Giriş
(7)

ozet okumak kitap okumak sayilir mi?

Harry Potter
kitap ozeti okudugumda -romanlar haric-; ben bir kitap bitirdim diyebilir miyim KENDIMe?bir seyler ogreten kitaplardan bahsediyorum. bu kitaplardaki anahtar noktalari okuyup, baska bir kitaba gecmek mantikli mi? okumak istedigim bir suru kitap var ve hepsini de okumak icin zamanim yok. ancak ozetler
kitap ozeti okudugumda -romanlar haric-; ben bir kitap bitirdim diyebilir miyim KENDIMe?

bir seyler ogreten kitaplardan bahsediyorum. bu kitaplardaki anahtar noktalari okuyup, baska bir kitaba gecmek mantikli mi?
okumak istedigim bir suru kitap var ve hepsini de okumak icin zamanim yok. ancak ozetlerini okursam hepsini bitirecek zamanim olmus olur. her biri hakkinda en azindan bir fikrim olmus olur. sonucta kitabi bastan sona okusam bile, hatirlayacagim seyler anahtar noktalar olacaktir.

ek: kitap ozetini ben cikarmiyorum. kitabi okuyup, anahtar noktalarini birlestirip satan web siteleri var. ingilizce kitapalrdan bahsediyorum, turkce var mi bilmiyorum.

ek2: evet arkadaslar, hayati derecede onemli kitaplarin ozetini okumak pek akil isi degil. bunu biliyorum. bu islerle ugrasan hic kimseye bunu onermiyorum. bu kitaplarla zaten isim yok. amac ufkumu olabilgince genisletecegim hafif kitaplar okumak. dusunceleriniz icin tesekkur ederim.
0
Harry Potter
(01.12.18)
Atladığın yerde anahtar nokta vardır belki, bana mantıklı gelmedi pek.
0
angelus
(01.12.18)
Tarihin falan belki de teknik bir kitabın asla.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.12.18)
çorba içmek de yemek yemek olur o zaman.
0
killerbee
(01.12.18)
kitabını değil kitap özetini okudum dersiniz, ben de mesela kapital'ın mangasını okudum ama Kapital okudum demiyorum, Kapital'ın mangasını okudum diyorum.
0
gezegen olan pluton
(01.12.18)
Anayasa hukukunda doktora yapan insan ile anayasa kitapçığı okuyan insan kadar bir fark olur. Sonuçta aynı Anayasa.
0
babilbaligi
(01.12.18)
youtu.be

1:35’ten sonrasını izle. Böyle olur.
0
Tears of Devil
(01.12.18)
Bircok yayının yönetici özeti var onlar sadece konudan haberdar olur. Benim de aklımda özetini okumak aynı etkiyi yapmaz ama okuyacak çok şey olduğundan mecbur
0
seyyar satıcı
(01.12.18)
(8)

Granit tava

black mamba
Basil sağlıklı mıdır? Izgara için kullanicam. Döküm tava almak istemiyorum ağır ve geç isindigi için. Granit, teflon, çelik tava. Hangisini alayım?
Basil sağlıklı mıdır? Izgara için kullanicam. Döküm tava almak istemiyorum ağır ve geç isindigi için. Granit, teflon, çelik tava. Hangisini alayım?
0
black mamba
(30.11.18)
kalın tabanlı bir çelik tava. geçen gün de aynısını yazmıştım ama olsun.

edit: döküm almayacaksan sonraki en sağlıklı tercihin paslanmaz çelik.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(30.11.18)
granit tamamen yalan pazarla stratejisi boktan bir şey. tamamen eski tip çelik tavalar daha iyi.
0
mikahakkinen
(01.12.18)
çelik ya da cam dışında hepsi sağlıksız deniyor.
0
gezegen olan pluton
(01.12.18)
Granit teflon titanyum. Bunların hepsi aynı sınıf alüminyum ya da alaşım malzeme üstü kaplamalar. Kızartmalar için emaye öneririm. Teflona göre ucuz ve daha güvenilirdir. Çelik ise tercih sebebi.
0
neysene
(01.12.18)
Çelik tava kötü durmuyor mu? Diğerleri daha şık :d döküm var da ağır və geç ısınıyor. Olmazsa ufak bir döküm bakarım
0
🌸black mamba
(01.12.18)
Bi kac michelin yildizli sefi izle kullandiklari tavalara bak belki gaza gelirsin
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.12.18)
Kim mesela? Tanımıyorum kimseyi
0
🌸black mamba
(01.12.18)
Döküm tava alayım diyorum ufak bir tane. Zaman önemli. Çok mu geç isinir?

Çelik Tava ne kadar sürede isinir
0
🌸black mamba
(01.12.18)
(8)

Şirket aracı ile başkası kaza yaparsa ne oluyor.

neymis
Şirret aracı ile şirket çalışanı olmayan biri kaza yaparsa kasko, trafik falan ne oluyor.kasko nasıl işlem yapar.
Şirret aracı ile şirket çalışanı olmayan biri kaza yaparsa kasko, trafik falan ne oluyor.
kasko nasıl işlem yapar.
0
neymis
(30.11.18)
Mantık yürütüyorum,
Şirket aracı elemanı kullansın diye belli şartlarla verir ve bu kapsamda kasko yaptırır.
Başkası kaza yaparsa ve aracı calmadiysa, elbette kasko der ki, Ben bunu şu şirketin çalışanları için kaskoladim, bu adamın hasarıni karşılaşmam.
Şirket der ki çalışanına, ahmetcim sağlam aldığın arabayı böyle getirdin. Sonra da duruma göre işten atabilir, masrafı kendisinden ister mi yoksa maaşından kesme hakkı olur mu bilmiyorum. Ama kendisi kesemezse bile mahkeme yolu ile tahsil edebilir.
0
kisa
(30.11.18)
O şekilde değil tam olarak. Aracı bir arkadaşına verdiniz o da kaza yaptı kasko karşılıyor mu gibi?
0
🌸neymis
(30.11.18)
Şirket hasarı kaskodan karşılar,sonucta kaskoya arabayı kullanacakların isim listesini vermiyor. Ancak mağdur olduğu/olacağı bir bedel varsa bunu da çalışanından tahsil edebilir ya da başka bir yaptırım uygulayabilir belki
0
primetime
(30.11.18)
Mantıklı, fakat net cevaplar daha iyi olur.
0
🌸neymis
(30.11.18)
Kasko poliçesine bakmak lazım. Kullanıcı ile ilgili bir kısıtlama. Olabilir.
Anlaşma yapılırken yazılır bunlar, hangi şartlarda neyi karşılayacağı ve nelerin muaf tutulacağı.
Policeye bakmadan bir şey denemez.
0
kisa
(01.12.18)
policeye bakın +1
0
gezegen olan pluton
(01.12.18)
Bizim şirketteki araç sigortasının poliçesini okumuştum, kapsam dışıydı. Poliçeye bakın.
0
p133mmx
(01.12.18)
3 farklı Kasko firmasına sordum.
ehliyeti olsun, alkollü olmasın başka sorun yokmuş.
Şirket adına bir yazı yazmak yeterli oluyormuş.
0
🌸neymis
(01.12.18)
(6)

japonya'da yaşamak vs bodrum veya kaş'ta yaşamak

kamile necaset
gelir iki yerde de rahat yetecek düzey. hangisi?
gelir iki yerde de rahat yetecek düzey. hangisi?
0
kamile necaset
(29.11.18)
çoluk çocuk, başka dertler vs. yoksa kaş
bodrum çok tiki, çok trafik annecim. bodrum yarımadasındaki ama popüler olmayan başka yerler de olabilir.
japonya'ya gitmedim ama yabancılar için zor diyorlar + dil sıkıntısı var. baştan bir kariyer inşa edecek, çocuk filan yetiştirecek olsam her türlü gelişmiş ülkeyi türkiyedeki her yere tercih ederim.
0
niye ama
(29.11.18)
bodrum ya da kaş kesinlikle, hadi avrupa, abd, kanada olsa düşünürüz ama Japonya yabancılar için çok matah değil bence.
0
gezegen olan pluton
(29.11.18)
Kas'ta rahat edecek para sadece 1000 dolar. Tokyo dunyanin en pahali sehri! 10 bin dolar gelir mi elde edeceksin ayda. Her ay 1000 dolar biriktirsen yapacagin tatili dusun. Bir de Kas'tayken ayda 1000 dolar biriktir kolaysa.
0
Traveller
(29.11.18)
Şimdi komple bir ülke ile biri büyük, biri küçük iki adet ilçenin karşılaştırılması biraz yanlış olur. Japonya deyince Tokyo ve Osaka gibi metropoller ayrı, Hokkaido'nun veya Tohoku bölgesinin köylük yerleri ayrı, Okinawa adaları ayrı değerlendirilmeli. Bodrum ve Kaş'ı mesela Okinawa'daki yerleşim yerleri ile karşılaştırsak bir anlamı olur tabi. Gidilecek yer önemli. Büyük şehirler dışında toplu taşıma az bi şey zayıftır Japonya'da, biraz da pahalılığı var. Okinawa özelinde özellikle. Ana adalardan ayrı olduğu için biraz daha fiyatlar yüksek, lakin hayat daha sakin. İşin alfabe kısmı baya zordur ama grameri kolaydır. Nerede yaşayayım desen...valla aklı olan kaçar denen bir devirdeyiz, o yüzden Japonya diyeceğim ama her yabancı ülke gibi her şeyini düzgün ayarlamadan, işini gücünü oturtmadan yurtdışına yerleşmeye gitmeni önermem. Belli bir garanti durum varsa yapıştır, lakin yoksa önce oldurmaya çalış sonra yapıştır.
0
d max
(29.11.18)
yurtdışı hastası olarak kesinlikle bodrum ya da kaş diyorum.

japonlar acayip abartılmış tuhaf bir millet. bireysel olarak yargılayacak hâlim yok ama toplumsal kültürleri, anlayışları, aşırı muhafazakarlıkları, ırkçılıkları vs. mide bulandırıcı. güney amerika, avrupa, avustralya desen düşünürüm de japonya'da yaşayacağıma kendi ülkemde yaşarım, her türlü daha iyidir.

bu japonlar da zaten bu inatlarını sürdürürlerse tarih sahnesinden silinirler yavaş yavaş. kafayı bozdukları abuk çalışma kültürü yüzünden ülkece psikolojileri bozuldu, segs falan yapmadıkları için genç nüfus korkunç oranda azalıyor. göçmenlere de burun kıvırıyorlar en çok kendileri ihtiyaç duyduğu halde.
0
der meister
(29.11.18)
Japonya'da 1 yıl yaşamış biri olarak Japonya derim ama d max +1

Japonya ama neresi? Tokyo-Osaka-Kobe-Kyoto ve birkaç şehir dışında çoğu küçük şehrinde yaşaması zor ve sıkıcı. Ucuz olsa dahi ulaşım vs zor. Gittiğiniz yere göre artısı eksisi değişir. Japonlar ilginç bi millet ama Japonya'ya hiç gitmemiş ya da hepi topu 1-2 hafta kalmış kişilerin yorumlarından anlamazsınız pek bir şey. Irkçı bilmem ne yorumu yapanlar da ekşisözlükten filan okuyup okuyup gelen insanlar çoğunlukla. Buna girersem çok çıkamam şimdi ama önceden uzun vadeli Japonya'da kalmışlığınız yoksa önce bir gidip 1-2 ay denemenizi öneririm. Çok güzel ülke, ama bazısına Tokyo'su filan ağır gelir bazısı kırsalında çok güzel yaşar ya da tam tersi.

Ben birkaç yıl içerisinde bodrum, kaş vsnin dahi yaşanılacak halden çıkacağını düşünüyorum. Ekonomi malum zaten. Paranı Japonya'da kazanıyor olursan zaten her halükarda yaşarsın Tokyo'da bile. Yalnız yaşıyorsan 3-4000 dolar yeter diye düşünüyorum aşşşırı lükslerin yoksa. Bonus olarak gelen güvendelik hissi de cabası.
0
kozmosta bir nokta
(29.11.18)
(8)

Sayısalcı sözelci kavgası

adwokat
Hangisi daha iyi kavgası devam ederken sizce de dilciler herkesi geçmedi mi? Lisede dil seçen arkadaşlarım şu an 3. 4. Dillerini öğreniyor. Güzel yatırım valla.
Hangisi daha iyi kavgası devam ederken sizce de dilciler herkesi geçmedi mi? Lisede dil seçen arkadaşlarım şu an 3. 4. Dillerini öğreniyor. Güzel yatırım valla.
0
adwokat
(29.11.18)
alan dışı tercihte puan kırılması olayı kalktıktan sonra bu da öldü zannediyordum ben. sayısal çıkışlıyım. sayısal bir bölüme girip bıraktıktan sonra dil bölümü okudum. benim gibi bölüm bırakıp gelen felsefe ve mimarlık terkler vardı. mühendislik mezunu olup ikinci üniversitesine gelen vardı. yine bizim bölümü bırakıp başka dil/sözel/sayısal bölümlere geçen oldu. artık disiplinler arası araştırmaların yapıldığı çağdayız. yine kendimden örnekle lise-sayısal, lisans-sayısal(terk) ve dil, yüksek lisans ise antropoloji(sözel) olarak devam edeceğim.
0
kozmosta bir nokta
(29.11.18)
Dil ogrenince noluyor ki?
11 yasimizda 2 dil ogrettiler, sayisal cikisliyim.

Dil olayindan daha 1 kurus kazanamadim, muhendislikten ekmek yiyorum.
Ogrendigim dil kiz tavlamak disinda bi isime yaramadi.
0
acemi
(29.11.18)
İngilizcenin yaninda bi ek yabancı dilden sonrası bence hobi işi. Ya da işte çevirmen olcam dersen işe yarar. Yoksa 2 yabancı dil bi sayisalcı için zaten hayli hayli yeter.

Ayrıca ben bu yarışta sözelcileri asla haklı bulamıyorum, en basitinden tanıdığım iyi sayisalcilarin %90'ı sözel konularda da gayet birikimli, saatlerce tarih, siyaset konuşabileceğin bireylerken sözelci olanlar ygsde bile mat çözmüyodu bırakın bu tarz bir sayısal ilgilenmeyi. Dil de zaten sayısalcı da sözelci de oturup öğrenir biraz ilgi duyuyorsa. Çok zor bi olay değil dil öğrenmek ilgin varsa
0
nundu
(29.11.18)
sayısalcıların daha iyi görünmesinin sebebi başarılı olan her öğrencinin sayısal bölümlere yollanması. benim kimyaya biyolojiye kafam basıyor diye fene yollayacaklardı, matematikten nefret ettiğim için gitmedim dil seçtim lisede. dil okuyup ne yapacaksın tm seç en kötü avukat olursun diyorlardı. işin içinde matematik olmasa olurdum, işin içinde matematik dersi olmasa fen bilimleri de okurdum mis gibi.

yukarıda bahsedilen sayısalcılar tarih marih konuşuyor muhabbetinin sebebi de bu, bıraksan o adam ne güzel tarih seçecekti siyaset seçecekti belki de; çalışkan diye tuttular mühendis yaptılar doktor yaptılar.

bu kavga da lisede oluyor yalnız, üniversite gibi sosyal ilişkilerin devreye girdiği ortamda en çok beceriksiz görünen bölüm hangisi desem herkes mühendislik der, yok işte kız yok bilmem ne. kızın mühendislik seçmemesiyle çalışkanın sözel seçmemesi de benzer şeyler zaten.

geçiniz yani hangisi daha iyi kavgasını, elma ile armut kıyası oluyor.
0
Bruce
(29.11.18)
sayısal çıkışlıyım (fen lisesi)
sayısalın en sözel bölümünü okudum (moleküler biyoloji, bunu sevmesem endüstri filan okurdum herhalde) --zaten eşit ağırlık/sözel türkiye derecelerim sayısal derecelerimden daha iyiydi hep.
dil işi yapıyorum (bildiğin çeviri)

tanıdığım en iyi kazanan (ayda 10-15 bin liradan aşağıya düşmeyen) çevirmenlerin hiçbiri dil çıkışlı değil. en fazla şöyle olanlar var: yabancı ülkede doğmuş büyümüş, ana dili o dil zaten, gelmiş burada dil okumuş ama sırf diploma almak için. yoksa burada bir şey öğrenmemiş.

"herkesi geçmeleri"nde kıstas nedir bilmiyorum ama benim tanıdığım sayısalcılar da 3. 4. dillerini öğrendi (ben dahil, gerçi ben devam ettirmedim de neyse) ama bunu integral almayı, 14. louis'i bilerek öğrendi...dilcilerde sıkıntı büyük. dilden başka bir şey bilme ihtimalleri çok çok çok düşük oluyor, maalesef. bunu söyleyince de e biz lisede matematik mi gördük, fizik mi gördük deyip çıkıyorlar...

niye ama sektörün içinden bildirdi.
0
niye ama
(29.11.18)
sayısalcının iyisi tarih de bilir edebiyat da; zaten tarih, edebiyat, felsefe her insanın default bilmesi gereken şeyler, bence herkes sözelci başlayıp istiyorsa sayısalcı olması lazım.
0
gezegen olan pluton
(29.11.18)
sayısalcı-sözelci diye keskin bir ayrımı doğru bulmuyorum ben. insanlar bir alanı seçip diğeriyle ilgilenmedikleri için kendi alanı dışındaki konulara yabancılaşıyor bence. lisede sayısal okurken edebiyat, yabancı dil gibi derslerim de iyiydi. üniversitede eşit ağırlıktan bir bölüm seçtim. hem sayısal hem sözel hem de yabancı dil becerisi gerektiren bir bölüm.

ayrıca, kozmosta bir nokta +1
disiplinler birbirinden tamamen ayrı şeyler değil. mesela psikolojiyle ilgili çalışıyorsanız biyoloji, sosyoloji, tıp, istatistik vb. gibi alanlarla da bir miktar ilgilenmek durumundasınız. o yüzden sayısal-sözel ayrımı yapmadan insan ilgi duyduğu her alanla ilgilenmeli diye düşünüyorum.
0
centrolenidae
(29.11.18)
Dilci de sözelcinin bir alt koludur, kasmayın. Kendimden biliyorum, öyle yani.

Aslında insan beyninin çalışması bazı konularda daha yetenekli olmasını getiriyor. Sayısal-sözel olayına öyle bakıyorum. Sayısal alanda da biraz yetenekli olmak isterdim. Dört işlemi bile hesap makinesiz zor yapıyorum maalesef.
0
d max
(29.11.18)
(4)

Sağlıklı -Doğal-Katkisiz Gıda bulmanin zorluğu?

scorpion37
Şimdi ulkemizde nüfusun büyük kısmı şehirlerde yaşıyor ve hayvan et süt yağ yoğurt meyve sebze bal buğday mısır un vb. Hiçbir ürünü üretmeden harcamaya endeklenmis biçimde tüketici olarak yaşıyor. Tüketmemiz için bize verilen ve uretemedigimiz her türlü gıdada bir arıza var. Ekmek katkılı kabarsin d
Şimdi ulkemizde nüfusun büyük kısmı şehirlerde yaşıyor ve hayvan et süt yağ yoğurt meyve sebze bal buğday mısır un vb. Hiçbir ürünü üretmeden harcamaya endeklenmis biçimde tüketici olarak yaşıyor.
Tüketmemiz için bize verilen ve uretemedigimiz her türlü gıdada bir arıza var. Ekmek katkılı kabarsin diye , katkısız ekmek bulduğuna sevinsen un katkılı zaten, balın 8 kavanozu 100 lira , sebzeler meyveler tarım ilaçlı genetiği değiştirilmiş, tavuklar hormonlu - antibiyotikli kuş gribi mavrasina yerli tavukları da imha ettiler para uğruna daha çok kazanmak uğruna zehir satın alıyoruz her gün ulan biz ne yiyecegiz temiz kalmış bir şey aklıma gelmiyor var mı gelen?
0
scorpion37
(28.11.18)
Yok ben de gecenlerde bunu dusundum. Koskoca migrosta onlarca cikolata markasi var, birinde bile sut tozu bulunmayan cikolata goremedim.
0
Traveller
(28.11.18)
%100 doğal katıksız bir şey yok, olamaz zaten, sen her şeyi doğal alsan bile toprak, su sürekli kirleniyor, lakin bu devirde amaç daha az katkılı, daha doğal olanı bulmak, bu da biraz araştırınca bulunuyor.
0
gezegen olan pluton
(28.11.18)
Olabildiğince hazır paketli ürün almamaya, sebze meyve ve hayvansal ürünler ile idare etmeye çalışacaksınız.

Şehirli yaşamda doğal ürün imkansız. Ya bir köye yerleşip kendi ihtiyacınız kadar ekip biçecek, 10 kadar tavuk besleyip yumurtasından ve etinden yararlanacak, bir ya da iki koyun/keçi besleyip sütünden yararlanacaksınız.

Aslında insan olarak çok fazla ihtiyacımız yok, önce kıçımızdan ihtiyaç uydurup sonra onların kölesi olmak için çalışıyor, çalışırken de hasta oluyoruz.
0
John Bloor
(29.11.18)
Ben de çok rahatsızdım bu durumdan. Kısmen aştım ama. Eşimin uludağdaki köyünde arı beslemeye başladım. Sarımsağımı soğanımı şimdiden ektim. Salçamızı ve kışlık domatesimizi kendi ektiğimiz domateslerden yaz sonu yaptık. Turşular hakeza öyle. Bakliyatlar köyden. Yumurtayı, sütü 15 günde bir köyden alıyoruz. Allahtan köylü yem pahalı diye yemliklerini tarlalardan karşılıyor. :). Kısmen aştık diyorum çünkü illaki katkılı gıdalara bulaşıyoruz. Bulaşmamak imkansız. Ama işte İstanbulda yaşayan biri ne kadar tedbir alabilirse o kadar tedbir aldık.
0
mithrilfender
(29.11.18)
(9)

Bursaspor vs Başakşehir

freedonia
Cemaatin altın yıllarında, cemaatçi Ertuğrul’un Bursa’sı şampiyonluk yarışındayken, herkesin ağzı kulaklarındaydı. Övgüler, güzellemeler, medya destekleri gırla gidiyordu. Dört büyükler dışında şampiyon çıkıyor diye sevinen sevgi pıtırcıklarına şimdi ne oldu? Başakşehir şampiyonluk yarışına girince
Cemaatin altın yıllarında, cemaatçi Ertuğrul’un Bursa’sı şampiyonluk yarışındayken, herkesin ağzı kulaklarındaydı. Övgüler, güzellemeler, medya destekleri gırla gidiyordu. Dört büyükler dışında şampiyon çıkıyor diye sevinen sevgi pıtırcıklarına şimdi ne oldu? Başakşehir şampiyonluk yarışına girince milletin yüzü ekşimeye başladı. Herkes de bir hoşnutsuzluk, beş karış surat. Ki Başakşehir’in senelere yayılmış bir sistemi, başarı grafiği var, akılcı, ne yaptığını bilerek oynuyorlar. Göze hoş gelmiyor denebilir ama Bursa’nın Başakşehir’den fazlası yok, eksiği vardır. Sayısız maçı duran toplarla, Ömer Erdoğan’ın kafasıyla vs kotardılar. Hayırdır aradaki fark ne, klasik Fenerbahçe düşmanlığı mı?
0
freedonia
(27.11.18)
köklü Bursaspor ile dünkü Başakşehirin alakası yok
0
dafuq
(27.11.18)
Ertuğrul madem fetöcü neden içerde değil?

