Giriş
(5)

futbolda bir harekete faul verilebilmesi için

kibritsuyu
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor? yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
faul yapılan oyuncunun illa yere düşmesi mi gerekiyor?

yani kusurlu bir hareket yapıldı, fakat oyuncu yere düşmedi. haraket kusurlu sayılmıyor mu? hareket kusurlu olsa da, oyuncu düşmeyince faul verilmiyor mu, verilmemesi mi gerekiyor?

yani faul için kriter oyuncunun yere düşmesi midir?
0
kibritsuyu
(24.12.25)
Yere düşmemişse oyuna devam ediyorsa avantaja bırakır sonra kart mart bi şeyler varsa gösterir ama diyelim futbolcunun arkasından koşarken ensesine şaplak attı oyuncu yere düşmedi ama durdu ne oldu vs falan dedi hakem faul verir tabii ki niye düşmedin demez, düşmek şart değil.
+1
kizil karga
(24.12.25)
dünkü maçta fenerbahçe'nin kazandığı penaltı pozisyonunda bazı farklı takımlı arkadaşlar diyor ki formasından çekilen adam geriye doğru düşer, burada ileri doğru kendini atıyor ki var görsün.

yani formasından çekildiği için düşmese veya kimilerinin ifade ettiği üzere kendini atmasa, formasından çekilmesi kusurlu hareket, yani penaltı olmayacak mıydı? tut ki kendini yere atmış olsun. orada penaltı verilmesinin sebebi kendini yere atması mı, formasından çekilmesi mi?

neticede "formasından çekilen adam öyle düşmez, kendini attı penaltı aldırdı" denebilir mi buna?

kendini yere atmasa da düşmediği için formasından çekilmesi olayını ne hakem görse, ne var görse, bu hakem hatası olmayacak mıydı?
0
🌸kibritsuyu
(24.12.25)
hayir ama genelde bir sekilde hareketi engellemesi gerekiyor. yani oyuncu dusmese bile tokezlerse, yavaslarsa avantajin kaybedilip kaybedilmedigine bakilir. avantaj devam ediyorsa faul olmaz. ancak hareket cok problemliyse hakem pozisyon bitince kart gosterebilir.
+1
antikadimag
(24.12.25)
Abi dünkü pozisyonda formasını çekip öyle kalmıyor ki hareketlenen adamın formasını çekip sonra bırakıyor, bu pozisyonda geriye nasıl düşecek zaten adam ileri gitmek istiyor tabii ki öne doğru düşecek, sırf bununla ilgili en az 2 tane fizik kuralı var eylemsizlik olsun etki-tepki olsun, adam ileri gitmek istiyor sen çekip bırakıyorsun, öne düşer, mesela son lig maçında aynısını Fenerbahçe yapmıştı hakem penaltı vermemişti, o pozisyon da penaltıydı mesela, "penaltı aldırma" bence böyle olmaz ama neticede adamı formasından çekiyor, düşmese bile pozisyon penaltı zaten adamın avantajını bozuyorsun gol atmasını engellemeye çalışıyorsun.
+4
kizil karga
(24.12.25)
rakip oyuncu parmaklarsan bu da fauldür. bazen kafa atarsın adam düşmez bu da faul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
(7)

Temizlikten hemen sonra fayansın üstünde siyah toz parçaları oluşuyor?

hadi ya la
Daha önce çok farklı evlerde yaşadım, birkaç evde de benzer problem başıma geldi ama kimi evler temizlikten sonra üç beş gün tertemiz kalırken bu ev 12 saat içinde kirleniyor. Terliğin altı mahvoluyor, banyo, mutfak, koridor fayansında siyah bir şeyler birikiyor hep. Bu neden olabilir? Robot süpürge
Daha önce çok farklı evlerde yaşadım, birkaç evde de benzer problem başıma geldi ama kimi evler temizlikten sonra üç beş gün tertemiz kalırken bu ev 12 saat içinde kirleniyor. Terliğin altı mahvoluyor, banyo, mutfak, koridor fayansında siyah bir şeyler birikiyor hep. Bu neden olabilir? Robot süpürge çare mi? En f/p öneriniz ne olur bunun için?
0
hadi ya la
(23.12.25)
neyle siliyorsun?

cifle falan siliniyorsa durulamak gerekiyor, bazıları suya cif katıp siliyor, su kuruyunca cifler kalıyor toz gibi. ama beyaz oluyor. benzer bir temizlik malzemesinin kalıntısı olabilir mi?
0
kibritsuyu
(23.12.25)
çevrede inşaat varsa camdan balkondan falan çok fena pislik giriyor
0
neira
(23.12.25)
Kapı baca kapalı diye tahmin ediyorum. Benim için ilk şüpheli; ev terliklerinin tabanı.
0
lazor
(23.12.25)
yerleri fairy ve beyaz sirke ile siliyorum.
çevrede inşaat yok, çok sakin temiz bir yer.
kapı baca genelde kapalı. sanırım ev terliği problem yapıyor.
0
🌸hadi ya la
(23.12.25)
Çatı katı ise yıllar önce oturduğum bir evde çatı aralıklarından siyah kurum dökülüyordu ben de bir süre ne olduğunu anlayamamıştım. baca çıkışı vs varsa yakınlarda oluyor.
0
creepy
(23.12.25)
Bir çevre yolu veya karayolu veya otobana yakın bir evden mi bahsediyoruz?
0
Mirket
(24.12.25)
elektrik supurgesinin icini ve filtrelerini de kontrol edin. supurunce icindeki her ne ise ortaliga puskurtuyor olabilir arkadan.
0
robokot
(24.12.25)
(7)

69-67 gram nereye denk gelir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.https://www.petburada.com/royal-canin-olcu-kabi-28408?srsltid=AfmBOopjcRndU5NXQqxuyqorU4uYwlxVU7J5ZfQIVLMjBvZl3WUqt6
Merhaba,

Su ölçü kabında 67-69 gram nereye denk gelir? Kabin tamamı 94 gram alıyormuş.

Kedim 2.7 kilogram. Mamamız rc kitten. Paketin arkasında 67-69 gram yazıyor günlük mama miktarına.

www.petburada.com

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
Yaklaşık 6. Çizgiye (biraz altına) gelir. Hepsi eşit, oranlayacaksınız.
0
orient blue
(23.12.25)
94/8*6=70 gram
6 cizgiye kadar gelir ama yavru kediler biraz daha fazla yemek isterler. ben olsam ilk bir sene tasini bos birakmazdim, gelsin gitsin yesin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.12.25)
royal canin biraz gerizekalı galiba. aşağıda sorduğum 15 kiloluk paketin ağzına kilit koymayan da royal canin.

paketin üstüne verilecek mama miktarını gramla yazıp, yine kendi ürettiği ölçü kabına cup ile çizgi çizmek nasıl bir gerizekalılık ürünü ya?

paketin arkasında verilecek miktar "cup" olarak da yazıyordur diye bir umut hatırlatayım.
0
kibritsuyu
(23.12.25)
kedin kısır değilse mama kabına istediğin kadar doldurup belli bir yere koyup gidebilirsin, üstünü de bittikçe doldurabilirsin ölçü kullanmana gerek yok. ksıırlaştıktan sonra doyma hissini kaybedip çok yiyor kediler. ama öncesinde bir sorun olmuyor acıktıkça gidip gelip yesin bir şey olmaz.
+1
Sadece soruyorum
(23.12.25)
önerim yanlış olabilir ama bende full dolu mama kabı taraftarıyım, kedide kilo problemi yoksa aşırı yeme problemi yoksa bebeklerin mamasını doldurun hem sonrasonda ilerde aç gözlü olmuyor sürekli mama istemiyor.(tabi kedinin huyuna suyuna göre değişir)

şuan etrafımda 5 kişinin 6 kedisi var kısırlaştıktan sonra bile dolu kaba problem yapmadılar yiyip doyup gittiler, aşırı kiloları yok
0
eja
(23.12.25)
Çok teşekkürler.

Bende sürekli dolu tutuyorum mama tabağını, bittikçe ekliyorum acıktıkça gidip yesin diye. Kedi bakımına yeni basladigim için yanlış bir şey yapmamak için ya sizlere ya da veterinerimize danışıyorum.

Kendisine sorduğumda kabı hep dolu olmasın, ölçünün yarısını sabah yarısını akşam ver dedi.


@kibritsuyu evet o soruyu gördüm. Gerçekten çok saçma bir şey yapmışlar. Paketin arkasındaki bilgilendirmenin fotoğrafını ekliyorum. Ben mi gözden kaçırıyorum acaba?


hizliresim.com
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(23.12.25)
birde ben 3 kg luk mama alıyorum hep, açıkçası tek kedi için 15 kg mama bayatlar ya iyi saklanmazsa, cama falan koymayacaksanız, düşük kg ile ilerleyin başta. kısırlaştırdıktan sonra mama değiştireceksiniz unutmayın ve kademeli geçiş yapacaksınız yeni mamaya
0
eja
(24.12.25)
(11)

tuvalet sorunsalı

kondansator
sabah sabah böyle bir konuda akışınızı meşgul ettiğim için öncelikle özür dilerim. diyet sürecinde 4 gündür tuvalete çıkamayınca bir hayli zorlamaya başladı. fitil dediler, ilk fitili kullandım düştü. bugün tekrar fitil denedim, ufak bir pırt dışında etki olmadı ama hala zorluyor. internette de aşır
sabah sabah böyle bir konuda akışınızı meşgul ettiğim için öncelikle özür dilerim. diyet sürecinde 4 gündür tuvalete çıkamayınca bir hayli zorlamaya başladı. fitil dediler, ilk fitili kullandım düştü. bugün tekrar fitil denedim, ufak bir pırt dışında etki olmadı ama hala zorluyor. internette de aşırı ıkınmanın zara vereceğini söylemişler. hastaneye gideyim dedim, arkadaşım da hastaneye gidince lavman yazıp gönderiyorlar dedi. benzer sorun yaşayan oldu mu acaba? direkt ecz den lavmanı alıp uygulamalı mı yoksa fitil ile peş peşe yapınca sorun mu olur
-1
kondansator
(20.12.25)
hastaneye gidince lavmanı yazıp gönderiyorlar. hatta doğrudan çıkarıp veriyorlar eline.

problemin herhangi bir sağlık probleminden kaynaklanmadığına eminseniz, problem sadece zçamamaksa, başka bir sağlık sorunun nedeniyle zçamıyor değilseniz doğrudan eczaneden alıp kendiniz de yapabilirsiniz.
+1
kibritsuyu
(20.12.25)
Diyetine halel getirmeyecekse, seviyorsan bir turşucudan turşu suyu al ve iç. Denemekte fayda var.
+1
Caletti
(20.12.25)
sinameki otuna baksanıza bir. Kabızlığın ilacı bu ot.
0
kojonotsuki
(20.12.25)
Diyet kaynaklı olduğundan eminsen sonrası için şunlara bak bence

www.amazon.com
0
Mirket
(20.12.25)
@Mirket, normalde probiyotik içiyordum, 1 haftadır salladım ve böyle bir sonuç doğurdu işte. şimdi yeniden içmeye başladım
0
🌸kondansator
(20.12.25)
Probiyotiğin böyle keskin etkileri olacağını sanmıyorum.
İnsanoğlu günde 35-30 gram kadar lif almalı. Diyetlerde bu miktar alınmıyor genelde, bu durum da bağırsak işleyişini bozuyor. Ya kalori yönünden zayıf, lif miktarı fazla besinlere yönelip lif miktarı tutturulmalı, ya da dışardan lif(fiber) almalı diye düşünüyorum.
+1
Mirket
(20.12.25)
aıle hekımlerı bekunis yazıyor, eczaneden kendınız de alabılıyorsunuz, tamamen bıtkısel kaynaklı dıye kullanılmasında sakınca gormuyor drlar. gece yatmadan once 2 tane alıp deneyın, sonuc verır mutlaka, olmazsa ertesı gece dozajı arttırın. google da arastırırsınız zaten bu ılacı.
+1
deepness
(20.12.25)
Kefir al 1 lt iç. Sonrası rahatlatır.
+1
mikahakkinen
(20.12.25)
Oral yolla alinan bi ilaci yok mu canim bunun direkt fitil verilmis anlamadim, avrupa'da bircok oral ilac var bunun icin maalesef turkiye'yi tam bilmiyorum.

Herkes kendi tecrubesini paylasmis, denenebilir ama herkeste ise yarayacak diye bir sey yok. Doktorlar lifli gida ve bol hareket oneriyor boyle durumlarda. Ben de mesela cig lahana veya kuru kayisi, hurma vb. yedigim zaman o gunu tuvalette geciriyorum. Lifli gida, kuru meyve ve bol hareke denenebilir birkac gun. Oral yolla alinan bir ilac varsa eczaneye sorulabilir.

Bu sekilde 1 haftayi devirirseniz hastane artik sart olmus demektir. Saglik ve sihhat diliyorum.
+1
bosver nicki
(20.12.25)
gece yatmadan magnezinc 2 adet + 1 litre su.
0
orpheus
(20.12.25)
arkadaşlar lavabo tıkanmışsa üstten gönderdiğiniz şeylerin bir faydası olmaz. onların ancak sonraki sürece faydası olur, tekrar tıkanmasını önler. önce tıkanıklığı açmak lazım.

insan vücudunda öyle lavabo aç gibi yukarıdan dökeyim, tıkanıklığa kadar gidip eritsin denecek bir sistem yok. illa alttan gideri açıp temizlemek lazım.

velhasıl tıkanıklığı açmadan yemeyle içmeyle orayı yumuşatamazsınız.
+1
kibritsuyu
(22.12.25)
(7)

Kedinize hangi marka kumu kullanıyorsunuz?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Ben proline parfümsüz olanı kullanıyordum, son siparişimde proline aktif karbonluyu sipariş verdim kokuyu hapsediyor vs. diye Ama acayip tozlu bir kum. Ne zaman kumunu temizlesem o tozlar ağzıma burnuma ve bulunduğum odaya doluyor. Çok rahatsız edici. Sizler hangi markayı kullanıyorsunuz? Me
Merhaba,

Ben proline parfümsüz olanı kullanıyordum, son siparişimde proline aktif karbonluyu sipariş verdim kokuyu hapsediyor vs. diye Ama acayip tozlu bir kum. Ne zaman kumunu temizlesem o tozlar ağzıma burnuma ve bulunduğum odaya doluyor. Çok rahatsız edici.

Sizler hangi markayı kullanıyorsunuz? Memnun musunuz?

Bir de kum kabına geçirilen poşetler var onlardan kullanıyor musunuz? Benim kedim kumu iyice kazıyıp plastiğe yapıyor genelde tuvaletini. O poşetler ise yariyorsa alacağım ama kedim onuda kazıyıp yırtabilir diye almıyorum.
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
eğer kedi kumun dibine kadar kazıyorsa o torbaları parçalar, o yüzden gereksiz maliyet. fakat kumu biraz fazlaca koyunca dibine kadar kazmıyor bizimki, hem temizlemesi kolay oluyor hem kabın kendisi kirlenmiyor. torbadan önce kumu fazlaca koymayı deneyebilirsiniz. everclean kullanıyorum ben, temizlemesi kolay, tozsuz. pahalı gibi görünse de aslında temizlerken daha az kum çöpe gidiyor.
0
orient blue
(19.12.25)
@orient, kumu oldukça fazla dolduruyorum her zaman olmasada çoğunlukla kazıyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(19.12.25)
Sandy aktif karbon. Çok memnunum.
0
auroraaurora
(19.12.25)
ever clean, en kalitelisi.
0
candy'ye müslüman
(19.12.25)
everclean'in fiyatı diğerlerinin 5 katı. bence değmez.

ben migros'ta satılan ak kedi kumu alıyorum. aktif karbonlusu yoksa herhangi bir çeşidi de olur. bir de trendyol'dan kiloyla aktif karbon aldım. her kum yenilemede iki avuç karbon atıyorum, oluyor sana aktif karbonlu kum.

