Giriş
(3)

bu artık kargo gecikmesi olayını aştı (jet logi)

kibritsuyu
ttnet'den sözleşmem bitiyor diye aradılar (dolandırıcı değil, hakiki ttnet). sözleşmeyi yeniledik. yeni modem istedim, 18 taksitle onu da tanımladılar, 5 iş günü içinde gelecek dediler. bu dediklerim 12 aralık'ta oluyor. 13 aralık'ta modem jet logi isimli bir kargo şirketine verildi. o gün bugündür
ttnet'den sözleşmem bitiyor diye aradılar (dolandırıcı değil, hakiki ttnet). sözleşmeyi yeniledik. yeni modem istedim, 18 taksitle onu da tanımladılar, 5 iş günü içinde gelecek dediler. bu dediklerim 12 aralık'ta oluyor. 13 aralık'ta modem jet logi isimli bir kargo şirketine verildi. o gün bugündür de gelmedi. tam 38 gün oldu. arıyorum, telefonda yetmiş kişiyi bekledikten sonra dağıtımda bugün gelecek diyorlar, gelmiyor. arıyorum, aciliyetini aktarıyorum bugün mutlaka gelecek diyorlar, yine gelmiyor. en son 12 ocak'ta yazılım hatası vardı, düzeldi, 19 ocak'ta mutlaka gelecek dedi, kafadan 1 hafta daha taktı. 19 ocak oldu geçti, yine gelmedi.

savcılığa hırsızlık suç duyurusunda mı bulunayım, polise mi gideyim, ttnet faturam geldi, modemin ilk taksidini ödedim, modem ortada yok. ttnet'i arıyorum, biz kargoya vermişiz ama ileteyim diyorlar yine fıs.

ne yapayım allahaşkına söyleyin. firmanın adı jet logi midir nedir, ne şubesi var, ne kuryesi var. 40 günde bir kargo gelmez mi ya? nasıl alayım ben modemimi?

işyeri burası, dandik modem yüzünden herkes telefondan internet paylaşıp çalışıyor. 40 gündür bu nasıl kargoymuş, katıra yükleyip götüne tekme vursan yolunu bulur gelirdi.

allah rızası için bir çare önerin.
0
kibritsuyu
(17 saat)
kargo sirketiyle ttnet ugrassin.
siz ttnet'i arayin, daha fazla beklemeyeceginizi soyleyin.
size ya modemi baska kargo firmasiyla ulastirsinlar ya da siz kontrati iptal edeceginizi soyleyin.
geriye donuk de paranizi talep edin.
0
common of demons
(17 saat)
buradan şikayet ileteceksiniz
www.turkiye.gov.tr
0
sivri sinek
(15 saat)
orada jet logi'nin adı bile yok ki. korsan kargo şirketi midir nedir.

google'a yazınca görüyorum ki ttnet bütün modemleri bununla gönderiyor ama kimsenin modemi de eline ulaşmamış. modemleri toplayıp toplayıp el altından satıyor mu ne yapıyorsa artık. modem satışından voleyi vurduktan sonra tosuncuk gibi yurtdışına falan kaçacaklar herhalde.

adamların tek müşterisi ttnet ve tek teslimat konusu da modem galiba. bütün şikayetler ttnet modemiyle ilgili ve kimsenin kargosu eline ulaşmış değil.

ne biçim iş anlamadım.
0
🌸kibritsuyu
(10 saat)
(4)

arabamı yetkili servise götürmesem ne olur v2

kibritsuyu
hemen aşağıdaki arabamın bakımını yetkili serviste yaptırmasam ne olur sorusunu görünce ben de sormak istedim.bakımını değil ama muhtemel bir arızasını yetkili serviste yaptırmasam ne olur? servis bilmemkaç gün sonrasına randevu veriyor. belki basit bir şeydir. sanayide herhangi bir frenciye gitsem
hemen aşağıdaki arabamın bakımını yetkili serviste yaptırmasam ne olur sorusunu görünce ben de sormak istedim.

bakımını değil ama muhtemel bir arızasını yetkili serviste yaptırmasam ne olur? servis bilmemkaç gün sonrasına randevu veriyor. belki basit bir şeydir. sanayide herhangi bir frenciye gitsem yaptırsam garantisine zeval gelir mi? problem tekerleklerden birinin içinden sürtme sesi gelmesi.

detay:

pazar günü ankara'ya kar yağdığında çok karlı ve yokuşlu bir yerde idim. dönerken arabayı yokuştan indirmem gerekti. freni bıraksam hızlanıyor, frene bassam kayıyor. tam ortada bir yerde freni ayarlayarak kaydırmadan kontrolü kaybetmeden arabayı yokuştan indirdim. ama abs midir esp midir artık takır takır takır takır hiç susmadan çalıştı. karsız yola çıkınca da normal devam ettim.

arabada herhangi bir problem yok, normal gidiyor, normal duruyor, herhangi bir arıza lambası yanmıyor. ama sol tekerleklerin birinden (içinde giderken ön mü arka mı anlamıyorum, ama arka gibi) bir sürtme sesi geliyor. frene basınca artıyor ama düz yolda giderken de yapıyor.

lastikçiye götürdüm, servise götür, taş falan sıkışmıştır ama önce bi yıkat dedi. benzin istasyonunda tazyikli su tuttum, düzeldi. hatta sanayiye gittim, epey dolaştım yine sürtsün de götüreyim diye, hiç ses yapmadı. hatta biraz hızlanıp sert fren koydum yine abs çalışsın, araba kaysın diye, çat diye sıkıntısız durdu, ses falan yapmadı. herhalde düzeldi diyip yola çıktım, tam eve gelmek üzereyken yine başladı.
0
kibritsuyu
(14.01.26)
yok bu garantiyi etkilemez. ama parça vs değişmesi gerekiyosa ve senin hatandan olan bi şey değilse servise götürmen mantıklı olur
0
jelly bear
(14.01.26)
anlattıklarınız sonucunda balata bitmiş olabilir. diske sürtmesinden dolayı ses yapıyor büyük ihtimalle. normalde balata, yağ ve filtre değişiminden garanti bozulmaması lazım ama burası türkiye burada işi yokuşa sürmek için her şey yapılıyor. garanti bozulmasın diye insanlara fahiş fiyat çekiyorlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
balataları bir söküp taksınlar. bu işlemler için servis şart değil. yetkili servis özellikle sıfır araçlar için garantiyi bozmaması için tercih ediliyor. onun haricinde gerek yok.
0
ground
(15.01.26)
Cevaplar için teşekkürler. Yolumun üstüydü, servise bir uğrayayım dedim hemen aldılar.

Ön disk ve balatalar 20 bin km önce değişti bitmiş olamaz. Arka balatalar hiç değişmedi ama son bakımda da durumu iyi dediler. Değişme vakti gelmiştir belki ama sürtme yapacak kadar bitmiş olamaz.

Baksınlar, güncellerim.

edit: balataları temizleyip verdiler. para da almadılar. bedavaya araba yıkatmış oldum.
0
🌸kibritsuyu
(15.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(5)

fenerbahçe - aston villa maçına bilet almak

kibritsuyu
çarşamba günü satışa çıkıyormuş. ben, oğlum, oğlumun dayısı, oğlumun arkadaşı ve arkadaşının babası olarak 5 kişi ankara'dan kalkıp maça gitmeyi planlıyoruz aylardır. herkesin fenerbahçe logolu passoligi mevcut.ben normalde fenerbahçe passoligi ile gençlerbirliği maçlarına da gidebiliyorum ankara'da
çarşamba günü satışa çıkıyormuş. ben, oğlum, oğlumun dayısı, oğlumun arkadaşı ve arkadaşının babası olarak 5 kişi ankara'dan kalkıp maça gitmeyi planlıyoruz aylardır. herkesin fenerbahçe logolu passoligi mevcut.

ben normalde fenerbahçe passoligi ile gençlerbirliği maçlarına da gidebiliyorum ankara'da. bilet alırken kendi hesabımdan giriyorum, kendi tc kimlik numaramı giriyorum, oğlumun tc kimlik numarasını giriyorum, ikimize bilet alabiliyorum. bir kişi, 5 kişiye kadar bilet alabiliyor.

imgur.com

uygulamada genel satışın yanında (1 adet) yazıyor.

www.fenerbahce.org

sitedeki duyuruda kongre üyelerine falan 1 adet yazıyor, ama genel satış için bir şey yazmıyor.

kafam karıştı. bu maçta da tek kişi girip kendime ve diğer 4 kişiye bilet alabilir miyim? yani herkes kendisi alırsa ayrı ayrı oturmak zorunda kalmayalım.
-1
kibritsuyu
(12.01.26)
Hocam genel satış için şansınız zor olabilir kongre üyeliği önceden almanız daha iyi olur ama onda da iyi şans lazım gfb kapatıyor genelde biletleri
Çocuklar küçükse onlara bilet almanıza gerek yok yanınızda girebilir kale arkası ise.
0
spacevan
(12.01.26)
soru bu: tek hesaptan girip passoligi olan 5 kişiye bilet alabiliyor muyum? bu kadar. öğrenmek istediğim tek nokta bu.

alabilme şansımı, ne şekil alabileceğimi, çocukla ne şekilde girebileceğimi sormuyorum.

gençlerbirliği maçına kendi hesabımdan girip passoligi olan 5 kişi için tc kimlik numaralarını girerek bilet alabiliyorum, bu maçta da aynısını yapabiliyor muyum? bunlar "1 adet" falan yazmış, kafam karıştı.

tek soru: tek hesaptan girip passoligi olan 5 kişiye bilet alabiliyor muyum? yoksa herkes ayrı ayrı kendi hesabından mı girip alacak? ayrı alacaksa biz nasıl birlikte oturacağız? ailesiyle arkadaşıyla maça gidenler nasıl yapıyor?
0
🌸kibritsuyu
(12.01.26)
Tek cevap: Alamazsınız diye biliyorum. ama yine de araştırmaya devam edin. Belki başka bilen biri vardır,
Diğer sorunun cevabı
maraton ya da feneirum tarafından yan yana 5 adet bulmanız imkansız gibi olurda bulursanız bilette yazan yere göre oturyor herkes.
Eğer 5 kişi Kuzey ya da okul açıktan bilet bulduysa orada yere bakmazlar, maça erken giderseniz yan yana oturusunuz (ayakta izlersiniz).
Dip not:Ankara'dan ben de maça gideceğim. umarım bulursunuz.
0
spacevan
(12.01.26)
ya iyi de çok saçma değil mi, karımla çocuklarımla maça gitmek istesem teker teker farklı yerlere mi oturmak zorunda kalacağım? stadyumda her birimiz tek tek mi oturacağız?

yahu böyle saçma sapan bir şey olabilir mi? arkadaşlarla toplanıp maça gidemiyor muyuz, ailemle birlikte maç izleyemiyor muyum? 14 yaşında 2 tane çocuk babalarıyla birlikte yan yana oturamayacak mı ya?
0
🌸kibritsuyu
(12.01.26)
Evet saçma, maalesef böyle önemli maçlarda tek bilet
0
psyence fiction
(13.01.26)
(5)

ihmal etme doktora git, acile git

kibritsuyu
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.

durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.

aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama şu anda herhangi bir şikayeti olmayan ve toksik şok şüphesi yaşayan bir arkadaşa denmiş ki "derhal doktora git, toksik şok öldürür, elin kolun düşer".

şu anda hiçbir şikayetimiz olmadan ama olma ihtimali de olan durumda acile gidip ne diyoruz ve ne yapıyorlar? bir şey yapmaları için ne demek gerekiyor? hastaneye gidin emin olun denmiş. gitsin emin olsun elbet ama hastanede bundan emin olmak için ne yapıyorlar? ben ne zaman ihmal etmeyeyim, emin olayım diye gitsem bir şey yapmıyorlar çünkü, salıyorlar geri, bir şey olursa gel diyorlar. siz ne yapıyorsunuz da emin olmak için müdahale edip emin oluyorlar?

cumartesi günü 190/130 tansiyonla acile gittim, devlet üniversitesi hastanesi. triyajda tansiyonumu ölçtüler, 190/130 çıktı. sonra elime numara verip bekleme salonunda oturttular. 2-3 saat sıra gelmeyince eeh diyip özel üniversite hastanesine gittim. gittim. orada da tekrar ölçüp beklettiler, 15 dakikada bir gelip ölçtüler. düşmeyince bir dil altı hapı verdiler (ki evde kendim de içmiştim onu), 150/100'e düşünce de taburcu ettiler.

bana "yüksek tansiyon çok tehlikelidir, öldürür, mutlaka acile git" denildiği için gittim. 6 saat vakit kaybettim, 2-3 saati acil sıralarında beklemekle geçti. en sonunda da evde kendi yatağımda yatıp dinlenip, kendi içebileceğim ilaçtan öte tedavi de uygulanmadı. 1500 lira da para ödedim. e ben şimdi bu hastaneye niye gittim? neyi eksik yaptım? böyle mi emin olunuyor? yani emin olmak için bana ne yapıldı şimdi? oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?

kafamı dolaba vurdum ölür müyüm diyorsun, gelen cavap: "beyin kanaması olabilir acile git". acile gidiyorsun. soruyor baş ağrısı, baş dönmesi, kusma var mı, yok. kalk bi yürü, tamam. parmağımı gözünle takip et, tamam. iyi şimdi git, baş dönmesi olursa, kusarsan gel. e ulan bunları ben evde kendim de yaparım. baş dönmesi kusma olunca da gelirim. şimdi biz hastaneye niye gelmiş olduk?

sorunun kısası: başımıza bir iş geldikten sonra, hiçbir şikayetimiz yokken emin olmak için hastaneye gidip emin olabiliyor muyuz? emin olmak için ne yapmamız gerekiyor?
+1
kibritsuyu
(09.01.26)
tansiyon yuksekse günde 4-5 kere ölçüp saatleri ile not edip(en az 1 hafta) kardiyologa gitmek lazım, benzetmek gibi olmasın tansiyonu yuksek giden 45-50 yaş arası iş yeri arkadaşımız takipli olmasına ragmen kalp krizi geçirdi allahtan yakındı hastaneye 2 ana damar tıkalıymış acil angioya aldılar..

acil sevk etmeliydi kardiyolojiye eğer tansiyon sık sık yuksek seyir ediyorsa, sanal angio angio yapılmalı. doktor değilim etrafımda çok kalp sıkıntısı olanlar bu şekilde yaptı.

senelik check up yaptırmak lazım özel hastanelerden içeriğine bakıp fiyat karşılaştırması yapacaksınız içinde ekg kardiyoloji kons. olan tercih edeceksiniz.

bende kendi acil maceramı özetliyeyim, annem kendini kötü hissediyordu dur acile gidelim baksınlar kan falan dedim, bi gittik tansiyon 21 ,dil alti verdiler (ben acil doktoruna söyledim kardiyoloji görmesi gerekse randevu alalım ne gerekirse yapalım dedim) hemen aynı gün ilk randevusunu bekledik kardiyoloji gördü ekg çekildi eko yapıldı angio yapılcak şimdi.. özel hastane ve parasını verince herşeyle ilgileniyorlar.
+1
eja
(09.01.26)
yani doktorlara lafım yok da sistem doktorun sizi görmesi üzerine kurulmuş, tedavi üzerine değil.
11 ayda 1 milyarın üzerinde muayene gerçekleştirilmiş mesela. doktor görmüş müyüz? görmüşüz.

sizin durumda konuşursak mesela üniversite hastanesi yapması gerekeni yapmış gibi. sonuçta tansiyonu düşürmüşler. yatarak tedavi edecek halleri yok ki. ya da her kafasını dolaba vuranı tomografiye yönlendiremezler. kafayı dolaba vurdu diye acile gitmek saçma ( çocuk ya da çok yaşlı filan değilse) yani bahsettiğiniz iki örnekte bence yapılması gerekenler açısından bi sıkıntı yok. ama tabi ki sağlık çalışanı değilim, fikrimi söylüyorum.

2-3 saat sıra gelmemesi filan zaten asıl mesele aslında. geçen bizim kızın ateşi çok yüksekti. özele götürdük. 7 hastalık için pcr testi yaptırdık (2000 tl) influenza a pozitif çıktı. doktoru aradık, ilaçları yazdı vs vs. komşunun çocuğu aynı ateş şikayeti ile devlet hastanesine gitti, 80 kişi varmış önlerinde. sonra bi daha denemişler şanslarını calpol ile eve yollanmışlar. yine düşmeyince doktor antibiyotik yazmış. 2 gün bekleyin düzelmezse kullanın demiş. pcr filan yok. belki aynı hastalık ve bu hastalığa antibiyotik işe yaramıyor. yani bu örnekte mesela sorun sistemde mi, doktorda mı bilemiyorum.

özet olarak gerçekten evde takip edilebilecek ya da poliklinik muayenesi gerektirecek durumlar için acile gitmenin manası yok. sonra 80 kişi sıra bekleniyor ya da düzgün muayene olunamıyor işte.
+2
elorelia
(09.01.26)
'oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?' sözün kulağa çok mantıklı geliyor.

Ayrıca sen bilinçli bir hastasın. Başka hangi belirtilerin anlamlı olduğunu biliyorsun. Ama orada tansiyonunu ölçüp bekle diyen şahıs bu konunun uzmanı. Mutlaka tansiyon ölçme dışında da bir şeylerine bakmış ve sormuştur.

Ve yine de başına bir şey gelirse sen elinden geleni yapmış olmanın huzurunu hissedebilirsin. Günah benden gitti diyebilirsin.

Ayrıca tansiyonu yüksek olan kardiyoloğa değil Dahiliye uzmanına görünmeli. Kardiyolojik sorunlar yüksek tansiyon sebeplerinden çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Acilde bunu da söylerler son olarak.
0
Mirket
(09.01.26)
1. İsteyen istediğini yazar, sorumlusu kendidir.
2. Borsa, coin vb başlıklarında millet tavsiye bile olmayıp kendi yaptığını anlatırken risklerden korunmak için "ytd' diyor; burada ise can söz konusu.
3. Bi şikayeti yok diyorsun ama duyuruda 'şiddetli bulantı ve kusma' olduğunu söylüyor, yani çarpıtıyorsun.
4. Toksik şok öldürür.
-3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.01.26)
Bir de o sorular disinda da ozellikle tecrubeli doktorlar bi terslik olup olmadigina dair cok fazla kontrolu sadece bakarak yapiyor aslinda. Doktor olmayan farketmeyecegi detaylardan nokta atisi teshis koyduklarina cok sahit oldum. Yapilan cogu tetkit emin olma/dogrulama amacli. Hepsi bunu yapmayi haiz degil ama o dogru.
+1
ghilleinthemist
(09.01.26)
(1)

led ekran

kibritsuyu
evin karşısındaki binanın çatısına led ekran koydular, reklam amaçlı.https://i.imgur.com/eNN9TPD.jpeggece bunu kapattırmanın, en azından parlaklığını kıstırmanın bir yolu var mı? şikayet falan edemiyor muyuz? gece vakti adamın beynini deliyor. perde mi kapatayım gece vakti ya?hadi şimdi boş boş yanı
evin karşısındaki binanın çatısına led ekran koydular, reklam amaçlı.

i.imgur.com

gece bunu kapattırmanın, en azından parlaklığını kıstırmanın bir yolu var mı? şikayet falan edemiyor muyuz? gece vakti adamın beynini deliyor. perde mi kapatayım gece vakti ya?

hadi şimdi boş boş yanıyor, idare edelim diyeceğim. iki gün sonra afırıklı fırıldaklı sürekli yanıp sönen reklam koyacaklar. o zaman ne halt yiyeceğiz?
+4
kibritsuyu
(09.01.26)
Mumkundur. Belediyenizin cagri merkezini arayip sikayet edin.
0
duster
(09.01.26)
(3)

burayı neyle doldurayım

kibritsuyu
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.https://i.imgur.com/rtQ1PPb.jpegbu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride o
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.

i.imgur.com

bu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride olabilir de.

alçı mı çekeyim, mastik mi çekeyim, silikon mu basayım ne yapayım?
0
kibritsuyu
(06.01.26)
Titreşimden olduysa mastik. Ama duvara iyi vidalamadilar mi acaba??
0
kisa
(06.01.26)
gördüğüm kadarı ile zamanla oluşan bir boşluk değil. oraya dolgu malzemesi kullanılmış ve zamanla kuruyup çatlamış ve dökülmüş gibi. süpürgeyle de alınmış ve açıklık oluşmuş. yeniden ama daha kaliteli bir malzeme ile dolgu yapın.
0
ground
(06.01.26)
önce dolgu fitili ile doldur. üstüne mastik. alçı yine çatlar. işlem sırasında kuru olması önemli.
0
merhum
(06.01.26)
(1)

şu videodaki komik yüz filtreleri hangi uygulama ile yapılıyor?

kibritsuyu
https://www.instagram.com/reel/DSVBT07iPPc/?igsh=bm41NW45eGppaDQ3snapchat dediler, yükledim. var bir şeyler ama bunun gibiler yok. köpek kulağı koyuyor, kalpler falan çıkıyor. bi tane yüzünü büken var hepsi o.birkaç mesajlaşma uygulamasını denedim. yok, onlarda da kısıtlı.şu videodakiler çok iyiymiş
www.instagram.com

snapchat dediler, yükledim. var bir şeyler ama bunun gibiler yok. köpek kulağı koyuyor, kalpler falan çıkıyor. bi tane yüzünü büken var hepsi o.

birkaç mesajlaşma uygulamasını denedim. yok, onlarda da kısıtlı.

şu videodakiler çok iyiymiş. hangisi söyleyin de oğlanla az eğlenelim.
+1
kibritsuyu
(03.01.26)
hocam snapchat bunlar. ben de sizin gibi bulamayanlardanım, yeğene veriyorum telefonu -8 yaşında- o buluyor hepsini. oyunları bile var.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
(6)

eski disketler

kibritsuyu
gün gelir antika değeri kazanır mı?mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalış
gün gelir antika değeri kazanır mı?

mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalıştıracak işletim sistemi mevcut (harici bir usb disket sürücüm var).

ama atmaya da kıyamıyorum, sizce gün gelir kıymete biner mi bunlar da?
0
kibritsuyu
(29.12.25)
hiç ihtimal vermiyorum, olursa da bizim ömrümüz yetmez bence
+1
kisa
(29.12.25)
kazanmaz. o veriler bir yerde zaten arşivlidir. disket olarak da ömrü 10-15 yıldı. çoktan bozulmuşlardır.
+2
orpheus
(29.12.25)
şöyle değerlenebilir. filmciler/diziciler 80'ler 90'lar dizisi/filmi çekerlerse o zaman onlara satabilirsiniz ama onda da alıcıyı bulmak zor olur.
0
elektr10
(29.12.25)
bozulmuştur. Disketler de röntgen gibi plastik bir zar üzerine ilaçlı bir materyal var. Yıllar içinde o kuruyor.
şimdi taksan bir kere belki okur ama 5 kere zor okur. at gitsin.
0
jamswety
(29.12.25)
Her eski şey antika olmuyor, bu nokta sıkça gözden kaçıyor.

Eski disket antika olmaz ama atıyorum windows'un ilk sürümünün satıldığı haliyle korunmuş bir örneği para edebilir.
+2
akhenaten
(29.12.25)
insan atmaya kiyamiyor ama cop malesef.
+1
cooperr
(29.12.25)
(11)

lambayı ne şekilde modifiye edeyim?

kibritsuyu
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.https://i.imgur.com/bbmLWn0.jpegelimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili. ben bu dörtlü
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.

i.imgur.com

elimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.

ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili.

ben bu dörtlü lambayı ikili ikili yakmak istiyorum. anahtarın birine basınca ikisi yansın, diğerine basınca öbür ikisi yansın, ikisine birden basınca hepsi yansın. tabii bağlamak için de lambanın klemensinde de üç tane kablo bağlantısı olmalı.

soru: hangi kabloları nasıl değiştireyim de istediğim olsun?

tek noktada birleşen 4 kırmızı kabloyu 2-2 ayırsam istediğim olur mu?
+1
kibritsuyu
(27.12.25)
dogru anladiysam hayir, dedigin sekilde olmaz. ikinci kirmizi kablonun buatta bulunmasi gerek ki istegin olsun. cunku obur turlu ikili kablolara bir de anahtar eklemen gerekecek ki cok sacma olur.

i.imgur.com

bence buna kafa yormaktansa 1x dimmer anahtar ve 4x dimmable ampul alip isigi istedigin gibi ayarlamak daha mantikli.
0
arakaali
(27.12.25)
yanlış anladın sanırım. buatla tesisatla işimiz yok. tesisat zaten iki devreli lamba bağlamaya uygun şekilde çekildi. tavanda da üç kablo (2 faz 1 nötr) var, duvarda da ikili anahtar (komütatör) var. yani halihazırda lambacıya gidip ikili ikili yanan bir lamba alırsak lak diye bağlayabiliriz.

ama benim almak istediğim lamba tekli. duvardaki ikili anahtarın birine basınca hepsi birden yanacak, ötekine basınca hiçbir şey olmayacak. ben istiyorum ki bu dördü birden yanan lambayı ikili ikili yanacak şekle çevireyim.

gönderdiğin görselde de benim dediğimi yapmışsın ki zaten.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
hocam simdi soyle; sen gorselde tek kirmizi ve tek mavi hat kullanmissin. halbuki ikili yakabilmen icin benim gonderdigim gorseldeki sekilde baglamalisin. madem ki buatta bir sorun yok o zaman isin cok kolay. elektrikciden bakir kablo alip ek yapacaksin sadece. bu da su sekilde olabilir: eger armatur seri baglanmissa oncelikle armaturdeki kablo semasi degistirilecek. iki duy icin bir mavi bir kirmizi kablo cekilmesi lazim. ayni islem diger iki duy icin de yapilacak. sonrasinda attigim gorseldeki gibi dort duy da maviye, ikili duylar da birer farkli kirmizi kablo alacak sekilde baglanmali.
0
arakaali
(27.12.25)
avizenin içinden 2-2 bölünmediği sürece iki kabloyla bunu yapamazsın.
çözüm: ya avizenin içinden faz hatlarını ikiye ayıracaksın ya da 3 kablolu bir avize alacaksın.
+1
neira
(27.12.25)
2-2 çok mantıklı değil.
3-1 yap bence.
+2
Mirket
(27.12.25)
mantık olarak çok haklısın, o da aklıma geldi ama yanarken görüntü olarak çok kötü görünür, ampuller tek sıra dizili çünkü. altılı olsa 2-4 düşünürdüm, simetrik olurdu. şimdi hiç simetrik olmayacak. ayrı ayrı yakmanın tek mantığı sadece yarısını yakabilmek olacak.
+1
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
normalde tavana bir tane nört ve anahtardan 2 uç gelir.
anahtarada yukarıdaki buattan tek bir faz gelir ve 2 uç tavandaki lambaya döner.
sistem bu şekilde ise dediğin gibi 2+2 bağımsız kontrol edebilirsin.
0
orpheus
(27.12.25)
hocam soruyu anlatamıyorum galiba, evet tesisat o şekilde, tavana da öyle geliyor, anahtara da öyle geliyor. ikili olarak da kontrol edebilirim. ben yaptırdım, elektrikçiye dedim, öyle çekti.

ama elimdeki lamba, avize, armatür, aplik, artık adına ne derseniz, o tavana asılan ve ortamı aydınlatmaya yaratan edevatın dört tane ampulü var, ama içinde tavana bağlayacak iki tane kablosu var. tavanda üç kablo, lambada iki kablo. lambayı üreten adam tek bir düğmeye basınca dört ampul aynı anda yansın diye üretmiş.

ben de diyorum ki hazır tesisatım buna müsait. bu gözünü sevdiğimin lambasındaki iki kabloyu nasıl kesip birleştirip ekleyip üç tane uç olacak şekilde çevireyim ki ikili ikili yanabilsin.

çizimini de yaptım.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
lambada zaten ortak olan nötr grubuna dokunma, boşta kalan ve köprülenmiş diğer hattı köprülendiği noktada ikiye bölerek oradan bir hat daha çekmek gerekiyor.
+2
orpheus
(27.12.25)
Orpheus +1

Detay bilgi, apligin duylari var ya, o duyun vida gibi olan dış yüzeyi nötr E bağlı olsun, en dipteki uç kısmı faza bağlı olsun. (olmasa da olur ama böyle daha iyidir)
Notrler hepsinde ortak
İki tanesinin fazi ortak ve tavandaki faza
Diğer iki faz da aynı şekilde.
0
kisa
(27.12.25)
Eğer her bir ampulden ayrı ayrı kırmızı kablolar gelip klemenste birleşiyorlarsa işiniz çok kolay, istediğiniz herhangi ikisini ayırıp ayrı bir klemens üzerinden bağlayacaksınız. Dediğiniz gibi yani. Lambadaki ikili yerine üçlü klemens takabilirsiniz veya tekli bir klemens eklersiniz. 2+2 olmak zorunda çünkü tek ampul kötü bir aydınlatma yapar. Ama 2lilerin birinde düşük diğerinde daha yüksek watlı ampul kullanırsanız 3 farklı aydınlık seviyeniz olur. Mesela düğmenin biri 1 birim, diğeri 2 birim, ikiside basılınca 3 birim aydınlatır.
0
mikro patlama
(27.12.25)
(5)

futbolda bir harekete faul verilebilmesi için

kibritsuyu
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor? yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor?

yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?

yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
0
kibritsuyu
(24.12.25)
Yere düşmemişse oyuna devam ediyorsa avantaja bırakır sonra kart mart bi şeyler varsa gösterir ama diyelim futbolcunun arkasından koşarken ensesine şaplak attı oyuncu yere düşmedi ama durdu ne oldu vs falan dedi hakem faul verir tabii ki niye düşmedin demez, düşmek şart değil.
+1
kizil karga
(24.12.25)
dünkü maçta fenerbahçe'nin kazandığı penaltı pozisyonunda bazı farklı takımlı arkadaşlar diyor ki formasından çekilen adam geriye doğru düşer, burada ileri doğru kendini atıyor ki var görsün.

yani formasından çekildiği için düşmese veya kimilerinin ifade ettiği üzere kendini atmasa, formasından çekilmesi kusurlu hareket, yani penaltı olmayacak mıydı? tut ki kendini yere atmış olsun. orada penaltı verilmesinin sebebi kendini yere atması mı, formasından çekilmesi mi?

neticede "formasından çekilen adam öyle düşmez, kendini attı penaltı aldırdı" denebilir mi buna?

kendini yere atmasa da düşmediği için formasından çekilmesi olayını ne hakem görse, ne var görse, bu hakem hatası olmayacak mıydı?
0
🌸kibritsuyu
(24.12.25)
hayir ama genelde bir sekilde hareketi engellemesi gerekiyor. yani oyuncu dusmese bile tokezlerse, yavaslarsa avantajin kaybedilip kaybedilmedigine bakilir. avantaj devam ediyorsa faul olmaz. ancak hareket cok problemliyse hakem pozisyon bitince kart gosterebilir.
+1
antikadimag
(24.12.25)
Abi dünkü pozisyonda formasını çekip öyle kalmıyor ki hareketlenen adamın formasını çekip sonra bırakıyor, bu pozisyonda geriye nasıl düşecek zaten adam ileri gitmek istiyor tabii ki öne doğru düşecek, sırf bununla ilgili en az 2 tane fizik kuralı var eylemsizlik olsun etki-tepki olsun, adam ileri gitmek istiyor sen çekip bırakıyorsun, öne düşer, mesela son lig maçında aynısını Fenerbahçe yapmıştı hakem penaltı vermemişti, o pozisyon da penaltıydı mesela, "penaltı aldırma" bence böyle olmaz ama neticede adamı formasından çekiyor, düşmese bile pozisyon penaltı zaten adamın avantajını bozuyorsun gol atmasını engellemeye çalışıyorsun.
+4
kizil karga
(24.12.25)
rakip oyuncu parmaklarsan bu da fauldür. bazen kafa atarsın adam düşmez bu da faul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(13)

günümüzde teknoloji marketlerde satılan en popüler laptop markaları

kibritsuyu
ön not: macbook hariç.yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi
ön not: macbook hariç.

yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?

mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi iyi derdi, kimi gömerdi. acer vardı kötüydü, casper vardı kötüydü.

şimdi ben hp, asus, sony, dell falan hiç görmüyorum. benim bilgisayarım toshiba mesela, o da yok.

ne var, hangi markalar revaçta? hangi markalar iyi?

hatırlatma: macbook hariç.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Sony Türkiye'den çekildi. Sony bilgisayar zaten nadirdi. Şirket bilgisayarım Dell. İyidir ama pahalıdır. Acer kullanıyorum yıllardır. İyidir. Yeni bilgisayarım Casper. Nirvana S100. Al geç. Marka odaklı değil de sistem odaklı düşünmen lazım. Ben mesela küçük ekrandan nefret ettiğim için 15,4 inç istedim. O da Casper'da vardı. 1 TB SSD, Windows 11, 32 GB Ram, i7 işlemci olsun dersen zaten az seçenek çıkıyor. Mağazalar daha pahalı satıyor. Mağazanın kirasını, elektrik faturasını, işçi giderini ödüyorsun. Mağazada incele ama internetten al. Ben Casper sitesinden aldım. Hızlı geldi.
0
arbre
(14.12.25)
Lenovo fena değil ama tuzlu
X1 100 bandından başlıyor
0
topkapiaksaray
(14.12.25)
Lenovo öneririm bende. Hem parçaları kaliteli, hem satış sonrası iyi hem de uzun yıllar dayanır.
0
etna
(14.12.25)
Valla tam ihtiyacım süper duyuru sadece iç donanım değil dış kasada sağlam olmalı ekran menteşeleri çatlamamalı klavye sallanmamalı vs vs soğutma çok problem olmamalı gibi bir sürü şey geliyor aklıma

Bi ara msi falan vardı ha birde monster vardı onlar nasıl bilemedim
+1
basond
(14.12.25)
monster.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
İş için kullanacağım için mümkünse çin pavyonu gibi yanar döner ışıklı, w a s d tuşları farklı renk ve şekilde, dış kasası alafortanfonik olan bilgisayarlardan olmamalı. Müşterinin yanında çıkarıp açabileyim.
0
🌸kibritsuyu
(14.12.25)
windows tarafinda: thinkpad, belki dell xps sayilabilir
oyun tarafinda: msi, ben tercih etmem ama asus
diger her sey icin: macbook air, macbook pro

bu 15 yil once de boyleydi hala da boyle. hp, dell gibi markalar daha cok sunucu tarafinda ve kurumsal calisir. son kullanici urunleri ekseriyetle berbattir. icinde kullanilan her sey ayni olmasina ragmen teknik servis kismi onemli. tabi en onemlisi de pil. cunku urunler ciktiktan bir sure sonra artik orijinal pil bulunmuyor ve cihaz cop oluyor. muadil bataryalar da malesef berbat. bu yuzden uzun soluklu kullanim icin macera aramadan thinkpad veya macbook tercih etmek lazim. ben ikisini de aktif olarak kullaniyorum tas gibi cihazlar. ozellikle thinkpad benden cok cekti. :))
+1
arakaali
(14.12.25)
Sony yıllar önce notebook üretmeyi bıraktı. Toshiba laptop birimini 2020'de Sharp'a (dynabook) sattı. Ortalıkta görmüyorum ben de. Alışveriş sitelerinde hâlâ modelleri var ama Tr'de resmi distribütörü ve garantisi var mı, kalitesi şu an ne durumda, bilmiyorum. Dell şahıs şirketi ve yakın zamana kadar hisseleri bile borsada değildi. Sahibi Michael Dell direkt olarak İsrail ordusuna (evet ordusuna) her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunduğu için, o marka dünyanın en iyi ve kaliteli bilgisayarını 1 tl'ye satsa, almam ömür boyu. Asus hâlâ iyi. Yakın zamanda Asus aldım ben. Lenovo beni önceki modellerde iki defa üzmüştü, kullanmıyorum artık ama thinkpad de düşünülebilir. Msi da düşünülebilir.

Ben olsaydım muhtemelen yine asus alırdım.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
lenovo, asus, hp var. dell'i mağazalarda pek göremedim. lenovo bu işin bayrak taşıyanı, asus peşinden geliyor, hp de her zamanki gibi ortalama. acer hala var, nitro serisiyle bir revaç yakaladı.

sony ekonomik krizden sonra tası tarağını toplayıp gitti, playstation'ı da bilkom'a bıraktı. sony eurasia sitesine girince sadece fotoğraf makineleri çıkıyor.

toshiba dağıldı, en değerli birimlerini sattı.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
macbook haric olmasinin ozel bir sebebi var mi? bir kere kullandiktan sonra donup pc'nin yuzune bakmadim.

ama soruya cevap olsun diye dell, lenovo ve asus. lenovo ibm'i satin aldigi icin biraz ayakta durdu, ben de ogrencilik zamaninda kullandim cunku uygundu fiyatlari. microsoft da cikis yapmaya calisiyor surface ile. hp kesinlikle rezil. is yerinden verdiler ve dokuluyor bilgisayar.

sahsen pc alacak olsam dell'e bakardim. hala oyle mi bilmiyorum ama destek hizmetleri cok iyiydi.
0
antikadimag
(15.12.25)
macbook harici olmasının özel sebebi, benim mali müşavir olmam, muhasebe işi yapmam ve klavyenin sağ tarafındaki nümerik klavyenin benim için bir zorunluluk olması. bildiğim kadarıyla hiçbir macbook'un nümerik klavyesi yok. o yüzden yekten eledim. diğer markaların da nümerik klavyesi olmayanları işime yaramaz.

bir de devletin uygulamalarıyla javayla mavayla ne kadar problemsiz çalışacağını kestiremiyorum. windows'la en azından bir yol bulunuyor.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.25)
Asus, lenovo, HP, Dell mevcut mağazalarda. Geçen sene Lenovo dan oyun bilgisayarı aldım, bir daha elimi sürmeyecek seviyede pişman etti. Geçen ay Asus aldım şimdilik memnunun.
0
onyx
(15.12.25)
eski lenovo laptop'umun bir senede geldigi halin fotosunu atabilirim. kaliteli parcalarinin halini bir görebilirsiniz.
bu cok sahane parcalarindan baska iki lenovo tecrübemizde yasadigimiz sayisiz sorun oldu. ilk bilgisayari eve getirdik, kurduk, tusuna bastik ve calismadi.
ikinci bilgisayari eve getirdik, kurduk, tusuna bastik, calisti ve 15 dk sonra asiri tiz bir sesle mavi ekran verdi. bunlar ilk sorunlardi. zamanla artti.
eger lenovo servise isin düstüyse zaten allah kurtarsin demekten baska care yok.
lenovo pismanliktir.

en iyi marka mac'tir. illa windows olacaksa monster. monster'i cikarinca kimsenin oo bu isiklar falan ne janjanli dedigini duymadim. ben mesleki cevremde en cok kullanilan bilgisayar.
lenovo'ya sümügümü sürmem.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.12.25)
(8)

elm327 obd cihazı

kibritsuyu
hepsiburada'da gördüm, gaza geldim bir tane bu obd cihazlarından aldım. telefona da kutusundaki karekoddan okutup uygulamasını yükledim. ayrıca bir de internette tavsiye edilen torque isimli uygulamayı yükledim.hem 2001 model renault clio ile denedim, hem 2019 model toyota corolla hybrid ile denedim
hepsiburada'da gördüm, gaza geldim bir tane bu obd cihazlarından aldım. telefona da kutusundaki karekoddan okutup uygulamasını yükledim. ayrıca bir de internette tavsiye edilen torque isimli uygulamayı yükledim.

hem 2001 model renault clio ile denedim, hem 2019 model toyota corolla hybrid ile denedim, ikisinde de telefonu cihaza bağlayamadım. kendi uygulaması sıfır zaten, civardaki bluetooth'ları bile taramaktan aciz. torque ile toyota bir ara bağlanır gibi oldu, oradaki düğmelere tıkladım, kesildi.

her iki araçta da obd portu var, daha doğrusu obd portu mu bilmiyorum, cihazın cuk diye takılabildiği bir port var. clio'da orta küllüğü çıkarınca altında, toyota'da şoför koltuğu sol diz hizasında.

ben mi yanlış yapıyorum, cihaz mı uyumsuz, arabalar mı uyumsuz, program mı yanlış, ben mi yanlış yere takıyorum, kaputu açıp oralarda bir yere mi takmalıyım?

yardımcı olabilir misiniz?

not: arabalar telefon ve internet çekmeyen kapalı garajda iken denedim, sadece cihaz ve telefon arasında bluetooth bağlantısı yeterli olur diye düşündüm. illa telefonun veya internetin çekmesi gerekli midir? ona göre dışarı çıkarıp deneyeyim.
+1
kibritsuyu
(02.12.25)
Bunlar biraz cins aletler. Önce telefonun kendi ayar menüsünden mi Bluetooth cihazı ekliyorsunuz? Öyle ise oradan silip direkt uygulamadan eklemeye çalışın ya da tam tersi de olabilir. Bendekinde öyle bir şey hatırlıyorum.
0
orient blue
(02.12.25)
en önce programın içinden bağladım, eşlenmiş cihazlar çıktı, aralarında bu yok. hmm demek ki önce telefonun kendi bluetooth ayarlarından eşleyip sonra oraya giricem dedim, oradan eşlendi. sonra programda da gözükmeye başladı ama bir türlü bağlantı kuramıyor.

cihazın kutusundaki karekoddan yüklediğim program hiç liste bile göstermiyor. etraftaki cihazları taramayı bırak, eşlenmiş listeyi bile açmıyor.
0
🌸kibritsuyu
(02.12.25)
bazı obd cihazları takıldıktan sonra kendileri bir wifi ağı oluşturuyor oraya bağlanmanız gerekebiliyor. obd taktıntan sonra kontağı çevirip araca elektriği verin. sonra wifi ağlarında bakın bi obd isimli bir ağ var mı diye. bendeki obd cihazının kullanımında mobil ağı falan da kapatıyorum, cihazı obd portuna yerleştirip kontağı açıyorum, sonra ilgili ağa bağlanıyorum, uygulama içinden tekrar cihaza bağlanıp ilerliyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.12.25)
muhtemelen bu cihazların kullanımı markaya göre farklıdır ama ben şunu görmüştüm cihazı arabaya bağladıktan sonra yarım saat üstünde kalmıştı, birkaç tur atmıştık, sonra dükkana gelince cihazı söktüler ve tablete bağlayıp verileri incelediler
0
bravoteam
(02.12.25)
Ben de zamanında ucuz yollu olanlarından almıştım, kutunun üzerinde yer alan karekod'la inen program cacık, bağlanmıyor, bağlansa verileri doğru dürüst göstermiyor, gösterse silmiyor vs vs...

Android için "Car Scanner" isminde (mavi bir yuvarlağın içinde beyaz motor göstergesi var) uygulama indirdim (belki satın almışımdır, ucuz bişeydi) onunla artık çok daha kolay bağlanıp hata kodlarını görüp, silebiliyorum...

OBD cihazının menziliyle alakalı bazen telefonu cihaza yakın bir şekilde bir iki dakika bırakınca bağlanıyor, bazen 15-20 saniyede bağlanıyor, dilinden anlamak çok kolay değil ama birkaç yıl içinde sanayiye gitmeme gerek kalmadan hata kodlarını öğrenmeme, kendi başıma giderebileceğim arızaları gidermeme, şu-bu sebeple ekranda beliren arızaları kendi kendime silmeme yaradı, parasını çıkaralı çok oldu.
+1
arpaci kumrusu
(02.12.25)
önce profil olarak eşleştiriyorsun. telefondan bt cihazları tara gibi bir menu olacak. orada adı obd veya elm olan cihazı bulup pair demen lazım. şifre soracak modele göre 0000 - 1234 - 12345 gibi şifreler olabiliyor. pair ettikten sonra açtığın uygulama cihazı görecektir.
0
orpheus
(02.12.25)
net bir çözümünü hatırlamıyorum. ben de bazen önce uygulama üstünden, bazen de önce bluetooth ile eşleştirdikten sonra uygulama üstünden ilerlediğimi hatırlıyorum.

bu arada uygulamada da tutarsızlık olabilir. inCarDoc Pro apk yazıp indirmiştim googleden. tarama falan yaptım virüs yoktu.
0
ananiyimioguz
(02.12.25)
Arkadaşlar, dediğiniz gibi önce telefonun kendi bluetooth ayarlarından eşledim, cihaz eşlendi, programda da görünüyor ama programa girince bağlanmıyor cihaza.

Bugün şu yukarıdaki diğer programları deneyeceğim, daha da olmazsa cihazın araçla uyumsuz olduğunu düşüneceğim.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
(6)

temu'daki çark, kutu vs bir işe yarıyor mu

kibritsuyu
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar gittim, 3 ürün al bedava falan dedi, aldım ettim bir türlü olmadı.

bunun amacı ne yahu? güya 2000 lira bedava alışveriş hakkı verdi ama tıss. gerçekten bir işe yarıyor mu, bir şey yapıp, x liralık alışveriş yapana, şu şu ürünlerden şu kadar harcayana falan veriyor mu bu ödülleri?

iş tıraşa bağlıyor diye artık çark mark çevirmeden geçip ne alacaksam parasıyla alıyorum. gerçekten işe yaramasının bir yolu varsa öğretin de ucuza, bedavaya falan alayım.
0
kibritsuyu
(02.12.25)
dün bana 4500 TL çıktı ve hiçbirini kullandırtmadı yine 1700 lira ödemek zorunda kaldım. sanırım bir kere ödetiyor sana alacağın bir şeyi sonra bu 4500 TL'lik kuponu parçalara bölüyor 150-200-250... gibi ve her birini bir alışverişte kullanıyorsun.

mesela 150 liralık kuponla 170 liralık bir şey alıyorsun, aradaki farkı ödüyorsun.
+1
elektr10
(02.12.25)
yok bir faydasını görmedim bende ayda 1-2 şey alıyorum hep normal ödüyorum, uğraşmıyorum artık
+2
sweetoffice
(02.12.25)
yani şöyle oluyor. iki ürün ücretsiz hakkı veriyor mesela. ürünleri onların verdiği listeden seçiyorsun ve geneli 100 tl etmeyen ufak tefek şeyler. e minimum sipariş tutarı değişmekle birlikte bazen 900 diyor bazen 600. yani toplam değeri 200 tl etmeyen iki bedava ürün için durduk yere 900 tl harcamış oluyorsun. + vergiler tabi. haaa zaten ben ıvır zıvır alacaktım diyorsan işte bedava ürün almış oluyorsun.

2000 tl bedava dediğin sanırım 2000 tl kupon dedikleri olay. onda da şu an bi alışveriş yapıyorsun. sana sonraki alışverişlerinde kullanmak için toplam 2000 tllik kupon veriyor ama bildiğim kadarı ile o kuponu bir seferde vermiyor. bir sonraki atıyorum her 500 liralık alışveriş için 150 tl kupon veriyor. yani toplam 2000 tl kupon alıyorsun ama onu kullanabilmek için de toplamda 7000 tl harcaman gerekiyor. ha sık sık alışveriş yapıyorsanız bu da yine mantıklı.

profildeki mesajlar kısmında promosyonlar var. orda indirim verirse kullanıyorum. çünkü gerçekten indirimli veriyor bazı takip ettiğim ürünleri.
+1
elorelia
(02.12.25)
Soruya ekleme yapayım. Bu aşamayı reddedip geçemiyor muyuz? Aradığım ürünü unutuyorum.
0
ground
(02.12.25)
Geçebiliyoruz elbet. Orada burada çıkan pop-up reklamlar gibi köşesinde küçücük çarpı var, basınca geçiyor.

Ben de artık geçmeye başladım da uğraşmaya değerse uğraşayım dedim, anlatılanlara göre pek de değecek gibi durmuyor.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
zaten bildiğim kadarıyla 27 euro'luk gümrük sınırı kupon/indirim/promosyon öncesi sınır. yani diyelim kazandığınızı söylediği 2000 tl'lik kuponu 3000 liralık bir alışverişinizde kullandırtsa bile temu ve 1000 liraya düşse, yine de alamazsınız zaten. alışverişinizin promosyon öncesi tutarı 27 euroyu geçmemeli.
0
oldtimer
(03.12.25)
(5)

süper lig maçlarını izlemek

kibritsuyu
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taa
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.

bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taahhütsüz kontratsız. akıllı cihaza uygulamayı yükleyip internetten izliyorsun. ama öyle paketler var ki, bütün süper lig maçları, formula 1, premier lig, basketbol süper lig, bilmemne. ya istemem onları. o zaman tuttuğun takımın maçları olan var ama onda f1 yok. f1 paketi var, maç yok. sadece tuttuğum takım + f1 diye bir paket yok.

digiturk var, onda da benzer paketler. hatta istediğim şey bunda var, kendi takımımın maçları + f1. ama buna anten , kurulum, cihaz falan gerekiyor galiba, hem de taahhütlü maahhütlü. o yüzden fiyatı da yüksek.

bir de yine digiturk kutusuz seçeneği var, fiyatı daha uygun, yine taahütlü. ama kutusuzu anlamadım. nereye girip nasıl izleyeceğiz?

