Giriş
(1)

Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin otoparkı nerede?

gregor melehov
Önünden geçtim ama göremedim. Otoparkı yoksa, en yakın otopark hangisi? CSO'nunki epey uzak.
Önünden geçtim ama göremedim. Otoparkı yoksa, en yakın otopark hangisi? CSO'nunki epey uzak.
0
gregor melehov
(26.04.26)
atatürk bulvarı tarafında değil, talatpaşa bulvarı tarafında. tandoğan istikametine döndükten sonra gençlik parkı'na gelmeden sağa gireceksiniz.

maps.app.goo.gl
+1
kibritsuyu
(26.04.26)
(9)

"Tam anlamıyla bir nodül olmayabilir" ne demek?

sessizce aglayan sanat
SelamGeçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu,
Selam

Geçen bahsettiğim gibi dün özel hastaneye gittim muayene oldum, doktor tiroidlere bakmak için ultrason çekti, bakarken de 3-4 nodül gördü her birini ölçtü falan, ölçerken başlıktaki cümle çıktı ağzından. Benim doktor tutukluğum vardır konuşmayı beceremem, soramadım o ne demek diye. Ne demek bu, madem tam anlamıyla nodül olmayabilir ne olabilir ki bu? Kanser mi olabilir ne olabilir kimden öğrenicem ben bunu? Böyle şeyler gugıla nasıl sorulur ne bileyim ya. Ben niye böyleyim.
0
sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
ultrasonun bir raporu falan yok mu? "tam anlamıyla nodül olmayabilir" cümlesi ne tarafa çekersen o tarafa gidebilecek bir cümle.

google'a öyle sorarsan kesin kanser der, sorma. ultrasonun raporu varsa onu ya buraya yaz, ya da yapay zekaya kopyala yapıştır. raporları güzel yorumluyor.
+3
kibritsuyu
(25.04.26)
Buna benzer bir lafı duyduğum doktor ek veri istedi, onunla yorumunu ve tedavisini yaptı. Hastaneyi arayın, sizi uygun bir zamanda doktorla konuştursunlar.
+1
cosmicstring
(25.04.26)
yakın zamanda kanser şüphesiyle ameliyat olan arkadaşımın söylediğine göre, tiroid'de kanser tanımlamaları son zamanlarda değişmiş. eskiden kanser denilen küçük nodüller artık bu sınıfa girmiyormuş, gibi bişey söyledi. bununla ilgili olsa gerek.

ancak anlatımınız eksik gibi; doktor bunu söyledi ve "hadi, hoşçakal" mı dedi? korkulacak bişey olsa, size söyleyip tedavi falan planlaması gerekirdi. takip edelim dediyse, takip pediyodlarına uyun; kafanızı da bulandırmayın. hiçbir bildirimde bulunmadıysa, ikinci bir görüş alın tabii.
+2
lil siztah
(25.04.26)
Bende iki tane var. Yıllardır gül gibi geçinip gidiyoruz. 6 ayda bir kontrol demişlerdir.
+1
Mirket
(25.04.26)
Herkese çok teşekkürler,

Biyopsi istedi. Başka diğer tahliller de istedi bir sürü. Biyopsiye de hiç yanaşasım yok. Kimseye güvenim kalmadı, bir tanıdığımın tiroid nodüllerini alırken ses tellerini kesmişler.
+1
🌸sessizce aglayan sanat
(25.04.26)
biyopsiden bişey olmaz yahu, yaptırın içiniz rahatlasın. risk her zaman var; doktora giderken araba altında kalmayacağımızın (olmasın tabi de) garantisi var mı?
geçmiş olsun tekrardan.
+2
lil siztah
(25.04.26)
özel hastane ise nodüller konusunda suistimaller çok oluyor. nodül ve ona benzeyen çok fazla parçacıklar var özellikle boyun boğaz bölgesinde. bana da aynısını söylediler ve ek tahliller istediler. daha sonra biyopsi istendi. nodül var evet. hatta herkeste de varmış. sadece yıllar içinde büyüyüp büyümemesini kontrol etmek gerekiyor.
+1
ground
(27.04.26)
2019 senesinde ayni sebeple biyopsi yaptirdim, sonra tiroitlerim tiroit kanseri sebebiyle alindi. büyütülecek bir sey yok. tiroit ameliyatinda ses teli kesen doktor sahiden kasaptir. öss'de 400 bininci olmus, ittire ittire tip okumus bir sakildir. iyi bir doktor demeye bile gerek yok, tiroit cerrahkarinin %90'i paratiroitlere ve ses tellerine zarar vermeden isi halleder.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.04.26)
@konusma ven konus...

Güya Türkiye'nin en iyi doktorlarını dolaştılar, en iyi cerraha gittiler. Olan bu. Zerre güvenemem.
-1
🌸sessizce aglayan sanat
(27.04.26)
(9)

Özel hastanenin istediği tahlilleri devlette yaptırmak

sessizce aglayan sanat
SelamSoru başlıkta (özel doktora muayene olmak zorundayım ama tahlilleri devlette yaptırmam gerek) ama ben bu konuya dair zerre kadar bile bilgi sahibi değilim, hayata çok yeni başlayacak olan 14-15 yaş delikanlısına anlatır gibi anlatın lütfen, zekâm kıt değil ama böyle şeylerde kafam çok karışıyor
Selam

Soru başlıkta (özel doktora muayene olmak zorundayım ama tahlilleri devlette yaptırmam gerek) ama ben bu konuya dair zerre kadar bile bilgi sahibi değilim, hayata çok yeni başlayacak olan 14-15 yaş delikanlısına anlatır gibi anlatın lütfen, zekâm kıt değil ama böyle şeylerde kafam çok karışıyor anlayamamak istemiyorum.
0
sessizce aglayan sanat
(23.04.26)
Hangi bölüme muayene olduysanız o bölümün aynısına mhrs üzerinden randevu alıp gidip şu tahliller istendi diyorsunuz. Fakat bazen kıllık yapabiliyorlar bakmak istemeyebiliyorlar.
Çok basit ve bilindik tahliller ise sağlık ocakları da yapıyor ve bir şey demiyorlar. Ama öyle tahliller olsa sağlık ocağına gidin derlerdi mal değillerse.
+2
nolmus yani
(23.04.26)
Yukarıda yazıldığı gibi devlet hastanesinde aynı branşta doktora görüneceksiniz. Devletteki doktor kendi muayenesine göre uygun görürse o tahlillere onay verir. Sırf hasta istedi diye tahlil yazamaz, çünkü masrafı devlet ödüyor ve gereksiz ise hesabını doktora sorabilir. "Önceki doktorum şu tahlilleri önerdi, siz de uygun görürseniz" falan şeklinde rica edebilirsiniz ancak. Sonuçları alınca önce devletteki doktora sonuç göstermek için gidersiniz sonra da özeldekine.
+6
mikro patlama
(23.04.26)
Öncelikle geçmiş olsun.
Özeldeki doktor istedi şunları yaparmısınız derseniz muhtemelen yapmazlar.bence hikayeyi biraz değiştirip fakirlik katarsanız sorunsuz olur bu iş, gene de %90 ihtimalle.ben olsam şöyle yapardım.
Devlette aynı bölüme randevu alıp şikayetimi ve özele gittiğimi söylerim yine.,bir sebeple muayene parası vermeden gidebildiğimi(bir yalan uydururdum uygun şekilde).ama tahliller için yüklü para istendiği ve durumum olmadığı için geldiğimi söylerdim.tahliller zaten e nabız ya da hastanenin laboratuvar sitesine de düşeceği için ister sonuçları özeldeki doktora götürürdüm, ister tedaviye gene devlette devam ederdim.hoş,hayati bişey varsa acil ameliyatlı,zaten bırakmazlar,en azından imza almadan,orası da ayrı.umarım işinize yarar.
0
denizciman
(23.04.26)
Hocaların kendisi devlete yönlendiriyor hocaya söyle o sevk eder
+1
Hallegadola
(23.04.26)
"özeldeki doktor şu tahlilleri istedi ama orada yaptırmak çok pahalı burada yaptırabilir miyiz" isteğine, gittiğiniz devlet doktoru çok aksi nemrut birisi değilse olmaz demeyecektir. özelde tahlillerin ne kadar pahalı olduğunun da farkında, kendisinin özeldeki doktor kadar ilgilenemeyeceğinin de farkında. yani "niye özele gittin bana gelmedin" gururu yapabilecek konumda değil, devlet hastanesinde muayene süresi, ayırabileceği zaman falan biliyor kendisi de.
+2
kibritsuyu
(23.04.26)
kendimden örnek vereyim. ayağımda stres kırığı oluşmuştu; devlette iki fizik tedavi, bir ortopedi uzmanı "bişey yok, dinlen, geçer" diyerek gönderdiler. ayak gittikçe şişmeye devam edince, tavsiye üzerine özelde bir ortopedi uzmanına gittim. adam parmağıyla bir noktaya basıp "bak burası kırık; mr çektir gel, neresi olduğunu ekranda göstereyim" dedi. diğer doktorlar beni 2-3 günlük raporlarla oyaladığından, yaklaşık 1 ay kadar kırık ayağın üzerinde yürümüş bulunduğumdan, iyileşmem 3 ay falan sürdü. bu süreçte kontrollere özelde devam etsem de, istirahat heyet raporu için devlete gitmek durumunda kaldım. 15 günde bir özelde mr çektirip, doktordan görüş alıyordum; raporum uzatılacaksa, ayda bir devlete gidiyordum. devletteki doktora dedim ki "böyle böyle, teşhisi özelde aldım, orada takipliyim. ancak raporumu burada yazdırmak zorundayım. mr'ım burada (her seferinde cd'de götürüyordum), özeldeki doktor istirahate devam etmem gerektiğini söylüyor; uygun görürseniz, rapor yazar mısınız?". Devlet doktoru da her seferinde mr'ı inceleyip, "aynı fikirdeyim" diyip raporumu yazıyordu.

özetle, devletteki doktora saygılı bir şekilde durumu açıklarsanız, özeldekinin önerdiği tetkikleri isteme ihtimali var. ancak doktor iyi gününde olacak, siz onu ezmeyecek şekilde durumu açıklayıp yardım isteyeceksiniz gibi kritik detayları var. uygun diyalog için chat gpt'den fikir alabilirsiniz. geçmiş olsun.
+1
lil siztah
(23.04.26)
Devletten randevu alıp gittiğinde, doktora sempatik şekilde yaklaş, ben şunu diyorum: ben özelde başka bir meslektaşınıza gidiyorum ama tahlillerimi orada yaptıracak durumum yok. Bu tahlilleri verdi sizin önereceğiniz başka bir şey olur mu? Rica etsem yazwr mısınız? 20 yıldır ters yapan olmadı. Devlet hastanesinde nezaket ve kısa yoldan net şekilde kendini ifade etmek her zaman işe yarıyor
+2
gadlemler
(24.04.26)
Ben devlette yaptırdığım tahlillerle “bir de özel hastane doktoruna gözükeyim” dedim. Muayene oldum ve aynı bölgeyle alakalı mr sonucum olduğunu söyledim birkaç gün önceye ait. Olmaz burada çekilmen lazım, bu sonuca ve makineye güvenemem dedi. Bir daha çektirmek zorunda kaldım
+1
Unde bach canim
(24.04.26)
@unde, çünkü devletteki mr görüntüsü karlı siyah-beyaz televizyon gibiyse, özeldeki full hd tv gibi oluyor. burada doktor haklı.
+1
lil siztah
(24.04.26)
(9)

Kirişin altında pay var mıdır?

administ
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı boza
Fotoğrafta kırmızı alana klima taktıracağım ama taşıyıcıları deldirmek istemiyorum acaba kapının üstündeki kirişte inşaat sırasında pay bırakılıyor mu? Yani küçük bi tuğla alan var mıdır?Yoksa kapının üstünden itibaren orası beton Kiriş midir? En kötü ihtimalde kirişin altını 7 cm delsem yapıyı bozar mıyım?
ibb.co
0
administ
(20.04.26)
Yakın zamanda klima taktırdım. Markası Arçelik, önceside ücretsiz keşif hizmeti aldım. O sırada zaten söylüyorlar. Ben bir duvardan boru geçirmeyi düşünüyordum meğer kiriş uzantısı varmış, ellerinde metali tarayan bir cihaz var direkt buradan olmaz burası kiriş felan diye uyardılar. Tamamen ücretsiz bir hizmetti, bir yoklayın isterseniz.
0
koskoca kirpi
(20.04.26)
kırmızının olduğu duvar komple yere kadar kolon gibi geliyor bana.
0
kibritsuyu
(20.04.26)
öncelikle bu ne biçim kademeli duvar diyeceğim, ama ülkedeki inşaat işleri malum.. kırmızının solundaki, yani hiç işaretleme yapmadığınız duvarın üst kısmındaki çıkıntı, mekanın asli uzun kirişine benziyor. kırmızıyla işaretlenen duvar kolon; siyah da ona bağlı başka bir kirişe benziyor. tabii ki bu sadece fotoğraftan bir çıkarım; neyin ne olduğunu binanın projesinden kolaylıkla kontrol edebilirsiniz. çıkarımım doğruysa, en uygun yer, en soldaki duvardaki kirişin altı olurdu.
not: klimanın montajını yapacak kadar dübel atmak kirişe zarar vermez ama konu klima borusu ise, onu tuğla duvardan geçiriniz.
+2
lil siztah
(20.04.26)
kirisin altinda 7cm pay olmaz, demire denk gelirsin mutlaka ve kirisin altindaki demir kritik demirdir, kesersen sikinti.

7cm capinda yuvarlak delik acacaksan, once GPR ile demirlerin nerde olduguna bakilir, sonra delik acilir. demir kesmedigin surece kirisin ortasindan da gecebilirsin, kolondan da gecersin, fark etmez. betona delik acilamaz diye birsey yok, demir kesmedigin surece.
0
cooperr
(20.04.26)
siz kirişin ortasından geçir diyenlere pek kulak asmayın. taşıyıcılardan bırakın mekanik tesisat borularını, elektrik borularını geçirmek bile sıkıntı yaratır. özel durumlarda proje müellifinin izni ve hesaplaması ile taşıyıcıdan boru geçirebilir.
0
renegade
(20.04.26)
her 7cm capinda delik icin proje müellifinin izni gerekse, insaatlarin alayi dunya capinda durur.
kiris delinemez diye birsey yok, kurallar belli, kitaplarda nerelerde nasil delik acilabilecegi yaziyor.
0
cooperr
(20.04.26)
Cooper+1
+1
primetime
(21.04.26)
kirişte bir boşluk olacaksa statik projede yer alır ona göre etrafındaki donatı güçlendirilir vs. bunlar statik mühendisin onayı ile olur. durur dediğin inşaatta zaten BIM ile önceden çakışma olan yerler görülür.
yıl 2026 olmuş hala kara düzen del geçi savunanlar var. yazık.
-2
renegade
(21.04.26)
yaw daha yeni bizim daireyi kensel donusumde yeniledik, insaati yapan sozde muteahhit herif mal bir kuyumcunun tekiydi. binadakilere bu adama vermeyin dedik, kimse dinlemedi. herif led isik takacam diye milleti kafaladi. BIM'den adamin anladigi bim markettir en fazla. Bu kaclik donati diye sorsan soyleyemez, dunyadan haberi yok.

yil kac olursa olsun, insaat karaduzen devam ediyor ortadoguda, betonun kalitesi falan artti baska bir numara yok.
0
cooperr
(21.04.26)
(12)

Tıp da yeni nesil güçlü ilaçlar keşfedildi mi?

trablon
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
yeni nesil ilaçlar böyle çağ atlatan cinsten? yoksa 2000 lerin başında neyse tıp hala aynı mı?
0
trablon
(17.04.26)
Ozempic türevleri var obezite için, bence mucize ilaçlar hepsi.
0
kizil karga
(17.04.26)
Kemoterapiye dirençli bazı kanser türleri için akıllı molekül, doğrudan tümör hedefli yeni nesil ilaçlar var.
0
kibritsuyu
(17.04.26)
Özellikle batı tıbbının bir tarafı iyileştireyim derken diğer tarafı nasıl hasta yaptığını veya yıktığını ve ilaç sektörünün nereye vardığını nasıl zenginleştiğini araştırmak gerekiyor. En yüsek faizi biz veriyoruz gibisinden Covid dönemi aşılama furyasının sürdüğü o dönemde % 99.5
gibi koruma sağladığını iddia edenler
yine onlardı.

Eminim bir çok araştırma/deney sonuçları, tedavi yöntemleri gizleniyor.
Binlerce yıllık insanlık tarihinde tıp alanındaki araştırmalar hala aralıksız sürüyor(!)

Tamamen tedavi eden bir sağlık anlayışı, sürekli ticari kâr amacı güden ilaç şirketletlerinin işine gelmez. Konunun içinde bulunan insaflı uzmanlar yorumcular videolarında
bu durumu belirtiyor.

