Giriş
(1)

Mutsuz ve enerjisiz olmak

anarsika
İşimden memnun değilim. Stresi çok fazla zaman mevhumu yok. Sürekli işi düşündüğüm ve strese geri döneceğim için evdeki zamanlarımı iyi değerlendiremiyorum hatta sevdiğim insanlara enerjimi veremiyorum yüzüm gülmüyor böyle olunca daha da üzülüyorum kısır döngü gibi bir şey. Nasıl çıkılacak bu durumd
İşimden memnun değilim. Stresi çok fazla zaman mevhumu yok. Sürekli işi düşündüğüm ve strese geri döneceğim için evdeki zamanlarımı iyi değerlendiremiyorum hatta sevdiğim insanlara enerjimi veremiyorum yüzüm gülmüyor böyle olunca daha da üzülüyorum kısır döngü gibi bir şey.
Nasıl çıkılacak bu durumdan var mı bir çözümü?
0
anarsika
(23.05.21)
yeni bir iş arayışına başla. bulunca da ayrılırsın. nasıl bir iş hayatı istediğine karar ver ve görüşmelerinde ona göre bilgi al. ben böyle böyle 4757 iş değiştirdim. tam sevdiğim bir iş buldum dedim şirket kapandı. şans işi biraz da.
0
batlegolas
(23.05.21)
(1)

Çok çabuk üşütmek

dougsampson
Evet arkadaşlar soru başlıkta. Bir yerde 10 dakika hafif rüzgar alsam 4 gün iptal oluyorum. Gece ter atmalar, eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlikler... Ateş olmuyor ama genel halim bitik oluyor.Bu kadar çabuk üşütmenin, hemen yıkılmanın spesifik bir sebebi var mıdır arkadaşlar? Bu işlere hangi dok
Evet arkadaşlar soru başlıkta. Bir yerde 10 dakika hafif rüzgar alsam 4 gün iptal oluyorum. Gece ter atmalar, eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlikler... Ateş olmuyor ama genel halim bitik oluyor.

Bu kadar çabuk üşütmenin, hemen yıkılmanın spesifik bir sebebi var mıdır arkadaşlar? Bu işlere hangi doktor bakar? Bu arada 187 boyunda 100 kg adamım. Annem de sık hasta oluyorum diye “kalıbının adamı değilsin” der hep :D
0
dougsampson
(16.05.21)
bence önce dahiliyeye gidin. o sizi gerekirse branşa yönlendirir.

bağışıklığınız düşük sanırım. doktor olmadığım için özel bir tavsiye veremem. sadece iyi ve sağlıklı beslenin, bol su için. :)
0
batlegolas
(18.05.21)
(7)

nefesim daralıyor

batlegolas
her şey çok fazla değil mi ya? ülke gündemi çok kalabalık. günde 5245 tane olay, açıklama, karar, yasak... ekonomi rezil bir halde. dolar, euro çoştu. hiçbir şey alamıyoruz. halk olarak battık. çok zor hayatlar yaşıyoruz. intihar eden insanlar var.çok fazla ya, bunalıyorum.3 yıldır tatil yapmıyorum.
her şey çok fazla değil mi ya? ülke gündemi çok kalabalık. günde 5245 tane olay, açıklama, karar, yasak... ekonomi rezil bir halde. dolar, euro çoştu. hiçbir şey alamıyoruz. halk olarak battık. çok zor hayatlar yaşıyoruz. intihar eden insanlar var.

çok fazla ya, bunalıyorum.

3 yıldır tatil yapmıyorum. sağlığım kötüleşti. maddi durumum kötüleşti. işimle ilgili acayip büyük bir travma yaşadım. şu sıralar onun etkisi hala sürüyor. iş konusunda şanssızım. aile konusunda şanssızım. aşkta da şanssızım. parada tam şanssızım.

özel en ufak bir şey alamıyorum. kolye bile alamıyorum ya. giderlerimi karşılayabiliyorum sadece. bu beni çok etkiliyor. kendimi çok kötü hissettiriyor. çok bunalıyorum. psikoloğa gidemiyorum çok pahalı. antidepresanım var ama yetmiyor işte terapi lazım. kedime zor yetişiyorum. bir de o hastalandı iyileşti. dertlerim hep üst üste geliyor. annem olmasa zaten asla istanbul'da yaşayamazdım.


çok daralıyorum çok. çok fazla şey oluyor. ben yetişemiyorum. kendi sorunlarımı toparlamaya yetişemiyorum. bir de üstüne ülke problemleri. cidden çok fazla. sorunlar çok kalabalık. her şey üst üste geliyor. her şey çok fazla.

bu nasıl devam edecek böyle? nasıl düzelecek?
0
batlegolas
(13.05.21)
Çok haklısın. Çoooookkk haklısın.

Ben de 18 yıldır tatile gitmedim. Yaş 39. 2 erkek kardeşim var biri evli çocuklu ve işsiz diğeri 25 yaşında ve işsiz, ikisi de iş bulamıyor bir tek ben çalışıyorum. Herkese yetişecem diye kredi üstüne kredi çekiyorum ama bunlar keyfi şeyler değil işte napıcan, mecburen yapıyoruz.

Sevgili arkadaşım sıkıntında çok haklısın ve bunları sen bu hale getirmedin. Tek tek biz yapmış değiliz bunları. Evvelki nesiller yaptı ve temizlemesi bize düşüyor evet, dünyanın en saçma gerçeği bu. Ama bu böyle, eğer biz bişey yapmazsak gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluk bizde olacak, öncekilerde değil...

Sevgili arkadaşım gerçekten çok haklısın ama sen bir insansın ve bu ülkenin, bu dünyanın sana çok ihtiyacı var. İyi olmak bile hayata ve insanlığa bir pozitif katkıdır. İyi ol lütfen. Bak sana iki şahane kitap:

1. David Burns'ün İyi Hissetmek kitabı
2. Doğan Cüceloğlu'nun İçimizdeki Çocuk isimli kitabı

Bu ikisini uygulaya uygulaya oku, mutlaka yap. İnan ki psikoterapiye gitme ihtiyacın %80 azalacak. Daha konuşacak birini bulamazsan gel bana de ki arkadaş çok bunaldım beni bi dinle de, dökül dökülebildiğin kadar, sayende bari iyi bir işe yarayayım ben de. Hm? Ben bütün samimiyetimle varım. Çok haklısın, ama bitecek bu günler üzülme.
0
1bir1bir1
(13.05.21)
Kitapları sana şahsen bayram hediyesi etmek isterim, kabul edersen.
0
1bir1bir1
(13.05.21)
cevaplarınız için çok teşekkürler.

@gabe h coud - öyle gerçekten. ne yapıp ne edip bu ülkeden gitmeli. alanımda para var ama çok değil. hem beklemem gerekiyor deneyim kazanmam için. sancılı bir süreç olacak maddi açıdan. kendi kendimi geçindirebilene kadar işkence.

@1bir1bir1 - ayy sizin de durumunuz fenaymış. herkes böyle cidden ya. bir arkadaşım var o hariç herkes böyle çevremde. o arkadaşım her konuda oldukça şanslı. insan imreniyor. kitap önerileri için çok teşekkürler. yalnız o konuda şu sıralar hiç iyi dğeilim. en son 3 ay önce kitap okudum. şu sıralar hiç okumak gelmiyor içimden. boşuna almayayım sizden çok teşekkür ederim ince teklifiniz için. ama keyfim biraz daha düzeldiğinde, biraz enerji geldiğinde okuyacağım. kitapların ismini arkadaşlarıma yazdım bile. alalım okuyalım diye.
0
🌸batlegolas
(13.05.21)
Çok iyi ettin, yine de enerjinin gelmesini beklemek enerjinin gelmemesine sebep oluyor, bir abla tavsiyesi olup yıllardır tecrübe etmekteyimdir. Kendini zorlayacan kuzum, imkan bulduğun an dışarı çıkıcan yok bulamadın evde ip atlayacan takla atacan bişey yapacan. Yoksa enerji gelmediği gibi, vücut enerji toplama düşüncesiyle daha da ağırlaşıyor (evet kilo almaktan bahsediyorum) ve harekete geçmek daha da zorlaşıyor. Hareket etmeye etmeye bu sefer kaslar gevşiyor zayıflıyor ve tuvalete gitmek bile acı verir hale geliniyor. Depresyonu büyük bir sivrisinek gibi düşün ve kovala onu başından. İcabında peşine düş ve öldür. Yoksa geçmiyor ablacım, genç yaşta hastalık sahibi olunuyor...
0
1bir1bir1
(13.05.21)
Ben geçmişi bir ibret alanı olarak hatırlamayı tercih ediyorum.

1 odada sığıntı olarak 6 yıl yaşadık annem ve iki kardeşimle. Annem ekonominin şahlandığı dönemlerde akşam pazar dağılırken milletin elindeki paranın belki de onda birine pazarına çıktı. Ben fırınlardan ıskarta/bayat etmek aldım.

Hatta babamız da bir depresyon sonucu intihar ederek ayrıldı aramızdan.

Şu an 4 kişi standarta yakın bir hayata kavuşmuş durumdayız çok şükür. Ama annem pes etse ve bize destek olmasa, kardeşimle ben ders çalışmayı bıraksak şu an ne kardeşim avukat ne de ben akademik personel olabilirdim.

Kendimden örnek vererek bak benim yaralarım daha derin demek değil amacım. Eğer öyle hissettirdiysem özür dilerim. Sadece hayatına giren olumsuzlukların yarın karşılaşmamaya karşı kendi geliştireceğin reflekslerle savuracağın şeyler olduğunu, yaşamın tecrübelerle dolu olduğunu, ölürken bile yaşamadığımız milyonlarca tecrübe olacağını, aynı suda iki defa yıkanamayacağımızı bilmeni isterim.

Şu an yaralar alıyorsun. Hayatta kaldığın sürece yaralar seni daha da güçlendiriyor.