çatıda 90 cm çanak var, türksat'a bakıyor ve standart uydu kanallarını çekiyor. çanaktan televizyona gelen uydu kablosu ve televizyonda dahili uydu alıcısı var. kanal listesinde yanında kilit işareti olan beinsports kanalları var, şifreli ve açılmıyor. tahminim odur ki kutusuz seçeneğine abone olursam seçersem bir şey verecekler ve o kanalı açabileceğim.

nasıl oluyor? ve sizce ne seçmeliyim? ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(29.11.25)
Conax modül diye bir zimbirti var digiturk kartını tv'ye veya uydu alicisina takiyorsunuz ve üye oldugunuz digiturk kanalları çalışıyor.

Bende de mesela kablo tv için olanı var. Kablo tv kutusu ayrı kumanda vs olacağına, tv'ye takiyorunuz bu kartları conax modül ile ve TV'nin kendi kumandası ile tv içinden izliyorsunuz.
+1
makbur
(29.11.25)
Conax modülüm var, teledünya ile kullanıyordum, abonelik sona erince kartı iade ettim, modül duruyor.

Kart verecekleri hiç aklıma gelmemişti.
0
🌸kibritsuyu
(29.11.25)
Karanlık tarafa (IPTV) geçmeyi düşünebilirsiniz.

Geçen aldım, 1 yıllık abonelik için 35 Euro verdim. Çatır çatır çalışıyor. Müşteri hizmetleri dahi var Telegram üzerinden servis veren.

Tabi kurumsal bir şey beklemeyin ama her şeye ayrı para vermekten bıkanlar için iyi çözüm.

Kimse “korsana para veriyorsun para hırsıza gidiyor” falan demesin zira dev sermaye öylesine açgözlü ki her şeye ayrı para istemekle kalmıyor, sürekli daha fazlasını istiyor. Beden, el ve fikir emeğime saygım sonsuz ama korsana gitmeyince asıl emekçiler değil, sermaye kazanıyor.

Bence düşünmeye değer.
0
10551037
(29.11.25)
fenerbahçe paketi aldın mı sporun yıldızı paketide hediye ilk başvuruda 500 700 arası fiyat çıkarıyorlar. beinconnectte hediyesi. boş ver modül cart curt. yasal yapın şu işleri.

kutusuz da beinconnect veya todd üyeliği var. uygulamayı smart tvye indirip izliyorsun.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
Modül zaten yasal bir şey. Digiturk'e üye olunca kutu ve kutuya takılan bir şifre çözücü kart veriyorlar. Kutu istemezsen kartı doğrudan televizyona takabileceğin bir modül var, onunla doğrudan televizyona takıyorsun. Yasal yani, sadece kutuyu aradan çıkarıyor, onun yerine televizyonun dahili uydu alıcısını kullanıyor.

Tod tv taraftar paketi aldım, f1 zaten haftaya son, mart'a kadar tatil. Şimdi almamın bir anlamı yok.

uygulama çökmesi, internet çekmemesi, kesilmesi, yayının gecikmesi (aşağıdaki cafe'den goaaaoaaool diye bağırtı geliyor, benim ekranda daha orta sahada top oynanıyor, internetten izlerken spoiler'ı yiyorsun) gibi sıkıntılar yaşamamak için akıllı cihaza uygulama kurarak kullanmak yerine uydudan sinyal alıp şifresini çözdürmeyi tercih ederim. bunu yaparken de ayrı bir kutuyla kumandayla değil, televizyonun dahili imkanlarıyla yapmayı isterim. o yüzden eğer böyle bir yol varsa aldığım üyeliğin bitiminde onu değerlendirmek isterim.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.25)
(2)

FC 26 sorusu (playstation 5)

kibritsuyu
türkçe spiker olayı standart sürümde de var mı?sorum basit, net cevaba ulaşamadım. forumda soruyorum biri var diyor, biri sasdece ultimate'da var, standartta yok diyor. oyun satana soruyorum, yok sadece ultimate'da var diyor.yapay zekaya soruyorum iyice kafa karıştırıyor.kullanıp bilen cevaplarsa se
türkçe spiker olayı standart sürümde de var mı?

sorum basit, net cevaba ulaşamadım.

forumda soruyorum biri var diyor, biri sasdece ultimate'da var, standartta yok diyor.

oyun satana soruyorum, yok sadece ultimate'da var diyor.

yapay zekaya soruyorum iyice kafa karıştırıyor.

kullanıp bilen cevaplarsa sevinirim.
0
kibritsuyu
(17.11.25)
iki sürümde de var türkçe spiker, istediğiniz sürümü alabilirsiniz.
+2
anlamlihatalar
(17.11.25)
standartta var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.11.25)
(3)

tomografi her halükarda ultrasondan daha iyi görüntü verir mi?

kibritsuyu
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?

karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer boyutları düzgündür, kitle saptanmadı" yazmış mesela. böbrek, prostat vs için "boyutları yaşına göre normaldir" yazmış, ölçmemiş.

ben her yıl check up yaptırıp ultrason çektiririm. karaciğer yağlanması durumuna bakılır. ama dediğim gibi tomografi acil şart için raporlandığı için radyolog yağlanma ile ilgili bir şey yazmamış, detayına girmemiş.

ben şimdi ultrason çektirmek yerine tomografi görüntülerini radyoloğa götürsem, benim görüntülerimi karaciğer yağlanması, prostat boyutu, böbrek boyutu vs. açısından raprlamasını istesem raporlatabilir miyim? tomografide bunların hepsi ultrasonda gözüktüğü kadar gözükür mü? yoksa "yok şu tomografide gözükmez, illa ultrasonla bakılması gerekli" denecek bir durum var mı?
0
kibritsuyu
(11.11.25)
benim başıma gelen doktorun dediği çekilen makinanın çok fark ettirdiği, yeni ve iyi makinalar daha iyi görüntü veriyor küçük şeyleri daha iyi fark ediyor tabi burda görseli okuyan doktorun iyi olması çok önemli, radyolog ne kadar iyi rapor yazarsa branş doktoru o kadar iyi tedavi eder.
ultrasonda aynı şekilde, ölçmek bile fark ettiriyor kimi 11 cm ölçerken kimi 9cm ölçebiliyor aynı şekilde yapan doktor çok önemli bu işlemleri.
birde daha çok ultrasonda görünmeyen şey için ileri mr tetkiki istenir tam tersini çok duymadım.
iki cihaz farkı değilde aynı cihazda fark ettiren unsurlar bile olabiliyor.
0
eja
(11.11.25)
yağlanma için ultrason pratik olduğu için en sık kullanılan yöntem. tomografide de tespit edilebilir, yağlanmanın derecelendirmesi de yapılabilir.
0
eileengray
(11.11.25)
Babamın karaciğerinde senelerce her check up batın ultrason'unda kist görünüyordu, büyüme vs olmadığı için ciddiye almiyordu doktorlar.

Bu sene bazı sıkıntıları oldu ve doktor kontrastlı MR istedi. Kontrastlı MR'da, ultrason'un kist olarak gördüğü bölgenin "hemanjiom" (üst üste binmiş damar topağı gibi bir şey) olduğu anlaşıldı.

Ultrason ilk tetkik gibi bir şey aslında, doktorun bilgisi, tekniği ve tecrübesi de tabii ki çok önemli. MR ve tomografi daha detaylı 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri.

Bunların en kallavisi MR ama teknik olarak tomografi / MR farkını bilmiyorum açıkçası. Mesela hiç "akciğer MR"İ diye bir şey duymadım hep tomografi oluyor :)

++

Ultrason bir de çok hızlı ve pratik tabii, bunların içinde en ağır ve zor olanı MR. Çekimi uzun sürdüğü için randevulari da -devlet- ileri tarihlerde oluyor, tomografi bir tik daha hızlı.
0
makbur
(12.11.25)
(9)

büyük evdeki interneti genişletmek

kibritsuyu
bunu daha önce de sormuştum ama tatmin edici bir çözüm bulamadım.boylamasına uzun bir ev var. modem evin en ucunda.ayrıca evin tam ortasında bir ethernet prizi var. modemden çıkan internet sıva altından kabloyla bu prize geliyor. bunu yaptırırken amacım, ev uzun olduğu için oraya da kablosuz bir cih
bunu daha önce de sormuştum ama tatmin edici bir çözüm bulamadım.

boylamasına uzun bir ev var. modem evin en ucunda.

ayrıca evin tam ortasında bir ethernet prizi var. modemden çıkan internet sıva altından kabloyla bu prize geliyor. bunu yaptırırken amacım, ev uzun olduğu için oraya da kablosuz bir cihaz koyup, en uçtaki modemin menzilinin yetmediği yerlere de kablosuz internetin ulaşması idi.

aldığım cihaz bu: www.mediamarkt.com.tr

adama sordum bunu verdi. ama sanırım yanlış cihaz aldım.

bağladım, kurdum. evet çalışıyor, interneti evin öteki köşesine aktarıyor. ama bunun da asıl modem gibi ayrı bir adı, ayrı bir şifresi var. evde iki ayrı internet hesabı kullanıyor gibi iki ayrı wifi oldu. telefonun bu orta noktadakine bağlanabilmesi için salondakinin tamamen kesilmesi gerekiyor. tam tersi, salona gidince de uzaktakine bağlı kalmaya devam ediyor. yani illa biri kesilecek öbürüne bağlanacak. birinin dibinde dursan bile ötekine bağlıysa zayıf zayıf onu çekmeye devam ediyor. kopana kadar da yakındakine bağlanmıyor.

benim hayalim bu değildi. ben aynı wireless'ı evin her noktasında iyi çekiyor şekilde kullanmak istemiştim. biri kesilsin ötekine bağlan, o kesilsin berikine bağlan şeklinde değil.

velhasıl aldık artık bunu. bu cihazı o dediğim şekilde kullanmam, ayarlamam mümkün mü? router modu, repeater modu gibi modları var ama hiç anlamadım.

bir el atıverin, oluyorsa dediğim gibi kullanalım.
0
kibritsuyu
(31.10.25)
mesh cihazı alman lazımdı. 2-3 tane kurcaktın eve. hepsi tek bir modem gibi çalışacaktı.
+2
jelly bear
(31.10.25)
işte yanlış almışım dediğim o. mediamarkt'taki adama istediğimi anlattım bunu verdi.

2-3 taneye de gerek yok, bunun kadar kuvvetliyse bir tane yeter. duvardaki ethernetee takayım, oradan interneti alsın etrafa yaysın. zaten 2-3 tane nasıl koyayım, o kadar ethernet prizi yok ki. kablosuz alıp kablosuzu yükseltsin istemedim özellikle, sırf bu iş için kablo çektirdim ki kayıpsız gelsin orta yere.

şu anda her yerde internet istediğim kalitede çekiyor, ama dediğim gibi ağlar farklı.

bu cihazı o şekil bir moda çeviremiyor muyum?
0
🌸kibritsuyu
(31.10.25)
Önceki duyuruda mesh cevabı verilmiş aslında. Bu aldığınız ile olmaz. Aynı ssid vererek dolaylı bir yol izlenebilir ama yine de mesh gibi olmaz.

TP link deco serisinden bütçenize ve evdeki cihazların WiFi uyumuna göre bir model seçin, yüksek ihtimalle 2 üniteli set yetecektir. O zaman istediğiniz gibi olur.

Eskiden yeniye (ve ucuzdan pahalıya) doğru alınması gereken modeller; s7 -> x50 -> be65

Hazır Ethernet de varmış. Ana ünite modemin yanında, diğeri de ethernetle ana üniteye bağlı şekilde mükemmel çalışır.

Edit: bu arada deco üniteleri birbirine ethernetle bağlı olmak zorunda değil. Zaten esprisi kablosuz olması ama üniteler birbirine ethernetle bağlı olursa sıfır kayıp olur. Sadece ana ünite modeme ethernetle bağlı olmak zorunda. Modemim WiFi’sini kapatacaksınız tabii.
+1
orient blue
(31.10.25)
şu anda ona bütçe ayırabileceğimi sanmıyorum, hem alsam bile bunu ne yapacağım bu sefer evde yine atsan atılmaz satsan satılmaz gereksiz bir cihaz.

of ya, neticede kabloyla internet alabilen ve o interneti yayabilen bir cihaz değil mi, dört tane anteni falan var, iş de görüyor. niye yapmıyor ki.

peki şunu sorayım. cihazın repeater modu, router modu ve access point modu diye üç tane modu var. bunlar nedir? hangisi ne anlama geliyor, çizimle falan göstermiş kılavuzunda ama bana üçü de aynı şey gibi geliyor.
0
🌸kibritsuyu
(01.11.25)
benim evim büyük değil ama çekim sorunu yaşıyordum, evin ortasına getirdiğin ethernet gibi ben de kendim kablo çektim.

sonra modemi tam ortaya koydum. senin yaptığın gibi de yapabilirdim. ama iki tane ağ olurdu.

bence eğer fiber varsa doğrudan modemi ortaya koy. internetle ilgili epey sorunumu çözdüm.

edit: ben de eski duyurularına baktım, vdsl varmış telefon kablosunu bağlayıp denemeye değer. son olarak ben de evin ortasına koyunca epey sorunu çözdüm dedim ama başka bir sorun yarattım, mutfakda artık iyi çekmiyor, sorun telefonum eski olmasıyla da ilgili, eşimin telefonu iyi çekiyor
+1
hoot
(01.11.25)
ortaya koymak da aklıma geldi. hatta modemi götürmeye de gerek yok. salondakinin (yani en uçta duran modemin) wireless'ını kapatsam, her şey sürekli ortadaki dört antenli router'a bağlansa da olur.

ama modemin yanında televizyon ve ethernet girişi olmayan, sadece kablosuz bağlanan mi box var, netflix vs. yayını ortaya koyunca bu sefer salondaki wifi kullanan cihazlar zayıf çekiyor. hatta balkondan hiç çekmiyor.

yani illa iki tane olmalı. biri de televizyonun yanında olmalı.
0
🌸kibritsuyu
(01.11.25)
access point olarak kullanın elinizdeki cihazı.
+1
biergarten
(01.11.25)
çoğumuzun evinde kullandığı modemler, artık klasik anlamda modem değiller.

modem aslında internete çıktığınız kapıdır.

router, evinizdeki ağı yöneten, trafiği yöneten, hangi data nereye gidecek gelecek idare eden, cihazlara IP atayan "cihaz"dır. şu anda neredeyse bütün modemlerimizde bu cihaz var. çoğu evde, çoğu ağda bir tane router olması gerekir.

(wireless) access point, router'a kablosuz olarak bağlanmanızı sağlayan "cihaz"dır. şu anda neredeyse bütün modemlerde bu cihaz da var. çoğunlukla evlerde sadece modemin içinde olanı kullanıyoruz. ama ekstra kullanmak da mümkün, zaten siz yeni aldığınız tplink modemle ağa yeni bir access Point eklemişsiniz.(kablosuz ağ aradığınızda listedeki her kablosuz ağın ayrı birer access Point tarafından yönetildiğini söylemek mümkün.)

repeater: bir access point'ten ya da kablosuz cihazdan gelen kablosuz sinyali her yöne tekrar yayar. bu işi basitçe körlemesine yapar, sinyali kopyalar ve uzaklara aktarır. ama bu işi kabloyla yapamaz. eğer tplink modemi koyduğunuz yerde, salondaki ağ iyi kötü çekiyorsa, tplink "repeater" modu ile bu sinyali alıp yatak odanıza iletir, yatak odanızdan salona sinyal gönderir. yani aslında tplink modemle kullanmak isteyeceğiniz mod bu. evde sadece tek isimde, tek bir tane kablosuz ağ olacak. (tek bir wireless olacak) bildiğim kadarıyla hızı biraz düşürebiliyor. yine de yeterince hızlı olacaktır. madem aldınız tplink'i, denemekte fayda var.

normalde böyle bir senaryo için bir mesh sistemi kurmak çok daha pratik ve doğru olabilirdi. o ayrı konu.
+2
co2s2
(01.11.25)
Evin ortasındaki modeme bağlı mobil cihazlar kabul edilir hızda bağlanabiliyor mu? Eğer öyleyse, wifi yayınlar aynen kalsın, sabit cihazlar sadece yakındaki modeme bağlansın, yani diğer ssid'yi unutsun. Mobil cihazlar ise sadece ortadaki modeme bağlansın, eski modeme ait ssid'yi unutsun. Bu şekilde ağ değişimi olmadan çalışır hepsi.
0
mikro patlama
(01.11.25)
(2)

passo sitesinde veya uygulamasında bir hatırlatıcı var mı?

kibritsuyu
passo'da takip ettiğim takımın maç biletleri satışa çıktığında "biletler satışa çıktı" şeklinde bildirim/mail/mesaj atmasını sağlayan bir hatırlatıcı var mı? ben bulamadım.yoksa amele gibi her gün girip girip kontrol mü etmemiz gerekiyor şu devirde.
passo'da takip ettiğim takımın maç biletleri satışa çıktığında "biletler satışa çıktı" şeklinde bildirim/mail/mesaj atmasını sağlayan bir hatırlatıcı var mı? ben bulamadım.

yoksa amele gibi her gün girip girip kontrol mü etmemiz gerekiyor şu devirde.
0
kibritsuyu
(27.10.25)
passo'nun bülteni var kayıt ol her gün sürekli mail ya da mesaj gelir. tüm konser ve etkinlik organizasyonları hatırlatma olarak geliyor.
0
koela
(27.10.25)
tüm etkinlikleri istemiyorum ki, üstelik onda konserler falan geliyor.

maç istiyorum. tek takım. gençlerbirliği'nin maç biletleri satışa açıldığı zaman bunu bilmek istiyorum sadece.
0
🌸kibritsuyu
(27.10.25)
(8)

şehirlerarası otobüsler uzayı mı büküyor

kibritsuyu
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşl
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?

benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşluk yok. arka koltuğa da anca üç kişi göt göte oturuyor. ve benim aracım yoldaki bir şeridi neredeyse tamamen kaplıyor. yani iki araba yan yana gidemezsin.

ama şehirlerarası otobüse bakıyoruz, solda iki tane koltuk, sağda iki tane koltuk, her iki kişi de birbirine temas etmeden rahatça oturabiliyor, ortada da servis arabası bile sürülebilecek geniş bir koridor var. ve bu otobüs de yoldaki bir şeridi kaplıyor, yan şeritlere taşmıyor.

nasıl oluyor lan bu?
+6
kibritsuyu
(23.10.25)
arabanın koltuğu daha geniş, aynı say yine de. arabada kapı tarafında et kalınlığı daha fazla otobüs ie daha kübik, net. o geniş koridor dediğin her halde 2.5 karış falandır.
+2
kisa
(23.10.25)
gemi suyun üstünde nasıl duruyorsa, otobüste karayolunda öyle duruyor.

mercedes e kasa genişlik 2 m, mercedes travego genişlik 2,5 metre ateistler bunu da açıklayın.
+2
mikahakkinen
(23.10.25)
Biraz göz yanilsamasi, biraz da kisa’nin dediği gibi ölçülerin farklı olmasından kaynaklanıyor.

Şerit genişliği 3,5 metre falan. Ortalama bir araba 1,80 desek otobüsün genişliği de 2,50 civarında olsa gerek. Arada devasa bir fark yok, otobüsün koltukları dar, yan paneller ince. Arabada tam tersi. Aslında şerit geniş. Bakış açımız sebebiyle olduğundan dar görünüyor.
+1
orient blue
(23.10.25)
otobüs daha geniş. travegonun genişliği 2550 mm imiş. megane sedan 2058 mm. (otobüs genişliği / araba genişliği diye aratınca çıkan ilk sonuçlar bunlar)
+1
inheritance
(23.10.25)
Abi onu soruyorum işte. Megane 2 metre, travego 2.5 metre, arada 50cm fark var. 50 santime +2 koltuk ve koridoru nasıl sığdırdık?
+3
🌸kibritsuyu
(23.10.25)
koltuk ölçüleri farklı. arabada koltuk için sağda solda boşluk var, otobüste iki koltuk için sadece cam kenarında boşluk var neredeyse 0. otobüste koridor tarafında aslında koltuk boşluğu yok, o koridor ve omuz tarafındaki pay paylaşımlı kullanılıyor.
otobüste et kalınlığı az.
araba koltuğunda insan daha da genişliyor ama otobüste daha bi, nasıl desem yarış koltuğu gibi, adamı topluyor aslında.
3 ordan 5 burada sığmış işte :D
+2
kisa
(23.10.25)
megane'ın genişliği 2 metre değil. megane'ın genişliği aynalar hariç 176 cm, aynalar dahil 205 cm. otobüslerin karoser kalınlığı daha az. ve otobüslerin koltukları daha dar.
+1
co2s2
(23.10.25)
Megane'ın aynalar hariç, karoserin en geniş yerinden genişliği ölçülünce 1.875 mm geliyor. Ancak bu genişliğe kapılar da dahil. Kapıların haliyle açılır kapanır olması, genişlikten bir miktar kayba neden oluyor. Lastiğin ortasından izdüşüm alınarak genişlik ölçüldüğünde ise 1.600 mm civarı geliyor ki bu ölçü bence iç mekanın genişliğinin kullanılabilir alanında çok daha gerçekçi bir rakam. Ancak bu genişlik bakımından da kayıplar oluyordur, lastiğin ortasından alınan ölçüye dik bir şekilde hayali bir dikme çekin, kullanılabilir genişliğin 1.600 mm'den de az olacağını göreceksiniz. Arabanın ölçüleri: 0-100.ro

Travego'nun genişliği 2.550 mm. Koltuklar karosere olabildiğince sıfır. Karoserde kayıp çok daha az çünkü koltuklar kapıların yanında değil, düz sac ve camın yanında. Bu nedenle otobüs bu genişliği çok düşük kayıplarla kullanabiliyor. Ölçüler dikkatli incelendiğinde kullanılabilir alan farkının 1 metreye yaklaştığı görülecektir. Otobüsün ölçüleri: www.scribd.com

Otobüsün koltukları çok daha dar ve iki iri erkeğin omuzlarının birbirlerine temas etmemesi mümkün değil. Boyum 1.80 civarında ve erkeğim, koridor tarafında otururken omzumu çekmezsem küçük bir çocuk ya da çok minyon bir kadın geçmediği sürece temas kaçınılmaz oluyor. Herkesin birbirine sürttüğü bir alanda 4 kişi ve bir koridor mümkün oluyor böylece.

Özetle, fizik her zaman her yerde çalışıyor ve kazanıyor. Otomobilin ölçülerini doğru okursanız aradaki inanılmaz boyut farkını görürsünüz.
+1
10551037
(23.10.25)
(3)

bir adet mühendislik, bir adet tıp sorusu

kibritsuyu
iki gözlü bir gaz ocağının (doğalgaz veya lpg) iki gözü de tam açık şekilde yanarken ne kadar ortam oksijeni tüketir? saatte bilmemkaç metreküp şeklinde bir cevabı var mı bunun?bir de normal nefes alan yetişkin bir insan ne kadar oksijen tüketir? aynı şekilde saatte şu kadar metreküp gibi bir cevap
iki gözlü bir gaz ocağının (doğalgaz veya lpg) iki gözü de tam açık şekilde yanarken ne kadar ortam oksijeni tüketir? saatte bilmemkaç metreküp şeklinde bir cevabı var mı bunun?

bir de normal nefes alan yetişkin bir insan ne kadar oksijen tüketir? aynı şekilde saatte şu kadar metreküp gibi bir cevap arıyorum.
0
kibritsuyu
(15.10.25)
ai cevaplarını sevmiyorum ama merak ettiğim için geminiye sordum. tek göz doğalgaz ocağı tam kapasite yanarken saatte yaklaşık 0.67 metreküp oksijen (3-4 metreküp hava) tüketirmiş. iki göz ocak saatte yaklaşık 1.7 metreküp oksijen tüketir buna göre.

insan da saatte yaklaşık 12-15 litre oksijen tüketirmiş. o da yaklaşık 0.012-0.015 metreküp yapıyor.
+1
inheritance
(15.10.25)
Tam yanmada (doğalgaz ≈ metan ya da LPG ≈ propan) yaklaşık olarak

~0.20 m³ saf O₂ / kWh (yani ~0.96 m³ hav a / kWh, çünkü hava hacimce %21 O₂ içerir).
Bunu kullanarak iki gözlü ocağın toplam gücünü (kW) çarpınca saatte ne kadar oksijen/ hava tüketileceğini hızlıca bulursunuz.