Savaşlar da ilaç şirketlerini ayrıca besler .
Herkesin iyileştiği, gıdaya, petrole enerjiye ulaştığı bir dünya tabi ki kimi odaklar tarafından istenmez .
-9
diyecevaplandı
(17.04.26)
daha yeni japonya'da down sendromu icin bir tür gen tedavisi bulundu. ekstra kromozomu ortadan kaldiriyor.
mrna asilari yepisyeni.
sma, dmd gibi hastaliklarin tedavisi yepyeni ve kullandiklari yol özünde ayni.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.04.26)
Uzmanı değilim ama bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan akıllı ilaçlar, mRNA aşılar, gen tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar yeni nesil ilaçlar sayılabilir. Eski ilaçlar problemin nedenini tam çözemese de etkisini azlatmaya odaklanırken, bazı yeni nesil ilaçlar daha çok sorunun kaynağını hedefliyorlar diye biliyorum.
0
kaptan memo
(17.04.26)
var gelişme. biz fakültedeyken, Hepatit c tedavisi olmayan bir hastalıktı. şimdi tedavisi var.
sglt-2 inhibitörü denilen yeni nesil diyabet ilacları artık bazı kalp yetmezliklerinde ve böbrek hastalıklarında da kullanılıyor.
0
unalub
(17.04.26)
Monoklonal antikorlar çok popüler. Her sene yenileri onay alıyor. Onkolojide falan tedavi protokolleri her sene güncelleniyor neredeyse. Bi de özellikle kanser tedavilerinde a geni pozitifse x ilacını, b geni pozitifse y ilacını ver gibi durumlar çok var. Bu tarz spesifik durumlara yönelik olduğu için medyada o kadar popüler olmuyor ama prognozu oldukça iyileştiren ilaçlar her sene piyasaya çıkıyor. Twitter'da nature dergisinin spesifik olarak yeni ilaçlarla ilgili haberleri paylaştığı bir sayfa var @NatRevDrugDisc diye. Oradan bakabilirsiniz son çıkanlara.

x.com

mesela dün yayımlamışlar 2026 Q1'de onay alan ilaçların listesi. Ki bunlar onay aldığına göre birkaç yıldır çalışmaları yapılmış ilaçlar. Güncel geliştirilen çok daha fazla var
0
nundu
(17.04.26)
@eksilemeyi seven dernek üyeleri

Medical Nemesis adlı kitaba da biraz bakın. (Yazarı korktuğunuz gibi orta doğudan değil batıdan biri)
En azından sizin için başlangıç olsun.
-4
diyecevaplandı
(17.04.26)
sonhakan
(17.04.26)
ilaçlar kişiselleştirilecek. Şu an en büyük hedef bu.
AI sayesinde oluşturulan kişiye özgü simülasyonlar üzerinde ilaçların etkileri denenecek. Bu sayede ilaçlar kişisel odaklı tedavilerde kullanılacak.
0
croswell
(17.04.26)
bizzat kendi deneyimlediğim gelişmeleri anlatayim;

babam bir senedir 4. evre akciğer kanseri. geçen sene tespit ettiğimizde vücudunun her yerine yayılmıştı. bu hastalığa immünoterapi -akıllı ilaç- tedavisi yaygınlaşmamışken, yani 10 sene önce yakalansaydı ömrü 1-2 aydı. akıllı ilaç uyumu %35 çıkmasına rağmen 2 ay aldığı kemoterapi+immünoterapi ile bütün tümörleri sıfırlandı. şu an hala daha akıllı ilaç alıyor. durumu da gayet iyi.

yaz bitiminde istanbul'a geldiklerinde annemin parmakları kitlenmişti. parmaklarını sıkıp açamıyordu, yani çok yavaş yavaç açılıyordu. hemen ortopediye götürdüm. eline bir iğne yaptı, abartmıyorum 2-3 saate sonra parmakları açıldı. doktor dedi ki, 5-10 sene önce olsa sadece ameliyatla tedavisi mümkündü, o da hap başarılı olmuyordu diye anlattı. (bkz: tetik parmak)

-bu arada babamın özel sağlık sigortası olmasaydı bu tedavi için baya zorlanırdık. şu ana kadar özel sağlık sigortası 2,5 milyon tl harcamış. bu ilaçları uzun süre sgk karşılamadı. pek çok insan hayatını bu yüzden kaybetti. bu yaz reis yine şovunu yaparak -bir lütufmuş gibi..- "bu pahalı ilaçları karşılıyoruzzz" dedi ama onda da kılı kırk yarıyorlar. benim babamın akıllı ilaçla uyumu %35 mesela. sgk'da olsak yine karşılamaycaklardı. adamın bir önceki pet'i (kanser hastalarının çekilmesi gereken görüntüleme sistemi) çok iyi çıktı diye, bir sonraki pet'ini karşılamadı sgk mesela :) neymiş son 2 pet'te de gözle görülür fark yokmuş, fark yoksa ilaç değişkliği gerekiyormuş. herifler istiyor ki adam kötüye gitsin. böyle bir mantık.
+3
makbur
(17.04.26)
Çok profesyonel kemoterapi ilaçları yapmışlar. Son 1-2 haftaya kadar hasta kendini çok iyi hissediyor. Hiç tereddüt etmeden güle oynaya hastaneye gidip ilacını alıyor. Sonra birden düşüyor . Hatta doktoru çok iyi gidiyor bitmek ğzere demişti
0
hebanon
(18.04.26)
(10)

100 ton elmayı nereye nasıl satalım?

günaha davet
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
arkadaşların maraş'ta elma bahçeleri var, her sene ortalama 100 ton ürün üretiyorlar. babası diyor ki müşteri bulun, karını siz koyun, komisyon alın. şimdi biz kime ve nasıl satabiliriz elmayı. aklımıza zincir otel ve marketler geldi klasik... sizde daha iyi fikirler kesin vardır.
0
günaha davet
(15.04.26)
100 ton ürünü zincir markete satabilirsin sanırım en kolay oralarla bi görüşün bi şekilde.
+1
jelly bear
(15.04.26)
hiç anlamam bu işlerden. aklıma dimes, cappy falan geldi.
0
art cat chocolate
(16.04.26)
Çiftçimiz 100 ton ürün üretiyor, ama alıcısı kim; kime, neden üretiyor bilmiyor. Fantastik gerçekten :)
+13
synesthesia
(16.04.26)
Daha önce bir tanıdığım Hatay’daki bahçelerinden 100+ ton nar sattı. Marketlere satmak o kadar kolay değil. Meyve suyu için alanlar da fiyatı öldürüyor. Çevredeki tüccarlarla konuşacaksınız, herkes birbirini tanıyor. Bir bahçeden alan diğer bahçeden de alıyor. Tanıdığım mesela çok iyi fiyattan Zaho’dan gelen tüccara verdi. Irak’a göndermiş oldu. Size tavsiyem dalından vermeniz, kendileri toplayıp kasalasınlar. Siz bu işi yapacaksanız yevmiyesiyle kasasıyla çok masraf çıkıyor. Ürünleri tutmak için soğuk hava deposu da gerekebiliyor. Dalda veya yerde kalan çürükleri de meyve suyu fabrikalarına satabilirsiniz (herkese not: hazır meyve suyu içmeyin :) )
+8
eileengray
(16.04.26)
halcilerle konuşun. onlar ya gelip toplarlar ya da anlaşırsınız kamyonlarla toplarsınız.
+1
ground
(16.04.26)
Facebook'ta meyve sebze, elma alım satım grupları var .

O elmalar dün ekilip hemen anında meyve vermedi . Çiftçi biliyor ama uğraşmak istemiyor ama işi havale ettikleri araştırıyor işte bunda da tuhaf bir şey yok.
+2
diyecevaplandı
(16.04.26)
Batı asya, Asya, kafkaslar , Afrika iş adamları derneklerine sorun talep var mı diye.
Normalde yetkililer yurt dışına pazar aramaya çıkarlar bizimkiler borç aramaya çıkıyor. Arap ülkeleri muhteşem bir pazar AB oraya tarım ürünleri satıyor.
+2
hebanon
(16.04.26)
soğuk hava deposuna kaldırıp sezon sonunda daha karlı satılabilir.
ihracat en güzeli.
+2
rhan
(16.04.26)
çiftçimiz 100 ton üretiyor, nereye satacağını da gayet iyi biliyor. fakat olay o değil arkadaşlar. sizce elma bahçesi olan bir kişi malını hale, toptancıya, markete satabileceğini, üretimden sonraki prosesin ne olduğunu bilmiyor mudur? elma dediğin hıyar gibi her sene yeniden ekilip tek mevsim meyve veren bir ürün değil ki adama ilk defa 100 ton ürün almış da ne yapacağını şaşırmış, bilmiyor muamelesi yapıyorsunuz.

evet halciye toptancıya veriyorsun ama adam kilosuna 5 lira veriyor. ama tezgahtaki elmaya bakıyorsun, 80 lira. çiftçi o kadar üretiyor, topluyor, riske giriyor, parayı halci kazanıyor.

adamcağız da demiş ki çocuklara, al bu elmayı, halciyle toptancıyla beni uğraştırma, toptan veya perakende fiyatına sat, sen de kazan, ben de kazanayım.
+3
kibritsuyu
(16.04.26)
hepinize teşekkür ederim
0
🌸günaha davet
(18.04.26)
(11)

bu tutar kime patlar?

kibritsuyu
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.lakin bu müşterimde
efendim mesleğim gereği yapmam gereken bir şeyi yapmadığım için müşterim 16.000 lira ceza yedi. bu tamamen benim suçum, ben karşılayacağım. bunda bir problem yok.

16.000 lira, 15 nisan'dan (bugün) önce ödendiği takdirde %25 indirimli, 12.000 lira olarak ödenebiliyor, bugün son gün.

lakin bu müşterimden benim 30.000 lira kadar alacağım var, yaptığım işin karşılığı olan ücret alacağı. (edit: aylardır ödemedikleri gecikmiş bir borç bu)

ben müşteriden alacağım varken bir de cebimden para ödemek istemiyorum. adamlara diyorum ki "15 nisan'dan önce öderseniz indirimli olarak 12.000 lira ödenecek. siz ödeyin, benim alacağımdan mahsup edin". yani bana olan borcunuz olan 30.000 liradan düşün, borcunuz 18.000 lira kalsın. tamam dediler, ama şu saat oldu daha ödenmiş değil.

şimdi bunlar bugün ödemeyip indirimi kaçırırlarsa, cezanın 16.000 olarak ödenmesi gerekirse bu 4000 liralık kısım kime düşer?
0
kibritsuyu
(15.04.26)
su saate kadar ödemedilerse ve 30 bin liranizi alabileceginizden eminseniz ödemeyi siz yapin, o 4 bin lira sonra size patlamasin. müsteri, gecikmeli ödersem kibrit'ten keserim zaten, diyip gecistiriyor belli ki. siz zamanlica uyardiysaniz bence müsteriye düsmesi lazim.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.04.26)
gönül ister ki sana düşmesin ama sana düşer.
+3
Improbable
(15.04.26)
Sana tabii ki.
0
Purple life
(15.04.26)
en güzeli son bir kez hatırlatmak, ödemiyorlarsa da ödemek.
diğer türlü sizin ödemeyi yapacakları zamana kadar "kimden kesecekler bakalım" stresine gireceksiniz; hiç gerek yok kanaatindeyim.
0
lil siztah
(15.04.26)
gönlümden geçen adamın ödemesi ancak;
ceza 16, erken ödersen indirimden faydalanıyorsun. yani "senin yüzünden indirimden faydalanamıyorum" deme hakkın yok gibi geliyor.
adamın sana olan borcu için bir ceza/faiz kesemiyorsan yapacak bir şey yok.

ama yine de kardeşim bana borcunu zamanında ödeseydin ben de yatırırdım sorumluluğum olan parayı. senin yüzünden fazla ödeme yapamam demen hakkındır gibi geliyor.
+3
kisa
(15.04.26)
Onlarin 30k olan borclarinin son odeme gunu gelmediyse, senin 12k olan borcunun son odeme tarihinin bugun olmasi onlari ilgilendirmez ki? Son odeme tarihi gecerse faiz yine senin, cunku borc senindi. He sana "tamam" demisler. Sozlerini tutsalar iyi olur o ayri
+1
üğpoıuy
(15.04.26)
Mükellef " tamam " deyip ödemediyse onun sorumluluğunda normalde ama sana 30 bin tl yi ödemeyen adam bunu umursar mı? İşte onu pek bilemiyorum hocam.
+2
kumandanim
(15.04.26)
30.000 lira gecikmiş bir borç. zamanında ödemedikleri ücretlerinin birikmesiyle oluşan bir borç. üstüne yatmazlar, borç takmazlar, öyle bir durum değil ama düzensizlik hakim, ihmal ediyorlar. hep aynı şey oluyor. onlarda param kalmıyor ama zamanında düzenli olarak da gelmiyor.

yani aslında örtülü olarak adamlara demek istiyorum ki; param yok, bana olan gecikmiş borcunuzu ödeyin, ben de cezayı ödeyebileyim.
-1
🌸kibritsuyu
(15.04.26)
Kabul ettikleri ödemeyi neden yapmadıklarıyla ilgisi var. Para olsa yaparız ama kardeşim benim de alacağım ödenmedi kusura bakma diyorlarsa sana düşer. Ya o bugün müydü tüh diye dönerse, farkı da ödemeli.

Ben olsam öderim, gerekirse karttan nakit çek ama öde, 4000 lira az para değil.
+2
gabe h coud
(15.04.26)
Tamam dememiş olsalar belki sana yazardı da, şu durumda alacağın 18 bin net.
0
(15.04.26)
30.000 tl muhasebe borcu olan, o parayı da ödemez; onu ödese bile size kalan borcunu da ödemez; aradaki 4.000 tl onların üstlenmesi lazım; sizin zaten alacağınız daha eski tarihlidir diye düşünüyorum
0
sweetoffice
(15.04.26)
(4)

Suyunuzu genelde hangi sıcaklıkta içiyorsunuz?

yadigar
Tercih ettiğiniz içme suyu soğukluğu belirli bir yaştan sonra değişti mi? Ben artık oda ısısında içer oldum. Eskiden dolap suyu (4-6 derece) içerdim.Şu anda suyunuzu nasıl içiyorsunuz?
Tercih ettiğiniz içme suyu soğukluğu belirli bir yaştan sonra değişti mi? Ben artık oda ısısında içer oldum. Eskiden dolap suyu (4-6 derece) içerdim.

Şu anda suyunuzu nasıl içiyorsunuz?
📊 Havanın yaklaşık 23-25 santigrad derece hissedildiği normal bir ortamda suyunuzu nasıl tercih ediyorsunuz?
Oda ısısı (20-25 *C) %29.4 (5)
Serin (10-18 *C) %11.8 (2)
Soğuk (6-10 *C) %17.6 (3)
Buz Gibi (1-4 *C) %23.5 (4)
Sıcak (+25 *C) %0 (0)
Buzlu (Normal su + Buz) %5.9 (1)
Buzlu (Soğuk su + Buz) %11.8 (2)
Çay/Kahve ısısında (yok artık!) %0 (0)
0
yadigar
(15.04.26)
eskiden beri soğuk suyu hiç sevmem; suyun tadını alamıyorum öyle. oda ısısı forever!
annem 70'e yaklaştı; yazın hep soğuk içerdi, şimdi kışın bile soğuk su bulunduruyor. gittikçe soğuttu yani..
-2
lil siztah
(15.04.26)
siklarda 4-6 yok :(
+1
lemmiwinks
(15.04.26)
yarım şişe suları dondurucuya yatık şekilde koyup dondururum. buzlukta böyle yarısı buz olan 5-6 tane şişem vardır. sonra normal pet şişe suyu alır, o yarısı buz olan şişenin üstüne doldururum. elimdeki diğer şişede yarım şişe ılık su kalır. onu da tekrar dondurucuya yatık şekilde koyarım, donar. böylece hiç eksilmez.

böylece elimde yarısı buz, yarısı sudan oluşan bir şişe kalır. onu bitene kadar içerim. koyduğum su buzu eritir, buz koyduğum suyu soğutur. şişe bitene, buz tamamen eriyene kadar buzzz gibi soğuk su içerim.

hatta canım soğuk kahve mi istedi? buzlu şişeye sabah demlediğim ve demlikte kalan filtre kahveyi koyar, yine aynı şekilde buz gibi soğuk ays kofimi içerim.

duyuru'dan bazı arkadaşlar buna "faranjit suyu/faranjit kahvesi" adını taktı, ben de çok beğendim bu isimlendirmeyi.
0
kibritsuyu
(15.04.26)
Et termostatiyla suyun isinini hic olcmedim :D
0
compumaster
(15.04.26)
(5)

Bim'e gitsem, kamera kayıtlarına baktırırlar mı?

ya ben lan neyse
cebimde 20 bin vardı, düştü, en son buraya gelmiştim, desem? orada olduğum tam 10 dakikalık arayı da saat olarak biliyorum. izletirler mi? polisi falan karıştırmadan?
cebimde 20 bin vardı, düştü, en son buraya gelmiştim, desem? orada olduğum tam 10 dakikalık arayı da saat olarak biliyorum. izletirler mi? polisi falan karıştırmadan?
0
ya ben lan neyse
(14.04.26)
Zorunda degiller ama izletirler bence
0
üğpoıuy
(14.04.26)
izletmek zorunda değiller ama şirinlik yaparsanız izletebilirler. kurumsallıkları tutarsa izletmezler. geçen gün ikea'da rafta duran içindeki ürün bitmiş (mum muydu neydi ürün de), atılacak boş kutuyu istedim. tam 45'lik plak koymak için uygundu. el kadar ufacık kutu anasını satayım. onlar sayılı, geri dönüşüme veriyoruz, veremeyiz dedi vermedi ya la adam raftaki ufacık boş kutuyu. sormayıp alıp götürsem kimse bir şey demezdi, dürüstlüğüm tuttu sordum.

bu arada bana başka bir şeye bakmak istiyorsunuz da param kayboldu bahanesi uyduruyorsunuz gibime geldi. tamamen kendi fikrim, kendi hissiyatım. belirtmek istedim sadece.
+12
kibritsuyu
(14.04.26)
bence izletmezler, bizim komşunun park halindeki arabasına çarpılmıştı, evin altındaki kuruyemişçi bile kurumsal ayağı yaptı ve izletmedi kamerayı. asla sorumluluk almazlar başımıza bir şey gelir diye korkarlar ama şansını dene tabi ki.
0
Sadece soruyorum
(15.04.26)
annem cüzdanını kasada bıraktığından şüphelenmişti; üç harfli başka bir market izletmişti. yaşlı bir insanın işini kolaylaştırmak için yapabilirler ama sizin durumunuz şüpheli. mesela ben başka bahane sunabilirim ama aslında hasmımı takip ediyorumdur; oradaki görüntüye göre suç işleyeceğimdir vs; bu riske gireceklerini sanmıyorum. çoğunlukla biz bakarız, size döneriz diyorlar.

yine bizim bahçede bir hırsızlık olmuştu, kaçan aracın plakasını göremedim. alt sokaktaki elektrikçi -kamera montajı da yapan biriydi- dükkanın önündeki kameranın görüntülerini vermemişti şrfsz mesela. dışarıda da millet bu işlere uyandı, karışmak istemiyorlar +1
-1
lil siztah
(15.04.26)
sana izletmezlerse bile onların izleyip orda düşüp düşmediğine bakmalarını istesen? ona göre polise gidersin mesela.
0
rayde
(15.04.26)
(13)

Özel sektörde memur olarak çalışıyorum.

tahirkemalbozoglu
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
Bir programda kadın kendini tanitirken böyle soyluyor.
“Özel sektörde memur olarak çalışıyorum. biz beyaz yakalar memur olarak geçiyoruz” diyor.
Hayatimda böyle saçma bir şey duymadım. Beyaz yaka olup aralarinda böyle bir kabul olan veya duyan var mı?
+3
tahirkemalbozoglu
(13.04.26)
Bunlar hep çeşitlilik işte zenginliğimiz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(13.04.26)
Gereksiz detay ama doğru.
+1
HellKeePer
(13.04.26)
iste okumus kadin, koleyiz diyememis, memuruz demis.
+4
cooperr
(13.04.26)
Oradaki memur biraz farklı, fabrika işçisi değil, ofiste çalışan kişi anlamında söyleniyor. Fabrika ortamını biliyorum az çok, beyaz yaka dediğimiz tayfa "memurlar" olarak geçiyordu.
-1
mbond
(14.04.26)
Kadin 100% Yanlis soylemis. Memur sadece kamuda calisir. Ozelde calisan memur olmaz.
Kamudaki ogretmen memurdur. Ozeldeki ogretmen iscidir.

Mesela benim pozisyonum da yasadigim yerde public Servant olarak kullanilir. Ozeldekiler public servant olmaz.

Memur demek devlet tarafindan istihdam edilen kamu gorevlisi demektir.
+4
thetruenorthstrongandfree2
(14.04.26)
Doğru ama modası geçmiş tabir. 70’ler ve 80’lerde ve muhtemelen daha öncesinde de beyaz yakalılara genelde “memur” denilirdi. 657’ye tabi olanlar gibilerine “devlet memuru” denilirdi. Zamanla “memur” kavramı sadece devlet memurları için kullanılır oldu. Korkusuz Korkak filminde Mülayim Sert özel bir şirkette memurdur mesela.

