Giriş
(6)

dizi önerisi

penceredengorunenmorbina
Anne with an EGrace and FrankieBridgerton tadında sıcacık, renkli, komik, iç açıcı dizi tavsiyelerinizi bekliyorum(netflixte de olursa tadından yenmez). Herkese teşekkürler.
Anne with an E
Grace and Frankie
Bridgerton tadında sıcacık, renkli, komik, iç açıcı dizi tavsiyelerinizi bekliyorum(netflixte de olursa tadından yenmez). Herkese teşekkürler.
0
penceredengorunenmorbina
(30.04.21)
Gilmore Girls, eski ama seversiniz belki.
0
kobuzchu kiz
(30.04.21)
bbc one yapımı dönem dizilerini önerebilirim ben şahsen beğenerek izliyorum. klişlerini falan çok seviyorum :)

benim favorilerim:
pride and predujice
emma
downton abbey (yeni başladım günlük hayat ağırlıklı ara sıra bunalım var)
gentleman jack (konusu çok başka ve gerçekten kostümler açısından çok başarılı)
0
windymimas
(30.04.21)
atypical da sıcak ve sevimliydi bence.
0
pegi
(30.04.21)
windymimas +1

ayrıca kime önerdiysem sevdi, kalbimin biricik sahibi, canım dizim the good place (netflix'te)
izlemedim ama bana anne with an e'ye benzediği için önerilen kalp çağrısı (yine netflix'te orijinal adını bilmiyorum )

amazon prime'da bulunan upload, modern love.
0
gadjodilo
(30.04.21)
yazdigin dizilere tarz olarak biraz uzak ama diger sartlar sagladigi icin good place demeye gelmistim, denmis. bu durumda +1 diyorum good place'e :)
0
in vino veritas
(30.04.21)
atypical +23
0
put it in your appropriate place
(30.04.21)
(4)

Kuru incir yıkanır mı

condom kurşunu
Yıkayıp mı yemek lazım paketten cıkarınca
Yıkayıp mı yemek lazım paketten cıkarınca
0
condom kurşunu
(28.04.21)
E heralde yıkayın bi tozu gitsin.
0
rewlack
(28.04.21)
Ben yıkamadan yiyorum, turp gibiyim.
0
Avery
(28.04.21)
İçimden bir ses yıkamak gerekir diyor ama kuru meyveleri yıkayınca ne kadar az suyla yıkasam da içine su çekiyor, dokusu kayboluyor ve gıcık oluyorum. O yüzden pes ettim, hiçbir kuru meyveyi yıkamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(28.04.21)
Kuru meyveleri yıkarım toz illaki oluyor.
0
Topalordek
(28.04.21)
(7)

Tek sesli harfle cümle yazanlara

eksimeksi
Bazı insanlar internette begenmedikleri yorumları bu sekilde alıntılayarakgüya dalga geçiyor. Ne zaman görsem midem bulanıyor ve bunu yapanıninanılmaz derecede salak birisi olduğunu düşünüyorum.Ornek: tök söslö hörfle cömlö yözönlörö körsö nöHössödöyörsönöz?Ornek 2: tik sisli hirfli cimli yizinliri
Bazı insanlar internette begenmedikleri yorumları bu sekilde alıntılayarak
güya dalga geçiyor. Ne zaman görsem midem bulanıyor ve bunu yapanın
inanılmaz derecede salak birisi olduğunu düşünüyorum.

Ornek: tök söslö hörfle cömlö yözönlörö körsö nö
Hössödöyörsönöz?
Ornek 2: tik sisli hirfli cimli yizinliri kirsi ni
Hissidiyirsiniz?

Siz ne düşünüyorsunuz?
0
eksimeksi
(28.04.21)
suyu cikan akimlardan biri.
0
baldur2
(28.04.21)
Bu bir tepki gösterme şekli. Senin miden bulanabilir, başkası kusabilir, bu tepkiyi benimseyeni bağlamaz.
0
1bir1bir1
(28.04.21)
Yazıda mimik yapmanın güzel bi örneği bence. Ben çok gülüyorum buna.
0
IncredibleMau
(28.04.21)
"Tişikkirlir sipirmin" karikatüründen çıkmadı mı o akım ya? Ben bayadır görmüyorum ama komik olabiliyor, olmadığı yerler de oluyor. Midem bulanıyor derken abartıyorsunuzdur umarım.
0
kobuzchu kiz
(28.04.21)
Ağzını ökünmek mi deniyordu; bu işte o. Bence çok komik.
0
Amory Lorch
(28.04.21)
ben bunu 10 yıl önce falan yapıyordum. o zaman da komikti, hala komik. ama tadında yapmak lazım tabii. her şeye olmuyor.
0
gucune giden kaplumbaga
(28.04.21)
midem bulanıyor +1
0
makarnavodka
(28.04.21)
(3)

yoldaki bu işaretin anlamı nedir?

Sir Anthony Hopkins
belediye mahallede sokakları işaretlemiş böyle amacı nedir bunun ?
belediye mahallede sokakları işaretlemiş böyle amacı nedir bunun ?
0
Sir Anthony Hopkins
(27.04.21)
Poligon noktasıymış, kadastroyla ilgiliymiş.
0
kobuzchu kiz
(27.04.21)
gecmis olsun
0
idexo
(27.04.21)
o nokta var ya türkiye geneli kadastro haritasında tam olarak koordinat olarak var. kusursuz ölçüyle. oradan kerteriz alıp yeni ölçümler yapıyorlar.
0
iddaaci
(27.04.21)
(4)

Şehirler Arası Seyahat

arnold schwarzeneger
Memleketten izinle babamlar gelmişti. Kısıtlama öncesi özel araçla ikametlerine geri gidecekler ama 199’a erişmek imkansız gibi. E devlet kaydı açtım ama bu yoğunlukta 2 gün içinde dönerler mi bilmiyorum. Sorum daha çok bu aralar şehirler arası gidip gelenlere. Gündüz kontrol noktalarında durdurma y
Memleketten izinle babamlar gelmişti. Kısıtlama öncesi özel araçla ikametlerine geri gidecekler ama 199’a erişmek imkansız gibi. E devlet kaydı açtım ama bu yoğunlukta 2 gün içinde dönerler mi bilmiyorum.
Sorum daha çok bu aralar şehirler arası gidip gelenlere. Gündüz kontrol noktalarında durdurma yapıyorlar mı? İzin yetişmezse basıp gitseler bir durum olur mu? 5 günü geçti gelmelerinin üstünden.
0
arnold schwarzeneger
(27.04.21)
1- gündüz durdurma yok.
2- evet sıkıntı olur, yasak saati başladığı anda durdurmalar başlıyor.
0
trajikomix
(27.04.21)
Yasak saatleri başlamadan gündüz saatlerinde evlerine varırlarsa kimse durdurmaz. Tabi radara falan girmezlerse, çifte ceza olur.
0
ozgurluk savascisi
(27.04.21)
Yasak saati diye bir şey yok ki hep yasak zaten. İzin almaları lazım
0
sta
(27.04.21)
Dün İstanbul'dan Eskişehir'e, bugün de tersi yönde özel araçla gidip geldik. Sabah erken yola çıkıp öğlen vardık. Dün de bugün de durdurulduk, kimliklerimiz kontrol edildi. Yani gündüz kontrol var.
0
kobuzchu kiz
(27.04.21)
(4)

Kapanma çocuklara izin?

fikox
Belli bir yaş altı çocuklar bu kadar gün evde nasıl duracak? Ya da bunun etkileri düşünülmüyor mu? Kedi, köpeğe izin verene kadar çocuklar neden düşünülmüyor?
Belli bir yaş altı çocuklar bu kadar gün evde nasıl duracak? Ya da bunun etkileri düşünülmüyor mu? Kedi, köpeğe izin verene kadar çocuklar neden düşünülmüyor?
0
fikox
(27.04.21)
düşünülmüyor evet, ne yazık ki. artık markete fırına falan giderken çocukları da götürüp iki yürütmek lazım sanırım.
0
reanarchy
(27.04.21)
Ona izin buna izin bitmez valla bu iş böyle.
0
carpenic
(27.04.21)
Çocuklar belirti göstermeden pozitif olup koronayı çok şahane taşıyor ve dağıtıyorlar. Çocuklu birçok arkadaşım ve çok fazla öğretmen (özellikle okul öncesi öğretmenleri) böyle korona kaptı.

Çocukla eve tıkılıp kalmanın zorluğunu tahmin edebiliyorum ama bunun kedi köpekle bağlantısını anlamıyorum. Senin tuzun kuru demezseniz eğer, çocuk için yaşına uygun ve el işi türü, ekrana bakmayın elleriyle bir şeyler üreteceği hobilere yönelmenizi önereceğim. Kağıt maketler, hama boncukları, örgü, polimer kil vs vs
0
kobuzchu kiz
(27.04.21)
adamlar MİTİNG YAPTI MİTİNG. kapalı spor salonunda MİTİNG yaptılar.

halkı düşünüyor gibiler mi? az önce hırdavatçıya gittim, kapatacak mısınız dedim evet dediler, adam nerdeyse 3 hafta dükkanını kapatacak. ne yiyip ne içecek? kirasını nasıl ödeyecek?
0
trajikomix
(27.04.21)
(6)

Otoyol ve HGS

Techsavvy
Mrb.İzmire gideceğim istanbuldan. HGS'm var kredi kartına bağlı, öğrenmek istediğim yuksek ucretli yerlerden geçerken kredi kartından otomatık aktarma yapıyor mu hgs?
Mrb.

İzmire gideceğim istanbuldan. HGS'm var kredi kartına bağlı, öğrenmek istediğim yuksek ucretli yerlerden geçerken kredi kartından otomatık aktarma yapıyor mu hgs?
0
Techsavvy
(27.04.21)
Otomatik aktarma değil ama hgs'ye yüklediğiniz miktar yetmezse on gün içinde cezasız ödeyebiliyorsunuz internetten. (Diye hatırlıyorum. Fakat Google'a HGS yazınca en üstte çıkan PTT sayfasında tam cevabı bulabilirsiniz.)
0
kobuzchu kiz
(27.04.21)
HGS içindeki minimum rakam gibi bi ayar olması lazım, onu 250 tl yap, böylece hgs her bittiğinde 250 doldurur, yüksek ücretli yollardan rahatça geçersin.
0
roket adam
(27.04.21)
Benim OGS cihazımın limiti 100TL olmasına rağmen İstanbul-İzmir yolundaki tüm otoyol ve köprü ücretlerini karttan ayrı çekiyor.
0
Northern Mariner
(27.04.21)
Benim Hgs 50₺ altına düşünce otomatik 50₺ yüklemeye ayarlı kredi kartından.Hem istanbul izmir hem ist-bursa yaptım.Hepsini çekmiş,aıkıntı yok.
0
arenas
(27.04.21)
kartin bagli ise hgsde bakiyen olmasina bakmiyor, otomatik dusuyor manual bir is yapmana gerek yok
0
tahtakafa
(27.04.21)
hanginiz otolodan git dedi hanginizz???

400 lira tuttu. mazot hariç:(
0
🌸Techsavvy
(29.04.21)
(4)

iskandinavya'da/kuzeyde geçen roman önerir misiniz?

der meister
konusu çok fark etmez açıkçası. tek istediğim o coğrafyada geçmiş, oralardaki hayatı anlatacak türden olması. az önce finlandiya'yla ilgili bir entry girdim de aklıma beyaz zambaklar ülkesi geldi. çocuktum ama okuduğum zamanı hatırlıyorum. çok mutlu olmuştum, çok keyif almıştım. keza açlık da aynı ş
konusu çok fark etmez açıkçası. tek istediğim o coğrafyada geçmiş, oralardaki hayatı anlatacak türden olması.

az önce finlandiya'yla ilgili bir entry girdim de aklıma beyaz zambaklar ülkesi geldi. çocuktum ama okuduğum zamanı hatırlıyorum. çok mutlu olmuştum, çok keyif almıştım. keza açlık da aynı şekilde.

o tarz işte oralarda geçen bi' şeyler okumak istiyorum. var mı öneriniz?
0
der meister
(27.04.21)
jo nesbo romanları.
0
blatta hiberna
(27.04.21)
Stieg Larsson
Søren Sveistrup
0
heritage
(27.04.21)
Norveç olursa Knausgaard'ın Kavgam serisini, özellikle çocukluk dönemini okumak hoşunuza gidebilir.
0
kobuzchu kiz
(27.04.21)
Arne Dahl'ın Yedi Eksi Bir kitap serisi. Polisiye.
Eski ama Beyaz Zenciler veya yine Ingvar Ambjørnsen'den Tavandaki Kukla. Yeraltı edebiyatı.

Veya daha fazlası için:
www.goodreads.com
0
south park in kapusonlu uyesi
(27.04.21)
(27)

tam kapanma sizi gercekten mutlu etti mi?

bollocks44
ben serbest calisan bir baska deyisle projeden projeye calisan ve bu sekilde para kazanip yasamaya calisan bir bireyim.10 mayis - 10 haziran tarihleri arasinda calisip tamamlayacagim bir is vardi, bu kapanma ile birlikte proje iptal oldu. kapanma sonrasi projenin devam etme gibi bir durumu yok, bir
ben serbest calisan bir baska deyisle projeden projeye calisan ve bu sekilde para kazanip yasamaya calisan bir bireyim.

10 mayis - 10 haziran tarihleri arasinda calisip tamamlayacagim bir is vardi, bu kapanma ile birlikte proje iptal oldu.

kapanma sonrasi projenin devam etme gibi bir durumu yok, bir sonraki faz'a atlanacak direkt. projenin turkiye ayagi tamamen iptal oldu yani.

3000 euro civari kazanacagim paradan olmus oldum. belki covid'den olmeyecegim ama acliktan olecegim. bu parayla 4 aydir odeyemedigim birikmis kiralarimi, kredi ve kyk kredi taksitlerimi, kredi karti borclarimi odeyecektim. simdi hicbirini odeme sansim kalmadi. boyle bir is senede bir kere, sansliysam iki kere denk geliyordu. yani yil boyunca benzer isler yapip cebime yuz binleri koymuyordum.

oh, sonunda kapandik cok iyi oldu diye dusunenler kendi rasyonel dogrulari cercevesinde mi yorum yapiyorlar yoksa calismadigi takdirde eline para gecmeyecek insanlari da dusunerek mi? zira az once cumhurbaskani tam x y z disindaki tum sektorler faaliyetlerine ara verecekler dedi, e peki para? maaslarini alacak mi bu insanlar? hayir.
0
bollocks44
(26.04.21)
Onu arkasi dusunulmeden alinmis kararlar. Cep delik cepken delik, keyfimiz pasada yok.
0
brkylmz
(26.04.21)
başka türlü bu işin çözülmesi imkansız. birileri öleceğine birileri aç kalsın daha iyi modunda devlet. doğruluğu tartışılır tabii kişiden kişiye ama ben doğru buluyorum. pandemi 1.5 senedir devam ediyor, geçen yıl nisanda belki evet ciddi bir problem yarattı ama 1.5 sene geçtikten sonra herkes artık maddi durumunu böyle kararlar olursa ne yaparım diye ayarlamalıydı.

hindistan olmaya gidiyorduk yani. ha hükümetin yaptığı şeyler doğru mu genel olarak yanlış, kongreler, vesaire şu bu. onu da ayrıca sorgulamak lazım tabii ki. ama devlet yapamadı da halk çok mu ayak uydurdu. bayramlaşmalar olsaydı ne hale gelecektik kim bilir. millet namaza gidiyor hala resmen.
0
roket adam
(26.04.21)
ya çok temel bir şeyi yapamadı devlet,

süphelendiğine test yap,
pozitif çıkanı kontrol et,

bunu yapamadı devlet. yok yani. bunu kontrol edemedi. o sebeple hayır tam kapanma falan kimseyi mutlu etmez.
0
duyurukullanıcısı
(26.04.21)
hayır etmedi. beni iş olarak etkileyen bir durum yok neyse ki, hatta o anlamda avantajlıyım bile diyebilirim.

ama mesai saatlerim ve yasak saatlerinin saçmalığı yüzünden sevdiğim insanları aylardır göremiyorum, bir ay daha eklendi durduk yere.

açlıktan değil ama hasretimden öleceğim galiba.
0
south park in kapusonlu uyesi
(26.04.21)
Tam kapatma var ama destek para vs yok. Aşılama olmadığı sürece faydasız bi olay. Nereden baksan sıkıntılı bi süreç olacak
0
Take it away honey
(26.04.21)
benim kardesim bir patron sirketinde calisiyordu, 3 haftalik kesinti olacakmis maaslarindan. ne anladik bu kapanma isinden simdi?
0
🌸bollocks44
(26.04.21)
tam kapanma isteyenler ya 25 yas alti kesim, ya normalde de evden cikmayan sosyal hayati olmadan mutlu olan insanlar ya da parasi pulu olup bahceli evlerde falan yasayanlar bana kalirsa. milletin sagligindan cok turizm dusunulerek verilmis bi karar ayrica. hazirandan eylul ayina kadar rahat oluruz cunku tatil zamani para girmesi lazim, otellerin dolmasi lazim. sonra yine eve kapaninlar baslar. bunun sonu yok ben anlamsiz buldum karari. evde kaldigimizla kalicaz - psikoloji bozulacak, millet haziran itibariyle borc icinde yuzecek - sonunda da bi sey degismeyecek
0
Kittie
(26.04.21)
Oyunda pausea bastık. 17 Mayıs'ta yasaklar bitecek 10 Haziran'da yine aynı vaka sayıları.
0
sumuklurakun
(26.04.21)
Beni mutlu etti. Maaş desteği alamayacak olanlar için elbette kötü ama okumuşu da okumamışı da cahil ülkemde insanların zorla evine sokulması gerekiyordu.
0
ruhen hastayim ben
(26.04.21)
Çevremde o kadar çok vaka duyuyorum ki (kendim de dahil, şu anda Corona hastasıyım) ve içlerinde o kadar ağır geçirenler var ki bu gidişe bir şekilde müdahale edilmesi gerekiyordu.

Serbest bırakınca herkes suyunu çıkarıyor. Evet insanlar maddi olarak çok etkileniyor ve buna da bir çözüm bulunması gerekiyor ama önlem alınması şarttı.
0
fraise
(26.04.21)
değişen bir şey olmadı bana eyds vardı o ertelendi kötü oldu. mutlu yada mutsuz bir hissim yok
0
basond
(26.04.21)
Kapanmanin uygun bir karar oldugunu dusunuyorum.


Fakaaat... Hicbir destek paketi aciklanmadi. Hos aciklansa da guzel ve yalniz ulkemizin halka, esnafa olan destegini(!) Biliyoruz zaten.

Kapanma beni mutlu eder, ama bu sekliyle asla degil. Ben zaten issizim, son maaslarimdan kalan uc bes kurus parayi bitirmemeye calisiyorum zaten benim icin cok da onemli degil. Ama persembeden sonra bes kurussuz kalacak cok aile var, ve icim aciyor. Bu insanlar kiralarini nasil odeyecek? Faturalarini kredilerini nasil odeyecek? Alisveris yapip kendinin, coluk cocugunun karnini nasil doyuracak?!

Boyle desteksiz atilan kararlar... Nasil vicdanlarina sigdirabiliyorlar...
0
invictae
(26.04.21)
asla mutlu etmedi. evden çalışıyorum tuzum kuru gibi gözüküyo ama dışarı çıkamamak kötü baya.
0
jelly bear
(26.04.21)
Mutlu değilim elbette ama olması gereken buydu. 17 Mayıs sonrası da çok önemli. Birden salarsan kısıtları hiçbir anlamı olmaz.
0
himmet dayi
(26.04.21)
Zamaninda burada "cumhuriyeti tarihinin en büyük yardim paketleri bunlar, devlet su an covid en iyi yöneten devlet" kimi komik şeyler yazan arkadaşlara sormak lazim. Ayri konu o arkadaşlara göre Çin'den kaçan üretim Türkiye'ye geliyordu, Türkiye dövizi indiriyordu falan filan. Bayadir yazmiyor, saklaniyor olabilirler.

Maalesef Türkiye'yi gelismis ülkeden ayiran da bu. Tam kapanma olmali ama tam kapandik ac kalirsan kal banane kadar saçma düşünce olamaz. Devlet buna yardim etmeyecekse neden var, neden vergi aliyor?

Ya süresiz izin yasal yapan devletten daha ne beklenir ayri konu.
0
logisticsmanager
(26.04.21)
Tam kapanma gerekli miydi, bilmiyorum. Benim açımdan değişen; Haftaya 5 gün boyunca 9-5 gidecektim. Tam kapanma ile en fazla iki gün gideceğim.


Bunun dışında değişen bir şey olmadı. Mutlu oldum mu sorusuna cevap veremem açıkçası.
0
put it in your appropriate place
(26.04.21)
Ya para muhabbetini geçiyorum, yolda dümdüz yürümen yasak. Adam gelip hesap soruyor "sen benden izin almadan nasıl kafanı dışarı girdiğin delikten dışarı çıkarırsın" diye, üstüne para cezası yazıyor. Millet de bunu normal, hatta haklı bulup, bulmayanları cehaletle suçluyor. Böyle bakınca az bile yapıyorlar diyorum, zam vergi yolsuzluk şu bu geçtim, ben olsam oy haklarını falan da alırdım ellerinden, covid movid bi bahane her türlü bulunur.

Her şeyi geçtim ortada bir veri yok. Devletin verdiği bi rakam var, şu kadar kişi öldü diye, ama doğru mu, gerçek mi, ayrıntıları ne vs. hiçbir fikrimiz yok. 1 seneyi geçti bu bilgiye doğru düzgün erişimimiz yok. Gerçekte ne olup bittiğini bilmiyoruz. Sadece medya korku pompalıyor, insanlar da kafayı yiyor ekran başında.

Doğru düzgün veri paylaşan bir UK var ona bakıyorum, 15-64 yaş grubuna excess death rakamı toplamda 10 bin. Şaka değil, 10 bin kişi, 60 milyon nüfusu olan ülkede yüzde 0.02'den az ediyor. Kaldı ki buna nüfus artışı dahil mi onu da bilmiyoruz, belki bu bile yok. (Virüsten ölüp biten İspanya için de durum benzer, toplamda 5 bin kişi. Oranın nüfusu da yaklaşık 50 milyon, yüzde 0.01, merak edenler için link: excessmortality.shinyapps.io )

Yani olay şu, hastalık yaşlılara etki ediyor. Yaşlıları koruma altına alırsın, zaten emekli maaşları falan da var, ama onun haricinde bütün ülkeyi kapatıp milleti sefalete mahkum etmenin, yolda yürümelerini bile yasaklamanın mantıklı hiçbir gerekçesi yok.

Başından beri düşündüğüm ve aksini gösteren bir kanıt bulamadığım şey, devletlerin covid'i bir bahane olarak kullanıp kişisel özgürlükleri (ve insanların ekonomik güçlerini) yok etmeye çalıştığı. "Çocuklar porno izliyor" diyip nasıl tüm interneti yasakladılarsa aynı şeyi yapıyorlar, millet de izliyor avel avel.

Edit: covid geçirdim. Evden çalışıyorum, ekonomik anlamda bana giren çıkan yok. İnsanların bu kadar kolay kerizlenebiliyor oluşuna sinirliyim.
0
plutongezegendegilmi
(26.04.21)
ekonomik anlamda insanları çok olumsuz etkileyecek bir karar oldu. ama diğer taraftan geçen hafta izmir folkart'ın altındaki 3 meyhanede gündüz 16:30 civarı tıklım tıklım doluydu. iğne atsanız yere düşmeyecek şekilde içip oynuyordu insanlar. bir beş dakika donup kaldım, izledim, bunların sorumsuzluğu yüzünden kaç insanın canı yanacak diye düşündüm. gerçekten paralize oldum, gidip olay falan çıkarasım geldi. eleştirmeye gelince herkes kongrelere atıp tutuyor ama kendilerine gelince yok ev partileri, yok maskeyi ciddiye almamalar...böyle o kadar çok kişi var ki sorumsuz, başkalarının yaşam hakkına saygı duymayan, bencil...önemli ölçüde bu insanlar yüzünden şu anki durumda sizin gibi kişiler zaten. çok geçmiş olsun. umarım en kısa zamanda bambaşka bir proje çıkarda telafi edilir bu durumunuz.
0
Phoebe
(26.04.21)
Phoebe +1
Şu durumdan nasıl çıkacağız, insanlar nasıl geçinecek, karnını doyuracak bilmiyorum. Ama bilinçli sandığım insanlarda bile öyle bir gevşeklik var ki "ya ne olacağıdı" demek istiyorum ağzımı yaya yaya.
0
kobuzchu kiz
(26.04.21)
bollocks44 gecmis olsun hocam asla mutlu degilim korona yetti artik sirf asiya ulasamiyoruz diye bizi eve kapatiyorlar . en basta yapilacakti o kapanmalar o zaman kimsenin itirazi yoktu. ama simdi bir sene sonra hicbir manasi yok bikti insanlar coktu artik.hem ekonomik anlamda hem planlarin yatmasi anlaminda.
0
camene87
(26.04.21)
bu arada yorum yapan arkadaşlar çevrelerinde ailelerinden, sevdiklerinden vefat eden var mı onu da paylaşırlarsa sevinirim. bu yorumda çok fark ediyor çünkü, evde oturup her türlü olanaktan faydalanıp grip gibi atlatıp aa bir şey değilmiş bak ölüm oranı 0.02 diyenler olduğu gibi, çocuğunu eşini kaybeden insanlar da var.
0
roket adam
(26.04.21)
Phoebe +1
kobuzchu kiz +1

insanlar "ayy çok sıkıldım" diye çocukça hallere bürünüp tamamen keyfi gezme-tozma-tatil modunda yaşadığı için buna mecbur kalındı.
benim çevremde de can sıkıntısından iki saat market gezen, avm'den güneş gözlüğü alanlar, umarsızca onunla bununla otellerde buluşup ons yapanlar, sürekli sohbet muhabbet için ev toplantıları yapanlar falan var.
söyleyince de, "e ama napalım? böyle de yaşanmıyor." gibi saçma bir cevap alıyorsun.
koşullara uyum sağlamada asla olgun ve aklı başında davranamıyoruz.

bir buçuk yıl içinde, temas ettikten sonra 7-10 gün karantinada bekleyip öyle test yaptırılması gerektiğini bile anlayamadık.
temastan bir gün sonra test yaptırıp pozitif olduğu halde test sonucunu negatif görüp sokaklarda geziyor insanlar.
benim çevremde okumuş etmiş falan dediklerim bile şu süreci anlayamadı, cahil cahil bilinçsizce hareket etti.
bir şeyi yapmamak için illa yasak olması mı lazım?
böyle olunca da zorla eve kapatmaktan başka çare yok.
geç kalındı zaten.

not:
çok yakın bir arkadaşım çok ağır geçirdi.
onun dışında dolaylı olarak tanıdıklarımdan ölen 1-2 kişi oldu ama şahsen tanıdığım kimse ölmedi.
hafif geçiren arkadaşlarım da oldu.

edit:
resmi olarak alınan önlemlerin yetersizliği ve ekonomik koşullar işin ayrı bir boyutu.
ama daha da kötüsünün olmaması için bunun yapılması artık şart oldu.
o yüzden geç bile kalındığını düşünüyorum.
yeni zelanda'da bir kişi bile pozitif olsa bütün ülke kapandığı için şu anda elli bin kişilik konserlerde maskesiz ve rahat şekilde cirit atıyorlar.
halkın ve hükümetin sorumsuzluğu birleşince bu oluyor.
0
blatta hiberna
(26.04.21)
Ben mutlu değilim, çünkü sürdürülebilir, düzgün uygulanan, planlanmış bir şey değil, bayram sonrası yaz geliyor, gördüğüm kadarıyla insanların çok büyük bir kısmının virüs falan umurunda değil, yine insanlar sokağa, tatil yerlerine avmlere doluşacak, kurban bayramına bir tur yine yasaklar gelir, yaz sezon bitimi yine bir tur yasaklar daha gelir v.s v.s gibi.