Son olarak kendini gündemden soyutlayabildiğin kadar soyutlamanı öneririm.
0
armagan abanuz
(13.05.21)
çok detay vermediğin için anlattığın kadarıyla bir tavsiye vereyim: ülkeyi boşver, haberleri izleme, bunları kafana takma.

yapman gereken tamamen, baştan sona a'dan z'ye kendi hayatına odaklanmak. bulunduğun durumu nasıl iyileştirebileceğine bakacaksın onun dışındaki her şey (özellikle siyaset) fasa fiso.
0
roket adam
(13.05.21)
Yalnız terapiye gittiğinde cebinde parayla çıkmış olmayacaksın o seanstan. Daha somut ve getirisi yüksek şeylerle ilgilenmen şart.
0
Avoiding The Puddle
(16.05.21)
(19)

Hazır baklavayı mı daha çok seviyorsunuz ev baklavası mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Sorum basit: Ev baklavası mı seviyorsunuz yoksa hazır baklava mı? Ben hazır baklava seviyorum nedense. Ama hafif olmalı. Annemin yaptığı baklava efsanedir. Bayramda herkes anneme baklava yapıp yapmadığını sorar, gelen gidene yetmez bile. Ama buna rağmen ben nedense hazır baklava s
Merhaba arkadaşlar,

Sorum basit: Ev baklavası mı seviyorsunuz yoksa hazır baklava mı? Ben hazır baklava seviyorum nedense. Ama hafif olmalı. Annemin yaptığı baklava efsanedir. Bayramda herkes anneme baklava yapıp yapmadığını sorar, gelen gidene yetmez bile. Ama buna rağmen ben nedense hazır baklava seviyorum. Siz ne seviyorsunuz?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(13.05.21)
kaliteli bir baklava ise hazır baklava. kalite standartım yüksektir, baklavanın içindeki fıstığın kalitesini, kullanılan tereyağını çok rahat bir şekilde ayırt edebilirim. antep'te bile 6-7 tane baklavacıyı kaliteli sayabiliyorum.


onun haricinde her şey için ev baklavası. hatta sütlü ev baklavası :)
0
a darkness coming
(13.05.21)
Ben annemin yaptigi baklavayi diger tum denediklerime tercih ederim. Yalniz hazir baklava denen tek bir sey de yok ki, farkli farkli yerlerin farkli farkli baklavalari var. Belki biyerlerde annemden daha guzel baklava yapan yerler vardir ancak ben henuz denememisimdir.
0
j r r tolkien hayrani
(13.05.21)
Hazır ya
0
ananiyimioguz
(13.05.21)
ev baklavasını hiç sevmem. pastane baklavasına ise ba-yı-lı-rım.
0
hlot
(13.05.21)
Bu soru benim için cevizli mi fıstıklı mı anlamına geliyor. Yediğim tüm ev baklavaları cevizliydi çünkü. İkisi arasında fıstıklıyı tercih ederim kaliteli bir yerden ama cevizli yiyeceksem şayet kesinlikle ev baklavası diyorum dışarıdan cevizli baklava almam. Belki de alırım çok canım çektiyse bilemedim şimdi hepsi benim bebeklerim.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.05.21)
hazır. zaten neredeyse her şeyin ev yapımından ziyade hazırını severim.
0
candide
(13.05.21)
ev baklavasının en iyisi bile belli bi standardı yakalayamıyor ki çok benim diyen kişiden yedim.

Hazır baklavaların da dandiği çekilmiyor hiç ama kalitelilerine bayılırım.

Tabii ki fıstıklı olacak bi de
0
nundu
(13.05.21)
yaslandikca ev baklavasini daha cok sevdigimi fark ettim.
0
baldur2
(13.05.21)
Cevizli de ev baklavasi, fistikli ise Antep Kocak baklava
0
balpolen
(13.05.21)
karar veremedim ya. cevizli ev baklavası da orgazmik.

ben fıstıklı hazır tel kadayıf üstüne kaymak deyip geçiyorum.
0
bohr atom modeli
(13.05.21)
ev baklavası acı bir tecrübedir.
0
mikahakkinen
(13.05.21)
Ev baklavası hayatımda yediğim en noktan tatlı olabilir ya. Kim yaparsa yapsın. Sözde annem de iyi yapar. Dedim anne bu şeyi yapma. Kullandığın şekere yazık. En kötü hazır baklava, en iyi ev baklavasına 10 basar 8 e katlar.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.21)
baldur2+1
Yas aldikca ev baklavasi daha iyi gelmeye basladi. Hazirlar sekerli hamur gibi geliyor artik. Bizde ev baklavasinin dilimi tas gibi agirdir, ozellikle en alt tabaka mukavva gibi olur. Ici ceviz doludur, kivamini, agdasini cok iyi tutturur annem. Gavurun dedigi acquired taste kavramina ornek bence ev baklavasidir
0
neverletyougodown
(13.05.21)
Hazır. Ev baklavasından hoşlanmıyorum.
0
meraklitursucu
(13.05.21)
hazır baklavayı daha çok seviyorum. fakat güzel yapılmış ev baklavasının da tadı bi başka oluyor.
0
false pretension
(13.05.21)
valla gaziburma gibi yerlerde yapılan hazır baklava ev baklavasını ikiye böler beşle çarpar.

düzgün hazır baklava her türlü ev baklavasını yer bitirir.
0
avianthem
(13.05.21)
ev baklavasının hastasıyım. anneannem muhteşem yapardı ve yarım tepsiyi 3 günde tek başıma yerdim. onun tarifiyle ben de yaptım ama onunki kadar güzel olmadı. ama inanıyorum bir sonraki denememde daha güzel olacak.

cevizli ev baklavası kalp ben.
0
batlegolas
(13.05.21)
Ev baklavası kötü ya.
En büyük sebebi o hamurunu zar gibi açmak ya makine ya da profesyonellikle mümkün. Tabi baklava için özel unlar falan da var. Mesela hazır baklava hamuru(açılmış) satılıyor marketlerde. Onunla yapınca ancak hazıra yakın oluyor. Öteki türlü, ev baklavası şekerpareden farksız geliyor bana, tortu gibi.

Evde soyarak kızartılan patatesle burger king patatesi kadar farklı.
0
neysene
(14.05.21)
hazir iyidir. ev baklavasini kimin yaptigina gore ve o gunku sansina gore 1000 cesidi oluyor. hazirda ne cikacak biliyorsun. dandiginin de pahalisinin da kendine gore bir standardi var.
0
robokot
(14.05.21)
(16)

30 yaşına gelmem ama işim yok diye bana harçlık verilmeye çalışılması

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bendeniz 30 yaşına gelmiş ve henüz kariyerinde istediği atılımı gerçekleştirememiş birisiyim. Son tam zamanlı işimden ayrılalı 3 yıl olacak 1 ay sonra. Doğru düzgün bir iş bulamadığım için serbest çevirmenlik yapıyorum. Hoşuma gitmiyor serbest çevirmenlik ama hiç değilse geçimimi
Merhaba arkadaşlar,

Bendeniz 30 yaşına gelmiş ve henüz kariyerinde istediği atılımı gerçekleştirememiş birisiyim. Son tam zamanlı işimden ayrılalı 3 yıl olacak 1 ay sonra. Doğru düzgün bir iş bulamadığım için serbest çevirmenlik yapıyorum. Hoşuma gitmiyor serbest çevirmenlik ama hiç değilse geçimimi sağlayacak parayı çıkarıyorum. Adam gibi bir iş bulana kadar böyle devam.

Ailemle yaşıyorum. Bir düzen kuramamış olmak, hala ailenin dizinin dibinde olmak pek hoşuma gitmiyor ama ne yazık ki işleri bir türlü rayına oturtamıyorum. Yaklaşık 3,5 yıldır ailemden para istemiyorum. Zaten öyle çok para harcayan bir tip de değilim. İstediğim şeyi peşin peşin alabiliyorum çok şükür.

Ama bir durum var ki çok fena canımı yakıyor. Yakın çevrem, bazı akrabalarım falan adamakıllı bir işim olmadığı için bana harçlık vermeye çalışıyor. Biliyorum beni sevdiklerinden ama 30 yaşına gelmiş biri olarak benliğim kaldırmıyor artık. Fakir değiliz fukara değiliz. Kirada oturmuyoruz. İnsanlar neden hala gururu incinir mi demeden belli bir yaşa gelmiş insanlara harçlık vermeye çalışır? Sağ olsunlar var olsunlar ama harçlık da bir yere kadar sonuçta.

Ben zaten kendimi bildim bileli dik kafalının, kimseye eyvallahı olmayanın biri oldum ve hiçbir konuda yardım almayı kolay kolay düşünmedim. Her şeyi kendi başıma halletmeye çalıştım. Böyle birileri harçlık verince kendimi zayıf hissediyorum. Zaten ihtiyacım yok. Kabul etmeyince bana darılıyorlar. Kardeşim her ay 500 TL harçlık veriyor ve hiçbir şekilde geri çevirmeme izin vermiyor. Doğal olarak kötü hissediyorum.

İşin diğer boyutuysa almak istemediğim için verilen harçlıkları harcamaya dair içimden en ufak bir istek bile gelmiyor. Kendi param gibi göremiyorum, birisi tarafından emanet bırakılmış gibi geliyor. Ayıp olmayacağını bilsem verilen bütün harçlıkları bir hayır kurumuna bağışlarım. Oysa kendi param söz konusu olunca şunu da alsam bunu da alsam diye hep plan yapıyorum ve harcamak inanılmaz tatlı geliyor.

Sizce ne desem de karşı tarafı kırmadan incitmeden harçlık vermemeleri gerektiği konusunda ikna etsem? "30 yaşına geldim."," Ben kendi paramı kazanıyorum zaten." lafları işe yaramıyor maalesef. Böyle durumlar yaşayanınız var mı? Siz olsanız nasıl hissedersiniz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.05.21)
Çevrenize remote/home Office çalıştığınızı söyleyebilirsiniz. Ki zaten kısmen öyle yapıyormuşsunuz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.21)
Harçlığı yaşla ilgili görmeyenler var bence, örneğin annemin dayısının anneme harçlık vermişliğini görmüşüm. Her zaman düzenli değil de kırk yılda bir misal, istediğin bir şey alırsın diye hediye babından. Tam da harçlık sayılmaz gerçi bu, şimdi yazarken farkettim.

Durumunuzu tam kestiremiyorum ama babadan, kardeşten her türlü harçlığa tamamım :))
Yaş kaç olmuş, iş de var ama babam harçlık verince alırım yine şakasını yapar eğleniriz.

Bayram harçlığı da 1lira bile olsa alırım, maksat eğlenmek
0
epitaf
(09.05.21)
Ben bu kadar katı olmazdım. 28 yaşındayım. Anneannem bazen harçlık verir, her harçlık verdiğinde gülerim. Şöyle güzel bir söz var. Kaç yaşında olursanız olun anneniz, babanız hayattaysa hâlâ çocuksunuz demektir. Evlenince gelinle damada takılan paralar da bir bakıma harçlık sayılır. Ben bir gün baba olursam çocuğum 40 yaşına da gelse para veririm.
0
dissendium
(09.05.21)
freelance işlerden gelen paranın yettiğini ihtiyacın olmadığını söyleyebilirsin. gurur yaptığını düşünürlerse daha çok ısrar edecekler. bir de acaba annen-baban durumu görüp yönlendiriyor olabilir mi, oğlum kardeşine arada destek ol gibi ?
0
orpheus
(09.05.21)
"Ayıp olmayacağını bilsem verilen bütün harçlıkları bir hayır kurumuna bağışlarım."

E bagislayin...
0
invictae
(09.05.21)
@ orpheus Annem, bu konularda katı olduğumu bildiği için bir şey söylemez. Zaten söyleme gereği duysa da söylemez direk kendi verir harçlığı bana.

@ invictae Duyarlarsa kırılırlar.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.05.21)
Bana ana noktayı kaçırıyorsunuz gibi geliyor. İnsanlar "size acıdıkları" ya da "doğru düzgün işiniz olmadığı" için değil, kendileri iyilik yapmak istedikleri için para veriyorlar. Eğer rahatsız olma nedeniniz muhtaç görünüyor olmaksa, muhtemelen o sadece sizin kafanızda olan bir düşünce. Karşı tarafın öyle düşündüğünü zannetmiyorum.

