Giriş
(18)

Telefonda sevgilinizin adını değiştirme eşiğiniz?

bilet
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
0
bilet
(01.02.21)
Hicbir zaman.
0
cleric
(01.02.21)
Hiç :D 10 yıldır aynı. 10 yılın içine arkadaşlık, flört, sevgililik, nişanlılık, evlilik dahil. Hep sadece adıyla kayıtlıydı, hiç de değiştirmeyi düşünmedim. Allah korusun ayrılsak da değiştirmek zorunda kalmayız bu sayede :P :D
Ben de onda ismimle kayıtlıyım. Kafalar hep rahat, süper :))
0
pandispanya
(01.02.21)
Hiçbir zaman +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Evlendik, yine değiştirmedik. İsim soyisim şeklinde kayıtlıyız karşılıklı, hatta eşim yeni soyadımı bile eklemeden orijinal soyadımı kullanıyor yine.

Edit: Senede bir falan ben onun telefonunu sinsice alıp kendi adımı "aşkitom <3 <3" falan yapıyorum. Gülüyoruz eğleniyoruz, düzeltiyor sonra.
0
kobuzchu kiz
(01.02.21)
Hicbir zaman. Ad soyad durur oyle.
0
turkce konusan uzayli
(01.02.21)
ben tanışınca direkt isimle kaydediyorum öyle kalıyor. soyad yazmıyorum.
0
jelly bear
(01.02.21)
Sadece adıyla kaydetmiştim zamanında ve öyle duruyor. Hiçbir zaman +1
0
ms brownstone
(01.02.21)
Yok oyle bir esik. Isminden memnunsa ozellikle, ismiyle kalsin.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Ben kadın tarafıyım. Şimdiki eşim, erkek arkadaşımken bana iletişim bilgilerini contact olarak göndermişti. O haliyle kullanıyorum. Epey formal duruyor Dr. X. Y. Zoğlu gibi. Telefonun kısa yolunda X'im gibi bir kısaltmayla kayıtlı taa baştan beri hiç değişmedi. Ben de onun telefonunda baştan beri Siyamım gibi kayıtlıyım.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
biz iki yil sonra falan degistirmistik ama sonra kavga edince geri isme döndü jdjdjs
0
ala09
(01.02.21)
sevgi sözcüklerinin söylenmeye başlandığı yani çağ kapatılıp çağ açılan o günde telefonda kayıtlı olan isim-soyisim ikilisinden soyismi silerek olaya samimiyet katmıştım. hala öyle duruyor.
0
starlightz
(01.02.21)
eski sevgilim ilk baslarda ismiyle kayitliydi. sonra komik bir sohbet gecti ve ona o sohbetle alakali bir hitap bulup ismini oyle degistirdim. sonra aska geldigim zamanlarda askim yaptim. kizdigim zamanlarda okuz yaptim. sonra tekrar o hitaba gecis yaptim. oyle kafama gore takildim.
0
batlegolas
(01.02.21)
2. hanımın yanına giderken sonuna r harfi ekliyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.21)
Sadece isimle kaydedip değiştirmem, veya ilk kaydettiğimde isminin yanına mesela hangi ali olduğunu hatırlatacak bir kelime yazmışsam sevgili olacağımıza inandığım zaman onu silerim sadece ali kalır. Eski sevgilimin iş telefonu hala isminin baş harfi olarak kayıtlı, aceleyle öyle kaydetmiştim, kaldı.

Sevgilimin beni soyadımla kaydetmesi ayrılma sebebi olur :/

Edit: müdürüm >10 yıldır evli, eşi isim+eski soyadıyla kayıtlı telefonunda.
0
pati
(01.02.21)
genelde ad soyad kaydederim. iki eski sevgilimi aramızdaki bazı goygoya ithafen farklı kaydetmiştim. sonra da ayrıldık. bir daha birisi girerse hayatıma ilk kaydettiğim gibi (isim soy isim) olarak tutarım.
0
ananotherlife
(01.02.21)
ben genelde isimle kaydederdim. şu anki sevgilimle de tanışma, flört ve birlikteliğin ilk 3-4 ayında isim vardı. sonradan lakabına çevirdim. lakabını kendi arkadaş grubu çok sık kullanıyor. öyle olunca ben de alıştım, artık ismini telaffuz ettiğimde sanki yabancı birinden bahsediyormuşum gibi geliyor.
0
der meister
(01.02.21)
bu konuyu düşünmem asla. moduma göre. bugüne kadar isimleri dışında bir başka kelime ile de değiştirmedim. değiştirmek istersem değiştiririr. öncesinde zihnimi meşgul etmesini istemem böyle bir konunun.
0
matrix
(02.02.21)
22-23 yaşına kadar güzel sıfatlarla kaydederdim,şimdi dümdüz
ayşe ise ayşe diye kaydeder, senelerce de değiştirmem

tanışırken ne diye kaydettiysem o
0
megacracker
(14.02.21)
(17)

Ne kadar mutlusunuz

black mamba
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında 4 oluyor. 10 üzerinden 7-8 normal, olması gereken sınır gibi düşünebilirsiniz. 10/10 ise çok mutlu.
0
black mamba
(31.01.21)
maşallah 10 diyeyim de bu biraz kendinle de alakalı.
ne güzel durumlarda şikayet edenler var ne rezil durumlarda mutlu olmasını bilenler var.
0
basond
(31.01.21)
5 civari
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
bu skalaya göre 7 herhalde.
0
pati
(31.01.21)
1
0
azzlack
(31.01.21)
9 falan mutluyum, evet bence de kendinle alakalı bir durum. sağlığımda, ailemde falan ciddi bi sorun olmadığı sürece ıvır zıvır şeyleri kafaya takmam.
0
roket adam
(31.01.21)
2 falan :(
0
candide
(31.01.21)
8/10. hayat kısa, kuşlar uçuyor :)
0
makarnavodka
(31.01.21)
6/10
0
hayirsiz
(31.01.21)
7/10

2 sikintim var. biri ask biri para. para cok sorun olmaktan cikiyor yavas yavas da, ask...
0
batlegolas
(31.01.21)
Ben burada ne zaman güzel bir şeyde kendimi övsem/oylasam başıma bir şey geliyor.
O yüzden net bir şey söylemeyeceğim :D
Yuvarlanıp gidiyoruz diyelim.
Yapı olarak pozitifimdir ve güler yüzlüyümdür ama genelde. Öyle içi ağlayan cinsten de değil.

Hayat hep mücadele ile geçiyor. Hah şu sorunları hallettim, artık hep mutlu devam edeceğim diye bir şey yok. Benim genç yaşımda gördüğüm bu oldu.

O mutluluğu veya elde ettiklerini korumaya çalışmak için bile sürekli savaş veriyor, stres oluyor, kendini geliştirmek için bir şeylerle boğuşuyorsun.

Yerinde saymaya çalışmak bile bir çaba gerektiriyor. Hayatı idame ettirmeye çalışan insan 10/10 olamaz bence. Hele de Türkiye'de.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
çoğu zaman mutluyum ama uzun süredir çözemediğim bir iki sorun sağ olsun bazen umutsuzluk yaratıp ortalamayı düşürüyor.
8/10 diyelim.
0
juliette
(31.01.21)
3.

Eskiden playstation'da oynadığım oyunlarda geçemediğim bir bölüm olunca kolu ablama devredip o bölümü benim adıma geçmesini beklerdim. Benzer biçimde, hayatımın kontrolünü de bir süreliğine başkasının ellerine teslim edebilme fırsatım olsaydı keşke diyorum. Şöyle bir 3-4 sene, oyun karakterini yönlendirir gibi idare etse beni birisi; bugüne dair bütün sorunları çözmesini beklemiyorum, en azından çözme yoluna soksa, yolun üzerindeki taşları, çalı çırpıyı temizlese... Hayatımın kontrolünü geri aldığımda "evet, yine iyi değil ama hiç değilse artık nereden yürümem gerektiğini biliyorum" diyebilsem... Hiç fena olmazdı.
0
huçi kuçi
(31.01.21)
6,5 / 10
0
megacracker
(31.01.21)
10/2
0
ayseee
(31.01.21)
Valla bilmiyorum. Bazen 8. Bazen 6. Bazen 10 bzen 2.

Bir şeyler eksik ama neyin eksik olduğunu bilmiyorum. Eksik olanı bulsam bi, Alice Harikalar Diyarında.
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
Aylardır 4.
0
jalapeno
(09.02.21)
6-7. mutlulugumun cogu gamsizligimdan geliyor. kendi alanimla ilgili daha iyi bir is bulsam 8-9 derdim.
0
baldur2
(09.02.21)
(4)

kendinizi ait hissettiğiniz il'e, ilçe'ye, köy'e

duyurukullanıcısı
bir miras bırakmayı düşünüyor musunuz?harita, kitap, heykel, resim vb.
bir miras bırakmayı düşünüyor musunuz?

harita, kitap, heykel, resim vb.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
Hiç düşünmemiştim doğrusu. Öyle kendimi ait hissettiğin bir yer olmadığı için belki. Yaşadığımız ilçede ismini soyadımızdan alan cadde var, oranin ilk sakinleri olduğumuzdan. O yeter herhalde. Haha.
0
a perfect lie
(24.01.21)
çocukluğumun geçtiği Mihalıccık. Kendisi için bir bir tanıtım filmi yaptım zaten miras olarak. Ayrıca öldüğümde gömülmeyi istediğim yerdir Ömer Köy Eski Mezarlık.
0
ankarakecisi
(24.01.21)
ya benim de yok mesela ait hissettiğim yer belki istanbul'daki kampüsüm o kadar.

ama ilerde bir yer olursa oranın 3 boyutlu haritasını yapmak isterim. çiçekler böcekler kuşlar ağaç cinsleri vb.
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.01.21)
hiç öyle bir şey düşünmedim ama ağaç bıraktım 5 tane :) o da aitlikten değil doğa sevgisinden.
0
batlegolas
(25.01.21)
(22)

Evleneceğiniz kişinin maddi durumuna bakar mısınız?

top_secret
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?(Borç kumar vs. g
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;

1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?

2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?
(Borç kumar vs. gibi bir borç olmayıp, ev araba tarzı da değil. Misal bitirdiği özel üniversitenin ücreti yada hasta bir aile bireyinin yüklü hastane masrafı gibi)
0
top_secret
(23.01.21)
1) Hayır, etmez.
2) Hayır. Ancak borcun neyden kaynaklandığına göre değişir. Örneğin kumardan kaynaklanan borç karşımdaki kişiye olan düşüncelerimi etkiler.
0
Başkalaşım
(23.01.21)
1-çok zenginse istemem gibi.
2-kendi maaşıyla ödeyebilecekse sorun yok
0
sttc
(23.01.21)
1. Maaşı zaten eğitimi ve kariyeriyle direkt ilgilidir, bu sebeple evet eder.
2. Eğer hali hazırda sahip olduğu bir ev - arsa - iş sebebiyle bu borç olmuşsa sorun etmem. Ama birine iyilik için bu borç varsa koşarak uzaklaşırım
0
otopsicocugu
(23.01.21)
1 eder.
2 borcun ne olduğuna bağlı. getirisi olmayan borç engel olabilir.
0
andlee
(23.01.21)
Eğer sorumluluk sahibi biriyse fark etmez
0
rapisa
(23.01.21)
1- Evet..

2- Evet
0
Andrew
(23.01.21)
bir kisiyle evlenmeye karar vermissem, o kisiyle uzun suredir sevgiliyim demektir. biriyle uzun sure sevgiliysem, her seyini kabul etmisim demektir. herifle takilip takilip hmm bunun maasi az, borcu cok, evlenmem hadi bye mi diyecegim? sonra da kendime evlenmelik zengin koca mi bakacagim?

ben egitimsiz, kariyeri olmayan biriyle sevgili olmam. sogurum zaten. cunku ben egitimli ve kariyer sahibi biriyim. kendim gibi orta halli biriyle olurum. fazlasinda gozum yok ama aziyla da anlasamam.

kendim gibi birinin de maasi, borcu sorun olmaz. illa benden cok alsin demem. benden az aliyor da olabilir ama egitimli ve caliskan olmali. ben de iskolik biriyim zaten. ya zaten boyle birinin maasi dusuk olamaz ki. genelde kendimden 10 yas buyuklere asik oldugumu da dusunursek boyle bir sey mumkun degil.

hem biriyle sevgiliysem zaten seviyorumdur yani. insan sevdigini bu sebeplerle birakip evlenmekten vazgecer mi?

mesela su an "o" bana gelse, borcu da olsa, isten de atilsa evlenirim.
0
batlegolas
(23.01.21)
Valla bakmıyorum diyen bana uyduruyor gibi geliyor, bir arkadaş ama güzel açıklamış yukarıda. Maksat eğitim seviyesi denkliği. Eğitim seviyesi aşağı yukarı aynı olan biriyle birlikte olunur, o an sizden az kazanıyor olabilir ama gün gelir sizin maaşınızı ikiye katlar.

Maaş önemli çünkü bir aile kuruluyor, herkes hayattan bir beklenti içersinde. Ailenin birliği bir nevi ekonominin de birliği demek. Aşırı zengin birlikte birlikte olmazdım zaten ben. Şu an manitamla aynı seviyedeyiz, eğitim ve aile denkliği olarak, iyi gidiyor bence.
0
Hallegadola
(23.01.21)
İkinci soru konusunda da kendisine araba ev alır o borç ödenir o sorun değil. Ailesine ona buna başkasına saçmasapan krediler çekilmişse kabul etmem, söylerim zaten.
0
Hallegadola
(23.01.21)
1- Evet
2- Evet. 300 bin tl dediğin rakam ayda 5 bin tl ödesen 5 senede bitiyor. Ciddi bir rakam yani küçük bir para değil.

Hayır diyen insan hayatında yokluk görmemiştir ya da kendisi zengindir, diğer tarafı dengeler. Bence evlilikteki en önemli konulardan bir tanesi maddi uyum. Bir tarafın maddi seviyesi çok iyi değilse de diğer tarafın bunu dengeleyebilmesi lazım, aksi takdirde sürünmek zorunda kalıyorsun. Huzursuzluk oluyor.
0
roket adam
(23.01.21)
ben okul okurken eğitimim için (rakamlar 50-100K değişebilir) toplam 750K borca girdi ailem...

ona göre de kazançlı olacağını düşünülen bölüm..

karşı taraftan da aynı oykuyu bekliyor insan..

benim borcum benim borcum politikasından ilerledim..

sonucta ben okurken aileme cocuguma yararım olsun diye de okudum..

karşı tarafta elini taşın altına koyup bu anlattığım gibi yapması gerekir/di..

sağlık konusunda TR sosyalist sayılır.. o kadar borç çıkacağını düşünmüyorum..

özel okul borcuna ise okuduğu bölüme bakarım, çalıştığı kurumlara bakarım, maaşına bakarım, açıkcası herşeyine bakarım ve karar veririm..

ben dert aramıyorum, eş arıyorum fikrini savunurum.

asya ya da ilyas diye ölümler kaldı mı emin değilim
0
hunharca ben
(23.01.21)
ekonominin sosyal ve kültürel hatta psikolojik (hatta ve hatta dolaylı olarak fiziksel) etkileri var.
saedec flört değil arkadaşlıklarda da sosyal yapı önemli? ztaen başka ne önemli olacak.

1-e heralde. maaş veya genel ekonomik hayat standardının benden "aşırı farklı" olması/olacağı garantisi çok yüksek maaş da olsa çok düşük maaş da alsa olumsuz bir yargıya sebep olur.

2-hayır. yüklü derken kime göre yüklü? bu soruyu sorana yüklü galiba? 30k kazanan insana yüklü olmuyordur.

özetle hayatını ne düzeyde yaşamak istemesiyle ilgili. az para kazanıyım, kendimi de geliştirmeyeyim. orta altı bi hayat yaşayayım diyen biriyle -serveti olsa da- sosyokültürel bakışı nedeniyle birlikte olmam.
0
rewlack
(23.01.21)
1) hayır. maaşından ziyade çalışabilme, disiplin, sorumluluk alabilme gibi özelliklerine dikkat ederim. yani çok yetenekli, zaman zaman çok para kazanabilen ama devamlılığı olmayan birine kıyasla asgari ücretle çalışan ama devamlılığı olan, insana güven veren birini öne koyardım. sonuçta birlikte yuva kuracağız, belki 30-40 senemizi birlikte geçireceğiz. o aralıkta yaşam standardımız, kazandığımız para belki 50 kez değişecektir ama insanın karakteri kolay değişmiyor. asgari ücret alıp da çok sıkıştığımızda ek iş bakacak bir kadını ayda 10 bin lira kazanıp zora gelemeyen, kafasına göre işi bırakan birine tercih ederim. ikinci kişinin "kötü" olduğunu falan söylemiyorum, kişisel tercih elbette herkes istediği gibi yaşasın ama konu evlilikse eğer ben bir insana ne kadar güvenebileceğimi ön planda tutarım açıkçası. para sonra kazanılır. kaldı ki sevdiğim insanla "parası olduğu için" evlenmeyi düşünmüyorum, para kazanıp kendi hayatımı idame ettirmeyi şahsi sorumluluğum olarak görüyorum. eşimin çok para kazanması pastanın çileği olur, çok önemli bir şey değil.

2) kolay bir durum değil tabii ama evlenmemize engel olacağını zannetmiyorum. yine karakter ve bakış açısı meselesi bu esasen. atıyorum ben kendi maaşımla bir tanecik çikelata aldım diye "o kadar borcumuz var sen para harcıyosun" gibisinden laflar ederse ümüğünü sıkarım. onun dışında problem değil, elimden geldiğince ödemesine de yardımcı olurum. sevgi kolay bulunan bir şey değil, birlikte mutlu olduğum insana borcu var diye rest çekemem. varsa var nabalım, kimin borcu yok ki şu zamanda, canımızı mı alacaklar?
0
der meister
(23.01.21)
hayır diyenler yalan söylüyor. tr'deki boşanmaların %90'ı maddi kaynaklı şiddetli geçimsizlik kavga vs. kimse kimseye sen az para kazanıyorsun demiyor başka şeyleri bahane ediyor.

evleneceğin adam/kadın imza atmadan bir hafta önce sana geldi dedi ki benim 500k borcum var 15 yıl bunu kapatıcaz beraber

babayı evlenirsin.
0
duyurukullanıcısı
(23.01.21)
maaşına bakmam ama mesleği, mesleğinin geleceğine bakmak lazım karşılıklı.
Birimizin başına bir iş gelse diğeri tek başına evi döndürebilir mi?

borcu harcını kendi ödeyecekse sorun yok
yine de 20 bin borca ses etmem
300bin borç çok, sorumsuz biri demektir 300bin borcu olan kişi (mortgage veya araba kredisi hariç)
0
summatinyourteeth
(23.01.21)
Ben evlenmeyi düşünmüyorum ama Türkiye'deki evliliklerin çoğu mantık evliliğidir.
0
rldofiui
(23.01.21)
1- evet
2- hayır
0
silah taciri
(23.01.21)
ikisi de sevgili olmamda sorun yaratmaz. ikisi de evlilik kararımı etkiler. maasinin/parasinin miktarina bakmam, ama neyi nereye harcadığına bakarim. ev gecimini saglayamayacak gibiyse evlenmem. sacma sapan seylerle parasini carcur edip temel seyleri kısıyorsa askimdan olsem de ciddi dusunmem. tek basina yasasa ev gecindiremeyecek insanla evlenilmez. evlilik sadece ask/sevgi isi degil, olmamali.
0
hazen
(24.01.21)
Sorunun cevabı 2 türlü,
1)mantık evliliği durumunda iki sorunun cevabı da evet.
2)aşkın gözü kördür derler, böyle bu durumda hiç bir şey negatif etki etmez.

Ama çevremde gördüğüm kadarıyla o deli divane aşklar de bir müddet sonra bitiyor. Tanıdığım boşanmış olan çiftlerin hepsi zamanında aşık olarak evlenmişler, zamanla aşk bitince maddiyat dahil daha önce göze batmayan şeyler sorun oldu ve kaçınılmaz son.

Kimse kimseyi kandırmasın maddiyat önemli, aşk karın doyurmuyor. Belki az maaşla yaşamak bir derece tercih meselesi olabilir, ama borç meselesi sakat.
0
zikardo
(24.01.21)
1- eğitim durumu ve hayattan/kendinden/evlilikten beklentileri, kariyer hedefleri benimle uyumluysa aldığı maaş sorun olmaz (uçurum yaratmıyorsa eğer. yaratıyorsa da zamanla bir şey paylaşamadığım için soğuma olabilir direkt olarak maaşı az ya ds benden çok fazla diye bitmez benim için. paylaşımla ilgili biraz). geliri için durum buyken yaptığı meslek çok daha önemli çünkü insanın yaptığı iş yaşama bakışını etkiliyor. burada yine işin içine sosyo-kültürel paylaşımlar giriyor. o yüzden mesleğine en başta dikkat ederim zaten.

2. yüklü miktarda borcu varsa eğer bunu kendi başına ödeyip eve de benim kadar katkı sağlayabilecek durumdaysa önemsemem. ama o, borcunu öderken evi yıllarca ben geçindirmek zorunda kalacaksam ve bu benim kişisel gelişimimi, kendimi gerçekleştirmek için harcayacağım kaynakları fazlasıyla etkileyecekse böyle bir evliliği yapmam.

elbette evlilik uzun bir sürecin meyvesi. yıllarca sevgili olup bunları görmezden gelip işler ciddileşince terk etmem. en başından zaten mesleği ve gelir durumu belli herkesin. hayatta beraber yürümek istemeyeceğim biriyle birkaç aydan fazla ilişki kurmuyorum (birkaç ay da tanıma evresi)
0
Mossy
(24.01.21)
1-) Evet
2-) Evet
0
nawar
(24.01.21)
1. soru icin "tembellik" diye cevap vereyim. iki insandan nefret ederim kadin erkek fark etmeksizin. tembel ve cimri olan. ikisinin de kokusunu alirim tabir-i caizse. boyle tiplerle arkadas dahi olunmamali ama is sevgililikten evlenmeye filan gelmisse ola ki; tembellik zaten hepsine bir anlamda etki ediyor; bu da vizyonu etkiliyor bence. Valla ben biraz isin vizyon tarafina bakiyorum. Ben dunyayi gezmek isterim; adamin hic o taraklarda bezi yoksa, cocuklarin egitimine degil de arsaya parayi yatirmak istiyorsa filan beni cok etkiler ki etrafimda da bu sebeple iliskilerin bittigini cok gordum.

borcu filan beni ilgilendirmez. ama destek de olmam; benim borcuma da destek olmasini istemem veya beklemem.
0
nefertarii
(24.01.21)
(5)

yurt dışı ofisi

edgenabby
yerli pek çok reklam, sosyal medya pazarlama, yapım şirketinin web sitesinde londra, ny, los angeles ofis adresi de yer alıyor.böyle bir ofis var mı cidden? genel durum nedir yani?yoksa sadece saygın görünme taktiği mi?
yerli pek çok reklam, sosyal medya pazarlama, yapım şirketinin web sitesinde londra, ny, los angeles ofis adresi de yer alıyor.


böyle bir ofis var mı cidden? genel durum nedir yani?

yoksa sadece saygın görünme taktiği mi?
0
edgenabby
(23.01.21)
üniversitede çalıştığım şirketin new york 50th avenue'de ofisi olduğu yazıyordu web sitesi ve sosyal medyaya ancak şişli merkez ofis dışında bir şey yoktu.

patrona sordum, ''kim gidip bakacak var mı diye ehehehe'' demişti.
0
ada meltemi
(23.01.21)
Yabancı bir şirketin Türkiye bayisi değillerse ada meltem+1
0
olaylar olaylar
(23.01.21)
benim staj yaptigim bir reklam ajansinin gercekten de hollanda'da da ayagi vardi. hatta ben oraya gecmek istemistim, isler ilerlesin neden olmasin demislerdi. akliniza hemen oyle oo buyuk is dusuncesi gelmesin. burdaki de kucuk bir ajansti, oradaki daha da kucuk.
0
batlegolas
(23.01.21)
eski şirketim kaliforniya'da bir adres satın almıştı.
şu an sitesine girsen orada ofisi var ama hiçbir şey yok.
0
admin
(23.01.21)
Eski çalıştığım şirket de ABD'de bir ayağımız olsun diyerekten California'da bir ufak ofis ve xx llc isimli bir şirket kurdu. Bir ya da iki kişi buldular oradan, fiili olarak bi şey yapılmadı ama sitede havalı duruyordu evet.
0
chicha_v2
(23.01.21)
(12)

ayrılık üzerine

istanbul kanatlarimin altinda
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi s
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi siliyorum. bu acınası halime üzülüp daha çok ağlıyorum.

arkadaşlarımın yanında iyiyim ama. onlara sorsanız; oo çok iyi atlattım ve bana helal olsun. çok neşeliyim, konuşuyorum, planlar yapıyoruz, içiyoruz, gülüyoruz. ama kimse yokken hep kötüyüm. bir ben biliyorum içimdeki boşluğu. kedilerime sarılıyorum biraz doldurur diye, iyi mi geliyor daha mı çok üzüyor anlayamıyorum.

yani, insanların sevdikleri zamansızca ölüyor bazen. biliyorum benim yaşadığımdan çok daha büyük acılar var, ama işte benim de çok canım acıyor. bu acı geçiyor mu? nasıl geçiyor?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
Geçiyor. Yalnız kalmamaya çalışın, spor yapın. Acı çekeceksiniz, güzel günleri hatırlayacaksınız ama o yanınızda olmadığı için hepsi silikleşecek. Sadece zaman gerekiyor.
0
Tochinoshin
(22.01.21)
Böyle böyle geçiyor. Bazen 5 ay bazen 1 sene aynı duyguları yaşayabilirsiniz ama eninde sonunda bir rahatlama hissi oluyor. Belki de bu günlere bakıp ne malmışım diyeceksin
0
olaylar olaylar
(22.01.21)
Yani alışılıyor evet, normale dönüyorsun bi şekilde. Ama tam geçmesinin tek yolu var o da içinde daha büyük yer kaplayacak biriyle olmak. Öyle biri yok dediğini duyar gibiyim ama inan ki var. Kendine biraz zaman vermen biraz da düşüncelerinin kapılarını kapatmasına engel olman gerekiyor. Asla olamaz gibi geliyor biliyorum ama olabilir.
0
imnotsureabout
(22.01.21)
@tochinoshin spor değil de, yoga yapıyorum neredeyse her gün, bazen günde 2,5 saate varana kadar. dengeli ve güzel besleniyorum. kan tahlili yaptırdım, demir ilacına başladım. kendime değer verdiğimi ve iyi baktığımı kendime hissettirmeye çalışıyorum. ama hala içimde bir şeyler çok acıyor.

