Giriş
(6)

Motorsikletinizin çalınmamasını nasıl sağlıyorsunuz?

kenjataimu
Bir iki arkadaşım motorsikletini çaldırdı, ben de motorsiklet dünyasına giriş yapmayı düşünüyorum. evimde kapalı garaj var yalnız gittiğim yerlerde düz kontak binerler, bi araca yükler götürüverirler diye korkuyorum. zincirler falan koruyor mu, bir yere mi bağlamak gerekiyor?
Bir iki arkadaşım motorsikletini çaldırdı,
ben de motorsiklet dünyasına giriş yapmayı düşünüyorum.
evimde kapalı garaj var yalnız gittiğim yerlerde düz kontak binerler, bi araca yükler götürüverirler diye korkuyorum.
zincirler falan koruyor mu, bir yere mi bağlamak gerekiyor?
0
kenjataimu
(08.11.20)
alarmlı disk kilidi kaliteli bşy olsun

www.hepsiburada.com
0
egokalp
(08.11.20)
çok kaliteli zincir alman lazım. onunla sağlam bir yere bağlaman lazım.

gece açıkta bırakacaksan bağladığın yeri bile kırıp götürebilirler yedek parça için.

tr'de ucuz motor kullanacaksın dışarda falan bırakacaksan.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.20)
karşında yavuz hırsızlar olacak. bazen tedbir kar etmiyor. ona göre. zincir de korumadı kayınpederinkini.
0
iddaaci
(08.11.20)
Şans işi ben bugüne kadar motoru hiç kilitlemedim. Nereye gidersem gideyim açıkta durdu hep. Çalınmadi. Önlem alma demek için söylemiyorum, sadece biraz şans işi. Ben olsam yerinde abusun granit zincir kilitlerinden alırım, nereye gidersem gideyim kilitlerim.
0
sckxyss
(08.11.20)
Youtube'da lockpicking lawyer videolarını izledikten sonra anladım ki, alacaksan sağlam kilit alacaksın. Kryptonite markasının bazı modellerini çilingirlerin açamayıp kestiğini duydum. Türkiye'de evolution modeli satılıyor mu bilmiyorum. Videoları izleyince bana en makul kilit olarak göründü.

Kilit elbette garanti değil. Ama işlerini zorlaştıracağı kesin. Bazı ucuz gps takip cihazları var. İkincil önlem olarak öyle bir şey olabilir.
0
the coon
(08.11.20)
aea'nın baya bir hırsızlık videosu vardı.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.20)
(7)

Uzaktaki yakinlariniz arkadaslariniz "nasilsin" diye sorunca

ala09
Iyi degilseniz, istirabiniz buyukse onlara cevaben ne diyorsunuz? Uzun uzun anlatiyor musunuz?
Iyi degilseniz, istirabiniz buyukse onlara cevaben ne diyorsunuz? Uzun uzun anlatiyor musunuz?
0
ala09
(05.11.20)
ben geçen birine nasılsın diye sorunca kötü dedim.

dalga geçti. senden de ne beklenir ki zaten minvalinde bir şey dedi.

bizim ülkede işlemiyor. iyi de geç.
0
duyurukullanıcısı
(05.11.20)
bu durumda çoğunlukla yarım bir yanıt veriliyor, ''eh işte'' gibi. karşıdaki hakikaten merak ediyorsa neler olduğunu soruyor, o halde paylaşıyorsun
0
Etanglement
(05.11.20)
nasılsın diyen herkese kötüysem de iyiyim diyorum.
gerçekten kötü oldugumu anlattıgım iki kişi falan var, onların da nasılsın demesine gerek kalmadan ben anlatıyorum.
0
penceredengorunenmorbina
(05.11.20)
“İdare ediyoruz”
“Yaşıyoruz”
“Bir an önce eve gitmek istiyorum”
Nasıl gidiyor cevabına da “gidiyor” diyorum kötü olduğumda, daha fazla soru sorulmaması için hemen ortadan kayboluyorum.
0
Hallegadola
(05.11.20)
Ben yakındakilere de iyiyim diye cevap veriyorum ki
0
dafuq
(05.11.20)
nolsun diyorum ben direkt. eh işte falan demem pek. haydaa sorduk şimdi dert anlatır kafasına girerse diye. kimse benim derdimi dinlemek zorunda değil ama annem, babam vs olursa onlara söylerim tabii ki.
0
matilda
(05.11.20)
İyi diyorum. Herkese, her zaman.
kimsenin, kimsenin derdini salladığı yok.
0
Giovanni Pipitto
(05.11.20)
(4)

virüs öldürücülük hesabı

Tochinoshin
şuan toplam vaka sayısı 48,419,721 ve toplam ölüm sayısı 1,230,753 görünüyor. bunları bölünce 39,3 çıkıyor. bu 39 sayısı, virüse yakalanan her 39 kişiden biri öldü anlamına mı geliyor?
şuan toplam vaka sayısı 48,419,721 ve toplam ölüm sayısı 1,230,753 görünüyor. bunları bölünce 39,3 çıkıyor. bu 39 sayısı, virüse yakalanan her 39 kişiden biri öldü anlamına mı geliyor?
0
Tochinoshin
(05.11.20)
vaka sayısı senin test yapabildiğin insan sayısı o sebeple bence 48m yeterli bir veri değil.
0
duyurukullanıcısı
(05.11.20)
her 39,3 vakadan biri ölmüş demek. 100 kişiye vurunca da oran %2,54 yapıyor.
0
reanarchy
(05.11.20)
8 ayda 10.558 kişi ölmüş. Ayda 1319 kişi ediyor. Koskoca 83 milyonluk Türkiye'de, eve kapanın dendiğinde bile halkın 3'te 1'i harıl harıl çalışmışken, millet çatır çatır tatil yapmışken, 8 ayda 10.558 kişi, ayda kabaca 1300 kişi ölmüş.

Bu mu pandemi?
0
1bir1bir1
(05.11.20)
@konetsu

önlemler altında kayıtlı 1.200.000 ek ölüm var sadece bu hastalıktan dolayı

ve önlem alınacak bişey yoktu diyorsun.
0
duyurukullanıcısı
(05.11.20)
(7)

İddaa bataklığına düştüm

eazy
Abi bu ne bela bir şeymiş ya. Öylesine 8 liralık kupon yapmıştım 3 gün önce, 119 geldi. Sonra o 119 2 gündür şampiyonlar ligi maçlarıyla oldu mu 400. Çekeyim parayı diyorum ama şeytan dürtüyor. Yarın avrupa ligi maçlarına 200 atayım, ne gelirse kardır. 200 lira da hesapta kalsın hafta sonu lig maçla
Abi bu ne bela bir şeymiş ya. Öylesine 8 liralık kupon yapmıştım 3 gün önce, 119 geldi. Sonra o 119 2 gündür şampiyonlar ligi maçlarıyla oldu mu 400. Çekeyim parayı diyorum ama şeytan dürtüyor. Yarın avrupa ligi maçlarına 200 atayım, ne gelirse kardır. 200 lira da hesapta kalsın hafta sonu lig maçlarına oynarım diyorum.

3 gündür ne sosyal medya, ne vatsap, ne telefon bakmaz oldum. Sürekli maç izliyorum. Ben toplam hayatımda bu kadar maç izlememişimdir ya.

illet ya valla illet.

* Bu arada sivas - karabağ maçı ne olur :DDDD
0
eazy
(05.11.20)
cok tehlikeli. beynin o 8 lirayi 10 katina, 40 katina cikarmanin aldigi hazzi uzun sure arayacak. eroin gibi dusun, kumar bagimliligi boyle bir sey, gercek bir bagimlilik. bu gibi kazanclar dopamin dengeni alt ust ediyor, o hissi tekrar yasamak icin hayattan kopartiyor beynin seni ve o amaca goturmeye calisiyor tum kuvvetiyle. bazi insanlar genetik olarak daha yatkin.

sonra ne oluyor? o heyecan icin oynamaya devam ediyorsun. tabii ki hic bir "edge" in olmadigi ve uzun vadede kaybetmen matematiksel olarak garanti oldugu icin kazanmak bir kenara kaybetmeye basliyorsun. bu sefer olur, bu sefer kesin diye diye daha cok kaybediyorsun. kendinden utanmaya basliyorsun "nasil bu kadar salak oldum nasil bu kadar para kaybettim" diye, sonra o paralari geri almak icin beynin hirs yapiyor, her seyi birakip ona kanalize oluyorsun, arada sansa kazandigin 3-5 sana hala imkanliymis gibi bir iluzyon yaratiyor ama o kazandigin 3-5 in yaninda kaybettigin daha fazla oluyor. gideren daha cok bataga dusuyorsun. arkadas iliskileri, aile iliskileri buyuk yara aliyor. zaman gidiyor, para gidiyor...

sen en iyisi yol yakinken beyninin bu bagimlilik yatkinligini farket, unutmaya calis, o 400 lirayla kendine guzel bir kiyak yap, yemek olur, sevdigin biriyle harcamak olur, bir luks ihtiyac olur. beyninin o hissi unutmasi biraz zaman alacak, ara ara "lan bi daha yapsak, kazansak, ne guzel olur di mi?" diyecek, bu uzuun bir sure olacak. buna direnmen lazim. ozellikle bastan amatorken kazanmak daha tehlikeli. genetik olarak bagimliliga bu kadar yatkinsan duble tehlikeli. irade isi degil bu. valla dikkat et. su an sordugun soru "eroyin denedim ulan ne guzel hismis milletin dedigi kadar var. bu arada bildigniz torbaci?" gibi bir soru. eyorlamam bu kadar, kolay gelsin.
0
robokot
(05.11.20)
Ben olsam 300 çekip 100 ayırırdım. Belirli bir yüzde belirle ve o yüzdeden fazlasını ayırma.
0
dissendium
(05.11.20)
Haksız kazanç. Öyle düşün.

Şimdi sen burada bir emek ve zaman ve enerji harcayıp bir iş yapıyorsun ve senin bu işinin üzerine millet paralı iddiaya giriyor, biri kazanıyor ve bir anda para babası falan oluyor, neymiş? Sen şu işi nasıl yapacakmışsın diye tahmin yürütmüşler. Sen çalışıyorsun parayı onlar kazanıyor. Aklına bu gelsin ve beynini bundan sıyırıp koparmaya niyet et.
0
1bir1bir1
(05.11.20)
Kaybedersin 3-5 gune.
0
baldur2
(05.11.20)
şeytan, sen iflas bayrağını çekene kadar dürter. Hatta sonrasında cebe biraz para girdiğinde yine o dürtmeler söz konusu olabilir.
Bir ara bazı çevrede uygulama üzerinden bahis oynayanlar görüyordum. Avuçlarını yaladıklarıyla kaldılar.
0
Erva
(05.11.20)
hacı abi 3 tane 1.1 maça bassan kazanma şansın 0,7.
yani 1.1'lik 3 maçtan oluşan bir kuponun tutma şansı %70
yani sıralı 10 kupon yapsan hepsi 3 maçtan ve 1.1 orandan oluşan en fazla 7. kuponu görebilirsin.
10tl'den başlasan en fazla 19tl'yi görebilirsin.
sonra hepsini kaybedersin.

400e bir kazak al kışın giyersin sıcak sıcak.
0
duyurukullanıcısı
(05.11.20)
içeride 5 lira bırakıp çektim parayı. Çok zor oldu, elim ayağım titredi valla ama Düşmemişim şükürler olsun. Benim kumarım buraya kadarmış.

o 5 lirayı da avrupa ligi maçlarının hepsinin ilk yarı 1 gol oluruna bastım geçtim. ya tutarsa :DDDDDDDD
0
🌸eazy
(05.11.20)
(6)

İphone 12'nin 4gb ram'i olması, nasıl bu kadar stabil?

Cesario
Arkadaşlar Android cephesinde 16 GB ramli telefonlar var. 6gb ramli telefonum teklemeye başladı mesela.Ama gelin görün ki 12K TL'ye satılan telefon 4gb ram ve en az 3-4 sene kasmadan götürür.İphone bunu nasıl başarıyor? Yazılımla, işlemciyle diyebilirsiniz ama tek cümleyle geçiştirmeyeceğiniz doyuru
Arkadaşlar Android cephesinde 16 GB ramli telefonlar var. 6gb ramli telefonum teklemeye başladı mesela.

Ama gelin görün ki 12K TL'ye satılan telefon 4gb ram ve en az 3-4 sene kasmadan götürür.

İphone bunu nasıl başarıyor? Yazılımla, işlemciyle diyebilirsiniz ama tek cümleyle geçiştirmeyeceğiniz doyurucu yanıt arıyorum.

Android neden bunu yapamıyor? Birkaç seneye 64 GB ram'li telefon çıkarırlar. İnstagram, facebook vs deli gibi ram yiyor ve stabil değil mesela.
0
Cesario
(04.11.20)
tamamen android vs ios ram tüketimiyle alakalı. doyurucu nasıl yanıt veririm bilmiyorum ama ioste her cihaza özel optimizasyon oluyor. androidde bu pek yok. donanım-yazılım uyumu ile de çok alakası var tabi. büyük oranda sebebi işletim sistemi. twitter mesela iosta daha az ram tüketiyor.
0
jelly bear
(04.11.20)
stabillikle farklı şeyler aslında. iphonelarda arkaya çok şey açınca ram yetmezse uygulama arası geçiş yaptığında yeniden yüklüyor mesela. Androidde ram yeterliyse(daha çoksa) bunu yaşamıyorsun.

Fakat ios ve android sanıyorum baya farklı. Donanımsal olarak Apple'ın işlemcisi de gerçekten çıktığı yılın en hızlı işlemcisi olarak çıkıyor hep. Bunun üstüne her yıl 3-4 telefon olduğu için optimize etmeleri kolay oluyor.(konsolları düşün, ilk çıktığında oyunlar "eh" oluyor ama optimize edip donanımı daha iyi kullandıkça çok iyi grafikli oyunlar çıkıyor, ama donanım aynı. Kasmıyor da.) Yani kasan telefon google'ın suçu olmayabilir, telefonu dolduran samsung, xiaomi vb.nin sorunu olabilir. Kendi özelliklerini arayüzlerini ekledikleri için bir şeyi tam yapamıyorlardır. Ayrıca apple gibi 3-4 cihaz değil çok daha fazla çıkarıyorlar ve hepsinin rami, işlemcisi, pili vs farklı.
0
nhk ni youkosu
(04.11.20)
bunun benim fikrimce şöyle bir cevabı var.

apple'in işletim sistemi iphone, ipad belki appletv'de kullanılıyordur. Wozniak'ın röportajlarını dinlediğimizde zaten ios öyle aman aman bir evrim geçirmiyor sadece daha iyi performans için güncelleniyor.

yani apple ios'u daha iyi performans için sürekli güncelliyor.

bunun yanında android binlerce cihazda kullanılıyor. google şimdi ben androidde performans kasıcam dese her cihaz için ayrı çalışması lazım birinde olsa diğerinde olmasa müşteri şikayeti olacak hemen.

o sebeple android performansı hardware'e bırakıyor çeşitliliğe yükleniyor.

yani apple CTO'su
hacılar zaten bizde 3 tane model var boşuna hardware kasıpda 8gb 64gb 128gb ram diye kendimizi öldürmeyelim elimizde apple kullanıcılarının tüm verileri var biz ios güncellemesi ile hardware i düşük tutabiliriz diye brif verirken

android CTO'su
aq vestel bile telefon çıkardı ben şimdi hepsine nasıl destek vereyim. düz bi android versiyonu çıkaralım isteyen taksın ram'i işlemci'yi yürüsün gitsin diye brif veriyordur.

hareket alanı meselesi biraz.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
İşletim sistemi donanıma optimize. Adamlar bu işi iyi yapıyor. Geçen gün elime bir iMac G5 geçti. 1.6 GhZ core 2 duo ve 1 gb 667mhz ddr 2 ram var. Antika yani. Teyzemin 3-4 sene önce aldığı i5'li lenovo laptoptan daha hızlı, daha akıcı. İçinde yüklü olan Photoshop CS3 bile kasmıyordu (Bu nasıl olabiliyor anlayabiliş değilim). Geçenlerde mediamarktta telefonlara bakıyordum, Orta direk diyebileceğimiz 2-3 GB ramlı Xiaomi falan telefonlar benim 1Gb ramli 6 yıllık iPhone'dan daha hantal çalışıyor.
0
mirafiori
(04.11.20)
isin icinde olan birisi olarak cevap vereyim.

olay isletim sisteminde. ama bu "apple hem donanim hem yazilim yapiyor o yuzden en iyi sekilde optimize ediyor" sigliginda degil. ki bu olayin ram tuketimi ile alakasi yok. olay multitasking kapasiteleri ile alakali. ios, Apple uygulamalari disindaki uygulamalarin arka planda calismasina musaade etmez. uygulamalar arasi gecis yaptiginda arka plana giden uygulamanin o anki halini diske yazar ve uygulamayi memory'den ucurur. boylece tum memory isletim sistemine ve aktif olan uygulamaya ayrilmis olur. onceki uygulamaya geri gelmek istediginde isletim sistemi diskten uygulamanin son halini hafizaya geri yukler ve uygulamayi acar.

android'de ise tipki bilgisayarlardaki gibi "full" multitasking mevcuttur. arka plana atilan uygulamalar, hafizada yer oldugu surece orada durmaya devam eder. cok fazla uygulama acip hafizayi doldurmaya baslarsan, isletim sistemi en eski kullanilan uygulamalardan baslayarak sirayla arka plandaki uygulamalari hafizadan temizler ve aktif uygulamaya gerekli hafizayi saglar.

bir uygulamanin yada sistemin fazla ram tuketmesi aslinda kotu birsey degildir. ram kullanilsin diye cihaza konur, tursusu kurulsun diye degil. ne kadar cok ram'in olursa o kadar fazla seyi hazir kullanimda tutabilirsin. isletim sistemi'ne Ram yetersiz geldigi icin 8-12GB'lik modeller yapmiyorlar. cihazda bu kadar RAM oldugu icin isletim sistemi bunu en verimli bir sekilde (~%70-80'i dolu olacak sekilde) kullaniyor.
0
crucio
(05.11.20)
Valla tamamen sallıyorum ama bence olay kullanılan dilde bitiyor. Android Java'yla yazıldığı (hem OS hem app'ler) ama iOS C ve Swift/Objective-C ile yazıldığı için arada böyle bir fark var.

Java memory efficient oluşuyla bilinen bir dil değil. VM üzerinde çalıştığı ve byte-code'a dönüştürüldüğü için boş + boş Java uygulaması bile kim bilir kaç yüz MB ram kullanıyordur. OOP olduğu için dümdüz bir string için bile obje oluşturman lazım falan. Küçük bir fark gibi görünüyor ama işi milyonlarca satıra vurduğunda oluşacak fark muazzam.
0
plutongezegendegilmi
(05.11.20)
(8)

Sizce halk ne yapmalı?

1bir1bir1
SelamDeprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun
Selam

Deprem meselesi gündemde. Bir süredir İstanbul için zaten konuşuluyordu, bir anda İzmir'i vurdu. Manzara ortada. Sonuç yine aynı, "sağlıklı/sağlam" binalardan ev kiralarmak ve satın almak daha da zorlaştı, denetleme mekanizmaları yine doğru çalışmayacak, yine birileri sadece konuşacak ve bunun üzerinden sadece seçim propagandası yapacak, halk yine kesesine göre evler seçmek durumunda kalacak ve bu sebeple belki evin ve binanın dayanıklılığına dair belge peşine düşmeyecek çünkü o belgeye bile güvenmeyecek vs.

Bu durumda bu halk göz göre göre ölüme gitmiş olmuyor mu? Sizce halkın istüne düşenler nelerdir?
0
1bir1bir1
(04.11.20)
halk zaten deprem için hiçbir şey yapmayan bir partiyi ülkeye başkan seçti. yani dedi ki benim depremle falan işim olmaz.

deprem paralarını biz müteahhitlere verdik onla otoyol yapıldı. nasıl zengin oldu adamlar senin verdiğin otoyol parası ile bi bilsen dediler. halk yine aynı adamları iktidar seçti.

halk zaten seçimini yapmış durumda. benim için deprem, eğitim önemli değil demiş. bunlar sadece sonuç.

halkın üzerine düşen kendisini yöneten insanı seçebilmektir. onuda yapamazsan sonuçlarına katlanırsın.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
1 Göz göre göre ölüme gidiyoruz
2 O Halk üstüne düşeni 10 seneler önce yapçaktı kusura bakmasın.
0
paramolacak
(04.11.20)
halk en fazla oy vereceği kişileri değiştirebilir. kişisel olarak da sağlam zeminli yeni binaya taşınabilir. başka da hiçbir şey yapamazlar.
0
candide
(04.11.20)
Halk kendini kurtarmalı. Devletten bir şey beklemek için çok geç. Boşuna hayıflanmaya gerek yok, halkı bu konuda kurtaracak bir irade yok ve olmayacak da.

Örnek veriyorum, maltepe'de oturuyorsun ama binan hasarlı, yeni binalar da pahalı mı? Tuzla'ya, gebzeye gideceksin. Yapacak başka bir şey yok.
0
roket adam
(04.11.20)
halkın üzerine düşen görev denetleme mekanizmasını doğru yapacak kişileri seçmek. yoksa yaptığı seçimlerin sonucuna katlanır. halk denen topluluktan bahsediyorsak ancak toplumsal görevlerinden sorumlu tutabiliriz onları. yoksa parası olan iyi eve taşınıyor zaten.
0
Bruce
(04.11.20)
bu halk demokrasiden vazgecip diktatörlük bozuntusu bir sistemi seçti. yani pek ümit yok.
yine de ne yapılmalı dersen, o gılışdar gitmeden akp gitmez diyim.
0
prizmatik
(05.11.20)
bireysel olarak, icinde yasadiginiz yapiyi tetkik ettirip, durumunu ogrenip, buna gore kacis plani hazirlamak gerek. yapinin durumu cok kritikse, kendi yukuyle (deprem, ruzgar, sel olmadan) ayakta zor duruyorsa, cok acil bir cozum gerek. baska turluyse, duruma gore.

malum-u aliniz, turkiye'de yapi stogu kotu durumda. bilhassa koyden kente gocun patladigi, 99'a kadar olan surecte dikilen pek cok apartmanin plansiz projesiz, kontrolsuz, hesapsiz, kitapsiz, korkunc uygulama yanlislari ve malzeme kusurlari ile uretilmis. oyle ki, 99 depremlerindeki yikimlar kuresel olcekte muhendislik icin bir laboratuar islevi gormustu. "ha, geri zekali gibi etriye demirini bir metrede koyarsak boyle oluyormus demek ki", "duz demir ve metre karede 500 kg tasiyan rezil bir betonla bile bu kadar ayakta kalabiliyomus" gibi cikarimlar elde edildiydi.

