Giriş
(2)

bu filtre mi bi cekim sekli mi

allanpoe
https://www.instagram.com/p/C6jnbc-J_rH/?igsh=ejE2Z2JuYncwNnU%3D&img_index=1nasil veriyoruz bu efektti
www.instagram.com

nasil veriyoruz bu efektti
0
allanpoe
(09.05.24)
Lensle de olur, efekt ile de olur. Gren/grain olan herhangi bir efekt iş görür.
0
heritage
(09.05.24)
dijital makinede yüksek iso ile veya manuel makinede yüksek asa'lı film ile çekerseniz fotoğrafınız böyle grenli olur.
0
kibritsuyu
(10.05.24)
(2)

Bağlama nasıl seçilir?

anaphylacticshock
Merhaba,Türk halk müziğini çok seviyorum. Uzun zamandır bağlama öğrenmek, kendi kendime de olsa tıngırdatabilmek istiyordum. Bağlama hakkında hiçbir bilgim yok. Ailemde bağlama çalan ve bu müzik türüne aşina olan kimse de yok. Hatta açıkçası müzik hakkında bir bilgim yok. Nota okumayı bile bilmem. İ
Merhaba,

Türk halk müziğini çok seviyorum. Uzun zamandır bağlama öğrenmek, kendi kendime de olsa tıngırdatabilmek istiyordum.

Bağlama hakkında hiçbir bilgim yok. Ailemde bağlama çalan ve bu müzik türüne aşina olan kimse de yok. Hatta açıkçası müzik hakkında bir bilgim yok. Nota okumayı bile bilmem.

İlk etapta internet videoları vs ile kendi kendime biraz öğreneyim,temel bilgilere hakim olduktan sonra belki bir kursa falan giderim diye düşündüm. Ama bunun için bir bağlamaya ihtiyacım var.

Bağlama nasıl seçilir, nelere dikkat edilir, kalitelisi nasıl anlaşılır vs zerrece bir şey bilmiyorum.

Tek bildiğim uzun sap bağlamada daha çok perde olduğu ve bu sayede daha çeşitli melodiler çalınabildiği. (Açıkçası perde nedir onu da bilmiyorum. Sadece daha çok ve çeşitli melodiye hakim olabilme düşüncesi cazip geldiği için uzun sap bağlamaya yönelmeye karar verdim. Uzun sap çalan kısa sap bağlamayı da her türlü çalar diye düşündüm.)

Kısacası bu konularda gerçekten hiç bilgisi olmayan biri olarak nasıl iyi bir uzun sap bağlama seçebilirim? Nereden alabilirim? Çevremde bu işlerden anlayan ve güvenebileceğim kimse yok.

Ankara'da oturuyorum. BUrada bağlama alabileceğim bildiğiniz güvenilir bir mağaza vs var mı? Ya da internetten alsam nasıl olur?

NOT: Yıllar önce özentilikten bir gitar kursuna gitmiştim. Kursa kuzenimin gitarıyla katılmıştım ama kurs hocası elimdeki gitarın çok kalitesiz olduğunu ve "teknesinin kayık" olduğunu söylemişti. Bunun ne demek olduğunu halen bilmiyorum.

İnternetten araştırmaya başladım ama size de danışayım istedim. Bana bağlama alırken kazıklanmamak için nelere dikkat etmem gerektiğini, nasıl seçmem gerektiğini, ortalama fiyatlarını ve nerelerden alabileceğimi söyleyebilir misiniz?
0
anaphylacticshock
(09.05.24)
Baglamanin iyisini ve kotusunu anlayacak seviyeye gelmek icin sanirim epey (yillar yillar) bir tecrubeye ve yetiye sahip olmak gerekiyor. O yuzden ilk etapta cok da bir anlami yok aslinda.
Bence soyle yapin, internette yorumlari iyi olan, insanlarin samimiyetlerine inandigi bir baglama imalathanesine/ustasina gidin. Oradaki insanlarla sohbet edin. Onlar size gore bir baglama bulacaklardir. sizin onunuzde de calinca sesini tinisini begenirseniz alirsiniz. Oncesinde de belki birkac saticiya ve internet fiyatlarina bakarak kafanizda bir butce de olusmus olur.

Eger Orhan Gencebay'i, Neset Ertas'i dinlemeyi severseniz (ornek veriyorum) uzun alin. Eger Musa Eroglu vb. sanatcilarin sarkilarini seviyorsaniz kisa alin. Ikisinin de yeri ayri.

Amator biri kisa biri uzun iki baglama satin almis birisi olarak benim anlatabileceklerim bu kadar :)
0
va
(09.05.24)
Ankara'da bu işin membaa hamamönü'dür. Gidin oraya, bağlama yapan ustalar, satan dükkanlar dizi dizi. Sorun anlatırlar, gösterirler.
0
kibritsuyu
(09.05.24)
(11)

korse işe yarar mı?

kibritsuyu
arkadaşlar ben 1.78 boyunda, ocak ayında 115 kilo iken haftada 3 gün yüzme ve aralıklı oruç şeklinde zamanlanmış bir diyet ile bugün 98 kiloya kadar düşmüş göbekli bir adamım.şimdi güzel, kilo veriyorum, belim inceliyor. göbek ve çevresi dışında başka tarafımda pek bir fazlalığım olmadığı için tam i
arkadaşlar ben 1.78 boyunda, ocak ayında 115 kilo iken haftada 3 gün yüzme ve aralıklı oruç şeklinde zamanlanmış bir diyet ile bugün 98 kiloya kadar düşmüş göbekli bir adamım.

şimdi güzel, kilo veriyorum, belim inceliyor. göbek ve çevresi dışında başka tarafımda pek bir fazlalığım olmadığı için tam istediğim gibi göbeğim küçülüyor.

ama göbek küçüldükçe fark ediyorum ki göbek derilerim de sarkıyor. bugün biraz buruşmuş olduğunu fark ettim. ağır yaşamlar'daki nowzaradan'ın hastaları gibi olmadığım için ameliyatla alınacak kadar değil elbet ama yine de bir miktar sarktığını veya zamanla sarkacağını hissediyorum.

productimages.hepsiburada.net

şöyle bir korse buldum evde. bunu gün içinde göbek etrafına sımsıkı sarıyorum. ürünün adı "zayıflama korsesi" olarak geçiyor ama yanlış anlaşılma olmasın, benim korseden beklentim zayıflatması, inceltmesi değil, ben diyet ve egzersiz ile kendim zayıflarım. amacım sadece sarkan/sarkacak derileri toparlamak.

işe yarar mı? ya da sarkmayı toparlayacak işe yarar başka önerileriniz var mı?
0
kibritsuyu
(09.05.24)
yarar ama alışma. alışırsan psikolojik olarak normal kıyafet giyemezsin o olmadan.
0
numlock
(09.05.24)
sarkmayı en iyi kolajen önlüyor. güvenilir bi markadan takviye alıp, diyetine tavuk ya da kemik suyu katarsan faydasını epey görürsün. ağırlık antrenmanlarını da unutmamak lazım. ek olarak niveanın sıkılaştırıcı vücut kremi de düzenli kullanımda fayda sağlıyor. tabi tüm bunlara rağmen yine sarkmaların olabilir, çünkü genetik faktörler bu saydıklarımdan çok daha etkili. eşimle beraber kilo verme sürecimde ben takviye almadan, sadece ağırlıkla hiç sarkmazken, o bütün bu tavsiyelere rağmen sarkmıştı mesela.

korse geçici çözüm olur sadece. anlık derli toplu gösterir, o kadar.
0
nolmus yani
(09.05.24)
Korse, sadece korseyi taktığın zaman için görüntüyü kurtarma işine yarar.

Vücut çalışıp hacim kazanarak derinin gerilmesini sağlayabilirsin.
0
Mirket
(09.05.24)
durun kavga etmeyin.

spor konusunda çok fazla bilgim yok. yani göbeğimdeki yağlardan kurtulup yağın yerini kasla doldurup deriyi tekrar germek istemiyorum. ben incelmek istiyorum. yağlardan kurtulduktan sonra belki o zaman kas yapmayı düşünebilirim de göbeğin yerini hacmen dolduracaksam ben o işten ne anladım?

dediğim gibi göbek çevresi dışında fazlalık olan bir tarafım yok. biraz gıdım var, biraz da memem var. bu kiloya rağmen kadın bacağı gibi incecik bacaklarım, küçük bir dötüm var. yüzme geçmişim olduğu için, fırsatını buldukça da yüzdüğüm için omuzlarım geniş, kollarım da bıngıl bıngıl değil.

amacım vücut yapmak değil, kilo vermek. kilo verirken de elbette yağlardan verip, kaslarımı korumak. o yüzden yüzüyorum zaten. 1.5 saat el paleti ile 1600-2000 metre civarı yüzüyorum, su içmek hariç molasız. seans sonunda kollarım omuzlarım yanıyor. ha ağırlık antrenmanı kilo vermeye, deri toparlanmasına yardım edecekse ekleyebilirim, ama dediğim gibi göbeği indirip yerine kas doldurmak istemem, six pack çıkarmayı hele bi göbeği bitirince düşünürüz :)

bir de kronik ve ameliyat geçirmiş bir bel fıtığı hastası olduğum için yapabileceğim ağırlık antrenmanları da kısıtlı, her hareketi yapamam. mesela ağırlığı yerden kaldırmalı hareketler bana ters. gerçi o ikinci konu, ağırlık işine gireceksem zaten salondaki hoca yönlendirir hangisi uygunsa.

korsenin aklıma gelmesi de şundan. şimdi liposuction ile yağ aldıranlar, ameliyattan sonra bir süre sımsıkı korse takıyor, bir anda içi boşalan deriler toplansın diye. e yağ aldıranın derisini korse topluyorsa benimkini niye toplamasın? yani benim korse işe yaramıyorsa bile bu iş için üretilmiş daha medikal bir korse de kullanabilirim varsa.
0
🌸kibritsuyu
(09.05.24)
Adam 2 soru sormuş.
1. Korse işe yarar mı? Cevap verilmiş. Yaramaz.

2. Başka öneriniz var mı? Cevap verilmiş. Vücut çalış.

Yani Brad Pitt'ler boş yapmayıp tam olarak soruya cevap vermiş.

Haklısın boş yapmamak lazım.
0
Mirket
(09.05.24)
Çoğu zaman olduğu gibi, mirket +1.

Korset ve waist trainers denilen şeylerin işe yaradığını sadece bunu satanlar yazıyor.
Bilimsel olarak elimizde sarkık vücudu toplayacak net bir şey yok. Yalniz 17 kg ciddi sarkık, toparlanamayacak bir vücut yapmaz. Ben zamaninda 30 vermiştim misal. Covid dönemi de 14 verdim. Hiçbir sarkma yoktu çünkü resistance training, strength training yapıyordum.
Misal ciddi sarkık vücut istersen ünlü aktör ethan suplee bak. O adam totalde 90 kg verdi. Sürekli antrenman yapsa da malesef estetik dışında onun çözümü yok. Yoksa milyon dolarlari olan adam da korse takardı.
www.instagram.com

Bir de belli noktada insanın kendini sevip salması lazım. Imperfection olur yani. Bende de catlaklar var zerre umrumda değil.

Yanlış anlamayin ama spor konusunda(özellikle strengh/resistance training vs) fazla bilginiz olmadığını ki genel halkın yüzde 99u sizden daha kötüdur zaten, ikinci yazdiginizdan anladım.
"yağlardan kurtulduktan sonra belki o zaman kas yapmayı düşünebilirim de göbeğin yerini hacmen dolduracaksam ben o işten ne anladım?"==> Illa hypertrophy yapmaniza gerek yok. Haftada 3 gün strength training yapın. Yani zaten isteseniz de her şeyi düzgün yapmadan öyle kas dolduramazsiniz. Göbeğin yerini de kasla dolduracak kadar kas yapabilecek adam burada soru sormaz. Ronnie coleman degilsiniz yani.

"amacım vücut yapmak değil, kilo vermek. kilo verirken de elbette yağlardan verip, kaslarımı korumak. o yüzden yüzüyorum zaten. 1.5 saat el paleti ile 1600-2000 metre civarı yüzüyorum, su içmek hariç molasız. seans sonunda kollarım omuzlarım yanıyor. ha ağırlık antrenmanı kilo vermeye, deri toparlanmasına yardım edecekse ekleyebilirim, ama dediğim gibi göbeği indirip yerine kas doldurmak istemem, six pack çıkarmayı hele bi göbeği bitirince düşünürüz :)" burada da hata var. Yüzme iyi bir spor ama yüzme ile ağırlık kaldırma aynı şey kesinlikle değil. Biri cardiovasculaire aktivite, progressive overload falan yok. Yüzmenin çok ciddi kas yaptığı yanilgisi swimmer body illusion diye geçiyor hatta. Çok iyi spor ama güç antrenmanı gerekmiyor demek değil bu. Bir de Türkiye'de her şey bodybuilding üstüne dönüyor ama yurtdışında strength training vs diye bir sürü şeyi var. Misal ben bodybuilding yapmam. Çok kilolu olmadığım sürece nerem nasıl gözüküyor umrumda değil. Ne kadar ağır kaldirdigima bakarım o kadar.

Benim size tavsiyem direkt bu soruları googleda sorun, bu konuda okuyun. Dan john, mike israetel, menno henselman, greg schofield vs. Çünkü kilo vermek isteyen kişilere aksine resistance training yapmalari bu şekilde kas kütlelerini korumalari söylenir. Siz yüzüyorsunuz ama 1 saat yüzme ile hayvan gibi kalori yakilir, bunu yeteri kadar protein, kalori ve en azindan strength training ile beslemezseniz kaslarinizi da kaybetme olarak geri döner.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
Kas çalışırsanız boşalan derinin içini doldurmasanız bile deri toplanır ve sıkılaşır olan kasların etrafında. Tüm boşalan deriyi kasla doldurma fikri nereden çıktı bilmiyorum. Eğer şok diyetle haftada 5 kilo vermiyorsanız o zaman kas çalışmanın sarmanızı önlemede etkisi olacaktır.

Kan dolaşımını arttırmak zaten dokuların daha iyi kanlanmasını ve beslenmesini sağlar. Yediğiniz içtiğiniz kolajenden daha iyi faydalanır dokular. Zaten yediğini kolajeni kolojen gibi kullanmak yerine çoğu durumda vücut yakıp enerji olarak kullanıyor.

Siz şuan yüzerek kardiyo yapıyorsunuz. Normalde diyetle beraber kardiyo değil kas çalışması önerilir. Zaten az kalori alıyorken kardiyoya yüklenirseniz kaslarınıza elveda dersiniz. Sizin tam tersine kas çalışıp derinizi yukarı toplamanız lazım. Kasılıp sıkı, kısa hale gelen kaslar çevredeki deriyi toplar.
0
zimbirik
(09.05.24)
Mirket'in dediği "Vücut çalışıp hacim kazanarak derinin gerilmesini sağlayabilirsin" cümlesini, "vücut çalışarak, içi boşalıp gevşeyen derinin içini kasla doldurup gerebilirsin" şeklimde yorumladım. Boşalan derinin içini kasla doldurmayı ben oradan uydurdum.

Bu işleri hiç bilmeyen biri için öyle anlaşılmıyor mu sizce de bu cümle?
0
🌸kibritsuyu
(09.05.24)
Diyet dediğim de öyle 1 haftada 5 kilo verdiren şok diyetler falan değil. Ekmeği, hamurişini, sekeri, tatlıyı falan kestim. Fazla kalorili yiyecekleri kestim. Onun dışında normal besleniyorum. Simit poğaça börek yerine kahvaltıda (daha doğrusu aralıklı orucun yeme saatinde) peynir zeytin domates biber yiyorum, bazen haşlanmış tavuk yiyorum, ton balıklı salata yiyorum. Akşama kadar kazınırsam birkaç tane fındık badem atıyorum, akşam da ne yemek varsa onu yiyorum, yine hamurişinden, ekmekten, tatlıdan mümkün olduğunca uzak durarak. Protein ağırlıklı olmak üzere kalori kısıtlıyorum. Kendimi aç bırakıp eziyet etmiyorum. Diyet diyince aklınıza çükübik mucizesi, fikibok şoklaması falan gelmesin.
0
🌸kibritsuyu
(10.05.24)
Sarkmayi onleyemezsiniz orda o deri oluştu bı kere onu yok edecek bı yöntem yok. Sadece cerrahi mudahele yapılır. Önce bı kilo verin sonra doktora gidin.

Spor falan yalan yani. Göbek çevren kadar kas yapman mümkün değil sadece kolda sarkma onlenebiliyor çünkü içini kasla dolduruyorsun
0
lennonade
(12.05.24)
çare pilates
0
neseli portakal
(12.05.24)
(13)

Erkek mini çanta

abelardo
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
Yaz geliyor. Bir sürü şortum var. Bol bol giyeceğim. Ama neredeyse tamamı cepsiz. O yüzden cüzdan anahtar ıvır zıvır için bir çantaya ihtiyacım olacak. Bel çantası çok demode dimi? Ne kullanabilirim? Öneriniz var mı?
0
abelardo
(07.05.24)
erkek cinsi bu mevsimde ıvır zıvırını koymaya ne kullansa "ıyyy yivreeanç" diyecekler, sözlük'te adına binlerce entry yazılacak, yok bel çantası böyle iğrenç, çapraz çanta böyle kötü.

valla bence bel çantası kadar rahatı da yok. şimdilerde çapraz takılmış sütyen gibi bir şeyle gezen beyler görüyorum. sırf beline takıp yivreanç çok demodeaa demesinler diye adam sütyen gibi memesine takmış.

kahvehane dayısı modeli değil de şık bir model bulursanız güzel bir bel çantası niye olmasın?
0
kibritsuyu
(07.05.24)
elinde sortlari unut git cepli sort al.
yoksa burhan altintop'a donersin.
0
cooperr
(07.05.24)
Ben evde giydiğim şortun bile cepsiz olmasına dayanamıyorum, dışarı şortunun cepsiz olması fikri karşısında ufak çaplı bir kalp krizi geçirdim şu an..

Çantanın demodeliği falan bi yana, cep konforunu sağlamaz asla ya. Kargo pantolon gibi olmasın tabii de şöyle işlevsel iki yan bir arka cebi olan şortlar tüm sorunlarınıza çözüm olur
0
nundu
(07.05.24)
şöyle küçük ve hafif omuz çantalarına bakabilirsiniz belki, çapraz da takabilirsiniz:

www.trendyol.com

www.trendyol.com
0
anna sun
(07.05.24)
Bacak üstü çantalar var, ben kullanıyorum
0
mirty
(07.05.24)
hocam bel çantası veya annasun'un dediği şekilde çantalardan uzak durun. yaşınız kaç bilmiyorum ama bekar bir erkekseniz ve arayışınız varsa bunlar sizi şık göstermeyecektir.

onun yerine koton de-facto tarzı bir yerden 400-500'e küçük bir sırt çantası alın, bir erkeğin takması gereken max çanta sırt çantasıdır.
0
inside story
(07.05.24)
www.google.com

teşekkür edersin
0
HellKeePer
(07.05.24)
HellKeePer
(07.05.24)
www. bershka.com/tr/teknik-çapraz-askılı-çanta-c0p151697765.html?colorId=800

www. pullandbear.com/tr/kare-naylon-bel-cantası-l15023240?cS=040&pelement=593546042

bence bu iki çanta erkekte sırıtmaz. eşim de benzer kullanıyor. deriden kaçmak lazım sadece bence.

linkler sıkıntı çıkardığı için marka isimlerinden önce bir boşluk attım. kopyala yapıştır yaparken düzeltmelisin.
0
elorelia
(08.05.24)
belçantası hiç demode değil, çok erkek de kullanıyor. ben de yıllardır kullanıyorum. çok rahat. yaşınız kaç bilmiyorum, ben 33 yaşındayım, giyim tarzıma göre seçtiğim bel çantası gayet de güzel görünüyor, belime değil de omzuma ya da çapraz takarak kullanıyorum.
0
veritaslibertas
(08.05.24)
Yıllardır bel çantası kullanırım. Son zamanlarda en uzun ayara getirip omza çapraz asıyorum güzel oluyor.
0
thesomberlain
(08.05.24)
Açıkçası uyduruk çantalardansa deri olanlar hem daha şık görünüyor hemde çoğu kıyafetle uyuyor

gettoderi.com

www.guardleather.com
0
Northern Mariner
(08.05.24)
Çözüm tomtoc sling bag. 8L olanı her işinizi görür. Ne çapraz çantalı emekli memur gibi görünürsünüz ne de bel çantalı pazar yeri esnafı gibi. Alta linki bırakıyorum;

www.amazon.com.tr
0
thracia
(08.05.24)
(7)

Bulaşık makinesinde yıkanabilecek su şişesi

nundu
İş yerinde durmadan çay kahve içtiğim için normalde çok su içen biri olarak son günlerde su içmediğimi fark ettim. Hem iş yerine götürmelik hem de belki spor salonunda kullanmak için bir su şişesi/suluk/matara vs neyse işte ondan almak istiyorum ama aldığım şişeyi temizlerken "Sirkeli su koy beklet"
İş yerinde durmadan çay kahve içtiğim için normalde çok su içen biri olarak son günlerde su içmediğimi fark ettim. Hem iş yerine götürmelik hem de belki spor salonunda kullanmak için bir su şişesi/suluk/matara vs neyse işte ondan almak istiyorum ama aldığım şişeyi temizlerken "Sirkeli su koy beklet" ya da "Elde yıka şişe fırçasıyla temizle" gibi süreçlerle uğraşmak istemiyorum. Atıyorum haftada bir ya da iki kez bulaşık makinesine atıp temizliğinden emin olacağım ve bu şekilde koku yapmayacak bir ürün var mıdır bildiğiniz?
0
nundu
(07.05.24)
cam al direkt.
0
jelly bear
(07.05.24)
0
Amaranta ursula
(07.05.24)
Hiçbirinin bulaşık makinesinde içi temizlenmiyor, ayrıca da asla yeterince durulanmıyor.

