Giriş
(9)

Telefonla Aranıp 3 Günlük Tatil Kazandığım Söylendi, İnanayım mı?

halitkin
Özet geçiyorum; birkaç ay önce aranıp otel çekilişe katılabileceğim söylendi ben de olur dedim. Bugün tekrar arandım ve kazanan 50 kişiden biri olduğum söylendi. Adım, soyadım ve yaşım dışında herhangi bir bilgi istenmedi ve cumartesi günü saat 16:30'da Merter'deki The Green Park Hotel'e davet edild
Özet geçiyorum; birkaç ay önce aranıp otel çekilişe katılabileceğim söylendi ben de olur dedim. Bugün tekrar arandım ve kazanan 50 kişiden biri olduğum söylendi. Adım, soyadım ve yaşım dışında herhangi bir bilgi istenmedi ve cumartesi günü saat 16:30'da Merter'deki The Green Park Hotel'e davet edildim. Orada daha detaylı bilgi vereceklermiş. Telefonda söylediklerine göre Bodrum'dan Kuşadası'na kadar istediğim mavi bayraklı otellerden birini seçebilirmişim. Süresi 2024'e kadarmış. Telefonla arayan kız numarasını kaydetmemi (normal numara, 0850'li değil) ve istediğim zaman arayabileceğimi söyledi. Söylediğine göre müşteri memnuniyeti için böyle bir şey yapıyorlarmış.

Biraz google'ladığımda şöyle bir şikayetle karşılaştım ve işkillendim: www.sikayetvar.com

Siz ne diyorsunuz? Sizin ya da bir tanıdığınızın başına böyle bir şey geldi mi? Cumartesi günkü davete gideyim mi yoksa vakit kaybı mı?
0
halitkin
(06.04.23)
gidersen devremülkün hayırlı olsun. :D

Her yaz gidebileceğin ve bol bol ödeme yapacağın devremülk kiralayacaklar tahminen. Yazlık otellerde de vardı bu, bir tanıdığım aldı aslında kısmen memnunlar ama hiç kullanmayan veya kullanamayanlar da var.
0
nhk ni youkosu
(06.04.23)
scam olduğunu düşünüyorum açıkçası. vaktin varsa uğra, öğren :d bi şeyler satmaya çalışırlarsa almazsın, en kötü tecrübe olur.
0
deartheodosia
(06.04.23)
2023 türkiyesinde kimse kimseyi arayıp da çekilişe katılması sağlanarak hediye kazandırmaz.

%99.99 scam.
0
mr.goodcat
(06.04.23)
Benzer bir durum yıllar önce haberlere çıkmıştı. Almayacağım diye diretenlere bayağı psikolojik işkence yapmışlar. Yüksek sesli müzikler, sıcak bir oda, bağırıp çağırmalar vs. Hep böyle olmayabilir ama şu dönemde kimseyi bedavaya eğlendirmezler gibi geliyor.
0
birbuket
(06.04.23)
verdiğiniz linkte cevap mevcut zaten. gitmeyin.
0
adivar
(06.04.23)
aa cok eski numara bu, unutmustum gene mi hortlamis?

(bkz: bedava tatil kazandiniz)
0
supergirl
(06.04.23)
bu tarz duyurulara hep ayni cevabi veriyorum
bedava peynir sadece fare kapaninda olur
0
nibba
(06.04.23)
95-96 yıllarında öğrenci iken ek gelir olsun diye bu işe bulaşmıştım.
o hediyeyi alabilmek için @birbuket'in bahsettiği tarzda bir pazarlama işkencesine katlanmanız lazım. bizim firma en azından hediye kısmında dürüsttü. pazarlama seansından bir şey almadan çıksanız da hediyeyi kullanabiliyordunuz.
0
lazpalle
(07.04.23)
Giderseniz potansiyel müşterisiniz, ve psikolojik baskı altında imza atarsınız.

Her zaman söylerim, sokakta birisi durdurup "içimden geldi al şu parayı" diyip bir deste para uzatsa bile, hemen hızlıca kaçın, sakın almayın o parayı.
0
John Bloor
(07.04.23)
(15)

Düğünümüze gelmeyecek olan kuzen

jonas
Kardeşim yurtdışında yaşıyor. Önümüzdeki ay orada evlenecek, Temmuz'da da İstanbul'da düğünü olacak. Düğüne davet edilen kuzenim, içimize sinmeyen türde gayet bahane olduğunu düşündüğümüz bir gerekçe sunarak düğüne gelemeyeceğini (gelemeyeceklerini) bildirdi. Kendisi kardeş gözüyle baktığımız, bu hi
Kardeşim yurtdışında yaşıyor. Önümüzdeki ay orada evlenecek, Temmuz'da da İstanbul'da düğünü olacak.

Düğüne davet edilen kuzenim, içimize sinmeyen türde gayet bahane olduğunu düşündüğümüz bir gerekçe sunarak düğüne gelemeyeceğini (gelemeyeceklerini) bildirdi. Kendisi kardeş gözüyle baktığımız, bu hisleri beslediğimiz türde bir kuzendir. Zamanında biz kardeşimle onun nikahına da düğününe de gittik ve iki elimiz kanda da olsa gitmemezlik etmezdik. Bu kategoride gördüğümüz bir insan kendisi yani. Ama onun kardeşimin düğününde olmayacak olması açıkçası şaşırtıcı oldu. Sosyal olmayan, insan ilişkileri hayli zayıf olan kocasından kaynaklı olarak böyle bir durum oluştuğunu düşünüyoruz.

Siz de bahsettiğim kategoride gördüğünüz, konumlandırdığınız bir kuzeninizden bu tür bir durumda içinize sinmeyen bir geri dönüş alsanız ne yapardınız? Ne olursa olsun makul mu karşılarsınız? Yoksa bu durum geleceğe yönelik ilişkilerinizi etkiler mi?
0
jonas
(06.04.23)
Gerçekten de, dediğiniz gibi kocasından kaynaklanıyor olabilir.
Siz sosyal olmayan bir koca görüyorsunuzdur ancak daha derin problemler vardır belki. Dışarıdan bilinmez bazı şeyler.
Eğer öyleyse, onları olduğu gibi kabul ederdim.
0
pro9it9is9
(06.04.23)
@aman üstüme geliyorlar Düğün İstanbul'da, yazmıştım onu en başta. Maddi durumları da yerinde.
0
🌸jonas
(06.04.23)
O kadar değer verdiğim biriyse aşırı kirilirim. Ama samimi şekilde konuşup, gerçek nedeni öğrenmeye de calisabilriim galiba çok değer veriyorsam
0
abuzer
(06.04.23)
Düğün sevmiyordur. Şimdiye kadar 3 düğüne gittim. DÜğün için kırılan biri ile konuşmam. Pek çok nedeni olabilir.
0
Kahvedesu
(06.04.23)
@Kahvedesu Düğün seviyor. Kesin bilgi.
0
🌸jonas
(06.04.23)
Temmuz'daki düğüne katılmamak için bugünden nasıl bir gerekçe gösterilebileceğini ciddi şekilde merak ettim.
0
Mirket
(06.04.23)
Benim de düğünüme bir kuzenim gelmedi. Üstelik geleceğini söylemişti ve maddi durumları gayet yerinde.

Yapacak birşey yok gelmedi diye oturup ağlayacak halim yok. Konuştukça iyiydik ama o günden beri ne ben onu aradım ne o beni. Kendisi bekar, yarın evlenirse bizi davet eder mi meçhul. Küskünlük gibi değil de akrabalar kuzenler birbirinin düğününe cenazesine de gelmeyecekse neden akrabayız ki? Senin senaryoda kendisi beni aramadığı sürece aramazdım, görüşmezdim.
0
Lethe
(06.04.23)
doktora jürisi falan mı var? yani "o gün fenerin maçı var" gibi bir şeyse çok saçma.

ben olsam telefonla arayıp samimi bir şekilde sorardım "bak başka bir şey varsa darılmam gücenmem. ben seni kardeşim bildim. niye gelmiyorsun sebebi nedir?" gibi öğrenmeye çalışırdım.
0
alperz
(06.04.23)
ben düğüne katılamamanın neden bu kadar feci bir şey olduğunu hiç anlamadım. kişi sayısına göre yemek ödemesi yapılsa ve gelmese problem edilmesini anlarım ama önceden belirtiyor işte. altın takmayacak diye mi? bi arkadaşımın düğününe katılmamıştım, görüştüğümüzde altın takmıştım ama yıllarca düğünüme gelmedin diye konuştu ve artık kafayı yiyecektim, görüşmemeyi düşünürken azalarak bitti sonunda. altı üstü düğün işte. benim düğünüme de geleceklerini belirtmelerine rağmen birkaç kişi gelmedi (yukarıda bahsettiğim türden kişi bazlı ödeme de yapılmıştı ve uzun uzun oturma planları ayarlanmıştı) umurumda olmadı açıkçası.
0
deartheodosia
(06.04.23)
@deartheodosia Mesele elbette ki maddiyat (altın) değil, maneviyat. Bir de sizin örnekteki arkadaş örneği ile bizimki farklı şeyler. Kardeş bildiğimiz kuzen, bir "arkadaştan" farklı bir seviye. Üstte @Lethe güzel demiş, en mutlu ve en üzgün günlerimiz olan düğün ve cenaze gibi olaylarda en yakın bildiklerini yanında görebilmeyi istiyor insan. Gayet insani duygular.
0
🌸jonas
(06.04.23)
Ben sebebi neden yazmadiginizi merak ettim.

Bu yüzden küsülür ya da mesafe konur mu? Bence önceki ilişkinize bağlı. Bu olana kadarki ilişki samimi ve sağlamsa sadece bunun çok etkilememesi lazım. Değilse de gevşer.

Sebebi neden yazmadiginizi da şu yüzden sordum. Birkaç yıl önce pandemi zamanları kuzenimin düğününe gitmedim. Çünkü kendi işimi yapıyorum ve covid kapatsam iki hafta çalışmamak ve bir sürü maddi zarar demek benim için riskliydi. Onlar da inatla düğünü ertelemediler. Onlara da bunu söyledim. Düğünden önce ne kadar faaliyet varsa hepsinde oradaydım. Ama işte "bahane etti gelmedi" oldu. Çok sıkı fıkı da değildik de kötü demezdim sorsanız. Ama bana sorarsanız onlar bunu "bahane" edip birdenbire kestiler iletişimlerini.

Özetle sizin bahane olarak değerlendirdiğiniz şey o kişi için öyle olmayabilir. Onu da buraya yazmadginiz için buradaki cevaplar benimki de dahil işinize muhtemelen yaramayacak. Yine de eğer güzel bir ilişkiniz varsa sırf bu yüzden bozmayın derim ben yine de.
0
encokbenisevinnolur
(06.04.23)
Sebebini yazmadan nasıl isabetli bir cevap verebiliriz ki burada? Size göre bahane gibi ama belki bir çok insana göre geçerli bir bahanedir. O yüzden sebebini bilmeden kuzeninizi burada linçlemek bence yanlış olur.
0
roket adam
(06.04.23)
@roket adam Aslında duyurunun sonunda ben şunu sormuştum, temel merak noktam da tamamen bu:

"Siz de bahsettiğim kategoride gördüğünüz, konumlandırdığınız bir kuzeninizden bu tür bir durumda içinize sinmeyen bir geri dönüş alsanız ne yapardınız? Ne olursa olsun makul mu karşılarsınız? Yoksa bu durum geleceğe yönelik ilişkilerinizi etkiler mi?"

Yani kardeşimle beraber bahane olarak gördüğümüz gerekçeyi burada tartışmaya açma gereği görmüyorum çünkü bizim açımızdan durum net. Burada esas konu o değil. Ben şayet siz de kardeş gibi gördüğünüz bir kuzeninizden düğün davetinize "kendinizce içinize sinmeyen türde bir geri dönüş alsanız" sonrasında o kişiye karşı tavrınız ne şekilde olurdu kısmındayım tamamen. Soru gelin kuzenimi linçleyin sorusu değil yani, eğer siz böyle hissederseniz o kuzeninizle ilişkiniz nasıl devam eder sorusu.
0
🌸jonas
(06.04.23)
Kardeşim gibi gördüğüm bir tek kardeşim var o nedenle onu düşündüm ama onu da kardeşim olduğu için makul karşılardım o nedenle soru kilit benim için :) Sizin onu gördüğünüz kadar o sizi yakın görmüyor olabilir, yapacak bir şey yok. Ya da başka bir neden vardır ama onu söyleyememiştir size, ki aynı kapıya çıkıyor. Ben ne yapardım diye soruyorsanız benim için önemli olmazdı çünkü zaten ilgisiz biriyim.
0
peki madem
(07.04.23)
Düğünlere sizin yüklediğiniz kadar anlam yüklemiyordur. Herkesin sizinle her şeye aynı yönden bakmasını, aynı tepkiyi vermesini beklemek adil değil. Bir de yurtdışı diyorsunuz, işini iznini ayarlayamıyor olabilir. Ayarlamak istemiyor da olabilir. Yakın arkadaşım birleştirilebilecek bir bayram tatilinin ortasında düğün yapmıştı. İzin günü olmayan ben, yaz sıcağında tatil yerine Konya’ya gitmek zorunda kalmıştım ve o yaz tatile gidememiştim. Hala iyi anmam:)
0
boyalı kuş
(08.04.23)
(9)

Bir psikolog hakkında

hlot
Bir kurumun ucretsiz psikologuna gidiyorum. Ben 1 dakikayi bile kacirmak istemezken psikolog genellikle erken cikarmaya calisiyor gibi geliyor. 5-10 dk erken cikariyor ya da 5-10 dk gec basliyip bitis suresini ona gore uzatmiyor. Gecen gun 5-10 dk gec baslamak zorunda kaldik, benden onceki uzadigi i
Bir kurumun ucretsiz psikologuna gidiyorum. Ben 1 dakikayi bile kacirmak istemezken psikolog genellikle erken cikarmaya calisiyor gibi geliyor. 5-10 dk erken cikariyor ya da 5-10 dk gec basliyip bitis suresini ona gore uzatmiyor. Gecen gun 5-10 dk gec baslamak zorunda kaldik, benden onceki uzadigi icin, "evet, yogun bir gun" dedi ozur diler gibi ama sonra bir konuyu bitirince hop cikardi beni, hem de 15-20 dk erken cikardi. Ben de saati kontrol etmemistim, herhalde zamani geldi dedim, cikinca anladim cok erken oldugunu. Cok uyuz oldum 20 dk erken cikarmasina.

Bir keresinde yine erken bitirecekti "suremiz 45 dk degil mi" dedim, saati yanlis hesaplamis gibi yapti, "aa evet tabii" dedi, sonradan ekstra 10 dk daha dertlerimi dinledi. Artik sikayet gelmesin diye mi yapti bilmiyorum. Ertesi hafta 5 dk gec geldi, daha ben bir sey demeden "evet, saatimize bakalim, bu sureyi eklicem, 45 dk surecek" dedi.

Yani boyle konusunca, guleryuzlu olunca da kizamiyorum. Bir de her seyimi anlattigim bir insan, dertlerime cozum bulmaya calisan bir insana "ama 45 dakika degil mi yahu" diye hafiften kizinca aramiz bozulur gibi hissediyorum. Halbuki o da profesyonel bakiyor degil mi meseleye? Oturup da benim dertlerimle dertlenecek hali yok. Bir haftada benim gibi 30-40 kisi goruyordur zaten. Ama iste bu psikolojiden cikamiyorum: sanki beni onemseyen, beni sevdigi icin bana yardim etmeye calisan biriymis gibi geldigi icin ters bir sey dersem aramiz bozulur, bir daha da eskisi gibi yardim alamam diye dusunuyorum.

Ne diyorsunuz bu duruma?

Bir de cok konusuyor. Takir takir konusmasi, sessizlik olmamasi hosuma gidiyor (bazilari dusunelim diye cok bosluk birakiyor) ama bir sey anlatacak, onu 2-3 ornek seklinde uzata uzata soyluyor. Basta tarzi bu herhalde dedim ama acaba usttekiyle birlikte dusununce acaba dedim, dert dinlemekten kafasi sisiyor da o yuzden kendisi bol bol konusmak mi istiyor? Arada ben lafa girmek istedigimi belli etmeme ragmen uzatiyor ve bazen sozunu kesmek durumunda kaliyorum. Bir de yani aylardir gidiyorum buraya, bir seyi anlamam icin bir ornegin yettigini, kapasitemin buna yettigini anlamis olmasi lazim bence.
0
hlot
(06.04.23)
45dk sureniz var diye illa ki o süreyi son saniyesine kadar kullanmali diye bir kosul yok.

Üstelik ücretsizmis de.
0
Yourcousinmarvinberry
(06.04.23)
Verimli geciyorsa olabilir boyle seyler ama yapilan ise de saygisizlik gibi bence. bunu da psikolog kendi icinde degerlendirip basini yastiga rahat koyuyorsa yapacak pek bir sey yok.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(06.04.23)
@Yourcousinmarvinberry: ne demek ustelik ucretsiz? Bir yerden maas aliyor sonucta. 45 dakikanin son saniyesine kadar kullanmali, bana 45 dk bile az geliyor.

@insanlik icin buyuk bir adim: bu psikolog fena degil aslinda. İyi geliyor gibi ama ne yapicam, her defasinda "45 dk oldu mu" mu diyecegim?
0
🌸hlot
(06.04.23)
Duygusal bağ kurduğunuz için sıkışıyorsunuz, süreyi verimli kullanması konusunda ona ikazda bulunmak, ciddi ciddi 45 dk'yı doldurmak istiyorum deme hakkınız var çünkü bu süre başkalarına da size de tanımlanmış. Herkese aynı şeyi yapıyorsa açıkça görevi kötüye kullanıyor demektir.

Ayrıca bu kişi epey gençse (ki güven vermedi anlattıklarınıza bakınca) bence hemen bırakın, psikolog denen şahıslar karşılarındaki kişiyi bilgilendirmek zorundadırlar, süreyi doldurmadığında da, danışana olan davranışlarındaki bariz farklılıklar konusunda da... saçmalamış. Çekinmeyin ikaz edin, kendinize güvenin.
0
muhayyer divan
(06.04.23)
Aranız çoktan bozulmuş. Buraya yazdıklarını ona okut bence.
0
gece abisi
(06.04.23)
Orada önemli ve öncelikli olan sizsiniz, o değil. İnsanı durumlar olur geç kalınır vs ama bu sürekli arıyorsa noluyor noldu da boyle oldu demenizde bir acayiplik yok. Endisenizde haksız değilsiniz söylersem verimli yardım alamam demenizde, ancak öyle olursa bu onun yarattığı bir şey olur sizin değil.

Ücretsiz olayına da takılmayın. Ne tür bir kurum bu belirtmemissiniz ama baştan böyle sozlesilmis ve karşılıklı yazılı olmayan bir sözleşme yapılmış demektir. Dolayısıyla "zaten ücretsiz fazla bir şey bekleme oradaki sorunlari dile getirme" türü bir yaklaşım yanlış olur. Sözleşme karşılıklı çünkü.

Doğrudan problemlerinize çözüme kavuşturamasaniz bile kanaatimce böyle durumlarda uğraşmak iyidir. İyi derken oldurucudur kanaatimce. Bir problem değil bunu tekrar tekrar dile getirmeniz tekrarliyorsa. Onu tekrarlayanda problem var. Zaten siz soylediginizde geri adım atmış. Tekrarlarsa da söyleyin.
0
encokbenisevinnolur
(06.04.23)
seans süresinin normali 40 dakika diye biliyorum
bunları ona aktarman gerekiyor, psikoloğunla yaşadığın sorunlar da hayatının bir parçası
başka birine de yönlendirebilir

herkes işini tam yapmak zorunda ama günde 8 saat mesaiye 8 seans koyan bir kurum varsa, bu da insani değil
kendine zaman ayırmaya çalışması normal

son paragrafta aynı şekilde ben daha çok söz almak istiyorum 1 örnek yeterli diyebilirsinn
1 seansı beklentilerin için ayırabilirsin
0
bir soru sorcam
(06.04.23)
Sikayet eeeetttt. kesinlikle cok kotu bir psikolog
0
ala09
(06.04.23)
45-50 dk standart seans süresidir. eğer devamlı geç kalıyor ya da erken bitirmeye çalışıyorsa iş disiplini yok demektir. bir kuruma bağlı çalışıyorsa da danışan kaybetmekten çekinmediği için, kendi terapi merkezi olsa çok dikkat etmek zorunda kalırdı. şikayet edin, hiç hoşlanmıyorum bu tür davranışlardan ben. eksik tartan manavdan ne farkı var dakika çalan psikologun?
0
deartheodosia
(06.04.23)
(7)

Atatürk havalimanı yeniden açılabilir mi?

birmilyonunvarmi
İstanbul havalimanı ve Sabiha Gökçen varken ikisinden birini kapatmadan üçüncü havalimanı olarak yeniden açılabilir mi? Ya da yeniden açılması mantıklı mı?
İstanbul havalimanı ve Sabiha Gökçen varken ikisinden birini kapatmadan üçüncü havalimanı olarak yeniden açılabilir mi? Ya da yeniden açılması mantıklı mı?
0
birmilyonunvarmi
(05.04.23)
Açılır, neden açılmasın? Pistlerin üzerine bina v.s. olsa da onlar yıkılır açılır, sonuçta depremde de gördük ki pist onarmak öyle yapılamayacak bir şey değil.

Istanbul'ın devasalığı göz önünce bulundurunca pek tabi ki şehrin farklı bölgelerinde havaalanı olması halk için de iyi olur. Londra, Moskova v.b. İstanbul siklet şehirde de bu böyle.

Bütün mesele, 3. havalimanının finansal durumu çünkü buraya büyük paralar harcanmış ve bir takım garantiler verilmiş.
0
bk
(05.04.23)
buenosdias
(05.04.23)
kuzey güney yönlü iki pist kırıldı. üstündeki yapılar kaldırılsa da pisti yeniden yapmak gerekir. bu sefer tek pist yeterli olur.

05/23 pisti zaten aktif o sebepten orada problem yok. ancak bence iktidar değişse dahi park sabit kalıp 05/23 pistiyle yapılan bir operasyonda ilk aşamada bence yeterli olabilir. sabiha benzeri bir operasyon, low-cost vs. olarak yapılabilir. sonuçta istanbul havalimanı da çok büyük bir yatırım. eski full time atatürk havalimanı operasyonu yapılması istanbul havalimanının atıl kalmasına sebep olur.

ama tek pistle low-cost havayollarının, bölgesel havayollarının uçtuğu bir senaryo, en yararlısı olacaktır. bir de tabi özel jet operasyonları vs. yapılır.

kargo uçakları istanbul havalimanını kullanabilir. sonuçta kargo uçağı genelde daha uzun piste ihtiyaç duyabilen bir uçak.
0
NightBringer
(05.04.23)
açılabilir ve açılmalı...
0
elifkircil
(05.04.23)
freedonia
(05.04.23)
atatürk havaalanı yolundan geçiyorum sık sık. yıllardır hummalı bir çalışma var orada, yıktılar önce her yeri şimdi binalar var bir sürü ve hala aktif inşaat. açılmaması için her şeyi yapacaklardır, zaten istanbul havaalanı’ndaki birçok yer sümeyye ve bilal’e ait olduğu açıklanmıştı, yandaşlara ait işletmeler vesaire.
0
deartheodosia
(05.04.23)
yenisinin metrosu var, bu saatten sonra açılmayıp gerçekten ağaçlı bahçeli yeşil alan olması daha iyi

30dk'da havalanıan ulaşmak güzel bir şeydi ama şehir içinde uçak uçmaması da güzel
0
bir soru sorcam
(05.04.23)
(7)

Neden?

nolmus yani
Niye tüm arkadaşlarım çat diye bırakıp gidiyor?Benle dertleşmek vakit geçirmek için can atan, saatin kaç olduğuna bakmadan arayacak yardım isteyedek samimiyette olan, yanımda hep gülen bütün arkadaşlarım eninde sonunda çat diye bırakıyor. Bıktım. Ben neyi yanlış yapıyorum? Eninde sonunda tüm dostluk
Niye tüm arkadaşlarım çat diye bırakıp gidiyor?
Benle dertleşmek vakit geçirmek için can atan, saatin kaç olduğuna bakmadan arayacak yardım isteyedek samimiyette olan, yanımda hep gülen bütün arkadaşlarım eninde sonunda çat diye bırakıyor. Bıktım. Ben neyi yanlış yapıyorum? Eninde sonunda tüm dostluklarim o ghostingi yemekle bitiyor. Bende de gurur var gidip sormuyorum hayırdır ne oldu diye.

Ama merak etmeden de edemiyorum ve de sıkıldım. Zira aylar yıllar boyunca gecenin bilmem kaclarinda dertlerine çözüm olduğunuz arkadaşlarınız sizi terk ettigi için çareyi ekşi duyuru ile dertlesmekte bulunca insanın canı sıkılıyor biraz.
0
nolmus yani
(05.04.23)
Birkaç farklı durum söz konusu olabilir

1 - Son yılların ilişkileri genel olarak yüzeysel. Artık sosyal medya temelli sosyal hayat mı dersiniz, sosyolojik trendler mi dersiniz; insanlar kendi ihtiyaçları konusunda daha talepkarlar, ancak konu karşılık vermeye geldiği zaman kimse eskisi kadar vefalı değil.

2 - Belki insanların sizin düşündüğünüz kadar yardıma ihtiyacı yok; siz kendinizi deli divane ediyorsunuz, onlar da bunu severek kabul ediyorlar ancak ilk başta o kadar da ihtiyaç duymadıkları için sizinle aralarında çok özel bir şey olduğunu düşünmüyorlar.

3 - Farkında olmadığınız bir karakter özelliğiniz var. İnsanlar her ne kadar zor zamanlarında sizi yanlarında istiyorlarsa da normalde sizinle vakit geçirmek istemiyorlar.

4 - Hep yanlış, özünde vefasız, çıkarcı insanlara denk geliyorsunuz.
0
salihdt
(05.04.23)
Sadece hayatının imtihan sorularından biri bile olabilir. Enteresan bir şekilde astrolojik doğum haritasında böyle işaretler olur böyle insanların, biri de benim ve gerçekten haritadaki işaretleri aynen yaşıyorum, elimde de değil. Dikkat ediyorum bu olay bendeki hangi yanlışlığı gösteriyor diye, görüyorum ki bende insanlara aşırı, kendime sıfır değer verme alışkanlığı var. Tam da bunu yeneyim diye güneşimi aslan burcuna vermiş Allah, hatta beni desteklemek için mesela merkürümü başak burcuna koymuş, 7. evime ve terazi burcuma denk gelecek şekilde satürn (zorlayıcı, engelleyici, problem çıkararak iyice öğrenmemi sağlayıcı gezegen) yerleştirmiş vs vs. Bakıp düşünüp hak verdiğim çok konu oldu doğum haritamda, bu anlamda rehber olarak kullanıyorum. Ama bakış açısını ve edinilen bilgileri çok sağlam tutmak lazım. Herkesin yorumu doğru olmaz, sağlam astrologlar bulmak lazım, ünlü olanları da dahil.

Sen de kendine bak bakalım, arkadaş ilişkilerinde acaba kendini öncelemek yerine başkalarını gereksizce önceleyen ve bu sebeple hem senin hem de onların kıymet bilmemeniz durumunu oluşturan bir halin var mı.
0
muhayyer divan
(05.04.23)
Friends'de Joey herkesin hayatına devam edip ilerlemesine (moving on) kırılıyordu. Herşey eskisi gibi kalsın istiyordu. Aynı şekilde HIMYM'da da Ted benzer hislere kapılıyordu. İkisi de kalbimi kırmıştı ilgili bölümlerde. Yapacak bir şey yok. Zaman içinde dokunduklarımız azalacak, dokunduklarımıza dokunduğumuz anlar azalacak. Yağmurlar altında ağlarken akan gözyaşların nasıl kaybolup gidiyorsa sen de hepimiz de öyle kaybolup gideceğiz.

tiny.cc
0
twelfth
(05.04.23)
Çat diye gidiyorlar derken, evlendikten sonra mı aramıyorlar? Sorsanız ne olacak ki? Ne diyecekler? Sizinle kalmak isteyenlerle devam edin, gitmek isteyenler de gitsin. İyi bir arkadaş çevresi şans işi.

Yenileri belki eskilerinden de daha iyi olacak.
0
Kahvedesu
(05.04.23)
Yardıma ihtiyacım var, ya da nolur bugün şuraya gidelim şunu yapalım vs yapanlar onlar. farkında olmadığım bir özelliğim varsa da bulmak isteyecek enerjim kalmadı diyebilirim. belki de gerçekten başkalarına gereksiz öncelik verip duruyorumdur ve insanlar istedikleri eğlenceyi alınca kalma gereği duymuyordur.

evlendikten sonra gitme gibi bir durum görmedim. genel olarak insanlar ben hiç varolmamışım gibi hayatlarına devam ediyorlar. major bir değişiklik sonrası falan olsa anlayacağım. manita yapar veya evlenir anlarım. işi gücü değişir taşınır vs anlarım. daha bir sürü sebep var. ama evet, sorsam ne olacak ki diye düşündüğüm için hiçbir zaman sormadım.

ama kalmak isteyen de yok. hep bir gram arkadaşım oldu. öyle çok popüler değilim. olmamayı mı tercih ettim emin değilim. ama az ama öz insanlarla olmak hep daha hoşuma giden bir şey oldu. belki bu yüzden canım bu duruma çok sıkılıyordur.

tek sıkıntı yenisi eskisinden belki daha iyi olur diye diye yaş 30 oldu. gellmişim burada ergenler gibi hüüü arkadaşlarım beni sevmiyor diye dert yanıyorum...
0
🌸nolmus yani
(05.04.23)
neden sormuyorsunuz, sorsanıza? belki bir problem bile yoktur.
0
deartheodosia
(05.04.23)
Bir seyi yanlis yaptigin falan yok.

ilk kisimda bahsettigin sey pek çok kisinin basina gelebiliyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.04.23)
(9)

Türkiye'deki enstrüman fiyatlarının çıldırmış olması

funl
Şu an avrupa'da 140 euroya satılan 0 gitar tr'de 5000 küsüre satılıyor. 3 -4 sene önce bir satıcı bana ahsap vergisi vs de artık eklendiğinden bahsetmişti ancak durum gercekten hiç iç açıcı değil. Kur farkı, ekstra vergiler vs derken resmen enstruman almak lükse dönmüş durumda. Sizce ilerleyen yılla
Şu an avrupa'da 140 euroya satılan 0 gitar tr'de 5000 küsüre satılıyor. 3 -4 sene önce bir satıcı bana ahsap vergisi vs de artık eklendiğinden bahsetmişti ancak durum gercekten hiç iç açıcı değil. Kur farkı, ekstra vergiler vs derken resmen enstruman almak lükse dönmüş durumda.

Sizce ilerleyen yıllarda bu fark ne olacak ? Arada yurtdışına çıkıyorum. Gidip dönerken gitar getirmek mantıklı mı ?
0
funl
(03.04.23)
Türkiye'de fiyatları çıldırmamış bir şey yok ki, misal peynir fiyatları da çok çıldırdı, yurtdışından ucuza halledebileceğin bir şeyse tabii ki öyle yap.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.04.23)
yurtdışından dönerken almak mantıklı. öyle bir imkanım olsa tel, pedal, enstrüman vs ihtiyaçlarımı o şekilde karşılamayı tercih ederdim. ancak nadir de olsa bazen güzel kampanyalar olabiliyor. 9-10 ay kadar önce schecter markalı bir gitarı thomann fiyatından 750 lira daha ucuza aldım dore müzikteki bir kampanya sayesinde.
0
ziya özdevrimsel
(03.04.23)
tr’de fiyatları çıldırmayan bi şey yok yazıcaktım ki yazılmış :) ben liste yapıyorum, yurtdışına çıktığımda topluca alıp dönüyorum.
0
deartheodosia
(03.04.23)
trde bazı şeylerin fiyatı dışarıya göre daha uygun, bazı şeyler daha pahalı. imkanın varsa tabii ki dışarıdan al gitsin. ben mutlaka gideceğim yerlere göre araştırma yapıp daha ucuzsa gittiğimde oradan alıyorum.
0
roket adam
(03.04.23)
Türkiye'de şu an Türkiye'de üretilmeyen ürünlerin yüzde 99'u yurtdışına göre daha pahalı.

Kiyafet, peynir, ekmek dışında yurtdışından almak her zaman daha mantıklı artık.
0
logisticsmanager
(03.04.23)
Ben bunu uzun uzun yazacaktim da vaxgectim. Hatta 2. El piyasasi diye soru sordum ben de dun.

Yalan soylemis, elektrik gitarin ustunde yuzde 10 gumruk, yuzde 3,4 de ilave gumruk vergisi var. Otv yok. Kdv 18.

Fena sapliyorlar demek oluyor bu.
0
floydian
(03.04.23)
Geçtiğimiz sene fena halde vergi gelen şeylerin içinde akustik ve elektronik müzik aletleri de vardı. Bi de kur binince işin içine garip fiyatlar çıkıyor. Bi de bazı markaların (öhhö YAMAHA) akıl almaz türkiye fiyatları var almanya fiyatını euro'dan direkt tl'ye çevirdiğimizde çıkan sonucun 3 4 katı falan fiyatlar söyleniyor burada sebebini kimsenin bilmediği bi şekilde. Sonuç bu.

Thomann'da genellikle vaziyet böyle vat falan olmadan direkt alman biri alıp size getirebiliyorsa türkiyedekinden çok daha ucuza gelmiş oluyor. Çok nadir markaları arturia, behringer vs aşırı fark olmadan mantıklı farklara buradan alabiliyoruz.

En azından keriz gibi hissetmemek için thomann türkiye karşılaştırması yapıp buradaki fiyatının gerçekten makul olduğunu düşündüğünüz bir enstrumanı yalnızca kur çılgınlığı ile alabilirsiniz ya da çare almanya elden getirmek. (o da gitar ufak synth vs gibi taşınabilecek şeylerse)
0
hedep
(03.04.23)
gül ağacı klavyesi olan gitarlara ek vergi alındığı söylentisi yıllardır var ama gerçekliğini bilemiyoruz. (çevre koruma bilmemnesi varmış diyorlar)

Müzik aletlerine 2020'de bir ek vergi geldiğinden bahsediliyor ama yine nedir iyi araştırmak lazım. Azaltılarak bitecekmiş ama Türkiye'de bunun mümkün olduğunu sanmıyorum.
dar.vin
0
nhk ni youkosu
(03.04.23)
Bu sektörde adamların tedarikçilere taahhütleri var. Genelde Türkiye'deki lisanslı ithalatçılar, lisanslı dağıtıcılardan alıyor ürünleri. Gidip mesela fender markasından almıyor mesela, onun yerine toptancıdan alıyor. Büyük markalar tek tek her ülkede satıcılarla uğraşmak yerine, tek bir ana dağıtıcıya veriyorlar ürünleri. Onlar dağıtıyor dünyaya.

Bu dağıtıcı firmalar da paket teklifler veriyor. Diyor ki sana 30 tane enstrüman markasının yetkili satışını veriyorum. Ama yıllık atıyorum minimum şu kadar teminat isterim, ya da şu kadarlık ön ödeme alırım.

Türkiye'deki firma da bu satış teminatını tutturmak için 1'e aldığını 10'a satıyor ki o parayı çıkarabilsin.

Enstrüman zaten az satılan bir şey. ABD'de, Almanya'da leblebi gibi enstrüman satarsın. Türkiye'de satamazsın.
Zaten türkiye'de çok müzik meraklısı insan yok.
Olanın da çoğunun böyle bir hobiye ayıracak parası yok.
Yılda kaç kişiye orijinal amerikan fender, Gibson satabilirsin?

Vergi ya da kur falan değil yani mesele sadece.

Kurun şöyle bi etkisi var. 1000 dolarlık bir gitar, önceki sene 8000 TL'ydi, şimdi 19.000 TL.
Haliyle geçen sene alabilen adamların bazıları şimdi 19.000 veremiyor.

