Giriş
(3)

amfi tamiri istanbul

kisa
Merhaba,HK3770-BT amfinin bir kanalından az ses geliyor. bunu tamir edebilecek güvenilir bir elektronikçi biliyor musunuz. mümkünse anadolu yakası
Merhaba,
HK3770-BT amfinin bir kanalından az ses geliyor. bunu tamir edebilecek güvenilir bir elektronikçi biliyor musunuz. mümkünse anadolu yakası
0
kisa
(17 saat)
cemal çelik - retrosound. kartal'da.

www.facebook.com

bir arayıp model vererek sor. sayfada telefonu var.
+1
kibritsuyu
(12 saat)
Adam neredeyse komşu çıkacaktı :)
dijitale bakmıyormuş, aramaya devam
0
🌸kisa
(12 saat)
teknik hifi, kadıköy caferağa.
0
klassno
(9 saat)
(9)

2 tane futbol sorusu

baldur2
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor k
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor ki pas? ve niye butun takimlar bunu yapiyor istisnasiz? baska taktik kalmadi mi?

2- bir de oyun baslarken ayagindaki top rakip takimin tac bolgesine atip oraya baski yapmaktaki mantik ne? ayagindaki topu verip tekrar kapmaya calismak kadar sacma bir sey az gordum. o zaman her topu rakip sahadan taca atsinlar?

nedir yorumlariniz?
0
baldur2
(18 saat)
modern futbol işleri
1. set oyunu kuruyor takım, kaleci stopere veya oyun kurucuya verir kimi zaman bu kalecinin vuruşları kötü olduğundan oyunu başlatmak için de ihtiyaç duyulur ama genelde kaleci stopere pas verir rakip ön alanda pres için orta sahayı boşaltır, rakibin defans orta sahaya yaklaşır böylelikle 3. bölgeye yani hücum - rakibin kalesine daha hızlı iner.

2. rakibin özellikle boş alanlarda hızlı oyuncusu varsa onun olduğu alanda bu şekilde yoğunluk yaratıp oyuncuyu kitlemeye yönelik işler. ÖR: PSG - Bayern maçında Olise müthiş etkili ve hızlı bir oyuncu olduğu için PSG kalecisi tüm kale vuruşlarını olise'nin olduğu yere doğru taça attı. Bayern oyuna o bölgeden başlamak zorunda kalınca Olise'yi etkili kullanamadı gibi
+2
croswell
(18 saat)
kesin guardiola icat etmistir aw
0
🌸baldur2
(18 saat)
1. futbol bir alan yaratma ve bu alanlardan yararlanma oyunudur en temelinde. Geriden oyun kurmanın avantajları ve dezavantajları var. Rakip oyuncuları daha geniş bir alana çekmek, onların bloklarının arasındaki boşluklardan yararlanarak daha hızlı bir çıkış yakalamak ya da kendi set hücumu planını uygulamak gibi avantajları var. Tabi bunun için ayağı temiz bir kaleciye, oyun kurabilen, oyun görüşü yüksek kaleci ve stopere ihtiyaç var.

2. topa sahip olmanın her şey demek olmadığını türkiyenin oynadığı iki maçta da görmüş olduğumuzu düşünüyorum. İlk başta dediğim gibi, futbol temelde alan yaratma üzerine kurulu bir oyun. Topu rakibe verip ani baskı ile topu ondan almak, hücum pozisyonundaki rakibi savunmaya geçemeden aralardaki boşluklardan yararlanmayı amaçlar. Rakibi dengesiz yakalamak için yapılır. Tamamen kapanmış defansa da yapılacak olan şey, topu çok hızlı çevirerek, ani kanat değiştirerek rakibin defans bloklarını çalkalamak ve arada boşluk yaratmayı amaçlamaktır. Topu rakibe verip aniden ondan almak da aynı şeyi amaçlar; rakibi dengesiz yakalamak.
+1
thracia
(18 saat)
1. tutturdular iyi ayaklı kaleci diye o zamandan beri süper kurtarış yapan buffon gibi adamlar çıkmaz oldu. sebebi, oyunu geriden kurarak rakibi üstüne çekip rakip takım sahasında boşluk arama. topu kaleci direk dikse rakip sahada topu indirip kazanma ihtimalin daha düşük.
2.yetenekli bir takım değilsen bunu yaparak şansını artırıyorsun. modern futbol şeyleri. artık her şey istatistik. opta vb. gibi firmalarla çalışıyor takımlar. xg falan var(beklenen gol). bu iş istatistiğe yöneldiğinden beri topçular aşırı pragmatist oldu. nerde pirlo, ballack nerde o eski registalar. bu işin anasını ağlatan gevşek guardiola.
0
mikahakkinen
(18 saat)
birinci soruyu geçenlerde ben de sormuştum, gelen cevaplar belki faydalı olur:

(git: 1620250)

hala anlamıyorum. tamam abanıp karşı sahaya rastgele şişirme ama en azından yakındaki stopere pas vererek oyun kur. 2 metre yanında duran adamla ceza sahası içinde karşılıklı paslaşıp adamları kendi kalenin önünde üstüne koşurtturmanın ne alemi var?
0
kibritsuyu
(17 saat)
@kibritsuyu
E yediler iste golu dun.

Isin komigi adam kaleciye pas veriyor kaleci yine degaj yapiyor ama baski aninda yaptigi icin top kisa dusuyor, daha tehlikeli oluyor aslinda.
0
🌸baldur2
(17 saat)
1) Geriden oyun kurmak ama çok iyi stoper ve bek ikilisi olmalı. Guardiola çıkardı evet. Bunları iyi yapamazsan golü yersin, yaparsan arka taraf otoban, rahat gol. Forvetlere nasıl hizmet ederiz diye kaleciye kadar ağza sıça garantili oyun.

2) kesinlikle yanlış bakış açısı. Fatih terim’in 2.videosunu izleyiniz izletiniz

Rakibi dengesiz yakalamak da bir parçası.
0
baldan kaymak
(15 saat)
2. sorunuz için görüşüm şu; topu rakibin defans bölgesine (3. bölge) atıp rakip taç atışı kullanırken o bölgede yoğunlaşıyorsunuz. Alan dar ve rakip açısından riskli bir bölge olduğu için hızlı oyuncular ile kalede tehlike yaratma ihtimaliniz artıyor. Ayrıca rakipten bir oyuncu taç kullanacağı için aslında o 1 kişi pratikte eksik gibi duruyor. Elbette bu taktik her seferinde sonuç vermez ama bir maçta 5 kere denersiniz, bir seferinde de golü bulursanız amacınıza ulaşıyorsunuz işte. Her takımın uygulayabileceği bir anlayış değil; hızlı oyuncular, çok iyi pozisyon alma ve pas becerisi gerektiriyor ancak yapabilen takımlar, bu taktiğin uygulanabileceği rakipler olduğu sürece neden olmasın? Tüm bunlar araştırma ve analiz sonucunda ortaya çıkıyor. Birdenbire yapılan oyunlar değiller yani.
+2
burka
(12 saat)
1- önde kalecinin ağzına basan takımlara karşı büyük avantaj oluşturuyor, kalecinin ağzına basabilmek için takım boyunu kısa tutmak zorundalar, defans çizgisini orta sahaya hatta daha da öne taşımalılar. ilk baskıdan çıktıktan sonra dikine oynayan bir takım çok kısa sürede karşı kaleye inebiliyor. orta blokta bekleyen takımlarda ise topu dikip %50-50'ye girmektense oradan oyun kuruyorlar. bir de eskisi gibi pivot santraforlar yok, topu diktin, indirdi, dağıttı falan çok riskli. istatistiğe bakmadım ama stoperlerin kafa vurma oranı daha yüksektir bu durumda.

2- adam adama yapmayı ve alana yerleşmeyi biliyorsanız, elinizde de tackle ve pas kabiliyeti yüksek oyuncular var ise çok çok verimli olabiliyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(12 saat)
(2)

tansiyon cihazı kolu yerinden çıktı takamadım ( fotolu)

orgyadakull
https://hizliresim.com/ao5v2qchttps://hizliresim.com/pxaa108tüm cırtlar tek bir yüzeyde iken ve kola değmesi gereken o plastik uç da aynı yüzeyde iken nasıl takacağım ki bunu. iki cırt karşılıklı gelemez... ama geliyordu işte.. çıktı..
hizliresim.com
hizliresim.com

tüm cırtlar tek bir yüzeyde iken ve kola değmesi gereken o plastik uç da aynı yüzeyde iken nasıl takacağım ki bunu. iki cırt karşılıklı gelemez... ama geliyordu işte.. çıktı..
-1
orgyadakull
(22.06.26)
alt tarafında kemer tokası gibi metal bir köprü var. ucunu onun içinden geçirip ters tarafa çevireceksin. hem cırtlar karşılıklı gelecek, hem de halka formuna girdiği için kolunu içinden geçirip sıkabileceksin.

olmuyorsa ters geçirmişsindir, çıkar öbür tarafından geçir.
0
kibritsuyu
(22.06.26)
uç da kolun içine gelecek sanıyorduum da pardon. olastik uç dışarıda kalacakmış. o şekilde yapmıştım zaten yeniden yaptım teşekkürler
0
🌸orgyadakull
(22.06.26)
(13)

Nazar Duası Okunurken Geğirme Adeti

solo
Merhaba dostlar,Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançları
Merhaba dostlar,

Kişisel olarak ne nazara ne de benzeri hurafelere inanırım, bu konuda netim, eşim ise benim tam tersim, nazara çok inanır, muhtemelen ana nedeni eşimin annesi, dini hurafeler konusunda master yapmıştır kendisi.

İnanç konusunda herkese saygı duyarım bu konuda diledikleri gibi inançlarını, ibadetlerini huşu içerisinde yerine getirebilirler ancak bu filleri başkalarını rahatsız ediyorsa bence dur demek gerekiyor, bu noktada çok ciddi bir sıkıntım var ve ben eşimi bir türlü ikna edemiyorum;

Sorun şu ki, eşim sürekli kendisine nazar değdiğine inanıp annesinden dua okumasını istiyor, annesi de dua okumaya başlar başlamaz inanılmaz bir gürültüyle geğirmeye başlıyor hatta bu geğirme refleksi o kadar abartılı bir hal alıyor ki ortamdan direk uzaklaşıyorum.

Bu konuda bir çok din adamıyla görüştüm, hemen hemen hepsi bunun hurafe olduğunu belli ki bir sağlık sorunundan kaynaklandığını dile getiriliyorlar ancak eşim buna ikna olmuyor ve bunun nazarın etkisiyle olduğuna inanıyor, bu konuda ne yapabilir eşimi nasıl ikna edebilirim?

Böylesine iğrenç bir inanç normal şartlarda beni ilgilendirmez alakadar etmez ama benim olduğum ortamda yapılması beni çok rahatsız ediyor, ortamdan ayrılıyorum ama eşimin de artık bu konuda kendine gelmesini de istiyorum.
0
solo
(22.06.26)
Hocam geçmiş olsun fakat bu derece cehaletin maalesef çaresi yoktur
+4
artıküyeolmakistiyorum
(22.06.26)
ben de denk geldim bu olaya. gözümle görmesem hadi ordan derdim ama olabiliyor. açıklaması nedir bilemiyorum. okunan siğilin düşmesi gibi bir şey herhalde.
+2
merkep gibi adam
(22.06.26)
işte içindeki nazarın çıkışı olarak adlandırıyorlar. ne kadar çok geğirik, o kadar çok nazar varmış ki çıkıyor.

benim kayınlarda da esnemek şeklinde karşılık buluyor. ağzını ne kadar ayıra ayıra esnersen o kadar nazar varmış oluyor.

en azından iğrenç değilmiş.
+3
kibritsuyu
(22.06.26)
geğirme değil de bol bol esneme olur. bunun üzerine aman sende ne nazar varmış yahu lafı edilir.
+2
lazpalle
(22.06.26)
geğirme ve esneme şeklindedir, ben de bir kere görmüştüm. dip not: nazara inanıyorum, benim de nazarım çok değer.
-2
kestane gürgen palamut
(22.06.26)
sene 2026 böyle şeyler, tahammül edilemez.
+7
mikahakkinen
(22.06.26)
Kişiye ait bir hususu neden bir nazar inancıyla pekiştime çabası içindesin ki ?
Yanlış mı anlıyorum .
Kendisine anlatın biraz daha sessiz olması gerektiğini.
Yemekten sonra ortalıkta geğirenler daha mı kabul edilebilir ? Hayır
Bu yaşımıza geldik kişiye dua okunurken çok çok esnemeden başka bir şeye de denk gelmedim.
-3
diyecevaplandı
(22.06.26)
ben gegirme degil esneme var diye biliyorum. ilk kez duydum gegirmeyi

gegirilmesini istemezdim :/
+1
fakyoras
(22.06.26)
geğirmeyi ilk kez duydum aşırı iğrençmiş.

esnemeyi biliyordum.
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
@diyecevaplandı ben geğirmeyi nazar ile ilişkilendiren taraf değilim tam tersi alakasız olduğunu düşünen benim, eşim ve annesi bunun nazara bağlı bir refleks olduğunu elinde olmadan yaptığını söylüyorlar.

Kendisine de eşime de bu konudan rahatsız olduğumu ilettim zaten.
0
🌸solo
(22.06.26)
ikna edemezsiniz gibi görünüyor. ritüel başladığında ortamdan çıkmaya devam edin derim.
bu arada ben de esneme kısmına hakimim; geğiren hiç duymadım (çok şükür). bence esnemenin olayı da şu: pek çok insan için dua okuma, ağırlıkla gece yatmadan önce yapılan bişey olduğundan, okumaya başlanınca direkt uyku çağrışıyor.
0
lil siztah
(22.06.26)
geğirmeyi bilmiyorum ama hızlıca dua okunduğu için esnemenişn kaslardan ileri geldiğini duymuştum. ağız hızlıca oynuyor ya hızlıca okurken
0
gadlemler
(22.06.26)
Ben de esneme olarak biliyorum, geğirmeyi hiç duymamıştım. Ama tarikat şeyhinin yanındayken kaptırıp aşırı geğiren bi amca videosu görmüştüm. Kayınvalidenizinki buna benziyor. Dini ritüeller sırasında parasempatik sinir sistemi aktive olur, geğirme, esneme gibi şeyler de parasempatik sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Kayınvalidenizin elinde olan birşey değil, ortamdan uzaklaşmanızdan başka çare görünmüyor.
+1
curukturpkokusu
(22.06.26)
(6)

Kupanın sempatik takımı sence hangisi?

Lh12
Güçlü değil ama elinden geleni yapıyor dediğin. Tüm olanaksızlara rağmen... hangi takım o? Kazanamasa da gönüllerin şampiyonu olan?
Güçlü değil ama elinden geleni yapıyor dediğin. Tüm olanaksızlara rağmen... hangi takım o? Kazanamasa da gönüllerin şampiyonu olan?
0
Lh12
(18.06.26)
Türkiye
-10
duyuruuser
(18.06.26)
türkiye elinden geleni yapmıyor, olanaksız falan da değil, ökküz gibi para alıyorlar. o parayı hayatında göremeyecek takımlar canını dişine takmış oyun oynuyor.

soruya cevabım yeşil burun olabilir. adam anasının vize parasını denkleyip getirememiş de o yoklukta takımı sırtlayıp puan aldırıyor.

bizim cücükler de milyon yuroları cukkalayıp iki adım koşmaktan aciz. he evet sempatikler. bici bici bici.
+10
kibritsuyu
(18.06.26)
benim için curaçao, cabo verde, ve şu aralar eboladan kırılan congo.
+3
eileengray
(18.06.26)
iran.

bir spor turnuvasında bildiğin sistematik işkenceye uğruyorlar. turnuva öncesi trump denen şeytan , adamlara amerikada can güvenliklerini garanti edemem gibi bir şeyler söyledi. böyle bir skandal olabilir mi?

maçlar için amerika ya sadece maç için apar topar gelip, maç biter bitmez maç sonu eğer doğru bilgi ise duş bile almalarına izin verilmeden gönderiliyorlar. curacao, yeşil burun adaları vs bu hikayenin yanına yaklaşamaz. tüm bu işkencelere rağmen adamlar her ne kadar yeni zelanda gibi görece zayıf bir takımla oynasa da puan aldı.

ileride bu takıma yapılan uygulamalar dünya kupası tarihinin aşağılık bir kara lekesi olarak anılacak.
+9
wilhelmwasmuss
(18.06.26)
curaçao galiba. hollanda sömürgesi. hollandada doğan çuracaoluları toplayıp takım kurdular. advocatı çok seviyorlar, hoca bırakmıştı oyuncular özellikle hocayı isteyince diğer hocayı kovup advocatı çağırdılar.

iran konusuna gelince iran halkını temsil etmeyen bir milli takım olmadığı sürece destek göreceğini sanmıyorum. zaten maçtan sonra şahçılarla, 12 imamcılar kavga etti. halkı temsil etmeyen bir milli takım iran milli takımı. cuntayı temsil ediyor.
0
mikahakkinen
(18.06.26)
iran +1

sana dalan ulkede duzenlenen dunya kupasina kelle koltukta gitmek oyle her ulkenin takiminin yapacagi birsey degil. adamlara gunubirlik vizeler falan verilmis, kimbilir ne kufurler ediliyordur herifler sahada isinirken bile.

zor is.
+5
cooperr
(18.06.26)
(5)

airbnb'de eve misafir davet edeceksek haber vermeli miyiz?

runaway
2 kişi kalınacak diye rezervasyon yapıldı. Eve gelecek kişiyi ev sahibine bildirmeli miyiz?
2 kişi kalınacak diye rezervasyon yapıldı. Eve gelecek kişiyi ev sahibine bildirmeli miyiz?
0
runaway
(17.06.26)
Gerek yok beşinci bile gelir takılır
-1
artıküyeolmakistiyorum
(17.06.26)
valla geçen arkadaş bi yerde kalmış da giriş çıkışlar kamera ile izleniyor eğer kimlik bilgisi bilmediğiniz biri giriş yaparsa kapı kilidi çıkış-giriş için kapanabilir demiş. Bunu sallamış da olabilir tabi ev sahibi.
anahtar ile girilen bi ev değilmiş otomatik bir kilit sistemi varmış.
0
high hopes of the sozluk
(17.06.26)
ev sahibinizin gece kalan misafirleri emniyete bildirme zorunluluğu var. sizin de bu sebeple ev sahibinize haber vermeniz gerekir.

öyle olmasa bile, sadece akşam kahve içip gidecekse bile, nezaketen ev sahibine mesaj atıp, "bilginiz olsun, akşam bir arkadaşım geldi, kahve içip gidecek" demekte fayda var.

ev sahibinize bu bilgiyi vermeyerek elinize ne geçecek?
+4
co2s2
(17.06.26)
şimdi airbnb ile evini kiraya veren mükellefime sordum:

"gerek yok. ama bir hafta kalacaksa olabilir, onu basından belirtiyor cogu, belirtmiyorsa da benim haberim olmadigi icin mesuliyetim de yok. airbnb uzerinde kisi sayısı belli. ondan fazla kisi kaldıysa kendi sorumlulugu bana haber vermemesi. kalanlar soylemedigi surece benim mesuliyetim yok. airbnb'deki kisi sayısı kadar kimligi ben sisteme girdim. onlar benden habersiz baskasını barındırmıs. zaten eve baskın yapmadıkları surece bir sorun yok. onda bile cogunlugun girisi var bir kisinin yoksa sorun edeceklerini sanmam. kaldıgını da kanıtlayamazlar. su an misafir geldi burda kalmıyo desen"

diye cevap verdi.
+2
kibritsuyu
(17.06.26)
tabi ki bildirmen gerekir. yoksa olası problemde adam kimliksiz kaldırdı diye ceza bir kaçtaneden sonra kapatmaya kadar gider.

sende bildirmediğin için olası bir problmde yer sağlama suçu oluşturursun.
-4
sivri sinek
(17.06.26)
(5)

basit bir dünya kupası telefon uygulaması

kibritsuyu
resmi uygulamayı indirdim, karman çorman bir şey. neyini güncelliyorlarsa her güncelleme geldiğinde çalışmaz olup yeniden yükleme istiyor falan.çok basit ya. teletext basitliğinde. girdiğimde hangi gün hangi saatte hangi maç var, oynanan maçların skorları ve grupların puan durumunu görebileceğim bir
resmi uygulamayı indirdim, karman çorman bir şey. neyini güncelliyorlarsa her güncelleme geldiğinde çalışmaz olup yeniden yükleme istiyor falan.

çok basit ya. teletext basitliğinde. girdiğimde hangi gün hangi saatte hangi maç var, oynanan maçların skorları ve grupların puan durumunu görebileceğim bir uygulama var mı? sadece bunları görsem yeter. tek istediğim beklediğim bu. takvim, fikstür, sonuç, puan durumu. o kadar.

edit: site de olur. chrome'dan gireyim, doğrudan çıksın ona da razıyım.
0
kibritsuyu
(17.06.26)
www.flashscore.com.tr

ya da doğrudan flashscore uygulamasını indir.
+1
co2s2
(17.06.26)
telefon iphone ise apple sports muhteşem

apps.apple.com
0
Northern Mariner
(17.06.26)
Maçkolik uygulamasında Futbol sekmesi altından FIFA Dünya Kupası özel bölümü var.

Benim gördüğüm en sade, en ulaşılabilir dünya kupası uygulaması bu.

Örnek ekran: i.imgur.com
0
himmet dayi
(17.06.26)
@co2s2 flashscore iyi gibi.
@northern apple değil.
@himmet dayi maçkolik de zamanında uyuz etti, o da her güncellemede ıııh yenisini yüklemezsen kullandırtmam dedi dedi, sildim sonunda. düzelttilerse bilmem.
0
🌸kibritsuyu
(17.06.26)
Doğrudur valla. Ben yıllar önce reklamsız halini 1,5 TL'ye aldığım için şu an reklamsız ve AppStore uygulamaları otomatik güncellendiği için bana en ufak bir yamuğu olduğunu söyleyemem.

Tek eksiği Fotmob gibi canlı ekran özelliği olmaması. Takip ettiğin maçlarda Fotmob'un kilit ekran widget'ları var. Çok iyi oluyor. Mackolikte bu yok.

images.sftcdn.net
0
himmet dayi
(17.06.26)
(16)

düğün takılarına isim yazıyor musunuz?

jelly bear
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
şu ana kadar attığım/taktığım altınlara isim yazmadım. ama millet yazıyor baya. bana ayıp gibi geliyor ama yazmak mı lazım?
taktığım kişiler de samimi arkadaşlarım sadece zaten.
0
jelly bear
(16.06.26)
Yazılması gerekiyor. Ayıp hiç değil zaten de yazmamak gelin/damat tarafına ekstra iş çıkarıyor. Çünkü günün sonunda kim ne taktı diye tek tek not edecekler ve onlar da size takı takarken sizin taktığınızın altında kalmak istemeyecekler. Bu yüzden yazılıyor. Hatta bazı düğünlerde takıyı zarfın içine koyup sandığa attırıyorlar ve o zarfların yanında da kalem oluyor isminizi yazabilin diye.
+9
himmet dayi
(16.06.26)
adamın nikinden belli. ayıptır, verirsin gönlünden geçeni/elinden geleni geçersin. isim yazmak nedir aq, oldu reklam çekelim bir de ben tam altın taktım falan diye.
-13
gobekliraki
(16.06.26)
yazılır.
+4
elorelia
(16.06.26)
kendi düğünümde takıya isim yazanı ayıplamamıştım. ama kendim yazmıyorum.
0
co2s2
(16.06.26)
sonra altınları sayarken; ya bu çeyreği de kim taktı aq, dallamanın teki isim yazmadan atmış sandığa şimdi ara ki bul kim verdi bunu derler arkandan
+5
Hallegadola
(16.06.26)
çeyrek takan biri dallama oluyorsa işimiz var.
0
🌸jelly bear
(16.06.26)
no name biri olabilir evet.
0
Hallegadola
(16.06.26)
illa ayıptır diye düşünmemek lazım. Âdettir yazılır ki kişiler bilgin kimin ne verdiğini. gösteriş amaçlı değildir bu gerçekten o kişi senin düğününe geldiğinde mahcup olmamak için bilmek isteyebilir. yazmazsan da olur sonuçta sen yarım taktın sonra düğünün oldu o adamın sana yarım takacak bütçesi o sırada olmayabilir.
içinden nasıl geliyorsa öyle yap bence.
0
neira
(16.06.26)
yazilir, ayip degil.
+2
cooperr
(16.06.26)
Yazılmamasından yanayım.