şimdilik memnunum.
0
kibritsuyu
(19.12.25)
en az 10 farklı marka denedim.
ever clean dışında tozsuz kum görmedim.

en son dönüp dolaşıp ever clean alıyorum. bir yerden sonra saldım artık başka marka denemiyorum.
0
aynabugusu
(19.12.25)
pro plan extra aşırıtozsuz ek olarak
active clean alıp avuç avuç atıyorum hiç koku olmuyor
www.akakce.com
0
eja
(23.12.25)
(15)

Fakirlerin giremeyeceği AVM yapabilir miyim?

michael_knight
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;- yasal bir sorun olur mu?- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;
- yasal bir sorun olur mu?
- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
0
michael_knight
(18.12.25)
Rondak
(18.12.25)
Tüketicinin korunması hakkında bir kanun var. O kanunda satıştan kaçınma diye bir madde var. Müşteri seçemezsin der.
0
Mirket
(18.12.25)
@mirket ama gece klüpleri ve beach’ler müşteri seçebiliyor.
0
🌸michael_knight
(18.12.25)
Bunun cevabını hep ben de merak etmişimdir.
0
Mirket
(18.12.25)
üyelikle al.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.12.25)
komple avm değil ama yalıkavak marina'da böyle mağazalar var. beğendikleri müşteriyi alıyorlar.
0
kibritsuyu
(18.12.25)
o kadar kaçınılmak yerine o tarz yerlerde yaşamak bu durumu çözer. monaco, dubai gibi yerlerde yaşarsan zaten bunu aşarsın. iyi firmalarda zaten randevulu çalışıyor. ama ilerleyen süreçte üyelikle girilen avmler olacağını düşünüyorum. yani aylık bu avmde 10 bin harcayanaların girebileceği avmler olacaktır.
0
mikahakkinen
(18.12.25)
yasal olarak da teknik olarak da bir sikinti cikacagini sanmiyorum.
bir tek uyelik sistemi ile calismani isteyebilirler. uyelik parali olur ya da bir on elemeden gecirilerek uyelik verilir. karti okutan girer. karti olmayan giremez.

tuketicinin korunmasi burada devreye giriyorsa ulkede niye damsiz girilmez diye bir olay var, bunu sorgularim.

son olarak, ortadoguda yeterli paran varsa herseyi yaparsin. yapamiyorsan, yeterli paran yoktur.
+1
cooperr
(18.12.25)
cooperr+1

yaptim oldu.
0
gule gule
(18.12.25)
kulüpler falan da buna yakın değil mi aslında, önünde engel olduğunu zannetmiyorum sadece ismi ve yöntemi farklı olur.
+1
atom karincanin torunu
(18.12.25)
Fiziki olarak engelleme yapmadan da mumkun aslinda, ama tabii o zaman dis sinyallerden anlamayan kisiler gene gelecektir. Bu durumda pahali falan olmali ki adim atip fiyatlari gore bir daha gelmemek uzere kacsin. Mesela gunlerden bir gun Tuzla Yelken Klubu idi galiba idi boyle bir mekan gorduk, kapisina yaklasip gorevliyle konustuk. Gorevlinin yasi, durusu ve giyim tarzindan orasi icin fazlaca fakir oldugumuza karar verip bir daha yaklasmadik.
+1
mbond
(18.12.25)
eger boyle bir fikriniz varsa premium markalardan premium urunler satmalisiniz. yoksa avm'den alisveris yapanlarin cogu zengin degil sadece orta sinif. onemli olan zengin kesim yanip tutusur mu? avm'nize giremeyen insanlarin (fakirlerin ve orta sinifin) yanip tutusmasinin bir anlami yok.
+1
Sour
(18.12.25)
new york'ta bir çok kamusal alan aslında private (ör: bryant park). zoning (imar) düzenlemelerinden ekstra kat hakkı almak için çoğu özel mülk giriş katlarını kamusal alanlara çeviriyor. haliyle o tip kamusal mekanlarda istenmeyen bireyler --mekana girebilseler dahi-- bir rahatsızlık halinde nazikçe escort edilerek dışarı çıkarılıyorlar.

bir de şehirde inanılmaz bir kulüp furyası başladı. soho house hep vardı ama onun düşüşünden sonra şimdi bir sürü seçici kulüp çıktı. bu kulüplerin içinde alışveriş (daha çok yiyecek içecek) imkanları da oluyor. en garibime giden son şey şu oldu: los angeles'taki viral erewhon smoothieleri new york'ta kith markasının özel kulübünde satılmaya başladı. kulübe üye olmayan insanlar için tek hack de şu oldu: doordash (yemeksepeti) uygulamasıyla çevresinde bir yere kuryeyle sipariş verebilmek. bu uygulama haberlere bile çıktı. kısaca bu ulaşılmazlık bir "yanıp tutuşma" yaratmış oldu.
+1
eileengray
(18.12.25)
Capitol 90'lı yıllarda öyleydi. Güvenlik görevlisi kılık kıyafeti kötü olan ve yaşı ufak insanları içeri almıyordu.

Hiç unutmam. Yeşil Yol filmi vizyona girmişti. Filmi Capitol sinemasında izlemek için bayramlık kıyafetlerimizi giyip gitmiştik.

Tabi şimdiki popülist siyaset, halk dalkavukluğu yapılan zamanda böyle bir işe kalkışmak biraz zor olur.
+1
yurtsuz john
(18.12.25)
Şu an avmler zaten bunu yapıyor. Sen elenecek kesimde olmadığın için fark etmemişsin.
Haliyle bir sorun olmuyor. Avm kapısından çevrilecek adam gidip de şikayette bulunup hakkını arayamaz. Arayabilecek olsa bile çok Daha ciddi sorunları olduğu için uğraşmaz.

Hayır herkes oraya girmek için yanıp tutuşmaz. Çünkü bu örnekte elemeyi geçenler kümesi çok geniş. Dediğinin olması için bir ayrıcalık hissi doğurman lazım. Bir yerde fiyatları astronomik tutarsan yahut akıl almaz giriş paraları falan alırsan o zaman dediğin gözle bakılabilir oraya.
0
lazor
(20.12.25)
(2)

Burnumun içi çok kuruyor

Rondak
öyle olunca sanki nefes alamıyor gibi oluyorum. şöyle otrivine gibi bir sprey var mı? nemlendirici gibi zararsız olanından
öyle olunca sanki nefes alamıyor gibi oluyorum. şöyle otrivine gibi bir sprey var mı? nemlendirici gibi zararsız olanından
0
Rondak
(17.12.25)
aradığın şey: (bkz: nazalnem)
+2
kibritsuyu
(17.12.25)
gece oluyorsa uyuduğunuz odanın nemine bi bakın derim.
0
elorelia
(18.12.25)
(2)

Hala radyodan maç yayını var mı?

nuka cola
Bi planlama hatası sonucu yarın maç saatinde yolda olacağım hala radyodan maç yayını oluyor mu oluyorsa yarınki türkiye kupası maçı hangi radyoda? Nette aradım hiçbir yerde bulamadım.
Bi planlama hatası sonucu yarın maç saatinde yolda olacağım hala radyodan maç yayını oluyor mu oluyorsa yarınki türkiye kupası maçı hangi radyoda? Nette aradım hiçbir yerde bulamadım.
0
nuka cola
(17.12.25)
var. radyo 1. radyospor.
+1
mikahakkinen
(17.12.25)
Evet, hem de çoğunlukla özkan öztürk (ahtapot musuunn örümcek misiiinnn) anlatıyor.
+1
kibritsuyu
(17.12.25)
(6)

Çamaşır makinesi yıkama taktiği sorunsalı

denizmaniaherif
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence.. sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen ya
arkadaşlar selam. Şimdi çamaşır makinesinin büyük haznesine detarjan yanına da yumuşatıcıyı koyuyorum ancak makineyi izlediğimde köpüklenme çok az gibi geliyor ve lekeri tam çıkartmıyor bence..

sizce detarjanı direkt makinenin çamaşırların içine atsam sorun kalkar mı? ön yıkamayla gidiyordur sen yanlış yapıyorsunudur falan diyen arkadaşlarım yüzünden soruyorum :)
0
denizmaniaherif
(15.12.25)
ben hep öyle yapıyorum (detarjanı kazana çamaşırların yanına koymak). çok köpükleme temiz oluyor anlamına gelmiyor bu arada. detarjanı da çok kullanmanıza gerek yok. 60 ml koyuyorum ben genelde.
0
inheritance
(15.12.25)
Çamaşır makine deterjanının elde yıkama deterjanından farkı odur zaten. Köpürmeden temizler.
Köpük konusunda ısrarcıysan elde yıkama deterjanı koy. Ama köpük makineden taşabilir, haberin olsun.
0
Mirket
(15.12.25)
ben komple hiç bilmiyormuşum konuyu.. teşekkürler.. içine atacağım artık. peki yumuşatıcı varoldugu yerde kalması değil mi ?
0
🌸denizmaniaherif
(15.12.25)
Yumuşatıcı, yumuşatıcı gözünde kalacak evet. Onu deterjan gibi yıkamanın en başından almıyor makineler, durulamaya geçerken kullanıyor.
+1
kobuzchu kiz
(15.12.25)
deterjanı makinenin gözüne koymakla içine atmak arasında hiçbir fark yok. hatta bence eğer toz deterjan ise suyla karışıp çamaşırlarla buluşması, yani göze koymanız daha iyi. içine atarsanız oraya su gelene kadar kuru deterjan kıyafete yapışıp kalır.
0
kibritsuyu
(15.12.25)
Makine kabaca şöyle çalışır:

Düğmeye bastınız, önce kazanı bir iki tur boş döndürür. Çamaşırlar eşit dağılsın diye. (Bazı kontroller de var ama atlıyorum detayları)

Sonra, su almaya başlayınca, aldığı (ve ısıttığı) suyu deterjan gözesinden geçirerek alır.

Eğer ön yıkamalı program çalıştırdıysanız, sadece küçük deterjan gözüne konan deterjanı alır.

Eğer ön yıkamasız bir program çalıştırdıysanız, son 20 küsür yılda üretilen makineler tedbiren hem büyük hem küçük deterjan gözündeki tüm deterjanı alır. Yani yanlış göze koysanız dahi alır o deterjanı.

Makine ilk su almada tüm deterjanı aldığı için, deterjanı direkt içine koymanızla arasında çok bir fark yok. (Önyıkamasız program için söylüyorum)
Hatta su alırken çekmeceyi temizleyip deterjanı suda daha iyi çözdüğü için, çamaşırda deterjan kalıntısı, kitlesi, lekesi kalmasını da engeller.
Matik deterjanlar (Otomatik makine) zaten çok köpürmez, köpürmemeli. Köpük görmemenizde sorun yok. Yıkama sonunda deterjan çekmecesi boş ise deterjanınızı alıp yıkamış demektir.

İlk sıkmaya kadar hep aynı deterjanlı suyla yapılır yıkama işlemi.

Çözüm önerilerim:

-Tek seferde makineye attığınız kıyafet miktarını bir seviye azaltmak. Çok doldurmamak.

-Deterjan miktarını arttırmayı denemek.

-Çamaşırlar yıpranmayacaksa suyun derecesini yükseltmek.

-Deterjan markasını değiştirmeyi denemek, sıvı deterjan denemek.

-En olmadı, Şikayetvar'a falan "falan marka makinem temiz yıkamıyor" yazıp makineyi servise ücretsiz bir kontrol ettirmek. Olmadı, makineyi değiştirmek.

Yumuşatıcı uygulamanın tek yolu, çekmecedeki yumuşatıcı bölümüne koymak. Farklı bir yöntemi yok.
+5
dilemma of subscribtionability
(15.12.25)
(4)

bulaşık makinesi hakkında

love and trust
çok basit bir soru aslındabulaşık makinesi yıkamayı bitirince tabak çanaklar ıslak kalıyor.makinenin ayarından denedim olmadıiçinde tuz ya da parlatıcı konusuyla mı alakalı? parlatıcı pek koymam, tuzunu da değiştirmem gerekiyor sanırım? bilen var mı?
çok basit bir soru aslında
bulaşık makinesi yıkamayı bitirince tabak çanaklar ıslak kalıyor.
makinenin ayarından denedim olmadı
içinde tuz ya da parlatıcı konusuyla mı alakalı? parlatıcı pek koymam, tuzunu da değiştirmem gerekiyor sanırım? bilen var mı?
0
love and trust
(15.12.25)
parlatıcı koymazsanız ıslak kalır. tuz koymazsanız çizik çizik olur.
+1
gercekdunya
(15.12.25)
Çeşme suyunuz aşırı sert değilse tuz koymanıza gerek yok, şu üçü beşi bir arada kapsül deterjanlardaki tuz yetip artıyor. Ama parlatıcı kullanırsanız daha iyi kurur, evet.
+1
kobuzchu kiz
(15.12.25)
bir de yarım saatlik hızlı programda falan yıkıyorsanız onlar yıkayıp bırakır.
+1
kibritsuyu
(15.12.25)
Hava çıkışlarını engelleyen bir şey var mı bakın. Bazen kesme tahtası vb şeyler hava çıkışlarının önünü kapatabiliyor yerleştirirken.
+1
anten
(15.12.25)
(12)

günümüzde teknoloji marketlerde satılan en popüler laptop markaları

kibritsuyu
ön not: macbook hariç.yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi
ön not: macbook hariç.

yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?

mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi iyi derdi, kimi gömerdi. acer vardı kötüydü, casper vardı kötüydü.

şimdi ben hp, asus, sony, dell falan hiç görmüyorum. benim bilgisayarım toshiba mesela, o da yok.

ne var, hangi markalar revaçta? hangi markalar iyi?

hatırlatma: macbook hariç.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Sony Türkiye'den çekildi. Sony bilgisayar zaten nadirdi. Şirket bilgisayarım Dell. İyidir ama pahalıdır. Acer kullanıyorum yıllardır. İyidir. Yeni bilgisayarım Casper. Nirvana S100. Al geç. Marka odaklı değil de sistem odaklı düşünmen lazım. Ben mesela küçük ekrandan nefret ettiğim için 15,4 inç istedim. O da Casper'da vardı. 1 TB SSD, Windows 11, 32 GB Ram, i7 işlemci olsun dersen zaten az seçenek çıkıyor. Mağazalar daha pahalı satıyor. Mağazanın kirasını, elektrik faturasını, işçi giderini ödüyorsun. Mağazada incele ama internetten al. Ben Casper sitesinden aldım. Hızlı geldi.
0
arbre
(14.12.25)
Lenovo fena değil ama tuzlu
X1 100 bandından başlıyor
0
topkapiaksaray
(14.12.25)
Lenovo öneririm bende. Hem parçaları kaliteli, hem satış sonrası iyi hem de uzun yıllar dayanır.
0
etna
(14.12.25)
Valla tam ihtiyacım süper duyuru sadece iç donanım değil dış kasada sağlam olmalı ekran menteşeleri çatlamamalı klavye sallanmamalı vs vs soğutma çok problem olmamalı gibi bir sürü şey geliyor aklıma

Bi ara msi falan vardı ha birde monster vardı onlar nasıl bilemedim
+1
basond
(14.12.25)
monster.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
İş için kullanacağım için mümkünse çin pavyonu gibi yanar döner ışıklı, w a s d tuşları farklı renk ve şekilde, dış kasası alafortanfonik olan bilgisayarlardan olmamalı. Müşterinin yanında çıkarıp açabileyim.
0
🌸kibritsuyu
(14.12.25)
windows tarafinda: thinkpad, belki dell xps sayilabilir
oyun tarafinda: msi, ben tercih etmem ama asus
diger her sey icin: macbook air, macbook pro

bu 15 yil once de boyleydi hala da boyle. hp, dell gibi markalar daha cok sunucu tarafinda ve kurumsal calisir. son kullanici urunleri ekseriyetle berbattir. icinde kullanilan her sey ayni olmasina ragmen teknik servis kismi onemli. tabi en onemlisi de pil. cunku urunler ciktiktan bir sure sonra artik orijinal pil bulunmuyor ve cihaz cop oluyor. muadil bataryalar da malesef berbat. bu yuzden uzun soluklu kullanim icin macera aramadan thinkpad veya macbook tercih etmek lazim. ben ikisini de aktif olarak kullaniyorum tas gibi cihazlar. ozellikle thinkpad benden cok cekti. :))
+1
arakaali
(14.12.25)
Sony yıllar önce notebook üretmeyi bıraktı. Toshiba laptop birimini 2020'de Sharp'a (dynabook) sattı. Ortalıkta görmüyorum ben de. Alışveriş sitelerinde hâlâ modelleri var ama Tr'de resmi distribütörü ve garantisi var mı, kalitesi şu an ne durumda, bilmiyorum. Dell şahıs şirketi ve yakın zamana kadar hisseleri bile borsada değildi. Sahibi Michael Dell direkt olarak İsrail ordusuna (evet ordusuna) her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunduğu için, o marka dünyanın en iyi ve kaliteli bilgisayarını 1 tl'ye satsa, almam ömür boyu. Asus hâlâ iyi. Yakın zamanda Asus aldım ben. Lenovo beni önceki modellerde iki defa üzmüştü, kullanmıyorum artık ama thinkpad de düşünülebilir. Msi da düşünülebilir.