güzel günlerimizi hatırlıyorum. zaten bizim her anımız güzeldi. kötü bir şey olmadı ayrılmamıza sebep olacak. ama bir daha o güzel günleri yaşayamayacak olmamıza daha çok ağlıyorum.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
:(
Özlediğin insan değil de hislerin. O yüzden sana güzel hissettiren şeyler, insanlar vs bulman iyi olabilir. Geçiyor timi haklı, geciyor ama o geçişi bir de sana sormak lazım.....
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.01.21)
Başka şekilde daha güzel günler sizin olsun. Ne desek bence burdan tam olarak size ulaşmaz.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(22.01.21)
bu durumdasın yani
www.youtube.com
0
dafuq
(23.01.21)
Hayatını ciddi manada etkilemiyorsa yapıcak çok bişey yok, zamana bırakıcaksın, geçicek
Ağla, üzül, doya doya yaşa hislerini ki bir an önce bitsin. Nasıl olsa geçicek, üzerine çok düşünmek de çok sağlıklı değil. Yavaş yavaş hayatın devam ettiğinin farkına varacaksın.
0
Jux
(23.01.21)
6 yıldır sevgiliydik 2.5 sene oldu ayrılalı. Daha dün ağladım:) Seni üzmek için söylemiyorum. Bu süreç döndükçe çapı genişleyen bir spiralin üzerinde yürümek gibi. Kendi hayatına devam ettikçe sana onu hatırlatan şeylerin sıklığı azalacak ve daha önemlisi hatırlamak artık kalbini şimdiki gibi acıtmamaya başlayacak. Hatta belki bir gün hiç hatırlanmayacaklar ama, kalbimize aldığımız insanların orda izi kalır sonuçta ve arada bir saygı duruşu gibi o göz yaşı bir pıtlar illa:)
Dışardan ne dediklerine bakma senin içini bir sen bilirsin. Bunun bir süreç olduğunu bilip eninde sonunda iyi olacağına inan.
0
sevenay
(23.01.21)
böyle oluyor, bazı insan(lar?) kalbimizde çok sağlam yer tutuyor. insan bir süre sonra üzülmenin, ağlamanın faydası olmadığını görüyor ve en azından bu kadar çok sevebilmiş oduğu için, güzel tatlı hatıraları yaşama lütfuna erişmiş olduğu için mutlu bile oluyor. sizinki çok yeni, eminim zamanla acınız azalacaktır ama kendinize sürekli hatırlatmayın, kendinizi yıpratmamaya çalışın lütfen.. ferahlıklar diliyorum..
0
evanka
(23.01.21)
ben 1 sene agladim. gittikce daha az agladim ama. 1 sene sonra baktim gecmis gitmis. sonra ara ara duygulanip agladigim oldu ama bir yildir artik hic aglatmiyor o ayrilik beni. aldatilmistim bi de. bi de affedip tekrar aldatildim. :d nefret de edemedim her seye ragmen.
0
batlegolas
(23.01.21)
benim de 5 yıllık ilişkimden ayrılalı 2 yıldan fazla olacak. terk edildikten sonra her şey boş geldi, işimden ayrıldım, telefonumu kapattım, arkadaşlarımla hiç görüşmedim, eve kapandım. gece gündüz ağladım.

ilk 8 ay filan boyunca böyle geçti, ne internet ne televizyon ne telefon. hepsi kapalı. bol bol kitap okudum, bu sefer romanlardaki karakterlerle hayatımı özdeşleştirip onlara ağladım :) romanlardan vazgeçip felsefe kitapları okumaya başladım. sonra mecburen bedelli askerlik zamanım geldi ona gittim, 8 ay aradan sonra ilk kez dışarıdan insanlarla iletişim kurdum ve fark ettim ki ben zamanı durdurmuşum. ayrılıktan sonrasını yaşamamışım ki bir sabah uyanınca her şey kaldığı yerden devam etsin. üzerinden neredeyse 1 yıl geçmiş ama ben hala sanki dün terk edilmişim gibi hissediyordum. askerden döndükten sonra iletişim kurdum, öğrendim ki biz ayrıldıktan 2 ay sonra başkasıyla birlikte olmaya başlamış. benim yatakta hüngür hüngür ağladığım zamanlar o çoktan yoluna devam etmiş. acaba öncesi de vardı da o yüzden mi terk etti beni düşüncesi beynimi kemirmeye başladı bir süre.

bir süre de buna ağlayarak geçti ama etkileri hala sürüyor. yeni işe girdim, sanırım bir şeylerle oyalanmak, robotlaşmak bu duygusallığı, o hisleri unutturuyor. 2 yıl öncesine göre çok daha iyiyim, artık hüngür hüngür ağlamıyorum ama dediğin gibi yalnız kalınca, özellikle geceleri, hüzünleniyorum, gözümden yaşlar dökülüyor.

senin zaten işin varmış, arkadaşların da varmış, hiçbir şeyden vazgeçmemişsin ne güzel. senden daha kötü durumlara düşen ben bile artık alışmaya başladıysam sen çabuk atlatırsın merak etme :)

sanırım en önemli şey kendinin kıymetini bilmek. umarım daha güzel günler yaşarız.
0
ocanal
(23.01.21)
(34)

Kendimi savunamıyorum dilimi yutmuş gibiyim :(( İşyerinde ezilmek

sucuklu yumurta
Herkese merhaba, sorunum bu, tartışma anlarında donup kalıyorum. Kendimi savunamıyorum. O an geçtikten sonra aklıma söylemek istediklerim geliyor ama iş işten geçmiş oluyor. Fiziksel de yansıması oluyor mide ağrısı gibi şeyler yaşıyorum. Hastalıklar oluyor. Ailede psikolojik ve fiziksel şiddet, tüm
Herkese merhaba, sorunum bu, tartışma anlarında donup kalıyorum. Kendimi savunamıyorum. O an geçtikten sonra aklıma söylemek istediklerim geliyor ama iş işten geçmiş oluyor. Fiziksel de yansıması oluyor mide ağrısı gibi şeyler yaşıyorum. Hastalıklar oluyor. Ailede psikolojik ve fiziksel şiddet, tüm eğitim hayatım boyunca da akran zorbalığı gördüm sanırım temeli bu. İyi bir işyerinde prestijli bir konumdayım. Ama ben yeterli saygıyı alamadığımı düşünüyorum. Yönetici konumundayım dışardan duyan insanlar waov diyor. Ama ben içerde mutsuzluklar yaşıyorum. Mesela bir olay anlatayım: birlikte çalıştığımız bir kız vardı o da yöneticiydi, ama benden önce başladığı için daha kıdemliydi. bir de benden 3 yaş küçüktü. Bir iş için saha ziyaretine çıkmıştık, minibüste genel müdürler falan vardı. Bana herkesin içinde "sucukluuu çantam nerde" diye bağırdı çok üzülmüştüm. Sonra minibüste birşeyi tutmaya çalışıyordu herkes bakıyordu ama herkes, bu kız sadece bana bağırdı "sucuklu ne bakıyorsun tutsana" diye. o gün mideme ağrılar girdi evde tek başıma ağlama krizine girdim. sinir krizi geçirdim kimseler duymadı. olan bana oluyor yani ben mahvoluyorum.

Artık kendimi ezdirmicem diye karar aldım. Ofisboy izinliydi mesela, onu aramam gerekti, teefonda "ben sucukluyla konuşmam" dediğini duydum. yine midem ağrımaya başladım baktım mahvolucam yine. kendimi zorladım telkin verdim kendime ve aradım ofisboyu. "Ben sizin amirinizim arayınca açacaksınız, yoksa siz bilirsiniz" tadında konuştum. İnanın nası yaptım bilemiyorum mucize gibiydi. Tel.i kapatınca başka mucize oldu karnımdaki ağrı silindi o ferahlık hissini asla unutamıyorum. Ofisboy o günden sonra bana bir nebze daha saygılı olmaya başladı bunu hissetim selam falan vermezdi sallamazdı şimdi veriyor.

Ve son olayı anlatayım. Bir çaycı var, bazen patronun şoförlüğünü de yapıyor. Bu kişiyle ilgili yaşadığım çeşitli olaylar var. Aslında iyi bir insan özünde, komik halk insanı bir abi yani yardımcı olduğu konular oldu çünkü şehre yabancıyım tavsiyeler falan verdi. Ama alaycı ti'ye alan tavırları da oldu bana karşı.Örnek veriyorum:

- Nisan ayında havalimanına gittik. Pandeminin en kötü olduğu zamanlar avrupa'da her gün binlerce insan ölüyor. yalnızım hasta olmak istemiyorum, bulduğum bir maskeyi taktım bir de eldiven. o en başta bahsettiğim yönetici kız da vardı arabayı da bu adam kullanıyordu. korkuyorum falan dedim. Sonra bu adam dalga geçer gibi konuşmaya başladı "hepimiz ölcez heheheee mahvolucaz hehehehe" falan şeklinde ağız eğerek konuşuyo bariz dalga geçiyo. ben de ciddi şekilde dalga geçilcek konu değil bu dedim ben böyle deyince yönetici kız o da "offf sucuklu tab dalga geçicez ciddiye mi alcaktık bi de" diye bağırdı. sustum.
- İkincisi 3 ay önce açık havada bir fuar da vardı bu çaycı da vardı. benim maske tüylenmiş bana geldi maskeniz tüylenmiş filan dedi. ben de farkında değilim değiştirdim. bunda sorun yok tabi. ertesi hafta "ben maskemi her gün değiştiriyorum" diye laf soktu bana.
- Bir diğeri ben bunu bir kere iş için 2 defa üst üste aramak zorunda kaldım. ikinci arayşımda öyle bıkkın bir ses tonuyla açtı "efndiiiiimmhhhh" yani öyle bıkkındı ki afalladım. ve ben yöneticiyim düşünün. bozuldum. saygı duymuyordu çünkü.
- Son olay ve karnıma ağrı giren olay geçen hafta yaşandı. Kültür sanat etkinliği yapacaktık ve ben şehirde birlikte iş yaptığımız firmalardan eğitimli, kültür sanata önem veren kişi isimleri sordum sekretere. Bu da odadaydı dalga geçer gibi ağzını yaya yaya konuştu "hee bizim ihsan var ilkokul mezunu olmaz mı , hee sahneye mi çıkarcaz ne kültür sanatı hahah, o zaman onu kenara ayıralım uymuyor mu , olmazsa ali beye top sakal yapalım"

yani gıcık oldum ve 5 dakika sonra yine midem ağrımaya başladı. midem o günden beri ağrıyor alev alev yanıyor. kafamın içinde gitmeyen üzüntü var.işe de odaklanamyıyorum çok zor oluyor çok zor. ofisboyla konuşabilmiş ve tepkimi verebilmiştim ama bu sefer nalet birşey tuttu beni, sonuçta otomatik pilot gibi değil yıllarca suskunluğu içselleştirmişim çünkü. sizce ben mi abartıyorum adamın hareketlerinde birşey yok mu sizce ? ben mi hassasiyet gösterdim ? ve sizce adamla konuşayım mı odaya çağırıp ? üstnden zaman geçtiği için komik duruma düşer miyim ?
0
sucuklu yumurta
(18.01.21)
hepsine sert konuşacaksın. sen sert olmadığın, ses etmediğin için onlar da bu kadar rahat yanında.
0
jelly bear
(18.01.21)
Ya ne boktan ortammis Cidden
0
kisa
(18.01.21)
@jelly mesela o yönetici kıza karşı öyle değillerdi onunla muhabbet de ediyolardı ama saygılarını da koruyolardı hissediyodum çünkü o kız aşırı baskın karakterliydi. nasıl diyeyim, ufak tefek cinayetler dizisi vardı mesela o kız oradaki merve aksak gibiyse ben de doktor oya toksöz gibiyim.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
@kisa dünya hassas insanlar için cehennem diye bir laf var her gün yaşıyorum ben bunu :(
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
@jelly bear peki sence son anlattığım adamın tavırları sorunlu mu yoksa ben mi abarttım ? gerçi cevabı biliyorum, seni üzen birşey varsa orada sorun vardır.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Bulunduğun pozisyona bi başkasının aracılığıyla gelmiş olabilir misin? Şu duruma düşmek için özel bi çaba harcamış olman lazım yoksa. Dişlerini en baştan gösterseydin keşke biraz.
0
IncredibleMau
(18.01.21)
hepsi sorunlu sevgili sucuklu. bu yüzden net ve sert bir tavır koymalısın. tatlı dilden de anlamaz bunlar.
0
jelly bear
(18.01.21)
@incredible hayır, güleceksin ama 1.likle kazandım. abd'de master yaptım burslu, lisans tr.'de en iyi üni.lerden biri, 3 dil biliyorum. ama kahretsiz ne demişler çocukluk insanın anavatanı. özgüvenli yetiştirilmedim ortaokul lisedeki zorbalıklar tuz biber ekti. değişemiyorum. 13 yaşımdayken babam bacağımı kırdı benim. mecaz değil gerçekten kırdı.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Hocam hala "ben mi abartıyorum" diyorsunuz. Hayır abartmıyorsunuz, bunlar leş gibi insanlar, size böyle davranmalarına izin vermeyin.

Bu noktadan sonra güzellikle düzeleceğini de sanmam. Ama madem yöneticisiniz, gözünüze kestirdiğiniz kimse ilk davranışında herkesin ortasında bağırıp çağırıp azarlayın, işi büyütün, sonra da kovun gitsin. Ondan sonra diğerleri size seve seve saygı duymaya başlar zaten.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.21)
@pluton kovma yetkim yok ama bağırmak gerekiyor sanırım.

bir de o yönetici kız birlikte çalıştığım aynı işi yaptığım insandı o bile bana iğrenç davrdanıyordu, o zaman sorun bende demek ki :(
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Ne yazık ki verebilecek pek tavsiye Yok.
Yani hassasiyet sizin bir özelliğiniz bir şekilde bunu değiştirmek lazım ama zaten başlı başına bir iş.
Genelde Zaman öğretiyor bunu
0
kisa
(18.01.21)
@kisa ben artık doldum taşıyamıyorum 3 gündür lanet mide ağrısıyla yaşıyorum korkuyorum :(

insatgramda takip ettiğim bazı hesaplar var psikolojinin insanı nasıl hasta ettiğini anlatıyorlar. gerçekten de insanı hasta ediyor psikolojisi.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Diğer duyurularına da baktım şimdi. Kendini baştan yaratacak durumda değilsin. İhtiyacın olan tavsiye değil, rol model. Örnek alabilirsin birini kendine. Taklit edersin tavırlarını, mizacını. Zamanla özgünleşirsin sen de.
0
IncredibleMau
(18.01.21)
@incredible sorun bende, yani toplumda herkes hassas insana yüklenr mi bu bilinçaltından mı kaynaklanan birşey

@incredible dişini gösterseydin derken özel oalrak diş göstermelik birşey olmadı kendi halinde işini yapan bir insandım. öbür yönetici kız daha muhataptı bunlarla. sessiz sakin işini yapan biriyim yani.

ben kendimi baştan yaratmak istiyorum ama, ciddiyim.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
@IncredibleMau +1

Ben de baktım, yani spesifik şunu yap bunu yap önerilerinden ziyade bir terapiste gitmeniz ve assertiveness training almanız lazım.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.21)
@pluton teşekkürler, ilk defa duydum bunu. online oluyor mu zira hiç vakit yok, online bu eğitimi veren var mı
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
(bkz: youtu.be deoyu gülün diye attım. Hepimiz bu durumları yaşıyoruz zaman zaman. Abartmıyorsunuz. Nasıl tepki verme aşamasına gelirsiniz bilmiyorum. Belki kendi kendinize çalışarak olur. Ya da sizi itekleyen bir arkadaşınız da olabilir.
0
skywalker.anakinn
(18.01.21)
@sucuklu yumurta, tanıdığım bildiğim birisi yok, ama illa ki vardır. Bir de sizin durumunuzda olsam uykudan yemekten feragat eder zaman yaratıp giderdim. İş güç her zaman olur, kendinizi ihmal etmeyin.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.21)
ya o anda mal gibi kalıyorum gözüne far tuutulmuş tavşan gibi. mesela keşke diyorum bıkkın sesle telefonu açtığı zaman "hayırdır burda çalışmaktan çok mu bıktınız ? o zaman biz sizi tutmayalım madem, hiç kimse vazgeçilmez değil" gibisinden şeyler söyleseydim. ama ben naptım normal normal konuşmaya devam ettim. ben böyle birşey olmamışçasına davranışlar sergileyince benim mal olduğumu düşünüyorlar.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
O çaycıyı falan ez. Onlar ona alışmışlar. Ezmezsen böyle olur. Mesafeli ol. İş ortamında kendinden alt konumdakiyle samimi olma. Yüzüne bile bakmadan konuş.
0
kickboxer
(18.01.21)
@kickboxer ama o diğer yönetici kız mesela muhabbetini de ediyordu ama ona karşı yılışmıyolardı. saygılılardı ona ve adeta tapıyolardı özel işlerine bile yardım ediyolardı. bana asla böyle davranmadılar.

bir de şu var, benim yaşım var 3o'lardayım ama görünüşüm çok ufak görünüyor. 23 yaşında falan sanabiliyorlar. gerçi o kız da ufaktı boyu da kısaydı ama saygı duyuyolardı ona.

bir de bizim işyeri küçük pek ayrım yok gibi herkes herkesle konuşup muhabbetini ediyor. menajerimi ara dizisinde bir çaycı karakteri var mesela o nasıl menajerlerle komik komik takılıyor aynı onun benzeri. bir de küçük bir işyeri olunca. ama görünmez saygı duvarla var tabi bi bana işlemiyor.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Küçükken sessiz sakin cılız bir çocuktum. Akran zorbalığına falan da maruz kaldım. mesleğim gereği hanzo tiplerle muhatap olurken ricaen ve kısık sesle konuşunca ustalar beni takmıyordu. Takmadıkları için iş düzgün gitmiyor ve sürekli patrondan azar yiyordum. İş yaptıramıyordum. Yavaş yavaş psikolojik durumumun değişiyordu ama bunu hissetmiyordum. Özellikle mobbing altında öfke patlamalarıyla olur olmadık herkese bağırır duruma gelmiştim. Sonra o işten ayrıldım. Sakinleştim. Yeni iş yine aynı şeyler.

İnsanların psikolojileri de iyi olmadığı için sizinkini de bozuyorlar bu döngü bu şekilde gidiyor.

Öncelikle en ufak hatalarını yüzlerine vurun. Olsun, bir şey olmaz demeyin. İkinci olarak da evet “üslubuna dikkat et karşında amirin var, size bağırıp çağırmıyorum diye hadsizliğin lüzumu yok. Bir daha böyle davranırsan farklı şekilde muamele görürsün” tarzında bir ufak konuşma yapın.

Kıdemli olana da, “üslubunuza dikkat ederseniz sevinirim, biz sadece iş arkadaşıyız” deyin o mesajı alır.
0
Unde bach canim
(19.01.21)
Bana çaycıdan daha çok diğer müdür sorunlu gibi geldi. Sanki onun size olan tavrından diğerleri yüz buluyor olabilir mi? Çocuklukta yaşadığımız olaylar psikolojik olarak olumsuz etkilemdiğimiz olaylar onları hatırlatan herhangi bir şey(koku, renk, benzer biri,) ile karşılaştığımızda beynimizde o olayı yeniden yaşıyormuşuz gibi etkileşime girer. Vücudumuzda bizi korumak için sizde olan mide ağrısı veya titreme gibi tepkiler verir. Bu konuda "beden kayıt tutar" kitabını tavsiye ederim. Bitirmedim ama neyin neden olduğunu anlarsanız iyileştirmenin yolunu daha kolay bulacağınızı düşünüyorum. Bu konularda izzet güllü youtu.be içerik üreticisini çok tavsiye ediyorlar. Konuşması biraz itici ama önceliği para olmayan insanlara faydalı olmaya çalışan biri gibi geldi bana. Birde meditasyon yapmanızı tavsiye ederim. Youtube da probleminize uygun bir meditasyon yaparsanız farkındalığınızın arttığını göreceksiniz. Mesela dikkatinizi be dağıtıyor, ilginizi neden o tarafa veriyorsunuz, ne olduğunda duygu durumunuz değişiyor. Youtube da sinan canan ı da tavsiye ederim. Bazı arkadaşlar bu iş arkadaşlarınızı uyarmanızı söylemiş öncelikle yapmanız gerekenin kendinize saygı duymanız ve sevmeniz siz bunu yaptığınızda onlar zaten size saygı duyacaklardır. Birde fazla önemsemeyin onları sonuçta siz ne kadar özgüvensiz biri olsanız kimsenin müdürüne, iş arkadaşıba (hırsız katil vs seğilse) bu şekilde davranması normal değil. İnsanlar sesi yüksek çıkanı haklı sesi az çıkanı güçsüz olarak algılıyorlarsa gerçekte böyle olduğu anlamına gelmez. Sonuçta siz bu konuma emeğinizle gelmişsiniz, size saygı duymaları gerekiyor yapmıyorlarsa bu onların kusuru.
0
rapisa
(19.01.21)
caycinin sohbeti asiri gereksiz ve sacma geldi. yaptigi laf sokma degil, gevseklik, laubalilik ve mallik. cahil ve zekasiz. ciddiye alma umursama, dinleme o konusunca. baska bir seyle ilgilen. geldi yine tipini s... bakisi at en fazla.

ilk dedigin kisiye acayip uyuz oldum. ona ezdirme kendini. bagirdiginda "yeter, artik bana bagiramazsin" de. sacma sapan emirlerini de yerine getirme. sen super, mukemmel, iyi ve harikasin. kiskanc bu belli. ezdirme kendini. havalanman bile lazim.

herkesin onunde yapmayin yapacaklarinizi. herkes size dusman olmasin. arkadassiz kalirsiniz sonra. sizi kucuk gorenlerin haddini yalnizken bildirin.

sinif farkiymis bilmem ne. yok oyle bir sey. insanlarin meslegine/maasina gore sinif ayrimi yapip sohbet edilmez. onu yaparsan asiri itici olursun. ay ne insanlar var onerilere bak ya.

size kotu davrananlara kotu, iyi davrananlara iyi olun sadece.
0
batlegolas
(19.01.21)
Sayın Sucuklu, sen bu adamları bol bol tersleç çaycıya da laubalı laubali konuştuğunda herkes işine baksın saçma sapan da konuşmasın şeklinde şeyler söyle. Yani genelde insanlara pek iyi ve sıcak davranma. Ara sıra sıcak şeyler söyle böylece kıymetli olursun saygı görürsün. Ne yazık ki toplumda yumuşak yüzlü, efendi insanı ezme huyu var. Ama senin farklı yüzünü görünce bu da çetin ceviz dikkat edelim moduna giriyorlar. Sizinle bir kere diyalog kurmak için kırk tane takla atıyorlar. Yaklaşık 10 yıldır çalışıyorum bunlar benim tecrübelerim. Hayatta en önemli şey sağlığın bu sırada, kimsenin senin sağlığına etki edecek atraksiyonlara girmesine izin verme.
0
kraldan cok kralci
(19.01.21)
Oncelikle @kurremkamerruk +1. En kisa surede ibretlik bir iki olayla hadlerini bildirmek gerekiyor. Sonrasinda gelecek olan “-sen cok degistin” veya “-neyin var hayirdir” gibi yorumlara da ayni sertlikle cevap vermelisin. Isi gucu birakip sizinle mi ugrasacagim ben arkadaslar??? Veya begenmedigin bir soru ya da cumleye karsilik “-simdi bunu bir de saygili olarak sor!” Vb salvolarla “-aman bu basa bela, bulasmayalim” izlenimi yaratmak en iyisi.
0
lynda.com
(19.01.21)
Mesafeli, ciddi ve bagirmadan hafif baskin olmaya baslayin. Aciksozlu olun. Bu yaptigin hos degil, lutfen dikkat edelim tavrimiza gibi cumleler kurmaya baslayin. Siz ezildikce sayginliginiz azalir ki oyle olmus.
Bir de terapi destegi alin bence, niye bu kadar eziliyorsunuz, kesin bir cocukluk donemine adreslenecek bu konu.
0
mor oje
(19.01.21)
***"kendi sınıfından olmayan insanlara arkadaşın gibi davranırsan bu durumu yaratırsın gayet doğal"***

şu inanılmaz doğru bir tespit. toplum içinde eğitim ve gelir seviyesine göre bir çok sınıf var. bu sınıfların sınırları var, bunların korunması gerekiyor. müdürsen çaycıyla arkadaş olmak zorunda değilsin, arkadaş olur muhabbet edersen sonuçları da bu oluyor. mesafeni koru yani, herkesle arkadaş olmana gerek yok. hele ki cinsiyetin kadınsa bu sınır işini çok daha dikkatli ayarlaman lazım.

müdür noktasında da arkadaşlar zaten belirtmiş, rahatsız olduğunu belirtmediğin sürece aynen böyle devam eder. belli noktalarda tepki koymak gerekmekte. kötü bir şey değil bu, gayet normal.
0
roket adam
(19.01.21)
eski duyurularına da baktım. tedavi olman lazım kesinlikle. benzer soruları 7-8 senedir sormuşsun. demek ki tek başına halledemiyorsun.
0
elorelia
(19.01.21)
Köpek çekmeye başlaman lazım böyle tiplere. O diğer yönetici kızın tavırlarından gaz alıp abartmışlar. Sende sıkıntı yok sadece bu konularda deneyimsiz ve kötü bir geçmişin olduğu için baştan yanlış yapıp samimi kalmış, insan gibi davranmışsın sanırım. Bundan sonra aniden soğuk davranmaya başlayacaksın bak nasıl saygılı davranmaya başlıyorlar. Ofisboy'da örneğini görmüşsün zaten, adamı azarlamışsın hemen nasıl düzgün davranmaya başlamış.

Ben ilk iş yerimde böyleydim, böyle arkadaşlarımla bu konuyu konuşa konuşa kendi kendime düşüne düşüne neleri hatalı yaptığımı iyice not ettim kafamda. Bir sonraki iş yerimde asla o hataları yapmadım, köpek çektim herkese, başta böyle davranmak hiç hoşuma gitmiyordu ama sonradan insanların beni ezmemesi, bana saygı duyması daha çok hoşuma gitmeye başlayınca umursamadım. Kendi akıl sağlığımdan feragat edip milletin benim üzerimden eğlenmesine izin mi vereceğim bir de?
0
nolmus yani
(19.01.21)
sana deli manyak bir arkadas lazim, nasil davranilir bilmiyorsun ögrenmen lazim ya da youtubetan laf sokmali ne biliyim atarli dizileri falan izle, arkadaslar örnek versin.

bir arkadasima ailen sana o kadar cok laf söylemis ki, sen insanlarin sana laf soktugunu anlamiyorsun az kendini savun, uyanik ol demistim, bu sende de var galiba.

bir de kendi tarzin olmali, ben mesela herkes bana laf söyleyebilir, laf sokabilir, ben insanlari durduramam o an lafta söylemem, kibarligimi asla bozmam, karsilik verince etkilendi izlemini verecekmis gibime geliyor ama kindarimdir, unutmam itibar suikasti yaparim (bunu da bir arkadasim isimlendirdi). yaranmaya calistigi biri varsa, hoslandigi biri varsa, patronu, hocasi varsa onun yaninda rezil ederim. oyle basa böyle tarak.
0
durgunfoton
(19.01.21)
@elorelia, evet fakındayım. yıllarca kendim aşarım sandım. kariyerde en tepe noktaya gelirsem özgüvenim de olucak diye düşündüm. çalıştım çabaladım, ve mezun olabileceğim bölümden gelinebilecek en iyi yere geldim bunun sonu yok artık. ve hala böyle davranışlara maruz kalıyorum. içinde bulunduğum ortamlar değişiyor ama yaşadıklarım değişmiyor. ve ben artık şöyle düşünmeye başladım "ben başbakan olsam cumhurbaşkanı olsam hatta dünyanın hakimi olsam bile insanlar beni ezecek"

@durgunfoton, ya benim pek arkadaşım da yok. insanların arkadaş olmak için birbirini çiğnediği biri olamadım ne yazık ki. itibar suikasti deyince ben de sinirimden birşey yapmıştım bir kere ama pek suikast sayılmaz tabi. bizim işyerine bağlı başka bir birim var başında 50 yaşında kadın var, bu kadın ilk geldiğim günden itibaren bana soğuk davrandı halbuki ben ona hiçbirşey yapmadım ağzımı dahi açmamıştım. bu kadın benim yanımda diğer yönetici kızı överdi o kıza yalakalıklarda bulunurdu. neyse bu kadın patronumu etkiledi ve benim bir etkinliğe katılmamı engelledi. benim patronun gıcık kaptığı nefret ettiği bir adam var, hah işte bu kadının o adama övgüler yağdırdığı bir videoyu buldum patronun görmesini sağladım bir şekilde. patron şaşırmıştı işe yaramadı o ayrı hala tapıyo o kadına.