Yazıhane, odacı, murahhas aza, murakıp gibi sözcüklerin kullanıldığı zamanlardan kalma bir söyleniş yani…
+10
yadigar
(14.04.26)
"memur" daha çok masa başı çalışanları tanımlamak için kullanılan bir ifade. hala da öyle. "beyaz yakalı" tabiri çok sonradan çıktı. ayrıca da hitaben kullanılacak bir tanımlama değil.

mesela bankada gişede oturan görevliye de memur diyoruz. "annem bankada memur" diyorsun. ne diyelim "annem bankada beyaz yakalı" desek olur mu yani? sırf "memur" kelimesi "devlette çalışan" anlamına evrildiği için "annem bankada gişe personeli, bireyselci" falan diye zorlama tabirlere giriliyor.
+2
kibritsuyu
(14.04.26)
Memur; hizmet veren kişi, görevli demek. Devlet memuru diyince devletin görevlisi oluyor. Özel sektörde de memur denebilir tabii ama günümüzde memur=devlet memuru olarak algılandığı için çok pratik olmaz iletişimde.
+4
nundu
(14.04.26)
youtu.be


arkadaş korkusuz korkak evreninde yaşıyor galiba.
0
Hallegadola
(14.04.26)
Bu yanlışa dilimizde “anlam kayması” deniyor. Carttırı curt kıdemli uzmanıyım dese anlaşılmayacağı için memurum demiş. Doktor, mühendis vb ünvanı yoksa işçi mi yoksa masa başı iş mi yapıyor ayrımı böyle ifade ediliyor. Doğru bir tanım olmayabilir ama pratikte verilmek istenen mesaj böyle veriliyor.
-1
cilekli pasta
(14.04.26)
1980'lerde konuşuyor olsa anlamlı olabilirdi ama bu devirde istisnasız devlet memuru için kullanılıyor bu tabir. açıklamak durumunda kalması bile, kelimenin güncelde kendi durumunu tanımlamadığını açıkça gösteriyor. bana kalırsa kelimenin kendisi itici bir ifade; anlamı da "emir altında olan kişi" demek. çok beğeniyorsa buyursun açıklaya açıklaya kullanagitsin.
+1
lil siztah
(14.04.26)
anlam olarak yanlış olsa da, evet, fabrikalarda böyle bir kullanım var.
15 yıldır izmir'de çeşitli fabrikalarda beyaz yaka olarak çalıştım.
işçi: mavi yaka veya vardiyalı çalışanlar
memur: beyaz yaka veya vardiyasız çalışanlar
anlamında kullanılıyor yaşı 50+ insanlar tarafından.
mesela servisler ikiye ayrılıyor: işçi servisi, memur servisi deniyor. memur servisi 08.00 - 18.00 düzeninde, işçi servisi vardiya düzeninde.
0
la lykia
(14.04.26)
is bankasinda memur diye bir unvan vardi. subede gordugunuz kisiler falan genelde
memur
yetkili
2. mudur
mudur yardimcisi
sube muduru

unvanlarindan birine sahip (8-9 yil oncesinin bilgisi, eksik veya yanlis hatirlamis olabilirim bazi seyleri)
0
fakyoras
(14.04.26)
(3)

2024 gelir vergisi

solenkol
gelir idaresinden mesaj geldi, 2024 beyannamenizde duzeltme yapmanız gerekmektedir diye. Pişmanlık TalepliKanuni Süresinden SonraDüzeltme Beyannamesi,bu secenekler var, birkaç fiş silmem gerek eczanelerden fatura olarak gozukmuyor fln. hangi seceneği secmem gerek daha once basına gelen varsa
gelir idaresinden mesaj geldi, 2024 beyannamenizde duzeltme yapmanız gerekmektedir diye. Pişmanlık Talepli
Kanuni Süresinden Sonra
Düzeltme Beyannamesi,
bu secenekler var, birkaç fiş silmem gerek eczanelerden fatura olarak gozukmuyor fln. hangi seceneği secmem gerek daha once basına gelen varsa
0
solenkol
(13.04.26)
daha önce beyanname verdiyseniz, şimdi düzeltme yapacaksanız düzeltme'yi seçeceksiniz öncelikle.

yaptığınız düzeltme sonucunda ödemeniz gereken vergi öncekine göre artıyorsa pişmanlık talepli,
yaptığınız düzeltme sonucunda ödemeniz gereken vergi öncekine göre artmıyorsa kanuni süresinden sonra

seçeceksiniz.

yani iki tane seçim olacak. biri düzeltme. diğeri de ödeme artıyorsa pişmanlık, artmıyorsa kanuni süresinden sonra.

edit: şu geldi aklıma. "pişmanlık talebi" için düzeltme yapmanız gerektiğini kendini fark edip düzeltmeniz lazım. size vergi dairesinden mesaj gelmiş. pişmanlıktan yararlanmanıza izin vermeyebilir. o zaman mecburen kanuni süresinden sonra seçeceksiniz. bunu seçerseniz ne olur? düzeltilen (yani artan) tutar kadar vergi ziyaı kesilir, indirimli olarak yarısını ödersiniz. pişmanlık ile verebilirseniz ceza kesilmez.
+2
kibritsuyu
(13.04.26)
Tebligat değil de mesaj gelmiş diye anlıyorum. Gelir vergisi için öncelikle mesaj geliyor. Düzeltmezsen tebligat geliyor.

Pişmanlıkla beyan etmeyi deneyin öncelikle.
+1
gabe h coud
(13.04.26)
Kanuni Süresinden Sonra sını secip ilerledim diğerlerine izin vermedi. Cok buyuk bir rakam cıkmayınca odedim, gectim.
0
🌸solenkol
(13.04.26)
(2)

Passolig fiziki kart olmadan

abelardo
Yıllar önce aldığım fiziki kartim vardi, bugün süre uzattım ama kart yanımda yok. Birisi bana bilet ayarladı. Ben maça fiziki kart olmadan passo uygulaması ile girebilir miyim? Telefonumdaki Passo uygulamasında bilet görünüyor
Yıllar önce aldığım fiziki kartim vardi, bugün süre uzattım ama kart yanımda yok.
Birisi bana bilet ayarladı. Ben maça fiziki kart olmadan passo uygulaması ile girebilir miyim? Telefonumdaki Passo uygulamasında bilet görünüyor
0
abelardo
(12.04.26)
uygulamanın orta bölümünde bir yer de maça gir diye bir şey olması lazım. qr okutarak girersin. fiziki kart ile gireni son 2 yıldır hiç görmedim.
0
kafa koparan manyak
(12.04.26)
Kart nerede onu bile bilmiyorum. Uygulamadaki maça gir karekodu ile defalarca girdim.
0
kibritsuyu
(12.04.26)
(7)

telefonu samsung yetkili servise mi göndereyim sıradan yerel tamirciye mi vereyim?

mezzosprite
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garan
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garanti veriyormuş, yerel tamirci herhangi bir garanti vermiyor. bu modellerin genel sorunu bu dedi yerel tamirci, o yüzden garanti veremem dedi.
samsunga verdim ama henüz kargoya vermemiştir, sabah geri alıp yerel tamirciye de verebilirim. yarım günde halledecek. sizce ne yapayım?
not: yedek telefonum var, beklemek büyük bi sorun değil
📊 telefonumu kim tamir etsin?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

0
mezzosprite
(09.04.26)
Geçen hafta arkadaşımın babasının 5 senelik telefonu bozulmuş. Ben de servisi olan bir firmada çalıştığım için servise verdim. Anakartı gittiği için bir şey yapamıyoruz dediler. Git dedim sokaktaki bi telefoncuya ver yapsın. Servisin yapamadığını telefoncu yapmış.

Sokaktaki telefoncuları küçümsememek lazım. Bazıları işinin ehli oluyor.
+1
efreet sultan
(10.04.26)
küçümsemiyorum, işinin ehli olduğundan eminim. ama kullanacağı malzeme orijinal olmayacak falan, ikilemim bundan
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
garantisi yoksa işinin ehli, güvenilir bir yerel tamirciye götür. kullandıkları malzeme de gayet orijinal. daha doğrusu sana soruyor orijinal ekran mı takayım, yan sanayi mi takayım diye. orijinal istersen orijinal takıyor. "orijinal samsung parçaları servis dışına verilmiyor" diye bir şey yok.

kaç sefer ekran değiştirttim, yere düştü karşı tarafa ses gitmez, şarj almaz oldu (alt tarafta şarj soketinin, mikrofonun falan olduğu yere bir şey oldu galiba), yine verdim tamirciye, yarım günde değiştirip verdi, hala da bir sıkıntı yok.
0
kibritsuyu
(10.04.26)
modeli de yazsaydın keşke almazdık?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.04.26)
Serviste o telefon 3000'e çıkmaz. Samsung servisi dahil kolay kolay komponent tamiri yapmaz, direkt ilgili kart, modül değişir, fiyatı da bazen telefon fiyatına gelir.

İşini bilen, yorumları ve referansı iyi bir lokal tamirci iş görür.
0
kimlanbu
(10.04.26)
galaxy a52. 1300e yaptırdım yerelde, bankacılık edevlet falan da olmayınca baya zor olacaktı 10 gün beklemek, dediğiniz gibi ücreti de cabası. gayet iyi olmuş gibi duruyor. teşekkürler
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
telefonun üstünden araba geçti iyi ki samsunga göndermemişim cjasjdc
0
🌸mezzosprite
(18.04.26)
(2)

Kultur Shock konseri - Ankara

aloha snackbar 3
Aşağıdaki soruyu görünce aklıma geldi. Normalde gitmek istiyordum ama bubilet'te "Misafirlere rahatça eğlenebilecekleri bir ortam sunabilmek için mekanda kadın erkek eşitliğine dikkat edilecektir." şeklinde bir ibare düşülmüş. Almadım o yüzden. Mekana instagram'dan yazdım ama dönüş yapmadılar. Siz n
Aşağıdaki soruyu görünce aklıma geldi. Normalde gitmek istiyordum ama bubilet'te "Misafirlere rahatça eğlenebilecekleri bir ortam sunabilmek için mekanda kadın erkek eşitliğine dikkat edilecektir." şeklinde bir ibare düşülmüş. Almadım o yüzden. Mekana instagram'dan yazdım ama dönüş yapmadılar. Siz ne diyorsunuz? Alıp şansımı deneyeyim mi? Kapıdan çevirirler mi? Erkeğim.
0
aloha snackbar 3
(09.04.26)
= damsız girilmez.

tipinize, ikna ediciliğinize, güvenliğe ateşleyeceğiniz bahşişe göre durum değişir.
0
kibritsuyu
(09.04.26)
tipe bakıyorlar. bir yandan anlıyorum bu olayı. öte yandan adil bulmuyorum.

yıllardır her hafta türlü yere gittim, yanımda en az 2 kadın oluyordu o yüzden bunları yaşamıyordum. bir kere arkadaşlarla buluşucaz if sokak'a gittim; tek erkekleri arkaya almıyoruz dediler isterseniz önde oturabilirsiniz. neyse oturdum, bir şey de almadım; kızlar gelince merhabalaşıp hadi kalkıyoruz dedim.


dediğiniz konser 6.45teymiş. tipiniz giyiminiz "beni almayın" diye bağırmıyorsa 99% alırlar içeri.
0
aguen
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-12
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
0
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-8
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(12)

18ini dolduracak erkek kuzene hediye

üğpoıuy
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsaAklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
Ne hoslarina gider :) 1 tık şaşaalı bisiy olsun isterim. Genelgecer tum genc erkolar sever dediiniz bisi varsa

Aklima gelen ozellikleri: gymde spor yapiyo ve basket oynuyo, sinava hazirlaniyo ama derslerle ilgili bisiy almak istemem tabii ;)
0
üğpoıuy
(08.04.26)
günlük kullanılabilecek analog kol saati.
0
tnz
(08.04.26)
İcinde 5 bin tl olan bir cuzdan. 18 yasinda bir erkek cocugunun oncelikli ihtiyaci nakit.
+4
duster
(08.04.26)
tuttuğu takımın orijinal forması olabilir.
+1
biravekahve
(08.04.26)
apple watch, garmin
edit: analog saat çok kişisel bir olay, ben olsam o topa girmem.
+2
eileengray
(08.04.26)
Bütçe yazmamışsın.

Aciliyeti yoksa sınavdan sonra ps5.
+2
kibritsuyu
(08.04.26)
Bütçeye göre, basketbol ayakkabısı, şortu, forması ya da hepsi.
0
kumandanim
(08.04.26)
Kafa üstü bluetooth kulaklık
0
grimavi
(08.04.26)
citizen tsuyosa
0
cooperr
(08.04.26)
Weider protein tozu 4-5 kg
-2
artıküyeolmakistiyorum
(08.04.26)
lego technic
0
substituent
(08.04.26)
marshall kafaüstü bluetooth kulaklık
saat takıyorsa Casio AE-1200WHD
0
black holes in the sky
(08.04.26)
Beğendiği bir spor ayakkabı. Ayakkabı gençler arasında önemli fakat artık çok pahalı ve çok kısa sürede yıpratıyorlar.
İkinci olarak, sürpriz olacak derseniz de, yukarıda önerilen şeylerin hemen hepsini kafasına göre alabileceği bir Amazon hediye çeki olabilir.
0
lil siztah
(10.04.26)
(4)

telefon seçmece

duyurukullanıcısı
samsung'un hangi modeli f/p ürünü ?
samsung'un hangi modeli f/p ürünü ?
0
duyurukullanıcısı
(07.04.26)
ben A25 kullanıyorum, memnunum. A serisi hoşuma gidiyor. 256 GB hafızalı olanlarından alırsanız epey götürür sizi.
0
camlicagazoz
(07.04.26)
A35 256 ama bazan foto yetersiz
0
baldan kaymak
(07.04.26)
bence s25 fe

hem s serisi gibi, hem de a56 ile aralarında çok büyük fiyat farkı yok.
+1
kibritsuyu
(07.04.26)
a52 s var bende. 4 yıldır kullanıyorum. hâlâ yağ gibi akıyor telefon.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(08.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+5
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(7)

Ev sahibinin usulsüz tebligatla kesinleştirdiği borç/tahliye kararı

nerthus_
Ev sahibi eve ihtiyacı olmadığı halde evden çıkmamı istiyor. 10 seneyi aşkın kiracıyım. 55 metre kare, 70 yıllık eski ev. Kiramı zamanında ödeyen sorunsuz kiracıyım. Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş. Kapıda tebligatı görmediğim için 7 günlük itiraz süres
Ev sahibi eve ihtiyacı olmadığı halde evden çıkmamı istiyor. 10 seneyi aşkın kiracıyım. 55 metre kare, 70 yıllık eski ev. Kiramı zamanında ödeyen sorunsuz kiracıyım.

Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş. Kapıda tebligatı görmediğim için 7 günlük itiraz süresi geçmiş. Usulsüz tebligat davası açarsam süre kazanır mıyım ve borcu iptal ettirebilir miyim?

Çünkü satın almak için ev arıyoruz, ev bulunca çıkacağız zaten
0
nerthus_
(07.04.26)
tebligat usulsüz değil ki. mutlaka tebligat yapılmıştır ama sizin haberiniz olmamıştır. muhtara sorun, tebligat oradadır. maalesef kapıda ptt kağıdı olmaması usulsüzlük sayılacak bir durum değil. tebligatın muhtara bırakılmış olması da tebliğ edildi sayılan bir durum. elektronik tebligatınız açıksa fakat bilgileriniz güncel değilse maalesef o da tebliğ edildi sayılan bir durum.

öncelikle gidip muhtara sorun, tebligat orada da yoksa o zaman tebligat yapılmadı üzerinden yürürsünüz. ama tebligatı muhtarda bulursanız "usulsüz tebligat" yolu kapanır.

10 yıllık süresi dolan kontratlarda ev sahibinin tahliye davası açma hakkı doğuyor. ev sahibinin ihtiyacı olup olmamasına, sizin düzenli kira ödeyip ödememenize veya evin metrekaresine ve yaşına göre bu durum değişmiyor.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
10 seneyi aşkın kiracı olduğunuz için zaten ev sahibinin herhangi bir gerekçe sunmadan sözleşmeyi feshetme hakkı doğmuş. O yüzden "eve ihtiyacım var" demesine gerek yok.

Kapıdaki tebligatı görmemeniz nasıl usülsüz oluyor onu anlamadım. Usülsüz tebligat kapıya hiçbir şey yapıştırılmadığında oluyor. Şansınızı buradan deneyip belki 7 günlük süreyi baştan başlattırırsınız itiraz için ama bence şansınız yok denecek kadar az. Tebligatta usülsüzlük nerede ben anlamadım çünkü. Bu yola girerseniz mahkeme masraflarıyla da karşı karşıya kalabilirsiniz.
+2
himmet dayi
(07.04.26)
@himmet dayi

"Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş."

Bu cümlede belirtmiştim, kapıya yapıştırılmadı. Bu da itiraz süresini kaçırmama sebep oldu. Bankadaki bloke tutarı 35bin, dava açma ücreti ise 4bin TL civarı.
0
🌸nerthus_
(07.04.26)
tebligat elden imza karşılığı yapılır. evde yoksanız da muhtara bırakılır, o da tebliğ edildi sayılır.

ptt memurunun kapıya kağıt yapıştırması tebligat değildir, yapıştırmaması da tebligat yapılmadığı anlamına gelmez. maalesef böyle.

dediğim gibi muhtara sorun, tebligat "hiç" yoksa tebligat yapılmadı dersiniz. ama tebligat muhtarda ise "kapıma kağıt yapıştırılmadı" diyemezsiniz. belki yapıştırıldı da birisi aldı, yere düştü, rüzgar uçurdu vs. o bir tebligat şekli değil.
+1
kibritsuyu
(07.04.26)
tahliye süresi 10 yıl değil. 1+10 yıl yani kanun 11. yılı doldurunca sebepsiz tahliye etme hakkı veriyor mülk sahibine. tabligatın muhtara yapılması tek başına usulsüzlük değildir. tebligat kanunnu madde 21 e göre yapılır ve buradaki şartları taşıması lazımdır. tebligatın icra dairesine geri dönen parçasında evde olmadığınız yazılmalı, komşulara sorulduğu, dışarıda olduğunuz teyit edilmeli, ne zaman döneceğiniz bilgisi de sorulmalı, sorulan kişinin imzası alınmalı, imza atmak istemiyorsa (ki genelde atmazlar) bu durum tebligat parçasına yazılmalı, kapıya kağıt yapıştırılmalı ve bu da tutanağa yazzılmalı en son muhtara teslim edilmelidir. imkansız değil ama zordur tebligatı usulsüz olduğu için iptal etmek.
0
ground
(08.04.26)
bir arkadaşımın annesi kirada olduğu evden çıkmak istemiyordu . 10. yıl ev sahibi tahliye için bayağı mücadele etti kadın çıkmadı . ev bulamam taşınamam ben emekli kadınım bu mahalleye alışığım başka yere gidemem dedi durdu .
13. senede mahkeme açıldı avukat sık sık aradı etti ama sadece kirayı arttırabildiler yanlış hesaplamadıysam 16. yılında ve hala o evde oturmaya devam ediyor .
0
devilone
(08.04.26)
@ground
komşulara sorulduğu yazmıyor. evde yok, muhtara bırakıldı yazıyor. muhtarın imzası var
0
🌸nerthus_
(12.04.26)
(6)

Kulak üstü kulaklık tavsiyesi

kibritsuyu
Serviste, otobüste gidip gelirken müzik dinlemek için kullanılacak.Bütçe 2000 2500 civarı. Ne önerirsiniz?
Serviste, otobüste gidip gelirken müzik dinlemek için kullanılacak.

Bütçe 2000 2500 civarı. Ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(07.04.26)
www.hepsiburada.com

bu kulakligi 8-9 ay once 1000 liraya almistim, simdiki fiyatina daha iyisi var midir bilmiyorum ama ne sarji ne sesi rahatsiz etmedi, derilerinde de bir dokulme olmadi. noice cancelling de fena calismiyor, bence guzel alet.
0
gule gule
(07.04.26)
çok sarsmayacak ise 3000 civarı bu 2 model güzeldir.