99 depreminden sonra algi birazcik degisti. yonetmelikler goreceli olarak uygulanmaya baslandi. ama kok neden ortadan kalkmadi. turkiye'deki curume oldugu gibi duruyor. araziden, imardan, insaattan kazanan para baldan tatli. denetim, yasa, kolluk hepsi (insaat filminin son sahnesi gibi) cenazeler topraktan cikmaya baslayinca suclu suclu birbirine bakiniyor. bu yuzden, yeni bir yapinin depremi sag salim atlatacagina, yapiyi yerinde gorup muayene etmeden, deneye tabii tutmadan, kimse kefil olamaz.

elbette yukarida konustugumuzun oncelikli odagi ikamet edilecek apartman dairesi icindi. iyi ya, depreme misafirlikte mi, yolda mi, is yerinde mi, okulda mi, tunelde mi, sinemada mi, yemekte mi denk gelecegiz? evimizin saglamligindan emin olsak dahi, yolda kopru uzerimize yikilmayacak mi? misafir oldugumuz evde uzerimize duvar devrilmeyecek mi? is yerimiz sapasaglam kalacak mi? bu sorularin yanitini siz veremezsiniz. bunlarin yaniti icin "devlet" diye bir kurum var. bu kurum, bizi korumuyorsa, depremden korunmak icin verdigimiz haracin uzerine cokup alakasiz yerlerde bunlari har vurup harman savuruyorsa, bizi felaketle basbasa birakip ustune "keske hasarli evlerde oturmasalarmis" diyorsa, tek yapabilecegimiz yapici, pozitif bir dille anlatmak, kamuoyu olusturmak, sabirla didinmek vs.

baska yollar cok denendi. ben omrumun bir donemini yapi deprem laboratuarinda gecirdim. politika kanallarini gordum, gozledim. halkin yasadigi bir kenar mahalleyi sokak sokak, apartman apartman gezip muayene ettim, kosullarini, yasantilarini, soylemlerini tecrube ettim.

benim nacizane gorebildigim, secebildigim budur. yurunmesi gereken buyuk bir mesafe var. cok daha kotu, rezil durumlardan cikmis, kurtulmus halklar var. motivasyon onemli. dirayet, sabir onemli. vakit onemli.
0
viva paulista
(05.11.20)
(11)

araba kiralama ve boş senete imza olayı

atcapar
Geçen sene merdiven altı diye tabir edilen bir oto kiralamacıdan araba kiralamıştım 5 günlük. Sözleşmede boş senete imza attırmışlardı ve parmak izimi almışlardı bir cihazı vardı bilgisayara bağlanan. Sonra arabayı teslim ettiğimde seneti 40 gün sonra vereceklerini söylemişlerdi, bazı trafik cezalar
Geçen sene merdiven altı diye tabir edilen bir oto kiralamacıdan araba kiralamıştım 5 günlük. Sözleşmede boş senete imza attırmışlardı ve parmak izimi almışlardı bir cihazı vardı bilgisayara bağlanan. Sonra arabayı teslim ettiğimde seneti 40 gün sonra vereceklerini söylemişlerdi, bazı trafik cezalarının 40 gün sonra bile geleceğini söylemişti herif. Bende 40 gün sonra gidip te uğraşmadım aradan da 1 sene geçti şimdi düşünüyorum acaba adamlar o senedi başkasına verir mi acaba diye? Bana ne gibi zararı olabilir? Adıma dava falan açılmaz değil mi? orada imzalattıkları senet aracın değeri kadar mı oluyordur? Tecrübeleriniz nelerdir? ileride başımı ağırtır mı?
0
atcapar
(03.11.20)
boş senetin altında fiyat yazmaz ne kadar yazmak isterse onu yazar, bence git al
0
nahtoderfahrung
(03.11.20)
bu nasıl rahatlık ?

dava açılmaz icra takibi başlatılır. senet boş adam oraya 500 bin tl yazar. önümüzdeki 10 sene boyunca bankadaki parandan, maaşının bir kısmına, sana kalan miraslara, evine, arabana kadar haciz koyarak elinde ne varsa alabilir. neden yapsın dersen gün gelir başı sıkışır senedi doldurur birine verir aradan sıyrılır. boş senet eşittir saatli bomba.
0
orpheus
(04.11.20)
Nasıl böyle şeylere güvenip imza atabiliyorsunuz aklım almıyor. Bence yarından itibaren adamı aramaya başlayın.
0
mg3929
(04.11.20)
korkutmak gibi olmasın ama
şu hayatta yapılacak en yanlış şeyi yapmışsın. bir daha yapma.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.20)
Şu anda başın ağrıyor aslında.google a yazsana araba kiralama senet imzalama diye kaç tane haber goreceksin.buradaki kimseye guvenmeyen bol evhamlı arkadaslardan değilim ama bu senin evhamlanman gereken bir konu.muhtemelen oraya gitsen biz onu yırttık attık diyecekler ama bu tahmin edeceğin üzere yalan olacak.birde özel bir yerde parmak izi alınması nedir,muhtemelen yasak bir işlem bu,hatta suç bile olabilir.bence bu adamlara gitmeden önce bir avukata git.
0
duptıs
(04.11.20)
yaptığın yanlış ama bir imza ile adamın her şeyini almak bu kadar kolay mı? Hukuksal boyunu bilmiyorum ama var ise böyle bir şey, o zaman insanları içirip sarhoş edip boş senet imzalatsın herkes.
0
yanqoue
(04.11.20)
1 hafta oldu olmadı bi haber vardı bi emekli albay böyle bi yerden araba kiralıyor imza atıyor sizinki gibi, hayatı kararmıştı.
0
Cebrikkuş
(04.11.20)
Yapmışsınız bir hata, vah vah etmeye gerek yok şimdi. Gidip senetinizi isteyin, eğer duruyorsa.

Boş senete imza atmak nedir allasen, bari araç tutarı kadar yazdırın.

Kısa bir süre önce böyle bir haber vardı ve sanırım sözlükte görmüştüm, gencin biri böyle bir senet imzalıyor ve araç kiralıyor. Sonra da oto kiralamacılar bu seneti işleme koyuyorlardı.

Mağdur genç ve babası borca itiraz ediyor olay mahkemelik oluyor, oto kiracılar gencin (ya da babasının) onlara borcu olduğu için senet aldıklarını iddia ediyorlar ama ispat edemiyorlardı bu iddiayı sanırım.

Mahkeme de güzel bir karara imza atıyor "olay örgüsünün hayatın olağan akışına aykırı olduğuna" karar verip borcu kabul etmiyordu mahkeme.

@yanqoue'nin dediğini ben de merak ediyorum, bir cahillikle ya da tehtitle ya da akli melekelerimiz yerinde değilken bi imza attık diye insanın hayatı kararır mı?

Hukuk buna ne diyor bu konuda? Yani elinde senet olan kişi bu seneti borçludan neden aldığını ispat etmek zorunda değil mi?
0
John Bloor
(04.11.20)
Çok geçmiş olsun, umarım doğru seneti alabilirsiniz, bende diyorum bu insanlar nasıl zengin oluyorlar, sizin gibi 10 kişi bulsalar köşeler zaten.
0
paramolacak
(04.11.20)
abi bos senede imza atip, geri de almadan nasil rahat edebiliyor ve uyuyorsunuz, cok garip gercekten.

1 sey yapacak olsalar coktan yaparlardi ama yapmayacaklari anlamina da gelmez.

gidin ve alin en kisa zamanda (tabii bulursaniz)
0
sweetoffice
(04.11.20)
Bundan 5 Sene önce öyle bir hata yapmıştım. Arabayı teslim ettiğim gün adamdan senedi almıştım. Şu anda adam altına 500 bin tl değil de alacak verecek iliskisinden dolayı diye senede 50 bin tl yazar icraya verir çatır çatır da parasını alır. Siz 1 sene iyi dayanmıssınız ben uyku bile uyuyamazdım.
0
eagle is free
(04.11.20)
(5)

videolu çeviri ücreti

duyurukullanıcısı
ingilizce ve almanca iki makale var okuma süresi 5dktercümanın bu makaleyi cümle cümle tercüme edip videoya çekmesini istiyorum. öyle aman aman bir türkçeye gerek yok. anlaşılsın yeter.makaleyi okurken türkçe'ye çeviricek sesini kayıt edicek yani.yazma yok. şu an bu cümleyi okuyorum diye fare ile se
ingilizce ve almanca iki makale var okuma süresi 5dk

tercümanın bu makaleyi cümle cümle tercüme edip videoya çekmesini istiyorum. öyle aman aman bir türkçeye gerek yok. anlaşılsın yeter.

makaleyi okurken türkçe'ye çeviricek sesini kayıt edicek yani.
yazma yok. şu an bu cümleyi okuyorum diye fare ile seçim yapabilir belki max.

bu işi nasıl fiyatlandırmak gerekir? yazıyormuş gibi kelime sayısı üzerinden mi?
0
duyurukullanıcısı
(03.11.20)
yazılı çevirip sonra sözlü okusa olmuyor mu? çevirisini anlık yapacak ve hatası varsa düzeltme şansı olmayacak. bir nevi simultane çeviri olucak bu. öyleyse simultane çeviri ücreti ödenmeli diyorum ben.
0
Bruce
(03.11.20)
canlı değil ama. yanlış varsa düzeltip örnek veriyorum 2 saat sonra atabilir bana videoyu. veya şurası yanlış olmuş şöyle diye ekleme yapabilir. o zamanda simultane çeviri ücreti gibi mi düşünmek lazım?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.20)
öyleyse önceden yazılı çevirsin sonra onu okusun? okuyarak çevirmiş gibi mi olması lazım? önceden yazılı çevirdiğinin anlaşılması bir sorun mu? söylediğini duyup onun üzerinden yeniden çevirmesi çok kayıt aldırır çünkü.
0
Bruce
(03.11.20)
sorun değil ama tabi direk okuyup çevirse yani yazmasa daha az iş gücü olacağından acaba çeviri daha uygun olabilir mi diye aklıma takıldı durum.

yoksa metin olarak da iletebilir tabi direk.
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.20)
cümleye bakıp ne anladığını söyleyerek çevirmesini istiyorsun yani bi bakıma, uğraşmasın diye. o durumda hata çıkma ihtimali çok çünkü çeviri işi biraz puzzle gibi, sonraki cümlede yazana göre önceki cümleyi yeniden çevirmesi gerekebilir. birkaç kere okur, ne olduğunu anlar, sonra daha rahat çevirir ama bu da elle yapacağı çeviriden daha az bir işgücü değil. hata yapma ihtimali de daha fazla. çeviri yaptığım zamanlar böyle bir teklif gelseydi ben yapmazdım mesela. ya da yaparsam bile yazar öyle gönderirdim çünkü daha pratik ve düzgün bir iş olurdu.

5 dk okuma süresi olan bir metin çok pahalı da olmaz zaten, atıyorum 200 değil de 150 alacaksam bunun için ve 150'yi kabul edeceksem yazıp gönderirdim. kişisel bişey aslında, yapmak isteyen çıkar elbet ama çeviri ne kadar sağlıklı olur bilemedim.
0
Bruce
(04.11.20)
(14)

İşler nasıl (Tüm duyuru kullanıcılarına çok genel soru)

roket adam
Genel olarak herkese sorum: çalıştığınız ya da sahip olduğunuz firmanın işleri, geçen yılın aynı dönemine göre ne durumda? Daha iyi mi, daha kötü mü, ne kadar iyi ne kadar kötü? Bir de hangi sektör.Çalıştığım sektör genel ekonomik kaidelerin tam tersinde ilerlediği için (güvenlik) bunun genel ekonom
Genel olarak herkese sorum: çalıştığınız ya da sahip olduğunuz firmanın işleri, geçen yılın aynı dönemine göre ne durumda? Daha iyi mi, daha kötü mü, ne kadar iyi ne kadar kötü? Bir de hangi sektör.

Çalıştığım sektör genel ekonomik kaidelerin tam tersinde ilerlediği için (güvenlik) bunun genel ekonomiye yansımalarını net bir şekilde yorumlayamıyorum. Böyle bir başlık açıp yorumları dinlemek istedim
0
roket adam
(03.11.20)
Sektör 1 ; özel okulculuk, dershanecilik eğitim sektörü.


Bim mağazaları gibi kurumsallık ayağına mantar gibi türeyen, belirli bir geçmişe sahip olmayan, sadece kurumsallık??? vurgusu yapan orta kesime ve alt kesime hitap eden kurumlar batmak üzere. Hem yanlış planlama hem de covid. Orantısız büyümenin acısını çekecekler. Ultra lüks binalara milyonlar verip öğretmenlere asgarî ücret veren kurumlar batsa umrumda olur mu? Tabii ki olmaz. Ama asgari ücret alan insanlara çok üzülüyorum.

Geçen sene yumruk yemişlerdi. Muhtemelen bu sene nakavt olacaklar. Giderler çok fazla. Gelirler aynı. Orta kesim fakirlesiyor. Herkes dişinden tırnağından arttırıp koleje??? yollamaya çalışsa da pandemi süreci ve online eğitimden dolayı özellikle esnaf kesim öğrencileri okullarından aldı. Geçen seneki uzaktan eğitimden memnun olmayan kesim de öğrencileri okuldan alıp özel ders konseptine döndü.


Dershaneler de en çok bu durumdan nasiplenenlerden. Geçen seneye göre %50 azaldı öğrencileri. Yeni oluşumlar muhtemelen batacak. Krediler patladi sayılır.

Kısacası:
Özel okulculuk sektörü çok ağır darbe yedi. Öğretmenlerin özel ders sayıları arttı parçayı bir şekilde kurtarıyorlar ama kurumlar gidici.


Sektör 2: Psikoterapi. İnanılmaz bir yoğunluk var. Ücretler artmasına rağmen talep çok fazla. Maddi kaygılar başka problemleri tetikliyor şu an. Seanslar full. 2 hafta sonrasına randevular veriliyor.
0
westblack
(03.11.20)
Sektör: Otomotiv

Pandemi başında 1-2 ay bayağı sakindi. Sonrasındaki 4 ay i-na-nıl-maz bir yoğunluk. Son 2 aydır da normal seyrediyor inişler çıkışlar olsa da.
0
Arthur Dayne
(03.11.20)
Sektör: Enerji ve Kimya. B2B

Mart-Haziran arası bazı sektörlerde, özellikle otomotiv sektöründeki düşüş bizi de etkiledi.

Son iki aydır satış rekoru kırıyoruz. Geçen senenin %70 fazlası satışlar. İnanamazsınız, talebe yetişemiyoruz.

Tahsilat sorunu sıfır. Şüpheli alacağımız toplamda 100 bin lira yoktur. Vademiz 38 gün. Eylül'de geçen seneki satışı yakaladık. Ekim'de yine satış rekoru kırdık, Kasım ve Aralık da böyle devam ederse, gelsin primler.
0
stewie
(03.11.20)
İşler Geçen seneye göre daha iyi. Ama ithalatçı firma olduğumuz için şu an ithal malları ülkeye sokmak çok sıkıntı. Mallar geldi gümrükte bekliyor ama çekemiyoruz. Cari açıktan dolayı yukarıdan bayağı baskı var anladığım kadarıyla. Şu an çoğu malı yok satıyoruz ama oldukça talep var.
Sektör; hırdavat
0
etna
(03.11.20)
Sektör: Sigorta

Genele bakınca geçen seneden çok farklı değil. Bazı alanlarda satışlar patladı, bazılarında hiç iş yok. Dengeliyor.
0
jazzabel
(03.11.20)
Sektör: Turizm.

Yabancı turistlere İstanbul ve Türkiye Turu yapıyoruz. İşlerin nasıl olduğunu anlatmama gerek yok. İş yok. Cepten yiyoruz. Cepte kalmadı.
0
habarbey
(03.11.20)
Otomotiv sektöründeyim. Mart-Nisan döneminde epey zorlamıştık ama Mayıs'tan sonra geçen seneden bile iyi hale geldik.Ağustos ayında geçen senenin cirosunu aşmıştık. Şu anda yeni siparişlere 4-5 ay termin vermek durumunda kalıyoruz yoğunluktan ben hayatımda böyle bir şey yaşamadım.
0
iwasbornonamountainside
(03.11.20)
Sektör ; Kozmetik ( kullan at grubu ) , küçük işletmeyim.

Kuaförleri kapatma kararında , beklentim o yönde olduğundan masrafları kısıp , kira eleman ödemelerini yaparak ve bekleyerek atlattık. İzin verilip açılınca siparişe yetişemedik (hammadde kısıtlamasınında etkisi vardı). Bütün yıllık iznimi dükkanda geçirdim (sabah 8,30 gece en erken 23,00 ) , kurban bayramından beri ilk kez bu pazar evdeydik.

Pandeminin bize en büyük iyiliği vade,çek,senet işi ortadan kalktı, her sene bu aylarda elimde tahsilat gününü bekleyen en az 20 yaprak çek senet olurdu.

Her sene olduğu gibi kozmetikte kasım ayında işler %50 daralır , şu anda da öyle olmaya başladı.

Dolar kuru canımızı çok yakmaya başladı , zam demekten bıktık , şu reel piyasayı dolara endeksleyip tahsilatı tl'ye çevirseler bizde müşteride delirmese yeter.
0
synax
(03.11.20)
Sektör : Yazılım - Canlı Skor Müsabakalarının Yayını

Çok yoğun, ocak şubat 60 70 maç civarında yapıyorduk 1 ayda
şimdi 90 ı buldu
nefes alamıyoruz
0
summatinyourteeth
(03.11.20)
Sektör: güç yönetimi

Ikinci ceyrekte etkilendik ama alınan aksiyonlarla (zamlarin ertelenmesi, gelecek seneye sadece 5 gun izin birakmak, müdürlerin bonuslarda %75 düşüş, devletin karsiladigi kisa sureli issizlikleri kullanmak ve bazi yoneticilere de zorunlu ücretsiz izin aldirmak falan) maliyetler düştü+ikinci yarıda fiyatları artırdık. Satislar geçen seneye göre düşmüş olsa da sirketin sıkıntısı yok. Son iki ayda yüksek satış bekliyoruz. Bu sayede geçen seneye oranla daha az kâr olsa da zararla falan kapatmayiz.

Sektör pek etkilendi denemez, tüketici değil b2b bir sektör daha çok. Tek etkilendiği zamanlar ülkelerin lockdowna girmesi ile siparisleri teslim edecek yer olmamasi. Su siralar cok çok yogunuz. Kendi grubumun raporunu dun yaptim; agustos 5.4m euro, eylul 6.3m euro, ekim 8.2m Euro satis. Kısacası isler son ceyrekte düzelmiş gibi ve tahminler de böyle diyor.
0
logisticsmanager
(03.11.20)
sektör: bpo-customer care

işler çok iyi, hatta kapasiteyi aşan büyümeye ayak uydurulmaya çalışılıyor. rekabet çok yüksek pazarda, tepede kalmak için riskli hamleler var. pandemiden beri beklenmeyen talepleri karşılamaya çalışıyoruz, şimdilik sorun yok. bu karlılık çalışanlara da yansıyacak umarım 2021 itibariyle, beklenti içindeyiz.
0
Bruce
(03.11.20)
sektör: sanat eğitimi + atölyeler filan.
2018 - 2018 zamanlarında ayda 8 - 10 atölye X 10 kişi eğitim atölyesi açarken,
2019 son ayları 1-2 atölye açmaya zorlandır. (ekonomik kriz yüzünden)
pandemi sonrası insanlar atölyede bir araya gelemeyecekleri için açamadık. internet üzeri eğitim de biz de mümkün değil. Mayıs ayında fiziksel olarak tüm yerleri kapattık.
Şimdi işsizim. Çalışanlar da öyle :-)
0
ankara06
(03.11.20)
sektör: yazılım
yoğunluk namına değişen bir şey olmadı daha çok çalışıyom hatta, ofiste olsam geyik yapar günün yarısını boş geçirirdim şimdi öğle arasını kendime ayırmayı bile unutuyom çalışırken
0
nahtoderfahrung
(03.11.20)
teknoloji yatırımları danışmanı
sektör / otomotiv, makine, kimya, enerji, IT

kimse yeni teknoloji yatırımı yapmıyor. büyük firmalar dahil. herkes standart üretimini sürdürme derdinde o konuda yatırımlar yapılıyor.
bu sebeple bana çok gerek kalmıyor çünkü standart üretimle işim yok benim. o sebeple kötü. baya kötü.
0
duyurukullanıcısı
(03.11.20)
(4)

Şarap nasıl değer kazanır ?

baknedicem
evde bir arkadaşımın uzun yıllar önce hediye ettiği evenez adlı bir şarap var internete göre doğal şarapmış şarabın doğal olmayanı var mı ki ne alaka onuda anlamadım bu şarap yaklaşık 11 senedir dolabımda duruyor bu şarap değerli bir şarapmıdır yoksa ne kadar yıllanırsa yıllansın ismi cismi duyulmam
evde bir arkadaşımın uzun yıllar önce hediye ettiği evenez adlı bir şarap var internete göre doğal şarapmış şarabın doğal olmayanı var mı ki ne alaka onuda anlamadım bu şarap yaklaşık 11 senedir dolabımda duruyor bu şarap değerli bir şarapmıdır yoksa ne kadar yıllanırsa yıllansın ismi cismi duyulmamış bir şarap olduğundan para etmez mi ?
0
baknedicem
(02.11.20)
sadece belirli şaraplar yıllanır diğerlerinin son kullanma tarihi vardır.

sizin ki de büyük ihtimalle içilmemesi gereken bir duruma gelmiştir.
0
duyurukullanıcısı
(02.11.20)
üzerinde bir son kullanma tarihi yok içsek ne olur zehirlenirmiyiz ?
yada yemekte falan kullanılırmı ?
0
🌸baknedicem
(02.11.20)
ben içmezdim hocam. yerli şarapları zaten aldığın gibi 1-2 yıl içerisinde tüketmen lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.11.20)
@duyurukullanıcısı +1 her şarap yıllandırılmaz. organik şarap hiç yıllandırılmaz. bizim orada yıllık şarap yapılır. o yılda tüketilir.
0
mikahakkinen
(02.11.20)
(8)

Yabancıya hediyelik kaliteli Türk şarabı önerisi

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
Olan var mıdır acaba? Hediyenin gideceği zat İtalyano erkek. Tesekkurler.
Olan var mıdır acaba? Hediyenin gideceği zat İtalyano erkek. Tesekkurler.
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(02.11.20)
degustasyon.org Şurada güzel listeler var.

Asmadan Kor Syrah 2018 bulursanız çok güzel şarap.
0
kobuzchu kiz
(02.11.20)
İtalya’da o kadar çeşit stil ve üzüm var ki... Neler içiyor, biliyor musunuz?

Natural seviyorsa, Gelveri Keten Gömlekler.
Nodus- Narince
Suvla Reserve- Karasakız
Kayra Versvs ya da Kayra Vintage Öküzgözü, Öküzgözü & Boğazkere. Her üçü içinde, 2015 ve öncesi vintageler içmeye değer.

Şahsen bir İtalyan’a Merlot, Cabernet Franc, Chardonnay vs. götürmem. Fransız üzümü diyorsak, adamlar zaten çok evvelinde onları dikip efsane yapmışlar. Super Toscanlar, Friuli’nin Alto Adige’nin Burgonya üzümlerinden şarapları vs. ile zaten o kulvarda üst düzeydeler ve o alanda bir gelenekleri var. Türk şarabının orada söyleyeceği yeni bir şey yok.

