Giriş
(15)

kitap tavsiyesi istiyorum?

deartheodosia
dünyanın sonunun geldiği kitap önerilerinizi istiyorum. ithaki bilimkurgu serisinin çoğunu okudum ve biliyorum bu nedenle kategori dışı. stephen king hiç sevmem. en son okuduklarım ling ma, salgın (genelde beğenilmemiş ama ben bayıldım) ve station eleven, emily st. john.
dünyanın sonunun geldiği kitap önerilerinizi istiyorum. ithaki bilimkurgu serisinin çoğunu okudum ve biliyorum bu nedenle kategori dışı. stephen king hiç sevmem. en son okuduklarım ling ma, salgın (genelde beğenilmemiş ama ben bayıldım) ve station eleven, emily st. john.
0
deartheodosia
(18.04.23)
wool serisi var hatta apple tv serinin dizisini çekiyor, ilk kitap silo, bu da dizi fragmanı

youtu.be
0
freebird5406_2
(18.04.23)
freebird, seriyi okudum, teşekkürler :)
0
🌸deartheodosia
(18.04.23)
bu seri de mi ithakidendi ona dikkat etmenişim
0
freebird5406_2
(18.04.23)
Hala okumadıysan "War of the Worlds"
0
Yourcousinmarvinberry
(18.04.23)
marvinberry, okudum :/
0
🌸deartheodosia
(18.04.23)
john wyndham - triffidlerin günü
0
sir gawain
(19.04.23)
Kedi Beşiği -Kurt Vonnegut
Harika Güzel Yarınlar -Cory Doctorow
Antilop ve Flurya -Margaret Atwood

BK klasiklerinden de çıktılar ama belki başkalarının işine yarar diye yine de ekliyorum
Yer Açın! Yer Açın! -Harry Harrison
Bu Ölümsüz -Roger Zelazny
0
kobuzchu kiz
(19.04.23)
Film olur mj?

Knock at the cabin
0
summerof69
(19.04.23)
valla stephen king sevmesen bile mahseri (the stand) okumalisin bence. apokaliptik kurgu sevdalisi olarak cok begenmistim.
0
antikadimag
(19.04.23)
antikadimag, the stand’i okumuştum. diğer stephen king kitaplarına göre daha iyiydi bence de.

goodreads’te arattığımda hep young adult kitap serileri çıkıyor, temiz bir liste de bulamıyorum.
0
🌸deartheodosia
(19.04.23)
Sondan Bir Önceki Gerçek - Dick, Philip K.
0
unalub
(19.04.23)
okumadım, filmini izledim. en kısa zamanda okumayı düşünüyorum: cormac mccarthy-yol
0
nothing in my way
(19.04.23)
nothing in my way, teşekkürler. okudum ve çok severim. tavsiye ederim ben de.
0
🌸deartheodosia
(19.04.23)
@deartheodosia teşekkürler. okuyayım ben de o zaman.
0
nothing in my way
(19.04.23)
İthaki cogunu okudum demişsin ama belki gözden kacmistir;

Arthur c. Clarke - childhood's end
0
makbur
(19.04.23)
(28)

Komşunuz yemek getirse yer misiniz?

Kahvedesu
Komşu dedim ama iş arkadaşı, iyiliğinizin geçtiği tanımadığınız birinin getirdiği ikram da olur. Sushi yapmış getirmiş mesela. Yer misiniz? Hijyen takıntığınız var mı?
Komşu dedim ama iş arkadaşı, iyiliğinizin geçtiği tanımadığınız birinin getirdiği ikram da olur. Sushi yapmış getirmiş mesela. Yer misiniz? Hijyen takıntığınız var mı?
0
Kahvedesu
(18.04.23)
Bi ısırık alır denerim, lezzetliyse devam ama damak tadıma uymuyorsa gidişat kötü. Çok komşu yemeği yedim bu ülkede komşu yemeğinden hiç zehirlenmedim daha önce.
0
birbilmecemvarçocuklar
(18.04.23)
oz annem sushi yapsa yemem.
0
alperz
(18.04.23)
hijyen takıntım yok fakat herkesin el tadı farklı oluyor, taze fasulye bile her evde farklı pişiyor, tadına bakardım beğenirsem yerdim

bir de sushi hiç yemediğim için önceki deneyimlerimle kıyaslayamam bu yüzden daha kolay yerim
0
freebird5406_2
(18.04.23)
Biz de onlara göre komşu oluyoruz aslında.
Doğrusu şüpheye düşmem o kadar.
Genelde komşunun getirdiği yenir.

Ramazan ayı boyunca evde oldukları müddetçe bana her akşam iftarlık getiren yan komşu var.
Yemeklerinde kendi damak tadımdan çok onun bu yakınlığına olan mahcubiyetim daha ön plana çıkıyor.
0
diyecevaplandı
(18.04.23)
@alperz+1
Komşuya ve yemeğe bağlı.
0
Amaranta ursula
(18.04.23)
Direkt çöp.
0
dissendium
(18.04.23)
dakikaksında gömerim. bazı insanların yemekleri alışılmışın dışında bir tada sahip olabiliyor ama sushi öyle bir şey değil.

hijyen açısından bakılınca da türkiye'de evde sushi yapan insan elini yıkıyordur ya. ahaha
0
bohr atom modeli
(18.04.23)
Gömerim pasaklı biri değilse. Sushi işi zor ve sakıncalı ama
0
glamdr1ng
(18.04.23)
Sushiyi cope sutlarim, bilindik yemeklerin tadina bakar guzelse yerim, begenmezsem cope.
0
unidentified floating object
(18.04.23)
bazi yemekleri tadim bile yapamam mesela mercimek kofte, icli kofte gibi seyler. onun disinda yerim hele narli asure falan gelirse oo oh
0
ala09
(18.04.23)
Özellikle el değdirilen şeyi söyledim. Börek de olur, mercimekli köfte de.

Niye çöp? Dışarıda yedikleriniz temiz mi?
0
🌸Kahvedesu
(18.04.23)
Yerim. Hayatımda yediğim en güzel yemekleri hep benden başkaları yapmıştı :)
0
ruhen hastayim ben
(18.04.23)
çok yakından tanıdığım hijyen konusunda güvendiğim biri değilse yemem. çocukluğumda teyzemde bile yemek yemezdim şu yaşa geldim hala yemiyorum. mantıklı bir tarafı yok evet restoranlarda vs sorun yaşamıyorum ama az tanıdığım komşu, eş dost vs insanların yaptığı yemekleri yiyemiyorum. ben evde sadece kendime bile elimin gireceği mercimek köftesi vs gibi şeyler yaparken eldiven kullanıyorum. maalesef takıntılıyım bu konuda.
0
hypathia
(18.04.23)
Sevmediğim bi yemek değilse yerim ya niye yemeyeyim. Sevmediğim yemekse de israf olmasın diye söylerim. Tencere yemekleriyle çok aram yok taze fasulye, bamya vs sevmem o tarz bi şey gelse aşşşırı kibar olarak reddederim. Ama onun dışında direkt gömerim, ben zaten her gün dışarıdan besleniyorum yani dışarıdan söylediklerimden daha lezzetli ve sağlıklı olacağı garanti gibi bi şey. Suşi de çok severim ve evde yapılmışını merak ederim yani denemiş olurum :d
0
nundu
(18.04.23)
Ahaha müthiş bir soru. Ben de kendi kendime hep sorgulardım.

Ben tanırlık durumuna göre davranış gösterirdim. Ufak tattım, baktım korkunç tatsız; yemem. O yemek alıp verme geleneğinden de çekerdim kendimi.
0
lüzumsuz adam
(18.04.23)
Allah muhtaç etmesin. açlıktan ölmedikçe komşunun getirdiği hiçbir şeyi yemem.
0
ya ben lan neyse
(18.04.23)
Komşu var komşu var.

Bir dönem karşı dairemizde Iraklı mülteci bir aile yaşıyordu, hayatımda yediğim en güzel etli dolmalar o evde pişti.
35 yıllık komşumuz var, iki ev arasında sürekli yemek gider gelirdi, sevdiğim bir şeyse yerdim.
Apartmanda bir hoarder komşu var, baya çöp ev, o kadın paketli bisküvi getirse çöpe atarım.

Bunların hepsi ailemin milyon yıldır yaşadığı apartman. Son 6-7 yıldır komşuluk ilişkim yok kimseyle. Bir ara bir komşuyla "tabağı boş göndermeme" döngüsüne girmiştik, oradan taşındık da kurtuldum.
0
kobuzchu kiz
(18.04.23)
Komşuya bağlı. Yemeğe değil. Yemek seçmem.
0
gabe h coud
(18.04.23)
restoranlardan daha temiz daha özenlidir herhalde evde yapılanlar… benim komşular bazen helva/aşure/meyve falan dağıtıyorlar ve yiyorum ama kendilerinin yaptıklarından şüpheliyim zaten. annem de yardımcısına yaptırıyor, güvenle yiyorum ahsjs. ama soruyu direkt gördüğümde yemem diye düşünmüştüm, bilmiyorum ikram edilen yiyeceğin görünüşüne göre değişir.

ben asıl iş yerinde getirilen çayları/kahveleri içmek istemezdim :/ en kötüsünü düşünüyorum.

güvenmek zorundayız ahdksl.
0
deartheodosia
(19.04.23)
yemeğin görünüşüne göre karar veririm.
0
vizivozo
(19.04.23)
ben %90 gomer gecerim, yemek fark etmez.
karim &90 cope atar, yemek fark etmez.
ikimizde evdeysek %90 cope atip atmama konusunda kavga cikar.
0
cooperr
(19.04.23)
Komşuya ya da iş arkadaşına bağlı. Orayı geçtikten sonra da getirdiği yemeğe bağlı. Takıntılı değilim ama hijyenin H'si yok çoğu insanda. Sushi yemem mesela. Elin çok fazla dahil olduğu yemeklerin çoğunda kişi tabanlı eleme kriterim daha sıkı.
0
nawar
(19.04.23)
Allah muhtaç etmesin +1
Çok üzülerek çöpe dökerim maalesef yiyemiyorum hiç bir şekilde. Ama bundan dolayı epey üzülüp vicdan azabı çekerim umarım Allah affeder :(
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.04.23)
suşi falansa yok yemem çöpe atarım
ama yediğim sevdiğim bir şeyse tadarım yerim.
0
basond
(19.04.23)
Kesinlikle yemem, annem de bilir teklif dahi etmez. Bir eve girdiğinde o evde yaşayan insanların rutinlerine bağlı olarak, sadece o eve özel karakteristik bir koku olur. Yemekte de bunun tat versiyonu var. Ve ben o tadı almak istemiyorum. Restaurantlar ticari amaç güttüğü için neredeyse hep aynı lezzet var, en fazla sosla değiştirebiliyorlar bunu. Sadece sosun farklı olduğu yer beni bozmaz. Yemeği yedikten sonra kullanılan trans yağın akşam saat kaç gibi midemi ekşitmeye başlayacağını bile kestirebiliyorum, o kadar fabrikasyon bir durum var yani. Ama komşu yemeği... ı-ıh. Teyzemin yemeklerinde bu hissi bir tık az yaşıyorum mesela. Yine çok farklı. Uzaydan gelmiş gibi. Ama bozmuyor. Aidiyet duygusuyla doğru orantılı bu rahat yiyebilme olayı.
0
onemoremile
(19.04.23)
Disardan yemek yiyen biriysem komsunun getirdigini hayli hayli yerim. (Normal bi komsudan bahsediyorum, veya ev arkadasi vs.). Uzun yillardir yurtdisindayim, envai cesit yemek paylasiminda bulundum hic sikinti olmadi.

Hijyen takintim varsa dunyanin hicbir yerinde disardan da yemek yemem. Asil olay orada donuyor cunku.

Kiyaslayinca biri ev ortaminda paylasmak uzere ozenerek yapilmis yemek, digeri asgari ucretle calisan birinin umursamadan yaptigi, kar pesindeki isletmenin muhtemelen tarihi gecmis ucuz urunleri kullandigi bi isletme.
0
icim urperiyor
(19.04.23)
O kadar hijyen takıntım yok. Geçen komşu irmik tatlısı getirmişti yedik çok da lezzetliydi. Ofiste çalışırken kimi kek yapıp getirirdi sorgulamadan yerdik.

Ev ortamında hazırlanan ürünlerin restorantlarda/pastanelerde ne şartlarda ve hangi malzemeler ile yapıldığını bilmediğimiz tatlılardan veya ikramlardan (genel olarak) daha hijyenik olduğunu düşünüyorum.

Sushi özelinde normalde de yemediğim bir ürün olduğundan yemezdim. :)
0
Lethe
(19.04.23)
Valla yediğim en güzel yemekleri karşı komşum yapıyordu. Güzelse yerim yani. Güzel değilse bi bahaneyle ayağını keserim.

Sushi yemem ama genel o, komşuya özgü bişey değil.
0
plutongezegendegilmi
(19.04.23)
(8)

Öğrenciye turistik amaçlı schengen vizesi çıkma ihtimali?

sapere aude
Mayıs sonunda turistik amaçlı 10 günlüğüne Almanya'ya gitmeyi düşünüyorum ancak vize işlemleri Almanya için çok uzun sürdüğü için Yunanistan'dan başvurmayı ve Selanik üzerinden Berlin'e uçma gibi bi planım var. Öğrenci olduğum için vize çıkma ihtimali düşük müdür sizce? Not: Hesabımda yüksek miktard
Mayıs sonunda turistik amaçlı 10 günlüğüne Almanya'ya gitmeyi düşünüyorum ancak vize işlemleri Almanya için çok uzun sürdüğü için Yunanistan'dan başvurmayı ve Selanik üzerinden Berlin'e uçma gibi bi planım var. Öğrenci olduğum için vize çıkma ihtimali düşük müdür sizce?

Not: Hesabımda yüksek miktarda para gösterebilirim.
0
sapere aude
(18.04.23)
Alengirli işlere girersen çok büyük ihtimalle red yersin. Herkes böyle yaptığı için en kolay vize veren yunanistan artık vizeyi kasmaya başladı. Yetiştirebiliyorsan almanya'dan al, yetiştiremiyorsan da bence vize sicilini bozma durduk yere.

Ya da 2-3 gün yunanistan'da kalacakmış gibi bir plan yap derim en azından.
0
roket adam
(18.04.23)
paran var öğrencisin sorun yok. kültürlenmeye geliyorum dersin.
0
abi bi dizi buldum on numara
(18.04.23)
Daha yüksektir. Çünkü bitirmen gereken bir okul var.
0
Kahvedesu
(18.04.23)
@roket adam zaten sicilim bozulmasin diye önce Selanik'e gitmeyi ordan da Berlin'e ucmayi dusunuyordum. Buna rağmen orda kalmadigim icin sicilim bozulur mu dersiniz?
0
🌸sapere aude
(18.04.23)
sicilin bu tarz işlemlerden bozulmaz. başvur almanyadan öğrenciyken vize çıkar ben 1. sınıfta param bile yokken bankada gittim. tekrar gitmek istediğin zaman kafan rahat olur daha önce almanya vizen görünür.
0
abi bi dizi buldum on numara
(18.04.23)
@abi bi dizi buldum on numara

Almanya'dan vize almak üzün sürdüğü için Yunanistan'dan almayı düşündüm
0
🌸sapere aude
(18.04.23)
senin paranın pek önemi yok. belgelendirebildiğin düzenli gelirin yoksa anne baba sponsor olacak, onların geliri ve varsa üzerine mal mülk belgeleri işi kolaylaştırır. öğrenci olmak avantaj aslında, 35 yaşında falan değilsen tabi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(18.04.23)
öğrencisin diye hemen vize verirler gibi bir durum yok, yanlış bilgi. ama öğrenci olduğun için red verirler gibi bir durum da yok, belgelerini topla ve başvur.
0
deartheodosia
(18.04.23)
(16)

Türkiye'de mimari düzelir mi?

logisticsmanager
Bütün ülke age of empiresta ev basarak yapılmış gibi, her şey birbirinin aynısı. Evet bazı güzel yerler var falan da normal insanin fiyat araliginda değil hiçbiri. Bölgelerin kültürel özelliği vs kalmamış her şey modern yapıda, çoğunda bir karakter yok.Hani eğitim şu bu vs 10-15 seneye düzelir diyor
Bütün ülke age of empiresta ev basarak yapılmış gibi, her şey birbirinin aynısı. Evet bazı güzel yerler var falan da normal insanin fiyat araliginda değil hiçbiri. Bölgelerin kültürel özelliği vs kalmamış her şey modern yapıda, çoğunda bir karakter yok.

Hani eğitim şu bu vs 10-15 seneye düzelir diyoruz ya, bu düzelir mi peki?

Yani sahibindene baktığımda resmen her apartman her daire birbirinin kopyasi gibi.
Yazlık falan sormayin zaten yüzde 98'i tek kişi tarafından yapılmış, googledan ev modeli yazıp bütün ülkeye dikmiş gibiler.
0
logisticsmanager
(16.04.23)
önce refaha ulaşmak lazım. Sonra estetik zevkler devreye giriyor.(bizim ömrümüz içinde zor olduğunu düşünüyorum. Yani ülke çapında bakarsak)

Tabii büyük yıkımlar sonrası (örn: deprem, büyük yangınlar vs.) devlet belli bir tarzı zorunlu tutarsa güzel olabilir. Mesela İstanbul'un mimarisinin düzelmesi için de büyük ihtimalle önce o büyük depremin olması lazım. Acı ama gerçek.
0
nhk ni youkosu
(16.04.23)
hiçbirimiz göremeyiz enaz 100 yıl diyorum
0
basond
(16.04.23)
hayir mimari 10-15 seneye duzelmez. egitim de duzelmez zaten. dizayn, sanat anlayisinin bir fonksiyonudur ve nesiller boyu oluscak bir kultur gerektirir. bu sadece parayla da alakali degil, baktiginda abd'deki suburblerin de cogu tekduze plastik "mcmansion"dir. gerek dizayn gerekse malzeme secimi olarak bir isvec, hollanda falan seviyesine gelmek kolay degil.
0
hot potato
(16.04.23)
mimarinin rezalet olmasının sebebi çok basit aslında, insanlar çok uzun yıllardır bir araziye çökmek üzere ev yapıyorlar. kendi arazine ev yapmayınca devlet her an bunu yıkabilir endişesiyle minimum maliyetle ev yapmak istiyorsun. yıkılmadığı ve devlet ruhsat verdiği anda da jackpot sana vurmuş oluyor, bu sefer de umursamıyorsun çünkü alacak adam o şekilde de alıyor. öncelikle kaçak yapılaşmanın tamamen önlenmesi lazım, sonra mevcut konut stoğu yenilenirken belli standartlar uygulanması lazım, sonra amerika'daki homeowners association tarzı yapılar kurulup herkesin sokağının düzgün yapması falan belki istenebilir ama bunlar öyle kolay şeyler değil. özetlemek gerekirse düzelmesi mümkün değil.

ayrıca binayı dikince 300-400 yıl kalacağını bildiğin yerler ile, 50-60 senede bir çok yıkıcı depremler geçiren yerlerin mimari anlayışı doğal olarak aynı değil. buna göçebe hayatı da ekleyince bu işin zorluğu iyicene ortaya çıkıyor. dedesi ve babası ile aynı şehirde doğup büyüyen kaç kişi var istanbulda mesela? düşününce inanılmaz bir işin içinde olduğumuzu daha net anlıyorsun.
0
roket adam
(16.04.23)
200 sene geçsede düzelmez
0
abi bi dizi buldum on numara
(16.04.23)
Mimari'de din gibi kültür öğelerinin de etkisi var. O yüzden hayır
0
OrangeYellow
(16.04.23)
Zenginler bile iyi mimari talep etmiyor.

Çok çok ufak bir kısım insanda iyi mimari talebi var. Talep olmayınca müteahhitler de yapmıyor, haliyle devlet bastırmazsa düzelmez. Hayvan gibi bir inşaat ekonomisi varken bile buna önem verilmedi, bundan sonra hiç şans yok.

Bir kaç nesil sonra, nüfus küçülmeye başlarsa belki evlerin değer mimarisine göre belirlenmeye başlar, o zaman mahalleleri yıkıp baştan yapacak kadar zenginsek belki bir şeyler olur.
0
bk
(16.04.23)
@bk; arkadaşın eşi iç mimar. Onun yaptığı işleri farkli buluyorum ama çok niş çalışıyor. Fabrikatorun villasini falan yapiyor yani. Normal insana ulasamaz.

Misal teyzem tahmini 40-50 milyon liralik insan, çok saçma bir hayat yaşıyor ev olarak. Birbirine benzeyen villalar arasında 100-150 m2 bahçeli villası var. Ev 17-18 milyon lira. Manzara vardi, yapilan yeni villalar ile kapandi. Çevredeki 500 villanin 490'i age of evi.
0
🌸logisticsmanager
(16.04.23)
mimarinin değişmesi için restorasyon gerekli. onun içinde para. 2023'te basit, herhangi bir apartmanın restarasyonu için en az 1m TL / daire gerekli diyelim. insanlarda bu paranın fazladan olması lazım ki estetik için harcasınlar.

yani herhangi bir daire sahibi,
evi var
arabası var
sabit geliri var
her yaz/kış tatilinde
konforu/sağlığı yerinde
maddi imkanları yerinde

ve fazladan 1mTL'si var. o zaman bu adama diyebilirsin ki abicim evini restore et.

onun dışında herşey imkansız.
0
duyurukullanıcısı
(16.04.23)
Evet, TR'nin zenginleri bile özenmiyorlar şöyle bir yaşam alanı kuralım böyle bir mimarla çalışalım falan olaylarına.

Ya Türkiye'de bir sürü ünlü müteahhit var, kaç tane ünlü mimar var halk arasında bilinen? Bir tek Mimar Sinanı bilir halk, çok sevdiğini söyler ama hayallerini Ağaoğlu İnşaat süsler.
0
bk
(16.04.23)
@bk'nin yazdigini gorunce su anekdot geldi aklima:

200x yilinda odtu isletme'de okuyorum. eski/orijinal iibf binasinda dersim var. bir gun kelli felli bir grup mezun gelmis geziyorlar anilarini falan yadediyorlar. is bankasinda vs orta-ust duzey yoneticiler falan. aralarindan bir kadin "ya inanabiliyor musunuz senelerdir bir civi bile cakilmamis, bina hala sivasiyla duruyor" tarzi bir sey soyledi gezerken. ulkenin guya "egitimli" insani bile kampususun yapildigi donemde global norm olan modern/brutalist mimariyi "boyasi unutulmus siva" saniyor yani. mesele en alt tabakadan en uste kultur bu da olusmasi 100 yillar alacak bir sey.
0
hot potato
(16.04.23)
@hot potato

Çok korkunç doğrusu, yani kampüsün ünlü mimar eseri olması ve mimari sürdürülebilirlik ödülüne sahip olması her ODTÜ'lünün bildiği bir şey sanıyordum. Yani tamam brütalist mimariyi ve onun etrafında süren tartışmaları bilmeyebilir insan ama en azından bir merak eder bu binaların neden sıvası yok diye öyle değil mi?

İşletmenin yeni binasına da ben hiç bir zaman ısınamadım bu arada. O da brütalist ama orijinal ODTÜ binaları tarzından uzak bence ve merdivenlerinin orada çim bitmedi bi türlü.
0
bk
(17.04.23)
siz düzelir mi diye tartışırken hem sektörde hem akademide gelişmeleri yakından takip edebilen bir mimar olarak acı gerçeği söyleyeyim; iyiye değil, kötüye gidecek. türkiye'de genel olarak eğitim sistemi ciddi manada bozuldu evet, ama mimarlık okullarının eğitim kalitesi genele oranla da kat kat daha fazla bozuldu maalesef. mimarlık eğitimi ve mezun sayısı zaten bizi kara kara düşündürürken bir de %100 uygulamalı ve yüz yüze eğitimin ana kriter olduğu mimarlık eğitimi 3 yıla yakın covid arası, şimdi de deprem arası sebebiyle neredeyse 4 yıl boyunca yüz yüze eğitime ara vermiş olacak. daha şimdiden covid mezunları sebebiyle sektördeki işverenlerin ciddi şikayetlerini duymaya başladım, daha asıl yara almış çocuklar mezun bile olmadı.

durum çok vahimdi ve nasıl düzeleceğini tüm meslek paydaşları olarak on yıllardır kara kara düşünüyorduk ama bugün artık işler çok daha kötü ve toparlanabilir eşiği geçmiş olabiliriz.
0
kent sakini
(17.04.23)
deprem olsa tüm binalar yıkılsa da düzelmez o. acele acele yine en berbat ve yine depreme dayanıksız evleri dikerler. bunun mal sahibi olmakla da alakası yok. insanlarda estetik duygusu hiç yok. yalnızca mimari de değil, her şeyde bu böyle. ayrıca istanbul dışarıdan çok göç alan, bi planlaması/denetlemesi olmayan bir şehir, düzeleceği yerde daha kötüye gidecek bence.
0
deartheodosia
(17.04.23)
Düzelmez! Düzelmesi için zihinsel devrim lazım, zihinsel devrim için eğitim sisteminin değişmesi lazım, eğitim sisteminin değişmesi için liyakat sahibi yöneticiler lazım.
0
halitkin
(17.04.23)
instagramda karşıma çıkan örneğe bakın, doğruysa binayı geçtim inşaatı bile estetik yapmaya çalışıyor insanlar:D

www.instagram.com
0
nhk ni youkosu
(18.04.23)
(4)

Ürünü iade etmeli miyim?