Anker Soundcore Life Q30
JBL Tune 770NC
0
galahad reloaded
(07.04.26)
q30 fena değil ama yastıkları paramparça oluyor ve bu sefer tişörtünden deri parça topluyorsun. ben çakma bir markanın yastıklarını takarak çözdüm mevzuyu. onun dışında problemi yok sesi güzel iyi, kafaya oturması da.
0
nolmus yani
(07.04.26)
bu arada söylemeyi unuttum, 14 yaşında genç kullanacak. hani fark eder mi bilmiyorum da yine de belirtmem gerektiğini düşündüm.
0
🌸kibritsuyu
(07.04.26)
JBL Tune 520BT. ben de kablolu versiyonunu kullanmıştım bir dönem. ergenlerde bu modeli görüyorum genelde.
0
black holes in the sky
(07.04.26)
Fresh'n Rebel Clam Core olabilir. Ben de piercing yaptırdım diye iyileşene kadar kulak üstü alayım dedim, bu fiyatlardaki JBL'lere kıyasla malzeme kalitesi çok daha iyi. JBL'ler plastik, daha reyonda duran ürünler kırılmıştı. Çalışan kişinin önerisiyle bunu aldım.
0
bxgx
(08.04.26)
(9)

inşaat yapılırken demirler niye telle bağlanıyor

kibritsuyu
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın d
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.

inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın diye olduğunu düşünüyorum. beton dökülüp kuruyunca zaten betonun içinde sabit kalacak.

peki niye telle bağlanıyor? adam her köşeye teli geçiriyor, kesiyor, etrafına doluyor, penseyle sıkı sıkı buruyor, fazlasını kesiyor.

al bir kaynak makinesi, her köşeye bir bzzt yap tamam bitti gitti 2 saniyede.

tel olmasının bir özelliği mi var?
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
inşaat mühendisi değilim ama 2 olası sebep sayayım. ilk olarak, inşaat demirine (adı demir, aslında çelik bu) kaynak yapmaya kalktığınızda, kaynak yerinden çeliği eritirsiniz bir miktar. bu da dayanıklılığın düşmesine neden olur. ikinci ve müteahit için daha önemli olan neden ise maliyet. düz ameleye kaynak yaptırılmaz, kaynak ustasının da yevmiyesi düz ameleden fazla olur. kaynak makinesi, çubuğu, elektrik gibi giderleri saymasak bile tel bağlamak daha düşük maliyetli.

edit: aşağıda da yazmışlar benzer şeyleri

tr.centalltech.com
+2
shadowfollower
(06.04.26)
inşaatçı değilim öncelikle belirteyim. ama benim de merak ettiğim bir konuydu bu.

sütunların etrafına geçirdikleri bilezik gibi olan demirleri yukarı aşağı oynatmaları gerekebiliyor. ayrıca bir pense bir miktar tel ile kolayca bağlayabiliyorlar. bızt bızt kaynak yapmak o kadar kolay değil, makineyi taşı, elektriği ile uğraş, maske tutsan dert tutmasan göz dayanmaz.

kaynak değil de, inşaatlarda neden böyle telleme makinaları kullanılmıyor asıl garip olan o bence. ya da kullanılıyorsa ben görmedim.
www.youtube.com
böyle bir makinanın ne maliyeti olacak ki?
+1
biseysorcaktim
(06.04.26)
1- inşaat yaparken elektrik her zaman her yerde olmuyor. oraya buraya kablo çekip durmakla mı uğraşacak ustalar?

2- ustanın o tel için kullandığı pense bozulmayan bir ekipman. kaynak makinesi ve elektrik kablosu her inşaatta 80 kere bozulacak, sürekli inşaat duracak.
+2
co2s2
(06.04.26)
Kaynakta esneme olmaz. Kırılır.

www.youtube.com
+2
Mirket
(06.04.26)
evet, beton dökülürken oynamasın diye.
1- emin ol telle bağlamak her noktaya kaynak makinesi çıkarıp nokta şeklinde kaynak atmaktan daha kolay.
2- kaynak demirin mekanik özelliklerini bozar. hata kötüleştirir diyelim.
3- bağ teli makinaları var. oldukça ucuz. yakında yaygınlaşır diye düşünüyorum.
www.facebook.com
0
renegade
(06.04.26)
beton dokulurken ya da dokulmeden once uzerinde gezinirken oynamasin diye.
insaat demiri kaynaga uygun degil.
tel makinalari cikti.
0
cooperr
(06.04.26)
ben de im değilim ama o kafes formunu koruması için bağlıyorlar. bağlama yapmazlarsa parçaları sabitleyemezler. kayma olmasın diye tellerle düğüm atıyorlar. çıtalı uçurtma yaptınız mı bilmiyorum ama çıtaların aralarını iple bağlamazsanız sabitleyemezsiniz. onun gibi...
0
exlibris
(06.04.26)
bugün biraz oturup milli sporumuz olan inşaat izleme faaliyeti gerçekleştirdim.

dediğiniz gibi adam gerçekten halı dokur gibi teli geçirip büküp kesiyor. geçiriyor, büküyor, kesiyor. iki demiri bağlaması 2 saniye bile sürmüyor. ben penseyle teli büküp kesmesi uzun sürer gibi düşünmüştüm. çat çat çat bağladı geçti hepsini.
0
🌸kibritsuyu
(06.04.26)
Birkaç sebebi var, yukarıda sebepler söylenmiş.

Şantiyelerde inşaat demirine kaynak yapılması bu demirin kesitini küçülttüğü gerekçesiyle her yerde izin verilmez. Vinçle indirilmesi gereken yüksek tonajlı işlenmiş demirlere bile sadece vinç halatlarının bağlanacağı demirler kaynaklanıyordu.

Kaynakçı daha maliyetli ve süreden aman aman bir şey kazanılmayacaktır totale bakıldığında. Teli bağlayan da amele olmuyor genelde, inşaatta en yüksek yevmiye alanlardan olan demirciler yapıyor yine.

Bu arada her ne kadar yaygın olmasa da şarjlı tel atma makineleri var artık.

Telin amacı inşaat demirlerinin beraber çalışmasını sağlayacak şekilde sabitlemek beton dökümüne karşın.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(5)

mutfak sırlarınız var mı?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
yapılması alışılagelmemiş ama yapınca yemeğe takla attıran mutfak sırlarınız / püf noktalarınız var mı?ben başlıyorum: talaş böreğine jalapeño koymak. iç harcı pişirdikten sonra jalapeñoları minik minik kıyıp harca karıştırıyorum. börek çağ atlıyor.
yapılması alışılagelmemiş ama yapınca yemeğe takla attıran mutfak sırlarınız / püf noktalarınız var mı?
ben başlıyorum: talaş böreğine jalapeño koymak. iç harcı pişirdikten sonra jalapeñoları minik minik kıyıp harca karıştırıyorum. börek çağ atlıyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
keklerin içine 1-2 damla badem (tadı daha çok acıbadem gibi) ekstratı damlatmayı seviyorum. alttan çok hafif güzel bir aroma veriyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Tavada yüksek ısıda steak tarzı et yapıyorsam, et pişerken üstüne taze yeşil otlar (maydanoz, kekik, kereviz sapı gibi) koyuyorum. Altı pişerken üstünü kapatıyor. Ete güzel aromalar bırakıyor.

Eti tavadan alınca, aynı tavada (yıkamadan, sıcağı sıcağına) dilimlenmiş kuru soğan ve sarımsak kavuruyorum. Lezzeti soğana geçiyor. Çok nefis oluyor.
0
yadigar
(06.04.26)
bu bilinen bir şey aslında ama yazayım.

içine salça/domates sosu giren her yemeğe 2 tane küp şeker atarım mutlaka.
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
Brokoli çorbasının üzerine file badem kavuruyorum
+1
fildirfildir
(06.04.26)
makarnaya etli sos yaparsam mutlaka icine biraz kirmizi sarap koyarim sos piserken.
bir de domates soslu yemege kup seker +1
0
cooperr
(06.04.26)
(19)

5g ye geçmişiz.. çok umrumda değil

diyecevaplandı
Burayı az önce izledim dehttps://m.youtube.com/shorts/PVBcyKnVN8Isonra düşündüm.Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor? Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt
Burayı az önce izledim de
m.youtube.com
sonra düşündüm.
Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor?
Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt alırken kendileri depremde de kesinti yapmayacaklarını taahhüt ettiler mi ?
Vodafonda OZET yazarak 7000 e kalan kullanım hakları için mesaj atıyoruz.
Karşılığı bile gelmiyor. Ama Geldiğinde ise belirttiği tarih o anki değil, geçmiş bir tarih üzerinden oluyor.

Tarife fiyatları zaten kazzık.
Hala 3g deyim. Neden mi ?
Çünkü yetiyor.
-13
diyecevaplandı
(03.04.26)
tamam.
+8
yazar yazmaz yazan yazar
(03.04.26)
Soruya mı odaklandınız gerçekten?
Sorun ne ?
-5
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Dediklerin çok doğru. Keşke şöyle bir hükümet olsa da dediklerini yapsa, kural falan koysa, bunları düzeltse. Bir dahaki seçimde bence bu şikayetlerini göz önünde bulundur.
Bir de olay tabiki 5g olmasın değil de Türkiye'nin genel olarak bu konudaki dandikliği. Yoksa 3g oldukça çağın gerisinde olan bir teknoloji.
Edit: bahsettiğim dandiklik kullanıcılara sunulan servistir gerek fiyat gerek performans olarak.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Deprem anında işlevsiz kalan operatörler gibi bir zahmet siz de her soruya mavi ekran hatası veren muhalif tadında karşılık vermeseniz olmaz mı ?
Benim şu an öyle bir kaygım yok derdim de yok.
Zihniyetini bilmeme rağmen doğru yazana hak verdim burada.
Ben bir sorundan bahsediyorum .
Bunun siyasi tercihle de ilgisi yok .
O çok güvendiğiniz aşırı yüksek IQ nuz bu tür sızlamalardan sıyrılmış olmalı.

Nerden nereye geldik?
O beklenen latteli, filtreli kahve tadında, romantik zevk temalı duyurular / sorular bende neredeyse hiç olmaz.

@logisticsmanager
Avrupa'da ekonomik anlamada ziller (veya çanlar) çaldığında Türkiye'ye kalıcı gelmen de olası. Kıvranmaları başladı zaten. Madem sözü açtın da bilgin olsun.
Sanayi devrimi ile çağ atlamışlardı haliyle takla da atacaklar :) yüzyıllardır sürekli sömürüyle nereye kadar?
Siyasi tercih değil, ama ülke tercihi de burada önemli (!)
Geçim dünyasıdır, biliriz.
-4
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
adam hız sınırını 200 km/s yapmış, ama yol 10 km sonra bitiyor. basıp gideyim diyorsun ama yol bitti.
0
kibritsuyu
(03.04.26)
iki sebeple benim de umrumda değil, kısa vadede umursamamaya devam...
bu kotalarla anlamı yok. mobilde 4g'nin yetmeyeceği bir kullanım yok.

5g hızına ihtiyaç duyan kaç kişi var? 0.1%'in bile hayatında bi değişiklik yaratacak mı cebindeki telefonun mobil internet hızının daha da artması? arka planda şirketler için vs. fark yaratacağı konular olabilir ama bireysel olarak cep telefonunda bu hıza ihtiyaç duyan yok sanki...

telefonum da 5g desteklemiyor, alırken 5g olayı gündeme gelmeye başlamış 5g destekli cihazlar satılıyordu ama ben aa 5g gelecek diye daha düşük donanımlı telefona daha fazla para vermeye gerek görmedim. 5g gelince değil 4g desteği kesilmeye başlayınca problem olacak 5g desteği olmaması bu da telefonun kullanım ömrü boyunca yaşanmayacak muhtemelen. bugün 3g cihazların kapsamasında internet hızında vs. ciddi problem yaşanabilir çünkü desteği büyük oranda azaldı tam kapasitede 3g yayını yok çoğu bölgede. 3g'nin tam performansı alınabiliyor olsa hala o bile birçok iş için yeterli olurdu ama artık birçok kişi için 3g kullanılmaz durumda. 4g de böyle olacak, aslında yeterli olabilecekken desteği zayıflayacak ama yıllarca gerçekleşmez bu durum. şimdilik problem yok :) 4g'den devam.
bir ihtimal 4g desteği çooook uzun yıllar bile tam kapasite devam edebilir, 5g'ye göre kapsama alanı daha iyi ve 5g'nin çekmediği yerde failover gerekli olacaktır. hızı da her şeye yeterli olduğundan mantıklı olur 4g'yi tutmaları
+1
konetsu
(03.04.26)
Aslında 5G kişisel faydadan daha çok toplumsal ve kurumsal faydalar sağlıyor. Bize "daha hızlı sosyal medya kaydırmasından" fazla verebilecek çok şey yok. Fakat yeni teknoloji hep iyidir. Bu tip tartışmalarda eski zamanda matbaaya karşı çıkan insanlar gelir hep aklıma. Nasıl ilk çıkan matbaa ile şu anki bambaşka ise 5g de öyle olacak, başka yeniliklerin basamağı olacak.

Ayrıca operatörler arası kalite farkı bölgeye göre çok fark ediyor. Mesela bulunduğum yerde vodafone çöp iken turkcellden çok ama çok memnunum. Çoğu insan ihtiyacı olmadığı için bu araştırmayı yapmayı tercih etmiyor.

Deprem konusunda ise; Bu tip acil olaylarda 2 sıkıntı var. Birincisi donanımın fiziksel zarar görmesi İkincisi ani olaylar olduğu için 4G ve öncesinde frekans bölümleme yok bu sebeple gece ve beklenmeyen anlarda aşırı talebe yetişmesi teknik olarak mümkün değil. 5G ve yapay zeka teknolojileri "eğer istenir ve operatörler uygularsa" ani olaylara refleks gösterme özelliğine sahip.

Fiyat konusunda tekel ve mecbur olmamızda ötürü fazla olduğu gerçek. Mesela siz 3G kullanıyorsunuz ben 5G fakat aynı pakete aynı ücreti ödüyoruz. Ülkemizde 3G 4G 5G için ayrı fiyatlamalar belirlenmeli hız sınırlı fakat kotasız paketler çoğalmalı. Sadece "sosyal medya kaydırması" yapan kişi için 50 mbit çok rahat yeter belki daha hızı. Bu kişi daha az hıza daha az ödemeli.
+2
infernalcadre
(03.04.26)
5g'ye ben de heyecan duymadım, hayatımızda değişen pek bir şey olmayacak. faturamız artacak, kotamız çabuk tükenecek.

üç operatör lisans bedeli için milyarlarca dolar para verdi.
devlet neden ne amaçla bu lisans bedeli için bu kadar fahiş para istiyor anlamıyorum. bu milyarlarca dolar tabii ki bizden çıkacak.

teknik olarak 5g'nin bazı avantajları var. mesela daha az şarj tüketmesi, binlerce kişinin aynı anda baz istasyonuna bağlandığında sorun yaşamadan iletişim halinde olması gibi.

ama bildiğim kadarıyla bir kaç nokta dışında hiç bir yerde gerçek 5g'ye geçilmedi. yalancı 5g diyebileceğimiz nsa 5g var şuan çoğumuzda. yani 4g anten ve altyapısında 5g sinyali. bunun biz son kullanıcıya ne kadar etkisi olacak bilmiyorum ama 5g'ye geçildiğinden beri, belki rastlantı belki değil telefonumda (vodafone) 200mbit civarı hız alıyorum. gerçek 5g'nin 5'te 1'i olsa da bulunduğum kırsal ve küçük ilçe için çok iyi bu. üstelik stabil bir internet.

açıkçası tüm ülkede bu interneti bu şekilde alabilsek bu konuda sorunumuz kalmazdı.

5g baz istasyonları fiber kablolar ile birbirine bağlanmalı ama yine çoğu yerde böyle bir şey yok. o yüzden sinyal tipini değiştirsen de donanım değişmedi, donanımı değiştirsen de altyapı değişmedi. 5-10 yıllık bir süreç var belki de 5g dönüşümü için.

sözün özü, mobile'da minimum 20mbit ve stabil internet önce ülkenin her yerine düzgünce şekilde verilsin, kota sorunu kalksın, sonra 5g konuşuruz. (20mbit => 2mb/saniye demek, yani teorik olarak ay içinde kullanabileceğin maksimum bir limit var demek bu. herkes her an sürekli download yapmayacağı için operatör yükü olarak aylık 100-500 gb arası bir şey olur).
bahsettiğim hız günlük kullanımda çoğumuza yeter.
+1
biseysorcaktim
(03.04.26)
Mantıklı ve anlaşılır cevaplarınız için @konetsu , @infernalcadre, @biseysorcaktim ayrıca teşekkürler .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Benim belli konularda sıkıntım varsa bunu yaptığım siyasi secimlerde gösteriyorum.
Şirketlerin tüketiciyi sömürmesine karşılık verilmemesi devlet ile alakalıdır. Avrupa'da bu ciddi olarak varken, amerika'da genelde o kadar yoktur. Bunlar hep seçimlerle alakalı.

Bahsettiğin şeyler ülkenin yıllardır olayı ve gerek telefon gerek internet olarak yıllardır şirketlerin halkı sömürdüğü yerler. Bunlar seni rahatsız ediyorsa o zaman halkı bu ve benzeri şirketlere karşı koruyacak kişileri desteklersin. Sonuçta türk telekomun şu an yüzde 61i varlik fonunda, yüzde 25 maliye bakanlığı. Yönetim kurulu komple hükümetten;
www.ttyatirimciiliskileri.com.tr

Şuna bakıp siyasi bir şeylerin etkilemediğini düşünüyorsan o zaman bence insanlara "bilgi" vermeden biraz kendine ver.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
depremde hatlarin cekmemesi normal. Olay depremde o kadar yerin yikilmasi. 5g bu konuda daha bile iyi olabilir hatta.

neyse beni de hic heyecanlandirmadi zaten cunku telefonda ha 100mbps kullanmisim ha 2gbps.

Versinler 1tb ya da sinirsiz paket, evde kullanabileyim o zaman heyecanlanirim.


@logistic'in tam su an dedigi gibi, turk telekom devlet, turkcell devlet. mecburen vodafone'dayim ve onlardan da hazzetmiyorum. ihtiyacimi minimal karsilayacak ne paket varsa onu alip geciyorum.
0
aguen
(03.04.26)
Hocam ortada bir hizmet taahhüdü var, yetip yetmemesi bireysel olarak sizin tercihiniz. Ama meselenin yetip yetmemesiyle bir ilgisi yok ki?

En basitinden bilmem kaç k çözünürlüklü telefon, televizyon alıyorsunuz ama internet bant genişliğiniz yetmediği için düşük çözünürlük izliyorsunuz. Sebep? Verilen taahhüte uyulmaması. İnsanlar da bunun için kızgın.

Operatörler cidden sapıtmış halde. Olay sadece internet hızı da değil, bu olay sadece sinir bozucu bir etki yaptı millet de dalgasını geçiyor.
0
akhenaten
(03.04.26)
Ben kahvaltıda sahanada yumurta yedim. İki yumurta kırmışım, aslında üç yumurta kırmayı düşünmüştüm ama iki kırdım.
Neden mi?
Çünkü umrumda değil.
Ben de böyle bir insanım işte.
Ayık olun.
+1
michael_knight
(03.04.26)
5G'nin düz kullanıcı (ki vatandaşın en az %90'ı bu şekilde) için doğrudan neredeyse bir faydası yok. Sağlıklı bir 4G bağlantı ile 50-60 mbps hızla kaliteli bir 4K 60 FPS canlı yayın yapmak dahi mümkün. Hadi 4K olmasın, 1080P yayın yapsın denirse zaten hiçbir sorun yok 4G'de.

5G'nin düz vatandaşa pratikteki en büyük doğrudan artısı 5G'nin yüksek bant genişliği nedeniyle internete anlık olarak aşırı yüklenilen yerlerde (maçlar, konserler vs) sağlıklı bir internet bağlantısı imkanı sunabilecek olması. Bu elbette güzel bir şey ancak şu aşamada bence yüksek 5G tarife fiyatları nedeniyle benim tercih nedenim olmaz. Kısa süre içinde fiyatları ayarlayıp 4G'yi anlamsız hale getirirlerse (bunu bekliyorum) o zaman ister istemez 5G'ye geçerim.

