Giriş
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+4
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(7)

Ev sahibinin usulsüz tebligatla kesinleştirdiği borç/tahliye kararı

nerthus_
Ev sahibi eve ihtiyacı olmadığı halde evden çıkmamı istiyor. 10 seneyi aşkın kiracıyım. 55 metre kare, 70 yıllık eski ev. Kiramı zamanında ödeyen sorunsuz kiracıyım. Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş. Kapıda tebligatı görmediğim için 7 günlük itiraz süres
Ev sahibi eve ihtiyacı olmadığı halde evden çıkmamı istiyor. 10 seneyi aşkın kiracıyım. 55 metre kare, 70 yıllık eski ev. Kiramı zamanında ödeyen sorunsuz kiracıyım.

Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş. Kapıda tebligatı görmediğim için 7 günlük itiraz süresi geçmiş. Usulsüz tebligat davası açarsam süre kazanır mıyım ve borcu iptal ettirebilir miyim?

Çünkü satın almak için ev arıyoruz, ev bulunca çıkacağız zaten
0
nerthus_
(07.04.26)
tebligat usulsüz değil ki. mutlaka tebligat yapılmıştır ama sizin haberiniz olmamıştır. muhtara sorun, tebligat oradadır. maalesef kapıda ptt kağıdı olmaması usulsüzlük sayılacak bir durum değil. tebligatın muhtara bırakılmış olması da tebliğ edildi sayılan bir durum. elektronik tebligatınız açıksa fakat bilgileriniz güncel değilse maalesef o da tebliğ edildi sayılan bir durum.

öncelikle gidip muhtara sorun, tebligat orada da yoksa o zaman tebligat yapılmadı üzerinden yürürsünüz. ama tebligatı muhtarda bulursanız "usulsüz tebligat" yolu kapanır.

10 yıllık süresi dolan kontratlarda ev sahibinin tahliye davası açma hakkı doğuyor. ev sahibinin ihtiyacı olup olmamasına, sizin düzenli kira ödeyip ödememenize veya evin metrekaresine ve yaşına göre bu durum değişmiyor.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
10 seneyi aşkın kiracı olduğunuz için zaten ev sahibinin herhangi bir gerekçe sunmadan sözleşmeyi feshetme hakkı doğmuş. O yüzden "eve ihtiyacım var" demesine gerek yok.

Kapıdaki tebligatı görmemeniz nasıl usülsüz oluyor onu anlamadım. Usülsüz tebligat kapıya hiçbir şey yapıştırılmadığında oluyor. Şansınızı buradan deneyip belki 7 günlük süreyi baştan başlattırırsınız itiraz için ama bence şansınız yok denecek kadar az. Tebligatta usülsüzlük nerede ben anlamadım çünkü. Bu yola girerseniz mahkeme masraflarıyla da karşı karşıya kalabilirsiniz.
+2
himmet dayi
(07.04.26)
@himmet dayi

"Tebligat kapıya yapıştırılmadan banka haciz ve tahliye kararı kesinleştirilmiş."

Bu cümlede belirtmiştim, kapıya yapıştırılmadı. Bu da itiraz süresini kaçırmama sebep oldu. Bankadaki bloke tutarı 35bin, dava açma ücreti ise 4bin TL civarı.
0
🌸nerthus_
(07.04.26)
tebligat elden imza karşılığı yapılır. evde yoksanız da muhtara bırakılır, o da tebliğ edildi sayılır.

ptt memurunun kapıya kağıt yapıştırması tebligat değildir, yapıştırmaması da tebligat yapılmadığı anlamına gelmez. maalesef böyle.

dediğim gibi muhtara sorun, tebligat "hiç" yoksa tebligat yapılmadı dersiniz. ama tebligat muhtarda ise "kapıma kağıt yapıştırılmadı" diyemezsiniz. belki yapıştırıldı da birisi aldı, yere düştü, rüzgar uçurdu vs. o bir tebligat şekli değil.
+1
kibritsuyu
(07.04.26)
tahliye süresi 10 yıl değil. 1+10 yıl yani kanun 11. yılı doldurunca sebepsiz tahliye etme hakkı veriyor mülk sahibine. tabligatın muhtara yapılması tek başına usulsüzlük değildir. tebligat kanunnu madde 21 e göre yapılır ve buradaki şartları taşıması lazımdır. tebligatın icra dairesine geri dönen parçasında evde olmadığınız yazılmalı, komşulara sorulduğu, dışarıda olduğunuz teyit edilmeli, ne zaman döneceğiniz bilgisi de sorulmalı, sorulan kişinin imzası alınmalı, imza atmak istemiyorsa (ki genelde atmazlar) bu durum tebligat parçasına yazılmalı, kapıya kağıt yapıştırılmalı ve bu da tutanağa yazzılmalı en son muhtara teslim edilmelidir. imkansız değil ama zordur tebligatı usulsüz olduğu için iptal etmek.
0
ground
(08.04.26)
bir arkadaşımın annesi kirada olduğu evden çıkmak istemiyordu . 10. yıl ev sahibi tahliye için bayağı mücadele etti kadın çıkmadı . ev bulamam taşınamam ben emekli kadınım bu mahalleye alışığım başka yere gidemem dedi durdu .
13. senede mahkeme açıldı avukat sık sık aradı etti ama sadece kirayı arttırabildiler yanlış hesaplamadıysam 16. yılında ve hala o evde oturmaya devam ediyor .
0
devilone
(08.04.26)
@ground
komşulara sorulduğu yazmıyor. evde yok, muhtara bırakıldı yazıyor. muhtarın imzası var
0
🌸nerthus_
(12.04.26)
(6)

Kulak üstü kulaklık tavsiyesi

kibritsuyu
Serviste, otobüste gidip gelirken müzik dinlemek için kullanılacak.Bütçe 2000 2500 civarı. Ne önerirsiniz?
Serviste, otobüste gidip gelirken müzik dinlemek için kullanılacak.

Bütçe 2000 2500 civarı. Ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(07.04.26)
www.hepsiburada.com

bu kulakligi 8-9 ay once 1000 liraya almistim, simdiki fiyatina daha iyisi var midir bilmiyorum ama ne sarji ne sesi rahatsiz etmedi, derilerinde de bir dokulme olmadi. noice cancelling de fena calismiyor, bence guzel alet.
0
gule gule
(07.04.26)
çok sarsmayacak ise 3000 civarı bu 2 model güzeldir.

Anker Soundcore Life Q30
JBL Tune 770NC
0
galahad reloaded
(07.04.26)
q30 fena değil ama yastıkları paramparça oluyor ve bu sefer tişörtünden deri parça topluyorsun. ben çakma bir markanın yastıklarını takarak çözdüm mevzuyu. onun dışında problemi yok sesi güzel iyi, kafaya oturması da.
0
nolmus yani
(07.04.26)
bu arada söylemeyi unuttum, 14 yaşında genç kullanacak. hani fark eder mi bilmiyorum da yine de belirtmem gerektiğini düşündüm.
0
🌸kibritsuyu
(07.04.26)
JBL Tune 520BT. ben de kablolu versiyonunu kullanmıştım bir dönem. ergenlerde bu modeli görüyorum genelde.
0
black holes in the sky
(07.04.26)
Fresh'n Rebel Clam Core olabilir. Ben de piercing yaptırdım diye iyileşene kadar kulak üstü alayım dedim, bu fiyatlardaki JBL'lere kıyasla malzeme kalitesi çok daha iyi. JBL'ler plastik, daha reyonda duran ürünler kırılmıştı. Çalışan kişinin önerisiyle bunu aldım.
0
bxgx
(08.04.26)
(9)

inşaat yapılırken demirler niye telle bağlanıyor

kibritsuyu
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın d
sevgili inşaat mühendisleri. hep merak ettiğim bir konu, arka tarafa inşaat yapılırken yeniden aklıma geldi.

inşaat demirleri (kolon, kiriş vs) kafes gibi döşenip birbirine bağlanırken neden telle bağlanıyor? ben bu işten anlamayan kafamla bu bağlama işini sadece beton dökülürken yerinden oynamasın diye olduğunu düşünüyorum. beton dökülüp kuruyunca zaten betonun içinde sabit kalacak.

peki niye telle bağlanıyor? adam her köşeye teli geçiriyor, kesiyor, etrafına doluyor, penseyle sıkı sıkı buruyor, fazlasını kesiyor.

al bir kaynak makinesi, her köşeye bir bzzt yap tamam bitti gitti 2 saniyede.

tel olmasının bir özelliği mi var?
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
inşaat mühendisi değilim ama 2 olası sebep sayayım. ilk olarak, inşaat demirine (adı demir, aslında çelik bu) kaynak yapmaya kalktığınızda, kaynak yerinden çeliği eritirsiniz bir miktar. bu da dayanıklılığın düşmesine neden olur. ikinci ve müteahit için daha önemli olan neden ise maliyet. düz ameleye kaynak yaptırılmaz, kaynak ustasının da yevmiyesi düz ameleden fazla olur. kaynak makinesi, çubuğu, elektrik gibi giderleri saymasak bile tel bağlamak daha düşük maliyetli.

edit: aşağıda da yazmışlar benzer şeyleri

tr.centalltech.com
+2
shadowfollower
(06.04.26)
inşaatçı değilim öncelikle belirteyim. ama benim de merak ettiğim bir konuydu bu.

sütunların etrafına geçirdikleri bilezik gibi olan demirleri yukarı aşağı oynatmaları gerekebiliyor. ayrıca bir pense bir miktar tel ile kolayca bağlayabiliyorlar. bızt bızt kaynak yapmak o kadar kolay değil, makineyi taşı, elektriği ile uğraş, maske tutsan dert tutmasan göz dayanmaz.

kaynak değil de, inşaatlarda neden böyle telleme makinaları kullanılmıyor asıl garip olan o bence. ya da kullanılıyorsa ben görmedim.
www.youtube.com
böyle bir makinanın ne maliyeti olacak ki?
+1
biseysorcaktim
(06.04.26)
1- inşaat yaparken elektrik her zaman her yerde olmuyor. oraya buraya kablo çekip durmakla mı uğraşacak ustalar?

2- ustanın o tel için kullandığı pense bozulmayan bir ekipman. kaynak makinesi ve elektrik kablosu her inşaatta 80 kere bozulacak, sürekli inşaat duracak.
+2
co2s2
(06.04.26)
Kaynakta esneme olmaz. Kırılır.

www.youtube.com
+2
Mirket
(06.04.26)
evet, beton dökülürken oynamasın diye.
1- emin ol telle bağlamak her noktaya kaynak makinesi çıkarıp nokta şeklinde kaynak atmaktan daha kolay.
2- kaynak demirin mekanik özelliklerini bozar. hata kötüleştirir diyelim.
3- bağ teli makinaları var. oldukça ucuz. yakında yaygınlaşır diye düşünüyorum.
www.facebook.com
0
renegade
(06.04.26)
beton dokulurken ya da dokulmeden once uzerinde gezinirken oynamasin diye.
insaat demiri kaynaga uygun degil.
tel makinalari cikti.
0
cooperr
(06.04.26)
ben de im değilim ama o kafes formunu koruması için bağlıyorlar. bağlama yapmazlarsa parçaları sabitleyemezler. kayma olmasın diye tellerle düğüm atıyorlar. çıtalı uçurtma yaptınız mı bilmiyorum ama çıtaların aralarını iple bağlamazsanız sabitleyemezsiniz. onun gibi...
0
exlibris
(06.04.26)
bugün biraz oturup milli sporumuz olan inşaat izleme faaliyeti gerçekleştirdim.

dediğiniz gibi adam gerçekten halı dokur gibi teli geçirip büküp kesiyor. geçiriyor, büküyor, kesiyor. iki demiri bağlaması 2 saniye bile sürmüyor. ben penseyle teli büküp kesmesi uzun sürer gibi düşünmüştüm. çat çat çat bağladı geçti hepsini.
0
🌸kibritsuyu
(06.04.26)
Birkaç sebebi var, yukarıda sebepler söylenmiş.

Şantiyelerde inşaat demirine kaynak yapılması bu demirin kesitini küçülttüğü gerekçesiyle her yerde izin verilmez. Vinçle indirilmesi gereken yüksek tonajlı işlenmiş demirlere bile sadece vinç halatlarının bağlanacağı demirler kaynaklanıyordu.

Kaynakçı daha maliyetli ve süreden aman aman bir şey kazanılmayacaktır totale bakıldığında. Teli bağlayan da amele olmuyor genelde, inşaatta en yüksek yevmiye alanlardan olan demirciler yapıyor yine.

Bu arada her ne kadar yaygın olmasa da şarjlı tel atma makineleri var artık.

Telin amacı inşaat demirlerinin beraber çalışmasını sağlayacak şekilde sabitlemek beton dökümüne karşın.
0
Unde bach canim
(07.04.26)
(6)

mutfak sırlarınız var mı?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
yapılması alışılagelmemiş ama yapınca yemeğe takla attıran mutfak sırlarınız / püf noktalarınız var mı?ben başlıyorum: talaş böreğine jalapeño koymak. iç harcı pişirdikten sonra jalapeñoları minik minik kıyıp harca karıştırıyorum. börek çağ atlıyor.
yapılması alışılagelmemiş ama yapınca yemeğe takla attıran mutfak sırlarınız / püf noktalarınız var mı?
ben başlıyorum: talaş böreğine jalapeño koymak. iç harcı pişirdikten sonra jalapeñoları minik minik kıyıp harca karıştırıyorum. börek çağ atlıyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
keklerin içine 1-2 damla badem (tadı daha çok acıbadem gibi) ekstratı damlatmayı seviyorum. alttan çok hafif güzel bir aroma veriyor.
0
eileengray
(04.04.26)
Tavada yüksek ısıda steak tarzı et yapıyorsam, et pişerken üstüne taze yeşil otlar (maydanoz, kekik, kereviz sapı gibi) koyuyorum. Altı pişerken üstünü kapatıyor. Ete güzel aromalar bırakıyor.

Eti tavadan alınca, aynı tavada (yıkamadan, sıcağı sıcağına) dilimlenmiş kuru soğan ve sarımsak kavuruyorum. Lezzeti soğana geçiyor. Çok nefis oluyor.
0
yadigar
(06.04.26)
bu bilinen bir şey aslında ama yazayım.

içine salça/domates sosu giren her yemeğe 2 tane küp şeker atarım mutlaka.
+2
kibritsuyu
(06.04.26)
Brokoli çorbasının üzerine file badem kavuruyorum
+1
fildirfildir
(06.04.26)
makarnaya etli sos yaparsam mutlaka icine biraz kirmizi sarap koyarim sos piserken.
bir de domates soslu yemege kup seker +1
0
cooperr
(06.04.26)
evde muskat bulundurun. özellikle patates pürenize abartmayacak ölçüde muskat rendelemenizi öneririm

kızartma esnasında yağa biraz tuz atarım

ballı hardal ya da chili sweet sosları beyaz ete çok yakıştırıyorum. tarifleri internetten kolayca edinebilirsin. restorankinden daha ucuza çıkartırsınız

eti çözdürüp tekrar freeze için dolaba attıkça etin verimi ve alacağınız tat düşüyor. taze tüketin.

stok, haşlamalara, çorbalara, yahnilerde özellikle bouqet garni ya da Oignon Piqué yöntemleriyle hem ağza mayhoş gelebilecek tadı bertaraf etmiş olursunuz hem de ekstra aroma verirsiniz. Sektörün uzun süredir bildiği yöntemler.

bilmeyenler için faydası dokunacağını düşünüyorum
0
kurmalifare
(24.07.26)
(19)

5g ye geçmişiz.. çok umrumda değil

diyecevaplandı
Burayı az önce izledim dehttps://m.youtube.com/shorts/PVBcyKnVN8Isonra düşündüm.Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor? Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt
Burayı az önce izledim de
m.youtube.com
sonra düşündüm.
Hız..hız.. diyerek kafayı iyice bozmuşken en ufak bir depremde işlevsiz kalan GSM operatörleri biz ne yapalım ? Bu fay hatları sadece GSM direklerinin altından mı geçiyor?
Müşterilerinden faturaları hatlar için taahhüt alırken kendileri depremde de kesinti yapmayacaklarını taahhüt ettiler mi ?
Vodafonda OZET yazarak 7000 e kalan kullanım hakları için mesaj atıyoruz.
Karşılığı bile gelmiyor. Ama Geldiğinde ise belirttiği tarih o anki değil, geçmiş bir tarih üzerinden oluyor.

Tarife fiyatları zaten kazzık.
Hala 3g deyim. Neden mi ?
Çünkü yetiyor.
-13
diyecevaplandı
(03.04.26)
tamam.
+8
yazar yazmaz yazan yazar
(03.04.26)
Soruya mı odaklandınız gerçekten?
Sorun ne ?
-5
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Dediklerin çok doğru. Keşke şöyle bir hükümet olsa da dediklerini yapsa, kural falan koysa, bunları düzeltse. Bir dahaki seçimde bence bu şikayetlerini göz önünde bulundur.
Bir de olay tabiki 5g olmasın değil de Türkiye'nin genel olarak bu konudaki dandikliği. Yoksa 3g oldukça çağın gerisinde olan bir teknoloji.
Edit: bahsettiğim dandiklik kullanıcılara sunulan servistir gerek fiyat gerek performans olarak.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Deprem anında işlevsiz kalan operatörler gibi bir zahmet siz de her soruya mavi ekran hatası veren muhalif tadında karşılık vermeseniz olmaz mı ?
Benim şu an öyle bir kaygım yok derdim de yok.
Zihniyetini bilmeme rağmen doğru yazana hak verdim burada.
Ben bir sorundan bahsediyorum .
Bunun siyasi tercihle de ilgisi yok .
O çok güvendiğiniz aşırı yüksek IQ nuz bu tür sızlamalardan sıyrılmış olmalı.

Nerden nereye geldik?
O beklenen latteli, filtreli kahve tadında, romantik zevk temalı duyurular / sorular bende neredeyse hiç olmaz.

@logisticsmanager
Avrupa'da ekonomik anlamada ziller (veya çanlar) çaldığında Türkiye'ye kalıcı gelmen de olası. Kıvranmaları başladı zaten. Madem sözü açtın da bilgin olsun.
Sanayi devrimi ile çağ atlamışlardı haliyle takla da atacaklar :) yüzyıllardır sürekli sömürüyle nereye kadar?
Siyasi tercih değil, ama ülke tercihi de burada önemli (!)
Geçim dünyasıdır, biliriz.
-4
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
adam hız sınırını 200 km/s yapmış, ama yol 10 km sonra bitiyor. basıp gideyim diyorsun ama yol bitti.
0
kibritsuyu
(03.04.26)
iki sebeple benim de umrumda değil, kısa vadede umursamamaya devam...
bu kotalarla anlamı yok. mobilde 4g'nin yetmeyeceği bir kullanım yok.

5g hızına ihtiyaç duyan kaç kişi var? 0.1%'in bile hayatında bi değişiklik yaratacak mı cebindeki telefonun mobil internet hızının daha da artması? arka planda şirketler için vs. fark yaratacağı konular olabilir ama bireysel olarak cep telefonunda bu hıza ihtiyaç duyan yok sanki...

telefonum da 5g desteklemiyor, alırken 5g olayı gündeme gelmeye başlamış 5g destekli cihazlar satılıyordu ama ben aa 5g gelecek diye daha düşük donanımlı telefona daha fazla para vermeye gerek görmedim. 5g gelince değil 4g desteği kesilmeye başlayınca problem olacak 5g desteği olmaması bu da telefonun kullanım ömrü boyunca yaşanmayacak muhtemelen. bugün 3g cihazların kapsamasında internet hızında vs. ciddi problem yaşanabilir çünkü desteği büyük oranda azaldı tam kapasitede 3g yayını yok çoğu bölgede. 3g'nin tam performansı alınabiliyor olsa hala o bile birçok iş için yeterli olurdu ama artık birçok kişi için 3g kullanılmaz durumda. 4g de böyle olacak, aslında yeterli olabilecekken desteği zayıflayacak ama yıllarca gerçekleşmez bu durum. şimdilik problem yok :) 4g'den devam.
bir ihtimal 4g desteği çooook uzun yıllar bile tam kapasite devam edebilir, 5g'ye göre kapsama alanı daha iyi ve 5g'nin çekmediği yerde failover gerekli olacaktır. hızı da her şeye yeterli olduğundan mantıklı olur 4g'yi tutmaları
+1
konetsu
(03.04.26)
Aslında 5G kişisel faydadan daha çok toplumsal ve kurumsal faydalar sağlıyor. Bize "daha hızlı sosyal medya kaydırmasından" fazla verebilecek çok şey yok. Fakat yeni teknoloji hep iyidir. Bu tip tartışmalarda eski zamanda matbaaya karşı çıkan insanlar gelir hep aklıma. Nasıl ilk çıkan matbaa ile şu anki bambaşka ise 5g de öyle olacak, başka yeniliklerin basamağı olacak.

Ayrıca operatörler arası kalite farkı bölgeye göre çok fark ediyor. Mesela bulunduğum yerde vodafone çöp iken turkcellden çok ama çok memnunum. Çoğu insan ihtiyacı olmadığı için bu araştırmayı yapmayı tercih etmiyor.

Deprem konusunda ise; Bu tip acil olaylarda 2 sıkıntı var. Birincisi donanımın fiziksel zarar görmesi İkincisi ani olaylar olduğu için 4G ve öncesinde frekans bölümleme yok bu sebeple gece ve beklenmeyen anlarda aşırı talebe yetişmesi teknik olarak mümkün değil. 5G ve yapay zeka teknolojileri "eğer istenir ve operatörler uygularsa" ani olaylara refleks gösterme özelliğine sahip.

Fiyat konusunda tekel ve mecbur olmamızda ötürü fazla olduğu gerçek. Mesela siz 3G kullanıyorsunuz ben 5G fakat aynı pakete aynı ücreti ödüyoruz. Ülkemizde 3G 4G 5G için ayrı fiyatlamalar belirlenmeli hız sınırlı fakat kotasız paketler çoğalmalı. Sadece "sosyal medya kaydırması" yapan kişi için 50 mbit çok rahat yeter belki daha hızı. Bu kişi daha az hıza daha az ödemeli.
+2
infernalcadre
(03.04.26)
5g'ye ben de heyecan duymadım, hayatımızda değişen pek bir şey olmayacak. faturamız artacak, kotamız çabuk tükenecek.

üç operatör lisans bedeli için milyarlarca dolar para verdi.
devlet neden ne amaçla bu lisans bedeli için bu kadar fahiş para istiyor anlamıyorum. bu milyarlarca dolar tabii ki bizden çıkacak.

teknik olarak 5g'nin bazı avantajları var. mesela daha az şarj tüketmesi, binlerce kişinin aynı anda baz istasyonuna bağlandığında sorun yaşamadan iletişim halinde olması gibi.

ama bildiğim kadarıyla bir kaç nokta dışında hiç bir yerde gerçek 5g'ye geçilmedi. yalancı 5g diyebileceğimiz nsa 5g var şuan çoğumuzda. yani 4g anten ve altyapısında 5g sinyali. bunun biz son kullanıcıya ne kadar etkisi olacak bilmiyorum ama 5g'ye geçildiğinden beri, belki rastlantı belki değil telefonumda (vodafone) 200mbit civarı hız alıyorum. gerçek 5g'nin 5'te 1'i olsa da bulunduğum kırsal ve küçük ilçe için çok iyi bu. üstelik stabil bir internet.

açıkçası tüm ülkede bu interneti bu şekilde alabilsek bu konuda sorunumuz kalmazdı.

5g baz istasyonları fiber kablolar ile birbirine bağlanmalı ama yine çoğu yerde böyle bir şey yok. o yüzden sinyal tipini değiştirsen de donanım değişmedi, donanımı değiştirsen de altyapı değişmedi. 5-10 yıllık bir süreç var belki de 5g dönüşümü için.

sözün özü, mobile'da minimum 20mbit ve stabil internet önce ülkenin her yerine düzgünce şekilde verilsin, kota sorunu kalksın, sonra 5g konuşuruz. (20mbit => 2mb/saniye demek, yani teorik olarak ay içinde kullanabileceğin maksimum bir limit var demek bu. herkes her an sürekli download yapmayacağı için operatör yükü olarak aylık 100-500 gb arası bir şey olur).
bahsettiğim hız günlük kullanımda çoğumuza yeter.
+1
biseysorcaktim
(03.04.26)
Mantıklı ve anlaşılır cevaplarınız için @konetsu , @infernalcadre, @biseysorcaktim ayrıca teşekkürler .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Benim belli konularda sıkıntım varsa bunu yaptığım siyasi secimlerde gösteriyorum.
Şirketlerin tüketiciyi sömürmesine karşılık verilmemesi devlet ile alakalıdır. Avrupa'da bu ciddi olarak varken, amerika'da genelde o kadar yoktur. Bunlar hep seçimlerle alakalı.

