
(13.08.14)
Ben de senin kafada olduğum için kedimi çiftleştirdim, şanslı sayılabilirim 1 yavrusu oldu. Beni önce arkadaşlarım gaza getirdi, biz alırız falan diye. Aldıktan sonra da iki ay dolmadan vermek istemedim sonra da bir arkadaşımın ha bugün geldim ha yarın geleceğim oyalaması ile bir ayı geçirdim. Sonra tatil falan. Siyah beyaz kedim kırma bembeyaz bir van kedisi ile çiftleşmişti ama teptekir oldu yavru. Kimse yazdıklarıma dönmedi benim de.
0
ixi
(13.08.14)
günceldir. sadece 4,5 aylık olana konya'dan sahip çıktı. kediyi oraya nasıl ulaştıracağımı düşünmekteyim. ama kalan yavrular için dediğim gibi hala günceldir.

hadi arkadaşlar bir el atında bu uysal, sevimli kedilere yuva bulalım. sokağa bırakmak zorunda kalmayayım. :/
0
🌸matrix
(20.08.14)
(7)

90 günlük yavrusu olan kedinin yeniden doğurmak üzere olması hakkında fikir

matrix
3 ay önce kedim ilk kez doğurdu. 4 yavrusu vardı. bir tanesi plesenta şeklinde doğdu. diğeri doğumgünü öldü. bir diğeri 5. gün öldü. geriye tek yavrusu kaldı. yavru sütten kesildiğinde anneyi kısırlaştırmayı düşünüyordum. o zamanı ne ara atladım bilemedim ama, yavru artık evin içinde dolaşmaya başla
3 ay önce kedim ilk kez doğurdu. 4 yavrusu vardı. bir tanesi plesenta şeklinde doğdu. diğeri doğumgünü öldü. bir diğeri 5. gün öldü. geriye tek yavrusu kaldı.

yavru sütten kesildiğinde anneyi kısırlaştırmayı düşünüyordum. o zamanı ne ara atladım bilemedim ama, yavru artık evin içinde dolaşmaya başladığı dönemde anneyi yine bahçeye çıkartıyordum. yani odanın camını açıyordum. gidip geliyordu. haftalardır elbise dolabında yavrusuyla takıldığı için biraz açılıp hava alsın istiyordum.


yavru 7. ve 8. hafta arasındayken annesi artık ona inceden tıslamaya, kendinden uzaklaştırmaya başlamıştı. (tabi şöyle de bir durum var. anne kedi öyle diğer tüm kedilerle pek anlaşabilen bir kedi değil. camdan içeri girmeye çalışan sokak kedilerini fena tokatlıyor. yan komşunun kedisi bizim eve geldiğinde onu fena kıstırıp cezalandırıyor vs. genel ruh haline veriyordum ben mecburen yavrusuna tıslamasını. annelik görevi bitti ve artık o kedi de onun için yabancılaşıyor heralde diyordum.)

hal böyleyken yavru 60 günlük olduğunda annenin karnının ve memelerinin şişmeye başladığını farkettik.

şu an tam 90 günlük oldu yavru. ve bugün annede doğurma belirtileri var. yavru çok hareketli. 2 dk yerinde durmuyor. ki bir de erkek. annesinin üstüne de her fırsatta atlamaya, kuyruğuyla oynamaya kalkıyor tabi ama annesi tıslayınca, hafiften eliyle itekleyince, vurunca o da pes ediyordu. bugün ilginç birşey oldu.

şu an annesi kediyi artık iteklemiyor. ufaklık onun üzerinden ayrılmıyor resmen. ama rahat da bırakmıyor. doğum sorunsuz gerçekleşsin diye ben evin daha sessiz ve sakin odasına aldım anneyi. kutu falan açtım. elbise dolabının altını boşalttım. yine de henüz yer bulamadı. huzursuz. daha önce benim odamda doğurmuştu. şimdi yavru geceleri benim odada ve genel olarak benimle uyuduğundan bu nasıl olacak bilmiyorum diye yan odayı hazırlamıştım. az önce heralde daha doğuma var diyip kapıları tekrar açtım. yavru koştu annesine. şu anda dolapta duruyorlar beraber. yavru yine kıpır kıpır. ama annesi onu yalamaya da başladı.

yavruyu alıp uzaklaştırdığımda bağırıyor da inceden annesi. acep anne tekrar doğum haline girdiğinden bu yaruyu da yeni doğan bir yavru falan mı sanıyor şu anda? bunun dışında nasıl davranayım? yan odada bırakayım mı anneyi kendi haline? gidip yanında oturabilirim de periyodik olarak. her şekilde yer bulur mu sizce doğuma ramak kala? yan odada doğurursa yavruları büyütene kadar orada takılabilir. ben de bu ufaklık ile takılırım diyorum özetle. fikirlerinizi, önerilerinizi bekliyorum.

ha unutmadan anneyi ne zaman kısırlaştırmam gerek en erken? yine aynı hataya düşmeyelim. imkanım olsa bakarım ama ona da yazık. en azından 1 kere doğursun diye (tamam kedilerin annelik duyguları yoktur vs gibi yorumları size zahmet yazmayın. oldu artık bir kere.) kısırlaştırmamıştım bu güne kadar. ama insan vicdan da yapıyor. yavrulara da alışıyor. birilerine vermek zor geliyor.
0
matrix
(09.06.14)
yavru ile anneye karışma, o yavru yeni doğacakların arasına karışıp meme bile emecek daha,ciddiyim :)Ayrıca anneye inanılmaz yardımcı olacak yavruların gözetlenmesi kısmında.

doğum için yer bulur o ama sen bir kutu-sepet hazırla, doğum başlayınca veya doğumdan hemen sonra anne sersemken kutuya koy hepsini, karanlık bir yere.

yavrular bır bucuk aylık olduktan sonra evden çıkartma, 2 aydan önce kısırlastırma.
0
kaymaktutmayansicaksut
(09.06.14)
hmmm. bir süre bıraktım onu yan odada. sonra kontrol için gittiğimde hemen kapıdan çıktı zaten ve benim odada yine buluştular. son durum şöyle:

benim yatağın üstündeler. anne sessiz uzanıyor. yavru onla uğraşıyor hala. kafasını mesela 2 elinin arasına alıp sonra arka ayaklarıyla tekmeliyor annesini. yorulsun da yanına uzansın diye bekliyorum. yalnız annenin ağız açık böyle genel olarak. en son veterinere götürüp iğne yaptırdığımızda o ilk anlarda bu tepkiyi vermişti.

ilginç geldi öneriniz. kafamda canlandıramıyorum. :) doğdukları o ilk anda o minicik canlılar bu yavru sırf meraktan bile olsa eliyle dürtüklemeye kalkmaz mı yani... bir de doğum alarmı yanlış mı acaba. çünkü doğuracak olsa kıytı köşede duruyor olsa gerek. bir ara epey yer aradı da şu anda yatakta duruyor öylesine. arada bana bakıp maaaav diye sesleniyor. o kadar...
0
🌸matrix
(10.06.14)
Bence annenin doğuma en az 15-20 gün var. 60 gün zaten gebelik süresi, yer aranıyor filan diyorsunuz da ilk yavruları 90 gün hesap edersek, kedinin de en erken 45. günde çiftleştiğini düşünürsek ki 2-3. ay daha makul aslında, daha vakti var o hayvanın.
kızgınlık döneminde yavruyu uzaklaştırmıştır kendinden, şu an anne-bebek ilişkileri devam ediyordur eskisi gibi.

Valla ben gözlerimle görmesem ben de inanmazdım, 4 aylık erkek yavru sonraki batındaki yavrularla meme emiyor, onları kendi tüylerinin arasına gizleyip uyuyordu geçen yaz. :)


Doğurunca fotoğraf, şimdi de tik hakkımı isterim :)
0
kaymaktutmayansicaksut
(10.06.14)
hmmm. peki madem. gözlemlemeye devam.

sadece şu ayrınıtıyı da netleştireyim. (ben günlük tuttum günü gününe gözlemlemek için doğumdan beri. oradan bakıp yazıyorum.)


52. gün yazmışım: anne artık inceden tıslamaya başlamış yavruya. kendinden hep uzaklaştırıyormuş.
59. gün yazmışım: annenin memelerde şişlik var yeniden. karnında hafif büyüme.
ve bugün 84. gün işte. ilk kez bugün kıyı köşe aramaya başladı. bana seslenmeye başladı. 55. günden beri odamda uyumuyordu. gelip yemeğini yiyip, suyunu içip, tuvaletini yapıp, camdan bir gezip geri gelip tekrar hole gidiyordu. holde koltuk var. hep orada uyudu o günden beri. ve ilk kez bugün yavruyu üzerinden atmıyor artık. tekrardan yalıyor. şu an ikisi de odamdaki yatakta yan yana uyumaktalar.
0
🌸matrix
(10.06.14)
ahaha şuradan buyurun lütfen:

twitter.com
0
🌸matrix
(10.06.14)
hep kapkara böcekler olmuşlar bunlar :) ne güzel.
0
ninque
(10.06.14)
zamanlamalarına da hasta oldum ayrıca.

ilk yavru 03:00
2.si 04:41
3.sü 05:51
4.sü 06:18

sabah gözüyle renkler daha netleşti. 1 tane kapkara var. 1 tanesiyahlı beyazlı. 2 tane de gri tekir. :)

3 aylık yavru da yanlarında takılıyor. uyuyor. hatta dün gece hiç bir yavru doğmadan önce ilk sütü de o içti. :)

3 aylık olana talip çıkmış. gelip alacaklar bugün. diğerlerini de sütten kesilince verebilirim isteyen olursa.

öyle ya da böyle bir kez daha anladım ki işi evrene/doğaya bırakacaksın ve hiç panik yapmayacaksın. kendi kendine hallediyor doğa. hayvanlardan bir kez daha birşey öğrendim. gerçi zaten biliyordum da altı çizilmiş oldu bir kez daha...
0
🌸matrix
(10.06.14)
(3)

Dollhouse Dizisi

e nygma
Arkadaşlar, Firefly'ı geçen bitirdim ve buffy serisine girişip girişmeme arasında kaldım ben de net karar verene kadar bekleteyim dedim, bu esnada Dollhouse isimli bir dizisi olduğunu gördüm whedon abimizin. ama haliyle iptal edilmiş. konusunu bitirip mi iptal edildi, yani izleyeyim mi, sonunda beş
Arkadaşlar, Firefly'ı geçen bitirdim ve buffy serisine girişip girişmeme arasında kaldım ben de net karar verene kadar bekleteyim dedim, bu esnada Dollhouse isimli bir dizisi olduğunu gördüm whedon abimizin. ama haliyle iptal edilmiş. konusunu bitirip mi iptal edildi, yani izleyeyim mi, sonunda beş yüz soruyla havada kalır mıyım?
0
e nygma
(01.06.14)
Hiçbirinden Firefly tadı alamayacaksın maalesef. Şu saatten sonra Buffy ve/veya Angel seni bayar bence. Serenity izleyebilirsin bak.
0
shangrilla
(01.06.14)
Buffy klasiktir, mutlaka izlenmeli. Vampirliğin kitabını yazar.
Angel bayabilir o ayrı.
Dollhouse'ı hiç duymadım.
0
firez
(01.06.14)
amcanın bütün işlerini izleyen biri olarak Dollhouse dizisini öneririm. başrollerinde Angel dizisindeki Faith hatun oynamaktadır. Öyle havada bitmiyor. Tatmin edici bir finali vardı.
0
matrix
(02.06.14)
(8)

usb flash diske NTFS format atamıyoruz. yardım lazım.

matrix
kardeşim netten 32 gb bir flash disk almış. markasız. minnie-fare görünümlü. fat32 atılıyor. ama ntfs olmuyor. ne hızlı ne normal. bitiremiyor işlemi. en son cmd üzerinden convert denemesi yaptım. o da şu şekilde sonuçlandı. ...Microsoft Windows [Sürüm 6.1.7601]Telif Hakkı (c) 2009 Microsoft Corpora
kardeşim netten 32 gb bir flash disk almış. markasız. minnie-fare görünümlü.

fat32 atılıyor. ama ntfs olmuyor. ne hızlı ne normal. bitiremiyor işlemi. en son cmd üzerinden convert denemesi yaptım. o da şu şekilde sonuçlandı.

...

Microsoft Windows [Sürüm 6.1.7601]
Telif Hakkı (c) 2009 Microsoft Corporation. Tüm hakları saklıdır.

C:\Users\Root>convert G:/fs:ntfs
Dosya sistemi türü FAT32.
Birim INCI, 23.04.2014 10:34 tarihinde oluşturuldu
Birim Seri Numarası 206F-5897
Windows dosya ve klasörleri doğruluyor...
Dosya ya da klasör doğrulaması tamam.
Windows dosya sistemini gözden geçirdi ve hiçbir sorun bulamadı.
32.751.584 KB toplam disk alanı.
32.751.568 KB kullanılabilir.

16.384 bayt her ayırma biriminde var.
2.046.974 ayırma birimi disk üstünde kullanılabiliyor.
2.046.973 ayırma birimi disk üstünde kullanılabiliyor.

Dosya sistemi dönüştürmesi için gereken disk alanı belirleniyor...
Toplam disk alanı: 32767968 KB
Birim üzerindeki boş alan: 32751568 KB
Dönüştürme için gerekli alan: 99495 KB
Dosya sistemi dönüştürülüyor
Diğer bileşenlere bu birimin değiştiği bildirilemiyor.

C:\Users\Root>

...


ne yapalım sizce?
0
matrix
(23.04.14)
USB belleğinizi bilgisayara takın. Bilgisayarım'a sağ tıklayıp Yönet'i seçin. Aygıt Yöneticisi'nden Disk Sürücüleri'ni seçin. USB belleğinizi bu listede göreceksiniz. Sağ tıklayıp Özellikler'e tıklayın, İlkeler sekmesine gelin. Varsayılan olarak Hızlı Kaldırma'nın seçili olduğunu göreceksiniz. Bu seçeneği iptal edip hemen altındaki Daha İyi Performans seçeneğini seçin. Bu seçenek yazma önbelleğini etkinleştirecek, böylece belleği NTFS'ye çevirebileceksiniz. Daha sonra Uygula ve Tamam diyerek pencereyi kapatın ve belleğinizi normal biçimlendirme adımlarını uygulayarak NTFS'ye biçimlendirin. Kolay gelsin.
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(23.04.14)
@cok sey hakkinda az sey bilen adam: bu da aynı sonucu verdi malesef.
0
🌸matrix
(23.04.14)
öncelikle neden illa ntfs? tahminimce hd film atacaksınız içine 4gb dan büyük.

format g: /fs:NTFS deneseniz?
0
mortar
(23.04.14)
4gb sınırı için fat32 yerine ntfs kullanmak istiyorsanız, exfat kullanmanızı tavsiye ederim. hem de crosplatform çalışır.
0
battal gemalmaz
(23.04.14)
download.cnet.com
şunu bir deneyin.
0
edip
(23.04.14)
@mortar:

aynen. hd çağındayız artık. sıradan bir 720 hd film 4.5 gb yer tutuyor.

senin yöntemi denedim. şu anda sürüyor hala. az önce aldığım copy-paste şudur ve tam 50 dk'dır devam etmektedir. :)

C:\Users\Root>g:

G:\>dir
G sürücüsü birimi: INCI
Birim Seri Numarası: 6814-5ACA

G:\ dizini

Dosya Bulunamadı

G:\>format g:/fs:NTFS
G: sürücüsü için yeni disk yerleştirin
ve devam etmek için ENTER'a basın...
Dosya sistemi türü FAT32.
Yeni dosya sistemi: NTFS.
31999M doğrulanıyor

Birim bir başka işlem yüzünden kullanımda olduğundan
biçimlendirme yapılamıyor. Bu birim önce çıkartılırsa, biçimlendirme
işleyebilir. O ZAMAN BU BİRİME AÇILAN TÜM İŞLEYİCİLER GEÇERSİZ OLUR.
Bu birimde bir çıkartma zorlaması yapmak istiyor musunuz? (E/H) e
Birim çıkartıldı. Bu birimin tüm açık işleyicileri artık geçersiz.
yüzde 12 tamamlandı.

------------

@battal gemalmaz: exfat olayını da fat32 gibi sanıyordum ben. yani o şekilde de olsa 4 gb sınırı var diye düşünmüştüm. (bütün fat'ları öyle düşünmek)

şu yöntemler de olmazsa öyle yapayım artık.

------------

@edip: aslında sabah indirmeye çalıştıklarımdan birisi de o idi. kurulumda hata verdi bir kaç kere. o şekilde açtığımda da hiç bir disk göremedi falan. başka bir temiz sürümünü aramadım ben de sonra. exfat denemesi öncesi bir de bunu deneyeyim o halde ısrarla.
0
🌸matrix
(23.04.14)
@mortar: format g: /fs:NTFS
an itibariyle 2 saat 20 dk oldu. :) yüzde 39 tamamlandı henüz. tabi bilgisayar başında bunu bekliyorum gibi algılanmasın. makina boşta, diskin de aciliyeti yok. deney olsun, bize de eğlence çıksın diye durdurmadım işlemi. ara ara bakıyorum işte. :)
0
🌸matrix
(23.04.14)
@mortar:

malesef ki saatlerce süren işlem bitmesine rağmen başarı kaydedilemedi.

----
Birim adı nedir (32 karakter, yoksa ENTER'e basın)? inci
Dosya sistemi yapıları oluşturuluyor.
Biçimlendirme Tamamlandı.
31,2 GB toplam disk alanı.
31,2 GB kullanılabilir.
----

cmd bunu söyledi. ondan sonra bilgisayarımdan diske tıkladığımda

g: erişilemiyor

dosya veya dizin bozuk veya okunamıyor.

hatasını veriyor.
0
🌸matrix
(23.04.14)
(6)

Hukuksal bir mevzu: Şantaj suçlamasıyla karşılaşmak. (işçi, işveren arası)

matrix
Merhabalar, kuzenimin içinde olduğu bir mevzu var. belki okurken biraz kopuk gelebilir size. yine de sabır gösterip, hepsini okuyup, soracağınız soruları sorup, ona göre en azından (avukat ya da hukukçu olmasanız bile) fikrinizi belirtirseniz çok seviniriz. Onun, bu konuyu arkadaşlarına sorduğu mail
Merhabalar,

kuzenimin içinde olduğu bir mevzu var. belki okurken biraz kopuk gelebilir size. yine de sabır gösterip, hepsini okuyup, soracağınız soruları sorup, ona göre en azından (avukat ya da hukukçu olmasanız bile) fikrinizi belirtirseniz çok seviniriz. Onun, bu konuyu arkadaşlarına sorduğu maili kopyalayıp aynen ekliyorum. kendisi muhasebe bürosunda ofisboy tadında çalışmaktadır. iş sözleşmesi yoktur. her ay elden verilen maaşını (daha doğrusu 1-2 müşterinden alınan aylık ücreti bizzat kendi gidip alıyor ve maaşına sayılıyor) aldığına dair imzaladığı bir bordro yoktur. ve inanılması güç ama asgari ücretin altında çalışmaktadır. neyse geri kalan herşey copy-paste. bir de resim ekliyorum. yazıda ondan bahsediliyor;

....

hacılar bana akıl fikir jimnastiği lazım.

en temiz özeti geçeceğim şimdi:

işyeriyle olan 2-3 senelik çürüme halini biliyorsunuz. dükkan yeni bir ofise taşındı. ama eskisi de geçici süre açık kaldı. ben, 15 yıllık çalışan başka bir eleman ile oraya gidiyorum hep. artık işyerine yaptığım kabaca 2 iş kaldı. şifrelerle aylık ssk'ları girmek. ve aylık muhasebe makbuzlarını kesmek. bunu da ufak ufak elimden alıyorlar. yıldırma politikası.

ofisin yalaka elemanı (yeni büroya gidip geliyor o) şifreleri istedi geçen ay. onlara "tamam yolladım" diyip mail ekindeki çalışmayı yolladım.

açıklaması şu şekildedir:

1) ar (ve namustan yoksun) muhasebe : bizim büronun adı ar muhasebedir. o yüzden öyle yazdım.