5G ile gelen çok yüksek hızın mobilde bizler için neredeyse hiçbir anlamı yok kota kalkmadıkça. Gerçi kota kalksa ne olur, telefon büyük oranda bir içerik tüketme aracı ve günlük tüketilebilecek içeriğin miktarı iyi kötü belli. İçerik üretme aracı olarak kullananlar için de aynı şey geçerli, telefonla günde üretilecek içeriğin de bir kapasitesi var. Hotspot için yüksek hızlar mantıklı ve keyifli ancak orada da kota sorunu devreye giriyor.

5G'nin en azından şu aşamada profesyonellere büyük katkı sağlayacağı alanlar var. Çok daha düşük gecikme nedeniyle tam otonom sürüş sistemleri, profesyonel mobil canlı yayın araçları, uzaktan yapılabilecek ameliyatlar ve benzeri (benim bilmediğim pek çok) alanlarda büyük katkı sağlayacaktır 5G.

Şu aşamada benim gördüğüm kadarıyla 5G'nin hayatımıza doğrudan olumlu etki yaptığı ve bizzat benim de tecrübe ettiğim tek şey şu oldu: Fiber altyapı genişledi. İstanbul Şişli'de yaşıyorum, daha merkezi bir yer olamaz sanırım. Yıllarca fiber gelmedi oturduğum sokağa. 9 yıl önce ADSL dışında tek seçeneğim Türksat Kablo'ydu. Apartmana birkaç sene önce Türk Telekom fiber, 7-8 ay önce Türknet Gigafiber geldi. 5G olmasa fiber getirmekle uğraşmazdı kimse, sonuçta buraya fiber getirmek son derece maliyetli ve yorucu bir iş. Her yer kazılıyor kazılamayan yerde kablo havadan geçiyor derken 10 sene önce uğraşmıyordu ISS'ler. Şimdi öyle değil, fiber altyapı yayılıyor.
0
10551037
(03.04.26)
@logisticsmanager
Senin sıkıntın sorunun siyasilerle de değil. Daha derinlerde.
1 yıl boyunca sorunsuz hayat bir sürsen sonra bir gün çok sevdiğin kahvecide 500 TL bayıldıktan sonra, caddede göçmenin biri omuzuna hatayla çarpsa "bu hükümet zamanında olmuştur" diyerek oyunu yine başka partiye verirsin.
Sürekli , her an mutlu olman lazım ama üzgünüm o iş mümkün değil . Bir iş yerinde asansörde yukarı çıkarken o an seninle beraber kabinde olan yabancı bir kimsenin bile benimle benzer fikirleri olabilir :)

Neyse.. böyle " cerbeze " içinde boğulmak yerine soruya odaklanmalısın .
Veya soruyu görme engelle . Zor değil .
Doğruya doğru demelisin. Benim bu manada sosyal , siyasi , görüş olarak saplantılı olduğum bir nokta yok. Bağlantılarına bakmaksızın bir zahmet yanlışa yanlış, haklıya haklıya demek lazım .

Macron da Fransa'da senin yüzünü çok güldürmemiştir sanırım.
Türkiyeye her yönden uzak kaldıkça batı senin alnından mı öpüyor ? Sorun ne ?

@aguen
deprem dediğimiz de 6Şubat 2023 sonrasında olan ortalama 5 seviyesinde olan depremlerde bile operatörler işlevsiz kaldı . Araştırabilirsiniz.
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Bence tepkinizi daha sert koymalisiniz. 3g de kullanmayin, telefon kullanmayin.
+3
Sour
(03.04.26)
sorunları böylece hızlıca çözmüş oldun .
doktor olduğunda da soğuk algınlığı olan hastalarına vereceğin bir tavsiye :
- soğuk almayın... demek olur sanırım

biraz daha bilgi birikimin olmalı. boş değil dolu dolu cevaplarla gel buraya .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
@diyecevaplandı sordugunuz sorularin sacmaligina (ki amaciniz zaten soru sorup cevap almak degil) elimden geldigince sacmalayarak cevap vermeye calistim. gorulen o ki yine de tatmin edemedim. verilen hicbir cevabi begenmemis ve -10 almissiniz. verdiginiz her cevap da en az -3 almis. bence bana verdiginiz cevaptaki "doktor" kismi hakkinda durup bir dusunun. belki aradiginiz tum sorularin cevabi oradadir.
+3
Sour
(03.04.26)
elinden geldiği kadar saçmala o halde. kendi kendine görev vermişsin biz ne yapalım? konuyu soru olmaktan çıkarıp adeta siyasi ideolojik boyuta taşıyan da ben değilim. yukarıdan aşağı cevaplara bak ve kırılma anını kendin gör. burada beğenilmemek veya eksilenmek aslen haksız olma göstergesi de değildir. burada bazıları için eksileme ya ideolojik ya da magazinsel eylemden ibaret bir şey.
üste bakarsan konuyla alakasız olarak "oy tercihinden" bahseden zihniyetin benzerlerini mesela bir ilde yaşanan kötü bir olayda bölge insanının son seçimlerde kime oy verdiğine göre yorumlayan zihniyetten çokta farkı yok.

sen istatistiğini tutmaya devam edebilirsin.
zihniyetine göre soru/duyuru bekleme.
-2
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
(2)

Beyanname veren beyaz yakalılar

condom kurşunu
Ben ücretle ilgili beyanname vermiyorum. İlk defa Bu sene vericem gibi geliyor. Benden daha az maaş aldığını bildiğim iş arkadaşlarım ise aa beyanname vermeyi unuttuk gibi muhabbetler yapıyor. Bunlar ne beynnamesi veriyor ya? kira dışında başka ne beyannamesi var böyle beyaz yaka çalışanın verebilec
Ben ücretle ilgili beyanname vermiyorum. İlk defa Bu sene vericem gibi geliyor. Benden daha az maaş aldığını bildiğim iş arkadaşlarım ise aa beyanname vermeyi unuttuk gibi muhabbetler yapıyor. Bunlar ne beynnamesi veriyor ya? kira dışında başka ne beyannamesi var böyle beyaz yaka çalışanın verebileceği?
+1
condom kurşunu
(02.04.26)
2025 yılı içinde yıllık brüt 4.300.000 lira ücret alanların beyanname vermesi gerekiyordu.

ya da işyeri değiştirmiş, ikinci işverenden aldığı ücret 330.000 lirayı geçiyorsa yine beyanname vermesi gerekiyordu.

beyaz yakalının ayrıca kira geliri, şirket ortaklığından dolayı kar payı kazancı falan yoksa başka beyanname verecek durumu yok.
+1
kibritsuyu
(02.04.26)
Eurobond geliri mesela.
0
gabe h coud
(02.04.26)
(6)

Samsung Galaxy S25 FE telefon 20 wattlık şarj aletiyle şarj edilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Samsung Galaxy S25 FE telefon aldım ama kutuya şarj adaptörü koymuyorlarmış artık. Elimde Spigen marka 20 wattlık bir adaptör var. Şu linktekinden: https://amzn.eu/d/00qjuqW9 Bu telefonu bu adatörle şarj etsem sorun olur mu? İlk defa bu kadar pahalı bir telefon aldım. Zarar veririm diye çek
Merhaba,

Samsung Galaxy S25 FE telefon aldım ama kutuya şarj adaptörü koymuyorlarmış artık.

Elimde Spigen marka 20 wattlık bir adaptör var.
Şu linktekinden: amzn.eu

Bu telefonu bu adatörle şarj etsem sorun olur mu?

İlk defa bu kadar pahalı bir telefon aldım. Zarar veririm diye çekindim açıkçası.

Bilenler yazabilirse çok makbule geçer.
0
anaphylacticshock
(01.04.26)
Bir şey olmaz, voltaj tuttuktan sonra (ki tutar) amperin önemi yok. Adaptör telefonun kapasitesinden güçlü ise telefon ihtiyacı kadar güç çeker. Adaptör daha güçsüz ise adaptörün kapasitesi kadar güç alır.
0
orient blue
(01.04.26)
İşte ben de adaptör yeterince güçlü değilse diye korktum. Adaptörün değerleri düşük gelirse telefon zarar görür mü?
0
🌸anaphylacticshock
(01.04.26)
telefon zarar görmez ama 1 saatte şarj olacakken 3 saatte şarj olur.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
Görmez, tersine daha az ısınacağı için daha iyi ama yavaş şarj olur.
0
orient blue
(01.04.26)
tamamen uyumlu. yeni nesil telefonlar yeni tip adaptörlerle şarj olurken haberleşiyor. adaptörün gücüne ve çıkış voltajlarına göre uygun akım-gerilim profilini belirliyor.
denildiği gibi yarım hızda şarj olacaktır ama pil ömrünü uzatması açısından faydası var.

uzak durulması gereken şarj cihazları yan sanayi, kalitesiz-markasız çin malı olanlar.
+1
orpheus
(01.04.26)
bugun bende olurda yeni telefon alırsam uyumlu olsun diye sanal zekaya sordum dediki 25w kafi hızlı şarj için ama 2.0 usb ise 45w almak gerek s25 plus ve ultra modeli için
en mantıklısı şu geldi bana
www.mediamarkt.com.tr
0
eja
(02.04.26)
(2)

elektrik döşemek kaç paradır

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hazırda elektrik ve saati mevcut, kullanılıyor. muhtemelen sigorta kutusu, kaçak akım rölesi gibi ıvır zıvırlar da var. sadece duvarlar kırılacak ve pirizler döşenecek. güncel durumda tek bir hane için böyle bir işlem aşağı yukarı kaç tl tutar?
hazırda elektrik ve saati mevcut, kullanılıyor. muhtemelen sigorta kutusu, kaçak akım rölesi gibi ıvır zıvırlar da var. sadece duvarlar kırılacak ve pirizler döşenecek. güncel durumda tek bir hane için böyle bir işlem aşağı yukarı kaç tl tutar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
geçen sene bu zamanlar (nisan 2025) 4+1 160 metrekare ev için sıva altı kırma, boru döşeme, kablo, işçilik vs tüm tesisatın kurulumu için 60 bin lira, sıva üstü anahtar, priz, sigorta, şerit led vs elektrik malzemesi için 22 bin lira verdim.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
metrekareye 1000 lira diyelim ,
(yapay zeka)
0
designer
(02.04.26)
(7)

Gunaydin, kremali domatesli makarnanin yanina

narod
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz? Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz?
Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
0
narod
(01.04.26)
kemiksiz löp tavık eti, göğüs olur mesela, istediğiniz baharat ve az zeytinyağı ile soslayıp varsa airfryer yoksa tavada pişirmek en pratiği.

Mantarı soteleyip direkt olarak makarnanın içine ekleyebilirsiniz.

Ton baliğı da olur.
0
kumandanim
(01.04.26)
hafif yağda kalçalı but ya da ızgara tavalık but yapardım ben olsam. sadesi bile güzel olur. sevdiğiniz baharatlarla taçlandırabilirsiniz de.
0
dedim ben sana
(01.04.26)
Tavuk, köfte, somon tarzı balık vs hepsi iyi gider bence. Ben en kolay olarak kuşbaşı kesilmiş tavuk göğsünü baharatlayıp airfryerda pişiriyorum. Tavada falan da olur tabii.

Bu arada mantar protein kaynağı değildir. 100 gram mantarda 3 gram protein var. Mantar genel olarak besin kaynağı bile sayılmaz, ağırlığının çok yüksek kısmı su.
0
nundu
(01.04.26)
Bu konuda Tavuk Dünyası menüleri ilham verebilir.
Ayrıca
@nundu +1
0
Mirket
(01.04.26)
off onun yanında tavuk göğüs değil de kalça öneririm.

hatta önce tavuğu sotele, domates sosunu, kremayı tavuğun üstüne koy, sonra makarnayla bağla. tavuklu domatesli kremalı olsun.

illa yanında olsun, ayrı olsun dersen yağsız veya az yağlı tavada önlü arkalı kızart.

yavan olur dersen klasik marinesi var. yoğurt salça zeytinyağı limon ve istediğin baharatlar, tercihe göre sarımsak. buna bula 1-2 saat beklet, sonra at tavaya. airfryer da olur, en güzel fırında olur.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
kremalı, körili tavuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Niye herkes tavuk onermis anlamadim, benim aklima direk herhangi bir kirmizi eti ustune koyup girismek geldi.
0
mbond
(01.04.26)
(6)

Ömer Üründül hakkında ne düşünüyorsunuz?

yadigar
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.

Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep tamamen duygusal. Nostaljik nedenlerle…
📊 Ömer Üründül’ün milli maçlara yorumcu olarak katılmasını
Destekliyorum, çünkü mevcutlar içinde en iyisi. / En iyilerden biri. %30.8 (4)
Nostaljik duygular sebebiyle destekliyorum. %38.5 (5)
Fark etmez. %0 (0)
Başkası yorumlasa daha iyi sanki. / Ömer Üründül mümkünse yorumlamasın artık. %30.8 (4)
0
yadigar
(01.04.26)
Boomer olarak nostaljiden nefret ederim ama 2000 uefa cup finalinden dolayi bende kredisi sonsuz. O muhtesem gece onun sevincini hatirlamadan eksik.
+1
duster
(02.04.26)
maç yorumladığı filan yok ki, spiker ona bir şey söylesin diye pas atıyor, cevap 'evet'
illa bişey söylemesi gerektiğini hissedince söylediği cümle 'bilmem neye çok dikkat etmek lazım...'

hmmm.

açıkçası ben izlerken dalga geçiyorum kendisiyle.
0
amelie poulain
(02.04.26)
ömer üründülü seviyorum, o yorumlasın maçları isstiyorum

sebepler:
nostaljik,
beyefendi oluşu,
çok boş konusmuyor,
futbolu biliyor ve dünya futbolunu en iyi takip edenlerden birisi,
tecrübeli
0
abelardo
(02.04.26)
alternatifi de şu muhtemelen: yapma volkan yaaa, oyuncu değişiklik hakkımız da dolduuaaaa oync hak değ dolduuuaaa

ben kendisinden razıyım.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
ben de seviyorum kendisini. az ama oz konusuyor.
0
baldur2
(07.04.26)
yorumcu olarak rahatsız olmuyorum ama insan olarak sevmem. çok zengin kimseyi sevmem. üründül de "tonton dede" filan değil milyonların emeğinden elde edilmiş kârı cukkalayıp dünyayı gezen, maç izleyen/yorumlayan bir adam. maç yorumları konusundaki tavrı ben biraz aşırı buluyorum. oturup 90 dakika top izleyeceğiz. bu biraz da konfor alanıdır, günlük sıkıntıdan kaçıştır. o açıdan tanıdık olduğumuz bir ses. beni rahatsız etmiyor. ama yorumculuk bağlamı dışında ele aldığın zaman öyle sempatim filan da yoktur, olması da anlamsız. burger king'de çalıştım bir ara. biz 400 liralık siparişi taş çatlasa iki dakikada toparlıyorduk. akşam 8-9 saatlik mesai bitişi cebimize giren para 800 liraydı amk. tab gıda'nın sahibiydi diye biliyorum, hepsi bunlara gidiyor işte. zengini sevmem, seveni de sevmem. öyle zannedildiği gibi hep üniversite öğrencisi gençler filan da çalışmıyordu beli kopuncaya kadar yer silen 40-50 yaşında ablalar vardı aç karnını doyurabilmek için o boktan işe ihtiyaç duyan. o insanların her biri 10 biner lira fazla kazansa rahat ederdi, firmaya hiçbir şey olmazdı, fiyatları bile değiştirmelerine gerek yoktu. 5 milyon yerine 4.5 milyon kâr ederlerdi, yine kılçıksız kârdan söz ediyorum. ama yok. yaparlar mı? tabii ki yapmazlar.
0
der meister
(07.04.26)
(4)

etriyeler neden olay mahallinde imal ediliyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ayrıca zaten park yeri sorunu olan memlekette niye sokaklara demir yığıyorlar? sahipsiz diyip götürsem suç mu?
ayrıca zaten park yeri sorunu olan memlekette niye sokaklara demir yığıyorlar? sahipsiz diyip götürsem suç mu?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Fabrikadan da gelir ama hazır gelmesi daha maliyetli olabilir. Adam demirci boşa düşünce yaptırıyor işte.

Sokaklara koymasa her gün nakliye parası mı verecek? Alan olsa zaten koyardı.
0
Unde bach canim
(01.04.26)
sen alırsan suç, ama kamusal alana izin mizin almadan koyduysa belediye alıp götürebilir.

ayrıca vinçle indirilen şeyi elininen alıp götüremezsin, ağırdır. belki makarna çubuğu gibi bi tane alırsan ne ala.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
genel olarak belediyeye bir miktar para yatırılıyor. adı işgaliye olması lazım. izin almadan ve bu parayı ödemeden yapılırsa idari para cezası kesiliyor. yerinde yapılması hem maliyeti düşürüyor hem de ufak tefek değişiklikler veya ek demirler gerekebiliyor. diğer türlü fazla fire verebilir veya eksik çıkabilir.
+1
ground
(02.04.26)
hukuksal açıdan o demirleri alırsan hırsızlık suçu oluşur. izinsiz konulmuşsa "açığa bırakılan eşyanın çalınması" hükümleri gereği daha ağır bir hırsızlık suçunu oluşturur.
+1
ground
(02.04.26)
(19)

Sağlık sorusu, annem için ne yapmalıyım

sessizce aglayan sanat
Merhaba3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var. Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve
Merhaba

3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var.

Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve akciğerleri çok sıkıntılı olduğu için yürümekte çok zorlanıyor, yani hastaneye götürsem sağa sola koşturamam ve tekerlekli sandalyeye de sığmaz. İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor. Geçen hafta evde sağlık birimini aradım, anlattım bunları, biz üst kurula iletiyoruz onlar karar veriyor dediler, sonra da bizi arayıp gelemeyiz dediler.

Ben şimdi anneme ne yapayım bilemiyorum. Çok sancısı var yaklaşık 3 saattir çekiyor, sıcak su torbası yaptık karnabahar kaynattık karnını olduk. Geçmedi. Ne yapabilirim?
0
sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
geçmiş olsun, ambulans çağırmaktan başka çareniz yok. en yakın acile ambulans ile gitmeniz gerek. hastanelerde sadece tekerlekli sandalye hizmeti yok sedye de veriliyor ama tek başınıza halledemezsiniz yanınıza biri lazım.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
Teşekkür ederim ama ambulanslar "müdahale edemeyeceğimiz hastaya gitmiyoruz" diyorlar, hasta taşımacılık yapmıyorlarmış.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyoruz demek yerine annem fenalaştı falan diye 112'den ambulans isterseniz gelirler bence.
+2
emfuzi
(31.03.26)
evde sağlık biriminin işleyişi çok farklı. sizin annenizi hastaneye götürmeniz gerekiyor. tutun bir taksi götürün çok zor değil.
0
galahad reloaded
(31.03.26)
Belediyelerin hasta nakil hizmetleri var, bir gun onceden randevu almak gerekebilir. Arayip talep edebilirsiniz. Babami oyle goturuyorlar.