@nolmus yani o kız gideli aylar oldu hala böyleler. bence patronun tavırlarından cesaret alıyolar. allah için patronum bağıran çağıran biri değil. ama mesela o kızın odası yayla gibi, televizyonlu lüks oda. benim oda daha küçük. o kız gidince bana "sucuklu sen de şu odaya geç" demedi. yeni bir görevli gelir diye düşündü ama aylar geçti gelen giden yok. mantıken o odaya benim geçmem lazım çünkü o oda, patrondan sonraki en yetkili kişi içindir. e adamlar görüyo tabi. bu arada davranışlarını değiştirebilmişsin başarmışsın ne güzel. ben her yeni ortama girerken değişicem kendimi ezdirmicem diye kendime söz veriyorum sonra hooppp eskiye dönüyo otomatik olarak. içselleştirmişim artık ezikliği.
0
🌸sucuklu yumurta
(19.01.21)
Anlattığın iki kişi de cahil. Yönetici kız eğitimli cahil, öbürü hepten cahil. Bu kişilerle iş dışında muhattap olmamak lazım. İş konularında da az söz.
0
oyokbuyoknevar
(19.01.21)
o yönetici kiza, ailenizde lise ve üstü egitim alan insan tek siz misiniz diye sor, ustlerin, caycilarin vs yaninda, yönetici olmussunuz ama su caycidan farkiniz yok, davranislarinizin ucuzlugundan böyle düsündüm de. üstten üstten konus ama

ikisine de lafi gecirmis olursun, ama sonucta biz ortami bilmiyoruz, olasiliklara göre gelecek cevaplari hesaplayip ona göre davranirsin. benim yapabilecegim tavsiye bu.

laf sokan biri bile olsan bunlara degmez ya. bizim de ofis boyumuz falan var yani hic böyle bisey görmedim. igrendim, ki bana laf sokmaya calisanlara baktigimda hicbiri benden üstün insanlar degil, kiskanclik vs bagliyorum ben.

ama sen orada en düsük rütbeli de olsan, en yüksekte de olsan kimsenin bu sekilde konusmasina izin verme, laf sokmak zorunda degilsin, en azindan benimle bu sekilde konusamazsin haddini bil demeyi refleks haline getir.
0
wishmaythşngs
(19.01.21)
(7)

Yarım kalan şeyleri düşünmeye ne kadar devam ediyorsunuz?

south park in kapusonlu uyesi
Tam olacakmış gibiyken olmayan, var gibi gibi olan ama yok oluveren, yarım kalmış ve tamamlanmayacağını bildiğiniz gönül işlerini sık sık düşünür müsünüz? Olsa nasıl olurdu der misiniz? Demek suç mudur?
Tam olacakmış gibiyken olmayan, var gibi gibi olan ama yok oluveren, yarım kalmış ve tamamlanmayacağını bildiğiniz gönül işlerini sık sık düşünür müsünüz? Olsa nasıl olurdu der misiniz? Demek suç mudur?
0
south park in kapusonlu uyesi
(17.01.21)
kendimle ilgili en şikayetçi olduğum konu bu. yıllarca düşünüyorum. üstünden yıllar geçse bile düşünüyorum bazen.

bence belli bi süreden sonra takıntıya giriyor.
0
roket adam
(17.01.21)
Değildir niye suç olsun? Düşünürsün sonra geçer. Kaşınmak gibi bi nevi :)) Başka şeye odaklanırsın bir süre unutursun sonra yine kaşındırır, yine geçer. Zamanla daha az kaşınırsın ila ki. Yani eziyet etme kendine ediyorsan eğer
0
sevenay
(17.01.21)
Kolay kolay geride bırakamam. Şu an ben de böyle bir sürecin içindeyim, hatta pes etme aşamasındayım. Sürekli son birkaç haftada yaşanan olumlu gelişmeleri düşünüp, “sonra niye böyle oldu” diyorum. Olumlu bir şey yaşanınca hayallere dalıyorum. Olumsuz bir şey olunca geçmişi sorgulayıp umutsuzluğa kapılıyorum. Böyle bir döngüye girdim.
0
aguilas negras
(17.01.21)
düşünüyorum bazen. bence suç değil, eyleme geçirilmemiş düşünce sonuçta; ama faydasız :) kendilerine karşı sorumlu olduğum insanlarla ilişkilerimi etkilemediği için düşünmeyi ciddi bir problem olarak görmüyorum. bana ait, hayatımın bir döneminde çok önem taşımış hatıralarımı yok saymak istemiyorum. buruk şekilde hatırlıyorum ama üzülmüyorum da. nasip deyip geçiyorum.
0
evanka
(18.01.21)
aguilas negras +1

karsiliksiz ask cok zor :( olacak gibiyken olmadi... amiyane tabirle gosterip elletmedi resmen ya. mal herif :( cok da seviyorum her seye ragmen.
0
batlegolas
(18.01.21)
düşünmüyorum. olacak olan olurdu. olmamışşa benden ya da evrenden kaynaklı bir şeyler ters gitmiştir ki olmamıştır. Karma, kader ne diyorsanız odur sebebi.
0
naksidil
(18.01.21)
@e bana nick birakmamissiniz zalimler bir şey öğrenmiş oldum teşekkürler
0
🌸south park in kapusonlu uyesi
(18.01.21)
(11)

Masa başı işi olup da mutlu olan var mı?

Fiyu
Gerçekten merak ettiğim için soruyorum.İsterseniz mesleğinizi de belirtebilirsiniz.
Gerçekten merak ettiğim için soruyorum.İsterseniz mesleğinizi de belirtebilirsiniz.
0
Fiyu
(15.01.21)
dijital pazarlama müdürü & seviyorum
0
hlt1985
(15.01.21)
Önceden yazilimciydim ve evetbcok çok memnundum.
Şimdi bambaşka bir şirkette yöneticiyim ve çok daha heyecanlı ama stresli bunun yanında mutluyum bu yönden
0
kisa
(15.01.21)
officer degilim ama masa basiyim. daha once ogretmenlik yapmistim ve masa basina gecince inanilmaz bir rahatlama oldu saatlerce ders anlatmaktan ses yorgunlugu yanisira her hareketin, giyimin bile ogrencilere ornek olma potansiyeli oldugu icin hassas ve yorucuydu. masa basinin tatminlik icin soruyorsaniz tatmin etmiyo ama surekli gulumsemek zorunda da degilim sosyal bir isin zorluguyla kiyaslayinca masa basi daha cekilir cile
0
ala09
(16.01.21)
tuhaf geliyor, degil mi? bana da sabahtan akşama kadar bilgisayar ekranına bakarak calismak (ve haliyle hep oturmak) acayip zor, anlamsiz ve yipratici geliyor; ama sevenler var iste. tuhaf... istifa ettiğim işim masa başıydı (müfettişlik) ve çok mutsuzdum.
0
hazen
(16.01.21)
15 yıldır ofiste pc başındayım tabiki mutlu değilim. inşaat müh.

şantiyedekileri düşününce tamam onunda farklı artıları var ama ofis işi daha sürekli şantiyeye göre.

bilemiyorum altan kaderimizde bu varmış galiba. bazen çözüm düşünüyorum bulamıyorum. ömrümüz 4 duvar ve ekran arasında bitip yitip gidiyor. sistemin bir çarkı olmuşuz. çıkmak için sistemin komple bozulması lazım galiba. çıksak tek bir çark olarak ne yapacağımızı bilemez olmuşuz.
0
morcivert
(16.01.21)
yazilimciyim. gunde, 12-14 saatim bilgisayar basinda geciyor(8 saat mesai, sonrasi keyfi). cok mutluyum. insanlarin kaprisleriyle ugrasacagima koddaki buglarla ugrasmayi tercih ediyorum.
0
crucio
(16.01.21)
grafik tasarimciyim. meslegimi seviyorum.
0
batlegolas
(16.01.21)
12 senedir %70 masa basi %30 santiye seklinde gidiyor.
Mutlu degilim kesinlikle, santiyeci olmak istedim hep ama bazi yanlis kararlar verdim, batakliga saplandim, cikis yolu ariyorum.

Bir cilginlik yapasim var, istifayi basip gidip bir araba bayisinda calismak gibi..satis isine girmek istiyorum acaip bu aralar. Ya da emlakcilik falan da olabilir. Bir parazitlik yapasim var, hep benim kanimi emdiler biraz da ben emeyim istiyorum uleen.
0
cooperr
(16.01.21)
mutlu is cok az.
bir suru farkli iste calistim, gazetecilik disinda sevdigim bir is olmadi.
0
camussar
(16.01.21)
Redaktörüm. Mesai saatlerinde ve sık sık mesai sonrası saatlerde freelance işlerimi bilgisayar başında yapıyorum. Çok memnunum. İş hayatında insanlarla ne kadar az iletişime geçilirse o kadar iyi olduğunu düşünüyorum.
0
inawen
(16.01.21)
uzun süre (benim için uzundu yani) büyük ölçüde masa başı olan sivil toplum işi yaptım aşırı severek. şartlarım değişti ama hangi masanın başında kimlerle ne iş yaptığına bağlı sonuçta, masa orada etkisiz eleman :)
0
supercalifragilisticexpialidocious
(16.01.21)
(19)

Bana Güldüler

Simsiyah
Selamlar,Geçen psikoloğa gittim anksiyete için. Bir ara anlattığım bir şeye güldüğünü fark ettim. Ama kendini tutmaya çalışıyordu, dudağını ısırıp yüzünü öne eğerek. Sonra o gülücüğü silip diğer geri kalan gülme belirtilerini/mimiklerini aynen takındı ki hani normal yüz ifadesi olarak anlayayım ama
Selamlar,

Geçen psikoloğa gittim anksiyete için.
Bir ara anlattığım bir şeye güldüğünü fark ettim.
Ama kendini tutmaya çalışıyordu, dudağını ısırıp yüzünü öne eğerek.

Sonra o gülücüğü silip diğer geri kalan gülme belirtilerini/mimiklerini aynen takındı ki hani normal yüz ifadesi olarak anlayayım ama değil yani, bariz hayvani bir gülme isteği gelmişti bence.

Ben mi çok abartıyorum?
Kafaya takılmalı mı?
0
Simsiyah
(12.01.21)
ne dedin ki?
herhangi bir psikiyatrik bozujluğum olmadığı için benim dediğime gülse ve komikse beraber gülerdik belkide.
0
sutlu nescafe
(12.01.21)
insanlık hali olabilir. takılı kalma bence.
0
alicandan
(12.01.21)
gulunecek bir sey mi anlattin? komik, garip veya sacma?

o anda doktora neden guldunuz diyebilirdin.

...

ama bence abartiyorsundur, yanlis anlamissindir. anksiyeteden dolayi olabilir. benim de cok alinganlastigim bir donemim olmustu.

kafaya takilacak bir sey degil, rahat ol. gulduyse de guldu, nolmus? gulerse gulsun aman... herkes bir seyleri sacma veya komik buluyor, bu bizim sacmalayan biri veya gulunc biri oldugumuzu gostermez.
0
batlegolas
(12.01.21)
bence abartmiyorsunuz
0
ala09
(12.01.21)
@sutlu nescafe

Ya iş arkadaşımdan bahsederken “X kişisi şizofren” dedim, ondan sonra belirdi tepkisi.

Hem nasıl beraber gülelim? Adam güldüğünü fark etmemi istemiyor ki. Gülse herhalde ciddiyetsiz olacağını düşündüğü için alenen gülmemiştir.
Ayrıca yersiz bir gülme olmaz mı beraber gülmek için?
0
🌸Simsiyah
(12.01.21)
şizofren tanısı var ve bunu biliyorsan güzel demişsin de davranışlarına bakıp x şizofren dediysen psikiyatrist arkadaş da ulan ne rahat adamlar var. şak diye koydu teşhisi diye düşünmüştür belki
0
sutlu nescafe
(12.01.21)
Psikolog arkadaş işinde yeni olabilir, salla.
0
Desc
(12.01.21)
Çoklu kişilik bozukluğundan muzdarip olabilir, bi psikolog önerebilirsin.
0
Jux
(12.01.21)
Bir sonraki sefere sor, danışan psikolog arasında güven ilişkisi ve aynı zamanda sınırlar var, onlar oturdukça terapi de daha iyi ilerliyor, sonuç alınıyor, benim danışan olarak gözlemim bu. Anksiyete dediğimiz de bazen olmadık senaryolar çıkarma, Türkiye'de zaten insanlarla açık konuşamamak, sınır çizememek de içimize işlemiş. Bu nedenle sonraki görüşmede sormanızda hiç sakınca yok:)
0
kaset
(12.01.21)
Ne yaylana yaylana konuşuyon diye sor bir dahakine. Aklına bambaska bir şey gelmiş olabilir. Muhtemelen neden güldüğünü de söylemeyecek, lafı çevirecek ama sor sen yine.
0
epistemic_regress
(12.01.21)
Bunu onunla konuşmalısın. Yani rahatsız olduğunu. Eğer bunu konuşmazsan terapin hep örtülü gider. Oysa ki terapi odası iyi olabilmek için her şeyi anlatmamız gereken bir yer. Her şeyimi konuşamadığı terapiste neden gideyim? Bunu konuş mutlaka. Eğer seni huzursuz ederse ve daha yeni başladıysan bir karar verebilirsin.
0
desperatehousewife
(12.01.21)
sorsaydin, komik mi buldun diye? buyuk olay degil de, amatorluk mu, insanlik hali mi o onemli.
0
camussar
(12.01.21)
yukarıda ne olacak efendim diyenlere hayret ettim ben asıl. o psikoloğu değiştir.
0
makarnavodka
(12.01.21)
Ne anlattığına ve onun o an sana odaklanıp odaklanmadığına göre değişir. Benim o an tepem atabilirdi, olay çıkarabilirdim.
0
1bir1bir1
(12.01.21)
anksiyetesi olan birine takma kafaya demek ne kadar salakca. bence sapina kadar haklisin. bence asla sumenalti etme.

mail falan at, sikayet et, bulundugu mecralarda kotu yorumlar yaz.
0
buenosdias
(12.01.21)
psikolog da insan. belki sizin anlattığınız bir şey adama başka bir şey hatırlattı, ona güldü. havadan nem kapmamak lazım.
0
co2s2
(12.01.21)
Bunu konusmak lazim, evet insanlik hali olmus olabilir,bu bi tani degilse şizofren kelimesinin yerli yersiz kullanilmasina takilmis olabilir, ya da baska bir sey dusunmus olabilir. Ya da belki siz tamamen yanlis anlamissinizdir. Boyle durumlari yonetmek danisan icin de terapist icin de cok kolay degil ama kirginlik, gucenme halinin gizli kalmasi terapiyi oldukca olumsuz etkiler. Siz bunu konusursaniz, terapiste de hatasini kabul etme imkani verirsiniz ve iliskiyi daha saglamlastirirsiniz.
Sikayet edin, kotu yorumlar yazin vs yorumlari bana gucenmis ve ofkesini yanlis yonlendiren bakis acilari gibi geliyor. İlla yapilacaksa bu konusmadan sonra yapilabilir.
0
red g
(12.01.21)
boyle kritik bir is yapan insanin, ay pardon aklima bisi geldi o yuzden guldum deme luksu yok. cunku karsidaki insanin nihai amaci, onu yargilamayacak bir insanla duygularini paylasmasi. gene sikayet edin diyorum. yukaridaki arkadasin dedigi gibi ofkeyi yanlis yere yonlendirmek degil bu. empati ozurlusu bir doktora ders vermek.
0
buenosdias
(12.01.21)
eğer ilişkiniz yeni başlıyorsa çok abes olmuş, haklısınız.

ama uzun süredir yürütüyorsanız ve terapistinizle bazı şeylere beraber gülebiliyorsanız artık çok sorun değil bence. biz çok güleriz terapistimle.

ama ilk başlarda bunu yapsaydı hoş karşılamazdım
0
ruh i tibbiye
(12.01.21)
(2)

Başkası için taksi çağırmak

sahteyazar
Babamı bir yere götürmem gerekiyordu götüremiyorum. İstiyorum ki taksiyi ayarlayayım, söylediğim saatte alsın evinden götürsün istediği yere, parasını da benim karttan çeksin. Var mı acaba buna benzer bir hizmet, nasıl olur?
Babamı bir yere götürmem gerekiyordu götüremiyorum. İstiyorum ki taksiyi ayarlayayım, söylediğim saatte alsın evinden götürsün istediği yere, parasını da benim karttan çeksin. Var mı acaba buna benzer bir hizmet, nasıl olur?
0
sahteyazar
(11.01.21)
bitakside yapilabilir. onun oldugu yere cagirirsin, senin kartinla odenir. ozellikle belirt ama babana odeme yapmamasi gerektigini.
0
fakyoras
(11.01.21)
itaksi. bi degil sadece itaksi.

bitaksinin soforu diger arkadaslarini toplayip musterisi olan bir cifti darp ettigi gunden beri benim icin bitti. guvenmiyorum.

odemeyi kartla yaparsiniz, alis noktasini ve varis noktasini da secersiniz.
0
batlegolas
(12.01.21)
(1)

Görsel Telifleri ile İlgili

transparan kertenkele
Çalıştığım ajansta müşterilerimizin web sitelerindeki içerikler ile telif problemi yaşıyoruz. Seneler önce yapılmış web sitelerinde son 1 aydır görseller ile ilgili avukat vb kişiler görselin kaldırılması, görsel ücretinin ödenmesi aksi takdirde dava açılacağını belirtiyor. Soru ise;Freepik, Shutter
Çalıştığım ajansta müşterilerimizin web sitelerindeki içerikler ile telif problemi yaşıyoruz. Seneler önce yapılmış web sitelerinde son 1 aydır görseller ile ilgili avukat vb kişiler görselin kaldırılması, görsel ücretinin ödenmesi aksi takdirde dava açılacağını belirtiyor.

Soru ise;

Freepik, Shutterstock gibi web sitelerinden premium hesap aracılığı ile indirilmiş görseller de ilerleyen zamanlarda problem yaşamamıza neden olur mu?
0
transparan kertenkele
(07.01.21)
Onlarla sorun yasamazsiniz. Cunku zaten bedelini odediniz uyelik ucretiyle. Sorun yasanmamasi icin boyle siteler var.

Reklam ajanslari hep bu siteleri kullaniyor, her ajansin uyeligi var.
0
batlegolas
(07.01.21)
(24)

pınar boykotu

jamiro
durduk yere aklıma geldi. hala devam eden kaç kişiyiz merak ettim. bozan var mı bu kararını onları da merak ettim.
durduk yere aklıma geldi. hala devam eden kaç kişiyiz merak ettim. bozan var mı bu kararını onları da merak ettim.
0
jamiro
(03.01.21)
+1
0
red g
(03.01.21)
+1
0
batlegolas
(03.01.21)
+1 ilgili olay: www.diken.com.tr
0
pide
(03.01.21)
Devam ediyorum ama olayı bile unuttum. Bir de yörsan'ı ediyorum, onun da işten çıkarmayla ilgili bir şeyleri vardı 5-6 sene önce. Gerçi battı onlar heralde.
0
foma
(03.01.21)
+1
0
1bir1bir1
(03.01.21)
Devam ediyorum ama olayı bile unuttum +1
Bağdat baharatı falan da boykot ediyorduk, arada "biz bunu niye almıyorduk ya?" deyip devam ediyorum.
0
kobuzchu kiz
(03.01.21)
hala devam ediyorum ben de
0
in vino veritas
(03.01.21)
Bagdat baharati da pinari da hatirliyorum olaylarin ne oldugunu. Pinara devam ediyorum ama bagdat baharat almayi hic birakmadim
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.01.21)
+1
0
red morning
(03.01.21)
+1
0
himmet dayi
(03.01.21)
+1
0
ultranil07
(03.01.21)
Durmak yok, devam.
0
sta
(03.01.21)
+1
Bu tarz boykotlarda, boykotun nedenini unutsam da umursamıyorum.boykot ettiysem yapmışlardır bir şey diyorum.
0
yazdonumu
(03.01.21)
hiç katılmadım. benim gözümde her "şirket" sistemden sorumlu ve içinde bulunulan kötü koşullar için üç aşağı beş yukarı suçludur. bu büyüklükte şirketler söz konusu olduğunda diğer şirketler çok masummuşçasına hareket etmemeyi tercih ediyorum, aldığım ürünün kalitesine bakarım, o da anlayabildiğim kadarıyla...
0
nimberjack
(03.01.21)
devamkeee
0
since1907
(03.01.21)
bunca süredir sadece 1 kez sütünü almak zorunda kaldım alternatif olmadığı için, yani devam.
0
yollarbenibekler
(03.01.21)
+1

Ayrıca bağdat baharat +1.
0
plutongezegendegilmi
(03.01.21)
+1
0
mor oje
(03.01.21)
+1. Ayrıca Sütaş da almıyorum.
0
prole
(03.01.21)
+1

bağdat baharat +1
0
la lykia
(03.01.21)
Sütaş Pınar ve Ülker ürünlerini çok çok zorda kalmamışsam almıyorum . Sek tercih ediyorum bubkarın yerine
0
Kediyi üzdün
(03.01.21)
+1
0
tuborg yesili
(03.01.21)
ben de hala almayanlardanım. zaten ondan daha lezzetli alternatifler var. olmasa da almamaya devam ederdim.
0
a perfect lie
(03.01.21)
pınar zaten lezzetli değil ve aşırı fiyatlaması var. önceden de almıyordum. şimdi kampanya olsa bile almıyorum.
0
xrated
(03.01.21)
(19)

bebek büyütmek cidden bu kadar zor mu yahu?

jonestown
ya da madem bu kadar zor neden bunu sürekli söyleyenlerin 2 3 çocuğu var..2 buçuk ay sonra anne olacağım, süreci rahat atlattım diyebilirim ve sonrasını da cidden kafaya takmadım hiç, uykusuz kalmak sürekli onunla ilgilenmek vs hiç stres oluşturmadı üstümde. ama cidden bişeyden çok bunaldım artık..y
ya da madem bu kadar zor neden bunu sürekli söyleyenlerin 2 3 çocuğu var..

2 buçuk ay sonra anne olacağım, süreci rahat atlattım diyebilirim ve sonrasını da cidden kafaya takmadım hiç, uykusuz kalmak sürekli onunla ilgilenmek vs hiç stres oluşturmadı üstümde. ama cidden bişeyden çok bunaldım artık..

yakın ya da uzak etrafımdaki çoğu insan sürekli normal muhabbet arasında bile benim için dünyanın sonu geliyormuş gibi hayatım bitmiş mahvolmuş gibi yorumlar yapıyorlar. en basiti uykuyu unut, hiç uyuyamayacaksın. bunlar iyi günlerin bol bol uyu.. yahu bu bebek hiç mi uyumuyor günde 7 8 saat uyku beklentim zaten yok bebekle ama 24 saat nasıl hiç uyuyacak vakit olmaz ki?

kendini unut hayatın tamamen ona göre olacak diyorlar, nailart çok severim mesela, tırnaklarıma bakıp onu bırak saçını taramaya vakit bulamayacaksın diyolar. yahu saç taramak kaç saniye, duş almak kaç dakika? tamam yeni doğan döneminde belki olabilir ama iddia ettikleri süre 2 3 yıl.

çalışma hayatımda aylarca günde 18 saat çalıştığım, 2 3 saat uykuyla hayatıma devam ettiğim zamanlar oldu. öyle çıtkırıldım bi bünyem yok. yaklaşık 1 sene kendim bakacağım sonrasında çalışma hayatına döneceğim. madem bebek böyle bişey annesi bakamıyor başkası nasıl bakacak bu bebeklere?

bebek tecrübesi olanlara soruyorum, bu iş cidden bu kadar zor mu yoksa insanlar laf olsun diye mi söylüyorlar, onlar mı işbilmez ben mi fazla rahatım?

ha bi de şey var, herşeyi sayıp, ama bi kere gülünce herşeyi unutursun demeleri.. unuttuğun şeyi bana niye anlatıyorsun madem..
0
jonestown
(03.01.21)
doğan çocuğun bir rahatsızlığı yoksa hepsi gereksiz abarti. 6. aydan sonra zaten kendi düzeni olan bir canlı. hayatını çocuğa endeksleyenlerin sorunu kendi hayatlarından vazgeçip bunu bir amaç gibi görmeleri. oysa zaten temel ihtiyaçları sağlandıktan sonra çocuk kendi büyüyen bir canlı.
0
helenart
(03.01.21)
Yeni nesil ebeveynlik zor malesef. Ben, annemler, arkadaşlarım, tanıdığım herkes bir şekilde, sokakta okulda büyüdük. Ama şimdi arkadaşlarımdan kimi görsem çocuğu için sürekli projeler hazırlıyor, her şeyi araştırıyor, TUS'a hazırlanır gibi çocuk bakıyorlar. Biz büyürken bu kadar külfet olmadık. Uykusuzluk konusu doğrudur. Çocuklar gece açıkıp falan uyanıyorlar. Kariyerist değilsen çok da büyük mesele değil. Ama etrafındakilerin senden beklentisi büyük olunca 24 saatin de o çocuk olabilir. Hayırlı olsun. Umarım rahat büyütürsün.
0
prole
(03.01.21)
bebeğim yok, olmasını da istemiyorum. çünkü gerçekten çocuk "yetiştirmek" zor.

sırf uyku değil sorun, stresi var. bebeğin sağlığından endişeli olacaksın, kendi evebeynliğinden şüphe ediyor olacaksın (neden ağlıyor, neden susturamıyorum...), iş stresi, eşinle gerginlikleriniz, artık çocuğum var kendi hayatımı ona göre yaşamak zorundayım, bireyliğim kalmadı... bebek de hep bebek kalmayacak, şimdiden maması var bezi var, para yetiştirmek zor. ileride büyüdükçe derdi masrafı artacak. o ana odaklanmak zor, geleceği de düşündüğünden stres iyice artacak. ya çok hastalanırsa, bir yerine bir şey olursa, kaybolursa, öğrenmede zorluk yaşarsa, doğru ahlakı öğretmezsem, arkadaşlarından derslerde veya maddi durumda geri kalırsa... travma yaşarsa, ya onu kaybedersem...

he çalışan annelere daha zor tabii de çalışmıyorsan daha çok vakit bulabilirsin hobilerine.

bu stresi göze alıp, cesaret edebilenlere tebriklerimi iletiyorum.

hiç iyi yetiştirilmemiş, hep ihmal edilmiş, kötü muamele görmüş bir çocuk olarak çocuk yetiştirmenin gerçekten çok zahmetli ve fedakarlık isteyen bir şey olduğunu düşünüyorum. ay bunları yazarken bile afakanlar bastı.