Ben olsaydım muhtemelen yine asus alırdım.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
lenovo, asus, hp var. dell'i mağazalarda pek göremedim. lenovo bu işin bayrak taşıyanı, asus peşinden geliyor, hp de her zamanki gibi ortalama. acer hala var, nitro serisiyle bir revaç yakaladı.

sony ekonomik krizden sonra tası tarağını toplayıp gitti, playstation'ı da bilkom'a bıraktı. sony eurasia sitesine girince sadece fotoğraf makineleri çıkıyor.

toshiba dağıldı, en değerli birimlerini sattı.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
macbook haric olmasinin ozel bir sebebi var mi? bir kere kullandiktan sonra donup pc'nin yuzune bakmadim.

ama soruya cevap olsun diye dell, lenovo ve asus. lenovo ibm'i satin aldigi icin biraz ayakta durdu, ben de ogrencilik zamaninda kullandim cunku uygundu fiyatlari. microsoft da cikis yapmaya calisiyor surface ile. hp kesinlikle rezil. is yerinden verdiler ve dokuluyor bilgisayar.

sahsen pc alacak olsam dell'e bakardim. hala oyle mi bilmiyorum ama destek hizmetleri cok iyiydi.
0
antikadimag
(15.12.25)
macbook harici olmasının özel sebebi, benim mali müşavir olmam, muhasebe işi yapmam ve klavyenin sağ tarafındaki nümerik klavyenin benim için bir zorunluluk olması. bildiğim kadarıyla hiçbir macbook'un nümerik klavyesi yok. o yüzden yekten eledim. diğer markaların da nümerik klavyesi olmayanları işime yaramaz.

bir de devletin uygulamalarıyla javayla mavayla ne kadar problemsiz çalışacağını kestiremiyorum. windows'la en azından bir yol bulunuyor.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.25)
Asus, lenovo, HP, Dell mevcut mağazalarda. Geçen sene Lenovo dan oyun bilgisayarı aldım, bir daha elimi sürmeyecek seviyede pişman etti. Geçen ay Asus aldım şimdilik memnunun.
0
onyx
(15.12.25)
(7)

Yakıt soruları

arbre
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
Yakıtı hangi firmadan alıyorsunuz ve hangi yakıtı alıyorsunuz? Genelde kaç TL'lik ya da kaç günde bir alıyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
arbre
(14.12.25)
araçta utts ve shell taşıt tanıma olduğu için shell'den alıyorum. ödeme yapmıyorum, fatura arkadan geliyor. kurşunsuz benzin, depoyu dolduruyorum, 30-32 litre alıyor, 1600-1800 lira arası tutuyor, 10 gün kadar gidiyor. bir depoyla 600 kilometreye yakın yol yapıyor.

büyük markalar olduktan sonra hepsinin aynı olduğunu düşünüyorum.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Shell opet bp nadiren peteol ofisi kalanlara neredeyse girmiyorum
0
basond
(14.12.25)
Evin yakınında Opet var Opet'ten alıyorum başkası olsaydı onu alırdım Türkiye'de 10 şirket varsa sekizi yakıtı Tüpraş'tan aldığı için firmaya olan algı dışında yakıtın farkı yok.
+1
kizil karga
(14.12.25)
shell veya opet. bp'yi listeden çıkardım çünkü petrol ofisinin altında çalışıyorlar. bp'ye girmiyorum artık.
0
false pretension
(14.12.25)
Opet'ten ve bazen Aytemiz'den alıyorum. Markadan ziyade istasyon önemli. Türkiye'de bilindik tüm markaların ürünleri kaliteli ama benzin istasyonları üçkağıtçı olabiliyorlar.

95 oktan standart benzin alıyorum hibrit araç (corolla, rav4) için. Dolduruyorum depoyu ama pompa tetiği atınca üzerine ekletmiyorum. Depo boşalmaya yakın dolduruyorum. Deprem sonrası bir müddet yarım depoyken dolduruyordum. Araçta acil durumlar için sürekli yakıt olması önemli aslında. Ama zamanla yine ihmal eder oldum. Kaç günde bire gelince, kullanıma göre bir araç ayda 2 ila 4 arası. Diğeri ayda 1-2 defa.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
iş ve eve yakın opet benzinliği var. Alternatif olarak shell, en kötü ihtimal petrol ofisi tercih ederim başka markalardan almam. fiyat artışı olacaksa fullerim yoksa keyfi 1000 tllik atıyorum.
0
biravekahve
(14.12.25)
yakıt kart olduğu için opet. kullanıma göre değişiyor. bazen ayda bir kez, bazen ayda 2-3 kez.
0
inheritance
(15.12.25)
(2)

Gumrukte takilmasi gereken urunlerim geciyor??

aguen
Merhaba duyuru, gecen ay 2 yanlis siparis verdim. biri amazon tr'dendi ama gumruk limitinin ustundeydi. merak edip siparis verdim. digeri de turk sitesi diye almistim ama cin'den geliyormus. 3000 liralik bir seydi.ilki ek ucret cikarmadan gecti, digerinde gumrukle ilgili hicbir arama falan olmadi za
Merhaba duyuru, gecen ay 2 yanlis siparis verdim. biri amazon tr'dendi ama gumruk limitinin ustundeydi. merak edip siparis verdim. digeri de turk sitesi diye almistim ama cin'den geliyormus. 3000 liralik bir seydi.

ilki ek ucret cikarmadan gecti, digerinde gumrukle ilgili hicbir arama falan olmadi zaten bana. tuhaf degil mi? cin'den ciktigini gorunce gumrukte takilacak zaten pesin pesin iptal edelim demistim, takilirsa iptal edersiniz demislerdi
0
aguen
(13.12.25)
şans olabilir, yoğunluktan arada kaçmıştır vs. genelde hızlı kargo ile değil de ptt türü paket posta ile gelenlerde bu olabiliyor.
0
orpheus
(13.12.25)
ben bu işi şöyle anladım.

doğrudan doğruya yabancı bir siteden sipariş verip getirtiyorsanız evet gümrük sınırı var, belirli bir tutarın üstündeki kayıtsız kuyutsuz gelen ürün, gümrükte takılıyor.

lakin amazon olsun, temu olsun, bu gibi siteler öyle sizin rastgele bir siteden satın alıp türkiye adresi vermeniz gibi ürün göndermiyor. dikkat ettiyseniz amazon'dan aldığınız yurtdışı kaynaklı ürünlere "yurtdışı ithalat bedeli" diye bir bedel ekleniyor. temu'da sepetiniz 800 lira tutarken, alım aşamasında ithalat bedeli eklenip 1200 lira oluveriyor. benim temu'dan aldığım ürünlerin üstünde de "representative danışmanlık ltd. şti." diye bir türk şirketinin adı ve adresi var.

yani nasıl bir organizasyon bilmiyorum ama, anladığım kadarıyla adamlar türkiye'deki bir danışmanlık şirketi ile resmi ithalat prosedürü uygulayarak sizin ürününüzü gönderiyor, masraflarını da ürüne yansıtıyor. o yüzden limit falan sorun olmuyor.
+4
kibritsuyu
(13.12.25)
(5)

2026 yılbaşı hediyeleşmesi

emfuzi
bu yıl yılbaşı hediyeleşmesi yapmıyor muyuz?kimler ister bir ses etsin hele.
bu yıl yılbaşı hediyeleşmesi yapmıyor muyuz?

kimler ister bir ses etsin hele.
0
emfuzi
(11.12.25)
bende bunu merak ediyordum, az bir süre kaldı ama yapılırsa ben varım.
0
IcedFlames
(11.12.25)
Katılanlar arasında kura çekilecek ve belki sen, sana çıkan kişinin engel listesinde olacaksın ve bu da iletişim kuramayacağın için hem imkansız olacak hem de çok negatif bir enerji olacak.

Bu yılbaşı hediyeleşmesi eskide kalan bir duyuru geleneği olsun, güzel hatırladığımız.
+6
rock n roll
(11.12.25)
biz o işi duyuru telegram grubunda yaptık valla.
-5
kibritsuyu
(11.12.25)
Duyuru Telegram oyun grubu demek istedin herhalde patron 😊
0
gabe h coud
(11.12.25)
ben isterdim. ancak görünen o ki uzun zamandır ilk defa yapılmayacak sanırım
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.12.25)
(7)

panko nerede bulunuyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.12.25)
trendyolmarketten bir aratın bence.
+1
michael_knight
(11.12.25)
geçen hakmar markette gördüm. kalitesi nasıldı bilmiyorum. migroslarda vardır kesin
www.migros.com.tr
+1
exlibris
(11.12.25)
Geçen bim'e aktüel geldi, happy center'larda sürekli oluyor
+1
tss
(11.12.25)
mopaş'ta da var.
+1
inheritance
(11.12.25)
file market'te de var.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
panko ekmek kırıntısı değil mi?

evdeki ekmekleri fırında kurutup, blenderdan geçirsen gidip almaktan daha zahmetsiz değil mi?
+1
duyuruuser
(11.12.25)
bence daha zahmetsiz değil. doğal kurutmak istersen günler sürüyor kuruması. fırında kurutayım desen bir avuç panko için ekmek yanmadan kurusun diye ızgarasını da açmayacaksın, uzun bir süre fırın çalışacak, elektrik yakacak, tepsinin içi kırıntı olacak, blender lazım, varsa bile onun da içi kırıntıyla sıvanacak. Fırın tepsisi, blender kabı, blender bıçağı bir sürü bulaşık çıkaracak, su harcattıracak. illa fırından alıp blender'a koyarken, blender kabından tabağa dökerken ortalığa dökülecek.

bence bazı şeyleri gidip almak daha mantıklı.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
(3)

asansör firmasının çıkardığı bu fatura bedeli normal mi?

istististist
rica etsem, sektörün içinden birileri varsa yardımcı olabilir mi? aşağıda yazdıklarına 195 bin 120 lira istiyor. "Daha önce de sargı değişmişti diye hatırlıyorum isterseniz vvf motor vvf pano revizyon panosu ve flexsibil bakır tesisatını değişmesi tavsiye ediyorum"
rica etsem, sektörün içinden birileri varsa yardımcı olabilir mi?

aşağıda yazdıklarına 195 bin 120 lira istiyor.

"Daha önce de sargı değişmişti diye hatırlıyorum isterseniz vvf motor vvf pano revizyon panosu ve flexsibil bakır tesisatını değişmesi tavsiye ediyorum"
0
istististist
(08.12.25)
sektörden değilim de apartman yöneticisiyim.

motor bozulmuş ve sardırılmış anladığım kadarıyla şimdi yine bozulmuş, komple motor ve pano değişimi öneriyor.

komple motor değişecekse zaten bence fazla değil. yine de asansör tesisatı bilen birisi cevaplarsa daha iyi olur.
0
kibritsuyu
(09.12.25)
hocam hiç bir zaman tek yerden teklif almayın. birde kullanılan malzeme marka model, yapılacak işçilik hepsini detaylı öğrenin.


öte yandan bunları bile değerlendirmek için bilgi gerekiyor. bana bilmediğim bir konu hakkında ne anlatsanız anlayamam mesela. hee hee derim. yönlendirmelere açık olurum.
+1
Fodera
(09.12.25)
zamanında asansör tamiri için 2-3 farklı yerden fiyat alınmıştı, aynı işlemler aynı markalar için bir firma 120 bin, diğeri 105 bin istemişti, en sonunda çok usta ve hala işini kendi yapan birini önerdiler; 55 bin'e yaptı
+1
sweetoffice
(09.12.25)
(12)

Bir sahibinden ev sorusu

egerbiryolcu
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi n
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.
Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi nedense.


www.sahibinden.com
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
Fotoğraflara bakarken içim daraldı. Burası bir ev değil burası bir oda.
0
suicides underground
(08.12.25)
Metrekaresini sonradan fark ettim ben de:d
@suicides underground
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
Stüdyo daire dediğin ev böyle olur zaten. Alışın böyle evlere. Geleceğin evleri hep böyle olacak. Birli, ikili, üçlü +1 evler hayal olacak.

Sorunun cevabı ise, dışa açık bir insansan, evi yatmadan yatmaya kullanıyorsan bu ev tipi tam ideal. Ama evcimen mi derler, evde yaşayan bir insansan, gezme tozma, dışarı çıkma işi senin için süreli faaliyetlerse, hele ki home office çalışan da bir elemansan küçük stüdyo daire senin psikolojini bozar. Ona göre karar ver.
+2
Mirket
(08.12.25)
@mirket
Aslında tam benlik gibi. Evcimen biriyim ama kendi aile evimde bile en çok odamda vakit geçiriyorum aksine odamdan çıkınca bunaliyorum.

Yurt fiyatları bu evden daha pahalı o yüzden fiyatı uygun geldi bir sıkınti mi vardır diye düşünmüştüm demek normal.
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
boyle dairelerde yasadim senelerce. 20li yaslarda OK ama belli bir yastan sonra darlar adami.

25-30m2 otel odasi bu bence, cunku o mutfak yetmez, dogru durust bir ocak/firin lazim.
bir de davlumbaz sart, yoksa surekli yemek kokusu icinde uyumak zorunda kalirsin.
+2
cooperr
(08.12.25)
Fiyat bana ucuz göründü. Belki o fiyatın üstüne aidat, elektrik parası, kayıt ücreti veya aklıma gelmeyen isimlerle bir şeyler daha ekleniyordur.

Bir de 12 aylık anlaşma yapınca olan fiyattır bu herhalde.

Onun dışında normal. Uygun insan için çok güzel bir ev. Azıcık yukarısı kurtuluş caddesinin sonu. Genç insan metroya kolayca yürür. Eğlence yerlerine yakın vs.

Çamaşırları çamaşırhanede yıkamak gerekeceğini de hatırlatayım. Ütüyü de orada yaptırmak gerekir bazı parçalara
0
michael_knight
(08.12.25)
Stüdyo dairede gayet yaşanır, keyifli de oluyor. Ama bu stüdyo o stüdyo değil, aşırı küçük. Burda kendini eşyaları, çantaları vs habire ordan oraya sürükleyip yemek için, oturmak için vs. yer açmaya çalışırken bulursun. Neredeyse hiç depolama alanı yok. Yatak yeri aynı zamanda oturma ve TV alanı. Her sabah ve akşam yatağı kaldırıp eşya düzenini yeniden kurmak için uğraşman gerek ki bazen yatağı gündüz kullanmak isteyebilirsin. Yatak açık dursun desen hiçbir şeye yer kalmaz. Klima ters tarafta, yatağa soğuk vurur camdan. Fotoğraflarla da oynanmış ayrıca. Göründüğünden daha dar aslında.
0
mikro patlama
(09.12.25)
minimalist olucam diye düşmeyin böyle abuk sabuk şeylere 2-3 hafta sonra pişman olursun.
0
duyuruuser
(09.12.25)
Ben beğendim makul göründü
0
basond
(09.12.25)
fiyatı normal hatta pahalı bile. taksim kurtuluş yazmış ama orası dolapdere'nin aşağıları ve yokuş yukarı hergün çıkmak tam bir eziyet olur. bu arada ev hakikaten küçük. o yatağın sürekli açık olacak ve baya bir yer kaplayacak + yemek kokusu her yere sinecek...

yokuşu problem etmem, evi beğendim dersen pazarlık et.
0
elektr10
(09.12.25)
burası stüdyo daire de değil, burası bir oda. otel odası gibi oda.

stüdyo daire küçük olur ama içinde yaşarsın. yani yemeğini de yaparsın, çamaşırını da yıkarsın, bulaşığını da yıkarsın, oturup televizyon da seyredersin, yatar uyursun.

burada ocak yok, fırın yok (alayım desen koyacak yer de yok), bir yemek yapayım denecek hiçbir ekipman yok. sadece dışarıdan sipariş verilebilir. yemek kokusu siner denmiş, nerede pişirdin abi yemeği? şu daireyi tutup da akbaba gibi küçük tüpte melemen yapacaksanız bilmem. ha belki tezgahın sağ duvarına bi mobilya atıp üstüne airfryer, mikrodalga falan konabilir.

bulaşık makinesi yok (yeri var gibi ama orası buzdolabı için galiba), dışarıdan siparişi yediğiniz tabağı da elinde yıkayacaksınız mecbur.

çamaşır makinesi yok. çamaşırı leğende çitilemeyecekseniz çamaşırhane yolları gözüküyor. bir otel gibi housekeeper gelip çarşafı falan değiştirmiyordur herhalde.

dikkat ettiyseniz kanepe açılır yatak dolabının önünde duruyor. ya yatak her gün açık duracak, kanepe de kenarda duracak. ya her gün yatağı kapatınca kanepeyi yerine iteceksiniz.

televizyon yok. koyacak yer var gibi ama yukarıdaki maddedeki gibi ya yatarak seyredeceksiniz, ya da kanepeyi oraya iteleyerek.

bence buradan anca garsoniyer olur. sadece yatmadan yatmaya eve uğrayan biri için bile yetersiz.

stüdyo daire küçük olur ama yemeğini yapacak, çamaşırını yıkayacak, bi oturup dinlenecek, çalışabilecek imkanı da olur.
+1
kibritsuyu
(09.12.25)
asyada herkes bu tarz evlerde yaşıyor. ben de yıllarca yaşadım.
kaldı ki şu anda rezidans dediğiniz condominiumlardaki çoğu daire bu şekilde.
bu daire gayet şık, temiz ve makul bir fiyatı var.
zaten türkiyede yaşayanların bomboş bir hayatı var. sosyal hayatı yok. bu evi tutan en azından merkeze yakın yaşayıp biraz sosyalleşebilir.
ben olsam kaçırmazdım.
0
plastic_angel
(09.12.25)
(2)

PSN indiriminden güncel üyeler yararlanamıyor mu?

croswell
aylık PSN ödüyordum black friday indiriminden yıllık alayım diyorum ancak asla çıkmıyor. Aylık ödeme üzerinden indirim veriyor. Çok saçma geldi.
aylık PSN ödüyordum black friday indiriminden yıllık alayım diyorum ancak asla çıkmıyor. Aylık ödeme üzerinden indirim veriyor.
Çok saçma geldi.
0
croswell
(05.12.25)
sıfırdan deluxe aldım indirimli. herhangi bir sorun çıkmadı.

mevcut üyelerle ilgili bilgim yok.
0
kibritsuyu
(05.12.25)
Yurt dışında yaşıyorsan ve TL üzerinden almak istiyorsan buna VPN'le dahi izin vermiyor plus alırken. Hesabına kayıtlı kredi kartı varsa Türkiye'de bulunan bir yakınından girip almasını isteyebilirsin. Ben öyle yaptım Plus alırken. Oyun alırken sorun olmadı.
0
himmet dayi
(05.12.25)
(14)

Duyurularıma cevap verilmemesi hakkında?

mikahakkinen
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1616517/almanya-sehirlerini-ve-bolgelerini-anlatan-kaynak-onerisiKonu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. www.eksiduyuru.com