Yazılmasının sebebi; ben sana bunu verdim, yarın öbür gün sen bana aynı değerini verirsin.

Bu açıdan çok saçma. Diyelim ben arkadaşım evlendiğinde çeyrek altın taktım. Yarın öbür gün evlendiğimde kendisinden çeyrek altın veya aynı değeri beklemem doğru değil. Adamın belki imkanı yok. Benim çeyrek takmam, vermem arkadaşımın aynı değeri geri vermesini meşrulaştırmıyor.
-1
put it in your appropriate place
(16.06.26)
Düğünüm olana kadar yazmazdım. Görgüsüzlük gibi gelirdi. Ve birçok takım geri gelmedi. Geri gelsin diye de götürmemiştim gerçi. Düpünümden sonra anladım ki hem hediye getiren hem götüren için önemli; işleri kolaylaştırıyor.
0
gadlemler
(16.06.26)
herkes imkanı ölçüsünde takı takar
herkesin maddiyatı bir değil
asgari ücretli için yarım gram altın takmak başkası için tam altın takmak gibi bir şey
bence takılan altının değil katılanların listesi daha önemli
şehir değişmiştir gidemezsin, işsizken gidemezsin sonradan telafi etmek gerekiyor
0
mantık
(16.06.26)
Hayır hasenat gizli yapılır. Hediye ise açıktan verilir. Kimin ne hediye verdiğini, hediyeyi alan insanlar bilmek isterler. Yazın. Hiç ayıp değil. Kutunun içine “Mutluluklar dileriz, Ayşe-Ali Yılmaz” gibi bir şey yazmak iyidir.

Kendi adıma, kim ne takarsa, imkanım varsa en az aynısından takmak isterim ama karşılığı olmayacaksa bile hangi hediyemi bana kim almış bilmek isterim. Ona göre yerine göre teşekkür edilir, sevinç/minnet duyulur, dua edilir vs. Yani bir hediyeyi göndereni bilmek gerekir. Altın olsun, başka bir şey olsun…
0
yadigar
(17.06.26)
Az takanlar yazmaz, çok takanlar yazar :)
0
burfak
(17.06.26)
hediyeyi götüreni bilmek gerekir +1
yazılabilir, ayıp değil. Düğünü olan kişilerin altın getiren kişiye karşı ilerde dengeli bir hediye götürmesi açısından da mantıklı. bana yarım altın getirene çeyrek götürmek istemem örneğin. Bizde isimsiz bir tam altın çıkmıştı mesela hiç tahmin etmediğimiz biri çıktı. Karşılığını götürmekten ziyade bilmek isteniyor bazen.
0
dfn4
(17.06.26)
daha birkaç sene öncesine kadar (belki de bazı yerlerde hala) gelini damadı sahneye çıkarıp, anons ede ede "gelinin dayısındaaannn bir çeyrek altııınn alkışlıyoruuzzz" diye takı töreni yapılıyordu. keseye attığın takıya "mutluluklar - ahmet kuburoğlu" yazmanın ayıp bir tarafı yok.
0
kibritsuyu
(18.06.26)
(7)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
7000'e yapacak adamdan makineyi kiralayip kendin yap. Hem para kazanirsin hem tecrube kazanirsin hem de tekrar kullanip kullanmayacaginin belli olmadigi makineyi satmakla ugrasmazsin. Ayrica makinenin bakimi ile de ugrasmazsin.
0
thetruenorthstrongandfree2
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(9)

Evdeki Ahsap Mobilyalari Nasil Parcalara ayirabilirim?

Mehmet Ersoz
Valideden kalma kalin cok agir ahsap yemek masasi var. Bunlari nasil parcalara ayirabilirim? El testeresi ile gunler surer, gozum tutmadi.https://www.amazon.com.tr/Bosch-Psa-Panter-Testere-Ye%C5%9Fil/dp/B0097D2FGI/Yukaridaki bu testereyi gordum ama isime yarar mi? Testeresi cok ince gibi.Mesela bu
Valideden kalma kalin cok agir ahsap yemek masasi var. Bunlari nasil parcalara ayirabilirim? El testeresi ile gunler surer, gozum tutmadi.

www.amazon.com.tr

Yukaridaki bu testereyi gordum ama isime yarar mi? Testeresi cok ince gibi.

Mesela bu resimdeki sari kalin masayi kesebilir mi bu alet?

m.media-amazon.com
0
Mehmet Ersoz
(13.06.26)
Keser
ucunun demir değil de ahşap kesmek için olmasına dikkat etmek lazım.
0
kisa
(13.06.26)
O parayı verip saatlerce uğraşıp kesip bir de çöpe taşımak yerine direkt hamal bulsanız daha pratik olur sanki.
0
orient blue
(13.06.26)
kapidan cikmiyor masa. montaj yapmislar. cok agir ve kalin bir masa. hamali ben de dusundum ama olmaz. ya demonte etmek icin usta cagiricam yada bir alet alip kesicem. 5000 lira bosa gidiyor evet ama obur turlu gunlerce el testeresi ile ikinmak var bu sicakta.
0
🌸Mehmet Ersoz
(13.06.26)
Masa fotosu var mı?
genelde bacağına tekme atınca kırılır sonra da kapıdan geçer.
karşılıklı bacaklara halka şeklinde ip sağlam ip geçirip ipin ortasına bir çubuk geçirip çevire çevire (ipi burarak) bacakları yine kırabilirsin
0
kisa
(13.06.26)
Görseldeki aletin adı tilkikuyruğu. Sizin işiniz çok fazla görmez. Çok fazla titreşim yapar her yerinizi yorar. Kaliteli el testereleri var. İnan o daha çok az yorar sizi. Nasıl bir masaaymış çok merak ettim bence görselleri atın belki vidalarla söküllebilir
0
ground
(13.06.26)
yan yatırıp ayaklarına balyoz gibi bir şeyle vurmak bence iş görür. ayaklar kırılınca rahat geçer kapılardan
0
hakmut
(13.06.26)
Benzer bir çalışma masasını iki kişi yatırıp tekmeleyerek parçaladık. Sadece üst tablası kaldı.
0
kibritsuyu
(14.06.26)
Masanın gideri var mı,kullanılır durumda mı hala. Ücretsiz verebileceğiniz gruplar var Facebook ta "atmaver" vs.
Masanın resmiyle koyup söküp alabilirsiniz diye ilan atın,talip çıkarsa daha kolay kurtulursunuz.olmazsa başka yola bakabilirsiniz
0
denizciman
(14.06.26)
o eski masalardan bizdede var geçen gün sıkıntı çıkardı, altına girdim tüm vidaları matkapsız söküp tekrar yerine takıp ayar yaptım. 4 tane vidayı sökünce 1 tane kanadı ayrıldı zaten, en fazla 10-15 vida söküp demonte edersiniz, ben tek başıma yaptım omzumda sakat olduğu halde zor değildi.
0
eja
(15.06.26)
(8)

Hesaba giren aylık 3000 usd sorun çıkarır mı?

runaway
Masak falan peşime takılır mı?
Masak falan peşime takılır mı?
0
runaway
(11.06.26)
Evet. Sorun olur.
+1
gabe h coud
(11.06.26)
bi şey olmaz
-1
jelly bear
(11.06.26)
her ay giriyorsa bi noktada fark edip vergisinin peşine düşebilirler evet.
0
nhk ni youkosu
(11.06.26)
Dyzenliyse olur
0
kisa
(11.06.26)
Masak için ufak, vergi dairesi için büyük bir tutar.

Vergisini sorarlar.
0
kibritsuyu
(12.06.26)
Zennetmiyorum, insanlar 1 mişyona kadar eticaret yapıyor
0
gadlemler
(12.06.26)
paranın kaynağını belgeleyebildiğiniz ve varsa o para ile ilgili vergi/harç vs. varsa ödediğiniz sürece problem olmaz. isterseniz her ay milyon milyon usd girsin.

ha ama açıklayamazsanız problem olur. burada takılmanız gereken yer masak değil, vergi dairesi.

her ay düzenli gelen bir para, kanunen ticari kazanç veya serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.

Maliye, geriye dönük 5 yıllık banka hareketlerini inceleme yetkisine sahiptir. Eğer bu 3.000 USD bir hizmet veya ürün satışı karşılığında geliyorsa ve ortada fatura yoksa, ileride vergi cezası ve faiziyle karşılaşabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
yurt dışından gelen maaş ise sorun olmaz.

türkiye'den birisi gönderiyora üzerine de tapu falan varsa kira geliri m diye yine sorarlar yine sorarlar. bugun sormasalar da sektörel araştırma olur orada yine sorarlar.

En sorulmayacak bir şirkette çalışan iseniz savunmanız daha kolay olur.
0
liberal
(12.06.26)
(12)

Kıdem tazminatı hakk.

Hayalperest Vişne
Merhaba,Sgk başlangicim 15.09.2008 ve 5060 prim gününe sahibim. 25.09.2014 tarihinden beri ayni iş yerinde çalışıyorum. Internetten araştırdigim kadariyla sgk ya gidip kidem tazminati alabilir yazısıyla iş yerine gidip tazminatimizi sorunsuz alabiliyormuşuz. Ayrica içerde yaklaşık 100 gün yillik izn
Merhaba,
Sgk başlangicim 15.09.2008 ve 5060 prim gününe sahibim. 25.09.2014 tarihinden beri ayni iş yerinde çalışıyorum. Internetten araştırdigim kadariyla sgk ya gidip kidem tazminati alabilir yazısıyla iş yerine gidip tazminatimizi sorunsuz alabiliyormuşuz. Ayrica içerde yaklaşık 100 gün yillik iznim var.Ve son yatan brüt ucretim ise 65.000 tl. Bu bilgiler dahilinde ne yapabilirim yol gösterebilir misiniz ? Bir yanlislik yapip tazminatim yansin istemiyorum.
Tesekkur ederim.
0
Hayalperest Vişne
(11.06.26)
25 yil yada 7bin gün olmali senin icin,
emin degilim.
+1
designer
(11.06.26)
Sanırım yanlış ya da eksik bilgi var.
Öyle bir tazminat alma hakkınız yok diye biliyorum. Eskiden vardı.
Siz ne yapmak istiyorsunuz?
0
benaslindayohum
(11.06.26)
Tazminatimi almak istiyorum sadece. Ai ye sordum var dedi. Sgk nin sitesinde yaziyor ayrica. Bilemedim valla.
0
🌸Hayalperest Vişne
(11.06.26)
tazminatı alıp çalışmaya devam etmek mi istiyorsan o insiyatife giriyor iş yerinin.
0
eja
(11.06.26)
www.pwc.com.tr

-01.05.2008 ve sonrasında sigortalı olanlar

Bu dönemde sigortalı olan işçiler için iki seçenek bulunmaktadır.

7200 prim gününü tamamlamak veya
Sigortalılık başlangıçlarına göre kademeli olarak aşağıda belirtilmiş olan prim gününü tamamlamak.

Sigortalılık Başlangıcı


Kıdem Tazminatına Hak Kazanmak İçin Gerekli Prim Gün Sayısı

01.05.2008 – 31.12.2008 arasında olanlar 4600 gün


ilçe SGK'ya git bu hakkım var mı de, sonra da kıdem tazminatı alabilir yazısı al işyerine ver.

İşyerine ben kıdem alıp başka yerde işe başlayacagım diye asla deme. Kafa dinlemek istiorum çalışmayacagım de.

Herkes 99 öncesi 3600 günden kıdemi biliyor ama bunu bilmiyor.

www.turmob.org.tr
+1
liberal
(11.06.26)
7200 tamamlarsan alabilirsin
ama en iyisi sgk'ya gitmek yazı verirlerse her türlü alıyorsun sgk ile görüşmeden güvenip istifa etme
0
croswell
(11.06.26)
Alabilirsin yazısını verdi sgk.bu yazidan sonra Sirketin vermeme durumu oluyor mu acaba?
0
🌸Hayalperest Vişne
(11.06.26)
Alıp çıkacak mısın ,devam mı edeceksin.
Alo 170 de bilgi vermiyor muydu bu konularda, ben olsam durumu netleştirip patronla/müdürle konuşurdum önce.hem onlar da işin finans ayağını netleştirirler tek seferde verebilecekler mi vs. Ne şiş yansın ne kebab,tazminatı düşünürken işten de olmayın da
0
denizciman
(11.06.26)
Merhaba, bugun sgk ya gittim ve kidem tazminati alabilir yazisini aldim. Çalıştığım sirket 3 harfli bir market zinciri. Sadece kafamdaki soru işareti bu sgk yazısından sonra inisiyatifine mi kalmis verip vermemeleri?
0
🌸Hayalperest Vişne
(11.06.26)
insiyatife baglı değil, normalde senin bu süreleri doldurunca firmalar itiraz etmeden ödemeleri lazımdı, sgk bu yazıyı vermiyordu git mahkemeye mahkeme istesin deniliyordu.sonraları davaları işçiler süreklikazanınca sgk'da vermek zorunda kaldı.

Bu denilen 10-15 yıl öncelerinde olan olaylardı.

Kıdem'in hayırlı olsun.

99-08 arası olsaydı 25 yıl süresi vardı ama şimdi sende bu süre yok ama yine de kıdem alabilirsin yazısı vermişler. Linklerdeki bilgiler dogru.

firmaya kıdem alıp başka yerde iş ayarladım falan deme. Evde dinlenek istiyorum vb de sebep sorarlarsa.
+1
liberal
(11.06.26)
@liberal teşekkür ederim
0
🌸Hayalperest Vişne
(11.06.26)
bakınız bu yazı ile kıdem tazminatı alma olayı şöyle. mantığını anlarsanız daha kolay olur.

emeklilik durumunda kıdem tazminatı hak edilir. yani emekli olduğunuz zaman kendi kendinize ayrılmış olsanız bile kıdem tazminatı hak edersiniz, işyeri de ödemek zorundadır.

yazı ile kıdem tazminatında durum şu. siz sigortalılık sürenizi ve prim gün sayınızı doldurduktan sonra çalışmak zorunda değilsiniz, evde oturup yaşınızı bekleyebilirsiniz, teknik olarak yaş haricinde emeklisiniz, emeklilik şartlarını yerine getirmişsiniz.

devletten bu durumu, yani prim gün sayınızı ve sigortalılık sürenizi doldurduğunuza dair bir yazı aldıktan sonra işyerine gidip "ben emeklilik şartlarımı tamamladım, tazminatımı alıp yaşımı bekleyeceğim" diyorsunuz aslında. bu yazıyı almaktaki amaç, yazı götürüp tazminat alma konusu bundan ibaret. işyeriniz de sizi "yaş dışındaki emeklilik şartlarını tamamlamış olmak" koduyla işten çıkarıp tazminatınızı veriyor.

sorunuza cevap: yazıyı götürdükten sonra şirketin inisiyaitifnde değil, çıkışınızı yapar, tazminatınızı verirler.

ama tekrar işe almak veya almamak işyerinin inisiyatifinde.
+2
kibritsuyu
(11.06.26)
(4)

kapı tavsiyesi

kibritsuyu
bodrum'da denize yakın bir muhitte yer alan yazlığın sokak kapısı 1998 yılında iyi bir marangoz tarafından kaliteli ve dayanıklı bir ağaçtan yapıldı. ahşap kapı. iç tarafından bakınca hala sapasağlam. ama dış tarafı epey yıprandı. sanırım bu geçen 30 senede en fazla 1-2 sefer zımpara vernik yapıldı.
bodrum'da denize yakın bir muhitte yer alan yazlığın sokak kapısı 1998 yılında iyi bir marangoz tarafından kaliteli ve dayanıklı bir ağaçtan yapıldı. ahşap kapı. iç tarafından bakınca hala sapasağlam. ama dış tarafı epey yıprandı. sanırım bu geçen 30 senede en fazla 1-2 sefer zımpara vernik yapıldı.

şu anda kapı içeriden sıfır gibi dursa da, kasası ve dışarısı epey yıpranmış durumda. ben bunu değiştirmek istiyorum.

çelik kapı diye düşündüm, dediler ki nemli ortamda paslanır, küflenir, seni üzer. dış cephe çelik kapılara bakıyorum fiyatlar anasının örekesi. yine ahşap yapayım diyorum, hem yine bakım isteyecek, hem nispeten güvensiz. pvc desen hela kapısı gibi hiç olmaz.

bana fiyat performansı yüksek, nemli ortama dayanabilecek, sağlam bir çözüm önerebilir misiniz? neyden yapayım ben kapıyı?
-1
kibritsuyu
(09.06.26)
alüminyum?
0
co2s2
(09.06.26)
Konum olarak birebir aynı eve fiyati uçuk olmayan çelik kapı taktirdik ve 2-3 yıl sonra kapı belirttiğiniz sebeplerden o kadar zor açılıp kapaniyordu ki, hırsız istese de giremezdi :)

Şaka bir yana sadece dış görünüşse sorun bakımla halledin bence. Çelik kapı alacaksınız oralarda paraya kiymaniz lazım.

Biz ne yaptık? Çelik kapıyı söküp marangozdan sağlam bir ağaçtan ahşap kapı :)
0
makbur
(09.06.26)
iki kapımız var çelik olan pastan tekme atsan parçalanır, ahşap olan daha çok yağmur almasına rağmen sapasağlam, marangoz 1 kere götürdü kabaran yerlerini düzeltip zımpara cila yapıp geri getirmişti .. belki marongoz halledebilir..

çelik kapı için önüne kutu şeklinde(bir nevi avlu gibi) pimapen yapabiliriz demişti firma su nem almasın diye, çelik yapılcaksa bu düşünülebilir, komşuda aluminyum var ama güvenlik açısından sıkıntılı bence ya çok ince çok güvenliksiz geliyor bana
0
eja
(09.06.26)
ha bir de asıl meseleyi söylemeyi unutmuşum, sadece dış görünüş değil, kapının özellikle kasasını içeriden böcekler yemiş. yerde hep talaş döküntüleri var, kasa da kof yani bi vursam içine göçecek.

ya bi de rahmetli babam kapının dışına bakım yapıcam diye spiralle kapının dışını zımparalattı, bütün olmaz yapma etme dememi dinlemeyip kapının anasını ağlattı. evet zımparalandı, üstüne vernik çekildi ama çok kötü görünüyor 750 yıllık antika kapı gibi eğri büğrü. zımpara yapayım desen de yapılmaz artık.

ben bir marangozla görüşeyim.
0
🌸kibritsuyu
(09.06.26)
(8)

Tansiyon aleti önerisi?

jackyr
Aile büyüklerine tansiyon aleti almam gerekiyor ne alayım?Omron önerdiler. Inteliwrap olanından alayım dedim ama yorumları da pek iyi değil gibi? Yardımcı olabilir misiniz? Üst koldan ölçsün kullanımı kolay olsun.
Aile büyüklerine tansiyon aleti almam gerekiyor ne alayım?

Omron önerdiler. Inteliwrap olanından alayım dedim ama yorumları da pek iyi değil gibi? Yardımcı olabilir misiniz? Üst koldan ölçsün kullanımı kolay olsun.
0
jackyr
(05.06.26)
Omron M4 İntelli Wrap
Kullanıyorum, memnunum. Benim doktor (Kardiyolog Profesör) da onu kullanıyor.
Uygulaması harika. Doktor tansiyon dediğinde açıp telefonu geçmişini grafik halinde göstermesi çok iyi bir şey.
Dün başka bir braşta doktora gittim. Onda da Omron vardı.
Olumsuz yorumlar ne diyor ki?
0
Mirket
(05.06.26)
omron hakkında olumsuz bir şey diyen duymadım. bütün doktorlar, sağlık ocakları falan bile omron kullanıyor.

teknolojik kısmına para vermek istemezseniz koldan ölçen en basit modeli m2 miydi neydi, ondan alabilirsiniz, gayet doğru ölçüyor.
+3
kibritsuyu
(05.06.26)
Eski siparişlerimden baktım evdeki m4 imiş.
Zamanında yorumlara bakarak almıştım ben de. Bir sıkıntı çıkartmadı şimdiye kadar.
0
cilekli pasta
(05.06.26)
Omron basic modeller de iş görür,ben öyle aldım,koldan ölçsün yeter.
0
denizciman
(05.06.26)
omron koldan ölçüm iyidir.
omron m3
omron m6
+1
internet of things
(05.06.26)
omron m2+ aldım.koldan ölçüyor. gayet memnunum. bilekten ölçenler çok sağlıklı ölçmüyor. daha önce braun marka bilekten ölçer vardı ama omron aldım. memnunum
0
exlibris
(05.06.26)
Annemler omron koldan ölçeni kullanıyorlar ama modelini bilmiyorum. Memnunuz
0
black holes in the sky
(06.06.26)
bu arada çantamda gezdirebilmek için bilekten ölçen tansiyon aletim de var, o da omron.

sağlıklı değil, yanlış ölçüyor falan denilir hep ama aynısını ölçüyor. koldan ölçtüğün 128/82 ölçmüşse, bilekten ölçen de atıyorum 126/80 ölçüyor. en fazla küsuratı değişiyor. öyle tansiyonun 16 iken bunu ölçemeyip 12 falan demiyor. çantaya atıp gezdiririm derseniz bilekten ölçenleri de düşünebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(06.06.26)
(5)

Pursaklar'dan Bilkent Odeon'a en rahat nasıl gidilir?

kiminromeosu
Özel araçla gidilecek, navigasyon birkaç yol önerince aklım karıştı. Yoğunluğu ve yokuşu az olan yol hangisi?
Özel araçla gidilecek, navigasyon birkaç yol önerince aklım karıştı. Yoğunluğu ve yokuşu az olan yol hangisi?
0
kiminromeosu
(05.06.26)
google mapse uy direkt.
yokuş neden sorun ki arabayla? hangi yolları öneriyor?
0
jelly bear
(05.06.26)
ana yoldan ankara istikametine dümdüz geliyorsun. hasköy, altınpark, aydınlıkevler geçiyorsun. ondan sonra konya tabelalarını takip et, konya yolu'na çıkıp konya istikametine düüümdüz geliyorsun. aşti'yi geçtikten sonra sağ bağlantı yoluna girip eskişehir yolu'na çıkıyorsun ve bilkent kavşağı'na kadar gidip kavşaktan bilkent'e dönüyorsun.

ben olsam böyle giderim.
0
kibritsuyu
(05.06.26)
hangi gün hangi saat gidileceği çok önemli. trafik olmayan bir saatte gidecekseniz pursaklar'dan çevreyoluna bağlanın, ivedik çıkışından anadolu bulvarı istikametini takip edip, eskişehir yoluna çıkıp bilkente geçebilirsiniz. anadolu bulvarı üzerinden farklı alternatifler de olabilir.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(05.06.26)
Cumartesi öğle çıkacağım yola.
0
🌸kiminromeosu
(05.06.26)
dediğim güzergahı kullanabilirsiniz o zaman, anadolu bulvarında trafik olacaktır ama en mantıklı ve hızlı güzergah bence orası.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.06.26)
(19)

aracın trafikten men edilmesi

kibritsuyu
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil."şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.aracın ne kabahati va
son zamanlarda özellikle sosyal medyada gördüğüm, kesilen trafik cezaları ile ilgili anlamadığım bir nokta var.

bahsettiğim aracın uygunsuzluğu, egzoz vs değil.