Açıklama & varsayımlar (kısaca):

Doğalgaz ≈ metan (CH₄), LPG ≈ propan (C₃H₈). Her ikisi için tam yanma stoikiometrisi ve alt ısı değerleri kullanıldı.

Hesap tam (ideal) yanma ve saf gazlar varsayımlarına dayanır; gerçek cihazda alev verimi, ısı kayıpları ve kısmi yanma tüketimi ve emisyonları değiştirir.

O₂ gazı yoğunluğu ~1.429 kg/m³ (0 °C civarı) alındı; sonuçlar oda sıcaklığı/devamlılık için ± küçük fark gösterir.

Hesap (özet):

1 kWh enerji üretmek için ~0.287 kg O₂ gerekir → bu da ~0.201 m³ O₂ eder.

Hava içinde O₂ hacimce ~%21 olduğundan 1 kWh ≈ 0.201 / 0.21 ≈ 0.96 m³ hava demektir.

Pratik örnekler (iki gözü de tam açık; toplam güç = iki gözün güç toplamı):

2 × 1.5 kW = 3.0 kW (küçük/ortalama): saatte ≈ 0.60 m³ O₂ ≈ 2.9 m³ hava.

2 × 3.0 kW = 6.0 kW (orta/büyük): saatte ≈ 1.21 m³ O₂ ≈ 5.7 m³ hava.

2 × 3.5 kW = 7.0 kW (büyük gözler): saatte ≈ 1.41 m³ O₂ ≈ 6.7 m³ hava.

LPG vs doğalgaz farkı:

Propan/doğalgaz için sonuçlar çok yakın (hesapta %1–2 düzeyinde fark var). Yani pratikte hemen aynı kabul edebilirsiniz.

Formül (kendi hesaplarınız için):

O₂ (m³/saat) ≈ 0.201 × (toplam güç, kW)

Hava (m³/saat) ≈ 0.957 × (toplam güç, kW)

yapay zeka bunu söylüyor
+1
gercekdunya
(15.10.25)
1L o2 = 21.1 kJ/5.04 kcal, bir insan günde 550 litre oksijene ihtiyaç duyuyormuş. 2772 kalori ediyor.

Chatgptye sormadım

1L o2 = 21.1 kJ kaynak:
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
550 litre oksijen kaynak:
www.goaid.in
+1
nahtoderfahrung
(15.10.25)

Müjde! Beklenen özellik geldi

kibritsuyu
KULLANICI ENGELLEME, duyuru ve cevapların yanında bulunan menüde hizmetinizde.Ekşi Duyuru v5 ile gelen yeni özellikler:- Tüm özellikleri ile tam uyumlu mobil kullanım- Karanlık mod- Kullanıcı engellemeBug, çalışmayan bir özellik, dilek ve şikayetleriniz için mesaj atabilirsiniz.
KULLANICI ENGELLEME, duyuru ve cevapların yanında bulunan menüde hizmetinizde.

Ekşi Duyuru v5 ile gelen yeni özellikler:

- Tüm özellikleri ile tam uyumlu mobil kullanım
- Karanlık mod
- Kullanıcı engelleme

Bug, çalışmayan bir özellik, dilek ve şikayetleriniz için mesaj atabilirsiniz.
+8
kibritsuyu
(09.10.25)
(4)

texas hold'em poker

kibritsuyu
ergenken amiga 500'de strip poker oynayıp samantha fox'u soyuyorduk. o günlerde poker oynamayı, elleri falan öğrenmiştim. bir daha da oynamadım.şimdi texas hold'em oynuyorlar. hep duyuyorum ama oynamayı bilmiyorum. gördüğüm kadarıyla benzer mantıkla elimizdeki kağıtlarla, ortaya açılan kağıtları da
ergenken amiga 500'de strip poker oynayıp samantha fox'u soyuyorduk. o günlerde poker oynamayı, elleri falan öğrenmiştim. bir daha da oynamadım.

şimdi texas hold'em oynuyorlar. hep duyuyorum ama oynamayı bilmiyorum. gördüğüm kadarıyla benzer mantıkla elimizdeki kağıtlarla, ortaya açılan kağıtları da kullanarak el yapıldığını zannediyorum.

mynet oyun'da okey oynadığımız hesap, gerçek para pul kullanmadan, fasulyesine oynayıp öğrenebileceğim önerebileceğiniz bir site var mı?
0
kibritsuyu
(05.10.25)
red dead redemption 2'de var.
uygulama marketine girip yazarsan milyon tane var.

compü! poker koyar mısın lütfen chat'in yanına?
thx öptüm kib bye
0
duyurukullanıcısı
(05.10.25)
zynga poker.
0
kimlanbu
(05.10.25)
biraz eksik veya yanlış sordum sanırım. oyun dünyasından epey uzağım.

gerçek insanlarla online oynamama gerek yok, hatta uygulama bile indirmesem daha iyi.

bir web sitesine girip botlara karşı oynamayı tercih ederim.

karşımdaki bot olsun, param hiç bitmesin, bitince de yenileyeyim sıfırdan başlasın, maksat çerezlik olsun.
0
🌸kibritsuyu
(05.10.25)
bravoteam
(05.10.25)
(3)

Uydu kanalları ekleme

kibritsuyu
Uydu işinden hiç anlamıyorum. Maalesef internet siteleri de derdime derman olmuyor.Dahili uydu alıcılı samsung smart tv. Uydu var, kablo takılı, kanal yok. Frekans vs girecek yeri de buldum, internetten girmem gereken değerleri de buldum, ama giriyorum, 12380 mhz diyorum, 27500 sembol oranı diyorum,
Uydu işinden hiç anlamıyorum. Maalesef internet siteleri de derdime derman olmuyor.

Dahili uydu alıcılı samsung smart tv. Uydu var, kablo takılı, kanal yok. Frekans vs girecek yeri de buldum, internetten girmem gereken değerleri de buldum, ama giriyorum, 12380 mhz diyorum, 27500 sembol oranı diyorum, dikey/sağ polarizasyon diyorum, 18 tane abuk subuk kanal buluyor.

uydu.turksat.com.tr

Türksat sitesinde koca bir liste var, frekanslar, oranlar. Bunların hangisi ne, hepsi aynı mı, hepsini mi sırayla gireceğim, herhangi birini mi gireceğim, birini giriyorum yukarıda dediğim oluyor. Basitçe ne yapacağım yahu?

Sıfırdan televizyon kurup kanal ayarlıyorum.

Hiç bilmeyen bir cahile anlatır gibi şunu gir bunu gir hepsi tamamdır diye anlatabilir misiniz?

Amacım alafortanfonik kanalları bulmak, şifresini kırıp izlemek falan değil. Kanal d, show tv falan işte. Bildiğimiz ulusal kanallar.
0
kibritsuyu
(02.10.25)
listeye baktım da 27500 olmasın o?
"Dahili uydu alıcılı samsung smart tv. Uydu var, kablo takılı, kanal yok. Frekans vs girecek yeri de buldum, internetten girmem gereken değerleri de buldum, ama giriyorum, 12380 mhz diyorum, 26500 sembol oranı diyorum, dikey/sağ polarizasyon diyorum, 18 tane abuk subuk kanal buluyor. "
0
kisa
(02.10.25)
öyle olmaması lazım. türksat ve diğer paketlerin (doğuş, digiturk vs) şebeke frekansları var. uydu alıcısı bu frekansı yakaladığında içindeki NIT (network information table) tablolarından o uydudaki tüm frekansları bulup eklemeye başlar.

bu şebeke frekansları ekli ve şebeke tarama açık şekilde tekrar kurulum yaptırmayı dener misin.

bir de sinyal seviyesi nasıl ? seviye çok düşük ise veya polaritelerden biri eksik ise birçok kanalı bulamaz.

ayarlarda şebeke arama- kör tarama gibi birşeyler var mı ? onların hepsini aç işlem çok uzun sürecek bu normal merak etme.
0
orpheus
(02.10.25)
şebeke arama'yı açınca bir sürü kanal buldu. @kisa da çok yardımcı oldu sağolsun.

teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(02.10.25)
(7)

kendinizden küçük/yaşıt olan az tanıdıklarınıza

kibritsuyu
nasıl hitap ediyorsunuz?yani kendinizden büyükse abi/abla denilebiliyor. peki kendimizden küçükse veya yaşıtsa?abi diyip kendimi yaşça küçük konumda bırakmak istemiyorum. doğrudan ismini söyleyebielcek kadar da samimi değilim. bey/hanım diye hitap edip sizli bizli konuşacak kadar da mesafeli değilim
nasıl hitap ediyorsunuz?

yani kendinizden büyükse abi/abla denilebiliyor. peki kendimizden küçükse veya yaşıtsa?

abi diyip kendimi yaşça küçük konumda bırakmak istemiyorum. doğrudan ismini söyleyebielcek kadar da samimi değilim. bey/hanım diye hitap edip sizli bizli konuşacak kadar da mesafeli değilim.

buraya bir hitap gerekiyor. senki benli konuşacağım ama doğrudan babamın oğlu gibi de ismini söyleyecek kadar samimi değilim.

aşağıdaki "başkan" diye hitap eden satıcı sorusunda sonra aklıma geldi. kimi başkan diyor, kimi müdür diyor, kimi hocam diyor, kimi kardeş diyor. herkes kendi meşrebince bir şey diyor.

siz ne diyorsunuz? en güzeli hangisi?
0
kibritsuyu
(28.09.25)
Hocam :)
0
grimavi
(28.09.25)
ismiyle.
abi/abla da kullanmam.
kücüge de büyüge de az tanissak hanim/bey derim. samimiysek direkt isim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.09.25)
İsimle hitap etmek için samimiyet gerekli değil bence, hitap etmekte zorlandığım, ya da sen mi siz mi diyeceğimi bilemediğim kişilerle mümkünse hitap etmeden konuşuyorum.
0
(28.09.25)
İsimle hitap etmek için samimiyet gerekli değil bence, hitap etmekte zorlandığım, ya da sen mi siz mi diyeceğimi bilemediğim kişilerle mümkünse hitap etmeden konuşuyorum.
0
(28.09.25)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim +1

akrabam veya çok yakın arkadaşlarımın akrabası değilse direkt ismiyle hitap ederim herkese.
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Şahsen mesafe koyarım, nasıl hitap edeceğimi bilemediğim durum samimiyet değildir, samimiyet değilse mesafe vardır, hanım/bey derim.
0
muhayyer divan
(28.09.25)
Ben halısahada abi diyorum, dostum diyorum, lan defansdaki dev adam diyorum.

Abi zararsız, benden küçük ama ne farkeder. Dostum nötr. Dev adam diyerek adamı övüyorum herkes mutlu. İş hayatında ise bey hanım, ama adı aklıma gelmiyorsa efendim diyor geçiyorum.
0
Shepard
(28.09.25)
(8)

Hangi yapıştırıcı

kibritsuyu
Buzdolabı rafının sert plastikten mamul köşesi kırıldı. Tam olarak rafın gövdeye geçen köşedeki taşıyıcı parçası. O çıkıntı olmayınca raf yerinde sabit durmuyor, dingildiyor. Raf hem kendini, hem üstündeki tencere tavayı taşıyabilmeli. Ben bu parçayı neyle yapıştırayım? Aktivatörlü 2k hızlı yapıştır
Buzdolabı rafının sert plastikten mamul köşesi kırıldı. Tam olarak rafın gövdeye geçen köşedeki taşıyıcı parçası. O çıkıntı olmayınca raf yerinde sabit durmuyor, dingildiyor. Raf hem kendini, hem üstündeki tencere tavayı taşıyabilmeli.

Ben bu parçayı neyle yapıştırayım? Aktivatörlü 2k hızlı yapıştırıcı ile yapıştırdım, birkaç hafta sonra geri kırıldı.

Neyle yapıştırayım, ne önerirsiniz?

edit: kendim çekecek durumda değilim ama internetten buldum.

şu ibibik kırıldı: i.imgur.com
0
kibritsuyu
(21.09.25)
bence foto atarsanız çok daha nokta atışı tavsiyeler alırsınız.
0
makbur
(21.09.25)
Karbonat ve japon yapıştırıcı karışımı, youtube da videoları var.
0
Mirket
(21.09.25)
hızlı yapıştırıcılarda güç üzeri yükte ve ısı farkının çok olduğu yerlerde esneklik toleransı sıfır gibi. epoksi yapıştırıcı daha uygun bu konularda. 1-2 video izlerseniz şahane.

www.amazon.com.tr
0
dorian greyfurt
(22.09.25)
Yapıştırıcıya vereceğin parayla bence rafın yenisini al. Kırılırsa üstündekilerle beraber buzdolabını berbat etmesin.
0
etna
(22.09.25)
@etna

rafın yenisini bulamadım, bulsam alacaktım. bir de bu kırılınca raf düşmüyor, diğer üç köşeden tutunduğu için yerinde duruyor ama sabit durmuyor, tek ayağı kısa sandalye gibi dingil dingil oynuyor.
0
🌸kibritsuyu
(22.09.25)
Bence de epoksi yapıştırıcı kullanmanız lazım ama öncesinde kırık yere ısıtıp bir ataş sokarsanız daha da sağlam olur. Hem gövdeye hem kırık parçaya girecek yani. İnşaatlardaki donatılar gibi.
0
orient blue
(22.09.25)
epoksi ile olabilir ancak.
0
eisberg
(22.09.25)
fotoyu şimdi gördüm.

epoksi de dahil hangi yapıştırıcı kullanırsanız kullanın yine dayanmaz. Niçin dayanmaz; çünkü parça çok minik, yapıştırma alanı çok küçük ve bazen buzdolabında bir rafta 5 kg'dan fazla yük olabiliyor ( 24 saatten fazla hatta daha fazla bu yüke maruz kalabiliyor)

yine de şansımı deneyeceğim diyorsanız, herhangi bir epoksi yapıştırıcı değil de "plastic steel putty" "plastik çelik macun" diye geçen yapıştırıcılar var (epoksi içerikli) onlarla şansınızı deneyebilirsiniz;

www.youtube.com (bu videoda da en fazla dayanan yapıştırıcı)

ancak bu macunu kullanmadan önce yapıştırıcı sürdüğünüz iki parçanın (gövde ve kırılan uç) yapıştırıcı sürdüğünüz taraflarını güzelce zımparalayın ya da kazıyın ki eski yapıştırıcıdan eser kalmasın. sonra da güzelce silip temizleyip kurulayın.

bu macunu da yalnızca kırık alana değil, altını üstünü kaplayacak şekilde gövdeye de uzatabildiğiniz kadar uzatarak sürün (kırıl alan + üstünden de boyar gibi, kuruyunca dışardan sıkıca tutsun)

www.hepsiburada.com şöyle bir ürün var mesela denenebilir (hiç denemedim, ben o videodaki devcon'u biliyorum ama inanılmaz sağlam bir ürün)

büdüt: unutmadan; epoksi, uygulama esnasında solunması zararlı bir ürün. mümkünse açık hava, balkon, ya da açık cam önünde havadar bir yerde gerçekleştirin bu işlemi.
0
makbur
(22.09.25)
(5)

voleybolda blok teması

kibritsuyu
voleybolda blok teması niye bir pas olarak sayılmıyor?yani top bloktan sekip kendi tarafına düştükten sonra oyuncular topa üç kere daha dokunup karşı tarafa gönderiyor. e bloğa da değmişti, toplam dört pas olmadı mı? onu niye pastan saymıyoruz?bloğa çarpıp dışarı çıkınca değdiğini kabul ediyorsun, b
voleybolda blok teması niye bir pas olarak sayılmıyor?

yani top bloktan sekip kendi tarafına düştükten sonra oyuncular topa üç kere daha dokunup karşı tarafa gönderiyor. e bloğa da değmişti, toplam dört pas olmadı mı? onu niye pastan saymıyoruz?

bloğa çarpıp dışarı çıkınca değdiğini kabul ediyorsun, blok out diye puan kaybediyorsun. ama içeri düşüp devam edince değdiğini kabul etmiyorsun.

neden?
0
kibritsuyu
(10.09.25)
Yani pas diyebilmemiz için temastan farklı olarak ne olması lazım?
0
🌸kibritsuyu
(10.09.25)
abi tüm sporlarda bu tarz soruların neredeyse tamamının cevabı "paşa gönlümüz öyle istedi" ile sınırlıdır. seneler önce en başta oynayanlar/sporun içinde olanlar öyle beğenmiş. zamanla federasyonlar kurulmuş, uluslararası kurallar yazılmış. bi kısmı değişmiş ve değişiyor da zaten. ama oyuncuların, endüstriyel spor ortamında yayıncıların ve bu işten para kazananların şikayetinin olmadığı bir şeyi değiştirmeye gerek yok.

futbol da mesela 120 sene önce bugünkünden çok farklı bir spormuş, bu niye böyle veya değil şeklinde onunla ilgili de yüzlerce soru sorulabilir. çoğunun cevabı dediğim gibi "biz yaptık oldu"ya geliyor.

voleybolda blok temasının pas sayılmaması bence mantıklı çünkü o da pas sayılacak olursa oyun kurma şansın kalmaz. ne taktik teknik kalır ne bi şey. topu alan dan dun geçirmek zorunda kalır. belki zamanında senin dediğin gibidir, bi gün birileri "ulan böyle spor mu olur işin içine blok girince her şey bitiyor, oynanmaz böyle" demiştir, sonra kural değişmiştir.

ya da belki bundan 20-30 sene sonra fiziksel kapasite çok arttığında öyle bir dönem gelecek ki ralliler bitmeyecek, top yere düşmeyecek. o zaman da sahayı açmak için sahadaki oyuncu sayısının azaltılması önerilecek.

sporu amatör düzeyde de profesyonel seviyede de ayakta tutan şey ilgidir. bi nevi para gibi aslında, yani gerçekte hiçbir anlamı olmasa bile herkesin değeri üzerinde ortak mutabakata vardığı ve ona göre yaşadığı bi şey. voleybolcular dahil olmak üzere yeteri kadar insan talep ederse voleybola "her maçta mangal yakılmalıdır" kuralı da eklenir yani. olay bundan ibaret.
0
der meister
(10.09.25)
Blokta pastaki kadar kontrol yok.
0
eagofant
(10.09.25)
Çünkü bilerek ve isteyerek dokunmuyorlar. Futbolda da geri pasta bilerek veya istemeyerek dokunursan geri pas sayılmıyor.
0
etna
(11.09.25)
yani şunu anlamaya çalışıyorum.

ne demek bilerek ve isteyerek dokunmadı, bizzat o topa dokunabilmek için zıpladı, yanlışlıkla eline koluna çarpmadı ki, sadece umduğu tarafa doğru gitmedi.

o zaman niye "bilerek dokunmadı, istemeden eline çarpıp dışarı gitti, puanı smacı vuran alsın" denmiyor?

"paşa gönlümüz öyle istedi, onu da pastan sayarsak oyunun dadı kaçar" açıklaması aklıma yattı.
0
🌸kibritsuyu
(11.09.25)
(2)

banka bildirimlerini özelleştiremiyor muyum?

kibritsuyu
ya bu bankaların yaptığı da artık ayıp değil mi?ben bankacılık işlemlerimle ilgili bildirim gelsin, kredimin, ödememin son gününü hatırlatsın, para yatarsa haberim olsun diye bildirimleri açıyorum, dakika başı hiç alakamın olmadığı, olmayacağı reklam bildirimleri geliyor.bildirimi kapatıyorum, bu se
ya bu bankaların yaptığı da artık ayıp değil mi?

ben bankacılık işlemlerimle ilgili bildirim gelsin, kredimin, ödememin son gününü hatırlatsın, para yatarsa haberim olsun diye bildirimleri açıyorum, dakika başı hiç alakamın olmadığı, olmayacağı reklam bildirimleri geliyor.

bildirimi kapatıyorum, bu sefer de olması gereken hatırlatmalar da gelmiyor.

işini yapıp sadece bankacılık işlemleri ile ilgili bildirim göndermesini sağlayamıyor muyuz?
0
kibritsuyu
(08.09.25)
normalde bildirim sekmesinde seçenekler olur reklam, ödeme, maaş vb diye. en azından teb'de öyle.
0
neira
(08.09.25)
garantide cep şubeden kampanya bildirimleri kapatılabiliyor.
0
inheritance
(08.09.25)
(6)

Marine edilmiş tavuk dondurucuya atılır mı?

kibritsuyu
Yoğurt, salça, baharat ve yağ içinde marine edilmiş çiğ tavuk göğsünü porsiyonlayıp dondurucuya atabilir miyiz? Tadında bir tuhaflık olur mu? Maksat çıkarıp mikrodalgada çözdürdükten sonra soteleyip hızlıca hazor etmek.
Yoğurt, salça, baharat ve yağ içinde marine edilmiş çiğ tavuk göğsünü porsiyonlayıp dondurucuya atabilir miyiz? Tadında bir tuhaflık olur mu?

Maksat çıkarıp mikrodalgada çözdürdükten sonra soteleyip hızlıca hazor etmek.
0
kibritsuyu
(03.09.25)
Olur. Yoğurttan dolayı olur. Süt ürünü olduğu için etten çok daha çabuk yamulur diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(03.09.25)
Yoğurt şart değil, sadece salça, baharat ve yağ da yapabilirim. Amacım belli, hızlıca bir porsiyon pişirmek.

Dondurucuya uygub farklı marinasyon önerileri de alabilirim.
0
🌸kibritsuyu
(03.09.25)
mikrodalgayla çözersen sıkıntı olabilir, buzdolabında yavaş çözülsün
yoğurt ekleme bence de
tavuk taze - marine süresi min.şekilde buzluğa atman iyi olur
0
mantık
(03.09.25)
Soteleyeceksen ufak parçalar halinde donduracaksındır, mikrodalgaya hiç gerek yok, pişirmeden yarım saat önce tezgâha çıkarıp yarı çözülmüşken pişirsen de olur.
0
kobuzchu kiz
(03.09.25)
kobuzchu kiz
(03.09.25)
Olur bence.

Bi de hızlı tarif için öneri: tavuku pprsiyonlayıp marine etmeden dondurursun. Çıkardığında sotelerken önden hazırladığın sosla sotelersin. Soya, fish sos, filan öyle bi sos hazırlayabilirsin. Acı tatlı veya tatlı ekşi sos da olur. Köri filan da olur.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.09.25)
(1)

playstation 5 oyun tavsiyesi (2 kişilik araba yarışı)

kibritsuyu
arkadaşlar daha önce de sordum, facebook'taki forumuna da sordum, hala tatmin edici bir cevap alabilmiş değilim.2 kişi birlikte oynayabileceğimiz (online değil, evde, yanyana), ekranı yatay olarak ortadan bölen bir araba yarışı oyunu arıyorum. basit ama, gaz vereyim, arabayı çevireyim, tam olarak ps
arkadaşlar daha önce de sordum, facebook'taki forumuna da sordum, hala tatmin edici bir cevap alabilmiş değilim.

2 kişi birlikte oynayabileceğimiz (online değil, evde, yanyana), ekranı yatay olarak ortadan bölen bir araba yarışı oyunu arıyorum. basit ama, gaz vereyim, arabayı çevireyim, tam olarak ps3'teki blur'un, nfs'in falan karşılığını arıyorum.

yarış simülatörü, gerçekçilik falan aramıyorum. ps plus varken bir tane oyun aldım, direksiyonu azıcık fazla çevirince zart diye dönüp duvara giriyor, yok dönerken önce gazı kes, sonra frene bas, sonra viraj çıkışı gaz ver, doğru yapmazsan spin atıp yamulsun.

formula 1 aldım indirimde yakalayıp, bayaa normal f1 aracı kaldırır gibi debriyajı bırak, gaz ver, bilmemne. virajı alamayıp duvara çarpınca yarış dışı kaldın.

simülatör gibi değil, çocuk işi olsun yav. bu yaştan sonra joystickle gerçek araba sürmeye çalışmayı öğrenmeyeyim. basayım gitsin, çevireyim dönsün, duvara çarpınca dıkş diye ses çıkıp devam etsin falan.

asphalt legends dediler, bedava dediler, indirdim, hem 2 kişilik yerini bulamadım, hem 1 tane (evet bir tane) araba var. oynayıp elmas altın falan topladıkça açılıyormuş. galiba iki kişilik modu da öyle açılıyor. istersen parayı basıp da satın alıyorsun. oyun beleş ama in-app geçirecek çakal. tamam çocuk işi dedik de yani girip iki yarış yapıcaz yahu, altın kazan, elmas topla, bunlarla araba kilidi aç, özellik al falan.