Sizin durumunuz acillik de olabilir bu arada. Ambulans +1
0
eileengray
(31.03.26)
Galahad reloaded

Araba var, götürmesine götürürüm, problem o değil ki. Annem hareketi çok kısıtlı, hareket ederken çok acı çeken biri zaten, bir de bu sancı çıkınca iyice yamuldu. Hastanede sağa sola gidiverecek geliverecek halde değil.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
beklemeyin, ambulansı arayın. öyleydi böyleydi diye anlatmanıza gerek yok kadının ciddi sancıları var belli ki. daha iyi bir yol yok.
0
suyin
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyorum diye çağırmayacaksınız, annem fenalaştı, çok sancısı var diye çağıracaksınız. müdahale edilebilip edilemeyeceğini siz bilemezsiniz, o paramediklerin işi. zaten geldiklerinde müdahale gerektiğini söyleyip götüreceklerdir.

idrarı da hastanede sonda takıp alırlar.
0
kibritsuyu
(31.03.26)
bir an önce bir şekilde acile götürmeniz gerekiyor. gerekirse konu komşudan yardım alın. durumu ciddi annenizin.

siz 'İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor' ya da 'tekerlekli sandalyeye sığmaz' gibi çıkarımlar yapmayın. gerekirse sonda takar alırlar, gerekirse sedyeye alırlar.
+1
galahad reloaded
(31.03.26)
Ambulansı çağırıp sanki kontrole gidecekmisiz de kilodan dolayı goturemiyoruz gibi değil ki gerçekten de acil durum olduğunu belirterek 112 yi arayın. Siddetli sancı ve kokudan durmundan endişe ettiğinizi belirtin. İdrar da gelmiyormuş daha müdahale etmeleri için ne gerekiyor. Aksatmayin bence.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
ne yapın edin acile götürün, ciddi bir sorun olabilir.
112 yi de annem fenalaştı diye çağırın. gelir bakarlar hatta "siz gelmeden önce kendinde değildi" falan dersiniz. idrar çıkışı olmadığını söylersiniz. yinede ambulansa taşımanız zor olacaktır. yanınızda yardım edecek birileri olsun. ama hastane dönüşü kendiniz getirmek zorunda kalacaksınız.

sağlık bakanlığının evde sağlığı yerine belediyelerin evde sağlık hizmetlerine başvurun. özellikle istanbuldaysanız ibb sağlık çok iyi işliyor. kilolu olduğunu ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğunu anlatıp kayıt oluşturun. onlar eve bir hekim yönlendirip durumunu değerlendirip sisteme kaydediyorlar. böylece hem eve gelip kontrol ve ilaçlarını yazıyorlar hemde hastane randevusu olduğunda ambulans sağlıyorlar. ilerisi için değerlendirin.
birçok büyükşehir ve ilçe belediyesinde benzer hizmetler var.
tabi bu hizmetler acil durumlar için değil rutin kontroller için.
+1
my fault
(31.03.26)
zorla yurut hastaneye varinca yuruyemiyor diye destek iste ya sandalye ya sedyeye alirlar sorun ciddi olabilir belki yaptiginiz mudahaleler zarar vermis olabilir agri sebebi belirsiz cunku apandisit kum dokme vs olabilir
0
ala09
(31.03.26)
Şikayetleri aynıysa acile götürün. Acillerde genç hekimler deneyimsiz olabiliyor, ilgili bir bölümden randevu alın, doğru dürüst muayene olsun. Tekerlekli sandalyeye sığmaz demişsiniz, obez hastalar için büyük boy bulunduruyor olabilirler, sorun.

Zayıf ya da kilolu, kendi beden ağırlığını kontrol edemeyecek kadar hasta insanları taşımak zordur. Gelecekte de lazım olabilir diyerek maddi durumunuza uygun bir tekerlekli sandalye almayı düşünün bence.

ty.gl
+1
?
(31.03.26)
Ala09 apandisit değil ama safra kesesi taşı bile çıkabilir. Hiç ilaç vermedik böbreği yormamak için. Sadece daha önce de yaptığımız kırkkilit otu kaynatıp içirdik, tuhaf bir şekilde idrar söküyor, sakinleştiğini gördüm. O da ben de uykusuzuz, az önce gördüm biraz sakinleşmiş. Uyusun ben de uyuyayım ama götürücez muhakkak.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
idrar yolu tıkanıklığı veya böbrek taşı büyük ihtimal. acil müdahale gerekebilir muhtemelen.ne yapıp edip götürecen anneyi.
+1
jamswety
(31.03.26)
haydaaa gitmediniz mi hala? haber almaya girdim hala buradasınız neyi bekliyorsunuz????
0
suyin
(31.03.26)
kilikkilik otuyla geçmez böyle şeyler. annenize yazık. belediyeyle nakil hakkında konuşabildiniz mi?
+2
eileengray
(31.03.26)
Gittiniz mi?
0
yenibirgüzelnick
(31.03.26)
Gittik. Kesinlikle gelmedi ambulans. Kardeşim arkadaşının arabasını aldı öyle gittik. Kardeşimin sözünü daha iyi dinliyor annem, epey uğraştık ama şimdi serum yiyor. Çok uzun bekleyeceksiniz dediler acilde. O kadar beklemedik, bir uğur var gibi. Teşekkür ederim herkese.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(01.04.26)
(9)

Eski usul tavuk donerci

narod
Icine zibilyon tane sos koymayan ve gercekten tavugun tadini alabildigimiz tavuk donerci tavsiyeniz var midir?Icinden tavugun ufak, abidik bir tarafi ciksa bile onu yiyemem. Senelerdir tavuk doner yemiyorum bu sebeple. Bu aralar canim cekiyor baya. Icinize sinen nereler var? Yer Anadolu Yakasi ama
Icine zibilyon tane sos koymayan ve gercekten tavugun tadini alabildigimiz tavuk donerci tavsiyeniz var midir?
Icinden tavugun ufak, abidik bir tarafi ciksa bile onu yiyemem. Senelerdir tavuk doner yemiyorum bu sebeple. Bu aralar canim cekiyor baya.
Icinize sinen nereler var?
Yer Anadolu Yakasi ama cilginlik yapip Avrupa'ya da gecebilirim.
0
narod
(30.03.26)
Bak bu tavuk döner işinde dediğin gibi yapan en iyi yer Kağıthane Sanayi mahallesinde merkez caminin karşısındaki Kamer Büfe'dir. Tavuk döneri bir tek burdan yiyorum. Sos falan yok. Sadece tavuk (tartmak yok, bol kepçe) ve soğan. Sadece gerçek gurmeler bilir burayı.
+3
efreet sultan
(30.03.26)
istanbul'da iyi tavuk döner yapan yer yok. seven de damak zevkine göre güzel diyor. yoksa iyi tavuk bulmak zor. içine sadece marul ve domates koyunca da o tavuk eşsiz bir lezzet şölenine dönüşmüyor.
0
koela
(31.03.26)
kadıköy’deki beşiktaş iskelesinin karşısında park büfe var. eski usül tavuk döneri oradan yiyebilirsin. ayrıca acı hardal ile sosislisini de öneririm.
0
gregory
(31.03.26)
Döner records'u çok övüyorlar ve tam dediğiniz gibi (benim de sevdiğim tarz) yaptığı söyleniyor. Bi bakabilirsiniz. Biraz entel mekanı olduğu için fiyatlar tuzlu olabilir ama, yani öyle bir intiba bıraktı bende.
0
nundu
(31.03.26)
Favorilere ekledim, duyuruyu silmeyin lütfen.
Ayrıca,
(git: 1615818)
0
yadigar
(01.04.26)
sorunuza cevap olmayacak belki ama bir ankaralı olarak bu konu her açıldığında benim kafam karışıyor.

öncü, sr, maydanoz gibi marka dönerciler dışında dönerci yok mu istanbul'da? ya da "meşhur iskenderun döneri" yazmayan herhangi bir dönerci? şu saydığım marka gibiler hariç bütün dönerciler normal döner yapmıyor mu? markaların standart menüleri olduğu için dışına çıkartamıyorsunuz da, normal büfe falan yok mu orada? ha sos da var orda, ketçap mayonez de var ama koy dersen koyuyor, koyma demene bile gerek yok, default hali sossuz mayonezsiz. ya da soruyor sos mayonez atayım mı diye.

çok şaşırıyorum her konusu açıldığında. dönerciye gidip "yarım ekmek arası döner alayım, sadece soğan domates olsun" denmiyor mu ki herkes bu eski usul dönere bu kadar hasret kalmış? adam zorla sos patates mayonez falan mı koyuyor? burda hosta'ya gidip bi tavuk döner diyorsun, ekmek arasına tavuk döner, soğan, domates koyup veriyor. yanındaki kassap dönercim'e gidiyorsun, sos mayonez diyor, koyma diyorsun koymuyor, yine döner, soğan, domates.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
@kibritsuyu ben bir bufeye gidip tavuk doner yeme aliskanligi olan biri degilim. Bilmedigim bir yere de girip yemek yemem zaten. Dediginizi yapanlar illa ki vardir, sorum da zaten biraz onlarin tavsiyelerini almak uzerine.
+1
🌸narod
(01.04.26)
hayır sırf sizin için söylemiyorum. sözlükte başlığı açılıyor, instagram'da postlar dolaşıyor eski usul tavuk döner, eski usul eski usul diye.

yav her dönercide var? en azından ankara'da var. olsa olsa kalitelisini ararsın, hangisi iyidir, hangisi yağları derileri itelemez diye. sossuz dönerci aramayı bir türlü anlayamadım. sos koydurma?
0
kibritsuyu
(01.04.26)
Hocam, soslu tavuk döner yapan mekanların eti o kadar tatsız ve yavan ki, ancak sarımsaklı mayonez, salçalı sos, baharatlar vs. ile adam oluyor. Böyle mekanlarda tavuk döneri sade isteyince aşırı lezzetsiz bir şey oluyor.

Eskilerin tavuk döneei neredeyse et dönerden daha lezzetli olurdu. Şimdi tavuğu terbiyelemeye uğraşmıyor kimse. Kalın kalın, düz, yağsız, terbiyesiz bembeyaz eti geçiriyorlar döner şişine. Kesiyorlar. Sade yemesi bazı yerlerde, kedi değilseniz mümkün değil, bazılarındaysa karın doyurur ama tatsız.

Et dönerde İstanbul'da çok güzel, lezzetli, eski tadında yahut ona yakın yerler bulabiliyorum. Tavuk dönerde hâl@ bulamadım.
+1
yadigar
(01.04.26)
(4)

Mutfak lavabo süzgeci sızdırıyor

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. Mutfaktaki lavabo damlatıyor diye lavaboya yeni körüklü süzgeç aldım damlama kesilsin diye ama vidasını iyice sıkmama rağmen damlıyor. Deli oldum. Normalde lavabonun altında kalması gereken lastiğinin üzerine bir de lavabo üstüne de yaptım conta gibi. Hem altta hem üstte. Bu şeki
Merhaba arkadaşlar. Mutfaktaki lavabo damlatıyor diye lavaboya yeni körüklü süzgeç aldım damlama kesilsin diye ama vidasını iyice sıkmama rağmen damlıyor. Deli oldum. Normalde lavabonun altında kalması gereken lastiğinin üzerine bir de lavabo üstüne de yaptım conta gibi. Hem altta hem üstte. Bu şekilde çok çok az kaçırıyor ama bu seferde süzgeç lavabo içinde contadan kaynaklı yüksek kaldığı için su 1 cm falan kalıyor lavaboda. Sizce ne yapmalıyım?

Ben bu mavi lastiği almayı ve onun yerine silikon gibi bir şey çekmeyi düşünüyorum. Çünkü silikonsuz bu yine sızdıracak gibi.

Fikirlerinizi bekliyorum.
Halı malı battı ya. :/

son durum bu. böyle saçmasapan oldu farkındayım da ancak böyle toparladım.
ibb.co
0
dolantindr
(30.03.26)
Normalde değiştirdiğinizde sızdırmaması lazım. Ama fotoya baktığımda evyeniz mermer gözüküyor. Muhtemelen damarlarda çatlak var. Değiştirmeden sızmayı engellemeniz pek mümkün gözükmüyor.
+1
artci sarsinti
(30.03.26)
üste taktığınız cıntadan sonra sızdırma azaldıysa ya normalde yeterince sıkmıyorsunuz ya da vida gereğinden uzun, sıtığınızı zannettiğinizde bir yere dayanarak daha fazla ilerlemiyor. daha kısa bir vida ile deneyin veya vida ile ızgara arasına pul veya somun ekleyin. zira üstteki contanın tek başına sızdırmazlığa bir etkisi olmaz, alt gövdenin daha fazla yukarı çekilmesini sağlamış gibi görünüyor burada sadece.
+1
shadowfollower
(30.03.26)
üst tarafa fazladan conta koymayın. alttaki contanın da olması gerektiği gibi yerine oturmasını engelliyor olabilir.
+1
kibritsuyu
(30.03.26)
Üstte conta takımışsınız, damlatması için bu +1 demek.

Onu çıkarın, süzgeci iyice oturtun.
Süzgeci boruya vidalarken aynı zamanda elinizle lavabonun içinden bastırın.
Lavabonun altında ise süzgeci aşağıya doğru çekin ve öyle vidalayın ki conta iyice otursun.

Eğer her şeyi doğru yapıyorsanız ve yine de damlatıyorsa conta lavabonuz için ya dardır-geniştir ya da kalın-incedir.

Lavabonun altından hortumu takmadan evvel üstten hafif hafif çeşmeyi açın ve etrafına elinizle su yayın. Sonra alttan elinizle kontrol edin, ıslaklık var mı diye. Emin olduktan sonra hortumu takın.
Tabii bunları yaparken lavabonun altına bir tane kova koymayı unutmayın.
0
tithousand
(31.03.26)
(3)

televizyon tavsiyesi

kibritsuyu
aslında pek de tavsiyelik bir durum değil.teyzemin televizyonu bozulmuş. evindeki ufak oturma odasında oturup izler. netflix'miş 4k imiş falan izlemez, teledünya üzerinden normal televizyon kanallarını izler.32 inç bir samsung televizyonu vardı. yine böyle bir şey al dedi. baktım samsung falan 55 in
aslında pek de tavsiyelik bir durum değil.

teyzemin televizyonu bozulmuş. evindeki ufak oturma odasında oturup izler. netflix'miş 4k imiş falan izlemez, teledünya üzerinden normal televizyon kanallarını izler.

32 inç bir samsung televizyonu vardı. yine böyle bir şey al dedi. baktım samsung falan 55 inç'ten başlıyor. kadın o odada şaşı olur 55 inçle. 32 inç, 40 inç televizyonlar da thomson, flac falan diye adı sanı duyulmadık markalar.

dediğim gibi televizyon izlemekten gayrı başka bir şey için kullanılacağını sanmıyorum.

ne önerirsiniz, ne alayım?
0
kibritsuyu
(30.03.26)
büyük daha iyi değil mi yaşlılar için? arada 2 metreden fazla mesafe varsa sorun olmaz. 32 inç baya küçük bence.

tcl alabilirsiniz 43-49 olabilir
0
jelly bear
(30.03.26)
conax modül alıp kartı doğrudan televizyona takarak bağlamıştım zamanında. ayrı kutu yok, her şeyi tek kumanda ile televizyon kumandasından hallediyordu.

43 inç fena değil, olabilir. yani biraz da büyük olsa tabi daha iyi olur. ama 55 inç de o oda için çok büyük.
0
🌸kibritsuyu
(30.03.26)
Arkadaşlar öyle şeyler izleyemez, monitör, box falan teşkilata gerek yok. Kabloyu takıp tek kumanda ile tv izlenecek anam babam usulü televizyon arıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(30.03.26)
(15)

Facebook kullanıyor musunuz?

lil siztah
Boomerlar, soru başlıkta. Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurc
Boomerlar, soru başlıkta.
Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurcalamıştık. Caps’leri duruyor hala, çok basitti ilk çıktığında..

Neyse, o zamandan bu yana kullandığım tek sosyal medya uygulaması ola gitti. Insta, twitter, TikTok falan kullanmadım hiç. Avrupa ve Amerikalılar hala hatırı sayılır ölçüde kullandığından, haberler, müzik grupları, kültür-sanat etkinlikleri gibi konularda hala tatmin edici içerik mevcut bence. Ama yakın çevremde genel kanı “Facebook mu kaldı be!” şeklinde.. Şahsen messenger uygulamasını da seviyorum; vatsap kullanmadığımdan aile içinde onunla devam ediyoruz.
Sizde durum nedir?
📊 Face var mı?
Evet %43.3 (13)
Hayır %56.7 (17)
0
lil siztah
(28.03.26)
facebook'a girmiyor degilim, ama kullanmiyorum. tek kullanim alanim market place'de bir seyler satmak onu da cok nadir yapiyorum zaten. okullarin gruplari falan var, ama spesifik olarak o sayfalara gitmezsen facebook'un algoritmasi o icerigi hemen gostermiyor o yuzden bilgiyi kaciriyorsun, acayip inefektif. Onun disinda zaten esin dostun ne durumda oldugunu, resimlerini falan takip ettigim hic bir sey kalmadi nerdeyse, tum diger sosyal medya AI slop ve influencer çöpü ile doldugundan.
+1
compumaster
(28.03.26)
Reddit disinda hic sosyal medyam olmadı.
+3
duster
(28.03.26)
etrafimdaki bunak cetesi ile ordan iletisim kuruyorum.
bir de son zamanlarda marketplace baya isime yaramaya basladi cunku eski seyleri cogunlukla yaslilar satiyor, ben de antika falan pesindeyim.
+2
cooperr
(28.03.26)
sosyal medya olarak kullanmıyorum aktif arkadaşım da kalmadı gibi birşey. ama çeşitli teknik gruplar ve ikinci el sayfaları için arada girip bakıyorum.
+1
orpheus
(28.03.26)
telefonumda yok. haftada bir pc den bakıyorum gibi. yabancı DIY gruplarda aktif olanlar verimli gayet.
+1
dorian greyfurt
(29.03.26)
Marketplace ve eski dostlarla iletişim için kullanıyorum.
+1
runaway
(29.03.26)
Meta firmasının WhatsApp dahil tüm ürünlerini boykot ettiğim için, kullanmıyorum. 2008 gibi kullanıyordum. Sonrasında hesabımı kapatıp takma isimle bir hesap açıp kullandım bir müddet. Asla telefonuma uygulamasını falan yüklememiştim. Adamlar whatsapp’i satın alıp bir güncelleme yaptılar, bir baktım, telefon rehberimde ne kadar insan varsa, facebbok sahte hesabım için arkadaş olarak öneriyor. O gün facebook ile vedalaştım.