"şoför alkollü yakalandı, bilmemkaç lira ceza yedi, ehliyetine 6 ay el kondu, araç 60 gün trafikten men edildi" deniyor.

aracın ne kabahati var ki? alkollü yakalanan sürücüye ceza kes, ehliyetini de al, bunlar tamam. aracın kabahati ne? arabayı bıraksanız da başkası kullansa olmuyor mu?

hayatımda alkollü direksiyon başına geçmedim, park cezası dışında ceza yemişliğim de yok. başıma geldiği için değil, sırf merakımdan soruyorum.
-1
kibritsuyu
(04.06.26)
Ceza dediğimiz şey, suçlunun canını acıtmak değil mi?
Bilmiyordum öyle bir ceza olduğunu. Hoşuma gitti. Caydırıcılığı yüksek.
+2
Mirket
(05.06.26)
olay daha çok aracın alıkonulması olarak algılıyorum ben. yani sen desen ki bu aracı başkası kullanabilir, araca el koymuyoruz gelsin alsın diye... o ehliyetine el konan kişi o aracı yine kullanır. her gün çevirmeye girmiyor sonuçta, her gün ehliyet sorulmuyor. araç elindeyse kullanabilir.
+6
konetsu
(05.06.26)
çevirmeyi yapanlara da bağlı olarak, o sırada limitin altında çıkmayan kimse yoksa arabada birilerini çağırıp arabayı bağlatmadan devam edebiliyorsunuz yola. Polis çevirme noktasında beklemeni istemezse çekiciyi hemen çağırıyor
0
klassno
(05.06.26)
suçlunun canını acıtalım. yüksek para cezası keselim, suçluya ait ehliyete el koyup araç kullanma yetkisini elinden alalım.

soru da bu zaten, arabanın suçu ne? arabayı cezalandırdığın zaman hiç suçu olmayan, konuyla alakası bile olmayan, o arabayı kullanabilecek başka bir aile ferdini de cezalandırmış oluyorsun. alkollünün ehliyetini aldın zaten o kullanamaz. başkası niye kullanamasın?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Alkollüye arabasını verenin, kullandıranın da canı yanıyor böylece.
Babasının ya da şirketin arabasıyla aleme akan kişi, alkol almama konusunda daha büyük baskı hissetmez mi?
+3
Mirket
(05.06.26)
iyi de suçun şahsiliği diye bir şey var.

düşün mesela adam ailesiyle oturduğu evin bir odasında illegal madde üretiyor.

polis gelsin, adamı götürsün tamam, mahkeme tutuklasın, para cezası versin tamam. ama ailesini de sokağa atıp eve el koysa, "burada imal etti, evini kullandıranın da canı yansın" dese olur mu?
0
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Yeterince izah edilmiş ama idrak etmemek için direniyorsun. Verdiğin örnek de alakasız.
+1
kullaniciadimvar
(05.06.26)
yeterince izah edilmemiş, verdiğim örnek de bire bir aynısı. ortada suç var, suçlu var, suçla alakası olmayan kişiler var ve içinde suç işlenmiş bir mekan var. daha nasıl alakalı olabilir?

idrak ediyorum ama ikna olmuyorum. demek ki ikna edebilmek için daha mantıklı argümanlara ihtiyacınız var.

varsa söyleyin, yoksa "anlatılmış ama anlamıyon" diye salak muamelesi yapmanın alemi yok.

hadi sizin güzel hatırınız için ruhsat sahibi başkası ise ona da ceza verelim, arabasını sarhoşa verdi diye.

hala ikna olmuyorum. ARABANIN, o içinde motor ve koltuklar olan tekerlekli teneke parçasının suçu ne?

"canını yakmak için malına el koymak", "baskı hissettirmek için alakasız kişileri de mağdur etmek" şeklinde bir cezanın mantığı nedir?

direksiyon başında telefonla konuşurken yakalanan adamın da telefonunu alalım. hatta herhangi bir trafik cezası yiyen adamın malına mülküne de çökelim, böylece bunun korkusuyla baskı hissetsin.

böyle ceza mı olur?
-1
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
doğru mesela evde o arabayı iki kişi kullanıyorsa fena bi durum. Ama devlet insanların ehliyetsiz de o arabayı kullanacağını öyle kanıksamış ki arabaya el koyuyor demek ki.

youtu.be
Burada anlatılan Almanlar gibi olmadıkça bu böyle devam eder. :D
+2
nhk ni youkosu
(05.06.26)
Merak ettim, biraz baktım, anladığım kadarıyla ikinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak ya da aracın sigortasız olması gibi durumlarda araca da ceza geliyor. İlk kez ceza yazıldığında araç trafikten men edilmiyor.

Bizim başımıza daha saçması geldi. Eşime alkollü araç kullanmaktan ceza yazıldı. (Limit altında olduğuna emindi, hastaneye gidip kan verdi, itiraz davası açtı, ceza iptal edildi. Bu da 3,5 ay sürdü ama o ayrı mesele.)

Yanında yabancı bir arkadaşımız vardı, onun ehliyetini kabul edip arabayı ona teslim ettiler. Ama itiraz davası sürerken arabanın muayene vakti geldi, ruhsat eşimin üstüne, eşimin ehliyeti alınmış, biz bu ceza gözüktüğü için araca muayene randevusu alamadık. Bu sefer ben çevirmeye girsem muayenesiz araç diye ceza yiyeceğim. Arabayı trafikten men etmeseler de bir saçmalık çıkarmayı beceriyorlar.
+2
kobuzchu kiz
(05.06.26)
belirli şartlarda oluyor zaten ama amaç caydırıcılık. akp nin belki de tek düzgün uygulaması. bana kalsa aracın anahtarla boydan boya çizilmesi, çamurla sıvanması, arka cama tehlikeli sürücü yazılması gibi şeyler bile yaparım. yokssa gçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahibinin haberi yoksa yüzlerce kilo uyuşturucu yakalanan araçlar bile trafikten men edilmiyor.
+1
ground
(05.06.26)
alkollü araç kullanan adamın malını 2 aylığına müsadere ediyor işte. ceza gibi ceza. daha ne yapsın!?
+3
babilfish
(05.06.26)
birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler.

aracın trafikten men edilmesi de aynı şekilde. araç sahibi aracıyla işlenen kabahatlerden sorumlu. aracının düzgün kullanılmasını tesis etmek durumunda. ufak tefek kabahatlerde sadece para cezası varken, bazı daha büyük kabahatlerde araç trafikten men edilerek araç sahibine "bilader buna neden izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" denilmiş oluyor. aracın trafikten men edilmesi için de, ehliyetsiz kullanmak, alkollü kullanmak ya da aracın suça falan karışması gerekiyor sanırım.

olayın ölçeğini küçültelim. sen bana arabanı verdin. ben de gittim olmadık bir yere park ettim, park cezası yazdılar. ceza plakaya yazılıyor, benim ehliyetime gelmiyor, sen ödemek zorunda kalıyorsun. "ben kullanmıyordum, co2s2 kullanıyordu" desen bile, devlet "bilader neden buna izin verdin, neden arabana sahip çıkmıyorsun?" demiş oluyor. işlediğim kabahatin ölçeğini büyütünce, devlet de sana daha ağır cezalar kesiyor, çok çok büyütünce de aracı trafikten men ediyor.
+3
co2s2
(05.06.26)
Fransa'da bu tarz haberlere bakarken karşıma çıkıyor; ehliyeti önceden kaptirmis zaten, ehliyet olmadan kullanıyor arabayı.
O sebepten mantıklı çünkü bu mallar hiç umursamadan devam edecek, altından arabasını da alıyorsun ki gene yollara düşemesin.
Bir kere alkollu yakalanır da ikincisi artık salaklik kategorisinde olur ve bu kişinin arabasi olmamali.
+3
logisticsmanager
(05.06.26)
"birisi senin telefonunu alsa yasadışı bir telefon görüşmesi yapsa, senin de başın derde girer. ya da evine gelip yasadışı bir websitesine girse, senin de başın derde girer. bu yüzden telefonunu kimseye vermemeni, herkese wifi şifreni vermemeni tavsiye ederler."

ya işte tam olarak onu soruyorum zaten abi. biri benim telefonumu alıp yasadışı iş yaparsa BENİM başım belaya girer, TELEFONUMA bir şey olmaz. alırlarsa en fazla incelemek için alırlar, telefonsuz kalsın da aklı başına gelsin diye değil.

benim internetimden girip yasadışı iş yaparlarsa BENİ alır götürürler, İNTERNETİMİN başına bir şey gelmez, modemimi söküp el koymazlar internete bundan girilmiş diye.

arabanın sigortası yoksa, uygunsuz egzozu varsa, muayenesi yoksa, şasi numarası tutmuyorsa, ne bileyim arabayla ilgili bir sıkıntı varsa al götür parka çek arabayı. şoförü suç işledi diye altındaki arabayı niye alıyorsun?
+2
🌸kibritsuyu
(05.06.26)
Asıl saçma olan ehliyete el konulması. Çünkü ülkenin yarısı ehliyetsiz araç kullanıyor. Ehliyetinin olmaması, el konması veya iptal edilmesi araba kullanmasına engel değil.
Arabanın bağlanma olayı araba kullanmasını engellemenin tek yolu tabi tek arabası varsa. Araba başkasının ise o zaman sahibi böyle birine araba vermemeli. Verdiyse sonuçlarına katlanmalı.
Ayrıca drift cezası, abartı egzost, modifiye gibi cezalarda araç bağlama en etkili yöntem. Çünkü araba bunu yapan tipler için en değerli şey. Bu elinden alınarak cezalandırılması kadar doğal birşey yok. Bu bile yetersiz bana kalirsa trafikten men bir daha o aracı geri alamama olmalı.
Aynı durum taksi sahipleri için de geçerli. Şoför yolcuyu dolandırıyor, yolcu seçiyor cezası sadece ehliyete el koyma, taşıma belgesi iptali olamaz. Ona bu aracı verenede ceza kesiliyor.

Veya Alkollü araç kullanmanın cezası doğrudan hapis olmalı. Öyle yok ilk sefer 6 ay yok ikinci sefer şu kadar ehliyete el koyma, arabaya el koyma saçmalıkları olmamalı.
+1
my fault
(05.06.26)
cezayla canını acıtmak için değil.

adam zaten kurallara uymadığı için ceza alıyor.
arabayı bağlamazsan ertesi gün yine kullanacak.

2 ay arabasız kalınca cezanın caydırıcılığı yükseliyor.
+3
duyuruuser
(05.06.26)
@kibritsuyu : devlet "arabanı ona buna verme, senin de başına belaya girer" diyor. kaldı ki pratikte işler böyle yürümüyor. mesela araç sahibi olmayan şöför alkollüyse, aracı hemen bağlamıyorlar, araçta başkası varsa kullanmasına izin veriyorlar ya da araç sahibi yakında bir yerdeyse gelip aracını almasına izin veriyorlar.
+3
co2s2
(05.06.26)
araba suç mekanı değil, suç aleti. söylediğin örnekte, o illegal maddeleri üretmekte kullandığı aletlere de el koyarlar zaten. mesela benim tenceremdi bırakın diyemezsin.

arabayı evde başkalarının kullanacak olmasının bir önemi yok. mal sahibi kimse cezayı o çekmiş oluyor arabasız kalarak.

arabasız bırakmak hem caydırıcı ceza, hem o suçun tekrar işlenmesini önlemek demek.

yani arabasız bırakmak bir ceza yöntemi. araba cansız bir varlık sonuçta, arabaya verilen bir ceza değil bu.

tam doğru bir örnek mi şu an emin olamadım ama mesela küçük bir iş yeri düşün. patron, o şirketiyle bi haltlar çevirse o şirket kapatılır. çalışanlar da işsiz kalır suçları olmamasına rağmen. şirketi bırakın biz çalışalım diyemezler.

telefonu da incelemek için aldıklarında, o kadar da kısa bir süre sonra vermiyorlar. o da temkinli olman için bir ceza işte.

ayrıca evde işlenen suça bağlı olarak, suç mahali olduğu için gerektiği kadar süre kullanım yasağı koyabilirler, mekanları mühürleyebilirler.
+2
art cat chocolate
(05.06.26)
(5)

Kadın arkadaşa Hediye Pikap/Plakçalar

sorularimicinfeykhesap
almak istiyorum. konu hakkında bilgim sıfır.evine böyle birşey almak istediğini biliyorum sadece. birkaç kez de beraber oturruken internetten bakmıştık. crosley marka pikaplar için "bunlar çok kalitesizmiş aslında ya, yoksa beğeniyordum görüntü olarak ama kötü ses veriyormuş" dedi. fikir vermesi aç
almak istiyorum. konu hakkında bilgim sıfır.

evine böyle birşey almak istediğini biliyorum sadece. birkaç kez de beraber oturruken internetten bakmıştık. crosley marka pikaplar için "bunlar çok kalitesizmiş aslında ya, yoksa beğeniyordum görüntü olarak ama kötü ses veriyormuş" dedi. fikir vermesi açısından belirtiyorum bunu.

tasarım olarak belki biraz retro, ses kalitesi için de çok kötü olmayan bir ürün arıyorum.

şunu buldum ama nasıl pek bilemedim. yeşil renk önceliğim olduğu için bu ağır basıyor şu an baya.
www.beymen.com

30 bin TL ye kadar çıkabilirim. ama beymen de bile 15 bin. bu ürün çok mu kalitesiz yoksa bu ürünlerin fiyatları bu seviyelerde mi?

teşekkürler. tik atacağım.
0
sorularimicinfeykhesap
(04.06.26)
hocam bu markette sıfır satılanlar (dr falan) çer çöp. üstünde çalacağınız plağa yazık.

ha gerçek bir pikap alayım madem diyince de işin içine amfi ve hoparlör masrafı giriyor. (amfi; kabaca pikap iğnesinden gelen cılız sesi büyütmek için, hoparlör de bu sesi dinleyebilmeniz için şart :)

sizin bütçeyle ben olsam preamp'lı (kendinden amfili) bir pikap ve bir aktif hoparlör seti alırdım.

pikap: audio technica at lp60x
hoparlör: edifier r2000db

plağa para kalmıyor ama olsun, yavaş yavaş alınır plak. daha da keyifli olur :)

(1 tane dönem baskı, temiz bir plak alırsınız kontra'dan ya da rainbow 45'ten)
+4
brkylmz
(04.06.26)
mağazalarda, d&r'da falan sıfır olarak satılanlar çöp +1000

illa sıfır alacağım demiyorsanız, retro cihazlar da olur derseniz; temiz, bakımlı bir dual set alabilirsiniz hoparlörleriyle birlikte. o bütçeyle çok rahat alırsınız. istanbul'daysanız bir yer önerebilirim, gidin deneyin.
0
kibritsuyu
(04.06.26)
@brkylmz

daha önce araştırıp ben de audio technica'nın bahsettiğin ve benzer modellerine gelmiştim ama sıfır satan yer yok gördüğüm kadarıyla, bu konuda bilgin var mı neden yok vs?

buna alternatif de Denon DP-29 uygun gibi bir sonuca varmıştım, bundan var gibi ama audio technica daha iyi anladığım kadarıyla.
+1
tepedeki psychedelic adam
(04.06.26)
@tepedeki psychedelic adam

distribütörle ilgili oluyor bu konular hocam genelde. zaten türkiye çok sığ bu konularda, dünyadaki bir çok markaya ve ekipmana doğrudan erişimimiz yok maalesef. audio technica özelinde; dikmen müzik'ten alabilirsiniz, düzgün bir firma. sanırım resmi distribütörü markanın da.

denon da iyidir, ikisi de giriş seviye cihazlar ve sağda solda satılan çin malı uyduruk cihazlardan fersah fersah iyiler. ama denon'la audio technica'yı karşılaştırırsak audio kesinlikle tercih edilmeli. ha yoksa (dediğim gibi dikmen müzikte var sanırım, az önce baktım amazon'dan), denon'a da kötü demem ama çok eski ve güncel değil. tabi bu söylediklerim giriş seviye cihazlar için.
+1
brkylmz
(05.06.26)
sorudan bağımsız olarak. 30 bin ira civarı hediye pahalı hediyedir. normal arkadaşınız ya da iş arkadaşınız ise yanlış anlaşılabilir. bunu belirtmediiniz için yazma gereğ duydum. bir de sosyo ekonomik durumlarınız yüksekse normal olabilir.
-1
ground
(05.06.26)
(8)

Otopark sorusu (ankara)

yap desem yapmazsin he
Cuma günü Tarkan konseri için Altındağ millet bahçesine gideceğiz. Arabayı civarda nereye bırakmak mantıklıdır? En temizi bi metro istasyonuna bırakıp metroyla mı geçmek olur? Daha önce hiç gitmedik, kendi otoparkı var mıdır? Teşekkürler.
Cuma günü Tarkan konseri için Altındağ millet bahçesine gideceğiz. Arabayı civarda nereye bırakmak mantıklıdır? En temizi bi metro istasyonuna bırakıp metroyla mı geçmek olur? Daha önce hiç gitmedik, kendi otoparkı var mıdır? Teşekkürler.
0
yap desem yapmazsin he
(03.06.26)
Altında kocaman otoparkı var (ücretli). Ama konser günü nasıl olur bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(03.06.26)
altındağa metro yok ki. bence yakın uzak demeden bulduğunuz yere parkedin.. yürürsünüz biraz. ben de gitmedim ama fotolardan öyle çok büyük bir yere benzemiyor.. epey sıkışık bir konser olur gibi.
0
jepa
(03.06.26)
Son gittiğimde Ankara'da trafik rezaletti. Buna birde Tarkan'ın konserinde yaşanacak izdihamı düşününce yakınından geçen herhangi bir metro istasyonu sizi kurtaracaktır.
-1
murtiii
(04.06.26)
riske girmeye gerek yok, konser alanından hafif uzağa park edin gerekirse taksiye binin oradan.
-1
gobekliraki
(04.06.26)
konser ankamall karşısındaki millet bahçesinde. kendi otoparkı var. ne zaman dolar bilinmez. ama karşısında ankamall olacağı için oraya da park edebilirsin dolarsa.
0
jelly bear
(04.06.26)
ankamall'e bırakmak da akıl karı değil. metro hattı üzerinde bir durağa bırakıp akköprü'ye metroyla geçin. son 2-3 şarkı kala da çıkıp kalabalık oluşmadan metroyla arabanıza dönün.
0
summerjam0306
(04.06.26)
Başkent millet bahçesiymiş, Altındağ olarak geçiyormuş
0
🌸yap desem yapmazsin he
(04.06.26)
haberleri ve duyuruları yapanlar da dünyadan haberi olmayan gerizekalılar oldukları için doğru düzgün adres vermeyi becerememişler. biri altındağ demiş, biri ankara millet bahçesi demiş. okuyan da altındağ'ı görünce oraya metro yok demiş.

konser verilecek yerin adı başkent millet bahçesi. arazisinin bir ucunda akm, bir ucunda akköprü metro istasyonu var. millet bahçesi de tam iki istasyonun arasında. konser alanı neresine denk geliyor, hangi istasyon daha yakın bilmiyorum.

siz nereden geleceksiniz. çıkış noktanızı da söyleyin ki ben size arabayı nereye koyabilirsiniz, hatta belki arabaya bile gerek kalmadan metroyla nasıl gelirsiniz onu tarif edeyim.
0
kibritsuyu
(04.06.26)
(7)

mersin'de yaz tatili yapılmaz mı?

xu
tek amaç kumsalı geniş bir yerde denize girmek ve güneşlenmek olan biri mersin'de 4-5 günlük rahat bir yaz tatili yapması saçma mı olur? hiç mersinê gitmedim ama bana sanki yapılır gibi geliyor :D
tek amaç kumsalı geniş bir yerde denize girmek ve güneşlenmek olan biri mersin'de 4-5 günlük rahat bir yaz tatili yapması saçma mı olur? hiç mersinê gitmedim ama bana sanki yapılır gibi geliyor :D
0
xu
(03.06.26)
Kiz Kalesi, Kumkuyu Plaji bolgelerine bakin, gayet yapilir.
0
sertac akin
(03.06.26)
Kim yapılmaz dedi ki? Erdemli, Susanoğlu, Yapraklı Koy tarafında gayet de yapılır.
0
ekimoloji
(03.06.26)
2 sene önce (haziran ortası, kurban bayramı) kızkalesi'ne tatile gittiğimizde, halk plajında yarı beline kadar suyun içinde sadece dikilen yüzlerce suriyeli ve afgan vardı. yanındaki kadından 2-3 metre uzağa gittiğin anda (bi suya dalıp çıktın mesela, 10 saniye) kafanı kaldırdığında kadının etrafında toplaşmaya başlayan suriler görüyorsun. 1 gün dayandık, ertesi gün yan taraftaki ücretli beach'e gittik, 1 şemsiye 2 şezlonga 1000 lira verdik hiç öyle bir niyetimiz yokken.

tek başıma bir erkeğim/3-5 kişilik erkek grubuyuz, suda dikilip etrafı kesen ortadoğulular beni rahatsız etmez dersen gayet yapılıyor.

mersinliler ve mersin'i sevenler eksilemiş de doğruya doğru hocam. yalansa yalan diyin, yok öyle bir şey diyin. baba ocağım olsa böyle bir şey görsem aynısını yazarım.

al buyur kendi gözlerinle gör, denize gireceğin ortam bu. bir de bu fotoğraf akşam 7'de çekildi. öğlen bunun 20 katı kalabalıktır: i.imgur.com

rain hotel diye bir yerde kaldık. oteli şirin öztop isminde bir bey işletiyordu (şirin bey evet). 30 yıldır orada yaşadığını, tesis işlettiğini, artık gelip tatil yapılmayacak kadar kötü olduğunu söyledi, kendisi de durumdan epey şikayetçi idi. plaj otelin önünde, adam dedi ki buradan girmeyin tekin değil.
+1
kibritsuyu
(03.06.26)
Yapılmaz denizi deniz değil. Plajı plaj değil. 3 yıl yaşadım 1 kere girdim suya.
-1
rodeocu
(03.06.26)
Çocukluktan beri her yıl Kızkalesi'ne gidiyorum, eskisi gibi değil gerçekten. Çok popüler bir yer olduğu için bu kadar konuşuluyor bence, aynı sebeple sezonda çok kalabalık oluyor, pek çok şeyden rahatsız olabilirsiniz. Ama daha sakin zamanlarda gidecekseniz gayet güzel oluyor, eylülde okullar açıldıktan sonra çok sakinleşiyor mesela. Onun dışında önerilen yerler de ona yakın. O civarda güzel plajlar ve koylar var gerçekten. Kumsal da var, kayalık yerler de, keyfinize göre bir şeyler bulmak çok mümkün. Özellikle araba varsa hem turistik yerleri gezebilirsiniz, hem istediğiniz yerde denize girebilirsiniz oralarda.

Kimse sıcaktan bahsetmemiş, ama ben temmuz ve ağustosta Mersin'de tatil önermem zaten. Özellikle sıcağa alışkın biri değilseniz tahmin edebileceğinizi bile sanmıyorum :)
+1
matlii
(03.06.26)
bozyazı güzel. hem bakir hem aşırı kalabalık değil, hem denizi güzel.
0
izmitcan
(03.06.26)
denizi çok sıcak. serinletmiyor terletiyor. ayrıca yoğun tuz oranından dolayı kaldrma kuvveti fazla ve yüzmek bir garip oluyor. susanoğlu ve kız kalesi tarafları için söylüyorum bu arada.
0
ground
(04.06.26)
(4)

Bankalar istediği gibi hesaplara bloke koyabiliyor mu?

ulukayin
Sözlükte gündem olmuş bir başlık var. Vatandaşın birine 1 trilyon tl para gelmiş. Banka bu kişinin hesabını bloke etmiş. Sormak ve anlamak istediğim husus şu, banka herhangi bir şüpheli durumda kafasına göre öyle pat diye hesabımıza el koyabiliyor mu? Mesela diyelim ki benim dedemden kalma bir arazi
Sözlükte gündem olmuş bir başlık var. Vatandaşın birine 1 trilyon tl para gelmiş. Banka bu kişinin hesabını bloke etmiş. Sormak ve anlamak istediğim husus şu, banka herhangi bir şüpheli durumda kafasına göre öyle pat diye hesabımıza el koyabiliyor mu? Mesela diyelim ki benim dedemden kalma bir arazim var. 3 milyar TL’ye sattım. Tamamını da bankacılık sisteminden aldım paranın, banka hop birader bu kadar yüksek tutarda havale/eft gelmiş al sana bloke diyebiliyor mu?
0
ulukayin
(03.06.26)
Banka kafasına göre el koyamaz ama şüpheli işlem gerekçesiyle hesabı geçici olarak dondurabilir.

sizin aylık hareketiniz 50bin tl ise ve bir anda 3milyar tl giriş olduysa banka hesabınızı dondurur para kaynağını 'belgeli olarak' açıklamanızı ister. açıklayabilirseniz güle güle harcayın. açıklayamazsanız açıklayana kadar hesabınız donuk kalır.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
koyabiliyor. 3 milyar tl'ye de gerek yok.

geçen ay mükellefimin teki benim yüzümden sgk'dan ceza yedi. siz ödeyin, benim ücretimden kesin, indirimli ödeme süresini kaçırmayın dedim, tamam dediler, ödemenin son günü gece 22'ye kadar da ödemediler (git: 1622202).

ben de indirimi kaçırıp onu da bana itelemesinler diye kendim ödeyeyim dedim, gece 22'de 12.000 (on iki bin) liralık cezayı kendi hesabımdan ödemeye kalktığım anda telefona gelen sms'e ve onay bildirimine rağmen ödeme reddedildi, hesabıma da bloke geldi. banka beni dolandırılıyorum sandı. o saatte işlemi gerçekten kendimin yaptığına bankayı inandırıp blokeyi açmakla uğraştım.

demem o ki, banka bir şeyden şüphelendiği anda hesaba blokeyi koyabiliyor.
0
kibritsuyu
(03.06.26)
el koyma demeyelim. oyle dediginizde sanki paraniza cokuyormus gibi algilaniyor. bloke etme diyelim. yani olagan disi bir hesap hareketi oldugunda bloke edebiliyor. bazen yuklu bir miktar gonderdiginizde veya aldiginizda sizi arayip onay isteyebiliyorlar. mesela hesabinizdan 300 bin tl cikis gozukuyor, bu bilginiz dahilinde mi falan filan diye soruyorlar. burada sizden transfer onayi bekliyorlar.
0
Sour
(03.06.26)
Kamuoyuyla paylaşılmayan bankacılık kriterleri ve her bankanın yapay zeka destekli çalışan algoritmaları var. Bir de bankaların ensesinde boza pişiren MASAK var (MASAK'tan korktukları kadar kimseden korkmazlar).