Konu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?
Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?
Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
-3
mikahakkinen
(05.12.25)
Abi bunlar çok spesifik konular değil mi normal yani fazla cevap gelmemesi, benim Almanya bilgim BundesLiga ve Hitler'le sınırlı ama sorduğun soruyla ilgim olsa kesin cevaplardım.
+9
kizil karga
(05.12.25)
bilgim yok + sevmiyorum. bilseydim söylemeyebilirdim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
Bilmiyoruz:) Bazen de araştırmak zor geliyor olabilir.
Benim de cevapsız kalan duyurularım var. Beni kimse sevecek ya da sevmeyecek kadar tanımıyor burada.
+1
gnosis
(05.12.25)
duyuru her gün kontrol ediyorum, küçük & büyük demeden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. bilgim olsa kesin yazarım.

bu durum benim de dikkatimi çekti, ben de yaşıyorum. eskiden daha önce sorulmuş ve cevaplanmış sorular için "aramaya inanın" vs yazarlardı veya link atarlardı. belki de bu nedenledir.
+2
MtKrt
(05.12.25)
Ben bilmediğim soruya cevsp yazmıyorum. Bazen tahminim olsa bile yanlış yönlendirmemek için yazmadığım da oluyo.
+2
Sadece soruyorum
(05.12.25)
hocam ben gördüm bu duyurunu. almanya hatta uzmanlık alanım ama senin istediğin bilgiye ben sahip değilim maalesef. ondan cevaplayamadım mesela. sevilmeme durumu değil bence. benim de bazı duyurularım cevaplanamıyor çok niş olduğu için.
+1
elektr10
(05.12.25)
herkesin bileceği bir şey sormamışsın. sen de bilmiyorsun mesela bak biri sorsa cevap veremeyecekmişsin :D tavsiyem, cevap bulamadığın soruları AI a sorarak çözümle. hatta ilk oraya bile sorabilirsin. hepimizden çok şey biliyor kerata.
+5
neira
(05.12.25)
ilişki konuları hariç burada kafa yorulan tutan pek başlık yok. o yüzden gayet normal.
-1
Başka
(05.12.25)
Konularla ilgisi oluyor cevapların daha çok soru zorsa, kolaysa sevmiyor, seviyor, sevmiyor, seviyooooo.
-2
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(05.12.25)
spesifik bir soru sormuşsun bilen çıkmamış gayet normal. bilsek yazardık.

ama bazen kullanıcılarda şunu görüyorum basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyorlar. onlara bilerek cevap vermiyorum
+3
gercekdunya
(05.12.25)
spesifik bir konu, net bilgisi olan dışında kimse cevaplayamaz. almanya'nın şehirleriyle ilgili bilgi/tavsiye sorsan tatile giden, yaşayan birileri fikirlerini yazabilir. sen doğrudan kaynak sormuşsun, hem de almanya'yı bilenlere sormuşsun. kaynağı sağdan soldan duymuş olup almanya hakkında fikri olmayanları da dışarıda bırakmışsın. o yüzden cevapsız kalmış.

sevmeyip de cevap vermeyen de çıkar elbet ama asıl sebebinin bu olduğunu sanmıyorum.
+2
kibritsuyu
(05.12.25)
Bilmiyorum
+1
mezzosprite
(05.12.25)
Bak nasıl veriyoruz
+1
gabe h coud
(05.12.25)
sizin sorunuzu gördüm ama açıkçası zaten benim yapacağım araştırmayı siz yapmışsınızdır diye cevap vermemiştim. küfürbaz veya sık sık hakaret eden birisi olmadığınız sürece sizi niye sevmesin ki insanlar? sizi o kadar tanımıyoruz bile :)

Aklıma gelmişken mesela siz tanışmak istediğiniz insanlar sorusuna beni de yazmıştınız ama öyle bir cevaptı ki acaba ironi mi diye düşünmekten kendimi alamamıştım. sizin mantıkla beni sevmiyorsunuz sanırım diye düşünmem mi gerekiyor? :)
+2
eileengray
(06.12.25)
(9)

Ünalan metrodaki kız çocuğunu gördünüz mü

divergent
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap vardı. Ödevini yapıyordu sanırım.
0
divergent
(04.12.25)
görmedim, kesin dolandırıcıdır.
+3
deartheodosia
(04.12.25)
dilencilik cok ciddi bir sektore donustu. bu isi meslek olarak yapan aileler boyle teatral, deneysel seylere bayiliyorlar. bu asalaklara para vermeyin. verdikce, acidikca o cocuklar sokaklarda daha fazla kalacaklar.
+6
buenosdias
(05.12.25)
Ben gördüm iki gün önce. Klasik bir öğrenci zannettim. Selpak alacaktım. Almadım sonra.
0
basubadelmevt
(05.12.25)
İstanbulda karşılaştığım dilenci numaraları:

-Çöpten yemek yeme numarası:

Restoran çöplerini yere döküp içinde yemek arıyormuş gibi yaparlar.

-Üşüyorum numarası:

Kalabalık cadde kenarlarına ateş yakıp ellerini ısıtıyor gibi yaparlar. Genelde çocukları koyarlar. Galata Köprüsünde sık sık görürsünüz.

-Hasta - tedavi masrafı numarası:

Toplu taşımada hızlıca crowd funding yaparlar. Ellerinde Nuh nebiden kalma uyduruk bir hasta raporu olur. Kıyafetleri makasla kesilip yoksul görüntüsü verilmiştir.

-Bayılma numarası:

Kalabalık mekanlarda yere düşerler. Sara hastasıyım derler. Başına toplananlardan üç beş koparırlar.

-Ders çalışma numarası:

Aynı senin örneğindeki gibi üstünde okul kıyafetiyle, birbirinden alakasız ders kitaplarını önüne yığarlar.

-Fırça düşürme numarası:

Boyacıdır bunlar. Bilerek fırçasını düşürürler. Sen yerden alıp verirsin. Hay sağolasın gel ayakkabını parlatayım para istemem der. İş bitince bi siftah at der. Yapışır para vermeden bırakmaz.

İşte bütün bu çakallıklara rağmen halkımız ısrarla ve ısrarla bunlara para vermeye devam eder.

(Yurtdışında yapılan numaralar da var. Onları da başka zaman yazarım.)
+5
yurtsuz john
(05.12.25)
Dilencilik bu coğrafyada ciddi bir sektör.

Yüzyıllardır böyle.

Hatta reşat nuri güntekin'in miskinler tekkesi diye bir romanı var, bu işi meslek olarak yapan birinin hatıraları gibi.

Maalesef gerçekten muhtaç durumda olan insanlar da bu durumdan zarar görüyor.
0
anten
(05.12.25)
kırık terazı ile "zabıta terazimi kırdı para kazanamayacağım" diye ağlarlardı. akşam olunca kırıkları toplayıp poşetlerler yarin yine tezgah açarlardı.
0
ground
(05.12.25)
gormedim. bazi seyleri elbette hepimiz biliyoruz fakat bu gibi olaylarda bu tiyatro, bu bir sektor, kesin benden zengindir diyerek hicbir sey olmamis gibi kendimi rahatlatmak da hosuma gitmiyor.
+1
Sour
(05.12.25)
Anlı şanlı devletimiz var. Bize düşmez bu tip sorunları çözmek. Sosyal devletiz tonla vergi ödeniyor. Koskoca devlet bir çocugu bakamıyorsa -ki durmadan millete çocuk yapın diyorlar- bizim elimizden bişey gelmez
+1
michael harddd
(05.12.25)
kızılay'da 10-15 yıldır memleketime dönücem param eksik kaldı diye milletten para toplayan bir teyze vardı. epeydir görmez oldum. 15 yıldır bilet parasını toplayamadı.

yine kızılay'da kızılay avm civarlarında, özellikle biraz serin günlerde ortaya çıkan, duvar dibine çökmüş, üstündeki uzun kazağı dizlerine örtmüş, yalınayak, eli açık vaziyette, üzgün bir suratla sürekli titreyen bir adam var. bunu hala görüyorum. ayakkabılarını oraya bir yere saklıyor, pantolon paçalarını dizine kadar kıvırıyor, kazağın altından görünmesin diye, kazak da iş kıyafeti. oturup birkaç saat titriyor. sonra sakin bir zamanda kalkıyor, paçaları düzeltiyor, ayakkabılarını alıp giyip gidiyor. ilk zamanlar demiştim ulan günlerdir bir çorap alacak kadar bile para toplayamadı mı diye, sonra civardaki tanıdık esnafa sordum, sincan'da apartmanı (evi değil, komple apartmanı) var dediler.

hala kağıt toplama arabasıyla fenalaşıp bayılanlara ayy yazııık diye yardım etmeye çalışan teyzeler var. bu sektör nasıl bitsin, adamlar meslek haline getirmiş.

çöpün başında çöpten yemek toplamış gibi yiyenler, tartının yanında ders kitabı açmış ders çalışanlar...
+1
kibritsuyu
(05.12.25)
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
0
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(9)

Yola çiğ düşmesi sebebiyle yaptığım kaza hakkında

there are too many yobaz
Arkadaşlar merhaba;1 saat önce beykoz riva yolunda keskin bir virajda araba aniden savruldu. hızımı çok hatırlamıyorum fakat önümde araba vardı onu takip ediyordum. Zorla toparlayıp bir kaç sağ sol yaptıktan sonra, sağ arkayı bariyerlere vurdum. Göçük ve boya hasarı var. Kaskom var fakat ne denli do
Arkadaşlar merhaba;

1 saat önce beykoz riva yolunda keskin bir virajda araba aniden savruldu. hızımı çok hatırlamıyorum fakat önümde araba vardı onu takip ediyordum. Zorla toparlayıp bir kaç sağ sol yaptıktan sonra, sağ arkayı bariyerlere vurdum. Göçük ve boya hasarı var. Kaskom var fakat ne denli donanımlı bilmiyorum. İşe yetişmek için yolu, virajı ve arabayı fotoğraflayıp ayrıldım. Kaskoyu mu aramalıydım yoksa şimdi mi aramalıyım yanlış bir şey yapmak istemediğimden herhangi bir aksiyon almadım. Sizce ne yapmalıyım?

Edit : lastiklerim 4 aylık ve yaz lastiği. önümdeki araba range rover'dı ve benimle aynı hızdaydı, onun savrulmaması veya kaymaması belki bu sebeple olabilir.

Edit : Babam çok fazla bir şey olmadığı için önce sanayide baktıralım, çok pahalı tutmazsa biz yaptıralım dedi. Yoksa seneye kasko ödemem artabilirmiş ve daha sonraki kazaları etkileyebiliyormuş. Şimdilik acente veya firmayı aramayacağım sanırım.
0
there are too many yobaz
(03.12.25)
aslında bir de onu sormak istiyorum. kış lastiğine dönmem gerekiyor mu şu an? ben sadece kar yağdığında gerekiyor diye bildiğim için değiştirmedim.
0
🌸there are too many yobaz
(03.12.25)
tek taraflı kazalarda polise tutanak tutturulmalı. kaskonuzu bi arayın sorun onlar yardımcı olacaktır. ben olsam hemen polisi arardım. olmazsa en yakın trafik şubeye gidip sor vakit geçmeden. bazı kaskolar tutanaksız işlem yapmayabilir çünkü.
+1
jelly bear
(03.12.25)
kış lastiği 7 derecenin altında gereklidir. sadece kar yağdığında değil. ama kış lastiklerinin performansı ıslak zeminde daha kötüdür. hava ortalaması 7 derece altında değilse değiştirmeye gerek yok henüz.

her arabanın yol tutuşu aynı değil. hem araba hem lastik farkettirir. lastikler aynı olsa bile araba da yol tutuşunda farkettirir.
+2
jelly bear
(03.12.25)
olay yerini terk etmeden sigorta firmasını arayıp bilgi almak çok işe yarıyor, çok geçmiş olsun.
+2
sweetoffice
(03.12.25)
Kış lastikleri buzlanmada daha iyi tutunum sağlar. Sıvı, yağmur gibi durumlarda kaymaya daha meyillidir. Hız için de pek uygun değillerdir. Sorunun yaz lastiği olduğunu düşünmüyorum. Lastiğinizin kalitesi, kondisyonu, aracınızın marka/modeli ve hızı ile akalı durum. Çok geçmiş olsun.

İki kişilik kaza olsaydı, e-devletten tutanak dolduracaktınız. Ancak, tek araçlık kazada sigorta şirketinize nasıl beyan vereceğinizi bilmiyorum. Bence kasko yaptırdığınız sigorta şirketini değil de acenteyi arayıp danışın.

Verecekleri cevaba göre kaza yerine dönüp, yeni yapmış gibi polisi aramanız gerekebilir.
+1
yadigar
(03.12.25)
geçmiş olsun. hocam range rover gibi büyük araçlarda tank paleti gibi geniş tabanlı lastik var. muhtemelen aynı marka model lastikleriniz bile olsa, araç ağırlıklarının farkı , yere basması ve lastik taban genişliği dolayısıyla yine o savrulmayabilirdi.
+2
Fodera
(03.12.25)
öncelikle geçmiş olsun. kasko poliçenizi inceleyin beyan hakkınız var mı? var ise sorun yok istediğiniz zaman yaptırırsınız. yok ise tek taraflı kazalarda polis tutanağı şart.
+2
gercekdunya
(03.12.25)
geçmiş olsun.

mevzuat değişmediyse tek taraflı kazalarda kaskodan yararlanmak için polise veya tutanağa gerek yok. olayın ve olay yerinin fotoğrafları ile kasko şirketine bir beyan yazıyor ve olayı anlatıyorsunuz, fotoğrafları da ekliyorsunuz, kasko karşılıyor. yoll aynı renkte dev bir kasise hızlı girdim. o anda bir şey olmadı sandım devam ettim. ama amortisörler patlamış, motor kulağı kopmuş, çamurluğun plastik bağlantıları kırılmış. sigortacıyı aradığımda sadece hasarın ve kasisin fotoğraflarıyla bir beyan dilekçesi istedi, kasko hasarı ödedi. ama bu dediğim yıllar önceydi, değişmiş olabilir.

hasarınız mini onarım kapsamında ise ve kasko da bunu karşılıyorsa hasarsızlık indiriminiz bozulmadan tamir ettirebilirsiniz. yoksa hasarın boyutuna göre hasarsızlık indiriminiz bir miktar düşer.
0
kibritsuyu
(03.12.25)
ben daha önce park ederken aracımı sürttüm, kaskodan tek taraflı bir beyan dilekçesi ile yaptırdım. poliçeden poliçeye göre değişiklik gösterme ihtimali de bulunabilir.

bu arada kazanın sebebi, viraj içinde frene basmış olma ihtimaliniz olabilir.
lastikleriniz iyi tutunmamıştır.
araba önden çekişlidir toparlamaya yetmemiştir
öndeki arabada esp vardır, o toparlar sizde yoktur ya da diğeri kadar iyi değildir.
lastik farkı vardır
ağırlık farkı vardır

sebep veya ihtimaller çoğaltılabilir.
0
reanarchy
(04.12.25)
(8)

elm327 obd cihazı

kibritsuyu
hepsiburada'da gördüm, gaza geldim bir tane bu obd cihazlarından aldım. telefona da kutusundaki karekoddan okutup uygulamasını yükledim. ayrıca bir de internette tavsiye edilen torque isimli uygulamayı yükledim.hem 2001 model renault clio ile denedim, hem 2019 model toyota corolla hybrid ile denedim
hepsiburada'da gördüm, gaza geldim bir tane bu obd cihazlarından aldım. telefona da kutusundaki karekoddan okutup uygulamasını yükledim. ayrıca bir de internette tavsiye edilen torque isimli uygulamayı yükledim.

hem 2001 model renault clio ile denedim, hem 2019 model toyota corolla hybrid ile denedim, ikisinde de telefonu cihaza bağlayamadım. kendi uygulaması sıfır zaten, civardaki bluetooth'ları bile taramaktan aciz. torque ile toyota bir ara bağlanır gibi oldu, oradaki düğmelere tıkladım, kesildi.

her iki araçta da obd portu var, daha doğrusu obd portu mu bilmiyorum, cihazın cuk diye takılabildiği bir port var. clio'da orta küllüğü çıkarınca altında, toyota'da şoför koltuğu sol diz hizasında.

ben mi yanlış yapıyorum, cihaz mı uyumsuz, arabalar mı uyumsuz, program mı yanlış, ben mi yanlış yere takıyorum, kaputu açıp oralarda bir yere mi takmalıyım?

yardımcı olabilir misiniz?

not: arabalar telefon ve internet çekmeyen kapalı garajda iken denedim, sadece cihaz ve telefon arasında bluetooth bağlantısı yeterli olur diye düşündüm. illa telefonun veya internetin çekmesi gerekli midir? ona göre dışarı çıkarıp deneyeyim.
+1
kibritsuyu
(02.12.25)
Bunlar biraz cins aletler. Önce telefonun kendi ayar menüsünden mi Bluetooth cihazı ekliyorsunuz? Öyle ise oradan silip direkt uygulamadan eklemeye çalışın ya da tam tersi de olabilir. Bendekinde öyle bir şey hatırlıyorum.
0
orient blue
(02.12.25)
en önce programın içinden bağladım, eşlenmiş cihazlar çıktı, aralarında bu yok. hmm demek ki önce telefonun kendi bluetooth ayarlarından eşleyip sonra oraya giricem dedim, oradan eşlendi. sonra programda da gözükmeye başladı ama bir türlü bağlantı kuramıyor.

cihazın kutusundaki karekoddan yüklediğim program hiç liste bile göstermiyor. etraftaki cihazları taramayı bırak, eşlenmiş listeyi bile açmıyor.
0
🌸kibritsuyu
(02.12.25)
bazı obd cihazları takıldıktan sonra kendileri bir wifi ağı oluşturuyor oraya bağlanmanız gerekebiliyor. obd taktıntan sonra kontağı çevirip araca elektriği verin. sonra wifi ağlarında bakın bi obd isimli bir ağ var mı diye. bendeki obd cihazının kullanımında mobil ağı falan da kapatıyorum, cihazı obd portuna yerleştirip kontağı açıyorum, sonra ilgili ağa bağlanıyorum, uygulama içinden tekrar cihaza bağlanıp ilerliyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.12.25)
muhtemelen bu cihazların kullanımı markaya göre farklıdır ama ben şunu görmüştüm cihazı arabaya bağladıktan sonra yarım saat üstünde kalmıştı, birkaç tur atmıştık, sonra dükkana gelince cihazı söktüler ve tablete bağlayıp verileri incelediler
0
bravoteam
(02.12.25)
Ben de zamanında ucuz yollu olanlarından almıştım, kutunun üzerinde yer alan karekod'la inen program cacık, bağlanmıyor, bağlansa verileri doğru dürüst göstermiyor, gösterse silmiyor vs vs...