Ben de 30'a yakınım, anneannem her gördüğünde harçlık verir. Bi ara anneannemin yıllık emeklilik maaşından fazla para kazanıyordum bir ayda, o zaman da veriyordu. Şu an işsizim, yine vermeye çalışıyor. Konunun benimle ilgisi yok yani, onun kendince iyilik yapma şekli bu. Vefat etmeden önce dedemin babannemin falan davranışları da böyleydi.

Ben sizin yerinizde olsam parayı alırım, kullanmak istemiyorsam da sonra onları ziyarete giderken o parayla tatlıdır, işte küçük hediyelerdir falan öyle şeyler alıp giderim. Hem iyi niyetleri için teşekkür etmiş olursunuz, hem de "bakın ben de size bir şeyler alıyorum" mesajı vermiş olursunuz. Win-win durumu gibi. Aranızdaki bağ güçlenir.

Tabi bunları akrabalarınızın kötü niyetli insanlar olmadığını varsayarak söylüyorum. Eğer gerçekten size kendinizi kötü hissettirmek istiyorlarsa kırılırlar mı falan diye düşünmeden hayır demek lazım.
0
plutongezegendegilmi
(09.05.21)
ben üstte yazılanlara katılmıyorum. 30 yaşındaki birine kimse harçlık vermez normalde. iyi niyetli kişiler var da olabilir ama ben çoğunluğun acıdığını düşünüyorum. insanların kafasında "ay 30 yaşına gelmiş hala işi yok, ne evlenebilmiş ne düzen kurabilmiş yazık" düşüncesi oluyor. eğer ısrarla söylemenize rağmen hala vazgeçmiyorlarsa kendi düzeninizi kurmanız lazım ki sussunlar. yani bir birey olduğunuzu göstermeniz lazım. bunun yolu kendi ayaklarınızın üstünde durmaktan geçiyor. aslında durabiliyor gibi gözüküyorsunuz ama bizim milletimiz için tam zamanlı bir işinizin olması ya da ana babadan ayrı yaşamanız, evlenmeniz vs. gerekiyor. ben olsam tam zamanlı iş bulmaya çalışırdım. kendim de şu an freelance takılıyorum ama bu düzen böyle gitmez, farkındayım. tam zamanlı işten sonra da ufak ufak ayrı ev bakmaya başlamanız gerek. herkesin şartları farklı tabii ki ama çok ekstrem bir durum olmadığı müddetçe 30 yaşındaki birisi ana babası ile yaşamamalı.
0
rose parks
(09.05.21)
Konu sahibi iş bulsa, o da ailesiyle yaşamazdı. İş bulamadığı için freelance devam etmek zorunda olduğunu yazmış. Bizim toplumda böyle freelance olanın işi yok. Memur olmalı ya da özelde olmalısın.
0
gelmeistemem
(09.05.21)
Tutup alakasız uzak akrabalar veriyorsa sevimsiz ama genel olarak ben de çoğunluğa katılıyorum. Rahmetli anneannem demans yüzünden iyice aklı karışana kadar bana ara sıra harçlık verirdi. Şu an 37 yaşımdayım, evliyim, kendimize yetiyoruz ama iki hafta önce babam "tamam ihtiyacınız yok ama ben böyle daha huzurlu oluyorum" diye zorla para verdi, aldım harcadım valla, ne yapayım ¯\_(ツ)_/¯

Yine bu sıralar yurt dışında yaşayan halam burada, kendisi köydeyken onun adına almam gereken şeyler için para bıraktı bana, fazla vermiş, aldım hallettim dedim, çocukmuşum gibi "üstü sende kalsın kızım" dedi, ben de o parayla buradan yanında götürmesi için bir şeyler aldım hazırladım @pluton'un dediği gibi.
0
kobuzchu kiz
(09.05.21)
Bence cok konuyu takmamak lazim iyi bir gelirim var ama harclik gelse allah bereket versin der atarim cebe. Guler gecerim.
Babannem hala her ay butun cocuklarina esinden kalan maasi harclik gibi paylastirir. Cocuklarin hepsi evli barkli en kucugu 55 yasinda.
0
kuzey li
(09.05.21)
ailenizle yaşıyorsunuz ve evli falan da değilsiniz, dolayısıyla ailenin çocuğu olarak görülüyorsunuz.
onlar da kendilerince ilgileniyorlar.

evet, aslında bir anlamda dediğiniz gibi bir his yaratması normal ama bence iş güç meselesi sıkıntıda olduğu için normalden daha hassas davranıyorsunuz.
emanet para gibi görüp bağışlamayı düşünmek falan abartılı.
biriktirin, yatırım yapın o zaman.
0
blatta hiberna
(09.05.21)
Bence siz inciniyorsanız onların da incinmemesi için çabalamayın. Bazen 1 sefer sert çıkış yaparsınız ve konu kapanır, gereken budur.
0
megalomaniac
(09.05.21)
yıldırma politikası olarak çar çura harcadığınızı göstermek. saçma sapan şeylere cok para verirseniz "ulan bu bizden zengin" imajı yaratbilirsinizs

iyi niyetli yöntem: size harçlık verenlere bahanelerle hediye al para dönsün 500 lira verdiyse 500 liralık bi şey al ver kendisine internette gördüm aldım fln dersin

kenara atma fikrine ben de sıcak baktım kumbara yap doldur içini. öyle zamanda hayat kurtarır ki kumbara. bizzat size lazım olmasa da yakınınıza sıcak para bulundurmak güzeldir imkan var yapabilirsiniz. çok alınacak bir durummuş gibi gelmedi. verenlerin "minnet etmelisin bana" iması yoksa güzel bi şey harçlık
0
ala09
(10.05.21)
Bence biraz hassasiyet göstermişsiniz, bizim toplumda aile fertleri birbirine bu tür destek olmayı sever, hatta normaldir. Çok hoşunuza gitmiyorsa da, kendi bütçenize karıştırmadan bir köşede ayrı biriktirin. Ama ben olsam sevinirdim doğrusu.
0
firez
(11.05.21)
rose parks +1

megalomaniac +1

kabul etme, istemiyorum de, parayı bırak git. zorla cebine mi sokacak? sokarsa da çıkar. "ihtiyacı olan birine verin de bari bir işe yarasın" falan de.

çok benzer olmasa da hissettiğini anlıyorum. 12 yaşımda babamı kaybettim. ama annem çalıştığı için ve babamdan maaş bağlandığı için durumumuz iyiydi. evimiz de vardı. ama sırf babam yok diye lisede öğretmenler karar vermiş beni alışverişe götürmüşlerdi. yalandan en başarılı sensin sana hediye alacağız dediler. ama herkesten de saklıyorlar. madem başarılıyım ilan et tebrik et. he dedim canım he yemezler. ayakkabı aldıracaklardı bana istemedim. zaten ayağımda o senenin son model nike'ı vardı. yalvar yakar aldırmıştım anneme, annem de kızıp başka ayakkabı almayacağım demişti. ben de çok sevdiğimden her gün onu giyiyordum. bir kız olarak erkek ayakkabısı giyiyordum ama ergenlik işte havalı geliyordu. galiba o ayakkabıyı kötü bir şey sandılar ama pahalı bir ayakkabıydı yani. neyse direttim ve kesinlikle aldırmadım okula geri döndük. sırf muhtaçmışım gibi düşündüklerinden yaptılar bunu ve ben okula dönünce arkadaşıma sarılıp ağladım, babam yok diye muhtaç değiliz biz diye.
0
batlegolas
(13.05.21)
(10)

Pandemide evden çalışanlar

asaf
Ne iş yapıyordunuz ve yaptığınuz işi tamamen evden çalışmaya nasıl entegre ettiniz? Herkes mi hemen tamamen online olabilecek işler yapıyordu?
Ne iş yapıyordunuz ve yaptığınuz işi tamamen evden çalışmaya nasıl entegre ettiniz? Herkes mi hemen tamamen online olabilecek işler yapıyordu?
0
asaf
(09.05.21)
Devlet okulunda öğretmenim. Kısa aralıkları saymazsak 1 yıldır evdeyim.
0
ruhen hastayim ben
(09.05.21)
Benim alanım dış ticaret. İşe girerken bana ik, haftada bir gün evden çalışılabildiğini söylemişti ve bu konuşma pandemiden önceydi. Covid yoktu ortada. Sonra ben işe başladığımda sordum evden çalışma düzenini nasıl ayarlıyorsunuz diye, ekip kahkaha atmıştı. Kim söyledi sana onu bizde evden çalışma yok demişlerdi. Meğer, bizim birim müdürümüz özel olarak izin vermiyormuş evden çalışılmasına. 2020 şubat ayında daha hiçbir şirket evden çalışmaya geçmemişti bizim bildiğimiz, dedim ki ben artık bu hakkımı kullanmak istiyorum, sonuçta bu işe alırken bunu teklif ettiniz bana. Direkt kestirip attı, bizim işimiz HİÇ uygun değil dedi.
Daha bir ay olmamışken, türkiye’deki ilk covid vefatıyla eve geçtik. Çünkü aynı gün şirkette temaslı insanlar olduğu söylendi.

Şimdi bu HİÇ uygun olmayan işi nasıl adapte ettik? Aslında biz ona adapte olduk. Bütün ofisi, yazıcıdan tarayıcıya, kaşeye antetli kağıda kadar eve taşıdık. Günde ortalama 3 kez eve kurye geliyor. Bazılarında evrak getiriyor, bazılarında evrak götürüyor.
İş yerimiz merkeZi bir yerde ve tüm ekip (1 kişi hariç) ofise bayağı yakın oturuyoruz. Bu sebeple kuryeler ofise gideceğine eve gitmiş oluyor. Tek değişen şey bu oldu.
Uzakta oturan arkadaşımızda ise laptop harici bir şey yok. Onun kağıt işlerini back up’ı yapıyor. Ama hepimiz uzakta otursaydık asla evden çalışmaya geçirmezlerdi.
Örneğin şu an bile, yazlığa gideyim oradan çalışayım diye bir durum yok. Yazlığı da geçtim, (yasakların olmadığı zaman) yarım gün kadıköy’e gideyim, orada arkadaşımla çalışayım; bu da yasak...
bizde kullanılan bazı evraklar tüm dünyada hard copy olarak işlem görüyor. Bu sebeple sadece bir bilgisayar ile bu işin yürümesi imkansız.
Satış/pazarlama birimlerinde ve bankalarda çalışan tüm arkadaşlarım komple eve geçti ve istedikleri evden çalışabiliyorlar. Bir de yazılım sektöründe olanlar tabii birim fark etmeksizin eve geçtiler.
0
irene
(09.05.21)
Şirketin yarısı satışcı, tüm şirketler eve geçince doğal olarak evden yürüyebildi ama pandemi bitince ofise dönülecek.

