Giriş
(15)

özel sağlık sigortası prim ödemesi

kibritsuyu
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bil
eşimi çalıştığı işyeri özel sağlık sigortası yaptırıyor. aylık bir miktar ek ödeme yaptığımızda beni ve oğlumu da sigortaya ekletiyor.

lakin bu ek ödemeyi kredi kartından taksitli olarak her ay çekiyorlar. peki bunun için ne yapmamız gerekiyormuş? yolladıkları mail order formuna bütün kredi kartı bilgilerimizi, son kullanma tarihi ve cvc koduyla birlikte yazıp mail atacakmışız.

ya diyorum sene 2026 olmuş. bas bas bağırıyorsunuz kimseyle paylaşmayın, telefonda söylemeyin. 200 liralık yemek siparişi verirken telefona kod falan geliyor. banka şifremi 3 ayda bir daha önceki 5 şifremle aynı olmayan sayıyla değiştiriyorum. güvenlik güvenlik diye kıçınızı yırtıyorsunuz. ama ödeme almak için benden kredi kartımın tüm bilgilerini kağıda yazıp mail atmamı mı istiyorsunuz? diyor ki sistemimiz böyle.

acenteniz yok mu diyorum, gideyim, pos cihazından taksitle çeksin? yokmuş. ya bir insan evladı da mı yok, mail order yapıyorsa bile alsın kartımı sisteme girsin? o da yok. ne o? 2026 yılında kağıda yazıp mail atacağım. kimin göreceği, nerelere gideceği belli olmadan gezip dolaşacak. yoksa sigorta yaptıramıyoruz.

evet soruyorum 2026 yılında bunun daha güvenli yolu yok mu? adamlar ısrar ediyorsa bunu şikayet edebileceğim üst merci neresidir?

edit: sanal kart oluşturup onun numarasını vermek, ek kart çıkarttırıp onun numarasını yazmak gibi yöntemler olduğunu biliyorum. ama sorum o değil. güvenlik güvenlik diye kıçlarını yırttıkları sistemde hala böyle ilkel bir tahsilat yöntemi kullanılıyor olması, bu yüzden benim ek kart, sanal kart vs çare aramak zorunda kalmam normal mi?

bana "şifrenizi 3 ayda bir daha önce kullandığın 5 şifreden farklı bir sayıyla değiştirmek zorundasın", "alışverişinde 3d secure kullanmak zorunludur" diyen, güvenlik güvenlik diye benim burnumdan getiren sistem, koskoca sigorta şirketine "tahsilatını yapmak için pos cihazından şifreli işlem yaptırmak zorundasın", "128 bit bilmemneyle şifrelenmiş sistem ile kart çekimi yapmak zorundasın" diyemiyor mu?
-2
kibritsuyu
(04.03.26)
limitli sanal kart açıp onun bilgilerini vermekten başka çözüm gelmedi aklıma.
ben ve kızım da aynı şekilde tssliyiz. eşimin maaşından kesiliyor mesela. kredi kartıyla vs bi alakaları yok.
0
elorelia
(04.03.26)
Şikayet et kkvk ya görelim sonucu.
0
anon1m
(04.03.26)
Senden bunu isteyen muhtemelen eşinin çalıştığı yerin muhattap olduğu acenta, genel merkezlerini aramayı denedin mi?

Eğer şirkette bu haktan fayadalanacak eş sayısı çoksa birleşip eşinin şirketine taşıyabilirsiniz konuyu, onlar görüşür çözerle.

Eğer eş üzerinden ciddi maddi avantaj sağlıyorsa hiç uğraşmam sanalkart bilgilerimi verir geçerim, zaten bütün bilgilerimiz var kasmıyorum o kadar
+1
ebeş
(04.03.26)
tamam ben aklı çalışan, teknoloji kullanmayı bilen, ödeme için güvenli yok oluşturmayı başarabilen bir adamım.

ama tekrar okuyalım ne dedim? "ödeme için güvenli yol oluşturmak". ödeme için güvenli yol oluşturmak benim görevim mi? olması gereken tahsil edecek kişinin "tahsilat için güvenli seçenek sunması" değil midir? kredi kartım var diye internet bankacılığı da kullanmak zorunda mıyım? kullanmayı bilmiyor olamaz mıyım? yaşlı, engelli, veya dümdüz salak olamaz mıyım? güvenli tahsilat yolunu bana parayı alacak olanın sunması gerekmiyor mu?
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
sigorta sektörü için yapılan, tckn/vkn ve kartın ilk 8 son 4 hanesi ile ödeme alma imkanı var ama sahada kullanıldığını hiç görmedim.
+1
inheritance
(04.03.26)
@inheritance'nın bahsettiği yöntemle sanal kart kullanarak "sencard acıdabem sigorta" da ki iki adet poliçeyi bu ay yeniledim.
Senin durumunda olsam genel merkeze bu durumu sorardım, buna benzer bir altyapıları var mı yok mu yoksa acente uğraşmak mı istemiyor belli olur.
0
sealth
(04.03.26)
aslında haklısın fakat yanıldığın nokta şu
sorun bizim yaptırımlar ile alakalı
normalde kart numarasını paylaşmakta sorun yok. izinsiz birisi kullanırsa banka bu parayı iade etmek zorunda, buda aslında en önemli güvenlik kısmı oluyor.

fakat bizde herkes kafasına göre takıldığı için yani bu harcama olduğunda muhattap bulamayacağın, iadeyi alamayın düşündüğün için böyle bir soru geliyor aklına

evet şuan dünyada herkes alışveriş yaparken bu numarayı yazıp veriyor. 3d olayı en yaygın belkide bizim ülkedir.

yani şuan sen almanyada örnek hb gibi bir sitede sipariş verirken siparişi veriyorsun. forma kart no veriyorsun. onlar arka tarafta çekiyorlar.

kısacası yaşadığın ortamda riskleri sen görebiliyorsun hep buna maruz kaldığın için bu yüzden şikayetçisin.

güvenli ödeme sağlamak zorundalar. yani en azından bunu talep edenlere diye düşünüyorum, sigorta tahkim komisyonuna yazmanı tavsiye ederim belkide vardır bir mevzuatları.
0
sivri sinek
(04.03.26)
mail orderdan bu kadar korkmayın sürekli yaptığımız bir şey. ayrıca kredi kartında fiziksel çekilmeyen her işleme itiraz edildiğinde anında işlem iptal edilir ve geri ödeme yapılır. yani bankalar bu konuda kullanıcıyı fazlasıyla koruyor. o yüzden imzalı form olmadan kimse sizin karttan bir şey çekmez.
0
gercekdunya
(04.03.26)
sanal kart +1
evet mail order hala kullanılıyor çokça sigorta işlemlerimi bende aynen bu şekilde yapıyorum senelerdir.

katılmadığım kısım; şüpheli işlemde öyle hemen çekilen tutar geri alınmıyor 500 tl için ben 3 ay uğraştım en sonunda kartı kapttımda geri verdiler.
0
eja
(04.03.26)
mail order'dan korkmuyorum. kredi kartı bilgilerimi kağıda yazıp tanımadığım birine mail atmaktan çekiniyorum. "telefonda hiçbir bilginizi sormayız, kesinlikle kart bilgilerinizi telefonda kimseye vermeyin", "kendini polis savcı olarak tanıtan kişilere kart numaranızı vermeyin" diye içişleri bakanlığı'ndan mesaj alıp da allahın sigortacı personeline kart numaramı yazıp göndermemin mantığını anlamaya çalışıyorum. savcıyım diyene güvenme, sigortacıyım diyene güven.

tek sigorta işlemim bu değil, trafik sigortam var, kaskom var, dask var. sigortacıma gidiyorum, kartımı veriyorum, 10 taksit yapıyorum diyor, yap diyorum. kart numaramı bilgisayarına giriyor, telefonuma şifre geliyor, onaylıyorum, kartımı geri veriyor. kağıt yok, kürek yok, mail yok, yaptığı işlem telefonuma gelen şifre ile onaylanıyor, kendi bilgisayarında numaramı saklamış olsa bile şifresiz işlem yapamaz.

ama ben tanımadığım adama kart numaramı niye yazıp gönderiyorum ya. ona güveneyim, o mailin geçtiği yol ne olacak? ne kadar güvenli bir yoldan gidiyor ki? ona da güvenmiyorum, adamın bilgi işlemi de okuyacak o maili. ne bileyim aradaki mail server'ındaki adam da okuyacak, servis sağlayıcının server'ı neyle şifreleniyor bilmiyorum ki.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.26)
Soru soranın muradı ile verilen cevaplar çok mu uyumsuz, bana mı öyle geldi?

Uygulanmayan kurallar kargaşasında bir sigorta şirketi kafasına göre takılmış. Başka bir şirkete geçme olanağınız da olmadığına göre sineye çekeceksiniz gibi duruyor.

Uğraşılmaz bunlarla.

Pek kullanmadığın bir bankadan bir sanal kart üret ver bunlara. Sadece çekececekleri günde limit yükle olsun bitsin.
+1
Mirket
(04.03.26)
evet işte bende diyorum ki kullanıcıdan mail order formunu aldık. onu bizim satıcı görüyor. danışma görüyor. ofis boy görüyor. muhasebe görüyor ve en son finans görüp işlemi yapıyor. yani o numaranın elden ele dolaşmasından hiç bir sakınca yok. banka seni fazlasıyla koruyor. işlem itirazınız olduğu anda o işlemi iptal ederler. ve o işlemi yapan firmadan işlemin doğru olduğuna dair ispat isterler.

bunun çok reklamını yapmıyorlar çünkü alış veriş yapıp yapıp hatta restoranda yemek yiyip ödeme yapan sonra işlem itirazı ile iptal ettiren çok kişi var. biliyorsunuz ki biz ahlaksız bir toplumuz. şifreli işlemler aslında kullanıcıyı değil işyerini koruyor anlayacağınız.

bu yüzden o elinizdeki kredi kartı numarası bir sır değil. öyle yada böyle korumanız gerekmiyor. yukarda bir arkadaşın da dediği gibi avrupada bu tarz form ile ödeme yapmak çok yaygın.
+1
gercekdunya
(04.03.26)
Tüm sigorta acenteleri böyle çalışıyor bildiğim kadarıyla.
Tamam haklısınız ama eşinizi, eşinizin şirketiyle ilişkisini, şirketin acentesi ile ilişkisini bozacak hareketler yapmayın.
+2
michael_knight
(04.03.26)
bu konuda yüzde bir milyor haklısın. mail order formu bilmem ne diye diye acentelerin ellerinde trilyon tane kredi kartı bilgisi oluyor. ıvır zıvır sigortalarımı yaptırdığım acentedeki arkadaşla WhatsApp yazışmama bakmıştım bir kaç sene önce, bir dolu kredi kartı resmi göndermişim.

bunun yerine online bir mail order formu oluştururlar, kredi kartı bilgilerini o sayfada girersin. kimse görmemiş olur.

ya da doğrudan online bir ödeme sayfası olur.
+1
co2s2
(04.03.26)
benim sigortacı da iki yıl önceye kadar böyle çalışıyordu; mail yoluyla sanal kartımın tüm bilgilerini yolluyordum mecbur. iki yıldır telefonla tuşlama ile yapıyoruz; bu bilgiler gerektiğinde aktarıyor; ben tuşluyorum, sonra tekrar ona dönüyor arama. daha güvenli yolu bu. ancak anlaşılan sizin firma biraz geride kalmış.
0
lil siztah
(04.03.26)
(13)

kafa nakli / tüm vücut nakli

kibritsuyu
günün birinde sağlıklı bir kafayı boyundan alıp sağlıklı bir vücuda nakletmek mümkün olursa, bu işleme ne deriz? kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?yani vücuda kafa mı takıyoruz, kafaya vücut mu takıyoruz?edit: iki insanın kafalarını birbiriyle değiştirmek değil. tıbbi bir organ nakli işleminden bahs
günün birinde sağlıklı bir kafayı boyundan alıp sağlıklı bir vücuda nakletmek mümkün olursa, bu işleme ne deriz? kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?

yani vücuda kafa mı takıyoruz, kafaya vücut mu takıyoruz?

edit: iki insanın kafalarını birbiriyle değiştirmek değil. tıbbi bir organ nakli işleminden bahsediyorum. vücudu sapasağlam ama kafasına aldığı darbe yüzünden beyni/kafa bölgesi hasar alıp hayatını kaybetmiş kişiye, tam tersine, kafa bölgesi sağlam, vücuduna aldığı hasar yüzünden hayatını kaybetmiş kişinin kafasını takıyoruz. tıbben -henüz- mümkün olmadığını biliyorum, "vücudu hasar alıp ölen adamın beyni ölmüştür, kullanılamaz haldedir" gbi argümanlar konumuz dışıdır. ben işleme isim arıyorum.

ya da şu şekilde sorayım. bu işlemin sonucunda yaşayan kişi hangisidir?
📊 kafa nakli mi? tüm vücut nakli mi?

Bu anket sona erdi. 33 oy kullanıldı.

0
kibritsuyu
(27.02.26)
Birleştirilen parçaların boyutlarından ötürü "kafaya vücut takıyoruz" biraz manyakça geldi bana. Tencereye kapak değil de, kapağa tencere takmak gibi.

Oyum kafa naklinden yana.

edit: cevabı verdikten sonra soruyu bir daha düşündüm. afedersiniz biraz da sarhoş gibiyim ama ondan mıdır, sorunun kendinden mi tam anlamadım. Abi biz kafaları değiştiriyor muyuz ya bu senaryoda? Bir sağlıklı kafa ve bir sağlıklı vücut var. Hadi kafa sağlam olan adamın vücutta sıkıntı olsun, uzuvları falan olmasın diyelim de vücudu sağlam adamın kafasını napıyoruz? Vücudu aldık güzel, kafayı fanusa, kavanoza falan suyun içine mi bırakıyoruz yani vücut sağlamken kafa ne kadar hasarlı olabilir? Olabilir mi? Kafadan kurşunla öldüm mesela ben, vücudum sağlam sayılır mı? Sayılabilir gerçi doğru. Tam ikna olmadım ama neyse çok da şeyapmıyorum.
0
cay koy geliyorum
(28.02.26)
Vücut nakli deriz çünkü sabit olan şey kafa, nakledilen şey vücut.
+1
michael_knight
(28.02.26)
biz degisen takintili insanlariz, o yuzden vucut nakli.
0
cooperr
(28.02.26)
Böbrek nakli olduğunda böbreği naklediyorlsr eskisi atılıyor. Burada asıl kimlik kafada diye düşünüyoruz ya, beyin, o yüzden vücut nakli olması lazım. Eski vücut atılacak çünkü.
Buna rağmen hemen galat i meşhur yapıp kafa nakli denmesi lazım diyorum :)
+1
kisa
(28.02.26)
Vücut nakli. Çünkü olayın bilincinde olan kişi kafanın sahibi. O kişi de ben kafa nakli yaptırdım demez doğal olarak vücut nakli yaptırdım diyecek.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
Profesörün kafasını ilkokul mezununun vücuduna monte edersek diplomaları iptal mi edeceğiz? Kişi bu işlemle cahilleşecek mi? Hayır. Ya da bir erkeğin kafasını kadın vücuduna monte edersek ona ne erkek ne de kadın diyebiliriz. Cinsiyet anlamında önemli olan cinsel organlar. Kişilik dersek o zaman akıl mantık bilinç önemli.
0
ground
(28.02.26)
pandemi öncesi dönemdeydi sanırım, bu konu üzerinde çalıştığı söylenen bi cerrah vardı italyan diye aklımda kalmış. Orada konsept hep "tam vücut nakli" şeklinde geçiyordu. Çünkü kişiyi kişi yapan şey beyin. Beynin nerdeyse sen oradasın. O yüzden vücut sana naklediliyor. Ha ama muhtemelen günlük konuşmada kafa nakli denir daha ufak olanın değişmesi daha uygun gibi görünür.

Cevabı göndermeden not: Dediğim cerrahı buldum, Sergio Canavero. Kendisi de tam vücut nakli ifadesinin kullanılmasını destekliyormuş bu konuda.
+1
nundu
(28.02.26)
Ben mi yanlış anlıyorum, vücudum sağlam, kafam parçalanmış, sağlam bir kafa naklediliyor bana, o zaman kafa nakli oluyor.
0
(28.02.26)
@Gı, sen kimsin? Vücudu kendinin sayıp kafanı neden saymıyorsun? :) ben dediğin şey kafanda zaten. Vücuduna kafa takmayacaklar, kafana vücut takacaklar ki sen yine sen olabilesin. Kafan olmazsa o vücut da senin değil.
0
sadakatsiz
(28.02.26)
Siz, bizzat kendiniz olarak, kafa nakli yaptırdım diyemezsiniz, çünkü o zaman konuşan siz olmazsınız. Tüm vücudunuzu değiştirmişsinizdir.

Ancak başkaları sizin vücudunuza kafa nakli yaptırıp siz olmayan biriyle hayatlarına devam edebilir. Vücut sizin olur, ama siz orda olmazsınız. Onlar sizin vücudunuza yeni kafa taktırmış olur.

Yani ikisi de mümkün, ama sizin bulunduğunuz perspektiften siz asla kafa nakli yaptıramazsınız.
0
akhenaten
(28.02.26)
@sadakatsiz kafamı saymıyorum çünkü parçalanmış:) Kafası sağlam olan için yapılan işlem vücut nakli oluyor tabii, ortaya çıkan yeni insan kim olur onu tartışıyoruz sanırım.
0
(01.03.26)
Benim için kafa naklidir. burada hastanın pov’undan bakamıyorum ben. ontolojik olarak obje olan hasta, bu yüzden dışarıdan bakıyorum. Üçüncü göz olarak, büyük parçaya küçük parça takılıyor. hadi hasta gözünden de bakalım: benim kafam başka bir vücuda naklediliyor. kafamın nakli oluyor yani. lojistiğini düşününce de büyük parçayı sabit tutup küçüğü ona wire edersin.

bu işlemin sonucunda farklı bilinç, farklı kişi mi diye sorgulamak farklı bir konu ve sorunun özüyle alakasız bence.
0
eileengray
(01.03.26)
kendi düşüncemi de yazayım.

bence tüm vücut nakli olmalı. çünkü bütün kişilk, benlik, bilinç, kişilik özellikleri, eğitim, kültür, yaşayış, duygular, düşünceler hepsi kafanın içindeki beyinde. vücudun geri kalanı sadece beyni hayatta tutmak ve ameleliğini, getir götürünü yapmak için kullanılan organlar bütünü. aşk mesela hep kalple ilişkilendirilir ama kalp dediğin sadece bir pompa. kalp nakli olan adam gidip o kalbin eski sahibinin karısıyla devam etmiyor aşk buradaydı diye. hepsi beyninde. kalp beynine kan pompalıyor, akciğer o kana oksijen veriyor, böbrek süzüyor vs.

her şey kafanın içinde. vücudun sağlam, kafan parçalandıysa allah rahmet eylesin, kafası sağlam adama vücut oldun, yedek parça oldun sadece.
0
🌸kibritsuyu
(01.03.26)
(8)

Kalecinin aut atışını pas vermesi

kibritsuyu
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorl
Bu saçmalık nereden çıktı ya? Eskiden kaleci uzun kullanıp gönderirdi. Şimdi yanındaki defans oyuncusuna pas veriyor.

Rastgele şişirmek yerine oyun kuracaklar desen, top oyuna girdiği için rakip oyuncu pres yapıyor, pası alan şişirmek zorunda kalıyor bu sefer. Üstelik top kaptırma riskine de giriyorlar.

Benim kafamın almadığı bir avantajı mı var?
0
kibritsuyu
(26.02.26)
Defansa çekilmiş rakibin düzenini bozmak,
Rakip sahaya gönderilen ve kime gideceği belli olmayan uzun topu kapıp kontratağa geçmelerine mani olmak,

Yıllar öncesinden aklımda bu ikisi kalmış.
0
Mirket
(26.02.26)
Oyun kurulum şemasını(2+1, 3+1 vb)buna göre düzenleyen takımlar için abecedir bu. Pres yapılıyor diye kolay kolay vazgeçmez çoğu hoca. Ki Herkes doğru yapamıyor presi, her pasla başlayan da uzun vurmuyor zaten. Amaç biraz da o presi başlatıp rakibi üzerine çekmek oluyor bazen.

Gs'nin presi iyi mesela, alametifarikası hatta. Bunu bilmesine rağmen bu sene birçok yabancı rakip pasla kurmaya çalıştı oyunu. Çünkü takımın güçlü yanı o, pratiği o. Plana sadık kal meselesi. Zira preste hata boşluk yaratabiliyor, pres hattını kıran bir pasla orta sahayı hızlı geçebiliyorsun. Birbirinin antitezi iki unsurun kiminki kazanırsa savaşı gibi düşün.

Ya da kalecinin uzun topu kötüdür, pas verdiği oyuncunun iyidir o vursun istenir.
+1
Bruce
(26.02.26)
Temel mantik su. Kaleci topu diktigi zaman sen topu bilinmezlige atarsin. Ayagindaki topu riske atmis oldun bir nevi. Ama pas yapinca top sende kaliyor. Oyunu kurarsin, hakimiyet sende olur.

Eskiden orta yapma olayi vardi mesela ceza sahasina. O olay da kalkti. Santraforu defans kucaga aliyor cunku azinliksin. Bakmadan orta yapma diyorlar, sifira ineceksin en iyi pasi vereceksin. O yuzden zaten eskisi gibi goril santrafor kalmadi pek, daha dogrusu normal santrafor da kalmadi.
0
freedonia
(27.02.26)
eskiden derken 2008de pep le barcelonada başladı. kaleci topu diktiğinde topun takımda kalma yüzdesiyle kaleden oyuna topu soktuğundaki yüzde çok farklı.
kafanızın almadığı avantaj çok açık. geriden topu oyuna sokarsan top sende kalır. dikersen bunu hesaplayamazsın.
0
mikahakkinen
(27.02.26)
hayır arkadaşlar bahsettiğim şey topu dikip karşı sahaya göndermek yerine yakındaki oyuncuya pas atarak kullanmak değil, bundan bahsetmiyorum. eskiden kaleciler ellerindeki topu da oyuna degajla sokardı, artık elle müsait oyuncuya atarak kullanıyorlar, uzun süredir degaj görmedim. bahsettiğim bu değil.

defans oyuncusu kalecinin hemen 2 metre yanında duruyor. kaleci topu yanındaki oyuncuya pas atıp oyuna sokuyor. top oyuna girince rakip oyuncu üstüne koşup basıyor. pası alan oyuncu baskıyı yiyince ya kaleciye geri veriyor, ya yanındaki yöresindekine vermeye çalışıyor ama üstüne koşturan rakipler yüzünden veremiyor, ya kaptırıyor, ya kaptırmamak için höbelee diye kontrolsüz tepip taca maca atıyor. bunların hepsi daha ceza sahasının içinde ya da hemen önünde oluyor. kendi kalenin önünde anlamsız gereksiz paslaşmalar.

abanıp karşı sahaya dik demiyorum da, pas vereceksen de beklere, stopere falan pas ver, oradan kursun oyunu. niye iki metre yanındakine pas vererek oyunu başlatıp rakibi kendi kalenin önünde üstüne koşutturuyosun?
0
🌸kibritsuyu
(27.02.26)
geriden oyun başlatarak galatasarayın önde pres yapması sonucu gol yemek için
0
Hallegadola
(27.02.26)
Rakibi ustune cekmis oluyorsun iste. Orta sahan, forvetin rahatliyor alan buluyor, markajdan cikiyor, iki kilit pasla kontratagin kralini yapabiliyorsun. Tuzak bir nevi, kale onunde riskli paslar yapiyorsun, rakibe umut veriyorsun, rakip daha da istahlaniyor topu kapabilirim, kaparsam gol atarim, forvet diyor ben basiyorum, arkamdan siz de basin yaklasin hep beraber basalim durumu oluyor. Cikabildigin her pozisyon tehlike yaratirsin, bir de pres yapmak kolay degil, erken yorulursun, onde basan yoruluyor. o presi kirabildiysen bir de tazi gibi 60-70 metre geri kosuyorlar yardima kendi yara sahalarina o adamlar. Ha kalecin, defansin ayagi kotuyse, kazmaysa girmeyeceksin bu islere.
+1
freedonia
(27.02.26)
Birkaç farklı sebebi var. Önde olan takımlar hem zaman geçirmek için hem de tempoyu kontrol etmek için yapıyorlar. Top ne kadar fazla kendilerinde kalsa kar çünkü. Senin takımın hata yapmasa bile karşı takımın erken ceza sahasına girip oyunun tekrardan başlaması veya yanlış pozisyon alıp hem topu kazanaması hem de yorulması yine lehine oluyor. Geride olan takımlar genelde daha çabuk kullanırlar ama yine de planlı ve organize atak için pasla oyunun başlatılıp kurulması önemli. Ama dediğinde haklısın, bazen çok fazla risk alıp gol yiyebiliyor bunun dozunu iyi ayarlamak lazım :)
+1
iwasbornonamountainside
(27.02.26)
(5)

"suç kaydı" ne?

kibritsuyu
haberlerde görüp duruyoruz 35 tane suç kaydı var, 52 tane suç kaydı var.suç dediğin cezası çekilen bir şey değil mi? bakkal veresiyesi gibi kaydedip kaydedip bırakılıyor mu?dandirik hukuk bilgimle hatırladığım şöyle bir şey var. işlediğin suçun bir cezası var, ama yatarı az. daha az yatıyorsun, ama
haberlerde görüp duruyoruz 35 tane suç kaydı var, 52 tane suç kaydı var.