----
edit: çocuk bu büyür demek yanlış. büyür ama doğru yetişir mi? insan gibi insan olur mu? onun hayatından sen sorumlusun ve tabii ki her şeyini detaylıca düşünüp hesaplayacaksın. oyuncak değil bu, canlı.
0
batlegolas
(03.01.21)
eşinin desteği oldukça önemli. ancak ilk 6 ay neredeyse sadece anneye bağımlı olarak yaşıyor çocuk.

yukarıda aktarılanların da abartı olmadığını ayrıca söyleyeyim. yaşadıkça göreceksin. ancak bir şekilde üstesinden geliniyor.
0
tantunisultansuleyman
(03.01.21)
Eğer çocuğa mama vermeyeceksen(ki verme her annenin sütü bebeğine yeter bu konuda çok netim) evet çok zor. Devamlı emmek istiyor, hiç uyumuyor, hep bir sorun vs.
4.5 yaşında çocuğum var 4 senedir psikoloğa gidiyorum. Doğum sonrası depresyonum hala geçmiyor. Bana çok zor geldi çünkü 2 sene hiç uyumadan emzirdim 1 kere bile biberon ve emzik kullanmadım. Hala doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum ama zorluyor işte :)
0
sta
(03.01.21)
konuşanların bir garip psikolojisi var, onu ben bu güne kadar anlayamadım. daha çok laf olsun torba dolsun diye konuşuyor insanlar. veya başlarından geçen zorlu tecrübeleri durmadan anlatmayı severler ya, onun gibi birşey galiba. umarım azalarak biter bu muhabbet, zira hiç hoşlanmıyorum. madem tecrübelerimizi anlatmaya bayılıyoruz, ilk kez anne olacak birine tecrübelerden süzülen olumlu, yapıcı, faydalı sözler söylemeleri gerektiğini düşünüyorum. insanın zihnine baştan olumsuzluklar yüklenince zamanı geldiğinde olaylarla karşılaşınca kötümserliği artıyor. ben bu anlamda anne itiraf sayfalarını da sevmiyorum. kafamızda büyütüyoruz, başkalarında da aynı isyanları görünce iyice kurban psikoljisine giriyoruz. ben böyleydim yani, çok zorlandım ama zorlanmama gerek yokmuş. şimdi geriye bakınca anlıyorum. bebekle evde olmayı planladığım 2 yıl için başka hedefler koymadan kendimi bebeğin ritmine bıraksam daha az sinir stres sahibi olurmuşum.

hiç uyumayacaksınız diye birşey yok, bebek uyudukça uyursunuz. ama bebeğin uyku düzeni beslenmek için 2-3 saatlik periyodlara ayarlı olduğundan biz yetişkinler böyle bölük bölük uykuyla uykumuzu alamıyoruz. o yüzden hiç uyunmamış gibi geliyordur o söyleyenlere :) bakım için de aslında zaman var ama hormonlardan mıdır nedir eskisi kadar elzem olmuyor sanki. o lohusa topuzu illa ki yapılacak, o pijamanın dizleri çıkacak :)
bakınca bebekle ilgilenmek atla deve değil, dediğiniz gibi iş hayatımızda ne projeler yetiştirmişizdir, ne streslerle baş etmişizdir. bence insanı tüketen özellikle bebek çok minikken mekana kısılmış olma hissi.. çevrenizde yardım alabileceğiniz birileri olursa daha mutlu ilerlersiniz süreçte. zaten sonra da bir düzen oturur, alışırsınız.

neticede rahat bir yapınız varsa çok güzel, umarım böyle devam edersiniz. hem siz hem bebeğiniz için en güzeli bu.. sağlıkla sevgiyle büyütün..
0
evanka
(03.01.21)
1. aydan sesleniyorum, uykusuzluk vs. alisiliyor öldürmüyor yani. yalniz hamileyken verilen tavsiyelerden birini ciddiye alacak olsaydim kesinlikle gogus uclari icin hamileyken bakim yapmak gereksinimini ciddiye alirdim. ne dogum ne uykusuzluk, hicbiri gogus ucu yaralari kadar yipratip can yakmadi. gumus kapaktir, kremdir vs.dir hamileyken basla sonra cok canin yaniyor diyen kimseyi dinlemedim asiri pismanim. 1 aylik aglayarak emzirme surecinden sonra ancak iyilesti yaralarim. o konuya odaklanmani tavsiye ederim. firsat buldukca uyu diyenlere de cok aldirma bence, uyku depolanabilen bisi diil sonucta, ne kadar uyursan uyu bebekten sonra yine uykusuz olacaksin ama dedigim gibi öldürmüyor. hamileyken ben de senin gibiydim, dogum sonrasi da ayni kafadayim hala (gerci 1 ay oldu daha sonra delirirsem simdilik bilemiyorum :)) ). bir diger tavsiyem de kimseyi, kimsenin anneligini, kimsenin bebegini kendinle kiyaslama. herkes kendine ozgu cunku. eyyorlamam bu kadar. simdiden hayirli olsun, saglikla gelsin, mutlu bir bebek olsun.
0
in vino veritas
(03.01.21)
Kan değerlerini sürekli kontrol altında tut çünkü özellikle magnezyumun ve vitaminlerin eksikse sağlık sorunları ve depresyon insanın peşini bırakmaz. Mutlaka mutlaka bunlara dikkat edecen.

En önemli şeyi söylüyorum mutlaka bunu yap. Bebeğe sen bakıyorsan kocan da eve baksın. Evle ilgilenen biri mutlaka olsun çünkü annenin iş yükü ilk yıllarda azaltılmalı ki anne tükenmişlik yaşamasın, özellikle gerginlik, kaygı, öfke gibi duygular çoğalmasın, bebeğe sütü aracılığıyla bu duyguları yüklemesin. Bunun için annenin bebeğe odaklanması ve bunu yaparken bakımının sağlanması (hiç değilse evin temizliği düzeni ve çamaşırı ütüsü babanın işi olsun yemek ve bebeğin bakımı ve babaya ve bebeğe olan manevi destek annenin işi olsun) çok çok önemli.

Bunu mutlaka sağla. Mutlaka. Yoksa o bebek babanın gözünde kıymetsiz olur, sen de "doğal görevini yapmış" olursun, ortada ailenin ve bebeğin huzurunu önemseyen bir erkek olmaz. Bunu mutlaka yap. Evet ilk aylarda biraz zorlayacaktır bebek ama senin bakımına dikkat edildiğinde hepsi kolaylaşacaktır.

Yalnız kalma. Her işi sırtlanma yüklenme her şeyi ben yapayım diye atlama her şeye. Bebeğine bak kendini sağlam tut moralin halin sağlığın iyi olsun gerisi kolay.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
çocuk sahibi değilim ama bebeği olan 30'larındaki arkadaşlarımın söylemlerinden hareketle konuşuyorum, kesinlikle kendi hayatlarının kalmadığından şikayet ediyorlar. tüm hayatları bebeğe endeksli bir şekilde yaşıyorlardı. bu tabii ki iş hayatında proje yetiştirmekten farklı çünkü iş hayatında her zaman yemişim işini abi ya diyebilirsiniz, bi seferlik sallayabilirsiniz, çocukta öyle değil, bir kere bile atlama şansınız yok. her şeyi sürekli mükemmel şekilde yapmak zorundasın, bi kere yanlış yaptığında ufacık bebeğin hayatı söz konusu oluyor. bu sebeplerden ötürü evet çocuk sahibi olmak zor diye hissediyorum ben de. bir de bebeğin çiftlere yüklediği ekstra sorumluluk, hayatın tekdüzeleşmesi, cinselliğin azalması - bitmesi ve çiftlerin birbirinden uzaklaşması gibi bir sorun da oluşuyor, zaten o yüzden belli bi yaştan sonra evlilikleri çocuk yürütüyor diyorlar.

ben de 30'unda evli bir birey olarak çocuk yapmayı ancak "tüm hayatımı bebeğe endekslemeye karar verdikten" sonra planlıyorum açıkçası olursa tabii, yani gezme tozma kendim için yaşama işlerini bi kenara bırakıp sadece çocuk için yaşamayı kabul etmem lazım önce. çünkü en az bi 10-15 sene çilesi var bu işin, sonra da 50 yaşına geliyorsun zaten.
0
roket adam
(03.01.21)
Kesinlikle çok haklısınız, ben de çok rahatsız oluyorum bu sürekli söylenenlerden ve açıkçası çoğunun hazır olmadan, erkenden, mahalle baskısıyla ya da ezberden çocuk yapanlar olduğunu düşünüyorum. Henüz çocuk sahibi değilim ama kardeşlerimle aramızdaki yaş farkı çok olduğu için hem annemlerin gözlemledim, hem de kendim bakımlarında aktif rol aldım. Dolayısıyla iyi bir fikrim var nasıl bir şey olduğuna dair.

Özellikle eltim ve kaynım çok fenaydı bebekleri doğduktan sonra ilk sene. Yok hiçbir yere gidilmiyor, yok gezilmiyor, yok her şey bebeğe göre oluyor. E herhalde yani ne bekliyordunuz? Kenara atacaktınız, siz gezecektiniz de kendi kendine büyüyecek miydi? Kaldı ki eltimin anne ve babası da üst katlarında yaşıyor yani.. Ne zaman isteseler bırakıyorlar çocuğu.

Bilmiyorum bana çok tuhaf geliyor. Kolay değil, elbette çok zor özellikle ilk aylar ama insan kendini hazırlamış olmalı buna. Henüz kendisi yeterli olgunluğa erişememiş insanlar çocuk sahibi olunca böyle oluyor bence.
0
gmzo
(03.01.21)
çocuk algınızla ilgili bir şey ama helenart'a daha çok katılıyorum.

etrafımdaki kendi yaşıtım annelere bakıyorum (ki çok yakın arkadaşlarım da var, dışarıdan bakmıyorum yani) dediğiniz gibi saç baş ayrı yerde.
manikür, pedikür gibi şeyler zaten yok.
perişanlık, devamlı çocuk çocuk çocuk düşüncesi ve tamamen ona endeksli bir yaşam.
hayatları mahvoldu resmen.

diğer yanda, kendi bebeklik resimlerimde annemin lohusayken bile kırmızı ojeli olan elleri, bebekliğim boyunca fönlü ve röfleli saçları ve normal bir hayat.

iki yıl boyunca meşhur bir bebek maması markasında çalıştım, annelerle birebir muhataptım ve bilgi verebilecek konumdaydım.
çocuğun belli bir düzeni olur, "mama saatinde yemiyorsa zorlamayın ve elinizde kaseyle/biberonla peşinde koşmayın ya da her istediğinde emzirmeyin, sonraki mama saatine kadar bekleyin." derdik, dilimizde tüy biterdi.
bunu uygulayan anne yok gibi bir şey.

yakın çevremde "ama istiyor" diye 15 dakikada iki kere bebeğin ağzına meme dayayan anne var.

daha emekleyemeyen bebek için salon eşyalarını salondan çıkartıp, ortasına kocaman yorgan seren var.

çevremdekilerden birinin dört buçuk yaşındaki kızı hâlâ bezine kaka yapıyor.
bir başkası da "belki öğretmenler disiplin verir biraz" diye iki yaşını geçince kreşe göndermeyi planlıyor.

ilk altı ay zordur, uyku düzeni, emzirme veya süt yoksa mama düzeni oturtmak gibi şeyler bazı bebeklerde gerçekten zor olabiliyor.
ama sonrasında bebek ev hayatına uyum sağlamalı, sağlayacak şekilde büyütülmeli.
bebeğin ya da çocuğun her istediğine evet demek, her istediğini yapmasına izin vermek ve hayatınızı ele geçirmesine göz yummak çocuk büyütmek değil, uzun vadede çocuğa zarar vermek demek zaten.

bir de şunu görüyorum.
instagram'da kendini çocuğuna adamış anneleri takip ettikçe, yemek yapmak için çocuğu bir saat parkına koyduklarında bile "kötü anneyim" hissine falan kapılıyorlar.
sürekli bebek bakımı ve annelik forumu okuyup, devamlı sosyal medyadan bu konuları takip ediyorlar.
bunun annelerin psikolojisini aşırı olumsuz etkilediğine birebir şahidim.
0
blatta hiberna
(03.01.21)
5 yasinda bir velet sahibi olarak bildiriyorum: evet zor. evet uyumuyorlar.

oyle incik cincik ilgilerini cok cekecek o yuzden onlar ayaktayken yapamayacagin hobilerini unut. nailart kullum imkansiz yani kendin yapmayi seviyorsan. nerede vakit bulacaksin?

ki bebesini 40 gunlukten itibaren aksam ezani okunur okunmaz yataga dehleyen bir anne olarak soyluyorum bunu. bir de dusun esin etrafindakiler falan cocuklari geceyarisina dek oturtan tiplerdense hepten bitti gun.

esinden destek gormezsen etrafindakiler sinir yuku olursa evet yani soylenenler hakli. dus aliyorsun ama nasil aliyorsun. o sac taraniyor ama nasil taraniyor. yani surekli sana yapisik bir yasam formu. cocuksuz halindeki kafa rahatligi ile bunlari yapman imkansiz.

5 yasindaki danam hala gecenin bir koru uyanir ve yanima gelir salona orada devam eder uykusuna. bu bile arka planda bir tab aciyor beyni surekli mesgul ediyor. o surekli hazir olda sorumluluk hali insani bu kadar yoran sey zaten.
0
2oda1salon
(03.01.21)
@

olumlu düşünceler ve tavsiyeler içim teşekkür ederim, diğerlerine de elbette fikir verdikleri için ayrıca teşekkür ederim.

elbette zor olacak, saatlerce kendime ayıramayacak saçımı başımı yapamıycak her duştan sonra nailart yapamıycak her istediğimde özgürce çıkıp gezemeyeceğim. bunların bilincinde ve biçok şeye doymuş olarak bu bebeği yapma kararı aldık. zaten bebek düşüncesinden önce de eşimle aylar öncesinden çılgın gibi devam eden sosyal hayatımızı frenlemiş bazı insanların hiç yapamayacağı çoğu şeye doymuş durumdaydık. hayatını tamamen başka şeye odaklamak konusuna gelirsek de, hangi insan hayatının hangi döneminde bunun için yüzde yüz hazır hisseder ki zaten? güçlü bi psikoloji ve kabullenmeyi fedakarlık yapmayı bilen bir bireyin bunu da aşılmayacak bir sorun haline getireceğini düşünmedim hiç. bu yüzden de dediğim gibi kafam hep rahattı stres yapmadım ama insanların bunu bu kadar zor yansıtmaları beni cidden geriyor maalesef.

çocuk büyütmek elbet büyük sorumluluk, büyük bilinç isteyen iş ama sağlıklı düşünen her birey o çocuk olduktan sonra bunu yoluna koymayı, delirmeden atlatmayı bilir gibi geliyor hala..
0
🌸jonestown
(03.01.21)
Bebekten bebeğe değişir.
Bir arkadaşım ilk oğlan bebeği hiç uğraştırmadığı için ikinciye cesaretlendiğini, ama sonra ikinci bebekle pişman olduğunu söylemişti.
Ben tek bebekle pes ettim mesela. Çalışma koşullarım kötüydü, mobbing vardı.
Eş ve aile desteği varsa daha kolay olabilir.
0
pro9it9is9
(03.01.21)
doğuma bu kadar az süre kala böyle şeyleri düşünmeniz size yarar değil daha çok zarar getirir. eğer şu durumda değil de çocuk yapmayı düşünme aşamasında olsanız çok daha farklı yazardım ama siz artık annesiniz. bu çocuk dünyaya gelecek ve siz ömrünüz boyunca ona kendinizden daha çok bakacaksınız. bu korkulacak bir şey değil. ben anne değilim ama vakti gelince olmayı çok isterim. siz gerçekten kıskanılacak bir azınlıktasınız. anlattığınız kadarıyla tüm zorlu aşamaları aşmış, sağlıklı bir birey yetiştirecek sağlıklı bir annesiniz. hadi insanların düşüncelerini vazgeçin ve kendi gerçekliğinize odaklanın. bundan 3 ay önce köpek sahiplendim. küçüklüğümden beri istediğim bir şeydi ve o bile bazen işlerimi aksatmama sebep olabiliyor. ama böyle bir durumda asla onu atmayı veya başkasına vermeyi veya ya keşke yapmasaydım tüh dedikleri gibi oldu köpek almak çok büyük sorumlulukmuş demiyorum. çünkü onu seviyorum ve bu bana yük gelmiyor. evet bazı günler uykusuz kalacak, bazı günler duş bile alamayacaksınız çok doğru. ama bunları dünyaya getirdiğiniz yavruyu görünce unutacaksınız çünkü o sizden bir parça.

ayrıca dedikleri kadar abartan kadınlar gerçekten tembel :) işten eve gelip ayaklarını uzatıp yemek bekleyen bir kocanız yoksa, ve en azından yanınızda 3-4 saat duracak bir kişi anneniz/kayınvalideniz veya bir bakıcınız varsa gerçekten abartıldığı kadar zor olduğunu düşünmüyorum. siz de öyle düşünmeyin ve zor olmasın. şimdiden hayırlısı olsun.
0
melina
(03.01.21)
@jonestown

Sevgili arkadaşımız, insanların bu işi bu kadar abartmalarına bakma. Bence dengesizce şikayet ettikleri ve sürekli olumsuzluğa odaklı yaşadıkları için böyleler. Halbuki şöyle bir söz var ki doğaya baktığın zaman da bunun %100 uygulamasını görebilirsin:

"Çocuklarınızı eğitmek için büyük çabalara girmenize gerek yok. Çünkü onlar sadece sizi taklit ederek öğrenirler. Siz kendinizi eğitin yeter."

Bu minvaldeki o yazıyı Üstün Dökmen'in ağzından yazan da var başka kişilerin ağzından yazan da. Ama bu yazı %1500 doğrudur.

Ayrıca anne babalık bir insana hayatı öğretmek demek. Hayatta şimdi ve burada nasıl yaşanacağını öğretmek demek. Sen istemez misin o da evladı olduğunda kendini kendi hayatından tamamen soyutlamak yerine kendi hayatına evladını da onun faydasına olacak seviyede dahil etsin, mesela hobilerini yapmak istediğinde onunla birlikte yapsın, ona yeni şeyler katsın... istemez misin? Bence çocuk büyütmek o kadar da ağır bir yük değil, biz neysek yavrumuz da en az o olacak, ona göre davransak yeterli gibi.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
çocuğum yok ama bunun zor olduğunu bilmek için çocuk sahibi olmaya gerek yok bence. o 2-3 tane yapanların bilerek yaptığını düşünmüyorum:) bana kalırsa çok büyük sorumluluk, insanların farkında olmadığı kadar büyük.
0
nothing in my way
(03.01.21)
Çocuğum yok, ama ikiz yeğenlerim var.
Bana göre bebeklik döneminin en büyük zorluğu gaz çıkarmada zorlanan yeğenimin bazen saatlerce ağlamasıydı. Sinir harbi.
1-3 yaş dönemi süper; ama düşmesinler, kendilerine zarar vermesinler diye sürekli takip etmeniz lazım.
3-6 yaş döneminde sürekli oyun ve ilgi istiyorlar. Benim pilimi 2 saatte bitiriyorlar. Onların enerjisi bitmiyor. Öğlene kadar kreşe gidiyorlardı kapanana kadar. Öğleden sonra birkaç saat öğretmenlerinin verdiğini aktiviteyi yapıyorlar. En geç 22.00’de uyuyorlar. Bu da 7-8 saat birlikte oyun oynamanız veya site bahçesinde arkadaşlarıyla oyun oynarken gözlemeniz demek.
Abimin eşi çocuklar 1 yaşındayken çalışmaya başladı. Ev işleri ve çocukların bakımını annem ve kayınvalide üstlendi. Onlar hiç şikayet etmiyorlar, ama ben dayanamazdım valla. Çalışan annenin bakım için desteği olması şart bence. Abimler sosyal hayatlarına son sürat devam ettiler. Allah tüm yeni ebeveynlere benim annem gibi birini nasip etsin. :)
0
auroraaurora
(03.01.21)
Çocuğum yok ama biri bebek iki çocuk bakımı deneyimim var. Zorlukları da var güzellikleri de. Önemli olan sizin kendinizi buna hazır hissetmeniz. Hayatınız değişecek ona göre şekillenecek. Bu bir gerçek. Hayatınızdan kariyer olsun, sosyal hayat olsun doyum almışsanız ve anlayışlı, sorumluluk sahibi bir eşe sahipseniz çok endişe etmeyin. Annelerinde gözlemlediklerim bunlar. Mutluluklar dilerim
0
skywalker.anakinn
(04.01.21)
(15)

begendiginiz soyadlari nelerdir?

ala09
sb
sb
0
ala09
(03.01.21)
lisede bi kız vardı bizim sınıfta soyadı dark'tı çok karizma geliyordu bana
0
nahtoderfahrung
(03.01.21)
exlibris
(03.01.21)
cevik bir :/
0
🌸ala09
(03.01.21)
çetin
0
diffarentiationation
(03.01.21)
Sonu oğlu ile biten soyadlar.
0
ruhen hastayim ben
(03.01.21)
ezel bayraktar
uluç bayraktar
0
noxell
(03.01.21)
Ercan
0
freebird5406_2
(03.01.21)
yalçınkaya

altıngeyik

moripek

altınsu

yenidünya

arslantin

Aslan/Arslan

Çınar

---------

benim soyadım çok çirkin. Aslan veya Çınar olsun isterdim.
0
batlegolas
(03.01.21)
"Öyle soyadı mı olur la?" dediğim soyadlarını seviyorum sonradan.
Portakal, Karabiber, Yedek, Şişman, Hurma, Şekerpare... Galiba yemekle ilgili soyadları seviyorum -_-
0
kobuzchu kiz
(03.01.21)
ziyagil
0
kelepir
(03.01.21)
Ben de ispanyol soyadlarını seviyorum. Böyle perez gonzalez ramirez sanchez falan ortaya karışık... ağız dolusu soyadı.

Oğlu ile bitenler de güzel. Zade ile bitenler güzel. Soyadı kanununun çevresinden dolaşmış olanlar güzel. Nüfus kayıtlarının gerisine gittiği izlenimi veren sokullu falan türü soyadları güzel.
0
i ve been mistreated
(03.01.21)
bir arkadaşımın soyadı "hacıevliyagil" çok beğeniyorum çok klas duruyor.
benim de abuk subuk bir soyadım oldu evlenince, üzülüyom:(
0
wild honey suckle
(04.01.21)
örs çok iyi bence. kendiminkini de seviyorum gerçi.
0
Jux
(04.01.21)
Mehmet Neytullah / Uçar Turna Gurbet Gezer

Adamın sadecr soyadı 4 kelime
0
silah taciri
(04.01.21)
kutluay, esenboga tarzi epik soyadlari hep hosuma gitmistir.
0
cooperr
(04.01.21)
(3)

Linkedin nedir ?

samiabi19
Linkedin duyuyorum cevremde sürekli, bir cahile anlatımısınız... neye yarar ?İş ilan ve eğitim kurs ilanları fark etim ama bu medyanın amayı nedir ?
Linkedin duyuyorum cevremde sürekli, bir cahile anlatımısınız... neye yarar ?
İş ilan ve eğitim kurs ilanları fark etim ama bu medyanın amayı nedir ?
0
samiabi19
(03.01.21)
iş bulabiliyorsun, başvuru yapabileceğin ilanlar oluyor. kendi sektöründeki insanlarla bağlantı kurup paylaşımlarını takip ediyorsun. bazen iş ilanı paylaşıyorlar. etkinlik, eğitim vs. de paylaşanlar olabiliyor. sektöründen haberdar olabiliyorsun. hangi şirketler ne yapıyor öğrenebiliyorsun.

online cv de aynı zamanda. başvuru yaparken linkedin'e yazıdğın bilgilerle başvurabiliyorsun kolayca.

bazen iş teklifleri geliyor mesaj yoluyla.
0
batlegolas
(03.01.21)
beyaz yaka facebook'u. iş aramak ve bulmak için kullanabilirsin aynı zamanda canı sıkılan ik'cıların kola kutularını eritip tencere yapan asyalı adam videosu paylaştığı karanlık tarafında da dolaşabilirsin.
0
nahtoderfahrung
(03.01.21)
sektördeki gelişmeler üni ve iş arkadaşların kariyerlerini takip etmek, iş ilanları, gaza getirici yazılar. kısacası iş hayatının facebooku, instagramıdır.
0
kelepir
(03.01.21)
(6)

Gündüzleri uykulu olup, gece olunca ise uykulu hallerin kaçması

jonas
normal insanlar için işin normali şu şekilde gelişiyordur: şayet yeterli süre uyunmuşsa zinde bir şekilde gün geçirilir, gece vakti olunca da insanın enerjisi yavaş yavaş düşmeye başlar ve uykusu gelir; uyur.ben ise ne kadar uyursam uyuyayım, gündüzleri sürekli uykulu bir halim oluyor, gözlerimden u
normal insanlar için işin normali şu şekilde gelişiyordur: şayet yeterli süre uyunmuşsa zinde bir şekilde gün geçirilir, gece vakti olunca da insanın enerjisi yavaş yavaş düşmeye başlar ve uykusu gelir; uyur.

ben ise ne kadar uyursam uyuyayım, gündüzleri sürekli uykulu bir halim oluyor, gözlerimden uyku akıyor. gün içinde birden fazla kez yüzümü yıkasam da kendime gelemiyorum, yani tam bir ayılma olmuyor.

saat gece 10 civarları olunca ise bildiğin cin gibi oluyorum. bu kez de uykum gelmiyor, uykuya dalışım zor oluyor.