Ama yine de illa ki dersen ağzı en geniş olanını al.
0
Mirket
(07.05.24)
@amaranta ursula

Sipariş verdim, teşekkürler :)
0
🌸nundu
(07.05.24)
bir kısım bana kızacak şimdi ama; koliyle yarım litrelik su alıyorsunuz, her sefer temiz temiz içip atıyorsunuz.

ama fazlasıyla plastik atık çıkıyor. e matara alınca da onu yıkamak için, elini sokup ovalayamadığın için çalkalaya çalkalaya durulamak için dünyanın suyu boşa gidiyor. şişe en azından geri dönüşüme gidip başka bir işe yarıyor. matara durulamaya harcanan su doğrudan kanala akıyor.
0
kibritsuyu
(07.05.24)
Bambu olayı bana aşırı sağlıksız geliyor.

Ben contigo su matarası almıştım. Çok memnunum. 2 senedir kullanıyorum sorunsuz.
0
jackyr
(07.05.24)
Bambu kapaklar koku yapıyor, küfleniyor.
0
sevilen progressive türkücü
(07.05.24)
(10)

yanlışlıkla tava kapağını vakumladım, yetkililerden yardım bekliyorum

mark greg sputnik
tencerede bi şeyler pişiriyordum, kapak olarak üstüne tavanınkini kapattım. daha küçük. yani tencerenin içine girdi kapak, içindekilerin üstünü kapatıyordu sadece.yalnız zalımey CUK oturdu. sıcaklıktan dolayı da kavanoz kapağı gibi yapıştı tencereye. şu an tencerede yemek mahsur. ben açım. tencereyi
tencerede bi şeyler pişiriyordum, kapak olarak üstüne tavanınkini kapattım. daha küçük. yani tencerenin içine girdi kapak, içindekilerin üstünü kapatıyordu sadece.

yalnız zalımey CUK oturdu. sıcaklıktan dolayı da kavanoz kapağı gibi yapıştı tencereye. şu an tencerede yemek mahsur. ben açım. tencereyi de kullanamıyorum. çok aç olmasam gülmekten altıma yapıcam. dünyanın en saçma şeyi.

kavanoz olsa yanından bıçak sokuyorsun pssst diye havası gidiyor filan ama bu hayvan gibi tava kapağı, hiçbir şekilde yerinden oynatamıyorum. zaten hasbelkader çekebilsem patlayacak gibi duruyor.

soğuyunca belki düzelir diye buzdolabına koydum ama mantıken içerideki hava hiçbir yere gitmeyecek? yoksa soğuyunca düzelir mi?

mis gibi tencereye içindekilerle birlikte veda mı edicem şimdi, mümkünse yemeği de kurtararak nasıl bir alternatif düşünebilirim?

iki kulptan tutup asılmak vs fayda etmiyor bu arada, yok yani, insan gücüyle çıkacak bir kapak değil. zaten kendi kulbu da hakka yürümek üzere, elimde kalır biraz daha zorlarsam
0
mark greg sputnik
(05.05.24)
güncelleme: arkadaşlar soğutmama rağmen hiç bana mısın demeyince büyük bir eşeklik edip sinirle sağlam bir geçirdim kapağa. patladı. 25 yerimden yaralandım ama hepsi sıyrık boyutunda. bi ekmek arası yapıp yiyecektik, final destination'lık oluyoduk az daha. RABBIM HEPİMİZİ KORUSUN.
0
🌸mark greg sputnik
(05.05.24)
Gecmis olsun. Bir daha olursa tencereyi isitirken kapagi sogutmayi deneyin (ustune buz koyup vb).
0
sertac akin
(05.05.24)
Tencerenin hava alaması lazım. Kapağın tutulduğu yeri kendinize doğru çekerek çevire çevire vidasının atmasını sağlamayı deneyebilirsiniz.
0
orangesandsea
(05.05.24)
Şu yöntemle başarıya ulaşan da birkaç kişi de var sanırım.

www.youtube.com
0
orangesandsea
(05.05.24)
Benim başıma birkaç kere geldi. Ben sadece bir kere yaptım ama benden başka eşim, kızım, eve gelen yardımcı hanım, ablam filan da hep aynı şeyi yaptıkları için artık bu işin uzmanı oldum. Çözüm aslında hepimizin bildiği bir fizik gerçeğinde ısınan materyal genişler, soğuk olan / soğutulan daralır / dar kalır:
Tavanın altını açıyoruz, tava ısındıktan SONRA kapağın kenarlarına buzları bir ayda koyup kapağı ufak ufak çekiştirmeye başlıyoruz.

Geç olmuş cevabım ama aklınızda olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(05.05.24)
Soğutursan daha beter yapışır.

Şu an soğumuşsa ocağı son ayarda aç tencere anlık olarak hemen ısınsın. Bu sayede tencere genleşir kapak soğuk olur. Hemen kapağı bıçakla ayırmaya çalış.
0
sevilen progressive türkücü
(05.05.24)
Güncellemeyi yeni gördüm. Geçmiş olsun. Metal çember yok mu kapakta? Yani tencerede kapağın hiçbir parçası kalmadı mı?
0
sevilen progressive türkücü
(05.05.24)
teşekkür ederim.

hocam ilk olarak görüntü şuydu,

imgur.com

patladıktan sonraki hali,

imgur.com

fırlayan parçalar,

imgur.com

vücudumda ufak tefek kesikler haricinde bi şey yok, belki psikolojiktir bilmiyorum ama sağ gözüm hafiften sapıtmaya başladı gibi, patladığı an oraya bi parça girdi gibime geldi. hiç hastaneye filan da gitmedim, şansıma fırlayanlar genelde çok küçük parçalardı.

az kalsın ölüyordum yav, hala şokunu atlatabilmiş değilim.

yani havanın içeride sıkıştığının ve hayvan gibi vurmanın muhtemelen felaketle sonuçlanacağının farkındaydım ama bilmiyorum neye güvendim, bi an çat diye vurdum öyle. hakikaten verilmiş sadakam varmış, yan sürüyle kavga etmiş aslan gibi her tarafım yara bere oldu ama iyi geberip gitmedim.
0
🌸mark greg sputnik
(05.05.24)
geçmiş olsun.

artık gerek kalmamış ama, kapağın kulbunu sola çevirip gevşeterek vidasından sökseniz vida deliğinden hava alıp vakumu çözülmez miydi acaba?
0
kibritsuyu
(05.05.24)
Geçmiş olsun, gözü ihmal etmeyin, bir baktırın mutlaka
0
efx
(05.05.24)
(3)

bu hangi uygulama ile oluyor?

kibritsuyu
telefon numaram rehberinde kayıtlı olmayan bir kişi, bugün telefon numaramı tuşları kullanarak girip arama yaptığında ekranda "x muhasebecilik" şeklinde benim işyeri ünvanım çıktı.google'da işletme kaydım var ama birincil varsayılan olarak cep telefonu numaram değil, işyeri sabit hattım tanımlı. cep
telefon numaram rehberinde kayıtlı olmayan bir kişi, bugün telefon numaramı tuşları kullanarak girip arama yaptığında ekranda "x muhasebecilik" şeklinde benim işyeri ünvanım çıktı.

google'da işletme kaydım var ama birincil varsayılan olarak cep telefonu numaram değil, işyeri sabit hattım tanımlı. cep numaram da alternatif olarak tanımlı ama bildiğim kadarıyla üçüncü kişilere gözükmüyor. yani numaramı google'dan sorgulayıp göstermesi pek mümkün gelmiyor ama olabilir de.

yani cep numaramın işyeri ünvanımla ilişkilendirilmiş olması bir yanden hoşuma gitse de, bunu hangi uygulama, hangi veritabanından sorgulayıp yapıyor anlamadım.

getcontact gibi başkalarının rehberlerindeki verileri toplamış, benim o şekilde kaydeden bir getcontact kullanıcısı mükellefimden almış olabileceğinden başka bir şey gelmedi aklıma.
0
kibritsuyu
(04.05.24)
Telefon Samsung muydu?
www.samsung.com

Samsungun böyle harika bi özelliği var, veritabanı nerede nasıl bilmiyorum ama beni arayan olduğunda hiç kayıtlı olmadan X emlak, Y bankası vs. yazıyor. Çok kullanışlı bence ve şimdiye kadar hep doğru çalıştı.
0
nhk ni youkosu
(04.05.24)
telefon samsung muydu dikkat etmedim de şimdi siz söyleyince fark ettim. ben de samsung kullanıcısı olarak bazı numaraları aradığımda ya da beni aradıklarında firma ismi çıkıyor ama çoğunlukla tanınmış kurumsal firmalar, bankalar falan çıkıyor. benim gariban mali müşavirlik ofisinin çıkacağını hiç düşünmemiştim.
0
🌸kibritsuyu
(04.05.24)
upcall uygulaması var, o olabilir
0
clones
(05.05.24)
(5)

Terasını arabanın üstüne yıkayan komşu

chicha_v2
Evimizin kenarında apartmandakilerin park ettiği bir ara var 5 aracın sığdığı bir çıkmaz sokak diyebiliriz.En üstteki komşu iki seferdir terasını yıkarken çerçöpü, pis suları arabamın üstüne geliyor.İlk seferde araba bir önceki gün yıkanmıştı arkam boştu geri aldım biraz. O sırada bağırdım yukarıya
Evimizin kenarında apartmandakilerin park ettiği bir ara var 5 aracın sığdığı bir çıkmaz sokak diyebiliriz.

En üstteki komşu iki seferdir terasını yıkarken çerçöpü, pis suları arabamın üstüne geliyor.

İlk seferde araba bir önceki gün yıkanmıştı arkam boştu geri aldım biraz. O sırada bağırdım yukarıya arabaya binerken beni de ıslattı biraz. Küfür etmemek için bindim kornaya bastım anlamadı yine. Eve çıkınca apartman whatsapp grubundan yazdım lütfen terası yıkarken dikkat edin vs. gibi oldukça kibar bir şekilde herhangi bir cevap gelmedi ama gördü herkes mesajı.

Bugün de hava hafif yağmurluydu evden çalışıyordum şarrr diye arabanın üstüne sular gelmeye başladı. Üç dört kez 5. kattan suladı arabayı. Eşim yağmur yağıyor bir şey demeye gerek var mı dedi ama ben yine çok sinirlendim.

Üçüncüde kapısına çıkayım mı napayım?
0
chicha_v2
(03.05.24)
"Kapısına Çıkmak" için üçüncü olayı beklediğinde, en sinirli halinle ne kadar mantıklı iletişim kurabilirsin üzerine düşünmeni isterim. Nasıl sağlıklı ve verimli iletişim kurabilirsin mantıklı kafayla düşün ve uygun saatte çal kapılarını. Ben olsam elim de boş gitmezdim.

İnsanlar sadece "tanıdıklarına" "iyilik" yapıyorlar artık.
0
hasmetizm 2046
(03.05.24)
attığı çer çöpü sulu bir şekilde kapısının önüne atabilirsin.
0
silver apple
(04.05.24)
İlk cevaba katılıyorum. Kapısıma çıkmak için öfkeden gözünün dönmesi beklemeyin, aksi halde istediğinizi elde etmeniz zorlaşır. Gereksiz kibarlık edin, karşısında ezilin demiyorum tâbi. Mutlaka bir yolu bulunur. Benim tavsiyem telefonla ya da mesajla söylemeyin. Bu tarz durumlarda gerginlik çıkma ihtimali artıyor bence. Başbaşa ve yüzyüze sakin bir şekilde konuşun bence. Sizin ya da karşı tarafın yanında birisi olduğunda gaza gelme durumları olabiliyor. Trafikte de böyle oluyor fark ettiyseniz. Önce bunları deneyin olmazsa daha sert çözümler düşünürsünüz.
0
bhhs
(04.05.24)
terasa gider bağlantısı verilmemiş demek, temizlemek istediğinde su oraya iniyor.

aynı apartmanda yaşıyorsanız, yönetime bildirin ve gerekirse daire başı para toplanıp teras giderini boruyla aşağı indirin. böylece sorun kalmaz.

ben de 9. kattayım. geri zekalı müteahhit son 3 kata ince süs balkonu geçmiş; fakat gider borusu döşememiş. sadece delik ve uç vermiş. kuşlar pisliyor, toz toprak oluyor; yıkamak zorundayız. Tam gider ucunun geldiği noktaya da otopark olmamasına rağmen araç koyuyorlar. İnanın zor kolluyorum, yer boşalsın da balkonu yıkayalım diye.
0
adivar
(04.05.24)
pis suyu kovayla terastan aşağı mı döküyor, yoksa terasın gider borusundan akan su arabaya mı denk geliyor?

terasların gider borusunun aşağı kadar indirilip yola (veya yağmur suyu hattına, bundan tam emin değilim) verilmesi lazım. kusura bakmayın da balkon yıkamak adamın hakkı. çıkan suyun nereye gittiği de adamın değil, apartman yönetiminin problemi. boru kırık diye adam niye balkonunu yıkamaktan vazgeçsin? yönetim o boruyu aşağıya kadar indirecek şekilde onaracak. ya da yapıldığından beri böyleyse gidip müteahhiti bulup tamamlatacak. adamın suları da şakır şukur aşağıya değil, borudan inip yola veya kanala akacak.
0
kibritsuyu
(04.05.24)
(5)

Babama "anjiyo başlangıcı" teşhisi koyuldu, tecrübe edenlerden tavsiye?

winston insani
Merhabalar70 yaşındaki babama "anjiyo başlangıcı" teşhisi koyulmuş birkaç saat önce, ben şehir dışındayım, tam da anlayamadım telefonda. Omuzundaki bir ağrı için gitmişti doktora.Anladığım kadarıyla doktor "acelesi yok ama ileride yapılması gerekir" şeklinde olduğunu da belirtmiş.Bunun raporları e-n
Merhabalar

70 yaşındaki babama "anjiyo başlangıcı" teşhisi koyulmuş birkaç saat önce, ben şehir dışındayım, tam da anlayamadım telefonda. Omuzundaki bir ağrı için gitmişti doktora.

Anladığım kadarıyla doktor "acelesi yok ama ileride yapılması gerekir" şeklinde olduğunu da belirtmiş.

Bunun raporları e-nabız'da "tahlillerim" altında vs. vardır değil mi? Gidince incelemek veya özel bir hastanede başka bir doktora göstermek için.

Dedem ve amcam kalpten vefat ettiler, bu yüzden biraz korktum ilk duyduğumda.

Bu "anjiyo" süreci nasıl işliyor tam olarak, tecrübe eden arkadaşlar varsa paylaşabilirler mi?
0
winston insani
(02.05.24)
Bir şeyleri yanlış anlamışsınız. E nabıza bakıp sonra sorun bence.

Büyük ihtimalle korkulacak bir durum yok. Sakin olun.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(02.05.24)
Anjiyo bir hastalık değil, damar içine bir tel sokmak suretiyle damae içi görüntüleme tekniği, bir tetkik yani. Anjiyo başlangıcı diye bir teşhis olamaz ki?
0
muhayyer divan
(03.05.24)
Maalesef bu konuda baya deneyimliyiz. Hemen aciklamaya calisayim. Anjiyo baslangici diye teshis olmaz +1 oncelikle.
Bu bir goruntuleme teknigi ama tam olarak akciger grafisi gibi degil. Doktor damarlari goruntulemek icin bunu kullanir ve kapali damarlari ilacla acmaya calisir varsa. Yine anjiyoyla acildi ifadesi kullanilir bazen ama aslinda anjiyoyla goruntulenir ve ilac yardimiyla acilir. Bazen de ilac yetersizdir ve stent takilir yine anjiyo sirasinda.
Ailede kalp var ve baban 70 yasinda. Omzuna agri girmis falan. Bence iyi bir kardiyolog bi anjiyoya alalim der aslinda neden ileride gerekebilir demisler onu anlamadim.
0
Kittie
(03.05.24)
iş arkadaşımın babası aynı şikayetle gitmişti doktora, dün anjiyo oldu. iki de stent takılmış. bu gün de taburcu olacak, durumu da gayet iyiymiş. 80e yakın yaşı. korkulacak bir şey yok bence sizin düşündüğünüz kadar. ama tabi ki gecikmemek adına başka bir doktora daha görünsün.
0
elorelia
(03.05.24)
"anjiyo başlangıcı" diye bir teşhis olmaz +1, anjiyo bir görüntüleme tekniğidir. röntgen başlangıcı gibi bir şey sizin dediğiniz.

muhtemelen yanlış anladınız. testler yapıldı, büyük ihitimalle efor çekildi, "kalp yetmezliği başlangıcı, damar tıkanıklığı başlangıcı" vs gibi bir teşhis kondu. anjiyo ile teşhis edilir ama buna şimdilik gerek yok, kontrolleri aksatmayın denildi.

anjiyoya şimdilik gerek yok denildiğine göre şu anda ciddi bir şey yok. anjiyonun ne olduğunu arkadaşlar yazmış.
0
kibritsuyu
(03.05.24)
(2)

90lardan film sorusu

robin one persie
Çocukluğumda bir travma yaratmıştı bende. İlyas Salman'ın karşısında bir inşaat sahnesinde bir kadın üstünü çıkartıyor genital bölgesindeki karaltı kalmış çocukluğumdan. Sanki pelinsu pir diye aklımda kalmış.Hangi filmdi bu?
Çocukluğumda bir travma yaratmıştı bende. İlyas Salman'ın karşısında bir inşaat sahnesinde bir kadın üstünü çıkartıyor genital bölgesindeki karaltı kalmış çocukluğumdan. Sanki pelinsu pir diye aklımda kalmış.

Hangi filmdi bu?
0
robin one persie
(01.05.24)
(bkz: talihli amele) olsa gerek.
0
kibritsuyu
(02.05.24)
zaman ilac degil insanlar unutkan
(02.05.24)
(3)

recel neden kuflendi?

fakyoras
selam,1 hafta once rendelenmis ayvadan ayva receli yapmistim. yapar yapmaz hava gecirmeyen kaba koydum. cok sulu sevmedigim icin ayvalarin bir kismi recel sivisinin ustunde duruyordu. buralar hep kuflenmis :/ 3 kucuk kapta duruyorlardi ve bunlari hic acmamistim daha. neden boyle oldu? recel taneleri
selam,

1 hafta once rendelenmis ayvadan ayva receli yapmistim. yapar yapmaz hava gecirmeyen kaba koydum. cok sulu sevmedigim icin ayvalarin bir kismi recel sivisinin ustunde duruyordu. buralar hep kuflenmis :/ 3 kucuk kapta duruyorlardi ve bunlari hic acmamistim daha.

neden boyle oldu? recel tanelerinin (bu durumda rende ayvalarin) tamaminin sivinin altinda mi olmasi gerekiyordu?

o kadar da ugrasmistim, hayatimda ilk kez recel yapmistim. tadi da muthis olmustu ne guzel.
0
fakyoras
(01.05.24)
açıkta bırakılmış süt ürünü olsa bile 1 haftada küflenmemesi lazım. küf olduğuna emin misin, soğuyunca şekerleri kristallenmiş olmasın?
0
kibritsuyu
(01.05.24)
Tahmininiz dogru derim.
Kapandiginda iceride bir miktar hava vardi.
Ilk basta ustteki ayvalari bulayan sekerli su yercekiminin de etkisiyle asagi indi. Avya rendelerinin tepeleri ciplak kaldi. Kuf icin nispeten uygun ortam olusmus olabilir.
0
WithWorth
(01.05.24)
kuf olduguna eminim, seker kristali degil malesef :/ yesil yesil cunku.

@withworh, o halde daha fazla su koymak gerekecek, tuh.
0
🌸fakyoras
(01.05.24)
(5)

playstation plus sorusu

kibritsuyu
geçen sene ps5 alınca playstation plus extra paketine de üye olmuştum 1 yıllık. para verdik diye birkaç oyun aldım, aylık oyunlar da traş traş şeyler çıktı hep. birkaç oyun indirmiştim, sonra oyunlar plus paketinden çıkarıldı asdasdasf (git: 1566051). plus'tan yararlanıp indirdiğim tek adam gibi oyu
geçen sene ps5 alınca playstation plus extra paketine de üye olmuştum 1 yıllık. para verdik diye birkaç oyun aldım, aylık oyunlar da traş traş şeyler çıktı hep. birkaç oyun indirmiştim, sonra oyunlar plus paketinden çıkarıldı asdasdasf (git: 1566051). plus'tan yararlanıp indirdiğim tek adam gibi oyun uncharted. onun dışında pek kullandığım söylenemez. benim üyelik bi halta yaramadı yani anlayacağınız.

15 nisan civarı üyeliğim sona erdi. üyelik de biliyorsunuz 2000 küsur lira oldu. yeniden üye olmayı düşünmüyorum. sistemde sanal kart tanımlı olduğu için bir sefer üyelik ücretini çekmeyi denedi başarısız oldu. mail geldi ödemeniz başarısız falan diye. ben de üstünde durmadım.

ne tekrar para çekmeyi denedi, ne üyeliği iptal etti, üyelik hala duruyor.

süre falan mı tanıdı acaba, benim bir şey yapmam lazım mı, çekmeyi deneyip deneyip kendi mi vazgeçsin, girip iptal falan mı etmeliyim?
0
kibritsuyu
(01.05.24)
Bence çok iyi oyunlar var içinde, siz genelde ne tarz seviyosunuz bilmiyorum ama ps5 klasiklerinin çoğu var.

Ama illa iptal edecekseniz de, ben ps plus'ı iptal etmedim ama pc'de oyun oynarken abone olduğum xbox game pass'i iptal etmiştim. Onda da tarihi dolmuş kredi kartım duruyodu, bi iki ay sonra üyelik iptal oldu. Yani anladığım kadarıyla bir sorun olmuştur vs diyip bir müddet tanıyorlar bu konuda. Tam süreden emin değilim ama 1 ay gibi sanki
0
nundu
(01.05.24)
Mobildeyim de, bu arada ilk attığınız duyuruyu da okumuştum; kütüphanedeki oyunların silinmesi nadir olan ve geçici olduğu belli oyunlarda olan bir durum. Mesela stray şu an var diye hatırlıyorum ps plusta. Uncharted falan kalkmaz zaten sony'nin kendi oyunu. Yani atıyorum god of war'u şimdi indirseniz 3 senede de bitirebilirsiniz. Netflixte falan da arada dizi kalkıyor ama kütüphanesinin çoğu sabit duruyor ya onun gibi işte, sürekli sirkülasyon yok yani
0
nundu
(01.05.24)
stray kalktıktan sonra yılbaşında baktım indirimde, para verip satın aldım. tekrar koydularsa iyice adamla dalga geçiyorlar demektir.