Ben analistim, işim raporlama üzerine ve sadece laptop ile çalışıyorum. Benim çok kolay oldu.
0
jazzabel
(09.05.21)
Satın almaya bağlı çalışıyorum. İşim tedarikçilerle. Ofiste pek işim olmuyordu zaten. Şu an tedarikçiye gitmemize de izin verilmiyor. Evden mail, telefon vs. ile halletmeye çalışıyoruz.
0
himmet dayi
(09.05.21)
avukatım. danışmanlık ağırlıklı bir ofiste çalıştığım için bir yıldır iş için evden çıktığım sayılıdır. benim için kolay oldu. evde de olmak zorunda değilim, başka yerlere de gidebilirim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.05.21)
mali müşavirim. kendi ofisim var, serbest çalışıyorum. elemanım da tam pandemi öncesi şubat sonunda istifa edip gitti, yeni eleman aramaya kalmadan salgın patladı.

ofise otobüsle dolmuşla giderdim (park yeri yok). o yüzden bütün işi gücü eve taşıdım. zaten bana gerekli olan bir masa, bir telefon, bir bilgisayar. elemandan da tasarruf ettim, evde kimi zaman gece, kimi zaman gündüz kafama göre çalışıyorum. zaten gelenim gidenim olmazdıi ofis telefonundan arayan olmazdı. benim için pek bir şey değişmedi.

bir yere gideceğim zaman eve gider, arabayı alır öyle giderdim, oh şimdi evden çıkıp arabamla gidip, geri eve geliyorum.

sadece ciddiyeti kalmadı. kıçımda şort, üstümde yırtık tişörtle iş yapıyorum, yorulunca yatıp uyuyorum. giyinip kuşanıp ciddi şekilde işe gitme, sabah 9 akşam 6 masamda çalışma kavramını kaybettim. kendi ofisimde kendi işimi yapıyor olsam da bir ciddiyeti vardı, o kalmadı.
0
kibritsuyu
(09.05.21)
çevirmenim. zaten 10 yıldır evden çalışıyordum, evden çalışmaya devam ediyorum. benim için değişen bir şey olmadı.
0
lesmiserables
(09.05.21)
yazılımcıyım zaten anlatmaya gerek yok devamını, bilgisayar ve internet olan her yerden çalışırım
0
nahtoderfahrung
(09.05.21)
grafik tasarımcıyım. bilgisayar ve internet olan her yerden çalışırım +1
0
batlegolas
(09.05.21)
elektronik ve yazılım sektöründeyim. 2012den beri ofisi/atölyeyi kapatıp eve geçmiştim ve danışmanlık modeli ile çalışıyordum zaten. bu yüzden de çoğu zaman müşterinin ofisi/atölyesini kullanıyordum. evin bir odasını çalışma odası yaptım. fakat sektör elektronik olunca bu oda daha çok bir elektronik ar-ge atölyesini andırıyor. böyle bir alanım olmasa evden çalışamazdım.
0
orpheus
(09.05.21)
(4)

Kedide Antibiyotik yarası

kaptan maydanoz
Antibiyotik iğnesi sonrasında Kabuk bağlamıştı 1 lira boyutunda. Oradaki tüyleri döküldü kabukla birlikte. Yerine yeni tüyler çıkacak mı?
Antibiyotik iğnesi sonrasında Kabuk bağlamıştı 1 lira boyutunda. Oradaki tüyleri döküldü kabukla birlikte. Yerine yeni tüyler çıkacak mı?
0
kaptan maydanoz
(07.05.21)
benim kedim de geçen hafta antibiyotik vuruldu ama böyle bir şey olmadı. 5 gün vuruldu hatta. veterinerinize danışın isterseniz.
0
batlegolas
(07.05.21)
@batlegolas veterinere sordum antibiyotik yaparken kendini kasmışsa ödem olmuştur dedi. Tüyleri dökülür dedi. Ama sormayı unutmuşum geri çıkacak mı diye.
0
🌸kaptan maydanoz
(07.05.21)
zamanla çıkar. merak etmeyin.
0
kafiyeolsundiyedegil
(07.05.21)
aşıdan dolayı olabiliyor, zamanla çıkmıyor. kedim üç yaşında, ilk aşılarından biri dolayısıyla tüyleri döküldü ve 1 liradan da büyük boyutta.

vet bir yere çarpmıştır dedi, bir daha da oraya gitmedim.
0
allineed
(07.05.21)
(19)

hangisini alırdınız?

blatta hiberna
merhabalar,diyelim ki, almak istediğiniz bir akıllı bileklik/saat var.800 lira olan daha düşük modelinin özellikleri sizin için yeterli.bir de 1200-1300 bandında olan bir üst modeli var ama içindeki özelliklerin bir kısmını belki kullanmayacaksınız bile.800 liralık modelden almaya karar vermişken, m
merhabalar,

diyelim ki, almak istediğiniz bir akıllı bileklik/saat var.
800 lira olan daha düşük modelinin özellikleri sizin için yeterli.
bir de 1200-1300 bandında olan bir üst modeli var ama içindeki özelliklerin bir kısmını belki kullanmayacaksınız bile.

800 liralık modelden almaya karar vermişken, muhteşem bir rengine denk geliyorsunuz ama bu özel tasarım gibi bir şey.
ve fiyatı üst modeli gibi 1300 lira, yani 500 lira fazla.

bu durumda aşağıdakilerden hangisini alırsınız?

1. 800 lira verir, bana yeterli olanı alırım. görüntüsüne, rengine bayılmasam da önemsemem.

2. almışken 500 lira daha verir, her özelliğini kullanmayacak olsam da bir üst modelini alırım.

3. tasarımına ve rengine bayıldığım, normalden 500 lira pahalı olan düşük modelin special edition'ını alırım, her baktığımda mutlu olurum, arzu nesnem yaparım, hevesimi tatmin ederim.

edit: arzu nesnesi lafın gelişi tabii ki :)
0
blatta hiberna
(07.05.21)
3
0
Jux
(07.05.21)
Eskiden 1 di ama 3
0
kisa
(07.05.21)
hevesin hep aynı seviyede olacaksa 3, yoksa 1.
0
jelly bear
(07.05.21)
3 ama arzu nesnesi kısmı hariç.
0
dissendium
(07.05.21)
Açık ara 1
0
alfred
(07.05.21)
her zaman 3.

maddi bir zorluk yaratmayacaksa tabi ki.
0
a darkness coming
(07.05.21)
3. şıkkı ballandıra ballandıra anlatarak cevabı kendin vermişsin. sadece destekçi arıyorsun. git special olanı al. hayırlı osun.
0
burty
(07.05.21)
hayati bir ihtiyaç bile değilken ne işlevi ne görüntüsü çok da cezbetmeyen 1'i kafadan eler, bunun listede ne işi var diye bi sorardım.

çok özellikli olandan hevesimi aynı gün alıp bitireceğime göre bakmaktan sıkılmayacağım 3'ü tercih ederdim.
0
IncredibleMau
(07.05.21)
O 500 lira beni ac birakmayacaksa (abarttim tabii ki:D) acik ara 3...


Ama fazladan 500 lira butceyi cok zorluyorsa 1.

2 ise bir secenek bile degil bence.
0
invictae
(07.05.21)
1. Görünüşünden sıkılırsam sonradan bilekliğini falan değiştiririm.
0
bruce mclaren
(07.05.21)
Arzu nesnem yaparım....
0
ceketimi alip cikcam
(07.05.21)
2
0
mikahakkinen
(07.05.21)
Üst modelin tipi biraz daha fiyakalıysa 2 yoksa 3.
0
arnold schwarzeneger
(07.05.21)
İnsanlar bunu parayı çarçur etme, musriflik vs gibi algılayabilir ama bir şey alacaksam ve aradaki fark beni çok etkilemeyecekse içime en sinen şeyi alma taraftariyimdir. Hayatta keyiflerim benim için önemlidir; zaten çok yoğun alışveriş yapan biri değilim. O yüzden ara sıra kendimi simartmayi severim.

Anlatım tarzınıza bakarak 3 diyorum.
0
fraise
(07.05.21)
3

Bunu alınca maddi bir darlığa düşmüyorsun sanırım. Arzu nesneleri insana harika hissettirir. 3'ten başkasına bakmazdım *-*
0
Micella
(07.05.21)
3.
0
irene
(07.05.21)
şöyle belirteyim, zaten akıllı saat konusunda 3 aşama var: garmin, apple watch ve diğerleri. ilk ikisini almıyorsan 200 liralık mi'nin bilekliği bile özellik olarak gayet iş görüyor. o yüzden kalan tüm modellerden görünüş olarak hangisi hoşuna gidiyorsa onu seç derim.
0
roket adam
(07.05.21)
1.
0
j r r tolkien hayrani
(07.05.21)
2 ya da 3.

eğer o güzel tasarım 2.de varsa onu alırım.
0
batlegolas
(07.05.21)
(3)

Kedi ve akciğer problemi

kararsizmiyimbilemedim
Evin önünde baktığımız bir kedi vardı. Dün gece köpekler dövmüş. Veterinere götürdüm. Akciğerinde zedelenme olmuş ve beş gün yoğun bakımda kalması gerekiyormuş, günlüğü 400 tl'den, bunu ödeyecek gücüm yok şu an, ibb veteriner, ilçe veterinerine yönlendirdi (barınak) onlarda da oksijen tüpü yokmuş. k
Evin önünde baktığımız bir kedi vardı. Dün gece köpekler dövmüş. Veterinere götürdüm. Akciğerinde zedelenme olmuş ve beş gün yoğun bakımda kalması gerekiyormuş, günlüğü 400 tl'den, bunu ödeyecek gücüm yok şu an, ibb veteriner, ilçe veterinerine yönlendirdi (barınak) onlarda da oksijen tüpü yokmuş. kendiliğinden geçer mi? eve getirdim şu an. biraz daha iyi sanki. lütfen yardım edin bu kediyi nasıl iyileştireceğim. sorana yaralarının fotoğrafını da atarım. teşekkür ederim.
0
kararsizmiyimbilemedim
(06.05.21)
başka bir ilçenin veterinerine götüremez misiniz? günlüğü 400 çok fazlaymış. inşallah düzelir yavrum kıyamam ya. çok iyisiniz.
0
batlegolas
(06.05.21)
Akciğer kendi kendine yavaş iyileşen bir organ ne yazık ki. Hastalığına göre de değişir mutlaka da iltihap vs varsa uzun sürse de iyileşiyor, ama güzel bakım gerekiyor. İlaçlı havalar veriyolar kuvözde. Belki tüm gün değil ama günde 1-2 saat gitseniz daha iyi olur hem kedinin psikolojisi açısından hem de maddi açıdan.