Atıyorum geçen sene yılda 30 kişiye 1000 dolarlık bir gitar satan dükkanı. 30000 dolar kazandı.
Bu sene o 30'un 10'u alamayacak 1000 dolar veremeyecek gitar belki.
Adam yine 30.000 doları tutturmak için 20 kişiye 1500 dolardan satmaya başlıyor bu sefer.
0
anten
(03.04.23)
(9)

türkiye'de niye sağlıklı noodle yapılmıyor, korelilerin yediklerinden?

sanemz
marketlerde satılanların içindekiler çok zararlı ama mukbangların yediklerine bakıyorum çok daha farklı sanki. mesela şu kızın yedikleri çok leziz görünüyor:https://www.youtube.com/watch?v=y7Dk6khqI1k&t=281s
marketlerde satılanların içindekiler çok zararlı ama mukbangların yediklerine bakıyorum çok daha farklı sanki. mesela şu kızın yedikleri çok leziz görünüyor:

www.youtube.com
0
sanemz
(31.03.23)
3cü dünya ülkesi olduğumuzdan. insan sağlığının değersiz olmasından.
sadece noodle değil ingilterede satılan algida ile burada satılan algida veya knorr çorbalar gibi bir çok örnek var.
0
astronom bey
(31.03.23)
2 yumurta koydu diye bunun yedigi saglikli mi oldu simdi:)
0
freedonia
(31.03.23)
uzak doğu mutfağı kokusu/yağı bütünüyle sağlıksız izlenimi var bende, özellikle streetfood olanlar hiç hijyenik koşullarda hazırlanmıyorlar.
0
deartheodosia
(31.03.23)
@freedonia, 2 yumurtayı üzerine kırdı, ben içeriğinden bahsediyorum. noodle dedim eğer okduğunu anladıysan. sunumdan söz etmedim.

içeriğine neler katıyorlar bilmiyorum tabi. yapılışını hiç izlemedim.
0
🌸sanemz
(31.03.23)
@sanemz normal hazir noodle iste ne kadar saglikli olabilir: www.ramennoodlist.com
0
freedonia
(31.03.23)
bu videodaki noodle'ın sağlıklı olduğu sonucuna nasıl vardın, anlamadım. iştah açıcı da görünmüyor. yağ içinde yüzüyor. gerçi yüzmese bile noodle sağlıklı bir besin değil zaten. alt tarafı makarna.

soruna gelecek olursak, noodle'ın kalitesini artıran şey içindeki soya sosu ve malzemeler. türkiye'de bir kikkoman kaç paradır kim bilir. ya da malzeme eklemek istesen o malzemelerin fiyatı da uçmuş gitmiştir. her şey paraya bakıyor ne yazık ki.
0
sir gawain
(31.03.23)
hazır, paketli, işlenmiş... adına ne dersen de bu gıdalar hiçbir yerde sağlıklı değil. gelişmiş ülkelerdekinin belki besleyicilik oranı, vitamini şusu busu biraz daha yüksektir; yoksa içinde ne idüğü belirsiz kimyasallar var. olmasa zaten o kadar ucuza milyonlarcasını üretemezler.

ramen olayı uzakdoğuluların kültüründe var, belki bundan dolayı daha kaliteli üretiyorlardır ama hazır noodle'ın olsa olsa "daha az zararlı" olacağını düşünüyorum, "sağlıklı noodle" anca temiz ev yapımı, sebzeli filan normal yemek şeklinde hazırlanıp eser miktarda tüketileni olur.

güney kore ve japonya, abd'nin asya'daki uyduları. haliyle onların mısır şuruplu çerçöpü oraya da girmeye başladı. elimde istatistik yok şu an ama biraz arasan muhtemelen son 20-30 yılda obezitenin orada da uçup gittiğini görürsün.
0
mark greg sputnik
(31.03.23)
Korelee gibi mekanların çoğalması sayesinde umuyorum ki Kore mutfağı yeşerecek ve saçılacaktır. Benim bildiğim en meşhur örneği Korelee olduğu için yazdım. Yeşeren Kore mutfağı sektöründe başka firmalar da var elbet.
0
mada
(31.03.23)
arkadaşlar videoda gördüğünüz noodlae a101'de satılan nodüller aynı değil. size göstereceğim kaynak yok ama kore mutfağına ilgim var. nasıl yapıldığını gösteriyorlar. malzemeleri tek tek aklımda tutamasam da zararlı bir madde yok bizdeki erişteyle aynı. marketlerdeki yani bizdeki noodleların içinde 9 tane koruyucu var. birde bunların dokusu çok farklı oluyor.

ayrıca yağ içinde yüzmesi kişinin tercihi yapılışıyla ilgisi yok. aynı senin makarnan gibi.

birde mısır şurubu ne alaka?
0
🌸sanemz
(31.03.23)
(2)

barthes'in yazarın ölümü denemesi türkçede hangi kitabının içinde?

fakat
bulamadım hangi kitapta olduğunu.
bulamadım hangi kitapta olduğunu.
0
fakat
(30.03.23)
kitapta yok, ben denk gelmedim.
0
deartheodosia
(30.03.23)
Dilin Çalışma Sesi kitabında var.
0
osuran imam
(30.03.23)
(14)

Karşılıksız sevgi ve iyilik yoktur?

ananiyimioguz
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.Veya bi
Böyle bir argüman var. Tüm canlılar bir çıkar halindedir. Anne bile çocuğuna bakarken annelik içgüdüsünü tatmin etme, iki aşık birbirini seviyorken, hiç bir çıkar olmasa dahi onu severek ondan benzer bir sevgi beklemek de bir çıkardır. Hani geçtim parayı pulu hizmeti, hürmeti veya cinselliği.

Veya bir babanın karşılıksız denilen sevgisinin altında aile kurmanın verdiği tatmini, türünün sürekliliğini, veya sürüsünün gücünü; iyi yetiştirdiyse "bakın ben yaptım" ın arkasındaki haklı gurur da bir çıkar değil midir? Aynı şey anne için de geçerli.

Eskiden daha yaygındı, belki ileride bize bakar, tarlaya yardım eder vs. demiş olamazlar mı?

Birine karşılıksız iyilik yaptım dediğinizde hiç bir şey beklemeseniz dahi alınan o mutluluk kazanımı, mutlu hissetmek de bir çıkar değil midir? Veya güçsüz olana yardım etmekteki, çirkin gelebilir ama iç güdüsel olarak kendini daha güçlü görme durumu, o tatminlik, çıkar değil midir?

İnançlı ise, inancından ötürü yaptıkları, mükafatlandırılacağı düşüncesi, çıkar değil midir?

İnançsız ise, iyilikler ile etrafında "doğru, dürüst" insanları biriktirme ve ondan kötü niyetli olmasa bile bir çevre kurma mücadelesi, bir çıkar değil midir?

Yani karşılıksız/çıkarsız sevgi ve iyilik yoktur diyebilir miyiz?
0
ananiyimioguz
(29.03.23)
evet yoktur ama tabi çıkardan çıkara fark var. örneğin maddi menfaat uğruna gösterilen yapay sevgi ile sevdiceği mutlu edip onun gözünde yücelmek, seni daha çok sevmesinden haz duymak aynı kategoriye girmez sanırım.
0
lazpalle
(29.03.23)
Diyemeyiz, hastalikli bir dusunce yapisi bu. Kotu insanlarin uydurdugu, kendi vicdanini tatmin etmek, kendi kotuluklerine mesruiyet kazandirmak icin kullandigi bos argumanlar bence. Ya ben kotuyum ama bu iyiler de aslinda daha 2 yuzlu, cikarci bir bilsen. Muebbet, idam yemeden onceki suclunun sacmalamasi belki yirtarim diye felsefe paralamasi olur anca
0
freedonia
(29.03.23)
Bence diyemeyiz. Ama karşılık olmadan sevgi de az insanda olur
0
cccbehzatccc
(29.03.23)
en basit canlının bile temel bir motivasyonu vardır : acıdan kaçmak ve hazza yönelmek. canlılığın temelinde bu vardır. bütün davranışlarımız bu iki amaçtan birine hizmet eder. zaten tam tersiyse sıkıntılı bir durum vardır. gözünü kırpmak da dahil hep bu iki amaçtan birine hizmet eder.

ancak sevmediğin biri var mesela. sırf ondan bir çıkarı var diye katlanıyorsundur. bu sıkıntılı tabii. ancak onun dışında her davranışın kişiye fayda sağlaması zaten mantıklı olan. diğer türlü zararı olan bir davranışı neden yapsın ki kişi? tabii buradan kastedilen kendi çıkarın için başkalarını zarara uğramak vs. değil.
0
blackkmamba
(29.03.23)
Karşılığı direkt olarak "Dur ben şunu yapayım da karşılığında bunu alayım" gibi bilinçli ve adi bir düşünce gibi tanımlarsak çok karanlık ve ikircikli bir durum ortaya çıkıyor belki. Tabi ki buna inanmak istememek de normal.

Ancak bence karşılıksız bir şey yoktur diyebiliriz ve bu bir sorun değil. Bilinçli ya da bilinçsiz, faydalı ya da faydasız her şey bir amaç uğruna yapılıyor. Karşılıksız demek bir anlamda amaçsız da demek bence, dolayısıyla da böyle bir şeyin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Mesela "Bir annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız sevgi" başka bir açıdan bakınca genlerini sonraki nesle başarılı bir şekilde taşımanın bir aracı haline geliyor. Dolayısıyla da ortada karşılıksız bir eylem değil, belli bir karşılığa yönelik kullanılan araç var.

Din konusunda da aynı şey geçerli ve yine bir sorun teşkil etmiyor. Söz konusu din ister "Ritüelleri yerine getir, o zaten sana doğru yolu buldurur" desin, isterse de "Ritüeller tek başına önemli değil, önce insan olman lazım" desin; her halukarda ortada belli bir amaca yönelik hareket etme, dolayısıyla da yapılan eylemler neticesinde bir karşılık bekleme durumu var. Bu karşılık direkt yaratıcıdan da, kişinin kendi nefsinden de bekleniyor olabilir, bence sonucu değiştirmez.

Benzer şekilde karşılıksız iyilik de mümkün değil bence. Söz konusu yardımın arkasında kişinin bile farkında olmadığı onlarca amaç olabilir. Zira her şeye ve herkese yardım etmiyoruz; çeşitli kriterlerimiz var. Bu kriterler de büyük ölçüde kişisel; dolayısıyla en temelinde yapılan yardımın arkasında ilgili sosyal grubun bir parçası olmayı pekiştirme, yardım edilenin haliyle empati kurulmasına istinaden hissedilen acıyı hafifletme, komünite hissini güçlendirip olası benzer bir durum yaşanırsa kendine de yardım edileceği güvencesini hissetme gibi hiç de kötü olmayan, gayet doğal karşılıklar olabilir. Burada "Bunlar sebep değil sonuç" diye bir argüman üretilebilir. Yani "kişi hiçbir karşılık beklemeden yardım yaptı ama neticesinde bu faydaları edindi" denilebilir, açıkçası ben bunun mümkün olmadığını, bunu yine amaca ve dolayısıyla da eylemin kendisine bağlandığını düşünüyorum. Yani eğer bu karşılıklar en başta amaçlanmasa, yardım da edilmezdi.
0
salihdt
(29.03.23)
biraz kabala bakıyorum bu aralar ve tam da bundan bahsediyor. mutlu meydan çok güzel şekilde açıklıyor bunu. özetle dediğiniz gibi çıkarsız hiçbir şey yok. çünkü insanın doğası bu. @blackkmamba'nın dediği gibi -ki sanırım o da mutlu hocayı dinlemiş- haz alma ve acıdan kaçınma odaklıyız. bir insanı sevmemiz, aşık olmamız bile, onun bizi iyi hissettirmesi nedeni ile. bir müddet sonra o kişi bize haz vermesin, bakalım sevmeye devam edebiliyor muyuz? karşılıksız yapılan iyilikler, para yardımları vs. insanın vicdanını tatmin ettiği için yapılıyor. yani yine ortada "çıkarsız" bir şey yok. yani iyilik yapıyorum -> vicdanım rahatlıyor -> haz alıyorum. istediğiniz argümanı sunun, yolun sonu kişinin kendisini tatmin etmesine ve acıdan kaçınmasına çıkıyor.
0
candide
(29.03.23)
Evet. İyilik bencilliktir. Hatta şunu önerebilirim, bir saatte bitirirsiniz: Anaşist Ahlak - Kropotkin.
0
ruhen hastayim ben
(29.03.23)
bu saydıklarınız haricinde yapılan şeye sevgi derim ben. diğer türlü sevgi olarak saymam. dediğiniz gibi, yapılan bir tür içsel tatmin için veya fiziki beklenti ile yapılmış olur.

sevginin tanımında beklenti, tatmin ve çıkar yoktur. varsa da o, sevgi değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(29.03.23)
Katilmiyorum modern nihilistlerin bitter hayatlarini kaldiramayip abartmasi diyorum ben.

Sonucunda bana cok az eksi olacak fakat karsidakine cok arti olacak hareketleri surekli yapiyorum ben. Hatta kullanildigimi bile bile yapiyordum psikiyatristim durdurdu sonunda :) Maddi anlamda da manevi anlamda da bana zararliymis, bir cikari yok gordugunuz gibi.

Iyilik yapiyorsun iyi hissediyorsun bu da bir karsilik demesin kimse lutfen, bu freedonia'nin dedigi gibi hastalikli bir dusunce yapisi.

Tum bu kaosun icinde ben yine de insanlarin varsayilan olarak yardim etmeyi tercih ettigini, cogunlugun iyi oldugunu dusunuyorum.

Deprem surecinde gorduk de bunu. Tanimadiklari gormedikleri insanlar icin kimileri para bagisladi ve cogu kisi icin o bagislanan miktarlar onemsiz degildi. Kimileri ise yardim eforlarina katilip saatlerce kendilerini perisan ettiler. Karsiliksiz iyilik vardir. Hatta insanlarin cogu bunu yaparlar. Asil karsilik hesabi yapanlara asla guvenilmeyecegi dusuncesindeyim.
0
aguen
(30.03.23)
annelik içgüdüsü yüzünden mi bu saatlere kadar perişan oluyorum ya? çoktan tatmin olması gerekirdi bu 2.5 yılda. gayet karşılıksız, beklenti olmadan oluyor.
0
deartheodosia
(30.03.23)
yazılanları sanki ben yazdım dedim.

kesinlikle katılıyorum.
Size göre iyi bir davranış sergilediğinizde ve bunu sizden başka hiçbir kimse bilmese bile yalnızca içinizde oluşan o "güzel bir şey yaptım" hissi yaptığınız davranışın bir karşılığıdır.

hiçbirimiz masum değiliz. :)
0
drmuhendis
(30.03.23)
Başkalarının acılarını içimizde hissedebilen varlıklar olarak; salt haz, neşe, gurur ve buna benzer pozitif duygu hallerini tatma güdüsüyle değil, bazen vicdanımızı sızlatan durumları ortadan kaldırmak adına da fedakarca eylemlere girişebiliriz.
0
huçi kuçi
(30.03.23)
Öncelikle tabii ki konu tatışmaya açık, benim de kafamda net bir düşünce yok, sadece mantıklı geliyor, kafamda çürütemedim o yüzden sormak istedim. Yakınım ama bu düşünceye.

O yüzden direkt karşı çıkanların gereksiz celallendiğini düşünüyorum.

Şöyle ki; bana dediniz ki neden iyilik yapıp duruyorsun insanlara, neden önce kendini değil de başka insanları düşünüyorsun?

Ben de dedim ki yahu kardeşim ben böyle mutlu oluyorum. Bu davranışım beni bir şekilde tatmin ediyor, sana ne, sen git kendi işine bak!.

Kimse de demez ki "vay cıkarcı ***** sen kendi mutluluğun için insanları iyi yönde de olsa kullanmaya utanmıyor musun biz senin tatmin havuzun muyuz?"

Yani çıkar kelimesini duydunuz diye illa kötü olmalıdır anlamında söylemedim. İyi bir şeye hizmet ediyor olabilir.

Ama sonuç olarak bir çıkar, bir beklenti yok mu belki kendinize bile itiraf edemiyorsunuz ama var yani. Ben iyi yöndedir, kötü yöndedir diye ayırmadım ki.

Yaptığımız her davranışta sonuçta bir çıkar veya bir karşılık söz konusu mu değil mi onu sordum.

İtfaiye örneğine gelirsek. Sivil toplum kuruluşları da bir çok gönüllü toplayabiliyor, terör de. Mesela burada da temele inildiğinde konunun "bir amaç uğruna önemli biri gibi hissetme" olduğunu düşünüyorum. Amacın iyiliği ve kötülüğü tartışılır, ama toplumda kendine yer edinme açlığımızı kullanıyorlar ikisi de.

Tekrar söylüyorum iyisinde kötüsünde değilim. Ama temelinde aynı şey yatıyor; tatmin. Ve bu da bir çıkar değil midir? İlla bir para veya mal mülk alması gerekmez. Fakat özünde kendi çıkarı için yapıyordur diyemez miyiz?
0
🌸ananiyimioguz
(30.03.23)
@deartheodosia evet annelik içgüdüsünden. başkasının çocuğu için bu saate kadar uğraşır mısın?
0
blackkmamba
(30.03.23)
(16)

kuantumcu, enerjici kadın doktor

sanemz
çok yakınımız dindar biriydi 2 çocuk doğurduktan sonra örtüyü çıkardı, işi bıraktı. sürekli şu kadını dinliyor: https://www.youtube.com/results?search_query=esin+irtemkendisi de çok yalnız hissettiğini ilgilendiği konuları konuşacak kimse bulamadığını söylüyor. arada bana anlatıyor ama ne yalan söyl
çok yakınımız dindar biriydi 2 çocuk doğurduktan sonra örtüyü çıkardı, işi bıraktı. sürekli şu kadını dinliyor:
www.youtube.com

kendisi de çok yalnız hissettiğini ilgilendiği konuları konuşacak kimse bulamadığını söylüyor. arada bana anlatıyor ama ne yalan söyleyim benim de kafam allak bullak olduğu için uzak durmaya çalışıyorum. sanırım kendisi yeni yeni doğu felsefesi okuyor ve her okuduğu kitaba gerçeği buldum diye sarılıyor. mesela: oşo okuyor işte bu diyor, matrix izliyor tamam yapıyor. ben anlatıyorum etkilendiğini fazla belli etme etkisi bir süre sonra geçiyor insanları ürküttüğünle kalıyorsun diye. mesela şöyle oluyor, ölümden konu açılıyor, ölüm diye bir şey yok cennette cehennem de burda ah keşke ben de ölsem falan diyor. herkes şaşırıyor ne diyor bu akıllı diye ve gerçekten çok akıllıydı herkesin parmakla göstediği mantıklı bir insandı. örnek bir insandı.en yakın akrabaları endişeli. sonu ne olur acaba? bunlarla uğraşan yakınınız var mı? onlar nasıllar.
0
sanemz
(26.03.23)
işte bunlar hep lisede felsefe derslerinden kaçan, iki tane kitap okumayan insanlar. her insanın geçmesi gereken yolları kırkından sonra geçmeye çalışınca böyle oluyor.

boşver. takılsın kendi halinde.
0
alperz
(26.03.23)
evet aslında tıp mezunu ama yeni yeni eckhart tolle, osho gibi yazarları keşfetmiş, birde kuantumcuları keşfetmiş(bunlar kim ben de bilmiyorum gerçi) hayatı bunlarla anlamlandırmaya çalışıyor. birde sayısalcı.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
Bu konularla ilgili arayışa girmiş belli ki...
Ama oralar derinleşebilir. Birden odaklandığı şeyi çok içselleştirmesi ve sonra hızlıca fikir değiştirmesi pek sağlıklı gelmedi bana.
Bi arkadaşımı hayatının merkezinde olan sevgilisi terketti.
Ayrılık acısı falan derken bu kafalara girdi ve tasaffucta kendini buldu. Ama pek sağlıklı değildi, birden değişti, sindirmeden. En sonunda aylarca tedavi gördü...

Sizinki de işi bırakmış, başını açmış vs. sindire sindire mi yaptı buna bakmak lazım.
Ailesi gözlemlesin bence, bir noktadan sonra naifçe bir pailoha da yönlendirilenilir
0
gadlemler
(26.03.23)
sindiriyor mu bilmiyorum ama islamiyeti artık şiddetle eleştiriyor, yanlış anlaşıldığını, arap geleneğiyle karıştırldığını söylüyor. namazı bıraktı, dua da etmiyor. akışın zaten ona en güzeli getireceğini iddaa ediyor. mesela depremzedelere hiç dua etmedi olması gereken buydu diyor. hayır şer her şey Allah'tan geliyorsa teslim olmalıyız zaten gibi düşünce edinmiş. videodaki kadın ne derse onu yapıyor. aslında şuana kadar hayatında her şey tıkırındaydı zaten. karı koca süper maaşları vardı, kız oğlan evlatları var. gailesiz bir hayat. bunlara sardı bakalım nereye varacak.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
videodaki kadın temiz delirmiş diyecektim ama bir yandan eğitim, sertifika falan verip para kaldırdığını görünce tezgah mı acaba şüphesi oluştu.

sanki chatgpt'ye keyword verip saçmala demişler gibi.
keywordler: kuantum, matrix, tarikat, allah, resulullah, zip, uzay, çakra, boyut, zikir..
yok yok maşallah.
0
vizivozo
(26.03.23)
Bence de gözlemleyin...ne kadar zaman arıyor, sürekli bunları mı konuşuyor vs. gizemli şeyler, varoluşu sorgulama vs bunlar girdap gibi çekiverir içine...
böyle böyle ruh sağlığı bozulanları gördük
0
cccbehzatccc
(26.03.23)
ben videodaki kadının birkaç videosunu izledim bildiğin meditasyon yaptırıyor yaptım ben de rahatlatıyor mu evet. anlattıkları şeyler pagan görüşleriyle örtüşüyor. birde sertifika dağıtıyor, imzalı mimzalı. he ücretli de. kampanyaları bile var.
soruyorum bu yakınımıza bu kadın senin ne derdine derman oldu diye. çoook diyor ama bunların ne olduğunu uzun konuşmadık. neyse birki sorunum vardı, bencağaz da kadından medet umdum ne yalan söyleyim dinledim biraz. dediğim gibi içsel rahatlık sağlıyor lakin halen işsiz ve parasızım.
birde instagram bunlardan geçilmiyor. tamam olumlu düşüncenin hayatımıza olumlu etkilerinin olduğuna katılıyorum, değiştiremeyeceğimiz şeylere teslimiyetin de rahatlattığı doğrulakin başka ne şeyime yarıyor bunlar çözebilmiş değilim.
bu kardeşimiz de anne olduktan sonra arayışa girdiğini söylüyor.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
kuantumdan para kaldıran çok kişi var ya :) kuantum bilinçaltı temizliği falan. ben dolandırıcılığın bir başka yüzü olarak görüyorum bu tip şeyleri, mürit gibi insanları çevrelerinde topluyorlar. bi arkadaşım var o da iç mimar (çalışmıyor) ve kafayı öyle bi bozmuş ki başka hiçbir şey konuşmuyor, 2 yıldır böyle. çakra, enerji bir sürü kavram ve beni de çok ikna etmeye çalıştı işte bi eğitimci varmış onun eğitimlerine katmaya çalışıyor, kamplar yapıyorlarmış, remedy reçeteleri oluşturuyorlarmış, artık hiç doktora gitmiyormuş, devamlı linkler atıyor, hayat enerjisinden falan bahsediyor. eşimle ayrılığımın gerçek nedenini de öğrenicekmişim falan, eğitimci her şeyi görüyormuş :) ya böyle insan sayısı hiç az değil ve ben de çok merak ediyorum neden dönüşüyorlar. eskiden çok normal biriydi.
0
deartheodosia
(26.03.23)
bu tip olayların çoğu alıcısı kadın, düşünmek lazım.
0
gule gule
(26.03.23)
@deartheodosia, evet evet benim de elimde biraz nakit vardı, önceden çok mantıklı olan bu hanıma sordum parayı ne etsem diye. kendine yatırım yap dedi. ben de kendine yatırım diyince, yabancı dil, herhangi bir yetenek kursu geldi aklıma. paramı şu videodaki kadının seanslarına verecekmişim meğersem. tabi bozuntuya vermedim. aa evet ama işte falan diye geçiştirdim. neyse bu veriyr para seanslara. seansların ismi de şöyle:"isim analizi, aura analizi, soybağı kesme vs. birinde kadının buna yolladığı dönütleri okudum. okuyunca hafakanlar bastı yeminle. neydi biliyor musunuz: şeydi, fazla kafaya takıyorsun takma gibi bir şeydi. ya inanın acaba diyorum derine inemediğim bir mevzumu var, şapşiklik ben de mi tekrar okuyum anlamaya çalışıyım diyorum ama resmen buna benzer bir dönüt vardı. hatta utandığım için ben derinlik katmaya falan çalıştım biraz.

sadece bu kadar okumuş, bilge bir insan nasıl böyle bir girdabın içinde olabiliyordu. işte kendine yöneltilen bu tür eleştirilere karşı da hani dindarların: "mühürlenmiş kalp göremez" cümlesiyle savunmaya geçiyor. bilemedim.

@gule gule, ne alaka. erkeği de var tonla hem.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
off. bu işler inanılmaz para tuzağı. güç, gelir, manüpilasyon, beyin yıkama, tahakküm arzusu... bu osho denilen herifin 90 küsür rolls royce u varmış. kimseyi kınamıyorum. herkes ama herkes bu işlere bulaşabilir. o kadar yavaş ilerler ki bu dahil olma süreci fark edemezsiniz. bir bakmışsın köle olmuşsun.

öncelikle kuantumun ne olduğunu taa maxwell'den hatta öncesinden başlayarak bir sindirse... çünkü bence kuantumla bazı namüspet şeyleri ilişkilendirmeyle başlıyor bazı şeyler. sonra şu tip videoları izletseniz:

www.youtube.com

www.youtube.com

işe yarar diye ümit ediyorum.
0
ya ben lan neyse
(26.03.23)
@ya ben lan neyse, teşekkürler. videolarınızı sunacam ona.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
benim çevremde öyle denk gelmiş demek ki, 10'dan fazla kadın tanıyorum birebir bu enerji işleriyle uğraşan. hem de böyle hindistan'da nepal'de kamp yapmalı tarzında tarikat seviyesinde. videolarını atıyorlar cemaatleriyleriyle geçirdikleri vakitlerin orada da izlediğim görüntülerde 15-20 kadına 1-2 erkek düşüyor oranında gözlemlediğim için böyle söyledim.

bu kişilerin hepsinin öncesini ve bu işlere girdikten sonraki hallerini karşılaştırdığım zaman daha akl-ı selim, sakin insanlar olduğunu görüyorum. fakat bazı yerler geliyor kafayı yemiş gözüyle de bakıyorum, uç noktalardalar. bunu meditasyon değil de uyuşturma olarak görüyorum. bazıları hatta çoğu da dediğiniz gibi parmakla gösterilen kişilerden. ceo'su var, zamanının öss türkiye derecelisi var vs. vs.

bu attığınız kadının iki videosunu izledim düşük bütçeli uyuşturma olarak gördüm, temelde hizmet ettiği fikir aynı gibi. tabii bu konu hakkında fikirlerim cinsiyetçi algılanacağından, olayın içindekileriyle rahatça tartışabilmeme rağmen public ortamda tartışamıyorum linç kültüründen dolayı. pazar linci değil de öğle yemeğimi yemek için burada bitireyim.
0
gule gule
(26.03.23)
@beretta beretta, hocam kişilik bozukluğu da bunları takip eden binler var onlar da mı aynı. mesela bu doktor da mesleği bırakıp kuantumculuk yapacağını söylüyor. hatta instagramda bir iki yazı atmış ama henüz tam beceremiyor. millet şokta. bilemiyorum kendisi bunu etrafa nasıl kabul ettirecek, insan toplayabilecek mi. şimdilik onu dinleyen sadece ben varım.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
hepsi aynı değil.
sıkıntıda, arayış içinde ya da hafif telkinle kandırılabilecek insan çok.
işi bilen birisi bunları çok kolay etkileyip kendine inandırabilir.
örneğin :
www.hurriyet.com.tr

e kadının yaptırdığı meditasyon bana iyi geliyor? Gelebilir, sonuçta placebo etkisi diye de birşey var.
0
vizivozo
(26.03.23)
@vizivozo, keşke bunlar devlet denetiminde yapılsa. meditasyon, namaz insana kendini iyi hissediyor. iyi hissetmekte çok şey demek.
0
🌸sanemz
(26.03.23)
(4)

LA vs NYC

adwokat
Sb. Aslında bunu doğu tarafı mı batı tarafı mı diye genellemek daha doğru olur.Yaklaşık 1 hafta sürem varİki tarafı görmekten ziyade 1 tarafı daha dolu dolu görmek isterim.Sizce doğuya mı gitmeli miyim batıya mı?
Sb. Aslında bunu doğu tarafı mı batı tarafı mı diye genellemek daha doğru olur.

Yaklaşık 1 hafta sürem var
İki tarafı görmekten ziyade 1 tarafı daha dolu dolu görmek isterim.

Sizce doğuya mı gitmeli miyim batıya mı?
0
adwokat
(25.03.23)
LA alt üst ettim.NYC görmedim ve içimde kaldı.
Bence california değil...1 sene yaşadım.
La merkezde hiçbir şey yok. Türistik yerler dışında.
Şansım olsa nyc tercih ederdim.
0
gadlemler
(25.03.23)
daha gitmek nasip olmadı ama benimde planlarımda ilk tercihte nyc var.
gezilecek çok yer var. müzeler, sanat galerileri, tiyatrolar gösteriler uzar gider liste.
dolu dolu 1 haftalık güzel bir program yapılır.
LA e giden arkadaşıma ne yaptın diye sorduğumda bir tek hollywood yazısını gördüm dedi.
batıda belki LA yanına san francisco eklenebilir.
0
astronom bey
(25.03.23)
bu soruyu daha önce de sormuştun :)
nyc'de daha çok gezilecek yer var+
la sakin. ama çok çok güzel.

ben la'e giderdim şu an gidecek olsam. ilk kez gidiyorsan nyc'e git madem. dolu dolu geçirirsin.
bir dahaki seyahatinde la'e gidersin ve san francisco, los angeles, san diego rotasını izlersin. 3+4+3

benim de canım hawaii'ye gitmek istiyor :)
0
deartheodosia
(25.03.23)
Iki tarafi da gordum, ny da yasiyorum ve direk ny diyorum. La de zaten arabasiz adim dahi atamazsin, ny da gonlunce yurur her yeri gezersin. Yaz da geliyor tam zamani ny.
0
oscar
(26.03.23)
(3)

Okumadığım kitabın dersini (incelemesini) okumak çok mu saçma?

ahm1
Nabokov'un "Edebiyat Dersleri" kitabini aldim. Birebir ders notlarinin basimiymis. Ancak inceledigi kitaplarin cogunu okumadim. Her bir kitabin incelemesi 40-50 sayfa ve cok detayli. Dairenin krokisini, sehrin krokisini bile cizmis, ne nerede diye yazmis. Butun bunlarin isiginda: okumadigim kitaplar
Nabokov'un "Edebiyat Dersleri" kitabini aldim. Birebir ders notlarinin basimiymis. Ancak inceledigi kitaplarin cogunu okumadim. Her bir kitabin incelemesi 40-50 sayfa ve cok detayli. Dairenin krokisini, sehrin krokisini bile cizmis, ne nerede diye yazmis.

Butun bunlarin isiginda: okumadigim kitaplarin incelemesini okumanin bana bir yarari olur mu? Yoksa asiri sacma bir sey mi olur?
0
ahm1
(21.03.23)
Bence saçma değil...
0
gadlemler
(21.03.23)
Derdiniz o kitap hakkında gerçekten bir şeyler öğrenmekse kitabı okumanız şart. Bazen kitabı okuduğunuzda gözden kaçırdığınız noktalar olduğunda bile inceleme okumak zorlaşır çünkü. Yok sınavınıza bir iki gün kalmıştır ve okumaları yetiştiremezsiniz o zaman zaten çareniz kalmaz.
0
black holes in the sky
(21.03.23)
ben bazen inceleme okurken kitabın kendisini okumaktan daha çok keyif alıyorum ajdj. incelemeleri okuyup sonra kitabı okuduğum da oldu. neden saçma olsun?
0
deartheodosia
(21.03.23)
(11)

Kadınların kaşlarına ne olmuş?

ya ben lan neyse
10 sene öncesine göre neden bu kadar kalın ve düz? ilk kim başlattı bunu? ilk başlatana güldüler mi?
10 sene öncesine göre neden bu kadar kalın ve düz? ilk kim başlattı bunu? ilk başlatana güldüler mi?
0
ya ben lan neyse
(20.03.23)
kalın kaş dünyada ve türkiyede bu kadar moda değilken 2004 yılında ece sükan 24 saat dizisinde kalın kaş modeli kullanıyordu, ilk gördüğümde vay be ne güzel cool biri demiştim

polisiye bir dizide adli tıpçı rolündeydi, selçuk yöntem ve yiğit özşener de oynuyordu dizide
0
freebird5406_2
(20.03.23)
ben hala gülüyorum, özellikle makyajla yapılanlara. emin olmamakla beraber bazı dizilerde böyle kadınlar baya takılıyordu öyle öyle yayıldı heralde, kadın duyuru üyeleri daha detaylı biliyorlardır
0
avatar is back
(20.03.23)
2013’te Cara Delevingne‘in kaşlarını doğal, kalın, müdahale edilmemiş haliyle kullanmasıyla başladı. Bir trend olarak 10 yıldır devam ediyor.

Gülündüğünü de pek sanmıyorum. Ekşi’deki 2013 yılı entrylerine bakarsanız, kaşları için aldığı iltifatları görebilirsiniz.
0
irene
(20.03.23)
(bkz: kaş dövmesi)
bence iranlılar başlattı.
0
deartheodosia
(20.03.23)
Yurtdışında ilk dikkatimi ceken sey bu oldu. Turkiyedeki kadar tek tip kadin tipi baska hangi ulkelerde var merak ediyorum.

Dogal kalin kas iyi guzel (benimkiler haric), dovme gibi olanlar cok komik duruyor.
0
Kahvedesu
(20.03.23)
şu dünyada çok az iyi şey yapıldı. Berlin duvarının yıkılması, peynirin şerbetli tatlı ile birleştirilmesi, Kuzeylilerin müzik yapması, True Detective birinci sezon ve evet.. KALIN KAŞ.
kalp.
0
sparkle kiddle
(20.03.23)
Valla bana da komik geliyor. Oyuncak hikayesinde bir karakter vardı ... Lightyear diye, kadınlar onlar gibi hep.
0
primetime
(20.03.23)
Kalın kaş doğalsa bence güzel duruyor ancak şu kaş dövmesinin güzel göründüğüne kadınları inandırmayı kim başarıyorsa elinden öpmek isterim. yakışan tek bir kadın bile görmedim.

aşırı yapay ve ucuz duruyor. Saatlerce aynaya bakan insanlar o kaşların yapaylığından nasıl rahatsız olmuyor çok ilginç.
0
mikael
(21.03.23)
Neden gülünsün ki anlamadım? Keşke benim de gür kaşlarım olsaydı. Dövmeli olanları ben de sevmiyorum ama doğal bırakılanlar çok hoş bence.
0
old possum
(21.03.23)
kadinlarin kendilerini bu kadar cirkinlestirip bir de uzerine daha guzel olduklarina kendilerine ve baskalarina inandirmak icin bu kadar ugrasmalari inanilmaz otesi.
0
baldur2
(21.03.23)
Cara Delevingne ile başladı +1
0
Hallegadola
(21.03.23)
(11)

50.000₺ ile Amerikaya gitmek

adwokat
Merhaba.Önümüzdeki yaz için böyle bir planım var ama bütçem 50 bin tl,Sizce bu bütçe ne kadar yeterli? Artırmaya çalışmalı mıyım?Uçak git gel 30 bin liraBana 20 bin lira kalıyor.Yani 1000 dolar.Los angelesta 5 gün yetmez mi?
Merhaba.

Önümüzdeki yaz için böyle bir planım var ama bütçem 50 bin tl,

Sizce bu bütçe ne kadar yeterli? Artırmaya çalışmalı mıyım?

Uçak git gel 30 bin lira

Bana 20 bin lira kalıyor.

Yani 1000 dolar.

Los angelesta 5 gün yetmez mi?
0
adwokat
(20.03.23)
Gezmeye, yemeye içmeye günlük 200 dolar fazlasıyla yeter ama konaklama ve ulaşımı hesap etmeniz lazım. Günlük temel gıda ihtiyacı için 3 öğün toplam 30 dolar bile kurtarır bence ama gelmişken güzel yere gideyim, içeyim derseniz günlüğü 60-70 dolardan hesaplardım ben olsam.
0
orient blue
(20.03.23)
yeter. araba icin turo'ya, otel icin hostellere bak derim.

yemekleri ucuza getirmek istersen drive-thru'lardan 10-15 dolara bir ogun cikar.
0
antikadimag
(20.03.23)
bence yeter.

ama yapman gereken oncelik belirlemek. gezip gormek mi, yemek mi, yoksa sadece havasini solumak mi vesaire.

kaldigin yere gore market alisverisi yaparsan yemegi cok ucuza getirip daha farkli seylere harcayabilirsin. ya da gordugun her degisik yiyecegi dener ama daha az yer gorursun vesaire. planlarsan bence yeter. ama konaklama isini bilmiyorum. o tarafta kalmadim hic. o kismi halledersen gunde 100-150 dolar yeter 5 gun icin.
0
gel gel sarisinim sag yap gel
(20.03.23)
asıl soru amerika için 5 gün yeter mi? zaten bunun 2 günü git-gel yol.
bence amerikaya en az 15 günlük gidilmeli. mümkünse en azından hem batı yakası LA hemde doğu da NYC görülmeli.
0
astronom bey
(20.03.23)
@astronom

iki tarafı da görmeyi çok istiyorum ama bu sene galiba bütçem el vermeyecek.
iki taraftan birini seçmem gerek. LA seçtim ama hala düşünüyorum :)

belki o zamana kadar bi yerlerden para gelirse doğu tarafını da görebilirim
0
🌸adwokat
(20.03.23)
Gun sayisi izinle mi ilgili butceyle mi? O kadar para harcayip 4 5 gun kalip gelmenin bi alemi yok.