Herhangi bir nedenle şüpheli işlem kriterine takılırsanız blokeyi anında koyarlar.
0
10551037
(03.06.26)
(4)

nane likörü satılmıyor mu artık?

kibritsuyu
ve hatta diğer likörler? rahmetli annemin bayramda kahvenin yanında ikram ettiği nane likörü, üniversite zamanı sütle karıştırıp şişelere doldurduğumuz muz likörü.gezmediğim içki reyonu, tekel bayii kalmadı. likör yok mu artık arkadaşlar? bildiğiniz eski model yerli likör?kendin yap demeyin. yaptım,
ve hatta diğer likörler? rahmetli annemin bayramda kahvenin yanında ikram ettiği nane likörü, üniversite zamanı sütle karıştırıp şişelere doldurduğumuz muz likörü.

gezmediğim içki reyonu, tekel bayii kalmadı. likör yok mu artık arkadaşlar? bildiğiniz eski model yerli likör?

kendin yap demeyin. yaptım, fena da olmadı ama o otsu tat baskın geldi, o yüzden çok keyif vermedi.
+1
kibritsuyu
(01.06.26)
Hiçbir yerde yoksa metro marketlerde oluyor genellikle.
+1
kobuzchu kiz
(02.06.26)
likör daha çok ikram amaçlı bir içecekti. kahvenin yanında, bayramlarda falan. galiba o kültür bitti. zaten çok satılan bir şey de olmadığı gibi çeşidi de çok fazla. bu nedenle buna para bağlamak mantıklı değil alkol satıcıları için.
0
ground
(02.06.26)
yine de gavurun limoncello, kahlua, triple sec bilmemne gibi, tek başına tüketilen veya kokteyllerde kullanılan envayi çeşit likörü varken bin yılın nane likörünü üretmiyor olmaları bana saçma geliyor. ben de bayramda ikram etmeyeceğim zaten, farklı alkollerle karıştırıp kokteyl yapmak niyetindeyim.
0
🌸kibritsuyu
(02.06.26)
var ama her yerde bulamazsınız. genelde barlarda, otellerde, restoranlarda olur kokteyl yapmak için.
0
bravoteam
(02.06.26)
(6)

yandex kurumsal mail ücretli mi oldu?

kibritsuyu
senelerdir kendi com.tr uzantılı mail domain'imi yandex kurumsal mail'den aldığım ücretsiz hosting ile kullanıyorum.birkaç gündür mailleri alma ve göndermede sıkıntı yaşıyorum. web üzerinden girdiğimde de "sadece görüntüleme yapabilirsiniz" diyor. bakiye yükleyin, paket alın falan diyor.böyle habers
senelerdir kendi com.tr uzantılı mail domain'imi yandex kurumsal mail'den aldığım ücretsiz hosting ile kullanıyorum.

birkaç gündür mailleri alma ve göndermede sıkıntı yaşıyorum. web üzerinden girdiğimde de "sadece görüntüleme yapabilirsiniz" diyor. bakiye yükleyin, paket alın falan diyor.

böyle habersiz selamsız sabahsız ücretli falan mı oldu? hadi ücretli oldu, nereden satın alacağız, bakiye yükleyin falan diyor, nereden yükleyeceğiz, kaç para oldu, bir şey yazmıyor. tıkladığım bütün siteler de rusça çıkıyor.

sorular:
1. nereden ne yapacağım?
2. alternatif olarak kendi com.tr uzantılı domain'im ile sadece mail host edebileceğim ücretsiz veya makul ücretli bir hosting servisi önerebilir misiniz? web sitesi falan yok, sadece 1 veya 2 mail adresi.
0
kibritsuyu
(01.06.26)
soyle bir bilgiye ulastim google uzerinden:

Yandex, uzun bir süre ücretsiz sunduğu kurumsal e-posta ve bulut hizmetleri için tamamen ücretli modele geçmiştir. 20 Mayıs 2026 itibarıyla şirketler için ücretsiz kullanım seçeneği kaldırılmış olup, hizmetin kullanımı ücretli tarifelere bağlanmı

ayrica:
360.yandex.com.tr

2 icin google workspace tavsiye ederim. iki mail adresi icin en dusuk pakette aylik 170 lira oduyorum. tabi ki fiyat zamanla artacak fakat benim derdim maillerin ulasmasi. kendi mail sunucumu kullandigim bir zaman oldu, surekli diken ustundeydim acaba maillerim ulasti mi diye. (ulasmamis) neyse, google workspace kurulumu cok kolay, yardim lazim olursa mesaj atabilirsin her zaman.

bu arada kimse bu hizmeti ucretsiz sunmaz. sunuyorsa mail ulasiminda mutlaka sikinti olur. yandex sanirim bilinirlik icin kampanya yapmisti.
+1
arakaali
(01.06.26)
yıllarca ücretli olarak superonline kullandım. sonra bunlar turkcell ile birleşince siteleri değişti bir şeyler oldu, kullanmam zorlaştı. yandex de ücretsiz falan diyince buna geçtim, yıllardır da kullanıyorum.

hayır bi de işin kötüsü, bazı mail gönderdiğim yerlerde sunucu olarak rusya uzantılı kaynaktan geliyor diye spam'e falan da düşüyorum. böyle de sıkıntıları vardı.

google'a bir bakayım. mail göndersin alsın yeter. kendi mail domain'imi kurabileceğim yere nereden girebileceğimle alakalı link gönderebilirseniz yeterli şimdilik. sanırım gerisini kendim halledebilirim.

bir de metunic'ten ayarları değiştirmem lazım tabii.
0
🌸kibritsuyu
(01.06.26)
hocam google kolaylik icin adim adim ilerliyor. asagidaki adresten "ucretsiz test edin"i secerek baslayabilirsin. yanlis hatirlamiyorsam 1-2 hafta ucretsiz test ettiriyordu ondan sonra para cekmeye basliyordu.

workspace.google.com
+1
arakaali
(01.06.26)
1-2 kişi kullanıyorsanız google workspace'e para verirdim.
geçiş yaparken yandexdeki maillerin yedeklerini almayı unutmayın.
0
duyuruuser
(01.06.26)
ben de zamanında google workspace'de beleş diye geçmiştim. bir hafta on gün önce kapandı. para vermeye de değmeyecek bir servis. ben de kendi hostingimin düz mail sistemine geçtim. imap ile de eski mailleri de imapsync ile taşıdım. benim 20 yıllık 5 mail adresini taşımam bir günden fazla sürdü gerçi.
0
Efoody
(01.06.26)
Yandex aslında bir kaç yıl önce ücretliye geçti ama az hesabı olan ve fazla kullanılmayan hesaplara dokunmuyorlardı. Zoho kullanabilirsiniz fiyatı diğerlerine göre makul.
0
creepy
(02.06.26)
(4)

araç muayenesi öncesi nelere bakmalı?

konetsu
ağır kusurların sıralı tam listesi yok gibi? gördüklerime göre birkaç şeye baktım ve muayene öncesi frenlere baktıracağım.artık led farla geçmiyormuş genelde, bazıları mercekli farda geçiyor vs. dese de riske gerek yok dedim ucuz nasılsa halojen far aldım uzun ve kısalar için. muayenelik onları taka
ağır kusurların sıralı tam listesi yok gibi? gördüklerime göre birkaç şeye baktım ve muayene öncesi frenlere baktıracağım.

artık led farla geçmiyormuş genelde, bazıları mercekli farda geçiyor vs. dese de riske gerek yok dedim ucuz nasılsa halojen far aldım uzun ve kısalar için. muayenelik onları takarım...

sislere de aldım ama araçtakilere bakmadım, sadece ampul mü değiştirildi yoksa eskisi sökülüp gövdesiyle birlikte modül olarak sis farı mı takıldı bilmiyorum. değişen sadece ampulse halojenleri takarım. aracın orijinalinde sis farı olduğundan büyük ihtimalle sadece ampul değişmiştir. kitapçıkta sis farlarına h3 demiş aldım bi set.

direksiyonda ve akslarda filan boşluk hissetmedim, sorun yok gibi.

sürücü koltuğunu değiştirdim o sorun olmaz umarım? orijinalinde yükseklik ayarı yoktu çıkma koltuk aldım. şuan ileri geri eğim yükseklik vs. tüm ayarları kullanılır durumda. yerinde sabit, sallanma durumu yok.

lastikler kış lastiği muayeneye yazın giriyorum ama yazlık mı kışlık mı 4mevsim mi bakmıyorlar diye biliyorum. sadece diş derinliği ve aynı aksta farklı ölçü olmaması gibi şeyler önemliydi? bunlarda sorun yok.

frenlere baktıracağım, el freni ayarı gerekli gibi. kolçağa dayanana kadar çekmek gerekiyor. 1-2 diş kala bile kaydırıyor. kampana balatalarını değiştirmek de gerekebilir bilemiyorum bakılınca görürüz.

fren hortumlarında dış yüzeyde çatlak olmaması lazımmış, ona da baktıracağım.

yangın tüpü, reflektör, ilk yardım seti gibi şeyler hafif kusurla geçiyor gördüğüm kadarıyla? şart değil gibi ama tanıdıktan bulursam ödünç alırım...

amerikan park, f1 stop gibi zırvalar yok. ön arka tüm lambalar çalışıyor.

abs, airbag ışıkları vs. yanmıyor.

camlarda kırık çatlak vs. yok.

emniyet kemerleri sağlam.

silecek çalışıyor.

korna çalışıyor

yağ benzin hidrolik gaz kaçağı vs. yok

lpg tankı yeni.

mtv 2026 ilk taksiti ödendi.

bunlar dışında bir de emisyon testi olayı var onu kendim bilemem götürüp ölçüm yaptırana kadar. ama bariz bi duman atma veya benzin kokusu filan yok.

aklıma gelmeyen bunlar dışında ağır kusur sayılan bir durum var mı?
0
konetsu
(31.05.26)
bence arabayı illa göstereceksen önce muayeneye sok, ne eksikse tespit edip söylesinler, ondan sonra gösterirsin. şimdi kendi listene göre tamamlayıp gideceksin, abuk bir şeyden ağır kusur yazacaklar, tekrar gideceksin, iki sefer iş olacak.
0
kibritsuyu
(31.05.26)
O kadar şey yapmışsın ki aklıma lastik sibop kapaklarına da bak demekten başka bir şey gelmedi .
Bir de sileceğin çalışmasından ayrı olarak eskimiş durumda olmamalılar .
0
diyecevaplandı
(31.05.26)
@kibritsuyu şehir dışına gideceğim muayene için. güvendiğim bildiğim usta yok daha önce de araç muayene deneyimim olmadı. eski sahibiyle birlikte halledeceğiz. önümüzdeki iki hafta içinde gidip işimi bitirip dönmem lazım ki gitmem de birkaç gün sonra ancak mümkün olacak. bana 1 hafta 10 gün bi süre kalıyor.

tekte geçme ihtimalini maksimize etmek istiyorum. düşün mesela hiç sormadan bakmadan etmeden gittim sadece led fardan kaldım başka sorun yok? böyle saçmalıklar olmasın. yani ufak tefek gözden kaçabilecek veya yeni düzenlemeyle eklenmiş şeyler varsa bilelim işte. 2024 muayenesinde led farla geçiyordu hafif kusurdu değişmiş ağır kusura çevirmişler... bu tarz abuk şeyler nelerdir başka mantıksız ağır kusurlar var mı onu bilmek istiyorum.

şimdi frenler hortumlar şanzıman yağı hidrolikler vs. birkaç şeyi muayeneden geçse de geçmese de yenileyeceğim ilk muayene öncesi mi sonrası mı farketmez haliyle.
0
🌸konetsu
(31.05.26)
@diyecevaplandı aracı aldığımda dört kapağı da yoktu ben eski bisikletten çıkma kapakları taktım. ön sol kapak çatlak üçü sağlam. (en rahat göreceğime çatlak olanı taktım ki kırılır düşerse farketmem kolay olsun)

silecekleri de yeniledim. eskilerde yırtılma vardı. ama silecek yıpranması hafif kusur. 2024 muayene raporunda da diyor silecek süpürgeleri yıpranmış diye. ha o da değişip ağır kusura çevrildiyse bilemem?
+1
🌸konetsu
(31.05.26)
(4)

Yht yi sık kullananlara soru

kel aynak kusu
Selamlar, İstanbul biletimi ankara gar yht kalkışlı aldım ancak konumum eryaman yht'ye çok yakın. Ankara gar kalkışlı aynı trene eryamandan binebilir miyim? Sıkıntı yaratıyorlar mı
Selamlar, İstanbul biletimi ankara gar yht kalkışlı aldım ancak konumum eryaman yht'ye çok yakın.

Ankara gar kalkışlı aynı trene eryamandan binebilir miyim? Sıkıntı yaratıyorlar mı
0
kel aynak kusu
(30.05.26)
yaratıyorlar :/

annem de yanlış almış istanbul için farklı durak almıştı. bindirmiyorlarmış. kardeşim için de sormuştuk, o da binemedi aynı şekilde.
0
art cat chocolate
(30.05.26)
bence yakın istasyondan binilirse bir problem yaratmazlar, tam tersi sıkıntı olur. yani bileti eryaman'dan almışsanız gar'dan bindirmezler de, gar'dan alınan biletle eryaman'da binebilirsiniz gibime geliyor. treni kaçırıp sonraki istasyonda yakalamışsınız gibi.

yine de tercrübeli değilim. işinizi riske atmamak için madem yakın, eryaman gişesine gidip sorabilirsiniz, ya da iyice garantiye alıp biraz erken çıkarak eryaman'dan başkentray ile gar'a gelip kendi istasyonunuzdan binebilirsiniz.
0
kibritsuyu
(31.05.26)
3 kez falan plan değiştirdiğim için başka yerlerden binmem gerekti, öncesinde ilgili istasyonu aradım bilgi vermek için ama gerek bile yok dediler. Hem başka ilçe hem başka ilden bindiğim oldu
0
aguen
(31.05.26)
oluyormuş arkadaşlar tcdd'yi arayıp sordum. bilgi verenlere çok teşekkürler
+1
🌸kel aynak kusu
(02.06.26)
(3)

Ticaret kanununda kategori ayrımı

substituent
https://imgur.com/a/11tWxScMerhaba,Bu işlemler ticari işlem sayılmıyor mu direkt? Ben kategori 4’ten dolayı ticari işlem derdim. Yani tacir olmayan birisi, çok büyük bir mağazadan mobilya alıyor <- kategori 4 ticari işlem, derdim.Sanki derste hocamız bu ticari işlem oluyor demişti. ChatGPT böyle dey
imgur.com

Merhaba,
Bu işlemler ticari işlem sayılmıyor mu direkt? Ben kategori 4’ten dolayı ticari işlem derdim.

Yani tacir olmayan birisi, çok büyük bir mağazadan mobilya alıyor <- kategori 4 ticari işlem, derdim.

Sanki derste hocamız bu ticari işlem oluyor demişti. ChatGPT böyle deyince de kafam karıştı. Yani burada taraf ayrımı mı oluyor? Satıcı için ticari, alıcı ticari değil ama sonradan kategori 4 gibi gibi. Benim bu işleme ne demem lazım?
Ya da satıcı için -> kategori 2
Alıcı -> kategori 4 gibi bir şey mi demek gerekiyor?

Hukuk okumuyorum seçmeli olarak 101 alıyorum, çok basit şeylerse affola :/
Teşekkürler.
0
substituent
(25.05.26)
kategori falan nedir bilmiyorum, bizim zamanımızda öyle bir ayrım da hatırlamıyorum.

ama olay basit.

A isimli büyük mağazadan B kişisi mobilya satın alıyor.

bu işlem A açısından ticari bir işlem. çünkü adam mobilyacı. mobilya ticareti yapıyor.

B kişisi mobilyayı evine alıyorsa bu işlem ticari bir işlem değil, çünkü o malı ticaret yapmak için almıyor, evine alıyor.

B kişisi de bir mobilyacı dükkanı sahibi ise, mobilyaları kendi mağazasında satmak üzere alıyorsa bu işlem B açısından da ticari bir işlem.

tarafların amacına bakın, ticaret yapmak amaçlı mı değil mi.
+1
kibritsuyu
(25.05.26)
Ama kategori 4’e göre; bir işlem bir taraf için ticariyse, karşı taraf için de ticari sayılıyormuş. Bundan dolayı takıldım.
0
🌸substituent
(25.05.26)
Evet haklısınız doğrudan kanundan baktım. bu arada "kategori" nedir, bu kategorilendirme nerededir hala bir fikrim yok.

Türk Ticaret Kanunu Madde 19:

1. Ticari iş karinesi
MADDE 19- (1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.

(2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.

---

İkinci fıkra aynen dediğiniz gibi "bir taraf için ticari ise, diğer taraf için de ticari sayılır" diyor.
+1
kibritsuyu
(25.05.26)
(6)

Saç kurutma makinesi (kolik bebek için)

sacrilegious
Allah başka dert vermesin bizim bebişi sadece saç kurutma açarak uyutabiliyoruz. Evdeki alet pert oldu. 20-25 dk aralıksız açık bıraktığımda tehlike yaratmayacak bir saç kurutma makinesi önerir misiniz? Ps:youtube veya budizz işe yaramıyorTeşekkürler
Allah başka dert vermesin bizim bebişi sadece saç kurutma açarak uyutabiliyoruz. Evdeki alet pert oldu. 20-25 dk aralıksız açık bıraktığımda tehlike yaratmayacak bir saç kurutma makinesi önerir misiniz?

Ps:youtube veya budizz işe yaramıyor

Teşekkürler
0
sacrilegious
(23.05.26)
bizim oğlan küçükken orhan osman'ın (nam-ı diğer buzuki orhan) "kolik" isimli bir cd'si vardı. çeşit çeşit beyaz gürültü. gerçekten de işe yarıyordu.

spotify'da mevcut. biz çok memnun kalmıştık. denemediyeniz deneyin.

open.spotify.com
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Herhangi bir white noise app'i iş görmez mi? Ben öyle bişi indirmiştim, içinde envai çeşit elektrikli ev aleti sesi vardı. En çok saç kurutma makinesi ve elektrik süpürgesi sesini severdi
0
kullanicadi
(23.05.26)
fiziksel olarak white sound üreten cihazlar var.

ben bi arkadaştan almıştım. tr'de olmayabilir, abd'den getirmişti.

baya bildiğin sadece ses üreten zıvırtıydı.
0
gurur
(23.05.26)
App Store ve Play Store'da Parentigo adlı bir mobil uygulama var. Sadece white noise sesleri değil bebek bakımıyla ilgili bir çok tool'u içerisinde barındırıyor, öneririm.
0
rojhat
(24.05.26)
Kurutma makinesi sesini kaydetseniz olmuyor mu?
0
Mirket
(24.05.26)
buzukı orhan + 1
dreamegg white noise. machine

www.amazon.de

bulursunuz benzerini trde.
0
wallcan
(24.05.26)
(9)

Bu dişi nasıl 10 günlüğüne idare etmeli?

yadigar
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün a
10 gün daha yurt dışındayım. Kısmen mahrumiyet bölgesi durumları var. Bir azı dişim var, sol altta, 2 yıl kadar önce beğenmediğim bir ksnal tedavisi yapıldı. Birkaç ayda bir, bir hafta gibi süre boyunca o tarafla yerken ağrıyor, zamanla geçiyordu.

3 gün önce yine yerken ağrı yaptı, önemsemedim. Dün akşama doğru yemek yemediğim zaman da ağrımaya başladı. Gece arttı. Parol içtim, azaldı biraz.

Şimdi kahvaltıda oraya ne değse korkunç ağrımaya başladı. Diğer tarafla çiğnerken minimal ölçüde gıdalar sol tarafa kaçınca (domates çekirdeği, bulgur büyüklüğünde soğan veya maydanoz) beynimde şimşekler çakıyordu... Hafif apse de başlıyor sanki.

Gittim diklofenak (dolorex muadili) aldım. Antibiyotik getirmiştim yanımda (azitromisin), ona başladım. (Penisiline allerjim var, makrolid grubu iş görür mü dişte, bilemiyorum ama başladım çaresizlikten)

Şimdi fırçaladıktan sonra baktım, 0.4 mm gibi bir kavitasyon var dış taraf ortasında. Çürük yeri dikine kesen ve diş etinden dişin tavanına uzanan kılcal da bir çatlak var. İç (dil) tarafı nasıl, bilmiyorum.

Dişe kanal tedavisi yapılmış, içi dolgulu.

Ayın 25-28'i arası çook önemli bir etkinlikte bulunmam gwrekiyor. Ömürde bir kerelik bir şans (kelimenin tam anlamıyla) 1'ine de memlekete dönüyorum.

Bu dişi hayatı bana zindan etmeden nasıl ayın 1'ine kadar idare etmeli? Kendimi Türk diş hekimlerine emanet etmek istiyorum...

Yahut bugün bir şekilde dişçi bulup (bulabilirsem) direkt çektireyim mi? Ayın 25'ine sağlam çıkmış olur muyum? Dişe yazık olur mu?
0
yadigar
(23.05.26)
Kılcal çatlak dediğiniz, diş yarılmış belli ki. Kanal tedavili dişin hazin sonu..
Yine de bir kökü kurtarıp kaplama yapabilirler döndüğünüzde; bu sebeple çektirmeyi son ihtimal düşünün derim. Ben benzer bir sorunla yurtdışına çıkmam gerektiğinde (ağrıdan ağzımı kapatamıyordum), doktor basit tedaviyi yapıp, kalçadan ağrı kesici yapmıştı; iki tam gün idare etti (bende sallanan kısmı kökten çekip aldı; kalan yarıyı da traşlayıp bıraktı. diş alçaldığı ve çevreyle teması azaldığı için etin iyileşmesi kolaylaştı. dönünce de kaplamayı yaptı).