patos64
Arkadaşlar migros’tan fıstık ezmesi aldım da züber, ambalaj vardı beyaz kapağın yanında onu açtım. Sonra kapağını açtım ve ürünün hani üstünde tüm kapağı saran bi koruma olur ya genelde sarı renkli ayran kapağı gibi, o yarısı sökülmüştü. Şimdi iade etmek istiyorum ama bir yandan da düşünüyorum kapağ
Arkadaşlar migros’tan fıstık ezmesi aldım da züber, ambalaj vardı beyaz kapağın yanında onu açtım. Sonra kapağını açtım ve ürünün hani üstünde tüm kapağı saran bi koruma olur ya genelde sarı renkli ayran kapağı gibi, o yarısı sökülmüştü. Şimdi iade etmek istiyorum ama bir yandan da düşünüyorum kapağı açarken böyle bir şey olma ihtimali var mı diye? Ama bugüne kadar da herhalde tonlarca ürün açmışımdır herkes gibi oranın zarar gördüğünü görse bile yarısının açıldığını hatırlamıyorum. Siz olsanız ne yapardınız?
0
patos64
(16.04.23)
Direkt ederdim iade, markette açıp bakıyorum hatta mühürü sağlam mı diye genelde.
Epey sağlam oluyor açarken sanmıyorum sürterek kaldırsın onu.
0
hedep
(16.04.23)
İade et migros kabul ediyor.
0
mikahakkinen
(16.04.23)
ben de yeni almıştım (züber, migros)dış şeffaf bant kapalıydı ama içindeki o koruyucu ambalaj yarı açıktı :) bence fabrikada üretim hatası olmuş.
0
deartheodosia
(17.04.23)
Ben ürüne banılmış parmak izi yoksa uğraşmazdım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.04.23)
(8)

sosyal medya arkadas ekleme

Kittie
instanizi bir donem birilerine kizip kapadiniz.yillar sonra tekrar actiniz ve bu sefer sadece is arkadaslarinizi, ordan burdan beni eklesene diyen kisileri (geziler, etkinlikler) eklediniz.son zamanlarda kisitli listenizi arttirmaya karar verdiniz.ilk akliniza universite arkadaslariniz geldi.aradan
instanizi bir donem birilerine kizip kapadiniz.
yillar sonra tekrar actiniz ve bu sefer sadece is arkadaslarinizi, ordan burdan beni eklesene diyen kisileri (geziler, etkinlikler) eklediniz.
son zamanlarda kisitli listenizi arttirmaya karar verdiniz.
ilk akliniza universite arkadaslariniz geldi.
aradan 10 yila yakin gecmis.
ekler miydiniz? veya ekleyen icin ne alaka simdi bu mu dersiniz?
0
Kittie
(15.04.23)
Beni hala lise arkadaşlarım ekliyo, pek garipsemiyorum, ama illa garipseyen çıkar.
0
plutongezegendegilmi
(15.04.23)
garip +1 boşverip önünüze bakın.
0
baldan kaymak
(15.04.23)
Sevdiğim kişileri ekleyebilirim sadece.
0
dissendium
(15.04.23)
Cevremdelerse eklerim ama uzaktalarsa eklemem. Sosyal çevremde olanlar dışında pek eklemiyorum
0
olaylar olaylar
(15.04.23)
Valla benim Instagram, Facebook ya da Twitter'im yok ama kavgalı olmadığım insanlar dışında gelen eklemeleri garipsemezdim.
0
Amaranta ursula
(15.04.23)
10 yıldır görüşmediğim insanları eklemem. ayrıca takip/takipçi sayısı azsa asosyal ve başkalarını gözetlemek için yaşıyormuş intibası oluyor ve beni rahatsız ediyor, kabul etmem.
0
deartheodosia
(15.04.23)
10 yıldır görüşmediysem garip tabii. Eklemem. 10 yıl önce çok sıkıyken bir anda uzak düşülsüyse ekle istersen ama değilse ekstra garip.
0
nawar
(15.04.23)
Ben küs olduğum arkadaşımı ekledim, kabul etti. 12 yıl geçmişti. Baktım öneriyor, ekledim.
0
Kahvedesu
(18.04.23)
(16)

anne olmak için en güzel yaş

lahmacun
kaçtır sizce?
kaçtır sizce?
0
lahmacun
(13.04.23)
Anne degilim ama annem super bi anne ve aramizda 22 yas var. Cok iyi anlasiyoruz. Bence ne kadar erken anne olunursa o kadar guzel olurmus. Ben 30'um, degil cocuk, hayvan bile bakmak istemiyorum. Insan kendi hayatina duskun olmadan, rahata alismadan coluk cocuk sahibi olmali eger onunde sonunda bir hayali varsa, yoksa zor bence. Bana imkansiz gorunuyor en azindan.
0
unidentified floating object
(13.04.23)
klasik ve tırt bir cevap olacak ama "kişinin kendini en anne hissettiği yaş" diyeceğim :)

bana bunun ideali 24-26 arası gibi geliyor. ne genç, ne yaşlı. öte yandan 30-32 yaşında doğurmuş kadına da "hadi len sen anne misin?" demek saçma olur. bence biyolojik olarak, olgunluk ve mevcut dünya düzeni vs. düşünülerek ilk çocuk için 24-26 yaş arası ideal nokta diye düşünüyorum ama tabii ki herkesin hikayesi, yaşantısı farklı. bebe sağlıklı olduktan sonra anne 35 yaşında olsun, ne çıkar?
0
mark greg sputnik
(13.04.23)
Karakterin oturup baska bir canlıya bakim saglayabilecek olgunluga erisebilmesi bakimindan en erken 32-34 diyorum
0
instant crush
(13.04.23)
Ben en az 35 diyorum. 20'li yaşlar kesinlikle değil bence. Birçok kadın üniversite okuduktan sonra evlendiği için ya da çocuk yaptığı için bir gün bile çalışmadan, kendi parasını kazanmadan, o kadar okumanın, uğraşmanın tadını çıkarmadan, tecrübe kazanmadan eve tıkılıp kalıyor. Başlarda bebeklikten çıkmasını bekliyorlar ama sonra bir bakmışlar çocuğu okula götürüp okuldan alıyorlar. O saatten sonra zaten çalışmak isteseler de kopmuş oluyorlar. Çocuk yetiştirmek için önce kişinin kendini geliştirmesi gerekiyor. 20'li yaşlar direkt sıkıntı çünkü çoğu hayattan habersiz oluyor.
0
dissendium
(13.04.23)
35'ten sonra bebek için riskli. anomalili doğabilir.
0
toua tokuchi
(13.04.23)
35 yaşında cocuk sahibi olmuş biri olarak yazıyorum enerji yetmiyor bence 30 ideal.
0
mirty
(13.04.23)
hicbi yas :))))) bana gore hicbi yas ama ideali dusunursem 28-29 diyecegim. maddi kaynaklarini cok on plana katmadan tadinda ve sevimli annelik icin bir miktar genclik lazim, o agirlik cokmeden, cocuk bakmak kolaylasabilir. cok kucuk yasta anne olunca da sosyal hayattan epeyi kopuluyor bir arkadasim 23unde dogurdu, biz yeni yeni para kazandikca gezip tozuyorduk o ise evin icinde yemek yapip cocuk bakiyordu. bence o yasta kaldirilabilrcek bir sey degil ki kendisi bunaliyordu. ama bazi zevkleri yasayip anne olunsa icinde ukde de kalmaz diye dusunuyorum.
0
ala09
(13.04.23)
29 yaşındayım.

24-26 yaşlar denmiş o yaşlarda çok çocuktum düşünüyorum da.

halen daha kendimde anne hissi yok. ben daha kendim hayatımı yaşamadım koşturmacadan.

33-35 yaşlarına kendimi hazırlıyorum.
0
Hallegadola
(14.04.23)
31 yaşında anne oldum. Bazen erkenmis diye düşünsem de şu an enerjim yetmezmiş gibi geliyor. Ama asla 30 yaş altı anne olmazdım.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(14.04.23)
33-34 denmiş 25’ten sonra insan yaşlanmaya başlar. 30’tan sonra çocuk sahibi olmak sıkıntılıdır diye düşünüyorum.
0
hold the door
(14.04.23)
İlk çocuğunu 20'li yaşlarda, 2. çocuğunu 30'lu yaşlarda doğurmuş bir anne en güzel cevabı verecektir. Çünkü çocuk bakmak ve büyütmek gerçekten yorucu, enerji isteyen, güç isteyen, sabır isteyen bir iş.

Biyolojik olarak da en idealinin 20-30 yaş arası olduğu yazılıyor bilimsel kaynaklarda, 35 yaşından sonra tüp bebek için bile işlemlerin oldukça zor olduğu belirtilmiş.

Allah isteyen herkese sağlıklı çocuklar nasip etsin, hepimizin çocuklarını da esirgesin, amin.
0
John Bloor
(15.04.23)
34 te doğurdum. Bi tık geç kaldığımı düşünüyorum, gerçi biz denedik kendisi anca tüp bebekle geldi napalım :)
30 civarı iyi gibi zira 30 dan sonra insanın enerjisi günden güne düşse de daha olgun olunuyor. 30 +-3 diyeyim kabaca.
0
physcos physcos
(15.04.23)
Cocuk yapmak niyetinde degilim. Fakat, 20li yaslarda cocuk sahibi olmak bana tam bir delilik gibi geliyor.
39 yasindayim, kafa olarak en iyi zamanim simdi bence. 39-45 yas arasi annelige cok daha saglam bir kafa ile yaklasabilirim. Ama fiziksel olarak senelerce uykusuz, yavas adimlarla cocuk pesinde yuruyen, cocukla oyun oynayacak vs durumda degilim kesinlikle. 30-35 daha uygun olurdu onun icin herhalde. Simdi enerjimi kendime harcamak istiyorum.

Mamafih, dedigim gibi, cocuk yapma niyetinde degilim.
0
sopiro
(17.04.23)
30-31 geçişi
sonrası geç
öncesi erken.
0
noisnot
(17.04.23)
ben 29’da anne oldum, 7/24 yalnız büyütüyorum. enerjim yetmiyor. 35lerimde şöyle rahat bi nefes alabilmeyi umuyorum. mental olgunluk açısından 30ların ikinci yarısı iyi gibi duruyor ama bir yandan da o yaşa kadar insan o kadar rahata alışıyor ki 30lardan sonra başka varlığın düzenine adapte olabilmek de zor, çocuk çok büyük bir challenge.

herkesin uygun vakti farklı. benim için 28 hamile kalmak için ideal görünüyordu.
0
deartheodosia
(17.04.23)
23-24
0
abi bi dizi buldum on numara
(17.04.23)
(15)

Kardeşler arasında kıskançlık var mı?

sassot
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
sassot
(09.04.23)
kendi adima konusursam cocuklukta evet, yetiskinlikte hayir. benden iyi yasasin isteyecegim tek insandir canim kardesim.
0
antikadimag
(09.04.23)
yok king.
0
baldur2
(09.04.23)
Bizde yok. Bir iş arkadaşım var. Kızın ikizi var. Aralarında acayip bir kıskançlık var. Yani bir insan kardeşinin kendisinden kötü durumda olmasından, daha az maaş almasından vs mutlu olur anlamıyorum. Sevgilisini bile kardeşininkiyle kıyaslıyor mesela çok garip.
0
asap raki
(09.04.23)
Yeni bir ev aldım. Dıdısının dadısı bile hayırlı olsun dedi, kardeşim hariç. Yaş farkı azsa oluyor bence.
0
marla is in my head
(09.04.23)
@marla is in my head

hayırlısı olsun hocam
0
🌸sassot
(09.04.23)
Kardeş kardeşi niye kıskanır anlamış değilim. Anne-baba kardeşleri birbiriyle çok fazla kıyaslayarak büyütmüşse belki onun etkisi olabilir diye düşünüyorum ama diğer gibi insan kardeşini kıskanmazmış gibi geliyor. Kardeşlerime bu aralar aşırı kılım, hatta çok kızgın ve kırgınım bazı nedenlerden dolayı ama kötü olsunlar vs istemem asla.
0
yazdonumu
(09.04.23)
3 kardeşiz küçükken olurdu ancak şimdi olmuyor benden iyi yaşasınlar +1
0
mirty
(09.04.23)
bi abim var, hayat görüşlerimiz, karakterlerimiz çok çok farklı ama başarılı ve mutlu olmasını, onun adına hep iyisini isterim. yakın çevremde de kardeş kıskançlığı yok.
0
deartheodosia
(09.04.23)
Hiç yok. Hepsini canımdan çok severim.
0
gabe h coud
(09.04.23)
Kardeşimle aramda 2.5 yaş var. Küçükken yapmadığım kıskançlık kalmamış haliyle ama şu anda canımdan çok severim cümlesini bir tek onun için kurabilirim sanırım. İsterim ki hep çok mutlu, başarılı, sağlıklı bir hayatı olsun; hiçbir kötü şey başına gelmesin. Dolayısıyla kıskançlık ona karşı hissedeceğim en son duygu.

Kendisi de bir insanın sahip olabileceği en iyi kardeştir ama, belki de onun etkisidir bu. Başka bir kardeşim olsa farklı olabilirdi durum.
0
fraise
(09.04.23)
Bizde var. Abim nedense çocukluğumdan bu yana hep beni kıskanıyor. Hatta ben bebekken annemin son anda fark etmesi ile ölümden dönmüşüm. Adam resmen beni kucaklar gibi yapıp boğazımı sıkmış. Canı sağ olsun. Hiçbir zaman klasik abi erkek kardeş ilişkimiz olmadı. Birden çok o ilişki olsun aramızda diyerek adım attım fakat kendisi istemedi. Sorarsak çok sever beni. Umurumda mı? Değil. Yalnız doğdum, yalnız yaşayarak bugünlere geldim. Bundan sonra yalnız ölmeyeceksem eşim olacak kişiden ötürü olur. Aile vb kavramlar o yüzden bana hem uzak hem de özlemini duyduğum bir şey.
0
ulukayin
(09.04.23)
Bizde olmadı çok şükür, ama ailelerin kardeşleri yetiştirmesiyle ilgili bir şey. Var öyle bir tanıdık, abla ve erkek kardeş, aile doğulu ve oğullarını cidden daha çok seviyorlar. Mal paylaşımında adil olmuşlar ama olay sadece mal değil ki. Kızının yaptığını beğenmez ama oğlu hakkında konuşurken gözlerinden kalpler çıkıyor annenin. Şimdi o abla nasıl kıskanmasın...
0
SiyamkedisiZorro
(10.04.23)
hayatımın hiçbir döneminde olmadı. onun bir mutluluğundan ben on mutlu olurum.
0
Hallegadola
(10.04.23)
ilk doğduğunda olmuş ama sonra aklım erecek yaşa geldiğinden beri kardeşimin küçük annesiyim. her şeyin en iyisi, en güzeli, en çoğu onun olsun isterim. canımdır, kanımdır, ilk evladım gibidir. canını yakanın canını alırım derim hep.
0
kakamelsokoban
(10.04.23)
kıskançlık değil de çekişme oluyor.
0
bana bir nick verin
(11.04.23)
(16)

davete gideyim mi

Kittie
bi arkadasim aradi iftara cagirdi ama baskasinin evine :)dedi ki x'lere gidelim mi iftara. dedim ki seni cagirmislar ben ne alaka, sen git. yok seni de cagirdilar dedi ama dogru oldugundan supheliyim. gidilecek kisi kari koca, ikisini de taniyorum. yakinligim da var ama oyle catkapi gidilecek yakinl
bi arkadasim aradi iftara cagirdi ama baskasinin evine :)
dedi ki x'lere gidelim mi iftara. dedim ki seni cagirmislar ben ne alaka, sen git. yok seni de cagirdilar dedi ama dogru oldugundan supheliyim. gidilecek kisi kari koca, ikisini de taniyorum. yakinligim da var ama oyle catkapi gidilecek yakinligim yok. beni cagiran arkadas onlarla daha samimi.

bence arkadas (bekar) tek gitmek istemediginden beni de ilave yapti davete.
ama bi davetin, davet olmasi icin bana direkt gelmesi gerekmez miydi?
gitmesem ve gercekten cagrilmissam da ayip olacak gibi.
napsam?
0
Kittie
(07.04.23)
Git yahu nolacak.

Biz tanimadigimiz insanlarla bile ayni sofraya oturuyoruz, senin samimiyetin de varmis üstelik.
0
Yourcousinmarvinberry
(07.04.23)
Ben de direkt davet almamışsam gitmem.

"gitmesem ve gercekten cagrilmissam da ayip olacak gibi."

Bununla birlikte bence davet sana yapılmayıp başkası aracılığıyla çağrıldıysan o daha büyük ayıp.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(07.04.23)
X'ler ile çok samimi değilsem gitmem. Muhtemelen +1 seçeneğini açık bırakıp davet etmişlerdir onu da. Gidersen sorun olmaz herhalde. Kahve içmeye değil eve iftara çağırıyor, yemeğin porsiyonu konusu var önemli olarak tabii ki ama büyük sorun değil.
0
nawar
(07.04.23)
Sizi davet etmemişler. Bir incelik olsaydı davet eden taraf sizi de davet ederdi. Gitmenin anlamı yok.
0
beraesad
(07.04.23)
davet sahibinin direkt kendisinin çağırması gerekir ya, öyle şey olur mu :) kendileri iletişime geçip çağırmamışlarsa alınmaları gibi bi şey zaten olamaz, iki dk bi şey arayıp davet etmeleri ki burada aramayıp arkadaş üzerinden iletişime geçilmesi tuhaf -eğer gerçekse. ben çağrılmadıkça gitmem.
0
deartheodosia
(07.04.23)
gitmek istiyorsun gibi
onlara telefon aç gerçekten davet etmişseler bahseder zaten
0
bir soru sorcam
(07.04.23)
bi soru sorucam: oyle bi vibe mi verdim. yok hic istemiyorum aslinda. genel olarak iftara gitmeyi sevmiyorum. garip geliyor, mesela bu dortlude bi tek koca tutar her sene o yuzden iftar fikri bana yapmacik geliyor su an zaten:D
0
🌸Kittie
(07.04.23)
seni çağırmadılarsa gitme
0
Hallegadola
(07.04.23)
kim cagirdi onemsemem ama burdaki hikayede gitmezdim cunku sıkıcı
0
ala09
(08.04.23)
gittnmi?
0
abelardo
(09.04.23)
abelardo: beni de aradilar :Dfjf
0
🌸Kittie
(09.04.23)
bir laf vardır.
çağırıldığın yere erinme, çağırılmadığın yere görünme :')
0
since1907
(09.04.23)
aradılar ve gittin mi?
0
basond
(09.04.23)
gördüğün snein olsun yemekte ne vardı sdfsd
0
bir soru sorcam
(09.04.23)
evet aradilar ve gittim. hayir diyemedim, ama oruc tutmayip iftara gitmek cok sacma :) ezanla girelim bari diye ayarlayip gec gittik fjf neyse, sade ve guzel bi menu vardi bi soru sorcam
0
🌸Kittie
(09.04.23)
afiyet olsun :)
0
bir soru sorcam
(09.04.23)
(9)

Telefonla Aranıp 3 Günlük Tatil Kazandığım Söylendi, İnanayım mı?

halitkin
Özet geçiyorum; birkaç ay önce aranıp otel çekilişe katılabileceğim söylendi ben de olur dedim. Bugün tekrar arandım ve kazanan 50 kişiden biri olduğum söylendi. Adım, soyadım ve yaşım dışında herhangi bir bilgi istenmedi ve cumartesi günü saat 16:30'da Merter'deki The Green Park Hotel'e davet edild
Özet geçiyorum; birkaç ay önce aranıp otel çekilişe katılabileceğim söylendi ben de olur dedim. Bugün tekrar arandım ve kazanan 50 kişiden biri olduğum söylendi. Adım, soyadım ve yaşım dışında herhangi bir bilgi istenmedi ve cumartesi günü saat 16:30'da Merter'deki The Green Park Hotel'e davet edildim. Orada daha detaylı bilgi vereceklermiş. Telefonda söylediklerine göre Bodrum'dan Kuşadası'na kadar istediğim mavi bayraklı otellerden birini seçebilirmişim. Süresi 2024'e kadarmış. Telefonla arayan kız numarasını kaydetmemi (normal numara, 0850'li değil) ve istediğim zaman arayabileceğimi söyledi. Söylediğine göre müşteri memnuniyeti için böyle bir şey yapıyorlarmış.

Biraz google'ladığımda şöyle bir şikayetle karşılaştım ve işkillendim: www.sikayetvar.com

Siz ne diyorsunuz? Sizin ya da bir tanıdığınızın başına böyle bir şey geldi mi? Cumartesi günkü davete gideyim mi yoksa vakit kaybı mı?
0
halitkin
(06.04.23)
gidersen devremülkün hayırlı olsun. :D

Her yaz gidebileceğin ve bol bol ödeme yapacağın devremülk kiralayacaklar tahminen. Yazlık otellerde de vardı bu, bir tanıdığım aldı aslında kısmen memnunlar ama hiç kullanmayan veya kullanamayanlar da var.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
scam olduğunu düşünüyorum açıkçası. vaktin varsa uğra, öğren :d bi şeyler satmaya çalışırlarsa almazsın, en kötü tecrübe olur.
0
deartheodosia
(06.04.23)
2023 türkiyesinde kimse kimseyi arayıp da çekilişe katılması sağlanarak hediye kazandırmaz.

%99.99 scam.
0
mr.goodcat
(06.04.23)
Benzer bir durum yıllar önce haberlere çıkmıştı. Almayacağım diye diretenlere bayağı psikolojik işkence yapmışlar. Yüksek sesli müzikler, sıcak bir oda, bağırıp çağırmalar vs. Hep böyle olmayabilir ama şu dönemde kimseyi bedavaya eğlendirmezler gibi geliyor.
0
birbuket
(06.04.23)
verdiğiniz linkte cevap mevcut zaten. gitmeyin.
0
adivar
(06.04.23)
aa cok eski numara bu, unutmustum gene mi hortlamis?

(bkz: bedava tatil kazandiniz)
0
supergirl
(06.04.23)
bu tarz duyurulara hep ayni cevabi veriyorum
bedava peynir sadece fare kapaninda olur
0
nibba
(06.04.23)
95-96 yıllarında öğrenci iken ek gelir olsun diye bu işe bulaşmıştım.
o hediyeyi alabilmek için @birbuket'in bahsettiği tarzda bir pazarlama işkencesine katlanmanız lazım. bizim firma en azından hediye kısmında dürüsttü. pazarlama seansından bir şey almadan çıksanız da hediyeyi kullanabiliyordunuz.
0
lazpalle
(07.04.23)
Giderseniz potansiyel müşterisiniz, ve psikolojik baskı altında imza atarsınız.

Her zaman söylerim, sokakta birisi durdurup "içimden geldi al şu parayı" diyip bir deste para uzatsa bile, hemen hızlıca kaçın, sakın almayın o parayı.
0
John Bloor
(07.04.23)
(14)

Düğünümüze gelmeyecek olan kuzen

jonas
Kardeşim yurtdışında yaşıyor. Önümüzdeki ay orada evlenecek, Temmuz'da da İstanbul'da düğünü olacak. Düğüne davet edilen kuzenim, içimize sinmeyen türde gayet bahane olduğunu düşündüğümüz bir gerekçe sunarak düğüne gelemeyeceğini (gelemeyeceklerini) bildirdi. Kendisi kardeş gözüyle baktığımız, bu hi
Kardeşim yurtdışında yaşıyor. Önümüzdeki ay orada evlenecek, Temmuz'da da İstanbul'da düğünü olacak.

Düğüne davet edilen kuzenim, içimize sinmeyen türde gayet bahane olduğunu düşündüğümüz bir gerekçe sunarak düğüne gelemeyeceğini (gelemeyeceklerini) bildirdi. Kendisi kardeş gözüyle baktığımız, bu hisleri beslediğimiz türde bir kuzendir. Zamanında biz kardeşimle onun nikahına da düğününe de gittik ve iki elimiz kanda da olsa gitmemezlik etmezdik. Bu kategoride gördüğümüz bir insan kendisi yani. Ama onun kardeşimin düğününde olmayacak olması açıkçası şaşırtıcı oldu. Sosyal olmayan, insan ilişkileri hayli zayıf olan kocasından kaynaklı olarak böyle bir durum oluştuğunu düşünüyoruz.

Siz de bahsettiğim kategoride gördüğünüz, konumlandırdığınız bir kuzeninizden bu tür bir durumda içinize sinmeyen bir geri dönüş alsanız ne yapardınız? Ne olursa olsun makul mu karşılarsınız? Yoksa bu durum geleceğe yönelik ilişkilerinizi etkiler mi?
0
jonas
(06.04.23)
Gerçekten de, dediğiniz gibi kocasından kaynaklanıyor olabilir.
Siz sosyal olmayan bir koca görüyorsunuzdur ancak daha derin problemler vardır belki. Dışarıdan bilinmez bazı şeyler.
Eğer öyleyse, onları olduğu gibi kabul ederdim.
0
pro9it9is9
(06.04.23)
@aman üstüme geliyorlar Düğün İstanbul'da, yazmıştım onu en başta. Maddi durumları da yerinde.
0
🌸jonas
(06.04.23)
O kadar değer verdiğim biriyse aşırı kirilirim. Ama samimi şekilde konuşup, gerçek nedeni öğrenmeye de calisabilriim galiba çok değer veriyorsam
0
abuzer
(06.04.23)
Düğün sevmiyordur. Şimdiye kadar 3 düğüne gittim. DÜğün için kırılan biri ile konuşmam. Pek çok nedeni olabilir.
0
Kahvedesu
(06.04.23)
@Kahvedesu Düğün seviyor. Kesin bilgi.
0
🌸jonas
(06.04.23)
Temmuz'daki düğüne katılmamak için bugünden nasıl bir gerekçe gösterilebileceğini ciddi şekilde merak ettim.
0
Mirket
(06.04.23)
Benim de düğünüme bir kuzenim gelmedi. Üstelik geleceğini söylemişti ve maddi durumları gayet yerinde.

Yapacak birşey yok gelmedi diye oturup ağlayacak halim yok. Konuştukça iyiydik ama o günden beri ne ben onu aradım ne o beni. Kendisi bekar, yarın evlenirse bizi davet eder mi meçhul. Küskünlük gibi değil de akrabalar kuzenler birbirinin düğününe cenazesine de gelmeyecekse neden akrabayız ki? Senin senaryoda kendisi beni aramadığı sürece aramazdım, görüşmezdim.
0
Lethe
(06.04.23)
doktora jürisi falan mı var? yani "o gün fenerin maçı var" gibi bir şeyse çok saçma.

ben olsam telefonla arayıp samimi bir şekilde sorardım "bak başka bir şey varsa darılmam gücenmem. ben seni kardeşim bildim. niye gelmiyorsun sebebi nedir?" gibi öğrenmeye çalışırdım.
0
alperz
(06.04.23)
ben düğüne katılamamanın neden bu kadar feci bir şey olduğunu hiç anlamadım. kişi sayısına göre yemek ödemesi yapılsa ve gelmese problem edilmesini anlarım ama önceden belirtiyor işte. altın takmayacak diye mi? bi arkadaşımın düğününe katılmamıştım, görüştüğümüzde altın takmıştım ama yıllarca düğünüme gelmedin diye konuştu ve artık kafayı yiyecektim, görüşmemeyi düşünürken azalarak bitti sonunda. altı üstü düğün işte. benim düğünüme de geleceklerini belirtmelerine rağmen birkaç kişi gelmedi (yukarıda bahsettiğim türden kişi bazlı ödeme de yapılmıştı ve uzun uzun oturma planları ayarlanmıştı) umurumda olmadı açıkçası.
0
deartheodosia
(06.04.23)
@deartheodosia Mesele elbette ki maddiyat (altın) değil, maneviyat. Bir de sizin örnekteki arkadaş örneği ile bizimki farklı şeyler. Kardeş bildiğimiz kuzen, bir "arkadaştan" farklı bir seviye. Üstte @Lethe güzel demiş, en mutlu ve en üzgün günlerimiz olan düğün ve cenaze gibi olaylarda en yakın bildiklerini yanında görebilmeyi istiyor insan. Gayet insani duygular.
0
🌸jonas
(06.04.23)
Ben sebebi neden yazmadiginizi merak ettim.

Bu yüzden küsülür ya da mesafe konur mu? Bence önceki ilişkinize bağlı. Bu olana kadarki ilişki samimi ve sağlamsa sadece bunun çok etkilememesi lazım. Değilse de gevşer.

Sebebi neden yazmadiginizi da şu yüzden sordum. Birkaç yıl önce pandemi zamanları kuzenimin düğününe gitmedim. Çünkü kendi işimi yapıyorum ve covid kapatsam iki hafta çalışmamak ve bir sürü maddi zarar demek benim için riskliydi. Onlar da inatla düğünü ertelemediler. Onlara da bunu söyledim. Düğünden önce ne kadar faaliyet varsa hepsinde oradaydım. Ama işte "bahane etti gelmedi" oldu. Çok sıkı fıkı da değildik de kötü demezdim sorsanız. Ama bana sorarsanız onlar bunu "bahane" edip birdenbire kestiler iletişimlerini.