Günümüzde en çok, spesifik bazı işler için (mesela, uyumlu 2. El lcd ekranı arama) facebook gruplarına girmeye ihtiyaç duyabiliyorum. Meta gibi insana saygısız, karakter yoksunu bir firmayı çok katı bir şekilde protesto ettiğim için, bu tarz ihtiyaçlar için dahi kullanmıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla, 55 yaş ve üstü artık facebook’tan ziyade instagram’da takılıyor.
+2
yadigar
(29.03.26)
Facebook benim cok isime yarayan bir platform. Marketplace'de 7 tane araba sattim. Spor aletleri sattim. Birkac tane atv sattim. Eski mobilyalari sattim. Cok uygun fiyata aldigim seyler oldu. Bunun disinda yurt disinda bazi arac forumlarinin cok faydasini gordum. Kilic kullanma okulu buldum. Aktif olarak ders aliyorum. Zirh giyip kavga ediyoruz. Anlik polis guncellemelerini, kayip kisileri, olani biteni Facebook'tan takip ediyorum. Yasadigim bolgede en yogun kullanilan sosyal medya platformu oldugunu dusunuyorum.
+1
ContextualizedChaos
(29.03.26)
ilk çıktığında komikti. akvaryumuma balık ekle, dürtme, osmanlı pokesi, anketler, karşılıklı etkileşim kurabileceğin uygulamalar. sözlükte hala "yaran facebook durum güncellemeleri" diye aktif başlık var. kimse facebook'ta durum güncellemiyor ama başlığına yazıyor. durum güncellerdin, herkes görür yorum yapardı. fotoğraflarını yükler albüm albüm paylaşırdın.

artık o özellikleri gerçekten boomer'lar kullanıyor. 47 yaşındayım. facebook'um var ama fotoğraf yükleyeyim, durum paylaşayım şeklinde kullanmıyorum (instagram'a yükleyince otomatik facebook'a da yükleniyormuş sonradan fark ettim).

lakin hala kullanıyorum. muhasebe bilenler topluluğu var mesela, meslekle ilgili soru cevap yapabiliyorsun. yani bir soru sorayım, altına cevaplar gelsin diyebileceğin başka bir platform yok. whatsapp ve telegram grupları da var, soruyu soruyon hop kayıp gidiyo, sonra ara ki bulasın, kim ne cevap vermiş.

ya da plak pazarı var. plak satıyorlar, plak mezatları oluyor. adam post açıyor, yorumlarda mezat yapıp plak alıyorsun. ya da yorumlara plağı paylaşıyor, aldım diye cevap yazıp alıyorsun. bunu da yapabileceğin başka bir platform yok.

kullandığın arabaya özel gruplar var mesela, aracınla ilgili kafana takılanı soruyorsun, aklıselim insanlar cevaplıyor. dalga geçen troller de çok var ama takılmazsan gayet faydalı bilgi ediniyorsun.

velhasıl foto atayım, burcucum çok güzel çıkmışsın, köyümüzün gururu aslan yeyenim yorumları falan yapmıyorsak da aktif şekilde kullanıyorum hala.
+3
kibritsuyu
(30.03.26)
Onun yerine şu günlerde www.mevzuatraporu.com 'u deniyorum
-3
general hiyar
(30.03.26)
Ben ilk ciktigi donemlerden sonra uzun sure kullanmamistim. Bir sebepten girdim, artik cikamiyorum. Instagram'dan daha fazla ilgimi cekiyor. Ilgimi ceken gruplara katildim falan. Bence algoritmasi insani epey bagliyor.
+1
mbond
(30.03.26)
kendim paylaşım yapayım gibi bir durumum yok ama etkinlik, forum ve grup tarzı konularda, vefat duyurusu vb. durumlarda favorim hala ve açık ara facebook. o kadar çok faydalandım ki şu perimenopoz sürecinde facebook gruplarından (özellikle ingilizce/yabancı), resmen şikayetlerim dörtte bire indi oradaki tavsiyeleri araştırdıkça. ayrıca hala favori kitap ve sinema gruplarım orda. instagram hesabını zaten daha 3-4 ay önce açtım, hiç gerek de duymuyordum.
+1
Phoebe
(30.03.26)
mağazalara yeni ürün bulmak için kullanıyorum 1 1.5 senedir, o kadar faydasını gördüm ki, aynı malın fabrika fiyatı 100 birimse bu adamlar 70'e satıyor. üstüne esnaf adamlar seninle arkadaş oluyor bir şeye ihtiyacın olduğunda o adamları arıyorsun ve çözüyorlar. ve bunu kâr amacı gütmeden yapıyorlar.(benim tanıştıklarım özelinde) o yüzden Facebook 30 yaşından sonra benim için gerçek bir network ağı oldu diyebilirim.

Sektör: Ev tekstili

edip: 8 nisanda denizliye gideceğim görüşeceğim adamların 70%'iyle facebook'tan tanıştım.
+1
dirildimde geldim
(30.03.26)
Facebook ve Twitter'ım yok.
İnstagram'da sadece 2 fotoğrafım var.

Sosyal medya ile ilgim bu kadar. :)
+1
rakicandir
(30.03.26)
facebook, twitter, intagram vb. yok, hiç olmadı.
kendi telefonuma whatsapp kuralı 1 yıl olmadı.

ekşisözlük, ekşiduyuru, ekşibition* üçgeninde takıldım.

9gag ve reddit var ama sosyal ağ denir mi bilemedim*.
+2
late viper
(30.03.26)
(12)

Çocuklukta, ergenlikte favori çizgi filmleriniz ve tv programlarınız neydi?

yadigar
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
0
yadigar
(27.03.26)
Çizgi Film: Thundercats. (Şimdi geriye dönüp baktığımda, taş devri, eek the cat, taz gibi her yaşta izlemesi zevkli muazzam şeyler olsa da, çocukken en çok thundercats, ergenken benjamin (gol) en zevdiğim çizgi dizilerdi.

Tv programı olarak, atv’de uzaklar vardı, atasoyların dünya turunu anlatan…
0
🌸yadigar
(27.03.26)
Benim çocukluğumda olup hiç kaçırmadıklarım: uçan kaz, güneşin oğlu esteban ve şeker kız candy.

Uçan kaz pazar öğlenleri çıkıyordu. TRT’nin programı, pazar konseri> işitme engelliler haber bülteni>uçan kaz şeklindeydi. Çizgi filmi izlicem diye erkenden oturup, işkence çeke çeke pazar konseri ve işitme engelliler haber bülteni’ni de izliyordum :D

Candy üniversite zamanımda yeniden yayınlanmaya başlamıştı. Bir kaç bölümünü izleyip şoka girmiştim, bunları bize nasıl izletmişler diye. İşte candy ile antony mi terry mi unuttum, küsüyorlar. Candy bunun evinin önüne gidip barışmak için yalvarıyor; oğlan da pencereden bakıyor. Sonra çok şiddetli bir yağmur başlıyor, candy de çok ıslanıyor. Oğlan bunu eve alıyor; ıslak kıyafetlerini çıkarıp sarınması için bir havlu veriyor. Bir sonraki sahnede candy havluya sarınmış, oğlana yalvarıyor, özür diliyor falan. Oğlan da “tamam, gel hadi” gibi bişeyler söylüyor. Kamera arkadan candy’i gösterirken havlu yavaşça aşağı iniyor.. :D
+1
lil siztah
(27.03.26)
Clémentine
+2
compumaster
(28.03.26)
mac gyver ve contact (3-2-1 contact olan)
0
orpheus
(28.03.26)
Akıllı Bıdık.
Google'a yazınca alakasız şeyler çıkıyor. Onun için bir örnek bırakayım.

www.youtube.com
0
Mirket
(29.03.26)
redkit
tsubasa
sirinler
insan vucuduyla ilgili bir cizgifilm var di birde, mikroplarla savas vs. biyolojiye bayilirdim ya keske dr olsaydim aluminyum..
0
cooperr
(30.03.26)
laff-a-lympics’e bayılırdım.
0
eileengray
(30.03.26)
90'ların ortası gibi Kanal D ana haberden önce Şirinler yayınlanıyordu. Reytinglerde üst sıralarda yer alması haber olmuştu. Ben de müptelasıydım.

Ondan önce Şeker Kız Candy.

Daha da öncesinde Looney Tunes ve Çakmaktaşlar
0
auroraaurora
(30.03.26)
pembe panter bir numaralı çizgi filmimdir, hala bayılırım ilk versiyonlarına.

taş devri, tom ve jerry, laff a lympics, tom ve jerry falan zaten klasik.
0
kibritsuyu
(30.03.26)
Yine olsa yine izlerim diyebileceğim çizgi filmler muhtemelen batman ve tusubasa olurdu.
0
rakicandir
(30.03.26)
laff-a-lympics +1
0
osssy
(30.03.26)
burada sayılan klasiklerin hepsini severek izledim ama yeri ayrı olanlar:
He-Man and the Masters of the Universe
Batman: The Animated Series
X-Men: The Animated Series
Spider-Man
0
late viper
(30.03.26)
(17)

puzzle sorusu - araba parcasi (capsli)

cooperr
birisi arkadasin aracina carpip kacmis, geride stop lambasi kirintilari var:https://ibb.co/Lz2bg5bslokasyon kuzey amerika oldugu icin peugeot, renault gibi fransizlar olamaz, italyan da olmaz. amerikan markalari olabilir. biz aradik taradik ne oldugunu cikartamadik. japon olabilir, ya da kore vs.mar
birisi arkadasin aracina carpip kacmis, geride stop lambasi kirintilari var:
ibb.co

lokasyon kuzey amerika oldugu icin peugeot, renault gibi fransizlar olamaz, italyan da olmaz.
amerikan markalari olabilir. biz aradik taradik ne oldugunu cikartamadik.
japon olabilir, ya da kore vs.
marka model bulabilen varsa gofret alacam.
tsk
0
cooperr
(27.03.26)
gofret için tamamen sallıyorum :P büyük ve kavissiz göründüğü için escalade?
0
eileengray
(27.03.26)
mazda cx-5? bisey bildigimden degil de epey yaygin bir arac.
0
taurina
(27.03.26)
yok buyuk ihtimal amerikan ama bulamadik.
0
🌸cooperr
(27.03.26)
@sivrisinek
hocam ben benzetemedim pek :D
0
🌸cooperr
(27.03.26)
Otoparktayım şu an bakınıyorum. Honda crv?
0
eileengray
(28.03.26)
üst (alt da olabilir ama sanmıyorum) tarafındaki 120 derecelik keskin köşe spesifik görünüyor. çözülürse o köşeden çözülür.
0
kibritsuyu
(28.03.26)
@eileengray
degil malesef
@kibrit
aynen, ordan yakalamamiz lazim ama bulamadik.
0
🌸cooperr
(28.03.26)
Ford f 150 ya da cadillac
0
primetime
(28.03.26)
@primetime'ın cevabının üstüne şöyle bir şey buldum.

www.sahibinden.com
0
kibritsuyu
(28.03.26)
degil tutmuyor :(
0
🌸cooperr
(28.03.26)
Lexus LX 570?
0
eileengray
(28.03.26)
nope
0
🌸cooperr
(28.03.26)
camry?
bu arada benzer soruları şu subredditte soruyorlardı şansını deneyebilirsin www.reddit.com
0
konetsu
(28.03.26)
@konetsu
yok degil.. tahminim amerikan, basit bisey.
buyuk ihtimal eski bir arac..
AI vs ne varsa denedik bulamadik hala..
0
🌸cooperr
(28.03.26)
bir de şuna sormayı deneyebilirsin :D onedio.com

x.com
0
konetsu
(28.03.26)
bulduk, son kasa hyundai santa fe, stop lambasinin yan kismi imis, donerken vurmus gibi duruyor.

www.topgear.com
+1
🌸cooperr
(02.04.26)
rahatladık, işimize dönebiliriz :)
0
eileengray
(02.04.26)
(3)

Hukuki dilekçe için yapay zeka aracı

Rao
Merhabalar, Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ? Çok teşekkürler şimdiden.
Merhabalar,

Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
Rao
(27.03.26)
ücretli olarak yapay zeka değil de, doğal zeka aracı var. ben onu tavsiye ederim.

(bkz: avukat)
-5
kibritsuyu
(27.03.26)
Avukatım. Konuyu bilmiyorum ama tavsiye etmem. Hele sanık konumundaysanız yapay zekadan şener şen gibi koşarak kaçmanızı tavsiye ederim. En basit dilekçelerin başında anlaşmalı boşanma dilekçesi gelir. Adı üstünde karşılıklı her konuda anlaşmışsınız, hakim de onayacak o kadar. Lakin o kadar değil. En baba yapay zeka dilekçesini getirin kesinlikle açık bulurum. Ama siz şikayetçiyseniz “şikayetçiyim” demeniz yeterli zaten.
0
ground
(28.03.26)
avukatlar sadece dilekçe yazmıyorlar.
0
co2s2
(28.03.26)
(7)

Hisseli kiralarda beyanname verilmesi

condom kurşunu
Bana düşen pay 2025 limitinin altında. Bildiğim kadarıyla beyannames dolduruken zaten diğer hissedarların bilgilerini de dolduruyoruz. Bu durumda aslında sadece tek bir hissedarın doldurması yeterli mi yani ben zaten limitin altındayım. Üstünde olan hissedar kendininkini doldurunca hisse oranında ot
Bana düşen pay 2025 limitinin altında. Bildiğim kadarıyla beyannames dolduruken zaten diğer hissedarların bilgilerini de dolduruyoruz. Bu durumda aslında sadece tek bir hissedarın doldurması yeterli mi yani ben zaten limitin altındayım. Üstünde olan hissedar kendininkini doldurunca hisse oranında otomatik hesaplıyor diye hatrııyorum doğru mudur?
0
condom kurşunu
(27.03.26)
her hissedar kendi payına düşen kira için beyanname verecek. kendi payına düşen kira sınırın altında kalıyorsa o hissedar beyanname vermeyecek.
+1
kibritsuyu
(27.03.26)
kibritsuyu senin dediğine göre; bir dairenin hissesini, kira sınırının altında kalacak şekilde hissedarlara bölersek, tüm hissedarlar beyan vermez, doğru mu?
0
duyuruuser
(27.03.26)
Tapu kayutlarında hissedar gözüküyorlarsa şayet, evet, hepsi sınırın altında kalıyorsa hiçbiri beyanname vermez.
0
yadigar
(27.03.26)
Evet tam olarak öyle.
0
kibritsuyu
(27.03.26)
Kİbritsuyu'na muhalefet etmek gibi olmasın ama ben şirkette bir arkadaş için şunu yaptım.
Beyanname vermiyorsunuz ama daha önceki senelerdeki deneyimime istinaden hazır beyan sisteminde dilekçe vermek istiyorum gibi bir bölüm var. Oradan dairenizi seçip istisna dilekçesi yazıp ne kadar kira geliri elde ettiğinizi yazıyorsunuz.

Onlarda da eşi ile ortaktı eşi beyanname verdi ama kendisine düşen tutar daha azdı.
0
liberal
(27.03.26)
insanlar genellikle vergi dairesinden korktukları için (pek de haksız sayılmazlar) işlerini garantiye almak istiyor.

kanunen "vergi çıkmıyorsa beyanname vermeyeceksin" denilen vergiler için verginiz çıkmazsa beyanname vermezsiniz. ama insanlar; işi garantiye almak, memurun işini kolaylaştırmak, işkilli bir memurun "hmmm kira beyannamesini niye vermemiş acaba, dur şuna bir uyarı yazısı göndereyim" demesinin önüne geçmek için beyanname vermeyip, üstüne de "istisna sınırı altında kaldığım için beyanname verilmemiştir" diye dilekçe veriyorlar. gerek yok, ama fazladan verilen bir dilekçenin zararı da yok, sadece kendinize boşa mesai.

lakin özellikle önceki yıllarda beyanname vermişseniz, bu sene verilmeyecekse böyle bir dilekçe vermenizi tavsiye ederim.
+1
kibritsuyu
(27.03.26)
KEsinlikle dogru, kanun açık verilmesine gerek yok diyor fakat yine de böyle bir alan var. Bu şekilde yazmamızın nedeni vergi dairesi çagırıdı, bir önceki sene uzlaşmaya girip beyan edilmişti, ki o da apayrı bir olaydı, kiracı beyanını esas alıp vergi dairesinde uzlaşmaya gitmiştik, ev sahibi sırf ugraşmamak adına evini sattı. ertesi sene tekrar sattıkları eve kira beyanı için cagırdılar beyananme vermemişsin diye :)

Vergi dairesindeki memurlar da aslında sizler vergi verin diye ugraşıp durmuyor, önlerine gelen işleme bakmak zorunda kaldıkları için. Bizler de vergi memurunun önüne az iş düşürüp sonraından vergi dairesine gitmek zorunda kalmamak için ugraşıyoruz.
0
liberal
(29.03.26)
(4)

Gelir Vergisi

emcekare olmadi einstein olsun bari
Verdiğim kira aldığım kiradan 2 kat fazla.Her iki kiralanan da konut.Buna rağmen neden vergi çıkıyor? Bir seyler mi değişti de kaçırdık?
Verdiğim kira aldığım kiradan 2 kat fazla.
Her iki kiralanan da konut.
Buna rağmen neden vergi çıkıyor? Bir seyler mi değişti de kaçırdık?
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.03.26)
Damga vergisidir o.
0
wilhelmwasmuss
(26.03.26)
Hayır degil.
Ödenecek gelir vergisi ifadesinden bahsediyorum.
Ödenecek damga vergisi baska o başka.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.03.26)
gerçek gider seçip ödediğiniz kirayı gide olarak yazmanız lazım.

götürü gider seçtiyseniz istisna sonrası kalan tutarın %15'ini yazıp geçer.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
gerçek gider yapıyorum zaten. Lakin sorunu buldum. yıllık yerine aylık gider miktarını yazdığım için bu şekilde oluyormuş.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.03.26)
(2)

outlook, com.tr'li mail adresim ve kişiler problemi

kibritsuyu
yeni bilgisayar ve yeni programlar problemleri devam ediyor.com.tr uzantılı bir mail adresim var. yandex mail üzerinden hosting alıyorum. eski bilgisayarımdaki mail programına pop3 üzerinden bağlayıp mailleri alıyordum ve de gönderiyordum.şimdi ne oldu? dünyanın parasını verdiğim microsoft outlook p
yeni bilgisayar ve yeni programlar problemleri devam ediyor.

com.tr uzantılı bir mail adresim var. yandex mail üzerinden hosting alıyorum. eski bilgisayarımdaki mail programına pop3 üzerinden bağlayıp mailleri alıyordum ve de gönderiyordum.

şimdi ne oldu? dünyanın parasını verdiğim microsoft outlook pop3 protokolünü desteklemiyor mu nedir anlamadım, izin vermedi. imap üzerinden senkronize ettim, ayarlarını yaptım, mail alıp gönderebiliyorum. buraya kadar sorun yok.

ama şöyle bir problem var. outlook'ta ilgili com.tr hesabının kişiler listesine mail adresi ekleyemiyorum. ne yaptıysam olmadı. google ve yapay zeka diyor ki kişiler imap üzerinden senkronize olamadığı için yeni kişi kaydetmene izin vermiyor. lan senkronize etme o zaman yerele kaydet. senkronizasyon gibi bir beklentim yok, outlook'un yerel rehberine kaydet yeter. ama öyle bir seçenek de bulamadım.