çeşitli arabalar olsun, arabaların özellikleri olsun, biri hızlı olsun, biri dayanıklı olsun, birinin hızlanması iyi olsun falan, seçelim, oyna girip yarışıp çıkalım hepsi bu.

blur işte aradığım şey blur'un yenisi. hatta varsa aynısı (yok).
0
kibritsuyu
(01.09.25)
maalesef blur tadi veren bir oyun yok. oynayabileceginiz bir oyun horizon chase turbo olabilir.
0
tahtakafa
(01.09.25)
(15)

Siz olsanız buradan nasıl çıkarsınız?

kibritsuyu
Öncelikle dandik çizimim için kusura bakmayın. Burası eşdeğer yolların kavuştuğu bir kavşak. Site içi yollar diyelim, yani öyle vızır vızır trafikli bir yol değil, boş site içi yol, hızla gelen arabayla çarpışma gibi bir durum yok.https://i.imgur.com/1QXY57D.jpegA aracısınız. Yoldan gelip sol taraft
Öncelikle dandik çizimim için kusura bakmayın.

Burası eşdeğer yolların kavuştuğu bir kavşak. Site içi yollar diyelim, yani öyle vızır vızır trafikli bir yol değil, boş site içi yol, hızla gelen arabayla çarpışma gibi bir durum yok.

i.imgur.com

A aracısınız. Yoldan gelip sol taraftaki otoparka girdiniz, baktınız dolu. Geri geri çıkıp geldiğiniz yoldan geri döneceksiniz.

1. Direksiyonu sağa kırıp geri geri dönerek burnunuzu gideceğiniz istikamete çevirip düz mü çıkarsınız?

2. Dümdüz geri gidip karşıdaki yola girdikten sonra direksiyonu sola kırarak mı çıkarsınız?

Edit: Çıkmanın başka yolu yok. Otoparkın içinde ileriden başka çıkış yok, otoparka girip içeride U dönme şansı yok. Diğer yolların ilerisi çıkmaz sokak. İlla bu iki seçenekten biriyle çıkıp geldiğiniz yoldan geri döneceksiniz.

Yaş, cinsiyet ve araç kullanma tecrübenizle birlikte cevap verebiir misiniz?
0
kibritsuyu
(25.08.25)
ileri gidip düz çıkma imkanı yok mu? yoksa 1. e, ~40, 15 yıl
0
inheritance
(25.08.25)
2. geri giderken duz gitmek daha kolay. neden kasayim ki?

40, erkek, 12 yasindan beri kullaniyorum, bunun 5 senesinde kendi arabam vardi.
0
lemmiwinks
(25.08.25)
1
e
15+
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.08.25)
2. geri gidip çıkarım.

kadın, 23 yaşımdan beri aktif araç kullanıyorum
0
deartheodosia
(25.08.25)
1 e 23 yıl
0
basond
(25.08.25)
2 bana sacma geldi, sakin yer de olsa dumduz geri gelerek kavsagin tamamini gecmeye ne gerek var. 1 numarayi tercih ederdim, zaten yolun saginda kaliyorum gidecegim yone gore.

E, 37, 7 yil
0
mbond
(25.08.25)
44 erkek
İşim gereği neredeyse arabadan inmiyorum.
Bir şart şurt olmadan böyle yerlerde En az manevrayı nereden yapacaksam o şekilde dönüyorum. Senin senaryoda geri geri gidip sağa döner giderim ama gerideki sokakta tek şeritte bir araba park etmişse ve sokak daralmışsa bu sefer sola geriye doğru giderim.
Yani ön yargım yok, ben nasıl rahat edeceksem öyle
0
etna
(25.08.25)
düz geri gelip sağa ya da sola dönerim

e,36,16
0
anadolu flamingosu
(25.08.25)
1, e, çok yaşlı
0
kisa
(25.08.25)
1
52-e
7 yıl tecrübe
0
lazpalle
(25.08.25)
1

Geri geri dümdüz gidince hem aşağıdan hem yukarıdan hem yandan gelen araçları kollamanız gerekiyor, çok riskli ve yorucu bir seçenek.

En güzeli sadece yukarıdan geleni kontrol edip oraya geri geri dönüp popoyu verip, dümdüz aşağıdaya devam etmek.

Daha az risk, daha pratik.

30e 10 yıl
0
ananiyimioguz
(25.08.25)
1, E, 10
0
nawar
(25.08.25)
Buna 1 demeyenler acemi ve basit işlemler zor geliyordur onlara.
0
Shepard
(25.08.25)
1/E/25
0
cooperr
(25.08.25)
tüm kavşağı geri giderek geçmek saçma ve kulağa çok yanlış geliyor. kesinlikle 1.

e, 40, 10 yıl
0
sir gawain
(25.08.25)
(5)

bulaşık makinesi bozuldu

kibritsuyu
bosch sgs55e32eu/35 bulaşık makinemiz bozuldu. 20 yıllık makine ama alman üretimi taş gibi yıkıyor.çok da bozulmadı gibi aslında, su alıyor, yıkıyor, suyu boşaltıyor. fakat suyu boşalttığını anlamıyor. su boşaltma pompası suyu boşaltmayı bitirdikten sonra bunu anlayıp durması, ve bulaşık makinesinin
bosch sgs55e32eu/35 bulaşık makinemiz bozuldu. 20 yıllık makine ama alman üretimi taş gibi yıkıyor.

çok da bozulmadı gibi aslında, su alıyor, yıkıyor, suyu boşaltıyor. fakat suyu boşalttığını anlamıyor. su boşaltma pompası suyu boşaltmayı bitirdikten sonra bunu anlayıp durması, ve bulaşık makinesinin sonraki programına geçmesi gerekiyor. ama bunu anlamadığı için pompa suyu boşalttığı halde sürekli çalışıyor, durup "tamam bütün su boşaltı" diyemediği için de sonraki programa geçemiyor.

pompanın oralarda suyun bittiğini algılayan bir sensör, hatta daha da basit şekilde minik mekanik bir şamandıra olduğunu ve bunun bir yere takılı kaldığını ve pompaya hala içeride su var zannettirdiğini düşünüyorum.

biraz kurcaladım ama elimin girdiği yerlerde oynak bir parça bulamadım. elimden geliyorsa servisin "anakartı yanmış, makineyi komple çöpe at" demesinden önce kendim yapmak isterim, aletim edevatım var, elimden de az çok gelir.

bununla ilgili bilgisi olan var mı?
0
kibritsuyu
(21.08.25)
Bulasik makinelerinin temel çalışma prensipleri aslında basit;

Çeşmeden suyu alıyor, makinanın yan duvarlarinda suyun ısısının ayarlandigi kanallar var, daha sonra bu su sizin pompa dediginiz motora ulaşıyor ve motor bu suyu tazyikle pervanelere iletiyor, su da pervanelerden fışkırarak çıkıyor. Bu tayzik aynı zamanda pervanelerin dönmesi gibi bir mekaniği de sağlıyor.

Annemlerin 30 senelik taş gibi çalışan bir bulasik makinesi vardı, mutfak tezghindaki sinsi su sizintisindan dolayi düğmenin olduğu yerde kısa devre çıkarıp yanmıştı (yanmasa bir 30 sene daha giderdi)

Sadece elektronik bölümü yandığından ben bu makineyi alıp saçma sapan peojelerim için götürmüştüm :) Dediğiniz şamandıra gibi bir parça varsa makina yan duvarlarindaki su kanallarindadir ama ben öyle bir parça hatırlamıyorum.

Bence sadece su alırken, aldığı suyun haznesini doldurduguna dair bir mekanizmasi var, zaten haznesi belli bir ölçüde olduğu için sonraki bütün işlem otomatik şekilde gidiyor da olabilir; arıyorum motor 5 dakika çalışarak hazne bitti kabul edip sonraki su alma işlemine başlıyor gibi.

Eğer gider bölümünde bir sensör var ve orası su bosalmiyor olarak görüp makineyi durduruyor derseniz de bu sefer makinanın ilk programı da hiç calistirmamasi gerekirdi çünkü ilk program düzgün çalışıyor demişsiniz.

Valla kolay gelsin, bir şekilde servis anakart değiştirmeyi kitleyecek gibi duruyor :) (aslında kendiniz de değiştirebilirsiniz ama tabii emin olmak lazım esas sorun ne)
0
makbur
(21.08.25)
resetlemeyi denemediyseniz bunu da denemenizi öneririm. marka model yazınca YouTube da resetleme videoları çıkıyor.
0
Phoebe
(21.08.25)
@makbur

bahsettiğim sensör ikinci dediğin, gider bölümünde olan ve suyun bittiğini anlaması gereken bir şey olmalı. uzun bir tatilden sonraki ilk çalıştırmamda ve sanırım ilk programın sonunda bozuldu. makine bulaşıkları ıslattığı ilk suyu almış. makineyi deterjan kapağını açıp yıkama programına geçmemiş, 1 saat kadar su pompası çalışır halde buldum, hafif elektrik yanığı gibi kokuyordu (çalışmaktan ısınmış gibi). yani ilk program başlayana kadar sorun yoktu, ilk suyu almasıyla birlikte ne olduysa oldu. programı resetleyip yeniden çalıştırmak isteyince ilk programı da çalıştırmıyor artık. normalde makine programa başlamadan önce su kalmışsa diye önce bir pompayı çalıştırıyor, oranın boş olduğundan emin olunca yıkama programına geçiyor. artık ona da geçmiyor, pompa dönüp duruyor.

şimdi @wayfarer'ın videosunu izleyeceğim, yapabileceğim bir şeyse bir bakarım.

edit: bu videoda makineyi parça pinçik etti, bu kadar sökemem, söksem de takamam. bir de bu makinede bulanıklık sensörü yok ondan eminim.

pervane kısmını da söktüm, pervane düzgün çalışıyor ama bir sensöre denk gelmedim.

demek ki illa servis çağıracağız. teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(21.08.25)
@kibritsuyu

Ben @wayfarer'in yolladığı videoyu biraz izledim, yorumlarda mesela söyle bir şey diyordu; eğer bu bulanıklık sensörü bozuksa program olduğundan çok uzun süre çalışır diyordu comment bölümüne baktım biraz.

Yalniz tabi evin içinde onu o kadar detay sökmek sıkıntı, yalnız sıkıntın gerçekten o videoda anlatılan olabilir.

Kolay gelsin.
0
makbur
(21.08.25)
Prosestat ya da su sayaç kartı. bu ikisine bakman gerekiyor.
0
gercekdunya
(21.08.25)
(3)

yüzme için özel ders/özel antrenör

kibritsuyu
çok iyi yüzme biliyorum, stilli yüzerim, havuzda gık demeden 3000 metre yaparım.lakin ben yüzmeyi çoğunlukla kendim öğrendim, çocukken lisanslıydım ama hoca gözetiminde bu derece bir idman yapmadım.boğaziçi kıtalararası yüzme maratonuna katılmayı çok istiyorum ama hız sıkıntım var. yüzüyorum ama hız
çok iyi yüzme biliyorum, stilli yüzerim, havuzda gık demeden 3000 metre yaparım.

lakin ben yüzmeyi çoğunlukla kendim öğrendim, çocukken lisanslıydım ama hoca gözetiminde bu derece bir idman yapmadım.

boğaziçi kıtalararası yüzme maratonuna katılmayı çok istiyorum ama hız sıkıntım var. yüzüyorum ama hızlı gidemiyorum, yavaş kalıyorum. video izleyerek olmayacak.

bir kişisel antrenörün beni izleyip şunu yanlış yapıyorsun, kolunu şöyle atıyorsun, erken çıkarıyorsun, nefes alırken kafanı öyle çevirme böyle çevir şeklinde hatalarım nedir, nasıl düzeltebilirim ve hızımı nasıl arttırabilirim bu konuda destek olmasını istiyorum.

ama baktığım bütün özel dersler yüzme bilmeyenlere veya sadece su üzerinde kalabilenlere yüzme öğretiyor. ben daha profesyonel bir şey arıyorum.

bir de flip turn (kulvar sonunda takla atarak dönme) hareketini yapamıyorum, onu da öğrenmek istiyorum.

ankara'da bu konuda tavsiye edebileceğiniz bir yer veya bir hoca var mı?
0
kibritsuyu
(14.08.25)
yüzme bilmeyenlere yüzme öğretebilen kişi size de tekniği öğretip antrenörlük yapar diye düşünüyorum. Bu tarz kurs veren eğitmenleri arayıp istediğiniz şeyi söyleseniz yardımcı olurlar ya da yardımcı olabilecek birine yönlendirirler bence.
0
nundu
(14.08.25)
Yüzme federasyonu ya da üniversitelerin yüzme takımları ile iletişime geçseniz sizi profesyonel bir antrenöre yönlendirirler belki. Yüzmede hala sorun yaşayan biri olarak yardımı olabilir diye yazdım. Daha isabetli öneriler gelecektir. (Cem Yılmaz'ın faruk eczanesi esprisini hatırladım neden bilmem)
0
?
(14.08.25)
ankara’da tohm var, bir iletişime geçin bence.
0
transall
(14.08.25)
(4)

Gençlerbirliği maç bileti

kibritsuyu
17 Ağustos 2025 Pazar günü Eryaman stadında oynanacak Gençlerbirliği - Antalyaspor maçının biletlerini nereden satın alıyoruz?passo.com.tr'de her maç var, bu maç yok. Bir de Gençlerbirliği kombinesi var. Başka yerden mi satın alıyoruz, yoksa sadece kombineliler mi girebiliyor maça?
17 Ağustos 2025 Pazar günü Eryaman stadında oynanacak Gençlerbirliği - Antalyaspor maçının biletlerini nereden satın alıyoruz?

passo.com.tr'de her maç var, bu maç yok. Bir de Gençlerbirliği kombinesi var.

Başka yerden mi satın alıyoruz, yoksa sadece kombineliler mi girebiliyor maça?
0
kibritsuyu
(13.08.25)
Ordan alıyorsun. Daha çıkmamış biletler. 2-3 gün kala çıkıyor.
0
nothing in my way
(13.08.25)
çıkmış bu arada.
0
nothing in my way
(13.08.25)
peki şimdi bir soruda gördüm, ben passolig kalktı diye bu kadar heyecanlandım, bende gençlerbirliği passolig'i yok ki, fenerbahçe var. kaldırıldı diye heves ettim.

gençlerbirliği passolig'i alana kadar bilet alamaz mıyım?
0
🌸kibritsuyu
(14.08.25)
fenerbahçe passoligi ile alabilirsiniz.
0
nothing in my way
(14.08.25)
(3)

zip finansman

kibritsuyu
geçen ay mediamarkt'tan telefon aldım. biliyorsunuz telefonlarda kredi kartına taksit yapmıyorlar. mediamarkt da zip finansman diye bir uygulamadan bana telefon bedeli kadar sıfır faizli kreid çıkarttı, 3 taksit şeklinde.şimdi ödeme günü geldi, ilk taksidi ödeyeceğim. kredi kartıyla ödeyince masraf
geçen ay mediamarkt'tan telefon aldım. biliyorsunuz telefonlarda kredi kartına taksit yapmıyorlar. mediamarkt da zip finansman diye bir uygulamadan bana telefon bedeli kadar sıfır faizli kreid çıkarttı, 3 taksit şeklinde.

şimdi ödeme günü geldi, ilk taksidi ödeyeceğim. kredi kartıyla ödeyince masraf alıyor, eft yaparsam almıyor.

ama ben bu firmayı ilk defa duydum. yani koca mediamarkt'ın çalıştığı finansman firması sahtekar değildir herhalde ama 11 bin lirayı doğrudan bir yere gönderirken de tedirgin oldum. hayır yani sonuçta karşılığı olan ürünü almışım, bir şekilde bunun parasını ödeyeceğim ama para doğru yere gidecek mi, borcumdan düşecek mi, ödediğim halde sonradan karşıma çıkar mı, sağlam mıdır güvenilir midir?

bilgisi olan var mı?
0
kibritsuyu
(05.08.25)
bddk lisansli gorunuyor bddk sitesinden teyit edebilirsin bana guvenilir geldi
0
tahtakafa
(05.08.25)
Zip bir çok ülkede faaliyet gösteren "Şimdi al, sonra öde" yani taksitli finansman sağlayıcısı bir şirket.

en.wikipedia.org
0
salihdt
(05.08.25)
Sanal kart olustur ve öde.
0
designer
(06.08.25)
(30)

doğalgazcıların niye bu kadar pireli olması

kibritsuyu
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.ev tadilatı yaptırdım. dört duvar
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.

ev tadilatı yaptırdım. dört duvar kalana kadar yıkıldı, bütün sıva altı, sıva üstü, tesisatlar dahil sıfırdan evin içi yıkılıp baştan yapıldı.

sıra geldi doğalgaz hattını çekmeye. neymiş efendim boru açıktan gidecekmiş. boyanmayacakmış siyah olacakmış. ocağa giden boru tezgahın üstünde olacakmış, ocağın vanası da tezgahın üstünde olacakmış.

şimdi bembeyaz duvar yaptım, yukarıda asma tavan, kartonpiyer ışık bandı var, yahu içinden götür diyorum, yok olmaz diyor usta. açıktan olacak, kabul etmezler. e bembeyaz mutfak yaptık, şu kara boru aşağıda dolabın içinden gitsin? cık olmaz. lan bari vanasını dolabın içinde bırak? yooh olmaz, acil bişey olursa hemen uzanıp kapatabilmelisin. şimdi bembeyaz mutfağın ortasında kapkara boru var, üstünde kalde yazan iğrenç sarı bir vana.

niye diyorsun peki, ya boruda kaçak olursa? diyor. ocakta kaçak olursa hemen uzanıp vanayı kapat diyor.

bir de diyorlar ki kontrol edip onayladıktan sonra üstünü boyayabilirsin. e abicim boyacı işini bitirip gitti, boya da bitti, boya işi de bitti. tekrar nereden bulayım ben boyacıyı şu saatten sonra? ocak montajı yapılmadan gelip açmıyor da. e ulan eşya dediğin en son geliyor. hani boya işi bitmemişken gelip tesisata bakıp okey de demiyor. illa ocağı görecek, ondan sonra. ocak takılmış eşya girmiş evde o saate boyacı mı kalır artık?

abilerim, güzel kardeşlerim. bu evin bütün duvarlarının, her odanın her duvarının içinde, tavanı dahil örümcek ağı gibi elektrik kabloları da dolaşıyor. daha az tehlikeli değil. herhangi bir kontakta sadece benim evim değil, bütün bina komple yanar allah göstermesin. yani bir risk varsa elektrikte de var. kimse bana ya kaçak olursa?? diyip elektrik borularını sıva üstünden döşetmedi. elektrik idaresi gelip kontrol etmedi. her prizin yanına ayrı ayrı sigorta falan koydurmadı, kaçak olursa hemen uzanıp kapatırsın diye.

ama doğalgazcı diyor ki ya kaçak olursa? bütün borular açıkta olacak, vana elinin uzanacağı yerde olacak.

yahu ben ocaktaki kaçağı fark edip vanasını kapatacaksam, dolabı açıp içine elimi sokup kapatmam maksimum 5 saniye geciktirir. kaldı ki dışarıda sayaçta da kocaman vana var, kaçak fark ettiğim anda sayacın vanasını kapatırım, bütün ev kesilir gider. illa tamir edilecek bir kaçak çıkarsa çağırırım ustayı, asma tavanı kırıp boruyu tamir eder.

niye ben pırıl pırıl evimde g.tü pireli doğalgazcıların keyfine göre dekorasyonumu bozuyorum ya? duvarımda kara boru, tezgahımda kara boru, sarı vana.

biri çıkıp desin ki haksızsın, şu nedenden dolayı açıktan gitmek zorunda. asma tavandan gidemez. biri desin ki duvarın içindeki elektrik kablolarından daha tehlikeli, şu yüzden açıktan gitmeli.

yani ben ölmeden önce evimdeki doğalgaz kaçağını kendi başıma fark edebiliyorsam, çıkar sayaçtaki vanayı kapatırım olur biter. sonra çağırırım başkent gaz'ı, cihazla bakarlar derler ki asma tavanın içinden kaçak sinyali geliyor. mühürler gider. ben de ustayı çağırırım, tavanı kırdırıp kaçağı tamir ettiririm.

kendi başıma fark edemiyorsam zaten ha açıktan gitmiş, ha kapalıdan gitmiş, allah rahmet eylesin. ne faydası oldu açıktan gitmesinin, ocaktaki vananın falan?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Kibritsuyu şaşırttın beni .
Acizane yorum yapıyım .

Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmaz .

(Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği , )
Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar.

Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
"Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmazç"

niye?

"Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği"

nedir?

"Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar"

niye yahu niye?

"Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün."

ihmal bunun neresinde? yetkili ustaya standart süper kalite malzemeyle iş yaptırıyorum. nerede ihmal? asma tavanın içinden gitmesinin neresi ihmal? boktan yapıp gizleyeyim demiyorum, boru gözükmesin yahu. elektrik tesisatı gibi aynı. elektrik tesisatı duvarın içinden gidiyor diye ihmal mi?

zaten sorum bu. niye açmıyor? yönetmelikteki gerekçe şu yazdıklarımdan gayrı nedir? ve ihmal bunun neresinde?
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Abi çeyreğinde bıraktım. Ne kadar elit çizsenizde imajınızı görüldüğü gibi 5 dakika ötesini göremeyen cahillikler yapabiliyor ve düşünüyorsunuz. Adamların önceki kanlı tecrübelerinden bildikleri var sen ise artislik peşindesin. Ya ne yangını olm, nolcak kapı önünde ayakkabılarım varsa diyen sığırlar gibisin.

He kafan biraz çalışıyor olsaydı önce gazcılara sorardın sonra o güzel dekorasyonunu yapardın.
0
Shepard
(10.07.25)
Ben işin uzmanı değilim fakat elektrik tesisatlarında kablolar yalitimli, kaçak akım rolesi var, sigorta var, var oğlu var, evdeki cihazlar kabaca belli vesaire. Yani istatistiksel ve fiziksel olarak bakarsan elektrik sebebiyle sorun çıkma olasılığı çok daha dusuk. Çıksa bile müdahale daha kolay ve müdahale edildiği anda kaynağı kesilebiliyor.

Gazda ise farkında olmadan birikme, basınç, yanma ve patlama olasılığı var. İkisi çok farklı yani. Gaz hattının açıktan gitmesinin bir sebebi var.

Elektrikte sorun olduğunda daha siz farketmeden tesisat kendisi enerjiyi keser zaten. Gazda böyle bir lüksümüz yok.
0
orient blue
(10.07.25)
Yerden yere göre değişiyor sanırım. Benim evde doğalgaz borusu beyaz boyalı, bir kısmı dolabın içinden geçiyor.

Kardeşim Balıkesir'de, doğalgaz boruları plastik kanal ile kaplı.

Her ikisinde gelip baktılar, kontrol edip onay verdiler. Sonradan tadilat yapılmadı.
0
inheritance
(10.07.25)
@shepard, çeyreğinde bırakmayıp okusan anlardın.

yahu çok basit, verecek mantıklı cevabınız varsa duymak isterim diyorum cahillik diyorsun. yahu kaçak göçek boktan iş yapıp gizlemeye çalışmıyorum. cahillik bunun neresinde yahu, neresinde?

doğalgazcılara soruyorum, robot gibi "kaçak olursa, elini hemen uzatır kapatırsın" falan diye düz düz cevaplar veriyorlar. üşenmedim yazdım oraya çeyreğinde bırakma da oku. elektrikte de aynısını yaptım, her şey duvara gömülü, bu cahillik değil de gaz borusu asma tavandan gitsin diyince niye cahillik? cahil olacak ne var bunda? anlat da öğrenelim işte onu soruyorum zaten.

adamların tecrübesi varsa neymiş o tecrübe, onu biliyorsan anlat. kapalı yerden giderken şöyle oldu adam öldü, açıktan gitse olmayacaktı de, bunu göreyim bileyim yahu sorduğum o zaten.