Özetle sizin bahane olarak değerlendirdiğiniz şey o kişi için öyle olmayabilir. Onu da buraya yazmadginiz için buradaki cevaplar benimki de dahil işinize muhtemelen yaramayacak. Yine de eğer güzel bir ilişkiniz varsa sırf bu yüzden bozmayın derim ben yine de.
0
encokbenisevinnolur
(06.04.23)
Sebebini yazmadan nasıl isabetli bir cevap verebiliriz ki burada? Size göre bahane gibi ama belki bir çok insana göre geçerli bir bahanedir. O yüzden sebebini bilmeden kuzeninizi burada linçlemek bence yanlış olur.
0
roket adam
(06.04.23)
@roket adam Aslında duyurunun sonunda ben şunu sormuştum, temel merak noktam da tamamen bu:

"Siz de bahsettiğim kategoride gördüğünüz, konumlandırdığınız bir kuzeninizden bu tür bir durumda içinize sinmeyen bir geri dönüş alsanız ne yapardınız? Ne olursa olsun makul mu karşılarsınız? Yoksa bu durum geleceğe yönelik ilişkilerinizi etkiler mi?"

Yani kardeşimle beraber bahane olarak gördüğümüz gerekçeyi burada tartışmaya açma gereği görmüyorum çünkü bizim açımızdan durum net. Burada esas konu o değil. Ben şayet siz de kardeş gibi gördüğünüz bir kuzeninizden düğün davetinize "kendinizce içinize sinmeyen türde bir geri dönüş alsanız" sonrasında o kişiye karşı tavrınız ne şekilde olurdu kısmındayım tamamen. Soru gelin kuzenimi linçleyin sorusu değil yani, eğer siz böyle hissederseniz o kuzeninizle ilişkiniz nasıl devam eder sorusu.
0
🌸jonas
(06.04.23)
Kardeşim gibi gördüğüm bir tek kardeşim var o nedenle onu düşündüm ama onu da kardeşim olduğu için makul karşılardım o nedenle soru kilit benim için :) Sizin onu gördüğünüz kadar o sizi yakın görmüyor olabilir, yapacak bir şey yok. Ya da başka bir neden vardır ama onu söyleyememiştir size, ki aynı kapıya çıkıyor. Ben ne yapardım diye soruyorsanız benim için önemli olmazdı çünkü zaten ilgisiz biriyim.
0
peki madem
(07.04.23)
(9)

Bir psikolog hakkında

hlot
Bir kurumun ucretsiz psikologuna gidiyorum. Ben 1 dakikayi bile kacirmak istemezken psikolog genellikle erken cikarmaya calisiyor gibi geliyor. 5-10 dk erken cikariyor ya da 5-10 dk gec basliyip bitis suresini ona gore uzatmiyor. Gecen gun 5-10 dk gec baslamak zorunda kaldik, benden onceki uzadigi i
Bir kurumun ucretsiz psikologuna gidiyorum. Ben 1 dakikayi bile kacirmak istemezken psikolog genellikle erken cikarmaya calisiyor gibi geliyor. 5-10 dk erken cikariyor ya da 5-10 dk gec basliyip bitis suresini ona gore uzatmiyor. Gecen gun 5-10 dk gec baslamak zorunda kaldik, benden onceki uzadigi icin, "evet, yogun bir gun" dedi ozur diler gibi ama sonra bir konuyu bitirince hop cikardi beni, hem de 15-20 dk erken cikardi. Ben de saati kontrol etmemistim, herhalde zamani geldi dedim, cikinca anladim cok erken oldugunu. Cok uyuz oldum 20 dk erken cikarmasina.

Bir keresinde yine erken bitirecekti "suremiz 45 dk degil mi" dedim, saati yanlis hesaplamis gibi yapti, "aa evet tabii" dedi, sonradan ekstra 10 dk daha dertlerimi dinledi. Artik sikayet gelmesin diye mi yapti bilmiyorum. Ertesi hafta 5 dk gec geldi, daha ben bir sey demeden "evet, saatimize bakalim, bu sureyi eklicem, 45 dk surecek" dedi.

Yani boyle konusunca, guleryuzlu olunca da kizamiyorum. Bir de her seyimi anlattigim bir insan, dertlerime cozum bulmaya calisan bir insana "ama 45 dakika degil mi yahu" diye hafiften kizinca aramiz bozulur gibi hissediyorum. Halbuki o da profesyonel bakiyor degil mi meseleye? Oturup da benim dertlerimle dertlenecek hali yok. Bir haftada benim gibi 30-40 kisi goruyordur zaten. Ama iste bu psikolojiden cikamiyorum: sanki beni onemseyen, beni sevdigi icin bana yardim etmeye calisan biriymis gibi geldigi icin ters bir sey dersem aramiz bozulur, bir daha da eskisi gibi yardim alamam diye dusunuyorum.

Ne diyorsunuz bu duruma?

Bir de cok konusuyor. Takir takir konusmasi, sessizlik olmamasi hosuma gidiyor (bazilari dusunelim diye cok bosluk birakiyor) ama bir sey anlatacak, onu 2-3 ornek seklinde uzata uzata soyluyor. Basta tarzi bu herhalde dedim ama acaba usttekiyle birlikte dusununce acaba dedim, dert dinlemekten kafasi sisiyor da o yuzden kendisi bol bol konusmak mi istiyor? Arada ben lafa girmek istedigimi belli etmeme ragmen uzatiyor ve bazen sozunu kesmek durumunda kaliyorum. Bir de yani aylardir gidiyorum buraya, bir seyi anlamam icin bir ornegin yettigini, kapasitemin buna yettigini anlamis olmasi lazim bence.
0
hlot
(06.04.23)
45dk sureniz var diye illa ki o süreyi son saniyesine kadar kullanmali diye bir kosul yok.

Üstelik ücretsizmis de.
0
Yourcousinmarvinberry
(06.04.23)
Verimli geciyorsa olabilir boyle seyler ama yapilan ise de saygisizlik gibi bence. bunu da psikolog kendi icinde degerlendirip basini yastiga rahat koyuyorsa yapacak pek bir sey yok.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(06.04.23)
@Yourcousinmarvinberry: ne demek ustelik ucretsiz? Bir yerden maas aliyor sonucta. 45 dakikanin son saniyesine kadar kullanmali, bana 45 dk bile az geliyor.

@insanlik icin buyuk bir adim: bu psikolog fena degil aslinda. İyi geliyor gibi ama ne yapicam, her defasinda "45 dk oldu mu" mu diyecegim?
0
🌸hlot
(06.04.23)
Duygusal bağ kurduğunuz için sıkışıyorsunuz, süreyi verimli kullanması konusunda ona ikazda bulunmak, ciddi ciddi 45 dk'yı doldurmak istiyorum deme hakkınız var çünkü bu süre başkalarına da size de tanımlanmış. Herkese aynı şeyi yapıyorsa açıkça görevi kötüye kullanıyor demektir.

Ayrıca bu kişi epey gençse (ki güven vermedi anlattıklarınıza bakınca) bence hemen bırakın, psikolog denen şahıslar karşılarındaki kişiyi bilgilendirmek zorundadırlar, süreyi doldurmadığında da, danışana olan davranışlarındaki bariz farklılıklar konusunda da... saçmalamış. Çekinmeyin ikaz edin, kendinize güvenin.
0
muhayyer divan
(06.04.23)
Aranız çoktan bozulmuş. Buraya yazdıklarını ona okut bence.
0
gece abisi
(06.04.23)
Orada önemli ve öncelikli olan sizsiniz, o değil. İnsanı durumlar olur geç kalınır vs ama bu sürekli arıyorsa noluyor noldu da boyle oldu demenizde bir acayiplik yok. Endisenizde haksız değilsiniz söylersem verimli yardım alamam demenizde, ancak öyle olursa bu onun yarattığı bir şey olur sizin değil.

Ücretsiz olayına da takılmayın. Ne tür bir kurum bu belirtmemissiniz ama baştan böyle sozlesilmis ve karşılıklı yazılı olmayan bir sözleşme yapılmış demektir. Dolayısıyla "zaten ücretsiz fazla bir şey bekleme oradaki sorunlari dile getirme" türü bir yaklaşım yanlış olur. Sözleşme karşılıklı çünkü.

Doğrudan problemlerinize çözüme kavuşturamasaniz bile kanaatimce böyle durumlarda uğraşmak iyidir. İyi derken oldurucudur kanaatimce. Bir problem değil bunu tekrar tekrar dile getirmeniz tekrarliyorsa. Onu tekrarlayanda problem var. Zaten siz soylediginizde geri adım atmış. Tekrarlarsa da söyleyin.
0
encokbenisevinnolur
(06.04.23)
seans süresinin normali 40 dakika diye biliyorum
bunları ona aktarman gerekiyor, psikoloğunla yaşadığın sorunlar da hayatının bir parçası
başka birine de yönlendirebilir

herkes işini tam yapmak zorunda ama günde 8 saat mesaiye 8 seans koyan bir kurum varsa, bu da insani değil
kendine zaman ayırmaya çalışması normal

son paragrafta aynı şekilde ben daha çok söz almak istiyorum 1 örnek yeterli diyebilirsinn
1 seansı beklentilerin için ayırabilirsin
0
bir soru sorcam
(06.04.23)
Sikayet eeeetttt. kesinlikle cok kotu bir psikolog
0
ala09
(06.04.23)
45-50 dk standart seans süresidir. eğer devamlı geç kalıyor ya da erken bitirmeye çalışıyorsa iş disiplini yok demektir. bir kuruma bağlı çalışıyorsa da danışan kaybetmekten çekinmediği için, kendi terapi merkezi olsa çok dikkat etmek zorunda kalırdı. şikayet edin, hiç hoşlanmıyorum bu tür davranışlardan ben. eksik tartan manavdan ne farkı var dakika çalan psikologun?
0
deartheodosia
(06.04.23)
(7)

Atatürk havalimanı yeniden açılabilir mi?

birmilyonunvarmi
İstanbul havalimanı ve Sabiha Gökçen varken ikisinden birini kapatmadan üçüncü havalimanı olarak yeniden açılabilir mi? Ya da yeniden açılması mantıklı mı?
İstanbul havalimanı ve Sabiha Gökçen varken ikisinden birini kapatmadan üçüncü havalimanı olarak yeniden açılabilir mi? Ya da yeniden açılması mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(05.04.23)
Açılır, neden açılmasın? Pistlerin üzerine bina v.s. olsa da onlar yıkılır açılır, sonuçta depremde de gördük ki pist onarmak öyle yapılamayacak bir şey değil.

Istanbul'ın devasalığı göz önünce bulundurunca pek tabi ki şehrin farklı bölgelerinde havaalanı olması halk için de iyi olur. Londra, Moskova v.b. İstanbul siklet şehirde de bu böyle.

Bütün mesele, 3. havalimanının finansal durumu çünkü buraya büyük paralar harcanmış ve bir takım garantiler verilmiş.
0
bk
(05.04.23)
buenosdias
(05.04.23)
kuzey güney yönlü iki pist kırıldı. üstündeki yapılar kaldırılsa da pisti yeniden yapmak gerekir. bu sefer tek pist yeterli olur.

05/23 pisti zaten aktif o sebepten orada problem yok. ancak bence iktidar değişse dahi park sabit kalıp 05/23 pistiyle yapılan bir operasyonda ilk aşamada bence yeterli olabilir. sabiha benzeri bir operasyon, low-cost vs. olarak yapılabilir. sonuçta istanbul havalimanı da çok büyük bir yatırım. eski full time atatürk havalimanı operasyonu yapılması istanbul havalimanının atıl kalmasına sebep olur.

ama tek pistle low-cost havayollarının, bölgesel havayollarının uçtuğu bir senaryo, en yararlısı olacaktır. bir de tabi özel jet operasyonları vs. yapılır.

kargo uçakları istanbul havalimanını kullanabilir. sonuçta kargo uçağı genelde daha uzun piste ihtiyaç duyabilen bir uçak.
0
NightBringer
(05.04.23)
açılabilir ve açılmalı...
0
elifkircil
(05.04.23)
freedonia
(05.04.23)
atatürk havaalanı yolundan geçiyorum sık sık. yıllardır hummalı bir çalışma var orada, yıktılar önce her yeri şimdi binalar var bir sürü ve hala aktif inşaat. açılmaması için her şeyi yapacaklardır, zaten istanbul havaalanı’ndaki birçok yer sümeyye ve bilal’e ait olduğu açıklanmıştı, yandaşlara ait işletmeler vesaire.
0
deartheodosia
(05.04.23)
yenisinin metrosu var, bu saatten sonra açılmayıp gerçekten ağaçlı bahçeli yeşil alan olması daha iyi

30dk'da havalanıan ulaşmak güzel bir şeydi ama şehir içinde uçak uçmaması da güzel
0
bir soru sorcam
(05.04.23)
(7)

Neden?

nolmus yani
Niye tüm arkadaşlarım çat diye bırakıp gidiyor?Benle dertleşmek vakit geçirmek için can atan, saatin kaç olduğuna bakmadan arayacak yardım isteyedek samimiyette olan, yanımda hep gülen bütün arkadaşlarım eninde sonunda çat diye bırakıyor. Bıktım. Ben neyi yanlış yapıyorum? Eninde sonunda tüm dostluk
Niye tüm arkadaşlarım çat diye bırakıp gidiyor?
Benle dertleşmek vakit geçirmek için can atan, saatin kaç olduğuna bakmadan arayacak yardım isteyedek samimiyette olan, yanımda hep gülen bütün arkadaşlarım eninde sonunda çat diye bırakıyor. Bıktım. Ben neyi yanlış yapıyorum? Eninde sonunda tüm dostluklarim o ghostingi yemekle bitiyor. Bende de gurur var gidip sormuyorum hayırdır ne oldu diye.

Ama merak etmeden de edemiyorum ve de sıkıldım. Zira aylar yıllar boyunca gecenin bilmem kaclarinda dertlerine çözüm olduğunuz arkadaşlarınız sizi terk ettigi için çareyi ekşi duyuru ile dertlesmekte bulunca insanın canı sıkılıyor biraz.
0
nolmus yani
(05.04.23)
Birkaç farklı durum söz konusu olabilir

1 - Son yılların ilişkileri genel olarak yüzeysel. Artık sosyal medya temelli sosyal hayat mı dersiniz, sosyolojik trendler mi dersiniz; insanlar kendi ihtiyaçları konusunda daha talepkarlar, ancak konu karşılık vermeye geldiği zaman kimse eskisi kadar vefalı değil.

2 - Belki insanların sizin düşündüğünüz kadar yardıma ihtiyacı yok; siz kendinizi deli divane ediyorsunuz, onlar da bunu severek kabul ediyorlar ancak ilk başta o kadar da ihtiyaç duymadıkları için sizinle aralarında çok özel bir şey olduğunu düşünmüyorlar.

3 - Farkında olmadığınız bir karakter özelliğiniz var. İnsanlar her ne kadar zor zamanlarında sizi yanlarında istiyorlarsa da normalde sizinle vakit geçirmek istemiyorlar.

4 - Hep yanlış, özünde vefasız, çıkarcı insanlara denk geliyorsunuz.
0
salihdt
(05.04.23)
Sadece hayatının imtihan sorularından biri bile olabilir. Enteresan bir şekilde astrolojik doğum haritasında böyle işaretler olur böyle insanların, biri de benim ve gerçekten haritadaki işaretleri aynen yaşıyorum, elimde de değil. Dikkat ediyorum bu olay bendeki hangi yanlışlığı gösteriyor diye, görüyorum ki bende insanlara aşırı, kendime sıfır değer verme alışkanlığı var. Tam da bunu yeneyim diye güneşimi aslan burcuna vermiş Allah, hatta beni desteklemek için mesela merkürümü başak burcuna koymuş, 7. evime ve terazi burcuma denk gelecek şekilde satürn (zorlayıcı, engelleyici, problem çıkararak iyice öğrenmemi sağlayıcı gezegen) yerleştirmiş vs vs. Bakıp düşünüp hak verdiğim çok konu oldu doğum haritamda, bu anlamda rehber olarak kullanıyorum. Ama bakış açısını ve edinilen bilgileri çok sağlam tutmak lazım. Herkesin yorumu doğru olmaz, sağlam astrologlar bulmak lazım, ünlü olanları da dahil.

Sen de kendine bak bakalım, arkadaş ilişkilerinde acaba kendini öncelemek yerine başkalarını gereksizce önceleyen ve bu sebeple hem senin hem de onların kıymet bilmemeniz durumunu oluşturan bir halin var mı.
0
muhayyer divan
(05.04.23)
Friends'de Joey herkesin hayatına devam edip ilerlemesine (moving on) kırılıyordu. Herşey eskisi gibi kalsın istiyordu. Aynı şekilde HIMYM'da da Ted benzer hislere kapılıyordu. İkisi de kalbimi kırmıştı ilgili bölümlerde. Yapacak bir şey yok. Zaman içinde dokunduklarımız azalacak, dokunduklarımıza dokunduğumuz anlar azalacak. Yağmurlar altında ağlarken akan gözyaşların nasıl kaybolup gidiyorsa sen de hepimiz de öyle kaybolup gideceğiz.

tiny.cc
0
twelfth
(05.04.23)
Çat diye gidiyorlar derken, evlendikten sonra mı aramıyorlar? Sorsanız ne olacak ki? Ne diyecekler? Sizinle kalmak isteyenlerle devam edin, gitmek isteyenler de gitsin. İyi bir arkadaş çevresi şans işi.

Yenileri belki eskilerinden de daha iyi olacak.
0
Kahvedesu
(05.04.23)
Yardıma ihtiyacım var, ya da nolur bugün şuraya gidelim şunu yapalım vs yapanlar onlar. farkında olmadığım bir özelliğim varsa da bulmak isteyecek enerjim kalmadı diyebilirim. belki de gerçekten başkalarına gereksiz öncelik verip duruyorumdur ve insanlar istedikleri eğlenceyi alınca kalma gereği duymuyordur.

evlendikten sonra gitme gibi bir durum görmedim. genel olarak insanlar ben hiç varolmamışım gibi hayatlarına devam ediyorlar. major bir değişiklik sonrası falan olsa anlayacağım. manita yapar veya evlenir anlarım. işi gücü değişir taşınır vs anlarım. daha bir sürü sebep var. ama evet, sorsam ne olacak ki diye düşündüğüm için hiçbir zaman sormadım.

ama kalmak isteyen de yok. hep bir gram arkadaşım oldu. öyle çok popüler değilim. olmamayı mı tercih ettim emin değilim. ama az ama öz insanlarla olmak hep daha hoşuma giden bir şey oldu. belki bu yüzden canım bu duruma çok sıkılıyordur.

tek sıkıntı yenisi eskisinden belki daha iyi olur diye diye yaş 30 oldu. gellmişim burada ergenler gibi hüüü arkadaşlarım beni sevmiyor diye dert yanıyorum...
0
🌸nolmus yani
(05.04.23)
neden sormuyorsunuz, sorsanıza? belki bir problem bile yoktur.
0
deartheodosia
(05.04.23)
Bir seyi yanlis yaptigin falan yok.

ilk kisimda bahsettigin sey pek çok kisinin basina gelebiliyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.04.23)
(9)

Türkiye'deki enstrüman fiyatlarının çıldırmış olması

funl
Şu an avrupa'da 140 euroya satılan 0 gitar tr'de 5000 küsüre satılıyor. 3 -4 sene önce bir satıcı bana ahsap vergisi vs de artık eklendiğinden bahsetmişti ancak durum gercekten hiç iç açıcı değil. Kur farkı, ekstra vergiler vs derken resmen enstruman almak lükse dönmüş durumda. Sizce ilerleyen yılla
Şu an avrupa'da 140 euroya satılan 0 gitar tr'de 5000 küsüre satılıyor. 3 -4 sene önce bir satıcı bana ahsap vergisi vs de artık eklendiğinden bahsetmişti ancak durum gercekten hiç iç açıcı değil. Kur farkı, ekstra vergiler vs derken resmen enstruman almak lükse dönmüş durumda.

Sizce ilerleyen yıllarda bu fark ne olacak ? Arada yurtdışına çıkıyorum. Gidip dönerken gitar getirmek mantıklı mı ?
0
funl
(03.04.23)
Türkiye'de fiyatları çıldırmamış bir şey yok ki, misal peynir fiyatları da çok çıldırdı, yurtdışından ucuza halledebileceğin bir şeyse tabii ki öyle yap.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
yurtdışından dönerken almak mantıklı. öyle bir imkanım olsa tel, pedal, enstrüman vs ihtiyaçlarımı o şekilde karşılamayı tercih ederdim. ancak nadir de olsa bazen güzel kampanyalar olabiliyor. 9-10 ay kadar önce schecter markalı bir gitarı thomann fiyatından 750 lira daha ucuza aldım dore müzikteki bir kampanya sayesinde.
0
ziya özdevrimsel
(03.04.23)
tr’de fiyatları çıldırmayan bi şey yok yazıcaktım ki yazılmış :) ben liste yapıyorum, yurtdışına çıktığımda topluca alıp dönüyorum.
0
deartheodosia
(03.04.23)
trde bazı şeylerin fiyatı dışarıya göre daha uygun, bazı şeyler daha pahalı. imkanın varsa tabii ki dışarıdan al gitsin. ben mutlaka gideceğim yerlere göre araştırma yapıp daha ucuzsa gittiğimde oradan alıyorum.
0
roket adam
(03.04.23)
Türkiye'de şu an Türkiye'de üretilmeyen ürünlerin yüzde 99'u yurtdışına göre daha pahalı.

Kiyafet, peynir, ekmek dışında yurtdışından almak her zaman daha mantıklı artık.
0
logisticsmanager
(03.04.23)
Ben bunu uzun uzun yazacaktim da vaxgectim. Hatta 2. El piyasasi diye soru sordum ben de dun.

Yalan soylemis, elektrik gitarin ustunde yuzde 10 gumruk, yuzde 3,4 de ilave gumruk vergisi var. Otv yok. Kdv 18.

Fena sapliyorlar demek oluyor bu.
0
floydian
(03.04.23)
Geçtiğimiz sene fena halde vergi gelen şeylerin içinde akustik ve elektronik müzik aletleri de vardı. Bi de kur binince işin içine garip fiyatlar çıkıyor. Bi de bazı markaların (öhhö YAMAHA) akıl almaz türkiye fiyatları var almanya fiyatını euro'dan direkt tl'ye çevirdiğimizde çıkan sonucun 3 4 katı falan fiyatlar söyleniyor burada sebebini kimsenin bilmediği bi şekilde. Sonuç bu.

Thomann'da genellikle vaziyet böyle vat falan olmadan direkt alman biri alıp size getirebiliyorsa türkiyedekinden çok daha ucuza gelmiş oluyor. Çok nadir markaları arturia, behringer vs aşırı fark olmadan mantıklı farklara buradan alabiliyoruz.

En azından keriz gibi hissetmemek için thomann türkiye karşılaştırması yapıp buradaki fiyatının gerçekten makul olduğunu düşündüğünüz bir enstrumanı yalnızca kur çılgınlığı ile alabilirsiniz ya da çare almanya elden getirmek. (o da gitar ufak synth vs gibi taşınabilecek şeylerse)
0
hedep
(03.04.23)
gül ağacı klavyesi olan gitarlara ek vergi alındığı söylentisi yıllardır var ama gerçekliğini bilemiyoruz. (çevre koruma bilmemnesi varmış diyorlar)

Müzik aletlerine 2020'de bir ek vergi geldiğinden bahsediliyor ama yine nedir iyi araştırmak lazım. Azaltılarak bitecekmiş ama Türkiye'de bunun mümkün olduğunu sanmıyorum.
dar.vin
0
nhk ni youkosu
(03.04.23)
Bu sektörde adamların tedarikçilere taahhütleri var. Genelde Türkiye'deki lisanslı ithalatçılar, lisanslı dağıtıcılardan alıyor ürünleri. Gidip mesela fender markasından almıyor mesela, onun yerine toptancıdan alıyor. Büyük markalar tek tek her ülkede satıcılarla uğraşmak yerine, tek bir ana dağıtıcıya veriyorlar ürünleri. Onlar dağıtıyor dünyaya.

Bu dağıtıcı firmalar da paket teklifler veriyor. Diyor ki sana 30 tane enstrüman markasının yetkili satışını veriyorum. Ama yıllık atıyorum minimum şu kadar teminat isterim, ya da şu kadarlık ön ödeme alırım.

Türkiye'deki firma da bu satış teminatını tutturmak için 1'e aldığını 10'a satıyor ki o parayı çıkarabilsin.

Enstrüman zaten az satılan bir şey. ABD'de, Almanya'da leblebi gibi enstrüman satarsın. Türkiye'de satamazsın.
Zaten türkiye'de çok müzik meraklısı insan yok.
Olanın da çoğunun böyle bir hobiye ayıracak parası yok.
Yılda kaç kişiye orijinal amerikan fender, Gibson satabilirsin?

Vergi ya da kur falan değil yani mesele sadece.

Kurun şöyle bi etkisi var. 1000 dolarlık bir gitar, önceki sene 8000 TL'ydi, şimdi 19.000 TL.
Haliyle geçen sene alabilen adamların bazıları şimdi 19.000 veremiyor.

Atıyorum geçen sene yılda 30 kişiye 1000 dolarlık bir gitar satan dükkanı. 30000 dolar kazandı.
Bu sene o 30'un 10'u alamayacak 1000 dolar veremeyecek gitar belki.
Adam yine 30.000 doları tutturmak için 20 kişiye 1500 dolardan satmaya başlıyor bu sefer.
0
anten
(03.04.23)
(9)

türkiye'de niye sağlıklı noodle yapılmıyor, korelilerin yediklerinden?

sanemz
marketlerde satılanların içindekiler çok zararlı ama mukbangların yediklerine bakıyorum çok daha farklı sanki. mesela şu kızın yedikleri çok leziz görünüyor:https://www.youtube.com/watch?v=y7Dk6khqI1k&t=281s
marketlerde satılanların içindekiler çok zararlı ama mukbangların yediklerine bakıyorum çok daha farklı sanki. mesela şu kızın yedikleri çok leziz görünüyor:

www.youtube.com
0
sanemz
(31.03.23)
3cü dünya ülkesi olduğumuzdan. insan sağlığının değersiz olmasından.
sadece noodle değil ingilterede satılan algida ile burada satılan algida veya knorr çorbalar gibi bir çok örnek var.
0
astronom bey
(31.03.23)
2 yumurta koydu diye bunun yedigi saglikli mi oldu simdi:)
0
freedonia
(31.03.23)
uzak doğu mutfağı kokusu/yağı bütünüyle sağlıksız izlenimi var bende, özellikle streetfood olanlar hiç hijyenik koşullarda hazırlanmıyorlar.
0
deartheodosia
(31.03.23)
@freedonia, 2 yumurtayı üzerine kırdı, ben içeriğinden bahsediyorum. noodle dedim eğer okduğunu anladıysan. sunumdan söz etmedim.

içeriğine neler katıyorlar bilmiyorum tabi. yapılışını hiç izlemedim.
0
🌸sanemz
(31.03.23)
@sanemz normal hazir noodle iste ne kadar saglikli olabilir: www.ramennoodlist.com
0
freedonia
(31.03.23)
bu videodaki noodle'ın sağlıklı olduğu sonucuna nasıl vardın, anlamadım. iştah açıcı da görünmüyor. yağ içinde yüzüyor. gerçi yüzmese bile noodle sağlıklı bir besin değil zaten. alt tarafı makarna.

soruna gelecek olursak, noodle'ın kalitesini artıran şey içindeki soya sosu ve malzemeler. türkiye'de bir kikkoman kaç paradır kim bilir. ya da malzeme eklemek istesen o malzemelerin fiyatı da uçmuş gitmiştir. her şey paraya bakıyor ne yazık ki.
0
sir gawain
(31.03.23)
hazır, paketli, işlenmiş... adına ne dersen de bu gıdalar hiçbir yerde sağlıklı değil. gelişmiş ülkelerdekinin belki besleyicilik oranı, vitamini şusu busu biraz daha yüksektir; yoksa içinde ne idüğü belirsiz kimyasallar var. olmasa zaten o kadar ucuza milyonlarcasını üretemezler.

ramen olayı uzakdoğuluların kültüründe var, belki bundan dolayı daha kaliteli üretiyorlardır ama hazır noodle'ın olsa olsa "daha az zararlı" olacağını düşünüyorum, "sağlıklı noodle" anca temiz ev yapımı, sebzeli filan normal yemek şeklinde hazırlanıp eser miktarda tüketileni olur.

güney kore ve japonya, abd'nin asya'daki uyduları. haliyle onların mısır şuruplu çerçöpü oraya da girmeye başladı. elimde istatistik yok şu an ama biraz arasan muhtemelen son 20-30 yılda obezitenin orada da uçup gittiğini görürsün.
0
mark greg sputnik
(31.03.23)
Korelee gibi mekanların çoğalması sayesinde umuyorum ki Kore mutfağı yeşerecek ve saçılacaktır. Benim bildiğim en meşhur örneği Korelee olduğu için yazdım. Yeşeren Kore mutfağı sektöründe başka firmalar da var elbet.
0
mada
(31.03.23)
arkadaşlar videoda gördüğünüz noodlae a101'de satılan nodüller aynı değil. size göstereceğim kaynak yok ama kore mutfağına ilgim var. nasıl yapıldığını gösteriyorlar. malzemeleri tek tek aklımda tutamasam da zararlı bir madde yok bizdeki erişteyle aynı. marketlerdeki yani bizdeki noodleların içinde 9 tane koruyucu var. birde bunların dokusu çok farklı oluyor.

ayrıca yağ içinde yüzmesi kişinin tercihi yapılışıyla ilgisi yok. aynı senin makarnan gibi.

birde mısır şurubu ne alaka?
0
🌸sanemz
(31.03.23)
(2)

barthes'in yazarın ölümü denemesi türkçede hangi kitabının içinde?

fakat
bulamadım hangi kitapta olduğunu.
bulamadım hangi kitapta olduğunu.
0
fakat
(30.03.23)
kitapta yok, ben denk gelmedim.
0
deartheodosia
(30.03.23)
Dilin Çalışma Sesi kitabında var.
0
osuran imam
(30.03.23)
(14)

Karşılıksız sevgi ve iyilik yoktur?

ananiyimioguz
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.Veya bi
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.