Android için "Car Scanner" isminde (mavi bir yuvarlağın içinde beyaz motor göstergesi var) uygulama indirdim (belki satın almışımdır, ucuz bişeydi) onunla artık çok daha kolay bağlanıp hata kodlarını görüp, silebiliyorum...

OBD cihazının menziliyle alakalı bazen telefonu cihaza yakın bir şekilde bir iki dakika bırakınca bağlanıyor, bazen 15-20 saniyede bağlanıyor, dilinden anlamak çok kolay değil ama birkaç yıl içinde sanayiye gitmeme gerek kalmadan hata kodlarını öğrenmeme, kendi başıma giderebileceğim arızaları gidermeme, şu-bu sebeple ekranda beliren arızaları kendi kendime silmeme yaradı, parasını çıkaralı çok oldu.
+1
arpaci kumrusu
(02.12.25)
önce profil olarak eşleştiriyorsun. telefondan bt cihazları tara gibi bir menu olacak. orada adı obd veya elm olan cihazı bulup pair demen lazım. şifre soracak modele göre 0000 - 1234 - 12345 gibi şifreler olabiliyor. pair ettikten sonra açtığın uygulama cihazı görecektir.
0
orpheus
(02.12.25)
net bir çözümünü hatırlamıyorum. ben de bazen önce uygulama üstünden, bazen de önce bluetooth ile eşleştirdikten sonra uygulama üstünden ilerlediğimi hatırlıyorum.

bu arada uygulamada da tutarsızlık olabilir. inCarDoc Pro apk yazıp indirmiştim googleden. tarama falan yaptım virüs yoktu.
0
ananiyimioguz
(02.12.25)
Arkadaşlar, dediğiniz gibi önce telefonun kendi bluetooth ayarlarından eşledim, cihaz eşlendi, programda da görünüyor ama programa girince bağlanmıyor cihaza.

Bugün şu yukarıdaki diğer programları deneyeceğim, daha da olmazsa cihazın araçla uyumsuz olduğunu düşüneceğim.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
(6)

temu'daki çark, kutu vs bir işe yarıyor mu

kibritsuyu
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar
ne zaman temu'ya gireyim, ıvır zıvır bakayım desem en başka yok çarkı çevir, hop ödül kazandın, ikiye katlamak için kutuyu aç, oh ikiye katlandı, ekstra için tekeri döndür, trrrr şansa bak en yüksekte durdu, 500 lira daha eklendi. iki saat boş boş uğraştırıp duruyor. bir sefer üşenmedim sonuna kadar gittim, 3 ürün al bedava falan dedi, aldım ettim bir türlü olmadı.

bunun amacı ne yahu? güya 2000 lira bedava alışveriş hakkı verdi ama tıss. gerçekten bir işe yarıyor mu, bir şey yapıp, x liralık alışveriş yapana, şu şu ürünlerden şu kadar harcayana falan veriyor mu bu ödülleri?

iş tıraşa bağlıyor diye artık çark mark çevirmeden geçip ne alacaksam parasıyla alıyorum. gerçekten işe yaramasının bir yolu varsa öğretin de ucuza, bedavaya falan alayım.
0
kibritsuyu
(02.12.25)
dün bana 4500 TL çıktı ve hiçbirini kullandırtmadı yine 1700 lira ödemek zorunda kaldım. sanırım bir kere ödetiyor sana alacağın bir şeyi sonra bu 4500 TL'lik kuponu parçalara bölüyor 150-200-250... gibi ve her birini bir alışverişte kullanıyorsun.

mesela 150 liralık kuponla 170 liralık bir şey alıyorsun, aradaki farkı ödüyorsun.
+1
elektr10
(02.12.25)
yok bir faydasını görmedim bende ayda 1-2 şey alıyorum hep normal ödüyorum, uğraşmıyorum artık
+2
sweetoffice
(02.12.25)
yani şöyle oluyor. iki ürün ücretsiz hakkı veriyor mesela. ürünleri onların verdiği listeden seçiyorsun ve geneli 100 tl etmeyen ufak tefek şeyler. e minimum sipariş tutarı değişmekle birlikte bazen 900 diyor bazen 600. yani toplam değeri 200 tl etmeyen iki bedava ürün için durduk yere 900 tl harcamış oluyorsun. + vergiler tabi. haaa zaten ben ıvır zıvır alacaktım diyorsan işte bedava ürün almış oluyorsun.

2000 tl bedava dediğin sanırım 2000 tl kupon dedikleri olay. onda da şu an bi alışveriş yapıyorsun. sana sonraki alışverişlerinde kullanmak için toplam 2000 tllik kupon veriyor ama bildiğim kadarı ile o kuponu bir seferde vermiyor. bir sonraki atıyorum her 500 liralık alışveriş için 150 tl kupon veriyor. yani toplam 2000 tl kupon alıyorsun ama onu kullanabilmek için de toplamda 7000 tl harcaman gerekiyor. ha sık sık alışveriş yapıyorsanız bu da yine mantıklı.

profildeki mesajlar kısmında promosyonlar var. orda indirim verirse kullanıyorum. çünkü gerçekten indirimli veriyor bazı takip ettiğim ürünleri.
+1
elorelia
(02.12.25)
Soruya ekleme yapayım. Bu aşamayı reddedip geçemiyor muyuz? Aradığım ürünü unutuyorum.
0
ground
(02.12.25)
Geçebiliyoruz elbet. Orada burada çıkan pop-up reklamlar gibi köşesinde küçücük çarpı var, basınca geçiyor.

Ben de artık geçmeye başladım da uğraşmaya değerse uğraşayım dedim, anlatılanlara göre pek de değecek gibi durmuyor.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.25)
zaten bildiğim kadarıyla 27 euro'luk gümrük sınırı kupon/indirim/promosyon öncesi sınır. yani diyelim kazandığınızı söylediği 2000 tl'lik kuponu 3000 liralık bir alışverişinizde kullandırtsa bile temu ve 1000 liraya düşse, yine de alamazsınız zaten. alışverişinizin promosyon öncesi tutarı 27 euroyu geçmemeli.
0
oldtimer
(03.12.25)
(8)

Brüt maaşımı nasıl görebilirim?

hadi ya la
E-devlet üzerinde bulamadım, bordro bilgileri sadece memurlar için gözüküyor. Maaşımla ilgili tüm detayları görebileceğim yer neresidir?
E-devlet üzerinde bulamadım, bordro bilgileri sadece memurlar için gözüküyor. Maaşımla ilgili tüm detayları görebileceğim yer neresidir?
0
hadi ya la
(02.12.25)
maaşınla ilgili tüm detayları sadece çalıştığın işyerinden alacağın bordroda görebilirsin. işyeri tarafından hazırlanan bordro bilgileri herhangi bir sisteme yüklenmiyor.

ama brüt maaşını (fazla mesai, ikramiye vs içeriyorsa hepsinin brüt toplamını) hizmet dökümünde görebilirsin. sadece brüt maaşı göreyim dersen göremezsin.
0
kibritsuyu
(02.12.25)
İş yerin TÜRKKEP'e kayıtlıysa her ay onlara bordro bilgisi geliyor. Siz de kontrol edebiliyorsunuz. Ya da muhasebeye gidip rica edebilirsiniz bordro bilgilerinizi.
0
elektr10
(02.12.25)
E devlette hizmet dokumu son altı ay için baktığınızda orda detay goremeseniz de brüt maasinizi görmeniz gerekiyor.
0
a perfect lie
(02.12.25)
İş yerinizden bordro talep edebilirsiniz,

olmadı şu sitelerdn netten brüte şeklinde hesaplatabilirsiniz:

netten-brute.hesaplama.net
www.verginet.net
0
iustitia omnibus
(02.12.25)
@a perfect lie, brüt maaşı sgk tavanını geçiyorsa gözükmez.
0
liberal
(02.12.25)
Benim geçiyor ama ben görüyorum. Dediğim gibi detay yok ama her ay toplam brüt ne yatıyor yazıyor.
0
a perfect lie
(02.12.25)
a perfect life bir yanlışın olabilir mi?
0
liberal
(02.12.25)
Liberal haklı. Orada gözüken şey sgk prim matrahı. Rakam sgk tavanının altında ise brüt ücrete eşittir. Sgk tavanının üstündeyse maksimum sgk tavanını görürsünüz.

Sgk tavanı 2025 yılı için 195.000 lira.

Yani 180.000 lira brüt maaş varsa 180.000 görürsünüz. 200.000 lira brüt maaş varsa da, 500.000 lira brüt maaş varsa da 195.000 görürsünüz.
0
kibritsuyu
(03.12.25)
(5)

Tod Tv ile Akıllı Tv'deki Beinconnect aynı şey mi?

put it in your appropriate place
Aynı şey mi? Tod Tv üyeliğimi alsam, Akıllı Tv üzerinden Beinconnect'ten üye girişi yapabilir miyim?
Aynı şey mi? Tod Tv üyeliğimi alsam, Akıllı Tv üzerinden Beinconnect'ten üye girişi yapabilir miyim?
0
put it in your appropriate place
(01.12.25)
tod ile bein connect farkli. bein connect digiturk aboneligi olanlarin farkli yerde izleyebilmeleri icin. tod da digiturk aboneligi olmayanlara ayri uyelik satan platform.

her ikisinin ayri uygulamasi var. akilli tv ne tod uygulamasi yuklemeye calis eger destekliyorsa tabi.
0
nuevo
(01.12.25)
Tod Tv üyeliği üzerinden Akıllı Tv'deki Beinconnect bağlandım bir şekilde. Bakalım.
0
🌸put it in your appropriate place
(01.12.25)
Tod alırken Smart TV ek paketini de almazsan maçları izleyemeyebilirsin, ona dikkat etmen lazım. Tod'un ayrı uygulaması var +1
0
himmet dayi
(01.12.25)
digitürk receiver varsa sana beinconnect hesabı veriyorlar online izle. yok ben receiversız istiyorum dersen todtv. ikisinin hesabı farklı alınıyor.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Mi box'taki beinconnect uygulamasına tod kullanıcı adı ve şifremi girdim, "artık tod'dayız, tod uygulamasını indir" dedi.

Tod uygulamasından maçı izledim.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
(4)

Striptiz Klubü

Simsiyah
İstanbul’da böyle bir yer var mı? Merak ediyorum.
İstanbul’da böyle bir yer var mı? Merak ediyorum.
0
Simsiyah
(01.12.25)
Abi günümüz Türkiyesinde böyle bir şeyin olmasına imkan var mı, yani Türkiye'de zaten böyle bi kültür yoktu da olsaydı da doksanlarda olurdu o zaman bile yoktu sanırım.
-5
kizil karga
(01.12.25)
en fazla mini etekli dekolteli ablaların ışıklı pistte ankara oyun havası oynadığı yerler var. pavyon yani. günümüzün en erotik kulüp konsepti o.

ha yer altı tarzı gizli mekanlar diyorsan interneti bir gez, kesin bulursun.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
kıbrıs'a gidebilirsin en yakın ve kolay orası geldi aklıma .
0
devilone
(01.12.25)
10 sene önce harbiye elmadağ arası böyle bir iki klüp vardı. bir de galata odakule civarı xlarge isimli enteresan sahne showları olan bir mekan daha vardı. youtubeda o yıllardan kalma bazı videolar bulunabilir.
+1
orpheus
(01.12.25)
(11)

Çok sevdiğiniz bir sanatçı hakkında olumsuz haber çıkınca

yakalayamadığın.ışıklar
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
O kişiye bakış açınızda değişme ve ilginizde azalma oluyor mu?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(30.11.25)
Evet ırkçılık, şiddet, taciz gibi bir durumu varsa kill your idols düşüncemi devreye sokuyorum, sanat ve sanatçı bu kadar yüksek eşsiz ilahi varlıklar değiller, şu çağda o kişinin muadili onlarca başka sanatçı bulabilirim
+5
grimavi
(30.11.25)
Kesinlikle! Zamanında "akil sanatçı" olarak açıklanan kim varsa silmiştim öncesinde her ne kadar seversem seveyim
+1
hakmut
(30.11.25)
olmuyor. zaten bu kişilerin insan olarak mükemmel olduklarını falan düşünecek kadar saf değilim. veya benimle aynı dünya görüşünü paylaşma zorunlulukları da yok. sanatıyla ilgilenirim gerisine bakmam. kişisel bağ kurduğum bi sanatçı yok. yani yaşayanlardan yok. o yüzden önemsemiyorum. sanatını tüketiyorum sadece
0
f02561
(30.11.25)
Olumsuz haber dediğimizin içeriğine bağlı. Taciz, homofobi/transfobi, şiddet gibi olaylar için, evet. Kimseden mükemmellik beklemiyoruz ama o kişiler benim üzerimden para kazanmasın istiyorum. O yüzden lisanslı H.Potter ürünü almıyorum, yeni yapımlarını izlemiyorum. N.Gaiman'ın dahil olduğu projeleri izlemiyorum, kitaplarını almıyorum, bazı Türk yazarları okumuyorum.
+1
kobuzchu kiz
(30.11.25)
Sanatçı dediğimiz babamızın çocuğu değil. siyasiler gibi de biz seçmedik. karşımıza çıkardılar. koyun sürüsü gibi arkasına takılanlara baktık, çokça tvlerde gördük, yayınları çok izleniyor veya çok satıyor ve baktık onlarla huylarımız da neredeyse aynı , bizim ortalıkta yapamadıklarımızı yapıyorlar ve sonunda "evet işte bu dedik " hayranları olduk.
Haklarındaki (iftira hariç ) olumsuz haberler gerçek olmasa bile temel toplum değerlerinden uzaksa neden takip edelim ? sonuçta ilaç değiller.
bazıları toplum algılarıyla oynamakta etkin rol üstleniyor. Böyleleri de batı gibi dışarıdan değil "içimizden biri(!) " olduklarından, onlarla aynı dili konuştuğumuzdan bir sorun görüyoruz.
Çeşitli tepkiler aldıktan sonra kimi canı sıkılanlar için ise İngiltere'ye, ABD'ye gitmek yerleşmek favori olan adetlerden.

Örneğin, bir baskında uyuşturucu kullanandığı kesinleşen sanatçılığının değeri nedir, hangi tür hayran kitlesine hitap ediyor ?
Bu nüfus sayımızla yerlerini tutacak başka hiç kimse kalmadı mı ?
Bunları da sormak lazım.

Bir de onların albüm dizi gibi bir projelerinin çıkmasına yakın zamanda hatırlatmalarını sağlayacak bazı yapay haberler de söz konusu.
Bu gibi şeyler zamanında kimi skeçlere de konu olmuştu.
Kitap yazanları da oluyor.
Bize kültürel katkıları ne ?
0
diyecevaplandı
(30.11.25)
oluyor. mesela ayhan sicimoglu'nun videolarini izlemiyorum artik, izleyesim gelmiyor.
0
Sour
(30.11.25)
evet. çok sevmeme rağmen neil gaiman'ı hayatımdan çıkardım. babamın oğlu olsa harcarım, hele de taciz/tecavüz/şiddet içerikli bir durumdan bahsediyorsak.
0
south park in kapusonlu uyesi
(30.11.25)
direkt o kişiden sogurum
0
koela
(01.12.25)
çok da severim ama 2010'da yetmez ama evet dediğinden beri sezen aksu'ya karşı bi mesafeliyim. yılların hatırı var, tam da silemedim ama eskisi kadar hayranlığım yok. şarkılarını ondan dinleyeceğime cover'larını tercih ediyorum mesela spotify'da.
0
kibritsuyu
(01.12.25)
mal gibi yandaşlık yapanlar hariç pek etkilemiyor. sanatına bakıyorum.
0
ground
(01.12.25)
unlulerin yaptigi is ile dogrudan alakali degilse, beni baglamaz.
dogrudan bagliysa buyuk sikinti.

misal, sezen aksu zaten benim politik olarak ne dusundugune onem verdigim biri degil, sadece iyi bir soz yazari. o yuzden yetmez ama evetci olmasi bana sadece siyaseten vasat ve oradan nemalanmaya calistigini gosteriyor. ama benim icin hala iyi bir soz yazari.

obur taraftan, bir gazetecinin cikip bir mafya lideri hakkinda "varligiyla onur duydugum" diye soze baslamasi, benim icin buyuk sikinti.
0
cooperr
(02.12.25)
(5)

süper lig maçlarını izlemek

kibritsuyu
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taa
artık dedim pazartesi günkü fenerbahçe galatasaray derbisini ve sonraki fenerbahçe maçlarını adam gibi izleyeyim. selçuk melçuk nereye kadar. sadece fenerbahçe maçlarını izlesem yeter, diğer maçlara gerek yok. bir de formula 1 olursa tadından yenmez.

bakayım dedim ne seçeneklerim var, tod tv var, taahhütsüz kontratsız. akıllı cihaza uygulamayı yükleyip internetten izliyorsun. ama öyle paketler var ki, bütün süper lig maçları, formula 1, premier lig, basketbol süper lig, bilmemne. ya istemem onları. o zaman tuttuğun takımın maçları olan var ama onda f1 yok. f1 paketi var, maç yok. sadece tuttuğum takım + f1 diye bir paket yok.

digiturk var, onda da benzer paketler. hatta istediğim şey bunda var, kendi takımımın maçları + f1. ama buna anten , kurulum, cihaz falan gerekiyor galiba, hem de taahhütlü maahhütlü. o yüzden fiyatı da yüksek.

bir de yine digiturk kutusuz seçeneği var, fiyatı daha uygun, yine taahütlü. ama kutusuzu anlamadım. nereye girip nasıl izleyeceğiz?