2) dacik birliği: ERMENİ HRİSTİYAN kökenli ya bunlar. patron ve yalaka sağ kol. bizim gibi müslümanlara kendi aralarında dacik diyorlar. bizim gevur diyişimiz gibi.

........


bunun üzerine eleman bunu yazdırıp göstermiş. hepsi görmüş. eleman bana "yetenekli adamsın, hepimiz güldük" diye sms attı. o kadar.

aradan 15-20 gün geçti. ben yüzlerini görmedim hiç. her gün işe de gitmiyordum zaten. işte uzaktan işleri hallediyordum falan. çünkü misal ayın son günü sigortalar mı ödenecek? bana veriyorlardı parayı. mesai sonrası ben eve gidip internet bankacılığı ile gece 12'ye kadar bilgisayar başında ödeme yapıyordum vs. neyse mart ayı bitti. diğer arkadaş artık daha fazla çalışmayacam dedi. ihtarname çektirdi işte. 15 yıllık eleman sonuçta. her türlü yasal hakkı var. ben de daha fazla tek kalmayayım ve aynı anda bastırayım diye 1 nisan'da koca bir mail yazdım 2 sayfalık. ne varsa kustum kendi tarzımda. onu da şöyle ekleyeyim:


------
1 nisan'da yazdığım mail:

Başlama notu: Öncelikle elinizde kahve dünyasından alınmış karton kutuda kahve falan varsa onu güvenli bir kenara bırakın.

Şu ya da bu şekilde, etki-tepki, kelebek etkisi, domino taşı, neden-sonuç, kader vs gibi adına ne derseniz diyin, belli bir evrensel ve matematiksel işlemler sonucu tam da "şu noktaya" gelmiş bulunuyoruz. Bunların geriye yönelik muhabbetini, hesap kitap muhasebesini bu yazıda değinmeyeceğim ve lafı da fazla uzatmayacağım. Zaten o tarz bir "geriye yönelik tatava yapmak" ancak sizlerin ayarı-çoktan-kaçmış çenenize ve şişip şişip inmekten folloş olmuş ego'larınıza göre bir davranıştır. Bu şansı da vermeyeceğim size. Bunları ancak geriye yönelik imalat hesaplarken yaparsınız artık üstün muhasebeci meziyetlerinizce... Öte yandan zaten diğer dacik arkadaşım, tüm bunları, 1 seneden beri haddinden fazlasıyla konuştu, anlattı, yazdı, çizdi büyük bir sabırla. O da onun takdiridir. Yoksa benim için bırak yazıyla anlatmayı, yüzyüze dahi konuşmaya tahammül edilesi insanlar değilsiniz uzun süreden beri. Söyleyecekleriniz ego'nuzun en kokuşmuş çukurlarından çıkacağı için en fazla bir kulağımdan girip, diğerinden çıkacaktır. Yani size baktığımda sizi değil, aslında arkanızdaki boş duvarı görmekte olacağımdır.
Bu yüzden bu yazının geriye doğru değil, ileriye doğru bir amacı vardır. Şu noktaya kadar, çifte standartın kol gezdiği bir ortamda, bana önerilmiş olan "ne kadar ekmek, o kadar köfte" fikrini uyguladım. Yoksa elime falçatayı alıp birilerinin gırtlağını kesmiş olmam gerekiyordu durumu dengelemek için. Onun yerine öfkemi kontrol ettim, egoma yenilmedim (tavsiye ederim sizlere de bunu, belki bir gün siz de becerirsiniz ölmeden, çok zevkli birşey) ve ekmek-köfte muhasebesi yapmayı sürdürdüm. Bu öneriyi de bana hepimizin rüyalarına (ya da kabuslarına) bir şekilde girmiş olan bastonlu bir aksakallı dede vermişti zaten.

Ama tam şu anda, mevcut ekmeği de elimden almaya kalktığınız için yeniden gözden geçirmek zorunda kaldım köfte-ekmek formülünü. Ve bu yazı da o yüzden ortaya çıktı işte. İleriye yönelik köfte-ekmek taslağını açıklıyorum huzurlarınızda;

BU İŞ YA ŞU ŞEKİLDE YÜRÜYECEK;
-Bir çok sigorta şifresi ve smm makbuzları bende.
-Makbuzları kesip, stopajları yapıp, sigortaları girip her ayın 15'ine kadar elinize göndereceğim. Giriş, çıkış, kira artışı, smm ücretleri gibi değişiklikler varsa bana mail ile bildireceksiniz.
-Dışardan çalışacağım. Malumunuz 3 kişilik ofise 5-6 kişi doluşup, kucak kucağa oturmak, trencilik oynamak hoş olmaz.
-Bunun karşılığında sigortam devam edecek ve garbis'e gidip o ayın hesabında ne yazıyorsa onu alacağım.




YA DA BU İŞ ŞU ŞEKİLDE SONLANACAK;
-Sigorta çıkışım "İŞVEREN TARAFINDAN" şeklinde sonlanacak. İşkur'a başvurup işsizlik maaşı alacağım.
-Hakettiğim tazminat hesaplanacak. Ve ben onun 3'de 1'ini size hibe edeceğim. 3'de 2'sini alacağım. Daha fazla ikram yapamayacağım. Malum 3 senedir de asgari geçim indirimini alamıyorum zaten. Peşin ikram gibi düşünürsünüz artık onu da.
-Ben de elimde ne kadar evrak, şifre, makbuz varsa size teslim edeceğim.

Velhasıl-ı kelam gördüğünüz üzre 2 seçeneğiniz/miz var. Haaa ! olur ya hani, bunlar hoşunuza gitmez, şeytani doğanız anında işlem yapmaya başlar, ve hatta "ruhu gülyabani haline gelmiş olsa da, kendisini bilge sanan bastonlu bir aksakallı - aksaçlı dede" rüyanıza girip size çeşitli fikirler sunar ve 3. bir seçenek yaratmaya çalışırsınız diyelim. Bu da, tutanak tutturmak olur, "istifa" yazıp işten çıkarmak olur vs vs. Bunun için de tek bir şey söylüyorum:
H O D R İ M E Y D A N !...
elinizden geleni lütfen, bakın, rica ediyorum, ardınıza koymayın. Ben düşersem, sizi de düşürürüm. Alın size muhteşem bir paradoks işte. Beni her zaman gördüğünüz gibi, karton bir karakter olarak görürseniz, sözlerimi blöf olarak alıp, bildiğinizi okumanız gerekiyor. Yani hafife almanız lazım beni. Yok eğer şüpheler oluşmaya başladıysa da seçeneklerden bir tanesini seçeceksiniz. O zaman da beni hep gördüğünüz karton fikriniz ile çelişeceksiniz. :) Bu çelişik bilmece de size JOKER'in son hediyesi olsun...

DİPNOT 1: seçiminizi bildirmediğiniz takdir de 1. seçeneği seçtiğinizi varsayıp ona göre hareket edeceğimdir.

DİPNOT 2: eee ama ben size en başında dedim ya o kahveyi bir yere koyun diye. gördünüz mü noldu. sinirden yumruğunuzu sıktınız ve her yer kahve oldu. :)

NİSAAAAAAAAAAAAAAAN BİİİİİİİİR !...

------
------

yazıda geçen hodri meydan kısmını şöyle açıklayayım. işyerinin müşterilerini dolandırdığı durumlar var. hiç bir müşteri bilmiyor bunu. ofis çalışanı olarak ister istemez bunları gördük. işte hesap kabartma gibi diyeyim anlayın siz.

neyse işte ondan sonra, dün bir firmanın ssk'sını yapmak için sisteme girince şifrelerin değiştiğini görmüşler. o işleri ben yapıyorum diye arada şifreleri değiştiriyorum güvenlik gereği. bana mail atmış yalaka. "şifreyi ver yoksa sigortaya gidecem yenisini alacam" demiş. "veremem, söyleyin ben yapar, size mail atarım" dedim. "iyi sen bilirsin" diyip bu sabah gitmişler. babayı almışlar. çünkü yeniden başvuru yapmaları gerekiyormuş. ben tüm şifreleri değiştirmedim bu arada. bazılarını değiştirdim. kalan tüm şifreleri de onlar değiştirmiş hemen. eleman bana "tebrikler sana muhtaç kaldık, o zaman şu x firmanın işini yap acilen mail at bana" demiş. ben de "bunu dün isteseniz yapardım, ama bu son hareketleriniz iyice kredinizi düşürdü. geçen ay alamadığım maaşı hesabıma yatırın istediğinizi yapayım" dedim. "sen önce iş yap, para sonra bakarız" demiş. yapmadım ben de. maaş konusu da şöyle. ben müşterilerden alıyorum maaşı. belli bir 2 yer var. oralara gidip benden önce almışlar hesabı geçen hafta. maaşı alamamış oldum yani. "para istiyorsan şifreleri yolla" demiş ayrıca. "şifreleri tazminatımın 3de2'si yatınca vereceğim nokta net" yazıp yolladım. gün işi değişik mesaj trafiği oldu. beni sürekli arıyorlar ama hiç açmadım. sonra eleman "5000 tazminat veririz. yoksa kendini paralar durursun" demiş. 8-9 yıldır sigortalıyım bu arada. ondan öncesi 5 yıl da sigortasız çalıştım. en son akşama doğru "lan iş boka sarıyor, avukat geldi, aç şu telefonunu" demiş. bu avukat da bunların aile dostu gibi bişey. arada bazı işlerine bakıyordu bizimkilerin. adamla ofiste 3-4 kere görüşmüşlüğümüz, selamlaşmamız vs var.

hal böyleyken bu akşama doğru avukat bana bir mail atmış. onu da şimdi buraya ekliyorum kopyala-yapıştır olarak. size nasıl görünecek bir bakın bakalım. fikrinizi dinlemem lazım. haftasonuna girmemiz güzel oldu. pazartesiye kadar nasıl hareket edeceğim bir kafa mahkemesi yapalım.

avukatın maili:

Ben Avukat ahmet-mehmet ( Patronun hasan-hüseyin’in Avukatı) Cemil; gönderdiğin 2 Sahifeden ibaret e-mailin bana ulaştı .Doğrusu ilk başta yazılanlara inanamadım. Bu kadar senelik hukukumuz var. hasan-hüseyin’ide en iyi tanıyanlardan birisi de benim. O kendine
Zarar verir, çalışanlarına zarar vermez. Hal böyleyken yazdıkların akla hayale sığıcak şeyler diil.

İş-alacak verecek meselesi ise her zaman yanındayım. Ancak “elimde ne kadar evrak, şifre, makbuz varsa, dediğimi yaptığın takdirde teslim edeceğim demen TAMAMEN ŞANTAJ’dır. İşin hukuki boyutunu daha fazla yazmıyorum.

Seni tanımasam ve patronunla ilişkilerini bilmesem bir başkası olsa 1 saat içinde kendini emniyet müdürlüğü hırsızlık masasında bulurdun.

Yapılan tamamen emniyet suistimalidir. Sana hiç yakıştıramadım. Telefonunu aç bende geliyim oturalım bu işi bir hal çairesine bağlıyalım. Aksi halde herkes zarar görür. Bu e-maili bu işe bir çekidüzen vermen için bir ağabey olarak yazıyorum. Telefonum 0xxx.xxxxxx dir. Aç konuşalım.

Aksi takdirde işi mecburen hukuki mercilere taşımak zorunda kalacağımı üzülerek bildiririm.

-------
_______


durum böyle. okuduğunuz için teşekkürler. konu içinde konu, dava yanı davalar var görünse de özellikle sorduğum merak ettiğim şey; bunun cidden şantaj özelliği var mı? hapis cezası çıkar mı? hareket şeklim ne olmalıdır?
0
matrix
(05.04.14)
şantaj konusunda bişiy diyemem, pek ciddi bir şantaj yok gibi ama iyi bilen birine sormak lazım. ancak 5 yıl sigortasız çalışmış, üstüne 8-9 yıl da sigortalı. bence avukatla işi çözse iyi. (keşke en başta bunlara girişmeden bi avukata sorsaydı.)

şerefsizlerle baş etmek zordur, hakkını hukuk yoluyla arasın.
0
tedirginlik hucresi
(05.04.14)
2 bilgi ekleyeyim:

1) şirket değilmiş. şahıs firması. düz muhasebe bürosu.

2) bu maili kendi mailinden ofisin mailine atmış. kendi mail adresi [email protected] şeklinde değilmiş. [email protected] gibiymiş. sadece mailin "görünen ad" kısmı gerçek adı ve soyadı imiş. bir de mailin içinde kendi adını hiç belirtmemiş. sonuna da eklememiş.
0
🌸matrix
(05.04.14)
şimdi anladığım kadarıyla kuzenin 1 nisan şakası yapmak istemiş ama adamlar ciddiye almışlar bunu işler kızışınca. bi nevi eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmüş. eğer ben yanlış anladıysam sonrasını okumana gerek yok :)

ama durum bu şekildeyse zaten her gün çalışmadığı bir işte part-time görünür ve asgari ücretin altını alması çok extrem bi durum değil. ama sigortasız çalıştığı dönemler ciddi suç unsuru. bir de ben yazmadım başkası yazmış üstüme atıyorlar suçu şeklinde bi savunmaya allaşkına girmesin.
0
exist is pretty
(05.04.14)
exist is pretty: (kuzenin ağzından cevap ekliyorum)
aslında 1 nisan şakası falan değil. sadece o gün attığım için maili kendi tarzımda mizahi olarak bağlamak istedim. "böyle bir günde alın size böyle bir mail.. şaka mı gerçek mi siz düşünün" tadında. yoksa öyle "ben yazmadım kiiiiii" demeyi düşünmüyorum.

gelmediğim günler için resmi bir anlaşma yok ama. yani bu işyerinde hiç bir şekilde iş sözleşmem yok en başından beri. "işe gelmiyordu zaten efenim" diye tutulmuş bir tutanakları da yok.

bir de sigortasız yıllara ait makbuzların kopyalarını buldum ne şansa ise artık. hep benim yazım var. zaman aşımından güme gider mi onlar bilmiyorum ama bariz olarak sigortasız döneme ve sigortalı döneme ait makbuzlarda hep benim yazım var.
0
🌸matrix
(05.04.14)
başka fikri olan arkadaşlar yok mu?
0
🌸matrix
(05.04.14)
hukuk forumlarından gelen 2 ayrı yanıtı eklemek istiyorum:

1) Şantaj başka nasıl olur ki?
Siz bunları yazmak yerine yapabileceklerinizi araştırsaydınız, eliniz çok güçlü olacaktı. Ama şu anda, ispatlı bir şekilde şantaj yapmış gibi görünüyorsunuz.
Avukatın söyledikleri oldukça mantıklı görünüyor. Bence gidip konuşun, belki istediklerinizin tamamını hatta fazlasını bile alabilirsiniz.

2)Bu kıdar kısa bir sürede, inanılmaz bir saçmalama, hatalı davranış sergileme hızı göstermişsiniz, takdire değer gerçekten.
Biraz kendinizi seviyorsanız , avukatla hemen görüşüp, olayı tatlıya bağlamak için çaba harcamak kendinize yapabileceğiniz en büyük iyilik olacaktır.
0
🌸matrix
(05.04.14)
(7)

Kedinin doğum yaptığı gün ile alakalı bir kaç soru

matrix
iyi günler, kedim hamileydi. dün akşam değişik durumlar sezdim. doğuracağını tahmin ettim. elbise dolabının altına yer hazırladım. zaten hemen girdi. kaldı saatlerce. bu sabah 10:30'da uyandığımda odada ince bir ses duydum. baktım ki bir tane yavru var. 10:55 gibi baktığımda 2. bir doğum yapmış oldu
iyi günler,

kedim hamileydi. dün akşam değişik durumlar sezdim. doğuracağını tahmin ettim. elbise dolabının altına yer hazırladım. zaten hemen girdi. kaldı saatlerce.

bu sabah 10:30'da uyandığımda odada ince bir ses duydum. baktım ki bir tane yavru var. 10:55 gibi baktığımda 2. bir doğum yapmış olduğunu gördüm. daha doğrusu plasenta içerisinde bol pembe bir halde gördüm. ama hiç kediye benzemiyordu. yani tamamlanmamış gibi duruyordu. ki zaten hiç hareket yoktu. ölü doğmuş olduğunu düşündüm. kedi onu hiç yalamıyordu bile. ilk doğan yavru ile ilgileniyordu sürekli.

evden çıkmam gerekiyordu. son kez baktığımda bir yavrunun daha doğduğunu gördüm. kedi onu temizliyordu. ve hiç plasenta kalıntısı yoktu.

odayı güvenli hale getirip, suyunu, yemini dolaba yakın bir yere koyup, kumunu da temizleyip evden çıktım.

akşam eve geldiğimde tam 4 adet yavru gördüm. (birisi bahsettiğim plasenta olan) malesef 4. kedi de ölü. ama o normal duruyor görünüş olarak. temizlenmiş. plasentanın yanında duruyor o da.

benim kedi oturma pozisyonunda plasenta bölgesinden uzakta duruyor ve yavrular altında.

dikkatimi çeken şey ölü ve canlı kedilerin göbek bağları üzerlerinde duruyor.

konuyla alakalı fotoları da ekledim link olarak. ilk 2 foto sabaha ait. diğerleri akşam geldiğimdekiler.

soru 1: ölüleri ne zaman oradan alayım?

soru 2: göbek bağı durumu normal mi?

not: benim kedimle aram çok iyidir. sabah da şuanda da her şekilde elimizi içeri uzatıp onu okşayabiliyorum. zaten beni görünce, eve geldiğimi duyunca seslendi falan.

not 2: ilk kez az önce ben bunları yazarken oradan dışarı çıktı. yani tahminim o yönde. su içti ve geri girdi. yeme dokunmamış gibi duruyor.

imgur.com
0
matrix
(18.03.14)
Öncelikle ölü kedi fotoğrafları için teşekkürler. Tövbe tövbe ya.
Göbek bağının düşmemesi normal. Hayatta olmayanları gömün en iyisi derince bir çukura.
Lütfen kedinizi emzirme döneminden sonra kısırlaştırın.
0
dugun ve cenaze
(18.03.14)
ölüm de doğum gibi, canlılık gibi hayatın doğal bir bölümüdür. "ölü kedi fotosunu" burada keyif almak tadında bir şekilde paylaşmadığım, bundan orgazmik bir zevk duymadığım ortadadır. tamamen tıbbi açıdan konuya yardımcı olması adına paylaştım. pişman değilim. o yüzden "tövbe tövbe" kısmını üstlenmiyorum. pişman değilim. bu tarz konularda abartılmasını sevmem. denge iyidir.

geri kalan cevaplarınız için teşekkürler.

ayrıntılı başka cevapları olacaklar varsa onları da dinlemek isterim.
0
🌸matrix
(18.03.14)
ölü olanları gömerken, çukura koyduktan sonra üzerini kapatacak bir taş koyun, hayvanlar çıkartıp yemesin.
ben alabileceğinizi düşünüyorum, zaten sahiplenme durumu falan yok etkilenmez anne.
0
mutevazi
(18.03.14)
öncelikle anne kediler ölü doğan ya yaşama şansı olmayan yavrularıyla hiç ilgilenmez ve onları ölüme terkeder. bazen de kendileri öldürüp yerler. ne kadar çabuk alırsanız o kadar iyi. göbek bağı durumu da normal. yine de mümkün olan en kısa zamanda veterinerinizi arayın. çünkü yeni doğmuş bir memeli yavrusu her türlü enfeksiyona açık haldedir. annenin de en güçsüz zamanında olduğunu unutmayın.
0
tururo
(18.03.14)
Kediniz çok tatlı, yavruları da çok şekerler, güle güle büyütün öncelikle.
Ölü bebekleri doğar doğmaz uzaklaştırmak iyi olurdu ama mümkün olan en kısa sürede alın. Bu süreçte ölülerden geçebilecek enfeksiyonlara karşı anne sütü yavruları korur bence. Yine de yakından takip edebilirseniz aklınızda soru işareti kalmaz. Göz, kulak ve burunlarından anlaşılabilir.
Göbek bağı zamanla kuruyup büzüşecek ve kendiliğinden düşecek. Anneleri onları devamlı temizliyordur zaten hem müdahale etmenize gerek kalmaz.
Benim kedim de doğurduktan sonra uzun bi müddet ihtiyaçları için dışarı çıkmayıp yavrularını yalnız bırakmamıştı, çok koruyucu oluyorlar :)
0
the queen of naked kings
(19.03.14)
the queen of naked kings: size de teşekkürler. aynen öyle yaptım zaten. akşam internetteki dolaşma ve buradaki sohbet sonrası aldım. alırken de hiç seslenmedi bizimki zaten.