Şunu gözardı etmeyin, sokak kedileri(bahçe de olur farketmez) veterinerde diğerlerinden daha çok stres yaşıyorlar. Benim kedim çişini bile yapamamıştı çünkü kum sevmezdi. Kumun içine girip yatıyordu, çişini tutuyordu. Bu yüzden olabildiğince evde bakın ama veterinerin tavsiyelerini dikkate alarak.
0
megalomaniac
(07.05.21)
merhabalar günaydın. dün gece acil veterinere götürdüm twitterdaki bir kadın vasıtasıyla. %60 indirim yaptılar sağolsunlar. dün gece oksijen tüpüne bağlandı, göğsüne bandaj takıldı. kaç gün yatacağını bilmiyorum şu an orada yatıyor. çok kötüydü hiç yemek yiyemiyordu dayanamadım. çok da uysal bir kedi, diğer sokak kedileri gibi değil. insandan hiç kaçmıyor. çok teşekkür ederim destekleriniz için. umarım iyi olur bizim çocuk. büyük ihtimal eve alacağım artık onu. ben sizi bilgilendiririm. iyi günler diliyorum...
0
🌸kararsizmiyimbilemedim
(07.05.21)
(15)

avrupa vatandaşlığı alırken isim değiştirme

brakgn
farzedelim ki avrupa birliği ülkelerinin birinden vatandaşlık alıyorsunuz kökenleriniz sayesinde. çift vatandaşlığınız olacak. yeni kimliğinizi mevcut ad, soyadınızla mı yoksa yeni bir isimle mi alırsınız?kararınızın sebepleri ne olur?
farzedelim ki avrupa birliği ülkelerinin birinden vatandaşlık alıyorsunuz kökenleriniz sayesinde. çift vatandaşlığınız olacak. yeni kimliğinizi mevcut ad, soyadınızla mı yoksa yeni bir isimle mi alırsınız?

kararınızın sebepleri ne olur?
0
brakgn
(06.05.21)
Türkçe karakter varsa ismimde ki var, kendim için konuşuyorum, belki kendi ismime yakın bir şey bulurdum.

Şu da var, ismim Can ise değiştirmem, Abdülhey ise değiştiririm.
0
Hallegadola
(06.05.21)
aynı adım soyadım kalır ama bir de yabancı isim ekletirim. şekil olsun :d eğlenceli gelir böyle yapmak. bir mantığı yok. ha tabii daha rahat seslenmelerine de yarar. tamamen de farklı olmasın sanki iki farklı kişiymişim gibi. sosyal medya hesaplarım bankalarım falan karmakarışık olur. hatta belki kimliğe isim ekletmem de takma ad gibi kullanabilirim.
0
batlegolas
(06.05.21)
yeni bir isim & soyisimle (vatandasi olacagim ulkede kullanilan isimlerle) degistiririm. ne kadar asimile olsam o kadar iyi. tc kimliginden de pasaportundan da bir hayir gormedim bu zamana kadar, bizim sınır kapisindan disari ciktigin anda ikinci sinif vatandassin, ne diye muhafaza edeyim? hic isim olmaz. kate olurum nancy olurum oh kafam rahat :)
0
in vino veritas
(06.05.21)
mobilim editlemeye ugrasamadim, sanki bizim sınır kapisindan cikmayinca ikinci sinif vatandas degilmisiz gibi yazmisim komik olmus. turistler pcr'siz ulkeye girebilsin diye vatandasini 17 gun eve kapatan bir ulke bana ne katmis olabilir ahah :)
0
in vino veritas
(06.05.21)
@in vino veritas

aslında bir sonraki nesli de etkileyen bir durum. o yüzden biraz arada kalıyor insan. yani yarın bir gün çocuğunuz olduğunda onun da iki kimliği olacak. avrupa ülkelerinde okumak, çalışmak isterse türkçe bir soyad karşısına engel olarak çıkar mı bilemiyorum. yurt dışında yaşayan arkadaşlar daha somut değerlendireceklerdir.
0
🌸brakgn
(06.05.21)
bulundugu ulkeye gore degisir o sanki ama gidisatimiz turkce soyadin basimiza bela olacagini gosteriyor bence su an. ha bu duzen degisir (duzulen de tabii) daha medeni gunler goruruz, avrupa'da halihazirda surunmekte olan itibarimiz yeniden ayaklanir, o zaman bir farkimiz kalmaz helga'dan charlotte'tan. fakat iyimser tahminler bunlar, ufuk kapkaranlik bence.
0
in vino veritas
(06.05.21)
Kendimi hangi ülkenin halkına kültürüne ait hissediyorsam onun dilinden bir ad alırım.
0
1bir1bir1
(06.05.21)
Isim degistirme olanagim vardi ama tesekkurler almiyim dedim gectim. Hatta pasaportta dogum yerini sildirebiliyorsun, onu da red verdim, utanacak birsey yok.

Bu saatten sonra bizden bir John Miller cikmaz, kasmaya gerek yok kafasindayim. Adini degistirince mevzular cozulmuyor, keske o kadar kolay olsaydi.
0
cooperr
(06.05.21)
Değiştirmem. Yerdeniz'deki isim verme, bir şeyin ismini bilme hikayesinden etkilendiğimden midir nedir sonradan isim değiştirmek bana biraz garip geliyor.

Bir de değişik ad soyadlı olduğum için nereli olduğum pek anlaşılmıyor zaten. Türkçe karakterleri çıkarınca buradaki Türkçe konuşanlar bile anlamıyor. Taksiciyle kuryeyle vadanımız aslında çoh iye muhabbeti yapmama keyfi <3
0
bruce mclaren
(06.05.21)
Vatandasliktan cikarken degistirmedim, yanina yeni isim de eklemedim. Soyadimda ç harfi var, kimligimde o bile yaziyor acikcasi.
Bi ara dusunmustum yabanci ikinci bi isim mi eklesem diye de ben o kisi degilim ki. Cok yabanciladim dusunceyi ve sacma geldi. Beni ismim sebepli hor gorecek, ise almayacak vs birileriyle olmayi zaten istemiyorum, turnusol gibi bir sey. Halimden memnunum.
0
kuehles blondes
(06.05.21)
Kuehles blondes +1. Tamamen böyle düşündüm ve böyle yaptim. Hiç de sorun yaşamadım.
0
fraise
(06.05.21)
Valla ben kendimi gerçek hayatta başka bir isimle düşünemiyorum. Tabii bunun milliyetçilik, kök ile falan hiç alakası yok çünkü bana göre onların hepsi çok saçma.

Isim ise değişik bir olay. Hani Harry Potter daki "asa büyücüyü seçer" olayı gibi sanki isim gelip beni seçmiş gibi düşünüyorum. Ilginç.
0
j r r tolkien hayrani
(06.05.21)
Benim baba tarafı göçmen ve eski soyadlarını biliyoruz. Vatandaşlık alsam zaten o da benim soyadım diye alırdım. Öbür türlü uğraşmazdım çünkü türkiyedeki mal varlık, banka işleri vs şu anki ismimle. Üşenirim uğraşmaya.
0
jazzabel
(06.05.21)
Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihindeki en zor soyadlardan birine sahibim. Bulgaristan vatandaşlığı kovalıyorum eğer olursa değiştirmek isterim.
0
wild honey suckle
(06.05.21)
Ben tam da anlattigin durumdayim.
Ornek olsun diye yaziroum. EU pasaportumda ALi Omer seklinde bir ismim varken TR'de ismim Ali Veli.Avrupada yasarken bunun cok zorluklarini cekiyorum.

-Turk ehliyetimdeki ismimle EU pasaportumdaki isim uyusmadigi icin Almanya Turk ehliyetimi ALman ehliyetine cevirmeyi kabul etmedi.Tum ehliyet cikartma islemlerini bastan yaptim.Maddi olarak giren cok oldu

-Almanyada adres kaydi islemlerinde buyuk zorluk yasadik.Anne-baba ve cocugu ALmanyada aile olarak bir adrese kaydederken cocugun dogum kagitlarindan, evlilik belgelerine kadar her seyi istiyorlar. Farkli dokumanlardaki birbiriyle eslesmeyen farkli isimler surecleri cok uzatti. Almanyada adres kaydi cok temel bir islemdir.Vaktinde ve dogru sekilde yapilmazsa gireceginiz vergi sinifindan cocugun alacagi cocuk parasina kadar bir suru seyi negatif anlamda tetikliyor.

-TR'deki diplomanizi Yurt disinda saydirmaniz gerektiginde her defasinda asiri fazla emek harcayacaksiniz.Fazladan tercume, isim denklik belgeleri,apostiller vs. vs.

-Ben bu karmasikliklar yuzunden yanimda surekli isim denkli belgeleri, formul A , formul B belgeleri ve tercumeleri ile gezmek zorunda kaliyorum.

- Tek ise yarayabilecek tarafi yasadisi bir sey yaparsaniz aciga cikma ihtimali daha zor olabilir.Ufak tefek yasadisiliklardan bahsediyorum.Ornegin TR'deki gelirinizin bir kismini ALmanya'dan saklayip daha az vergi odeme vb.Gerci bu ALmanya nezdinde ufak bir suc degil.

Tavsiyem ayni isim soyadi kombinasyonunu alin.
0
turkuaz
(06.05.21)
(17)

Fuckbuddy'si olan biriyle flört eder misiniz?

Jux
Biriyle flört ediyorsunuz, fb'si olduğunu öğrendiniz(o söyledi ya da sen sordun, fark etmez). Flörtü keser misiniz? Ne anlamda etkiler sizi?
Biriyle flört ediyorsunuz, fb'si olduğunu öğrendiniz(o söyledi ya da sen sordun, fark etmez). Flörtü keser misiniz? Ne anlamda etkiler sizi?
0
Jux
(05.05.21)
fuckbuddysi olan biriyle anca fuckbuddy olunur o yüzden etmezdim.
0
jelly bear
(05.05.21)
@Synapselicindy, seninle flört ederse fb'sini bıracak, çok eşlilik yok. Bu dile getirilmedi ama normal olan da bu değil midir zaten? biriyle fb'sindir, sonra başkasından hoşlanır onunla flört edersin sevgili olursun, o durumda da fb ile görüşmezsin. işin usulü budur diye düşünüp sordum ben soruyu aslında. iki tarafın da buna ikna olması lazım sanırım, o halde üzerine konuşulması gerekir herhalde.
0
🌸Jux
(05.05.21)
Fb sinin sevgilisi ile flört ederim.
0
infernalcadre
(05.05.21)
İkiyüzlülüğe gerek yok, kendi için fb müessesesini normal görüp partnerinin geçmişini bu çerçevede sorgulamak ikiyüzlülüktür. çok eşlilik olmadığı sürece (her iki taraf için de elbette) bir sorun görmüyorum. flörte başladığım biri fb'siyle hala birlikte oluyorsa flörtü keserdim.
0
himmet dayi
(05.05.21)
Bırak flörtü sohbet etmez arkadaşı olmazdım.
0
Hallegadola
(05.05.21)
Flörtü keserim. Duygu, his vs olmadan başka bir vücuda kolayca dokunabilen birisi ile sevgili olamam. Basit biri der geçerim.
0
Amory Lorch
(05.05.21)
himmet +1

önemli olan aynı anda olmaması.
geçmişte cinsel olarak kimin ne yaptığıyla ilgilenmem.
ilişkileriyle de ilgilenmem.
ben de düşününce geçmişte yaptığım birçok şeyi artık tercih etmeyebiliyorum.
bunlar yargılanacak şeyler değil.
insan ilişkileri karışık, o yüzden çok ahkâm kesmemek lazım.
0
blatta hiberna
(05.05.21)
Flört ediyorken fbsi olduğunu öğrenmişsem soğurum. Geçmişinde varsa çok sorgulamam ama o an benimle konuşuyor ve halihazırda biriyle cinsel paylaşım olarak bile olsa ilişkisi olduğunu öğrenmek uzaklaştırır. Benimle olması halinde onu bırakacak olması da bana itici gelir. Seçenek olmaktır bu bence. Önce kimle ne ilişkisi varsa bitirmesini sonra benimle flörte başlamasını yeğlerdim. Pazarlık gibi bu biraz, sen gelirsen onu yollarım gibi... çirkin
0
Mossy
(05.05.21)
benimle görüştüğü süreçte fb'siyle takılmadığı sürece etkilemez. "senden önce bir kız arkadaşım vardı" demesiyle aynı şey. birinde birisiyle takılmış ve sevgili olmuş, diğeriyle ise takılmış ve sevgili olamayacaklarını görmüş, fb olmuş.

ayrıca, önceden fuckbuddy ilişkisi ya da toplumca fazla onaylanmayan başka bir ilişki yaşadı diye tüm flörtleriyle bu tarz ilişkiler kuracak değil. insan bir sürü şey deneyimliyor hayatta. o yüzden geçmişte yaşadığı ilişkilere değil, bana nasıl davrandığına göre değerlendiririm flörtümü.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.05.21)
@Mossy, biriyle flört ediyorsan onu henüz tanımamışsın demektir. Mesela ilk buluşmadan belki etkilenmeyeceksin, bu sebeple fb ilişkisini bitirmek ne kadar mantıklı?