Bahsettiğin şeyler ülkenin yıllardır olayı ve gerek telefon gerek internet olarak yıllardır şirketlerin halkı sömürdüğü yerler. Bunlar seni rahatsız ediyorsa o zaman halkı bu ve benzeri şirketlere karşı koruyacak kişileri desteklersin. Sonuçta türk telekomun şu an yüzde 61i varlik fonunda, yüzde 25 maliye bakanlığı. Yönetim kurulu komple hükümetten;
www.ttyatirimciiliskileri.com.tr

Şuna bakıp siyasi bir şeylerin etkilemediğini düşünüyorsan o zaman bence insanlara "bilgi" vermeden biraz kendine ver.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
depremde hatlarin cekmemesi normal. Olay depremde o kadar yerin yikilmasi. 5g bu konuda daha bile iyi olabilir hatta.

neyse beni de hic heyecanlandirmadi zaten cunku telefonda ha 100mbps kullanmisim ha 2gbps.

Versinler 1tb ya da sinirsiz paket, evde kullanabileyim o zaman heyecanlanirim.


@logistic'in tam su an dedigi gibi, turk telekom devlet, turkcell devlet. mecburen vodafone'dayim ve onlardan da hazzetmiyorum. ihtiyacimi minimal karsilayacak ne paket varsa onu alip geciyorum.
0
aguen
(03.04.26)
Hocam ortada bir hizmet taahhüdü var, yetip yetmemesi bireysel olarak sizin tercihiniz. Ama meselenin yetip yetmemesiyle bir ilgisi yok ki?

En basitinden bilmem kaç k çözünürlüklü telefon, televizyon alıyorsunuz ama internet bant genişliğiniz yetmediği için düşük çözünürlük izliyorsunuz. Sebep? Verilen taahhüte uyulmaması. İnsanlar da bunun için kızgın.

Operatörler cidden sapıtmış halde. Olay sadece internet hızı da değil, bu olay sadece sinir bozucu bir etki yaptı millet de dalgasını geçiyor.
0
akhenaten
(03.04.26)
Ben kahvaltıda sahanada yumurta yedim. İki yumurta kırmışım, aslında üç yumurta kırmayı düşünmüştüm ama iki kırdım.
Neden mi?
Çünkü umrumda değil.
Ben de böyle bir insanım işte.
Ayık olun.
+1
michael_knight
(03.04.26)
5G'nin düz kullanıcı (ki vatandaşın en az %90'ı bu şekilde) için doğrudan neredeyse bir faydası yok. Sağlıklı bir 4G bağlantı ile 50-60 mbps hızla kaliteli bir 4K 60 FPS canlı yayın yapmak dahi mümkün. Hadi 4K olmasın, 1080P yayın yapsın denirse zaten hiçbir sorun yok 4G'de.

5G'nin düz vatandaşa pratikteki en büyük doğrudan artısı 5G'nin yüksek bant genişliği nedeniyle internete anlık olarak aşırı yüklenilen yerlerde (maçlar, konserler vs) sağlıklı bir internet bağlantısı imkanı sunabilecek olması. Bu elbette güzel bir şey ancak şu aşamada bence yüksek 5G tarife fiyatları nedeniyle benim tercih nedenim olmaz. Kısa süre içinde fiyatları ayarlayıp 4G'yi anlamsız hale getirirlerse (bunu bekliyorum) o zaman ister istemez 5G'ye geçerim.

5G ile gelen çok yüksek hızın mobilde bizler için neredeyse hiçbir anlamı yok kota kalkmadıkça. Gerçi kota kalksa ne olur, telefon büyük oranda bir içerik tüketme aracı ve günlük tüketilebilecek içeriğin miktarı iyi kötü belli. İçerik üretme aracı olarak kullananlar için de aynı şey geçerli, telefonla günde üretilecek içeriğin de bir kapasitesi var. Hotspot için yüksek hızlar mantıklı ve keyifli ancak orada da kota sorunu devreye giriyor.

5G'nin en azından şu aşamada profesyonellere büyük katkı sağlayacağı alanlar var. Çok daha düşük gecikme nedeniyle tam otonom sürüş sistemleri, profesyonel mobil canlı yayın araçları, uzaktan yapılabilecek ameliyatlar ve benzeri (benim bilmediğim pek çok) alanlarda büyük katkı sağlayacaktır 5G.

Şu aşamada benim gördüğüm kadarıyla 5G'nin hayatımıza doğrudan olumlu etki yaptığı ve bizzat benim de tecrübe ettiğim tek şey şu oldu: Fiber altyapı genişledi. İstanbul Şişli'de yaşıyorum, daha merkezi bir yer olamaz sanırım. Yıllarca fiber gelmedi oturduğum sokağa. 9 yıl önce ADSL dışında tek seçeneğim Türksat Kablo'ydu. Apartmana birkaç sene önce Türk Telekom fiber, 7-8 ay önce Türknet Gigafiber geldi. 5G olmasa fiber getirmekle uğraşmazdı kimse, sonuçta buraya fiber getirmek son derece maliyetli ve yorucu bir iş. Her yer kazılıyor kazılamayan yerde kablo havadan geçiyor derken 10 sene önce uğraşmıyordu ISS'ler. Şimdi öyle değil, fiber altyapı yayılıyor.
0
10551037
(03.04.26)
@logisticsmanager
Senin sıkıntın sorunun siyasilerle de değil. Daha derinlerde.
1 yıl boyunca sorunsuz hayat bir sürsen sonra bir gün çok sevdiğin kahvecide 500 TL bayıldıktan sonra, caddede göçmenin biri omuzuna hatayla çarpsa "bu hükümet zamanında olmuştur" diyerek oyunu yine başka partiye verirsin.
Sürekli , her an mutlu olman lazım ama üzgünüm o iş mümkün değil . Bir iş yerinde asansörde yukarı çıkarken o an seninle beraber kabinde olan yabancı bir kimsenin bile benimle benzer fikirleri olabilir :)

Neyse.. böyle " cerbeze " içinde boğulmak yerine soruya odaklanmalısın .
Veya soruyu görme engelle . Zor değil .
Doğruya doğru demelisin. Benim bu manada sosyal , siyasi , görüş olarak saplantılı olduğum bir nokta yok. Bağlantılarına bakmaksızın bir zahmet yanlışa yanlış, haklıya haklıya demek lazım .

Macron da Fransa'da senin yüzünü çok güldürmemiştir sanırım.
Türkiyeye her yönden uzak kaldıkça batı senin alnından mı öpüyor ? Sorun ne ?

@aguen
deprem dediğimiz de 6Şubat 2023 sonrasında olan ortalama 5 seviyesinde olan depremlerde bile operatörler işlevsiz kaldı . Araştırabilirsiniz.
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
Bence tepkinizi daha sert koymalisiniz. 3g de kullanmayin, telefon kullanmayin.
+3
Sour
(03.04.26)
sorunları böylece hızlıca çözmüş oldun .
doktor olduğunda da soğuk algınlığı olan hastalarına vereceğin bir tavsiye :
- soğuk almayın... demek olur sanırım

biraz daha bilgi birikimin olmalı. boş değil dolu dolu cevaplarla gel buraya .
-3
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
@diyecevaplandı sordugunuz sorularin sacmaligina (ki amaciniz zaten soru sorup cevap almak degil) elimden geldigince sacmalayarak cevap vermeye calistim. gorulen o ki yine de tatmin edemedim. verilen hicbir cevabi begenmemis ve -10 almissiniz. verdiginiz her cevap da en az -3 almis. bence bana verdiginiz cevaptaki "doktor" kismi hakkinda durup bir dusunun. belki aradiginiz tum sorularin cevabi oradadir.
+3
Sour
(03.04.26)
elinden geldiği kadar saçmala o halde. kendi kendine görev vermişsin biz ne yapalım? konuyu soru olmaktan çıkarıp adeta siyasi ideolojik boyuta taşıyan da ben değilim. yukarıdan aşağı cevaplara bak ve kırılma anını kendin gör. burada beğenilmemek veya eksilenmek aslen haksız olma göstergesi de değildir. burada bazıları için eksileme ya ideolojik ya da magazinsel eylemden ibaret bir şey.
üste bakarsan konuyla alakasız olarak "oy tercihinden" bahseden zihniyetin benzerlerini mesela bir ilde yaşanan kötü bir olayda bölge insanının son seçimlerde kime oy verdiğine göre yorumlayan zihniyetten çokta farkı yok.

sen istatistiğini tutmaya devam edebilirsin.
zihniyetine göre soru/duyuru bekleme.
-2
🌸diyecevaplandı
(03.04.26)
(2)

Beyanname veren beyaz yakalılar

condom kurşunu
Ben ücretle ilgili beyanname vermiyorum. İlk defa Bu sene vericem gibi geliyor. Benden daha az maaş aldığını bildiğim iş arkadaşlarım ise aa beyanname vermeyi unuttuk gibi muhabbetler yapıyor. Bunlar ne beynnamesi veriyor ya? kira dışında başka ne beyannamesi var böyle beyaz yaka çalışanın verebilec
Ben ücretle ilgili beyanname vermiyorum. İlk defa Bu sene vericem gibi geliyor. Benden daha az maaş aldığını bildiğim iş arkadaşlarım ise aa beyanname vermeyi unuttuk gibi muhabbetler yapıyor. Bunlar ne beynnamesi veriyor ya? kira dışında başka ne beyannamesi var böyle beyaz yaka çalışanın verebileceği?
+1
condom kurşunu
(02.04.26)
2025 yılı içinde yıllık brüt 4.300.000 lira ücret alanların beyanname vermesi gerekiyordu.

ya da işyeri değiştirmiş, ikinci işverenden aldığı ücret 330.000 lirayı geçiyorsa yine beyanname vermesi gerekiyordu.

beyaz yakalının ayrıca kira geliri, şirket ortaklığından dolayı kar payı kazancı falan yoksa başka beyanname verecek durumu yok.
+1
kibritsuyu
(02.04.26)
Eurobond geliri mesela.
0
gabe h coud
(02.04.26)
(6)

Samsung Galaxy S25 FE telefon 20 wattlık şarj aletiyle şarj edilir mi?

anaphylacticshock
Merhaba, Samsung Galaxy S25 FE telefon aldım ama kutuya şarj adaptörü koymuyorlarmış artık. Elimde Spigen marka 20 wattlık bir adaptör var. Şu linktekinden: https://amzn.eu/d/00qjuqW9 Bu telefonu bu adatörle şarj etsem sorun olur mu? İlk defa bu kadar pahalı bir telefon aldım. Zarar veririm diye çek
Merhaba,

Samsung Galaxy S25 FE telefon aldım ama kutuya şarj adaptörü koymuyorlarmış artık.

Elimde Spigen marka 20 wattlık bir adaptör var.
Şu linktekinden: amzn.eu

Bu telefonu bu adatörle şarj etsem sorun olur mu?

İlk defa bu kadar pahalı bir telefon aldım. Zarar veririm diye çekindim açıkçası.

Bilenler yazabilirse çok makbule geçer.
0
anaphylacticshock
(01.04.26)
Bir şey olmaz, voltaj tuttuktan sonra (ki tutar) amperin önemi yok. Adaptör telefonun kapasitesinden güçlü ise telefon ihtiyacı kadar güç çeker. Adaptör daha güçsüz ise adaptörün kapasitesi kadar güç alır.
0
orient blue
(01.04.26)
İşte ben de adaptör yeterince güçlü değilse diye korktum. Adaptörün değerleri düşük gelirse telefon zarar görür mü?
0
🌸anaphylacticshock
(01.04.26)
telefon zarar görmez ama 1 saatte şarj olacakken 3 saatte şarj olur.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
Görmez, tersine daha az ısınacağı için daha iyi ama yavaş şarj olur.
0
orient blue
(01.04.26)
tamamen uyumlu. yeni nesil telefonlar yeni tip adaptörlerle şarj olurken haberleşiyor. adaptörün gücüne ve çıkış voltajlarına göre uygun akım-gerilim profilini belirliyor.
denildiği gibi yarım hızda şarj olacaktır ama pil ömrünü uzatması açısından faydası var.

uzak durulması gereken şarj cihazları yan sanayi, kalitesiz-markasız çin malı olanlar.
+1
orpheus
(01.04.26)
bugun bende olurda yeni telefon alırsam uyumlu olsun diye sanal zekaya sordum dediki 25w kafi hızlı şarj için ama 2.0 usb ise 45w almak gerek s25 plus ve ultra modeli için
en mantıklısı şu geldi bana
www.mediamarkt.com.tr
0
eja
(02.04.26)
(2)

elektrik döşemek kaç paradır

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
hazırda elektrik ve saati mevcut, kullanılıyor. muhtemelen sigorta kutusu, kaçak akım rölesi gibi ıvır zıvırlar da var. sadece duvarlar kırılacak ve pirizler döşenecek. güncel durumda tek bir hane için böyle bir işlem aşağı yukarı kaç tl tutar?
hazırda elektrik ve saati mevcut, kullanılıyor. muhtemelen sigorta kutusu, kaçak akım rölesi gibi ıvır zıvırlar da var. sadece duvarlar kırılacak ve pirizler döşenecek. güncel durumda tek bir hane için böyle bir işlem aşağı yukarı kaç tl tutar?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
geçen sene bu zamanlar (nisan 2025) 4+1 160 metrekare ev için sıva altı kırma, boru döşeme, kablo, işçilik vs tüm tesisatın kurulumu için 60 bin lira, sıva üstü anahtar, priz, sigorta, şerit led vs elektrik malzemesi için 22 bin lira verdim.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
metrekareye 1000 lira diyelim ,
(yapay zeka)
0
designer
(02.04.26)
(7)

Gunaydin, kremali domatesli makarnanin yanina

narod
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz? Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
Protein kaynagi olarak ne onerirsiniz?
Nasil bir tavuk ya da et mesela? Ya da mantar, baklagil? Yanina yakisacak ne yapabilirim?
0
narod
(01.04.26)
kemiksiz löp tavık eti, göğüs olur mesela, istediğiniz baharat ve az zeytinyağı ile soslayıp varsa airfryer yoksa tavada pişirmek en pratiği.

Mantarı soteleyip direkt olarak makarnanın içine ekleyebilirsiniz.

Ton baliğı da olur.
0
kumandanim
(01.04.26)
hafif yağda kalçalı but ya da ızgara tavalık but yapardım ben olsam. sadesi bile güzel olur. sevdiğiniz baharatlarla taçlandırabilirsiniz de.
0
dedim ben sana
(01.04.26)
Tavuk, köfte, somon tarzı balık vs hepsi iyi gider bence. Ben en kolay olarak kuşbaşı kesilmiş tavuk göğsünü baharatlayıp airfryerda pişiriyorum. Tavada falan da olur tabii.

Bu arada mantar protein kaynağı değildir. 100 gram mantarda 3 gram protein var. Mantar genel olarak besin kaynağı bile sayılmaz, ağırlığının çok yüksek kısmı su.
0
nundu
(01.04.26)
Bu konuda Tavuk Dünyası menüleri ilham verebilir.
Ayrıca
@nundu +1
0
Mirket
(01.04.26)
off onun yanında tavuk göğüs değil de kalça öneririm.

hatta önce tavuğu sotele, domates sosunu, kremayı tavuğun üstüne koy, sonra makarnayla bağla. tavuklu domatesli kremalı olsun.

illa yanında olsun, ayrı olsun dersen yağsız veya az yağlı tavada önlü arkalı kızart.

yavan olur dersen klasik marinesi var. yoğurt salça zeytinyağı limon ve istediğin baharatlar, tercihe göre sarımsak. buna bula 1-2 saat beklet, sonra at tavaya. airfryer da olur, en güzel fırında olur.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
kremalı, körili tavuk.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Niye herkes tavuk onermis anlamadim, benim aklima direk herhangi bir kirmizi eti ustune koyup girismek geldi.
0
mbond
(01.04.26)
(6)

Ömer Üründül hakkında ne düşünüyorsunuz?

yadigar
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep
Günümüz Milli Maç yayınlarına yorumcu olarak katılmasını destekliyorsanız, hangi sebeple? Özellikle 40 yaş üstüne soruyorum.

Kendi adıma, Ömer Üründül’ün futbol bilgisi ve sevgisine saygı duyuyorum. Kendisini de severim. Milli maçlarda sesini duyunca çok seviniyorum. Ama bugün fark ettim, benim sebep tamamen duygusal. Nostaljik nedenlerle…
📊 Ömer Üründül’ün milli maçlara yorumcu olarak katılmasını
Destekliyorum, çünkü mevcutlar içinde en iyisi. / En iyilerden biri. %30.8 (4)
Nostaljik duygular sebebiyle destekliyorum. %38.5 (5)
Fark etmez. %0 (0)
Başkası yorumlasa daha iyi sanki. / Ömer Üründül mümkünse yorumlamasın artık. %30.8 (4)
0
yadigar
(01.04.26)
Boomer olarak nostaljiden nefret ederim ama 2000 uefa cup finalinden dolayi bende kredisi sonsuz. O muhtesem gece onun sevincini hatirlamadan eksik.
+1
duster
(02.04.26)
maç yorumladığı filan yok ki, spiker ona bir şey söylesin diye pas atıyor, cevap 'evet'
illa bişey söylemesi gerektiğini hissedince söylediği cümle 'bilmem neye çok dikkat etmek lazım...'

hmmm.

açıkçası ben izlerken dalga geçiyorum kendisiyle.
0
amelie poulain
(02.04.26)
ömer üründülü seviyorum, o yorumlasın maçları isstiyorum

sebepler:
nostaljik,
beyefendi oluşu,
çok boş konusmuyor,
futbolu biliyor ve dünya futbolunu en iyi takip edenlerden birisi,
tecrübeli
0
abelardo
(02.04.26)
alternatifi de şu muhtemelen: yapma volkan yaaa, oyuncu değişiklik hakkımız da dolduuaaaa oync hak değ dolduuuaaa

ben kendisinden razıyım.
0
kibritsuyu
(07.04.26)
ben de seviyorum kendisini. az ama oz konusuyor.
0
baldur2
(07.04.26)
yorumcu olarak rahatsız olmuyorum ama insan olarak sevmem. çok zengin kimseyi sevmem. üründül de "tonton dede" filan değil milyonların emeğinden elde edilmiş kârı cukkalayıp dünyayı gezen, maç izleyen/yorumlayan bir adam. maç yorumları konusundaki tavrı ben biraz aşırı buluyorum. oturup 90 dakika top izleyeceğiz. bu biraz da konfor alanıdır, günlük sıkıntıdan kaçıştır. o açıdan tanıdık olduğumuz bir ses. beni rahatsız etmiyor. ama yorumculuk bağlamı dışında ele aldığın zaman öyle sempatim filan da yoktur, olması da anlamsız. burger king'de çalıştım bir ara. biz 400 liralık siparişi taş çatlasa iki dakikada toparlıyorduk. akşam 8-9 saatlik mesai bitişi cebimize giren para 800 liraydı amk. tab gıda'nın sahibiydi diye biliyorum, hepsi bunlara gidiyor işte. zengini sevmem, seveni de sevmem. öyle zannedildiği gibi hep üniversite öğrencisi gençler filan da çalışmıyordu beli kopuncaya kadar yer silen 40-50 yaşında ablalar vardı aç karnını doyurabilmek için o boktan işe ihtiyaç duyan. o insanların her biri 10 biner lira fazla kazansa rahat ederdi, firmaya hiçbir şey olmazdı, fiyatları bile değiştirmelerine gerek yoktu. 5 milyon yerine 4.5 milyon kâr ederlerdi, yine kılçıksız kârdan söz ediyorum. ama yok. yaparlar mı? tabii ki yapmazlar.
0
der meister
(07.04.26)
(4)

etriyeler neden olay mahallinde imal ediliyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ayrıca zaten park yeri sorunu olan memlekette niye sokaklara demir yığıyorlar? sahipsiz diyip götürsem suç mu?
ayrıca zaten park yeri sorunu olan memlekette niye sokaklara demir yığıyorlar? sahipsiz diyip götürsem suç mu?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.04.26)
Fabrikadan da gelir ama hazır gelmesi daha maliyetli olabilir. Adam demirci boşa düşünce yaptırıyor işte.

Sokaklara koymasa her gün nakliye parası mı verecek? Alan olsa zaten koyardı.
0
Unde bach canim
(01.04.26)
sen alırsan suç, ama kamusal alana izin mizin almadan koyduysa belediye alıp götürebilir.

ayrıca vinçle indirilen şeyi elininen alıp götüremezsin, ağırdır. belki makarna çubuğu gibi bi tane alırsan ne ala.
+1
kibritsuyu
(01.04.26)
genel olarak belediyeye bir miktar para yatırılıyor. adı işgaliye olması lazım. izin almadan ve bu parayı ödemeden yapılırsa idari para cezası kesiliyor. yerinde yapılması hem maliyeti düşürüyor hem de ufak tefek değişiklikler veya ek demirler gerekebiliyor. diğer türlü fazla fire verebilir veya eksik çıkabilir.
+1
ground
(02.04.26)
hukuksal açıdan o demirleri alırsan hırsızlık suçu oluşur. izinsiz konulmuşsa "açığa bırakılan eşyanın çalınması" hükümleri gereği daha ağır bir hırsızlık suçunu oluşturur.
+1
ground
(02.04.26)
(19)

Sağlık sorusu, annem için ne yapmalıyım

sessizce aglayan sanat
Merhaba3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var. Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve
Merhaba

3-4 gün önce de aynısını yaşamıştı ama bugün daha uzun sürdü. Sol kasığında ve belinin sol tarafında şiddetli bir ağrı/sancı bir şey var. İdrarı çok kötü kokuyor ve birkaç gündür idrar artışı olduğu halde bugün saat 9'dan beri idrar da gelmiyor, sancı var.

Annem 135-140 kilo. Dizleri beli ve akciğerleri çok sıkıntılı olduğu için yürümekte çok zorlanıyor, yani hastaneye götürsem sağa sola koşturamam ve tekerlekli sandalyeye de sığmaz. İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor. Geçen hafta evde sağlık birimini aradım, anlattım bunları, biz üst kurula iletiyoruz onlar karar veriyor dediler, sonra da bizi arayıp gelemeyiz dediler.

Ben şimdi anneme ne yapayım bilemiyorum. Çok sancısı var yaklaşık 3 saattir çekiyor, sıcak su torbası yaptık karnabahar kaynattık karnını olduk. Geçmedi. Ne yapabilirim?
0
sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
geçmiş olsun, ambulans çağırmaktan başka çareniz yok. en yakın acile ambulans ile gitmeniz gerek. hastanelerde sadece tekerlekli sandalye hizmeti yok sedye de veriliyor ama tek başınıza halledemezsiniz yanınıza biri lazım.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(31.03.26)
Teşekkür ederim ama ambulanslar "müdahale edemeyeceğimiz hastaya gitmiyoruz" diyorlar, hasta taşımacılık yapmıyorlarmış.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyoruz demek yerine annem fenalaştı falan diye 112'den ambulans isterseniz gelirler bence.
+2
emfuzi
(31.03.26)
evde sağlık biriminin işleyişi çok farklı. sizin annenizi hastaneye götürmeniz gerekiyor. tutun bir taksi götürün çok zor değil.
0
galahad reloaded
(31.03.26)
Belediyelerin hasta nakil hizmetleri var, bir gun onceden randevu almak gerekebilir. Arayip talep edebilirsiniz. Babami oyle goturuyorlar.

