Giriş
(13)

Ünlü bir giyim markasının yaptığı katakulli hakkında

havadakarada
Türkiye'nin en büyük takım elbise markalarından birinden kaban aldım internetten indirimde diye. Markanın kendi sitesi. Ürünü dolabıma astım ve incelerken cebinden bir etiket çıktı. Bilinmeyen bir giyim markasının etiketi. Baktım tam da bu markanın etiketinin büyüklüğünde. İnternetten markanın sites
Türkiye'nin en büyük takım elbise markalarından birinden kaban aldım internetten indirimde diye. Markanın kendi sitesi. Ürünü dolabıma astım ve incelerken cebinden bir etiket çıktı. Bilinmeyen bir giyim markasının etiketi. Baktım tam da bu markanın etiketinin büyüklüğünde. İnternetten markanın sitesine baktım ve gördüm ki aldığım ürün de dahil olmak üzere büyük markanın satmış olduğu birçok ürün birebir aynı şekilde bu bilinmeyen markanın sitesinde satılıyor. Sadece farklı mankenlerin üzerinde ürünler. Aldığım ürün 80 lira kadar daha ucuz diğerinde.

Müşteri hizmetlerine e-mail attım böyle böyle bir durum var açıklama yapmazsanız ekşi sözlük ve Şikayetvar üzerinden bildiririm diye. Dönüş yapacağız dediler ama henüz yapmadılar. Numarasından arayayım dedim, daha önce sıraya alıp müşteri temsilcisine bağlanıyordu ama bu sefer direk tüm operatörler doludur deyip kapanıyor.

İstersem ürünü nedensiz iade edebilirim 2 hafta içinde ama bu duruma da açıklık getirmemiş olmaları kötü yani güzelce açıklayın şöyle şöyle bir sistemimiz var diye. Aynı ürüne insanların farklı marka sanıp daha fazla para vermeleri bana çok etik gelmedi. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
havadakarada
(29.12.20)
görmüşsün beğenmişsin fiyatı uygun gelmiş almışsın. bence sıkıntı yok.

başka bir yerde daha ucuzmuş mantıklı bir açıklama değil.
0
duyurukullanıcısı
(29.12.20)
@duyurukullanicisi durumu anlamadın diye tahmin ediyorum. Ürün kendi üretimleri değil o bilinmeyen markanın ürünüymüş yani. Etiketini söküp kendi markaları gibi satıyorlar. Fiyatı da 80 lira fazla.
0
🌸havadakarada
(29.12.20)
ya beymen 80tl fazlaya vakko satabilir. bir sıkıntı yok. sonuçta sana o ürünün fiyatı makul gelmiş almışsın.
0
duyurukullanıcısı
(29.12.20)
Yanlış bir şey göremedim.
0
Depik
(29.12.20)
motosiklet için korumalı pantolon üreten bir türk firması var. ürünleri avrupalı bir marka için üretiyor. avrupalı firma da kendi etiketini basıp ürünü millete iteliyor. ben tr deki üreticinin mağazasında aynı pantolonu çok daha ucuza alabiliyorum. böyle bir durum mu söz konusu acaba?
0
ghostinthemech
(29.12.20)
Aynı markaya, firmaya fason ürettirip kendi etiketleriyle de satabilirler.

Ben de bir sıkıntı görmedim.
0
John Bloor
(29.12.20)
Fason yazacaktım

Fason üretim nedir araştırın isterseniz
0
all girls dream
(29.12.20)
aklına gelen ne kadar büyük marka varsa, yerli ya da yabancı, fason üretim yaptırır, bu gayet doğal.

kalite standartları vardır,

fason zinciri daha iplik üretiminden başlar, boyanmasına, dikilmesine hatta paketlenmesine kadar gider.

bu büyük markaların olayı tasarım yapmasında, kreasyon yaratmasında, yoksa düşünsene bir kabanın, düğmesi, fermuarı kumaşı, ipliği, astarı, içindeki dolgusu hangisini kim tek başına üretebilir.

dünyada kaç tane fermuar üreticisi var zaten? benim bildiğim büyük firmalardan sadece 1 tane var.

hatta binlerce lira verdiğin süper lüx markaların kumaş boyama işlerini merdiven altı yerler yapar. adet olarak çok az üretilir çünkü, büyük üreticiler o kadar az parçayla uğraşmak istemez ya da sağlam fiyat çeker. defalarca gördüm annem babam tekstilde çalıştı yıllarca.

şurada bi farklılık var, senin a firması fason olarak kendi modelini ürettiriyor ya, katiyen hiç bir şekilde o üretilen ürün ikinci bir marka altında satılmaz, iş veren firma bunu kabul etmez. sonuçta adamların tasarımı.

belki de tasarımı beğenip parça başı ürettirmişlerdir böyle de olabilir.
0
killerbee
(29.12.20)
Markayı ve fasonu da paylaş da bilelim.
0
adivar
(29.12.20)
@ghostinthemech aynı durum yurtiçi versiyonu olarak. Hatta direk o markanın etiketlerini söküp kendilerininkini yapıştırıyorlar muhtemelen.

Herkes doğal bir şey olarak gördüğünden dolayı başlık vs açmayacağım. En fazla ürünü iade ederim. Özelden ve buradan marka ismimlerini soranlar var ama maalesef paylaşıyorum. Normal bir olaymış zaten etik açıdan doğru gelmese de.
0
🌸havadakarada
(29.12.20)
paylaşmıyorum* olacak.
0
🌸havadakarada
(29.12.20)
Konfeksiyon islerinin %90i fason uretim uzerine.
0
2oda1salon
(29.12.20)
marka algısı böyle bir şey. bir de kaç lira içinde 80 liradan bahsediyoruz?

mesela 1000 liralık ürünü mü 1080'e satıyorlar? yoksa 80 liralık ürün 160 lira mı olmuş? aynı markanın iki mağazasına girdiğinizde bile 80 lira fark edebilir.
0
co2s2
(29.12.20)
(5)

Size Huawei in gelecekte sansi varmi ?

samiabi19
Almanyada büyük magazladan duydum kadari huawei in telefon satislari cökmüs. Türkiyede nasil bilemem. Sizce gelecegi varmi yoksa bati batacakmi ?Arkadasim vodafone icin calisiyor ve cok idaali konusuyor, gelecek sence huawei kendi isletim sistemini cikaracakmis. HarmonyOS... sizce Huawei kuratir mi
Almanyada büyük magazladan duydum kadari huawei in telefon satislari cökmüs. Türkiyede nasil bilemem. Sizce gelecegi varmi yoksa bati batacakmi ?
Arkadasim vodafone icin calisiyor ve cok idaali konusuyor, gelecek sence huawei kendi isletim sistemini cikaracakmis. HarmonyOS... sizce Huawei kuratir mi bu strateji ?
0
samiabi19
(29.12.20)
apple ve android arasında bile insanlar çelişkide kalıyor, geçmişte nokia'nın windows tabanlı işletim sistemine geçmesi ve kullananların program bulamaması gibi olayları da gördük.

bence insanların çoğu buna mesafeli yaklaşır.
0
killerbee
(29.12.20)
şimdi bill gates'in bir lafı var. hardware software'in yanında hediye olarak verilmeli diye.

yani google play veya appstore üyeliği satılsa bu üyelik yanında işte note20 veya iphone12 verilse abartı olmaz.

huawei piyasanın tek çakalı kendiymiş gibi usa firmalarını batırabilmek için çok iyi sistemleri çok ucuza verdi ama banka app'i bile kullanamayacaksam ne işe yarar o? saçma yani.

peki appstorelar nasıl gelişti? elbette geliştiricilere para kazanma imkanı verdiler.

huawei'de bunu yaparsa kurtarır. yani insanlara para kazandırırsa kurtarır.

yoksa imkansıza yakın. hiç bir firma tek başına bir googleplay çıkartamaz.

hadi diyelim her tutmuş app'in 2-3 gömlek üstünü yaptılar sadece.
o bile kurtarmaz.
0
duyurukullanıcısı
(29.12.20)
Huawei store için kampanyalar yapıyor sık sık. tinder plus vs.

bence iyi bir reklam stratejisi ve minumum fiyatla piyasaya yeni soluk getirir. tek sıkıntı projeyi destekleyecek ne kadar kaynağa sahip olduğu. ki çin hükümeti sınırsız kaynak vermiştir çoktan :)
0
westblack
(29.12.20)
Huawei'nin esas pazarı Çin ve Asya. Buralardaki satışları güçlü olduğu sürece karlılığı devam eder. Ayrıca ürün çeşitlendirmesine gidiyor son zamanlarda Xiaomi gibi. Akıllı yastık bile çıkardı.

5G mobil şebeke sistemlerinde de iddialı. Telefon satışlarının düşüşünü kompanse eder.

Ayrıca, Huawei yaptırımları giderek gevşetiliyor. Anlamsız ve temelsiz Google yasağı yakında kalkarsa kimse şaşırmasın.
0
redskull
(29.12.20)
sorunu geliştirelim:
1) Huawei sadece telefon yapıp satan bir şirket değil. HW'nin gelirinin yarıya yakını ve kârının 2/3'ü son kullanıcıya satılmayan altyapı ürünlerinden geliyor. Yani hiç telefon satmasa da HW batmaz.
2) HW ürünlerinin %60'ı Çin'de satılıyor.

Huawei ABD-Avrupa'da pazar kaybedecek. Huawei Çin devletinin güdümünde olan ve Çin devleti ne derse onu yapacak bir şirkettir. (Buna casusluk, sabotaj dahil). Huawei'yi bu noktada hiçbir strateji kurtarmaz.

Ama Huawei güvenlik/bağımlılık endişesi olmayan Asya-Afrika ülkelerinde her segment'te sağlam bir pazara sahip olacaktır. Zaten batılı üreticilerden daha ucuz. Türkiye de bu fakir tayfaya dahil.
0
ebabil curnatasi
(29.12.20)
(5)

akp'nin aşılandığı dedikodusu

duyurukullanıcısı
gerçek mi sizce? biontech'ten 1milyon doz alındığı söyleniyor?
gerçek mi sizce? biontech'ten 1milyon doz alındığı söyleniyor?
0
duyurukullanıcısı
(29.12.20)
Alındıysa bile henüz geldiğini sanmıyorum. AKP'linin de canı tatlıdır. İlk aşıyı olurlar. Sinovac, Biontech farketmez.
0
prole
(29.12.20)
sinovac %50 falan diyor breziya'da

www.bloomberg.com

%90'ın üzerine de asla çıkmaz diyor.

bu sinovac büyük ihtimalle şu anda uygulanan serum tedavisi bence ama uzman değilim.
0
🌸duyurukullanıcısı
(29.12.20)
bence doğrudur,
az önce bir haberde çağla şikel'in aşı vurdurduğunu gördüm başlıkta, detayına girip bakmadım, öncelik zaten ampul ve tayfasına olacak, sonra kalırsa garibana
0
birbilsem
(29.12.20)
Şöyle düşünelim, mesela akpliler hayır önce vatandaşım aşı olmalı, sonra sıra bize gelmeli! derler mi? Demezler. Demek ki ihtimali varsa doğru olabilir.
0
conta
(29.12.20)
doğrudur, bir süredir gönüllü sağlık çalışanları da yapılıyor.
0
nuisance
(29.12.20)
(2)

yardım?? firmaya isim önerileri

pıyak
Herkese Merhabalar Şimdi bir yatak imalatı kurduk,makine parkuru vs hazır malzemeler de geliyor ama isim bulamadık hala.Tüm önerilere açığız.
Herkese Merhabalar

Şimdi bir yatak imalatı kurduk,makine parkuru vs hazır malzemeler de geliyor ama isim bulamadık hala.


Tüm önerilere açığız.
0
pıyak
(28.12.20)
yatak satıcak marka ismi mi arıyorsunuz yoksa fabrikaya isim mi arıyorsunuz?

sadece fabrikaya isim arıyorsanız düz bir şey olsun fatura falan kestirirken kolaylık olur.
0
duyurukullanıcısı
(28.12.20)
Lectules olabilir. Latince yatak demek. LECTULES BEDS
0
ayağiniza gelen overlokçu
(28.12.20)
(9)

ofislere dönüş

aziz dostum jack
ne zaman tekrar ofislere dönülür? aşı geldi muhabbetleri de başladı. 1-2 aya dönülür mü?bununla ilgili şirketleriniz planlama yaptı mı? beklentiler ne yönde?
ne zaman tekrar ofislere dönülür? aşı geldi muhabbetleri de başladı. 1-2 aya dönülür mü?

bununla ilgili şirketleriniz planlama yaptı mı? beklentiler ne yönde?
0
aziz dostum jack
(25.12.20)
bizim ofis 12 mart'da kapandi sonra eylul'de %25 kapasite ile acildi kasim'da amac %50 kapasiteye gecmekti, %5 bile dolmadi (gonullu basvurular arasindan). 2021 mart'a %25 hedefi koydu yine ama bir yandan ofifse gitmeyi tamamen gonulluye gecirme plani var.
0
try again fail again fail better
(25.12.20)
mart'a kadar bir aksiyon beklemeyin
0
duyurukullanıcısı
(25.12.20)
kardeşimin çalıştığı şirket mayıs'ta evden çalışmaya dönmüştü, haziran gibi geri döndü ve hala 5 gün gidiyorlar. (taksi parasını karşılıyor ama, birlikte birkaç kişi)

bir arkadaşım da 2 haftada 1 tam hafta gidiyor. Aslında çalışanlar şu an bile çalışıyor.
0
rodriguez2
(25.12.20)
En erken haziran temmuz bence
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.20)
bizimkiler bıraktı bunun üzerine düşünmeyi çünkü yukarıda söylendiği gibi hiç uymadı yapılan planlar. şu anda kimse bir daha ofise dönmeyecekmiş gibi çalışıyor; artık ne zaman işler yoluna girerse o zaman döneriz.
0
Jux
(25.12.20)
ben 1.5 yıl bekliyorum. yani 2020 mart - 2021 ağustos
0
ShadowOfMoon
(25.12.20)
Bizde de en son haziran 2021 lafı geçti ama herhangi bir plan yok.
0
peki madem
(25.12.20)
2021 Eylül'ü bulacak gibi görünüyor.
0
roket adam
(25.12.20)
Bizde tarih konuşulmuyor. Herkes aktif olarak aşı olabildiğinde tarih belirleyeceğiz dediler.
0
jazzabel
(25.12.20)
(5)

Master secenekleri hakkinda bilgi almak için üniversitenin neresiyle konusa

The_Lollok
Bu ünilerde master müşteri hizmetleri neresi oluyor? Öğrenci işlerini filan mı aramak lazım?Teşekkürler :)
Bu ünilerde master müşteri hizmetleri neresi oluyor? Öğrenci işlerini filan mı aramak lazım?

Teşekkürler :)
0
The_Lollok
(22.12.20)
Üniversitenin sitesine bakmak lazım.
0
fezagezgini
(22.12.20)
@feza Sitede çok genel şeyler var yetmiyor. Bu über tavsiyeniz için teşekkür ederim.
0
🌸The_Lollok
(22.12.20)
okul bölüm falan yaz bari
0
duyurukullanıcısı
(22.12.20)
enstitüleri aramanız ve bölüm sekreterleri ile görüşmeniz daha yerinde olur. bazen maille de dönüş olur.
0
red g
(23.12.20)
Özel üniversite mi ?

Değilse enstitülerden ve bölüm sekreterlerinden tatmin edecek bilgi alabileceğinizi sanmıyorum.
0
fezagezgini
(23.12.20)
(6)

Kodlamadan Keyif Almaca- Python

Bluesque
Selamlar,Bir süredir Python öğrenmekle cebelleşiyorum ama oldukça yavaş gidiyor.Daha önce kodlama temelin var mı derseniz 2016'da okulda aldığım kötü anlatılan bir C dersinden ibaret.Nasıl daha keyifli/verimli bir hale getirebilirim, var mı öneriniz?Teşekkürler..
Selamlar,

Bir süredir Python öğrenmekle cebelleşiyorum ama oldukça yavaş gidiyor.

Daha önce kodlama temelin var mı derseniz 2016'da okulda aldığım kötü anlatılan bir C dersinden ibaret.

Nasıl daha keyifli/verimli bir hale getirebilirim, var mı öneriniz?

Teşekkürler..
0
Bluesque
(20.12.20)
valla kodlama öyle keyif alınacak bir şey değil. ağbi çok eyleniyoruz diyen bence sıkıyordur.

kendine öğrenmek için ara çıktıları olan bir proje hazırlayabilirsin. twitter'da otomatik tweet atan ve takipçi kazanan bir algoritma gibi.

mutlu eden şey çıktılara ulaşmak her zaman.
0
duyurukullanıcısı
(20.12.20)
kodlama gayet keyif alinabilecek bir sey. iste de kod yaziyorum, hobi olarak da kod yaziyorum. benim gibi milyonlarca insan var.

daha motivasyonlu calismak icin cok buyuk olmayan gozune kestirdigin ufak tefek projeler hayal et ve onlari yapmaya calis. becerilerinin tam sınırında olsun. bir suru problemle karsilasip cozeceksin, ama en cok ogrenme bu projeleri hayata gecirirken oluyor.
0
robokot
(20.12.20)
* öğrenmek zorundaysan keyif almana gerek yok.

* değilsen keyif almadığın bir şeyi öğrenmene gerek yok.

bu tarz düşünürsen belki süreç daha farklı ilerler.



onun dışında proje/hedef olacak +1. minik olsun büyük olsun fark etmez. bir problem olacak ve onu çözmeye çalışacaksın işte. akışa gireceksin zihinsel.

ha buna gelemiyorsan zaten boş ver komple.
0
AlsterWasser
(20.12.20)
kodlamadan keyif alınabilir. bazen yazarken değil iş çıkınca oluyor teknik tatmin duygusuyla. bazen de yazarken bir şeyleri çözünce ya da en iyi sekilde yaptığını düsününce de oluyor. böyle şeyler sizi heyecanlandırmıyorsa zaten çok çekeceğini sanmıyorum ilginizi.
0
ayin yazari
(20.12.20)
nasıl bir öğrenme yolu izliyorsunuz ve size uygun öğrenme yolu ne?

Örneğin python'ın dokümantasyonu çok güzel bence. Açıp buradan tek tek başlık başlık okuma mı yapıyorsunuz yoksa "kendi mail server'ımızı kodluyoruz" temalı video mu izliyorsunuz?

bence ikisi de keyifli ancak öğrenileni pratiğe çevirmek ya da pratik uygulamalar üzerinden öğrenmek keyifli olabiliyor.

Yani gidip input output nedir nasıl yapılır okumaktansa basit bir şeyler yazmak ortaya bir şeylerin çıkması işe keyif katıyor.

örneğin (bulursam edit'leyeceğim) non comercial bir python sitesi sizi "adınız ne?" sorusuyla karşılıyordu ve cevabı/girdiyi python syntax'ı ile yapıyordunuz. eğlenceli bir öğrenme biçimi bence.
0
sparkle kiddle
(20.12.20)
Learn Python ve SoloLearn uygulamaları var. Bence gayet kullanışlılar. Forum özelliği var, orada kafanıza takılanları da sorabilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(20.12.20)
(6)

finans-iktisat- para dan anlayan arkadaşlara

deju
merhaba canlar,oturdugum yerden zengin olmanın yollarını ararken bir grafige rastladım. grafik blomberg izleyenlerin az çok tanıdıgı ray dalio abinin yazıp çizdiklerine dayalı imiş. ama grafikte anlamadıgım bir terim var; enflasyon dönemlerinde hacim veya nasıl anlarsanız işte...fakat bir türk ise b
merhaba canlar,

oturdugum yerden zengin olmanın yollarını ararken bir grafige rastladım. grafik blomberg izleyenlerin az çok tanıdıgı ray dalio abinin yazıp çizdiklerine dayalı imiş.

ama grafikte anlamadıgım bir terim var; enflasyon dönemlerinde hacim veya nasıl anlarsanız işte...
fakat bir türk ise bunu "enflasyon döneminde canlılık-durguluk" diye çevirmiş. buradaki canlılık-durgunluk neyi ifade etmekte. mesela biz ülke olarak hangisinin içindeyiz.
teşekkürler.

www.listenmoneymatters.com
temettuhisseleri.com
0
deju
(20.12.20)
bu grafiğe olan yorumum şu şekilde,

biz maalesef veriler doğru açıklanmadığı için nerede olduğumuzu bilmiyoruz. yani grafiğin üretildiği ülkelerde veriler doğru açıklandığı için onlar yatırım yapabiliyorlar.

bizde ise benim tahminim banka CEO'ları hariç verileri alabilen kimse yok.
0
duyurukullanıcısı
(20.12.20)
biz ülke olarak enflasyonlu durgunluk dönemindeyiz.
0
ala09
(20.12.20)
Grafikten bağımsız olarak söylüyorum: hacim dediğimiz şey piyasanın mevcut durumuyla alakalı. Enflasyon bir çok şeye bağlıdır ve bunlardan biri de dolaşımdaki paranın miktarı. Para ne kadar çoksa satın alma işlemi, ticaret vb. artışı olağandır. Aslında ilk başta bu cazip görünebilir ama arz/talep meselesinde, arz görece olarak talebe göre daha yavaşsa fiyatlar yükselir. Çünkü daha fazla kâr etmek isteyen arzcılar fiyatı yükseldirler. “Madem bu kadar talep var, neden daha fazla kazanmayayım ki?” diye düşünerek yaparlar bunu. Yada talebin biraz yavaşlatılması için de müdahale yapılır ki bunu genelde devlet baba yapar. Zam dediğimiz şey enflasyondur. Para bolsa eğer, daha çok dolaşır piyasada. Paranın dolaşım hızı diye bir terim vardır. Piyasada paranın daha çok dolaşması talebi, sonrasında arzı arttırır. Bunların hepsi birbirine bağlıdır.

Durgunluk da tam tersi. Piyasada hareket ister mevcut fiyatlar ister arz nedeniyle azalmış olsun, para dönmüyorsa duruyordur. İster bankada, ister yastık altında, isterse de devlet babanın kasasında..
0
silah taciri
(20.12.20)
Durgunluk'tan kasıt Resesyon. Resesyon dediğimiz kavram ise ülkenin büyüme hızıyla nüfusu orantılı ortaya çıkan durum. Farklı şekillerde de söylenebilir, durgunluk ve yükseliş gibi.

Örnek olarak devlet verilerini baz alırsan 2019'da durgunluk döneminde olmadığımızı fakat durgunluk dönemi eşiğinde olduğumuzu söylebiliriz.

2020 için ne yazık ki küresel bir durgunluktan söz etmek mümkün. Tabi ki her ülkenin ekonomisinin bağlı olduğu dinamikler farklı olduğu için her ülkenin durgunluk derecesi ve bu durgunluk derecesinin hissedilebilirliği farklı.