Kaldı ki ikisi aynı amaca hizmet eden şeyler değil, o yüzden direkt pazarlık malzemesi olarak mı bakmak lazım bilmiyorum. Birinde hoşlantı var gönül ilişkisi, öbüründe bu yok. Yani fb sevgilinin alternatifi değil bu anlamda.
0
🌸Jux
(05.05.21)
Flort ediyosak (kesin bilgiye) kesmeli iliskisini. Duysam sogurum. K

Ama bazı kadınlara bu çekici bile gelebilir, soylim ;) çünkü; diğer kadına tercih edildigini düşünmek...
0
abuzer
(05.05.21)
Etmem , FB si olan biri ile arkadaşlıkta etmem
0
paramolacak
(05.05.21)
hocam
fb si oldugunu soyledi ya da ogrendin
bir erkegin bunu kaldırması cok zor
gercekci olalım

bir erkek de soylemez fb var diye
arkadasım der bir şey der
0
kingcyrax
(05.05.21)
o an var olduğunu öğrendiysem ben de o eğilimde yürürdüm. önceden varmışsa sıkıntı olmazdı. çok açık bir soru olmamış.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
öğrendim ve flörtü kestim. asla bu şekilde flört edemem. birden fazla flörtü de kabul edemem. bu ne rahatlık genişlik arkadaş :P
0
batlegolas
(06.05.21)
Flörtün de fb'sine karışılaşacaksa yani... Burada tek yanlış flört kişisinin fb'si olduğunu söylemesi. Ne gerek var bunu söylemeye. Flört daha sevgili havasına bürünürse zaten fb bırakılırdı ve geçmişte kalırdı. Böyle kime ne faydası var anlamadım. Herkes herkesle flört değil mi zaten? Bu iş çok sıradanlaşmadı mı? 2 gün konuşulan insan için neden seks hayatını değiştirsin? Sevgiliden farkı ne o zaman? Tuhaf. Kimisi de arkadaş bile edinmem demiş gsjsg Neyse. Edilir yani sonuçta, sadece bunları konuşmaya gerek yok.
0
conanmaverick
(06.05.21)
Niye flört edilmesin ki ? O başka bu başka. FB'nin mantığı zaten senin veya onun gönül işlerine bulaşmıyor oluşu.
0
Avoiding The Puddle
(16.05.21)
(6)

Kısırlaştırılmış Sokak Kedisi Kaç Gün Sonra Sokağa Bırakılır?

canavar geliyor kacalim
Dişi kedi kısırlaştırıldıktan sonra 5. Gün gibi sokağa bırakılsa bir sorun olur mu? Bazı insanlar 2. gün bile sokağa salıyor. Ama çok erken gibi geliyor bana.
Dişi kedi kısırlaştırıldıktan sonra 5. Gün gibi sokağa bırakılsa bir sorun olur mu? Bazı insanlar 2. gün bile sokağa salıyor. Ama çok erken gibi geliyor bana.
0
canavar geliyor kacalim
(23.04.21)
Benim kedim (ki sokak kedisiydi) 2 günde doğru düzgün ayağa bile kalkamamıştı.

Ben olsam 2-3 hafta iyidir derim ama eğer durum çok acilse en azından 1 hafta - 10 gün izleyin. Ameliyat sonrası yaraları falan mikrop kapabiliyor, öyle bir durum olmadığından emin olunca bırakın.
0
plutongezegendegilmi
(23.04.21)
Ertesi gün oldukça iyiydi. Bu veterinerden veterinere değişiyor galiba. Bazıları narkozu çok veriyor.
0
🌸canavar geliyor kacalim
(23.04.21)
En azından 1 hafta beklemenizi tavsiye ederim. Belki komplikasyon olabilir. Yarası biraz kapansın hiç değilse.
0
suicides underground
(23.04.21)
ikinci gün sokağa salınanlar erkekler oluyor.
yine de erken tabii ama dişilere göre ameliyatları daha kolay.

dişi olduğu için bir hafta bekleyin en azından derim.
0
blatta hiberna
(23.04.21)
bırakmayın. ne kadar süre tutarsanız o kadar iyi. ayrıca sokak erkek kedi kaynıyor. "aaa yeni ameliyat olmuş. sakin duralım. ameliyatlı yerine gelmesin" demezler
0
elestirman
(23.04.21)
dişi kedi için en az 2 hafta diye duymuştum veterinerden
0
batlegolas
(29.04.21)
(3)

Kedi İlaç/Aşı Fiyatları

nop
Daha önce de bir iki kedi sorusu sormuştum, acemisiyim.Bahçeye gidip gelen kedilerden ikisiyle ahbap olduk. Yazın ilk gördüğümde bebekti bunlar. 1 yaşın altındadırlar.Birisi sarman-beyaz. Öbürü beyaz, sarman lekeleri var. yüzünün yarısı da tam ortadan sanki maske takmış gibi baya hoş bir gri.Neyse,
Daha önce de bir iki kedi sorusu sormuştum, acemisiyim.

Bahçeye gidip gelen kedilerden ikisiyle ahbap olduk. Yazın ilk gördüğümde bebekti bunlar. 1 yaşın altındadırlar.

Birisi sarman-beyaz. Öbürü beyaz, sarman lekeleri var. yüzünün yarısı da tam ortadan sanki maske takmış gibi baya hoş bir gri.

Neyse, bunların eve kısa süreli olarak kısıtlı yerlere girmelerine ses çıkarmıyordum. Sonra farkettim ki aşırı miktarda kedi tüyü oluyor.
Bu iş için yapılmış tarağa benzer bir aletle tarayıp dökülen tüylerini aldım. Avuç avuç tüy çıktı. 2 gün sonra paçama süründüler, yine tüy oldu.

Bunlarla sadece bahçedeyken haşır neşir olmaya kadar verdim. Sarman olan adeta tapınıyor. Boş bulununca kucağıma atlıyor, yürürken ayaklarımın altına yatıyor. Bir kutu koydum camın önüne, 12 saat filan uyuyor. Arada gidip kafasının tepesi altında kalacak şekilde yamuk yumuk uyumasını seyrediyorum.

Neyse, konu dağıldı. Ben bu hayvanların dış parazit iç parazit neyse, hem kendileri için hem de kendi sağlığım için gerekli aşı ilaç vs neleri varsa yaptırmak istiyorum.
Bulunduğum bölgeye yeni taşındım. Nalburundan marketine her şeyin fiyatı gözlemlediğim kadarıyla öpme üzerine kurulu. Veterinerler de böyle midir bilemiyorum. O yüzden ilk aşamada yaptırmam gereken aşıların fiyatları hakkında bilgi almak istiyorum. Durduk yerde buse kondurmasınlar.

Bir de pire, kene için enseye damlatılan mı sıkılan mı ilaçlar oluyormuş. Bunları veteriner mi yapmalı, benim alıp yapabileceğim şeyler mi? eksi'de pire için bir damla markası önermiş mesela birisi. ama online olarak satan bir yer göremedim. hayvan ilaçları sadece veterinerden mi alınıyor? dediğim gibi konunun yabancısıyım, aşırı saçma sorular olabilir bunlar.
0
nop
(19.04.21)
İç dış parazite iki ayda bir 80 lira veriyoruz. Bir önceki 130 TL alıyordu mesela. Kliniğe göre değişiyor.

İç dış dışında karma ve kuduz aşıları var. 120şer lira senede bir defa. Sadece ilk sene iki doz şeklinde diye biliyorum. Lösemi var ama biz yaptırmadik. Tartışmalı bir aşı, araştırabilirsiniz. Kuduz yaptırmayan da var mesela trde görünmüyor diye. Size kalmış biraz. Ama sokakta yaşayan kedi için iç dış parazit ve karma aşıyı mutlaka yaptırın. Uygun bir yer bulursanız gördüğünüz gibi çok da pahalı değiller aslında. Arayıp fiyat alabilirsiniz.

İç dışı siz de yapabilirsiniz. Hekim ilaç veriyordur ücreti karşılığında. Hap var damla var yani yapılabilir şeyler. Biz aynı zamanda genel muayene olsun diye kliniğe gitmeyi tercih ediyoruz. Kulağına, dişlerine, karnına vs de bakıyorlar çünkü hazır gitmişken.
0
elorelia
(19.04.21)
Bulunduğunuz şehrin veterinerler odası web sitesine bakın, orada taban fiyat listesi olmalı. Şehirden şehire çok değişiyor. Makul veterinerler taban fiyatın çok üstüne çıkmıyor, ona göre değerlendirin fiyatları.

Ense damlasını veterinerden alacaksınız evet, bence kendiniz yapabilirsiniz hatta sokak kedilerine yapacağınızı söyleyip nasıl uygulanacağını veterinerden öğrenin.