Düzeltme: Imla.
0
buf-e kür
(02.11.20)
cok turk sarabi icmedim; ama ictiklerim icinde en f/p urunu + turk sarabi govdesi olan
kavaklidere cabernet savuignon+shriaz
0
buenosdias
(02.11.20)
Vedat Milör den şarap tavsiyesi
hizliresim.com
0
ankara06
(02.11.20)
Nevşehir de çok güzel bir kırmızı şarap vardı ya karabağ mı ne. Baya baya baya beğenmiştim.
0
mobydick
(02.11.20)
Ödül fln almış türk şarap markalarının şarapları oluyor bence onlara bakın. Riske girmeyin.
0
mobydick
(02.11.20)
suvla'nın premium serisi var benim 60'lık italyan iş ortağım beğenmişti.

merter'de kendi ofisleri vardı her yerde bulunmuyor.

edit: merter değil ya perpa.
0
duyurukullanıcısı
(02.11.20)
gabarnet, şiraz, şardonnay yerine; yerli sayılan karaoğlan, öküzgözü, boğazkere tarzı üzümlerden üretilmiş şarapları tercih edebilirsiniz.
0
emininsel
(02.11.20)
(2)

Fason tekstil işi yapan var mı?

bidakikanizialicam
Kendi markamızı oluşturma ve bu markayla üretim yapma hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kendi markamızı oluşturma ve bu markayla üretim yapma hakkında bilgi verebilir misiniz?
0
bidakikanizialicam
(31.10.20)
kendi markanızı oluşturma : nişantaşı'nda dükkan kirala
bu markayla üretim yapma : kumaşın üzerine by nişantaşı yazma

isteyene mba : siyah tshirt üzerine nişantaşı yaz
istenene phd : gri boxer üzerine nişantaşı yaz
isteyene prof : laci kravat üzerine nişantaşı yaz (dikey)
0
duyurukullanıcısı
(31.10.20)
Kendi markanı oluşturma reklam ile olur 5 milyon TL üzerinde para gerekli
0
kleider
(31.10.20)
(14)

rte ve eşi neden fransız malı giyiyor?

bohr atom modeli
hadi araba telefon cart curt anladık da, türkiye bir tekstil ülkesi ve kaliteli markaları da var bakıldığı zaman. yani kravatı bile fransız malı takmanın mantığı nedir?gerçekten anlayamıyorum. hiçbir şey olmasa bakın türk malı giyiyorum demek için bile yapılır. bu lüks/ithal takıntısı geçmişte yaşad
hadi araba telefon cart curt anladık da, türkiye bir tekstil ülkesi ve kaliteli markaları da var bakıldığı zaman. yani kravatı bile fransız malı takmanın mantığı nedir?

gerçekten anlayamıyorum. hiçbir şey olmasa bakın türk malı giyiyorum demek için bile yapılır. bu lüks/ithal takıntısı geçmişte yaşadıkları yoksulluğun dışavurumu mu yoksa başka bir neden mi var sizce?
0
bohr atom modeli
(30.10.20)
türk markalar fransız markalarla yarışabilecek düzeyde değil. rte ve etrafındaki herkes "itibardan tasarruf olmaz" düşüncesinde olduğu için hep en pahalı şeyleri giyiyorlar.
0
himmet dayi
(30.10.20)
Görgüsüzlüğün ve fakirlikten ani zenginliğe geçişin dışavurumu. Bir de sonuçta parasını kendi vermiyor, sen ve ben veriyoruz.
0
varos cloudstrider
(30.10.20)
Modacilari da giydiriyo olabilir.
0
durgunfoton
(30.10.20)
tekstil ülkesi olmamız ile alakası yok. biz normal insanların günlük giyeceği tarzda ürünler üretip her yere satıyoruz ama marka ve kalite bambaşka olaylar, italya ve fransa en iyi örnekler. tabii bunda erdoğanın her şeyin en iyisi benim olacak sendromu da etkili.
0
rose parks
(30.10.20)
zaten o markaların birçoğu türkiye'de üretilip gönderiliyor. neyin becerilemediğini düşünüyorsunuz ki burada?
türkiye'de istendiğinde bu standartta bireysel tasarım da yapılır dikim de ama amaç estetik mi yoksa marka giyinmek mi?
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.20)
zenginlik çok ayrı bir duygu galiba. okumuş zengin eğitimli bir abimiz evine altın kaplama kemer yaptırdı üstüne de led döşettirdi. garip garip para harcıyor. anlamak için zengin olmak lazım.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
osmanlı padişahlarının fransa hayranlığı da etkilidir bence.
0
jepa
(30.10.20)
becerememek ile ilgili değil. 50 liraya satılan tişörtün üzerine timsah logosu koyunca fiyatı 500 lira oluyor. bu becerememek ile ilgili değil marka değeri ve prestij(!) ile ilgili.

edit: pardon 500 değilmiş 699 liraymış.
0
himmet dayi
(30.10.20)
türkiye'den bir tekstil markası söyler misin dünyaca tanınan?
0
duyurukullanıcısı
(30.10.20)
dünyaca tanınması mı gerekiyor? 1900'lerin başlarında Atatürk jilet gibi giyinirken elbiselerini hangi büyük markadan almış?

tutarsın bir terzi diktirirsin en kötü. yapmazsan böyle "hani yerli ve milliydi" diye sorarlar. yani yapılmayacak bir şey değil, öyle olsa anlarım. ben demiyorum ki tank üretsin, alt tarafı bir gömlek kravat.
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.20)
rose parks +1

atatürk kendi kıyafetlerini tasarlayıp özel diktiren falan bir adam.
o zamanların ermeni terzileriyle bugünkü terzilerin kıyas kabul etmeyeceğini zaten biliyoruz.
şimdi bakıldığında bile jilet gibi giyindiğini söylüyoruz.
o ayrı bir zevk, yani kimse giydirmemiş, kendi tercihleri doğrultusunda dikilmiş her şeyi.

dünyadaki diğer devlet başkanlarının, liderlerin vb. büyük kısmını ve rte'yi de birileri giydiriyor.
ne giyeceklerine karar verip onu terziye diktirmek ve/veya kendi dikmek zaten tasarımcılık dediğimiz şey.
dolayısıyla, bir stilist tarafından giydiriliyorlar ve var olan tasarımcıların ürünleri tercih ediliyor.

ülke tekstil ülkesi olabilir ama bu seri üretimle ya da kumaş dokumakla ilgili bir şey.
terzilik, tasarım başka şeyler.
örnek veriyorum; taktığı lanvin kravattır ama kumaşı altın yıldız'dır mesela.
biz ancak bunu sağlayabiliyoruz tekstil ülkesi olarak.

prestijli ve şık giyinmeleri yanlış değil zaten.
görgüsüzlük yanlış.
0
blatta hiberna
(30.10.20)
dikkat çeken sonradan kabul gördükleri çevrelere ait hissetme çabası ve aşırılık. devlet adamlarının dünyaca ünlü tasarımcılardan giyinmelerine karşı değilim. giyimde de insanlar elektronikteki gibi güvenli yolu tercih edebilirler. ama mağaza kapatmak, baştan aşağı marka kuşanmak işin aşırılık, doyumsuzluk kısmı. zevk sahibi biri belki sadece birkaç parça ünlü tasarımcılardan sahip olur ama daha uygun parçalarla öyle iyi birleştirir ki marka meraklılarından çok daha iyi görünür. olmayınca olmuyor.
0
not dark yet
(30.10.20)
(bkz: bu biraz bana abartılı geldi)

@blatta

80 milyonluk ülkede göze hoş gelen bir takım elbise yaratabilecek tek bir terzi bile yok mu yani? yoksa prestij derken bahsettiğin marka giyinmek mi?
0
🌸bohr atom modeli
(30.10.20)
terziye ne giyeceğini senin söylemen lazım.
öyle bir zevk ve vizyon var mı ortalıkta?
onu açıklamaya çalıştım.
stilistin kıyafet dikeni ya da diktireni de tasarımcı dediğimiz şey zaten.

"marka giymek" biraz düşük bir tabir.
zaten onların yaptığı şey marka giymek değil, tasarım giymek.
marka giymek lacoste gömlek giymek gibi bir şey.
yani fransız malı dediğiniz şey o.

fransız, italyan vb. bilinen tüm markaların isimleri, o markaları oluşturan terzilerin isimleri zaten.
valentino ya da ysl birer terzi yani.
seri üretim kolu da var, yani valentino kot pantolonlar gibi mesela.
ama defilelerde görülen terzilik yani tasarım kısmı.

prestij de marka giymek değil, tasarım giymekten gelen bir şey.
büyük ve başarılı tasarımcıların büyük kısmı da fransız ya da italyan zaten.

devlet başkanı olarak kaliteli giyinmesinde bir sorun yok.
mağaza kapatırcasına bir görgüsüzlükte ve buldumcuklukta sorun var.
0
blatta hiberna
(30.10.20)
(10)

Başbakanın evi

black mamba
Cüneyt özdemir'in başbakanla 24 saat belgeselini izledim. RTE uzun süre linkteki evde yaşamış. Baya 2014e kadar burada yaşamış araştırdığıma göre. Bu doğru mu?Bir başbakan neden böyle sıradan bir apartmanda yaşar? Lüks bir yerde yaşasın demiyorum ama izole ve güvenlikli bir yer gerekmez mi? Alt komş
Cüneyt özdemir'in başbakanla 24 saat belgeselini izledim. RTE uzun süre linkteki evde yaşamış. Baya 2014e kadar burada yaşamış araştırdığıma göre. Bu doğru mu?

Bir başbakan neden böyle sıradan bir apartmanda yaşar? Lüks bir yerde yaşasın demiyorum ama izole ve güvenlikli bir yer gerekmez mi? Alt komşu rahatlıkla o evde konuşulanları duyabilir mesela.

Diğer taraftan bu adam öncesinde belediye başkanlığı yaptı, başbakan maaşı da gğzel. Daha aşağıda kazanan insanlar bile daha izole yerlerde yaşıyor.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
black mamba
(30.10.20)
pr
0
duyurukullanıcısı
(30.10.20)
Bu da olabilir tabi ama basit bir ör değil bence. Oturduğun ev bile sıradansa kazandığın paranın anlamı kalmıyor. Diğer taraftan devletin buna müsade etmesi ilginç geldi. Subaylar için bile lojmanlar var ve izole bir hayat yaşayabiliyorlar. Başbakan suikaste bile uğrayabilir.
0
🌸black mamba
(30.10.20)
İlk hükümet olduklarında yaptığı icraatlerden birisi de vekil lojmanlarını tasviye etmek oldu diye hatırlıyorum, kendisi de başbakanlık konutunda ailesi ile birlikte ikamet etmedi başbakanken.

Resmi misafir vs ağırlandığında, ne bileyim adına kokteyl mi denir ne denir o tür toplantılar yapıldığında başbakanlık resmi konutu kullanılıyordu, ama ikamet etmiyordu.

İstanbul'un en güzel yerinde evi vardı zaten, ankarada neden bir daha ev alsın ki? Zaten AKP'li olan (m. vekili olabilir) birine aitti bu bina yanlışım yoksa.

Ayrıca bu fotoğraf binanın yeni bittiği zamanalra ait sanırım, yoks anormalde bulunduğu semt bölgenin kaliteli semtlerinden.

Şimdi baktım da yaşadığı daire de sıradan bir daire değilmiş, 320 m2 dubleks diyor.

Bi alt kattaki daireler yüksek ihtimal korumalara tahsis edilmiştir, binanın girişinde de sokak giriş çıkışlarında da hem resmi hem sivil polisler hem de başbakanlık korumaları güvenliği sağlıyolardır zaten.
0
John Bloor
(30.10.20)
sen inanıyor musun buna ?
0
orpheus
(30.10.20)
o apartmanın baya etrafı polis çevriliydi, yakın apartmanlarda oturanlar bile kontrolden geçiyordu :D
0
passion rules the game
(30.10.20)
"Diğer taraftan bu adam öncesinde belediye başkanlığı yaptı, başbakan maaşı da gğzel. Daha aşağıda kazanan insanlar bile daha izole yerlerde yaşıyor." vah benim kalbi temiz, yüreği pür-i pak kardeşim. rte'nin gelirlerinde maaşın önemli bir yer tuttuğunu düşünmen gözlerimi yaşarttı buna değinmek istedim öncelikle.

2. olarak dışardan düz apartman gibi gördün diye rastgele bir apartman sanman da gerçekten takdire şayan. aynen alt katta kiracı var bi tane önümüzdeki ay çıkacakmış sahibinden'e ilan vermişler 3+1 kiralık. konuşulanları duymasın diye işitme engelli kiracı arıyolarmış ama.
0
semaforo de medianoche
(30.10.20)
Ankara'da o zamanlar bu binalar kötü değildi. Kentsel dönüşümden yeni yapılan binalardır. Mesela başka iyi nereler vardı derseniz, Yıldız, Bilkent, Ümitköy, Beysukent vb. ama oralarda da oturanlar geneliyle sosyal demokrat insanlardı. RTE de o zamanlar büyük ihtimalle, tanıdık ve kafa dengi müteahhitin yaptığı, komşuların falan aykırı tipler olmayacağı binaya yerleşmiştir.

Bugün mesela Binali Yıldırım'ın oturduğu daire Ankara'da gerçekten iyi bir site içinde, dışından geçerken burada eski başbakan oturuyor demezsiniz, ama Ankara'da oradan da daire almak herkesin yapabileceği bir şey değil. Bugün RTE ev alacak olsa öyle yerlerden alırdı...
0
malheiros
(30.10.20)
sen bu apartmanda komsuların olduguna ve seslerin asagıya gidebileceğine nasıl inandın acaba :)
0
koela
(30.10.20)
gerçekten erdoğanın 2014'e kadar normal bir apartman dairesinde yaşadığına mı inanıyorsunuz ciddi ciddi :)
0
rose parks
(30.10.20)
keçiörende bir evi vardı. halkın adamı kafasından işte. yanına yaklaşamazsın ki. şov time.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
(5)

Yabancı arkadaş nereden bulabilirim?

profesor doktor
Evet arkadaşlar. İnternet üzerinden dil geliştirmek için yabancı insanlarla tanışabileceğim güzel bir web sitesi ya da uygulama öneriniz varsa çok mutlu olurum. İngilizce olarak upper-intermediate seviyesindeyim. Ayrıca pratik eksikliğim var bunu da kapatmak istiyorum.
Evet arkadaşlar. İnternet üzerinden dil geliştirmek için yabancı insanlarla tanışabileceğim güzel bir web sitesi ya da uygulama öneriniz varsa çok mutlu olurum. İngilizce olarak upper-intermediate seviyesindeyim. Ayrıca pratik eksikliğim var bunu da kapatmak istiyorum.
0
profesor doktor
(28.10.20)
discord'a gir

ingilizce istemediğin kadar insan var.
0
duyurukullanıcısı
(28.10.20)
Cs oyna
0
antihero
(28.10.20)
Couchsurfing ile turist takip et
0
neymis
(28.10.20)
Tandem
0
pass
(28.10.20)
discord ingilizce serverlarını tavsiye ederim
0
Tam1Hi0n3
(28.10.20)
(3)

Mermer görünümlü masa

cedex
Ekteki gibi, kim yapar?içi ahşap mı yoksa komple mermer blok mu
Ekteki gibi, kim yapar?
içi ahşap mı yoksa komple mermer blok mu
0
cedex
(27.10.20)
mermerci yapar. komple olsa ne kalkar ne de parasina can dayanir. buna once demirci kasa olusturuyor. kaynakli profillerle. daha sonra mermerci gelip mermerini yapistiriyor. ayni hilton tezgahlarini nasil yapiyorsak bunlari da oyle yapiyoruz.
0
turbo sadık
(27.10.20)
tabiiki komple mermer degil yaw :) kaplama, ici buyuk ihtimal ahsaptir.
normal mutfak tezgahi dusun, adam dolap yapmamis ve etrafini tasla kapatmis gibi. dolayisiyla mutfak dolabi falan yapanlar halleder bunu, sececegin tasin cinsine ve buyukluge gore fiyat artar.
0
cooperr
(27.10.20)
benim bildiğim çok ince mermer kaplamalar var onu takıyorlar
0
duyurukullanıcısı
(27.10.20)
(6)

Neden bir çok marka sport suv (coupe) üretmiyor?

avatar is back
Özellikle mercedes’in gle serisi coupe’lerini inanılmaz beğeniyorum. Eşdeğerlerinde de bmw ve audi falan var zaten. Bilmeyenler 2-3 dk izleyebilirler şunu https://youtu.be/w2JT6mmTSJI video harici sokakta falan çok şık görünüyor. Bakıyorum da ne japonlar ne fransızlar, italyanlar üretmiyor. Vw grubu
Özellikle mercedes’in gle serisi coupe’lerini inanılmaz beğeniyorum. Eşdeğerlerinde de bmw ve audi falan var zaten. Bilmeyenler 2-3 dk izleyebilirler şunu youtu.be video harici sokakta falan çok şık görünüyor.

Bakıyorum da ne japonlar ne fransızlar, italyanlar üretmiyor. Vw grubunda ki çoğu markada da yok. Lüks algısı oluşturmaya çalıştıklarından dolayı mı yoksa gerçekten üretilmesi lüks olduğundan mıdır nedir?
0
avatar is back
(27.10.20)
benim görüşüm şöyle. lüks markaların farklı kasalar yaratma olanağı daha fazla. yeni bir kasa yeni bir maaliyet demek. satacak mı satmayacak mı diye düşünmeleri gerekiyor. o yüzden bmw, merc, audi çok düşünmeden pazara sunabiliyor. bu kasa tipinin ilk yaratıcısı bmw. satışları görünce merc ben neden yapmıyorum diyip pazara girdi. audi'de de var sanırım. x6-gle coupe tipinde ve büyüklüğündeki bir aracın sportif ve lüks olması gerekiyor. bunlar da maaliyet çıkarıyor. fransız ya da japonlar sportifliği bir nebze halledebilir ama alman gibi lüks olamaz, kombinleyemez.

suv coupe tarzı ama daha küçük japon araba modelleri mevcut bu arada.
0
false pretension
(27.10.20)
"italyanlar üretmiyor": levante ve stelvio'nun turboları, ferrari bile çıkaracak
"vw'nin çoğunda yok": (audi'yi saymıyoruz hadi) bentayga, urus, macan ve cayenne'in GTS'leri, turboları - VW'nin yüksek performans suv için skoda'yı kullanması tahmin edersiniz ki saçma olur.

devir suv ve kompakt suv devri, ortalık her çeşit suv kaynıyor.

japon pazarı biraz daha farklı, "sport suv" zaten bana kalırsa saçmalık olduğu için doğru hareket eden tek coğrafya uzakdoğu diye düşünüyorum.
0
celeron 300a
(27.10.20)
Dunya piyasasindaki arabalar sadece turkiye'ye getirilen araclarla sinirli degil.
mesela vw grubunun coupe tasarimli SUVsi var - vw atlas coupe
porsche'de cayenne coupe ile piyasaya atladi, vs.
cabrio SUV'ler bile var yahu - nissan murano crosscabriolet (igrenc tabiiki)

bence dis tasarimda ciddi sikintilar var benim hicbiri hosuma gitmiyor, ustune ic hacimleri problemli mesela x6'nin arka koltuklarinda pek kafa yuksekligi yok. SUV'nin olayi genis olmasi, eger luks suv istiyorsan duz gle, x5, cayenne yapistirip gececeksin.
0
cooperr
(27.10.20)
Masserati modelleri de var bu tarz.

Bize gelince, bizde 1.2 Clio joy 180k olmus. Sport suv falan getirmesi aptallık olur bayilerin. Bir de her markanın hitap ettiği kesim farklı. Renault falan sport suv getirse kimse binmez. Çünkü Renault ne kadar iyi bir araç getirirse getirsin markanın yarattığı etki, astsubay aracı maalesef. O yüzden de üretmiyorlar. Adamlar çok çok üstün teknolojiyle müthiş araçlar üretebilir(hatta 1-2 üretiyorlar YouTube ve bayilerdeki ekranlarda görüyorum) ama kimse binmez. Yine premium markaların gerisinde kalır. Çünkü Renault. Filo aracı. Alt sınıf aracı.
0
westblack
(27.10.20)
coupe'ların tasarımı farklıdır, coupe'lara taktığın parçaları diğer araçlarında kullanamazsın bugün megan'ın parçasını clio'ya oradan talisman'a vs taksan iki makyaj yapsan sırıtmaz ama coupe'larda bu işlemiyor.

bu sebeple coupe'lara özel parça siparişi vermen lazım bu masraf demek aynı zamanda fiyatta da çok yukarı çıkamıyorsun ve satın alacak kişi sayısı da az yani baya tehlikeli bir iş aslında coupe üretmek

ya zarar edeceksin yada elinde kalacak

marka prestiji için düşük zararda yapmakta fayda var o sebeple çoğu firma coupe üretmez.

golf için bir kalıp yaptırırsın 300keuro 1milyon adet ürün alırsın, yedek parça satarsın diğer modellerinde kullanırsın

coupe için bir kalıp yaptırırsın 500keuro 10.000 adet belki üretirsin, yedek parça belki satarsın. tek model için geçerli.
0
duyurukullanıcısı
(27.10.20)
sport suç gereksiz bir model. suv'ların bir çok avantajını (geniş ve ferah alan, geniş bagaj, yüksek taban) çöpe atıp, sportif ve büyük görünen ancak ne sportif, ne de büyük olan bir araç yaratıyorsun. gerçek hayattaki kullanımı ve pratikliği yeterli değil, e pazarda çok talep de olmayınca bu pazar biraz tıkanık kalıyor.
benim bildiğim bir çok model var, mesela audi q3 sportback var müthiş bir araç, ancak dediğim gibi yukarıdaki problemleri taşıyor. suv'dan ziyade yüksek bir hb gibi duruyor artık.

Cooper ile aynı şeyleri yazmışım, neyse :)
0
roket adam
(27.10.20)
(11)

işçi çıkarmak

isimsiz uye
bir ustamız var. ilk iki hafta çok güzel başlamıştı işe, ardından yavaş yavaş boşlamaya başladı. şu an varlığı yokluğu bir. her akşam alkol ve geç yatma problemi var. bu da işine yansıyor. dün, mesaiye başlayacağı saatten yarım saat önce mesaj atmış "acil işim çıktı gelemeyeceğim" diye. pazar günü d
bir ustamız var. ilk iki hafta çok güzel başlamıştı işe, ardından yavaş yavaş boşlamaya başladı. şu an varlığı yokluğu bir. her akşam alkol ve geç yatma problemi var. bu da işine yansıyor. dün, mesaiye başlayacağı saatten yarım saat önce mesaj atmış "acil işim çıktı gelemeyeceğim" diye. pazar günü de restoran sektörünün en fazla iş yaptığı gün. o olmadığı için bütün işler aksadı. daha evvel de yapmıştı birkaç defa aynı hareketi. işe geldiğinde de devamlı uykulu ve yorgun bir izlenimi var. son bir aydır tek yaptığı yeşillik-domates doğramak ve kebap yapmak. günlük 170 tl para veriyoruz. yarısını bile haketmiyor.

her neyse, esas sorun şu ki ben bu adamı nasıl işten çıkaracağım? işten çıkarmak zaten zor bir şey, bir de kendisini de seviyorum. yani dükkana faydalı olamıyor. iş konusunda yanımda istemiyorum ama onu kırmak da istemiyorum.
0
isimsiz uye
(26.10.20)
soru resmi açıdan nasıl bir işlem yapılacak mı? yoksa işe yaramadığı ve hatta işe gelmediği halde işten çıkarma konuşmasını nasıl yapacağım mı?

durum böyleyse benim personelim olsa bir dakika düşünmem ve yarın gelme güle güle, der gönderirim. hiç uzatmaya bile gerek yok.
0
scudman1
(26.10.20)
@scudman1 sorun ikincisi
0
🌸isimsiz uye
(26.10.20)
Hayır kurumu işletmiyorsan maalesef bu şartlar altında seni daha fazla çalıştıramam diyeceksin.

Bir şans daha ister ve işine tutunur belki ama pek sanmıyorum tutunacağını. Tabii ki sen tanıyorsun adamı, konuş bakalım bi önce.
0
chicha_v2
(26.10.20)
uyardiniz mi? uyarmadiysaniz basina gelecekleri de belirterek uyarin, tekrarladigi durumda basina ne gelecegini bildiginden kendi hatasi oldugunu daha net anlar, aptal degilse kirilmaz. kirilirsa da yapacak bir sey yok o saatten sonra. muhim olan uyarmak yani bence.
0
lemmiwinks
(26.10.20)
ya zaten ekonomi berbat, canla başla çalışacak binlerce insan işsiz. uyarın, devam ederse direkt çıkarın bence.
0
rose parks
(26.10.20)
iki üç kere tutanak tut ve savunmasını iste yazılı olarak. işe gelmediği veya geç geldiği tarihleri şahitler ile tutanağa yaz.

seni ciddiye almıyor olabilir.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.20)
Önce bir uyarın bence de. İşini önemsiyorsa toparlamaya çalışacaktır. Çünkü pandemi sürecinde yeni iş bulmak da kolay değil
0
nuevo
(26.10.20)
durumu izah et. kafanı toplamak için sana 20 gün ücretsiz izin veriyorum. kendi toparla öyle gel devam et işine de. Eşşek değilse durumu anlar zaten. 20 gün sonrada istifa dilekçesini al elinden gönder.

20 gün çalışmadan duracak hali yok. başka yerde çalışırsada senin gönderme hakkın doğuyor. yani işten çıkarmak yasaklandı ama daha beterine izin verdiler. "ücretsiz izin"
0
paudi
(26.10.20)
daha önceden uyardık. "birkaç gün dinlen, kafanı düzeltince gel" dedik. 3 gün sonra çıkıp geldi haber vermeden. hala aynı...
0
🌸isimsiz uye
(26.10.20)
tekrar "acil işim çıktı gelemeyeceğim" falan derse "bundan sonrada hiç zahmet etme gelmek için" deyin, sebebini sorarsa anlatırsınız sebeplerinizi.
0
amour fou
(26.10.20)
Madem sevdiğiniz bir insan, o zaman yalnız kalacağınız bir ortamda oturun konuşun, bir sıkıntısı, derdi mi var, belki yardımcı olabileceğiniz birşey vardır, belki hastası var, belki yakınını kaybetti. Yine de konuşmazsa işi aksatmasının yarattığı sıkıntıları gündeme getirirsiniz.
0
mikro patlama
(26.10.20)
(4)

Üniversite mezunları fabrika işçisi olarak çalışabilir mi?

havadakarada
Uzun zamandır işsizim. Artık kariyer kovalamak yerine fabrikada çalışmayı düşünüyorum. Aynı zamanda KPSS çalışırım. Birçok kişiden fabrikada universite mezunu çalıştırılmadığı, yasak olduğunu duydum. Var mı böyle saçma bir şey?
Uzun zamandır işsizim. Artık kariyer kovalamak yerine fabrikada çalışmayı düşünüyorum. Aynı zamanda KPSS çalışırım. Birçok kişiden fabrikada universite mezunu çalıştırılmadığı, yasak olduğunu duydum. Var mı böyle saçma bir şey?
0
havadakarada
(26.10.20)
yasak diye bir şey yok çalışır.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.20)
Sana rahatlikla emir verip ezemeyecekleri icin almazlar. Islerine yaramazsin.