Hastasıyım şu bir şeyleri baştan doğru kabul edip buna binaen çıkarımlar yapmaya.
0
bos gezenin bos ustasi
(27.11.18)
Bunu anlamak zor olmasa gerek, insanların hoşuna gitmeyen şu Başakşehir belediye takımı ve halkın vergileri ile halka hizmet yerine bu işlerle uğraşılması, benim ödediğim vergi ile adeboyer alınıcağına 3 km daha uzun metro yapılsın, benim beklentim bu belediyeden, herkes kendine düşen işi yapsın önce, Bursaspor ile Başakşehir aynı değil bu bağlamda.
0
gezegen olan pluton
(27.11.18)
@boş gezenin çok iyi dönmüş demek ki. Senin mantığından gidersek fetönün tüm siyasi ayağı dışarda, demekkki hiç bir fetöcü yokmuş siyasilerde. Beyin bedava gerçekten.

Yıllar öncesinde adamın futbolculuğundan eski görüntü bulurum diye youtube'a ertuğrul sağlam yazardım, 20 sayfa cemaat yurdu açılışı, cemaat etkinliği çıkardı. Ertuğrul'un cemaatçiliğini bilmeyen adamın 2010lu falan olması lazım.
0
🌸freedonia
(27.11.18)
olaya sportif olarak bakarsak, haklısın. başakşehir sistematik bir şekilde ve uzun vadeli bir planlama ile üst sıralara oynayan bir takım oldu. bursaspor ise biraz yazıcı'nın(başkan) biraz da anlık yakalanan havanın da etkisiyle 2 sezonluk bir başarı gösterdi. fakat belediye ve bir takım yeşil sermaye ile finanse edilmiş akp dönemi takımla, şehir ile özdeşlemiş ve mazisi olan bir takımı kıyaslayıp niye sempati duyulmuyor demek de anlamsız. iki takım arasında dağlar kadar fark var bu yüzden.
0
guest9999
(27.11.18)
Eski stadyumda maç olduğu günler tüm altıparmak yeşil beyaz formalı gençlerle dolar, tüm bursa kapalı çarşı, ipek han, koza han, bakırcılar çarşısı esnafı radyoları açıp maçı canlı dinlerdi. Çok eskiden beri gelen bir kültür ve atmosferdir bu. Bursaspor ikinci lige düştüğünde bile şehir takımını bırakmadı o yüzden kıyaslanması mümkün müdür emin değilim.
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(27.11.18)
Bursaspor'dan ve Sağlam'dan nefret eden biri olarak Başakşehir ile karşılaştırılmasının Bursaspor'a haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bursa'nın bütçesi çok daha küçüktü, altyapıdan ve Bursa çevresinden çıkma en az 3-4 oyuncuları vardı. Yani Adebayorlara falan filan para dökülmedi. O sezon bence hiç de fena top oynamadılar.

Başakşehir'in arkasında AKP desteği olmasa da nefret edilirdi. Suni takımlar her yerde pek hoş karşılanmaz. Leipzig ve Hoffenheim da benzer sebeplerle pek sevilmez.
0
bruce mclaren
(28.11.18)
birinin arkasında türkiyenin köklü taraftar grubu varken diğerinin arkasında zorla maça götürülen belediye işçileri var. taraftar sayısı bin kişiyi geçmeyen takıma 20binlik stad yapılıyor ve dünyaca ünlü transferler yapılıyor neden acaba?
para aklanıyor, başakşehir şampiyon yapılıp arap milyarderlere satılmak isteniyor. bunun net görülmesinden dolayı bir rahatsızlık var.
0
mikahakkinen
(28.11.18)
başakşehir daha sistemli bi şekilde buraya geldi. başakşehir, evet leş bi kulüp ama ben vergimi peşin ödemek zorundayken gs ile bjk yıllarca vergi aflarını bekleyip yararlandılar. fener de dahildir buna muhtemelen. son 20 seneye baksan bu takımlar başakşehirden daha fazla yardım/destek almışlardır. hele örtülü ödeneki babasının cizdanı gibi kullanan trabzon daha da fena..

bursa ise biraz iteklemeyle, biraz anadolunun yatışlarıyla şampiyon oldu. pek bi planlama yoktu ama altyapıdan gelen oyuncuları iyi performans vermişti.
sonra o ozan ipekler, volkan şenler, sercanlar noldu onu da gördük..

ben valla rakibimin olmasındansa başakşehirin olmasında beis görmüyorum. başakşehiri sevmesem de benim gözümde trabzon da gs de bjk de onlardan temiz değil zaten. normal bi rakip taraftar da bence fenerbahçe yahut diğerleri yerine başakşehiri tercih etmeli.

ki 33. haftaya girildiğinde zirveden 20 puan uzaksan ve zirvede başakşehir ile rakibin kaldıysa; çoğu kişi içinden başakşehiri destekler bence.
0
barankovan
(28.11.18)
(8)

Burnum tıkalı, uyuyamıyorum:((

mezzosprite
Tuzlu su yazıyor internette, evde tuz yok.İki gündür soğuk algınlığını mı sinüzit mi bilmediğim bi şeyim var. Bu akşam burnum tıkandı.Var gücümle afedersiniz sümkürüp anlık olarak açıyorum ama başımı yastığa koyar koymaz iki delik birden tıkanıyor. Ağzımdan nefes alıyorum şu an. 10 kez falan denedim
Tuzlu su yazıyor internette, evde tuz yok.
İki gündür soğuk algınlığını mı sinüzit mi bilmediğim bi şeyim var. Bu akşam burnum tıkandı.
Var gücümle afedersiniz sümkürüp anlık olarak açıyorum ama başımı yastığa koyar koymaz iki delik birden tıkanıyor. Ağzımdan nefes alıyorum şu an. 10 kez falan denedim, her seferinde tekrar kapanıyor yatınca. Ne yapabilirim yardım edin :((
0
mezzosprite
(24.11.18)
Buhar solu.
0
angelus
(24.11.18)
Olmadı:/ işe yaramadı
0
🌸mezzosprite
(24.11.18)
Buhar + deniz suyu. Ise yaramazsa nobetci eczane. Ama mis gibi hasta olma durumuna benziyor.
0
baldan kaymak
(24.11.18)
ben kalp atışımı hızlandırınca açılır. şınav, squat falan dene biraz.
0
diffarentiationation
(24.11.18)
kafanı yukarıya kaldır ve burnunu elinle kapatıp nefesinle burnunda biraz basınç oluştur, bunu 5-10 saniye yapınca bir süreliğine açılır burnun.
0
gezegen olan pluton
(24.11.18)
Hiçbir şey işe yaramadı, eczaneye gittim, artık uyuyabilmeyi ümit ediyorum:( tavsiyeleriniz için teşekkürler.
Bu arada @gezegen olan pluton, seninkini denerken kulakları da bozmuş olabilirim :)
0
🌸mezzosprite
(24.11.18)
Derman olmaz belki ama aynı durum devam ederse, çok rahatlatır.
www.sanalmarket.com.tr
0
lemon cake
(24.11.18)
burunda et, eğrilik varsa ameliyat ol. yoksa,

dilinin ucunu damağının üst kısmına getir/değdir. işaret parmağınla iki kaşının arasını 20 dakika ovala.
0
silver apple
(24.11.18)
(5)

Berlin, Doğu Almanya'nın tam ortasındaymış ya la:)

freedonia
Mağaraya TTNET daha yeni çekti hattı, kusura bakmayın:) Ulan bu Berlin'i ben yıllarca ortada bir yerde, Doğu ve Batı Almanya sınırı arasında kalıyor, o yüzden yarısı Doğu'nın yarısı Batı'nın sanıyordum. Bildiğin Doğu almanya'nın ortasındaymış, şaka gibi. Doğu Almanya ne gevşek yapıymış öyle, kendi t
Mağaraya TTNET daha yeni çekti hattı, kusura bakmayın:) Ulan bu Berlin'i ben yıllarca ortada bir yerde, Doğu ve Batı Almanya sınırı arasında kalıyor, o yüzden yarısı Doğu'nın yarısı Batı'nın sanıyordum. Bildiğin Doğu almanya'nın ortasındaymış, şaka gibi. Doğu Almanya ne gevşek yapıymış öyle, kendi toprağında nasıl izin vermiş böyle bir yapıya.
0
freedonia
(21.11.18)
haritada nerede olduğunu biliyordum da gittiğimde ben de inanamadım burası doğu almanya mı şimdi diye :)
0
makarnavodka
(21.11.18)
Doğu Almanya'nın kendi başına bir şeye izin verme ya da vermeme gibi bir durumu yok esasında; Berlin'in doğusunda Sovyetler Birliği batısında da İngiltere ABD Fransa var, şehir zaten 2. Dünya Savaşı'nın sonunda bu ülkeler tarafından işgal ediliyor, bir taraf Batı'yı alıyor diğer taraf Doğu'yu, Batı Berlin müttefik ülkelerin anklav bölgesi olarak bırakılıyor anlaşmada. Sonra da duvar örüyorlar zaten. Hatta Batı Berlin evvela kendi arasında da üçe bölünecekti fakat sonra ülkeler anlaşınca tek bir bölge olarak kalıyor.
0
angelus
(21.11.18)
izin verme değil de izin alma mevzusu, yoksa 2. dünya savaşı sonrası almanya 4'e bölünmüştü, diğer üç devlet işgal ettikleri yerleri terk ettiler, ruslar etmedi, yerlerine yeni devlet bıraktılar.
0
gezegen olan pluton
(21.11.18)
almanlara (ingilizlere ve fransızlara da- berlinde onlarında işgal bölgeleri vardı) sormadılar bunu. ruslarla amerikalılar kendi aralarında anlaştılar. rusların bölgesi doğu amerika, ingiltere ve fransanın bölgesi de batı berlin oldu.
0
tururo
(22.11.18)
anneterligi
(17.12.18)
(19)

Araba arıza

sakli su
Arabamdan gelen normaldışı sesler üzerine gittiğim özel serviste bana sorunun şanzımandan kaynaklanabileceği söylendi.adamlar şöyle bir fiyat çıkardı.şanzımanı indirme toplama 1200 şanzımanın sorunu neyse onun hallolması (onun fiyatı belli değil tabii) 60000 ağır bakımı trigger değişimi vs 2800 tl y
Arabamdan gelen normaldışı sesler üzerine gittiğim özel serviste bana sorunun şanzımandan kaynaklanabileceği söylendi.adamlar şöyle bir fiyat çıkardı.şanzımanı indirme toplama 1200 şanzımanın sorunu neyse onun hallolması (onun fiyatı belli değil tabii) 60000 ağır bakımı trigger değişimi vs 2800 tl yani başlangıç için 4000 tl, dudağım uçukladı duyunca.normal mi bu çekiln fiyat
0
sakli su
(19.11.18)
bence sen arabadan anlamıyorsun diye şişirmişler. en azından öyle bir izlenim edinmişler. arabanın markası modeli nedir?
0
rosencruz
(19.11.18)
kendi servisi dahil 1-2 yere daha gösterin, bir de kaynaklanabileceği gibi ihtimal değil de daha kesin cümleler kuracak testler yapılmasını isteyin ya da bu bilgi seviyesindeki yerlere gösterin.
0
gezegen olan pluton
(19.11.18)
2012 fiat panda :/ anlamıyorum ama burası da kurumsal bir firmaydı.duvardaki afişte ücret tarifesi vardı ve gayet makul görünüyordu.yer bodrum.çok kötü bu insanlar, aracı sabah verdim; öğleden sonra bekliyorum ki arasınlar.sonra ben aradım ne oldu bizim araba diye
0
🌸sakli su
(19.11.18)
Bu bilgisayara bağlama nedir? Mekanik arızaları tespit etmenin deneme yanılmadan ya da tahminden başka yol yok mu ki
0
🌸sakli su
(19.11.18)
yeni arabalar arızalarını kod ile bilgisayara iletebiliyorlar. işte emniyet kemeri gevşemiş, airbag sensörü ölmüş, yağ seviyesi göstergesi okumuyor gibi. belli başlı arızalar bilgisayardan okunabiliyor. bir kaç yere gösterin mutlaka. 4000 az para değil ki arızanın ne olduğunu dahi anlamamışlar gibime geliyor. belki şanzımanı indirmeye hiç gerek yok
0
rosencruz
(20.11.18)
İnşallah sağ olun
0
🌸sakli su
(20.11.18)
Oha

Otomatik vites mi? Nasil sesler geliyor motordan.

Ilk calistirmada mi geliyo?

1200 liraya sanziman mi iner

Olmassa video cekip at, bakalim.
0
bir3iki7
(20.11.18)
Fiyat pandaya bu kadar para cikmasi sacmalik.durduk yere sanziman indirmek daha buyuk sacmalik.

Arac otomatik vitesse ve ariza sanzimandaysa pahali olabilir ama duz vites aracta imkansiz rakamlar bunlar.birde ses geliyorsa ,ustada tecrubeliyse asagi yukari ne oldugunu direk soyler zaten,

Agir bakima gelince yag,filtre vs degisir,balatalara disklere bir bakilir,baska yapilacak bir sey yok.trigeride degistirmenize gerek yok.usta bakar eger gerekliyse degiselim der.onada 100000 km den once gerek yok.trigeri isi biraz para koparma isi.ben bugune kadar hic degistirmedim,hic kopaninada rastlamadim.

Istanbuldaysan sana benim ustanin telefonunu vereyim,gotur arabani,siradan sen istiyorsan soyle baksinlar,maliyetini soylesinler.
0
duptıs
(20.11.18)
Sağolasın.bodrumdayım
0
🌸sakli su
(20.11.18)
Araba yürürken tıkır tıkır benzeri bir ses geliyor.sanki bir şey bir noktaya sürekli takılıp kurtuluyor gibi
0
🌸sakli su
(20.11.18)
Düz vites
0
🌸sakli su
(20.11.18)
Sakın gitme 4000 çeken yere.

Manuel vites aracın şanzımanı garantisi yoksa aracın sanayide şanzımancılarda halledilir. Fiat'a aşina bir tamirci çok daha ucuza halleder bu 1.

60 binde triger değişimine gerek yok 1 sene 10 bin km en az daha bekletebilirsin bu 2.

Alacağın 2 ön balata 2 arka balata, yağ filtresi, hava filtresi, 4 lt yağ.
0
bos gezenin bos ustasi
(20.11.18)
Ses şanzımandan gelmiyor bana kalırsa ama bakmak gerek tabi.

Farklı viteslerde farklı ses mi geliyor mesela? Giderken boşa takınca vitesi boşta giderken ses geliyor mu mesela? Farklı devirlerde ses değişiyor mu?

Cevap hayırsa ses akslardan geliyordur. Evetse de şanzımana gelene kadar bi dünya şey var. Triger, alternatör kayışı, motor bloğunun kendisi vs vs bir dünya şey var. Hemen teşhis koyma.
0
bos gezenin bos ustasi
(20.11.18)
Duz vites bir fiatin sanziman indirilip balata degimi sonra yerine takma islemi 350tl(parca haric).

Ki bu islem yaklasik 3 saat suruyor.

Bodrum gibi yerlerde ustaya gidilmez, yan sehirleri dene. Ya da mugla merkezi.
Fiat punto forumlarina sor, onlar her yerde en iyi ustayi taniyor. En azindan parayi cok versen de en azindan tamir olur.
Bu senin dedigin ustaya hem oara verirsin hem bozuk teslim eder
0
acemi
(20.11.18)
Düz vites şanzıman kolay kolay arızalanmaz, hele ki 60.000 km. Mümkün değil bile diyebilirim.

Ses büyük ihtimal ile farklı bir yerden, belki de çok basit bir şey. Sakın o fiyat verilen yere bir daha gitme.

60.000 km ağır bakım olmaz, triger 80 binden önce değişmez. Sizin araçta belki 100 belki 120 bin değişim periyodudur. Kitaba ya da internete bakıp tam zamanını öğrenin. Ama 60 bin olmayacağı kesin.

Hava, polen, yağ filtresi 100 TL tutmaz. 150 TL yağ alırsın, 100 TL değişim için ödersin genel bakım bu kadar.

Sevgili @duptıs'ın triger hakkında verdiği bilgiler tehlikeli;

"trigeride degistirmenize gerek yok.usta bakar eger gerekliyse degiselim der.onada 100000 km den once gerek yok.trigeri isi biraz para koparma isi.ben bugune kadar hic degistirmedim,hic kopaninada rastlamadim."

Kayışa bakarak durumu hakkında yorum yapılabilecek bir teknik maalesef yok, riske alınacak bir parça değildir. Değişim km'si gelince değiştirilmelidir, yoksa 50 liralık kayış 5-10 bin lira masraf açabilir.

Üreticiler daha uzun km gitmesi için deli gibi AR-GE yaparken, bazı üreticileri dezavantajlarına katlanıp zincirli sisteme dönerken, böyle cümleler kurmak çok tehlikeli.
0
John Bloor
(20.11.18)
şanzıman indirme fiyatları yüksektir. 500 1500 aralığı normaldir ancak özel servisin hemen şanzıman indirelim şu fiyat demesi saçma. sanayide 1 2 fiat servisine götür onlarda aynı şeyleri söylerse ona göre hareket edersin.
0
mikahakkinen
(20.11.18)
Akhisar'a gider gösteririm dersen kazık yememe garantisi olan ustalar önerebilirim. Çiçek gibi de yaparlar arabanı.
0
alperz
(20.11.18)
O tamirciden uzak dur, öncelikle fiat servisine git sorun nedir sor, fiyat al ve çık bunlar ücretsiz. Onun dışında fiat forumları var orada sorunun ne olduğunu sor. Facebookda guruplar var onlara da durumu sor anlayan birinden yardım ve usta tavsiyesi iste.

Ülkemizin her tarafında olduğu gibi sanayi esnaflarından da bolca çakal çıkmaktadır, dikkat et.
0
kraldan cok kralci
(20.11.18)
Usta bulun. Kurumsal firmayi bosverin. Sanziman indirme bindirme bu fiyat cok yuksek. Buna gore sanzimanda ise sikinti fiyat daha ucuk noktalara cikacaktir.
0
ykyt
(20.11.18)
(8)

Udemy'deki kurslar Black Friday nedeniyle 25 liraya düşmüş. Değer mi sizce?

winston insani
MerhabalarYazılımcıyım. Buradan daha önce yazılımla ilgili kurs alan oldu mu?25 liraya düşmüş te kara cuma nedeniyle. Sizce değer mi?
Merhabalar

Yazılımcıyım. Buradan daha önce yazılımla ilgili kurs alan oldu mu?

25 liraya düşmüş te kara cuma nedeniyle. Sizce değer mi?
0
winston insani
(18.11.18)
zaten hep 24 lira değil miydi.
0
gezegen olan pluton
(18.11.18)
yorumları ve değerlendirmeleri dikkate alarak satın alabilirsin.
0
fever
(18.11.18)
Çoğu kurs içeriğini başlıklarla gösteriyor. Bu başlıklara bakarak ve yorum/aldığı yıldızlara bakarak değip değmeyeceğine karar verebilirsin. Çok ucuz fiyatlara çok kaliteli kurslar bulman çok olası, özellikle yazılım için.
0
Nocturne
(18.11.18)
Yorumlara kanıp satın aldığım birkaçından kazık yedikten sonra, önce torrentten çekip bakıyorum değer mi diye.

Bir de udemy, ota boka indirim yapıyor. Gaza gelip çok para harcama.
0
fermiparadoksu
(18.11.18)
30 gün koşulsuz iade hakkınız var arkadaşlar. beğenmediğiniz kursları direkt iade edebilirsiniz. ne tür eğitimlere bakıyorsunuz?
0
undertaker
(18.11.18)
Niye torrent'ten indirmiyorsun ki?
0
noluyo yaa
(18.11.18)
değer.
0
babilbaligi
(19.11.18)
Yorumlara bakarak karar ver, beğenmezsen iade hakkın da var. Kursuna göre gayet değer.

Yalnız şu an 25'e almasan herhangi bir zaman en kötü 35-40'a alabileceksin zaten :D Hiç tam fiyata satılmıyor o dersler.
0
nhk ni youkosu
(19.11.18)
(7)

Ürün iade süresi kaç gün?

Barbaros59
Merhaba arkadaşlar,Ben 11.11.2018 tarihinde bir alışveriş sitesi üzerinden sırt çantası aldım. Ürün benim elime 15.11.2018 tarihinde geçti.Şimdi benim iade sürem kaç gün ve ne zamana kadar?
Merhaba arkadaşlar,

Ben 11.11.2018 tarihinde bir alışveriş sitesi üzerinden sırt çantası aldım. Ürün benim elime 15.11.2018 tarihinde geçti.

Şimdi benim iade sürem kaç gün ve ne zamana kadar?
0
Barbaros59
(18.11.18)
malı teslim aldıktan sonra 14 gün.
0
10032007
(18.11.18)
14 gün kesin mi? Bazı yerlerde 30 gün yazıyor.
0
🌸Barbaros59
(18.11.18)
Herhangi bir gerekçe göstermeksizin cayma hakkınız 14 gündür. Mesafeli satış sözleşmelerinde (internet alışverişinde) hak düşürücü süre, ürünün size ulaştığı tarihten itibaren başlar. Gerekçe göstermeden cayma hakkınızı kullanabilmeniz için ürünü pakedinden çıkarmamalısınız. Ortada gözle görülebilen, kullanımla beraber ortaya çıkacak veya gizlenmiş bir ayıp varsa durum lehinize değişir tabi.
0
habes papaz
(18.11.18)
cayma hakkı 14 gün, ayıplı mal ise 6 ay, bütün bunlar teslim tarihinden itibaren başlar.
0
gezegen olan pluton
(18.11.18)
kanunen 14 gün içinde iade hakkın var.. bazı yerler bunu 30 gün olarak duyurabilir kendi bilecekleri birşey..
0
strobist
(18.11.18)
@habes pazarı nerede yazıyor 7 gün? Paketinden çıkartabilirsiniz, mutat kullanım yapabilirsiniz. 14 gün sureniz vardır teslim aldıktan sonra.
6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunda yazar. Ürüne zarar vermemek koşuluyla ve tek kullanımlık ürünler hariç tabi.
0
karacigerim vur kadehlere
(18.11.18)
@karacigerim vur kadehlere, bir an boşluğuma denk geldi, taksitli satışla karıştırdım reyis. hemen sonra aklıma geldi değiştirdim.