çatıda 90 cm çanak var, türksat'a bakıyor ve standart uydu kanallarını çekiyor. çanaktan televizyona gelen uydu kablosu ve televizyonda dahili uydu alıcısı var. kanal listesinde yanında kilit işareti olan beinsports kanalları var, şifreli ve açılmıyor. tahminim odur ki kutusuz seçeneğine abone olursam seçersem bir şey verecekler ve o kanalı açabileceğim.

nasıl oluyor? ve sizce ne seçmeliyim? ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(29.11.25)
Conax modül diye bir zimbirti var digiturk kartını tv'ye veya uydu alicisina takiyorsunuz ve üye oldugunuz digiturk kanalları çalışıyor.

Bende de mesela kablo tv için olanı var. Kablo tv kutusu ayrı kumanda vs olacağına, tv'ye takiyorunuz bu kartları conax modül ile ve TV'nin kendi kumandası ile tv içinden izliyorsunuz.
+1
makbur
(29.11.25)
Conax modülüm var, teledünya ile kullanıyordum, abonelik sona erince kartı iade ettim, modül duruyor.

Kart verecekleri hiç aklıma gelmemişti.
0
🌸kibritsuyu
(29.11.25)
Karanlık tarafa (IPTV) geçmeyi düşünebilirsiniz.

Geçen aldım, 1 yıllık abonelik için 35 Euro verdim. Çatır çatır çalışıyor. Müşteri hizmetleri dahi var Telegram üzerinden servis veren.

Tabi kurumsal bir şey beklemeyin ama her şeye ayrı para vermekten bıkanlar için iyi çözüm.

Kimse “korsana para veriyorsun para hırsıza gidiyor” falan demesin zira dev sermaye öylesine açgözlü ki her şeye ayrı para istemekle kalmıyor, sürekli daha fazlasını istiyor. Beden, el ve fikir emeğime saygım sonsuz ama korsana gitmeyince asıl emekçiler değil, sermaye kazanıyor.

Bence düşünmeye değer.
0
10551037
(29.11.25)
fenerbahçe paketi aldın mı sporun yıldızı paketide hediye ilk başvuruda 500 700 arası fiyat çıkarıyorlar. beinconnectte hediyesi. boş ver modül cart curt. yasal yapın şu işleri.

kutusuz da beinconnect veya todd üyeliği var. uygulamayı smart tvye indirip izliyorsun.
0
mikahakkinen
(30.11.25)
Modül zaten yasal bir şey. Digiturk'e üye olunca kutu ve kutuya takılan bir şifre çözücü kart veriyorlar. Kutu istemezsen kartı doğrudan televizyona takabileceğin bir modül var, onunla doğrudan televizyona takıyorsun. Yasal yani, sadece kutuyu aradan çıkarıyor, onun yerine televizyonun dahili uydu alıcısını kullanıyor.

Tod tv taraftar paketi aldım, f1 zaten haftaya son, mart'a kadar tatil. Şimdi almamın bir anlamı yok.

uygulama çökmesi, internet çekmemesi, kesilmesi, yayının gecikmesi (aşağıdaki cafe'den goaaaoaaool diye bağırtı geliyor, benim ekranda daha orta sahada top oynanıyor, internetten izlerken spoiler'ı yiyorsun) gibi sıkıntılar yaşamamak için akıllı cihaza uygulama kurarak kullanmak yerine uydudan sinyal alıp şifresini çözdürmeyi tercih ederim. bunu yaparken de ayrı bir kutuyla kumandayla değil, televizyonun dahili imkanlarıyla yapmayı isterim. o yüzden eğer böyle bir yol varsa aldığım üyeliğin bitiminde onu değerlendirmek isterim.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.25)
(5)

Çay makinesi öneri

rayde
Hem çay demleme hem de kettle olarak kullanacağım. Mevcutta Arcelik gusto cay makinem vardi ama demliği camdı ve kırılınca normal çaydanlıktan devam ettim. Onda da bütün gün ocak açık zor oluyor o sebeple memnun olduğunuz çay makinesi varsa önerir misiniz? Arzum/ tefal falan baktım pas sorunundan ba
Hem çay demleme hem de kettle olarak kullanacağım. Mevcutta Arcelik gusto cay makinem vardi ama demliği camdı ve kırılınca normal çaydanlıktan devam ettim. Onda da bütün gün ocak açık zor oluyor o sebeple memnun olduğunuz çay makinesi varsa önerir misiniz? Arzum/ tefal falan baktım pas sorunundan bahsetmişler hep :/
0
rayde
(29.11.25)
Arzum var bende. Gayet de memnunum.

Bir de demlik kırılınca servisten yeni demlik alabiliyorsun. Atman gerekmezdi.

www.akakce.com
0
Mirket
(29.11.25)
Karaca alma. Çaydanlığa kıyasla çiğ oluyor çaylar.
0
xururuca
(29.11.25)
bende bu var 5 yıldır kullanıyorum ve çok memnunum

www.amazon.de
0
rain when i die
(29.11.25)
www.karaca.com

Şundan var bizde, aşırı memnunum. Ki bu kaçıncı çay makinesi...
+1
antihero
(29.11.25)
üstteki demlik kısmının herhangi bir fonksiyonu yok ki. çay makinesinin numarası alttaki su kaynayan kısımda.

eskisinin üstüne oturan herhangi bir demlik, hatta mümkünse porselen demlikle eski cihazı kullanabilirsiniz.

bende fakir'in bir çay makinesi var, gayet memnunum.
+1
kibritsuyu
(29.11.25)
(3)

Bilek röntgeni kırık çıkık sorusu

karaden
Merhaba,Sağ elimin üstüne düştüm, şiddetli olmasa da agri sizi vardi ozellikle hareket ettirince.Acile gittin film cekildi doktor kirik olabilir dedi emin olamadi alciya aldi. ama ortopedi git dedi. https://hizliresim.com/n63c73oBir yorum yapabilcek var mıdır teşekkürler
Merhaba,

Sağ elimin üstüne düştüm, şiddetli olmasa da agri sizi vardi ozellikle hareket ettirince.

Acile gittin film cekildi doktor kirik olabilir dedi emin olamadi alciya aldi. ama ortopedi git dedi.

hizliresim.com

Bir yorum yapabilcek var mıdır teşekkürler
0
karaden
(28.11.25)
chatgpt'ye yükleyip sorunca epey tatmin edici cevap veriyor. evet görüntüyü de yorumluyor.

en azından buradan cevap gelene kadar fikriniz olur.
0
kibritsuyu
(28.11.25)
hizliresim.com
hizliresim.com
Bu var suan sadece
0
🌸karaden
(28.11.25)
Sozlukte sorabilirim istersen doktor cok
0
kralja milutina
(29.11.25)
(2)

playstation plus | black friday indirimi sorunu

chanandler bong
Selamlar, oyunlarda indirim görüyorum sorun yok ama indirimli üyelik paketi alamıyorum. Siteye giriş yapmadan baktığımda indirimli halini görüyorum. 4 küsürden 2800 küsürlere düşüyo. login oluyorum indirim gidiyo. ben her sene indirimli halde alabiliyodum. sitede mi bi sorun var bende mi anlamadım.
Selamlar, oyunlarda indirim görüyorum sorun yok ama indirimli üyelik paketi alamıyorum. Siteye giriş yapmadan baktığımda indirimli halini görüyorum. 4 küsürden 2800 küsürlere düşüyo. login oluyorum indirim gidiyo. ben her sene indirimli halde alabiliyodum. sitede mi bi sorun var bende mi anlamadım. alabilen oldu mu ?
0
chanandler bong
(28.11.25)
denemedim ama 5 aralık'a kadardı
0
croswell
(28.11.25)
fc26'yı 2900'dan %50 indirimli 1450 liraya aldım (2 aralık son).

plus paketler de indirimli gözüküyor, sepete ekleyebiliyorum. buna da 5 aralık son diyor.

yani indirimli oyunu login olup indirimli alabiliyorum, bende sıkıntı yok.
0
kibritsuyu
(28.11.25)
(13)

Sobalı dönemlerde haftada 1 banyo yaparken kokmuyor muyduk?

Piukh
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlaya
Aranızda her gün duş alan çocuk monşerler vardır tabii ama ben küçükken özellikle kış aylarında pazar günü yıkanma günü olurdu. İlkokula gittiğim dönemlerdi, koşturup dururduk da ama hiç hatırlamıyorum sınıfta koktuğumuzu vesaire. Acaba ara ara yıkıyor muydu anamız bizi nasıl oluyordu? Tam hatırlayamıyorum.
+2
Piukh
(27.11.25)
Beynin sürekli maruz kaldığı etkiye karşı hassasiyeti ortadan kaldırma gibi bir özelliği vardır.
Gemi makine dairesinde uzun süre çalışanlar artık o sesi duymaz.
Ahırda çalışanlar artık gübre kokusunu almaz gibi.

Yani kokuyorduk ama farketmiyorduk.
0
Mirket
(27.11.25)
Sobayla ilgisi yok bence ya. Ben kaloriferli evde büyüdüm. Pazardan pazara banyo yapıyordum. O zamanlar öyleydi.
Evet, kokuyorduk. Belki tek tek kimse kokmuyor, ama okuldaki tüm öğrenciler biraraya gelince tipik bir koku oluşuyor. Üniversiteyken bir gönüllülük projesi için bir ilkokula gidiyorduk. O koku o kadar tanıdık geldi ki. :) Öğrenciler kokmuyordu, ama binaya girer girmez burnumun direği sızlıyordu.
+1
auroraaurora
(27.11.25)
nerde dinledim hatırlamıyorum ama bir konuşmada bu geçti sebebini yiyeceklerin organik falan olmasına bağladılar, şimdi yediklerimizin kokuyu yaptığından tohumlarında genlerinin değiştirilmesinden bahsettiler..
0
eja
(27.11.25)
bence kokmuyorduk. hatta hala aynısını yapsak yine kokmayız.

duş alma rutinini sıklaştırdıkça vücut da kirlenme rutinini sıklaştırıyor. sürekli haftada 1 duş alan kişi 1 haftada anca kokacak kadar kirleniyor. her gün duş almaya başlayınca ertesi gün duş almazsan kokuyorsun.

biz kendimiz süreyi kısaltıp kokuşma rutinini kendimiz bozuyoruz bence.

yine haftada 1 duş almaya başla, ilk zamanlar ertesi gün kokacaksın. aradan zaman geçtikçe kirlenme rutinin uzamaya başlayacak.
+1
kibritsuyu
(27.11.25)
ben 1 hafta yıkanmıyorum, kendi kokumu almıyorum, leş gibi kokuyorsun diye tepkiler alıyorum. çocuk olsaydım umursanmayabilirdi.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.11.25)
Ben de bu süreçten geçtim ama hiç koktuğumu hatırlamıyorum. Yine de her gün okuldan gelince eli-ayağı-yüzü falan soğuk suyla küvete girip yıkardım onu hatırlıyorum bi. Ama öyle koşturup terleyen bi çocuk da değildim belki onun da etkisi vardır.
0
truf
(27.11.25)
bu sorunun cevabi hem evet hem hayir.
günümüz standartlarinda kokuyorlardi ancak insanlarin "kötü koku" algisi tarih boyunca degismis.
bugün 1970 senesine isinlanirsan, "uff bu ne koku" dersin ama 1970 senesindeki kokudan hic rahatsiz olmayan adami 1570'e isinlarsan o da "uff bu ne kötü koku" der.
yenilen icilenden, yani diyetten daha farkli ve büyük problemler vardi.

mesela insanlar sik yikanmazdi ama camasirlar da sik yikanmazdi. günümüzdeki kokulu sampuan, sabun, deterjan o dönemde yoktu; kül, yag ya da at kestanesi bazli dogal sabunlar kullanilirdi ve emin olun bu sabunlar kötü kokuyordu. mesela kumasi, özellikle yünü yumusatmak icin fulling (dinkleme) adi verilen bir yöntem vardi, köylerde kadinlar yapardi (özellikle iskocya gibi ülkelerde günümüzde bile devam eden bir gelenek), bunun icin idrar kullaniliyordu ve kadinlar evlerine idrar kokarak gidiyordu ama kimse yadirgamiyordu.
insanlar icin vücut kokusu, hayvan kokusu ve hatta tarihte geriye gittikce diski kokusu gayet alisilmis oluyordu. herhangi bir sokakta binlerce, aylardir yikanmamis, üstbas degistirmemis insan, derisi yüzülüp satilmaya hazirlanan hayvan, balik tezgahlari, baharat tezgahlari, havada asili kalan kömür kokusu, cogu zaman bunlara eslik eden idrar ve diski kokusu... seni bayiltabilir bu kokular ama o zamanlar insanlar icin normaldi. onlarin da rahatsiz oldugu anlar oluyordu ama insan vücudu kokusu genelde bu listede yer almiyor, alacaksa bile en sonunda yer aliyordu.
koku olarak zamanin insaninin en büyük problemi lagimdi.
parfümler, dogal cicek özlerine batirilmis eldivenler ve sapkalar, parfümlü mendiller, elbiselerin ic kisminda tasinan lavanta keseleri, kat kat giyilen ve karsi tarafin kabarikligiyla yakinina gelmesini engelleyen elbiseler sadece moda anlayisi degil ayni zamanda koku problemine bulunmus cözümlerdi.
bizim modern burun hassasiyetimiz evlerde akan suyun ulasilabilir olmasiyla birlikte degismeye basladi. akan suyun kolay isitilabilir olmasiyla hizlandi.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.11.25)
o zamanlar bu kadar prenses değildik.
0
orpheus
(27.11.25)
sobalı evde tam da bahsedildiği şekilde haftada bir banyo yapardım çocukluğumda, bence kokmuyordum çünkü henüz ergenlik dönemi değildi (benim için) ve hormonlar henüz değişime uğramamıştı, bu da vücut kokularını olumsuz etkilemiyordu. dikkat ederseniz küçük çocuklar çok terledikten sonra bile bir yetişkin gibi kokmazlar, hormonlarla ilgili bir durum. kış mevsimini geçtim yazları da her gün banyo/duş almıyorduk. nasıl rahat ediyorduk bilemedim.
+1
exlibris
(27.11.25)
Şimdiki koku eşiğine göre evet kokuyorduk. Ama hepimiz kokuyorduk. O yüzden de normal geliyordu. Altına işeyenler bazen sidik kokardı. Ama genelde onlar işedikleri günün sabahında anneleri yıkardı.
0
ground
(27.11.25)
bence bu kadar kokmuyorduk, giysilerle de alakasi olabilir.
o zamanlar giyim esyalari genelde pamuklu olurdu.
simdi olay full sentetige kaydi, sentetik de feci koku yapiyor.
0
cooperr
(27.11.25)
Exlibris +1
Ergenlik öncesi o kadar değil. Ergenlik sonrası tam teşekküllü kokmaya başlıyor insan.
0
yadigar
(28.11.25)
kokmuyorduk. hala her gün duş almak hastalıklı bir düşünce. 3-4 günde bir idealdir.
-1
tchuck
(28.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(11)

Tefal Ingenio'nuz Varsa Sorum Size

mor oje
Daha uzun kullanım için bulaşık makinesinde değil elde yıkamanızı öneririz yazmışlar kullanım kılavuzunda. Şimdi bu arkadaşlar tencere olduğu için her yemek yaptığınızda sürekli foşur foşur elde mi yıkıyorsunuz yoksa aman ne olacaksa olsun deyip makinada yıkayan var mı?
Daha uzun kullanım için bulaşık makinesinde değil elde yıkamanızı öneririz yazmışlar kullanım kılavuzunda. Şimdi bu arkadaşlar tencere olduğu için her yemek yaptığınızda sürekli foşur foşur elde mi yıkıyorsunuz yoksa aman ne olacaksa olsun deyip makinada yıkayan var mı?
0
mor oje
(25.11.25)
@bir sıcak el; seramik taban kullanıyordum yıllardır, hep de atarım makinaya. Onları değiştirip ingenio aldım, makinaya atmayayım bari madem..
+1
🌸mor oje
(25.11.25)
makinaya atmayın. çizilmesini ve kaplamasının soyulmasını kolaylaştırır. soyulduğunda, altından çıkan alüminyum -nasılsa üstü kaplanıyo diye- terbiyesiz olduğu için zararlı etki yapıyor (demişti kimya hocamız).
+1
lil siztah
(25.11.25)
teşekkür ederim yanıtlar için <3 ikna oldum, elde yıkamaya devam :)
0
🌸mor oje
(25.11.25)
en iyisi çelik.
0
jelly bear
(25.11.25)
ya teknoloji ilerledikçe bize hayatın daha da kolaylaşması gerekmiyor mu? bu ne saçma iş? zaman geçiyor, teknoloji ilerliyor ama hayat kolaylaşacağına sürekli zorlaşıyor.