(Bkz: pozisyon icin fazla kalifiye olmak)
0
brkylmz
(26.10.20)
öyle bir şey yok da bazıları kabul etmiyorlar, üni mezunusun burada ne işin var gibisinden. ya da iş bulunca bırakırsın düşünceleri var.
0
rose parks
(26.10.20)
Mühendislik okuyup geçici olarak mavi yaka çalışan gördüm.
0
reactionic
(26.10.20)
(13)

Bu araba alınır mı? Ne masraf çıkarır? + Tavsiyeleriniz

kalifiye balta sapi
Arkadaşlar selam.Araba bakıyoruz. Bütçemiz 90.000 lira civarı. 7 aylık bir çocuğumuz var. Öyle eş dost akraba kalabalık gezen arabayı tıka basa dolduran tipler değiliz. Sürekli al sat yapıp değiştirmektense araba miadını doldurana kadar kullanıp öyle değiştirmeyi tercih ediyorum genelde.Sahibindende
Arkadaşlar selam.

Araba bakıyoruz. Bütçemiz 90.000 lira civarı. 7 aylık bir çocuğumuz var. Öyle eş dost akraba kalabalık gezen arabayı tıka basa dolduran tipler değiliz. Sürekli al sat yapıp değiştirmektense araba miadını doldurana kadar kullanıp öyle değiştirmeyi tercih ediyorum genelde.

Sahibindende şöyle bi araç bulduk: www.sahibinden.com

Genel olarak araçla ilgili görüşleriniz nedir? (Hem bu araç özelinde hem de Grand Vitara için)

Ekspertizinde şaftta boşluk, alt kısımda yağ kaçağı ve radyatör bağlantısında kırık var yazıyor. Tabi yağ kaçağının nerden olduğu filan da önemli elbet ama bunların tamiri ne derece mümkün ve bize ne kadar masraf çıkarır? (Tanıdık iyi bir usta bulma ihtimalim var gibi) Suzuki'lerin bakımları, parçaları filan pahalı mıdır? Ayrıca bu problemler beni aracın motorunun durumu hakkında şüpheye düşürdü. Adamları arayıp sorsak Allah'ın emri her şey mükemmel diyecek.

Son olarak, ilk paragraftaki bilgiler ışığında binek - SUV fark etmez, tavsiye edebileceğiniz bir araç var mıdır?

NOT: Çocuk olduğu için bagajı biraz daha geniş, büyükçe araçlar tercihimiz doğal olarak. Ayrıca daha yeni model, düşük kilometreli ama boş bir araç yerine biraz daha eski ama daha keyifli bir aracı tercih ederim. Ülkemiz gerçeklerini göz önüne alarak mümkün mertebe az yakan, serviste filan üzmeyen bir araç iyi olur tabi.

Teşekkürler şimdiden.
0
kalifiye balta sapi
(26.10.20)
328.000km otobüs almıyorsun araba alıyorsun.
0
killerbee
(26.10.20)
@killerbee ilk sahibi olduğum Mazda3'ü 270.000 km kullandım. Ne motorda ne otomatik şanzımanda hiçbir problemi yoktu. Ama tabi 328.000 de yüksek. Düşük km bakınca site Linea kaynıyor, iş için kullandım 1 sene, düşmanıma bile istemem.
0
🌸kalifiye balta sapi
(26.10.20)
bu kilometre ve kondisyondaki aracı ben olsam almazdım. dert sahibi olmak icin alınır ama. o bütçeyle octavia falan bulunursa alınabilir, devasa bir bagajı var, arka bölümü de çok geniş. vitara’dan büyüktür.
0
orient blue
(26.10.20)
328k'da araç sen 150k km yapsan olacak 500k araç

bir sorun çıkarmasa bile elinde kalır.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.20)
@orient blue

Benim de aklımda Octavia vardı ama bütçeye uygun Octavia'lar genellikle km'si yüksek ve ağır hasar kayıtlı. Yoksa 1.6 dizel Octavia en mantıklı seçenek gibi.
0
🌸kalifiye balta sapi
(26.10.20)
tamam işte ilk sahibi olduğun mazdayı 277binde satmışın, şimdi kalkıp niye 330bin km lik araç alıyorsun, satılcak zamanı bile geçmiş.
0
killerbee
(26.10.20)
90’a aldın yaklaşık 10 bin de masraf çıkarır. Oldu sana 100. Masrafını baştan öde, 100 bine daha temiz bir araba bul. O kilometrede o ekspertiz raporlu hurdaya 90 bin verilmez yazık günah. Bir de Suzuki diyorsun yani. Servis diye bir şeyi yok markanın.
0
pass
(26.10.20)
Bu tarz araç bulman çok zor bu fiyata. Duster bile olmuş 120-130k

Ben olsam sw

SW Megane bakarım. Kullanmadan yorum yapmayın ama. Çok rahat ve kıvrak bir araç SW Megane(O fiyat bandına göre tabi). 2009-2010-2011 galiba modelleri. 90a bulunur mu bilmem ama o Aralık'ta bulunabilir belki.

Yere iyi basan bir araç. Güven veriyor. Normal Meganedan daha sportif gelmişti bana.
0
westblack
(26.10.20)
SW Megane tavsiyesi iyi, SW clio bile olabilir. 328 bin çok yüksek bir km, suzuki de öyle parçası servisi kolay bulunan bir marka değil. Başına bela olur. Yerinde olsam station wagon clio'lardan alırım, kocaman bagajı var.
0
roket adam
(26.10.20)
Hocam bu kilometre de dizel araba çok mantıklı değil onun yerine bu kilometre de bari benzinli alın daha az masraf çıkarırır. Bİzde bunun 1.6 benzinlisi var 307 binde henüz ne yağ ne su eksiltmesi var. Size tavsiyem 90 bin bütçe ile 2008 2009 toyota auris bakın derim. Biraz bagaj problem olur ama epey bir süre kullanırsınız. LPG ile gerçekten de az yakıyor.
0
spacevan
(26.10.20)
Benzinli 1,4 Corsa bakın. 100-140 bin km, 2008-2011 arası bulabiliyor olmanız lazım.
0
burfak
(26.10.20)
öncelikle galeriden araç almayın.

100bin civarına bravo önerebilirim, tek çocukla rahat rahat sığarsınız bagajı baya büyüktür.
www.sahibinden.com
0
nuisance
(26.10.20)
@killerbee
satmadım, orası biraz karışık daha kullanırdım ama nasip olmadı. Kastettiğiniz şeyi anladım tabi ki, km'si daha düşük araçlara bakıyorum. Japonlar genelde sorunsuz ve uzun ömürlü oluyor ama ne kadar km o kadar risk.

@westblack & @roket adam
Teşekkürler tavsiyeler için. SW araba severim aslında tip ve kullanışlılık olarak. Ülkemizde pek tutulmuyor olması çok saçma bence.

@spacevan
Teşekkürler tavsiye için, Toyota da bakmıştım ama Auris'te bagaj sıkıntısı olabilir diye hiç aklıma gelmemişti açıkçası.

@burfak
Size de tavsiye için teşekkürler. Bakalım Corsa da.

@nuisance
1 sene Linea kullandıktan sonra resmen Fiat markasından soğudum ama haklısınız, her Fiat da aynı değil.
0
🌸kalifiye balta sapi
(26.10.20)
(11)

tıp bilimi neden tedavi üzerine kurulu?

Tochinoshin
Neden doktora gidip "kemiklerim kırılmasın diye platin taktırmak istiyorum." diyemiyoruz? Sağlıklı bir insanın daha sağlıklı olmasıyla neden ilgilenmiyor tıp?
Neden doktora gidip "kemiklerim kırılmasın diye platin taktırmak istiyorum." diyemiyoruz? Sağlıklı bir insanın daha sağlıklı olmasıyla neden ilgilenmiyor tıp?
0
Tochinoshin
(26.10.20)
amac zaten orijinalini korumak en iyi hali ilk hali.
0
turbo sadık
(26.10.20)
platin tedavisi sonrası kemik daha sağlam olmuyor, yukarda da dendiği gibi orjinaline bir tık daha yakın oluyor. zaten tedavi gören kemiklerde genelde kireçlenme riski oluyor.
0
prodeq
(26.10.20)
Tıp bilimi bana sorarsanız etik sebebi ile şimdiye kadar tedavi alanına yönelmiş. Birincisi tüm tedaviler bulunmuş değil, ikincisi tüm hastalıklar bitmiş değil. Yine de sadece bununla sınırlı aslında değil, estetik cerrahi de tıbbın içerisinde bir alan biliyorsunuz. Hatta genetik içerisinde yapılan yeni genom çalışmaları da tam olarak söylediğiniz bakımdan daha iyiye ait çalışmaların yapıldığı bir kulvar ancak tam olarak etik tartışmaların göbeğinde. Sadece sarı saç mavi göz olmasına gerek yok, örneğin meme kanseri olmayacak bir çocuk ortaya çıkarmak istediğinizde artık bunu yapabiliyorsunuz lakin bu hem tanrıcılık oynamakla eşit görülmekte bir kesim tarafından hem de erişebilen, erişemeyen kitleler arasındaki hali hazırda bile varolan sosyo-ekonomik farkı gelecek jenerasyonlarda misliyle büyütecek olduğundan tartışmalrı bulunmakta. Yine de bu çalışmalar artık yapılıyor çünkü çoğu ülkenin bu konuda bir yasal düzenlemesi olmadığı gibi, genom çalışmalarını teknik okarak artık evinize internetten sipariş verdiğiniz kitlerle bile yapabiliyorsunuz.
0
shadowelves
(26.10.20)
verdiğiniz örnekten yola çıkarsak; daha basit ve risksiz şekilde halledilebilir çünkü. platin takma zahmetine girmeden koruyucu giysi (kask, korumalı pantolon vb) giyebilirsiniz. tıp vücudun kendini onaramadığı yerde devreye giriyor. sağlam olanı daha sağlam yapmaya çalışmak ayrı bir konu.

bir de platin takınca daha sağlam olmuyor vücut +1
0
orient blue
(26.10.20)
çünkü platin taktırma sürecinde sen bir risk alıyorsun.

kolun kırılmış platin takılacak durumunda sen zaten çok kötü durum ile az riskli durum kararındasın

sağlıklı kol mu riskli platinli kol mu? sorusunda platin dersen zaten sen de bir sorun var.

Sağlıklı bir insanın daha sağlıklı olmasıyla neden ilgileniyor tıp. Türkiye'de ilgilenmiyor.

hasta ol gel diyor.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.20)
koruyucu tıp var o düşünceye en yakın. onun dışında her müdahale risk taşıdığı için "zarar verme" ilkesine ters. (bkz: Primum non nocere )
0
not dark yet
(26.10.20)
o zaman tüm uzuvları kestirip protez kullanalım. çünkü artrit veya kırılma tehlikesi var. yapay kalp takalım. büyüme riski var. vs.vs.

diz ve kalça protezlerinin ömürleri bile 20-25 sene. orjinali kadar da iyi değil.
0
sutlu nescafe
(26.10.20)
microfiction
(26.10.20)
Sanırım verdiğiniz örnek sorduğunuz soruya uygun olmamış.
Yukarılarda denildiği gibi koruyucu hekimlik gündeme yeni yeni gelmeye başlıyor. Hatta bunu bırakın çoğu hastalığı semptomatik tedavi edip gönderiyor doktorlar. Bu hastalık neden oluşmuş, bir daha oluşmaması için neler yapmak gerekir pek ilgilenmiyorlar.
0
prizmatik
(26.10.20)
Sebebi de eskiden tıp fazla gelişmemişti, meslek bu şekilde oturmuş, şimdi de isteseler bile yoğunluktan bu şekilde çalışmak zorundalar muhtemelen.
0
prizmatik
(26.10.20)
çok detaylı cevap için; soner yalçın'ın kara kutu kitabı..

kısa cevap; çünkü para koruyucu hekimlikte değil tedavi tarafında da ondan.. kimse hasta olmazsa kime sokacaklar bu milyar dolarlık ilaçları, hastaneleri, ameliyatları vs.
adamların dini imanı koruyucu tıbbı bitirmek olmuş. sen hasta ol öyle gel bana diyorlar. hee malesef tüm tıp fakülteleri bu zihniyet tarafından kuşatılmışve zaptedilmiş durumda. doktorların da işine geliyor bu durum. yoksa onlarda bol sıfırlı maaşlarını kaybedeler.

yani özetle bunlar için win win durumu var.
0
ada meltemi
(26.10.20)
(5)

10 seneden eski bilgisayara SSD takarsak?

namidigerkokuc
AutoCAD, solidworks gibi uygulamalar çalışır mı, kaldırır mı? 120 GB SSD almayı düşünüyorum
AutoCAD, solidworks gibi uygulamalar çalışır mı, kaldırır mı? 120 GB SSD almayı düşünüyorum
0
namidigerkokuc
(21.10.20)
ssd veri okuma hızını arttırır.

veri işleme hızı işlemci,ram ve grafik kartı ile ilgili.
0
duyurukullanıcısı
(21.10.20)
ram takviyesi daha fazla fayda sağlar.
0
sutlu nescafe
(21.10.20)
11 senelik bilgisayarıma. ssd + ram takviyesi yaptım. i3 işlemcili. eski nesil. şu anda ps, adobe audition vb. programlarda çılgın atıyorum ama profesyonel düzeyde çılgın atmak değil. sağlıklı kullanabiliyorum yani.
0
iddaaci
(21.10.20)
Solid için ekran kartına ve ram'e de ihtiyaç olur.
0
himmet dayi
(21.10.20)
Solidi bilmem ama autocad zaten çok bileşen isteyen bir program değil, ben ssd takmadan önce bile 8-10 senelik laptopumda 16 GB ram ve 2.10 ghz tırt bi işlemciyle çalışıyordum. SSD ile uçuyor bile.

Edit: Tabi ukalalık etmiş olmayayım, ben çok düşük boyutta inşaat projeleri için açıyodum autocadi. Çok daha büyük dosyaşarda açılma ve kaydetme süreleri uzayabilir.
0
John Bloor
(21.10.20)
(19)

30 yaşında tıp okumak

Sakinolmamlazim
kendimi bildim bileli tıp okumak istiyorum ama olmadı bir türlü.30 yaşında tıp fakültesi için hazırlanmak saçmalık mı?
kendimi bildim bileli tıp okumak istiyorum ama olmadı bir türlü.

30 yaşında tıp fakültesi için hazırlanmak saçmalık mı?
0
Sakinolmamlazim
(21.10.20)
Ben tıp okumanın ve bitirmenin tam sürecini birkaç gün önce öğrendim, aile hekimi olmayı amaçlamıyorsan olmaz o iş 50 yıl falan sürüyor.
0
angelus
(21.10.20)
Hayır asla değil! Kendinizde o azmi ve potansiyeli görüyorsanız okuyabilirsiniz elbet.
0
halitkin
(21.10.20)
hayir. okuybiliriniz. yas sadece sayidir.

ancak doktor maaslarina bakinca, harcadiklari o cabaya degmedigini dusunuyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(21.10.20)
Özellikle de devlet hastanelerinde kaç kişi hocaların yaşı ve deneyiminden haberdar muayene olmadan önce?

Bana saçmalık gibi gelmedi, peşinden gidin.
0
edaddy
(21.10.20)
Tıp puanları yüksek. Temeliniz yoksa ilk seferde kazanmak zor. Ama severek yapabileceğiniz bir meslekse saçmalık değil.
0
dissendium
(21.10.20)
Saçmalık değil okumanın yaşı olmaz yaş sadece rakamdan ibarettir bazen.
0
acebi
(21.10.20)
büyük ihtimal ile sıfıra yakın sosyal hayatın olucak 5. yılda sen 35 aynı dersi aldığın kişiler 23 olucak. iletişim kurmakta zorlanmam diyorsan sorun yok.

şimdiki siemens health'in almanya'da bir yöneticisi var adam hindistanlı. ailesi çok fakir olduğu için tıp'da okuyamamış elektronik mühendisi olmuş sonra para biriktirip 32 yaşında tıp okumuş.

şimdi siemens'in beyin takımını yönetip tıp sektörüne patent üretiyor.

yanlış anlamaz isen adam artisliğine okumamış yani adam için bu bir yaşam tarzı. zaten hayatı tıp.

ben mesela 100 kere dünyaya gelsem bir kere tıp okumam. o derece uzak konu bana.
0
duyurukullanıcısı
(21.10.20)
yurtdışında hem kariyer değişimi hem de tıp fakültesinin ikinci bir fakülte olarak okunması sebebiyle çok yaygın görülüyor 30'larında tıp öğrencileri.
ama tabii burası türkiye. insanların belli şartlanmaları var. üniversiteler yüksek lise kıvamında ve yetersiz oldukları için "bir an önce mezun ol, iş bul, evlen" zincirinin bir parçası. çok az kişi okuduğu bölümü gerçekten içselleştiriyor.
bunu yapabileceğinize inanıyorsanız buyrun okuyun bence.
0
not dark yet
(21.10.20)
Hiç mantıklı değil. Sen bitirene kadar tıp mezunlarının durumunun ne olacağı belli değil. Özel üniversitelerin yeni hedefi Tıp. O kadar okuyup da hekimlik yapma fırsatı bulamayabilirsin.

Bir de şu ekonomik krizde genel anlamda okumak eğer ki çok başarılı değilsen mantıklı değil.
0
rene
(21.10.20)
hiç mantıklı değil. her şey zamanında güzel. okumanın yaşı yoktur doğru ama bu yaştan sonra tıp okumak hem ruhen hem de zihnen insanı çok yıpratır.
0
koela
(21.10.20)
İngilizceniz ve fen bilimleriniz çok iyi ise italyada aynı türkiyedekine benzer yabancı öğrenci sınavı var. Onunla ücretsiz ingilizce tıp eğitimi alıp bologna gibi üniversitelerde okuyabilirsiniz. Hem köklü ve dünyada sıralamaya girmiş hem avrupa diploması veren bir yerde okumak (ingiltereye gidip doktorluk yapmak mesela) çok daha mantıklı. Tabi orada geçiminizi idame ettirecek iş ya da hazır para da lazım.

eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(21.10.20)
Ben 30 yaşındayım fizik tedavi ve rehabilitasyon kazandım bizim bölümde de bir kadın 41 yaşında o da kızı liselere giriş sınavına hazırlanırken ben örnek olmak adına hem de birlikte çalışmak adına sınava girmiş kazanmış. Yani yapabilirsiniz istedikten sonra hersey olur.

Yalnız zor. Hani bi noktadan sonra kafam almıyor o yüzden biraz zor olabilir
0
fıytfıyt
(21.10.20)
Bana mantıklı gelmiyor ya. Şimdi bu sene hazırlansan anca seneye başlayacaksın, yaş oldu 31. İntörn olduğunda 35'i geçeceksin, yeri geldiğinde 36-40 saat çalışman gerekecek. 24-25'te beden kaldırıyor da 36-40 yaş arasında kafayı sıyırabilirsin bence. Vücut yeter ulan ben 20'li yaşlarda değilim diyebilir.
0
noluyo yaa
(21.10.20)
"okumanin yasi yok" palavradan baska bisey degil. okursun ama sonunda bir cacik olmaz, kendini tatmin edersin o kadar.

Ustune ekleyerek gitmen lazim. Eger simdiye kadar yaptigin seyin ustune tip ekleyince ortaya bulunmaz hint kumasi cikacak ve sen koseyi donecek isen, kendinde de dayanma gucunu goruyorsan girilir. Yoksa duz prastisyen hekim olmak icin 30'dan sonra
yapilmaz.
0
cooperr
(21.10.20)
Okursun gayet de güzel ve keyifli olur ama her şeyin bir bedeli var. Ailen çocuğun varsa etkilenir, özel hayatın etkilenir. Yurtdışında okumak daha iyi olabilir
0
iwillsee
(21.10.20)
tip fakültesinde asistanlik yaptim, neden tip diye sordugum da en cok gelen 3 cevap, parasi iyi, gercekten tibba ilgisi olanlar, ailesi doktor olanlardi. cok zor bir bolum ders yuku cok fazla, gercekten istiyorsan yaparsin. yoksa durulacak bir bölüm degil, ki normalde doktorlari pek sevmezdim, egitimi görünce saygim kat kat artti.

baska bolumlere de bakabilirsin. doktor olmmazsin ama tip alaninda calisirsin.
0
durgunfoton
(21.10.20)
Bu yola girin bence 36 yaşında biter. Çok guzel
0
konsomatrix
(21.10.20)
asistanlık sırasında birbirlerine insanca davranmıyorlar. tertipçilik var resmen. yaş orada sorun olabilir. kendinden 10-12 yaş küçüklerden fırça yemek.
0
screamshot
(21.10.20)
50 küsür yaşında hukuk fakültesi bitiren tanıdığım var.
Şimdi bu insan çevresini dinlese ne işin var diyeceklerdi. Otur oturduğun yerde diyeceklerdi. Bu yaştan sonra okumak zor diyeceklerdi. Sen yaşına uygun davran diyeceklerdi.

Bunları dinlese çoktan emekli modunda yaşıtları gibi boş boş takılacaktı.

Yani insan isteyince yapar. Ama bahsettiğiniz durumdaki isteğin çok büyük olması lazım ki maddi ve manevi yükünü kaldırabilin:)
0
anten
(22.10.20)
(11)

Bozulmuş 120 GB harddiskin içindekileri kurtarmak için 100 lira

namidigerkokuc
istediler. Sizce çok para mı
istediler. Sizce çok para mı
0
namidigerkokuc
(21.10.20)
Piyasayı bilmiyorum ama 100 lira para değil artık. Bilgilerin önemine göre bedavadan hallice geldi bana.
0
kalifiye balta sapi
(21.10.20)
Kurtarabilecekse bedava. Denemek içindir ama o bence
0
kisa
(21.10.20)
100 liraysa muhtemelen kurtaramayacaklardır. çünkü bu işi gerçekten yapabilenler bu paralara yapmıyor. mydisk, golddata gibi işi veri kurtarma olan yerlere git eğer bilgiler önemliyse.

o adamlara diskini verme çünkü başarısız olan her kurtarma girişimi diskteki dosyalarınla arandaki mesafeyi daha çok açar.
0
alperz
(21.10.20)
Bu iş için biraz az para.
0
fever
(21.10.20)
rastgele dosyaları çıkarıp bunlar çıktı sadece demesinler?
0
duyurukullanıcısı
(21.10.20)
100 liraya bu işi yapabileceklerine pek inanmadım.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.10.20)
Fiyat uygun ama veriler ne kadar sağlam geri gelir o biraz zor .
Siz hepsi yerine işimize yarayacak türde belli formatlarda (jpg, docx,xlsx pdf gibi)ki verileri isteyin ki iş fazla uzun sürmesin.
0
Erva
(21.10.20)
Ofiste yanan bir disk için 4-5yıl önce 4000 tl istemişlerdi.
Oradan hesap edin ucuzluğunu ve güvenilirliğini:)
0
anten
(21.10.20)
konetsu +1 nasıl bir bozulma. burası önemli.
0
belkider
(21.10.20)
Evet yapılamadı maalesef:D
0
🌸namidigerkokuc
(21.10.20)
harddiski tamir edip içindeki verileri kurtardım ayağı mı yapacak? yoksa çalışan hdd'den gerçekten veri mi kurtaracak? asıl sorulması gereken bunlar.

100 lira çok az rakam zaten veri kurtarmak için.
0
false pretension
(21.10.20)
(10)

Arkadaşım sebepsiz yalanlar söylüyor

goklerdengelenkarar
Selam millet. İlginç bir durum var.Çocukluk arkadaşım herhangi bir mecburiyeti, getirisi ya da başka bir sebebi olmadığı halde (ki bu hallerde bile yanlış) yalanlar söylüyor veya palavra atıyor.Örneğin arabamla gidiyorum. O da evinden yola çıkmış, sokağından çıkıyor ve arabasıyla önüme düşüyor. Gide
Selam millet. İlginç bir durum var.