Planini ucuz ucak bileti bulma uzerine kurup, 10-15 gun kalip bati yakasini gezebilirsin. Konaklama pahali, airbnb'den paylasimli oda ya da bulabilirsen hostel bakabilirsin. Yemek kulturu olan bir yer degil zaten, ac kalmayacak kadar marketten vs bir seyler alip araba kiralamaya butce ayirabilirsin.

La- las vegas - san diego (gitmisken gunu birlik meksikaya da gecebilirsin) - san fransisco

Dogu yakasini hic karistirma bence.
0
brkylmz
(20.03.23)
Şu anda alırsan 18 bin liraya git gel alabiliyorsun, yolu ne kadar ucuzlatırsan o kadar iyi. o kadar çok para kalır elinde. USD/TL konusunda dikkat etmekte fayda var.
0
selam
(20.03.23)
Sadece 5 gunum olsa manhattan’a giderdim ben. La’e gitsen araba kiralaman sart ve de cevre yerlere (sf, las vegas vs) gitmeknde isteyeceksin ve de 5 gun yetmez. Manhattan’da arabaya ihtiyac yok, queens’te filan ucuza hostel bulabilirsin ve de ucak bileti daha ucuz

Cevaplardan birinde dogu/bati ayrimini sorgulamissin o yuzden dogudan baslamak daha mantikli geliyor senin durumunda bana
0
fakyoras
(20.03.23)
ben internetten bakinca 9200 liraya bilet goruyorum google flights'ta bu sene. 30 bin lira ucak masrafini daha iyi arastir. tabi normalde 9200 kadar ucuz olmaz ama 30 bin de cok abarti.

eger boyle makul bir ucak bulursan 5 gun los angeles ve las vegas icin yeter paranin geri kalani
vickyflipfloptravels.com

san diego'ya gitmezdim. san francisco hos ama cok diger tarafta ve butcen hem de zamanin yetmez.

en pahali kismi ucak degil konaklama gibi olacak. oteller turkiye gibi degil, en uyduruklari bile servet. hostel dusunulebilir ama oncesinde yorumlari oku.

bu arada gitmeye kesin kararliysan parani usd'ye cevir simdiden.
0
hot potato
(20.03.23)
dogu yakasi yorumuna katiliyorum. batida araba gerekir ama doguda boston new york yapsan arabaya gerek yok. daha ucuz olur.

bir de la gibi bi yere gitmek ne kadar dogru? gitmisken bir sehir gormeni tavsiye ederim. la bildigin suburban mall, koca bir banliyo. sehir gormek istiyorsan sf'e gidebilirsin.
0
antikadimag
(20.03.23)
california kesinlikle doğru tercih bence. ama bütçeni zorlayıp birkaç gün uzatıp uçakla nyc de yapabilirsin.
0
deartheodosia
(20.03.23)
(9)

Çamaşır kurutma makinası kullanan var mı?

ananiyimioguz
Sadece kurutma için olandan bahsediyorum.Ben 2si 1 arada bakıyorken bir anda karar değiştirip sadece kurutma alayım dedim çünkü verimli olmadığını söylediler.Arıza ihtimali de artıyormuş. İyi olanlar da çok pahalıydı. Bari yüksek puanlı uygun bir şey alayım dedim hoover aldım. Ayrıca sadece kurutmal
Sadece kurutma için olandan bahsediyorum.

Ben 2si 1 arada bakıyorken bir anda karar değiştirip sadece kurutma alayım dedim çünkü verimli olmadığını söylediler.

Arıza ihtimali de artıyormuş. İyi olanlar da çok pahalıydı. Bari yüksek puanlı uygun bir şey alayım dedim hoover aldım. Ayrıca sadece kurutmalı olanlar çok güzel toz tüy topluyor hoşuma gitti.

Geçen geldi makine bir kaç kere denedim kurutması gayet güzel ancak;

Makinada ses yalıtımı yok gibi. Yani eğer bir kot attıysanız ve düğmesi tambura değiyorsa tıngır mıngır bütün ev inliyor. Başka sert şeyler varsa da takır tukur dönüyor. İnanılmaz ses veriyor dışarıya ve sanki içinde yankı yapıyor öyle geliyor gıcık oldum.

Bu hepsinde böyle mi yoksa bunun dandiktoşluğundan mı kaynaklanıyor?

Sadece pijama havlu falan attıysam gayet sessiz hafif bir uğultu geliyor.
0
ananiyimioguz
(19.03.23)
Bizimki Bosch ve ayni sekilde sesli.
0
mamu
(19.03.23)
Bizimki de oldukca sesli çalışıyor, Beko. Anneminki Siemens, onunki de aynı.
0
fraise
(19.03.23)
Anladim demek ki bunlara yalitim konusunda cok ozenmiyorlar :/
0
🌸ananiyimioguz
(19.03.23)
siemens benimki, gürültülü evet.
0
deartheodosia
(19.03.23)
Arçelik, gürültülü.

Fermuarı olan şeyleri tersyüz edip fermuarını da çekerek atıyorum bir nebze etkisi oluyor.
0
akhenaten
(19.03.23)
bosch gürültülü
0
ala09
(19.03.23)
lg, ikisi bir arada, kurutma çalışırken yok gibi. manyetik kazan var muhtemelen ondan. bundan önce Grundig kullanıyorduk sadece kurutma, aşırı aşırı sesliydi, evlerden ırak.
0
kullanıcıadımbuolsun
(19.03.23)
aeg ve electrolux: gürültülü
0
oz suser
(19.03.23)
Arçelik, gürültülü
0
esinikaybetmiscorap.
(14.11.23)
(1)

Otizm konusunda Türkiye’nin en iyi doktorları?

Kaptanmemo
Merhaba,Yurtdışından bir arkadaşımın otistik kızı için, otizm ve özellikle otizm spektrum bozukluğu (ASD) rahatsızlıkları konusunda Türkiye’nin en iyi doktorlarını araştırıyoruz. Var mı tavsiye edebileceğiniz doktorlar?
Merhaba,

Yurtdışından bir arkadaşımın otistik kızı için, otizm ve özellikle otizm spektrum bozukluğu (ASD) rahatsızlıkları konusunda Türkiye’nin en iyi doktorlarını araştırıyoruz.

Var mı tavsiye edebileceğiniz doktorlar?
0
Kaptanmemo
(19.03.23)
türkiye’nin en iyi doktoru kimdir bilmiyorum ama üniversitede barış korkmaz’dan (nörolog) ders almıştım ve bu alanda çalışıyor. araştırabilirsiniz.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(8)

bu iş tekliflerinden hangisini kabul ederdiniz? neden?

baldan kaymak
birbirine rakip iki grubun iki farklı sektörde firmaları:ilk seçenek:1200 eurorta yoğunluk, bilinen sektör - duyum: yoğun ancak benim için olmayacak. dijitalleşme düşükremotesenior rol - bir sonraki rol koltuğu dolu.+ yan haklarilk seçenek:1750-1900 euryoğunluk bilinmiyor, sektör dışı - duyum: yoğun
birbirine rakip iki grubun iki farklı sektörde firmaları:

ilk seçenek:
1200 eur
orta yoğunluk, bilinen sektör - duyum: yoğun ancak benim için olmayacak.
dijitalleşme düşük
remote
senior rol - bir sonraki rol koltuğu dolu.
+ yan haklar

ilk seçenek:
1750-1900 eur
yoğunluk bilinmiyor, sektör dışı - duyum: yoğun olduğu yönünde
dijitalleşme yüksek
hybrid (3'e gün 2 yada 2'ye 3 gün şeklinde değişiyor) - ulaşım desteği var
executive role - bir sonraki rol koltuğu dolu.
+ yan haklar ancak ilk seçeneğe göre toefl derece alırsan ek maaş.
0
baldan kaymak
(19.03.23)
Çok maaş veren
0
basond
(19.03.23)
chatgpt'ye sordum ahahaha şunu dedi.

"Hangi iş teklifini kabul edeceğim, benim kişisel tercihlerim, hedeflerim ve beklentilerime bağlı olacaktır. Ancak, yukarıdaki seçenekleri genel olarak değerlendirirsek, ikinci seçenek daha cazip görünmektedir.

İkinci seçenekte daha yüksek bir maaş teklif edilmekte ve daha yüksek bir pozisyonda yer alınmaktadır. Ayrıca, dijitalleşme seviyesi yüksek olan bir sektörde çalışmak, gelecekteki iş fırsatlarına daha iyi hazırlanmamı sağlayabilir. Hybrid çalışma modeli de, esnek bir çalışma düzeni sunarak iş-yaşam dengesini koruma konusunda bana yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, her işin avantajları ve dezavantajları vardır ve karar vermeden önce tüm faktörleri dikkate almak gerekir. Örneğin, birinci seçenekte daha az yoğun bir çalışma ortamı bulunabilir, bu da iş-yaşam dengesine daha fazla katkıda bulunabilir. Bu nedenle, her iki seçeneği de detaylıca değerlendirmek ve kendime en uygun olanını seçmek için tüm faktörleri göz önünde bulundurmak isterim."
0
hknty
(19.03.23)
İş yoğun ama bana yoğun olmayacakmış, açıkcası işte hiçbir şey belli olmaz. Bu zamana kadar senin pozisyonun hep rahat bilinir. Ama sen gelirsin bir anda işler yığılır. Bu yüzden bu bilgiyi çok da ciddiye almam.

Remote ve hibrit çalışma modelinde işten işe değişse de hibrit her zaman en iyisidir. Remote çalışan bir çok arkadaşım yöneticiye bağlı olarak farkında olmadan mesai yapmak zorunda kaldığını söylüyorlar. Ama bir başka durum işe başlarken 3-2 hibrit modelin kesinliği konusunda konuşmak gerekir. Hibrit başlayıp sonra iş gereği hep gelmen gerekebilir durumu olmasın.

Bir sonraki rol koltuğu dolu, illa orada yükselmek zorunda değilsin.

Yan hak, yüksek maaş her zaman artıdır.
0
tulumba
(19.03.23)
ilkinin avantajini goremedim. remote olmasi mi? duyumla tercih yapilmaz, yarin bir sey olur biri ayrilir yeni proje gelir o yogunluk degisir.

her turlu ikinci.
0
antikadimag
(19.03.23)
yüzde 50-60 fazla maaş veriyor 2. seçenek. diğer şartlara da baktığımda 2 diyorum
0
paintov
(19.03.23)
"yoğun ama sana yoğun olmayacak" büyük ihtimalle yalandır. Hatta genelde böyle satılan pozisyonlar daha önceki üç çalışanın delirip bunalıp istifa ettiği pozisyonlardır:D
0
anten
(19.03.23)
maaş yüksek
toefl kasarsan ek getiri
hibrit (bence avantaj)

bunların avantajlı olduğu düşünüldüğünde tabi ki 2 oluyor. yoğunluk falan geç onları hikaye. herkes yoğun. kimse seni boş oturtmaz.
0
mr.goodcat
(19.03.23)
maaşı daha yüksek olan. ayrıca hybrid>remote. ikinci seçenek.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(12)

Evlenmeyen erkeklerin büyüyemediği Hk.

karayel
Böyle bir şey var mı? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Böyle bir şey var mı? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
0
karayel
(18.03.23)
İrrelevant. Büyümek daha çok çocukluk hayallerinden vazgeçmekle, kendinle kurduğun masum ve dürüst ilişkiyi kaybetmekle, paranın ve gücün köpeği olmak ile alakalı der kaçarım.
0
baba553
(18.03.23)
bazı ilişkilerde tam tersi, erkek sürekli eşinden yemekti, temizlikti, ütüydü vs. bekledikçe daha çok çocuklaşıyor ve muhtaç hale kendini sokuyor.
0
knight of cydonia
(18.03.23)
Evlenmiş ve büyüyememiş birçok erkek tanıyorum, çocuk gibiler eşleri sanki iki çocuk büyütüyor üzücü.
0
freebird5406_2
(18.03.23)
Evlenenler de büyümüyor ki, bence bu kavramı maskulen feminen erkek diye ayırmak lazım.
0
olaylar olaylar
(18.03.23)
bu ancak şımarık kadınların yorumu olabilir.
0
kondansator
(18.03.23)
büyüyemeyen erkek zaten evlenmesi zor, doğru kişiyi bulması Allah'ın lutfu olur
hadi evlendi büyük ihtimal boşanma ya da mutsuz bir evlilik sürer olgunlaşana kadar
daha sonra kaybettiği saygıyı geri kazanma süreci, eş tarafının geçmişteki hayal kırıklıklarından dolayı öfkesine maruz kalma

erkekler kapatılsın sdfsd
0
bir soru sorcam
(18.03.23)
evlenme değil de sorumluluk almayan, belli bi yaşa geldiği halde aileyle yaşayan, faturalarını ailesi ödeyen vs erkeklerin büyüyememesiyle alakalı bir yorum var, erkek olarak katılıyorum bu yoruma.
0
roket adam
(18.03.23)
büyüyemeyen yani olgunlaşmayan erkek/kadın varsa bunun asıl sebebi kendinde midir yoksa ona sorumlulukları yerine getirme hakkı verilmediğinden mi sorumluluk almaz bunu tartışırım. ataerkil toplumumuzda kız çocuklarına küçük yaşta sorumluluk aşılanırken erkeklerin bi kirli çamaşırını bile temizlemeye yeltenmeyip başkalarından beklemesi yaratılıştan değildir herhalde. aileyle yaşayınca çoğu standart sorumluluklar anne babada oluyor eğer evi geçindiren çocuk değilse. kendi evine çıkmadan direkt evlendiyse fatura ödedi, üç beş sorumluluk fln diye büyüdü imajı çiziliyor. gerçekte büyümese de evlilik müessesi bi yerde statü ve beceri gösteriyor. bu yüzden hemen saygınlık yükleniyor olgunlaşılmış gibi gösterip bekarları eziklemeye çalışıyorlar. fakat gerçek öyle dewğil. kendi temel bireysel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan kimse olgun veya büyümüş değildir. evlilik burda kriter olamıyor. diyelim adam evlendi ama bütün eşyalarını evini cart curtu ailesi karşıladı. ee nasıl büyüyo bu? naptı da büyüdü karısıyla uyuyor diye mi? peh
0
ala09
(18.03.23)
ekstra her tur sorumluluk, daha dogrusu zorluk insani 'buyutur'. sanirim buyumekten kastimiz bu.

mesela burada bi kizla tanistim turk. 30 yasini gecmis ama mental olarak 18 yasindan gun almamis. cunku cok rahat bir hayati olmus. veya turkiye'deyken abd ile is yapan bi eleman tanimistim. 40 yasinin ustunde olmasina ragmen benimle yasit zannetmistim adami ki o donemde 25 yasinda falandim. fiziken genc gostermekten bahsetmiyorum hal ve hareketlerdeki olgunluktan bahsediyorum.

ama kimi insan vardir 15 yasinda 30 yasin olgunluguna ulasir.

bu minvalde evet evlilik biraz daha buyutur ama en cok cocuk buyutur diye dusunuyorum. ama her sey de buna bagli degil. bircok parametre var baska yollardan buyuyebileceginiz.

not: evlenmedim ve cocugum yok.
0
antikadimag
(18.03.23)
Anlamsız bir yorum
Şımarıkça +1
0
basond
(19.03.23)
evlenen erkekler büyüyemez bu mantıkla çünkü eşleri annelerinin görevlerini üstlenmeye devam eder?

bunun evlilikle alakası yok. bazı insanlar kendi başlarının çaresine bakmayı öğrenirler bazıları 55 yaşında olsalar da öğrenemezler, hep başkalarına muhtaç kalmayı tercih ederek yaşarlar.
0
deartheodosia
(19.03.23)
ala09 +

kimse evlenince bir şey başarmış olmuyor. kadınlar için de aynı şekilde, cinsiyet ayırmıyorum. evli bi arkadaşım var (çalışmıyor), hala annesi yardımcısıyla gelip yapıyor çamaşırları, ütüyü, yemek falan (ki bunlar da ne kadar kişinin "büyüdüğünü" gösterir, tartışılır); evlilikle ne değişiyor bilmiyorum.
0
deartheodosia
(19.03.23)
(15)

Okuduğunuz kitapları ne yapıyorsunuz

dissendium
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) so
Merhabalar. Kitap okumayı çok isteyen biriyim. Ama evde kitap olmasını istemediğim için kitap almıyorum resmen. Odamda kitaplık istemiyorum. Toz olunca hiç hoşuma gitmiyor. Minimal yaşamayı seviyorum. Bunun için şunu düşündüm. Kitap alıp daha sonra okumak amacıyla fotoğrafını çekip (her sayfanın) sonra kitabı satsam ya da bağışlasam nasıl olur? E-kitap icat edildi. Onu biliyorum. Ama ben ilk okuyuşumda basılı okuyup sonra kurtulmak istiyorum. Nasıl fikir?
0
dissendium
(15.03.23)
Yani hocam kitabı okuyup sonra her sayafanin fotoğrafini çekmek işkence olmaz mı?
Soruya cevap, okuduğum kitaplari kuram değilse büyük oranda ya satıyorum ya bağışlıyoum ya da hediye ediyorum.
0
Amaranta ursula
(15.03.23)
Bir e kitap okuycu , bir bir tarayıcı ve bir de calibre programı edin.

Taradıklarını bize de yollarsan sevaba girersin.
0
Mirket
(15.03.23)
Okumak amaciyla fotografini cekeceksiniz ama ilk okuyusunuzda basili okumak istiyorsunuz? Bu celiski bir yana, baya sacma ve zaman oldurucu bir fikir.
0
unidentified floating object
(15.03.23)
kitabın tüm sayfalarını çekmektense okuyup bitirip sonra satmak/bağışlamak işlemini neden yapmıyorsunuz? anlamadığım için soruyorum gerçekten. kitap baskısını okumak ama bunu kitap taşımadan yapmak istediğiniz için mi?
0
chanandler bong
(15.03.23)
Abi yanlış anlama ama kitap sayfalarının fotoğrafını çekip saklama fikri bugüne kadar herhangi bir alanda duyduğum en sürdürülemez ve anlamı olmayan çözüm önerisi gibi. Yani sana "kesinlikle böyle bir şey yapma" demem bence bir kere dene ve yapamayacağını deneyimleyerek gör, çünkü sen böyle bir fikir ürettiğine göre demek ki yapılabileceği düşüncesinin tohumları ekilmiş zihnine, o fikrin tohumlarını yok etmek gerekiyor, bunu da ancak deneyerek yapabilirsin. Kolay gelsin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(15.03.23)
Cevaplara çok şaşırdım. Kitabı okuyup birine verdikten sonra tekrar okumak istersem ya da bir şeye bakmam gerekirse diye fotoğrafını çekmek istedim. Benim derdim evde kitap birikmemesi. İlk okuyuşta da rahatça basılı okumak istiyorum. Zaman öldürücü olmasına katılıyorum. Ama telefonla bir fotoğrafta iki sayfa da çıkabilir. Bir saatlik iş bence. Deneyip göreyim madem.
0
🌸dissendium
(15.03.23)
abi kitabı oku sonra kitabın sol tarafında kitabı tutan tutkal var ya onu kırtasiyecilere kestirip kitabı tarattır. taradığın sayfaları bilgisayarda klasörle. bu sayfaları aynı zamanda e-kitapçılara paylaşırsan ocr yapar yayınlarlar. çok hayra geçersin.
0
tabii lan manyak mısın
(15.03.23)
Google bütün kitapları fotoğraflarını çekerek indeksledi. Tarama fotoğraf çekmeye göre uzun sürüyor çünkü.

Bireysel olarak bir kaç kitabı çekmek yapamayacağınız bir şey değil. Çok uzun süren bir aksiyon da değil. Bence gereksiz ama ihtiyaç duyuyorsanız yaparsınız.

Cep telefonunuza uygun bir tripod alın, sabitleyin, ışığı da sabitleyin, sadece sayfaları çevirip çekersiniz. En hızlısı bu.

Roman okumuyorum, genellikle iş kitapları oluyor. Ben okuduğum kitapları arkadaşlarıma veriyorum. Kitaplıkta az sayıda kitap var. Arkadaşlar istediklerini alıyor. Hiç dönüp tekrar bakma ihtiyacı duymadım.

Bir de PDF okuyorum.

Bir üstteki tavsiye de legal değil.
0
wct3 org
(15.03.23)
sahaflara verebilirsin. sözlükte ya da burada duyuru açıp isteyene alıcı ödemeli gönderebilirsin. okullara bağışlayabilirsin.

kitabın fotoğrafını çekmeye, arşivlemeye gerek yok. tekrar okumak istediğinde tekrar satın alırsın. ki böyle bir şey olma ihtimali çok düşük. terabayt terabayt arşivlediğimiz filmleri, cdleri, dvdleri düşün, hangisini tekrar izledik. izlediysek de çok az bir kısmı için bu kadar yüke gerek yoktu. tekrar satın alınabilirdi.
0
gabe h coud
(15.03.23)
kotu bir fikir, 20 sayfa ceksen bu ne diyip birakirsin bence. onun yerine kutuphanelerden odunc almak, e-kitap, ya da alip bagis yapmak sahafa vermek, sahafdan bir kitap alip sonra biraz farkla yenisi almak gibi yollara yonelebilirsiniz.
0
bay b
(15.03.23)
3-5 biriktirip kutuphanelere bagislayabilirsiniz, universite kutuphaneleri hala kullaniliyor.
resim cekmekten ziyade, artik hemen her kitabin pdf'i ya da ekitap hali bulunabiliyor, tavsiyem kindle edinip, sonradan bakmak isteyeceginiz kitaplari oraya yuklemek olacaktir. ayrica kindle da altini cizmek, ve sanirim not almak da mumkun. bu sekilde geri donup bakabilirsiniz. ancak kindle'dan okuma aliskanligi edinmenizi de tavsiye ederim, ben cok soguk bakiyordum bu fikre ama alisinca ozellikle incecik ve hafif bir aletle onlarca kitap tasimak cok hosuma gitmeye basladi, ozellikle uzun seyahatlerde ve ise gidip gelirken buyuk kolaylik.
0
kassiopeia
(15.03.23)
tabletten okuyorum artık. olanı da millete dağıttım. dediğin gibi toz yapıyor, toza tüye de alerjim var.
0
Erestor
(15.03.23)
Kutuphaneye uye olup kitaplari odunc alip okuyup kendi arsivin icin de ebook olarak depolayabilirsin sanki :)
0
e mice
(15.03.23)
saklıyorum ve birikiyor mecburen. keşke kitaplık sistemi olsa türkiye’de. var olan evime çok uzak; 1 saat gidiş 1 saat dönüş, ayrıca çok kalabalık, yeni kitaplar gelmiyor vesaire.
0
deartheodosia
(15.03.23)
Evde kitap tutmamaya bu kadar istekli olsaydım ama illa da baskı kitap okumak isteseydim buna üç şekilde yapardım sanırım

Ya okuduğum kitabı başkasına verip/satıp o noktadan sonra aklımda kalanlarla idare ederdim,

Ya kitabı basılı sipariş verip pdf veya epub halini de internetten bulup indirirdim. Kitabı verince elimde onlar kalmış olurdu.

Ya da en üst noktada hem basılı hem de dijital kitap siparişi verirdim.

Ama hiçbir zaman tek tek fotoğraf çekmeye yelteneceğimi sanmıyorum. Üniversitede kütüphanede yayın fotoğrafları çektiğim zamanları hatırladıkça daral geliyor. Hele bir de dizi dizi fotoğrafı açıp bir şeyler aramak kanser sebebi.
0
akhenaten
(15.03.23)
(5)

Florya sahildeki restorantlardan hangisi fiyat performans olabilir ?

joehigashi
Florya sahilde Uludağ et lokantası, hatay evrensel, şazeli, develi şeklinde giden lokantalar silsilesi var.Bunlardan fiyat performans skalasında en uygunu hangisi olabilir ?
Florya sahilde Uludağ et lokantası, hatay evrensel, şazeli, develi şeklinde giden lokantalar silsilesi var.

Bunlardan fiyat performans skalasında en uygunu hangisi olabilir ?
0
joehigashi
(15.03.23)
İnternette menüleri yok mu? Google Haritalarda bir çok işletme menü koyuyor mesela.
0
John Bloor
(15.03.23)
@john bloor

yok abi fiyatlar yazmıyor. google yorumlarda da fiyatlardan bahsedilmiyor pek.
0
🌸joehigashi
(15.03.23)
Yemeksepeti'nden bakın.
Afiyet olsun.
0
alfired
(15.03.23)
uludağ et lokantası en uygun.
şazeli steakhouse, develi ve hatay evrensel kebapçı.
develi florya tesisleri'nin yanında, koru içerisinde. hatay evrensel aqua florya'nın yanında, deniz manzaralı masaları var.

ben hatay evrensel'i tavsiye ederim. fiyatları develi ile aynı.
0
deartheodosia
(15.03.23)
Hepsine gittim uludağ en iyisidir benim gözümde
0
basond
(15.03.23)
(16)

TOGG alacak olan var mi veya yakininiz vs?

ala09
bize kadar var mi yani hahaha ve de alinir mi dusunceniz neler? cok gereksiz bi "yerli" uretim gibi geldi bana muhtemelen zararina satiyolar. acemi isi gibi
bize kadar var mi yani hahaha ve de alinir mi dusunceniz neler? cok gereksiz bi "yerli" uretim gibi geldi bana muhtemelen zararina satiyolar. acemi isi gibi
0
ala09
(14.03.23)
Çok şükür ailemde ve çevremde olan insanlar nohut tanesinden daha zeki oldukları için böyle şeyleri ciddiye almıyorlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
her şeye gaza gelen insanlar var onlar alacaktır muhtemelen ama direkt akp kadrolarında olduğunu bildiğim bir kaç kafası çalışan kişiyle konuştum. çoğu direkt almaya sıcak bakmıyor, genel kanı bir kaç sene görelim aracı neymiş ne değilmiş bi asfalt yüzü görsün diye bakıyorlar.
0
avatar is back
(14.03.23)
3. dunya ulkesinin insanlarinin elektrikli arabadan once aciktaki totosuna don almasi lazim..

bizim elektrikli araba isi kulaga hos gelsede tam bir:
(bkz: ayranı yok içmeye atla gider sıçmaya )
0
cooperr
(14.03.23)
Param olsa da almazdım ama küçümsemeye gerek yok. Tecrübe böyle kazanılır.
0
dissendium
(14.03.23)
Bu tecrübe kazanmak değil abi ya kusura bakmayın, bu işbilmezlik bence. Devrim arabası yapmak mesela dönemin şartlarına göre bir tecrübe ama TOGG tamamen işbilmezlik.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.03.23)
alacağımı sanmam
0
gadlemler
(14.03.23)
Önsipariş vereceğim eğer alabilirsem. Elektrikli araç sektöründeyim. Yukarıda ekşi ergenus beni nohut kafalı ilan etse ve modlar mesajını silmese de yazayım.
Aracın eksikleri vb olabilir, ihtimal dahilinde.Bankalar da cazip kredi verirse araç için süper olur. Kapadokya çok güzel :)
0
syabk
(14.03.23)
kimse almayacak gibi bi şey yok, hatta liste varmış sanırım (?). çevremde direkt alacak birini tanıyorum, nörolog ve alanında profesör. nohut tanesi gibi zekası yok yani.
0
deartheodosia
(14.03.23)
yaw o degilde, araclarin teknik verilerine baktim, pek parlak degil.
kucuk bataryali olanin menzili 300km, arAC SUV ama 4 ceker opsiyonu yok, vs.

bu is umarim zamaninda gazetelerin verdigi radyolara benzemez.. koskoca birseymis gibi reklamini yaparlardi, sonunda kola kutusu buyuklugunde birsey verirlerdi cakallar.

1 milyon tl'de cok yuksek ihtimalle zararina satis, devlet subvanse edecek gibi.
0
cooperr
(14.03.23)
2022 model clio'mu satıp alabiyorsam alır, dombra eşliğinde eve dönerim xd
0
Erestor
(14.03.23)
fiyatları dizel araçla aynı sayılır
alınırı var
0
bir soru sorcam
(14.03.23)
Kayınpeder alacak bir tane
0
gabe h coud
(14.03.23)
devlete iş yapan, ihale falan kovalayan herkes bir kere mecburen alacak
kadro vs kovalayanlar da mutlaka alacak

ben genel olarak elektrikli otomobil için erken olduğunu düşünüyorum o yüzden 300 km menzilli audi de olsa almam şu anda. 2. araç olmak için ise çok pahalı maalesef.

burada kilit nokta kredibilite, devlet bankaları düşük faizle, uzun vadeli kredi verirse gerçek manada talep görebilir. şu an otomobil sektöründeki en büyük problem kredi.
0
roket adam
(14.03.23)
bizim milletin araba vaadiyle kaçıncı kandırılışı bu yahu.
montajlanmış klipler dışında ciddi çalışan bir üretim bandı göremedik daha.
koca fabrika, willy wonka'nın çikolata fabrikası sanki. bir gizem, bir gizem.
en iyi ihtimalle orada hazır gelen parçaları montaj yapıp boya atıyorlar.
0
vizivozo
(14.03.23)
bizim milletin araba vaadiyle kaçıncı kandırılışı bu yahu.
montajlanmış klipler dışında ciddi çalışan bir üretim bandı göremedik daha.
koca fabrika, willy wonka'nın çikolata fabrikası sanki. bir gizem, bir gizem.
en iyi ihtimalle orada hazır gelen parçaları montaj yapıp boya atıyorlar.
Bir arabanın üretimden önce ve sonra binbir tane testi olur, hani nerde bunlar?
Kaldı ki araba üretimi günümüz teknolojisinde çok zor değil, önemli olan kar ederek satabilmek. Ama bunlarda üretim kültürü ve bilgisi yok.
0
vizivozo
(14.03.23)
Elektrikli araba alacak olsam değerlendirirdim.

Bu vesileyle elektrikli araç şarj imkanlarının genişlemesini beklemek isterim önce.

Dışarıdan gelen parçaları takıp araç boyamak == tüm otomotiv sektörü olduğunu bildiğim için garip karşılamıyorum.

Yerli ve milli iddiasını antipatik buluyorum, çünkü günümüzde otomotiv sektörü böyle işlemiyor. Almanlar bile böyle demiyor, çünkü sektör, parça konusunda global ve böyle olmak zorunda.
Türkiye'de üretilen bir araç olarak görmek lazım.

Siyasi olarak değil teknik olarak nötr yaklaşıyorum. Alman ve Amerikan üretimi arabalarla karşılaştırmak yerine uzak doğu elektrikli arabalarıyla karşılaştırabiliriz.

İlk serilerde mutlaka bir çok sorun olacaktır. Şaşırmamak lazım. Almamak için engel midir bilmiyorum. Yeni markanın da en çok zorlanacağı şey bu ilk reklamasyonları yönetmek olacaktır.
0
burfak
(15.03.23)
(5)

ptt’de kitap kargo indirimi hala var mı?

deartheodosia
bir kitap için kargo ücreti ne kadar oluyor aşağı yukarı, son zamanlarda kitap göndermiş olan var mı? teşekkürler
bir kitap için kargo ücreti ne kadar oluyor aşağı yukarı, son zamanlarda kitap göndermiş olan var mı? teşekkürler
0
deartheodosia
(14.03.23)
www.ptt.gov.tr
"0-1 kg/desi aralığı için %50 genel indirim, 1 kg/desi üzerinde ise %30 oranında genel indirim uygulanmaktadır."
Gönderi ücreti hesaplama sayfasından hesap yapıp kabaca bir fikir edinebilirsiniz.

Edit: 250-300 sayfalık standart boy bir roman en fazla 30 liraya gönderilir sanırım.
0
kobuzchu kiz
(14.03.23)
çok teşekkürler.
0
🌸deartheodosia
(14.03.23)
Birisi yakınlarda çok zam geldi diye şikayet ediyordu.
0
vizivozo
(14.03.23)
5tl den 25tl ye çıkmış dediler geçen kitap gönderim ücreti.
0
sacrilegious
(14.03.23)
evet, ince bi dosya şeklindeki kitap kargosu 20.75'ti. ocak 23'te zam gelmiş.
0
🌸deartheodosia
(15.03.23)
(4)

elimde iki seçenek var, hangisi? (eve çıkmak vs. araba almak)

asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
selamlar.evim işe acayip uzak olduğu (42km) ve ben de işten acayip geç çıktığım için (toplu taşıma bitiyor) böyle bir ikileme düştüm.ofis levent'te. dolayısıyla ev de bu çevrede olmak zorunda ki bir mantığı olsun eve çıkmamın. bir kişinin yanına çıkacağım, masrafları buna göre düşünebiliriz. net mas
selamlar.

evim işe acayip uzak olduğu (42km) ve ben de işten acayip geç çıktığım için (toplu taşıma bitiyor) böyle bir ikileme düştüm.

ofis levent'te. dolayısıyla ev de bu çevrede olmak zorunda ki bir mantığı olsun eve çıkmamın. bir kişinin yanına çıkacağım, masrafları buna göre düşünebiliriz. net masraflar kaç olur hiçbir fikrim yok. buraların yabancısıyım.

ikinci seçenek arabayla gitmek. sabah gitmek sorun olabilir (zaten toplu taşıma ile 1s 45dk sürüyor gitmem, daha ne kadar koyabilir?) ama gece yarım saatte dönebiliyorum. burada da az yakan seçeneklere yönelmek durumundayım.

sizce hangisi daha mantığa oturuyor? birikimim 100bin tl. kredi vs. bir şeyler çekilecek, veya aileden borç alınacak tabi ki ikinci opsiyonda.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(13.03.23)
Ben motosiklet aldım. Bu kadar mı fark eder, gençleştim resmen.

Tavsiyem araba almaktan yana olur. Köprüde kasap çok. Kira sürdürülebilir değil. Ancak 42 km vs kira karşılaştırırdım. Muhtemelen 10 ay da eriyip gidecek birikim vs 10 ay sonra bir kısmı geri alınabilir araç olacak elinizde. Yakıtı düşük bir araç sorunun çözümü gibi geldi bana.
0
baldan kaymak
(13.03.23)
1 hafta araba kiralayıp gidip gelmeyi denemek bir seçenek. Aşırı mı yoruyor, müthiş bi konfor mu yaratıyor sizin için.. Sonuçta araç iş dışında da işe yarayan bir şey.

- Şu anki kira VS yeni ev kirası karşılaştırıldığında hangisi yüksek?
- Mevcut oturduğunuz evde tekseniz, biriyle yaşama geçmek başka bir deneyim.
- Mevcut oturduğunuz düzeniniz, taşınma hengamesi vs beni yordu düşünce olarak ama sizin karakteriniz başka olabilir.

iş için taşınmak mantığa çok oturmuyor. iş değişiyor, ofis bile taşınıyor, hibrit oluyor, evden çalışılıyor, belki 3 ay sonra başka işte çalışacaksınız vs. bunun için ev düzenini değiştirmektense araba edinmek mantıklı geliyor bana.