üyelik sonlanınca uncharted da kilitlenecek, ya üyeliğe devam edeceğim, ya uncharted'ı da satın alacağım. zira bu ara oynamaya hiç vaktim olmuyor.

ben genellikle oynamıyorum zaten, oğlan oynuyor. o da fifa oynuyor, gta5 oynuyor, plus'lık oyunlar oynamıyor.

hala da iki kişi online olmadan oynayabileceğimiz split screen bir araba yarışı bulamadım.
0
🌸kibritsuyu
(01.05.24)
Hesap ayarlarında subscription ayarları içinde otomatik yenilemeyi kapatmanız lazım.

Bu arada ps+ kütüphanesinde baya güzel bir sürü oyun var ama tabi 2000 lira da çok para bir yıl için.
0
chavezding
(01.05.24)
Plus 1 hatta içinde kapanır
0
kaptan memo
(01.05.24)
(2)

Basketbol maçına bilet bulamamam hakkında

kel aynak kusu
5 mayısta türk telekom-darüşşafaka maçı var ankarada, ancak hiçbir platformda biletler satışa çıkmamış. Daha önce basketbol maçına gitmediğim için usulü bilmiyorum, henüz zamanı mı gelmedi yoksa salona gidince fiziki bilet mi temin ediliyor?
5 mayısta türk telekom-darüşşafaka maçı var ankarada, ancak hiçbir platformda biletler satışa çıkmamış. Daha önce basketbol maçına gitmediğim için usulü bilmiyorum, henüz zamanı mı gelmedi yoksa salona gidince fiziki bilet mi temin ediliyor?
0
kel aynak kusu
(01.05.24)
kibritsuyu
(01.05.24)
Geçen gün fener maçına gittim.
0 l maçta bile çok yer vardı üstelik salona girişte de bilet alabiliyorsun.
0
etna
(01.05.24)
(2)

karadut nasil saklanir?

gule gule
iki gun once karadut aldim bir paket uzerine kagit havlu kapatip dolaba koydum. simdi alirken paketin ortalarinda beyaz pamuklasmis gibi bir kisim var 4-5 tanesine de bulasmis.paketin diger kismi saglam gibi pembelesmeler var digerlerinde. kalanlar yenir mi cop mu ve nasil saklanmasi lazim karadutun
iki gun once karadut aldim bir paket uzerine kagit havlu kapatip dolaba koydum. simdi alirken paketin ortalarinda beyaz pamuklasmis gibi bir kisim var 4-5 tanesine de bulasmis.

paketin diger kismi saglam gibi pembelesmeler var digerlerinde. kalanlar yenir mi cop mu ve nasil saklanmasi lazim karadutun?
0
gule gule
(01.05.24)
Karadut durmaz ki. Aldığın gibi bir iki günde bitirmen lazım.
0
prole
(01.05.24)
berrygiller saklanmaz, hemen bozulur. aldığınız gün tüketmeniz gerekir.

tek tek bakıp, küflenmeyen, sulanmayan, cıvımayan, ekşimeyenlerini ayıklayıp yiyebilirsiniz. hayatta kalmayı başarıp hala tadı güzel olanlar yenir bir şey olmaz.
0
kibritsuyu
(01.05.24)
(5)

Aşırı aktif mesane

benaslindayohum
Bunun için ne yapılabilir? Psikolojik diyenler de var ama çiş nasıl psikolojik olur durduk yere
Bunun için ne yapılabilir? Psikolojik diyenler de var ama çiş nasıl psikolojik olur durduk yere
0
benaslindayohum
(26.04.24)
Nörolojik bozukluklar, hormon değişiklikleri,p elvik kas zayıflığı veya spazmları, idrar yolu enfeksiyonu, hatta yakın zamanda kullandığınız bir ilacın yan etkileri. Olası sebepler çok fazla ama yanıtı burada değil, mutlaka bir uzmana görünün. Geçmiş olsun.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.04.24)
Yüksek tansiyon belirtisi.
0
ferenc
(26.04.24)
şeker hastalıgı
0
sizofren06
(26.04.24)
Geçmiş olsun. aynı dertten muzdarip birisiydim 10 yıl kadar önce ilaç tedavisi ile çözülmüştü sorunum fakat şu sıralar daha ağır ve yoğun şekil de yaşıyorum semptomlarını psikoloji bir etken mi? kesinlikle evet çünkü hep bi tereddüt çişini yaparken aklında mesanem boşalmadı hissiyatı mesaneyi kastırarak boşaltmaya çalışmak falan hep psikolojik doktorum da söylemişti fakat büyük çoğunluğu bu değil. iyi bir üroloji doktoru ile görüşmekte fayda var. ilaç tedavisi netice veriyor en azından psikolojini rahatlatıyor ilaca duyduğun güven ve bu da tedavide başarıyı getiriyor. tekrardan geçmiş olsun
0
odiyus
(26.04.24)
buradan cevap verebilmek için yeterli bilgi yok.

mesela günde ne kadar sıvı tüketiyorsunuz? 3-4 litre tüketiyorsanız cayır cayır işemeniz normal, mesaneyle ilgisi yok.

idrar söktürücü etkisi olan bitkisel gıdalar, mesela yeşil çay, kiraz sapı çayı vs içiyor musunuz?

ya da yüksek tansiyon vs nedeniyle idrar söktürücü içeren bir ilaç kullanıyor musunuz?

ürolojiden önce bence dahiliye görsün. bir kan tahlili, bir tansiyon takibi, bir de tüm abdomen ultrasonu istesin. zaten böbrekte mesanede bir şey varsa ultrasonda gözükür.

psikolojik de nasıl olur, şöyle olur. stresten sıkıntıdan nabzınız yükselir, yani kalp atış hızınız artar. kalp atış hızı artınca ne olur? kan vücuttan Normalden yüksek bir hızda dolaşır. böbrekleriniz de 2 saatte süzeceği sıvıyı yarım saatte süzer. rahmetli annemde taşikardi vardı. çarpıntısı tutup nabzı 200'lere yaklaşınca 5 dakikada bir çişi gelirdi. stres ve sıkıntı da benzer şekilde nabzınızı yükseltirse daha sık çişiniz gelir.
0
kibritsuyu
(27.04.24)
(4)

Ön ve arka plakası kapalı ve görevli yazan araç?

chicha_v2
https://soz.lk/i/bz6v7ub7Plastik kelepçe ile önüne arkasına görevli yazmışlar.Polis bile olsa bi plakası olması gerekmez mi ne ayak bu minibüs?
soz.lk

Plastik kelepçe ile önüne arkasına görevli yazmışlar.

Polis bile olsa bi plakası olması gerekmez mi ne ayak bu minibüs?
0
chicha_v2
(26.04.24)
Olmaması gereken bir şey.
Mevki belirtsen, Ekşisözlük'den biri el atsa konu aydınlanırdı.
0
Mirket
(26.04.24)
Mevki belli, Levent'te gördüm.

Ekşi'de daha detaylı yazıp başlık açayım madem.
0
🌸chicha_v2
(26.04.24)
Teknik olarak bu kırmızı ay yıldızlı plaka kenarı da yasak. Yanlış bilmiyorsam genelde belli bir siyasi parti seçmenleri yapıyor bunu "vatansever"liklerini göstermek için
0
nundu
(26.04.24)
kırmızı ay yıldızlı plaka kenarınA son değişiklikle izin verildi. eskiden muayeneden geçmiyordu, artık geçiyor.

bu bildiğin plakasına evleniyoruz yazan düşün arabası gibi. keko işi görev. öyle resmi görevli falan olduğunu sanmıyorum. ibrikçi tarzı bir görev verilmiştir, bu da hem plakayı kapatayım, hem havamı basayım hesabı takmıştır onları.
0
kibritsuyu
(26.04.24)
(2)

Eski model araçların çakmak girişi değiştirilebilir mi?

mabl
Tabi ki değiştirilebilir, ama sormak istediğim o değil.2011 Accent Era var. Ondan önce 2006 Toyotam vardı. Bu araçlarda çakmak girişine takılan aparatlar ile telefonumu şarj etmem mümkün değil. Telefon kapalı olsa bile çok çok uzun süreler söz konusu. Navigasyon + spotify ile sadece batarya sarfiyat
Tabi ki değiştirilebilir, ama sormak istediğim o değil.

2011 Accent Era var. Ondan önce 2006 Toyotam vardı. Bu araçlarda çakmak girişine takılan aparatlar ile telefonumu şarj etmem mümkün değil. Telefon kapalı olsa bile çok çok uzun süreler söz konusu. Navigasyon + spotify ile sadece batarya sarfiyatını biraz yavaşlatıyor.

Yeni model araçlarda USB port oluyor, oradan hızlı ya da süper hızlı şarj edebiliyorum telefonu kısa sürede.

2011 model aracımdaki çakmak girişini de daha güçlü elektrik alabileceğim bir porta çevirmem mümkün olur mu? Böyle bir modifikasyon yapılabiliyor mu?
0
mabl
(25.04.24)
2001 model aracıma aldığım ttec marka çakmak şarjı son derece hızlı şarj ediyor. ondan önce gayet orijinal olarak aldığım samsung marka orijinal şarj aleti, bırak şarj etmeyi, takılıyken telefonu kullandığında düşüyordu.

bence hepsinin gücü aynı. işin sırrı taktığın alette. ben aynı çakmağa araba kettle'ı takıp su bile kaynatırdım eskiden.
0
kibritsuyu
(26.04.24)
Çakmak portuna kompresör bile takıp çalıştırabiliyorsunuz, 45w+ bir sarj aparatı takarsanız sorun kalmaz.
0
kimlanbu
(26.04.24)
(7)

sürekli kaldırıma park eden araçlar

wild honey suckle
Arkadaşlar bizim apartmanın önünden geçen yol işlek ve dar bir sokak. Apartmanların genelde otopark çıkışları falan olduğu için sokak üzerinde araba park edecek çok alan yok ve sokak dar olduğu için de çift tarafları parka da imkan yok. Bizim apartmanın önü ise geniş sayılabilecek bir kaldırım. Baze
Arkadaşlar bizim apartmanın önünden geçen yol işlek ve dar bir sokak. Apartmanların genelde otopark çıkışları falan olduğu için sokak üzerinde araba park edecek çok alan yok ve sokak dar olduğu için de çift tarafları parka da imkan yok. Bizim apartmanın önü ise geniş sayılabilecek bir kaldırım. Bazen aynı bazen farklı araçlar olmak üzere sürekli apartmanın önünde park ediliyor. Elinde pusetle, koltuk değneğinle, tekerlekli sandalyenle yürüyebilmenin tek yolu direkt yola inmek.
polise şikayet ediyorum ceza yazıyorlar, ertesi gün gene ediyorum "aynı ay içerisinde aynı durumdan ceza yazamam" diyor. belediyeyi arıyorum metal duba koyması için, "okul, hastane yakını değilse koymam" diyor.
camda oturup sığır avlamaktan sıkıldım. geçen gün salak bir kadın öyle bir park etmiş ki bizim apartmanın otoparkına asla dönülmüyor. o kadar pervasızlar. bunun bir çaresi yok mu? belediye cidden söylediği nedenlerden dolayı metal duba koyamaz mı?
0
wild honey suckle
(25.04.24)
Kanki bu kadar rahatsızlık veriyorsa kendin sorumluluk alıp koysana oraya duba taş demir vs
0
hasmetizm 2046
(25.04.24)
@hasmetizm kardeşim ben nasıl koyayım? Nasıl sabitleyeyim yere?
0
🌸wild honey suckle
(25.04.24)
155i arayıp çektirebilirsin.
0
numlock
(25.04.24)
apartman yöneticisine söyle duba koysun
0
sizofren06
(25.04.24)
@hasmet: en fazla içine beton dökülüp demir çubuk dikilen peynir tenekesi, ne bileyim trafik konisi, coca cola kasası falan koyulabilir, onu da park etmek isteyen kenara çekip yine koyar.

kaldırımı matkapla delip duba vidaladığın anda zabıta gelip apartmana cezayı kesiyor çünkü. kafamıza göre kaldırım/asfalt delemiyoruz.

kafamıza göre delmeyip yasal olarak deldirmenin cevabını da paylaşmış zaten arkadaş, "okul, hastane yakını değilse koymam".

ya kendiniz delip takacaksınız, ceza kesmeye gelen zabıtaya da belirli aralıklarla çorba ısmarlayacaksınız. ya da belediyeden bir tanıdık bulup işinizi yaptıracaksınız, çok çetrefil bir iş olmadığı için çok forslu tanıdığa gerek yok, zabıta amiri falan bile olur. "okul değilse koymam" diyen adamın fikrini değiştirebilecek biri yeterli. kendiniz bile "bir şekilde" ikna edebilirsiniz hatta.
0
kibritsuyu
(25.04.24)
www.otomobilblog.com
şunun çıktısını al :P
0
neira
(25.04.24)
Beton saksı koyup içini çiçekle falan doldursaniz belki iş görür. Ceza olayını bilmiyordum. Apartmanca hareket etmek verimli olabilir. Benim de çok gıcık olduğum bir olaydır bu arada
0
hasmetizm 2046
(25.04.24)
(2)

Mavi gözlü "zuhhahha" diye güldüğü bir video olan erkek türk ünlü

abuzer
Siyasi gönderme yapmıştı selfie çeker gibi çektiği videoda kahkaha atarakKelimsi basının üstü
Siyasi gönderme yapmıştı selfie çeker gibi çektiği videoda kahkaha atarak

Kelimsi basının üstü
0
abuzer
(23.04.24)
şevket çoruh olabilir mi
0
paintov
(23.04.24)
sanırım aradığınız kişi (bkz: gürgen öz)
0
kibritsuyu
(23.04.24)
(4)

Açlık ve tokluk şeker ölçümlerinde teknik fark var mı?

akhenaten
Demek istediğim şeker ölçümü hiç hesapta yokken yanlışlıkla teste eklendiğinde ve açlık şeker ölçümü tok karnına yapıldığında absürt bir değer çıkması olası mı? Daha detaylı olarak demek istediğim, açlık şekeri ölçümüyle tokluk şekeri ölçümünde tek değişken süre mi? Örneğin yanlışlıkla açlık şekeri
Demek istediğim şeker ölçümü hiç hesapta yokken yanlışlıkla teste eklendiğinde ve açlık şeker ölçümü tok karnına yapıldığında absürt bir değer çıkması olası mı?

Daha detaylı olarak demek istediğim, açlık şekeri ölçümüyle tokluk şekeri ölçümünde tek değişken süre mi? Örneğin yanlışlıkla açlık şekeri olarak ölçülen x miktarındaki değer "ama siz tokmuşsunuz, bunu tokluk şekeri olarak düşünelim" denebilecek bir şey mi?

esasen demek istediğim, çıkan şeker değeri hem açlık hem de tokluk standartlarına göre yüksek bir değer. ancak test tok karnına açlık şekerini ölçmüş. bu durumda bu değer tokluk şekeri olarak mı değerlendirilir yoksa alakasız olarak mı?
0
akhenaten
(22.04.24)
yapılan ölçüm aynı. kandaki glikoz miktarı ölçülüyor.

ama tokluk şekeri olarak elde edilen verinin anlam ifade edebilmesi için, yemek yedikten tam 2 saat sonra ölçülüyor olması gerekli.

yani açlık kan şekeri yerine yemekten örneğin yarım saat sonra ölçülen değere "o zaman bari bunu tokluk şekeri gibi düşünelim" diyemeyiz. açken yenilen yemeğin üstüne, salgılanan insülinin, 2 saatte şekeri ne kadar düşürdüğüne bakıyorlar. 2 saat dolmadan yapılan ölçüm, açlığa göre de, tokluğa göre de yüksek olabilir. anlamlı bir veri değil.
0
kibritsuyu
(22.04.24)
Aslolan her zaman açlik sekeridir.

15 saatlik açlikta kan sekerin 150 ise alarm zilleri çalar. 200 ve üstüyse durumun kritik.
0
Yourcousinmarvinberry
(22.04.24)
tok karnına açlık şekeri ölçmüş diye bir şey yok.
şekeri ölçmüş işte ama sen tokmuşsun. demek ki tokluk kan şekerini ölçmüş.
0
jelly bear
(22.04.24)
Hastanede istenen glukoz testi, direkt venöz damardan alınan kanda spot glukoz düzeyi bakar. Sabah aç karnına verdiğiniz ve aç olduğunuz varsayılır (aksi istenmediği sürece). Açlıktan kasıt da 8 saat net açlıktır (en alt sınır, daha uzun olabilir). Gece 12de uyuyup sabah uyanıp 8-9 arası kan verdiğiniz varsayılır.

Tokluk şekerine gelince, bazen diyabetli hastalarda açlık ve tokluk şekeri arasında fark olduğunu düşündürecek klinik semptomlar olur. Bu durumda doktor iki testi bir arada isteyebilir. Genel usulü şöyledir;

“Git sabah aç karnına bu testi ver. Sonra kahvaltı yap (rutinde ne yiyorsan onu ye) ilk lokmayı ağzına attıktan tam 2 saat sonra git diğer kanı ver”

Böylece postprandiyal hipoglisemi denilen durum başta olmak üzere ek anomaliler taranır.

Son not: sağlam (ya da en azından diyabetik semptomu olmayan) birinde rutin istenen glukoz düzeyi 125’in üzerinde ise doktor ilk etapta bunun yeterli ve uygun açlık durumunda verilmediğini düşünür (en sık karşılaşılan senaryo). Bu yüzden de hastaya sorar.

Teknik olarak kanda ikisi de glukoz ölçer. Biri en az 8 saat açlıkla, biri de tokken 2 saat sonraki glukoz olduğu bilinerek yorumlanır.

Geçmiş olsun.
0
cervuetta
(22.04.24)
(4)

Ps5 yurtdışı cihaz güç kablosu problemi?

Pleiades
Merhaba Malezya’dan ps5 aldım. Öncelikle fiş kısmı bizim prizlerimize uygun değil. Görsellerde paylaştım. Ayrıca voltaj özelliklerine baktığımda 100 volt~3,55A yazıyor (50-60Hz). Türkiye icin sebeke gerilimi 230 volt 50Hz. Ben bu ps5’i kullanmak için herhangibir voltaj dönüştürücü kullanmalı mıyım?
Merhaba Malezya’dan ps5 aldım. Öncelikle fiş kısmı bizim prizlerimize uygun değil. Görsellerde paylaştım. Ayrıca voltaj özelliklerine baktığımda 100 volt~3,55A yazıyor (50-60Hz).

Türkiye icin sebeke gerilimi 230 volt 50Hz.

Ben bu ps5’i kullanmak için herhangibir voltaj dönüştürücü kullanmalı mıyım? Yoksa sadece fiş dönüştürücü kullanabilir miyim? Ya da elimdeki ps4’ün eski kablosunu takıp kullanayım mı? Ne önerirsiniz? Teşekkürler.
0
Pleiades
(22.04.24)
adaptöre değil de cihazin üstüne bakın bakalım. 110-230 yazıyorsa sadece ucu değiştirip kullanabilirsiniz ama cihazda 110v yazıyorsa sakın takmayın, yanar. transformatör almak lazım o zaman. emin değilseniz bir bilene sorun muhakkak.
0
orient blue
(22.04.24)
images.app.goo.gl

Güç kablosu bunun girişine benziyor.
0
🌸Pleiades
(22.04.24)
Cihazın üzerinde de 100v 3,55 amper 50/60 Hz yazıyor .
0
🌸Pleiades
(22.04.24)
(git: 1554932)

playstation 5 cihazları dual voltage. yani 100 - 240 volt arasında çalışabiliyorlar.

benim cihazım da japonya'dan gelme. üzerinde 100V 3.45A yazıyor. ben de aynı endişeyi yaşayıp araştırdım, aynı endişeyi yaşayan bir arkadaş ile de burada rastlaşıp konuştuk, bu sonuca ulaştık. yukarıdaki linkte detaylar var. hatta bir görsel var, üzerinde 100v yazan cihazı açıp güç kaynağının fotoğrafını paylaşmışlar.

yatırım tavsiyesi değil ama ben üzerinde 100v yazan cfi-1200b cihazı 1 yıldır sorunsuz kullanıyorum. siz yine de doğrulayın, farklı versiyonda böyle değildir, sonra cihazım patladı diye bana gelmeyin.

fiş dönüştürücü yerine komple ucu bizim prizlere uygun kablodan alıp kullanabilirsiniz. teyp fişi diye arattığınızda çıkıyor. teknik olarak c7 deniyor sanırım bu kabloya.
0
kibritsuyu
(22.04.24)
(9)

Çok tatlı co op Playstation oyunu ama ne?

vazovski
İki kişi oynanıyordu. 3d bulmacaları cozerek (biseyler itip kakarak, iş birligi ile makenizmanları harekete gecirerek falan) ilerleniyordu. Youtubeda scotkaya ve ejderha beaber oynuyorlardı. yıllar once izlemiş aklıma yazmıstım kızım olunca oynarım diye simdi kızım oldu. ama oyun neydi bulamıyorum d
İki kişi oynanıyordu. 3d bulmacaları cozerek (biseyler itip kakarak, iş birligi ile makenizmanları harekete gecirerek falan) ilerleniyordu. Youtubeda scotkaya ve ejderha beaber oynuyorlardı. yıllar once izlemiş aklıma yazmıstım kızım olunca oynarım diye simdi kızım oldu. ama oyun neydi bulamıyorum delirecem.

icerikte sıfır şiddet oldugunu hatırlıyorum. vurma kırma yoktu sanki.
0
vazovski
(21.04.24)
it takes two.
0
orient blue
(21.04.24)
Unravel Two da olabilir.
0
king lizard
(21.04.24)
it takes two olmalı. değilse bile siz yine oynayın it takes two yu.
0
entropik
(21.04.24)
it takes two'dan bahsettiğinize neredeyse eminim.
0
kibritsuyu
(21.04.24)
It takes two degilse trine
0
floydian
(21.04.24)
Bı kişi de yardımcı olmamış; it takes two
0
abuzer
(22.04.24)
hocam eğer oyun it takes two ise çocuğunuzla oynamayın derim, zira şirin görünse de gariban fili parçaladıkları bir bölüm var. çocuğun pisikolojisini bozabilir.
0
shadowfollower
(22.04.24)
bir kişi de it takes two yazmamış
IT TAKES TWO.
0
rentts
(22.04.24)
Sackboy var PS özel

Rayman da güzeldir
0
hasmetizm 2046
(22.04.24)
(1)

onkoloji birimi/profesörü önerisi

panpatube
merhaba arkadaşlar, kayınpederim hasta. dahiliye onkolojisine yönlendirmişler. Bulunduğumuz şehirde var fakat iyi bir profesöre görünmesini tavsiye etmişler. Önerileriniz olursa sevinirim. Sağlıcakla...
merhaba arkadaşlar, kayınpederim hasta. dahiliye onkolojisine yönlendirmişler. Bulunduğumuz şehirde var fakat iyi bir profesöre görünmesini tavsiye etmişler. Önerileriniz olursa sevinirim. Sağlıcakla...
0
panpatube
(21.04.24)
Öncelikle çok geçmiş olsun.