suç dediğin cezası çekilen bir şey değil mi? bakkal veresiyesi gibi kaydedip kaydedip bırakılıyor mu?

dandirik hukuk bilgimle hatırladığım şöyle bir şey var. işlediğin suçun bir cezası var, ama yatarı az. daha az yatıyorsun, ama tekrar suç işlememek kaydıyla. tekrar suç işlersen infazın yanıyor (infazın yanması diye bir kavram vardı eskiden), hem yeni işlediğin suçun, hem de öncekinden kalan yatmadığın kısmın cezasını yatıyorsun.

yani böyle bir şeydi, ya da en azından benzerdi. 35 suç kaydı nasıl oluyor? ilkini işledin yatmadın. ikinciyi işleyince ilkiyle birlikte yatmıyor musun, onu da mı kaydedip salıyorlar? işledikçe kaydedip kaydedip salıyorlar mı? ikinciden üçüncüden sonra, "dur lan biz seni tutuksuz yargılayıp duruyoruz, cezanı kaydedip erteliyoruz da senin duracağın yok, biz seni tutuklayalım, hapis cezası hükmü verelim artık" denmiyor mu? en dandik hukuk sisteminde bile 35 tane suçu kaydedip ceza vermemek nasıl olabiliyor?
+1
kibritsuyu
(26.02.26)
devam eden savcılık dosyaları( bunlar tutuklu, tutuksuz, ev hapsi, adli kontrol şartı ile olabilir)+ kapatılan savcılık dosyaları+ düşen savcılık dosyaları+ aranması olan dosyalar+devam eden davaları+ bitmiş ama istinafta veya yargıtayda olduğu için kesinleşmemiş davalar+ denetimli serbestlik aldığı dosyalar+ hagb kararı verilen dosyalar+bitmiş kesinleşmiş ve infaz edilmiş dosyalar
bunların tamamnıa suç kaydı diyorlar. aslında teknik olarak fazlalık var. aynı suçun savcılık, ilk derece mahkemesi ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı sayıldığı için oluyor. adliye muhabirlerinin dosyadaki evrakta yazan her satırı 1 suç kaydı olarak saymasından dolayı abartılı oluyor. yani 35 aslında 10-15 olablir. gerçi bu bile saçmalık.
+4
ground
(26.02.26)
migrosdan gofret çal güvenlik yakalasın polise bildirsin.polis savcılığa bildiriyor hakim karşısına çıkıp yapma evladım bidaha diyor. +1 suç kaydı.
avukat arkadaşım böyle anlatmıştı.
+2
jamswety
(26.02.26)
işte tekrar gofret çalarsa hakim "biz sana geçen sefer bi daha yapma demedik mi, gofret çalmanın cezası 1 yıl, geçen sefer göz yumduk yine çaldın, madem akıllanmadın geçen seferkiyle birlikte 2 yıl hapis" diyip atmıyor mu içeri? her gofret çalışta yapma bi daha, yapma bi daha diyip yolluyorlar mı?
0
🌸kibritsuyu
(26.02.26)
bunların hepsi bir yerde patlıyorlar zaten. cezalar "tekerrüre" giriyor. "1. kez mükerrirlere özgü infaz," "2. kez mükerrirlere infaz" şeklinde kararlar çıkmaya başlıyor. bunlar "yatarı" dedikleri ceza infaz sürelerini çoğaltıyor ve amerika gibi cezayı tam yatmaya başlıyorlar. devam eden suçlarda, sabıka kaydından dolayı "bir daha suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı" gerekçesi ile indirim yapılmıyor. daha önce hagb verilmişse bir daha verilmiyor, daha önce denetim bozulmuşsa denetimli serbestlikten faydalanamıyor. hatta iyi hal indirimi bile vermiyor bazı hakimler. ancak bu sistem hep suistimal edildiği için caydırıcı olmuyor. cezalar patlayana kadar kişiler tam bir suç makinasına dönüşüyor. ıslah olmuyorlar. bombok bir sistem yani.
+2
ground
(26.02.26)
Bi süredir suç işlemek serbest maalesef
-1
mezzosprite
(27.02.26)
(6)

türkçe yazım sorusu

kibritsuyu
bu iş böyle olabilir.olmaya da bilir. bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.bu iş böyle olabilir mi? olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım. olmayabilirse de boşa uğraşmayayım. olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti. olmama ihtimali varsa
bu iş böyle olabilir.
olmaya da bilir.

bu bir türlü olmuyor. "olmayabilir de" dediğim zaman da aynı etkiyi hissedemiyorum.

bu iş böyle olabilir mi?
olmaya da bilirse boşa uğraşmayayım.
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
olmayacaksa boşa uğraşmayayım. bu hiç olmadı, kip değişti.
olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım. bu oldu ama tek kelimeyle anlatamayıp upuzun hikaye yazdık, üstelik aynı etkiyi hala alamıyoruz.

nasıl yazalım?
0
kibritsuyu
(19.02.26)
olamayacaksa / olamayacak gibiyse karşılamaz mı
+2
pide
(19.02.26)
Aynı hissi vermiyor katılıyorum ama yine de doğrusunu kullanıyorum "olmayabilir de", sorduğunuz cümlede "olmama ihtimali varsa hiç uğraşmayayım" derdim
+3
mezzosprite
(19.02.26)
bu turkce yazim kurallarinin bir bugu. "olmaya da bilir" de "olmayadabilir" de dogru degil zira. olabilmekteki yardimci fiili ayri yazamayiz, ama da'yi da birlesik yazamayiz.

bazilari olmayadabilir'in kendisine saldiriyor yazim dilinde olmadigi icin. ancak bal gibi var olan bir ifadedir bu. sonradan belirledigimiz yazim kurallari bu istisnayi kapsamiyor diye kelimeyi yok sayamayiz. sayadabiliriz gerci :) saya da biliriz? en iyisini biz biliriz.

eksisozluk.com
+1
antikadimag
(19.02.26)
"Olmayadabilir" yeşilçam komedi lafıdır, cahil ve kurnaz şakası yapmıyorsanız kullanmamak daha iyi olur.
+3
klassno
(19.02.26)
"Olmaya da bilir" diye bir ifade yok, "olmayadabilir" de yok, bu ikisi tamamen kuralsız ve yanlış. "Olmayabilir de" var.

"Olmayabilir ise boşuna uğraşmayayım" da yanlış, çünkü yazı dilinde kullanılacaksa olmayabilir kelimesini tırnak içinde kullanmak gerekir, bir kanaat ifadesi olduğu ve muhatabın kanaati olduğu için alıntılamış olursun. Olması gereken "olmayabilir diyorsan / olmama ihtimali varsa / olması çok mümkün değilse" şeklinde. Yoksa konuşma dilinde zaten her şey söyleniyor...
-1
yaren
(19.02.26)
olmayabilirse de boşa uğraşmayayım.
0
kumandanim
(20.02.26)
(2)

facebook sorusu

kibritsuyu
ehaha dede misin hala facebook mu kullanıyorsun, facebook mu kaldı diyecekler için peşin peşin evet, mesleki paylaşımlar ve sorular için, ayrıca plak alım satımı için hala kullanıyorum. bu işler için hala alternatifi yok.soruma geçeyim:adam post açıyor plak satışı için. altına yorum olarak plakları
ehaha dede misin hala facebook mu kullanıyorsun, facebook mu kaldı diyecekler için peşin peşin evet, mesleki paylaşımlar ve sorular için, ayrıca plak alım satımı için hala kullanıyorum. bu işler için hala alternatifi yok.

soruma geçeyim:

adam post açıyor plak satışı için. altına yorum olarak plakları paylaşıyor tek tek. ama ben yorumları açınca "en alakalı" diye bir kritere göre sıralıyor. neyine göre alaka kuruyor bilmiyorum ama yorumlar karman çorman çıkıyor.

veya plak mezatı var açık arttırma şeklinde. benim katılabilmem için son verilen teklifi görmem lazım ki arttırayım. ama yine gerizekalı gibi "en alakalı" kriterine göre sıralayıp karman çorman çıkarıyor. en son ne verilmiş, göremiyorum. en üstte taa aralarda verilmiş bir teklifi çıkarıyor niyeyse. illa her sefer girip "yeni yorumlara göre sırala" demem gerekiyor.

bunu default olarak ayarlamak mümkün mü? en alakalı malakalı istemem, sana ne ulan, alakasını ben kurarım, sen zamana göre sırala.

oluyor mu öyle?
0
kibritsuyu
(16.02.26)
"en alakalı" ya tıklayınca "en son" seçeneği çıkıyor ama default olarak bunun seçili olması için ayar var mı bakmadım. ayarları kurcalamak gerekli.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
Platform, etkileşimi artırmak adına genellikle en çok beğeni alan veya yanıtlanan yorumları üstte tutan "En İlgili" (Most Relevant) ayarını varsayılan olarak dayatıyor.

Şu anki durumda, her gönderi için bunu kalıcı olarak "Yeni" (Newest) şeklinde sabitleyen tek bir genel ayar bulunmuyor.
+2
faberkastelli
(16.02.26)
(6)

ev ile su sayacı arasındaki boru kime aittir?

kibritsuyu
müstakil evlerden oluşan yatay mimari bir site. kapının önünde olan su sayaçları, sular idaresinin zorlaması ile site dışındaki kutuya alınacak. kutudaki sayaçlardan her eve ayrı boru gidecek.bu sayaç ile ev arasındaki boru siteye mi ait, şahsa mı ait olur?net cevap arıyorum, hukuki bir mesele. "ben
müstakil evlerden oluşan yatay mimari bir site. kapının önünde olan su sayaçları, sular idaresinin zorlaması ile site dışındaki kutuya alınacak. kutudaki sayaçlardan her eve ayrı boru gidecek.

bu sayaç ile ev arasındaki boru siteye mi ait, şahsa mı ait olur?

net cevap arıyorum, hukuki bir mesele. "bence böyle olması lazım" şeklindeki fikirleriniz maalesef işime yaramıyor bu durumda.
0
kibritsuyu
(12.02.26)
genel kanı daire kapısının içerisi şahsa, dışarısı siteye aittir şeklinde ama kitapta ne yazıyor bilmiyorum.
0
antihero
(12.02.26)
Kat Mülkiyeti Kanunu Madde-4-Ortak Yerler şöyle belirtilir;

b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su, havagazı ve elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri.

Kapınızın dışına kadar ortak alan olduğu için, site içinde yapılacak tüm borulama masrafının; aidat, demirbaş ödemesi vb yollarla tüm maliklere bölüştürülmesi uygun olacaktır.
0
artci sarsinti
(13.02.26)
boruların geçirilmesi için yapılacak olan kazım, hafriyat, betonlama, vs. hepsi ortak olacak.

fakat yönetim diyor ki, sayaç ile eviniz arasındaki boru ortak değil, her evin kendine ait borusu var, bu boru sizin şahsınıza ait. dolayısıyla her eve giden boru uzunluğuna (yani evin sayaca uzaklığına) göre her eve farklı maliyet çıkıyor. malikler itiraz ediyor, ben de sitenin deneticisi olarak arada kaldım. zira dönüp bana girecek, bunun doğrusu nedir diye bana soracaklar.

evin içi/evin dışı diye genelleyemediğimiz durumlar var. mesela çatıya kendi şahsıma ait uydu anteni koydurdum, kablosunu çektirdim. bu ortak mı şimdi? kablo koparsa, anten bozulursa apartman mı yaptıracak dairenin dışında diye? hayır, anten de kablo da benim. ben yaptıracağım.

ya da mesela geçen ay doğalgaz tesisatında kaçak oldu, çağırdık. adam dedi ki sayaçtan önceyse apartmanı ilgilendirir, sayaçtan sonraysa siz yaptıracaksınız. aynı durum değil mi? doğalgaz sayacı evin önünde bile olsa, sayaçtan hemen sonraki, evin dışında bulunan dirsekten kaçtığı için ben ödemek durumunda kaldım. sayaçtan önceki boruda olsa apartman yaptıracaktı. sayaçla ev arasına mesafe girince yine siteye/apartmana mı ait oluyor?
0
🌸kibritsuyu
(13.02.26)
1. Yönetim planında, projelerinizde veya tapu parselasyon planından "ortak alanlar neresi ve nerede bitiyor" bunu öğreneceksiniz.
2. Ortak alanlardan geçen tüm altyapı siteye ait olacak.
3. Bir kat maliki de kafasına göre ben şuraya boru çekeyim kablo çekeyim diyemez, yine yönetim planınızda yazan %51, 3/5, 4/5, 5/5 gibi oy gerekli. Bu yapılırken de zaten karar da sadece o kişi kullanacaksa "tüm yükümlülükleri onda olmak üzere" diye alınır. Koparsa o tamir ettirir, site karışmaz. Zaten böyle bir karar da hiçbir zaman çıkmaz. Ben görmedim. Apartman çatısına anten koymak çok genel bir durum, o yüzden bununla kıyaslamak doğru değil.
4. Bence sizin bir avukatınızın da olması lazım. Ben de şu an site yönetim kurulundayım ve avukat var aylık 5-10 bin para ödeniyor ve böyle durumlarla direkt avukattan görüş de isteniyor.
0
malheiros
(13.02.26)
Sular idaresinin talebine karşı dava açın. Sitenin girişi ile benim evin arası 300 metre mesela ve bir sürü böyle ev var. Yüzlerce ayrı boru hattı çekilmesi gerekecek bu durumda. Oysa normali, dışarıdan ana su borusu hattı girer ve evler o borudan suyu alır. Evin aldığı suyu da sayaç kayda alır.
Sayaçların site dışına alındığı planda, site dışına gelen ana su borusuna, konut sayısı kadar boru eklenip, o borular sayaçlara bağlanacak, her sayaçtan da evlere ayrı ayrı boru çekilecek. Elektrik değil ki bu bir kabloyla halledilsin. Kaldı ki elektrikte de site girişinden ayrı ayrı hat çekilmez. Çok mantıksız bir durum bu. Yönetim sular idaresine itiraz etsin.
+1
dawsonscreek
(13.02.26)
Yönetim şundan dolayı yanlış düşünüyor, boruların geçeceği alanlar ortak alan içerisinde ve bu bir alt yapı imalatı. Boruların uzun veya kısa olması önemli değil. Çatının akması gibi düşünün, en üst kattakilerin evine akıyor ama bina ödüyor. Veya giriş katta oturanın da asansör bakım masrafı ödediği gibi.

Yani bir eve 10mt boru kullanılsa, diğerine 1000mt boru kullanılsa da ortak ödenmeli.
Uydu anteni örneği çok doğru bir örnek değil, çünkü ortak alana zaten bireysel olarak uydu anteni takamazsınız.
+1
artci sarsinti
(13.02.26)
(2)

araç içi şarjlı süpürge

kibritsuyu
son birkaç gündür araç içi şarjlı süpürge sorusu görüyorum.benim araç için değil ama ev için böyle bir şeye ihtiyacım var. dikey süpürgeye bütçe ayırabilecek durumda değilim. ortalığa saçılan kedi kumları, televizyon karşısında çekirdek yedikten sonra ortalığa dökülen kabuklar vs içinde kablolu koca
son birkaç gündür araç içi şarjlı süpürge sorusu görüyorum.

benim araç için değil ama ev için böyle bir şeye ihtiyacım var. dikey süpürgeye bütçe ayırabilecek durumda değilim. ortalığa saçılan kedi kumları, televizyon karşısında çekirdek yedikten sonra ortalığa dökülen kabuklar vs içinde kablolu koca elektrik süpürgesini çıkarmak yerine ucuz yollu mini bir süpürge almak istiyorum.

www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com

şu tarz süpürgeler iyi midir, iş görür mü? bunlardan birini veya bu tarz bir süpürge önerebilir misiniz? bütçe maksimum 1500, hadi zorlayalım 2000 olsun.
+1
kibritsuyu
(09.02.26)
ilk linktekini evde kullanıyoruz gayet iş görür ve pratik bi alet. çekişi fazlasıyla yeterli.
yedek filtreleri de satılıyor.
0
duyuruuser
(09.02.26)
Bildiğim kadarıyla bu tip çin malı ürünlerin bataryaları çabuk ölüyor. İlk gün 20dk çalışan ürün bir bakmışsın max 5 dakika çalışır olmuş. Yoksa bu 30 euro fiyat koyulan ürün temuda 10 euro.
0
filipis
(09.02.26)
(4)

bana bilgisayar seçelim

kibritsuyu
arkadalşar şu aşağıda karşılaştırma linkinin verdiğim bilgisayarlardan hangisini alayım? "pahalı olan daha iyidir" mi diyeceğiz? pahalı ama işlemcisi daha eski, öteki ucuz ama bataryası daha iyi şeklinde düşünerek bunlardan birini bana seçebilir miyiz?https://www.mediamarkt.com.tr/tr/product-compari
arkadalşar şu aşağıda karşılaştırma linkinin verdiğim bilgisayarlardan hangisini alayım? "pahalı olan daha iyidir" mi diyeceğiz? pahalı ama işlemcisi daha eski, öteki ucuz ama bataryası daha iyi şeklinde düşünerek bunlardan birini bana seçebilir miyiz?

www.mediamarkt.com.tr

çoğunlukla ofis uygulamaları ve internet için kullanacağım. oyun oynamam, grafik ağırlıklı işler yapmam. ama beni de yıllarca idare edebilmeli.

klavye yapısı ve el alışkanlıklarım nedeniyle sadece lenovo modelleri benim tarzıma uygun. farklı marka model önermezseniz sevinirim. bu üçü arasında seçelim.
0
kibritsuyu
(07.02.26)
Intel işlemcilerin populeritesi düştü, artık yeni nesilde AMD olanlar daha iyi.
ortadaki sepette indirimli gösteriyor, sağdaki seçeneğe göre daha yeni nesil o yüzden 3ü arasında en iyisi

LENOVO IdeaPad Slim 5/AMD Ryzen AI 7/16GB RAM/512GB SSD/16" WUXGA/W11/Laptop 83HY004CTR

Biraz Donanımhaber ölücülerini de dolaş

forum.donanimhaber.com

Ram piyasası çıldırdı bu arada, uzun vadede 32gb uyguna bulursan onlara yönel.
0
nahtoderfahrung
(07.02.26)
Ryzen AI 7 350 içlerinde en verimlisi ama fiyatı orantısız yüksek. İşlemcilerin multicore performansı birbirine çok yakın. Bu durumda en ucuzunu tercih eder geçerdim, muhtemelen aralarındaki farkı hissetmezsiniz.
+1
kesmekes laleler
(07.02.26)
Direkt nokta atışı öneride bulunuyorum. Bunun bir alt modelini aldım, şu ana kadar kullandığım en iyi laptop. Al 5 sene kullan.
www.hepsiburada.com

Hadi hayırlı uğurlu olsun.

Not : Şarj ve ağırlık konusunda söylenenler doğru. Bir miktar ağır ve şarj hızlı bitiyor. Her güzelin bir kusuru var.
+1
rakicandir
(08.02.26)
Ben de 10 yıllık bilgisayarım ölünce geçen sene bilgisayar aldım ve ihtiyaçlarım tam senin gibiydi. Çoğunlukla internet, dizi, ofis, az biraz da oyun. Monster Huma grubu (monster'ın oyun dışı, daha çok ofis işi için tasarlanmış laptop grubu) gözüme güzel görünmüştü. Onlara da bir şans verebilirsin.

İlla bu 3'ünden birini tercih edeceksen bence ortadaki. Şarjı daha uzun gidiyor, batarya kapasitesi daha yüksek.

Bu arada @rakicandir'ın önerdiği HP Victus'u aldım. Gerçek bir gamer'sanız (ki sen değilsin) iyi bilgisayar ama aşırı ağır ve şarjı çok hızlı bitiyor. Yani ben tek elle zor taşıyorum. O yüzden (@rakicandir kusura bakmasın) ama victus'u senin ihtiyaçların için önermiyorum kibrit
+3
bloodymoon
(08.02.26)
(3)

kot sorusu v2

kibritsuyu
aşağıdaki kot sorusundan sonra aklıma geldi.arkadaşlar şişman bir insanım, ama bacaklarım incecik, kadın bacağı gibi sütun. popom da küçük. şişmanlık sadece göbeğimde.belime göre pantolon alıyorum bacaklar şalvar oluyor. bacağıma göre alıyorum, düğmesi kavuşmuyor.beli geniş olsun, bacakları da fit o
aşağıdaki kot sorusundan sonra aklıma geldi.

arkadaşlar şişman bir insanım, ama bacaklarım incecik, kadın bacağı gibi sütun. popom da küçük. şişmanlık sadece göbeğimde.

belime göre pantolon alıyorum bacaklar şalvar oluyor. bacağıma göre alıyorum, düğmesi kavuşmuyor.

beli geniş olsun, bacakları da fit olsun (tayt gibi streç dar paçalı nonoş pantolonu gibi değil, sadece faldır foldur olmasın, fit olsun).

marka model fark etmez. hangi markanın hangi model kotunu alayım?
0
kibritsuyu
(05.02.26)
mavinin marcus kalıbını bir deneyin. normal bel daralan paça
+2
my fault
(05.02.26)
GAP'in slim fit modellerine de bakabilirsiniz.
0
10551037
(06.02.26)
marcus +1

dediğin mevzulardan ben de müzdaribim.
0
antihero
(06.02.26)
(9)

U dönüşü neden yasak? (tekrar soru)

kibritsuyu
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu k
daha önce de sordum ama bir türlü tatmin olamadım. mantığım bunu kabul edemiyor.

tamam olur olmaz yerde, yol ortasında U dönüşü yapılması yasak, bunu anlayabiliyorum.

sola dönüşün serbest olduğu bir kavşakta U dönüşünün yasak olmasının sebebi, mantığı nedir? ben sola dönüp karşıdan gelenlerin yolunu kestikten sonra arabamın ne yana gittiğinin ne önemi kalıyor? sola dönüş yasak değil, döndükten sonra dümdüz gidip karşıdaki yola girebiliyorum. ama arabamı biraz daha çevirip geldiğim yolun ters şeridine U dönmem niye yasak?

i.imgur.com

ileri veya sola mecburi yön tabelası ile U dönüşü yasak tabelası birbiri ile çelişmiyor mu? kaldı ki ışık var, ama ışık olmasa bile bana sola dönüşü serbest kılan tabela varken, döndükten sonra ne yana gideceğimi engelleyen tabelanın mantığı nedir?
0
kibritsuyu
(27.01.26)
Sizin attiginiz ornekte nasil isleyis bilemiyorum ama iki sebebi olabilir.
1) Sola dondugunuz yerden gelen arabalar icin saga donus icin yesil sizinle ayni anda yaniyor olabilir. Bu durumda o caddeye bir araba akisi var.
2) Caddenin genisligi isik bolgesinde tam nasil belli degil ama saga sola arac park edilen, daraltilan, kalabalik bir yerse, tek seferde U donusu yapamama ihtimali trafigin akisini bozabilir diye yasak olabilir.