yeni soru açmamak için buradan devam edeyim:

kedim yeminden yemiyor. dikkat ettim de doğumdan beri yememiş. ton balığı açıyorum periyodik olarak. onu hemen tüketiyor. oysa ben doğum yapan kedilerin normalden daha çok tüketmesi gerektiğini okumuştum. normalde proplan'ın 2 tür yemini veriyordum kuru olarak. hindili olanlar ve somon balıklı olanlar. şimdi hiç dokunmuyor.
0
🌸matrix
(19.03.14)
seçebilir, olur öyle. ton balığında tuz var ama, vermeseniz daha iyi. yaş mama alabilirsiniz bir süre için. bol bol yoğurt yedirin bu arada kedinize ek besin olarak.
0
mutevazi
(19.03.14)
(2)

Model trencilik ile ilgili olanlar var mı aramızda?

matrix
http://modeltrenciler.com sitesinden ve oranın forumundan haberdarım. ben burada ilgilenen var mı onu merak ettim. fikir alışverişi vs yapsak diyerekten...
modeltrenciler.com sitesinden ve oranın forumundan haberdarım. ben burada ilgilenen var mı onu merak ettim. fikir alışverişi vs yapsak diyerekten...
0
matrix
(06.01.14)
sheldon cooper
0
ben smyrna
(06.01.14)
:) o uyuzla hiç birşey yapılmaz...
0
🌸matrix
(06.01.14)
(9)

dünyanın en yalnız adamına akıl vermece?

islergucler2
üniversitede okurken yurtta kalıyorum dostlar.bugün ders çıkışı şunu fark ettim olaki eve filan çıkmış olsam tek başıma sosyal bir varlık olduğumu unuturum ben.insanların yanına gidip merhaba ben şuyum demem kesinlikle. kızlar yavşıyor sanmasın, erkeklerde kendini bir halt sanmasın diye. hal böyle o
üniversitede okurken yurtta kalıyorum dostlar.

bugün ders çıkışı şunu fark ettim olaki eve filan çıkmış olsam tek başıma sosyal bir varlık olduğumu unuturum ben.

insanların yanına gidip merhaba ben şuyum demem kesinlikle. kızlar yavşıyor sanmasın, erkeklerde kendini bir halt sanmasın diye.

hal böyle olunca birilerinin gelip benimle tanışmasını bekliyorum ki geliyorlar aslında ama vakit geçirmeye değer bulmuyoru hiçbirini. 1.5 aydır yanıma gelip kendini tanıtan bir tane adamın adını hatırlamıyorum mesela.

karşı taraf 1 gelirse bende 1 gidiyorum. hiç gelmezse bende hiç gitmiyorum ve ilk adımı her konuda karşıdan bekliyorum hep.

işte böyle ne yapsamda telefonları çalan, sosyal medya hasapları mesaj dolan bir adam olsam?

çok yalnızım nolur cevap yazın.
0
islergucler2
(04.11.13)
insanlar niye gelip kendini sana tanıtsın ki?

kendilerini tanıtmalarını gerektirecek kadar önemli bir varlık mısın? Ne bileyim, aristokrat, çok zengin/yakışıklı/ünlü/zeki falan filan?

düz adamsın sonuçta, öyle çok ağırdan satma kendini, yok yalnız başına yaşayıp gidersin.
0
efrasiyab87
(04.11.13)
Az oz takil
0
cecilia
(04.11.13)
Bu kadar mukemmelliyetci olmamalisin ve bu kadar kendini yukarida gormemelisin. Sen bi gittin konustun diye adamlar niye kendini bi halt sansin, basbakan falan degilsin. Sen de onlar gibi birisin.

Ama kizlar dedigin gibi algilayabilir once erkeklerden basla. Gidip tanis, belki tanidikca seversin
0
Idonthaveausername
(04.11.13)
bence böyle bir açlığı tatmin etmek yerine, neden böyle bir açlığa sahip olabilirim'in ardındaki gerçekleri sorgulayıp tamamen böyle bir istekten kurtulman daha sağlıklı olacaktır.

çünkü şu an istediğin bu duruma kavuştuğunda, şu ankinden daha az mutsuz olacağının garantisi yoktur.

bunlar he ego'nun illüzyonları. başka birşey değil...
0
matrix
(04.11.13)
ha birde ben genelde milletle konuşurum ama öyle kenarda köşede saksı çiçeği gibi durup büyüklük taslar gibi ben ağır abiyim modunda tek takılan adamlara en fazla selam verir geçerim kendini ne b.k sanıyor bu dallama diye.
0
efrasiyab87
(04.11.13)
az takıl az samimi ol.Bence doğrusunu yapıyorsun.
Ama ne yapsamda böle telefonlarım çalsa diyosan bu şekilde davranmakla olmaz bu iş orası ayrı.
Sana 1 gelene sende 1 geleceksin o zman yavaştan çevren artmış olur.
0
basond
(04.11.13)
şimdi söylüyorum sana, sen bir hiçsin. eğer var olmak istiyorsan karşına çıkan insanlara ailendenmişsin gibi davran. canın yanacaktır fakat yanın yandıkça anlayacaksın ki yanlışı doğruyu.
0
dirildimde geldim
(04.11.13)
kızlar yavşadığını sansa ne olur ki doğanın kanunu bu zaten
0
shafuck saiser
(04.11.13)
siktir et olm. öyle olunca da inan yalnızlığı arıyorsun. ben 3 sene önce böyleydim.(hatta ilk aylar senin gibiydim) artı sadece okuldan da değil, tanımadığım bir sürü insan ekliyordu facebook'tan, twitter'den, instagram'dan.

1 yıl önce hepsini kapattım, rahatladım. etrafımda 2-3 insan kaldı. başka da samimi olduğum kimse yok. ama inan bana bugün bana yüzlerini dönseler, kendiniz bilirsiniz derim. ne kadar az insan o kadar rahatlık. akrabalar dahil. şu 1 sene içerisinde izlemediğim yabancı dizi, dinlemediğim müzik, yapmadığım spor kalmadı.

insanlar yalnızlığın sadece zorunlu/mecbur olan tarafını biliyor. ben bilinçli yalnızlık mottosuyla yaşıyorum mesela. inanılmaz rahatım. yalnız yapı meselesi bu işler. istediğimde yine eskisi gibi girebilirim girmek istediğim ortama da ne gerek var? kafam rahat, kendime vakit ayırıyorum, spor yapıyorum, dinliyorum, okuyorum, empati kuruyorum, insanlara kibar davranıyorum, tanımadığım insanlara sırf bisiklet sürenlere saygı duydukları için selam veriyorum. böyle uzar gider bu liste.

ez cümle;
hayat güzel. yalnızlık hayattan güzel.
0
papillon7
(04.11.13)
(3)

behzat ç. ankara yanıyor

proletarier aller lander vereinigt euch
yeni behzat ç. izlemeye başlamış biriym 12. bölümdeydim en son, bu filme gitmeyi düşünüyorum ama diziyle ilgili spoiler veya anlamadığım şeyler olur mu diziyi izlemiş arkadaşlar bir yardım edin.
yeni behzat ç. izlemeye başlamış biriym 12. bölümdeydim en son, bu filme gitmeyi düşünüyorum ama diziyle ilgili spoiler veya anlamadığım şeyler olur mu diziyi izlemiş arkadaşlar bir yardım edin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.11.13)
tabi ki, ercüment çözer'le o bölümlerde tanışmadıysan filmde gördüğünde hissetmen gerekeni hissedemeyeceksin ya da sonradan eklenen karakterleri, behzat'ın nelere kızıp ya da ne sebeplerle bırakıp gittiğini ve onu neden böyle döndürmek istedikleri falan filan... sen bitir dizini, o zamana anca dvdrip çıkar.
0
dikenlitel
(03.11.13)
Dizi bitmeden izleme, çünkü sürekli bir geçmişe dokundurma mevcut
0
Absinthe75c
(03.11.13)
asla izleme. hata olur. espriler bile havada kalır. harun vs adına spoiler bile yersin. yeme. boşver.
0
matrix
(04.11.13)
(9)

Beğendiğiniz Filmler?

ete summer
haziran ayından bu yana çıkan filmlerden hangilerini beğendiniz?
haziran ayından bu yana çıkan filmlerden hangilerini beğendiniz?
0
ete summer
(08.10.13)
0
unalub
(08.10.13)
this is the end
world war z

kafa dağıtmalık filmler.
0
mally phoenix
(08.10.13)
(bkz: enough said)
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(08.10.13)
scenic route
0
thracian
(08.10.13)
pan'ın labirentinin yönetmeni Guillermo del Toro pasific rim diye bir film çekti.klasik hollywood filmi ama farklı birazda doyurucu..
0
dedim dedim de kime dedim
(08.10.13)
miracle in cell no: 7
0
inanmazsan inanma
(08.10.13)
Man of Steel
After Earth (sonuna kadar shyamalan'cıyımdır. sonradan nankörlük etmedim bir çoğu gibi)
Lone Ranger
Pasific Rim
Wolverine
Red 2
Elysium
The Heat / Ateşli Aynasızlar
Kick-Ass 2
Growns Up 2
Conjuring
r.i.p.d (çok deli sevmedim ama olsun)
Turbo 3D
Rush
Malavita
We're The Millers (çok deli sevmedim ama olsun)
Blue Jasmine (bir woody allen'cı olarak çok deli sevmedim ama olsun)
Riddick
Despicable Me 2
0
matrix
(09.10.13)
now you see me (mantık hatalarını bir yana bırakırsak keyifli bi filmdi)
world war z (brad pitt'in konu mankeni olarak yer aldığı klasik zombi filmlerinden farksız ama yine de sürükleyiciliği olan bir film)
we are the millers (ortalama bir komedi fena değil)
this is the end (acayip boş ve gereksiz bir film bence ama yine de çerezlik izlenebilir.)
trance (inception tadında ama eksik birşeyler var dedirten bi filmdi pek sevemedim)
warm bodies (izlediklerim arasında en iyisi buydu galiba,olayların zombi gözünden anlatıldığı değişik bir fantastik-romantik-zombi filmi)

ya ben hep dandik filmlere denk gelmişim ya da bu yılki filmler cidden fiyasko. (piyasa filmlerinden bahsediyorum tabii festival filmleri ne alemde hiç bilmiyorum)
0
feykalade
(09.10.13)
Blue Jasmine
Le Passe (festival sağolsun)
La Vie d'Adele (festival sağolsun)
0
linuswithnoblankets
(09.10.13)
(7)

ne izlesem?

justinho26
dizi izleyesim var ama ne izlemem gerektiğini bilmiyorum.Şöyle bi sonraki bölümü izlemeden uyuyunca içime dert olcak türden?
dizi izleyesim var ama ne izlemem gerektiğini bilmiyorum.Şöyle bi sonraki bölümü izlemeden uyuyunca içime dert olcak türden?
0
justinho26
(08.10.13)
aldığım kıstas: Şöyle bi sonraki bölümü izlemeden uyuyunca içime dert olcak türden

Prison Break (ilk başladığımızda ilk 5 bölümü izlemeden uyu(ya)mamıştık)

24 (tırnak yedirten devamlılıklara sahiptir)
0
matrix
(08.10.13)
Supernatural
0
ucan spagetticanavari
(08.10.13)
prison break, oz.
0
tescillimarka
(08.10.13)
Breaking bad
0
0dy
(08.10.13)
Breaking Bad
Sons of Anarchy
Homeland

bu üçlü dediğin kritere uyuyor.
0
tahrik olmusken objektif olamam
(08.10.13)
fringe ilk 2 sezon.
carnaval
the lost room
0
hystarie
(08.10.13)
aynı anda en az 10 diziyi takip ediyorumdur ama 3 gündür californication dışında bir şey izleyemiyorum. hep bir bölüm daha bir bölüm daha derken feci sarıyor. 30 dk nasıl geçti anlamıyorum, aynı etkiyi yaratır mı bilmem ama dene bi.
0
beatbox yapan metalci
(10.10.13)
(5)

Cold Feet, Coupling seven şunu da sever

franz kafka
...dediğiniz dizi?
...dediğiniz dizi?
0
franz kafka
(07.10.13)
Seinfeld
0
youkoso hitori bocchi
(07.10.13)
life is too short
0
rentts
(07.10.13)
not going out
0
sttc
(07.10.13)
friends
0
basond
(07.10.13)
The IT Crowd

Black Books
0
matrix
(08.10.13)
(2)

Çok abuk sistem sorunu. vidyodan vidyoya geçerken 10 numara sapıtma...

matrix
sistem abuk bir sorun peydahlandı. neyden önce, neyden sonra ortaya çıktı onu farkedemiyorum. tüm gözlemlerimi aktarayım. bu soruna genel olarak "periyodik olarak arka arkaya dizi film izleyememe" ismini verdim. en genel özelliği 1,2,3 vs dizi filmden sonra bir sonrakini açınca sistemin sapıtması. t
sistem abuk bir sorun peydahlandı. neyden önce, neyden sonra ortaya çıktı onu farkedemiyorum. tüm gözlemlerimi aktarayım.

bu soruna genel olarak "periyodik olarak arka arkaya dizi film izleyememe" ismini verdim.

en genel özelliği 1,2,3 vs dizi filmden sonra bir sonrakini açınca sistemin sapıtması. ta ki sistemi yeniden başlayana kadar. ondan sonra bu sorun da yeniden başlıyor.

kmplayer kullanıyorum genelde. bilgisayarı açtım. playlistte 3 tane mkv bölüm attım. 1. bölümü izledim iyi güzel. sıradaki bölüme geçiş anında önce bir süre bekledi. mouse hareketleri ağırlaştı/sarsakladı. sonra zar zor oynatma penceresi başlama büyüklüğünde açıldı. dizinin sesi akmaya başladı. görüntü simsiyah. rastgele bir sahneye aldığımda sadece resim olarak geldi ve öylece dondu. ses akıyordu. bu esnada sistem acayip sarsak durumda. zar zor görev yöneticisini açıp programı sonlandırdım. ondan sonra mesela imlecin şekli pencere ufaltma büyültme simgesi olarak kaldı. ve sistem 10-15 sn'ye bir 1-2 saniyelik donacak şekilde stabilite kazandı. el mahkum sistemi yeniden başlattım. aynı dosyayı açtım. sorunsuz aktı.

bu olay bazen 1 dosya sonrasında yaptığı gibi. bazen 3 dosya sonrasında yapıyor. mesela akşam birşey izleyip, sistemi downloada açık bırakıp yattığımda... ertesi gün yeni birşey izlemek istediğimde direkt böyle sorunlu başlıyor.

bazen de bir vidyo dosyasına tıkladığımda sistem şak diye resetleniyor.
hiç mavi ekran almıyorum ki olayı anlayayım.

sistemde 8 gb ram var.
win 7 var.
işlemci q6600.

senelerdir kullandım. sorun yoktu. win7'ye geçtikten bir süre sonra oldu bu. win7'ye de 2-3 ay önce geçtim.

neler önerirsiniz? fikirleriniz nedir?
0
matrix
(06.10.13)
:) denememiş miyimdir acaba bunu?

hiç alakası yok malesef. şu bölümü es geçmeyin:

"mesela akşam birşey izleyip, sistemi downloada açık bırakıp yattığımda... ertesi gün yeni birşey izlemek istediğimde direkt böyle sorunlu başlıyor. "

yani programı kapatıp ertesi gün yeni bir dosyaya tıkladığımda da başlıyor. "playlist" burada etkisiz eleman...
0
🌸matrix
(06.10.13)
arkadaşım mahsus mu yapıyorsun bilmiyorum ama ben burada player yarışı içerisinde değilim. sözlükte yapın o sidik yarışını. bs player ile başlayıp kmp ile devam eden insanım. elimin altında gom da var vlc de var. media player classic de var. gerektiğinde onlara da başvursamda gönlümdeki yerini koruyan kmp'dir.

ama sırf senin için herşeyi silip gom ile deneyeceğim de bir ara. o araya kadar başka alternatif çözüm önerileri olan varsa dinlemek istiyorum.
0
🌸matrix
(07.10.13)
(11)

Önerebileceğiniz Türk Filmi

sarhosken alinan hesap
bir film izlemek istiyorum. altyazı okuyacak halde değilim. türkçe dublajlı da izlemeyi sevmiyorum. şöyle önerebileceğiniz, sıkıcı olmayan bir türk filmi var mıdır?
bir film izlemek istiyorum. altyazı okuyacak halde değilim. türkçe dublajlı da izlemeyi sevmiyorum. şöyle önerebileceğiniz, sıkıcı olmayan bir türk filmi var mıdır?
0
sarhosken alinan hesap
(02.09.13)
canım kardeşim.
türk sinema tarihinin en müthiş filmidir kanımca.
0
papillon7
(02.09.13)
yılmaz güney- duvar
zeki demirkubuz- üçüncü sayfa

ilk aklıma gelenler.
0
paramazlov
(02.09.13)
uçurtmayı vurmasınlar

iyidir.candır
0
romayi kurtaran itfaiyeci
(02.09.13)
pelin esmer- gözetleme kulesi.

emin alper- tepenin ardı.

daha önce izleyemediysen eğer mutlaka vavien. taylan biradeler in.
0
sularda mavi
(02.09.13)
tarik akan gulsen bubikoglu evlilik oyunu
0
foolrules
(02.09.13)
kaç para kaç
0
kafadanbacakli
(02.09.13)
Şans kapıyı kırınca bu saatte çok güzel gider
0
denizrocket
(02.09.13)
pardon

güneşin oğlu

kaç para kaç

korkuyorum anne
0
matrix
(02.09.13)
hep söylüyorum yine söyleyeceğim..
atlı karınca
0
uzunuzunilgi
(02.09.13)
reis bey
0
semender
(05.09.13)
atlı karınca'yı şu saatte tavsiye etmiyorum, çok güzel filmdir, o ayrı, ama inanılmaz korkunçtur benim için, çıkınca uzun süre kendime gelememiştim.

piano piano bacaksız olabilir
ben olsam şu saatte herhangi bir kemal sunal-şener şen-ilyas salman vs izlerdim. komik bir şey yani.
0
pasp
(05.09.13)
(3)

Tablet'lerde divx izleme hakkında

matrix
Android'li tabletlerde (mesela şu: http://www.grundig.com.tr/bilgisayar/tablet/gr-tb-10-w2-3g.html )flaş-disk içine atılmış olan türkçe altyazılı divx'ler, 720p hd mkv'ler vs rahatlıkla izlenebiliyor mu? bilgisi olanlar yardımcı olursa çok makbule geçer...
Android'li tabletlerde (mesela şu: www.grundig.com.tr )flaş-disk içine atılmış olan türkçe altyazılı divx'ler, 720p hd mkv'ler vs rahatlıkla izlenebiliyor mu? bilgisi olanlar yardımcı olursa çok makbule geçer...
0
matrix
(01.09.13)
flash bellekle izlemen icin ek bir kablo lazim. bunu disinda 720p mkv biraz kasabilir. cok saglam bir tablet degil. zaten ufacik ekran ha 460p ha 720p izlemissin farketmez. mx player ile altyazi ile video ayni dizinde oldugu surece sikinti olmuyor.
0
sarhosken alinan hesap
(01.09.13)
@sarhosken alinan hesap:

hmmm. ben pc'de izlemek için 720p mkv indiriyorum da sürekli. bunu kardeşim alacak. indirdiklerimden o da paylaşsın istedim.

peki "bunu değil de şunu alırsan hiç kasma olmaz" dediğiniz bir marka model var mı? kasmaması için neye/hangi değere dikkat etmek gerekiyor?

ek kabloyu usb girişi yok diye dediniz sanırım. dalgaya düşmüşüm. mikro usb girişe sahip sanırım. yani harici diskleri takmak için.
0
🌸matrix
(01.09.13)
bir defa harddisk takmayı unutun. tabletler harddiski besleyecek güce sahip değil. aletin üzerinde normal usb portu varsa, yazılımı da izin veriyorsa doğrudan flash bellek takıp içindekileri aynı hafıza kartı gibi görebilir kullanabilirsiniz. eğer mini veya microusb girişi varsa usb-otg diye bir kablo var ona uygun kablo almalısınız ki usb'den flash bellek takabilesiniz. bazı çin malı android tabletlerde yazılımdan kaynaklı okumama durumları olabiliyor. root, kernel ve custom rom yapılarak aşılabilir ama biraz teknik bilgi gerekiyor.

performansa gelirsek, a101'den aldığım 160 liralık tabletle hd olmayan filmleri takılma olmadan izleyebiliyorum. tabii batarya da önemli bu noktada ona dikkat edin. genelde ucuz tabletlerde dandik batarya oluyor. hd oynatmasını istiyorsanız biraz daha kaliteli markalara (samsung falan) yönelmek daha akıllıca olur.
0
spanglish
(01.09.13)
(4)

star wars hakkında basit bir soru ?