Şehir belirtmemişsiniz. O yüzden hangi şehir olduğu fark etmez diye düşündüğünüzü varsayıyorum.

Yeni hasta kabul ediyor mu, müsait randevusu var mı bilmiyorum ama Ankara'da İbrahim Güllü ile görüşebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(21.04.24)
(5)

teknoloji alışverişini nereden yapayım?

kibritsuyu
huawei watch gt4 akıllı saat alacağım. fiyatı 6000 lira civarı. genellikle belirli bir meblağ tutan alışverişleri elden yapmayı tercih ederim. o yüzden kararsız kaldım.bu saati internetten mi alayım, teknosa'dan mı alayım? en uygun fiyat teknosa'da. teknosa dışındaki teknoloji marketlerde fiyatı 700
huawei watch gt4 akıllı saat alacağım. fiyatı 6000 lira civarı. genellikle belirli bir meblağ tutan alışverişleri elden yapmayı tercih ederim. o yüzden kararsız kaldım.

bu saati internetten mi alayım, teknosa'dan mı alayım? en uygun fiyat teknosa'da. teknosa dışındaki teknoloji marketlerde fiyatı 7000 civarı, o yüzden teknosa diyorum.

internette ise hepsiburada'da ve trendyol'da satıcısına göre 6000-6500 lira arasında değişiyor. amazon'da bu ürün yok.

bir tarafım internetten al, 14 gün iade hakkın olsun diyor. bir tarafım görerek al karşında muhatabın olsun, kutusu hasarlı, açılmış, kullanılmış falan gelirse iadeyle uğraşıp canını sıkma diyor.

ne dersiniz nereden alayım? internetten alacaksam da hangi siteden alayım, hepsiburada satıcısından mı, yoksa yüksek puanlı diğer satıcılara mı bakayım?
0
kibritsuyu
(20.04.24)
Hb den al bişey olursa beni bul :)
0
anon1m
(20.04.24)
almak istediğim saat amazon'da yok, sadece kayış mayış, ekran koruyucu var. kedi maması, kırtasiye vs için trendyol ve hepsiburada'yı aktif olarak kullanıyorum ama hangisinden alayım, hangi satıcıyı tercih edeyim bilemedim. hepsinin puanları iyi, hepsiburada satıcısının puanı yok.

sahte ürün falan da çıkmaz umarım.
0
🌸kibritsuyu
(20.04.24)
Teknosa kesinlikle. Elden magazadan falan almazdim.
0
mor oje
(20.04.24)
Huawei'nin kendi resmî sitesinden alın. Hem kayış hediyesi var, hem +1 yıl garanti olur, hem 3 taksitle ödersiniz, hem de sahte ürün gibi bir durum yaşamazsınız.

consumer.huawei.com
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.04.24)
Huawei sitesi +1

Musteri hizmetlerini arayip saat alacaginizi soyleyin.

indirim kodu olan Gecerli bir kampanya var mi ?

Esime saat alirken bu sekilde kod almistim.

Denemekte fayda var.
0
kaiserr76
(21.04.24)
(2)

Tomografi sonucunu yorumlayacak var mı?

dedeminhirkasi
Babamın karnından bt çekildi.Fotoğraf asagida bunu yorumlayacak arkadaş varsa çok sevinirim.Gist veya hematomdan şüpheleniyorlar 10*8 cm bir kitle göründüğünü ilettiler ama net tanı için bt çekildi bugünhttps://hizliresim.com/iixlrw9
Babamın karnından bt çekildi.
Fotoğraf asagida bunu yorumlayacak arkadaş varsa çok sevinirim.
Gist veya hematomdan şüpheleniyorlar 10*8 cm bir kitle göründüğünü ilettiler ama net tanı için bt çekildi bugün

hizliresim.com
0
dedeminhirkasi
(18.04.24)
Doktor değilim ama 137 tane görüntü var. Böyle sadece 64.görüntüye bakarak yorum yapılabileceğini sanmıyorum.
0
kibritsuyu
(18.04.24)
belki işinize yarar.

www.youtube.com

acilci.net
0
jepa
(19.04.24)
(4)

101 oyununa ne ara zam geldi?

kibritsuyu
arkadaşlar okey takımıyla oynanan 101 isimi oyunu bilirsiniz.bu oyunu biz 20 sene kadar önce 51 olarak oynuyorduk. oyunun adı da 51 idi, sayısı da 51 idi. bildiğin aynı oyun, tüm kuralları aynı, oyunculara klasik okaydeki gibi 14 taş dağıtılıyor, geri kalanı aynı. sadece sayı 51. işlek atan 51 puan
arkadaşlar okey takımıyla oynanan 101 isimi oyunu bilirsiniz.

bu oyunu biz 20 sene kadar önce 51 olarak oynuyorduk. oyunun adı da 51 idi, sayısı da 51 idi. bildiğin aynı oyun, tüm kuralları aynı, oyunculara klasik okaydeki gibi 14 taş dağıtılıyor, geri kalanı aynı. sadece sayı 51. işlek atan 51 puan ceza alıyor, el açamadan bitilirse 100 puan ceza alıyor vs.

sonra bir baktım oyunun sayısı da adı 101 olmuş. sayı 101'e çıkmış. oyunculara da 14 değil, 21 taş dağıtılarak oynanıyor.

hayal görmedim di mi, bu oyun eskiden 51 idi, sonradan mı arttı?
0
kibritsuyu
(08.04.24)
Bu oyun hep 101'di.
Büyük ihtimal sen iki desteyle oynanan 51 ile karıştırdın.
0
etna
(08.04.24)
biz de 51 olarak oynardık.

ama demek ki 101 daha çok tuttu, benimsendi halkımızca. 51 daha ziyade iskambille oynanan bir oyun olarak kaldı.

ah icq'lar, msn'ler, 51'ler. gittiler...
0
la traviata
(08.04.24)
101 hep vardı. 51i ilk defa duydum. siz başka oyun oynuyodunuz demek ki.
51 101 olmadı.
0
jelly bear
(08.04.24)
başka oyun değil hocam aynı oyun. kağıtla da onanıyor olabilir de biz okeyle oynuyorduk ve bildiğin aynı oyundu. hatta ortaları toplayınca 17 oluyorsa 51 eder diye kolay toplama yolu vardı açmak için. yani sayılar mayılar hep aklımda. işlek atan 51 ceza yiyor, el açamayan 100 yiyor. kimse el açmadan tek kişi biterse açamayanlar 200 yiyor falan.

101'de bütün sayılar ikiye katlanmış, fazla taş dağıtılıyor ama tüm kurallar aynı.
0
🌸kibritsuyu
(08.04.24)
(4)

Tamircide arabadan parça çalınması ihtimali nedir? Nasıl tespit ettiririz?

psmstc
Aracımızı bir tamirciye bıraktık. Bıraktığımızda ortada olmayan sorunlar çıktı. Bırakma sebebimiz de çözülmedi. Parça değiştokuşundan şüphelendik. Bunun olma ihtimali nedir? Ve nasıl nerede tespit ettirebiliriz? Arabanın kaskosu da var bu arada. Kasko bu gibi durumlarda yetkili anlaşmalı servise gi
Aracımızı bir tamirciye bıraktık. Bıraktığımızda ortada olmayan sorunlar çıktı. Bırakma sebebimiz de çözülmedi. Parça değiştokuşundan şüphelendik. Bunun olma ihtimali nedir? Ve nasıl nerede tespit ettirebiliriz? Arabanın kaskosu da var bu arada.

Kasko bu gibi durumlarda yetkili anlaşmalı servise gitmediğimiz için yanar mı?
0
psmstc
(08.04.24)
kaskoluk durum yok. kasko araba arızalarını karşılamaz. bunu da karşılamaz yani.
kasko sadece hasarları karşılar. bu hasar değil.
0
jelly bear
(08.04.24)
obd cihazına bağlayıp araç içinde bir elektronik bir değişiklik olup olmadığı belki anlayabilirsiniz.(araç içinde seri numarası eşleşmeyen bir ecu falan var ise belki bu yolla çıkabilir.) onun haricinde obd cihazı size arızanın hangi bölümde olduğu ile ilgili bir ipucu verebilir.

sanayi esnafında bu tip olaylar sıklıkla rastlanıyor ve çalınan parçalar az çok belli.
sorunu anlatırsanız sıklıkla çalınan parçalardan biri olup olmayacağı ile ilgili biri fikir sunabilir.

hukuki olarak şu link var. hukuki olarak kanıtlanması ve tazmini kolay olmayacaktır.

www.azizcihank.av.tr
0
alp9900
(08.04.24)
üstad araçta ne gibi olmayan sorunlar var? o sorunlara göre aracı yetkili servise götürmek lazım. yetkili servisteki ustaya da anlatırsın. böy böyle oldu diye o ustada o parçayı söker anlar orjinal olup olmadığını.
0
komando kani var bende
(08.04.24)
değiştirilen parçalar az çok belli. eğer bunlar kaputtan ulaşımınız olan parçalar ise bir şişe oje alıp gitmeden parçalara ufak bir işaret koyuyorsunuz. çıkışta da bakıyorsunuz işaret duruyor mu.
0
kibritsuyu
(08.04.24)
(7)

Ankara’nın Zula’sı Neresi (Hamburger)

eisberg
Merhaba. Ankara’da iddialı bir hamburgerci arıyoruz. Nereyi önerirsiniz? Etmanyak’a 2 defa gittik ama maalesef beklediğimizi bulamadık.Teşekkürler
Merhaba. Ankara’da iddialı bir hamburgerci arıyoruz. Nereyi önerirsiniz?

Etmanyak’a 2 defa gittik ama maalesef beklediğimizi bulamadık.

Teşekkürler
0
eisberg
(07.04.24)
Burgerdinho vardı güzeldi. Şimdilerde nasıldır bilmiyorum.
0
Amaranta ursula
(07.04.24)
Piel Roja. Bilkentte.
0
anathemamen666
(07.04.24)
Zula nedir bilmiyorum ama,

100burger emek.
Unique burger bahçeli.

Piel roja denmiş. Piel roja hamburgerci değil, hamburger de satılan bir cafe, bilginiz olsun.
0
kibritsuyu
(07.04.24)
arquet burger (bahçeli)
no fork (ayrancı)
just cafe (ayrancı)
piel roja (bilkent)
burgerdinho (cinnah)
sofa burger (ümitköy)
0
theseachange
(07.04.24)
The Log
Burgerdinho
Piel Roja
0
heritage
(07.04.24)
the log kesinlikle.
2. seçenek de unique.
3. 100burger olabilir

piel roja falan aman uzak dur.
0
jelly bear
(07.04.24)
The log ama bi zula degil kesinlikle
0
mor oje
(07.04.24)
(3)

Yeni kimlik alırken parmak/avuç izi bilgisi verdiniz mi?

ya ben lan neyse
sbteşekkürler
sb

teşekkürler
0
ya ben lan neyse
(03.04.24)
Evet.
0
Amaranta ursula
(03.04.24)
Evet
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(04.04.24)
eski tip kimlikten yeni tip kimliğe geçerken alıyorlar.

kimlik için ebeveynin başvurabildiği yetişkin olmayanlardan (çocuğunuzdan) almıyorlar.

yeni tip kimliği değiştirip/kaybedip yenisini alırken de tekrar almıyorlar bildiğim kadarıyla.
0
kibritsuyu
(04.04.24)
(3)

Araç obd soketi

biseysorucam
Merhaba Pencere kapatıcı Toyota Corolla CHR Camry RAV4 IZOA AVALON wildwildlander windows otomatik kilit cihazı OBD açıkhttps://a.aliexpress.com/_okdtO1IŞu üründen alıp taksak aracın garantisi bozuluyor mu? Herhangi bir sorun olur mu sizce?Otomatik kilitliyor arabayı belli bir hızı aşınca, ne bileyi
Merhaba

Pencere kapatıcı Toyota Corolla CHR Camry RAV4 IZOA AVALON wildwildlander windows otomatik kilit cihazı OBD açık
a.aliexpress.com

Şu üründen alıp taksak aracın garantisi bozuluyor mu? Herhangi bir sorun olur mu sizce?

Otomatik kilitliyor arabayı belli bir hızı aşınca, ne bileyim pencere falan kapatıyor
0
biseysorucam
(31.03.24)
Bozar. Araca dışarıdan takacaginiz her şey yapar. Ha bunu servis nasıl anlar bilemem servise götürmeden cikarirsaniz ama benim tahminim %99 bozar çünkü elektronik aksama ek yapiyorsunuz.
0
logisticsmanager
(31.03.24)
Obd soketinden sadece veri okuyabilirsiniz. Garantiyi de bozmaz

Benzer sekilde Corolla aracimda ayarlarinda degisiklik yapmak Icin soketi Aldım. Sadece veri okumak dışında hiçbir şey yapamadım.

Servislerin kullandığı yazılım Obd socket cihaZını bulabilirsen ayarlarda değişiklik yapabilirsin.
0
kaiserr76
(31.03.24)
Corolla'da kullanıyorum bundan. Bakım için servise bıraktığımda da çıkarmadan bırakıyorum, teslim alırken yan koltukta buluyorum. Yani kendi cihazlarını bağlamak için çıkarmışlar. Bunu takmışın, garanti bozuldu falan diyen olmadı bugüne kadar.
0
kibritsuyu
(31.03.24)
(3)

Haşlamaya Hangi Et?

eisberg
Kemikli et iyi sanırım ama neresi olmalı? Kuzu kol? Dana kaburga? İncik?
Kemikli et iyi sanırım ama neresi olmalı? Kuzu kol? Dana kaburga? İncik?
0
eisberg
(30.03.24)
kuzu gerdan güzel olur.
0
adivar
(30.03.24)
Kuzu incik
0
kaptan memo
(30.03.24)
Dana incik de nefis olur, nam-ı diğer osso buco.
0
kibritsuyu
(30.03.24)
(3)

ikinci el araç devir süresi + özel plaka meselesi

tabudeviren
abimden bana geçecek..işlemlere ne kadar sürer? ona göre izin alayım..özel plaka isteyeceğim. özel plaka eskisi gibi yaşadığımız yere göre mi?yoksa istediğimiz harfleri talep edebiliyor muyuz?ve ne kadar isterler?
abimden bana geçecek..
işlemlere ne kadar sürer? ona göre izin alayım..

özel plaka isteyeceğim. özel plaka eskisi gibi yaşadığımız yere göre mi?
yoksa istediğimiz harfleri talep edebiliyor muyuz?
ve ne kadar isterler?
0
tabudeviren
(29.03.24)
ikinci elde özel plaka işi nasıl oluyor bilmiyorum. sıfır araç alırken emniyete gidip orada boştaki plakaların listesinden plaka seçiyorsunuz. seçtiğiniz harf grubunun anlamına göre bir miktar "bağış" yapıp tahsis ediyorsunuz. bayide ruhsat işini yapan adama getirip tahsis belgesini veriyorsunuz, size o plakayı alıyor. ama ikinci elde plaka direkt noterden tahsis edildiği için oluyor mu bilemedim.

temmuz'da adın soyadın baş harfi şeklinde plaka alan arkadaşım 10 bin lira bağış yapmış. dedi ki üç harflilerde fiyat yükseliyor. anlamlı bir kelime ise astronomik. yani can, cem, ece, bjk falan astronomik fiyatlar. dnz, dry, krm, mst gibi isim kısaltması gibi olanlar biraz daha uygun.
0
kibritsuyu
(29.03.24)
arktık tüm plakalar havuzda, yaşadığınız yer sadece şehir olarak önemli ve ilçelerin bir önemi yok. eşimin adı handan, aralık ayında xx hnd xx plaka için 25.000 istediler. soyismimizden iç harf yapalım dedik, 5.000 istediler. alım satımda noter öncesi plakanızı trafik şubeden halletmeniz lazım, noterde alıcının kimlik numarasında tanımlı plaka çıkıyor.
0
en bi orijinal
(29.03.24)
araçta plaka değişikliğine gidecekseniz şehir dışına satış yapmanız gerekli
0
obscure
(30.03.24)
(3)

Kurtlar vadisi sorusu - Orhan, ziya'nın kızı meral'e aşık mıydı ?

joehigashi
Şimdi sözlükte vadi de ki orhan abimizin başlığını okudum.Bir kaç kişi "hesapçının teki kızı yaşındaki meral'e asılıyordu hak ettiğini buldu" falan yazmış.Ben diziyi izlediğimde oluşan algı evladı gibi gördüğü, hatta nesrin ile meral'i beraber büyüttüğü için ziyanın gazabından korumak adına meral'e
Şimdi sözlükte vadi de ki orhan abimizin başlığını okudum.

Bir kaç kişi "hesapçının teki kızı yaşındaki meral'e asılıyordu hak ettiğini buldu" falan yazmış.

Ben diziyi izlediğimde oluşan algı evladı gibi gördüğü, hatta nesrin ile meral'i beraber büyüttüğü için ziyanın gazabından korumak adına meral'e kıyamadığı dolayısıyla testere aşkını söyleyemediği şeklindeydi.

Hatta meral'in "baba adamın bana asılıyor" yaftasını da direkt iftira olarak algıladım meral gibi bir kadına yakışan hareketlerdi ne de olsa.

Buralarda vadici varsa orhanın meral'e aşık olduğunu nerden anladınız, tahmin ettiniz?
0
joehigashi
(29.03.24)
ağır vadiciyim. hiç değilse baştan sonra 10 kere izlemişimdir.

okumadım ama sözlükte yazan epey saçmalamış. orhan meral'e aşık falan değildi, durum tamamen dediğin gibiydi.

mesela memati derya'ya hastaydı. hiç doğrudan dile getirilmemiş olsa da memati'nin halinden tavrından kabak gibi belli oluyordu. ne çakır anlıyordu, ne polat anlıyordu ama seyirci memati'nin bir bakışından mevzuyu çakıyordu.

ama orhan ve meral durumu böyle değil. meral'i babasının gazabından korumaya çalışıyordu. neticede laz ziya'nın, karısı aldattığı için karısına ne yaptığını bizzat gören bilen adam. bebekliğinden beri elinde büyüttüğü kızın da başına aynısı gelsin istemedi.

şimdi (bkz: orhan karadeniz) başlığını okudum, öyle bir şey göremedim. hangi başlıkta yazıyor?

ayrıca (bkz: orhan karadeniz) başlığında:

laz ziyanin muhtemelen konsey toplantisi ciki$inda vukuat i$leyeceginden ve burdan sağ cikamayacagini bildiginden oturu arkasindan dost ve delil birakmak istememesinden dolayi karisi gibi olume gonderdigi sag kolu.

yazmışlar. ne alaka abicim, laz ziya "son görevini yap orhaaan" dediğinde çakır'ın cenazesine gidiyordu bi kere, konsey toplantısına değil. gerçi oradan sonra toplantıya gitti ama böyle saçma bir sebeple niye kendini astırtsın adama?