Çocukluk arkadaşım herhangi bir mecburiyeti, getirisi ya da başka bir sebebi olmadığı halde (ki bu hallerde bile yanlış) yalanlar söylüyor veya palavra atıyor.

Örneğin arabamla gidiyorum. O da evinden yola çıkmış, sokağından çıkıyor ve arabasıyla önüme düşüyor. Gideceğimiz yerde arka arkaya gidip park ediyoruz. Arkasında olduğumu fark etmiyor. Ne yapıyorsun falan diye sorduğumda "ne yapayım, çıktım yola polis çevirdi biraz tartıştık şunu şunu dedim, polis de bana bunu dedi" falan diyor. e yaşanmadı bu. o fark etmedi ama yol boyu önümdeydi.

Çalıştığı yerde patronu arkadaşım. Mesela benim arkadaş bana diyor ki "bizim patron araba alacakmış, geçen gittik araba baktık ona. şöyle oldu böyle oldu". ben de adama diyorum ne yaptınız araba aldın mı sonunda? adam da bana diyor ki ne arabası o nereden çıktı?

Veya fırına gidip ekmek alıp geliyor. Fırıncıyla ilgili komik diyalog kuruyor kafasında ve onu yaşanmış gibi anlatıyor.

Böyle böyle şeyler. Bu bir psiokolojik rahatsızlık değil midir? Nasıl yardımcı olabilirim ona bu konuda?
0
goklerdengelenkarar
(21.10.20)
Twitter kullanıyor mu
0
namidigerkokuc
(21.10.20)
Mitomani
0
elorelia
(21.10.20)
Aynısı benim liseden bir arkadaşım. 15 yıldır en samimi arkadaşım kendisi. İyi günde kötü günde hep yanımda ama söylediği yalanlara artık tahammülüm kalmadığı için araya mesafe koymak zorunda kaldım. Huylu huyundan vazgeçmez çünkü.
0
heidi'nin dedesi
(21.10.20)
Ya boyle insanlar hep var her yerde var. Benim de hayatimin hemen her doneminde oldu en az bir tane. Su an da var. İsin garibi mesela artik bozuyorum "olum ben de oradaydim lan ne salliyosun haahahah soyle soyle oldu iyi salladin ha" diyorum kafasini cevirip baska bir konuya geciyor asiri garip.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(21.10.20)
7 yil onceki duyurumu hatirlatti eksiduyu.ru
0
neck_and_neck
(21.10.20)
Büyük ihtimalle hayatını çok sıkıcı bulduğu için renklendirmeye çalışıyordur.
0
SiyamkedisiZorro
(21.10.20)
benim de var böyle 2 arkadaşım.değişik değişik hikayeler yazıyorlar kafalarında.seviyorum da kendilerini.he deyip geçiyorum artık.
0
drako
(21.10.20)
böyle insanlarla direk sonlandırıyorum ilişkimi.

yarın başka birine benim hakkımda bir yalan anlatmayacağının garantisi yok.
0
duyurukullanıcısı
(21.10.20)
Arkadas grubumuzda bir mitoman vardi. Acima duygumuzu kullanarak surekli sempatimizi topluyordu. Isin komigi bize zarar veren bir davranisi da yoktu (Gruptaki bazi kizlara yuruyordu ama o da dert degil herkes yapiyor), sadece surekli onun iyiligi icin endise duyuyorduk. Bir noktada insanlar notlarini karsilastirip yalanlarini detayli bir sekilde cikarinca gruptan attik.

Hala arada acikli mesajlar yaziyor gruptakilere, sallamiyoruz.

Ikinci mitoman baska bir arkadas grubumuzdaydi. O da ilki gibi zararsizdi ama bi ara Amerika'ya gidiyorum diye milletin elektronik siparislerini topladi, paralarini aldi sonra memlekete dedesinin yanina gittigi ortaya cikinca bazi arkadaslar dolandiriciliktan mahkemeye verdiler. Gotum gotum odedi paralari geri.

Kisasi, mitomanla ugrasilmaz. Uzucu ama kesip atmak lazim hayattan.
0
cleric
(21.10.20)
Yalan derken fikra gibi mi anlatıyor. Ciddi mi ? Ciddiyse selamı sabahı kes.

Yalan söyleyen insanla dost olunmaz . Zorunda değilsem selam bile vermek istemem .
0
ycaycayca
(21.10.20)
(4)

Merkez bankası faiz tahminleri

Kahir ekseriyet
Perşembe günkü toplantıda faiz artırılır mı, ne kadar artırılır, dövizin tepkisi ne olur, döviz tüm bunları zaten fiyatladı mı? Tahminleri alalım.
Perşembe günkü toplantıda faiz artırılır mı, ne kadar artırılır, dövizin tepkisi ne olur, döviz tüm bunları zaten fiyatladı mı? Tahminleri alalım.
0
Kahir ekseriyet
(20.10.20)
200-250 puan artırılır. Dövizin yükselişini durdurmaz. Aylar önce yapılması gereken hamleler yeni yapılıyor. Kur uçtu gitti, faiz maiz hikaye artık.
0
halitkin
(20.10.20)
150
0
Mistyimage
(20.10.20)
dövizi tutabilmek için o kadar saçma sapan hamleler yapıldı ki elde kaynak kalmadı. hem faiz artacak hem döviz hem de enflasyon. bir yıl önce sadece faiz artsaydı en azından döviz ve enflasyon ile uğraşmayacaktık.

200 rahat diyorum ben.
0
duyurukullanıcısı
(20.10.20)
250
0
false pretension
(20.10.20)
(6)

Borsa konusunda yardımcı olabilecek var mı?

ÇOLAK
Borsa üzerinden işlem yapmak istiyorum ancak tam olarak nereden başlayacağım konusunda fikrim yok. konuyla ilgili bilgisi olan ve tavsiye verebilecek birileri varsa sevinirim.
Borsa üzerinden işlem yapmak istiyorum ancak tam olarak nereden başlayacağım konusunda fikrim yok. konuyla ilgili bilgisi olan ve tavsiye verebilecek birileri varsa sevinirim.
0
ÇOLAK
(20.10.20)
Burgantrade
0
Mistyimage
(20.10.20)
Kullandığın bankanın yatırım hesabı var ise oradan bi hisse senedi hesabı açabilirsin.

Ben YKB kullanıyorum. Hesap açarken sana bir anket yapılacak. O ankette özellikle hisse alım satımına hiçbir bilgim yok dersen hesap açmana izin vermez. Az ya da orta seçeneklerini kullan.

Sonrasında al/sat bölümünden emir vererek hisse alıp bankanın uygulamasından takip edebilirsin.

YKB'nin ayrıca yatırım dünyam uygulaması ve web sayfası mevcut. Ben işlemleri ordan yapıyorum. Anlık takip de mümkün. Investing gibi siteler 15 dakika gecikmeli veri sunar.

Ancak tavsiyem, hiç bilgin yok ise yatırım sitelerinden birinden sanal portföy oluşturup (Yatırım Dünyam'da var) oradan deneme yaparak başlaman. Aksi halde kaybedersin. Çok farklı dinamikleri var.
0
himmet dayi
(20.10.20)
en az 6 kitap bitir mahfi hoca mikro makro vb.
bilanço nasıl okunur öğren.

yaklaşık 6-8 ay çalıştıktan sonra belki başlayabilirsin.

onun dışında başlarsan kumar. iddaa'dan at yarışından farkı yok.
ytd.
0
duyurukullanıcısı
(20.10.20)
burada bu soruyu soruyorsan, hiç acele etme. önce biraz öğren.
0
fever
(20.10.20)
Teknik analiz öğrenip öyle girmenizi tavsiye ederim.
0
sta
(20.10.20)
Yapı kredi vs. bulaşma. Hem iki kat komisyon ödersin hem de canlı ekranın olmaz
0
Mistyimage
(20.10.20)
(2)

Dünyanın'en anlaşılmaz metni

ElfElf
Frmtrde okumuştum galiba dünyanın en anlaşılmaz metni diye geçiyordu.o gün okuduklarımı hatırlayamıyorum ama soyut birşeylerden bahsediyordu ve bu nedenle anlayamayacağım'izi iddia ediyordu. Yabancı bir dilden çeviridir muhtemelen. Bu metni anlamaya çalışmayarak kendi zekamızı küçümsüyor'uz bence tü
Frmtrde okumuştum galiba dünyanın en anlaşılmaz metni diye geçiyordu.o gün okuduklarımı hatırlayamıyorum ama soyut birşeylerden bahsediyordu ve bu nedenle anlayamayacağım'izi iddia ediyordu. Yabancı bir dilden çeviridir muhtemelen. Bu metni anlamaya çalışmayarak kendi zekamızı küçümsüyor'uz bence türkler olarak. Bu metni yeniden görüp anlamak istiyorum. Boylece yıllar önce cesaret edemediğim şey konusunda kendimle girdigim iddiayı kazanacağım. Her neyse metinde bol bol k harfi geçtiğini hatırlıyorum. Bu da bir yanıltmaca idi. Kelimeler birbirine ne kadar benzerse insan okumaktan o kadar cabuk pes eder.

Bu metni bulamayacağınızı ben de biliyorum ille ki.
Ama bunun gibi ilk bakışta çözmemizin zor olduğu başka uzunca bi metin de olabilir...paylaşırsanız hep biRlikte çözmeyi ve'yorumlamayı deneyelim. :))
0
ElfElf
(19.10.20)
codex seraphinianus olabilir mi?
0
nahtoderfahrung
(19.10.20)
ben 24 yaşındayım ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim. kendisinin de 25 yaşında bir kızı var. babam ise bu kız ile evlendi. böylelikle babam, karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. bunun üzerine kızım da babamla evlendiği için üvey annem olmuş oldu. hanımımın ve benim geçen sene bir oğlumuz oldu. oğlum hanımımın kızının erkek kardeşi oldu, aynı zamanda babamın da eniştesi. bir de üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu. anlıyacağınız benim oğlum benim dayım oldu. babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. o babamın oğlu olduğu için benim de erkek kardeşim, ve de kızımın oğlu olduğu için de torunum. yani ben torunumun erkek kardeşiyim. ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduguna göre ben de eşimin kızının babasıyım ve kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim. kısacası kendimin büyükbabasıyım
0
duyurukullanıcısı
(19.10.20)
(5)

harddisk onarma yazılımı mac

duyurukullanıcısı
windows bilgisayarım çok yavaş açılıyor açılınca da sadece fare gözüküyor 1-2 saat bekleyince windows geliyor harddisk te sorun var belli kiwin bilgisayarımdan harddisk i çıkardım sata kablosu ile mac'e bağladım.mac üzerinden harddiski nasıl repair edebilirim?mac'in first aid i çalışmıyor.
windows bilgisayarım çok yavaş açılıyor açılınca da sadece fare gözüküyor 1-2 saat bekleyince windows geliyor harddisk te sorun var belli ki

win bilgisayarımdan harddisk i çıkardım sata kablosu ile mac'e bağladım.
mac üzerinden harddiski nasıl repair edebilirim?

mac'in first aid i çalışmıyor.
0
duyurukullanıcısı
(18.10.20)
Dosyalarını yedeklemeyecek misin ?
Yoksa problem çıkar
0
Erva
(18.10.20)
dosyaları yedekleyemedim.

mac var elimde,

win'den çıkan harddisk var
harici harddisk var

mac harici harddisk e dosya yazmamı kabul etmiyor format gereği. harici harddiski formatlayamıyorum içindeki dosyalar gereği

win harddiski ve harici harddiski mac'e taktığımda win harddiskinden harici harddiske yedekleme yapacak programı da bulamadım.

mac'in kendi yazılımları da çalışmıyor. diskte hata var diyor tekrar başa dönüyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(18.10.20)
Disk yavaşta olsa çalışıyor ise herhalde bir format yeterli olurdu sanırım sistemin hızlanması için. ayrıca sistemi ram ve SSD olarak yükseltme yaparsan hız büyük oranda farkedilir
0
Erva
(18.10.20)
ya yüklediğim programları bir daha download vs uğraşmak istemiyorum. bios'tan vs hızlı bir şekilde scandisk vs yapabilir miyim? mac üzerinden yapamadım.

arkadaş mac üzerinden harddisk repair yapan program bulamadım ya.
0
🌸duyurukullanıcısı
(18.10.20)
eğer mac diski windows pcye bağlayabiliyorsan hdtune ile tarama yaptır. bad sector vs. olabilir. zaten ona da yapacak pek bir şey olmuyor.
0
sutlu nescafe
(18.10.20)
(11)

SİHA'ların avantajı

zgrydn
azerbaycan'ın kullandığı siha'lar, piyadelere ve zırhlı araçlara karşı sahada bayağı etkin gözüküyor. neticede pırpır tabir edilen tarzda drone değil mi bu? hava savunma sistemlerine ya da uçaksavar ateşine karşı nasıl bir avantajı var?
azerbaycan'ın kullandığı siha'lar, piyadelere ve zırhlı araçlara karşı sahada bayağı etkin gözüküyor. neticede pırpır tabir edilen tarzda drone değil mi bu? hava savunma sistemlerine ya da uçaksavar ateşine karşı nasıl bir avantajı var?
0
zgrydn
(18.10.20)
40 bin feete kadar cikiyor sihalar. bu 60 bin de olabilir yakin zamanda. tespiti kolay degil.
0
müptezel dostoyevski
(18.10.20)
bir de sürü halinde gönderiyorlar bunları. uçaksavar onlarcasıyla nasıl başetsin? bir de küçük ve hızlı.
0
fever
(18.10.20)
Muhtemelen geri kalmış ülkelerde ise yarıyor. Gelişmiş ülkelerde sinyal karıştırıcılar vb olur.
0
prizmatik
(18.10.20)
bir avantajı yok gelişmiş bir uçaksavar teknolojisi varsa siha düşer. sen sadece başarılı atışları görüyorsun.

tek avantajı doğal olarak personel kaybetmiyorsun o sebeple paranın el verdiği sürece x noktasına siha gönderebilirsin. 10 tane gönderirsin 9u düşer bir tanesi vurur. görev başarılı.
0
duyurukullanıcısı
(18.10.20)
Azerilerin 40.000ft e çıkan sihası falan yok dünyada zaten sadece MQ-9 Reaper var o kadar yükseğe çıkabilen fakat orada kaç kg faydalı yük taşır ona da bakmak lazım.

Servis tavanı 40.000ft olan Aksungur var ama oraya muhtemelen boş çıkıp gözlem yapabilir.
0
catch the arrow
(18.10.20)
Yanına bir de Koral koyunca gelişmiş sistemlerde de etkili olur. Quora’da çok güzel yazılar var. Araştırabilirsiniz.

Maliyeti görece düşük. 1 milyar dolarlık kayıp veriyor, sıfır insan kaybı, en fazla 5-10 tane siha düşse 50-100 milyon dolar.
0
stewie
(18.10.20)
minicik hobi drone'ları bile sinyali kaybetse bile belli bir yere dönebiliyor, engelleri algılayıp etrafından dolaşabiliyor vesaire.

askeri bir cihazın daha iyi olmasını bekleriz sanırım. kendi başına görevi tamamlayabilen, ya da intihar saldırısı yapabilen drone'lar var.

paranız varsa, epey etkili.

üstelik türk drone'ları suriye'de ve libya'da rus savunma sistemleri tarafından durdurulamadı. azerbaycan'ın elinde israil menşeili aletler olduğunu da düşünürsek...
0
fever
(18.10.20)
Bir süre savunma sanayiinde çalıştım, o zamanlar baya muhabbeti dönüyordu bunun.

Özetle doğru düzgün bir ordusu olan bir ülkeye karşı SİHA'lar etkisiz, savunması çok kolay çünkü. Projectile ile vurması daha zor ama genelde sinyal karıştırıcı kullanıyorlar, lazerle çalışan sistemler var, baya omuzda taşınan silahlar bile var bunun için.

Ermenistan ordusunun 500 milyon $ bütçesi var. Bırak kendilerinin bir şey geliştirmesini, satın almaları bile zor. O yüzden işe yarıyor. Ama öte yandan İran bile Amerikan drone'larını vurabiliyor, öyle düşünün.

Bir de ek not düşeyim, sinyal karıştırıcı sistemlere karşı otonom drone kullanmak bir çözüm. Bizde de buna kasıyorlardı ama aylık bin dolar maaş verdiğin adamla bunu yapamazsın :)) Hala uğraşıyorlarmış diye duydum, bir yere varabileceğini zannetmiyorum.
0
plutongezegendegilmi
(18.10.20)
Uçaksavar mermisi gibi yine diğer uzun namlulu silahlar için hedef görülse dahi, hedef ne kadar uzakta ise merminin tam olarak vuramama (yani dağılma) ihtimali de artar.

Sinyal karıştırıcı için de çözüm de bulunmuş olmalı ki Suriye'de ve libyadaki aktif halde vurulan pantsirlerle bunu gördük .
ruslar da pantsirlerinde bazı reformlar gerçekleştiriyolarmış.

Bir gece şehit edilen 30dan fazla şehidimizden sonra meydana çıkan ve rejim ordusuna büyük kayıplar verdiren insansız hava araçlarımız hakkında o ana kadar bazı rus medyasında, (sözde) bir çok ihamızın düşürüldüğünden bahseden haberler çıkmış.
Ee tabi meydan boşken konuşmak kolay.

Tabi ki savunma sanayinde sadece bunlarla yetinileceğini sanmıyorum.
Kesinlikle su ana kadar sözü edilmeyen başka silahlarımız da olmalı .
0
Erva
(18.10.20)
hava savunma sistemlerini patlatmak için israil yapımı otonom bir kamikaze drone'u kullanıyorlar. Sonra da bayraktar ve benzeri siha'lar ile korunmayan hava sahasına dalıp stratejik hedefleri vuruyorlar, istedikleri gibi at koşturuyorlar. Hava savunmayı en.wikipedia.org bunlarla, saldırıyı da bildiğimiz bayraktarla çözüyor adamlar.
0
roket adam
(18.10.20)
Ben sihalarin abartildigi kadar iyi oldugunu dusunmuyorum zira sihalar populer ekipman olmaya basladigindan beri dunya ciddi bir savas henuz gormedi.

Ustteki bir arkadasin dedigi gibi, gelismemis ucuncu dunya ulkeleriyle gerilla savasi yapanlar icin etkili hepsi o.
0
Avoiding The Puddle
(19.10.20)
(8)

Midi Klavye Önerisinde Bulunabilir misiniz?

paramolacak
Merhaba,Biz iki arkadaşız çok sevdiğimiz müzik yapmak isteyen ve hep midi klavye alıp bişeyler öğrenmek isteyen bir arkadaşımıza doğum günü hediyesi almak istiyoruz. Maksimum bütçemiz bin lira. Bu arkadaşın daha önce bir eğitimi, çalmışlığı, program kullanmışlığı vs vs yok ama hep izliyor yutuptan
Merhaba,

Biz iki arkadaşız çok sevdiğimiz müzik yapmak isteyen ve hep midi klavye alıp bişeyler öğrenmek isteyen bir arkadaşımıza doğum günü hediyesi almak istiyoruz. Maksimum bütçemiz bin lira. Bu arkadaşın daha önce bir eğitimi, çalmışlığı, program kullanmışlığı vs vs yok ama hep izliyor yutuptan bu tarz müzik yapım videolarını. Sizce aşağıdakilerden hangisini hediye edelim? yada başka öneriniz var mı?

1 shop.zuhalmuzik.com
2 shop.zuhalmuzik.com
3 shop.zuhalmuzik.com
4 shop.zuhalmuzik.com
0
paramolacak
(17.10.20)
Mpkmini 2
0
kablelvuku
(17.10.20)
Native instrument de iyidir yazılım ve plugin desteği veriyordu
0
olaylar olaylar
(17.10.20)
bende AKAI MPKMINI2 var bence daha aşağısını düşünmeyin.
0
duyurukullanıcısı
(17.10.20)
Bu arkadaş tahminimiz odur ki bu ürünleri FL de kullanacak, çalıştırır dizi hepsi
0
🌸paramolacak
(17.10.20)
Gerçek anlamda çalınabilir mini midi klavye benim rastladığım korg microkey serisi ve arturia keystep

Attığınız linktekilerin çalım hassasiyetleri gerçekten çok kötü ve 25 tuşlular. Üzerindeki pad'ler her ne kadar acemilerin çok hoşuna gitse de aslında klavye tuşlarıyla yapılamayacak bir özellik sunmuyorlar ekstra pad olmaktan ziyade.

Bin lira bütçenizle microkey 37 ya da 49 alabiliyorsunuz ki 49 tuş klavye üzerinde çoğu şeyi çalmaya yeten bir tuş sayısı. Tuş hassasiyeti ve yapı kalitesi olarak da korg bir enstruman çalıyor hissi veriyor. Ayrıca damper pedal girişi var azıcık ilerletirse işi isteyebileceği bir şey.

www.korgtr.com

(Bahsettiğim cihazları kullandım uzun süre)

Bu saydığımız bütün midi klavyeler class compliant tak çalıştır tüm işletim sistemlerinde ve yazılımlarda çalışır. İpad'la falan da çalışıyorlar.
0
hedep
(17.10.20)
nektar lx modellerine bak. Çok tutulmuş bir midi, ikinci el piyasası da çok canlı. satmak isterseniz çok rahat satabileceğiniz bir ürün.
0
kadera bach
(18.10.20)
ufak klavyeler benim için çok kullanışsız oluyor.

geçmişte 4 adet 88 tuş kullanmıştım, sonra o ara çok hantal geldiği ve yer kapladığı için 37 ve 49 tuş aldım.

şu an 49 tuş kullanıyorum.

sorunların başında kontakt içinden kullandığım seslerin articulation tuşlarına ulaşmamın zor olması, sürekli oktav in çık yapmam. transpoze kullandığım zaman articulationların yerlerinin kayması ve olayı iyice zorlaştırması.

şu an ki nihayi hedefim müzikten kazandığım ilk parayla 88 tuş native instruments klavye almak. çeşitli boyutları ve modelleri var. en kullanışlı özelliği articulationların yerlerini klavye tuşlarının üzerinde göstermesi.

ikincisi midi klavyede ne olmalı? pitchbend, modulation, octave +-, sustain pedal girişi, expression pedal girişi, start stop rec, ileri geri sarma bunlar hayat kurtaran şeyler. tabi bunlar benim için geçerli. sizin bunların modulation ve pitchbend haricinde hiç birine ihtiyacınız olmayabilir.

tabi bunlar da olunca fiyatlar artıp gidiyor. sıfır vereceğiniz parayla ikinci el sahibindenden ve lokasyon olarak yakın yerlerden bakmanızı öneririm.

ben korg triton taktile 49 kullanıyorum, padleri var ve hiç bi işime yaramadı, padlerle yapabileceğim şeyleri klavye tuşları ile yapabiliyorum.

en çok kullandığım düğmeler şunlar, oktav + ve -, rec start stop ileri geri cycle grubu, klavye üzerinden transpose ve velocity curve, fixed velocity değerleri girme, sustain ve expression pedal girişleri. expression pedalım yok ama ilk fırsatta almayı düşünüyorum muhtemelen sizin buna hiç ihtiyacınız olmayacak.

klavye üzerinde volume sliderlar, solo mute tuşları, pan tuşları, padler hiç bir işime yaramıyor, program içinden otomasyonunu yapabiliyorum.

bunların haricinde aftertouch, ribbon controller gibi özellikler olan alettler de var ama fiyat olarak aşırı uçuktur.

benim triton taktile 88 tuş olsaydı başka hiç bir klavye ihtiyacım olmazdı.

tabi usb girişini saymıyorum 2010 yılından beri hemen hemen tüm aletler usbdir veya hem usb hem midi in outludur.
0
killerbee
(18.10.20)
ikinci kısıma geliyorum burası önemli.

eğer bilgisayarı mac değilse, asio 2.0 sürücülü ses kartına ihtiyaç duyacaksınız. bu asio 2.0 sürücüsü denilen olay ekran kartı gibi çalışır, nasıl ekran kartı kötü olan bilgisayarlarda oyun oynayamıyorsak, aynı şekildebu ses kartı olmadan çalacağımız sesler çalmaz, kaydedeceğimiz enstrumanlarda gecikme latency olur.