Yasaktan muaf olan sektörlerden birinde çalışıyorum, dönüşümlü ve evden çalışma kararı bize bırakıldı, işyerinde maaşım tıkır tıkır yatıyor, ekstradan piyasa da yaptığım bazı işler aksayacak gibi malzeme temin ve mevcut ekonomik durumla alakalı olarak ancak çok da önemli değil, iş sonra da yapılır para da kazanılır.

Restoran, inşaat ve turizm işinde olan arkadaşlar çok zor durumdaydı, hammade fiyatları uçmuş durumda, ürün tedarik sıkıntısı mevcut, ödemeler zamanında yapılmıyor, restoranları paket servis zor döndürüyordu, kiralar zaten uçuktu, işten çıkarmalarda olmuştu, kredi ödemeleri de vardı birçoğunun bakalım önümüzdeki ayları nasıl atlatacaklar.

Yokluk nedir bilen bir insan evladı olarak, hizmet sektöründe, gündelik işlerde çalışan ve de ancak hayatını idame ettirecek kadar para kazanabilen insanların devlet tarafından yeterli bir seviyede maddi destek sağlanmadan yalnız bırakıldıkları için üzülüyorum.

Çevremde 1. derece yakın akrabalarım ve yakın arkadaş grubundan vefat eden olmadı ancak komşulardan, uzaktan akraba ve tanıdıklardan vefat edenler oldu.
0
sealth
(26.04.21)
işim dolayısıyla tam kapanma gibi bir şansım yok. lanet olsun...
0
silah taciri
(26.04.21)
yahu bir de yasaklara uyulmadı polemiği var. Yahu apartmanlara köle bir ülkede yaşıyoruz, millet 2-3 odalı evlerde yaşıyor çoğu insanın tek eğlencesi avm'ye gidip dükkan gezmek. Fakir bir ülkeyiz yapacak bir şeyimiz yok çoğu şehirde.

maskeden başlayalım, günde 3 maske kullanılsa aylık 90 maske eder, 50 lira para. dezenfektanı osu busu 100tl sadece enfeksiyondan koruma. yahu millet borç harç yaşıyor, fatura ödeyemiyor.

ölme kalma oranına gelince, en fazla yaşlıları vuruyor maalesef. fakat zaten 2-3 yılı kalmış bir adamı ailesinden, çevresinden sosyal ortamından koparıp dışarı çıkmasını yasakladığınızda daha büyük bir zarar veriyorsunuz.

Maalesef ne devlet ne insanlar düzgün yönetemiyor süreci.
0
KaraSakall
(26.04.21)
Pandemi süreci berbat yönetildi/yönetiliyor.
vaka sayıları saklandı, sn.koca cenazeye katıldı, özür diledi, sonra tekrar cenazelere katılmaya devam etti.
bir maskeyi bile dağıtmayı beceremediler. patates soğan dağıtırken izdiham oldu.
patates/soğan dağıtacak seviyeye ulaşmak ise ayrı bir konu zaten.
Vaka sayıları azalırken 100 binlerle övüne övüne ayasofya açıldı, açılacaksa açılsın da insanlar yığıldı yine vaka sayıları patladı.
yasaklar kaldırılıp lebaleb kongre yapıldı, insanlar öldü,
olayı zaten bu noktaya getiren bu zamana kadar yapılan yanlışlar.

Şimdi tam kapanma olsa ne olacak? Sonra yine kaldıkları yerden kafalarına göre devam edecekler..
0
Bu yol nereye gider bilmem ama yürüyorum işte
(26.04.21)
Evet. Benim için okul kapanmıştı ama eşim 12. Sınıflara derse gidiyordu. Aşılanmadığımız için diken üstünde bekliyorduk. O da gitmeyecek artık. Diğer meslek gruplarının çoğu için bir değişiklik yok tabii.
0
sadakatsiz
(27.04.21)
(6)

tam kapanma olur mu anketi - gelin fikirler çarpışsın

proletarier aller lander vereinigt euch
ne dersiniz sizce olur mu olmaz mı? isterseniz açıklayabilirsiniz de sebeplerinizi. mesela ben başlayayım. Tayyip babaya derler ki efendim halk tam kapanmayı destekliyor vs. vs. o da der ki tam kapanma mı yok canım öyle şey olur mu devam. Ciddi ciddi tartışılacağını bile düşünmüyorum.siz ne dersiniz
ne dersiniz sizce olur mu olmaz mı?

isterseniz açıklayabilirsiniz de sebeplerinizi.

mesela ben başlayayım. Tayyip babaya derler ki efendim halk tam kapanmayı destekliyor vs. vs. o da der ki tam kapanma mı yok canım öyle şey olur mu devam. Ciddi ciddi tartışılacağını bile düşünmüyorum.

siz ne dersiniz?

www.strawpoll.me
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.04.21)
Atılacak her adımı önden piyasaya sürüp, kamuoyunu hem alistirip hem yokluyorlar gibi geliyor. Bu sebeple bunun da gerceklesecegini düşünüyorum
0
abuzer
(26.04.21)
bence bayramdan onceki cumaya kadar devamke. Bayramla beraber 9 gun tam kapanmayi o zaman yapar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.04.21)
Anca bayram tatilinde yapar. Cunku virus bi tek tatillerde yayiliyor nedense. Oun disindaki zamanlarda olsa olsa kismi kapanmaya devam karari olur, cunku onlar da adlari gibi iyi biliyo ki ekonomi "coh eyi" degil.
0
e mice
(26.04.21)
Kapattı.

Edit: t24.com.tr
0
kobuzchu kiz
(26.04.21)
Hahaahahahahah ulan ya ne iddia etsem aksi oluyor hayirli olsun
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(26.04.21)
Arkadaşlar kuponum var, banko, ister misiniz fjdndnjs
0
abuzer
(26.04.21)
(10)

Doktorunuza danışın klişesi...

rukayka
Bu klişeyi hiç anlayamıyorum... Haber bültenlerinde,diyaloglarda, sağlıkla ilgili yazı ve konuşmalarda "Doktorunuza danışın" denilir. Kim bu doktoruna danışabilen kitle? Sanki herkesin özel doktoru var da herhangi bir ihtiyaç geliştiğinde telefonla arayıp danışılabiliyor da... Gerçekte olan şu: 1-2
Bu klişeyi hiç anlayamıyorum... Haber bültenlerinde,diyaloglarda, sağlıkla ilgili yazı ve konuşmalarda "Doktorunuza danışın" denilir. Kim bu doktoruna danışabilen kitle? Sanki herkesin özel doktoru var da herhangi bir ihtiyaç geliştiğinde telefonla arayıp danışılabiliyor da... Gerçekte olan şu: 1-2 haftalık süre içinde randevu alırsın, hastaneye gidersin ve sorarsın. O sorduğun kişi de doktorun değildir. Randevu alırken denk geldiğin doktordur. Çoğu zaman öyle soru falan sormaya, diyaloğa açık doktor falan da çıkmaz karşına...
0
rukayka
(26.04.21)
"benim dediğime inanıp kendi başına bi bok yeme, benim dediğimi yapıp ölürsen sorumluluk kabul etmem, bu işin uzmanı doktordur" anlamına geliyor. yani kendi kendine kullandın ters tepti, sana o tedaviyi önerene gidip şarlama diye savunma işte, sorumluluktan kurtulma klişesi. "ben sana doktoruna danış dedim, beni niye dinledin" diyip sorumluluğu üstünden atmak gibi.

dört paragraf kripto para analizi kastıktan sonra altına "ytd (yatırım tavsiyesi değildir" yazmak gibi.
0
kibritsuyu
(26.04.21)
Aile hekiminize veya sürekli gittiğiniz doktorunuza sorabiliyorsunuz. Genelde doktor muayeneden sonra kartını verir bu tarz sorularınız için.
0
ruhen hastayim ben
(26.04.21)
Öyle bir kitle yok, "doktorum" diye biri yok. Aile hekimleri maalesef her şey hakkında biraz biraz fikri olan, sürekli okuyan gelişmeleri takip eden insanlar değiller. Olması gereken neydi? Aile hekimlerinin aileleri geçmişleriyle birlikte bilmeleri ve takip etmeleriydi. Öyle bir şey var mı? Yok. Olabilir mi? Olamaz. Çünkü ucuz işgücü kullanma merakındaki yönetim kadrolarımız bize daha fazla doktor istihdam etmeyi asla istemiyorlar. 36 saat fasılasız nöbet tutturuyorlar hastanelerde, üstüne bir de mesailerini yapmalarını bekliyorlar. Üstelik hastalarla sağlıklı bir iletişim kurmalarını, tam isabet teşhis ve tedavi üretmelerini bekliyorlar.

Biz bu durumda sürü oluyoruz. Sürü. Hani laf arasında çokluk belirtmek için kullanılan "bir sürü" ifadesi var ya, işte o aslında hayvanları nitelemek için kullanılan bir kelimedir, insana yakışmaz o. Ama biz kendimize o kelimeyi de, bu kadar kötü muameleyi de reva gördüğümüz için modern tıbbın denekleri olmaktan kurtulamıyoruz.

"Doktorum" demek için bilmem kaç doktora milyarlarca tl para dökmek lazım ki beni tanısın bilsin de derdimin ne olabileceği hakkında beni doğru bilgilendirsin veya yönlendirsin. Sence bu "doktorunuza danışın" ifadesi yüksek bir hayat standardını ve insanların insan yerine konulduğu ülkeleri çağrıştırmıyor mu? Burası öyle bir ülkeymiş gibi hissettirmiyor mu?
0
1bir1bir1
(26.04.21)
Aynen. Randevu bile alamiyosun, ne doktoru :D
0
e mice
(26.04.21)
Valla benim aile hekimimle aram çok iyi. Herhangi bir sıkıntı olunca ilk ona gidiyorum, hatta covid döneminde whatsapp'tan yazıyorum. Bir yere yönlendirirse e-nabız'dan falan sonuçlarıma bakıyor, işte hastanedeki doktor ne dedi falan onları takip ediyor. Ara sıra telefon edip "bi sıkıntı var mı" diyor, sigarayı bırakmam için baskı bile yapıyor yani, daha ne yapsın.

Hastanede çalışan birine böyle ulaşmak zordur da, aile hekimleri bu yüzden var zaten.
0
plutongezegendegilmi
(26.04.21)
Çok parası olan "doktoruna" danışabiliyor. Biraz parası olan da sürekli aynı doktorun özel muayenehanesine gidiyorsa (iç hastalıkları vs) arayıp danışabiliyordur. Bazı ailelerin sülale boyu gittikleri özel doktorları, diş hekimleri, kasapları, balıkçıları var. Belki de bende istikrar olmadığı için arayıp kimseye danışamıyorum. Belki sistemde hiç sorun yoktur.

"Erken teşhis çok önemli, en küçük belirtide mutlaka muayene olun" klişesini unutmayalım. Ekran doktorlarını çok da şeyetmemek lazım. Devlet hastanesinden sıra alın diye anlattıklarını sanmıyorum onca şeyi.

Sistem yanlış. Hasta ile doktoru karşı karşıya getiriyor. Mesela göğüs kafesimde ağrı var, kalp mi, mide mı, fıtık ağrısı vs mi? Önce benim teşhis koymam gerekiyor ki randevu alabileyim. Tüm hastaların deneme yanılma yoluyla bir sürü polikliniği meşgul ettiğini düşünün. Bıkıp vazgeçmezsem uzun bir süreçte doğru tedavi için birkaç doktora görünmem gerekecek. Aile hekimliği daha kalifiye hale getirilip ön tanı için zorunlu tutulmalı. İstisnai durumlarda doğrudan birime başvurmanın şartları belirlenebilir.

Bir de, madem hayal kuruyorum; gece poliklinikleri olsa mesela? Önemli bir şeyim varsa diyerek ertesi günü beklemeye çekinen insanlar (bir ay randevu bulamayacak ama biz ertesi gün diyelim) trafik kazası geçirmiş insanlarla aynı yerde derman aramasa?
0
zihua
(26.04.21)
speedy
(26.04.21)
Ben.

Birincisi, çok iyi anlaştığım bir kuzenim aile hekimi, ona danışıyorum. <3

Ciddi cevap, on küsur yıllık otoimmün hastalığım var, dönem dönem şehir ve doktor değiştirmekle birlikte hastalığımı takip eden ve düzenli kontrole gittiğim bir "doktorum" oluyor her zaman. Ama aile hekimi bunu yapmalı +1
0
kobuzchu kiz
(26.04.21)
@biseysorcaktim
bu biraz da süreklilik ile alakalı. Doktorum yok ama periyodik olarak hizmet aldığım bir avukatım ve sigortacım var benim. Zengin değilim, orta halli beyaz yakalı çalışanım aslında ama bir şekilde oluştu böyle bir durum.

Avukata tabii ki dava takip etmesi gerektiğinde ödemesini yaptım-yapıyorum ama arada çok kafama takılan bir şey olduğunda çok kısa bir telefon görüşmesi yapıp danışabiliyorum ücretsiz.

Ya da sigortacı; 2 arabanın sigorta+kaskosu, deprem sigortası, sağlık seyahat sigortası derken 7-24 arayıp yardım isteyebileceğim bir ilişki kurdum. Mesela ben yurtdışında iken kaza geçirdim, whatsapptan bir mesajla herşeyi organize etti, ambulans hastane ameliyat falan. Ya da arabanın kazası olduğunda gecenin bir yarısı çekici gönderdi, otel ayarladı yedek araç verdi vs vs.

Süreklilik arz eden iş ilişkileri önemli. 3-5 fazla ödeme yaparsınız ama ihtiyaç olduğunda o fazla ödemelerin karşılığını fazlasıyla alırsınız.
0
zikardo
(26.04.21)
Bu, "doktorum" lafının gerçekliğini ömrü hayatımda sadece 1 yaşındaki kızımın özel klinikteki doktoru için hissediyorum. Sebebi de cevaplarda dendiği gibi süreklilik içeren bir ilişki olması. Rutin aşıları, kontrolleri vs olunca herif bizim aileyi tanır duruma geldi. Whatsapp tan falan bir şeyler sorabiliyoruz acil durumlarda filan. Öyle bir şey.

Devlet hastanesinde olası bir şey değil bu kişisel doktor olayı pek. Yav kişiseli geç herhangi bir doktora randevu bulabilirsek bildiğin mucizevi bir olay olmuş hissi yaşıyoruz, şaşırıyoruz. Abartmıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(27.04.21)
(6)

Yüzümüz ne zaman değişiyor?

naksidil
evet insan yaşlanınca yüzü çok bambaşka oluyor. bu değişim ne zaman hangi yaşlarda daha çok oluyor? bir de neden bu kadar değişiyor insanoğlu yüzü yaşlanma ile?
evet insan yaşlanınca yüzü çok bambaşka oluyor. bu değişim ne zaman hangi yaşlarda daha çok oluyor? bir de neden bu kadar değişiyor insanoğlu yüzü yaşlanma ile?
0
naksidil
(25.04.21)
ben 25 yaşından sonra değiştiğini hissetmeye başladım
0
nahtoderfahrung
(25.04.21)
24, 25 civarı başlıyor bence de. Yüzümün eskisinden de güzel olduğunu düşünüyorum son bir yıldır.
0
ruhen hastayim ben
(25.04.21)
Ben kendi adıma en çok değişimin 30'lu yaşlarda başladığını düşünüyorum.

25 gibi başlamıştır evet ama 30'dan sonra aynaya baktığımda "ulan yaşlandık ha" sözünü daha çok söylemeye başladım. 40+ olunca bakalım ne olacak.
0
himmet dayi
(25.04.21)
Ben 21-22 den sonra değişti diye düşünmüştüm ama 25-30 yaş ise merakla bekliyorum değişimi. 23e
0
biravekahve
(25.04.21)
30'ların başında başladı herhalde bende. eski kimliğimde 17 yaşındaki fotom var, birkaç sene öncesine kadar o fotodakinin aynısının biraz zayıfıydım. birkaç senedir çöktüğümü farkediyorum, gerçi annem "yaşlandıkça güzelleşiyorsun" diyor :)

yaşlanmayı yüz özelinde değil de genel olarak ve çok basitçe şöyle bir örnekle anlatayım: hücrelerimiz biliyorsun bölünerek çoğalıyor. genetik materyal kopyalanıyor ve ikiye bölünüyor. fotokopi çekmek gibi düşün. bir dokümanın fotokopisini çekiyorsun, tıpkısının aynısı oluyor neredeyse. sonra o fotokopinin fotokopisini çektiğini, böyle devam ederek bilmemkaçıncı fotokopinin fotokopisini çektiğini düşün, neye benzer. onun gibi bir şeyler işte yaşlanmak. her kopyalamada çok ufak birtakım farklar olabiliyor.
0
pati
(25.04.21)
Neden değişiyor? Yerçekimi, yüzün yaşlandıkça esnekliğini kaybetmesi, tekrar eden kas hareketleriyle oluşan çizgiler ve mimik izleri.

Ne zaman değişiyor? Bence 30'dan sonra hızlanıp 35'ten sonra iyice belirginleşiyor, cilt daha yaşlı gözüküyor. Ama bu herkes için farklı, genetiğiniz, cildinize ne kadar iyi baktığınız, ne kadar su içtiğiniz, güneş kremi kullanımı... Hepsinin etkisi var.
0
kobuzchu kiz
(25.04.21)
(7)

Bu tarz cop haberler niye yapiliyor?

speedy
Apple çalışanları iş yerlerinde COVID-19 aşısı yaptırabilecekler https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/apple-calisanlari-is-yerlerinde-covid-19-asisi-yaptirabilecekler-6395043/ Bize ne San fransiscodaki sirketin ne yaptigindan? Turkiye'de bir sirket olsa Sisecam, Ziraat Bankasi'nda neler oluyor ondan
Apple çalışanları iş yerlerinde COVID-19 aşısı yaptırabilecekler www.sozcu.com.tr
Bize ne San fransiscodaki sirketin ne yaptigindan? Turkiye'de bir sirket olsa Sisecam, Ziraat Bankasi'nda neler oluyor ondan haber verse neyse anlayacagiz, yok Tesla isci cikariyor, Wolkswagen Fransa fabrikasinda kuculmeye gidiyormus, Microsoft evden calismaya gecmis boyle boyle cop haberler, meraklisina 0.1%'e hitap eden bu haberler niye genele hitap ediyor gibi cok fazla yer veriliyor medyada?
0
speedy
(25.04.21)
Apple, Microsoft gibi dev şirketlerin hangi durumda nasıl davrandığını, neler yaptığını tahmin ettiğinizin aksine çok fazla insan merak ediyor ve takip ediyor.
0
işimdeyim gücümdeyim
(25.04.21)
@işimdeyim gücümdeyim mesela yeni model cikiyor, windows 20 geliyor falan filan olsa anlarim da bu tarz habeleri kimsenin salladigini zannetmiyorum, Eczacibasinda yonetici gorur demek pandemi surecinde boyle bir yol izliyorlar hmmm falan der, otomotiv sektorundeki adam Wolkswagen ab pazarinda kuculmeye gidiyorm hmm falan der, ortalama adam niye bunlari merak eder ki
0
🌸speedy
(25.04.21)
ben de magazin takip etmiyorum mesela. normal bir insanın magazin takip etmesini de hiç anlamıyorum. fakat insanlar tıklıyor, açıyor, okuyor. demek ki benim böyle düşünüyor olmamın tek başına bir önemi yok.
0
hadsafhada
(25.04.21)
@hadsafhada +1
Global şirketlerin pandemi tedbirleri beni spor haberlerinden daha fazla ilgilendiriyor mesela.

Gazetelerdeki haberlerin yarısı çöp ama bu haberler çöp değil.
0
kobuzchu kiz
(25.04.21)
haberin çöpü olmaz online gazete için. tık getirecek her şeyi sitelerine taşıyabilirler.

bkz: kargolar bugün açık mı, kargoların bugün açık olup olmadığı merak konusu, kargolar cumartesi günü çalışıyor mu, kargoların açılış saatleriyle ilgili açıklama merak konusu vs.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.04.21)
Napsinlar dolduralim siteyi diye otu boku koyuyorlar
0
eksimeksi
(27.04.21)
Napsinlar dolduralim siteyi diye otu boku koyuyorlar +1.

Bu haberi yayinlayan elemanin atiyorum gunde 20 tane boyle urun cikarmasi lazim. Haliyle rasgele tariyor yabanci basini, bulabildiklerini ceviriyor falan.
0
hot potato
(27.04.21)
(2)

Kitap yayin ve dagitimi hakkinda soru

anthemis nobilis
Hic bilmedigim bir konu hakkinda bir sorum var. Bir kitap matbaada basilip, bandrollendikten sonra yayinevine gonderilip, ordan son saticilara (mesela kitapyurdu, kitapevleri vb) gidiyormus. Bu her baskida bu sekilde mi oluyor? Yoksa sadece ilk baskida mi? Mesela X yayinevinden cikan her kitap, her
Hic bilmedigim bir konu hakkinda bir sorum var. Bir kitap matbaada basilip, bandrollendikten sonra yayinevine gonderilip, ordan son saticilara (mesela kitapyurdu, kitapevleri vb) gidiyormus. Bu her baskida bu sekilde mi oluyor? Yoksa sadece ilk baskida mi? Mesela X yayinevinden cikan her kitap, her baski sonrasi yayinevinde mi toplaniyor? Yayinevi binlerce kitabi nerde tutuyor? Veya ilerleyen baskilarda matbaadan direkt satis kanalina gonderildigi oluyor mu? Biraz karisik sordum ama bilen var midir?
0
anthemis nobilis
(24.04.21)
Dağıtım firmalarında tutuluyor ve onlarda toplanıyor. Eğer yayınevi küçükse kendi depolayabiliyor. Punto en bilinen dağıtımcıydı. (Bilgilerim eski olabilir, güncel bilen biri yorum yaparsa onu dikkate alın)
0
kaset
(25.04.21)
Ofisleri dışında ayrıca deposu olan büyük yayınevi biliyorum.
Deposu olmadığı için bir dağıtımcıyla anlaşıp dağıtım firmasında depolayan küçük yayınevi de biliyorum.

Koşullarına ve dağıtımcıyla ilişkilerine bağlı. Ama matbaa direkt satış kanalına göndermez. O ayrı iş, nereye kaç adet gidecek, nerede hızlı tükeniyor gibi şeyleri yayınevi takip ediyor. Matbaa bütün baskıyı tek adrese teslim eder.

Şu ara emek kitap ve prefix var bildiğim büyük dağıtımcılar.
0
kobuzchu kiz
(25.04.21)
(8)

Kedi Tırnağı Kesme

oekuklu
İşlemini nasıl yapıyorsunuz? Benim kedim kesinlikle kestirmiyor. elimiz kolumuz jiletli gibi dolaşıyoruz. kedi de güçlü hayvan. erkek sarman, zaptedemiyoruz içimizden geçiyor
İşlemini nasıl yapıyorsunuz? Benim kedim kesinlikle kestirmiyor. elimiz kolumuz jiletli gibi dolaşıyoruz. kedi de güçlü hayvan. erkek sarman, zaptedemiyoruz içimizden geçiyor
0
oekuklu
(24.04.21)
Aynı durumu yaşıyoruz bizim haylazla, imkânı yok uğraşmanın. Kesmiyoruz, bırakıyoruz öylece, yaralı bereli dolaşıyoruz ortalarda :)
0
krang
(24.04.21)
Ben kedi tutmak için olan veteriner eldivenlerinden almıştım. Aileden ikinci bir kişiyle hallediyordum, tekken imkansızdı... Ön patileri keserken masaya koyup üstüne eğilip arka patileri zaptediyoduk, kesen kişi önü hallediyordu; arkalari keserken de kafa ve ön patileri tutup arka patileri emanet ediyordum. Yine de minik birkaç darbe oluyordu...
0
evanesco
(24.04.21)
Birimiz ödül maması veriyoruz, diğeri de kucağına alıp kesiyor. Yeni bir çılgın kedi var evde. Eski sahibi asla kesemedigini, veterinerde hallettiğini söylemişti. Onu da enseden tutarak kestik bir kere. Tamamını kesemedik ama önleri kesebildik.
0
elorelia
(24.04.21)
Uykuluyken uçlarından kıtlayıveriyorum ben sonrasında da ödül kıtır, çıbık falan bişeyler veriyorum.
0
hedep
(24.04.21)
Bizim büyük kedi izin veriyordu, kolayca kesiyorduk. Yanına yeni kedi geleli kestirmiyor, biz de zorlamıyoruz.

Ufağı tırnaklarını kesiyoruz çünkü çok sivri ve çok deli çiziyor her yerimizi. Ama o da her seferinde kıyameti koparıyor. Daha küçükken ben derin uyuduğu zamanları yakalayıp uyanana kadar 2-3 tırnak keserek idare ediyordum. Sonra birimiz motosiklet eldivenleriyle tutup sıkıştırırken diğerimiz tırnaklarını kesmeyi denedik ama hepimiz strese giriyoruz onu yapınca.

Sonra kedinin bug'ını bulduk. Açıklıyorum: telefon. Telefonda hoparlörü açıp konuştuğumuzda ya da görüntülü arama yaptığımızda kedi yumuşuyor, guruldayıp göbek açmaya başlıyor ve ne yapsak ses çıkarmıyor. (YouTube'dan konuşmalı video açmak yemiyor, denedim.)

Artık tırnağını keseceğimiz zaman birini arıyoruz, hoparlörü açıp telefonu koltuğa koyuyoruz. Biz konuşurken kedi geliyor, guruldayıp yuvarlanmaya başlıyor. Bir yandan sohbet edip bir yandan pıt pıt kesiyoruz tırnaklarını.
0
kobuzchu kiz
(24.04.21)
ne güzel yöntemleriniz var ya. geçen uykudayken bi tırnağını keseyim dedim, bir çizik daha yedim. kolumda türkiye haritası ile geziyorum sağolsun beyfendinin sayesinde türkiye sınırları içinde kaybolmayacağım <3
0
🌸oekuklu
(24.04.21)
ben bizimkilerle konuşa konuşa kesiyorum tırnaklarını. kucağıma almıyorum. onlar yatarken tutup kesiyorum. hep konuşuyorum bu arada onlarla sakin sakin. bir de bir seferde bir patinin tırnaklarını kesiyorum, eğer çok huzursuzlandılarsa birkaç saat sonra diğer patiyi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(24.04.21)
İki kere kestirdim, onu da bir veteriner bir de traș ettirirken. 5 yaşında dişi bir maskeliye aitim, sevgilim, kız ve erkek yeğenlerkm, komşu oğlu, erkek kuzen ve yeniden sevgilime tamamı ile uyuz ve derin kıskançlıklar içinde... Saydıklarımı gördüğü an pusu kurup, tıslıyor, koşup pati atıyor, hem de yüze... Isırma eylemini de kola yapıyor sadece. Aktif bir şekilde dışarı çıktığı için, kısır ama, tırnak kesmiyorum kendisini savunduğu ve eve girip çıkarken kullandığı yerlere tırnakları ile tutunduğu için. Yatak, koltuk, halı vs ile tırnaklarını gere gere açıyor, hallediyor... Sevgilim kıvırcık paspas getirdi de şimdi onunla oynuyor. Beni mi? Asla tırmalamaz, çok sıkıştırsam da asla. Aşık sanırım bana.
0
mahsus mahal
(25.04.21)
(5)

Merkür retrosu, karma, akış, haritalar hk.

ananiyimioguz
Özellikle de korona döneminde bunlara ilgi en çok bizim ülkemizde artmış ve ben artık vasıflı vasıfsız herkesin ağzında duymaya başladım.Tanıştığım birisi tutturdu senin haritana bakıcam diye hatta, tamam bak dedim.Ve geçmişten tarihler verdi şurda şu sıkıntıyı yaşamışsın, burda bu sıkıntıyı yaşamış
Özellikle de korona döneminde bunlara ilgi en çok bizim ülkemizde artmış ve ben artık vasıflı vasıfsız herkesin ağzında duymaya başladım.