Veya bir babanın karşılıksız denilen sevgisinin altında aile kurmanın verdiği tatmini, türünün sürekliliğini, veya sürüsünün gücünü; iyi yetiştirdiyse "bakın ben yaptım" ın arkasındaki haklı gurur da bir çıkar değil midir? Aynı şey anne için de geçerli.

Eskiden daha yaygındı, belki ileride bize bakar, tarlaya yardım eder vs. demiş olamazlar mı?

Birine karşılıksız iyilik yaptım dediğinizde hiç bir şey beklemeseniz dahi alınan o mutluluk kazanımı, mutlu hissetmek de bir çıkar değil midir? Veya güçsüz olana yardım etmekteki, çirkin gelebilir ama iç güdüsel olarak kendini daha güçlü görme durumu, o tatminlik, çıkar değil midir?

İnançlı ise, inancından ötürü yaptıkları, mükafatlandırılacağı düşüncesi, çıkar değil midir?

İnançsız ise, iyilikler ile etrafında "doğru, dürüst" insanları biriktirme ve ondan kötü niyetli olmasa bile bir çevre kurma mücadelesi, bir çıkar değil midir?

Yani karşılıksız/çıkarsız sevgi ve iyilik yoktur diyebilir miyiz?
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
evet yoktur ama tabi çıkardan çıkara fark var. örneğin maddi menfaat uğruna gösterilen yapay sevgi ile sevdiceği mutlu edip onun gözünde yücelmek, seni daha çok sevmesinden haz duymak aynı kategoriye girmez sanırım.
0
lazpalle
(29.03.23)
Diyemeyiz, hastalikli bir dusunce yapisi bu. Kotu insanlarin uydurdugu, kendi vicdanini tatmin etmek, kendi kotuluklerine mesruiyet kazandirmak icin kullandigi bos argumanlar bence. Ya ben kotuyum ama bu iyiler de aslinda daha 2 yuzlu, cikarci bir bilsen. Muebbet, idam yemeden onceki suclunun sacmalamasi belki yirtarim diye felsefe paralamasi olur anca
0
freedonia
(29.03.23)
Bence diyemeyiz. Ama karşılık olmadan sevgi de az insanda olur
0
cccbehzatccc
(29.03.23)
en basit canlının bile temel bir motivasyonu vardır : acıdan kaçmak ve hazza yönelmek. canlılığın temelinde bu vardır. bütün davranışlarımız bu iki amaçtan birine hizmet eder. zaten tam tersiyse sıkıntılı bir durum vardır. gözünü kırpmak da dahil hep bu iki amaçtan birine hizmet eder.

ancak sevmediğin biri var mesela. sırf ondan bir çıkarı var diye katlanıyorsundur. bu sıkıntılı tabii. ancak onun dışında her davranışın kişiye fayda sağlaması zaten mantıklı olan. diğer türlü zararı olan bir davranışı neden yapsın ki kişi? tabii buradan kastedilen kendi çıkarın için başkalarını zarara uğramak vs. değil.
0
blackkmamba
(29.03.23)
Karşılığı direkt olarak "Dur ben şunu yapayım da karşılığında bunu alayım" gibi bilinçli ve adi bir düşünce gibi tanımlarsak çok karanlık ve ikircikli bir durum ortaya çıkıyor belki. Tabi ki buna inanmak istememek de normal.

Ancak bence karşılıksız bir şey yoktur diyebiliriz ve bu bir sorun değil. Bilinçli ya da bilinçsiz, faydalı ya da faydasız her şey bir amaç uğruna yapılıyor. Karşılıksız demek bir anlamda amaçsız da demek bence, dolayısıyla da böyle bir şeyin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Mesela "Bir annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız sevgi" başka bir açıdan bakınca genlerini sonraki nesle başarılı bir şekilde taşımanın bir aracı haline geliyor. Dolayısıyla da ortada karşılıksız bir eylem değil, belli bir karşılığa yönelik kullanılan araç var.

Din konusunda da aynı şey geçerli ve yine bir sorun teşkil etmiyor. Söz konusu din ister "Ritüelleri yerine getir, o zaten sana doğru yolu buldurur" desin, isterse de "Ritüeller tek başına önemli değil, önce insan olman lazım" desin; her halukarda ortada belli bir amaca yönelik hareket etme, dolayısıyla da yapılan eylemler neticesinde bir karşılık bekleme durumu var. Bu karşılık direkt yaratıcıdan da, kişinin kendi nefsinden de bekleniyor olabilir, bence sonucu değiştirmez.

Benzer şekilde karşılıksız iyilik de mümkün değil bence. Söz konusu yardımın arkasında kişinin bile farkında olmadığı onlarca amaç olabilir. Zira her şeye ve herkese yardım etmiyoruz; çeşitli kriterlerimiz var. Bu kriterler de büyük ölçüde kişisel; dolayısıyla en temelinde yapılan yardımın arkasında ilgili sosyal grubun bir parçası olmayı pekiştirme, yardım edilenin haliyle empati kurulmasına istinaden hissedilen acıyı hafifletme, komünite hissini güçlendirip olası benzer bir durum yaşanırsa kendine de yardım edileceği güvencesini hissetme gibi hiç de kötü olmayan, gayet doğal karşılıklar olabilir. Burada "Bunlar sebep değil sonuç" diye bir argüman üretilebilir. Yani "kişi hiçbir karşılık beklemeden yardım yaptı ama neticesinde bu faydaları edindi" denilebilir, açıkçası ben bunun mümkün olmadığını, bunu yine amaca ve dolayısıyla da eylemin kendisine bağlandığını düşünüyorum. Yani eğer bu karşılıklar en başta amaçlanmasa, yardım da edilmezdi.
0
salihdt
(29.03.23)
biraz kabala bakıyorum bu aralar ve tam da bundan bahsediyor. mutlu meydan çok güzel şekilde açıklıyor bunu. özetle dediğiniz gibi çıkarsız hiçbir şey yok. çünkü insanın doğası bu. @blackkmamba'nın dediği gibi -ki sanırım o da mutlu hocayı dinlemiş- haz alma ve acıdan kaçınma odaklıyız. bir insanı sevmemiz, aşık olmamız bile, onun bizi iyi hissettirmesi nedeni ile. bir müddet sonra o kişi bize haz vermesin, bakalım sevmeye devam edebiliyor muyuz? karşılıksız yapılan iyilikler, para yardımları vs. insanın vicdanını tatmin ettiği için yapılıyor. yani yine ortada "çıkarsız" bir şey yok. yani iyilik yapıyorum -> vicdanım rahatlıyor -> haz alıyorum. istediğiniz argümanı sunun, yolun sonu kişinin kendisini tatmin etmesine ve acıdan kaçınmasına çıkıyor.
0
candide
(29.03.23)
Evet. İyilik bencilliktir. Hatta şunu önerebilirim, bir saatte bitirirsiniz: Anaşist Ahlak - Kropotkin.
0
ruhen hastayim ben
(29.03.23)
bu saydıklarınız haricinde yapılan şeye sevgi derim ben. diğer türlü sevgi olarak saymam. dediğiniz gibi, yapılan bir tür içsel tatmin için veya fiziki beklenti ile yapılmış olur.

sevginin tanımında beklenti, tatmin ve çıkar yoktur. varsa da o, sevgi değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.03.23)
Katilmiyorum modern nihilistlerin bitter hayatlarini kaldiramayip abartmasi diyorum ben.

Sonucunda bana cok az eksi olacak fakat karsidakine cok arti olacak hareketleri surekli yapiyorum ben. Hatta kullanildigimi bile bile yapiyordum psikiyatristim durdurdu sonunda :) Maddi anlamda da manevi anlamda da bana zararliymis, bir cikari yok gordugunuz gibi.

Iyilik yapiyorsun iyi hissediyorsun bu da bir karsilik demesin kimse lutfen, bu freedonia'nin dedigi gibi hastalikli bir dusunce yapisi.

Tum bu kaosun icinde ben yine de insanlarin varsayilan olarak yardim etmeyi tercih ettigini, cogunlugun iyi oldugunu dusunuyorum.

Deprem surecinde gorduk de bunu. Tanimadiklari gormedikleri insanlar icin kimileri para bagisladi ve cogu kisi icin o bagislanan miktarlar onemsiz degildi. Kimileri ise yardim eforlarina katilip saatlerce kendilerini perisan ettiler. Karsiliksiz iyilik vardir. Hatta insanlarin cogu bunu yaparlar. Asil karsilik hesabi yapanlara asla guvenilmeyecegi dusuncesindeyim.
0
aguen
(30.03.23)
annelik içgüdüsü yüzünden mi bu saatlere kadar perişan oluyorum ya? çoktan tatmin olması gerekirdi bu 2.5 yılda. gayet karşılıksız, beklenti olmadan oluyor.
0
deartheodosia
(30.03.23)
yazılanları sanki ben yazdım dedim.

kesinlikle katılıyorum.
Size göre iyi bir davranış sergilediğinizde ve bunu sizden başka hiçbir kimse bilmese bile yalnızca içinizde oluşan o "güzel bir şey yaptım" hissi yaptığınız davranışın bir karşılığıdır.

hiçbirimiz masum değiliz. :)
0
drmuhendis
(30.03.23)
Başkalarının acılarını içimizde hissedebilen varlıklar olarak; salt haz, neşe, gurur ve buna benzer pozitif duygu hallerini tatma güdüsüyle değil, bazen vicdanımızı sızlatan durumları ortadan kaldırmak adına da fedakarca eylemlere girişebiliriz.
0
huçi kuçi
(30.03.23)
Öncelikle tabii ki konu tatışmaya açık, benim de kafamda net bir düşünce yok, sadece mantıklı geliyor, kafamda çürütemedim o yüzden sormak istedim. Yakınım ama bu düşünceye.

O yüzden direkt karşı çıkanların gereksiz celallendiğini düşünüyorum.

Şöyle ki; bana dediniz ki neden iyilik yapıp duruyorsun insanlara, neden önce kendini değil de başka insanları düşünüyorsun?

Ben de dedim ki yahu kardeşim ben böyle mutlu oluyorum. Bu davranışım beni bir şekilde tatmin ediyor, sana ne, sen git kendi işine bak!.

Kimse de demez ki "vay cıkarcı ***** sen kendi mutluluğun için insanları iyi yönde de olsa kullanmaya utanmıyor musun biz senin tatmin havuzun muyuz?"

Yani çıkar kelimesini duydunuz diye illa kötü olmalıdır anlamında söylemedim. İyi bir şeye hizmet ediyor olabilir.

Ama sonuç olarak bir çıkar, bir beklenti yok mu belki kendinize bile itiraf edemiyorsunuz ama var yani. Ben iyi yöndedir, kötü yöndedir diye ayırmadım ki.

Yaptığımız her davranışta sonuçta bir çıkar veya bir karşılık söz konusu mu değil mi onu sordum.

İtfaiye örneğine gelirsek. Sivil toplum kuruluşları da bir çok gönüllü toplayabiliyor, terör de. Mesela burada da temele inildiğinde konunun "bir amaç uğruna önemli biri gibi hissetme" olduğunu düşünüyorum. Amacın iyiliği ve kötülüğü tartışılır, ama toplumda kendine yer edinme açlığımızı kullanıyorlar ikisi de.

Tekrar söylüyorum iyisinde kötüsünde değilim. Ama temelinde aynı şey yatıyor; tatmin. Ve bu da bir çıkar değil midir? İlla bir para veya mal mülk alması gerekmez. Fakat özünde kendi çıkarı için yapıyordur diyemez miyiz?
0
🌸ananiyimioguz
(30.03.23)
@deartheodosia evet annelik içgüdüsünden. başkasının çocuğu için bu saate kadar uğraşır mısın?
0
blackkmamba
(30.03.23)
(16)

kuantumcu, enerjici kadın doktor

sanemz
çok yakınımız dindar biriydi 2 çocuk doğurduktan sonra örtüyü çıkardı, işi bıraktı. sürekli şu kadını dinliyor: https://www.youtube.com/results?search_query=esin+irtemkendisi de çok yalnız hissettiğini ilgilendiği konuları konuşacak kimse bulamadığını söylüyor. arada bana anlatıyor ama ne yalan söyl
çok yakınımız dindar biriydi 2 çocuk doğurduktan sonra örtüyü çıkardı, işi bıraktı. sürekli şu kadını dinliyor:
www.youtube.com

kendisi de çok yalnız hissettiğini ilgilendiği konuları konuşacak kimse bulamadığını söylüyor. arada bana anlatıyor ama ne yalan söyleyim benim de kafam allak bullak olduğu için uzak durmaya çalışıyorum. sanırım kendisi yeni yeni doğu felsefesi okuyor ve her okuduğu kitaba gerçeği buldum diye sarılıyor. mesela: oşo okuyor işte bu diyor, matrix izliyor tamam yapıyor. ben anlatıyorum etkilendiğini fazla belli etme etkisi bir süre sonra geçiyor insanları ürküttüğünle kalıyorsun diye. mesela şöyle oluyor, ölümden konu açılıyor, ölüm diye bir şey yok cennette cehennem de burda ah keşke ben de ölsem falan diyor. herkes şaşırıyor ne diyor bu akıllı diye ve gerçekten çok akıllıydı herkesin parmakla göstediği mantıklı bir insandı. örnek bir insandı.en yakın akrabaları endişeli. sonu ne olur acaba? bunlarla uğraşan yakınınız var mı? onlar nasıllar.
0
sanemz
(26.03.23)
işte bunlar hep lisede felsefe derslerinden kaçan, iki tane kitap okumayan insanlar. her insanın geçmesi gereken yolları kırkından sonra geçmeye çalışınca böyle oluyor.

boşver. takılsın kendi halinde.
0
alperz
(26.03.23)
evet aslında tıp mezunu ama yeni yeni eckhart tolle, osho gibi yazarları keşfetmiş, birde kuantumcuları keşfetmiş(bunlar kim ben de bilmiyorum gerçi) hayatı bunlarla anlamlandırmaya çalışıyor. birde sayısalcı.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
Bu konularla ilgili arayışa girmiş belli ki...
Ama oralar derinleşebilir. Birden odaklandığı şeyi çok içselleştirmesi ve sonra hızlıca fikir değiştirmesi pek sağlıklı gelmedi bana.
Bi arkadaşımı hayatının merkezinde olan sevgilisi terketti.
Ayrılık acısı falan derken bu kafalara girdi ve tasaffucta kendini buldu. Ama pek sağlıklı değildi, birden değişti, sindirmeden. En sonunda aylarca tedavi gördü...

Sizinki de işi bırakmış, başını açmış vs. sindire sindire mi yaptı buna bakmak lazım.
Ailesi gözlemlesin bence, bir noktadan sonra naifçe bir pailoha da yönlendirilenilir
0
gadlemler
(26.03.23)
sindiriyor mu bilmiyorum ama islamiyeti artık şiddetle eleştiriyor, yanlış anlaşıldığını, arap geleneğiyle karıştırldığını söylüyor. namazı bıraktı, dua da etmiyor. akışın zaten ona en güzeli getireceğini iddaa ediyor. mesela depremzedelere hiç dua etmedi olması gereken buydu diyor. hayır şer her şey Allah'tan geliyorsa teslim olmalıyız zaten gibi düşünce edinmiş. videodaki kadın ne derse onu yapıyor. aslında şuana kadar hayatında her şey tıkırındaydı zaten. karı koca süper maaşları vardı, kız oğlan evlatları var. gailesiz bir hayat. bunlara sardı bakalım nereye varacak.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
videodaki kadın temiz delirmiş diyecektim ama bir yandan eğitim, sertifika falan verip para kaldırdığını görünce tezgah mı acaba şüphesi oluştu.

sanki chatgpt'ye keyword verip saçmala demişler gibi.
keywordler: kuantum, matrix, tarikat, allah, resulullah, zip, uzay, çakra, boyut, zikir..
yok yok maşallah.
0
vizivozo
(26.03.23)
Bence de gözlemleyin...ne kadar zaman arıyor, sürekli bunları mı konuşuyor vs. gizemli şeyler, varoluşu sorgulama vs bunlar girdap gibi çekiverir içine...
böyle böyle ruh sağlığı bozulanları gördük
0
cccbehzatccc
(26.03.23)
ben videodaki kadının birkaç videosunu izledim bildiğin meditasyon yaptırıyor yaptım ben de rahatlatıyor mu evet. anlattıkları şeyler pagan görüşleriyle örtüşüyor. birde sertifika dağıtıyor, imzalı mimzalı. he ücretli de. kampanyaları bile var.
soruyorum bu yakınımıza bu kadın senin ne derdine derman oldu diye. çoook diyor ama bunların ne olduğunu uzun konuşmadık. neyse birki sorunum vardı, bencağaz da kadından medet umdum ne yalan söyleyim dinledim biraz. dediğim gibi içsel rahatlık sağlıyor lakin halen işsiz ve parasızım.
birde instagram bunlardan geçilmiyor. tamam olumlu düşüncenin hayatımıza olumlu etkilerinin olduğuna katılıyorum, değiştiremeyeceğimiz şeylere teslimiyetin de rahatlattığı doğrulakin başka ne şeyime yarıyor bunlar çözebilmiş değilim.
bu kardeşimiz de anne olduktan sonra arayışa girdiğini söylüyor.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
kuantumdan para kaldıran çok kişi var ya :) kuantum bilinçaltı temizliği falan. ben dolandırıcılığın bir başka yüzü olarak görüyorum bu tip şeyleri, mürit gibi insanları çevrelerinde topluyorlar. bi arkadaşım var o da iç mimar (çalışmıyor) ve kafayı öyle bi bozmuş ki başka hiçbir şey konuşmuyor, 2 yıldır böyle. çakra, enerji bir sürü kavram ve beni de çok ikna etmeye çalıştı işte bi eğitimci varmış onun eğitimlerine katmaya çalışıyor, kamplar yapıyorlarmış, remedy reçeteleri oluşturuyorlarmış, artık hiç doktora gitmiyormuş, devamlı linkler atıyor, hayat enerjisinden falan bahsediyor. eşimle ayrılığımın gerçek nedenini de öğrenicekmişim falan, eğitimci her şeyi görüyormuş :) ya böyle insan sayısı hiç az değil ve ben de çok merak ediyorum neden dönüşüyorlar. eskiden çok normal biriydi.
0
deartheodosia
(26.03.23)
bu tip olayların çoğu alıcısı kadın, düşünmek lazım.
0
gule gule
(26.03.23)
@deartheodosia, evet evet benim de elimde biraz nakit vardı, önceden çok mantıklı olan bu hanıma sordum parayı ne etsem diye. kendine yatırım yap dedi. ben de kendine yatırım diyince, yabancı dil, herhangi bir yetenek kursu geldi aklıma. paramı şu videodaki kadının seanslarına verecekmişim meğersem. tabi bozuntuya vermedim. aa evet ama işte falan diye geçiştirdim. neyse bu veriyr para seanslara. seansların ismi de şöyle:"isim analizi, aura analizi, soybağı kesme vs. birinde kadının buna yolladığı dönütleri okudum. okuyunca hafakanlar bastı yeminle. neydi biliyor musunuz: şeydi, fazla kafaya takıyorsun takma gibi bir şeydi. ya inanın acaba diyorum derine inemediğim bir mevzumu var, şapşiklik ben de mi tekrar okuyum anlamaya çalışıyım diyorum ama resmen buna benzer bir dönüt vardı. hatta utandığım için ben derinlik katmaya falan çalıştım biraz.

sadece bu kadar okumuş, bilge bir insan nasıl böyle bir girdabın içinde olabiliyordu. işte kendine yöneltilen bu tür eleştirilere karşı da hani dindarların: "mühürlenmiş kalp göremez" cümlesiyle savunmaya geçiyor. bilemedim.

@gule gule, ne alaka. erkeği de var tonla hem.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
off. bu işler inanılmaz para tuzağı. güç, gelir, manüpilasyon, beyin yıkama, tahakküm arzusu... bu osho denilen herifin 90 küsür rolls royce u varmış. kimseyi kınamıyorum. herkes ama herkes bu işlere bulaşabilir. o kadar yavaş ilerler ki bu dahil olma süreci fark edemezsiniz. bir bakmışsın köle olmuşsun.

öncelikle kuantumun ne olduğunu taa maxwell'den hatta öncesinden başlayarak bir sindirse... çünkü bence kuantumla bazı namüspet şeyleri ilişkilendirmeyle başlıyor bazı şeyler. sonra şu tip videoları izletseniz:

www.youtube.com

www.youtube.com

işe yarar diye ümit ediyorum.
0
ya ben lan neyse
(26.03.23)
@ya ben lan neyse, teşekkürler. videolarınızı sunacam ona.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
benim çevremde öyle denk gelmiş demek ki, 10'dan fazla kadın tanıyorum birebir bu enerji işleriyle uğraşan. hem de böyle hindistan'da nepal'de kamp yapmalı tarzında tarikat seviyesinde. videolarını atıyorlar cemaatleriyleriyle geçirdikleri vakitlerin orada da izlediğim görüntülerde 15-20 kadına 1-2 erkek düşüyor oranında gözlemlediğim için böyle söyledim.

bu kişilerin hepsinin öncesini ve bu işlere girdikten sonraki hallerini karşılaştırdığım zaman daha akl-ı selim, sakin insanlar olduğunu görüyorum. fakat bazı yerler geliyor kafayı yemiş gözüyle de bakıyorum, uç noktalardalar. bunu meditasyon değil de uyuşturma olarak görüyorum. bazıları hatta çoğu da dediğiniz gibi parmakla gösterilen kişilerden. ceo'su var, zamanının öss türkiye derecelisi var vs. vs.

bu attığınız kadının iki videosunu izledim düşük bütçeli uyuşturma olarak gördüm, temelde hizmet ettiği fikir aynı gibi. tabii bu konu hakkında fikirlerim cinsiyetçi algılanacağından, olayın içindekileriyle rahatça tartışabilmeme rağmen public ortamda tartışamıyorum linç kültüründen dolayı. pazar linci değil de öğle yemeğimi yemek için burada bitireyim.
0
gule gule
(26.03.23)
@beretta beretta, hocam kişilik bozukluğu da bunları takip eden binler var onlar da mı aynı. mesela bu doktor da mesleği bırakıp kuantumculuk yapacağını söylüyor. hatta instagramda bir iki yazı atmış ama henüz tam beceremiyor. millet şokta. bilemiyorum kendisi bunu etrafa nasıl kabul ettirecek, insan toplayabilecek mi. şimdilik onu dinleyen sadece ben varım.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
hepsi aynı değil.
sıkıntıda, arayış içinde ya da hafif telkinle kandırılabilecek insan çok.
işi bilen birisi bunları çok kolay etkileyip kendine inandırabilir.
örneğin :
www.hurriyet.com.tr

e kadının yaptırdığı meditasyon bana iyi geliyor? Gelebilir, sonuçta placebo etkisi diye de birşey var.
0
vizivozo
(26.03.23)
@vizivozo, keşke bunlar devlet denetiminde yapılsa. meditasyon, namaz insana kendini iyi hissediyor. iyi hissetmekte çok şey demek.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
(4)

LA vs NYC

adwokat
Sb. Aslında bunu doğu tarafı mı batı tarafı mı diye genellemek daha doğru olur.Yaklaşık 1 hafta sürem varİki tarafı görmekten ziyade 1 tarafı daha dolu dolu görmek isterim.Sizce doğuya mı gitmeli miyim batıya mı?
Sb. Aslında bunu doğu tarafı mı batı tarafı mı diye genellemek daha doğru olur.

Yaklaşık 1 hafta sürem var
İki tarafı görmekten ziyade 1 tarafı daha dolu dolu görmek isterim.

Sizce doğuya mı gitmeli miyim batıya mı?
0
adwokat
(25.03.23)
LA alt üst ettim.NYC görmedim ve içimde kaldı.
Bence california değil...1 sene yaşadım.
La merkezde hiçbir şey yok. Türistik yerler dışında.
Şansım olsa nyc tercih ederdim.
0
gadlemler
(25.03.23)
daha gitmek nasip olmadı ama benimde planlarımda ilk tercihte nyc var.
gezilecek çok yer var. müzeler, sanat galerileri, tiyatrolar gösteriler uzar gider liste.
dolu dolu 1 haftalık güzel bir program yapılır.
LA e giden arkadaşıma ne yaptın diye sorduğumda bir tek hollywood yazısını gördüm dedi.
batıda belki LA yanına san francisco eklenebilir.
0
astronom bey
(25.03.23)
bu soruyu daha önce de sormuştun :)
nyc'de daha çok gezilecek yer var+
la sakin. ama çok çok güzel.

ben la'e giderdim şu an gidecek olsam. ilk kez gidiyorsan nyc'e git madem. dolu dolu geçirirsin.
bir dahaki seyahatinde la'e gidersin ve san francisco, los angeles, san diego rotasını izlersin. 3+4+3

benim de canım hawaii'ye gitmek istiyor :)
0
deartheodosia
(25.03.23)
Iki tarafi da gordum, ny da yasiyorum ve direk ny diyorum. La de zaten arabasiz adim dahi atamazsin, ny da gonlunce yurur her yeri gezersin. Yaz da geliyor tam zamani ny.
0
oscar
(26.03.23)
(3)

Okumadığım kitabın dersini (incelemesini) okumak çok mu saçma?

ahm1
Nabokov'un "Edebiyat Dersleri" kitabini aldim. Birebir ders notlarinin basimiymis. Ancak inceledigi kitaplarin cogunu okumadim. Her bir kitabin incelemesi 40-50 sayfa ve cok detayli. Dairenin krokisini, sehrin krokisini bile cizmis, ne nerede diye yazmis. Butun bunlarin isiginda: okumadigim kitaplar
Nabokov'un "Edebiyat Dersleri" kitabini aldim. Birebir ders notlarinin basimiymis. Ancak inceledigi kitaplarin cogunu okumadim. Her bir kitabin incelemesi 40-50 sayfa ve cok detayli. Dairenin krokisini, sehrin krokisini bile cizmis, ne nerede diye yazmis.