Tabii belirttiginiz gibi sebepsiz de olabilir. Trafikte mantikli olmayan durumlar gorulmeyen seyler degil.
+2
mbond
(27.01.26)
bence sebebi bazi araclarin u donusu yaparken tek hamlede yapamayacak olmasi ve trafigi tikama ihtimali. siz bir arabayla donebilirsiniz belki tek hamlede ama serbest oldugunda bu bir kamyona da serbest oluyor. o donmeye kalktiginda geri manevra yapmadan donemiyor ve trafigi tikayabiliyor.
+2
lemmiwinks
(27.01.26)
Emin değilim ama sola dönüşte araçlara yeşil yanarken, yayalara da karşıdan karşıya geçmesi için yeşil yanıyor olabilir.
+3
duyuruuser
(27.01.26)
U dönüşü yapan araçların tek seferde dönemeyip bir;/birkaç manevra yapması gerekebileceği söylenmiş zaten.
Bu durum ve tek seferde dönebilecek olsa bile normal akışa nazaran yavaş olması gerekliliği trafiği çok engelliyor.
Fazıl Say Caddesinden Nevzat Çobanoğlu Bulvarına çıkarken çok küfretmişliğim vardır.
+1
Mirket
(27.01.26)
U dönüşü dar alanlarda tecrübesiz sürücüler oldukça riskli olabiliyor. buna benzer yolda hızlı gelip arabayı yan yatıran sürücü gördü bu gözler. onun için trafik güvenligi için ordan degil de ilerideki göbekten dönmenizi istiyorlar. böylesi daha güvenli
0
limonlu eksi
(27.01.26)
Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil.
0
ground
(27.01.26)
U dönüş yapan aracın,
görüş mesafesi çok düşüktür,
özellikle
hizli gelen motorsiklet gibi araçlar ile çarpisma olasiliğı çok yükseliyor.
0
designer
(28.01.26)
"Görselde u dönüşü normal sedan araçlar için bile kolay değil. Aynı yerde minibüs, midibüs, otobüs kamyon ve daha büyük araçlar için dönüşe uygun değil. Ve bu tip yerlerde ayrım yapılamaz. Zorlama bence. U dönüşü serbest bile olsa iptal edilir orada. Avukatım konuya hakimim ve bu konu tartışmaya açık bile değil."

ayrım yapılmaz denmiş de. ayrım yapılıyor. alta otomobil hariç yazılıyor.
0
renegade
(29.01.26)
kuzey amerika'daki kural su, eger isik varsa U donusu yasak, U donusu yasak tabelasina gerek yok. Eger isik yok ise, U donusu yapabiliyorsun, kimse ceza yazamaz.
Mantik ne, bilmiyorum..
0
cooperr
(29.01.26)
(2)

bu artık kargo gecikmesi olayını aştı (jet logi)

kibritsuyu
ttnet'den sözleşmem bitiyor diye aradılar (dolandırıcı değil, hakiki ttnet). sözleşmeyi yeniledik. yeni modem istedim, 18 taksitle onu da tanımladılar, 5 iş günü içinde gelecek dediler. bu dediklerim 12 aralık'ta oluyor. 13 aralık'ta modem jet logi isimli bir kargo şirketine verildi. o gün bugündür
ttnet'den sözleşmem bitiyor diye aradılar (dolandırıcı değil, hakiki ttnet). sözleşmeyi yeniledik. yeni modem istedim, 18 taksitle onu da tanımladılar, 5 iş günü içinde gelecek dediler. bu dediklerim 12 aralık'ta oluyor. 13 aralık'ta modem jet logi isimli bir kargo şirketine verildi. o gün bugündür de gelmedi. tam 38 gün oldu. arıyorum, telefonda yetmiş kişiyi bekledikten sonra dağıtımda bugün gelecek diyorlar, gelmiyor. arıyorum, aciliyetini aktarıyorum bugün mutlaka gelecek diyorlar, yine gelmiyor. en son 12 ocak'ta yazılım hatası vardı, düzeldi, 19 ocak'ta mutlaka gelecek dedi, kafadan 1 hafta daha taktı. 19 ocak oldu geçti, yine gelmedi.

savcılığa hırsızlık suç duyurusunda mı bulunayım, polise mi gideyim, ttnet faturam geldi, modemin ilk taksidini ödedim, modem ortada yok. ttnet'i arıyorum, biz kargoya vermişiz ama ileteyim diyorlar yine fıs.

ne yapayım allahaşkına söyleyin. firmanın adı jet logi midir nedir, ne şubesi var, ne kuryesi var. 40 günde bir kargo gelmez mi ya? nasıl alayım ben modemimi?

işyeri burası, dandik modem yüzünden herkes telefondan internet paylaşıp çalışıyor. 40 gündür bu nasıl kargoymuş, katıra yükleyip götüne tekme vursan yolunu bulur gelirdi.

allah rızası için bir çare önerin.
0
kibritsuyu
(19.01.26)
kargo sirketiyle ttnet ugrassin.
siz ttnet'i arayin, daha fazla beklemeyeceginizi soyleyin.
size ya modemi baska kargo firmasiyla ulastirsinlar ya da siz kontrati iptal edeceginizi soyleyin.
geriye donuk de paranizi talep edin.
0
common of demons
(19.01.26)
orada jet logi'nin adı bile yok ki. korsan kargo şirketi midir nedir.

google'a yazınca görüyorum ki ttnet bütün modemleri bununla gönderiyor ama kimsenin modemi de eline ulaşmamış. modemleri toplayıp toplayıp el altından satıyor mu ne yapıyorsa artık. modem satışından voleyi vurduktan sonra tosuncuk gibi yurtdışına falan kaçacaklar herhalde.

adamların tek müşterisi ttnet ve tek teslimat konusu da modem galiba. bütün şikayetler ttnet modemiyle ilgili ve kimsenin kargosu eline ulaşmış değil.

ne biçim iş anlamadım.
0
🌸kibritsuyu
(19.01.26)
(4)

arabamı yetkili servise götürmesem ne olur v2

kibritsuyu
hemen aşağıdaki arabamın bakımını yetkili serviste yaptırmasam ne olur sorusunu görünce ben de sormak istedim.bakımını değil ama muhtemel bir arızasını yetkili serviste yaptırmasam ne olur? servis bilmemkaç gün sonrasına randevu veriyor. belki basit bir şeydir. sanayide herhangi bir frenciye gitsem
hemen aşağıdaki arabamın bakımını yetkili serviste yaptırmasam ne olur sorusunu görünce ben de sormak istedim.

bakımını değil ama muhtemel bir arızasını yetkili serviste yaptırmasam ne olur? servis bilmemkaç gün sonrasına randevu veriyor. belki basit bir şeydir. sanayide herhangi bir frenciye gitsem yaptırsam garantisine zeval gelir mi? problem tekerleklerden birinin içinden sürtme sesi gelmesi.

detay:

pazar günü ankara'ya kar yağdığında çok karlı ve yokuşlu bir yerde idim. dönerken arabayı yokuştan indirmem gerekti. freni bıraksam hızlanıyor, frene bassam kayıyor. tam ortada bir yerde freni ayarlayarak kaydırmadan kontrolü kaybetmeden arabayı yokuştan indirdim. ama abs midir esp midir artık takır takır takır takır hiç susmadan çalıştı. karsız yola çıkınca da normal devam ettim.

arabada herhangi bir problem yok, normal gidiyor, normal duruyor, herhangi bir arıza lambası yanmıyor. ama sol tekerleklerin birinden (içinde giderken ön mü arka mı anlamıyorum, ama arka gibi) bir sürtme sesi geliyor. frene basınca artıyor ama düz yolda giderken de yapıyor.

lastikçiye götürdüm, servise götür, taş falan sıkışmıştır ama önce bi yıkat dedi. benzin istasyonunda tazyikli su tuttum, düzeldi. hatta sanayiye gittim, epey dolaştım yine sürtsün de götüreyim diye, hiç ses yapmadı. hatta biraz hızlanıp sert fren koydum yine abs çalışsın, araba kaysın diye, çat diye sıkıntısız durdu, ses falan yapmadı. herhalde düzeldi diyip yola çıktım, tam eve gelmek üzereyken yine başladı.
0
kibritsuyu
(14.01.26)
yok bu garantiyi etkilemez. ama parça vs değişmesi gerekiyosa ve senin hatandan olan bi şey değilse servise götürmen mantıklı olur
0
jelly bear
(14.01.26)
anlattıklarınız sonucunda balata bitmiş olabilir. diske sürtmesinden dolayı ses yapıyor büyük ihtimalle. normalde balata, yağ ve filtre değişiminden garanti bozulmaması lazım ama burası türkiye burada işi yokuşa sürmek için her şey yapılıyor. garanti bozulmasın diye insanlara fahiş fiyat çekiyorlar.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.01.26)
balataları bir söküp taksınlar. bu işlemler için servis şart değil. yetkili servis özellikle sıfır araçlar için garantiyi bozmaması için tercih ediliyor. onun haricinde gerek yok.
0
ground
(15.01.26)
Cevaplar için teşekkürler. Yolumun üstüydü, servise bir uğrayayım dedim hemen aldılar.

Ön disk ve balatalar 20 bin km önce değişti bitmiş olamaz. Arka balatalar hiç değişmedi ama son bakımda da durumu iyi dediler. Değişme vakti gelmiştir belki ama sürtme yapacak kadar bitmiş olamaz.

Baksınlar, güncellerim.

edit: balataları temizleyip verdiler. para da almadılar. bedavaya araba yıkatmış oldum.
0
🌸kibritsuyu
(15.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(5)

fenerbahçe - aston villa maçına bilet almak

kibritsuyu
çarşamba günü satışa çıkıyormuş. ben, oğlum, oğlumun dayısı, oğlumun arkadaşı ve arkadaşının babası olarak 5 kişi ankara'dan kalkıp maça gitmeyi planlıyoruz aylardır. herkesin fenerbahçe logolu passoligi mevcut.ben normalde fenerbahçe passoligi ile gençlerbirliği maçlarına da gidebiliyorum ankara'da
çarşamba günü satışa çıkıyormuş. ben, oğlum, oğlumun dayısı, oğlumun arkadaşı ve arkadaşının babası olarak 5 kişi ankara'dan kalkıp maça gitmeyi planlıyoruz aylardır. herkesin fenerbahçe logolu passoligi mevcut.

ben normalde fenerbahçe passoligi ile gençlerbirliği maçlarına da gidebiliyorum ankara'da. bilet alırken kendi hesabımdan giriyorum, kendi tc kimlik numaramı giriyorum, oğlumun tc kimlik numarasını giriyorum, ikimize bilet alabiliyorum. bir kişi, 5 kişiye kadar bilet alabiliyor.

imgur.com

uygulamada genel satışın yanında (1 adet) yazıyor.

www.fenerbahce.org

sitedeki duyuruda kongre üyelerine falan 1 adet yazıyor, ama genel satış için bir şey yazmıyor.

kafam karıştı. bu maçta da tek kişi girip kendime ve diğer 4 kişiye bilet alabilir miyim? yani herkes kendisi alırsa ayrı ayrı oturmak zorunda kalmayalım.
-1
kibritsuyu
(12.01.26)
Hocam genel satış için şansınız zor olabilir kongre üyeliği önceden almanız daha iyi olur ama onda da iyi şans lazım gfb kapatıyor genelde biletleri
Çocuklar küçükse onlara bilet almanıza gerek yok yanınızda girebilir kale arkası ise.
0
spacevan
(12.01.26)
soru bu: tek hesaptan girip passoligi olan 5 kişiye bilet alabiliyor muyum? bu kadar. öğrenmek istediğim tek nokta bu.

alabilme şansımı, ne şekil alabileceğimi, çocukla ne şekilde girebileceğimi sormuyorum.

gençlerbirliği maçına kendi hesabımdan girip passoligi olan 5 kişi için tc kimlik numaralarını girerek bilet alabiliyorum, bu maçta da aynısını yapabiliyor muyum? bunlar "1 adet" falan yazmış, kafam karıştı.

tek soru: tek hesaptan girip passoligi olan 5 kişiye bilet alabiliyor muyum? yoksa herkes ayrı ayrı kendi hesabından mı girip alacak? ayrı alacaksa biz nasıl birlikte oturacağız? ailesiyle arkadaşıyla maça gidenler nasıl yapıyor?
0
🌸kibritsuyu
(12.01.26)
Tek cevap: Alamazsınız diye biliyorum. ama yine de araştırmaya devam edin. Belki başka bilen biri vardır,
Diğer sorunun cevabı
maraton ya da feneirum tarafından yan yana 5 adet bulmanız imkansız gibi olurda bulursanız bilette yazan yere göre oturyor herkes.
Eğer 5 kişi Kuzey ya da okul açıktan bilet bulduysa orada yere bakmazlar, maça erken giderseniz yan yana oturusunuz (ayakta izlersiniz).
Dip not:Ankara'dan ben de maça gideceğim. umarım bulursunuz.
0
spacevan
(12.01.26)
ya iyi de çok saçma değil mi, karımla çocuklarımla maça gitmek istesem teker teker farklı yerlere mi oturmak zorunda kalacağım? stadyumda her birimiz tek tek mi oturacağız?

yahu böyle saçma sapan bir şey olabilir mi? arkadaşlarla toplanıp maça gidemiyor muyuz, ailemle birlikte maç izleyemiyor muyum? 14 yaşında 2 tane çocuk babalarıyla birlikte yan yana oturamayacak mı ya?
0
🌸kibritsuyu
(12.01.26)
Evet saçma, maalesef böyle önemli maçlarda tek bilet
0
psyence fiction
(13.01.26)
(5)

ihmal etme doktora git, acile git

kibritsuyu
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama
arkadaşlar ben bazı şeyleri anlayamıyorum. ben mi yanlış yapıyorum, siz nasıl yapıyorsunuz bana bir anlatırsanız gerektiğinde faydalanayım.

durumumuz yoktu okumadık diyen üşengeçler için asıl soru son cümlede.

aşağıda tamponun uzun süreli değiştirilmemesi nedeniyle mide bulantısı ve kusma geçiren ama şu anda herhangi bir şikayeti olmayan ve toksik şok şüphesi yaşayan bir arkadaşa denmiş ki "derhal doktora git, toksik şok öldürür, elin kolun düşer".

şu anda hiçbir şikayetimiz olmadan ama olma ihtimali de olan durumda acile gidip ne diyoruz ve ne yapıyorlar? bir şey yapmaları için ne demek gerekiyor? hastaneye gidin emin olun denmiş. gitsin emin olsun elbet ama hastanede bundan emin olmak için ne yapıyorlar? ben ne zaman ihmal etmeyeyim, emin olayım diye gitsem bir şey yapmıyorlar çünkü, salıyorlar geri, bir şey olursa gel diyorlar. siz ne yapıyorsunuz da emin olmak için müdahale edip emin oluyorlar?

cumartesi günü 190/130 tansiyonla acile gittim, devlet üniversitesi hastanesi. triyajda tansiyonumu ölçtüler, 190/130 çıktı. sonra elime numara verip bekleme salonunda oturttular. 2-3 saat sıra gelmeyince eeh diyip özel üniversite hastanesine gittim. gittim. orada da tekrar ölçüp beklettiler, 15 dakikada bir gelip ölçtüler. düşmeyince bir dil altı hapı verdiler (ki evde kendim de içmiştim onu), 150/100'e düşünce de taburcu ettiler.

bana "yüksek tansiyon çok tehlikelidir, öldürür, mutlaka acile git" denildiği için gittim. 6 saat vakit kaybettim, 2-3 saati acil sıralarında beklemekle geçti. en sonunda da evde kendi yatağımda yatıp dinlenip, kendi içebileceğim ilaçtan öte tedavi de uygulanmadı. 1500 lira da para ödedim. e ben şimdi bu hastaneye niye gittim? neyi eksik yaptım? böyle mi emin olunuyor? yani emin olmak için bana ne yapıldı şimdi? oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?

kafamı dolaba vurdum ölür müyüm diyorsun, gelen cavap: "beyin kanaması olabilir acile git". acile gidiyorsun. soruyor baş ağrısı, baş dönmesi, kusma var mı, yok. kalk bi yürü, tamam. parmağımı gözünle takip et, tamam. iyi şimdi git, baş dönmesi olursa, kusarsan gel. e ulan bunları ben evde kendim de yaparım. baş dönmesi kusma olunca da gelirim. şimdi biz hastaneye niye gelmiş olduk?

sorunun kısası: başımıza bir iş geldikten sonra, hiçbir şikayetimiz yokken emin olmak için hastaneye gidip emin olabiliyor muyuz? emin olmak için ne yapmamız gerekiyor?
+1
kibritsuyu
(09.01.26)
tansiyon yuksekse günde 4-5 kere ölçüp saatleri ile not edip(en az 1 hafta) kardiyologa gitmek lazım, benzetmek gibi olmasın tansiyonu yuksek giden 45-50 yaş arası iş yeri arkadaşımız takipli olmasına ragmen kalp krizi geçirdi allahtan yakındı hastaneye 2 ana damar tıkalıymış acil angioya aldılar..

acil sevk etmeliydi kardiyolojiye eğer tansiyon sık sık yuksek seyir ediyorsa, sanal angio angio yapılmalı. doktor değilim etrafımda çok kalp sıkıntısı olanlar bu şekilde yaptı.

senelik check up yaptırmak lazım özel hastanelerden içeriğine bakıp fiyat karşılaştırması yapacaksınız içinde ekg kardiyoloji kons. olan tercih edeceksiniz.

bende kendi acil maceramı özetliyeyim, annem kendini kötü hissediyordu dur acile gidelim baksınlar kan falan dedim, bi gittik tansiyon 21 ,dil alti verdiler (ben acil doktoruna söyledim kardiyoloji görmesi gerekse randevu alalım ne gerekirse yapalım dedim) hemen aynı gün ilk randevusunu bekledik kardiyoloji gördü ekg çekildi eko yapıldı angio yapılcak şimdi.. özel hastane ve parasını verince herşeyle ilgileniyorlar.
+1
eja
(09.01.26)
yani doktorlara lafım yok da sistem doktorun sizi görmesi üzerine kurulmuş, tedavi üzerine değil.
11 ayda 1 milyarın üzerinde muayene gerçekleştirilmiş mesela. doktor görmüş müyüz? görmüşüz.

sizin durumda konuşursak mesela üniversite hastanesi yapması gerekeni yapmış gibi. sonuçta tansiyonu düşürmüşler. yatarak tedavi edecek halleri yok ki. ya da her kafasını dolaba vuranı tomografiye yönlendiremezler. kafayı dolaba vurdu diye acile gitmek saçma ( çocuk ya da çok yaşlı filan değilse) yani bahsettiğiniz iki örnekte bence yapılması gerekenler açısından bi sıkıntı yok. ama tabi ki sağlık çalışanı değilim, fikrimi söylüyorum.

2-3 saat sıra gelmemesi filan zaten asıl mesele aslında. geçen bizim kızın ateşi çok yüksekti. özele götürdük. 7 hastalık için pcr testi yaptırdık (2000 tl) influenza a pozitif çıktı. doktoru aradık, ilaçları yazdı vs vs. komşunun çocuğu aynı ateş şikayeti ile devlet hastanesine gitti, 80 kişi varmış önlerinde. sonra bi daha denemişler şanslarını calpol ile eve yollanmışlar. yine düşmeyince doktor antibiyotik yazmış. 2 gün bekleyin düzelmezse kullanın demiş. pcr filan yok. belki aynı hastalık ve bu hastalığa antibiyotik işe yaramıyor. yani bu örnekte mesela sorun sistemde mi, doktorda mı bilemiyorum.

özet olarak gerçekten evde takip edilebilecek ya da poliklinik muayenesi gerektirecek durumlar için acile gitmenin manası yok. sonra 80 kişi sıra bekleniyor ya da düzgün muayene olunamıyor işte.
+2
elorelia
(09.01.26)
'oracıkta beyin kanaması geçirsem hemen müdahale edilebilecek olması mı bana güven vermeli?' sözün kulağa çok mantıklı geliyor.

Ayrıca sen bilinçli bir hastasın. Başka hangi belirtilerin anlamlı olduğunu biliyorsun. Ama orada tansiyonunu ölçüp bekle diyen şahıs bu konunun uzmanı. Mutlaka tansiyon ölçme dışında da bir şeylerine bakmış ve sormuştur.

Ve yine de başına bir şey gelirse sen elinden geleni yapmış olmanın huzurunu hissedebilirsin. Günah benden gitti diyebilirsin.

Ayrıca tansiyonu yüksek olan kardiyoloğa değil Dahiliye uzmanına görünmeli. Kardiyolojik sorunlar yüksek tansiyon sebeplerinden çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Acilde bunu da söylerler son olarak.
0
Mirket
(09.01.26)
1. İsteyen istediğini yazar, sorumlusu kendidir.
2. Borsa, coin vb başlıklarında millet tavsiye bile olmayıp kendi yaptığını anlatırken risklerden korunmak için "ytd' diyor; burada ise can söz konusu.
3. Bi şikayeti yok diyorsun ama duyuruda 'şiddetli bulantı ve kusma' olduğunu söylüyor, yani çarpıtıyorsun.
4. Toksik şok öldürür.
-3
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(09.01.26)
Bir de o sorular disinda da ozellikle tecrubeli doktorlar bi terslik olup olmadigina dair cok fazla kontrolu sadece bakarak yapiyor aslinda. Doktor olmayan farketmeyecegi detaylardan nokta atisi teshis koyduklarina cok sahit oldum. Yapilan cogu tetkit emin olma/dogrulama amacli. Hepsi bunu yapmayi haiz degil ama o dogru.
+1
ghilleinthemist
(09.01.26)
(1)

led ekran

kibritsuyu
evin karşısındaki binanın çatısına led ekran koydular, reklam amaçlı.https://i.imgur.com/eNN9TPD.jpeggece bunu kapattırmanın, en azından parlaklığını kıstırmanın bir yolu var mı? şikayet falan edemiyor muyuz? gece vakti adamın beynini deliyor. perde mi kapatayım gece vakti ya?hadi şimdi boş boş yanı
evin karşısındaki binanın çatısına led ekran koydular, reklam amaçlı.

i.imgur.com

gece bunu kapattırmanın, en azından parlaklığını kıstırmanın bir yolu var mı? şikayet falan edemiyor muyuz? gece vakti adamın beynini deliyor. perde mi kapatayım gece vakti ya?

hadi şimdi boş boş yanıyor, idare edelim diyeceğim. iki gün sonra afırıklı fırıldaklı sürekli yanıp sönen reklam koyacaklar. o zaman ne halt yiyeceğiz?
+4
kibritsuyu
(09.01.26)
Mumkundur. Belediyenizin cagri merkezini arayip sikayet edin.
0
duster
(09.01.26)
(3)

burayı neyle doldurayım

kibritsuyu
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.https://i.imgur.com/rtQ1PPb.jpegbu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride o
nisan ayında yapılan pvc pencere ile duvarın arasında (içeri tarafta) sıcaklık farkından, açıp kapatırken oluşan titreşimden vs zamanla boşluk oluştu. montaj yapıldığında yoktu.

i.imgur.com

bu boşluğu neyle doldursam daha iyi olur? herhangi bir soğuk hava girişi yok, ama ileride olabilir de.

alçı mı çekeyim, mastik mi çekeyim, silikon mu basayım ne yapayım?
0
kibritsuyu
(06.01.26)
Titreşimden olduysa mastik. Ama duvara iyi vidalamadilar mi acaba??
0
kisa
(06.01.26)
gördüğüm kadarı ile zamanla oluşan bir boşluk değil. oraya dolgu malzemesi kullanılmış ve zamanla kuruyup çatlamış ve dökülmüş gibi. süpürgeyle de alınmış ve açıklık oluşmuş. yeniden ama daha kaliteli bir malzeme ile dolgu yapın.
0
ground
(06.01.26)
önce dolgu fitili ile doldur. üstüne mastik. alçı yine çatlar. işlem sırasında kuru olması önemli.
0
merhum
(06.01.26)
(1)

şu videodaki komik yüz filtreleri hangi uygulama ile yapılıyor?

kibritsuyu
https://www.instagram.com/reel/DSVBT07iPPc/?igsh=bm41NW45eGppaDQ3snapchat dediler, yükledim. var bir şeyler ama bunun gibiler yok. köpek kulağı koyuyor, kalpler falan çıkıyor. bi tane yüzünü büken var hepsi o.birkaç mesajlaşma uygulamasını denedim. yok, onlarda da kısıtlı.şu videodakiler çok iyiymiş
www.instagram.com

snapchat dediler, yükledim. var bir şeyler ama bunun gibiler yok. köpek kulağı koyuyor, kalpler falan çıkıyor. bi tane yüzünü büken var hepsi o.

birkaç mesajlaşma uygulamasını denedim. yok, onlarda da kısıtlı.

şu videodakiler çok iyiymiş. hangisi söyleyin de oğlanla az eğlenelim.
+1
kibritsuyu
(03.01.26)
hocam snapchat bunlar. ben de sizin gibi bulamayanlardanım, yeğene veriyorum telefonu -8 yaşında- o buluyor hepsini. oyunları bile var.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
(6)

eski disketler

kibritsuyu
gün gelir antika değeri kazanır mı?mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalış
gün gelir antika değeri kazanır mı?

mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalıştıracak işletim sistemi mevcut (harici bir usb disket sürücüm var).

ama atmaya da kıyamıyorum, sizce gün gelir kıymete biner mi bunlar da?
0
kibritsuyu
(29.12.25)
hiç ihtimal vermiyorum, olursa da bizim ömrümüz yetmez bence
+1
kisa
(29.12.25)
kazanmaz. o veriler bir yerde zaten arşivlidir. disket olarak da ömrü 10-15 yıldı. çoktan bozulmuşlardır.
+2
orpheus
(29.12.25)
şöyle değerlenebilir. filmciler/diziciler 80'ler 90'lar dizisi/filmi çekerlerse o zaman onlara satabilirsiniz ama onda da alıcıyı bulmak zor olur.
0
elektr10
(29.12.25)
bozulmuştur. Disketler de röntgen gibi plastik bir zar üzerine ilaçlı bir materyal var. Yıllar içinde o kuruyor.
şimdi taksan bir kere belki okur ama 5 kere zor okur. at gitsin.
0
jamswety
(29.12.25)
Her eski şey antika olmuyor, bu nokta sıkça gözden kaçıyor.

Eski disket antika olmaz ama atıyorum windows'un ilk sürümünün satıldığı haliyle korunmuş bir örneği para edebilir.
+2
akhenaten
(29.12.25)
insan atmaya kiyamiyor ama cop malesef.
+1
cooperr
(29.12.25)
(11)

lambayı ne şekilde modifiye edeyim?

kibritsuyu
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.https://i.imgur.com/bbmLWn0.jpegelimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili. ben bu dörtlü
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.

i.imgur.com

elimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.

ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili.

ben bu dörtlü lambayı ikili ikili yakmak istiyorum. anahtarın birine basınca ikisi yansın, diğerine basınca öbür ikisi yansın, ikisine birden basınca hepsi yansın. tabii bağlamak için de lambanın klemensinde de üç tane kablo bağlantısı olmalı.

soru: hangi kabloları nasıl değiştireyim de istediğim olsun?

tek noktada birleşen 4 kırmızı kabloyu 2-2 ayırsam istediğim olur mu?
+1
kibritsuyu
(27.12.25)
dogru anladiysam hayir, dedigin sekilde olmaz. ikinci kirmizi kablonun buatta bulunmasi gerek ki istegin olsun. cunku obur turlu ikili kablolara bir de anahtar eklemen gerekecek ki cok sacma olur.

i.imgur.com

bence buna kafa yormaktansa 1x dimmer anahtar ve 4x dimmable ampul alip isigi istedigin gibi ayarlamak daha mantikli.
0
arakaali
(27.12.25)
yanlış anladın sanırım. buatla tesisatla işimiz yok. tesisat zaten iki devreli lamba bağlamaya uygun şekilde çekildi. tavanda da üç kablo (2 faz 1 nötr) var, duvarda da ikili anahtar (komütatör) var. yani halihazırda lambacıya gidip ikili ikili yanan bir lamba alırsak lak diye bağlayabiliriz.

ama benim almak istediğim lamba tekli. duvardaki ikili anahtarın birine basınca hepsi birden yanacak, ötekine basınca hiçbir şey olmayacak. ben istiyorum ki bu dördü birden yanan lambayı ikili ikili yanacak şekle çevireyim.

gönderdiğin görselde de benim dediğimi yapmışsın ki zaten.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
hocam simdi soyle; sen gorselde tek kirmizi ve tek mavi hat kullanmissin. halbuki ikili yakabilmen icin benim gonderdigim gorseldeki sekilde baglamalisin. madem ki buatta bir sorun yok o zaman isin cok kolay. elektrikciden bakir kablo alip ek yapacaksin sadece. bu da su sekilde olabilir: eger armatur seri baglanmissa oncelikle armaturdeki kablo semasi degistirilecek. iki duy icin bir mavi bir kirmizi kablo cekilmesi lazim. ayni islem diger iki duy icin de yapilacak. sonrasinda attigim gorseldeki gibi dort duy da maviye, ikili duylar da birer farkli kirmizi kablo alacak sekilde baglanmali.
0
arakaali
(27.12.25)
avizenin içinden 2-2 bölünmediği sürece iki kabloyla bunu yapamazsın.
çözüm: ya avizenin içinden faz hatlarını ikiye ayıracaksın ya da 3 kablolu bir avize alacaksın.
+1
neira
(27.12.25)
2-2 çok mantıklı değil.
3-1 yap bence.
+2
Mirket
(27.12.25)
mantık olarak çok haklısın, o da aklıma geldi ama yanarken görüntü olarak çok kötü görünür, ampuller tek sıra dizili çünkü. altılı olsa 2-4 düşünürdüm, simetrik olurdu. şimdi hiç simetrik olmayacak. ayrı ayrı yakmanın tek mantığı sadece yarısını yakabilmek olacak.
+1
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
normalde tavana bir tane nört ve anahtardan 2 uç gelir.
anahtarada yukarıdaki buattan tek bir faz gelir ve 2 uç tavandaki lambaya döner.
sistem bu şekilde ise dediğin gibi 2+2 bağımsız kontrol edebilirsin.
0
orpheus
(27.12.25)
hocam soruyu anlatamıyorum galiba, evet tesisat o şekilde, tavana da öyle geliyor, anahtara da öyle geliyor. ikili olarak da kontrol edebilirim. ben yaptırdım, elektrikçiye dedim, öyle çekti.

ama elimdeki lamba, avize, armatür, aplik, artık adına ne derseniz, o tavana asılan ve ortamı aydınlatmaya yaratan edevatın dört tane ampulü var, ama içinde tavana bağlayacak iki tane kablosu var. tavanda üç kablo, lambada iki kablo. lambayı üreten adam tek bir düğmeye basınca dört ampul aynı anda yansın diye üretmiş.

ben de diyorum ki hazır tesisatım buna müsait. bu gözünü sevdiğimin lambasındaki iki kabloyu nasıl kesip birleştirip ekleyip üç tane uç olacak şekilde çevireyim ki ikili ikili yanabilsin.

çizimini de yaptım.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
lambada zaten ortak olan nötr grubuna dokunma, boşta kalan ve köprülenmiş diğer hattı köprülendiği noktada ikiye bölerek oradan bir hat daha çekmek gerekiyor.
+2
orpheus
(27.12.25)
Orpheus +1

Detay bilgi, apligin duylari var ya, o duyun vida gibi olan dış yüzeyi nötr E bağlı olsun, en dipteki uç kısmı faza bağlı olsun. (olmasa da olur ama böyle daha iyidir)
Notrler hepsinde ortak
İki tanesinin fazi ortak ve tavandaki faza
Diğer iki faz da aynı şekilde.
0
kisa
(27.12.25)
Eğer her bir ampulden ayrı ayrı kırmızı kablolar gelip klemenste birleşiyorlarsa işiniz çok kolay, istediğiniz herhangi ikisini ayırıp ayrı bir klemens üzerinden bağlayacaksınız. Dediğiniz gibi yani. Lambadaki ikili yerine üçlü klemens takabilirsiniz veya tekli bir klemens eklersiniz. 2+2 olmak zorunda çünkü tek ampul kötü bir aydınlatma yapar. Ama 2lilerin birinde düşük diğerinde daha yüksek watlı ampul kullanırsanız 3 farklı aydınlık seviyeniz olur. Mesela düğmenin biri 1 birim, diğeri 2 birim, ikiside basılınca 3 birim aydınlatır.
0
mikro patlama
(27.12.25)
(5)

futbolda bir harekete faul verilebilmesi için

kibritsuyu
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor? yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor?

yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?

yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
0
kibritsuyu
(24.12.25)
Yere düşmemişse oyuna devam ediyorsa avantaja bırakır sonra kart mart bi şeyler varsa gösterir ama diyelim futbolcunun arkasından koşarken ensesine şaplak attı oyuncu yere düşmedi ama durdu ne oldu vs falan dedi hakem faul verir tabii ki niye düşmedin demez, düşmek şart değil.
+1
kizil karga
(24.12.25)
dünkü maçta fenerbahçe'nin kazandığı penaltı pozisyonunda bazı farklı takımlı arkadaşlar diyor ki formasından çekilen adam geriye doğru düşer, burada ileri doğru kendini atıyor ki var görsün.

yani formasından çekildiği için düşmese veya kimilerinin ifade ettiği üzere kendini atmasa, formasından çekilmesi kusurlu hareket, yani penaltı olmayacak mıydı? tut ki kendini yere atmış olsun. orada penaltı verilmesinin sebebi kendini yere atması mı, formasından çekilmesi mi?

neticede "formasından çekilen adam öyle düşmez, kendini attı penaltı aldırdı" denebilir mi buna?

kendini yere atmasa da düşmediği için formasından çekilmesi olayını ne hakem görse, ne var görse, bu hakem hatası olmayacak mıydı?
0
🌸kibritsuyu
(24.12.25)
hayir ama genelde bir sekilde hareketi engellemesi gerekiyor. yani oyuncu dusmese bile tokezlerse, yavaslarsa avantajin kaybedilip kaybedilmedigine bakilir. avantaj devam ediyorsa faul olmaz. ancak hareket cok problemliyse hakem pozisyon bitince kart gosterebilir.
+1
antikadimag
(24.12.25)
Abi dünkü pozisyonda formasını çekip öyle kalmıyor ki hareketlenen adamın formasını çekip sonra bırakıyor, bu pozisyonda geriye nasıl düşecek zaten adam ileri gitmek istiyor tabii ki öne doğru düşecek, sırf bununla ilgili en az 2 tane fizik kuralı var eylemsizlik olsun etki-tepki olsun, adam ileri gitmek istiyor sen çekip bırakıyorsun, öne düşer, mesela son lig maçında aynısını Fenerbahçe yapmıştı hakem penaltı vermemişti, o pozisyon da penaltıydı mesela, "penaltı aldırma" bence böyle olmaz ama neticede adamı formasından çekiyor, düşmese bile pozisyon penaltı zaten adamın avantajını bozuyorsun gol atmasını engellemeye çalışıyorsun.
+4
kizil karga
(24.12.25)
rakip oyuncu parmaklarsan bu da fauldür. bazen kafa atarsın adam düşmez bu da faul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
(7)

10-15 kg'lık mama paketlerinin...

kibritsuyu
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda s
ağzında niye kilit yok, niye yapmıyorlar?

yani 15 kiloluk koca mama paketinin ağzına kilit koymak hiçbirinizin aklına gelmiyor mu, amacınız nedir? eğer barınak falan değilsem 15 kilo mamayı kısa sürede tüketmem mümkün değil, en az 6 ay duracak. yani bunu koca paketle üretip perakende pet shop'larda sattığınıza göre hedefiniz evde hayvan besleyenler. evde hayvan besleyen bir kişinin evinde 39240 tane kedisi yoksa o çuvalı nereden baksan 4-6 ay kullanması gerekiyor.

kısa sürede kullanacağın kadarını saklama kabına aktarıyorsun, ondan sonra kalan mama hava alıp bayatlamasın diye ağzını büzmek, iple bağlamak, başka bir çöp poşetine koyup saklamak gibi ilkel, maymunsal yöntemlerle uğraşıyorsun.

yani en basit kuruyemiş poşetine bile konan şu gözünü sevdiğim ambalaj kilitlerinden koymak çok mu zor ya? kasıtlı mı yapıyorsunuz? maliyetten kaçmak falan demeyin, üç kuruş daha ekle üstüne de insanlar rahat etsin. bu bildiğin gerizekalılık değil mi?

var mı mantıklı bir açıklaması?
+1
kibritsuyu
(23.12.25)
Geçen gün gelen mamayı paketlerken ben de aynı soruya cevap aradım. 3 ve 5 kiloluk plastik turşu bidonlarına doldurdum mamayı, kapattım, bir de streç filmle sardım ki hava alıp bayatlamasın. Bunun yerine basit bir kilit mekanizması işi çözerdi. Hatta plastik fermuar sistem de olurdu...
0
strawberry first
(23.12.25)
Mama çok güzel bir gelir kaynağı oldu son yıllarda.

Belediyeler ihalelerle ihya oluyor, stk'lar, kafayı yemişler, borca batmışlar hep mama parası toplayarak miktarı belli olmayan, sorulunca dağıttık denilen bir mama imparatorluğunun meyvelerini yiyorlar.

Hal böyleyken daha fazla mama satmak için yapıyor olabilirlere bağlayacağım.

Yoksa dediğin gibi 100 liralık kuruyemişte bile var çok zor ve maliyetli olmasa gerek bunu eklemek.

Ben 10-15 kg aldığım zaman evdeki 19 lt pet damacanalara veya onlardan yoksa 5 lt su şişelerine koyuyorum huniyle ve sıkıca kapatıyorum kapağını bir şey olmuyor. @strawberry'nin dediği streç dokunuşu da daha garanti olur hava geçirmemesi için bir dahakine ben de öyle yapayım.
0
chicha_v2
(23.12.25)
evde iki köpek olduğu için mama tüketimi bayatlamaya fırsat bulamadan tamamlanıyor. ancak öncesinde tek köpek olduğu zamanlarda orta boy buzdolabı poşetlerine bölüp sakladığımı da bilirim. vakumlu mutfak kullanım kutuları ya da poşetler de iş görebilir. ya da ayda 1 tüketim yapılıyor ise bu tarz bir saklama kutusu da kullanışlı olacaktır. www.evcilal.com
0
jockhoon
(23.12.25)
maliyet daha da artmasın diye bence. bir de o zipping materyal belki de o kadar uzunlukta yapamıyorlardır ya da yapabiliyorlarsa da çıt diye kapanamıyordur.

ben çamaşır mandalıyla ağzını kapatıyorum.
0
elektr10
(23.12.25)
Royal Canin'e düzenli olarak sinirlenme sebebim -_-

Bir kere bütün mamayı küçük paketlere bölüp vakumlamayı denedik ama durduğu yerde bazılarının vakumu bozuldu, hava aldı, daha çok iş çıkardı. Temu'dan kocaman metal mandallardan aldım. (Şöyle: share.temu.com) Saklama kabına böldükten sonra poşeti bu mandalla kapatıyorum. Yine sinirlendim bak.
0
kobuzchu kiz
(23.12.25)
maliyet amaclidir diye düsünüyorum.
benim aldigim kuru mama markasinin 10 kiloluk paketinde de 400 gramlik paketinde de var ama ben gene de 2.5 kg'luk almaya calisiyorum cünkü kuru mamayi sadece atistirmalik diye veriyorum, kücük paket bile 3-4 ay gidiyor ve daha büyük alirsam mandalli pakette olsa bile 4. aydan sonra asiri bayatliyor. yani istediginiz mandalli paketlerin de uzun vadede cok bir sey getireceginden süpheliyim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
Markaya bağlı sanırım. Ben, benimkine yıllık 15kgluk mama alıyorum 3 farklı marka denedim hep kilitli geldi.
0
truf
(23.12.25)
(12)

günümüzde teknoloji marketlerde satılan en popüler laptop markaları

kibritsuyu
ön not: macbook hariç.yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi
ön not: macbook hariç.

yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?

mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi iyi derdi, kimi gömerdi. acer vardı kötüydü, casper vardı kötüydü.

şimdi ben hp, asus, sony, dell falan hiç görmüyorum. benim bilgisayarım toshiba mesela, o da yok.

ne var, hangi markalar revaçta? hangi markalar iyi?

hatırlatma: macbook hariç.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Sony Türkiye'den çekildi. Sony bilgisayar zaten nadirdi. Şirket bilgisayarım Dell. İyidir ama pahalıdır. Acer kullanıyorum yıllardır. İyidir. Yeni bilgisayarım Casper. Nirvana S100. Al geç. Marka odaklı değil de sistem odaklı düşünmen lazım. Ben mesela küçük ekrandan nefret ettiğim için 15,4 inç istedim. O da Casper'da vardı. 1 TB SSD, Windows 11, 32 GB Ram, i7 işlemci olsun dersen zaten az seçenek çıkıyor. Mağazalar daha pahalı satıyor. Mağazanın kirasını, elektrik faturasını, işçi giderini ödüyorsun. Mağazada incele ama internetten al. Ben Casper sitesinden aldım. Hızlı geldi.
0
arbre
(14.12.25)
Lenovo fena değil ama tuzlu
X1 100 bandından başlıyor
0
topkapiaksaray
(14.12.25)
Lenovo öneririm bende. Hem parçaları kaliteli, hem satış sonrası iyi hem de uzun yıllar dayanır.
0
etna
(14.12.25)
Valla tam ihtiyacım süper duyuru sadece iç donanım değil dış kasada sağlam olmalı ekran menteşeleri çatlamamalı klavye sallanmamalı vs vs soğutma çok problem olmamalı gibi bir sürü şey geliyor aklıma

Bi ara msi falan vardı ha birde monster vardı onlar nasıl bilemedim
+1
basond
(14.12.25)
monster.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
İş için kullanacağım için mümkünse çin pavyonu gibi yanar döner ışıklı, w a s d tuşları farklı renk ve şekilde, dış kasası alafortanfonik olan bilgisayarlardan olmamalı. Müşterinin yanında çıkarıp açabileyim.
0
🌸kibritsuyu
(14.12.25)
windows tarafinda: thinkpad, belki dell xps sayilabilir
oyun tarafinda: msi, ben tercih etmem ama asus
diger her sey icin: macbook air, macbook pro

bu 15 yil once de boyleydi hala da boyle. hp, dell gibi markalar daha cok sunucu tarafinda ve kurumsal calisir. son kullanici urunleri ekseriyetle berbattir. icinde kullanilan her sey ayni olmasina ragmen teknik servis kismi onemli. tabi en onemlisi de pil. cunku urunler ciktiktan bir sure sonra artik orijinal pil bulunmuyor ve cihaz cop oluyor. muadil bataryalar da malesef berbat. bu yuzden uzun soluklu kullanim icin macera aramadan thinkpad veya macbook tercih etmek lazim. ben ikisini de aktif olarak kullaniyorum tas gibi cihazlar. ozellikle thinkpad benden cok cekti. :))
+1
arakaali
(14.12.25)
Sony yıllar önce notebook üretmeyi bıraktı. Toshiba laptop birimini 2020'de Sharp'a (dynabook) sattı. Ortalıkta görmüyorum ben de. Alışveriş sitelerinde hâlâ modelleri var ama Tr'de resmi distribütörü ve garantisi var mı, kalitesi şu an ne durumda, bilmiyorum. Dell şahıs şirketi ve yakın zamana kadar hisseleri bile borsada değildi. Sahibi Michael Dell direkt olarak İsrail ordusuna (evet ordusuna) her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunduğu için, o marka dünyanın en iyi ve kaliteli bilgisayarını 1 tl'ye satsa, almam ömür boyu. Asus hâlâ iyi. Yakın zamanda Asus aldım ben. Lenovo beni önceki modellerde iki defa üzmüştü, kullanmıyorum artık ama thinkpad de düşünülebilir. Msi da düşünülebilir.

Ben olsaydım muhtemelen yine asus alırdım.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
lenovo, asus, hp var. dell'i mağazalarda pek göremedim. lenovo bu işin bayrak taşıyanı, asus peşinden geliyor, hp de her zamanki gibi ortalama. acer hala var, nitro serisiyle bir revaç yakaladı.

sony ekonomik krizden sonra tası tarağını toplayıp gitti, playstation'ı da bilkom'a bıraktı. sony eurasia sitesine girince sadece fotoğraf makineleri çıkıyor.

toshiba dağıldı, en değerli birimlerini sattı.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
macbook haric olmasinin ozel bir sebebi var mi? bir kere kullandiktan sonra donup pc'nin yuzune bakmadim.

ama soruya cevap olsun diye dell, lenovo ve asus. lenovo ibm'i satin aldigi icin biraz ayakta durdu, ben de ogrencilik zamaninda kullandim cunku uygundu fiyatlari. microsoft da cikis yapmaya calisiyor surface ile. hp kesinlikle rezil. is yerinden verdiler ve dokuluyor bilgisayar.

sahsen pc alacak olsam dell'e bakardim. hala oyle mi bilmiyorum ama destek hizmetleri cok iyiydi.
0
antikadimag
(15.12.25)
macbook harici olmasının özel sebebi, benim mali müşavir olmam, muhasebe işi yapmam ve klavyenin sağ tarafındaki nümerik klavyenin benim için bir zorunluluk olması. bildiğim kadarıyla hiçbir macbook'un nümerik klavyesi yok. o yüzden yekten eledim. diğer markaların da nümerik klavyesi olmayanları işime yaramaz.

bir de devletin uygulamalarıyla javayla mavayla ne kadar problemsiz çalışacağını kestiremiyorum. windows'la en azından bir yol bulunuyor.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.25)
Asus, lenovo, HP, Dell mevcut mağazalarda. Geçen sene Lenovo dan oyun bilgisayarı aldım, bir daha elimi sürmeyecek seviyede pişman etti. Geçen ay Asus aldım şimdilik memnunun.
0
onyx
(15.12.25)
(8)

elm327 obd cihazı

kibritsuyu
hepsiburada'da gördüm, gaza geldim bir tane bu obd cihazlarından aldım. telefona da kutusundaki karekoddan okutup uygulamasını yükledim. ayrıca bir de internette tavsiye edilen torque isimli uygulamayı yükledim.hem 2001 model renault clio ile denedim, hem 2019 model toyota corolla hybrid ile denedim
hepsiburada'da gördüm, gaza geldim bir tane bu obd cihazlarından aldım. telefona da kutusundaki karekoddan okutup uygulamasını yükledim. ayrıca bir de internette tavsiye edilen torque isimli uygulamayı yükledim.

hem 2001 model renault clio ile denedim, hem 2019 model toyota corolla hybrid ile denedim, ikisinde de telefonu cihaza bağlayamadım. kendi uygulaması sıfır zaten, civardaki bluetooth'ları bile taramaktan aciz. torque ile toyota bir ara bağlanır gibi oldu, oradaki düğmelere tıkladım, kesildi.

her iki araçta da obd portu var, daha doğrusu obd portu mu bilmiyorum, cihazın cuk diye takılabildiği bir port var. clio'da orta küllüğü çıkarınca altında, toyota'da şoför koltuğu sol diz hizasında.

ben mi yanlış yapıyorum, cihaz mı uyumsuz, arabalar mı uyumsuz, program mı yanlış, ben mi yanlış yere takıyorum, kaputu açıp oralarda bir yere mi takmalıyım?

yardımcı olabilir misiniz?

not: arabalar telefon ve internet çekmeyen kapalı garajda iken denedim, sadece cihaz ve telefon arasında bluetooth bağlantısı yeterli olur diye düşündüm. illa telefonun veya internetin çekmesi gerekli midir? ona göre dışarı çıkarıp deneyeyim.
+1
kibritsuyu
(02.12.25)
Bunlar biraz cins aletler. Önce telefonun kendi ayar menüsünden mi Bluetooth cihazı ekliyorsunuz? Öyle ise oradan silip direkt uygulamadan eklemeye çalışın ya da tam tersi de olabilir. Bendekinde öyle bir şey hatırlıyorum.
0
orient blue
(02.12.25)
en önce programın içinden bağladım, eşlenmiş cihazlar çıktı, aralarında bu yok. hmm demek ki önce telefonun kendi bluetooth ayarlarından eşleyip sonra oraya giricem dedim, oradan eşlendi. sonra programda da gözükmeye başladı ama bir türlü bağlantı kuramıyor.

cihazın kutusundaki karekoddan yüklediğim program hiç liste bile göstermiyor. etraftaki cihazları taramayı bırak, eşlenmiş listeyi bile açmıyor.
0
🌸kibritsuyu
(02.12.25)
bazı obd cihazları takıldıktan sonra kendileri bir wifi ağı oluşturuyor oraya bağlanmanız gerekebiliyor. obd taktıntan sonra kontağı çevirip araca elektriği verin. sonra wifi ağlarında bakın bi obd isimli bir ağ var mı diye. bendeki obd cihazının kullanımında mobil ağı falan da kapatıyorum, cihazı obd portuna yerleştirip kontağı açıyorum, sonra ilgili ağa bağlanıyorum, uygulama içinden tekrar cihaza bağlanıp ilerliyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.12.25)
muhtemelen bu cihazların kullanımı markaya göre farklıdır ama ben şunu görmüştüm cihazı arabaya bağladıktan sonra yarım saat üstünde kalmıştı, birkaç tur atmıştık, sonra dükkana gelince cihazı söktüler ve tablete bağlayıp verileri incelediler
0
bravoteam
(02.12.25)
Ben de zamanında ucuz yollu olanlarından almıştım, kutunun üzerinde yer alan karekod'la inen program cacık, bağlanmıyor, bağlansa verileri doğru dürüst göstermiyor, gösterse silmiyor vs vs...

Android için "Car Scanner" isminde (mavi bir yuvarlağın içinde beyaz motor göstergesi var) uygulama indirdim (belki satın almışımdır, ucuz bişeydi) onunla artık çok daha kolay bağlanıp hata kodlarını görüp, silebiliyorum...

OBD cihazının menziliyle alakalı bazen telefonu cihaza yakın bir şekilde bir iki dakika bırakınca bağlanıyor, bazen 15-20 saniyede bağlanıyor, dilinden anlamak çok kolay değil ama birkaç yıl içinde sanayiye gitmeme gerek kalmadan hata kodlarını öğrenmeme, kendi başıma giderebileceğim arızaları gidermeme, şu-bu sebeple ekranda beliren arızaları kendi kendime silmeme yaradı, parasını çıkaralı çok oldu.
+1
arpaci kumrusu
(02.12.25)
önce profil olarak eşleştiriyorsun. telefondan bt cihazları tara gibi bir menu olacak. orada adı obd veya elm olan cihazı bulup pair demen lazım. şifre soracak modele göre 0000 - 1234 - 12345 gibi şifreler olabiliyor. pair ettikten sonra açtığın uygulama cihazı görecektir.
0
orpheus
(02.12.25)
net bir çözümünü hatırlamıyorum. ben de bazen önce uygulama üstünden, bazen de önce bluetooth ile eşleştirdikten sonra uygulama üstünden ilerlediğimi hatırlıyorum.

bu arada uygulamada da tutarsızlık olabilir. inCarDoc Pro apk yazıp indirmiştim googleden. tarama falan yaptım virüs yoktu.
0
ananiyimioguz
(02.12.25)
Arkadaşlar, dediğiniz gibi önce telefonun kendi bluetooth ayarlarından eşledim, cihaz eşlendi, programda da görünüyor ama programa girince bağlanmıyor cihaza.

Bugün şu yukarıdaki diğer programları deneyeceğim, daha da olmazsa cihazın araçla uyumsuz olduğunu düşüneceğim.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
(6)

temu'daki çark, kutu vs bir işe yarıyor mu

kibritsuyu
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar gittim, 3 ürün al bedava falan dedi, aldım ettim bir türlü olmadı.

bunun amacı ne yahu? güya 2000 lira bedava alışveriş hakkı verdi ama tıss. gerçekten bir işe yarıyor mu, bir şey yapıp, x liralık alışveriş yapana, şu şu ürünlerden şu kadar harcayana falan veriyor mu bu ödülleri?

iş tıraşa bağlıyor diye artık çark mark çevirmeden geçip ne alacaksam parasıyla alıyorum. gerçekten işe yaramasının bir yolu varsa öğretin de ucuza, bedavaya falan alayım.
0
kibritsuyu
(02.12.25)
dün bana 4500 TL çıktı ve hiçbirini kullandırtmadı yine 1700 lira ödemek zorunda kaldım. sanırım bir kere ödetiyor sana alacağın bir şeyi sonra bu 4500 TL'lik kuponu parçalara bölüyor 150-200-250... gibi ve her birini bir alışverişte kullanıyorsun.

mesela 150 liralık kuponla 170 liralık bir şey alıyorsun, aradaki farkı ödüyorsun.
+1
elektr10
(02.12.25)
yok bir faydasını görmedim bende ayda 1-2 şey alıyorum hep normal ödüyorum, uğraşmıyorum artık
+2
sweetoffice
(02.12.25)
yani şöyle oluyor. iki ürün ücretsiz hakkı veriyor mesela. ürünleri onların verdiği listeden seçiyorsun ve geneli 100 tl etmeyen ufak tefek şeyler. e minimum sipariş tutarı değişmekle birlikte bazen 900 diyor bazen 600. yani toplam değeri 200 tl etmeyen iki bedava ürün için durduk yere 900 tl harcamış oluyorsun. + vergiler tabi. haaa zaten ben ıvır zıvır alacaktım diyorsan işte bedava ürün almış oluyorsun.