00 08
artık izlemenin vakti geldi diye düşünüp bugün seriyi edindim.lakiin niye IV-V-VI 80 lerde çekilmişken I-II-III 2000lerde falan çekilmiş yahu.insan sondan başlar mı çekmeye ?
artık izlemenin vakti geldi diye düşünüp bugün seriyi edindim.lakiin niye IV-V-VI 80 lerde çekilmişken I-II-III 2000lerde falan çekilmiş yahu.insan sondan başlar mı çekmeye ?
0
00 08
(11.07.13)
ooo sen baya geri kalmışsın kardeş.

4ten başlayıp izle, anlayacaksın sebebini. sorma burlara hiç. keşke biz de bilmeyeydik izlerkene...
0
mutevazi
(11.07.13)
böyle sorularla da karşılaşınca, "lan yoksa gerçekten büyüdük mü biz" diye sorar oldum kendime ve masamdaki darth-vader figürüne... vay arkadaş...
0
matrix
(11.07.13)
answers.yahoo.com

teknoloji yetmez diye özetleyenler var ama uzun yazan abinin özeti george lucas vaktinde bol bol bölüm yazmış ama kimse bunların tutacağını düşünmediğinden ötürü tek başına bir film olarak yayınlanabilecek olan 4. bölümü sürmüş. ki ilk çıktığında filmin adı star wars episode 4 değil sadece star wars imiş. malum bugün izlediğimiz dvd kopyaları 6. filmin son sahnesinde farklı bir oyuncu oynatacak kadar fazlaca elden geçirilmiş kopyalar.

ayrıca fox'ta kimse tutacağına inanmadığından filmin tüm haklarını george lucas'a devretmiş kendisi de sonrasında voleyi vurmuş tabî.
0
yuto
(11.07.13)
esrarengiz bi cevab olmuş.peki madem merakımı bastırıp izlemek düşüyor bana.thx.diyecektimkii cevapları gördüm vay anasını olaya bak.iyiymiş.
0
🌸00 08
(11.07.13)
(12)

Kedimdeki ilginç hal ve davranışlar neye işarettir şeysi...

matrix
- 2010 haziran doğumlu bir karakedim var.- hiç bir zaman veterinere götürmedim. hiç bir aşısını yaptırmadım. buna siz diyin tembellik, ihmalkarlık... ben diyeyim doğada nasılsa o şekilde devam etsin isteği... - sadece düzenli olarak damla olayını yerine getiriyorum. o da şöyle gelişti. bu kedi gün g
- 2010 haziran doğumlu bir karakedim var.

- hiç bir zaman veterinere götürmedim. hiç bir aşısını yaptırmadım. buna siz diyin tembellik, ihmalkarlık... ben diyeyim doğada nasılsa o şekilde devam etsin isteği...

- sadece düzenli olarak damla olayını yerine getiriyorum. o da şöyle gelişti. bu kedi gün geldi odadan, gün geldi evden sıkıldı, camları tırtıklayarak kas yaptı vs vs ve bir gün balkondan yan bahçeye kaçtı.
sonra boynunun altında epey kabuk farkettim. parazit şeysi diye düşündüm. damlayı ilk kullanışım o zaman idi. damlanın ensesine sürülmesinden 1 saat sonra deliler gibi rahatladı. kısa sürede de iyileşti.

- gel zaman git zaman bu böyle kaçıp geliyordu. bazen de ben ısrarlarına dayanamayıp camı açıyordum geceleri. her şekilde gidip gezse de geliyor eninde sonunda.

- bunca zaman sonra ilk kez 2-3 ay öncesinde çiftleştirdim. evde bir erkek kedi kaldı 1 hafta kadar. bir süre takıldılar. son 2-3 gün ise erkek kediyi hep dövdü, çok dövdü. güzelim kediye daha fazla yara açmasın diye sahibiyle yolladık. sanırım hamile kalamadı. neden bilmem.

- kedi bana çok düşkün. benden başkasına pek taviz vermiyor. kafasında azılı düşman ilan ettiği akrabalarım, arkadaşlarım var. daha ellerini kediye uzattıkları an tırmığı atıyor. <

- bu soruyu sormama neden olan son duruma geliyorum. şu anda ensesinde, arka bacaklarının arkasında hafif kelleşmeler var. çok sık yalanıyor. yarı oranda da kaşınıyor. değişik bölgelerinde ince kabuklar var. 2 gün önce yine damla işlemi yaptım. değişmedi gözlediklerim.
iştahı daha az.
meme uçları eskiye oranla daha iri.
(tamam şimdi kesin, hamile olabilir diyeceksiniz ama karnında en ufak bir şiş yok...)
acayip bir yoğunlukta benim yanımda duruyor. saatlerce bilgisayar masamda elimin, kolumun, faremin, klavyemin üstünde duruyor. oradan kucağıma geçiyor.
sürekli ciyaklıyor. böyle nazlanma ile yalvarma arası karışık bir "yaaaaaa ama, hadiiii" şeklinde. sürekli birşey istiyor modda. oysa yemi, suyu, kumu tertemiz...
koltuktan kalktığım an o da fırlıyor ve yanımda dolaşıyor. (tamam genel hali hep benim olduğum odada takılmak idi ama bunu artırdı...) (mesela tam şu anda 2 kolumun arasında yarı oturmuş şekilde duruyor ve çeneme kafa atıyor, ciyaklıyor..) miyavlıyor.
bütün gece örtümün altında yatıyor. saatlerce yataktan çıkmazsam, o da çıkmıyor.

mesela ona doğru bakıp "neeee" dediğimde hemen "yaaaaaa" diye tepki veriyor. elimle ona hamle yapıp kenara ya da kendime doğru çektiğimde de anında hemen "yaaaaa" diye tepkisini koyuyor.


el mahkum bu durum devam ederse bir veteriner yolu gözüküyor bana ama önceden bir önbilgi olsun diye sormak istedim. burada da az kedi deneyimlisi yok çünkü.

bu da azcık fikir vermesi adına vine vidyosu:

vine.co
0
matrix
(11.07.13)
anladığım kadarıyla kediniz kısırlaştırılmamış, ve muhtemelen kızgınlık dönemine girdiği için bu şekilde miyavlıyor. poposu da havada geziyor mu? artık yaşı gelmiş zaten. kısırlaştırmadığınız sürece bu dönem sürekli tekrarlayacaktır.

ama bu yara ve kelleşme konusunu bilemedim ya geçen gün biri daha yazmıştı bu şekilde olduğunu ona depresyon demişler. siz de gün içinde yalnız mı bırakıyorsunuz?

(bkz: kızışgınlık dönemi)
0
kaputt
(11.07.13)
Şimdi ilk olarak doğada kedi yok, kedi evcil bir hayvan. Ormanda mesela kedi gördün mü hiç? Kedi artık doğallığı falan kalmamış bir kent hayvanıdır ve haliyle doğada öyle yav argümanı geçersizdir. Sen evde o kediye bakıyorsan aşısını neyim yaptırmak durumundasın. Kaldı ki sokak kedilerini bile kısırlaştıryorlar, seninkinin durumu ortada.

Ense damlası öyle kafana göre damlatılacak bir şey değil. Dozajı, ne kadar sıklıkla damlatılacağı önemli. Boynunun altında kabuk fark edince de damlatılacak bir şey değil çünkü nerden biliyorsun o kabuğun parazit yüzünden olduğunu? Belki hayvan bi yere sürttü? Onun üzerine bi de ilaç damlatıyorsun yani.
Kediye böyle bakılmaz. Kendi keyfin için allah bilir ne kadar para harcıyorsundur, nelere üşenmiyorsundur, neleri ihmal etmiyorsundur. Ama yanında yıllardır yaşayan hayvanı veterinere götürmekten, yılda bir kere aşısını yaptırmaktan imtina ediyorsun, pes.
Hayvan kaşınıyor, dökülmeler var tüylerde demişsin. Uyuz olabilir, mantar olabilir, egzama gibi bir şey olabilir. Veterinere götürmek bence şart ama sen bunlara ne çözüm olur diye internetten araştırıp evde kendin uygulamayı da deneyebilirsin.

Ve evet, kedin büyük ihtimalle hamile. Karında şişme çok belli olmayabilir daha yeniyse, meme uçlarında büyüme karın şişmesinden daha belirgin oluyor. Yazık hayvana, bakalım yavruları ne yapacaksın.
0
buff
(11.07.13)
@kaputt:

yok yok kesinlikle o dönemle alakası yok. onu 1. elden bizzat yaşamış, çileler çekmiş biri olarak :) çok iyi bilirim her anını. çiftleştirme döneminden sonra zaten bir daha kızgınlaşmadı. kızgınlık döneminin hiç bir belirtisini göstermiyor. bunu ben ilk kez yaşıyorum. kızgınlıktaki çıkardığı seslerle de hiç alakası yok. onda yalvarma ön planda oluyor. bunda daha böyle bir acındırma ve çemkirme hali var.

normalde gündüzleri evde hep tek olur işler güçlerden dolayı.

şu an mesela klavyenin önünde yarı uyuma modunda. bunu hiç yapmazdı. yani masada hiç takılmazdı asla. şimdi yakınına parfüm bile sıksam, kaçıyor ve 10 dk sonra yine geliyor.
0
🌸matrix
(11.07.13)
buff haklı gözüküyor bu durumda, veterinere muhakkak götürün, demek ki bir sorunu var. zaten tüylerin dökülmesi filan sıkıntılı.. yazık hayvana böyle acı çektirmeyin. belki de hamile hakkaten.. ihmal etmeyin lütfen.
0
kaputt
(11.07.13)
@buff:

beni tanımadan, gözlemlemeden biraz haksız eleştiriler yapmış olsan da eyvallah. en azından cevap vermişsin, fikir vermişsin.

laf olsun diye hayvan besleyen birileri değilim. az mücadele vermedim evimde kedi beslemek adına. 1. kedi besleme operasyonumdan sonra ailem ile yine çatışsam da bir müddet sonra külahları değişip, bu kediyi sahiplenmek için istanbul'dan ankara'ya günü birlik gidip gelmiştim. üstelik trenle. trenlere kedi alınmadığı da ortada iken siz düşünün neler çektiğimi.

hatta okumak isterseniz ilk kedi maceramın hikayesini "herkese açık" yaptım.
buyrun ve şaşırın !

www.facebook.com

www.facebook.com


doğadan kastım "ortada veteriner, ilaç milaç olmadığı" zamanlarda kediler nasıl takılıyorlardı şeysi..

bu arada açık bir yaranın/kabuğun üstüne damla damlatacak kadar da cahil ya da acımasız değilim. kedi uyuyor diye yatağıma girmek yerine, kanepede uyumayı kaç kere göze almış bir insan olarak bu tarz eleştiriye gülüyorum. panter emel tadında gelmeyin bana. işin o boyutundan tiksiniyorum...

yavruları da dağıtırız. normalde kısırlaştırma işlemini "en azından bu hissi bir kere yaşasın" diye erteledim. bunu da not düşerim...
0
🌸matrix
(11.07.13)
tartışmaya sonradan dahil oluyorum ama:

iyi niyetinizden şüphem yok, ama kedilerde analık-babalık duygusu sadece 2 ay devam eder.
yavrularını büyüttükten sonra tekrar çiftleşme isteği başlar.

mesela köpekler eğer yavrularından ayrılmazsa ömür boyu yavrusuyla birlikte yaşar, analık-babalık duygusu daha kuvvetlidir.
ama kedilerde maalesef böyle değil.

madem hayvan sever bir insansınız, kedinizin 2 ayda unutacağı bir his yüzünden o yavrucukların da sefil olmasına ya da sokakta olan, çoktan doğmuş, bir yuva ihtiyacı içindeki kedilerin haklarını azaltmayın.

sizin kedinin yavrusunu alacak olan, sizinkini almazsa sokaktan ya da ihtiyacı olan başka bir kediyi alır.

ki bu sahip bulma durumunuzda olacak olan şey.
bir de sokaklarda sefil olma ihtimalleri var.
artık çok acımasızca da olsa, maalesef onların iyiliği için bunları düşünmek lazım.

yenisini dünyaya getirmeye vesile olacağımıza, var olanı düzgün yaşatmaya çalışalım.
çünkü dediğim gibi, sadece 2 ay sürecek olan bir duygu kedinizinki.

üstelik yavrular da alanlar tarafından kısırlaştırılmazsa ve hatta sokakta kısırlaşmadan büyürlerse, yüzlerce yavrunun bu kaderle yaşamasına vesile olabilirsiniz.

kimse kedilere düşman olduğu için kısırlaştırın demiyor, o kadar sefil oluyor ve gariban yaşıyorlar ki, nüfus kontrolü olsun, olanlar düzgün yaşasın, hiç değilse tok yaşasın diye uğraşıyorlar.

yani eğer kediniz hamileyse yazık.
eğer hamile değilse lütfen doğurtmadan kısırlaştırmayı tekrar düşünün.
0
hypnosis
(11.07.13)
@hypnosis:

peki. hamile değilse aynen böyle davranacağım. siz de haklısınız. ama evrensel olarak bir kedi gibi genelde 4 ayak üstüne düşüyorum. paylaştığım 2 facebook anısını okuduysanız anlamışsınızdır zaten.

bu sebeple; acaba diyorum, hamile ve 1 yavrusu olacak diye mi belli değil hiç birşey. çünkü ben 1 tane yavruyu zaten kendime ayırmayı düşünüyorum. anne - çocuk olarak evde en azından insan yokken birbirlerine yoldaşlık yapsınlar diye...
0
🌸matrix
(11.07.13)
Bence de kzışmış. Ayrıca buff çok yüklenmişsin Tanımadan etmeden..
0
sormayın bana sen o musun diye
(11.07.13)
@sormayın bana sen o musun diye:

hocam imkansız. :) yani 3 yıldır o kadar çok kızışma dönemini gözledim ki o konuda kedimi gözü kapalı tanıyorum. :) en bariz özellik popoyu dikip size doğru geri vites yaklaşması ki ondan zerre bir an yok. popo sakin. inlemiyor hiç bir şekilde. artık sadece epey fazla konuşuyor, sesleniyor. mesela sizi boş boş dururken görünce de "hey ilgilensene benle, x birşey yaşıyorum şurada" dercesine. :)
0
🌸matrix
(11.07.13)
@matrix

Valla kedi görmeye tahammülüm olsa videosunu da izlerdin de, bana uzak sana yakın olsun :)

O zaman canı sıkılıyodur belki. Kör cahilim bi fikir işte salladım tutmamış :)
0
sormayın bana sen o musun diye
(12.07.13)
Bence siz yine de bir veterinere goturun iciniz rahat etsin
0
anyelios
(12.07.13)
Benim kedim de 2009 haziran doğumlu, kara kedi, dişi ve ben de henüz kısırlaştırmadım. Fakat hypnosis'in de gayet net açıkladığı gerekçeleri göz önüne alarak çiftleştirmeyi hiç düşünmedim. Eğer "anneliği tatsın" fikriniz değiştiyse ve kedinizin hala sokağa gidip gelmesine izin vermek istiyorsanız lütfen kısırlaştırın. Bir evi olsun, araba altında ezilmesin, tok uyusun diye çırpındığımız yavruların yuvalanma şansını azaltmayın.
Garip davranışları ile ilgili olarak da bir veterinerde ultrasonla hamile olup olmadığını öğrenebilirsiniz.
Kedinizin miyavlamaları ve durgunlukla karışık size aşırı ilgisi varolan bir sıkıntısıdan, ağrıdan da olabilir.
örneğin dışarı gidip geliyorsa sokakta iç parazit kapmış olabilir ve bu yüzden karnı ağrıyor olabilir. 3 ayda bir iç parazit hapı yutturmayı ihmal etmemek hem sizin hem onun sağlığını koruyacaktır.
tüy dökülen yerleri sokakta yaşadığı boğuşma kaynaklı da olabilir. Fakat kaşıntılı ise mantar, uyuz ya da egzama da olabilir. Durumu netleştirebilmek adına olabildiğince vakit geçirmeden veterinere gitmenizi öneririm.
0
pis poke
(13.07.13)
(8)

Hobbit'te Gandalf'ın bilgece yumurtladığı 3 mevzu

matrix
Taoizm kafasıyla bakınca Gandalf'ın büyücü değil aslında "Bilge" olduğunu söyleyebiliriz. filmde evrensel sır tadında bilgelik dolu 3 ana mevzuya değinmiş olduğunu hissetmiştim.bunlardan ikisini açıklayacağım. (tabi birebir kelimelerle beceremeyeceğim.) 3.yü malesef çıkartamıyorum. aynen hayvanlarla
Taoizm kafasıyla bakınca Gandalf'ın büyücü değil aslında "Bilge" olduğunu söyleyebiliriz.

filmde evrensel sır tadında bilgelik dolu 3 ana mevzuya değinmiş olduğunu hissetmiştim.

bunlardan ikisini açıklayacağım. (tabi birebir kelimelerle beceremeyeceğim.) 3.yü malesef çıkartamıyorum. aynen hayvanlarla takılan büyücü gibi ışık hızında unuttum çünkü :)

1) bilbo'ya söyler. "gerçek cesaret; ne zaman can alacağını değil, ne zaman fedakarlık yapacağını bilmektir."

2) elf leydisi Galadriel'e söyler. "saruman'a göre büyük bir güç ile savaşılmalı kütülükle. oysa asıl güç sıradan hayat sürenlerin günlük yaptıklarındadır. nezaket ve sevgi halleri. belki o kadar korkuyorum ki onlarlayım"

3) ? işte bu nedir. sizlere soruyorum.
0
matrix
(01.01.13)
Bu sorular ve birkaç bir şey daha üzerine adamlar kitap yazdı. Onu oku.(bkz: hobbit ve felsefe)
0
Hallerlale
(01.01.13)
gandalf'ın aslında büyücü değil (sorcerer, wizard, druid tarzı bir şey değil), bir maia olmasından ötürü ve neden gönderildiği ile alakalıdır arda'ya. cevaplar ve daha fazla bilgi silmarillion'da mevcuttur.
0
sizofren hayaller
(01.01.13)
Büyücü değil aslında bilge ne yav? İkisi aynı anda olmuyor mu?