Benim görüşüme göre "Türkiye" olarak bariz bir şekilde "Enflasyonlu-Resesyon" yani "Stagflasyon" dönemi yaşamaktayız.
0
Jazz
(20.12.20)
canlılık=her tür iktisadi yatırım ve hanehalkı harcaması vb.
durgunluk=bunların harcama yapmaması, azalan krediler vb.

biz yüksek enflasyonlu durgunluk dönemindeyiz: yüksek enflasyon, düşük ekonomik büyüme, yüksek cari açık, kötü siyasal ortam demek, yatırımcı ve hanehalkı nezdinde belirsizlik demek. bu yüzden tüketim, harcama, yatırım yerine kendilerini enflasyona karşı koruyacak araçlara yöneliyorlar: döviz almak, altın almak, başka gelişmekte olan ülkelerin yüksek faizle borçlandığı bonolar almak gibi.
0
her şey
(20.12.20)
Yüksek hacim= canlılık
Düşük hacim= durgunluk
Hacim= herhangi bir alım satım işlemi
0
alfred
(20.12.20)
(30)

"Beni Vur" yorumumu puanlar mısınız?

ananiyimioguz
Çevremden 3-4 kişiye attım olumlu dönüş aldım fakat uzun zamandır bir youtube açma düşüncem var. Hazır karantinadayken girişeyim diyorum. Ama kaybolup gider miyim bilmiyorum, gururum incinebilir :D Buradaki puanlar 7 ve üstü gelirse cesaret alıcam valla. Normalde hep slow söylüyorum böyle. Bu biraz
Çevremden 3-4 kişiye attım olumlu dönüş aldım fakat uzun zamandır bir youtube açma düşüncem var. Hazır karantinadayken girişeyim diyorum. Ama kaybolup gider miyim bilmiyorum, gururum incinebilir :D Buradaki puanlar 7 ve üstü gelirse cesaret alıcam valla. Normalde hep slow söylüyorum böyle. Bu biraz Deniz Tekin versiyonu gibi oldu. Ahmet Kaya gibi değil. Zaten profesyonel işim değil fakat amatör de olsa ortalama üstü bir şey olsun istiyorum.

soundcloud.com
soundcloud.com bonusu Anlatmalıymış Meğer

soundcloud.com daha rahat bir ortamda söyle dediniz; Yiğidim Aslanım

Bu arada dümdüz telefona kaydediyorum, youtube'a atanlar oynuyordur biraz diye düşünüyorum
0
ananiyimioguz
(19.12.20)
arkadaş ortamında alkışlamalık performans ama yutupluk bişey duyamadım.
0
Jux
(19.12.20)
Nasıl desem, sesin sanki bu şarkı için fazla kibar, diksiyon vs çok düzgün:/ Normal konuşma için olması gereken bir şey evet ama şarkıya senin sesin olarak bı hava/yorum katmamis gibi geldi bana. Yani ben açıp da senin yorumunu dinlemem herhalde:/

Cesaretinden dolayı seni tebrik ederim ama sana puanım 5.
Not: Yorumum herhangi bir müzik bilgisine dayanmıyor tamamen dinleyici olarak yazdım.
0
Amaranta ursula
(19.12.20)
Söylerken kendinizi kasmışsınız. Bu ses karşımda sohbet etse bayılırdım ama şarkıya olmamış.
0
ruhen hastayim ben
(19.12.20)
arkadaş ortamından devam et bence.

ortalama üstü dediğin böyle oluyor bana sorarsan.

www.youtube.com
0
killerbee
(19.12.20)
Beğenmedim.
0
battal gemalmaz
(19.12.20)
@Jux, işte ben de ortamın büyüsüyle gaza gelip beklentiye girmeyeyim dedim. Olur ya öyle çevren över ama piyasa için pek bir şey ifade etmez.. Neyse o zaman ilerleyen zamanda kendimde bir gelişme görürsem tekrar fikir alırım ^^
0
🌸ananiyimioguz
(19.12.20)
ses niye içinize kaçmış anlamadım.
0
duyurukullanıcısı
(19.12.20)
Gece yarısı ses kamşulara gitmesin diye gergindim biraz ondan mı acaba :/ bilemedim
0
🌸ananiyimioguz
(19.12.20)
Cok kadmissin + d’leri t olarak soyleme + bu senin sarkin degil.
Baska sarki bak
0
mor oje
(20.12.20)
*kasmissin
0
mor oje
(20.12.20)
Olabilir, belki şarkı seçimiyle alakalıdır.
Bir tane daha yükledim soundcloud.com

Ama yok sanırım ortalamada kalıyor ya üstüne çıkamıyorum şuan. (eli cebinde yürüyen emoji)
0
🌸ananiyimioguz
(20.12.20)
bu sevdadan vazgeç. ikisini de beğenmedim.

ilki 4/10
ikincisi 3.5/10
0
himmet dayi
(20.12.20)
fena değil de ama yukarıda da dendiği gibi çok kasmışsın. biraz sal kendini. 5/10
prodüksiyonla 7ye çekilebilir.
0
nasil olacak bazi seyler
(20.12.20)
Bu tarz şarkılarda biraz daha tok sesler iş görüyor. Belki başka tarzlar da iş görür,bu olmamış.
0
Efe1987
(20.12.20)
bi kere bu şarkı çok ''taksim canlı müzik'' e kayabilen bir şarkı. üstelik gitarı çalan sizseniz yorum çok tekdüzeye iniyor ister istemez. gitarı bir başkası çalarken siz sesinize odaklanın ve yorumu güçlendirmeye çalışın bi isterseniz?

ses renginiz fena değil ama yorum tekdüze. ve tam olarak anlaşılmıyor söyledikleriniz nefes probleminiz olabilir mi kayıt stresi yaptığınız için ve çalma-söyleme mevzusunda her ikisine de odaklandığınız için? bence sadece söyleyerek ses yorumunuzu geliştirmeye çalışın önce.
0
firdaus
(20.12.20)
@firdaus, evet güzel bir yere değindin aslında kendim çaldığım için tam odaklanmayabiliyorum. Çoğu zaman ruhsuz olabiliyor. Ancak yıllardır çaldığım şarkılarda rahat olabiliyorum. Sırf şarkıyı söylemeyi deneyeceğim başkası ile veya önce müziği kaydedip onun üstüne söyleyerek vs.

@Efe1987, sesim tok aslında ama ısrarla bu tonlarda çalıyorum neden bilmiyorum :D
0
🌸ananiyimioguz
(20.12.20)
Öncelikle teşekkürler.

Hocam bişey eksik iki şarkıda da. İlki biraz daha rahat bir ortamda söylenmeni yani mesela o şarkıyı bi bağıra çağıra söylesene onu deneyelim.
0
infernalcadre
(20.12.20)
diyaframını kullanmıyorsun gibi geldi, o yüzden güçsüz ve basık kalıyorsun sanki. şarkı söylerken diyafram kullanımı diye biraz bakınırsan faydasını görürsün.
0
Jux
(20.12.20)
@Jux, diyaframımı kullanabiliyorum tabii ki ama benim içim ölmüş :D O yüzden hep bir bayık kalıyor. bkz: photos.app.goo.gl

Canlandır derseniz onun üstünde dururum bir şan dersi ile.
0
🌸ananiyimioguz
(20.12.20)
merhaba 94 yılı.

hiç olmamış maalesef.
0
sir gawain
(20.12.20)
gayet iyi yahu, delirmiş millet. 7/10
0
tejeve
(20.12.20)
iki şarkıda da nakaratta tempo hafif kaçıyor gibi duyuyorum. enstruman calarak sarkı soylemek cok zor. ayrı ayrı kaydedip birleştirmeyi deneyebilirsin. sesin gitarın yanında kısık kalmış. bence sesinin potansiyeli var, şan çalışmasıyla daha guzel kullanabilirsin
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(20.12.20)
3
0
rentts
(20.12.20)
7/10 diyorum, yardir.
0
cooperr
(20.12.20)
bence sesiniz çok güzel. ama bu şarkılara uyan bi ses değil. o yuzden insanlara kasıntı geliyor. ahmet kaya'nin tok, sert sesine uyan bir parçayı çok kibar biri söyleyince böyle oluyor demek ki. beni vur akdeniz akşamları tadında söylenmez bence:) ama sesiniz baya iyi. daha uygun parçalar denerseniz 8-9/10luk isler çıkabilir. ayrica, yutubda paylasasiniz varsa da paylasin ya begenilmis begenilmemis kime ne? istediginizi soyleyip yukleyin. sonucta album cikarmiyorsunuz. pro olmaniza gerek yok. illa ki hitap ettiginiz birileri olur.
0
hazen
(20.12.20)
Tesekkur ederim de ben ahmet kaya gibi soylemeye calismadim ki deniz tekin gibi soylemeye calistim youtu.be

Bu sekilde dinlememis olan varsa insanlar biraz da ondan bi hüsrana ugramis olabilir
0
🌸ananiyimioguz
(20.12.20)
Son olarak bir tane de gündüz vakti kaydettim @Jux. 2 evetle gönderin de gidicem valla ne stresli işmiş insanların beğenisini almak ya :D
0
🌸ananiyimioguz
(20.12.20)
Yani hevesini kırmak gibi olmasin ama bu performansla iyi cesaret cidden. Cok ruhsuz geldi cok kasmissin kendini. Bence sen cal, soyleme. Olsa olsa 3/10 olur. Fazlasi sova girer.
0
chanandler bong
(20.12.20)
Valla dürüst olayım 5-8 arasi bisey bekliyordum da bu kadar da itin seyine sokulacagimi dusunmemistim shdjfj ne yapalim ya tarz degistircem ya da arkadas ortamindan oteye acilmamak lazim. Yeni hesap da olsan tesekkurler :*
0
🌸ananiyimioguz
(20.12.20)
bu işler pek kolay değil, yani ciddi zaman emek ayırmak gerekiyor, teknik öğrenmek gerekiyor.

madem meraklısın şarkı söyleme teknikleri üzerine çalış.

bir de diyeceksin ulan ne insanlar var bed sesli onlar nasıl yapıyor dersen mesela logic pro x var, bunun en büyük özelliği inanılmaz esnek bi şekilde vokal düzenleyebilmesi.

temel şeyleri öğretip okutuyolar ondan sonra günlerce editliyolar :)
0
killerbee
(21.12.20)
(25)

Sahilde hoparlörle şarkı dinlemek görgüsüzlük müdür?

huçi kuçi
Kendime katlanabilir kamp sandalyelerinden ve bir de şu kablosuz hoparlörlerden aldım. Deniz kıyısında oturup bira, müzik ve dalga sesleri eşliğinde yalnızlığımı çeşnilendirmek istiyorum. Hoparlörün sesini gümbür gümbür açmaya niyetim yok, o esnada sahili benimle birlikte paylaşacağını varsaydığım d
Kendime katlanabilir kamp sandalyelerinden ve bir de şu kablosuz hoparlörlerden aldım. Deniz kıyısında oturup bira, müzik ve dalga sesleri eşliğinde yalnızlığımı çeşnilendirmek istiyorum. Hoparlörün sesini gümbür gümbür açmaya niyetim yok, o esnada sahili benimle birlikte paylaşacağını varsaydığım diğer insanlardan makul bir uzaklığa konuşlanıp yalnızca bulunduğum alanı şenlendirecek kadar ses vereceğim. Sahil dediğim Çanakkale'nin Yeni Kordon'u. Kumsalın bitiminde bankların bulunduğu, insanların gelip geçtiği bir yer (fotoğrafı eklendi). Ben kumsalda oturuyor olacağım. Sizce bu beni, başkalarının sükunet arayışına aldırış etmeyen düşüncesiz bir dallama yapar mı?
0
huçi kuçi
(17.12.20)
teksen niye kulaklık takmıyorsun önce herkesin aklına gelen bu soruyu sorayım.
çünkü ne kadar uzağa kaçıcam insanlardan desen de oraya gelip oturmak isteyen biri sesi duyup sen fark bile etmeden giderse sana sövebilir. bu da seni düşünceli ama farkında olmadan dallama yapar.
0
Jux
(17.12.20)
Hayata Ziraat'ten emekli, bakkala bile kravat takıp giden Nuri Bey gibi bakan biri olarak cevap veriyorum. Evet yapar. Kulaklık neyinize yetmiyor?
0
kobuzchu kiz
(17.12.20)
Konuşma sesinin şiddetini aşmazsanız bence sorun yok. Ben olsam kulaklıkla dinlerdim ama. Rahatsızlık verecek kadar sesi açmazdım zaten ama o ses şiddeti de beni tatmin etmezdi, o yüzden kulaklık tercih ederdim.
0
orient blue
(17.12.20)
Kulaklık yerine hoparlör tercih etme nedenim müziğin yanı sıra dışarının seslerini de duymak istemem, özellikle de dalgaların sesini.
0
🌸huçi kuçi
(17.12.20)
Başkalarınıda eğlencesine davet etmekten çekinmeyen, eğlenceli ve pozitif olma gayesinde biri yapar.
0
docrivers
(17.12.20)
Başkalarına temas eden her şeyiniz rahatsız edebilir. Dinlediğiniz müziğin sesi, konuşma sesiniz, sigara dumanınız, telefon ışığınız, ağız kokunuz, parfüm kokunuz vs.

Kamusal alanda herkese duyurarak müzik dinleyenlerin genellikle kendini ıspatlama alt metniyle hareket ettiğini de düşünüyorum.

Dalga sesler için dış sesi aktaran kulaklıklar tercih edilebilir.
0
pass
(17.12.20)
Günbür gümbür açmayacağını söylemişsin. Rahatsız olan dibine değil biraz daha uzağa geçer oturur. Müzik dinlemek hakkınız. Kulaklıkla dinlemek zorunda değilsiniz.
0
hepbiarayisicinde
(17.12.20)
Konuşma sesini geçmediği sürece açın gitsin, bir ekşi sözlük yazarı gelip de hede hödö derse ağzına bir tane vurup yollayın bilgisayarının başına. Dikkatli vurun, sivilceli yerine gelirse patlar, darp raporu falan alırlar.
0
armagan abanuz
(17.12.20)
ben bunu sık sık yaparım. milletin dibine girmeden, sesi de çok açmadan kendi kendime hoparlorumle dinlerim bir şikayet almadım.
0
delidiyorum
(17.12.20)
ben ve tanıdığım diğer tüm insanlar, ''allahın kekosu'' yorumunu yaptıktan sonra mümkünse uzaklaşma yoluna gidiyoruz.
0
reanarchy
(17.12.20)
dalga sesini duyacak kadar az acacaksan senden mbaska kimse duymaz zaten. ama fazla ses acacaksan ben sana maganda gozuyle bakardim.
0
buenosdias
(17.12.20)
Ben sorun etmezdim öyle dinleyen birine denk gelsem.
0
plutongezegendegilmi
(17.12.20)
dinle ya ne olacak, kesinlikle görgüsüzlük değil bu. hem bluetooth hoparlörler ne amaçla üretildi ki başka, evimizde dinleyelim diye mi? herhalde dışarıda dinleyeceğiz.

ben istanbul'un bilumum sahil ve parklarında, kamplarda vs hep müzik açarım, arkadaşlarım açar, oraya gelen başkaları da açar. bugüne kadar kimse ne bize laf etti, ne de biz birilerinden en ufak rahatsız olduk. zaten biraz uzaklaştığında ses hiç duyulmuyor bile. kendin de deneyebilirsin.

bazen özellikle yaylalarda bangır bangır -bence kalitesiz- müzikler açan dayılar oluyor, arabadan açıyorlar hatta. elbette hoş değil ama senin durumla karşılaştırılamaz bu. ses seviyesi önemli bir kriter.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.12.20)
Yakınınıza gelip de sizden daha çok ses çıkaran bir cihazla hiç haz etmeyeceğiniz bir müzik türünü dinleyecek birileri olursa, şikayet etme hakkınızı kendi elinizle en baştan kaybetmiş olursunuz.

Lütfen sahillerde, kamp alanlarında, piknik alanlarında, aracınızda cam açıkken yüksek ses ile müzik dinlemeyin.
0
John Bloor
(17.12.20)
bangır bangır açmayacaksan aç dinle. insanları ses seviyesiyle rahatsız etmeyecekse yalnızca müzik duyduğu için rahatsız olacak varsa da siktirsin başka yerde otursun.
0
baharat
(17.12.20)
gorgusuzluktur. baskalarina kendi muzigini dinletmek -onlar istemedigi surece- dayatmadir. yanlis anlamayin, sorunuza cevap. yoksa bu soruyu dusunup sormanizbile sizin medeni bir insan oldugunuzu gosteriyor.

bluetooth hoparlorler disarida muzik dinlemek icin degildir. kisik da olsa duyuldugu surece baskasina rahatsizlik verir. sirf baskalari yapiyor diye bunun normallesmemesi gerekir. hic kimse yoksa olur, ama yok uzaktayim duyulmaz vs. duyulur. ben duyarim ve sizin bolgeden uzaklasana kadar icimden soverim.

benimle ayni fikirde olan arkadaslarin verdigi cevaplar bana umut verdi. keske bu cevabi verenler bir ulkede; hoparlorden muzik dinlemenin hak oldugunu dusunen, BT hoparlorlerlerin acik alanda muzik yayini yapmak icin oldugunu dusunen ve ustteki kufurbaz sahis gibiler ayri bir ulkede yasasa. oyle bir ulke olsun ki onlara herkes hoparlorden muzik dinliyor olsun, ama herkes.

biz de kendi guzel dunyamizda kulaklik diye bir icadin nimetlerinden faydalanirken bilmeden birilerinin hayatini zindan etmemis olalim.

baska yerde oturcakmisim haspam muzik yayini yapacak calacak diye.


suna bakin ve hayal edin. bir trende, metroda bir vagondaki herkes sessiz ve hepsi bunu bilerek biniyor. kulakliktan dinlenen muzigin bile sesini belli bir seviyede tutman gerekiyor. telefon konusmasi vb yok.

www.amtrak.com

hep bunun hayaliyle yasiyorum. su an maalesef birinin kulakliksiz izledigi instagram story'lerine maruz kalmamak icin ben muzik dinlemek zorundayim. teknoloji ilerledikce mi bozuluyoruz yoksa yeni jenerasyon mu buna sebep oluyor bilmiyorum ama umarim gurultu yapmanin ayip sayildigi gunler yakindir.
.
0
supergirl
(17.12.20)
Ben de rahatsız oluyorum açıkçası, bir süre sonra herkes bt hoparlör getiriyor, sonra diğerlerinin sesini bastırmak için sesi daha cok açıyorlar, leş gibi bi ortam oluyor. Tek kulaklıkla dinlemek en iyisi bence.
0
roket adam
(17.12.20)
hic haz etmem acik havada baskasinin duyacagi sekilde muzik dinleyen insandan. butun keyfim kacar.

dalga sesini dinlesene sadece kardes? muzigi baska zaman dinlersin.
0
yoggi
(17.12.20)
yaptığınızın köpek ulumasından farkı yok. kulaklık tak.
0
duyurukullanıcısı
(17.12.20)
Sahil kenarına oturmuş bir avuç grubun birbiri arasındaki konuşmaları, gülüşmeleri gürültü gelmiyor da, kısık sesle açılmış müzik sesi mi gürültü geliyor?

Bana göre topluma açık alanda, bir sahil kenarında, eğer ki insan grupları varsa, çıkardıkları her ses o ekosistemin bir parçasıdır. Yüksek desibelde olmadıktan sonra benim için hiçbir farkı yok. Kendi alanınızda hafif bir müzik açabilirsiniz ben rahatsız olmazdım. Millet ne kadar huysuzmuş arkadaş. Tahammül eşiği de kalmamış kimsenin.

@kiyiya vuran dildolar +1
0
ananiyimioguz
(17.12.20)
Keko diye dallamalara bakma onlar medeniyet kavramina arka tarafindan bakiyorlar . Tofasci edasiyla sokagi inletmiyorsan eglenmene bak rahatsiz olan gelip 2 metre yanina oturmaz zaten
0
ishak77
(17.12.20)
darılmaca yok ama bana bayağı kıroca geliyor açıkçası. çünkü aklıma direkt arabadan müzik dinleyenler geliyor.

he ama sesini mümkün olduğunca az açarsan belki kabul edilebilir.
0
hlot
(17.12.20)
haspam müzik sesi duymayacakmış
yapmayın etmeyin allah aşkına caddeye çıktığınızda mekanlardaki müzik seslerini de mi kestiriyorsunuz?
ses seviyesi rahatsız edici olmadıkça isteyen istediğini dinler, mekandan mekana da o seviye değişir.
kusura bakmayın da duyduğun her sesten rahatsız olmak medeniyet falan değil
0
baharat
(17.12.20)
ya başkan o hoparlörlerin zaten kulannım amacı evde müzik dinlemek değil. rahatsız olmayacağın ölçüde aç keyfine bak, yurtdışında çok ülkede bulundum kimse kimseye karışmıyor bile herkes istediği ölçüde takılıyor bu gibi konularda türklerde acayip bir kompleks var.

o zaman yan tarafta da 5-6 kişinin konuşup kahkaha atması da beni rahatsız ediyor ne yapayım kalkıp susun diye mi uyarayım. mantığa bak.

çok açmadığın sürece aç gayet keyfine bak abi nolucak.
0
garavel
(17.12.20)
Tolkien üşenmemiş yazmış, ellerine sağlık.

Gençler herkes sizin gibi iyi niyetli değil, kısık sesle dinlemek elbette kimseye zarar vermez. Ama bu kısık ses seviyesini kim belirleyecek?

Biz medeni bir toplum değiliz, herhangi bir şeyin ucunu gevşettikmi sonunu alamıyoruz.

Bakın bu insanlara da gidin sorun, kimseyi rahatsız etmediklerini iddia edecekler eminim.

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com
0
John Bloor
(17.12.20)
(13)

6 kişinin online oynayabileceği bir oyun...

la traviata
Merhaba.Min. 20 yıllık 6 yazlık arkadaşıyız.Hepimiz farklı şehirlerdeyiz.Belli zamanlarda online görüntülü konuşma yapıyoruz.İstediğimiz şey şu ki,hepimizde bilgisayar/laptop var.Zamanında iskambilinden riskine kadar bir sürü oyun oynuyorduk çocukken yazlıkta.Haftada bir kez bir oyun başında toplana
Merhaba.
Min. 20 yıllık 6 yazlık arkadaşıyız.
Hepimiz farklı şehirlerdeyiz.
Belli zamanlarda online görüntülü konuşma yapıyoruz.

İstediğimiz şey şu ki,
hepimizde bilgisayar/laptop var.
Zamanında iskambilinden riskine kadar bir sürü oyun oynuyorduk çocukken yazlıkta.

Haftada bir kez bir oyun başında toplanalım, maksat sohbet tabii ki yine.

* Hangi platformda yapalım bunu? Bir oyun satın alıp onun networkunde mi?
* Online platformlar yeterli mi?
* Önereceğiniz bir oyun var mı?
* Atıyorum oyun 5 kişiliktir, 1i izlemek durumunda olacaktır, o da kabul.
* Sesli chati nereden halledeceğiz, oyun içinden mi, whatsapptan falan mı?

(Bilgi: 1 kişinin bilgisayarı mac, 5 kişinin windows. Bu düşünülerek cevaplanabilir ama gerekirse o 1 kişi de emektar pc'sini çıkarıp kurabilir)

Ps4'te sadece oyun oynayan birisi olarak bu tarz pc oyunlarına uzağım.

Teşekkürler.
0
la traviata
(15.12.20)
don't starve oynayın. aynı anda 6 kişi oynayabiliyordu galiba.
0
sir gawain
(15.12.20)
arkadaşlığınız sağlamsa among us :)
0
passion rules the game
(15.12.20)
steam'den counter strike veya half life alırsınız, cayır cayır oynarsınız. sesli chat'i de discord üzerinden halledersiniz. biz öyle yapıyoruz genelde.

maksat sadece sohbet ise haxball bile oynayabilirsiniz sesi yine discorddan halledip. sarıyor.
0
roket adam
(15.12.20)
among us.

hem arkadaşlığınızı da test etmiş olursunuz.
0
duyurukullanıcısı
(15.12.20)
Makineleriniz sağlamsa battlefield V alın oynayın. İnanılmaz keyifli oluyor takım ile oynamak.

Ekleme: İletişim için biz skype kullanıyoruz. Ama discord da çok yaygın oyun.
0
battal gemalmaz
(15.12.20)
@roket adam +1

Biz de 30 yaş civarı adamlar olarak covid sürecinde bir süre counter oynadık. Telefonlardan discord grubu kuruyorduk. Oldukça zevkli oluyordu.
0
the coon
(15.12.20)
discord kullanmaya karar verdik, bu cepte tamamdır.

oyunun pahalı olmaması gerekiyor. oyuna çok konsantre olmamız gerekmiyor.
herkes her şeyi kaldırabilecek yaşta ve bilinçte. eğlenceli tipler.

pintipanda'da şimdi uno ve risk gördüm. onlar da olabilir.
among us da bir alternatif oldu.

fps tarzi oyun çok istemiyoruz.

başka öneri?
0
🌸la traviata
(15.12.20)
Masaüstü oyun seviyorsanız steam'de tabletop simulator var, içinde çeşit çeşit masaüstü oyun var, catan falan oynarsınız.
0
kobuzchu kiz
(15.12.20)
Minecraft önerebilirim. Fazla basit geliyorsa modlu minecraftı daha da öneririm. Mesela Tekkit isimli modda petrol, güneş enerjisi, çeşit çeşit makineler falan var. Roket yapıp aya falan gidebiliyorsun. Zevkli bir oyun, özellikle çok kişi ile oynanırsa daha da zevkli oluyor.
0
uyecik
(15.12.20)
Killing Floor. Her türlü bilgisayarda çalışır. Ucuz. Oyuncu sayısı ayarlanabilir (maksimum 6 idi sanırım) Hamachi ile kendi aranızda oyun kurup oynamak çok kolay. Farklı karakterler seçip yardımlaşmak mümkün (biri medic olup diğerlerine yardımcı olabilir mesela)
0
bruce mclaren
(15.12.20)
gameranger üzeriden age of empires oynanabilir. ya da steam'de risk var bedava, o da bayağı eğlenceli.
0
bohr atom modeli
(15.12.20)
risk'in online versiyonu bir nevi, at war: atwar-game.com

yıllar önce 5-6 arkadaş deli gibi oynardık bunu bir ara. inanılmaz keyifliydi. kavga dövüş eksik olmazdı herkes birbirini sürekli arkadan vurduğu için. nefis oyundur, çok fazla detayı olmadığı için baş da ağrıtmaz.
0
der meister
(15.12.20)
rocket league
standart 3vs3
oyun içi konuşma/yazışma seçenekleri var.
epic games store üzerinde ücretsiz ancak mac desteği bitmiş.
0
late viper
(15.12.20)
(12)

İngilizce: "İdare etmek"

synesthesia
Farklı contextler ama bunu nasıl söyleriz İngilizce'de;1)- Nasıl gidiyor?+ İyidir ya, idare ediyoruz işte.2)- Elindeki kitaplarla idare etmelisin.
Farklı contextler ama bunu nasıl söyleriz İngilizce'de;

1)
- Nasıl gidiyor?
+ İyidir ya, idare ediyoruz işte.