Sizin durumunuz acillik de olabilir bu arada. Ambulans +1
0
eileengray
(31.03.26)
Galahad reloaded

Araba var, götürmesine götürürüm, problem o değil ki. Annem hareketi çok kısıtlı, hareket ederken çok acı çeken biri zaten, bir de bu sancı çıkınca iyice yamuldu. Hastanede sağa sola gidiverecek geliverecek halde değil.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
beklemeyin, ambulansı arayın. öyleydi böyleydi diye anlatmanıza gerek yok kadının ciddi sancıları var belli ki. daha iyi bir yol yok.
0
suyin
(31.03.26)
annemi hastaneye götüremiyorum diye çağırmayacaksınız, annem fenalaştı, çok sancısı var diye çağıracaksınız. müdahale edilebilip edilemeyeceğini siz bilemezsiniz, o paramediklerin işi. zaten geldiklerinde müdahale gerektiğini söyleyip götüreceklerdir.

idrarı da hastanede sonda takıp alırlar.
0
kibritsuyu
(31.03.26)
bir an önce bir şekilde acile götürmeniz gerekiyor. gerekirse konu komşudan yardım alın. durumu ciddi annenizin.

siz 'İdrar tahlili isteseler idrar çıkmıyor' ya da 'tekerlekli sandalyeye sığmaz' gibi çıkarımlar yapmayın. gerekirse sonda takar alırlar, gerekirse sedyeye alırlar.
+1
galahad reloaded
(31.03.26)
Ambulansı çağırıp sanki kontrole gidecekmisiz de kilodan dolayı goturemiyoruz gibi değil ki gerçekten de acil durum olduğunu belirterek 112 yi arayın. Siddetli sancı ve kokudan durmundan endişe ettiğinizi belirtin. İdrar da gelmiyormuş daha müdahale etmeleri için ne gerekiyor. Aksatmayin bence.
+1
egerbiryolcu
(31.03.26)
ne yapın edin acile götürün, ciddi bir sorun olabilir.
112 yi de annem fenalaştı diye çağırın. gelir bakarlar hatta "siz gelmeden önce kendinde değildi" falan dersiniz. idrar çıkışı olmadığını söylersiniz. yinede ambulansa taşımanız zor olacaktır. yanınızda yardım edecek birileri olsun. ama hastane dönüşü kendiniz getirmek zorunda kalacaksınız.

sağlık bakanlığının evde sağlığı yerine belediyelerin evde sağlık hizmetlerine başvurun. özellikle istanbuldaysanız ibb sağlık çok iyi işliyor. kilolu olduğunu ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğunu anlatıp kayıt oluşturun. onlar eve bir hekim yönlendirip durumunu değerlendirip sisteme kaydediyorlar. böylece hem eve gelip kontrol ve ilaçlarını yazıyorlar hemde hastane randevusu olduğunda ambulans sağlıyorlar. ilerisi için değerlendirin.
birçok büyükşehir ve ilçe belediyesinde benzer hizmetler var.
tabi bu hizmetler acil durumlar için değil rutin kontroller için.
+1
my fault
(31.03.26)
zorla yurut hastaneye varinca yuruyemiyor diye destek iste ya sandalye ya sedyeye alirlar sorun ciddi olabilir belki yaptiginiz mudahaleler zarar vermis olabilir agri sebebi belirsiz cunku apandisit kum dokme vs olabilir
0
ala09
(31.03.26)
Şikayetleri aynıysa acile götürün. Acillerde genç hekimler deneyimsiz olabiliyor, ilgili bir bölümden randevu alın, doğru dürüst muayene olsun. Tekerlekli sandalyeye sığmaz demişsiniz, obez hastalar için büyük boy bulunduruyor olabilirler, sorun.

Zayıf ya da kilolu, kendi beden ağırlığını kontrol edemeyecek kadar hasta insanları taşımak zordur. Gelecekte de lazım olabilir diyerek maddi durumunuza uygun bir tekerlekli sandalye almayı düşünün bence.

ty.gl
+1
?
(31.03.26)
Ala09 apandisit değil ama safra kesesi taşı bile çıkabilir. Hiç ilaç vermedik böbreği yormamak için. Sadece daha önce de yaptığımız kırkkilit otu kaynatıp içirdik, tuhaf bir şekilde idrar söküyor, sakinleştiğini gördüm. O da ben de uykusuzuz, az önce gördüm biraz sakinleşmiş. Uyusun ben de uyuyayım ama götürücez muhakkak.
-2
🌸sessizce aglayan sanat
(31.03.26)
idrar yolu tıkanıklığı veya böbrek taşı büyük ihtimal. acil müdahale gerekebilir muhtemelen.ne yapıp edip götürecen anneyi.
+1
jamswety
(31.03.26)
haydaaa gitmediniz mi hala? haber almaya girdim hala buradasınız neyi bekliyorsunuz????
0
suyin
(31.03.26)
kilikkilik otuyla geçmez böyle şeyler. annenize yazık. belediyeyle nakil hakkında konuşabildiniz mi?
+2
eileengray
(31.03.26)
Gittiniz mi?
0
yenibirgüzelnick
(31.03.26)
Gittik. Kesinlikle gelmedi ambulans. Kardeşim arkadaşının arabasını aldı öyle gittik. Kardeşimin sözünü daha iyi dinliyor annem, epey uğraştık ama şimdi serum yiyor. Çok uzun bekleyeceksiniz dediler acilde. O kadar beklemedik, bir uğur var gibi. Teşekkür ederim herkese.
0
🌸sessizce aglayan sanat
(01.04.26)
(9)

Eski usul tavuk donerci

narod
Icine zibilyon tane sos koymayan ve gercekten tavugun tadini alabildigimiz tavuk donerci tavsiyeniz var midir?Icinden tavugun ufak, abidik bir tarafi ciksa bile onu yiyemem. Senelerdir tavuk doner yemiyorum bu sebeple. Bu aralar canim cekiyor baya. Icinize sinen nereler var? Yer Anadolu Yakasi ama
Icine zibilyon tane sos koymayan ve gercekten tavugun tadini alabildigimiz tavuk donerci tavsiyeniz var midir?
Icinden tavugun ufak, abidik bir tarafi ciksa bile onu yiyemem. Senelerdir tavuk doner yemiyorum bu sebeple. Bu aralar canim cekiyor baya.
Icinize sinen nereler var?
Yer Anadolu Yakasi ama cilginlik yapip Avrupa'ya da gecebilirim.
0
narod
(30.03.26)
Bak bu tavuk döner işinde dediğin gibi yapan en iyi yer Kağıthane Sanayi mahallesinde merkez caminin karşısındaki Kamer Büfe'dir. Tavuk döneri bir tek burdan yiyorum. Sos falan yok. Sadece tavuk (tartmak yok, bol kepçe) ve soğan. Sadece gerçek gurmeler bilir burayı.
+3
efreet sultan
(30.03.26)
istanbul'da iyi tavuk döner yapan yer yok. seven de damak zevkine göre güzel diyor. yoksa iyi tavuk bulmak zor. içine sadece marul ve domates koyunca da o tavuk eşsiz bir lezzet şölenine dönüşmüyor.
0
koela
(31.03.26)
kadıköy’deki beşiktaş iskelesinin karşısında park büfe var. eski usül tavuk döneri oradan yiyebilirsin. ayrıca acı hardal ile sosislisini de öneririm.
0
gregory
(31.03.26)
Döner records'u çok övüyorlar ve tam dediğiniz gibi (benim de sevdiğim tarz) yaptığı söyleniyor. Bi bakabilirsiniz. Biraz entel mekanı olduğu için fiyatlar tuzlu olabilir ama, yani öyle bir intiba bıraktı bende.
0
nundu
(31.03.26)
Favorilere ekledim, duyuruyu silmeyin lütfen.
Ayrıca,
(git: 1615818)
0
yadigar
(01.04.26)
sorunuza cevap olmayacak belki ama bir ankaralı olarak bu konu her açıldığında benim kafam karışıyor.

öncü, sr, maydanoz gibi marka dönerciler dışında dönerci yok mu istanbul'da? ya da "meşhur iskenderun döneri" yazmayan herhangi bir dönerci? şu saydığım marka gibiler hariç bütün dönerciler normal döner yapmıyor mu? markaların standart menüleri olduğu için dışına çıkartamıyorsunuz da, normal büfe falan yok mu orada? ha sos da var orda, ketçap mayonez de var ama koy dersen koyuyor, koyma demene bile gerek yok, default hali sossuz mayonezsiz. ya da soruyor sos mayonez atayım mı diye.

çok şaşırıyorum her konusu açıldığında. dönerciye gidip "yarım ekmek arası döner alayım, sadece soğan domates olsun" denmiyor mu ki herkes bu eski usul dönere bu kadar hasret kalmış? adam zorla sos patates mayonez falan mı koyuyor? burda hosta'ya gidip bi tavuk döner diyorsun, ekmek arasına tavuk döner, soğan, domates koyup veriyor. yanındaki kassap dönercim'e gidiyorsun, sos mayonez diyor, koyma diyorsun koymuyor, yine döner, soğan, domates.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
@kibritsuyu ben bir bufeye gidip tavuk doner yeme aliskanligi olan biri degilim. Bilmedigim bir yere de girip yemek yemem zaten. Dediginizi yapanlar illa ki vardir, sorum da zaten biraz onlarin tavsiyelerini almak uzerine.
+1
🌸narod
(01.04.26)
hayır sırf sizin için söylemiyorum. sözlükte başlığı açılıyor, instagram'da postlar dolaşıyor eski usul tavuk döner, eski usul eski usul diye.

yav her dönercide var? en azından ankara'da var. olsa olsa kalitelisini ararsın, hangisi iyidir, hangisi yağları derileri itelemez diye. sossuz dönerci aramayı bir türlü anlayamadım. sos koydurma?
0
kibritsuyu
(01.04.26)
Hocam, soslu tavuk döner yapan mekanların eti o kadar tatsız ve yavan ki, ancak sarımsaklı mayonez, salçalı sos, baharatlar vs. ile adam oluyor. Böyle mekanlarda tavuk döneri sade isteyince aşırı lezzetsiz bir şey oluyor.

Eskilerin tavuk döneei neredeyse et dönerden daha lezzetli olurdu. Şimdi tavuğu terbiyelemeye uğraşmıyor kimse. Kalın kalın, düz, yağsız, terbiyesiz bembeyaz eti geçiriyorlar döner şişine. Kesiyorlar. Sade yemesi bazı yerlerde, kedi değilseniz mümkün değil, bazılarındaysa karın doyurur ama tatsız.

Et dönerde İstanbul'da çok güzel, lezzetli, eski tadında yahut ona yakın yerler bulabiliyorum. Tavuk dönerde hâl@ bulamadım.
+1
yadigar
(01.04.26)
(4)

Mutfak lavabo süzgeci sızdırıyor

dolantindr
Merhaba arkadaşlar. Mutfaktaki lavabo damlatıyor diye lavaboya yeni körüklü süzgeç aldım damlama kesilsin diye ama vidasını iyice sıkmama rağmen damlıyor. Deli oldum. Normalde lavabonun altında kalması gereken lastiğinin üzerine bir de lavabo üstüne de yaptım conta gibi. Hem altta hem üstte. Bu şeki
Merhaba arkadaşlar. Mutfaktaki lavabo damlatıyor diye lavaboya yeni körüklü süzgeç aldım damlama kesilsin diye ama vidasını iyice sıkmama rağmen damlıyor. Deli oldum. Normalde lavabonun altında kalması gereken lastiğinin üzerine bir de lavabo üstüne de yaptım conta gibi. Hem altta hem üstte. Bu şekilde çok çok az kaçırıyor ama bu seferde süzgeç lavabo içinde contadan kaynaklı yüksek kaldığı için su 1 cm falan kalıyor lavaboda. Sizce ne yapmalıyım?

Ben bu mavi lastiği almayı ve onun yerine silikon gibi bir şey çekmeyi düşünüyorum. Çünkü silikonsuz bu yine sızdıracak gibi.

Fikirlerinizi bekliyorum.
Halı malı battı ya. :/

son durum bu. böyle saçmasapan oldu farkındayım da ancak böyle toparladım.
ibb.co
0
dolantindr
(30.03.26)
Normalde değiştirdiğinizde sızdırmaması lazım. Ama fotoya baktığımda evyeniz mermer gözüküyor. Muhtemelen damarlarda çatlak var. Değiştirmeden sızmayı engellemeniz pek mümkün gözükmüyor.
+1
artci sarsinti
(30.03.26)
üste taktığınız cıntadan sonra sızdırma azaldıysa ya normalde yeterince sıkmıyorsunuz ya da vida gereğinden uzun, sıtığınızı zannettiğinizde bir yere dayanarak daha fazla ilerlemiyor. daha kısa bir vida ile deneyin veya vida ile ızgara arasına pul veya somun ekleyin. zira üstteki contanın tek başına sızdırmazlığa bir etkisi olmaz, alt gövdenin daha fazla yukarı çekilmesini sağlamış gibi görünüyor burada sadece.
+1
shadowfollower
(30.03.26)
üst tarafa fazladan conta koymayın. alttaki contanın da olması gerektiği gibi yerine oturmasını engelliyor olabilir.
+2
kibritsuyu
(30.03.26)
Üstte conta takımışsınız, damlatması için bu +1 demek.

Onu çıkarın, süzgeci iyice oturtun.
Süzgeci boruya vidalarken aynı zamanda elinizle lavabonun içinden bastırın.
Lavabonun altında ise süzgeci aşağıya doğru çekin ve öyle vidalayın ki conta iyice otursun.

Eğer her şeyi doğru yapıyorsanız ve yine de damlatıyorsa conta lavabonuz için ya dardır-geniştir ya da kalın-incedir.

Lavabonun altından hortumu takmadan evvel üstten hafif hafif çeşmeyi açın ve etrafına elinizle su yayın. Sonra alttan elinizle kontrol edin, ıslaklık var mı diye. Emin olduktan sonra hortumu takın.
Tabii bunları yaparken lavabonun altına bir tane kova koymayı unutmayın.
0
tithousand
(31.03.26)
(3)

televizyon tavsiyesi

kibritsuyu
aslında pek de tavsiyelik bir durum değil.teyzemin televizyonu bozulmuş. evindeki ufak oturma odasında oturup izler. netflix'miş 4k imiş falan izlemez, teledünya üzerinden normal televizyon kanallarını izler.32 inç bir samsung televizyonu vardı. yine böyle bir şey al dedi. baktım samsung falan 55 in
aslında pek de tavsiyelik bir durum değil.

teyzemin televizyonu bozulmuş. evindeki ufak oturma odasında oturup izler. netflix'miş 4k imiş falan izlemez, teledünya üzerinden normal televizyon kanallarını izler.

32 inç bir samsung televizyonu vardı. yine böyle bir şey al dedi. baktım samsung falan 55 inç'ten başlıyor. kadın o odada şaşı olur 55 inçle. 32 inç, 40 inç televizyonlar da thomson, flac falan diye adı sanı duyulmadık markalar.

dediğim gibi televizyon izlemekten gayrı başka bir şey için kullanılacağını sanmıyorum.

ne önerirsiniz, ne alayım?
0
kibritsuyu
(30.03.26)
büyük daha iyi değil mi yaşlılar için? arada 2 metreden fazla mesafe varsa sorun olmaz. 32 inç baya küçük bence.

tcl alabilirsiniz 43-49 olabilir
0
jelly bear
(30.03.26)
conax modül alıp kartı doğrudan televizyona takarak bağlamıştım zamanında. ayrı kutu yok, her şeyi tek kumanda ile televizyon kumandasından hallediyordu.

43 inç fena değil, olabilir. yani biraz da büyük olsa tabi daha iyi olur. ama 55 inç de o oda için çok büyük.
0
🌸kibritsuyu
(30.03.26)
Arkadaşlar öyle şeyler izleyemez, monitör, box falan teşkilata gerek yok. Kabloyu takıp tek kumanda ile tv izlenecek anam babam usulü televizyon arıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(30.03.26)
(14)

Facebook kullanıyor musunuz?

lil siztah
Boomerlar, soru başlıkta. Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurc
Boomerlar, soru başlıkta.
Bu sosyal ağ ben yüksek lisanstayken çıkmıştı. Bilg. Müh. sınıf arkadaşlarımızdan biri, daha kimsenin haberi yokken hemen eklemişti bizi. Hatta sonraki sömestır’daki arayüz dersinde bunun kullanıcı dostu olup olmadığına dair ödev hazırlayacağız diye günlerce her yerini kurcalamıştık. Caps’leri duruyor hala, çok basitti ilk çıktığında..

Neyse, o zamandan bu yana kullandığım tek sosyal medya uygulaması ola gitti. Insta, twitter, TikTok falan kullanmadım hiç. Avrupa ve Amerikalılar hala hatırı sayılır ölçüde kullandığından, haberler, müzik grupları, kültür-sanat etkinlikleri gibi konularda hala tatmin edici içerik mevcut bence. Ama yakın çevremde genel kanı “Facebook mu kaldı be!” şeklinde.. Şahsen messenger uygulamasını da seviyorum; vatsap kullanmadığımdan aile içinde onunla devam ediyoruz.
Sizde durum nedir?
📊 Face var mı?
Evet %43.3 (13)
Hayır %56.7 (17)
0
lil siztah
(28.03.26)
facebook'a girmiyor degilim, ama kullanmiyorum. tek kullanim alanim market place'de bir seyler satmak onu da cok nadir yapiyorum zaten. okullarin gruplari falan var, ama spesifik olarak o sayfalara gitmezsen facebook'un algoritmasi o icerigi hemen gostermiyor o yuzden bilgiyi kaciriyorsun, acayip inefektif. Onun disinda zaten esin dostun ne durumda oldugunu, resimlerini falan takip ettigim hic bir sey kalmadi nerdeyse, tum diger sosyal medya AI slop ve influencer çöpü ile doldugundan.
+1
compumaster
(28.03.26)
Reddit disinda hic sosyal medyam olmadı.
+3
duster
(28.03.26)
etrafimdaki bunak cetesi ile ordan iletisim kuruyorum.
bir de son zamanlarda marketplace baya isime yaramaya basladi cunku eski seyleri cogunlukla yaslilar satiyor, ben de antika falan pesindeyim.
+2
cooperr
(28.03.26)
sosyal medya olarak kullanmıyorum aktif arkadaşım da kalmadı gibi birşey. ama çeşitli teknik gruplar ve ikinci el sayfaları için arada girip bakıyorum.
+1
orpheus
(28.03.26)
telefonumda yok. haftada bir pc den bakıyorum gibi. yabancı DIY gruplarda aktif olanlar verimli gayet.
+1
dorian greyfurt
(29.03.26)
Marketplace ve eski dostlarla iletişim için kullanıyorum.
+1
runaway
(29.03.26)
Meta firmasının WhatsApp dahil tüm ürünlerini boykot ettiğim için, kullanmıyorum. 2008 gibi kullanıyordum. Sonrasında hesabımı kapatıp takma isimle bir hesap açıp kullandım bir müddet. Asla telefonuma uygulamasını falan yüklememiştim. Adamlar whatsapp’i satın alıp bir güncelleme yaptılar, bir baktım, telefon rehberimde ne kadar insan varsa, facebbok sahte hesabım için arkadaş olarak öneriyor. O gün facebook ile vedalaştım.

Günümüzde en çok, spesifik bazı işler için (mesela, uyumlu 2. El lcd ekranı arama) facebook gruplarına girmeye ihtiyaç duyabiliyorum. Meta gibi insana saygısız, karakter yoksunu bir firmayı çok katı bir şekilde protesto ettiğim için, bu tarz ihtiyaçlar için dahi kullanmıyorum.

Gözlemlediğim kadarıyla, 55 yaş ve üstü artık facebook’tan ziyade instagram’da takılıyor.
+3
yadigar
(29.03.26)
ilk çıktığında komikti. akvaryumuma balık ekle, dürtme, osmanlı pokesi, anketler, karşılıklı etkileşim kurabileceğin uygulamalar. sözlükte hala "yaran facebook durum güncellemeleri" diye aktif başlık var. kimse facebook'ta durum güncellemiyor ama başlığına yazıyor. durum güncellerdin, herkes görür yorum yapardı. fotoğraflarını yükler albüm albüm paylaşırdın.

artık o özellikleri gerçekten boomer'lar kullanıyor. 47 yaşındayım. facebook'um var ama fotoğraf yükleyeyim, durum paylaşayım şeklinde kullanmıyorum (instagram'a yükleyince otomatik facebook'a da yükleniyormuş sonradan fark ettim).

lakin hala kullanıyorum. muhasebe bilenler topluluğu var mesela, meslekle ilgili soru cevap yapabiliyorsun. yani bir soru sorayım, altına cevaplar gelsin diyebileceğin başka bir platform yok. whatsapp ve telegram grupları da var, soruyu soruyon hop kayıp gidiyo, sonra ara ki bulasın, kim ne cevap vermiş.

ya da plak pazarı var. plak satıyorlar, plak mezatları oluyor. adam post açıyor, yorumlarda mezat yapıp plak alıyorsun. ya da yorumlara plağı paylaşıyor, aldım diye cevap yazıp alıyorsun. bunu da yapabileceğin başka bir platform yok.

kullandığın arabaya özel gruplar var mesela, aracınla ilgili kafana takılanı soruyorsun, aklıselim insanlar cevaplıyor. dalga geçen troller de çok var ama takılmazsan gayet faydalı bilgi ediniyorsun.

velhasıl foto atayım, burcucum çok güzel çıkmışsın, köyümüzün gururu aslan yeyenim yorumları falan yapmıyorsak da aktif şekilde kullanıyorum hala.
+3
kibritsuyu
(30.03.26)
Onun yerine şu günlerde www.mevzuatraporu.com 'u deniyorum
-3
general hiyar
(30.03.26)
Ben ilk ciktigi donemlerden sonra uzun sure kullanmamistim. Bir sebepten girdim, artik cikamiyorum. Instagram'dan daha fazla ilgimi cekiyor. Ilgimi ceken gruplara katildim falan. Bence algoritmasi insani epey bagliyor.
+1
mbond
(30.03.26)
kendim paylaşım yapayım gibi bir durumum yok ama etkinlik, forum ve grup tarzı konularda, vefat duyurusu vb. durumlarda favorim hala ve açık ara facebook. o kadar çok faydalandım ki şu perimenopoz sürecinde facebook gruplarından (özellikle ingilizce/yabancı), resmen şikayetlerim dörtte bire indi oradaki tavsiyeleri araştırdıkça. ayrıca hala favori kitap ve sinema gruplarım orda. instagram hesabını zaten daha 3-4 ay önce açtım, hiç gerek de duymuyordum.
+1
Phoebe
(30.03.26)
mağazalara yeni ürün bulmak için kullanıyorum 1 1.5 senedir, o kadar faydasını gördüm ki, aynı malın fabrika fiyatı 100 birimse bu adamlar 70'e satıyor. üstüne esnaf adamlar seninle arkadaş oluyor bir şeye ihtiyacın olduğunda o adamları arıyorsun ve çözüyorlar. ve bunu kâr amacı gütmeden yapıyorlar.(benim tanıştıklarım özelinde) o yüzden Facebook 30 yaşından sonra benim için gerçek bir network ağı oldu diyebilirim.

Sektör: Ev tekstili

edip: 8 nisanda denizliye gideceğim görüşeceğim adamların 70%'iyle facebook'tan tanıştım.
+1
dirildimde geldim
(30.03.26)
Facebook ve Twitter'ım yok.
İnstagram'da sadece 2 fotoğrafım var.

Sosyal medya ile ilgim bu kadar. :)
+1
rakicandir
(30.03.26)
facebook, twitter, intagram vb. yok, hiç olmadı.
kendi telefonuma whatsapp kuralı 1 yıl olmadı.

ekşisözlük, ekşiduyuru, ekşibition* üçgeninde takıldım.

9gag ve reddit var ama sosyal ağ denir mi bilemedim*.
+2
late viper
(30.03.26)
(12)

Çocuklukta, ergenlikte favori çizgi filmleriniz ve tv programlarınız neydi?

yadigar
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
Opsiyonel olarak isteyen yaş da yazabilir.
0
yadigar
(27.03.26)
Çizgi Film: Thundercats. (Şimdi geriye dönüp baktığımda, taş devri, eek the cat, taz gibi her yaşta izlemesi zevkli muazzam şeyler olsa da, çocukken en çok thundercats, ergenken benjamin (gol) en zevdiğim çizgi dizilerdi.

Tv programı olarak, atv’de uzaklar vardı, atasoyların dünya turunu anlatan…
0
🌸yadigar
(27.03.26)
Benim çocukluğumda olup hiç kaçırmadıklarım: uçan kaz, güneşin oğlu esteban ve şeker kız candy.

Uçan kaz pazar öğlenleri çıkıyordu. TRT’nin programı, pazar konseri> işitme engelliler haber bülteni>uçan kaz şeklindeydi. Çizgi filmi izlicem diye erkenden oturup, işkence çeke çeke pazar konseri ve işitme engelliler haber bülteni’ni de izliyordum :D

Candy üniversite zamanımda yeniden yayınlanmaya başlamıştı. Bir kaç bölümünü izleyip şoka girmiştim, bunları bize nasıl izletmişler diye. İşte candy ile antony mi terry mi unuttum, küsüyorlar. Candy bunun evinin önüne gidip barışmak için yalvarıyor; oğlan da pencereden bakıyor. Sonra çok şiddetli bir yağmur başlıyor, candy de çok ıslanıyor. Oğlan bunu eve alıyor; ıslak kıyafetlerini çıkarıp sarınması için bir havlu veriyor. Bir sonraki sahnede candy havluya sarınmış, oğlana yalvarıyor, özür diliyor falan. Oğlan da “tamam, gel hadi” gibi bişeyler söylüyor. Kamera arkadan candy’i gösterirken havlu yavaşça aşağı iniyor.. :D
+1
lil siztah
(27.03.26)
Clémentine
+2
compumaster
(28.03.26)
mac gyver ve contact (3-2-1 contact olan)
0
orpheus
(28.03.26)
Akıllı Bıdık.
Google'a yazınca alakasız şeyler çıkıyor. Onun için bir örnek bırakayım.

www.youtube.com
0
Mirket
(29.03.26)
redkit
tsubasa
sirinler
insan vucuduyla ilgili bir cizgifilm var di birde, mikroplarla savas vs. biyolojiye bayilirdim ya keske dr olsaydim aluminyum..
0
cooperr
(30.03.26)
laff-a-lympics’e bayılırdım.
0
eileengray
(30.03.26)
90'ların ortası gibi Kanal D ana haberden önce Şirinler yayınlanıyordu. Reytinglerde üst sıralarda yer alması haber olmuştu. Ben de müptelasıydım.