Tanıştığım birisi tutturdu senin haritana bakıcam diye hatta, tamam bak dedim.

Ve geçmişten tarihler verdi şurda şu sıkıntıyı yaşamışsın, burda bu sıkıntıyı yaşamışsın falan diye. Bir miktar etkilenmiş olabilirim.

Fakat ben evrenin üzerimize etkisi olduğuna inansam da bu kadar ön görülebilir olduğunu düşünmüyorum.

Bunları çürütebilecek şeyler var mı elinizde çünkü pek inanmak istemiyorum. Kusucam artık herkes ömer çelakıl gibi gezmeye başladı.

Güçlü olumlu bulgularınız varsa da dinlerim. Veya makale falan varsa.
0
ananiyimioguz
(23.04.21)
buna cevap değil de nedenlerine cevap içi
Zygmunt Bauman falan okunabilir. kaos teorileri, kaos dönemlerinde neden bu tip bilim dışı şeylere insanlar sarıyor falan fikir verebilir.
0
rewlack
(24.04.21)
astroloji pseudoscience'in (safsatabilim, sozdebilim, yalanbilim gibi cevrilebilir) gunumuz toplumlarinda en cok kabul goren kavramlarindan biri.

astrolojik harita vs. vs.'nin neden sacmalik oldugunu irdeleyebilmen icin pseudoscience hakkinda okumani tavsiye ederim. bu da bir makalede anlatilamayacak kadar karmasik bir konu.

eger ingilizce okumak sorun olmayacaksa su kitap www.amazon.com seni bayagi aydinlatacaktir. (internette aratinca amazon linki cikti, ama TR'de de satiliyor. cevirisi sanirim yok).
0
lamartin
(24.04.21)
(bkz: barnum etkisi)

lamartin +1 ve Türkçe kaynak okumak isterseniz Tevfik Uyar'ın Astrolojinin Bilimle İmtihanı'nı önereyim.
0
kobuzchu kiz
(24.04.21)
* ek: pseudoscience genellikle sahtebilim olarak çevriliyor :)
0
kobuzchu kiz
(24.04.21)
Ben böyle şeylere inanmıyorum ama okumayı çok seviyorum. Takip ederim astroloji sayfalarını, çevremde de bunlara inanan, evinde ritüeller gerçekleştiren okumuş etmiş beyaz yaka sayısı çok fazla.

Bu şekilde harita okuyanlara ben yanlış bilgi veriyorum. Söyledikleri şeylerin bir kısmı yine tutuyor.

Bir keresinde yeni tanıştığım biri beni inandırmak için baya uğraşmıştı. Mesela teraziyim, ay burcum başka, haritamda1-12 arası evlerim var ve bu evlerdeki gezegenlerin konumu benim hayattaki gelişimimi gösteriyor. Her evin ve gezegenin farklı anlamı var. İstatistiksel olarak olasılıkları sana söylüyor ama hepsi tutmak zorunda da değil diyorlar. Dalga mı geçiyorsun sallasan zaten o kadar şeyden illa biri tutar ki ben doğum tarihimi yanlış söylememe rağmen yine çoğu şeyi tutturuyorsun :D

Bunların saçmalık olduğunu anlamak işin astrolojinin içine girip gerçekten nedir ne değildir öğrenebilirsiniz. Zaten kafanıza yatmaz. Bu tarz ‘new age’ inanışları gittikce popülerleşiyor.
0
jazzabel
(24.04.21)
(13)

Doğum kontrol hapı efsaneleri

damba
Düzenli bir cinsel ilişkide doğum kontrol hapı kullanmak kişiden kişiye değişmiyor mu? Bunun bana uygun olup olmadığını kadın doğumdan mı öğreneceğim? Prezervatif çok külfetli bi kullanım değil mi? Doğum kontrol hapı herkeste kilo aldırır mı? Adet düzenliyse kullanmak sakıncalı diyorlar, doğru mu? A
Düzenli bir cinsel ilişkide doğum kontrol hapı kullanmak kişiden kişiye değişmiyor mu? Bunun bana uygun olup olmadığını kadın doğumdan mı öğreneceğim? Prezervatif çok külfetli bi kullanım değil mi? Doğum kontrol hapı herkeste kilo aldırır mı? Adet düzenliyse kullanmak sakıncalı diyorlar, doğru mu? Avrupa’da çatır kullanıldığını söyledi doktorum, duydunuz mu bunu? Hatta kadınlar daha geç menapoza giriyormuş vs?
0
damba
(23.04.21)
Doğum kontrol hapı kadar hormon bozan bişey daha görmedim ben. Prezervatif kullanamayacaksanız dkh da istemiyorsanız ve bakıra alerjiniz yoksa ria kullanın, bakır olanından. O da olmuyorsa çocuk.
0
1bir1bir1
(23.04.21)
Doğum kontrol hapı veya hormon içeren diğer kontrol yöntemleri kadınlar için çok zararlı. Lütfen kullanmayın, kullandırmayın. En mantıklısı gene prezervatif. Yoksa da her gün ateşin ölçüldüğü ve vajinal sıvıya bakılarak yumurtlama zamanlarını takip etme yöntemleri var. Eğer düzgün yapılırsa çok efektif diyorlar.
0
inawen
(23.04.21)
valla doktorlar birçok hastalığa dkh yazıyor. o kadar zararlı olduğunu düşünmüyorum. birçok hastalığa da iyi geliyor.
0
jelly bear
(23.04.21)
dkh larının yan etkileri inanılmaz. prospektüse bi göz atın. farklı markaların farklı şekilde (farklı hormonlar) çalışanları var. avantajları dezavantajları vardır mutlaka.
sadece hormonal değil bi de kan pıhtısı riskleri var bazılarında


bakır coil hormonsuz bir çözüm

nuvaring denilen vajina içine takılan bi ürün var. hap gibi günde bir kez çok yüksek doz yerine çok daha az ama sürekli doz veriyor.

daha çok çeşitleri var
www.webmd.com
0
sttc
(23.04.21)
dört yıl boyunca hormon rahatsızlığımdan dolayı beş altı farklı doğum kontrol hapı kullandım. öncelikle söylemeliyim ki sözlükte ve kadın forumlarında yazan yan etkilerin hiçbirini yaşamadım. ne kilo aldım ve yüzüm sivilce tarlasına döndü ne daha sinirli bir ruh haline büründüm ne de küçücük şeylere ağlar hale geldim. kullandığım dönemde yaşadığım en belirgin sorun selülitti ki bunun da sebebi genellikle doğum kontrol haplarına bağlanıyor.

şu an doğum kontrol hapı kullanmıyorum çünkü düzenli adet döngümün tam anlamıyla içine edildi onların yüzünden. yine de korkarım ki yakında tekrar düzenlemek için doktorum yeniden başlatacak beni herhangi birine. imkanınız varsa kullanmayın derim, kullanacaksanız da doğal içerikli olanları tercih etmemenizi öneririm naçizane çünkü neredeyse hepsi tüylenme yapıyor.
0
kedimedi
(24.04.21)
üsttekilere katılıyorum, hap kullanıp bütün sisteminizi alt üst etmeyin yahu deli misiniz? partneriniz prezarvatif kullansın bir zahmet.
0
candide
(24.04.21)
1.evet dr.dan öğreneceksiniz. ayrıca kullandıkça da size en uygun çeşidi/markayı bulabilirsiniz.
2.külfetli değil. çocuk olmasından daha beter ömür boyu çektirecek bir sürü hastalık var, hiviydi, herpesiydi.. aynı kişide bile olmaz olmaz bi sefer bulaşır sonra uğraş dur yıllarca.
3.hayır. tedavi amaçlı 10 sene kesintisiz kullananlar var.
4. ne alaka?
5. e heralde kullanılıyor, ayrıca çok daha ucuz.
6. menapoz olayını bilmiyorum.
0
rewlack
(24.04.21)
İngiltere ve Amerika’da yaşadım, dr kontrolünde dkh kuşlanmaya devam ettim, bizim ülkedeki kadar dkh öldürür, allah belasını versin diye bağrışan bir güruhla karşılaşmadım. 10 senedir kullanıyorum, 6 ayda bir muayeneden geçip testlerimi yaptırıyorum ve bir sorunum yok. Homini gırtlak yersem kilo alıyorum, sağlıklı beslenince almıyorum hatta diyet yaparsam veriyorum. Regl düzenim tıkır tıkır işler, 28 günde bir, cildimde tek sivilce çıkmaz. Tabii pazardan meyve alır gibi alınmaz, dr a gidip muayene olup testlerinizi yaptırın.
0
feliss
(24.04.21)
Kondom gibi kimseye kimyasal zararı olmayan bir aygıt varken, takvim takibi gibi kimseye kimyasal zararı olmayan bir uygulama varken, ria gibi kimseye kimyasal zararı olmayan bir şey varken doğum kontrol hapı kullanmanın tek anlamı "kendimi sevmiyorum siz de beni sevmeyin"dir.

Arkadaşlardan bazıları bu haplar hakkında abarttığımızı söylemişler ama ilaçların içeriklerinin ülkeden ülkeye değiştiği gerçeğini unutmuşlar, bu ülkede bilmem kaç yıl boyunca doğum kontrolü uygulandı hatırlatırım. Ayrıca toplumca denek olarak kullanıldığımız da ortada. Bu aşırı iyi niyetinizin sebebini anlamak gerçekten mümkün değil.

Tekrar ediyorum, kondom hastalık bulaşmasını daha çok önlerken, ria gebeliği daha fazla önlerken, takvim uygulaması sağlığınıza daha fazla dikkat etmenizi sağlarken doğum kontrol hapı kullanmanız kendinize zulmetmeniz ve partnerinize de bu izni vermeniz demektir. Gelecek neslinize de nasıl bir gen kalıntısı bırakacağınızı da hiçbirimiz bilmiyoruz, bilemeyiz.
0
1bir1bir1
(24.04.21)
kdh kullananlar hepatik adenomu da bilmeli. subkutan implanon hekimine sormalı. kendisi için endike midir diye. bu işin bencesi sencesi yok. bazı yorumları gördüm çok üzüldüm. şu tarih itibariyle bazı verilere dayanılarak herşey net. sencesi bencesi o araştırmalara göre yok. bir araştırma daha yapılır işler değişir bu sefer ona inanır tıp. Dünya da saygın dergiler vardır onlar baz alınır. Türkiyede ki köşe yazarlarından değil. Herkes güncel olmalı hekim de hasta da
0
hunharca ben
(24.04.21)
- takvime güvenmek büyük risk, asla takvim ve/veya geri çekilme yöntemiyle doğum kontrolü uygulamayın.
- yıllarca dkh kullandım, regl ağrısından acillerde serum yiyen bir insanken doğum kontrol hapı hayatımı öyle kolaylaştırdı ki kutusuna sarılıp uyuyabilirdim.
- tek eşliyseniz ve partnerinize güveniyorsanız dkh ya da ria tek başına yetebilir. Yine de bunlara ek olarak kondom kullanmaktan zarar gelmez.
- bu konuda bize değil doktorunuza güvenin, çok çeşitli hap var, biri sizi rahatsız edecek yan etkiler yapabilirken diğeriyle acayip mutlu olabilirsiniz. Ama bunu doktorla yapmalısınız.
- ayrıca @feliss +1
0
kobuzchu kiz
(24.04.21)
Yan etkileri ancak kullanılınca anlaşılıyor. Ben kullanırlen sinir küpü şeklinde dolaşıyordum ve libidom yerlerdeydi. Kimisinde hiçbir etki olmuyor.
0
cilekli krep
(24.04.21)
www.instagram.com

7. sayfa. Buyur.
0
1bir1bir1
(28.04.21)
(6)

Kamp sandalyesi

freebird5406_2
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQUu0wzZa0ob0zH7LI1l7VNECiBfF6pZmvaXA&usqp=CAUBu tarz sandalyede oturmak rahat mı, ne kadar süreden sonra rahatsızlık vermeye başlıyor, açısından dolayı boyun ağrısı yapıyor mu, kullanan varsa yazar mı ? :)iyi kötü başka özellikleri varsa onları d
encrypted-tbn0.gstatic.com

Bu tarz sandalyede oturmak rahat mı, ne kadar süreden sonra rahatsızlık vermeye başlıyor, açısından dolayı boyun ağrısı yapıyor mu, kullanan varsa yazar mı ? :)

iyi kötü başka özellikleri varsa onları da bilmek isterim
0
freebird5406_2
(22.04.21)
Şu anda tam olarak bunlarda oturuyoruz. Misafirimiz "ben de bunlardan alayım memlekete dönünce" dedi. Yanımızdan geçen bir teyze durup nereden aldığımızı sordu, markasını öğrenip gitti. Hastasıyız.

*Boyun ağrısı yapmıyor ama dik oturmak mümkün değil, illa yayılıp kaykılıp oturacaksınız.
0
kobuzchu kiz
(22.04.21)
ayağa kalkmak gömülü oturduğunuz için biraz zor ama niye ayağa kalkıyoruz ki?
0
selam
(22.04.21)
tesadüf - 2 saat önce aldım internetten.
geçen yaz arkadaşımınkini kullandığımda rahat bulmuştum. pratik gelmişti ve oldukça hafifti.
0
asisamus
(22.04.21)
Ben de bunlardan istiyorum hangi marka bu? Nereden?
0
somethinginthewayshemoves
(23.04.21)
@something
23 nisan cuma (bugün) bim e de geliyormuş istersen bir bak yoksa internette de bol bol bulunuyor, preseat ya da north pacific kamp sandalyesi diye aratabilirsin
0
🌸freebird5406_2
(23.04.21)
Yaa harikasın freebird <3 bakayım hemen bugün
0
somethinginthewayshemoves
(23.04.21)
(6)

Kitapyurdu vs İdefix

ms brownstone
Aylardır hatta belki 2 senedir falan internetten kitap alışverişi yapmadım. Eskiden internetten kitap alacaksam sırf paketlemede daha iyi olduğunu düşündüğüm için Kitapyurdu’nu tercih ettiğimi hatırlıyorum ama güncel durumlarını bilemedim. Alacağım kitapların hepsi bu 2 sitede mevcut şu an. Çok acil
Aylardır hatta belki 2 senedir falan internetten kitap alışverişi yapmadım. Eskiden internetten kitap alacaksam sırf paketlemede daha iyi olduğunu düşündüğüm için Kitapyurdu’nu tercih ettiğimi hatırlıyorum ama güncel durumlarını bilemedim.

Alacağım kitapların hepsi bu 2 sitede mevcut şu an. Çok acil bir şey olmadığı için kargo birkaç gün gecikse bile çok sorun değil ama paketlemenin özenli olması ve kitapların hiç buruşup kırışmadan gelmesi çok önemli. Bu durumda hangisi daha iyi sizce?
0
ms brownstone
(22.04.21)
en iyisi amazon. kidega vs. enpara indirimi oluyor o yönden iyi. ben kidega kullanıyorum genelde.
0
westblack
(22.04.21)
Eganba <3
0
kobuzchu kiz
(22.04.21)
Bana en hasarsiz sekilde amazon gonderiyor hep, kutuyu kagitlarla filan doldurup boyle.

Bir de bir keresinde istanbulda pandora'dan getirtmistim. Muthis ozenli bir paketlemeydi, inanamadim.
0
invictae
(22.04.21)
idefix turkuvaz'a ait. a haber'in grubu yani. ona göre yap alışverişini. :)
0
filteria
(22.04.21)
İkisi arasında kitapyurdu daha iyi. Ama amazon hepsinden iyi.
0
pispinti
(22.04.21)
idefix = turkuvaz.

kidega da fena değil +1
0
avianthem
(22.04.21)
(3)

Kremalı makarna sorunsalı

bir peynir kutusu kibrit
Merhaba ahali,Tavuk dünyasında veya bazı mekanlarda yapılan makarnalarda yoğun bir krema tadı var. Makarnanın üstünde krema kalıyor. Bunu nasıl başarıyorlar? Ben evde kremalı tavuk yaptığımda tadı geliyor ama o yoğun tadı yakalayamıyorum. Ölçüyü artırdığım zaman da altında su gibi krema kalıyor. Bu
Merhaba ahali,

Tavuk dünyasında veya bazı mekanlarda yapılan makarnalarda yoğun bir krema tadı var. Makarnanın üstünde krema kalıyor. Bunu nasıl başarıyorlar? Ben evde kremalı tavuk yaptığımda tadı geliyor ama o yoğun tadı yakalayamıyorum. Ölçüyü artırdığım zaman da altında su gibi krema kalıyor. Bu bahsettiklerim nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kremanın kıvamı da sanki biraz katı oluyor onların yaptıklarında :// Nasıl başarıyorlar?
0
bir peynir kutusu kibrit
(20.04.21)
Un ekliyorlardır.
0
archmage mahmut
(20.04.21)
Nişasta ekleyen de var
0
aslil
(20.04.21)
Makarnanın suyuna yağ koymayın, sosun tutunmasını engelliyor.

Bir de sosa un ya da nişasta +1
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
(8)

İngilizcede şu kullanım doğru mu?

Unde bach canim
I can don’t use what is tested on themBurada can’t ile can don’t arasındaki kullanm farkını anlayamadım. Kullanım yanlış mı? Doğruysa can zaten geniş zaman ifadesi değil mi de ayrıca do yardımcı fiili kullanılmış?
I can don’t use what is tested on them

Burada can’t ile can don’t arasındaki kullanm farkını anlayamadım. Kullanım yanlış mı? Doğruysa can zaten geniş zaman ifadesi değil mi de ayrıca do yardımcı fiili kullanılmış?
0
Unde bach canim
(20.04.21)
can ve do (yardımcı fiil olan) bir arada kullanılmaz.

ya can't ya da don't diyebilirsin.

bu arada "what is tested on them"da da sorun var. tam olarak ne demek istiyorsun?
0
sir gawain
(20.04.21)
Sanırım "I'm able not to use what is tested on them", "I'm capable of avoiding to use what is tested on them" gibi bir anlam verilmek istenmiş ama kullanım yanlış gibi duruyor. yanlış olmasa bile alışılmadık ya da "olmasa daha iyi olurdu" kıvamında duruyor.
0
akhenaten
(20.04.21)
yanlis; can ve do beraber kullanilmaz.
0
bay b
(20.04.21)
Olmasa daha iyi olurdu da değil, hiç olmaz. Ne demeye çalışıyorsunuz tam olarak?
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
@kobuzchu
Ben demiyorum, grupta yazdılar. Garip geldi zaten ikisi de geniş zaman yardımcı fiili.

@akhenaten
Evet öyle dedi sonrasında.
0
🌸Unde bach canim
(20.04.21)
Şöyle söyledi sonrasında “ I can not to use products which are tested on animals”
0
🌸Unde bach canim
(20.04.21)
I can TRY not to use products which are tested on animals. (bir fiil olmalı)

I can not use products which are tested on animals. ('to' fazla)

Bu arada 'which are' yerine 'that are' daha makul
0
latchet
(20.04.21)
başka bir fiilin yardımına ihtiyacınız var.

-I can avoid using...
-I can deny using...
-I can try not using...
-I can manage not using...

Gibi.

Evet do da bir fiil. Onu niye kullanamıyoruz can'den sonra diyebilirsiniz. Ama do aynı zamanda bir yardımcı fiil. Diyeceksiniz ki "I can do it" diyebiliyoruz ama...

işte use'dan önce yardımcı fiil olan do'yu (can'den dolayı) kullanamıyoruz. fiil olan do'yu ise kullanmamız anlamsız oluyor. oraya uymuyor.
0
dilemma of subscribtionability
(21.04.21)
(4)

Oruçken çok gülmek

mg3929
Oruçken izlediğim sitcoma ve sosyal medyadaki paylaşımlara sesli kahkaha atıp yarılarak eğlendiğimi fark ettim. Normalde izler gülümser geçerim. Oruçken zeka geriliği yaşıyor olabilir miyim? Yoksa mutluluk hormonu falan mı geliyor bi yerlerden
Oruçken izlediğim sitcoma ve sosyal medyadaki paylaşımlara sesli kahkaha atıp yarılarak eğlendiğimi fark ettim. Normalde izler gülümser geçerim. Oruçken zeka geriliği yaşıyor olabilir miyim? Yoksa mutluluk hormonu falan mı geliyor bi yerlerden
0
mg3929
(20.04.21)
Başlığın devamında "orucu bozar mı?" diyeceksiniz diye çok korktum.

Belki ibadetinizi yapıyor olmak huzur veriyordur, stresinizi azaltıyordur. Ondandır :)
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
ben oruçken açlıktan inzivaya çekilip sessizliğe ve sinire bürünüyorum. muhteşem olay bu.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(20.04.21)
Böyle yan etkileri varsa ben de oruca başlayayım. Fizyolojik altyapısını bilmiyorum, meditatif bir alana girmissindir, yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi ibadetini yerine getirdigin için huzurlu hissediyorsundur. Bir de yemek yeme hazzını ertelemek de bir nevi dopamin detoksu olduğundan izlediğin sitcomlara iki kat fazla gülerek arayı kapamaya calisiyorsundur. Nedeni önemli değil, sonucu beğendim. Bu kadar insanın bir bildiği var demek ki, oruç tutmayı bir düşüneyim.
0
epistemic_regress
(20.04.21)
Dopamin reseptörleri ile alakalı olabilir. Oruçluyken dopamin alamıyorsun böyle en küçük şeyler bile sana zevk vermeye başlıyor.

(bkz: dopamin reseptörü)
0
komando kani var bende
(20.04.21)
(9)

Bebek 2.ay aşısı ve ateş?

mikahakkinen
aşımızı olduk hemşire 38.5u geçerse, calpol veya fitil koyun dedi. ancak internete baktığımda 38i geçerse hemen dra gidin vs yazmış herkes. yani neye göre kime göre? çocuğun ateşinin olması iyi çocuğun savaştığını gösterir diyorlar. internet anne babaları biraz abartmıyor mu?
aşımızı olduk hemşire 38.5u geçerse, calpol veya fitil koyun dedi. ancak internete baktığımda 38i geçerse hemen dra gidin vs yazmış herkes. yani neye göre kime göre? çocuğun ateşinin olması iyi çocuğun savaştığını gösterir diyorlar. internet anne babaları biraz abartmıyor mu?
0
mikahakkinen
(20.04.21)
Çocuğum yok, kedilerim aşıyı ateşsiz atlatıyor. Ama internette böyle şeyler hep abartılıyor zaten. Hani başı ağrısa beyin kanseri, midesi bulansa mide kanseri çıkıyor ya insan.

İnternete değil hemşirenize güvenin. Doktora gitseniz de size önerdiklerinin aynısını yapmayacaklar mı?
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
Konuya uzağım ama en kötü doktorun söylediği en woke ebeveynin söylediğinden iyidir. Sen doktorunu dinle.
0
epistemic_regress
(20.04.21)
bir ateşin yüksek denebilecek noktaya gelmesi bile farklı ölçüm noktalarında farklıdır. mesela kulaktan ölçüğün 37 ile ağızdan veya koltuk altından veya makattan ölçtüğün 37 ile aynı yükseklik seviyesinde değildir. Kulaktan ölçersen 38 üstü ciddi iken makattan ölçersen 37 üstü risklidir gibi gibi. rakamları attım. internette araştırıp bulabilirsin.
0
hlt1985
(20.04.21)
makattan riski biliyorum. örneğin ağızdan 38.
0
🌸mikahakkinen
(20.04.21)
internet anne babaları çok abartıyor. normalde çocuk gece uyuyabiliyorsa calpol bile kullanılmasa olur.
0
nuisance
(20.04.21)
bizimki hiç ateş yapmadı 2 yaş aşıları da bitti hala ateş yok.
fitil kalındır 2 aylık için ortadan 2 ye bölün.
39 a kadar ses etmeyin
0
summatinyourteeth
(20.04.21)
En fazla ateş yapan difteri tetanoz boğmaca aşısında bile hemşirenin önerisi yetiyor.
Ateş olursa bebeği soyun, nemli bezlerle koltuk altından serinlemeye çalışın. Yanında fitil de uygulayın.
0
pro9it9is9
(20.04.21)
internet anne babaları fazla abartıyor. ikinci ay aşısı verem ve ismini unuttuğum diğer iki aşıdan oluşuyor, özellikle verem baya ateş yapar. kolay değil, üç aşı oluyor çocuk. oğluma da mart ayında yaptırdık veremi ve akşamına baya ateş yaptı. 38'i de geçti. ama dediğiniz gibi calpol vermekle yetindik.

biraz sıkıntılı bir akşam geçirdi ama sabahına ateşi normale dönmeye başlamıştı. sizinki de öyle olur kanımca. şu anda hastaneye böyle şeyler için gitmeye gerek yok. hastaneye gitmek daha bir risk hatta.

doktor, hemşireden ziyade annenize ya da tecrübeli birine sormanız da kabil böyle durumlarda. doktor da bir getirin bakalım diyecek nihayetinde.
0
mermize
(20.04.21)
Biz aşı olduğunda ateşi hemen takip etmeye başlıyoruz. Örneğin normalde 36larda seyrediyor, 37.5'u geçmeye başladıysa ve çocuk huzursuzsa çok ağlıyorsa dolven veriyoruz. Çocukta huzursuzluk yoksa ateşi takibe devam ediyoruz. Şimdiye kadar 38'i hiç geçmedi. Yazdıklarım doktor tavsiyesi değildir ama biri doktor biri sağlıkçı olan ebeveynler olarak uygulamamız bu şekil.
0
curukturpkokusu
(20.04.21)
(8)

eksiduyuru'da her gun baktığınız, tıkladığınız yerler?

buenosdias
ben sadece genel duyuruları kullanıyorum. merak ettim bir tek ben mi böyle kullanıyorum.https://resmim.net/i/DrN2y
ben sadece genel duyuruları kullanıyorum. merak ettim bir tek ben mi böyle kullanıyorum.
resmim.net
0
buenosdias
(20.04.21)
4'ün yanı sıra kendi duyurularıma ve cevap verdiklerime bakıyorum. kategorilerden de gönül işlerine bakıyorum çünkü masaüstü sitede gönül işleri duyurular anasayfada yer almıyor. son cevaplananlara hiç bakmıyorum. bir de yeşil yanarsa mesajlarıma bakarım. Cevapla ya da Her Bir Şey butonlarını hiç kullanmıyorum.

@himmet dayi diye yazılınca bildirim gelse mesela cevap verdiklerime bakmam, bildirimlere bakarım direkt. Benim duyurularımda da "cevap gelince bildirim gönder" gibi bir özellik olsa mesela... Neyse yine boş hayallere kapıldık...
0
himmet dayi
(20.04.21)
Sadece önüme düşen ''Bugün'' kısmında takılıyorum, çok nadir de olsa arada, alınık ve gönül işlerine takılıyorum
0
paramolacak
(20.04.21)
3-4-5
0
jelly bear
(20.04.21)
2, 5 ve 6'yı hiç kullanmıyorum. Aramaya inanmadığımdan değil, google daha iyi buluyor aradığımı.

1 - her bir şey : aşk meşkli duyurular bu menü altında görünüyor. 10 yıldır kullanıyorum ekşiduyuruyu. bunun nedenini hala anlamadım ama eminim çok zekice, aklımın ucundan dahi geçmeyecek müthiş bir sebebi mutlaka vardır bunun.

2 - Benimkiler -> benim cevap verdiklerim
3 - Duyuruların listelendiği ana ekran.

Yukarıda BUGÜN'ün yanında CEVAPLA diye bir menü olduğunu ilk defa gördüm.
0
IncredibleMau
(20.04.21)
@IncredibleMau bir ara gönül işleri kategorisi çok aktifti, hem gönül işi soruları hem ifşalar falan dolayısıyla. Epey bir insan isyan ettik, "bunlar ana sayfayı dolduruyor, diğer sorular çabucak kayboluyor yeter lan bıktık dedikodudan" diye. O yüzden gönül işleri ana sayfada yok, her bir şey'de var.