öte yandan 10 yılda 7 kere falan taşındım, hep aynı işteydim, hep işe yakın yerleri tercih ettim çünkü yolda vakit geçirmek çok eziyetti. aynı civarda taşındım durdum, benim taşınma travmam olabilir :)
0
wct3 org
(13.03.23)
iş değiştirmek ev değiştirmekten daha kolay ve mantıklı bana kalırsa. çalıştığınız iş hayatınızın fırsatı değilse başka iş bakın bence. 42 km çok ciddi bir mesafe. tuzla'dan falan mı gidiyorsunuz levent'e her sabah?
0
dr doofenshmirtz
(14.03.23)
başka birisiyle yaşamak işkenceye dönüşebilir. ben oy hakkımı arabadan yana kullanıyorum. ayrıca normalden 1 saat erken çıkıp trafiksiz bir yolda gitmek ve iş öncesi değerlendirmek de mümkün.
0
deartheodosia
(14.03.23)
(6)

Çilli insan kalmadı mı?

brkylmz
Ben de küçükken çilliydim. yıllar oldu çilli insan görmüyorum. bitti mi?
Ben de küçükken çilliydim. yıllar oldu çilli insan görmüyorum. bitti mi?
0
brkylmz
(13.03.23)
ben varım. çil, güneş lekesi ne ararsan var.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Var var ben değilim ama bi çalışma arkadaşım öyle
0
baldan kaymak
(13.03.23)
batı ülkelerinde bile pek yokken türkiyede görülmemesi normal değil mi? bir de olsa da göğüste ve sırtta oluyor genelde.
0
candide
(13.03.23)
bb krem çıktı mertlik bozuldu. bir de insanlar güneşe maruz kalmak konusunda bilinçlendiler sanırım.
0
dr doofenshmirtz
(14.03.23)
burnumda var. ne azalıyor ne çoğalıyor.
0
anna sun
(14.03.23)
@dr doofenshmirtz'in yazdigi gibi bir gelisme mi oldu acaba diye dusunuyordum ben de.

Olsun az da olsa yine de etrafta olduklarini bilmek guzel :))
0
🌸brkylmz
(14.03.23)
(15)

Hiç iyi değilim

maryjane
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahats
Ülkede yaşanan her şeyden (deprem, sel, yangın, ekonomi, siyaset) dolayı ben artık toparlanamıyorum. Özellikle bu depremden sonra iyice çöktüm bakın gerçekten pandemide vs asla böyle olmadım. Her gün mutsuz uyanıyor, mutsuz işe gidip geliyor, evde de mutsuzluk saçıyorum. Çevremdeki herkesi de rahatsız etmeye başladım bunun da farkındayım ama düzelemiyorum arkadaşlar. Evlilil arifesindeyim bi yatak olmuş 7-8 bin lira, insanlar yurtdışında bu fiyata 2.el araba alıyor biz burada ne yaşıyoruz ya, gerçekten mutsuzluk ve umutsuzluktan ölmek üzereyim.

Sevdiceğime dedim ki gel gidelim buralardan, araştırdık ettik, kanada, amerika vs neresi varsa. Tabii ki para ve zaman gerektiren şeyler bunlar ama bu süreçte ben nasıl ayakta kalacağım, nasıl iyileşeceğim, nasıl mutlu olup etrafımı eşimi dostumu da rahatsız etmeyeceğim? Gerçekten kendimi toparlamak istiyorum ama olmuyor. Mutsuzum işte. Tavsiyesi olan?
0
maryjane
(13.03.23)
ülkede yaşanan ve somut olarak sana dokunmayan her şeyden bu kadar etkilenen biriysen bence psikolojik destek almanda ve kendini psikolojik olarak güçlendirmende fayda var. tv izlemeyerek, sosyal medyayı azaltarak, kendine ve ailene vakit ayırarak, farklı aktiviteler yaparak yani gerçek bir hayat sahibi olmaya ve kendi hayatını yönetmeye çalışarak başlaman lazım. yoksa sosyal medya ve tv'lerdeki felaket senaryolarını, olumsuz haberleri, gece gündüz yapılan anlamsız propagandayı sürekli takip edersen insanın psikolojisini bozmaması mümkün değil.

böyle hassas bir bünye kanada, abd gibi ülkelerde yaşanan olaylara da göçmenliğin verdiği zorluk da eklenirse daha da çok tepki verecektir.
0
roket adam
(13.03.23)
spor yap. ciddi bir cevap. aynı şekilde depremden sonra artık insanlıktan çıkmak üzereydim. her konuda çok empati yapan biriyim, iş olsun aile, aşk vs olsun beni çok etkiliyor. iş stresim zaten uyutmuyordu bir de depremde sabahlara kadar ayaktaydım. kardeşim deprem bölgesindeydi. haftalarca zombie gibi gezdim. çok ağır spor yaparak çözüm bulduğumu düşünüyorum. hem spor hem de recovery sırasında vücut resetliyor kendini.

kimyasallar iyi bir çözüm değil. terapi ve duyguları yazmak, üzerine ağır spor. aileyle, sevgi dolu insanlarla vakit geçirmek vs.
0
gabe h coud
(13.03.23)
Kanada'ya Amerika'ya gidince orada da mutlu olmayacaksın ki orada da farklı bir nedenle bu psikolojiyi yaşayacaksın, ya yanlış anlaşılmak istemem ama benim çevremde bi şekilde Kanada'ya giden çok kişi oldu mutlu olan bir kişi olmadı çoğu geri döndü, ABD zaten daha bok gidebiliyorsan bi Avrupa ülkesine falan gitmeye çalış en azından.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.03.23)
ingiltere'de yaşıyorum geçen bi kafede 3-4 arkadaş oturduk saadet binası önünde yapılan cb adaylık açıklamasını izledik. fiziksel olarak uzaklaşmakla olmaz, olmuyor. ekonomik olarak sıkışıp kaldık zaten hepimiz. geçen sene 14k£ civarına mercedes e aldım hep hayalimdi. yarın tr'ye dönmek istesem napacam bilmiyorum. satsam gelsem tr'de 300'e verdikleri araçlara bakıyorum, değil almak binmek, kapımın önünde komşumun park etmesini istemeyeceğim araçlar. neyse konumuz bu değil. eğer geleceksen özellikle avrupa'da refah var ama burda bir süre çalışayım döneyim tr'de yaşam standardımı yükseltmiş olarak devam edeyim diyemezsin.

ben avrupadan memnunum sakin güzel ama abd'de çevrem ve güvendiğim kişiler olmasını ve oraya gitmeyi çok isterdim, öyle bir keşkem var. lisansta bölümümdeki bir kız öyle gitti, 3*4 akrabası da vardı çok samimi olduğu arkadaşları da, hepsi elinden tuttu yol yordam gösterdi şimdi çok güzel paralar kazanıyor. avrupa'da esnaflık - ticaret harici bu çok zor, onu yapabilmek için de çok ciddi tecrübe açısından birikiminin olması gerekiyor.

"yav dayı ne uzattın, ne diyorsun özet geç, ne yapalım dersen?" eğer; şu an kk'yı başkan yapıp onun ve 6'lı masanın çok iyi bir kadro ve hükümet kurmasını ummaktan başka yapacak bişey yok. tr potansiyeli olan ama asırlardır bunu kullanmaya beceremeyen bir ülke
0
avatar is back
(13.03.23)
Bu ortamda evlenmek çok yanlış.
Evlenmeyi düşünen birinin yurtdışı hedeflemesi ayrı bir yanlış.

yanlış*yanlış = yanlış^2
0
scholar
(13.03.23)
Spor yap gece uykusunu kaliteli ve yeterli uyu güneşe maruz kal ve magnezyumunu ve d vitaminini takviye et. Yetmezse antidepresan gerekebilir.
0
muhayyer divan
(13.03.23)
Meditasyon deneyimi varsa yas çemberleri çok iyileştirici oluyor.

yasveolumbilgeligi.org

Bir kez katılmıştım. Yas çemberi yaptıran burcu ertunç çok iyiydi açıkçası.
0
hasmetizm 2046
(13.03.23)
spor yapacak iradeniz varsa kişisel deneyimime dayanarak antidepresan kadar etkili olduğunu söyleyebilirim. yoksa psikolojik destek alın. gerçekten karmaşık canlılarız, şimdi sizi alıp da bütün bu sıkıntıların olmadığı bi türkiyeye koyma imkanımız yok ama, belki başka sebepleri de vardır. o yüzden bi oturup düşünmek ve yazmak da lazım.

bi de çok sevdiğim bi söz var "if you're going through hell, keep going." (cehennemden geçiyorsan, geçmeye devam et.) bi şeyleri bastırmadan yaşayıp tüketmeye çalışıyorum artık ben her şeyi.
0
curious mind
(13.03.23)
Ben de aynı durumdayım. Paralize olmuş gibi hissettiğim için psikiyatriste gittim. Antidepresan verdi, kullanmaya başladım. Daha iyiyim sanki:/
0
boyalı kuş
(13.03.23)
koca ülkenin ve dünyanın derdini sırtınıza yüklüyorsunuz. modern insanın en büyük problemi bu bence - her şeye erişim fazlasıyla rahat olduğu için kırılgan beynimizin kaldırabileceğinden çok daha fazlasına maruz kalıyoruz. klasik tavsiye olacak ama lütfen sosyal medyayı azaltmaya çalışın. haberler için işe yaramaz sansasyonları değil de daha bilgilendirici ve bilimsel/politik yönü olan, rapor/röportaj tarzı işleri okumaya çalışın illaki geride kalmamak niyetindeyseniz.

yaşanan acı şüphesiz çok büyük, üstüne üstlük ülkenin gidişatı da ortada ama her şeyi bilmek insanın üstünde inanılmaz yük oluşturuyor. don külot hayvan peşinde koşalım, ağaçlardan sallanalım demiyorum ama bence insanlık olarak biraz fren yapmamız lazım. "mutlu" dediğimiz kitleler kendi dünyalarında yaşayan insanlar hep. cahillik mutluluktur demiyorum. öğrenmek, bilmek bence her zaman iyi ama bu kadar derine dalmak iyi değil çünkü bireysel olarak hiçbirine müdahale edecek kapasitemiz yok.

kulağa tırt gelecek ama mutluluk gerçekten akşam eve gelip bulgur pilavı yedikten sonra diriliş ertuğrul filan izlemekle oluyor sıradan insan için. onu yapmaz kitap okursun, eylem değişir ama kilit nokta DÜNYANIN/ÜLKENİN SORUMLULUĞUNU YÜKLENMEMEK. karşılaştırmalardan uzak durmaya çalışmak.

yalan değil bugün ben de avrupa'da yaşayanlara bakınca motivasyonumu kaybediyorum, "bizim yaşadığımız hayat mı?" diyorum ama 18. yüzyılda rus toprak işçisi/kölesi de olabilirdim. o adam muhtemelen bizden mutlu yaşadı çünkü kendisinden daha iyi yaşayanları görmüyordu bile.

eyyorlamam bu şekilde. hayat anlamlı veya kompleks bir şey olmak zorunda değil. hepimiz ölüp gidiyoruz, 10 sene sonra yüzümüzü bile hatırlamıyorlar. kendiniz için uğraşın elbette ama mükemmeli, kusursuzu, şahaneyi arayarak canınızı sıkmayın. sırf keder. hiçbir karşılığı, getirisi yok.
0
mark greg sputnik
(13.03.23)
hocam mesele ülke mi yoksa ekonomik durumun mu? gördüğüme göre ekonomik. asıl nokta ihtiyaçlarınızı karşılamanız. değilse abd'de de yaşasınız isviçre ya da norveş'teki insanın refahı size dokunur. ekonomi karşılaştırmasında sınır yok o yüzden siz kendi ihiyaçlarınıza bakın kıyasa girmeyin.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(13.03.23)
ülkemizdeki enflasyon artışı özellikle ücretli çalışanlarımızın alım gücünü ciddi oranda düşürdü ve birçok kişinin umutsuzluğa kapılmasına sebep oldu bu bir gerçek ama insanlar arasındaki umutsuzluk muhabbetleriyle, herkesin birbirine avrupa, abd övmesiyle ekonomik anlamda 1 birim kötüye gittiysek psikolojiye etkisi 10 oldu maalesef bu psikolojiden çıkmak gerekiyor önce. mesela bir yemeğe atıyorum 200 lira veriyoruz masada biri diyor ki almanya'da buna 20 birim veriyorlar. e tamam da almanya'daki mühendisin, yazılımcının maaşı 3bin, 4bin birim onu söyleyen yok. burada 20bin birimler normal maaş oldu artık bu pozisyonlar için. yanlış anlaşılmasın tabi ki onların alım gücü bizden yüksek ve özellikle araba konusunda çok halk düşmanı bir piyasamız var ama geliri hesaba katmadan gider üstünden konuşunca 15 kat kötüyüz gibi etkisi oluyor psikolojiye. dolayısıyla insanlar avrupa'ya gidince tüm dertlerimden arınıcam gibi hissedip orayı idealleştirirken burayı cehennemleştirip iyice kötü hissetmeye başladı. öyle bir şey yok tabi ki. hem fiziksel olarak buradan çıkmayla burayı önemsemeyeceksin diye bir şey yok illaki sevdiklerin, değer verdiklerin olacak burada ve türkiye'deki kötü şeyler gene seni üzmeye devam edecek. bence önce bu ruh halinden çıkmak gerek. avrupa ülkelerinin yeryüzündeki cennet olmadığını her yerde insanların sıkıntı çektiğini kabul etmek gerek. tabii ki türkiye'nin fakiri avrupa'nın fakirinden daha fakir ama polyannacılık yaparsak türkiye'de zengin olmak da avrupa'da zengin olmaktan daha kolay çünkü bizdeki gelir eşitsizliği çok daha fazla. içinde bulunduğumuz ekonomik umutsuzluğa depremde yaşadıklarımız eklenince bazı kişilerde sizdeki gibi bunaltmalar normal ama burada benim dediklerim ve diğer arkadaşların dedikleri biraz sizin bakış açınızı değiştirmiyorsa gerekiyorsa kredi falan çekip bir psikoloğa gidin. çünkü tek başına bir yurtdışı çalışma izni çözüm olmayacak böyle bir bunalmaya.
0
semaforo de medianoche
(13.03.23)
hayatta sorunlar bitmeyecek. gelen dalgaları atlatmaya bak işte, hepimiz öyle yaşıyoruz. muhteşem bi mutluluk yok, hiçbir şey de bunu garanti etmiyor.
0
deartheodosia
(13.03.23)
Almanya'dan sevgiler, tavsiyem evlenmeyi erteleyip harcamalarınızı dil kursuna yapmanız olur gerçekten gitmek istiyorsanız. Bir de spor yap düz koşu 1 saat. Biraz iraden kuvvetlenir, kafan dağılır.
0
abi bi dizi buldum on numara
(14.03.23)
kanada'nin kotu psikolojisi olani daha da kotulestirdigine defalarca sahit oldum, gocmeden once cok iyi dusunun derim.

7-8bin liraya araba alma isi de yalan, o araba ilk 3 ayda patlar paraniz da cope gider.
bunlar hep bizim dustugumuz kuyular :)
0
cooperr
(14.03.23)
(8)

Birine yürüdükten sonra zorluk çıkarttığında yapılacak şey nedir?

sassot
zorluktan kastım seninle konuşmak istemiyorum tarzında değil de soğuk davranmak diyebiliriz.gerçi ben bugüne kadar hiçbir kızın ilk seferde olumlu davrandığını görmedim. bu durumda ne yapılmalıdır yapacağımız şey ne olmalı, uzak mı durmalı yoksa rahatsız etmeden devam mı etmeliyiz ?
zorluktan kastım seninle konuşmak istemiyorum tarzında değil de soğuk davranmak diyebiliriz.

gerçi ben bugüne kadar hiçbir kızın ilk seferde olumlu davrandığını görmedim.

bu durumda ne yapılmalıdır yapacağımız şey ne olmalı, uzak mı durmalı yoksa rahatsız etmeden devam mı etmeliyiz ?
0
sassot
(12.03.23)
Ben böyle şeylere düz bakıyorum. İlginizden hoşlanıyor olsa soğuk davranmak yerine istekli ve özenli davranır. Sizi geçiştiriyor, geç dönüyor, iletişimi devam ettirmek için çaba sarf etmiyorsa uzak durun zorlamanın bir anlamı yok.
0
juliette
(12.03.23)
uğraşma hocam. kafada kurmaya plan yapmaya değmiyor.
0
ohmho
(12.03.23)
Bende eskiden ilk başta kadınlar soğuk davranıyor diyordum ama öyle olduğuna pek inanmıyorum artık.
İlk dakikada bile konuşmak isteyen belli ediyor kendini.
Rahatsız etmemeyi tercih ediyorum ben, eğer o adım atarsa yine devam ederim tabi.
0
kararsızataletfilozofu
(13.03.23)
benim 30 yasina kadar 72 milletten kadin iliskilerinden anladigim konusacak kadin konusuyor, bahanesini bulur konusur. sen basvurunu yaparsin, ki buna flort deniyor. sonra fazla zorlamazsin. o isterse gelir seni bulur. bordo bereli hikayesi gibi.

surekli sen yaziyorsan falan zorlamaya gerek yok. baktin bir iki denedin mulakata bile cagrilmiyorsun hemen baska sirketlere basvuru yapmaya devam. bir de surekli zorlayinca bu sefer iyice soguyorlar.
0
antikadimag
(13.03.23)
Simdi cevaplardan anladigim kadari ile yukaridakiler erkek.
Bir kadin olarak yaziyorum. Eger gercekten ilgi duyuyor ve bir seyler yasamak istiyorsaniz yoklayin onu, burada püf nokta duzenli yapilmasi. Gunaydin mesaji mesela, gun icinde hal hatir sorma ya da. Uygun bir zamanda da davet edin, cay kahve vs icin. Eger gercekten ilgisi yoksa nötr kalir, varsa anlarsiniz zaten.
0
balpolen
(13.03.23)
biraz ozsaygin varsa konusmayi ugrasmayi birakirsin.
0
baldur2
(13.03.23)
iki uzun ilişkimde de kadınlar yazdı. Biri Beyoğlu' nda takılalım mı diye, diğeri de kahvaltı edelim mi diye. İlkiyle 2,5 yıl 2. siyle 11 yıl sürdü. Uğraşa uğraşa hatunu ikna ettiğim ilişki ise 1,5 ay sürdü onda da eski sevgilisinin attığı kazıkları dinledim. Ben de üç aşağı beş yukarı seninle aynı durumda olduğum birisi var, hatta 2 duyuru açtım kendisiyle alakalı 3 kişi cevapladı ama olacak gibi değil keşke olsa. Artık ufak dokunuşlar yapıp zamana bırakıyorum olursa olur olmazsa çay içeriz işte.
0
guitarissimo
(14.03.23)
baldur2 +

balpolen'in yazdığına asla katılmıyorum, kadınım. böyle yapan biri direkt "rahatsız eden kişi" konumuna yükselir ve engellerim.
0
deartheodosia
(15.03.23)
(9)

Ruh eşi var mı ? Eşiniz, sevgiliniz ruh eşiniz mi?

sassot
Ruh eşi diye bir şey var mı sizce eğer varsa denk geldiniz mi ?
Ruh eşi diye bir şey var mı sizce eğer varsa denk geldiniz mi ?
0
sassot
(12.03.23)
Yok öyle bir şey. Sadece belli bir zamanda belirli bir kişi ile o zamandaki sen olarak daha iyi anlasiyorsun. Zamanla geçiyor, devam ettiren alışkanlıktan ediyor.
0
Amaranta ursula
(12.03.23)
ruh eşi olayına inanmıyorum, çevremizde uyumlu olduğumuz ve daha da uyumlu olduğumuz insanlar var
0
freebird5406_2
(12.03.23)
ben eski iki sevgilime karsi da boyle hissettigim olmustu ikisi de benzer karsiliklar vermisti. sonra zamanla degisebiliyo o ask gibi bir sey bence. bir de cok uyumlu hissedince oluyo ama insanlar degisiyo uyum bozulabiliyor
0
ala09
(12.03.23)
Bence böyle bir şey var ama denk gelebilme ihtimali çok düşük.
0
mutekebbir
(12.03.23)
Yok öyle bir şey
0
gabe h coud
(12.03.23)
Bence var eski sevgilimle çok uyumluyduk her konuda neredeyse anlaşabiliyor ve konuşuyorduk.
Yani bundan sonra artık öyle samimiyeti almakta vermekte zor.
Çünkü belirli yaşlarda belirli zamanlarda yakalayabiliyor insan bence ruh eşi durumunu.
0
kararsızataletfilozofu
(13.03.23)
ruh eşine inanmıyorum. hayatımdaki kişi ruh eşim değil. ama ben bu yapboz parçaları olayına inanıyorum bir elmanın iki yarısıyız birbirimizi tamamlıyoruz. ikimiz aynı olsak hayat çekilmezdi sorunları çözemezdik bence
0
Hallegadola
(13.03.23)
Ruh eşi var mı ? Hanım ruh eşim mi bilemem , artık neredeyse telepati yoluyla anlaştığım kadınla evliyim yıllardır :)
0
synax
(14.03.23)
ruh eşi doğulmaz, olunur.

ayrıca geçmiş bir dönemde çok iyi anlaştığınız kişi ile bugün hiç anlaşamayabilirsiniz de, insanlar değişiyor ve değişimleri paralel ilerlemeyebilir (daha olası olan bu).

inanmıyorum.
0
deartheodosia
(15.03.23)
(2)

Uyku İlacı

afordismansalihinis
Selamlar,4’ten 5’den önce yatamıyorum. Kaçta yatarsam yatayım dönüp duruyorum.Uyku ilacına ihtiyacım var. Reçetesiz olanı var mı?
Selamlar,

4’ten 5’den önce yatamıyorum. Kaçta yatarsam yatayım dönüp duruyorum.

Uyku ilacına ihtiyacım var. Reçetesiz olanı var mı?
0
afordismansalihinis
(12.03.23)
Meditasyonlar var yutubta telefona indirip deneyebilirsin.
0
sanemz
(13.03.23)
(bkz: cedrina)
0
deartheodosia
(15.03.23)
(6)

"Peşinden koşturmak"

Avoiding The Puddle
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
Artık bu tabir tarihe mi karıştı nedir ? Erkekler eskiden; "bu kızın peşinden az koşmadım" derlerdi. Keza kadınlar da; "bu çocuğu peşimden az koşturmadım" filan şeklinde.

N'oldu şimdi artık herkes 30dk'da birbirini kabul eder veya reddeder mi oldu da bu tarz bir ifadeyi duyamaz oldum ?
0
Avoiding The Puddle
(10.03.23)
because of seçenek bolluğu...
0
candide
(10.03.23)
İnsanlar medenileştiği için böyle oluyor. Ne o öyle birinin "peşinden koşmak"...

Bir kadın beni peşinden koşturuyorsa, bana yukarıdan bakıyor demektir. Ben bir süre uğraştıktan sonra beni kabul etmeyi planlıyorsa da "lütfetmiş" olacaktır... Bu kafadaki bir kadın için uğraşmaya devam edip kendimi küçültecek değilim elbette. Romantik ilişkiler denklik ilkesiyle çok daha düzgün oluyor.
0
long live rock n roll
(10.03.23)
Modasi gecti
0
ala09
(10.03.23)
eskiden kara sevdaya da tutulurmuş insanlar, o ne demekse artık.
0
deartheodosia
(10.03.23)
Hala var, sadece öyle denmiyor. Hiçbir şey denmiyor aslında. Burada duyuruda da hemen hergün birinin peşinde koşan insanların dertlerini görebilirsiniz.

30dk'da peşinden koşulup koşulmayacağı netleşiyor. Ondan sonra koşu başlıyor. Ön onaylı koşu.
0
akhenaten
(10.03.23)
yoo hala var. koşan erkeklerdi, yine onlar. seçenek bolluğu kadın için var (ki onların da hepsi için yok).

sadece günümüzde insanlar kendilerine daha fazla değer veriyor, o yüzden "peşinden koşturma" veya "naz yapma" gibi kekolukları daha az insan yapıyor. ben birini seviyorsam onunla mutlu olmak isterim. beni koşturacaksa, üzecekse, iletişim kurup sorunları çözmek yerine "burnu sürtsün" deyip aptal gibi davranacaksa o kişiyle olmanın bir manası yok.

birliktelik sevgi, saygı, hayatı paylaşma, bir arada mutlu olup huzur bulabilme işi. peşinden koşacaksam, kıskandırılacaksam filan bunun ne manası var ben rastgele birine tutulup onun için de üzerim kendimi? veya kendi perspektifimden bakayım olaya, ben sevdiğim insanı niye koşturmak ya da onu üzmek isteyeyim?

bunlar salak salak şeyler. eğitimsiz, cahil, kendini tanımayan insan tırtlığı.
0
mark greg sputnik
(10.03.23)
(6)

Kendi doğum günümde eşime çiçek göndermek

kondansator
Doğum günlerimde çiçek çikolata vb hediye gelmesini pek sevmem. Eşim de her defasında gönderir ya da engel olabilirsem engellerim. Bu doğum günümde ben ona çiçek göndermeyi düşündüm, doğum günüm bana geldiğin gündür diyerek :) bir yerde duymuştum değişik geldi, çok mu abuk olur sizce
Doğum günlerimde çiçek çikolata vb hediye gelmesini pek sevmem. Eşim de her defasında gönderir ya da engel olabilirsem engellerim. Bu doğum günümde ben ona çiçek göndermeyi düşündüm, doğum günüm bana geldiğin gündür diyerek :) bir yerde duymuştum değişik geldi, çok mu abuk olur sizce
0
kondansator
(10.03.23)
Aşko kuşko gibi bi şey olur.
0
sanemz
(10.03.23)
Bence güzel olur yav. İnsan sevdiğine karşı tam olarak böyle olmalı bence çiçekten zarar gelmez şımartılmak çok güzel şey :d
0
ruhen hastayim ben
(10.03.23)
Eşinize çiçek göndermek için bir bahaneye ihtiyaç yok aslında, ama sizin doğum gününüzde göndermenizin biraz handikapları var.

Mesela bu sene unutmuş olabilir eşiniz, size bir hediye çiçek vs almamış olabilir. Siz de bunun üstüne böyle bir şey yapınca acaip kötü hisseder kendini.

Yanılıyor muyum?
0
John Bloor
(10.03.23)
bana gelse saçma olduğunu düşünürüm ama bu sizin eşinizle iletişiminize bağlı. Ben alakasız bi günde durduk yerde gelen çiçekleri daha güzel buluyorum
0
alaimisema
(10.03.23)
nasil sevilmek istiyorsak genellikle karsi tarafi oyle severiz.
esinizin 'sevgi dili'ni size yaptiklarindan anlayabilirsiniz. buradan yola cikarak esiniz kendisine cicek vs. gelmesini seviyor demek ki, bence arada bir gonderirseniz epey mutlu olur gibi geldi.
0
kassiopeia
(10.03.23)
birbirine çiçek gönderen eşler… ne güzel. içinizden geldiyse gönderin, düşünmeyin.
0
deartheodosia
(10.03.23)
(15)

Aşk ilişkileri hakkındaki düşüncem yanlış mı dürüst olun lütfen?

darth plix
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela am
Yaş 24, flört ettiğim çok kız oldu ama doğru düzgün sevgilim hiç olmadı. istesem olurdu tip boy olarak fena değilim yürüyen çok oldu ama ben best one diyebileceğim birini arıyorum.

birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum. arkadaşlarım skor peşinde mesela ama ben sevebileceğim, beni sevecek ciddi ilişki yaşayacağım birini istiyorum. sahtelikten samimiyetsizlikten nefret ederim mesela, samimi ve dürüst olan birini arıyorum. etrafıma bakıyorum neredeyse bütün kızlar gösteriş peşinde, bad boy peşinde, ya da 2 bira nasıl fazla içerim onun peşinde.

muhafazakar değilim karakterli biri olsun yeter, yani önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri olmasın yeter benim için.

bu düşünce yanlış mı, objektif ve dürüst olun lütfen.
0
darth plix
(09.03.23)
Yanlış değil, niye olsun? Bu sensin, ne mutlu..
0
gadlemler
(09.03.23)
kimse the one değil. ve bütün sermayeni tek bi kişiye yatırman, o kişiyi idealize etmen seni çok dibe çekiyor. tıpkı senin gibiydim ve şu an çok pişmanım :) tecrübe iyi bi şey. bu demek değil ki önüne gelenle ilişki yaşa; o çok daha kötü bir seçenek. ama bu kadar anlam da yükleme kimseye bence.
0
deartheodosia
(09.03.23)
yanlis bu. the one diye paket gelmiyor bunu bir kez bile olsa deneyimle daha iyi anliyosun. kimse tam olarak sana gore yaratilmamistir ama sen oyle gorursun, asik olursun evet bu iliski yasamaya deger. ama bakis acin buyuk hayal kirikligi yasatir. bu zorla sevgili yap demek degil ama yatkinligin ve potansiyelleri degerlendirme ihtimalini dusuruyor sendeki dusunce
0
ala09
(09.03.23)
@deartheodosia
@ala09

hocam best one yazdım ama her şeyiyle 4x4 lük biri olsun ya da aynı benim kafada biri olsun düşüncem yok. tabikide kavgalar tartışmalar fikir ayrılıkları olur, olmazsa sıkıntı vardır zaten. best one'dan kastım şu ;

ben birine vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim demiyim. Görüyorum şimdi millet çorap değiştirir gibi sevgili değiştiriyor. onun için şunu yaptım bunu yaptım diyor.
0
🌸darth plix
(09.03.23)
yeterince tecrüben yoksa o tek kişi geldiğinde seni tecrübesizliğinle sevecek biri olması lazım. şans meselesi bu tabii ama bence hazır olmak deneye deneye yanılmak daha iyi. her denemede ne istediğini ve ne istemediğini daha iyi anlıyorsun her anlamda. o yüzsen yanlış ya da doğru diyemem ama tavsiye de etmem.
0
roket adam
(09.03.23)
böyle adamlar kalmadı. helal olsun :)
0
candide
(09.03.23)
Bence yanlış çünkü 24 yaşındaki siz ile 30 yaşındaki siz aynı değil. Zamanla değişecek.

Bu mantıkla 30 yaşlarına kadar yalnız olmanız olası.
0
logisticsmanager
(09.03.23)
Bu kafada olan biriydim aynı yaşlarda. İstediğim gibi birini buldum. Güzel seneler geçirdim ve ayrıldım. Best one sanıyordum bende. Sonra çok farklı noktalara doğru değişip ayrılmak zorunda kaldık.Bu düşünce yanlış ya da doğru değil. İnsanın içinden gelen bir şey. Nasıl yapmak istediğini en iyi sen bilirsin.
0
Depik
(09.03.23)
@logisticsmanager

ne tavsiye edersiniz peki hocam ?
0
🌸darth plix
(09.03.23)
Bir iliskiye başlayıp beraber büyümenizi, buna göre de devam edip etmemeyi.
Kendimden örnek verirsem "çok iyiyiz ya çok seviyorum" dediğim, hani devam etse belki evlenirim dediğim 2 tane falan ilişkim oldu eşimden once. Iyi ki de olmuş çünkü ne istemedigimi anladım. Kacarak uzaklastim belli karakter özelliklerinden.

Sizin riskiniz zamanla değişeceginiz için bugün begendiginizi yarin begenmeme. Yani 24 yaşımdaki halim ile bugünkü halim ciddi farkli.

Buna ek olarak insan genelde iliskiler ile ne istediğini anlıyor. Çok seyrek yani "aha buldum onu". Ha ayrı konu böyle diyorum ama benim hanım beni arkadan görmüş, vurulmuş. Ilk sevgilisiyim. Oluyor yani de çevremde onun gibi ilk tanıştığı kişi ile evlenen kaç tanıdığım var desem çok sınırlı, şans işi biraz ama ben kendisinden önce başka iliskiler yasamaktan mutluyum çünkü daha olgun bir haldeydim.
0
logisticsmanager
(10.03.23)
Doğru yanlış demek bana düşmez ama şöyle bir şey var benim gördüğüm.

Uzun bir süre doğru insanı bekleyen insanların bir yerden sonra ilişki algıları gerçeklikten kopup kutsal bir hale geliyor. Ama insanlar kutsal varlıklar değil, sorunlu ve mükemmel olmayan kişiler. Geçen yıllar kafanızdaki ilişkiyi kutsallaştırdıkça bu bir noktadan sonra hiçbir insanın kaldıramayacağı büyük bir olay haline geliyor.

Bir de ilişki yaşamak öğrenilen bir şey. Kimse sizinle kusursuz bir uyumla başlayamaz. İlişki süresince yıllar geçtikçe ortaklaşırsınız. Ya da bu olmaz ve ayrılırsınız. Bazı şeyler ergenlikte öğrenilmeli bence. 25-30 yaşında ilişkiler hakkında hiçbir şey bilmeyen bir insanın karakteri de çok oturmuş olduğu için bir ilişkiye adapte olma süreci haddinden fazla sancılı olabiliyor.

Yine de siz bilirsiniz tabi ki. Ancak böyle düşünüyorsanız bence yaşınız çok ilerlemeden bir yerden başkayın.
0
akhenaten
(10.03.23)
duruşunu bozma ama kendini best one bulacağım diye zorlama.

emin ol biri olacak hayatında çok seveceksin ama best one olmayacak bu kişi.

önemli olan best one kişiyi bulmak değil birbirinizin eksik yönlerini tamamlayacak, uygun anahtarın uygun deliğe girmesi gibi bir ilişki yaşamak.
0
Hallegadola
(10.03.23)
"karakterli biri olsun yeter" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes karaktersiz.

"önüne gelene yürüyen ya da her yürüyen erkeğe mavi boncuk dağıtan biri" şu durumda şimdiye kadar tanıştığın herkes hep başkalarına yürüyor, mavi boncuk dağıtıyor. zaten hepsi aynı.

"vaktimi enerjimi harcayacaksam buna değecek biri olsun, en azından boşu boşuna vakit kaybettim" nasıl anlayacaksın değip değmeyeceğini? insanlar seneler geçtikten sonra değdi diyebiliyorlar, sen kaç günde diyebiliyorsun bunu? eğer böyle bir yeteneğin varsa bizle de paylaş.

"birçok kişiyle yüzlerce şey yaşamaktansa tek bir kişiyle her şeyi yaşamak istiyorum" herşeyi tek biriyle yaşayamazsın. yaşasan bile hepsinden tad alamazsın, gerçekler hayaller ile aynı değil. kahvede tavla atmanın tadını, beraber olduğun kişi ile alamazsın. onunlaykende diğerleriyle oynamak gibi olmaz.

sen hayatını o özel kişiyle yaşamak istiyorsun, o özel kişi ancak sen hayatını yaşadığın zaman gelir.
0
selam
(10.03.23)
@selam +1

bir şeylere şartlama bence kendini. 30uma yaklaştım, hep uzun ilişkilerim oldu. hepsi birbirinden farklıydı. isterdim ki hepsinin güzel özelliklerini tek bir kadında toplayabileyim. ama böyle bir şey yok.

ne zaman şöyle yapıcam, böyle çizgilerim var, şu şekilde bir tercih yapıcam dediysem karşıma tam tersi şekillerde insanlar çıktı.

ne zaman cozutucam alemlere akıcam dediysem, karşıma uzun ilişki yaşayabileceğim hatta evlenmek isteyebileceğim bir insan çıktı.

neyin nerede olduğunu bilemezsin sen normal hayatını yaşa, yanlışlar da yap. olur da içlerinden biri "hah bu" dedirtirse ondan devam edersin. O insan da hep doğru yerlerde olmayabilir. bakınca anlaşılmayabilir. kısa zamanda da anlaşılmayabilir.

Kaldı ki yine değinmişler, "hah bu" dediğin de 5-10 sene sonra aynı etkiyi yaratmayabilir.

En güzeli kasmadan farklı tecrübeler edinmek derim.
0
ananiyimioguz
(10.03.23)
yaklasiminiz yanlis. insanlari yakindan tanimadan ne isteyip istemediginizi ogrenemezsiniz. insan iliskiyle buyuyen ve gelisen bir varlik. siz hic iliski yasamadan iyi bir iliski yasamak istiyorsunuz. farkli deneyimler yasamadan bunu bilmeniz imkansiza yakin, ne diger insanlarin ne de kendinizin iliski icinde nasil olacagini icinde olmadan goremezsiniz. kendinizi bu sekilde tamamen taniyamazsiniz. kendimizi hem kendi kendimize kalarak ama ayni zamanda iliski icinde taniriz. dolayisiyla, hem arkadaslarinizin yaklasimi (sadece skor pesinde olmak) hem sizinki yanlis.
0
kassiopeia
(10.03.23)
(3)

Pasaport çalınırsa başıma ne gelebilir?

madurumdamadurum
..
..
0
madurumdamadurum
(09.03.23)
düşen malezya uçağında sahte pasaportla seyahat eden kişiler tespit edilmişti fakat türk pasaportu ne kadar değerli, tartışılır.

bunun dışında pasaport kimlikle aynı şey. kimlik kullanılarak ne yapılıyorsa pasaportla da yapılabilir.
0
deartheodosia
(09.03.23)
banka hesabi acip kredi basvurusu yapmak aklima gelen bir ornek.
yurtdisinda pasaportla acilabilen banka hesaplari var ama tabi kredi icin ekstra bir KYC daha yapiyorlar (ve yeni hesaplara vermiyorlar)

diger bir aklima gelen de faturali telefon numarasi almak ve borc takmak. bunu sanirim e-devletten gorebiliyorsunuz adiniza acilmis faturali hatlar diye bir yerde.
0
supergirl
(09.03.23)
Pasaport kimliktir, nüfus cüzdanınızla yapılabilecek her şeyi yapabilir pasaportu bulan.