Seneye boy boy kedileriniz olmasını istemiyorsanız geç olmadan kedileri kısırlaştırın bir de. Belediye veterinerleri, yakınınızda varsa veterinerlik fakültesi ekonomik oluyor diye biliyorum. Sokak kedisi olunca taban fiyatın da altında kısırlaştırma yapan veterinerler var, nerede yaşadığınızı söylerseniz belki veteriner öneren de olacaktır. (Kedilere bahçemde bakıyorum, sahiplendim demeyin belediyeye falan giderseniz, sahipli kediyse biz yapmayız diyebiliyorlar.)
0
kobuzchu kiz
(19.04.21)
istanbul veterinerler odasi bir ust limit koymus fiyatlar icin. cogu yer o fiyatlardan hizmet veriyor. uyguna bulursaniz ne ala.
0
batlegolas
(19.04.21)
(7)

Kisir kedi mama ve oneri

Zima Blue
merhabalar, bir adet erkek 1 yasindan ufak kisir bir tekirim var. suan icin high class kedi mamasi alacak butcem malesef yok. ama hayvana besin degeri olmayan copte yedirmek istemiyorum. bu durumda hangi mamadan kullanmali?bir diger sorum da, ne yaptiysam hayvanin el ayak isirmasini engelleyemedim.
merhabalar, bir adet erkek 1 yasindan ufak kisir bir tekirim var. suan icin high class kedi mamasi alacak butcem malesef yok. ama hayvana besin degeri olmayan copte yedirmek istemiyorum. bu durumda hangi mamadan kullanmali?

bir diger sorum da, ne yaptiysam hayvanin el ayak isirmasini engelleyemedim. oyun ayagina isiriyor ama biraktirdikca inada bindirip daha cok saldirmaya ugrasiyor. var midir bi taktigi bu isin cozumunun?

tesekkurler iyi aksamlar.
0
Zima Blue
(18.04.21)
geçmiş olsun. ileride (bir sene sonra falan) ısıramadığı için saldırganlaşacak daha da pis ısıracak. ben çözümünü bulamadım. ilk aylarda eğitmek lazımdı dediler. her yerim delik deşik 3 senedir. anca kolonya kapağını açıyorum saldıracağı zamanlar, şişeyi dövüp kaçıyor ama bir süre sonra yine geliyor it.

n&d tahılsız high class sayılır mı bütçenize göre bilemedim. ben onu kullanıyorum.
0
bisorumvargaliba
(18.04.21)
@bisorumvargaliba ben de bir fisfisa su koydum onu pislatiyordum da ona da alisti. namussuz sanki yedi ceddine sovmusum gibi gozunu karartip geliyor. n&d hic bakmadim bir bakayim tesekkurler.
0
🌸Zima Blue
(18.04.21)
fısfıs su olayını tam sizin çağlarda denemiştim. en başta bir kaçar oldu ama bir ay geçmedi sıkınca yarappi şükür diyordu hoşuna gitti şerefsizin. suyu cok seviyor bizimki.

suç bizde, hayvanda değil. "ehi ehi ne tatlı" deyip ısırmasını sevimli bulduk minnakken. malesef sonuç kötü oldu:) n&d uygunsa bir paket az tahıllı, sonrasında bir paket tahılsız alın. tahılsızda protein yüksek çünkü.

ben yandan haftada bir iki gün yaş mama ve dreamies ile destekliyorum. arada bir de salam veriyorum ama tırt olandan değil, kendim yediğim katkısız dana füme salamdan.

maltını da eksik etmeyin. üst paragrafta saydıklarım olmasa da olur ama maltlar pahalı değil.

ek: benimki de tekir sarman. hesapta bunlar en uysal cins.
0
bisorumvargaliba
(18.04.21)
high class mi degil mi bilmiyorum ama ben kisir 7 aylik erkek kedim icin "royal canin neutered young male" aliyorum. 1,5 kilosu 150 tl; 3 kilosu 290 tl bizim veterinerde. kisir kedinoldugu icin az vermek gerektiginden de 1,5 kilo bir ay yetiyor. 2-3 haftada bir yas mama veriyorum.
0
batlegolas
(18.04.21)
baal
(18.04.21)
Proplan Sterilised kullanıyorum ben de dişi kedim için.
0
mahsus mahal
(18.04.21)
Çok pahalı olmayan ama cop olmayan mamalar: Golosi, matisse, felicia.
0
hipopotamus
(19.04.21)
(8)

Sürekli Dudak Derisi Yolmak

evanesco
Sürekli olarak dudak derimi yoluyorum, bu öyle bir hal aldı ki bazen farkında olmadan yapıyorum ve bu durumla mücadele edemiyorum bir türlü. Aynı durumu yaşayıp kendini frenleyebilmiş olan var mı? Nasıl bir yol izlediniz?
Sürekli olarak dudak derimi yoluyorum, bu öyle bir hal aldı ki bazen farkında olmadan yapıyorum ve bu durumla mücadele edemiyorum bir türlü. Aynı durumu yaşayıp kendini frenleyebilmiş olan var mı? Nasıl bir yol izlediniz?
0
evanesco
(17.04.21)
Bunun ilk defa nasıl başladığını hatırlamak önemli. O anda ne oluyordu, ne olmuştu bunu hatırlarken gözlemlemek lazım. Mesela ben annemin ve anneannemin dudaklarını çok ısırdıklarını görmüştüm küçükken, ama bunu yapmaya hangi olayla başladım bilmiyorum, sadece annemle anneannemin bunu yaptıklarını fark ettiğimi hatırlıyorum. Zaten de çocuk kısmısı rol model aldığı kişileri aynen taklit ede ede öğrendiği ve büyüdüğü için, benim o hareketi yapmaya başlamamda annemle anneannemi fark etmem çok etkili oldu ve yetti yani başka bir şeye gerek bike yok. Bunun böyle olduğunu fark ettiğimden beridir dudaklarımı çok daha az ısırdığımı fark ettim ama bu sefer stres altındayken çok beter yiyorum o var. Resmen yaralıyorum kendimi. Bunu da sanırım eft denen yöntemle düzeltmek gerekiyor.
0
1bir1bir1
(17.04.21)
bu bir dürtü kontrol bozukluğu, ileri seviyedeyse uzman yardımı almanız daha sağlıklı olabilir. çocukluğumdan beri yapıyorum ben de bunu. dönem dönem azalıyor dürtüm, stresli bir dönemdeysem biraz artıyor. son yıllarda kendi kendime bulduğum basit bir çözümle oldukça azalttım sanıyorum. çözümüm, dudağımı asla boş bırakmamak. böyle yazınca garip oldu ama durum şöyle, sürekli bir şeyler sürüyorum dudağıma. dışarı çıkacaksam rujsuz çıkmıyorum, hiç olmadı basit bir dudak balsamı sürüyorum. evdeysem yemek anı dışında sürekli vazelin sürüyorum dudağıma, hem kopartmamı engelliyor hem de besliyor. bu şekilde çok azalttım koparmayı, tavsiye ederim.
0
kedimedi
(17.04.21)
Bu öyle bir lanet ki o an dudağınızı yolduğunuzun farkında olsanız bile kendinizi durduramıyorsunuz. tamamen bırakamadım streslendiğimde yine yoluyorum ama biraz azalttım. dişlerimi fırçalarken dudaklarımı da fırçalıyorum. dudak yüzeyi böylece pürüzsüz oluyor ve yolacak bir şey bulamıyorsunuz.
0
cometome
(17.04.21)
biz de arkadasimla yoluyoruz. corona ciktiktan beri cok artti bu davranisimiz. oncesinde nadiren yapiyordum.

dudak kremi surdugum zamanlar yolamiyorum ben de evet. eczaneden alin bir tane.

su an bile dudagim yolunmus halde. bir de icini de isirdim. oh mis. :(
0
batlegolas
(17.04.21)
Kendimi bildim bileli yapıyorum, okurken de yaptım. :) şimdi kedimedi gibi yapmaya çalışıyorum ama olmuyor. Mat ruju sildikten sonra böyle kuruyup kalkıyor deriler aşırı hoşuma gidiyor yapmak. Dışarıda yapamıyorum korona var diye. Ama evde hep yapıyorum. Tedavisi nedir bilmiyorum.
0
Hallegadola
(17.04.21)
cevaplari okumadim belki ayni seyleri yazabilirim. stresli, sinirli zamanlarda oluyor bende de. hatta su an oyle bi anda degilim ama bunu okuyunca bi refleks olarak gitti dislerim dudagima sonra durdum :)

disarida eskiden maske yokken hic yapmazdim cunku ruj surerdim. ruj bende etkili oluyordu. evdeyken ruj sursem de fayda etmiyor, aman bozulursa bozulsun modunda oluyorum cunku.

ayni sekilde naneli falan dudak koruyucu da cozum olmuyor, tad yolma hissinin onune geciyor bende. ama sende belki etkili olur. tadini sevmeyecegin balmlar alabilirsin.

kimi zaman bugun yapmicam diyip yapmayabiliyorum ama surekli cozumu ben de bilmiyorum.
0
Kittie
(17.04.21)
yaş 30 küsür, çocukluğumdan beri yaparım bunu. Bazı insanlar stres veya sıkıntıya böyle tepki veriyor galiba. Daha stresli zamanlarda kanatana kadar koparıyorum dudak derisini başkası o kadar ileri gitmiyordur belki. Çözmeye çalışsam da çözemezdim.
0
amusan
(17.04.21)
Sakız çiğniyorum. Ağzını bir şeylerle meşgul ettiğinde dudaklarını isirmiyorsun ilgincitr.
0
fempusay
(17.04.21)
(15)

Antlaşamamak

tylnkoyuncu
Selamlar Arkadaşlar,Eşimle her konuda tartışabiliyoruz. Fikirlerimiz çatışıyor. Nasıl çözeceğimi bulamadığım için de buraya yazayım dedim.Kısa bir bilgi vereyim. Ben 37 yaşındayım ve erkek tarafıyım, eşim 30 yaşında. 3.5 yıldan veri evliyiz. Bu yaşına gelmişsin hala buraya mı yazıyorsun derseniz, ha
Selamlar Arkadaşlar,

Eşimle her konuda tartışabiliyoruz. Fikirlerimiz çatışıyor. Nasıl çözeceğimi bulamadığım için de buraya yazayım dedim.

Kısa bir bilgi vereyim. Ben 37 yaşındayım ve erkek tarafıyım, eşim 30 yaşında. 3.5 yıldan veri evliyiz. Bu yaşına gelmişsin hala buraya mı yazıyorsun derseniz, haklısınız valla, ne diyeyim, birilerine de anlatamıyorum. Psikoloğa antlatsam fayda eder mi?

En son bugün sabah tartıştık ve uzadı gitti. Bütün gün gerginliği sürdü.

Sabahları ben erken uyanıyorum. Sabah uyandım elektrik sobasını açtım, bir ara tuvalete gidip geldim ve eşim bu sırada uyanmış. Bana elektrik sobasını neden açık bıraktığımı sordu. Ben de tuvalete gittim geldim, toplam 3 dk, 3 dk için kapatmaya gerek yok dedim.

Geldiğimiz noktada o hala bundan sonra her kalktığında kapat diyor, ben 3-5 dk için kapatmam diyorum, çözemiyoruz bir türlü durumu.

Tabii altta bir sürü farklı problem var. Ama bu basit durum özelinde bile antlaşmaya varamıyoruz, bırakın diğerlerinde varalım. Acaba ben mi çok uzatıyorum, ne dersiniz.