Ben "her bir şey" ve "cevapla" dışındaki her şeyi kullanıyorum galiba ya, açık görünüm kullanmıyorum bir de. Son cevaplananlarda bazen bir başlık dikkatimi çekiyor, o neymiş diye bakıyorum. Bildirimlere bakıyorum, benimkilere bakıyorum. Kategorilerden gönül işlerine gidiyorum.
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
Anasayfayı aşağıya doğru tarıyorum bildiğim şeyler varsa cevaplıyorum
onun dışında mutlaka
Benimkiler -> benim cevap verdiklerim
ve alınık satılık a bakıyorum
0
rentts
(20.04.21)
@kopuzchu kız teşekkürler. aydınlandım.
0
IncredibleMau
(20.04.21)
1 - "BUGÜN"de herşeyin olduğunu sanıyordum ben. BUGÜN'de neler yer almıyor?

2 - Sağda bildirimlere bakıyorum, benim cevap verdiklerime cevap gelmiş mi? Sonra sıradan bir kaç soru okuyorum, genel olarak zamanım varsa ilk sayfayı komple okuyorum.
0
co2s2
(20.04.21)
(25)

Hala korona geçirmemiş kimler var aramızda?

pati
Son zamanlarda bakıyorum duyuruda herkes korona olmuş/geçirmiş.Hala korona olmayan kaç kişi kaldık merak ettim.Edit: maşaallah diyelimEdit 2: çalışıyorum ve yasak olmadığı zaman geziyorum, hiç eve tıkılmadım.
Son zamanlarda bakıyorum duyuruda herkes korona olmuş/geçirmiş.
Hala korona olmayan kaç kişi kaldık merak ettim.

Edit: maşaallah diyelim
Edit 2: çalışıyorum ve yasak olmadığı zaman geziyorum, hiç eve tıkılmadım.
0
pati
(20.04.21)
ben geçirmedim ama haftasonu yapacağım otobüs yolculuğu sonrasında burayı editlerim muhtemelen :D
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.04.21)
ben de olmadım ve gitgide bunalıyorum çember daraldıkça
0
passion rules the game
(20.04.21)
ben ve ailemden kimse olmadı. en yakın işyerinde ve komşularda oldu şimdiye kadar. arada önemli süre yakın temas kurduklarım da oldu. 3 kez falan farklı sebeplerle test yaptırdım ama hala negatifim. genlerle alakalı bir şeyler olduğunu düşünüyorum.
0
reanarchy
(20.04.21)
ben de olmadım. yazın 3 ayımı hep hastanelerde geçirdim, şimdi de her gün iş saatlerinde toplu taşıma kullanıyorum ve iş gereği adliyede oluyorum. aşırı da dikkat etmiyorum yani, tek kat maske takıyorum, işim bitince dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
Olric
(20.04.21)
Ben geçirmedim. Ben ki her sene ağır bir grip geçiririm ve alerjik rinitim var. Bir senedir maske takıp dokunduğum yerlere dikkat ettiğim için, kalabalık ortamlara hiç girmediğim için ve işe kendi aracımla gidip geldiğim için nezle bile olmadım. Hatta alerjim bile iyileşti.
0
Tutkun
(20.04.21)
ben de geçirmedim.
evden çalıştığım için genelde evdeyim, haftada 1 markete gidiyorum sadece.
evden çıktığım anda çift maske takıyorum aylardır.
normalde kronik sinüzit, farenjit, alerji hepsi var, her kış en az 2-3 kez antibiyotik kullanırdım, bu kış hastalanmadım.
0
la lykia
(20.04.21)
Ben de olmadım ama çok ciddi derecede eve tıkılmış durumdayım 1.5 senedir. Ufak bir iki tatil ve kayak dışında gerçek manada evim dışında kapalı bir ortama hiç girmedim.
0
roket adam
(20.04.21)
ben. nerdeyse her gun metro, otobus, minibus kullaniyorum. sokaktayim. ama olmadim henuz.
0
buenosdias
(20.04.21)
ben geçirmedim. gerçi geçtiğimiz yılın şubat ayından bu yana en az üç kez birkaç gün yataktan çıkamamalı, ateşli, sırt-bel ağrılı rahatsızlıklar yaşadım ama farklı zamanlarda yaptırdığım iki test negatif çıkmıştı. "covid geçirsem ölürdüm" diye düşünüyorum, o yüzden farkında olmadan geçirmediğim kanaatindeyim.
0
der meister
(20.04.21)
Ben ve ailem bir çok kez birinci derece temaslı olduk ama henüz hiç birimiz korona olmadık. 2019un sonunda abim askere gitmişti, yurt dışından askerliğe gelen çok varmış birliğinde. Askerde hasta oldu, aşırı derecede ciğerden gelen öksürük, halsizlik, kanlı gözler vs. Zaatüre olabilir dediler o zaman. Askerden gelince (bedelli :)) sırasıyla hepimiz hastalandık ama onun kadar şiddetli değildik. Belki o dönem geçirmiş olabiliriz diye düşünüyoruz.
0
cometome
(20.04.21)
Ben. Maske var, mesafe elimden geldiğince.. entübe olurum altıma bez bağlarlar korkusuyla her şeyi askıya aldım. Son 1 senedir tek sosyal aktivitem market alışverişi. Virüsü kaparsam yakarım bu gezegeni!
0
IncredibleMau
(20.04.21)
Ben olmadım. Evden zorunlu haller dışında çıkmıyorum. Kimseyle görüşmüyorum.
0
suicides underground
(20.04.21)
Ben geçirmedim. Tek yaşıyorum. Her gün metrobüs + otobüs kullanıyorum.
0
ceketimi alip cikcam
(20.04.21)
Ben de geçirmedim. Birkaç ay önce mecburi 2 saatlik otobüs yolculuğu, geçen ay da bir ay içinde iki uçak yolculuğu yaptım yine bir şey olmadı şükür.

Belki semptomsuz atlattım bilmiyorum ama kendimi hiç kötü hissetmedim. Normalde soğuk algınlığı vs. olurdu o bile olmadı bu sene artık maskeden mi sürekli evde olmaktan mı bilmiyorum.
0
chicha_v2
(20.04.21)
Bu süreçte evlendim, nikah yaptım, ev için zibilyar kere alışverişe çıktım, balayı ayağına akdeniz şeridini gezdim, öğretmen olduğum için günlerce yüz yüze eğitim verdim, küçücük salonlarda seminer ve eğitimlere katıldım, totalde 2-3 kere toplu taşıma kullandım, uçağa bindim, evime girip çıkanlar oldu, hatta covidli bir arkadaşla karantina dolayısıyla 20 gün aynı evde kaldım. 4 kere test oldum 4 kere negatif.

beni incelesinler bence bu işin çözümü bende gizli.
0
wild honey suckle
(20.04.21)
ben olmadım. mart 2020 -haziran 2020 evden çalıştık. haziran -ekim arası ofise döndüm. o dönemde mağazalara girip alışveriş de yaptım, öğlen arasında abartmadan cafe/restoranlarda yemek yedim. yazın bir kere uçağa bindim, tatil yaptım. ekim'den beri evden çalışıyorum. bu esnada hiç dışarıda oturup yemek yemedik. toplu taşıma bir kere kullandım. zorunlu olduğu için doktor ziyaretlerim oldu, hatta ameliyat oldum.
0
nzessia
(20.04.21)
Ben de olmadım. Bildiğim kadarıyla olmadım en azından.

Burnumuzun dibine kadar da geldi hastalık aslında, eşimin kızkardeşi hamileyken geçirmiş ki o aralar aynı arabaya bindik, beraber yemek yedik vs. Geçen hafta çok yakın arkadaşlarımız pozitif çıktı, test yaptırmalarından bir gün önce "sahile gidelim hava alalım" dediğimizde "pozitif temasımız var, ne olur ne olmaz gelmeyelim" demişlerdi bize.

Evden çalışıyorum, son bir yıldır toplu taşıma 3-4 kez kullandım. AVM'ye veya market manav vs dışında bir mağazaya en son ne zaman girdiğimi hatırlamıyorum bile artık. Tatil yapmadım, dikkat ettiğine güvenmediğim insanlarla bir araya gelmedim, tedbirler gevşedi ben gevşemedim. Zaten evcimen insanım, sosyalleşme davetlerini reddetmek için güzel bahane oldu, oturuyorum işte evde.

Edit: Bak unutmuşum, geçen yaz bir nikaha ve nikahtan sonra meyhanede 20-30 kişilik yemeğe katıldım. Bir yıldan fazladır sanırım 2 kez dışarıda oturup yemek yedim, biri bu nikahtı.
0
kobuzchu kiz
(20.04.21)
geçen sene şubatta baş ağrılı, sümüklü, kırıklı falan bir hasta oldum ama korona mıydım bilmiyorum. iki gün gibi kısa bir sürede toparladım, emin olamıyorum o yüzden.

eksisozluk.com

bıyıklarımı, sakallarımı, elimi devamlı ağzıma götürürüm, öyle dezenfektan mezenfektan işlerine de hiç girmedim. maskeyi binalarda mecbur takıyoruz tabii de, bulunduğum ülkede sokakta bile zorunlu olmasına rağmen sokakta takmıyorum mesela. haftanın 3 günü de komple işe gidiyoruz.
0
chezidek
(20.04.21)
Geçirmedim. Evden çıkmıyor değilim. 3 kere uçak yolcuğu yaptım, hatta bu perşembe yine yapıyorum. kalabalık ev ortamlarında takıldım. Mekanlara girdim çıktım. toplu taşıma kullandım ama hala geçirmedim. Veya geçirdim belirti göstermedim onu bilemiyorum :D

Maşallah herkese <3

*Haaa bir kere de ameliyat oldum :D
0
eazy
(20.04.21)
Bizim eve de girmedi neyse ki. Eşimle birlikte evden çalışıyoruz. Market alışverişini internetten yapıyoruz. Ayda 1 belki anne baba ziyareti yapıyoruz.
0
chavezding
(20.04.21)
Geçirmedim veya belirtisiz geçirdim. Önlem olarak sadece toplu taşımaya zorunlu haller dışında binmedim onun dışında hafta sonu dahil neredeyse her gün insanlarla temasım oldu.
0
iwasbornonamountainside
(20.04.21)
Bildiğim kadarıyla geçirmedim. Bir yıldır zorunluluk harici evden çıkmadım. Geçen hafta okullar kapanana kadar da bir ay boyunca haftanın dört günü yüz yüze ders verdim. Aşıyı bekliyoruz bir umut.
0
sadakatsiz
(20.04.21)
her yere girip çıkıyorum, maske, mesafe gibi önlemleri de gerçek bir endişe duyduğumdan değil, "dostlar alışverişte görsün, linç yemeyelim" diye uyguluyorum. henüz hastalanmadım.

benim tavrımın doğru olduğunu savunmuyorum ama bazı insanlar kara veba, ebola salgını varmışçasına para, poşet filan dezenfekte ediyorlar. onları da anlayamıyorum.
0
filteria
(20.04.21)
Önlemlere pek önem vermem, dezenfektan kullanmam, spor salonu, yazın full havuz, avm, kafe, restoran her şey var. Hala olmadım. Olacağımı da düşünmüyorum.
0
zoghurt
(20.04.21)
ben. ailemden de kimse geçirmedi çok şükür. çalıştığım yerde de bizim departmanda kimse geçirmedi. toplu taşıma kullanmadım hiç geçen seneden beri, az da olsa gezdim bu süreçte ama hep dikkat ettim hijyenime. arkadaşım pek yok :( sanırım o yüzden...
0
theseachange
(20.04.21)
(6)

Tavuk yemeği dışarıda bozulur mu?

kaptan maydanoz
Dün iftardan sonra buzdolabına koymayı unutmuşum. 1 tencere tavuklu bezelye yemeği. Bozulmuş mudur? Bir de pilav vardı 1 tencere. O da mı çöp?
Dün iftardan sonra buzdolabına koymayı unutmuşum. 1 tencere tavuklu bezelye yemeği. Bozulmuş mudur?
Bir de pilav vardı 1 tencere. O da mı çöp?
0
kaptan maydanoz
(19.04.21)
havalar hâlâ soğuk, bozulmamıştır.
zaten tadından, kokusundan anlaşılır.
bozulan pilav ekşir hemen.

kokularında bir sorun yoksa bir şey olmaz.
0
blatta hiberna
(19.04.21)
Evde kombi yanıyorsa ya da kombi kapalıysa bile mutfak buz gibi değilse tavuğa güvenmezdim ben olsam.
0
kobuzchu kiz
(19.04.21)
yemeğin bozulması aslında üreyen bakteri miktarına ve bakterinin üreme hızına bağlı diye biliyorum. yani bozuk yemekten kastımız besin zehirlenmesine yol açacak yemek ise.

bahsettiğiniz yemekte, özellikle tavuk yemeği olduğu için bakteri ürediği kesin.

ama ne kadar bakteri üredi ve o miktar sizi ne kadar rahatsız edecek? bu soruların cevapları dış etkenlere ve bünyeye göre değişebilir.

atıyorum x birim bakteri üremiştir, ben yesem tüm gün tuvaletten çıkamam ama siz yeseniz 1-2 ishal ile atlatırsınız.

besin zehirlenmesine yol açacak kadar bakteri üremediyse kokudan anlaşılmayabilir de.

bence de tavuk yemeğinde riske girmemek lazım, besin zehirlenmesi riskini göze almayın covid-19 varken. hem bünyenizi sarsar, hem de serum vs gerekirse hastaneye gitmek gerekir o da başka bir risk.
0
la lykia
(19.04.21)
tavuk yenmez pilava bir şey olmaz.
0
pispinti
(19.04.21)
Tavuk yemeği bu durumda riskli, tavuk suyu ile yapıldıysa, pilav da riskli.
0
cursor
(19.04.21)
Attım ikisini de :')
0
🌸kaptan maydanoz
(19.04.21)
(3)

Kedi İlaç/Aşı Fiyatları

nop
Daha önce de bir iki kedi sorusu sormuştum, acemisiyim.Bahçeye gidip gelen kedilerden ikisiyle ahbap olduk. Yazın ilk gördüğümde bebekti bunlar. 1 yaşın altındadırlar.Birisi sarman-beyaz. Öbürü beyaz, sarman lekeleri var. yüzünün yarısı da tam ortadan sanki maske takmış gibi baya hoş bir gri.Neyse,
Daha önce de bir iki kedi sorusu sormuştum, acemisiyim.

Bahçeye gidip gelen kedilerden ikisiyle ahbap olduk. Yazın ilk gördüğümde bebekti bunlar. 1 yaşın altındadırlar.

Birisi sarman-beyaz. Öbürü beyaz, sarman lekeleri var. yüzünün yarısı da tam ortadan sanki maske takmış gibi baya hoş bir gri.

Neyse, bunların eve kısa süreli olarak kısıtlı yerlere girmelerine ses çıkarmıyordum. Sonra farkettim ki aşırı miktarda kedi tüyü oluyor.
Bu iş için yapılmış tarağa benzer bir aletle tarayıp dökülen tüylerini aldım. Avuç avuç tüy çıktı. 2 gün sonra paçama süründüler, yine tüy oldu.

Bunlarla sadece bahçedeyken haşır neşir olmaya kadar verdim. Sarman olan adeta tapınıyor. Boş bulununca kucağıma atlıyor, yürürken ayaklarımın altına yatıyor. Bir kutu koydum camın önüne, 12 saat filan uyuyor. Arada gidip kafasının tepesi altında kalacak şekilde yamuk yumuk uyumasını seyrediyorum.

Neyse, konu dağıldı. Ben bu hayvanların dış parazit iç parazit neyse, hem kendileri için hem de kendi sağlığım için gerekli aşı ilaç vs neleri varsa yaptırmak istiyorum.
Bulunduğum bölgeye yeni taşındım. Nalburundan marketine her şeyin fiyatı gözlemlediğim kadarıyla öpme üzerine kurulu. Veterinerler de böyle midir bilemiyorum. O yüzden ilk aşamada yaptırmam gereken aşıların fiyatları hakkında bilgi almak istiyorum. Durduk yerde buse kondurmasınlar.

Bir de pire, kene için enseye damlatılan mı sıkılan mı ilaçlar oluyormuş. Bunları veteriner mi yapmalı, benim alıp yapabileceğim şeyler mi? eksi'de pire için bir damla markası önermiş mesela birisi. ama online olarak satan bir yer göremedim. hayvan ilaçları sadece veterinerden mi alınıyor? dediğim gibi konunun yabancısıyım, aşırı saçma sorular olabilir bunlar.
0
nop
(19.04.21)
İç dış parazite iki ayda bir 80 lira veriyoruz. Bir önceki 130 TL alıyordu mesela. Kliniğe göre değişiyor.

İç dış dışında karma ve kuduz aşıları var. 120şer lira senede bir defa. Sadece ilk sene iki doz şeklinde diye biliyorum. Lösemi var ama biz yaptırmadik. Tartışmalı bir aşı, araştırabilirsiniz. Kuduz yaptırmayan da var mesela trde görünmüyor diye. Size kalmış biraz. Ama sokakta yaşayan kedi için iç dış parazit ve karma aşıyı mutlaka yaptırın. Uygun bir yer bulursanız gördüğünüz gibi çok da pahalı değiller aslında. Arayıp fiyat alabilirsiniz.

İç dışı siz de yapabilirsiniz. Hekim ilaç veriyordur ücreti karşılığında. Hap var damla var yani yapılabilir şeyler. Biz aynı zamanda genel muayene olsun diye kliniğe gitmeyi tercih ediyoruz. Kulağına, dişlerine, karnına vs de bakıyorlar çünkü hazır gitmişken.
0
elorelia
(19.04.21)
Bulunduğunuz şehrin veterinerler odası web sitesine bakın, orada taban fiyat listesi olmalı. Şehirden şehire çok değişiyor. Makul veterinerler taban fiyatın çok üstüne çıkmıyor, ona göre değerlendirin fiyatları.

Ense damlasını veterinerden alacaksınız evet, bence kendiniz yapabilirsiniz hatta sokak kedilerine yapacağınızı söyleyip nasıl uygulanacağını veterinerden öğrenin.

Seneye boy boy kedileriniz olmasını istemiyorsanız geç olmadan kedileri kısırlaştırın bir de. Belediye veterinerleri, yakınınızda varsa veterinerlik fakültesi ekonomik oluyor diye biliyorum. Sokak kedisi olunca taban fiyatın da altında kısırlaştırma yapan veterinerler var, nerede yaşadığınızı söylerseniz belki veteriner öneren de olacaktır. (Kedilere bahçemde bakıyorum, sahiplendim demeyin belediyeye falan giderseniz, sahipli kediyse biz yapmayız diyebiliyorlar.)
0
kobuzchu kiz
(19.04.21)
istanbul veterinerler odasi bir ust limit koymus fiyatlar icin. cogu yer o fiyatlardan hizmet veriyor. uyguna bulursaniz ne ala.
0
batlegolas
(19.04.21)
(7)

kemik iliği bağışçısı var mı aramızda?

proletarier aller lander vereinigt euch
ben bundan 6-7 sene önce sanırım kemik iliği bağışçısı olmak için kızılay'a gidip kan vermiştim. geçenlerde ilk kez e nabız'a girdim, o sırada bu olayı gördüm bir bakayım dedim ama bağışçı olarak görünmediğimi fark ettim. siz de bir kontrol edebilir misiniz?orada bağışçı olmak istiyorum seçeneği çı
ben bundan 6-7 sene önce sanırım kemik iliği bağışçısı olmak için kızılay'a gidip kan vermiştim. geçenlerde ilk kez e nabız'a girdim, o sırada bu olayı gördüm bir bakayım dedim ama bağışçı olarak görünmediğimi fark ettim. siz de bir kontrol edebilir misiniz?

orada bağışçı olmak istiyorum seçeneği çıkıyordu öylesine tıkladım şöyle yazıyor bir haftadır falan:

"Gönüllü kemik iliği bağışçısı olma talebiniz ilgili birime iletilmiştir."
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.04.21)
Ben de belki yaklaşık 10 sene önce kan örneği verdim kemik iliği bağışı konusunda, birkaç yıl aradan sonra kontrol için gittim sordum kayıt duruyor mu diye ve kayıt bulamadılar. Tekrar kan örneği aldılar. O gün bu gündür arayan soran da hiç çıkmadı. Bakayım ben de e-nabızdan.
0
havadakarada
(18.04.21)
oha. ya zaten eşleşme çıkması aşırı düşük bir ihtimal de kayıt nasıl çıkmaz dalga mı geçiyorlar?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(18.04.21)
ben bizzat kalkıp çapaya gittim. ilgili birimde kan verip bişeyler imzaladım yaklaşık 10 yıl önce.
o gün dahi kurumun ve kan verdiğim yerin garip yapısı yüzünden kayıt falan almayacaklarına dair bir intiba edinmiştim. bunca zamandır da ne arayan ne soran oldu. elbette denk düşmesi zor ama asla aklım almıyor mesela işe girişlerde falan ne bileyim askerlikte, üniv. öğrenci kaydında peşin peşin alsalar herkesten kaydetseler. istemeyen gönüllü olmasa vs .neden yapılmaz yani.
işe girişte sağlık raporu alıyoruz nasılsa böyle bişey de dahil olsa örneğin..

neyse, benin de kaydım çıkmadı. şimdi kontrol ettim.
0
rewlack
(18.04.21)
ben de 8 sene önce kemik iliği bağışçısı olmuştum. kan örneği verdim, bir dolu form imzaladım falan. e-nabız'da bulunan kemik iliği bağışı sekmesine girdiğimde "bu ekranda Gönüllü Kemik İliği Bağışçısı işlemlerinizi yönetebilirsiniz." yazıyor. aşağıda "gönüllü kemik iliği bağışçısı ol" düğmesi vardı. ona bastım. basınca şu yazı geldi:

"Gönüllü kemik iliği bağışçısı olma talebiniz ilgili birime iletilmiştir."
0
kriker
(18.04.21)
Kemik iligi degil ama ben de boyle bir gun yolda giderken, gidip organ bagisi yapmistim. Bi kart filan vermislerdi hatta. 10 sene oluyordur rahat...


Gecenlerde e nabiza girip baktim. Kayit mayit gorunmuyordu. Ordan bir seyleri doldurdum filan talebiniz iletildi yazdi.

Organ bagisi olayinda da aynisi oluyor yani. Cok sacma ya...
0
invictae
(18.04.21)
Ben de kızılay'a örnek vermiştim, kemik iliği bağışçısı kartım da var hatta. E nabıza bakayım hemen :/

Edit: bana da aynısı çıktı, bağışçı olmak istiyorum'u işaretledim gönderdim. Kızılay'da kan merkezinde çalışan yakın bir akrabam var, yarın onu arayıp soracağım bağışçı olduğumu görebiliyor mu ya da öğrenebilir mi diye. Belki Kızılay'ın verileri e-nabız'a işlenmemiştir diye ummak istiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.04.21)
Ben de 10 yıl kader önce taa çapa ya gidip kan verip bağışçı olmuştum ama baktım şimdi, herkes gibi bende de hiçbir bilgi yok enabız da.
Organ bağışı kartım da var onu da daha eski bir zamanda devlet hastanesine gidip yapmıştım ama orgsn bağışı kısmında da tüm organlar seçili halde, bildiriniz diyor. E bildirdiğimin bilgisi neden yok? Sinir oldum.
0
somethinginthewayshemoves
(19.04.21)
(20)

Cinsel Tercih Kararı Nasıl Oluyor?

silah taciri
Merhaba. Öncelikle gerçekten ama gerçekten cinsel tercih üzerinden normal/anormal sınıflandırması değil hedefim. Çocukluktan ergenliğe geçerken cinsel anlamda da beyin/vücut çalışmaya başlıyor sanırım. Bu dönemde cinsel tercih de şekilleniyordur muhtemelen.. Peki insanların cinsel tercihleri nasıl ş
Merhaba. Öncelikle gerçekten ama gerçekten cinsel tercih üzerinden normal/anormal sınıflandırması değil hedefim. Çocukluktan ergenliğe geçerken cinsel anlamda da beyin/vücut çalışmaya başlıyor sanırım. Bu dönemde cinsel tercih de şekilleniyordur muhtemelen.. Peki insanların cinsel tercihleri nasıl şekilleniyor? Daha doğrusu, nasıl karar veriyor buna insan? İşin psikolojik boyutu kadar fizyolojik boyutu da var herhalde?
0
silah taciri
(18.04.21)
(bkz: tercih değil yönelim)
Kimse oturup düşünüp "ben şu cinsiyetle takılayım" demiyor.
0
kobuzchu kiz
(18.04.21)
Abi sen nasıl karar verdin işte öyle :) bu oturup üzerine düşünülen bir şey değil hissetmekle ilgili
0
freebird5406_2
(18.04.21)
"Tercih", "karar" gibi sözcükleri kullanmamanızı öneririm. Her yerde söyleniyor, tercih değil yönelim. Bu sözcükleri kullanırsanız eğer insanlar sizin homofobik olduğunuzu düşünür.

Eğer heteroseksüel bir bireyseniz kendi yöneliminizin aşağı yukarı nasıl geliştiğini hatırlıyorsunuzdur. İçten gelen, bilinçsiz ve doğal bir süreç olduğunun farkındasınızdır. Diğer cinsel yönelimler için de aynı şey geçerli. Elbette materyalist bir bakış açısıyla bakacak olursak her şeyin bir sebebi vardır diye düşünebiliriz, ama düşünmek gerekir mi bilmiyorum. Çok fazla faktör (biyolojik, çevresel, kültürel, psikolojik) bir araya gelerek ortaya çıkıyor bu durumlar. Aynı şey heteroseksüellik için de geçerli.

@mikahakkinen: duyuru sahibi cinsiyetten bahsetmiyor, cinsel yönelimden bahsediyor. bizim milletimizde nedense bu konuda korkunç bir bilgisizlik ve bilgi kirliliği mevcut.
0
isabella was a ginger
(18.04.21)
Tercih edilen bişey değilki bu? Hmm dur bakalım neyi tercih edeyim mi diyorudz?
Cinsel yönelim ergenlikten çok daha önce belirleniyor.
Bir de kafanız çok karışık veya eksik bilgi sahibisiniz gibi duruyor. O yüzden öncelikle cinsiyet kimliği ve cinsel kimlik arasında farkı da hatırlamak gerekir. Çocukların cinsiyet (toplumsal cinsiyet) kimlikleri bebeklik/çocukluk yaşta oluşuyor, çevresel etkenlerle daha görünür veya daha saklı hale geliyor. Cinsel kimlik veya yönelimse bu cinsiyet kimliğinden (ve nasıl taşındığından) çoğunlukla bağımsız olarak şekilleniyor.

Fizyolojik boyutunda belki interseksler bişey söyleyebilir ancak onlarda bile doğrudan fiziksel etkilerin (hormon, fiziksel gelişim vs) çok etkili olduğunu sanmıyorum .