Mesela bir arkadaşımın kimliği kaybolduğunda kimliği bulan birisi banka hesabı açıyor. Banka memuru tabi ki kimlik fotoğrafıyla falan ilgilenmiyor hiç açıyor hesabı.

Sonra bir de sahibinden.com hesabı açıyor kimliği bulanlar. Burada sahte ev/araba ilanlarıyla milletten kapora toplayıp bu arkadaşın adına açılan hesabın ibanını veriyorlar.

Tabii millet şikayet edince sahibinden.com'da görünen isim arkadaşın ismi.
Banka hesabı arkadaşın adına...

Olayı şöyle haber alıyor kimliğin esas sahibi... Bir gün bankadan arıyorlar adınıza açılan hesap bloke edildi bankaya gelmeniz gerekiyor diye. Gidiyor diyorlar böyle böyle dolandırıcılık süphesiyle hesabınız kapatıldı.

Diyor ki benim bu bankada hiç hesabım yok ki...Derdini anlattı yeni kimlik aldığı tarihleri falan gösterdi bir şekilde kanıtladı kendisinin olmadığını ama dert yani.

Bu süreçte yaşanan en komik durum şuydu: Arkadaş hesabı kendisinin açmadığını, başkalarının kayıp kimliğini kullanarak açtığını söylüyor. Kapatılmasını istiyor.
Banka diyor ki hesabı siz açmadıysanız kvkk gereği bu hesapla ilgili verilere erişemezsiniz:D

En son bankayı kimlik kontrolü yapmadığı için dava etmeye niyetliydi ama ne oldu bilmiyorum.

Demem o ki kimlik kaybeder kaybetmez hemen bildirilmeli.
0
anten
(10.03.23)
(7)

Sosyal çevre

kararsızataletfilozofu
Üniversite bittikten sonra ne zormuş yeni arkadaşlar edinmek.İş ortamı harici yeni arkadaş nasıl ediniyorsunuz ?
Üniversite bittikten sonra ne zormuş yeni arkadaşlar edinmek.
İş ortamı harici yeni arkadaş nasıl ediniyorsunuz ?
0
kararsızataletfilozofu
(08.03.23)
Arkadaş ortamından = arkadaşlarımın arkadaşları ; onların iş arkadaşları... ama 30dan sonra o da bitiyor
0
gadlemler
(08.03.23)
Yuksek lisansta ve is yerinde arkadas edindim universiteden sonra en son. Su an evden calisiyorum ve arkadas edinme umudum yok bu asamada. Spor ve sanat kurslari denenebilir.
0
instant crush
(08.03.23)
Arkadaşların arkadaşları aracılığıyla oldu ama bunlarda pek devamlılık olmadı. yl ve doktoradan da pek kimse kalmadı. Ekşi sözlükten var bir grup arkadaş ama pek yakın değiliz fiziksel olarak da arkadaşlık olarak da. İş gezileri dışında uzaktan çalışıyorum. Fark ettim de ben zaten pek çok şeyi de yalnız yapıyorum.
Ben de edinemiyormuşum.
0
Amaranta ursula
(08.03.23)
Stk, kurs ve kulüplerden ve bazen spor salonundan. Sonrasında arkadaş arkadaşları ve bir iki tane de devamlı gidilen mekanların sahipleri. Yaşadığımız şehirde hiç tanıdığım yokken dev bir arkadaş grubu var şu an. İşte ise tek çalışıyorum, sıfır iş arkadaşı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(09.03.23)
Ortak payda olmadan biriyleriyle tanismanin anlami yok. surdurulebilirlik gerekiyo benim cogu cevrem dagildi su an ablamin arklariyla takilmaya basladim arada akrabalarimla falan. surekli yeni is ortamina giriyorum onlar da ekleniyo ama pek takilmadim yenilerle. bi sirkulasyon var shjs
0
ala09
(09.03.23)
üniversiteden sonra yeni arkadaş edinmedim. edineceğimi de düşünmüyorum. iş arkadaşı falan palavra.
0
jelly bear
(09.03.23)
sürdürülebilirlik gerekiyor +1
arkadaş değil tanıdık olur onlar. ben de eski arkadaşlarımla devam.
0
deartheodosia
(09.03.23)
(15)

Yurt dışına çıkma kararında tavsiye bekliyorum

anti-kahraman
Merhaba,Avrupa'da bir üniversiteye iş başvurusunda bulundum ve kabul aldım. Haftaya son görüşme, detaylar vs. konuşulacak.Şuan istanbul'a yakın küçük bir şehirde araştırma görevlisiyim ve son kanunla beraber kadro geçişimiz yapılacak. Profesörlüğe kadar yolu var kısacası.Gideceğim yer Belçika. Daha
Merhaba,

Avrupa'da bir üniversiteye iş başvurusunda bulundum ve kabul aldım. Haftaya son görüşme, detaylar vs. konuşulacak.

Şuan istanbul'a yakın küçük bir şehirde araştırma görevlisiyim ve son kanunla beraber kadro geçişimiz yapılacak. Profesörlüğe kadar yolu var kısacası.

Gideceğim yer Belçika. Daha önce 5 sene yaşadığım bir yer. Dilini de biliyorum
b2 seviyesinde, arkadaşlarım vsde var. Orada doktoraya başlayacağım. Proje odaklı ve 3 yıl sonra proje bitiyor. Ancak başka bir projeye kanalize edebiliriz seni dendi. Onu haftaya tekrar soracağım. Yinede sabit bir kontrat değil elbette.

Bu değişkenler ortadayken. Benim yerimde olsanız napardınız?

edit: Haklı bir soru var aşağıda. eş, çocuk vs. yok.Bekarım.

Değerli görüşleriniz için teşekkür ederim şimdiden. Tikleri yarın atacağım.
0
anti-kahraman
(08.03.23)
Senin durumda bir durup düşünmek lazım. Garanti kadro zor bulunan nimet. Branş nedir bilmiyorum ama tutunamazsan ve Türkiye'ye dönersen yüksek ihtimalle işsiz kalırsın.
0
seaman
(08.03.23)
çok benzer durumdayım (aldığım bir kabul yok sadece), ben olsam giderdim. az da olsa türkiye'de de iyi bir doktora yapılabilecek okullar, çalışma grupları var. onlardan birine sahip olacaksanız/halihazırda sahipseniz gitmemenizi anlarım. ama buradaki doktoranız ortalamayı pek aşmayacaksa gitmemek kayıp olur. ben karar verirken bunları göz önünde bulunduracağım, kendi bakış açımı paylaşmak istedim. hayırlı olsun şimdiden :)
0
matlii
(08.03.23)
Belcika'da doktora yapilinca uzun sureli calisma iznine veya kalici oturuma gecis yapmani saglayan bir gocmenlik mekanizmasi var mi onu arastir. Zaten kalabiliyorsan "Turkiye'ye dondugunde issiz kalirsin" riskinin onu alinmis oluyor bir bakima.

Onun haricinde git bence.
0
hot potato
(08.03.23)
Kesinlikle ve kesinlikle gidin. (Evli bir mühendisim.)
0
gadlemler
(08.03.23)
Gitmemeniz için bir neden göremiyorum. Ama gitmeniz için çok neden var. Geri dönmek istersen düşünürsün dönme kararının mantıklı olup olmadığını.
0
zimbirik
(08.03.23)
Hocam gidin.
0
Amaranta ursula
(09.03.23)
ben giderdim.
0
deartheodosia
(09.03.23)
arkana bile bakma. hem hazir bekarsin da
0
ala09
(09.03.23)
belçika, zordur belçika, tutucudur.

şaka bi yana hemen gitmeni öneririm
0
lavinia
(09.03.23)
Gitmemek icin bir nedeniniz yok. Yasam o kadar fazla ihtimalle dolu ki, biz acik olduktan sonra oyle cok sey olabilir ki, bir kadro derdine duserek yazik edersiniz kendinize. 3 yilda dunya degisir resmen.
0
kassiopeia
(09.03.23)
Daha önce 5 sene yaşadığım bir yer.
Dilini de biliyorum
eş, çocuk vs. yok.Bekarım.

Bu ucu cok onemli, uza diyorum..
0
cooperr
(09.03.23)
Bu sartlarda direk gidilir. Tecrube var, cevre var, dil bariyeri yok. 3 yilda neler olur neler. Direk gidin
0
oscar
(09.03.23)
Belçika tutucudur. Artı sürekli geçici kadro ile akademik yaşam zordur. Ben olsam bursiyer olarak oralara gidip önce ortamı sindiririm. Sonrasında göçmeyi düşünürüm.
0
piotr
(09.03.23)
kadroyu al, istifa et git. ne zaman istesen geri dönebiliyorsun.
0
seyduna6687
(09.03.23)
Seçim sonuçlarını bekleme şansın varsa bekle bence
0
sonhakan
(09.03.23)
(6)

duygusal yeme bozukluğu

kondansator
hayatımın büyük bir döneminde kilo problemim oldu. yakın zamanda yine 1 2 aylık bir diyet ile güzel kilo verdim. yılbaşı sonrasında bozdum. artık diyet ile çözülemeyeceğini düşünmeye başladım, ciddi anlamda kendimi kontrol edemiyorum. şurada 2 gündür yine dikkat etmeye başladım ama ne kadar gidecek
hayatımın büyük bir döneminde kilo problemim oldu. yakın zamanda yine 1 2 aylık bir diyet ile güzel kilo verdim. yılbaşı sonrasında bozdum. artık diyet ile çözülemeyeceğini düşünmeye başladım, ciddi anlamda kendimi kontrol edemiyorum. şurada 2 gündür yine dikkat etmeye başladım ama ne kadar gidecek meçhul. bu konuda daha önce bir uzmana danışan, psikolojik yardım alan oldu mu? duygusal yeme bozukluğu vb videolarda uzmanları izliyorum ama dikkate alınacak net bir bilgi de paylaşmıyorlar
0
kondansator
(08.03.23)
Çapa psikiatride böyle bir birim vardı diye hatırlıyorum.
0
Mirket
(08.03.23)
Bir de çok kalori kısıyorsanız ya da karbonhidrat kısmak yerine kalori kısıtına gidiyorsanız o zaman vücutta salgılanan hormonlar dolayısı ile vücut kilo vermeye, verse de geri almaya müsait oluyor. Bunu da dikkate almanızı öneririm. Kendinizi kontrol etmeniz yalnızca iradesizlik ile alakalı, duygusal yeme ile alakalı olmayabiliyor. Ama hormanal sisteminizi gözeterek diyet yapıyorsanız o zaman bir yorum yapamayacağım.
0
zimbirik
(08.03.23)
@terapidefteri
instagram'da cok yetkin bir terapist ve zaman zaman duygusal yeme bozuklugu uzerine seminer duzenliyor, takip edip birine katilabilirsiniz. ayrica sanirim artik bu konuda daha fazla bilinclendigi icin insanlar, daha cok seminer var.
0
kassiopeia
(08.03.23)
ben de benzer şeyleri yaşıyorum. bu alanda çalışan terapistlere de gittim, atölyelere de katıldım ve hiç faydası olmadı bana. teorik olarak neden kaynaklandığını, yöntemleri (mindfulness, act/bdt) biliyorum, aşinayım ama dürtüsel olarak üstesinden gelmek yine ve yine zor oluyor.

neyse, bi kitap önermeye geldim. (konuyla alakalı birçok kitap da var bu arada, son yıllarda türkçe’ye de bolca çevrildi, psikonet ve nobel yayınları özellikle bu konuda kitaplar çıkartıyor). benim önerim duygusal açlık, yazar: doreen virtue’yü okuyun.
0
deartheodosia
(08.03.23)
Meltem Pırıl Şenol ile calistim, kesinlikle oneriyorum. Instagram'dan postlarina goz atabilirsiniz, spotify'da podcasti de var eyvah diyetim bozuldu diye. Hem konunun uzmani hem de muthis bir insan.
0
logic
(08.03.23)
Ben de zimbirik gibi düşünüyorum hatta sorununun kesin olarak 1-2 ay süren şok diyetler olduğuna yemin edebilirim, muhtemelen 800-1000 kalorilik düşük kalorili diyetler yapıp kilo verip sonra rebound etkisiyle daha fazlasını geri alıyorsun, duygusal yeme bozukluğu muhtemelen çok farklı bir şeydir. Sağlıklı bir diyet, kiloya göre değişir ama minimum 6 ay 1 senelik bir sürece yayılmalı, birkaç ayda verdiğin kiloyu her zaman geri alırsın, çünkü sistem her zaman "yağ tutma" eğilimindedir ve kısa zamanda verdiğin kiloyu kısa zamanda sana aldırmak için her şeyi yapar ve alırsın da, bundan kaçamazsın, bu bir yeme bozukluğu değildir hayatın doğal akışıdır. Halbuki kilo verme işini uzun vadeye yayıp amiyane tabirle sistemi kilo verdiğine uyandırmadan kilo versen bunları yaşamazsın. Ben hızlı kilo vermek istediğimde bile 2000-2200 arası kaloriyle diyete başlıyorum öyle söyleyeyim, uzun sürece yayacaksam 2500 kaloriyle başlayıp küçük küçük kalori düşürüyorum, oradan bi çıkarım yap işte.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.03.23)
(15)

Cüneyt Özdemir ve youtube kanalı hakkında ne düşünüyorsunuz

gadlemler
Yıllardır ismini ve tipini biliyorum ama hakkında gikir ve bilgi sahibi çok değildim.resmen depremle izlemeye başladım diyebilirim.Hem dobra bi yandan da kontrollğ tabi, birçok gazeteci gibi.1 aydır her gün izlediö gibi. Kardeşim sevmiyor. Haberciliği hakkında ne düşünğyorsunuz merak ettim.Kanalında
Yıllardır ismini ve tipini biliyorum ama hakkında gikir ve bilgi sahibi çok değildim.
resmen depremle izlemeye başladım diyebilirim.
Hem dobra bi yandan da kontrollğ tabi, birçok gazeteci gibi.

1 aydır her gün izlediö gibi. Kardeşim sevmiyor. Haberciliği hakkında ne düşünğyorsunuz merak ettim.

Kanalında, 2005 yılında Bir başbakanın 24 saati diye 2 bölğmlğk belgesel var.
Çok dikkatimi çekmişti, öteki videolarına da zaman buldukça bakıyorum.

Haberciliği hakkında ne düşünüyorsunuz merak ettim. Türkiye yakın tarihini araştırmaya başladım kendimce, doğru bi kaynak olur mu videoları?
0
gadlemler
(07.03.23)
mehmet ali birand'ın öğrencisi olarak özellikle 32. gün serisi yakın geçmişe ışık tutan bir program. günümüzdeki birçok konuyla ilgili o zamanlar haber serisi hazırladıklarını görebilirsin. cüneyt özdemir zaman zaman yandaşlık yapsa da benim gözümde gerçek bir gazetecidir. yani onunla ilgili eleştiri yaparken iyi bir gazeteci ama şöyle... şeklinde bir görüşüm var.
0
jepa
(08.03.23)
cüneyt özdemir m. ali birand ekolünden gelmedir o zamanki haberciliği iyidir +1

yeni izlemeye başladıysanız ne kadar tarafsız haberci yanılsamasını yaşamanız doğal, bunu yaşayan çok insan var

bence sinsi bir adam fakat kendini üstte yazdığım gibi satabiliyor şu sıra
0
freebird5406_2
(08.03.23)
Yandas. Uzman diye Rasim Ozan falan baglar, Adem Metan diye bir baska yandasi gubvenilir kaynak diye kullanir:) x birim iktidar, 50x birim muhalefet elestirir, 4 dogrunun arasina 1 yalan 1 saibe katar. Z kusagini sandiktan uzak tutmak, Tayyib gidince ne degisecek ya kim gelecek abi propagandasi ile gorevli saray iscisi kendisi.
0
freedonia
(08.03.23)
Bence Cuneyt'in birincil hedefi hicbir zaman gazetecilik olamdi, acaip hirsli biri ve asil amaci koseyi donmek ve sosyeteye dahil olmakti. Onu da basardi, evlendigi kisi secimi bile bununla baglantili. Bende asiri para hirsli biri izlenimi veriyor. Bir fiyati var, onu verirsen istedigin haberi bence yaptirabilecegin birisi.

Kalite olarak Birand'in yetistirdigi en dandik adam diyebilirim. Mithat Bereket mesela kalite olarak 100 tane Cuneyt eder.

Arada bir bakarim, ama kaynak olabilecek biri kesinlikle degil.
0
cooperr
(08.03.23)
Freedonia +1

"50x birim muhalefet elestirir, 4 dogrunun arasina 1 yalan 1 saibe katar. Z kusagini sandiktan uzak tutmak, Tayyib gidince ne degisecek ya kim gelecek abi propagandasi ile gorevli saray iscisi kendisi." Tam olarak budur

valla yukarıda yazmaya üşendiğim şeyleri tek tek yazmış, kaypaklığını, manipülatörlüğünü, kibrini

Bu adamları bilmek için süreçlerini bilmek gerek

Mesela fatih altaylıyı da son zamanlarda ne kadar cesur, entelektüel bir programcı, bilime önem veren bunun da programını yapan biri olarak görebilirsiniz de o da cüneyt gibi ne zaman hangi şekli alacağını bilir

Seneler önceki şu meşhur sen niye istifa etmiyorsun tartışmaları geceye renk katsın :) ikisi de birbirinin ciğerini biliyor bakma burada cüneytin poz kestiğine yine
youtu.be
0
freebird5406_2
(08.03.23)
ben yandaş olmadığını düşünüyorum çünkü akşener masaya geri dönünce adam sevinçten havalara uçtu resmen.
0
sassot
(08.03.23)
iyi gazetecidir. insanların hayalindeki muhalif gazeteci profili hep vardı, ama inanılmaz kutuplaşmaya odun taşıyorlar ve akp'lileri korkutuyorlardı hep. cüno gibiler mütedeyyin olarak sınıflandırılan kişiler tarafından çok izleniyor ve akp'nin gerçek yüzünü görmelerini sağlıyor. bu konuda yaptığı çok çok önemli.

yoksa muhalif çok aç youtube'u bağıra çağıra yayın yapan da var. 2000 kişi izliyorsa 1995'i falan hayatında akp'li arkadaş aile üyesi bile görmemiştir ama cünonun yayınını ortalama 100k kişi izliyorsa bunların 40k'sı bir kaç defa akp oy vermiştir
0
avatar is back
(08.03.23)
sinsidir, piyasada hiç sevilmez, çalışanlarına kötü davranır, hakaret küfür vs
tam olarak yandaş denemez, fişi çekilmemesi adına akp cenahından adamları da programına çıkartır.
0
rentts
(08.03.23)
Yandaş bir 'abi'. Sevmem. Ama komik.
0
unidentified floating object
(08.03.23)
Hiç girmedim o kanala.

Genelde sevilmediğini düşünüyorum.
0
baldan kaymak
(08.03.23)
ben ara ara takip ediyorum, gündemi güzel toparlıyor. kişilik olarak sinsi/planlı izlenimi veriyor bana da. geçmişte akp’ye oy verdiğini düşünüyorum ama klasik anlamda yandaş olarak görmüyorum, iki tarafın da hüloğ tayfasından değil yani.
0
deartheodosia
(08.03.23)
kotu gazeteci, iyi yayinci, deprem suresince en iyi yayinlari yapti diyebiliriz sanirim benim gordugum kadariyla. Ama orta yolcudur, kamu yararini sonuna kadar savunamaz, kolay manupule edilir. Eyyamcidir, dogrunun ne olduguna bakmazsizin cok bagirarak onun gerceklik algisini kolayca degistirebilirsiniz.
0
hewit
(08.03.23)
Hiç tarafsız falan olduğunu düşünmüyorum. Cüneyt'i bir görselle tanımlayacak olsam o da şu olurdu: img-s3.onedio.com

Yukarıdakiler +1 o yüzden.
0
chicha_v2
(08.03.23)
Yandaş değil, ekmeğinin peşinde izlenimi veriyor. "Muhalefet" olarak yaftalanmak istemediği için orta yolu bulmaya çalışıyor, bu nedenle de zaman zaman eyyam yapan hakem durumuna düşüyor. Onun dışında baya da egolu biri anladığım kadarıyla; sürekli entelektüel görünüp sofistike yorumlar yapmaya, sözlerini çeşitli alıntılarla süslemeye çalışırken gaf yapıp duruyor.
0
salihdt
(08.03.23)
Korana virüs zamanı yurtdışından bizi fahiş fiyatla Türkiye ye 7gün kyk yurduna koymuşlardı.

Bunlara yazdım, cevapta attılar.

Neler yazdım:

700tl olan bilet 2250 olduğunu

Verilen yemeklerin tarihi geçtiğini, ayranların koktuğunu.

O günde sanırım afad bakıyordu bize.

Verdikleri cevap yetişemiyorlardır ondandır, buna şükür minvali.

Takdir sizin.
0
hunharca ben
(08.03.23)
(4)

ayakkabı

edgenabby
https://i.hizliresim.com/8qnpwkh.jpgşu ayakkabı tişört ve kot altına gider mi? yoksa sadece ceket ve kumaş pantul mu?
i.hizliresim.com

şu ayakkabı tişört ve kot altına gider mi?

yoksa sadece ceket ve kumaş pantul mu?
0
edgenabby
(07.03.23)
kumaş.
0
deartheodosia
(07.03.23)
kotun kalite olması mühim olan.dizleri çıkmış abuk sabuk bi rengi olan kot la kötü durur.
0
deepex
(07.03.23)
pinterest'te koyu laci slim fit jean ile kombinlenmiş genelde.
0
🌸edgenabby
(07.03.23)
Koyu laci kotla da olur kumaşla da olur.
0
Amaranta ursula
(07.03.23)
(12)

Arkadaşa borç verme hk

madurumdamadurum
Merhabalar,Arkadaşım diyemem aslında tanıdık gibi birşey, sadece iş yerinde görüşüyoruz yaklaşık 6 aydır ve iyi kötü bişeyler paylaşıldı aramızda ancak dışarıda bir samimiyetim henüz olmadı evi nerededir bilmem. Sadece kocasını çocuğunu arabasını bilirim o kadar. Her neyse.Bunun babası bundan borç i
Merhabalar,
Arkadaşım diyemem aslında tanıdık gibi birşey, sadece iş yerinde görüşüyoruz yaklaşık 6 aydır ve iyi kötü bişeyler paylaşıldı aramızda ancak dışarıda bir samimiyetim henüz olmadı evi nerededir bilmem. Sadece kocasını çocuğunu arabasını bilirim o kadar. Her neyse.
Bunun babası bundan borç istiyor oda veriyor 5.5k kadar ama ödemiyor bu acizlik oluyor kocasına söyleyemiyor daha önce de uyarmış uyarısına rağmen vermiş ve şimdide icralık olmuş geçen gün iş yerine kağıt geldi. Sana maaşı alınca veririm sende kredi kartı var çeker misin bana filan dedi tabi hem az tanıdığım için hemde miktarın çokluğundan söz veremem veremeywbilirim bende bu ay sıkışığım dedim geçtim.
Profilin iki yaşında çocuğu var kadın.
0
madurumdamadurum
(06.03.23)
+ olarak saçını boyattı 1.6k ya bu cumartesi, bugünde bu parayı istedi ve bu paranın bahsi yaklaşık bir ay önce geçti ben ona kenara at biröbir birikir demiştim.
0
🌸madurumdamadurum
(06.03.23)
üstünü çizebileceğin bir tutarsa senin için, geri almayacakmış gibi ver. olur da söz verdiği tarihte öderse ne ala.

diğer türlü borç gecikince üzüleceksen, iki de bir isteyeceksen hiç bulaşma.
0
brkylmz
(06.03.23)
"açını boyattı 1.6k ya bu cumartesi"
kendine acımayana senin acımana gerek yok

bir de sen erkeksen extra uzak dur bu işten verdiğin parayı istemeyi düşünüyorsan
0
mantık
(06.03.23)
Ben olsam iş arkadaşıyla girmem böyle bir muhabbete. Daha önce iş yerimde çalışan biri 10-15 kişiden az çok para alıp ödememişti. En son işten attılar.
0
boyalı kuş
(06.03.23)
kocasindan utanir ama sizden utanmaz hayatta vermez veya 2 sene sonra verir
0
ala09
(06.03.23)
cidden kocasına söyleyemiyor ama 6 aydır tanıdığı birinden mi istiyor?? üstelik lükslerinden de vazgeçmiyor? babasının borç aldığından bile şüphelendim şimdi, kendisi harcamış olabilir mi? mesela kocasına da der ki "madurumdamadurum" adında biri var iş yerinde, ona borç verdim ve geri ödemedi bana, eksiye düştüm. güvenmezdim.

kendine alışveriş yap, gez, ye, iç. borç verme sakın.
0
deartheodosia
(07.03.23)
verme sakın pişman olursun. 5.5k için icralık olan çalışan biri sana borcunu ödeyemez. durumu varsa da ödemez uğraşmaz. 1.6kya saçını boyattı diyosun öyle düşün.

hayatında olmasa eksikliğini hissetmeyeceğin biri. verme.
0
jelly bear
(07.03.23)
Sakın verme, baba-borç-koca filan hepsi dümen büyük ihtimal ile. Bu kadar parayı yakınlarından ve aileden kimseden isteyemeyip size kadar geldiyse;

tüm aileye ve sülaleye bu yöntemle borçlanmıştır zaten. Sakın acımayın, o para asla geri gelmez.

Bağış yapacak kadar önemsiz bir miktarsa sizin için, verin ve unutun.
0
John Bloor
(07.03.23)
saç boyatmaya 1600 lira veren birisi 5500 liraya tamah etmez. Verme bence de.
0
roket adam
(07.03.23)
Asla verme.
0
pro9it9is9
(07.03.23)
O bulur birini merak etme
0
baba553
(07.03.23)
Hepiniz haklıymışsınız dün x kişisine söylerim bende ondan isterim bari dedi ben o x kişsi ile görüştüğümde aynı sebepten almış ve geri ödemede sıkıntı yaşatmış vermedim bu sebeple ayrıca kuzenim vermez bana dedi yarına kadar lazım dedi bugünde diyor ki kuzenim haftaya verecek... yalancının mumu yatsıya kadar. Teşekkürler ilginize
0
🌸madurumdamadurum
(07.03.23)
(2)

Mekke - Sevr dağı

kozm
Selam arkadaşlar,Mekke’ye geldim dönüş için yalnızca iki gün kaldı ve anlaşmalı olarak geldiğimiz turizm bizi sevr mağarasına götürmüyor. Mekke’den, sevr dağına gidebileceğim en ucuz yol nedir? Beni yönlendirebilecek olan var mıdır?
Selam arkadaşlar,

Mekke’ye geldim dönüş için yalnızca iki gün kaldı ve anlaşmalı olarak geldiğimiz turizm bizi sevr mağarasına götürmüyor. Mekke’den, sevr dağına gidebileceğim en ucuz yol nedir? Beni yönlendirebilecek olan var mıdır?
0
kozm
(06.03.23)
mescit alanı dışında minibüsler götürüyor ya da taksi ile anlaşabilirsiniz. ya da oradaki başka bir türk turizm ile konuşun.
0
deartheodosia
(06.03.23)
Hocam merhaba, Mekke de anwar al saleem hotel’de kalıyorum, daha bilinen bir yer söyleyecek olursam merkezdeki starbucks’a 15 dk. Mescidi haram yönündeyim. Mescit alanı dışında minibüsler nereden kalkıyor? Bir de buradaki taksi fiyatlarını bilmiyorum, kazıklanmak da istemiyorum, gidiş dönüş ne kadar olur ?
0
🌸kozm
(06.03.23)
(3)

turk edebiyati hakkinda kitap, bilgi vs

antikadimag
cumhuriyet sonrasi turk edebiyatinda onemli yazarlar ve eserlerini iceren, bir index gibi liste tarzi bir sey bulabilir miyim? kronolojik olsa daha iyi olur.
cumhuriyet sonrasi turk edebiyatinda onemli yazarlar ve eserlerini iceren, bir index gibi liste tarzi bir sey bulabilir miyim? kronolojik olsa daha iyi olur.
0
antikadimag
(05.03.23)
merhaba,

Behçet necatigil- edebiyatımızda isimler sözlüğü, edebiyatımızda eserler sözlüğü
berna moran- türk romanına eleştirel bir bakış
fethi naci- yüzyılın 100 romanı
mehmet kaplan- şiir tahlilleri, hikaye tahlilleri

ilk aklıma gelen bunlar oldu. tam olarak istediğiniz şey olmasa da sorunuza karşılık verir diye düşündüm. özellikle necatigil'in sözlükleri işinizi görebilir.
0
ziya özdevrimsel
(06.03.23)
Hikmet Altınkaynak - Türk Edebiyatında Yazarlar ve Şairler Sözlüğü
İlhami Soysal - 20. Yüzyıl Türk Şiir Antolojisi
Adını hatırlayamadığım iki kadın yazarın Türk Edebiyatında Kadınlar Sözlüğü (?) kitabı.


İşiniz akademik değilse Limit Yayınlarının eser yazar kitapları oluyor özetleriyle birlikte belki onlar da yardımcı olur sınava hazırlanan gençler için.
0
black holes in the sky
(06.03.23)
berna moran bu alanda en bilinen kişi.
0
deartheodosia
(06.03.23)
(10)

ekşi duyuru chat açılıyor mu?

kakawa
selamlar herhangi biri chat sayfasına girebiliyor mu ?
selamlar herhangi biri chat sayfasına girebiliyor mu ?
0
kakawa
(05.03.23)
kim kodlarla oynadıysa moderatöre yazıcam artık can sıkmaya başladı
0
smokee
(05.03.23)
0
arveles gibiyim
(05.03.23)
Dostum çet tamamen kapandı. Herkese geçmiş olsun.
0
mada
(05.03.23)
Abi öyle şey olur mu,chat i kapatmak ne demek ekşi sözlük mü burası vandalizm olsun

discord kanalı açalım da şunu etraflıca konusalım
0
smokee
(05.03.23)
liseden beri duyurudayım, şimdi çoluğa çocuğa karıştım :) ilk kez duyuru chat diye bi şey duyuyorum ya/
0
deartheodosia
(05.03.23)
Chat kapatılmadı, 7-8 ay önce Ekşi Duyuru çöktüğünde görsel yükleme chat ya da bilmediğimiz başka birimler de çöktü sonra düzeltilmedi, hadi kapatalım gibi bir şey yok yani compumaster'a mail atın düzeltirse düzeltir..
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(05.03.23)
Compu burayi 32 sene once kodladi. Oylece birakti. Arada bir sey bozulursa yerine gelmemesi o sebeple.

Gerci hakkini yemiyim 12 sene once bi gazla beta diye yeni bir surum kodlamaya baslamisti ama oylece kaldi o da.
0
brkylmz
(05.03.23)
Duyuruda chat diye bir şey olduğunu ilk duyan bir ben değilmişim neyse ki :)
0
Mirket
(05.03.23)
Yok ben giremiyorum tamamen çöktü sanırım yazışmalarım da gitti.
0
kukuleta
(05.03.23)
bir devir kapanmıştır arkadaşlar.
0
benibulmanlazim
(05.03.23)
(20)

Ev sahibi senetlerimi vermiyor, kirayı da elden alıyor ne yapabiliriz?

ananiyimioguz
Henüz daha 3. kirayı veriyorum.Ancak bana diyor ki bu bina komple benim, paraları apartman görevlisine veriyorsunuz ben ondan alıyorum. IBAN dan olunca beni sıkıntıya sokuyor diyor.İlk başta ayıkamadım ama şimdi aklıma geldi, adam bu kiracı bana 3 aydır ödeme yapmıyor çıkarıcam derse ne yapabileceği
Henüz daha 3. kirayı veriyorum.

Ancak bana diyor ki bu bina komple benim, paraları apartman görevlisine veriyorsunuz ben ondan alıyorum. IBAN dan olunca beni sıkıntıya sokuyor diyor.

İlk başta ayıkamadım ama şimdi aklıma geldi, adam bu kiracı bana 3 aydır ödeme yapmıyor çıkarıcam derse ne yapabileceğiz, ne hak talep edeceğiz?

Neyse hadi öyle bir şey yapmadı diyelim düzenli ödedikten sonra..

Bir de 1 yıllık senet aldı, ödedikçe benden geri alacaksın demişti.

E onları da vermiyor sürekli unuttum getirmeyi diyor.

Bu ev sahibi ne yapmak nereye varmak istemektedir?
0
ananiyimioguz
(04.03.23)
Olay baştan yanlış ama geri dönüş olmadığı için bundan sonrasının çaresine bakmalı. Öncelikle senetleri bilerek unutuyor. Çünkü ileride çık derse çıkmam veya fahiş zammı kabul etmem demene karşı seni mahkemeyle korkutacak. Hiç kira ödemediğini iddia edecek.

Whatsapptan yazın bence x bey/hanım. 3. Kirayı da görevliye verdim ama 3 senet de hala gelmedi gibisinden.
0
ruhen hastayim ben
(04.03.23)
Eğer "3 aydır ödeme yapmıyor çıkarıcam" derse, haklıdır. Elindeki senetleri de 12si bir arada, muhtemelen faiziyle sizden alır.

Senetlerinizi geri alın.
0
alfired
(04.03.23)
Az önce iş yerine geldi çocuğunu diş bakımlarına getiriyor, yine hatırlattım, a tamam bırakayım ben akşam olmadan dedi. Büyük ihtimalle yine unuttum a yatacak.

Ama aramızda kirayı bırakıcam ben bugün gibisinden bi konuşma geçirdim. Iban muhabbetini yine açtım falan. Bunların kamera kaydı var, indirip tutsam işime yarar mı?
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
git yeri nerdeyse sen al senetleri. ihmale gelmez sıkıntılı durum. bundan sonrada seneti almadan ödeme yapmayacağım de.
0
xrated
(04.03.23)
Eskiden benim bu tarz bir ev sahibim vardi, ama kirayi verirdim seneti alirdim. Senet yoksa kira da yok derdim. En kotu kira odediginize dair imza alin, elinizde odeme yaptiginiza dair kanit olsun. Eskiden kira kontratlarinda imza bolumu olurdu ay ay, belki hala vardir.

Ha ama eskiden kirayi elden almak suc gibi degildi, simdi buna yanasmayabilir cunku sizin elinizde maliyeye sikayet etme kozu geciyor bu durumda da.
0
sertac akin
(04.03.23)
bu kabul edilebilir bir şey değil. seneti almadan ödemeyi kesinlikle yapmayın. bina komple benim demesi ile dikkati başka yere çekmesi şüphe uyandırıyor.

başıma geldi:
ödemesini yapılan senetler bende olduğu halde icraya verildiğimi biliyorum. allahtan senetleri saklamıştık. borç bittikten 7 yıl sonra icraya verildim, eve ödeme emri gelmişti. avukat ile bu sakladığım senetleri kanıt gösterip davadan haklı bir şekilde ayrıldım.

çok dikkat edin.

çok ama çok dikkat edin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(04.03.23)
çok sakat bir durum. seni her an kapının önüne koyabilir + elindeki senetlerle icra takibi başlatabilir ve derdini hiçkimseye anlatamazsın.

ilk olarak senetleri bir şekilde al gerekirse kapısına git. gene de kirayı elden vermek kabul edilebilir değil. tahmin edeceğin üzere gelir vergisi vermek istemiyor.

kamera kaydı, ses kaydı bunlar hukukta ikincil. senet ve resmi ödeme yapılmayan konut bunlar anında aksiyon alınacak durumlar.

bence bir avukat tutmanda fayda var. 3-5 bine kıy bu durumdan kurtul.
0
orpheus
(04.03.23)
Peki ben apartman sakinlerinden kira sözleşmelerinin bir örneğini alsam ( en azından alabildiğim kadarını ) sonra da adliyeye gidip bu ev sahibi kiraları bankadan almıyor, araştırabilirsiniz diye dava açacağım yönünde ben de tehdit edebilir miyim?
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
küçük hesaplar peşinde koşan ev sahibi… hem vergiden kaçıyor hem de senin için ileride hiç kira ödemedi iddiasını da saklı tutuyor. kesinlikle yazılı olarak bi şekilde kiraları ödediğinizi belirtin ve ondan banka üzerinden ödeme almadığına dair yine yazılı şekilde beyan alın. neden kiraları banka üzerinden kabul etmediğini sorun mesela…
0
deartheodosia
(04.03.23)
yıl olmuş 2023 nasıl böyle işlere girişiyorsunuz anlamıyorum. iban almadan, ibanı kontrata yazdırmadan nasıl imzalıyorsunuz. üstüne birde senet veriyorsunuz.
0
astronom bey
(04.03.23)
Senetlerin herhangi bir yerinde kiraya karşılık yapılmış senet yazmıyorsa ayrıca bunu da kanıtlaman gerekecek.
Adam, borç vermiştim, senet onlara karşılık, hem senetlerini ödemiyor ve hem de kirayı ödemiyor dese verebileceğin hiçbir cevap yok.
Kendini kötü bir duruma düşürmüşsün.
Bir avukat bul bence.
0
Mirket
(04.03.23)
anadolu üçkağıtçılığı ay çok pardon irfanı böyle...

avukata koş. yoksa bir ihtimal avukata şimdi vereceğin paranın kat kat fazlasını adama vermek zorunda kalabilirsin.

bildiğim kadarıyla adam sana iban bildirmek zorunda. sen ona kirayı ödemek için bir yol bulamazsan adamı bunun için mahkemeye bile verebiliyorsun bildiğim kadarıyla. avukatlar daha iyi bilir.
0
alperz
(04.03.23)
Kirayı elden verince kira sözleşmesinin arkasında bunu yazıp imzalamak için alan vardı, o sayfaya bunu raporlayıp ikinizinde imzalaması lazım.