2)

- Elindeki kitaplarla idare etmelisin.
0
synesthesia
(13.12.20)
1-Im just plugging along

2-try to make do
0
bugisme
(13.12.20)
1) Böyle motamot bir çeviri var mı bilmiyorum ama "Not too bad", "meh", "it's OK" gibi terimler kullanılır. Bir de "better than a kick in the balls" gibi hikayeli söylemler var. Hiç yoktan iyidir gibi bir anlamı var.

2) Bunun için de "you have to manage with the books you have" gibi bir şey denebilir. Eğer yetinmelisin gibi bir anlam aranıyorsa "you should be contended with the books you have." daha doğru olur.
0
himmet dayi
(13.12.20)
1. Not too bad, I'm just hanging in there.
0
battal gemalmaz
(13.12.20)
Small talk için not too bad diyince çok small bir talk oluyor. Biraz daha böyle idiom'lu ifadeler arıyorum. Hanging in there olmaz muhtemelen. Vakit geçiriyoruz, takılıyoruz gibi bir anlam çıkıyor.
0
🌸synesthesia
(13.12.20)
1- bizim dilde pek acik degil o idare ediyoruz, yani eksin yok monotonluk var anlaminda soyleyebilir, filler olarak da kullanabilir, sikinti, sorun yok anlaminda da soyleyebilir. O yuzden ingilzceye cevirmek mantikli gelmedi
2- get by
0
neverletyougodown
(13.12.20)
you know up and down, up and down
0
duyurukullanıcısı
(13.12.20)
manage diyorlar sanki. im managing. idare ediyorum. you should manage with those books.
0
aydonno
(14.12.20)
"what's up?" diye sorarlar genelde.

genelde de "not much" denir.
0
elektr10
(14.12.20)
1- I'm doing OK diyorlar genelde
2- Manage kullanıldığını gördüm ama (zorlukla) idare ediyorum şeklinde. Should'lu hiç duymadım
0
eatpraylaw
(14.12.20)
Bir için birebir tek bir çeviri olmadığı belli zaten. Benim yukarıdaki önerilere ek olarak önerim "It could have been worse." olacak. İyiyim diyemem ama ölmüş bitmiş de değilim gibi geliyor bana. Bir de "I've been better." var ama o idare etmekten çok kötüyüm ama şimdi kafanı onunla şişirmeyeyim anlamı veriyor benim kafamda.

İki için bugisme ve neverletyougodown +1 diyorum.
0
love my way
(14.12.20)
1) so far so good (alternatif olarak samimiyet varsa olabilir. aynı anlama gelmeyebilir.)
2) get by on/upon
0
emininsel
(14.12.20)
1. I had better days olabilir -Karşıdaki ne oldu hayırdır vs deyip devam etsin diye-
2. Make out kullanılabilir phrasal verb olarak veya idiom lazımsa “...books should fill the bill for now”denebilir
0
sevenay
(15.12.20)
(9)

hala ve covid

duyurukullanıcısı
halamın eşi covid oldu 3 hafta önce geçen hafta iyileşmiş.iyileşmeden 1 hafta sonra halam kek börek yaptım diye babaannemlere geliyor 90 yaşında babaannem.gelir gelmez bizi görüntülü arıyor vs.bizde bir fırtına koptu haliyle.abarttık mı yoksa haklı mıyız? biz dışardan eve geldiğimizde duşa falan gir
halamın eşi covid oldu 3 hafta önce geçen hafta iyileşmiş.
iyileşmeden 1 hafta sonra halam kek börek yaptım diye babaannemlere geliyor 90 yaşında babaannem.
gelir gelmez bizi görüntülü arıyor vs.

bizde bir fırtına koptu haliyle.

abarttık mı yoksa haklı mıyız? biz dışardan eve geldiğimizde duşa falan girerken halam montuyla falan evden yayın yapıyor.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
Abarttınız. Şu an halan antikor kaynıyor çünkü tedavi oldu iyileşti ve doktorlar ona iyisin dediler. Aşı olmasına bile gerek yok şu anda. Aşırı abartmışsınız.
0
1bir1bir1
(11.12.20)
ya şimdi biri covid olup iyileşti ise hiç covid olmayan birine covid geçirme ihtimali yok mu?

ben virüsü taşıyor ama kendi bünyesinde ağır semptomlar göstermiyor diye yorumluyordum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.12.20)
haklısınız.
umarım bişey olmaz :/

insanlar nasıl böyle ben de anlamıyorum.
sabır ve sakinlikle anlatmaya çalışın.
0
jimjim
(11.12.20)
sağlık bakanlığı belirtiler geçtikten sonra yaymadığına inanıyor, ama gerçekte öyle mi bilinmiyor sanırım.

Ben hasta olan kişi olsaydım yine bir süre görüşmezdim, özellikle riskli insanlarla.
0
nhk ni youkosu
(11.12.20)
90 yaş işi sıkıntı ama covid geçiren adamı yakalım mı ne yapalım yani. Ben pozitif çıkmadan 10 saat önce maskesiz yemek yedim 6 kişiyle hiç birine bişey olmadı. Bence asıl bulaşıcılık kısmı belirti daha olmadan hemen önceki dönem o dönemde bulaşana bulaşıyor zaten. Yani biri covid oldu diye sürekli taşıyıcı olarak kalmaz
0
top_secret
(11.12.20)
Hastalığı atlattım. Sınırın 10 kat üzerinde uzun dönemli koruyucu antikor çıktı. Halanız da aynı durumdadır bence de abartmışsınızdır.
0
sting
(11.12.20)
“ ben virüsü taşıyor ama kendi bünyesinde ağır semptomlar göstermiyor diye yorumluyordum”
Hocam bu dediğiniz mümkün olsaydı ülke nüfusunun yarısı covid olurdu. Endişe etmeyin, covid geçirmiş iyileşmiş biri üç ay süre boyunca en risksiz olanı
Edit: covid geçiren birisi elbette tekrar geçirebiliyor, onu demiyoruz. Bahsettiğim şey antikor üretme süresi. Kim diyor ki zaten covid geçiren bir daha yakalanmaz diye
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.12.20)
covid olan birisi tekrar olabiliyor
ilkinde hafif geçirip ikinci de ölen bile var

halan antikor kaynıyor diyen
aşıyla çip takıyorlar diyenle
laptop kamerasına bant yapıştıranla
dünyayı 3 aile yönetiyor diyenle aynı.
0
summatinyourteeth
(11.12.20)
@summatinyourteeth +1

laptop bantlama meselesi haric :) guzel bir guvenlik yontemidir digerleriyle es tutmayalim bence.
0
pardonazbirbaksanız
(11.12.20)
(2)

Starship SN8

boray eris
Alevleri eski roketlerden farklıydı. Neden?
Alevleri eski roketlerden farklıydı. Neden?
0
boray eris
(11.12.20)
iniş sırasında kameradan görünen alevi kastediyorsan o normal hali değilmiş zaten. yakıt oksijen karışımında oksijen artınca sıcaklıklar değişiyor, egsozdaki bakır oksitlenip erimeye başlıyor, o yüzden de yeşil renk ortaya çıkmış.

www.reddit.com
0
sttc
(11.12.20)
benim bildiğim farklı bir yakıt denendi tam araştırmadım
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
(9)

Yüksek lisans

dissendium
Mühendis arkadaşlara bir sorum var. Yüksek lisans daha iyi yerlerde iş bulmanızı sağladı mı? Aklıma yüksek lisans yapma düşüncesi geliyor bazen. Sonra kim uğraşacak o kadar şeyle deyip vazgeçiyorum. Yüksek lisans bana biraz boş geliyor. Yazdığı yüksek lisans tezinin gerçekten kaliteli olduğunu, ilgi
Mühendis arkadaşlara bir sorum var. Yüksek lisans daha iyi yerlerde iş bulmanızı sağladı mı? Aklıma yüksek lisans yapma düşüncesi geliyor bazen. Sonra kim uğraşacak o kadar şeyle deyip vazgeçiyorum. Yüksek lisans bana biraz boş geliyor. Yazdığı yüksek lisans tezinin gerçekten kaliteli olduğunu, ilgili alana önemli bir şey kattığını düşünen var mı? Mühendislik dışı olanlar bölüm belirtirse sevinirim. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(11.12.20)
benim zamanımda işe alımlarda yüksek lisans farkı ödeniyordu. atıyorum maaş 1000 ise yüksek lisansı varsa 1100 verilirdi. ama zaten yüksek lisansın lisanslı ile ilgili ise sana ayrı bir kapı açmıyor bence.
0
sttc
(11.12.20)
oldu, çünkü doktora ve akademi geldi arkasından :D

yüksek lisans teziyle öyle alana büyük katkı beklenmez, nasıl araştırma yapılır, nasıl sonuca ulaşılır, bakın bu eleman analiz yapabiliyor minvalinde bir şeydir genelde...

haa bölüm sosyal bilim benim. mühendislerde pratikte daha fazla işe yarıyor olabilir.
0
passion rules the game
(11.12.20)
Aselsan ilanlarında doktora tercih sebebidir diyor artık yüksek lisans yetmiyor bile spesifik alanlara. Çok iyi bir okul ve ortalama yoksa lisans sonrası bu savunma sanayi şirketlerine girmek zor. Yüksek lisans şart gibi bir şey.
Tamamen sizin kariyer yolunuzda nasıl ilerlemek istediğinize bağlı. Şirkete, işe, sektöre göre değişecek bir cevap.
0
bahoho
(11.12.20)
bahoho +1

Ancak bu şekilde düşünüyorsanız, bence bulaşmayın. Direk işe başlayıp tecrübe kasmak daha önemli olabiliyor.
Diğer seçenek çalışırken, çalıştığınız iş ile ilgili yapmak, bazı firmalar şu konuyu çalış bize lazım gibi gibi söyleyebiliyor. Ama sizin hevesiniz yok gibi anlıyorum o yüzden bulaşmayın dedim.
0
fezagezgini
(11.12.20)
master elbette sana bir network katar ama her masterlı lisanslıdan daha iyi iş bulur diye bir dünya yok. kaldı ki lisanstan başlayanlar deneyim sayesinde daha önde oluyor genelde.

masterın sana ne katacağı ile alakalı.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
Oncelikle Elektronik Muhendisi (Alt alan mikroelektronik)

Lisanstan mezun oldugumda (2006) sektorde cilgin maaslar donuyor ve az sayida mezun havada kapiliyordu, bunlarin buyuk kismi bikac sene icinde yurt ici ve disinda iyi pozisyonlara geldiler.

Master bittiginde (2009) 2008 krizi ortami cok kotu vurmustu. Piyasanin altinda maasla zar zor is bulabildim. Sektorde yillar icerisinde 2008 oncesi ve sonrasi baslayanlar arasindaki maas farklarindan kavga dovus cikan sirketler oldu.

Bu benim deneyimim idi, simdi genele geceyim. (Muhendislik genel)

Her ne kadar sirketler yuksek lisansi is deneyiminden saydiklarini soyleseler de cogu zihinsel olarak ve pratikte bunu cok yapmiyor. O yuzden lisans sonrasi is hayatina atlamak bana daha pratik geliyor.
0
cleric
(11.12.20)
türkiye'de lisans diye bir şey olmadığı için yüksek lisansın da bir önemi yok bu konuda haklısınız (belli ünilerin belli bölümlerini hariç tutuyorum). ancak işe alımı yapanlar ne bilsinler neye göre seçeceklerini? biraz daha fazla çabalamış olanı işe alalım diyorlar çünkü lisansta hiçbir şey öğrenilmediği için yüksek lisans da belki üç beş katmıştır bir alanda çalışmanın bir projeyi sahiplenmenin önemini anlamıştır diye varsayıp iş ilanlarında yüksek lisanslılara öncelik veriyor özellikle kurumsal firmalar. bu yüzden imkanlar dahilindeyse yapın derim.

not: ikcı değilim. yukarda yazdıklarım tamamen bana ait varsayımlardır.
0
ala09
(11.12.20)
ben türkiye'de olsaydım yapmazdım, yurtdışında yapıyorum ki o ülkede en azıdnan bir diplomam olsun iş ararken diye. artı bu dilde mesleki terimlere aşinalık kazanmak da güzel bir artısı yüksek lisansın.
0
bohr atom modeli
(11.12.20)
Yurtdisinda insaat muh. yuksek lisansi yaptim. Tez arastirmam yalan dolan degildi, tier 1 journal paperim var.

10 sene once ilk isimi ararken sirf yuksek yaptigim icin beni ise almayacaklarini soyleyenler oldu. Maas olarak ise hicbir avantajini gormedim, tersine is ararken zorlanmama sebep oldu. cevremdeki muhendislerin ezici cogunlugunun masteri falan yok.
gordugum tek avantaji kartvizitte guzel duruyor.

simdiki aklim olsa yuksek falan yapmam, bosuna amelelik. okuldan sonra direk calismaya baslarim, 5 sene sonra falan ustune bir MBA cakarim eger cok istekliysem ki bence o bile sart degil. SImdiye kadar 2-3 farkli firmada calsitim, hepsinin CEO'lari duz muhendisti.
0
cooperr
(11.12.20)
(8)

Yurtdışında bir kuruma mail atarken "hi, hello" ile mi başlayayım yoksa...

avatar is back
hi, hello, hi there gibi giriş mi yapayım yoksa klasik resmi giriş olan "To whom it may concern" mi yazayım? not : birazdan atacağım mail resmi değil, daha önce yapılmış bitmiş bir durum hakkında bilgi almak için yazdığım bir mail.
hi, hello, hi there gibi giriş mi yapayım yoksa klasik resmi giriş olan "To whom it may concern" mi yazayım?

not : birazdan atacağım mail resmi değil, daha önce yapılmış bitmiş bir durum hakkında bilgi almak için yazdığım bir mail.
0
avatar is back
(11.12.20)
atacağınız kişi belliyse Dear Mr/Mrs XXX

belli değilse ve resmiyet önemsizse Hello diye başlayabilirsiniz. ufak tefek iş maili atarken hello deyip geçilir genelde.

belli değil ve resmiyse to whom it may concern ya da dear sir or madam denebilir.

bana sorarsaniz size hello uyar. :D

edit: edit.
0
bohr atom modeli
(11.12.20)
dear la başla garanti olsun
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
dear+1
0
PoscheN
(11.12.20)
teşekkürler, hello deyip yolladım. kurumun bir departmanıydı kişi falan bilmiyordum yoksa dediğiniz gibi direkt dear x derdim.

not : "dear x kurumu" gibi bir kalıp varsa da bilmiyordum :D
0
🌸avatar is back
(11.12.20)
Dear ile başlanır. Kadınlara mutlaka Ms. diyin. Mrs evli olanlara söyleniyor ve evli olup olmadığını bilmediğiniz için Ms. diye hitap etmek daha kibar.
0
elektr10
(11.12.20)
Dear Representative
0
reavelyn
(11.12.20)
Dear Sir or Madam yaz.
0
baldur2
(11.12.20)
Eğer Good morning, good evening demediysem hello diyorum
0
mirafiori
(11.12.20)
(4)

Yeni işte başarısız olmak ve baskı

balllooon
Yeni girdiğiniz bir işyerinde aşırı derecede çalışmanıza rağmen beklentiyi karşılayamamak ve bundan dolayı üzerinize gelinmesi durumunda ne hissedersiniz? Ne yaparsınız? Psikolojik olarak ne kadar etkilenirsiniz?
Yeni girdiğiniz bir işyerinde aşırı derecede çalışmanıza rağmen beklentiyi karşılayamamak ve bundan dolayı üzerinize gelinmesi durumunda ne hissedersiniz? Ne yaparsınız? Psikolojik olarak ne kadar etkilenirsiniz?
0
balllooon
(11.12.20)
Kim geliyor uzerine ona gore degisir herhalde.
0
robokot
(11.12.20)
aşırı şekilde çalışmana gerek yok sorun orada zaten.

türk tipi yönetici senin normalin azın veya çokun arasındaki farkı anlayabilecek durumda değil.

sen %90 performansla çalışsan bile adam sana bu kesin %15 falandır ne iş yaparsa beğenmiyeyim daha çok çalışsın mırın kırın ederse işten atarım diye tehtid ederim falan diye düşünür.

görevini yap yeter.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
Etkilenirdim. Çözüm bakarsak :

Geri bildirim isteyin yöneticinizden. Şirket içi müşterilerinizle yakın temasta olun. Onları dinleyin, dünyalarını önceliklerini anlayın.
0
EasyTiger
(11.12.20)
Beklentiler gerçekçi mi? Gerçekçiyse sorun sizde, değilse onlarda.

Sorun sizdeyse ve beklentileri karşılayabileceğinize inanmıyorsanız hem kendinizin hem karşınızdakinin vaktinden çalmamanız hayrınıza olabilir.

Aşırı beklenti varsa karşı tarafla konuşun. Olmuyorsa da zorlamayın.

Derdim normalde ama şu zamanlarda da insanlara "başka işe bak" demek de komik oluyor.
0
kalifiye balta sapi
(12.12.20)
(17)

Asgari ücret ne olur?

havadakarada
Net ücret tahminlerini alabilir miyim
Net ücret tahminlerini alabilir miyim
0
havadakarada
(11.12.20)
2.700 küsür civarı bence.
0
scudman1
(11.12.20)
2900
0
valarmurgulis
(11.12.20)
ben de 2.700 civarı olur diyorum
0
balllooon
(11.12.20)
2680
0
NightBringer
(11.12.20)
bu krizde firmalar asgari ücret artışının altından kalkamazlar.

asgari ücret artarsa 3 kişinin işini 1 kişiye verirler 2 kişi daha işsiz olur.

o sebeple artmaz.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
2700'ün üstü işsizliği patlatır. 2580 gibi bir rakam bekliyorum. psikolojik sınırın da altında olur işverenler için.
0
avatar is back
(11.12.20)
2021'de erken seçim planlanıyorsa yüksek aksi durumda düşük.
0
nuisance
(11.12.20)
Olmasi gereken max 2500 yapacaklarini korkarak dusundugum 2700
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.12.20)
2900tl net.
0
nickini degistiren yazar
(11.12.20)
geçen seneki tahminim tutmuştu, 2650 civarı olur diye düşünüyorum.
0
candide
(11.12.20)
Net 2500'den fazla olmaz bence.
0
battal gemalmaz
(11.12.20)
2.700
0
iwasbornonamountainside
(11.12.20)
2.450 filan bence
0
sweetoffice
(11.12.20)
agi dahil 2500 diyorum
0
naksidil
(11.12.20)
2526 TL
0
Ven
(11.12.20)
Son 2 senede 400 ve 325 olarak zamlandı, değeri düşen TL’ye istinaden 2700-2800 arası olur diyorum. 2700’den aşağı olmaz bence.
0
drystedb efficacious
(11.12.20)
2750 net
0
cooperr
(11.12.20)
(2)

Instagram kişi önerileri

sparkle kiddle
merhaba,bugün x kişisi ile telefonda konuştum. ardından Instagram'da girdim.kişi önerilerinde kendisi vardı. Instagram'da adım soyadım yok, öylesine bir hesap.ayarlardan baktım rehber senkronizasyonu kapalı. başka ayar göremedim. neden böyle oldu?
merhaba,

bugün x kişisi ile telefonda konuştum. ardından Instagram'da girdim.
kişi önerilerinde kendisi vardı. Instagram'da adım soyadım yok, öylesine bir hesap.
ayarlardan baktım rehber senkronizasyonu kapalı. başka ayar göremedim. neden böyle oldu?
0
sparkle kiddle
(11.12.20)
whatsapp = instagram = facebook

bunlardan birinde veri varsa veya telefon araması vb. şeylere ulaşabiliyorsa diğerlerinin de haberi olabilir. Sözleşmelerini tam okumadım ama geçişken bir yapı kurmaya çalışıyorlar zaten.
0
nhk ni youkosu
(11.12.20)
iş ile ilgili bir kere konuştuğum insanları öneriyor instagram.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
(7)

siberalem vs tinder

baldur2
sormak istedigim su: tinder kullanan cop insandir tinder'dan sevgili bulunmaz, tinder'da takilanlar bes para etmez caresiz ruh hastalari olarak nitelendiriliyor yaygin bir sekilde.ben bunu hic siberalem kullananlar icin duymadim zamaninda, neredeyse 20 sene once. neden? 20 senede neredeyse her sey i
sormak istedigim su: tinder kullanan cop insandir tinder'dan sevgili bulunmaz, tinder'da takilanlar bes para etmez caresiz ruh hastalari olarak nitelendiriliyor yaygin bir sekilde.

ben bunu hic siberalem kullananlar icin duymadim zamaninda, neredeyse 20 sene once. neden? 20 senede neredeyse her sey internetten olmaya baslamisken, siberalem kullananlar da ayni anda 3-5 kisiyle konusurken onlar niye bos, cop insan olarak nitelendirilmedi?

kacirdigim ne var? lutfen aydinlatir misiniz?

tinder'in amaci seks, siberalem'in amaci ciddi iliski cevabiyla gelmeyin ama.
0
baldur2
(11.12.20)
Kim nitelendirmedi? Siberalem’de takılanlara hiç iyi gözle bakıldığını hatırlamıyorum ben.
0
ekaterina
(11.12.20)
siberalem kullanan cop insandir siberalem'den sevgili bulunmaz, siberalem'de takilanlar bes para etmez caresiz ruh hastalari

dk 2001
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
Kim diyor ki? Ortalamaya bakarsak Tinder'ın ortalama olarak çok daha kültürlü insanlara sahip olduğuna eminim.

Ki Tinder tabu bile değil bence, sevgili de buldum arkadaş da buldum; varolan arkadaşlarımı da buldum kimse kimseyi yargılamadı.
0
aguen
(11.12.20)
Sanırım zamanla alakalı, siberalemin kullanıldığı zamanlar internete ve bilgisayara erişim bu kadar da kolay ve ucuz değildi.

Hatta siberalem zamanlarında sadece pc ile erişim sağlıyorduk, cep telefonları teker takozuydu.

Yani internete ve bilgisayara ulaşabilen kesim görece daha kaliteli, daha görmüş geçirmiş, daha bilinçli kesim olabilir o zamana göre.
0
John Bloor
(11.12.20)
yaşım çıkacak ama siberalem'i kullanmışlığım var.
karşılaştığım erkeklerin düzgünlüğü karşısında ne olduğumu şaşırmıştım.
çok kısa bir dönem, 2-3 ay kullanmıştım ve 2-3 kişiyle tanışmıştım.
hepsi de gerçekten çok düzgün insanlardı.
evet hiçbiriyle evlenmedim ama insan uzun ya da kısa süreli, ne yaşarsa yaşasın karşısındakinin düzgünlüğü önemli bence.
tinder hiç kullanmadım, o yüzden karşılaştıramam
ama siberalem'de kimse ilişki aramıyor bence.
neredeyse bütün kadınlar escort ve bütün erkekler escort olmayan kadınları da escort sanıyorlar.
olmayan da var tabii ama çok azdır herhalde.
tinder da muhtemelen aynıdır.
bu platformlara özel bir şey değil.
kadın ve erkeğin "buluşması" için özel olarak düzenlenmiş olan her ortamda bunların olması kaçınılmaz.