şimdi iş için kullandığım mail adresimin rehberine işle ilgili mail adreslerimi kaydedemiyorum. her mail için elle adres giriyorum, aman ne büyük yenilik. 2010'da yapabildiğim şeyi 2026'da yapamıyorum. ne biçim iş anlamadım. mallık bende galiba.

neyi yanlış yapıyorum, yardımcı olabilecek kimse var mıdır?
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Outlook'ta Kişiler, Takvim, Notlar vb. IMAP ile senkronize olmaz. Başka bir e-posta sunucu kullansaydınız Dosya > Hesap Ayarları > Veri Dosyaları > Ekle > Outlook Veri Dosyası (.pst) oluşturmak, sonra Kişiler > Yeni kişi oluştur seçip kaydederken bu PST içindeki Kişiler klasörünü seçmeniz tek çözüm olurdu. Ama siz Yandex Kurumsal kullandığınız için CalDav kullanmanız gerekir. Yani caldavsynchronizer.org adresindeki ücretsiz eklentiyi kurmanız yeterlidir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
senkronize olmasına gerek yok. bilgisayarın yerel diskinde elle girdiğim bir rehber de olur. yani bu pst dosyasını oluşturmanın bir yolu varsa oluşturup aktarabilirim.

ama pst de olmuyor, bu sefer de diyor ki pst aktarmak için klasik outlook yüklemen lazım.

teknoloji geliştikçe niye işimiz zorlaşıyor? sadece bir adres defterine isim ve adres girmek istiyorum hepsi bu. elle gireyim, senkronize falan da olmasın, bir yerden de aktarmasına gerek yok. tek tek elle girerim 15-20 tane adres zaten. ama "senkronize edemem" diye onu da girdirmiyor. etme, sadece diske kaydet ya.

notepad açıp, adresleri alt alta yazıp, oradan seçip kopyala yapıştır mı yapayım bu devirde?
0
🌸kibritsuyu
(26.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(2)

Fenerbahçe - Beşiktaş

baldan kaymak
Sizce nasıl sonuçlanır, Skrinar'ın oynamasını bekliyorum.
Sizce nasıl sonuçlanır, Skrinar'ın oynamasını bekliyorum.
0
baldan kaymak
(23.03.26)
skriniar pek oynayamayacak gibi. milli maçta da oynayamadı. ha belki beşiktaş maçına yetişeyim, zorlamayayım diye oynamamış da olabilir.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
bu maçı kazanmak zorunda kazanamazsa tedesconun durumu da tehlikeye girer, başkanın da. Son haftalarda inanılmaz kayıplar oldu, o kayıplar olmasa gs'nin bu zor fikstüründe liderliği alma şansımız yüksekti. Şimdi bunların telafisi ancak bu galibiyet ve türkiye kupasıyla olur.
0
biravekahve
(01.04.26)
(8)

Kayıt dışı kargo dağıtımı

karaage
Selamlar, bir kargo firmasının kayıtdışı kargo dağıtım işi var. Teklif kardeşime gelmiş ve atladı hemen ama ben bir dur dedim. Özet olarak, araç ve yakıt bizden, her türlü sorumluluk da bizde. Sigorta yok, kayıt yok kuyut yok. Paça başı 33 TL ödeme yapıyorlar, günde kabaca 7 saat çalışıp 2.500 TL ne
Selamlar, bir kargo firmasının kayıtdışı kargo dağıtım işi var. Teklif kardeşime gelmiş ve atladı hemen ama ben bir dur dedim. Özet olarak, araç ve yakıt bizden, her türlü sorumluluk da bizde. Sigorta yok, kayıt yok kuyut yok. Paça başı 33 TL ödeme yapıyorlar, günde kabaca 7 saat çalışıp 2.500 TL net gelir elde etmek mümkün. Lakin polis durdurup da kardeşimin kayıtsız çalıştığını öğrenirse muhakkak çeşitli yaptırımlar olacaktır. Bu yaptırımlar nelerdir, aranızda bu işi yapan ya da yapan tanıdığı bulunan birileri varsa tecrübesini yazabilir mi lütfen? Özellikle de bu tip bir iş yapıp başı yanan oldu mu onu merak ediyorum.
0
karaage
(23.03.26)
Asla yapmayın.
Ne taşıtacaklarını bilmiyoruz. Tek sorun kaçak bir şekilde kargo taşımak değil.
Taşıması en yasak, ömrünüzün sonuna kadar hapis yatmanız gerekecek bir şeyler taşıtabilirler.
Aman ha.
Banka hesabını kiralamaktan bile kat kat kat tehlikeli. Asla. Sakın!
+6
michael_knight
(23.03.26)
aman hocam. sakat işler bunlar. bir ömür hapiste bile yatabilir taşıdığı şeye bağlı. asla girişmeyin böyle işlere.
+1
elektr10
(23.03.26)
kriminal malzeme taşıtma ihtimalini bir kenara bırakırsak, şahsi araçla kargo taşımanın cezası var. k belgesi çıkartman, irsaliye düzenlemen falan gerekir. polis çevirirse ulaştırma bakanlığı'ndan ayrı, maliye'den ayrı ceza yersin.

doblo'nun arkasında 80 koli yumurtayla yakalan mesela, yemek için eve aldım, şahsıma aldım, çiftlikten aldım dükkana götürüyodum falan yemez. çatır çatır ceza keserler belgesi, kaydı kuydu, izni bilmemnesi yoksa.

kendi üretim tesisinden, kendi ürettiğin malı, kendi aracınla, kendi dükkanına bile belgesiz, kayıtsız şekilde alıp götüremezsin.
+5
kibritsuyu
(23.03.26)
Yukarıda duruma her açıdan bakan çok detaylı yanıtlar verilmiş. Okuduktan sonra Google'a "sevk irsaliyesi" yazın, ne olduğunu okuyun, ardından "usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezası" yazın, neye mal olduğunu öğrenin, zaten başlamamak için ikna olursunuz.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.03.26)
@michael_knight Kargo firması üzerinden dağıtım yapılacak, bazı büyük hazır giyim firmalarının (herkesin bildiği türden, tv reklamı dönen şirketlerin) online satışlarının dağıtımı. Yani içerikte illegal şeyler olacağını sanmıyorum. Bahsettiğim hazır giyim firmalarıyla anlaşmaları kesin olarak var yani o açıdan eminim.

Ha tabi adam 80 paket içinde 1 tane illegal içerikli pakedi de emanet edip gönderebilir ve kardeşim bir şey farketmez yani, garantisi yok.
0
🌸karaage
(23.03.26)
günde 2500 az. parasına da değmez. 26 gün çalışsan bile 65000 tl kazanç. benzin en az 5 bin tl. sigorta vs yok bi de işin içinde. asla değmez. kayıtlı kurye çok daha fazla kazanır.
0
jelly bear
(23.03.26)
@jelly bear Kayıtlı kurye dediğiniz nedir? Getir kuryeleri gibi falan mı? Onun koşullarını biliyor musunuz?
0
🌸karaage
(23.03.26)
reis günlük 2500'e sorgusuz sualsiz eşya taşımak için cahil cesareti gerek yada çok nakit falan lazımdır. büyükşehirdeyseniz garson bile o kadar kazanıyor zaten ortalama mekanlarda. aldığınız risk bir yana, araç kullanmanız bir yana, usülsüz işlem yapmanız bir yana.

ne bileyim hiçbir açıdan değmez. daha yüksek bedel ödersiniz her türlü.
0
birdirbir
(23.03.26)
(15)

kahve ve dilim pastaya 270 tl vermek

WithWorth
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?

şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
+1
WithWorth
(22.03.26)
ucuz geldi. sadece kahve 200 tl.
+7
jelly bear
(22.03.26)
@jelly birlikte alınca indirimli menü yapmışlar 🙁
0
🌸WithWorth
(22.03.26)
Bence de ucuz.
+1
put it in your appropriate place
(22.03.26)
derli toplu görünen pastanede dandik sütlaç bile 350...

saçmalık.
+2
gurur
(22.03.26)
buna ucuz diyenin gelirinin aylık 200 bin tl üstü olması lazım.
+1
biravekahve
(22.03.26)
vurmayın artık arkadaşlar baristanın elini öptüm helalleştik.
+1
🌸WithWorth
(22.03.26)
Sık sık gitmeye devam et.
Evdeki cezve daha temiz ve parlak kalır en azından.
-1
diyecevaplandı
(22.03.26)
Ucuzmuş ya konum atabilir misin
-3
arbre
(22.03.26)
şu sıra gayet makul duruyor 270 lira. üstteki duyuruda tel kılıfına 5 bin lira vermek üzere olanlar var. afiyet olsun...
0
exlibris
(22.03.26)
kira ve işçilik arttı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.03.26)
bulundugum yerde kahve ile beraber kek alınca minimum 15 usd veriyorum, 600 tl civarı...dünya genelinde para arttı, iş azaldı.
0
monicapp
(23.03.26)
burası internetin caddebostan'ı gibi hissettiriyor.
+2
birdirbir
(23.03.26)
270 gerçekten ucuz bu arada. kahvecide oturup pasta yemek çok huyum değil, buna para vermekten hoşlanmıyorum ama fiyatları görüyorum tabi ki, kahveyi 150 tlye alsan bile pastayı 150ye alamazsın türlü 200 üstü bi fiyat. 270 tlye aldığın yer belediyenin kafesi falandır.
0
Sadece soruyorum
(23.03.26)
Tchibo da her hafta bir tatlı da tatlı+75 tl kahve kampanyası var
dediğin yer burası sanıyorum
0
smokee
(23.03.26)
şimdi bu menünün fotoğrafını çekip herhangi bir imada bulunmadan "şuna 270 lira verdiğime inanabiliyor musunuz" açıklamasıyla paylaş ve yorumları izle.

yarısı "oovv gerçekten çok uygunmuş" diyecek, yarısı "üff o ne lan o paraya kahve tatlı mı olur" diyecek.

herkesin fiyat gerçekliği algısı kaybolmuş durumda.
+1
kibritsuyu
(23.03.26)
(7)

Taze anket geldi. Nene/anneanne-babaanne

üğpoıuy
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 60 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne
0
rock n roll
(22.03.26)
Yabancı birine tanıtma amaçli anneannem derim. Ama ev içinde kendisine hitaben veya yakınlarıma bahsederken nene derim. Nenoo da derim. Anneanne çok uzun hissettiriyor sağlığından ve yaşindan dolayı kendisine çok sık hitap etmemiz gerektigi için de nene çok pratik oluyor.
+1
egerbiryolcu
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne. Onların annelerine koca nine.
0
black holes in the sky
(22.03.26)
Nine, onların annelerine verilen isim bizde. Herkes için öyledir zannnediyordum, öyle değil mi? Herkes için öyle değilse hemen Twitter’da “ilk x şokunuz” sorularından birine cevap yazayım bunu.

Anneannenin annesi veya babaannenin annesi.
+1
michael_knight
(22.03.26)
Anneanne-babaanne diyoruz ama üçüncü bir kullanım örneği olarak "ebe" Hatta "aba"Gerçeği var. ( doğurtan kadın anlamının dışında) şimdiki nesil değil tabi ve örneklemim iç anadolu yöresi. Tabi ulusal çapta bir kullanım olmadığı için spesifik.
0
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Ulusal çapta nesillerdir herkes kullanıyor aslında küfür ederken. Ama onu "doğurtan kadın" zannettikleri için anaya sövmek kadar etkili olmuyor.

Evet anneanneninkinden bahsediyorlar.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
anneanne, babaanne
anneannenin annesi= nine
babaannenin annesi = büyük babaanne
0
mezzosprite
(23.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(41)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
bildirimler çok karışık bu aşamada, sadeleşirse dediğiniz olur tabii. mesela mesaj gelince hem mesaj ışığının yanması hem de bildirim gelmesi gereksiz geldi, bildirim kısmında yer kaplıyorlar ve diğer şeyler gözden kaçıyor. telefonda görmek daha da zorlaşıyor. bildirimden girmezsek bildirim sayısı düşmüyor vb. gibi şeyler.

bir de gruplarda ve ana akışta aynı sorular açılmak zorunda kalınacak. herkes üye değil sonuçta. hatta az kişi olduğundan grup kullanımı gereksiz gelmeye başlayacak. duyuruya rakip bir mini duyuru gibi olmuş. bence grup duyuruları üyelerinin akışına düşmeli.
0
eileengray
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
compu merhaba, kapalı bir grupta günler önce açtığım bir duyurunun üye olmayan bir kişi tarafından bugün akışta göründüğü söylendi. Mümkün mü böyle bir şey?

www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Aslında kendisine uygulama üzerinden mi diye sordum, browserdan girmiş. bug o zaman herhalde?
0
eileengray
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Bu bahsedilen bug tamamen gizli bir grupta da oldu. Bu grupta açılan bir duyuru browserda herkesin akışına çıkmış, üye olmayan birisi de cevap yazabilmişti.
0
eileengray
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(4)

pasaport / ehliyet harçları ödemesi

klassno
banka kartı ile ödeme yapılmıyormuş artık -ya da benim kullandığımda olmuyormuş. e ben de kredi kartı kullanmıyorum, nasıl yapacağız şimdi? sabah 10'a randevu almıştım, he banka kartı ne de sanal kartla ödeme yaptırmadı. yapı kredi'den sanal ama kredi kartı açılıyor mu?
banka kartı ile ödeme yapılmıyormuş artık -ya da benim kullandığımda olmuyormuş. e ben de kredi kartı kullanmıyorum, nasıl yapacağız şimdi? sabah 10'a randevu almıştım, he banka kartı ne de sanal kartla ödeme yaptırmadı. yapı kredi'den sanal ama kredi kartı açılıyor mu?
0
klassno
(16.03.26)
Yapı kredi app inden ödeyebilirsin.
0
duptıs
(16.03.26)
@duptıs payqr üzerinden deneyince uygun kart yok hatası verdi.

herhalükarda kredi kartı olmadan yapı kredi üzerinden ödenemiyormuş.
0
🌸klassno
(16.03.26)
sanal kredi kartı açılır açılmasına ama bu sanal kart, asıl karta ek kart olarak açılıyor. ödemesi asıl kartın ekstresine yansıyor.

yani halihazırda asıl olabilecek fiziki bir kredi kartı olmalı ki sanal kredi kartı da ona ek kart olabilsin. o yüzden kredi kartı kullanmadığınız için sadece sanal hesap kartı açabiliyorsunuz.

vergi ve harçlar sadece devlet bankalarından ödenebiliyor. herhangi bir devlet bankası (ziraat, halk, vakıf) hesabınız varsa oradan vergi ödemeleri kısmına girip hesaptan nakit ödeyebilirsiniz.
-1
kibritsuyu
(17.03.26)
ziraat hesabı olan tanıdık vs yok mu, ondan da ödeyebilirsiniz. illa sizin hesabınız olması şart değil. muhtemelen sayılan diğer bankalar için de aynısı geçerlidir. ben sadece ziraat için baktım şimdi. manuel olarak tc giriyorsunuz ödeme aşamasında
0
elorelia
(17.03.26)
(14)

pringles

orpheus
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki yedikten sonra insanın ağzının içinde bir katman bırakıyor gibi. bizim yerli pringles da böyle bir sorun yoktu ne yağ ne de tuz. tuzlu derken böyle hafif bir tuzluluktan bahsetmiyorum zehir gibi tuzlu.
0
orpheus
(15.03.26)
Cakma pringles yemissin iste hahahahah
-15
Purple life
(15.03.26)
çakması mı var ? çakma olduğunu sanmıyorum çünkü cipsin kalınlığı ve o patates tadı birebir aynı. sadece çok tuzlu ve yağı garip.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
Kapali carsida hermes in hermesin yaptigindan daha iyi olan cantalarini satiyorlar gkfkfk
Her seyin cakmasi olabilir
Tik vermedigin gibi eksi vermissin. Yok artik.
-13
Purple life
(15.03.26)
çünkü mantığa veya bilgiye dayalı bir yorumda bulunmuyorsun. düşünmeden bence böyle hahaha deyip geçiyorsun ve bu cevabın benim gözümde bir değeri yok.
+6
🌸orpheus
(15.03.26)
Dedi soru postu acip icinde tek bir sorusu bulunmayan ve cakma pringles i gömmüs mantikli insan…
-12
Purple life
(15.03.26)
Üstünde nerede üretilmiş yazıyor?
Bir de Türkiye'de herkes herşeyin çakmasini yapabilir. Sonuçta bala glikoz şurubu koyulan, zeytin yağına başka yag katılan bir yer.
+2
logisticsmanager
(15.03.26)
made in usa yazıyor ama importer libyada bir adres. bir de ilginç bir not var.
consumer service for all arabic countries bla bla.... türkçe yazı yok yazıların hepsi arapça ve ingilizce. bunun middle east için üretilmiş bir varyasyon olduğunu düşünüyorum.
üreticiler ürünlerin içeriğini lezzetini ülkeyelere göre ayarlayabiliyor.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
çakma olması mümkün, neyin çakması yok ki.

ama çakma olduğunu söylemek, en azından bunu bir şeye dayandırarak söylemek dururken, "çakma yemişsin ahaha salak" tarzındaki bir cevabın şahsen benim gözümde de cevap değeri yok.

ben çakma olmasından çok üretim yerine göre içerik farklılığı olabileceğini düşündüm. hatta belki domuz yağı.

üretim yerine, içeriğine bakın.

şu köşedeki benzincinin marketinde de var o fiyata. o da çakma getirmemiştir herhalde.
+9
kibritsuyu
(15.03.26)
ürünlerin ic pazar ve dis pazar tatlari degisiyor. abd'de ictiginiz fanta, yediginiz snickers, pringles, magnum vs. ab'de, türkiye'de, japonya'da ayni degil cünkü her ülkenin regulationlari farkli oluyor ve ona uygun olmayan ürünleri o ülkede satamiyorlar. bu sebeple dis pazara özel üretim yapiyorlar.
mesela haribo: abd ve türkiye'de yapay renk ve misir surubu kullaniliyor, ab'de dogal aromalar ve dogal seker (sucrose) kullaniliyor. ayni zamanda ab'de seker orani %20 daha az.

pringles ic pazardan cekildigi icin türkiye ic pazarina yapilan eski alistiginiz pringles'i bulmaniz mümkün degil artik. o tat farki belki bundan ötürüdür.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
Suudi arabistanda geçen hafta fazlaca maruz kaldım oğlum sağ olsun. Tadı mis gibi bizim alıştığımızdı.
0
cilekli pasta
(15.03.26)
Orjinal pringles grey market ithalat çok popüler oldu son zamanda.onunla beraber kinder,ferreronun resmi ithalar olmayan ürünleri vs de çokca geliyor.
0
duptıs
(15.03.26)
kutuda 100 gr'ında kaç gr tuz var yazıyor? Mesela İngiltere'de satılan versiyon (Original olan) 100gr'da 1gr tuz içeriyor. Ben daha önce sanki 0,85gr olan versiyonunu da gördüğümü hatırlıyorum. ABD ve Arap ülkeleri için daha tuzlusunu yapmış olabilirler.

edit: made in USA yazıyorsa bence kesin öyle, zira bizim yediklerimiz hep Belçika'da yapılıyor olmalı.
USA: smartlabel.kelloggs.com
AI buradaki sodyum 1.35g'a denk geliyor diyor.

www.pringles.com
bu 1g.
+1
nhk ni youkosu
(15.03.26)
@nhk ni youkosu
100gr - 1gr tuz diyor ama tad olarak başka bir gariplik var. çok tuzlu demek az kalır. zehir gibi yenmeyecek tuzlu. nasıl desem ağız kuruluğu da yapıyor. hani bazı şeyleri yedikten sonra dişlerde ilginç bir doku oluşur kayganlık kaybolur. içindeki madde ne ise böyle bir etkisi vardı.
0
🌸orpheus
(15.03.26)
Çakma değil normali o şekilde zaten.

Yurt içinde ve yurt dışında bu malum cipsten mütemadiyen alıp yerim.

Bu markanın ürünlerinde özellikle son 5-6 yıldır bir istikrar sorunu var.
Bazen cips dilimleri ekstra kalın oluyor, bazen ekstra ince ve tüm kutu dağılmış şekilde. Tuz oranını da ayarlayamıyorlar.
Kellog firması için genel bir üretim zaafiyeti var. Standarttan çok uzaklar. Özellikle de belirttiğiniz kırmızı paketli olan originals olanda.
Yedikten sonra çoğu zaman rahatsız ediyor nasıl bir yağ varsa artık.

Ama dediğim gibi önceleri bu durum yoktu ya da bu kadar belirgin değildi.
Dünyanın farklı noktalarında denedim genel olarak bir üretim sorunu yaşıyor bu firma.
+2
ezkaza
(15.03.26)
(1)

Düşen araç plakası

osssy
Düşen araç plakasını ön cama koymak suretiyle yol yapmanın cezası var mı?
Düşen araç plakasını ön cama koymak suretiyle yol yapmanın cezası var mı?
+1
osssy
(14.03.26)
yerinde takılı değilse plakasız araç cezası yiyorsunuz.
+3
kibritsuyu
(15.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.