"laz ziya'nın tek bir cümlesi ile 40 yıl hizmet verdiği aileyi korumak için, bilerek hata yapıp (meral' in testere ile ilişkisini laz ziya'dan saklayarak) yaşamına son vermiştir."

yazmışlar. hayır, bunu sakladığı için orhan kendini asacaktı, laz ziya vazgeçirdi. asıl sebebi testere'nin adamlarından takip yiyip meral'i sakladığı yeri açık ettirmesi ve bu yüzden çakır'ın vurulması.

bunlar nasıl dizi izlemiş anlamadım ki.
0
kibritsuyu
(29.03.24)
değildi +1

on olmasa da iki kez bitirdim
0
gule gule
(29.03.24)
aşık değildi. laz ziya orhanın gözbebeğinin içinden geçeni bilir. meral bu suçlamayı yaptığında laz ziya onu böyle savunmuştu. orhanın ölüm sebebini de kibritsuyu açıklamış.
0
tabii lan manyak mısın
(29.03.24)
(4)

Muhasse - Sgk erken ödeme indirimi her zaman olmuyor mu?

onepointzero
Merhaba, küçük bir işletmem var. Bu ayki çalışan Sgk ödemesini yapacağım sırada henüz ay bitmemesine rağmen indirim göremiyorum. Muhassebeciye sorduğumda "bazen indirim oluyor, bazen olmuyor" dedi. Bizi mi koparıyor yoksa bu bilgi doğru mu?
Merhaba, küçük bir işletmem var. Bu ayki çalışan Sgk ödemesini yapacağım sırada henüz ay bitmemesine rağmen indirim göremiyorum. Muhassebeciye sorduğumda "bazen indirim oluyor, bazen olmuyor" dedi. Bizi mi koparıyor yoksa bu bilgi doğru mu?
0
onepointzero
(29.03.24)
ben de benzer durumla karşılaşıyorum. hiç geciktirmedim ödemeyi bugüne kadar. bazen indirim görebiliyorum bazı aylarda indirim olmuyor. en son ödememde bir indirimle karşılaşmadım :(
0
exlibris
(29.03.24)
bahsettiğiniz indirim tahakkuk fişinde görünen 5510 indirimi değil de, bankada ödeme esnasında çıkan indirim ise muhasebeciniz haklı.

ben hayatımda sgk kadar lakayıt bir kurum görmedim. bu ay indirim yapmazlar, gelecek ay da yapmazlar, sonraki ay üç aylık birden indirirler. bunun bir düzeni yok. tamamen boktan sistemleri nasıl uygun görürse öyle.

edit: evet benim mükelleflerden de dönüşler aldım gün içinde, ödedik indirim yapmadı diye. muhasebe forumlarında da "6661 asgari ücret desteği ne zaman yansır bilgisi olan var mı" diye sorular gördüm.

yani evet, bu ayın indirimi sisteme yansımamış. son gün yansır mı, bu ayı pas mı geçer onu bilemiyoruz.
0
kibritsuyu
(29.03.24)
Ben de karşılaştım, seçim öncesi para lazım galiba :)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(29.03.24)
Cuma ve cumartesi indirim görünmüyordu ama bu sabah indirimli olarak ödeyebildim.
0
🌸onepointzero
(31.03.24)
(9)

Veterinerimin istediği bu fiyatlar normal mi?

anaphylacticshock
Merhaba,Kedimi kontrol için Ankara'da veterinere götüreceğim. Hemogram ve 3 parametreli biyokimya testi için toplamda 1500 TL istiyorlar. Ayrıca eğer gerekirse ekstradan bakılacak her parametre için de 300 TL ek ücret talep ediyorlar. (Daha önce götürdüğümde karaciğer değerlerinden biri yüksek çıkmı
Merhaba,

Kedimi kontrol için Ankara'da veterinere götüreceğim. Hemogram ve 3 parametreli biyokimya testi için toplamda 1500 TL istiyorlar. Ayrıca eğer gerekirse ekstradan bakılacak her parametre için de 300 TL ek ücret talep ediyorlar.

(Daha önce götürdüğümde karaciğer değerlerinden biri yüksek çıkmıştı. O dönemde ileri seviye kabız olduğu için muhtemelen bağırsaklar karaciğere baskı yapıyor ve kan akışını engelliyorlar. Bu yüzdendir, kabızlığı düzelince bu da normale döner demişlerdi.)

Ayrıca bağırsakları dolu mu değil mi diye bakmak için röntgen de çekilecek. Onun için de 500 TL istiyorlar.

(Kabızlığı tam olmasa da düzeldi gibi. Onu kontrol ettirmek için bu işlem.)

İstedikleri rakamlar normal mi?

Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Hayvan Hastanesi’nin fiyat çizelgesine baktım ama hemogram ve biyokimya testlerinin fiyatlarını yazmamışlar. Sadece KAN ALMA işleminin fiyatı var ama testlerin fiyatları yok ve kaç parametreye bakılacağı yazmıyor.

Etimesgut Belediyesi Hayvan ve Çiçek Hastanesi açılmış ama orası da çok yeni olduğu için daha telefon bile bağlanmamış. Hizmete başlamışlar ama telefon olmadığı için fiyatlarını soramıyorum.

Bu fiyatlar nasıl sizce?

Fakülteye götürsem daha mı ucuza gelir? Fakültede iyi ilgilenirler mi?

Etimesgut Belediyesi Hayvan Hastanesine giden var mı? Oranın fiyatları nasıl?
0
anaphylacticshock
(28.03.24)
evet fiyatlar bu seviyelerde. ankara vet hekimler odasının tarife dokümanın 8.sayfada hemogram 700tl, biyokimya parametre ücretine de 300 yazıyor.

www.avho.org.tr
0
surprise
(28.03.24)
geçen ay kısırlaştırma öncesi yapılan detaylı bir kan tahliline 3400 lira verdim.
0
kibritsuyu
(28.03.24)
Bedava.
0
prole
(28.03.24)
3 ay önce köpeğim için baktırmıştım biyokimya testine ve 7 küsür ödemiştim. başka kalemler var mıydı hatırlamıyorum ama yine de bedava +1
0
pide
(28.03.24)
Uygun. Size tavsiyem özel sigorta yaptırın
0
doharkoman
(28.03.24)
Fiyatlar gayet normal hatta İstanbul'a göre uygun fiyatlı.


Arkadaşımın kedisi geçen hafta 1 gece kalmalı, röntgen, kan sayımı vs olan birkaç şey yaşadı; toplamda 17000 lira ödemiş çıkmıştı. Sırf kan tahlili 3000 lira civarıydı.
0
fraise
(28.03.24)
Fiyatlar normal.
Kasım’da 2 kedim için check up yaptırdım(yukarıda yazdıklarınız + bazı özel testler, röntgen, ultrason) toplam 8200₺ ödedim.
0
megalomaniac
(30.03.24)
fiyatlar normal. 7 aydır tedavi görüyordu kedim. 1 tane de operasyon geçirdi. Toplam 200.000 TL civarı ödedim.
0
you
(01.04.24)
Merhaba arkadaşlar,

Söylediğiniz rakamlardan sonra kedimi koşa koşa veterinere götürdüm.

Sağolsunlar epey indirimli bir fiyata testleri yapıldı.

Her şey yolunda gözüküyor. Karaciğer değerleri normale dönmüş. Kabızlığı yarı yarıya düzelmiş.

Bağışıklığı halen biraz düşük. Onun için lysine macunu verdiler. Evde de gimcat multivitamin vardı. Ondan da vericem.

İyi yani çok şükûr.

Fiyatlar konusunda aydınlattığınız için çok teşekkür ederim.
0
🌸anaphylacticshock
(05.04.24)
(5)

Keyfe keder, etek altı, bel altı vb.

AlsterWasser
Arkadaşlar keyfe keder boya ya da kaza ne demek oluyor?Etek altı mı bel altı mı onun da çiziği mi boyası mı var bunlar ne demek?Elzem jargonlar bunlar sanırım. Benzerleri varsa bu duyuruda öğretebilirsiniz ayrıca.
Arkadaşlar keyfe keder boya ya da kaza ne demek oluyor?

Etek altı mı bel altı mı onun da çiziği mi boyası mı var bunlar ne demek?

Elzem jargonlar bunlar sanırım. Benzerleri varsa bu duyuruda öğretebilirsiniz ayrıca.
0
AlsterWasser
(27.03.24)
keyfe keder boya: herhangi bir kaza bela olmadı. canım istedi boyattım (yersen).

bel altı/etek altı: tavanı hariç her tarafı.
0
kibritsuyu
(27.03.24)
Eski otomobillerde şu şekilde kenar çıtaları olurdu. Eski yollar da çok yağmur, çamur olur, arabaların boyaları alttan kötülemeye biraz da sacı çürümeye başlardı. Onun için de alt taraf o çıtaya kadar boyanır, daha yukarısı arabanın kazasız olduğunun göstergesi olarak boyanmazdı. Etek altı boyası tabiri o zamandan kalmadır. Kenar çıtasının altını anlatır.

tr.wikipedia.org

Jargonda bir de şehir içi kazaları lafı vardır. O da ufak tefek vurukları, parkederken sürtmeleri falan anlatır. Kadın arabası, memur arabası veya garaj arabası lafları, az ya da nazik kullanılmış anlamında kullanılıyor. Servis bakımlı sözü de çakma onarımlar, yan sanayi parçaları kullanılmamış anlamına geliyor.
0
Mirket
(27.03.24)
Sigortadan para almak için hasar kaydı girildi vardır bir de. Bunların hiçbiri ile iş yapmamak lazım zira siz satarken kimse bunlara bakmaz. Kaç parçada boya var, kaç parçada değişen var, tramerinde kaç paralık hasar kaydı var bunlar önemli. Satışı zorlaştıran unsurlar:
1) ağır hasar kaydı / yüksek tutarlı hasar kaydı olması
2) tavanda işlem (boya değişen) olması
3) şase, podye (kılıç sacı falan da derler) de herhangi bir işlem olması
4) airbaglerin patlak veya işlemli olması
5) ön üç parçanın değişen olması (kaput, sağ ve sol ön çamurluk)
6) ön üç parçanın boyanmış olması (değişmeye göre daha az etkili, ama etkili)

Bel altı boya demek tavan hariç boya demek. Yanlar (sağ/sol) boya demek, yandaki/ yanlardaki 4 parçanın hepsinde boya olması demek. Lokal boya, parçanın kısmi bölümünde boya olması demek. Ama boya var mı var, satarken izahı olmaz lokalmiş mokalmiş bakmazlar parça boyalı derler.
0
Tisatiaşer
(27.03.24)
Bu ibareleri gördüğün her ilandan uzak dur, bir de plakasını gizleyenlere hiç bulaşma.
0
halitkin
(28.03.24)
arabayi bir yere surtmustur ama parca degisecek kadar hasar olmamistir. oraya boya atmak biraz keyif isine giriyor gercekten.

ama bence bu kelimelere takilma. boya, degisen varsa onceki halin fotografini sor.
0
antikadimag
(28.03.24)
(5)

Duygusal Halı Yıkamacılar ne yapıyor?

michael_knight
Zamanında onlarla ilgili videoları merak edip izlememiştim. Şimdi de izliyorum ama anlayamıyorum.Bu arkadaşların olayı nedir? Ne kadar ciddiler ne kadar sağlıklılar? Anlayabileceğim gibi tarif edebilir misiniz?
Zamanında onlarla ilgili videoları merak edip izlememiştim. Şimdi de izliyorum ama anlayamıyorum.

Bu arkadaşların olayı nedir? Ne kadar ciddiler ne kadar sağlıklılar?
Anlayabileceğim gibi tarif edebilir misiniz?
0
michael_knight
(26.03.24)
Normal halı yıkamacı abi, bir farkları yok. İlk çıktıklarında "sofort" adı altında yumuşacık narince yıkarız, duygusalız falan diye geyik yaptılar, o şekilde popüler olup internette yayılınca abartıp geyiğe vurarak kelebekler gibi lay lay lay falan diye video çektiler, reklam yaptılar.

Bildiğin halı yıkamacı.
0
kibritsuyu
(26.03.24)
yanik balata kokusu buraya kadar geldi, baski balata dagilmis abilerde.
rol kestiklerini hic sanimiyorum.

bu tarz delilerden yurtdisinda da cok var, bu abiler yalniz kalmis gibi.
0
cooperr
(26.03.24)
@kibritsuyu geyik veya rol yapıyorlar gibi gelmedi bana o yüzden sordum. Çocukluklarında babaları kapıcı. Büyüyünce kendileri de kapıcılık yapıyor bir süre vs.
Aynı cümle içinde Erasmus, Gündüz Vassaf, Bauhaus, Heideger, Nietzsche, Müjdat Gezen, Kafka, Sartre, Nazım, Leibniz, Fikret Mualla ve birçok başka düşünürden bahsedip bunların hepsini halı yıkama müşterilerine bağlıyor.
Tarif edemiyorum ama çok acayip bir kafa.

Ne aklını kaçırarak ne çok zeki olarak ne de rol yaparak erişilecek bir seviye değil gibi geldi bana.
0
🌸michael_knight
(26.03.24)
Sanırım bir çeşit kişilik bozukluğu
0
doharkoman
(27.03.24)
rol oldugunu sanmiyorum. bence gercekten kafayi kirmis 2 kardes.
0
antikadimag
(27.03.24)
(8)

Ankaralılara soru: Tunalı Hilmi civarında ne yenir ve gara nasıl gidilir

cccbehzatccc
Merhaba, yemekten sonra havaalanına gideceğim.Gara gidip havaşa binmeyi düşünüyorum. Hem gidii işi hem de yemekle ilgili tavsiyeniz olur mu?
Merhaba, yemekten sonra havaalanına gideceğim.
Gara gidip havaşa binmeyi düşünüyorum.
Hem gidii işi hem de yemekle ilgili tavsiyeniz olur mu?
0
cccbehzatccc
(26.03.24)
aspava tunalı hilmi google enter puana göre sırala
0
kveldulv
(26.03.24)
Aspavaya gidecekseniz hassas’taki ozcelik’e gidin.
Yoksa da tunali’da kitir’da bir seyler yiyebilirsiniz veya kebap turu isterseniz masabasi kebapcisi olabilir. Guzel bir kebap yiyeyim derseniz de kizilaya gidip duveroglu’na ugrayin, ordan da gara gidersiniz
0
mor oje
(26.03.24)
kıtır
cafe botanica
jale ev yemekleri
0
noxie
(26.03.24)
stüdyo pizza var yakınlarda.
ya da hollywood pizza.

burger canın çekerse the log. efsanedir.

aspavayı salla.
0
jelly bear
(26.03.24)
Yürüyerek ya da otobüsle Kızılay.
Kızılay'dan metro ile Gar.
0
heritage
(26.03.24)
eşyanız ağır değilse kızılayda gama iş merkezinin önünden havaalanı otobüsleri geçiyordu. belkoair sanırım ankaraair oldu. aşti'ye gitmek yerine arayıp sorabilirsiniz.
0
jepa
(26.03.24)
Aspavayı sallama bence. Sayılanların tamamı bildiğin her yerde bulunan cafe restaurant. Kıtır da sadece gençliği oralarda geçen adama nostalji yaşatan eski mekan. Yoksa bildiğin bira patates kokoreç mekanı, dışarıdan gelene pek bir şey ifade etmez bence.

Ankaralı değilsen aspava konseptini gör,soslu soğanlı dürüm ye isterim. Vakit dar, hassas'taki özçelik uzak olabilir dersen (google'dan bak), esat caddesindekileri deneyebilirsin.
0
kibritsuyu
(26.03.24)
@kibritsuyu kitir konusuna katilmiyorum; duble firinlanmis kumpiri ekstra guzeldir, her yerde yok. Istanbuldakiler kumpir degil zaten.
Esat caddesindeki aspavalar da kotu bence..
(Ankaraliyim)
0
mor oje
(26.03.24)
(21)

Gezi direnişi zamanında WhatsApp var mıydı?

fakat
Ben iddia ettim ki 2013 yazında WhatsApp yoktu, çünkü biz hiç kullanmadık, duymadık o zamanlar. Ama arkadaş o tarihlerde olduğunu ve kullandıklarını söyledi. İnanamadim. 2010'dan beri var mıydı bu uygulama, hatırlıyor musunuz?
Ben iddia ettim ki 2013 yazında WhatsApp yoktu, çünkü biz hiç kullanmadık, duymadık o zamanlar. Ama arkadaş o tarihlerde olduğunu ve kullandıklarını söyledi. İnanamadim. 2010'dan beri var mıydı bu uygulama, hatırlıyor musunuz?
0
fakat
(21.03.24)
Vardı tabii. Ben 2012 Başından beri aktif kullanıyorum, öncesinde de vardı.
0
fraise
(21.03.24)
Kurulduğunu gördüm zaten, yani bunu kullanıyor muydunuz, yaygın mıydı, biliniyor muydu, gezi'de gruplar kurulmuş muydu
0
🌸fakat
(21.03.24)
2013 yılına girerken yılbaşı hediyesi olarak kendime samsung galaxy s3 aldım. şimdi harici harddiske yedeklediğim fotoğraflara bakıyorum, whatsapp klasörü ve whatsapp
'tan gönderdilmiş fotoğraflar, videolar var. yani 2013'ün başında varmış.
0
kibritsuyu
(21.03.24)
Nasıl hiç kullanmamış olabilirsiniz 2013'te ki

Gayet tabi ki vardı, hatta ana mesajlaşma uygulaması whatsapp'tı zaten. Siz kaç yaşındaydınız ki 2013'te? Belki size ulaşmamıştı.

Gruplar da vardı ama her şey için hadi bi grup kuralım olayı yoktu, group chatler sonradan yaygınlaştı, aslında group chatleri yaygınlaştıranlar daha ziyade orta yaş üstü anne - baba tayfasıydı. Gençler o dönemde facebook gruplarını aktif kullanıyordu.

Whatsapp'ın çıkışı 2009, grup chatleri de 2011'miş şimdi google'dan bakınca.
0
akhenaten
(21.03.24)
Twitter daha güvenli görünüyordu bu yüzden Twitter kullanıldı daha çok. Gezi çok anonim bir olaydı.

Zaten bir süre sonra terör listesindeki gruplar ön plana çıktı ve olayları domine ettiler. Ben de bir çok twitimi sildim. WhatsApp güvenli gelmesi.
0
hebanon
(21.03.24)
20 yaşındaydım, Eskişehir'de hiç yoktu bizim orada , gerçekten şaşırdım. Facebook, Twitter kullanıyorduk, hatta telsiz uygulamaları vardı, garip
0
🌸fakat
(21.03.24)
Yaygındı ya, ben liseye 2010'da başladım, lisenin ilk yılında değilse bile sonrasında hep WhatsApp kullanıyoduk. 2013'te kesin vardı, inek öğrenci grubu olarak birbirimize çözemediğimiz soruları atıyoduk :D

Mesela eylül 2013'te kurulan sınıf grubumuz var ki öncesinde de aktif şekilde whatsapp kullanıldığını çok net hatırlıyorum. Twitter gezi ile beraber ülkede popülerleşti ama whatsapp öncesinde de vardı.

Ha ama bak şunu hatırlıyorum, whatsapp ilk çıktığında ücretliydi, ilk sene bedava sonra ücretli gibi bir olayı vardı, ha ben 2 sene bedava kullanmıştım, sonra da Facebook satın aldı whatsapp'i bedava oldu tamamen. Şubat 2014'te satın alım gerçekleşmiş ki 19 milyar dolardı bak hâlâ hatırlıyorum ödenen miktarı, o zaman zaten whatsapp kullanmayan yoktu ülkede.
0
nundu
(21.03.24)
2011de Kütahya’da üniversite okurken kullanıyorduk biz. Grup filan hatırlamıyorum ama.
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.03.24)
gezide telefonum tuşluydu, ben mesajla haberleşiyordum, akıllı telefonlara geçiş dönemiydi herkeste yoktu
0
grimavi
(21.03.24)
vardi. ben lisedeydim ve sinifin whatsapp grubu bile vardi.
ama whatsapp e girince aa senin de mi whatsapp in var yazilan bir dönemdi :)
0
robert bosch
(21.03.24)
29 nisan 2012'de yüklemişim ilk olarak. hatta parayla yüklemiştim. 1 usd miydi neydi. sonra parasız falan olmuştu. tango ve viber diye baska alternatifler de vardi onlar ücretsizdi. muhtemelen onlar da kullanılıyordu o zamanlar. whatsapp bugünkü kadar popüler olmayabilir.

bir de internet paketleri daha sınırlıydı o zamanlar. o yüzden bu kadar yoğun kullanılmıyor olabilir. (internet paketleri 1-2 gb gibiydi sanırım. o yüzden insanlar cep internetini daha temkinli kullanıyordu ve bundan dolayı kullanım bu kadar popüler değildi.)

not: iOS kullanıcıları appstore - accounts - purchased başlığı altında hangi tarihte yükledikleriini görebilirler. android'de de vardır ama o kadarını bilmiyorum... prnt.sc
0
exlibris
(21.03.24)
İlk akıllı telefonumu (iPhone 4) 2010 sonunda aldım ve ilk yüklediğim uygulama Whatsapp'tı. Hatta Z kuşağı bilmez, o zaman WhatsApp ücretliydi, 1 dolar ödemiştim. Z kuşağı onu da bilmez, o zamanlar bu tip marketler TL üzerinden değil, USD üzerinden işlem görürdü.

Gezi zamanı WhatsApp gayet yaygın bir uygulamaydı, cayır cayır kullanıyorduk ama bu kadar kabiliyetli değildi. Grup kurma vardı ama sesli mesaj, arama, görüntülü görüşme ve konferans gibi özellikler yoktu.

Sesli mesajlar için telsiz benzeri kullanılan uygulamalar kullanıyorduk, Zello gibi.

Ancak grup haberleşmesi için Whatsapp'ı pek kullanmıyorduk, en azından ben ve çevrem öyleydi. WhatsApp daha ziyade kişisel yakın çevre ile iletişim kurmak içindi, kitlelerle iletişim için Twitter ve Facebook kullanılıyordu. Ekşi de aktifti.
0
10551037
(21.03.24)
Vardi, gruplardan bilgi akiyordu. Wp, twitter sag olsun guzel orgutlendik.
0
nic cage
(21.03.24)
Hatirladigim en eski tarih. 2011 son bahari idi. Universitedeydim hatta grup projesi falan vardi, bizimkiler whatsapp'da grup kurmuslar ordan haberlesiyorlardi, bana da whatsapp indir, gruba katil diye baski yapiyorlardi. Ben yenilige kapali, istemezukcu oldugum icin yuklememistim. Gezi zamani hayli hayli vardi ve populerdi, ben bile yuklemistim:)
0
freedonia
(21.03.24)
2011 eylulde bir kiz arkadasim 'whatsapl kursana ordan konusuruz' demişti de kurmustum ilk.
0
duster
(21.03.24)
2013 yazında whatsapp vardı. kesin bilgi.
0
benarrivo
(21.03.24)
vardı ama akıllı telefon herkeste yoktu.
0
ferenc
(21.03.24)
Ben whatsappı 2011 ya da 2012de kullanmaya başladım.
Şu anki telefonumda 2013ten sohbetler duruyor. Hiç silmiyorum. Baya aktif kullanıyordum.
0
jelly bear
(21.03.24)
Vardı. 2012'den beri kullanıyorum ben. Gezi'de daha ziyade Facebook ve Twitter kullanılıyordu. Twitter'ı da 2012'de açmıştım. Facebook'u ne zaman açtım hatırlamıyorum ama 2016 gibi bıraktım tamamen. Gezi döneminde yaygın olarak kullandığımızı hatırlıyorum. Gezi dönemi WhatsApp gruplarını hatırlamıyorum ama. Zaten Gezi pek organize bir direniş değildi. Sadece dezenformasyon ve dezenformasyon ile mücadele vardı internette de.
0
nawar
(22.03.24)
Biz lisede kullanıyorduk (2010) hatta android yeni yeni yaygınlaşıyordu hepimizde yoktu.