Bu arada ülkemizde ameleyi çevirsen sana bilge bir söz söyler. Anlamadım yani neye getirdiğini olayı.
0
Adrammelekh
(01.01.13)
samimi ! önerileriniz için eyvallah da taoizm ile ilgilenmiş olmanız gerekiyor ne demek istediğimi tam olarak anlayabilmek için. yoksa elbette filmde gandalf'ın onlarca anlamlı bir sözü, gandalf'ı geç diğerlerinin de vardır muhakkak.

büyücü ve bilge ayrımını da biri fantezi edebiyatı içindeki bir ırk,tür,karakter... diğeri de günümüz dünyasında olabilecek bir olay olduğu için yaptım. elbette büyücü bir bilge de olabilir, striptiz yapan bir elf leydisi de olabilir.

kitap okumak başka mesele. sonuçta hobbit'in de tüm cümleleri aynen geçmedi filme. ben özellikle filmde bahsettiğim tarzda dokunaklı olan öğretiyi soruyorum. ha siz kalkıp 3 değil arkadaşım 4 tane vardı, o da şunlardır deseniz yine eyvallah. artı zaman meselesidir kitap okumak.

yoksa duyuru sitesinin amacı ne olabilir ki başta. elbette filme yeniden gittiğimde muhakkak hatırlayacağımdır. veyahut dvd'si çıktığında. acil lazım olduğu için danıştım. soru gayet açık ve net. yardımcı olabilecek varsa buyursun.
0
🌸matrix
(01.01.13)
Benim hatırladığım kadarıyla o ilk dediğinde "Gerçek güç can almayla değil, bağışlamayla olur" temalı bir şey söylüyordu.
0
Adrammelekh
(01.01.13)
doğrudur. genel bir fikir versin de işte. film esnasında hemen cep telefonuna yazmak da vardı ama film o kadar etkileyici ki insan akıl edemiyor o an. zaten bu mevzuya neden bu kadar taktığımı da bilmediğim için bu kadar üstüne düşüyorum. bir tür paradoks :)
0
🌸matrix
(01.01.13)
Vallahi abicim yanlış anlama ama çok büyük derin anlamlardan bahsederken bu kadar farklı bir şekilde aklında kalması pek mantıklı gelmedi bana. Benim dediğimle senin yazdığın cümle arasında dağlar var.
0
Adrammelekh
(01.01.13)
yanlış anlayacak bir durum yok. rahat olabilirsin :)

zaten ben "filmin vermek istediği" mesajı falan dert etmiyorum. öyle bir mesaj olabilir de olmayabilir de o ayrı konu ama burada atıyorum bir kediye bakıp "an'da kalmayı başarmayı" anlamak gibi bir his durumu var. yani ben çıkartıyorum o anlamı aslında. ve benzerlerini çıkarabilmişler var mı yok mu tadında bir beyin cimnastiği. yoksa saw gibi bir film çözme durumum yok.

kafadaki resmi kelimelerle ortaya dökememekle de alakası var. ve evet teşekkürler. "fedakarlık" oraya alakasız olmuş. "bağışlamak"tır doğrusu. 1 ve 2 ile sorunum yok zaten aslında. tam uygun yerler olduğuna eminim onların. 3'ü de bulabilseydik...
0
🌸matrix
(01.01.13)
(9)

Dünyanın en yalnız insanı

meksikali kokain taciri
çok yalnızım. konuşacak bir kimsem bile yok.ne yapmalıyım?
çok yalnızım. konuşacak bir kimsem bile yok.

ne yapmalıyım?
0
meksikali kokain taciri
(11.12.12)
en değilsindir panpa benden sonra 2.olabilirsin..Gel konuşalm dicemde böyle gayler gibi erkek erkeğe olmaz ki
0
roth
(11.12.12)
konuşacak birisi istiyorsan, konuşacak birini bulmalısın.

karnın açsa, bir şeyler yemelisin. üşüyorsan, sıkı giyinmelisin. gibi.
0
der meister
(11.12.12)
www.youtube.com
isolation is gift beyler
0
freebird5406_2
(11.12.12)
olum nasıl yalnız oluyosunuz lan?
0
kambocya diasporasi
(11.12.12)
yat uyu
0
jamswety
(11.12.12)
ölmezsin iste ne güzel, hayatin tadini tek basina cikar.
0
ivettivett
(11.12.12)
meksika'ya yerleş.
0
ermanen
(11.12.12)
herkes yalnızdır zaten. bunun sadece farkında olanlar ve olmayanlar vardır...
0
matrix
(11.12.12)
Abicim şu "de"leri ayrı yazmayı öğrenin artık ya!

Cevap: Bence de yat uyu bu saatte böyle şeyler düşünmek hoş değil.
0
4dr4melech
(11.12.12)
(6)

Hangisini izlemeli ?

sahan666
elimde şu diziler var, hangisine başlasam bir fikir verin dostlar.House M.D.'yi yeni bitirdim.hepsi güzel dizi ama house kadar kadar kaliteli - sürükleyici olan hangisidir?1) The 24 2) Monk3) The Wire4) Band of Brothers 5) Six Feet Under6) Breaking Bad7) Sağır Oda8) Lost Room
elimde şu diziler var, hangisine başlasam bir fikir verin dostlar.House M.D.'yi yeni bitirdim.hepsi güzel dizi ama house kadar kadar kaliteli - sürükleyici olan hangisidir?

1) The 24
2) Monk
3) The Wire
4) Band of Brothers
5) Six Feet Under
6) Breaking Bad
7) Sağır Oda
8) Lost Room
0
sahan666
(07.12.12)
sadece 24, band of brothers ve breaking bad izledim.

24 eski dizi, severek takip ediyordum ama emin de olamıyorum şimdi. o zamanlar yabancı dizi furyası pek yoktu, dizi kültürsüzlüğümden de olabilir heycanla takip etmem. house kadar kaliteli olduğunu sanmıyorum.

band of brothers iyi ama sürükleyiciliği yok bence. sıkıldığım zaman açıp izlediğim bir diziydi.

breaking bad senin aradığın kan olabilir.
0
king lizard
(07.12.12)
Önce Lost Room - zaten kısa ve sürükleyici -
Ardına Breaking Bad.
0
wampex
(07.12.12)
tabii ki 24. sadece 3-4 bölüm sabret. gerisini onlara bırak. eski meski, daima efsanedir.

izlemeyeceğini biliyorum ama 24. jack bauer'in selamı var.
0
godfrey
(07.12.12)
six feet under tüm zamanların en taşaklı dizisi olabilir. kesinlikle tavsiye ederim.
0
trachemys scripta elegans
(07.12.12)
2 ve 3 dışındakileri izlemiş (4 ve 5'i bitiremedim henüz) biri olarak 8'i kafadan tavsiye ederim ki zaten topu topu 3 bölüm olduğu için onu aradan çıkartıverirsin.
ondan sonra 1 ve 6 kesin izlenmeli. çok keyiflidir izleme halleri. unutturmaz kendini hiç bir zaman. özellikle 1 izlerken tırnak yedirtir.
5 de özel dizilerdendir...
7'yi salla gitsin bence. gerek yok.
0
matrix
(07.12.12)
breaking bad diyorum.
0
kadifepanter
(07.12.12)
(2)

"Dayanmak kaderi yenmektir." cümlesinin latincesi lazım...

matrix
"Dayanmak kaderi yenmektir."latince çevirisi için şimdiden teşekkürler :)
"Dayanmak kaderi yenmektir."

latince çevirisi için şimdiden teşekkürler :)
0
matrix
(28.07.12)
Çok aradım ama bulamadım malesef. Merakımı mazur gör, dövme mi yaptıracaksın? :)
0
norek
(28.07.12)
hayır. aslında bana da bir arkadaşım sordu. ben de tüm kanalları kullanayım dedim. :) şimdi de ben merak ettim. sorarım ona. öğrenince yazarım :)
0
🌸matrix
(28.07.12)
(12)

pardon mu? hersey cok guzel olacak mi?

harrage
ya turk filmi izlemk istiyor canim acaip , iki secenek arasinda kaldim. pardon ve hersey cok guzel olacak. ikisini de daha once izledim ama hersey guzel olacak'i daha eski tarihte izlemistim , butun film aklimda degil. pardon'u daha cok hatirliyorum ama tekrar izlesem yine guldurecegini biliyorum. s
ya turk filmi izlemk istiyor canim acaip , iki secenek arasinda kaldim. pardon ve hersey cok guzel olacak. ikisini de daha once izledim ama hersey guzel olacak'i daha eski tarihte izlemistim , butun film aklimda degil. pardon'u daha cok hatirliyorum ama tekrar izlesem yine guldurecegini biliyorum. sizce hangisini izleyeyim???
0
harrage
(01.06.12)
her şey çok güzel olacak
0
dwyn
(01.06.12)
Benim tavsiyem "Her Şey Çok Güzel Olacak" olsun. 1998 zamanlarının görüntülerini izlemiş olursunuz, hem "Bu Ne Biçim Hikâye Böyle" dahi tek başına izleme sebebidir.
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(01.06.12)
herşey çok güzel olacak.
0
brkylmz
(01.06.12)
her şey çok güzel olacak
0
dasher
(01.06.12)
herşey çok güzel olacak.
0
cro.magnon
(01.06.12)
www.youtube.com hasssiktir be rıfat abi diyerek Pardon diyorum.
0
bir kac yazar once
(01.06.12)
madem ikisinide izlemişsin o zaman Bizim Buyuk Caresizligimizi izle rahmetli Seyfi Teomanın filmi.
0
skywalkeremre
(01.06.12)
0
matrix
(01.06.12)
herşey çok güzel olacak.
0
asilsiz suclama
(01.06.12)
Pardon
0
himmet dayi
(01.06.12)
herşey çok güzel olacak.
0
nesilsiz
(01.06.12)
herşey çok güzel olacak

pardon trajikomik olduğu için can da sıkabilir..
0
mahnita
(01.06.12)
(2)

Googleupdate.exe neden nete bağlanamaz?

matrix
google chrome kendi üzerindeki "hakkında" bölümünden güncellemesini kontrol edemiyor. 7 nolu hatayı veriyor. ayrıca sisteme (xp) yeniden chrome kurulamıyor. google chrome yükleyicisi "yükleyici internet'e bağlanamadı. bilgisayarınızın internet'e bağlı olduğundan ve güvenlik duvarınızın GoogleUpdate.
google chrome kendi üzerindeki "hakkında" bölümünden güncellemesini kontrol edemiyor. 7 nolu hatayı veriyor. ayrıca sisteme (xp) yeniden chrome kurulamıyor. google chrome yükleyicisi "yükleyici internet'e bağlanamadı. bilgisayarınızın internet'e bağlı olduğundan ve güvenlik duvarınızın GoogleUpdate.exe bağlantısına izin verdiğinden emin olun ve tekrar deneyin." hatasını veriyor.

xp'nin güvenlik merkezi'ne gidip alttan windows güvenlik duvarı'na gidip "özel durumlar" listesine baktığımda orada zaten 2 tane google Update'in işaretli olduğunu görüyorum.

çalıştır'dan services.msc diyip, gelen "hizmetler" alanında "google update service" maddesini ve "başlangıç türü" olarak da "otomatik" seçeneğinin seçili olduğunu görüyorum.

yine çalıştır'dan msconfig diyip, gelen "sistem yapılandırma yardımcı programı" ekranındaki "hizmetler" sekmesinin altında "google update service"in seçili olduğu, durum bölümünde de "durduruldu" yazdığını görüyorum.

bu bilgilerden yola çıkarak bana ne önerirsiniz?

şimdiden teşekkürler...
0
matrix
(26.05.12)
hal böyleyken "kardeşim allahtan bi de belanı mı istiyorsun, biz bu meretin fringe division'a bilgi göndermesinden muzdaripken seninkisi ne güzel bağlanamıyor" diye haykırabilirsiniz ama 23 mayıs'tan bu güne kadar da mail alamıyorum gmail'ime. bana mail atanlara geri de dönmüyormuş o mailler. belki bunla alakalıdır diye bağlanamamasına kıl oldum işte.
0
🌸matrix
(27.05.12)
Güvenlik duvarını bi' yokla. Engellenmiş olabilir.
0
metal revolution
(28.05.12)
(3)

Packard Bell Easynote TS11-HR-610TK çalışmıyor, laptop açılmıyor...

matrix
ürünle ilgili bir problemim var...sene başı gibi satın almıştım. açıkcası çok sağlam bir ürün. hiç başımı ağrıtmadı. ta ki düne kadar:elektriğe bağlı değildi. pille kullanıyordum. işim çıkınca windows kilidine alıp ekranı da F5 tuşu ile karartıp sokağa çıkmıştım. geldiğimde alette elektrik yok idi.
ürünle ilgili bir problemim var...

sene başı gibi satın almıştım. açıkcası çok sağlam bir ürün. hiç başımı ağrıtmadı. ta ki düne kadar:

elektriğe bağlı değildi. pille kullanıyordum. işim çıkınca windows kilidine alıp ekranı da F5 tuşu ile karartıp sokağa çıkmıştım. geldiğimde alette elektrik yok idi. galiba şarjı bitti diyip adaptörüne bağladım ama yine de elektrik gelmiyordu. ara ara cızırtı sesleri geliyordu hoparlörlerden. önceleri 3 ışık (power tuşu üstündeki, power durum ışığı, pil durum ışığı aynı anda yanıp söndüler bir süre. fan çalışmıyordu tabi. ekrana da birşey gelmedi. sonraki denemelerde (işte pilini çıkarıp sadece adaptörle, ikisi bir arada, sadece pille açma kapama denemeleri yapıyordum...) bu durum değişti. kendi halinde kenarda bıraktığımda 10 dk'da bir vs düzensiz olarak pat pat pat sesleri geliyordu aletten. (bir sür elektrik sesi gibi düşünün). şu an son durum şöyle: fişe takıyorsun. power'a basıyorsun: tepki yok. fişi çekiyorsun. power'a basıyorsun. ethernet giriş ışığı ile cd rom kapak ışığı çok seri bir şekilde yanıp sönüyor. ve aletten pıt pıt pıt pıt diye ses geliyor. sonra fişi takıyorsun o an. sesler de ışıklar da duruyor.

1) fikirleriniz nedir?

2) yetkili servise götürmem gerekiyorsa; harddisk'e bir işlem yapılır mı merak ediyorum? çünkü hdd'i ben bölmedim. sadece C var ve içinde kesinlikle kaybetmemem gereken dosyalarım var.
0
matrix
(15.04.12)
yazılımsal değil de donanımsal bir sorun bence bu. hazır garantisi varken servise gödnermeniz iyi olabilir.

bunun yanında, fişi ve bataryayı çıkarıp biraz bekleyin bilgisayarın içindeki elektrik bi gitsin. sorunla alakalı mıdır bilmem ama ben ramlerini falan da çıkarır(kolay çıktığı için) parçalar biraz beklerdim.

servise gönderirken hard diskinizi çıkarıp alabilirsiniz. hatta harddiski direk alıp bir başka bilgisayarda çalıştırabilmeniz de mümkün.
0
dahinnotha
(15.04.12)
Bu durum özellikle uyku modunda görülebiliyor. Uyku modundan çıkıp Windows'a dönünce garip bir şekilde sabit diski ölü bulabiliyorsunuz ama bu durum HDD'den ziyade SSD'lerde geçerliydi. SSD için yapılacak bir şey olmuyor, içindeki bilgilerle birlikte geri dönüşüme uğurluyorsunuz aleti ama HDD için bir şey diyemeyeceğim. Anakart arızası da olabilir.

Verilerin önemliyse ilk yapman gereken HDD'yi başka bir makineye bir SATA kablosuyla bağlayıp içindekilere ulaşman olur. Bunu denemeden servise verme derim.

Direkt servise götürmen gerekiyorsa kesinlikle ama kesinlikle verilerin kaybolmasını istemediğini söyle. Eğer halledilemeyecek bir HDD arızasıysa yapacak bir şey olmayacaktır ama bu adamlar genelde formatı çakıp hiçbir şey olmamış gibi "formatladık ama biz" diye yüzüne bakarlar adamın. O yüzden HDD arızası yoksa bilgilerinin kurtarılmasını istediğini söyle.
0
jay jay justified
(15.04.12)
bugün gittim mecidiyeköy'deki destech binasına. koyuncu'nunmuş. adamlara "ben hdd'i söktüm" dedim. "biz böyle alamayız" dediler. "yetkili servislere güvenmiyorum. şak diye formatı çakıveriyorlar, diskimde önemli bilgiler var işyerime ait" dedim. "evet öyle bir risk var. formatlayabiliyoruz. siz onu yedekleyin sonra geri takın, öyle alalım" dediler. bir disk kutusu bulup, masaüstü bilgisayara yedekleyip o şekilde teslim edeceğim artık yarına.
0
🌸matrix
(16.04.12)
(3)

"Benny Benassi - Ecstasy" diye birşey var mı?...

matrix
başlıktaki durum için birisiyle iddialaştım. o birisi geçenlerde bana "geçenlerde bir yerde bir şarkı (ya da müzik) dinledim, ve sorduğum çocuk "bu Benny Benassi'den Ecstasy" cevabını verdi. bana bunu bulsana. çok güzeldi. içinde klasik müzik (ya da onu andıran) tadında yerler bile vardı" dedi. ben
başlıktaki durum için birisiyle iddialaştım. o birisi geçenlerde bana "geçenlerde bir yerde bir şarkı (ya da müzik) dinledim, ve sorduğum çocuk "bu Benny Benassi'den Ecstasy" cevabını verdi. bana bunu bulsana. çok güzeldi. içinde klasik müzik (ya da onu andıran) tadında yerler bile vardı" dedi. ben de Benny Benassi'nin klasik müziksel tarzda birşeyler yapmış olamayacağını (satışfekşınla felan tanımlıyor olabilirim Benny Benassi'yi. ondan böyle düşünmüş olabilirim tabi.) düşündüğümden karşı çıktım. ve bu şahıs orta yaş üstü bir bayan olduğu için, zevklerini de az çok bildiğimden, satışfekşın gibi birşeylerden zevk alamayacağını düşünüyorum. haliyle soluğu burada almaktan başka bir çarem kalmadı.

nedir ne değildir arkadaşlar bu işin aslı sizce? fikri olan var mı? çünkü ben youtube'da felan en fazla Benny Benassi - Cocaine vs. Ecstasy gibi birşeyler bulabildim ama onları dinleyince de çok anlamlı gelmediler...
0
matrix
(10.01.12)
ATB'nin (Andre Tannenberg) Ecstasy isimli meşhur bir çalışması var, Benny Benassi o dönemlerde söz konusu şarkıya bir remix hazırlamıştı. Ancak dediğim gibi şarkı Benassi'ye değil, ATB'ye aittir. Hanımefendinin bahsettiği şarkı da yüksek bir ihtimalle budur:

www.youtube.com
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(10.01.12)
benny benassi değil de çok ünlü bu şarkı vardı dj tiesto'nun;

www.youtube.com

edit: ben ısrarcıyım bak bunda, remixli versiyonları falan var. remixlerinden biri olabilir klasik kısım.
0
xenophobe
(10.01.12)
hmmm en iyisi ben bütün önerileri bi cd yapıp vereyim kendisine. atb'ninki hadi belki olur diyeyim ama tiesto'nunkine imkan yok. "klasik müziksel" bölümleri olsa gerekiyor işte :)
0
🌸matrix
(10.01.12)
(3)

Polonezköy'e alternatif çayır çimen kahvaltı mekan öneri isteği

matrix
Polonezköy'de bilirsiniz geniş çayır çimenlere yayılmış masalarda oturarak saatlerce yiyip içip, yan gelip yatabiliyorsunuz...ama her zaman teee oralara gidilemiyor.istanbul'da (hem avrupa yakası hem anadolu) bu tarz alternatif yerler var mı bildiğiniz, tavsiye edebileceğiniz...hazır yaz aylarındayk
Polonezköy'de bilirsiniz geniş çayır çimenlere yayılmış masalarda oturarak saatlerce yiyip içip, yan gelip yatabiliyorsunuz...

ama her zaman teee oralara gidilemiyor.

istanbul'da (hem avrupa yakası hem anadolu) bu tarz alternatif yerler var mı bildiğiniz, tavsiye edebileceğiniz...

hazır yaz aylarındayken haftasonlarında 1 günü böyle değerlendirelim, boşa geçmesin diye düşünüyoruz da...