Özetle doğuştan, kendi genetik ve psikolojik yapımız, uyaranlar ve bu uyaranlardan etkilenme biçimimiz vs .
0
rewlack
(18.04.21)
Heteroseksüel olmayı nasıl “tercih” ettiniz? Bu soru üzerine düşünürseniz cevapları kendiniz bulabilirsiniz.
0
hayaletimsi
(18.04.21)
“Tercih” diyerek düşünüp alınan karar olarak demiyorum. Yönelim terimi daha doğru olabilir. Bazılarımız sadece karşı cinse yöneliyor. Bazılarımız her iki cinse de yöneliyor. Bazılarımız da hemcinsine yöneliyor. Mesela benim anlamadığım şey bu yönelimin nedeni? Sadece ailenin, çevrenin etkisi olduğunu zannetmiyorum. Biyolojik/fizyolojik olarak da sebepler vardır. Tam olarak ne oluyor bunlar mesela?
0
🌸silah taciri
(18.04.21)
@hayaletimsi

Ben olayı eşcinselliğe indirgemedim. Kendime “neden” diye sorduğumda ben de tam cevap bulamadım.
0
🌸silah taciri
(18.04.21)
İşte bu sebepler bir duyuru cevabına yazılacak kadar net ve basit değil.

en.m.wikipedia.org

Belki şurayı okuyarak az çok bir fikir edinebilirsiniz.
0
isabella was a ginger
(18.04.21)
Hocam bunun neyini tam olarak anlamadınız anlayamıyorum. Şimdi sen cinsel yönelim olarak ne hissediyorsan bu da aynı şekilde oluyor, cinsel yönelim senin erkek ya da kadın olmandan bağımsız işleyen bir süreç, senin cinsiyetin erkek olabilir kadın olabilir ama cinsel yönelimin illa diğer cinse karşı olmayabilir bu bir norm değil, hem psikolojik ve biyolojik olarak aynı cins senin ilgini çeker, hetero biri nasıl hissediyorsa eşcinsel biri de aynı şekilde hissediyor bir farkı yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(18.04.21)
Bir heteroseksüel olarak bu soruyu soruyorsan zaten inkâr etsen de eşcinselliği anormal olarak görüyorsun demektir. Senin için psikolojik ve fizyolojik boyutu nasıl ise senin dışındaki tüm insanlar için de aynı şekilde.
0
himmet dayi
(18.04.21)
@himmet

Heteroseksüel olarak sormuyorum bunu. Şöyle izah edeyim. Heteroseksüel neden karşı cinse yönelir, eşcinsel neden kendi cinsine yönelir. Beyinde, vücuttaki hangi faktörler cinsel yönelime neden oluyor. Mesela heteroseksüel birey karşı cinsten birisini çıplak görünce uyarılıyor diyelim. Eşcinsel de hemcinsinden birisini çıplak görünce uyarılıyor diyelim. Bnim merak ettiğim şey bunların altında yatan yada yatanlar. Genel olarak yönelimin altında ne var? Olayı hemcins/karşı cins olayına indirgemeden soruyorum. Heteroseksüeller doğru, eşcinseller yanlış gibi bir fikrim yok.
0
🌸silah taciri
(18.04.21)
Abi kimse kimseti dinlemiyor veya anlamaya çalışmıyor. Soru soran dahil.
Cevaplayan bazı arkadaşlara: soru soram eşcinsellik diye bir olay karıştırmamışki? Hemen taşlamaya girişmişiz . Nasıl oluyor diye genel soruyor.


Arkadaşım, cevaben de sana sadece bu fizyolojik bişey değildir; kültürel, psikolojik, çevresel etkenler sebep oluyor diye cevap verildi. Olay fiziksel bir şeyle yön almıyor. Yani ergenlikte veya daha geç/erken biyolojik/ fizyolojik etkiyle cinsel dürtüler doğrudan yön kazanmıyor. “İşin psikolojik boyutu kadar fizyolojik boyutu da var herhalde” hayır yok :)
0
rewlack
(18.04.21)
Hemcinsine arzunun üreme durtusune baskın gelmesi cidden büyük bir olay. Nedenini ben de çok merak ediyorum. Kimi neden arzuluyoruz?
0
epistemic_regress
(18.04.21)
ben eşcinselim. kendimi bildim bileli erkeklerden hoşlanıyorum. ergenlikle alakası yok aslında. 3-4 yaşından hatırladığım şeyler de var. 8-9 yaşından hatırladığım şeyler de var. ergenlikte bir anda keşfedilen bir şey değil, içinde hep var o yani.

nedenini ise bilmiyorum. aslında kimse net bir şekilde neden bazı insanlar kendi cinsinden, bazıları karşı cinsten hoşlanıyor bilmiyor diye biliyorum. bilimsel olarak yani.
0
nathanieltroy
(18.04.21)
@silah taciri
Verdiğiniz cevaplardan yazılanları okumadığınız izlenimi oluşuyor. Cinsel yönelime etkisi olabilecek biyolojik faktörlerin incelendiği çalışmalar mevcut. Siz de illa bunu merak ediyorum diyorsunuz. Link gönderdim ama hala aynı soruyu sormaya devam ediyorsunuz. Merak ediyorsanız açıp okursunuz. Kaynaklarda bilimsel çalışmaların kendileri de vardır, daha ayrıntılı inceleme yapabilirsiniz. İngilizce wiki'den örnek verdim daha güvenilir olur diye ama yok türkçe kaynak istiyorum diyorsanız "cinsel yönelime etki eden biyolojik faktörler" gibi bir google aramasıyla bazı sonuçlara ulaşmanız mümkün.
0
isabella was a ginger
(18.04.21)
Ayrıca ergenlikle alakalı bir durum değil. Hetero bir erkek olarak merve adında bir kızdan hoşlanmıştım ilkokulda. Eşcinsellerin de benzer durumda olduğunu düşünüyorum.
Toplumsal baskı ve cinsel eğitimlerin erken yaşta verilmemesinden dolayı hetero ilişki deneyimleyip hüsranla sonuçlanan vakaları gören kişiler sanki tercihini değiştirmişler gibi algılıyorlar. Mesela murat övünç’ün bir oğlu var. Eşcinsel olan bu adamın kendi kanından dahi olsa ne surette bir ilşkiyle o çocuğu yaptığı meçhul. Belki çok sarhoş olup kendini kaybedip belki tüp bebek gibi bir yöntemle.
0
Unde bach canim
(18.04.21)
Hayatinda hic escinsel gormemis, bu sozcugu duymamis, asiri muhafazakar ulkelerde, ailelerde yasayan cocuklar escinsel oluyor, bu nedenle tercih demek yanlis, cunku tercih olmasi icin secenek olmasi gerekli. Binlerce yil once televizyon yokken, koylerde kabilelerde escinsel dogan kisiler oldu, nasil tercih olsun ki.
0
howfaristhesky
(18.04.21)
@silah taciri

heteroseksüel ya da homoseksüel misin onu bilemiyorum. zaten söylemeye çalıştığım senin bir cinsel yönelimin var. sen bunu nasıl edindiysen, sende nasıl şekillendiyse diğer tüm yönelimlerde de aynı. farklı bir şey aramaya çalışma. bunu yapınca kendini normalleştirip diğer yönelimleri anormalleştiriyorsun istemesen de.
0
himmet dayi
(18.04.21)
@himmet dayi

yav ben kendi yönelişimin nedenini de merak ediyorum. Nasıl karar verdim? mesela beyin kendi içinde kısımlara ayrılmıştır. limbik sistem denen bir şey var. beynin kısımları farklı işlevlere sahip oluyor. amigdala korku, endişe. hipokampüs, kısa süreli hafıza vb. gibi. şu sunumda da cinsellikle alakalı beynin görevlerinden bahsedilmiş.

www.researchgate.net


tekrar ediyorum: ben eşcinseller neden eşcinsel diye sormuyorum? bizi, hepimizi merak ediyorum! Aseksüel de var, heteroseksüel de var, biseksüel de var, eşcinsel de var. genel olarak bu bütün yönelimlerin nedenleri???
0
🌸silah taciri
(18.04.21)
En son sorduğunuz şeyin net bir cevabı yok, o yüzden burada kimse size cevap veremiyor. Ama okumak isterseniz "sexual orientation causes" keywordleri etrafında dolanarak kaynaklar bulabilirsiniz.

www.plannedparenthood.org
www.webmd.com

"Most scientists agree that sexual orientation (including homosexuality and bisexuality) is the result of a combination of environmental, emotional, hormonal, and biological factors."
0
kobuzchu kiz
(19.04.21)
(8)

Coronada tat-koku kaybı komple mi oluyor?

fraise
Tüm tat ve kokular gidiyor mu yoksa çok baskın kokuların alındığı oluyor mu?Tesekkur ederim şimdiden herkese.
Tüm tat ve kokular gidiyor mu yoksa çok baskın kokuların alındığı oluyor mu?

Tesekkur ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(18.04.21)
ben covid geçirmedim ama bu tat ve koku kaybı grip olduğumda önceden de oluyordu. olduğu zaman hiçbir şeyin tadını alamıyorsunuz. yani bende öyleydi. sıfır. maydanoz bile yiyebilirdim. yine de yemedim gerçi. maydanoza olan nefretim tat ve koku ile sınırlanmamış sanırım. var oluşuna karşı bir düşmanlığım var gibi.
0
bohr atom modeli
(18.04.21)
Tamamen kaybedip haftalarca hiç koku ve tat alamayan da var, koku duyusu azaldı diyen de var benim gördüğüm.
0
kobuzchu kiz
(18.04.21)
çok değişken.
0
makarnavodka
(18.04.21)
Tamamen gidiyor. Koronayı atlattıktan sonra da devam ediyor. Kahve, parfüm gibi keskin kokularla burun egzersizi yapmamı önermişi doktorum. Tat ve kokunun geri gelmesi aylarca sürebiliyormuş.
0
ruhen hastayim ben
(18.04.21)
Dün menemen yapmıştık. Annem çok tuzlu dedi ama bana tuzlu gelmedi. Bugün dünden kalanı yedim feci tuzluymuş meğer ancak hala atlatmadım hastalığı. Bir değişik.
0
cilekli krep
(18.04.21)
Süresi ve derecesi çok değişken
Benim 1 hafta tamamen gitti
0
mey17
(18.04.21)
bende tat koku ile ilgili hiç bir sorun olmadı
0
skoylu
(18.04.21)
bende ilk başta %90 gibi gitti. sadece tatlı, tuzlu ve acı yı alıyordum, en çokta tatlı ve tuzlu. aromaları hiç tadamıyordum, kokularda ise mesela portakalı biraz alıyordum. dediğiniz gibi baskın kokuları hafif aldım gibi.

yavaş yavaş gelmeye başladı sonrasında, 10 gün kadar sürdü ama hala eskisi gibi değil.
0
nucleon
(18.04.21)
(7)

Evde spor

fearisthemindkiller
Eve kondisyon bisikleti almak istiyorum, ses yapmayanindan. Onerebileceginiz , daha once kullandiginiz bir model/marka var mi?
Eve kondisyon bisikleti almak istiyorum, ses yapmayanindan. Onerebileceginiz , daha once kullandiginiz bir model/marka var mi?
0
fearisthemindkiller
(18.04.21)
Geçen yine sormuştu biri, ip atlamak hem maliyeti düşük hem de faydası yüksek

Youtubedan jumprope dudes kanalına bir bakın

Örnek olarak bir program
youtu.be

Ardına bu da bacaklardaki kas ağrılarını azaltmak için esneme
youtu.be

Türkçe olsun derseniz bu kanal da iyi
youtu.be

Ses kısmı ise 1.5 cm lik spor matı ile çözülür onun da fiyatı 50 lira civarıdır
0
freebird5406_2
(18.04.21)
www.decathlon.com.tr
Bizde bundan var, sesi çok az çıkıyor, hiç rahatsız etmiyor.
0
kobuzchu kiz
(18.04.21)
Soruna cevap degil ve uyuz olacaksin biliyirum ama eve bisiklet almamani öneririm. Evde olmuyor o is, aliyorsun kenarda yatiyor. Gercek bisiklet surmeye calis derim nacizane.
0
stavro
(18.04.21)
@freebird5406_2

bunu kendim icin almiyorum aslinda, kilo vermek isteyen diz kireclenmesi olan kardesim icin. arastirdim kondisyon bisikleti uygunmus diz sorunu olanlar icin.
0
🌸fearisthemindkiller
(18.04.21)
@stavro yok uyuz olmadim, biliyorum evde bi sure sonra birakiyor insanlar ama bunu zayiflamasi gereken, diz kireclenmesi olan kardesim icin aliyoruz oncelikle. hem kucuk cocugu oldugu icin evde spor daha kolay onun icin.
0
🌸fearisthemindkiller
(18.04.21)
@fear

Ya çok pardon ben de ukakalık için yazmadım da bisiklet normalde stavronun dediği gibi kenara atılmaya yatkın maliyetli bir alet, sizin spesifik ihtiyacınızmış, bilinçsiz zıplamak dize eklemlere iyi gelmez eğer sorunluysa haklısınız, geçmiş olsun diliyorum samimiyetle
0
freebird5406_2
(18.04.21)
@freebird5406_2 sorun degil. tesekkurler, ben deniycem videolardaki egzersizleri:)
0
🌸fearisthemindkiller
(18.04.21)
(2)

hangi aşıları olduğu belli olmayan köpek

kivanc1
merhaba sevgili dostlar,evde bakılmış fakat sonradan sokağa atılmış bir köpek sahipleneceğim fakat aşı karnesi vs. yok. 6 aylık civarı bir köpek. şimdi buna aşı olayını nasıl yapmak gerekiyor? hiç olmadığını varsayarak baştan sona hepsini yapacak mıyız tekrar?
merhaba sevgili dostlar,
evde bakılmış fakat sonradan sokağa atılmış bir köpek sahipleneceğim fakat aşı karnesi vs. yok. 6 aylık civarı bir köpek. şimdi buna aşı olayını nasıl yapmak gerekiyor? hiç olmadığını varsayarak baştan sona hepsini yapacak mıyız tekrar?
0
kivanc1
(18.04.21)
Veteriner yönlendirecektir mutlaka, tahminim hiç olmadığını varsayıp bştan yapar ama belki takvimiyle oynar, bazı aşıları daha geç yapar.
0
kobuzchu kiz
(18.04.21)
Muhtemelen bir kuduz sonra 2 hafts sonra karma asi yeterli olur , kucuk cins degilse
0
kveldulv
(18.04.21)
(6)

250 Gr kahveyi ne kadar sürede tüketiyorsunuz/Ne kadar sürede tüketilmeli?

bir fincan kahve ile film izlemek
Bıktım 250 gr kahve faşizminden dostlar:(Soruyu özellikle tek başına tüketenlere soruyorum. 250 gr'yı ne kadar sürede tüketiyorsunuz? Ne kadar zamandan sonra bayatlıyor?Ben ortalama üç hafta-bir ay arasında tüketiyorum. Tek başıma tüketiyorum ve ortalama günde 1 kupa içiyorum. Ve bir yerden sonra ka
Bıktım 250 gr kahve faşizminden dostlar:(
Soruyu özellikle tek başına tüketenlere soruyorum. 250 gr'yı ne kadar sürede tüketiyorsunuz? Ne kadar zamandan sonra bayatlıyor?

Ben ortalama üç hafta-bir ay arasında tüketiyorum. Tek başıma tüketiyorum ve ortalama günde 1 kupa içiyorum. Ve bir yerden sonra kahvenin aromasında, kokusunda azalma hissediyorum.

Bu arada sormamın bir sebebi de şu: 100-150 gr paketler halinde de kahve satan üçüncü dalga kahveci önerirseniz çok sevinirim (online sipariş)

Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(17.04.21)
tek basima 500gri 2 hafta icinde bitiriyorum, o zaman duz hesap 1 hafta anca dayanir bana. evet kahveyle besleniyorum :)

Edit: Online tavsiyem yok ben genelde marketten aliyorum filtre kahveleri. Onceden komsumuz Hollandaya her gittiginde getiriyordu taze cekilmis, simdi pandemi sebebiyle sekteye ugradik, mutsuzuz :D
0
e mice
(17.04.21)
20 gün civarı.
ilk bir haftadan sonra, bayatlama değil ama aromasındaki eksilmeyi fark edebiliyorum.
varsa öyle bir yer ben de denerim hemen.
0
filteria
(17.04.21)
Biz iki kişi ayda 1 kg'dan fazla tüketiyoruz. Çare bir kahve öğütücü edinmek, kahveyi çekirdek alıp taze çekerek tüketmek :)
0
kobuzchu kiz
(18.04.21)
1 hafta sonra ilk gün aldığınız aromanın %70'ini alamazsınız. Kahve öğütüldüğü an bayatlama ve aroma kaybetme sürecine girer.
1 ay sonra artık patates suyu içiyor olursunuz, aroma ve kafein adına bir şey kalmaz, sadece kahve tadı denilebilecek bir şey içersiniz.

Online olarak o gramda bulmanız imkansız gibi ama direkt elden alabilirsiniz birçok kahveciden.
0
anatomik
(18.04.21)
1 shot espresso ya da french press için 5gr kahve kullanyorum. günlük 2-3 kahve hesabından yaklaşık 15 gün gider. bayatlamasın diye vakumlu kavanoza koyabilirsin. kahveyi genelde tchibodan alıyoruz bence lezzet olarak ortanın üzerinde.

günde 1 kahve içiyor olsam en yüksek aroma için çekirdek kahve + el değirmeni alırdım. hiçbir paketleme 5 dakika önce öğütülmüş çekirdeğin lezzetini veremiyor.
0
orpheus
(18.04.21)
Eğer öğütülmüş kahveden bahsediyorsanız bırakın haftayı yarım saat 1 saat sonra bayatlamaya başlar. 3-4 hafta arasında tüketiyorsanız çekirdek kahve alıp -uygun fiyatlı çözüm olarak- el değirmeni almanızı tavsiye ederim.
0
asbe
(18.04.21)
(2)

bu tablo

papuayenigine02561
hangi tablohttps://pbs.twimg.com/media/EzMi-urUcAAzuZX?format=jpg&name=small
hangi tablo
pbs.twimg.com
0
papuayenigine02561
(17.04.21)
The Remorse of Orestes
0
kobuzchu kiz
(17.04.21)
Editleyemedim: en.m.wikipedia.org
0
kobuzchu kiz
(17.04.21)
(8)

köfte tarifi

Pertev nail
merhaba,kuru köfte yapıp buzluğa atıyorum ancak sadece kıyma ve baharat kullandığım için biraz yavan oluyor tadı. daha farklı ne yapabilirim? hemen pişirmeyeceğim, buzlukta bekleyecek.teşekkürler.
merhaba,

kuru köfte yapıp buzluğa atıyorum ancak sadece kıyma ve baharat kullandığım için biraz yavan oluyor tadı. daha farklı ne yapabilirim? hemen pişirmeyeceğim, buzlukta bekleyecek.

teşekkürler.
0
Pertev nail
(17.04.21)
pisirirken domatesli soganli sote yapip kofteleri de ayrica kizartip sonra eklesen?
0
idexo
(17.04.21)
mısır unu, baharat, soğan ve sarımsak rendesi koyuyorum. bence güzel oluyor. mısır unu yerine bayat ekmek koyuluyor genelde.
0
pati
(17.04.21)
soğan, sarımsak, maydonoz koyuyorum. bir de anne köftesine benzesin diye bayat ekmek koyuyorum. bayatlayan ekmekleri hep küçük küçük doğrar kuruturum, kuruyan parçaları rondoda geçirip toz halindeyken köfte yaparken kullanıyorum.
0
south park in kapusonlu uyesi
(17.04.21)
Soğan, sarımsak, bayat ekmek içi, 1 kaşık biber salçası, kimyon, kekik, tuz, karabiber benim köfte formülüm.
0
curukturpkokusu
(17.04.21)
Bir de köfteyi karıştırdıktan sonra tüm kütleyi elinize alıp pat pat diye kabın içine fırlatmak suretiyle iyice döveceksiniz. Böyle yapınca daha pürüzsüz ve aroması içine işlemiş oluyor. Ortalığa fırlamaması için biraz el becerisi ve pratik gerekli.
0
curukturpkokusu
(17.04.21)
Benim kullandığım malzemeler şöyle: kıyma, soğan, yumurta, galeta unu, tuz, karabiber, kimyon, barbekü sosu, bazen biraz hardal. Kıyma ve galeta/ekmek içi dışındaki her şeyi rondoda karıştırıyorum, sonra elde yoğurarak devam.
0
kobuzchu kiz
(17.04.21)
www.youtube.com ben bu tarifi çok beğeniyorum, kıymayı dinlendirmek ve çok iyi yoğurmak işin püf noktası
0
akiskan
(17.04.21)
Benimki: kıyma, yumurta, bayat ekmek içi (galeta sevmiyorum yavan yapıyor) soğan, 1-2 diş sarımsak, baharatlar çay kaşığı olacak şekilde 1 karabiber, 1 yenibahar, 1 kekik, 1 nane, 1 kimyon. Dinlendireceksem karbonat da ekliyorum. Yuvarlarken elimi ıslatıp yuvarlıyorum, Çok güzel oluyor.
0
somethinginthewayshemoves
(18.04.21)
(3)

kozmetik sektöründe hayvan deneylerinin alternatifi nedir?

semaforo de medianoche
bu sektördeki hayvanlar üzerinde yapılan deneyler gündem oldu malum. tabi ki dünya üzerinde gereksiz yere bir canlının kılına zarar gelmesin isterim ben de ama hayvan deneyi yapmamanın alternatifi nedir? insanlar mı kobay olarak kullanılıcak? 3. bir seçenek mi var bilmediğim? kozmetiği bilmiyorum ço
bu sektördeki hayvanlar üzerinde yapılan deneyler gündem oldu malum. tabi ki dünya üzerinde gereksiz yere bir canlının kılına zarar gelmesin isterim ben de ama hayvan deneyi yapmamanın alternatifi nedir? insanlar mı kobay olarak kullanılıcak? 3. bir seçenek mi var bilmediğim? kozmetiği bilmiyorum çok ama ilaç sektöründe hayvan deneyi diye bir şey olmasa bugün orta çağ seviyesinde falandık muhtemelen (tek alternatifi direkt insanlar üstünde çalışmaya başlamak çünkü o da muhtemelen garip gurebanın köle niyetine deneylerde kullanılıp, çok fazlasının ölümüne sakatlığına sebep olmak demek). neyse özet olarak kozmetikte hayvanlar üstündeki deneyler bırakılsın denildiğine göre alternatif bir çözüm var herhalde nedir bu?
0
semaforo de medianoche
(16.04.21)
@kobuzchu kiz burada alternatif olarak bahsedilen teknolojilere, imkanlara çok büyük bir ihtimalle dünyadaki ar-ge lablarının küçük bir bölümü sahiptir. bununla ilgili bir çalışma da var mıdır internette bilemiyorum ama bu durumda da birçok labın kapısına kilit vurulucak güçlü güçsüzü ezmiş olucak yine. sanırım ideal bir çözüm için mevcut dünya düzeninin temelden değişmesi lazım.
0
🌸semaforo de medianoche
(16.04.21)
@playing star again yukardaki linkler sadece kozmetik için değil tıp alanındaki hayvan deneylerini de kapsadığı için öyle demiştim ben. kozmetikte yeni molekülle çıkan ürünler (nme deniyor bunlara en.wikipedia.org) daha az olacağından ve olası yan etkiler daha az ciddi olacağından orada daha kolay olabilir değişim evet.
0
🌸semaforo de medianoche
(17.04.21)
(11)

Masterpass’e kart kaydetmek sıkıntılı mıdır

condom kurşunu
Trendyoldan silmiştim daha önce imdi getirde eklemişim onu darkettim. Her girdiimde kart nosunu girmek zor gelşyor hakkaten. Sizin de kayıtlı mı krtlanız? Başmıza bir iş gelir mi acaba silsem mi kartları?
Trendyoldan silmiştim daha önce imdi getirde eklemişim onu darkettim. Her girdiimde kart nosunu girmek zor gelşyor hakkaten. Sizin de kayıtlı mı krtlanız? Başmıza bir iş gelir mi acaba silsem mi kartları?
0
condom kurşunu
(16.04.21)
Ne olur ne olmaz, sanal kart kullanın. Sanal kartı kaydedin, alışveriş yapacağın zaman limit tanımlarsın olur biter.
0
John Bloor
(16.04.21)
kayıtlı. hiçbir şey olmadı şimdiye kadar. kart hareketlerimi sık sık kontrol ederim bankanın uygulamadan
0
papuayenigine02561
(16.04.21)
kartı ezberleyin, yine de bir yere kaydetmeyin.

internette kayıtlı olan hiçbişeye güvenmiyorum.
0
la traviata
(16.04.21)
Bu kadar paranoya yapmaya gerek yok. Ne gelebilir başına?

Yıllardır kartım masterpass'e kayıtlı. Zaten kartla işlem yapınca SMS geliyor. Anormal bir durum olursa hemen fark edip işlem itirazı açarsın da MasterPass kaynaklı bir problem olacağını hiç sanmıyorum.
0
himmet dayi
(16.04.21)
Valla benim de kayitli...

Himmey dayi+1 sms gelmiyor mu zaten?!
0
invictae
(16.04.21)
Şu aralar seri şekilde ismi duyulmuş platformların datalarını patlatıyorlar. Facebook açığı, linked.in ve yemeksepeti taze taze bunlardan datalar alındı. İki üç dakika fazla uğraşın, başınız ağrımasın.
0
evimin paspasi
(16.04.21)
himmet +1

hem sms geliyor hem de bankalar zaten kart kullanıldığında telefona bildirim gönderiyor.

geçenlerde mopaş hacklendi sanırım.
orada masterpass'le değil normal kullandığım kartla bilgim dışında işlem yapıldı mesela.
anında bankadan bildirim geldi "şu numaralı kartınızla x tutarında işlem yapılmıştır" diye.
sorun çözüldü ama mesela mopaş masterpass kullansa, kartım hacklen(e)meyecekti.
öyle bir şey de var.
0
blatta hiberna
(16.04.21)
Kartım kayıtlı ama limiti baya düşük, bütün limiti harcasalar başım ağrımaz. Yüksek limitli kart olsa kaydetmezdim.
0
kobuzchu kiz
(16.04.21)
bu kart saklama nanelerini hic guvenli bulmuyorum ama bazi platformlar kaydetmeyi zorunlu tutuyor, cok sinir bozucu, bence usenmeyin her seferinde girin kart bilgilerinizi ama sanirim getir, trendyol falan illa ki masterpass'e kaydediyor. hatta trendyol o kadar cakal ki, siparisini bitirdikten sonra sanki sip bitmemis gibi kartini kaydediyor, garip bir uyari ekrani cikiyor, hic kartini kaydettigini anlamiyorsun
0
exlibris
(16.04.21)
blatta hiberna'nın dediği gibi girdiğiniz her online platforma kredi kartı bilgilerinizi yazmaktansa masterpass kullanırsanız bilgileriniz daha güvende olur. çünkü kredi kartını yazdığınız web sitesi bu bilgileri şifrelemeden kaydediyor olabilir, kullandığınız cihazda bir keylogger olabilir. kart bilgilerinizi yazarsanız her seferinde güvenlik açığı daha fazla olur. MasterPass'te SMS onayı var. Sizin bilginiz dışında daha önce giriş yapmadığınız bir web sitesinde MasterPass kullanılamaz.