O yüzden bende nokia n96 vardı symbian için olan whatsapp ı yüklemiştim.

Sonra onu sattım sony ericsson xperia x10 aldım (2011) benim ilk android cihazım.

Ondan sonra gelsin uygulamalar gitsin uygulamalar.

Hatta o dönem çoğu arkadaşım blackberry massenger kullanıyordu ikisi arasındaki iyi kötü yönleri tartışıyorduk. Bir süre sonra bbm, wp ye direnemedi kayboldu gitti.

Edit: 2011 gibi yine çoğu arkadaşımda klavyeli nokia c3 veya e6 falan vardı oradan yazışıyorduk.

Geziye gelene kadar whatsapp ı yalayıp yutmuştuk. Sonra herkes android veya ios a geçti baya hayatımıza girdi whatsapp. Ama herkeste yoktu kısmına katılıyorum. Ben yaygınlaşma sürecine tanık oldum. Hatta 2-3 yıl sonra telegrama da ilk geçenlerdeniz arkadaş çevresi olarak. sene 2013 falan.

Gezide artık normal bir şeymiş gibi kullanıyorduk. Ama yoğunluktan mıdır sabotelerden midir bilmiyorum internette sıkıntılar oluyordu bağlanamıyorduk. O yüzden herkes konum ve wifi bilgisi paylaşıyordu.

Hey gidi günler.
0
ananiyimioguz
(22.03.24)
Whatsapp ilk sürümünü Şubat 2009'da yayınladı. en.wikipedia.org

Ben ilk kez 2010'da kullandığımı hatırlıyorum, eski yani bayağı.
0
vampir akrep
(22.03.24)
(24)

Bu şımarıklık mı?

dejame
A kişisi hava soğuk olduğu için kazak giyip işe gidiyor, ama regl olduğu için sıcak basıyor. Hemen B kişisini arayıp evden ince bir kıyafet getirir misin diyor. B kişisi evden çalışıyor, işe başladığı an yarıda bırakıp hazırlanıyor, yağmurlu havada şemsiye ve araba olmadan 20 dakika yokuşlu yollarda
A kişisi hava soğuk olduğu için kazak giyip işe gidiyor, ama regl olduğu için sıcak basıyor. Hemen B kişisini arayıp evden ince bir kıyafet getirir misin diyor. B kişisi evden çalışıyor, işe başladığı an yarıda bırakıp hazırlanıyor, yağmurlu havada şemsiye ve araba olmadan 20 dakika yokuşlu yollarda yürüyerek kıyafeti götürüyor, ama birazcık sinirleri bozuk. Zaten yürüdüğü yollar berbat, hava berbat, üstelik A kişisinin 2. ve 3. dersi boş, aslında gelebilir ama regl olduğu için rica etmiş oluyor sadece.

A kişisi B'ye çok teşekkür ediyor, B de ne demek, her zaman yaparım senin için diye güzel bir cevap veriyor.

Siz A olsanız böyle bir talepte bulunur muydunuz?
B olsaydınız aynı şeyi yapar mıydınız?

edit: kişi sevgilim
0
dejame
(21.03.24)
A olsam böyle talepte bulunmam. Prenseslik yapmış. hem arabası yok. Bye acımamış resmen.

B olsam şu an gelemem derim. Çünkü kıyafet acil değil. darlanmış sadece. Acil bi şey olsa giderim.
0
jelly bear
(21.03.24)
A olsaydım böyle bir talepte bulunmazdımi tam bir premseslik. Kollar çekilir yelpaze falan yapılır öyle deli sıcak basmıyor reglde. ha havasız sıcak ortam ile birleşip fenalaşacak kadar sıcak olsa herkes cam kapı açtırır.

b kişisi olsam zaten benden böyle birşey istenmezdi. annem babam olsa yaparım, arkadaşlığa artık okadar kıymet verilmemesi gerektiğini anladım.
0
eja
(21.03.24)
A ile B arasındaki samimiyet nedir? İlişki durumu nedir?

Mesela sevgilim istese böyle bir şey yapmam. Çocuğum istese yine yapmam. Ama arkadaşımsa eğer, yine yapmam tabi ki. Resmen şımarıklık bu :)
0
mustafakesekci
(21.03.24)
A kişisi, B'nin evden çalıştığı için hiç dışarı çıkmadığını, iki adım da olsa yürüyüş yapmadığını, kilo almaya başladığını, hep ev ortamında olmasının psikolojisini olumsuz etkilediğini düşünüp bir bahaneyle onu evden çıkarayım demiş olabilir.

Düşünceli arkadaş, eş, sevgili veya her neyse.
0
Mirket
(21.03.24)
Ben istemezdim aklıma bile gelmezdi bir insanı 20 dakika o havada yürütmek sırf sıcakladım diye. Kişinin genel tavrı ve talepleri de hep bu şekildeyse sorun bence. Ayrıca siz de o sırada çalışıyormuşsunuz, işiniz bölünmüş. Ama sevgiliniz genelde bu şekilde davranan biri değilse bir seferlik demek ki çok kötü hissetmiş deyip normal karşılanabilir sonuçta o anda ne hissettiğini biz bilemeyiz.
0
Mossy
(21.03.24)
a kişisi olsam çok zorda kalmadıkça böyle bir şey istemezdim, belki araba olsa ancak.
b kişisi olsam büyük ihtimal yapardım, ancak her zaman yapardım senin için gibi yalan bir cevap vermezdim. yani daha dürüst olmakta fayda var, çünkü b kişisi belli ki kızmış. valla getirdim ama çok ıslandım, yolda biraz sinirlerim bozuldu. belki boş dersinde gelsen ikimiz için de daha iyi olurmuş diye düşündüm filan demek en doğrusu ki sınırlar biraz otursun. yoksa karşı tarafa da haksızlık yapılıyor o içeride kalan öfkeyle.
0
red g
(21.03.24)
A olsam böyle bir talepte bulunmam. cocuk degilim.
hayatimdaki b'lere bakiyorum. onlar da getirmezdi heralde. belki ilkinde sasirdiklari icin yaparlardi ama rutinde yapmazlardi.

ben b olsam böyle bir sey hayatta yapmam. yan o zaman biraz der gecerim.
0
robert bosch
(21.03.24)
müdür taksi diye bir şey icat edildi. ben olsam taksiye atlar götürürdüm. 20 dakika yokuş gidilir mi
0
sizofren06
(21.03.24)
Hayatımdaki A kişisi benden böyle bir şey istemezdi zaten. İstedi diyelim, taksiyle göndereyim kapıdan al derdim. Ya da direkt kendisi söylerdi taksiye ver ben alayım diye. 20 dakkalık yokuşlu yol yürütecek de yürünecek de bir durum yok, şımarıklık evet.
0
pianeta
(21.03.24)
regli ve ateş basmasını bilen biri olarak isterdim ne abartmışsınız he. şemsiyen ve yağmurluğunun olmaması veya taksi binmemek (ki git gel muhtemelen indi-bindiye tekabül eder) erkeğin problemi. ayrıca kadını şımartasınız yoksa sevgili olmayın fwb veya ev arkisi olabilirsiniz (erkolara genel cevap). 20 dk yürüdü diye hayıflanan erkeğe selam veren kız kardeşime de yazıklar olsun(hepimizin başına gelir önemli olan ders çıkarmak)
0
ala09
(21.03.24)
A'nın talebi kesinlikle normal değil. O yüzden B'nin buna izin veren tavırları olmasa A'nın böyle bir şey talep etme ihtimali olduğunu sanmıyorum. B'nin konunun mantıksızlığına dikkat çekmeyip o yolu gittikten sonra şikayet etme hakkı yok. A da bu hareketi için çok teşekkür etmiş zaten. Başka ne yapacaktı, cebine harçlık mı sıkıştırsaydı bir de? :)

Hayatımda hiç A da B de olmadım ama B durumuna düşüren çok A gördüm. Tekrar edeyim burada bir hata aranacaksa hatalı olan A değil B. İnsanları belirli bir standarda/şımarıklığa alıştırıp sonra kendi yaptıklarınızdan dolayı onları suçlamamalısınız.
0
nawar
(21.03.24)
Bence simariklik. Ama sevgiliye simariklik yapilabilir. Uygunsa ve getiriyorsa ve soylendigi sekliyle ilerlemisse zaten sorun yok. Cift icin okeyse nasil durdugunun onemi yok. Ben olsam boyle bi simariklik yapmam, sevgilimin de yapmasini istemem. Abarti cunku.
0
nic cage
(21.03.24)
Normal bu durum, sevgiliyse ok.

Ha ciddi değilse yapmam orası ayrı ama hayat da müşterek. Belki şımartılmaya ihtiyacı vardı. Değer böyle ölçülmez tabi ama bazılarımızın bu yanıtlara da ihtiyacı var.
0
baldan kaymak
(21.03.24)
Şımarıklık.
Ama sevgilisine de şımarıklık yapamayacaksa kime yapacak insan?
Kimseye ne sevgilisine şımardığı için, ne kazağı getirdiği ne de getirmediği için yanlışsın demem.

Ama B kişisine derim ki "Eğer sinirleneceksen en başta getirmek istemediğini söyleseydin. Hem getiririm deyip hem sinirlenerek yanlış yapıyorsun. Sevgiline de haksızlık ediyorsun."
0
michael_knight
(21.03.24)
Şımarıklık, ben B olsam A ile o kadar ilerleyebileceğimi sanmıyorum.

Sevgiliye yeri gelir şımarılır tamam da sırf sıcak bastı diye yağmurlu havada birini işinden kaldırıp ince giysi istemezsin ya. O kadar mühimse 20-30dk izin alır kendin çıkarsın en fazla, hiç olmadı öğleni beklersin. Ben utanırım şahsen, ayıp da bir şey.

İlla şımaracaksan bir beklentiye girmeden laf arasında geçirirsin, karşındakinin jest yapası varsa kalkar gelir. Ama arayıp getir demek hoş değil cidden.

Çok daha güç şeyler de yapılır bir ilişkide ama tema sıcaklamak olmamalı bence.
0
akhenaten
(21.03.24)
A prenseslik yapmış burası kesin.
B olsam işim var sevgilim getiremem birtanem derdim.

bu olay ben ve eşim arasında yaşansa ben eşimden böyle bi talepte bulunmam normalde ama çok kötüysem ve istersem o bana çook çok önemli bir işi olmadığı sürece kesin getirirdi. benim prenseslik yaptığımı düşünse bile kesin getirirdi yani. işte bu yüzden evliyiz :D
0
turuncu tonlarda
(21.03.24)
B'nin fazla kilosu varsa A ona spor yaptırmak istemiş olabilir.

A nın böyle bi talepte bulunmaması gerekirdi ama B de kurulmasın. Takmaya başlarsa ayrılık çanları çalar
0
bass solo take one
(21.03.24)
Ben istemem erkeğim. Gerekirse taksiye biner gider gelirim.

Maalesef yapım gereği kimseye yük olmak istemem.
0
drako
(21.03.24)
eşim isterse yaparım çünkü bilirim ki eşim şımarıklık yapmak için böyle bir şey istemez, gerçekten ihtiyacı olduğu için ister. belki "nereden çıktı şimdi bu" diye hafif kendi içimde söylenirdim ama eşime karşı değil, anlık plan değişiklikleri genel olarak beni gerer.

burada kilit nokta sen kız arkadaşının ihtiyacı olduğu için değil şımarıklıktan istediğini düşünüyorsun hatta bundan eminsin. geçmiş şımarıklıklarının bardağı taşıran son damlası gibi görüyorsun belki de ama buradaki insanlar geçmişinizi bilmiyor. aranızdaki dinamiği bilmeyen insanlardan gelecek gazla aksiyon almayın bence, durduk yere gerginlik yaşayabilirsiniz. kız arkadaşınızsa o kadar da şımarabilsin size ki çok da teşekkür etmiş ne güzel.
0
hrskrs
(21.03.24)
Ben istemem kesinlikle ama bir yandan da erkek dediğin nazımı çekmiyorsa neden yanımda dursun diye düşünürüm.

Eşim istese de seve seve götürürüm alt tarafı 20 dk yol yürümüşsün nedir yani. Benden istesin üç tur kazak getirip defile yaptırırım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.03.24)
A olsam böyle bir şey istemem. bir şekilde idare ederim.

B olsam, mal yaradılışlı bir insan olduğum için A daha bunu talep dahi etmeden "ayh kazan giymişim sıcak bastı" dediği anda " ben sana ince bir şeyler getireyim" diyip kendiliğimden götürürüm. A teşekkür eder, ama iki gün sonra da anlam bile veremediğin bir durumda "sen düşüncesizsin, umursamazsın, beni hiç umursamadın" diyip ağzına sıçar.

o yüzden istese bile götürmemek gerekiyor sanırım.
0
kibritsuyu
(21.03.24)
B kişisi kullanılıyor.
argo tabiri var ama banlanmayalım.
bunu ancak insan çocuğu için felan yapar.
0
nuisance2
(21.03.24)
A olsam istemem ama B olsam yaparim ne olacak gucenmem hic
0
aguen
(21.03.24)
aklıma bile gelmez böyle bir şey istemek. gider kendim alır gelirim. millet ne güzel seviliyor ama orası da ayrı...
0
suyin
(22.03.24)
(19)

Sizce bir yaratıcı var mı?

slm ben yalnız komando yasin
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
Yani bu evren tesadüfen mi oluştu yoksa deizmde ki gibi bir yaratıcı var ama dünyaya karışmıyor mu?
0
slm ben yalnız komando yasin
(17.03.24)
Stephen hawking fizik yasaları ile big bang’i defalarca açıklamaya çalıştı. Evet tesadüfen. Ama günlük dilimizde kullandığımız tesadüften bağımsız yasalarla mümkün kılınan bir tesadüf.
0
ruhen hastayim ben
(17.03.24)
Var mı yok mu bilmiyorum, bilen de yok zaten ve olmayacak. o yüzden umursamiyorum ve hayatımı da bu şekilde yaşıyorum.
0
logisticsmanager
(17.03.24)
yaratıcı yok ama çok umurumda da değil +1
0
gabe h coud
(17.03.24)
Olabilir ama bilemeyiz..
0
anon1m
(17.03.24)
inançsız biri olmama rağmen bunu olasılıklardan biri olarak görüyorum, simülasyonu da bir olasılık gördüğüm gibi o yüzden ateizme değil agnostizme yakınım sonunda ne çıkacak ben de merakla bekliyorum :)
0
grimavi
(17.03.24)
din mensubu kişiler tanrı der.

ama bilime göre evrenin oluşumu (ve/veya big bang) ile ilgili teoriler var. son görüşlerden birisi de kuantum dalgalanması (quantum fluctuation). yoktan enerji oluşmasıyla ilgili kısaca ama daha ayrıntılı tabii. çoklu evren teorileri de var.

metafizik/ütopik durumlar da düşünülebilir. veya daha üstün ırkların/uzaylıların/varlıkların yaratıcı olması veya onların bir deneyi olmamız vs.
0
ermanen
(17.03.24)
Her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten diye birer cümleye sığdırdığımız devasa ve imkansız özellikleri bir varlığa atfedince ve onu aynı zamanda hem ezeli hem de ebedi ilan edince nasıl bütün mantıksızlıkları ortadan kaldırmış olabileceğimizi ben anlamıyorum şahsen.

Anlamadığımız her şeyi bir tanrı figürüne atfetmek her şeyi yatağın altına itip odayı topladım diyen bir çocuğun davranışı gibi bence.

Kısacası bunun sizcesi bizcesi yok. Ya görüp bildiğimiz bu evren henüz tam olarak bilmediğimiz belli yasaların etkileşimleri sonucu var oldu ya da bu her şeye gücü yeten, her şeyi bilen, ezeli ve edebi varlık evreni "oldurdu".

İnsanlığın geçmişteki deneyimlerine de bakınca 1. İhtimal tartışmasız doğru olsa gerek.
0
akhenaten
(17.03.24)
Bence yok.

tesadüf ve teori terimlerini günlük hayatta kullandığımız halleri ile karıştırmanıza sebep olan fen bilgisi öğretmenlerinizin suçu hep.
0
nawar
(17.03.24)
+1 @grimavi
Kitaplarda yazdığı gibi olduğunu düşünmüyorum.
0
sevilen progressive türkücü
(17.03.24)
var kardes kesin bilgi.
0
gule gule
(17.03.24)
ya benim anlamadığım bir durum var. tanrı, allah, yaratıcı vs. diyince herkesin gözünde sanki yukarılarda bir yerde, kocaman tahtında oturmuş, önünde dev bir kontrol paneli olan bir figür canlanıyor. ona tanrı deniyor, yaratıcı deniyor. orada bir varlık var, oturmuş panelden yaratıyor, yok ediyor, kontrol ediyor sanki. var mı yok mu, tesadüf mü, bilimsel mi diye tartışılıp duruluyor.

yahu senin tesadüf, ötekinin bilimsel dediği, quantum dediği şey tanrının kendisi işte. dine inanan tanrı diyor, sen tesadüf diyorsun. bütün dinlerdeki tanrı tanımına uyuyor. tanrı dediğin şey o tesadüfün, o bilimselin ta kendisi işte. "tanrı diye bir şey yok, tesadüfen oldu", evet tesadüfen oldu, o tesadüfen olan döngüye biri çıkıp evrim diyor öteki çıkıp quantum diyor, beriki çıkıp tanrı diyor, ben de diyorum ki, tanrı dediğin şey doğanın, kainatın, bu yaşam döngüsünün ta kendisi işte.
0
kibritsuyu
(17.03.24)
@kibritsuyu

hocam bu tartışmalarda genelde semavi dinlerdeki gibi bir tanrı modeli üzerine konuşuluyor

senin dediğin gibi fizik kuralları da tanrıdır diyen açılımlar var tabi
0
grimavi
(17.03.24)
@ruhen hastayim bene ithafen... Stephen Hawking evrenin "neden" oluştuğunu açıklamadı, "nasıl" oluştuğu üzerine fikir beyanında bulundu. Popüler bilim zırvalarından ziyade makalelerine baksanız öğrenmiş olurdunuz.

Dolayısıyla evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia edemeyiz çünkü büyük patlamadan öncesine yönelik hiçbir kanıt yok elimizde. Haliyle yaratıcı denen kavramın olup olmadığını da bilemeyiz. Tek bildiğimiz büyük patlamadan sonra evrenin nasıl gelişip hayat bulduğu.
0
truf
(17.03.24)
bilmiyorum. nereden bileyim :) büyük ihtimalle tanrı yok ama olsa da şaşırmam

@kibrit suyu: senin bakış açın ile tanrı yok denmesine imkan yok ki. tesadüfe de evrime de her şeye de tanrı diyorsun sen. bu tartısmalar genelde tam da dediğin gibi önünde kontrol paneli olan bir tanrı var mı yok mu şeklinde geçiyor. olaya senin gibi bakınca ateizmi çökertmiş oluyorsun :)
0
benarrivo
(17.03.24)
Vala ben var olduğu üzerine yaşamımı temellendirip, şekillendiriyorum. Bu benim için daha mantıklı ve iyi hissettiriyor.
0
Amaranta ursula
(17.03.24)
kitap gönderen bir tanrı olduğuna inanmıyorum ama kibritsuyu'nun dediği gibi bir şeye inanıyorum. Yani ben tencereyi dışarıda unuttuğumda içindeki şeyler küflenip bir ortam yarattığında tesadüfen de olsa onların yaratıcısı ben oluyorum sanki. Bu tür "her şeyi başlatan" bir yaratıcımız olabilir.
0
nhk ni youkosu
(17.03.24)
Hawking'in böyle bir iddiasi veya makalesi yok, olamaz da.

internette her okudugunuz, izlediginiz seye atlamayin derim.
0
Yourcousinmarvinberry
(17.03.24)
bir yaratici olabilir ama bence bu dinlerdeki gibi bir sey degil. einstein da boyle diyor.
0
bohr atom modeli
(18.03.24)
Yaratıcı var, dünyanın her bir zerresinde her an her şeyi o olduruyor, fakat sistemi öyle kurmuş ki, yarattıklarından özgür irade verdiklerinin müdahaleleriyle de işleyen ve şekil alan ama her zaman doğal haline mutlaka geri dönen bir sistem. Geri dönerken de onu bozanları bozarak geri dönüyor, ona saygı gösterenlere ise saygılı davranıyor, bozanlardan çok iseler.

İnsan denen o özgür irade sahiplerinin kendilerini tanımaları, anlamalı ve eğitmeleri için yaratılmış bir ortam diye düşünüyorum. Yaratıcı var, her an karışıyor ve müdahaleye izin veriyor, sıradışı müdahaleleri de oluyor. Ben çok yaşadığım için rahatlıkla söylüyorum.
0
muhayyer divan
(18.03.24)
(2)

Alerji testi öncesinde antihistaminik kullanımı

prole
testin doğru sonuç vermesi için bırakmalı mı?
testin doğru sonuç vermesi için bırakmalı mı?
0
prole
(15.03.24)
Evet tabii ki, en az 3 gün önce kesmeniz gerekli ki testte verilen maddelere vücudunuz tepki verebilsin.
0
kibritsuyu
(15.03.24)
Bana doktorlar en az 1.5 ay önceden kesmelisin demişti.
0
fildirfildir
(16.03.24)
(26)

Anne babanız ele ayağa düşse evinize alır bakar mısınız?

ananiyimioguz
Siz de 40 yasindasiniz ve evlisiniz.A) evime alir bakarimB) bakıcı tutarim kendi evinde bakılırC) ben bakamam kardeslerimden biri bakar ona para gonderirizD) bakim evine veriririmE) hic ilgilenmem baslarinin caresine baksinlar, devlet sahip ciksinEdit: Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye bil
Siz de 40 yasindasiniz ve evlisiniz.