teşekkürler...
0
matrix
(12.07.11)
bostancı sahil yeşil alanlar :D
0
ilkinci
(13.07.11)
gerçi bostancı sahili güzel olsa da trafik sesi vs adına tam çayır çimen atmosferi veremiyor insana. yine de o da değerlendiriliyor zati.

evet arkadaşlar, başka tavsiye yok mu yahu? nerede yayıyorsunuz bünyeyi?
0
🌸matrix
(15.07.11)
anadolu kavağı çok güzeldir sakinlik açısından. bir de yeşilköy sahili bostancı'dan daha sessiz olabilir trafiği görmediği için, ama kalabalık olur haftasonları tabi.
0
s e
(07.09.11)
(6)

Sohbet Liderliği: "istemiyorum" çünkü ........ (noktalı yerleri doldurmaca)

matrix
hepimiz hemfikirizdir...sohbetlerde az ve öz konuşan her zaman çok konuşana göre daha öne çıkmaktadır. bunu cepte tutarsak:karşınızdakini çok pis terslemeden, karizmayı (buradaki karizma öyle cool olmak adına değil (tamam işlem sonucunda yine cool olunur da, işte ana amaç değil) daha çok mevlana-var
hepimiz hemfikirizdir...

sohbetlerde az ve öz konuşan her zaman çok konuşana göre daha öne çıkmaktadır. bunu cepte tutarsak:

karşınızdakini çok pis terslemeden, karizmayı (buradaki karizma öyle cool olmak adına değil (tamam işlem sonucunda yine cool olunur da, işte ana amaç değil) daha çok mevlana-vari diyeyim, yani "lafını etti, çekildi, varsa cidden bunu devirecek olan, buyursun, kuru kalabalık etmesin" tadında...)) koruyarak olası en uygun lafı edebildiğinizi düşünün...

size birşey önerildiğinde.. bunu istemediğinize dair, üst paragrafın özünü yitirmeden, en şablon konuşma tarzı ne olabilir?

x olayını istemiyorum, çünkü .............

benim ilk aklıma gelen uygun durum "ilgimi çekmiyor", 2. gelen de "herhangi bir kıpırtı yaratmıyor (art niyet mode: off)" oluyor...

sizce nedir sözlük-daş'larım benim?...
0
matrix
(12.07.11)
X'i istemiyorum derim bırakırım?
0
vexations
(12.07.11)
hocam işte bu gündüz bindiğimiz otobüsün şöförüne verilmiş bircevap gibi olmamalı. atıyorum kız arkadaşınız olabilir, ya da dünya ezeli dostunuz vs. ya da ciddi ciddi psikolojik sosyolojik bilmece gibi sohbetler ettiğiniz bir arkadaşınız. yoksa tabi ki "x'i istemiyorum" dedikten sonra herşey biter... canımızı alacak halleri yok ya...
0
🌸matrix
(12.07.11)
dünyama ait değil nasıl? aga ezberde mi tutacaksın ?
0
saqopanner
(12.07.11)
"bana göre değil", daha fazlası samimi olmaz, kasmaya gerek yok. sohbetlerde de az ve öz konuşan öne çıkmaz her zaman, duruma göre değişir.
0
hocam fazla egon var mi
(12.07.11)
Bence sorun sende değil bende de geçiştir
0
mikelarteta
(12.07.11)
anladıgım kadarıyla cevaplıyım;

biraz dudak bükerek, alternatif sunardım.

"hımm, peki onun yerine şöyle yapsak, ne dersin?" gibi mesela.
0
tcyx
(12.07.11)
(9)

Psikolojik Rahatsızlık falan filan?

calimdor
ilk olarak sorumu sorayım (geçen gün de sormuştum) devlet, psikolog ücretlerini karşılıyor mu? (ssk) devlet hastanesi falan filan farketmez. (izmirdeyim)ikinci kısım ise, içimde patlamaması için yazıyorum. çünkü harbiden içimi korku bastı psikolojim bozuldu falan filan diye.özellikle son 2 haftadır
ilk olarak sorumu sorayım (geçen gün de sormuştum) devlet, psikolog ücretlerini karşılıyor mu? (ssk) devlet hastanesi falan filan farketmez. (izmirdeyim)

ikinci kısım ise, içimde patlamaması için yazıyorum. çünkü harbiden içimi korku bastı psikolojim bozuldu falan filan diye.

özellikle son 2 haftadır sık sık, yeni uyumaya başlarken, yani tam uyku değil, tam ayık da değilken bir anda yatakta aklıma acaip acaip şeyler geliyor.

örneğin, annemin babamın ve etrafımdaki herkesin sıra sıra öleceği geliyor aklıma. boğulacak gibi oluyorum. onları bi daha göremeyeceğim gibi geliyor. ama bunlar saniyeler içinde çok yoğun bir şekilde oluyor. yani mantıklı düşünmeye vakit olmayacak kadar seri.

ya da ne bileyim, öleceğim aklıma geliyor. her şeyin biteceği karanlık ekran falan. yine boğulacak gibi oluyorum, yatakta doğruluyorum hemen düşünceler bombardıman gibi geliyor. (bu arada, ailemden öğrenmediğim için bir dine falan bişiye inanmıyorum, inanamıyorum. o yüzden kendimi bildim bileli öldükten sonra karanlık ekran olacağını düşünüyorum. elimde değil)

biraz önce yine aynı şekilde uyandım. tam hatırlamıyorum bu sefer neyden tırstığımı ama ya askere gittiğimde de böyle olursa, orda kendimi toparlayacak kadar vaktim bile kalmaz. deliririm gibi bişiler düşündüm. (askere gitmem yakın falan değil daha çok var, üniden mezuniyete 1 senem var.)

böyle onlarca farklı düşünceyle uyanıyorum. ortak noktaları bu düşüncelerin tamamının sonunda yalnız başıma kalacağım ve kimsenin bana yardım edemeyeceği yatıyor. düşünce bombardımanının hemen sonunda da delireceğimden korkuyorum, bundan 10 sene sonra bu düşüncelerin artacağını ve delireceğimi düşünüyorum. resmen boğuluyorum işte o anlar.

bu 2. yazdığıma bir cevap beklemiyorum aslında sadece anlatmak istedim. zaten %1'ini bile anlatabildiğimi düşünmüyorum şuan. cevap yazarsanız daha çok şey anlatırım, yazmazsanız da önemli değil çünkü içimi boşaltmam gerekiyordu.
0
calimdor
(12.07.11)
Öleceklerini görmen acayip bı durum değil cogu insanın basına gelir.korktuğun durumlar sıkıntılar vardır bilinçaltında kimseyle paylaşamiyo olabilirsin.kız/erkek arkadasın var mı ? Yoksa kendini yalnız hissettiğinden ailenden başka kimsenin olmadıgını düşündüğünden kaaynakli olabilir anlat dinleriz biz :)
0
tikican
(12.07.11)
Anlattığınız durum aslında ilaç almanızı gerektirsek gibi değil çok zorda kalmasında ilaç istemeyin zaten psikolog yazamaz ilacı
0
tikican
(12.07.11)
bi de eklemeyi unutmuşum. benim annem 17 sene önce panik atakla başlayan yıllar geçtikçe de ilerleyip şimdi adını hatırlayamadığım karmaşık bir hastalığa sahip oldu. akıl kaybı falan yok, burdan o anlaşılmasın ama sene, iki senede bir falan 1 aylık atakları oluyor cart curt. genetik bişise yani bana da geçmiş midir diye düşünüyorum.

bu düşüncelerin hepsinde kendime hakim olamayacağımı düşünüyorum. sanki hayatımın sonuna kadar o an düşündüğüm paradoksu düşüneceğim. yani şuan burda tarif edemeyeceğim bi his oluyor, herkesi her şeyi kaybedicem, en sonunda da aklımı kaybedicem gibi hisler. ama bunlar da tam açıklayamıyor hissettiklerimi.

bildiğim tek şey onları düşündükten sonra delireceğimi düşünmem. 10 sene 20 sene sonrasını düşünüyorum, bu düşüncelerin gelişip beni sikip attığını falan. ne bileiym fazla tarif de edemiyorum işte.
0
🌸calimdor
(12.07.11)
evrende sabit olan 1 tanecik bile birşeyin olmadığını, hareket etmeyen hiç birşeyin olmadığını, yani değişmeyen hiç ama hiç birşeyin olmadığını düşünüp (ego bir sabitleme biçimidir bu sebeple... "ben zenginim", "ben güzelim", "ben yenilmezim"... gibi...) içinde bulunduğun düşünce sürecinin de "az sonra" değişeceğini, biteceğini düşünüp rahatlayabilirsin...
nasıl desem hislerini düşüncelerinin yaratma olayı biraz seninki. atıyorum annenin öleceğini "düşünüp", oradan korku "hissetmeye" başlıyorsun... gibi..

ama asıl olan düşünceler değil, her zaman hislerdir. tabi düşüncelerden oluşan hisler değil de asıl içerde olan, öz hisler...
0
matrix
(12.07.11)
panik atak doktora git tedavisi basit, bişey kalmaz.
0
ehbe
(12.07.11)
izmir de göğüs hastanesi var. oranın psikiyatrına gidip derdini anlatıyosun. gerek görürse ilaç veriyor, gerek görürse psikolğa sevkediyor.

sgk kapsamında bu ikisi de. cebinden para çıkmaz
geçmiş olsun
0
delfina
(12.07.11)
senin probleminle psikiyatrda ilgilenebilir.yaşın 24 ten küçükse hastanelerin gençlik ünitelerine başvurmanı öneririm.değilse hasta yoğunluğu nispeten az olan bir hastane tavsiye ederim.
0
kulak arkasi
(12.07.11)
ssk'da psikiyatri birimleri var ancak terapi yaptıklarını hiç sanmıyorum. bunaltı bozukluğu gibi bir durum sanırım bende de vardı 10 sene kadar evvel*hala da geçmiş değil. terapi çok iyi geliyor. onun dışında sana acilen hobi edinmeni ve birşeyler üretmeni tavsiye ederim; yazı, bahçe işleri, meditasyon hatta dini okumalar, vs. içini rahatlatacak bilgilere ihtiyacın var.
0
african rain
(12.07.11)
bu konularda karar mercii değilim ama benzer durumları ben de yaşadığım ve çok araştırdığım için söyleyeceğim bir kaç şey var sana. durumun panik bozukluğa işaret ediyor. henüz çok taze. kendine telkinlerle ve bu durumu başkalarıyla paylaşarak atlatabilirsin. ama eğer baktın başa çıkamıyorsun devlet hastanesinde psikiyatr bölümü var. iş bir randevuya bakıyor. fakat orası da diğer bölümler gibi yoğun. ben de gittim bir kaç seans ve gözlemlediğim kadarıyla en fazla 15 dakika kalabiliyorsun içeride. oysa anlatacağın şeyler fiziksel bir rahatsızlık gibi kesin ve net olmayacağı için zaman yeterli olmuyor. ve muhtemelen sana düşük dozda bir antidepresan yazacak. eğer durumunun daha ciddi olduğuna kanaat getirirse, oradaki zaman seni değerlendirmeye yetmeyeceği için daha iyi araştırılman amacıyla seni özel bir psikiyatriste yönlendirecektir. nitekim bana öyle yaptı. "durumun sadece bir depresyona benzemiyor, seni uzun uzun dinleyebilecek bir uzman bul" dedi. neyse fazla uzattım. böyleyken böyle. kendini fazla dinlememeye, seni bu duruma getiren nedeni bulmaya çalış. bulmak çözmenin yarısıdır. ayrıca ölümden korkarak, sürekli onu anarak onu erkenden yaşamış oluyorsun zaten. madem kaçınılmaz son bu; yaşayabileceğin her şeyi yaşa ve tadını çıkar.

mutlu günler diler, başarılarının devamını dilerim...
0
moco coco
(12.07.11)
(5)

istanbul'da kahvaltı yapacak yer önerisi

siypancak
sevgili istanbullularistanbuL'da anne yaşındaki bayanları ( kafile olarak ) kahvaltıya götürebileceğim, küçük çamlıca beltur tarzı ( açık büfe ve güzel manzara ) ardından da istanbul'da onları gezdirebileceğim bir kaç yer önerebilir misiniz ? mümkünse müze tarzı olmasın yerler. oralara son zamanlard
sevgili istanbullular

istanbuL'da anne yaşındaki bayanları ( kafile olarak ) kahvaltıya götürebileceğim, küçük çamlıca beltur tarzı ( açık büfe ve güzel manzara ) ardından da istanbul'da onları gezdirebileceğim bir kaç yer önerebilir misiniz ? mümkünse müze tarzı olmasın yerler. oralara son zamanlarda çok gittik

şimdiden teşekkürler
0
siypancak
(20.06.11)
beykoz çınaraltı
0
koskoca devletin adi osmanli lan
(20.06.11)
@koskoca devletin adi osmanli ( ne uzun nickin varmış ) :)

şimdi kombine yapmak gerek. beykoz çınaraltından çıkıp nerelere gezmeye gidilebilir
0
🌸siypancak
(20.06.11)
Emirgan parkını da öneririm. orada kökşler var. yanılmıyorsam öğlen 11-12'ye kadar süren açık büfe usulü bol seçenekli kahvaltı uygulaması mevcut. orada iyice bir tıkındıktan sonra parkın içinde turlayıp, yorulduğunuzda çimlerde yuvarlanıp mayışabilirsiniz. daha sonra da sahil kenarına inip oradaki çay bahçemsi mekanlarda çay, tavla, nargile keyfi yapabilirsiniz. oradan da hisara doğru gidip dolaşılabilinir. ya da istinyepark yakındır o semte. oraya gidip alışveriş yapılabilir. (avm önermek istemezdim ama istinyepark ciddi ciddi farklı durur bir çok yerden. ortasında havuz da vardır kenarına oturup dondurma lüpletilebilinir..)
0
matrix
(20.06.11)
(bkz: #1397737)
0
okumakistiyorumburadakileri
(20.06.11)
namport hacı. ekşiye bak.
0
sorun_bankası
(20.06.11)
(9)

Uzakdoğu kaynaklı kafa karıştırıcı bir bilmecemsi

matrix
bu tarz sözlere kuan (quon (ya da bu tarz sesteş bişey işte) deniyormuş ve aldığım tao derslerinde yeni duyduğum, işin içinden çıkamadığım bir tanesini sizle paylaşmak istiyorum."ortada bir sopa var. sende yoksa senden alırım. sende varsa sana veririm"bu nedir arkadaşlar?(bu arada uzakdoğuda bu tarz
bu tarz sözlere kuan (quon (ya da bu tarz sesteş bişey işte) deniyormuş ve aldığım tao derslerinde yeni duyduğum, işin içinden çıkamadığım bir tanesini sizle paylaşmak istiyorum.

"ortada bir sopa var. sende yoksa senden alırım. sende varsa sana veririm"

bu nedir arkadaşlar?

(bu arada uzakdoğuda bu tarz çelişkili, paradoks içeren sözler sayesinde beynin ikili düşünme sisteminden anlık da olsa kurtulunmasını sağlayıp aydınlanma yolunda kademe sağlanıyormuş.)

tahminleriniz için şimdiden teşekkürler...
0
matrix
(26.05.11)
koan adı, uzakdoğu paradokslarının..
buradakini de şöyle düşünebilirsin. ortada bir sopa var. bu sopa senin elinde değilse, ben almışım demektir, eğer senin elinde ise ben sana vermişim demektir. yani sopa ile ilgili durumun belirleyicisi benim gibi bişi. biraz yanlış bir çeviri olabilir.
aslında hikaye şöyle çalışıyor. beyinde birbiriyle çelişen iki bağlantıyı hareketlendirdiğinde bunlar birbirini nötralize ediyor. aynı olayı tapping.com da anlatılan sinir ucu uyarımında da görüp faydalanabilirsin.
0
kediebesi
(26.05.11)
Manevi bir şey mi acaba?

Cesaret olabilir mi?
0
gokriver
(26.05.11)
abi para galiba. "para parayı getirir "derler ya. sende varsa sana veririm diyor. para parayı getiriyor. sende yoksa senden alırım. parası olmayanın borcu çok olur. parası yoksa ondan alıyor yine. zenginden alamayacağı için.

edit: sopayı işin içine katamadım. şaşırtma amaçlı gereksiz bilgi de olabilir o sopa.
0
ykyt
(26.05.11)
siz yine de güzel yorumlarınızı yapın arkadaşlar, bunları konuşmak bile o kadar keyifli oluyor ki...

ama sanırım kediebesi'nin cevabı yakın oldu. çünkü o gün derste "belirsizlik" konusu işlenmişti.. (evren ve evrende olup bitenler belirli midir belirsiz midir? belirli bir yaşam mı isteriz, belirsiz bir yaşam mı? masadan yere ittiğimiz kalemin yere düşmesi belirli midir? herşey belirliyse özgür irade bir yanılgı mıdır? vs vs..) arkasından bu soru gelmişti.

ve kediebesi'ne sorarım:

peki neden ille birinin elinde olması gerekiyor o ortadaki sopanın?

@gokriver: biz o an "ihtiyaç" diye cevaplamıştık ama değil cevabını verdi hoca.

@ykyt: ben de "borç mu acaba" diye düşünmüştüm bu konuyu ama bu gibi basit ! sorularda pek şaşırtmacalı gereksiz bilgi olmuyor ki zaten sorunun kendisi süper şaşırtıcı olabilir :)
0
🌸matrix
(26.05.11)
dersleri nerede hangi şartlar ile alıyorsun. ne kadar ilgi çekici ve düşünmeye itecek nitelikte şu örnek bile. ilgilenmek isteyebilirim bu konu ile. aydınlatırsan sevinirim.
0
şibumi_
(26.05.11)
şibumi +1 açıklama bekliyoruz :P
0
cinna monster
(26.05.11)
tao adı geçiyosa seks olmalı .bu durumda sopa da sanırım kamaşullah oluyo :))
0
keller
(26.05.11)
@keller: çok uzaksın :) tao ile sadece seksi birleştirenler büyük bir yanılgıdalar...
0
🌸matrix
(26.05.11)
şrödingerin kedisi sana cevap verebilir.
0
kediebesi
(27.05.11)
(19)

[ödüllü soru] 6 kelimeden hikaye yazmaca

ermanen
insanların 6 kelimeyle ne kadar yaratıcı olabileceğini merak ediyorum. giriş, gelişme, sonuç şeklinde olsun mümkünse. en yaratıcı cevaba sürpriz ödül var.edit: ödülü "sen git ben geliyorum" adlı yazar kazanmıştır, katılanlara teşekkürler.
insanların 6 kelimeyle ne kadar yaratıcı olabileceğini merak ediyorum. giriş, gelişme, sonuç şeklinde olsun mümkünse. en yaratıcı cevaba sürpriz ödül var.

edit: ödülü "sen git ben geliyorum" adlı yazar kazanmıştır, katılanlara teşekkürler.
0
ermanen
(16.03.11)
doğdum, ağlıyorum. yaşıyorum, mutsuzum. ölüyorum, yalnızım.
0
sen git ben geliyorum
(16.03.11)
Satılık: Bebek patikleri. Çok az kullanılmış.

(Ben yazmadım. Ernest Hemingway yazmış zamanında)
0
kilroy
(16.03.11)
natnan
(16.03.11)
güne uyandı. hemen canı yandı, sustu...
0
kırkmerak
(16.03.11)
başlığa bakınca ermanen olduğunu anlıyorum artık.