2000 tl bedava dediğin sanırım 2000 tl kupon dedikleri olay. onda da şu an bi alışveriş yapıyorsun. sana sonraki alışverişlerinde kullanmak için toplam 2000 tllik kupon veriyor ama bildiğim kadarı ile o kuponu bir seferde vermiyor. bir sonraki atıyorum her 500 liralık alışveriş için 150 tl kupon veriyor. yani toplam 2000 tl kupon alıyorsun ama onu kullanabilmek için de toplamda 7000 tl harcaman gerekiyor. ha sık sık alışveriş yapıyorsanız bu da yine mantıklı.

profildeki mesajlar kısmında promosyonlar var. orda indirim verirse kullanıyorum. çünkü gerçekten indirimli veriyor bazı takip ettiğim ürünleri.
+1
elorelia
(02.12.25)
Soruya ekleme yapayım. Bu aşamayı reddedip geçemiyor muyuz? Aradığım ürünü unutuyorum.
0
ground
(02.12.25)
Geçebiliyoruz elbet. Orada burada çıkan pop-up reklamlar gibi köşesinde küçücük çarpı var, basınca geçiyor.

Ben de artık geçmeye başladım da uğraşmaya değerse uğraşayım dedim, anlatılanlara göre pek de değecek gibi durmuyor.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
zaten bildiğim kadarıyla 27 euro'luk gümrük sınırı kupon/indirim/promosyon öncesi sınır. yani diyelim kazandığınızı söylediği 2000 tl'lik kuponu 3000 liralık bir alışverişinizde kullandırtsa bile temu ve 1000 liraya düşse, yine de alamazsınız zaten. alışverişinizin promosyon öncesi tutarı 27 euroyu geçmemeli.
0
oldtimer
(03.12.25)
(5)

süper lig maçlarını izlemek

kibritsuyu
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taa
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.

bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taahhütsüz kontratsız. akıllı cihaza uygulamayı yükleyip internetten izliyorsun. ama öyle paketler var ki, bütün süper lig maçları, formula 1, premier lig, basketbol süper lig, bilmemne. ya istemem onları. o zaman tuttuğun takımın maçları olan var ama onda f1 yok. f1 paketi var, maç yok. sadece tuttuğum takım + f1 diye bir paket yok.

digiturk var, onda da benzer paketler. hatta istediğim şey bunda var, kendi takımımın maçları + f1. ama buna anten , kurulum, cihaz falan gerekiyor galiba, hem de taahhütlü maahhütlü. o yüzden fiyatı da yüksek.

bir de yine digiturk kutusuz seçeneği var, fiyatı daha uygun, yine taahütlü. ama kutusuzu anlamadım. nereye girip nasıl izleyeceğiz?

çatıda 90 cm çanak var, türksat'a bakıyor ve standart uydu kanallarını çekiyor. çanaktan televizyona gelen uydu kablosu ve televizyonda dahili uydu alıcısı var. kanal listesinde yanında kilit işareti olan beinsports kanalları var, şifreli ve açılmıyor. tahminim odur ki kutusuz seçeneğine abone olursam seçersem bir şey verecekler ve o kanalı açabileceğim.

nasıl oluyor? ve sizce ne seçmeliyim? ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(29.11.25)
Conax modül diye bir zimbirti var digiturk kartını tv'ye veya uydu alicisina takiyorsunuz ve üye oldugunuz digiturk kanalları çalışıyor.

Bende de mesela kablo tv için olanı var. Kablo tv kutusu ayrı kumanda vs olacağına, tv'ye takiyorunuz bu kartları conax modül ile ve TV'nin kendi kumandası ile tv içinden izliyorsunuz.
+1
makbur
(29.11.25)
Conax modülüm var, teledünya ile kullanıyordum, abonelik sona erince kartı iade ettim, modül duruyor.

Kart verecekleri hiç aklıma gelmemişti.
0
🌸kibritsuyu
(29.11.25)
Karanlık tarafa (IPTV) geçmeyi düşünebilirsiniz.

Geçen aldım, 1 yıllık abonelik için 35 Euro verdim. Çatır çatır çalışıyor. Müşteri hizmetleri dahi var Telegram üzerinden servis veren.

Tabi kurumsal bir şey beklemeyin ama her şeye ayrı para vermekten bıkanlar için iyi çözüm.

Kimse “korsana para veriyorsun para hırsıza gidiyor” falan demesin zira dev sermaye öylesine açgözlü ki her şeye ayrı para istemekle kalmıyor, sürekli daha fazlasını istiyor. Beden, el ve fikir emeğime saygım sonsuz ama korsana gitmeyince asıl emekçiler değil, sermaye kazanıyor.

Bence düşünmeye değer.
0
10551037
(29.11.25)
fenerbahçe paketi aldın mı sporun yıldızı paketide hediye ilk başvuruda 500 700 arası fiyat çıkarıyorlar. beinconnectte hediyesi. boş ver modül cart curt. yasal yapın şu işleri.

kutusuz da beinconnect veya todd üyeliği var. uygulamayı smart tvye indirip izliyorsun.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
Modül zaten yasal bir şey. Digiturk'e üye olunca kutu ve kutuya takılan bir şifre çözücü kart veriyorlar. Kutu istemezsen kartı doğrudan televizyona takabileceğin bir modül var, onunla doğrudan televizyona takıyorsun. Yasal yani, sadece kutuyu aradan çıkarıyor, onun yerine televizyonun dahili uydu alıcısını kullanıyor.

Tod tv taraftar paketi aldım, f1 zaten haftaya son, mart'a kadar tatil. Şimdi almamın bir anlamı yok.

uygulama çökmesi, internet çekmemesi, kesilmesi, yayının gecikmesi (aşağıdaki cafe'den goaaaoaaool diye bağırtı geliyor, benim ekranda daha orta sahada top oynanıyor, internetten izlerken spoiler'ı yiyorsun) gibi sıkıntılar yaşamamak için akıllı cihaza uygulama kurarak kullanmak yerine uydudan sinyal alıp şifresini çözdürmeyi tercih ederim. bunu yaparken de ayrı bir kutuyla kumandayla değil, televizyonun dahili imkanlarıyla yapmayı isterim. o yüzden eğer böyle bir yol varsa aldığım üyeliğin bitiminde onu değerlendirmek isterim.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.25)
(2)

FC 26 sorusu (playstation 5)

kibritsuyu
türkçe spiker olayı standart sürümde de var mı?sorum basit, net cevaba ulaşamadım. forumda soruyorum biri var diyor, biri sasdece ultimate'da var, standartta yok diyor. oyun satana soruyorum, yok sadece ultimate'da var diyor.yapay zekaya soruyorum iyice kafa karıştırıyor.kullanıp bilen cevaplarsa se
türkçe spiker olayı standart sürümde de var mı?

sorum basit, net cevaba ulaşamadım.

forumda soruyorum biri var diyor, biri sasdece ultimate'da var, standartta yok diyor.

oyun satana soruyorum, yok sadece ultimate'da var diyor.

yapay zekaya soruyorum iyice kafa karıştırıyor.

kullanıp bilen cevaplarsa sevinirim.
0
kibritsuyu
(17.11.25)
iki sürümde de var türkçe spiker, istediğiniz sürümü alabilirsiniz.
+2
anlamlihatalar
(17.11.25)
standartta var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.11.25)
(3)

tomografi her halükarda ultrasondan daha iyi görüntü verir mi?

kibritsuyu
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?

karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer boyutları düzgündür, kitle saptanmadı" yazmış mesela. böbrek, prostat vs için "boyutları yaşına göre normaldir" yazmış, ölçmemiş.

ben her yıl check up yaptırıp ultrason çektiririm. karaciğer yağlanması durumuna bakılır. ama dediğim gibi tomografi acil şart için raporlandığı için radyolog yağlanma ile ilgili bir şey yazmamış, detayına girmemiş.

ben şimdi ultrason çektirmek yerine tomografi görüntülerini radyoloğa götürsem, benim görüntülerimi karaciğer yağlanması, prostat boyutu, böbrek boyutu vs. açısından raprlamasını istesem raporlatabilir miyim? tomografide bunların hepsi ultrasonda gözüktüğü kadar gözükür mü? yoksa "yok şu tomografide gözükmez, illa ultrasonla bakılması gerekli" denecek bir durum var mı?
0
kibritsuyu
(11.11.25)
benim başıma gelen doktorun dediği çekilen makinanın çok fark ettirdiği, yeni ve iyi makinalar daha iyi görüntü veriyor küçük şeyleri daha iyi fark ediyor tabi burda görseli okuyan doktorun iyi olması çok önemli, radyolog ne kadar iyi rapor yazarsa branş doktoru o kadar iyi tedavi eder.
ultrasonda aynı şekilde, ölçmek bile fark ettiriyor kimi 11 cm ölçerken kimi 9cm ölçebiliyor aynı şekilde yapan doktor çok önemli bu işlemleri.
birde daha çok ultrasonda görünmeyen şey için ileri mr tetkiki istenir tam tersini çok duymadım.
iki cihaz farkı değilde aynı cihazda fark ettiren unsurlar bile olabiliyor.
0
eja
(11.11.25)
yağlanma için ultrason pratik olduğu için en sık kullanılan yöntem. tomografide de tespit edilebilir, yağlanmanın derecelendirmesi de yapılabilir.
0
eileengray
(11.11.25)
Babamın karaciğerinde senelerce her check up batın ultrason'unda kist görünüyordu, büyüme vs olmadığı için ciddiye almiyordu doktorlar.

Bu sene bazı sıkıntıları oldu ve doktor kontrastlı MR istedi. Kontrastlı MR'da, ultrason'un kist olarak gördüğü bölgenin "hemanjiom" (üst üste binmiş damar topağı gibi bir şey) olduğu anlaşıldı.

Ultrason ilk tetkik gibi bir şey aslında, doktorun bilgisi, tekniği ve tecrübesi de tabii ki çok önemli. MR ve tomografi daha detaylı 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri.

Bunların en kallavisi MR ama teknik olarak tomografi / MR farkını bilmiyorum açıkçası. Mesela hiç "akciğer MR"İ diye bir şey duymadım hep tomografi oluyor :)

++

Ultrason bir de çok hızlı ve pratik tabii, bunların içinde en ağır ve zor olanı MR. Çekimi uzun sürdüğü için randevulari da -devlet- ileri tarihlerde oluyor, tomografi bir tik daha hızlı.
0
makbur
(12.11.25)
(9)

büyük evdeki interneti genişletmek

kibritsuyu
bunu daha önce de sormuştum ama tatmin edici bir çözüm bulamadım.boylamasına uzun bir ev var. modem evin en ucunda.ayrıca evin tam ortasında bir ethernet prizi var. modemden çıkan internet sıva altından kabloyla bu prize geliyor. bunu yaptırırken amacım, ev uzun olduğu için oraya da kablosuz bir cih
bunu daha önce de sormuştum ama tatmin edici bir çözüm bulamadım.

boylamasına uzun bir ev var. modem evin en ucunda.

ayrıca evin tam ortasında bir ethernet prizi var. modemden çıkan internet sıva altından kabloyla bu prize geliyor. bunu yaptırırken amacım, ev uzun olduğu için oraya da kablosuz bir cihaz koyup, en uçtaki modemin menzilinin yetmediği yerlere de kablosuz internetin ulaşması idi.

aldığım cihaz bu: www.mediamarkt.com.tr

adama sordum bunu verdi. ama sanırım yanlış cihaz aldım.

bağladım, kurdum. evet çalışıyor, interneti evin öteki köşesine aktarıyor. ama bunun da asıl modem gibi ayrı bir adı, ayrı bir şifresi var. evde iki ayrı internet hesabı kullanıyor gibi iki ayrı wifi oldu. telefonun bu orta noktadakine bağlanabilmesi için salondakinin tamamen kesilmesi gerekiyor. tam tersi, salona gidince de uzaktakine bağlı kalmaya devam ediyor. yani illa biri kesilecek öbürüne bağlanacak. birinin dibinde dursan bile ötekine bağlıysa zayıf zayıf onu çekmeye devam ediyor. kopana kadar da yakındakine bağlanmıyor.

benim hayalim bu değildi. ben aynı wireless'ı evin her noktasında iyi çekiyor şekilde kullanmak istemiştim. biri kesilsin ötekine bağlan, o kesilsin berikine bağlan şeklinde değil.

velhasıl aldık artık bunu. bu cihazı o dediğim şekilde kullanmam, ayarlamam mümkün mü? router modu, repeater modu gibi modları var ama hiç anlamadım.

bir el atıverin, oluyorsa dediğim gibi kullanalım.
0
kibritsuyu
(31.10.25)
mesh cihazı alman lazımdı. 2-3 tane kurcaktın eve. hepsi tek bir modem gibi çalışacaktı.
+2
jelly bear
(31.10.25)
işte yanlış almışım dediğim o. mediamarkt'taki adama istediğimi anlattım bunu verdi.

2-3 taneye de gerek yok, bunun kadar kuvvetliyse bir tane yeter. duvardaki ethernetee takayım, oradan interneti alsın etrafa yaysın. zaten 2-3 tane nasıl koyayım, o kadar ethernet prizi yok ki. kablosuz alıp kablosuzu yükseltsin istemedim özellikle, sırf bu iş için kablo çektirdim ki kayıpsız gelsin orta yere.

şu anda her yerde internet istediğim kalitede çekiyor, ama dediğim gibi ağlar farklı.

bu cihazı o şekil bir moda çeviremiyor muyum?
0
🌸kibritsuyu
(31.10.25)
Önceki duyuruda mesh cevabı verilmiş aslında. Bu aldığınız ile olmaz. Aynı ssid vererek dolaylı bir yol izlenebilir ama yine de mesh gibi olmaz.

TP link deco serisinden bütçenize ve evdeki cihazların WiFi uyumuna göre bir model seçin, yüksek ihtimalle 2 üniteli set yetecektir. O zaman istediğiniz gibi olur.

Eskiden yeniye (ve ucuzdan pahalıya) doğru alınması gereken modeller; s7 -> x50 -> be65

Hazır Ethernet de varmış. Ana ünite modemin yanında, diğeri de ethernetle ana üniteye bağlı şekilde mükemmel çalışır.

Edit: bu arada deco üniteleri birbirine ethernetle bağlı olmak zorunda değil. Zaten esprisi kablosuz olması ama üniteler birbirine ethernetle bağlı olursa sıfır kayıp olur. Sadece ana ünite modeme ethernetle bağlı olmak zorunda. Modemim WiFi’sini kapatacaksınız tabii.
+1
orient blue
(31.10.25)
şu anda ona bütçe ayırabileceğimi sanmıyorum, hem alsam bile bunu ne yapacağım bu sefer evde yine atsan atılmaz satsan satılmaz gereksiz bir cihaz.

of ya, neticede kabloyla internet alabilen ve o interneti yayabilen bir cihaz değil mi, dört tane anteni falan var, iş de görüyor. niye yapmıyor ki.

peki şunu sorayım. cihazın repeater modu, router modu ve access point modu diye üç tane modu var. bunlar nedir? hangisi ne anlama geliyor, çizimle falan göstermiş kılavuzunda ama bana üçü de aynı şey gibi geliyor.
0
🌸kibritsuyu
(01.11.25)
benim evim büyük değil ama çekim sorunu yaşıyordum, evin ortasına getirdiğin ethernet gibi ben de kendim kablo çektim.

sonra modemi tam ortaya koydum. senin yaptığın gibi de yapabilirdim. ama iki tane ağ olurdu.

bence eğer fiber varsa doğrudan modemi ortaya koy. internetle ilgili epey sorunumu çözdüm.

edit: ben de eski duyurularına baktım, vdsl varmış telefon kablosunu bağlayıp denemeye değer. son olarak ben de evin ortasına koyunca epey sorunu çözdüm dedim ama başka bir sorun yarattım, mutfakda artık iyi çekmiyor, sorun telefonum eski olmasıyla da ilgili, eşimin telefonu iyi çekiyor
+1
hoot
(01.11.25)
ortaya koymak da aklıma geldi. hatta modemi götürmeye de gerek yok. salondakinin (yani en uçta duran modemin) wireless'ını kapatsam, her şey sürekli ortadaki dört antenli router'a bağlansa da olur.

ama modemin yanında televizyon ve ethernet girişi olmayan, sadece kablosuz bağlanan mi box var, netflix vs. yayını ortaya koyunca bu sefer salondaki wifi kullanan cihazlar zayıf çekiyor. hatta balkondan hiç çekmiyor.

yani illa iki tane olmalı. biri de televizyonun yanında olmalı.
0
🌸kibritsuyu
(01.11.25)
access point olarak kullanın elinizdeki cihazı.
+1
biergarten
(01.11.25)
çoğumuzun evinde kullandığı modemler, artık klasik anlamda modem değiller.

modem aslında internete çıktığınız kapıdır.

router, evinizdeki ağı yöneten, trafiği yöneten, hangi data nereye gidecek gelecek idare eden, cihazlara IP atayan "cihaz"dır. şu anda neredeyse bütün modemlerimizde bu cihaz var. çoğu evde, çoğu ağda bir tane router olması gerekir.

(wireless) access point, router'a kablosuz olarak bağlanmanızı sağlayan "cihaz"dır. şu anda neredeyse bütün modemlerde bu cihaz da var. çoğunlukla evlerde sadece modemin içinde olanı kullanıyoruz. ama ekstra kullanmak da mümkün, zaten siz yeni aldığınız tplink modemle ağa yeni bir access Point eklemişsiniz.(kablosuz ağ aradığınızda listedeki her kablosuz ağın ayrı birer access Point tarafından yönetildiğini söylemek mümkün.)

repeater: bir access point'ten ya da kablosuz cihazdan gelen kablosuz sinyali her yöne tekrar yayar. bu işi basitçe körlemesine yapar, sinyali kopyalar ve uzaklara aktarır. ama bu işi kabloyla yapamaz. eğer tplink modemi koyduğunuz yerde, salondaki ağ iyi kötü çekiyorsa, tplink "repeater" modu ile bu sinyali alıp yatak odanıza iletir, yatak odanızdan salona sinyal gönderir. yani aslında tplink modemle kullanmak isteyeceğiniz mod bu. evde sadece tek isimde, tek bir tane kablosuz ağ olacak. (tek bir wireless olacak) bildiğim kadarıyla hızı biraz düşürebiliyor. yine de yeterince hızlı olacaktır. madem aldınız tplink'i, denemekte fayda var.

normalde böyle bir senaryo için bir mesh sistemi kurmak çok daha pratik ve doğru olabilirdi. o ayrı konu.
+2
co2s2
(01.11.25)
Evin ortasındaki modeme bağlı mobil cihazlar kabul edilir hızda bağlanabiliyor mu? Eğer öyleyse, wifi yayınlar aynen kalsın, sabit cihazlar sadece yakındaki modeme bağlansın, yani diğer ssid'yi unutsun. Mobil cihazlar ise sadece ortadaki modeme bağlansın, eski modeme ait ssid'yi unutsun. Bu şekilde ağ değişimi olmadan çalışır hepsi.
0
mikro patlama
(01.11.25)
(2)

passo sitesinde veya uygulamasında bir hatırlatıcı var mı?

kibritsuyu
passo'da takip ettiğim takımın maç biletleri satışa çıktığında "biletler satışa çıktı" şeklinde bildirim/mail/mesaj atmasını sağlayan bir hatırlatıcı var mı? ben bulamadım.yoksa amele gibi her gün girip girip kontrol mü etmemiz gerekiyor şu devirde.
passo'da takip ettiğim takımın maç biletleri satışa çıktığında "biletler satışa çıktı" şeklinde bildirim/mail/mesaj atmasını sağlayan bir hatırlatıcı var mı? ben bulamadım.

yoksa amele gibi her gün girip girip kontrol mü etmemiz gerekiyor şu devirde.
0
kibritsuyu
(27.10.25)
passo'nun bülteni var kayıt ol her gün sürekli mail ya da mesaj gelir. tüm konser ve etkinlik organizasyonları hatırlatma olarak geliyor.
0
koela
(27.10.25)
tüm etkinlikleri istemiyorum ki, üstelik onda konserler falan geliyor.

maç istiyorum. tek takım. gençlerbirliği'nin maç biletleri satışa açıldığı zaman bunu bilmek istiyorum sadece.
0
🌸kibritsuyu
(27.10.25)
(8)

şehirlerarası otobüsler uzayı mı büküyor

kibritsuyu
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşl
arkadaşlar dün bir şey fark ettim. kesin daha önce de fark eden olmuştur. biri bana bunu açıklayabilir mi?

benim normal binek aracımda bir tane tek kişilik şoför koltuğu, yanında bir tane tek kişilik yolcu koltuğu, ikisinin arasında da taş çatlasın bir karış boşluk var. sağda solda neredeyse hiç boşluk yok. arka koltuğa da anca üç kişi göt göte oturuyor. ve benim aracım yoldaki bir şeridi neredeyse tamamen kaplıyor. yani iki araba yan yana gidemezsin.

ama şehirlerarası otobüse bakıyoruz, solda iki tane koltuk, sağda iki tane koltuk, her iki kişi de birbirine temas etmeden rahatça oturabiliyor, ortada da servis arabası bile sürülebilecek geniş bir koridor var. ve bu otobüs de yoldaki bir şeridi kaplıyor, yan şeritlere taşmıyor.

nasıl oluyor lan bu?
+6
kibritsuyu
(23.10.25)
arabanın koltuğu daha geniş, aynı say yine de. arabada kapı tarafında et kalınlığı daha fazla otobüs ie daha kübik, net. o geniş koridor dediğin her halde 2.5 karış falandır.
+2
kisa
(23.10.25)
gemi suyun üstünde nasıl duruyorsa, otobüste karayolunda öyle duruyor.

mercedes e kasa genişlik 2 m, mercedes travego genişlik 2,5 metre ateistler bunu da açıklayın.
+2
mikahakkinen
(23.10.25)
Biraz göz yanilsamasi, biraz da kisa’nin dediği gibi ölçülerin farklı olmasından kaynaklanıyor.

Şerit genişliği 3,5 metre falan. Ortalama bir araba 1,80 desek otobüsün genişliği de 2,50 civarında olsa gerek. Arada devasa bir fark yok, otobüsün koltukları dar, yan paneller ince. Arabada tam tersi. Aslında şerit geniş. Bakış açımız sebebiyle olduğundan dar görünüyor.
+1
orient blue
(23.10.25)
otobüs daha geniş. travegonun genişliği 2550 mm imiş. megane sedan 2058 mm. (otobüs genişliği / araba genişliği diye aratınca çıkan ilk sonuçlar bunlar)
+1
inheritance
(23.10.25)
Abi onu soruyorum işte. Megane 2 metre, travego 2.5 metre, arada 50cm fark var. 50 santime +2 koltuk ve koridoru nasıl sığdırdık?
+3
🌸kibritsuyu
(23.10.25)
koltuk ölçüleri farklı. arabada koltuk için sağda solda boşluk var, otobüste iki koltuk için sadece cam kenarında boşluk var neredeyse 0. otobüste koridor tarafında aslında koltuk boşluğu yok, o koridor ve omuz tarafındaki pay paylaşımlı kullanılıyor.
otobüste et kalınlığı az.
araba koltuğunda insan daha da genişliyor ama otobüste daha bi, nasıl desem yarış koltuğu gibi, adamı topluyor aslında.
3 ordan 5 burada sığmış işte :D
+2
kisa
(23.10.25)
megane'ın genişliği 2 metre değil. megane'ın genişliği aynalar hariç 176 cm, aynalar dahil 205 cm. otobüslerin karoser kalınlığı daha az. ve otobüslerin koltukları daha dar.
+1
co2s2
(23.10.25)
Megane'ın aynalar hariç, karoserin en geniş yerinden genişliği ölçülünce 1.875 mm geliyor. Ancak bu genişliğe kapılar da dahil. Kapıların haliyle açılır kapanır olması, genişlikten bir miktar kayba neden oluyor. Lastiğin ortasından izdüşüm alınarak genişlik ölçüldüğünde ise 1.600 mm civarı geliyor ki bu ölçü bence iç mekanın genişliğinin kullanılabilir alanında çok daha gerçekçi bir rakam. Ancak bu genişlik bakımından da kayıplar oluyordur, lastiğin ortasından alınan ölçüye dik bir şekilde hayali bir dikme çekin, kullanılabilir genişliğin 1.600 mm'den de az olacağını göreceksiniz. Arabanın ölçüleri: 0-100.ro

Travego'nun genişliği 2.550 mm. Koltuklar karosere olabildiğince sıfır. Karoserde kayıp çok daha az çünkü koltuklar kapıların yanında değil, düz sac ve camın yanında. Bu nedenle otobüs bu genişliği çok düşük kayıplarla kullanabiliyor. Ölçüler dikkatli incelendiğinde kullanılabilir alan farkının 1 metreye yaklaştığı görülecektir. Otobüsün ölçüleri: www.scribd.com

Otobüsün koltukları çok daha dar ve iki iri erkeğin omuzlarının birbirlerine temas etmemesi mümkün değil. Boyum 1.80 civarında ve erkeğim, koridor tarafında otururken omzumu çekmezsem küçük bir çocuk ya da çok minyon bir kadın geçmediği sürece temas kaçınılmaz oluyor. Herkesin birbirine sürttüğü bir alanda 4 kişi ve bir koridor mümkün oluyor böylece.