öyle çok az da uyuyan biri değilimdir yani, 9 saat civarı uyurum.

az uyumamasına rağmen gündüzleri benimki gibi bir modda takılanlar var mı? niye böyle oluyor acaba?
0
jonas
(03.01.21)
ben de öyleyim. 9 saat uyurum ben de. sabah çok zor uyanırım. neden acaba?
0
batlegolas
(03.01.21)
Ben akşam saat 9'dan sonra resmen uyanıyorum, açılıyorum. Resmen kafam açılıyor ya. Benim gündüzki halim tam olarak uykululuk değil ama uyuşuk geziyorum, halsizlik çok mesela. İsteksizlik... ama gece 9'dan sonra bildiğin evin bayram temizliğini yapabilecek kadar hareketleniyorum. Sebebini bilmiyorum ama ben saat 21.00 birkaç dk geçerken doğmuşum. Ona bağlıyorum. Sende durum nasıl?
0
1bir1bir1
(03.01.21)
@1bir1bir1 akşam 9'dan sonra olan durumlar bende de tam olarak aynı şekilde, en geç 9-10 civarları ben de öyle oluyorum.

ama bende gündüzki durum, halsizlik vs. değil mesela. gündüzleri net gözlerimden uyku akıyor. sanki o gün 2 saat uyuyup uyanmışsın ve o şekilde gün geçiriyorsun hissiyle gözlerde hep bir uyku hali mevcut oluyor, ta ki gece olana kadar.
0
🌸jonas
(03.01.21)
birisi bu mod'a hayatını uydurduğunu, bu sebeple gündüzleri uyuyup geceleri çalıştığını söyledi, işi buna müsaitmiş.

hekime danışasın varsa şu sırayla gidebilirsin
aile hekimi kan tahlili> dahiliye tiroid> göğüs hastalıkları-uyku kliniği
0
esref
(03.01.21)
detaylı hikaye alınarak ve gerekli testler yapılarak değerlendirilmeli ama ergenlikten itibaren başlayan ve süreklilik arzeden bir durumsa şurdan başlayın :

en.m.wikipedia.org
en.m.wikipedia.org
0
qaram
(03.01.21)
Bayağı bildiğin uykuluysan gözü açmakta zorlanma ve durduk yere uyuma varsa evet doktora git. Narkolepsi miydi neydi öyle bir hastalık var, benim bir tanıdığımda vardı bu, kaç kez direksiyonda trafikteyken uyuyakalmış. Aman diyim bi git görün bence de.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
(5)

Twitch, Discord vb. Nedir ? Neden ?

tss
Selamlar,Bugün chess.com'Da oynarken sağda twitch yayını gördüm ve biraz keşfe daldım. Nedir bu uygulamalar ? Satranç oynayandan cs oynayanına, dans edenden ders çalışıp sohbet edenlere vs. çok acayip tipler ve kitleler var. Gördüğüm kadarıyla birde insanlar bu yayıncılara "donate" ediyor. Neden kar
Selamlar,

Bugün chess.com'Da oynarken sağda twitch yayını gördüm ve biraz keşfe daldım. Nedir bu uygulamalar ? Satranç oynayandan cs oynayanına, dans edenden ders çalışıp sohbet edenlere vs. çok acayip tipler ve kitleler var. Gördüğüm kadarıyla birde insanlar bu yayıncılara "donate" ediyor. Neden karşımda konuşan ergen bir kıza para vereyim ki ? Çok mu cahilim, bilenler azcık bilgilendirsin :)

Not: Daha önce oyun vs. için bu platformları duymuştum ama, sohbettir, danstır vs. Burası bildiğiniz chaturbate olmamış mı ?
0
tss
(03.01.21)
Twitch yayıncısının muhabbeti iyiyse, chat kitlesi varsa, iyi bir oyuncuysa bağış geliyor. Bunlar yoksa zaten bağış çok gelmez. C. ile hiçbir ilgisi yok. Bu tip yerlerin amacı para kazanmak aslında ama aynı zamanda en genel olarak insanların zaman harcamak, muhabbet dinlemek için girdikleri yerler.
0
dissendium
(03.01.21)
Genç kesimin boş vakti bol olanların yığıldıgı platform. Bir tür sosyalleşme alanı. Biz eski kuşaktan geçti bu tip şeyler istesek de yakalayamayız da Z kuşağı acayip benimsedi.
0
olaylar olaylar
(03.01.21)
ben discord'u kuzenlerimle online oyun oynarken kullanıyorum. sesli sohbet seçeneği var çünkü. öyle arama yapmak gibi de değil, sohbet odasına giriyorsun herkes konuşuyor. bir arkadaşın oyun oynayışını da izlemiştik, ben de bir oyunu anlatırken ekranımı paylaşıp izletmiştim.

oyun haricinde, tasarım gruplarına katıldım, bir şeyler soruyorum falan ama çok işe yaramıyor bu konuda bence.

twitch kullanmıyorum. hesap açtım öylece duruyor. kimseye de iyi oynuyor diye para vermem. ne alaka? bana ne?
0
batlegolas
(03.01.21)
ödüllendirme mekanizması. insanlar kendini iyi hissettiren insanlara para veriyor. bir filme, tiyatroya, stand up'a para vermek gibi.
0
diffarentiationation
(03.01.21)
eskiden daha çok oyun yayıncılarının platformuydu twitch ama irl konseptiyle birlikte artık oyundan çok farklı konularda yayın açanlar da var.

aslında youtube canlı yayınının çok daha güçlü ve efektif hali, youtube hala bu canlı yayın olayını kotaramadı bence.
benim takip ettiğim twitch yayıncıları da genelde irl, sohbet üzerine yayınlar yapıyor, bağış yapmadım hiç abone de olmadım ama mesela prime üyeliğin ile de abone olup destek olabiliyorsun, o şekilde destek oluyorum.

destek olunmasının nedeni bu işi yapan insanlara "senin yaptığın yayını izlemek benim hoşuma gidiyor, ama sen de bu iş için sonuçta zaman harcıyorsun bu yüzden maddi olarak destekliyorum" demek için.

abonelere özel chat badge'leri, abonelere özel yapılan çekilişler, abone olanların isimlerinin okunması, teşekkür edilmesi. chat'te abonelerin yazdıklarının daha çok ciddiye alınması gibi şeyler sanırım insanları abone olmaya ya da bağış yapmaya itiyor.

discord'da bildiğin modern mIRC aslında. twitch'teki bir yayıncıya ait abonelerin, takipçilerin toplanma yeri discord.twitch üzerinde böyle bir platform yok çünkü, diğer abonelerle ve yayını izleyenlerle sadece yayın sırasında chat üzerinden iletişim kurabiliyorsun. haliyle yayıncılar takipçilerini korumak, yayınlarını daha da çok kişiye yaymak için discord'u kullanıyorlar.

twitch'te yayınına üye olan abonelerine discord üzerinden de ayrıcalık filan veriliyor vs.

tabii discord twitch'ten bağımsız bir platform, herhangi bir topluluk paylaşımlarını whatsapp, facebook grubu üzerinden yapmak yerine discord'u seçiyor. ekran paylaşımı, sesli sohbet, dosya paylaşımı vs. her şey olduğu için daha kullanışlı ve tercih edilir oluyor.

irtibat mikrofonu'nu takip ediyorum ben bu arada.
0
aziz dostum jack
(03.01.21)
(4)

The Office - devam edeyim mi?

sermayeyi kediye yukleyen veteran
Merhaba,İlk 2 sezonu izledim. michael scott bomba gibi karakter, dwight şahane, jim-pam sevimli, kevin vs. Ama şöyle seinfeld gibi, two and a half men gibi kahkaha artırmadı bana. Konular değişse bile temelde hep aynı şeyler gibi. Nasıl sonraki sezonlar? Devam etmeli mi?
Merhaba,
İlk 2 sezonu izledim. michael scott bomba gibi karakter, dwight şahane, jim-pam sevimli, kevin vs. Ama şöyle seinfeld gibi, two and a half men gibi kahkaha artırmadı bana. Konular değişse bile temelde hep aynı şeyler gibi. Nasıl sonraki sezonlar? Devam etmeli mi?
0
sermayeyi kediye yukleyen veteran
(03.01.21)
ben 6. sezondayim. degisik seyler oluyor evet. ama yine de bir tekduzelik de var.

ben bitirmezsem duramam, o yuzden devam ediyorum. son bolumler biraz sikici geldi, atlaya atlaya izledim.
0
batlegolas
(03.01.21)
Izlemesi en zor olan ilk sezon zaten. Ilk sezonu geçmişsiniz devam edin sonrasında daha iyileşiyor.
0
inheritance
(03.01.21)
the office izledikçe açılır, mutlaka devam et.
0
kakam gelmis olamaz mi
(03.01.21)
5. sezondayım. en hızlı izlediğim dizilerden diyebilirim. o kdar iş güç arasında ona rağmen çok sevdim. kesinlikle izle. michael scott +1 sırf bu karakter için bile izlenir :D
0
papuayenigine02561
(03.01.21)
(11)

banyo havlusu kullanma rutininiz nedir?

baldur2
2-3 tane banyo havlusunu donusumlu mu kullaniyorsunuz? yoksa 1 tanesini 1-2 hafta boyunca kullanip her gun kurutuyor musunuz?
2-3 tane banyo havlusunu donusumlu mu kullaniyorsunuz? yoksa 1 tanesini 1-2 hafta boyunca kullanip her gun kurutuyor musunuz?
0
baldur2
(03.01.21)
çamaşır makinasına denk geldikçe atarım. en fazla 4-5 gün yıkamadan kullanırım. duş sonrası hemen makina çalışmayacaksa çamaşırlığa asarım ertesi gün kullanırım.
0
Tochinoshin
(03.01.21)
bende cok havlu var. her birini sadece 1-2 kez kullaniyorum ve sonra hepsini yikiyorum.
0
batlegolas
(03.01.21)
2-3 günde bir değiştiriyorum.
0
ms brownstone
(03.01.21)
Kendimi bayaa pis hissettim yorumlari okuyunca. 1 bornoz bir de sac havlum var, 3-4 gunde bir dus aliyorum anormal bisey olmadiysa (les gibi terlemememi getektiren biseyler olduysa). O bornoz ile havluyu da ayda bir yikiyorum.
0
taurina
(03.01.21)
@taurina
yorumlari okumana gerek yok kanka, 4 gunde bir dus mu alinir :D
0
🌸baldur2
(03.01.21)
Banyo yaptıktan sonra kurulandığım havluyu belki ayda bir değiştiriyorum. Kurulanıp asıyorum. Üstümdeki su temiz su zaten.

@taurina Ayrıca ben de 3 günde bir duş alıyorum. Takma kanka. Dışarı çıkmıyorum, işe gitmiyorum. Spor yapmıyorum, terlemiyorum. Baraj seviyeleri gelmiş %20'ye dayanmış, her gün duş mu alacağım. Kokmuyorum, kaşınmıyorum. Ciddi ciddi su probleminden sonra ikiden üçe çıkardım periyodu. Anlaşılan buradaki çoğu insan acayip su tüketiyor. Ya da pastırma genli oldukları için bir günde kokmaya başlıyorlar.
0
prole
(03.01.21)
3 havlum, 2 bornozum var kapıda asılı. Her kurulanma sonrası doğruca kirli sepetine gidiyor kullanılan havlu yahut bornoz.
0
dilemma of subscribtionability
(03.01.21)
Haftada bir değiştiriyorum. Her gün duş alırım, saçımı yıkarım. Pastırma genliyim demek. :))
0
auroraaurora
(03.01.21)
Suyun değerini idrak edemeyenler yüzünden çok büyük sıkıntılar yaşacağız yakın gelecekte, temizliğin ve temiz kalmanın türlü yolları her zaman vardır ancak suyun yerine konulacak başka bir şey asla yoktur ve olmayacaktır!
0
zekicalik
(03.01.21)
Her gun dus almak ve sac yikamak vucudun yag dengesinj bozar.
Suyu bosa harcamanin yaninda deriye de zarar veriyor yani.

Soruya cevap: aktiviteme gore 2-3 gunde bir dus aliyorum, havlumu ayda degistiriyorum. Yuz havlumu da 2 haftada bir degistiriyorum ama cok havlum var, yani surekli surekli makinada havlu yikanmiyor.

Bu arada dus alirken her seferinde dus jeli de kullanmiyorum. hatta dis fircalarken suyu da akitmiyorum. Suyun kiymetini bilin, tek kullanimdan sonra kirliye atmak ovunc kaynagi olmamali :(
0
kuehles blondes
(03.01.21)
Havlu ve bornoz temizlenmiş bir bedene temas ettiği için nemli bir koku üreyince (ki bu bakterilerin üremeye başladığını gösterir) yıkanması gerekir, bu da ayda 1 kez yıkanması ve her kurulanmadan sonra açık hava ve güneşte kurutulması gerekli anlamına geliyor.

duş sıklığı kişiye ve şartlarına göre değişmekle birlikte yazın günde 1 kez kışınsa 2 günde birden fazla yıkanmak cilt sağlığı vs sorunlara da yol açabilir.

hijyen her durumda sağlıklı olmayabilir, temizlikse sağlıklı olandır.
0
babafingo
(04.01.21)
(5)

hesap makinesiyle yüzde hesaplama

ahm1
yahu eskiden 20x5 yapar, sonra da bölüye (yüzde işareti miydi yoksa?) basardık ve 20'nin yüzde 5'ini öğrenmiş olurduk. şimdi niye olmuyor? özellikle dijital hesap makinelerinde hiç olmuyor.evet biliyorum alternatif olarak 20x0,05 yazabiliriz ama üstteki yazdığım daha rahat ve kestirmeydi.
yahu eskiden 20x5 yapar, sonra da bölüye (yüzde işareti miydi yoksa?) basardık ve 20'nin yüzde 5'ini öğrenmiş olurduk. şimdi niye olmuyor? özellikle dijital hesap makinelerinde hiç olmuyor.

evet biliyorum alternatif olarak 20x0,05 yazabiliriz ama üstteki yazdığım daha rahat ve kestirmeydi.
0
ahm1
(02.01.21)
20% yaparsan 20'nin yüzde birini verir. Yüzde kaçını bulmak istiyorsan çıkan sonucu çarparsın. 20'nin yüzde 5'i için 20%x5 yapman lazım.
0
Tochinoshin
(02.01.21)
dijitalde olmadı (bilgisayardaki hesap makinesinde).

20% yapıyorum sıfır diyor.
0
🌸ahm1
(03.01.21)
20x5% =

şimdi hesap makinesiyle baktım böyle yapıyorum ben. Eşittir demem gerekiyor.
0
rodriguez2
(03.01.21)
20x5 yap sonra yüze böl.

o yüzde işareti her uygulamada aybi calismiyor gibi... hic kullanmaya gerek yok.

AxB=C C÷100=A'nın %B'si
0
batlegolas
(03.01.21)
muhasebe mesleğine başladığımdan beri, yani 20 yıldır onlarca hesap makinesi kullandım. daha bir tane bile farklı çalışanını görmedim. yüzde fonksiyonu da en çok kullandığım fonksiyondur.

20x5% yaparsanız 20'nin %5'ini bulursunuz. bunun istisnası yok, olamaz. var diyorsanız, kullandığınız şey hesap makinesi değil, kendini hesap makinesi sanan oyuncak falandır.

5 ile çarpıp 100'e bölmek veya 0,05 ile çarpmak aynı sonucu vermekle birlikte, hadi çıkan sonucu da üstüne ekle derseniz ekleyemez, veya içinden düşemezsiniz.

yani 150 liradan %8,36 indirim yapınca kaç lira kalır bunu hesaplayamazsınız. 2-3 ayrı işlem yapmanız, ya da ayrıca kağıt kalem kullanmanız lazım. oysa % kullanarak 150 x 8,36 % - = dersiniz, hop diye sonucu alırsınız. + = derseniz de 150 liranın üstüne %8,36'sını eklersiniz.
0
kibritsuyu
(03.01.21)
(21)

evden çalışmaya başlayınca yemek kartınızı yatırdımı iş yeriniz?

ayseee
bizimkiler yatırmıyor. sizde durumlar nedir? yemek yemeye son verdiğimizi mi zannediyolar evden çalışınca acaba?
bizimkiler yatırmıyor. sizde durumlar nedir? yemek yemeye son verdiğimizi mi zannediyolar evden çalışınca acaba?
0
ayseee
(02.01.21)
Yatırıyorlar, hatta arttı bile. elektrik, internet yardımı gibi şeyleri de eklediler az da olsa.
0
Jux
(02.01.21)
Bizim şerefsizler de vermedi.
Biz ekip arkadaşlarıyla biraz hakkımız nedir ne değildir diye araştırmıştık. Sonra talep ilettik. İk dan olumsuz cvp geldi. Kanunen bir hak talep edilebilir diye sağdan soldan duyumları oldu ama... Öylece günler geyor işte.
0
sorularimicinfeykhesap
(02.01.21)
marttan sonra kestiler ama tepki aldılar baya, 3-4 ay yatmadı sonra yatırdılar
0
nahtoderfahrung
(02.01.21)
bizde yemekhane ve servis vardi, evden calismaya gecince ekstra bir sey yapmadilar. ben istifa ettikten sonra aylik 89tl vermeye baslamislar, ekside de gundem oldu.

isbankasinin genel mudurluklerinde yemekhane var, evden calisilan bu donemde 500tl'lik yemek ceki vermisler. (ramazanda oruc tutup yemekhanede yemek yemeyenlere de verirlerdi)
0
fakyoras
(02.01.21)
Bizde en baştaki gibi devam ediyor. Saha ziyareti olmadığı halde benzin parası, hgs falan da devam ediyor.
0
roket adam
(02.01.21)
yattı sağolsunlar.
0
condom kurşunu
(02.01.21)
yatiriyorlar binlerce lira birikti aylardir.
0
in vino veritas
(02.01.21)
yatırıyorlar, yatırmaları lazım. evden çalışırken öğlen yemek yemiyor musunuz?
0
nuisance
(02.01.21)
Ofise giderken yemekhanemiz vardı, yemek kartı vermiyorlardı.
Fakat pandemi başından beri eve geçtiğimiz için yemek kartı tanımladılar herkese evet yatıyor aylardır.
0
ananiyimioguz
(02.01.21)
bizimkiler yatırmıyorlar.
0
dafuq
(02.01.21)
Yatırıyorlar yeni zam yaptılar hatta, market alışverişinde kullanıyoruz, 9 aydır böyle
0
mirty
(02.01.21)
Bizim şirket 1/3'ünü yatırıyor normal yemek parasının. Saçma ve haksız bir uygulama ama patron şirketi olunca...
0
curukturpkokusu
(02.01.21)
Normal yatiriyor arti olarak internet masrafi olarak fazla yatiriyor
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.01.21)
Bizde kart yoktu, ofiste öğlen yemek çıkardı. Evden çalışmaya geçince bununla ilgili bir para yatırılmadı. Konusu bile açılmadı hatta.
0
peki madem
(03.01.21)
Bizde 2020 mart ayında "yemek ücreti istemeyeceğim" evrakına imza attırdı ve eve yolladılar. Sonra tam tamına 79 TL internet parası ödemeye başladı 2020 Aralık ayında. Evet mal zaabı gayserili holding.
0
rastinon
(03.01.21)
aylik yemek karti vardi, simdi yatmiyor. turkiye'nin alaninda (sozde) onde gelen sirketlerinden biri. pandemi oncesi, normal calisma duzenindeyken haftada 1 gun home office alabiliyorduk (ayda 4 gun), aldigimizda da yatmiyor, hakedisten kesiliyordu.
0
bollocks44
(03.01.21)
benim şirkette yatırıyoruz. 3-4 bin lira var kartta.
0
stewie
(03.01.21)
yatiriyorlar.

arkadasimin sirketi yatirmiyor.
0
batlegolas
(03.01.21)
Yatıyor ve zam da yapıldı. Ek olarak internet faturası desteği de yapılıyor 100 liraya kadar. Ofise gidenin taksisi ya da benzini ödeniyor, ofise gitmeyenin yol parası ödenmiyor.
0
denizgonen
(03.01.21)
Yatıyor. Ayrıca bu ay %40 artış yapıldı.
0
synesthesia
(03.01.21)
Genel olarak yatırmadılar. Sadece sürekli giden birkaç personele sonradan yatırmaya başladılar.
0
put it in your appropriate place
(03.01.21)
(4)

covid sebebiyle sosyal izolasyona giriyor olmamız ve otoimmün hastalıklar

roket adam
hekim değilim, mümkünse hekimlerin ya da tıp bilgisi olanların bilgilendirmesini rica ederim.bir yerde çok temiz ve izole yaşayan insanların otoimmün hastalıklara daha çok yakalandığını okumuştum. bağışıklık sisteminin ufak zararlılara maruz kalması lazımmış ki kendini dinç tutabilsin, hatta çocukla
hekim değilim, mümkünse hekimlerin ya da tıp bilgisi olanların bilgilendirmesini rica ederim.

bir yerde çok temiz ve izole yaşayan insanların otoimmün hastalıklara daha çok yakalandığını okumuştum. bağışıklık sisteminin ufak zararlılara maruz kalması lazımmış ki kendini dinç tutabilsin, hatta çocukları da aşırı temiz ve izole yetiştirmek kötü diyorlardı bunun için.

şimdi covid sebebiyle kimseyle pek görüşmüyoruz, doğadan uzağız, bu bahsettiğimiz yabancı mikroorganizmalar dan epey izoleyiz. bu yukarıdaki bilgi ışığında, otoimmün hastalıklara yakalanma ihtimalimizi artırmaz mı?
0
roket adam
(02.01.21)
emin değilim ancak bu yaşımıza kadar maruz kalacağımız her şeye maruz kalıp bağışıklık kazandık. bence artık çok etkilemez.
0
batlegolas
(02.01.21)
bu yaşımıza kadar yeteri kadar pisliğe maruz kaldık +1 o yüzden şimdi evde oturmak bir sıkıntı yaratmıyor.
0
candide
(02.01.21)
Bize bir şey olmaz +1

Ama aynı şeyi şu son yılda doğan ya da çok küçük olup bağışıklık sistemi gelişmeye devam eden bebeler için merak ediyorum ben esas. Normalden çok daha hijyenik bir bebeklik yaşıyorlar, çok daha az insan görüp çok daha az mikroba kire maruz kalıyorlar. Bu çocuklar büyürken alerji ve immün sistem sorunları artabilir gibi geliyor bana.
0
kobuzchu kiz
(02.01.21)
şöyle birşey okumuştum. toprağa yakın olan, alt katta oturan insanlar üst katta oturan insanlara göre hastalıklara karşı daha bağışıklı oluyormuş. bunun bir benzeri olarak kedi köpek besleyenlerde de görülmüş.

hayatın boyunca izole bir hayat yaşamadıysan bir sıkıntı olmaz. kaldı ki ne hastalıklar ne aşılamalar gördük.
0
false pretension
(02.01.21)
(31)

Öğrenim kredisi almış mıydınız? (Anket)

dissendium
Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.İnternet'te 1
Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.

İnternet'te 10 bin, 20 bin TL borcum var diyenleri görünce bayağı şaşırıyorum. Ben öğrenim kredisi almadan okudum. Doğal olarak hiç borcum yok. Kendimi biraz şanslı sayıyorum. Yeni mezun olup 10 bin TL borcumun olması beni çok rahatsız ederdi. İhtiyacı olmayıp da öğrenim kredisi alan öğrencilerin motivasyonu ne?
0
dissendium
(28.12.20)
evet aldım. almasam okuyamazdım kesinlikle. hatta aldıktan sonra bile okurken maddi sıkıntılar çektim. okul bittikten sonra 2 sene müddet veriyorlar yanlış hatırlamıyorsam. bir de enflasyon farkını da ekliyorlar tabi.
0
gizemli dede
(28.12.20)
kredi almadım. burs aldım. çok ihtiyacım vardı, olmasa okuyamazdım evet. burs bulamasam kredi alacaktım mecbur.
0
pati
(28.12.20)
aldım.
ihtiyacım vardı.
hayır, yine de okurdum ama para o zaman lazım. keşke daha çok verselerdi daha rahat okusaydım.
yeri geldi ihtiyaca yeri geldi gezmeye harcadım.

bu kadar rahatsız olma, benim 8bin, eşimin 12bin borcu vardı, 5 yıldır ödemiyorduk, bu ay peşin ödeyip kapattık. yukarıda da belirttiğim gibi okurken daha çok verseler daha çok alırdım. o zaman harcayacak ve yaşayacak vaktim vardı çünkü.
0
trajikomix
(28.12.20)
Aldım, almasam da olurdu aslında çünkü ailemle yaşıyordum. Öğrenim kredisinin ne olduğunu bile bilmeyen 17 yaşında bir lise mezunuyken arkadaşlarım "aa o formu da doldur, başvur mutlaka" dediler, ben de "ha peki" deyip başvurdum. Sonra da "oo para" diye harcadım.

Gerçi ben aldığımda geri ödeme faizi o kadar yüksek değildi, çok zorlamadı.
0
kobuzchu kiz
(28.12.20)
10 sene önce 1 yıl aldım 5bin lira falandı daha geçen sene ödedim 6 bin tl olarak, o zaman 220 lira yatıyodu aylık, ihtiyacım yoktu ama ailenin üstündeki çocuk okutma yükünü almak için aldım krediyi. iş bulurum illaki azar azar öderim diye düşünmüştüm.
0
nahtoderfahrung
(28.12.20)
Kredi aldım. İlk başlarda ihtiyacım vardı Daha sonra ise başlayınca pek ihtiyacım kalmamıştı. Iptal ettirmekte istemedim. Ayrıca 27. taksidi daaha bugün ödedim Kaldı son 17:)
0
spacevan
(28.12.20)
Aileye yük olmamak için aldım. Ailem rahatça karşılardı masraflarımı. 5 yıllık imza attım 17bin lira için. Artışlarla beraber 21-22bin lira harcadım. Şimdi 33bin borcum var. Yeni mezun olacaklara çok daha fena hesaplar çıkıyor
0
avatar is back
(28.12.20)
burs aldım. burs çıkmasaydı kredi almazdım, dediğiniz gibi borçlu olmaktan nefret ederim ve bu yüzden asla borç almam bir yerlerden. ne kadar param varsa o kadar harcarım. cebimde 2 kuruş varsa 2 kuruşluk yaşarım. banka kredisi, kredi kartı vs. hiç bana göre değil.
0
candide
(28.12.20)
Aldım.
İhtiyacım vardı.
Almasam da okurdum ama bu sefer de çalışmak zorunda kalırdım. Çalıştığım için kendimi geliştirmeye daha az zamanım kalırdı.

Lisans 12 k + Y.L.+ 22=34 k tl borcum vardı. Ödedim çok şükür.
0
Anthony McCarten
(28.12.20)
ben iyi bi sıralamaya ragmen kredi almistim. cok gerilerde olup burs alan vardi. o iste de bi haksizliklar dönüyor da neyse. sorumuza gelirsek, evet ihtiyaclarim icin kullandım. okuldan da burs aliyordum ama yeterli degildi. kredi olmasa da okurdum ama zor olurdu. kredi bir nebze rahatlatiyordu. calisirken odedim gitti. ben odedim diye herkes odesin falan da demiyorum. herkes surunsun kafasindakilere sinir oluyorum. umarim her ogrencinin aldigi kredi bursa çevrilir de azıcık yüzleri güler.
0
hazen
(28.12.20)
burs kazanmıştım. ilk sene sonunda bölüm değiştirdiğim için krediye döndü. böylelikle üç sene kredi almış oldum.

o dönem krediden biraz daha fazla gelirim vardı. annem de destek oluyordu. arada burs falan da çıkıyordu ufak tefek. sanırım kredi olmadan da okuyabilirdim ama ailem bu konuda yanımda durdu açıkçası, durumları iyi olmadığı için "bize çok güvenme, böyle şansın varken al" dediler.

dört yıllık burs/kredi ödemem 2016 yılında bitti. ben şu an üçüncü sınıftayım. çok verimli ve doğru (!) kullandığımı düşünüyorum o yüzden.

borcumun olması şu an hayattaki en son derdim diyebilirim... ben en iyi ihtimalle 28, en gerçekçi ihtimalle 29 yaşında mezun olacağım. şanslıysam hadımköy'de 2800 liraya kölelik yaparım işte. yine ev arkadaşıyla yaşarım, yine tek bir çift ayakkabım olur, yine akşam makarna yerim. türkiye'de bunun ötesini beklemiyorum. böyle yaşayınca da borcu ödemek veya maaşımın 1/4'üne haciz gelmesi çok koymaz. o para benim olsa yatırım mı yapacağım, daha güzel mi yaşayacağım? türk lirasını biriktirsem ne olur ayda 300-400 lira? ne yapacak devlet, canımı mı alacak? almazsa ayıp eder.