Bu arada Yemeksepeti örneğini vermek doğru değil. Yemeksepeti'nde şifrelenmemiş veriler açığa çıktı. Adresler, telefon numaraları vs. gibi. Şifrelenerek saklanan kredi kartı ve giriş şifreleri açığa çıkmadı. Bunların şifrelerinin kırılması imkansıza yakındır. Üstelik MasterPass gibi siber güvenlik birimi Yemeksepetin'den kat kat daha iyi olan bir şirkette kredi kartı bilgileriniz emin olun güvendedir.
0
himmet dayi
(16.04.21)
masterpass'in arkasında mastercard var ve masterpass'in altyapısı PCI DSS sertifikalı yani yüksek güvenlikli ve sürekli denetimleri yapılıyor. kart bilgileri açık bir şekilde tutulmaz ve tasarlanan akış ve mesajlaşma da oldukça güvenli. ssl altyapısının yanısıra finansal bilgiler ayrıca şifrelenerek iletiliyor. yani oldukça güvenli bir yapı. ancak iyice garantide hissetmek istiyorsanız sanal kartlarınızı eklemenizi tavsiye edebilirim. tüm limitinizi riske etmemiş olursunuz.
0
surprise
(17.04.21)
(9)

Ev hediyesi

Olric
kuzenime ev hediyesi almak istiyorum ama bütçem biraz düşük. şu üç üründen ikisini seçeyim dedim ama emin olamadım. bu bantta başka fikri olan var mıdır? erkek ve tek yaşıyor.https://www.trendyol.com/beige/beyaz-hermes-socrates-2-li-heykel-bust-p-62826866?boutiqueId=61&merchantId=353662https://www.t
kuzenime ev hediyesi almak istiyorum ama bütçem biraz düşük. şu üç üründen ikisini seçeyim dedim ama emin olamadım. bu bantta başka fikri olan var mıdır? erkek ve tek yaşıyor.

www.trendyol.com
www.trendyol.com
www.trendyol.com
0
Olric
(16.04.21)
bardak altlıkları veya meşrubat bardağı olabilir.

ama bence küçük bir kaktüs / sükülent alıp hoş bir saksıya dikip hediye edebilirsiniz, daha güzel olur sanki.
0
gmzo
(16.04.21)
Kuzen felsefeci ve Sokrates'e falan özellikle düşkün değilse o büstleri almayın bence.
0
kobuzchu kiz
(16.04.21)
@gmzo teşekkürler, evde çok bitkim var ayrıca onu da yapabilirim maliyetsiz bir şekilde :)
0
🌸Olric
(16.04.21)
@olrica harika öyleyse, sizin emeğiniz de olacağı için 20-30 liraya alacağınız herhangi bir şeyden daha kıymetli bence. ben sık sık bitkilerimden bu şekilde hediye üretip veriyorum arkadaşlarıma, çok seviniyorlar :)
0
gmzo
(16.04.21)
Bardaklar (3. link) güzel. Bardak hediye almayı seviyorum ya, hem işe yarıyor hem de kullandıkça hatırlıyorsun vereni. Güzel hediye genel olarak.
0
plutongezegendegilmi
(16.04.21)
50 lira civarında alternatif önerilerle geldim:
www.pasabahcemagazalari.com
www.pasabahcemagazalari.com
www.pasabahcemagazalari.com

Ayrıca Paşabahçe'de Lügat 365 ürünlerine bir bakın, oradan bütçeye göre 1-2 parça birleştirebilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(16.04.21)
Hangi takımlıysa o takımın kupa bardağını da alabilirsiniz. Mesela Fenerbahçeli ise Fenerium'dan. 20-30 liraydı.
0
havadakarada
(16.04.21)
tütsü ve tütsülük
0
istanbul kanatlarimin altinda
(16.04.21)
1.deki çok şık fiyat performans bence
0
esinikaybetmiscorap.
(16.04.21)
(4)

Smoothie, milkshake vs. için blender tavsiyesi

king lizard
Smoothie, milkshake vs. için blender tavsiyesiniz varsa çok makbule geçer. Normalde tek kişiyim, maksimum bir iki kişilik yaparım genelde.Hepsiburada'da çok ucuza da var 8-10 bin liraya da. O kadar ekstrem fiyatlara çıkmam ama iyi bir ürün almak için eğer gerekliyse bin-iki bin liraya çıkabilirim.Te
Smoothie, milkshake vs. için blender tavsiyesiniz varsa çok makbule geçer. Normalde tek kişiyim, maksimum bir iki kişilik yaparım genelde.

Hepsiburada'da çok ucuza da var 8-10 bin liraya da. O kadar ekstrem fiyatlara çıkmam ama iyi bir ürün almak için eğer gerekliyse bin-iki bin liraya çıkabilirim.

Teşekkürler
0
king lizard
(16.04.21)
tek kişiysen mix&go bence yeterli olur. Ben gayet memnunum.
0
aynenbencede
(16.04.21)
Vestel mix&go kullanıyorum, buz kırmada başarılı, gayet güzel milkshake smoothie yapıyor.
0
kobuzchu kiz
(16.04.21)
ty.gl

sunda gozum var ne zamandir ama smoothie makinesi olmasa da gayet iyi smoothie yapabilen bir rondom var o nedenle almiyorum. eger o olmasaydi mutlaka bunu alirdim:) baharat ve kahve ogutucusu de var bunda.

bu arada benim rondom da bu, yazayim onu da dedim:

ty.gl
0
in vino veritas
(16.04.21)
www.amazon.com.tr

ben bunu kullanıyorum.. bu gibi ürünlerde pratiklik en önemli detay.. bıçakların olduğu kapağı takıyorsun çalıştırıyorsun sonra da delikli kapağı takıyorsun içmeye başlıyorsun.. sadece bir plastik bardak iki kapak kirlenmiş oluyor..
0
strobist
(16.04.21)
(2)

son dönemde schengen almış biri var mı?

83746428
sb.giriş sweeden ve en çok kalınacak ülke.vize türü: turistik
sb.

giriş sweeden ve en çok kalınacak ülke.

vize türü: turistik
0
83746428
(15.04.21)
polisen.se

As a general rule, foreigners travelling to Sweden from a non-EEA* country will be denied entry and rejected.

Şu sıralar yukarıdaki sayfada belirtilenler arasında bir nedeniniz yoksa İsveç'e vize almanız mümkün gözükmüyor.
0
kobuzchu kiz
(15.04.21)
hicbir ab ulkesine turistik olarak giremezsiniz su an.
0
buenosdias
(15.04.21)
(11)

Çok kitap okumak ve eskileri unutmak

trablon
Çok da süper bir şey değil gibime geliyor süper zeka da yapmıyor insanı.2 binin üzerinde kitap-web roman-manga-manhua-american comcics'ler okudum ama ne bileyim.(genellikle ingilizce okuyorum türkçe istediğim içeriklerin paralı ve az sayıda olmasından dolayı)beynimizin bir yerinde kalıyorlar mıdır?B
Çok da süper bir şey değil gibime geliyor süper zeka da yapmıyor insanı.2 binin üzerinde kitap-web roman-manga-manhua-american comcics'ler okudum ama ne bileyim.(genellikle ingilizce okuyorum türkçe istediğim içeriklerin paralı ve az sayıda olmasından dolayı)

beynimizin bir yerinde kalıyorlar mıdır?

Belki nitelikli içerik çok okusan desen onlar da sayının artması ile unutulacak.

Sorun insan beyninin sınırlılığı mı ya da ne bileyim süper zeki değilim de ondan mıdır.

Çok kitap okumak hakkında ne düşünüyorsunuz?
0
trablon
(15.04.21)
Unutmuyorsun, sadece yenilere yer açmak için arşivliyorsun dosyalıyorsun arka plana atıyorsun. O kitapla ilgili birkaç detay görünce tekrar hatırlıyorsun.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(15.04.21)
sanmıyorum geçen 1984 romanı ile ilgili bir konu gördüm mesela ben o kitabı 10 yıl önce okumuştum.Hatırlamaya çalıştım fahrenheit diye bir romanla karıştırdım zihnimde acaba hangisiydi diye zaten yazar isimlerini hiç hatırlamıyorum:)
0
🌸trablon
(15.04.21)
Okurken keyif alıyorsan gerisi önemli değil.
0
epistemic_regress
(15.04.21)
Evet okurken keyif alıyorum hatta bir şey daha söyleyim mesela sürekli ingilizce içerik okuyorum yıllardır ve bazı kelimeleri translate ile türkçeye çeviriyorum ama hala anlamını hatırlamadığım ingilizce kelimeler çıkıyor roman okurken.

Bazıları ise anlamını bildiğim ama sonra unuttuğum kelimeler oluyor.Web sayfasından translate eklentisi ile seçip direk kelime çıkıyor rahat oluyor ama mesela pdf lerde tekrar kelimeyi seçip web sayfasına geçmem gerekiyor anlamı için ve zaman kaybı oluyor baya.

Belki de bende sorun vardır yıllardır ingilizce okumama rağmen her gördüğüm ingilizce kelimenin anlamını hala program olmadan anlayamıyorum.
0
🌸trablon
(15.04.21)
demek istediğim sanki sınırlı bir kapasitemiz var ve onu geliştiremiyoruz.Biraz sinirimi bozuyor bu durum.
0
🌸trablon
(15.04.21)
Ben İngilizceden kitap çeviriyorum ve çevirileri düzeltiyorum, hâlâ sık sık sözlüğe bakma gereği duyuyorum. Sözcük hatırlamamanız çok normal.

Okuduğunuz kitapların (özellikle kurgu olanların) zaten hafızanızda o kadar yer etmesi gerekmiyor. Hatırlamayı sağlamak için her kitap hakkında kısa kısa notlar alabilirsiniz mesela. Kağıda yazıp ilgili kitabın arasında saklayabilirsiniz, defter tutabilirsiniz, ben sırf bu nedenle yıllarca blog yazdım, artık üşendiğimden pek yazmıyorum.
0
kobuzchu kiz
(15.04.21)
Her okuduğun kitap ufkunu biraz daha genişletir, olaylara daha bir geniş perspektiften bakarsın. Kitabın içeriği değil, sana ne kattığı önemli.
0
Mirket
(15.04.21)
Kitaplarda okuduklarımızı unutuyorsak hâlâ neden okumalıyız?:

t24.com.tr
0
kojonotsuki
(15.04.21)
insanın zekasını değil de karakterini geliştiren bir şey olduğunu düşünüyorum çok kitap okumanın. yoksa hepsinin özetini yapar geçerdik ilkokulda ödev olarak okutulan kitaplar gibi.
0
amelie poulain
(15.04.21)
bence kitaplar koku gibi. kalmıyor ama bir şeylerin üstüne siniyor kalıyor. biz de bu kokuların toplamıyız. anılar, travmalar, kitaplar.. ortaokulda okuduğum birkaç kitabın kokusu hala üstümdedir. olduğum insan hala taşır onları mesela.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(15.04.21)
Cemal Tunçdemirin K24 yazısını atmaya gelmiştim atılmış...

Okuduklarımız bizi bilmesek de değiştiriyor. Ayrıca okuduğumuz süre zarfında da mutlu ediyor. O yüzden unutsak da dert değil. Okumak iyidir.
0
eatpraylaw
(15.04.21)
(8)

yeni bölümlerini iple çektiğiniz diziler nelerdi?

buenosdias
yerli olur yabancı olur. fakat romantik veya ağlamalı, bağırmalı dram dolu diziler olmaz.
yerli olur yabancı olur.

fakat romantik veya ağlamalı, bağırmalı dram dolu diziler olmaz.
0
buenosdias
(14.04.21)
hicbir diziyi beklemedim lost'u bekledigim kadar
0
in vino veritas
(14.04.21)
Dexter. Pazartesi günlerine saat sayıyordum.
0
suicides underground
(14.04.21)
lost+1
behzat ç.
0
rakicandir
(14.04.21)
Doctor Who. Clara gelene kadar, Clara'dan sonra meh diye diye izledim -_-
0
kobuzchu kiz
(14.04.21)
geçmiş zaman ekine takılmadan buraya hala yeni bölümlerini beklediğim bir it's always sunny in philadelphia bırakıyorum.
0
south park in kapusonlu uyesi
(14.04.21)
Lost, got,the missing,ezel.
0
a summer day
(14.04.21)
game of thrones için sabah 4-5 gibi kalkar izlerdim canlı yayında. person of interest'i de 24 saat içinde izledim. rick and morty ve black mirror'u da yakinen takip ettim
0
avatar is back
(14.04.21)
lost, homeland, behzat Ç, got, the following, bridgerton, unortodox, anne with a,
the handmade's tale, biraz daha düşünsem sanki bir iki tane daha ekleyecek gibiyim :)
0
omonia
(14.04.21)
(2)

instagram ramadan storyleri

patronaj1
Selamlar. Bu sabah itibariyle instagram’ıma şeriat geldi.Herkes görmüştür, bir etiketi hep en önde gösteriyor instagram. Alakası alakasız milyon story var.Acaba herkese otomatik bir etiket mi takip ettiriyor diye düşündüm baktım ama öyle değil.Bunu engellemenin bir yolunu bilen var mı?Orada karşıma
Selamlar. Bu sabah itibariyle instagram’ıma şeriat geldi.
Herkes görmüştür, bir etiketi hep en önde gösteriyor instagram. Alakası alakasız milyon story var.
Acaba herkese otomatik bir etiket mi takip ettiriyor diye düşündüm baktım ama öyle değil.
Bunu engellemenin bir yolunu bilen var mı?
Orada karşıma çıkanları tek tek unfollow etmek maalesef bir çözüm değil.
0
patronaj1
(13.04.21)
Yukarıda o ramazan hikayesine uzunca dokunun, mute etme seçeneği çıkıyor. Az önce yaptım aynısını.

Hikayesinde ramazan temalı sticker kullananlar orada çıkıyor.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
sanırım olay şu:
tech.hindustantimes.com

ben de bi "bu nedir yahu" demiştim görünce. ramazan özel stickerları yapmışlar, takip ettiğin kişilerden, o stickerları kullanıp story atan herkesin storylerini bir yere toplamışlar. bende kayboldu bu arada, şimdi baktım yok. her gün geri gelecek mi bilemedim. şimdi bu fasiliteyi kullanıp görünürlük kasanlar olacaktır kesin, herhalde yeniden görünecek.

ramazana böyle bir festive event vurgusu yapılıyor globalde, bugün bbc haberinde bile şöyle bi tanımlama yazmışlardı, garipsedim "ramadan, a festival that involves a month of prayer and festing". biraz hristiyan adetleri gibi easter, christmas havasına soktular herhalde bu işi globalde, onun yansımalarını görüyoruz diye düşünüyorum.
0
nimberjack
(13.04.21)
(13)

Beceriksiz biri en basit ve sağlıklı ne yiyebilir

Vse budet horosho
Merhaba. Ben yalnız yaşayan, klasik iş çıkışı ya da eve gelince paket söyleyen biriyim. Hareket ettiğim bi işim olmasına rağmen, genel olarak zayıf ama göbek iri vücut yapım nedeniyle diyetisyene gittim. Karbonhidratı azaltacağım. Liste verdi ama fantastik bi liste. Yakınımda o ürünleri bulacağım ma
Merhaba. Ben yalnız yaşayan, klasik iş çıkışı ya da eve gelince paket söyleyen biriyim. Hareket ettiğim bi işim olmasına rağmen, genel olarak zayıf ama göbek iri vücut yapım nedeniyle diyetisyene gittim. Karbonhidratı azaltacağım. Liste verdi ama fantastik bi liste. Yakınımda o ürünleri bulacağım market bile yok.

Siz tavsiye verseniz? Hiç mutfak tecrübem yok desem yeridir. Ne yapabilirim?
0
Vse budet horosho
(13.04.21)
bence fırın yemekleri en kolayı. bir fırın tepsisine istediğin sebzeyi ve eti dizip üstüne zeytinyağı gezdirip fırına atabilirsin. balık, tavuk, et, kıyma..hepsi olur.

bu kolay ama ben buna bile üşeniyorum. o yüzden akşam yemeği yemiyorum. hem de akşam yemeyin diyorlar. çoğunlukla akşamları fındık fıstık kuru incir ceviz vb. yiyorum. hem yemekle uğraşmamış hem de akşam akşam midemi doldurmamış oluyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(13.04.21)
Tavuk göğsü haşlayabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(13.04.21)
Bulunabilir ürünler yazan bir diyetisyene gidin. Avakado mango nedir.
0
baal
(13.04.21)
Tavuk göğsü: baharatlayip teflonda izgara ya da firinda.
Haslayan da var ama ben firinda seviyorum; brokoli, havuc vs gibi sebzeleri dogranmis halde koyup üstüne kekik vs baharat ve zeytin yağı.
Sonuçta az kalorili, karbonhidratı az yemek ve bunlari toplu yapip kaba koyarsaniz 3 günlük yemek çıkar, isitip yersiniz.
0
logisticsmanager
(13.04.21)
@baal, avakado olsa yine iyi. yaban mersini, glutensiz ekmek falan diyor. Yaban mersini macro center'da bile olmuyor bazen :)
0
🌸Vse budet horosho
(13.04.21)
Çölyak hastası değilseniz ya da gluten hassasiyetiniz yoksa gerçekten başka bir diyetistene gidin. Karbonhidratı azaltmak için glutensiz ekmek önermek saçmalık.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
Sağlıklı bir diyet uygulayabilmek için en azından minimal bir mutfak bilgisine sahip olmalısınız. Çok zor bir şey değil. Mesela tavuk göğsünü haşlama düşüncesi pişirmeden daha kolay gelebilir ama tadının çok kötü olacağını tahmin ediyorum. Onun yerine azıcık bir baharat ve zeytinyağı ile tavada pişirebilirsiniz. Brokoli, havuç gibi sebzeleri haşlayabilir ya da çiğ olarak tüketebilirsiniz. Havucu, kırmızı lahanayı rendeleyerek mesela salata yapabilirsiniz. Sadece kol gücü gerektiren bir eylem. Çeşitli çiğ sebze ve otları doğrayıp mesela haşlanmış nohut, fasulye, mercimek gibi şeylerle karıştırıp üzerine biraz da zeytinyağı ve baharat ekleyerek güzel salatalar oluşturmanız mümkün. Nohut gibi sert baklagilleri pişirirken püf noktası içine biraz karbonat eklemek. Aksi takdirde zor pişebiliyor.

Tavuğa alternatif mesela biftek ya da dilimlenmiş somon alabilirsiniz, aynı şekilde pişirmeniz mümkün. Sadece kırmızı et içi pembe yenebilirken tavuk yenemiyor, böyle şeyleri aklınızda tutmalısınız.
0
isabella was a ginger
(14.04.21)
Çok uğraşmak istemediğim ama güzel şeyler yemek istediğim zaman yaptığım bir yemek var:

İki tencere lazım. Birine zeytinyağı koyup üstüne kuşbaşı sebze (patates, havuç, kabak, bezelye vs.) doğruyorum. Tuz döküyorum, kapağını kapatıp orta-kısık açıyorum.

İkinci tencereye tavuk göğsü koyuyorum (bunu kasaplardan kuşbaşı kesilmiş şekilde alabiliyorsunuz). Üzerini dolduracak kadar yoğurtlu su karışımı ekliyorum. Yine kapağını kapatıp orta-kısık açıyorum.

İkisinin de pişme süresi 15 dakika. Hazırlama süresi de o kadar. Totalde 30 dakikada yemek hazır oluyor. Besin değerleri de dengeli. Daha az karbonhidrat isterseniz sebzeyi patates yerine patlıcanla falan da yapabilirsiniz. Fazla yaparsanız ertesi gün de yeniyor.
0
plutongezegendegilmi
(14.04.21)
Diyet sürdürebilir olmalı. Sağlıklı beslenme alışkanlığı edinip sonrasında da devam ettirebilmeniz gerekli. Farkı diyetisyene gidin. Bu diyetisyen ile hedefinize ulaşsanız da orada kalmayacaksınız. Zor tariflerle, zor bulunan yemeklerle olmaz.

Ben aylık köfte, soslu tavuk, soslu somon hazırlayıp buzluğa atıyorum. Sonrası çok pratik oluyor. Sebzeleri iki yemeklik pişiyorum.
0
jazzabel
(14.04.21)
yaban mersini, glutensiz ekmek falan nedir ya allasen, böyle diyet mi olur? diyet ulaşılabilir ve pratik olmazsa eğer uygulanmaz asla. bunu bizden önce gittiğin diyetisyenin bilmesi gerekirdi ama neyse.

donmuş sebze alıp zeytinyağlı yap hafta sonu koca bir tencere. fasulye, bamya, barbunya vs. aşırı pratik, ısıtmana bile gerek yok, doyurucu ve besleyici. ben bazı sebzeleri de soteliyorum tavukla ya da tek başına: lahana, brüksel lahanası, havuç, kabak vs. o da çok pratik ve doyurucu oluyor.
0
knight of cydonia
(14.04.21)
diyetin surdurulebilir ve pratik olmasi gerektigi konusunda diger cevaplarla hemfikirim. yalniz ornegin hepsiburada'nin market kismindan tazemasa'dan filan siparis verilebiliyor, ertesi gune teslim yapiyorlar genelde. eger maddi acidan sıkıntı yaratmiyorsa ve tek problem bulunabilirlikse oraya da bir bakin bence. sonraki gidisinizde diyetisyene urunlerin bulunabilir ve hazirlanmasinin pratik olmasini istediginizi iletebilirsiniz. zaten size verdigi listeyi bunu yap diye verdiginde bu bu urunleri bulamam deseydiniz degistirirdi alternatifleriyle bence. elinizde hazir bir liste varken kendi kafaniza gore hareket etmeyin derim ben. iletisiminiz varsa diyetisyene de bulamadiginiz urunleri sorup alternatiflerini ogrenip o sekilde de devam edebilirsiniz diyetinize. yani ben olsam oyle yapardim.
0
in vino veritas
(14.04.21)
bol bol salata malzemesi alın.

yanına güvendiğiniz bir kasaptan köfte alın, tavuk göğsü alın, ton balığı alın. her akşam salata + köfte yesem sıkılmam.
0
co2s2
(14.04.21)
A101'e gidip bir tane kivi marka buharlı pişirici al.
Metro markete gidip donmuş fleto balık, donmuş bezelye, donmuş brokoli, donmuş karnabahar, donmuş havuç al.
Donmamış patates, soğan, sarımsak ve tuz da koy.
Hepsini makul miktarda karıştır. Kalanını buzluğa koy.
30-40 dakikada pişsin.
Ye.

Metro marketten 25 tanesi 75 liradan donmuş enginar al.
Buharlı pişiricide her gün bi tanesini 15 dakika pişir. Tabağa alıp üzerine tuz, biber, zeytinyağı, sirke.
Parçala, karıştır.
Ye.

Bir fırın poşetine iki tane kemiksiz tavuk butu koy.
Kafana göre parçalanmış patates, soğan koy.
Pulbiber, tuz, kekik, seversen kimyon.
Karıştır.
Isınık fırında 180 derece.
40 dakika.
Parmaklarını yememeye gayret et.
0
Mirket
(14.04.21)
(8)

Yeşilköy Pandemi Hastanesine Yakın Oturan

makarnacanavari
Var mı?Küçük bir şey rica edeceğim.Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?Ben battaniye ücretini eft
Var mı?

Küçük bir şey rica edeceğim.

Annemi bugün yatırdık. Biz de evde karantinadayız. Pozitif bir şekilde. Çıkamıyoruz.

Üşüyormuş ve hastaneden üstüne örtecek, ısıtacak bir şey temin edemiyormuş.

Kaldığı blok güvenliğine teslim edilmek üzere battaniye götürme şansınız var mı?

Ben battaniye ücretini eft yapacağım.

Evden çıkamadığımız için maalesef bu konuda şuan elimizden bir şey gelmiyor.

Aklıma gelen tek çözüm bu oldu.
Çözüm önerebilecek varsa da süper olur.

Teşekkürler
0
makarnacanavari
(13.04.21)
İstanbul’da yaşamadığım için elimden bir şey gelmiyor bir şey yapabilmeyi çok isterdim. Şöyle yapsanız olur mu? Muhitinizi. Taksi durağına rica etseniz götürüp teslim etseler? Bir komşunuz verse battaniye? Nasıl olur? Aklıma gelen çözüm önerisi bu oldu.
0
suicides underground
(13.04.21)
Taksicilere güvenemiyorum maalesef :) teşekkür ettim. Hallediyoruz sanırım. Sağolun tekrardan.
0
🌸makarnacanavari
(13.04.21)
Çok geçmiş olsun umarım yakın zamanda hepiniz sağlığınıza kavuşursunuz.
0
suicides underground
(13.04.21)
Halledebildiniz mi acaba? Banabi kurye gibi bir şeyle gönderemez misiniz diye düşündüm.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
halledip etmediginizi belirtin lutfen
0
boyle buyurdum
(14.04.21)
Yesilkoy'un taksi duraklari guvenilirdir, mesela cinar taksi ya da site taksi. Bir taksi cagirip arkadasa battaniye teslim edersiniz, bahsisi de dolgun verirsiniz goturur hastaneye teslim eder.
0
cooperr
(14.04.21)
merhaba, eğer çözemediyseniz bu akşam iş çıkışı saat 17:30 gibi uğrayıp battaniye bırakabilirim.
0
reanarchy
(14.04.21)
Merhaba uyuyakalmışım. Hallettik biz çok teşekkürler
0
🌸makarnacanavari
(14.04.21)
(4)

çalışırken müzik dinlemek

denizzz
normalde yaptığım bir şey değildi bu, dikkatim dağılırdı ama yakın zamanda bazı müziklerle hiç dikkatim dağılmadan bir şeyler okuyup yazabildiğimi fark ettim. sizin çalışırken tercih ettiğiniz bir tür, online radyo vb var mı?
normalde yaptığım bir şey değildi bu, dikkatim dağılırdı ama yakın zamanda bazı müziklerle hiç dikkatim dağılmadan bir şeyler okuyup yazabildiğimi fark ettim. sizin çalışırken tercih ettiğiniz bir tür, online radyo vb var mı?
0
denizzz
(13.04.21)
Çok farklı uçlarda müziklerle çalışabiliyorum ben. Bir kere Spotify'ın study, focus falan gibi listeleriyle asla çalışamıyorum. Hep dinlediğim 70'ler-2000'ler arası rock albümleriyle de genellikle çalışamıyorum, bazen çalışabiliyorum.