Ayrıca ürünü (kendine has bir paketi varsa) paketiyle beraber teslim edilmesini istiyorlar. Uğraştırırlar.
0
habes papaz
(18.11.18)
(4)

Ucuza ayakkabı alma yöntemi

halen
Ayakkabılar deli gibi pahalı 300 tl den aşağıya ayakkabı bulunmuyor artık. Bu işin bir kurnazlığı var mı bildiğiniz ? Yurtdışı menşeili sitelerden ucuza orijinal ayakkabı alma şansımız varsa savaş çıkacakmışçasına depolayalım ? Ne biliyim dolara hiç gereksinim duymayacağımız siteler mesela. -_-
Ayakkabılar deli gibi pahalı 300 tl den aşağıya ayakkabı bulunmuyor artık. Bu işin bir kurnazlığı var mı bildiğiniz ? Yurtdışı menşeili sitelerden ucuza orijinal ayakkabı alma şansımız varsa savaş çıkacakmışçasına depolayalım ? Ne biliyim dolara hiç gereksinim duymayacağımız siteler mesela. -_-
0
halen
(18.11.18)
çakma al bence. yurtdışı olayına hiç girme.
0
gölgede aynı
(18.11.18)
yurtdisindan getirecek tanidigin varsa sportsdirect in sitesine giriyorsun, siparisi onun adresine gönderiyorsun. o gelirken getiriyor.
0
proteus
(18.11.18)
amazon almanya sitesinde güzel indirimler oluyor ama takip etmek denk getirmek lazım..

üstelik almanya sitesi %18 alman kdvsini fiyattan düşüyor.. tabi sonra bizimkiler %18 gümrük vergisi ekleyince fiyat değişmemiş oluyor.. mesela satış fiyatı 50euro olan bir ayakkabıyı yine 50euroya almış oluyorsunuz ve üzerine sadece kargo ücreti ekleniyor.. sonuçta her türlü türkiye fiyatlarından daha ucuza gelmiş oluyor..
0
strobist
(18.11.18)
bu işin kurnazlığı değil de cefası var sadece, alacağın ayakkabıyı belirleyip sürekli takipte olacaksın, bir kampanya, indirim denk geldi mi yapıştıracaksın.
0
gezegen olan pluton
(18.11.18)
(4)

doğu karadeniz'e otobüs ile gitmek

g7mor
bursa'dan giresun'a gideceğim uzun zaman sonra, otobüs firmalarına bakıyorum, hepsi hakkında çok kötü yorumlar var.sizin tecrübelerinize göre kötünün iyisi hangisidir?ali osman ulusoy, kâmil koç, süzer, sahil seyahat, lüks karadeniz...
bursa'dan giresun'a gideceğim uzun zaman sonra, otobüs firmalarına bakıyorum, hepsi hakkında çok kötü yorumlar var.
sizin tecrübelerinize göre kötünün iyisi hangisidir?
ali osman ulusoy, kâmil koç, süzer, sahil seyahat, lüks karadeniz...
0
g7mor
(17.11.18)
Lüks karadeniz.
0
kisa
(17.11.18)
Rize Ses Turizm ile gitmeyin de..
0
arenas
(18.11.18)
Fark etmez alırsın bir bilet binersin otobüse kafayı vurur yolun bitmesini beklersin:) kanberoğlu varsa seçeneklerine ekleyebilirsin..
0
ssiradanbirigibi
(18.11.18)
bence artık önemli olan otobüsün markası modeli, yoksa şirketler konfor açısından etki etmiyor. Bir de Trabzon'a uçak bakın daha ucuz bile bulabilirsiniz
0
gezegen olan pluton
(18.11.18)
(14)

çok ucuza domuz satılsa tüketilir mi?

neverlose
selamlar ahali. ekşi'deki malum başlığı gördükten sonra aklıma gelen bir soru oldu. bilindiği üzere domuzlar çok çabuk üreyen, dolayısıyla daha hızlı et üreten canlılar. yani ucuza daha çok et üretilmiş oluyor. şimdi sorum size şu, biliyorum istanbulda elit yerlerde çeşitli domuz şarküterisi ve eti
selamlar ahali. ekşi'deki malum başlığı gördükten sonra aklıma gelen bir soru oldu. bilindiği üzere domuzlar çok çabuk üreyen, dolayısıyla daha hızlı et üreten canlılar. yani ucuza daha çok et üretilmiş oluyor. şimdi sorum size şu, biliyorum istanbulda elit yerlerde çeşitli domuz şarküterisi ve eti bulunabiliyor. ama bunların fiyatı zaten dana ile aynı hatta daha fazla. ama diyelim şimdi dana etinin kilosu 70-80 lira. domuz etinin kilosu 15-20 lira bandında satılsa sizce halk tüketir mi? sonuçta alkol'de yasak ama hala tüketiliyor. çünkü gerçekten kırmızı et yiyemeyen bir çok insan var ve bu ucuz alternatife karşı duruşları beni düşündürüyor. sırf löp et olarak düşünmeyin, şarküteri vs.'de dahil soruma.
önemli not:çakal esnafın alıp köfteye vs. habersiz karıştırması sayılmaz. normal hane halkının gidip bunu tüketmesinden bahsediyorum.
0
neverlose
(17.11.18)
Esek/at eti de ucuz, cekirge kurbaga salyangoz gibi etler de bedava ama yemiyoruz.
Baligi bile benim gibi tercih etmeyip yemeyenler var.

Ucuz da olsa yemezdik. Hem din olayi hem de kulturumuze uymuyor.
0
acemi
(17.11.18)
dana, tavuk ve balık nesline kıran girip ölmedikleri taktirde bu dediğin bizde olmaz.
dini nedenlerden ötürü olamaz. ama başka yiyecek kalmaz bir fetva gelir bir bakmışın yiyoruz. hadi kolay gelsin.
0
ozdek
(17.11.18)
ben tüketirdim de ülkenin çoğu tüketmez. sadece dinle alakası da yok.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(17.11.18)
hacı abi o işin çok dinle alakası yok, bir nevi tabu insanlar için. ben mesela çok dindar biri sayılmam, yurtdışına çıkınca ille de helal kesim olsun diye aramam, dana-tavuk -bilumum deniz ürünü hatta at eti-ayı eti-geyik eti bile yemişliğim var, ama domuz yiyemiyorum bir türlü içim almıyor, küçük yaşlardan itibaren işlemişler içimize düşününce bile tiksinti geliyor.
0
zikardo
(17.11.18)
dini sebepler bir yana toplumun genetiğinde yok domuz yemek. şafii mezhebinde tilki ve kirpi helalmiş ama şafiilerin bunları yemek için özel çaba gösterdiğini görmüyoruz.
0
g7mor
(17.11.18)
iki şey var,

birincisi her ne kadar yıllar geçtikçe değişim gösterse de bizim insanlarımız bazı konularda göstermelik veya değil muhafazakarlığını uzun yıllar koruyor.

alkol ile domuz etini aynı kefeye koymak din açısından baktığında mantıklı ama özellikle bizim topraklarımıza ve tarihimize baktığın zaman çok çok eskiden beri alkolün hep var olduğunu biliyoruz.

ikincisi de eğer dediğin olsaydı yani domuz çok fazla tüketiliyor olsaydı, doğal olarak arz-talep fiyatlaması olurdu ve domuz etinin kilosunun artar dana etinin kilosu azalabilirdi.
0
ocanal
(17.11.18)
Tuketilmez
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.11.18)
Haberim olmadan domuz eti yemiş olsam rahatsız olmam ama bu domuz etidir dense tiksinebilirim inançla alakası yok benim için ama zihnimize öyle bir işlenmiş ki çıkarmak mümkün değil. Sorunun cevabına gelecek olursak bedava versen yenmez.
0
solo
(17.11.18)
halkin(musterilerin) buyuk cogunlugu musluman. muslumanlik inancinda domuz eti haram yani yenilmesi yasak et. alkol gecmisten gelen bir aliskanlik sebebiyle bugun hala, muslumanlar icin turketilmesi yasak olmasina ragmen, musluman olan kisiler tarafindan da tuketiliyor. neden? cunku gecmisten gelen bir aliskanlik. eger domuz eti de gecmiste tuketilseydi, bugun alkol seviyesinde tuketiliyor olurdu.

ozetle, isi baslatsan batarsin. bu pazar dogru yer degil.
0
Leonardo~Da~Vinci
(17.11.18)
turkiyede asla is yapmaz

gayri muslim olanlar tuketir ama muslumanlarin domuza karsi bir direnci var. musluman adam icki icer kumar oynar ama domuz neyin yemez turkiyede
0
exlibris
(17.11.18)
çok ucuzu geç bedava verilse kimse almaz, bunlar dinden öte alışkanlık meselesi.
0
gezegen olan pluton
(17.11.18)
Az biraz dini inancı olan kesim hayatta yemez. Benim inancım yok ama tadına alışık olmadığım ve beğenmedigim için tüketmem. Sadece domuz pastırması tüketebilirim.
0
Depik
(18.11.18)
Yutubırların tanıtım diye sosis yedirip, domuz etiydi yalnız dediği videolar var. Bence durumu özetliyor. Ama diyanet ve tayyip ortak açıklama yapıp tesisler çok temiz, bundan sonra haram değildir falan deseler bence yiyen olur.
0
baal
(18.11.18)
amerikadan bildiriyorum

domuz burada da çok tercih edilen bir et değil. ucuz çok ucuz ama alım gücü olanlar dana tercih ediyor. ancak maddi gücü olmayanlar domuz alıyor ya da çinliler.
0
oscar
(18.11.18)
(6)

Tablet için 2 gb ram yeterli mi?

sodakapagi
Merhabalar. Bir android tablet alacağım, okulda sunum yapmak, dersleri takip etmek açısından normal zamanlarda da tvye ekran paylaşımı açıp netflix vs izlerim. İnternette gezinir, online film izlerim vesaire. Onun dışında telefonum ve bilgisayarım var. Sizce Samsung T587 model tableti alsam iş görür
Merhabalar. Bir android tablet alacağım, okulda sunum yapmak, dersleri takip etmek açısından normal zamanlarda da tvye ekran paylaşımı açıp netflix vs izlerim. İnternette gezinir, online film izlerim vesaire. Onun dışında telefonum ve bilgisayarım var. Sizce Samsung T587 model tableti alsam iş görür mü yoksa aynısının 3 gb modeli olan p587 yi mi alsam? Bütçe 2 bin civarı.
0
sodakapagi
(16.11.18)
Benim telefonda 2 gbyt ram var. 190 uygulama yüklü. Ram hala 1.5 gbytta. Tabi büyük oyunlar yok. Zaten oyun vs oynamayacaksan her türlü yeter.
0
musmus
(17.11.18)
yeter
0
gezegen olan pluton
(17.11.18)
Oyun olarak pubg mobilf oynayabilirim arada sırada. O da bir el. 2 el saatlerve vakit ayırmam zaten oyun oynamak istersem bilgisayarım var. Daha çok sunum ve medya aracı olarak kullanacağım.
0
🌸sodakapagi
(17.11.18)
Bu zamanda 4 gb'den aşağısı çöptür. Birkaç ay sonra kasmaya başlar. Özellikle android için ram ihtiyacı iyice artmış durumda.
0
skooma
(17.11.18)
bütçemi 3 gb a göre ayarladım sayılır ancak samsung türkiye çıkışlı p serisi bulamadım genellikle t var. tereddütümün araştırmalarımın sebebi bu. ben en iyisi t serisini (3gbli model) samsung türkiye çıkışlı aramaya devam edeyim. teşekkürler.
0
🌸sodakapagi
(18.11.18)
Millet ram yukselince hiz artacak saniyor ama calisma mantigi farkli ozellikle de mobil isletim sistemlerinde.

Sik kullandigin uygulamalari cihaz arka planda acik tutuyor rami yettigince. Actigin anda cat diye basliyor boylece.

Eger ram dusukse bunu yapmiyor. O zaman da actigin zaman arkadaki bir baska acik uygulamayi kapatip onun yerine acmak istedigin programi yukluyor. Bu da biraz zaman aldigi icin yavas hizli falan diyerek yorumda bulunuyoruz.

Film yukleme acma gibi testlerde ram farketmiyor ayni speclerde.

Esim mesela 20 tane Chrome sekmesi acik birakiyor kapatmiyor ondan sonra sekmeler arasi gezerken sayfalar kapanmis bastan aciliyor gibi oluyor. Bu tip seylerde farkediyor ram. Ona gore dusun alirken.
0
bos gezenin bos ustasi
(18.11.18)
(13)

Neden son 40 yılda Orhan Pamuk, Tanpınar ya da Yaşar Kemal ölçeğinde...

levent bilgen
Bir romancı çıkmadı ülkemizde? Sizce bu durumun sebebi ya da sebepleri nedir?
Bir romancı çıkmadı ülkemizde? Sizce bu durumun sebebi ya da sebepleri nedir?
0
levent bilgen
(16.11.18)
Orhan pamuk 40yil once mi cikti?
0
fasulyek
(16.11.18)
Çok fazla Türkçe okumamakla birlikte aklıma ilk gelen ornek Hasan Ali Toptaş. Bence o ayarda bir yazar.
0
rahip janick
(16.11.18)
Romanin modasi gecti. Sonucta 100 yillik bir gecmisi var, azalarak tukendi.
0
acemi
(16.11.18)
kim demiş çıkmadı diye, İhsan Oktay Anar var bence şu an yaşayan en iyi Türk yazar. Tahsin Yücel de saydığın yazarlar kadar güçlüdür. Ayrıca Orhan Pamuk hakkında yorum yapmasam da adam 20-30 yıldır piyasada zaten.
0
gezegen olan pluton
(16.11.18)
Esasında son 40 yılda çıkan romancılar var ama dünya genelinde böyle, mesela son 40 yılda bi Dostoyevski de çıkmıyor, iletişim daha farklı bir noktaya kaydı. Bundan 50 sene önce bi şairin yeni bi şiiri bi dergide yayınlandığında yer yerinden oynarmış mesela onun üstüne incelemeler tartışmalar vs olurmuş, o zaman bu işin başka bir yolu yokmuş, şimdi o noktanın çok ötesindeyiz. Fahrenheit 451'in yeni çevrimini izledin mi bilmiyorum, normalde kitapta itfaiyeciler kitapları yakarken filmde harddiskleri parçalıyorlardı, öyle düşün.
0
angelus
(16.11.18)
@fasulyek 23 yaşında yazarlığa başladı. O da 1975 yılına tekabül ediyor.
0
🌸levent bilgen
(16.11.18)
orhan pamuk kim kardeş bu adamların yanında? bitti romanın devri.
0
ya ben lan neyse
(16.11.18)
Cagin degisimiyle alakasi vardir da bu "roman bitti abi" diyen arkadaslar neye dayanarak bunu soyluyorlar anlamadim dogrusu.
0
dougsampson
(16.11.18)
Yaşar Kemal de Orhan Pamuk da eski yazarlar değil ki. Gayrt güncel yazarlar. Bunun dışında İhsan Oktay Anar var. Romanın azalarak bittiğini söyleyen de zaten kitap okumayan kesim. Instagram ya da Facebook mu bitirdi roman devrini?
0
cemallamec
(16.11.18)
Yazilabilecek her sey bittigi icin roman bitti.

Adana'da cakirdikenliklerin arasindan agaya isyan edip daga cikan bir koylunun hikayesi kimsenin ilgisini cekmez. 1950lerde cekiyordu. Ben de 13 yasinda okuyunca 2 gunde bitirmistim.
Su an o yasta bir cocuk okusa guler gecer.

Ihsan oktay anar gibiler cikarsa devam eder, o da zaten roman yazarindan cok bilim adami felsefeci.

klasik hikaye olayi bitti zaten. Koskoca holivud bile donup donup ayni filmleri cekiyor. Bir kahramanin basina biseyler gelmesinin her kombinasyonu yazildi.
0
acemi
(17.11.18)
Tanpınar ve Yasar Kemal ile Pamuk’u ayni cümlede gecirmesek lütfen?
0
fever
(17.11.18)
@cemallamec: sinema yaygınlaştıkça roman da bitti.
0
ya ben lan neyse
(17.11.18)
romanın bittiği falan tabii ki yok. edebiyatın tüketiliş biçimi değişti yalnızca. bahsettiğin isimlerde büyük edebiyatçılar oldukları gibi, yazdıkları dönem edebiyatın tüketiliş biçimine de uygun içerik(roman) üretiyorlardı. dijitalleşen dünyayla birlikte edebiyat adına da bir geçiş dönemi yaşıyoruz. misalen artık mektup yazma duygusu üzerine içerik üretemezsin, sahte olur. o yüzden saydığın isimlerin benzerleri de çıkmaz. şimdi ki yeraltı edebiyatçıları bir zaman sonra büyük edebiyatçı olarak lanse olacak ve bu sorunun benzeri gelecekte bir gün, türkiye'de neden hakan günday, emrah serbes gibi yazarlar çıkmıyor olarak birileri tarafından sorulacak. şuan kulağa komik geliyor evet.
0
fucking machine in my head
(17.11.18)
(10)

Savaşçı Vikinglerin torunları nasıl bu kadar naifleşti?

gezegen olan pluton
Ben anlamıyorum, zamanında biz Türkler kadar savaşçı milletler olan Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin insanları şimdi olabildiğince sakin, naif. O genler nereye gitti, bizde neden olmadı bu sakinlik?
Ben anlamıyorum, zamanında biz Türkler kadar savaşçı milletler olan Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin insanları şimdi olabildiğince sakin, naif. O genler nereye gitti, bizde neden olmadı bu sakinlik?
0
gezegen olan pluton
(16.11.18)
Çünkü bunun genle hiçbir ilgisi yok, bu çok açık değil mi ki. Yaşam koşulları (doğa-insan ilişkisi) ve sosyo-politik yapılar (insan-insan) sebebiyle belli bir savaşçılık kültürü ediniliyor. Bunlar değişince, o da değişiyor ya da yok oluyor. Türkiye'deki savaşçılık ile göçebe toplumlardaki savaşçılığın da yakından uzaktan hiçbir benzerliği yok. Modern savaşçı ve ilkel savaşçı üzerine yüzlerce sayfa yazılacak kadar büyük sosyal ve kültürel farklar var (giriş için bir kaynak, alandaki en ünlü metinlerden: Pierre Clastres - Vahşi Savaçının Mutsuzluğu). Türkiye neden İskandinavya'dakiler kadar "naifleşmedi" diyorsan da, onu Türkiye'de şu an hakim olan sosyo-politik yapılar üstünden hiç zorlanmadan cevaplarsın.
0
protector
(16.11.18)
bence naiflikten ziyade medeniyet. medeni olmaları naiflik/sakinlik olarak değerlendirilmemeli. şu düşüncen bile (bkz: türklerin kibar insanı ezme huyu) başlığını ve tespitin oğruluyor.

ortadoğu halkları ve müslümanlar medeniyete yatkın değiller. iskandinavlar zamanında savaşçılarmış, şimdi de medeniyetin beşiği. güzel bir evrilme. bu, şu anda savaşamayacakları anlamına gelmiyor. artık savaş kılıçla baltayla da olmuyor.
0
mahone
(16.11.18)
hacı sen bi norveç'li ile iş yap da bak bakalım ne kadar naifler...
0
dedim dedim de kime dedim
(16.11.18)
iskandinav ülkeleri, dogrudan ikinci dünya savasina girmedi ise de, bazen açıktan bazen el altından nazileri desteklediler. şu anda da, iskandinav ülkeleri, sadece balık satmiyor dünyaya, silah satiyor, denizden petrol cikartiyor, kutuplarda hayvan katlediyor.
0
proteus
(16.11.18)
2. Dünya savaşında Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya'nın (Her ne kadar viking olmasa da) halleri içler acısı idi, aslında savaşçılar ama göstermiyorlar, tezi burada çürür.
0
🌸gezegen olan pluton
(16.11.18)
Biraz gecmise gidelim, 1939 rus fin savasi, meshur kis savasi diye gecer. Finliler yenilmis ama rusyanin burnundan getirmistir. Molotof kokteylini icat edip tanklara atmislardir.

Savasa gelince savasiyorlar da got kadar ulke bunlar sonucta, her iskandinav 10 adam gucunde olsa yine bisey etmiyor.
Viking zamani bu kadar kalabalik ulkeler yokmus demekki. Varsa da su anki ordu kavrami yoktu, cunku ordu besleyecek lojistik kavrami yoktu. Savaslar ufak ufak yapiliyordu.
0
acemi
(16.11.18)
Şu geziye çıkan öğrencileri öldüren eleman Norveçli değil miydi? Denk gelirsen baya psikopatı ırkçısı, bu tip fikirlerini fiiliyata dökeni var, uzaktan güzel temiz insanlar gibiler de o kadar da değiller sanki.
0
angelus
(16.11.18)
genle falan degil kulturle ilgili. kultur de nehir gibidir kendi degisir, gittigi yeri de degistirir.

vikinglere, antik misirlilara kadar gitmeye gerek yok. ingilizlerin isgal edip manda haline cevirmedigi yer yok.
i.redd.it

ama adamlar simdi got kadar bir adaya tikilip kalmis durumdalar. oyleki brexit ile birlikte avrupayada bagli olmak istemiyorlar.

ayni sekilde 500-600 yil once guney amerikayi kolesi haline getiren portekizliler ve ispanyollar ayni kulture ve kafa yapisina sahip degiller.
0
rm
(17.11.18)
Aslinda vikingler doneminde kendi icinde demokratik sayilabilecek bir yapilari varmis, yagmaya gittikleri yerde kadinlara tecavuz ederken kendi kadinlarina buyuk onem vermisler, neredeyse esit saymislar. Hristiyanligin etkisiyle savasci yönleri torpulenmis.

Gecenlerde bir film izledim mesela. 2. Dunya savasinda almanlar tanklarla danimarkaya girerken karsilarina bisikletli birliklerle cikiyorlar. O kadar uzaklasmislar savastan.

Su anda ise ulkelerindeki ekonomik ve sosyal rahatliktan kaynakli olarak sakinler rahatlar. Mucadele edecekleri bir durum yok.

Bu arada Finlilerle ilgili örnekler verilmis de finlilerim vikinglerle ilgisi yok.
0
havada bulut
(17.11.18)
binlerce yılda geliştiler.
0
babilbaligi
(17.11.18)
(12)

Kendi isletim sistemini yazmak

baldan kaymak
Cok mu zor? Sb.
Cok mu zor? Sb.
0
baldan kaymak
(12.11.18)
Çok zor.
Linux bile hala yaygınlaşmadı. Mantıken başarılı olması ve genel olarak kullanılması lazım.
Donanım üreticilerini ikna edip donanım iletişimini sağlamak lazım. En basiti yazıcıdan çıktı almak vb.
0
neymis
(12.11.18)
çok zor değil ama Amerika'yı tekrar keşfetmek gibi bir şey bu; lakin kablolarla kendi bilgisayarını yapıp kendi işletim sistemini de ona yüklemek gibi deneysel bir şey bayağı öğretici olur işleyişi öğrenmek açısından.
0
gezegen olan pluton
(12.11.18)
zorluktan kastettigin sey nedir? ortalama ustu bir bilgisayar muhendisi ufak capli bir isletim sistemi yazabilir. ama feasible midir? degildir. zorluktan daha ziyade vakit alici bir surec. universitede system design dersinde donem odevi olarak islemci tasarlamistik. ama su anki islemciler gibi 64bitlik degil, 4 bitlikti ve frekans hizi dogal olarak yerlerde surunuyordu. ama sonucta islemciyi tasarladik. ayni sekilde isletim sistemi de yazilir ama deneysel olur.
0
crucio
(12.11.18)
çok zor ve en önemlisi gereksiz. 5 yıl, günde 14 saat çalıştın ve bir işletim sistemi yazdın. peki sonra? kim alacak senin işletim sistemini? kim program yazacak? elbette ki o kadar emeğinin karşılığını almak istersin.
0
nickini degistiren yazar
(12.11.18)
evet, çok zor.

sadece bir işletim sisteminin kapatılması gereken güvenlik açıklarının sıralı tam listesini yapmak bile çok zor. her bir donanım için driver yazmak lazım falan derken eziyet bir iş. tam bir angarya. bir de üzerine yazılması şart olan programlar var ki, sen o zaman gör şenliği. kelime işlemcisinden tarayıcıya, e-posta istemcisinden takvime kadar her bir şeyi tek tek yazmak zorunda kalacaksın.

bu yüzden çok zor. aşırı zor.
0
babilbaligi
(12.11.18)
Yoo cok zor degil. Ama bilgisayardan anladigin nedir o onemli. Kolundaki saatin de isletim sistemi var buzdolabinin da var.
Dis arabirimleri cok az olan 90lardan kalma olan bir bilgisayara linux benzeri bisey yazarsin. Zaten linux boyle cikti.