şu duyuruda benzer bir şey konuşuluyor:
eksiduyu.ru
oradaki cevabım bu duyuru için de geçerli.

zaman açısından düşünecek olursak, belki 70-80 kuşağının 90 ve 2000'lere göre daha az yırtık ve daha insan ilişkisi bilir olmasıyla ilgili bir yakıştırma söz konusu olabilir.
amaç zaten her zaman öyle ya da böyle seks ama şimdiki üslup biraz fazla laubali.
öbür türlü en azından bir selamlaşmak, hal hatır sormak icap ediyordu.
dolayısıyla o şekilde boş insan gibi değerlendirilmemiş olabilirler.
0
blatta hiberna
(11.12.20)
Twitter tarzı linç ortamları yaygın değildi o zamanlar.
0
arnold schwarzeneger
(11.12.20)
siberalem döneminde internetin kullanım amacı büyük oranda iletişim kurmak amaçlıydı. mirc,isq, siberalem,yonja, arkadas.com ve daha nice ortam sadece bu amaca hizmet ederdi. internet demek chat demekti o zamanlar. İnsanlar sabahlara kadar cafelerde sıra beklerdi. Çoğu insan bu ön kabulle kullandığı için de kimse yadırgamazdı bu ortamları.

20 yıl önce en cesur istekler cam var mı? foto var mı? seviyelerinde gezerdi. Send me nude, ons,fb, arkadaşlığın az üstü, sevgililiğin biraz kenarı gibi kavramalarla birlikte işler değişti. Tinder peşrevsiz seks vaadi ile girdi piyasaya. Önce sağa atıyorsun oradan da yatak odasına geçiyorsuna kadar geldi olay. Peşrevsiz seks fikrine adapte olan olmayan herkes uygulamayı kullanıyor.

Sonuç olarak kim ne amaçla kullanırsa kullansın isterse zikir zinciri yapılsın uygulamada, tinder "quickie" etiketini almış üstüne. Tinder ben brazzerstaki kel adamım diyor. Siberalem ise iffeteki cemil.
0
istege bagli sigortasiz
(11.12.20)
(4)

Biontech aşısı Türkiye'ye ne zaman gelecek?

fobfilm
Bunun bilgisi var mı?
Bunun bilgisi var mı?
0
fobfilm
(10.12.20)
Ben gelmeyecek saniyordum ama son 1-2 gun gelismeler olmus. www.evrensel.net
0
neverletyougodown
(10.12.20)
yoo gelecek ve eczanelerde satışa sunulacak sağlık bakanı açıkladı.
0
guitarissimo
(10.12.20)
acele etmemekte fayda var, her geçen gün aşı yaptıran insanlarda değişik sorunlar çıkabiliyor, hangisi hatırlamıyorum bir tanesi yüzde 12 oranında yüz felci yapıyordu mesela.

tedbiri elden bırakmadan bekleyebildiğimiz kadar beklememiz lazım bana sorarsanız. ha tabi çin aşısı gelse şu gün annem aşı olur mesela risk grubunda olduğu için.
0
killerbee
(11.12.20)
biontech aşısı gelse bile normal insana ulaşamaz. ulaşsa bile fiyatı uçuk bir şey olur.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
(11)

Muhasebecilerle çalışmak istemiyorum.

Mistyimage
Önceki muhasebecim aynı hatayı 2 kere yaptı maddi zarara uğradım sinirlendim defterleri aldım. Son muhasebecimin de maşallahı var. Vergi dairesindeki işleri hep ben hallediyorum. Beyefendi sadece online işlemleri yapıp parasını alıyor. Üstüne seneye defter parası için 350 TL. istedi ben de reddettim
Önceki muhasebecim aynı hatayı 2 kere yaptı maddi zarara uğradım sinirlendim defterleri aldım. Son muhasebecimin de maşallahı var. Vergi dairesindeki işleri hep ben hallediyorum. Beyefendi sadece online işlemleri yapıp parasını alıyor. Üstüne seneye defter parası için 350 TL. istedi ben de reddettim defterleri istedim. Olmayan defterin parasını istemek artık yüzsüzlük. Benim ayda kestiğim 2 makbuz oluyor ve gider gösterdiğim max. 3 fiş/fatura oluyor. Bu işleri muhasebeciyle muhatap olmadan halletmek istiyorum. Var mı eğitici bir internet sitesi ya da kitap?
0
Mistyimage
(10.12.20)
duyurukullanıcısı
(10.12.20)
yöntem önermeyeceğim, ama yüzsüzlük dediğiniz için bir soru sorma ihtiyacı hissettim. zira yıllardır" defter parası" adı altında istenen para, defterler elektroniğe geçtikçe adı aynı kalmasına rağmen içeriği çok değişmiyor.

sormak istiyorum. yanınızda çalışan personel varsa, personeli iş için bir yere gönderdiğiniz zaman yol parasını veriyor musunuz? personeliniz yoksa bile, olduğunu düşünerek cevap verin.

ya da ofisinizde, dükkanınızda çalışan personelin kullandığı kağıdı, kalemi falan cebinden ödemesini, evinden getirmesini mi bekliyorsunuz? "maaş veriyorum ya işte, onun içinden harca" mı diyorsunuz?

evet defter elektronik oldu, kağıt ve noter masrafı bitti. peki o vergi dairesine gitmesini beklediğiniz muhasebeci, sizin için vergi dairesine giderken yol parasını cebinden mi verecek? ya da evraklarınızı almak için işyerinize gelirken masrafı cepten mi yapacak? sizin elektronik oldu diye çıktısını alıp vermediğiniz faturaların çıktısını kendi cebinden aldığı tonerle, cebinden aldığı kağıda mı yapacak? evet adı hala defter tasdik ücreti ve defter tasdiki diye bir şey yok. diğer masraflar?

ben 30 kilometre ötedeki mükellefime ayda iki sefer şahsi arabamla giderken yaktığım benzini cebimden mi vereceğim? ya da ofisine yazıcı bile almayan mükellefimin elektronik olduğu için "sen sistemden alırsın zaten hehe" diyip çıktısını da almadığı 90 sayfa faturasının kağıdını tonerini her ay cebimden mi karşılayacağım?

adam bütün gün sürecek montaj işi için ustanın altına benzini koyulmuş arabayı veriyor, cebine de öğlen yemeğini yesin diye yemek parasını koyup gönderiyor.

aynı adamın vergi dairesinde, sgk'da, ticaret odasında bütün gün sürecek işi için ben kendi arabamla gidiyorum, hatta iş olmazsa dönüp ertesi gün tekrar gidiyorum, acıkınca kendi cebimden yiyorum. niye? ben de bu işleri mükellefim için yapmıyor muyum?

ha siz bunların hepsini karşıladığınız halde sizden para istiyorsa gerçekten yüzsüzmüş.

"benim dükkanım 30 kilometre değil" veya "benim 90 sayfa faturam yok" diyeceğinizi tahmin ediyorum. zahmet etmeyin. anlatmak istediğimi anlamış olduğunuzu sanıyorum.

defter beyan sistemi zaten mükellefin kendi kendine kullanabilmesi için icat edildi. vergi dairenize başvurup şahsi şifre alarak sistemi kullanabilirsiniz. "defter beyan sistemi" etiketiyle arayın. yine de uyarayım, web üzerinden kullanımı kolay değildir. bu yüzden birçok muhasebeci, yumurtadan çıkan bu saçma sistemi verimli kullanabilmek için yazılımlarına ciddi miktarda yatırım yapıp para öderler, onu da ekleyeyim.
0
kibritsuyu
(10.12.20)
Muhasebeciyle yaptığu iş için aylık bir bedelle anlaştım. Ben de müşteriye yaptığım işle ilgili aylık anlaştıktan sonra extra toner parası vs. maliyet çıkarmam. Ayrıca 5 senelik geçmişinde benim için bir kez vergi dairesine gitmedi. Senede en az 2 kere ben gidiyorum işlemler için. Ayrıca aylık makbuz sayımı söyledim. Senede bana harcıyacağı para 1 top kağıdın yarısı 8 TL.dir. Evrakları da her ay cebimden kargo ile yolluyorum. Hem bunları yapmayıp hem de aylık ücretinden başka extra ücret istemek kusura bakmayın yüzsüzlüktür.
0
🌸Mistyimage
(10.12.20)
oncelikle muhasebe ile yaptiginiz sozlesmeye bakmak lazim. evraklar nasil teslim edilecek, hangi isler icin para alinacak bunlarin hepsi orada yazar zaten. yapilacak islere gore de aylik bir ucret cikarilir

not: memnun degilseniz de sozlesme bitiminde degistirebilirsiniz ya da sozlesme devam ederken bak sunlari sunlari yapmiyorsun diye konusulabilir

not2: hic bilmediginiz bir seyi kendiniz yapmak isterseniz de acin once bir idari para cezalari ne kadar ona bakin, calismayan sistemleri gorun ve sonra donup muhasebecinize tesekkur edin :)
0
sweetoffice
(10.12.20)
Muhasebecilerin yararını zararını tartışmıyoruz sonuçta. Ben işletme okudum. Okurken babamın küçük işletmesinin defterlerini ben tuttum, muhasebeciye para vermedik. Sizin de gayet yapabileceğinizi düşünüyorum. Muhasebeci de kendi bakış açısından haklı. Çünkü altına imza atacak, ya da bir şekilde cezaya maruz kalsa sorumluluk alacak. Masrafından bağımsız olarak parayı isteyebilir. Sizin durumunuzda bana da en makulu kendi hesabınızı tutmanız gibi geliyor.
0
SiyamkedisiZorro
(10.12.20)
işte onu soruyorum ben de. personelinize de "3000 lira maaşla anlaştık" diyip, gönderdiğiniz yere giderken harcayacağı yol parasını, işyerinde sizin için kullanacağı kırtasiyeyi de verdiği maaştan karşılamasını mı bekliyorsunuz?

muhasebeci anlaştığınız ücreti defterinizi tutup beyannamelerinizi verirken harcadığı emek, bilgi birikimi ve aldığı sorumluluk için alıyor. 16 sayfalık muhasebe ücret tarifesi var ve bu tarifenin içinde malzeme için para almak yok.

yani "muhasebeciyle bir paraya anlaştım, o parayla şirketimin bütün işlerini malzemesi dahil yapacak" diye bir dünya yok.

vergi dairesine gitmesinin gerektiren şey mesela bir adres değişikliği ise ayrıca onun işlemleri için 350 lira vereceksiniz mesela. ya da limited şirket sermayesi mi arttıracaksınız? kendi makbuzlu noter, harç vs. masraflarınız dışında muhasebeciye 900 lira rapor ücreti ve 1400 lira hizmet ücreti olmak üzere 2300 lira vereceksiniz. öyle aylık ücrete anlaştım, her işimi bu paraya yapsın değil. her işin ücreti ayrı, malzemesi daha da ayrı.

arabanızı bakıma götürüyorsunuz, bakım ücreti 250 lira. ama yağ değişiyor +300, filtre değişiyor +100, buji değişiyor +200, balata değişiyor +300 1000 liralık olup çıkıyorsunuz. "hani bakım ücreti 250 liraydı" demiyorsunuz. bakım dşında tamirat falan isterseniz onu da ekliyorlar. o hesap işte.

bence de kendiniz yapmanız en doğrusu. bütün bu paralar cebinizde kalır.
0
kibritsuyu
(10.12.20)
Bu kafada olan birisi defterlerini kesinlikle kendi tutmalı. Gelecek ceza duyurularınızı merakla takip ediyor olacağım. Şimdiden kolaylar gelsin :))
0
sytemofadownmanyagi
(10.12.20)
ben de sık sık bu mevzulardan muhasebecimi değiştiriyorum.defter tasdik parası isteyen ile de çalışmıyorum hiç.sebebini sorduğumda bana kağıt,toner vs sayıyor.e ben her ay zaten 200 tl veriyorum.

kendim de avukatım kimseden ayrıca kağıt,toner için para istemiyorum.dava masrafını alıp çekiliyorum.vergi dairesine gidiyorsa ben de adliyeye gidiyorum.o zaman ben de her duruşma için adliyeye giderken benzin parasını isteyeyim?yasal değil vermeyin,mutlaka zaten istemeyeni de bulursunuz.
0
drako
(10.12.20)
avukata, sahis isletmesine 200'e bakanlar oldugu surece, her ozel isi dahil her isine ucretsiz kosturanlar oldugu surece isiniz zor @kibritsuyu; adam 200'e muhasebe ucreti veriyor bir de ustune para vermem diyor :) acaba o avukat arkadas kac lira aliyor en ufak bir isi icin :)

kendiniz tutun bence de, cezalar gelince iyi bir muhasebe icin 200 degil cok daha fazlasini isteyerek ve severek o zaman verirsiniz!
0
sweetoffice
(10.12.20)
Ahahaha 200 liraya aylık muhasebe işlerini/mali danışmanlığı yaptırıp her türlü ek masrafı çıkarabileceğini düşünen avukatlar olması da ayrı bir komikmiş. Asıl bu ücretleri talep etmemek yasal değil bir açın bakın isterseniz.

Neyse ucuz etin yahnisi paradoksuyla cümlemi noktalıyorum. Tüm meslektaşlara ve sektörlerdekilere bol sabırlar.
0
sytemofadownmanyagi
(12.12.20)
Aylık 200 lira veren avukat arkadaş Ankara'da ise özel mesajla ulaşsın. Ücret iyiymiş. Aylık 200 lira karşılığı derhal vekaletimi vereceğim. Ama her şey dahil. Gece yarısı karakola düştüğümde de kalkıp gelecek, ofisime teşrif edip her türlü dilekçemi, sözleşmemi de hazırlayacak. Gereken durumlarda her türlü hukuki danışmanlık verecek, adıma bütün davalarımı icralarımı takip edecek, bilirkişi raporlarımda hukuken destek olacak.

Teklifimde çok ciddiyim. Kabul ediyorsa görüşelim.
0
kibritsuyu
(14.12.20)
(4)

merkel

aynose
2005'ten beri görevdeymiş. almanya'da, halkta bu kadar uzun süre görevde kalmasına dair bir muhalefet var mı acaba?
2005'ten beri görevdeymiş. almanya'da, halkta bu kadar uzun süre görevde kalmasına dair bir muhalefet var mı acaba?
0
aynose
(09.12.20)
çok yok. kötü değil diyorlar. aslında bağlı olduğu parti hristiyan muhafazakar fakat kendisi biraz çizgi dışı. sol ya da yeşil partiye oy verenler bile çok şikayetçi değil ama zaten bu seçime katılmayacak. bırakıyor.
0
bohr atom modeli
(09.12.20)
merkel'e muhalefet edene şaşarım. kadın resmen almanya'yı altın çağına soktu.
heykelini dikseler yeridir.

almanya o kadar güçlendi ki brexit ile kendi kurallarını koymaya çalışan ve tüm eu'ya rest çeken ingiltere'ye bile yolu gösterdi ahanda şuradan git dedi almanya. koskoca ingiltere almanya'ya sen o kadar oldun mu ya dedi ve paşa paşa yoluna devam etti.
0
duyurukullanıcısı
(09.12.20)
Öyle ciddi bir muhalefet yok uzun süredir onun Kanzlerin olmasına karşı duran. Nadir bir durum değil. Kohl da çok uzun yıllar Kanzler idi.
0
buf-e kür
(09.12.20)
Zaten büyük koalisyon hükümeti var diye biliyorum, merkel bundan sonra aday olmayacak zaten. Almanya’yı 21.yyda yine başat güç yaptı kadın. Heykeli dikilse yeridir +1
0
Hallegadola
(09.12.20)
(10)

superonline 200mbit

charlotte blanc
bahçeşehir 1. kısımda yaşıyorum. superonline a gittim. bana 200mbit için 150 lira önerdiler. ben de aldım.sonra ttelekom aradı. biz 100mbit verebiliyoruz 160 tl için. onlara superonline ın anlaşmasını anlattığımda 'onlar bizim altyapımızı kullanıyorlar, zaten size 200 verememzler' dedi. superonline
bahçeşehir 1. kısımda yaşıyorum. superonline a gittim. bana 200mbit için 150 lira önerdiler. ben de aldım.

sonra ttelekom aradı. biz 100mbit verebiliyoruz 160 tl için. onlara superonline ın anlaşmasını anlattığımda 'onlar bizim altyapımızı kullanıyorlar, zaten size 200 verememzler' dedi.

superonline ın 200mbitlik anlaşmasını kullananlar var mı ? doğru mu diyor ttelekom ?
0
charlotte blanc
(09.12.20)
şimdi şöyle oluyor bu olay superonline size kelime oyunu yapıp -bizim 150 tl ye 200mbit paketimiz var ondan verelim size diyebiliyor

sizin yapmanız gereken öncesinde bulunduğunuz adreste fiziksel olarak o hızı alıp alamayacağınızı sorgulamak olsun.

turktelekom doğru diyor da olabilir, ayak yapıyor da olabilir.
0
baharat
(09.12.20)
superonline kendi fiber altyapisini da kullaniyor olabilir
0
tahtakafa
(09.12.20)
Süperonline'ı arayıp sorarsanız söylerler kimin altyapısını kullandıklarını. En azından Vodafone fiber alırken müşteri temsilcisi oturduğum sitede kendi altyapılarını kullandıklarını söylemişlerdi. Ki tek fiber altyapı çeken de vodafonemuş.
0
IncredibleMau
(09.12.20)
Telekom’a inanırken iki kere düşünün. Benim eski adrese en fazla 16 veririz onu da 14 olarak alırsınız diyorlardı ama turknet 35’e abone yapıp 33 veriyordu. Telekom vdsl yok diyordu. Daha kendi altyapılarından haberleri yok.
0
catch the arrow
(09.12.20)
superonline 50mbit için 129tl dedi bana nasıl oluyor o iş?
0
duyurukullanıcısı
(09.12.20)
200 mbit ise fiber olması kesindir ve ttnet altyapısı değildir. arayın superonline'ı sorun.
0
co2s2
(09.12.20)
Ben kullandım 200mbit. Hatta başka bir zamanda 1 ay hediye 500mbit de verdiler. Gayet istikrarlı vadettikleri hızla hep gördüm.
Altyapı bölge bölge değişebilir ama bizim burada kendi altyapıları var. Eve kadar fiber kablo geliyor bu arada.
0
battal gemalmaz
(09.12.20)
Bu altyapı konusu hep tartışmalı.
TTNET'e sorarsan Superonline onların altyapısını kullanıyor, ama Superonline'a sorarsan, kendi altyapıları var (ben de böyle olduğunu düşünüyorum). Diğer şirketler bu iki şirketin altyapısını kullanıyorlar.
Ben aynı evde ttnet'ten superonline'a geçtim, ciddi fark var.

TTNET'in söylediklerine açıkçası inanmıyorum.
0
burfak
(10.12.20)
TT'ye hayatta güvenmem.
0
plutongezegendegilmi
(10.12.20)
ttnet altyapı konusunda kelime oyunu yapıyor. superonline'ın bazı aboneliklerinde ttnet altyapısı kullandığı doğru ama bunlar adsl/vdsl bağlantılar için geçerli. fiber internet içinse superonline kendi altyapısını döşüyor. 200mbit hız fiber olduğu için superonline altyapısıdır.
0
co2s2
(10.12.20)
(7)

ekrem imamoğlunun ihraç ettiği eurobond nedir?

soru icin geldim
anlamadığım için soruyorum. hükümetin belediyenin kaynaklarını kısıtlaması sonrası ekrem imamoğlu eşi benzeri görülmeyen büyük bir iş başardık 500 küsür milyon dolarlık eurobond ihraç ettik dedi. nedir bu eurobond? mantığı nedir? avantajları? sistem nasıl işliyor? bir çeşit borçlanma falan mı? açıkl
anlamadığım için soruyorum. hükümetin belediyenin kaynaklarını kısıtlaması sonrası ekrem imamoğlu eşi benzeri görülmeyen büyük bir iş başardık 500 küsür milyon dolarlık eurobond ihraç ettik dedi. nedir bu eurobond? mantığı nedir? avantajları? sistem nasıl işliyor? bir çeşit borçlanma falan mı? açıklarsanız sevinirim.
0
soru icin geldim
(08.12.20)
ben bir kağıda 1000usd yazıyorum ve sama 900usd'den satıyorum. senim elinde üzerinde 1000usd yazılı bir kağıt benim cebimde 900usd var.

sonra sana diyorum ki 5 yılda 200'ler usd olarak ödeyeceğim bunu.

5 yılın sonunda senin cebinde 1000usd benim elimde 1000usd yazılı bir kağıt oluyor.

5 yıl zarfında da ben o 900usd ile iş yapıp para kazanıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(08.12.20)
Soruya soru eklemek gibi olacak ama detayını bilen var mı? Vadesi faizi nedir? Hazine’nin ihraç ettiği ile aynı faizi mi verdi acaba yoksa farklı kredi derecesi olduğu için daha düşük faizle ihraç etmiş olabilir mi?
0
catch the arrow
(08.12.20)
mobilde hiçbir şey yapılamadığı için yeni mesaj olarak yazmak zorunda kalıyorum. Mod isterse silsin ikisini de.

%6.6 ve 5 yılmış. Hazine %6 ile satmıştı.
www.ibb.istanbul
0
catch the arrow
(08.12.20)
her yerde var zaten
www.isbank.com.tr
0
ankarakecisi
(08.12.20)
Hükümet İBB'nin kaynaklarını mı kısıtlamış? Mesela hangi kaynaklar kısıtlandı? Eğer kısıtlandıysa hangi gerekçeyle ve yetkiyle kısıtlandı? İBB'de Türkiye'nin hiç bir belediyesinde olmadığı kadar gelir var zaten. Eurobond demek uzun vadeli yabancı borçlanma demek. Avantajı borcun uzun vadeli ve düşük faizli olmazı. Yani olayın özeti şu: Sürekli dış borçlanmadan şikayet eden muhalefetin belediye başkanıda dış borç almış.
0
berkan11
(08.12.20)
@berkan11

www.ibb.istanbul

"Meclis, geçen yıl onayladığı 4.6 milyar liralık borçlanma yetkisi 648 milyon liraya düşürüldü. Covid-19 salgınının İBB’ye maliyetinin 6,5 milyar liraya ulaştığını açıklayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu süreçte Güney Kore Hükümetinin yerel yönetimlere 135 milyar lira kaynak ayırdığını, Türkiye’de ise belediyelerin kasasına girmiş bir kuruş olmadığını, üstüne kendi kaynak arayışlarına engel olunduğunu söyledi."

IBB nin cok geliri var da AKP doneminde borc almiyor muydu kendi kendini mi ceviriyordu saniyorsun? Her zaman aldigi borcu kisitlamislar iste, IBB de mecburen yabanci borc bulmus.
0
robokot
(09.12.20)
eskiden kamu bankaları ibb ve abb'ye borç veriyormuş. artık vermiyorlarmış. bir de metrolar ile ilgili tcdd'nin daha önceden almadığı bir ödeme artık alınıyormuş. yani finansman kaynağı azaltılmış olduğu gibi, ekstra masraf yaratmışlar.
0
co2s2
(09.12.20)
(8)

En sevdiğiniz ve en sevmediğiniz/gıcık olduğunuz süper kahraman

yazdonumu
Hangisidir? Ve neden?Benim en sevdiğim Batman. Çünkü yok mutasyonmuş vay efendim uzaylıymış falan olayları yok. Bilimi,teknolojiyi ve zekâsını kullanıyor.pek haz etmediğim Superman. Küçükken uzaylı olmadığım için superman olmayı hayal edemezdim ama batman da normal insan olduğu için batman olmayı ha
Hangisidir? Ve neden?
Benim en sevdiğim Batman. Çünkü yok mutasyonmuş vay efendim uzaylıymış falan olayları yok. Bilimi,teknolojiyi ve zekâsını kullanıyor.pek haz etmediğim Superman. Küçükken uzaylı olmadığım için superman olmayı hayal edemezdim ama batman da normal insan olduğu için batman olmayı hayal edebilirdim. Sanırım o yüzden Batman en sevdiğim. (Aslında en sevdiğim süper kahraman Darkwing Duck ama şimdi onu süperkahraman saymıyor etrafımdakiler ondan Batman yazdım)
0
yazdonumu
(08.12.20)
süper kahramanların hepsine gıcık oluyorum.
0
AlsterWasser
(08.12.20)
captan amerika kadar gıcık bir karakter yok çizgi film olsun, film olsun.
favorite ise hulk. kafasına göre bam bam.
0
duyurukullanıcısı
(08.12.20)
Örümcek Adam'ı severim. Kahramanlık görevini hiç bırakmadı. Batman öyle değil. Canı isteyince kahramanlık yapıyor, istemeyince gidiyor. Gündüz uyuyor. Bu halkın gündüz sorunu olmuyor mu? Batman olsa olsa part-time kahraman olabilir.
0
dissendium
(08.12.20)
spiderman'i çocukluğumdan beri çok severim.
çizgi filmini (90'lardaki the animated series) hiç kaçırmazdım, hâlâ yemek yerken falan açıp izlerim arada bir.
jenerik müziğine de bayılırım.
new york sokaklarını, esprilerini, atmosferini çok seviyorum.

batman'i de seviyorum, gotham falan, o dark havası hoşuma gidiyor.
dark knight serisini, hikâyesini de seviyorum.
gerçekçi olduğu için belki.

captain america sevimsiz bence ama oturup da izlemedim açıkçası.
batman ve spiderman dışında pek süper kahraman kültürüm yok.

edit:
bu arada deadpool'u da seviyorum ama filmi çekilene kadar haberim bile yoktu süper kahraman olarak.
filmler dışında da bir şeyini bilmiyorum, okumadım.
ryan reynolds'a genel olarak güldüğüm için deadpool'u da sevmiş olabilirim.
0
blatta hiberna
(08.12.20)
En sevdigim maske idi. Hiçbir derdi yok. Dünya şeyime minare diğer şeyime. Tek derdi Coco bongo da dans etmek.
Dünyayı kurtarmaya çalışan hiçbir süper kahramanı sevmiyorum.
Konuyla alakasız ama terminator u çok seviyorum. Çok delikanlı adam.
0
allah yazdiysa bozsun
(08.12.20)
En sevdiğim benim de Batman. Sebebi de seninkiyle birebir aynı. Olağanüstü bir gücü yok. Parasını iyi işlerde kullanıyor.