@orient gazda da doğalgaz dedektörü ve kaçak tespit ettiği anda gazı sayaçtan kesen selenoid valf var. ama adam ondan tatmin olmuyor. yine de açıktan gidecek diyor.

elektrikçinin başında durup kablo çapına, boru özelliğine, kullandığı klemense kadar tek tek kontrol ettim. ama sallama usta olsa ince kablo döşeyip dandik klemens kullanıp gitse bunu kimse bilmeyecekti. ona rağmen elektrik idaresi kontrol falan etmiyor, açıktan döşe de görelim demiyor. doğalgazın açıktan gitmesi beni nasıl koruyor?

kaldı ki elektrik kontağından çıkan yangın haberleri, doğalgaz kaçağı/patlaması haberlerinden daha fazla. doğalgazdan zehirlenenlerin çoğu da doğalgazdan değil, atık gazdan yani karbonmonoksitten zehirleniyor. yine açıktaki boruyla ilgisi yok.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Orient blue,? güzel açıklamış , renk konusunda da sanırım boyanın alev alması veya hızlı paslanması ihtimalimden dolayı imiş .
Ayrıca müdahaleye imkan sağlaması açısından da önemli .
Geçen bir arkadaş söylemişti asansör için 400 kriter değerlendiriliyor diye .
Veya araç muayene istasyonlarında yapılan bir çok şey aslında kişiyi bağlayıcı ( Kemer çalışmıyorsa benim kemerim diyemiyorsun ) devlette vatandaşını korumak zorun keşke denetimler daha da artsa.
Bence sıkma canını yapılır gider. Yeni evinin keyfini çıkar , bir ay sonra bu kadar gözüne batmayacak bile.
Güle güle otur, kibritsuyu .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
Vanaların kolay ulaşılabilir olmasından ayrı yerinin de standart olması gerekir ki acil durumda o evde yaşamayan biri bile saniyesinde müdahale edebilsin. Panik halinde onu düşünmek zorunda kalmamalı kimse.

Evet onay sonrası boyanabiliyor ama aslında onu da yapmamamız gerekiyor. (Sebebini bilmiyorum)

Sıva altı yapılmamasının sebebi de borularda sıkıntı olduğunda hızlı tespit ve müdahale. Evet vanayı kapattığınızda eve girişteki gazı durduruyorsunuz ama mevcut gaz kaçak olan yerde sıkışıp kalıyor. Sıkışmış gaz olan bölgeye Fiziki darbe uygulandığında sıkıntı çıkacak.

Ne güzel meşakkatli bir tadilat sürecini sonlandırmışsınız, görmeyin, keyfini çıkarın evinizin. Bir zaman sonra inanın gözünüze batmayacak.
0
nwnd
(10.07.25)
@kibritsuyu oooo uçakta niye bu kadar önlem var? Kanla tecrübe edilmiş olamaaazzz.
Yani neyini anlatalım ki? Çok basit, doğalgaz binanın içinden geçer, patlama olduğu zaman. En ufak kaçakta binanın gazını kesiyorlar. Niye önemsemiyorsun? İlla seni tatmin edecek cevap mı arayalım? Her şeyi bilemezsin, bilene güvenmelisin. Uçağı sürüyor musun? Sürebilen birine emanet uçakta yolculuk yapıyorsun. Gaz her zaman müdahale edilebilir olmalı. Elektrik o kadar tehlikeli değil 500 tane kesicisi var.
0
Shepard
(10.07.25)
Maalesef bu yasakların hikmetine dair doyurucu bir bilgi sahibi değilim, aydınlatamıyorum. Ancak, bu konuda regülasyonların ve denetimlerin çok katı olduğunu biliyorum.

Bizim komşular da hep 4-5 milyon liralık tadilatlar yaptılar. Hepsinde de doğalgaz borusu, vanası vs. aynen dediğiniz gibi ortalık yerde kaldı.

Mutlaka düşünmüşsünüzdür ama yine de hatırlatayım:
Eğer ısınmanız ve sıcak su merkezi sistemse (ısı istasyonu vs.) ve doğalgazı sadece ocak için kullanacaksanız, tesisatı komple iptal etmeyi de düşünebilirsiniz. Yani LPG/propan tüp olur, elektrikli ocak olur...
0
yadigar
(10.07.25)
Abi selenoid valf var da onu tetikleyen mekanizma ne kadar sağlıklı ona bakmak lazım. O sensörlerin kalibrasyonu birkaç yılda bozuluyor. Portakal soysanız gazı kesiyor falan. Gazı kesse bile tesisatta hala gaz kalıyor, elektrikte böyle bir şey yok. Sensörlerin tepki süresi zaten çok fazla. Sensörün eşiği altında kalan bir kaçakta lambayı yaksanız kıvılcımdan alev alabilir vesaire. Kaçak akım ışık hızına yakın sürede enerjiyi kesiyor. On off gibi çalışıyor, eşik yok gibi yani.

Yani siz bilirsiniz ama bence regülasyona uyun, bir bildikleri vardır.
0
orient blue
(10.07.25)
dogalgaz hizmetinden yararlanmak icin gerekli sartların saglanmasi gerekiyor,

bu disiplin keske elektrik saglayan kurumlarda da olsaydi,

izmir de iki genc insan elektrik akimindan ölmezdi,

Manisa buyuksehir belediye baskani da yasiyor olurdu.

belkide daha az orman yanardi,

kurallari esnetmek iyi degil,
muhtar olamayacak birey seni yönetir sonra.
0
designer
(10.07.25)
Beyler sakin. Çözüm son madde

1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor
0
topkapiaksaray
(10.07.25)
1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

şöyle görsün mesela. bu evde yapılan ilk iş su tesiatının döşenmesi oldu. aynı aşamada doğalgaz borularını da döşerdik. doğalgaz şirketinden kontrole gelip güzelce kontrol edip, tamam bu sağlamdır, kaçak yoktur diye onay verirlerdi, ben de üstünü asma tavanla kapatırdım. o da nasıl bir tesisat döşediğimi görmüş, kontrolünü de yapmış olurdu.

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

açıktan giderse nasıl fark edilecek? bunlar gözle görülüp hmm şurada kaçak var diye bakıp fark edilebilir şeyler mi? illa ya koku gelecek, ya birinin başı dönüp fenalaşacak. borudaki bir kaçağı ben kokusundan anlamadan önce görerek anlayabiliyor muyum?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

aklıma yatan tek mantıklı açıklama bu oldu. ama olur desinler, pencereye menfes koyduğum gibi içeriye de açık havaya açılan bir havalandırma icat edeyim. çözebilecekken ilkel yöntemlerle açıktan götürmek niye? daha bile güvenli olmaz mıydı, ufak bir kaçağın evdekileri öldürmeden açık havayla buluşması?

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor

böyle bir şeyden hiç bahsetmediler. hiçbir dükkanda da görmedim. flex sadece boru ile ocak arasında, boru ile şofben arasında var iki karış. böyle bi şeyi ankara'dakiler kabul etmiyor bile olabilir bilemedim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
hepsi hikaye hocam. bana güvenlik müvenlik diye masal anlatmayın.

bu tadilat 3 ay sürdü. daha ilk gün doğalgaz sayacından eve giren eski boruyu söktüler, sayacın tek tarafında boru yok, ucu açık duruyor. bu güvenli mi acaba diyip vanasını açmayı denedim, sayacın öteki ucundan fassss diye gaz püskürdü anasını satayım. kendi taktığınız sayaç ulan, yok bu bunun bi sibobu falan, boru takılı değilken gaz çıkmasın? piç bi kurye geçerken vanayı açıp gitse komple havaya uçmaz mıyız? sen koymuş musun kendi getirip taktığın sayacına güvenlik önlemi?

ve bu ucunda boru olmayan sayaca iki kez sıfır tutarlı fatura geldi. yani doğalgazcı eleman geldi, sayacın o halini gördü, ama sayacı okuyup fatura kesip gitti. ulan bunun borusu yok demedi. mühürlesene vanayı, kapatsana tesisatı. ben yeni projeyi çizdirince zaten başvurup açtıracağım. sen alsana önlemini. vanayı açıp gitsen bütün bina havaya uçacak, sen sadece sayacı okuyup fatura mı kestin?

bunun elektrik kablolarının ucunu açıkta bırakmaktan hiçbir farkı yok, hatta daha tehlikeli. ama "borun açıktan gitmezse kabul etmem " diyen doğalgazcı 3 ayda 2 sefer gördüğü halde umurunda olmamış, bana neyin güvenliğinden bahsediyorsunuz?

boru döşendikten sonra gelip kontrol etmek, ocak ve pencereler takıldıktan sonra tekrar gelip ocağı ve menfezi kontrol etmek zor geldi, iki sefer iş olmasın diye güvenlik ayağına benim dekorasyonumu bozduruyorsun. ben sana bin çeşit güvenlik sunsam da senin amacın güvenlik müvenlik değil, kendi kıçının rahatı. ben buradan bunu anlıyorum. otomatik sensör koyayım, ucu açık havaya çıkan havalandırma koyayım, nanoteknolojik güvenlik yapayım da desen, yoooh kara boru açıktan gidecek, tezgahta elinin altında vana olacak.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu ya senin gibi zeki insanların bu küçümsediği, önemsemediği olaylar başına anında gelse aslında dünya daha güzel bir hal alacak. Senin bin çeşit güvenliğine afedersin yani. Sen kimsin senin güvenlik şeylerini şey edip izin versin adamlar? Bir standart var, özelleştirmeyi takip etmek imkansız. Uyacaksın işte. Lan seni elit bilirdik ne cahil bir şey çıktın. Patlasın geber diyeceğim ama başkalarına da zarar verecek.
0
Shepard
(11.07.25)
herkes uzun uzun yazmış hepsini okumadım belki benzeri yazılmıştır ama yazayım yine de.

boruları sıva altı yaptığınızda kaçak olursa gaz orada birikir, koku size geldiğinde (tabi gelirse) zaten iş işten geçmiş olur. aynı kaçak sıva üstünde olursa gaz odaya yayılacağından tespit edilmesi kolay olur.

Koku gelirse diye paranteze aldım, başımıza gelen bir şeyi anlatayım; ocak (eski tip gaz emniyeti olmayan) bozulmuştu. ocağa gelen gaz borusu kaçırıyor diye düşünüp boruyu sıkılaştırdık. oradan çıkan gaz ocağın boş kısımlarına birikmiş 15-20 dk ocakla uğraştık bize hiç koku gelmedi. sonra denemek için ocağı yaktık ve puff. küçük bi patlama oldu mutfaktaki basınç karşı odanın camlarını içe doğru patlattı. kimseye bişey olmadı allahtan.

bir de sayın @kibritsuyu elektrik tesisatıyla kıyaslamışsın ama onun önlemi bir sürü sigorta var. kaçak olursa sigorta atar. yanıcı gazın önlemi de fark etmek.
0
duyuruuser
(11.07.25)
özetle;
boruların açıktan gitmesi >> kaçak ve arıza tespiti kolaylığı
boyanmaması >> Korozyon ve çatlaklar hemen görülsün diye
vananın dolap içinde olmaması >> acil durumda hızlı erişim, kaçak durumunda dolap içinde gaz birikmesi ve alev alma riski.
0
mustafakesekci
(11.07.25)
gaz borusu asma tavandan gider tamam ama. gaz kaçağı olduğunda öncelikle gaz kapalı alana birikir. büyükl bir patlama yaşayabilirsin. dedikleri doğru ocağın hemen üstünde vana olması mantıklı. acil bir şekilde kapatmak çok önemli. diğer tesisatlardaki sorunlar genelde sadece senin evine zarar verir. ama gaz kaçağı, ygaz yangını ve en önemlisi patlama durumunda diğer evler hatta apartman zarar görebilir. bu risk belki de 1 milyonda birdir ama tedbiri almak gerekir. duvar içinde olması da gaz kaçağının erken farkedilmesi için bir risktir. ilk zamanlarda gaz borularının en az dirsekle yönlenmesi gerekiyor diye kolonları kirişleri delip içinden geçirmişlerdi. sonradan farkedildi ki binanın statik yapısını tamamen bozuyormuş. bunu öngörememiş ve çok büyük bir hata yapmışlardı. hala da gündem olmadı bu konu. sadece boya konusu bana çok anlamlı gelmedi. boranın yanma riski için olsa zaten evin her yeri de boyalı. boyayabilirsiniz bence.
0
ground
(11.07.25)
daha haksız olunan durum azdır. baya haksızsın.

kurallar boşuna yok. denetimler sıkı doğalgazda. ölüm riski var. adamlar estetik değil canı düşünüyor. bi de çok haklıymış gibi savunmuşsun kendini ısrarla. yazık cidden.
0
jelly bear
(11.07.25)
bütün millet senin gibi kendince tasarımı dekoru özelleştirmeye çalışsa, bu işin standardını denetlemek imkansız hale gelir. çok uğraşmışsın tadilatla, canın sıkılmış belli ki. madem öyle bir niyetin vardı, tadilatı yaptırırken tesisatı çektirip doğalgazı açtırsaydın, ustaların bu kuralları bal gibi biliyordu yapmadan önce ama doğru yönlendirmemiş, kabahat onlarda. yanlış yere yükseliyorsun.
0
gkhncnzdgn
(11.07.25)
merak ettim yönetmelik ve standartlara baktım bu iş hakkında. kitap gibi bir sürü şey yazmışlar. onlarca değil, yüzlerce madde oluşturmuşlar. yönetmelik ve standartlar oluşturulurken avrupa'dan örnek alınmış.

buradan bakınca bana gereksiz bir pirelilik gibi geliyor bahsettiğiniz şeyler.
ben de doğalgaz aboneliği yaparken iyi kötü benzer pireliliklerle karşılaştım.

sanırım olayın sebebi, sizin konutunuzda bu kadar kurala gerek olmasa bile başka konutlarda/binalarda bunlara ihtiyaç olabilir ve kurulumu yapan kişinin insiyatifine bırakılmaması en iyisi.

verdiğiniz örnek, bir kuryenin vanayı açabilme ihtimali bambaşka bir konu ve bence ciddi bir eksiklik.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
yazi dilin korkunc bir kere. yolda tam birinin önünü kesecek maganda tipin var.

isini düzgün yapan insanlara hakaret etmissin. comarlik diz boyu. bi de milleti arayip zamanlarindan calmissin.

kurala uyacaksin. bitti. sen dogalgaz uzmani degilsin. konuyu daha fazla sorgulayacak background un yok. bir de buraya gelip destek beklemen de cahilliginin disavurumu.
0
sonsuz
(11.07.25)
sorduğum soruyu doğru anlamayıp, doğru anlamayı bırak, iki satır yazıyı bile okumaya üşenip cahil, maganda, sen kimsin ki, o zaman patla geber diyenlere tik de atmadım, cevaplarını dikkate de almıyorum. uzun uzun, açık açık kafamın neye takıldığını yazdım. azıcık beyni olan okur, anlar ki birçok seviyeli ve yararlı cevap da aldım.

diğerlerine de verecek cevabım var ama nasıl olsa okumuyorsunuz, okusanız da ne demek istediğimi anlamıyorsunuz. karşı argüman sunup tartışmak yerine "o zaman öl geber, kurala uyacan, sen kimsin de sorguluyon, cahil maganda" falan diyip koyun gibi önünüze konanı yiyorsunuz. "bu neden böyle" diye soranı da "çünkü öyle" diye cahil ilan ediyorsunuz.

sizin için kendimi daha fazla yormayacağım. ben okuduğunu anlayıp güzelce cevap veren arkadaşlardan öğreneceğimi öğrendim, kendilerine teşekkür ediyorum.

@shepard, bu arada erkeğim. sana buradan ekmek çıkmaz kardeşim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu abi erkek vücudunda kadin karakterle yasamak zor olmuyor mu? Çok şaşırdım lan.
0
Shepard
(11.07.25)
doğal gaz havadan ağır bir gaz türü, bu nedenle kullanılacak bölgeye kadar yukarıdan, kullanılacak bölgeye de yukarıdan aşağıya doğru hatlar ile dağıtım yapılıyor.

yine doğal gaz hatları yakınında elektrik hatları geçirilmiyor. (kıvılcım çıkar falan)

yine doğal gaz kokusuz bir gaz, koku daha sonra dağıtım aşamasında ekleniyor.

eğer boruyu bir şekilde kapatırsan oluşacak kaçak durumunda gaz yere doğru hareket etmez ve boruyu gizlediğin panelde (duvarda, başka bir şeyin içerisinde vs) kalır, kokuyu duymazsın biriken gaz bir şekilde parladığında sadece wof diye parlayıp bitmez, patlamaya neden olur. saçının başının yanması haricinde birde kafana gözüne giren şarapneller ile uğraşırsın yaşama şansın azalır.

siyah olmasının nedeni ise borunun fabrikadan paslanma önleyici boya ile boyanmış olduğundan emin olmak. eğer farklı renge boyarsan o rengin altında ne tür bir boya vardı denetleyici bilemez, kullandığın boya türü paslandırıcı özelliğe sahip olabilir vb.

duvarın içerisindeki elektirik telleri öyle tel olarak gitmiyor, bir plastik kılavuzun içerisinde gidiyor, her bir tel kendi başına izalasyonu mevcut ve kablonun hasar alması durumunda duvar vb. yüzeyler ile direk teması önlenmiş biçimde. dolayısı ile duvarın içerisindeki kanallardan çıplak kabloda geçirsen çarpılmazsın.

doğal gaz için ise öyle bir durum söz konusu değil, duvar içerisine yapılacak montaj sonrası:

1 ) duvarda yapılacak tadilat (delme, kırma) boru hattına zarar verebilir. borunun nereden geçtiğini göremiyorsun sonuçta.

2 ) hafif depremlerde boru hatları yeterince esneyemediği için zarar görebilir ve fark edilmesi zaman alabilir.


ben denetim sonrası, dolapların üstündeki boruyu mesh ile kapattım, delikleri var sayesinde gaz sızıntısı olursa kokuyu duyabileceğim,

yukarıdan aşağıya inen boruyu yine bir mesh ile kapatabilirsin, dekoratif olsun diye ancak ahşap ve plastik olmamalı, ocağın ısısından erimemeli/yanmamalı, yine vana açıkta duracak o her türlü pratiklik için gerekli.

gaz kaçağı sırasında kapıdaki vanadan kapatırım demişsin de,
vanaları sadece gaz kaçağı olduğunda kullanmıyoruz,
ocak tamiri gerekti kapat,
ocağı değiştirmek istedin, kapat,
uzun süreli tatildesin kapat.
elektrik ile ilgili sıkıntı oldu kapat.

ocakta tadilat yapacaksın, kapıdaki vanadan kapattın diyelim, ocağın oradaki vanaya da erişemiyorsun, yada görünür değil, dolayısı ile aklına gelmedi o vana. ocağı söktün, evine döşeli 30 metre borudaki tüm gaz ocağın takılı olduğu yerden sızmaya başladı, usta dedi ki ben bi sigara yakayım :D

vanalar illa ki kaçak durumunda kullanılmıyor :)
0
selam
(11.07.25)
Abi bembeyaz duvar yaptıysan işler değişir ayıp etmişler, bence bu tür işlemlerde renk seçenekleri olmalı ve dekorasyona göre kullanıcı istediği rengi seçebilmeli, duvarını bembeyaz yapan birine sen nasıl "hayır kardeşim bu boru siyah kalacak !!1!!1" diyebilirsin ya hadsize bak.
0
kizil karga
(11.07.25)
biz de evi yeni yaptırdık, mutfakta asma tavanın alltından gidiyor. altında da mutfak dolapları. Taç dedikleri bir şey var. dolabın üstü ile asma tavan arasında, orada kaldıgı için boruyu görüyorlar sonra taç ekleniyor sorun gidiyor.
0
liberal
(11.07.25)
daha önce cevap yazanların da hakkını yemeyeyim ama; soru nasıl okunur, söylenmek istenen nasıl anlaşılır, bu adam kafaya neyi ve niye takıyor kafa yorulur ve üşenmeden nasıl cevap yazılır, herkes dönüp @selam'ın verdiği cevabı okusun. tam olarak beklediğim şeyi yaptı.

yani şunu yapmak zor olmamalı. yapamıyorsan "kural bu, uyacaksın, sen kim cahilsin de kuralı sorguluyon, o zaman patla da geber" demek iş değil. verecek bir cevabın yoksa akıllı uslu susmak da zor olmamalı.

saygılarımla.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
Duyuruyu okuduktan sonra nicki görünce ağzımın açık kaldığını önden belirtmek istiyorum. Yılların ekşicisi bu nick yahu.

İnsanlık olarak şu mühendislik konularını, yahut teknik bilgi gerektiren konuları kurcalamayı acilen bırakmalıyız artık. 3 saniyede vanayı kapatırım, 5 saniyede hastayı koltuğa oturturum, 10 saniyede arabayı durdururum demekle olmuyor. Herifler bu işlerin okulunu okuyor. Böyle olmalı denip de bir standart getiriliyorsa, eldeki bilgilere göre şu an öyle olması gerekiyordur. “Sorgulamak, şüphecilik” vs diye diye kimse duracağı yeri bilmez oldu bu gibi mevzularda.

Doğalgaz yerine elektrikli ocağa geçmeye ne dersin? 8 haneli paralara daireler satılan projelerde sırf bu siyah borulardan sebep elektrikli ocaklara, kimilerinde indüksiyonlu ocaklara geçiliyor.

Kendi başına veya bunu toplumsal bir ayaklanmaya dönüştürerek doğalgaz borusu standartlarını değiştiremeyeceğin için, kendini sıkıntıya sokmak yerine ocağı değiştirsen daha rahat etmez misin?
0
lazor
(13.07.25)
(4)

çok sayıda pdf yazdırma

kibritsuyu
yazdırmam gereken 130 tane pdf dosyası var.hepsini seçip sağ yık yazdır diyince olmuyor. pdf programı (foxit) aynı anda en fazla 15 tane falan dosya açtığı için hepsini seçip açarak tümünü yazdır diyemiyorum, 15 15 seçip açarak yazdırmak da zorluyor açıkçası. bunları indirdiğim yer ada olup 130 sayf
yazdırmam gereken 130 tane pdf dosyası var.

hepsini seçip sağ yık yazdır diyince olmuyor. pdf programı (foxit) aynı anda en fazla 15 tane falan dosya açtığı için hepsini seçip açarak tümünü yazdır diyemiyorum, 15 15 seçip açarak yazdırmak da zorluyor açıkçası. bunları indirdiğim yer ada olup 130 sayfadan oluşan tek bir pdf yapmak yerine hepsini ayrı ayrı dosya olarak hazırladığı için böyle beni uğraşmam gerekiyor.

kolayca hepsini yazıcıya göndermenin bir yolu var mı?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Yazıdan anladığım kadarıyla 130 tane, birbirinden ayrı ve tek sayfadan ibaret PDF dosyaları var sanırım .
Hepsi tek seferde PDF merge programı ile birleştirilip yazıcıya gönderilebilir.
Freeware versiyon bir programa bakın.
0
diyecevaplandı
(10.07.25)
Hepsini aşağıdaki siteye atıp birleştirin, tek PDF olarak indirip yazdır dersiniz

www.ilovepdf.com
0
pislick0
(10.07.25)
ücretsiz programlar bir seferde 130 pdf'i birleştirmeyebilir. eğer özel dosyalar değilse wetransfere falan yükleyip bana atabilirsiniz bende ücretli olarak ilovepdf var orada birleştirir atarım size çıktı alırsınız.
0
matilda
(10.07.25)
@matilda

ilovepdf 80 sayfaya kadar izin verdi ama pdf merge diye aratınca çıkan ikinci siteden birleştirdim. Teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
(1)

aktif karbon

kibritsuyu
evde rakı yaptığım zamanlarda etil alkolü süzüp yumuşatayım diye granül halde aktif karbon almıştım.rakı yapmayı falan bıraktım ama bu granül aktif karbonlar hala duruyor. bunları kedi kumuna katsam kokuyu alır mı? daha da önemlisi kediye bir zararı olur mu?aktif karbonlu kumlar satılıyor ama her za
evde rakı yaptığım zamanlarda etil alkolü süzüp yumuşatayım diye granül halde aktif karbon almıştım.

rakı yapmayı falan bıraktım ama bu granül aktif karbonlar hala duruyor. bunları kedi kumuna katsam kokuyu alır mı? daha da önemlisi kediye bir zararı olur mu?

aktif karbonlu kumlar satılıyor ama her zaman bulamıyorum. karbonsuz kum alıp içine iki avuç bundan atsam olmaz mı?
0
kibritsuyu
(06.07.25)
Ben 1 kg kadar almıştım ve düzenli olarak serpiyordum kuma uzun bir müddet. Bir problem olmadı. (Ben yaptım oldu)

Mantıken de, aktif karbon gibi zehirleri emen, yeri gelince diş fırçalanan, hatta yeri gelince yenebilen bir maddenin zararı olmasa gerek... (Uzmanı değilim)

Koku için ciddi bir faydasını hatırlamıyorum. Ben kullandığım aylarda evde tek kedi vardı ve her gün temizliyordum kumu düzenli olarak. O yüzden zaten koku problemimiz olmuyordu.
0
yadigar
(07.07.25)
(8)

Penye temizlik bezi

kibritsuyu
Evde temizlik yapılacak ve temizlikçi bizden bez olarak eski atlet, tişört falan istiyor. Gerçekten de atletin yaptığı temizliği o mikrofiberler, sarı bezler yapmıyor, illa eskimiş tişört, atlet falan penye bir şey olacak. Bunun hazır satılanı yok mu? Verebileceğim hiçbir tişört yok, gidip satın ala
Evde temizlik yapılacak ve temizlikçi bizden bez olarak eski atlet, tişört falan istiyor. Gerçekten de atletin yaptığı temizliği o mikrofiberler, sarı bezler yapmıyor, illa eskimiş tişört, atlet falan penye bir şey olacak.