Klasik müzikle (Rimsky-Korsakov gibi) ve film müziği, soundtrack albümleriyle (özellikle fantastik-epik filmler) çalışabiliyorum.
Bir de bazı pop listeleriyle çok güzel çalışılıyor (Madonna, RuPaul'un bazı şarkıları, Britney Spears, Spice Girls, Paula Abdul falan... bence de saçma ama Sissy That Walk'la güzel çalışıyorum ahaha.)
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
study bilmemne playlistleri konusunda kobuzchu kiz'a katılıyorum.

valla ben çalışmaya başladığımdan beri 2000'ler türkçe pop/rock döngüsünden çıkamaz oldum. hem sevdiğim şarkılar oluyor ama bir yandan da kendimi müziğin güzelliğine kaptırıp işten güçten olmayacağım şekilde arkada çalıyor. benim bilgisayarda açık olduğu için başkalarının daha dandik müzikler açması ihtimalini ortadan kaldırıyor. ayrıca kimse de rahatsız olmuyor herkesin zayıf karnı olduğu için :)
0
amugochi
(13.04.21)
study -focus -work vs gibi playlist'lere diğer arkadaşlar gibi karşı değilim, tercih meselesidir. çalışabiliyorum. benim önerilerim şu şekilde:

- mümkünse enstrümantal olsun. vokalli, sözlü bir şey olduğunda insan eşlik ediyor birden.
- mümkünse iyi bildiğiniz müzikler olsun, kafanızı meşgul etmesin. hatta mümkünse bu müzikleri sadece çalışırken dinleyin, koşullu şartlanma olur:D
0
co2s2
(13.04.21)
Genel arşivimi dinlerim ben. Hiç bir tarz bana engel olmaz. Ama nts radio’yu da öneririm.
0
eksisozlukokuryazari
(13.04.21)
(11)

Gelecek kaygisi

gustavodias
Merhaba sözlük. Tavsiyelerinize, tecrübelerinize ihtiyacım var. Kısaca kendimi tanıtayım. odtü maden müh. 2.sınıf öğrencisiyim. Bu bölümü yazarken eşeklikle beraber doğru düzgün bir araştırma yapmadan yazdım. İte kaka 2.sınıfa geldim ancak sorun şu ki ben bu mesleği hiçbir şekilde yapmak istemiyorum
Merhaba sözlük. Tavsiyelerinize, tecrübelerinize ihtiyacım var. Kısaca kendimi tanıtayım. odtü maden müh. 2.sınıf öğrencisiyim. Bu bölümü yazarken eşeklikle beraber doğru düzgün bir araştırma yapmadan yazdım. İte kaka 2.sınıfa geldim ancak sorun şu ki ben bu mesleği hiçbir şekilde yapmak istemiyorum. Bir an önce aileme katkıda bulunmak ve onlara yük olmamak için yazmıştım. Şu an 20 yaşındayım ve geriye dönmeye cesaretim yok. Derslerine hiçbir şekilde ilgi duymuyorum evet yüksek notla geçiyorum ancak bir şey öğrendiğimi hissetmiyorum ki çoğu 1 hafta sonra unutuluyor. Ekonomik olarak ailemi bir an önce rahatlatmak için attığım bu adım beni kör etti. Hiçbir şekilde geleceğe bakamıyorum. Hocalar bir kere bile "bu meslek şöyledir, şunları yaparak kendinizi geliştirebilirsiniz" tarzı yol gösterici tavır takınmıyor. Kendi çabamla ne ne değildir diye araştırma yapayım diyorum( Facebook gruplarına yazdım) "keşke yazmasaydın" tarzı dönüşler alıyorum. Mutlu olma, aile kurma gibi kavramlar bana o kadar uzak geliyor ki ( Erzincan'ın dağında kimi bulacağım?) Ne yapacağımı bilmiyorum. Biraz içimi dökmek biraz da tavsiye almak için yazdım. Lütfen kendinize iyi bakın
0
gustavodias
(13.04.21)
Tekrar sınava girip farklı bir mühendislik kazanırsan şimdiye kadar aldığın derslerin çoğunu saydırabilirsin, böylece 2 dönem kaybedersin en fazla. Tabi mühendisliğe ilgi duyuyorsan ve başka bir mühendislik istiyorsan. Bu sene geçti herhalde sınav için ama böyle bir şey düşünürsen seneye bir yandan hangi bölümü istiyorsan ondan ders alabilirsin seçmeli fln. Bölümü bırakmaya kararlıysan kendi bölüm derslerin yerine daha çok seçmeli alırsın mesela.
0
pati
(13.04.21)
Odtü mezunu olacaksın illa mezun olduğun işi yapman gerekmez satınalma, denetmen, isg uzmanı vs baska şeylerle destekleyerek muhendislik diplomani kullanarak baska isler yapabilirsin belki. Sektörü bilmedigim için net ornek veremedim ama ülkede cogunluk mezun oldugu isi yapmiyor zaten.
0
instant crush
(13.04.21)
1- pati + 1
2- hayat çok uzun. 5 sene sonra çok farklı bir durumda ve kafada olacaksın. 10 sene sonra başka bir insan olacaksın. hiçbir şey bitmiş değil.
3- hayatın erzincan'da geçmek zorunda değil.
4- mutlu olma aile kurma gibi şeyler x ile y ile değil içinde olduğun anın problemlerini adım adım çözerek olur. belli ki mühendis kafasındasın. the martian'ı izle ve sonunda söylediği şeyleri hazmet.
5- anladığım kadarıyla erkeksin. hayat sana hiçbir şeyi tepside sunmayacak. sen adım adım çabalayarak şans/analitik zeka/azim gibi şeylerden yararlanarak elde edeceksin her şeyi. bu yüzden tattıkların inanılmaz lezzetli olacak. 35 yaşına geldiğinde eksiduyuruyu falan belki unutmuş olacaksın ama aklından şu çıkmasın: çabaladıkça hayat da sana doğru adım atıyor. hayat bazen para bazen mevki bazen keyif bazen kadın oluyor bu bağlamda. sen ne istediğini bul ve ona doğru yürü yeterki, geri kalan her şey senle yürümeye başlayacak.
6- bu bölümden de başka bölümden de mezun olsan bir meslek ve iş sahibi olacaksın. ailene bakarken onlara karşı resentful olma. türkçe'sini bilemedim. iyi bir şey yapayım derken hayatını zehirlersin.
7- ne istediğini otur kağıda dök. ne yapmak ne olmak istiyorsun? bunu belirle. sonra da bunu yapmak için aklına gelecek her adımı at. tekrar sınava girmek, ilgili konuda bursları araştırmak, ailenle konuşmak, hem çalışıp hem okumak. herşey. facebook gruplarını okuyan değil de tavsiye verip yardımcı olan adam olmayı hedefle.
0
twelfth
(13.04.21)
Bir bölümü beşinci senesinde bırakıp başka bir bölüm okumuş ve şu an her iki bölümle de tamamen alakasız bir alanda çalışan biri olarak yorum yapmaya geldim.

Maden mühendisliği okumak istemiyorsunuz, ok. Peki ne okumak istiyorsunuz? Bir hedefiniz yok ve başka bir bölüme geçtiğinizde "ee ben bunu da istemiyormuşum" deyip mutsuz olma olasılığınız çok yüksek gibi gözüküyor buradan bakınca. Bir hedefiniz varsa pati +1 diyeceğim. Okumak istediğiniz bölümün derslerini inceleyin, en az kayıpla nasıl oraya geçebilirsiniz onu araştırın ve yapın.

Bir hedefiniz yoksa, dersleri de yüksek notlarla geçebiliyorsanız kırın kıçınızı, bölümünüzü bitirin. Maden mühendisi olarak illa Erzincan'ın dağında çalışmanız gerekmiyor. İlla maden mühendisliği yapmanız da gerekmiyor. Geleceğe o kadar karamsar bakmayın çünkü her ne yaşayacağınızı varsayıyorsanız onları yaşamayacaksınız. Gerçekten çok gençsiniz, okul bitene kadar daha neler neler değişecek. Öğrenciliğinizi iyi değerlendirin, sosyalleşin, kulüplere katılın, güzel yerlerde staj yapın, mesleğinizi yapan insanlarla tanışın, hayallerinizdeki meslekleri yapan insanlarla tanışın, nasıl bir yerde çalışmak ve ne iş yapmak istediğinizi düşünün, (pandemi biter de hayat normale dönerse) Ankara'nın imkânlarından faydalanın. Meslek fuarlarına gidin, tiyatroya gidin, CSO konserine gidin, gönüllü olabileceğiniz STK'ler bulun, derslerinden başka bir şey bilmeyen bir yeni mezun olmayın. Gerisi kendiliğinden gelir :)
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
Yorum yapan/yapacak herkese minnetlerimi sunuyorum. Etrafımda pek yol gösteren insanlar olmadığı için genelde bodoslama bir işe girip yonta yonta çıkıyorum kendimi. O yüzden verdiğiniz tavsiyeler bana altın niteliğinde. Asıl sorunum bir yandan şu ki kimse bana " bak kardeşim bu sektörün iyi yanları da bu " şeklinde konuşmadı. Haliyle fikir aldığım kaynaklara baktığımda da geneli olumsuz bir tablo çiziyordu ve karamsarlığımda bu yüzden
0
🌸gustavodias
(13.04.21)
bildiğim bir alan değil ancak yurt dışında da iş imkanları olan bir bölüm olduğunu duymuştum. güney afrika'da çalışan biriyle karşılaşmıştım. linkedin'da araştırma yapıp ilgili kişilerle tanışıp fikir alabilirsiniz.
0
nzessia
(13.04.21)
odtülü here. linkedin'de benim gördüğüm maden müh'lerinden management gibi değişik alanlarda yüksek yapanlar madende çalışmıyordu, hatta bence güzel yerlerde de çalışıyorlardı. şu sıralarda (2.sınıf önemli bir eşik) değişik alanlarda staj tecrübesi kazanırsanız, özellikle odtü teknokent muazzam bir kaynak bunun için, mezuniyet sonrası madencilikte çalışmak zorunda kalmazsınız.

bir linkedin hesabı edinip dayanışma-odtülüler grubuna katılın. ordan yardım isteyin, staj için olur, yol gösterilmesi için olur vs, 6k mezun var, mutlaka bir şekilde halledilir. ayrıca ist odtü mezunlar derneği'nin mentor-menti programı var. kaydolun, size bir de mentor bulsunlar. önünüzü daha iyi görürsünüz.

ek: şimdi aklıma geldi. yga'da cihan özalevli diye bir odtü mezunu var. muazzam bir girişimin co-founder'larından biri ve odtü maden mezunu. güneş enerjisi üstüne yüksek lisans yapmış, şu an bambaşka bir alanda çalışıyor.. böyle insanlara bakın, çok varlar. maden okuyorsunuz diye madende çalışacaksınız diye bir şey yok. yga'ya da başvurup katılmaya bakın.
0
bir kum tanesindeki atom alti parcacik
(13.04.21)
Alanı sevmediysen tekrar sınava gir. 24 te mezun olursun. Geç değil. Aileni düşünüyorsan da okurken çalışmayı düşünebilirsin.
0
black mamba
(13.04.21)
merkezi yerleştirme ile yatay geçiş yapabileceğin üniversite ve bölümleri araştırabilirsin.
tekrar sınava gir denmiş ama bu da alternatifi.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.04.21)
Maden mühendisliğini bitirdiğinizde satış, pazarlama, yazılım gibi alanlarda çalışmak burada yazıldığı gibi kolay değil.

Sınıfınız ilerledikçe ders içeriklerinden dolayı bölümden uzaklaşacaksınız. Bu alanda Türkiye'deki çalışma imkanları çok kısıtlı ve iş hayatı, okul hayatı gibi ders çalışıp, sınav sorularını çözmek gibi değil.

Şuan en mantıklısı bu yaz merkezi yatay geçiş ile üniversite-bölüm değiştirmeniz. Tekrar sınava girmek vs gereksiz, ve anca seneye sınava girebilirsiniz. 1 yıl kaybınız olur. Puanınız mühendislik ya da sağlık alanındaki bölümlere yetiyor. Eğer biraz olsun sosyal, girişimci yanınız varsa endüstri mühendisliği okuyabilirsiniz çok fazla alanı geniş ve gözde bir meslek. Sağlık alanında ise eczacılık okuyabilirsiniz. Eğer yazılım ile biraz alakanız varsa bilgisayar mühendisliği okuyabilirsiniz. Ogrenci kariyeri sayfası var, öğrenciler için çok güzel paylaşımlar yapıp etkinlik düzenliyorlar. Bölüm ve meslek tanıtımları için çok uygun.
0
Evinizinkedisi
(13.04.21)
tavsiyeleriniz için çok teşekkür ediyorum
0
🌸gustavodias
(14.04.21)
(8)

kullanılmayan giysileri nereye verebilirim?

knight of cydonia
şişli'de oturuyorum. gardırobumu ayıkladım ve iyi durumda olan ancak kullanmayacağım iki orta boy poşet giysi ayıkladım. bunları ihtiyaç sahiplerine en iyi biçimde nasıl ulaştırabilirim, fikri olan var mı? normalde komşuya falan sorulur böyle şeyler ama çevrede kimseyi tanımıyorum. esnafa gidip de p
şişli'de oturuyorum. gardırobumu ayıkladım ve iyi durumda olan ancak kullanmayacağım iki orta boy poşet giysi ayıkladım. bunları ihtiyaç sahiplerine en iyi biçimde nasıl ulaştırabilirim, fikri olan var mı? normalde komşuya falan sorulur böyle şeyler ama çevrede kimseyi tanımıyorum. esnafa gidip de pat diye giysi ihtiyacı olan birilerini tanıyor musunuz diye sormak biraz abes geldi.

giysiler genç erkek, l-xl bandındalar ve genellikle pantolon, gömlek, uzun kollu üst.

eğer mümkünse ihtiyacı olan lgbtqi+ gençlere ulaştırabilirsem çok daha makbule geçer.
0
knight of cydonia
(12.04.21)
muhtarınıza danışmanızı önerebilirim.
0
rakicandir
(12.04.21)
sosyal medyadan lgbti dayanisma hesaplarindan biriyle iletisime gecebilirsin
0
tahtakafa
(12.04.21)
Kıyafet kumbaraları var oraya atıyorum ben.
0
Jux
(13.04.21)
kıyafet kumbarasına atacaktım ben de ama baktım bugün kumbaranın üstünde yazanlara, kumaş geri dönüşümü için kullanılıyormuş o kumbaralar sanırım. giyilebilir durumda giysilerin geri dönüşüme sokulmasını istemiyorum haliyle, o yüzden vazgeçtim atmaktan.
0
🌸knight of cydonia
(13.04.21)
kıyafet kumbaralarının bazıları geri dönüşüm için (şehit aileleri kumbaraları galiba), bazıları da ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için (belediyelerinki öyle galiba).
0
goldenbrown
(13.04.21)
(git: 1402496) Geçen yıl bu soruyu sormuştum, "Ben geçenlerde İstanbul Kadav' ın düzenlediği bir eğitim için Ankara'daki Pembe Hayat derneğindeydim. Ofisin bir odası cezaevlerindeki tutuklu kadın ve LGBTi bireyler göndermek için toplanan kıyafetlerle doluydu." demişlerdi. Pembe Hayat'a bir ulaşabilirsiniz belki.
0
kobuzchu kiz
(13.04.21)
Biz muhtarlığa bırakıyoruz ordan ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor diye biliyorum.
0
amelie poulain
(13.04.21)
ben de şişli'de oturuyorum geçen hafta sokaktaki giysi kumbarasına baya bir şey attım. atmadan önce belediyeyi arayıp sordum; kutulara atılan giysilerin ayrıştırıldığını, kullanılabilir kıyafetlerin ihtiyaç sahiplerine gittiğini, kullanılamaz olanların iplik vs yapılmak üzere tekstil atölyelerine falan verildiğini söylediler.
doğru olduğunu umuyorum...
0
asisamus
(13.04.21)
(14)

Insanlar nasıl bu kadar kolay ateist olabiliyor?

sanguine
Uzun zamandır düşündüğüm bir konu biraz önce burda bi başlık görünce o da tetikledi. Ben musluman bir bireyim ama bu bir din ya da İslam güzelleme postu değil. Aklımdaki şeyin herhangi bir inançla da alakası yok aslındaBen yobaz olmayan, pek dindar da olmayan bir ailede büyüdum. Hiçbir zaman karisil
Uzun zamandır düşündüğüm bir konu biraz önce burda bi başlık görünce o da tetikledi. Ben musluman bir bireyim ama bu bir din ya da İslam güzelleme postu değil. Aklımdaki şeyin herhangi bir inançla da alakası yok aslında

Ben yobaz olmayan, pek dindar da olmayan bir ailede büyüdum. Hiçbir zaman karisilmadi din konusunda, babam ramazan haric alkol kullanırdı, annem kapalı olmasa da namaz kılmaya çalışır dönem dönem. Bense inanç konusunu daha içimde yaşadım hala da öyle. Zamanla ibadet kısmından neredeyse tamamen uzaklaştım, dışarıdan inançsızlık olarak görünse de temelde tembellik tamamen.

Yaratıcı inancım hep oldu hala da var. Durum şu ki özellikle babam öldükten sonra ben aşırı derecede ölümden, ölüm sonrasının belirsizliğinden ve hiçlikten çok korkar oldum. Halbuki babamla aramız daima çok kötüydü. Ama onu özlüyorum, öldükten sonra dünyanın bitmedigini, onun hala yaşadığını görmek istiyorum.

Birkaç ayda bir çok depresif rüyalar görüyorum, ilk zamanlar hep babamın ölümünü tekrar tekrar görürdüm, rüya başında canli olurdu, ben gerçekten yaşıyor hissederdim, rüya sonunda ölürdü ve ilk seferki gibi derinden bunu hissederdim
Neyse ki bu eskisi kadar sık olmuyor. Şimdi kendi ölümümu veya ölüme yaklastigim anları görüyorum. O mutlak yalnızlık, hiçlik, belirsizlik, karanlık beni çok ama çok yoruyor, bazen uyandığımda çok zor kendime geliyorum. Eşyaların, yakinlarimin, ailemin, kedimin yıllar sonra artık olmayacağı anları görüyorum. Kedimden önce öldugumu görüyorum. Çok basit bir şey, mesela çok abartı da gelebilir, bir milyar yıl sonrasını hayal ediyorum.

Ölüm bu kadar ağır, kalıcı bir vakayken, benim açıkçası delirmememin sebebi mutlak iyi bir yaratıcıya inanıyor olmam. Yoksa ben ölüm olayını kaldiramazdim. Her şeyin geçici ve boş olma ihtimali bana çok ağır geliyor. Inancli olduğum icin ihtimal olarak kabul ediyorum elbette. Inandığım dinin gereği gibi yaşamıyor olsam hatta günah kabul edilen davranışları alışkanlık haline getiren bir yaşam tarzım olsa da bu beni inanmaktan alikoymuyor. "Öbür dünya" olarak cennet duslemiyorum bu arada yani ajandamda cennet gibi bir utopyada yaşayabilmek için inançlı olmak yok. Belki reenkarnasyon, belki paralel evren, belki başka bir konsept, ama bir şekilde hayatlarımızın boşa gitmedigi ve ölüm sonrasına aktarilabildigi ve en önemlisi mutlak iyi bir yaratıcı tarafından bunların orkestra edilmesi. Dunyadaki kötülüğün çokluğunu da kaldıramıyorum çünkü. Bu da çok ağır geliyor, inançlı olmamdaki bir sebep de bu kadar kötülüğün karşısında mutlak güclu olan mutlak bir iyinin varlığına duyduğum ihtiyaç ve güven.

Dinlerdeki çelişkileri cok kafama takmıyorum, üzerlerine düşünmüyorum, açıkçası beni alikoymuyor da. Yaratıcının varlığına gölge düşürmuyor benim icin en azından, diğer her şey teferruat gibi geliyor. Çünkü mutlak iyi yaratıcı düşüncesi beni çok rahatlatıyor. Böyle olmasindan memnunum ve değişmeye niyetim yok. Bilim ölüm sonrasina ilişkin yaratici kaynaklı olmayan bir veriye ulaşsa bile. Her türlü bir yaratici olmak zorunda inancındayım.

Merak ettiğim, herhangi bir yaratıcıya inanmayan insanlar bunlari başa çıkılması gereken bir şey olarak görmüyorlar mı? Ya da bakış açınız nasıl?
0
sanguine
(11.04.21)
Armağan Çağlayan’ın programına bir hayat kadını konuk olmuştu. Şöyle bir cümle kuemuştu: Ben hep Allah’a inanıyordum ama ben 9 yaşındayken amcam bana tecavüz ederken Allah neredeydi?

Bir insan böyle ateist olabiliyor işte.

Öte yandan ben babam ölünce kendimi öldürmeye kalkıp akıl hastanelerinde yatarken halam “ Allah sevdiği kulu olduğu için abimi yanına aldı.” Diyip acısını hafifletebiliyor. Sanırım inanç böyle zamanlarda insanın tutunacağı tek dal oluyor. İnanmayınca başa çıkmak çok zor.

Eşim inançlı bir insan. Buranın ahir zaman olduğunu, burada yaşadığımız kötü şeylere karşılık ahirette ödüllendirileceğimize inanıyor. Kötü bir şey yaşadığımızda o “ vardıe bir hayır” diyor. Ben ise küfürler edip saydırıyorum.
0
suicides underground
(11.04.21)
dindar ailede büyüdüm. annem dünya tatlısı iyi bir insandır, babam ise görünüşte modern fakat esasında maalesef bazı konularda fazlasıyla bağnaz biridir. yine de asla şiddet yanlısı bir adam değil. ben buna rağmen niyeyse ışid militanı gibiydim çocukken, çok vahşi ve negatif fikirlerim vardı. 12'nci yaşıma bastığımda beş vakit namaza başlamıştım örneğin. kimsenin benden böyle bir talebi yoktu ama ben çok mutlu ve gururlu hissediyordum.

yanlış olmasın ama sadece üç sene sonra mı ne ateisttim. hiç kolay değildi. doğru bildiğin, inandığın her şeyin yanlış olduğunu düşünmeye başlıyorsun... çok zor. gecelerce ağladığımı hatırlıyorum. aradan geçen yıllarda internette sürtmeye başlamış, üstüne "abiler" ortamlarında bulununca dinden acayip soğumuştum ben. hayatımda din istemiyordum, inancımı sorgulamaya başlamıştım ama "nasıl ya, ulan allah olmasa bu kadar adaletsizlik, ölümden sonrası vs. ne olacak?" diye deliriyordum. çok ciddi bir kriz yaşamıştım kendi içimde. dindar çevrede büyüdüğüm için ayrıca zor olmuştu. o insanların içinde, belli bir kültürle büyümüşsün. tamamen inançsızlık bunlardan da tümüyle kopuş demek, sevdiklerinle bile ister istemez arana bazı konularda mesafe girmesi demek.

zamanla oturdu. ölüm, adaletsizlik gibi konuları aşabilmiş değilim. canımı çok yakıyor ama sonuçta yaratıcıya inanmıyorum işte, ne oluyorsa oluyor, benim yapabileceğim bir şey yok diye düşünüyorum. üzüldüğümle kalıyorum. "ölüm çok zor, bununla baş edebilmek için sonsuzluk hayal edeyim" demenin manası var mı? olduğuna inanmıyorum. "keşke olsa" diyorum bazen ama aklım inanmıyor sonuç olarak.

olmasını istediğim şeyle olduğuna inandığım şey farklı. ben de tabii ki adalet olsun, sevdiklerimizle ikinci bir şans elde edip sonsuza dek mutlu yaşayalım isterim ama öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. bu üzüntüyle, mutsuzlukla değişecek bir şey değil. trafik kazasında kolunu kaybeden, bu yüzden çok üzülen birisi kolunun tekrar çıkacağına inanır mı mesela? böyle bir şeyin makul olduğunu düşünür mü? o hesap. "keşke olsa" diye düşünüyorum ama olmayacağını biliyorum, benim için öyle bir ihtimal yok.
0
der meister
(11.04.21)
Ben inançsız biriyim

"Dinlerdeki çelişkileri cok kafama takmıyorum, üzerlerine düşünmüyorum, açıkçası beni alikoymuyor da. "

Demeni anlıyorum, bunlar bana yetiyor çok da sorgulamıyorum deyip böyle bir hayat yaşayabilirsin, bazıları da bunlara takılıp sorguluyor bu yönde bir inanç ya da inançsızlık içinde bir hayat sürüyorlar
0
freebird5406_2
(11.04.21)
inandığımız din kültürümüzle ilgili. ben şöyle düşünüyorum; ormanda doğup büyüseydim islam diye bir şeyin i'sinden haberim olmayacaktı. bana doğal olan inançsızlık gibi geliyor.

dünyada sayısız din var. hangisine inanacağımı bilmiyorum. hepsini öğrenmem mümkün değil ki.

senin için inanmak, bir şeylerle başa çıkma yöntemi olmuş gibi. benim için öyle değil. bunu nasıl aştığıma gelirsek, sanırım bilimle çok haşır neşir olmak gerekiyor. evrende ne kadar ufak bir şey olduğunu fark ettiğinde, insana ve dünyaya dair yüklediğin anlamlar değişmeye başlıyor. ama gerçek bir farkındalıktan bahsediyorum, yoksa lafta herkes farkında evrenin büyüklüğünü :)
0
nathanieltroy
(11.04.21)
> ve en önemlisi mutlak iyi bir yaratıcı tarafından bunların orkestra edilmesi. Dunyadaki kötülüğün çokluğunu da kaldıramıyorum çünkü. Bu da çok ağır geliyor, inançlı olmamdaki bir sebep de bu kadar kötülüğün karşısında mutlak güclu olan mutlak bir iyinin varlığına duyduğum ihtiyaç ve güven.

Üzgünüm ama inancınıza göre tüm bu kötülüğü, adaletsizliği orkestre eden bir yaratıcı var. Mutlak güçlü ve olmuş ve olacak her şeyin kontrolüne sahip ise, burada acı çekenlerin acı çekmesini istiyor. Burada acı çektirenleri, acı çektirmeleri için yaratmış ve kendi yaptırdığı şeyler için sonrasında cezalandıracak.


Çelişkilere takılmamanız da tuhaf geliyor ama sizi sorgulamayacağım konumuz o değil. Agnostiğim ben, başka hiçbir inancı mantığım kabul etmezdi. Elimizde yeterince data yok ama mutlak güçlü ve iyi niyetli bir yaratıcının olmadığını bilecek kadar kanıt var.
0
aguen
(11.04.21)
insanlar bir gün uyanınca ateist olmaya karar vermiyorlar, bir şeyler oluyor etraflarında, bu okuma da olur, sohbetde olur başına gelen kötü bişiyde olur iyi bişiyde olur ama bişiyler olmaktadır.

yani kimse bir gün uyanınca karar vermiyor, herkesin ayrı ayrı kendine ait süreçleri var.

ölüm bu kadar ağır diye başladığın paragraf senin için inanma ihtiyacını oluştururken benim için ise iyiki inançlı biri değilim dedirtiyor. yine herkesin bir olayı kendi içlerinde nasıl yaşadığı da değişiyor. aynı olayı aynı anda yaşayan (diğelim araçta iki kişi var ve kaza yaptılar) biri inançlı olurken diğeri ateizme yönelebiliyor. her ne kadar bu olay ayrım noktası olarak gözükse de kişiler için anlamları farklı.
0
selam
(11.04.21)
geçen yıl covid türkiye'de gündem dahi değilken korkmaya başladım, ciddi ciddi öleceğimi düşünüyordum. 30'a yaklaşıyorum ama çocukluktan beri inancım olmamasına rağmen ilk defa ölümü düşündüğümü farkettim ve gerçekten başa çıkmak çok zor. covid'e kadar sanki ölüm denen şey çok uzak bir gelecekte olacaktı, düşünmeye değer değildi. bir anda ölüm yaklaştığında çok savunmasız hissettim, deliksiz uyumaya alışkınken her gece uyanır oldum.

covid korkum 3-4 ayda geçti ama o zamandan beri yaşlılık ve ölüm fikrini aklımdan çıkaramıyorum. yaşlı birini görünce aşırı üzülüyorum, yaşayacak ortalama kaç yılı kalmış onu düşünüyorum vs. seinfeld'de bir sahne vardı, george 85 yaşında bir adamla konuşuyordu ve "nasıl çıldırmıyorsun ölmekten korkmuyorsun, ben bu yaşımda kafayı yiyorum nasıl bu kadar rahat olabilirsin" falan diyordu, öyle hissediyorum birebir. www.youtube.com

bir inanca sahip olmayı isterdim, her şey daha kolay olurdu ama benim için olanaksız, o yüzden başa çıkmak zorundayım. ilerleme kaydetmeye de başladım aslında. milyarlarca yıllık evrende, dünyada rastgele aşırı evrimleşmiş bir türün üyesiyim, 70-80 yıl yaşayıp öleceğim. doğmadan önce nasılsam, öldükten sonra da öyle olacağım. fazla kurcalayıp bu 70-80 yılı kendime zehir etmenin anlamı yok. çünkü bu işin bir çözümü yok. çözüm olmadığı için dinler halen bu kadar yaygın. çözüm olmadığı için benim sana önerim boşver, inançsız olmak için zorlama. günlük yaşantıya etki etmeyen, yalnızca ölüm sonrası belirsizlikten kurtaran inanç bana kalırsa faydalı.
0
signore
(11.04.21)
kimse için kolay olduğunu sanmıyorum açıkçası. ama asıl zor olan inkar içinde yaşayıp çocuk yaşta aklımıza yerleştirilmiş korkuların hayatımıza yön vermesine izin vermek. ateist olduğumu anladığım zaman sadece "kaybettiğim" yıllarım için üzülmüştüm.