En sevmediğim Wonder Woman. Sanırım sebebi Gal Gadot. Bence çok sıradan bir güzelliği var ama kadına tanrıça gibi davranılıyor.
0
himmet dayi
(09.12.20)
Süper sayılır mı bilmiyorum ama batman in sayıldığı yerde John constantine süperin de süperidir.

En nefret ettiğim de captain america.
0
Giovanni Pipitto
(09.12.20)
Örümcek adamı severim, çünkü bizden biri. Esprili, komik, eğlenceli, Zeki ve çalışkan bir öğrenci. Adam hem okuyor hem çalışıyor. Sonunda hem bilim adamı hem de süper kahraman oluyor. Sanırım dünya üzerinde en çok sevilen kahraman diye okumuştum. Bir de kimseyi öldürmemiş kötü karakterlerden, çizgi romanların sonlarına doğru kendisinin gücünün uyguladığından kat be kat daha yüksek olduğunu ama incitmemek için hepsini açığa çıkarmadığı gibi bir şey de görmüştüm. Fox kids’te yayınlanan 94 yapımı çizgi filmini çok severim, zaten en iyi örümcek adam evreni olduğu kabul edilir, sonunda yine stan lee çıkıyor, Allah rahmet eylesin,

Wolverine’i de aşırı severim. Hem çizgi filmden hem de Hugh jackmandan ötürü :)

Sevmediğim ise kaptan Amerika bana göre vasıfsız, bu kılkuyruk yerine başka birine super soldier enjekte edilseydi saha çok işe yarar bir adam olurdu. Zaten kendisi tamamen 2.dünya savaşı propagandasıdır.
0
Hallegadola
(09.12.20)
(6)

Oyuncak yenileme nasıl yapılır?

havadakarada
Yakın zamanda oyuncak sektöründe işe başladım ve aklıma bir fikir geldi. Insanların verdiği kullanılabilir durumda olan oyuncakları yenileyip sıfır hale getirerek paketlemek, ardından da yurdun dört bir yanındaki köy okullarına kargolamak şeklinde düşündüğüm bir proje ve platform kurma fikrim var. B
Yakın zamanda oyuncak sektöründe işe başladım ve aklıma bir fikir geldi. Insanların verdiği kullanılabilir durumda olan oyuncakları yenileyip sıfır hale getirerek paketlemek, ardından da yurdun dört bir yanındaki köy okullarına kargolamak şeklinde düşündüğüm bir proje ve platform kurma fikrim var. Böyle bir platform var mı daha önce kurulan ve eğer yoksa oyuncak yenileme nasıl yapılır fikriniz var mı?
0
havadakarada
(07.12.20)
boyaları, kaplamaları ve parçaları yenilenebilir. mesela 3d printer çok işinize yarayacaktır.
0
emininsel
(07.12.20)
@bartebly pek benzemiyor sanki Hocam
0
🌸havadakarada
(07.12.20)
ebebek mağazalarında oyuncak kutusu var örneğin. sorduğumda köylere falan gönderdiklerini söylediler. herhangi bir bilgim yok ama yenileyip mi gönderiliyor nasıl oluyor.
0
emfuzi
(07.12.20)
bir oyuncağı kaç günde yenileyebileceğini düşünüyorsun?
0
duyurukullanıcısı
(07.12.20)
@duyurukullanicisi en fazla bir günde olması lazım, kullanılabilir durumda yani yeniye yakın olması gerekiyor zaten
0
🌸havadakarada
(07.12.20)
1 tür oyuncak seçebilirsiniz. Mesela lego. Sadece hani bu tak çıkar yaptığımız legolardan. Öteki türlü her tür oyuncak yenileme diyince işin içinden çıkılmaz bir hal alır gibi.
0
ykyt
(07.12.20)
(17)

Prestige filminde anlamadığım

potsdamer
SpoilerYıllar önce de izlemiştim. Tekrar izledim ve tamÇözemediğim bir şey var. Alfred(c. Bale) in ikizi olarakOrtaya çıkan kişi aslında teslanın cihazıyla ortaya çıkanBir kopya mı? Eğer öyle değilse ne alaka sır olarakKağıda tesla yazdı? Ama eğer alfred teslanın bu aletindenHaberdarsa Angier(h. Jac
Spoiler
Yıllar önce de izlemiştim. Tekrar izledim ve tam
Çözemediğim bir şey var. Alfred(c. Bale) in ikizi olarak
Ortaya çıkan kişi aslında teslanın cihazıyla ortaya çıkan
Bir kopya mı? Eğer öyle değilse ne alaka sır olarak
Kağıda tesla yazdı? Ama eğer alfred teslanın bu aletinden
Haberdarsa Angier(h. Jackman) bu aleti kullanarak gösteri
Yaptığında neden bu adam bunu nasıl yapıyor diye deliriyor?
Çözemedim şu filmi.
0
potsdamer
(06.12.20)
çok oldu ama aklımda kalan şu
o ikizlerin hayatı bu aslında tek büyük numaraları var ve ikiz oldukları bilinirse numaraları kalmayacak. onlarda hayat boyu saklamışlar tek karakteri sıra ile yaşıyorlar.

ama wolverin abimiz ikiz değil ve nasıl yaptığını çözemiyorlar bu yüzden deliriyorlaar.
0
basond
(06.12.20)
toparlayayım bale abimiz doğuştan beri ikiz ama hep saklamışlar. ışınlanma numarası hilesi bu ve kimse bilmiyor(hatta birinin parmağı kopunca diğeride kesiyor parmağı)

wolverin abi ışınlanmaya sahip ama bunlar ışınlanma olmadan bu numarayı nasıl yapıyor diye kafayı yiyor

malum filmde hep rekabet ve sabotaj halindeler
0
basond
(06.12.20)
Kafanı biraz daha karıştırayım.

Alfred'in zaten ikizi var. Onda olağanüstü bir durum yok. Tesla'yı kağıda sadece Angier'ı yanlış yönlendirmek ve parasını gerçek dışı bir şeye harcatmak için yazıyor.

Kafanı karıştıracak bölüme gelirsek; Tesla aslında klonlama makinesi falan yapmıyor. Bizler seyirci olarak öyle olmasını istiyoruz. Yani Cutter'ın söylemiyle "You don't really want to know. You want to be fooled."

Bu anlattığım teoriyle ilgili şu entry'yi okumanı öneririm: #24722889
0
himmet dayi
(06.12.20)
Alfred(c. Bale) ikizi vardı hep. o sebeple zaten filmin başında benim numaralarımı kimse yapamaz diyor ve o sevdiği kızın evine girme sahnesi var mesela. orada ikizi giriyor işte.

neden kağıda tesla yazdı?
Angier'ı boşu boşuna uğraştırmak için. bir de ona inanacağı bir açıklama yapması gerekiyordu. adamın tesla'nın böyle bir makine yapabileceği inancına sahip olduğunu biliyordu. kendisi sadece show amacı ile tesla'dan makine almış.

Alfred tesla'nın böyle bir makine yapacağını bilmiyordu. salladı yani. ama tuttu. tesla makineyi yaptı. zaten filmde de angier sen hiç bir zaman böyle bir makine yapmadın beni kandırdın dediğinde tesla ben yaptığımı söylemedim yapabileceğimi söyledim diyor.

Alfred makinenin öyle bir gücü olduğunu bilmiyor o sebeple normal yollar ile Angier'in o kadar mesafeyi nasıl gittiğini çözmeye çalışıyor ama çözemiyor hatta sonra pes edip bırakalım yapsın showunu vs diyor.
0
duyurukullanıcısı
(06.12.20)
@himmet
hacı abi sen şimdi diyorsun ki angier son show'u için 100 tane dublor buldu hepsini sıra ile öldürdü? bunu mu diyorsun?

yani ilk numarasındaki gibi bardan falan 100 adam toplayıp kendine benzetip öldürttü mü diyorsun?
0
duyurukullanıcısı
(06.12.20)
Gençler tamam da soru o değil. borden (veya ikizi) angier'a oyunun sırrı diye bi kağıda tesla yazıp veriyor, o ne alaka? Arkadaş diyor ki acep borden çok daha önceleri tesla'nın aletiyle kendini kopyalamış da ikizi öyle mi oluşmuş acaba?

Bu ikizlerin doğuştan olduğuna dair bi bilgi yok. Borden da angier'a tesla yazıp veriyor. Yani borden da ikiz değil klon olabilir. Ama öyle olsa angier'ın numarasını hemen anlamalıydı.

Gerçi belki de anladı ama her oyundan sonra klonu akvaryumda boğuyor olabileceğine ihtimal vermemiş, ulan her sefer klonlanıyorsa nerde bu klonlar diye düşünüp onu anlamaya çalışmış olabilir.
0
kibritsuyu
(06.12.20)
@kibrit

adamın amacı hedef şaşırtmak ve adamı londra'dan göndermek. zaten tesla'nın fuarında gördüğü için ona tesla'dan makine aldım yalanını attım dediğinde adam zokayı yutuyor ama tesla cidden makineyi yapıyor.

ayrıca ikizlerin doğuştan olduğuna dair en büyük kanıt sevdiği kızın evine girme sahnesi.
0
duyurukullanıcısı
(06.12.20)
@duyurukullanıcısı

ben demiyorum. bu bir teori ve bana mantıklı geldi. doğruluğunu teyit edemem, aksini de ispatlayamam. Christopher Nolan'ın olayı bu zaten.

Inception'ın finalinde Dom'un rüyada mı gerçek hayatta mı olduğunu bilemeyeceğimiz gibi...
0
himmet dayi
(06.12.20)
@himmet

abi koca bir şapka sahnesi var. ayrıca sanırım kedi de klonlandı. yine filmin sonunda adam makineyi ilk kez denediğinde eğer çalışmazsa intihar edeceğim diye silahını hazırlamışken karşısında bir anda klonunu görüp şaşırıp klonunu vuruyor.

ayrıca filmin en vurucu sahnesi;

hiç bir zaman bilemezsin prestijdeki adam mı olacaksın yoksa su da boğulan mı? senin teorin doğru olsaydı zaten kendini hep prestijde göstereceği için bu sözü söylemezdi.

nolan'ın seyirciye attığı en büyük kazık makinenin nasıl çalıştığını söylememesinir. inception'da da söylemedi, interstellar'da da söylemedi.

adam bizi böyle böyle yiyor işte.
0
duyurukullanıcısı
(06.12.20)
@duyurukullanıcısı

dostum o şapka, kedi kopyalama olayları falan hepsi aslında Angier'ın hilesi. Yani asıl hile kopyalanması değil, Borden'ı kopyalandığına ve makinenin çalıştığına ikna etmek için günlüğüne yazdığı yalanlardan ibaret. Filmde nasıl seyirciye kandırıyorlarsa filmin bütünü de filmin seyircisini, yani bizi kandırmak üzere kurgulanmış.

Konuyla ilgili daha detaylı bir yazı şurada var: www.reddit.com
0
himmet dayi
(07.12.20)
@himmet

detaylı yazı dediğin 2 upvote almış hocam. hadi post 10k upvote falan alır. hadi reddit standartlarında belki derim doğruluk payı vardır. post ilgi bile çekmemiş.

yani çekmeye çalıştığın teori her noktasından çöküyor. adam filmin ortasında bir dublorü idare edemişken bir tanesine bile kendine benzetmeye 2-3 ay harcamışken. 100 tane bulmuş hepsini kendine benzetmiş sonra hepsini sıra ile öldürmüş diyorsun.
çok saçma yani.
0
duyurukullanıcısı
(07.12.20)
ben filmi ilk izlediğim de dedim nolan kesin şuradan yürüdü,

eksisozluk.com
0
duyurukullanıcısı
(07.12.20)
arkadaşlar nolan molan tamam da o kadar da şeyapmayın yani.

borden angier'ı yanıltıp para harcatmak için kağıda tesla yazmış olabilir, orasını anlamamışım kabul.

lakin tesla aslında makineyi yapmadı, bize öyle zannettirdi, kendi 100 benzerini bulup hepsini öldürdü falan buna inanıyor musunuz gerçekten? adam tek bir benzerini bile zar zor bulup idare etti, 100 benzerini nereden bulsun? ha bunu iddia ediyorsanız şunlara cevap alayım.

1. angier makineyi ilk denediğinde karşısında yeni bir angier oluştu, o ne?
2. angier akvaryumda boğulduktan sonra cutter angier'ı morgda teşhis etti. cutter da mı anlamadı onun benzerlerden biri olduğunu?

tesla basbayağı klon makinesini yapmış. filmin sonunda ormanda bin tane şapkayı, kediyi falan gördüğümüz sahneden de bunu anlıyoruz. yok film bize zannettirdi, filmin asıl olayı o falan, o kadar da zorlamanın alemi yok.

filmin asıl olayı şu. angier her seferinde oluşan klonu değil, kendini öldürüp hayatına klon ile devam ediyordu. yani klonlayıp klonlayıp öldürse hafif kalacaktı belki ama ölen her sefer kendisiydi. o bahsettiğiniz bütün aforizmalar her sefer kendini öldürdüğü için. ayrıca öldürme yolunun karısının ölüm şekliyle aynı olması da karısının ölümüne bir öykünme.
0
kibritsuyu
(07.12.20)
@duyurukullanıcısı


dostum sözlükteki entry'yi ben yazmadım. o yüzden 100 kişiyi öldürmüş falan demiyuorum. angier'ın tesla'ya gidişinden itibaren yaşananların tamamı aslında angier'ın günlüğüne yazdığı bir numaradan ibaret diyorum. daha doğrusu bu da bir teori. benim hoşuma gittiği için ben böyle olduğunu varsayıyorum. sen öteki türlü düşünebilirsin. sonuç olarak bu bir film ve aslında ne olduğunun net bir cevabı yok. nolan'ın tarzı bu. o yüzden sen istediğine inan ben istediğime inanayım. reddit'te 2 upvote alması bir gösterge değil. çünkü benim anlattığım da nihai bir sonuç değil. birkaç teoriden biri. burada teoriyi çökertmeye ya da doğrulamaya çalışmıyoruz. bilimsel bir teori değil neticede.
0
himmet dayi
(07.12.20)
@kibritsuyu

bir yukarıdaki cevabıma bakabilirsin. biz burada kimi teorisi daha uzağa işeyebiliyor tartışması yapmıyoruz ki.

"100 dublör bulup öldürdü" kısmı gerçek değil. angier'ın günlüğünde bahsettiği 'yalanın' bir parçası. daha doğrusu her akşam üzeri örtülü bir kabin çıkarılıyor tiyatronun arkasından. borden onu ölen klon sansın diye.

cutter kısmı daha karışık. cutter'ın teşhis ettiği kişi gerçekten angier ise lord caldlow kim? borden ve ikizi sırrını bilen cutter lord caldlow'un aslında angier olduğunu bilmiyor mu? eğer biliyorsa onun klon olup olmadığını bilmiyor mu? klon olduğunu biliyorsa bütün numarayı biliyor demektir. böylece her akşam bir angier'ın öldüğünü biliyor ise son akşam ölen kişinin diğer günler gibi öldüğünün farkında ama borden'ın idam edilmesine sessiz mi kalıyor. bu soruların cevaplarını film içinde kesin olarak bulamayacağımız gibi bu teorinin ya da bir başka teorinin 'doğru' olduğunu bulamayız.

dediğim gibi biz burada bir gerçeği aramıyoruz. bu bir teori. tıpkı inception finalindeki sürekli dönen ama son anda yalpalayan totem gibi bir durum. totem duracak mı durmayacak mı bilmiyoruz ve Dom'un rüyada mı ya da gerçek hayatta mı olduğu yargısına varamayız.
0
himmet dayi
(07.12.20)
@himmet

abi sen tüm filmleri böyle izliyorsan. matrix'te ne anladın çok merak ettim.

''cutter'ın teşhis ettiği kişi gerçekten angier ise lord caldlow kim?''

angier alfred'in mutlaka gösterisine geleceğini biliyordu. o sebeple sadece 100 gösteri diye reklam yaptı. eğer gitmez ise sırrı öğrenemeyecekti. o sebeple geleceğini kesin biliyordu. o geleceği günü bekliyordu angier. o sebeple alfred'in sahne arkasına girdiği gün. prestije çıkmadı. adamı hapse mahkum etti ve kendi (yani klonu) lord caldlow oldu.

adamın amacı aldred'i öldürüp intikam almak!

cutter'a bilerek hiç birşey söylemedi çünkü mahkemede inanarak alfred'in suçlu olduğunu söylemesi gerekiyordu. ve cutter aynen angier'ın planladığı gibi alfred'e karşı tanıklık etti ve adamı astırdı. sonra pişman oluyor hatta angier'ın ölmesine bile göz yumuyor final sahnesinde.

'' borden ve ikizi sırrını bilen cutter lord caldlow'un aslında angier olduğunu bilmiyor mu? eğer biliyorsa onun klon olup olmadığını bilmiyor mu? ''

cutter'ın bi boktan haberi yok alfred'in dublor kullandığını sanıyordu hatta. angier lord olarak karşısına çıktığında tüm numarayı anlıyor.

'' böylece her akşam bir angier'ın öldüğünü biliyor ise son akşam ölen kişinin diğer günler gibi öldüğünün farkında ama borden'ın idam edilmesine sessiz mi kalıyor. ''

bilmiyor hacı bilmiyor. zaten angier adamı sahne arkasına hiç sokmadı. numarayı bilmiyor zaten bir sihirbaz diğerine numarasını söylemez prensibi olduğu için üstelemiyorda.

kimse bilmesin diye zaten kör adamlar kullanıyor.

daha fazla cevap yazmayacağım. bu filmin bu kadar açıklamaya ihtiyacı yok.

vay aq.
0
duyurukullanıcısı
(07.12.20)
himmet hocam, yönetmen nolan diye bu kadar teori kasıp zorlamaya gerek yok ki ya, tamam adamın tarzı bu dai, işte insepşının sonundaki gibi yalpalayan topaç gösterip sonunu seyirciye bırakır da bu da bi insan. niye kimsenin hiçbir halt anlamayacağı film yapsın ki. yani yazdıkların aşırı zorlama. teoriye falan gerek kalmadan anlaşılan şeyler için "hmm nolan yaptığına göre bu böyle dümdüz olamaz, kesin şöyle böyle bambaşka bir şey kast etmiştir" demeye ne gerek var?

----
"100 dublör bulup öldürdü" kısmı gerçek değil. angier'ın günlüğünde bahsettiği 'yalanın' bir parçası. daha doğrusu her akşam üzeri örtülü bir kabin çıkarılıyor tiyatronun arkasından. borden onu ölen klon sansın diye.
----
velev ki öyle sansın diye yaptı, boş akvaryumlar çıkardı. e filmin sonunda tiyatro yanarken gördük biz o akvaryumları, hepsinin içinde ayrı birer ölü angier var. hem madem akvaryumlar boş, hepsi borden'ı yemlemek için, her gün bin tane seyircinin önünde kaybolan angier nereye gitti?

----
cutter kısmı daha karışık. cutter'ın teşhis ettiği kişi gerçekten angier ise lord caldlow kim?
----
e son kalan klon işte. kendi akvarumda öldü, cutter da teşhis etti. klon da borden'ın sahne altına girip fark ettiğini gördü, ölümünü borden'a kitlediği için prestijde ortaya çıkmayıp defoldu gitti. film boyunca bin ayrı kılığa giriyorlar zaten. bu da gitmiş bi şekilde lordluk ayarlamış kendine. artık önceden öyle bir geçmişi var mıydı, sonra mı oldu, çok da önemli değil. yani lord olmuş, kont olmuş fark etmez. başka bir kimlikle saklanmış işte. cutter dahil herkes kendini öldü sansın diye, daha doğrusu cesetle ve kilitli akvaryumla yakalanan borden öldürdü sansın diye. makinesini istemek için cutter'ı ayağına çağırdığında ciddiye alınsın diye köylü möylü olmamış, lord olmuş.

----
borden ve ikizi sırrını bilen cutter lord caldlow'un aslında angier olduğunu bilmiyor mu?
----
cutter, borden'ın ikizi olduğunu da bilmiyor ki. sadece yer değiştiren adam numarasını çözmeye çalışırken "kesin dublör kullanıyor" diye tahmin yürütüyor, angier da "hayır o kadar basit olamaz, ikisinin de parmağı yok, aynı kişi" diyor. cutter'ın bi boktan haberi yok.

lord'un da aslında angier olduğunu görene kadar bilmiyor, görünce de aşırı şaşırıyor zaten.

----
eğer biliyorsa onun klon olup olmadığını bilmiyor mu?
----
ikizi olduğunu bilmiyor.

----
klon olduğunu biliyorsa bütün numarayı biliyor demektir.
----
klon olduğunu da, numarayı da bilmiyor. angier cutter'ı sahne arkasına hiç sokmuyor.

----
böylece her akşam bir angier'ın öldüğünü biliyor ise son akşam ölen kişinin diğer günler gibi öldüğünün farkında ama borden'ın idam edilmesine sessiz mi kalıyor.
----
bilmiyor. hiçbir şeyin farkında değil. lord'un sıfatını görene kadar da anlamıyor. gördüğünde anlıyor, borden'ın çocuğunu da görüyor yanında. idama engel olmak için "senin yüzünden bu çocuk yetim kalacak" diyor, lord ipnesi hayır diyor, makineyi de tiyatroma teslim et diyor.