A) evime alir bakarim
B) bakıcı tutarim kendi evinde bakılır
C) ben bakamam kardeslerimden biri bakar ona para gondeririz
D) bakim evine veriririm
E) hic ilgilenmem baslarinin caresine baksinlar, devlet sahip ciksin

Edit: Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye biliyorum bu arada onu da hesaplıyor musunuz düşünürken?
Bakım evine verseniz de yine 500-1000 dolar arası bir ücret isteyecekler.
Kaldı ki her şey dahil mi yani ilaç veya bez paraları dahil olmayabiliyor onları da eklemek lazım.
0
ananiyimioguz
(11.03.24)
b
0
gabe h coud
(11.03.24)
a ya da b duruma göre değişir.
kendi evimde bakmasam da kendi evinde çokça baktım.
0
jelly bear
(11.03.24)
Allah büyük konuşturmasın da

a-b
0
ya ben lan neyse
(11.03.24)
babam erken ölünce bunları konuşur olduk annemle. kendisi kimseye yük olmayan tonton nene olarak ara sıra bizim yanımızda olmak isteyeceğini ama KESİNLİKLE ona bakmamamızı söylüyor. evlat olarak gelin, görün, halimi hatrımı sorun, beni yalnız bırakmayın ama sizin başınıza kalacağım bi durum da olmasın diyor sigma reyiz.

o yüzden bana en mantıklı gelen B veya kendisi isterse C. bakıma muhtaçsa eğer ne yaptığını bilen, ona iyi davranacağını da bildiğim bi profesyonele işi yıkmayı tercih ederim. mümkünse annemin bize olabildiğince yakın yaşamasını sağlarım. bakımıyla profesyonel uğraşır, ben de hep yanında yöresinde olurum. hem o kimseye yük olduğunu hissetmez hem de oğlunun yanında olduğunu bilir.

A çok sıkıntılı bir olay. yaşlanan anamı öylece bırakmayı kendime yakıştıramıyorum, doğru bulmam. diğer taraftan 40 yaşında adamım, evliyim, eşim "ben senin annene mi bakıcam bu saatten sonra" derse o da haklı. ne biliyim. çok zor iş. umarım hiç öyle bi noktada olmam ama olursam da eşime güzelce açıklamaya çalışırım, anamla ilgili tüm sorumluluğu üstlenirim, hem eşimin rahatı bozulmasın hem de annem kendini rahatsız hissetmesin diye uğraşırım. 40 yaşındaki adamın önceliği kendi karısı ve çocuğu olmalı diye düşünüyorum ama anamı da sokağa bırakamam yav, gönlüm razı gelmez.
0
mark greg sputnik
(11.03.24)
Yatılı bakıcı fiyatlarını araştırın ya da hiç araştırmayıp B seçeneğini eleyin bence.

Bakım evi dediğiniz Devlete ait huzurevleriyse hem yıllar önceden sıraya girmesi gerekiyor ve hem de 'kendine bakabilecek yeterlilikte' şartı var. Dolayısıyla E maddesinin virgülden sonrası da iptal.
Özel huzur evi diyorsanız eğer onun için de B maddesi için söylediklerim geçerli.

Benim cevabım A.
A dışındaki maddeyi düşünenleri (gerçi şahsi görüşümdür kimseyi bağlamaz da) insani bulmam.
0
Mirket
(11.03.24)
B
Mevcutta benim anne babam daha genç ama yatalak hastalarımıza böyle bakıyoruz. Annem vakti zamanında anneanneme bakarken bel fıtığı oldu. Senelerdir ceremesini çekiyoruz yatan hastaya bakmak herkesin harcı değil.
0
cilekli pasta
(11.03.24)
Benim evimde bakıcısı olur. Ben çalışıyorum, eşim de çalışıyor olacak. O yüzden bakıcı olur. Ekonomik durumumuza göre ya yarım gün ya da yatılı olur. Evin her yerine kamera koyarız, tuvalet ve banyoya ise sadece ses kaydı alan tipte kamera eğer varsa. Biraz detaylı anlattım ama :))
0
rock n roll
(11.03.24)
Duruma göre a ya da b. A olacaksa mutlaka yine bakıcı olur evde. O ilgilenir ama benim gözüm üstünde olur. B olacaksa da benim evime yakın bir yere taşınılir. Ben yine her gün, gün içinde görürüm. Başka türlüsünü hayal edemedim. Bu arada aynısı eşimin annesi için de geçerli.


Bu arada ben yurtdışındayim, ailem de öyle. Buna gore cevap verdim.
0
fraise
(11.03.24)
Allah kimseye öyle bir durum yaşatmasın ama A şıkkı fazla hayalci.

Kendi evinizde bile baksanız bakıcı tutmak zorunda kalabilirsiniz zira pek hareket edemeyen bir hastayı kaldırmak, oturtmak, yatırmak, yıkamak vb. zor işler ve üstüne "dışarıdan" biri psikolojik olarak o işi daha iyi yapıyor. Sürekli yanınızda kötüleşen ve ölüme giden biri olması, ve o kişinin anneniz babanız olması sizin için de aşırı yıpratıcı olacaktır. Anneannem alzheimer'dı ve göçmen bakıcı tutulmuştu onlarla bile psikolojik harp oldu, komple annem veya teyzem baksa onların psikolojisini ve bedensel sağlıklarını(bel vs.) kaybederdik sanırım.
0
nhk ni youkosu
(11.03.24)
A. Ama bu senaryoda ben de çalışacağım için bakıcı tutmam gerekecek.
0
Amaranta ursula
(11.03.24)
Bana kalsa ben A isterim. İçim ancak öyle rahat eder ama ailem çok karşı bu bakma olaylarına. Onlar B dışındaki tüm seçeneklerde mutsuz olur. İkisi de bana ve kardeşime yük olmama konusunda aşırı takıntılı.
0
juliette
(11.03.24)
B zaten kendi evinden baska yerde olmak istemez ana biz gununirlik temizlikci bile zor bulurken bakimina guvenecek kisi bulmak zor. imkan varsa C en guzeli ama kardeslerime de yazik olur. insanlar boyle sorumluluk alinca bir anda hayatsiz oluyorlar ve o sorumluluk ustune yapisiyor. ama evliyken eve anne baba gelmesi allah korusun misafir olarak bile yatili kalmasini istemem hic benlik degil. eger alzheimer gibi bi hastaligi varsa D secenegi en sagliklisi ki bizimkiler de bunu ister muhtemelen
0
ala09
(11.03.24)
b.

Gördüğüm kadarıyla A uzun vadede her iki taraf için çok zorlayıcı oluyor düzenli bakım gerektiren hastalık durumlarında, C kardeşler arasında sürtüşmelere sebep olabiliyor, D ne yazık ki Türkiye'de hala insanlara tuhaf geldiği için çocuklarda vicdan azabına sebep olabiliyor, E aile ile olan ilişkinin kötülüğüne göre bir seçenek.
0
lolita
(11.03.24)
A. Daha genç ve bekarım ama alzheimer olan annemi baktım/baktık. Alzheimer hastasını biz ailesi olarak zor bakarken bakıcıyla nasıl olurdu düşünemiyorum. Annemden birkaç yıl sonra komşumuzun kardeşine teşhis kondu, bakmak istemediler ve bir bakımevi bulup yerleştirdiler. Kadıncağız bir yıl bile dayanamadı, öldü.
Genelde çevremdeki aileler de dünüşümlü bakıyor. Birkaç ay sizde birkaç ay başkasında şeklinde.
0
gnosis
(11.03.24)
Bakıcılar 1000-2000 dolar arası alıyor diye biliyorum bu arada onu da hesaplıyor musunuz düşünürken?
Bakım evine verseniz de yine 500-1000 dolar arası bir ücret isteyecekler.
Kaldı ki her şey dahil mi yani ilaç veya bez paraları dahil olmayabiliyor onları da eklemek lazım.
0
🌸ananiyimioguz
(11.03.24)
@ananiyimioguz'un da işaret ettiği gibi, bakıcı ve bakımevi seçeneği artık biz fakirler için yok.

Verilen cevaplardan insanımızın yeni ekonomik düzene fikir olarak tam bir geçiş yapamadığı anlaşılıyor.
0
Mirket
(12.03.24)
En güzeli yan daire, alt/üst daire vs gibi yakınlıkta oturup B seçeneği. Hem senin ayrı hem onun ayrı yaşam alanı olur, hem sürekli gözümün önünde olur. A ya da dediğim şekilde B diyorum ben.
0
yazdonumu
(12.03.24)
insan eti ağırdır. kimseye bakamam. bakılmak da istemem ötenazi haktır.

mümkünse b yi seçerim.
0
anon1m
(12.03.24)
Siz ne plan yaparsaniz yapin olay esinizin bu konuda ne dusundugunde dugumlenecek.Umarim anlayisli esleriniz vardir/olur
0
turkuaz
(12.03.24)
Bence insani olan hatta olması gereken A'dır fakat bugün Türkiye'de gerek toplumsal yozlaşma gerek egoizmden dolayı ebeveynler çocuklarına dahi bakmıyorlar, kadınlar evde yemek pişirmek istemiyorlar. Bana göre A dışındaki seçenekler tartışmaya kapalı benim için ama Türkiye gerçeği B ne yazık ki.
0
doharkoman
(12.03.24)
Annem anneanneme, amcam ve eşi babaanne ve dedeme baktı. Dede dışında ağır hastalığı olan yoktu, birlikte yaşadılar diyelim.
Annem de abimlerle yaşıyor. Ben başka şehirdeyim. Yaşlılığında da böyle devam ediyor diye düşünüyorum.
Kendi şartlarımdan bağımsız olarak ve annemle yakın bir ilişkim olsaydı B’yi seçerdim. Hasta insana bakabilecek beceriler yok bende.
0
auroraaurora
(12.03.24)
valla benim için 40 olmadan yaşanacak bir durum olabilir. 32 yaşındayım babam neredeyse 80 olacak. ev üzerinde ev olmaz bence. bakımlık bir durum olunca da eşim de ben de çalışıyoruz nasıl bakacağız? imkanım el verdikçe "b" seçeneği benim için. öbür türlü gene evde yalnız kalıyorlar bir anlamı olmuyor.
0
wild honey suckle
(12.03.24)
parasından bağımsız olarak A. yani bakıcı fiyatı 100 dolar da olsa seçenek değil benim için. annem babam çocukken bakıcıya vermedi beni. ele ayağa düşmelerine de gerek yok, başımın üzerinde her zaman yerleri. şu an 10 dk mesafede yaşıyoruz, haftanın en az 3-4 günü birlikteyiz.
0
mustafakesekci
(12.03.24)
doğrudan süreci yaşamış ve hala da yaşayan biri olarak tecrübelerimi paylaşayım.

88 yaşındaki babam özel bir bakımevinde kalıyor. kendi isteğiyle oraya yerleştirdik. yani bizim için cevap önce a, sonra d.

a. evime alır bakarım.

çok vicdanlısınız ama sanırım işiniz gücünüz yok, çalışmıyorsunuz. yani evinize aldıktan sonra 24 saat yanında kalmayacaksanız evinize almanın mantığı nedir? evinize aldıktan sonra bırakıp gidebiliyorsanız zaten elden ayaktan düşmüş değildir.

babam hastaneden ilk çıktığında 3 ay kadar bizde kaldı. bizim bir şikayetimiz yoktu. keşke işsiz güçsüz adamlar olsak da evimizde bakabilsek. ben 3 ay işime gücüme gidemedim. ayağa kalkıyor, yürüyor, tuvalete gidiyor ama kalkıp dolaptan yemeği bulup, ocağa koyup, ısıtıp yiyemez. o yüzden iki öğün arasındaki süreden daha uzun yalnız bırakamadık. yemeğini koyup çıkıyorsun, diğer öğünden önce de dönmek zorundasın.

o yüzden a şıkkını eliyoruz. bakımevinde kalıyor olduğunu duyan pek vicdanlı kişiler evime niye almadığımı sorguluyor, ya da bana babasını köpek gibi barınağa vermiş şerefsiz ibne gözüyle bakıyor, yüzlerinden hissediyorum. ama karı koca sabah işe gidip akşam döndüğümüz evde bu adam bütün gün ne yer, ne içer, ne yapar, kimse onu düşünmüyor.

b. bakıcı tutar kendi evinde bakılır.

güzel fikir. babam bakımevinde kalmak istediğini söylediğinde ben de baba olur mu öyle şey, bakıcı tutalım evde baksın dedim. dedi ki naapıcam ben bakıcıyla bütün gün evde? evet minimum 1000 dolar gibi bir rakam istiyorlar. ayrıca evin elektriği, suyu, doğalgazı yine ödeniyor. babamın ve bakıcının yediği, içtiği var. üstüne bir de nazını kaprisini çekmeniz gerekiyor ve kalıcı olacağı da garanti değil, bir şeye tepesi attığı anda yaşlı maşlı demeden, haber bile vermeden çekip gidebiliyor, yüz üstü kalıyorsunuz. ekonomik de değil, verimli de değil. üstelik 7/24 kendi evinde kös kös bakıcıyla oturmak pek eğlenceli de değil. bir de kadının biriyle evde yalnız kadın "beni elledi, bana sarktı, taciz etti" dese, 88 yaşında al başına belayı.

c. tek çocuk olduğum ve benden başka bakacak kimse olmadığı için bu şıkka bir şey diyemiyorum. keşke 3-4 kardeş olsaydık da üçer dörder ay her birimiz baksaydık. hep bunun için keşke dedim. ama kime "keşke kardeşim olsaydı" dediysem "biz kaç kardeşiz de ne oldu, herkes birbiriyle küs, kimse kimseyle konuşmuyor, şükret haline" diyor. belki de böylesi daha hayırlı. öyle olsa ben baktım, sen bakmadın diye tatava çıkacaktı. hepsi tahmin tabii, bilemeyiz.

e. o kadar da şerefsiz vicdansız hayırsız değilim.

d. devlet bakımevleri kendi işini kendi görebilen ve aklı başında yaşlıları kabul ediyor. kendi işini, temel ihtiyaçlarını kendi göremeyen ve/veya alzheimer/demans hastası yaşlıları kabul etmiyor. sıraya giriyorsunuz, sıranız gelince kabul ediyorlar. sıra nasıl geliyor? birileri vefat ettikçe... babam çok şükür kendi temel ihtiyaçlarını görüyor, aklı da başında. ama biraz daha iyi hizmet için devleti tercih etmedik. devlet de ücretsiz değil ama özelin yanında çok cüzi bir ücret alıyorlar.

özel bakımevinde kalıyor. 3 öğün yemek veriyorlar. ara öğünlerde meyve, kurabiye, bisküvi falan veriyorlar. elektriği, suyu, ısınması içinde. bakım personeli var, hemşiresi var, doktoru var. ilaçlarını veriyorlar, çamaşırını yıkıyorlar, banyosunu yaptırıyorlar, sosyalleşebileceği arkadaşları var, kimsenin nazını çekmiyorsunuz, onlar size hizmet sunmak için uğraşıyorlar. devletin karşıladığı bütün ilaçları alıyorlar. babamın bez ihtiyacı yok, kullanmıyor. ama raporunuz varsa devlet bez için de bir ödeme yapıyor, onu veriyorsunuz, bezi de karşılıyorlar. yetmediği kısmı siz karşılıyorsunuz. başına bir iş geldiği zaman anında haberim oluyor, gerekiyorsa ambulans çağırıp hastaneye gönderiyorlar. düştü mü, kalktı mı, fenalaştı mı, rahatsızlandı mı aklınız kalmıyor. çok affedersiniz ishal olup tuvalete yetişemediği de oldu. evde bakıcı olsa eeh ben bununla uğraşamam diyip bok içinde bırakıp gidebilir, burada öyle bir derdiniz olmuyor, temizleyip, yıkayıp paklayıp, üstünü başını değiştirip sizi de haberdar ediyorlar.

bugünün fiyatıyla da aylık 23 bin lira ödüyorum, emekli maaşı ile hemen hemen karşılanıyor. kendisi de memnun, benim de kafam rahat. elbette evindeki kadar rahat bir ortam değil, yatılı okul gibi, öğrenci yurdunda kalıyor gibi. ama bu şartlarda hepimiz için en iyisi bu. üstelik kendi evini de kiraya verdik, oradan da güzel kira geliyor.
0
kibritsuyu
(12.03.24)
iyiki kardeslerim var: C
olmasaydi B + periyodik ziyaret
elden ayaktan dusmus bakim gerekiyse D
0
buenosdias
(12.03.24)
evliysem b ama ben de sık sık giderim, evli değilsem a ama bakıcı da tutarım maddi gücüm varsa.
0
nic cage
(12.03.24)
(3)

Filmlerde burun kanaması sahnesi nasıl yapılıyor?

çılgındünya
Ne yapıyorlar burna bir kesecik gibi bir şey mi konuyordur acaba?
Ne yapıyorlar burna bir kesecik gibi bir şey mi konuyordur acaba?
0
çılgındünya
(11.03.24)
gorsel efektle sonradan eklemiyorlarsa oyuncunun burnuna daha yogun kivamda kan gibi bisey enjekte ediyorlardir. biraz daha ic kisma. Sahne ilerlerken de akarak burundan disari cikiyordur. nefes ve vucut isisi sivinin akiskanligini arttiriyordur.
0
ermanen
(11.03.24)
www.amazon.com
i.imgur.com

böyle şeyler varmış.
0
inheritance
(12.03.24)
kurtlar vadisi'nde polat alemdar'ın burun kanaması sahnesi için necati şaşmaz'ın açıklaması:

"Ben Necati Şaşmaz olarak sete gelip Polat kıyafetimi giyip oynuyorum. Örnek vermek gerekirse bir burun kanama sahnesi vardı. İnandırıcılığı artsın diye boyayı sinüslerime kadar çektim. Babaannem diziyi izledikten sonra hemen aradı. Ne oldu sana iyi misin diye. Bu son bıçaklanma sahnesinde de aynı tepkiyi aldım. Demek ki insanlara olayın gerçekçiliğini yansıtabiliyoruz. Herkes Necati’nin bu olayları gerçekte yaşamadığını biliyor ama sahiplenme içgüdüsü böyle bir şey işte."
0
kibritsuyu
(12.03.24)
(5)

Marangozların sobalarında sunta gibi çevreye zararlı atıkları yakmaları

summerof69
Bu neden yasak değil? Sunta ve mobilyalar yüksek polimer/plastik oranına sahiptirler. Bu adamlar artan tahtaları yakıyorlar ve bütün o plastik dumanı bizim evlerimize giriyor. Dahası plastik yakmak kadar çevreye de zarar veren çok az şey vardır. Buna rağmen neden buna izin veriliyor?Türkiye'nin mobi
Bu neden yasak değil? Sunta ve mobilyalar yüksek polimer/plastik oranına sahiptirler. Bu adamlar artan tahtaları yakıyorlar ve bütün o plastik dumanı bizim evlerimize giriyor. Dahası plastik yakmak kadar çevreye de zarar veren çok az şey vardır. Buna rağmen neden buna izin veriliyor?

Türkiye'nin mobilya şehri İnegöl bunun için olsa gerek, bütün ilçe çapında okullar dahil bütün hanelerde soba kullanımını yasakladı.


www.genclermuhendislik.com

Bu yasak neden bütün marangozlara uygulanmaz? alışverişte poşet kullanmayarak çevreye zarar vermeyelim ama marangozlar istedikleri gibi plastik yaksınlar. Saçmalığa bak. Kaldı ki adamlar sobaya eline geçen her şeyi atıyorlar, çöplerini bile sobalarda yakıyorlar.

Yanık plastik solumaktan sinirim bozuldu. İlçe/il/ülke çapında bu yönde bir kanun geçmesi için biz sıradan vatandaşlar ne yapabiliriz?

teşekkürler.
0
summerof69
(11.03.24)
Yasak olmadığını kim zoyledi? Yere çöp atmak da yasak kapalı alanda sigara içmek gereksiz yere korna çalmak yaya geçidini ihlal etmekle yasak ve yaptırımları var ama uygulanmıyor. En büyük denetim bireyden başlar kamu kurumlarını harekete geçirende bireylerdir kamuoyu oluşturmak için kamu kurumlarını harekete geçirmek için bireylerin şikayetçi olmaları ve haklarını aramaları gerekir ama herkes halinden memnun gibi.
0
doharkoman
(11.03.24)
hocam özür dileyerek söylüyorum kötü anlamda algılamayın ama çok ponçiksiniz.

türkiye'de çevreyi korumak adı altına yapılan bütün uygulamalar göstermelik, adı çevreyi korumak için ama aslında para için, bir yerlerden para kazanmak için. evet kuralı konuyor, kanunu var ama bunun amacı çevreyi korumak falan değil.

poşetin paralı olması, poşet kullanılmasın, çevre korunsun diye değil. poşet kullanan işletmeler poşet başına devlete 38.5 kuruş katkı payı ödüyor. müşteriden 25 kuruş alıyor, devlete 38.5 kuruş ödüyor, çevre falan hikaye.

egzoz emisyonu, yaptırırsan çevre bakanlığına ücret, yaptırmazsan çevre bakanlığına ceza.

geri dçnüşüm kutuları, atık yağ, atık pil vs. hepsi bunları toplayacak şirketler kazansın diye.

oto sanayilerde kullanılmış motor yağı yakıyorlar sobada. kaldı ki atık bertaraf ücreti diye yağ boşaltmanın parasını da alıyorlar.

hal böyleyken, sunta gibi dışarıdan baktığında ahşap olan malzemeyi yaktı diye kimsenin kimseye ceza keseceğini pek sanmıyorum.
0
kibritsuyu
(12.03.24)
@kibritsuyu:

suntanın içinde ve dışında boya, tutkal gibi sentetik materyaller var. polyesteri, plastiği yakmaktan farklı değil. kimse egzosa 24 saat maruz kalmıyor. çocuğunuz pencereye/balkona çıktığı her anda bu suntanın yanmasıyla ortaya çıkan gazı soluduğunda da kendinize "ya ülkede ne hale gelmiş, senin dert ettiğin şeye bak" mı dersiniz?