Bir de whatsappdan falan konuşuyorsanız ödemeyi yaptım ödemeyi aldım diye en azından mahkemeye verilirseniz bir şansınız olabilir. Ama senetlerden kurtulamazsınız. Onları kesin alın.

Seneti almadan kirayı ödemeyin. Eğer bir şekilde anlaşmazlık çıkarsa ve evden çıkmak durumunda kalırsanız evi boşalttığınıza dair noterle bildirim yapın. Her şey yasal ve kağıt üzerinde devam etsin
0
zimbirik
(04.03.23)
Valla ben aradaki emlakçıyı da aradım bugün mesgule attı. Sonra apartman görevlisi aradı ismail bey bugün parayı bırakacağınızı söyledi evde yoksunuz dedi.

Dedim biz evde kalmıyoruz bugün getiricem ama senetleri bıraktı mı dedim? Bıraktı dedi. A iyi o zaman geleyim ben akşam dedim.

Akşam aradım, geldim bahçeye gelin vereyim kirayı dedim. Ya benim acil işim çıktı arabadayım oğlanı göndereyim, ona verir misin dedi. Ama senetler arabada benim yanımda, onu ben yarın bırakırım dedi. Kesin sende dimi bıraktı ismail bey? dedim. Evet evet bende dedi gerekirse eve bırakırım ben olmasam da alırsın dedi pazar veya pazartesi. Tamam dedim kapattım ama hanım benim içime sinmedi senet olmadan vermeyelim dedi çocuğu geri gönderdik sdfjsg. Tamam abi siz 1-2 güne tekrar getirirsiniz dedi.

Bakalım ne olacak.
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
iban'a gönder hocam
memleketin bir hırsızı eksik olsun
0
bir soru sorcam
(04.03.23)
oğuz kardeşim: şunu motto yap kendine önce mal sonra para.

senedi eline almadan para mara verme. belli ki bizim gibi memur çocuğusun. biz böyle yetiştirildik ama parayı verme hemen. önce bir malı koysun adamlar ortaya. ondan sonra parayı göster ama verme. sürünsün pezevenkler.

ben otuz senede bunu öğrendim.
0
alperz
(04.03.23)
Boyle olmaz adam acik acik art niyetli. Bundan sonra kirayi sadece bankadan yollayacagim bu yasal degil deyin. Siz cekingen davrandikca basiniza is alirsiniz. Dusunun adam 1 sene kira odemeden oturdu deyince hicbir kanitiniz yok.

Ayrica aleni vergi kaciriyor. Bankadan yollamak zor ne demek yahu
0
anten
(04.03.23)
Valla bugün gelmiş haktan hukuktan bahsediyor nurdaginda adam bi bina yapmış 6lik demir kullanmis alllahtan da korkmuyorlar diyor.

Neymis yapı denetim gelip fotoğrafları çekip gidince demirlerin çoğunu geri sokuyorlarmis. Kimi yerde kolon demirlerini birbirine bile baglamamislar vs biseyler anlatıyor. Neymis kendi başlarında durmuş.

E yarım saat sonra kirayı dedim ben nakit taşımıyorum zor oluyor Iban ver ona atayım. Yok o bana sıkıntı oluyor diyor. Ne oluyor vergi mergi mi dedim, he ya sorma diyor shdhf az önceki hak hukukçu gitti. Cogu müteahhit böyle galiba.

Allah bilir kendi de öyle yapmistir 9 kat tabut olmaz umarım.

Kira işini de aynen ne zaman senet o zaman kira seklinde yürüteceğiz bakalım. Iban işi aramızı gerebilir şimdi yüz göz olmayalım. Senetleri vermezse öyle oluruz. Zaten hanım nerden geldik buraya bir de 7 kattan ev bulduk antebine de yüksek binalarina da.. demeye başladı duruma göre celalleniriz :)
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
Siz bilirsiniz ama böyle adamlara güven olmaz. yarın sizin 2 katınızı ödeyen kiracı bulduğu an "bu bana aylardır kira ödemiyor" diye ihtarı çeker. Neyle kanıtlayacaksınız?
0
anten
(05.03.23)
Kirayı vermedim senet gelince veririm dedim, apartman görevlisine bırakmış şükür geçmiş ayları da neyse ki, aldık bakalım.
0
🌸ananiyimioguz
(06.03.23)
(11)

ne yapmalı sizce?

baldan kaymak
Azıcık uzun, okuyup yanıt verenlere teşekkürler.üç seçeneğiniz olsun, hangisinden ilerlerdiniz?1.seçenek: 8 yıldır hayatınızda. Yaklaşık 3 sene sevgili kalmışsınız parçalı sürelerde. Zamanında denediniz ve soru işaretleri taşıdı. Size karşı çok iyi. Uyumlu çiftsiniz ama gerçekten mutlu olmadığınızı
Azıcık uzun, okuyup yanıt verenlere teşekkürler.

üç seçeneğiniz olsun, hangisinden ilerlerdiniz?

1.seçenek: 8 yıldır hayatınızda. Yaklaşık 3 sene sevgili kalmışsınız parçalı sürelerde. Zamanında denediniz ve soru işaretleri taşıdı. Size karşı çok iyi. Uyumlu çiftsiniz ama gerçekten mutlu olmadığınızı gördünüz, emin olamadınız. Bunları emare kabul ettiniz, ayrıldınız. Son 3 yıldır siz istemiyorsunuz ama o aşık ve her fırsatta sizi istiyor. Bunu da dile getiriyor. Bu baskı belki normale döner ve denersiniz yada sizde alışırsınız diye envai çeşit yol denediniz ve sonunda birşey değişmedi. Arkadaşlık hukukunuzun suistimale uğradığını düşündüğünüzden arkadaşlığınızı ve iletişiminizi de bu durumu paylaşarak sonlandırdınız. Kırılmışlık yok ama birşey de kalmadı elinizde.

2.seçenek: 6 aydır hayatınızda. İnanış, dünyaya bakış olarak uyuşuyorsunuz. Karşınızdaki kişide olmasını beklediğiniz kriterler onda var. Onunkiler de sizde var. Çok daha genç biri, jenerasyon farkınız var ama bir şekilde iletişim kurabiliyorsunuz ve bu iki taraf için de birbirinize karşı asla sorun olmuyor.

Her iki kadın kişisinin de yada sizin aile yapısı birbirine uygun değil. Kalpleri ruhları güzel insanlar, yukarıda allah var. Anneleri tarafından seviliyorsunuz. İkisi de evlenmeyi istiyor.

3.seçenek: kimseyi seçmemek, yola devam etmek. aklınızdaki ve geçici seçiminiz ise bu. Size göre bunlar net yanıtlar değil. Ama bulduğunuz yanıtlarda ayıklama yaptıkça doğru mu yaptığınızdan emin değilsiniz. Diğer tüm kararlarınız net idi hayata dair. Bir şekilde o net yanıtları arama kültürüne ve bulmadan seçmeme kültürüne aşinasınız.

Ne yapardınız?
Tecrübelerinize göre başka bir yol var mıdır?
Hiç sormamaktansa, bilgi birikimine önem veriyorum. Deneyim yaşayarak oluyor ve siz ne derdiniz?

Edit 1: ilk yanıta göre detaylandırma.
Edit 2: yanıtlara göre edit.
Edit 3: tüm yanıtlar için teşekkür ediyorum. Bu sorunun hiçbir doğru yanıtı yok, kişisel yanıtları var. Ve ben kişisel yanıt verdiğim yoldan yürüyeceğim. çoğunlukla da aynı düşünüyorum. Buradan yanıt yazmayıp, dm atanlara da teşekkürler.
0
baldan kaymak
(03.03.23)
tam olarak neyi sordun anlamadım ama
3ü de seni reddeder ya da seni beklediklerini nereden biliyorsun

evlenmek istiyorsan en çok ortak nokta olana git
tabi o da mantık evliliği istiyorsa

bence spor salonuna yazıl
0
bir soru sorcam
(03.03.23)
İkisi de sizinle evlenmek istiyorsa ikisiyle de evlenin madem.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.23)
Biraz karışık geldi özellikle 3.yü hiç anlamadım
Ama cevap hiçbiri
Biri doğru olan olsaydı en ufak kuşkun olmazdı
0
photo85
(03.03.23)
1 niye seveneklerde
2 gayet iyi bi sey gozukuyor
3 tercihtir ister iliskide olun ister yalnizligi secin ama yalnizligi sececek birinin sorusuna benzemiyor
0
ala09
(03.03.23)
3
0
gule gule
(03.03.23)
iki kişi arasında seçim yapmanı gerektirecek kadar ikisine de bağ hissetmiyorsan 3
0
orpheus
(03.03.23)
2. seçeneği seçmekten başka çare bırakmamışsın ki jenerasyon farkı anlaşabildiğiniz sürece sorun değil bunu siz de kabul etmişsiniz dolayısıyla 2. seçeneği seçiyorum.
0
tabii lan manyak mısın
(03.03.23)
3.
2’de de gönlün olsa bu kadar düşünmezdin bence. tikleri atmışsın ama yine de olmayan bi şeyler var gibi.
0
deartheodosia
(03.03.23)
2 yi seç ama evlenme.
0
antihero
(04.03.23)
2 tabiki
0
abelardo
(04.03.23)
1 kesinlikle ve kesinlikle değil; evlenme pişman olursun.

2 ya da 3 ve bu da yaşa bağlı.
35 yaş üstüysen 2; 35ten genç isen ve pasif-asosyal birideğil insanlarla kolay iletişim kurabilen bir tipsen 3
0
cccbehzatccc
(04.03.23)
(27)

kilicdaroglu mu aksener mi hakli

antikadimag
bence kilicdaroglu buyuk bir yanlis yapti. %1'lik akp eskileriyle ciddi oy potansiyeli olan ortagini karsisina aldi. ne icin? kisisel hirs baska bir sey degil. iyi parti'nin dedigi cok makul bence, anketlere bakalim halkin sesi olalim. ancak kemal son sakasini yapti. akp eskilerinin onu desteklemesi
bence kilicdaroglu buyuk bir yanlis yapti. %1'lik akp eskileriyle ciddi oy potansiyeli olan ortagini karsisina aldi. ne icin? kisisel hirs baska bir sey degil. iyi parti'nin dedigi cok makul bence, anketlere bakalim halkin sesi olalim. ancak kemal son sakasini yapti. akp eskilerinin onu desteklemesi zerre onemli degil benim icin.

sonra aksener de cikti ozde dogru ama siyaseten fiyasko bir aciklama yapti.
aksener'de de hata olsa da asil problem kemal'de diye dusunuyorum. sonucta ikisi de haksiz ama asil fatura kilicdarogluna yazar benim analizime gore.

duyuru ne der?
0
antikadimag
(03.03.23)
www.eksiduyuru.com

Su duyuruya verdiğim cevabın aynısını veriyorum, merak aksener haklı filan değil.
0
fraise
(03.03.23)
kilicdaroglunun aday olmasini destekliyorum makul bir lider. halk siyasetten anlasaydi 20 senedir iligimizi kemigimizi kurutamazlardi
0
ala09
(03.03.23)
sözlükte paralı troller var (her tarafın trolü var) onlar buraya gelmez, buraya fikri olan gelir :)
pragmatist olarak akşener haklı olabilir ama
artık kılıçdaroğlu denmişken akşener'in yaptığı direk satış.
0
yeahbutso
(03.03.23)
@yeahbutso; ben sunu anlamiyorum. aksener o masada kilicdaroglu ile agirligi olan iki kisiden biri. digerleri fasa fiso. onlarin seslerini cikaracak yuzleri yok.

yani ilk basta kemal ben aday olacagim diyerek yanlis yapti bence. senin ana ortagin bu fikre karsiysa ona dayatamazsin abi. %1 oy potansiyeli olan babacan degil bu karsindaki. emrivaki yapmaya calisamazsin. yanlis burada basladi bence.
0
🌸antikadimag
(03.03.23)
Mhp kokenli kimseyi sevmem ama kadin hakli.
0
Kahvedesu
(03.03.23)
Bro o masanın toplanma amacı, Meral Akşener'in masaya oturma nedeni bile Kemal Kılıçdaroğlu, herkes bir isimde birleşmiş, ona çıkıntılık etmek direkt işi bozmayı amaçlar, başka bir nedeni yok. Olmuş bitmiş herkesin onayını almış bir iş için "abi bu yanlış şöyle yapalım" demek kabul edilmeyince de ayrılmak saçmalamak sadece. Etik değil her şeyden önce.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
Akşener haklı kk ile seçim mi kazanılır. 1o yıldır kaybediyor. Halk yeni bir yüz istiyor. ya imamoğlu olacaktı ya yavaş.
0
komando kani var bende
(03.03.23)
ikisi de haksiz. Bunlar siyasetcidir, tek umursadiklari sey ranttir. Rant paylasiminda anlasamayinca boyle seylerin olmasi normaldir.
0
ahmet oturum cerezi
(03.03.23)
Kılıçdardar üzerine düşeni yaptı. Kripto resmen. Bu adamın halkta bir antipatisi var. Gittiği yerlerde bile millet baş bas bağırdı aday olma diye. Maalesef ülkenin geleceği kişisel hirslara kurban edildi. Ağzımı bozmamak için kendimi zor tutuyorum. Ondan medet umacagima dağdan taştan umarım daha iyi.
0
mekaniker
(03.03.23)
6 kişi oturuyoruz masada
5 kişi diyor ki başkan bu olsun
1 kişi diyor ki bana dayatamazsınız başkan benim dediğim kişi olacak.

şimdi dayatma olmadı mı? yani...
0
duyurukullanıcısı
(03.03.23)
haklı ve haksız diye bir şey yok. anlaşamadılar ayrıldılar.

ben meral akşener ve mansur yavaş'ı destekliyorum.
kemal kılıçdaroğlu'nu hem başarısız, hem koltuk sevdalısı buluyorum.
0
abelardo
(03.03.23)
O masadaki altı lidere güvenen beğenen var mı acaba? Hepsi koltuk sevdalısı. Gültekin Uysal falan nedir abi? Akşener imamson u fazla gözünde büyütüyor.
0
ikikerekac
(03.03.23)
@duyurukullanıcısı
o 5 kişi en güçlüyü destekliyor çünkü kendi %0,1 oyları ile bir şeyler kazanmalarının tek sebebi o. kimse kimseye dayatmıyor, anlaşamayıp masadan kalkıyor. mecbur değil diğer 5 kişiyi desteklemeye.
0
abelardo
(03.03.23)
Masadan kalktı diyoruz ama masadan kalkmadık demişler galiba: twitter.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
Beşe bir talebiniz kabul edilmiyorsa, çıkıp dayatma yapıldığından bahsediyorsanız, bir de birlikte iş tuttuğunız partinin belediye başkanlarını baş kaldırmaya davet ediyorsanız bu hem demokrasiye aykırıdır, hem de çirkinliktir. Akşener haksız.

Kemal Kılıçdaroğlunun gayet makul bir aday olduğunu düşünüyorum. İnsanlara sorsak yüzlerce aday çıkacak bir yerde destekleyeni de çok desteklemeyeni de ama maalesef mevcut sistemde böyle bir şansımız olduğunu düşünmüyorum. Altılı masanın ortak bir adayda buluşması gerekirdi.
0
lesmiserables
(03.03.23)
Bu son olaylardan sonra kılıçdarın reisten daha fazla akpli olduğu ortaya çıktı bence soru bile sorulmaması lazım
0
Hallegadola
(03.03.23)
yıllardır halkın iliğinin kurutulduğu yerde seçim kazanılamıyorsa bu halktan çok siyasetçinin suçudur. siyasetten anlaması gereken halk değil siyasetçidir. imamoğlu geldi neredeyse 1 milyon farkla aldı geçti istanbul'u. ne kılıçdaroğlu ne akşener kazandırdı başkasını koysalar ayni tas ayni hamam kayiplara devam edilirdi.

şimdi de aynısı ikisi de imamoğlu'nun yanına yaklaşamaz potansiyel olarak, akşener bunu kabul ediyor zaten kılıçdaroğlu ise daha mahkeme günü almanya palavrasında ne olduğunu gösterdi bence. akp'nin resmen şutu çektiği kararda bırak sertçe karşılık vermeyi resmen pas olarak görüp göğsünde yumuşattı.

kısaca bugüne kadar varolan şey büyük ortak chp ve küçük ortak iyi idi diğerleri yalan dolan, fakat imamoğlu veya yavaş'ın olmadığı yerde ortaklık bozuluyor. kılıçdaroğlu oy sayım bu iki adaydan da fazla diyorsa haklı fakat değil ama yine de erdoğan nefretinden nemalanıp kazanacağım diyorsa haksız.
0
gule gule
(03.03.23)
kılıcdaroglu nasıl haklı olabilir. sırf egosu yüzünden 80 milyonu ateşe atacak adam.
ya da bilinmeyen bir sebepten akp'ye çalışıyor.
0
vizivozo
(03.03.23)
Biri ben ben diye diretirken diğeri, sen-ben değil daha önce başarılı olmuş kim varsa onlar olsun diye diretiyor.

Bir taraf bencillik yaparken diğeri kendisini veya kendi partisinden birini değil, başarılı kimseleri aday göstermek istiyor. Ülkenin geleceği mi önemli yoksa siyasi nezaket mi ?

Kılıçdaroğlunun ülkenin bu hale gelmesinde payı bulunan kişileri neden ittifak içerisine dahil ettiğini anlamamamıştım ancak bu gün görünüyor ki kendi var ettiği insanları kendisine onay makamı haline getirmiş.

Parti içerisindeki 'var edilen delege' = 'gönül borcu olan delege' sistemini kurumsal yapıya entegre etmiş.

Kılıçdaroğlu 6 lı masaya dahil etmese deva ve gelecek partisi kendilerini bu kadar duyurabilir miydi? Kendilerine taban yaratabilir miydi?

Demokrat partinin külleri bile kalmamışken masaya dahil etmese demokrat parti genel başkanının herhangi bir konudaki açıklamalarını kim dikkate alırdı ? Saadet partisi kendi fanatikleri haricinde kimin umrunda?

Bu adamlarda aynı gönül borcu olan delegeler gibi diyetlerini kılıçdaroğlunun adaylığını destekleyerek ödüyor.

Sahi chp nin oy oranı kılıçdaroğlu döneminde % kaç arttı ?

Ülkede tekrar demokratik bir yönetim tesis etmek amacıyla tarafsız bir akedemisyen veya daha önce AKP ye karşı başarı kazanmış kimseler dışında birinin aday olacağım diye tutturması ben cil lik tir.
0
srjkvon
(03.03.23)
akşenerin derdi ne seçilecek aday çıkartmak ne de erdoğanı devirmek.
tek derdi chpnin yerine geçmek. hiç bir zaman akpden yada mhpden oy çalma derdinde olmadı. oylarının büyük çoğunluğunu küskün, kararsız chplilerden aldı.
kazanacak aday değil yönetebileceği aday çıkartma derdinde. ekremi veya mansuru aday yaparım hem cumhurbaşkanını yönetirim hemde meclisi derdindeydi.

ha diğer 4 partide kara kaşına kara gözüne kk yi desteklemiyor. onlarda chp listelerinden vekillikleri kaptılar hatta grup kuracak kadar vekil isteme yüzsüzlüğüne vardı işleri.
0
astronom bey
(03.03.23)
kılıçdaroğlu ihanete uğradı. bunu görüp bunu söylüyorum.

meral hanım yanlış yaptı. tayyip birkaç bakanlık teklif edip yanına çekse şaşırmam.
0
Leonardo~Da~Vinci
(03.03.23)
20 yılda aynı rakibe karşı girdiği seçimlerin %80ini kaybetmiş birisinin yeniden aday olmasını savunmak fanatizmdir. M.A. doğru bir sonuç bulmasına rağmen gidiş yolu yanlış oldu. Kılıç çektiği partiden üstelik iki kişiyi birden aynı anda adaylığa davet etmek profesyonelce değil acemice-dir. Bu saçmalıklar yine iktidara yaradı. Bravo.
0
olimpia
(04.03.23)
kılıçdaroğlu haksız. neyin ısrarı neyin hırsı bu anlamıyorum.
0
deartheodosia
(04.03.23)
@olimpia
cidden akşener ne yaptı öyle. kk'nın adaylığa en az bir senedir hazırlandığı ve asla vazgecmeyeceği ortada. akşener, hiç bir planı olmadan bastırırsam ikna ederim mi dedi ne düşündü. çok garip.
0
vizivozo
(04.03.23)
Kılıçdaroğlunun adaylık isteği yeni bir şey değil, bu bir süreçti. Aylarca örüldü. Meral Akşener seçime makul bir süre kala bu çekincesini dün yaptığı gibi açığa çekseydi haklılık payına bakardım ancak yumurta kapıya dayanmışken bu kadar fevri bir çıkış sergilemesi hiç hoş olmadı.

Bana kalırsa ikisi de haksız, ama ağır aksak da olsa düz bir hatta ilerleyen şeyi değiştirmeye süre kalmamışken bozmak diğerlerinden daha büyük bir yanlış.
0
akhenaten
(04.03.23)
Bizim insanımızın siyasal okur yazarlığı yok ne yazık ki. Misal şöyle düşünelim: Meral Akşener neden kendisini değil de Mansur Yavaş'ı ya da Ekrem İmamoğlu'nu istiyor? Yani partine ve Masa'ya bu kadar güveniyorsan, KK'nin seçilemeyeceğini düşünüyorsan kendin aday ol cumhurbaşkanlığı için? Meral Akşener kendisini aday göstermiyor zira seçimi zaten her şekilde kazanacaklarını, kazanan kişinin parlamenter sistemi getirip sonra siyasetten kopacağını biliyor, o nedenle kendisi "ben başbakan olacam" diye aylardır söylüyor zaten, Mansur Yavaş ya da İmamoğlu'nu da kendi siyasi çizgisine daha yakın olduğundan istediği gibi manipüle edebileceğini bildiğinden onları istiyor, ya böyle bir durumda Kemal Kılıçdaroğlu koltuk sevdalısı demek gerçekten garip, olm geçmiş Cumhurbaşkanlarını düşünün işte KK seçilirse o da öyle olacak, Meral Hanım'ın ille de Başbakan olacam sevdası bu yüzden, KK'de Meral Hanım'da olan koltuk sevdasının üçte biri bile yoktur ya, kimi koysan zaten seçilecek. KK en başından beri nasıl bir yol çizdilerse o şekilde devam ediyor, yolda taktik değiştiren kendisi olmadı gördüğünüz gibi.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.03.23)
yahu, tabii ki kk haklı.
ma nasıl haklı olabilir?
elbette herkes her şeyi düşünmekte serbest ve kimse bir şeyi desteklemek zorunda değil de, madem kk şu kadar seçim kaybetti ve kazanacağına inancın yok, kaç zamandır o masada ne işin var?

yapılan şey siyasi nezakete aykırı bir kere.

hem masadan kalkıyorsun hem de senin partinden olmayan iki en önemli belediye başkanına asilik yapması için çağrı yapıyorsun.
ne yapacak yani adamlar, ankara'yı, istanbul'u, chp'yi bırakıp bir avuç oyu olan ma'nın peşinden mi gidecek?

peşinden gittiler diyelim, kimde güven uyandıracaklar öyle bir hamleden sonra?
yüzde 100, nereye gitse kazanacaklar illüzyonundan çıkılması lazım, mansur'a sokak röportajlarında bile kürt oylarının gitmeyeceği görülüyor.
kk'yı gömmek "coğrafya kaderdir yeaa" tarzı bir ağız alışkanlığı hâline geldi.
kk dışında parlamenter sisteme döneceği kesin olan kim var?
merak akşener "başbakan olacağım" dedi kenara çekildi, o zaman kendini öne atsaydı.

hepsini geçtim, o insanlar kk sayesinde o belediye başkanı koltuklarında oturuyor.
belediye başkanları korkak olmadığı gibi, düşündüğümden daha sağduyulu ve mantıklı çıktılar açıkçası.

yapılan şeyin hiçbir mantıklı açıklaması yok.
daha bir önceki günkü mutabakatta imzası var bu kadının.
"seçime 70 gün kala mı aklın başına geldi?" derler.
siyasi ahlaka, demokrasiye, nezakete, her şeye aykırı bir hareket.
0
blatta hiberna
(04.03.23)
(33)

kim abi bu kılıçdaroğlu'nu sevenler

gule gule
ana muhalefet lideri adam, chp'ye oy atan ne kadar çevrem varsa imamoğlu ya da yavaş diyorlar aday için. ben de bu iki aday için tarafım fakat adam gelmiş diretiyor ben ben diye bugün. o zaman 5 parti çıkar imzalarız gibi bir şey de söylemiş yanlış bilgi yoksa kendisi tarafından.yıllardır her seçimd
ana muhalefet lideri adam, chp'ye oy atan ne kadar çevrem varsa imamoğlu ya da yavaş diyorlar aday için. ben de bu iki aday için tarafım fakat adam gelmiş diretiyor ben ben diye bugün. o zaman 5 parti çıkar imzalarız gibi bir şey de söylemiş yanlış bilgi yoksa kendisi tarafından.

yıllardır her seçimde ekran başında umutla izleyip her seferinde tecrübelendik diye dönüyoruz. millete istifa et diye bağırıp, 1 değil 2 değil bilmiyorum kaç seçim kaybedip 5 diyen var 11 diyen var hala yerinde durmak nasıl bir şey ve bunlar zafersiz hepsi kayıp kim tutuyor orada bu adamı. şaka gibi sayılar gerçekten. yaşımdan dolayı sadece başa gelişini biliyorum daha doğrusu baykal'ın nasıl gittiğini hatırlıyorum öncesine dair bir fikrim yok. yokluktan mı gelindi de tutuluyor hala.

terlik olsa terliğe verilir denen günlerde altılı masa erdoğan'a rakip olarak erdoğan'ı gösterse yine kazanamaz gibi geliyor artık bu nasıl bir zihniyettir.

kısacası anlamıyorum bu adamı kim seviyor, kim tutuyor ve nasıl kalıyor hala diretebiliyor bir şeyler için? sizin düşüncelerinizi merak ediyorum ben neyi kaçırıyorum tam olarak.
0
gule gule
(03.03.23)
Kim bu abi kilicdaroglu'nu sevenler? sorunuza cevap vereyim; annem mesela, elestirmeni bile istemez. cok seviyor. Kilicdaroglu bana gore de hatalari olmasina karsin (buraya tek tek yazmayacagim) yerden yere vurulacak biri degil. Hep soylerim Adalet yuruyusu turk siyasi tarihinin en onemli olaylarindan biridir mesela bana gore. Kisacasi kendisine karsi bir antipatim yok, aday olursa gider oyumu veririm. Ama turkiye ben ve benim annemden ibaret degil tabii ki.

Ekrem Imamoglu'nu su donemden itibaren aday gostermek dunyanin en riskli islerinden biri; maalesef duzgun isleyen bir adalet sistemimiz olmadigi icin her an mahkeme karari sayesinde alip iceriye atabilirler. Yoksa seve seve gidip oy verirdim.

Mansur Yavas cok iyi bir belediye baskani ama iyi bir cumhurbaskani olabilir mi? bunu bilemiyorum cunku dogru duzgun bir demecini gormedim ulusal konular hakkinda. ayrica sag parti kokenli olmasi hem turk solu tarafindan hem de kurtler (istedigimiz kadar inkar ederim kurt secmen secimlerin belirleyicisidir cogu durumda) tarafindan cok kabul gormeyen birisi olmasina neden oluyor. Aday olsa Mansur Yavas'a da Kilicdaroglu gibi gider oyumu veririm ama Imamoglu gibi istekli olmam sanirim.

Kürt secmenler ve sol gruplarin buyuk kismi kilicdaroglu'nu desteklemek istiyor. 6li masada da soyle bir durum var, masayi fikrini ortaya atan, bu insanlari birlestiren, 2018 secimlerinde baska partilere milletvekilleri veren chp ve kilicdaroglu idi. Masadakilerde bir vefa duygusu var sanirim. Bir de Ankara ve Istanbul gibi iki buyuk belediyeden birini kaybetmek istemiyorlar zira bu cok buyuk bir kayip secim kampanyasi doneminde bile.

Velhasil normal bir ulkede olsaydik Kilicdaroglu benim icin cok kotu bir aday degil, cevremde de genel olarak kimse kendisine antipati ile yaklasmiyor. ama yukarida da soyledigim gibi turkiye ben ve benim cevremden ibaret degil; benim cevrem zaten cogu akplinin dile doladigi ''ulusalci, kemalist, laikci, chpli teyzeler, eskinin postal sevicisi, beyaz turk, elitist' kitlesi ve tek dertleri akp'nin gitmesi. Iste bu noktada anadoludaki amcalar kilicdaroglu'na oy verir mi, bilemiyorum zira onlar icin kilicdaroglu bir öcü. Umarim haksiz cikariz gun sonunda hep birlikte de kilicdaroglu kazanabilir. Diger ihtimaller elenmis gibi cunku.
0
fraise
(03.03.23)
Kılıçdaroğlu'nu bu kadar seven yoktu. En azından sosyal medyada. Görünüşe göre bir miktar troll ordusu kurmuş.
Bir miktarı da aktroll. CHP teşkilatı da tabi.
Benim anlamadığım nokta neredeyse tüm muhalif gazeteciler, youtuberlar kk'cı olmuş.
Çok acayip şeyler dönüyor.
0
vizivozo
(03.03.23)
Annem +1 :) cumhuriyetin ve hukuk devletinin degerini en cok bilen o ve onun gibi kadinlar oldugu icin tek laf ettirmem o ayri. Bakin insanlar daha resmen yeni uyandi 20 yildir ne yapildigina, resmen devletin ne kadar curumus oldugunu gorup sasiran bir kesim var, deprem bolgesine gidip bugun 'harekete gecen' sosyal medya fenomenleri oyuncular falan baya bildigin chp'li teyzeler diye dalga gecen, bu insanlari algilama yeteneyi olmayan insanlar yani.

Neyse, ayrica adalet yuruyusu kesinlikle cok guzel bir eylemdi +1 - ciddi bir kesim sivil toplum hareketinin ne oldugunu, siddetsiz eylemi anlamiyor ya da cabuk unutuyor cok seyi bence.

Benim kendisiyle en buyuk derdim Ekmeleddin olayidir, benim icin sondu.

Son olarak en buyuk dilegim genc birinin aday olmasi, yas ortalamasi 33 yas olan bir ulkede, her allahin gunu teknolojiden ve yeni dunyadan uzak dedeleri gormek midemi bulandiriyor. 55 yaslarinda zehir gibi insanlar var ulkede, birakin artik.
0
kassiopeia
(03.03.23)
Benim. Bu adamın kaç seçim kaybettiği de umurumda değil. Depremin ilk gününden itibaren olumlu yönde çok ciddi bir değişiklik yaşadı ve bunu her demecinde gösterdi, göstermeye de dev ediyor. İmamoğlu aday olsa siyaset yasağı garabetini onaylayıp adaylığını boşa çıkaracaklar, Mansur Yavaş'ın ise siyasi geçmişi ne yazık ki yeterince birleştirici olmasını önlüyor, mükemmel belediye başkanı olmak bile bazen yeterli olmuyor. Üstüne üstlük bu üç kişi içinde elindeki gücü bile isteye azaltmak için yapılması gerekeni yapacağına koşulsuz güvendiğim tek kişi de KK.

Ben de bu arada pek çok kişide gördüğüm "KK aday olmasın" diretmesini aynı senin gibi anlamıyorum. Daha doğrusu şöyle diyeyim: Bir tutum hangi noktada "diretme" olarak nitelenmeye başlıyor?
0
xiduyuru
(03.03.23)
ya ne fark eder ya? aday kim olursa olsun muhalefete verecek adam neyden endişeleniyor ki? o zaman iktidara versin beğenmeyen. kılıçdaroğlu en yumuşak en rahatsız etmeyen aday. yüzde 12 bandında hdp oyunu alabilecek tek aday. yani sevdiğimizden değil kötünün iyisi.
0
mikahakkinen
(03.03.23)
Ben, çevrem hatta görüşlerimizin uymadığı mhp bbp li olan arkadaşlarım var onlar dahi seviyor. İnternette belli merkezlerden yürütülen troll ordusu ve bu işten çıkarı olan fenomenlerden ibaret değil dünya. Aday olmasın diye diretenlerin çoğu zaten başka partililer başka ittifaklar. Birçoğu da bot hesap troll. Onlar dizayn etmeye çalışıyor.
Adamlar zaten her yere adaylığına karşı olduklarını yazıyor, millet de böyle algı var nereden nereye geldik diyor. Niye inanıyorsun ki?
0
patos64
(03.03.23)
Alevi kesim :)

Kılıçdar Kadar koltuk sevdalısı biri yoktur. Gerçi var. O da bahçeli.

Son 10 yılda 1 puan partisinin puanını arttiramamis. Kazanamacagi da kesin bir aday. Ama işte belki kazanırız rant yeriz diye. +70 insanların hayatımızda rol oynamasindan çok sıkıldım. Eren Erdem tiplerin başımızda rol oynamaya çalışmasından çok sıkıldım.

Ben açıkçası oy kullanmama kararı aldım.

Nasılsa imamson dışında kimse kazanamayacak.
0
jackyr
(03.03.23)
Ben futboldan bir örnek vereyim, kim seviyor bilemem ama niye seviyorlar anlatayım.

Türkiye'de futbol kulüplerinin en çok sevilen futbolcuları kimdir?
Kendini en çok yırtanlar. Mesela İbrahim Üzülmez, mesela Sabri Sarıoğlu...

Bu adamların yeteneği, golleri, tekniği falan kimsenin umrunda olmaz. Ki zaten yeteneksizlikleri malum. Ama çok sevilirler. Çünkü "abiii adam çok mücadeleci..." tribi vardır bunlarda.

Mesela sen kaleye maçta 10 tane isabetli şut çek bir tane alkış almazsın. Üstüne gol olmadı diye küfür yersin. Sabri bir tane şut çeker o da kalenin 20 metre uzağından outa çıkar. Ama golü kaçırınca kendini yerden yere attığı için bütün tribün onu alkışlar. Niye? "Abbbii adam kendini çok adamış maça baksan yerde yuvarlanıyor".

Ya da sen aşırı teknik oyna sakin sakin isabetli paslar ver. İbrahim üzülmez 50 metre amaçsız bir depara çıksın, sonunda duramayıp topla beraber taç çizgisini geçsin ama çok koştu kendini parçaladı diye alkışlanır.

Kimse demez ki abi kulübe bağlıysan, başarıya bu kadar açsan o şut tekniğini bi düzelt be artık profesyonel futbolcusun... O adamın her şutunun dışarı çıkacağını bilirler, yine de alkışlarlar o kendini parçaladı sahada diye. Çünkü bu adamlar galibiyet için değil, taraftarı tatmin etmek için çıkar sahaya.

Türkiye'de icraate bakılmaz, şova bakılır.

Şimdi bu örnekleri alın siyasete uyarlayın. Hah işte sorunuzun cevabı çıkar.

Kılıçdaroğlu'nu bir şey yaptığı için değil, tribünlerine oynadığı için seviyor herkes. Birçok siyasetçi gibi.

Mesela muharrem ince de böyleydi... Adam hep kendi taraftarını kendi seçmenini gazlayacak konuşmalar yaptı. Costurdu da costurdu... eee noldu? Gerçekten seçim kazanmak isteyen adam karşı tarafın seçmenini kazanmaya çalışır.

Mesela 2002'yi hatırlayanlar varsa şu detayı hatırlarlar, şimdiki iktidar partisi muhafazakar oylarıyla gelmedi başa. Adamlar muhafazakarların desteğini aldı ama hem abdullah gül, hem recep tayyip erdoğan özellikle liberal, batı yanlısı seçmene ve kürtlere oynadı.