Butun bunlarin isiginda: okumadigim kitaplarin incelemesini okumanin bana bir yarari olur mu? Yoksa asiri sacma bir sey mi olur?
0
ahm1
(21.03.23)
Bence saçma değil...
0
gadlemler
(21.03.23)
Derdiniz o kitap hakkında gerçekten bir şeyler öğrenmekse kitabı okumanız şart. Bazen kitabı okuduğunuzda gözden kaçırdığınız noktalar olduğunda bile inceleme okumak zorlaşır çünkü. Yok sınavınıza bir iki gün kalmıştır ve okumaları yetiştiremezsiniz o zaman zaten çareniz kalmaz.
0
black holes in the sky
(21.03.23)
ben bazen inceleme okurken kitabın kendisini okumaktan daha çok keyif alıyorum ajdj. incelemeleri okuyup sonra kitabı okuduğum da oldu. neden saçma olsun?
0
deartheodosia
(21.03.23)
(11)

Kadınların kaşlarına ne olmuş?

ya ben lan neyse
10 sene öncesine göre neden bu kadar kalın ve düz? ilk kim başlattı bunu? ilk başlatana güldüler mi?
10 sene öncesine göre neden bu kadar kalın ve düz? ilk kim başlattı bunu? ilk başlatana güldüler mi?
0
ya ben lan neyse
(20.03.23)
kalın kaş dünyada ve türkiyede bu kadar moda değilken 2004 yılında ece sükan 24 saat dizisinde kalın kaş modeli kullanıyordu, ilk gördüğümde vay be ne güzel cool biri demiştim

polisiye bir dizide adli tıpçı rolündeydi, selçuk yöntem ve yiğit özşener de oynuyordu dizide
0
freebird5406_2
(20.03.23)
ben hala gülüyorum, özellikle makyajla yapılanlara. emin olmamakla beraber bazı dizilerde böyle kadınlar baya takılıyordu öyle öyle yayıldı heralde, kadın duyuru üyeleri daha detaylı biliyorlardır
0
avatar is back
(20.03.23)
2013’te Cara Delevingne‘in kaşlarını doğal, kalın, müdahale edilmemiş haliyle kullanmasıyla başladı. Bir trend olarak 10 yıldır devam ediyor.

Gülündüğünü de pek sanmıyorum. Ekşi’deki 2013 yılı entrylerine bakarsanız, kaşları için aldığı iltifatları görebilirsiniz.
0
irene
(20.03.23)
(bkz: kaş dövmesi)
bence iranlılar başlattı.
0
deartheodosia
(20.03.23)
Yurtdışında ilk dikkatimi ceken sey bu oldu. Turkiyedeki kadar tek tip kadin tipi baska hangi ulkelerde var merak ediyorum.

Dogal kalin kas iyi guzel (benimkiler haric), dovme gibi olanlar cok komik duruyor.
0
Kahvedesu
(20.03.23)
şu dünyada çok az iyi şey yapıldı. Berlin duvarının yıkılması, peynirin şerbetli tatlı ile birleştirilmesi, Kuzeylilerin müzik yapması, True Detective birinci sezon ve evet.. KALIN KAŞ.
kalp.
0
sparkle kiddle
(20.03.23)
Valla bana da komik geliyor. Oyuncak hikayesinde bir karakter vardı ... Lightyear diye, kadınlar onlar gibi hep.
0
primetime
(20.03.23)
Kalın kaş doğalsa bence güzel duruyor ancak şu kaş dövmesinin güzel göründüğüne kadınları inandırmayı kim başarıyorsa elinden öpmek isterim. yakışan tek bir kadın bile görmedim.

aşırı yapay ve ucuz duruyor. Saatlerce aynaya bakan insanlar o kaşların yapaylığından nasıl rahatsız olmuyor çok ilginç.
0
mikael
(21.03.23)
Neden gülünsün ki anlamadım? Keşke benim de gür kaşlarım olsaydı. Dövmeli olanları ben de sevmiyorum ama doğal bırakılanlar çok hoş bence.
0
old possum
(21.03.23)
kadinlarin kendilerini bu kadar cirkinlestirip bir de uzerine daha guzel olduklarina kendilerine ve baskalarina inandirmak icin bu kadar ugrasmalari inanilmaz otesi.
0
baldur2
(21.03.23)
Cara Delevingne ile başladı +1
0
Hallegadola
(21.03.23)
(11)

50.000₺ ile Amerikaya gitmek

adwokat
Merhaba.Önümüzdeki yaz için böyle bir planım var ama bütçem 50 bin tl,Sizce bu bütçe ne kadar yeterli? Artırmaya çalışmalı mıyım?Uçak git gel 30 bin liraBana 20 bin lira kalıyor.Yani 1000 dolar.Los angelesta 5 gün yetmez mi?
Merhaba.

Önümüzdeki yaz için böyle bir planım var ama bütçem 50 bin tl,

Sizce bu bütçe ne kadar yeterli? Artırmaya çalışmalı mıyım?

Uçak git gel 30 bin lira

Bana 20 bin lira kalıyor.

Yani 1000 dolar.

Los angelesta 5 gün yetmez mi?
0
adwokat
(20.03.23)
Gezmeye, yemeye içmeye günlük 200 dolar fazlasıyla yeter ama konaklama ve ulaşımı hesap etmeniz lazım. Günlük temel gıda ihtiyacı için 3 öğün toplam 30 dolar bile kurtarır bence ama gelmişken güzel yere gideyim, içeyim derseniz günlüğü 60-70 dolardan hesaplardım ben olsam.
0
orient blue
(20.03.23)
yeter. araba icin turo'ya, otel icin hostellere bak derim.

yemekleri ucuza getirmek istersen drive-thru'lardan 10-15 dolara bir ogun cikar.
0
antikadimag
(20.03.23)
bence yeter.

ama yapman gereken oncelik belirlemek. gezip gormek mi, yemek mi, yoksa sadece havasini solumak mi vesaire.

kaldigin yere gore market alisverisi yaparsan yemegi cok ucuza getirip daha farkli seylere harcayabilirsin. ya da gordugun her degisik yiyecegi dener ama daha az yer gorursun vesaire. planlarsan bence yeter. ama konaklama isini bilmiyorum. o tarafta kalmadim hic. o kismi halledersen gunde 100-150 dolar yeter 5 gun icin.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(20.03.23)
asıl soru amerika için 5 gün yeter mi? zaten bunun 2 günü git-gel yol.
bence amerikaya en az 15 günlük gidilmeli. mümkünse en azından hem batı yakası LA hemde doğu da NYC görülmeli.
0
astronom bey
(20.03.23)
@astronom

iki tarafı da görmeyi çok istiyorum ama bu sene galiba bütçem el vermeyecek.
iki taraftan birini seçmem gerek. LA seçtim ama hala düşünüyorum :)

belki o zamana kadar bi yerlerden para gelirse doğu tarafını da görebilirim
0
🌸adwokat
(20.03.23)
Gun sayisi izinle mi ilgili butceyle mi? O kadar para harcayip 4 5 gun kalip gelmenin bi alemi yok.

Planini ucuz ucak bileti bulma uzerine kurup, 10-15 gun kalip bati yakasini gezebilirsin. Konaklama pahali, airbnb'den paylasimli oda ya da bulabilirsen hostel bakabilirsin. Yemek kulturu olan bir yer degil zaten, ac kalmayacak kadar marketten vs bir seyler alip araba kiralamaya butce ayirabilirsin.

La- las vegas - san diego (gitmisken gunu birlik meksikaya da gecebilirsin) - san fransisco

Dogu yakasini hic karistirma bence.
0
brkylmz
(20.03.23)
Şu anda alırsan 18 bin liraya git gel alabiliyorsun, yolu ne kadar ucuzlatırsan o kadar iyi. o kadar çok para kalır elinde. USD/TL konusunda dikkat etmekte fayda var.
0
selam
(20.03.23)
Sadece 5 gunum olsa manhattan’a giderdim ben. La’e gitsen araba kiralaman sart ve de cevre yerlere (sf, las vegas vs) gitmeknde isteyeceksin ve de 5 gun yetmez. Manhattan’da arabaya ihtiyac yok, queens’te filan ucuza hostel bulabilirsin ve de ucak bileti daha ucuz

Cevaplardan birinde dogu/bati ayrimini sorgulamissin o yuzden dogudan baslamak daha mantikli geliyor senin durumunda bana
0
fakyoras
(20.03.23)
ben internetten bakinca 9200 liraya bilet goruyorum google flights'ta bu sene. 30 bin lira ucak masrafini daha iyi arastir. tabi normalde 9200 kadar ucuz olmaz ama 30 bin de cok abarti.

eger boyle makul bir ucak bulursan 5 gun los angeles ve las vegas icin yeter paranin geri kalani
vickyflipfloptravels.com

san diego'ya gitmezdim. san francisco hos ama cok diger tarafta ve butcen hem de zamanin yetmez.

en pahali kismi ucak degil konaklama gibi olacak. oteller turkiye gibi degil, en uyduruklari bile servet. hostel dusunulebilir ama oncesinde yorumlari oku.

bu arada gitmeye kesin kararliysan parani usd'ye cevir simdiden.
0
hot potato
(20.03.23)
dogu yakasi yorumuna katiliyorum. batida araba gerekir ama doguda boston new york yapsan arabaya gerek yok. daha ucuz olur.

bir de la gibi bi yere gitmek ne kadar dogru? gitmisken bir sehir gormeni tavsiye ederim. la bildigin suburban mall, koca bir banliyo. sehir gormek istiyorsan sf'e gidebilirsin.
0
antikadimag
(20.03.23)
california kesinlikle doğru tercih bence. ama bütçeni zorlayıp birkaç gün uzatıp uçakla nyc de yapabilirsin.
0
deartheodosia
(20.03.23)
(9)

Çamaşır kurutma makinası kullanan var mı?

ananiyimioguz
Sadece kurutma için olandan bahsediyorum.Ben 2si 1 arada bakıyorken bir anda karar değiştirip sadece kurutma alayım dedim çünkü verimli olmadığını söylediler.Arıza ihtimali de artıyormuş. İyi olanlar da çok pahalıydı. Bari yüksek puanlı uygun bir şey alayım dedim hoover aldım. Ayrıca sadece kurutmal
Sadece kurutma için olandan bahsediyorum.

Ben 2si 1 arada bakıyorken bir anda karar değiştirip sadece kurutma alayım dedim çünkü verimli olmadığını söylediler.

Arıza ihtimali de artıyormuş. İyi olanlar da çok pahalıydı. Bari yüksek puanlı uygun bir şey alayım dedim hoover aldım. Ayrıca sadece kurutmalı olanlar çok güzel toz tüy topluyor hoşuma gitti.

Geçen geldi makine bir kaç kere denedim kurutması gayet güzel ancak;

Makinada ses yalıtımı yok gibi. Yani eğer bir kot attıysanız ve düğmesi tambura değiyorsa tıngır mıngır bütün ev inliyor. Başka sert şeyler varsa da takır tukur dönüyor. İnanılmaz ses veriyor dışarıya ve sanki içinde yankı yapıyor öyle geliyor gıcık oldum.

Bu hepsinde böyle mi yoksa bunun dandiktoşluğundan mı kaynaklanıyor?

Sadece pijama havlu falan attıysam gayet sessiz hafif bir uğultu geliyor.
0
ananiyimioguz
(19.03.23)
Bizimki Bosch ve ayni sekilde sesli.
0
mamu
(19.03.23)
Bizimki de oldukca sesli çalışıyor, Beko. Anneminki Siemens, onunki de aynı.
0
fraise
(19.03.23)
Anladim demek ki bunlara yalitim konusunda cok ozenmiyorlar :/
0
🌸ananiyimioguz
(19.03.23)
siemens benimki, gürültülü evet.
0
deartheodosia
(19.03.23)
Arçelik, gürültülü.

Fermuarı olan şeyleri tersyüz edip fermuarını da çekerek atıyorum bir nebze etkisi oluyor.
0
akhenaten
(19.03.23)
bosch gürültülü
0
ala09
(19.03.23)
lg, ikisi bir arada, kurutma çalışırken yok gibi. manyetik kazan var muhtemelen ondan. bundan önce Grundig kullanıyorduk sadece kurutma, aşırı aşırı sesliydi, evlerden ırak.
0
kullanıcıadımbuolsun
(19.03.23)
aeg ve electrolux: gürültülü
0
oz suser
(19.03.23)
Arçelik, gürültülü
0
esinikaybetmiscorap.
(14.11.23)
(1)

Otizm konusunda Türkiye’nin en iyi doktorları?

Kaptanmemo
Merhaba,Yurtdışından bir arkadaşımın otistik kızı için, otizm ve özellikle otizm spektrum bozukluğu (ASD) rahatsızlıkları konusunda Türkiye’nin en iyi doktorlarını araştırıyoruz. Var mı tavsiye edebileceğiniz doktorlar?
Merhaba,

Yurtdışından bir arkadaşımın otistik kızı için, otizm ve özellikle otizm spektrum bozukluğu (ASD) rahatsızlıkları konusunda Türkiye’nin en iyi doktorlarını araştırıyoruz.

Var mı tavsiye edebileceğiniz doktorlar?
0
Kaptanmemo
(19.03.23)
türkiye’nin en iyi doktoru kimdir bilmiyorum ama üniversitede barış korkmaz’dan (nörolog) ders almıştım ve bu alanda çalışıyor. araştırabilirsiniz.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(8)

bu iş tekliflerinden hangisini kabul ederdiniz? neden?

baldan kaymak
birbirine rakip iki grubun iki farklı sektörde firmaları:ilk seçenek:1200 eurorta yoğunluk, bilinen sektör - duyum: yoğun ancak benim için olmayacak. dijitalleşme düşükremotesenior rol - bir sonraki rol koltuğu dolu.+ yan haklarilk seçenek:1750-1900 euryoğunluk bilinmiyor, sektör dışı - duyum: yoğun
birbirine rakip iki grubun iki farklı sektörde firmaları:

ilk seçenek:
1200 eur
orta yoğunluk, bilinen sektör - duyum: yoğun ancak benim için olmayacak.
dijitalleşme düşük
remote
senior rol - bir sonraki rol koltuğu dolu.
+ yan haklar

ilk seçenek:
1750-1900 eur
yoğunluk bilinmiyor, sektör dışı - duyum: yoğun olduğu yönünde
dijitalleşme yüksek
hybrid (3'e gün 2 yada 2'ye 3 gün şeklinde değişiyor) - ulaşım desteği var
executive role - bir sonraki rol koltuğu dolu.
+ yan haklar ancak ilk seçeneğe göre toefl derece alırsan ek maaş.
0
baldan kaymak
(19.03.23)
Çok maaş veren
0
basond
(19.03.23)
chatgpt'ye sordum ahahaha şunu dedi.

"Hangi iş teklifini kabul edeceğim, benim kişisel tercihlerim, hedeflerim ve beklentilerime bağlı olacaktır. Ancak, yukarıdaki seçenekleri genel olarak değerlendirirsek, ikinci seçenek daha cazip görünmektedir.

İkinci seçenekte daha yüksek bir maaş teklif edilmekte ve daha yüksek bir pozisyonda yer alınmaktadır. Ayrıca, dijitalleşme seviyesi yüksek olan bir sektörde çalışmak, gelecekteki iş fırsatlarına daha iyi hazırlanmamı sağlayabilir. Hybrid çalışma modeli de, esnek bir çalışma düzeni sunarak iş-yaşam dengesini koruma konusunda bana yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, her işin avantajları ve dezavantajları vardır ve karar vermeden önce tüm faktörleri dikkate almak gerekir. Örneğin, birinci seçenekte daha az yoğun bir çalışma ortamı bulunabilir, bu da iş-yaşam dengesine daha fazla katkıda bulunabilir. Bu nedenle, her iki seçeneği de detaylıca değerlendirmek ve kendime en uygun olanını seçmek için tüm faktörleri göz önünde bulundurmak isterim."
0
hknty
(19.03.23)
İş yoğun ama bana yoğun olmayacakmış, açıkcası işte hiçbir şey belli olmaz. Bu zamana kadar senin pozisyonun hep rahat bilinir. Ama sen gelirsin bir anda işler yığılır. Bu yüzden bu bilgiyi çok da ciddiye almam.

Remote ve hibrit çalışma modelinde işten işe değişse de hibrit her zaman en iyisidir. Remote çalışan bir çok arkadaşım yöneticiye bağlı olarak farkında olmadan mesai yapmak zorunda kaldığını söylüyorlar. Ama bir başka durum işe başlarken 3-2 hibrit modelin kesinliği konusunda konuşmak gerekir. Hibrit başlayıp sonra iş gereği hep gelmen gerekebilir durumu olmasın.

Bir sonraki rol koltuğu dolu, illa orada yükselmek zorunda değilsin.

Yan hak, yüksek maaş her zaman artıdır.
0
tulumba
(19.03.23)
ilkinin avantajini goremedim. remote olmasi mi? duyumla tercih yapilmaz, yarin bir sey olur biri ayrilir yeni proje gelir o yogunluk degisir.

her turlu ikinci.
0
antikadimag
(19.03.23)
yüzde 50-60 fazla maaş veriyor 2. seçenek. diğer şartlara da baktığımda 2 diyorum
0
paintov
(19.03.23)
"yoğun ama sana yoğun olmayacak" büyük ihtimalle yalandır. Hatta genelde böyle satılan pozisyonlar daha önceki üç çalışanın delirip bunalıp istifa ettiği pozisyonlardır:D
0
anten
(19.03.23)
maaş yüksek
toefl kasarsan ek getiri
hibrit (bence avantaj)

bunların avantajlı olduğu düşünüldüğünde tabi ki 2 oluyor. yoğunluk falan geç onları hikaye. herkes yoğun. kimse seni boş oturtmaz.
0
mr.goodcat
(19.03.23)
maaşı daha yüksek olan. ayrıca hybrid>remote. ikinci seçenek.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(12)

Evlenmeyen erkeklerin büyüyemediği Hk.

karayel
Böyle bir şey var mı? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Böyle bir şey var mı? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
0
karayel
(18.03.23)
İrrelevant. Büyümek daha çok çocukluk hayallerinden vazgeçmekle, kendinle kurduğun masum ve dürüst ilişkiyi kaybetmekle, paranın ve gücün köpeği olmak ile alakalı der kaçarım.
0
baba553
(18.03.23)
bazı ilişkilerde tam tersi, erkek sürekli eşinden yemekti, temizlikti, ütüydü vs. bekledikçe daha çok çocuklaşıyor ve muhtaç hale kendini sokuyor.
0
knight of cydonia
(18.03.23)
Evlenmiş ve büyüyememiş birçok erkek tanıyorum, çocuk gibiler eşleri sanki iki çocuk büyütüyor üzücü.
0
freebird5406_2
(18.03.23)
Evlenenler de büyümüyor ki, bence bu kavramı maskulen feminen erkek diye ayırmak lazım.
0
olaylar olaylar
(18.03.23)
bu ancak şımarık kadınların yorumu olabilir.
0
kondansator
(18.03.23)
büyüyemeyen erkek zaten evlenmesi zor, doğru kişiyi bulması Allah'ın lutfu olur
hadi evlendi büyük ihtimal boşanma ya da mutsuz bir evlilik sürer olgunlaşana kadar
daha sonra kaybettiği saygıyı geri kazanma süreci, eş tarafının geçmişteki hayal kırıklıklarından dolayı öfkesine maruz kalma

erkekler kapatılsın sdfsd
0
bir soru sorcam
(18.03.23)
evlenme değil de sorumluluk almayan, belli bi yaşa geldiği halde aileyle yaşayan, faturalarını ailesi ödeyen vs erkeklerin büyüyememesiyle alakalı bir yorum var, erkek olarak katılıyorum bu yoruma.
0
roket adam
(18.03.23)
büyüyemeyen yani olgunlaşmayan erkek/kadın varsa bunun asıl sebebi kendinde midir yoksa ona sorumlulukları yerine getirme hakkı verilmediğinden mi sorumluluk almaz bunu tartışırım. ataerkil toplumumuzda kız çocuklarına küçük yaşta sorumluluk aşılanırken erkeklerin bi kirli çamaşırını bile temizlemeye yeltenmeyip başkalarından beklemesi yaratılıştan değildir herhalde. aileyle yaşayınca çoğu standart sorumluluklar anne babada oluyor eğer evi geçindiren çocuk değilse. kendi evine çıkmadan direkt evlendiyse fatura ödedi, üç beş sorumluluk fln diye büyüdü imajı çiziliyor. gerçekte büyümese de evlilik müessesi bi yerde statü ve beceri gösteriyor. bu yüzden hemen saygınlık yükleniyor olgunlaşılmış gibi gösterip bekarları eziklemeye çalışıyorlar. fakat gerçek öyle dewğil. kendi temel bireysel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan kimse olgun veya büyümüş değildir. evlilik burda kriter olamıyor. diyelim adam evlendi ama bütün eşyalarını evini cart curtu ailesi karşıladı. ee nasıl büyüyo bu? naptı da büyüdü karısıyla uyuyor diye mi? peh
0
ala09
(18.03.23)
ekstra her tur sorumluluk, daha dogrusu zorluk insani 'buyutur'. sanirim buyumekten kastimiz bu.

mesela burada bi kizla tanistim turk. 30 yasini gecmis ama mental olarak 18 yasindan gun almamis. cunku cok rahat bir hayati olmus. veya turkiye'deyken abd ile is yapan bi eleman tanimistim. 40 yasinin ustunde olmasina ragmen benimle yasit zannetmistim adami ki o donemde 25 yasinda falandim. fiziken genc gostermekten bahsetmiyorum hal ve hareketlerdeki olgunluktan bahsediyorum.

ama kimi insan vardir 15 yasinda 30 yasin olgunluguna ulasir.

bu minvalde evet evlilik biraz daha buyutur ama en cok cocuk buyutur diye dusunuyorum. ama her sey de buna bagli degil. bircok parametre var baska yollardan buyuyebileceginiz.

not: evlenmedim ve cocugum yok.
0
antikadimag
(18.03.23)
Anlamsız bir yorum
Şımarıkça +1
0
basond
(19.03.23)
evlenen erkekler büyüyemez bu mantıkla çünkü eşleri annelerinin görevlerini üstlenmeye devam eder?

bunun evlilikle alakası yok. bazı insanlar kendi başlarının çaresine bakmayı öğrenirler bazıları 55 yaşında olsalar da öğrenemezler, hep başkalarına muhtaç kalmayı tercih ederek yaşarlar.
0
deartheodosia
(19.03.23)
ala09 +

kimse evlenince bir şey başarmış olmuyor. kadınlar için de aynı şekilde, cinsiyet ayırmıyorum. evli bi arkadaşım var (çalışmıyor), hala annesi yardımcısıyla gelip yapıyor çamaşırları, ütüyü, yemek falan (ki bunlar da ne kadar kişinin "büyüdüğünü" gösterir, tartışılır); evlilikle ne değişiyor bilmiyorum.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(15)

Okuduğunuz kitapları ne yapıyorsunuz

dissendium
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) so
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) sonra kitabı satsam ya da bağışlasam nasıl olur? E-kitap icat edildi. Onu biliyorum. Ama ben ilk okuyuşumda basılı okuyup sonra kurtulmak istiyorum. Nasıl fikir?
0
dissendium
(15.03.23)
Yani hocam kitabı okuyup sonra her sayafanin fotoğrafini çekmek işkence olmaz mı?
Soruya cevap, okuduğum kitaplari kuram değilse büyük oranda ya satıyorum ya bağışlıyoum ya da hediye ediyorum.
0
Amaranta ursula
(15.03.23)
Bir e kitap okuycu , bir bir tarayıcı ve bir de calibre programı edin.

Taradıklarını bize de yollarsan sevaba girersin.
0
Mirket
(15.03.23)
Okumak amaciyla fotografini cekeceksiniz ama ilk okuyusunuzda basili okumak istiyorsunuz? Bu celiski bir yana, baya sacma ve zaman oldurucu bir fikir.
0
unidentified floating object
(15.03.23)
kitabın tüm sayfalarını çekmektense okuyup bitirip sonra satmak/bağışlamak işlemini neden yapmıyorsunuz? anlamadığım için soruyorum gerçekten. kitap baskısını okumak ama bunu kitap taşımadan yapmak istediğiniz için mi?
0
chanandler bong
(15.03.23)
Abi yanlış anlama ama kitap sayfalarının fotoğrafını çekip saklama fikri bugüne kadar herhangi bir alanda duyduğum en sürdürülemez ve anlamı olmayan çözüm önerisi gibi. Yani sana "kesinlikle böyle bir şey yapma" demem bence bir kere dene ve yapamayacağını deneyimleyerek gör, çünkü sen böyle bir fikir ürettiğine göre demek ki yapılabileceği düşüncesinin tohumları ekilmiş zihnine, o fikrin tohumlarını yok etmek gerekiyor, bunu da ancak deneyerek yapabilirsin. Kolay gelsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.03.23)
Cevaplara çok şaşırdım. Kitabı okuyup birine verdikten sonra tekrar okumak istersem ya da bir şeye bakmam gerekirse diye fotoğrafını çekmek istedim. Benim derdim evde kitap birikmemesi. İlk okuyuşta da rahatça basılı okumak istiyorum. Zaman öldürücü olmasına katılıyorum. Ama telefonla bir fotoğrafta iki sayfa da çıkabilir. Bir saatlik iş bence. Deneyip göreyim madem.
0
🌸dissendium
(15.03.23)
abi kitabı oku sonra kitabın sol tarafında kitabı tutan tutkal var ya onu kırtasiyecilere kestirip kitabı tarattır. taradığın sayfaları bilgisayarda klasörle. bu sayfaları aynı zamanda e-kitapçılara paylaşırsan ocr yapar yayınlarlar. çok hayra geçersin.
0
tabii lan manyak mısın
(15.03.23)
Google bütün kitapları fotoğraflarını çekerek indeksledi. Tarama fotoğraf çekmeye göre uzun sürüyor çünkü.

Bireysel olarak bir kaç kitabı çekmek yapamayacağınız bir şey değil. Çok uzun süren bir aksiyon da değil. Bence gereksiz ama ihtiyaç duyuyorsanız yaparsınız.

Cep telefonunuza uygun bir tripod alın, sabitleyin, ışığı da sabitleyin, sadece sayfaları çevirip çekersiniz. En hızlısı bu.