Ondan önce Şeker Kız Candy.

Daha da öncesinde Looney Tunes ve Çakmaktaşlar
0
auroraaurora
(30.03.26)
pembe panter bir numaralı çizgi filmimdir, hala bayılırım ilk versiyonlarına.

taş devri, tom ve jerry, laff a lympics, tom ve jerry falan zaten klasik.
0
kibritsuyu
(30.03.26)
Yine olsa yine izlerim diyebileceğim çizgi filmler muhtemelen batman ve tusubasa olurdu.
0
rakicandir
(30.03.26)
laff-a-lympics +1
0
osssy
(30.03.26)
burada sayılan klasiklerin hepsini severek izledim ama yeri ayrı olanlar:
He-Man and the Masters of the Universe
Batman: The Animated Series
X-Men: The Animated Series
Spider-Man
0
late viper
(30.03.26)
(17)

puzzle sorusu - araba parcasi (capsli)

cooperr
birisi arkadasin aracina carpip kacmis, geride stop lambasi kirintilari var:https://ibb.co/Lz2bg5bslokasyon kuzey amerika oldugu icin peugeot, renault gibi fransizlar olamaz, italyan da olmaz. amerikan markalari olabilir. biz aradik taradik ne oldugunu cikartamadik. japon olabilir, ya da kore vs.mar
birisi arkadasin aracina carpip kacmis, geride stop lambasi kirintilari var:
ibb.co

lokasyon kuzey amerika oldugu icin peugeot, renault gibi fransizlar olamaz, italyan da olmaz.
amerikan markalari olabilir. biz aradik taradik ne oldugunu cikartamadik.
japon olabilir, ya da kore vs.
marka model bulabilen varsa gofret alacam.
tsk
0
cooperr
(27.03.26)
gofret için tamamen sallıyorum :P büyük ve kavissiz göründüğü için escalade?
0
eileengray
(27.03.26)
mazda cx-5? bisey bildigimden degil de epey yaygin bir arac.
0
taurina
(27.03.26)
yok buyuk ihtimal amerikan ama bulamadik.
0
🌸cooperr
(27.03.26)
@sivrisinek
hocam ben benzetemedim pek :D
0
🌸cooperr
(27.03.26)
Otoparktayım şu an bakınıyorum. Honda crv?
0
eileengray
(28.03.26)
üst (alt da olabilir ama sanmıyorum) tarafındaki 120 derecelik keskin köşe spesifik görünüyor. çözülürse o köşeden çözülür.
0
kibritsuyu
(28.03.26)
@eileengray
degil malesef
@kibrit
aynen, ordan yakalamamiz lazim ama bulamadik.
0
🌸cooperr
(28.03.26)
Ford f 150 ya da cadillac
0
primetime
(28.03.26)
@primetime'ın cevabının üstüne şöyle bir şey buldum.

www.sahibinden.com
0
kibritsuyu
(28.03.26)
degil tutmuyor :(
0
🌸cooperr
(28.03.26)
Lexus LX 570?
0
eileengray
(28.03.26)
nope
0
🌸cooperr
(28.03.26)
camry?
bu arada benzer soruları şu subredditte soruyorlardı şansını deneyebilirsin www.reddit.com
0
konetsu
(28.03.26)
@konetsu
yok degil.. tahminim amerikan, basit bisey.
buyuk ihtimal eski bir arac..
AI vs ne varsa denedik bulamadik hala..
0
🌸cooperr
(28.03.26)
bir de şuna sormayı deneyebilirsin :D onedio.com

x.com
0
konetsu
(28.03.26)
bulduk, son kasa hyundai santa fe, stop lambasinin yan kismi imis, donerken vurmus gibi duruyor.

www.topgear.com
+1
🌸cooperr
(02.04.26)
rahatladık, işimize dönebiliriz :)
0
eileengray
(02.04.26)
(3)

Hukuki dilekçe için yapay zeka aracı

Rao
Merhabalar, Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ? Çok teşekkürler şimdiden.
Merhabalar,

Savcılığa ve ayrıca mahkemeye dilekçe yazılacak. Ücretlide olsa Tavsiye edebileceğiniz uygulamalar var mı ?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
Rao
(27.03.26)
ücretli olarak yapay zeka değil de, doğal zeka aracı var. ben onu tavsiye ederim.

(bkz: avukat)
-5
kibritsuyu
(27.03.26)
Avukatım. Konuyu bilmiyorum ama tavsiye etmem. Hele sanık konumundaysanız yapay zekadan şener şen gibi koşarak kaçmanızı tavsiye ederim. En basit dilekçelerin başında anlaşmalı boşanma dilekçesi gelir. Adı üstünde karşılıklı her konuda anlaşmışsınız, hakim de onayacak o kadar. Lakin o kadar değil. En baba yapay zeka dilekçesini getirin kesinlikle açık bulurum. Ama siz şikayetçiyseniz “şikayetçiyim” demeniz yeterli zaten.
0
ground
(28.03.26)
avukatlar sadece dilekçe yazmıyorlar.
0
co2s2
(28.03.26)
(7)

Hisseli kiralarda beyanname verilmesi

condom kurşunu
Bana düşen pay 2025 limitinin altında. Bildiğim kadarıyla beyannames dolduruken zaten diğer hissedarların bilgilerini de dolduruyoruz. Bu durumda aslında sadece tek bir hissedarın doldurması yeterli mi yani ben zaten limitin altındayım. Üstünde olan hissedar kendininkini doldurunca hisse oranında ot
Bana düşen pay 2025 limitinin altında. Bildiğim kadarıyla beyannames dolduruken zaten diğer hissedarların bilgilerini de dolduruyoruz. Bu durumda aslında sadece tek bir hissedarın doldurması yeterli mi yani ben zaten limitin altındayım. Üstünde olan hissedar kendininkini doldurunca hisse oranında otomatik hesaplıyor diye hatrııyorum doğru mudur?
0
condom kurşunu
(27.03.26)
her hissedar kendi payına düşen kira için beyanname verecek. kendi payına düşen kira sınırın altında kalıyorsa o hissedar beyanname vermeyecek.
+1
kibritsuyu
(27.03.26)
kibritsuyu senin dediğine göre; bir dairenin hissesini, kira sınırının altında kalacak şekilde hissedarlara bölersek, tüm hissedarlar beyan vermez, doğru mu?
0
duyuruuser
(27.03.26)
Tapu kayutlarında hissedar gözüküyorlarsa şayet, evet, hepsi sınırın altında kalıyorsa hiçbiri beyanname vermez.
0
yadigar
(27.03.26)
Evet tam olarak öyle.
0
kibritsuyu
(27.03.26)
Kİbritsuyu'na muhalefet etmek gibi olmasın ama ben şirkette bir arkadaş için şunu yaptım.
Beyanname vermiyorsunuz ama daha önceki senelerdeki deneyimime istinaden hazır beyan sisteminde dilekçe vermek istiyorum gibi bir bölüm var. Oradan dairenizi seçip istisna dilekçesi yazıp ne kadar kira geliri elde ettiğinizi yazıyorsunuz.

Onlarda da eşi ile ortaktı eşi beyanname verdi ama kendisine düşen tutar daha azdı.
0
liberal
(27.03.26)
insanlar genellikle vergi dairesinden korktukları için (pek de haksız sayılmazlar) işlerini garantiye almak istiyor.

kanunen "vergi çıkmıyorsa beyanname vermeyeceksin" denilen vergiler için verginiz çıkmazsa beyanname vermezsiniz. ama insanlar; işi garantiye almak, memurun işini kolaylaştırmak, işkilli bir memurun "hmmm kira beyannamesini niye vermemiş acaba, dur şuna bir uyarı yazısı göndereyim" demesinin önüne geçmek için beyanname vermeyip, üstüne de "istisna sınırı altında kaldığım için beyanname verilmemiştir" diye dilekçe veriyorlar. gerek yok, ama fazladan verilen bir dilekçenin zararı da yok, sadece kendinize boşa mesai.

lakin özellikle önceki yıllarda beyanname vermişseniz, bu sene verilmeyecekse böyle bir dilekçe vermenizi tavsiye ederim.
+1
kibritsuyu
(27.03.26)
KEsinlikle dogru, kanun açık verilmesine gerek yok diyor fakat yine de böyle bir alan var. Bu şekilde yazmamızın nedeni vergi dairesi çagırıdı, bir önceki sene uzlaşmaya girip beyan edilmişti, ki o da apayrı bir olaydı, kiracı beyanını esas alıp vergi dairesinde uzlaşmaya gitmiştik, ev sahibi sırf ugraşmamak adına evini sattı. ertesi sene tekrar sattıkları eve kira beyanı için cagırdılar beyananme vermemişsin diye :)

Vergi dairesindeki memurlar da aslında sizler vergi verin diye ugraşıp durmuyor, önlerine gelen işleme bakmak zorunda kaldıkları için. Bizler de vergi memurunun önüne az iş düşürüp sonraından vergi dairesine gitmek zorunda kalmamak için ugraşıyoruz.
0
liberal
(29.03.26)
(4)

Gelir Vergisi

emcekare olmadi einstein olsun bari
Verdiğim kira aldığım kiradan 2 kat fazla.Her iki kiralanan da konut.Buna rağmen neden vergi çıkıyor? Bir seyler mi değişti de kaçırdık?
Verdiğim kira aldığım kiradan 2 kat fazla.
Her iki kiralanan da konut.
Buna rağmen neden vergi çıkıyor? Bir seyler mi değişti de kaçırdık?
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.03.26)
Damga vergisidir o.
0
wilhelmwasmuss
(26.03.26)
Hayır degil.
Ödenecek gelir vergisi ifadesinden bahsediyorum.
Ödenecek damga vergisi baska o başka.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.03.26)
gerçek gider seçip ödediğiniz kirayı gide olarak yazmanız lazım.

götürü gider seçtiyseniz istisna sonrası kalan tutarın %15'ini yazıp geçer.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
gerçek gider yapıyorum zaten. Lakin sorunu buldum. yıllık yerine aylık gider miktarını yazdığım için bu şekilde oluyormuş.
0
🌸emcekare olmadi einstein olsun bari
(26.03.26)
(2)

outlook, com.tr'li mail adresim ve kişiler problemi

kibritsuyu
yeni bilgisayar ve yeni programlar problemleri devam ediyor.com.tr uzantılı bir mail adresim var. yandex mail üzerinden hosting alıyorum. eski bilgisayarımdaki mail programına pop3 üzerinden bağlayıp mailleri alıyordum ve de gönderiyordum.şimdi ne oldu? dünyanın parasını verdiğim microsoft outlook p
yeni bilgisayar ve yeni programlar problemleri devam ediyor.

com.tr uzantılı bir mail adresim var. yandex mail üzerinden hosting alıyorum. eski bilgisayarımdaki mail programına pop3 üzerinden bağlayıp mailleri alıyordum ve de gönderiyordum.

şimdi ne oldu? dünyanın parasını verdiğim microsoft outlook pop3 protokolünü desteklemiyor mu nedir anlamadım, izin vermedi. imap üzerinden senkronize ettim, ayarlarını yaptım, mail alıp gönderebiliyorum. buraya kadar sorun yok.

ama şöyle bir problem var. outlook'ta ilgili com.tr hesabının kişiler listesine mail adresi ekleyemiyorum. ne yaptıysam olmadı. google ve yapay zeka diyor ki kişiler imap üzerinden senkronize olamadığı için yeni kişi kaydetmene izin vermiyor. lan senkronize etme o zaman yerele kaydet. senkronizasyon gibi bir beklentim yok, outlook'un yerel rehberine kaydet yeter. ama öyle bir seçenek de bulamadım.

şimdi iş için kullandığım mail adresimin rehberine işle ilgili mail adreslerimi kaydedemiyorum. her mail için elle adres giriyorum, aman ne büyük yenilik. 2010'da yapabildiğim şeyi 2026'da yapamıyorum. ne biçim iş anlamadım. mallık bende galiba.

neyi yanlış yapıyorum, yardımcı olabilecek kimse var mıdır?
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Outlook'ta Kişiler, Takvim, Notlar vb. IMAP ile senkronize olmaz. Başka bir e-posta sunucu kullansaydınız Dosya > Hesap Ayarları > Veri Dosyaları > Ekle > Outlook Veri Dosyası (.pst) oluşturmak, sonra Kişiler > Yeni kişi oluştur seçip kaydederken bu PST içindeki Kişiler klasörünü seçmeniz tek çözüm olurdu. Ama siz Yandex Kurumsal kullandığınız için CalDav kullanmanız gerekir. Yani caldavsynchronizer.org adresindeki ücretsiz eklentiyi kurmanız yeterlidir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
senkronize olmasına gerek yok. bilgisayarın yerel diskinde elle girdiğim bir rehber de olur. yani bu pst dosyasını oluşturmanın bir yolu varsa oluşturup aktarabilirim.

ama pst de olmuyor, bu sefer de diyor ki pst aktarmak için klasik outlook yüklemen lazım.

teknoloji geliştikçe niye işimiz zorlaşıyor? sadece bir adres defterine isim ve adres girmek istiyorum hepsi bu. elle gireyim, senkronize falan da olmasın, bir yerden de aktarmasına gerek yok. tek tek elle girerim 15-20 tane adres zaten. ama "senkronize edemem" diye onu da girdirmiyor. etme, sadece diske kaydet ya.

notepad açıp, adresleri alt alta yazıp, oradan seçip kopyala yapıştır mı yapayım bu devirde?
0
🌸kibritsuyu
(26.03.26)
(9)

Duyuruda degisiklikler

mbond
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
Sag altta en son cevap verdigimiz duyurularin, en son yasanan aktiviteye gore yeniden eskiye siralanmis hali vardi. Kaybolmus. Sebebi neydi ki?
+2
mbond
(25.03.26)
Ben de oyle tahmin etmistim aslinda ama orasi bombos, gecmise elveda dedik sanirim. Bu yazdiginiz cevaba istinaden kayit dusmus tabii. Neyse minimalist dizayn benimsenmeye calisiliyor sanirim.
0
🌸mbond
(25.03.26)
ben de beğenmedim sabah dikkatimi çekti girer girmez. boş alan zaten görelim ne olacak nedir bu whitespace aşkı
+2
aguen
(25.03.26)
geri getirin olanı bozmanın kime ne faydası var?
0
koela
(25.03.26)
arkadaşlar itiraf edeyim, bunu (yani bir bildirim zili ve üzerinde çıkan bildirim sayısı gösteren balonu) ben istedim, böyle olsa daha iyi olmaz mı diye compumaster'a ben önerdim, o da yapmış.

gerekçem de şuydu. biliyorsunuz duyuruda veya cevapta kişi etiketleyebiliyorsunuz. etiketlendiğiniz zaman yanında bir etiket ikonu ile bildirimler'de çıkıyordu. ama etiketlenmeseniz de zaten sizden sonra cevap yazıldığı zaman orada çıkıyordu. etiketleme fonksiyonu tamamen işlevsiz kalıyordu. yani etiketlesen de çıkıyor, etiketlemesen de zaten cevap yazıldığı için çıkıyor. etiketleme, sadece hiç alakan olmayan bir duyuruya seni çağırmak, haberdar etmek istendiğinde işe yarıyordu. seninle ilgisi olabilecek bir duruyu açılıyor mesela, sen görmemişsin, bir başka arkadaş "x bu işten iyi anlar @x" diye etiketleyince hiç cevap yazmadığın, görmedğin halde kendi bildirimler pencerene düşüyordu.

ben de dedim ki, evet cevap yazıldığında zaten bildirimlere düşüyor, ama verilen cevapta özellikle sen etiketlenmişsen de bunun gözüktüğü bir yer olsun, üstünde sayı yazan bildirim zili olsun. compumaster da sağolsun onu yapmış. ama onu yaparken bildirimler penceresini de kaldırmış.
-3
kibritsuyu
(25.03.26)
Bence bildirim zili harika olmus. Diger kisim da geri gelir, hallolur
+1
üğpoıuy
(25.03.26)
keske istemeseydin. hem sağ tarafta olsun, hem bildirim butonu olsun herkes mutlu olur. şimdi eskilerde gözükmüyor buton yüzünden.
0
koela
(25.03.26)
iletelim.
+3
kibritsuyu
(25.03.26)
aslında böyle daha az tartışma çıkar çünkü cevap altına ne yazılmış, ne olmuş takip edilemiyor. şaka bir yana mesaj gelince hem mesaj ışığı yanıyor hem bildirim geliyor. bildirimdekine basmazsak yeni mesaj gelmiş gibi göstermeye devam ediyor. takip edemiyorum kısaca.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gelistirme ekibi cok agile, duyurular geri geldi.
+2
🌸mbond
(25.03.26)
(2)

Fenerbahçe - Beşiktaş

baldan kaymak
Sizce nasıl sonuçlanır, Skrinar'ın oynamasını bekliyorum.
Sizce nasıl sonuçlanır, Skrinar'ın oynamasını bekliyorum.
0
baldan kaymak
(23.03.26)
skriniar pek oynayamayacak gibi. milli maçta da oynayamadı. ha belki beşiktaş maçına yetişeyim, zorlamayayım diye oynamamış da olabilir.
0
kibritsuyu
(01.04.26)
bu maçı kazanmak zorunda kazanamazsa tedesconun durumu da tehlikeye girer, başkanın da. Son haftalarda inanılmaz kayıplar oldu, o kayıplar olmasa gs'nin bu zor fikstüründe liderliği alma şansımız yüksekti. Şimdi bunların telafisi ancak bu galibiyet ve türkiye kupasıyla olur.
0
biravekahve
(01.04.26)
(8)

Kayıt dışı kargo dağıtımı

karaage
Selamlar, bir kargo firmasının kayıtdışı kargo dağıtım işi var. Teklif kardeşime gelmiş ve atladı hemen ama ben bir dur dedim. Özet olarak, araç ve yakıt bizden, her türlü sorumluluk da bizde. Sigorta yok, kayıt yok kuyut yok. Paça başı 33 TL ödeme yapıyorlar, günde kabaca 7 saat çalışıp 2.500 TL ne
Selamlar, bir kargo firmasının kayıtdışı kargo dağıtım işi var. Teklif kardeşime gelmiş ve atladı hemen ama ben bir dur dedim. Özet olarak, araç ve yakıt bizden, her türlü sorumluluk da bizde. Sigorta yok, kayıt yok kuyut yok. Paça başı 33 TL ödeme yapıyorlar, günde kabaca 7 saat çalışıp 2.500 TL net gelir elde etmek mümkün. Lakin polis durdurup da kardeşimin kayıtsız çalıştığını öğrenirse muhakkak çeşitli yaptırımlar olacaktır. Bu yaptırımlar nelerdir, aranızda bu işi yapan ya da yapan tanıdığı bulunan birileri varsa tecrübesini yazabilir mi lütfen? Özellikle de bu tip bir iş yapıp başı yanan oldu mu onu merak ediyorum.
0
karaage
(23.03.26)
Asla yapmayın.
Ne taşıtacaklarını bilmiyoruz. Tek sorun kaçak bir şekilde kargo taşımak değil.
Taşıması en yasak, ömrünüzün sonuna kadar hapis yatmanız gerekecek bir şeyler taşıtabilirler.
Aman ha.
Banka hesabını kiralamaktan bile kat kat kat tehlikeli. Asla. Sakın!
+6
michael_knight
(23.03.26)
aman hocam. sakat işler bunlar. bir ömür hapiste bile yatabilir taşıdığı şeye bağlı. asla girişmeyin böyle işlere.
+1
elektr10
(23.03.26)
kriminal malzeme taşıtma ihtimalini bir kenara bırakırsak, şahsi araçla kargo taşımanın cezası var. k belgesi çıkartman, irsaliye düzenlemen falan gerekir. polis çevirirse ulaştırma bakanlığı'ndan ayrı, maliye'den ayrı ceza yersin.

doblo'nun arkasında 80 koli yumurtayla yakalan mesela, yemek için eve aldım, şahsıma aldım, çiftlikten aldım dükkana götürüyodum falan yemez. çatır çatır ceza keserler belgesi, kaydı kuydu, izni bilmemnesi yoksa.

kendi üretim tesisinden, kendi ürettiğin malı, kendi aracınla, kendi dükkanına bile belgesiz, kayıtsız şekilde alıp götüremezsin.
+5
kibritsuyu
(23.03.26)
Yukarıda duruma her açıdan bakan çok detaylı yanıtlar verilmiş. Okuduktan sonra Google'a "sevk irsaliyesi" yazın, ne olduğunu okuyun, ardından "usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezası" yazın, neye mal olduğunu öğrenin, zaten başlamamak için ikna olursunuz.
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(23.03.26)
@michael_knight Kargo firması üzerinden dağıtım yapılacak, bazı büyük hazır giyim firmalarının (herkesin bildiği türden, tv reklamı dönen şirketlerin) online satışlarının dağıtımı. Yani içerikte illegal şeyler olacağını sanmıyorum. Bahsettiğim hazır giyim firmalarıyla anlaşmaları kesin olarak var yani o açıdan eminim.

Ha tabi adam 80 paket içinde 1 tane illegal içerikli pakedi de emanet edip gönderebilir ve kardeşim bir şey farketmez yani, garantisi yok.
0
🌸karaage
(23.03.26)
günde 2500 az. parasına da değmez. 26 gün çalışsan bile 65000 tl kazanç. benzin en az 5 bin tl. sigorta vs yok bi de işin içinde. asla değmez. kayıtlı kurye çok daha fazla kazanır.
0
jelly bear
(23.03.26)
@jelly bear Kayıtlı kurye dediğiniz nedir? Getir kuryeleri gibi falan mı? Onun koşullarını biliyor musunuz?
0
🌸karaage
(23.03.26)
reis günlük 2500'e sorgusuz sualsiz eşya taşımak için cahil cesareti gerek yada çok nakit falan lazımdır. büyükşehirdeyseniz garson bile o kadar kazanıyor zaten ortalama mekanlarda. aldığınız risk bir yana, araç kullanmanız bir yana, usülsüz işlem yapmanız bir yana.

ne bileyim hiçbir açıdan değmez. daha yüksek bedel ödersiniz her türlü.
0
birdirbir
(23.03.26)
(15)

kahve ve dilim pastaya 270 tl vermek

WithWorth
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?

şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
+1
WithWorth
(22.03.26)
ucuz geldi. sadece kahve 200 tl.
+7
jelly bear
(22.03.26)
@jelly birlikte alınca indirimli menü yapmışlar 🙁
0
🌸WithWorth
(22.03.26)
Bence de ucuz.
+1
put it in your appropriate place
(22.03.26)
derli toplu görünen pastanede dandik sütlaç bile 350...

saçmalık.
+2
gurur
(22.03.26)
buna ucuz diyenin gelirinin aylık 200 bin tl üstü olması lazım.
+1
biravekahve
(22.03.26)
vurmayın artık arkadaşlar baristanın elini öptüm helalleştik.
+1
🌸WithWorth
(22.03.26)
Sık sık gitmeye devam et.
Evdeki cezve daha temiz ve parlak kalır en azından.
-1
diyecevaplandı
(22.03.26)
Ucuzmuş ya konum atabilir misin
-3
arbre
(22.03.26)
şu sıra gayet makul duruyor 270 lira. üstteki duyuruda tel kılıfına 5 bin lira vermek üzere olanlar var. afiyet olsun...
0
exlibris
(22.03.26)
kira ve işçilik arttı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.03.26)
bulundugum yerde kahve ile beraber kek alınca minimum 15 usd veriyorum, 600 tl civarı...dünya genelinde para arttı, iş azaldı.
0
monicapp
(23.03.26)
burası internetin caddebostan'ı gibi hissettiriyor.
+2
birdirbir
(23.03.26)
270 gerçekten ucuz bu arada. kahvecide oturup pasta yemek çok huyum değil, buna para vermekten hoşlanmıyorum ama fiyatları görüyorum tabi ki, kahveyi 150 tlye alsan bile pastayı 150ye alamazsın türlü 200 üstü bi fiyat. 270 tlye aldığın yer belediyenin kafesi falandır.
0
Sadece soruyorum
(23.03.26)
Tchibo da her hafta bir tatlı da tatlı+75 tl kahve kampanyası var
dediğin yer burası sanıyorum
0
smokee
(23.03.26)
şimdi bu menünün fotoğrafını çekip herhangi bir imada bulunmadan "şuna 270 lira verdiğime inanabiliyor musunuz" açıklamasıyla paylaş ve yorumları izle.

yarısı "oovv gerçekten çok uygunmuş" diyecek, yarısı "üff o ne lan o paraya kahve tatlı mı olur" diyecek.

herkesin fiyat gerçekliği algısı kaybolmuş durumda.
+1
kibritsuyu
(23.03.26)
(7)

Taze anket geldi. Nene/anneanne-babaanne

üğpoıuy
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
Anne ve babanizin annesine nene mi derdiniz, anneanne babaanne mi?
📊 Hangisi

Bu anket sona erdi. 60 oy kullanıldı.