Bunun hazır satılanı yok mu? Verebileceğim hiçbir tişört yok, gidip satın alayım?

Bir sefer hala kullandığım ama görece eskimiş bir çarşafı verdim yırttı.

Bonus soru. Çok zenginler de temizlik personellerine eski tişörtlerini, atletlerini mi veriyor?
0
kibritsuyu
(24.06.25)
defolu ürünler alabilirsiniz. semt pazarlarında tshirt satanlara sorun.
0
kaptan memo
(24.06.25)
arkadaşlar penye bez olarak kullanmak üzere ne alayım demiyorum. defolu ürün almak, ucuz konfeksiyon falan, eski tişört yerine yerine ne kullanabilirim diye sormuyorum.

penyeden, atlet tişört kumaşından marketlerde satılan temizlik bezi var mı? yoksa niye yok? herkesin illa eskimiş tişörtü mü oluyor? parasını verip tişört alıp, yırtıp bez yapmak yerine hazır bez halinde olanı yok mudur bunun, skoç brayt, vileda, parex falan marka.
0
🌸kibritsuyu
(24.06.25)
Mikrofiber bez sanırım aradığınız. Saydığınız markaların ürünleri var, evet.
0
auroraaurora
(24.06.25)
her erkeğin dibi yırtık bir baksırı vardır. onu ver.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
hayir yok. boyle durumda ben de eskimis bir carsaf veriyorum, yillarca o kullaniliyor :D
0
65 derece
(24.06.25)
Bende birikmiş delik kıyafet stoğu var kesip kesip kullanıyorum.

İnternetten araştırınca Orasil diye bir marka buldum ama toptan satış yapıyorlar anladığım kadarıyla.
0
peki madem
(24.06.25)
Penyeden hazır temizlik bezi var mı? Yok.
Her şehrin bir "Bursa kumaş pazarı" ya da öyle bir yeri oluyor, oralardan ucuza parça kumaş bulmak mümkün.
0
kobuzchu kiz
(24.06.25)
bizim abla özellikle şunu aldırdı bana, camda falan asla iz bırakmıyor mucize bişey, illa penye istiyorsa mecbur bir tane ucuz trendyolda aratıp alacaksın yalnız 2 gün sonra birde senden havlu isteyecek bazı ablalar takık oluyor buna, en olmadı bende yok alamam dersen kendi evinden getirir
www.trendyol.com
0
eja
(25.06.25)
(5)

televizyon izleme platformu

kibritsuyu
eski evde turkcell tv+ vardı ve çok memnundum. ama yeni evde turkcell altyapısı yok ve turkcell dedi ki internet bağlantın turkcell olmazsa kullanamazın.internet bağlantım ttnet vdsl. türk telekom diye tivibu aldım ama hiç memnun değilim bundan. fazla süre geçip cayma bedeli iyice girmeden başka alt
eski evde turkcell tv+ vardı ve çok memnundum. ama yeni evde turkcell altyapısı yok ve turkcell dedi ki internet bağlantın turkcell olmazsa kullanamazın.

internet bağlantım ttnet vdsl. türk telekom diye tivibu aldım ama hiç memnun değilim bundan. fazla süre geçip cayma bedeli iyice girmeden başka alternatif arıyorum.

uydu da mevcut ama ben spor kanalları, belgesel kanalları falan da olsun istiyorum. bir de yayını geri sarma özelliği olmalı.

geri sarma özelliği zaten bi tv+'te bi tivibu'da var. başka var mı? alışmaya mı çalışayım tivibu'ya? ttnet vdsl ile turkcell tv+ kullanmanın hiçbir yolu yok mu?
0
kibritsuyu
(20.06.25)
Apple TV, mi box gibi bir harici cihaz alır ona Turkcell tv mobil uygulamasını kurarsanız her operatörle çalışır. Ben Telekom fiber ile kullanıyorum Apple TV üstünden, keza telefon, tablet ve browser içinde de çalışıyor.

Edit: Turkcell tv harici kutusu maalesef sadece Turkcell ile çalışıyor olmalı ama emin değilim. Fakat Turkcell tv mobil uygulamasını native olarak destekleyen bir tv olursa dediğiniz gibi tv kumandasını kullanabilirsiniz. Anne babamın evinde bir Grundig var, kumandasında zaten Turkcell tv butonu var. Tv’nin kendi kumandası ile program +- tuşları ve rakamlar çalışıyor.
0
orient blue
(20.06.25)
o var, mi box'a tv+ kurarak kullandım ama yani o insana tv karşısında oturup kanal zaplama, istediğin kanalın numarasını girip geçme keyfi vermiyor. basıyorsun liste açılıyor, tıktıktık ordan kanalı bulup ok diyorsun geçiyor falan.

ben ileri geri yapa yapa kanal gezeyim, 211 yazayım eurosport çıksın falan istiyorum.

yani kendi box'ı olan bir sistem tercihimdir.
0
🌸kibritsuyu
(20.06.25)
kendi hatlarini satmak icin oyle demisler. dogru degil. tv icin konusuyorum hepsinden kullanabilirsin.
0
buenosdias
(20.06.25)
Mibox'a cloudstream kurup içerik olarak da rectv ya da inatbox sağşayıcılatını kullanırsanız tertemiz bir tvniz olur. Korsan ama her kanal var.

Yine de 211 yazıp istediğiniz kanala gitme özelliği yok. Bu fikri yedek olarak tercih etmek istersiniz.
0
biseysorcaktim
(20.06.25)
teorik olarak olması lazım, sonuçta yayın internetten geliyor, bir internet olması yeterli gibi.

ama eskisini iptal ettirmeden önce yine sormuştum buraya, oluyorsa nakil yapayım diye, olmaz demişlerdi (git: 1602644).
0
🌸kibritsuyu
(21.06.25)
(9)

pidenin kenarları niye kıvrılıyor?

kibritsuyu
pide: https://tinyurl.com/3da882vcşu kenarlarını niye içeri kıvırıp orayı iyice yenmez kuru ve boş hamur haline getiriyorsunuz? millet yerken ayırıyor, atıyor. dümdüz bırakıp malzemeyi de oraya yaysanıza.nedir sebebi?
pide: tinyurl.com

şu kenarlarını niye içeri kıvırıp orayı iyice yenmez kuru ve boş hamur haline getiriyorsunuz? millet yerken ayırıyor, atıyor. dümdüz bırakıp malzemeyi de oraya yaysanıza.

nedir sebebi?
0
kibritsuyu
(20.06.25)
Harcin icinde sivimsi yapida seyler de var, kapali olmazsa yanlardan akabilir. Daha kucuk de yapilabilirdi tabii tercih meselesi. Tamamen kapatan bile var. Kenarlarini atan da niye atiyor anlamadim. Hamur yemicekse tarhana corbasi icsin.
0
mbond
(20.06.25)
orayı atan kimmiş? o kısım malzemeyi içte tutuyor hem de güzel yeniyor gayet. kenarsız pide yenmez.
0
jelly bear
(20.06.25)
Harcı tutar. Orayı yemeyen de ne bileyim hayattan zevk almıyordur
0
glamdr1ng
(20.06.25)
orayı yemeyeni görmedim duymadım.

gerçi düşündüm de ben 2-3 yerden pide yiyorum, hepsi de baya düz yapıyor o fotolardaki gibi pideyi yemedim bayadır
0
avatar is back
(20.06.25)
harcı tutar da harcı tutacak kadar kıvırsınlar o zaman. kimisi neredeyse yarısını kıvırıyor.

yani pide olsun, pizza olsun, ben de atmam yerim. ama keyif de vermez. içli bir hamur yiyecekken niye yarısı kuru kuru hamur olsun? önce kenarlarını yerim ki içli güzel kısmı sona kalsın diye.

şöyle olsun mesela, malzeme dökülmeyecek kadar kıvır bırak: cdn.yemek.com

ya da en fazla şöyle: www.kebap49.com.tr

bunların yarısı boş, kuru hamur:
saraylidoner.com
doyumyemek.com
0
🌸kibritsuyu
(20.06.25)
hesaplayan adam modu: öyle olursa daha fazla harç koyması gerekecek. fazla harç koymazsa içi boş gözükecek. kenarını hamur yaparsa az harç çok hamurla büyük gözüken pide yapabiliyor.
0
inheritance
(20.06.25)
O kismin tadi baska çünkü. Daha sert ve leziz.
0
feastofthedamned
(20.06.25)
upload.wikimedia.org
buna kafayı takan için Konya/Afyon civarlarının pidesi süper.
0
nhk ni youkosu
(20.06.25)
Harcı tutması için +736
Ekstra lezzetli bir yer yapmak için +37474289

Ustadan ustaya kalınlığı da gerçekliği de değişir. Kimi daha kalın, kimi daha şişkin, kimi daha ince, kimi daha derin, kimi pofuduk yapar. Herhangi birini ayırıp yemeyeni görmedim.

Arasına ucundan harç da girmişse mhhh…
0
lazor
(23.06.25)
(6)

ikea tisken vantuzlu duvar askısı

kibritsuyu
şu ürün: https://www.ikea.com.tr/urun/tisken-beyaz-duvar-askisi-70381275ben mi gerizekalıyım, düşünemiyorum, yoksa bunlar mı ürün açıklaması yazmayı bilmiyor, siz yardımcı olun.bu parlak yüzeylere yapıştırılan vantuzlu bir askı. korumasını çıkarın, duvara bastırıp yapıştırın, kullanın, sökeceğiniz z
şu ürün: www.ikea.com.tr

ben mi gerizekalıyım, düşünemiyorum, yoksa bunlar mı ürün açıklaması yazmayı bilmiyor, siz yardımcı olun.

bu parlak yüzeylere yapıştırılan vantuzlu bir askı. korumasını çıkarın, duvara bastırıp yapıştırın, kullanın, sökeceğiniz zaman da arasına kart mart bişey sokup sökün diyor.

pek güzel, pek ala. şuna da cevap verir misiniz, söktükten sonra tekrar kullanabiliyor muyuz? bütün soru bu kadar aslında, tekrar kullanabiliyor muyuz?

vantuzlu olduğu için istediğin kadar sök tak yapabileceğini düşündürüyor, ama belli de olmaz, belki bir kere yapıştırıp kartla sökünce vantuz özelliği follofoş oluyordur. hiçbir yerde tekrar kullanabilirsin, yıkanır, ıslatılır, tekrar yapıştırılabilir demiyor. bu da bana tekrar kullanılamayacağını düşündürüyor.

sizce?
0
kibritsuyu
(17.06.25)
www.ikea.com.tr

"TISKEN vakumlu banyo askıları ve duş sepetleri fayans, ayna ve cam gibi pürüzsüz yüzeylere yapışır. Onları hareket ettirebilirsiniz, bu da istediğiniz zaman yerlerini değiştirebilmenizi daha kolay hale getirir."

Tekrar kullanılabilir diye anlıyorum.
0
peki madem
(17.06.25)
www.ikea.com.tr
bizde bu var. vantuzu tutmuyor, düşüyor.
0
elorelia
(17.06.25)
tekrar kullanmak istediğinizde altındaki yapışkanı iyice söküp temizleyin. çift taraflı bant alıp tekrar kullanmanızı salık veririm.
0
ground
(17.06.25)
açıklamasını pek iyi yapmamışlar evet, ikea'nın neredeyse tüm kurulum kılavuzları böyle biraz yetersiz gibi geliyor bana.
tam bundan kullanıyorum, vantuzları iki üç ayda bir çıkartıp (yapıştırılacak zemini de) temizleyip tekrar yapıştırıyorum, tutuyor. çok ağır değilse de adedine yaklaşık 1kg kadar yük asılı duruyor, bence başarılı.
yapıştırırken öyle çok kibarca değil, gerçekten bastırmanız gerekiyor sadece.
0
gkhncnzdgn
(17.06.25)
bunu bilmiyorum da kalıcı olarak yapıştırayım, bir daha sökmesem de olur diyorsanız hagen diye bir marka var onu tavsiye ederim. banyo rafını delmeden yapışkan ile yapıştırdım 3 sene oldu hala sapasağlam duruyor.
0
inheritance
(17.06.25)
@inheritance

yok onu diyecek olsam delip vidalarım zaten. tam tersine, yapıştırayım sağlam dursun, ama yerini beğenmezsem, kullanışlı gelmezse söküp başka yere yapıştırırım diyorum.

tuvalet kağıdı, yüz havlusu falan asacağım, ağır bir şey de taşımayacak. ama ne bileyim tuvalet kağıdı sağ duvara mı yapıştırayım, sola mı bilemedim. yapıştırıp biraz kullanayım, hoşuma gitmezse söküp öteki tarafa yapabiliyor muyum onu merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(17.06.25)
(2)

iki adet alakasız terim sorusu

kibritsuyu
1. bunun bir terimle karşılanıp karışlanmadığından emin değilim.pazarlamada ürünümüze, markamıza, işyerimize slogan seçerken, her ne kadar anlamı olumlu olsa da, olumsuz kelimeler kullanmamamız gerektiğine dair bir pazarlama terimi.örneğin burada bir midye dolmacı var, tabelasının altında kocaman "t
1. bunun bir terimle karşılanıp karışlanmadığından emin değilim.

pazarlamada ürünümüze, markamıza, işyerimize slogan seçerken, her ne kadar anlamı olumlu olsa da, olumsuz kelimeler kullanmamamız gerektiğine dair bir pazarlama terimi.

örneğin burada bir midye dolmacı var, tabelasının altında kocaman "taş yok, kum yok, çamur yok" yazıyor. midyem temiz demek istiyor, iyi bir şey demeye çalışıyor ama ben midyecinin tabelasında "taş, kum, çamur" görünce midem bulanıyor, bu bana hiç "hmmm tertemiz nefis bir midye" algısı yaratmıyor.

ya da bir kuruyemişçide gördüm, "kuruyemişin bayatlamaya fırsatının olmadığı yer" yazmış. iyi bir şey demek istiyor ama aynı cümlede kullanılan "bayat kuruyemiş" ifadesi bana iyi bir şey gibi gelmiyor, beni çekmiyor, "mmh nefis, sürekli sıcacık kuruyemiş" dedirtmiyor bana.

bu konuyla ilgili bir terim, trateji bir şey var mı pazarlamada?

2. bu yeni nesil bir tanımlama ve bir adı vardı eminim. mansplaining diyesim var ama değil gibi.

bir erkeğin, kadının zaten yapacağı şeyi "şöyle yap" diye söyleyip, sanki kendi söyledi de yaptırdı, ben söylemesem yapamayacaktı" gibi davranmasına ne deniyor?

örneğin kadın arabayı park ediyor, gayet de güzel park ediyor ama bir anda erkek çıkıp gel gel sol yap hop dur, şimdi sağ yap ileri git diyip güya o park ettiriyor.

düşündüm de bunun cinsiyetle ilgisi yok. eşimin de bana sık sık uyguladığı sinir bozucu bir manipülasyon. eve misafir geldi diyelim, daha kapının ağzındayız, bana dönüp misafirin de duyabileceği şekilde diyor ki "merhaba dedin mi"? yahu diyeceğim, bi nefes alsın adam. ama o saatten sonra merhaba diyince sanki demeyecekmişim de o söyledi diye demişim gibi oluyor, çocuk gibi kalıyorum.

ya da ortalıkta bir eşya var diyelim, boş çay bardakları vs. tam ayağa kalkıyorum, eşyayı alıp yerine kaldıracağım, diyor ki "şunu da alıp kaldırsana", ya zaten onun için kalktım. sen söylemesen de kaldıracağım, ama şimdi sen söylediğin için kaldırmış gibi oldu. sen kaldırtmışsın gibi oldu.

bunun bir adı vardır di mi? mutlaka bir adı vardır.
0
kibritsuyu
(16.06.25)
1. Negatif Çerçeveleme (Negative Framing)
0
duyuruuser
(16.06.25)
1. Dolandırıcı:p terimi bilmiyorum ama ortada hiçbir şey yokken "valla ben yapmadım" tarzı kendini sunanlar bana şüpheli geliyor. Yokun inkari olmaz diye düşünüyorum karşılaşınca. Anladığım kadarıyla sende de buna benzer bir şey uyandırıyor şüphe düzeyinde olmasa da.

2. Ben yönetiyorum takıntısı da ismini bilemiyorum. Sembolik hırsızlık diyesim geldi. Çalınan şey yapabilirlik/planlama vb. Sen de sonuçta ben o söylemese yapamazdım duygusuna kapilabilirsin durum buna müsait.
0
encokbenisevinnolur
(16.06.25)
(8)

kaçak akım rölesi atması

kibritsuyu
geçen gün yeni tadilattan çıkan ve tüm elektrik tesisatını yenilettiğim evdeki toprak hattı ve kaçak akım rölesinin sağlığını sormuştum (git: 1606200).bugün balkona yaptırdığım prize elektrikli çaydanlık taktım ve kaçak akım rölesi attı (sigorta değil). kaldırmayı denedim, tekrar attı. çaydanlığı çı
geçen gün yeni tadilattan çıkan ve tüm elektrik tesisatını yenilettiğim evdeki toprak hattı ve kaçak akım rölesinin sağlığını sormuştum (git: 1606200).

bugün balkona yaptırdığım prize elektrikli çaydanlık taktım ve kaçak akım rölesi attı (sigorta değil). kaldırmayı denedim, tekrar attı. çaydanlığı çıkarıp kaldırınca oldu.

çaydanlık başka prizlerde, mutfakta vs çalışıyor. büyük ihtimalle sorun balkondaki prizde.

i.imgur.com

kaloriferin arkasına doğru giden boru balkondaki prize gidiyor. yanlış görmüyorsam karşı duvardaki prizle aynı buattan elektrik alıyorlar. çaydanlık karşı prizde çalışıyor, ama balkona takınca kaçak akım rölesi atıyor.

prizdeki problem nedir sizce?
0
kibritsuyu
(09.06.25)
Sifir eve tasindik,yani elektrik hatti yeni cekilmis, fakat kimi prizler ve aydinlatma hatti sigorta attiriyordu,

elektrikci cagirdik ,topraklama vs baglantilar yanlis yapilmis,

Ana sigortadan prize kadar kablo sağlam
ama prizde baglanti yanlis idi.
Panodaki ilk ana sigorta ve asagidaki bagli oldugu sigortayi attiriyordu.
0
designer
(09.06.25)
tabi eski hat ise kablolar hasarli ise de yapar,
0
designer
(09.06.25)
ben bizim evdeki çevre aydınlatmasını yaparken, kaçak akım rölesini, nötr kabloyu toprakla temas ettirerek deniyordum. kaçak akım faz ve nötr arasında fark olunca atıyor. sigortaları indirin, o prizi söküp nasıl bağlanmış bir bakın, eğer zorlama bir şekilde bağlamışlarsa, siz fişi takınca faz veya nötr kabloyu belki topraklıyorsunuz. belki de duvar içinde kabloda bir yara var ondan dolayı nötrden atıyor. çaydanlık dışında başka şeylerle de bir deneyin.
0
malheiros
(09.06.25)
balkondaki priz, kablolama vb herhangi bir şeyden olabilir o. tek bir ihtimal yok yani. elektrikçi gelip bakacak başka yolu yok kibrit bey amca
0
neira
(10.06.25)
Fişini ters takıp deneyin bir de, atacak mı kontrol edin ona göre yorum yapılır tekrar.
0
kimlanbu
(10.06.25)
bozuk olan prizde toprakla nötr ters bağlanmış olabilir. işleri yaptırdığınız elektrikçiyi çağırın mümkünse, o kontrol etsin.
0
shadowfollower
(10.06.25)
1-ev dediğiniz için bir tane kaçak akım rölesi olduğunu varsayıyorum, nötr-toprak temasından başka bir ihtimal bulunmuyor. eğer tesisatın bazı bölümlerinde kaçak akımdan ayrı tutulan linyeler varsa ve nötrden veya fazdan birisi buradan besleme yapılmışsa da kaçak akım rölesini attırır.

2-cihazda kaçak olabilir

3-aynı linyedeki tüketim kaçak akım rölesinin eşik değerini aşıyor olabilir
0
bravoteam
(10.06.25)
prizdeki problem neymiş biliyor musunuz arkadaşlar.

buyrun: i.imgur.com
0
🌸kibritsuyu
(11.06.25)
(12)

prizdeki toprak hattının sağlığı + kaçak akım rölesi

kibritsuyu
evin bütün tesisatı yenilendi. eski bir bina olduğu için ustaya toprak hattını sordum ama var dedi, hatta dışarıdan sigorta kutusuna gelen toprak kablosunu gösterdi. sigorta kutusuna kaçak akım rölesi de taktı, üstündeki test düğmesine basınca atıyor.internetten araştırdım ama ya eksik bilgi veriyor
evin bütün tesisatı yenilendi. eski bir bina olduğu için ustaya toprak hattını sordum ama var dedi, hatta dışarıdan sigorta kutusuna gelen toprak kablosunu gösterdi. sigorta kutusuna kaçak akım rölesi de taktı, üstündeki test düğmesine basınca atıyor.

internetten araştırdım ama ya eksik bilgi veriyorlar, ya hatalı. demiş ki prizde sarı yeşil kablo varsa toprak vardır. lan prizde kablo var, o kablonun ucu sağlam bir yere gidiyor mu onu öğrenmek istiyorum. belki boşta duruyor, kabloya bakıp tamam denir mi?

biri demiş ki ölçü aletiyle faz ve toprak arasını ölç, 220 volt alıyorsan toprak hattı vardır. kimileri toprak kablosunu da nötr hattına bağlıyor. e öyle bağlamışsa ben yine 220 volt almaz mıyım, bu da bana gerçekten bir toprak hattım var mı göstermez ki.

velhasıl kelam, elimde multimetre var. ben binadaki toprak hattının sağlıklı çalışıp çalışmadığını nasıl anlarım.

bonus soru, kaçak akım rölesinin işini yapıp yapmadığını nasıl anlarım? illa kendimi elektrik çarptırmama gerek yoktur değil mi?
0
kibritsuyu
(30.05.25)
Toprak ve nötr arasını ölç, 0.5 ile 2.5 arasu bir değer çıkması lazım.
asıl toprak hattininolcen aletin atı meger ama onu bulman zor. Mevcut şartlarda dediğim yöntem yeter
0
kisa
(30.05.25)
multimetrede 250v ve 750v diye farklı seviyelerdeki voltajı ölçmek için ayar var. 750'yi seçip faz ve nötr arasını ölçtüm, 230 dedi. normal voltaj. faz ve toprak arasını ölçtüm, yine 230 dedi. nötr ile toprak arasını ölçtüm hiç oynamadı. aletin ayarını 250'ye getirdim, ekranda ondalık çıktı, nötr ile toprak arasına değdirince 0.00 yazısı 0.01 oldu.

aleti kopukluk tespit etme moduna aldım, probları birbirine değdirince biip diye öten mod. nötr ile toprağı birbirine bağlamış olabilirler mi diye, ikisi aynıysa biip yapar diye düşündüm, nötr ve toprağa değdirince kaçak akım rölesi attı.
0
🌸kibritsuyu
(30.05.25)
youtube da electroboom diye bir kanal var. tatile gittiğinde gittiği otellerdeki elektrik tesisatını kontrol ediyor (kaçak akım dahil). hatta türkiye'ye de gelmişti. izlerseniz belki bir fikir verir.
0
inheritance
(30.05.25)
RCD nin atması çalıştığını gösteriyor zaten süreklilikte küçük bir akım gönderiyor sen toprakla nötr e değdirince o küçük akım RCD için kaçak akım demek.
Teste basınca atıyorsa da çalışıyordur.