Roman okumuyorum, genellikle iş kitapları oluyor. Ben okuduğum kitapları arkadaşlarıma veriyorum. Kitaplıkta az sayıda kitap var. Arkadaşlar istediklerini alıyor. Hiç dönüp tekrar bakma ihtiyacı duymadım.

Bir de PDF okuyorum.

Bir üstteki tavsiye de legal değil.
0
wct3 org
(15.03.23)
sahaflara verebilirsin. sözlükte ya da burada duyuru açıp isteyene alıcı ödemeli gönderebilirsin. okullara bağışlayabilirsin.

kitabın fotoğrafını çekmeye, arşivlemeye gerek yok. tekrar okumak istediğinde tekrar satın alırsın. ki böyle bir şey olma ihtimali çok düşük. terabayt terabayt arşivlediğimiz filmleri, cdleri, dvdleri düşün, hangisini tekrar izledik. izlediysek de çok az bir kısmı için bu kadar yüke gerek yoktu. tekrar satın alınabilirdi.
0
gabe h coud
(15.03.23)
kotu bir fikir, 20 sayfa ceksen bu ne diyip birakirsin bence. onun yerine kutuphanelerden odunc almak, e-kitap, ya da alip bagis yapmak sahafa vermek, sahafdan bir kitap alip sonra biraz farkla yenisi almak gibi yollara yonelebilirsiniz.
0
bay b
(15.03.23)
3-5 biriktirip kutuphanelere bagislayabilirsiniz, universite kutuphaneleri hala kullaniliyor.
resim cekmekten ziyade, artik hemen her kitabin pdf'i ya da ekitap hali bulunabiliyor, tavsiyem kindle edinip, sonradan bakmak isteyeceginiz kitaplari oraya yuklemek olacaktir. ayrica kindle da altini cizmek, ve sanirim not almak da mumkun. bu sekilde geri donup bakabilirsiniz. ancak kindle'dan okuma aliskanligi edinmenizi de tavsiye ederim, ben cok soguk bakiyordum bu fikre ama alisinca ozellikle incecik ve hafif bir aletle onlarca kitap tasimak cok hosuma gitmeye basladi, ozellikle uzun seyahatlerde ve ise gidip gelirken buyuk kolaylik.
0
kassiopeia
(15.03.23)
tabletten okuyorum artık. olanı da millete dağıttım. dediğin gibi toz yapıyor, toza tüye de alerjim var.
0
Erestor
(15.03.23)
Kutuphaneye uye olup kitaplari odunc alip okuyup kendi arsivin icin de ebook olarak depolayabilirsin sanki :)
0
e mice
(15.03.23)
saklıyorum ve birikiyor mecburen. keşke kitaplık sistemi olsa türkiye’de. var olan evime çok uzak; 1 saat gidiş 1 saat dönüş, ayrıca çok kalabalık, yeni kitaplar gelmiyor vesaire.
0
deartheodosia
(15.03.23)
Evde kitap tutmamaya bu kadar istekli olsaydım ama illa da baskı kitap okumak isteseydim buna üç şekilde yapardım sanırım

Ya okuduğum kitabı başkasına verip/satıp o noktadan sonra aklımda kalanlarla idare ederdim,

Ya kitabı basılı sipariş verip pdf veya epub halini de internetten bulup indirirdim. Kitabı verince elimde onlar kalmış olurdu.

Ya da en üst noktada hem basılı hem de dijital kitap siparişi verirdim.

Ama hiçbir zaman tek tek fotoğraf çekmeye yelteneceğimi sanmıyorum. Üniversitede kütüphanede yayın fotoğrafları çektiğim zamanları hatırladıkça daral geliyor. Hele bir de dizi dizi fotoğrafı açıp bir şeyler aramak kanser sebebi.
0
akhenaten
(15.03.23)
(5)

Florya sahildeki restorantlardan hangisi fiyat performans olabilir ?

joehigashi
Florya sahilde Uludağ et lokantası, hatay evrensel, şazeli, develi şeklinde giden lokantalar silsilesi var.Bunlardan fiyat performans skalasında en uygunu hangisi olabilir ?
Florya sahilde Uludağ et lokantası, hatay evrensel, şazeli, develi şeklinde giden lokantalar silsilesi var.

Bunlardan fiyat performans skalasında en uygunu hangisi olabilir ?
0
joehigashi
(15.03.23)
İnternette menüleri yok mu? Google Haritalarda bir çok işletme menü koyuyor mesela.
0
John Bloor
(15.03.23)
@john bloor

yok abi fiyatlar yazmıyor. google yorumlarda da fiyatlardan bahsedilmiyor pek.
0
🌸joehigashi
(15.03.23)
Yemeksepeti'nden bakın.
Afiyet olsun.
0
alfired
(15.03.23)
uludağ et lokantası en uygun.
şazeli steakhouse, develi ve hatay evrensel kebapçı.
develi florya tesisleri'nin yanında, koru içerisinde. hatay evrensel aqua florya'nın yanında, deniz manzaralı masaları var.

ben hatay evrensel'i tavsiye ederim. fiyatları develi ile aynı.
0
deartheodosia
(15.03.23)
Hepsine gittim uludağ en iyisidir benim gözümde
0
basond
(15.03.23)
(16)

TOGG alacak olan var mi veya yakininiz vs?

ala09
bize kadar var mi yani hahaha ve de alinir mi dusunceniz neler? cok gereksiz bi "yerli" uretim gibi geldi bana muhtemelen zararina satiyolar. acemi isi gibi
bize kadar var mi yani hahaha ve de alinir mi dusunceniz neler? cok gereksiz bi "yerli" uretim gibi geldi bana muhtemelen zararina satiyolar. acemi isi gibi
0
ala09
(14.03.23)
Çok şükür ailemde ve çevremde olan insanlar nohut tanesinden daha zeki oldukları için böyle şeyleri ciddiye almıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
her şeye gaza gelen insanlar var onlar alacaktır muhtemelen ama direkt akp kadrolarında olduğunu bildiğim bir kaç kafası çalışan kişiyle konuştum. çoğu direkt almaya sıcak bakmıyor, genel kanı bir kaç sene görelim aracı neymiş ne değilmiş bi asfalt yüzü görsün diye bakıyorlar.
0
avatar is back
(14.03.23)
3. dunya ulkesinin insanlarinin elektrikli arabadan once aciktaki totosuna don almasi lazim..

bizim elektrikli araba isi kulaga hos gelsede tam bir:
(bkz: ayranı yok içmeye atla gider sıçmaya )
0
cooperr
(14.03.23)
Param olsa da almazdım ama küçümsemeye gerek yok. Tecrübe böyle kazanılır.
0
dissendium
(14.03.23)
Bu tecrübe kazanmak değil abi ya kusura bakmayın, bu işbilmezlik bence. Devrim arabası yapmak mesela dönemin şartlarına göre bir tecrübe ama TOGG tamamen işbilmezlik.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
alacağımı sanmam
0
gadlemler
(14.03.23)
Önsipariş vereceğim eğer alabilirsem. Elektrikli araç sektöründeyim. Yukarıda ekşi ergenus beni nohut kafalı ilan etse ve modlar mesajını silmese de yazayım.
Aracın eksikleri vb olabilir, ihtimal dahilinde.Bankalar da cazip kredi verirse araç için süper olur. Kapadokya çok güzel :)
0
syabk
(14.03.23)
kimse almayacak gibi bi şey yok, hatta liste varmış sanırım (?). çevremde direkt alacak birini tanıyorum, nörolog ve alanında profesör. nohut tanesi gibi zekası yok yani.
0
deartheodosia
(14.03.23)
yaw o degilde, araclarin teknik verilerine baktim, pek parlak degil.
kucuk bataryali olanin menzili 300km, arAC SUV ama 4 ceker opsiyonu yok, vs.

bu is umarim zamaninda gazetelerin verdigi radyolara benzemez.. koskoca birseymis gibi reklamini yaparlardi, sonunda kola kutusu buyuklugunde birsey verirlerdi cakallar.

1 milyon tl'de cok yuksek ihtimalle zararina satis, devlet subvanse edecek gibi.
0
cooperr
(14.03.23)
2022 model clio'mu satıp alabiyorsam alır, dombra eşliğinde eve dönerim xd
0
Erestor
(14.03.23)
fiyatları dizel araçla aynı sayılır
alınırı var
0
bir soru sorcam
(14.03.23)
Kayınpeder alacak bir tane
0
gabe h coud
(14.03.23)
devlete iş yapan, ihale falan kovalayan herkes bir kere mecburen alacak
kadro vs kovalayanlar da mutlaka alacak

ben genel olarak elektrikli otomobil için erken olduğunu düşünüyorum o yüzden 300 km menzilli audi de olsa almam şu anda. 2. araç olmak için ise çok pahalı maalesef.

burada kilit nokta kredibilite, devlet bankaları düşük faizle, uzun vadeli kredi verirse gerçek manada talep görebilir. şu an otomobil sektöründeki en büyük problem kredi.
0
roket adam
(14.03.23)
bizim milletin araba vaadiyle kaçıncı kandırılışı bu yahu.
montajlanmış klipler dışında ciddi çalışan bir üretim bandı göremedik daha.
koca fabrika, willy wonka'nın çikolata fabrikası sanki. bir gizem, bir gizem.
en iyi ihtimalle orada hazır gelen parçaları montaj yapıp boya atıyorlar.
0
vizivozo
(14.03.23)
bizim milletin araba vaadiyle kaçıncı kandırılışı bu yahu.
montajlanmış klipler dışında ciddi çalışan bir üretim bandı göremedik daha.
koca fabrika, willy wonka'nın çikolata fabrikası sanki. bir gizem, bir gizem.
en iyi ihtimalle orada hazır gelen parçaları montaj yapıp boya atıyorlar.
Bir arabanın üretimden önce ve sonra binbir tane testi olur, hani nerde bunlar?
Kaldı ki araba üretimi günümüz teknolojisinde çok zor değil, önemli olan kar ederek satabilmek. Ama bunlarda üretim kültürü ve bilgisi yok.
0
vizivozo
(14.03.23)
Elektrikli araba alacak olsam değerlendirirdim.

Bu vesileyle elektrikli araç şarj imkanlarının genişlemesini beklemek isterim önce.

Dışarıdan gelen parçaları takıp araç boyamak == tüm otomotiv sektörü olduğunu bildiğim için garip karşılamıyorum.

Yerli ve milli iddiasını antipatik buluyorum, çünkü günümüzde otomotiv sektörü böyle işlemiyor. Almanlar bile böyle demiyor, çünkü sektör, parça konusunda global ve böyle olmak zorunda.
Türkiye'de üretilen bir araç olarak görmek lazım.

Siyasi olarak değil teknik olarak nötr yaklaşıyorum. Alman ve Amerikan üretimi arabalarla karşılaştırmak yerine uzak doğu elektrikli arabalarıyla karşılaştırabiliriz.

İlk serilerde mutlaka bir çok sorun olacaktır. Şaşırmamak lazım. Almamak için engel midir bilmiyorum. Yeni markanın da en çok zorlanacağı şey bu ilk reklamasyonları yönetmek olacaktır.
0
burfak
(15.03.23)
(5)

ptt’de kitap kargo indirimi hala var mı?

deartheodosia
bir kitap için kargo ücreti ne kadar oluyor aşağı yukarı, son zamanlarda kitap göndermiş olan var mı? teşekkürler
bir kitap için kargo ücreti ne kadar oluyor aşağı yukarı, son zamanlarda kitap göndermiş olan var mı? teşekkürler
0
deartheodosia
(14.03.23)
www.ptt.gov.tr
"0-1 kg/desi aralığı için %50 genel indirim, 1 kg/desi üzerinde ise %30 oranında genel indirim uygulanmaktadır."
Gönderi ücreti hesaplama sayfasından hesap yapıp kabaca bir fikir edinebilirsiniz.

Edit: 250-300 sayfalık standart boy bir roman en fazla 30 liraya gönderilir sanırım.
0
kobuzchu kiz
(14.03.23)
çok teşekkürler.
0
🌸deartheodosia
(14.03.23)
Birisi yakınlarda çok zam geldi diye şikayet ediyordu.
0
vizivozo
(14.03.23)
5tl den 25tl ye çıkmış dediler geçen kitap gönderim ücreti.
0
sacrilegious
(14.03.23)
evet, ince bi dosya şeklindeki kitap kargosu 20.75'ti. ocak 23'te zam gelmiş.
0
🌸deartheodosia
(15.03.23)
(4)

elimde iki seçenek var, hangisi? (eve çıkmak vs. araba almak)

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
selamlar.evim işe acayip uzak olduğu (42km) ve ben de işten acayip geç çıktığım için (toplu taşıma bitiyor) böyle bir ikileme düştüm.ofis levent'te. dolayısıyla ev de bu çevrede olmak zorunda ki bir mantığı olsun eve çıkmamın. bir kişinin yanına çıkacağım, masrafları buna göre düşünebiliriz. net mas
selamlar.

evim işe acayip uzak olduğu (42km) ve ben de işten acayip geç çıktığım için (toplu taşıma bitiyor) böyle bir ikileme düştüm.

ofis levent'te. dolayısıyla ev de bu çevrede olmak zorunda ki bir mantığı olsun eve çıkmamın. bir kişinin yanına çıkacağım, masrafları buna göre düşünebiliriz. net masraflar kaç olur hiçbir fikrim yok. buraların yabancısıyım.

ikinci seçenek arabayla gitmek. sabah gitmek sorun olabilir (zaten toplu taşıma ile 1s 45dk sürüyor gitmem, daha ne kadar koyabilir?) ama gece yarım saatte dönebiliyorum. burada da az yakan seçeneklere yönelmek durumundayım.

sizce hangisi daha mantığa oturuyor? birikimim 100bin tl. kredi vs. bir şeyler çekilecek, veya aileden borç alınacak tabi ki ikinci opsiyonda.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(13.03.23)
Ben motosiklet aldım. Bu kadar mı fark eder, gençleştim resmen.

Tavsiyem araba almaktan yana olur. Köprüde kasap çok. Kira sürdürülebilir değil. Ancak 42 km vs kira karşılaştırırdım. Muhtemelen 10 ay da eriyip gidecek birikim vs 10 ay sonra bir kısmı geri alınabilir araç olacak elinizde. Yakıtı düşük bir araç sorunun çözümü gibi geldi bana.
0
baldan kaymak
(13.03.23)
1 hafta araba kiralayıp gidip gelmeyi denemek bir seçenek. Aşırı mı yoruyor, müthiş bi konfor mu yaratıyor sizin için.. Sonuçta araç iş dışında da işe yarayan bir şey.

- Şu anki kira VS yeni ev kirası karşılaştırıldığında hangisi yüksek?
- Mevcut oturduğunuz evde tekseniz, biriyle yaşama geçmek başka bir deneyim.
- Mevcut oturduğunuz düzeniniz, taşınma hengamesi vs beni yordu düşünce olarak ama sizin karakteriniz başka olabilir.

iş için taşınmak mantığa çok oturmuyor. iş değişiyor, ofis bile taşınıyor, hibrit oluyor, evden çalışılıyor, belki 3 ay sonra başka işte çalışacaksınız vs. bunun için ev düzenini değiştirmektense araba edinmek mantıklı geliyor bana.

öte yandan 10 yılda 7 kere falan taşındım, hep aynı işteydim, hep işe yakın yerleri tercih ettim çünkü yolda vakit geçirmek çok eziyetti. aynı civarda taşındım durdum, benim taşınma travmam olabilir :)
0
wct3 org
(13.03.23)
iş değiştirmek ev değiştirmekten daha kolay ve mantıklı bana kalırsa. çalıştığınız iş hayatınızın fırsatı değilse başka iş bakın bence. 42 km çok ciddi bir mesafe. tuzla'dan falan mı gidiyorsunuz levent'e her sabah?
0
dr doofenshmirtz
(14.03.23)
başka birisiyle yaşamak işkenceye dönüşebilir. ben oy hakkımı arabadan yana kullanıyorum. ayrıca normalden 1 saat erken çıkıp trafiksiz bir yolda gitmek ve iş öncesi değerlendirmek de mümkün.
0
deartheodosia
(14.03.23)
(6)

Çilli insan kalmadı mı?

brkylmz
Ben de küçükken çilliydim. yıllar oldu çilli insan görmüyorum. bitti mi?
Ben de küçükken çilliydim. yıllar oldu çilli insan görmüyorum. bitti mi?
0
brkylmz
(13.03.23)
ben varım. çil, güneş lekesi ne ararsan var.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Var var ben değilim ama bi çalışma arkadaşım öyle
0
baldan kaymak
(13.03.23)
batı ülkelerinde bile pek yokken türkiyede görülmemesi normal değil mi? bir de olsa da göğüste ve sırtta oluyor genelde.
0
candide
(13.03.23)
bb krem çıktı mertlik bozuldu. bir de insanlar güneşe maruz kalmak konusunda bilinçlendiler sanırım.
0
dr doofenshmirtz
(14.03.23)
burnumda var. ne azalıyor ne çoğalıyor.
0
anna sun
(14.03.23)
@dr doofenshmirtz'in yazdigi gibi bir gelisme mi oldu acaba diye dusunuyordum ben de.

Olsun az da olsa yine de etrafta olduklarini bilmek guzel :))
0
🌸brkylmz
(14.03.23)
(15)

Hiç iyi değilim

maryjane
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahats
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahatsız etmeye başladım bunun da farkındayım ama düzelemiyorum arkadaşlar. Evlilil arifesindeyim bi yatak olmuş 7-8 bin lira, insanlar yurtdışında bu fiyata 2.el araba alıyor biz burada ne yaşıyoruz ya, gerçekten mutsuzluk ve umutsuzluktan ölmek üzereyim.

Sevdiceğime dedim ki gel gidelim buralardan, araştırdık ettik, kanada, amerika vs neresi varsa. Tabii ki para ve zaman gerektiren şeyler bunlar ama bu süreçte ben nasıl ayakta kalacağım, nasıl iyileşeceğim, nasıl mutlu olup etrafımı eşimi dostumu da rahatsız etmeyeceğim? Gerçekten kendimi toparlamak istiyorum ama olmuyor. Mutsuzum işte. Tavsiyesi olan?
0
maryjane
(13.03.23)
ülkede yaşanan ve somut olarak sana dokunmayan her şeyden bu kadar etkilenen biriysen bence psikolojik destek almanda ve kendini psikolojik olarak güçlendirmende fayda var. tv izlemeyerek, sosyal medyayı azaltarak, kendine ve ailene vakit ayırarak, farklı aktiviteler yaparak yani gerçek bir hayat sahibi olmaya ve kendi hayatını yönetmeye çalışarak başlaman lazım. yoksa sosyal medya ve tv'lerdeki felaket senaryolarını, olumsuz haberleri, gece gündüz yapılan anlamsız propagandayı sürekli takip edersen insanın psikolojisini bozmaması mümkün değil.

böyle hassas bir bünye kanada, abd gibi ülkelerde yaşanan olaylara da göçmenliğin verdiği zorluk da eklenirse daha da çok tepki verecektir.
0
roket adam
(13.03.23)
spor yap. ciddi bir cevap. aynı şekilde depremden sonra artık insanlıktan çıkmak üzereydim. her konuda çok empati yapan biriyim, iş olsun aile, aşk vs olsun beni çok etkiliyor. iş stresim zaten uyutmuyordu bir de depremde sabahlara kadar ayaktaydım. kardeşim deprem bölgesindeydi. haftalarca zombie gibi gezdim. çok ağır spor yaparak çözüm bulduğumu düşünüyorum. hem spor hem de recovery sırasında vücut resetliyor kendini.

kimyasallar iyi bir çözüm değil. terapi ve duyguları yazmak, üzerine ağır spor. aileyle, sevgi dolu insanlarla vakit geçirmek vs.
0
gabe h coud
(13.03.23)
Kanada'ya Amerika'ya gidince orada da mutlu olmayacaksın ki orada da farklı bir nedenle bu psikolojiyi yaşayacaksın, ya yanlış anlaşılmak istemem ama benim çevremde bi şekilde Kanada'ya giden çok kişi oldu mutlu olan bir kişi olmadı çoğu geri döndü, ABD zaten daha bok gidebiliyorsan bi Avrupa ülkesine falan gitmeye çalış en azından.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.03.23)
ingiltere'de yaşıyorum geçen bi kafede 3-4 arkadaş oturduk saadet binası önünde yapılan cb adaylık açıklamasını izledik. fiziksel olarak uzaklaşmakla olmaz, olmuyor. ekonomik olarak sıkışıp kaldık zaten hepimiz. geçen sene 14k£ civarına mercedes e aldım hep hayalimdi. yarın tr'ye dönmek istesem napacam bilmiyorum. satsam gelsem tr'de 300'e verdikleri araçlara bakıyorum, değil almak binmek, kapımın önünde komşumun park etmesini istemeyeceğim araçlar. neyse konumuz bu değil. eğer geleceksen özellikle avrupa'da refah var ama burda bir süre çalışayım döneyim tr'de yaşam standardımı yükseltmiş olarak devam edeyim diyemezsin.

ben avrupadan memnunum sakin güzel ama abd'de çevrem ve güvendiğim kişiler olmasını ve oraya gitmeyi çok isterdim, öyle bir keşkem var. lisansta bölümümdeki bir kız öyle gitti, 3*4 akrabası da vardı çok samimi olduğu arkadaşları da, hepsi elinden tuttu yol yordam gösterdi şimdi çok güzel paralar kazanıyor. avrupa'da esnaflık - ticaret harici bu çok zor, onu yapabilmek için de çok ciddi tecrübe açısından birikiminin olması gerekiyor.

"yav dayı ne uzattın, ne diyorsun özet geç, ne yapalım dersen?" eğer; şu an kk'yı başkan yapıp onun ve 6'lı masanın çok iyi bir kadro ve hükümet kurmasını ummaktan başka yapacak bişey yok. tr potansiyeli olan ama asırlardır bunu kullanmaya beceremeyen bir ülke
0
avatar is back
(13.03.23)
Bu ortamda evlenmek çok yanlış.
Evlenmeyi düşünen birinin yurtdışı hedeflemesi ayrı bir yanlış.

yanlış*yanlış = yanlış^2
0
scholar
(13.03.23)
Spor yap gece uykusunu kaliteli ve yeterli uyu güneşe maruz kal ve magnezyumunu ve d vitaminini takviye et. Yetmezse antidepresan gerekebilir.
0
muhayyer divan
(13.03.23)
Meditasyon deneyimi varsa yas çemberleri çok iyileştirici oluyor.

yasveolumbilgeligi.org

Bir kez katılmıştım. Yas çemberi yaptıran burcu ertunç çok iyiydi açıkçası.
0
hasmetizm 2046
(13.03.23)
spor yapacak iradeniz varsa kişisel deneyimime dayanarak antidepresan kadar etkili olduğunu söyleyebilirim. yoksa psikolojik destek alın. gerçekten karmaşık canlılarız, şimdi sizi alıp da bütün bu sıkıntıların olmadığı bi türkiyeye koyma imkanımız yok ama, belki başka sebepleri de vardır. o yüzden bi oturup düşünmek ve yazmak da lazım.

bi de çok sevdiğim bi söz var "if you're going through hell, keep going." (cehennemden geçiyorsan, geçmeye devam et.) bi şeyleri bastırmadan yaşayıp tüketmeye çalışıyorum artık ben her şeyi.
0
curious mind
(13.03.23)
Ben de aynı durumdayım. Paralize olmuş gibi hissettiğim için psikiyatriste gittim. Antidepresan verdi, kullanmaya başladım. Daha iyiyim sanki:/
0
boyalı kuş
(13.03.23)
koca ülkenin ve dünyanın derdini sırtınıza yüklüyorsunuz. modern insanın en büyük problemi bu bence - her şeye erişim fazlasıyla rahat olduğu için kırılgan beynimizin kaldırabileceğinden çok daha fazlasına maruz kalıyoruz. klasik tavsiye olacak ama lütfen sosyal medyayı azaltmaya çalışın. haberler için işe yaramaz sansasyonları değil de daha bilgilendirici ve bilimsel/politik yönü olan, rapor/röportaj tarzı işleri okumaya çalışın illaki geride kalmamak niyetindeyseniz.

yaşanan acı şüphesiz çok büyük, üstüne üstlük ülkenin gidişatı da ortada ama her şeyi bilmek insanın üstünde inanılmaz yük oluşturuyor. don külot hayvan peşinde koşalım, ağaçlardan sallanalım demiyorum ama bence insanlık olarak biraz fren yapmamız lazım. "mutlu" dediğimiz kitleler kendi dünyalarında yaşayan insanlar hep. cahillik mutluluktur demiyorum. öğrenmek, bilmek bence her zaman iyi ama bu kadar derine dalmak iyi değil çünkü bireysel olarak hiçbirine müdahale edecek kapasitemiz yok.

kulağa tırt gelecek ama mutluluk gerçekten akşam eve gelip bulgur pilavı yedikten sonra diriliş ertuğrul filan izlemekle oluyor sıradan insan için. onu yapmaz kitap okursun, eylem değişir ama kilit nokta DÜNYANIN/ÜLKENİN SORUMLULUĞUNU YÜKLENMEMEK. karşılaştırmalardan uzak durmaya çalışmak.

yalan değil bugün ben de avrupa'da yaşayanlara bakınca motivasyonumu kaybediyorum, "bizim yaşadığımız hayat mı?" diyorum ama 18. yüzyılda rus toprak işçisi/kölesi de olabilirdim. o adam muhtemelen bizden mutlu yaşadı çünkü kendisinden daha iyi yaşayanları görmüyordu bile.

eyyorlamam bu şekilde. hayat anlamlı veya kompleks bir şey olmak zorunda değil. hepimiz ölüp gidiyoruz, 10 sene sonra yüzümüzü bile hatırlamıyorlar. kendiniz için uğraşın elbette ama mükemmeli, kusursuzu, şahaneyi arayarak canınızı sıkmayın. sırf keder. hiçbir karşılığı, getirisi yok.
0
mark greg sputnik
(13.03.23)
hocam mesele ülke mi yoksa ekonomik durumun mu? gördüğüme göre ekonomik. asıl nokta ihtiyaçlarınızı karşılamanız. değilse abd'de de yaşasınız isviçre ya da norveş'teki insanın refahı size dokunur. ekonomi karşılaştırmasında sınır yok o yüzden siz kendi ihiyaçlarınıza bakın kıyasa girmeyin.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(13.03.23)
ülkemizdeki enflasyon artışı özellikle ücretli çalışanlarımızın alım gücünü ciddi oranda düşürdü ve birçok kişinin umutsuzluğa kapılmasına sebep oldu bu bir gerçek ama insanlar arasındaki umutsuzluk muhabbetleriyle, herkesin birbirine avrupa, abd övmesiyle ekonomik anlamda 1 birim kötüye gittiysek psikolojiye etkisi 10 oldu maalesef bu psikolojiden çıkmak gerekiyor önce. mesela bir yemeğe atıyorum 200 lira veriyoruz masada biri diyor ki almanya'da buna 20 birim veriyorlar. e tamam da almanya'daki mühendisin, yazılımcının maaşı 3bin, 4bin birim onu söyleyen yok. burada 20bin birimler normal maaş oldu artık bu pozisyonlar için. yanlış anlaşılmasın tabi ki onların alım gücü bizden yüksek ve özellikle araba konusunda çok halk düşmanı bir piyasamız var ama geliri hesaba katmadan gider üstünden konuşunca 15 kat kötüyüz gibi etkisi oluyor psikolojiye. dolayısıyla insanlar avrupa'ya gidince tüm dertlerimden arınıcam gibi hissedip orayı idealleştirirken burayı cehennemleştirip iyice kötü hissetmeye başladı. öyle bir şey yok tabi ki. hem fiziksel olarak buradan çıkmayla burayı önemsemeyeceksin diye bir şey yok illaki sevdiklerin, değer verdiklerin olacak burada ve türkiye'deki kötü şeyler gene seni üzmeye devam edecek. bence önce bu ruh halinden çıkmak gerek. avrupa ülkelerinin yeryüzündeki cennet olmadığını her yerde insanların sıkıntı çektiğini kabul etmek gerek. tabii ki türkiye'nin fakiri avrupa'nın fakirinden daha fakir ama polyannacılık yaparsak türkiye'de zengin olmak da avrupa'da zengin olmaktan daha kolay çünkü bizdeki gelir eşitsizliği çok daha fazla. içinde bulunduğumuz ekonomik umutsuzluğa depremde yaşadıklarımız eklenince bazı kişilerde sizdeki gibi bunaltmalar normal ama burada benim dediklerim ve diğer arkadaşların dedikleri biraz sizin bakış açınızı değiştirmiyorsa gerekiyorsa kredi falan çekip bir psikoloğa gidin. çünkü tek başına bir yurtdışı çalışma izni çözüm olmayacak böyle bir bunalmaya.
0
semaforo de medianoche
(13.03.23)
hayatta sorunlar bitmeyecek. gelen dalgaları atlatmaya bak işte, hepimiz öyle yaşıyoruz. muhteşem bi mutluluk yok, hiçbir şey de bunu garanti etmiyor.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Almanya'dan sevgiler, tavsiyem evlenmeyi erteleyip harcamalarınızı dil kursuna yapmanız olur gerçekten gitmek istiyorsanız. Bir de spor yap düz koşu 1 saat. Biraz iraden kuvvetlenir, kafan dağılır.
0
abi bi dizi buldum on numara
(14.03.23)
kanada'nin kotu psikolojisi olani daha da kotulestirdigine defalarca sahit oldum, gocmeden once cok iyi dusunun derim.