0
üğpoıuy
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne
0
rock n roll
(22.03.26)
Yabancı birine tanıtma amaçli anneannem derim. Ama ev içinde kendisine hitaben veya yakınlarıma bahsederken nene derim. Nenoo da derim. Anneanne çok uzun hissettiriyor sağlığından ve yaşindan dolayı kendisine çok sık hitap etmemiz gerektigi için de nene çok pratik oluyor.
+1
egerbiryolcu
(22.03.26)
Anneanne ve babaanne. Onların annelerine koca nine.
0
black holes in the sky
(22.03.26)
Nine, onların annelerine verilen isim bizde. Herkes için öyledir zannnediyordum, öyle değil mi? Herkes için öyle değilse hemen Twitter’da “ilk x şokunuz” sorularından birine cevap yazayım bunu.

Anneannenin annesi veya babaannenin annesi.
+1
michael_knight
(22.03.26)
Anneanne-babaanne diyoruz ama üçüncü bir kullanım örneği olarak "ebe" Hatta "aba"Gerçeği var. ( doğurtan kadın anlamının dışında) şimdiki nesil değil tabi ve örneklemim iç anadolu yöresi. Tabi ulusal çapta bir kullanım olmadığı için spesifik.
0
wilhelmwasmuss
(22.03.26)
Ulusal çapta nesillerdir herkes kullanıyor aslında küfür ederken. Ama onu "doğurtan kadın" zannettikleri için anaya sövmek kadar etkili olmuyor.

Evet anneanneninkinden bahsediyorlar.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
anneanne, babaanne
anneannenin annesi= nine
babaannenin annesi = büyük babaanne
0
mezzosprite
(23.03.26)
(5)

spor, diyet ve kilo

compumaster
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
malum kilo ve beraberinde tansiyon da artinca duzenli eliptik yapmaya basladim 40 dakika haftada 3 kere civari. saglam ter attiriyor. ama biraz da sıkıntıdan olacak fazla atıştırıyorum. Tamı tamına diyet olmasada mutlu olduğunuz ne yöntemler var?
+2
compumaster
(22.03.26)
En kolay uygulayabildiğim intermittent fasting oldu şimdiye dek. 6-8 saatlik serbest dilimde şeker-ekmek gibi kompleks olmayan karbonhidratları kısıtlayınca çok kolay form tutuluyor. Haftada bir serbest gün.

Tansiyon için aç karna nar suyu güzel oluyor. Yine günlük soğutulmuş yeşil çay + limon suyu + maden suyu kombosu da çok faydalı oluyor...
0
dilemma of subscribtionability
(22.03.26)
kardiyo yapmanın faydası olur ama kilo vermek istiyorsan bu işin %80'i diyet %20'si spor bence. çerez atıştırıyorsan sadece ceviz yemeyi deneyebilirsin 2-3 tam cevizden sonra kesiliyorsun zaten iştah kapatıyor.
+2
zen1th
(22.03.26)
2024 yılında haftada 2-3 gün 1 saat yüzme ile, ayrıca kalori kısıtlaması yaparak ve aralıklı oruç yöntemi ile yemek yiyerek 6 ayda 20 kilo verdim.

özel bir diyet uygulamadım. öğlen 12'ye kadar aç (sabah kalkınca 1 fincan sade filtre kahve). 12'de yediğim şey peynir zeytin, domates biber, salatalık, yanında yeşil çay. bildiğin normal kahvaltı. arada çok kazınırsam 1-2 çubuk kraker, fındık badem falan. akşam da 8'den önce artık ne yemek varsa ondan. ekmek yok, şeker yok. atıştırmalık da en fazla fındık fıstık veya tatlı niyetine meyve. günlük kalori ihtiyacının altında kaldığın sürece kilo veriyorsun.

yaz tatili sonrası sıkıntılar, işler derken devam ettiremedim, aldım kiloları geri. onca emek boşa gitti.

tansiyon için doktorun verdiği ilaç dışında yeme içme namına hiçbir şey fayda etmedi bana.
0
kibritsuyu
(23.03.26)
yaklaşık bir yıl önce üç aylık şeker ölçümüm sınırda çıkınca, şekerin yanı sıra beyaz un, pirinç, patates gibi kan şekerini hızlı yükseltecek şeyleri kestim. insülin direnci dostu aralıklarda ve tarzda yemeye dikkat ettim; kalori hiç kısmadım. öğle tatilinde tempolu yürüyüş ve akşam yarım saat-45 dakikalık egzersiz videoları yaptım. üç-dört ayda değerlerim sağlıklı aralığa geldiği gibi, ciddi kilo verdim. devamında yemek düzenine aynen devam ettim ancak yürüyüş ya da egzersiz yapamadığım ve sürekli masa başında olduğumdan kilo vermem durdu; ancak hiç oynamadan verdiğim yerde de kaldı. hedefim en kısa zamanda egzersiz ve yürüyüşlere dönmek.

bu arada, zamanında bir yıla yakın aralıklı oruç yapmıştım; yediklerime dikkat etmeme rağmen gerek kiloma, gerekse psikolojime hiç iyi gelmedi. insülin direnci yatkınlığım olduğundan, bilmeden o bakımdan da zararı oldu muhakkak. 3 aylık şekerinize baktırmadan if'e girişmeyin derim.
0
lil siztah
(24.03.26)
Intermittent fasting + hyper keto birlikte yapmak ve düzenli hareket. En çok verim aldığım dönem buydu, hem hızlı kilo kaybettim hem de sağlıklı ve dinç hissettirim.
Bunlarla birlikte tahlil sonucu verilen vitaminleri de kullanıyordum düzenli. Keşke tekrar başlayacak motivasyonu bulabilsem.
0
mutekebbir
(25.03.26)
(37)

Ekşi Duyuru'ya yeni bir özellik geldi: Gruplar

compumaster
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.Gruplar nasıl çalışıyor?Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuz
Artık kendi topluluğunuzu oluşturabilirsiniz. Reddit'teki subreddit mantığına benzer şekilde, herkes ilgi alanına göre bir grup açabilir ve o grubun içinde duyuru paylaşabilir.

Gruplar nasıl çalışıyor?

Üst menüdeki Gruplar sekmesinden mevcut grupları görebilir, gruplara katılabilir veya kendi grubunuzu oluşturabilirsiniz. Her grubun kendine ait bir sayfası, üyeleri ve yöneticileri var.

Grup oluşturmak için hesabınızın en az 6 aylık olması, en az 5 duyuru ve 10 cevap yazmış olmanız gerekiyor. Bu sayede spam grupların önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Her grubun bir kısa ismi var ve /g/kisa-isim şeklinde erişilebiliyor. Grup adı sonradan değiştirilebilir ama kısa isim kalıcı.

Grup içindeki duyurular ana sayfada (bugün, her bir şey) görünmüyor. Sadece grubun kendi sayfasında listeleniyor. Kategoriler (soru, duyuru, müzik vs.) gruplardan bağımsız, aynen devam ediyor. Bir duyuru hem bir kategoriye hem bir gruba ait olabiliyor.

Gruplarda üç farklı görünürlük ayarı var:

- Sadece üyelere: Üye olmayanlar içeriği göremez
- Herkese açık görünüm, sadece üyeler yazabilir
- Tamamen açık: Herkes görebilir ve yazabilir

Grup sahipleri kendi moderatörlerini atayabilir. Grup moderatörleri duyuruları sabitleyebilir, üyeleri çıkarabilir veya yasaklayabilir ve üyelik başvurularını onaylayabilir.

Grup içindeki şikayetler site moderatörlerine değil, grup yöneticilerine gidiyor. Yani bir duyuruyu bildirdiğinizde bunu grup sahibi ve moderatörleri değerlendiriyor.

Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir ve sahipsiz kalan grupları yönetebilir.

Gruplarım bölümü sol panelde kategorilerin altında görünüyor. Üye olduğunuz gruplardan en son duyuru paylaştığınız 5 tanesi orada listeleniyor.

Bu özellik henüz yeni. Eksikler ve hatalar olabilir, geri bildirimlerinizi bekliyorum. Keyifli gruplar oluşturmanız dileğiyle.
+7
compumaster
(20.03.26)
''Site moderatörleri tüm gruplara erişebilir, uygunsuz grupları yasaklayabilir''

istemem eksik olsun
-13
yurtsuz john
(21.03.26)
grup kurup silsen bile sağdaki GRUPLARIM menüsünden silinmiyor.
0
co2s2
(21.03.26)
Olumlu bir gelişme gibi görünüyor ama biraz erken sanırım. Bunun yerine ana sayfada açılacak duyurulara yeni kategoriler eklense daha iyi gibi yoksa ana sayfadaki hareketlilik azalacak. Zayen azalmıştı .

Zamanla açılacak gruplar gözümün önüne geldi de :)
zurna, beginner, ayna , yalnızlar, boomer, Z kuşağı, depresyondakiler, kripto, reddedilenler, batıda bohem doğuda derbeder olanlar, alış veriş rehberi, karşı cinse nasıl yürüsem?..

Neyse..hep deriz duyuruda nitelik öne çıkmalı .
+2
diyecevaplandı
(22.03.26)
compü çalışıyor, helal olsun compü!
-1
duyurukullanıcısı
(22.03.26)
compü angelusun yaptıklarını böyle unutturacağını sanıyor galiba. siteye eklediği yeni özellikleri kendisi ekibiyle takılabilir, bizlik bir şey yok.
-9
Rondak
(23.03.26)
Üye olmayanların giremeyeceği, göremeyeceği grup duyuruları ve cevaplarını , son cevaplananlar başlığında da göremezsek iyi olur.

Kendileri çalıp kendileri oynasın. Görmeyelim hiç.
+1
Mirket
(23.03.26)
Gruba nasıl gireceğim. Moda mı mesaj atmak gerekiyor
-1
tolgan
(23.03.26)
Katil dugmesine basiyorsun uyelik onayi gerekirse soyluyor. Sahibi onayliyor.
0
🌸compumaster
(23.03.26)
Reddit'te gruplara onaysız üye olabiliyorsun. Üye olmadan içeriği görebiliyorsun. Grupların akışına gelmesi için taglemek gibi bir şey. Burada akış için content ve kullanıcı az. Kapalı gruplar, onay süreci etkileşimi azaltır diye düşünüyorum.
+1
gabe h coud
(24.03.26)
Gruplara eklenen sorular tarayıcıdayken ana sayfaya düşmüyor, fyi.
0
Bruce
(25.03.26)
Anlamadim?
-1
🌸compumaster
(25.03.26)
Edit: Duzeldi. Tesekkurler compu.

Telefondaki browserdan girince layout degismis sanirim, sagdaki dropdown reklamin arkasinda kaliyor veya acilmiyor tam. sekmelere erisilemiyor. ios.
0
eileengray
(25.03.26)
Bildirim özelliği de gelmiş. Sağ üst köşede zil işareti var.
0
rock n roll
(25.03.26)
gruptaki mesajların ana sayfa akışına düşmemesi gerekiyor zaten. bug değil, özellikle öyle.

asıl; uygulamada ana sayfada çıkıyor olması bug. daha doğrusu grup özelliğinin uygulamaya henüz entegre edilmemiş olmasından kaynaklı.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
dediğinize cevap olarak, grup üyelerinin akışına kesin düşmesi gerekmez mi? yoksa sürekli gruplarımıza girip girip soru var mı diye kontrol etmemiz gerekiyor. redditte bile üyeysen önüne düşüyor.
+1
eileengray
(25.03.26)
Gruplar sayfasina gidersen dusuyor tum gruplarin orada
0
🌸compumaster
(25.03.26)
bildirimlere de düşüyor, zilin üstünde sayı yazıyor, tıklayınca hangi grupta ne olmuş gözüküyor.
0
kibritsuyu
(25.03.26)
biraz önce müzik grubunda bir duyuru açacaktım ama alışkanlık normal duyuru açıp kategoride müzik seçtim. grupta açılmamış oldu valla sil tekrar yükle yapmak da istemedim.

bence duyuru açarken kayıtlı olduğumuz grupları da seçme şansı olsa direkt o grup sayfasında da çıksa iyi olabilir. tag gibi.

ama yapılabilir bir şey mi bilemem. yine de her şey için teşekkürler
0
AlsterWasser
(25.03.26)
Tek bir grup açma hakkı mı var?
0
tithousand
(26.03.26)
her 24 saatte, evet.
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Saçma. Beğenmedim.
Zaten 200 kişiyiz. Bu 200 kişinin 100 tanesi de 10’lu 20’li gruplar içinde takılacaklar kalacak 100 kişi.
E hareket azalınca o 100 kişi de gidecek.

Bu grup özelliği faydalı değil bilakis zararlı bence şu aşamada.
10 bin kullanıcı her gün ziyaret ettiği zaman belki gerekebilir.
0
michael_knight
(26.03.26)
android uygulamasına henüz grup özelliği entegre olmadığı için, uygulamadan girenlerde grupta yazılanlar da akışta çıkıyor. muhtemelen uygulama kullanan biri orada gördü.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
ha bir de browser'da akışta değil ama son cevaplananlar penceresinde çıkıyor. belki onu söylüyordur.

ben mod olduğum için dahil olmadığım grupta yazılanları da görebiliyorum, o yüzden tıklayınca açılıyor. ama herhangi bir kullanıcı son cevaplananlarda gördüğü kapalı grup duyurusuna tıklayınca ne çıkıyor bilmiyorum. pasta dilimi çıkıyor olsa gerek.
0
kibritsuyu
(26.03.26)
Bana tam adım adım ne gördüğünüzü ve ekran görüntüsunu paylaşın lütfen zor bulması yoksa bana
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Onaylık gerektirmesin özelliği bozuk, çalışmıyor, kaydet diyince uygulamıyor
0
baldan kaymak
(26.03.26)
baldan kaymak duzelmis olmali
0
🌸compumaster
(26.03.26)
Gruplar fasilitesi duyuru tarihindeki belki en kompleks güncelleme olduğu için, eksiği-gediği çok oluyor, normal. (Eline sağlık compu)

Benimkisi bug mı, değil mi bilmiyorum ama, açık grup olan kitap grubuna üye olmamama rağmen, duyurularına cevap yazabiliyorum. Bu, olması gereken şey mi yoksa hata mı?

Şimşek hızında edit: Evet, “herkese açık/herkes yazabilir” seçeneği varmış…
0
yadigar
(27.03.26)
olmamasina yazsini bu sekilde kullanimini ilk kez gordum, cok yaratici, masallah.
+2
🌸compumaster
(27.03.26)
yalnız ekşi duyuru kitap grubu "hiçbir zaman herkese açık herkes yazabilir" olmadı.

"herkese açık, sadece üyeler yazabilir" şeklinde grup.

eğer bu durumda da üye dışı yazılabiliyorsa o zaman belki burda bir bug olabilir.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
Ekşi duyuru kitap grubuna hiç üye olmadım. Grup sayfasında üyeler arasında görünmüyorum:
www.eksiduyuru.com
Cevap yazdığım duyuru da burada:
www.eksiduyuru.com
Demek ki bug…

Edit: Üye olmamış olmamın özel bir nedeni yok. Olurum illa ki, şu anda üyle olmadan da görüntüleyip cevaplayabiliyorum nasıl olsa :)
0
yadigar
(28.03.26)
Sanırım üye listesinde sadece ilk 50 gözüküyor şayet bu da bir bug değilse. üye olsan da listede çıkmayabilir @yadigar :D ama bekleriz :)

edit: 50 görüntüleme limiti düzeldi.
0
AlsterWasser
(28.03.26)
bug yazmaya gelmiştim yazılmış daha önce de ama devam ediyor. kullanıcının duyurularına ve verdiği cevaplara girince kapalı gruplardaki gönderiler herkes tarafından okunabiliyor. siteye giriş yapmadan denedim.
+2
mezzosprite
(31.03.26)
duzelmis olmali.
0
🌸compumaster
(31.03.26)
düzelmiş teşekkürler
0
mezzosprite
(31.03.26)
ana sayfada sağ tarafta, gruplarım kısmında yer alan katıldığımız grupların listesinde, eğer herhangi bir grupta yeni bir duyuru varsa o grup ismi renkli görünecek şekilde ayarlanabilir mi?
0
emfuzi
(02.04.26)
Compu bir şey deniyor herhalde, tüm bildirimler gitti.
-1
douchebag
(02.04.26)
yoo?
0
🌸compumaster
(02.04.26)
(4)

pasaport / ehliyet harçları ödemesi

klassno
banka kartı ile ödeme yapılmıyormuş artık -ya da benim kullandığımda olmuyormuş. e ben de kredi kartı kullanmıyorum, nasıl yapacağız şimdi? sabah 10'a randevu almıştım, he banka kartı ne de sanal kartla ödeme yaptırmadı. yapı kredi'den sanal ama kredi kartı açılıyor mu?
banka kartı ile ödeme yapılmıyormuş artık -ya da benim kullandığımda olmuyormuş. e ben de kredi kartı kullanmıyorum, nasıl yapacağız şimdi? sabah 10'a randevu almıştım, he banka kartı ne de sanal kartla ödeme yaptırmadı. yapı kredi'den sanal ama kredi kartı açılıyor mu?
0
klassno
(16.03.26)
Yapı kredi app inden ödeyebilirsin.
0
duptıs
(16.03.26)
@duptıs payqr üzerinden deneyince uygun kart yok hatası verdi.

herhalükarda kredi kartı olmadan yapı kredi üzerinden ödenemiyormuş.
0
🌸klassno
(16.03.26)
sanal kredi kartı açılır açılmasına ama bu sanal kart, asıl karta ek kart olarak açılıyor. ödemesi asıl kartın ekstresine yansıyor.

yani halihazırda asıl olabilecek fiziki bir kredi kartı olmalı ki sanal kredi kartı da ona ek kart olabilsin. o yüzden kredi kartı kullanmadığınız için sadece sanal hesap kartı açabiliyorsunuz.

vergi ve harçlar sadece devlet bankalarından ödenebiliyor. herhangi bir devlet bankası (ziraat, halk, vakıf) hesabınız varsa oradan vergi ödemeleri kısmına girip hesaptan nakit ödeyebilirsiniz.
-1
kibritsuyu
(17.03.26)
ziraat hesabı olan tanıdık vs yok mu, ondan da ödeyebilirsiniz. illa sizin hesabınız olması şart değil. muhtemelen sayılan diğer bankalar için de aynısı geçerlidir. ben sadece ziraat için baktım şimdi. manuel olarak tc giriyorsunuz ödeme aşamasında
0
elorelia
(17.03.26)
(14)

pringles

orpheus
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki
bizim tekelde pringles görünce aldım (250tl) nerden buldun diye sorduğumda spottan geldi dedi de. yurtdışı üretimi olduğu belli. üzerinde türkçe hiçbir yazı yok. neyse sorun o değil. bu meret bildiğimiz pringles classic olmasına rağmen aşır aşırı tuzlu ve garip bir kıvamlı yağ tabakası kaplı. sanki yedikten sonra insanın ağzının içinde bir katman bırakıyor gibi. bizim yerli pringles da böyle bir sorun yoktu ne yağ ne de tuz. tuzlu derken böyle hafif bir tuzluluktan bahsetmiyorum zehir gibi tuzlu.
0
orpheus
(15.03.26)
Cakma pringles yemissin iste hahahahah
-15
Purple life
(15.03.26)
çakması mı var ? çakma olduğunu sanmıyorum çünkü cipsin kalınlığı ve o patates tadı birebir aynı. sadece çok tuzlu ve yağı garip.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
Kapali carsida hermes in hermesin yaptigindan daha iyi olan cantalarini satiyorlar gkfkfk
Her seyin cakmasi olabilir
Tik vermedigin gibi eksi vermissin. Yok artik.
-13
Purple life
(15.03.26)
çünkü mantığa veya bilgiye dayalı bir yorumda bulunmuyorsun. düşünmeden bence böyle hahaha deyip geçiyorsun ve bu cevabın benim gözümde bir değeri yok.
+6
🌸orpheus
(15.03.26)
Dedi soru postu acip icinde tek bir sorusu bulunmayan ve cakma pringles i gömmüs mantikli insan…
-12
Purple life
(15.03.26)
Üstünde nerede üretilmiş yazıyor?
Bir de Türkiye'de herkes herşeyin çakmasini yapabilir. Sonuçta bala glikoz şurubu koyulan, zeytin yağına başka yag katılan bir yer.
+2
logisticsmanager
(15.03.26)
made in usa yazıyor ama importer libyada bir adres. bir de ilginç bir not var.
consumer service for all arabic countries bla bla.... türkçe yazı yok yazıların hepsi arapça ve ingilizce. bunun middle east için üretilmiş bir varyasyon olduğunu düşünüyorum.
üreticiler ürünlerin içeriğini lezzetini ülkeyelere göre ayarlayabiliyor.
+1
🌸orpheus
(15.03.26)
çakma olması mümkün, neyin çakması yok ki.

ama çakma olduğunu söylemek, en azından bunu bir şeye dayandırarak söylemek dururken, "çakma yemişsin ahaha salak" tarzındaki bir cevabın şahsen benim gözümde de cevap değeri yok.

ben çakma olmasından çok üretim yerine göre içerik farklılığı olabileceğini düşündüm. hatta belki domuz yağı.

üretim yerine, içeriğine bakın.

şu köşedeki benzincinin marketinde de var o fiyata. o da çakma getirmemiştir herhalde.
+9
kibritsuyu
(15.03.26)
ürünlerin ic pazar ve dis pazar tatlari degisiyor. abd'de ictiginiz fanta, yediginiz snickers, pringles, magnum vs. ab'de, türkiye'de, japonya'da ayni degil cünkü her ülkenin regulationlari farkli oluyor ve ona uygun olmayan ürünleri o ülkede satamiyorlar. bu sebeple dis pazara özel üretim yapiyorlar.
mesela haribo: abd ve türkiye'de yapay renk ve misir surubu kullaniliyor, ab'de dogal aromalar ve dogal seker (sucrose) kullaniliyor. ayni zamanda ab'de seker orani %20 daha az.

pringles ic pazardan cekildigi icin türkiye ic pazarina yapilan eski alistiginiz pringles'i bulmaniz mümkün degil artik. o tat farki belki bundan ötürüdür.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.03.26)
Suudi arabistanda geçen hafta fazlaca maruz kaldım oğlum sağ olsun. Tadı mis gibi bizim alıştığımızdı.
0
cilekli pasta
(15.03.26)
Orjinal pringles grey market ithalat çok popüler oldu son zamanda.onunla beraber kinder,ferreronun resmi ithalar olmayan ürünleri vs de çokca geliyor.
0
duptıs
(15.03.26)
kutuda 100 gr'ında kaç gr tuz var yazıyor? Mesela İngiltere'de satılan versiyon (Original olan) 100gr'da 1gr tuz içeriyor. Ben daha önce sanki 0,85gr olan versiyonunu da gördüğümü hatırlıyorum. ABD ve Arap ülkeleri için daha tuzlusunu yapmış olabilirler.

edit: made in USA yazıyorsa bence kesin öyle, zira bizim yediklerimiz hep Belçika'da yapılıyor olmalı.
USA: smartlabel.kelloggs.com
AI buradaki sodyum 1.35g'a denk geliyor diyor.

www.pringles.com
bu 1g.
+1
nhk ni youkosu
(15.03.26)
@nhk ni youkosu
100gr - 1gr tuz diyor ama tad olarak başka bir gariplik var. çok tuzlu demek az kalır. zehir gibi yenmeyecek tuzlu. nasıl desem ağız kuruluğu da yapıyor. hani bazı şeyleri yedikten sonra dişlerde ilginç bir doku oluşur kayganlık kaybolur. içindeki madde ne ise böyle bir etkisi vardı.
0
🌸orpheus
(15.03.26)
Çakma değil normali o şekilde zaten.

Yurt içinde ve yurt dışında bu malum cipsten mütemadiyen alıp yerim.

Bu markanın ürünlerinde özellikle son 5-6 yıldır bir istikrar sorunu var.
Bazen cips dilimleri ekstra kalın oluyor, bazen ekstra ince ve tüm kutu dağılmış şekilde. Tuz oranını da ayarlayamıyorlar.
Kellog firması için genel bir üretim zaafiyeti var. Standarttan çok uzaklar. Özellikle de belirttiğiniz kırmızı paketli olan originals olanda.
Yedikten sonra çoğu zaman rahatsız ediyor nasıl bir yağ varsa artık.