çeşitli başlçangıç setleri var, behringer, m-audio, presonus, focusrite vb vb gibi markaların.

bunların da dışında bilgisayarınında çok çok kötü olmaması gerekir.

yani klavye alsanız bile arkadaşınız bunu kullanamayabilir.
0
killerbee
(18.10.20)
(2)

türkiye'de tarım

duyurukullanıcısı
https://www.youtube.com/watch?v=IVxY8Q3WOjc&ab_channel=SencerSolakogluadam çok içten geldi bana.bunu nasıl yayabiliriz? sosyal medya yok bende neredeyse.
www.youtube.com

adam çok içten geldi bana.

bunu nasıl yayabiliriz? sosyal medya yok bende neredeyse.
0
duyurukullanıcısı
(15.10.20)
:)

Hocam sektordeki herkesin haberi vardir zaten, kendisi Tusedad baskani.
0
brkylmz
(15.10.20)
haa iyi o zmn sözlükte gördüm de dedim adam tek başına mı kasıyor
0
🌸duyurukullanıcısı
(15.10.20)
(9)

dövizin artacağını bilenler

black mamba
5 yıl önce falan dolar 2.5 - 3 lirayken bir yerde yıl sonu doların 4 lira olacağını duymuştum. yok artık o kadar olmaz sallıyorlar dedim ama oldu. bu yıl dolar 6.5 lirayken yıl sonunda 8 lira olacağını okumuştum sözlükte yok artık demiştim. ama gördüğümüz gibi 8 lira oldu. keşke bu soruyu bu beklent
5 yıl önce falan dolar 2.5 - 3 lirayken bir yerde yıl sonu doların 4 lira olacağını duymuştum. yok artık o kadar olmaz sallıyorlar dedim ama oldu. bu yıl dolar 6.5 lirayken yıl sonunda 8 lira olacağını okumuştum sözlükte yok artık demiştim. ama gördüğümüz gibi 8 lira oldu. keşke bu soruyu bu beklentilerini okduğum insanlara sorsaydım ama nerede okuduğumu hatırlamıyorum. bu insanlar bu beklentilerini neye göre belirliyor ve tahminleri tutuyor? bankalar da sanırım bazı hesapları yıl sonu dolar beklentisine göre yapabiliyor. ya da apple da sanırım ürünlerini çoktan yüksek kura göre fiyatladı. bunu nasıl hesaplıyorlar?
0
black mamba
(15.10.20)
Tabiki grafiğine bakarak. Teknik analiz bunun için var.
0
sta
(15.10.20)
dövizin artacağını biliyorsun o sebeple herkesin birikimi dövizde.

sorun ne zaman ne kadar artacağını nerede duraksayacağını bilebilmek. ona göre yatırım yapabilmek.

yoksa zaten türkiye'nin katma değerli bir ürünü yok. ekonomi iyi denilen dönem yurtdışından alınan kredilerin harcandığı yıllar sadece.
0
duyurukullanıcısı
(15.10.20)
Ülkede üretim yok, tüketim çok.
Üretimin artması için atılan adım yok. Gitgide fakirlesiyoruz. Ve fakirlesecegiz. Bu ortamda liranın düşeceğini bilmek çok da zor değil.
0
prizmatik
(15.10.20)
yok çıkacağı bariz. yıllardır çıkıyor zaten. ama 4-5 yıl önce yıl sonu 4 lira olacak diye okudum ve 4 lira oldu, 5 lira değil. bu yıl da sözlükte 8 lira olacak diye okumuştum. 7 ya da 9 lira olmadı 8 lira oldu.
0
🌸black mamba
(15.10.20)
evet, teknik analize bakan bunu çok öncesinde görebiliyordu zaten. hepsi de çok zengin oldular.
0
stewie
(15.10.20)
döviz artınca kimse zengin olmuyor. sadece paranın değerini koruyorsun.

eve gelen doğalgaz, elektrik, suyu pompalayan pompa
pazardan aldığın sebzeyi getiren kamyonun mazotu
sütü içtiğin ineğin yemi
demir
plastik

dolar ile.

o sebeple ddolarda parası olan zengin olmaz. sadece eşyasının değerini korumaya çalışır.
0
duyurukullanıcısı
(15.10.20)
Goldman sachs vb şirketlerin tahminlerine bakıyorlar genelde.
0
the coon
(15.10.20)
Kimse bilemez tamamen tesadüf. Bu şekilde tarih verenlere A. Y. gibi şarlatan iktisatçılara itibar etmeyin. 2018'de 10 TL olacak diyorlardı algıları ellerinde patladı . 31 Mart seçimlerinden sonra 10 TL'yi geçecek diyorlardı yine tutmadı :) Dalgalı kur politikasında döviz arz ve talebe göre fiyatlanır kimse 90'lı yıllardaki gibi devalüasyon falan beklemesin iniş ve çıkışlar ani olmaz. Bu arada ben orta vadede TL'nin ABD doları karşısında değerleneceğini ve hatta muhtemelen 2006 - 2007'deki fiyatlamalara gelebileceiğini düşünüyorum. Döviz kuru dahili meselelerden çok dışardaki gelişmelere göre fiyatlanıyor (ABD'nin cari açığı, ABD - Çin ekonomik çekişmesi, ticaret savaşları vs.) Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda bu dalgalanmalar daha hızlı oluyor fakat dünyada dolarizasyondan hızlı bir kaçış var özellikle gelişmekte olan ülkelerde.
0
acebi
(15.10.20)
damat geçen çıkmış 8-9 dan toplayıp 15 den satacaklarmış diye dalga geçiyordu.

ben damatı dinliyorum artık. üstü kapalı yatırım tavsiyesi veriyor. insanlarda beğenmiyor. daha napsın adam.

www.youtube.com
0
morcivert
(15.10.20)
(4)

amazon.com'dan laptop getirmek

duyurukullanıcısı
daha önce elektronik müzik aleti aldım USA'den sorun olmadı yalnız paketlemesi kötüydü biraz.şimdi laptop bakıyorum +shipping&tax eklenince bile makul gibi duruyor.bir sorun çıkar mı gelirken? veya sorun çıksa amazon mutsuz eder mi beni?daha önce alan var mı?
daha önce elektronik müzik aleti aldım USA'den sorun olmadı yalnız paketlemesi kötüydü biraz.

şimdi laptop bakıyorum +shipping&tax eklenince bile makul gibi duruyor.

bir sorun çıkar mı gelirken? veya sorun çıksa amazon mutsuz eder mi beni?

daha önce alan var mı?
0
duyurukullanıcısı
(14.10.20)
ben aldım sıkıntı olmuyor. garantisi olmayacak sadece öyle düşün. ben kafaya takmadım ve 2 sene içerisinde bir şey olmadı zaten.
0
ozdek
(14.10.20)
Sorun çıkacağını zannetmiyorum, bir çok insan aldı etrafımdan problemsiz geldi, geldiği gibi bir sorun tespit edersen amazon mutsuz etmez.

sorması ayıptır alacağın cihaz ne?
www.amazon.de
Şunu gördüm internette güzel diye paylaşılmış alsam mı diye düşünmüyor değilim.
0
atom karincanin torunu
(14.10.20)
www.amazon.com

şunu gözüme kestirdim.

ekran kartı önemli benim için.
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.10.20)
sorun çıkma-çıkmama durumuna karşı amazon almanya daha iyi bence. Ben monitör almıştım, müşteri hizmetlerine ingilizce sorarım derken telefon seçeneğini görüp basmıştım, Türkçe konuşan biri aramıştı :D sorun olursa PTT gibi bir kargoyla gönderirsiniz demişti. Şimdi nasıl bilmiyorum (o zamanlar Amazon TR yoktu)
0
nhk ni youkosu
(14.10.20)
(9)

sporun katkısı gerçekten %20 mi?

ahm1
kilo verme, göbek eritme, kaslanma (aslında kas alma olayı biraz daha farklı olması lazım) ile ilgili hangi yazıyı okusam beslenme %80, spor %20 etkiliyor diye yazıyor.ben bu olayda kendi hikayemi anlatıp sormak istiyorum. 2 sene önce skinny-fat olduğum için beslenmeme çeki düzen verip spor yapmaya
kilo verme, göbek eritme, kaslanma (aslında kas alma olayı biraz daha farklı olması lazım) ile ilgili hangi yazıyı okusam beslenme %80, spor %20 etkiliyor diye yazıyor.

ben bu olayda kendi hikayemi anlatıp sormak istiyorum.

2 sene önce skinny-fat olduğum için beslenmeme çeki düzen verip spor yapmaya karar verdim (boy 1,68, kilo 62-63 idi). 1 ay yüzdüm, sonra bir sakatlık oldu, 1 ay ara verdim, sonra 3,5 ay düzenli yüzdüm. bu yüzmelerin sadece son 3,5 ayında beslenmeme tam olarak dikkat ettim. öncesinde tatlı, mcdonalds vs. tüketiyordum ama yeni düzene geçmeye çalışıp geçememe durumu vardı, neyse.

3,5 ay boyunca haftada 4 gün yüzmeye gittim. sadece birkaç kere 3'e inmiştir bu sayı. bu süreçte, kendimi hiçbir zaman aç bırakmamama rağmen kilom bayağı azaldı. hatta bir noktadan sonra kilo almak istedim (alamadım, zorla yiyemiyorum), çünkü 59'a kadar düşmüştüm. evet, göbeğim gitti, kaslandım da ama genel olarak istediğimden daha cılız bir yapıya sahip oldum, bacaklar bayağı cılzlaştı, mesela diz kapağım bayağı görünür oldu ve kötü gözüküyordu açıkçası.

beslenmeme dikkat ettim, evet ama %70-80 arası sağlıklı beslenmişimdir. sabahları mesela iki dilim ekmekle birlikte (ekmek olmayınca baş dönmesi oluyor, B bilmem kaç vitamini varmış da unuttum şimdi, doktor 1-2 dilim ye demişti) peynir, zeytin, yumurta (sarı-beyaz), çay tüketiyordum. öğlenleri genelde yoğurdun içine 15-20 tane siyah üzüm (dışarıdaysam dürüm). akşam da genelde normal ev yemeği (tabii bunların hepsi her zaman sağlıklı olmuyor ama), mesela dolma, ıspanak, patlıcan oturtma, nohut, fasulye, bezelye vs.

ama bunların dışında gerçekten iki günde bir (en fazla 3) tavuk dürüm yiyordum. dürümün de lavaşı kalındı. sadece 1-2 kere içindeki patatesi çıkartmışımdır ama genel olarak boşver, o kadar da olur diyordum. tavuk dürüm yemiyorsam çiğ köfte dürüm yiyordum (yan masada oturan, dürümün içine nar ekşisi istemedi içinde şeker varmış diye, ilk defa orada duydum ama ben o kadar da olsun dedim, zaten kilo vermiştim). kimi zaman pide yiyordum. şimdi merak edip baktım, eve akşamdan sonra keyfine sürekli pilav üstü tavuk söylemişim ki ben pilav üstü tavuğa acayip ketçap basarım, hayal edebileceğiniz gibi değil (ketçabı bastıktan sonra da kendimi kötü hissediyordum ama şimdi anlıyorum ki gerek yokmuş üzülmeme). gecenin bir yarısı ders çalışırken kumpir söylemişim (öküz gibi de bir şey yolluyorlardı) vs. vs. ama dışarıda tavuk göğüs de yiyordum 3-5 günde bir. kimi zaman dayanamayıp onu da pirinç pilavlı yiyordum. yani işte baktığımızda %70-80 oranında sağlıklı beslendim diye düşünüyorum, %100 diye bir şey olamaz zaten, belki de olmamalı. bir tek tatlı konusunda çok katıydım. 3,5 ay boyunca 2 istisna dışında tatlı kesinlikle yemedim. canım da zerre istemedi, çünkü kas yapacağım diye çok rahat motive olabiliyordum.

yani ben bu süreçte kendimi aç da bırakmadım (ama zaten obur bir insan olmadığımı da not olarak ekleyeyim, kendimi bildim bileli az yerim, bir tek tatlı sayesinde kilo alıyorum işte) ama sadece tatlıya ve hamur işlerine dikkat ederek (dürümü hamur işinden saymıyorum ama spor yapmıyor olsam o da kilo aldırıcı bir şey olabilirdi belki, pideyi de nadiren yiyordum) ve ciddi spor yaparak bir noktadan sonra istemeye istemeye kilo vermeye devam ettim.

bunun sebebi nedir? kendimi aç bırakmıyor olmama rağmen kilo vermeye devam etmiş oluşum garip değil mi? yediğim dürümlere, pilavlara, sayıca çok olmasa da kumpirlere rağmen kilo vermiş olmam sporun etkisinin %20'den fazla olduğunu göstermez mi? yoksa onların bahsettikleri şeyle benim bahsettiğim şey başka mı?
0
ahm1
(14.10.20)
Hepsini okumadım ama öyle bir oran yok. Dinlenmeyle birlikte üçü de önemli. Kilo kaybı ise kalori dengesiyle ilgilidir. Sporu çok yapman ya da yemeği az yemen kas yağ dengesi açısından olmasa da tartıdaki değer açısından benzer etkiler gösterir.
0
arnold schwarzeneger
(14.10.20)
hepsini okuyabilirsek sevinirim.
0
🌸ahm1
(14.10.20)
ya skinny insanlardan nefret ediyorum bunu bir yazayım da önce.

sevgili skinny o boyun ve kilonla yediklerin şu an benim diyet yaparak yediklerimden bile az! yanında spor da olunca kilo kaybetmişsin işte. garip falan değil az yiyorsun. o yüzden skinny'sin zaten.

sen bir zahmet spor yapma çünkü insan gibi yemediğin taktirde hep skinny kalacaksın. zaten muhtemelen spor yapsan da bir şeye benzemeyecek vücudun çünkü skinny'sin.

nefretimi kustum iyice. iyi oldu bence.

pis skinny.
0
ozdek
(14.10.20)
@ozdek: skinny'lik bence bayağı kötü gözüküyor ama ya. nefret etmelik bir şey yok bence :)

ama gerçekten psikolojim bozuldu ya. bu olanlar 2 sene önceydi çünkü, yüzmeyi bırakınca tekrar tatlıya vs.'ye başladım ve şu an göbeğim o zamanki spor öncesi halinden de çok. göbeğime bakıp bakıp sinirleniyorum. offf neyse.

hele dışarıda insanlar görüyorum. bacakları, kolları çırpı gibi, göbeğe bir bakıyorum, of, böyle bir göbek yok, böyle bir şey nasıl mümkün olabiliyor, şaşırdım. "demek böyle tatlı yemeye devam edersem böyle olacağım" diyorum ben de. o yüzden imrenilecek bir tarafı yok bence. gerçekten kötü gözüküyor.

onun dışında üst bacaklarım da kalınlaştı şu son süreçte.

spor yapınca yine güzel oluyordum ya. hala o zamanki üst vücut fotolarıma bakar bakar dururum :)
0
🌸ahm1
(14.10.20)
85'ten 72'e şöyle düştüm boy 1.81

sabah kahve sadece
öğle yok
akşam 5'te spor 1 saat
4.30'da karbonhidrat küçük sandwich veya az makarna
6.30'da protein sade kırmızı et veya sade tavuk, yanında sebze.

arada bi tavuk döner atayım bu seferlik ketçap sıkayım sabah beynim dönmesin bi poca atayım, bi lavaştan bir şey olmaz vs vs vs dedikçe o kilo gitmiyor.

ilk 2 hafta vs çok zor. sonra bünye alışıyor.

birde düzenli uyku çok önemli.
0
duyurukullanıcısı
(14.10.20)
@duyurukullanıcısı: akşama kadar yemek yemeden nasıl yaşıyorsunuz ben onu anlayamadım açıkçası.

"bi lavaştan bir şey olmaz vs vs vs dedikçe o kilo gitmiyor." bunu okuyunca spor yapmıyorsunuz sandım ama e spor da yapıyorsunuz. bir lavaş nasıl etkiliyor anlamadım. bence bir deneyin, etkilemez herhalde ya.

bünyeden bünyeye bu kadar fark ediyor mu ki? yazdım işte. ortalama 2 günde bir dürüm yiyordum. nohutlu tavuklu pilav da cabası.
0
🌸ahm1
(14.10.20)
ben de 87'den 76'ya düştüm son 8 ayda. Ancak 87 kilo olduğum dönem fast food, bol mayonezli yiyecekler, bolca kızartma ve alkol ve tatlıyı çok tükettiğim dönemlerdi. İlk birkaç ayı sadece beslenmeyi düzelterek (azaltarak değil) zaten 80 civarına indim, son 3-4 aydır da bisiklet ve yüzme ile üstünü de alıyorum, baya göbekten de kurtuldum diyebilirim. Yani bu "katkı" konusu bulunduğun kilo ve ideal kilona uzaklığına göre değişebilir ama evet ben de beslenmenin inanılmaz önemli olduğunu düşünüyorum. Mesela artık tatlı yemiyorum demişsin, o bile acayip bi fark yaratıyor (bende yarattı açıkçası)
0
roket adam
(14.10.20)
@roket adam: tatlı "bile" derken? benim ilk bırakmaya çalıştığım şey tatlı zaten. sonrasında da hamur işleri geliyor. her gün bir tatlı yemek ve yememek çok şey fark ettirir. en çok tatlı ve hamur işi fark ettiriyor zaten. dürüm bana göre sağlıklı bir şey :)
0
🌸ahm1
(14.10.20)
Skiny Ahm1 Kardeşim.
Yazdıklarını okumak isterdim ama belirli bir yerden sonrası gerçekten yoruyor insanı.
Ben sana konuyu ana hatlarıyla bir özetliyeyim. Sen aradaki farklılığı kendin taktir et.
Kilo vereceksen diyet yapacaksın ve bunu sporla destekleyeceksin.
Kas yapacaksan spor yapıp bunu diyetle destekleyeceksin.
Günlük ihtiyacın olan kaloriyi şuradan hesapla.
www.agirsaglam.com
Telefonuna FatSecret uygulamasını indir. Yediğin içtiğin herşeyi yaz.
Günlük aldığın kaloriyi ve makroları incele, ilk verdiğim linkte belirtilen şekilde ayarlamaları yap.
Gün aşırı sporunu da yap.
Belirtilen ölçüler içinde kalmak şartıyla istersen kesme şekerin üzerine nar ekşisi sıkarak onu da yiyebilirsin.
Bunları uygula en geç 6 ay sonra sonuçları gör.
Hepsi bu.
Teşekkürü o kadar uzun yazma gerçekten okunmuyor, sıkıyor.
0
Mirket
(14.10.20)
(3)

Uzaya Roket Kapasitesi?

kesköse
Uzaya roket gönderecek (daha önce 2018de göndermişiz) ve "Bundan sonraki 1-2 sene içinde özellikle 400 ve 400 kilometre ötesindeki yörüngelere ulaşabilecek büyük motorları yerli ve milli imkanlarla geliştirmek üzere çok ciddi bir yatırım programı içindeyiz."Uluslararası Uzay İstasyonu o irtifadaza.
Uzaya roket gönderecek (daha önce 2018de göndermişiz) ve

"Bundan sonraki 1-2 sene içinde özellikle 400 ve 400 kilometre ötesindeki yörüngelere ulaşabilecek büyük motorları yerli ve milli imkanlarla geliştirmek üzere çok ciddi bir yatırım programı içindeyiz."

Uluslararası Uzay İstasyonu o irtifadaza. Vede uyduların azınlığı. Çoğu daha alçak irtifada konumlanmışmış.

Sizce dendiği gibi kısa sürede bu imkana sahip olmamız ne kadar gerçekçi?
0
kesköse
(14.10.20)
yerli ve milli imkan denilen şey herhalde türk parası ile dolar alıp dünyada kim yapıyorsa bu işi ona para transferi yaparak işi yaptırmak.

türkiye'de maalesef bir roketin matematik modellemesini yapacak, bu modellemeye göre otomatik kontrol yazılımını yazacak mühendis yetiştirebilen bir üniversite yok.

diğer mevzulara hiç girmiyorum bile.
0
duyurukullanıcısı
(14.10.20)
Sadece gökte değil yerde de çok etkili kıtalar arası gücümüz var.
Kısa süre içerisinde çok yol aldığımızın dışarıdakiler de farkında :

Ve imalı bir şekilde yardım(!) isteyebiliyorlar :
i.hizliresim.com
0
Erva
(14.10.20)
nasa'nın bile roketi outsource ettiği ortamda kaynakları rokete gömmeye çalışmak sadece bana mı komik geliyor?

vizyonumuz kuzey kore ile aynı ama keşke o kadar olabilsek. o roketler aslında kıtalar arası füze oluyor sonradan. o teknoloji o yüzden önemli.
0
ozdek
(14.10.20)
(14)

Akademisyenler ikinci bir işte çalışabilir mi?

havadakarada
Yasal olarak hakları var mı? Bir sitede online ders vermek gibi şeyler.
Yasal olarak hakları var mı? Bir sitede online ders vermek gibi şeyler.
0
havadakarada
(13.10.20)
Döner sermaye yönetmeliği kapsamında çalıştıkları paranın belirlenen oranını üniversiteye vermek/faturalandırmak şartı ile çalışabilir resmi olarak. Burada bazı detaylar var : www.memurlar.net
0
tss
(13.10.20)
dershanede çalıştığını bildiğim akademisyenler var.

Tus, kpss dershaneleri bahsettiğim.
0
westblack
(14.10.20)
danışmanlık yapıyorlar.
0
diffarentiationation
(14.10.20)
O kadar kursta şurada burada çalışan var.

Hatta bazı öğretim görevlileri aynı zamanda iş yeri sahibiler de. Yani bölüme vs. bakmaksızın söylüyorum bunu.

Avukatlık bürosu olup, ünilerde hukuk dersi verenler var ve daha bir sürü örnek.

Kısaca cevap: evet.
0
Avoiding The Puddle
(14.10.20)
Tam zamanlı akademisyen olanların parası üniversiteye yatıp oradan üniversite fatura kesip hocaya ücretini verebiliyor. Veya hoca danışmanlık firması kuruyor kendisi kesiyor fatura. Başka yöntemler de vardır illa ki benim birebir gördüklerim ikisi.
Yarım zamanlı akademisyenler zaten diledikleri gibi çalışıyorlar.
0
cilekli pasta
(14.10.20)
+1 taş
Eğer ki bilgi vermeden çalışırsa bu ihraç nedenidir.
Çalışıyor hiç de bilgi vermedi diyenler kaçak calisiyor demek istiyorlar kayıtdışı veya...
Mesuliyet kendisine ait elbette...
0
fempusay
(14.10.20)
Tss +1 olacaktı otomatik düzeltme @cep tel
0
fempusay
(14.10.20)
firma kurabiliyorlar diye biliyorum.
0
duyurukullanıcısı
(14.10.20)
İşverenden izinsiz olarak bir iş kurarsanız bu haklı fesih nedenidir. Bu devlet memurları için aha sert uygulanır. Döner sermaye olan yerlerde kazanç paylaşımı esas olduğu için onu karıştırmayın tabi ama onda da esas kurumun ödemeyi almasıdır.

O firmaları var dediğiniz arkadaşların kağıt üzerinde firma sahipleri kim acaba bir bakmanız lazım.

Boun, itü, ytü dahil olmak üzere bir sürü üniversiteden hocayla çalıştım ve şirketlerinin belgeleri de bende olduğu için daha şirketin sahibi olan hoca görmedim :)

Bilgi sahibi olmadan güzel atıyor bazı arkadaşlarımız. Bilmeden atmayın.
0
ozdek
(14.10.20)
@ozdek

ytü teknopark'taki firmaların %60ı hocaların sahibi olduğu firmalar.
0
duyurukullanıcısı
(14.10.20)
Başkasının sahip olduğu bir sitede eğitim vermek de yasak mı oluyor bu şekilde?
0
🌸havadakarada
(14.10.20)
@duyurukullanicisi hocaların teknoparklardaki firmaları ayrı kategoride. İlgili kanunlarda, dışarıda rasgele kurulan bir şirket gibi değerlendirilmiyorlar.