hayır bunları söyleyince kendimi gibi'deki yılmaz gibi hissediyorum ama sene oldu 2026, millet uzayda koloni kuruyor, sen daha bulaşık makinesinde zarar görmeyecek tencere üretemiyor musun? hangi devirde yaşıyoruz anasını satayım, koskoca tefal bulaşık makinesinin zarar veremeyeceği tencere yapamıyor mu? bu mu lan teknolojiniz? yerin dibine batsın öyle teknoloji.

biri çıkar elde yıkamak 254345 litre suyu boşa harcattırır der, öteki çıkıp makinede yıkanacak tencere üretmeyi beceremez.

elde sulu boya ile boyanmış sanat eseri narin tabak değil ki ulan bu, endüstriyel tencere. ne demek makinede yıkanmaz? e o zaman otur yıkanabilecek şekilde üret. onu da ben mi söyleyeceğim? yakında ocağa koymayın ısı zarar veriyor da derler, sadece soğuk yemeği buzdolabına koymak için alırız.

tencereyi koyma boyası dökülür, tavayı koyma çizilir, bardağı koyma yıpranır, ahşabı koyma suyu emer, tabağı koyma incinir.

ey çevre örgütleri. tavanın dibinde kalmış bir kaşık yağı lavaboya döksem "bir damla atık yağ 233245 ton suyu kirletiyor" diye yaygara kopuyor. çıkıp tefal'e de desenize senin ürettiğin boktan tencere yüzünden de insanlar bulaşık makinesi yerine tencereyi elde yıkıyor, senin yüzünden yılda 2344 milyor ton su boşa gidiyor diye. çıkıp desenize hadi.
+3
kibritsuyu
(25.11.25)
8 yildir makineye atiyorum.soyulma, sokulme yok. ha 30 yil sonra boynuzlarim falan cikarsa bilemem. atalarimiz ne demis?

life is too short to remove usb safely
0
buenosdias
(25.11.25)
Telefonları tam şarj etmeyin gibi bir şey bu bence. Hiç bir şey olmaz, olsa da 5 yıl değil de 4 yil 10 olur ömrü.
Ha elde yıkanacak birnseyker vardır ayrı ama atın gitsin makineye.
Üreticiler de bir yandan sorumluluk almamak için her şeyi bildirdik kafasıyla yazıyorlar. Elde yıkayınca sorun olsa süngerin yeşil kısmı olmaz demiştik diyecekler
0
kisa
(25.11.25)
@kibritsuyu, Tefal'e yükselmiş de, konunun Tefal ile alakası yok. Teflon malzemenin bulaşık makinesinde yıkanması önerilmiyor. İki sebepten, birincisi bulaşık makinesi teflondan küçük parçacıklar koparıyor ve zaman içinde teflon özelliği bozuluyor. İkincisi kopan o küçük parçacıklar makine içinde yıkama boyunca dolaşarak yıkanan cam malzemenin çizilmesine ve zaman içinde de bulanık bir görünüm almasına neden oluyor.
10 yılı aşkındır Tefal İngenio'm var. Zaman zaman makinede de yıkıyorum. Bu konuda çok titizlenmiyorum yani. Tencere, tava içlerinde beyazlaşmalar var. teflon özelliğiyle vedalaşılma başlamış yani.
10 yıl deyince, normal demeyin. Mutfağı sık kullanan biri değilim.
+1
Mirket
(25.11.25)
Tefal'e yükselmiyorum, soruda tefal sorulduğu için ona denk geldi. Ben genel olarak teknoloji geliştikçe işimiz kolaylaşacağına zorlaşıyor ona yükseliyorum.

Teflonun makinede yıkanması önerilmiyorsa meflon diye makinenin zarar vermeyeceği ve insan sağlığına zararlı olmayan yapışmaz bir kaplama üret. 2026 yılında bu çok zor olmasa gerek ya. 1990 yılında da teflon vardı bulaşık makinesi yoktu. 2026 oldu, bulaşık makineleri wifi'den çalıştırılabilir hale geldi, teflon hala aynı mı? Onu makineye uygun hale getiremedik mi 40 yıldır?
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
ben @kibritsuyu'na çok hak verdim. gerçekten bardak alırsın elde yıka deseni siliniyor derler, tencere bozuluyor elde yıka derler, ahşap gereç kullanın silikon kullanmayın ama ahşabı makinada yıkamayın derler. vallahi fenalık geldi bana da, çok haklı bir isyan.

Ben bir süre daha elde yıkıycam, gına gelirse makineye atarım diye düşünüyorum.
Bu arada makinada program biterken kurutmayı durdurup bi 15 dk deterjansız durulama programında yıkamak bana iyi hissettiriyor, tavsiye edebilirim. Faydasını bilemem ama en azından bi de deterjansız su tutmuş oluyorum.
+2
🌸mor oje
(26.11.25)
tefal ingenio şeyinden yok ama çok sık kullandığım tefal tava ve tencerelerim var. hiç bulaşık makinesi görmediler. hep elde yıkadım. hatta hafta içi yıkamak mümkün olmuyor, öyle birikiyorlar, hiç sevmediğim bir durum ama ona rağmen bulaşık makinesinde yıkamıyorum. ben belirtilen kaygıları önemli bir risk olarak görüyorum. ne lüzum var bu riski almaya?
benzer durumu termos bardaklarda da yaşıyorum. bu yüzden bardaklarımın içi pırıl pırıl olmuyor.
0
panamera
(26.11.25)
(5)

kare yaka atlet

dali dili havali korna
gömlek giyince en üst düğmeyi açtığımda alttan atlet belli olmasın diye linkteki şu atletlerden giyiyorum da şimdi fotoda görünce çok tuhafıma gitti, bunlardan giyen var mı benden başka?:)https://www.istanbultoptanicgiyim.com/anit-ic-giyim/anit-ribana-kare-yaka-erkek-atlet
gömlek giyince en üst düğmeyi açtığımda alttan atlet belli olmasın diye linkteki şu atletlerden giyiyorum da şimdi fotoda görünce çok tuhafıma gitti, bunlardan giyen var mı benden başka?:)

www.istanbultoptanicgiyim.com
0
dali dili havali korna
(23.11.25)
İlk defa gördüm kadın atletlerine benziyor.
+1
rodeocu
(23.11.25)
sene 2009 - 2010 üniversitedeydim. gömleğin altına birebir aynı atleti giyiyordum ama gömleğin düğmelerini iliklemiyordum.
0
yurtsuz john
(23.11.25)
40 yılı geçti erkeğiz ilk defa gördüm.
Ağır damar arabesk değil ,
soft fantezi kokuyor.
Bir danteli eksik.
+1
diyecevaplandı
(23.11.25)
Bana korkunç geldi. Ama erkekte babet çorap da bana korkunç geliyor mesela.
+2
dilemma of subscribtionability
(23.11.25)
46 yıllık erkeğim, üstelik de neredeyse atletsiz sokağa çıkmam, ilk defa böyle bir şey gördüm.

sıkıntı düğmesi açık gömleğin yakasından gözükmemesi ise zaten klasik atletlerin gerdan kısmı gömlekten gözükmeyecek kadar oyuk olur. niye böyle bir şey giyeyim?

kadın atleti veya fantazi ürününden çok bypass olan babama giydirdikleri göğüs korsesine benzettim ben de.

ideacdn.net
0
kibritsuyu
(24.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(3)

ölen kişi banka hesapları

invaderbrain
ölen bir kişinin hangi bankalarda hesap bilgilerini veraset ilamı ile nasıl elde edebiliriz? Tek tek bankalara gidip mi soruşturacağız yoksa Türkiye Bankalar Birliği bu konuda genel bir döküm verebilir mi?
ölen bir kişinin hangi bankalarda hesap bilgilerini veraset ilamı ile nasıl elde edebiliriz? Tek tek bankalara gidip mi soruşturacağız yoksa Türkiye Bankalar Birliği bu konuda genel bir döküm verebilir mi?
0
invaderbrain
(17.11.25)
edevletinizde görünür, "murise ait banka hesap bilgileri" gibi hatırlıyorum modül adını. Hangi bankalarda hesabının olduğu görünüyor, içerik bilgisi ve işlemler için şubelere gidiyorsunuz tek tek
+1
mezzosprite
(17.11.25)
başınız sağolsun.

www.turkiye.gov.tr

kendi e-devlet şifrenizle bu linke girip veraset ilamı bilgileriyle muris olarak sorgulayabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(17.11.25)
Başınız sağolsun,
Sigorta şirketlerinden de sorgulama yapınız. Genel bir sorgulama için türkiye sigorta birliğine yazıp tüm şirkletlere sorgu iletmesini isteyebilirsiniz. Ya da tüm şirketlerin mail adreslerine tek tek talpte bulunabilirsiniz.
0
erty_ksk
(17.11.25)
(3)

2,5-3 yaş erkek çocuk için masal kitabı önerisi

ya ben lan neyse
varsa rica edeceğim. teşekkürler.
varsa rica edeceğim. teşekkürler.
0
ya ben lan neyse
(15.11.25)
Amaranta ursula
(15.11.25)
Hep hayır diyen çocuk
Uyumsuz çoraplar
Kimse bakmazken duygular ne yapar
Maya mutlu bir çocuğun hikayesi
Bahçemde bir delik var
Bir kavanoz mutluluk
Uykum zaten kaçtı ve benji daviesin diğer tüm hikaye kitapları
Çok küçüğüm -qin leng
Kutu-isabella paglia
Ayılar ağlamaz
Renk canavarı-anna llenas
Arkadaşım korku
Sıkı dostlar
Hayır dedi tavşan
Olağanüstü bahçıvan
Merak etme küçük yengeç
0
benim bir gizli bildiğim var
(15.11.25)
iş bankası yayınları'nın çocuk bölümü çok zengin. çok güzel kitaplar var.

yakınlarda mağazası varsa gezip bakabilirsin.
0
kibritsuyu
(16.11.25)
(2)

Ehliyet üzerindeki yapışkan kağıt ehliyete zarar vermeden nasıl çıkarılır?

slm ben yalnız komando yasin
Merhaba ehliyeti değiştirdim ehliyet geldi ama yapışkan kağıtın bir kısmı kaldı üzerinde . Ehliyete zarar vermeden nasıl çıkarılır?
Merhaba ehliyeti değiştirdim ehliyet geldi ama yapışkan kağıtın bir kısmı kaldı üzerinde . Ehliyete zarar vermeden nasıl çıkarılır?
0
slm ben yalnız komando yasin
(15.11.25)
Alkol çıkarır ama riskli. Sıcak su buharı deneyin, çok sıcak olmasın ama, yumuşatsın kafi.
0
orient blue
(15.11.25)
baş parmakla yuvarlaya yuvarlaya bastırınca topak olup çıkar.
0
kibritsuyu
(15.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(11)

Evde iskender yapma akımını denediniz mi?

msb
Henüz yapamadım ama çok merak ettim tadı nasıl oluyor?Deneyen oldu mu?Düz mantıkla bakınca evet iskender de kıymadan olur ve o şekilde ince olmalı tereyağı işlemeli vb...Güzel sonuç alan tarif de verirse sevinirim.Bu arada sonuç iyiyse iskender kebap restoranları için sıkıntı büyük.
Henüz yapamadım ama çok merak ettim tadı nasıl oluyor?

Deneyen oldu mu?

Düz mantıkla bakınca evet iskender de kıymadan olur ve o şekilde ince olmalı tereyağı işlemeli vb...

Güzel sonuç alan tarif de verirse sevinirim.

Bu arada sonuç iyiyse iskender kebap restoranları için sıkıntı büyük.
0
msb
(14.11.25)
bir parca eti buzluğa at,
ertesi gün cikar,
ince ince pastirma gibi kes,
kavur,
pidenin ustune dök ,ye

not; denemedim, icimden öyle geldi.
0
designer
(14.11.25)
ben denedim de güzel olmadı
0
hold the door
(14.11.25)
İskender bir bütün olarak o lezzeti verebilir. Yani sadece marinasyon, etin kalitesi, pişirme derecesi ya da tereyağı değildir önemli olan. Tümüyle her şey tamamsa lezzetli gerçek döner olabilir. Verilen tarifler çok büyük oranda zaten döner tarifi fakat bence insanların kaçırdığı nokta o bütünlüğü sağlayacak nokta is tadı. Bunu evde sağlayabilecek püf noktası bence, fırında birkaç dakika eksik pişirip önceden ısıtılmış döküm tavada hızlıca cızbız yapmak o is tadını vererek bütünlüğü sağlar.
+1
ulukayin
(14.11.25)
soğan, karabiber, tuz, dana kuzu karışık olarak denedim. bayağı da ince yaptım ama eh işte. tereyağı, salçası olmasa pek bişeye benzemez. tavuktan deneyeceğim bir de.
0
inawen
(14.11.25)
eskiden evde döner benzeri bir yemek yapabilmek için baharatlanan kıyma streç filme sıkıca sarılıp dondurulduktan sonra dilimlenip ve pişirilirdi. tadı da şekli de dönere benzerdi. ilk cevapta da önerilmiş.

sanırım "akım" olarak bahsedilen, benim de son 1-2 haftada sıkça gördüğüm değişik bir pişirme yöntemi. aynı et harcını yağlı kağıt üstüne incecik (döner inceliğinde) yayıp, üstüne ikinci bir yağlı kağıt koyduktan sonra dikine katlaya katlaya dürüm yapıyorsunuz ve fırın tepsisine koyup pişiriyorsunuz. piştikten sonra katlı kağıtları açınca içinden aynen iskendere koymalık yaprak döner gibi çıkıyor. kesip kesip iskender yapabilirsiniz.

çok ilgimi çekti, denemedim ama deneyeceğim.
0
kibritsuyu
(15.11.25)
www.youtube.com

şu tarife denk geldim. çok pratik geldi, denemedim ama bu şekilde deneyeceğim bakalım
0
exlibris
(15.11.25)
etleri dümdüz et üstüste koy dondur donuk halde iken bıçakla döner keser gibi kes sonra tavada pişir.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Instagramı sınırladığım bi dönemdeydim o yüzden bu akımı en son ben gördüm sanırım ki viral tariflerin hastasıyımdır. Denemediğim şey azdır

Bu hafta içinde deniyorum, birebir İskender beklemiyorum zaten muadil olarak değerlendirirsek pişman etmeyeceğini düşünüyorum
0
kullanicadi
(15.11.25)
Yapacağım diyen arkadaşlar,
Ahmet Şef konuya el atmış ve güzel bir tarif vermiş.

Ahmet Şef'in tariflerini tavsiye ederim.

www.youtube.com
+1
Mirket
(15.11.25)
bir dönem dönercilik yapmıştım. iskender'de asıl lezzeti veren olay etin kalitesi ve sosudur. diğer şeyler kabul edilebilir seviyede olsa bile yeter(pide ve yoğurt).

et tercihini size bırakıyorum.
sos için ise iki şey önereceğim

ucuz sos: tencerede margarini eritin, üstüne salçayı dökün çok az kavurup üstüne kaynar su dökerek açın ve içine de tencere büyüklüğüne göre küp şeker atın.

pahalı sos: tereyağını eritin, salça yerine domates suyu ve rende domates kullanın. kıvamı tutmazsa kırmızı toz biber veya en son çare olarak salça ekleyin.

sosun genel hatlarını aktardığımı düşünüyorum sonrasında asıl lezzeti yükseltecek olan şey yaptığınız özelleştirme olacaktır. hadi afiyet olsun.
+1
bravoteam
(15.11.25)
Daha önce evde @duyurukullanicisi'nin dediği gibi döner yaptım: Eti sosla, dondur, kes, tavada pişir. Kıymalı tarifi de denemek istiyorum. Ben dışarıda yediğim dönerlerde buram buram kekik kokusu alıyorum. Ahmet Şef'in tarifine baktım kıymaya sadece tuz ve karabiber koyuyor baharat olarak. Farklı baharatlarla parça parça denemek lazım sanırım.
Bu arada kırmızı et sevmem, kebap tabii ki yerim:D
0
gnosis
(15.11.25)
(2)

Bulaşık Makinesi Başlatma Sorunu

rock n roll
Yeni bulaşık makinesi aldım. Altus Al 445 NIX. Montajı yapan görevli çalıştırmak için; açma/ kapama tuşuna basıp program seçeceksiniz dedi. Bunları yaptım ama çalışmadı. İptal tuşuna basınca çalıştı. Bu doğal bir durum mu yoksa yanlış bir şey mi yapıyorum? Yani açma/kapama tuşuna basıyorum, program
Yeni bulaşık makinesi aldım. Altus Al 445 NIX. Montajı yapan görevli çalıştırmak için; açma/ kapama tuşuna basıp program seçeceksiniz dedi. Bunları yaptım ama çalışmadı. İptal tuşuna basınca çalıştı. Bu doğal bir durum mu yoksa yanlış bir şey mi yapıyorum? Yani açma/kapama tuşuna basıyorum, program seçiyorum ve iptal tuşuna basıyorum.
0
rock n roll
(14.11.25)
İptal değildir o. Başlat/Durdur tuşudur. Yanında da İptal 3 sn. falan yazıyordur.