6 :)
0
orange coffee
(16.03.11)
"adidas reklamında çalan şarkının adı nedir?"
0
orange coffee
(16.03.11)
renkler tadıyordum. doktora gittim. ayarlarım bozulmuşmuş.
0
dambil
(16.03.11)
kızmıştı. ananıda, ananıda al git dedi.
0
Sabac
(16.03.11)
" daima en çok aşk satar."a inanıyorum.
0
charlesbukowskiineksi
(16.03.11)
bu hikaye sadece altı kelimeden oluşmaktadır.
0
celeron 300a
(16.03.11)
çıkarken adama ingilizce am günü yağ.
0
atesikus
(16.03.11)
en yaratıcı cevaba sürpriz ödül nedir?
0
orange coffee
(16.03.11)
hey! bamm, trink, muck, bye, hey!
0
numbernine
(16.03.11)
altı kelimelik hikayesini bitirmi$ti. çok sevinçliydi.
0
robinbook
(16.03.11)
Sadece ikisinin bildiğini, üçümüzün bildiğini öğrendi..
0
cesare pavese
(16.03.11)
ne içinde, ne dışında, hem içinde, hem dışında...
0
matrix
(16.03.11)
sikemiyorum çünkü doğru örnek olmaya çalışıyorum.
0
celeron 300a
(17.03.11)
na na hey hey good bye.
0
b00x
(21.05.11)
bunlar babadan oğula nesil heralde puuu
0
dynamic0de
(21.05.11)
(6)

Film Film Film Film!!

nabruknabruknabruk
Into The Wild ya da American Beauty gibi böyle izleyip de gaza gelebileceğim film arıyorum bi kere daha sormuştum tavsiye edilenleri izledim bir kez daha yardım lütfen :) Şimdiden Teşekkürler :)
Into The Wild ya da American Beauty gibi böyle izleyip de gaza gelebileceğim film arıyorum bi kere daha sormuştum tavsiye edilenleri izledim bir kez daha yardım lütfen :)
Şimdiden Teşekkürler :)
0
nabruknabruknabruk
(12.03.11)
once upon a time in new york
0
berkbesim
(12.03.11)
Dediğin tarz film bilmiyorum fakat gıcık olduğun birisi varsa ona 'FREAKS' ı izlemesini söyle tabi kendine güveniyorsan sende izleyebilirsin ;)
0
k0rx
(12.03.11)
once upon a time in america olmasın panpa ya once upon a time in new york diye bi film bulamadım ben :/
0
🌸nabruknabruknabruk
(12.03.11)
127 hours.
0
insanimsi
(12.03.11)
gazınız kaç gün sürüyor merak ettim :)

mesela ben ne zaman Vendetta izlesem gaza geliyorum ama ertesi gün yine bilindik sistemdeki işim için akbil basıp otobüste uyuyorum kafam kapşonlu olarak cama yaslanmak suretiyle...

öneri olarak da Vendetta olsun işte...

Seven Pound var. (tabi ben de ilerde hayatımda o tarz birşey yapabilirim tadında gaza gelmiştim. rahatlamıştım öyle bir çıkış bulabildiğim için...)

daha aklıma gelirse eklerim...
0
matrix
(12.03.11)
hachiko izleyip köpek alma gazına geldiğimden şöyle bir önerim olabilir; hangi konuda gaza gelmek istediğini belirtsen, ona göre daha kolay cevaplar alabilirsin. atıyorum arkadaşlarımı çok ihmal ediyorum biraz ilgi göstermezsem iyice insanlıktan çıkıcam, arkadaş sevme gazı lazım için çok uyar mı bilmiyorum ama; Reign Over Me
0
kut
(12.03.11)
(10)

Flört öncesi teklif aşaması sorusu?

marjinal kereste
Sayın Don Juan'lar ve sevgili Juliet'ler. kafadan konuya giriyorum. bir kız var aynı kursta aynı sınıftayız. tek pazarları görüşüyoruz. aramızda muhabbet var ince esprilerle güldürüyorum falan. bir kaç defa çıkışta denk geldik yürürken işte erkek arkadaşım yok mesaj atanda yok. o yüzden avea mesaj h
Sayın Don Juan'lar ve sevgili Juliet'ler. kafadan konuya giriyorum. bir kız var aynı kursta aynı sınıftayız. tek pazarları görüşüyoruz. aramızda muhabbet var ince esprilerle güldürüyorum falan. bir kaç defa çıkışta denk geldik yürürken işte erkek arkadaşım yok mesaj atanda yok. o yüzden avea mesaj hakkım bitmiyor gibi şeyler ima etti. şuan arkadaşlık ilşkimiz var sanırımda ben bunu sevgili boyutuna geçirmek istiyorum ama nasıl yapıcam bilmiyorum. bir kaç defa not ve kitap alma bahanesiyle telefonunu isteme imaları yaptım ama sonuca ulaşamadım. şimdi ben bu kıza nasıl açılayım.
1-)ders günü gidip kantinde denk gelip ''aralarda yanına gelen erkek kim?erkek arkadaşın mı? hayır derse. bende onu erkek arkadaşın sandığım için geri planda duruyordum. kendi adıma sevindim deyip olta mı atayım?
2-)yakın bir arkadaşından çalıştığı iş yerinin tam adresini öğrenip en kısa zamanda iş yerine bir çiçek mi göndereyim?
3-)aralarda veya kurs çıkışı denk getirip yürüyelim mi deyip direk açılayım mı?
4-)yoksa tamemen mevzuyu kapatayım mı?

*Flört başlangıcı nasıl olur? ben nasıl bu kıza açılayım? öncelkle bayanlar cevap verirse müteşekkir olurum. saygılar...
0
marjinal kereste
(10.03.11)
pomolilik
(10.03.11)
(bkz: abi seviyorsan git konuş bence)

bir gün yürürken bir şeyler içmeyi teklif et. mutlaka kabul edecektir. o anda kabul etmese bile sonrası için randevulaşırsınız. buluşmada rahat takıl. sonlara doğru numarasını al işte. basit şeyler bunlar kasma kendini.
0
lorenzen
(10.03.11)
3 iyi. yürüme olur, bir cafe vs ye davet olur. hemen açılmak zorunda değilsin. bir kaç kez birlikte bu şekilde takılıp, havadan sudan vs konuşursanız tel i de alırsın, derdini de anlatırsın zamanla.
0
perkele
(10.03.11)
takılalımmı de ne çiçeği lan takılmaktan kastım bişeler içmeye götürmek falan. orda da bol bol güldür
0
yuto
(10.03.11)
önceliğiniz hemen teklif olmasın. birlikte vakit geçirin öyle çiçek göndermeler telefonunu buldurmalar fln noluyor? muhabbetiniz ilerledikçe ya senin bende telefonun yok versene dersin. hiç olmadı ayrılırken "bu arada sana ulaşmam için hangi numaraları tuşlamam gerekiyo ihihihi" gibi bi laf edersin filan.. telefonla muhabbetler mesajlar günlük görüşmeler derken her şey kendiliğinden gelir. daha telefonunu alamadığın bir kişiye çat diye ilişki teklif etmek garip değil mi sence de?
0
ogzi
(10.03.11)
mevzuyu disardan kapat.
0
nawres
(10.03.11)
@hepburn ah be kardeşim. o yürüyüşte yanımızda bir kız arkadaş daha vardı. o lafı gediğine koymak istedim ama olmadı. baş başa olsaydık iyiydi. orda olay biterdi doğru diyorsun.
0
🌸marjinal kereste
(10.03.11)
@ogzi haklısın zaten benimde amacım liseli ergen gibi daha ilk günden ölüyorum sana aşığım muhabbeti yapmak değil. bu abes olur.daha ilk günden aşk omaz tabi. zaten benimde amacım teklif etmekten çok ilişkiyi bir sonra ki levela atlatmaya çabalamak. ve bir yerlere davet ettikten sonra işi fört aşamasıa getirmek. elbet flörtten sonra uyuşursak ilişkiye döner. sadece teklif etmekten ziyade ufukta ki amacımı da anlasın. niyetimi belli edeyim gayem bu =)
0
🌸marjinal kereste
(10.03.11)
birinci kural heyecan yapmıyorsun, daha ilk günden iş yerine çiçek göndermek olmaz, o sonraki aşamalarda olur. çıkışlarda beraber yürüme imkanını sık sık yaratabiliyorsan şayet, bir yerlerde çay kahve içme teklifini at ortaya elbet kabul edecektir bir gün. ve ve asıl önemli olan ise asla kızın karşısına çıkıp zınk diye seni seviyorum beni sev tadında şeyler söyleme, zoraki olmasın, birbirinizle vakit geçirmekten keyif aldığınızı hissetmesi lazım hatun kişinin zaten o zaman istiyorsa o da sana daha yakın davranmaya başlar, eşek değilsen bunuda sen anlarsın anlatırsın durumu. unutma ilişkiyi erkek başlatır, kadın isterse ilişkiyi sürdürür, istemiyorsa fazla zorlamadan başka denizlere yelken aç.
0
karlmarx
(10.03.11)
bence yürümek ve hemen açılmak. ama ki "bir kaç yürüyüş sonrası kredim daha da artar" tarzı bir düşüncen, kendine güvenin ve kendini bilmen söz konusuysa yine yürümek diyorum ama ilkinde değil de 3. 4. seferlerin birinde açılmak diyorum... yani işte "ben tanıdıkça sevilecek insanımdır" diyorsan ertele... yoksa direkt bitir. sonuçta olmayacaksa erkenden bunu öğrenmiş, uzun süre üzülmemiş olursun. çok arabeske bağlama ayrıca. neşe içerikli olsun. öncesinde ya da o esnada tatlı birşeyler kaşıklıyor da olabilirsiniz. güzel kokular, güzel tatlar, soğuktan korunan sıcak bir yerde mayışmak gibi dış etkiler motive edecektir her iki tarafı da.. mesela "erkek arkadaşım yok demiştin di mi ehiehi" diye sırıtarak söze başlayabilirsin... eğer ertelemeci davranacaksan da ilk yürüyüşte esprili ima tarzı olsun, sonrakilerde mizah düşerken ciddiyet yükselsin kademe kademe...
0
matrix
(10.03.11)
(3)

Beşiktaş-Sarıyer dolmuşları kaça kadar çalışıyor?

alihoca
Soru başlıkta. Ekstra soru: Bu karda çalışırmı?
Soru başlıkta. Ekstra soru: Bu karda çalışırmı?
0
alihoca
(09.03.11)
abi sabaha kadar çalışıyor olması lazım. kar da etkelemedi zannedersem.
0
shadow journal
(09.03.11)
gece sabır ister ama gelir
0
check minus
(09.03.11)
2 tane var onlardan. bir tanesi istinyepark önünden geçerek yani sahilden gidiyor. onların en sonuncusuna gece 1 gibi binmiştim. bir kere de onlara binecektim. diğeri "boşa bekleme sonuncusu kalktı az önce" demişti.
0
matrix
(10.03.11)
(11)

gomik filim

kedislike
`kick ass` ve `the hangover` dışında?
kick ass ve the hangover dışında?
0
kedislike
(09.03.11)
kick ass tarzı;

hot tube time machine
scott pilgrim vs. the world

hoşuna gider diye umuyorum.

hangover gibi ise sanki yok gibi bi değişik film o ya. çok sağlam bi değişik böyle
0
[email protected]
(09.03.11)
hot fuzz, serious man, big lebowski falanda olabilir, zombili shaoun of dead miydi öyle de bişey var gomik
0
[email protected]
(09.03.11)
Due Date
0
skywalkeremre
(09.03.11)
black dynamite. geberdik gülmekten.
0
Precog
(09.03.11)
0
serpensortia
(09.03.11)
(bkz: Death at a Funeral) buna gülmüştük biz baya.
0
irbat
(09.03.11)
Yesman
0
cezacifan
(09.03.11)
Dinner for schmucks
0
cosmicgadin
(09.03.11)
bodom
(10.03.11)
(bkz: office space)
0
annem bana kiz bul evlen dedi
(10.03.11)
hayret kimse Euro Trip dememiş...
0
matrix
(10.03.11)
(3)

webcam önerisi isteği...

matrix
çok marka ve model var. seçemiyorum.. yardım istiyorum.öyle çok prof. olmasına (kafayı takip eden vs vs) gerek yok, akıcı olsun, olduğu gibi (gerçekci, ışık adına, renkler adına yanıltıcı olmayan) göstersin, yazılımında 1-2 eğlenceli efekt vs olsun, öyle Piranha markalarının webcam'ları gibi adamı i
çok marka ve model var. seçemiyorum.. yardım istiyorum.

öyle çok prof. olmasına (kafayı takip eden vs vs) gerek yok, akıcı olsun, olduğu gibi (gerçekci, ışık adına, renkler adına yanıltıcı olmayan) göstersin, yazılımında 1-2 eğlenceli efekt vs olsun, öyle Piranha markalarının webcam'ları gibi adamı illet etmesin görselliği adına...

ki bi de aslında insanın bilgisayar kullanım sürecinde kaç kere alacağı bir ürün ki diye düşündüğümden öyle çok da pintileşmeye de gerek yok diyorum...
0
matrix
(30.11.10)
asıl çokta pahalı olmasına gerek yok. Üzerinde aydınlatma ledi olsun yeterli
0
mr fusion
(30.11.10)
a4 tech tartışmasız.
0
intihar susu verilmis cinayet kurbani
(30.11.10)
teşekkürler arkadaşlar.

ben de şunu seçtim. bari 30 cm'lik yılanımsı ayağıyla da istediğim açıda bırakabilmiş olurum.

www.deveyuku.com
0
🌸matrix
(01.12.10)
(2)

istiklal'de nevizade taraflarından bir mekan sorusu... (kavunlu vokta)

matrix
nevizade, çiçek pasahı taraflarında bir mekan vardı. kapıdan girip dümdüz yürüdüğünüzde en karşıda lcd tv vardı yukarda. cnbc-e felan açık oluyordu. mekanda kavunlu votka içilebiliyordu. bi de neon ışıklar anımsıyorum mekanda.başka ayrınbtı yok malesef. neresidir sizce burası? hatta mümkünse adres t
nevizade, çiçek pasahı taraflarında bir mekan vardı. kapıdan girip dümdüz yürüdüğünüzde en karşıda lcd tv vardı yukarda. cnbc-e felan açık oluyordu. mekanda kavunlu votka içilebiliyordu. bi de neon ışıklar anımsıyorum mekanda.

başka ayrınbtı yok malesef. neresidir sizce burası? hatta mümkünse adres tarifi?
0
matrix
(27.11.10)
arsız? 3. ya da 4. katta ise arsız dır.
0
independence
(27.11.10)
mekanı buldum. arsız değilmiş. çünkü giriş katıydı. yerin adı Nevi imiş ama malesef eski bıraktığım lezzette bulamadım. daha çok buyur abi geç şöyle tarzı akbaba yönetime sahipmiş gibi, kahvehane tadında bir yerle karşılaştım. gerçi pazartesi gitmemin, ve o sırada maç olmasının da etkisi olsa da alt kat boştu. üst katta da yüksek bir maç sesi ve erkek bolluğu vardı. kız arkadaşla takılanacak nezihsel bir atmosfer soluyamadığımdan gerisin geriye kaçtık. yani kısacası Nevi, gözümdeki yerini kaybetti. sonradan rastgele leman kültürün sokağında Nero diye bir yer buldum. orası gayet lezizdi. deri koltuklar, sezen aksu, zülfü vs içerikli playlist.. Ekvator'dan sonra Nero da güzel puanlar aldı bizden...
0
🌸matrix
(30.11.10)
(5)

Hangi korku filmini indirsem?

tripanazom
şimdi dostlar, sevgilimle korku filmi izliyelim, böyle gerilelim, yusuf yusuf olalım istiyoruz ancak, yeni filmlerin bok gibi olmasından ve eskilerden de çoğunu sevgilimin izlemiş olmasından elimizde az seçenek kalıyor. ama örneğin "2 kere izlense de korkutucu olur bu" diyebileceğiniz film varsa, in
şimdi dostlar, sevgilimle korku filmi izliyelim, böyle gerilelim, yusuf yusuf olalım istiyoruz ancak, yeni filmlerin bok gibi olmasından ve eskilerden de çoğunu sevgilimin izlemiş olmasından elimizde az seçenek kalıyor. ama örneğin "2 kere izlense de korkutucu olur bu" diyebileceğiniz film varsa, indirip izlicez. söz.
0
tripanazom
(15.11.10)
Gerilmek için I Am Legend, korkmak için Paranormal Activity.
0
MaraudeR
(15.11.10)
Blair Witch Project diyorum kimse demeden. Gerim gerim gerilme garantili.
(eğer izlenmediyse)
0
ennoia_
(15.11.10)
paranormal activity'de küfür edip güldüğümü hatırlıyorum. ilk filmi ama 2.sini izlemedim.
0
itsonlyhumannature
(15.11.10)
kesinlikle Shutter (tayland yapımı olan) (film bittiğinde bile yerinizde kalıyorsunuz. artık birbirinize sarılıp örtüyü kafanıza çekip uyursunuz..)
sonra Rec (ispanyol yapımı olan..)
0
matrix
(15.11.10)
1408
0
kediebesi
(15.11.10)
(6)

En kaliteli kedi maması hangisidir?

matrix
türkiye şartlarında satın alınabilenler arasında en kaliteli kedi maması/mamaları hangisidir? (sonuçta eminönünde 1-1,5 tl'ye satılan konserveler var..)bunu böyle yetişkin ve yavru ile kuru ve konserve mama olarak cevaplandırırsanız sevinirim..maksadım hayvanın (şu an 3 aylık) lezzetli ve sağlıklı b
türkiye şartlarında satın alınabilenler arasında en kaliteli kedi maması/mamaları hangisidir? (sonuçta eminönünde 1-1,5 tl'ye satılan konserveler var..)
bunu böyle yetişkin ve yavru ile kuru ve konserve mama olarak cevaplandırırsanız sevinirim..

maksadım hayvanın (şu an 3 aylık) lezzetli ve sağlıklı bir şeyler tüketmesi. (bana her gün ıspanak verse birileri ye diye, 2-3 gün sonra ister istemez alışırım ve bunu normal sayarım ya o hesap işte.. bunun olmamasını istiyorum ve) sırf beslenmeden doğan zararlardan maksimum oranda (ya da hadi makul oranda diyelim. çünkü en kaliteliye ulaşacam diye fahiş fiyatlarla cebimi de deldirmemeliyim... sonuçta ben de her akşam ne suşi, ne de yemiyorum.. yine de en kalitelisi adına fikirlerinizi almam lazım.) korunmuş olayım da...
0
matrix
(16.09.10)
0
fader
(16.09.10)
türkiye'de veterinerler tarafından tavsiye edilen 4 adet premium (birinci sınıf) mama markası var:

proplan
hill's
iams
royal canin

herhangi birini yesin yeter..
0
sir gawain
(16.09.10)
birde wiskas var bizimki en çok onu severdi.
0
ceo
(16.09.10)
whiskas sakın haaa
forum tandansı yakalayarak sir gawain +1
0
drip nick i zaten kullanilmakta
(16.09.10)
whiskas gayet kalitesiz bir mamadır, veterinerlerin yazdığı hiçbir makalede iyi mama kategorisinde geçmez. ileride özellikle böbrek problemlerine sebep olur. evet kediler bu mamayı iştahla yer, siz nasıl katkı maddeli fast food ürünlerini iştahla yiyorsanız öyle ama her gün fast food yerseniz ileride obezite başta olmak üzere birçok sağlık problemine davetiye çıkarmış olursunuz. kediniz için de aynı şey geçerli. o size muhtaç bir hayvan, sağlıklı/sağlıksız ayrımını yapamıyor ve bu ayrımı yapmak sizin elinizde.

veterinerde satılıyor genelde bu sayılan markalar. daha ucuza maletmek istiyorsanız bazı veterinerler aynı mamaların çok büyük boylarını açıp kiloyla satıyor, onlar daha ucuza geliyor. şimdilik daha besleyici olan kitten mamalarından yer, yetişkin olduğunda adult mamalara geçersiniz. umarım birlikte uzun yıllar yaşarsınız.
0
kayranin kedisi
(17.09.10)
cevaplarınız için teşekkürler arkadaşlar. bugün royal canin aldım eminönünden 2 kg'lık paket şeklinde. kitten modeli. pek bir hevesle taşıdım getirdim eve ve 2 yemek kaşığı koydum kasesine amaaaaa karaböcük şöyle bir burnunu soktu ve sokuş o sokuş. yüzüne bile bakmadı mamanın. onun yerine elimdeki peynir ekmeğe saldırdı. ilk naz mı acaba bilemedim ama eğer yemezse elime vermiş olucak hayvan. o kadar da para verdim (40 tl) daha ufak boyutu yok diye 2kg'lık pakete. tee nerelerden de taşıdım 2 kiloyu..