Ama dediğim gibi önceleri bu durum yoktu ya da bu kadar belirgin değildi.
Dünyanın farklı noktalarında denedim genel olarak bir üretim sorunu yaşıyor bu firma.
+2
ezkaza
(15.03.26)
(1)

Düşen araç plakası

osssy
Düşen araç plakasını ön cama koymak suretiyle yol yapmanın cezası var mı?
Düşen araç plakasını ön cama koymak suretiyle yol yapmanın cezası var mı?
+1
osssy
(14.03.26)
yerinde takılı değilse plakasız araç cezası yiyorsunuz.
+3
kibritsuyu
(15.03.26)
(3)

kabuklı kimyonun toz kimyondan farkı var mı?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
önce kavurup sonra toz haline getirmemiz söyleniyor. kabuklusunu almak yerine toz kimyon kullanmak istiyoruz. tadında bir değişiklik olur mu öğrenmek isteriz. ayrıca 1 birim kimyonun toz haline getirildikten sonra kaç birim olacağını merak ediyoruz. peşinen teşekkürler.
önce kavurup sonra toz haline getirmemiz söyleniyor. kabuklusunu almak yerine toz kimyon kullanmak istiyoruz. tadında bir değişiklik olur mu öğrenmek isteriz. ayrıca 1 birim kimyonun toz haline getirildikten sonra kaç birim olacağını merak ediyoruz. peşinen teşekkürler.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
tadı veya kullanılışıyla ilgili bilgim yok. ben işin matematiksel kısmına takıldım.

1 birim demir mi daha ağırdır, 1 birim pamuk mu daha ağırdır gibi olmuş. 1 kilogram demirle 1 kilogram pamuk aynıdır. ama 1 metreküp demir 8 ton çeker, kule vinçle zor kaldırırsın. 1 metreküp pamuk 30 kilogram falan eder, kucaklayıp kaldırırsın.

birim nedir? hangi birim?

1 bardak kabuklu kimyonu toz edersen aradaki hava boşlukları kaybolacağı için 1 bardaktan daha az toz kimyonun olur.

100 gram kabuklu kimyonu toz edersen yine 100 gram toz kimyonun olur.
+1
kibritsuyu
(15.03.26)
birim litre.
0
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(15.03.26)
Kendiniz çekerseniz kokusu vs. daha taze olur. Kahveyle aynı mantık. Ama yemekteki etkisi çok farklı olmaz. Zaten kendisi de ilk günkü tazeliğinde kalmaz. Değirmen kapaklı baharatlık denenebilir ama onun da çok etkili olacağını sanmam çünkü kavurma durumuna ek olarak kimyon karabiber gibi kırılarak kullanılmıyor; tamamen toz olması gerek düzgün aroma vermesi için. Toz alın geçin kısaca.

Kabuklu alırsanız da çok fazla almayın, 150gr falan alın ortalama bir sofra baharatlığını iki sefer doldurursunuz. Hergün her yemekte kullanmayacaksınız zaten.
+1
akhenaten
(15.03.26)
(9)

yabancilara turk tatlisi

fakyoras
selam,bir cook club'a katildim. herkes birer yemek yapip getirecek, benim de tatli goturmem gerekiyor. yemekten baya anliyorlar. o yuzden hem tadi guzel olsun hem de goruntu olarak guzel bisi olsun istiyorum.aklima kabak tatlisi geldi. hem daha once farketmedikleri bir seydir, hem de kabak - tahin i
selam,

bir cook club'a katildim. herkes birer yemek yapip getirecek, benim de tatli goturmem gerekiyor. yemekten baya anliyorlar. o yuzden hem tadi guzel olsun hem de goruntu olarak guzel bisi olsun istiyorum.

aklima kabak tatlisi geldi. hem daha once farketmedikleri bir seydir, hem de kabak - tahin ikilisi goruntu olarak da hos olur gibi - ustune de kaymak nefis. sizce yabancilar kabak tatlisini sever mi ? siz olsaniz ne yapardiniz?

tesekkurler!
0
fakyoras
(14.03.26)
Kabak tatlısını yapardım ama fırın versiyonunu. Kesinlikle kabak tadı daha belirgin hoş geliyor rengi de daha koyu hoş oluyor bence. Tabii denemediyseniz diye söylüyorum.

Onun dışında alternatif olarak fırın sütlaç olabilir.

Aşure de sunum olarak rengarenk güzel olabilir.

Hepsinin de riski var sonuçta bizim milletimizde de kabak tatlısı aşure sevmeyen çok insan var.
0
egerbiryolcu
(14.03.26)
bu mevsimde kabak bulabilecek misiniz öncelikle?
kabak tatlisina taparim ama tahin rezil ediyor.ki tahini de tek basina cok severim. kendi suyunda pismis iyi bir kestane kabak + kaymak üstüne tatli tanimam. (tahin her palate icin uygun degil bu arada, yabancilara yaparken opsiyonel birakirdim).

ayva tatlisi, kabak tatlisi, asure gibi tatlilarin sevilip sevilmeyecegi yabanci kisinin geldigi kültüre göre cok degisiyor. gözlemim, vietnam, kambocya, cin gibi asya ülkelerinden insanlarin bu tip tatlilari daha cok sevdigi yönünde. avrupali daha cok sütlü tatlilarimiza hasta. kazandibine bayiliyorlar mesela.

ben sahsen kabak tatlisi yapardim ama en cok kendim icin yapardim :D
olmadi kaymakli incir tatlisi. yemek.com
evde kazandibi kim ugrasacak?
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.03.26)
benim aklıma şekerpare geldi. böyle yuvarlak, her birinin ortasına fındık dürtülmüş.

şundan: image.hurimg.com

aşurenin içinde fasulye nohut var, sütlaçta pirinç var. bunlar yabancıların tuzlu yemekte kullandığı malzemeler, önyargıyla yaklaşılması muhtemel ürünler.

kabak tatlısı güzel, fakat bence basit, çok etkileyici gelmedi bana, herkesin bildiği balkabağını şekerde kaynatmışsın.

hepsine ayrı ayrı bayılırım, o ayrı.
0
kibritsuyu
(14.03.26)
Kıbrıs tatlısı diyorum ben. Hem yapımı çok zor değildir hem de katlı falan görünüşü güzel. Şerbetli kısmı, muhallebi kısmı, antep fıstığı derken ağız tadımızı genel olarak yansıtıyor diye düşünüyorum.
0
peki madem
(14.03.26)
Parodiydi belki bilmiyorum ama çinlinin biri sütlaç yiyip video çekmiş, pilava naaptınız, sütlü şekerli pilav mı olur diye sinirli sinirli konuşuyor. Adamın bir numaralı yiyeceğini farklı formata sokunca irrite olabilir diyorum.

Gittiğin ülkede yaprak sarmasına şeker döküp yeseler öeehh naaptınız lan sarmayı ne hale getirmişsiniz demez misin mesela?
0
kibritsuyu
(14.03.26)
O kısmı sildim sonra ama o Çinli arkadaşın bireysel tepkisidir diye düşünüyorum. 1 milyar insan yaşıyor orada da ve yerel mutfakları çok farklı.

Mesela Filipinlerin Champorado'su var çikolatalı pirinçli sütlaç. Ya da özellikle ay yeni yılı kutlamalarında kırmızı fasulye ezmesi dolu tatlılar yapılıyor. Onlar için çok yabancı değildir demek istediğim buydu.

Sütlaca pirinç koymak yaprak sarmasına şeker dökmek gibi değil ama asma yaprağından tatlı yapmakla eşdeğer olur bence.
0
peki madem
(14.03.26)
Bize özgü kadayıf, baklava, lokum, kazandibi, pişmaniye vs var. Özellikle minik ebatlı baklavaları kürdanla servis edebilirsin. Yine aynı şekilde sert kadayıfı 4 e falan bölüp aynı şekilde servis edilebilir.
0
ground
(14.03.26)
sütlü tatlı en garantisi.
0
gurur
(14.03.26)
Her kabaktan iyi tatlı olmuyor kabak bence riskli. Ben de irmikli şerbetli tatlılar denerdim
0
kestane gürgen palamut
(15.03.26)
(2)

her ay faturamda 380-540 tl arasında vergi olması?

deartheodosia
vodafone ve her ay vergi kesiyorlar; detayı şu şekilde: “Hattinizin kullanimi için devlete ödenen tüm vergilerin toplami bu alanda yer almaktadir.Ozel Iletisim Vergisi %10 も164.93KDV %18 も329.87Telsiz Kullanma Ucretleri も48.49Toplam も543.29”bu normal mi???
vodafone ve her ay vergi kesiyorlar; detayı şu şekilde:

“Hattinizin kullanimi için devlete ödenen tüm vergilerin toplami bu alanda yer almaktadir.
Ozel Iletisim Vergisi %10 も164.93
KDV %18 も329.87
Telsiz Kullanma Ucretleri も48.49
Toplam も543.29”

bu normal mi???
0
deartheodosia
(14.03.26)
Hep öyle artık. Su faturamın %60 i vergiydi
0
runaway
(14.03.26)
yalnız fatura en az 2023'ten kalma olsa gerek, kdv oranı temmuz 2023'te %20 oldu. 3 yılda da o vergi 1000 liraya dayanmıştır.

yeni fark etmeniz ilginç.
0
kibritsuyu
(14.03.26)
(1)

Passolig derbi maçı

benoyledemekistemedim
Arkadaşlar merhaba. Derbi maç biletleri maçtan kaç gün önce satışa çıkıyor saat kaçta? İlk defa bilet alıcaz. Passolig kartı şart mı?
Arkadaşlar merhaba. Derbi maç biletleri maçtan kaç gün önce satışa çıkıyor saat kaçta? İlk defa bilet alıcaz. Passolig kartı şart mı?
0
benoyledemekistemedim
(14.03.26)
Ne zaman ve hangi şartlarda, kime satışa çıkacağı genellikle ilgili takımın web sitesinde duyuruluyor (en azından fenerbahçe için böyle).

Herhangi bir maça bilet almak için passolig şart. Anadolu takımı maçlarına oynadığı rakibin passoligi hariç bütün passoliglerle bilet alabiliyorsunuz genellikle. Ama derbi maçlarda illa ki kendi takımımızın passoligi olması gerekiyor.

Bu da değişiyor. Mesela ben fenerbahçe passoligimle gençlerbirliği beşiktaş maçına gençlerbirliği tribününden maç bileti alabiliyorum, ama misafir beşiktaş tribününden almak için illa beşiktaş passoligi gerekiyor.

Fakat yine gençlerbirliği fenerbahçe maçında, gençlerbirliği tribününden bilet almak için illa ki gençlerbirliği passoligi olmasını istiyorlar.

19 mayıs'ta gençlerbirliği galatasaray maçı var ve ben fenerbahçe logolu passoligimle her maça alabildiğim gibi gençlerbirliği tribününe bilet alabilecek miyim bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(14.03.26)
(2)

maç bileti transferi

kibritsuyu
aldığım maç biletini başka bir passolig sahibine devredebiliyor muyum?evetse bunu maçtan ne kadar zaman önce yapmam lazım?
aldığım maç biletini başka bir passolig sahibine devredebiliyor muyum?

evetse bunu maçtan ne kadar zaman önce yapmam lazım?
0
kibritsuyu
(13.03.26)
Kimden geldi? Daha önceden kişi tanımlamak nedir? Passo sitesinde böyle bir şey göremedim.
0
🌸kibritsuyu
(13.03.26)
kendi soruma cevap vereyim, kimseden hayır gelmedi maalesef.

bilet transfer yasağı yoksa maç saatinden önce herhangi bir kişiye transfer edilebiliyormuş. "şu kadar zaman önce" diye bir şey yokmuş.

ama benim maça transfer yasağı koymuşlar. biletleri başkasına transfer edemiyormuşuz, kombineleri de sadece kulübe transfer edebiliyormuşuz.

arz ederim.
0
🌸kibritsuyu
(14.03.26)
(10)

Meslek liselerinde ne öğretiliyor?

emreemre
Merhaba,bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlı
Merhaba,
bir kurumda hoca olarak çalışıyorum. Karşımdaki öğrencilerin hemen hepsi meslek lisesi elektrik bölümlerinden yeni mezun olmuş insanlar. Mesela iki direnç seri bağlanırsa eş değer direnç nasıl hesaplanır diye sorduğumda (veya tahtaya çizdiğimde) hemen hiç kimse cevap veremiyor. Paralel bağlıyı sorduğumda hiç cevap alamıyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki bunlar uygulama yapıyorlar, teori bilmezler. Ama lab.da da breadboard üzerinde iki direnci seri bağlayamıyorlar.

Bu 4 sene bu insanlara ne öğretiyorlar. Az buz bir süre de değil. Aklım almıyor yani.
0
emreemre
(13.03.26)
Meslek lisesinde ders dinleyen öğrenci yok, zaten kapasiteleri de yok. Sınıfta kalma da imkansız denebilecek durumda olduğu için sonuç bu.
+1
sadakatsiz
(13.03.26)
30 sene önce meslek lisesinden mezun olmuş biri olarak yanıtlayayım. sınıftaki 40 kişiden en fazla 3-5 tanesi kendi isteği merakı ile bu işleri öğrenir. geri kalan 35 kişiyi ise okul aman bunlar başımıza kalmasın diyerek zorla ite-ite mezun eder. 30 yılda bir şey değişmiş midir diye sorarsa hiç ümidim yok. meslek liseleri eğitimin dibidir. bundan adam olmaz denecek kişilerin gönderildiği okullardır.
+1
orpheus
(13.03.26)
atölyeye salıyorlar hepsini hayvanat bahçesi misali. 100 kişiden belki 2-3 tanesi yapması gerekeni yapıyor, diğerleri de hayvanlıktan vakit bulursa yalandan o 2-3 kişi bakıp bir şeyler yapmaya çalışıyor
+1
zozjotejmnk
(13.03.26)
Annem meslek lisesinde matematik öğretmeni olarak çalıştı emekliliğinden evvel.
1/2 ile 2/4 ün aynı şey olduğunu bilmiyordu çoğu çocuk. 9. sınıfta ortaokul matematiği öğretiyordu evvela. Temel matematik bilmeyen çocuğa 10. sınıfta meslek öğretmeni nasıl eğitim verecek? Cin gibi çocuklar olsa da azınlıkta kalırdı bir çoğu ana baba zoruyla okuyan okuldan atılsa sınıfta kalsa geleceği kararacak çocuklar. Bulaşacakarı şeyleri üç aşağı beş yukarı tahmin edersiniz. Myo okumaları onlar için çok güzel gelişme el mecbur en temele ineceksiniz hocam Allah kolaylık versin.
0
cilekli pasta
(13.03.26)
ilk yorumun eksilenmesi cok komik. hemen altta meslek lisesi mezunu bile bu ögrenciler icin iyi konusmazken, bazilarinin bu liselere gelecegin odtü ögrencileri muamelesi yapmasi inanilmaz sacma. 12 yillik zorunlu egitimin "bundan da bir halt olmaz ama mecburuz iste" cocuklari icin düsündügü vergi yakma kurumlari cogu. 12 yillik egitim zorunlu olmasa, birkac tane meslek lisesi kalsa inanin kurumlarin ögrenci kalitesi de egitim kalitesi de itibari da ucar. bu haliyle nerede it var, serseri var buralara dolusturuyorlar. özünde cok güzel bir sistemi mahvediyorlar.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
elektrik bölümünü bilmiyorum ama ticaret lisesi öğrencilerinden yıllardır stajyer geliyor (mali müşavirlik ofisi). ben ezberletmeyi sevmem, mantığını öğrensin, kendi kavrasın isteyim. ama bırak muhasebe öğretmeyi, çocuk daha toplamayı çıkarmayı bilmiyor. mecburen ezbere bir şeyler yaptırıyoruz, öğretmeye çalışıyoruz. hayır sen toplama çıkarma bilmeden lise son sınıfa kadar nasıl geldin kardeşim?

her gelene ilk söylediğim, bak muhasebe öğrenmeye niyetin varsa burada öğrenirsin, istediğin soruyu sor, hiç üşenmem öğretirim. tamam abi diyorlar, iki gün sonra bakıyorum hiç öğrenmeye falan niyetleri yok. hepsi stajım bitsin de gideyim derdinde.

mezun olup gidenlerden takip ettiğim birçoğu üniversite sınavına bile girmedi. hatta biri dümdüz tas kafalı serseri olmuş.
+1
kibritsuyu
(13.03.26)
20 küsür yıl önce meslek lisesi'nde elektronik okudum. meslek liselerinin ezbere dayalı saçma sapan ve aslında oldukça ağır bir müfredatı vardı o zaman. değişmediyse şimdi de öyledir belki.
genel geçer dersleri birinci sınıfta verilip bitiyor, sonraki programı mesleki ve çoğunlukla 8 saate varan atölye dersleri kaplıyordu. sabah 7'de evden çıkıp, akşam 7'de eve dönüyordum.
mesela tv devreleri ya da mikroişlemciler dersinde, sabahtan birisi tahtaya devreyi çizmeye başlar, öğreden sonraki derse anca yetişir, geri kalan vakitte de o çizim öğrenciler tarafından tahtadan deftere geçirilirdi. hiçbir konunun mantığı anlatılmaz, günler geceler boyunca, çoğunlukla çizim üzerinden bişeyler ezberlerdin. bu sebeple çok zaman gece 2-3 gibi kalkıp, okula gidene kadar ezber yapıyordum.
uygulamalar da, yine işin mantığının öğretildiği pratikler değildi. işte fotokopi devreyi board'a çiz, asitle yolları çıkar, matkapla elemanların yerini del, yine fotokopiden bakarak elemanları lehimle, bitti. led'in mi yanmadı, avometreyle kontrol edip sorun şurada diye tespit etmektense, tüm devreyi söküp yeniden lehimlemek, hepimizin işine gelen yöntemdi mesela. kendi araştırıp, öğrenip, gelişen öğrenciler yok muydu? tek tük vardı. ben ezberci olduğumdan tüm lise öğrenimim, koca bir ezberle-unut döngüsünden ibaret oldu (bu arada, kağıt üzerinde çok başarılı bir öğrenciydim). bu sebeple düz liseye gitmediğime çok pişmanım.
meslek lisesi'nin bana kazandırdığı, çok kalabalık bir ortam ve çok çeşitli tipler sayesinde insanları erken yaşta tanımak, her hal ve durumla baş edebilme yetisi kazanmak oldu. bir de, okulun konumu ve öğrenci profili sebebiyle çok keyifli bir okul hayatı geçirdiğimi söyleyebilirim.

edit: matematik denmiş de, bizde, lise ikinci sınıfta türkçe dersindeki sesli okumayı heceleyerek yapan öğrenci vardı. öğrenci dediğim de, sakallı bıyıklı adam yani :)
+2
manuel mandalina
(13.03.26)
Lise 1'e endustri meslek lisesi elektrik bolumunde okudum. Teori de pratik de vardi ancak belirtildigi gibi buyuk cogunlugun umurunda degildi, ozellikle teori ile alakali kisimlar. Bir de benim gecirdigim bir yilda teori ve pratik birbirinden cogunlukla ayri kaliyordu. Mesela bir dersin sinavinda sadece ohm kanunu uzerinden sorular soruldugu halde (3 bilesenden 2'si verilip kalan isteniyor) gene de cogunluk dusuk notlar aliyordu.

Neler yapiliyor sorusuna cevap vermem gerekirse; ilk donem ev tesisatlarinin tamami yapildi. Ikinci donemde ise sifirdan devre cizimi yapildi bir kez, devaminda 0-30 volt ayarli guc kaynagi yaptik, ama hangi eleman ne ise yariyor bilerek degil, lehimlememiz soylendi lehimledik.

Ilerleyen yillari ben gormedim ama bobinaj, kumanda gibi atolyeler animsiyorum.
0
mbond
(13.03.26)
Meslek öğretmeni değilim, edebiyat öğretmeniyim ama hep meslek liselerinde çalıştım. Meslek liselerinde yöneticilik de yaptım. Şu anda da mesleki eğitim merkezinde yöneticiyim. Çalıştığım tüm kurumlarda da elektrik bölümü vardı.

Sorun şu: mesleki okulların müfredatı, anadolu liselerinden daha ağır. Hem anadolu liselerindeki gibi kültür dersleri görüyorlar hem de mesleki alan dersleri görüyorlar. Ve mesleki dersler amiyane tabirle kafa gerektiriyor. Bu bağlamda baktığımızda daha nitelikli öğrenci gelmesi gerekirken, eğitim-öğretim, ders, kitap gibi şeylerle alakası olmayan öğrencilerin gittiği okullar bunlar. Haliyle bu profile 4 değil 14 sene elektrik dersi göstersen bir şey öğrenemez. Evet, istisnai sayıda kalifiye öğrenci yetişiyor ama o da hayatın her alanında bir nevi kendiliğinden yetişen başarılı insan sayısı gibi.

Kendi alanım üzerinden bağlayayım konuyu. Edebiyat kısmını geçtim, Türkçe kısmında yani okuduğunu, dinlediğini anlamada herhangi bir başarı yok. Okuduğunu anlamayan adam, ne bölümü okursa okusun beceri geliştiremez. Teknik konular dahil.
+1
wilhelmwasmuss
(13.03.26)
staja öğrenci götürüyordum birkaç sene önce; ders işlenmiyor, hocalar sigara odasında geçiriyor bütün günü. arada ders işlenecek olsa öğrenciler dinlemiyor bu kez. idare de umursamayınca hiçbir şey olmuyor işte.
0
mezzosprite
(13.03.26)
(5)

Yemek kültürü

kestane gürgen palamut
Geçtiğimiz dönemde Maraşlı bir misafirim geldi. biz yemekleri önce çorba, sonra ana yemek ve ortada ara sıcak, salata, meze; en son çay, kahve ve tatlı şeklinde ikram ederek yiyoruz. Ortadakini isteyen istediği kadar tabağına alır. Misafirim ise ilk defa böyle bir şey gördüğünü yemeklerin tümünü ay
Geçtiğimiz dönemde Maraşlı bir misafirim geldi. biz yemekleri önce çorba, sonra ana yemek ve ortada ara sıcak, salata, meze; en son çay, kahve ve tatlı şeklinde ikram ederek yiyoruz. Ortadakini isteyen istediği kadar tabağına alır. Misafirim ise ilk defa böyle bir şey gördüğünü yemeklerin tümünü aynı anda yediklerini ve öyle ikram ettiklerini, kültürümüzün farklı olduğunu ( karadenizliyiz) söyledi. Ben de bunu ilk defa duydum. Restaurantlarda dahi öyle dediği gibi yemedim hiç.
Gün x’de benzer kültür şoku olarak geçmiş bu konu, Anadolu’da yemeğin tümü ortada hep birlikte ikram edilir ve ortadan yenir demişler. Sizin alışkın olduğunuz yemek kültürü nedir? Tüm yemeği tek seferde ikram edip yemek mi yoksa çorba ve ana yemeği sırayla ikram edip yemek mi?
📊 Sizde nasıl ?

Bu anket sona erdi. 50 oy kullanıldı.

0
kestane gürgen palamut
(13.03.26)
E çorbayı içerken yemek soğumuyor mu? Sırayla yeriz, hiç diğer türlüsünü görmedim.
+2
sadakatsiz
(13.03.26)
arkadasin zirköylü.
anadolu'da yemegi koca bir siniye koyarlar, herkes o siniye kasik calar. insanlarin kendi tabaklari olmaz. sahsen igrenc bulurum.
arkadasin, yemegin sirayla gelmesine takilmamis sadece, komple yemek bicimine takilmis. masada oturman da gariptir, yemeklerin tek tek tabaklarda gelmesi de gariptir, salata mesela ortada olur bizde ama herkesin salata kasesi olur, servis kasigiyla kendi kasemize aliriz, arkadasin icin bu da gariptir.
kültür farki var bariz de arkadasin televizyon da mi izlememis hic?
img-s1.onedio.com

img-s1.onedio.com
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.03.26)
salatalar, mezeler, zeytinyağlılar masanın ortasında durur, herkes istediğinden tabağına alır.

ama çorba, ana yemek, pilav vs sırayla servis edilir.
+3
kibritsuyu
(13.03.26)
Günlük standart aile akşam yemeğinde zaten böyle three course meal yapacak çeşit olmuyor da, misafirin geldiği bir ortamda bizde de çorba önden gelir, salatalar çorba varken de masada olur herkes önüne alır. Ana yemek ve diğer yemekler sonradan gelir. Ailecek yediğimizde salata ortada olur önümüze ekstradan pek almayız hiç bundan hicap da duymamıştım. Genelde çorba da olmaz bizde, çorba varsa da ana yemek olmaz pilav/makarna vs olur belki, onu da bazen çorbayla beraber bazen sonrasında yeriz.