Bence öncelikle bulabildiğiniz bir diş hekimiyle tedavi şansınızı deneyin; belki işiniz rast gider. En kısa zamanda kökten çözüm diyorsanız, çektirmekten başka çare yok gibi duruyor. Ancak bahsettiğiniz koşullarda, çekimden sonra bu kadar ajite olmuş diş etinin hijyenini sağlayamamak, iyileşmesini zora sokabilir.
Şahsi tecrübelerim bunlar. Diş hekimleri için up niyetine olsun; acil şifalar dilerim.
0
lil siztah
(23.05.26)
apse yaptıysa zaten çekilecekse bile apseli apseli çekemez. illa ki önce antibiyotik tedavisi uygulayıp apseyi kurutması lazım. o da en az 1 hafta sürer. 1 hafya boyunca antibiyotik + ağrı kesici ile apseyi kuruttuktan sonrası türkiye'ye yetişir bence.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Ağzında bir sürü kanal tedavili diş olan biri olarak bence antibiyotik yanlış karar olmuş :)

Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D? Apse yapan dişin apsesi orda boşaltılıp çekim ya da işlem neyse yapılıyor akabinde.

Bende de benzer bir durum olmuştu. Crownlar çok pahalı olduğu için yaptıramamıştım, sora benzer ağrılarla doktora koştum. Kanal tam temizlenmediği için apse yaptı sandım ama meğer kanallı diş boyuna çatlamış. Boyuna bi de yani enine olsa yine daha iyi :D Hekim çok da umudum yok ama çekmek yerine sağlam bi dolguyla gittiği yere kadar götürelim demişti.

Tavsiyem ağrı kesici ve antibiyotik (bence hala çok yanlış bi seçim :D) yerine bulunduğun yerde bi klinik bulup durumun acil olduğunu ısrarla belirtip dişin gereği neyse orda halledip kurtulman. Almanyadaysan "akut" deyince çoğu kapı açılıyor :D
-1
truf
(23.05.26)
Ayrıca önce antibiyotik tedavisi sonra kanal tedavisi ya da çekim olayı tarihe karışmadı mı :D?

@truf karışmadı geçen ay aynen böyle tedavi oldum.
+2
peki madem
(23.05.26)
@peki madem işini bilmeyen doktorlarlar hep aynı metodu kullanıyor sanırım. geçmiş olsun.
0
truf
(23.05.26)
Benzer bir durumda Endonezya'da bir hastaneye gitmisdim. Catlak yoktu ama apse vardi ve baya sismisti yuzum. Igne ile apseyi bosaltti biraz, o epey rahatlatmisti. Sonra Tr ye dondugumde ilgili tedaviyi yaptirmistim.
0
The_Lollok
(23.05.26)
diş hekimliği fakültesinde endodonti profesörü olan mükellefime bu apse boşaltma işini soracağım, hangi koşullarda yapılıyor, niye yapılmıyor vs diye. yakın zamanda bilgilendirme yaparım. kendisi hep antibiyotikle apseyi kurutup sonra tedaviye başlar.
0
kibritsuyu
(23.05.26)
Diş hekimine gittim. "Yaptıklarını yapmaya devam et" dedi...

Enfeksiyon bitince ağrın geçer, sık tekrarlanıyorsa dişe veda edecekmişiz...
+1
🌸yadigar
(24.05.26)
o catlak taraftan iceri mikroorganizmalar sizip enfeksiyona sebep oluyordur. catlak dis kokune kadar gittiyse tek cozum cektirmek.

kanal tedavili dise genelde kaplama yapiliyor. kanal tedavili dis oldugu icin kaplama yapilmazsa dis peyderpey catlayip kiriliyor ve cekime gidiyor boyle.
0
antikadimag
(25.05.26)
(6)

Arka Sokaklar dizisinde kaç tane Pınar ve Şule var?

UmutSonmez1234
Cevap bekliyoruz.
Cevap bekliyoruz.
-3
UmutSonmez1234
(22.05.26)
Neden?
0
🌸UmutSonmez1234
(22.05.26)
3 pınar, 3 şule, bonus olarak 2 de ayla var.
0
kibritsuyu
(22.05.26)
Pınar 4 arada biri daha var.
0
🌸UmutSonmez1234
(22.05.26)
Summerjam ne oldu
0
🌸UmutSonmez1234
(22.05.26)
Bilip bilmeden konuşma ipek yaylacıoğlundan önce kızıl saçlı bir pınar vardı
0
🌸UmutSonmez1234
(24.05.26)
En iyi pınar pınar aydındır en iyi şule özge özbütündür çünkü herşeyin ilki güzeldir türk dizilerinde oyuncu değişikliklerinden nefret ediyorum! Suat gibi 1 kişi olsa iyi olmaz mıydı?
0
🌸UmutSonmez1234
(24.05.26)
(10)

radar uygulaması- ios-

OgutucuRecep
yarın yola çıkacağım inşallah. kullandığınız güzel radar uygulaması var mı?
yarın yola çıkacağım inşallah. kullandığınız güzel radar uygulaması var mı?
-10
OgutucuRecep
(21.05.26)
yolların sağ tarafında aşağıdaki gibi görseller var, onları kullanabilirsiniz.

encrypted-tbn0.gstatic.com
+17
klassno
(21.05.26)
ya boş cızırtı yapmayın
bomboş yolda 70 ile gidersen
arkandan söverler adamlar.
-20
🌸OgutucuRecep
(21.05.26)
Radar diye aratın, emniyetin çıkan sayfasındaki rota bilgilerini girince nerde ne var cinsinden bilgi veriyor. Yola çıkacağınız gün bakın güncel bilgi için.
www.icisleri.gov.tr
+1
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(21.05.26)
"Meteoroloji genel müdürlüğü uygulamasının radar görüntüsü gayet iyi" demeye gelmiştim, konu çok başkaymış.

Bomboş yolda hız sınırında giden insana, madem yol boş, kim sövüyor?
+8
kobuzchu kiz
(21.05.26)
"radar uygulaması" diye bir şey yok. uygulama polis arabasının nerede duracağını nasıl bilebilir?

ancak şu şekilde bilebilir, oradan daha önce geçen kullanıcılar harita üzerinde "şurada radar var" diye not bıraktılarsa bilebilir ve diğer kullanıcılara bildirebilir.

bir kullanıcı radarın yerini görüp bu bilgiyi uygulamaya girmediği sürece bunu öğrenme şansın yok. bu bahsettiğimi yapan da google haritalar, yandex maps gibi popüler uygulamalar olabilir ancak. bir kullanıcı a uygulamasına, öteki b uygulamasına girerse diğer uygulamayı kullananın hiçbir işine yaramaz. bilgilerin toplandığı ortak bir veritabanı yok çünkü.

radarı tespit eden yasadışı özel cihazlar var. satışı, kurulması, kullanması yasak. radarın hız tespit etmek için gönderdiği sinyalleri yakalayıp radarın varlığını tespit ediyor. ama bu cihazları bulundurmanın ayrı, kullanmanın ayrı, radarın yerini tespit etmenin ayrı çok büyük cezası var, arabayı da bağlarlar, hapse bile girebilirsin.

naçizane tavsiyemi en sona sakladım ki hepsini oku, boş vaatlere kanıp uygulama indirme.

devlet radarı gizleyerek vatandaşına tuzak kuramaz, yasak. hiçbir uygulamaya gerek kalmadan az öteye radar kurduğunu söylemek zorunda.

www.ilgitrafik.com

uygulamayı kontrol etmek yerine gözün açık olsun, şu tabelayı kontrol et. her radarın 1 kilometre kadar önünde bunun gibi bir tabela olmak zorunda. sabit radarlar için sabit uyarı levhaları var zaten "bu yolda radarla hız ölçümü yapılmaktadır" diye.

ha bir de geçen sene yandex maps uygulaması, hız sınırı tabelasını görmemişsen bile nerede hangi hızla gitmen gerektiğini güncel olarak gösteriyor.

iyi yolculuklar.
+2
kibritsuyu
(22.05.26)
google y ada chrom haritayla gidersen güzergah üzerinde sürücüler paylaşım ve uyarı yapıyorlar. hatta "kaza var," "yolda cisim var" gibi uyarılar da bulunuyor. işlek yollarda işe yarıyor.
0
ground
(22.05.26)
şehirlerarası yollarda genelde google haritada kullanıcılar giriyor radar noktalarını, çoğu zamanda isabetli oluyor. ama ben bu artan cezalardan sonra her an her yerde radar varmış gibi gitmeye başladım. bir süre sonra o sakin kullanıma alışıyor insan. yakıt tüketiminin düşmesi de bonus :)
0
faberkastelli
(22.05.26)
yandex hız kameralarını gösteriyor.
seyyar radarları gösteren uygulamalar var ama ona güvenip basarsan arkadan ceza gelebilir.
bayramda ekstra radar uygulamaları yapıldığı için hız sınırları dahilinde gitmekte fayda var.

kamu spotu:
gideceğin yere erken varmak istiyorsanız erken yola çıkın.
kendi güvenliğinizi kendiniz sağlayın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
apps.apple.com

kullanmadan önce ayarlardan uyarı sürelerini / mesafelerini maksimuma çekin. ücretsiz versiyonla devam edecekseniz, her açtığınızda güncelleyin. para vermezseniz otomatik güncellemiyor.
0
co2s2
(22.05.26)
radarbot var.
0
antihero
(22.05.26)
(21)

lavabonun içine sebze soymak normal bir davranış mı?

yenibirgüzelnick
ben mi çok takıntılıyım? oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları. ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı di
ben mi çok takıntılıyım?

oğlumun bakıcısı oğluma kahvaltı yemek hazırlarken mutfak lavabosu içine sebzeleri soyuyor. yumurta kabuğu, salatalık domates patates kabuğu oluyor gün sonunda temizliyor onları.
ben çok tiksinirim böyle şeylerden. lavaboya bakamıyorum gün içinde. acaba kibarca uyarsam mı diyorum ama eşim de böyle bir şey için kalbini kırma boşver üzülür diyor.
📊 genelde yapılan bir şey mi?
evet herkes yapar %51.8 (29)
bence de iğrenç %48.2 (27)
-3
yenibirgüzelnick
(20.05.26)
Eşim de önceden böyle yapıyordu. O görüntü benim de hoşuma gitmediği için söyledim dikkat ediyor artık.

Kalp kıracak bi şey yok düzgünce söylerseniz niye kalbi kırılsın siz bu kadar rahatsız olacağınıza o davranışını düzeltsin. Kendi evinde, kendi düzeninde istediği gibi davranabilir.
0
chicha_v2
(20.05.26)
Hemen alsa olabilir de, gün boyu biraz show olmuşş
+4
üğpoıuy
(20.05.26)
bu alışkanlık meselesi. nazikçe uyarın. çözüm olarak da lavabo içine konan çöp kutularından alın. şunun gibi:

m.media-amazon.com
0
co2s2
(20.05.26)
Lavabonun içine soyup işlem bitiminde alıp hemen çöpe atar, lavaboyu elimi yıkarım.
Gün sonuna kadar o çöpü orada bekletmek bildiğin iğrençlik. Çöplük mü orası?
+8
Mirket
(20.05.26)
ya ben bu yuzden hafta sonu anneme carladım lavabo içinde sebzemi soyulur sonra gider tıkanır diye. çöpte 5 cm yanında yani. manasız.
eskiden yapmazdı televizyonda görmüş pratik gelmiş, çok titizdir asla böyle bişey yapmaz dediğim annem bile yapıyorsa..

söyleme boşverrr bakıcı çok zor bulunuyor
0
eja
(20.05.26)
@ co2s2
Mutfak tezgahına takılan küçük çöp kovası var aslında
0
🌸yenibirgüzelnick
(20.05.26)
yumurtada değil de sebzelerde ben de bazen yapıyorum ya, çöp de cidden 5 cm uzakta olduğu halde. ama hemen topluyorum tabi, anlık kullanıyorum. bence de kırmadan söylenebilir, düzgünce konuşunca neden kırılsın ki, ilerde başka uyumsuzluklar da olacak onları da "aman kırılmasın" diye içinizde mi tutacaksınız? her şey konuşulur
0
mezzosprite
(20.05.26)
"gün sonunda temizliyor " ibaresini görene kadar normal bi davranıştı 😅 ben anında temizliyor sandım. sinek oluyor falan diye tatlı dille uyarırdım ben de şahsen.
+3
truf
(20.05.26)
Gün sonuna kadar bekletilmez. Anlık soyar ve temizlersin. Ben olsam söylerdim.
0
elorelia
(20.05.26)
Bulaşık için kullanılan sünger bile orada bırakılmamalı .
0
diyecevaplandı
(20.05.26)
çok çirkin.

lavabodan sıçrayıp üstüme gelen su damlasından bile rahatsız oluyorum ben.
0
yurtsuz john
(20.05.26)
ben lavabnun içine soyuyorum çünkü çöp kutusu tezgahın hemen yanında değil arkamda kalıyor, her bir sebze için arkamı dönüp bir ayağımla çöp kutusunun açma pedalına basılı tutup çöpün içine soyup sonra sulu bir şeyse suyunu akıtmadan tezgaha koyup diğerini alıp aynı şeyleri yapmak vs bana zor geliyor. patates soğan salatalık vs vs ne varsa topluca lavabonun içine soyarım, acelem varsa yemeği yaptıktan sonra çöpe atarım topluca, acelem yoksa soyup bitirdikten sonra yemeğe başlamadan önce topluca atarım çöpe. ama yemeği yaptığım halde çöpleri orda bırakıp gitmiyorum. bütün gün bırakması bence de biraz garipmiş.
+1
Sadece soruyorum
(20.05.26)
lavabonun içine soymak, tezgaha takılan çöpe soymaktan çok daha hijyenik ve temiz. çöpün içine soymaya çalışırken illa 1-2 parça kabuk çöpe denk gelmez, yere düşer, ya iş bitene kadar bırakır, ya yere düşeni almak için ellerinizi yere değmek zorunda kalırsınız.

lavabonun içine soyar, işim bitince de kabukları alır çöpe atarım, lavabo süzgecini de çöpe silkeler, lavaboyu yıkar, tertemiz bırakırım.

lakin günün sonuna kadar çöplük gibi her şeyi lavaboda biriktirmek iğrençmiş.
+4
kibritsuyu
(20.05.26)
gün sonuna kadar bekletilmez ama yemek yaparken soyulacak sebxzeleri lavaboya soyarım. hazırlık bitince lavabo toplanır ve eller yıkanır. kavun karpuz keserken de kabuklarını önce lavaboya koyarım. tezgah üzerinde biriktirince her yer yapış yapış oluyor
0
exlibris
(20.05.26)
İğrenç diyemem belki ama gereksiz değil mi ya? Hem kötü görünüyor, hem iki işe sebep oluyor. Bunun yerine tertemiz çöpe veya poşete soy geç değil mi?
0
akhenaten
(20.05.26)
@yenibirgüzelnick: tezgaha takılan çöple bu çöp tam aynı şey değil. kullanımları çok farklı. bir milyoncularda 100-200 liraya bunların plastikleri vardır illa ki..

uyarın, lavaboya attığı çöpleri hemen temizlemesi gerektiğini söyleyin. çok insani bir şey. alınacak edecek bir şey yok bence.
0
co2s2
(21.05.26)
Yumurta soğan sarımsak gibi kokan şeyleri lavaboda soymam poşet çıkarırım her seferinde. Ama salatalık domatesi lavaboda soyduktan hemen sonra temizlerim. Belki de onu diyebilirsin. Bekletme sebze meyvelerin kabuklarını hemen temizle koku yapıyor de.
0
Hallegadola
(21.05.26)
herkes yapar mi bilemem ama bence normal bir davranis.
+1
Sour
(21.05.26)
O an soymak normal ama bütün gün bekletmek normal değil bence. Yemek pişerken o ara temizlenir iki dakikada.
0
peki madem
(21.05.26)
ben yapmam ve iğrenirim +1 evimde yapan olursa da uyarmaktan çekinmem.
eşiniz böyle ültimatom tarzında konuşacağınızı falan düşündü herhalde ama "abla/ayşe yaa, kabukları direkt çöpe atar mısın, orada biraz şey oluyor öyle" falan deseniz, kadın gereken mesajı alır ve olay çözülür.
0
lil siztah
(21.05.26)
acaba daha önce çalıştığı bir yerde çöp öğütücülü lavabo kullandı da oradan mı alışkanlık kaldı? ben eskiden minik bir poşete ya da plastik kaseye soyardım ve oradan dökerdim çöpe. ama lavabonun yanındaki minik gözlü kısmına çöp öğütücü taktırdığımdan bu yana direkt oraya soyuyorum.
0
cedilla
(22.05.26)
(14)

parol'den önce vardı (ağrı kesici)

biseysorcaktim
parol artık çok yaygın kullanılıyor. çocukluğumda bu yoktu. aspirin, vermidon ya da majezik biliyorum ben çocukluğumda "ağrı kesici" deyince."aspirin, ufak ağrılarda kullanılır ve zararsızdır.vermidon, aspirinin yetmediği zamanlarda kullanılabilir reçetesiz alınabilir. majezik ise daha ağır ağrılard
parol artık çok yaygın kullanılıyor. çocukluğumda bu yoktu. aspirin, vermidon ya da majezik biliyorum ben çocukluğumda "ağrı kesici" deyince.

"aspirin, ufak ağrılarda kullanılır ve zararsızdır.
vermidon, aspirinin yetmediği zamanlarda kullanılabilir reçetesiz alınabilir.
majezik ise daha ağır ağrılarda kullanılır, ufak bir başağrısında kullanılmaz, şiddetli ağrıda kullanılır" şeklinde bir çocukluk bilgim var.

bu dediklerim doğru mu, yoksa basit bir şekilde hatalı mı biliyorum?
parol, vermidon'un yerine geldi gibime geliyor.

ben yıllardır vermidon kullanan duymadım görmedim.

ağrı kesici deyince ne geliyor aklınıza? eskiden ne geliyordu?
0
biseysorcaktim
(18.05.26)
Biz ağrı kesici olarak hep mesulid kullanıyorduk. Sonra piyasadan toplatıldı zararlı birşey varmış sanırım içinde.
0
nuevo
(18.05.26)
Gripin ve aspirin geliyor benim de aklıma.
0
sekizdokuzon
(18.05.26)
parol, vermidon, minoset, tylol, gripin ayni etken maddeli ilaclar, hepsi parasetamol, ayni ilac aslinda.
+3
sirius
(18.05.26)
Ağrı kesiciler mide ve bağırsak sistemi için sanılandan çok daha zararlıdır.
Parasetemoller nispeten zararsızdır da bunları da alkol eşliğinde almadan önce yedek karaciğer edinmekte fayda var.

diye bir bilgi var bende. Ne derece doğrudur, bilemem.
0
Mirket
(18.05.26)
panalgine, novalgine
+2
matilda
(18.05.26)
Ben küçükken bol bol aspirin ve novalgine görüyordum. Şu an parol, çok zorda kalırsam arveles kullanıyorum.
0
ekimoloji
(18.05.26)
matilda +1

çocukken -90'larda- başım ağrıyınca bu haplardan birini alıyordum.
0
yurtsuz john
(18.05.26)
geralgine k olabilir
0
false pretension
(18.05.26)
bir dönem apranax da çok popülerdir, yerini arveles'e bıraktı çevremde
+1
gadlemler
(18.05.26)
eskiden aspirin, vermidon. şu an parol, aferin.
+1
late viper
(18.05.26)
2000lerde vermidon satılırdı, o içilirdi.
ilaç şirketleri hangi ilacı pazarlarsa onu kullanıyoruz. kimsenin bir bilgisi falan yok ilaçlarla ilgili. covid öncesi paracetamol desen birinin suratına o ne element mi derdi.
+1
plastic_angel
(18.05.26)
bir de optalidon vardı, 40 yaş üstü bilir ancak. pembe minik drajeler.

hatta cebinde taşıyabilmen için dört tane draje alan küçük, yuvarlak, pembe, süper şirin kutuları vardı.

d38vousazc6cao.cloudfront.net
d38vousazc6cao.cloudfront.net
+1
kibritsuyu
(18.05.26)
Ben küçükken evde apranax olurdu. Ben şimdi brufen kullanıyorum. Benim ağrılara en iyi ibuprofen geliyor.
0
peki madem
(19.05.26)
Eskiden Aspirin ve Gripin (Daha başka ilaçlar da var mıydı, Hatırlamıyorum) bakkallarda satılırdı. Bazı bakkallar kutuyu açıp taneyle satardı Aspirini.

Afyonda engelli bir adam vardı. Meydandaki parkta ve parka yakın kahvehanelerde dolaşarak , şimdilerde kağıt mendil, tükenmez kalem satanlar gibi Gripin satardı.
0
Mirket
(19.05.26)
(3)

Turkcell de arayan numaranin kim oldigunu gosteren uygulama

sonhakan
Ya da servis
Ya da servis
0
sonhakan
(18.05.26)
arayan numaranın kime ait olduğunu göstermek kvkk'ya aykırı bir durum. turkcell veya herhangi bir operatör bu bilgiyi veremez.

sadece telefon numarasını internette açık bir şekilde paylaşılmışsa, mesela bir işyeri telefonu ise ve google'da sayfası varsa bazı uygulamalar internetteki bilgileri toplayıp gösteriyor.
-1
kibritsuyu
(18.05.26)
turkcell'in doğrudan kendi uygulaması var, adı da upcall.
içinde "arayanı bil"," arayanı sorgula" gibi bir sorgulama servisi var. kısmen @kibritsuyu'nun dediği gibi eğer o kişi "numaram herkese açık olsun" gibi bir şeyi tercih etmemişse veya tersine "numaramı kimse sorgulayamasın" gibi bir özelliği aktifleştirmişse göremiyorsun.
0
m e b
(18.05.26)
Upcall kullanmalısınız.
0
silverleaf
(18.05.26)
(4)

Bu papağan gerçek mi?

makbur
https://www.youtube.com/shorts/vpYf1q6QUYghttps://www.youtube.com/shorts/OfNJhtGXo-Ihttps://www.youtube.com/shorts/YH-0D9jXxKU(kanaldaki diğer videoları da hem çok komik hem de insana bir "nasıl ya" dedirtiyor)
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

(kanaldaki diğer videoları da hem çok komik hem de insana bir "nasıl ya" dedirtiyor)
0
makbur
(16.05.26)
%100 yapay zeka.

edit:
papağan zeki olabilir, öğretince yapabiliyor da olabilir belki.

ama videolar, özellikle güvenlik kamerası gibi olanlar yapay zekanın tillahı. nerede görsem tanırım.
+1
kibritsuyu
(16.05.26)
Diğer videoları görmedim de bu üçünde bir fevkaladelik yok. Yapıyorlar bunları.
O kapıyı vurma kısmı tamam da, kaçma olayı öyle rastlamış, bilinçli değil gibi. Ama bilinçli de olsa şaşmam.