Özetle, fizik her zaman her yerde çalışıyor ve kazanıyor. Otomobilin ölçülerini doğru okursanız aradaki inanılmaz boyut farkını görürsünüz.
+1
10551037
(23.10.25)
(3)

bir adet mühendislik, bir adet tıp sorusu

kibritsuyu
iki gözlü bir gaz ocağının (doğalgaz veya lpg) iki gözü de tam açık şekilde yanarken ne kadar ortam oksijeni tüketir? saatte bilmemkaç metreküp şeklinde bir cevabı var mı bunun?bir de normal nefes alan yetişkin bir insan ne kadar oksijen tüketir? aynı şekilde saatte şu kadar metreküp gibi bir cevap
iki gözlü bir gaz ocağının (doğalgaz veya lpg) iki gözü de tam açık şekilde yanarken ne kadar ortam oksijeni tüketir? saatte bilmemkaç metreküp şeklinde bir cevabı var mı bunun?

bir de normal nefes alan yetişkin bir insan ne kadar oksijen tüketir? aynı şekilde saatte şu kadar metreküp gibi bir cevap arıyorum.
0
kibritsuyu
(15.10.25)
ai cevaplarını sevmiyorum ama merak ettiğim için geminiye sordum. tek göz doğalgaz ocağı tam kapasite yanarken saatte yaklaşık 0.67 metreküp oksijen (3-4 metreküp hava) tüketirmiş. iki göz ocak saatte yaklaşık 1.7 metreküp oksijen tüketir buna göre.

insan da saatte yaklaşık 12-15 litre oksijen tüketirmiş. o da yaklaşık 0.012-0.015 metreküp yapıyor.
+1
inheritance
(15.10.25)
Tam yanmada (doğalgaz ≈ metan ya da LPG ≈ propan) yaklaşık olarak

~0.20 m³ saf O₂ / kWh (yani ~0.96 m³ hav a / kWh, çünkü hava hacimce %21 O₂ içerir).
Bunu kullanarak iki gözlü ocağın toplam gücünü (kW) çarpınca saatte ne kadar oksijen/ hava tüketileceğini hızlıca bulursunuz.

Açıklama & varsayımlar (kısaca):

Doğalgaz ≈ metan (CH₄), LPG ≈ propan (C₃H₈). Her ikisi için tam yanma stoikiometrisi ve alt ısı değerleri kullanıldı.

Hesap tam (ideal) yanma ve saf gazlar varsayımlarına dayanır; gerçek cihazda alev verimi, ısı kayıpları ve kısmi yanma tüketimi ve emisyonları değiştirir.

O₂ gazı yoğunluğu ~1.429 kg/m³ (0 °C civarı) alındı; sonuçlar oda sıcaklığı/devamlılık için ± küçük fark gösterir.

Hesap (özet):

1 kWh enerji üretmek için ~0.287 kg O₂ gerekir → bu da ~0.201 m³ O₂ eder.

Hava içinde O₂ hacimce ~%21 olduğundan 1 kWh ≈ 0.201 / 0.21 ≈ 0.96 m³ hava demektir.

Pratik örnekler (iki gözü de tam açık; toplam güç = iki gözün güç toplamı):

2 × 1.5 kW = 3.0 kW (küçük/ortalama): saatte ≈ 0.60 m³ O₂ ≈ 2.9 m³ hava.

2 × 3.0 kW = 6.0 kW (orta/büyük): saatte ≈ 1.21 m³ O₂ ≈ 5.7 m³ hava.

2 × 3.5 kW = 7.0 kW (büyük gözler): saatte ≈ 1.41 m³ O₂ ≈ 6.7 m³ hava.

LPG vs doğalgaz farkı:

Propan/doğalgaz için sonuçlar çok yakın (hesapta %1–2 düzeyinde fark var). Yani pratikte hemen aynı kabul edebilirsiniz.

Formül (kendi hesaplarınız için):

O₂ (m³/saat) ≈ 0.201 × (toplam güç, kW)

Hava (m³/saat) ≈ 0.957 × (toplam güç, kW)

yapay zeka bunu söylüyor
+1
gercekdunya
(15.10.25)
1L o2 = 21.1 kJ/5.04 kcal, bir insan günde 550 litre oksijene ihtiyaç duyuyormuş. 2772 kalori ediyor.

Chatgptye sormadım

1L o2 = 21.1 kJ kaynak:
pubmed.ncbi.nlm.nih.gov
550 litre oksijen kaynak:
www.goaid.in
+1
nahtoderfahrung
(15.10.25)

Müjde! Beklenen özellik geldi

kibritsuyu
KULLANICI ENGELLEME, duyuru ve cevapların yanında bulunan menüde hizmetinizde.Ekşi Duyuru v5 ile gelen yeni özellikler:- Tüm özellikleri ile tam uyumlu mobil kullanım- Karanlık mod- Kullanıcı engellemeBug, çalışmayan bir özellik, dilek ve şikayetleriniz için mesaj atabilirsiniz.
KULLANICI ENGELLEME, duyuru ve cevapların yanında bulunan menüde hizmetinizde.

Ekşi Duyuru v5 ile gelen yeni özellikler:

- Tüm özellikleri ile tam uyumlu mobil kullanım
- Karanlık mod
- Kullanıcı engelleme

Bug, çalışmayan bir özellik, dilek ve şikayetleriniz için mesaj atabilirsiniz.
+8
kibritsuyu
(09.10.25)
(4)

texas hold'em poker

kibritsuyu
ergenken amiga 500'de strip poker oynayıp samantha fox'u soyuyorduk. o günlerde poker oynamayı, elleri falan öğrenmiştim. bir daha da oynamadım.şimdi texas hold'em oynuyorlar. hep duyuyorum ama oynamayı bilmiyorum. gördüğüm kadarıyla benzer mantıkla elimizdeki kağıtlarla, ortaya açılan kağıtları da
ergenken amiga 500'de strip poker oynayıp samantha fox'u soyuyorduk. o günlerde poker oynamayı, elleri falan öğrenmiştim. bir daha da oynamadım.

şimdi texas hold'em oynuyorlar. hep duyuyorum ama oynamayı bilmiyorum. gördüğüm kadarıyla benzer mantıkla elimizdeki kağıtlarla, ortaya açılan kağıtları da kullanarak el yapıldığını zannediyorum.

mynet oyun'da okey oynadığımız hesap, gerçek para pul kullanmadan, fasulyesine oynayıp öğrenebileceğim önerebileceğiniz bir site var mı?
0
kibritsuyu
(05.10.25)
red dead redemption 2'de var.
uygulama marketine girip yazarsan milyon tane var.

compü! poker koyar mısın lütfen chat'in yanına?
thx öptüm kib bye
0
duyurukullanıcısı
(05.10.25)
zynga poker.
0
kimlanbu
(05.10.25)
biraz eksik veya yanlış sordum sanırım. oyun dünyasından epey uzağım.

gerçek insanlarla online oynamama gerek yok, hatta uygulama bile indirmesem daha iyi.

bir web sitesine girip botlara karşı oynamayı tercih ederim.

karşımdaki bot olsun, param hiç bitmesin, bitince de yenileyeyim sıfırdan başlasın, maksat çerezlik olsun.
0
🌸kibritsuyu
(05.10.25)
bravoteam
(05.10.25)
(3)

Uydu kanalları ekleme

kibritsuyu
Uydu işinden hiç anlamıyorum. Maalesef internet siteleri de derdime derman olmuyor.Dahili uydu alıcılı samsung smart tv. Uydu var, kablo takılı, kanal yok. Frekans vs girecek yeri de buldum, internetten girmem gereken değerleri de buldum, ama giriyorum, 12380 mhz diyorum, 27500 sembol oranı diyorum,
Uydu işinden hiç anlamıyorum. Maalesef internet siteleri de derdime derman olmuyor.

Dahili uydu alıcılı samsung smart tv. Uydu var, kablo takılı, kanal yok. Frekans vs girecek yeri de buldum, internetten girmem gereken değerleri de buldum, ama giriyorum, 12380 mhz diyorum, 27500 sembol oranı diyorum, dikey/sağ polarizasyon diyorum, 18 tane abuk subuk kanal buluyor.

uydu.turksat.com.tr

Türksat sitesinde koca bir liste var, frekanslar, oranlar. Bunların hangisi ne, hepsi aynı mı, hepsini mi sırayla gireceğim, herhangi birini mi gireceğim, birini giriyorum yukarıda dediğim oluyor. Basitçe ne yapacağım yahu?

Sıfırdan televizyon kurup kanal ayarlıyorum.

Hiç bilmeyen bir cahile anlatır gibi şunu gir bunu gir hepsi tamamdır diye anlatabilir misiniz?

Amacım alafortanfonik kanalları bulmak, şifresini kırıp izlemek falan değil. Kanal d, show tv falan işte. Bildiğimiz ulusal kanallar.
0
kibritsuyu
(02.10.25)
listeye baktım da 27500 olmasın o?
"Dahili uydu alıcılı samsung smart tv. Uydu var, kablo takılı, kanal yok. Frekans vs girecek yeri de buldum, internetten girmem gereken değerleri de buldum, ama giriyorum, 12380 mhz diyorum, 26500 sembol oranı diyorum, dikey/sağ polarizasyon diyorum, 18 tane abuk subuk kanal buluyor. "
0
kisa
(02.10.25)
öyle olmaması lazım. türksat ve diğer paketlerin (doğuş, digiturk vs) şebeke frekansları var. uydu alıcısı bu frekansı yakaladığında içindeki NIT (network information table) tablolarından o uydudaki tüm frekansları bulup eklemeye başlar.

bu şebeke frekansları ekli ve şebeke tarama açık şekilde tekrar kurulum yaptırmayı dener misin.

bir de sinyal seviyesi nasıl ? seviye çok düşük ise veya polaritelerden biri eksik ise birçok kanalı bulamaz.

ayarlarda şebeke arama- kör tarama gibi birşeyler var mı ? onların hepsini aç işlem çok uzun sürecek bu normal merak etme.
0
orpheus
(02.10.25)
şebeke arama'yı açınca bir sürü kanal buldu. @kisa da çok yardımcı oldu sağolsun.

teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(02.10.25)
(6)

kendinizden küçük/yaşıt olan az tanıdıklarınıza

kibritsuyu
nasıl hitap ediyorsunuz?yani kendinizden büyükse abi/abla denilebiliyor. peki kendimizden küçükse veya yaşıtsa?abi diyip kendimi yaşça küçük konumda bırakmak istemiyorum. doğrudan ismini söyleyebielcek kadar da samimi değilim. bey/hanım diye hitap edip sizli bizli konuşacak kadar da mesafeli değilim
nasıl hitap ediyorsunuz?

yani kendinizden büyükse abi/abla denilebiliyor. peki kendimizden küçükse veya yaşıtsa?

abi diyip kendimi yaşça küçük konumda bırakmak istemiyorum. doğrudan ismini söyleyebielcek kadar da samimi değilim. bey/hanım diye hitap edip sizli bizli konuşacak kadar da mesafeli değilim.

buraya bir hitap gerekiyor. senki benli konuşacağım ama doğrudan babamın oğlu gibi de ismini söyleyecek kadar samimi değilim.

aşağıdaki "başkan" diye hitap eden satıcı sorusunda sonra aklıma geldi. kimi başkan diyor, kimi müdür diyor, kimi hocam diyor, kimi kardeş diyor. herkes kendi meşrebince bir şey diyor.

siz ne diyorsunuz? en güzeli hangisi?
0
kibritsuyu
(28.09.25)
Hocam :)
0
grimavi
(28.09.25)
İsimle hitap etmek için samimiyet gerekli değil bence, hitap etmekte zorlandığım, ya da sen mi siz mi diyeceğimi bilemediğim kişilerle mümkünse hitap etmeden konuşuyorum.
0
(28.09.25)
İsimle hitap etmek için samimiyet gerekli değil bence, hitap etmekte zorlandığım, ya da sen mi siz mi diyeceğimi bilemediğim kişilerle mümkünse hitap etmeden konuşuyorum.
0
(28.09.25)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim +1

akrabam veya çok yakın arkadaşlarımın akrabası değilse direkt ismiyle hitap ederim herkese.
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Şahsen mesafe koyarım, nasıl hitap edeceğimi bilemediğim durum samimiyet değildir, samimiyet değilse mesafe vardır, hanım/bey derim.
0
muhayyer divan
(28.09.25)
Ben halısahada abi diyorum, dostum diyorum, lan defansdaki dev adam diyorum.

Abi zararsız, benden küçük ama ne farkeder. Dostum nötr. Dev adam diyerek adamı övüyorum herkes mutlu. İş hayatında ise bey hanım, ama adı aklıma gelmiyorsa efendim diyor geçiyorum.
0
Shepard
(28.09.25)
(8)

Hangi yapıştırıcı

kibritsuyu
Buzdolabı rafının sert plastikten mamul köşesi kırıldı. Tam olarak rafın gövdeye geçen köşedeki taşıyıcı parçası. O çıkıntı olmayınca raf yerinde sabit durmuyor, dingildiyor. Raf hem kendini, hem üstündeki tencere tavayı taşıyabilmeli. Ben bu parçayı neyle yapıştırayım? Aktivatörlü 2k hızlı yapıştır
Buzdolabı rafının sert plastikten mamul köşesi kırıldı. Tam olarak rafın gövdeye geçen köşedeki taşıyıcı parçası. O çıkıntı olmayınca raf yerinde sabit durmuyor, dingildiyor. Raf hem kendini, hem üstündeki tencere tavayı taşıyabilmeli.

Ben bu parçayı neyle yapıştırayım? Aktivatörlü 2k hızlı yapıştırıcı ile yapıştırdım, birkaç hafta sonra geri kırıldı.

Neyle yapıştırayım, ne önerirsiniz?

edit: kendim çekecek durumda değilim ama internetten buldum.

şu ibibik kırıldı: i.imgur.com
0
kibritsuyu
(21.09.25)
bence foto atarsanız çok daha nokta atışı tavsiyeler alırsınız.
0
makbur
(21.09.25)
Karbonat ve japon yapıştırıcı karışımı, youtube da videoları var.
0
Mirket
(21.09.25)
hızlı yapıştırıcılarda güç üzeri yükte ve ısı farkının çok olduğu yerlerde esneklik toleransı sıfır gibi. epoksi yapıştırıcı daha uygun bu konularda. 1-2 video izlerseniz şahane.

www.amazon.com.tr
0
dorian greyfurt
(22.09.25)
Yapıştırıcıya vereceğin parayla bence rafın yenisini al. Kırılırsa üstündekilerle beraber buzdolabını berbat etmesin.
0
etna
(22.09.25)
@etna

rafın yenisini bulamadım, bulsam alacaktım. bir de bu kırılınca raf düşmüyor, diğer üç köşeden tutunduğu için yerinde duruyor ama sabit durmuyor, tek ayağı kısa sandalye gibi dingil dingil oynuyor.
0
🌸kibritsuyu
(22.09.25)
Bence de epoksi yapıştırıcı kullanmanız lazım ama öncesinde kırık yere ısıtıp bir ataş sokarsanız daha da sağlam olur. Hem gövdeye hem kırık parçaya girecek yani. İnşaatlardaki donatılar gibi.
0
orient blue
(22.09.25)
epoksi ile olabilir ancak.
0
eisberg
(22.09.25)
fotoyu şimdi gördüm.

epoksi de dahil hangi yapıştırıcı kullanırsanız kullanın yine dayanmaz. Niçin dayanmaz; çünkü parça çok minik, yapıştırma alanı çok küçük ve bazen buzdolabında bir rafta 5 kg'dan fazla yük olabiliyor ( 24 saatten fazla hatta daha fazla bu yüke maruz kalabiliyor)

yine de şansımı deneyeceğim diyorsanız, herhangi bir epoksi yapıştırıcı değil de "plastic steel putty" "plastik çelik macun" diye geçen yapıştırıcılar var (epoksi içerikli) onlarla şansınızı deneyebilirsiniz;

www.youtube.com (bu videoda da en fazla dayanan yapıştırıcı)

ancak bu macunu kullanmadan önce yapıştırıcı sürdüğünüz iki parçanın (gövde ve kırılan uç) yapıştırıcı sürdüğünüz taraflarını güzelce zımparalayın ya da kazıyın ki eski yapıştırıcıdan eser kalmasın. sonra da güzelce silip temizleyip kurulayın.

bu macunu da yalnızca kırık alana değil, altını üstünü kaplayacak şekilde gövdeye de uzatabildiğiniz kadar uzatarak sürün (kırıl alan + üstünden de boyar gibi, kuruyunca dışardan sıkıca tutsun)

www.hepsiburada.com şöyle bir ürün var mesela denenebilir (hiç denemedim, ben o videodaki devcon'u biliyorum ama inanılmaz sağlam bir ürün)

büdüt: unutmadan; epoksi, uygulama esnasında solunması zararlı bir ürün. mümkünse açık hava, balkon, ya da açık cam önünde havadar bir yerde gerçekleştirin bu işlemi.
0
makbur
(22.09.25)
(5)

voleybolda blok teması

kibritsuyu
voleybolda blok teması niye bir pas olarak sayılmıyor?yani top bloktan sekip kendi tarafına düştükten sonra oyuncular topa üç kere daha dokunup karşı tarafa gönderiyor. e bloğa da değmişti, toplam dört pas olmadı mı? onu niye pastan saymıyoruz?bloğa çarpıp dışarı çıkınca değdiğini kabul ediyorsun, b
voleybolda blok teması niye bir pas olarak sayılmıyor?

yani top bloktan sekip kendi tarafına düştükten sonra oyuncular topa üç kere daha dokunup karşı tarafa gönderiyor. e bloğa da değmişti, toplam dört pas olmadı mı? onu niye pastan saymıyoruz?

bloğa çarpıp dışarı çıkınca değdiğini kabul ediyorsun, blok out diye puan kaybediyorsun. ama içeri düşüp devam edince değdiğini kabul etmiyorsun.

neden?
0
kibritsuyu
(10.09.25)
Yani pas diyebilmemiz için temastan farklı olarak ne olması lazım?
0
🌸kibritsuyu
(10.09.25)
abi tüm sporlarda bu tarz soruların neredeyse tamamının cevabı "paşa gönlümüz öyle istedi" ile sınırlıdır. seneler önce en başta oynayanlar/sporun içinde olanlar öyle beğenmiş. zamanla federasyonlar kurulmuş, uluslararası kurallar yazılmış. bi kısmı değişmiş ve değişiyor da zaten. ama oyuncuların, endüstriyel spor ortamında yayıncıların ve bu işten para kazananların şikayetinin olmadığı bir şeyi değiştirmeye gerek yok.

futbol da mesela 120 sene önce bugünkünden çok farklı bir spormuş, bu niye böyle veya değil şeklinde onunla ilgili de yüzlerce soru sorulabilir. çoğunun cevabı dediğim gibi "biz yaptık oldu"ya geliyor.

voleybolda blok temasının pas sayılmaması bence mantıklı çünkü o da pas sayılacak olursa oyun kurma şansın kalmaz. ne taktik teknik kalır ne bi şey. topu alan dan dun geçirmek zorunda kalır. belki zamanında senin dediğin gibidir, bi gün birileri "ulan böyle spor mu olur işin içine blok girince her şey bitiyor, oynanmaz böyle" demiştir, sonra kural değişmiştir.

ya da belki bundan 20-30 sene sonra fiziksel kapasite çok arttığında öyle bir dönem gelecek ki ralliler bitmeyecek, top yere düşmeyecek. o zaman da sahayı açmak için sahadaki oyuncu sayısının azaltılması önerilecek.

sporu amatör düzeyde de profesyonel seviyede de ayakta tutan şey ilgidir. bi nevi para gibi aslında, yani gerçekte hiçbir anlamı olmasa bile herkesin değeri üzerinde ortak mutabakata vardığı ve ona göre yaşadığı bi şey. voleybolcular dahil olmak üzere yeteri kadar insan talep ederse voleybola "her maçta mangal yakılmalıdır" kuralı da eklenir yani. olay bundan ibaret.
0
der meister
(10.09.25)
Blokta pastaki kadar kontrol yok.
0
eagofant
(10.09.25)
Çünkü bilerek ve isteyerek dokunmuyorlar. Futbolda da geri pasta bilerek veya istemeyerek dokunursan geri pas sayılmıyor.
0
etna
(11.09.25)
yani şunu anlamaya çalışıyorum.

ne demek bilerek ve isteyerek dokunmadı, bizzat o topa dokunabilmek için zıpladı, yanlışlıkla eline koluna çarpmadı ki, sadece umduğu tarafa doğru gitmedi.

o zaman niye "bilerek dokunmadı, istemeden eline çarpıp dışarı gitti, puanı smacı vuran alsın" denmiyor?

"paşa gönlümüz öyle istedi, onu da pastan sayarsak oyunun dadı kaçar" açıklaması aklıma yattı.
0
🌸kibritsuyu
(11.09.25)
(2)

banka bildirimlerini özelleştiremiyor muyum?

kibritsuyu
ya bu bankaların yaptığı da artık ayıp değil mi?ben bankacılık işlemlerimle ilgili bildirim gelsin, kredimin, ödememin son gününü hatırlatsın, para yatarsa haberim olsun diye bildirimleri açıyorum, dakika başı hiç alakamın olmadığı, olmayacağı reklam bildirimleri geliyor.bildirimi kapatıyorum, bu se
ya bu bankaların yaptığı da artık ayıp değil mi?

ben bankacılık işlemlerimle ilgili bildirim gelsin, kredimin, ödememin son gününü hatırlatsın, para yatarsa haberim olsun diye bildirimleri açıyorum, dakika başı hiç alakamın olmadığı, olmayacağı reklam bildirimleri geliyor.

bildirimi kapatıyorum, bu sefer de olması gereken hatırlatmalar da gelmiyor.

işini yapıp sadece bankacılık işlemleri ile ilgili bildirim göndermesini sağlayamıyor muyuz?
0
kibritsuyu
(08.09.25)
normalde bildirim sekmesinde seçenekler olur reklam, ödeme, maaş vb diye. en azından teb'de öyle.
0
neira
(08.09.25)
garantide cep şubeden kampanya bildirimleri kapatılabiliyor.
0
inheritance
(08.09.25)
(6)

Marine edilmiş tavuk dondurucuya atılır mı?

kibritsuyu
Yoğurt, salça, baharat ve yağ içinde marine edilmiş çiğ tavuk göğsünü porsiyonlayıp dondurucuya atabilir miyiz? Tadında bir tuhaflık olur mu? Maksat çıkarıp mikrodalgada çözdürdükten sonra soteleyip hızlıca hazor etmek.
Yoğurt, salça, baharat ve yağ içinde marine edilmiş çiğ tavuk göğsünü porsiyonlayıp dondurucuya atabilir miyiz? Tadında bir tuhaflık olur mu?

Maksat çıkarıp mikrodalgada çözdürdükten sonra soteleyip hızlıca hazor etmek.
0
kibritsuyu
(03.09.25)
Olur. Yoğurttan dolayı olur. Süt ürünü olduğu için etten çok daha çabuk yamulur diye düşünüyorum.
0
muhayyer divan
(03.09.25)
Yoğurt şart değil, sadece salça, baharat ve yağ da yapabilirim. Amacım belli, hızlıca bir porsiyon pişirmek.

Dondurucuya uygub farklı marinasyon önerileri de alabilirim.
0
🌸kibritsuyu
(03.09.25)
mikrodalgayla çözersen sıkıntı olabilir, buzdolabında yavaş çözülsün
yoğurt ekleme bence de
tavuk taze - marine süresi min.şekilde buzluğa atman iyi olur
0
mantık
(03.09.25)
Soteleyeceksen ufak parçalar halinde donduracaksındır, mikrodalgaya hiç gerek yok, pişirmeden yarım saat önce tezgâha çıkarıp yarı çözülmüşken pişirsen de olur.
0
kobuzchu kiz
(03.09.25)
kobuzchu kiz
(03.09.25)
Olur bence.

Bi de hızlı tarif için öneri: tavuku pprsiyonlayıp marine etmeden dondurursun. Çıkardığında sotelerken önden hazırladığın sosla sotelersin. Soya, fish sos, filan öyle bi sos hazırlayabilirsin. Acı tatlı veya tatlı ekşi sos da olur. Köri filan da olur.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.09.25)
(1)

playstation 5 oyun tavsiyesi (2 kişilik araba yarışı)

kibritsuyu
arkadaşlar daha önce de sordum, facebook'taki forumuna da sordum, hala tatmin edici bir cevap alabilmiş değilim.2 kişi birlikte oynayabileceğimiz (online değil, evde, yanyana), ekranı yatay olarak ortadan bölen bir araba yarışı oyunu arıyorum. basit ama, gaz vereyim, arabayı çevireyim, tam olarak ps
arkadaşlar daha önce de sordum, facebook'taki forumuna da sordum, hala tatmin edici bir cevap alabilmiş değilim.

2 kişi birlikte oynayabileceğimiz (online değil, evde, yanyana), ekranı yatay olarak ortadan bölen bir araba yarışı oyunu arıyorum. basit ama, gaz vereyim, arabayı çevireyim, tam olarak ps3'teki blur'un, nfs'in falan karşılığını arıyorum.

yarış simülatörü, gerçekçilik falan aramıyorum. ps plus varken bir tane oyun aldım, direksiyonu azıcık fazla çevirince zart diye dönüp duvara giriyor, yok dönerken önce gazı kes, sonra frene bas, sonra viraj çıkışı gaz ver, doğru yapmazsan spin atıp yamulsun.

formula 1 aldım indirimde yakalayıp, bayaa normal f1 aracı kaldırır gibi debriyajı bırak, gaz ver, bilmemne. virajı alamayıp duvara çarpınca yarış dışı kaldın.

simülatör gibi değil, çocuk işi olsun yav. bu yaştan sonra joystickle gerçek araba sürmeye çalışmayı öğrenmeyeyim. basayım gitsin, çevireyim dönsün, duvara çarpınca dıkş diye ses çıkıp devam etsin falan.

asphalt legends dediler, bedava dediler, indirdim, hem 2 kişilik yerini bulamadım, hem 1 tane (evet bir tane) araba var. oynayıp elmas altın falan topladıkça açılıyormuş. galiba iki kişilik modu da öyle açılıyor. istersen parayı basıp da satın alıyorsun. oyun beleş ama in-app geçirecek çakal. tamam çocuk işi dedik de yani girip iki yarış yapıcaz yahu, altın kazan, elmas topla, bunlarla araba kilidi aç, özellik al falan.