Ha ben 20 senedir yemekhane yemeği yiyen biri olarak, tüm yemeklerin tek tepside olmasını da yadırgamam. Bazen çorbadan bir iki kaşık alıp soğuyana kadar ana yemeğe geçip çorbayı arada tekrar yiyorum falan illa çorba başta yenir takıntım yok.

Yerde oturup ana yemeği tek tencereden kaşıklayanları yadırgarım ama o kadar da değil :D
+2
nundu
(13.03.26)
kültürümüz derken anadolunun köyü- yörük kültürüyse
evet ne yemek varsa hepsi ortadadır, benim köyümün de kültürü öyle- idi.
ayrı ayrı tabak yok(tu) ki zaten, kime neyi ne sırada vereceksin? ayrıca 15 kişi yiyorsun o kadar tabak mı var ayrı konu, o bulaşığa can mı dayanır kuyudan su çekip, tulumba basıp tabak yıkanan evlerde...
yerde yeniyor ve evet, herşey ortada. ayrıca zaten çorba, ana yemek- pilav, ara sıcak, salata gibi ya da antre meze ordövr gibi neyse yani, çok fazla çeşit de aynı anda olmaz (olmazdı). 5-6 çeşit yemeği aynı anda anadolunun bağrında kim bulmuş? köyün ağası olmak lazım.

ama köyden çıkalı yıllar olan kimse evinde öyle yemiyor artık tabi ki.
köyde kalanları sadece düğünde bayramda görüyorum eski usul kalmış olan belki tek tük vardır bilemiyorum.

benim ailem için mesela, bizde bol bol meze z.yağlı salata türü olur mesela bunlar ortadadır servis kaşığı vardır. sıcaklar sırayla servis edilir.
+1
subcomponent
(14.03.26)
(5)

yemeği böyle tepside pişirmek zararlı değil mi?

m e b
selam.iftara mangal ateşinde sac tava yapmayı planlıyordum ama böyle bir videoya denk geldim.dümdüz alüminyum bir tepsi herhalde; ama bu zararlı değil mi? değilse ben de sac tava yerine bunu yapacağım çünkü.https://www.instagram.com/reel/DVBgdstjIIe/
selam.
iftara mangal ateşinde sac tava yapmayı planlıyordum ama böyle bir videoya denk geldim.
dümdüz alüminyum bir tepsi herhalde; ama bu zararlı değil mi? değilse ben de sac tava yerine bunu yapacağım çünkü.

www.instagram.com
+1
m e b
(11.03.26)
alüminyum genel olarak zararlı evet
0
jelly bear
(11.03.26)
zararlı mı bilmiyorum. köylerde düğün yemeklerini falan hep böyle kazanlarda yaparlar. bizde her kurbanda böyle bir kazanda kavurma yapılır.
0
inheritance
(11.03.26)
Taa çocukluğumuzda - 90'larda- alüminyumun zararlı olduğu söylenirdi. Evde hiç kullanmazdık.

Bizim Kastamonuda da düğün ve cenazelerde böyle kazanlarda yemek pişirilir fakat kazan kalaylı bakır veya demirden olur.
Alüminyumda yemek ne memlekette ne İstanbulda gördüm.
0
yurtsuz john
(11.03.26)
alüminyumda yemeği her yerde görüyorsunuz da farkında değilsiniz gençler.

bakınız baklava: www.google.com

börek: www.google.com

tepsi kebabı: www.google.com

patlıcan kebabı: www.google.com

kilis tava: www.google.com

siz o tepsiler titanyum mu sanıyorsunuz? dışarıda yediğiniz tepsili gıdaların çoğu (birkaç çelik alternatif gördüm) alüminyumda pişiyor.

edit: bu da evde yapılanı: www.instagram.com

işin uzmanı değilim, uzmanı söylesin de ocak/fırın şartlarında alüminyumu zararı dokunacak kadar eritip yiyemezsiniz. yeseniz de adamı zehirleyip öldürmez, uranyum yalamış gibi kanser etmez.
+3
kibritsuyu
(11.03.26)
@kibritsuyu: aslında soruma tam cevap buydu. normalde hep zararlı diyoruz ama hala türk mutfağında çokça yer alan araçlardan biri. yaparsak ölmeyiz herhalde diyerek şüpheyle yaklaştım yine de.
+1
🌸m e b
(12.03.26)
(10)

kablolar ucuzlar mı?

kibritsuyu
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94
evdeki müzik sistemim için amfi ile kolonlar arasına kablo alacağım. chatgpt benim sistemim için uygun kablonun 14ga olduğuna kanaat getirdi. trendyol'dan bakıyorum satıcılar hep car audio systems falan, yorumlarda, satıcı sorularında da alanlar hep arabama bas taktım, 6 tane mid taktım uygun mu, 94 tempra'ya 5 metre yeter mi şeklinde. kablonun 5 metresi de 700 lira falan.

şimdi bunlar yasaklandı, ceza yiyorlar ya, arabasına döşetenler bitecek.

kablo ucuzlar mı sizce? çok acelem yok bekleyeyim mi?
0
kibritsuyu
(11.03.26)
ucuzlamaz söker bakırını satarlar. hoparlör kablolarından bahsediyorsan mesafe aşırı uzun ve güçler 1-2kw değil ise aşırı kalın kablolara ihtiyacın yok. sürekli maksimum güçte çalıştırmıyorsun zaten. 14GA için 5 metresi 300tl gibi gördüm.

www.trendyol.com

bu mesela hem daha kalın hem de daha ucuz 12GA - 5 metre - 235 tL
www.trendyol.com

14ga - 50 metre - 1300 tl. bu tam bakır değil ama işini de fazla fazla görecektir.
www.trendyol.com
0
orpheus
(11.03.26)
ben chatgpt'nin yalancısıyım.

amfi şöyle:

Power consumption: 550 W

Continuous power
8 Ohm: 2x 58 W / 0,008%
4 Ohm: 2x 75 W

Dynamic power
4 Ohm: 2x 105 W

kolonların empedansı 6 ohm, amfiye mesafeleri 5'er metre.

chatgpt 16ga minimum, 14ga ideal dedi. %100 bakır ve ofc (oxygen free copper) olsun dedi.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.26)
ya chat gpt en ideailini hesaplıyor. seste %0.01 bozulmayı kabul ediyorsan 16-18 awg bile kullanabilirsin. çünkü zaten ses sisteminde anfide-hoparlörün kendisinde falan bu kabloda olan kayıptan data fazası mevcut. ultra high end yüz bin dolarlık bir sistem toplamıyorsan kafaya takılacak mevzular değil.

futurism.com
+2
orpheus
(11.03.26)
Buradaki kıstasın fiyattan öte kablonun ve konektörlerin iyi olması.amacın iyi müzik dinlemek,film seyrederken kaliteli bir surround yakalamaksa fiyata çok takılmamalısın.

Güncel olduğu için isyan videolarında gördüğüm ürünler genelde çöp malzeme gözüküyor.kaliteli bir kablo bu fiyatlardan yukarıdır.14 lük bir kablo işini görür ama bunların ofc-oxygen free olması uzun dönemde oksitlenmesini engeller.kötü bir konektör verimi düşürür.uzun yıllar kullanacağını düşünürsek fabrikasyon konektörü takılmış hazır bir kablo senin için iyi olur.teknomarketlerde bulacağın mümkünse avrupa imalatı bir kabloyu alsan daha iyi edersin.
+2
duptıs
(11.03.26)
konnektör ihtiyacım yok. amfinin arkası da kolonların arkası da bu şekilde klemensli: www.direnc.net

www.trendyol.com

şundan düşünmüştüm. verilmeyecek fiyat değil de cezalar artınca 700 liralık şey 300 liraya düşerse üzülürüm.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.26)
yapay zekanın 3 soylediğinin 2.5u yanlış çıkıyor ona güvenip alma, diafonu değiştirmek için sordum var olan marka model yazdığım halde gidip farklı alt yapı sistemli diafon önerdi, bunun gibi zibilyon hatası var.
flash indirim gibi şeyler oluyor çok acil değilse 1ay takip et ben ne zaman bu düşmez desem 1 ay sonra %30 düştü ya:/
+1
eja
(11.03.26)
10 liradan 9 liraya düşmez ama 6 ay sonra hala 10 lira olabilir.
0
co2s2
(11.03.26)
ucuzlamaz. 700 lira iyiymiş, stereo 3.5tan 1m y kablo ve 3er metre xlr için 700 ödemiştim kaç zaman önce. sizin aradıklarınızın maden değeri de var.
0
klassno
(11.03.26)
@orpheus onlar cca, bakır kablo değil. üçüncüde özellikle belirtmişsin de ilk ikisi de bakır değil.
cca kablolar zaten ucuz, bakır kabloda da fiyat zor düşer. zorlamayacaksa al geç yıllaaaarca kullanılacak şey sonuçta.
0
konetsu
(12.03.26)
2x75mm bitişik kablo fazlasıyla işini görecektir.

farklı uzunlukta ve renklerde var.
www.hepsiburada.com
0
duyuruuser
(12.03.26)
(3)

Ankara'da karagöz yenecek yer var mı?

mor bembombom
Tam zamanı ama birkaç yeri arasak da bulamadık. Neresi olduğu fark etmez, yenecek yer olması yeter. Teşekkürler.
Tam zamanı ama birkaç yeri arasak da bulamadık. Neresi olduğu fark etmez, yenecek yer olması yeter. Teşekkürler.
0
mor bembombom
(10.03.26)
herhangi bir mekanda yemeyi bırakın, ben ankara'da karagözün tezgahta satıldığını bile görmedim.

ulus balık hali'ne bakın. orada tezgahta yoksa ankara'ya gelmiyordur bile.

bazı balıkçıların yanında pişiricileri de vardır. pişiricisi olan bir balıkçıya sorun, geliyorsa belki ertesi gün sizin için getirir.
0
kibritsuyu
(11.03.26)
karagöz ne oluyor yahu? ilk defa duydum
0
summerjam0306
(11.03.26)
bir balık.

www.karaca.com

yani ben balık olanı için cevap verdim. karagöz diye başka bir şey varsa ben de bilmiyorum.
+1
kibritsuyu
(11.03.26)
(3)

trombosit verince vücutta neler oluyor?

izole
duyuruda ilanı görünce bir araştırayım dedim. yaklaşık 1 saat süren oldukça yorucu bişey olduğunu öğrendim. sizde ne gibi sonuçları oldu ? 70kg, 1.80 boyunda zayıf bünyeli ve günde 1 paket sigara içen biri bundan nasıl etkilenir?
duyuruda ilanı görünce bir araştırayım dedim. yaklaşık 1 saat süren oldukça yorucu bişey olduğunu öğrendim. sizde ne gibi sonuçları oldu ? 70kg, 1.80 boyunda zayıf bünyeli ve günde 1 paket sigara içen biri bundan nasıl etkilenir?
0
izole
(07.03.26)
(bkz: ) ben 2-3 kere verdim, bir şey hissetmedim.
0
efx
(07.03.26)
kan veya trombosit bağışı sonrası bir şey hissedilmez, yani bunlar vücuttan eksilince hissedilen bir sıkıntı yaşanmaz.

sıkıntı yaşayacak kişinin sıkıntısı bağıştan önce yapılan kontrolde çıkar zaten, ondan hiç almazlar bile.
0
kibritsuyu
(08.03.26)
daha yeni kizilay ‘a gittim, ramazandan dolayi stok sikintisi yasiyorlarmis. once 5 dk da yarim tup test icin kan aliyorlar, sonra doktor degerlerinizi kontrol ediyor. degerlerde en ufak sikinti gozukurse zaten izin vermiyorlar. Yattiginiz yerden 1 saatten biraz fazla suruyor ve hicbirsey hissetmiyorsunuz. Sonrasinda da birsey olmadi.
0
deadscream
(08.03.26)
(2)

Ankarada soforler odasi nerde?

lapaz
https://www.tsof.org.tr/old/index.php/bagli-odalar/1124-ankara-il-ve-ilce-odalari boyle bi link var, cankaya icin neresi tam anlamadim simdi
www.tsof.org.tr boyle bi link var, cankaya icin neresi tam anlamadim simdi
0
lapaz
(07.03.26)
En üstteki değil mi?

maps.app.goo.gl
0
orient blue
(07.03.26)
beşevler'de. tam göbekten anıttepe istikametine dönünce solda kalıyor.
0
kibritsuyu
(07.03.26)
(7)

APP plaka mevzusu (hologram var, soğuk mühür yok)

prole
Ya bu app plaka muhabbeti çıkınca benim arabaya bir bakayım dedim, 2015 tescilli plakamda soğuk mühür görünmüyor ama sinüs dalgası ve Türk bayrağı hologramları var. Plaka da silik zaten, öyle parlak, gösterişli falan da değil. Hiç muayenede falan da konuşulmadı, her seferinde sorunsuz geçtim. Kafam
Ya bu app plaka muhabbeti çıkınca benim arabaya bir bakayım dedim, 2015 tescilli plakamda soğuk mühür görünmüyor ama sinüs dalgası ve Türk bayrağı hologramları var. Plaka da silik zaten, öyle parlak, gösterişli falan da değil. Hiç muayenede falan da konuşulmadı, her seferinde sorunsuz geçtim. Kafam karıştı, şimdi ben ne yapayım?
0
prole
(06.03.26)
Eski plaka falan yok, plaka değişmedi hiç. Yasal plakanın üzerinde mühür yok.
0
🌸prole
(06.03.26)
soruya kaynak yapayim.

bu APP plaka kullanan arkadaslar neden kullandiklarini da aciklayabilirler mi?
farkli font ve bold kullaninca ne oluyor? avantaji ne? gorsel olarak ne farki var?
plaka ile ugrasmak neden sadece bizim milletin aklina gelmis bisey?
+1
cooperr
(06.03.26)
Önemli olan harflerin kalınlığı değil gerekli mühürlerin olması diyorlar.
bazı face gruplarında bizzat polis olan bile paylaştı bunu .
......
Ek olarak : Farklı açılardan bakıldığında görünen bayrak hologramının da önemli olduğunu yanımızda bulunan bir polis örnek plaka üstünden dün anlattı .
0
diyecevaplandı
(06.03.26)
+1 cooper

abi bu nasıl bi saçmalık. plaka zaten arabada kötü duran bir şey. onu kalın font yapınca göze sokunca ne oluyor nesi güzel oluyor. tam kafasız çomarların yapacağı bir şey.
0
archmeister8
(06.03.26)
ankara'da bir araba vardı, hala var mıdır bilmiyorum. 06 VAR 01. adamın adı varol galiba, plakadaki harfleri sağdaki sayılara bitişik yaptırmış 06 VAR0l yazıyor. adı oğuz olan birçok kişinin 06 UZ bilmemkaç diye plaka alıp bu sefer de harfleri sola yaslayarak 06UZ bilmemkaç yaptığını gördüm.

onun dışında da işte kalın yazsın, fontu başka olsun şeklinde yapılan bir gösteriş. şehir içinde kullanacağın arabaya eşek kadar spoiler taktırmanın, süspansiyonları kestirip yere yapıştırmanın amacı neyse bu da o yüzden. sanki bana pist yarışçısı, bütün o modifiyeleri sürüş güvenliği, yol tutuş bilmemne için yaptırıyor. plaka da öyle.

mühür varsa, dalga varsa, karekod varsa deniyor. lan benim arabam 2001 model, sıfır aldım, 25 senedir kendim kullanıyorum, aldığım zamanki ilk plakası da üstünde. sadece mühür var. ne dalga var, ne karekod var. o zamanlar öyle şeyler yoktu. ne yapayım şimdi ben, adamlar plakaya güvenlik önlemi ekledikçe gidip yeni plaka mı yaptırayım?

daha farklı şehirlerde basılan plakaların fontu birbirini tutmuyor. kendi içinde standardı yok bu işin. plakamı standart aldım ama biraz koyu yazmışlar ceza yer miyim diyor adam. ötekisi hakikaten orijinal plakasıyla çevirmeye girmiş ceza yiyor falan.

velhasıl daha çok yeni diye polisin de bir halt bildiğini sanmıyorum, denk geldiğine yapıştırıyor.

covid ilk çıktığı zaman evde aynı yatağa giren karı kocaya aynı motorun üstünde gidemezsiniz diyip birini otobüsle eve yolladıkları gibi, motorda tek başına seyahat eden adama masken yok diye ceza kestikleri gibi polis dahil kimse işin aslı astarı mantıklısı nedir demeyip ceza kesiyor.
+3
kibritsuyu
(07.03.26)
Abi senin plaka eski yani darphane mührü yoktur EGM adına şoförler odasının bastığı mühür vardır ama onlar da bu işi biraz dandik yapıyorlardı mührü silik basmışlardır ya da zamanla görünmez hale gelmiştir, 2017-18 sonrası basılan mühürlerde bu olmuyor ama eskilerde olabiliyor, seninki de muhtemelen öyledir.
0
kizil karga
(07.03.26)
ya bu soruya cevap olmayan cevaplar yazmakla ne elde ediyorsunuz anlamıyorum :D bir de konu kilit filan demiş...

@yap desem bahsettiğin 2 kategoride de değil plaka işte...

ki haricen basılmış hologram ve mühür de olan "cemiyet baskı" diye satılan sahte plakalar da var mesela. adamlar açık açık hala reklam verip satışını yapıyorlar. baştakiler asıl bunlara çok ağır ceza vermeli, satışı denetlenmiyor hala doğru düzgün... bunları fark etmezler muhtemelen ama bunlar sahte olduğundan hologram mühür olsa da 140k'lık aslında. ve büyük platformlarda bile rahatça satışa devam ediyorlar www.trendyol.com
instagram sayfalarında satan onlarcası var.

böyle bi işe girecekler madem araç satışında yeni plaka basımını zorunlu yapsalardı bari, alan da eski sahibi ne yaptı ne yapmadı bilemiyor ki... ikinci el hiçbir araçta emin olamazsınız şuan, mühür ve hologramlı sahte plakalar da olduğundan...
plaka düşmüştür, sahte takmıştır. bu yasaktan sonra app plakadan normale dönerken sahte takmıştır. kazada hasar görmüştür sahte takmıştır vs. bi ton ihtimal var.

6-7 ay önce araba aldım ben hala emin olamıyorum üstündeki plaka cezalık mı değil mi diye...
mantıklı olsalar muayene istasyonlarına talimat verirsin plaka kontrolüne dikkat ederler geçirmezsin uygun olmayanıyla. çevirmede uygun olmayan plaka görülürse uyarı girersin, süre verirsin, o süre geçtikten sonra tekrar çevirmede uygunsuz plakayla yakalanırsa yazarsın vs. orijinal plakadan farklı kombinasyonla yani tam anlamıyla "sahte plaka" kullananlara direkt yapıştır cezayı hatta bu ceza az bile ama gerisinde direkt ceza saçmalık.

birebir soru sahibiyle aynı durumdayım ben de...
altta dalgalar ve plaka boyunca bayrak ve tr hologramları var ama soğuk mühür yok, karakterler normal fontta. araç 2010 model muhtemelen orijinal ilk plakası.
5 yıl kullanan eski sahibi tanıdık o plaka değiştirmemiş, ondan da öncesinde zaten kalın font meraklıları dışında plakayı keyfi değiştiren olmazdı herhalde? sahte baskıda hem hologramlar olacak hem font normal olacak vs. sanmıyorum. ki hologramı yapan soğuk mühürü de yapıyor sahtelerde.
ama orijinal plakada soğuk mühür neden yok bilemiyorum kafa karışık... şoförler odası basarken üşenmiş herhalde :D o dönem zaten bakan eden yoktu takmamışlar gibi kendileri de pek.
0
konetsu
(04.04.26)
(12)

Avukatlar gemileri yaktilar mi ?

die fetten jahre sind vorbei
Bu 1https://www.instagram.com/p/DVfyWEmCI8F/Bu 2https://t24.com.tr/gundem/istanbulda-milyonluk-vurgun-avukat-ile-polis-sahte-ihbarla-para-caldi,1298218Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
Bu 1

www.instagram.com

Bu 2

t24.com.tr


Her gun bu sekilde haberler cikiyor, nerden geliyo bu cesaret ?
+1
die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
konunun "avukatlar" ile ne ilgisi var yahu.

her meslekte olduğu ve olabileceği gibi; mesleğini, elindeki imkanları kötüye kullanıp çıkar elde etmeye çalışan 2-3 dolandırıcı. mesleği avukat olmuş, mühendis olmuş ne fark eder?
+5
kibritsuyu
(06.03.26)
Saka mi yapiyorsunuz siz :)

İstanbul barosundaki avukat sikayeti oranlarindan haberiniz yok sanirim, 2-3 derken komik oluyor.
+1
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
istanbul barosundaki avukat şikayet oranlarını nereden bileyim ben yahu?

sen istanbul fırıncılar odasındaki şikayet oranlarını biliyor musun mesela? fırıncılar da yakmıştır belki gemileri.

ya da tabipler odasındaki şikayet oranlarına baktık mı, bakmadım ama avukatlardan daha çok doktorlar hakkında şikayet vardır. ne yani şimdi doktorlar gemileri mi yakmış?

ya da ne gibi bir cevap bekliyorsun, he evet avukatlar gemileri yakmış açlıktan hepsi gırtlak olmuş, polisle anlaşıp dövizci soyuyorlar" mı diyelim?

avukattan ağzın yandıysa, haksızlığa uğradığını düşünüyorsan sen de baroya şikayet edersin, gerekiyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunursun, gereği neyse yapılır.

bu nasıl bir genelleme?
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Gereken bir sey varsa zaten yapmisizdir. Hukuk ve tip etik degerleri olmasi gereken meslekler.

Ortada ciddi bi sorun varken o sorunu basit gostermeye calismak mantikli bir eylem degil "2-3" diyerek. Amaciniz nedir ?

Bu konu hakkinda oranlari bilmiyorum ama ben cevremdeki avukat arkadaslarimdan hic boyle usulsuzlukler gormedim dersiniz, bu mantikli bi yorum olabilir, ortada cok buyuk bi sorun varken, gelip hayir oyle bir sey yok, sadece birkac curuk elma bunlar diye olaya girerseniz, istatistik bilmediginiz bir konuda kafadan cumleler sallamis olursunuz.
-2
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
2-3 demekteki amacım, 2 tane link paylaşmış olman.

keza türkiye'de baroya kayıtlı 200 bin avukat var (google söylüyor). bunların içinde 100 tanesinin, 1000 tanesinin üçkağıtçı çıkması "avukatlar üçkağıtçıdır" şeklinde genellemek için yeterli değil. bunu diyebilmek için en az 100 bin tanesinin aynı davranışta bulunması lazım.

ama 100 kişi, 1000 kişinin üçkağıtçılığı için "2-3 avukatın yaptığı üçkağıtçılık" diyebilmek için yeterli.

senin avukatları itibarsızlaştırma çabanın sebebi nedir peki?

not: avukat veya avukat yakını değilim.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
Avukatlari itibarsizlastirmaya calisma tabiri, "2-3" demenizi acikliyor gibi.

Son gunlerde avukatlarin surecleri ile alakali cok fazla haber yayinlandi ve cevremdeki herkes avukatiyla sorunlu halde. Ornek olarak gozume batan 2 adet haberi ekledim.

Sureci basit gostermeye calismak yerine daha analizsel bi yorum yapsaydiniz tepkim daha farkli olurdu.

Direkt bi avukat ya da avukat yakini gibi girdiniz olaya.

Biri cikip gelip derse, ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi, bu bi analizdir.

Siz mevcutta varolan bi sorunu yokmus gibi bi hale sokmaya calisiyorsunuz gibi geldi ama avukat degilim dediginiz icin konu uzamis olmasin yok yere.

Genel bi yorum almak icin acmistim basligi, cevresindeki durumu anlatsin diye buradakiler.

1 ay icinde adnan oktar i ziyaret eden 292 avukat olmus, bu bile inanilmaz bir sey.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
1- Avukat sayısı artıyor ülkede:

2000: 41.744 avukat / 1625 kişiye bir avukat
2010: 70.430 / 1046 kişiye bir avukat
2015: 93.573 avukat / 841 kişiye bir avukat
2020: 143.330 / 583 kişiye bir avukat
2025: 206.678 / 425 kişiye bir avukat

avukatlar eskisi gibi para kazanamayınca saçma sapan işlere başvuruyor olabilirler.

2- ülke git gide, her şeyin yapanın yanına kar kaldığı bir ülke haline geliyor. hele hele avukatlar bunu senden benden daha iyi biliyor.

3- bu tarz haberler artık çok kolay yayılıyor.

4- ama "tüm avukatlar böyledir" demek de çok saçma olur.