Ama driver yazmak falan cok zor ses karti calissan diye gotun cikabilir.
Pardus zamani bizim bolumdekiler(bilg.muh) eklenti yazip duruyordu. Daha 2.siniftaydik.
0
acemi
(12.11.18)
Yavaş yazda saçın başın dağılmasın

Ömrün yetmez o kadar zor.
0
zxcd
(12.11.18)
Günlük kullanım için zor. Öğrenmek veya hobi için o kadar da zor değil. xv6 gibi üniversitelerde eğitim amaçlı kullanılan işletim sistemleri var.
0
bruce mclaren
(12.11.18)
ati alan uskudari gecti sur esegini nigde'ye

cok bos ve gec kalinmis bir mesgale. bunun yerine varolmamis harika seyler uzerinde calisiyor olmak daha akillica.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.11.18)
Çok zor bir süreç ...
0
eksimeksi
(14.11.18)
zor olan işletim sistemini yazmak değil, donanım driverlarını yazmak. Tek bir makinede boot edecek bir işletim sistemini yazman 1 ayını almaz aslında ama ardından dosya sistemi, disk sürücüleri, çoklu kullanıcı desteği falan derken düzgünce çalışması 4/5 ay sürer (tabii ki bu ne kadar bilgin ve tecrüben olduğuna göre değişir)

yukarıdaki yorumlarda dendiği gibi ne yıllarını alır nede milyonların kullanması gerekir bir sürü işletim sistemi var yazılmış, kimisi sadece tek bir iş için var.

Misalen minix nerede ise her sunucuda çalışan, sunucuyu denetleyen bir işletim sistemi, ama çoğu kimse bilmez arka planda ayrı bir donanım üzerinde minix çalıştığını, muhattabları değil çünkü, sadece realtime işler yapmak için aynı işletim sistemleri var, tek bir donanım içinde çalışan ve yüzbinlerin kullandığı işletim sistemleri var. işletim sistemi dediğin sadece masa üstümü olmak zorunda sanki?
0
selam
(14.11.18)
(28)

nasıl kadınlardan etkileniyorsunuz?

expressive
soru başlıkta?
soru başlıkta?
0
expressive
(10.11.18)
Çirkin ama güzellierden
0
zxcd
(10.11.18)
Beni etkileyebilen.
0
diffarentiationation
(10.11.18)
Zeki ve akıllı.
0
fever
(10.11.18)
Hepsinden
0
datnet
(10.11.18)
Bol kot pantul giyenlerden
0
lorne malvo
(10.11.18)
mkayaj yapmayan, vicdanli, akilli, insan gibi sinsi olacagina hayvan gibi ahlakli olan
0
mavicorap
(10.11.18)
kıvırcık
0
gezegen olan pluton
(10.11.18)
Güzel kadınlardan?
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(10.11.18)
Eglenceli, muhabbeti iyi, burc makyaj moda kadinsal seyler konuşabileceğim
0
imelih
(10.11.18)
Sanat sever olanlar
Göz altı torbası olanlar
Burnuyla dudağı arasındaki mesafe kısa olanlar
Şaplağı vurunca ses getirenler
Boynuna collar takanlar
Üst dudağı alt dudağından daha önde olanlar
Çok süslü olmayanlar
Hoşgörüyü benimsemiş olanlar
Mümkünse bel oyuntusu olanlar
Gözleri ela olup belki biraz şehla olanlar
Güzelliği gözüme değil de kalbime hitap edenler
Sabah uyanınca ensesi bahar kokanlar
Sırnaşmayı sevenler
Çok üşüyen (ben yaz kış sıcağımdır)
Genelde tabağını bitiremeyenler (ben yerim)
Falanlar filanlar...
0
[GODDARD]
(10.11.18)
özgüvenli, kendinden emin, ne istediğini ve istemediğini bilen, benden çok şey bilen, şuh.
0
Bruce
(10.11.18)
kafası çalışan versiyonundan.
0
danton
(10.11.18)
bana güzel gelmesi koşuluyla ergen kızlar gibi cep telefonuyla kafayı bozmamış, küfür etmeyen, dedikodu yapmayan, bebek taklidinden uzak, temiz, akıllı, erdemli...
0
ya ben lan neyse
(10.11.18)
Hafif tombiş olup dar giyinenlerden.
0
empedokles
(11.11.18)
Olgun, 35-40 yaş civarında ve iyi bir karaktere sahip olanlardan. Fakat yaş neredeyse 22, dolayısıyla sadece iç etkide hayallerde kalacak bir durum.
0
siyah giyen adam
(11.11.18)
Tatli
0
acemi
(11.11.18)
fiziksel olarak: minyon ve güzelden ziyade tatlı bir görünüme sahip kadınlar genelde ilgimi çekiyor. daha özel olarak da kumral ten rengi.

Karaktersel olarak: anaç,feminen,paylaşımcı(özellikle manevi anlamda),yerine göre doğru davranışları sergilemesini bilen.
0
biravekahve
(11.11.18)
nefes alanlardan.
0
tabudeviren
(11.11.18)
Huzur veren. Artık tek kriterim bu. Başka bi şey istemem
0
Delay Fuze
(11.11.18)
karizmatik kadınlardan hoşlanıyorum.
0
ucurulmamak umidiyle
(11.11.18)
Guzel olanlardan. Guzelse kesin etkilenirim.
0
stavro
(11.11.18)
Beraber saatlerce oturup denizi izleyebileceğim kadınlara bayılıyorum.
0
babilbaligi
(11.11.18)
aklı başında, yaşadığı yıla kadar birşeyler başarabilmiş

çekici ve güzel olur mu ki? genelde çekici ve güzel kadınlar bunu farkettiklerinde bunun üzerine yaslanıp kendilerinin üzerine hiiç bişi koymaya gerek olmadığını düşünüyolar
0
vhs kaseti
(11.11.18)
zeki, tutarlı olan ve bencil olmayan
bu üç özelliği aynı anda sağlayan biri kalmadı günümüzde.
0
rakicandir
(11.11.18)
eazy
(11.11.18)
kibar ve hanımefendi
0
dafuq
(11.11.18)
Natalie Portman, Gal Gadot. Gibisi yok. Onlardan etkileniyorum.
0
buf-e kür
(11.11.18)
kaküllü ve minyon.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.11.18)
(8)

Doğalgazım kesik, çiğ sütü napayım

mezzosprite
Perşembe sabah taze çiğ süt almıştım köylüden. Doğalgazım kesik olduğu için dolapta bekletiyorum. Ancak pazartesi akşam ocakta pişirebileceğim. Ne yapayım?1. Buzdolabında pts akşama kadar beklet2. Buzluğa at dondur3. Fırında pişir? Olabilir mi öyle bi şey, hiç bilmiyorum?4. Diğer önerileriniz - “veg
Perşembe sabah taze çiğ süt almıştım köylüden. Doğalgazım kesik olduğu için dolapta bekletiyorum. Ancak pazartesi akşam ocakta pişirebileceğim. Ne yapayım?

1. Buzdolabında pts akşama kadar beklet
2. Buzluğa at dondur
3. Fırında pişir? Olabilir mi öyle bi şey, hiç bilmiyorum?
4. Diğer önerileriniz - “vegan ol” hariç, onu olamıyorum :(
0
mezzosprite
(10.11.18)
Buzluga atani hic duymamistim :) ama dolapta bekletirsen bozulur. Kucuk tup falan alsan astari kilifindan pahaliya gelir ama lazimsa sut, dusunebilirsin :)
0
superfluid
(10.11.18)
Elektrik ocagi yok mu
0
acemi
(10.11.18)
Buzluğa atmayı ben de yakın zamanda bi arkadaşımdan duydum, aklıma yatmadığı halde denedim ve çözüp pişirdikten sonra yoğurt bile tuttu :) yine öyle yapayım madem diğer türlü bozulacaksa..

@acemi, yok
0
🌸mezzosprite
(10.11.18)
Annem donduruyodu buzluga atip.

Simdi sordum bi sey olmuyo dedi
0
bir3iki7
(10.11.18)
Buzlukta bir şey olmuyor.at donsun, çıkar pisir.
0
brnbrs
(10.11.18)
tost makinesi kullanabilirsin ısıtmak için
0
gezegen olan pluton
(10.11.18)
Bence yapma ama ; doğalgazı keserken hortumunu sökmüyorlar, saatin de sökülmediyse mandalı çıkarıp kırmızı bir aparat takmışlardır. Aparat sağ-sol oynatılarak gevşetilip çıkarılabilir.Sonra oraya mandalı takıp çevirince açılır.Kullanılan kadar faturaya eklenir. İş bitince yeniden kapatılabilir. (Ytd)
0
hebanon
(10.11.18)
Piknik tüpü al üstünde pişir
0
kasapsevenkoyun
(10.11.18)
(4)

"piyanoyu taşıyanlar" diye bir deyim var mı?

amortisman
Merhaba,Az önce bir futbol programı izliyordum. Yorumculardan biri bir futbolcudan bahsederken takımın olmazsa olmazlarından olduğunu vurgulamak için "piyanoyu taşıyan ekipten" dedi. Çok ilgimi çekti bu tabir. Google'ladım ama bir şey çıkmadı. Böyle bir deyim var mı?
Merhaba,

Az önce bir futbol programı izliyordum. Yorumculardan biri bir futbolcudan bahsederken takımın olmazsa olmazlarından olduğunu vurgulamak için "piyanoyu taşıyan ekipten" dedi. Çok ilgimi çekti bu tabir. Google'ladım ama bir şey çıkmadı. Böyle bir deyim var mı?
0
amortisman
(09.11.18)
ilk defa duydum. mabaddan uydurulmuş gibi geldi bana.

deyimler atasözleri kollektif bilinçten ortaya çıkar, bizim halkın kültürüne piyano çok yabancı. bağlama falan olsa hadi neyse diyeceğim de...

belki yabancı bir deyimi türkçeleştirmiştir.
0
issiz karga
(09.11.18)
Öyle bir şey yok kafalarına göre element uyduruyorlar
0
jackinkırıkkalbi
(10.11.18)
bir yerinden uydurmuş +1

belki başka bir millete ait bir deyim olabilir. Piyano ile ilgili bizim millete ait atasözü ve deyim olması imkansıza yakın.
0
gezegen olan pluton
(10.11.18)
Futboldan hiç anlamam, ama benzetme güzel ve mantıklı.

Şunu demek istemiş olabilir, hani biz izleyiciler sadece piyanisti çalarken izler ve onu alkışlarız. Ama o piyanoyu sahneye taşıyan birileri vardır, onların da emekleri çok büyük.

Cümleyi ingiliççe ya da frenkçeye çevirip aratmak lazım.
0
John Bloor
(10.11.18)
(5)

Internet Mandırası

aradaki uzaklik
Selamlar,Internetten doğal, taze, yerel ürünler satmak için bir süredir geliştirdiğim projenin sonuna gelmek üzereyim.Domain olarak www.internetmandirasi.com aldım.Sizce nasıl domain? Akılda kalıcı mı, marka olarak iyi mi, iş yapar mı? Markamız da İnternet Mandırası olacak haliyle.Yorumunuz nedir?
Selamlar,

Internetten doğal, taze, yerel ürünler satmak için bir süredir geliştirdiğim projenin sonuna gelmek üzereyim.

Domain olarak www.internetmandirasi.com aldım.

Sizce nasıl domain? Akılda kalıcı mı, marka olarak iyi mi, iş yapar mı? Markamız da İnternet Mandırası olacak haliyle.

Yorumunuz nedir?
0
aradaki uzaklik
(09.11.18)
dünyaca ünlü bir marka olmayacaksanız -ki zor- isim işi o kadar da önemli değil. absürt bir şey olmadıktan sonra çok etkisi yok. zaten online süt peynir aldığım sitenin adı akılda kalıcı olsa ne olur olmasa ne olur; gece durup dururken aklımıza düşecek değil ya... ürünler kaliteli olsun, hizmet kaliteli olsun; ismi çok önemli değil, alan yine alır.

bu sebeple oluru var bence. illa kusur bulacaksam içinde internet geçmesi olurdu ama ona da alternatif düşünemedim.
0
Bruce
(09.11.18)
bence olmamış. uzun olmamalı. e-mandıra bile daha iyi. akalp var mesela ona benzer bir şey olsun.
0
diffarentiationation
(09.11.18)
gerçekten kötü olmuş, acil olarak yeni bir seçim yapmanızı öneririm.
0
pisiklet
(09.11.18)
isim çok uzun, ayrıca daha yaratıcı daha elit isimler insanların gözünde farklı bir algı yapar, o yüzden isim işini düşünün, örnek alabileceğiniz bir çalışma:

www.cevizhane.org
0
gezegen olan pluton
(09.11.18)
Mandıranın ne olduğunu bir çok vatandaş bilmez, "internetmandirasi" olarak gördüğü domain bir çok kişide istediğinin tepkiyi uyandırmaz.

Daha kolay anlaşılır olsa sizin için daha kolay olur sanki.
0
John Bloor
(10.11.18)
(10)

Ankara lahmacun

kablelvuku
Tadını beğendiğiniz yerler nereler ? Fiyatı da yazarsanız eğer.
Tadını beğendiğiniz yerler nereler ? Fiyatı da yazarsanız eğer.
0
kablelvuku
(09.11.18)
urfalı hacı mehmet - ulus. künefesi de muazzam. fiyat hatırlamıyorum.
0
snowman
(09.11.18)
Adana sofrasi

Turan gunesde ki de necatibeydeki subeside guzeldi. Tanesi 15 tl idi galiba.

Ye-an de iyiydi ama. Sadece pide de olabilir orda.
0
bir3iki7
(09.11.18)
düveroğlu lahmacun, fiyat 7-8 tl olması lazım.
0
zebragibi
(09.11.18)
bahçelievler’de yıldırım kardeşler
0
cedex
(09.11.18)
yıldırım kardeşler +1
0
theseachange
(09.11.18)
Yildirim kardesler +1

Benim genel olarak yedigim en iyi lahmacunlardan belki en iyisi.

edit: lahmaç 10 lira. fiyatlar genel olarak oldukça uygun.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.11.18)
Düveroğlu, 8-9 lira. Antep biraz daha pahalı diye hatırlıyorum
Cennetkuşu da denenebilir
0
kojonotsuki
(09.11.18)
Düveroğlu Ankara içinde ilk sıralarda yer alır. Alternatif olarak Çankaya da Doycam Pide nin lahmacunu da denenebilir, fiyatı 9 ya da 10 TL olmalı.
0
candanag
(10.11.18)
sakarya caddesi Alpay. 4-8 liraydı galiba
0
tantunizade murat efendi
(10.11.18)
çok iyi dedikleri düveroğlu en fazla vasat olur, 12 yıldır Ankara'dayım çok iyi lahmacun yok Ankara'da, hatta yemek anlamında hemen hemen hiçbir şeyin çok iyisi yok, bence evde yapmaya çalış ya da daha başka şehirlere git iyi bir şey arıyorsan.
0
gezegen olan pluton
(10.11.18)
(5)

Çay uyku mu getiriyor?

adwokat
Oysaki beni uyandırması gerekiyordu.
Oysaki beni uyandırması gerekiyordu.
0
adwokat
(04.11.18)
Getirmez. Çayda da kafein var. Hatta kahve çekirdeğinden bile fazla ancak çayı çok dilue ettiğimiz için içtiğimiz kahvede kafein daha çok.
0
evilinacloset
(04.11.18)
demli çay getirir ama az demlenmiş çay uyku açar.
0
gezegen olan pluton
(04.11.18)
Aklımda nedense yoğurtlu sos çağrıştı :d


Kafein içerdiği için uyku açması lazım.
0
farabi
(04.11.18)
çaydaki tein diye bildiğimiz madde aslında kahvedeki kafeinle aynı madde. Farklı zamanlarda farklı bilim adamları bulduğu için çayda bulan tein, kahvede bulan kafein demiş. Yani kahve açıyorsa çay da açması lazım.
0
nundu
(04.11.18)
bekletmeden içersen uyku açar. bekletirsen uyku getirir.
0
silver apple
(05.11.18)
(3)

Üretimin Toyota ruhu varsa yazılımın neyi var

boomboom
Japonların üretimde uyguladıkları Toyota kültürü ciddi dönüşüm sağlamıştırAynı şekilde Japonların yazılım teknoloji için uyguladı bir yöntem kültür var mi
Japonların üretimde uyguladıkları Toyota kültürü ciddi dönüşüm sağlamıştır
Aynı şekilde Japonların yazılım teknoloji için uyguladı bir yöntem kültür var mi
0
boomboom
(03.11.18)
Aynisi yazilima uygulaniyor. Yine Kanban var.
0
acemi
(03.11.18)
Kaizen aradigin yontem olabilir
0
kaiserr76
(04.11.18)
yazılım için japonların özel geliştirdiği bir süreç yönetimi yok ama Kanban yazılım süreçleri için de kullanılıyor.
0
gezegen olan pluton
(04.11.18)
(3)

bim'in pringles çakması ürünü neden ithal?

sckxyss
bim'lerde party marka cipsler var. bimin kendi markası, yurtiçinde bir üreticiye ürettiyor. ancak bu party cipslerin pringles taklidi olan versiyonları Türkiye'de üretilmiyor, fransadan ithal ediliyor. bim gibi ucuzcu bir marka neden bu ürünü Türkiye'de ürettirmiyor da ithal ediyor? üretmesi teknolo
bim'lerde party marka cipsler var. bimin kendi markası, yurtiçinde bir üreticiye ürettiyor. ancak bu party cipslerin pringles taklidi olan versiyonları Türkiye'de üretilmiyor, fransadan ithal ediliyor. bim gibi ucuzcu bir marka neden bu ürünü Türkiye'de ürettirmiyor da ithal ediyor? üretmesi teknoloji gerektiriyor da ona sahip mi değiliz? fransa bizden daha ucuza mı üretebiliyor? onu da zannetmiyorum. öyle olsa diğer cipsleri de onlar üretirdi. var mı bir bilgisi olan?
0
sckxyss
(03.11.18)
3.5 liralik waffle'lari da hollanda uretimi, cevizler amerikadan. Nereden ucuzsa oradan aliyor
0
acemi
(03.11.18)
Turkiye'de bu urunler daha pahali olabilir. Meyve sebze genelde Turkiye'de daha ucuz olsa da bazi urunler ornegin soya, ispanak falan yurtdisinda cok daha ucuz olabilir.
0
Traveller
(03.11.18)
üretmesi teknoloji gerektiriyor olabilir çünkü pringles tipi cipsler patetes püresinden yapılıyor, doğrudan patetesler doğranıp kızartılmıyor.
0
gezegen olan pluton
(03.11.18)
(5)

kefir sorusu

kulustur
selam romalılar,kefir yapayım evde dedim ama olmadı.marketten alıyorum. sizce markette satılan kefirler faideli mi ?kimisi boşuna marketten satılanı almayın diyor. evde kefir yapan arkadaşlarımın tamamı zehirlendi yada ishal oldu.doktor bağışıklık sistemi için kefir iç demişti. iyi geceler.
selam romalılar,

kefir yapayım evde dedim ama olmadı.
marketten alıyorum. sizce markette satılan kefirler faideli mi ?

kimisi boşuna marketten satılanı almayın diyor. evde kefir yapan arkadaşlarımın tamamı zehirlendi yada ishal oldu.

doktor bağışıklık sistemi için kefir iç demişti.

iyi geceler.
0
kulustur
(23.10.18)
Migros /kefirzadem mi kefirdanem mi ne var. Onu alın.
0
kisa
(23.10.18)
Nasi yapiyosunuz ki kefiri? Cok basit aslinda zehirlenene de hic rastlamadim, sonucta peynir mayalamiyorsunuz - o tehlikeli. Bence markette islenmis urun almayin.
0
superfluid
(23.10.18)
superfluid +1

nasıl başardınız evde kefirle zehirlenmeyi yahu? çok mu beklettiniz, sütünüz ya da mayanızda mmı sorun vardı? yoksa biz evde yapıyorduk bir şey olmuyordu.
0
ruh i tibbiye
(23.10.18)
merketten kuru maya aldım, iki litre süte koydum. öyle yani.
0
🌸kulustur
(23.10.18)
yıllardır evde kefir yaparım, kefirden zehirlenmeyi ilk defa duyuyorum, istisnai örnekleri genelmiş gibi kabul etmeyin bence, maya bulursanız evde kefir yapmak çok basit ve daha sağlıklı.
0
gezegen olan pluton
(23.10.18)
(8)

Eve Gelecek Ustaların Ağırlanması

rakunzelll
Merhaba.Evde 4 gün sürecek bir tesisat değişimi olacak. Biri tesisatçı biri fayansçı 2 kişi gelecekler.Evde 5-10 dakikalık ufak işler dışında hiç uzun süreli usta işi yaşamadığımdan biraz uzağım bu duruma. Sabahları 9:30'da başlayacaklar çalışmaya hergün.Sorum şu: çay verme, yemek ayarlama işini ne
Merhaba.

Evde 4 gün sürecek bir tesisat değişimi olacak. Biri tesisatçı biri fayansçı 2 kişi gelecekler.

Evde 5-10 dakikalık ufak işler dışında hiç uzun süreli usta işi yaşamadığımdan biraz uzağım bu duruma. Sabahları 9:30'da başlayacaklar çalışmaya hergün.

Sorum şu: çay verme, yemek ayarlama işini ne sıklıkla yapmalıyım, yemek olarak ne sipariş etmeliyim (ev yıkılıp dökülürken yemek yapamayacağım için dışardan söyleyeceğim haliyle), adamlara "ne yemek söyleyeyim" desem komik olur mu, raconu nedir bu işlerin?
0
rakunzelll
(21.10.18)
Çayı yapıp malzemesini falan önlerine köy. Gittikçe yaparlar. Yemeği de sorarsın ne söyleyelim diye, ne ayıp olacak.
0
zxcd
(21.10.18)
Mesaiden önce çay verirsin. Öğle yemeğini de sen belirle bence. Mesela yarın döner söyle, uyar mı diye de adamlar sor. Ertesi gün lahmacun vs. Tek tek ne istersin demek zor olur bence.
0
ravenclaw
(21.10.18)
1-2 saatte bir çay ikram edersiniz, yemek işini de dışarıdan pide,lahmacun, dürüm hangisini isterseniz söyleyebilirsiniz.
0
gezegen olan pluton
(21.10.18)
Senin vicdanına kalmış. Ama ben evimde iş yaptıracağım kişileri iyi beslerim. Sabahtan gelip akşama kadar çalışıyorlardı kahvaltı ve öğle yemeği olmak üzere dışarıdan söyledim. Bazen kendime bir şeyler almaya çıktığımda extra olarak tatlı vs de aldığım oldu. Birkaç kez de kendim bir şeyler yapmıştım. 1 hafta fln sürmüştü evdeki tadilat vs.
0
perfectum
(21.10.18)
Sabah 9:30 da geldiklerinde cay.