@havadakarada en kesin cevabı yönetmeliklerden ve üniversitenin personel daire başkanlığından alırsınız. Normal koşullarda olmuyor ama istisnası vardır belki.
0
evrim halkasi
(14.10.20)
@evrim

hacı abi benimde var teknopark firmam. bildiğin limited, AŞ işte.

akademisyen kurup danışmanlık falan kesebiliyor gönlünce.
0
duyurukullanıcısı
(14.10.20)
alanıyla ilgili bilimsel işlerde çalışabiliyor ya, detayları bilmiyorum da var onunla ilgili düzenleme
0
passion rules the game
(14.10.20)
(14)

insanlar neden bazı hayvanları yememiş

Mehmet Ersoz
mesela fil yada atlar? etleri de oldukça fazla bu hayvanların?neden bazı hayvanlari avlamıyor insan oğlu? normalde köklerine kibrit suyu dökmeleri gerekirdi???
mesela fil yada atlar? etleri de oldukça fazla bu hayvanların?

neden bazı hayvanlari avlamıyor insan oğlu? normalde köklerine kibrit suyu dökmeleri gerekirdi???
0
Mehmet Ersoz
(13.10.20)
Atlar uzun vadede taşımacılıkta daha avantajlı; fillerin de tadı kötü olabilir ama dişleri için baya avlanıyor hala.
0
angelus
(13.10.20)
Nası yememiş? Yemiş işte, Fransa'da hala at kasabı bile bulursun. Şu an yaygın olmamasının nedeniyse yetiştirme maliyeti. Yılda bi milyar tavuk yapıp öldürebiliyoruz ucuza, atların masrafı çok daha fazla.
0
noluyo yaa
(13.10.20)
bir sebebi vardır hepsinin. fil için çok sayıda insanla mızraklarla ava çıkmak gerekir mesela ve sürü olduklarında saldırırlarsa ölürsün.
0
diffarentiationation
(13.10.20)
koala okaliptüs yediği için eti acıymış diye duymuştum. kanguru eti ise yenen bir şey.
0
sutlu nescafe
(13.10.20)
bildğim kadarı ile ikinci dünya savaşında denenmemiş, yenmemiş hayvan yok.
0
duyurukullanıcısı
(13.10.20)
muhtemelen yaşam döngüleri uzun. koyun ve dana et olarak daha verimli ve beslemek için uysal. koyun 1 yılda dana 2 yılda et üretiyor. beli bir at ya da fil bu sürede elle tutulur miktarda et üretmeyebilir.

ya da fil beslerken yavrusunu elinden aldığında fil ortalığı birbirine katabilir.
0
orpheus
(13.10.20)
Adamlar pangolin , yarasa yiyor daha ne olsun acaba?
0
yarey
(13.10.20)
'Dünyanın sadece yüzde 0,01'ini oluşturan insanlar, canlıların yüzde 83'ünün yok olmasına yol açtı'
www.hurriyet.com.tr
hürriyet gibi bir gazeteden link verdim kusura kalmayın :-(
0
ankara06
(13.10.20)
Din burada etkili .
0
Erva
(13.10.20)
kaslarını kullanan hayvanların eti acı/eksi olur, kolay da pişmez.
0
proteus
(13.10.20)
wiki'ye göre fili gayet güzel yemişiz.

en.wikipedia.org

(...)
Elephant meat has likely been a source of food for humans during the entire time of the species' coexistence. By the beginning of the Middle Palaeolithic, around 120,000 BCE, African societies were hunter-gatherers proficient in exploiting herds of elephants for their meat.
(...)

modern zamanları soruyorsan diğer yanıtlar +1
0
engelbert humperdinck
(13.10.20)
üsttekilere ek olarak üreme hızlarıyla da alakalı. mesela yılda bir kere doğum yapan ve 1 ya da 2 yavru doğuran hayvanı kesip yemek anlamsız, çünkü kısa sürede sayısı azalıp nesli tükenir. ayrıca bugün tavuklarda olduğu gibi fabrika açıp o hayvanları beslemek, üretmek, kısa sürede büyütüp kesmek kolay değil.
0
rose parks
(13.10.20)
age of empiresda fil avlanıp yenebiliyodu o yüzden bence yemişizdir:D
0
theseachange
(14.10.20)
Mesele hayvanin otcul olmasi, evcillestirilebilir, ahirlarda kalabalik olarak tutulabilir ve ureme hizinin yuksek olmasi.

Etcil hayvanlar cok verimsizler once et ureteceksin, onu yedireceksin sonra onun etini yiyeceksin geciniz efendim.

Mesela ati evcillestirdik ama zebrayi evcillestiremedik cunku hayvan ahir sevmiyor, ustune bineni atiyor, cok agresif ve cok ozgur ruhlu.

Deveyi evcillestirdik ama lamayi yapamadik cunku lama deveye gore cok agresif.

Su an koyun, domuz, inek ve tavuk yiyoruz cunku butun kriterlere uyuyor + cok hizli uruyorlar.
0
cleric
(14.10.20)
(11)

yeni muzik nasil kesfediyorsunuz?

eksimtrak
spotifydaki discover weekly ve apple musictekiler hic sarmiyor. sozde sarklilari like/dislikeliyorum yine onerilerin %90i cop.
spotifydaki discover weekly ve apple musictekiler hic sarmiyor. sozde sarklilari like/dislikeliyorum yine onerilerin %90i cop.
0
eksimtrak
(12.10.20)
radyo dinliyorum. radyo ilef, radio garden.

spotalike diye bir site var benzer şarkılar buluyor.

bazen "1980 summer hits" gibi arama kelimeleriyle arıyorum.

sözlükte, kitaplarda denk gelen şarkı isimlerini arıyorum.

sözlükte "şarkılar" kelimesini "dolu dolu" modunda arayıp başlıklardan seçme yapıyorum.
0
tabudeviren
(12.10.20)
Everynoiseatonce

Oradaki sarki stillerini dinliyorum, beğendim varsa uzerine tikliyorum ve o tarzda müzik yapan butun gruplar şarkıcılar çıkıyor
0
yarey
(12.10.20)
Keşfedemiyorum ya, büyük sıkıntı.
0
plutongezegendegilmi
(12.10.20)
YouTube'da tüm beğendiğim şarkıcıların kanallarına aboneyim. Onların yeni videolarını izlerken önerilerde çıkanlara bakıyorum
0
kaset
(12.10.20)
eskiden türler üzerinden gidiyordum ben.

atıyorum; pink floyd'u dinledim beğendim. Pink Floyd'un türüne bakıyorum, 70ler, 80ler progresif, psychedelic. O zaman 70ler ve 80lerin progresif ve psychedelic gruplarına bakıyorum. Karşıma King Crimson, The Doors, Camel, Rush, Jefferson Airplane, Jim Hendrix vs. çıkıyor ve ben de yolumu buluyorum. Saydıklarım tabii Pink Floyd kadar ünlü gruplar ama Alan Parsons Project, Van Der Graaf Generator, Wishbone Ash gibi gruplar da var. Ehm, öyle işte, biraz araştırmak gerekiyor böylece yeni sanatçı / grup keşfedince dinlerken alınan keyif de artıyor.
0
rahip janick
(12.10.20)
valla spotifyda keşfediyorum genellikle. hazır playlistler üzerinden ilerliyorum.
0
roket adam
(12.10.20)
spotify ve apple müzik gibi online platformlar, sponsorluk alıyorlar. bir müzisyen ne kadar çok para verirse, listelerde o kadar çok adı geçiyor. bazı listelerde aynı grubun 3-4 şarkısı çıkınca anlıyorsunuz ne kadar kolpa olduklarını.

üniversite radyolarının bazı programları (pop hariç) iyidir. trt radyo 3 güzel.
0
cliquot
(12.10.20)
o iş için belli bir mesai harcaman lazım çer çöp 100 şarkıdan 1 şarkı falan bulabiliyorsun sözlükte bile başlığı olmayan.
0
duyurukullanıcısı
(12.10.20)
Spotify haftalık keşif
0
perrin
(12.10.20)
sorunun altına ''şunları dinliyorum ne tavsiye edersiniz?'' diye sorarak olabilirdi. takip edilen müzik sitelerinin listelerinden.
0
kafadanbacakli
(12.10.20)
Radyo Eksen
0
lüzumsuz adam
(12.10.20)
(6)

Rent A Car 101 (Acil)

Ven
Selamlar, İlk defa araba kiraliyoruz. İnternetten seçimi, ödemeyi vs yaptık. Bugün almaya gidiyoruz. Nelere dikkat etmek gerekir? Tecrubelerinizi, mutlaka ve sakin ha! Dediğiniz hususları paylaşabilir misiniz? Çok teşekkürler.
Selamlar,
İlk defa araba kiraliyoruz. İnternetten seçimi, ödemeyi vs yaptık. Bugün almaya gidiyoruz. Nelere dikkat etmek gerekir? Tecrubelerinizi, mutlaka ve sakin ha! Dediğiniz hususları paylaşabilir misiniz? Çok teşekkürler.
0
Ven
(11.10.20)
Full kasko yaptırın
0
xiii
(11.10.20)
arabayı teslim aldığına dair imza atmadan önce her yerini dikkatlice incelemek lazım. varsa mevcut kusurları, kurumsal bir firma ise zaten söyler, ama her ihtimale karşı incelemek hatta fotoğraflamak gerekiyor. kurumsal olmayan bir yerden özellikle senetle vs asla kiralama yapılmamalı.
0
scudman1
(11.10.20)
Kesinlikle imza atmadan önce inceleyin. Bir yeri çizikse sonradan sizin başınıza patlamasın. İyi bir sürücüyseniz full kasko yaptırmanıza gerek yok, karşı taraflı hasarlara, çalınmaya karşı olabilir sadece. Kafanız rahat eder. Teslim ederken mutlaka depoyu aldığınız gibi verin, yoksa kendileri benzin fiyatına neredeyse iki katı fiyat çıkarıyorlar.
0
astrid
(11.10.20)
Kiralayan kisi kimse kredi karti da onun adina olmali. Babanin esinin, abinin kartiyla kiralama yapamazsin
0
brkylmz
(11.10.20)
aracın almadan önce dört köşesinden foto çekin. teslim ederken bir yerde kusur bulurlarsa çektiğiniz fotolar ile eşleme yaparsınız. onun dışında kurumsal bir yerden kiralayın mümkün olduğunca.
0
duyurukullanıcısı
(11.10.20)
alirken fotograflarini cektiginiz gibi, teslim ederkende aracin fotograflarini cekmeyi unutmayin
0
tahtakafa
(11.10.20)
(8)

alkol tadının çok baskın olmadığı içki

tabudeviren
alkolün çok baskın olmadığı, lezzetli, aromalı içki neler var bildiğiniz?sheridan's var benim bildiğim ama çok pahalı.
alkolün çok baskın olmadığı, lezzetli, aromalı içki neler var bildiğiniz?

sheridan's var benim bildiğim ama çok pahalı.
0
tabudeviren
(11.10.20)
jagermeister.

buzlukta 1 gün durmalı.sek içilebilir veya az buz ile.

tuborg filtresiz,miller veya carlsberg.

barlardaki karışım kokteyller yine idealdir.
0
stillalive
(11.10.20)
Smirnoff north.
Cesitli likorler.
Saraplar.
Kokteyller.
0
schizophrenia paranoia
(11.10.20)
white russian
0
ateistanbul
(11.10.20)
Dediğiniz tarzda tek şişede aromalı tatlı içki tr de uygun fiyata pek yok.
Ama fermante olarak; porto şarabı, köpüklü şarap, apple cider
kokteyl olarak portakal votka(screwdriver) ekstra bir sıkım lime öneririm, bloodymary(basitçe tabasco, limon domates suyu votka) ve banko ateististanbul tarafından yazılmış whiterussian dondurma yer gibi çakırkeyf eder; süt,votka, tatlı kahve likörü) tavsiyem crushed ice ve pipetle içilecek.
0
bluewhale
(11.10.20)
Baileys.
0
himmet dayi
(11.10.20)
Mayalı içkilere bakicaksiniz, rom, şarap ya da bira çeşitleri vs
0
encokbenisevinnolur
(11.10.20)
kendin cocktail yap işte. istediğin gibi ayarla.
0
duyurukullanıcısı
(11.10.20)
malibu
0
biginjapan
(11.10.20)
(4)

Nasıl iç çamaşırı ürettirebilirim?

jacque
Hiçbir yerde bu bilgiye ulaşamıyorum, deli olacağım artık. Diyelim ki satmak için 50 tane iç çamaşırı diktirmek istiyorum (Gidip Merter'den falan almayacağım.) Kimleri bulmam gerekiyor? Modelist? Stilist? Tekstil atölyesi? Bu süreç nasıl işliyor? Ankara'da da hiçbiri yok galiba. İnternette arattığım
Hiçbir yerde bu bilgiye ulaşamıyorum, deli olacağım artık.

Diyelim ki satmak için 50 tane iç çamaşırı diktirmek istiyorum (Gidip Merter'den falan almayacağım.) Kimleri bulmam gerekiyor? Modelist? Stilist? Tekstil atölyesi? Bu süreç nasıl işliyor? Ankara'da da hiçbiri yok galiba. İnternette arattığımda sadece toptancılara ulaşabiliyorum.
0
jacque
(05.10.20)
50 tane için sümüğünü atmazlar.
dalga mı geçiyorsun?

50 taneyi bul bir atölye orayla konuş ama çok ağır konuşabilirler hazırlıklı git. tasarım falan onlar yönlendirirler. malzemeyle de alakalı.

pamuk donu 50 yer diker ama olay sütyense mesela azalır. victoria's secret gibi dantel mantel modelleri ise onların üreticileri de özel oluyor vs. yani beğendiğin malı kim üretiyor diye bakman ve rakiplerini bulman lazım.

çok zor değil araştırmak lazım. ve evet merter e gitmen lazım.
0
ozdek
(05.10.20)
50 taneyi anca elde dikersin hocam

sana en az 5000adet için fiyat verirler. firmalar hep toplu sipariş çalışır.
0
duyurukullanıcısı
(05.10.20)
Önce bir tane modelist bulacaksın,bu arkadaş bunun çizimini yapacak,daha sonra bunun kalıplarını çıkartacak.kalıplar çıktıktan sonra bunda hangi materyali kullanacaksan,çıkan kalıplara göre onun kesimi yapılacak,lastikleri alınacak.sonra dikim aşamasına geçilecek.konu iç çamaşırı olunca bazı özel makineler ve aparatlar devreye girecek.bu arkadaşların orta dikişleri,birleştirmeleri normal makinelerle yapılamaz,yapılırsa asker donu olur,hassas bölgeleri tahriş eder.bu yüzden her atelyenin yapacağı bir iş değildir.iç çamaşırında uzmanlaşmış bir atelyeye ihtiyacınız var.normal tshirt,sweatshirt olsa çok kolayca ufak atelye bulup parça başı yaptırırsın ama iç çamaşırında bu kısım biraz zor.bahsettiğiniz rakamda numune üretim gibi,her açıdan maliyeti yüksek olacak.
0
duptıs
(05.10.20)
aliexpresse gir custom design underwear yaz
0
plastic_angel
(06.10.20)
(11)

farkında olmadan kazık atan arkadaş (iş, arkadaşlık ve iç dökme içerir)

duyurukullanıcısı
iskandinav ülkelerinin birinde bir tanıdığım var. sık ziyaret ediyorum zaten iş için o sebeple gittiğimde bi kahve içeriz eşine falan türkiye'den hediye götürürüm. ben geldiğimde gider kafaları çekeriz vs. vs. iyi niyetli bir eleman. yarı türk ama hayatı avrupa'da geçtiği için avrupalı aslında tam b
iskandinav ülkelerinin birinde bir tanıdığım var. sık ziyaret ediyorum zaten iş için o sebeple gittiğimde bi kahve içeriz eşine falan türkiye'den hediye götürürüm. ben geldiğimde gider kafaları çekeriz vs. vs. iyi niyetli bir eleman. yarı türk ama hayatı avrupa'da geçtiği için avrupalı aslında tam bir yeri yurdu yok.

2019'un başında bu bir iş almış, batırmış. bir üretim işi. beni aradı dedi şöyle böyle bu işi yapabilir misin? dedim ok. prototipleri hazırladım ürün gamını 3'ten 120'ye çıkardım 90 farklı ürün hazırladım. ürünler ile ilgili kataloglar yaptım. seri imalat hatta finans şemalarını vs çıkardım. olabilecek her şeyi yaptım. hatta ürün animasyonlarını, realistic renderlarını bile yaptım.

bu ve ekibi mest oldu tabi. big boss'ları olan biri var ona sürekli proses nasıl ilerliyor vs vs diye mail atıyorlar. ben yokum maillerde ama bizim eleman bana ss atıyor cevapları.

tüm süreç için arkadaş olduğundan dolayı masraf hariç para almadım. anlaşmamız şöyleydi tüm üretimden ben sorumlu olacaktım ve ürettiğim ürünlere beraber kararlaştırdığımız bir kar koyarak onlara göndericektim onlarda satacaklardı.

2019'un sonunda son anlaşmayı imzalamak için gittim o ülkeye. elimde bavulum dedim otele gitmeden şunlara bir merhaba diyeyim sabah saat 11. ben gece 2'den beri yoldayım.

gittim dedim 'hello' falan eleman geldi dedi 'dk we have a surprise for you we have solved the production' dedim WTF!
türkçesi 'dk biz başkası ile anlaştık aynen geldiğin yoldan sktir git'

ya işte ne oldu nasıl oldu falan derken. olay şu ;
bunların o ülkede bir türk tayfası varmış buraya da daha yeni bir türk gelmiş bizim elemanda işte bende yarı türküm falan demiş hemen bizim işi anlatmış sadece üretim kaldığı için bu yeni gelen eleman 'ya sktir et dk'yı ben sana yaparım o işi' demiş ve bizim elemana sağdan soldan saçma sapan fiyatlar bulmuş. bizim elemanda benim verdiğim fiyatın %10'u fiyatı görünce kabul etmiş.

neyse ben şaşkınlığı üzerimden atınca dedim bu şartlar altında ben çalışamam. hoşçakalın. bunlar işte dur falan filan derken ben 2-3 gün takıldım orada zaten konaklama vs bunlara ait. bu arada da bunlar bu yeni elemanla üretimi çözmeye çalışıyorlar ama adam hiçbir şeyden anlamıyor kaldı ki ingilizcede yok. bizim eleman yarı türkçesi ile bir şeyler çözmeye çalışıyor ama adam her defasında bir yerleri arıyor falan filan.

ben tüm prosesi şemalar ile kendim bilgisayarda çizerek vs vs anlattığım ve uyguladığım için bendeki performansı bulamadılar.

son gün bunlar baya bir pişman oldu ve geldiğimden beri beni hotdog, wrap yemeye götüren insanlar beni cidden sağlam bir yere yemeğe ve içmeye götürdüler. sonra tabi beni ikna çabaları işte sende ol ekipte şöyle böyle falan filan.

dedim yok. bu şartlar altında ben çalışamam. yarın gidiyorum.

neyse ben tabi resti çektim gittim.

şimdi bizim eleman gayet iyi niyetli bir eleman birilerine yardım edeceğim yine kendini bitiren insanlar varya o tip. bana neredeyse yeni telefon ve kendi üzerine hat alıyordu sırf o ülkede gps kullanamıyorum diye. o sebeple kafasına girmesi kolay. bu jöntürk'te bunun kafasına girmiş işte.

aradan 6 ay geçti. bizim elemandan mesaj. ''nbr?'' diye dedim iyi falan. dedi konuşalım mı? dedim tabi.

benim bir ayda 1000adet gönderdiğim üründen bu eleman 6 ayda bir adet gönderememiş. üzerine başka işlere de girip onda da millete kazık atmış paralarını vermemiş vs. bizim elemanda tutuşmuş tabi.

işte kesin senle çalışıcaz vs vs diye konuşmada yağdırıyor. dedim bakarız işte.

şimdi bu eleman yaptığının farkına vardı ve bana da mahçup olduğu için bana ara ara mesaj atıyor, postlarımı beğeniyor hal hatır soruyor falan ki benden 14 yaş büyük.

bu arkadaşa iş dünyası için ikinci bir şans vermeli miyim? hala neden düşünüyorum çünkü kendisi ülkenin en büyük yatırım firmalarından birinde GM statüsünde ama ilk defa al-sat'tan üretim e geçme istediğinde. bende o grubun bir parçası olmak istiyorum ama bu adamın kafa yapısı çok farklı.

bir yanım bu adamla uğraşırsın derken diğer yanım fiyatını söyle kabul ederlerse devam et diyor. hangisini yapmalıyım?

birde bunu bir gün bir yere davet edip sen bana şöyle şöyle yaptın diyip günah çıkarsam nasıl olur? yapmalı mıyım? yoksa yoksayıp devam mı etmeliyim?
0
duyurukullanıcısı
(05.10.20)
Peşin paranı alacaksın cayır cayır, üstüne de bi en az %10 ekleyeceksin ıvır zıvır şeyleri bahane edil, işine bakacaksın. Duygusal davranmaya gerek yok. Tam olarak kucağına düşmüşler, bu fırsat bir daha gelmez. Hiç öyle arkadaş falan filan muhabbetine girmene gerek yok. Rahat ol yani. Pro davran.
0
roket adam
(05.10.20)
1) ticarette ayıp olmaz, adam seninle bir anlaşma yapmış üretime kadar olan sürecin de masraflarını karşılamış şimdiye kadar. daha uygun fiyat aldığında tabii ki orayı seçecek sonuçta adamın önceliği parayı senin kazanman değil çalıştığı şirketin kazanması.

2) ticarette küslük de olmaz, ne alacağını alabilirsin ne de iş yapabilirsin para kazanabilirsin.

3) günah çıkartma değilde, üretim tecrübesi olmayan biri ile %10 altına daha fazla karlılık için anlaştın 6 aydır ürünü alamadın ve şirketini zarara uğrattın farkındamısın diyebilirsin, ama onu da zamanı gelince de bence. önce imzayı at aranızda sözleşme olsun sonra yap.
0
selam
(05.10.20)
Bu işten siz de ciddi bir gelir elde edecekseniz duygusal davranmak yerine tekrar düşünebilirsiniz. Sonuç itibariyle bir iyilik yapmaktan ziyade bir ticaret olarak olaya bakmak lazım. Olumsuz bir durumda sizi çok etkiler mi sadece kritik nokta bu. Az etkiliyorsa tekrar denemekte fayda var okuduğumdan anladığım kadarıyla.

Bunun dışında, uzun süredir işsiz arkadaşım Havadakarada'yı 1 seneliğine işe al deyip samimiyetini test edebilir, direkt söylemek istemediğiniz şeyleri benim üzerimden dolaylı iletebilirsiniz :D
0
havadakarada
(05.10.20)
Adamın daha ucuzu bulunca ona kayması normal karşılanmış ama sen o süreçte sadece masrafları almışsın. Kendi yıpranma payına karşılık bişey elde etmemissin. Bundan sonra peşin çalış ve devam et.
0
elorelia
(05.10.20)
@havadakarada
gördüğün gibi pardon diye ortada gezinen insanlarda 1 yıl çalışıyor ama havayı alabiliyor.

bazen keşke o bir yatsaydım daha iyi olurdu diyorum.

dil öğren hacı abi. 2.dil çok işe yarıyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.10.20)
Sizin ilacınız peşin ödeme ve sözleşme. Karşınızdaki saf değil.
0
ykyt
(05.10.20)
Hocam parana bak. Boşver öyle, dedi böyle yaptıyı. Böyle bir dönemde dövizle para kazanacaksın. Hazır o piyasaya girmişken farklı müşterilerde bulur hatta bu adamlara sağlam bir ders bile verirsin.
0
scudman1
(05.10.20)
Peşin ödeme ve sözleşme yap, tabii üzerine biraz daha jackass price ekle, %10 filan gibi ekstra bir kâr koy, sonra kafana göre takıl. iş ayrı aşk ayrı maalesef, biz türkler biraz duygusal milletiz. Sözleşme sağlamsa, paran da iyiyse az biraz da adamı çek bir şey olmaz, fazladan koyacağın 1000 euroyla burada 3 asgari ekstra para koyocaksın cebine, fena mı
0
KaraSakall
(05.10.20)
demişsiniz ya "prototipleri hazırladım ürün gamını 3'ten 120'ye çıkardım 90 farklı ürün hazırladım. ürünler ile ilgili kataloglar yaptım. seri imalat hatta finans şemalarını vs çıkardım. olabilecek her şeyi yaptım. hatta ürün animasyonlarını, realistic renderlarını bile yaptım.", bütün bunları yazılı bir ön sözleşme yapmadan yapmışsanız ortada aslında atılan bir kazık falan yok. yani tabii ki etik olarak doğru değil yaptıkları ama profesyonel baktığında ben de olsam kendi emeğini bile belirlemiyor derdim çok net. yani siz kendi ürün ve hizmetlerinizi profesyonel bir şekilde aktarmamış ve kurumsallaştırmamışsınız ama onlardan kurumsal ve profesyonel davranmalarını bekliyorsunuz.

küslük falanda manasız. bu bir deneyim olmalı sizin için bundan sonra hiç kimseye yazılı koşullar belirlenmeden iş yapmamanız için. yolunuza bakın, işi yapın, paranızı kazanın. ama doğru şekilde ortaya koyun kendinizi.
0
Phoebe
(05.10.20)
aman hocam hakkaten profesyonel bir soru gönül işlerine girmiş.