özetle ben türkiye'de kalırsam zaten paranın benim için geçerli bir meta olacağını düşünmüyorum. kazanacağım paranın 3/4'ü köpek gibi yaşamama yeterli olur, kalanıyla da borç ödenir. 3-4 sene sonra da kazandığım paranın 4/4'üyle köpek gibi yaşarım.

yurtdışına çıkabilirsem de zaten 2-3 aylık maaşımla bütün borcu kapatma şansım olur, dert edilecek bir meblağ değil.

o yüzden umrumda değil şu an. "ödemem" demiyorum, "silinsin" demiyorum kesinlikle. zamanında aldık, yedik. veririz eyvallah. sadece önemsemiyorum. cebinde para olan adam düşünsün borcu, bana ne.
0
der meister
(28.12.20)
Aldım, ihtiyacım vardı. Kira-faturalar-ders notları-yemek derken epey masrafım oluyordu kendi harçlığım yetmiyordu. Zaten yetmediğini farkedince başvurdum ve aldım. Sürekli gezip tozup alışveriş yapan bir öğrenci olmadım hiç.
0
megalomaniac
(28.12.20)
Aldım ve geri ödedim.
Para gönderenim olmadığı için ihtiyacım vardı. İlk aylar cepten yedik sonra iş buldum. kyk kredisi + kendi kazançlarımla okudum.
0
battal gemalmaz
(28.12.20)
Şaşıracak bir şey yok ki. Tamamen kobuzchu kız gibi oldu benim durumum. Bi baktım para geliyor, o dönem alkole sigaraya yemeğe gömdüm tüm parayı ve yetiyordu da. Şimdi büyüdük bulgur emcüklüyoruz evde. Ödüyorum işte bir yandan sorun yok rahatsız değilim.
0
vedatchilipeppers
(28.12.20)
Aldim.
Vallaha okuldan 400 falan, bir de bir dernekten başarı bursu aliyordum 350 civarı. Kısacası 2011-2015 arası kredisiz zaten 750 lira kazaniyordum. Üstüne kredi de aldim, annemlere yük olmadim.
Ihtiyacim var miydi? Vallaha parayi ezdim ben, ihtiyac denemez.
O yüzden kendi ödememe zerre lafim yok ama harbiden burs kazanmasi gerekip kredi alan, kredi alması gerekip burs kazananlari gördükçe insanlara hak veriyorum.
0
logisticsmanager
(28.12.20)
aldım, almasam zorlanırdım. ailem de biraz gönderiyordu ancak yetiyordu. kredi borcumun olması beni iş bulma konusunda motive eden faktörlerden biriydi çünkü ailem ödemekte zorlanabilirdi kendim halletmek istedim. zamanı gelince geri ödedim, ödemeye itiraz etmek de hiç aklıma gelmemişti, edeni de duymamıştım. 10 sene önceki hadise..
0
evanka
(28.12.20)
aldım. almasam okuyamazdım. ailemden ayrı şehirdeydim ve okul seçimi benim tercihim olduğu için maddi yardım isteme hakkını göremedim kendimde. aldığım parayı da eğitime harcadım zaten ancak yetiyordu part time iş geliriyle beraber.
işe başlayınca ödeniyor her türlü.
0
pink cadillac
(28.12.20)
aldım. okurken ilaç gibi geliyordu. öderken de pek zorlanmadım düzenli gelirim olunca ödedim bitti.

şuan ihtiyacım olmasa yine alırdım. düşük faizli hatta ileride ödenecek her türlü kredi alınmalı bence.
0
entropik
(28.12.20)
Off ailemin beni en çok sinir ettiği şeylerden birisi bu. Kredi aldım ve kesinlikle ihtiyacım yoktu. Annemin eski bir öğrencisi girdi akıllarına “alsın, çok rahat eder” vs diye ama bu öğrenci zaten babasıyla görüşmeyen ve ailesinden bir kuruş yardım almadan okuyan biriydi. Yani tabii ki onun işine yaramıştı. Ama bence benim asla ihtiyacım yoktu ama ailem sağ olsun her zamanki gibi milletin lafıyla başıma iş açtı. Özellikle aylık ödemesi büyük bir para değil tabii ki ama sırf böyle milletin lafıyla saçma sapan uğraştığım için çok sinir oluyorum bu kredi meselesine.
0
ms brownstone
(28.12.20)
Kredi aldım. Hali hazırda üniversitemden burs alıyordum ve hatta üniversite yurdunda ücretsiz kalıyordum (vakıf üniversitesi). Ailemden para almadan rahat bir öğrencilik geçirmek istedim, o yüzden krediyi aldım. Aynı zamanda part time çalışıyordum da. Ama çok güzel öğrencilik geçirdim, yedim içtim gezdim. Tadını çıkardım yani. Aileme de günlük masraflar yerine yurtdışında staj, work and travel vb. gibi konularda iş düştü. Şimdi de hiç şikayet etmeden düzenli olarak ödüyorum.
0
tss
(29.12.20)
evet vardı, aldım. okula gidemeyecek durumda farklı bir şehirde ve zor bir durumdaydım. özel bir şirketten o dönemki kredi miktarını yarısı kadar burs kazanmıştım onunla birlikte ancak okuyabildim. hala borç ödüyorum. oç çocukları alakasız kişilere burs verdi, bana çıkmadı. zor zamanlar geçiriyordum hala geçiriyorum. durduk yere sinirlendim tekrar.
0
anarsika
(29.12.20)
Yurtdisi yuksek lisans kredisi aldim 2 yillik, almasam okuyamazdim gibi. 45 bin felan toplam borc. Odemesi bitti sayilir da tek canimi sikan sey, alirken yuksek lisanstan sonra direkt doktoraya baslarsaniz doktora suresince ertelenir diyorlardi. Ben de mezuniyetten 6 ay sonra doktoraya basladigim icin basvurdum, direkt (!) olmadigi icin reddettiler. Ondan dolayi gicik olmustum. Bir de dilekceme verdikleri cevapta "Yurtdisinda oldugunuz icin issizlik sebebi ile 1 yil erteleyebilirsiniz" demislerdi. Baktim, eger issizlik sebebi ile ertelersem yillik 11 bin lira faiz ekliyorlar, o da ayri bir kazik. Kendimi biraz zorlayarak da olsa odedim eninde sonunda.
0
Haldamir
(29.12.20)
Ben de aldım ve almadan İstanbul'da pek tutunamazdım. Hatta almama rağmen hep kısmak, bir şeylerden feragat etmek zorunda kaldım.

Birkaç sene önce yapılandırdım, birkaç taksit kaldı şükür bitiyor. 12-13 bin tl gibi bir şeydi benim aldığım toplam para.
0
chicha_v2
(29.12.20)
kredi aldım. çok ihtiyacım yoktu aslında ama daha rahat okudum, istediklerimi daha çok yapma fırsatı buldum. 10 ya da 11 taksidim kalmış olmalı, ödüyorum.
0
a darkness coming
(29.12.20)
Aldım ama almasam da olurdu. Ailemle yaşıyordum paranın bir kısmı eve de harcanıyordu. Eve destek gibi bir şey oldu aslında arada gezmeye, içmeye da harcadım tabii. Bir de krediye güvenip kredi kartı da çıkartmıştım çok zekiymişim.

Şimdi ki aklım olsa almazdım. Ödeyemediğim için hesaplarıma e-haciz falan geldi ama ödedim sonunda.
0
red morning
(29.12.20)
aldim cunku okurken ailemden para almak istemedim.
odemeyi bitirmem 10 sene surdu, bu sene bitirdim..
0
cooperr
(29.12.20)
almadım.

ihtiyacım yoktu. (gerçi kimin fazladan paraya ihtiyacı olmaz ki.)

burs muhabbetlerini duyunca alsam mı diye sordum bizimkilere. babam memur, ve tam bir "devlet memuru" olduğu için "devletin parası ihtiyacı olana gitsin, bizim almamız doğru olmaz." dedi.

yaaa işte biz böyle naif naif 3 kuruşların hesabını yapalım, hükümet bizim o emek emek tasarruf ettiğimiz paraların kaç katıyla olaylar olaylar.

neyse. iyi ki almamışım. devlete ne borcum olsun, ne de alacağım.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.20)
aldım, yine de biraz zorlandik. babam hayatta olmamasina ragmen burs cikmadi.

ben alkol alan, barlarda takilan biri degilim. surekli malzeme almam gereken bir okul okudum, guzel sanatlar fakultesi. o yuzden bu para hep okula gitti.

simdi maasimla kirami ve faturalarimi anca oduyorum, istanbul'da. bunu odemee baslayamadim henuz. maasim artinca baslarim diye dusunuyorum. faizini silseler keske.
0
batlegolas
(29.12.20)
aldım , ihtiyaç vardı.
daha sonra lisansüstü eğitim sebebiyle borcu geri ödemede erteleme talep ettim. 2014 gibi geri ödemeye başlamıştım 12 bi tl yi. 4 senede az az ödeyerek bitirmiş oldum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.12.20)
Aldım, çünkü başka çarem yoktu. 2011 yılında mezun olup 2013 itibari ile ödemeye başlayarak 2019 tarihinde bitirdim. Nakış nakış ödeyerek kıt kanaat azıcık kazancımdan kısarak hiç aksatmadan ödedim. Bu yüzden bazen ödemeyen ya da burs alan arkadaşlarıma kızarım, elimde değil.

Bir de hiç bir zaman bitmeyeceğini düşünürdüm ödemelerin, hayat çok enteresan...
0
va
(29.12.20)
Calişarak okudum ama aldığım maaş gecinmeme yetmiyordu, kredi destegiyle ucu ucuna geciniyordum, o yuzden almam mantıklıydı.

Odemesine gelince bu sene yeni cikan yasayla yapilandirdim. 2 ayda 1 900 tl odeyerek 18 taksitte bitirmeyi düşünüyorum, zor olacak benim için ama bir yerden başlamak lazim.

Okurken okul bitip hayata atilinca bitecek bu sefalet diyorduk ama hayat oyle olmuyor ne yazik ki.

Şimdi üniversite okuyan 3 kardeşim var..
0
eylul
(29.12.20)
(4)

Avize bağlamak

batlegolas
kahverengiyi kahverengine maviyi maviye bagladim ama isik yanmadi. neden acaba? iyi baglayamamis miyim? dursun mu boylle yoksa bir sey olur mu? indireyim mi avizeyi?daha once bagliydi ve yaniyordu ama sarkit avize bu, kablosu uzun geldi kisaltayim dedim bozdum...tesekkurler.
kahverengiyi kahverengine maviyi maviye bagladim ama isik yanmadi. neden acaba? iyi baglayamamis miyim? dursun mu boylle yoksa bir sey olur mu? indireyim mi avizeyi?


daha once bagliydi ve yaniyordu ama sarkit avize bu, kablosu uzun geldi kisaltayim dedim bozdum...

tesekkurler.
0
batlegolas
(19.12.20)
kontrol kalemiyle elektrik gelip gelmediğine bakın geliyorsa avizede problem olabilir
0
nahtoderfahrung
(19.12.20)
tersini dene. belki eskiden de ters bağlıydı.
0
himmet dayi
(19.12.20)
ters değildi, daha yeni takmıştık aslında hatırlıyorum. kabloları mı kırdım diye düşünüyorum şu an...
0
🌸batlegolas
(19.12.20)
Kesip yeni uç için sıyırırken çok çekip kabloyu kopartmış olabilirsin, ama bunun için çok dandik olması lazım.

Ev elektriğinde ters düz olmaz, kablonun biri nötr biri faz'dır, nasıl bgağlarsan bağla ampül yanar.
0
John Bloor
(21.12.20)
(1)

Erkek mont

herseyi birakip gitmek istiyorum
Erkek arkadaşıma mont almayı planlıyorum fakat güzel bi şey bulamadım. Son dönemde alışveriş yapanlar varsa günlük kot kazak gömlek giyen biri için önerilerinizi bekliyorum. Bütçe 400 TL ve civarı
Erkek arkadaşıma mont almayı planlıyorum fakat güzel bi şey bulamadım. Son dönemde alışveriş yapanlar varsa günlük kot kazak gömlek giyen biri için önerilerinizi bekliyorum. Bütçe 400 TL ve civarı
0
herseyi birakip gitmek istiyorum
(19.12.20)
kadınım önce onu söyleyeyim. şunlar güzel gibi:

www.bershka.com

www.bershka.com

www.bershka.com

---------------------

www.mavi.com

www.mavi.com

www.mavi.com

---------

www.zara.com

www.zara.com

www.zara.com
0
batlegolas
(19.12.20)
(5)

iş başvurusu

yeteramadenedimherseyi
merhabalar, bi yerin junior marketing pozisyonuna başvurmuştum.neyse ilk mülakatı geçtim. task yollandı onu da geçtim. ikinci mülakata girdim. onu da geçtim. en son case yolladılar onu da yapıp yolladım dün. ama bu gün benim başvurduğum pozisyonunun ilanını bir facebook grubunda yeniden paylaşmışlar
merhabalar, bi yerin junior marketing pozisyonuna başvurmuştum.

neyse ilk mülakatı geçtim. task yollandı onu da geçtim. ikinci mülakata girdim. onu da geçtim. en son case yolladılar onu da yapıp yolladım dün. ama bu gün benim başvurduğum pozisyonunun ilanını bir facebook grubunda yeniden paylaşmışlar. olumsuz bir dönüş olmadı daha.

sizce umudu keseyim mi direkt yoksa aynı junior pozisyonu için 2 kişi mi arıyorlar sizce? bence umudu kesmeliyim ama bilemedim..

bu sene mezun olacağım ve ilk full-time işimi bulmaya çalışıyorum. junior marketing pozisyonları da çok fazla çıkmıyor. moral bozmaya değer mi? ne zaman olumsuz olsa kendimi yetersiz hissediyorum çünkü..
0
yeteramadenedimherseyi
(18.12.20)
siz ceptesinizdir ama mezun olmuş birini belki arıyorlardır. önceden kendilerinin haberi var mıydı öğrenci olduğunuzdan yoksa son anda mı haberleri oldu?
0
elektr10
(18.12.20)
cv'mde yazıyor ne zaman mezun olacağım. iki mülakatta da söyledim zaten. son anda haberleri olmadı yani.
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(18.12.20)
o zaman moral bozmayın. muhtemelen tek güçlü aday sizsinizdir ve başka güçlü adaylar da arıyorlardır. ben ilk işime 3 aylık süreçte 6-7 mülakat ve sınavla girmiştim.
0
elektr10
(18.12.20)
sizin durumunuzda olsam benim de moralim bozulurdu ama ozellikle stajyer/junior gibi roller icin bence takip ettiginiz sirketlerin ilan cikmasini beklemeyin, ilan vermese bile islerini begendiginiz sirketlere mail atin derim ben. sirf bu sekilde birkac ise girdim ben gayet iyi sirketlerde, tanismak istiyorum sizinle vs diyip.
0
hjarteblod
(19.12.20)
benim de moralim bozulurdu once ama bu kadar seyi gectikten sonra, ikinci kisi ariyorlar diye de dusunurdum.

ben de ilan vermeyen yerlere de basvur diyorum.

reklam ajanslarina basvurabilirsin. insider diye bir yer var, oraya da basvurabilirsin. sanayi'de. istanbul'daysan.

ben de reklam ajanslarinda calismis ve hala birinde calisan bir grafik tasarimciyim. hicbir zaman ilana gore basvurmadim. butun ajanslara maillerinden basvuru yaptim. su an calistigim isim haric hep ilansiz basvurularim sonucu ise girdim.
0
batlegolas
(19.12.20)
(17)

Hayata karşı heyecanınız...

kukuleta
1-10 arası ölçekte kaç puan alır?
1-10 arası ölçekte kaç puan alır?
0
kukuleta
(18.12.20)
2
0
candide
(18.12.20)
6.

yaş 26 olduğu için vazgeçmek kolay olmuyor, o yüzden her zaman "olumlu" tarafta kalabiliyorum ama o noktaya geldiğimde de işte heyecanlanacağım bir şey yok açıkçası. o yüzden altı verdim. kendime 10 sene veriyorum zaten. baktım 35'imde hala türkiye'deyim, ay sonunu zor getiriyorum falan sıkarım kafama yeter daha fazla zorlamanın manası yok, herkes 80 sene yaşayacak değil, olmuyorsa üstelememek lazım.
0
der meister
(18.12.20)
0

Yok.
0
1bir1bir1
(18.12.20)
Hayatın kendisine 3. Ama şu anki şu kısacık zaman dilimine 9 veriyorum.
0
ruhen hastayim ben
(18.12.20)
2,5-3
0
tuborg yesili
(18.12.20)
Şu ara 3. Zor dönem=)
0
mslny
(18.12.20)
3. Niye çünkü vaktim yok. Ama çalışmıyor olsam ve vaktim olsa bu 7 olur 8 olur.
0
a perfect lie
(18.12.20)
Bazen 3 bazen 8 ama ortalamasi 4-5 falan
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.12.20)
9, yeni şeyler denemeye bayılıyorum ve deneyecek o kadar çok şey var ki
0
wiekannich
(18.12.20)
Şu sıralar 2-3.
0
ms brownstone
(18.12.20)
7
0
hayirsiz
(19.12.20)
alt limiti 1 koyduğun için 1.
0
tabudeviren
(19.12.20)
senelerdir 2 bile değildi, esasen hiçbir zaman yoktu. şu an ise 9 civarı. her şey yeni başlıyor gibi bir his var içimde.
0
harekatamiri
(19.12.20)
2-3
0
megalomaniac
(19.12.20)
1. o da asik oldugum kisinin hatrina. kendisi de benden hoslansa 10 uzerinden 11 olur heyecanim ama hoslanmiyor iste.
0
batlegolas
(19.12.20)
7
0
freebird5406_2
(19.12.20)
bazen 2 bazen 9
0
baldur2
(19.12.20)
(9)

İştahsız birey ne yesin de kendine gelsin?

epitaf
Aylar süren bir iştahsızlık var. Açlıktan ölmeyecek kadar yiyorum ama mecburi işim olmasa üç gün yemeden durabilirim gibi geliyor. Yediğim hiç bir şey tat vermiyor. Bu kadar uzun süren iştahsızlık yaşamadım hiç. Gribimsi/nezlemsi/covidimsi semptomlar geçirmiştim o zamandan beri durum böyle. Güçten d
Aylar süren bir iştahsızlık var. Açlıktan ölmeyecek kadar yiyorum ama mecburi işim olmasa üç gün yemeden durabilirim gibi geliyor. Yediğim hiç bir şey tat vermiyor. Bu kadar uzun süren iştahsızlık yaşamadım hiç. Gribimsi/nezlemsi/covidimsi semptomlar geçirmiştim o zamandan beri durum böyle. Güçten düşme var ama fazla kilo kaybı yok çünkü zorla bişeyler yiyorum illaki ama bir de bana sor nasıl yiyorum ben de bilmiyorum :)

Tat koku kaybı olmadı ama lezzet ve iştah yok. Ne pişirsem de ne yesem acaba? Sevdiğim şeyleri bile yiyesim gelmiyor, hiç bir şey iştah açıcı değil. Önerilere açığım.

Not: Yalnız öyle bir yazmışım ki doktora dert yanan teyzelere dönmüşüm de haberim yokmuş, yazarken farkettim :)
0
epitaf
(18.12.20)
Kuzu pirzola
0
Tochinoshin
(18.12.20)
tortellini yap. A101 de bile satılıyor. tavuk da yaparsın belki yanına. kremalı filan.
0
a perfect lie
(18.12.20)
Kalorili bişeyler ye. Sevdiğin meyveler olur. Muz, trabzon hurması, elma, ne bileyim bunlardan yanında yoğurt/kefir/peynir ile ye. Yanına sevdiğin bir hamur işi, belki bazlama belki galeta belki meyveli pasta koy. Süt ürünlerine şaşırma çünkü kan şekerini dengeleyecek onlar.

Kanına bi baktır, bu kadar iştahsızlık normal değil hocam noluyo de. Baksınlar.
0
1bir1bir1
(18.12.20)
İştahsızlıkla beraber aynı dönemde hayat kalitenizi azaltan başka sorunlar da yaşamaya başladıysanız (yorgunluk, uyku problemleri vb) post viral sendrom yaşıyor olabilirsiniz.
0
qaram
(18.12.20)
Migrosta satılan alaçatı markalı susamlı simit kurabiyeler! Kime bundan ikram etsem birkaç gün sonra söylenmeye ve bana kızmaya başlıyor. İçine ne koyuyorlar bilmiyorum ama bir kere yedikten sonra tüm kutuyu bitiriyorsun ister istemez.
0
ruhen hastayim ben
(18.12.20)
Karbonhidrat ağırlıklı birşeyler yemeye yönel istersen, iştahını bir nebze açar :) Hemen değil ama yemeye başladıkça açılır :)
0
superfluid
(18.12.20)
istahimin acilmasi icindi sanirim, diyetisyenim bana kuru uzum, badem ve ceviz yememi soylemisti. bol bol. cok zayiftim ben. istahim da vardi aslinda.

pekmez de ye bence.
0
batlegolas
(19.12.20)
beeo'nun probolisinden yiyip kendinize gelin önce. iştahsızlıktan veya aşırı zayıflıktan şikayet eden kim varsa önce iştahları açıldı sonra kilo almaya başladılar: www.beeo.com.tr
0
halanne
(19.12.20)
Yerfıstığı yağı hapı var ben çok faydasını gördüm.
0
komando kani var bende
(19.12.20)
(4)

Sirt tutulmasi coronavirus belirtisi olabilir mi?

reinne
Sabah uyandigimdan beri sirtimin sol ust tarafinda, omuzuma yakin ama omuzda olmayan siddetli bir agri var. hareket etmeyince agri yok ama ozellikle egilip kalktigimda cok agriyor. Bu agriya Eslik eden oksuruk, ates, halsizlik vb baska hicbir belirti yok. Test yaptirmali miyim? Hastaneye gidip sadec
Sabah uyandigimdan beri sirtimin sol ust tarafinda, omuzuma yakin ama omuzda olmayan siddetli bir agri var. hareket etmeyince agri yok ama ozellikle egilip kalktigimda cok agriyor. Bu agriya Eslik eden oksuruk, ates, halsizlik vb baska hicbir belirti yok. Test yaptirmali miyim? Hastaneye gidip sadece sirtim agriyor desem test yaparlar mi?
0
reinne
(18.12.20)
yataginizi degistirmeniz gerektiginin hir isareti bence. son zamanlarda cok kambur oturmus da olabilirsiniz.
0
batlegolas
(18.12.20)
@batlegolas tesekkur ederim. aslinda dun gece, yani agrim falan yokken yatagi degistirmistim. yatak yuzunden de olmus olabilir.
0
🌸reinne
(18.12.20)
sırt ağrısı ile hastaneye gidip, ağrının koronadan kaynaklandığını öğrenen varmış ben duydum ama en azından şimdilik eski yatağınıza geri dönün.
0
co2s2
(18.12.20)
Bende de sırt ağrısı ile başlamıştı corona, umarım değilsindir
0
euteamo
(18.12.20)
(10)

Kız arkadaşa "Çin Malı" hediye olur mu?

norules
Kız arkadaşıma evi için gayet hoş tasarımlı bir dekoratif masa saati alacaktım ki, ürünü detaylıca incelerken üzerinde "Made in China" yazdığını gördüm. Ama saat güzel de bir şey. Kıza Çin malı hediye almak haneye eksi puan yazar mı, ne dersiniz?
Kız arkadaşıma evi için gayet hoş tasarımlı bir dekoratif masa saati alacaktım ki, ürünü detaylıca incelerken üzerinde "Made in China" yazdığını gördüm. Ama saat güzel de bir şey. Kıza Çin malı hediye almak haneye eksi puan yazar mı, ne dersiniz?
0
norules
(17.12.20)
Apple ürün de alsan made in china yzıyor. Buna eksi puan yazan kızdan uzaklaş bro kafan rahat olur.
0
Take it away honey
(17.12.20)
olmaz, ayıp.
0
msb
(17.12.20)
Hediyenin menşei olmaz ahah. Al gitsin.
0
Benyinegulerim
(18.12.20)
buna eksi puan verenden uzaklas +1

al gitsin.

barbie merakimdan dolayi eski erkek arkadasim bana barbie almisti ama barbie olmayan barbie. sadece oturup gulmustum. komiklikten ve sempatiklikten arti puan olmustu bence. :d artik "eski" sevgilim olmasina ragmen sakliyorum hala o cakma barbie'yi.
0
batlegolas
(18.12.20)
Çin malı hakkında "kalitesiz ürün" izlenimi olan kızdan/erkekten kaçılmalı. "Çin malı almış, kesin ucuzdur bu" diye düşünecek biriyse aldığın hediyenin bir kıymeti yok, böyle düşünmeyecek biriyse Çin malı olmasının önemi yok
0
anladespina
(18.12.20)
Cin dunyanin hakimi olcak kesin artik bu algiyi degistirin degistirmeseniz de onlar degistirir zaten sadece zaman geciyo akilli davranip daha once hareket etmis olursunuz
0
kushkush
(18.12.20)
Abi seviyorsan Almandan şaşmayacaksın ama gönül eğlendiriyorsan Çin de olur.
0
guitarissimo
(18.12.20)
Uyduruk bir sey değilse bence sorun olmaz
0
baal
(18.12.20)
Soru ciddi mi diye yazmayı düşünürken cevapları okudum da, Allah kolaylık versin. Cevap vereyim; "benim için" menşei değil ama kaliyesi önemlidir. Çin sadece tek bir kalitede ürün satmıyor. Ama arkadaşınızın bu konuda önyargıları varsa bilemem.
0
SiyamkedisiZorro
(18.12.20)
eksi puan yazıyorsa o kızla ben takılmazdım. senin bileceğin iş.
0
bohr atom modeli
(18.12.20)
(18)

Yılbaşında ne yapıyorsunuz?

pass
Sb
Sb
0
pass
(16.12.20)
Mangal. Ciddiyim.
0
fortisvita
(16.12.20)
yılbaşlarını dışarıda geçirmeyi sevmem ama arkadaşlarımla ya da ailemle olurdum normalde.
bu yıl tek başıma evdeyim mecburen.
zoom party falan yapmayı düşünüyoruz.
mücbir sebepler olursa ona da bakarım.
0
blatta hiberna
(16.12.20)
perşembe akşamından pazartesi sabahına kesintisiz sokağa çıkma yasağı var. evimizde oturup şarap falan içeriz film izleriz. olup olacağı o.
0
sir gawain
(16.12.20)
sokağa çıkma yasağı olmasa geniş aile takılacaktık, şimdi çekirdek aile takılacağız mecbur. Kuruyemişimizi alırız takılırız.
0
amusan
(16.12.20)
aileyle yemek
0
uyecik
(16.12.20)
Parti. 10-15 tane bira, sarap, viski allah ne verdiyse icicem.
0
baldur2
(16.12.20)
evde tek basima olacagim. hicbir sey yapmayacagim. suslerim, agacim hazir. kendi kendimi sevindiriyorum iste. moral oluyor.
0
batlegolas
(16.12.20)
youtube izlerim. muhtemelen dondurma sprite falan alirim. tek basima icki icmem.
0
hot potato
(16.12.20)
evdeyiz buyuk ihtimal.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.12.20)
bir arkadaşın evine gideceğiz yasaklar başlamadan. bahçeli falan büyük bir ev. içeriz herhalde. maksat yılbaşı kutlamak da değil, 4 günü 4 duvar arasında yalnız geçirmemek.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(16.12.20)
Ana baba kardeş ben, pasta kuruyemiş güzel yemek televizyon.