1 gibi ogle yemekleri. Doner, lahmacun, pide olur.Yanina salatasi, icecegi geliyo zaten. Arkasina yine cay.

Ortaya bardak ve su da koyarsin.

Ustanin her turlusuyle ugrasmak zor. Simdiden kolay gelsin.
0
bir3iki7
(21.10.18)
çay + sipariş pizza

en kolayı. pizzanın yanında içecek de söyle. onu da içsinler. yeter. hem şişiriyor adamları, hem de pratik. çatalı yok bıçağı yok.
0
liriamer
(21.10.18)
caydanligi demle, varsa ufak bir tuple beraber ver. yoksa termosa koy. onlarin yoruldukca birer ikiser bardak icerler. su da koymayi unutma, isciler cok terledikleri icin cok susarlar. yemek icin de sorsan da olur, sormasan da. ama kendin gibi dusunup az soyleme. 2 kisiler ise 3 kisilik yemek siparis et. doner soyleyeceksen ikiser durum soyle. tavuk pilav cok yer isciler genelde. bi tane pilic cevirme yanina pilav ve ekmek iki kisiyi guzelce doyurur.
0
crucio
(22.10.18)
Yemegi beraber karsilikli mi yiceksiniz :D
0
imelih
(22.10.18)
(11)

Biraları çantaya doldurup metroya girsem sıkıntı çıkar mı?

trablon
Butik bira olayına başladım. Şöyle bir 14 şişe birayı sırt çantama koyup arkadaşların yanına gitmeyi düşünüyorum yalnız, biliyorsunuz çantaları kontrol ediyorlar polisler ve güvenlikler. Hatta actiriyorlar da içini. Bir sıkıntı yaşar mıyım böyle bir durumda? El konabilir mi veya ceza kesilir mi?
Butik bira olayına başladım. Şöyle bir 14 şişe birayı sırt çantama koyup arkadaşların yanına gitmeyi düşünüyorum yalnız, biliyorsunuz çantaları kontrol ediyorlar polisler ve güvenlikler. Hatta actiriyorlar da içini. Bir sıkıntı yaşar mıyım böyle bir durumda? El konabilir mi veya ceza kesilir mi?
0
trablon
(21.10.18)
Ankarada içini açtıklarını görmedim. Gerçi çantan büyük olacak, açtırırlar mı bilmem. Sadece dedektörle bakmıyolar mı ya
0
Delay Fuze
(21.10.18)
Valla İstanbul'da Taksim metrosu açıldığından beri biniyorum. Bir kere çantamı açmadılar.
Çok bahtsız bedevi olmak lazım açmaları için. Sırtta gidiyorsa hele çanta hiç dert etmezler benim görüşümce.
Ha zaten, metroya bira ile binsen ne olur? "Alkol ile binilmez" diye kural yok ki. Alışveriş yaptın evine gidiyorsun kime ne?
0
quaker
(21.10.18)
Acsa nolacak ne bu bomba mi? Icki, kendim yaptim, sanane diceksin.
0
bos gezenin bos ustasi
(21.10.18)
hiç sıkıntı olmaz
0
basond
(21.10.18)
Ne diyebilir? Hiçbir şey diyemez.
0
goodz
(21.10.18)
Kişisel kullanım miktarınca içki üretimi ve tüketimi 3 yıl önce yasaldı. Değişmediyse hala yasal. 14 şişe de bir insanın 1-2 haftalık tüketimi.
0
farabi
(21.10.18)
Görürlerse çıkabilir. Ben bir kez çantada alkollü şekilde binecektim çantayı açtırdı güvenlik biraları görünce çık otobüsle git dedi orada biraz tartıştım ne alaka bana gösterin öyle bir şeyin yasak olduğunu dedim polis geldi hadi kardeşim bizi uğraştırma falan derken ohal vardı bir de alkollüyüm diye ses etmedim. Çıktım başka kapıdan hızlıca girdim bişey olmadı.
0
zxcd
(21.10.18)
oradaki polisin dünya görüşüyle alakalı olarak sıkıntı çıkabilir de çıkamayabilir de...
şans yani.
0
pangea
(21.10.18)
aynı şekilde marmaraya bitnmiştim baktılar geçtiler. ne diyecekler zaten
0
yuto
(21.10.18)
içki taşıma diye bir suç yok, endişelenmeyin.

ayrıca alkollü binmek de yasak değil, bu ankara için ego yönetmeliği sadece metroda alkol içmek yasak.

www.ego.gov.tr
0
gezegen olan pluton
(21.10.18)
Ankara'da kampa gitmek için arkadaşlar buluşacağımız noktaya metroyla gidiyordum(Kızılay'dan bindim). Çantada bir tane balta, bir tane çakı, iki şişe bira, bir şişe viski vardı. Değil açtırmak, geçerken ötmedi bile. En azından Ankara'da sorun olacağını zannetmiyorum.
0
camdan bakinca gordugun adam
(21.10.18)
(6)

70 tane yalanmış tükürmüklü magnum çubuğu ile ne yapılır?

theconqueror
Bu sene de sokaklardan topladığım magnum çubuklarına araba çıkmadı. Ne yapayım ben bunları,Çıra yapsam olur mu? Magnum ateşinde semaverde çay qeyfi mesela. Sizin öneriniz nedir?
Bu sene de sokaklardan topladığım magnum çubuklarına araba çıkmadı. Ne yapayım ben bunları,
Çıra yapsam olur mu? Magnum ateşinde semaverde çay qeyfi mesela.

Sizin öneriniz nedir?
0
theconqueror
(21.10.18)
Çöpe atmak.
0
caletti
(21.10.18)
benimde elimde bir miktar var ve ne yapacağımı bilmiyorum :)
çıra iyi fikirmiş. öyle bir imkanım yok ama sen yap.
0
sutlu nescafe
(21.10.18)
önce suyun içinde kaynatıp steril edin, sonra bu çubuklarda maket bir şeyler yapabilirsiniz hiçbir şey yapamaz iseniz kebap şişi olarak kullanırsınız.
0
gezegen olan pluton
(21.10.18)
cok alakasiz olacak ama, araba ciksa bile onun kdv ve otv'sini senin odemen gerektigini biliyor muydun? astari yuzunden pahaliya gelir, iyi ki cikmamis :)
0
crucio
(22.10.18)
Üst üste her biri birbirinden hafif açıyla yapıştırarak ekzotik bir kule tasarımı yapabilirsin.

@crucio;

Hayır ötv kdv dahildir bu kapmanyalara, yani aracın ötv ve kdvsini yatırıp size öyle vermek zorundalar. Kampanya şartlarında da yazar.

Fakat sigortası, kaskosu, ruhsat plaka çıkarma masrafları vs gibi önemsiz kalemler talihliye ait.

Aynen para vererek bayiden araç almak gibi, aracın bedelini kdv ve ötv sini bayiye ödüyorsun ve kalan işlemler sana ait. Bayinin sorumluluğu yok ama isterse ücretli ve hediye olarak diğer işlemlerin takibini yapabilir.
0
John Bloor
(22.10.18)
ötv kdv firmaya, veraset intikal kazanana ait. ruhsat sigorta plaka vs. 150bin tutardı.
0
sutlu nescafe
(22.10.18)
(5)

Torrent, Işe/Okula Gitmeme Bahanesi, Aşk Üçgeni

farabi
Saydığım duyuru konularından hangisine ya da hangilerine yazmak sizi oldukça asi hisettiriyor? Torrent isteklerine cevap atmak Assange,Işe/okula gitmeme duyurularını cevaplamak Kropotkin;Aşk üçgenlerini cevaplamaksa groupie sahibi bir rockstar gibi hissettiriyor.
Saydığım duyuru konularından hangisine ya da hangilerine yazmak sizi oldukça asi hisettiriyor?

Torrent isteklerine cevap atmak Assange,
Işe/okula gitmeme duyurularını cevaplamak Kropotkin;
Aşk üçgenlerini cevaplamaksa groupie sahibi bir rockstar gibi hissettiriyor.
0
farabi
(20.10.18)
ne diyorsun altan?

neden asi hissedecekmişim?

anlamadım.
0
ozdek
(21.10.18)
Fuck the system yeah olayları ;)
0
🌸farabi
(21.10.18)
bu ne bilimsizliktir ey farabi.
0
Tears of Devil
(21.10.18)
farabi 13 yasinda arkadaslari ona ergen diyor
0
crucio
(21.10.18)
o kadar haklısın ki.
0
gezegen olan pluton
(21.10.18)
(13)

muzlu tatlı

bitse de gitsek
artık tüketilmesi gereken 4-5 adet muzla tatlı olarak neler yapılabilir, teşekkürler.
artık tüketilmesi gereken 4-5 adet muzla tatlı olarak neler yapılabilir, teşekkürler.
0
bitse de gitsek
(15.10.18)
Geçen gün bişi okudum; o muzlar benekli ya işte onları yemek acayip faydalıymış
0
benaslindayohum
(15.10.18)
evet ben de duymuştum ama o halini yemeyi sevmiyorum
0
🌸bitse de gitsek
(15.10.18)
Ben fazla beklemiş muzlardan tatlı değil de muzlu süt yapıyorum blenderda. Alternatif olabilir belki.
0
saridendigindekirmizidiyebagiranadam
(15.10.18)
banana split
0
cooperr
(16.10.18)
agluna
(16.10.18)
muz ve yumurta ikilisi ile krep yapılıyor un katmadan.
0
gezegen olan pluton
(16.10.18)
www.bbc.com
çok çok güzel.
0
sutlu nescafe
(16.10.18)
banana kek. Şekersiz tatlı olarak hem sağlıklı hem lezzetli oluyor.
0
kismisolungac
(16.10.18)
biskuvi arasina dilimleyip koyup ye.
0
stavro
(16.10.18)
ballı muzlu süt
0
barankovan
(16.10.18)
Bi muzu ezip iki tane çırpılmış yumurtayla karıştırın, muzlu pancake.
0
mirafiori
(16.10.18)
ben olsam şunu yapardım. tam da olgunlaşmış muzdan yapın diyor zaten. ne zamandır aklımda yapamadım siz yapın bari:D

www.youtube.com
0
muslugubozukhayrat
(16.10.18)
muz brovni dondurma karışımı güzel olabilir
0
domatescorbasi
(16.10.18)
(4)

Sizce dünyanın ya da Türkiye’nin en iyi senaristleri kimler?

levent bilgen
Özellikle beğendiğiniz bir senarist var mı?
Özellikle beğendiğiniz bir senarist var mı?
0
levent bilgen
(15.10.18)
charlie kaufman diye bir adam vardı sanki. o iyidir bak
0
usesoap
(15.10.18)
Lars von Trier, Anders Thomas Jensen. Aklıma ilk gelen iki isim bunlar, sanırım Kopenhag'ta bir sokak itiyim :(
0
farabi
(15.10.18)
Benim de aklıma bunlar geldi gerci çoğunun işi salt senaristlik değil.

Trier+1
Nolan
Ruben Östlund
Kübrick
Bergman
Tony gatlif
Ghobadi
Abbas Kiyarüstemi

Nbc
Zeki Demirkubuz
Metin Erksan
0
Amaranta ursula
(15.10.18)
komedi olarak selçuk aydemir ve burak aksak.
0
gezegen olan pluton
(15.10.18)
(30)

Dışarıda yerken tabaginizda yemek bırakıyor musunuz?

ceann deas
Ben bırakmıyorum valla zaten porsiyonlar avuc ici kadar, gelen ne varsa silip supuruyorum. Etrafima baktigimda cogu insan sanki yemegin tadina bakip birakiyor özellikle kadinlar. Oyle olunca da utaniyorum her an biri önüme ekmek atip al lan gorgusuz dibini de siyir dicek gibi geliyor. Sizde durumlar
Ben bırakmıyorum valla zaten porsiyonlar avuc ici kadar, gelen ne varsa silip supuruyorum. Etrafima baktigimda cogu insan sanki yemegin tadina bakip birakiyor özellikle kadinlar. Oyle olunca da utaniyorum her an biri önüme ekmek atip al lan gorgusuz dibini de siyir dicek gibi geliyor. Sizde durumlar nasil?
0
ceann deas
(14.10.18)
sevdiysem bitiririm.
0
sutlu nescafe
(14.10.18)
Bırakmıyorum.
0
Amaranta ursula
(14.10.18)
Bitiririm kalanı alır kedi köpeğe veririm zaten yerden de beslerim etraftaki kediyi falan.
Ama tabağında yemek bırakan insanlarla birlikte yemek yemek benim iştahımı kaçırıyor. İnsan dünyaları yiyormuş gibi hissediyor.
0
bokmuhendisi
(14.10.18)
Genelde bırakıyorum çok geldiği için keşke hepsini yiyebilsem.
0
damla sakızlı dondurma
(14.10.18)
yemek aşırı kötü değil ise bitiririm. bitiremeyeceğim porsiyonu almam zaten.

bir de başkasının yiyip kalktığı masalardan yemek yemişliğim var. bence hiç utanılacak bir şey değil. çöpe gideceğinden o an canım çeken 2 soğan halkasını yemem daha mantıklı geliyor.
0
winstoncodeaqua
(14.10.18)
Yemek kötü değilse tabağı yeme kapasitesine sahibim.

25 senedir ilk defa geçen gün ağız lezzetime uymayan bir yemek aldım. Yarısı kaldı tabakta. Ben de kalmış olmasına üzüldüm mesela.
0
kablelvuku
(14.10.18)
Yemekle birlikte gelen ivir zivirlari arttiriyorum genelde.
Etin yanina bir ton patates kizartmasi geliyor ornegin, 1-2 tane agzima atar oldugu gibi birakirim. Yemegin yaninda patates hic sevmem, yersem tek basina yerim patates kizartmasini.
Ana yemegin yaninda yesillik varsa onu da birakirim genelde. Otla mi beslenecem adam doldurmus bir tabak dolusu roka.

Bunun disinda bir de 2 kez yemek siparisi verme durumum var doymayip. Bu durumda ikincisi biraz gecikirse beklemeden dolayi istahim azaldigi icin 2.yi arttirdigim oluyor.
0
stavro
(14.10.18)
bitiremeyecek haldeysem yemek söylemem. evde de dışarda da bitiririm
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.10.18)
Bitiremeyeceksem neden yemek yiyeyim? Oldu hadi bir mallık bitiremedim paket yaptırırım hatta. Çöpe yemek atmam. Bunun inançla alakası yok prensip meselesi, inançlı biri değilim. Yemeği çöpe atana da iyi gözle bakmam. Tabağı sıyır tabi la ne olacak en doğrusu.

Hatta az yiyeceksem ona göre söylerim yemeği. Şu kadar koy derim, fazlası çöpe gitsin istemem.
0
bos gezenin bos ustasi
(14.10.18)
Yemeğin yanında yemeyeceğim salatayı da söylerim almam baştan. Gıda çöpe atılmaz, atılmamalı. 7 milyar insanın 2 milyarı açlık çekiyor 1 milyarı obez bu dünyada.
0
bos gezenin bos ustasi
(14.10.18)
sıyırırım.
0
datnet
(14.10.18)
Sanırım hiç bırakmadım. Para vermişim sonuçta.
0
japon askeri
(14.10.18)
soru aslında tabakta yemek bırakıp bırakmamak değil, sevdiğin şeyi neden sırf başkası bir şey der diye bitirmezsin, veya sevmediğin şeyi sırf para verdin diye niye keyifsizce içine tıkarsın'a dönmüş.
0
sttc
(14.10.18)
yemek yediğim yerle alakalı. pideci dönerci vb ise genelde bırakıyorum, çünkü porsiyonlar eşek gibi oluyor. ama daha elegan biyerse genelde porsiyonlar minnak oluyor, aç kalıyorum bu sefer :(

edit: tekrar düşündüm, dünyanın hiç bir yerinde tabakta et bıraktığım yokmuş. önüme öküz koysalar yerim :( ama sebze fln kalır.
0
Tears of Devil
(14.10.18)
sağlıklı olan şeyleri yiyorum ekmekti, lavaştı, patates, pilav gibi şeyleri bırakıyorum maalesef.
0
gezegen olan pluton
(14.10.18)
Yenmeyecek kadar kötü değilse yerim tabakta bırakmayı sevmem.
0
reactionic
(15.10.18)
Bizim kompleksli insanımız yemeği tam bitirirse görgüsüz olacağını, insanların onun "aç" olduğunu sanacaklarını düşünüyor; özellikle biraz eli yüzü düzgün yerlerde sanki adetmiş gibi yemek bırakılıyor. Pirenses sendromundan muzdarip kadınlar da böyle, etrafında bunlardan çok olabilir.

Benim içinse asıl tabakta yemek bırakmak görgüsüzlük. Eskiden ayıp olmasın diye doysam da yiyordum ama aldığım kaloriye dikkat etmeye başladığımdan beri doyduğum an bırakıyorum. Buna gerek kalmasın diye tam acıkmadan yemek yemiyorum, çok aç değilsem ama yemek zorundaysam ona göre küçük porsiyonlu şeyler yiyorum.
0
Bruce
(15.10.18)
Su ana kadar dışarıda yediğim hicbirseyi yarim birakmamisimdir.ekstra para vermişim. Hem parama yazik, hem de insanlar acken israf yapmak vicdanen rahatsiz ediyor.
0
havada bulut
(15.10.18)
Bruce +1
0
pastörizesüt
(15.10.18)
Hayatımda hiç dışardan yediğim porsiyonla tamamen doyup da daha fazla yiyemediğim için tabakta yemek bıraktığım olmadı sanırım. O porsiyonlarla tamamen doyup kalanı bırakanları asla anlayamıyorum. Zaten arkadaşlarla yemeğe gittiğimde bitiremedikleri zaman kalanlarını yiyorum onların da. Çöpe gitmesindense kendim yerim nolcak, tanıdık sonuçta.

Beğenmediğim için bıraktığım bi kere oldu o da Belarus'taydık, İngilizce menü yoktu ve garsonların hiçbiri ingilizce bilmiyordu ve yemeğin fotosuna aldanıp seçmiştik. Buz gibi ve rezil bir yemek gelmişti :(
0
nundu
(15.10.18)
Bırakmıyorum.
Evde veya dışarıda yemeğin çöpe gitmesi olayına üzülüyorum, yiyecek yemeği olmayan insanlar geliyor aklıma. Yiyebileceğim kadarını almaya/doldurmaya özen gösteriyorum.
0
pike
(15.10.18)
Kadınların ve erkeklerin günlük aldıkları kaloriler çok farklı ama dışarıda porsiyonlar çoğu mekanda opsiyonel değil.
Eğer yarım alabiliyorsam yarım alıyorum çoğu yerde çünkü fazla geliyor. Benim günlük 1400kcal almam gerek, sevgilim 2300, ben tabi ki yemek bırakıyorum tabağımda.
Hepsini yersem hem rahatsız oluyorum hem de kilo alıyorum. Yemek yemeği seven bir insanım ama dışarda hiç bir porsiyon salatayı bitirdiğim olmadı, hep fazla geliyor.
Prenseslik sendromu değil bu sadece günlük enerji ihtiyacı farkı.
0
fasulyek
(15.10.18)
Yemekte büyük bir sıkıntı yoksa bırakmıyorum ancak "plaza" anlayışında "Ayhh cok yağlı ayhh bu ne ayyhh evde yardımcım çok daha güzel yapıyor" deyip bırakmak moda. Diyet yapıyorsan, miden hassassa vs. ona göre seç yemegini az miktarda al otur ye. 1-2 defalık birşeyse hadi neyse ama alışkanlık halinde habire tabakta yemek bırakıp bununla övünen insanlara zerre saygı duymuyorum.
0
Sulfoxaflor
(15.10.18)
Tabağı sıfırlamadan kalkmam.
0
baal
(15.10.18)
tabakta hicbir sey birakmamaya gayret ederim. Bunu iyi insan olmanin geregi olarak gorurum.
0
ebabil curnatasi
(15.10.18)
ben de evde de dışarıda da kolay kolay yemek bırakmam tabağımda.
0
aquarium
(15.10.18)
ya yarım porsiyon söylerim ya da yarımı yoksa kalanı paket yaptırım.
0
ninotevtidze
(15.10.18)
açsam bitiririm, kalırsa paket yaptırıyorum ninotevtidze gibi ama sonra arkadaşlarım dalga geçiyor. Hem parasını ödeyeyim hem de bırakayım mı?
0
geçerkenugradım
(15.10.18)
Birakmiyorum, cok net.