"
Ağaç işlemeden ve sunta ve mobilya
üretiminden kaynaklanan atıklar neden
tehlikeli atık grubuna girmektedir?
Ağaç kabukları ve mantar atıkları
tehlikesiz,
Tehlikeli maddeler içeren talaş, yonga,
kıymık, ahşap, kontraplak ve kaplamalar
ile kontamine olmuş ahşap, cam ve
plastik atıklar tehlikeli atık grubuna
girmektedir.
Kapalı ortamlarda formaldehit ve asetaldehit gibi aldehit kaynakları;
mobilya, halı, ısıtma ve soğutma sistemleri ve sigaradır.
Formaldehitin kendisi ya da diğer kimyasallarla hazırlanan bileşikleri
mobilya imalatında; boyalarda ve kaplamalarda koruyucu olarak,
döşemeler ve perdelere kalıcı şekil verilmesi amacıyla zamk ve
yapıştırıcıların bileşeni olarak vb amaçlarla sıklıkla kullanılmaktadır.
Özellikle MDF ürünlerinde elyaf/resin oranı en yüksektir ve en fazla
formaldehit yayan üründür. Aynı zamanda mobilyalarda kullanılan
tekstil ürünleri de formaldehit kaynağı olabilmektedir. Formaldehit,
baş ağrısı, bulantı ve baş dönmesi gibi özgül olmayan belirtilerin
yanında boğazda iritasyon, allerjik reaksiyonlar, gözlerde kızarıklık,
sulanma, burun akıntısı vb belirtilere neden olmaktadır.
Özellikle kronik etkisi, kronik konjuktivit, farenjit, larenjit, bronşit ve
öksürüğe neden olabilmektedir.
Aynı zamanda kontakt dermatite, polen ve diğer alerjenlere bağlı
alerjik rahatsızlıkların ortaya çıkmasına ya da hastalık seyirlerinin
ağırlaşmasına neden olabilmektedir.
Formaldehitin astımın oluşumunda rol alabildiği ve astımlılarda
gece ortaya çıkan solunum güçlükleri ile ilişkili bulunduğu
bildirilmektedir.
Formaldehit, Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu tarafından
kanserojen özelliği açısından Grup 2A olarak sınıflanmıştır.
Yakın zamanda yapılan çalışmalarda formaldehitin özellikle
burun ve üst solunum yolu kanserlerine neden olabileceği ayrıca
ultraviyole’ye bağlı deri kanserlerinin gelişimine katkıda bulunduğu
bildirilmektedir
"
0
🌸summerof69
(12.03.24)
hocam haklısınız. ben size plastik yanığından çıkan dumandan rahatsız olduğunuz için ponçik demedim. bu memlekette hala, ne kadar sentetik madde içerse de ahşap görünümlü bir şeyi yaktı diye -istediği kadar kanun olursa olsun- birine gidip ceza yazılacağını, bunu engelleyebileceğinizi düşünmenize ponçik dedim. bana niye zararları hakkında bilimsel makale yazıyorsunuz, ben bunları biliyorum, savunmuyorum da.

günde binlerce kilometre yol yapan kamyonlarıa ucuz diye yakıt yerine koyuyorlar 10 numara yağı, zaten motor gitmiş. adam kara kara dumanları tüttüre tüttüre bütün türkiye'yi geziyor, hiç mi polise müfettişe denk gelmiyor? geliyorsa da nasıl devam ediyor işine? kapı gibi de kanunu var bunun. çevreyi düşünen adam 1 haftada şunları tamamen temizler, zor iş değil. hız cezası kesen kameralı radar araçları kara duman çıkaran her kamyonu tespit edip hem egzoz muayenesinden, hem çevre kirletmekten bassın cezayı bak ne oluyor. ama yok, elinde teknolojik imkan bile varken bunu yapmıyorlar. hani ne oldu çevre?

hal böyleyken müfettişin birinin gidip marangoz atölyelerini gezip, sobada ne yaktıklarını kontrol edip, içeriğindeki sentetik zararlı maddeyi tespit edip ceza kesmesi. isveç'te falan mümkündür belki. bunun türkiye'de olmasını beklemek maalesef çok ponçikçe.
0
kibritsuyu
(14.03.24)
kurallar uymak için değil =~ ceza kanunu göstermelik
ceza kanunu hakikaten arkasından dolaşılabilen bir şey olsa da, göstermelik değil. ancak yine de suçu önlemiyor. suçlar cezasız kalabiliyor. o halde ceza kanunu göstermelik mi yoksa 90 milyon insan ve 1milyon kmkare ülke ve 200bin etrafı gözleyen gözle bu kadar mı oluyor? doğru soru bu olmalı. çevre için de aynı soru geçerli.

zabıta gelecek uyaracak. ceza yazmak için 2 saat kavga edecek. hiçbir zaman canını yakacak kadar tehdit edemeyecek devlet bu hatayı yapanı.

bunu kesin önlemenin yolu o semtte yaşayanların örgütlülüğü. ama devletimiz örgüt değil birey birey bölünmemizi istiyor. modern insan bireycik olmalı. yoksa devlete de kafa tutarsın mazaallah.

bi de internetten örgütlenmek var. o da sıradan vatandaş için bi yol.

"geri dönüşüm kutuları, atık yağ, atık pil vs. hepsi bunları toplayacak şirketler kazansın diye."
sevabına mı dönüştürecekti? esas maksat kıymetli şeyi çöpe atmamak. kentsel dönüşümü hayrına yapmadığı için müteahhitler, rantsal dönüşüm diyenler de böyle. hanginizin sermayesi olsa gidip sıfır kâr ile iş yapar?
0
lambırcek
(14.03.24)
(10)

Ameliyat deneyimlerinizi merak ediyorum

Kittie
Gun yaklastikca neler hissettiniz gibi seyleri merak ediyorum veYolda giderken heyecanlandiniz mi? Onceki gece uyuyabildiniz mi?Heyecaniniz ne zaman yatisti?Olebileceginizi dusundunuz mu hic?Ilkinde kac yasindaydiniz bu opsiyonel yas belirtmek istemeyen olabilir diye :)
Gun yaklastikca neler hissettiniz gibi seyleri merak ediyorum ve
Yolda giderken heyecanlandiniz mi? Onceki gece uyuyabildiniz mi?
Heyecaniniz ne zaman yatisti?
Olebileceginizi dusundunuz mu hic?
Ilkinde kac yasindaydiniz bu opsiyonel yas belirtmek istemeyen olabilir diye :)
0
Kittie
(04.03.24)
18imde afedersiniz kabız diye gittim hastaneye, yürüterek, ağrı sızı yok doktor bir bastırdı sol alt kısmına karnımın, dedi: 'apandisit hemen ameliyat'.

Ne olduğunu anlamadan sedyedeyim. Oyun havası eşliğinde; "bu nasıl ortam derken" uyuttular :/
0
anon1m
(04.03.24)
ilkinde 27 yaşındaydım, 2011'de lokal anestezi ile oldum. ben çok sakin biriyim ve o zamanlar maraton koşuyorum. kalp atışlarım çok düşüyor. ameliyat sırasında internler herhalde, panik oldular. doktor hanım sordu; gabe bey siz koşucu musunuz? evet dedim. öyle rahatladılar. ameliyat bitince beni bir odaya aldılar ve saatlerce uyudum. doktor uyandırmaya kıyamadım dedi. aslında yatılı bir operasyon değildi :P

bir başkasında tam anestezi oldum. ameliyathaneye girdiğimi hatırlamıyorum. hastane odasında uyandım. tertemiz bir ameliyattı. hiç korkmam böyle şeylerden. heyecan yapmam.
0
gabe h coud
(04.03.24)
5 ameliyatım var da ben de Apandisitimi anlatayım.
1000 km mesafeden evime gitmek için otobüse bindim. Biraz gittik. Şiddetli bir karın ağrısı. Arttı. Arttı.
Mola yerini iple çektim. Bir şehrin hemen dışı bir yerde mola verdi. Hemen tuvalete koştum. Tuvalet ve arkasından kusma. Ama ağrıda bir azalma yok. Mola yerinde otel var. Otobüsten eşyamı alıp otele yerleştim. Güya dinleneceğim ama ağrı şiddetlenince taksi tutup hastaneye gittim. Doktor Apandisit olduğunu, sabah cerrahın geleceğini, ameliyat olacağımı söyledi.
Bir ağrı kesici iğne vurdurup, yedek ağrı kesici alıp, ameliyatı reddedip kendi isteğimle hastaneden ayrıldığıma dair bi kağıt imzalayıp, Doktorun 'Manyaksın sen.' demesine aldımayıp bir taksi tutup 400 km yol gidip , yaşadığım şehirdeki hastaneye gidip, lokal anesteziyle, arkadaşım doktorla sohbet ede ede ameliyat oldu.
O da dedi 'Manyaksın sen.' diye.
Taksi şöförü sürekli, kötüleşirsem en yakın hastane neresi diye navigasyona bakıyordu :)
0
Mirket
(04.03.24)
41E

gecen sene ameliyat oldum, full anestezi, bir gece yattim. 1 saatlik bir operasyondu.
bos zamanlarimda youtube'da ameliyat izleyen biriyim. Ameliyat acil falan degildi, hatta doktor 1-2 sene sonra da olabilirsin dedi ben hemen halledelim bitsin dedim.
yani baya istekli gittim diyebiliriz.

bir gece oncesinde uyumasi zor.
hastaneye girince nabiz yukseldi.
ameliyathaneye goturulurken nabiz tavan yapti.
ameliyathaneye girdim, doktor gunaydin dedi, tam cevap verecektim artik damardan ne yolladilarsa aninda salter atti, isiklar sondu.
sonra sagolsun hasta bakicinin tokadiyla uyandim, mevzu bitmisti.
0
cooperr
(04.03.24)
lokal anestezi ile sağ ayaktan ameliyat oldum.
kıyafet giyip,sedyeye girene kadar heyecan falan yoktu.
Sonrasında lokal anestezi sırasında yapılan işlemlerin sesini duyunca ve ne yapıldığını anlayınca bir soğuk soğuk terleme geldi, tansiyonum düşüyor gibi hissettim devamında birşey olmadı.
ölüm aklıma bile gelmedi.
31E

edit:@dissendium yazdığını okuyunca hatırladım, ameliyathane bayağı soğuk gelmişti, birde dezenfaktan falan sürmüşlerdi ameliyat yapılacak bölgeye bu da ekstra üşümeme sebep olmuştu.

Annem,babam,abim de çeşitli ameliyatlar geçirdi, refakatçi olarak yanlarında bulundum, riskli ameliyatlar olmadığı için aşırı bir heyecan yoktu ancak ameliyat kıyafetleri giydirilip, sedyeye alınma, ameliyathaneye giriş süreci biraz heyecan,stres oluşturmuştu, riskli bir amleiyat olsa daha kötü olurdum muhtemelen.
0
sealth
(04.03.24)
Safra kesesi ameliyatı-yaş 35; bir gün ofiste çalışırken bir ağrı başladı dedim herhalde kalp krizi falan, taksiyle hastaneye gittim, bir röntgen hemen acil ameliyat dediler. tam anestezi oldu, ne ameliyat öncesini ne de sonrasını hatırlamıyorum arada bir gün kayıp bende.

2. ameliyatta 37 yaşında gözün alt kısmından. İspanyada dağ taş yürürken ayağım kaydı yüzüstü düştüm, tabi sırtımda da 10 kiloluk çanta, gözümün alt tarafı yarıldı, hemen en yakın hastaneye gittik, pansuman yapılacak diye beklerken gözyaşı kanalı kopmuş o yüzden acil ameliyat dediler. lokal anestezi ile doktorla konuşa konuşa ameliyat oldu bitti.

Ne ölüm korkusu ne de bir heyecan durumu, her ikisi de acil denildiği için öyle çok düşünüp karar verme durumu falan olmadı. Yalnız İspanya
da olan ameliyatta işte şimdi sıçtım hissini çok net yaşadım. Ben ispanyolca bilmiyorum, doktorlar hemşireler ingilizce bilmiyor, resmen tarzanca anlaştık google translate falan, sonra yanımda kimse yok bir başınayım o çok sıkıntı. Nerden buldularsa bir tane ingilizce bilen hemşire getirdiler ameliyattan hemen önce, kızcağız sağolsun 24 saat boyunca ben taburcu olana kadar hep yanımda kaldı, mesaisi bitmesine rağmen gönüllü olarak bana eşlik etti, o kız olmasaydı halim haraptı
0
zikardo
(05.03.24)
normal girdim normal çıktım
şöyle düşün. diyelim ki öleceksin. korkman veya kaygılanman bir şeyi değiştirecek mi o şeyi yapmak zorundaysan?
hiç kasma her şey olacağına varır zaten ölücez boşver kalanlar düşünsün
0
ananiyimioguz
(05.03.24)
annem ve babam çok ameliyat oldular. onlar ameliyata götürülürken daha odada sakinleştirici yapıldı. ikisi de asansörü bile hatırlamıyor. yani gidene kadar hep eşlik ettim. konuşuyorlar ama bilinçsiz oldukları belli.

kendi ameliyatım 33 yaş erkek, L3-L4'ten bel fıtığı ameliyatı. uzun zamandır var olan bel ağrım bacağa vurup güç kaybına neden olmaya başlayınca doktora gittim, dedi acil amliyat yarın gel. dedim yav işim gücüm var nasıl yarın geleyim. o zaman dedi pazartesi'ye kadar işini gücünü yattığın yerden toparla, 24 saatin 23 saatinde yatacaksın, felç oluyor bacak. pazartesi günü üç ameliyatım var, dördüncüye seni yazarım, akşama doğru alırız dedi.

genel anestezi için muayeneye girdim. orada fark ettim ki anestezi uzmanı doktor yazlıktan komşumuzmuş. o yaptı muayeneyi, testleri, mülakatı.

o gece heyecandan uyumak zor oldu ama dalmışım. sabah erkenden gittim. ameliyat entarisini falan getirdiler, sorgu sual. ben daha nasıl olsa akşama alacaklar diye entariyi bile giymeden beklerken sedye geliverdi kapıya gidiyoruz diye. tahminimce anestezi doktoru komşu bi hokus pokus etmiş orada, öne aldırmış beni. saat sabah 8.

aldılar götürdüler. bekliyorum ki annem babam gibi odada sakinleştirici yapılacak, hiçbir şey hatırlamayacağım. ulan daha damar yolum bile yok. geleli 15-20 dakika olmuş, aldılar götürdüler. asansörle in, kartlı kapıdan geç, ailen dışarıda kalsın. git git git. bırak sakinleştiriciyi, cin gibiyim ulan etraf ilginç ama gözlüğüm de yok, göremiyorum. "9 tane ameliyathane var, şimdi birine seni alacağız" dedi sedyeyi süren. getirdi ameliyat masasının yanına yanaştırdı ama masaya almadı. etrafta yeşil yeşil bir sürü adam, benim doktor yok. gözümde gözlük de yok gerçi tam da göremiyorum. etrafı inceleyeyim dedim, göt kadar oda. hiç öyle filmlerdeki gibi değil.

biri geldi koluma tansiyon aleti taktı, parmağıma kıskaç taktı. öteki geldi damar yolunu açtı. sonra komşu geldi elinde enjektörle, ee bora eşin hamileymiş kaç aylık dedi, 4 aylık dedim. hayırlı olsun, hadi iyi uykulaar dedi, demesiyle birlikte uyandım. başımda hasta bakıcı. saat kaç dedim, ilk sözüm bu oldu, 10 buçuk dedi. 2 buçuk saat sürmüş. millet o anestezi etkisinden hemen çıkamaz, ben bir kere ayıldım, arada kopukluk yok. hatta beni çıkarırlarken aynı odada beklediğimiz, beklerken sohbet ettiğimiz, aynı doktora aynı ameliyatı olacak adamla karşılaştık, beni götürürken onu getiriyorlardı, selamlaştık.

sonra 1 gece hastanede kalıp ertesi gün taburcu oldum.
0
kibritsuyu
(05.03.24)
Ne ameliyati olduguna gore degisir
0
Zetnikov
(05.03.24)
27 yaş 20 cm’lik bir kist ameliyatıydı. Mutluydum ameliyat olduğum için çünkü kistin patlama ve içerisindeki kanserimsi sıvının vücuduma dağılma ihtimali vardı. Güle oynaya girdim ameliyata bu sebeple. Sonuçta ameliyatlar bizi iyileştirsin diye yapılıyor aslında sevinerek girmek lazım :))

Uyanınca da ağrı sızı çektim ama güzel bir deneyimdi benim için.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.03.24)
(6)

you are my oldest friend cümlesi

in vino veritas
"sen benim en eski arkadaşımsın.""sen benim en yaşlı arkadaşımsın."hangisi? niye?
"sen benim en eski arkadaşımsın."
"sen benim en yaşlı arkadaşımsın."

hangisi? niye?
0
in vino veritas
(03.03.24)
Ikisi de olur, bu haliyle bilemeyiz.
0
freedonia
(03.03.24)
Context(bağlam)'e bağlı.
0
put it in your appropriate place
(03.03.24)
ikisi de olabilir.
0
king lizard
(03.03.24)
İkisi de olur, bundan kaçınmak için eğer "En yaşlı" denecekse eldest kullanmak daha mantıklı olur.
0
salihdt
(03.03.24)
bence ikisi de olmaz. yani old kelimesini hem yaşlı, hem eski anlamında kullanılabilecek bir cümlede kullanıyorsanız oradaki anlam "eski" olur.

yani you are my oldest friend = benim en eski arkadaşımsın.

bence. yaşlı demek isteyen eldest friend der.
0
kibritsuyu
(03.03.24)
en yaşlı arkadaşımsın için "you are the oldest of my friends" denilebilir.
0
mustafakesekci
(04.03.24)
(9)

Acayip gerilmek istiyorum. :)

Kittie
Soyle uyumadan once evdeki isiklari yakmak isteyecek gibi, kapinin kilidini kontrol etmek isteyecek gibi olayim.. boyle bir film onerir misiniz?Ruh, hayalet gibi seylere inanmadigimdan o tur filmleri de hic sevmiyorum, conjuring miydi onu hic izlemedim izlemem de mesela. Ne kadar iyi olursa olsun ba
Soyle uyumadan once evdeki isiklari yakmak isteyecek gibi, kapinin kilidini kontrol etmek isteyecek gibi olayim.. boyle bir film onerir misiniz?

Ruh, hayalet gibi seylere inanmadigimdan o tur filmleri de hic sevmiyorum, conjuring miydi onu hic izlemedim izlemem de mesela. Ne kadar iyi olursa olsun bana hitap etmiyor doga ustu seyler.

The strangers 1-2, vacancy 1.
Bunlar daha gercekci. Boyle seyler onerirseniz gerilebilirim bence :)

Wrong turn gibi, testere gibi seyleri de sevmiyorum.

Seri katil filmi olursa o da iyi gider.

Size guveniyorum. Tesekkurler : )
0
Kittie
(01.03.24)
descent

ama seni uyutmayacak asıl film eğer izlemediysen rec 1 olacaktır.
0
malheiros
(01.03.24)
A perfect murder
Jennifer8
0
deer hunter
(01.03.24)
Senin ilacın coherence
0
biseysorcaktim
(02.03.24)
-rec +1 fakat ispanyol orjinali.
-Haute tension
0
jepa
(02.03.24)
Funny Games 1997
Midsommar
0
fobfilm
(02.03.24)
İzlemediysen the shining'i izle. 1980 yapımı orijinal olanı.
0
kibritsuyu
(02.03.24)
funny games 1997 +1
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.03.24)
Ari Aster'in Midsommar gelmiş, Ayin (Hereditary) bunu da ben önermiş olayım.
0
chicha_v2
(02.03.24)
Mobildeyim edit yapamıyorum Gokseong da güzel germişti beni ona da bakabilirsin.
0
chicha_v2
(02.03.24)
(2)

yurtdışından 99 euroluk cep telefonu alırsam ne olabilir?

Acil kan
Bir kripto airdropu ihtimaline karşı 99 euroluk bir telefonu satın alsam gümrükte ne kadar masraf çıkartabilirler bana ya da başka bir şeyler? kullanma gibi bir amacım yok. alacağım koyacağım kenara sadece.
Bir kripto airdropu ihtimaline karşı 99 euroluk bir telefonu satın alsam gümrükte ne kadar masraf çıkartabilirler bana ya da başka bir şeyler? kullanma gibi bir amacım yok. alacağım koyacağım kenara sadece.
0
Acil kan
(01.03.24)
anladığım kadarıyla gelirken yanında getirmeyecek. internetten satın alacak, kargoyla gelecek. yani cebine koyup getiremeyebilir.
0
kibritsuyu
(01.03.24)
kargoyla asla sokamazsın. bi şeyin içine saklaman lazım.
0
jelly bear
(01.03.24)
(4)

Kapaksız tabut hangi durumlarda kullanılır?

beetlejuice
Cenazeyi yıkamışlar, tabuta koyup kapağını kapatmadan puşide örtüp musallaya yerleştirmişler. Neden?
Cenazeyi yıkamışlar, tabuta koyup kapağını kapatmadan puşide örtüp musallaya yerleştirmişler. Neden?
0
beetlejuice
(29.02.24)
@dissendium bahsettiğim: naaş kefenlenmiş, tabutta ama kapaksız, üzeri yeşil örtüyle örtülmüş sadece. Cenaze namazı kılınıyor ve cenaze arabasına da o şekilde yerleştirip mezarlığa götürülüyor.
0
🌸beetlejuice
(29.02.24)
tabut kapagi kapali olacak diye bir zorunluluk yok. bazi bolgelerde o sekilde yapiliyor merasim.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(29.02.24)
Uygun kapak bulamamışlardır. Mana aranacak bir şey değil.
0
kibritsuyu
(01.03.24)
İlk zamanlarda sedye gibi düz bir şeyin üzerinde taşınırmış naaş. Arabistan'da hâlâ böyleymiş. Hz Ayşe annemiz -kefen içinde de olsa- vücudunun görülmesini istemediği için şimdiki gibi hertarafı kapalı ve kapaklı tabut icat olmuş ve kullanımı yaygınlaşmış.
Yani, kapaklı-kapaksız, örtülü-örtüsüz, açık-kapalı vb pek mühim değil
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.03.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.