----
bu soruların cevaplarını film içinde kesin olarak bulamayacağımız gibi bu teorinin ya da bir başka teorinin 'doğru' olduğunu bulamayız.
----
bu soruların cevabı film içinde kesin olarak var. zaten o yüzden boşa teori kasıyorsun diyorum. dümdüz açıklanıyor bunlar yahu.
0
kibritsuyu
(07.12.20)
(21)

sokağa çıkma yasağı sizi de bu sefer çok boğdu mu?

proletarier aller lander vereinigt euch
ilk 2-2,5 aylık süreçte bu kadar bunalmamıştım da şimdi afakanlar basıyor soda şişesine oturasım geliyor sizde de böyle mi durumlar?
ilk 2-2,5 aylık süreçte bu kadar bunalmamıştım da şimdi afakanlar basıyor soda şişesine oturasım geliyor sizde de böyle mi durumlar?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.12.20)
hava kötü olsa zaten yasak olmasa da dışarı çıkasım gelmez, ama bu hafta sonu hava bu kadar güzelken eve tıkılmaktan bunaldım evet :(

ilk başlarda bana da bu kadar koymuyordu ama koronayla ilgili her şeyden, aylardır her yerde korona görmekten duymaktan o kadar bıktım ve bunaldım ki şimdi bayağı koyuyor.
0
pati
(06.12.20)
ben alışkınım çok sıkılmadım. ama internet olmasaydı durum daha değişik olabilirdi...
0
false pretension
(06.12.20)
Tüm aile üyeleri evde olunca normalden fazla ses oluyor. Sessizliği seven biri olarak kafam şişiyor. Yasağın en kötü taraflarından biri bu bence.
0
dissendium
(06.12.20)
Ben asiri mutluyum. Tamam cikaak iyiydi ama sikayet etmek yerine evde vaktimi degerlendirdim, beklettigim evdeki bazi isleri yaptim, kitap okudum, dizi izledim, tembellik yaptim, pencere pervazlarini bile sildim, kirlenmis :)) kisacasi; sizin elinizde sikilmak veya sikilmamak
0
mor oje
(06.12.20)
Hayır, aksine dönüşümüm bitiyor yarın işe gideceğim iki hafta, hiç istemiyorum gitmek. Ev iyi ya.
0
Hallegadola
(06.12.20)
Spora ve akşam dışarıya çıkamamak dışında bir sorun yok. Herşeye alışıyor insan. Yasak hepimizin sağlığı için, sokağa bak bomboş ne tuhaf bir şey. Yüzyılda 1 gelir böylesi bir olay keyfini çıkar diyorum kendime.
0
Amory Lorch
(06.12.20)
Ben ilk yasaklarda daha çok boğulmuştum sanki. Sağlık çalışanı olduğum için her gün hastaneye ve sık sık nöbete gidip bir de üstüne her gün evde olmak aşırı kötüydü. Sonra istifam kabul oldu da kafam rahat şimdi asjsj. Bir de evi değiştirmemizin de etkisi var herhalde bende. İlk yasaklardaki evimiz balkonsuz ve çok eskiydi. Şimdi büyük teras var da açık havaya çıkabiliyorum içerde bunaldıkça.
0
ms brownstone
(06.12.20)
Evcimen biri olmama rağmen beni de boğdu. İlk yasaktaki keyif kalmadı artık. Film izlerim dedim ama saatlerdir izleyecek bişey bulamıyorum. Sabrımız kalmamıştır.
0
IncredibleMau
(06.12.20)
Bende de böyle oldu. İlkinde çok iyi gelmişti ama şimdi hiçbir şeye odaklanamıyorum, çalışamıyorum falan. Tatsız.
0
plutongezegendegilmi
(06.12.20)
Alıştım artık yadırgamıyorum
0
kondansator
(07.12.20)
boğulmadım, aksine evde yapılması gereken ve ertelediğim bir sürü şey vardı, onları hallettim.
biraz da yorulmuştum son zamanlarda, dinlendim.
iyi bile geldi sayılır.
0
blatta hiberna
(07.12.20)
Kesinlikle çok boğdu. Sürekli evden çalışıyıyorum bir de, her sabah uyandığımda ne yapıyorum ben neden yaşıyorum gibi düşünceler doluyor kafama.
0
roket adam
(07.12.20)
işim gereği sürekli dışarıdayım ve kalabalık ortamlardayım. covide yakalanmamam mucize. bana kalsa hiç çıkmam keşke evden çalışabilseydim :(
0
kestane gürgen palamut
(07.12.20)
baya bunalım takılıyoruz evet.
0
duyurukullanıcısı
(07.12.20)
dunya depresyon, kaygi ve intihar oranlari tavan yapmis durumda. covid'den daha cok kisi olduruyor bunlar.
0
baldur2
(07.12.20)
Zaten evcimen olduğum için evde kalmak beni ekstra boğmuyor da 9 aydır evden çalışıyorum hala düzenimi oturtamadım, zaman yönetimini öğrenemedim. İş verimim düştü ama bir yandan da sanki uyanık olduğum her an çalışıyorum, işi düşünmediğim bir saat geçirmedim şu 9 ay. Ofise gidip işimi yapmayı, evde olunca da rahat olmayı özledim. Bu sınırsızlık beni boğuyor.
0
peki madem
(07.12.20)
Hah iste ayni bu durumdayim @peki madem. Evde olunca da ev isi yapabiliyor veya kendime vakit ayirabiliyor degilim ki
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(07.12.20)
baldur2 +1. hatta geçenlerde covidin insanlara kafayı yedirtecek olması diye başlık açacaktım:) bence bu böyle gittikçe insanlar kafayı yiyecek çok net.
0
nothing in my way
(07.12.20)
14 gün boyunca evden çalıştım. sadece 2 kez pazara çıktım. daha da devam ettirebilirdim. beni pek boğmuyor bu karantina meselesi. meğer hayatım karantinaymış da ben yeni farketmişim.
0
dedim ben sana
(07.12.20)
Cumartesi pazar 11'de uyanmışız, hanımda bende çocuk gibi sırıta sırıta gezindik evin içinde. İşler için kötü bir şey ama cidden en azından bizim ihtiyacımız varmış. Dışarıda telefonda çok kötü oldu yaaa tavrı ile gezip konuşuyorum ama iyi geldi. Sözde kendi işimiz pazar günü bile sabahın 8'inde kalkıp gidiyorduk yıllardır.

Not : Geçen dönem kapanmada da aynı fikirdeydik.
0
synax
(07.12.20)
(6)

Pizza salonu çin ideal fırın arıyorum

alttire
Öncelikle araştırma aşamasındayım daha önce pizzacıda çalışmış ya da fırın işinden anlayan arkadaşlarımız bilgi verirse sevinirim. Pizza salonu açmak istiyorum bu dönemde tüm bilgileri edinmekle geçireceğim. Fırın konusunda elektrikli gazlı fırınlar gördüm araştırırken bir de taş fırın tipinde yine
Öncelikle araştırma aşamasındayım daha önce pizzacıda çalışmış ya da fırın işinden anlayan arkadaşlarımız bilgi verirse sevinirim. Pizza salonu açmak istiyorum bu dönemde tüm bilgileri edinmekle geçireceğim. Fırın konusunda elektrikli gazlı fırınlar gördüm araştırırken bir de taş fırın tipinde yine doğal gazla çalışan fırın. Bunlar dışında varsa başka tip fırınlar onları da değerlendirelim. En uygunu performans ve fiyat olarak ne önerirsiniz?
0
alttire
(04.12.20)
Valla iyi bir yiyici olarak malum en iyisi odun ile isinan tas firin. Bu kolay degil ama, bu olmazsa gazla isinan tas firin. Digerlerinde yapilan pizza tam olarak pizza olmuyor bence
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.12.20)
bence öncelikle açacağın pizzacının nasıl servis edeceğini düşün.

fast food tarzı mı?
restaurant tarzı mı?
gurme tarzı mı?
paket servis tarzı mı?
öğrenci tarzı mı?

ona göre bir ekipman seçmen gerekir.
0
duyurukullanıcısı
(04.12.20)
Öğrenci tarzı küçük bir dükkan düşünüyorum sanırım dükkanın en büyük olayı fırın olacak
0
🌸alttire
(04.12.20)
doğalgaz destekli, odun yakmalı fırın
0
bir soru sorcam
(04.12.20)
Abi ogrencileri birak ulkede pizzadan anlayan insan yok dogru duzgun. Oyle canavar gibi firin kurarsan pek iyi olmayabilir. Dandik elektrikli firin pizzasina ucuz kasari boca et bak nasil bayila bayila yiyorlar
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.12.20)
napoli usulü fırınlar var. Şu tip: images.app.goo.gl

bir arkadaşım italya'dan getirtmişti seneler önce ama artık burada da var diye biliyorum. doğal gaz + odun ile çalışıyor böylece fırının her yerine ısı eşit derecede dağılıyor.
0
elektr10
(04.12.20)
(4)

Irak alışveriş sitesinde satis

seyyar satıcı
Irak'ta yeni kurulmuş bir alışveriş sitesi var. Türkiye'deki ürünler orada satılır mı ? Irak'ta alım gücü yoktur diye düşündüm de. Siz ne dersiniz.
Irak'ta yeni kurulmuş bir alışveriş sitesi var. Türkiye'deki ürünler orada satılır mı ? Irak'ta alım gücü yoktur diye düşündüm de. Siz ne dersiniz.
0
seyyar satıcı
(03.12.20)
Arkadaşım suleymaniye de çalıştı uzun dönem. Aynı burası demişti.
0
allah yazdiysa bozsun
(03.12.20)
Alım gücü olmaz olur mu, her ülkenin farklı profilleri vardır. Bizde de Bayburt,Yozgat'a bakıp tüm ülke böyledir demek gibi bişey dediğiniz.
0
paramolacak
(03.12.20)
Kim demiş Irak'ta alım gücü yoktur diye Iraklıların harcadığı parayı bir çok Türk vatandaşı harcayamaz. Ayrıca Türkiye'nin bir numaraları ticaret partneri olan bir ülke potansiyeli çok yüksek. Ülkede bütün ürünler Türkiye'den gidiyor. Türk malına rağbet çok fazla.
0
berkan11
(03.12.20)
benim duyduğum kadarı ile parası olan halk site gibi belli bir bölgede yaşıyorlar. o sebeple sürekli oralara showroomlar vs açılıyor.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
(5)

Velev ki bir iş fikrim var

banagazozalnuri
Futbol sektörü ile alakalı bir iş fikrim var. Fikri geliştiriyorum ve sürekli üzerinde düşünüyorum. Olursa global boyutu olacak bir proje olacak. Lakin doğal olarak sermaye sıkıntım var. Sormak istediğim soru şu; fikri iyi bir sunumla bu işe yatırım yapabilecek birilerine anlatabilirsem ve onlar da
Futbol sektörü ile alakalı bir iş fikrim var. Fikri geliştiriyorum ve sürekli üzerinde düşünüyorum. Olursa global boyutu olacak bir proje olacak. Lakin doğal olarak sermaye sıkıntım var. Sormak istediğim soru şu; fikri iyi bir sunumla bu işe yatırım yapabilecek birilerine anlatabilirsem ve onlar da kabul ederse ondan sonra süreç nasıl işliyor? Sistem ayrı uzmanlık alanlarından insanların beyin fırtınasına ihtiyaç duyacağı için "fonu alayım, şirketi ben kurup idare edeyim" diyemem, kaldı ki zaten bu boyutta bir organizasyonu kimse bana emanet etmez sdkfsdf. Ben bir iş modeli öneriyorum ve bu modeli satmayı düşünüyorum. Böylesi bir durumda yatırım için başvurmam gereken kişiler angel investorlar mı oluyor? Fikir beğenilirse hisse mi veriliyor yoksa fikir satın mı alınıyor? Nasıl oluyor?
0
banagazozalnuri
(03.12.20)
fikri beğensem gider kendim yaparım sana niye para vereyim ben senden daha mı tecrübesiz, parasız, networksüz, gerizekalıyım da sadece sana ve sadece sana ihtiyacım var?

bu soruya cevap verebilen insanlar senin dediğin gibi iş yapabiliyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
"fikir" satmak diye bir şey yok açıkçası. patent yok , bir şey yok. satmanız gereken bu işle alakalı tüm fizibilite çalışması, tüm bağlantılar vs vs vs vs.. özellikle de meselenin bağlantılar kısmı çok önemli. bu fikir sonucunda siz bu ürünü/hizmeti kime satacaksınız? müşteriniz hazır sizi bekliyor mu? (varsa) muadilleri yerine neden sizi tercih etsinler?

örneğin whatsapp'tan daha iyi bir mesajlaşma app'i yazmak için fikriniz var. çok da güzel bir app olacak. ama kim kullanacak? birileri kullansa bile parayı kim verecek?

angel investor'a, "böyle bir fikrim var, kesin para kazanır" diyemezsiniz. ihtiyacı belirlemiş, müşterinizi hazırlamış, nakit akışını vs projeksiyonu çıkarmış olmanız lazım.
0
co2s2
(03.12.20)
Yatırımı vermek için 2 kriterleri var genelde:

1- İş mantıklı mı. Bugün 10 lira yatırırsam yarın 10 milyon lira kazanabilir miyim?

2- Daha önemlisi, bu adam bu işi yapabilir mi?

Yatırımcı senin fikrini çalıp işi kendisi yapmaya çalışmaz, o kadar çalışkan insanlar değiller onlar, zaten zenginler, tek dertleri paralarını katlamak. Fikri ve enerjisi olan kendi kendini fund edip yeni startup kuruyor zaten yatırımcılık yapmak yerine. Bu bahsettiğim tabi angel investor'lar için geçerli, yani kendi parasıyla yatırım yapan insanlar için.

Bir de VC denilen elemanlar var, bunlar başkalarının parasıyla yatırım yapıyorlar. Bunlar senin fikrini çalmakla hiç uğraşmazlar, çünkü para da kendilerinin değil.

İkna edici olman için fikrinin çok iyi olmasına gerek yok dedim, şundan dolayı, o kadar early-stage'de hangi fikrin iyi hangisinin kötü olduğunu ayırt edemiyorsun zaten. Edebiliyor olsak yatırımcılık çok kolay bir iş olurdu, ama değil. O yüzden fikirden ziyade elemana bakıyorlar. Tecrüben ne, kafan çalışıyor mu, yeterince istekli misin, işler kötüye giderse ağlamak yerine işi düzeltebilecek misin vs. vs.

Kendine güvenmiyorsun gördüğüm kadarıyla, yatırımcı bunu sezerse zaten yatırım yapmaz. Ama ekip kurup birlikte girebilirsin işe, zaten "ayrı uzmanlık alanları" demişsin, tek başına yapmaman daha mantıklı olur.

Hisse konusu da şöyle: seed yatırımda %10 altı para alıp 100k $ civarı bir para veriyorlar. İşler iyi gidiyor ama hala yatırıma ihtiyacın varsa şirketin %60'ına kadar satabiliyorlar, ondan sonra da ya exit ya IPO oluyor genelde.

tldr: kimse fikre para vermez, fikri satın almak diye bir şey yok.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.20)
özel mesajınıza özel mesajla cevap verdim ama özet olarak buraya da yazayım.

yatırımcı müşteriye nasıl ulaşacağınızı bilmek ister.

1 - bir şekilde müşteriye ulaşın, 212'li numaralarını arayın, linkedin'de birilerini taciz edin, gidin ofislerine kapılarına dayanın. elinizde satılacak, düzgün bir fikir varsa bir şekilde sizi dinleyeceklerdir. tercih edilen bir yöntem olmasa da, ticarette gayet yaygın bir yöntemdir.

2 - müşteri ile benzer ya da başka işler firmaları bulun. onlarla konuşun. fikri onlara satın ya da onları ortak edin ya da onlar sizi işe alsın.
0
co2s2
(03.12.20)
''' Yatırımcı senin fikrini çalıp işi kendisi yapmaya çalışmaz, o kadar çalışkan insanlar değiller onlar, zaten zenginler, tek dertleri paralarını katlamak. '''

hahahahahahahahahaha

ulan akşam akşam yine güldüm.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
(3)

grafikerler hangi color palette kullanıyorsunuz?

tamamhosdiyonda
Hangi siteleri kullanıyorsunuz acaba? Bir çok örnek var ama bilemedim, adobenin kendi sitesi de buna dahil
Hangi siteleri kullanıyorsunuz acaba?
Bir çok örnek var ama bilemedim, adobenin kendi sitesi de buna dahil
0
tamamhosdiyonda
(03.12.20)
favorim learnui.design
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(03.12.20)
grafiker olmamama rağmen bir tasarım için renk seçeceğim zaman genellikle bir manzara veya resim seçip onun paletini çıkarmaya çalışıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
adobe color'ı ben daha çok seviyorum ama başlığı takibe aldım. belki başka öneriler de vardır.
color.adobe.com
0
elektr10
(03.12.20)
(1)

seneye öğrenci affı çıkar mı

regina phalange
en son 2018'de çıkmıştı, neden af konusu hiç açılmıyor hükümet kanadında şu an, seçim vaadi olarak açıklasalar da masterımızı bitirsek.
en son 2018'de çıkmıştı, neden af konusu hiç açılmıyor hükümet kanadında şu an, seçim vaadi olarak açıklasalar da masterımızı bitirsek.
0
regina phalange
(03.12.20)
bir gönül alma operasyonu bekliyorum ben. kyk + af
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
(11)

Yazılımcılar çıkan hataları nasıl yönetiyorsunuz ?

marionette
Merhaba, full-stack yazılımcıyım. Birçok farklı altyapıdaki ürünün geliştirmesinde back-end, front-end hatta tasarımcı olarak rol aldım, hala da çalışıyorum. Sıfırdan da geliştirilse, hazır kütüphane de kullanılsa mutlaka gün geliyor bir senaryoda üründe hata çıkıyor. Çıkan hatalar kolayca tamir edi
Merhaba, full-stack yazılımcıyım. Birçok farklı altyapıdaki ürünün geliştirmesinde back-end, front-end hatta tasarımcı olarak rol aldım, hala da çalışıyorum. Sıfırdan da geliştirilse, hazır kütüphane de kullanılsa mutlaka gün geliyor bir senaryoda üründe hata çıkıyor. Çıkan hatalar kolayca tamir edilip hayati bir önem taşımasa da müşteri/kullanıcı gözünde prestij kaybı yaşanabiliyor.

Bir yanım artık bu işin hatasız yapılamayacağı, insan faktörünün illa ki bir şeyi düşünmemeyi veya fazla düşünerek başka probleme yol açmaya sebep olacağına ikna oldu. Bir yanım da her seferinde nasıl hatasız yapabiliriz diye çözüm arıyor. 6 senelik tecrübem bana bu işin doğasının bu olduğunu kabul ettirmeye yakın.

Hatasız bir yazılım geliştirme sürecinde bulunmuş biri var mı? Varsa nasıl? Genel olarak hızlıca kullanıma açtığımız için mi hatalar yaşanıyor? Kullanılmadan geliştirilip kullanılmaya başlayınca hataları çıkar bu sefer diye de düşünüyorum.

Kafam biraz karışık, siz ne düşünüyorsunuz?
0
marionette
(03.12.20)
biz yazılım derslerinde kodları ve algoritmları A4'e yazardık. sınavda da hoca A4'lere puan verirdi. bir hata yaptın kod çalışmıyor diyelim. sıfır geçmiş olsun.

şimdi elimizde 1000 yazılımcı var ise gerçek dünyada bunların belki 50 tanesi sıfır hata ile kod yazabilecek sabır bilgi ve donanıma sahiptir.

gerçek hayatta programı run edelim hataları düzeltelim çoğu insan tarafından daha anlaşılır bir metot olarak kalıyor.

yani 1000 yazılımcıyı bu şekilde yönetebiliyorsun. bir hata çıktı istifanı ver desen adam bulamazsın.

diğer mühendislik branşlarında da 3-5 böyle özel sektör.
0
duyurukullanıcısı
(03.12.20)
hatasız bir yazılım mümkün değil elbette ama minimuma indirmek için gerçek ortama geçmeden önce test etmen, ettirmen gerekiyor.

ondan da öte kod yazarken tdd'yi deneyebilirsin..
0
aziz dostum jack
(03.12.20)
(bkz: devsecops) denilen nane bu sebepten dolayı ortaya çıktı tam olarak. %100 hatasız ve güvenli kod mümkün değil ama buna yaklaşman mümkün. Şu videoda 12:20'den itibaren anlatıyor kısaca: www.youtube.com

Bu arada ben sadece güvenlik olarak baz almışım, üründeki genel bug'lar için farklı yöntemler tabii ki vardır. Güvenli - güvensiz kod olayı çok daha büyük bir problem bug'lardansa. Çünkü bug hemen ortaya çıkıyor, ama güvensiz bir kod 3-4 sene sonra bile operasyonu alt üst edebilir. Asıl endişen bu olması lazım.
0
roket adam
(03.12.20)
büyük ürünlerde hata çıkmaması mümkün değil. Ancak hataları production'a çıkmadan önce çözmek gerekir. dolayısıyla iş başlamadan önce kapsamlı bir analizi yazılmalı, tüm süreç bu analize uygun şekilde kodlanmadı. sonrasında test case'ler hazırlanmalı ve bir tester( yazan kişi test etmemeli) tüm bu case'leri test etmeli. Sonrasında ürün productiona hazır oluyor temelde.
0
ayin yazari
(03.12.20)
oncelikle unit test yazmak onemli. cunku yazilimda cikan hatalarin cok buyuk kismi unit testler tarafindan tespit edilebilecek hatalar.

daha sonra integration testler onemli. cunku diger buyuk hata kumesi de integration testlerle tespit edilbilir.

tabi bu testlerin cok sık calismasi lazim o nedenle de ci/cd prosesleri cok onemli. testler lokalde calistigi gibi ayni zamanda integrasyon sirasinda farkli platformlarda da test edilmeli. ornegin git push yapar yapmaz bir docker container icinde test edilebilir. bunun icin bircok arac var ornegin travis, jenkins vs.

ci/cd prosesleri otomotize edilmeli ki. bunun icin cesitli codepipeline yontemleri var. ornegin aws code pipeline ya da github actions pipeline icin kullanilabilir.

ayrica code coverage tool kullanilmali ki testler tarafindan denetlenmemis hicbir kod satiri kalmasin.

code review ve test case review farkli deneyimlerdeki ve uzmanliktaki gelistiriciler tarafindan cok disiplinli yapilmali.

kodlar mumkun oldugunca stateless yazilmali. icinde state barindiran her kod hata olasiligini katlanarak arttirir. bircok alette state sifirlamak icin bir kapat/ac yapmamizin temel nedeni budur. o nedenle mumkun oldugunca stateless functional kod yazmak bizi rahatlatir.

tespit edilmesi en zor hatalar asenkron calisan kod bloklarinda olur. cunku bu kod bloklari arasinda bir bagimlilik var ise asenkron calisan kod bloklarindan birinde gerceklesen islem zamani gecikmesi digerlerini etkileyebilir. bu hatalar cok problemli hatalardir cunku "hersey" ayni olsa bile "bazen" bu hatalar gerceklesir. network hizinda dalgalanma veya islemci sicakligindaki degisim bile bu tarz hatalara neden olabilir.

tum bunlar sayesinde elbette sifir hata saglanmaz, cunku bir projede bircok farkli kutuphane, framework kullaniliyor ve bunlardaki hatalar da sizi etkileyebilir. ya da bunlarla olan entegrasyon sizi etkileyebilir ama cok buyuk oranda hatalari dusurmus olursunuz.
0
emrahday
(03.12.20)
Hatasız kod olmaz +1.

Öte yandan ben testlerin kod kalitesini artırabileceğini düşünmüyorum. Kodunuzun ne kadar kaliteli olduğunu ölçebilir ya da hangi hataların varolduğunu gösterebilir, ama yeni hata çıkmasını engellemez. Test yapmak kodunuzun daha az bug üretmesini sağlamaz yani, sadece varolanları tespit etmenizi sağlar.

Kilo vermek istiyorsanız spor yapmanız ve az yemeniz lazım, tartılmak sadece sonucu gösterir, tartılarak kilo verilmez vs. Bunun gibi.

Neyse, bence hatayı minimuma indirmenin yolu kod karmaşıklığını minimuma indirmektir. Ne kadar güzel/sade bir mimariniz olur, ne kadar loosely coupled kod yazarsanız bug çıkma olasılığı o kadar düşer, çünkü bug'lar genelde developer'ın karmaşıklığın içinde kaybolmasından kaynaklanıyor benim gördüğüm.

Ha yine kodun kritik/karmaşık yerleri vardır, oraya unit test yazarsınız, her zaman çalıştığından emin olmak için e2e kurarsınız düzenli çalışır falan. Onlar ayrı. Ama "yeni bug" çıkma rate'ini düşürmek için mimarinizi ve mindset'inizi değiştirmeniz lazım.