Yemek yemeyi de cok seviyorum zaten :)
0
chitosan
(15.10.18)
evde yada disarda hicbir zaman tabagimda yemek birakmamaya calisirim. hem gunah hem israf. dunyada o kadar insan acliktan oluyorken cope yiyecek atmam, attirmam. hatta yakin arkadaslarimla yada ailemle gidersem, onlarin tabaklarini da bitiririm. evdeki bayat ekmekleri bir sekilde isitip, kizartip yerim. birisi bunu yaptigim icin bana gorgusuz derse de onun simarikliligindan girer ac gozlu cikarim.
0
crucio
(15.10.18)
(12)

coca-cola'nin tadinin eskisi gibi olmamasi

tabudeviren
sizce de boyle mi?eskiden sanki daha maden suyu gibiydi. maden suyu gibi girtlak gidiklayiciydi.simdi nereden hangi sekilde alirsam alayim serbet gibi geliyor.tadi da eskisi gibi degil. "kola aromali" sakizlardaki o tadi artik alamiyorum.cevremdekilere sordum yok boyle bir sey dediler.sizce?
sizce de boyle mi?
eskiden sanki daha maden suyu gibiydi. maden suyu gibi girtlak gidiklayiciydi.
simdi nereden hangi sekilde alirsam alayim serbet gibi geliyor.
tadi da eskisi gibi degil. "kola aromali" sakizlardaki o tadi artik alamiyorum.
cevremdekilere sordum yok boyle bir sey dediler.
sizce?
0
tabudeviren
(12.10.18)
normal kola içmiyorum
zero yu da haftada 1 belki içerdim
tadını da severdim
ama ne olduysa oldu son 1 ayda tüm tadı değişti zero’nun şuruba döndü.
0
rentts
(12.10.18)
yok öyle bir şey
0
clones
(12.10.18)
azili bi colasever olan ben bile tadindan sogudum, bim' in sekersiz colasini iciyorum artik
0
elbar
(12.10.18)
aynen oyle, son 4 seneden beri boyle. pepsi iciyoruz sadece disarida icersek sayet.
0
müptezel dostoyevski
(12.10.18)
Sanırım üretim partisine göre kullanılan şeker değişiyor. Şeker ya da fruktoz surubu kullanılıyor. İçindekiler kısmında yazdığına göre kapaktaki seri no'da belirtiliyor, S ise şeker, F ise fruktoz şurubu. Tat farkı bundan kaynaklı olabilir.
0
Haldamir
(12.10.18)
Kolayı ya 200 ml şişe ya da kutudan içmelisiniz yoksa tadını alamazsınız.
0
clones
(12.10.18)
Ben de tat alamiyorum artik.
Hele Pepsi hepten batirdi. Eksiden Coca cola olmadigi yerde Pepsi'yi seve seve icerdim simdi tam bir serbet. Hatta Pepsi cok asitli yeaa diye sikayet ederlerdi ben cocukken, asiti fazlaydi icerken yakardi boyle. Simdi karamelli su gibi asit falan yok.
Coca cola da dedigin gibi bozmakla birlikte hala pepsiye kiyasla iyi.
0
stavro
(12.10.18)
Katılıyorum. Ben Pepsi’ye geçtim.
0
cemiyetin ünlü siması
(12.10.18)
kesinlikle katılıyorum eskiden gazdan dolayı ani içerek burnumuzdan yaka yaka gelirdi o kola gazı artık öyle bir olay yok resmen şerbet.
0
basond
(13.10.18)
sadece kolada değil tüm abur cuburların tadları son 7-8 senede çok bozuldu; maliyet, rekabet gibi etkenler yüzünden malzeme kalitesini boktanlaştırdıklarını düşünüyorum.
0
gezegen olan pluton
(13.10.18)
kesinlikle değişti bence de.
0
Olric
(13.10.18)
aynı şeyi cipsler için düşünüyorum. lays artık berbat.
0
nick konusunda kararsizim
(13.10.18)
(6)

herkesin arkasından konuşan arkadaş

binder dandet
ona göre eski ev arkadaşı dengesiz, yeni ev arkadaşı manyak, iştekiler sorunlu, kızına bakıcılık yapan kadın paragöz.. ve bunun gibi diğer örnekler.Oysa bir sene önce melek gibi kadındı, stres buna yol açar mı?Böyle bir durumda ne yapıyorduk?Eject'e mi basalım?
ona göre eski ev arkadaşı dengesiz, yeni ev arkadaşı manyak, iştekiler sorunlu, kızına bakıcılık yapan kadın paragöz.. ve bunun gibi diğer örnekler.

Oysa bir sene önce melek gibi kadındı, stres buna yol açar mı?

Böyle bir durumda ne yapıyorduk?

Eject'e mi basalım?
0
binder dandet
(12.10.18)
böyle bir durumda uzak duruyorum ben. çünkü eminim arkamı döndüğüm an benim hakkımda da benzer şeyler söyleyecek.
0
trajikomix
(12.10.18)
Senin arkadan da konuşabilir
Ayrıca no bad vibes babe
0
fasulyek
(12.10.18)
Belki dedikodu yapmak için yapmiyordur da bu devrin insanlarıni daha iyi tanımaya başlamıştır.
0
scorpion37
(12.10.18)
Böyle bir arkadaşım vardı görüşmeyi kestim
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(12.10.18)
bu tip insanlar insanın enerjisini sömürür, uzak kalmak bence en iyisi.
0
gezegen olan pluton
(13.10.18)
ABORT THE MISSION
0
stanhiver
(13.10.18)
(10)

bebeğin çift dile maruz kalması ve iki dil öğrenmesi

exodussian
3 ay sonra çocuğum olacak ve benim bir fikrim var4 yaşına kadar ben çocuğa sadece ingilizce konuşayım, annesi türkçe konuşsun. çocuk iki dil bilerek büyüsün istiyorum.azerbaycan'da böyle yapıyorlar diye gözlem yapmıştım. rusça azerice yapıyorlar.siz ne düşünüyorsunuz ?
3 ay sonra çocuğum olacak ve benim bir fikrim var
4 yaşına kadar ben çocuğa sadece ingilizce konuşayım, annesi türkçe konuşsun. çocuk iki dil bilerek büyüsün istiyorum.

azerbaycan'da böyle yapıyorlar diye gözlem yapmıştım.

rusça azerice yapıyorlar.

siz ne düşünüyorsunuz ?
0
exodussian
(07.10.18)
Mantikli Hatta ikiniz ingilizce konussaniz bile olur, turkceyi okuldan da ogrenir
0
yarey
(07.10.18)
önceki mesajınıza bir ton cevap yazdım, silmeseydiniz okurdunuz.

özetle: "benim de ingilizcem iyidir" seviyesindeyseniz, yapmayın, daha beter edersiniz.
ingilizce anadillerinizden biriyse veya değilse dahi gerek telaffuz gerekse basit ve kompleks her türlü duygu ve düşüncenizi hem kolay hem karmaşık yapılarda karşınızdakine aktarabileceğinizden emin olduğunuz bir seviyedeyseniz yapılabilir. Benim arkadaşlarımın hepsinin çocukları en az iki dille büyüyorlar (anneyle lehçe, babayla türkçe, okulda danca, ortak dil olarak ingilizce gibi...) ve hepsi gayet normal çocuklar.

Daha detay verecek enerjim yok.
0
sopiro
(07.10.18)
bu ilk doğduğu andan itibarenmi yapılmalı acaba ?

çünkü çocuk daha sesin ne olduğunu bile bilmiyor.

başlama zamanı için bi öneriniz var mı ?
0
🌸exodussian
(07.10.18)
Tam da bu donem ikidillilik dersi aliyorum doktorada. Kesinlikle oneririm. Bu konuda binlerce kitap var. Ingilizce ogretmeni bir komsum da var sitede. Kocasiyla oyle yapiyorlar, kadin Ingilizce konusuyor adam Turkce. Cocuklar TV ve internetin de yardimiyla anadilleri Ingilizce ve Turkce olmus.
0
Traveller
(07.10.18)
Cocuk iki dili da ana dili gibi tek dilli yasitlarindan 6 kadar gec ogrenecek ama toplam dil bilgisi 6 ay sonra tekdilli yasitlarinin iki kati olacak. Ayrica yasitlarina gore odaklanma becerisi daha yuksek olacak. Zekayi da gelistiriyor kisaca.
0
Traveller
(07.10.18)
Babayla olacak iş değil bu(sıradan bir ailede genel olarak çocukla annenin vakit geçirdiğini varsayıyorum). Çocuğun anneyle farklı, diğer insanlarla farklı dil konuşması lazım. Yoksa bi noktadan sonra günde bi saat geçirdiği adamdan kaçıyor dil öğrenmek yerine. Örneklerini gördüm. Ama anne farklı dil konuşunca ikisini de öğreniyor.
0
noluyo yaa
(07.10.18)
daha önce söylenmiş ama gene tekrar edeyim. eğer ingilizceniz gerçekten iyi değilse yapılmasının ilerde çocuğun ingilizce öğrenmesini zorlaştıracağı uzmanlar tarafından söyleniyor.
tecrübelerime gelince. bizim evde durum şöyle; ben çocuklarla türkçe konuşuyorum, anneleri fransızca, eşimle karşılıklı konuşmalarımız da ingilizce kullanıyoruz. çocukların yaşları da birbirine çok yakın 3 ve 4. şu ana kadar en büyük sorun konuşmaya geç başlamaları oldu. şimdilik okul ve çevre etkisiyle çoğunlukla fransızca konuşuyorlar. anlama konusunda ise 3 dili de anlıyorlar.
0
nuh gemisini kaciran soyu tukenmis canli
(07.10.18)
teknik olarak mümkün olsa da bir zorluğu var. sizin çocuğunuzla Türkçe konuşmamanız lazım.Bunun ne demek olduğunun farkındasınızdır umarım.Kimse beni çocuğumla Türkçe konuşmamaya ikna edemezdi.
0
turkuaz
(07.10.18)
saçma sapan bir şey; son çalışmalarda çocuğa belirli yaşa kadar anadili ile yaklaşılması tavsiye ediliyor, ayrıca sizin İngilizceniz ne kadar iyi olsa anadil olmadığı için sizle iletişimi uzun vadede anadildeki kadar güçlü olamayabilir, uzman bir pedagogdan yardım alın böyle konularda, kulaktan doğma işler doğru değil.
0
gezegen olan pluton
(07.10.18)
bunu yapacağınıza gidin ingiltere'ye taşının. inanın sizin açınızdan daha az zahmetli olur.
0
nickini degistiren yazar
(07.10.18)
(3)

Atatürk Şam'da maaşını nasıl alıyordu

iddaaci
Aslında maaşlı çalışan herkes için soruyorum. Atatürk Şam'da görev yaparken maaşını nasıl alıyordu? Vali mi veriyordu? Nasıl veriyordu? Eskiden topraklardan vergi ile alındığını biliyorum ama o dönem nasıl alıyordu?
Aslında maaşlı çalışan herkes için soruyorum. Atatürk Şam'da görev yaparken maaşını nasıl alıyordu? Vali mi veriyordu? Nasıl veriyordu? Eskiden topraklardan vergi ile alındığını biliyorum ama o dönem nasıl alıyordu?
0
iddaaci
(07.10.18)
benim bildiğim kadarıyla bu paralar daha sonra merkezden alınmak üzere birikiyor, iaşesi ihtiyacı olan şeyler ise ordu ikamesi ile birlikte geliyordu. yada belli aralıklarla yıllık geliyor gibi.
0
exodussian
(07.10.18)
şu anda dağda, arazide askerler nasıl alıyorsa öyle alıyordur, daha doğrusu ordu içinde günlük ihtiyaçları ordu bünyesinde karşılanıyordur; diğer özel harcamalar için de pek ihtiyaç olmuyordur muhtemelen malum savaş durumu, İstanbul'a dönünce birikmiş şekilde alıyordur.
0
gezegen olan pluton
(07.10.18)
Lord Kinross, Atatürk kitabında Atatürk'ün İstanbul'a döndüğünde birikmiş çokça parası (maaşı) olduğundan bahsediyordu.
0
estranged
(07.10.18)
(16)

Türkiye'nin entelektüelleri kimlerdir?

amortisman
Merhaba,Öncelikle benim entelektüel tanımımı yapayım: Bence entelektüel çok bilen kişi değildir. Elbette entelektüelin bir birikimi olmalı ama entelektüelin asıl özelliği toplumu rahatsız etmesidir. Kimseye yaranmadan, ne halka ne de siyasetçilere mavi boncuk dağıtmayan, sevilmeye ihtiyacı olmayan,
Merhaba,

Öncelikle benim entelektüel tanımımı yapayım: Bence entelektüel çok bilen kişi değildir. Elbette entelektüelin bir birikimi olmalı ama entelektüelin asıl özelliği toplumu rahatsız etmesidir. Kimseye yaranmadan, ne halka ne de siyasetçilere mavi boncuk dağıtmayan, sevilmeye ihtiyacı olmayan, her türlü tabuya çekinmeden laf edebilen, geri adım atmayan kişidir entelektüel. Türkiye şartlarında işin ucunda hapis veya ölüm bile olabiliyor malum.

Bu bağlamda İlber Ortaylı bir entelektüel değildir. İyi bir tarihçidir, aydındır, elittir ama hem halkın hem de iktidarların sevdiği türden şeyler söylemektedir.

Mesela Sevan Nişanyan öyle değil. Adamı ülkede seven yok neredeyse. Atatürkçüler sevmez, islamcılar sevmez, solcular sevmez. Çünkü adam hiçbir mahalleye yaranma ihtiyacı gütmüyor ve bildiğini okuyor. Fikirlerinin çoğunu saçma bulurum ama özgürlüğüne düşkünlüğü saygı uyandırır bende.

Şerif Mardin ve Ahmet Altan da bu bağlamda entelektüeldir bence. Şerif Mardin, 90'larda "mahalle baskısı" kavramını ortaya attığında yer yerinden oynamıştı.

Sizin aklınıza kimler geliyor?
0
amortisman
(06.10.18)
farabi
(06.10.18)
Tarifini yaptığınız tanıma uyan entelektüeller kendilerini popülarize edecek alanı bulamadıkları için pek tanınmazlar.

Verdiğiniz isimlerin bu tarife uygunluğu bile tartışmalı.
0
levent bilgen
(06.10.18)
işte bu senin entelektüel tanımın oluyor.
Entelektüelden anlaşılması gereken muhalif olması değil. Entelektüel olmak başka bir şey muhalif olmak başka bir şey. entelktüel kendine göre doğru eylemlerinde muhalefeti de iktitarı da beğenebilir. Bu beğenme fikir birliği yerine salt maddi çıkar için olursa o iktidar yalakalığı oluyor.

Entelektüel salt muhalefet olma adına iktidar veya muhalefetin bütün eylemlerini peşinen reddetmeli mdiir?
0
Google01
(06.10.18)
Ne güzel bir tanımlama yapmışsın gözlerim yandı.
Bir daha düşünmelisin çok çiğ.
0
fasulyek
(06.10.18)
Sizin bahsettiğiniz ölçütte, Niyazi Berkes ve Aziz Nesin olabilir.
0
biravekahve
(06.10.18)
Benim kafamdaki entelektüel tanımı o değil. Entelektüel birikiminizin olması demek, sizin kesinlikle toplumda tartışma yaratacak, yeniden düşündürecek ya da sorgulatacak, değiştirecek kabiliyetiniz olduğu manasına gelmiyor, bence. Çoğu zaman, evet, entelektüel güç değiştirici güç olabiliyor. Son Osmanlı ya da erken Cumhuriyet Dönemi’nde olduğu gibi.

Sizin dediğinize yaklaşan bir kavram daha var: aydın. Bence onun “işi” rahatsızlık vermek, hem akademik çevrelere, hem hitap ettiği kitleye, hem de sıradan sokaktaki insana... N. Berkesler, Boratavlar elbette cadı avlarında kovalandıklarına göre bir rahatsızlık vermişlerdir. Bu demek oluyor ki, her içeri atılan ya da hükümetçe sevilmeyen yazar, akademisyen, gazeteci entelektüel ya da aydın olsun. Analojiden kaçınmak lazım burada.
0
buf-e kür
(06.10.18)
Kimseye yaranmama entelektüellik tanımı değildir, entelektüel basit bir tabirle bilgisine başvurulan insan demektir;

tr.wikipedia.org

İlber Ortaylı da sapına kadar entelektüeldir aynı şekilde Celal Şengör de.
0
gezegen olan pluton
(06.10.18)
yılmaz vural futbol dünyasının entelektüelidir.

futbolcusunu entelektüel bir biçimde dövüyor, sövüyor ve seviyor.
0
Neill
(06.10.18)
tanım yanlış +1

ömer koç ve ilber.
0
cedex
(06.10.18)
Sevan nisanyasshdehagshdhdhdhahha :)


Adam elinden gelse diri diri türk kesecek. Ermenilerden bahsederjen "bizzzzzz bizzzzzzz" demesi tarafsizligi zaten.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(06.10.18)
tanim meselesi bir yana,
tanil bora ve murat belge pekala sayilabilir.
0
alttaraf
(06.10.18)
Açtım iki sözlüğe baktım entelektüel tanımı için, tüm tahminlerimi bir kenara bırakarak. Biri "bilgi"yi andıktan sonra "ileri görüşlülüğü" diğeri ise "fikrî meselelerle uğraşan" ibaresini kullanmış. Buf-e kür'un "değiştirici güç" katkısını ve biryervarbiliyorum'un gramsci hatırlatmasını da oldukça değerli buluyorum.

Bunun dışında aydınla entelektüel arasındaki ayrımlar kesin değil. Bizde de "okumuş, bilgili" anlamında "aydın" sözcüğü kullanılıyor. Entelektüel'in bu anlamından sıyrılıp topluma yön veren kişi anlamını kazanması bir kavramsallaştırmaya, hem de çoktan yapılmış bir kavramsallaştırmaya bakar. Burada "esasen" şu ya da bu anlamda değildir, iddiasında bulunarak kolaya kaçmaktan ziyade soruyu "bilgili, fikrî meselelerle uğraşan ve topluma yön verecek potansiyeldeki kişiler, ahlaken, anaakım normlara ve yerleşik siyasal düzene muhalif olma sorumluluğu taşırlar mı?" diye genişletirsek mesafe alırız gibi geliyor.

-Gece bu mesajı düzenleyip tamamlamayı umuyorum, sevgiler:)-
0
hikmet iv
(06.10.18)
senin tanımına göre aklıma sadece "nihat doğan" geliyor.
0
killerbee
(06.10.18)
aklima (bkz: recep tayyip erdogan) geliyor

kendisi entelektuel. bildigini okuyor.
0
Leonardo~Da~Vinci
(06.10.18)
entellektüel, belirli alanlarda derinleşebilmiş; bu alanlar hakkında öyle veya böyle bir takım kendine ait hususi fikirler yaratabilmiş bir kimsedir. bu şekilde tanımlayabilirz entellektüeli... tanımlarız tanımlamasına da, böyle yaparsak işin ahlaki boyutu eksik kalır; zira, bence entellektüel'in bir de özgülrükten yana olmak gibi ahlaki bir ödevi olmalıdır. o da şu tanımlamayla ifade edilebilir: " yalnızca benim gibi düşünenlerin söz aldığı bir yerde, tek yapabileceğim, tüm gücümle bu duruma karşı çıkmaktır."
bu bağlamda aklıma ilk gelen zat, enis batur'dur.
hatta, kendisinin alternatif:aydın adında tam da bu mevzularla ilgili ufuk açıcı denemelerinin olduğu bir eseri mevcuttur. buradan tavsiye ederim.
sonra... mehmet ali kılıç bay'da çok kıymet verdiğim bir entellektüelimizdir.
0
pangea
(06.10.18)
Bence taniminiz entelektüelden ziyade aydin terimine daha cok uyuyor gibi.

Ilber ortayli örneginden yola cikarsak, kendisinin entelektüel birikiminin sorgulanmaya ihtiyaci yok, fakat tüm bu elde ettigi bilgileri objektif bir cerceve yerine, kendi ideolojisi baglaminda yorumlamasi onu aydin sinifinin disinda tutuyor bana kalirsa.

Ali nesin ve ahmet insel benim aklima gelen ilk isimler.

Entelektüel birikimi cok yüksek olmasa da ben kanat atkaya'yi da sayabilirim mesela bu alanda.
0
bosver nicki
(06.10.18)
(4)

whatsapp da bazı kişilerin isminin çıkmaması

oscar
rehberde kayıtlı olduğu halde whatsappda iismleri çıkmıyor. nası çözüyorduk ?
rehberde kayıtlı olduğu halde whatsappda iismleri çıkmıyor. nası çözüyorduk ?
0
oscar
(06.10.18)
WhatsAppleri olduğuna emin misiniz?
0
apdulera
(06.10.18)
Sizi kendi rehberlerine eklememiş olabilirler. Durum böyleyse hemen sıkıntı etmeyin derim, format sonrası 3 gün rehbersiz gezdiğim oluyor senkronizasyona üşenip.
0
farabi
(06.10.18)
biri eşim biri abim. beni eklememe ya da whatsapp kullanmama durumları yok
0
🌸oscar
(06.10.18)
whatsapp'ı uygulama olarak kapatıp tekrar açın.
0
gezegen olan pluton
(06.10.18)
(6)

Plakasiz arac kullanmak

soppy cunt
Motosikletin plakasini caldilar, prosedure uydum ihbarda bulundum, eski plakayi ustumden sildirip yeni plaka ile tekrar tescil ettirdim motoru. yeni plakayi bastirdim, belgeler de yanimda ancak o plakanin takildigi dalgayi da calmis herifler, dolayisi ile takamadim plakayi. internetten siparis verdi
Motosikletin plakasini caldilar, prosedure uydum ihbarda bulundum, eski plakayi ustumden sildirip yeni plaka ile tekrar tescil ettirdim motoru. yeni plakayi bastirdim, belgeler de yanimda ancak o plakanin takildigi dalgayi da calmis herifler, dolayisi ile takamadim plakayi. internetten siparis verdim ancak o da gelmedi. simdi ben plakayi ve belgeleri cantada tasisam, motosikleti baglarlar mi?
0
soppy cunt
(05.10.18)
Ciddi bir para cezası var sanıyorum. Risk almaya değmez.
0
chavezding
(05.10.18)
bağlamazlar da cezası var ve az buz değil.
0
giovanne
(05.10.18)
bi moto tamirciisne git 2 dk da takar, palakalığa para mı verilr
0
oscar
(05.10.18)
Geçici olarak bantla falan tutturun, bir çözüm bulun, plakasız yakalanırsanız ceza alamamanız polisin inisiyatifinde.
0
gezegen olan pluton
(05.10.18)
Eskiden cezası sadece 89 liraydı, ama oahl ile alınan kararlardan birinde ceza çok yükseldi diye hatırlıyorum.

Ayrıca git bir servise bedavaya alırsın o reklamlı plakalıktan.
0
John Bloor
(06.10.18)
plakayı takıcam diye deldirme zira muayeneden geçmiyor o şekilde
0
mirty
(22.11.18)
(20)

yurtdışında meyve niye çok pahalı

slhmlr
ulan 3 portakal 1.5 öyro öeeh ya. elektronikte, otomobilde falan bu kadar gelişip meyvelerin hâlâ taneyle satılıyor olması nasıl açıklanabilir? meyve üretiminde mi sıkntı var? et mesela çok ucuz, hani tarım ve hayvancılık zayıf desen değil.
ulan 3 portakal 1.5 öyro öeeh ya. elektronikte, otomobilde falan bu kadar gelişip meyvelerin hâlâ taneyle satılıyor olması nasıl açıklanabilir? meyve üretiminde mi sıkntı var? et mesela çok ucuz, hani tarım ve hayvancılık zayıf desen değil.
0
slhmlr
(03.10.18)
Çoğu ülke yurtdışından alıyor. Fas ispanya vs hangi ülkeden bahsediyosun?
0
Boris
(03.10.18)
abd ve ab. bizde ucuz olmasının sebebi yerli üretim olması mı?
0
🌸slhmlr
(03.10.18)
İtalya'da pazarda portakalın 3 kilosunu 1 euroya alıyorum, siz İzlanda'dan falan bahsediyorsunuz heralde? Kuzey'de daha pahalı tabi, üretim ya da ihraçla alakalı olduğunu sanmıyorum, yaşam standartları daha yüksek olduğu için, insanlar o kadar portakala o parayı verebildiği için o paradır diye düşünüyorum.
0
mirafiori
(03.10.18)
ülkeye göre değişir, yerli üretim yoksa pahalıdır, finlandiyada patlıcan'ın tanesinin 1-1.5 euro olduğunu hatırlarım :)
0
gezegen olan pluton
(03.10.18)
hayvancılık yapıyorlar ama portakal yetiştiremiyorlar doğal olarak. türkiye'de de 3 portakal için 1.5 lira veriyoruz. belki daha fazla. asıl pahalı olan türkiye
0
burya
(03.10.18)
Belçika da 4 kilosunu 3-4 euro ya alıyorum. İsviçrede tavuğun kilosu da 20 frank ülkeye göre değişir.
0
Boris
(03.10.18)
portakalin tanesi 0.5 euro ise kanada'ya gore ucuz. ulkenin iklimine ve meyve/sebzenin geldigi yere olan uzakligina ve mevsime gore durum degisiyor. ters bir mevsimde binlerce km uzaktan gelen kirmizi dolmalik biberin tanesine $5 fiyat cektiklerini gordum.

turkiye'nin topraklari verimli, iklimi super ama icine ettik, yazik oldu, oluyor.
0
cooperr
(03.10.18)
Ucuzmuş 3 portakal 1,5 euro. Burda 1 kilo 28-36 kron falan. Ortalama 3 euro yani kilosu.