O müzik eşliğinde yaptığı hareketleri müzikten bağımsız olarak hep yaparlar. Fonda müzik açarsan dans ediyormuş gibi bir görüntü çıkıyor. Konuşabiliyorlar. Muhabbet kuşuna kırktan fazla kelime öğretmiştim. 6 kelimelik cümle de öğretmiştim ama konuşmaları anlayarak değil yani. Sesi taklit edip ezberliyorlar. Kapı zilini birebir taklit ederdi. Defalarca kapı çaldı sanıp kapı açtığım olmuştur.
0
Mirket
(16.05.26)
bu papağanlar 3-4 yaş çocuk zekasına sahip. yıldız-kare-üçgen parçaları doğru deliklere yerleştirme gibi puzzleları çözebiliyorlar.
0
orpheus
(16.05.26)
Yapay zeka.
0
logisticsmanager
(16.05.26)
(7)

Excel uzmanları gelsin

zetina dikis makinesi
Ekte atmaya çalışacağım sütundaki saat verisi 12.30.45 şeklinde sütunu seçip hücreleri biçimlendirden saat hh:mm:ss şeklini seçtiğimde görünüm hala noktalı kalıyor , sırala dediğimde de hala veriyi saat gibi algılamadığından kelli yalan yanlış sıralıyor. Bunu nasıl çözebilirim. https://hizliresim.c
Ekte atmaya çalışacağım sütundaki saat verisi 12.30.45 şeklinde sütunu seçip hücreleri biçimlendirden saat hh:mm:ss şeklini seçtiğimde görünüm hala noktalı kalıyor , sırala dediğimde de hala veriyi saat gibi algılamadığından kelli yalan yanlış sıralıyor. Bunu nasıl çözebilirim.

hizliresim.com
0
zetina dikis makinesi
(15.05.26)
ctrl H yap, .'yı :'e çevir.
+2
gabe h coud
(15.05.26)
Öyle bişey (.)bulunamadı diyor
0
🌸zetina dikis makinesi
(15.05.26)
"bul" kısmına klavyedeki nokta tuşuna basarak nokta koyma. saat hücresindeki noktayı kopyala yapıştır.
0
kibritsuyu
(15.05.26)
Onu da yaptım yemiyor
0
🌸zetina dikis makinesi
(15.05.26)
özel bir şey değilse gönder, yapabiliyorsam yapayım.
0
kibritsuyu
(15.05.26)
Eminim
0
🌸zetina dikis makinesi
(15.05.26)
Veriyı sıfır bir Excel’e kopyalayıp yaptigimda oldu teşekkür ediyorum herkese ilgisi için
0
🌸zetina dikis makinesi
(15.05.26)
(8)

Çocuğunuzu tuvalete nasıl alıştırdınız?

etna
Ve kaç yaşında?2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
Ve kaç yaşında?
2 hafta hep evdeyim, annesiyle beraber bu iki haftada çözebilir miyiz?
0
etna
(14.05.26)
Doktorunuz ne diyor? Bizimki 28 aylık olmak üzere havalar biraz daha ısınınca halı kilim her şeyi kaldırıp alıştırmayı düşünüyorum.
Doktorlar 2,5 yaşa ideal diyor tabi ama her çocuk farklıdır.
0
ekimoloji
(14.05.26)
benim size tek önerebileceğim şey "gündüz çıkaralım ama gece uyurken bez bağlayalım" demeyin. gece de bezsiz uyusun. yatağa alez geçiğin, muşamba serin bir şey yapın ama uykusunda yapıyorsa altına yapsın. bezi tamamen unutsun, nasıl olsa bezleniyorum demesin.

ufak lazımlığınız olsun. klozet adaptörü değil. oturunca ayakları yere bassın. söylemesini beklemeyin. sık sık alıp alıp oturtun. yapmazsa da yapmasın. kaldırın, bir süre sonra tekrar oturtun.
+1
kibritsuyu
(14.05.26)
Çocuk hazırsa bir günde çözersiniz. Hazır değilse ayları bulabilir. Şaka değil. Tamamen çocukla alakalı bir durum.

2 yaş civarı bir denemiştim, seneye yaza kalmasın diye. Olduğu gibi yapıyordu, klozete oturmayı reddediyordu. Ben de geri taktım. Sonra kreşe başladı. Bez kullanan sadece iki üç çocuk vardı. Orda özendi biraz bırakmaya. Evde küçük klozet vardı zaten, hep banyoda duruyordu. Ara ara oturuyordu bişey yapmasa da. Bir de ben bezini açtıkça aaa kaka şöyle kaka böyle kaka diye gösteriyordum. Çünkü bazı çocuklar hiç kaka görmedikleri için klozette görünce korkabiliyorlarmış. Neyse işte ben de teşvik ediyordum. Tatile gidip dönelim bırakacağız, bez kullanmayacağız, bezi bebeklere vereceğiz vs diye. İç çamaşırı almıştım bir de. Desteksiz merdiven çıkmak veya tam bez değiştirirken çişi gelirse söylemesi gibi fiziksel aşamaları da tamamlamıştı. Tam üç yaşında kendisi dedi takmayacağım bugün diye. Çıkarış o çıkarış. Kazalar vs oldu tabi ki. Halıları kaldırmadım ama salona almıyordum çocuğu :D bir de altına ped seriyordum ve sık sık soruyordum. Ablam böyle yapma, bırak hayatın doğal akışında kendisi farketsin dedi. Saldım ben de ama zaten çocuk hazır ve istekli olduğu için sorun yaşamadık hatta bıraktıktan bir gün sonra uzun yola çıktık, tatile gittik vs hep söyledi hemen.

Küçük klozeti de biraz kullandıktan sonra hemen kaldırıp klozet adaptörüne geçtik. Onu tavsiye ederim. Çünkü o küçüğe alışınca normal klozete geçemeyen çocuklar da oluyor. Direkt klozete alıştırmak en mantıklısı.

Çocuklar genelde çişi çabuk öğreniyor ama kakayı tutma gibi problem çok yaşanıyor. Yani çocuk hazırsa ki genelde bu üç yaşta oluyor, ideali de o gibi… 2 hafta içinde halledememeniz için bir sebep yok. Sadece kaka süreci uzayabilir. 6 ay uğraşan biliyorum. Bunu uzmanlar da normal karşılıyor. Ama şu zamana kadar çocukla hiç tuvalet konusunu konuşmadınız, teşvik etmedinizse yarın hadi bezi bırakıyoruz derseniz biraz zorlanabilir.

www.kitapyurdu.com
www.amazon.com.tr

bir de kibritsuyu'nun dediği gibi bezı bırakınca tamamen bırakmak, gece de takmamak gerekir. çünkü kafası karışıyor ya da bu sefer bi de gece bıraktırmaya uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. kimileri bir de gece kaldırıp tuvalete götürüyor. ama bu sefer de çocuk gece tuvalet için kalkmaya alışıyor. ben bunu da yapmadım. 7den sonra pek bi şey içirmemeye dikkat ediyorum sadece. alıştırma külodu gibi şeyler de kullanmadım yine kafa karışıklığı olmaması açısından. çünkü amaç altına yapmaması gerektiğini öğrenmesi.
0
elorelia
(14.05.26)
3 yaşına doğru bir gün ben artık bez kullanmak istemiyorum diye çıkarıp atmıştı kendisi. Öncesinde çeşitli yaşına uygun tuvalet eğitim kitapları okuduk beraber bol bol.
0
mirty
(15.05.26)
benimki de 3 yaşı bitirmişti. sana kamyonlu ekskavatörlü külotlar alayım bez takmayalım diyerek ikna ettim. bu bez pakedi bitsin sonra sana artık bez takmayalım diye de önden alıştırdım. çişe hemen alıştı kazalar dışında. kakayı da bir hafta içinde söylemeye başladı. gece çişi tutamaz sanıyodum ama hiç sıkıntı yaşamadık. bezin rahatlığıyla yapıyomuş meğer. erken başlamaktansa hazır olduğuna emin olduğunuz daha geç bir zamanda başlamak daha kolay olur sizin için. klozet adaptörü kullandık biz. zaten öncesinde tuvalette sizi izlemek istiyo bu da hazır olmasının belirtilerinden biri. bize özendiğinden bizle aynı klozete oturması da onun için önemliydi bence.
+1
pide
(15.05.26)
memeden bırakma, tuvalet eğitimi, yalnız başıan uyku hep bir süreç.
kukulinin beze bay bay tuvalete hay hay şarkısıyla başlayıp, genelde yazın başlamak aileler için daha kolay oluyor sıcaktan çocuklar zaten pişik oluyor vs.
önceden bilgisini vererek, çocukla konuşup denemek lazım. çocuk eğer hazır değilse çok zorlamadan ilerlenmeli.
0
robocop
(15.05.26)
Benim ufaklık üçüncü ayda öğrendi evde yapmaması gerektiğini. Aslında sadece kasları gelişine kadar oraya buraya yapiyorlar, sonra onlar da tuvaleti gelince tutup dışarda hallediyor işini
0
Sattva
(15.05.26)
çocuk ve siz hazır olmadan sadece zaman uygun diye başlamayın. aceleye asla gelmeyen bi şey tuvalet eğitimi. hazır olma koşullarını biliyorsunuzdur da bilmiyorsanız zaten başlamayın, konuyla ilgili daha çok araştırma okuma yapmalısınız :) çocuğu psikolojik olarak hazırlamak için de zaman gerekiyor fiziksel olarak hazırsa bile.
her çocuk her aile farklı, bizim şartlarımız ve tarzımız size uymayabilir ama deneyimimden bahsedecek olursam biz çok yavaş ve kademeli bi süreç yaşadık, hani bi sabah uyanıp "artık bez yok" gibi olmadı da bez sayısı giderek azaldı ve bi gün paket bitince bitmiş oldu. bilinçli bi tercih değildi, çocuğun bizden önce hazır olması, beze direnmesi, evimizin de halısız olması yani yerden çiş kaka temizlemenin aşırı zor olmaması etkili faktörler :) pişik olduğunda falan bezi çıkarırdık biz, yerlere yaptığı olurdu önemsemezdik. hatta gece bile bezsiz yatırdığımız olurdu sabahları kuru kalktığı için (ama kazalar oldu yine arada). beze aşırı direnme başladığında sadece sorun büyümesin diye evde bezi bıraktık, dışarı çıkarken takıyorduk. tuvalete adaptör aldık "bez istemiyorsan buraya yap sen de" dedik. direnmesini korkusunu ilgili içeriklerle ve "herkes kaka yapar" tarzı eğlenceli konuşmalarla aştık. giderek ıslanan bez sayısı azalıp günde bir beze falan düşünce dışarı çıkarken de takmayı bıraktık öylece bitmiş oldu. toplam 2 ay falan sürdü düreç.
0
mezzosprite
(15.05.26)
(5)

lambalı radyo

kibritsuyu
evde muhtemelen 50-60'lardan kalma philips marka bir lambalı radyo var, çalışıyor. fakat cihazda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga bantları var, fm bandı yok haliyle. radyo çalışıyor çalışmasına, yani lambası ısınıyor, cızırtı, parazit geliyor, ama mevzubahis bantlarda yayın yapan istasyon olmadı
evde muhtemelen 50-60'lardan kalma philips marka bir lambalı radyo var, çalışıyor.

fakat cihazda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga bantları var, fm bandı yok haliyle. radyo çalışıyor çalışmasına, yani lambası ısınıyor, cızırtı, parazit geliyor, ama mevzubahis bantlarda yayın yapan istasyon olmadığı için gerçekten yayın alıyor mu, çalıyor mu bilemiyorum.

soru bu: türkiye'de veya dünyada kısa, orta uzun dalga yayın yapan istasyon var mı? ben bu radyoyla ne dinleyebilirim? uzaklarda varsa bile uzak yayınları alabilmek için nasıl bir anten kullanmalıyım?

fotoğraf çekip yüklemeye üşendim ama cihaz aynen bu: i0.shbdn.com
arkasını falan göreyim derseniz linki de bu: www.sahibinden.com

not: ilanla alakam yoktur, internetten arattım buldum.
+2
kibritsuyu
(13.05.26)
Her 3 dalgada da yayın var fakat toplasan en fazla 3,5 tane denk gelir. O da engelsiz bir noktada gece vakti denk gelir.

İlandaki radyoda arkada anten soketi var. Oraya harici anten takılmazsa onu bile çekmez.
Fm yayınlarını alabilmek için Fm modülü takılması lazım. Anca o zaman Fm kanallarını dinlersiniz.
Onu da her elektronikci bilmez. Eski bir elektronik ustası bulmanız lazım
+3
limonlu eksi
(13.05.26)
FM bandını bununla dinlememe gerek yok, dinlemek istersem ustam da var taktırabilirim ama orijinalliğini bozmak istemiyorum, dinlemek için daha teknolojik sağlam bir radyom var.

Ne tür bir anten takmam lazım arkasına? Antenin herhangi bir özelliği var mı?
0
🌸kibritsuyu
(14.05.26)
Benzer bir radyo bende de var. Şimdi tam hatırlamamakla birlikte arka taraftakilerden biri mono ses girişi olması lazım. Biz o ses girişine Elektro Gitar ya da Bas Gitar bağlayarak güzel lambalı amfi soundu alıyoruz ama sürekli kullandığımız bir şey değil. İlla cihazdan bir şeyler dinlemek istiyorsanız arkadaki ses girişini bulup radyoyu lambalı amfi olarak kullanabilirsiniz...
0
arpaci kumrusu
(14.05.26)
sadece artık popülerliğini yitiren kısa, orta, uzun dalga bantlarında yayın yapan frekanslarda neler var onları merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.26)
eğer varsa bunların anten girişi 300-600 ohm gibi yüksek empedanslı olur yani uygun dalgaboyunda uzun bir tel iş görecektir.

asıl anten radyonun içindeki ferit çubuk üzerine sarılı bir bobin. gece saatleri çin radyolarını çok rahat duyabiliyor olman lazım.

bunlarda aslında harici tuned coupled antenler de çok işe yarar ama yapması uğraştırıcı olabilir. bu anten radyoya fiziksel olarak bağlı değil. yanına koyuyor ve ayarlı kapasitesinden tune ediyorsun.

bir seçenek te mini whip isimli aktif anten ama bu alet de şehir içinde çok gürültü alıyor.

youtubeda kısa dalga dinleme meraklıları var genelde tecsun ya da eski sony radyolar kullanıyorlar. onların videolarında gördüğüm kanalları senin de duyabiliyor olman lazım.

www.youtube.com
+1
orpheus
(15.05.26)
(6)

Granül kahvenin daha az sağlıksız alternatifi

ekimoloji
Uzun zamandır zararlı olduğu için granül içmiyorum ama Türk kahvesi ve filtreden sıkıldım. Canım granül içmek istiyor ama o necafenin yanık tadının daha az olduğu nadiren tüketebileceğim alternatifi var mıdır?
Uzun zamandır zararlı olduğu için granül içmiyorum ama Türk kahvesi ve filtreden sıkıldım. Canım granül içmek istiyor ama o necafenin yanık tadının daha az olduğu nadiren tüketebileceğim alternatifi var mıdır?
-1
ekimoloji
(11.05.26)
kapsül deneyin
0
kojonotsuki
(11.05.26)
dunkel kaffee diye birşey var. benzer içerikli başka ürünler de var.
kahve değil aslında ama iyi bir alternatif.
dunkel kaffee ayrıca tat olarak da kahveye benziyor.
0
jimjim
(11.05.26)
kahve değil ama granül, tadı da bence fena değil ben bi dönem kafeinsiz filtre kahve yerine içmiştim: hindiba kahvesi. ama %100 hindiba olması önemli sağlıklı sayılması için, bazen başka içeriklerle birlikte zayıflama kahvesi olarak da satılabiliyor.
0
mezzosprite
(12.05.26)
Cafe Crema kapsülleri deneyebilirsiniz, standart filtre kahveden daha hafif seçenekleri var.
0
creepy
(12.05.26)
granül kahve (aka nescafe) sağlıksız bir şey değil. bildiğiniz kahvenin demlendikten sonra suyu buharlaştırılıp kurutulması ile elde ediliyor. o da normal %100 kahve. buharlaşan suyunu geri katınca içilebilir kahve oluyor.

sağlıksız olan şey kahve beyazlatıcısı, tatlandırıcı, içinde beyazlatıcı ve tatlandırıcı olan üçü bir aradalar, ikisi bir aradalar.

tadını seversiniz sevmezsiniz o ayrı mesele de, sağlıklılık açısından filtre kahve veya türk kahvesinden bir farkı yok.

biliyorum aklınıza içinde bin türlü yapay aroma, katkı maddesi, renklendirici falan bulunan oralet, tang, nazo gibi toz içecekler geliyor, insan ister istemez onlarla özdeşleştiriyor. ama alakası yok. granül kahvenin tamamı suyu alınmış kahveden üretiliyor (dandik markaları bilmem, en azından bilindik markalar bu şekilde).
0
kibritsuyu
(12.05.26)
kapsül kahveyle granülün ne alakası var. kapsül kahvede de espresso öğütülmüş kahve var. kapsül kahvelerin değişik aromalıları var onlar gayet yumuşak.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
(2)

alttaki enstrüman

gule gule
https://youtu.be/ouFYIOKBzZI?t=35altta sürekli çalan ses hangi enstrümana ait?
youtu.be

altta sürekli çalan ses hangi enstrümana ait?
0
gule gule
(09.05.26)
Elektronik mey gibi bişey bence. Müzisyen filan değilim.
0
rodeocu
(09.05.26)
(bkz: duduk)

ama efekt verilmiş.

youtu.be
0
kibritsuyu
(10.05.26)
(3)

Hgs plakadan nasil odeyecegim

optimistbakunin
Bankadan cikmiyor edevletten cikmiyor. Arac yeniydi hgs yok etiketi almamistim. Ne yapacagim nasil odeyecegim
Bankadan cikmiyor edevletten cikmiyor. Arac yeniydi hgs yok etiketi almamistim. Ne yapacagim nasil odeyecegim
0
optimistbakunin
(08.05.26)
KGM Geçiş İhlal Sorgulama'dan sorgulama yaptınız mı?

webihlaltakip.kgm.gov.tr
0
öylesinebiri
(08.05.26)
Site ne kadar kotu. Fake gibi. Gordum evet ve odeme varmis. Odedim simdi
+2
🌸optimistbakunin
(08.05.26)
bu ne biçim site yahu, girdiğin her plakanın cezasını ihlalini gösteriyor. istediğin plakayı gir, cezasını, hangi gişeden ne zaman geçtiğini falan gör.

nerede kaldı kvkk falan?
+1
kibritsuyu
(08.05.26)
(24)

"kaynak yapmak" konusunda linç yemeyi göze aldım da geldim

momento
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüy
insanlara sürekli kaynak yapmak şöyle, böyle deniyor. tamam hoş, medeni toplum falan. ama bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor. İşin garibi, kaynak yaptığında da önünün bomboş olduğunu ve trafiğin aslında araç yoğunluğundan değil sürücülerin akışı sağlayamamasından kilitlendiğini görüyorsun.
Bazen gerçekten de insan kendini kaynak yapmaya mecbur bırakılmış gibi hissetmiyor mu?

Şimdi mutlaka biri çıkıp "sen önden kaynak yaptığın için arkadaki trafiği bozuyorsun" diyecektir. ama hayır. bunu defalarca gözlemledim. sorun sadece kaynak yapanlar değil. sürücüler ilerlemiyor, akışı takip etmiyor, boşluğu değerlendirmiyor. trafik akmıyor çünkü insanlar akışı yönetemiyor.

Ehliyet almak sadece trafiğe çıkma hakkı kazanmak değildir. asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.

yanılıyor muyum?

edit:
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-50
momento
(06.05.26)
Yanılıyorsun.
Öncelikle hiçbir yol önü bomboş olduğu halde kilitlenmez. Aradaki ufak tefek boşluklar insanların dur kalk, takip mesafesi gibi trafikte doğal olan boşluklar.
Götümüzü düşünelim. Arada doğal bi boşluk var. Götümüzü sımsıkı sıktığımızda aradaki boşluk kapanıyor ama götümüz bi yere gitmiyor. Sadece daha çok sıkışıyor.
İşte trafik de öyle.
+15
benim bir gizli bildiğim var
(06.05.26)
önü boş olduğu halde ilerlemiyorlar diyorsun. herkes mal sen akıllısın di mi? böyle boş bir düşünceyi savunuyorsun birde?
+14
scudman1
(06.05.26)
Önündeki ilerlemiyorsa o da suçludur. Ama siz kendi kafanıza göre adaleti sağlayamazsınız. Ayrıca öndeki belki o an sağlık sorunu yaşıyor, başka bir şey oldu, nereden bileceksiniz? Siz gerekli yerlere bildirirsiniz, onlar değerlendirmeyi yapar.

Öndeki kurallara uymuyor, o zaman bende uymam diye bir şey yok!

Kural ihlali varsa gerekli yerlere şikayet edersiniz.

Trafikte sizin yola geçiş önceliğiniz, haklarınız var. Ama bu hak yanında sorumluluk da getiriyor. Hakkınızı istiyorsanız siz de kurallara uyacaksınız.
+4
substituent
(06.05.26)
yaniliyorsun tabii ki. baskasinin hakkini gasp edemezsin.
önündeki yavas da gitse saygi göstereceksin.
+3
Purple life
(06.05.26)
onu bossa trafigin sebebi kesinlikle kaynak yapanlardir. bilerek kaynak yapanlar kadar kizdigim cok az sey vardir trafikte.
+3
lemmiwinks
(06.05.26)
Önü boş olduğu için ilerlemeyenler trafiği oluşturmuyor, zaten trafik düzgün akmadığı için kimi arabanın önü boş.

Araçlar tren değil, aynı anda kalkıp hızlanmıyor. Bu durum bazen sürücüden bazense araçlardan kaynaklanıyor.

Bir iki aracı örneklendirerek trafiğin sebebi gitmeyen sürücüler diyemeyiz. Trafiğin en büyük iki sebebi, bir, kaynakçılar. İki, sabit hızla gitmektense birden hızlanıp yavaşlayan sürücüler
+3
biseysorcaktim
(06.05.26)
trafiğin ne olduğunu siz de bilmiyorsunuz belli ki. ehliyetinizi iade etmenizi rica edeceğim. trafik sıkışıklığı bazen öylesine de olur.

youtu.be
+2
klassno
(06.05.26)
Yanılıyorsun

hergün trafikte bu kaynakçılardan dolayı değişik fantazilerim gelişti şu şerite/taralı alana çivi dökülsede tüm lastikleri patlasa kaynak yapıp vakit kazanacam diye tüm günü burada geçirse falan gibi
+4
basond
(07.05.26)
banach
(07.05.26)
'asıl mesele, trafiği gereksiz yere kilitlemeden, o akışın uyumlu bir parçası olmayı beceribilmektir.' sözünüz zaten bizim toplumumuzun genel sıkıntısı. daha iyisi yok düzen bozulmasın bunlarla devam edelim diye diye şebnem ferah konserine saldıracak duruma getirdiler insanları.
asıl mesele artık bir yerden başlayıp kuralları eşit şekilde uygulayabilmektir. sen önce kendine sonra topluma karşı sorumlusun. ya ben araya gireversem ne olur dersen, sen gibi herkes bunu der. sen kendini düzelticen gerisi topluma kalsın.

banach +1
+1
mikahakkinen
(07.05.26)
Annemi sevmiyorum demenin alternatif yolları.
+5
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
Birlik beraberliğe ihtiyacimiz olan şu günlerde efsane yanilman bizi birlik yaptı.
+4
logisticsmanager
(07.05.26)
Kaynak yaparken arkadaki trafiğin düzeninin bozulmadığını nasıl gözlemledin merak ediyorum.
Yanından geçtiğin arabalar hala duruyordu ve değişiklik hissetmediğin için sorun olmayacağını mı düşündün.

Kaynakçılar yüzünden arkadaki araçlar daha fazla orada bekliyor, bekledikçe arkaya doğru kuyruk uzuyor.

Fakat artık kaynak yapanlara kızmayı, kornaya abanmayı bıraktım, benim yol vermemek için savaştığım kaynakçıya öndeki araç buyur gel önüme gir diye yol açtığı için gereksiz strese girdiğimi fark ettim.
+2
duyuruuser
(07.05.26)
Kaynak olarak algılanan ama tam anlamıyla kaynak olmayan tek şey bağlantı ayrılan yollarının mesafesinin çok kısa olduğu yerler. Örneğin sağ bağlantıdan çıktın en sola gireceksin, orda da sıra varsa mecbur sıranın önüne çıkıyorsun. Ama arkadakiler de anlıyor bunu bence, yoksa diğer türlü kaynakçıların hiçbiri haklı değil.
+1
titanic kemancısı
(07.05.26)
sizin gibi düşünenler yüzünden takip mesafesi koyamaz olduk, her boşluğu kendinize hak görüp girmeye çalışıyorsunuz
+1
mezzosprite
(07.05.26)
milletimizin kaynak yapanın nasıl hakkını avcuna koyduğunu, tüp geçitte sık sık gözlemliyorum. yanılıyorsunuz ve böyle böyle öğreneceksiniz. bedava eğitim :)
0
lil siztah
(07.05.26)
Laf sokmadan yazmaya çalışacağım ama emin değilim.

Yonca kavşaklardan bazıları tek şerit, zorlasan iki araç da sığıyor, senin gibi zeki sürücüler oraya ikinci sırayı da yapıyor. Peki ne oluyor ? Tek şerit olsa fermuar gibi ince ince akacak olan trafik iyice felç oluyor, solda kalan adam hızlanma şeridine çıkmak yerine bir şeridi daha taciz ediyor, sağda kalan adamın önüne kırıyor.


Başka bir senaryo, 3 şerit, sol iki şerit düz gidecek, sağ şerit dönüş, senin gibi mükemmel düşünceye sahip sürücüler orta şeritten sağ şeride geçiş için düz çizgi olsa da oradan dönmeye çalışıyor, hem düz gidecek adamın yolunu kapatıyorsun, hem orada bekleyen adamların hakkına giriyorsun, hem de sonrasında yukarıda bahsettiğim sıkıntı tekrar yaşanıyor.