İktidarın ilk 2-3 seçim vaatleri avrupa birliği'ne tam entegre bir türkiye'ydi.
Kürt sorununun çözümüydü. Çünkü kendi taraftarını değil, karşı tarafı kazanınca iktidar olacağını fark ederek hareket ettiler.
0
anten
(03.03.23)
Kılıçdaroğlu ismi bir yana öncelikle bu denli yaş almış siyasilere çok net şekilde karşıyım. 91 doğumluyum, ömrümün en güzel olabilecek zamanları AKP iktidarıyla geçti. Büyük bir kesimin belirttiği 'muhalefet adayı tuzluk olsa dahi oyum onadır' ifadesini de bunun yansıması olarak düşünüyorum. İçime sinmemekle birlikte ben de o grup içerisindeyim, artık son bulması gerekli. Evet, bunun gerçekleşmesi için en güçlü aday çıkarılmalı, sonsuz kere haklı bir görüş; ancak yaş almış siyasilere karşı olmamın sebebi de bu. Çünkü siyaset senelerdir ezberlenmiş isimler üzerinden devam ediyor, herkes yer etmiş koltuklarda. Dünkü iyi parti hizipçiliği buna güzel bir örnek -tabi ki partinin bütününü kastetmiyorum-; Türkiye tarihinde bu kadar suça, gizli kapaklı işlere bulaşmış olduğu halde halen devlet ve toplum gözünde itibar gören sağ siyaseti aklım almıyor. Kötülüğü karşı tek parça olmak bu kadar zor olmamalı. Mevcut durumda KK adaylığı etrafında birleşilip, canhıraş geleceğin planlanması gerekiyor.
0
lüzumsuz adam
(03.03.23)
Ben severim kendisini.

6 Benzemezi bir araya ondan başkası getiremezdi ve bu 6 benzemez bir araya gelmese iktidar bir 150 yıl daha iktidarda kalırdı.

Alevi diyenler olmuş. Dünyanın en ırkçı devletlerinden birinde bir zencinin başkanlık yaptığı bir çağda hala bunu diyebilenlerin alnı secdeye değen mevcut iktidarla yola devam etmelerini öneririm.

Halkın çoğunluğu kimi istiyorsa o olmalı diyenler olmuş. Tüm aday olabileceklerin altalta sıralandığı tüm kamuoyu araştırmalarında halkın çoğunluğu mevcut başkanımızı istiyor. Ona oy verin.

Ben seçilirse ne yapar diye bakıyorum. En makulu Kılıçdaroğlu geliyor.
0
Mirket
(03.03.23)
Kendisini nedense hiç sevmiyorum, sevemiyorum. Hele son zamanlardaki ille de ben tavrı iyice delirtti. Kazanılabilecek seçimi kendisi egosu ile heba edecek. Halkın pozitif havasını negatife döndürüyor.

Kendisinin erdoğan karşısında hiç şansı yok. Yahu görmüyor musunuz AKP'liler dua ediyor dede gelsin karşılarına diye.

Dede ise biliyor son seçimi artık. Bunda kazansa da kaybetse de daha fazla koltukta oturamaz. O da diyor araya belki cumhurbaşkanlığı sıkıştırır emekli olurum. Olmazsa da kimse bir şey demiyor zaten. 6 li masayı kurmuş diyorsunuz onu da adaylığını tasdik edip iyi partiye bunu razı etmek için kurmuş. Allah aşkına İP olmasa kılıçdaroğlu seçim mi kazanabilir? Kendisi de biliyor bunu. Adaylığını dahi oldu bittiye getirmeye çalışıyor.

Kendisine oy vermeyeceğim. Memleketin bu halde olmasının 2 numaralı sorumlusu. Demokrat deniliyor kaç seçim kaybetmiş hala o koltukta oturabiliyor. Peh.
0
drako
(03.03.23)
ben sevmiyorum.
tayyip karşısında kaybedeceğini düşünüyorum. çünkü bu adam herkese hitap etmiyor. hitap ettiği kitle küçük. imamoğlu öyle değildi mesela. burada konu karşı tarafın oylarını almakken bu ortamda, deprem sonrası öfke dolu toplumda kılıçdaroğlu kendi oylarına ne kadar sahip çıkabilecek, şüpheli.
0
deartheodosia
(03.03.23)
"ya ne fark eder ya? aday kim olursa olsun muhalefete verecek adam neyden endişeleniyor ki?"

problem burada zaten, iktidarın değişmesi için muhalefetin oyları yeterli değil. muhalefetin dışında, geçmişte iktidara oy vermiş insanların oylarını alması lazım kazanmak isteyenin.

bu da daha önce defalarca kaybetmiş biriyle olmaz diyor insanlar, yeni bir yüz, genç bir insan, yeni bir enerji istiyor insanlar.

%30-35 ya da %40-45 neyse artık, zaten oy verecek muhalefet adayına, beni de aday koysalar oy verecekler, ya da herhangi birini de.

%50'nin üstüne çıkmak için karşı tarafın seçmenine alternatif sunmanız lazım.

Madem daha önce bir çok kez seçin kaybetmiş birini aday yapmakta sıkıntı yok, o zaman sadece bir seçim kaybetmiş ama ilk defa %30 üstünde oy almış İnce'yi aday yapalım tekrar!
0
John Bloor
(03.03.23)
Ben seviyorum. Sevmeyenleri anlayamıyorum asıl.

Koltuk sevdası var diyorsunuz, bu adam bahçeli'ye başbakan ol demedi mi. Ülkece ne çektiysek sağcılardan çektik ve ülkenin 40%ı solcu sayılabilecekken 10%luk payları için sağcılara yönetimin verilmesini istemiyorum.

Eğer ülkücüler tarafından sırtımızdan bıçak yemeseydik 2015'te tayyipten kurtulacaktık. Kendisi gitse başkası gelse ne yapabilecek, hangi vaadine karşısınız yerine gelen biri daha fazla ne yapabilir?
0
aguen
(03.03.23)
Arkadaşlar şimdi hepimizin RTE karşıtı olduğunu kabul ederek cevap veriyorum, yani tabii ki öyle değil ama bir anlığına öyle kabul edelim.

Bakın elimizde adaylığı açıklandığı anda "bu kesin kazanır" şeklinde parıldayan bir aday yok, yani gerçek olan bu. Yani senin benim veya bir başkasının gönlünden geçen herhangi bir adayın sorgusuz sualsiz kazanma ihtimali yok bu sadece bizim gönlümüzden ona yüklediğimiz değerle alakalı bir konu, burada amaç kim aday olursa olsun destekleyip kazanmasını sağlamak, başka bir olay yok. Normalde asla katılmadığım "sonrasını sonra konuşmak" olayı ne yazık ki burada tek çalışacak sistem. Abi ben RTE'yi istemiyorum ama KK aday olursa ona da oy vermem şeklinde yaklaşıldığında otomatik olarak RTE'ye hizmet etmiş gibi oluyoruz biraz, ben bunu anlayamıyorum sadece. Bir noktada gönlümüzden geçeni unutmamız gerekiyor, yani KK'yi sevip sevmeme oy verme aşamasında bir kriter olmamalı, başka da bir çözüm yok gibi.

Bir de ek yapayım: Sanırım ülkenin yönetim şekliyle alakalı bir kafa karışıklığı var, KK ya da aday olan başka biri seçildiğinde mevcut sistemde devam edilmeyecek ülke parlamenter sisteme geçip seçilen kişi parlamenter sistemde Cumhurbaşkanı olacak sonra eskiden olduğu gibi ülkeyi yönetmek için hükümeti Başbakan kuracak. Bunu da atlıyor birçok kişi. Mesela ben Cumhurbaşkanlığı için KK'ye milletvekili seçiminde TİP'e oy veririm, KK seçilip de parlamentoya "hadi Başbakanı seçin ülkeyi yönetsin" dediğinde hükümeti kurma görevi alan kişi gelsin TİP milletvekiline anlatsın derdini, benim için asıl önemli olan süreç burası, Cumhurbaşkanı KK olmuş diğeri olmuş beriki olmuş önemli değil, RTE olmadığı sürece hepsi olabilir. Önemli olan Hükümetin kurulma süreci benim için ama bence hala ülkenin büyük bir kısmı sürecin böyle olacağını bilmiyor RTE'de olduğu gibi yine Tek Adam dönemi olacağını düşünüyor.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
Ben sevmiyorum ama tayyipi daha çok sevmşyorum o yüzden kk’ya basarım tatava yapmadan.
0
regina phalange
(03.03.23)
Kılıcdaroglu koltuk bağımlısı fln değil size bunu empoze eden aklınıza sokan popülist yıkıcı aktroll ordusu.İnsanların algılarını istedikleri her yöne çekebiliyorlar.Muharrem incenin erdoğanın elini sıktığında aynısını ona yapmadılar.Algı yönetme ihtiyacı duymadılar.Neden çünkü ince parti gücünü geçici elinde tutabilen biri olduğu içindi.Asıl örgütlenme gücünü yaratan kk ydı

Koyun deyip dalga geçtiğiniz aktroller ne kadar tehlikeli bilmediğiniz belli

www.youtube.com
0
smokee
(03.03.23)
yani kendisine ekstra bir hayranlığım yok ama doğru adayın kk olduğunu düşünüyorum. en başından beri aday profiline uyan isim kendisi. madem geçiş süreci diye bir şey olacak bu durum kendisi için biçilmiş bir kaftan.
aslında kk kazanacak aday değil demek kim olursa olsun rte seçimi kazanacak demek bir nevi. çünkü 6'lı masa belirlediği adaya seçimi kazandırmak için var olmuş bir oluşum. yani isimler önemli değil önemli olan sistem diye savunuyor çünkü. ana argümanı bu. isimlerin önemli olduğu rejim buntek adam rejimi. 6'lı masa bunun karşıtı oluşmuş bir ittifak değil mi? kazanacak aday kazanabiliyorsa zaten 6'lı masaya veya başka birine ne gerek var? çünkü böyle kazanacak bir garanti isim yok. mesele bu.
bence iyi parti kendisini büyük bir cendereye atmıştır. 6'lı masanın birlik olup seçemediğini millet mi seçecekmiş diye propaganda yapmaya başlar karşı cenah. meral akşener büyük bir hata yapıyor kk adaylığına karşı çıkarak. hatta kendisi karşı çıkmıyor dünkü metinde imzası var uzlaşmışlar ama kendi partisine topu atarak sıyrılmayı düşünüyor. bunda bile doğrudan ben istemiyorum diyecek cesareti gösteremiyorken...
0
debian
(03.03.23)
@Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet, haklısın ama umarım hemen parlamenter sisteme geçmek gibi bir hata yapmazlar. Adam yıllarca bu gücü kullanıp ülkeyi bu hale getirdi şimdi aynı haklarla ülkeyi biraz düzeltip sonra geçmeliler. Ben altılı masanın aceleci olacağını ve parlamenter sisteme çok hızlı geçileceğini düşünüyorum ama bilmiyorum bakalım. (Bu arada, ben içten içe başkanlık sistemine evet diyenlerin güç karşı tarafa geçtiğinde neler olabileceğini görüp illallah etmelerini istiyorum.)

soruya cevap: ya Kılıçdaroğlu kötü değil ama halka güvenemiyoruz o yüzden herkes aday olmasın diyor. Şu an kimse tek başına %50 alamıyor kim karşıdan oy koparabilir ona bakmak lazım.
0
nhk ni youkosu
(03.03.23)
nhk ni youkosu esasında parlamenter sistem nihai hedeflerden biri ama bu tabii bugün seçildim yarın geçeyim şeklinde olmaz diye düşünüyorum, yani Tek Adam gücüyle ülkenin tabutuna alelacele çakılan çiviler aynı hızla sökülüp ülke hem ekonomik hem sosyal açıdan biraz daha stabil hale geçince sistem değişir, tabii bu noktada Meral Akşener'in "benim Cumhurbaşkanlığı hedefim yok ben Başbakan olmak istiyorum" söylemleri var, bu istek ne kadar dizginlenir ya da dizginlenebilir orası da belli değil.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
ben severim ama aday olmasını istemiyorum. burada amaç akp den kopan oyları toplayacak aday koymak. maalesef kk bunu yapamaz.
0
xrated
(03.03.23)
her gün aleyhine çalışan ana akım medyayı, iktidarın propaganda makinelerini, kendisine yönelik her türlü ahlaki ve hukuki kriterden yoksun, fiziksel ve sözlü saldırıları (dayak, suikast girişimi, yoluna bok dökülmesi vs.) hesaba katınca bence iyi bile idare etti. belediye seçimlerindeki başarı, iyi parti'nin meclise girişi vs. birebir kendi organizasyonunun sonucudur. ayrıca eğer cb makamı sembolik hale gelecekse, cb olacak kişi yetkilerini devretmeye razı olacaksa bunu yapmaya en uygun kişi kesinlikle kendisi. aday olmazsa da yapacak bir şey yok. şu an x bir aday için kimsenin kapris yapma lüksü yok.

yine de tayyip erdoğan iktidarının bunca yıldır dalga geçtikleri kılıçdaroğlu tarafından bitirildiğini görmek eğlenceli olurdu. "merdivene ters biniye ehe ehe ehe" diyerek eğlenen azgın güruhun yüzünün alacağı ifadeyi görmek için bile kılıçdaroğlu'nu düşünmeden desteklerim.
0
zgrydn
(03.03.23)
- ankara'yı, istanbul'u kazandıran,
- siyasete ekrem imamoğlu'nu ve mansur yavaş gibi isimleri getiren,
- iyi parti'yi meclise sokan,
- bu sayede akp-mhp'ye ciddi zarar veren,
- 6'lı masayı kurup 23 senedir en ciddi alternatifi oluşturan,
- şahsen 1 yalanını bile yakalamadığım, "hayır o öyle oldu" diyemediğim biri,
- herkese gülücük saçsa da sosyal demokrat sıfatını aşırı hak eden bir isim.

ayrıca yerelde, özellikle egede, akdenizde çok sevilen biri.
ben böyle saydım ama kemal kılıçdaroğlu'na oy vermeyeceğim.
şunu diyebilirim, kemal kılıçdaroğlu'na saydırılan hiçbir laf orijinal değil. hepsi akp medyasının bulduğu argümanlar.

o olmasa da ekrem olsa "pkk'lıları işe alan adam", "mal kaçıran adam", "biz yanarken tatile çıkan adam" falan diye yine eksiduyuru'da sorular açılırdı.
0
patronaj1
(03.03.23)
Fraise ve kaleci saçlı forvete +1

Buna ek olarak bu adam aslında zamanında eleştirdiğimiz sol değil de ortaya yakın düşünceleri ile, sağa sırtını dönmemesi ile, sağcılara yaranmak için zaman zaman tayyipten rol çalması ile daha kapsayıcı bir insan haline geldi.

Mesela şuan tip aslında bana en düzgün gelen parti, ama biliyoruz ki asla birinci parti çıkamazlar, söylemleri çok radikal. Beni kazanıyorlar. Ama halkın büyük kısmını bu radikal söylemlerle kazanamazlar.

Kk bu açıdan yumuşak bir geçiş için en doğru aday. Ve evet parlementer sistemde cumhurbaşkanı değil başbakan söz sahibi. Ve taa ilk günden beri kk başbakanlığı daha dinamik diğer adaylara bırakmaya hazır.
0
zimbirik
(03.03.23)
KK'yi sevenler demeyeyim de, yavas'in aday olmasinin ulkeyi sokacagi kaosu goremeyenlere endiseyle bakanlar diyeyim.

cogu arkadas secimi kazanacagiz is bitecek saniyor, devleti bastan kurmak gerekecek ve bu surecin ne kadar zorlu olacagi konusunda kimsenin bir fikri yok. Yavas aday olsun, bir donem sonra ulkeyi sonsuza kadar siyasal islama terkederiz.
0
hewit
(03.03.23)
benim bilader. adam iyip'i secime soktu, bayilmasam bile bir muhalefet blogunun kurucusu oldu ki tarihte ornekleri cok azdir ama bu tarz durumlarda kacinilmazdir. kendileri diyor 2 sene icinde tekrar parlementer sisteme donulecek diye ve bu tarz bir sureci en iyi yonetebilecek adam sonra da birakip gidecek zaten kac yasina gelmis. ayrica secim kazanilinca her sey gulluk gulistanlik normal mi olacak zannediyorsunuz? o tarz bir kaos ortamini yine KK gibi itidalli, akli basinda, her kesime ortak mesafede duran birisi yonetebilir. adam ayrica masadaki en buyuk partinin genel baskani aday olmak en dogal hakki. meral cok merakliysa cikar kendisi aday olur fitnecilik yapacagi yere.

edit: mecliste chp'ye oy vermeyecegim.
0
bay b
(03.03.23)
bence kurgusu yanlış 6lı masanın
başkanlık sistemi türkiye için ideal
ortak hükümet sisteminin yürümeyeceği daha 6lı masadan belli
%1 oylu davutoğlunun tripleri düşünemiyorum bile

kk ben başkan olcam, kabine'de liyakat üzerine kurulacak
kimsenin uzmanlığına karışmıycam
meclis'in de daha anlamlı yetkileri olacak deseydi
ben bile kk'ya basabilirdim (istemesem de)

şu ülkede istenmeyen 2 kişi var kk ve rte
gerisine okey herkes

bu durumda ne olacak, 2. tura kalır da kk kaybederse
belki de asıl istediği olacak muhalefetin keyfini sürecek
adamın vizyonu muhtar yardımcılığı üzerinden istihdam
birisi de gelsin muhtarları kaldırısın, onların yerine kaymakamlığa 5 kişilil birim kursun max.
0
bir soru sorcam
(03.03.23)
Aga sen bu ekşisözlüğe ya da duyuruya bakma. burada chp tek başına iktidar olur ama gerçekler farklı .anadolu köyleri ya da büyükşehir merkezleri kk'yı sevmiyor. kk'yı sevenler İzmir ve antalya'nın 50 yaş üstü biraz eğitimli ve fanatik sol görüşlü insanları.
Ülkenin çoğunluğu yeni bir yüz istiyor.
0
komando kani var bende
(03.03.23)
açık konusalım aleviler seviyor. onun dışında sevenler çok azdır.
0
abelardo
(03.03.23)
artik kendi devrinin gelmesini bekleyen gazeteciler, siyasiler, burokratlar seviyor ve destekliyor. kk aday olmasin diyenlere kk cumhurbaskani olmasin demisler gibi davraniyorlar. kazanamazsa insanlarin yuzlerine nasil bakacaklar cok merak ediyorum.
0
aydonno
(03.03.23)
Tüm yorumları okuyamadım ama cevaben;

Ben seviyorum. CHP'yi Baykal dönemindeki fosil ulusalcı kafadaki insanların doldurduğu demode partiden alıp getirdiği yer için bile saygım var. 7586 seçim kaybetti geyiği de haksız eleştiri.

2010 referandumunda daha 2-3 aylık genel başkandı ve HDP'nin boykot ettiği, liberallerin yetmez ama evet dediği bi oylamada zaten kazanma şansı yoktu.

2011 genel seçimi akp'nin zirve dönemiydi. Karşısında kim olursa olsun %50 alacaktı o dönemde.

2014 cb seçiminde bahçeli ile ittifak yaptı, kaç tane aday sundu bahçeli hiçbirini kabul etmedi. Herkesin eleştirdiği Ekmel ile aldığı oy oranı 2018'de çok övülen M. İnce+Akşener+Temel Dede oy oranı toplamıyla hemen hemen aynı. Öncesindeki yerel seçimlerde Mansur Yavaş'ı aday gösterdi mesela ve trafoya kedi girmese o seçimde seçtirecekti. Mansur Yavaş boşluktan peydah olmadı bi anda CHP içinde. MHP gibi sert bir partiden kendi saflarına aldı.

2015 Haziran seçiminde HDP'yi de gizliden desteklemesine rağmen %25'lik oy oranı yakaladı ve AKP'yi iktidardan etti. Bugüne benzer şekilde Bahçeli tarafından ihanete uğradı tüm emekler çöpe gitti.

2016 darbe girişimiyle beraber Erdoğan'a desteğin zirveyi gördüğü dönemlerden sonra 2017 referandumunda hayır cephesini neredeyse tek başına topladı ve mühürsüz oy vs kıl payıyla kaybetti.

2018'de iyi partiye verilen vekiller, kurulan millet ittifakı gibi faktörler gayet başarılı siyasi hamlelerdi. İnce'nin çıkıp ağladığı kadar da desteksizlik olmadı.

2019 zaten malum Ekrem İmamoğlu'nu aday göstermesi mesela çok hafife alınıyor. Adı hiç bilinmeyen bi adamı şu an milyonların umudu yapan Kılıçdar. Başkası cesaret edemezdi linçlenirim diye. Muharrem İnce mesela çok adı geçiyordu o seçimde İstanbul için ve kendisi de istiyordu. Aday olsa yine kaybedecekti %99.

Bakın adalet yürüyüşünü, altılı masayı kurup ülkenin geleceğini inşa çabalarını anlatmadım bile. Hataları yok mudur, tabii ki vardır. Demirtaş'ın dokunulmazlığını kaldırılmasına evet demesi mesela bence büyük bir hatadır. Ama hayrı şerrinden çok fazla biri olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca benim etrafımda kendisini seven pek çok CHP'li de var. Hiç öyle yalnız da değilim. Sosyal medyada laf edenler genelde jahrein erlik vs gaza gelen ergenler ya da akp'nin dolduruşuna gelenler.

Mansur Yavaş iyi bir belediye başkanı olabilir ki aslında yaptığı bazı güvenilmez işler de var neyse onu geçiyorum. Ama cb adayı olmak başka bir süreç. Mansur Yavaş'ı miting yaparken oy isterken düşünemiyorum bile mesela.

İmamoğlu çok daha ideal bir aday olabilirdi belki evet ama onun hakkında da siyaset yasağı kararı var. Seçilse bile mazbata alamayacak. Ayrıca şimdi seçilecek cb bi dönem yapacak ve siyasetten emekli olacak altılı masanın kararına göre. İmamoğlu sonraki süreçte CHP'nin başına gelmesi gereken bir isim bence.

Şu anki durumda Kılıçdaroğlu gayet iyi ve kazanacak adaydır. Bir yanına İmamoğlu, bir yanına Yavaş'ı alıp 30 büyükşehri gezse yeterli olur zaten :)

Akşener'in yaptığı da en hafif tabiriyle siyasi ahlaksızlıktır. Dün akşam imza attığın metin ortadayken bu açıklamayı yapmak "Benim imzamın kıymeti yok" demektir.
0
nundu
(03.03.23)
partisinden bölücü tipleri atmadığı sürece ben olamam mesela. itiraz edenler olsa da tekin'in, tanrıkulu'nun tuhaf tuhaf demeçlerini gördükçe sevesim varsa sevemiyorum.
0
alperz
(03.03.23)
Ben değilim. KK başkanlığındaki CHP AKP'den farksız. KK, Reis gibi tek adam.
0
Kahvedesu
(03.03.23)
(24)

İş yemeği / eve geç gelen partner

crinix
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.Sevgilim mezun olup kıdemli bir mima
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.

Sevgilim mezun olup kıdemli bir mimarla ortak olup bir mimarlık ofisinde çalışmaya başladı.
1-2 ayda bir müşterileri ile birlikte içkili akşam yemeğine çıkıyorlar. Bu akşamlarda eve gelme saati belli olmuyor. Birkaç kez gece 2-3 gibi, sabaha karşı geldiği bile oldu. Baskıcı, maço bir tip değilim ancak bu beni çok rahatsız ediyor. Hem benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi, hem bir dönüş saati olmaması, hem de yemekteki herkesin karşı cins olması, bundan mutsuz olduğumu belirtmeme rağmen çözülmemesi bende travma oldu. Defalarca kez kavga ettik, özür diledi vs. vs. Pek bir şey değişmedi.
Önceden haber ver gecikeceksen diyorum, bildirdiği tek şey "gecikeceği" ve bunun ona istediği saatte eve dönme hakkı verdiğini düşünüyor.

Bu da yetmezmiş gibi bir de iş günleri, saatleri dışında da birlikte çalıştığı mimarla yazışıyor whatsapp'tan.

Geldiğimiz noktada, "ben böyle mutluyum, o yemeklerde mutluyum çünkü saygın biriyim, mimar X hanımım" diyor. "Onlarla A, B, C gibi senin ilgilenmediğin konuları konuşup paylaşabiliyorum." diyor.
Ben onun ilgi alanlarını paylaşmıyormuşum, benim mutlu hatırladığım eski anılarımızda bile onun çok mutsuz olduğu zamanlar varmış (eski yazışmalardan, mektuplardan örnekler gösteriyor), sen bana şunu demiştin, bana bunu yapmıştın, vs. vs.
Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs.

Geçmişte tabii ki de hatalarım oldu ancak onları kabul edip düzeltmek için elimden geleni yaptım.

Tüm bunlara rağmen yakın zamanda dahi hem iyi günde mutluluğu hem de kötü günde üzüntülerimi paylaşmıştı.
Kafamı karıştıran nokta da bu.
Artıları eksileri tartmaya çalışıyorum.

Kağıt üstünde evli olmasak da, biz her şeyde birbirimizin diğer yarısıydık, ve geldiğimiz nokta bu.
Siz ne düşünürsünüz?
0
crinix
(03.03.23)
Partnerin sosyal sınıf atladığı için seni maddi manevi yetersiz görüyor olabilir. Ne demek bu? Artık daha çok kazanıyor. Daha çok kazandığı için daha seçkin insanlarla takılıyor.
0
elitoangelito
(03.03.23)
"Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs."

yanlış anlama ama sal beni artık diyor sana. ancak bunu kendi yapmaya cesareti yok. bu yaptıkları da içgüdüsel olarak seni kışkırtarak ayrılık sebebinin sen olmasını sağlamak ve kendi vicdanını rahatlatmak.
0
orpheus
(03.03.23)
bu ilişkiyi ters yüz etsek erkek iş toplantılarına kalsa, iş için yurtdışına seyahat etmesi gerekse bunlar kadının hep hoş görmesi gereken şeyler olacakken tersi olduğunda sıkıntı çıkıyor.
ben yazdıklarınızda sizin de alınganlık yaptığınız şeyler olduğunu düşündüm çünkü açık açık yukarıda yazdığınız şeyleri söyleyen biri ilişkide de kalmaz, ayrılırdı bence.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Karşı cinsle yemeğe göndermekten ve onlarla mesajlaşmasından korktuğunuz biriyle niye birliktesiniz? Bence özgüven probleminizi çözün.

Ne demek benimle geçireceği zamanı onlarla geçiriyor? 5 yıldır birliktesiniz zaten. Aynı evde yaşıyorsunuz. Bu insanın hiç kendi alanı olmasın mı? Okurken ben de boğuldum sıkıldım valla. En son böyle hissettiğimde işim olmadığı halde boş boş okulda oturup eve gitmeyi geciktiriyordum. Ne acı bir şey.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.23)
ruhen hastayım’ın yazdığını ben de yazıcaktım da üşendim sonra. birliktesiniz diye 7/24 birlikte vakit geçirmek istemek çok yorucu ve manasız.
0
deartheodosia
(03.03.23)
O ilişki bitmiş kardeşim. Ortak noktamız yok olanlar da bitti demiş. Senin yüzünden eve gelmek istemiyormuş daha ne desin?
0
rodeocu
(03.03.23)
ilişkinin vadesi dolmuş, ayrıl coco.
0
candide
(03.03.23)
Bazen insanlar farkli yonlere dogru buyuyebilirler, bu cok dogal ve normal bir sey. Bu surecte yakinligi surdurmek caba gerektirir. Biriyle omur boyu birlikte olmak 40 cenazeye katilmaktir gibi bir laf vardi. Insanlar degisir, kendini yeniden dogurur hep. Siz degisime direniyor, degisimden korkuyor ve fark etmeden karsinizdakini boguyor olabilir misiniz?
Ayrica Iliskiniz kafanizdaki sinirli kadin erkek rollerine uymadigi icin alisma surecinde olabilirsiniz, bunyeniz gelisime direniyor olabilir.

Bana yazdiklarinizim bazilari pek inandirici gelmedi, ama dogruysa bile sikintili olan kisim 5 yillik bir iliskide ayda bir iki gidilen yemeklerde bile hala 'ihmal ediliyor' rolune giren biri, karsi taraf icin cok yorucu. Ayrica esimiz/sevgilimiz tum ihtiyaclarimizi karsilamaz, karsilamamali, herkesin nefes alacagi, farkli deneyimleri paylasabilecegi alanlara ihtiyaci var. Bu bizleri ve iliskiyi zengin ve saglikli tutan bir durumdur.
Iliskinizin durumunu bilemem ama kendinizle ilgili neden 5 yildir sizinle olan birinin zaman zaman yemege cikmasi, kendine bir alan yaratmaya calismasi, saglikli yetiskin deneyimleri sizi bu kadar rahatsiz ediyor, kadin erkek iliskisi ile ilgili sinirlayici gorusleriniz neler, neden ciddi bir ozguven problemi yasiyorsunuz bunlari dusunmek hem simdiki hem de gelecekteki iliskileriniz icin faydali olabilir.
0
kassiopeia
(03.03.23)
Yazdiklarinizi okuyunca ben partnerinizi cok hakli buldum. Bu etkinlikler ona kendisini onemli ve saygin hissettiren, hayatinin sizinle paylasamadigi paylasmasina da gerek olmayan bir tarafini destekleyen ve kendisini iyi hissettiren bir firsat sunuyor. Size "o erkeklerin bana olan ilgisi hosuma gidiyor" demiyor ki, "flort etmekten besleniyorum" falan demiyor yani, "keyif aliyorum, iyi hissediyorum" diyor. Siz de diyorsunuz ki "benimle gecirebilirdi o zamani". Hayat "sevgilimizle gecirdigimiz zaman vs geri kalan her sey" degil ki yani, bir yandan hayatimizi surdurup bir yandan da sevgilimizi dahil edecegiz bu duruma. Ona bakarsaniz doktora gitmek de sizinle gecirebilecegi zaman, gitmesin mi doktora?

O kadar yazmissiniz ama siz bu iliskide sevgilinize ne katiyorsunuz ondan bahsetmemissiniz. "Zor zamanda destek olduk" e guzel de gecti o zamanlar. O da size destek olmus, siz ona. Tamam bir donem destek olduk diye sonsuza dek kendini gelistirmese de, artik sevmesek de, mutlu olmasak da biriyle birlikte mi olalim sonsuza dek? Birlikte guzel zamanlariniz olmus, ama o degismis, ben bunu anliyorum. Degismek kotu bir sey olmak zorunda degil.

Size cok net beni boguyorsun, seninle bir sey paylasamiyorum demis. SIz sordunuz mu mesela, ne yaparsam iliskimizi resetleyebiliriz, benden beklentin ne, benimle su x aktiviteyi denemek ister misin, ben sunu yapmak istiyorum gel birlikte yapalim, bana herhangi bir websitesi, sosyal medya hesabi veya kitap falan onerebilir misin senin konularini biraz daha ogreneyim, vs.

Ayrica bazi beklentiler de yeniden gozden gecirilebilir. Mesela sevgiliniz is yemegine gittiginde gece ikide doner, diye bir fikir birligine varabilirsiniz. (keza siz de) BOylece her defasinda aksam sekizden sonra gec kaldi, niye gec kaldi diye dusuneceginize saat ikiden sonra gec kaldigini dusunmeye baslarsiniz, planlarinizi ona gore yaparsiniz. Sevgiliniz cerrah olsaydi ameliyattayken attiginiz mesaja cevap vermediginde "kimbilir ne yapiyor" diye dusunmezdiniz, farkli durumlar farkli dinamikler gerektirir.

Ha sorunuz "siz ne dusunurdunuz" - ben sevgilimin bana kibarca ben ayrilmak istiyorum dedigini dusunurdum.
0
sopiro
(03.03.23)
Okurken sinirlendim. Kendine başka ev bulup çık. Açıklama bile yapma. Sana saygı duymayan birine saygı duyup açıklama yapmana gerek yok. Bunu en kısa sürede yap.
0
dissendium
(03.03.23)
Bırak karşı cinsle yemeğe çıkmayı, iş yerinde doğru dürüst ortak paylaşımı olmayan insanlar bile whatsapp grupları maskesi altında deli gibi flörtleşiyor. Evli insanlar da buna dahil üstelik.

Şu “kişisel özgürlük alanı, karşı cinsle muhatabiyeti beni ilgilendirmez, özgürlük vs.” gibi zırvalarla dolu pembe dünyanızdan çıkın! Ya da çıkmayıp böyle sonuçlarıyla muhatap olun.

Partnerinizi şahsen itham etmiyorum. Ama karşı cinsle bir şekilde sürekli iletişim içinde olup “etkileşim” içinde olmamak İMKANSIZDIR! İNSAN DOĞASINA AYKIRIDIR! AKSİNİ SÖYLEYEN DE SAHTEKARDIR VE KENDİ HAYATINDA AYNI ŞEYLERİ GİZLİ GİZLİ DEFALARCA YAŞAMIŞTIR.

Elbette ilişki içerisinde insanlar özgür olmalı. Ama o özgürlük, bu özgürlük değil.

Adam/kadın duyuruda hiç görmediği insanla flörtleşiyor aylarca, çeşitli şekillerde; sen kalkmış sabaha karşı eve dönen, “iş yemeği” adı altında bunu maskeleyen insanı rasyonelize etmeye çalışıyorsun.

Hayallerle yaşayanı gerçekler ne yapar bilirsin!
0
duchess jessamine
(03.03.23)
anlattığınız detaylarda çok net "gaslighting" de var. size alttan alta suçlu taraf olduğunuzu hissettirmiş çoktan. "düzeltmek için elden geleni yapmak" bu biraz zamanın da gerektirdiği bir şey. herkes bir şekilde değişiyor. kendinizde bir sorun aramayı bırakın, başarabilirseniz. ama artık durum hassaslaşmış. bu kadar sallamayayım deseniz de alttan alta aranızdakiler kafanızda mesele olmaya devam edecek. bence konuşmanın dahi anlamı yok. çünkü yine suçlanacaksınız. hele bir şeyleri anlatmayı asla denemeyin, anlaşılmayacaksınız. ya sallamayıp keyfinize bakacaksınız ya da ayrılacaksınız.
0
the man with no name
(03.03.23)
eninde sonunda canın yanacak. olabilecekleri yazmıyorum. temiz temiz ayrıl. insanların bu yanını aslında ilişki başında bile görüyoruz ama görmezden geliyoruz.
0
gabe h coud
(03.03.23)
hanım diyince kendini bir şey sanan eziğin teki. tekmeyi bas kendi yoluna git.
0
Hallegadola
(03.03.23)
Sabaha kadar hangi toplantı sürüyormuş ya. Sal bu işi. Bitmiş bu olay
0
jackyr
(03.03.23)
İş yemeği neden sabaha karşı bitiyor ki? Partneriniz X hanım olmaktan önce müşterileriyle arasındaki ilişkinin sınırlarını belirleyebilen pozisyonda olmayı öğrenmeli bence. iş yemeğine tabi ki çıkılır ama sabaha karşı nedir yani. Sizinle geçirebileceği zamanı onlarla geçiriyor gibi düşünmeyin, ayrı bir alanı olması güzel ve önemli. Ama müşterileriyle geçirdiği zaman size göre makul bir zaman değilse bu durumda tercih sizin. Siz aynı şeyi yapsanız ne tepki verecek, özel alan diyebilecek mi o önemli. Durum size uymuyorsa ayrılırsınız.