Makineyi açıp, programı seçtikten sonra basarsın başlar, tekrar basarsın durur, tekrar basarsan devam eder. 3 saniye de basılı tutarsın iptal eder.

Ezbere bu kadar eyyorlayabildim. Görsel var mı?

Edit: Verdiğim cevaptan tatmin olmadım google'dan panel görselini bulup baktım.

files.sikayetvar.com

Dediğim gibi, tuşun üstünde müzikçalarda olduğu gibi Play/Pause simgeleri var, altında da yazıyla İptal 3 sn. yazıyor.

Yani doğru, bir sıkıntı yok. Program seçtikten sonra tuşa basıyorsun başlıyor. Bekletmek istersen tekrar basıyorsun duruyor. İptal etmek istersen de 3 saniye basılı tutuyorsun programı sıfırlıyor.
+4
kibritsuyu
(14.11.25)
Çok teşekkür ederim. Ben de acaba makineyi resetliyor muyum, bozar mıyım diye kaygilaniyordum. Görevli anlattı ama benim aklımda kalan açma/ kapatma düğmesine basıp program seçme olarak kalmış. O yüzden canım sıkıldı, şimdi rahatladım :)
0
🌸rock n roll
(14.11.25)
(1)

Sahtesi olmayan Rakı

awlmi
Dışarda çok nadiren rakı tüketiyorum, o da hep aynı bildiğim kalbur üstü diyebileceğimiz yerlerde. Bugün bir arkadaşım bir tık daha salaş bir yere çağırdı ok dedim. o kadar kötü bir yer değil ama yine de böyle durumlarda ne yapıyor ne öneriyorsunuz? yeni rakı zaten sipariş etmiyorum ama beylerbeyi v
Dışarda çok nadiren rakı tüketiyorum, o da hep aynı bildiğim kalbur üstü diyebileceğimiz yerlerde. Bugün bir arkadaşım bir tık daha salaş bir yere çağırdı ok dedim. o kadar kötü bir yer değil ama yine de böyle durumlarda ne yapıyor ne öneriyorsunuz? yeni rakı zaten sipariş etmiyorum ama beylerbeyi ve tekirdağ altın seride sahte oluyor mu? altın seriyi zaten renginden şak diye şaklatırım.
0
awlmi
(14.11.25)
Sahte rakı satacak olan hangisinin boş şişesini bulursa ona doldurur zaten. Markadan tespit etmek zor.

Sofrada yanınızda kapağını çatırt diye açtığını görün.
0
kibritsuyu
(14.11.25)
(15)

Başkası benim hesabıma elden para yatırabilir mi?

Bruce
4 milyon civarı bir para, gitti bankaya xxx hesabına yatırmak istiyorum dedi. Almamazlık ederler mi?Kimlik kontrolü falan onları yapsınlar zaten illegal bişi yok ama almıyoruz derler mi?
4 milyon civarı bir para, gitti bankaya xxx hesabına yatırmak istiyorum dedi. Almamazlık ederler mi?
Kimlik kontrolü falan onları yapsınlar zaten illegal bişi yok ama almıyoruz derler mi?
0
Bruce
(14.11.25)
siz bizzat gitseniz de 4 milyon tl'nin kaynağını sorup almayabilirler. tamamen bankanın inisiyatifinde olan bir olay.
0
dylancash
(14.11.25)
bence pekala yatırabilir. sadece masraf alabilirler.

banka kim oluyor ki benden kaynak soracak? olsa olsa banka yüksek meblağlı nakit işlemden şüphelenip maliye'ye veya masak'a raporlar, onlar da size sorar bu neyin parası diye.

ekleme:
sordu diyelim. bankacıların benim kanıt olarak sunduğum belgeyi okuyabilecek yetkinliği bile yoktur. nereden elde ettiğime dair resmi bir x belgesi sunsam bunun gerçekliğini doğrulayacak, anlamını sorgulayacak bilgi birikimine sahip değillerdir.

ha inisiyatif kullanıp kabul etmemesi mümkün olabilir. ne uğraşıcam stret diyip yollayabilir. ama kabul edebilmek için kaynak sormaz, sorsa da sunduğun kaynağı anlayıp "haa o zaman tamam" diyip kabul etmez. tahlil edemez. o bankacının değil maliye'nin veya masak'ın işi.
-4
kibritsuyu
(14.11.25)
bankanın inisiyatifi +1 bal gibi de sorabilirler bu para nereden geldi diye.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(14.11.25)
başkası senin hesabına para yatırabilir. bankasına bağlı olarak bir talimat isteyebilirler sadece. ve banka para nerden geldi diye sorar. banka kim ki soramaz diyenlere bakma herhalde hiç öyle bir banka işi olmamış. ayrıca sabah para getirceğinizi bildirmediyseniz ve transfer gittiyse öğleden sonra almayabilirler.
+2
gercekdunya
(14.11.25)
En dandik kargo şirketi bile enteresan bi şey göndereceğin zaman bu ne kardeşim diye sorarken bankanın böyle bir hakkının olmayacağını düşünmek gerçekten ilginçmiş :)

Abi teknik olarak yatırırsın ama bankanın inisiyatif kullanma hakkı da saklı tabii.
+2
kizil karga
(14.11.25)
Banka kaynak sorar. Sorabilir daha doğrusu. Daha önce iki bankanın bana sormuşluğu var. (TEB ve HSBC).
Dün İş Bankasına sordum, belirli bir meblağ üstü kaynak soruyor musunuz diye. Şu an için öyle bir uygulamamız yok dediler.
0
Mirket
(14.11.25)
Kaynak sormasında bir problem yok, kaynağı belli.
Kibritsuyuna cahil muamelesi yapmışınız( ki adam mali müşavir shdjd) ama soruyla ilintili noktaya değinmiş. kaynağı gördükten sonra ikna olması için bir süreç var mı; kanıt mı istiyor başka yerden teyit mi ediyor. Buna göre mi almıyor. Yoksa keyfi mi, emin değilse almıyorum diyebiliyor mu; bunu merak etmiştim.
0
🌸Bruce
(14.11.25)
gercekdunyanın dediği gibi. Şubede para tutmuyorlar. Gereksizse gidiyor gerekli ise geliyor para. Akşamüstü götürürsen şubede tutmak istemedikleri için almayabilirler. Ben benzer miktarda parayı kapanışa yakın götürdüm (kendi hesabıma) uflayarak ve nazlanarak aldılar.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(14.11.25)
sevgili arkadaşlar anlatamadım, ekleme yaptım, tekrar anlatayım.

banka kabul etmek istemezse elbette reddedebilir. ama kaynak sorup gösterdiğiniz kaynağın güvenilirliğini tahlil ederek paranın yasal olduğuna kanaat getirecek bilgi birikimi bankacı personelde yoktur.

ben paranın kaynağı diye hiperoptik vasküler hedemonasyon revizyon formu diye imzalı bir belge götürsem, orada buna bakıp "hmm evet yasal para" diyecek, bu bilgi birikimine sahip adam yok. adam daha dümdüz bilanço okumayı bilmiyor. 25 yıl süren dava sonucu miras kaldı al aha dava dosyası diyip üç tane klasör sunsam oturup onu mu inceleyecek? o bankacının işi değil. beğenmiyorsa almaz parayı. banka dediğin aracı kurum yahu. nereden gelmiş, nereye gidiyor, keyfi olursa aracı olur, beğenmezse olmaz. oturayım da gerçekliğinden emin olup öyle alayım demez.

heaaa belki evimi sattım nakit aldım diye tapu devri falan gibi çok standart bir şey gösterince ikna olabilir.
+2
kibritsuyu
(14.11.25)
Kaynağa örnek vereyim o zaman. Bir başka bankadan çekildiğine dair banka dekontu.
Dekontun bilgilerini alıp kaydediyor.

Yaşadığım iki olayın birinde parayı kabul etmediler. Diğeri ön görüşmeydi. kabul edemeyiz dediler.
0
Mirket
(14.11.25)
o zaman banka kim ki kaynak soracakmış diye söylemeyeceksiniz. banka kaynak sorar dersin ki mesela evde altınım vardı bozdurdum evrak varsa gösterirsin yoksa göstermezsin. tipini ve kaynağı beğenirse alır beğenmezse almaz. belge doğruymuş kaynak doğruymuş ilgilenmez, gerisi masak ın işi.

bu arada devlet bankaları para gördümü hiç bir şey sormadan alıyor.
0
gercekdunya
(14.11.25)
Arkadaşlar bankalar öyle sandığınız gibi sadece şube personelinden ibaret kurumlar değil. O şubeye giren çıkan paralar düzenli olarak denetimden geçiyor ve belli prosedürleri var. 20 30 kişilik fraud ekipleri var arka planda bu işlerde uzmanlaşmış. Böyle bir para yatırmaya kalkarsan tabi ki banka sorar nedenini buna hakkı var. Sen de Paşa paşa cevap verip kanıt sunmak durumundasın yastık altında tutmaya korkuyorsan veya başka banka bulamazsan. Hipervasküler dondurucu aldıysan bir yerden bunun kaynağını elbette araştırıp bulabilir mantıklılığını sorgulayabilir sonuçta dünyada tek bir ürün değildir ve piyasası bellidir. Bunun için hipervasküler dondurucu mühendisi veya tüccarı olmasına gerek yok şubede geya bankada. Ya da hiç kasmaz kabul etmez. Veya kabul eder masaka bildirir gerisine masak bakar.

Mesela Faktoring şirketlerinde bile çeklerin gerçek bir ticaret sonunda yazılıp yazılmadığını kontrol eden istihbarat ekipleri var ve bu insanlar her biri farklı sektörlerde bilirkişiler değil. Olay örgüsünü bağıntısını araştırma ve birkaç telefon aramasıyla çözüp güvenilir veya değil diye yargıya varan bu işte uzmanlaşmış insanlar.
+1
biseysorucam
(14.11.25)
Sorabilirler. Onlar kimmis soruyorlarmis vs bunlari gecin. Buradaki sorulan soru tamamen bankadaki calisanin insiyatifinde bir suphe duymazsa sormayabilir.

Sormayip yatirsa bile yatirdiginiz para sonradan da incelenebilir. Burada MASAK kontrolu yapiliyor. Kayit disi ve illegal parayi anlamak icin.
0
nuevo
(14.11.25)
öğleden önce gidersen kabul etme olasılıkları çok daha yüksek. belli bir saatten sonra kasada yüksek miktarlı nakit tutmak istemiyorlar.
+1
orpheus
(14.11.25)
Ben söylemek istediğimi anlatamadığıma karar verdim, vazgeçiyorum.

Yazdıklarıma itibar etmeyin.
0
kibritsuyu
(14.11.25)
(4)

narkoz sonrası araç kullanımı

kondansator
selamlar, ufak bir mide operasyonu için yarın lokal anestezi yapılacak.. 10-15dk lık basit bir operasyon. geçen sene de benzer bir operasyon geçirdiğimde sorun yaşamadım. hatta beraber geçirdiğimiz arkadaş araç kullanmıştı. şimdi tek gideceğim, operasyondan sonra çıkıp bir yerde otursam 1-1,5 saat,
selamlar, ufak bir mide operasyonu için yarın lokal anestezi yapılacak.. 10-15dk lık basit bir operasyon. geçen sene de benzer bir operasyon geçirdiğimde sorun yaşamadım. hatta beraber geçirdiğimiz arkadaş araç kullanmıştı. şimdi tek gideceğim, operasyondan sonra çıkıp bir yerde otursam 1-1,5 saat, sonra araç kullanımda sorun yaşar mıyım sizce?
0
kondansator
(14.11.25)
Trafikte her şey anlık gelişiyor biliyorsun ilacın yarım saniyelik etkisi üzücü sonuçlara neden olabilir, aracı başka biri kullanırsa daha iyi olabilir bu konuda da genelde uyarırlar zaten.
+2
kizil karga
(14.11.25)
alt üst yirmilik diş çekimi (alt gömülü, üst normal) sonrası eve arabayla gitmiştim sorun olmamıştı.
0
inheritance
(14.11.25)
İnsan insana, insanın da bir anı diğer anına benzemez. Trafik de şakaya gelmez. Anlık bir göz kararması can almana sebep olabilir. Yanlış karar vermemeni öneririm.
+1
Mirket
(14.11.25)
lokal anestezi sıkıntı değil de, süreci rahat geçirmeniz için dormicum, propofol gibi bir sedatif verilecekse o sıkıntı yaratabilir. siz uyursunuz, daha doğrusu uyuduğunuzu zannedersiniz ama aslında uyanıksınızdır, komutlara cevap verirsiniz. çıkışta onun etkisi geçmemişse bilinciniz bulanık olabilir. bu ilaçlar verilmişse 24 saat araç kullanmayın.
+2
kibritsuyu
(14.11.25)
(3)

Duyuru Gorunumu

hot potato
Duyuru arayuzu 10 kasim versiyonunda takili kalmis durumda. Cok goz yorucu . Normale nasil doner? Bir buton vb bulamadim.
Duyuru arayuzu 10 kasim versiyonunda takili kalmis durumda. Cok goz yorucu . Normale nasil doner? Bir buton vb bulamadim.
+2
hot potato
(11.11.25)
Ben/ayarlar/tema yönetimi'nden farklı bir tema seçip uygula diyin. Sonra tekrar standart temayı seçip uygula diyin.
+3
kibritsuyu
(11.11.25)
Gaggia + 9 bar mod.
0
Mcfly
(11.11.25)
Keşke hep böyle kalsa
-1
HellKeePer
(12.11.25)
(8)

Duyuruda gördüğünüz en komik duyuru neydi?

( . )( . )
Geçmiş zamanlardan kalma neler var aklınızda?
Geçmiş zamanlardan kalma neler var aklınızda?
0
( . )( . )
(11.11.25)
adam totosunu ortalayıp çekmişti
+2
tolgan
(11.11.25)
www.eksiduyuru.com
kedi kumuna işeyen adam :D
tolgan'nın bahsettiği duyuruyu da hatırlıyorum maalesef.
+6
elorelia
(11.11.25)
Bu soruya her zaman verdiğim cevap:
www.eksiduyuru.com
+1
auroraaurora
(11.11.25)
www.eksiduyuru.com
duyuruya sorabileceği tüm soruların cevabını kendi bulmuş, mutlu mesut duyuru.

favorilerime eklediğim bir duyuruydu
+2
exlibris
(11.11.25)
sevişmeden önce yapacaklarını liste halinde yazıp soran arkadaş.

www.eksiduyuru.com
+2
kibritsuyu
(11.11.25)
Evin içinde betondan masa yapan vardı.

Komik olmakla birlikte dayanalıklı mobilya alnında farklı bir inovasyon örneğiydi.

Yine hamsteriyle olan savaşını (veya mücadelesini) anlatan biri vardı .
0
diyecevaplandı
(11.11.25)
@Kibritsuyu Bu nasıl gözümden kaçmış benim? Muazzammış, muazzam. Gecem şenlendi.

Yanlışım yoksa basond'un çok güzel bir derlemesi vardı. Duyuru tarihinin unutulmazlarının ekran görüntüleri. Ne yaptıysam bulamadım. Orada çok komik duyurular var.
+1
yadigar
(12.11.25)
basond'un derlemesi: www.eksiduyuru.com

şurada da en çok favorilenen duyurular istatistiği var: www.eksiduyuru.com

oradan da bir şeyler çıkabilir.
0
kibritsuyu
(15.11.25)
(9)

Yetişkinler için ifşa

yurtsuz john
Palamutum büyük mü? Can sıkıntısı paylaşayım dedim.18+(yalnızca premium üyeler görebildi) :)
Palamutum büyük mü? Can sıkıntısı paylaşayım dedim.

18+

(yalnızca premium üyeler görebildi)

:)
-6
yurtsuz john
(10.11.25)
Palamut dediğin minimum bu kadar olmalı. İki kişiyi rahat doyurur. Yiyeceklere şimdiden afiyet olsun diyelim.
+1
thracia
(10.11.25)
tek kisi icin biraz buyuk gibi.

+18 degil de 18+ kullanan birini gormek iyi geldi.
+2
lemmiwinks
(10.11.25)
@lemmiwinks

eyitim şart :)
+2
🌸yurtsuz john
(10.11.25)
Tombik bu.
0
kibritsuyu
(10.11.25)
Hoş adamsın
0
cemallamec
(10.11.25)
Lan niye eksilediniz, adam hoş gayet. Kıskanç ibneler sizi
+1
cemallamec
(11.11.25)
Kollar palamut. Şukunu verdim karşim.
+1
sadakatsiz
(11.11.25)
o sakallari biraz salsan boyle minecraft karakteri gibi koseli olmasa daha iyi olurdu ama hos yine de. bu resimler boyle gelip gittigine gore simdilik bir hatun boslugu olabilir, hatun gelirse yumusatir zaten :) kollar sahane. palamut cok donuk, canlandiralim f;gjkdfgjkdhkjghkj
0
warrior princess
(11.11.25)
@warrior

Gülelim eğlenelim diye paylaşıyorum ya. Yakında daha şaşırtıcı bir ifşa gelecek.

Stay tuned :)
+2
🌸yurtsuz john
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.