Neden pahalı? Evvela AB içinde maaşlar ve giderler yüksek. Sen 10 kuruşa mal edebilirsin bir malın kilosunu onlar aynısını 10 euro cent'e mal eder.

Ayrıca kalitesiz mal yok gibi burada. Ülkede yetişmiyor hiçbir şey ama hayatımda yemediğim lezzette meyveler tattım burda(İsveç).

Eu dışından gelirken de belli kurallar dahilinde geliyor. Ekstra vergisi var, testleri var, standartları var.

İncir'in buruş buruş eskimiş olanı Türk Malı burada tam 10 kron. Düşün 1 adet incir. Biz ağaca tırmanıp toplar yerdik Adana'da. Para vermedim ömrümce.

Bir de pazar yok market var. Marketin de gideri yüksek haliyle. Kasiyer dediğin insan ayda en az 1400 euro kazanıyor. Doktorlarımız öyle kazanıyor bizim.
0
bos gezenin bos ustasi
(03.10.18)
3 portakal yarım kilo gelse kilosu 3 euro yapar. türkiye'den ucuz.

sanalmarkette stok yokmuş. link atamadım. carrefour'da 7,95 imiş.

www.carrefoursa.com
0
spirit crusher
(03.10.18)
Neee?! A;manya'da cogu zaman indirim yapiyolar ozellikle kisin 2kg i 99 cent flndi yani.
0
superfluid
(03.10.18)
Pahali falan degil ki. Hatta Avrupa'da bazi meyveler sasirtici derecede ucuz geldi bana. Geri kalanlari da normal. Avrupa'da pahali meyve sebze gormedim ben.
0
stavro
(03.10.18)
Onların alım gücüne göre bakınca ucuz. TL'ye çevirince pahalı.
0
orient blue
(03.10.18)
Çünkü insana değer veriyorlar. Gelişmiş ülkelerde iş gücü gerektiren herşey gelişmemiş ülkelere göre daha pahalı oluyor. Meyve yetiştirilmesinden markette satışına kadar çok fazla insan emeği gerektirdiği için daha değerli haliyle.
0
talasas
(04.10.18)
Avusturya'da pazarlarda sebze meyve gayet ucuz, ayrica avokado, yaban mersini turevleri vs gibi seyler de turkiye'ye gore ucuz, organik tavuk da cok ucuz. Euro kazanip euro harcayan adam icin satin alim gucune bakacaksin, tl'ye cevirmek hele hele simdi gayet sacma
0
themeningrey
(04.10.18)
çünkü çiftçi de kazanıyor.
0
sttc
(04.10.18)
Mevsim, tarım alanlarına uzaklıkla alakalı fiyat farkları normal, ama sanırım hatayı euro/tl oranlayarak yapıyorsunuz.

3 portakal 1.5 para birimi, Türkiye'de 3 portakalı 1,5 para birimine alabilir miyiz?

Domatesin kilosu 2,5 para birimi, e bizde daha pahalı şu an?

Maaş oranları aşağı yukarı aynı olduğu için para birimi olarak karşılaştırabiliriz, alım gücü açısından.
0
John Bloor
(04.10.18)
Geçen biri paylaştı Hollanda’da markette muzun kilosu 0,98 € idi.
0
kumulatifvergimatrahi
(04.10.18)
Bir de şöyle bir durum var, yurtdışındaki çoğu ülkede bizim gibi bir meyve yeme alışkanlığı yok (Tüm karpuz almak, akşam dev meyve tabağı yapmak, vb.).
0
marla is in my head
(04.10.18)
yurt disi derken, hindistan'da sri lanka'da tayland'da filan baya ucuz oluyor cogu meyve.

avrupa'da, abd'de, au'da filan maliyetler yuksek. adam saat ucretleri yuksek. emek isteyen hersey pahalidir.
misal, batili ulkelerde tavuk eti kirmizi etinden daha pahalidir. nicin? sebeplerden biri de, tavuk kucuk oldugundan kesim & hazirlanma vs. prosesin daha cok adam saat gerektirmesi.
bizdeyse saatlik ucretleri ihmal edebiliyoruz galiba, keza hindistan, tayland gibi muasir memleketlerde :P
0
viva paulista
(04.10.18)
Bir başka göz önünde bulundurmamız gereken faktör de, en güzel malların ayrılıp oralara gönderildiği gerçeği.

Yani o ürünler 1. kalite ve o fiyata, kalanlar 2. kalite bizim marketlerde, bu fiyata.
0
captainobvious
(04.10.18)
(23)

Keyif yapmak icin ne yiyip içiyorsunuz?

stavro
Keyif veren, zevk veren yiyecek icecekler.
Keyif veren, zevk veren yiyecek icecekler.
0
stavro
(03.10.18)
patates kızartması+ayran

meyveli yoğurtlarla kendini şımartanlardanım.
0
noraliya
(03.10.18)
Çikolata (maximus ve eti browni)
Dondurma (twister orman meyveli)
0
Amaranta ursula
(03.10.18)
türk kahvesi
0
silver apple
(03.10.18)
salçalı makarna, mantı, ev köftesi+patates kızartması+pilav ilk aklıma gelenler.
0
nick konusunda kararsizim
(03.10.18)
Kabuklu fistik. Tek gecerim.
0
superfluid
(03.10.18)
Şarap, kırmızı et, çikolata.
0
pike
(03.10.18)
americano
kaju, çiğ badem, çiğ fındık
beyaz çükolata
0
cedex
(03.10.18)
Negro'nun şu yeni çıkan büyük boy paketini şu sıralar hunharca tüketiyorum. Çay ile birlikte antidepresan görevi görüyor resmen
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(03.10.18)
eti kurabi.
0
ya ben lan neyse
(03.10.18)
cheeseburger, baharatlı patates kızartması, kola üçlüsü.
0
nice tnetennba
(03.10.18)
Muzu fıstık ezmesine banıyorum
0
Delay Fuze
(03.10.18)
kaliteli bir yaş pasta (muzlu+çikolatalı)
cips
0
aquarium
(03.10.18)
sağlıklı besleniyorsam:
siirt fıstığı, armut

sağlıksız ise:
baklava + burger menü
0
gezegen olan pluton
(03.10.18)
Yediğim her şeyden keyif alıyorum :(
0
pastörizesüt
(03.10.18)
hamburger + bira
fıstık ezmesi kaşıklama eylemi
bal kabağı + tahin

en en en keyif aldıklarım bunlar. hepsi kalori bombası olduğu için oldukça nadir yiyerek daha değerli kılıyorum:D
0
muslugubozukhayrat
(04.10.18)
misir patlatmasi
cekirdek
kahve
0
jimicik
(04.10.18)
dün akşam koşudan sonra sağolsun eker meyveli kefir göndermiş onun çileklisini içtim bayaa bi şımarttı beni. :)

ama bana en keyif veren şeyler, kaju, az şekerli türk kahvesi, otlu poğaça, cantık, pideli köfte, bitter çikolata, biskolata pia (frambuazlı), babaroski, karyoka. şimdilik aklıma gelenler bunlar. (evet bursalıyım)
0
naksidil
(04.10.18)
coca cola zero (beşiktaşın maçlarını evden izlerken bazen içiyorum)
antep fıstığı (en son geçen yıl yemiştim)
tuzlu fıstık (en son 3-4 ay önce yemişimdir)
ekler (en son 3-4 ay önce yemişimdir)
doritos alaturka ( en son beşiktaşın avrupa kupası ön eleme maçlarında yemiştim)
bütün fındıklı karamelli milka (yurtdışından gelmişti, bitince peşine düşmedim daha)
şöbiyet (en son ramazan bayramında yedim)
albeni (en son ne zaman yediğimi hatırlamıyorum)
orta şekerli türk kahvesi (en son dün akşam ödevlerini yapmakta olan kızımın yanında bilim ve teknik (eskiden çok daha iyiydi, o da bozdu beya) okurken içtim)
sade filtre kahve (şimdi içiyorum)
0
yemrem
(04.10.18)
Türk kahvesi
Lindt portakalli cikolata
Kessel baharatli cips
0
chitosan
(04.10.18)
ekmek. bulamazsam pasta.
0
Neill
(04.10.18)
benim için dondurma, cici bebe ve patates kızartması olan yiyeceklerdir. keyif içeceği de şampanyadır fakat ayda yılda bir gelen tek kadehlik keyfe dünya para vermemek için bulabilirsem cider içiyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(04.10.18)
pastırma
0
tamamhosdiyonda
(04.10.18)
bira çekirdek.
0
tantunisultansuleyman
(04.10.18)
(6)

kolay pişrilebilen sebze?

tepedeki psychedelic adam
patatesi doğrayıp atıyosun oluyor mesela, öyle bi kolaylıktan bahsediyorum. patlıcan desen bekletmek filan gerekiyor herhalde. barbunya çok severim ama haşlaması filan var. taze fasulye severim ama onu doğraması filan zahmetli sanki. mesela kabak geldi aklıma ya da pırasa belki?bi de yemeğin suyu sı
patatesi doğrayıp atıyosun oluyor mesela, öyle bi kolaylıktan bahsediyorum. patlıcan desen bekletmek filan gerekiyor herhalde. barbunya çok severim ama haşlaması filan var. taze fasulye severim ama onu doğraması filan zahmetli sanki. mesela kabak geldi aklıma ya da pırasa belki?

bi de yemeğin suyu sıcak, renkli su gibi oluyor. bu daha kıvamlı, su gibi olmayan hale nasıl getiriliyor?
0
tepedeki psychedelic adam
(29.09.18)
Kabak 10 dakikada hazır oluyor o açıdan oldukça iyi. Lahana aynı şekilde hızlı bir şekilde oluyor. Siz beğenir misiniz bilmem ama ben genellikle etle yapıyorum bu sebzeleri ve içine soya sosu ekliyorum.

Mesela tavuk göğsünü ince dilimler haline getirip mısır ununa batırdıktan sonra yağda beş dakika pişirip alıyorum. Daha sonra soğan, kabak-lahana, havuç vs. istediğim sebzeleri 10 dakika kadar pişiriyorum. Daha sonra da biraz soya sosuyla beraber hepsini karıştırıp servise hazır hale getiriyorum. Kıvamı falan oldukça iyi oluyor. Biraz uzak doğu usulü oluyor böyle bizim sulu yemeklere benzemez ama hoşunuza gidebilir.
0
synthetic a priori
(29.09.18)
Siyah fasulye al konserve, marullu hıyarlı domatesli biberli salata yap, üstüne dök. Bunu da Barilla pasta sosulu makarnanın yanında salata olarak ye. Mis gibi kolay yemek sana.
0
bos gezenin bos ustasi
(29.09.18)
Tabi baharat önemli, düzgün miktarda doğru baharatları kullanırsan tadı da güzel olur.
0
bos gezenin bos ustasi
(29.09.18)
Dondurulmuş sebze, konserve bakyatlarla uğraşmadan yemek yapabilirsin. Helmeli suyu için domates rendesi veya hazır domates püreleri satılıyor, onlardan biraz ekleyeceksin. Hadi soğanla da uğraşmak istemezsen dondurulmuş hazır küp soğanlar da var. Dünyanın en kolay işi.
0
ninotevtidze
(29.09.18)
taze fasülye, düdüklüde 15 dk sürüyor
0
gezegen olan pluton
(29.09.18)
patlıcanı tüpün üstünde çözle sen iyisi. illa pratik olsun diyorsam.
0
for day to break
(29.09.18)
(4)

Korsanlar ve korsanlık tarihine dair kitap

kaledekiyalnizlik
Önerileri olan varsa buyursun. Uzun süredir araştırma yapıyorum ama Türkçeye çevrilmiş pek bir şey bulamadım.
Önerileri olan varsa buyursun. Uzun süredir araştırma yapıyorum ama Türkçeye çevrilmiş pek bir şey bulamadım.
0
kaledekiyalnizlik
(29.09.18)
Abdullah ziya Kozanoğlu' nun turk korsanları,kizil kadirga ve sencivanoglu adlarinda bir çok öğesi gerceklere dayanan 3 muhtesem romani var. Halikarnas balikcisi' nin da böyle bir kac romani var.
0
a summer day
(29.09.18)
Büyülü gerçeklik roman olarak ihsan oktay anar'ın amat'ı var.
0
gezegen olan pluton
(29.09.18)
Akdeniz korsanları üstüne çalışan bir tarihçi vardı Emrah Safa Gürkan. Ancak baktım da korsanlık hakkındaki yazıları Türkçe değil. Ama istersen ona da sorabilirsin twitter'dan, belki cevap yazar: twitter.com
0
protector
(29.09.18)
Nassau'da korsan müzesi var, söz oraya gidip size bildireceğim. Benden haber bekleyin.
0
burka
(29.09.18)
(14)

Mutlu sonları mı yoksa mutsuz sonları mı daha çok seviyorsunuz?

levent bilgen
Edebiyat, sinema, dizi ve benzeri öykülerde..
Edebiyat, sinema, dizi ve benzeri öykülerde..
0
levent bilgen
(27.09.18)
mutlu
0
elorelia
(27.09.18)
Klişe olmayan her türlü son, bu yüzden mutsuzlar daha çok. Mesela karizmatik başrol filmin sonlarında asansöre biniyor ve aşağı indiğinde asansör kapısı açılır açılmaz kafasına kurşun yiyor, işte bu klişe olmadığı için etkileyici ve tercih edilir kesinlikle.
0
siyah giyen adam
(27.09.18)
Mutlu aşk varsa da mutlu son yoktur xd

Şaka bir yana iksinin ortası olan sonlar daha iyi bence. Ne çok mutlu ne de çok mutsuz.
0
Drakath
(27.09.18)
Orta karar diyeceğim ama mutlu ağır basar.
0
Dylan Murphy
(27.09.18)
mutsuz
0
gezegen olan pluton
(27.09.18)
Mutsuz. Daha gerçekçi geliyo
0
Delay Fuze
(27.09.18)
Mutsuz sonlar hep daha etkileyici gelmiştir
0
pastörizesüt
(27.09.18)
gerçekçi olacaksa mutlu. yoksa mutsuz.
bazıları var ki adamın içine oturuyor, olmaz olsun öyle son.
0
AWD
(27.09.18)
Mutsuz kesinlikle.
0
kulagina kupe olsun
(27.09.18)
gerçekçi sonları
geneli mutsuz oluyor tabi bunların
0
basond
(27.09.18)
Realistik olmasi acisindan mutsuzlari seviyorum.
"oh be islerin iyiye gitmeyebilecegini ve sonunda her seyin tepetakla olabilecegi gercegini kabullenen bir senaryo" diyorum, hosuma gidiyor.
0
stavro
(27.09.18)
Mutlu.

Atıyorum, iki sevgili ayrılmışsa pembe mutlu son ikisinin çok fena birleşmesi, normal mutlu son ayrılığı kabullenip hayatından memnun devam etmesi ve hayatını mutlu mutlu yaşamaya devam etmesi, normal mutsuz son da adamın bunu kaldıramayıp “Seni özlüyorum” diye yakınması, karanlık son adamın intihar etmesi olabilir.

Komedi filmi izliyorsam ve eğlencelik filmse pembe mutlu sonu severim. Hatta güzel bir oyunculuk ve diyalog serisi varsa pembe mutlu sonu yine severim. Spoiler olacak, bakmayın; Gattaca filminin sonu pembe mutlu idi ama başka son olsa bu kadar güzel olmazdı. Çoğunlukla normal mutlu sonu severim.
0
aychovsky
(27.09.18)
klişe olmayan mutlu
0
kronik
(27.09.18)
Mutsuz
0
legolasin son oku
(27.09.18)
(13)

Atatürk harf inkılabına neden ihtiyaç duydu?

levent bilgen
1)Tarafgirlik, partizanlık, gereksiz mübalağa ya da eleştiriden uzak; nesnel bir dil ve tavırla bunun sebebini açıklayabilir misiniz? 2)Sizce amacına ulaştı mı? Dilimiz işlevselleşti mi? Anlatımı zenginleşti mi? 3)Yeni nesillerle eski nesiller arasında Türkçe konuşma ve kullanım derinliği açısından
1)Tarafgirlik, partizanlık, gereksiz mübalağa ya da eleştiriden uzak; nesnel bir dil ve tavırla bunun sebebini açıklayabilir misiniz?

2)Sizce amacına ulaştı mı? Dilimiz işlevselleşti mi? Anlatımı zenginleşti mi?

3)Yeni nesillerle eski nesiller arasında Türkçe konuşma ve kullanım derinliği açısından ne gibi farklar var? (Eskiler kelime dağarcığı çok daha zengin ve rafine bir Türkçe konuşuyorlardı, şimdiki toplum ortalaması 250-300 kelime ve en çok kullandığımız kelime “şey” imiş yabancı kaynaklı bir araştırma komisyonuna göre. Ama bu erozyonu Atatürk’le ilişkilendiremeyiz kanaatindeyim.)

Açıklamaya çalışalım, politize etmeye değil.
0
levent bilgen
(25.09.18)
Hiçbir kültür bütünüyle geri (gerici) olamaz. Kültür çok uzun bir geçmişin ürünüdür. Mekanik bir anlayışla kültür ithal etmek, bir tüketim malı ithalinde olduğu gibi kültür ithal etmek, bilimsel değildir. Bizim aklıevvellerimiz (resmi ideoloji üreticileri), zaten kültürün Arap ve Fars karması, melez bir kültür olduğunu
ve Türk kültürünün baskı altında tutulduğunu, dolayısıyla bu kültürden radikal bir kopuşun ileri bir adım olduğunu ısrarla ileri sürüyorlar. Osmanlı kültüründen radikal bir kopuşla "boşalan yerin" nasıl doldurulacağı sorusuna ise inandırıcı cevap veremezler. Ama "Güneş-Dil Teorisi" gibi gariplikler üretmelerine ne demeli?
"Tarih Tezi" gibi saçmalıklar üretmekle mi boşluk doldurulacaktı? Elbette bunun, kendine dönmek, benliğe
dönmek olduğu ileri sürülüyor. Doğu İslam kültüründen radikal kopuş "milliyetçilik" sayılırsa, kendim emperyalist kültürün kucağına atmak ne olur? Boşluğun Batı burjuva kültürüyle doldurulması olmaz mı?

Bu bağlamda ani bir kararla, Arap harflerinin atılarak yerine Latin harflerinin alınması bir talihsizlik olmuştur. Genç nesiller, yüzyıllardır birikip gelen kültür mirasının dışına atılmışlardır. Arap harflerinin yerine Latin harflerini
alınmasına gerekçe olarak da, bu alfabenin zorluğu ileri sürülüyor. Oysa, bir ülkede okuma yazma bilmeyenlerin çokluğunu veya azlığını alfabeye bağlamak inandırıcı değildir. Latin harfleri alındıktan sonra da
oku-ma-yazma bilmeyenler büyük bir oran oluşturmaya devam etti. Sorunun çözümü alfabeyle değil, doğrudan eğitim politikasıyla ilgilidir. Aksi halde dünyanın en karmaşık alfebelerinden birine sahip olan Japonların okuryazarlık
sıralamasında sonlarda yer almaları gerekirdi... Üstelik, yaşam boyu hemen hiç ya da pek az okuyan kişinin belirli yaşlarda okuma-yazma öğrenmesi de sanıldığı kadar önemli değildir. Okuma-yazma bilmekle ilgili tartışmaya burada girmemiz gerekmiyor.


Bir toplumda devrimden söz edebilmenin koşulu, tarihsel olarak geri toplumsal sınıfların etkisizleştirilip daha ileri sınıfların toplumsal süreci belirler hale gelmesidir. Mustafa Kemal bu anlamda hiçbir köklü yeniliğe
yanaşmadı. Zaten toplumsal güç dengeleri ve geçerli hakim sınıf ittifakı köklü dönüşümlere asla izin vermezdi. Toplumsal (egemen) sınıfların gücü onun kişisel iradesinden daha önemliydi.

Böylesi bir ortamda (üretim ilişkilerine dokunmadan) yapılan "inkılaplar", Türkiye'nin az gelişmişlik yolunda daha hızlı
ilerlemesinden öteye bir anlam taşıyamazdı. Latin harflerinin Arap
harflerinin yerini alması kitlelerin yaşam koşullarında bir iyileşme sağlayabilir miydi? Yoksul köylüye toprak ve toprağı işleyecek araç gereç sağlanıp, ağaların ve tefecilerin sömürü ve baskısından kurtarılsaydı, işçilere sendikalarını, öz örgütlerini vb. kurma yolu açılsaydı emekçi kitleler için gerçek anlamda "inkılaplardan" söz edilebilirdi.
0
biravekahve
(25.09.18)
yazdiklarin harf degil dil devrimiyle ilgili daha cok. ben bunu olumlu buluyorum. turkce sozcukler yerine farsca, arapca dolmus ozellikle elit kesimin lugatinda.
harf inkilabina gelince osmanlida okuma yazma orani cok dusuktu arap alfabesinden dolayi argumani bana da inandirici gelmiyor. sonucta ben kucukken camiye gittigimde 2 haftada ogrendiysem bu oranlarin dusuklugunun ne alakasi var alfabenin zorluguyla. cevap veren olursa ogreniriz.
0
000000
(25.09.18)
alfabenin degismesiyle, dil devriminin bir alakasi yok aslinda. dil devrimi yapanlar salakti. alfabenin degismesi iyi oldu araplara degil batililara yakiniz imajiydi bu. ki cidden diger alfabe zor. ama konusulan dilin degismesi, ozturkce safsatasi tammamen ideolojik. elle tutulur tek bir yani yok. ataturk de onaylamiyordu. o uydurulan kelimelerin birini bile kullanmadi. nutuk'u yky gunumuz turkcesine uyarlanmistir diye basmis gecen gordum. bu dil degismesi sacmaligina ataturk'un nasi tepki verdigi falih rifki'nin anilarinda var. insanlara bunu anlatmak cok zor ama yallah arabistana filan diyorlar. gezi parki olaylarini iktidarin diliyle okuyan cocuklara da yarin obur gun laf anlatilmayacak mesela. akademik olarak arastirip okumak lazim. etimolojik hicbir dayanagi olmayan kelimeler uydurdular arap kokenli sozcukler kullanilmasin diye. uc kurus bes kurus karsiliginda tdk'ya kelime uyduran tipler vardi. uzun hikaye bunlar 61'de tamamen degisti zaten akademik makale okuyun uzun hikaye bunlar..
0
mula
(25.09.18)
harf inkılabının sözlü dille alakası yok. günde 250-300 kelimeyle konuşan neslin bambaşka sorunları var. aslında bunu başka türlü tanımlardım da argo diye hemen siliyorlar. Şu an argosuz tanımladım.