Hayaller sevgilimle Ilgaz, hayatlar PTT.
0
Hallegadola
(16.12.20)
Dağ evi. Kar. Müthiş bir toto donması yaşayacagız ama dur bakalım.
0
velvetmorning
(16.12.20)
aile ve ev, güzel ama abartılı sayıda olmayan yemekler.
0
muslugubozukhayrat
(16.12.20)
Büyük ihtimal evde olurum. Sevdiğim bir yemeği yapar, biraz televizyona bakinirim. Sevdiklerimi arar yeni yıllarını kutlarım. Güzel bir film izler sonra da yatarım.
0
mekaniker
(16.12.20)
Tek olurum, TV kuruyemiş film dizi filan. Yılbaşını seviyorum tek veya kalabalık farketmez kutlarım.
0
Benyinegulerim
(16.12.20)
Kus ucmaz bir yerde ev kiraladik. Yaban domuzlari ve geyiklerle yeni yila gireriz. Bu sene havai fisekler de yasaklandi, rahat rahat ormana gidip kopegimle yuruyuse cikarim. Sessizligin tadini cikaririm. Mis.
0
buf-e kür
(16.12.20)
Evde hanimla okuz gibi yiyip icecegiz sanirim. Youtube'dan dansoz felan mi acsak?
0
cleric
(16.12.20)
ptt
0
naksidil
(16.12.20)
(2)

Kırık kemik iyileşiyor ama röntgende ayrı gözüküyor?

hadi ya la
Bir ay önce arkadaşım trafik kazası geçirdi, hemen ameliyata alındı, platin takıldı. Bugün doktor ağırlığını yavaştan vererek yürümesini söylemiş. Durum fena değil.Ama son röntgeninde bir parça kemik tamamen ayrı gözüküyor, onun düz bir konumda olması gerekmez mi, nasıl kaynayacak?İlk anı:https://i.
Bir ay önce arkadaşım trafik kazası geçirdi, hemen ameliyata alındı, platin takıldı. Bugün doktor ağırlığını yavaştan vererek yürümesini söylemiş. Durum fena değil.

Ama son röntgeninde bir parça kemik tamamen ayrı gözüküyor, onun düz bir konumda olması gerekmez mi, nasıl kaynayacak?

İlk anı:
i.ibb.co
18. gün:
i.ibb.co

Teşekkürler.
0
hadi ya la
(14.12.20)
ohaa. doktor degilim ama bence baska bir doktora gitsin hic de kaynamis gibi durmuyor.
0
batlegolas
(15.12.20)
Doktor filmi gördü mü, evet.
Yavaştan yürüsün dedi mi, evet.
Doktordan daha mı iyi biliyoruz, hayır.
O zaman bol keseden atmalı mıyız, hayır.
0
038576
(16.12.20)
(3)

Designer bulmak icin nereye ilan verebilrim?

orangebull
Facebook da bir iki grubu denedim uckagitci dolu. Kariyer.net desem para istiyor sirket vs lazim anladigim kadariyla. Nereden bulunur bu designerlar? Merak edenler icin; Mobil uygulama icin app store screenshotlari, facebook reklamlari vs yapilmasi gerekli.
Facebook da bir iki grubu denedim uckagitci dolu. Kariyer.net desem para istiyor sirket vs lazim anladigim kadariyla. Nereden bulunur bu designerlar? Merak edenler icin; Mobil uygulama icin app store screenshotlari, facebook reklamlari vs yapilmasi gerekli.
0
orangebull
(12.12.20)
Linkedin
0
feliss
(12.12.20)
Fiverr
0
kisa
(12.12.20)
buraya da sorabilirsin. mesela ben grafik tasarimciyim, hareketli/statik tasarimlar yapabilirim.

bionluk da bir senecek.
0
batlegolas
(13.12.20)
(2)

Oto tamircisi/avci; Ne hediye alsak?

logisticsmanager
Şimdi Noel için esimin enistesine hediye alacagiz. Her sene noelde ya da tatilde görüyoruz.Adam 60li yaslarda emekli, oto tamircisi. Onun dışında avcılık yapıyor ciddi sekilde. Onun disinda da pek aklima gelen bir sey yok.Ne alinabilir ki?
Şimdi Noel için esimin enistesine hediye alacagiz. Her sene noelde ya da tatilde görüyoruz.

Adam 60li yaslarda emekli, oto tamircisi. Onun dışında avcılık yapıyor ciddi sekilde. Onun disinda da pek aklima gelen bir sey yok.

Ne alinabilir ki?
0
logisticsmanager
(12.12.20)
avcilikla alakali hicbir sey almayin. spor adi altinda yapilan avcilik, zevkine hayvan oldurmek caniliktir. bir de odul
vermis gibi olmayin.

saat veya gomlek alabilirsiniz. sik bir cuzdan da olabilir. satranc takimi da olabilir.
0
batlegolas
(12.12.20)
guzel bir fener alin. sevecektir ;)
0
turbo sadık
(12.12.20)
(7)

İşsiz kaldığınız zamanlarda ne yaptınız?

Fiyu
Zamanınızı nasıl geçirdiniz?Neler yapılabilir?
Zamanınızı nasıl geçirdiniz?
Neler yapılabilir?
0
Fiyu
(11.12.20)
ingilizceye abandım.. kitap okudum, yurtdışına çıktım gezdim.
0
tabudeviren
(11.12.20)
yüksek lisansa başlayıp bıraktım, kursa falan gittim :D
0
theseachange
(11.12.20)
Kendi işimi freelance yaptım. PT, çeviri, güvenlik gibi ek işler de yaptım bu arada.
0
arnold schwarzeneger
(11.12.20)
Yüksek lisans yapıyordum o dönem ona ağırlık verdim bir de ekstra kursa gittim. Her gün gezdim.
0
jazzabel
(11.12.20)
39493959 bölüm dizi izledim. yemek yedim. uyudum. depresyona girdim. is aradim.
0
batlegolas
(12.12.20)
35 kitap okumuştum, senede
0
megacracker
(12.12.20)
Yuksek lisans, resim, kitap, dizi
0
instant crush
(12.12.20)
(5)

Yilbasi Agac Susu

Zaphod
İkea disinda nerede bol cesit ve guzelleri bulunur? (İst.)
İkea disinda nerede bol cesit ve guzelleri bulunur? (İst.)
0
Zaphod
(10.12.20)
metro grossmarket. geçen gün gittim çok fazla çeşit vardı.
0
someonewalksalone
(10.12.20)
tchibo
0
naksidil
(10.12.20)
ben de bisürü market gezdim en güzellerini parti malzemeleri satan bir yerde buldum. hem fiyatları da daha uygun.
0
entropik
(11.12.20)
zara home.

kadikoy.

eminonu.
0
batlegolas
(11.12.20)
macrocenter
0
batlegolas
(11.12.20)
(4)

Genel psikoloji tez konusu?

neymiş
Merhaba yüksek lisans icin tez konusu önerileriniz nelerdir?
Merhaba yüksek lisans icin tez konusu önerileriniz nelerdir?
0
neymiş
(10.12.20)
nasıl yani? şöyle mi mesela? metaakademikdanismanlik.com
0
supercalifragilisticexpialidocious
(10.12.20)
Ben olsam 3. Dalga akımlardan biriyle ilgilenirim.

He şu an onlardan biriyle alakalı mı tez yazıyorum. Hayır :)

Ama hiç bir fikri olmayan biri için önemli olabilir.

Bunun dışında bilimsel araştırma basamakları üzerinden. Yani bir probem durumunu fark ederek ve belirleyerek çözüm yoluna giderseniz sizin için daha faydalı olabilir. Böyle yapmazsanız havada kalabilir, sıkıcı olabilir, somutlamak ve bağdaştırmak zor olacağı için havada kalabilir.

Dediğim gibi bir problem durumu yakalayın ve 3. Dalga ekollerden ilerleyin. Danışmanınızı da buna göre belirleyin.
0
westblack
(10.12.20)
Dijital içeriklerin çocuklar ve ergenler üzerindeki etkileri.
0
pass
(10.12.20)
cocukluk travmalarinin, kisinin karakteri ve kurdugu iliskiler ustundeki etkileri. (evebeynlerden siddet gorme, evebeynlerden birini kaybetme, evebeynlerden birinin intihara tesebbusune sahit olma, kardes siddeti, korkutularak egitilmek, cezalarla egitilmek)

aldatma ve aldatilma.

sevgi eksikligi sonuclari.

(bende var hepsi, anlatayim yaz)
0
batlegolas
(10.12.20)
(1)

program önerisi

kitabindan gemiler dusen
satılan/ mevcut ürünler için bir portfolyo, katalog hazırlanması gerekiyor, sipariş alacağımız nispeten büyük bir şirket için. son çarem powerpoint ama onun dışında hangi programları önerirsiniz?
satılan/ mevcut ürünler için bir portfolyo, katalog hazırlanması gerekiyor, sipariş alacağımız nispeten büyük bir şirket için. son çarem powerpoint ama onun dışında hangi programları önerirsiniz?
0
kitabindan gemiler dusen
(29.11.20)
illustrator veya indesign
0
batlegolas
(30.11.20)
(17)

İstanbul'da ne kadar kira ödüyorsunuz?

Gaip
Merhaba soru başlıktadır.Eğer mümkünse ilçe de belirtirseniz sevinirim.Çok teşekkürler.
Merhaba soru başlıktadır.

Eğer mümkünse ilçe de belirtirseniz sevinirim.

Çok teşekkürler.
0
Gaip
(24.11.20)
2500 şişli

5. yıla giriyorum. 1900 ile başlamıştım
0
i ve been mistreated
(24.11.20)
kadıköy göztepe civarları 2500. 11 yıllık kiracı.
0
red g
(24.11.20)
Teşekkürler cevaplar için.

Kaç yıllık kiracı olduğunuzu da belirtirseniz süper olur valla.
0
🌸Gaip
(24.11.20)
Çağlayan (Adliyeye yakın sayılır-yokuş değil) 1550TL
4 yıldır kiracıyım. Her yıl 100TL arttırdık şimdiye kadar.
0
hayalhayal
(24.11.20)
Kartal -> 1700 TL -> 1 yıl yeni doldu zamlı tarife.
0
Lethe
(24.11.20)
Üsküdar 1500 4 ay
0
mg3929
(24.11.20)
Kadıköy yeldeğirmeni 1800 6 yıllık kiracı.
0
turkce konusan uzayli
(24.11.20)
2200, idealtepe sahil tarafı.
üç yıl bitti, dördüncü yıla girerken aralık ayını zamlı yatıracağım bu hafta.
herhalde 2500 falan olacak, ev sahibi olabilecek maksimum düzeyde zam yapıyor sağ olsun.
0
blatta hiberna
(24.11.20)
Kadıköy, 1670 TL. 1. yıl birkaç ay önce doldu standart zamlı hali.
0
peki madem
(24.11.20)
Umraniye 850. 10+ yil.
Kadikoy Acibadem 3150. 1 yil.
Pendik 1000. 5+ Yil
Cekmekoy 2800. 1,5 yil.

Acibadem zamli fiyat, digerleri zam almadi henuz. Aidatlar dahil hepsinde.

Pendik ve Cekmekoy arkadas bilgisi.
0
baldan kaymak
(24.11.20)
şişli-3500-1 sene olmadı
0
Jux
(24.11.20)
şişli-esentepe: 1400.
ilk kiramı birkaç gün önce ödedim.
öncesinde avcılar: 1100. iki yıllıktım.
0
filteria
(24.11.20)
4500 Maslak

2 yıl. Geçen sene 4000'di.
0
stewie
(25.11.20)
kadikoy
2100
2+1
4 yillik binada 4 yildir kiraciyim
0
batlegolas
(25.11.20)
ümraniye 1900
0
hemsta
(25.11.20)
tuzla 1400
0
a darkness coming
(25.11.20)
Küçükyalı 2800 yeni bina ilk kiracıyım daha bir sene olmadı.
0
wild honey suckle
(25.11.20)
(2)

35*50cm kağıt için yazıcı olan mekan

havadakarada
Internette bulamadım. Büyük resim defteri kağıdı yani. Üzerine not aldım ds onu aynı boyutta kağıda çoğaltmak istiyorum. Var mı bunun için bir mekan vrya yolu yöntimi nedir? Çok teşekkürler.
Internette bulamadım. Büyük resim defteri kağıdı yani. Üzerine not aldım ds onu aynı boyutta kağıda çoğaltmak istiyorum. Var mı bunun için bir mekan vrya yolu yöntimi nedir?

Çok teşekkürler.
0
havadakarada
(23.11.20)
şehir bilgisi verilmediği için istanbuldasınız varsayıyorum. beşiktaş necdet ozalit her yere her şeyi basar. emin olmak için netten telefonunu bulup arayın.
0
birsürüsorumvarr
(23.11.20)
anadolu yakasındaysanız cemil özalit var rıhtımda.
0
batlegolas
(23.11.20)
(14)

Bir donem herkesin bildigi

dunal
Bir donem herkesin bildigi fakat sonra hic olmamiscasina unutulan seyler ariyorum. Bermuda seytan ucgeni, ozon tabakasindaki delik gibi o donem duyulmamasi mumkun olmayan, kamuya mal olmus genergecer bilgi sayilan fakat daha sonra birden unutulan konular. Akliniza gelen var mi? Tesekkurler.
Bir donem herkesin bildigi fakat sonra hic olmamiscasina unutulan seyler ariyorum. Bermuda seytan ucgeni, ozon tabakasindaki delik gibi o donem duyulmamasi mumkun olmayan, kamuya mal olmus genergecer bilgi sayilan fakat daha sonra birden unutulan konular. Akliniza gelen var mi? Tesekkurler.
0
dunal
(21.11.20)
Türkiyedeki habitat toplantısı
0
freebird5406_2
(21.11.20)
van gölü canavarı
0
iggy pop
(21.11.20)
Maya takvimine göre 21 aralık 2012 de güya kıyamet kopacaktı. Daha dün gibi hatırlıyorum. 8 sene geçmiş üzerinden.
0
IncredibleMau
(21.11.20)
Çok eski değil ve biraz konseptin dışında ama Pokemon go vardi bi de. Boşluğa bakan kediler gibi elinde telefon kuytu köşede bişeyler avlayan garip gureba tipler vardı.
0
IncredibleMau
(21.11.20)
Sakallı bebek
0
eylul
(21.11.20)
süreyya ayhan
polifonik telefonlar
tv anten yükseltici
gazete kuponu / sertifikası
floppy disk
kahin ahtapot paul
gangnam style
bill clinton skandalı
robot asimo
ümraniye sapığı
0
blackmamba
(21.11.20)
The secret ismindeki salak kitap. Genelgeçer sayılacak kadar ün yapmıştı o dönem. İndirim yapıyor diye nurcu bir kitabevinden almıştım bi de.
0
IncredibleMau
(21.11.20)
Ytl
0
invictae
(21.11.20)
Ne aradigimdan ben de emin olmadigim icin izninizle secici olarak tikleyeyim. Boyle daha cok uzun donem, okullarda anlatilacak kadar kabul gormus ama sonra bitmis seyler ariyorum. Cevaplarin hepsi icin tesekkurler, akliniza gelirse yazin yine.
0
🌸dunal
(21.11.20)
susurluk kazası, iski skandalı ve imar bankası olayı geldi benim aklıma.
0
etna
(21.11.20)
Mannequin challenge
0
sekerse tehlike
(21.11.20)
illuminati
0
batlegolas
(21.11.20)
scientology tarikatı diye tvlerde çok pompalanıyordu 15-20 yıl önce. aynı şey satanizm için de geçerli bence. bir ara bayağı uğraşılıyordu bu insanlarla. ikisinden birinin bir dönem üyesi olan biri bıraktığı için "ölüm fermanım yazıldı" falan diye röportaj vermişti tv'de hatta. hayal meyal hatırlıyorum.
0
bohr atom modeli
(21.11.20)
Sarah ile Musa
0
teletabi
(21.11.20)
(9)

barilla makarna sosu

duyuru
geçen gün bi sos aldım. bugün fark ettim kapağı açtıktan sonra 5 gün içinde tüketilmelidir diyormuş. öyle bişey mümkün değil. haftada bir kere kullsanm 2 ayda anca biter belki. ben şimdi 2 defa kullanıp çöpe mi atacağım? bozuluyorsa bozulmaması için ne yapmak gerekir?
geçen gün bi sos aldım. bugün fark ettim kapağı açtıktan sonra 5 gün içinde tüketilmelidir diyormuş. öyle bişey mümkün değil. haftada bir kere kullsanm 2 ayda anca biter belki. ben şimdi 2 defa kullanıp çöpe mi atacağım? bozuluyorsa bozulmaması için ne yapmak gerekir?
0
duyuru
(17.11.20)
2 gün değil de 1 haftada falan bitirmezsen hafif hafif küflendiğini gördüm. bol bol koy makarnaya. pesto sos aldıysan, yeşil olanından. sür ekmeye göm gitsin.
0
eksisozlugebirdahageldimbunickisectim
(17.11.20)
o makarna sosları zaten tek kullanımlık değil mi?
0
biergarten
(17.11.20)
400 gramlık bir kavanoz, tek kullanımlık değil. ayrıca makarnada kullanmak için aldım ekmeğe sürmek için değil. bir daha almayacağım sanırım.
0
🌸duyuru
(17.11.20)
basilico sos
0
🌸duyuru
(17.11.20)
Yani bence siz cok az koyuyor olabilirsiniz, genelde o bi kavanoz soslar yarim paket makarnaya felan anca yetiyor.
0
Haldamir
(17.11.20)
evet çok soslu sevmem ama bir kavanozun yarım pakete boşaltılması da aşırı derecede aşırı geldi bana.
0
🌸duyuru
(17.11.20)
Tabii, nasil kullandiginiz damak tadiniza bagli. Eger uzun sure saklamak istiyorsaniz ustunu yag ile kaplamak bir cozum olabilir. Ayrica genelde domastes bazli soslar rahatlikla dondurulabiliyor, oyle porsiyonluk bolup dondurabilirsiniz de.
0
Haldamir
(17.11.20)
ben de hep barilla basilico aliyorum. su anda da evde var. hic de kuflenmedi. buzdolabinda sakliyorum. tadi bile degismedi. asla 5 gunde tuketemem cok fazla. her gun makarna mi yiyecegim? oyle yazdigini bile gormemisim.
0
batlegolas
(18.11.20)
kullanacağını kullan kalanını parçalara bölüp buzluğa at. bişeycik olmaz.
0
theseachange
(18.11.20)
(10)

aldığım her şey çöpe gidiyor. her şeyi dondursam?

disardayim
10 günde bir mutfak için alışveriş yapıyorum. ve oldukça az şey satın alıyorum.son iki alışverişimi örnek vereceğim.20 ekimyoğurtsütpeynirmeyvekrakerdondurmadonuk margherita pizza 5 kasımyoğurt sütmeyveeti cici bebeevde hazır pizza - dondurma - müsli - meyve - kraker tüketiyorum. arada makarna yapar
10 günde bir mutfak için alışveriş yapıyorum. ve oldukça az şey satın alıyorum.

son iki alışverişimi örnek vereceğim.

20 ekim
yoğurt
süt
peynir
meyve
kraker
dondurma
donuk margherita pizza

5 kasım
yoğurt
süt
meyve
eti cici bebe

evde hazır pizza - dondurma - müsli - meyve - kraker tüketiyorum. arada makarna yaparım.

geçen hafta bütün dolabı çöpe attım. sütleri açmışım üzerinden günler geçmiş. yoğurtların tarihi geçmiş. peynirleri alalı çok uzun süre olduğu için de tribe girdim. bütün meyvelerim çürüyor. aldığım meyve de 2 elma 2 muz 2 bilmemne oluyor.

şu an konserve mısır ve müsliden başka tüketecek bir şeyim yok. olmasına ihtiyacım da yok bu arada. canım bir şey çekmiyor. ama yarın isteyebilirim.

aldığım her şeyin bozulmasından bıktım. bu hayatım boyunca böyle oldu.

satın al çöpe at satın çöpe at.

corona olduğu için de her gün markete gitmek istemiyorum. bir adet muz en küçük boy süt için her gün gidilmez ki.

nasıl bir sistem kurabilirim? önerebileceğiniz bir yöntem? ürün?

şöyle bir sıkıntım var. mesela paketli kuruyemiş almışım. paketi açıp 5 6 tane badem yiyorum. ikinci gün 3. gün derken bir hafta geçiyor; içinde yarısı duruyor. hem de zaten neredeyse bomboş olan buzdolabında tutuyorum bunu.

sonra tribe giriyorum. bu paket açıldı zehirlenicem diyip ağzı kapalı dolapta tutulan paketleri de çöpe atıyorum.
0
disardayim
(16.11.20)
Çok çok az beslenen birisin ve çok sağlıksız besleniyorsun. Tribe girişinden de belli oluyor ki çok stresli çok bunalmış bir haldesin uzun zamandır. Bence bunu bi düzenle ondan sonra daha doğru ve yeterli beslenirsin, dolayısıyla da gıdaların çöpe gitmez. Ama bu gerginlik iyi değil, biraz sinirlensen anında miden deli gibi kasılıp ağrıyordur eminim, çünkü belli ki hırsını iştahından alan bir yapın var, her durumda mideni muhatap alıp tribini midene atıyor. Onun için kraker, onun için müsli... asidi durdurmaya çalışıyorsun.

Lütfen akşam yemeklerini yarım saat tempolu yürüyüş veya koşudan hemen sonra ye. Yoğurdunu mutlaka ye her akşam, meyveli süt yapıp yanına al öğün olsun sana. Lütfen şu gerginliğinin üzerinde çalış. Bunun daha yetişkinliği var, yaşlılığı var...
0
1bir1bir1
(16.11.20)
@1bir1bir1

çok boktan beslendiğimi biliyorum ama bunu hiç umursamıyorum. hep kötü beslendim ben. acıkıp gidip jelibon yerim. yemek yemeyi hiç sevmem. keşke yemek hapı olsa da kurtulsam.

hiç gergin ve sinirli değilim. aksine rahatsız edici düzeyde sakin ve umursamaz biriyim ben aslında. ama dediğin gibi midemde bir sorun var. çok bulanır. üzülürsem de bulanır. yemek görünce de bulanır. başkasının yemek yediğini görünce iyice bulanır. corona olmadığı zamanlarda dışarda da çok bir şey yiyemezdim.

sürekli paketli aburcubur tüketiyorum ki aslında onlardan midem bulanması gerekiyor.

@panzerkampfwagen iv
ambalajlı sütler açılmadan önce uzun dayanıyor ama. açıldıktan sonra değil. 3 kat kilitli poşet ve en sağlıklı cam kapların içine bile koysam ürünleri midem bulanıyor yiyemiyorum.

yoğurtları minicik alıyorum zaten. açarken kendi kendime diyorum ki . hadi bunu bitirebilirsin bir haftada. yok. ilk gün iki kaşık yiyorum. sonra o iki hafta duruyo bozuluyor.
0
🌸disardayim
(16.11.20)
Yoğurt, en az miktarda al
Süt, yarım litre al
Peynir, 250 gram al
Meyve, 250’şer gram al
Kraker bozulmaz
Dondurma ve pizza derin dondurucuda bozulmaz

Sonuçta bitiremeyip çöpe atıyormuşsun. Yani markete seve seve gideceksin. Gitmezsen aç kalırsın. Gidersen çok alırsan çöpe atarsın. Gidersen az miktarda alırsan çöpe atmazsın.
0
i ve been mistreated
(16.11.20)
Kuruyemişler iyice ağzını kaparsanız ya da bir kavanozda ağzı kapalı saklarsanız bir şey olmaz uzun süre. Muzları da kararmaya başlayınca halka halka kesip buzlukta saklayabilirsiniz ben smoothie yapıyorum mesela donmuş muzla çok güzel oluyor. Yemeyeceğiniz şeyleri de hemen açmasanız, aslında sizin elinizde madem küçük boy alıyorsunuz 3-4 gün içinde bitirecek şekilde yeme programı yapabilirsiniz kendinize. Sütleri de 250 ml bi seferde fazla miktar alıp saklayabilirsiniz buzdolabına koymanıza gerek yok son kullanım tarihleri uzun açmadığınız sürece.
0
carmenta
(16.11.20)
Yogurtlu makarna yiyin, icine peynir ufalayin, onlari kullanmis olursunuz.

Sutu musli icin kullaniyorsunuz sanirim, ufak, su 200ml lik pipetli olanlardan alin, en azindan actiginizi komple bitirmis olursunuz her seferinde.

Bademden fln zehirlenmezsiniz korkmayin. Ben 1.7kg lik paketler alip 3 ayda filan tuketiyorum, bisey olmuyor. Yiyin rahat rahat cekinmeyin, et/sut/yumurta/sivi olmayan seyler oyle hemen bozulmaz, bozulunca da renginden ve seklinden anlarsiniz. Bademlerin tadi bayat gelirse firina atin 10-15 dk, mis gibi kavrulmus badem oluyor.

Meyve yemiyorsunuz madem, almayin? Zaten duzgun beslenmiyorsunuz, meyve de yemeseniz olur. Gercekten sevdiginiz seyleri gercekten caniniz isteyince alir yersiniz boylece.

Yogurdu da kafaniza gore atmayin, ustu yesermediyse/pembelesmediyse, tadi eksimediyse yenir o. Ev yapimi yogurt bile 10 gun rahat dayanir dolapta. Peynir de oyle, aylarca dayanir, suyun icinde olup kurumasin yeter. Bozuldugunu zaten renginden/kokusundan anlarsiniz, durduk yere bozulmustur bu kesin diyip atmayin.