Arada dikkatsizlikten de olabilir ama agile yapıyorsanız, günde 2-3 deploy çıkabiliyorsanız o hatalar zaten minik olur, çok bir şeyi bozmadan görüp düzeltebilirsiniz. Ayrıca external tester yerine developer'ın kodun düzgün çalışmasından sorumlu olduğu bir setting'in developer'ı daha iyi kod yazmaya teşvik ettiğini düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.20)
Ben de bu test süreçleri ve aşırı analiz planlama ile hantallaşma yerine en hızlı şekilde yayına alıp kullanıcıların da bu sürekli gelişim döngüsünde rol almasının mümkün olmasını hayal ediyorum. Bazı yazılımlar hatalı bir işlem yapınca bunu çok smooth bi şekilde bug reporta dönüştüren akışlar yapıyorlar. Hayalim kullanıcının da hem feature isteği hem bug rapor olarak nefret ederek değil de karşılıklı feedback olarak çalışabileceği bir yapı. Hatta belki bu tip tester-kullanıcılara fiyat avantajı vs tanınması. Çünkü 'tester' rolündeki insanların bulduğu hatalar sadece ekibi yıldırıp moral bozmaya sebep oluyor bazen. :D
0
🌸marionette
(03.12.20)
hatasız kod olmaz, "ilk çıkardığınız üründen utanmıyorsanız yanlış yapıyorsunuz" demiş steve jobs

hatasız kod için sürekli aynı işi aynı platformda öğrenme süreci olmayacak şekilde yapıyor olmalısınız.

ekibinizin hataları nerede yaptığını analiz edip buna göre bazı optimizasyonlar yapılabilir. mesela en sık yapılan == yerine = koymak gibi typolar. uygulanabiliyorsa MISRA C gibi kurallar tanımlayıp ekibi bu kurallara uymaya ve alışkanlık haline getirmeye zorlayabilirsiniz.
0
orpheus
(03.12.20)
@plutongezegendegilmi yazdiklarinin bircoguna katiliyorum ama sadece "test hata engellemez" dusuncesine katilimiyorum.

cunku yazilan automatik test kodlari ayni zamanda kodu yazarken gelistiriciye yol gosterici olur. ornegin yazdiginiz ve potansiyel olarak bug olsturacak kod ilk planda kodu yazdiginiz anda test edilebilir ve size bir geri bildirim yapacaktir. yani tum testlerden gecmeyen bir kodu zaten "git push" yapmayacaksiniz.

hadi yaptiniz, bu durumda da CI aksiyonu devreye girecek ve tum testleri calistiracak. bu sefer de sizin bu degisim yaptiginiz versiyon ana versiyon ile birlestirilemeyecek.

hadi bundan da gecti, bu sefer de CI/CD araci devreye girecek ve testlerden gecmeyen versiyonun production a alinmasina izin vermeyecektir.

yani potansiyel bug her seferinde potansiyel olarak kalmaya devam edecek. testler duzgun yazidiysa her adimda test duvarina carpacaktir. testler yazilmasa her satir kod degisikliginde urunun tamaminin test edilmesi imkansizdir, ama testler yazildiginda her degisiklik sonunda bir yer bozuldu mu diye bir geri donus alinabilir.

ayrica bir karmasayi da aciklayayim test ile kastedilen test kodlari. yoksa bir insan tarafindan yapilan manual test yapmak gecmiste kalan bir yontem.

ekleme: asagida @plutongezegendegilmi aciklamasina katiliyorum. kaliteli kod ve temiz kod yaklasimlari her zaman yazilan testten once gelir. yazilan kod kalite prensiplerine uymadiginda hersey sarpa saracaktir, test yazilsa da nafile. bu nedenle burada boyle bir duzeltme yapmak istedim.
0
emrahday
(03.12.20)
care tdd :) turkiye'de e-ticarette ilk 5'te olan bir firmanin altyapisini yeniden yazdik, en onemli kisim olan sepette, canlida 1 tane bug cikmadi, 1 tane bile. inanmasi guc. tabii ki eksiklikler vardi, sonraki versiyonlarda tamamlandi. tdd sayesinde sisteme yeni ozellikler katmakta cok kolaylasti cunku testler sayesinde her kodun dokumantasyonu var ve herkes her yere kolayca girebiliyor.
0
tahtakafa
(03.12.20)
@emrahday, hocam biliyorum bahsettiğiniz konuları ama kastettiğim farklı bir şey.

Şimdi diyelim yeni bir X feature'ı geliştiriyorum, bunu geliştirirken de varolan bir A fonksiyonunu değiştirmem gerekti. Bu A fonksiyonu, Y,Z,T gibi bir sürü diğer feature'u da etkiliyor olsun.

A fonksiyonunu değiştirdiğim için testler patlayacak, testleri de değiştirmem lazım. Üstüne sadece yeni geliştirdiğim X'i değil, Y,Z,T feature'larının da nasıl çalıştığını ve yeni testlerin sadece X'i değil, Y,Z ve T'yi de kontrol ettiğinden emin olmam lazım.

Bu şekilde kod yazmak hem development'ı yavaşlatıyor, hem de bir developer'ın bilmesi gereken business miktarını çok artırıyor. Yeterince büyük bir projede geliştirme yapmak zamanla imkansız hale geliyor bu yüzden.

Peki alternatif nedir? A yazıldıktan sonra onu çok zorunda kalmadıkça değiştirmemek. Onun yerine bir B fonksiyonu yazıp, A'yı extend etmek. Bunu yaparsam sadece B'ye test yazıp geçebilirim. Bunu yapmıyorsam, önceden A'ya yazılan testler anlamsız hale geliyor, çünkü kod değişti. Her değişiklikle birlikte bir sürü başka testi değiştirmem gerekiyorsa bu da maliyeti inanılmaz artırıyor ve mimaride bir sorun var demek oluyor. SOLID'in O'su bundan bahsediyor aslında.

Yani demek istediğim test yazmayın değil. Ama mimari düzgün değilse, iyi kod yazılmıyorsa test anlamsız bir hale geliyor. Sadece test olması kodun iyi olduğunu garanti etmiyor. Test yazarak yeni çıkan 100 bug'ın 80'ini yakalayabiliyorsun, güzel, ama elde 20 bug var. Mimari düzgün olsa 10 bug çıkacaktı, overall'da daha iyi durumda olacaktık. Demek istediğim şey bu.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.20)
(6)

Magrabi kapanmış, gözlüğümü kim yapacak?

kırmızıayakkabılıgargamel
Merhaba, Akmerkez Magrabi’den numaralı gözlük almıştım, gözlüğün sapı yamuldu ve gözlük yüzümde yamuk duruyor haliyle. Magrabi bu gözlüğü bana satarken ömür boyu garantili, eğer sorun yaşarsan gelip yaptırabilirsin demişti ama Magrabi Türkiye’den çekilmiş. Gözlük kurun artmasıyla birlikte çok pahalı
Merhaba,

Akmerkez Magrabi’den numaralı gözlük almıştım, gözlüğün sapı yamuldu ve gözlük yüzümde yamuk duruyor haliyle. Magrabi bu gözlüğü bana satarken ömür boyu garantili, eğer sorun yaşarsan gelip yaptırabilirsin demişti ama Magrabi Türkiye’den çekilmiş.

Gözlük kurun artmasıyla birlikte çok pahalılaşmış, şimdi bek güvenip kime yaptıracağım bu gözlüğü? Titanyum çerçeveydi ve sapı da titanyum. Gözlüğü Etiler’de bi gözlük şubesine vs mi götürsem yapmaları için? Belki daha çok dikkat ederler. Gözlük kırılırsa bir daha alamam :( ve numaram 5.0 :(
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.12.20)
Markayı bilmiyorum ama bahsettiğiniz gibi prestijli, pahalı ve ömür boyu garanti vermiş bir markaysa ürününün arkasında durur türkiyeden çekilmiş olsa da. Ki genelde de öyle oluyor, birkaç teknoloji markası da tr den çekildiğinde desteğimiz devam edecek falan yazmıştı.
Yani onlarla iletişime geçin, umarım fişiniz vs vardır. Ben bunu nerede nasıl yaptırabilirim diye sorun, destek rica edin.
Öte yandan gözlük sapı yamulması da kullanıcı hatası denilebilecek bir şey. Ona da hazırlıklı olun.
0
senolll
(02.12.20)
yazsana websitesine
0
duyurukullanıcısı
(02.12.20)
Magrabi bildiğim kadarı ile Atasun gibi tabi daha lüksü bir gözlük satış şirketi.
Bu nedenle Magrabi'ye ulaşmayı denemek ile birlikte, gözlüğünün markası olan şirkete de ulaşman yararlı olabilir. Onların servisi, desteği vs. vardır.
0
cursor
(02.12.20)
Evet Magrabi Atasun gibi ama daha lüks markalar satıyor sanırım, çok fazla da şubesi yok. Magrabi’ye e-mail attım şimdi ama dünyaca ünlü bir oluşum değil muhtemelen, sadece Mısır’da hizmet veriyorlar. Yine de şansımı deneyeceğim.

Gözlüğümün markası Silhouette, onlara da e-mail atayım, teşekkür ederim.

Kullanıcı hatası kesinlikle, zaten çok hassas bir gözlük. Ama Magrabi’ye gitsem güvenilir tamirci bulurdum şimdi bi gözlükçüye versem tamir sırasında kırsa yanlışlıkla, ne yapacağım yani? Gözlük 2.500 TL’ye yaklaşmış, sadece çerçevesi. Ve yakında güncelleme yapılacakmış 3 bin TL olabilirmiş dedi bi yerel gözlükçü.
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(02.12.20)
Çoğu optikçi satıyor o markayı
El becerisiyle düzeltiliyor genelde çerçeveler
0
bir soru sorcam
(02.12.20)
@bir soru sorcam çerçeve değil, sapın çok kritik bi noktası yamuldu
0
🌸kırmızıayakkabılıgargamel
(02.12.20)
(3)

baba ölünce soyadı değiştirmek

Tochinoshin
Var mı böyle bir şey? erkeğim. Annenin babasının soyadını mı almak zorundayım yoksa kafama göre soyadı seçebilir miyim?
Var mı böyle bir şey? erkeğim. Annenin babasının soyadını mı almak zorundayım yoksa kafama göre soyadı seçebilir miyim?
0
Tochinoshin
(01.12.20)
seçebilirsin diye biliyorum
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.12.20)
doğum yeri hariç her şeyi değiştirebilirsin diye biliyorum
0
duyurukullanıcısı
(01.12.20)
Ben soruyu tam anlamadım. Doğunca babanızın soyadını alırsınız. Babanız ölünce soyadınız değişmez ki? Eğer babanızın soyadını artık taşımak istemiyorsanız bunun için dava açıp nedenleriyle (neden mevcut soyadımı değiştirmek istiyorum) açıklayıp onun yerine alacağınız soyadını (çünkü beni çevremde öyle tanırlar, çünkü babamdan değil dedemden babalık gördüm vs) savunmanız gerekiyor. Örnekler var oradan biliyorum. Avukat değilim. Her halukarda annenin babasının soyadını almanız gibi bir zorunluluğunuz yok, onu biliyorum.
0
SiyamkedisiZorro
(01.12.20)
(2)

İlgili datanın harita üzerine işlenmesi

hystarie
Arkadaşlar selam. İş emirleri ile ilgili gün içerisinde excele bir çok data giriyorum ve bu datalar birbirleri ile ilişkili oluyor. Örneğin; A ekibi 1. bölgede çalışıyor B ekibi 2. bölgede çalışıyor ve 100lerce ekip olduğunu düşünün. Bu ekiplerinde çakışmasını istemiyorum. Tabi iş emirlerinin süresi
Arkadaşlar selam. İş emirleri ile ilgili gün içerisinde excele bir çok data giriyorum ve bu datalar birbirleri ile ilişkili oluyor. Örneğin; A ekibi 1. bölgede çalışıyor B ekibi 2. bölgede çalışıyor ve 100lerce ekip olduğunu düşünün. Bu ekiplerinde çakışmasını istemiyorum. Tabi iş emirlerinin süresi filan da var.

Ben istiyorum ki A lokasyonu yazınca ben haritada A lokasyonunu tanımlayım küt orasının rengi değişsin emir süresi bitince rengi normale dönsün birden çok ekip gelince kırmızı olsun falan filan. Bunu hangi program ile nasıl yapabilirim.
0
hystarie
(26.11.20)
twitter.com

şöyle mi?
0
duyurukullanıcısı
(26.11.20)
power map
0
gurur
(26.11.20)
(1)

Yatırım araçlarını temelden nasıl öğrenebilirim?

soru icin geldim
Selamlar.Bende aylık ufak birikimlerimi faydalı ve değerli hale getirebilmek için yatırımla ilgili bilgiler öğrenmek istiyorum. Borsa,hisse,fon,eurobond,tahvil,portföy vs. gibi kavramlar bile kulağıma yabancı geliyor. Mesela geçen burada soru sordum hisse değil fon yatırımı veya temettü tavsiye etti
Selamlar.Bende aylık ufak birikimlerimi faydalı ve değerli hale getirebilmek için yatırımla ilgili bilgiler öğrenmek istiyorum. Borsa,hisse,fon,eurobond,tahvil,portföy vs. gibi kavramlar bile kulağıma yabancı geliyor. Mesela geçen burada soru sordum hisse değil fon yatırımı veya temettü tavsiye ettiler. Hisse ile fonun farkını bile bilmiyorum. Neye, nasıl yatırım yapacağım bu konuda bilgim bile yok
0
soru icin geldim
(23.11.20)
mahfi eğilmez kitaplarından başla.

youtube'da 'akademik title' ı olan kişilerin videolarını izle.

en en önemlisi en az 6-7 kitap bitir makro-micro iktisat ile ilgili.
0
duyurukullanıcısı
(23.11.20)
(10)

Amazon Türkiye'den telefon alınır mı? Deneyimi olan?

la lykia
Daha önce Amazon'dan hiç alışveriş yapmadım.Genelde yorumlar çok iyi ama MNG kargo ile çalışıyor olması beni korkutuyor, sanırım kargo işi biraz şans işi :(Pahalı elektronik ürün alıp olumlu deneyimi olan veya sorun yaşayan var mı?
Daha önce Amazon'dan hiç alışveriş yapmadım.
Genelde yorumlar çok iyi ama MNG kargo ile çalışıyor olması beni korkutuyor, sanırım kargo işi biraz şans işi :(
Pahalı elektronik ürün alıp olumlu deneyimi olan veya sorun yaşayan var mı?
0
la lykia
(23.11.20)
hangi ildesin? mng, agt ve kolay gelsin olmayan yerlerde var sadece. bir sorun yaşamazsın, yaşasan bile güzelce seçerler. ben sırf bu yüzden daha pahalı olmasına rağmen amazondan aldım.
0
jelly bear
(23.11.20)
iki kere amazon.com.tr üzerinden satıcısı amazon olan telefon aldım. ikisi de "kolay gelsin" kargo firması tarafından 1 günden kısa süre içerisinde elime ulaştı. şimdiye kadar telefonlarla ilgili bir sorun olmadı.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(23.11.20)
iphone 11 aldım herhangi bir sorun yaşamadım. büyük şehirlerde kargo işi zor tabi. küçük şehirlerde daha sakin olduğundan kargolar daha iyi çalışıyor
0
avatar is back
(23.11.20)
Satıcı amazon ise alınır. Verdiğim siparişlerin hepsi kolay gelsin ile geldi.

Değil ise, kargo şirketi değişikliği talep edilir bence satıcıdan. Bir de ürünün amazon garantisi altında olup olmadığına bakın. Satıcı ve gönderici bilgisinin altında yazıyor garanti altında diye.

Bu garanti ürünün sağlam gelmesini falan garanti ediyor, yoksa 2-3 senelik ürün garantisi değil diye biliyorum.
0
Novice
(23.11.20)
1 ay önce sipariş etmiştim ertesi gün iptal etmislerdi. Paramı hemen yatirmislardi.
0
bepicolombo
(23.11.20)
Çok teşekkürler öncelikle.

@Jelly bear, İzmir'deyim, şurada gördüğüm kadarıyla İzmir'de varmış kolaygelsin ve agt.

www.amazon.com.tr

ikisinden (kolaygelsin ve agt) birini seçebiliyor muyuz, hangisi daha iyi acaba?

Şu telefona bakıyorum:

www.amazon.com.tr

"Amazon tarafından satılır ve gönderilir." ibaresi var.

@Novice, dediğiniz ibare bu mu acaba?

@bepicolombo, neden iptal etmişlerdi?
0
🌸la lykia
(23.11.20)
ben geçen aldım bir sorun olmadı
0
duyurukullanıcısı
(23.11.20)
iPhone XS aldım. Çok memnunum.
Sadece alışveriş yaparken kredi kartını kabul etmedi güvenlik için. 2 tane birden alacaktım. Sonra hesabı kapattı. Sonra açmaya çalıştım müşteri temsilcisiyle. Açıldı. Sinir bozucu bir deneyimdi ancak fiyatı çok uygundu. Razı oldum. Teslimat çok hızlıydı.
0
cliquot
(23.11.20)
Bana bir kere agt geldi. İzlenimim, kolay gelsin daha iyi fakat agt ile de sorun yaşamadım.

Evet, bahsettiğim buydu. Amazon kendisi satıyorsa muhatap belli olur.
0
Novice
(23.11.20)
Satıcısı Amazon olan pahalı elektronik eşya aldım. Kargo da zaten Kolaygelsin
0
nhtzmc
(23.11.20)
(5)

Korona için dava açmak

minikbrowni
Ben şimdi korona oldum diye; Çin’e, Türkiye’ye filan dava açamıyor muyum?Sonuçta bu virüs Çin’in yeteri kadar önlem almamasından dolayı oldu ve belgelendirebileceğim maddi ve manevi kayıplarım var. (Not: Eee o zaman herkes açar diye bişeyle gelmeyin, açsın beni ilgilendirmez)Ayrıca aynı sebeple Türk
Ben şimdi korona oldum diye; Çin’e, Türkiye’ye filan dava açamıyor muyum?

Sonuçta bu virüs Çin’in yeteri kadar önlem almamasından dolayı oldu ve belgelendirebileceğim maddi ve manevi kayıplarım var. (Not: Eee o zaman herkes açar diye bişeyle gelmeyin, açsın beni ilgilendirmez)

Ayrıca aynı sebeple Türkiye’ye de açabilmem lazım, beni korumadığı, önlem almadığı için. Zaten muhtemelen ben bu hastalığı bir bakanlığın bir sınavında iken kaptım.

Hem biz (tüm dünya) bu Çin’e neden yaptırım uygulamıyoruz? Çin hükümetini uluslararası mahkemede filan yargılanması gerekmez mi? Trumpa bile kızıyorlar Çin virüsü dedi diye ama Çin virüsü işte. Çin’den çıktığına emin mi değiliz?

Nedir bunun uluslararası karşılığı? Aman ırkçılık olur filan ayağına görmezden mi geleceğiz? Yada iyileştik diye kenara mı çekileceğiz? Kim bunun suçlusu illa ki birileri görevini tam yapmadı yada kötüye kullandı.
0
minikbrowni
(17.11.20)
uluslararası mahkeme neresi tam olarak?
0
duyurukullanıcısı
(17.11.20)
saçma. en iyi ihtimalle yapılabilecek şey çin'e o hayvan pazarlarını bir şekilde kapattırmak olur.

bir de bu önlemden kastınız nedir ben bunu anlamıyorum. dünyanın en gelişmiş ülkeleri bile karantinayı uzatamıyor türkiye'den ne istiyorsunuz? kimse keyfi için çalışmıyor aç kalmamak için çalışıyor. 1 yıl boyunca kimse çalışmasa bugün corona nedeniyle ölen 1 milyon 300 bin kişi yerine belki onlarca milyon açlıktan ölür. sistem çöker. o işler öyle kolay olmuyor.
0
bohr atom modeli
(17.11.20)
@duyurukullanıcısı siz bilmiyorsunuz sanırım; bahsettiğim “uluslarası ceza mahkemesi” idi, Hollanda Lahey kentinde bulunuyor.

@bohr, Türkiye’den; istediğim zaman ücretsiz bir şekilde test yapmasını, esnek çalışma denilen şeyi valilere atarak değil cesurca çıkıp, uygulamasını, hasta olduğumda karantina da iken, temel ihtiyaçlarımı karşılasın yardımcı olsun isterim. Madem sistem çöküyor peki çalışalım ama hatta 10 otobüs varsa 30 otobüs olsun, kurallar yüzde yüz uygulansın, maske takmayan kalmasın devlet halkına maske dağıtsın. Bunları istiyorum sadece çok bişey istemiyorum.
0
🌸minikbrowni
(17.11.20)
Maddi manevi kayıpların belgelendirilebilir ama Corona virüsüne yakalanmanı kendi ihmalkarlığının dışında olduğunu belgelendirmek nerdeyse imkansız.

Çin, küreselcilerin laboratuarı niteliğinde bir yer sadece. İnsanların eli mahkum herkes bir şekilde izleme altında.

Koronayı bir an için sokaktaki vatandaş gibi sadece hastalık, Çin'e dava açmak falan gibi görmek yerine bir kaç level daha üste çıkarak, birileri açısından geleceğe yönelik bazı planların ilk aşaması olarak görmeyi deneyebilirsin .

Aşı konusunda neden bu kadar ısrarcı olunduğu, neden çin'de şu an hayatın normal şekilde devam ettiği, bilimin aslında kimlerin tekelinde olduğu, ürünlerdeki standartların kime göre şekillendiği, algı yönlendirmeleri, yapay zeka, singularity.. ve
male, female, gender, x kuşağı, y kuşağı derken en sonunda nötr insan elde etme yolunda döşenen taşları oku araştır.
O zaman bak göreceksin öğrendiklerinle Çin'e açılacak davanın sonucu hiç umrunda olmayacak.
0
Erva
(17.11.20)
@erva yani yıllardır yaptığımın dışında bişey yapmadım. Güzel güzel yaşıyordum yani bence ihmalkarlık bende değil devletlerde.

Ayrıca şu an amacım “büyük resmi” görmek değil. Kısasa kısas gibi düşün. Eğer ben bi zarar gördüysem bunun sorumluları hesap vermeli en azından zararımı karşılamalı. Diğer anlattığın kısımları sadece benim bilmem tek başına bi faydası yok ki.
0
🌸minikbrowni
(17.11.20)
(12)

keanu reeves

duyurukullanıcısı
bu eleman hiç birşey yapmayarak nasıl bu kadar karizmatik olabiliyor?
bu eleman hiç birşey yapmayarak nasıl bu kadar karizmatik olabiliyor?
0
duyurukullanıcısı
(13.11.20)
bence öyle doğmuş
0
hazen
(13.11.20)
matrix gibi bir filmde oyna. sonra sokağa çık. gerisi gelir.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(13.11.20)
Yüzü temiz falan. Bayağı parlak. Bir de karı kız meseleleri, alkol, uyuşturucu vs. İle pek gündemi yok. Kullanıyorsa bile gündem olmuyor.

He bir de Matrix'te oynamışsin. 2000lerin başında Matrix muazzam bir filmdi.(gerçi hala öyle) o saçma sapan kimseye yakışmayan gözlüğü hepimiz taktik maalesef :((
0
westblack
(13.11.20)
Kirma oldugu icin.

Dobermanlar da birsey yapmiyor ama karizmatikler. :D
0
cooperr
(13.11.20)
adamın matrix'te mimiği yok resmen tüm film karizma karizma geziyor.

bunun bi metodu olmalı bence.
0
🌸duyurukullanıcısı
(13.11.20)
İyi bir oyunca değil aslında. Hatta çok kötü rol çıkardığı filmleri var. Ama gerçekten karizmatik ve düzgün biri. Hoş adam.
0
old possum
(13.11.20)
Yakışıklı ve cool
0
Hallegadola
(14.11.20)
Düşününce evet, doğal bir soğukluk ve gizemi var (herhalde karizma bu oluyor) dolayısıyla gülümsediği ve güldüğü zaman bunu daha değerli bulunup iyice merak ettiriyor kendini ("Bu cool adam neye gülüyor acaba ya" gibi)

Matrix'e katılmakla beraber öncesinde Şeytanın Avukatı da var. O filmde de oldukça etkileyici olduğunu düşünüyorum ben. Öte yandan filmlerden bağımsız olarak baktığımda oyunculuk olarak çok dar bir kalıpta gibi görüyorum. Zaten adamın filmografisini düşününce aklıma gelenler Şeytanın Avukatı, Matrix, Hız Tuzağı, Ronin 47, John Wick oluyor. Demek ki yapımcılar, yönetmenler de onu bu tür rollere uygun görmeye başlamışlar.

Dipnot : Tüm oynadığı filmlere hızlıca bakınca içlerinde bazı bildiklerim var ama 7-8 tanesini belki hiç görmemişim bile. O filmler de aksiyon dışı filmler olmuş genelde. Demek ki diyorum o tür filmlerde pek öne çıkamamış Keanu, ya da dikkat çekmemiş film.
0
burka
(14.11.20)
TLDR: PRi cok iyi calisiyor.

Sisteme sifirdan girmis biri degil. Uvey babasi zaten Hollywood icerisinde (vasfini unuttum) yoksa bence nobody olarak bir bok yapamazdi. Adamin oyunculugu cok kotu. Sonradan da iste bebeginin olu dogmasi vb. hikayelerle PRini Allahu ekber daglarina cikardilar. Metro olayi tost makinesiyle fotograf cektigimiz zamanlardan onu da dahil ederek sad keanu, (hatta fat keanu) bilimum meme olagelen tum resimleri hepsi PR.