Dilin anlatımı harf inkılabı ile gelişmez. Anlatım kültürün bir parçasıdır. Türkiye'de arapça harflerle gelişmeyen anlatım araplarda gelişmişti zamanında. Bu salt alfabe alakalı değil.

harf inkılabını da "arap alfabesini ben öğrendim yea o kadar da zor değil" diyerek de incelemek zor.

harf inkılabı "bence" batıya yüzünü dönme hamlesiydi. ama sizin sorduğunuz şeyler atatürk'ün dil üzerinde yaptığı şeylerin sonuçları daha çok.

dil üzerinde yaptığı değişiklikleri neden yaptığını soruyorsanız şayet şunu deneyin.

türkçe dinlediğiniz bir hikayeyi, kril alfabesi kullanarak, portekizce anlatın.

bu sorunun giderilmesi ve bir dil kültürünün geliştirilmesi amacıyla bir çok çalışma yapıldı.

bir dili yabancı etkilerden tamamen arındıramazsınız. Fakat bir kültürü arındırabilirsiniz. Atatürk dildeki Türkleştirme ile arap ve fars kültürünün etkisini de kırmayı planladı bana göre. Başarılı oldu mu? zamanında olmuştu. Ama yaptıklarını anlayacak kimse çıkmadığı için tekrar arap kültürünün kucağına düştük.
0
godsparticle
(25.09.18)
Eskiler kelime dağarcığı çok daha zengin ve rafine bir Türkçe konuşuyorlardı.

Gören de dil devriminde önce ülkeden Tolstoyar, Balzaclar, Hugolar çıkıyor zannedecek, o zamanlar da cahil bir toplumduk şu anda daha cahil bir toplumuz; bunun harfle, dille alakası yok; cahil olunca cahil oluyorsunuz, ister Ugandanca olsun ister Sümerce bunlar araçtır sadece bilgiye ulaşmak için, bilgiye ulaşma vizyonunuz olmayınca uzaylı dili öğrenseniz boş.
0
gezegen olan pluton
(25.09.18)
@gezegen olan pluton Hangi mağarada yaşıyorsun bilmiyorum ama 40’ların, 50’lerin, 60’ların hatta 70’lerin İstanbul Türkçesine, o zamanın edebî eserlerindeki dile, üsluba, anlatım zenginliğine zerre kadar vakıf olsan ve şimdiki durumla karşılaştırsan böyle cahilane yorumlar yapmazdın. Kendini o kadar da yalıtma yani cahil addettiğin güruhtan, pek yabancı olmadığın, mesnetsiz kaynaksız üfürmenden, kesme işaretini bile kullanmaktan aciz oluşundan belli.

Şu sıralar Atatürk’le ilgili kitaplar okuyorum, bu konuya özellikle ehemmiyet veriyor ve sebebini bilsem de daha önce okumuş/araştırmış insanların fikirlerini, vardıkları sentezi öğrenmek istiyorum. O yüzden şahsın da üslubun da tavrın da konuyla alakasız.
0
🌸levent bilgen
(25.09.18)
1- araplar'dan mumkun oldugu kadar uzaklasmak icin atilan adimlardan biri.
2- gunumuz turkiye'sine bakinca malesef hayir.
3- ayni erozyon diger dillerde de var, sadece turkcenin problem degil.
0
cooperr
(26.09.18)
@godsparticle
burada olsun cesitli ortamlarda olsun onlarca kisi yazmistir daha once alfabe yuzunden osmanli'da okuma orani cok dusuktu o yuzden devrim yapildi diye. ben de ilkokulda camiye giden cocuklar kisa surede ogreniyor dedim. bu arguman yanlis mi simdi? nesi yanlis? harf devrimi siyasidir sonucta.
uydurma sozcukler bence gayet iyi. sozcuk kelimesi mesela osmanlida var miydi?kelime uydurmazsan saf turkce yetersiz bir dil.
0
000000
(26.09.18)
boğazımıza kadar araplığa battığımız şu günlerde hala bunun kıymetini anlamadıysan yapacak birşey yok.
0
titiraprap
(26.09.18)
Konunun farklı bir tarafından bahsediyorum belki ama dil devrimiyle bağlantılı. anadili konuşucuları kelimeleri birbiriyle ilişkilendirir ve sözlükçesine (beynindeki sözlük diyebiliriz buna) alır. şimdi her ne kadar kelimeleri bilsek de biz arap değiliz ve arapçadaki kelime ilişkilerinden büyük ölçüde haberdar değiliz. demek istediğim ktb kökünden türetilen kitap, katip, katibe, kütüphane gibi.

dil devrimiyle bir türk'ün sözlükçesindeki kelimeler arası bağlantı artırılmıştır. yaz kökünden türetilen kelimelere bakalım. yazı, yazıcı, yazar, yazgı, yazın vb.

şimdi bu kelimelerin arapçalarına bakalım. eskiden yazı için inşa, yazıcı için katib, yazar için müellif vb kelimeler kullanılırdı. peki günümüz türkçesinde yaz- kökünden türediği açıkça belli olan kelimelerin yerine arapçalarını kullandığımızda ne oluyor? o sözcüklere olan erişimimiz azalıyor.
bunu şöyle düşünebiliriz. ortak kökten gelenler bir gruptaysa eğer biz anadili konuşucuları bir gruba tümüyle/çoğunlukla ulaşabiliyoruz ama bu sözcükler farklı dillerden gelen kelimelerden oluşursa aralarındaki bağlantıyı kuramıyoruz. bu da bizim düşünce biçimimizden tutun da fikir ortaya koymaya kadar her şeyi etkiliyor.


küçük bir not: rafine dilden kastınız ne bilmiyorum ama özellikle servet-i fünun dönemini incelerseniz şairlerin kendilerinin uydurdukları sözcükler ve tamlamalar olduğunu görürsünüz. tabii ki dillerdeki sözcüklerin çoğunluğu uydurmadır. biz masaya masa dediğimiz için masa, çorap desek çorap olur. bu da dilin nedensizlik ilkesinden dolayıdır ama benim burada anlatmaya çalıştığım konu farklı.
umarım anlatabilmişimdir.
0
gadjodilo
(26.09.18)
Politik amaçlarla yapılmış bir devrimi politize etmeden nasıl açıklayacağız? "Politize etmek" kavramına olumsuz bir anlam yüklediyseniz, şunu hatırlatmak isterim: Bu konu öyle bir konudur ki, onu politize etmeden açıklamaya çalışan, onu olumsuz anlamda "politize etmiş" olur.

1. Harf Devrimi'nın temel sebebi elbette "Batıcılık"tır. 1830'lardan beri kalabalıkların ve aydınların büyük bir kısmının yalnız üstyapısal anlamı ile kullanıp tartıştığı bir kavram olarak bırakmayalım bunu, üretim ilişkilerine bakarak anlamaya çalışalım.

Tüm kazanımlarını kabul etmekle birlikte, Cumhuriyet için bir burjuva devrimi diyebilir miyiz? Yoksa burjuva toplumu kurmaya niyetli bir kadro devrimi midir? Veya "Kemalist" sözcüğünün hakkını verecek kadar tepede yalnızlaşmış bir Mustafa Kemal mi vardır? Tüm bu sorulara verilecek cevaplar sayfalar tutabilir. Yalnız özel olarak sorunuza verilen cevaplar arasında da gördüğüm yanlış, Mustafa Kemal'in üretim ilişkilerinde herhangi bir yeniliğe yanaşmadığı biçimindeki, güya Marksist, aslında üstyapıyı temelden ayırıp havada bırakan tezdir. Biraz önce kapsamını belirleyemediğimiz iradenin somut eylemlerini ve amaçlarını, tarih bilimi sayesinde biliyoruz: Bu iradenin, İzmir İktisat Kongresi ile çubuğu açıkça kapitalizme kırdığını da... Kapitalistleşmenin olmazsa olmazı ilkel sermaye birikimi ve merkezileşmedir, yani ulus devlet.(Unutmayalım, milliyetçiliği düşünce dünyamıza armağan eden en büyük burjuva devrimi olan 1789'dur.) Kapitalist üretim tarzı ve ulus devlet örgütlenmesi için; yalnız kurumlar nezdinde bir merkezileşme yetmez, ideolojik mücadele de gerekir. Bu yüzden Harf Devrimi, Şapka Devrimi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu vs. bütün köklü değişiklikler Osmanlı'nın, İslam ve Araplık etkisindeki, eski yarı-merkezi feodal yapısını yıkmaya ve yerine yeni tarzda bir üretimi koymaya yönelik girişimler olarak okunabilir. Bu girişim; kimisi için artık mezar taşlarını okuyamamak, kimisi içinse -kadınlar- okula gidebilmek ve seçme seçilme hakkına sahip olabilmek anlamına geliyordu. Ne olursa olsun, yaratılmak istenen, tastamam yeni ve özgün bir kimliktir. Harf Devrimi'ni diğer yeniliklerden ayırarak değil, ancak bu bağlamda doğru anlamlandırabiliriz.(Not: Türkiye'de kız okulları henüz Osmanlı yıkılmadan açılmıştır, kadın mücadelesi de Cumhuriyet'ten önceye dayanır. Fakat kadının okuldan başlayarak sosyal hayata tastamam girişi Cumhuriyet'in iradeciliği ile gerçekleşti. Harf Devrimi, gericilik saydığı ne varsa onu hallaç pamuğu gibi atmaya çabaladığından, bu iradeciliğin kollarından biri sayılmalı. Biri çıkıp buradan itiraz etmeye kalkar diye doldurdum bu parantezi.)

2. Bu soruya önce, ilk cevapta tarif ettiğim amaca göre cevap vermeliyim. Diğer devrimlerle birlikte, geniş çaplı bir kültür devrimine yardımcı oldu ise amacınına ulaşmış gibi duruyor. Dağınık etkiler müstesna olmak üzere eğitimi, özel olarak akademiyi ve edebiyatı dolaylı olarak laikleştirdi; hâliyle bu araçların aktarımları ile donanmış kentli kalabalıkları yarattı.

Harf Devrimi'nin dilimizi işlevselleştirip işlevselleştirmediği, tek başına, tasfiye olan sözcüklerle değil; devrimin, kitleleri içine taşıdığı yeni kültür dairesi göz önüne alınarak anlaşılabilir. Böyle bir uğraşın hakkını ancak bir doktora tezinin verebileceğini düşünüyorum. Yalnız Harf Devrimi'ne eşlik eden özleştirme politikası -Güneş Dil Teorisi değil- pek çok sözcüğün kaderine terk edilmesine yol açmıştır, buradan işlev üzerine bir şeyler çıkabilir. Bu sözcüklerin de, dilce kitlelerden kopuk Osmanlı Edebiyatı'nın -Hem Divan hem Tanzimat, hem "ara dönem" hem de Hem Servet-i Fünûn- kaybı mı yoksa okuyucunun kaybı mı olduğu tartışmalıdır. Buradan dilin işlevi denince "yüksek" bir edebiyatı anladığımız sonucu mu çıkıyor? Divan Edebiyatı mı, günümüz Türkçesi mi Yunus'a yakındır, tartışalım. (Dil tartışmalarında öldüren bir referans olarak Yunus...)

3) En zor soru bu, hâlâ yaşayan bir nesli haritadaki yerine yerleştirmek güç. Genel olarak bu neslin dille ilişkisi kopuktur. Pisa sonuçları fecaat, ana dillerinde okuduklarını anlamıyor çocuklar. Okumayan nasıl konuşabilsin? Hâliyle eski nesillere kıyasla, kullandıkları sözcüklerin sayısı da, bu sözcüklerin besleyeceği, ince anlam ayrımları da az. Gün aşırı olmadık birleşik fiiller üretiyor, İngilizce ünlem ve vecizlere gittikçe alışıyorlar. Şükür ki dahi anlamındaki de/da'nın ve bağlaç olan -ki'nin yazılışını öğrendiler.

Hem çevremdeki yaşlılarla konuşurken hem de eski nesillerin yapıtlarını okurken akıp giden bir dil gözlemliyorum. Sözcükleri kolayca buluyorlar; ince anlam ayrımları dedim biraz önce, benzer durumları özgünleştirecek daha fazla sözcük var dağarcıklarında, yeni nesle göre. Düşük cümle kurmaya kalkışacaklarsa da söz diziminin üstesinden rahatlıkla geliyorlar. Üstüne, birkaç cümleyi aşan bir yazıda veya konuşmada dağılmadan, bağlamı koruyarak ilerleyebiliyorlar. (Gözlemler "ortalama" yaşlılar ve gençler için geçerli. Her iki taraftan da -iki tarafa indirgemek de hatalı gerçi- bu ortalamanın altında ve üstünde yer alacak örnekler çıkabilir.)

Bu farkların başrolünde 12 Eylül'ün kökünden uzayan dallar; o günden bugüne yeğlenmiş tüm eğitim politikaları ve liberal medya -dün tv'ler, bugün internet- var. Ancak öte taraftan o "internet"te de/da duyarlılığını aşan bir okuma aşkı da yükseliyor. Umutlu olalım, yeni nesillerden başka, işlevsel bir dili adım adım kuracak kimsemiz de yok üstelik. Becerebilirlerse zihnimizde yeni pencereleri onlar açacaklar.
0
hikmet iv
(26.09.18)
hatayi biz en basinda yaptik, araplarla ayni alfabe paylasarak.
0
icim urperiyor
(26.09.18)
1- bunun sebebi hakkında iki görüş var; birincisi okuma yazma öğretmenin kolaylaşması ve yaygınlaştırılması. ikincisi de Arap dünyası ile bağımızın kesilip batı dünyası ile bağ kurma isteği. bence ikincisi baskın. yoksa çin bu alfabe ile ilerlediyse, rusya Kiril alfabesi ile uzay yarışını kazandıysa, ilki çok da mantıklı değil.

2- dilimiz zenginleşti, ama alfabe sebebiyle mi, bilemiyorum. yani Tevfik Fikret şiirlerini Osmanlıca alfabe ile yazdı, zengin değil miydi? Ama latin harfleri ile yazıp çizmek batı ile daha kolay bağ kurmamızı sağladı. O açıdan başarılı oldu. Bugün Ingilizce öğrenirken bir de alfabe öğrenmeye uğraşmıyorsak başarılı olmuş demektir.

3- konuşma derinliğinin kullandığın alfabe ile alakası yok. eski nesiller çok daha ağdalı bir dil kullanıyordu. daha çok Arapça-farsça sözcük kullanıyordu, şimdi bambaşka karışımlar var.

bir de eskiden o 300 kelime ile konuşan kesim köylerde olduğundan fazla görünmüyordu, şimdi hepsi kentlere geldi. eskiden her köyde okul varken şimdi bunlar kapatılıyor. şu eğitim sisteminde liseden mezun olan ortalama bir kişi anadilinden kendisine sorulan soruların %90 civarını yapamıyor derken bok oldu tabi.
0
babilbaligi
(26.09.18)
(6)

Desktop pc

kolaygelsin
Merhaba,Yeni bir bilgisayar almayı düşünüyorum. Laptop veya desktop alacağım karar veremedim henüz. Aşağıdaki bileşenler bir desktop için nasıldır? 5000 tl yi pek geçmek istemiyorum buna alternatif bir laptop veya desktop tavsiyeniz var mıdır? (şu ekran kartı şu işlemci daha uygun olur gibi)Teşekkür
Merhaba,
Yeni bir bilgisayar almayı düşünüyorum. Laptop veya desktop alacağım karar veremedim henüz. Aşağıdaki bileşenler bir desktop için nasıldır? 5000 tl yi pek geçmek istemiyorum buna alternatif bir laptop veya desktop tavsiyeniz var mıdır? (şu ekran kartı şu işlemci daha uygun olur gibi)

Teşekkürler

AMD 3.9GHz Ryzen 2200G işlemci
MSI B350M Gaming Pro anakart
KINGSTON 8GB 3000MHz bellek*
MSI 1050 Ti Gaming X 4G ekran kartı**
Noctua U12S 120mm işlemci soğutucusu
Phanteks P300 kasa
FSP 500W 80+ güç kaynağı
WESTERNDIGITAL 1TB sabitdisk
0
kolaygelsin
(25.09.18)
Kullanım amacı nedir?

Sanırım Inventus'tan bakıyorsun :) Malzemeler hep orada olan şeyler. İki ay önce ben de Phanteks P350 kasaya güzel bir sistem topladım.

Bu arada, ekran kartına Amazon.com ve amazon.de'den de bir bak. Ben 1080 aldım, Türkiye'de 5500+ lira olan şey o günün kuruyla vergisi kargosu dahil 3300 liraya geldi. (ki ben önceden aldığım dolarla ödedim) Yani Amazon çok karlı olabiliyor zaman zaman.

Noctua U12S süper, aynısı bende var. AMD sanırım daha çok ısınıyor ama performansı gayet iyi bence. Lakin aslında daha ucuza kaçmak istersen (sistemin de çok çok üst olmadığı için) Teknobiyotik'te kendi markası olan Dark'ın ürünleri var. Onlar da gayet iyi diye duydum ve Noctua 500 liraysa Dark 250 lira gibi.

AMD işlemcilerden anlamıyorum. Ben 1700x ve 2600-2700 serilerine bir bakıp sonra yine Intel tercih etmiştim.

(Bu arada, Monster ve hatta Dell'in 1050ti'lı laptopları vardı 5000 civarına. Eğer laptop olabiliyor diyorsan onlara da bir bak. Ama masaüstünün soğutmasını yakalayamaz tabii, ekran kartı aynı performansı veriyor artık ama işlemci de masaüstü performansını pek yakalayamıyor diye düşünüyorum.(veriler de öyle gösteriyor*)

*tabii 6 çekirdekli hayvan gibi mobil işlemciler de çıktı ama onlar bütçenin dışında diye öyle diyorum.

edit: arada hepsiburada kampanyalarını da kontrol et.(satıcısı hepsiburada olan şeyleri) 550 liraya 500gb sandisk sata ssd aldım aynı günlerde mesela. Bazen güzel indirimler yapıyorlar.
0
nhk ni youkosu
(25.09.18)
Evimizdeki laptop'lardan biri bozulduğu için maalesef yeni ihtiyaç oluştu. Aslında laptop almayı düşünüyordum ancak eli yüzü düzgün bir laptop 5k 'dan başladığını görünce bari oyun da oynayayım diye desktop'a döndüm.

@nhk Evet inventus a baktım çok olumlu yorumları görünce direkt oraya yöneldim.
0
🌸kolaygelsin
(25.09.18)
Amd alma usta düşük performans da olsa aynı parayı verip intel al.
0
diffarentiationation
(25.09.18)
bu sisteme o işlemci soğutucusu çok fazla.

ben de intel'ciyim. soğutucudan kısım ram ekleyebilirsin, ya da ssd düşünebilirsin.
0
washe
(25.09.18)
5000 lira verip 16 gb ram ve ssd almamak çok saçma, diğer şeylerden kısıp bu iki tarafı bu düzeyde almaya çalışın bence.
0
gezegen olan pluton
(25.09.18)
16 ram
hdd yerine de ssd şart bence
intelciyim ben de.
0
golgi aygıtı
(26.09.18)
(15)

en sağlıklı kuruyemiş?

mor.inek
Merhaba,gereksiz yere tatlı, çikolata ve bisküvi gibi şeyleri tüketmek yerine kuruyemiş yiyim diyorum. kızarmış yerfıstığı çarptı gözüme onu aldım ama iyi mi yapıyorum bilmiyorum, en azından ağzımı oyalasın çünkü çikolata yesem 3-4 tane arka arkaya hiçbir iğrenme duymadan yiyebiliyorum. Hangi kuruye
Merhaba,

gereksiz yere tatlı, çikolata ve bisküvi gibi şeyleri tüketmek yerine kuruyemiş yiyim diyorum. kızarmış yerfıstığı çarptı gözüme onu aldım ama iyi mi yapıyorum bilmiyorum, en azından ağzımı oyalasın çünkü çikolata yesem 3-4 tane arka arkaya hiçbir iğrenme duymadan yiyebiliyorum. Hangi kuruyemişi yesem daha sağlıklı olur, hem biraz tok tutsun da aklıma çikolata gelmesin?
0
mor.inek
(24.09.18)
Beyaz leblebi
0
kablelvuku
(24.09.18)
sağlıklı mı çok bilmem ama baharatsız nohut olabilir
0
isimsiz uye
(24.09.18)
çiğ badem
çiğ fındık
ceviz
yer fıstığı da yiyebilirsiniz bu arada. yalnız yediğiniz miktarlara dikkat edin. bir avuç yenmesi tavsiye edilir günlük.
0
veritaslibertas
(24.09.18)
kavrulmamis kuruyemisler. ceviz ve badem iyidir. miktar olarak bir avucu gecmemesi tavsiye edilir.
0
telaffuzu cok tatli fransizca kelime
(24.09.18)
Kesinlikle kuru erik antioksidan oranı en yüksek. Aynı zamanda lif oranı iyi kabızlığa birebir.

Ceviz gümüş iyonu olan tek besin.

İncirde çok iyi ve sağlıklı.
0
Fritz-X
(24.09.18)
tuzsuz kabak çekirdeği.
0
since1907
(24.09.18)
Kavrulmamış tuzlanmamış olanlar. Kaju da olur, ceviz de olur, fıstık da.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.09.18)
@fritz-x : miktar olarak ne kadar olmalı peki?
0
🌸mor.inek
(24.09.18)
çiğ fındık badem bildiğim kadarıyla oldukça faydalı ve kavrulmadığı için zararsız yağ vs anlamında
0
acan99670
(24.09.18)
leblebi hariç ve kavrulmamış olmak ve abartmamak koşuluyla hepsi sağlıklı.

leblebi = un
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.09.18)
bunların hiçbiri benim çikolata isteğimi götürmez, ama seni bilmiyorum... Ben şöyle yapıyorum, en kalitelisinden hurma alıyorum(köfte kadar, dışı parlak) içini açıp fındık koyuyorum, dışını hafif ıslatıp kakaoya buluyorum. Çikolata isteğini tamamen götürüyor, bayaa da lezzetli. Yer fıstığıyla da deneyebilirsin. Bademle de.
0
megalomaniac
(24.09.18)
@megalomaniac: hocam kalori....
0
🌸mor.inek
(24.09.18)
Tuzlanmamış, kavrulmamış ceviz, fıstık, kaju vs protein içerdiği için öyle fazla yiyemezsin tıkar.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.09.18)
Çikolata yiyeceğine, veya avuç avuç kaju fıstık vs. yiyip yine tatlı ihtiyacını gideremeyeceğine, bundan 2 tane ye, bişey olmaz :)
0
megalomaniac
(24.09.18)
çiğ olanları ve bakliyat veya mısır kökenli olmayanların hepsi sağlıklı ama yerli olmalı, ithal ceviz bile sıkıntılı.

Kavurma işinde un kullandıkları hem de yararlı yağların yapısı bozulduğu için sıkıntı oluşuyor ama kavrulmamış yiyemiyorsanız evde kendiniz kavurabilirsiniz.

Not: Çiğ kaju alerji, kaşıntı yapabilir bunun çiğ olanına dikkat edin.
0
gezegen olan pluton
(24.09.18)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.