Bina topraklaması normalde , kazık > ana pano barası> sarı yeşil kabloyla kendi panelinize>prizlere şeklinde olduğundan usta tabii size sigortadaki kabloyu gösterecek çünkü onun işi orada bitiyor.
Onun yaptığı tamamsa siz binanın topraklaması var mı diye ölçmeye başlıyorsunuz.

Ölçümlerde aksini gösterir bir şey göremedim, nötr toprak 0.01 olması pozitif. hiç olmasa yada yüksek olsa problemdi.
tam emin olmak için empedans ölçümü vs. yapılabilir. Ama onun için elektrikçi çağırmanız lazım.


Bip testi yaparken hatta enerji olmasın btw.
0
wallcan
(30.05.25)
@wallcan benden daha iyi biliyor olabilir ama 0.01 volt çok düşük bir değer O kablo sarımından kaynaklanan induktans kaynaklı olabilir bence 0.01 çok az toprak ve nötr arasında daha düşük bir voltaj kademesinde ölçer misin
0
kisa
(30.05.25)
i.imgur.com

daha düşük voltaj kademesi yok. ama 0.01 değilmiş, nokta bir basamak sağdaymış, 00.1 yazıyormuş, 0.1 yani.
0
🌸kibritsuyu
(30.05.25)
Bana düşük geliyor.
Belki topraklama var ama eski binaysa çubuğun kalitesi düşmüş olabilir oksitlenme olabilir eriyip gitmiş olabilir bilemedim. Daha iyi bilen birinden bir cevap bekleyelim
0
kisa
(30.05.25)
işe yaramayan bir ek yapayım 0,01 düşük evet 0.1 daha iyi. ama aslında teoride 0.00 çıkması gerekir zaten. 6-7 çıksaydı problem vardı.

Düşük niye problem çünkü akım olmayabilir de bağlı olmayabilir 0.1 daha güvende ama süreklilik testi tekrar yapılabilir.
Dairedeki tüm elektiriği kesip , prizi söküp, bip testi yapıp bakabilirsiniz sürekliliğine. İlk yaptığınızda elektiriği kesmemiştiniz sanırım RCD attı vs.
0
wallcan
(30.05.25)
Tekrar düşündüm de RCD nin atması zaten topraklama bağlı demek aslında. yani böyle bir test yok normalde de nötrden gidip topraklamadan dönüyor olmalı ki RCD onu kaçak akım algılamış olsun. Dönüyorsa bağlıdır, bağlı ve 5 ten fazla ölçmüyorsanız topraklama sağlıklıdır.

Benim bilgim inş.müh olarak sahada defalarca bu tip testleri yapmak zorunda olmaktan yani pratik bilgiden geliyor. Bir elektrik mühendisi yada elektirikçi daha net cevaplar tabii.
0
wallcan
(30.05.25)
nötr ve toprak hattı birbirine bağlanırsa kaçak akım koruma rölesi çalışmaz. test'e basmanıza gerek olmadan sürekli atar.

kaçak akım koruma rölelerinde mantık şöyle işler, fazdan gelen enerjinin dönüşü nötr hattı üzerinden oluyorsa herhangi bir problem yoktur. ancak, 10 amper olarak giren enerji 5 veya 15 amper olarak dönüş yapıyorsa problem var demektir ve sigorta kendini açarak sistemdeki enerjiyi keser.

eski tesisatlara kaçak akım koruma rölelerinin eklenememesinin sebebi nötr-toprak bağlantısı veya buatlardaki faz atlamalarından dolayıdır. zaten bu problemlerin hepsinin giderilmeden kaçak akım takılamaz.

gelelim topraklama konusuna. multimetre ile topraklama tesisatının ne derecede işlevsel olduğunu anlayamazsınız. çünkü geçmiş zamanlarda birçok yanlış uygulama yapılmış olabilir. kimi yerlerde demir su borusu tesisatına, kimi yerlerde binanın kesilmemiş kolon demirlerine bağlandığını gördüm. o yüzden kesin çözüm meger cihazı olan birisini çağırmak ve gerekli ölçümü yaptırmak olur. çünkü topraklama kablosu, doğrudan toprağa bağlansa dahi yeterli performansa sahip olmayabilir. kazık şeklindeyse kırılmış veya levha şeklindeyse levhadan ayrılmış olabilir.

test düğmesi çalışıyorsa kaçak akım koruma rölesi çalışıyordur.
0
bravoteam
(30.05.25)
nötr ve toprak: i.imgur.com

sonuç: i.imgur.com

probu oynattıkça 0.4 0.2 0.1 falan da oluyor.
0
🌸kibritsuyu
(30.05.25)
öncelikle senin güvenliğin ile ilgili olan kısma gelelim, kaçak akım rölesi çalışmak için topraklamaya ihtiyaç duymaz. topraklama varsa bi cihazda metal gövdeye kaçak olduğu anda otomatik atar, topraklama yoksa sen dokunduğunda ufak çarpar 30ma(eğer rölen 300lükse yanlış. 30 olmalı...) kaçak tespit edince yine atar. zaten tüm cihazlar topraklı değil ve direkt faza temes ile çarpılma durumunda vs. topraklama yine bişey yapmayacak. fazdan çıkan nötrden dönene eşit olmadığı sürece röle atar. ister toprak hattından gitmiş olsun o kaçak ister senin üzerinden. türkiyede çok sık söylenen bir yanlıştır k.a.r. için toprak hattı gerektiği.

faz toprak arasına direnç bağlayarak(direnç yoksa led ampul gibi düşük güç çeken bişeyle de test edilebilir) test ettiğinde atıyorsa çalışıyordur. normalde düzgün bir k.a.r. içinde direnç ile kendini gerçekten test eder ama takılan nedir bilemiyoruz direkt anahtarı attıran fiziksel bi sistem olabilir belki dandiklerde. direkt prizde test etmek daha sağlıklı.

üstündeki test düğmesi düzgün şekilde direnç ile test yapıyorsa bile topraklama hattı hakkında fikir vermez çünkü k.a.r.'a topraklama bağlanmaz. nötr girişini toprak gibi kullanır o test için. faz çıkışından nötr girişine bağlar direnci.

nötr ve toprak her zaman birbirine bi noktada bağlanır zaten, topraklamanın çalışma mantığı elektriğin kaynağa döneceği alternatif bi yol sağlamak. nötr ve topraklama arasında continuity olması lazım. bonding deniyor buna da. multimetre ile nötr ve toprak arasında düşük bi direnç görmen lazım, yine düşük bi voltaj farkı da olur ama o yük durumuna göre gün içinde değişir.
0
konetsu
(30.05.25)
(6)

U dönüşü neden yasak?

kibritsuyu
arkadaşlar ben U dönüşü ismi verdiğimiz, tam 180 derece geriye döndüğümüz hareketin neden yasak olduğunu bir türlü anlayamıyorum. tamam yolun ortasında zart diye U dönülmesine lafım yok. ama herhangi bir kontrolsüz kavşakta, hatta kontrollü kavşakta dahi niye U dönemiyoruz?kavşakta duruyorum. sağımd
arkadaşlar ben U dönüşü ismi verdiğimiz, tam 180 derece geriye döndüğümüz hareketin neden yasak olduğunu bir türlü anlayamıyorum. tamam yolun ortasında zart diye U dönülmesine lafım yok. ama herhangi bir kontrolsüz kavşakta, hatta kontrollü kavşakta dahi niye U dönemiyoruz?

kavşakta duruyorum. sağımdaki yoldan gelen araba sola dönebiliyor, karşımdaki yoldan gelen araba düz geçebiliyor, solumdaki yoldan gelen araba sağa dönebiliyor, peki ben niye bunların hepsinin dönüp girdiği yola 180 derece dönüp giremiyorum? mesele karşıdan gelenin yolunu kesmekse ben de soldaki yola dönebiliyorum, o da yasak değil. direksiyonu biraz daha kırıp tam geriye dönmeme engel olan ne?

maps.app.goo.gl

al ışık da var üstelik, her taraftan gelen her tarafa gidebiliyor, ben de sola yeşil yanınca sola dönebiliyorum, ama sola dönüp yola çıkınca kural bana diyor ki illa karşındaki yola giricen, U dönemezsin.

niye?
0
kibritsuyu
(22.05.25)
iki tane soyleyecegim, muhtemelen sola donuse yesil yandiginda soldan gelen aracin saga donusune de yesil yaniyordur. U donerseniz o aracla kafa kafaya gelme riski var.

Baska bir senaryoda da karsidan gelen trafigi tikayalim, sonra o noktadan U donmeyi deneyelim kavsakta kac baska aracin yolunu tikamis oluruz?

Tekrar doladim saga donuse ayri cep vermis dolayisiyla ilk senaryo patladi.
0
wallcan
(22.05.25)
senin solunda sağa dönmek için bekleyen araçlar var. sana yeşil yandığında onlarada sağa dönmek için yeşil ışık yanıyor. o yüzden yasak
0
obscure
(22.05.25)
u dönüşü işlemi trafiği yavaşlatıyor ve karşı şeritten gelen araçlar için risk teşkil edebilir.
0
duyuruuser
(22.05.25)
u dönüşü yasak değil. yasak olan yerlerde yasak. kavşaklar varken u dönüşü çok gereksiz bir şey. u dönüşü geri kalmışlıktır. bknz. siyasetçiler. reis 2 seneye bir u dönüyor.
0
mikahakkinen
(22.05.25)
Çünkü trafik sadece otomobillerden ibaret değil. Trafikte seyir halinde olan daha uzun ve geniş araçlar da mevcut ve pek çok araç tek hamlede u dönüşü yapamaz. Trafiğin akışını tehlikeye atacak bir kural konamayacağına ya da her araç tipi için farklı farklı kurallar tabelalar konamayacağına göre bu tarz yollarda u dönüşü yapmak her araç için yasaktır.
0
thracia
(22.05.25)
geçmiş yıllara gidip daha doğru yorum yapılabilir. sola dönüşteki karşıdan gelen şeritte senin u dönüşü istikametine aynı anda yeşil yandığı için u dönüşü yasak tabelası varmış geçmişte. günümüzde kavşak düzenlemesi ile sağa dönüş ayrılmış ve sinyalizasyon değişmiş olsa da u dönüşü yasak tabelasının kaldırılması unutulmuş. ilgili makamlara müracaat ederek tabelanın kaldırılmasını talep edebilirsiniz.
0
goodz
(22.05.25)

ürün açıklaması belirtmek zorunlu değil mi?

kibritsuyu
arkadaşlar kuzenim ev hediyesi olarak tencere tava getirmiş.tencerede bir sıkıntı yok, kutusunda açık açık 18/19 krom nikel, tabanı şu malzemeden, kulpu bu malzemeden, kapağı bu malzemeden diye yazıyor. hangi tip ocaklarda kullanılabilir, indüksiyona vs uyumlu mu hepsi yazıyor.tavada ise hiçbir zıkk
arkadaşlar kuzenim ev hediyesi olarak tencere tava getirmiş.

tencerede bir sıkıntı yok, kutusunda açık açık 18/19 krom nikel, tabanı şu malzemeden, kulpu bu malzemeden, kapağı bu malzemeden diye yazıyor. hangi tip ocaklarda kullanılabilir, indüksiyona vs uyumlu mu hepsi yazıyor.

tavada ise hiçbir zıkkım yok anasını satayım. yanmaz yapışmaz yanmaz yapışmaz demiş durmuş. ne kutusunda, ne içinden çıkan kullanım talimatında, ne garanti belgesinde malzemesi, kaplaması hakkında bir şey yok. "doğadan gelen elmas kristalleri" falan diye reklamsı sözler var.

yani gözümle bakınca bariz teflon bu, ama en ufak bir yerinde teflon yazmıyor. hadi kaplaması teflon, altındaki ana malzeme ne, yazmıyor. bilindik koskoca marka bu. hangi tip ocağa uyumlu o yazmıyor.

ya bunları yazmak zorunlu değil mi, ne aldığımızı ne kullandığımızı bilmemiz gerekmiyor mu, üreticinin bunları tüketiciye bildirme zorunluluğu yok mu?

sinir oldum. bunu nereye şikayet edebiliriz?
0
kibritsuyu
(20.05.25)
(9)

lavaboya atık yağ dökmek vs su israfı meselesi

kibritsuyu
bunu daha önce de sormuşum gibime geliyor ama bulamadım. şimdi sözlükte başlığı görünce aklıma geldi.lavaboya dökülen 1 litre atık yağ 1 milyon litre içme suyunu kirletiyormuş. yani lavaboya döktüğümüz atık yağ gidip temiz suya karışıyor diyebilir miyiz, doğru mu?peki o zaman suyu açık bırakıp israf
bunu daha önce de sormuşum gibime geliyor ama bulamadım. şimdi sözlükte başlığı görünce aklıma geldi.

lavaboya dökülen 1 litre atık yağ 1 milyon litre içme suyunu kirletiyormuş. yani lavaboya döktüğümüz atık yağ gidip temiz suya karışıyor diyebilir miyiz, doğru mu?

peki o zaman suyu açık bırakıp israf ettiğimizde, ne bileyim dişimizi fırçalarken, tıraş olurken şar şar boşa akıttığımız suların da neticede gideceği yer yine temiz su kaynağı değil mi o zaman? israf olmamış oluyor?

atık yağ da aynı yoldan gidip temiz suya karışıyorsa, boşa akıttığımız temiz su da aynı yoldan gidip yine temiz suya karışıyor ve israf olmamış olmuyor mu? ikisi de aynı delikten gidiyor zira.

gayet ciddi soruyorum, anlamadığım için. sanki "atık yağı lavaboya döksek nolcak yaa" veya "suyu boşa akıtalım bir şey olmaz" demişim gibi sulandırmazsanız sevinirim.
0
kibritsuyu
(16.05.25)
"yani lavaboya döktüğümüz atık yağ gidip temiz suya karışıyor diyebilir miyiz, doğru mu?"

aslında tam olarak böyle değil. şöyle düşünmek gerekiyor, doğada temiz su yok yani evine ulaşan su doğrudan barajdan nehirden gelen bir su değil, çeşitli process'lerden geçiyor arıtılıyor ve sana ulaşıyor.

Bu yüzden "temiz su" diye bir şey doğada yok aslında. doğada su var ve bu arıtılmamış su oluyor.

Bu suyun sana ulaştığı ana kadar geçilen süreç bir faaliyet. Bu açıdan baktığında aslında boşa akıttığın su arıtılmış bir su olduğu için bir maliyeti var.

çeşitli enerji kaynakları ile artılan 1 lt suyu tekrar lavaboya döktüğünde arıtılması için harcanan enerjiyi israf etmiş oluyorsun suyun kendisini değil.

yağ konusuna gelecek olursak, lavaboya yağ döktüğünde kanalizasyona giriyor yani aslında kirli suyu daha da kirletmiş oluyorsun oluyorsun, bu da ne demek arıtma maliyeti arttı demek. arıtmak için daha fazla enerji harcamak demek.

buna ek olarak bu arıtılması zor olan kısım su + yağ denize doğaya karışıyor, normalde su döngüsünde yağ yoktu sen yağı sokmuş oluyorsun. yağlı tabaka toprağın ve denizin nefes almasını zorlaştırıyor hayvanlar toprak bitki örtüsü etkilenmeş oluyor vs.
0
ronartest
(16.05.25)
Tahminim musluktan giden düz atık suyu dönüştürmek daha basitken işin içine yağ girdiğinde daha zorlaşıyor olduğu yönünde.
Ya da konvansiyonel arıtma yöntemlerine ters geliyor ve çoğunluk düz atık suya uygunken işin içine yağ girince işler değişiyor. Zaten düz atık suyu dönüştürmekle uğraşıyoruz bi de yağ karıştırmayın işin içine gibi anlıyorum ben.
0
Bruce
(16.05.25)
Hocam şimdi şöyle düşünebiliriz: Lavaboya döktüğün yağ kanalizasyona oradan da nehirlere denize vs karışıp çevreyi kirletebilir ama senin boşa akıttığın su artılmış nispeten temizlenmiş ve maaliyet oluşturmuş bir su, onun doğaya karışması doğaya bir katkı sağlamaz bilakis israf, kaynakların boş yere hoyratça kullanılması gibi bir şey olur, doğaya karışması pozitif bir durum oluşturmayabilir, doğanın böyle bir şeye ihtiyacı yok pek.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.05.25)
1 litre atık yag 1 milyon litre içme suyunu kirletiyor olsaydi cop ogutuculerin satisi yasaklanirdi. lavaboya attigin atik yagin en kotu yan etkisi borularin tikanmasina yol acmasi, baska bir ise yaramaz.
0
cooperr
(16.05.25)
atık yağın ayrışması zor muabbeti bu. ayrıca sene 2025 atık yağı lavabodan döken insanlar bu dünyada yaşamasın bir zahmet.
0
mikahakkinen
(16.05.25)
soruyu "atık yağı lavaboya dökmek doğaya zarar vermez" boyutuna indirgemeyelim, soruda özellikle belirttim. o başka bir tartışmanın konusu, isterseniz açıp sorabilirsiniz. ben atık yağın ayrıştırılmasını, doğaya zarar verip vermemesini sormuyorum.

sorum "su israfı, musluktan boşa akan su" üzerine.

diyorum ki; madem lavabo deliğinden giden yağ temiz suya karışıp kirletiyor, aynı lavabo deliğinden giden temiz su da tekrar temiz suya karışıyor demek değil mi?

yani anlıyorum ki asıl israf olan suyun kendisi değil, suyun musluğuma gelene kadar arıtılma maliyeti.

tamam bu da bir israf ama su hala aynı su, arıtma maliyeti boşa gidiyor ama su boşa gitmiyor öyle mi? gezegenimizde tatlı su bitecek diye endişelenmemize gerek yok mu bu durumda?
0
🌸kibritsuyu
(16.05.25)
İsraf olarak baktığınız açı suyun lavabodan gitmesi olarak mı? Bunu tam anlayamadım.

Boşa gidince yerine yeni suyu hemen tedarik edemiyorlar maalesef.

Bahsettiğiniz temiz su yine temiz suya katılıyor ama bize ulaşması daha çok uzun zaman aldı. Belki de yazın barajda su bitecek, ihtiyacımızdan fazlasını kullandığımız için (israf ederek) bu sebeple yeni çözümler gerekecek.

O bahsi geçen diş fırçalarken muslukları kapalı tutalım sayesinde ortalama 30 saniye ile 2 dk'ya varan bir tasarruf söz konusu. Yani 4 kişinin kullanabileceği bir temiz kaynağı daha saklamış olduk. Bu sayede su kaynakları daha az harcandı ve barajların doluluk oranı daha yavaş azalıyor. Bu sayede yeni baraj yapılmasına gerek kalmadı.
-Yani doğal yaşam alanlarımız zarar görmedi.
-Köyler vb. baraj için taşınmak zorunda kalmadı.
-Balıkların göç yolları kesilmemiş oldu.
-Devletin maliyeti olmadı, tasarruf oldu bu sayede refahımız arttı.

Dem doğa kazandı, hem ülkemiz yani biz.

İsraf deyince boşa, hiç bir fayda amacına dahil olmadan akıp gitmesinden bahsediliyor özetle. O musluğun açık kalması balıkların artıp azalmasına bile etkili oldu diyebiliriz.


Ben de emin olmak adına tdk'ya da baktım: "-Gereksiz yere- para, zaman, emek vb.ni harcama; savurganlık." olarak çıkıyor karşılığı.
0
c0sh_kun
(16.05.25)
"ne bileyim dişimizi fırçalarken, tıraş olurken şar şar boşa akıttığımız suların da neticede gideceği yer yine temiz su kaynağı değil mi o zaman? israf olmamış oluyor?"

Gerçekten böyle düşünen insanlar var. Örneğin vegan, aşırı derecede geri dönüşüme ve karbon ayak izine samimi olarak inanan 2 arkadaşım, su tüketimi konusunda hiç dikkatli değil. Bazı Amerikan ve bazı İngilizlerde de gördüm. Galiba geri dönüştüğü bilinen ürünlerde sorun görmüyorlar. Çok basit, karton bardakta kahve içerken 2.yi yeni bir bardakta isteyebilirler ama plastikse aynısına doldurulmasını isterler gibi.

Mantıklı ve bilimsel mi tartışılır ama kültür meselesi bence. Avrupalı da kaynağın sınırlı olduğunu düşündüğünden tasarruflu. Bizim ülkemizde, büyük oranda fakirlikten kaynaklı. Boşa gitmesinin altında "benim para boşa gitmesin." var. Evinde diş fırçalarken suyu açık bırakmayan adam otelin duşunda şarıl şarıl su akıtır.
0
nickini vermek istemeyen uye
(16.05.25)
lavabodan giden suyun karıştığı suyun nasıl bir temiz su olduğunu iyi anlamak lazım. evinizin su deposundaki doğrudan musluğunuza gelecek temiz sudan bahsetmiyoruz. musluğa gelen su önce bazı işlemlerden geçiyor da geliyor.

bu işlemler için diş macunu çok dert olmazken, hatta idrarlı dışkılı su bile dert olmazken, yağ bambaşka bir seviye.
0
co2s2
(16.05.25)
(7)

kahve kapsülünü kapsüllü makine olmadan içmek

kibritsuyu
taşınırken mutfakta 3-4 tane kahve kapsülü buldum, kapsüllü makinede yapılanlardan. ama benim o tip bir kahve makinem yok. bunlar da nereden çıktıysa, biri verdi herhalde.bunu bir şekilde içebilir miyim? içini açıp filtre olarak demlesem, folyosunu delip delip kaynar suya atıp salama kahve yapsam.al
taşınırken mutfakta 3-4 tane kahve kapsülü buldum, kapsüllü makinede yapılanlardan. ama benim o tip bir kahve makinem yok. bunlar da nereden çıktıysa, biri verdi herhalde.

bunu bir şekilde içebilir miyim? içini açıp filtre olarak demlesem, folyosunu delip delip kaynar suya atıp salama kahve yapsam.

alıp çöpe atmak istemedim, içilebiliyorsa içmek isterim.
0
kibritsuyu
(13.05.25)
evet içinde normal, çekilmiş kahve var. içini açıp kahveyi alıp filtre kahve, french press vs. gibi bir method ile demleyebilirsiniz.
0
king lizard
(14.05.25)
Cevap değil de muhtemelen biri kaldığı oteldeki kahveleri aldı onları getirdi :)
0
naksidil
(14.05.25)
İçindeki kahve muhtemelen çok ince çekilmiştir. Bu durumda french press ile telveli kahve içersin. Bunun yerine varsa kağıt filtre tercih edilebilir. Eğer nispeten büyük çekilmişe french de olur.

cdn.shopify.com
0
himmet dayi
(14.05.25)
ama bunun içindeki kahve çok az. ben filtre demlerken her fincan için tepeleme bir tatlı kaşığı koyuyorum. yani bir fincan kahve için bu çok az geldi, makinenin kapsüle uyguladığı farklı bir yöntem mi var ki bu kadar az kahveden bir fincan kahve çıkaracak, onu merak ettim.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.25)
onlar espresso (30 ml) veya lungo (60 ml) için. bende yok ama baktım şimdi içinde 5 gr veya 7 gr kahve varmış. 250 ml lik bir kupa için 2 - 3 kapsül (yaklaşık 14 gr kahve, 1 gr kahve için 18 gr su oranıyla) kullanabilirsiniz.
0
inheritance
(14.05.25)
evet makina basınçlı su geçiriyor kapsülden
0
parka
(14.05.25)
bende tchibo makine var. jacobs kapsül verdiler. iğnesine denk getirip yaptım sıkıntı olmadı.

folyoasunu çıkar kahveler espresso çekim genelde. demleyebilirsin.
0
mikahakkinen
(14.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.