Kim o PRi akil ettiyse alnindan opup el ustunde tutmali.(keanu yapmali bunu, biz degil)
0
2oda1salon
(17.11.20)
Hiçbir şey yapmamak dediğin her film için aylarca it gibi çalışıp pro seviyede dövüşçü, savaşçı vb olurken diyetine, sağlığına, sporuna çılgınca önem verip genç ve zinde görünüp aynı zaman başarılı aktörlük yaparken bir yandan bu kadar şöhret ve paraya rağmen kişiliğini kaybetmeden sürekli hayır işleri ve çalıştığı kişilere büyük sadakat göstermek. Adam genetik olarak avantajlı tabi ama iyi bir aktör olması yanı sıra ne kadar iyi ve alçak gönüllü bir insan olduğunu anlatan şehir efsaneleri sayesinde bu kadar popüler oldu.
0
r_u_h
(11.01.21)
hiç bir şey yapmıyor derken mimik yok adam da demek istiyorum.

ama mesela bir yürüyüşü bakışı var

Clubbed To Death !!!

nasıl oluyor bu?
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.01.21)
@rock bottom

jack Nicolson ve Johnny Depp

sana el sallıyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.01.21)
(7)

Kedimin garip davranışının başlaması

baal
Merhabayın, kedim 3 gün evvel kucağımdayken suratımı ısırdı. Ben de normalde olduğundan biraz yüksek sesle ve uzun süre kızdım. Vurmadım ya da canını yakmadım ama çok kızdığımı anladı. Neyse bugün itibariyle biraz mal hareketler yapıyorlar. Evinde içiçe depar atıp birden durup çok acele hareketlerle
Merhabayın, kedim 3 gün evvel kucağımdayken suratımı ısırdı. Ben de normalde olduğundan biraz yüksek sesle ve uzun süre kızdım. Vurmadım ya da canını yakmadım ama çok kızdığımı anladı. Neyse bugün itibariyle biraz mal hareketler yapıyorlar. Evinde içiçe depar atıp birden durup çok acele hareketlerle kendi yalıyor, hemen ardından yine pat pat sağa sola atlayarak depar atıyor. Yine birden takla açıp gödünü falan yalamaya başlıyor. Böyle bir durum tecrübe eden oldu mu? Sizce bir şey yapmak gerekir mi?
0
baal
(13.11.20)
Yavru veya ergen ise olur öyle şeyler. 2 yaşına kadar karakter değiştirirler 2 yaş civarında karakterleri oturur.
0
1bir1bir1
(13.11.20)
Bizim kedinin her zamanki hallerini anlatmışsın :D
0
elorelia
(13.11.20)
arada bir gelirler öyle.
bir de bazen bağırsak hareketi nedeniyle de öyle davranabiliyorlar.
0
blatta hiberna
(13.11.20)
Şu saatlerde duruldu. Bu arada kedi 3 yaşında. Normalde de mal hareketleri var ama bu biraz sağlıksız gibi geldiği için danışayım dedim. Biraz ürkek ve her an tekrar depar ve göd yalama döngüsünü girecek gibi.

Varsa tavsiye dinlenir.
0
🌸baal
(13.11.20)
şuraya goşayım
gödümü yalayayım
şimdi şuraya goşayım
burada da gödümü yalayayım
biraz durayım
gödümü yalamış mıydım?
0
duyurukullanıcısı
(13.11.20)
Depar atma hareketini özellikle gece vakti kedim her gün yapıyor. Anlattıklarınız klasik kedi hareketleri, peluş ayı değil bu sonuçta. Normal bence.
0
Hazelelif18
(13.11.20)
16 gun baktigim 5 yasinda bir kedi vardi. Ilk 12 gun akilli uslu cicek gibi saksi gibi olan hayvan bir anda evde depar atmaya basladi dediginiz gibi. Kulaklarini geriye atip her an saldiriya hazir modda bekliyor, korkup koltugun arkasina filan saklaniyordu durduk yere. Sonra yalaniyordu.

Bunlari yapmaya baslayinca nihayet kendini rahat hissedebiliyor artik diye dusundum, cunku o bir kedi, ve kediler gorunmez varliklarla savasmali :)
0
taurina
(14.11.20)
(5)

Cüneyt Özdemir Youtube'dan ortalama ne kadar gelir elde ediyordur?

levent bilgen
Zannedildiği kadar yüksek değildir ama merak ediyorum. Kendisinin önceliği maddi beklenti olmasa da ne gibi bir karşılığı oluyordur aşağı yukarı?
Zannedildiği kadar yüksek değildir ama merak ediyorum. Kendisinin önceliği maddi beklenti olmasa da ne gibi bir karşılığı oluyordur aşağı yukarı?
0
levent bilgen
(11.11.20)
bağışlar hariç aylık 4-5bin dolar sanırım. ama şu katıldan katılanlar çok oluyor. her yayın 40-50 kişi katılıyor. o da aylık 5-6bin liraları geçiyor. sponsorlu içerikler ve bireysel bağışlar hariç.

hesaplamayı tamamen yurtiçi izleyiciye göre yaptım ama yurtdışından da çok izleniyor. onu da hesaba katarsak aylık 4-5bin dolar dediğim kısmı aylık 7-8bin dolar olarak sayabiliriz bence.

not : tamamen tahmindir
0
avatar is back
(11.11.20)
10bin USD rahat kazanıyordur. Eski içerikler de getiriyordur muhakkak
0
olaylar olaylar
(11.11.20)
%30'unu google kesiyor(arkadaşlar direkt katıl bedelini mi yoksa düşülmüş halini mi hesapladı bilmediğimden yazmak istedim), kalanın %38 gibi bişeyini de devlete vergi olarak verdiğini hatırlatmaya geldim.
0
nhk ni youkosu
(11.11.20)
surada 2-32 bin uSD civari diyor
aylik min 5 K vardir kazanci
socialblade.com
0
exlibris
(11.11.20)
çalışan 5-6 kişi görüyorum. bu arkadaşlara 5-6k para verse aylık 25k
5k'da ofis olsa

30k. bir 30k'da kendine kalıyordur.

60kTL 7,5kUSD/ay

ülkenin en çok izlenen youtube kanalı neredeyseç. normal. hatta düşük.
0
duyurukullanıcısı
(11.11.20)
(9)

Bu nasıl %12 enflasyon?

Mehmet Ersoz
şubat 2019da 32 tlye aldığım akım korumalı priz şu an 64 lira. bu nasıl %12 enflasyon?
şubat 2019da 32 tlye aldığım akım korumalı priz şu an 64 lira. bu nasıl %12 enflasyon?
0
Mehmet Ersoz
(10.11.20)
geçen sene tam bu ay bim'den kilosunu 45₺'e aldığım hurmanın kilosu bugün 68₺. zaten çarşı pazar enflasyonu %40-50. tuik enflasyonu tuvalet terliği fiyatlarını baz alarak yaptığından 8-12 çıkması normal.
0
malheiros
(10.11.20)
akp enflasyonu o. maaş zamlarının falan belirlenceği dönemde eksilere kadar düşüyor.
0
hadsafhada
(10.11.20)
Bu tarz ürünlerin üretimini yapan bir firmadan olduğum icin soyliyim; covid sebebiyle fiyat artisi yapildi bazi ürünlerde çünkü talep azaldi.
Kısacası bu ürün gruplarina da vurmuş olabilir.
Onun dışında dovizin düşeceği, Çin'den üretimin Türkiye'ye akacagi falan filan söyleyen benden daha bilgili arkadaşlar aslında senin ne kadar ucuza aldigini, şükür etmen gerektiğini falan sana anlatabilir. Ama genelde böyle başlıklara gelmiyorlar prensip(!) olarak.
0
logisticsmanager
(10.11.20)
beğendiğim motor 85k'dan 191k'ya çıktı.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.20)
Haklısın.
0
trixi
(10.11.20)
Geçen nisan ayında giydiğim montun cebinde bir fis buldum. Cin mısır 3,50tl . Tesadüf aynı marketteydim dedim bakayım şimdi kaç TL 4,00tl. Tek fark var arada geçen seneki 1kg bu seneninki 500gr
0
primetime
(10.11.20)
E doğru değil mi işte? %12 aylık enflasyon değil mi?

Aylık ortalama %10 olsa hesap doğru, ben mi yanlış bakıyorum olaya?
0
John Bloor
(10.11.20)
Enflasyon hesaplarken, priz 2 katına çıkmış %100 enflasyon diye hesaplanmıyor. Pek çok ürüne ve hizmete (kira vs.) bakılıyor. Hepsi de kullanım oranlarına göre ağırlığı farklı oluyor. Yumurta'nın ağırlığı ile ampulün ağırlığı bir değil.

Ancak enflasyon artışta ve artmaya devam ediyor. %20'lere dayandı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.11.20)
@john aylık değil açıklanan yüzde 12. Yıllık.
Aylik %1 falan aciklaniyor iste.
0
logisticsmanager
(10.11.20)
(2)

bu ürünün materyalinin ismi nedir?

yemrem
ekran koruyucunun kılıfı olarak geldi. bu üründen birkaç metrekare almam lazım. ancak ismini bilmiyorum, bu ürünün materyalinin ismi nedir? mobilden girenler için foto linki: https://hizliresim.com/us7luE
ekran koruyucunun kılıfı olarak geldi. bu üründen birkaç metrekare almam lazım. ancak ismini bilmiyorum, bu ürünün materyalinin ismi nedir?

mobilden girenler için foto linki: hizliresim.com
0
yemrem
(10.11.20)
Bunu laminat parke altı şiltesi olarak internetten bulabilirsiniz.
0
dreamsandcolours
(10.11.20)
çevrenizde laminat parke dükkanı varsa onlardan isteyebilirsiniz.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.20)
(4)

Sizce Berat mı Ayrılmak İstedi Yoksa Tayyip mi Berat'ı İndirdi

onkiloversemtamamım
Ben tayyip'in; Berat'ın ekonominin başında olmasının hata olduğunu farkettiğini ve Berat'ı görevden aldığını düşünüyorum. Sizce nasıl oldu?
Ben tayyip'in; Berat'ın ekonominin başında olmasının hata olduğunu farkettiğini ve Berat'ı görevden aldığını düşünüyorum. Sizce nasıl oldu?
0
onkiloversemtamamım
(09.11.20)
@tolkien ama şöyle de bir durum var, 1 hafta önce ekonomik kurtuluş savaşı başlatacağını söyledi, 2 gün önce tcmb başkanını görevden aldı, şimdi de maliye bakanı gitti. ben ekonomiyi daha güvenilir kişilere bırakmaya çalıştığını düşünüyorum.
0
🌸onkiloversemtamamım
(09.11.20)
ortada berat'ı kızdıran bir kriz var orası kesin.

en son gelişmeye bakalım mb başkanı değişti.

demek ki berat mb yeni başkanını istemiyordu. büyük ihtimalle yeni başkan berat'ın dediklerini yapmayacaktı.

buradan yine yeni başkanın tayyip'e yeni yol haritası sunduğu ve buna da berat'ın ters düştüğü anlaşıyor.

yani.

tayyip ağbal'ı çağırdı ne bu ekonominin hali dedi. ağbal şöyle böyle yapılırsa düzelir dedi. tayyip yapın dedi. ağbal berat ve uysal bunları yapmaz dedi. tayyip berat'ı çağırdı ağbal'ın dediklerini yapmalarını söyledi. berat itiraz etti. tayyip o zmn mb başkanını değiştiriyorum nasıl olsa beraber çalışacaksın diye ağbal'ı getirdi. berat'tan istifa tehdidi geldi. biraz beklenildi ikna çabaları falan. berat kriz anı ile instagramdan bastı istifayı.

yani büyük ihtimal ile böyle olmuştur.
0
duyurukullanıcısı
(09.11.20)
Kim ne derse desin zamanlama manidar. Biden gelince tutustular. Bir bakmissin s400den ambargo, halkbanka cezalar dolar bir anda 10-12 olursa hangimiz sasiririz. Berat dedi tum kufru ben yiyorum, ihale bana kaliyor baslarim sizin bakanliginiza dedi basti gitti. Harbiden tum ihale adama kaliyor, adam twitterda surekli hashtag damat asagi damat yukari:)
0
neverletyougodown
(09.11.20)
güvenilir kişilere bırakmak dediğiniz için yazıyorum. erdoğan bizzat kendisi alanının ekonomi olduğunu iddia edip, bu illüzyonla yaşayan biri. ekonomistlerin bir tarafıyla güldüğü faiz, enflasyon çıkarımlarıyla yön verildi politikalara. şimdi sanki yoğun bakımdan dün çıkıp dolar tabelasını görmüş gibi davranıyor birileri. lütfen yemeyin.
ilk zamanlarda etrafında birçok alanda daha donanımlı ama fanatik partili olmayan insanlar varken bugün sadece biat edenlerle çalışmayı seçen yine kendisi.
yeni seçilen akp'liden de işi ehline vermek gibi bir derdi olmadığını görebilirsiniz.
0
not dark yet
(10.11.20)
(6)

Marmara depreminde bina yıkılmadı diyelim; peki ya sonrası?

Münir
Büyük Marmara depremi için stresliyiz. Oturduğumuz ev sıfır bina, iskanında perde tünel sistem yazıyor. Bu anlamda binadan sağ çıkarız diye düşünüyoruz ancak ortamın kaosunu düşününce iç daralması mevcut tabi. Çünkü bulunduğumuz mahallede sağlam binalar olsa da eski yapılar da çok ve fazlasıyla yıkı
Büyük Marmara depremi için stresliyiz. Oturduğumuz ev sıfır bina, iskanında perde tünel sistem yazıyor. Bu anlamda binadan sağ çıkarız diye düşünüyoruz ancak ortamın kaosunu düşününce iç daralması mevcut tabi. Çünkü bulunduğumuz mahallede sağlam binalar olsa da eski yapılar da çok ve fazlasıyla yıkım bekleniyor (Anadolu yakasındayız). Biz de kapsamlı 2 adet deprem çantası hazırladık, 2 kişiyiz. Çanta bize birkaç gün için yeter ancak 2 haftalık yiyecek stoğu oluşturun diyen var. Arabamız da mevcut ancak o karışıklıkta aracı çıkarabilir miyiz? Yiyeceği suyu nereye stokluyorsunuz? Kedimiz de var; kedinin mamasını da koyduk çantalara ama bu çantalar ancak 3-4 gün idare eder bizi. Yiyeceği - suyu arabaya stoklayalım desek; araç çıkarabilecek miyiz meçhul. Hadi bina yıkılmadı ayakta kaldı; biz nasıl ayakta kalıcaz? Kaos için fazla uzakta aramayalım desek; Avrupa Yakası için çok daha kötü olur ancak Anadolu yakasında da E-5 in üstünde Gülsuyu, Sultanbeyli gerçekleri var. Evine güvenmekle de bitmiyor ki stres; hadi bina yıkılmadı hayatta kalma planlarınız neler? Haydi biraz dertleşme olarak düşüncelerimizi paylaşalım mı :(?
Not: Evet biraz anksiyete oluştu.
0
Münir
(08.11.20)
öncelikle bu panik hali ile plan falan yapılmaz. birbirinizi gazlar gerersiniz.

sakin olun.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.20)
önce sakin ol+1
kaçma değil, enkazda ölmeme çantam var. bina eski çünkü. çıkabilirsem ya ilk anda amatör birileri ya da yakınlarım (beni bulacakları noktayı biliyorlar) kurtarır.
planım bu. bir yıla kadar ist.u terketmeyi düşünüyorum.

ist.depreminde yıkım büyük olursa öyle arabayla falan çıkmanız zor sanırım.
ayrıca izmirde marketi gördünüz sanırım.
depreme nerde ne şekilde yakalanacağınız belli değil.
temkinli fakat sakin olun derim.
0
jimjim
(08.11.20)
Yapacağınız şey sağ kurtulusaniz doğru izmit e doğru yürümek olmalı.
Gebze feribot Yalova vs.
Şehirden uzaklaştıkça oralarda yardım bulunabilir.
0
kisa
(08.11.20)
Perde túnel sistemle yapılmış sıfır bina almakla zaten önlemlerin %99'unu almışsınız. 17 ağustos depreminde bile istanbulda ciddi bir tedarik zinciri problemi olmadı. Eşkiyalar da yaşayanlara değil, enkaza dadanıyor. Dolayısıyla bu kadar stres yapmana gerek yok, alabileceğin max önlemi almışsın zaten.

Ha 4 gün boyunca devlet duruma el koyamaz da o denli bir kaos olursa zaten çok daha büyük problemlerimiz var demektir, o zaman da alacağın diğer önlemlerin bir önemi kalmıyor. Öyle bir durumun da dünyada örneği yok.
0
roket adam
(08.11.20)
Yukarıda ki arkadaşlara katılıyorum. İzmite yürümek +1 uzaklaşmak lazım.

Arabaya da bir deprem çantası koyabilirsiniz. Araçla kaçamazsanız bile orada yedek malzemeniz olur. Deprem çantasını belki alamazsınız, hasar görür ya da evde yakalanmazsınız ama arabaya ulaşabilecek durumda olursunuz.
0
fezagezgini_4
(08.11.20)
o zaman 6 aylık yiyecek ve su stoğu yap.
parayı dolarda altında tutmakla aynı kapıya geliyor.
ben pandemi için 6 aylık su, yiyecek, ilaç ve normalde eve aldığım her malzemeden stokladım mesela.

depremde en kötü kanalizasyon sistemi çöker. böyle bir durum içinde bahçeniz varsa tuvalet yaptırın. çok fazla miktarda ıslak mendil alın tuvalet işide tamamdır.

deprem sonrası anarşi hırsızlık gibi olaylar için silah alın. en kötü pompalı tüfek alın.

elektrik kesilme ihtimaline karşı jeneratör ve fazla miktarda mazot alın.

kısaca bugünki medeniyet düzeyimizle, 15-20k masraf yapıp, 1 sene evden çıkmadan yaşayacak kadar stok yapmanız mümkün. bu malzemelerde evde fazla yer kaplamaz.
mesela ben makarnaları 10 litre pet su şişesinin içine dolduruyorum mis gibi.
0
aslindasorunumpsikolojik
(09.11.20)
(9)

plastik enjeksiyoncular, endüstriyel tasarımcılar

duyurukullanıcısı
bir firma bana olan borcunu nakit olarak değil plastik enjeksiyon kalıbı olarak ödeyeceğini söyledi.avukattı davaydı vs vs uğraşmaktansa kabul ettim.ben onlara bir tasarım vericem onlar bana kalıp verecekler.böyle garanti satılacak bir ürün var mı?
bir firma bana olan borcunu nakit olarak değil plastik enjeksiyon kalıbı olarak ödeyeceğini söyledi.

avukattı davaydı vs vs uğraşmaktansa kabul ettim.

ben onlara bir tasarım vericem onlar bana kalıp verecekler.

böyle garanti satılacak bir ürün var mı?
0
duyurukullanıcısı
(08.11.20)
Hahahahaha. Duyduğum en saçma ödeme yöntemi.

Önce şu soruları sorayım: O kalıp hangi makinede basılacak? Plastik hammaddeyi nereden temin edeceksin? Kalıbın periyodik bakımlarını kim yapacak. Kalıp kırılırsa tamirini kim yapacak?

Bu arada plastik hammadde için tedarikçiler 500 kilo gibi çok büyük miktarlarda MOQ (minimum sipariş miktarı) verirlerse hammadde alamazsın. Az miktarlarda alırsan da kol gibi fiyattan satarlar. O zaman da ürünün rekabetçi olmaz.

Neyse, garanti satılacak ürün: Cep telefonu kapağı ama modeller güncellendikçe kalıbın çekirdeğinin atılıp yeniden yapılması gerekebilir.

Onun dışında bir milyoncularda satılan bilimum plastik malzeme olabilir ama Çin gibi bir ölücü ülkeyle başa çıkamazsın Türkiye şartlarında. Çin fiyatlarıyla rekabet edemezsin yani.

Geçmiş olsun. Aman, hayırlı olsun.
0
himmet dayi
(08.11.20)
Ben olsam siperlik üretirdim.
0
dissendium
(08.11.20)
Enjeksiyon kalıbı pahalı bildigim kadarıyla ama basacak hammadde ve makine lazım. Plastik mobilya ayağı olabilir.
0
opitseri
(08.11.20)
abi ne yaptın sen ya:) himmet dayıya katılmakla birlikte bazı sorularım var. Kaç gözlü bir kalıp olacak? Yolluk sistemi ne olacak? Maçalı mı olacak? Dahası sen kalıbı kaç tonluk ve kolon arası ne olan makinede basacaksın? Kalıp çekirdekleri nasıl sertleştirilecek? Kaç adet baskı yapabilecek? Tek renkli mi toksa çok renkli mi olacak?
Sıcak yolluk sistemli olacaksa ne marka meme ve manifold kullanılacak? Aklımda çok fazla soru var. İnşallah hakkında hayırlısı olur.
0
Restclean
(08.11.20)
ya hacılar ben ürünü söyleyeceğim onlar kalıbı yapacak kaç gözlü hangi makine falan filan teknik işlere takılmayın. şöyle şöyle olsun derim ürün çıktıktan sonra yaparlar ona göre

benim işte şimdi üretimde veya satışta sorun yaşamayacağım bir ürün bulmam lazım. cep telefonu kapağı gibi. ama ben nereden bilicem hangi kapak satılır falan?

bakımını, garantisini falan firma yapar.

piyasa koşulları. yapacak bir şey yok.

araba pazarı gibi kalıp pazarı tarzı bir yer var mı ya? atıyorum benim elimde çöp kovası kalıbı var nasıl satılır bu? kalıp olarak? 10 ton?
0
🌸duyurukullanıcısı
(08.11.20)
abi amaç akıl vermek değil sadece yardımcı olmak. Fakat yazdıklarımız maliyet ile alakalı. Adam sana 50bin tl lik mi kalıp yapacak yoksa 500 binlik mi? inan bunlar önemli. Kalıp gözü sayısı ise sen yaptırdığın ürünü basarken maliyetini direkt etkiler. Aynı ürünün birim fiyatı 10 kuruşta olabilir 1 tl de. Bu yüzden sordum.
Peki sen kendin basıp satmak yerine elinde tasarımı olan biri için kalıp yaptırsan ve o adama satsan olmaz mı? böylece çok daha az uğraşarak paranı kurtarabilirsin belki.
0
Restclean
(08.11.20)
Eğer bu adamların yaptığı işi biliyorsan en çok sattığı Ürün hangisi onu tespit et bence, en kötü gider kalıbı fasonculara satarsın, ama gidipte giysi askısı kalıbı alırsan zor olur
0
Diskirminant
(08.11.20)
@Restclean
eyvallah hocam.

olur tabi neden olmasın. bende dertten kurtulmuş olurum. nereden bulucam o x kişisini?

mail mi atıcam mesela firmalara?
0
🌸duyurukullanıcısı
(08.11.20)
çok ilginç yaa.
bende migrosa yazılım yazayım peynir alırken.
plastik enjeksiyon sektörü alayı dolandırıcıdır.
kalıp üreticisinden basan firmaya kadar.

en basitinden sen firmaya kaliteli hammadde verirsin, çoğu hammaddeye çöküp en leş malzemeden malzemeni döker. 24 saat başındamı bekleyeceksin ?

yada adam enjeksiyon makinesinin basıncını düşür tutar, parçanın sivri yerleri oluşmaz.

enjeksiyon firmalarına lanet edip enjeksiyon makinesi alan firmalar var.

kısaca alacağını affet, daha az zarar edersin.
2. el enjeksiyon makineleri gırla satılıyor nette, plastik basmakla para kazanılcak olsa o makinler hurda fiyatına satılmazdı.
0
aslindasorunumpsikolojik
(09.11.20)
(3)

Sevgili Araba Guruları, Sanayi Ustaları!

aynabugusu
Arabadan pek anlayan biri değilim, şehir içinde 2 sene kullanabileceğim bir araç alacağım. Yeni ev aldım, araç da lazım olunca ucuz yollu bir şey almam gerekti. Fiyat-performans olacak yani.Proton'un şu aracı hakkında ne dersiniz?https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-proton-temiz-aile-arac
Arabadan pek anlayan biri değilim, şehir içinde 2 sene kullanabileceğim bir araç alacağım. Yeni ev aldım, araç da lazım olunca ucuz yollu bir şey almam gerekti.

Fiyat-performans olacak yani.

Proton'un şu aracı hakkında ne dersiniz?

www.sahibinden.com
0
aynabugusu
(08.11.20)
araba alırken düşüneceğin temel kriterlerden biri

adamın biri gelir vurursa ben nereden far, kapı, dikiz aynası bulucam?

olmalı. sonra ingiltereden 2000sterline far getirttirmek zorunda kalabilirsin.
0
duyurukullanıcısı
(08.11.20)
bence böyle arabalar çok zarar ettirir.

şöyle bi şey alın, satarken de kar edersiniz: www.sahibinden.com
0
tek yaprak havlu
(08.11.20)
@tek yaprak hocam sen de taksi çıkması arabayı atmışsın yav o daha da beter.
0
karsiyakaliyiz
(09.11.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.