Sözleşme ile ilerleyelim de kuralları koşulları ücreti ve cayma tazminatını yaz. ok derlerse yürürsün yoksa parmağını kıpırdatma konu kapansın.
0
lcha
(05.10.20)
NDA ve danışmanlık sözleşmesi imzalamıştık ama mailler, whatsapp, facebook mesajları hariç üretimin bende olacağı resmi sözleşmede yazmıyordu. zaten üretim sözleşmesini imzalamaya gitmiştim ki vize alırken davet mektubunda bile o şekilde yer almıştı.

zaten yasal süreç yürütmezdim imzalasak bile o derece bir samimiyetimiz var kendisi ve eşi ile. beraber yemişiz içmişiz adama icra mı göndericem türkiye'den.

mühendislik danışmanlık verdiğim için bir yerde sağlama alıyorum kendimi zaten yapamayacaklarını biliyordum ben olmadan.

beni şaşırtan bu kadar deneyimli birinin bu hataya düşmesi. hala şaşırıyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.10.20)
(19)

Penceremden içeri düşen göktaşı hk.

kcbilir
7. katta oturuyorum, akşamın bir saati takmışım kulaklığı konsantre olmuş çalışıyordum, çaat diye kırdı camı düştü masama, altıma edecektim neredeyse. fotoğrafları ekte. kime haber vermeli, ne yapmalıyım bu konuda acaba?
7. katta oturuyorum, akşamın bir saati takmışım kulaklığı konsantre olmuş çalışıyordum, çaat diye kırdı camı düştü masama, altıma edecektim neredeyse. fotoğrafları ekte. kime haber vermeli, ne yapmalıyım bu konuda acaba?
0
kcbilir
(05.10.20)
vaay, enteresan bir durum

ama oncesinde yakindaki binalarin catilarinda insaaat, cati isleri vs gibi bir sey var mi? oradalardan sicramis olabilir mi? ciplak elle dokunma bence
0
exlibris
(05.10.20)
elimi neredeyse hiç değdirmedim, boş bi fanus vardı onun içinde tutuyorum. site 2 blok ve yakın çevresi boş, zaten yüksekteyim etraftan gelme ihtimali düşük. gördüğüm en tuhaf taş dünya dışı olduğu çok belli. ele alınca şaşırtan bir ağırlığı var, sanırım ağır metaller içeriyor.
0
🌸kcbilir
(05.10.20)
enteresanmıs. nasa gelip türkiyeden gök taşı satın alıyordu bi ara doğu bölgesinde maden arar gibi göktaşı arıyodu insanlar. onların sattığı yerle iletişime geçmek lazım belki satabilirsin.
0
ayin yazari
(05.10.20)
Hürriyet gazetesine haber verirseniz haber yaparlar sizi herhalde :D

Konudan anlamıyorum o yüzden gerçekten göktaşı mı bilemem, ama öyleyse çok ilginç bi durum gerçekten. Saklayın anlatacak hikayeniz olur ne güzel işte.
0
plutongezegendegilmi
(05.10.20)
eğer istiyorsan bizim üniversitelerin bölümlerine bağışlayabilirsin, satayım dersende ufak bir parça alıp analiz ettirip evet bu taş dünya dışıdır dediklerinde ilan açarsın sonrasına bakarsın.
0
selam
(05.10.20)
Facebooktan ankara üni astronomi prof. ethem derman'a mesaj at o da sana muhtemelen bir işe yaramayacağını hatıra olarak saklamanı söyleyecektir
0
freebird5406_2
(05.10.20)
araştırdığım kadarıyla (salak salak haber siteleri) bu boyutlardaki göktaşları $10k'ya kadar fiyatlarla satılıyormuş, var mı böyle bir şey? lütfen olsun çünkü. ücretsiz izinde boğulanlardanım.
0
🌸kcbilir
(05.10.20)
2. Fotoda asfalta benziyor. Ayrica, o yukseklikten gelen bir goktasi sadece cam kirmaz, daha fazla zarar vermis olmali.
0
cay sigara
(05.10.20)
bu konuda fizik bilgim pek yok ama uzaydan düşecek olsa evinize cok daha fazla zarar verirdi gibi geliyo, sadece cam kırılmasıyla kalmazdı. değer konusunda ise kendin araştırmanı yapıcaksın, belki değerli çıkar. ama çıkacaksa da buradan öğrenemezsin değerini
0
monicapp
(05.10.20)
Leyla ile mecnun'da mecnun'un kafaya düşmüştü ya o geldi aklıma :)
0
antihero
(05.10.20)
dogruysa, radyoaktivite olabilir, cok gozune falan yaklastirma.
0
durgunfoton
(05.10.20)
göktaşı gibi durmuyor. üzerindeki yanık izlerine bakarsan bir bölge süngerimsi diğer kısımlar yanıksız ve keskin kenarlı. göktaşı olsa atmosferden geçerken oluşan ısıdan dolayı keskin kenar kalmaması gerekirdi. göktaşlarını tespit edip sınıflayanlar var birkaç detay fotoğraf atarsan sana net yanıt verebilirler.

çevrede taş ocağı gibi patlama yapılan bir yer var mı ? bu daha çok bir yerden kopup gelmiş gibi.
0
orpheus
(05.10.20)
arkadaşlar 7. kattayım, geldiği cephede en ufak yapı yok boş tarla. asfalt diyen olmuş, o da yok. taş düştüğünde sıcaktı, muhtemelen daha büyüktü ve atmosfere girdikten sonra patladı, parçalardan biri de evime düştü. olay saati gece yarısından biraz sonra.
0
🌸kcbilir
(05.10.20)
yaa, benim aklima gelen ucaktan falan atilmis bisey olmasin mesela kaka gibi. benzemiyo ama ins. degildir. Ankara'da böyle bisey olmustu cunku baya eskiden.
0
Coma
(05.10.20)
Bence de astronomlara vs. sorun öncelikle radyoaktivite olasılığından dolayı pek yanaşmayın ama para etmeyebilir de çok ümitlenmeyin.

Lütfen sonucu yazın buraya merak ettim ben de.
0
chicha_v2
(05.10.20)
redditte sordum gelen ilk cevap

"The surface texture completely rules out a meteorite, unfortunately."

başka birisi daha aynı başlığı açmış
old.reddit.com

"it doesn't look like any meteorite I've ever seen. On the other hand, if a meteorite (let's say the size of a golf ball) passed through your window, it would do a major damage. It may even retain enough heat to cause a small fire, depending on many conditions."

meteor olsaydı görüntüsü linkteki örnekler gibi olurdu demiş
meteorites.asu.edu
0
nahtoderfahrung
(05.10.20)
göktaşı olsa bile elinizi dokundurup dokundurmamanız bir şey ifade etmez bu saatten sonra ( yine de dokundurmayın toksik elementlere karşı). evrendeki elementler belli. göktaşı olsa bile büyük ihtimalle demir ağırlıklıdır.

radyasyon varsa da ziyadesi ile etkilemiştir zaten şuana kadar. ama %99 radyoaktif değildir.


astronomi gruplarında araştırabilirsiniz bulunduğunuz şehirde göktaşı hareketliliği olmuş mu. düştüyse bir tek size gelmemiştir.
0
fezagezgini_4
(05.10.20)
reddit'e göre meteor olsaydı ortalık yangın yeri olurmuş.
0
duyurukullanıcısı
(05.10.20)
"The surface texture completely rules out a meteorite, unfortunately."

aynısını yazdık ama bize inanmadın :)

A magnet will be attracted to most meteorites, even stony meteorites, due to their high iron and nickel content. diyor bir dene bakalım.
0
orpheus
(05.10.20)
(3)

kedi köpek ve ördek

duyurukullanıcısı
kedinin köpeğin bizi sevdiğini anlıyoruz ama ördeğin bizi sevip sevmediğini neden anlamıyoruz?yada ben mi anlamıyorum?
kedinin köpeğin bizi sevdiğini anlıyoruz ama ördeğin bizi sevip sevmediğini neden anlamıyoruz?

yada ben mi anlamıyorum?
0
duyurukullanıcısı
(04.10.20)
Google'a sahibinin peşinden ayrılmayan ördek yazarsan bir sürü sonuçla karşılaşırsın.
Kendini yeterince sevdirememiş olabilir misin?
0
Mirket
(04.10.20)
tabi olabilir. ördek nasıl sevilir bilmiyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(04.10.20)
Benim vardı ördeğim. Kediden daha net anlaşılıyor sevdiği. Oyun bile oynardık.
Köpek>ördek>KEDİ YANİ.
0
sorularimicinfeykhesap
(04.10.20)
(5)

Dünyada korona konusunda vaka-hasta ayrımı var mı?

chihirovekohaku
Hastanede yatacak durumda olanlar hasta, evde karantinaya gönderilen pozitifler vaka olarak sayılıyor anladığım kadarıyla. Bu dünyada da böyle mi yoksa yalnızca bize özgü bir durum mu?
Hastanede yatacak durumda olanlar hasta, evde karantinaya gönderilen pozitifler vaka olarak sayılıyor anladığım kadarıyla.

Bu dünyada da böyle mi yoksa yalnızca bize özgü bir durum mu?
0
chihirovekohaku
(01.10.20)
who'nun yayınladığı vaka tanımı çok net. testin pozitif ise belirti göster ya da gösterme "case" olarak sayılıyor.
0
roket adam
(01.10.20)
dünyada bu kadar saçma bir ayrım yok bakan sadece halkı kandırmak için kullanmış.

who'ya da verileri bu şekilde verdiler. o büyük sıkıntı.
0
duyurukullanıcısı
(01.10.20)
Ben şu ana kadar bu saçmalığı bi tek Türkiyede gördüm ama başka üçüncü dünya ülkelerinde durum nasıl hepsini bilmiyorum.
0
superfluid
(01.10.20)
@duyurukullanıcısı, büyük sıkıntı derken? who'ya verileri bu şekilde bildirmemiz herhangi bir yaptırıma sebep olabilir mi ileride?
0
🌸chihirovekohaku
(01.10.20)
Fransa'da ölen insanları bile test edip pozitif yazıyorlar.
Üstüne arkadasim ocak gibi hasta oldu ciddi ama o dönemler covid yok.
Sonrasında hastaneden aramislar siz o dönem covidmissiniz, önceden benzer semptomlari gösteren kisilerin örneklerini tekrar inceliyoruz dediler.

Su an fransa'nin websitesinde pozitif vaka, hastanede total, yeni hastaneye yatan, yogun bakim, iyilesen ayri ayri yaziyor.
0
logisticsmanager
(01.10.20)
(12)

motor alayım mı?

Techsavvy
alayım mı?
alayım mı?
0
Techsavvy
(30.09.20)
Kış geliyor. Alma.
0
himmet dayi
(30.09.20)
Alma
0
kisa
(30.09.20)
Alma. Çok küfür yiyeceksin.
0
etna
(30.09.20)
Zoğğrrrrr diye gece gece kafa patlatacaksan alma. Lütfen alma.
0
ryhmer
(30.09.20)
Motosikleti olan biri olarak; yorumlar cok bilincsizce geldi.

bir kere motor ustundeysen olume bi tik yakinsin bu dogru. ekipman alirsin olur biter. kisin motora karda vs binilmez. ama bugun binilirdi mesela. zaten 10 saat araliksiz yagmur yagan kac gun var turkiye'de?

cok kufur edeceksin. trafik magandasi cok. bilegin iyi olmali.

bir de tabi motosikletler pahali artik. 30 bandina guzel motorlar var ama o fiyata fiat palio bile alinir. 15 e de duzgun motor cok az. 20 yi gozden cikardiysaniz 30 yapip eski de olsa otomobil cok daha iyi denebilir. motor biraz luks cunku.

yiaksamlar.
0
baldan kaymak
(30.09.20)
alma +1
motor yerine şahin falan alsan ortadan ikiye ayrılır, içinden çıkar gidersin gibime geliyor.
0
neymis
(30.09.20)
Eğitime, ekipmana ve iyi bir motosiklete ayıracak bütçen yoksa alma. Aksi takdirde alabilirsin ama önümüz kış. Marttan sonra almak daha mantıklı.
0
halitkin
(30.09.20)
al, burada alma diyenlere de sor kaçı motora binmiş. Ben eğitimli ve ful ekipmanlı binerim 10 senedir, hayatımda aldığım en iyi karar.
0
mirty
(30.09.20)
bende düşünüyorum, aralık gibi alıp, nisan'a kadar bekletmeyi düşünüyorum. aralık gibi belki biri ucuza verir istediğim motoru
0
duyurukullanıcısı
(30.09.20)
Yaşadığın şehre göre alabilirsin. eğer kar vs yağmayan bir şehirdeysen al. İyi ekipmanla yağmurda da binebilirsin.

Ayrıca motora ayıracağın yanında iyi bir ekipmana ayıracak paran yoksa yine alma.

Önce ekipmanı al, sonra motoru al. Ekipman çok önemli. ekipmansız sakın çıkma.

Aktif olarak her gün motora binen biri olarak söylüyorum.
0
Dr_Stat
(30.09.20)
10 sene binersin kaza olmaz 1 gün somra 130 işe giderken tekerine çukura girer, arabanın sana dokunur ölüt gidersin. türkiyedesin , alma.
0
garavel
(30.09.20)
almadım.
0
🌸Techsavvy
(02.10.20)
(3)

Set to kalıbı nerelerde kullanılır

buenas
https://www.bbc.com/sport/football/54322169İngilizce gazetelerde değişik yerlerde çok geçiyor. Linkteki 'yakın' anlamında mı yoksa bu iş bitti anlamında mı. Ve başka nerede kullanılıyor?
www.bbc.com
İngilizce gazetelerde değişik yerlerde çok geçiyor. Linkteki 'yakın' anlamında mı yoksa bu iş bitti anlamında mı. Ve başka nerede kullanılıyor?
0
buenas
(28.09.20)
oldu olacak, eli kulağında veya
oldu anlamı var bence.
0
duyurukullanıcısı
(28.09.20)
enerjik veya kararlı bir şekilde bir işe başlamak anlamında kullanılır.

dictionary.cambridge.org
0
perrin
(28.09.20)
be set to do = be likely to do olarak dusunun. Buyuk ihtimal olacak, olmasi bekleniyor.

Ya da set'i adjective olarak dusun set=ready bilmemne yapmaya hazir seklinde.

Her yerden kurtariyor. 3 harfli ingilizce kelimeler zaten ayri bir fenomen zaten.

@perrin sizin dediginiz farkli, burada phrasal verb degil
0
neverletyougodown
(28.09.20)
(29)

Elinizde fırsat olsa hangi mesleği yapmak isterdiniz?

havadakarada
Mevcut mesleğinizle birlikte yazarsanız daha iyi olur.Uluslararası ilişkiler mezunu işsizim - Köpek eğitmeni olmak isterdim.
Mevcut mesleğinizle birlikte yazarsanız daha iyi olur.

Uluslararası ilişkiler mezunu işsizim - Köpek eğitmeni olmak isterdim.
0
havadakarada
(26.09.20)
Mühendisim.

Doktor olmak isterdim.
0
himmet dayi
(26.09.20)
çok iyi maddi imkanım olsa. para kazanmak gibi bir derdim olmasa.

dünyanın en düz stabil işini yapmak isterdim. müzede bekçilik vs.
0
duyurukullanıcısı
(26.09.20)
Değişmezdi
0
paramolacak
(26.09.20)
@paramolacak mesleği de belirtebilir misiniz?
0
🌸havadakarada
(26.09.20)
Ingilizce ogretmeni - arkeolog ya da astrofizikçi olmak isterdim.
0
yollarbenibekler
(26.09.20)
Sivil Toplum Kuruluşunda Çalışıyorum @havadakarada
0
paramolacak
(26.09.20)
Pdr > Tercümanlık
0
coca cola
(26.09.20)
Jeofizik müh işsiz > profesyonel sörfçü
0
freebird5406_2
(26.09.20)
Matematik öğretmeniyim, film eleştirmeni olmak isterdim.
0
epistemic_regress
(26.09.20)
Son zamanlarda kendim için düşündüğüm alternatif meslekler şunlardı:

Youtuberlik
Stand up komedyenligi
Aşçılık
Yetişkin film oyunculuğu

Hiçbirine yeteneğim yok, depresyondayım sadece.
0
epistemic_regress
(26.09.20)
Makinist, kondüktör ya da bunun gibi trenlerle ilgili bir iş yapmak isterdim.
Ya da marinalarda tekneler ile ilgili bir işte çalışmak isterdim.

Lan... Aslında bu istekler yapılamaz mı acaba...
0
burka
(26.09.20)
ben keşfedilmemiş bir basketbol yeteneği olduğuma inanıyorum.
Çok mütevaziyimdir. :D

profesyonel basketbolcu olmak isterdim sanırım.
0
AlsterWasser
(26.09.20)
Fotoğrafçıyım, müzisyen ya da ressam
0
olaylar olaylar
(26.09.20)
Orta büyüklükte bir atölyede tek başına veya bir yardımcım ile ahşap ustası olarak el yapımı mobilya üretmek..
0
jepa
(26.09.20)
Deli gibi para kazanan bi youtuber olmak isterdim.
Minimum efor maksimum para.
Harika!
0
Kittie
(26.09.20)
@yollarbenibekler ikinci öğretim arkeoloji okuyabilirsiniz. Mesleğinizi bırakmanıza da gerek yok. Kenarda durmuş olur.

@epistemic bir blog açıp veya varsa film eleştiri sitesi gibi bir şeye üye olup amatörce film elestirisi yapmaya başlayamaz mısınız? İşinizi de etkilemez.

@alsterwasser yaş çok mu geç üzerine gidip iyi çalışsanız? Daha sonra antrenör olup iyi oyuncular yetiştirmeye çalışırsınız mesela.

@eileengray antropoloji dalında daha sonra yine yüksek lisans yapıp o alanda devam edemez misiniz?

@jepa bu tamamen bir yerde yaşa başa bakmadan çırak olarak başlamaya kalmış bir şey muhtemelen.

@aloha hocam into the wild filmi geldi aklıma ama sizin daha güzelmiş teknoloji de var.
0
🌸havadakarada
(26.09.20)
işinden nefret eden bir avukat olarak - üniversitede tarih hocası, water polo'cu, avrupada bir gençlik hosteli işletmecisi, sanat tarihçisi...
0
sanguine
(26.09.20)
işimi epey seviyorum. Ama işimi yapmasaydım serbest paraşütçü olmak isterdim. Eğitmeni. Muhtemelen hava kuvvetlerinde.
0
velvetmorning
(26.09.20)
Standart beyaz yakalıyım; şu ara moda fotoğrafçılığına sardım, güzel olurdu.
Müzik prodüksiyonuna sarmıştım bir ara ama o konuda çok yol kat etmem lazım ve azmim yok. İşi gücü bırakıp ona yoğunlaşmak güzel olurdu.
0
Bruce
(26.09.20)
tasarimciyim
deri veya ahsap urunleri yapardim, mevcut isim de zanaat sayilir ama bi nevi fiziksel olanini istiyorum iste. atolyede saatlerce ugrasmaca, puruzsuzlestirme, astar boya moya. keyifli geliyor. spor meslekten sayilir mi bilmiyorum ama sayiyorsan erken yaslarda baslamis bir eskrim sporcusu olmak isterdim hepsinden cok.
0
hjarteblod
(26.09.20)
Striptizci
0
heidi'nin dedesi
(26.09.20)
henüz göreve başlamamış tıp mezunuyum, belli bir zenginliği olan ve kafasına estikçe istediği gruplarla tura çıkan, istemediğinde yatan bir turizm rehberi olmak isterdim

Ya da avrupa'nın güzel bi ülkesinde uzun yıllar diplomatlık yapıp oradan türkiye'de siyasete atılmak da fena fikir değil dshhsd
0
nundu
(26.09.20)
İş analistiyim. Analitik olmayı ve işimi seviyorum ama sanatçı olmayı, yaratıcı işler yapmayı isterdim.

Pandemi olmasaydı bu yol için bir adım atmıştım ama eğitimim ileri tarihe alındı. Ben de pandemi var diye gitmeye korkacağım sanırım. Seneye artık.
0
jazzabel
(27.09.20)
Tedarik zincirinde çalışıyorum.
Matematiksel modelleme üzerine akademik kariyer yapmak isterdim, belki matematik belki endüstri mühendisliği üstünden. Üniversitede iki dönem falan ders danismanligi yapmıştım, bir kac kere ek ders vs yaptım orada ders anlatmak, yardım etmek cok hosuma gitmisti ki modellemenin de hastasiydim.

Bir de spor alanında akademik olarak calisip amerikan futbolu, rugby takimlarinda strength training koçu olmak da isterdim.
0
logisticsmanager
(27.09.20)
Yazılımcıyım.

Barmen olmak isterdim. Ama öyle zottiri zottiri kokteylleri sürekli istemeyin uğraştırmayın. Günde on tane falan yeter. Onun dışında barın arkasında oduncu göyneğimle bardak silmeli falan.

Şaka maka iş olmasa da hobi olarak yapıcam galiba ya. Mutfak sanatlarını böbrekle ödeme almaya ikna edebilirsem şahane olur.
0
Giovanni Pipitto
(27.09.20)
Psikologum işimi de seviyorum ama küçüklüğümden beri (kuzenler diye bir dizi vardı trtde, onu izlerdim) çiçekçi açmaya karşı ayrı bir hevesim vardır. Çeşit çeşit çiçeklerle dolu bir dükkan, aranjmanlar, arkada minik bir bahçe..

Çiçekci olmak isterim sanirim.
0
fraise
(27.09.20)
@sanguine ankara üniversitesi uzaktan eğitim fakültesinde sanat tarihi olması lazımdı. Bitirince yüksek lisans da yapabilir, işinizi etkilemeden başka bir kariyer de inşa edebilirsiniz.

@hjarteblod atölye ve eskrime hobi olarak başlayıp devam edebilirsiniz belki mesleğiniz dururken.

@nundu doktorluktan parayı toplayıp ara verdiğiniz zaman Ege'de tatil yaparken 2 sene turist rehberliği bölümü okuyabilirsiniz.
0
🌸havadakarada
(27.09.20)
hocam sen de iyice "derdinizi yazin cozum bulalim" diyen adama dondun. "cok borcum var" diyen adama "sana para lazim." diyordu o da jsdkdjd elbette her yasta baslanabilir bu islere de, isin maddiyat, motivasyon, zaman, firsat maliyeti gibi konulari var iste malum.
0
hjarteblod
(27.09.20)
çocukluğuma gidip asker olmak isterdim. denizci olmak istemezdim. ya havacı ya da kara kuvvetleri. sivasın da batısına geçmek istemezdim.
0
blue eyes white dragon
(27.09.20)
(2)

Ankara anlaşması hk.

lcha
Herkese merhaba,Bir arkadaş ekolünden destek amaçlı soruyorum.Covid nedeniyle Ankara Anlaşması vize süreci dondurulmuştu. Tekrar açıldı mı bilen ya da son dönemde başvuru yapmış birileri var mıdır?
Herkese merhaba,

Bir arkadaş ekolünden destek amaçlı soruyorum.

Covid nedeniyle Ankara Anlaşması vize süreci dondurulmuştu. Tekrar açıldı mı bilen ya da son dönemde başvuru yapmış birileri var mıdır?
0
lcha
(22.09.20)
benim bir arkadaşım 2 ay önce başvurdu işlemleri devam ediyor geçen hafta söyledi

ama ayrıntıları bilmiyorum.
0
duyurukullanıcısı
(22.09.20)
başvurular devam ediyor. ortalama 8 hafta cevap süresi şu sıra.
0
ozdek
(22.09.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.