çeşitli arabalar olsun, arabaların özellikleri olsun, biri hızlı olsun, biri dayanıklı olsun, birinin hızlanması iyi olsun falan, seçelim, oyna girip yarışıp çıkalım hepsi bu.

blur işte aradığım şey blur'un yenisi. hatta varsa aynısı (yok).
0
kibritsuyu
(01.09.25)
maalesef blur tadi veren bir oyun yok. oynayabileceginiz bir oyun horizon chase turbo olabilir.
0
tahtakafa
(01.09.25)
(15)

Siz olsanız buradan nasıl çıkarsınız?

kibritsuyu
Öncelikle dandik çizimim için kusura bakmayın. Burası eşdeğer yolların kavuştuğu bir kavşak. Site içi yollar diyelim, yani öyle vızır vızır trafikli bir yol değil, boş site içi yol, hızla gelen arabayla çarpışma gibi bir durum yok.https://i.imgur.com/1QXY57D.jpegA aracısınız. Yoldan gelip sol taraft
Öncelikle dandik çizimim için kusura bakmayın.

Burası eşdeğer yolların kavuştuğu bir kavşak. Site içi yollar diyelim, yani öyle vızır vızır trafikli bir yol değil, boş site içi yol, hızla gelen arabayla çarpışma gibi bir durum yok.

i.imgur.com

A aracısınız. Yoldan gelip sol taraftaki otoparka girdiniz, baktınız dolu. Geri geri çıkıp geldiğiniz yoldan geri döneceksiniz.

1. Direksiyonu sağa kırıp geri geri dönerek burnunuzu gideceğiniz istikamete çevirip düz mü çıkarsınız?

2. Dümdüz geri gidip karşıdaki yola girdikten sonra direksiyonu sola kırarak mı çıkarsınız?

Edit: Çıkmanın başka yolu yok. Otoparkın içinde ileriden başka çıkış yok, otoparka girip içeride U dönme şansı yok. Diğer yolların ilerisi çıkmaz sokak. İlla bu iki seçenekten biriyle çıkıp geldiğiniz yoldan geri döneceksiniz.

Yaş, cinsiyet ve araç kullanma tecrübenizle birlikte cevap verebiir misiniz?
0
kibritsuyu
(25.08.25)
ileri gidip düz çıkma imkanı yok mu? yoksa 1. e, ~40, 15 yıl
0
inheritance
(25.08.25)
2. geri giderken duz gitmek daha kolay. neden kasayim ki?

40, erkek, 12 yasindan beri kullaniyorum, bunun 5 senesinde kendi arabam vardi.
0
lemmiwinks
(25.08.25)
1
e
15+
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.08.25)
2. geri gidip çıkarım.

kadın, 23 yaşımdan beri aktif araç kullanıyorum
0
deartheodosia
(25.08.25)
1 e 23 yıl
0
basond
(25.08.25)
2 bana sacma geldi, sakin yer de olsa dumduz geri gelerek kavsagin tamamini gecmeye ne gerek var. 1 numarayi tercih ederdim, zaten yolun saginda kaliyorum gidecegim yone gore.

E, 37, 7 yil
0
mbond
(25.08.25)
44 erkek
İşim gereği neredeyse arabadan inmiyorum.
Bir şart şurt olmadan böyle yerlerde En az manevrayı nereden yapacaksam o şekilde dönüyorum. Senin senaryoda geri geri gidip sağa döner giderim ama gerideki sokakta tek şeritte bir araba park etmişse ve sokak daralmışsa bu sefer sola geriye doğru giderim.
Yani ön yargım yok, ben nasıl rahat edeceksem öyle
0
etna
(25.08.25)
düz geri gelip sağa ya da sola dönerim

e,36,16
0
anadolu flamingosu
(25.08.25)
1, e, çok yaşlı
0
kisa
(25.08.25)
1
52-e
7 yıl tecrübe
0
lazpalle
(25.08.25)
1

Geri geri dümdüz gidince hem aşağıdan hem yukarıdan hem yandan gelen araçları kollamanız gerekiyor, çok riskli ve yorucu bir seçenek.

En güzeli sadece yukarıdan geleni kontrol edip oraya geri geri dönüp popoyu verip, dümdüz aşağıdaya devam etmek.

Daha az risk, daha pratik.

30e 10 yıl
0
ananiyimioguz
(25.08.25)
1, E, 10
0
nawar
(25.08.25)
Buna 1 demeyenler acemi ve basit işlemler zor geliyordur onlara.
0
Shepard
(25.08.25)
1/E/25
0
cooperr
(25.08.25)
tüm kavşağı geri giderek geçmek saçma ve kulağa çok yanlış geliyor. kesinlikle 1.

e, 40, 10 yıl
0
sir gawain
(25.08.25)
(5)

bulaşık makinesi bozuldu

kibritsuyu
bosch sgs55e32eu/35 bulaşık makinemiz bozuldu. 20 yıllık makine ama alman üretimi taş gibi yıkıyor.çok da bozulmadı gibi aslında, su alıyor, yıkıyor, suyu boşaltıyor. fakat suyu boşalttığını anlamıyor. su boşaltma pompası suyu boşaltmayı bitirdikten sonra bunu anlayıp durması, ve bulaşık makinesinin
bosch sgs55e32eu/35 bulaşık makinemiz bozuldu. 20 yıllık makine ama alman üretimi taş gibi yıkıyor.

çok da bozulmadı gibi aslında, su alıyor, yıkıyor, suyu boşaltıyor. fakat suyu boşalttığını anlamıyor. su boşaltma pompası suyu boşaltmayı bitirdikten sonra bunu anlayıp durması, ve bulaşık makinesinin sonraki programına geçmesi gerekiyor. ama bunu anlamadığı için pompa suyu boşalttığı halde sürekli çalışıyor, durup "tamam bütün su boşaltı" diyemediği için de sonraki programa geçemiyor.

pompanın oralarda suyun bittiğini algılayan bir sensör, hatta daha da basit şekilde minik mekanik bir şamandıra olduğunu ve bunun bir yere takılı kaldığını ve pompaya hala içeride su var zannettirdiğini düşünüyorum.

biraz kurcaladım ama elimin girdiği yerlerde oynak bir parça bulamadım. elimden geliyorsa servisin "anakartı yanmış, makineyi komple çöpe at" demesinden önce kendim yapmak isterim, aletim edevatım var, elimden de az çok gelir.

bununla ilgili bilgisi olan var mı?
0
kibritsuyu
(21.08.25)
Bulasik makinelerinin temel çalışma prensipleri aslında basit;

Çeşmeden suyu alıyor, makinanın yan duvarlarinda suyun ısısının ayarlandigi kanallar var, daha sonra bu su sizin pompa dediginiz motora ulaşıyor ve motor bu suyu tazyikle pervanelere iletiyor, su da pervanelerden fışkırarak çıkıyor. Bu tayzik aynı zamanda pervanelerin dönmesi gibi bir mekaniği de sağlıyor.

Annemlerin 30 senelik taş gibi çalışan bir bulasik makinesi vardı, mutfak tezghindaki sinsi su sizintisindan dolayi düğmenin olduğu yerde kısa devre çıkarıp yanmıştı (yanmasa bir 30 sene daha giderdi)

Sadece elektronik bölümü yandığından ben bu makineyi alıp saçma sapan peojelerim için götürmüştüm :) Dediğiniz şamandıra gibi bir parça varsa makina yan duvarlarindaki su kanallarindadir ama ben öyle bir parça hatırlamıyorum.

Bence sadece su alırken, aldığı suyun haznesini doldurduguna dair bir mekanizmasi var, zaten haznesi belli bir ölçüde olduğu için sonraki bütün işlem otomatik şekilde gidiyor da olabilir; arıyorum motor 5 dakika çalışarak hazne bitti kabul edip sonraki su alma işlemine başlıyor gibi.

Eğer gider bölümünde bir sensör var ve orası su bosalmiyor olarak görüp makineyi durduruyor derseniz de bu sefer makinanın ilk programı da hiç calistirmamasi gerekirdi çünkü ilk program düzgün çalışıyor demişsiniz.

Valla kolay gelsin, bir şekilde servis anakart değiştirmeyi kitleyecek gibi duruyor :) (aslında kendiniz de değiştirebilirsiniz ama tabii emin olmak lazım esas sorun ne)
0
makbur
(21.08.25)
resetlemeyi denemediyseniz bunu da denemenizi öneririm. marka model yazınca YouTube da resetleme videoları çıkıyor.
0
Phoebe
(21.08.25)
@makbur

bahsettiğim sensör ikinci dediğin, gider bölümünde olan ve suyun bittiğini anlaması gereken bir şey olmalı. uzun bir tatilden sonraki ilk çalıştırmamda ve sanırım ilk programın sonunda bozuldu. makine bulaşıkları ıslattığı ilk suyu almış. makineyi deterjan kapağını açıp yıkama programına geçmemiş, 1 saat kadar su pompası çalışır halde buldum, hafif elektrik yanığı gibi kokuyordu (çalışmaktan ısınmış gibi). yani ilk program başlayana kadar sorun yoktu, ilk suyu almasıyla birlikte ne olduysa oldu. programı resetleyip yeniden çalıştırmak isteyince ilk programı da çalıştırmıyor artık. normalde makine programa başlamadan önce su kalmışsa diye önce bir pompayı çalıştırıyor, oranın boş olduğundan emin olunca yıkama programına geçiyor. artık ona da geçmiyor, pompa dönüp duruyor.

şimdi @wayfarer'ın videosunu izleyeceğim, yapabileceğim bir şeyse bir bakarım.

edit: bu videoda makineyi parça pinçik etti, bu kadar sökemem, söksem de takamam. bir de bu makinede bulanıklık sensörü yok ondan eminim.

pervane kısmını da söktüm, pervane düzgün çalışıyor ama bir sensöre denk gelmedim.

demek ki illa servis çağıracağız. teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(21.08.25)
@kibritsuyu

Ben @wayfarer'in yolladığı videoyu biraz izledim, yorumlarda mesela söyle bir şey diyordu; eğer bu bulanıklık sensörü bozuksa program olduğundan çok uzun süre çalışır diyordu comment bölümüne baktım biraz.

Yalniz tabi evin içinde onu o kadar detay sökmek sıkıntı, yalnız sıkıntın gerçekten o videoda anlatılan olabilir.

Kolay gelsin.
0
makbur
(21.08.25)
Prosestat ya da su sayaç kartı. bu ikisine bakman gerekiyor.
0
gercekdunya
(21.08.25)
(3)

yüzme için özel ders/özel antrenör

kibritsuyu
çok iyi yüzme biliyorum, stilli yüzerim, havuzda gık demeden 3000 metre yaparım.lakin ben yüzmeyi çoğunlukla kendim öğrendim, çocukken lisanslıydım ama hoca gözetiminde bu derece bir idman yapmadım.boğaziçi kıtalararası yüzme maratonuna katılmayı çok istiyorum ama hız sıkıntım var. yüzüyorum ama hız
çok iyi yüzme biliyorum, stilli yüzerim, havuzda gık demeden 3000 metre yaparım.

lakin ben yüzmeyi çoğunlukla kendim öğrendim, çocukken lisanslıydım ama hoca gözetiminde bu derece bir idman yapmadım.

boğaziçi kıtalararası yüzme maratonuna katılmayı çok istiyorum ama hız sıkıntım var. yüzüyorum ama hızlı gidemiyorum, yavaş kalıyorum. video izleyerek olmayacak.

bir kişisel antrenörün beni izleyip şunu yanlış yapıyorsun, kolunu şöyle atıyorsun, erken çıkarıyorsun, nefes alırken kafanı öyle çevirme böyle çevir şeklinde hatalarım nedir, nasıl düzeltebilirim ve hızımı nasıl arttırabilirim bu konuda destek olmasını istiyorum.

ama baktığım bütün özel dersler yüzme bilmeyenlere veya sadece su üzerinde kalabilenlere yüzme öğretiyor. ben daha profesyonel bir şey arıyorum.

bir de flip turn (kulvar sonunda takla atarak dönme) hareketini yapamıyorum, onu da öğrenmek istiyorum.

ankara'da bu konuda tavsiye edebileceğiniz bir yer veya bir hoca var mı?
0
kibritsuyu
(14.08.25)
yüzme bilmeyenlere yüzme öğretebilen kişi size de tekniği öğretip antrenörlük yapar diye düşünüyorum. Bu tarz kurs veren eğitmenleri arayıp istediğiniz şeyi söyleseniz yardımcı olurlar ya da yardımcı olabilecek birine yönlendirirler bence.
0
nundu
(14.08.25)
Yüzme federasyonu ya da üniversitelerin yüzme takımları ile iletişime geçseniz sizi profesyonel bir antrenöre yönlendirirler belki. Yüzmede hala sorun yaşayan biri olarak yardımı olabilir diye yazdım. Daha isabetli öneriler gelecektir. (Cem Yılmaz'ın faruk eczanesi esprisini hatırladım neden bilmem)
0
?
(14.08.25)
ankara’da tohm var, bir iletişime geçin bence.
0
transall
(14.08.25)
(4)

Gençlerbirliği maç bileti

kibritsuyu
17 Ağustos 2025 Pazar günü Eryaman stadında oynanacak Gençlerbirliği - Antalyaspor maçının biletlerini nereden satın alıyoruz?passo.com.tr'de her maç var, bu maç yok. Bir de Gençlerbirliği kombinesi var. Başka yerden mi satın alıyoruz, yoksa sadece kombineliler mi girebiliyor maça?
17 Ağustos 2025 Pazar günü Eryaman stadında oynanacak Gençlerbirliği - Antalyaspor maçının biletlerini nereden satın alıyoruz?

passo.com.tr'de her maç var, bu maç yok. Bir de Gençlerbirliği kombinesi var.

Başka yerden mi satın alıyoruz, yoksa sadece kombineliler mi girebiliyor maça?
0
kibritsuyu
(13.08.25)
Ordan alıyorsun. Daha çıkmamış biletler. 2-3 gün kala çıkıyor.
0
nothing in my way
(13.08.25)
çıkmış bu arada.
0
nothing in my way
(13.08.25)
peki şimdi bir soruda gördüm, ben passolig kalktı diye bu kadar heyecanlandım, bende gençlerbirliği passolig'i yok ki, fenerbahçe var. kaldırıldı diye heves ettim.

gençlerbirliği passolig'i alana kadar bilet alamaz mıyım?
0
🌸kibritsuyu
(14.08.25)
fenerbahçe passoligi ile alabilirsiniz.
0
nothing in my way
(14.08.25)
(3)

zip finansman

kibritsuyu
geçen ay mediamarkt'tan telefon aldım. biliyorsunuz telefonlarda kredi kartına taksit yapmıyorlar. mediamarkt da zip finansman diye bir uygulamadan bana telefon bedeli kadar sıfır faizli kreid çıkarttı, 3 taksit şeklinde.şimdi ödeme günü geldi, ilk taksidi ödeyeceğim. kredi kartıyla ödeyince masraf
geçen ay mediamarkt'tan telefon aldım. biliyorsunuz telefonlarda kredi kartına taksit yapmıyorlar. mediamarkt da zip finansman diye bir uygulamadan bana telefon bedeli kadar sıfır faizli kreid çıkarttı, 3 taksit şeklinde.

şimdi ödeme günü geldi, ilk taksidi ödeyeceğim. kredi kartıyla ödeyince masraf alıyor, eft yaparsam almıyor.

ama ben bu firmayı ilk defa duydum. yani koca mediamarkt'ın çalıştığı finansman firması sahtekar değildir herhalde ama 11 bin lirayı doğrudan bir yere gönderirken de tedirgin oldum. hayır yani sonuçta karşılığı olan ürünü almışım, bir şekilde bunun parasını ödeyeceğim ama para doğru yere gidecek mi, borcumdan düşecek mi, ödediğim halde sonradan karşıma çıkar mı, sağlam mıdır güvenilir midir?

bilgisi olan var mı?
0
kibritsuyu
(05.08.25)
bddk lisansli gorunuyor bddk sitesinden teyit edebilirsin bana guvenilir geldi
0
tahtakafa
(05.08.25)
Zip bir çok ülkede faaliyet gösteren "Şimdi al, sonra öde" yani taksitli finansman sağlayıcısı bir şirket.

en.wikipedia.org
0
salihdt
(05.08.25)
Sanal kart olustur ve öde.
0
designer
(06.08.25)
(30)

doğalgazcıların niye bu kadar pireli olması

kibritsuyu
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.ev tadilatı yaptırdım. dört duvar
efendim öncelikle doğalgaz kaçağı tehlikesinin farkında olduğumu belirteyim, soruma mantıklı cevap vermeyip "iyi. zehirlen de gör o zaman" diyip kestirmezseniz sevinirim. bu konuyu uzun süredir düşünüyorum, her şeye cevabım var, lütfen mantıklı argümanlarla savunun.

ev tadilatı yaptırdım. dört duvar kalana kadar yıkıldı, bütün sıva altı, sıva üstü, tesisatlar dahil sıfırdan evin içi yıkılıp baştan yapıldı.

sıra geldi doğalgaz hattını çekmeye. neymiş efendim boru açıktan gidecekmiş. boyanmayacakmış siyah olacakmış. ocağa giden boru tezgahın üstünde olacakmış, ocağın vanası da tezgahın üstünde olacakmış.

şimdi bembeyaz duvar yaptım, yukarıda asma tavan, kartonpiyer ışık bandı var, yahu içinden götür diyorum, yok olmaz diyor usta. açıktan olacak, kabul etmezler. e bembeyaz mutfak yaptık, şu kara boru aşağıda dolabın içinden gitsin? cık olmaz. lan bari vanasını dolabın içinde bırak? yooh olmaz, acil bişey olursa hemen uzanıp kapatabilmelisin. şimdi bembeyaz mutfağın ortasında kapkara boru var, üstünde kalde yazan iğrenç sarı bir vana.

niye diyorsun peki, ya boruda kaçak olursa? diyor. ocakta kaçak olursa hemen uzanıp vanayı kapat diyor.

bir de diyorlar ki kontrol edip onayladıktan sonra üstünü boyayabilirsin. e abicim boyacı işini bitirip gitti, boya da bitti, boya işi de bitti. tekrar nereden bulayım ben boyacıyı şu saatten sonra? ocak montajı yapılmadan gelip açmıyor da. e ulan eşya dediğin en son geliyor. hani boya işi bitmemişken gelip tesisata bakıp okey de demiyor. illa ocağı görecek, ondan sonra. ocak takılmış eşya girmiş evde o saate boyacı mı kalır artık?

abilerim, güzel kardeşlerim. bu evin bütün duvarlarının, her odanın her duvarının içinde, tavanı dahil örümcek ağı gibi elektrik kabloları da dolaşıyor. daha az tehlikeli değil. herhangi bir kontakta sadece benim evim değil, bütün bina komple yanar allah göstermesin. yani bir risk varsa elektrikte de var. kimse bana ya kaçak olursa?? diyip elektrik borularını sıva üstünden döşetmedi. elektrik idaresi gelip kontrol etmedi. her prizin yanına ayrı ayrı sigorta falan koydurmadı, kaçak olursa hemen uzanıp kapatırsın diye.

ama doğalgazcı diyor ki ya kaçak olursa? bütün borular açıkta olacak, vana elinin uzanacağı yerde olacak.

yahu ben ocaktaki kaçağı fark edip vanasını kapatacaksam, dolabı açıp içine elimi sokup kapatmam maksimum 5 saniye geciktirir. kaldı ki dışarıda sayaçta da kocaman vana var, kaçak fark ettiğim anda sayacın vanasını kapatırım, bütün ev kesilir gider. illa tamir edilecek bir kaçak çıkarsa çağırırım ustayı, asma tavanı kırıp boruyu tamir eder.

niye ben pırıl pırıl evimde g.tü pireli doğalgazcıların keyfine göre dekorasyonumu bozuyorum ya? duvarımda kara boru, tezgahımda kara boru, sarı vana.

biri çıkıp desin ki haksızsın, şu nedenden dolayı açıktan gitmek zorunda. asma tavandan gidemez. biri desin ki duvarın içindeki elektrik kablolarından daha tehlikeli, şu yüzden açıktan gitmeli.

yani ben ölmeden önce evimdeki doğalgaz kaçağını kendi başıma fark edebiliyorsam, çıkar sayaçtaki vanayı kapatırım olur biter. sonra çağırırım başkent gaz'ı, cihazla bakarlar derler ki asma tavanın içinden kaçak sinyali geliyor. mühürler gider. ben de ustayı çağırırım, tavanı kırdırıp kaçağı tamir ettiririm.

kendi başıma fark edemiyorsam zaten ha açıktan gitmiş, ha kapalıdan gitmiş, allah rahmet eylesin. ne faydası oldu açıktan gitmesinin, ocaktaki vananın falan?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Kibritsuyu şaşırttın beni .
Acizane yorum yapıyım .

Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmaz .

(Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği , )
Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar.

Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
"Doğalgaz montajcılarından bahsediyorsun sanırım, dedikleri haricinde bir işlem yaparsan zaten hangi dağıtım şirketine bağlı olursan al doğalgazın açılmazç"

niye?

"Sanırım çoğunun da mantıklı açıklaması vardır yönetmelikler gereği"

nedir?

"Zaten dağıtım şirketi elemanları geldiğinde bunlardan biri eksik olursa bir ceza veya servis bedeli ? Gibi bişey yazıp gidiyorlar"

niye yahu niye?

"Bir de şaşırdım , yani senin mantıkla alt komşunun böyle bir ihmal yaptığını ve senin kaybolup gittiğini düşün."

ihmal bunun neresinde? yetkili ustaya standart süper kalite malzemeyle iş yaptırıyorum. nerede ihmal? asma tavanın içinden gitmesinin neresi ihmal? boktan yapıp gizleyeyim demiyorum, boru gözükmesin yahu. elektrik tesisatı gibi aynı. elektrik tesisatı duvarın içinden gidiyor diye ihmal mi?

zaten sorum bu. niye açmıyor? yönetmelikteki gerekçe şu yazdıklarımdan gayrı nedir? ve ihmal bunun neresinde?
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Abi çeyreğinde bıraktım. Ne kadar elit çizsenizde imajınızı görüldüğü gibi 5 dakika ötesini göremeyen cahillikler yapabiliyor ve düşünüyorsunuz. Adamların önceki kanlı tecrübelerinden bildikleri var sen ise artislik peşindesin. Ya ne yangını olm, nolcak kapı önünde ayakkabılarım varsa diyen sığırlar gibisin.

He kafan biraz çalışıyor olsaydı önce gazcılara sorardın sonra o güzel dekorasyonunu yapardın.
0
Shepard
(10.07.25)
Ben işin uzmanı değilim fakat elektrik tesisatlarında kablolar yalitimli, kaçak akım rolesi var, sigorta var, var oğlu var, evdeki cihazlar kabaca belli vesaire. Yani istatistiksel ve fiziksel olarak bakarsan elektrik sebebiyle sorun çıkma olasılığı çok daha dusuk. Çıksa bile müdahale daha kolay ve müdahale edildiği anda kaynağı kesilebiliyor.

Gazda ise farkında olmadan birikme, basınç, yanma ve patlama olasılığı var. İkisi çok farklı yani. Gaz hattının açıktan gitmesinin bir sebebi var.

Elektrikte sorun olduğunda daha siz farketmeden tesisat kendisi enerjiyi keser zaten. Gazda böyle bir lüksümüz yok.
0
orient blue
(10.07.25)
Yerden yere göre değişiyor sanırım. Benim evde doğalgaz borusu beyaz boyalı, bir kısmı dolabın içinden geçiyor.

Kardeşim Balıkesir'de, doğalgaz boruları plastik kanal ile kaplı.

Her ikisinde gelip baktılar, kontrol edip onay verdiler. Sonradan tadilat yapılmadı.
0
inheritance
(10.07.25)
@shepard, çeyreğinde bırakmayıp okusan anlardın.

yahu çok basit, verecek mantıklı cevabınız varsa duymak isterim diyorum cahillik diyorsun. yahu kaçak göçek boktan iş yapıp gizlemeye çalışmıyorum. cahillik bunun neresinde yahu, neresinde?

doğalgazcılara soruyorum, robot gibi "kaçak olursa, elini hemen uzatır kapatırsın" falan diye düz düz cevaplar veriyorlar. üşenmedim yazdım oraya çeyreğinde bırakma da oku. elektrikte de aynısını yaptım, her şey duvara gömülü, bu cahillik değil de gaz borusu asma tavandan gitsin diyince niye cahillik? cahil olacak ne var bunda? anlat da öğrenelim işte onu soruyorum zaten.

adamların tecrübesi varsa neymiş o tecrübe, onu biliyorsan anlat. kapalı yerden giderken şöyle oldu adam öldü, açıktan gitse olmayacaktı de, bunu göreyim bileyim yahu sorduğum o zaten.