7-8bin liraya araba alma isi de yalan, o araba ilk 3 ayda patlar paraniz da cope gider.
bunlar hep bizim dustugumuz kuyular :)
0
cooperr
(14.03.23)
(8)

Birine yürüdükten sonra zorluk çıkarttığında yapılacak şey nedir?

sassot
zorluktan kastım seninle konuşmak istemiyorum tarzında değil de soğuk davranmak diyebiliriz.gerçi ben bugüne kadar hiçbir kızın ilk seferde olumlu davrandığını görmedim. bu durumda ne yapılmalıdır yapacağımız şey ne olmalı, uzak mı durmalı yoksa rahatsız etmeden devam mı etmeliyiz ?
zorluktan kastım seninle konuşmak istemiyorum tarzında değil de soğuk davranmak diyebiliriz.

gerçi ben bugüne kadar hiçbir kızın ilk seferde olumlu davrandığını görmedim.

bu durumda ne yapılmalıdır yapacağımız şey ne olmalı, uzak mı durmalı yoksa rahatsız etmeden devam mı etmeliyiz ?
0
sassot
(12.03.23)
Ben böyle şeylere düz bakıyorum. İlginizden hoşlanıyor olsa soğuk davranmak yerine istekli ve özenli davranır. Sizi geçiştiriyor, geç dönüyor, iletişimi devam ettirmek için çaba sarf etmiyorsa uzak durun zorlamanın bir anlamı yok.
0
juliette
(12.03.23)
uğraşma hocam. kafada kurmaya plan yapmaya değmiyor.
0
ohmho
(12.03.23)
Bende eskiden ilk başta kadınlar soğuk davranıyor diyordum ama öyle olduğuna pek inanmıyorum artık.
İlk dakikada bile konuşmak isteyen belli ediyor kendini.
Rahatsız etmemeyi tercih ediyorum ben, eğer o adım atarsa yine devam ederim tabi.
0
kararsızataletfilozofu
(13.03.23)
benim 30 yasina kadar 72 milletten kadin iliskilerinden anladigim konusacak kadin konusuyor, bahanesini bulur konusur. sen basvurunu yaparsin, ki buna flort deniyor. sonra fazla zorlamazsin. o isterse gelir seni bulur. bordo bereli hikayesi gibi.

surekli sen yaziyorsan falan zorlamaya gerek yok. baktin bir iki denedin mulakata bile cagrilmiyorsun hemen baska sirketlere basvuru yapmaya devam. bir de surekli zorlayinca bu sefer iyice soguyorlar.
0
antikadimag
(13.03.23)
Simdi cevaplardan anladigim kadari ile yukaridakiler erkek.
Bir kadin olarak yaziyorum. Eger gercekten ilgi duyuyor ve bir seyler yasamak istiyorsaniz yoklayin onu, burada püf nokta duzenli yapilmasi. Gunaydin mesaji mesela, gun icinde hal hatir sorma ya da. Uygun bir zamanda da davet edin, cay kahve vs icin. Eger gercekten ilgisi yoksa nötr kalir, varsa anlarsiniz zaten.
0
balpolen
(13.03.23)
biraz ozsaygin varsa konusmayi ugrasmayi birakirsin.
0
baldur2
(13.03.23)
iki uzun ilişkimde de kadınlar yazdı. Biri Beyoğlu' nda takılalım mı diye, diğeri de kahvaltı edelim mi diye. İlkiyle 2,5 yıl 2. siyle 11 yıl sürdü. Uğraşa uğraşa hatunu ikna ettiğim ilişki ise 1,5 ay sürdü onda da eski sevgilisinin attığı kazıkları dinledim. Ben de üç aşağı beş yukarı seninle aynı durumda olduğum birisi var, hatta 2 duyuru açtım kendisiyle alakalı 3 kişi cevapladı ama olacak gibi değil keşke olsa. Artık ufak dokunuşlar yapıp zamana bırakıyorum olursa olur olmazsa çay içeriz işte.
0
guitarissimo
(14.03.23)
baldur2 +

balpolen'in yazdığına asla katılmıyorum, kadınım. böyle yapan biri direkt "rahatsız eden kişi" konumuna yükselir ve engellerim.
0
deartheodosia
(15.03.23)
(9)

Ruh eşi var mı ? Eşiniz, sevgiliniz ruh eşiniz mi?

sassot
Ruh eşi diye bir şey var mı sizce eğer varsa denk geldiniz mi ?
Ruh eşi diye bir şey var mı sizce eğer varsa denk geldiniz mi ?
0
sassot
(12.03.23)
Yok öyle bir şey. Sadece belli bir zamanda belirli bir kişi ile o zamandaki sen olarak daha iyi anlasiyorsun. Zamanla geçiyor, devam ettiren alışkanlıktan ediyor.
0
Amaranta ursula
(12.03.23)
ruh eşi olayına inanmıyorum, çevremizde uyumlu olduğumuz ve daha da uyumlu olduğumuz insanlar var
0
freebird5406_2
(12.03.23)
ben eski iki sevgilime karsi da boyle hissettigim olmustu ikisi de benzer karsiliklar vermisti. sonra zamanla degisebiliyo o ask gibi bir sey bence. bir de cok uyumlu hissedince oluyo ama insanlar degisiyo uyum bozulabiliyor
0
ala09
(12.03.23)
Bence böyle bir şey var ama denk gelebilme ihtimali çok düşük.
0
mutekebbir
(12.03.23)
Yok öyle bir şey
0
gabe h coud
(12.03.23)
Bence var eski sevgilimle çok uyumluyduk her konuda neredeyse anlaşabiliyor ve konuşuyorduk.
Yani bundan sonra artık öyle samimiyeti almakta vermekte zor.
Çünkü belirli yaşlarda belirli zamanlarda yakalayabiliyor insan bence ruh eşi durumunu.
0
kararsızataletfilozofu
(13.03.23)
ruh eşine inanmıyorum. hayatımdaki kişi ruh eşim değil. ama ben bu yapboz parçaları olayına inanıyorum bir elmanın iki yarısıyız birbirimizi tamamlıyoruz. ikimiz aynı olsak hayat çekilmezdi sorunları çözemezdik bence
0
Hallegadola
(13.03.23)
Ruh eşi var mı ? Hanım ruh eşim mi bilemem , artık neredeyse telepati yoluyla anlaştığım kadınla evliyim yıllardır :)
0
synax
(14.03.23)
ruh eşi doğulmaz, olunur.

ayrıca geçmiş bir dönemde çok iyi anlaştığınız kişi ile bugün hiç anlaşamayabilirsiniz de, insanlar değişiyor ve değişimleri paralel ilerlemeyebilir (daha olası olan bu).

inanmıyorum.
0
deartheodosia
(15.03.23)
(2)

Uyku İlacı

afordismansalihinis
Selamlar,4’ten 5’den önce yatamıyorum. Kaçta yatarsam yatayım dönüp duruyorum.Uyku ilacına ihtiyacım var. Reçetesiz olanı var mı?
Selamlar,

4’ten 5’den önce yatamıyorum. Kaçta yatarsam yatayım dönüp duruyorum.

Uyku ilacına ihtiyacım var. Reçetesiz olanı var mı?
0
afordismansalihinis
(12.03.23)
Meditasyonlar var yutubta telefona indirip deneyebilirsin.
0
sanemz
(13.03.23)
(bkz: cedrina)
0
deartheodosia
(15.03.23)
(6)

"Peşinden koşturmak"

Avoiding The Puddle
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.

N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
0
Avoiding The Puddle
(10.03.23)
because of seçenek bolluğu...
0
candide
(10.03.23)
İnsanlar medenileştiği için böyle oluyor. Ne o öyle birinin "peşinden koşmak"...

Bir kadın beni peşinden koşturuyorsa, bana yukarıdan bakıyor demektir. Ben bir süre uğraştıktan sonra beni kabul etmeyi planlıyorsa da "lütfetmiş" olacaktır... Bu kafadaki bir kadın için uğraşmaya devam edip kendimi küçültecek değilim elbette. Romantik ilişkiler denklik ilkesiyle çok daha düzgün oluyor.
0
long live rock n roll
(10.03.23)
Modasi gecti
0
ala09
(10.03.23)
eskiden kara sevdaya da tutulurmuş insanlar, o ne demekse artık.
0
deartheodosia
(10.03.23)
Hala var, sadece öyle denmiyor. Hiçbir şey denmiyor aslında. Burada duyuruda da hemen hergün birinin peşinde koşan insanların dertlerini görebilirsiniz.

30dk'da peşinden koşulup koşulmayacağı netleşiyor. Ondan sonra koşu başlıyor. Ön onaylı koşu.
0
akhenaten
(10.03.23)
yoo hala var. koşan erkeklerdi, yine onlar. seçenek bolluğu kadın için var (ki onların da hepsi için yok).

sadece günümüzde insanlar kendilerine daha fazla değer veriyor, o yüzden "peşinden koşturma" veya "naz yapma" gibi kekolukları daha az insan yapıyor. ben birini seviyorsam onunla mutlu olmak isterim. beni koşturacaksa, üzecekse, iletişim kurup sorunları çözmek yerine "burnu sürtsün" deyip aptal gibi davranacaksa o kişiyle olmanın bir manası yok.

birliktelik sevgi, saygı, hayatı paylaşma, bir arada mutlu olup huzur bulabilme işi. peşinden koşacaksam, kıskandırılacaksam filan bunun ne manası var ben rastgele birine tutulup onun için de üzerim kendimi? veya kendi perspektifimden bakayım olaya, ben sevdiğim insanı niye koşturmak ya da onu üzmek isteyeyim?

bunlar salak salak şeyler. eğitimsiz, cahil, kendini tanımayan insan tırtlığı.
0
mark greg sputnik
(10.03.23)
(6)

Kendi doğum günümde eşime çiçek göndermek

kondansator
Doğum günlerimde çiçek çikolata vb hediye gelmesini pek sevmem. Eşim de her defasında gönderir ya da engel olabilirsem engellerim. Bu doğum günümde ben ona çiçek göndermeyi düşündüm, doğum günüm bana geldiğin gündür diyerek :) bir yerde duymuştum değişik geldi, çok mu abuk olur sizce
Doğum günlerimde çiçek çikolata vb hediye gelmesini pek sevmem. Eşim de her defasında gönderir ya da engel olabilirsem engellerim. Bu doğum günümde ben ona çiçek göndermeyi düşündüm, doğum günüm bana geldiğin gündür diyerek :) bir yerde duymuştum değişik geldi, çok mu abuk olur sizce
0
kondansator
(10.03.23)
Aşko kuşko gibi bi şey olur.
0
sanemz
(10.03.23)
Bence güzel olur yav. İnsan sevdiğine karşı tam olarak böyle olmalı bence çiçekten zarar gelmez şımartılmak çok güzel şey :d
0
ruhen hastayim ben
(10.03.23)
Eşinize çiçek göndermek için bir bahaneye ihtiyaç yok aslında, ama sizin doğum gününüzde göndermenizin biraz handikapları var.

Mesela bu sene unutmuş olabilir eşiniz, size bir hediye çiçek vs almamış olabilir. Siz de bunun üstüne böyle bir şey yapınca acaip kötü hisseder kendini.

Yanılıyor muyum?
0
John Bloor
(10.03.23)
bana gelse saçma olduğunu düşünürüm ama bu sizin eşinizle iletişiminize bağlı. Ben alakasız bi günde durduk yerde gelen çiçekleri daha güzel buluyorum
0
alaimisema
(10.03.23)
nasil sevilmek istiyorsak genellikle karsi tarafi oyle severiz.
esinizin 'sevgi dili'ni size yaptiklarindan anlayabilirsiniz. buradan yola cikarak esiniz kendisine cicek vs. gelmesini seviyor demek ki, bence arada bir gonderirseniz epey mutlu olur gibi geldi.
0
kassiopeia
(10.03.23)
birbirine çiçek gönderen eşler… ne güzel. içinizden geldiyse gönderin, düşünmeyin.
0
deartheodosia
(10.03.23)
(15)

Aşk ilişkileri hakkındaki düşüncem yanlış mı dürüst olun lütfen?

darth plix
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela am
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.

birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela ama ben sevebileceğim, beni sevecek ciddi ilişki yaşayacağım birini istiyorum. sahtelikten samimiyetsizlikten nefret ederim mesela, samimi ve dürüst olan birini arıyorum. etrafıma bakıyorum neredeyse bütün kızlar gösteriş peşinde, bad boy peşinde, ya da 2 bira nasıl fazla içerim onun peşinde.

muhafazakar değilim karakterli biri olsun yeter, yani önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri olmasın yeter benim için.

bu düşünce yanlış mı, objektif ve dürüst olun lütfen.
0
darth plix
(09.03.23)
Yanlış değil, niye olsun? Bu sensin, ne mutlu..
0
gadlemler
(09.03.23)
kimse the one değil. ve bütün sermayeni tek bi kişiye yatırman, o kişiyi idealize etmen seni çok dibe çekiyor. tıpkı senin gibiydim ve şu an çok pişmanım :) tecrübe iyi bi şey. bu demek değil ki önüne gelenle ilişki yaşa; o çok daha kötü bir seçenek. ama bu kadar anlam da yükleme kimseye bence.
0
deartheodosia
(09.03.23)
yanlis bu. the one diye paket gelmiyor bunu bir kez bile olsa deneyimle daha iyi anliyosun. kimse tam olarak sana gore yaratilmamistir ama sen oyle gorursun, asik olursun evet bu iliski yasamaya deger. ama bakis acin buyuk hayal kirikligi yasatir. bu zorla sevgili yap demek degil ama yatkinligin ve potansiyelleri degerlendirme ihtimalini dusuruyor sendeki dusunce
0
ala09
(09.03.23)
@deartheodosia
@ala09

hocam best one yazdım ama her şeyiyle 4x4 lük biri olsun ya da aynı benim kafada biri olsun düşüncem yok. tabikide kavgalar tartışmalar fikir ayrılıkları olur, olmazsa sıkıntı vardır zaten. best one'dan kastım şu ;

ben birine vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim demiyim. Görüyorum şimdi millet çorap değiştirir gibi sevgili değiştiriyor. onun için şunu yaptım bunu yaptım diyor.
0
🌸darth plix
(09.03.23)
yeterince tecrüben yoksa o tek kişi geldiğinde seni tecrübesizliğinle sevecek biri olması lazım. şans meselesi bu tabii ama bence hazır olmak deneye deneye yanılmak daha iyi. her denemede ne istediğini ve ne istemediğini daha iyi anlıyorsun her anlamda. o yüzsen yanlış ya da doğru diyemem ama tavsiye de etmem.
0
roket adam
(09.03.23)
böyle adamlar kalmadı. helal olsun :)
0
candide
(09.03.23)
Bence yanlış çünkü 24 yaşındaki siz ile 30 yaşındaki siz aynı değil. Zamanla değişecek.

Bu mantıkla 30 yaşlarına kadar yalnız olmanız olası.
0
logisticsmanager
(09.03.23)
Bu kafada olan biriydim aynı yaşlarda. İstediğim gibi birini buldum. Güzel seneler geçirdim ve ayrıldım. Best one sanıyordum bende. Sonra çok farklı noktalara doğru değişip ayrılmak zorunda kaldık.Bu düşünce yanlış ya da doğru değil. İnsanın içinden gelen bir şey. Nasıl yapmak istediğini en iyi sen bilirsin.
0
Depik
(09.03.23)
@logisticsmanager

ne tavsiye edersiniz peki hocam ?
0
🌸darth plix
(09.03.23)
Bir iliskiye başlayıp beraber büyümenizi, buna göre de devam edip etmemeyi.
Kendimden örnek verirsem "çok iyiyiz ya çok seviyorum" dediğim, hani devam etse belki evlenirim dediğim 2 tane falan ilişkim oldu eşimden once. Iyi ki de olmuş çünkü ne istemedigimi anladım. Kacarak uzaklastim belli karakter özelliklerinden.

Sizin riskiniz zamanla değişeceginiz için bugün begendiginizi yarin begenmeme. Yani 24 yaşımdaki halim ile bugünkü halim ciddi farkli.

Buna ek olarak insan genelde iliskiler ile ne istediğini anlıyor. Çok seyrek yani "aha buldum onu". Ha ayrı konu böyle diyorum ama benim hanım beni arkadan görmüş, vurulmuş. Ilk sevgilisiyim. Oluyor yani de çevremde onun gibi ilk tanıştığı kişi ile evlenen kaç tanıdığım var desem çok sınırlı, şans işi biraz ama ben kendisinden önce başka iliskiler yasamaktan mutluyum çünkü daha olgun bir haldeydim.
0
logisticsmanager
(10.03.23)
Doğru yanlış demek bana düşmez ama şöyle bir şey var benim gördüğüm.

Uzun bir süre doğru insanı bekleyen insanların bir yerden sonra ilişki algıları gerçeklikten kopup kutsal bir hale geliyor. Ama insanlar kutsal varlıklar değil, sorunlu ve mükemmel olmayan kişiler. Geçen yıllar kafanızdaki ilişkiyi kutsallaştırdıkça bu bir noktadan sonra hiçbir insanın kaldıramayacağı büyük bir olay haline geliyor.

Bir de ilişki yaşamak öğrenilen bir şey. Kimse sizinle kusursuz bir uyumla başlayamaz. İlişki süresince yıllar geçtikçe ortaklaşırsınız. Ya da bu olmaz ve ayrılırsınız. Bazı şeyler ergenlikte öğrenilmeli bence. 25-30 yaşında ilişkiler hakkında hiçbir şey bilmeyen bir insanın karakteri de çok oturmuş olduğu için bir ilişkiye adapte olma süreci haddinden fazla sancılı olabiliyor.

Yine de siz bilirsiniz tabi ki. Ancak böyle düşünüyorsanız bence yaşınız çok ilerlemeden bir yerden başkayın.
0
akhenaten
(10.03.23)
duruşunu bozma ama kendini best one bulacağım diye zorlama.

emin ol biri olacak hayatında çok seveceksin ama best one olmayacak bu kişi.

önemli olan best one kişiyi bulmak değil birbirinizin eksik yönlerini tamamlayacak, uygun anahtarın uygun deliğe girmesi gibi bir ilişki yaşamak.
0
Hallegadola
(10.03.23)
"karakterli biri olsun yeter" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes karaktersiz.

"önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes hep başkalarına yürüyor, mavi boncuk dağıtıyor. zaten hepsi aynı.

"vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim" nasıl anlayacaksın değip değmeyeceğini? insanlar seneler geçtikten sonra değdi diyebiliyorlar, sen kaç günde diyebiliyorsun bunu? eğer böyle bir yeteneğin varsa bizle de paylaş.

"birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum" herşeyi tek biriyle yaşayamazsın. yaşasan bile hepsinden tad alamazsın, gerçekler hayaller ile aynı değil. kahvede tavla atmanın tadını, beraber olduğun kişi ile alamazsın. onunlaykende diğerleriyle oynamak gibi olmaz.

sen hayatını o özel kişiyle yaşamak istiyorsun, o özel kişi ancak sen hayatını yaşadığın zaman gelir.
0
selam
(10.03.23)
@selam +1

bir şeylere şartlama bence kendini. 30uma yaklaştım, hep uzun ilişkilerim oldu. hepsi birbirinden farklıydı. isterdim ki hepsinin güzel özelliklerini tek bir kadında toplayabileyim. ama böyle bir şey yok.

ne zaman şöyle yapıcam, böyle çizgilerim var, şu şekilde bir tercih yapıcam dediysem karşıma tam tersi şekillerde insanlar çıktı.

ne zaman cozutucam alemlere akıcam dediysem, karşıma uzun ilişki yaşayabileceğim hatta evlenmek isteyebileceğim bir insan çıktı.

neyin nerede olduğunu bilemezsin sen normal hayatını yaşa, yanlışlar da yap. olur da içlerinden biri "hah bu" dedirtirse ondan devam edersin. O insan da hep doğru yerlerde olmayabilir. bakınca anlaşılmayabilir. kısa zamanda da anlaşılmayabilir.

Kaldı ki yine değinmişler, "hah bu" dediğin de 5-10 sene sonra aynı etkiyi yaratmayabilir.

En güzeli kasmadan farklı tecrübeler edinmek derim.
0
ananiyimioguz
(10.03.23)
yaklasiminiz yanlis. insanlari yakindan tanimadan ne isteyip istemediginizi ogrenemezsiniz. insan iliskiyle buyuyen ve gelisen bir varlik. siz hic iliski yasamadan iyi bir iliski yasamak istiyorsunuz. farkli deneyimler yasamadan bunu bilmeniz imkansiza yakin, ne diger insanlarin ne de kendinizin iliski icinde nasil olacagini icinde olmadan goremezsiniz. kendinizi bu sekilde tamamen taniyamazsiniz. kendimizi hem kendi kendimize kalarak ama ayni zamanda iliski icinde taniriz. dolayisiyla, hem arkadaslarinizin yaklasimi (sadece skor pesinde olmak) hem sizinki yanlis.
0
kassiopeia
(10.03.23)
(3)

Pasaport çalınırsa başıma ne gelebilir?

madurumdamadurum
..
..
0
madurumdamadurum
(09.03.23)
düşen malezya uçağında sahte pasaportla seyahat eden kişiler tespit edilmişti fakat türk pasaportu ne kadar değerli, tartışılır.

bunun dışında pasaport kimlikle aynı şey. kimlik kullanılarak ne yapılıyorsa pasaportla da yapılabilir.
0
deartheodosia
(09.03.23)
banka hesabi acip kredi basvurusu yapmak aklima gelen bir ornek.
yurtdisinda pasaportla acilabilen banka hesaplari var ama tabi kredi icin ekstra bir KYC daha yapiyorlar (ve yeni hesaplara vermiyorlar)

diger bir aklima gelen de faturali telefon numarasi almak ve borc takmak. bunu sanirim e-devletten gorebiliyorsunuz adiniza acilmis faturali hatlar diye bir yerde.
0
supergirl
(09.03.23)
Pasaport kimliktir, nüfus cüzdanınızla yapılabilecek her şeyi yapabilir pasaportu bulan.

Mesela bir arkadaşımın kimliği kaybolduğunda kimliği bulan birisi banka hesabı açıyor. Banka memuru tabi ki kimlik fotoğrafıyla falan ilgilenmiyor hiç açıyor hesabı.

Sonra bir de sahibinden.com hesabı açıyor kimliği bulanlar. Burada sahte ev/araba ilanlarıyla milletten kapora toplayıp bu arkadaşın adına açılan hesabın ibanını veriyorlar.

Tabii millet şikayet edince sahibinden.com'da görünen isim arkadaşın ismi.
Banka hesabı arkadaşın adına...

Olayı şöyle haber alıyor kimliğin esas sahibi... Bir gün bankadan arıyorlar adınıza açılan hesap bloke edildi bankaya gelmeniz gerekiyor diye. Gidiyor diyorlar böyle böyle dolandırıcılık süphesiyle hesabınız kapatıldı.

Diyor ki benim bu bankada hiç hesabım yok ki...Derdini anlattı yeni kimlik aldığı tarihleri falan gösterdi bir şekilde kanıtladı kendisinin olmadığını ama dert yani.

Bu süreçte yaşanan en komik durum şuydu: Arkadaş hesabı kendisinin açmadığını, başkalarının kayıp kimliğini kullanarak açtığını söylüyor. Kapatılmasını istiyor.
Banka diyor ki hesabı siz açmadıysanız kvkk gereği bu hesapla ilgili verilere erişemezsiniz:D

En son bankayı kimlik kontrolü yapmadığı için dava etmeye niyetliydi ama ne oldu bilmiyorum.

Demem o ki kimlik kaybeder kaybetmez hemen bildirilmeli.
0
anten
(10.03.23)
(7)

Sosyal çevre

kararsızataletfilozofu
Üniversite bittikten sonra ne zormuş yeni arkadaşlar edinmek.İş ortamı harici yeni arkadaş nasıl ediniyorsunuz ?
Üniversite bittikten sonra ne zormuş yeni arkadaşlar edinmek.
İş ortamı harici yeni arkadaş nasıl ediniyorsunuz ?
0
kararsızataletfilozofu
(08.03.23)
Arkadaş ortamından = arkadaşlarımın arkadaşları ; onların iş arkadaşları... ama 30dan sonra o da bitiyor
0
gadlemler
(08.03.23)
Yuksek lisansta ve is yerinde arkadas edindim universiteden sonra en son. Su an evden calisiyorum ve arkadas edinme umudum yok bu asamada. Spor ve sanat kurslari denenebilir.
0
instant crush
(08.03.23)
Arkadaşların arkadaşları aracılığıyla oldu ama bunlarda pek devamlılık olmadı. yl ve doktoradan da pek kimse kalmadı. Ekşi sözlükten var bir grup arkadaş ama pek yakın değiliz fiziksel olarak da arkadaşlık olarak da. İş gezileri dışında uzaktan çalışıyorum. Fark ettim de ben zaten pek çok şeyi de yalnız yapıyorum.
Ben de edinemiyormuşum.
0
Amaranta ursula
(08.03.23)
Stk, kurs ve kulüplerden ve bazen spor salonundan. Sonrasında arkadaş arkadaşları ve bir iki tane de devamlı gidilen mekanların sahipleri. Yaşadığımız şehirde hiç tanıdığım yokken dev bir arkadaş grubu var şu an. İşte ise tek çalışıyorum, sıfır iş arkadaşı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(09.03.23)
Ortak payda olmadan biriyleriyle tanismanin anlami yok. surdurulebilirlik gerekiyo benim cogu cevrem dagildi su an ablamin arklariyla takilmaya basladim arada akrabalarimla falan. surekli yeni is ortamina giriyorum onlar da ekleniyo ama pek takilmadim yenilerle. bi sirkulasyon var shjs
0
ala09
(09.03.23)
üniversiteden sonra yeni arkadaş edinmedim. edineceğimi de düşünmüyorum. iş arkadaşı falan palavra.
0
jelly bear
(09.03.23)
sürdürülebilirlik gerekiyor +1
arkadaş değil tanıdık olur onlar. ben de eski arkadaşlarımla devam.
0
deartheodosia
(09.03.23)
(15)

Yurt dışına çıkma kararında tavsiye bekliyorum

anti-kahraman
Merhaba,Avrupa'da bir üniversiteye iş başvurusunda bulundum ve kabul aldım. Haftaya son görüşme, detaylar vs. konuşulacak.Şuan istanbul'a yakın küçük bir şehirde araştırma görevlisiyim ve son kanunla beraber kadro geçişimiz yapılacak. Profesörlüğe kadar yolu var kısacası.Gideceğim yer Belçika. Daha
Merhaba,

Avrupa'da bir üniversiteye iş başvurusunda bulundum ve kabul aldım. Haftaya son görüşme, detaylar vs. konuşulacak.