Daha çok örnek vereceğim ama son bir tane daha. Sol 3 şerit düz gidiyor, sağ şerit yan yola bağlanacak, yan yol boş, haliyle sağ şerit güzel akıyor, ufak kesik çizgiler var, yani dönecek olan adamın gireceği şerit, senin gibi örnek sürücüler ne yapıyor ? Hemen sağ şeride geçiyor, dönüşe geldiğinde hem sağa dönecek olanların yolunu kapatıyor, hem de gidip düz gidecek adamların şeridine kaynak yapmaya çalışıyor.

En edepli bu kadar yazabiliyorum.
+1
kimlanbu
(07.05.26)
tüm duyuruyu tek yumruk yapmışsın. en son duyuru ilk kurulduğunda vardı böyle bi ortam.
+1
brkylmz
(07.05.26)
tabi ki yanılıyorsun.

kaynak işinde iki suçlu var.
birincisi, malum kaynak yapanlar.
ikincisi, şeridin içine yanaşacak şekilde sürüp kaynakçılara fırsat verenler.
her iki grup da sağlam dayağı hakkediyor.
0
lazpalle
(07.05.26)
yanlış herkes yapsa da yanlıştır. doğru bir kişi yapsa da doğrudur.

ehliyet almak kanuni çerçevesi belirlenmiş olan trafik kurallarına uymayı gerektirir. o akış kurallara aykırıysa o akışa uymak yasal kuralları çiğnemektir. günümüzde ki yozlaşmanın en önemli nedenlerinden birisi insanların kuralları kendi çıkarları doğrultusunda esnetmeyi kendisine hak görmesi, sizin argümanınız gibi söylemlerle rasyonalize etmeye çalışması, kendisini de buna inandırması.
+2
Phoebe
(07.05.26)
"bazen kaynak yapmazsan o yol gerçekten ilerlemiyor."dan gerisini okumadım.
net haksızsın.
0
late viper
(07.05.26)
Yapılan tüm yorumları tek tek okudum. İlginç olan şu ki, onlarca yorum içinde konuya gerçekten mantıklı bir argümanla yaklaşan tek bir kişi bile çıkmadı.

Daha da ilginci, ben hiçbirinize kaynak yapmadım ama hepiniz bana, ana bacı küfür etmekte beis görmediniz. Demek ki mesele gerçekten "kaynak yapmak" değilmiş. Sorun, fikir tartışmak yerine hakareti iletişim biçimi haline getirmiş olmakmış.

Bu duyuruyu silmeyeceğim. Yıllar sonra buraya gelen insanlar da burada nasıl bir yaklaşımın, nasıl bir insan profilinin hakim olduğunu görsün. Sizlerin birbirinizle kişisel meseleleri olabilir, buna diyecek bir şeyim yok. ama benim kimseyle kişisel bir derdim yok.

Meramını hakaret etmeden anlatamayan, fikrini küfürün arkasına saklayan herkese de buradan selam olsun.
-7
🌸momento
(08.05.26)
öyle bir kaynak yapıyorsunuz ki, sizin arkanızdaki araçlardan bir tanesi bile bir saniyeliğine de olsa frene basmıyor, bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmiyor.

üstteki cümleyi %100 garanti edebiliyor musunuz?

trafiğin akmamasının sebebi önüne kaynak yaptığınız arabanın bir saniyeliğine de olsa ayağını gazdan çekmesi. o araba 1 saniye ayağını gazdan çekiyor, arkasındaki araba 2 saniye ayağını gazdan çekiyor, onun arkasındaki araba ayağını gazdan da çekiyor, frene de basıyor.

yani trafiğin akmamasının sebebi sizsiniz.
+2
co2s2
(08.05.26)
demek ki ya yapılan yorumları tek tek okumamışsın, ya da onlarca cevap içinde gerçekten mantıklı argümanla karşına çıkanlar sırf senin fikrini desteklemiyor diye mantıksız buluyorsun. ya da anlatmak istediğini doğru ifade edemiyorsun. zira onlarca cevap içinde sildiğim 1-2 tane küfürbaz dışında herkes gayet mantıklı argümanlarla neden yanılıyor olduğunu nazikçe ifade etmiş. milletin dertli olduğu bir konuda biraz sitemkar konuşmasını da bir zahmet sineye çekeceksin.
+11
kibritsuyu
(08.05.26)
(3)

Türkçe Yazım Sorusu

kibritsuyu
Haber başlıklarına sürekli görüyorum. "Otomobille önünü kesip sürücüyü darbetti", "15 yaşındaki çocuk yaşlı adamı gasbetti"."Darp etmek", "gasp etmek" bana daha doğru gibi geliyor. Sanki daha önceden de bu şekilde kullanıyorduk. Ne ara değişti bu kural? Yazım kılavuzundaki hangi kurala göre "darbetm
Haber başlıklarına sürekli görüyorum. "Otomobille önünü kesip sürücüyü darbetti", "15 yaşındaki çocuk yaşlı adamı gasbetti".

"Darp etmek", "gasp etmek" bana daha doğru gibi geliyor. Sanki daha önceden de bu şekilde kullanıyorduk. Ne ara değişti bu kural? Yazım kılavuzundaki hangi kurala göre "darbetmek, gasbetmek" diyoruz? İlgili maddeyi paylaşabilir misiniz?
+1
kibritsuyu
(06.05.26)
peri harfler narla
(06.05.26)
"Özgün biçimleri tek heceli bazı Arapça kökenli kelimeler etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında bitişik yazılır: emretmek, meno­lunmak, cemetmek, kaybolmak; darbetmek, dercetmek, hamdetmek; affetmek, hissetmek, reddetmek vb."

bunların hiçbirinde bir kural yok ki. kiminde ses türemiş, kiminde ses düşmüş, kiminde ses yumuşamış, kiminde de "ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında" denmesine rağmen hiçbir şey olmamış. "cemetmek, menolunmak"ın neresinde ses düşmesi, ses değişmesi, ses türemesi var?

kaybolmak, emretmek: kelimemiz kayıp, emir. de ki iki heceli olanlarda ikinci sesli harf düşer ve son harf sert ise yumuşayıp, sert değilse olduğu gibi birleşir. hah bak kural oldu.

hissetmek, affetmek, reddetmek: kelimemiz his, af, red. de ki tek heceli olanlarda arada ses türeyerek birleşir. hah bu da kural oldu.

"darbetmek" yazarken ses değişmesine uğratma ve ayrı yaz "darp etmek" diye? niye yumuşatıp da birleştirdin?

kelimemiz darp, gasp. tek heceli ama dört harfli bu tip kelimelerde son harf sertse yumuşar ve o şekilde birleşir diye kural mı oluşturdun?

kuralı öyle koydularsa diyecek lafım yok elbet. o zaman bana bunu fargetmemi sağladığınız için teşekkürler. bugüne kadar boşu boşuna derdetmişim. derhal bu düşüncemi tergediyorum.

oldu mu? bence olmadı. ne yani hangi kelimeyi yumuşatıp birleştireceğimize, hangisini aynen bırakıp ayrı yazacağımıza tdk'nın götü mü karar veriyor? neye göre, kime göre?
+3
🌸kibritsuyu
(06.05.26)
dil (organ olandan bahsediyorum) her zaman daha kolay olana meyil eder. hatta meyleder. nakış etmez, nakşeder, hıfz etmez hıfzeder. whats up bile vazap gibi hatta daha da yumuşak hallerde kullanılır. almanlarda bu yok sanki. olabildiğince sert ve keskin kullanıyorlar. gerçi bu varsayımımın temeli bazı konulu filmler ve hitlerin kitlelere hitabından ibaret. :)
0
ground
(07.05.26)
(35)

ilk öpüşme

make a wish
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir
Uzun sayılabilecek bir süredir flört ediyoruz ve aramızda yaz dizisi tadında süregelen bir cinsel gerilim vardı. Kalabalık içinde uzaktan birbirimize bakıp gülümsemeler, konuşurken küçük dokunuşlar, vedalaşırken uzun sarılmalar vb...

Dün ilk defa uygun bir ortam oldu ve aniden yakınlaştık. Uzunca bir süre sarıldıktan sonra öpüşmeye başladık. Öpüşmenin daha başlarında (10–15 saniye içinde) erkek kişi popoya hamle yaptı. O anda bir ölçüde şaşkınlık ve rahatsızlık hissetsem de irkilip geri çekilmedim. 1–2 dakika kadar öpüştük ve bu durum böyle devam etti.

Duyduğu yoğun arzunun bir tezahürü olabilir ama diğer yandan bu acelecilik pek hoşuma gitmedi. Ne dersiniz?
📊 Sence?

Bu anket sona erdi. 93 oy kullanıldı.

-10
make a wish
(04.05.26)
-merhaba
+oha resmen ahlaksızlık teklif etti
+7
HellKeePer
(04.05.26)
Kardeşim geçmiş olsun bu durum neredeyse tec*vüzecyazmak. Polise git
0
artıküyeolmakistiyorum
(04.05.26)
Allah korumus cok sikintili bir durum. Yuz, yuz elli defa date yapmadan once boyle seyler yapilmaz. Polise git +1
0
synesthesia
(04.05.26)
hayat senin hayatin. kendi kararlarini kendin almalisin.

konuya bana dokundu olarak bakacak olursak opusmek de aslinda cogu kez cinsel bi durtu olabiliyor ki sizinki de biraz oyle olmus.

kendiniz ve iliskinizle ilgili kararlari kendi yasam seklinize ve dusunce yapiniza gore almaniz daha dogru. rahatsizsan rahatsizim demekten cekinme ama bunlari yasaman gerektigini dusunuyorsan da akisina birak. hayat senin hayatin unutma;)
0
johnnie w lker
(04.05.26)
festivalde tanıştığın adam mı bu? poponu avuçlaması hoş olmamış ama öpüşme normal epeydir flört ediyormuşsunuz
+1
alester
(04.05.26)
@alester ahah hayir o gecen seneydi :D bu yeni :D
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Hoşunuza gitmediyse gitmemiştir. Kimseye popo avuçlatma borcunuz yok. Kendinizi hafifçe çekebilirsiniz. Baktınız karşı taraf sallamıyor, öpüşmeyi de kesebilirsiniz. Sınırlarınıza saygı duymayanla işiniz olmasın.
+9
lil siztah
(04.05.26)
@lil siztah +1
ergen erkeklere sorma bu soruyu kendine sor. rahatsız olduysan olmuşsundur flört ettin diye cinsel arzularını tatmin etme senedi imzalamadın.
+3
yenibirgüzelnick
(04.05.26)
normal.
-3
Hallegadola
(04.05.26)
iyice kızlarsoruyora döndü. ergen ergen sorular
-9
plastic_angel
(04.05.26)
popoya hamleyi okuyunca ben de küçük bir cinsel gerilim yaşadım. cinsel uyaranlara çok açık erkeğin iç dünyası, anlayış göstermek lazım. ara ara parmak sallayıp bir adım geri çekilirseniz hem onun avcı modu hep açık kalır hem de ilişkinin ömrü biraz daha uzun olabilir.
-1
beyfendi
(04.05.26)
bir erkek olarak ilk öpüşmede direkt eline popoya götürmezdim.
ama bu harekete direkt yanlış denemez. sizin nezdinizde ne hissettirdiğine bakmalı.
ben sınır ihlali derim başkası demez tamamen kişiye bağlı. buraya sormak anlamsız o yüzden.
ortada rahatsızlık varsa tepki baştan belirtilmeli. eli alıp kenara koyarsın rahatsızsan, baktın devam ediyor, öpüşmeyi bırakıp dile getirirsin. ısrarcıysa da görüşmeyi kesersin.

ama bence büyütelecek bir mesele değil.
0
jelly bear
(04.05.26)
Çekim olmuş öpüşme başlamış.
Adam hamle yapmış bir tepki koymamışsın sinir çizmemissin.
ısrarcı olsa sorun ama bu durumda denemiş
+3
kisa
(04.05.26)
ilk öpüşme dediğiniz şey minik bir veda busesi tadında olmamış. 2 dakika sürmüş ve adam da hamleyi 15. saniyede yapmış.

yani siz amiyane tabirle baya arzuyla birbirinize yumulmuşsunuz. uzun uzun da öpüşmüşsünüz.

o saatten sonra popoya kayan elin günahı olmaz bence. uzun uzun sarılırken avuçlasaydı o zaman farklı şeyler söyleyebilirdim.

sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten.

arkadaşça sarılırken, yanaktan öperek vedalaşırken avuçluyorsa o zaman sınırdan bahsedebiliriz.
+10
kibritsuyu
(04.05.26)
tezahür ne ya
-5
OgutucuRecep
(04.05.26)
hiç başlama bu ilişkiye. adama yazık.
-2
gabe h coud
(04.05.26)
Ne var ki bunda. Olabilir.
-3
arbre
(04.05.26)
Uzun zamandır flört ediyormuşsunuz bu noktada ilk öpüşmede götün ellenmesi teknik olarak normal.
+5
kizil karga
(04.05.26)
bazen 15 sn olur, bazen 15 gün olur. bence mesele o değil. bence o anda bunu belirtmiş olmanız daha doğru olurdu. sınırlar daha net olurdu.

bir de bu "ortam", sadece ikinizin olduğu bir ortam mı? ev ofis vs? yoksa etrafta insanlar var mı?
0
co2s2
(04.05.26)
@co2s2 gece 2'de bir mekan kapisi. etrafta kimse yoktu, o anda sadece ikimiz vardik.
0
🌸make a wish
(04.05.26)
Burada, senin ne hissettiğin önemli. Hissettiğin rahatsızlık hissiyse evet o duygu gerçektir ve rahatsız edicidir.

Kendinden şüphe etmene hiç gerek yok. " Acaba ben mi abartıyorum aslında belki de bu düşüncem ve hissettiğim yanlıştır" diye bir şey yok.
+1
rock n roll
(04.05.26)
ben de ilk öpüşmede ne kadar hoşlanırsam hoşlanayım ve hatta aşık bile olursam olayım popomun avuçlanmasını istemezdim. öyle olunca sanki beni sadece cinsel olarak arzuluyormuş, bi ilişki istemiyormuş gibi gelir bana. öyle bi ilişki de benim duygusal yanımı tatmin etmeyeceğinden rahatsız olurum. ama eğer ben de karşı tarafı sadece cinsel olarak arzulayabilen bir karakterde olsaydım rahatsız etmezdi. siz ne hisler beslediğinizi ve kendi ilişki tipinizi bilirsiniz tabii ki. belki farkında olmadan bu açıdan baktınız siz de.
0
matilda
(04.05.26)
Uzun süre derken 1, 2 gün mü 1 hafta mı?
Popo avuçlaması önemli, bundan sonrası düğün dernek.
0
rhan
(04.05.26)
ablacim adam operken nereni sikacak, burnunu degil herhalde.
elin normal konumu zaten popo hizzasinda.
+1
cooperr
(04.05.26)
öpüşmek derken yanağından öpmedi herhalde bu adam? yani insanlar bu kadar mı tuhaf anlamıyorum. napmalıydı mesela koltuk altını mı gıdıklamalıydı ya da ellerini havada teslim ol pozisyonunda mı tutmalıydı yani
-1
deartheodosia
(04.05.26)
öpüşürken başka ne mi yapacaktı? popo ellemek haricinde yapılacak trilyon tane muazzam şey varken, popo ellemek nedir ya? hani evde bile değiller. evde olsalar nihai bir amaç var.
-3
co2s2
(05.05.26)
"sınırlarına saygı falan denmiş. yani liseli falan değilseniz o saatten sonra ne sınırı? bu sınır neresi, ne zaman? 2 dakika boyunca tutkulu şekilde öpüşülüyorsa bir sonraki aşamaya geçilmiştir zaten"

bu tamamen öznel bir değerlendirme farkındasınız değil mi? adam da böyle değerlendirmiş muhtemelen ama kadın değil? rızanın genel geçeri olmaz.
öpüşüyor, öyleyse elletecek; elletti, öyleyse 'verecek'.. bu akıl yürütme, muhakemesi çarpık olanlar için "güldü, öyleyse 'verecek'" şeklinde ilerliyor ve sonuçlarını sık sık gazetelerde okuyoruz. devir, araba camına kafa sıkıştırma devrini çoktan geçti; bence buna biraz uyum sağlamak lazım.
+2
lil siztah
(05.05.26)
evet bu öznel bir değerlendirme. evet, adam öyle değerlendirmiş ama kadın değil. kesinlikle doğru. rahatsız olmuşsa ona da diyecek bir şeyim yok, olabilir.

muhakemesi çarpık olan sapıklar için gülümseme bir işaret olabilirken, daha normal muhakemeye sahip kişiler için de bu sınırın da hangi noktada geçildiğinin, bir sonraki aşamanın hangi noktada başladığının anlaşılması lazım.

cinsellik, hoşlandığın karşı cinse karşı arzu duymak sapıklık değil. bu hemen hemen bütün hayvanlar için normal, içgüdüsel bir davranış. benim eğitim, kültür, görgü ve göreneğime göre, herhangi bir zorlama olmadan, karşılıklı, arzu dolu bir öpüşme, bir sonraki adıma geçildiğini düşündürüyor.

peki açık açık sorayım. erkek bir sonraki aşamaya geçmesi gerektiğini nasıl anlayabilir? uzun uzun öpüşürken değil. ikinci öpüşmede? yok hala değil. beşincide? hala değil mi? yani bir noktada bunun sonraki aşamaya geçmesi gerekmiyor mu? tutkuyla, karşılıklı bir şekilde öpüşen bir çift için bunun işareti nedir? ne zamandır?

kendisiyle tutkuyla öpüşürken, sevgisine karşılık bulurken bi şansını denemiş. yatırıp da hemen üstüne çullanmamış ki kafayı cama sıkıştırmak ile kıyaslama yapıyorsunuz?
+1
kibritsuyu
(05.05.26)
kadın rahatsız olduğunu bize belirtiyor zaten, yorumum da bunun üzerine. bence hatası, rahatsız olduğunu karşı tarafa belirtmemek olmuş.
bunlar çok özgül ve ilişkinin dinamiğine bağlı konular; doğru zamanın kararını ben değil, konudaki kadın/adam kendi yargılarına, takvimlerine vd göre verir. ancak bir taraf rahatsız olduğunu belirtiyorken, burada bunun normal olduğunda ısracı olunmasını doğru bulmuyorum; itirazım buna.
adamın hareketini yapmasına itirazım olmadığı gibi, sapık olduğunu falan da ima etmiyorum. ancak mevcut verilerle, cevap veren kadınlar gibi, bunun 'ilk' öpüşme için şık bir hareket olmadığını düşünüyorum şahsen. erkekler de aksini düşünüyor belli ki. adam çullanmamış ama sizler "ne zaman, ne zaman?!" diye çullanıyorsunuz ya, itirazım buna.
o zaman, birinin tek başına doğru bulduğu zaman değil, karşılıklı rıza olduğu zaman; bu kadar basit. parmak hesabına falan gerek yok yani.
+4
lil siztah
(05.05.26)
türk erkegi her zamanki gibi pasa kompleksiyle her seyi yapmayi kendine hak görüyor.
bir büyüyün artik ya.
hemen kadina deli muamelesi yapmalar falan.

parali iliski bile yasiyor olsan karsi tarafin hayir deme hakki var. 21. yüzyila hos geldiniz.
-6
Purple life
(05.05.26)
Rahatsızlık duyduğunuz an müdahale etmeniz en iyisiydi. Duruma göre ya o eli popodan bele doğru usulünce kaydırır, ya da öpüşmeyi bitirirdiniz.

Tepki vermediğiniz için, ben karşı taraf olsam hiçbir olumsuzluk gelmez aklıma.

Öpüşme ateşliyse, erkek olsun, kadın olsun, anın heyecanıyla kendini tutamayabilir. Erkekler pek hesaplı yapmaz böyle şeyleri. Daha fevri ve içgüdüsel davranırlar. Kontrol sizde olmalı.
+1
yadigar
(05.05.26)
ya benim eşim de ilk öpüşmede böyle yapmıştı fgfhghf yani direkt avuçlama gibi değil de elini oraya doğru götürmüştü ben de çok şaşırmıştım daha başında böyle yapmasına :)) neyse şimdi evliyiz.
0
Sadece soruyorum
(05.05.26)
opusmeyle popo avuclama arasi en az 3 ay olmali bence. ayip etmis.
-3
banach
(05.05.26)
Duyuru kadınlarının profili çok değişmiş. 10 sene önceki duyuru kadınları bambaşka yorum yapardı.
Neyse…
Ya ne olacağıdı?
Sevgilin seks istemiyor mu zannediyorsun? Çok masum düşünüyorsun.
0
benaslindayohum
(05.05.26)
Siz dediğiniz gibi yaz dizisi tadında olacak diye bakmışsınız ama karşı taraf aynı mantikta değil. Liseli değilsen, üniversite 1. Sınıf değilsen bunlar hayatın gerçekleri.
Sizin rahatsız olmanız olaya çok romantik baktığınız için olmuş.
Bu arada sıniri o an çizmeniz gerektiğine katılıyorum.
0
hacirotti
(17.05.26)
(1)

Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin otoparkı nerede?

gregor melehov
Önünden geçtim ama göremedim. Otoparkı yoksa, en yakın otopark hangisi? CSO'nunki epey uzak.
Önünden geçtim ama göremedim. Otoparkı yoksa, en yakın otopark hangisi? CSO'nunki epey uzak.
0
gregor melehov
(26.04.26)
atatürk bulvarı tarafında değil, talatpaşa bulvarı tarafında. tandoğan istikametine döndükten sonra gençlik parkı'na gelmeden sağa gireceksiniz.

maps.app.goo.gl
+1
kibritsuyu
(26.04.26)
(8)

"Tam anlamıyla bir nodül olmayabilir" ne demek?

sessizce aglayan sanat
SelamGeçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu,
Selam

Geçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu, madem tam anlamıyla nodül olmayabilir ne olabilir ki bu? Kanser mi olabilir ne olabilir kimden öğrenicem ben bunu? Böyle şeyler gugıla nasıl sorulur ne bileyim ya. Ben niye böyleyim.
0
sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
ultrasonun bir raporu falan yok mu? "tam anlamıyla nodül olmayabilir" cümlesi ne tarafa çekersen o tarafa gidebilecek bir cümle.

google'a öyle sorarsan kesin kanser der, sorma. ultrasonun raporu varsa onu ya buraya yaz, ya da yapay zekaya kopyala yapıştır. raporları güzel yorumluyor.
+3
kibritsuyu
(25.04.26)
yakın zamanda kanser şüphesiyle ameliyat olan arkadaşımın söylediğine göre, tiroid'de kanser tanımlamaları son zamanlarda değişmiş. eskiden kanser denilen küçük nodüller artık bu sınıfa girmiyormuş, gibi bişey söyledi. bununla ilgili olsa gerek.

ancak anlatımınız eksik gibi; doktor bunu söyledi ve "hadi, hoşçakal" mı dedi? korkulacak bişey olsa, size söyleyip tedavi falan planlaması gerekirdi. takip edelim dediyse, takip pediyodlarına uyun; kafanızı da bulandırmayın. hiçbir bildirimde bulunmadıysa, ikinci bir görüş alın tabii.
+2
lil siztah
(25.04.26)
Bende iki tane var. Yıllardır gül gibi geçinip gidiyoruz. 6 ayda bir kontrol demişlerdir.
+1
Mirket
(25.04.26)
Herkese çok teşekkürler,

Biyopsi istedi. Başka diğer tahliller de istedi bir sürü. Biyopsiye de hiç yanaşasım yok. Kimseye güvenim kalmadı, bir tanıdığımın tiroid nodüllerini alırken ses tellerini kesmişler.
+1
🌸sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
biyopsiden bişey olmaz yahu, yaptırın içiniz rahatlasın. risk her zaman var; doktora giderken araba altında kalmayacağımızın (olmasın tabi de) garantisi var mı?
geçmiş olsun tekrardan.
+2
lil siztah
(25.04.26)
özel hastane ise nodüller konusunda suistimaller çok oluyor. nodül ve ona benzeyen çok fazla parçacıklar var özellikle boyun boğaz bölgesinde. bana da aynısını söylediler ve ek tahliller istediler. daha sonra biyopsi istendi. nodül var evet. hatta herkeste de varmış. sadece yıllar içinde büyüyüp büyümemesini kontrol etmek gerekiyor.
+1
ground
(27.04.26)
2019 senesinde ayni sebeple biyopsi yaptirdim, sonra tiroitlerim tiroit kanseri sebebiyle alindi. büyütülecek bir sey yok. tiroit ameliyatinda ses teli kesen doktor sahiden kasaptir. öss'de 400 bininci olmus, ittire ittire tip okumus bir sakildir. iyi bir doktor demeye bile gerek yok, tiroit cerrahkarinin %90'i paratiroitlere ve ses tellerine zarar vermeden isi halleder.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.04.26)
@konusma ven konus...