@orient gazda da doğalgaz dedektörü ve kaçak tespit ettiği anda gazı sayaçtan kesen selenoid valf var. ama adam ondan tatmin olmuyor. yine de açıktan gidecek diyor.

elektrikçinin başında durup kablo çapına, boru özelliğine, kullandığı klemense kadar tek tek kontrol ettim. ama sallama usta olsa ince kablo döşeyip dandik klemens kullanıp gitse bunu kimse bilmeyecekti. ona rağmen elektrik idaresi kontrol falan etmiyor, açıktan döşe de görelim demiyor. doğalgazın açıktan gitmesi beni nasıl koruyor?

kaldı ki elektrik kontağından çıkan yangın haberleri, doğalgaz kaçağı/patlaması haberlerinden daha fazla. doğalgazdan zehirlenenlerin çoğu da doğalgazdan değil, atık gazdan yani karbonmonoksitten zehirleniyor. yine açıktaki boruyla ilgisi yok.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
Orient blue,? güzel açıklamış , renk konusunda da sanırım boyanın alev alması veya hızlı paslanması ihtimalimden dolayı imiş .
Ayrıca müdahaleye imkan sağlaması açısından da önemli .
Geçen bir arkadaş söylemişti asansör için 400 kriter değerlendiriliyor diye .
Veya araç muayene istasyonlarında yapılan bir çok şey aslında kişiyi bağlayıcı ( Kemer çalışmıyorsa benim kemerim diyemiyorsun ) devlette vatandaşını korumak zorun keşke denetimler daha da artsa.
Bence sıkma canını yapılır gider. Yeni evinin keyfini çıkar , bir ay sonra bu kadar gözüne batmayacak bile.
Güle güle otur, kibritsuyu .
0
dunyatuhaf
(10.07.25)
Vanaların kolay ulaşılabilir olmasından ayrı yerinin de standart olması gerekir ki acil durumda o evde yaşamayan biri bile saniyesinde müdahale edebilsin. Panik halinde onu düşünmek zorunda kalmamalı kimse.

Evet onay sonrası boyanabiliyor ama aslında onu da yapmamamız gerekiyor. (Sebebini bilmiyorum)

Sıva altı yapılmamasının sebebi de borularda sıkıntı olduğunda hızlı tespit ve müdahale. Evet vanayı kapattığınızda eve girişteki gazı durduruyorsunuz ama mevcut gaz kaçak olan yerde sıkışıp kalıyor. Sıkışmış gaz olan bölgeye Fiziki darbe uygulandığında sıkıntı çıkacak.

Ne güzel meşakkatli bir tadilat sürecini sonlandırmışsınız, görmeyin, keyfini çıkarın evinizin. Bir zaman sonra inanın gözünüze batmayacak.
0
nwnd
(10.07.25)
@kibritsuyu oooo uçakta niye bu kadar önlem var? Kanla tecrübe edilmiş olamaaazzz.
Yani neyini anlatalım ki? Çok basit, doğalgaz binanın içinden geçer, patlama olduğu zaman. En ufak kaçakta binanın gazını kesiyorlar. Niye önemsemiyorsun? İlla seni tatmin edecek cevap mı arayalım? Her şeyi bilemezsin, bilene güvenmelisin. Uçağı sürüyor musun? Sürebilen birine emanet uçakta yolculuk yapıyorsun. Gaz her zaman müdahale edilebilir olmalı. Elektrik o kadar tehlikeli değil 500 tane kesicisi var.
0
Shepard
(10.07.25)
Maalesef bu yasakların hikmetine dair doyurucu bir bilgi sahibi değilim, aydınlatamıyorum. Ancak, bu konuda regülasyonların ve denetimlerin çok katı olduğunu biliyorum.

Bizim komşular da hep 4-5 milyon liralık tadilatlar yaptılar. Hepsinde de doğalgaz borusu, vanası vs. aynen dediğiniz gibi ortalık yerde kaldı.

Mutlaka düşünmüşsünüzdür ama yine de hatırlatayım:
Eğer ısınmanız ve sıcak su merkezi sistemse (ısı istasyonu vs.) ve doğalgazı sadece ocak için kullanacaksanız, tesisatı komple iptal etmeyi de düşünebilirsiniz. Yani LPG/propan tüp olur, elektrikli ocak olur...
0
yadigar
(10.07.25)
Abi selenoid valf var da onu tetikleyen mekanizma ne kadar sağlıklı ona bakmak lazım. O sensörlerin kalibrasyonu birkaç yılda bozuluyor. Portakal soysanız gazı kesiyor falan. Gazı kesse bile tesisatta hala gaz kalıyor, elektrikte böyle bir şey yok. Sensörlerin tepki süresi zaten çok fazla. Sensörün eşiği altında kalan bir kaçakta lambayı yaksanız kıvılcımdan alev alabilir vesaire. Kaçak akım ışık hızına yakın sürede enerjiyi kesiyor. On off gibi çalışıyor, eşik yok gibi yani.

Yani siz bilirsiniz ama bence regülasyona uyun, bir bildikleri vardır.
0
orient blue
(10.07.25)
dogalgaz hizmetinden yararlanmak icin gerekli sartların saglanmasi gerekiyor,

bu disiplin keske elektrik saglayan kurumlarda da olsaydi,

izmir de iki genc insan elektrik akimindan ölmezdi,

Manisa buyuksehir belediye baskani da yasiyor olurdu.

belkide daha az orman yanardi,

kurallari esnetmek iyi degil,
muhtar olamayacak birey seni yönetir sonra.
0
designer
(10.07.25)
Beyler sakin. Çözüm son madde

1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor
0
topkapiaksaray
(10.07.25)
1-Doğalgaz tesisatını kontrol edecek mühendis göremeyeceği bir kanalda sizin nasıl bir tesisat dosediğinizi nasıl görsün?

şöyle görsün mesela. bu evde yapılan ilk iş su tesiatının döşenmesi oldu. aynı aşamada doğalgaz borularını da döşerdik. doğalgaz şirketinden kontrole gelip güzelce kontrol edip, tamam bu sağlamdır, kaçak yoktur diye onay verirlerdi, ben de üstünü asma tavanla kapatırdım. o da nasıl bir tesisat döşediğimi görmüş, kontrolünü de yapmış olurdu.

2- daire içi sistem dişli olur, uzun boru ekleri dönüşler vs. Kapalı bir sistemde 5-10 sene içinde oluşacak kaçaklar (deprem, sehim, korozyon) nasıl fark edilecek?

açıktan giderse nasıl fark edilecek? bunlar gözle görülüp hmm şurada kaçak var diye bakıp fark edilebilir şeyler mi? illa ya koku gelecek, ya birinin başı dönüp fenalaşacak. borudaki bir kaçağı ben kokusundan anlamadan önce görerek anlayabiliyor muyum?

3- doğalgaz açık havada patlamaz, ancak bahsettiğiniz gibi kapalı duvarlar ardinda kaçak durumda fena sıkışır ve patlama ihtimali artar.

aklıma yatan tek mantıklı açıklama bu oldu. ama olur desinler, pencereye menfes koyduğum gibi içeriye de açık havaya açılan bir havalandırma icat edeyim. çözebilecekken ilkel yöntemlerle açıktan götürmek niye? daha bile güvenli olmaz mıydı, ufak bir kaçağın evdekileri öldürmeden açık havayla buluşması?

4- Flex boru yaptıracaksiniz bitti gitti. Kombiye ve ocağa kadar eksik hareketli bir boru. Bunu yaptırdıginizda kendi boyanabilir kanalları da geliyor

böyle bir şeyden hiç bahsetmediler. hiçbir dükkanda da görmedim. flex sadece boru ile ocak arasında, boru ile şofben arasında var iki karış. böyle bi şeyi ankara'dakiler kabul etmiyor bile olabilir bilemedim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
hepsi hikaye hocam. bana güvenlik müvenlik diye masal anlatmayın.

bu tadilat 3 ay sürdü. daha ilk gün doğalgaz sayacından eve giren eski boruyu söktüler, sayacın tek tarafında boru yok, ucu açık duruyor. bu güvenli mi acaba diyip vanasını açmayı denedim, sayacın öteki ucundan fassss diye gaz püskürdü anasını satayım. kendi taktığınız sayaç ulan, yok bu bunun bi sibobu falan, boru takılı değilken gaz çıkmasın? piç bi kurye geçerken vanayı açıp gitse komple havaya uçmaz mıyız? sen koymuş musun kendi getirip taktığın sayacına güvenlik önlemi?

ve bu ucunda boru olmayan sayaca iki kez sıfır tutarlı fatura geldi. yani doğalgazcı eleman geldi, sayacın o halini gördü, ama sayacı okuyup fatura kesip gitti. ulan bunun borusu yok demedi. mühürlesene vanayı, kapatsana tesisatı. ben yeni projeyi çizdirince zaten başvurup açtıracağım. sen alsana önlemini. vanayı açıp gitsen bütün bina havaya uçacak, sen sadece sayacı okuyup fatura mı kestin?

bunun elektrik kablolarının ucunu açıkta bırakmaktan hiçbir farkı yok, hatta daha tehlikeli. ama "borun açıktan gitmezse kabul etmem " diyen doğalgazcı 3 ayda 2 sefer gördüğü halde umurunda olmamış, bana neyin güvenliğinden bahsediyorsunuz?

boru döşendikten sonra gelip kontrol etmek, ocak ve pencereler takıldıktan sonra tekrar gelip ocağı ve menfezi kontrol etmek zor geldi, iki sefer iş olmasın diye güvenlik ayağına benim dekorasyonumu bozduruyorsun. ben sana bin çeşit güvenlik sunsam da senin amacın güvenlik müvenlik değil, kendi kıçının rahatı. ben buradan bunu anlıyorum. otomatik sensör koyayım, ucu açık havaya çıkan havalandırma koyayım, nanoteknolojik güvenlik yapayım da desen, yoooh kara boru açıktan gidecek, tezgahta elinin altında vana olacak.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu ya senin gibi zeki insanların bu küçümsediği, önemsemediği olaylar başına anında gelse aslında dünya daha güzel bir hal alacak. Senin bin çeşit güvenliğine afedersin yani. Sen kimsin senin güvenlik şeylerini şey edip izin versin adamlar? Bir standart var, özelleştirmeyi takip etmek imkansız. Uyacaksın işte. Lan seni elit bilirdik ne cahil bir şey çıktın. Patlasın geber diyeceğim ama başkalarına da zarar verecek.
0
Shepard
(11.07.25)
herkes uzun uzun yazmış hepsini okumadım belki benzeri yazılmıştır ama yazayım yine de.

boruları sıva altı yaptığınızda kaçak olursa gaz orada birikir, koku size geldiğinde (tabi gelirse) zaten iş işten geçmiş olur. aynı kaçak sıva üstünde olursa gaz odaya yayılacağından tespit edilmesi kolay olur.

Koku gelirse diye paranteze aldım, başımıza gelen bir şeyi anlatayım; ocak (eski tip gaz emniyeti olmayan) bozulmuştu. ocağa gelen gaz borusu kaçırıyor diye düşünüp boruyu sıkılaştırdık. oradan çıkan gaz ocağın boş kısımlarına birikmiş 15-20 dk ocakla uğraştık bize hiç koku gelmedi. sonra denemek için ocağı yaktık ve puff. küçük bi patlama oldu mutfaktaki basınç karşı odanın camlarını içe doğru patlattı. kimseye bişey olmadı allahtan.

bir de sayın @kibritsuyu elektrik tesisatıyla kıyaslamışsın ama onun önlemi bir sürü sigorta var. kaçak olursa sigorta atar. yanıcı gazın önlemi de fark etmek.
0
duyuruuser
(11.07.25)
özetle;
boruların açıktan gitmesi >> kaçak ve arıza tespiti kolaylığı
boyanmaması >> Korozyon ve çatlaklar hemen görülsün diye
vananın dolap içinde olmaması >> acil durumda hızlı erişim, kaçak durumunda dolap içinde gaz birikmesi ve alev alma riski.
0
mustafakesekci
(11.07.25)
gaz borusu asma tavandan gider tamam ama. gaz kaçağı olduğunda öncelikle gaz kapalı alana birikir. büyükl bir patlama yaşayabilirsin. dedikleri doğru ocağın hemen üstünde vana olması mantıklı. acil bir şekilde kapatmak çok önemli. diğer tesisatlardaki sorunlar genelde sadece senin evine zarar verir. ama gaz kaçağı, ygaz yangını ve en önemlisi patlama durumunda diğer evler hatta apartman zarar görebilir. bu risk belki de 1 milyonda birdir ama tedbiri almak gerekir. duvar içinde olması da gaz kaçağının erken farkedilmesi için bir risktir. ilk zamanlarda gaz borularının en az dirsekle yönlenmesi gerekiyor diye kolonları kirişleri delip içinden geçirmişlerdi. sonradan farkedildi ki binanın statik yapısını tamamen bozuyormuş. bunu öngörememiş ve çok büyük bir hata yapmışlardı. hala da gündem olmadı bu konu. sadece boya konusu bana çok anlamlı gelmedi. boranın yanma riski için olsa zaten evin her yeri de boyalı. boyayabilirsiniz bence.
0
ground
(11.07.25)
daha haksız olunan durum azdır. baya haksızsın.

kurallar boşuna yok. denetimler sıkı doğalgazda. ölüm riski var. adamlar estetik değil canı düşünüyor. bi de çok haklıymış gibi savunmuşsun kendini ısrarla. yazık cidden.
0
jelly bear
(11.07.25)
bütün millet senin gibi kendince tasarımı dekoru özelleştirmeye çalışsa, bu işin standardını denetlemek imkansız hale gelir. çok uğraşmışsın tadilatla, canın sıkılmış belli ki. madem öyle bir niyetin vardı, tadilatı yaptırırken tesisatı çektirip doğalgazı açtırsaydın, ustaların bu kuralları bal gibi biliyordu yapmadan önce ama doğru yönlendirmemiş, kabahat onlarda. yanlış yere yükseliyorsun.
0
gkhncnzdgn
(11.07.25)
merak ettim yönetmelik ve standartlara baktım bu iş hakkında. kitap gibi bir sürü şey yazmışlar. onlarca değil, yüzlerce madde oluşturmuşlar. yönetmelik ve standartlar oluşturulurken avrupa'dan örnek alınmış.

buradan bakınca bana gereksiz bir pirelilik gibi geliyor bahsettiğiniz şeyler.
ben de doğalgaz aboneliği yaparken iyi kötü benzer pireliliklerle karşılaştım.

sanırım olayın sebebi, sizin konutunuzda bu kadar kurala gerek olmasa bile başka konutlarda/binalarda bunlara ihtiyaç olabilir ve kurulumu yapan kişinin insiyatifine bırakılmaması en iyisi.

verdiğiniz örnek, bir kuryenin vanayı açabilme ihtimali bambaşka bir konu ve bence ciddi bir eksiklik.
0
biseysorcaktim
(11.07.25)
yazi dilin korkunc bir kere. yolda tam birinin önünü kesecek maganda tipin var.

isini düzgün yapan insanlara hakaret etmissin. comarlik diz boyu. bi de milleti arayip zamanlarindan calmissin.

kurala uyacaksin. bitti. sen dogalgaz uzmani degilsin. konuyu daha fazla sorgulayacak background un yok. bir de buraya gelip destek beklemen de cahilliginin disavurumu.
0
sonsuz
(11.07.25)
sorduğum soruyu doğru anlamayıp, doğru anlamayı bırak, iki satır yazıyı bile okumaya üşenip cahil, maganda, sen kimsin ki, o zaman patla geber diyenlere tik de atmadım, cevaplarını dikkate de almıyorum. uzun uzun, açık açık kafamın neye takıldığını yazdım. azıcık beyni olan okur, anlar ki birçok seviyeli ve yararlı cevap da aldım.

diğerlerine de verecek cevabım var ama nasıl olsa okumuyorsunuz, okusanız da ne demek istediğimi anlamıyorsunuz. karşı argüman sunup tartışmak yerine "o zaman öl geber, kurala uyacan, sen kimsin de sorguluyon, cahil maganda" falan diyip koyun gibi önünüze konanı yiyorsunuz. "bu neden böyle" diye soranı da "çünkü öyle" diye cahil ilan ediyorsunuz.

sizin için kendimi daha fazla yormayacağım. ben okuduğunu anlayıp güzelce cevap veren arkadaşlardan öğreneceğimi öğrendim, kendilerine teşekkür ediyorum.

@shepard, bu arada erkeğim. sana buradan ekmek çıkmaz kardeşim.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
@kibritsuyu abi erkek vücudunda kadin karakterle yasamak zor olmuyor mu? Çok şaşırdım lan.
0
Shepard
(11.07.25)
doğal gaz havadan ağır bir gaz türü, bu nedenle kullanılacak bölgeye kadar yukarıdan, kullanılacak bölgeye de yukarıdan aşağıya doğru hatlar ile dağıtım yapılıyor.

yine doğal gaz hatları yakınında elektrik hatları geçirilmiyor. (kıvılcım çıkar falan)

yine doğal gaz kokusuz bir gaz, koku daha sonra dağıtım aşamasında ekleniyor.

eğer boruyu bir şekilde kapatırsan oluşacak kaçak durumunda gaz yere doğru hareket etmez ve boruyu gizlediğin panelde (duvarda, başka bir şeyin içerisinde vs) kalır, kokuyu duymazsın biriken gaz bir şekilde parladığında sadece wof diye parlayıp bitmez, patlamaya neden olur. saçının başının yanması haricinde birde kafana gözüne giren şarapneller ile uğraşırsın yaşama şansın azalır.

siyah olmasının nedeni ise borunun fabrikadan paslanma önleyici boya ile boyanmış olduğundan emin olmak. eğer farklı renge boyarsan o rengin altında ne tür bir boya vardı denetleyici bilemez, kullandığın boya türü paslandırıcı özelliğe sahip olabilir vb.

duvarın içerisindeki elektirik telleri öyle tel olarak gitmiyor, bir plastik kılavuzun içerisinde gidiyor, her bir tel kendi başına izalasyonu mevcut ve kablonun hasar alması durumunda duvar vb. yüzeyler ile direk teması önlenmiş biçimde. dolayısı ile duvarın içerisindeki kanallardan çıplak kabloda geçirsen çarpılmazsın.

doğal gaz için ise öyle bir durum söz konusu değil, duvar içerisine yapılacak montaj sonrası:

1 ) duvarda yapılacak tadilat (delme, kırma) boru hattına zarar verebilir. borunun nereden geçtiğini göremiyorsun sonuçta.

2 ) hafif depremlerde boru hatları yeterince esneyemediği için zarar görebilir ve fark edilmesi zaman alabilir.


ben denetim sonrası, dolapların üstündeki boruyu mesh ile kapattım, delikleri var sayesinde gaz sızıntısı olursa kokuyu duyabileceğim,

yukarıdan aşağıya inen boruyu yine bir mesh ile kapatabilirsin, dekoratif olsun diye ancak ahşap ve plastik olmamalı, ocağın ısısından erimemeli/yanmamalı, yine vana açıkta duracak o her türlü pratiklik için gerekli.

gaz kaçağı sırasında kapıdaki vanadan kapatırım demişsin de,
vanaları sadece gaz kaçağı olduğunda kullanmıyoruz,
ocak tamiri gerekti kapat,
ocağı değiştirmek istedin, kapat,
uzun süreli tatildesin kapat.
elektrik ile ilgili sıkıntı oldu kapat.

ocakta tadilat yapacaksın, kapıdaki vanadan kapattın diyelim, ocağın oradaki vanaya da erişemiyorsun, yada görünür değil, dolayısı ile aklına gelmedi o vana. ocağı söktün, evine döşeli 30 metre borudaki tüm gaz ocağın takılı olduğu yerden sızmaya başladı, usta dedi ki ben bi sigara yakayım :D

vanalar illa ki kaçak durumunda kullanılmıyor :)
0
selam
(11.07.25)
Abi bembeyaz duvar yaptıysan işler değişir ayıp etmişler, bence bu tür işlemlerde renk seçenekleri olmalı ve dekorasyona göre kullanıcı istediği rengi seçebilmeli, duvarını bembeyaz yapan birine sen nasıl "hayır kardeşim bu boru siyah kalacak !!1!!1" diyebilirsin ya hadsize bak.
0
kizil karga
(11.07.25)
biz de evi yeni yaptırdık, mutfakta asma tavanın alltından gidiyor. altında da mutfak dolapları. Taç dedikleri bir şey var. dolabın üstü ile asma tavan arasında, orada kaldıgı için boruyu görüyorlar sonra taç ekleniyor sorun gidiyor.
0
liberal
(11.07.25)
daha önce cevap yazanların da hakkını yemeyeyim ama; soru nasıl okunur, söylenmek istenen nasıl anlaşılır, bu adam kafaya neyi ve niye takıyor kafa yorulur ve üşenmeden nasıl cevap yazılır, herkes dönüp @selam'ın verdiği cevabı okusun. tam olarak beklediğim şeyi yaptı.

yani şunu yapmak zor olmamalı. yapamıyorsan "kural bu, uyacaksın, sen kim cahilsin de kuralı sorguluyon, o zaman patla da geber" demek iş değil. verecek bir cevabın yoksa akıllı uslu susmak da zor olmamalı.

saygılarımla.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.25)
Duyuruyu okuduktan sonra nicki görünce ağzımın açık kaldığını önden belirtmek istiyorum. Yılların ekşicisi bu nick yahu.

İnsanlık olarak şu mühendislik konularını, yahut teknik bilgi gerektiren konuları kurcalamayı acilen bırakmalıyız artık. 3 saniyede vanayı kapatırım, 5 saniyede hastayı koltuğa oturturum, 10 saniyede arabayı durdururum demekle olmuyor. Herifler bu işlerin okulunu okuyor. Böyle olmalı denip de bir standart getiriliyorsa, eldeki bilgilere göre şu an öyle olması gerekiyordur. “Sorgulamak, şüphecilik” vs diye diye kimse duracağı yeri bilmez oldu bu gibi mevzularda.

Doğalgaz yerine elektrikli ocağa geçmeye ne dersin? 8 haneli paralara daireler satılan projelerde sırf bu siyah borulardan sebep elektrikli ocaklara, kimilerinde indüksiyonlu ocaklara geçiliyor.

Kendi başına veya bunu toplumsal bir ayaklanmaya dönüştürerek doğalgaz borusu standartlarını değiştiremeyeceğin için, kendini sıkıntıya sokmak yerine ocağı değiştirsen daha rahat etmez misin?
0
lazor
(13.07.25)
(4)

çok sayıda pdf yazdırma

kibritsuyu
yazdırmam gereken 130 tane pdf dosyası var.hepsini seçip sağ yık yazdır diyince olmuyor. pdf programı (foxit) aynı anda en fazla 15 tane falan dosya açtığı için hepsini seçip açarak tümünü yazdır diyemiyorum, 15 15 seçip açarak yazdırmak da zorluyor açıkçası. bunları indirdiğim yer ada olup 130 sayf
yazdırmam gereken 130 tane pdf dosyası var.

hepsini seçip sağ yık yazdır diyince olmuyor. pdf programı (foxit) aynı anda en fazla 15 tane falan dosya açtığı için hepsini seçip açarak tümünü yazdır diyemiyorum, 15 15 seçip açarak yazdırmak da zorluyor açıkçası. bunları indirdiğim yer ada olup 130 sayfadan oluşan tek bir pdf yapmak yerine hepsini ayrı ayrı dosya olarak hazırladığı için böyle beni uğraşmam gerekiyor.

kolayca hepsini yazıcıya göndermenin bir yolu var mı?
0
kibritsuyu
(10.07.25)
Yazıdan anladığım kadarıyla 130 tane, birbirinden ayrı ve tek sayfadan ibaret PDF dosyaları var sanırım .
Hepsi tek seferde PDF merge programı ile birleştirilip yazıcıya gönderilebilir.
Freeware versiyon bir programa bakın.
0
diyecevaplandı
(10.07.25)
Hepsini aşağıdaki siteye atıp birleştirin, tek PDF olarak indirip yazdır dersiniz

www.ilovepdf.com
0
pislick0
(10.07.25)
ücretsiz programlar bir seferde 130 pdf'i birleştirmeyebilir. eğer özel dosyalar değilse wetransfere falan yükleyip bana atabilirsiniz bende ücretli olarak ilovepdf var orada birleştirir atarım size çıktı alırsınız.
0
matilda
(10.07.25)
@matilda

ilovepdf 80 sayfaya kadar izin verdi ama pdf merge diye aratınca çıkan ikinci siteden birleştirdim. Teşekkürler.
0
🌸kibritsuyu
(10.07.25)
(1)

aktif karbon

kibritsuyu
evde rakı yaptığım zamanlarda etil alkolü süzüp yumuşatayım diye granül halde aktif karbon almıştım.rakı yapmayı falan bıraktım ama bu granül aktif karbonlar hala duruyor. bunları kedi kumuna katsam kokuyu alır mı? daha da önemlisi kediye bir zararı olur mu?aktif karbonlu kumlar satılıyor ama her za
evde rakı yaptığım zamanlarda etil alkolü süzüp yumuşatayım diye granül halde aktif karbon almıştım.

rakı yapmayı falan bıraktım ama bu granül aktif karbonlar hala duruyor. bunları kedi kumuna katsam kokuyu alır mı? daha da önemlisi kediye bir zararı olur mu?

aktif karbonlu kumlar satılıyor ama her zaman bulamıyorum. karbonsuz kum alıp içine iki avuç bundan atsam olmaz mı?
0
kibritsuyu
(06.07.25)
Ben 1 kg kadar almıştım ve düzenli olarak serpiyordum kuma uzun bir müddet. Bir problem olmadı. (Ben yaptım oldu)

Mantıken de, aktif karbon gibi zehirleri emen, yeri gelince diş fırçalanan, hatta yeri gelince yenebilen bir maddenin zararı olmasa gerek... (Uzmanı değilim)

Koku için ciddi bir faydasını hatırlamıyorum. Ben kullandığım aylarda evde tek kedi vardı ve her gün temizliyordum kumu düzenli olarak. O yüzden zaten koku problemimiz olmuyordu.
0
yadigar
(07.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.