Şuan istanbul'a yakın küçük bir şehirde araştırma görevlisiyim ve son kanunla beraber kadro geçişimiz yapılacak. Profesörlüğe kadar yolu var kısacası.

Gideceğim yer Belçika. Daha önce 5 sene yaşadığım bir yer. Dilini de biliyorum
b2 seviyesinde, arkadaşlarım vsde var. Orada doktoraya başlayacağım. Proje odaklı ve 3 yıl sonra proje bitiyor. Ancak başka bir projeye kanalize edebiliriz seni dendi. Onu haftaya tekrar soracağım. Yinede sabit bir kontrat değil elbette.

Bu değişkenler ortadayken. Benim yerimde olsanız napardınız?

edit: Haklı bir soru var aşağıda. eş, çocuk vs. yok.Bekarım.

Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim şimdiden. Tikleri yarın atacağım.
0
anti-kahraman
(08.03.23)
Senin durumda bir durup düşünmek lazım. Garanti kadro zor bulunan nimet. Branş nedir bilmiyorum ama tutunamazsan ve Türkiye'ye dönersen yüksek ihtimalle işsiz kalırsın.
0
seaman
(08.03.23)
çok benzer durumdayım (aldığım bir kabul yok sadece), ben olsam giderdim. az da olsa türkiye'de de iyi bir doktora yapılabilecek okullar, çalışma grupları var. onlardan birine sahip olacaksanız/halihazırda sahipseniz gitmemenizi anlarım. ama buradaki doktoranız ortalamayı pek aşmayacaksa gitmemek kayıp olur. ben karar verirken bunları göz önünde bulunduracağım, kendi bakış açımı paylaşmak istedim. hayırlı olsun şimdiden :)
0
matlii
(08.03.23)
Belcika'da doktora yapilinca uzun sureli calisma iznine veya kalici oturuma gecis yapmani saglayan bir gocmenlik mekanizmasi var mi onu arastir. Zaten kalabiliyorsan "Turkiye'ye dondugunde issiz kalirsin" riskinin onu alinmis oluyor bir bakima.

Onun haricinde git bence.
0
hot potato
(08.03.23)
Kesinlikle ve kesinlikle gidin. (Evli bir mühendisim.)
0
gadlemler
(08.03.23)
Gitmemeniz için bir neden göremiyorum. Ama gitmeniz için çok neden var. Geri dönmek istersen düşünürsün dönme kararının mantıklı olup olmadığını.
0
zimbirik
(08.03.23)
Hocam gidin.
0
Amaranta ursula
(09.03.23)
ben giderdim.
0
deartheodosia
(09.03.23)
arkana bile bakma. hem hazir bekarsin da
0
ala09
(09.03.23)
belçika, zordur belçika, tutucudur.

şaka bi yana hemen gitmeni öneririm
0
lavinia
(09.03.23)
Gitmemek icin bir nedeniniz yok. Yasam o kadar fazla ihtimalle dolu ki, biz acik olduktan sonra oyle cok sey olabilir ki, bir kadro derdine duserek yazik edersiniz kendinize. 3 yilda dunya degisir resmen.
0
kassiopeia
(09.03.23)
Daha önce 5 sene yaşadığım bir yer.
Dilini de biliyorum
eş, çocuk vs. yok.Bekarım.

Bu ucu cok onemli, uza diyorum..
0
cooperr
(09.03.23)
Bu sartlarda direk gidilir. Tecrube var, cevre var, dil bariyeri yok. 3 yilda neler olur neler. Direk gidin
0
oscar
(09.03.23)
Belçika tutucudur. Artı sürekli geçici kadro ile akademik yaşam zordur. Ben olsam bursiyer olarak oralara gidip önce ortamı sindiririm. Sonrasında göçmeyi düşünürüm.
0
piotr
(09.03.23)
kadroyu al, istifa et git. ne zaman istesen geri dönebiliyorsun.
0
seyduna6687
(09.03.23)
Seçim sonuçlarını bekleme şansın varsa bekle bence
0
sonhakan
(09.03.23)
(6)

duygusal yeme bozukluğu

kondansator
hayatımın büyük bir döneminde kilo problemim oldu. yakın zamanda yine 1 2 aylık bir diyet ile güzel kilo verdim. yılbaşı sonrasında bozdum. artık diyet ile çözülemeyeceğini düşünmeye başladım, ciddi anlamda kendimi kontrol edemiyorum. şurada 2 gündür yine dikkat etmeye başladım ama ne kadar gidecek
hayatımın büyük bir döneminde kilo problemim oldu. yakın zamanda yine 1 2 aylık bir diyet ile güzel kilo verdim. yılbaşı sonrasında bozdum. artık diyet ile çözülemeyeceğini düşünmeye başladım, ciddi anlamda kendimi kontrol edemiyorum. şurada 2 gündür yine dikkat etmeye başladım ama ne kadar gidecek meçhul. bu konuda daha önce bir uzmana danışan, psikolojik yardım alan oldu mu? duygusal yeme bozukluğu vb videolarda uzmanları izliyorum ama dikkate alınacak net bir bilgi de paylaşmıyorlar
0
kondansator
(08.03.23)
Çapa psikiatride böyle bir birim vardı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(08.03.23)
Bir de çok kalori kısıyorsanız ya da karbonhidrat kısmak yerine kalori kısıtına gidiyorsanız o zaman vücutta salgılanan hormonlar dolayısı ile vücut kilo vermeye, verse de geri almaya müsait oluyor. Bunu da dikkate almanızı öneririm. Kendinizi kontrol etmeniz yalnızca iradesizlik ile alakalı, duygusal yeme ile alakalı olmayabiliyor. Ama hormanal sisteminizi gözeterek diyet yapıyorsanız o zaman bir yorum yapamayacağım.
0
zimbirik
(08.03.23)
@terapidefteri
instagram'da cok yetkin bir terapist ve zaman zaman duygusal yeme bozuklugu uzerine seminer duzenliyor, takip edip birine katilabilirsiniz. ayrica sanirim artik bu konuda daha fazla bilinclendigi icin insanlar, daha cok seminer var.
0
kassiopeia
(08.03.23)
ben de benzer şeyleri yaşıyorum. bu alanda çalışan terapistlere de gittim, atölyelere de katıldım ve hiç faydası olmadı bana. teorik olarak neden kaynaklandığını, yöntemleri (mindfulness, act/bdt) biliyorum, aşinayım ama dürtüsel olarak üstesinden gelmek yine ve yine zor oluyor.

neyse, bi kitap önermeye geldim. (konuyla alakalı birçok kitap da var bu arada, son yıllarda türkçe’ye de bolca çevrildi, psikonet ve nobel yayınları özellikle bu konuda kitaplar çıkartıyor). benim önerim duygusal açlık, yazar: doreen virtue’yü okuyun.
0
deartheodosia
(08.03.23)
Meltem Pırıl Şenol ile calistim, kesinlikle oneriyorum. Instagram'dan postlarina goz atabilirsiniz, spotify'da podcasti de var eyvah diyetim bozuldu diye. Hem konunun uzmani hem de muthis bir insan.
0
logic
(08.03.23)
Ben de zimbirik gibi düşünüyorum hatta sorununun kesin olarak 1-2 ay süren şok diyetler olduğuna yemin edebilirim, muhtemelen 800-1000 kalorilik düşük kalorili diyetler yapıp kilo verip sonra rebound etkisiyle daha fazlasını geri alıyorsun, duygusal yeme bozukluğu muhtemelen çok farklı bir şeydir. Sağlıklı bir diyet, kiloya göre değişir ama minimum 6 ay 1 senelik bir sürece yayılmalı, birkaç ayda verdiğin kiloyu her zaman geri alırsın, çünkü sistem her zaman "yağ tutma" eğilimindedir ve kısa zamanda verdiğin kiloyu kısa zamanda sana aldırmak için her şeyi yapar ve alırsın da, bundan kaçamazsın, bu bir yeme bozukluğu değildir hayatın doğal akışıdır. Halbuki kilo verme işini uzun vadeye yayıp amiyane tabirle sistemi kilo verdiğine uyandırmadan kilo versen bunları yaşamazsın. Ben hızlı kilo vermek istediğimde bile 2000-2200 arası kaloriyle diyete başlıyorum öyle söyleyeyim, uzun sürece yayacaksam 2500 kaloriyle başlayıp küçük küçük kalori düşürüyorum, oradan bi çıkarım yap işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.03.23)
(15)

Cüneyt Özdemir ve youtube kanalı hakkında ne düşünüyorsunuz

gadlemler
Yıllardır ismini ve tipini biliyorum ama hakkında gikir ve bilgi sahibi çok değildim.resmen depremle izlemeye başladım diyebilirim.Hem dobra bi yandan da kontrollğ tabi, birçok gazeteci gibi.1 aydır her gün izlediö gibi. Kardeşim sevmiyor. Haberciliği hakkında ne düşünğyorsunuz merak ettim.Kanalında
Yıllardır ismini ve tipini biliyorum ama hakkında gikir ve bilgi sahibi çok değildim.
resmen depremle izlemeye başladım diyebilirim.
Hem dobra bi yandan da kontrollğ tabi, birçok gazeteci gibi.

1 aydır her gün izlediö gibi. Kardeşim sevmiyor. Haberciliği hakkında ne düşünğyorsunuz merak ettim.

Kanalında, 2005 yılında Bir başbakanın 24 saati diye 2 bölğmlğk belgesel var.
Çok dikkatimi çekmişti, öteki videolarına da zaman buldukça bakıyorum.

Haberciliği hakkında ne düşünüyorsunuz merak ettim. Türkiye yakın tarihini araştırmaya başladım kendimce, doğru bi kaynak olur mu videoları?
0
gadlemler
(07.03.23)
mehmet ali birand'ın öğrencisi olarak özellikle 32. gün serisi yakın geçmişe ışık tutan bir program. günümüzdeki birçok konuyla ilgili o zamanlar haber serisi hazırladıklarını görebilirsin. cüneyt özdemir zaman zaman yandaşlık yapsa da benim gözümde gerçek bir gazetecidir. yani onunla ilgili eleştiri yaparken iyi bir gazeteci ama şöyle... şeklinde bir görüşüm var.
0
jepa
(08.03.23)
cüneyt özdemir m. ali birand ekolünden gelmedir o zamanki haberciliği iyidir +1

yeni izlemeye başladıysanız ne kadar tarafsız haberci yanılsamasını yaşamanız doğal, bunu yaşayan çok insan var

bence sinsi bir adam fakat kendini üstte yazdığım gibi satabiliyor şu sıra
0
freebird5406_2
(08.03.23)
Yandas. Uzman diye Rasim Ozan falan baglar, Adem Metan diye bir baska yandasi gubvenilir kaynak diye kullanir:) x birim iktidar, 50x birim muhalefet elestirir, 4 dogrunun arasina 1 yalan 1 saibe katar. Z kusagini sandiktan uzak tutmak, Tayyib gidince ne degisecek ya kim gelecek abi propagandasi ile gorevli saray iscisi kendisi.
0
freedonia
(08.03.23)
Bence Cuneyt'in birincil hedefi hicbir zaman gazetecilik olamdi, acaip hirsli biri ve asil amaci koseyi donmek ve sosyeteye dahil olmakti. Onu da basardi, evlendigi kisi secimi bile bununla baglantili. Bende asiri para hirsli biri izlenimi veriyor. Bir fiyati var, onu verirsen istedigin haberi bence yaptirabilecegin birisi.

Kalite olarak Birand'in yetistirdigi en dandik adam diyebilirim. Mithat Bereket mesela kalite olarak 100 tane Cuneyt eder.

Arada bir bakarim, ama kaynak olabilecek biri kesinlikle degil.
0
cooperr
(08.03.23)
Freedonia +1

"50x birim muhalefet elestirir, 4 dogrunun arasina 1 yalan 1 saibe katar. Z kusagini sandiktan uzak tutmak, Tayyib gidince ne degisecek ya kim gelecek abi propagandasi ile gorevli saray iscisi kendisi." Tam olarak budur

valla yukarıda yazmaya üşendiğim şeyleri tek tek yazmış, kaypaklığını, manipülatörlüğünü, kibrini

Bu adamları bilmek için süreçlerini bilmek gerek

Mesela fatih altaylıyı da son zamanlarda ne kadar cesur, entelektüel bir programcı, bilime önem veren bunun da programını yapan biri olarak görebilirsiniz de o da cüneyt gibi ne zaman hangi şekli alacağını bilir

Seneler önceki şu meşhur sen niye istifa etmiyorsun tartışmaları geceye renk katsın :) ikisi de birbirinin ciğerini biliyor bakma burada cüneytin poz kestiğine yine
youtu.be
0
freebird5406_2
(08.03.23)
ben yandaş olmadığını düşünüyorum çünkü akşener masaya geri dönünce adam sevinçten havalara uçtu resmen.
0
sassot
(08.03.23)
iyi gazetecidir. insanların hayalindeki muhalif gazeteci profili hep vardı, ama inanılmaz kutuplaşmaya odun taşıyorlar ve akp'lileri korkutuyorlardı hep. cüno gibiler mütedeyyin olarak sınıflandırılan kişiler tarafından çok izleniyor ve akp'nin gerçek yüzünü görmelerini sağlıyor. bu konuda yaptığı çok çok önemli.

yoksa muhalif çok aç youtube'u bağıra çağıra yayın yapan da var. 2000 kişi izliyorsa 1995'i falan hayatında akp'li arkadaş aile üyesi bile görmemiştir ama cünonun yayınını ortalama 100k kişi izliyorsa bunların 40k'sı bir kaç defa akp oy vermiştir
0
avatar is back
(08.03.23)
sinsidir, piyasada hiç sevilmez, çalışanlarına kötü davranır, hakaret küfür vs
tam olarak yandaş denemez, fişi çekilmemesi adına akp cenahından adamları da programına çıkartır.
0
rentts
(08.03.23)
Yandaş bir 'abi'. Sevmem. Ama komik.
0
unidentified floating object
(08.03.23)
Hiç girmedim o kanala.

Genelde sevilmediğini düşünüyorum.
0
baldan kaymak
(08.03.23)
ben ara ara takip ediyorum, gündemi güzel toparlıyor. kişilik olarak sinsi/planlı izlenimi veriyor bana da. geçmişte akp’ye oy verdiğini düşünüyorum ama klasik anlamda yandaş olarak görmüyorum, iki tarafın da hüloğ tayfasından değil yani.
0
deartheodosia
(08.03.23)
kotu gazeteci, iyi yayinci, deprem suresince en iyi yayinlari yapti diyebiliriz sanirim benim gordugum kadariyla. Ama orta yolcudur, kamu yararini sonuna kadar savunamaz, kolay manupule edilir. Eyyamcidir, dogrunun ne olduguna bakmazsizin cok bagirarak onun gerceklik algisini kolayca degistirebilirsiniz.
0
hewit
(08.03.23)
Hiç tarafsız falan olduğunu düşünmüyorum. Cüneyt'i bir görselle tanımlayacak olsam o da şu olurdu: img-s3.onedio.com

Yukarıdakiler +1 o yüzden.
0
chicha_v2
(08.03.23)
Yandaş değil, ekmeğinin peşinde izlenimi veriyor. "Muhalefet" olarak yaftalanmak istemediği için orta yolu bulmaya çalışıyor, bu nedenle de zaman zaman eyyam yapan hakem durumuna düşüyor. Onun dışında baya da egolu biri anladığım kadarıyla; sürekli entelektüel görünüp sofistike yorumlar yapmaya, sözlerini çeşitli alıntılarla süslemeye çalışırken gaf yapıp duruyor.
0
salihdt
(08.03.23)
Korana virüs zamanı yurtdışından bizi fahiş fiyatla Türkiye ye 7gün kyk yurduna koymuşlardı.

Bunlara yazdım, cevapta attılar.

Neler yazdım:

700tl olan bilet 2250 olduğunu

Verilen yemeklerin tarihi geçtiğini, ayranların koktuğunu.

O günde sanırım afad bakıyordu bize.

Verdikleri cevap yetişemiyorlardır ondandır, buna şükür minvali.

Takdir sizin.
0
hunharca ben
(08.03.23)
(4)

ayakkabı

edgenabby
https://i.hizliresim.com/8qnpwkh.jpgşu ayakkabı tişört ve kot altına gider mi? yoksa sadece ceket ve kumaş pantul mu?
i.hizliresim.com

şu ayakkabı tişört ve kot altına gider mi?

yoksa sadece ceket ve kumaş pantul mu?
0
edgenabby
(07.03.23)
kumaş.
0
deartheodosia
(07.03.23)
kotun kalite olması mühim olan.dizleri çıkmış abuk sabuk bi rengi olan kot la kötü durur.
0
deepex
(07.03.23)
pinterest'te koyu laci slim fit jean ile kombinlenmiş genelde.
0
🌸edgenabby
(07.03.23)
Koyu laci kotla da olur kumaşla da olur.
0
Amaranta ursula
(07.03.23)
(12)

Arkadaşa borç verme hk

madurumdamadurum
Merhabalar,Arkadaşım diyemem aslında tanıdık gibi birşey, sadece iş yerinde görüşüyoruz yaklaşık 6 aydır ve iyi kötü bişeyler paylaşıldı aramızda ancak dışarıda bir samimiyetim henüz olmadı evi nerededir bilmem. Sadece kocasını çocuğunu arabasını bilirim o kadar. Her neyse.Bunun babası bundan borç i
Merhabalar,
Arkadaşım diyemem aslında tanıdık gibi birşey, sadece iş yerinde görüşüyoruz yaklaşık 6 aydır ve iyi kötü bişeyler paylaşıldı aramızda ancak dışarıda bir samimiyetim henüz olmadı evi nerededir bilmem. Sadece kocasını çocuğunu arabasını bilirim o kadar. Her neyse.
Bunun babası bundan borç istiyor oda veriyor 5.5k kadar ama ödemiyor bu acizlik oluyor kocasına söyleyemiyor daha önce de uyarmış uyarısına rağmen vermiş ve şimdide icralık olmuş geçen gün iş yerine kağıt geldi. Sana maaşı alınca veririm sende kredi kartı var çeker misin bana filan dedi tabi hem az tanıdığım için hemde miktarın çokluğundan söz veremem veremeywbilirim bende bu ay sıkışığım dedim geçtim.
Profilin iki yaşında çocuğu var kadın.
0
madurumdamadurum
(06.03.23)
+ olarak saçını boyattı 1.6k ya bu cumartesi, bugünde bu parayı istedi ve bu paranın bahsi yaklaşık bir ay önce geçti ben ona kenara at biröbir birikir demiştim.
0
🌸madurumdamadurum
(06.03.23)
üstünü çizebileceğin bir tutarsa senin için, geri almayacakmış gibi ver. olur da söz verdiği tarihte öderse ne ala.

diğer türlü borç gecikince üzüleceksen, iki de bir isteyeceksen hiç bulaşma.
0
brkylmz
(06.03.23)
"açını boyattı 1.6k ya bu cumartesi"
kendine acımayana senin acımana gerek yok

bir de sen erkeksen extra uzak dur bu işten verdiğin parayı istemeyi düşünüyorsan
0
mantık
(06.03.23)
Ben olsam iş arkadaşıyla girmem böyle bir muhabbete. Daha önce iş yerimde çalışan biri 10-15 kişiden az çok para alıp ödememişti. En son işten attılar.
0
boyalı kuş
(06.03.23)
kocasindan utanir ama sizden utanmaz hayatta vermez veya 2 sene sonra verir
0
ala09
(06.03.23)
cidden kocasına söyleyemiyor ama 6 aydır tanıdığı birinden mi istiyor?? üstelik lükslerinden de vazgeçmiyor? babasının borç aldığından bile şüphelendim şimdi, kendisi harcamış olabilir mi? mesela kocasına da der ki "madurumdamadurum" adında biri var iş yerinde, ona borç verdim ve geri ödemedi bana, eksiye düştüm. güvenmezdim.

kendine alışveriş yap, gez, ye, iç. borç verme sakın.
0
deartheodosia
(07.03.23)
verme sakın pişman olursun. 5.5k için icralık olan çalışan biri sana borcunu ödeyemez. durumu varsa da ödemez uğraşmaz. 1.6kya saçını boyattı diyosun öyle düşün.

hayatında olmasa eksikliğini hissetmeyeceğin biri. verme.
0
jelly bear
(07.03.23)
Sakın verme, baba-borç-koca filan hepsi dümen büyük ihtimal ile. Bu kadar parayı yakınlarından ve aileden kimseden isteyemeyip size kadar geldiyse;

tüm aileye ve sülaleye bu yöntemle borçlanmıştır zaten. Sakın acımayın, o para asla geri gelmez.

Bağış yapacak kadar önemsiz bir miktarsa sizin için, verin ve unutun.
0
John Bloor
(07.03.23)
saç boyatmaya 1600 lira veren birisi 5500 liraya tamah etmez. Verme bence de.
0
roket adam
(07.03.23)
Asla verme.
0
pro9it9is9
(07.03.23)
O bulur birini merak etme
0
baba553
(07.03.23)
Hepiniz haklıymışsınız dün x kişisine söylerim bende ondan isterim bari dedi ben o x kişsi ile görüştüğümde aynı sebepten almış ve geri ödemede sıkıntı yaşatmış vermedim bu sebeple ayrıca kuzenim vermez bana dedi yarına kadar lazım dedi bugünde diyor ki kuzenim haftaya verecek... yalancının mumu yatsıya kadar. Teşekkürler ilginize
0
🌸madurumdamadurum
(07.03.23)
(2)

Mekke - Sevr dağı

kozm
Selam arkadaşlar,Mekke’ye geldim dönüş için yalnızca iki gün kaldı ve anlaşmalı olarak geldiğimiz turizm bizi sevr mağarasına götürmüyor. Mekke’den, sevr dağına gidebileceğim en ucuz yol nedir? Beni yönlendirebilecek olan var mıdır?
Selam arkadaşlar,

Mekke’ye geldim dönüş için yalnızca iki gün kaldı ve anlaşmalı olarak geldiğimiz turizm bizi sevr mağarasına götürmüyor. Mekke’den, sevr dağına gidebileceğim en ucuz yol nedir? Beni yönlendirebilecek olan var mıdır?
0
kozm
(06.03.23)
mescit alanı dışında minibüsler götürüyor ya da taksi ile anlaşabilirsiniz. ya da oradaki başka bir türk turizm ile konuşun.
0
deartheodosia
(06.03.23)
Hocam merhaba, Mekke de anwar al saleem hotel’de kalıyorum, daha bilinen bir yer söyleyecek olursam merkezdeki starbucks’a 15 dk. Mescidi haram yönündeyim. Mescit alanı dışında minibüsler nereden kalkıyor? Bir de buradaki taksi fiyatlarını bilmiyorum, kazıklanmak da istemiyorum, gidiş dönüş ne kadar olur ?
0
🌸kozm
(06.03.23)
(3)

turk edebiyati hakkinda kitap, bilgi vs

antikadimag
cumhuriyet sonrasi turk edebiyatinda onemli yazarlar ve eserlerini iceren, bir index gibi liste tarzi bir sey bulabilir miyim? kronolojik olsa daha iyi olur.
cumhuriyet sonrasi turk edebiyatinda onemli yazarlar ve eserlerini iceren, bir index gibi liste tarzi bir sey bulabilir miyim? kronolojik olsa daha iyi olur.
0
antikadimag
(05.03.23)
merhaba,

Behçet necatigil- edebiyatımızda isimler sözlüğü, edebiyatımızda eserler sözlüğü
berna moran- türk romanına eleştirel bir bakış
fethi naci- yüzyılın 100 romanı
mehmet kaplan- şiir tahlilleri, hikaye tahlilleri

ilk aklıma gelen bunlar oldu. tam olarak istediğiniz şey olmasa da sorunuza karşılık verir diye düşündüm. özellikle necatigil'in sözlükleri işinizi görebilir.
0
ziya özdevrimsel
(06.03.23)
Hikmet Altınkaynak - Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler Sözlüğü
İlhami Soysal - 20. Yüzyıl Türk Şiir Antolojisi
Adını hatırlayamadığım iki kadın yazarın Türk Edebiyatında Kadınlar Sözlüğü (?) kitabı.


İşiniz akademik değilse Limit Yayınlarının eser yazar kitapları oluyor özetleriyle birlikte belki onlar da yardımcı olur sınava hazırlanan gençler için.
0
black holes in the sky
(06.03.23)
berna moran bu alanda en bilinen kişi.
0
deartheodosia
(06.03.23)
(10)

ekşi duyuru chat açılıyor mu?

kakawa
selamlar herhangi biri chat sayfasına girebiliyor mu ?
selamlar herhangi biri chat sayfasına girebiliyor mu ?
0
kakawa
(05.03.23)
kim kodlarla oynadıysa moderatöre yazıcam artık can sıkmaya başladı
0
smokee
(05.03.23)
0
arveles gibiyim
(05.03.23)
Dostum çet tamamen kapandı. Herkese geçmiş olsun.
0
mada
(05.03.23)
Abi öyle şey olur mu,chat i kapatmak ne demek ekşi sözlük mü burası vandalizm olsun

discord kanalı açalım da şunu etraflıca konusalım
0
smokee
(05.03.23)
liseden beri duyurudayım, şimdi çoluğa çocuğa karıştım :) ilk kez duyuru chat diye bi şey duyuyorum ya/
0
deartheodosia
(05.03.23)
Chat kapatılmadı, 7-8 ay önce Ekşi Duyuru çöktüğünde görsel yükleme chat ya da bilmediğimiz başka birimler de çöktü sonra düzeltilmedi, hadi kapatalım gibi bir şey yok yani compumaster'a mail atın düzeltirse düzeltir..
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.03.23)
Compu burayi 32 sene once kodladi. Oylece birakti. Arada bir sey bozulursa yerine gelmemesi o sebeple.

Gerci hakkini yemiyim 12 sene once bi gazla beta diye yeni bir surum kodlamaya baslamisti ama oylece kaldi o da.
0
brkylmz
(05.03.23)
Duyuruda chat diye bir şey olduğunu ilk duyan bir ben değilmişim neyse ki :)
0
Mirket
(05.03.23)
Yok ben giremiyorum tamamen çöktü sanırım yazışmalarım da gitti.
0
kukuleta
(05.03.23)
bir devir kapanmıştır arkadaşlar.
0
benibulmanlazim
(05.03.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.