Onu boğduğunuz sıktığınız konusunu bilemeyiz. Orada hatanız varsa siz de bunu düzeltmeye çalışabilirsiniz. Diğer taraftan partneriniz sizinle sorunları çözmekten ziyade doğrudan sizi hatalarınızla suçlamaya girmiş gibi. Geçmişle suçlamak vs. biraz üste çıkma çabasıdır genelde. O yemekleri neden sevdiğini bile sizin ona hissettirmediklriniz üzerinden açıklamış. Karşılıklı düzeltilebilir bir şeyler ama iki tarafın da istemesi lazım. bence tadı kaçmış ve şimdi bitmese de yakında bitecek bir ilişki.
0
aquarium
(03.03.23)
duchess jessamine, bu iddiana göre tüm çalışanlar aldatıyor :) ya öyle şeyler yazıyorsunuz ki tüm insanları töhmet altında bırakıyorsunuz. ne alaka cidden? o zaman bir partner/eşimiz olduktan sonra hiç karşı cinsle konuşmayalım, iş yapmayalım, bir arada bulunmayalım… bence anahtar şu: flört etmek isteyen fırsat oluşturup herkesle flört eder/aldatır, istemeyen de hangi durumda olursa olsun kendini korur/geride tutar, aldatmaz.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Para kazanmaya başlayınca insanların değişmesi çok komik gelmiştir bana hep. Bir de ünvan sahibi olunca statüsünün değiştiğini zannedenler. Sorunlarınız standart ve çok türk işi sadece roller değişmiş. Hikaye biraz serin geldi bana. Güvenin ve saygın sarsılmış gibi hikayenden anlaşılan bu. Kadın açıkça söylemiş bazı ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun, ben de başkalarından karşılıyorum diye. Elini taşın altına koy ortak bir çözüm bulun. Yoksa fazla sürmez bardağın taşması
0
hasmetizm 2046
(03.03.23)
ben de iliskilerde kisisel alan birakilmasindan yanayim. birakmayanla devam edemiyorum. ama o ozgurluk, bu ozgurluk degil +1

insanlar "modern" veya "avrupai" neyse adi iste gozukmek icin abartili seylere goz yumar hale geldiler. oysa avrupali biri de sunu sacmalik gorur.

ustelik rahatsizligini belirtmissin ve ona ragmen devam ediyor kadin. ne oldum delisi olmus biraz da. cok itici geldi bana o acidan da. mimar x hanim falan lol

o sozleri soylediginde, o kavgalar ciktiginda zaten ayrilmaliydin. 5 sene nedir ki. hic beklenmedik insanlar 25 yil sonra hic yere ayriliyorlar. iste o ayriliklar disariya "hic" gozukuyor.
ayril daha neyi dusunuyorsun yani. kadin ayrilan taraf olmak da istemiyor gibi geldi bana. hem onu hem kendini rahat birakmis olursun ayrilinca.
0
Kittie
(03.03.23)
bir yerde okumuştum, hayatınızdaki insanla çok badireler atlatmış, çok fedakarlıklar yapmış olabilirsiniz.

ancak biriniz diğerinden önce bir statü atladığında ve değiştiğinde, yanındaki kişi olarak siz ona hep o eski ezikliği, fakirliği, tecrübesizliği veya acizliği -artık yerine negatif ne koyarsanız fark etmez-, bunları hatırlatıyormuş. Yani sizin onu tüm o geçmişinizle bilip sevmeniz, kabul etmeniz bir anlam ifade etmiyor da onu sanki hep güçlü olarak tanıyıp bilenlerin olduğu ortam onu daha çok tatmin ediyor. bence çok suni bir mastürbasyon ama işte ne yaparsın..

neyse işte o yüzden de yeni girdiği ortamında kalmayı veya o ortamdaki kişilerle olmayı tercih ediyorlarmış. umarız bi aldatma falan olmasın o daha travmatik olur.

buradan tek kurtarış yolu sizin onun hipergamisini tekrar tetiklemeniz olabilir. onu merak etmeyin, darlamayın, başka bir şey ile meşgul olun, yeni arkadaşlar edinin, yeni bir uzmanlık edinin veya işinizde uzmanlaşın.

bir şekilde sizde hayranlık uyandıran bir şeyler yaratın. maddi olabilir, sosyal olabilir veya görünüşle ilgili de olabilir.

bu da bir şeyleri değiştirmez ise geçmişler olsun başta korkunc gelebilir ama ben de çok uzun yıllarımı bir insanla paylaşmış olsam da uzun birlikteliklerde insanlar değişiyor. siz de değişmiş olabilirdiniz. mevcut durumunuza uygun bir partner bulmak daha sağlıklı olacaktır.
0
ananiyimioguz
(03.03.23)
Sevgilinizin bir iki ayda bir iş arkadaşları ile yemeğe çıkması, eğlenmeye gitmesi neden problem oluyor?
Benim partnerim bunu problem etse benim de gözüme tüm negatif konular batmaya başlardı.

O kadar normal bir şeye takılmışsınız ki itmişsiniz kızı kendinizden. Tahminime göre de bu baskıcılığı biraz fazla abarttığınız için karşı taraf artık negatif görmeye başlamış tavırlarınızı.

Yani o kadar abzürt ki düşünceniz diyecek söz bulamıyorum. 1-2 ayda bir olan gece eğlenmesi de problem yapılmaz be kardeşim.
Bir de mesela yazdıklarınız arasında bazı çok saçma şeyler var mesela “ benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi” demişsiniz. Ayda bir olan buluşma için böyle düşünmek çok hastalıklı bir durum.
Ayrıca mesajlaşıyor demişsiniz, a değil b kişisi de olabilir mesajlaştığı. Arkadaşı olmuş artık, arkadaşıyla muhabbet ediyor yani ne var. İnternette gezmesinden bir farkı yok.
0
zimbirik
(03.03.23)
Ayrıl coco,
Öyle iş yemeği mi olurmuş gündüzün suyu mu çıkmış.
Herkesin kabul ettiği sınırlar farklıdır tabi ama ben ciddi ilişki içinde bunlara sorun çıkarırım.
sınır nerede olacak olmayacaksa niye ilişki var ortada sorumluluk niye var diye düşünürüm
0
kararsızataletfilozofu
(03.03.23)
Cinsiyet farketmez, saat ikiye kadar iş yemeği olmaz.
0
Coma
(03.03.23)
ben de genel kani itibariyle 'hobi ve zevklere dem vurma'(bahane uretimi), "mimar x hn" (hor gorme), ve iliskinin bittigi yonunde anladim. ozellikle 'seninle paylasamadiklarimi onlarla paylasabiliyorum' net bir kiskirtma.
0
kobretti
(08.03.23)
(21)

lgbt neden bu kadar coştu son 1-2 yıl içinde?

mark greg sputnik
propaganda demek istemiyorum ama özellikle avrupa'da çok agresif bir LGBT dokunuşu görüyorum her şeyde. geçen buz hokeyi maçı izleyeyim dedim isveç'te, hepsinin forması gökkuşağı dolu. nereye baksam aynı olay.homofobik birisi olmadığımı düşünüyorum. eşcinsellik benim nazarımda ayıplanacak bir şey de
propaganda demek istemiyorum ama özellikle avrupa'da çok agresif bir LGBT dokunuşu görüyorum her şeyde. geçen buz hokeyi maçı izleyeyim dedim isveç'te, hepsinin forması gökkuşağı dolu. nereye baksam aynı olay.

homofobik birisi olmadığımı düşünüyorum. eşcinsellik benim nazarımda ayıplanacak bir şey değil, kim nasıl istiyorsa öyle yaşasın. beni ilgilendirmiyor, topluma zarar verdiğini filan da düşünmüyorum. seslerini duyurmak, heterolarla aynı haklara sahip olmak, ayrıma maruz kalmamak vb. isteklerini de anlıyorum.

benim ilgimi çeken nokta başka HİÇBİR ŞEY bu kadar ilgi görmezken çok yoğun bir lgbt bombardımanının peydah olması. yani neblim ırkçılık olsun, başka bi şey olsun asla bu kadar kapsamlı ve organize bir aktivite içerisinde değil.

büyük resimci biri değilim ama son 2-3 yılda böyle inanılmaz biçimde coşan LGBT vurgusunun sebebini merak ediyorum. ben mesela eşcinsellerin netflix'e "bizden de karakter koyun!" diye baskı yaptığını hiç sanmıyorum. başka hiçbir şeyin üzerinde durulmazken eşcinsellik neden bu kadar moda oldu?

inanın "insanlar uyandı, birimiz kadını diğerimiz erkeği seviyoruz diye kötü olmadığımızı anladı" filan diye düşünmeyi isterdim ama ben kesinlikle bunun böyle olduğuna inanmıyorum. öte yandan "büyük resmi" de göremiyorum açıkçası. çıkar, amaç ne ki? "amaç filan yok" diyorsanız, niye lgbt'den başka bir şey göremiyoruz? aynı hassasiyeti başka hiçbir alanda görmüyorum çünkü.

umarım yanlış anlamazsınız, tekrar altını çizerek söylüyorum ki homofobik bir insan değilim, klasik tabirle "gey arkadaşlarım da oldu" ve benim bu durumla hiçbir problemim yok açıkçası ama durduk yere niye böyle lgbt diye coşulduğunu gerçekten anlamıyorum. bu tip şeyler genelde uzun zamanda olur, toplumsal bir harekete dönüşür, ya da bi şeyin sonucunda ortaya çıkar vs... bu ne aga her yer gökkuşağı oldu, ne alaka? iki yılda aydınlandı mı herkes?
0
mark greg sputnik
(02.03.23)
Lgbt, kadın haklarını desteklesem de ikisi üzerinden bir ekonomik pazar da var, stk lardan kapitalist şirketlere kadar diye düşünüyorum
0
freebird5406_2
(02.03.23)
lgbt ve cinsiyetsizlik aldı yürüdü. normalde cinsiyetsiz bir dil olan türkçeye bile zorlama bir sürü şey sokmaya çalışıyorlar.

mesela sokabildikleri bir ucube: bilim insanı. yahu bilim adamı denir ona. adam zaten insan demek. sanki adam erkek demekmiş gibi bilim insanı diyorlar.
0
alperz
(02.03.23)
yo, gayet de bilim insanı, iş insanı olmalı. hiç bi kadına “adam” denildiğini duymadım ben?

bunun dışında yazdıklarına katılıyorum. büyük resme göre dünya nüfusunu düşürmekmiş amaç, öyle bi şeyler okumuştum.
0
deartheodosia
(02.03.23)
duymamış olabilirsin. tüm sözlüklerde adam kelimesinin ilk anlamı insandır. erkek çoğu yerde 3. anlamdadır. adamın biri, adam olmak, adam gibi falan hepsinde aynı şey söylenir. insan...

kanunda bile adam öldürmek der. insan öldürmek demez.
0
alperz
(02.03.23)
ekmek kapısı. büyük firmalar ve kurumlar bu konuda fazla duyar kasarak reklam yapıyorlar. cebinden para vermeden hayır işi yapmış gibi oluyorsun yani. bir kaç seneye söner bu akım.

bu arada erkeklere adam, dişilere kadın denir. adam insan demek değildir. aşağıda tek tek iki cins için karşılıkları yazdım.
kız-oğlan
dişi-erkek
kadın-adam
hanım-bey
bayan-bay
karı-koca
avrat-herif
0
abelardo
(02.03.23)
Sadece LGBT degil ki. Multiculturalizmden tut hastaliklara, obezlige, disabilityden hayvan haklarina, veganliga farkindalik, duyarlilik cok artti. Burda cinsiyetin disarda kalmasini bekleyemezsin. Zaman duyar kasma devri. Milyarda bir gorulen bir hastalik buluyorlar mesela o kisinin yasadigi zorluklari, toplumdaki onyargiyi anlatan belgeseller, yazi dizileri cikiyor falan. Woke kulturu medyayi, eglence dunyasini, bir cok sektoru ele gecirdi, dili degistiriyorlar euphemism'de .okunu cikardilar old demeyelim offensive olur elderly diyelim falan diye kafayi yedirtecek noktaya geldiler. Karsi cikan cancel ediliyor, aforoz ediliyor. Lgbtnin promote edilmesi icin elitlerin dunya nufusunu sinirlamasi plani falan deniyor. Kallergi plani, great replacement falan var Avrupa'nin kimliksizlestirilmesi jewish conspiracy teorileri falan dolu teori var, o kadar .okunu cikariyorlar ki artik insanlar konspiracy teorilere inanacak gibi oluyor.

Bu arada bir olayi anlatayim: twitter'da Bir aktrol var 30k takipcili zamaninda bir tartisma yasadim bununla, bunu hafizaya attim ben 1 hafta 10 gundur surekli tweetlerini sikayet ediyorum. kufur derecesinde ona buna saydiriyor surekli, sonuc yok twitter'dan. Inceledik, ihlal yok falan diye cevap geliyor. En sonunda chpliler lgbtli, trans bunlar ahlaksiz bunlar falan diye bir tweet atmis, caat diye yapistirdim sikayeti :) twitter'dan cevap geldi, sikayetiniz sonucu x'in hesabi dondurulmustur diye. 2-3 gundur tweet atamiyor cezali su an. Iste bunlar hep LGBTye verilen onem.
0
freedonia
(02.03.23)
adam kelimesinin değişmesinin vakti gelmiş demek ki. sözlükler de değişsin. adam değil, “insan”.
0
deartheodosia
(02.03.23)
ırk konusunda da benzer tutum var ya işte lotr dizisinde siyah elf var diye ağladı onlarca koca adam dshdsh. Hemen her dizide siyahi ya da diğer etnisitelerde karakter sayısı eskisine göre çok daha fazla.

Sjw biriyim bence ve bir yere kadar bu tutum hoşuma gidiyor. Mesela 1900lerin başında kitabı yazan adam o dönemki normlara göre yazmış ve şimdi baktığımızda ırkçı diyebileceğimiz bir insan diye 2020lerde çektiğimiz dizide siyahi oynatmayacaksak büyük ölçekte bakarsak siyahi aktörlerimiz taş mı yesin :D

Ama bi yerden sonra evet bu saçma dediğim tutumlar da oluyor. Yani benim genel bakış açım şu; insanlık tarihinde hep ikinci planda tutulan kimlikler son 100 yıl içinde artık saygı görmeye ve toplum içinde kabul edilmeye başlıyor (ki lgbt konusunda bu daha da yeni o yüzden daha çok görüyor olabiliriz son dönemde) kadınlar, beyaz olmayanlar, eşcinseller (Roma'da falan yaygın diyebiliriz ama yine de övülen bir şey değil) hep ezilmiş gruplar. Beyaz, heteroseksüel erkeklerin bu mutlak üstünlüğü artık bitiyor ve bu paradigma değişimi bazen saçma şekilde sunulan içeriklere de yol açabiliyor evet ama genel olarak eşitlik açısından normal bir süreç.

Mesela ortalama 30 karakterin olduğu bir dizide 3 lgbt karakter var diye laf ediyolar işte netflix yine lgbtflix olmuş diye ama zaten oransal bakıldığında insanların %10'u heteroseksüel değil toplumda. Ha ne oluyor bazı dizilerde bu oran çok daha yüksek olabiliyor o zaman abartı diyebiliriz ama kime ne sonuçta senarist böyle kurgulamış :)

Ayrıca arkadaşların dediği gibi ekonomik olarak da avantajlı. Biraz Che'nin resimleri üzerinden kapitalist meta yaratılması gibi yorumluyorum ben.

tl;dr: paradigma değişimi, lgbt haklarının kadın ve siyahi haklarına göre daha geç kabul görmesi ve para kazandırması

Edit: Adam kelimesi sözlükte insan olarak geçiyor ama toplumsal olarak erkek anlamında kullanılıyor. O yüzden bilim insanı gibi ifadeleri kullanmaya çalışıyorum ben de

Bunları Türkiye standartlarında beyaz denebilecek heteroseksüel bir erkek olarak yazdım bu arada ama bu süreci destekliyorum genel hatlarıyla. Ama dediğim gibi benim de "ehh abartmayın" dediğim durumlar olmuyor değil. Mesela JK Rowling'in kurduğu "anti trans" cümleler yüzünden son zamanlarda çıkan Hogwarts Legacy oyununa 0 puan veren inceleme yazarları, boykot eden hatta redditte oyunun subredditinde yazan kişilere dm atıp spoiler veren insanlar vardı dsdsh bu kadar manyaklık bence de saçma.
0
nundu
(02.03.23)
@alperz +1, bilim insanı uydurma ve yanlış bir terim.

Neyse, "great replacement theory" diye bi mevzu var. Kabaca batıda yönetici sınıfın beyaz nüfusu azaltıp, göçmen nüfusu artırmaya çalıştığını iddia ediyorlar. İşin nüfus azaltma ayağı bu.

Mantığı TR'ye uyarlarsak, AKP'nin şehirlerde yaşayan CHP'li beyaz yakanın eşcinsel olmasını, çocuk vs. yapmamasını teşvik edip, yerine ülkeye gelen Suriyelilere vatandaşlık dağıtması gibi düşünebiliriz. İktidarı garantiliyorsun.
0
plutongezegendegilmi
(02.03.23)
1-son 1-2 sene patlamadı, lgbtilerin örgütlü mücadelesi 100 yillik bir tarihe sahip, son 30 yilda daha yogun olarak akademide ve sahada görünür oldular. biz görmüyorduk, simdi biz de görüyoruz.

2- political correctness büyük bir bela, buna bir de böyle bir pazarin oldugunu gören moda ve medya sirketlerini de ekleyelim. görünürlük meselesinde bunlarin etkisini yadisamamak lazim. bir de medyada gördügü her seyin pesinden gidenler var, hic anlamadan bilmeden ben gender fluid im diyor gencler, yapma güzel kardesim, che tisörtü giyince solcu olmuyorsun, gökküsagi pozlari verince gender bender olmuyorsun. tam tersine cok degerli bir mücadelenin ticarilestirilmesine alet oldugun icin mevcut mücadele alanını işgal ediyorsun, gercek öznenin sesi senin kuru gürültün yüzünden isitilmiyor.

3- homofobik degilim diyerek baslayan her cümle homofobik bir yargi ile sonuclaniyor. gerek yok. yüzlerce yildir edebiyatta, son 100 yildir sinemada, son 50 yildir televizyonda her gün hetero ask iliskilerine tanik oluyoruz, gözümüze gözümüze heteroluk sokuluyor, kimse bunun "kapsamli ve organize bir aktivite" oldugunu düsünmüyor. lgbtilerin görünür olmasi, heterolarin görünür olmasi kadar normal, bir saldiri altinda imis gibi hissetmeniz anormal.

4- cinsiyetsizleştirme projesi, nüfus kontrolü, hepimizi ibne yapacaklar gibi komplo teorileri, benim gibi "büyük resim" merakliisini bile güldürüyor. kimse durduk yerde cinsiyetsizleştirilmez, kimse netflixte iki erkegin öpüstügünü gördügü icin escinsel olmaz. 70 yil önce amerikada siyahlar restoranlara, okullara ve kiliselere girdiginder "bunlar da heryerdeler, siyahlara karsi degilim ama her yer siyahlarla doldu. toplumumuzu ele gecirecekler, sürekli cogaliyor diyen irkci beyazlarla bizi cinsiyetsizleştirecekler, escinseller her yeri isgal ediyor diyenler arasında cok fazla fark yok.

5- cogunlukta olanlar tüm dünyanın cogunluga göre düzenlemesini isterler, kendinden başkasina yaşam hakki tanımayan ve kendi kimliginden başka kimliklerin temsilini bir tehdit olarak görenler, kendi iktidarlarinin ne kadar görünmez oldugunun farkina varamiyorlar.
0
tadellesever
(02.03.23)
lgbtliler eziliyor mu? Evet, aşağılanıyorlar, evlenme hakları birçok ülkede yok , vb vb.
bazı sjw'ler abartıp işin b.kunu çıkarmıyor mu? o da evet.
0
vizivozo
(02.03.23)
Komplo teorilerini sacma bulurum da genelde, burada olay, kapitalizmin kendini uyarlamasi ve gelistirmesi. Feminizm de mesela en cok kapitalizmin isine yaradi, kadinlar calisip independent olmakla kafayi bozup, Anne olmayi, kadin olmayi, sevmeyi sevilmeyi unuttu. Onceden aileyi gecindirmek icin bir kisinin maasi yeter, kadin da cocuklari buyuturdu, simdi kadin da calismak zorunda. Kim karli gozukuyor? Patronage.

Gelir dagilimi adaletsizligi tarihte var olmayan seviyelerde, temiz Suya erisimi olmayan milyonlarca insan, seriat veya diktatorlukle yonetilen onlarca ulke var ama adamlar unisex tuvaletin yayginlastirilmasi icin yuruyus yapiyor.
0
baldur2
(02.03.23)
Batının türbanı da bu. Bizde nasıl sürekli başörtüsü mağduriyeti, laik dinci kutuplaşması yaratılıyorsa orada da cinsiyet, ırk tartışmalarını kullanıyorlar, sis bombası atıp milleti uyutuyorlar.
0
speedy
(03.03.23)
tam olarak cagimizin vebasi bu woke kulturu ve politik dogruculuk.

olayin buyuk resim kismini bilemeyecegim ancak bireysel yaklasacagim. insanlarin kendilerini topluma kabullendirmek icin duyar kasmalari konusu amerika'da hayatin her yerinde karsina cikiyor. yani bunlarin personal identity kavrami uzerinden tartistiklarini falan goremezsin, amaclari sadece dogru gozuken seyi soylemektir. bunlar yuzunden kimse agzini acamiyor artik.

bir de kurumsal yapida da bu degisimler yasaniyor. mesela her kurum biz daha woke'uz ulan diye vanayi biraz daha aciyor. sahibinden'de otomobil fiyatlarinin sonsuz donguye girip yukselmesi gibi her sirket logosunu gokkusagi yapiyor. cunku yapmazsan linc yiyeceksin. tam bir fasizm.

ondan sonra sirketlerde diversity alimlari var mesela. ben artik dunyada ayrimciligin irk, ten rengi, cinsiyet uzerinden degil de tamamen mali durumdan kaynaklandigini dusunuyorum. ama mesela okulda ailesi zengin siyahi bir arkadasim vardi. cocuk olabilecek en rahat hayati yasiyor amerika'da. hem privileged hem de underprivileged haklarindan yararlaniyor siyahi oldugu icin. onunde acilmayan kapi yok. kalibresinden daha iyi okullara ve islere giriyor boylece.
0
antikadimag
(03.03.23)
sevgili arkadaşlar, zihninizde adam kelimesini erkek kelimesiyle eşleyerek türkçe adına büyük bir hata yapıyorsunuz. dil aklın aynasıdır. dilimizi koruyalım. bizim dilimizde cinsiyet farkı çok az kelimede var. o da cinsiyetin gerekli olduğu durumlar için kullanılıyor. yüzyıllardır yazılan metinlerde, konuşulan cümlelerde adam kelimesinin anlamı belli ve net.

erkekler tuvaleti diyoruz. adamlar tuvaleti demiyoruz. adam öldürmekten hapse giriyoruz. doktor olmuşsun ama adam olamamışsın diyoruz. adam sen de! diyoruz. diyoruz oğlu diyoruz.

woke'çuların zokasını yutmayın. üçkağıda getiriyorlar.
0
alperz
(03.03.23)
Arkadasim stk il yoneticisi. Ilgilendigi konu cevre toprak... kendisine durduk yere teklif geldi. Bizimle ilgili bi etkinlik duzenle size 50bin tl bagis yapalim.

Hedef mi? Pazari genisletmek. Lgbt giyim buyuk rant mesela.
0
halk
(03.03.23)
alperz+1

'Adam gibi bir iş bul kendine' denilen kişi erkek midir kadın mıdır?
Ya da buradaki 'adam' kelimesinin terine erkekler için ne densin, kadınlar için ne densin?
0
Mirket
(03.03.23)
adam kelimesinin kadinlara uyduguna katilmiyorum. annenizi adam olarak mi dusunuyorsunuz? sokakta bir kadini arkadasiniza gosterirken adama bak der misiniz? bir olayi tarif ederken arkadasiniz size adamin biri dukkandan cikti derse hangi cinsiyeti dusunursunuz?

adamin toplumdaki karsiligi bellidir, sjw'lerin inlerine girecegiz derken yanlis inlere girmeyelim.
0
antikadimag
(03.03.23)
eger cinsiyet soz konusu ise annemi kadin, babami erkek olarak dusunuyorum.

bir kadindan bahsederken “adama bak ya nasil konusuyor” diyorum. gencler haric kimsenin de cikip “adam degil o kadin” dedigini duymadim.

bir insanin cinsiyetini vurgulayacaksam kadin erkek derim. vurgulamayacaksam adam ya da insan derim. cins olarak insandan bahsedeceksem insan derim. bana ilkokulda ortaokulda ailem ve hocalarim boyle ogretti. 90’larda okudugum tum kitaplarda da boyle yaziyor.

ne yapayim simdi yeni cikti bu diye buna mi adapte olayim? kelimenin anlami belli. zorla neden degistiriyoruz?
0
alperz
(03.03.23)
@tadellesever 4.maddeye cevap vereyim. Propagandanin hedefi: yeni nesil gencler, teenler, cocuklar zaten sen ben degiliz. Benligi, kisligi oturmus 30-40 yasindaki kisinin 2 diziyle, sanatciyla mi LGBT olucaz diye dalga gecmesi, Kadikoy'de kendi mahallesinde yasayan laikin barima gidiyorum, ickimi iciyorum, AKP iktidari geldi de ne oldu islamci mi oldum ben simdi demesi gibi bir sey. Sen olmadin kardesim ama toplum oldu, toplum oluyor, cik bak Anadolu'ya adim basi imam hatip, tarikatler, cemaatler, kuran kurslari gecligin basina coreklenmis. Ek olarak: eksisozluk.com
0
freedonia
(03.03.23)
Aldous Huxley'in cesur yeni dünya adlı romanını okuyarak kapitalizmin ne yöne evrilmek istediğini anlayabilirsiniz.

LGBT konusunun bugünkü şekliyle ele alınması da bu yola hizmet ediyor.
Ayrımcılık yapılması, toplumdan dışlanması ayrı bir konu. Bu önyargıların önüne geçilmesi değil mevzu.

türkiye'deki yansımaları ise çok başka. Türkiye "duyarlılık ithal etmeye" bayılıyor. Alakasız bir konu ama oradan anlayabilirsiniz. Zenci mi, siyahi mi, afro-türk mü tartışması.

Mesela türkiye'de bir süredir "zenci demeyelim, siyahi diyelim" tartışması dönüyor. Vay efendim negro ismini değiştiriyor. Siyahi ve zencinin kelime anlamı aynı. Biri farsça, biri arapça sadece. Negro da bunların ispanyolcası ve bir sıfat. Birinin fiziksel özelliğini tanımlamak ırkçılık değildir. Esmer, sarışın, mavi gözlü, siyahi, beyaz tenli demekten farkı yok mesela. Bunu bir hakaret amacıyla kullanmakta sıkıntı başlıyor. ABD'deki sorun negro kelimesinden türetilen "nigga" kelimesi ve bunun aşağılamak için kullanılması. Yani aynı örnek değil ama anlatmak için söyleyeyim: Birine sarışın demek sorun değildir. Ama mahalllede kavga çıktığında birine "şşşş sarı gel lan buraya" derler ya işte orada iş değişiyor gibi gibi.

bunu ABD'de azınlık haklarıyla ilgili bir tartışmada bir zenci söyledi ve çok haklıydı. Ben sana "beyaz" dediğimde sen bundan utanmıyorsun. Ama sen bana "siyah" demeye çekiniyorsun çünkü "siyah" olmanın kötü bir şey olduğunu düşünüyorsun. O yüzden siyah demek istemiyorsun. Yani ya birine beyaz demenin de ırkçılık olduğunu kabul edelim ya da siyah demenin ırkçılık olmadığını kabul edelim çünkü siyah olmak aşağılanacak bir durum değil diyordu. Pozitif ayrımcılık aslında ayrımcılığın kendisidir.

Bir başka örnek, kadınlar az kazanıyor konusu. Bu abd'de geçerli bir durum. Türkiye'de istatistiki olarak öyle büyük bir fark yok kadın ve erkek maaşları arasında. zaten herkes az kazanıyor:D Ama niyeyse ABD'de bu popüler olunca türkiye'de de gündem oldu. Halbuki türkiye'de aslında işçi sınıfının daha başka sorunları var konuşulması gereken hem kadınlar hem erkekler için. Ama biz sırf popüler diye onu konu etmeyi seçtik.

LGBT konusu da öyle. Türkiye ile dünyanın arasında çok büyük farklar var aslında kültürel olarak. Düşünün 70'lerde 80'lerde türkiye'nin en popüler sanatçıları zeki müren ve bülent ersoy. Huysuz Virjin TV'lerde prime time program yapıyordu. ABD'de, İngiltere'de 80'lerde ya da 90'larda bir drag queen'in program yaptığını hayal bile edemezdiniz. Ama biz bu konuyu da kendimize özgü kodlarla değil, nedense ABD'de popüler olduğu haliyle değerlendiriyoruz.
0
anten
(03.03.23)
(7)

ekmek arasi salam kasar yanina ne gider?

buenosdias
eskiden bakkallarda yaptirirdik. canim cok cekti. seftali suyuyla beraber aksam yemegi olarak yicem. yanina ne gider sizce?
eskiden bakkallarda yaptirirdik. canim cok cekti. seftali suyuyla beraber aksam yemegi olarak yicem. yanina ne gider sizce?
0
buenosdias
(02.03.23)
Bu yeter hocam daha ne olacak, tatlı matlı diyorsan bu menünün yanına şambali gider.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(02.03.23)
zeytin
çay
0
exlibris
(02.03.23)
kemalettin tuğcu romanlarında bakkaldan ekmek, peynir ve üzüm aldırıp yerlerdi, aklıma o geldi. afiyet olsun.
0
deartheodosia
(02.03.23)
Kaşar salam fanta seviyorum ben aklıma nedense direk fanta geldi . Çay da iyidir .
0
dunyatuhaf
(02.03.23)
lays
0
Kittie
(02.03.23)
Rus salatası da koyduklarını hatırlıyorum :)
0
plutongezegendegilmi
(02.03.23)
hıyar turşusu
0
mark greg sputnik
(02.03.23)
(10)

para mi hayallerin pesinden gitmek mi

antikadimag
iki is teklifi alsaniz, maas asagi yukari ayni. bir sehir austin, tx. gelir vergisi yok ve ucuz bir sehir. cok guzel sehir bu arada kotu degil ucuz diye. yasamak istedigim bir yer yani.digeri de new york city. daha fazla bir sey soylemeye gerek yok sanirim. gelir vergisi ve yasam pahaliligi gibi seb
iki is teklifi alsaniz, maas asagi yukari ayni.

bir sehir austin, tx. gelir vergisi yok ve ucuz bir sehir. cok guzel sehir bu arada kotu degil ucuz diye. yasamak istedigim bir yer yani.
digeri de new york city. daha fazla bir sey soylemeye gerek yok sanirim.

gelir vergisi ve yasam pahaliligi gibi sebeplerden austin tercih edilirse yilda $25k'dan 2 yilda $50k daha fazla para biriktirmenizi saglayabilir. ama diger secenek de new york. dunyaya bir kere gelmisken new york'ta yasamak. zaten sonrasinda amerika'dan ayrilmak zorunda da kalabilirim immigration sureclerinden oturu. bu durumda $50k cok ciddi bir fark yaratir.

amerika'da 2 sene calisma imkaniniz olsa hangisini tercih edersiniz? ben austin'e sicak bakiyordum cunku zaten sevdigim bir sehir ama bir arkadasim benzer durumda new york'a tasininca acaba maddi kaygilardan hayati mi iskaliyorum diye dusundum.
0
antikadimag
(01.03.23)
@edmond; maas iyi. para biriktirmeye musait. sifiri sifirina degil yani nyc icin bile iyi bir maas.
0
🌸antikadimag
(01.03.23)
Ben maddi acidan fark olmasa da austin’i secerdim valla. New york’ta yasamak gibi bi istegim hic olmadi mesela. O yuzden hayati iskalamak falan cok kisisel seyler. Hayat dogru yasanacak tek yolu olan bir sey degil. O yuzden kendi isteklerinize odaklanin.
0
ghilleinthemist
(01.03.23)
parayi yine kazanirsiniz. hangisini daha cok istiyorsaniz orayi secin. zamaniniz da kisitliysa ozellikle, istediginizi secmek daha da onemli.
0
lemmiwinks
(01.03.23)
new york'ta yaşamakla ırak kürdistanının erbil kentinde yaşamak arasında bir fark yok.

sokakta ha porto rikolularla muhatap olmuşsun, ha diğeriyle.

filmlerde görüp, manhattan'dan çıkmayan 2-3 gazetecinin yazdığıyla gaza gelmeyin.
0
sert siyah krom
(01.03.23)
ABD'ye hiç gitmedim. Texas ve Meksika ilgi duyduğum yerler. Bu nedenle Texas düşünürdüm. Yanılıyorsam düzeltin ama Texas bildiğim kadarıyla güneşli bir eyalet. Güneşli bir yerde yaşamayı daha güzel buluyorum. İkincisi New York çok soğuk bildiğim kadarıyla. Kat kat giyinip titreyenler var. Texas'ta belki bahçeli, havuzlu bir ev bulabilirsiniz ama New York için bu ihtimal düşüyor. Texas'tan yakın Meksika şehirlerine kaçabilirsiniz. Güney Amerika merakınız varsa daha yakın.
0
dissendium
(01.03.23)
austin'i bilmiyorum ama kisa bir sure nebraskada bulunmustum (6 ay kadar) ayni sekilde new york'ta da bulundum.
ikisini karsilastirmam gerekirse nebraskada insanlar daha merakliydi. yabanci oldugunuz zaten anlasiliyor ve sizi didik didik etmekten cekinmiyorlardi. new yorkta ise durum tam tersiydi, nerelisin diye direkt sorana rastlamadim, hep bi dolandirarak sorma, ogrenme cabasindaydilar yanlis anlasilma olmasin diye.
nebraska ozellikle hafta sonlari assiri sikiciydi. kucuk yerlerin oyle bir sorunu var, pazar gunu acik yer yok. new yorkta boyle bir sey yasamazsiniz. hep doludur. ama ona gore de standart farki var bazi seylerde. mesela ny'de studyoya vereceginiz Xk ile autinde muhtemelen daha buyuk evde daha iyi sartlarda yasarsiniz. ama caniniz sikildiginda birini arayip gel bir bira icelim diyemeyebilirsiniz cunku daha kapali insanlar oluyor kucuk yerlerdeki insanlar.
ama dedigim gibi, austin'i hic bilmiyorum. bu nedenle belki karsilastirmam pek dogru olmayabilir.
her seyi bir kenara birakip kendinizi 2 yerde de hayal ettiginizde hangisi sizi daha mutlu hissettiriyorsa onu secin bence.
0
65 derece
(01.03.23)
ny tabii. çok başka fırsatlar da gelir. bir arkadaş var yurt dışı iş ile tr'de işi karşılaştırdı, tr'de eur baskılandığı için maaşı diğeriyle epey yakın olduğundan yurt dışı teklifi reddetti. abi bambaşka bir dünyanın başlangıcıydı o fırsat, kenara koyulacak 3 kuruş düşünülür mü bu aşamada.
0
gabe h coud
(01.03.23)
texas’a bi arkadaşım taşındı 1 ay önce. 1 ayda kadar bunalmış ki california’ya taşınmaya karar verdi. dışarı çıkıyorsun, kimseler yok illa ki merkez bi yere gitmen gerekiyor dedi -ben hiç bulanmadım o bölgede.
0
deartheodosia
(01.03.23)
editleyemiyorum, houston’daydı.
0
deartheodosia
(01.03.23)
bence austin'e tav oluyorsan nyc tatmin etmez, ozellikle ev stogunun hali vs malum. nyc ozellikle urban bir ortamda yasamak isteyenler icin uygun.
0
hot potato
(01.03.23)
(5)

Henry Cavill’de steroid var mıdır ?

hayati cozemeyen adam
https://twitter.com/amencavill/status/1630070753096761345?s=46&t=oVgBowE4K25q1D9W51i6fwHerifin vücudu çok doğal, iri ve şekilli. %90 steroid vardır diyorum ben çünkü beli ince o üste göre. siz ne diyorsunuz ?
twitter.com

Herifin vücudu çok doğal, iri ve şekilli. %90 steroid vardır diyorum ben çünkü beli ince o üste göre. siz ne diyorsunuz ?
0
hayati cozemeyen adam
(28.02.23)
Steroidli olup olmadığını anlamak için bi referansa ihtiyacın yok bu kişiler için bunlar sporcu değiller, bu kütle için illa ki ilaç kullanıyorlar, hepsi kullanıyor zaten. Ha bu vücudu ilaç kullanmadan da inşa edersin ama aktörler neden bunun için uğraşsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.02.23)
@kaleci saçlı forvet

Ya ilaç kullanmadan da inşa edersin demiş ama bu nasıl ilaçsız olabilir ki ? düşük yağ oranı, six packler sayılıyor ve ona rağmen çok büyük hacimli kol ve omuz, mümkün gibi gelmiyor pek.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(28.02.23)
Bro senin gönderdiğin fotoğrafta biraz omuzları büyük duruyor ama o da pump'tan dolayı öyle, trapezleri falan baya küçük karın kasları hacimsiz burada ilaçsız bile olabilir, gule gule'nin gönderdiği linkteki atletli hali kesin ilaçlı ama. Onun dışında bunlar fotoğraf çekimi için 24 saat önceden suyu tuzu vs kesip kalanını kaslarına gönderdikleri manipülasyonlar yapıyorlar, o nedenle bu kadar lean duruyor, hep yalan dolan işler yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.02.23)
steroid kullanmıyorum = hiç estetiğim yok
0
deartheodosia
(28.02.23)
Kaç defa «Mr Olympia» seçilen Arnold bile bir dönem steroid takviyesi aldigini itiraf etmisti ki kendisi gerçek bir vücut gelistirme ustasidir.
0
Avoiding The Puddle
(28.02.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.