Yemekle ugrasmayi sevmiyorsaniz konserve hazir yemeklerden alin, mesela tamek barbunya, patlican kizartma vs. Isitip yersiniz, hizli kolay temiz, yillarca bozulmuyorlar da.
0
taurina
(16.11.20)
sütü actiktan sonra 2 gun icinde tuketiniz yaziyor ama ben 3 4 belki de 5 gün icinde tuketiyorum, hic de bir sey olmuyor. benim buzdolabi baya sogutuyor sanirim.

yogurt 2 hafta bile dayanir. ekşimediyse ye gitsin.

badem vs. aylarca dayanir.

ben de tek yasayan ve yemek yapmaya usenen bir insanim. ama yemek yemeyi severim, tum gun bir seyler tikinabilirim. ama usendim mi de tam usenirim. bu yuzden her seyi az az aliyorum. getir'den veya baska marketlerden eve siparis veriyorum. boylece hem cope atilmiyor hem de surekli markete gidip risk almis olmuyorum.

meyvelerle smoothie yapmak guzel oluyor. süt ve meyvelerimin bozulmamasini buna borcluyum. her sabah yapip iciyorum. icine badem ve ceviz de atiyorum. 3 5 tane atiyorum ve 1 ay belki de daha fazla yetiyor o marketten alinan kuruyemis paketleri. hic de bozulmuyor.


yalniz cok sagliksiz besleniyorsun. canin istemiyor olabilir ama yemen lazim. bagisikligin dusebilir. neden mideni bulandiriyor yemekler ve yemek yiyen insanlar gormek? bunun icin bir doktorla veya psikologla gorusebilirsin.

ac karna jelibon vs yemek benim midemi bulandirir. tuzlu bir sey ararim. kraker de cok yagli bir sey. kuru ekmek ye daha iyi.

ekmek yemem ben, kurur gider cop olur diye. bir ara tost ekmegi alip sorunu cozdum ama sonra onu da bitirememeye basladim. kucuk paketleri de varmis gerci.

peyniri de iyice sarsan buzdolabi posetiyle, bozulmuyor.

tabagina az az koyma. cokca koy ve bitircem de bitir.

sutasin kutuda peynirleri var, dorde bolunmus halde. onun kucuk olanini al. bir karesi 2 catalda bitiyor zaten. 4 gunde yersin.

yemek yerken bir seyler izlesen belki ne oldugunu bile anlamadan bir bakmissin butun tabagi bitirmissin.

bari tavuk ye, al marketten mesela incik kanat. buzluga atmadan once 4e bol onu posetlere. sonra canin ne zaman isterse yap ye. en kolay yemek. yaglamana salcalamana gerek yok. at baharatini ver firina veya tavaya.

makarna yiyorsan da ton baligi ekleyebilirsin.
0
batlegolas
(16.11.20)
Benim haftalık yemeğimi yapan bir kadın var. Küçük boyutta sebzeler alıyorum. Kafasına göre harika yemekler çıkarıyor. Sen de bul böyle bir kadın ve yemek yaptır. Onlardan az az yersin 3-4 günde. Kalan günlerde dışarıdan yersin. Abur cubur yeme, az ama düzgün ye. Pizza boş kalori ve gluten.

İkincisi, çiğ meyve ve sebzeyi akşam saatlerinde yeme. Vücut bunları hızlı bir şekilde sindiremez o saatlerde ve bağırsaklarında çürümeye ve gaz yapmaya başlar. Hatta bakteri florasına zarar verir. Bunları sabah veya en geç öğlen tüket.
0
stewie
(16.11.20)
okb var mı acaba? bozulduğunu düşünüp çöpe atan ve okb tanılı birini tanıyorum da. anası yemek yapıp gönderiyor, 2 gün sonra bozulmuştur deyip atıyor.
0
sutlu nescafe
(16.11.20)
yarım kiloluk süt bile fazla bence. ben minik kutulardaki sütlerden alıyorum hep. çocuklar pipetle içiyor ya hani, 200'lük sanırım. Bir su bardağı yapıyor. Onun bile bazen atıyorum yarısını. Kahvaltıda mısır gevreğini ıslatmak için kullanıyorum mesela, yarım bardak yetiyor. Kutu süt açsam gerisi kalır.

Çikolataların bile minik şişesi var. Asla büyük kutu bir şey almıyorum. "Bu sefer bitiririm herhalde" dediklerimi hep attım.

Bir de, mutfakta vakit geçirmek hoşuna gitmiyor sanırım. Bir gününü feda edip, konserve yapabilirsin. minik kavanozlara koyup, acil yemek istediğimde onları açıyorum ben. hazır konservenin tadını beğenmemem bir yana, bana fazla geliyor miktarı, yine yarısını atmak durumunda kalıyorum.
konserve dediysem, bu seni korkutmasın. patlıcan ve biber kızartmıştım mesela, domatesleri de doğrayıp bir tencerede pişirdim. kızartmayı domatesle karıştırıp, kavanozlara koydum. hazır kızartmalarım var kenarda yani. bunun gibi şeyler yapınca hem evini daha çok sahiplendiğini fark edeceksin, hem de tek kullanımlık sağlıklı gıdaların olacak. muhtemelen istemeyeceksin yapmayı, ama yine de dayanamadım, yazdım :)
0
lovemyself
(16.11.20)
anladigim kadariyla cok tuketim yapmiyorsun bu durumda ornegin 200 ml sut alip bir seferde bitirebilirsin, yogurdu da ayni sekilde tek porsiyonluk olarak alip bozulmadan bir seferde tuketebilirsin, biraz pahali olur ama en azindan israf olmaz
0
exlibris
(16.11.20)
(3)

İkinci ya da üçüncü defa korona

infernalcadre
Durun hemen çeşitli haber sitelerden tanımadığınız adamların haberlerini atmayın.Soru şu; bu aralar herkes "yav eskiden korona nedir bilmezdik, haberlerde duyardık şimdi bize kadar geldi" diyor.Bu ne demek; kendisi ailesi yakın arkadaşı bizzat korona olmuş demek.Bende böyle yaygın bir şekilde ikinci
Durun hemen çeşitli haber sitelerden tanımadığınız adamların haberlerini atmayın.

Soru şu; bu aralar herkes "yav eskiden korona nedir bilmezdik, haberlerde duyardık şimdi bize kadar geldi" diyor.

Bu ne demek; kendisi ailesi yakın arkadaşı bizzat korona olmuş demek.

Bende böyle yaygın bir şekilde ikinci veya üçüncü kez korona olan var mı onu soruyorum. Sağlık çalışanları hariç.

Mesela aradığım cevap; "benim sevgilim ikinci kez korona oldu" gibi yani bizzat gözle görülür elle tutulur örnekler Sağlık çalışanları hariç.
0
infernalcadre
(15.11.20)
"bize kadar geldi" ile ikinci kez korona olmanın alakasını kuramadım -saat geç, algılarım kapanmış olabilir.

İkinci kez enfekte olma konusunda en başta yapılan yayınların güvenilir olmadığı ortaya çıktı. Şu an literatürde güvenilir biçimde ikinci kez enfekte olduğu belirlenen bir kişi var. Virüs DNA'sına bakarak iki virüsün farklı olduğu tespit edilmiş. Bu kişi ilk enfeksiyondan yaklaşık 5 ay sonra ikinci kez enfekte oluyor. Şimdilik bunun ender görülen bir durum olduğu konuşuluyor. Ender değilse de ikinci enfeksiyonun asemptomatik olabileceğini belirtmişler.

Science'tan konuyla ilgili bir yazı: www.sciencemag.org
0
evrim halkasi
(16.11.20)
arkadaş diyor ki; ikinci veya üçüncü defa korona olmuş çok yakınız biri var mı? direkt ilk ağızdan duyduğunuz biri.

benim yok.
0
batlegolas
(16.11.20)
Bizzat tanıdığım var ikinci kez korona olan. Sağlıkçı falan değil. Bir Haziran'da oldu bir ekimde. İkisi de aynı agirliktaydi diyebilirim.
0
sckxyss
(16.11.20)
(16)

yüzyılın kapışması

Jux
hangisi alır?süt dilimi mi, pingui mi?
hangisi alır?

süt dilimi mi, pingui mi?
0
Jux
(13.11.20)
Pingui
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(14.11.20)
@yazdonumu, bal şurubu gibi bişey o, onu diyorsun sanırım. ballı talaş gibi biraz.
0
🌸Jux
(14.11.20)
ikisini de tatmadım ya :( bu duyuru vesilesi ile ikisini de tadacagım sanırım.
0
candide
(14.11.20)
çok net süt dilimi ya. pingui'deki çikolata bence kinder ürünü için ağır bir çikolata. oysa süt dilimi öyle mi. pamuk gibi.
0
heavy smoker
(14.11.20)
@candide, nerede yaşıyorsun, yaşadığın yerde yok galiba, gönderelim birer kutu duyuruca?
0
🌸Jux
(14.11.20)
Kesinlikle pingui bi kere aşırı ferah, süt dilimi bayıcı.
0
ekaterina
(14.11.20)
susatsa da pingui.
0
batlegolas
(14.11.20)
Süt dilimi
0
owaki
(14.11.20)
sutdilimi.

edit. cok cok cok ozur dilerim.
benim begendigim sey ne sut dilimi ne pingui demin resmine baktim. benim sevdigim sey süt burgermiş süt dilimi degil.
0
turbo sadık
(14.11.20)
pingui
0
hazen
(14.11.20)
Pingui
0
taurina
(14.11.20)
Pingui
0
epleindebisous
(14.11.20)
Süt dilimi
0
kararsızataletfilozofu
(14.11.20)
süt dilimi
0
basond
(14.11.20)
pingui
0
oekuklu
(14.11.20)
@Jux istanbulun ortasındayım da ne bileyim hiç bir tadayım demedim ya :/
0
candide
(15.11.20)
(10)

İnternette kimliğinizi ifşa ediyor musunuz?

ElfElf
Mesela burdaki veya sözlükteki nick'lerinizden gidelim.reel hesabınıza yönlendirecek paylaşımlarınız oluyor mu? Gerçek isimlerini zi paylaşıyor musunuz mesela. Ben asla paylaşmam.artık cesaretsizlik mi, paranoya mi, güvenlik mi adını siz koyun.ama bazı insanlarla internet arkadaşlığı'm çok ilerliyor
Mesela burdaki veya sözlükteki nick'lerinizden gidelim.reel hesabınıza yönlendirecek paylaşımlarınız oluyor mu? Gerçek isimlerini zi paylaşıyor musunuz mesela. Ben asla paylaşmam.artık cesaretsizlik mi, paranoya mi, güvenlik mi adını siz koyun.ama bazı insanlarla internet arkadaşlığı'm çok ilerliyor ve adımı bile doğru söylememiş, yaşımı genelde 1 2 yaş büyüttüğüm için yalancı durumundayım ve pişmanlık duyuyorum. Bir yandanda internet arkadaşlıkların'a zaten güvenmiyorum ama o kişi bana karşı dürüst davranmış offf yaa ne'zaman kendime netizen 1 kimlik oluştursa'm böyle vicdan azabı çekeceğim iyi niyetli insanlar çıkıyor karşıma.
0
ElfElf
(09.11.20)
Buradan gerçek kimliğimi söylediğim çok güzel insanlar oldu
0
kisa
(09.11.20)
ben de etmiyorum, ismimi soranlara gerek yok demişliğim çoktur. bu demek değil ki yalan söyleyeceğim. paylaşmak istemiyorum diyeceksin olacak bitecek, yalan söylemek çok saçma. arkadaşlık ilerlerse -ki bu da genelde reelde görüşmeye tekabül eder- o anda söylenir. bence senin durumun kimliğini saklama ihtiyacından çok olmadığın biri gibi davranma hissi gibi ama çok da sallamayayım şimdi.
0
Bruce
(09.11.20)
İsmimi değil de soyadımı herkesin bilmesine gerek yok düşüncesindeyim.
0
secretname
(09.11.20)
burada bir kaç kez adımı yazmıştım ama özellikle belirtme durumu olmadı. "reel hasap" dediğiniz sosyal medya hesabıysa; sözlük dışında kullandığım bir sosyal medya yok.

beri yandan steam hesabım adsoyad şeklinde, pek bir sorun yaşamadım.

hatta "sözlükte mahlasını adsoyad yapacaklar için tek seferlik mahlas değiştirme hakkı veriyoruz." deseler kabul edebilirim.
0
late viper
(09.11.20)
Ifsa etmiyorum ama saklama geregi de duymuyorum.

Nickimden de anlasiliyordur zaten :)
0
brkylmz
(09.11.20)
Durduk yere ifşa etmiyorum ama gerek burdan gerekse sözlükten birine mail yoluyla bir şey göndermem/almam gerekiyorsa şahsi mail adresimi veriyorum ya da oradan mail atıyorum. Dolayısıyla adım soyadım ifşa olmuş oluyor. Bunun dışında duyuru vasıtasıyla tanıştığım birkaç kişi mevcut. Onlar zaten kim olduğumu biliyorlar artık.
0
himmet dayi
(09.11.20)
özel mesajdan muhabbeti ilerlettiğim ya da telefonun numarasını alıp konuştuğum insanlara söylüyorum. ha entrylerimden ifşa olur muyum bilmem ama beni bilen biri birkaç entryime denk gelse ben olduğumu tahmin edebilir :) çok da umrumda değil ifşa olup olmamak. suya sabuna dokunmayan, kendimle alakasız şeyler yazıyorum nasılsa. 2-3 ayda bir eski entrylerime bakıp kişisel ya da duygusal bulduğum şeyleri zaten kendim kaldırıyorum. ama sinirlenip yazıp yazıp sonra aman ifşa olmayalım diye kenarda tuttuğum şeyler var.

onun dışında diğer sosyal mecralarda bolca fake ve kendi kimliğimle açtığım hesaplar mevcut. 4 senedir internetten yeni insanlarla tanışmadım ama 5-6 sene hatta 8 önce tanıştığım insanlarla iletişim halindeyiz. hayatımızın bazı önemli kararlarını birbirimizi etkileyerek aldık, maddi manevi çokça yardımımız oldu genç yaşlarımıza rağmen.
0
black holes in the sky
(09.11.20)
sozluk, gizli olmak zorunda oldugumuz bir yer degil.

bu kadar paranoyak olmani anlayabiliyorum. ulkenin her turlu sapigi var. ancak madem yalan soyleme sonucu sikinti yasiyorsun, en azindan ismini dogru soyleyebilirsin. diger ayrintilari da paylasmazsin. samimilesince paylasirsin. ben istemedigim kisilere isim, yas ve sehir bilgisi vermiyorum.
0
batlegolas
(09.11.20)
Ben çok dikkat ediyorum adımın soyadımın görünmemesine.
0
armagan abanuz
(09.11.20)
Gerekirse soyluyorum ama nadir. Ismimi soylerim, aslinda soyismimi de soylerim su an cunku esimin soyadi ve sosyal medya hesaplarimda gecmiyor. Kizlik soyadim yaziyor o yuzden bulamazlar sosyal medya hesaplarimi da
0
matilda
(09.11.20)
(11)

Psikoloğa sitem edeyim mi?

damba
Bir psikoloğa başlamıştım, ilk seans çok güzeldi, ikimiz de uyumlandık ve beraber çalışabileceğimize karar verdik. Ben de belirttim, bu sıralar acil destek görmeye ihtiyacım olduğunu ve her hafta görüşmek istediğimi kaydettim, tamam vs ayrıldık. İkinci hafta bekledim bir cevap gelmedi sekreterinden,
Bir psikoloğa başlamıştım, ilk seans çok güzeldi, ikimiz de uyumlandık ve beraber çalışabileceğimize karar verdik. Ben de belirttim, bu sıralar acil destek görmeye ihtiyacım olduğunu ve her hafta görüşmek istediğimi kaydettim, tamam vs ayrıldık.

İkinci hafta bekledim bir cevap gelmedi sekreterinden, mesaj attığımda o hafta psikoloğun yoğun olduğunu ve seans veremeyeceğini söyledi, üçüncü hafta da cevap gelmeyince(üçüncü haftanın sonuna kadar bekledim ve pazar akşam mesaj attım sekteye) ben sordum bu sefer bir gelişme var mı diye, haftaya seans verecek misiniz diye, çevrimiçi olduğu halde cevap vermedi yine ertesi gün boyunca.

En sonunda sekretere kibarca en azından seans verilmeyecekse ve düzenli gitmeyecekse söyleseydiniz ben de ona göre bir düzenleme yapardım, artık seans ayarlamanıza gerek kalmadı diye sitem ve eleştiri içeren ama kabalaşmayan bir mesaj attım. Kadın ona da haftasonu mesajlara pazartesi cevap veriyorum demiş (pazartesi 18.00’e kadar cevap vermedi), bugün beni aradığını seans uygunluğu için ama ulaşamadığını belirtmiş (telefonum kapalıydı) Yine de mesaj atamaz mıydı ya, sizi aradım ulaşamadım telefonunuzu açtığınızda görüşebiliriz diye.

Sonuçta ilk seans da olsa psikologla görüşüyorsun, bi beklentiye giriyorsun ama sana bir cevap gelmiyor, bir atraksiyona girilmiyor. Onlar için sadece iş olabilir ama danışan için çok daha fazlası bence.

Sizce psikoloğa da sitem edeyim mi bu konuda? E-mail yazıp? Son kez görüşüp yüz yüze sitem etmek isterim ama bi seansı 300 TL, sitem etmek ve içimi döküp çekip gitmek için 300 TL verecek kadar zengin değilim. Sinirliyim.
0
damba
(02.11.20)
Sekreter seni sallamadiysa psikologun bundan haberi yoktur. Eminim bundan. Seansa gidersen bu bilgiyi kendisine ver.
0
westblack
(02.11.20)
westblack +1

bir de bu işin en garanti yolu ve kısmen de usulü, seanstan çıkar çıkmaz orada sekreterden sonraki seansın randevusunu almaktır.
tabii covid nedeniyle online seans almadıysanız.

bir de, seans için haber beklemeyin, arayın randevu isteyin.
pasif kalırsanız sekreter için öncelik olmazsınız, unutulabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(02.11.20)
@blatta online randevu olduğu için sekreter bana gün içinde ya da bir gün öncesinden randevu verebileceğini söylüyor ve beklememi söylüyordu. Açıkçası ilk seansı alana kadar kadını darladığım için bir daha darlamak istemedim. Bir de ben her hafta bunlara bir sonraki güne randevu versin diye ısrar mı edeceğim?

Uyumlandığın psikolog bulmak kolay değil, galiba biraz çabalamam lazım ama bu armatörlük beni sinir etti. Bu durumu her hafta çekebilir miyim bi düşünebilirim. Keşke sekretere rest çekmeseymişim hemen :D
0
🌸damba
(02.11.20)
öyle şey mi olur ya?
online randevuyla normal randevunun teknik olarak hiçbir farkı yok.
günü gününe ya da ertesi güne randevu alabilirim diye diken üstünde her an randevu mu beklenir?

öyleyse direkt psikologa ulaşıp derdinizi anlatın bence.
çok saçma bir sistem.
0
blatta hiberna
(02.11.20)
Danışan ile bir plan yaptıysa haftalık görüşmeye karar verildiyse bunu düzenlemenin sorumluluğu hem psikologa hem danışana aittir. Sekreter sadece bu işi kolaylaştırmak için var. Asıl sorumluluk o tarafta psikologda. Anlattığınıza göre sorumluluk yüklenemeyen bi psikolog. Ben olsam ben de sinirlenirim, ama gitmem. Paramı başka psikolog denemeye harcarım. Sakıncası yoksa özelden uzmanın ismini de yazarsanız sevinirim. (Ben gidip sitem ediyomuşum, şaka şaka. İsmini bilelim gitmeyelim göndermeyelim)
0
benim bir gizli bildiğim var
(02.11.20)
Psikolog ile iletişiminiz ve uyumunuz iyiydiyse, bence email atıp yazın. Ne kaybedersiniz ki, hiç değilse kendinizi ifade etmiş olursunuz. Ve psikolog kişisi de eğer haberi yoksa sekreterinin vaziyetinden haberdar olmuş olur.
0
fever
(02.11.20)
seansına 300 tl verip, baştan durumu konuşmuş olup, 4 hafta beklemezdim. gider başkasıyla uyumlanırım uzaylı değilim sonuçta. çok kızdıysam emaille kibarca söverim ama artık uyum yoktur ve müşterisi değilimdir.
0
9kuyruklukedi
(02.11.20)
o seni niye arasin? bir suru hastasi var. herkesi arayamaz ya. bosluk olursa haber verir ancak unutmustur sekreter.

bunun takibi psikologa ait degil, sekterek niye var? isleri duzenlesin ve ayarlasi diye.

sen de cok boslamissin, ara sor. her hafta randevu ayarlaman gerekiyor evet. zor bir is degil. ben 2 yildir gidiyorum ve hep de ben arayip gununu saatini belirliyorum. bazen randevular dolu oluyor, ileri tarihe aliyorum ama sekretere diyorum ki eger su gunlerde biri iptal ederse bana bildirin lutfen. o da bildiriyor olursa. basit. her hafta otomatik randevu mu olur? tek hasta sen misin? belki senden once baskasi alacak randevuyu ve sana gun kalmayacak. insanlarin her gunu birbirine denk degil, onlar nereden bilsin senin musait gununu? haftaya carsamba yine ayni saatte randevu verse sonra senin isin ciksa ne olacak? ayarlamasi gereken sensin. seans bitiminden sonra sen istedigin gun ve saate ayarlatacaksin olacak bitecek.

300 de iyi bulmussun. cok pahali artik psikologlar.

sekreter unutmus veya ilgisiz davranmis olarak goruyorum ben burada. sen de mektup bekler gibi bekleme bir daha. ara sor. onlar seni aramaz "x hanim/bey bu hafta bu saatte randevunuzu olusturalim mi?" diye. 495994 tsme hastasi vardir, dedigim gibi hangi birinu arasin?

...
uyumlandiniz diye trip atar gibi mail mi atacaksin? memnun degil misin? arama sorma randevu alma. sen ne turlu mail atarsan at umrunda olmayacak onlarin. bosuna sinir stres yapma.
0
batlegolas
(03.11.20)
Terapilerde seans sonunda sonraki seans planlanır aslında
bu terapist'i sallayabilirsiniz, etik olmayan birisi gibi duruyor
sonraki terapide seans sonu, sonraki seansı planlayın
sizin terapi sürecinizi etkilemesi bu
0
summatinyourteeth
(03.11.20)
Sekretere kendimi ifade etmiştim, sonrasında da psikoloğa yazdım durumu anlattım arkadaşlar. Gerçekten o hafta seans verip vermeyeceğiniz belli olmuyor mu yoksa bu sekreterinizden kaynaklı bir durum mu diye de sordum. Mail adresini bulamadığım için instagram’dan yazdım, yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek için kendimi uzun uzun ifade ettim.

Sonuç olarak:
Gördü ama cevap vermedi. :(

Etik kurallar çerçevesinde cevap vermemiş bunu seansta konuşmak istemiş olabilir gerçi ama benim yüzleşmek ve tekrar seans kovalamak için bir 300 TL vermeye niyetim yok.

Herkese teşekkürler.
0
🌸damba
(07.11.20)
Hindistan iğne deliğinden görünür diye bi laf var çok severim :)
0
benim bir gizli bildiğim var
(16.11.20)
(7)

Depremin bir hızı var mı?

tebaloeyy
Herkese geçmiş olsun öncelikle.Merak ettiğim şey şu; deprem İzmir ve İstanbul'da aynı anda mı hissedildi yoksa sismik dalganın da ses dalgası gibi bir hızı mı var?
Herkese geçmiş olsun öncelikle.

Merak ettiğim şey şu; deprem İzmir ve İstanbul'da aynı anda mı hissedildi yoksa sismik dalganın da ses dalgası gibi bir hızı mı var?
0
tebaloeyy
(02.11.20)
geçen şunu gördüm. Zemine göre bile dalgası değişiyormuş. Uzak yerlere giderken de değişiyordur sanırım:
www.youtube.com
0
nhk ni youkosu
(02.11.20)
twitter.com

İzmirdeki depremin avrupadaki sismik istasyonlara ulaşması
0
freebird5406_2
(02.11.20)
var. zemine gore ve dalga turune gore degisir.
0
turbo sadık
(02.11.20)
fark var, bundan faydalanan deprem önlem sistemleri de var dünyada bazı yerlerde.

Fayın, şehir merkezine uzak olduğu yerlerde, fayda sismik hareket olunca şehirdeki elektrik, gaz vs. kesiliyor, deprem dalgaları şehre ulaşmadan.
0
burfak
(02.11.20)
var, sismik dalga ve zemin tipine göre saniyede yaklasik 5-6 km hizla ilerliyor.
0
ben de
(02.11.20)
Yıllar önce arkadaşımla bir sabah skypeta konuşurken deprem oluyormuş dedi, ben onun söylemesinden 5-10 sn arasında bir süre sonunda hissetmeye başladım.
0
lcha
(02.11.20)
Icha'nin yasadigini bu depremde ben de yasadim., Istanbul'da. Arkadasimla telefondaydik, o deprem oluyor dedi, ben de yoo dedim ama 5 saniye sonra ben de hissettim.

burfak'ın dedigi sey iyiymis. keske bizim ulkemizde de olsa.
0
batlegolas
(03.11.20)
(3)

Üniversitede anti-depresan kullanan oldu mu

wiekannich
Son olaylarla zaten izole olan hayatımız daha da karardı...stresi minimize edip derslere odaklanmaniza yardımcı oldu mu tecrübeleriniz neler ?
Son olaylarla zaten izole olan hayatımız daha da karardı...
stresi minimize edip derslere odaklanmaniza yardımcı oldu mu tecrübeleriniz neler ?
0
wiekannich
(28.10.20)
dersler en son umrumda olan seydi. olumlu etkisi oldu. olumsuz dusuncelerim ve stresim azaldi. odaklanmama yardimci olmadi, o amacla almadim. intihar etmeyeyim diye verdi doktor. etmedim de :)
0
batlegolas
(28.10.20)
batlegolas +1.

olumsuz düşünceler ve stres azalınca insan daha rahat istediği şeyi yapıyor. dolayısıyla ders çalışmak istersen daha rahat çalışıyorsun. bende de olumlu etkisi oldu.
0
mrtkp1234
(28.10.20)
Okul uzadığı için çok kaygılıydım, kaygıdan stresten sürekli aynı sayfayı okuyup okuyup anlamıyodum. Kafamın içindeki sesler yüzünden kitaba odaklanamıyodum. Bi süre sonra uykum geliyordu beyin yoruluyo tabi onca sesten.
Doktor selectra verdi, ne yemek ihtiyacım kaldı ne uyku. Sesler sustu. Ben de okuduğumu anlayarak, acıkmayarak ve uyumayarak güzelce ders çalıştım.

Başka bir arkadaşım ritalin kullanarak mezun olmuştu, çok iyi odaklanıyorum beynimin kapasitesi iki katına çıkıyor diyordu ama ben kullanmadım bilemiyorum, ağır bi ilaçmış.
0
megalomaniac
(29.10.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.