5- ilk madde ile paralel bir şey daha var. eskiden üniversite sınavından yüksek puan alanlar hukuk okuyabilirken, şimdi para veren herkes okuyabiliyor.
+1
co2s2
(06.03.26)
sorunun ilk versiyonu bence de sıkıntılı. ikinci versiyonu yani "Genel bi yorum" kısmı için düşündüklerimi yazmak istiyorum.
bence "ülkede hukukun geldiği yer.." meselesinin yanı sıra, avukatlık mesleğinde de "nerde çokluk" durumu hasıl olmuş vaziyette.
çevremde ne kadar avukatla işi olan varsa, parayı alıp uzadıklarından, davayla ilgili hiç bilgi alamadıklarından şikayetçi. diğer yandan bir kaç forumda, genç avukatların çalıştıkları koşullarla ilgili bahislerine sık sık denk geliyorum; anlatılanlara göre bir kaç yıl tecrübeli avukatlara dahi asgari ücreti çok gören bir piyasa söz konusu. böyle böyle meslek yozlaşıyor belli ki. bu sebeple üniversite kontenjanların azaltılmasını doğru buluyorum. ayrıca bu sebeplerle bu yıl üniversitesite sınavına girecek ve hukuk fakültesi yazmak isteyen yeğenimi vazgeçirmek için çok dil döküyorum.
0
lil siztah
(06.03.26)
ben de diyorum ki niye özellikle avukatlar?

evet yasal yollardan para kazanma ümidi kalmayan buna yöneliyor, bu yüzden oluyor zaten. ama tekrar soruyorum, niye avukatlar? bu gerekçenin arkasına sığınıp her meslek kendi meşrebince üçkağıtçılık yapabilir. niye sadece avukatlar?

var olan bir sorunu yokmuş gibi bir hale sokmaya çalışmıyorum. böyle bir sorunu niye sadece avukatları itibarsızlaştırmaya çalışarak "gemileri mi yaktılar" şeklinde sormanız rahatsız etti. "mühendisler" diye sorsanız yine rahatsız ederdi.

"niye insanlar kendi mesleklerini düzgünce yapmak yerine böyle işlere giriyorlar, yürek mi yemişler" diye sorsanız hiçbir problem yoktu halbuki.

bana karşı çıkarken "ulkede sosyal curume var, paranin degeri kalmadi, insanlar legal sekilde zengin olma umidini yitirdi, boyle bir kaos olusuyor bundan dolayi" diyorsunuz da soruyu niye "avukatlar" diye özelleyip soruyorsunuz? onu da "insanlar" diye sorsanıza?
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
son gunlerde avukatlar uzerine cok fazla negatif haberin yayinlanmasi olarak belirttim size bu durumu.

adalet bakaninin bizzat, son 1 ayda 292 avukatin adnan oktari ziyaret ettigini aciklamasi da isin ciddiyetini gosteriyor zaten.

2 gun sonra farkli bi is dali icin haberler yogunlasirsa o konu icin de konusulabilir, olumlu ya da olumsuz.

planli bi organizasyon yapiliyor gibi bakilmasi olaya mantikli gelmiyor. dogaclama ilerleyen olagan hayatin icerisinde bir durum.

ulke geneline ozel bi konusma da yapabiliriz 2 gun sonra, spontane durumlar bunlar.

yine de konunun uzamasina gerek yok, ben dogaclama oldugunu acikladim, siz avukat degilim dediniz, gunluk hayatta olabiliyor bu tur seyler. belki planli bi organizasyon gibi algiladiniz, ama keske oyle algilanmasaydi.
0
🌸die fetten jahre sind vorbei
(06.03.26)
Avukatım.

Her şeyden önce, "Avukatlar gemileri yaktilar mi ?" şeklindeki bakış açısı yanlış. Her meslek grubunda yanlış yapan insanlar olduğu gerçeğini atlamamak lazım. Avukatlar içinde de yanlış yapanlar var ancak bunlar tümüne oranla sayıca az, bunu bilmek lazım.

Bazı meslekler doğası gereği bazı yanlışları yapmayı kolaylaştıran unsurlara sahiptir. Avukat, hakim, savcı, parayla fazlasıyla iç içe olan meslekler (mali müşavir, banka çalışanı vs), gümrük personeli vs çok sayıda meslek sahibi, bazı suistimalleri çok kolay yapabilir pek çok diğer meslek sahibine göre.

Buradaki iki olayı ayırmak lazım birbirlerinden çok farklılar. Kişisel tecrübem çerçevesinde kısaca inceleyelim:

1. Bu olaydaki sorunun tek nedeni avukat değil. Müvekkil bahsi geçen adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bu noktada mevcut avukatına gidip "Bu adli kontrolü kaldırın." demiştir. Avukatı bu yönde bir dilekçe vermiştir ve reddedilmiştir zaten. Müvekkil bu red kararından son derece memnuniyetsiz bir tutum takınmış ve sınırları zorlamaya karar vermiştir. Mevcut avukatına "Bu adli kontrol kararını kaldırın, gerekli bedeli bana söyleyin." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi varsa avukat bu meseleyi üstlenmiş, "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Mevcut avukatının bu taraklarda bezi yoksa, müvekkillerin bazılarının çevresine sorarak bizlerin çantacı dediğimiz tipte avukatları bulma hızına inanamazsınız. Bu sefer de bu avukat "Bu adli kontrol kararı kaldırılır ancak şu kadar masrafı olur." demiştir. Burada bahsi geçen masrafın hukuken rüşvet olduğu açık, bunun tartışılacak tarafı yok. Bahsi geçen paranın avukatlık ücreti olmadığını biliyoruz. Zaten avukatlıkta (vekalet sözleşmesinde) sonuç taahhüdü verilemez, verilen sonuç taahhütleri geçersizdir. Çantacı avukat müvekkile "Araya bazı kişileri koyduk, 12 lira istediler, biz de 3 lira alacağız toplam maliyet 15 lira." derler. Esasında millete dağıtılacak para en fazla 10 liradır, hatta genelde daha azdır, çantacı buradan güzel vurgun yapar. Müvekkil birilerine rüşvet olarak verileceği inancıyla avukata para verir, avukat o parayı rüşvet olarak verir ya da vermez, rüşvet olarak verse dahi iş olur ya da olmaz, işte tam bu noktada kıyamet kopar. Bu olayda müvekkilin avukatı "Beni dolandırdı." demesi büyük ikiyüzlülüktür çünkü müvekkil bu parayı rüşvet olarak verilmesi için teslim etmiştir avukata. Özetle, ava giderken avlanma riski vardır. Bu müvekkil beter olsun, parasını kaptırmayı hak etmiştir. Çünkü bu müvekkile bazı avukatlar "Bak kardeşim bu rüşvet işleri senin düşündüğün kadar basit değildir, eline yüzüne bulaştırma riski her zaman mevcuttur, işler daha da sarpa sarabilir, iyi düşün öyle karar ver." der ama müvekkil işi rüşvetle çözeceğine öyle inanmıştır ki seni asla dinlemez. Özetle, burada sorun sadece avukatta değil, aynı zamanda müvekkildedir. Böyle bir olayda "Dolandırıldım." diyen müvekkilin yüzüne geçmiş olsun derim ama içimden "Beter ol, çok güzel olmuş." diye geçiririm.

2. Bu gerçekten büyük tezgah. Burada avukatlık mesleği cidden istismar edilmiş. Bu işlerin peşinde koşanlara avukat demiyoruz zaten. Yukarıdaki paragraftakilere de avukat değil çantacı diyoruz zaten ama 2 numaradaki gibi olaylara bulaşan tipler çantacı bile değil, organize suç örgütü mensubudur benim gözümde. Operasyon yapılan yerin dövizci olması anlamlı. Dövizcilerin bir kısmının suç gelirlerinin aklanması işlerine sıkça karıştığını biliyorum. Burada bence dövizci bu tip işlere karışmış olabilir, buna dair işin içindeki polisin elinde bilgi varsa tezgahı kurup avukatla birlikte işi yapmışlardır (Belki böyle bir durum yoktur, sadece dövizcideki nakit para stoğunun ne kadar olabileceğine dair bilgi almışlardır ve bunun üzerinden hareket etmişlerdir, böyle bir şey de olabilir). Avukatlık mesleğini böyle işlere alet eden tipler ne yazık ki var.

İki olaya karışan avukatların ruhsatlarının bence iptal edilmesi gerekir ama bence (tabi iddia edildiği gibiyse) 2 numaralı olayda avukatın yaptığı eylem bence daha ağır. 1 numaralı olayda da bir dolandırıcılık olduğu iddia edilebilir ancak rüşvet vermek de suç olduğu için müvekkil ben rüşvet için para verdim diyemiyor, beni dolandırdılar diyor.
0
10551037
(07.03.26)
eksisozluk.com

Yukarıdaki entryi okursan zaten nasıl bir meslek etiğine sahip olduklarını, tek(yegane) dertlerinin para olduğunu anlarsıın.
0
Caletti
(07.03.26)
(6)

Arabalarda büyük hoparlör mü yasaklandı?

michael_knight
Bir şeye ceza gelmiş büyük hoparlörlü arabalar için, tepkiler görüyorum. Ama neye ceza geldiğini anlayamadım. Ne yasaklandı?
Bir şeye ceza gelmiş büyük hoparlörlü arabalar için, tepkiler görüyorum. Ama neye ceza geldiğini anlayamadım.
Ne yasaklandı?
-2
michael_knight
(06.03.26)
Abi sen arabayla yüksek ses müzik dinleyerek gidiyorsun polis seni durdurup araca bakıyor eğer araçta fabrika çıkışlı olmayan ses sistemi varsa (woofer vs) ceza yazıp arabayı bağlıyor ama yok eğer fabrika çıkışlı ses sistemi varsa sadece ceza yazıyor.
0
kizil karga
(06.03.26)
peki yüksek sesle müzik dinlerken yakalanmamışsak, sadece arabada bulunuyorsa (dağda bayırda piknik yaparken dinlemek için taktırmışım mesela) yine de ceza yazıp arabayı bağlıyorlar mı?

yani sadece araçta kurulu olarak bulundurmak da ceza sebebi mi?

bunu sırf merakımdan soruyorum, aracımda fabrikasyon dışında ses sistemi yok, sokakta bangır bangır müzik dinleyenlere de özellikle gıcığım.

ama kendi özel mülkümde, trafiğin akışını ve çevreyi ilgilendirmeyen bir sistemin kurulu olması neden ve nasıl suç oluyor? abarth egzoz desen sırf arabanın motoru çalışırken gürültü yapıyor okey. standart dışı xenon far desen yoldaki diğer sürücülerin gözünü alıyor okey. app plaka desen, plaka tanıma sistemlerini şaşırtıyor, okunmasını engelliyor okey. ses sistemini sokakta bağırttırıp çevreye rahatsızlık verdim, o da okey. standart dışı cam filmi kolluk kuvvetinin seni tanımasını, tanımlamasını engelliyor ona da okey.

ama sadece kurulu ve bağlı duran, insan içinde kullanılmayan ses sistemi de ceza sebebi oluyor mu?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu

Evet, o an kullanmıyor olsan da araçta fabrika çıkışı olmayan ve sonradan eklenen yüksek desibel gücüne sahip ses sistemleri, trafik mevzuatına aykırı kabul ediliyor. Bunların tespiti halinde ceza yazılabilir. Bagajda taşımaktan bahsetmiyorum tabii. Araca bağlanmış, kullanılabilir durumda olan sistemlerden bahsediyorum.
+1
himmet dayi
(06.03.26)
@himmet dayı veya diğer arkadaşlar;
Peki arabada fabrika çıkışı olmayan bu ses sisteminin limitini belirleyen bir teknik tarifi bir watt sınırı gibi bir şey var mı yoksa "memurun abartılı bulması" gibi bir yöntemle mi cezaya karar veriliyor?
-1
🌸michael_knight
(06.03.26)
bunu yazılı kural haline getirecek, getirse bile wattını bilmemnesini ölçebilecek bir sistem olacağını sanmıyorum.

bagaja eklenmiş, standart dışı amfi, woofer, ek hoparlörler falan gözle görülebilir modifiyelere bakıyorlardır.

aracın içinde kapı döşemesindeki standart hoparlörlerini söküp yüksek watt'lısını takarsan bir şey olmaz.

bu benim kişisel tahminim.
+2
kibritsuyu
(06.03.26)
Abi belli bi desibel limiti yok, modifiye ses sistemi varsa zaten o esnada müzik dinlemesen de mevcut cezaya tabisin ama diğer türlüsü, yani yüksek sesle müzik dinleme cezası biraz memurun kafasındaki tanıma kalıyor ama çevreye verilen rahatsızlık derecesindeki müzik sesi nedir az çok biz de tahmin edebiliriz.
0
kizil karga
(06.03.26)
(15)

Tazminatsız işten çıkarma

benaslindayohum
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
Şirketlerin böyle bir hakkı veya opsiyonu var mı? Şirket kurumsal olmasına rağmen paramız yok işten de çıkardık diyebiliyor mu?
0
benaslindayohum
(05.03.26)
Hırsızlık, kavga, görevi kötüye kullanma, işverenin güvenini sarsma vs.

Bu maddeler ile tazminatsız çıkarabilir ki çok sağlam kanıtları olması lazım. Paramız yok işten çıkarıyoruz diyemez, sgk ya çıkış kodu bildirmek zorundalar. Size mahkeme yolu gözüküyor.

Şirkette konkordota konuları varsa o ayrı.
0
HellKeePer
(05.03.26)
hayır parası da yoksa, parasızlıktan şirketi de kapatıyorsa işten çıkarılan personele tazminat hakkı doğar.
0
kibritsuyu
(05.03.26)
@kibritsuyu
Hak tabi ki var. Ama adamda para yoksa nasıl alınacak o hak?
0
🌸benaslindayohum
(06.03.26)
Kurumsal firma toplu işten çıkarma yapabilir, yalan beyanla işten çıkarma yapabilir ama bunların hepsi dava yoluna gidip alacaklarınızını enflasyon karşısında ezdirip kara geçmek içindir.

İşten çıkmak istemezseniz işe iade davası açarsınız, oradan haklarınıza ek 3-5 brüt maaş civarı daha gelir.

Böyle bir durum varsa mutlaka avukata danışın.

edit : "parası yoksa" diye bir şey yok, davayı kazandıktan sonra icra yoluyla banka hesaplarından taşınmazlarına kadar bloke koyarsınız, mal kaçırırsa oradan da yürürsünüz.
+1
kimlanbu
(06.03.26)
şirketin içi boş ve parası yoksa hiç bir şey alamazsın. geçmiş olsun.
0
gercekdunya
(06.03.26)
şirket istediği zaman istediği kişiyi işten çıkartabilir. ekonomik sebepler uygun bir yöntem. departman kapıyorum der yapar, küçülmeye gidiyorum der yapar ya da bu departman bana kar ettirmiyor der yapar. bu şirketin hakkı.

ama bunu tazminat vermeden yapamaz. hatta sadece kıdem tazminatı değil, ihbar, içeride kalan yıllık izin hakkı, geçmiş / mevcut maaş vs. hepsini ödemek zorunda.
0
galahad reloaded
(06.03.26)
iyi de hocam bu dediğin (parası yoksa neyi alacak) her türlü borç alacak ilişkisi için geçerli, sadece kıdem tazminatı değil.

adama mal sattın, üç ay vadeli çek vrdi, üç ay sonra adam battı parası yok. nasıl tahsil edeceğiz çeki?

kredi çekti, 2-3 taksidini ödedi, adam battı. banka nasıl geri alacak parasını?

aynı personelin sgk'sı var, para yok ödeyemedik primleri. ne olacak sgk'nın alacağı?
0
kibritsuyu
(06.03.26)
paramız yok diye bir şey yok. bir işveren bir işcisinin işten çıkacagı zaman alacagı tazminat miktarını düzenli olarak kenara atıp tutmalı. tutmuyorsa finansal olarak berbat yönetiliyordur. şirket iflas eşigindeyse ve sizin tazminat alma hakkınız doguyorsa noter aracılığıyla ihtarname gönderirsin, ardından arabuluculuk sürecine başvurursun. Sonuç alınamazsa iş mahkemelerinde dava açarsın. kazanınca icra yoluyla alırsın tabi para edecek bir şeyleri varsa. zor süreçler avukat ile ilerlenmesi gerekir
0
limonlu eksi
(06.03.26)
para yoksa tahsil de yok demektir. ancak işçi alacaklarının önceliği vardır. daha önceden icraya başka borçlar konulsa bile işçi alacakları sıralamada öne geçer.
0
ground
(06.03.26)
öyle bir dünya yok. sana bir kağıt vs imzalatmaya çalışırlarsa imzalama hiçbir şey. mahkeme yoluna git. biraz uzun sürer ama faiziyle alırsın haklarını. avukat bir arkadaşın varsa o bilir her şeyi.

çıkış kodun da önemli bu arada işsizlik maaşı alman için.
0
elektr10
(06.03.26)
kibritsuyu üstadım, yok pek geçerli olmuyor bu tip durumlarda. önce şirket mallarının hacizine, sonra şirket sahibinin şahsi malvarlığına kadar gider konu.

ha şirketi boşaltır üzerine kendi mallarını başkası üzerine trampa yapar, ki çok yapılan bir yöntem, o durumda da hileli iflas ya da alacaklıdan mal kaçırma suçundan hüküm giyebilir.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
@galahad reloaded : konu oralara gider de, bunun sonuçlanması bir kaç sene sürer.
+1
co2s2
(06.03.26)
@galahad

işte ben de onu diyorum zaten. konu "para yok ki nasıl ödeyecek" ise, tazminatla birlikte nasıl ödeyeceğini düşünecek bir sürü borç var. hepsi aynı durumda. hepsi için de uygulanacak prosedür anlattığın şekilde.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
tahminen 2,5-3 yıldan aşağıya süreceğini düşünmüyorum. çünkü kısa vadede sonuç çıksa bile karşı taraf istinafa götürebilir vs.

kibritsuyu üstad; bu tip alacak davalarında genelde sıralı ödeme yapılıyor ve ilk sıra çalışanlardadır. daha sonra devlet kurumları daha sonra ticari borçlular oluyor. benzer bir ticari davada şu anda alacaklıyım, 2 yıl geçti bekliyoruz hala.
+1
galahad reloaded
(06.03.26)
Parası yoksa diye bir şey yok. İlla ki vardır çok büyük ve dikkatli bir dolandırıcı değilse.
Hiçbir şey yoksa şirkette bilgisayarlar var, masalar var, kahve makinesi var. Var da var.
0
michael_knight
(06.03.26)
(14)

Eksi duyuru hakkında.

kisa
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldioh valla
Ya çok güzel olmadı mı? Bildirim işi de harika çalışıyor. Engelleme takip de şahane. Anket de geldi.
Şimdi arabada bekliyorum da bir baktım takip ettiklerim renkli, istemediğim kişiler yok. Mesaj gelmişti bildirim geldi
oh valla
📊 Süper değil mi

Bu anket sona erdi. 30 oy kullanıldı.

-3
kisa
(05.03.26)
Android ve ios uygulaması da var.
+1
kibritsuyu
(05.03.26)
Engelleme özelliğini kullanıyorum sadece, diğerlerini ayarlamadım. Ben de yeni halinin daha iyi olduğunu düşünüyorum 👍
0
rock n roll
(05.03.26)
Çok güzel ama iOS uygulamasini göremedim.
0
unalub
(05.03.26)
peki compü'nün bunları yapması için neden claude++ beklendi?
-2
duyurukullanıcısı
(05.03.26)
bir de compu maaslari zamaninda odese dadindan yinmeyecek.
bak martin 5'i oldu hala yatirmadi.
alo?
+3
cooperr
(05.03.26)
Olmadı.

Duyuru baştan aşağı berbat halde.
-2
yurtsuz john
(05.03.26)
ben şu cevap oylama işinin mantığının hatalı olduğunu düşünüyorum. cevap durduğu yerde duracaksa oylamanın ne anlamı var?
ilk çıktığı zaman, iyi oy alan cevaplar yukarı taşınacak, kötüleri ise aşağıda kalacak; böylece soruyu açtığımızda, en şükela cevabı en üstte olacak şekilde göreceğimizi hayal ediyordum. bu haliyle, bir kaç uyuz olunan kişiyi uyuz etmeye çabalama dışında hiçbir işe yaramıyor bence.
0
lil siztah
(06.03.26)
binlerce cevap olmadığı için bu bana hiç sorun gibi gelmedi doğrusu.
kendi adıma katıldığım cevaplara genelde oy veriyorum. zamanla yerine oturur muhtemelen
0
🌸kisa
(06.03.26)
bazen soru cevap, cevaba cevap şeklinde fikir alışverişi de oluyor. birisi doğru cevap verebilmek adına "şunu şunu nasıl yaptın" diye soruyor, soruyu soran da "şöyle böyle yaptım" diyor. öteki tekrar " o zaman şunu bunu yaparsan olur" diyor.

alınan oya göre cevapların yeri değiştiği zaman bu sistem çöker. soru bir tarafa, cevap bir tarafa gider. hem asıl soruyu soranın işi görülmez, hem okuyan üçüncü kişiler bir şey anlamaz. o yüzden cevapların yerinin değişmesi bence doğru bir yöntem değil.
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
@kibritsuyu, öyle olunca "soru içinde diyalog" diye cevaplar silinmiyor mu? zamanında onlarca cevabım bu şekilde silindi zira. mesela bu da silinebilir yani, acele cvp! :D
0
lil siztah
(06.03.26)
arkadaşlar yanlış anlıyorsunuz. silinen şey soru içinde, soruya ve cevaba katkısı olacak diyalog değil. o hiçbir zaman silinmedi. elbette ki fikir alışverişi yaparsınız, o nasıldı böyleydi şu nasıldı şöyleydi, o zaman böyle yapmalısın falan bunlar silinme sebebi değil, hiç olmadı.

silinen şey soruya ve cevaba herhangi bir katkısı olmadan diyaloğa girmek, geyik yapmak, tartışmak, kavga etmek vs.

gerçi onu da yumuşattık artık. kavga gürültü, hakaret, atışma, tartışma olmadığı sürece teşekkür etmenizde, sohbet etmenizde de artık bir problem yok.
0
kibritsuyu
(06.03.26)
yanlış anlamak değil; eskiden buna hiç müsamaha yokken, artık "yumuşatılmış" belli ki dediğiniz üzere. "hiçbir zaman" da demeyin; çünkü duyuru nick'imle yazarken böyle belki elli tane cevabım silindi zamanında.

örneğin ben bir deneyimle ilgili bir soru sordum; diyelim ki, bir güzergaha ilk kez gideceğim ve atıyorum "hangi araçla daha kısa ve rahat olur?" diye soru açtım. tatmin edici bir cevap aldım ya da alamadım. sonra o olayı ben deneyimlediğimde, başkalarının ihtiyacı olabilir diye, soruma cevap şeklinde deneyimimi ekledim. bunların hepsi istinasız silindi mesela ve bence duyurunun mantığı adına çok yanlıştı. artık yapılmıyorsa çok doğru karar bence.

soruya cevap: olmadı :)
-1
lil siztah
(06.03.26)
soru: "x kebapçısına hangi yoldan gideyim, a yolundan mı gideyim, b yolundan mı gideyim?"

cevap: "ikisi de değil c yolundan git en kolay orası." (bu silinmez).

cevap: "x kebapçısına gitme, y kebapçısı daha iyi."
cevap: "üstteki saçmalamış, z kebapçısı dururken."
cevap: "arkadaşlar kebap mı kaldı bu devirde suşi yiyin."
cevap: "paranız çok galiba evde yiyin."
(bunlar silinir, sorulan şey restoran tavsiyesi, yemek tavsiyesi değil, güzergah. ha ben olsam bugün siler miyim bilemedim, sanırım soruyu soran rahatsız olmadığı sürece silmem).

soruyu soran: "arkadaşlar hiçbiri değil, d yolunu kullandım en rahatı oymuş cevap verenlere teşekkürler." veya "@bilmemkimin dediği gibi c yolunu kullandım, teşekkürler @bilmemkim." (bu da silinmez.)

soruyu soran: (herhangi bir bilgi vermeksizin) herkese teşekkürler. (bu eskiden silinirdi, artık silmiyoruz).
+1
kibritsuyu
(06.03.26)
açıklamanız iççin teşekkür ederim. ancak madem konuşuyoruz, netleştireyim:
"soruyu soran: arkadaşlar, ["hiçbiri değil" opsiyonel] d yolunu kullandım en rahatı oymuş. ["cevap verenlere teşekkürler" opsiyonel](bu da silinmez.)
bu gibi onlarca cevabım silindi, net. dilerseniz nick'imi vereyim, inceleyin. bu beni zamanında çok sinirlendirmişti; sorduğumda, "sıradan hepsi ispiyonlandı, silmek zorundayız" denilip geçilmişti.

soruya cevap: bellki :D
0
lil siztah
(06.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.