Güya Türkiye'nin en iyi doktorlarını dolaştılar, en iyi cerraha gittiler. Olan bu. Zerre güvenemem.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
(9)

Özel hastanenin istediği tahlilleri devlette yaptırmak

sessizce aglayan sanat
SelamSoru başlıkta (özel doktora muayene olmak zorundayım ama tahlilleri devlette yaptırmam gerek) ama ben bu konuya dair zerre kadar bile bilgi sahibi değilim, hayata çok yeni başlayacak olan 14-15 yaş delikanlısına anlatır gibi anlatın lütfen, zekâm kıt değil ama böyle şeylerde kafam çok karışıyor
Selam

Soru başlıkta (özel doktora muayene olmak zorundayım ama tahlilleri devlette yaptırmam gerek) ama ben bu konuya dair zerre kadar bile bilgi sahibi değilim, hayata çok yeni başlayacak olan 14-15 yaş delikanlısına anlatır gibi anlatın lütfen, zekâm kıt değil ama böyle şeylerde kafam çok karışıyor anlayamamak istemiyorum.
0
sessizce aglayan sanat
(23.04.26)
Hangi bölüme muayene olduysanız o bölümün aynısına mhrs üzerinden randevu alıp gidip şu tahliller istendi diyorsunuz. Fakat bazen kıllık yapabiliyorlar bakmak istemeyebiliyorlar.
Çok basit ve bilindik tahliller ise sağlık ocakları da yapıyor ve bir şey demiyorlar. Ama öyle tahliller olsa sağlık ocağına gidin derlerdi mal değillerse.
+2
nolmus yani
(23.04.26)
Yukarıda yazıldığı gibi devlet hastanesinde aynı branşta doktora görüneceksiniz. Devletteki doktor kendi muayenesine göre uygun görürse o tahlillere onay verir. Sırf hasta istedi diye tahlil yazamaz, çünkü masrafı devlet ödüyor ve gereksiz ise hesabını doktora sorabilir. "Önceki doktorum şu tahlilleri önerdi, siz de uygun görürseniz" falan şeklinde rica edebilirsiniz ancak. Sonuçları alınca önce devletteki doktora sonuç göstermek için gidersiniz sonra da özeldekine.
+6
mikro patlama
(23.04.26)
Öncelikle geçmiş olsun.
Özeldeki doktor istedi şunları yaparmısınız derseniz muhtemelen yapmazlar.bence hikayeyi biraz değiştirip fakirlik katarsanız sorunsuz olur bu iş, gene de %90 ihtimalle.ben olsam şöyle yapardım.
Devlette aynı bölüme randevu alıp şikayetimi ve özele gittiğimi söylerim yine.,bir sebeple muayene parası vermeden gidebildiğimi(bir yalan uydururdum uygun şekilde).ama tahliller için yüklü para istendiği ve durumum olmadığı için geldiğimi söylerdim.tahliller zaten e nabız ya da hastanenin laboratuvar sitesine de düşeceği için ister sonuçları özeldeki doktora götürürdüm, ister tedaviye gene devlette devam ederdim.hoş,hayati bişey varsa acil ameliyatlı,zaten bırakmazlar,en azından imza almadan,orası da ayrı.umarım işinize yarar.
0
denizciman
(23.04.26)
Hocaların kendisi devlete yönlendiriyor hocaya söyle o sevk eder
+1
Hallegadola
(23.04.26)
"özeldeki doktor şu tahlilleri istedi ama orada yaptırmak çok pahalı burada yaptırabilir miyiz" isteğine, gittiğiniz devlet doktoru çok aksi nemrut birisi değilse olmaz demeyecektir. özelde tahlillerin ne kadar pahalı olduğunun da farkında, kendisinin özeldeki doktor kadar ilgilenemeyeceğinin de farkında. yani "niye özele gittin bana gelmedin" gururu yapabilecek konumda değil, devlet hastanesinde muayene süresi, ayırabileceği zaman falan biliyor kendisi de.
+2
kibritsuyu
(23.04.26)
kendimden örnek vereyim. ayağımda stres kırığı oluşmuştu; devlette iki fizik tedavi, bir ortopedi uzmanı "bişey yok, dinlen, geçer" diyerek gönderdiler. ayak gittikçe şişmeye devam edince, tavsiye üzerine özelde bir ortopedi uzmanına gittim. adam parmağıyla bir noktaya basıp "bak burası kırık; mr çektir gel, neresi olduğunu ekranda göstereyim" dedi. diğer doktorlar beni 2-3 günlük raporlarla oyaladığından, yaklaşık 1 ay kadar kırık ayağın üzerinde yürümüş bulunduğumdan, iyileşmem 3 ay falan sürdü. bu süreçte kontrollere özelde devam etsem de, istirahat heyet raporu için devlete gitmek durumunda kaldım. 15 günde bir özelde mr çektirip, doktordan görüş alıyordum; raporum uzatılacaksa, ayda bir devlete gidiyordum. devletteki doktora dedim ki "böyle böyle, teşhisi özelde aldım, orada takipliyim. ancak raporumu burada yazdırmak zorundayım. mr'ım burada (her seferinde cd'de götürüyordum), özeldeki doktor istirahate devam etmem gerektiğini söylüyor; uygun görürseniz, rapor yazar mısınız?". Devlet doktoru da her seferinde mr'ı inceleyip, "aynı fikirdeyim" diyip raporumu yazıyordu.

özetle, devletteki doktora saygılı bir şekilde durumu açıklarsanız, özeldekinin önerdiği tetkikleri isteme ihtimali var. ancak doktor iyi gününde olacak, siz onu ezmeyecek şekilde durumu açıklayıp yardım isteyeceksiniz gibi kritik detayları var. uygun diyalog için chat gpt'den fikir alabilirsiniz. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(23.04.26)
Devletten randevu alıp gittiğinde, doktora sempatik şekilde yaklaş, ben şunu diyorum: ben özelde başka bir meslektaşınıza gidiyorum ama tahlillerimi orada yaptıracak durumum yok. Bu tahlilleri verdi sizin önereceğiniz başka bir şey olur mu? Rica etsem yazwr mısınız? 20 yıldır ters yapan olmadı. Devlet hastanesinde nezaket ve kısa yoldan net şekilde kendini ifade etmek her zaman işe yarıyor
+2
gadlemler
(24.04.26)
Ben devlette yaptırdığım tahlillerle “bir de özel hastane doktoruna gözükeyim” dedim. Muayene oldum ve aynı bölgeyle alakalı mr sonucum olduğunu söyledim birkaç gün önceye ait. Olmaz burada çekilmen lazım, bu sonuca ve makineye güvenemem dedi. Bir daha çektirmek zorunda kaldım
+1
Unde bach canim
(24.04.26)
@unde, çünkü devletteki mr görüntüsü karlı siyah-beyaz televizyon gibiyse, özeldeki full hd tv gibi oluyor. burada doktor haklı.
+1
lil siztah
(24.04.26)
(9)

Kirişin altında pay var mıdır?

administ
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı boza
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı bozar mıyım?
ibb.co
0
administ
(20.04.26)
Yakın zamanda klima taktırdım. Markası Arçelik, önceside ücretsiz keşif hizmeti aldım. O sırada zaten söylüyorlar. Ben bir duvardan boru geçirmeyi düşünüyordum meğer kiriş uzantısı varmış, ellerinde metali tarayan bir cihaz var direkt buradan olmaz burası kiriş felan diye uyardılar. Tamamen ücretsiz bir hizmetti, bir yoklayın isterseniz.
0
koskoca kirpi
(20.04.26)
kırmızının olduğu duvar komple yere kadar kolon gibi geliyor bana.
0
kibritsuyu
(20.04.26)
öncelikle bu ne biçim kademeli duvar diyeceğim, ama ülkedeki inşaat işleri malum.. kırmızının solundaki, yani hiç işaretleme yapmadığınız duvarın üst kısmındaki çıkıntı, mekanın asli uzun kirişine benziyor. kırmızıyla işaretlenen duvar kolon; siyah da ona bağlı başka bir kirişe benziyor. tabii ki bu sadece fotoğraftan bir çıkarım; neyin ne olduğunu binanın projesinden kolaylıkla kontrol edebilirsiniz. çıkarımım doğruysa, en uygun yer, en soldaki duvardaki kirişin altı olurdu.
not: klimanın montajını yapacak kadar dübel atmak kirişe zarar vermez ama konu klima borusu ise, onu tuğla duvardan geçiriniz.
+2
lil siztah
(20.04.26)
kirisin altinda 7cm pay olmaz, demire denk gelirsin mutlaka ve kirisin altindaki demir kritik demirdir, kesersen sikinti.

7cm capinda yuvarlak delik acacaksan, once GPR ile demirlerin nerde olduguna bakilir, sonra delik acilir. demir kesmedigin surece kirisin ortasindan da gecebilirsin, kolondan da gecersin, fark etmez. betona delik acilamaz diye birsey yok, demir kesmedigin surece.
0
cooperr
(20.04.26)
siz kirişin ortasından geçir diyenlere pek kulak asmayın. taşıyıcılardan bırakın mekanik tesisat borularını, elektrik borularını geçirmek bile sıkıntı yaratır. özel durumlarda proje müellifinin izni ve hesaplaması ile taşıyıcıdan boru geçirebilir.
0
renegade
(20.04.26)
her 7cm capinda delik icin proje müellifinin izni gerekse, insaatlarin alayi dunya capinda durur.
kiris delinemez diye birsey yok, kurallar belli, kitaplarda nerelerde nasil delik acilabilecegi yaziyor.
0
cooperr
(20.04.26)
Cooper+1
+1
primetime
(21.04.26)
kirişte bir boşluk olacaksa statik projede yer alır ona göre etrafındaki donatı güçlendirilir vs. bunlar statik mühendisin onayı ile olur. durur dediğin inşaatta zaten BIM ile önceden çakışma olan yerler görülür.
yıl 2026 olmuş hala kara düzen del geçi savunanlar var. yazık.
-2
renegade
(21.04.26)
yaw daha yeni bizim daireyi kensel donusumde yeniledik, insaati yapan sozde muteahhit herif mal bir kuyumcunun tekiydi. binadakilere bu adama vermeyin dedik, kimse dinlemedi. herif led isik takacam diye milleti kafaladi. BIM'den adamin anladigi bim markettir en fazla. Bu kaclik donati diye sorsan soyleyemez, dunyadan haberi yok.

yil kac olursa olsun, insaat karaduzen devam ediyor ortadoguda, betonun kalitesi falan artti baska bir numara yok.
0
cooperr
(21.04.26)
(12)

Tıp da yeni nesil güçlü ilaçlar keşfedildi mi?

trablon
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
0
trablon
(17.04.26)
Ozempic türevleri var obezite için, bence mucize ilaçlar hepsi.
0
kizil karga
(17.04.26)
Kemoterapiye dirençli bazı kanser türleri için akıllı molekül, doğrudan tümör hedefli yeni nesil ilaçlar var.
0
kibritsuyu
(17.04.26)
Özellikle batı tıbbının bir tarafı iyileştireyim derken diğer tarafı nasıl hasta yaptığını veya yıktığını ve ilaç sektörünün nereye vardığını nasıl zenginleştiğini araştırmak gerekiyor. En yüsek faizi biz veriyoruz gibisinden Covid dönemi aşılama furyasının sürdüğü o dönemde % 99.5
gibi koruma sağladığını iddia edenler
yine onlardı.

Eminim bir çok araştırma/deney sonuçları, tedavi yöntemleri gizleniyor.
Binlerce yıllık insanlık tarihinde tıp alanındaki araştırmalar hala aralıksız sürüyor(!)

Tamamen tedavi eden bir sağlık anlayışı, sürekli ticari kâr amacı güden ilaç şirketletlerinin işine gelmez. Konunun içinde bulunan insaflı uzmanlar yorumcular videolarında
bu durumu belirtiyor.

Savaşlar da ilaç şirketlerini ayrıca besler .
Herkesin iyileştiği, gıdaya, petrole enerjiye ulaştığı bir dünya tabi ki kimi odaklar tarafından istenmez .
-9
diyecevaplandı
(17.04.26)
daha yeni japonya'da down sendromu icin bir tür gen tedavisi bulundu. ekstra kromozomu ortadan kaldiriyor.
mrna asilari yepisyeni.
sma, dmd gibi hastaliklarin tedavisi yepyeni ve kullandiklari yol özünde ayni.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Uzmanı değilim ama bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar, mRNA aşılar, gen tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yeni nesil ilaçlar sayılabilir. Eski ilaçlar problemin nedenini tam çözemese de etkisini azlatmaya odaklanırken, bazı yeni nesil ilaçlar daha çok sorunun kaynağını hedefliyorlar diye biliyorum.
0
kaptan memo
(17.04.26)
var gelişme. biz fakültedeyken, Hepatit c tedavisi olmayan bir hastalıktı. şimdi tedavisi var.
sglt-2 inhibitörü denilen yeni nesil diyabet ilacları artık bazı kalp yetmezliklerinde ve böbrek hastalıklarında da kullanılıyor.
0
unalub
(17.04.26)
Monoklonal antikorlar çok popüler. Her sene yenileri onay alıyor. Onkolojide falan tedavi protokolleri her sene güncelleniyor neredeyse. Bi de özellikle kanser tedavilerinde a geni pozitifse x ilacını, b geni pozitifse y ilacını ver gibi durumlar çok var. Bu tarz spesifik durumlara yönelik olduğu için medyada o kadar popüler olmuyor ama prognozu oldukça iyileştiren ilaçlar her sene piyasaya çıkıyor. Twitter'da nature dergisinin spesifik olarak yeni ilaçlarla ilgili haberleri paylaştığı bir sayfa var @NatRevDrugDisc diye. Oradan bakabilirsiniz son çıkanlara.

x.com

mesela dün yayımlamışlar 2026 Q1'de onay alan ilaçların listesi. Ki bunlar onay aldığına göre birkaç yıldır çalışmaları yapılmış ilaçlar. Güncel geliştirilen çok daha fazla var
0
nundu
(17.04.26)
@eksilemeyi seven dernek üyeleri

Medical Nemesis adlı kitaba da biraz bakın. (Yazarı korktuğunuz gibi orta doğudan değil batıdan biri)
En azından sizin için başlangıç olsun.
-4
diyecevaplandı
(17.04.26)
sonhakan
(17.04.26)
ilaçlar kişiselleştirilecek. Şu an en büyük hedef bu.
AI sayesinde oluşturulan kişiye özgü simülasyonlar üzerinde ilaçların etkileri denenecek. Bu sayede ilaçlar kişisel odaklı tedavilerde kullanılacak.
0
croswell
(17.04.26)
bizzat kendi deneyimlediğim gelişmeleri anlatayim;

babam bir senedir 4. evre akciğer kanseri. geçen sene tespit ettiğimizde vücudunun her yerine yayılmıştı. bu hastalığa immünoterapi -akıllı ilaç- tedavisi yaygınlaşmamışken, yani 10 sene önce yakalansaydı ömrü 1-2 aydı. akıllı ilaç uyumu %35 çıkmasına rağmen 2 ay aldığı kemoterapi+immünoterapi ile bütün tümörleri sıfırlandı. şu an hala daha akıllı ilaç alıyor. durumu da gayet iyi.

yaz bitiminde istanbul'a geldiklerinde annemin parmakları kitlenmişti. parmaklarını sıkıp açamıyordu, yani çok yavaş yavaç açılıyordu. hemen ortopediye götürdüm. eline bir iğne yaptı, abartmıyorum 2-3 saate sonra parmakları açıldı. doktor dedi ki, 5-10 sene önce olsa sadece ameliyatla tedavisi mümkündü, o da hap başarılı olmuyordu diye anlattı. (bkz: tetik parmak)

-bu arada babamın özel sağlık sigortası olmasaydı bu tedavi için baya zorlanırdık. şu ana kadar özel sağlık sigortası 2,5 milyon tl harcamış. bu ilaçları uzun süre sgk karşılamadı. pek çok insan hayatını bu yüzden kaybetti. bu yaz reis yine şovunu yaparak -bir lütufmuş gibi..- "bu pahalı ilaçları karşılıyoruzzz" dedi ama onda da kılı kırk yarıyorlar. benim babamın akıllı ilaçla uyumu %35 mesela. sgk'da olsak yine karşılamaycaklardı. adamın bir önceki pet'i (kanser hastalarının çekilmesi gereken görüntüleme sistemi) çok iyi çıktı diye, bir sonraki pet'ini karşılamadı sgk mesela :) neymiş son 2 pet'te de gözle görülür fark yokmuş, fark yoksa ilaç değişkliği gerekiyormuş. herifler istiyor ki adam kötüye gitsin. böyle bir mantık.
+3
makbur
(17.04.26)
Çok profesyonel kemoterapi ilaçları yapmışlar. Son 1-2 haftaya kadar hasta kendini çok iyi hissediyor. Hiç tereddüt etmeden güle oynaya hastaneye gidip ilacını alıyor. Sonra birden düşüyor . Hatta doktoru çok iyi gidiyor bitmek ğzere demişti
0
hebanon
(18.04.26)
(10)

100 ton elmayı nereye nasıl satalım?

günaha davet
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
0
günaha davet
(15.04.26)
100 ton ürünü zincir markete satabilirsin sanırım en kolay oralarla bi görüşün bi şekilde.
+1
jelly bear
(15.04.26)
hiç anlamam bu işlerden. aklıma dimes, cappy falan geldi.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
Çiftçimiz 100 ton ürün üretiyor, ama alıcısı kim; kime, neden üretiyor bilmiyor. Fantastik gerçekten :)
+14
synesthesia
(16.04.26)
Daha önce bir tanıdığım Hatay’daki bahçelerinden 100+ ton nar sattı. Marketlere satmak o kadar kolay değil. Meyve suyu için alanlar da fiyatı öldürüyor. Çevredeki tüccarlarla konuşacaksınız, herkes birbirini tanıyor. Bir bahçeden alan diğer bahçeden de alıyor. Tanıdığım mesela çok iyi fiyattan Zaho’dan gelen tüccara verdi. Irak’a göndermiş oldu. Size tavsiyem dalından vermeniz, kendileri toplayıp kasalasınlar. Siz bu işi yapacaksanız yevmiyesiyle kasasıyla çok masraf çıkıyor. Ürünleri tutmak için soğuk hava deposu da gerekebiliyor. Dalda veya yerde kalan çürükleri de meyve suyu fabrikalarına satabilirsiniz (herkese not: hazır meyve suyu içmeyin :) )
+8
eileengray
(16.04.26)
halcilerle konuşun. onlar ya gelip toplarlar ya da anlaşırsınız kamyonlarla toplarsınız.
+1
ground
(16.04.26)
Facebook'ta meyve sebze, elma alım satım grupları var .

O elmalar dün ekilip hemen anında meyve vermedi . Çiftçi biliyor ama uğraşmak istemiyor ama işi havale ettikleri araştırıyor işte bunda da tuhaf bir şey yok.
+2
diyecevaplandı
(16.04.26)
Batı asya, Asya, kafkaslar , Afrika iş adamları derneklerine sorun talep var mı diye.
Normalde yetkililer yurt dışına pazar aramaya çıkarlar bizimkiler borç aramaya çıkıyor. Arap ülkeleri muhteşem bir pazar AB oraya tarım ürünleri satıyor.
+2
hebanon
(16.04.26)
soğuk hava deposuna kaldırıp sezon sonunda daha karlı satılabilir.
ihracat en güzeli.
+2
rhan
(16.04.26)
çiftçimiz 100 ton üretiyor, nereye satacağını da gayet iyi biliyor. fakat olay o değil arkadaşlar. sizce elma bahçesi olan bir kişi malını hale, toptancıya, markete satabileceğini, üretimden sonraki prosesin ne olduğunu bilmiyor mudur? elma dediğin hıyar gibi her sene yeniden ekilip tek mevsim meyve veren bir ürün değil ki adama ilk defa 100 ton ürün almış da ne yapacağını şaşırmış, bilmiyor muamelesi yapıyorsunuz.

evet halciye toptancıya veriyorsun ama adam kilosuna 5 lira veriyor. ama tezgahtaki elmaya bakıyorsun, 80 lira. çiftçi o kadar üretiyor, topluyor, riske giriyor, parayı halci kazanıyor.

adamcağız da demiş ki çocuklara, al bu elmayı, halciyle toptancıyla beni uğraştırma, toptan veya perakende fiyatına sat, sen de kazan, ben de kazanayım.
+4
kibritsuyu
(16.04.26)
hepinize teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(18.04.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(4)

Suyunuzu genelde hangi sıcaklıkta içiyorsunuz?

yadigar
Tercih ettiğiniz içme suyu soğukluğu belirli bir yaştan sonra değişti mi? Ben artık oda ısısında içer oldum. Eskiden dolap suyu (4-6 derece) içerdim.Şu anda suyunuzu nasıl içiyorsunuz?
Tercih ettiğiniz içme suyu soğukluğu belirli bir yaştan sonra değişti mi? Ben artık oda ısısında içer oldum. Eskiden dolap suyu (4-6 derece) içerdim.

Şu anda suyunuzu nasıl içiyorsunuz?
📊 Havanın yaklaşık 23-25 santigrad derece hissedildiği normal bir ortamda suyunuzu nasıl tercih ediyorsunuz?
Oda ısısı (20-25 *C) %33.3 (6)
Serin (10-18 *C) %11.1 (2)
Soğuk (6-10 *C) %16.7 (3)
Buz Gibi (1-4 *C) %22.2 (4)
Sıcak (+25 *C) %0 (0)
Buzlu (Normal su + Buz) %5.6 (1)
Buzlu (Soğuk su + Buz) %11.1 (2)
Çay/Kahve ısısında (yok artık!) %0 (0)
0
yadigar
(15.04.26)
eskiden beri soğuk suyu hiç sevmem; suyun tadını alamıyorum öyle. oda ısısı forever!
annem 70'e yaklaştı; yazın hep soğuk içerdi, şimdi kışın bile soğuk su bulunduruyor. gittikçe soğuttu yani..
-2
lil siztah
(15.04.26)
siklarda 4-6 yok :(
+1
lemmiwinks
(15.04.26)
yarım şişe suları dondurucuya yatık şekilde koyup dondururum. buzlukta böyle yarısı buz olan 5-6 tane şişem vardır. sonra normal pet şişe suyu alır, o yarısı buz olan şişenin üstüne doldururum. elimdeki diğer şişede yarım şişe ılık su kalır. onu da tekrar dondurucuya yatık şekilde koyarım, donar. böylece hiç eksilmez.

böylece elimde yarısı buz, yarısı sudan oluşan bir şişe kalır. onu bitene kadar içerim. koyduğum su buzu eritir, buz koyduğum suyu soğutur. şişe bitene, buz tamamen eriyene kadar buzzz gibi soğuk su içerim.

hatta canım soğuk kahve mi istedi? buzlu şişeye sabah demlediğim ve demlikte kalan filtre kahveyi koyar, yine aynı şekilde buz gibi soğuk ays kofimi içerim.

duyuru'dan bazı arkadaşlar buna "faranjit suyu/faranjit kahvesi" adını taktı, ben de çok beğendim bu isimlendirmeyi.
0
kibritsuyu
(15.04.26)
Et termostatiyla suyun isinini hic olcmedim :D
0
compumaster
(15.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.