aç kalırsa yer ve alışır diye düşünüyorum ama eğer pes etmezse "yemek seçti" diyerekten diğer önerilen markalara şans tanıyacağım...
0
🌸matrix
(17.09.10)
(7)

kedimi Ankara'dan İstanbul'a getirme adına tavsiye/yardım isteği

matrix
bir tane kara-kedim var da transfer etmem gerekiyor oradan buraya... ben istanbul'dayım kedi ankara'da :)pamukkale kıllık çıkardı, 2 aylık kedi için aşı ve sağlık belgesi bla bla istediler vs..pet nakillere sırtımı dayamadan önce şansımı burada denemek istedim. buradan ekmek çıkmazsa pasta yiyeceğim
bir tane kara-kedim var da transfer etmem gerekiyor oradan buraya... ben istanbul'dayım kedi ankara'da :)

pamukkale kıllık çıkardı, 2 aylık kedi için aşı ve sağlık belgesi bla bla istediler vs..

pet nakillere sırtımı dayamadan önce şansımı burada denemek istedim. buradan ekmek çıkmazsa pasta yiyeceğim... o konuda da deneyimlerinizi dinlemek isterim tabi..

edit: kedinin yaşı (önce: 2 haftalık)
edit: coğrafik bilgi
0
matrix
(23.08.10)
Kamil Koç, Varan, Ulusoy.. Özellikle Ulusoy ve Varan'ın kedi köpek kafesi için özel havalandırmalı yeri var, Kamil Koç'da kabul eder. Ayrıca 2 haftalıksa eğer sokun çantanıza, plegicil diye bir ilaç var veterinere danışıp damlatın ağzına ne kadar damlatılalacaksa mutlu mesut bir yolculuk geçirin, kimseye de söylemeyin kedi olduğunu, gece yolculuğu yaparsanız daha kolay :)
0
soufigay
(23.08.10)
sanırım kişi yanına kediyi alamayacak kargo ile yollaycak?

eğer siz taşıyacaksanız ulusoy'da bir bayanın kafesi ile kediyi ayağının altında götürdüğüne şahit olmuştum.
0
ronaldo17
(23.08.10)
treni de bir araştırın bence. ne zaman trene binsem kedisi olan birine rastlarım.
0
cashkopat
(23.08.10)
tren derim.. biz öyle getitmiştik birkaç sene evvel avuç içi kadar bir kediyi.. gerçi, o zaman da gelip sormuştu görevli kadınlardan biri "nerde bunun karnesi" falan diye ama, kediyi görünce birden yumuşayıvermişti (hatta tutup kondüktöre falan gösterdi kediyi eheh).. yani o gün bizim şansımıza mı böyle bir müsamaha gösterilmişti bilmiyorum ama, üstteki arkadaş da yazmış hep görüyorum kedili birilerini trende diye.. bir araştırın, olmazsa binin gitsin kutuya koyup.. trenden atacak halleri yok ya kediyi, zaten bayağı bir sonra geliyorlar kontrole..
0
vercingetorix
(23.08.10)
Alakasız ama 1 aylık olduğunda falan veterinerden bi kafa kağıdı çıkarttırın, vet zaten verecektir ama vermezse de isteyin. Bu tür işleri çok kolaylaştırıyor.
0
thefin
(23.08.10)
çok yakın zamanda ankara ekspresiyle kedimi ankaradan istanbul a getirmeyi planladım. fakat elimde kediyi gören yetkili biri "yassah arkadaşım" zihniyetiyle almadı bizi. müdürlere kadar çıktım almadı. ben de biletimi iade edip doğu ekspresine örtülü kuşetli aldım. bu trende evcil hayvanlar için kargo bölümü var. ama ben bayan olduğumdan kompartımanımda kimse yoktu. yetkili de sağolsun kimse şikayet etmezse kedi yanınızda kalabilir dedi. kapımı kapattım, kedimi çıkardım. iyiydi. fazladan 5 lira mı 10 lira mı ödüyorsunuz kedi için.
0
demirlisomya
(23.08.10)
arkadaşlar, bağışlayın ama kedinin yaşını yanlış yazmışım. 2 haftalık değil 2 aylıktır..

bu arada malesef ben istanbul'da olduğum için kedinin bana gelmesi lazım. tek veya birileriyle. hatta siz sevgili yazarlardan yok mudur oradan buraya bu aralar gelecek olan :) aracınıza atsanız, böyle yorulduğunuzda kenara çekip biraz kedi sevseniz felan :p

yine de tabi bu garanti olmadığından diğer cevap veren arkadaşların cevapları da şu an bi yandan incelemeye, sindirmeye başlıyorum.
0
🌸matrix
(23.08.10)
(2)

Nokia 5800 kullananlar bi baksa ya..

matrix
bir kaç sorum olacak..1) başka bir telefondan bu telefona geçerken diğer telefondan sim kart ile sms'leri geçirdik 3-5 hamlede. yalnız rehberi önce geçirmediğimiz için mesajların kimden kısmında doğal olarak sadece telefon numaraları göründü. buraya kadar tamam. sonra o numaraları rehberleştirdiğimi
bir kaç sorum olacak..

1) başka bir telefondan bu telefona geçerken diğer telefondan sim kart ile sms'leri geçirdik 3-5 hamlede. yalnız rehberi önce geçirmediğimiz için mesajların kimden kısmında doğal olarak sadece telefon numaraları göründü. buraya kadar tamam. sonra o numaraları rehberleştirdiğimiz halde şu an neden "kimden" kısmında görünen numaralar "isim"leşmediler acaba?

2) sms'leri tekrar sim karta taşı/kopyala gibi bir seçenek neden yoktur bu merette?

3) ayrıca gerek klasörüm olsun, gerek gelen kutusu olsun, bu taşınmış mesajlar neden kendi orjinal tarihlerine göre sıralanamamaktalar?


şimdilik bu kadar. devam edebilirim. şimdiden çok çok çok teşekkürler. gözümü kırpmadan takip edeceğimdir bu başlığı...
0
matrix
(16.03.10)
3) hocam nedense evet sim karttan telefon hafızasına atılan mesajlarda tarih bilgisi olmuyor. sim karttan transfer sırasında sadece mesaj içeriği alınıyor olabilir. bu yüzden tarih gözükmeyebilir.
0
nickim onbes harf
(16.03.10)
@nickim onbes harf: aslında tarih bilgisi içinde gizli. nasıl anlatsam. en iyisi bir mesajla örnekleyeyim.

klasöre girdiğinizde, sadece başlık olarak sıralandıkları yerde mesajın tekinin başında 15.03 yazmakta.
mesajı okumak içi tkladığımda tepede 17:33 15.03.10 yazmakta.
mesajın özelliklerine girip "mesaj bilgilerine" baktığımda da;
00:31 17.04.2006 yazmakta.

ve bu "bilinçli olarak silemediğim mesaj" :) şu an gelen kutusunda en üstlerde yer almakta. (tamam yeni mesajlar aldıkta aşağılara inecek belki ama gönül istiyor ki ait olduğu yerde dursun) :)
0
🌸matrix
(16.03.10)
(14)

izlenecek komedi filmleri

vito andolini
arkadaşlar gülmekten karın kası yapabileceğim film önerisi istiyorum. yardımcı olabileceklere şimdiden teşekkürler.
arkadaşlar gülmekten karın kası yapabileceğim film önerisi istiyorum. yardımcı olabileceklere şimdiden teşekkürler.
0
vito andolini
(14.08.09)
(bkz: Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb)
(bkz: the great dictator)
(bkz: me, myself & irene)
karnınızı ağrıtır mı bilmem ama oldukca komik filmler bence.cinsellikle alakalı komedilerden hoslanıyorsanız (bkz: american pie)
0
keah
(14.08.09)
migelo
(14.08.09)
ingiliz mizahını severseniz;

(bkz: snatch)
(bkz: lock stock and two smoking barrels)

gençlik filmi severseniz;
(bkz:
superbad)
0
szqnn
(14.08.09)
yerlilerden en babalarını da ben yazayım.. tek geçerim bu üçlüyü..

(bkz: pardon) (seeiii seiii seiii)
(bkz: güneşin oğlu) (geliyorum çiçeklerden sekerek...)
(bkz: gemide)

gemide direkt komedi filmi değildir ama güldürür her türlü... kamil dün akşam yedik di mi lan biz..
0
matrix
(14.08.09)
pragmatist kedi
(14.08.09)
kesinlikle (bkz: dumb and dumber) kesinlikle ölürsünüzü ölür:D
0
thenis
(14.08.09)
crown
(14.08.09)
dün izledim, daha önce izlememiştim, geberdim gülmekten, bugün ikincisini indirdim filmin devamı olarak:

(bkz: deuce bigalow)
0
cenkin gunlugu
(14.08.09)
@szqnn
snatch'i izledim çok iyiydi

@matrix
güneşin oğlu'nu izlemedim, ekliyorum listeme. teşekkürler

@pragmatist kedi
-Catch Me If You Can
-The Terminal
-Knocked Up
-Hot Fuzz
bunları izledim ve gerçekten çok beğenmiştim. diğer yazdıklarını izlenecekler listesine yazıyorum, teşekkürler

@thenis
dumb and dumber çok iyiydi. izledim onu. hatırlayınca bile tebessüm ediyorum :)

@crown, cenkin gunlugu
ekledim listeye, teşekkürler
0
🌸vito andolini
(14.08.09)
"The Hangover" son zamanlarda beni en çok güldüren film oldu, beğenirsiniz bence.
0
mavi karanlik
(14.08.09)
ermanen
(14.08.09)
aynali
(15.08.09)
cevap yazan bütün eksi duyuru kullanıcılarına teşekkürler. bu kadar film yeterli benim için :)
0
🌸vito andolini
(15.08.09)
nacizane geri bildirim yapayim, accepted cok kotuymus be. buradan gorup izledim bu arada.
0
fdegir
(15.08.09)
(5)

video kameralarda kayıt ortamı öneri isteği

matrix
evde, orada, burada anısal ve düğün gibi ortamlarda resmisel çekim yapmak adına başlangıç seviyesinde (daha önce kullanmadık hiç) kullanmak için bir video kamera almamız gerekiyor...internetten alışveriş yapan sitelere baktığımızda çekilen görselin kayıt saklanması adına bir çok seçenek mümkün. ama
evde, orada, burada anısal ve düğün gibi ortamlarda resmisel çekim yapmak adına başlangıç seviyesinde (daha önce kullanmadık hiç) kullanmak için bir video kamera almamız gerekiyor...

internetten alışveriş yapan sitelere baktığımızda çekilen görselin kayıt saklanması adına bir çok seçenek mümkün. ama gelin görün ki daha önce kullanmadığımızdan mütevellit kararını veremedik. süremiz de kısıtlı olduğundan bunun kararını video kamera delisi sözlükdaşlarıma bırakmak amacıyla buradayım...

60 GB HDD
70 GB HDD
80 GB HDD
120 GB HDD
16 GB Dahili Hafıza
Dvd
H.D.D
Hafıza Kartı
HDV
Memory Stick
SD Card
SDHC Card

gibi seçeneklerimiz mevcut.

sizce hangisi ve niye o seçilmeli?

bilgisayar ve harici disk sorunumuz olmuyor hiç. zaten sürekli kaydedip akşam bilgisayara atmayı planlıyoruz üzerinde oynamalar yapabilmek için...
0
matrix
(31.07.09)
Canon HF 100 alın bitsin gitsin.
0
paulista
(31.07.09)
sadece hafıza çeşidine göre makine seçmek çokta mantıklı gelmedi bana.

bunlar dışında bütün özelliklerin aynı olduğunu düşünürsek tabiki 120gb dahili hafıza en iyisi :)
0
cnonefb
(31.07.09)
@paulista: hımmmm... bunu not edelim...

@cnonefb: mantıklı aslında :)

daha önce kullanmayınca insan ayrıntılı kıstaslarını bilmiyor işte. bir de işte zaman kısıtlamamız var ya o açıdan çok kurcalayamıyoruz.

ayrıca mesela kameralar bence hd digital çekim yapanlar ve yapamayanlar olarak ikiye ayrılır. hd digital olmadıktan sonra hani çok da kurcalamaya gerek yok gibi düşünüyorum.

neyse yazın işte arkadaşlar birşeyler. bunu aldık, şunu kullanıyoruz, memnunuz vs vs..

misal şunu inceledim azıcık:
Sony DCR-SR75E 60 GB Hard Disk Video Kamera

bakıyosun bir yamuğunu göremiyorsun. bir kere sony diyorsun. 60 gb diski varmış. zor doluyormuş zaten saatlece kayıt yapsak bile..

www.hizlial.com


gibi..



yazın işte
0
🌸matrix
(31.07.09)
edit e gireceksiniz kasete kaydeden dv ya da hdv hatta full hd kameralardan birini tercih ediniz. tavsiyem canon hv 20 ya da hv 30 dur.
0
sijwocaq
(31.07.09)
cevaplar için tekrar teşekkürler herkese..

dediğim gibi zaman kısıtlı olduğundan seçim konusunda bi acelelik durumu vardı. ilgili kişiler hdd'li bir sony'de karar kılmışlar. olduğu kadar diyip evlenen çifte mutluluklar diliyoruz..

bu arada bu araştırma bana da yaradı. alınacaksa hd kalitesinde olmasının gayet iyi sonuçlar doğuracağını felan öğrendim.. gibi..

bir başka vidyo içerikli soruda görüşmek üzere. esenlikler...
0
🌸matrix
(14.08.09)
(4)

bilgisayardaki tüm fontlar "kalın" oldu. ne yapmalı?

matrix
madem oynamıyorum, madem bitirdim vs diyerekten 1-2 oyun sildim sistemden. bir ara 2-3 hata verdi. geçemeyince yoksay dedim. şu an bu yazıyı yazdığım font da dahil ne kadar yazı varsa ekranda (sağ tıklama menüsündekiler, program seçenekleri, görev çubuğundaki herşeyin isimleri vs) hepsi "kalın" duru
madem oynamıyorum, madem bitirdim vs diyerekten 1-2 oyun sildim sistemden. bir ara 2-3 hata verdi. geçemeyince yoksay dedim.

şu an bu yazıyı yazdığım font da dahil ne kadar yazı varsa ekranda (sağ tıklama menüsündekiler, program seçenekleri, görev çubuğundaki herşeyin isimleri vs) hepsi "kalın" durumundalar...

görünüm özelliklerinden felan da kurcaladım ama değişiklik olmuyor..

sistem xp..

neler önerirsiniz sanki fontları viagra yutmuş gibi duran bu sözlükdaşınıza?
0
matrix
(23.07.09)
önce ekran özelliklerinden (masaüstüne sağ tık-özellikler) temayı klasik yap belki düzelir.
0
blackdog
(23.07.09)
@blackdog:

denedim tekrar ama herşey klasik haline dönse de font inadında direnmeye kararlı görünüyor...
0
🌸matrix
(24.07.09)
Görüntü Özellikleri - > Ayarlar -> Genel sekmesi altinda DPI'nin 96 oldugundan emin ol. Yazi tipi üstünde etkisi olduğu için aklıma geldi. Tabii restart gerekebilir. Bir bak istersen.
0
carcass
(24.07.09)
ctrlye basarken mousetaki scrollu asagı yukarı cevirip bak bi d istersen
0
happy killer
(24.07.09)
(7)

bsg soundtrack

yirtik foto
sevgili fracking toasters,benim dizide bu aralar bol bol duydugum bir parca var, simdi bir kac ipucu geliyor.hayvan gibi spoiler icerir.1) final five'in dort tanesini ayni odada bulusturan parca2) sinestezi hastasi cylon bebek'in (av$ar kizi gibi oldu be) yaptigi resmi notalara dokunce calan parca;
sevgili fracking toasters,

benim dizide bu aralar bol bol duydugum bir parca var, simdi bir kac ipucu geliyor.
hayvan gibi spoiler icerir.
1) final five'in dort tanesini ayni odada bulusturan parca
2) sinestezi hastasi cylon bebek'in (av$ar kizi gibi oldu be) yaptigi resmi notalara dokunce calan parca; son iki uc bolumdur caliyor.
ikisi de ayni parca zaten

parcayi buldurana ihracat fazlasi sifir kilometre jelatini acilmamis number siz hediye edyoruz.
0
yirtik foto
(20.03.09)
ek bilgi: yahu o parca All Along the Watchtower degil muhtemelen. baska bisi olmali
0
🌸yirtik foto
(20.03.09)
"heading for the call"

all along the watchtower'dan onceki sarki soundtrack albumunde.
0
polifonik osuruk
(20.03.09)
generic
(20.03.09)
All along the watchtower abi,

gerçi bear mccreary o parçanın iki versiyonu olduğunu, birinin "all along the watchtower" diğerinin de "the final five theme" olduğunu söylüyor. belki, ufak bir ihtimal aradığın diğeridir; eğer bulabilirsen.
0
zaugnakhaldun
(20.03.09)
bunu ben de çok aradım.. çünkü dizide ne zaman karşılaşsam bir acayip hissediyordum. gözlerim doluyor, hayata küsüyorum, durduramıyorum, acayip yani anlatamam...

neyse en yakın olanını 3. sezon müzik albümünün ilk şarkısının en başında buldum. yeterli gelmiyor ama :) çünkü çok kısa. ama tam da final five ekibini allak bullak eden müzik. uzun halini bulup ben de evde çalıp, sonra evde o müziğin yerini arayıp duvarlara tırmanmak istiyorum.

sonuçta öyle ya da böyle All Along the Watchtower'in bir bağlantısı bu parça. tabi bu Bear abinin yenilediği All Along the Watchtower... ama 3. sezon soundtrack albümünün son parçası olan (3. sezonun sonunda da çalan aslan parça...) All Along the Watchtower'in içinde de bu tunu yok malesef...
0
matrix
(20.03.09)
(bkz: heeding the call) sonrasında all along the watchtower'a bağlanıyo bunlar 3. sezonun sonunda gerçekleşiyo 3. sezonun soundtrackinde var..
0
yuto
(20.03.09)
iki yaklasik sonuc vermisim.
0
polifonik osuruk
(21.03.09)
(6)

2008 Sonbahar sezonuna ait yeni dizi tavsiye isteği

matrix
2008'in şu yeni yayın sezonunda bu sene yeni başlamış hangi dizileri önerirsiniz?ben `Fringe` ve `True Blood` dizilerini severek... `90210`'u da vakit geçirmek için izliyorum. bunların dışındaki önerilere açığım...
2008'in şu yeni yayın sezonunda bu sene yeni başlamış hangi dizileri önerirsiniz?

ben Fringe ve True Blood dizilerini severek... 90210'u da vakit geçirmek için izliyorum. bunların dışındaki önerilere açığım...
0
matrix
(27.10.08)
valla bu sezon iyi dizi çıkmadı gibi. fringe de eh işte. saydıklarının dışında yalnızca the mentalist biraz iyi gibi. o da klişe bir konuya sahip.
0
deckard
(27.10.08)
kesinlikle dollhouse
0
goodbyecruelworld
(27.10.08)
knight rider başladı. Eskisini aratmıyor. ---vuv huv--- :)
0
ukeladümbelek
(27.10.08)
bir de life on mars'ın amerikan versiyonu çekilmeye başladı.
0
goodbyecruelworld
(27.10.08)
mentalist ve dollhouse not edildi...

knight rider'ı da izliyorum zaten ama o sene başlarında film olarak hoşbulduk dedi diye onu yeni başladı olarak saymadım :)

life on mars... hımm... bu durumda orjinali ingiliz versiyonu olsa gerek. onu izlemedim hiç. ilk versiyondan başlama gibi bir huyum vardır her zaman. onu o şekilde mi halletsem?...

ve başka ?
0
🌸matrix
(27.10.08)
sözlükte dollhouse preview rapidshare adresi var
0
goodbyecruelworld
(27.10.08)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.