çok küçük yaşta babamı kaybettim ve onu tekrar görme fikri dilimle söylesem de aklımla ikna olmadım bir şeydi. bir taraftan da dindar ve dini konularda tatlı sert bir şekilde baskı yapan bir ailenin üyesi olmanın getirdiği yerleşmiş ve sorgulanamaz davranış ve inançlar vardı. babamı tekrar göremeyeceğime de kılmadığım namazlar ve örtmediğim başım yüzünden cehennemde yanacağıma da aynı anda inanabiliyordum ve bana göre bu arada kalma durumu çok daha yorucu.

evrimle, fizikle ve tarihle biraz içli dışlı olunca aradığım cevapları buldum ve artık çok huzurluyum.

var oluşumuza bakışım da gözlemci olduğumuz yönünde. sonsuz ve kaotik bir evrenin içindeki inanılmaz küçük canlılar olarak 70-80 yıllık, adeta komik uzunluktaki ömrümüzde, etrafımıza bakıp gördüklerimizle ilgili sorular soracak kadar zeki olmamız bence sürecin anlamlı bir parçası olduğumuz anlamına gelmiyor; sadece şaşkınlıkla, bazen hayranlıkla ve merakla seyrediyoruz.
0
confusedyus
(11.04.21)
dinler için antroposentrik diyebiliriz. yani evrenin merkezinde insanın olduğu görüşüne dayalılar. halbuki evrenin sonsuzluğuna baktığımızda insan denen canlının çok önemsiz bir varlık olduğunu fark ediyoruz. evreni geç, kendi gezegenimizdeki bile diğer tüm canlıları yok sayarak tanrının dünyayı ve evreni insan için yarattığını düşünmek bana mantıksız geliyor. bu meseleye gelene kadar zaten evrim diye bir şey var üstelik. ama siz çelişkileri kafama takmıyorum demişsiniz zaten.

boşluk duygusu, dünyanın geçiciliği için de şunu söyleyebilirim: dünyanın ya da hayatımızın geçici olduğuna inanmak iyi bir şey değil aslında. hem bizim için, hem de toplum için. dünyanın geçici olduğuna inandığın için yaşarken istediğin şeyleri yapmıyorsun, kötülükleri sineye çekiyorsun (öteki tarafta cezalandırılacak nasılsa düşüncesiyle), bir şeyleri düzeltmeye çabalamıyorsun. bu dünyanın tek gerçeklik olduğunu kavradığında ise kendi anlamını yaratma şansın ortaya çıkıyor. elimizdeki dünyanın tek dünya olduğunu fark edip onu iyiye götürmek için çaba sarfetmek isteyebiliyorsun mesela, böylece de hayatın bir anlam bulmuş oluyor.

elbette inançsız insanlar (ben mesela) ölüm ve boşluk duygusunun etkisiyle zaman zaman depresyona giriyorlar. ben de düşünüyorum ölümü. ama bunun doğanın bir gerçeği olduğunu kabullenmeye çalışıyorum. bu noktada da bir savunma mekanizası, araç olarak kendime yaşama amacı bulmaya çalışıyorum. bunu elinden kaçırdığın an depresyona girme olasılığın yüksek. bazı insanlar ise hiç düşünmüyor, sadece anı yaşıyor, hayattan keyif almaya çalışıyor. ben öyle olamıyorum.
0
isabella was a ginger
(11.04.21)
Ben bu kavramların artık olmadığını kabul ettiğimde çok rahatladım. Ölümle ilgili bir derdim yok. Evrende belli bir zaman aralığında gelip gidecek varlıklarız. Öncesi ve sonrası simsiyah yokluk. Zaten hiçbir şeyin farkında olmayacağım. Benim için ölümden sonra hayat olması daha korkunç. Hiç ölememek demek. Sonsuza kadar yaşamayı asla istemiyorum. Zamanım geldiğinde gitmem lazım.

Adalet konusunda zaten dünyanın adaletli olduğunu düşünmüyorum, adaletli olması gerektiğine inanmıyorum. Bu konuda başa çıkmaya çalıştığım bir nokta olmadı ama sizi anlıyorum. Annemle din konusunda konuşurken, herhangi bir yaratıcı olduğuna inanmazsam, bazı şeyleri yaratıcıya havale edip öbür dünyada çözebileceğime inanmazsam ben deliririm yaşayamam demişti. Biraz da içsel rahatlatma sağlıyor. Bana da dinlere inanmasan da bari karma gibi şeylere inan kafan rahat etsin diyordu ama yok ona da inanamıyorum.
0
jazzabel
(12.04.21)
Aslında çok basit, sen inanmak istiyorsun. Bir yaratıcının olması fikri seni rahatlatıyor. Allahın olmadığı kanıtlansa bu sefer de budaya taparsın muhtemelen. Bu kötü bir şey olmak zorunda değil, insanlığın doğasında olduğunu düşünüyorum ben. Ama sen de söylüyorsun, dinin çelişkili tutumu seni içindeki inanma güdüsünden alıkoymuyor. Anlattığına göre konunun Müslümanlıkla da alakası yok sanırım, ibadet ve kapanma konularına da uzakmışsın zaten. Demek ki inanmaya ihtiyacın var.

Ateistler ise içlerindeki inanma güdüsüyle başa çıkabilmiş insanlar oluyor genelde. Ya bunu görmezden gelip üzerine düşünmüyorlar(senin yaptığın gibi) ya da enine boyuna düşünüp olmadığına ikna oluyorlar.
0
Jux
(12.04.21)
Ölünce tamamen her şeyin bitmesi fikri beni korkutmuyor çünkü o kadar önemli görmüyorum kendimi. Çok uzun bir hikayenin bir harfinin bir kenarıyım anca, ölsem nolur ölmesem nolur?

Ama işte öbür dünya var, öbür dünyada cezasını çeker, öbür dünyada sınanır diye bu dünyada o kadar çok kişinin kötülüklerinin yanlarına kar kalması, asıl öbür dünya inancına nasıl bağlanabiliyor insanlar diye düşündürüyor.

Ayrıca öbür dünya var, ölümden sonra hesap var diye iyi olan kişilere de mesafeli yaklaşırım. Korkudan iyi davranmak çok tehlikeli bir şey bence.
0
whoosie
(12.04.21)
Soruyu gece görünce uzun uzun yazmaya üşendim, şimdi biraz yazayım. İnsanlar o kadar kolay ateist olmuyor bence. Eğer az ya da çok inançlı bir aileye doğduysanız ateist olmamak, büyürken öğrendiğiniz inanç sistemini sorgulamamak daha kolay. Ölen sevdiklerine bir gün kavuşacağına, bir gün bütün iyilerin-kötülerin adaleti bulacağına, koruyan kollayan yaratıcıya... inanmak daha kolay.

Sizin yaşadıklarınıza benzeyen şeyler yaşadım. Annemi kaybedeli 1,5 sene oldu, sık sık rüyamda görüyorum, bazen hayatta, bazen değil, bazen ölmüş ama bir yanlışlık olmuş da geri gelmiş. Ama sığınacağım bir inanç yok. Cenazeden sonra insanlar "huzura erdi, allah yanına aldı, biz de yanına gideceğiz, kavuşacağız, sen bol bol dua et" gibi *teselli* sözleri söylerken içimden çok sinirleniyordum çünkü bir yandan bu söylenenlerin benim için hiçbir anlamı yok, bir yandan da o inanca sahip olmalarını kıskandım çünkü sevdikleri birini kaybettiklerinde güç alabilecekleri (bende olmayan) bir şey var. Ama yok işte, bazı şeyleri kolaylaştırır belki diye "inanayım ben de" diyemiyorsun.

İnsan merkezli düşünme açıklamasına da katılıyorum epey. Evrenin merkezinde değiliz, varlığımızın bizden başka kimse için önemi yok. Bunu kabul edince hayat daha kolay.
0
kobuzchu kiz
(12.04.21)
Direk basliktaki soruya cevap degil ama default olanin inancli olmak gerektigi dusuncesi de nereden geliyor?
0
turkuaz
(12.04.21)
(25)

İnancınızı nasıl kaybettiniz?

isabella was a ginger
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüld
Dini inançtan bahsediyorum. Aslında daha çok bu süreçteki psikoloji ilgimi çekiyor. Çünkü cennete ve sonsuza kadar var olacağına inanırken bir anda öldükten sonra yok olacağını idrak ediyorsun, büyük bir yıkım olmalı. Ne hissetmiştiniz?

Ben böyle bir süreçten hiç geçmedim çünkü ateist olarak büyütüldüm. Ailem, özellikle babam bilimle ilgili olduğu için her şeyi bana açıklardı. Hiç şüphe ettiğimi hatırlamıyorum. Sadece okula başladığımda "allah" diye bir şey olduğunu sınıf arkadaşlarımdan öğrenmiştim (o zamana kadar hiç duymamıştım ailemizdeki ve çevremizdeki herkes dinsiz olduğu için) ve kafam karışmıştı bir süre. Daha sonrasında babam uzun uzun konuşmuştu benle.
0
isabella was a ginger
(11.04.21)
Alevi bir ailede büyüdüğüm için zor olmadı, 11-12 yaşlarında net olarak karar verdiğimi hatırlıyorum.
0
signore
(11.04.21)
dindar sayılabilecek bir aileden geliyorum. çocukluğumdan beri araştırmaya ve okumaya meraklı bir tip oldum. lise dönemlerinde sorgulamaya başladım, islamiyette kendimce çelişkiler, manasızlıklar ve adaletsizlikler gördüm. aslında sarsıcı olmadı, daha çok düşüncelerimi açıklama ve düşüncelerime uygun yaşamakta sıkıntı oldu. yine de "ya islamiyet doğruysa, ya ben yoldan çıkmışsam" tarzı düşünceler ara sıra olmuyor değil.

bir de duyurudaki kişilerin genel olarak dindar sayılabilecek bir aileleri/çevreleri yok yani burada büyük bir yıkım göremezsiniz, çok dindar olup da dönen binde birdir yani. çoğu ortalama müslüman.
0
candide
(11.04.21)
tasarlanan kurgu çok küçük yaşlarımdan beri kafamda oturmuyordu, peygamberliğin dünyanın en eski mesleklerinden birisi olduğuna dair okuduklarım çok tutarlı gelmişti.
tesadüf bir yakınımın evinde incil gördüm ve yarım saat kadar okudum çok mantıksız geldi. sonra gidip incil ile kur'an satın aldım. okuduktan sonra hiç şaşırmadım tutarsız olmalarına. yaş 16 o zaman. amerikadayken de yahudi bir çevre oldu iş ortamında. oradan merak sarıp ara ara tevrat okudum. gene aynı bomboş bir içerikle karşılaştım.

aslında benim kadar bunları okumak bile zaman kaybı ciddi anlamda. dünyaya zerre kadar katkı sağlayıp, insanlığa faydası olan insanlara bakmanız bile fazlasıyla yeterli. din ile uğraşıp, din satanlarında yaptıkları ortada zaten.
0
ada meltemi
(11.04.21)
Bunun dediğiniz gibi "bir anda" olduğunu pek sanmıyorum.

Tatlı su müslümanı bir ailede büyüdüm, ramazanda oruç, bayram namazı falan, bir tek babannem sürekli kuran okurdu ve dinle kafayı bozmuştu. Yazları bütün sokak arkadaşlarım gidiyor diye ben de kuran kursuna gittim, zerre kafam almadı. Bir ara kuran meali okumaya çalıştım, onu da kafam almadı, bitiremedim. Bu arada önce bilimkurgu, sonra pozitif bilim kitapları girdi hayatıma, "aha bak bu mantıklı" dedim. Ama çocukken bile, "uyumadan önce dua et" mevzusu falan asla kafama yatmıyordu, hiçbir zaman dine yatkın olmadım bence.

İran'da doğup büyüyen, hafız/imam olan, sonradan ateist olan bir tanıdığım var, bu mevzuları biraz konuşmuştuk. Keşke onunla sohbet edebilseydiniz bu konuda, o kadar kapalı bir inanç sisteminde büyüyüp ateizme ulaşma süreci cidden çok ilginç.
0
kobuzchu kiz
(11.04.21)
Cevabım silinmiş.

“Dindar bir ailede, tüm ibadetleri yerine getirerek büyütüldüm. Uzun uzun bahsetmeyeceğim ama en az bir yıl arafta kalmıştım. İnancımı terk etmek hiç kolay olmadı.”

Mantık yönü ağır basan bir insan olmama rağmen inancımı sorgulamaya başlamam vicdani yönden oldu. Arafta kaldığım süre boyunca ise akıl ve mantığa uyan kanıtlar edindiğim için inancımı terk edebildim.
0
ruhen hastayim ben
(11.04.21)
ateist baba - annesinin etkisinde kaldığı için inanan anne ortamında büyüdüm. ananem onda kaldığım zamanlar bana dua öğretirdi, babam farkettiği zaman çok kızardı fln. babam sayesinde senin anlattığına benzer yetiştirildim. babam tam pozitif bilim insanıydı ve her şeyi açıklardı bana. 17 yaşında babamı kaybedene kadar allah'ın varlığından başka bir inancım yoktu. babamla birlikte o inancı da kaybettim.
0
pati
(11.04.21)
Dini cemaatlerin nasıl çıkar amaçlı suç örgütü olduklarını gördükten sonra.
Fetö öncesi oluyor kendi adıma.
0
neymis
(11.04.21)
ben yobaz olmayan ama müslüman bir ailede büyüdüm.

çok net kırılma anları hatırlamıyorum, bende yavaşça oldu.
ama liseyi bitirdiğimde din dosyasını kapatıp yakmıştım, bunu iyi hatırlıyorum.

zaten hemen sonrasında da çok zor günler, hatta yıllar geçirdim ve bana sürekli tatlı dille, ısrarla telkin edilmesine rağmen bir kere bile aklımdan dinden medet ummayı geçirmedim. tersine acı çektikçe dinden tiksintim daha da koyulaştı.

ben galiba ölüm gerçeğiyle gereğinden erken bir şekilde kendi başıma yüzleşmiştim. çocukken geceleri sürekli ölümü ve sonsuz hayatı düşündüğüm bir dönem oldu. gece uyku vakti çok yüksek konsantrasyonla bu konulara takılıp işin içinden çıkamıyordum bir türlü. başka çocuklar da da böyle bir "karanlık dönem" yaşıyor mu bilmiyorum. vardır belki de ama kimseden duymadım.

işte dinlerin de bu tür cevapsız sorulara bir cevap olarak üretildiğini düşünüyorum. yani kişinin korkunç derecede saçma ama rahatlatıcı bir şeye inanmak mı yoksa daha acı verici de olsa gerçeği seçmek mi noktasında yapacağı tercihe kalıyor iş. yoksa ben genç bir insanın 2021 yılında ciddi ciddi müslüman olabileceğine inanmıyorum. yani inanasım gelmiyor. tamam hepimizin hayatı türlü saçmalıkla dolu, hiçbirimiz gödel, wittgenstein değiliz (onların hayat bile delilik doludur zaten ki gödel sıyırmıştı mesela) ama bu kadar da değil ya. buna kalpten inanabilen bir insana saygı gösteremiyorum artık.

her neyse biraz dağınık oldu ama böyle.
0
filteria
(11.04.21)
18-19 yaşımdayken an american crime filmini izleyip, üzerine okuyup konuştuktan sonra oldu.
0
perloneth
(11.04.21)
diyanetin açıklamaları gayet yeterli bence.
0
duyurukullanıcısı
(11.04.21)
Tanıdığım en iyi ve en dürüst ve üstelik iyi bir müslüman insan olan amcam 12 yaşında oğlunu toprağa verdiğinde.. birkaç sene sonra da canlı yayında bir sürü insanın gözü önünde kurtarılamadan denizde boğularak öldüğünde..
Tecavüzcüler katiller yüz yaşına kadar yaşarken benim nahif, dünyanın derdini kendine dert eden babam 52 yaşında acılar içinde öldüğünde..

Her şeye olan inancımı kaybettim..

Fakat bunlar olduktan 5 yıl sonra imkansız olduğunu bile bile çok istedim ve bebek bekliyorum. İnancım geri geliyor.
0
suicides underground
(11.04.21)
Ben de bu surecten gectim diyemem. Ateist olarak buyutulmedim hatta hevesliydim oruc tutayim, cevsen takayim namaz nasil kilinir falan. Neyse, 4. Sinifa gittigim yaslarda bu nasil is lan olmaz oglum oyle sey demeye baslamistim kisa surede de mantigim ustun geldi hic sancili bir surec olmadi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.04.21)
üniversitedeki arkadaşlarım ve bu konudaki uzun sohbetler sayesinde yavaş yavaş dinden uzaklaştım.
0
roket adam
(11.04.21)
Bayağı dindar ve cemaatçi olan akrabaların içinde büyüdüm. Babam nurcular diye bilinen cemaatin (fetullaçılardan farklı) bayağı tanınan bilinen bir insanı istanbul üni islam enstitüsü mezunu olduğu için Arapça okur yazarlığı olan birisiydi. Hem anne tarafımın bir kısmı hem de baba tarafı 5 vakit namaz kılan, cemaat ayağı olan bir akraba güruhu. Üniversitede tanıştığım komünist sınıf arkadaşlarımın o zamana kadar bana öğretilmiş “herşey kuranda yazıyor” “kalem varsa onu yapan da vardır” minvalindeki saçma şeyleri yerle yeksan eden konuşmalarımızın ardından beni araştırmaya sevk ettiler. O zamanlar bir forum sitesinde “seksi şeytan” gibi bir nicke sahip yazarın hadislerle bir ilahiyat mezunu adamı harcaması, ateistler bilgiyle tokatlayabilir, bunlar hiç de bomboş adamlar değiller aksine bu ilahiyatçılar bu ateistten nasıl cahil olabilirler diye düşündüm. O zamana kadar cemaat içinde gösterilen hatun yahya unsurlarının saçmalıktan ibaret olduğunu, kullanılan fosil resimlerinin olta yemi (üzerinde metal kancayı unutmuşlar) olduğunu gösteren richard dawkins gibi bilim admalarına denk geldim. Daniel dennett isimli felsefecinin dinler tarihi ile ilgili dinleri ayyuka çıkaran videosunu izlemiştim. O zamanlar facebook moda olduğu için ateist-müslüman gruplarına dahil oldum. Ya allah varsa fikri tutarsız geldiği anda da her şeyi terkedip ateist oldum. Bu süreç yaklaşık 1 yıl sürdü. Ama ben müslüman olanların yüksek zekalı kesimini inatçı ya da korkak olarak nitelendiriyorum. Yoksa bunca tutarsızlık varken müslüman kalmak mümkün olamaz.
0
Unde bach canim
(11.04.21)
Sıkı bir şakirttim. Ama kendimce mantıklı bir şekilde götürüyordum inanç meselesini. Cin diye bahsedilenlerin öcüler olmadığını belki mikroskopik canlılar veya uzaylılar olabileceğini düşünüyordum. Hiçbir hadisi ciddiye almıyordum.

Lisede kuranla ilgili şüphelerim başladı. Ama tanrı inancımı tamamen kaybetmem üniversitede ekşideki bir yazıyı okumamla oldu. Zaten çok sorgulardım içimde ama yazıda evrenin kendi kendine oluşabilme ihtimalini o kadar güzel anlatmışlardı ki bi anda gözümden perde kalktı sanki.

Sonraki hafta boyunca hep ağladım. Orada olmadığını bildiğim halde tanrıya sitem ettim bunca zaman yok muydun kime anlattım ben dertlerimi beni nasıl yalnız bırakırsın vs. diye. Şimdi komik de gelse o an yakın bir arkadaşımı kaybetmiş ve aldatılmış hissetmiştim.
0
eatpraylaw
(11.04.21)
ailemin işi sonda da kendi işimle ilgili dünyayı gezmem ve çeşitli inançtan çeşitli milletten insan tanımam bunda etkili oldu.

Özellikle de malezya, arjantin, çin, kudus ve mekke gezilerinden sonra iyice netleşti
0
summatinyourteeth
(11.04.21)
Yaratıcı meselesinde çok emin değilim ama din konusuna hep mesafeliydim. Dindar bir ailede yetismedim ama din, kitap korkusunu hissetmiştim çocukluğumda gittiğim Kur'an kurslarında, şunu yaparsan cehenneme gidiyorsun vs dediklerinde yalnızca korktuğumu hatırlıyorum. Hiçbir kutsal kitabı okumadım ama kurmaca hikayeler üzerinde kurulu olduğunu çok uzun zamandır belli belirsiz hissediyordum. Üzerine hiç dusunmedim, öyle miydi böyle miydi demedim. İlgimi cekmedi.

Son birkaç yıldır bu inanmama durumu bütün sosyal organizasyonlara sirayet etti. Yani dini geçtim, devlet, ahlak tamamının insan yapısı olduğunu anlıyorsun. Zincirlerinden bir bir kurtulmak gibi. Bakın bir örnek vereyim: Online kpss kursuna gidiyorum, hoca Whatsapp şu kadar soru çözün diye ödev verdi. Pazar akşamı video çekip yollayın hepiniz falan dedi. Lan dedim, yapmasam ne olacak, bir yaptırımı mi var sanki? Sonra baktım insanlar bu ultimatomu ciddiye almaya başladılar grupta, "Ay hocam ne kadar süremiz kaldı?", "Ben disaridaydim hocam, şimdi hemen başlıyorum" demeye başladılar. İş ciddiye bindi, otorite doğdu birden, hepimizin iyiliğine olduğuna inandığımız bir amaç uğruna bir buyuran etrafında birleştik. Paragrafın başında bahsettigim insan ürünü her türlü sosyal organizasyonun da çalışma mekanizması özünde bu. Bir noktadan sonra bu hikayeye o kadar inanıyoruz ki kainatın başından beri oradaymış, dogalmis gibi geliyor. Kpss hocasının buyruğu evrile evrile tanrının buyruğuna dönüşüyor.

Beni inanılmaz rahatlatıyor bu düşünceler, hiçbir şey hayatı değil, zaruri değil, anlattığımız hikayelere inanıyor gibi yapsak yeterli. Olmeyelim, haz alalım yaşadığımizdan yeterli.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Yıkım değildi; lisede sınıf arkadaşımla konusmaya başlayınca okumaya, araştırmaya başladım. Saçmalık ya dedim. Yikim da olmadi. Hayatimin büyük bir parçası değildi, genel kültür gibi bir şeydi.
0
logisticsmanager
(11.04.21)
Edit: haz alamazsınız da olur, bunun için de tribe girenler olur şimdi. "Mutlu olmamız gerekiyormuş has.ktir! Hemen mutlu olmalıyım" diye. Hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.
0
epistemic_regress
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim. İnandıklarım, büyük oranda çocukken kafama doldurdukları korkulardan ve ön yargılardan ibaretti. Yürekten hissettiğim bir inanmışlık değildi benimki. Haliyle geride bırakması da çok güç olmadı. Sarsıcı bir tecrübe yaşamadım, doğum sancıları çekmedim. Adım adım, santim santim, ilmek ilmek ilerleyen bir geçişti. Hiç canım acımadı :) Sadece din de değil. O güne kadar sağdan soldan işittiklerimle dağarcığımda yer tutmuş ne varsa aklımda, eş zamanlı olarak aşınıp ufalandılar. Bir şeyi yitirme değil de, daha çok kendini bulma süreciydi aslında.
0
huçi kuçi
(11.04.21)
Kazanmadım ki kaybedeyim +1

6. Sınıfa kadar her yaz kuran kursuna giden, kuran okumaya o yaşta başlamış, hacı dedelerin ve kapalı bir annenin oğlu olarak hiç baskı altında hissetmeden islam öğretildim. Ama daha ufacık çocukken bile hiçbiri bana bir anlam ifade etmiyordu, annem üzülmesin diye gidiyordum. Ama daha o yaşta bile duaymış, ibadetmiş bunların bir anlama geldiğine inanamadım. Bile isteye yaptığım bir şey değildi.

Çocuksun tabii ki inanç hissin olmaz desen, babaannem öldüğünde ya da 99 depreminde tanıdıklar öldüğünde "sığınabilirdim". Bence allah bana hidayet vermemiş, içimde yok yani. Manevi tarafı gelişkin bir insan değilim.

Benim suçum mu bu? Gelmiyor işte içimden inanmak, bu öğrenilebilen bişey olsa çoktan öğrenmiştim. Annem beni döve döve namaza devam ettirmedi diye mi suçlu? Benim gibi inanmaya ihtiyaç duymayan biri için sonuç illa ki cehennem mi? İyi bir insan olmamın hiç önemi yok mu?
Sırf bunların cevabının olmaması bile inanmamak için bir sebep.
0
Jux
(12.04.21)
Kutsal kitapları okuduktan sonra. Zaten yoktu da işte daha çok emin oldum diyelim.
0
awareim
(12.04.21)
Teoride alevi, pratikte ateist olan bir ailede büyüdüm. Hiçbir dini ritüel konusunda bilgisi yok ailede kimsenin. Evin duvarında en ufak bir dini simge de yer almaz örneğin. Bu nedenle hiçbir zaman güçlü dini inancı olan biri olmadım. Bu konuda aile tarafından herhangi bir baskı ya da öğreti olmadığı için birçok şey kendi kendine gelişti.

İlk okulun başlarında bir tanrının varlığına inandığımı biliyorum. Dua falan ettiğimi hatırlarım. Ama tabiri yerindeyse "kafa basmaya başladıkça" birçok şeyi sorgulamaya başladım. İnanç konusunda da keskin bir geçiş olmayanlardanım ben. Sorgulamaların yanı sıra hem çekirdek ailem hem de akrabaların çoğunluğu zaten çok inançlı kimseler olmadığı için öyle bir çevrede büyümenin de etkisi var elbette.

Keskin bir geçiş olmadı diyorum ama hiçbir zaman agnostik bir düşünceye sahip olmadığımı da biliyorum. Yani kafamda hiç "acaba" olmadı. Var ile yok arası aslında keskin bir geçişti ama bunun ne zamana rastladığını hatırlamıyorum.

Richard Dawkins'in The God Delusion kitabında 1 ile 7 arası bir skala vardır.
1: Kesin olarak bir tanrının var olduğunu düşünen kişi
7: Kesin olarak bir tanrının olmadığını düşünen kişi

Richard Dawkins kendinin 6 (bazı söylemlerinde 6,9) olduğunu ama 7 olmadığını, çünkü bu konuda bir kesinlik belirtmenin 'bilim dışı' olduğunu söyler. Şüpheci yaklaşır yani.

Ben kendimi 7 olarak görüyorum. Çünkü bilim insanı değilim :)
0
himmet dayi
(12.04.21)
inançsız baba - soft müslüman bir anneyle büyüdüm. annem müslüman olmasına rağmen birkaç dua ve regl sonrası abdesti öğretmesi dışında herhangi bir dini empoze çabasına girmedi.

Anneannem de namaz kılmaz, oruç tutmaz ama dinin şehir efsanelerine çok meraklıdır, böyle saçma sapan hikâyeler olur ya onları anlatırdı arada. babam da sinirlendirdi ve bize hep bunların akılcı olmadığını nedenleriyle açıklardı.

15-16 yaşlarıma gelince okumaya anlamaya başladıkça; dinler tarihini, farklı inanç sistemlerini, kültürleri, mitolojiyi ve dini ritüellerin yansımalarını gördükçe zaten çok kuvvetli olmayan inancım ciddi şekilde sarsıldı. Özellikle dünya tarihinin %80'inin ekonomiyle ve ticaret döngüsüyle alakalı olduğunu idrak edince ise tamamen inançsızlaştım. ölümden sonraki hayatın olmama mevzusu da benim için ne küçükken ne de şimdi yıkım olmadı. zira sonsuzluk fikri ağır bir yükmüş gibi geliyor.
0
muslugubozukhayrat
(12.04.21)
ben yazılanların aksine bir durumdayım sanırım.

"geleneksel islam" çerçevesinde yaşayıp giden bir ailede büyüdüm.
namazın kılınmadığı ama oruçların aksatılmadığı, kitap okunmayan ve kuranda olmayan şeylerin birileri tarafından din diye yutturulduğu şeylerle çevrelenmiş bir aile ortamı diyelim. yani türkiye'nin büyük bir kısmı nasılsa benim ailemde öyleydi.

lise zamanlarında saf ve samimi duygularla "geleneksel islam" çerçevesinde dindar bir insan oldum ama herhangi bir cemaat vesaire ortamında hayatım boyunca hiç bulunmadım. geldiğim süreçte onlarca kişiyi dinleyip farklı yorumları dinledim ama burada yazılan kişilerin aksine "sorgulama" kafasına biraz geç girdiğim için sanırım dindarlıktan kopmadım. daha çok toyken sorgulamış olsam muhtemelen ne lan bu saçmalıklar deyip farklı birisi olurdum diye düşünüyorum. saflığım bir nevi beni bu durumdan engelledi diyebilirim.

şu aşamada geleneksel islam öğretisindeki saçmalıklardan kurtulup gerçek islamı öğrenmeye çalıştıkça inancım daha da artıyor. fakat dediğim gibi uzun bir süreç sonrası sorgulama aşamasına geçmiş olmak daha olgun düşünmeme sebep oldu bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(12.04.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.