Bu arada aylık hane gelirimiz 20 bin üzeri, ben eşimin iki katından fazla kazanıyorum. Yalnız elektrik faturasını eşim ödüyor.
0
tylnkoyuncu
(11.04.21)
Hocam ben psikolojisi çok da sağlam olmayan ve bu işlerden anlamayan bir kardeşiniz olarak konu özelinde bir tavsiye vermeyeceğim ama tek söyleyeceğim şey, böyle problemler varsa ve çözülemeyecek bir noktaya vardıysa kestirip atmayın bir psikolog danışman vs her neyse gidin. Haklı olduğunuzu düşünseniz bile siz ön ayak olabilirsiniz danışmana gitmeye. Basit meseleler çünkü vardır kolay yolu.
0
havadakarada
(11.04.21)
evlilik danışmanına gitmeyi deneyebilirsiniz
0
noxell
(11.04.21)
Faturayı siz ödeyin. Belli ki parası kıymetli.
0
gelmeistemem
(11.04.21)
Bu olay özelinde cevap vereyim. Açıkçası bende eşiniz gibi düşünüyorum. Ne kadar kazanırsam kazanayım boşa giden her şey için üzülürüm. Giderken düğmesine basıp kapatmak o kadar zor olmasa gerek. Bana göre eşinizin buradaki sorunu faturayı onun ödeyip ödememesi değil. Bir şeylerin boşa gitmesi.
Erkek kardeşim ile yaşıyorum. Aynı sorunu yaşadık. Genelde balkonda oturuyor orada otururken soba yakmasına karşı değilim. Ama tuvalete giderken kapatmadığında sinirleniyorum. İki kere tartıştık ve artık hep kapatıyor.
(Yine bana göre) öyle evlilik danışmanı ya da psikoloğa gidilecek kadar ciddi şeyler değil. O kadar senedir evlisiniz. Konuşarak, fikirlerinizi ve kendi bakış açınızı kırmadan anlatmaya çalışırsanız eminim sorununuz düzelecektir.
0
hayalhayal
(11.04.21)
Böyle bir cimrilik seviyesi bana pek gerçekçi gelmedi, seninle her konuda tartışan eşin bu konuyu da tartışmak için fırsat olarak görüyor olabilir.
Ayrıca taraflardan birinin sadece elektrik faturasını ödemesi bana aşırı saçma ve komik geldi.
0
alfred
(11.04.21)
Hocam konu elektrik sobası, faturası vs değil. Sizin temelde başka sorunlarınız var belli ki, günlük hayatta çeşitli konularda tartışma olarak açığa çıkıyor.

Bu tip tartışmalar olduğunda birkaç kez alttan al, ısrarla üzerine geliyorsa başka bir derdi olup olmadığını sor. Orada ortaya çıkar.
0
Lethe
(11.04.21)
geliriniz eşinizin iki katından fazlaysa, elektriği siz ödeyin.
eşiniz illa bir şey ödeyecekse mevsime göre değişmeyen, sabit kalan daha düşük gelen bir fatura ödesin.

normalde ortak bütçe olması ya da olmaması tartışılır da, toplam gelir 20 bin lira üstüyken de zaten "sen öde, ben ödeyeyim" gibi ayrımlar evliliği iyice çökertir.
"senin paran, benim param" olan bir ortamda evliliğin yürümesi, "biz" kavramının gelişmesi bana mümkün gelmiyor.
ki bütçe ortak olmasa bile, bir insanın geliri eşinin gelirinin iki katından fazlaysa, eşine hâlâ neden inatla fatura ödetir?
asıl sorununuz bu.

diğer yandan, eşinizin belli ki parası kıymetli (ki bu bütçe tarzında normal olabilir) ve muhtemelen böyle bir gelir eşitsizliği olan ortamda, kendisi ödemek istemiyor aslında.
pasif agresif bir davranış sergiliyor.
0
blatta hiberna
(12.04.21)
Sorunun fatura ve para olmadığını düşünüyorum. Sorun büyük ihtimal sizin yapmanız gereken bir şeyi ertelediğinizden kaynaklı. Eşinizin hoşnutsuz olduğu konu bu olabilir. Sizden tam vaktinde bir şey yapmanızı bekliyor, sizde bunu 3-5 dakika sonra yapmanın bir şey değiştiremeyeceğini düşünerek sonra yapıyorsunuz. Olaylara ikinizde empati yapmadan baktığınız için tartışıyorsunuz. İkinizde de hata var.

Ve bir şey daha var. Bu olayla ilgili aklınıza hemen elektrik faturası gelmesi üzücü yalnız. Belliki aranızda maddiyatla ilgili konuşulmasa bile sıkıntılar var. Ben ondan fazla kazanıyorum ama o elektrik faturaısnı ödüyor bu yüzden tartışıyor diye mi düşündünüz bilmiyorum ama üzücü. Elektrik faturasını siz ödüyor olsanız bile yine sizden bir eylemi zamanında yapmanızı, ertelememenizi bekleyecekti.

Bence soba için birkaç kere tartışmak çok saçma. Böyle küçük bir şey için karşılıklı inatlaşmaya, sabah sabah gerilmeye gerek yok. Sakin sakin konuşabilirsiniz. İnatlaşmayın. Bir sabah vaktinde kapatın, sonraki 2 gün 5 dakika sonra kapatırsınız. Böyle şey için bu olay büyütülür mü..
0
Evinizinkedisi
(12.04.21)
eve +20 bin giriyor ve 3 kuruş için tartışıp birbirinizi kıryorsanız bir psikolağa/terapiste falan gidin.
0
rose parks
(12.04.21)
konu ozelinde sizi hakli buldum. kadin cimri. tuvalete giderken kapa gelince ac. su icmeye kalkinca kapa sonra ac... oldu canim. ayrica neden elektrik sobasi? dogalgaz ve kalorifer yok mu sizin hayatinizda? su fakir halimle gece gunduz yaz gelene kadar acik tutuyorum kombiyi. usumek istemem, hasta olurum. 20 bin gelirle bu cimrilik...

3 dk ile batmayiz de karina. hic sevmem cimrileri.


...

lisede ailemle yasiyordum. annem de surekli kapatirdi kombiyi ya da kisardi. biz kardesimle acardik. cok kavgasini ettik. simdi kendi evimde huzurluyum. evlenmeden once sevgilimle beraber yasayip gorurum cimri mi degil mi. yoksa kavga bitmez.
0
batlegolas
(12.04.21)
Evlisiniz, ortak bütçe yok, sen bunu öde ben bunu ödeyim modu var. Altında herkesin dediği gibi başka bir mutsuzluk tatminsizlik saygı duymama hali var. Yani anlattıklarınızdan siz bir şey yapmasanız nefes alma şeklinizden bile rahatsız olan bir kadın canlandı gözümde. Tabi tek taraflı dinliyoruz. Eşinizi dinlesek tersini de düşünebiliriz. Çözüm ne? İlişki terapisti ile sorununuzu belki çözebilirsiniz. Olmazsa ve çocuk yoksa daha fazla kangren olmadan kesip atmak gerekebilir.
0
twelfth
(12.04.21)
Bana göre sorun elektrik sobasının 3 dakikada faturaya ne kadar yansıyacağı ile alakasız. sürekli tartışma halindeyseniz bu kadar eften püften gerekçeler bile batmaya başlar insana. Kadın tarafı için cimri denilmiş. Bence alakası bile yok. Detayları bilmiyoruz elbette ama kadın için sizin umursama tavrınız problem yaratıyor olabilir. O 3 dakikalık elektrik yükü de olsa paradan bağımsız olarak buna dikkat etmeyişiniz sorun yaratıyor belli ki.

Faturayı sen öde, kirayı ben ödeyeyim, aidatı paylaşalım gibi durumlar bence evli bir çiftin değil, ev arkadaşlarının yapması gereken bir muhasebe. Herkes kendi kişisel harcamasını kafasına göre yapsın tabii ama kimin neyi ödeyeceği bu kadar önemli ise evlilikten ev arkadaşlığına geçmiş sizin ilişkiniz.
0
himmet dayi
(12.04.21)
Hocam yanlış anlamayın ama cinsellik ne durumda? Genelde oralarda sorun varsa kadınlar direkt söyleyemeyip bu tarz ufak konulardan çıkartıyorlar memnuniyetsizliklerini
0
KaraSakall
(12.04.21)
Yenge genel olarak evlilikten mutlu değil. Yanlış tercihler yapmışsınız karşılıklı.
0
arnold schwarzeneger
(12.04.21)
bu sorun oluyorsa sorunlarınız bitmeyecek gibi görünüyor.
0
basond
(12.04.21)
(2)

Emre Becer Ambalaj Tasarımı PDF halinde bulabilen varsa paylaşabilir mi?

livaneli kadir
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
livaneli kadir
(11.04.21)
Sevgili hocam Emre Becer'in öğrencisi misiniz? İsmini görünce çok mutlu oldum. :) Kitabını almanızı tavsiye ederim.

kitaplar.rukomos.ru

google'a yazınca ilk bu çıkıyor, bilmem baktınız mı...
0
batlegolas
(11.04.21)
elbette baktım bu siteye ama o linkler çalışmıyor maalesef :/

google'daki tüm linklere baktım nerdeyse.
0
🌸livaneli kadir
(11.04.21)
(16)

türkiyede hanehalkının para biriktirememe sebebi

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
ne kadarı yoksullukla ne kadarı düzgün harcamayi bilmemekle alakalı? sadece bugünü degil son 15 yılı göz önünde bulundurarak cevaplamanızı rica edeceğim iktisat guruları.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(07.04.21)
Benim gördüğüm para biriktirmek diye bir şey yok. Kredi çekip ödemesini yaparsın. O senin birikmiş paran olur.
0
baal
(07.04.21)
Maaşlı çalışıp ay sonunu zor getiren insanlar ne parası biriktirecek? Kenara 2-3bin lira koysa yılda 30bin lira yapıyor. Yatırım yapsa parayı ikiye katlasa yıllık 60 bin lira. Yatırımla 10bin dolar bile yapmadı.
0
synesthesia
(07.04.21)
Para biriktirmek ne kadar para kazandığın ile ilgili değil alışkanlık meselesi. Para biriktirmek diyince insanların aklına direkt 2 bin 3 bin geliyor. Oysa 50,100 tl de olabilir. İstek ve ihtiyaç olayı ile ilgili bence durum. Herkes ''ulan eşek gibi çalışıyoruz bunu hak ediyorum'' diyip paraları bastıkları için alakalı alakasız şeylere durum bu oluyor
0
paramolacak
(07.04.21)
Alışkanlık meselesi olması ayrı bir olay ama kendimizi kandırmayalım. Parayı bir şey almak, o parayı bir yerlerde kullanmak ve duruma göre hayat kaliteni artırmak için biriktiyorsun. Aylık 500 lira biriktiren adam bozulan cep telefonunu anca 6 ayda değiştirebiliyor. Biriktirdiğin paranın bir halta yaramadığını gördüğünde eh yeter bee diyorsun bir yerden sonra. Yoksa benim çevremde gördüğüm maaşlı çalışıp iyi kazanan insanlar gayet de birikim yapabiliyorlar. Ben bu tarz bir genelleme yapamıyorum o yüzden.

15-16 sene önce eve dolmuşla dönmek yerine her gün yürüyerek iki sene boyunca para biriktirmiş, o parayla da istediğim bir şeyi almıştım. Ama bir yaştan sonra hem sefil yaşayayım hem de para biriktirmek için uğraşayım mantığını kaldırmıyor bünye. Az kazanıp ay sonunu zor getiren insanlar için 100 lira bile önemli oluyor.
0
synesthesia
(07.04.21)
Alım gücünün sürekli düşmesi de olabilir. Aynı parayı kenara koymak için sürekli daha az almak lazım.
0
turkce konusan uzayli
(07.04.21)
her şey olması gerekenin 3 katı fiyatta olduğu için. her şey ama her şey olması gerekenin en az 3 katı. ben 10 yıldır para biriktiyorum ve hiç bir şeyim yok. hiç bir şeyi almak istemiyorum son 5 yıldır çünkü resmen kazıklanıcam alırsam.
0
ayseee
(07.04.21)
Sadece turkiye'de degil disarida da sorun orta diregin yok edilmis olmasi, insanlarin ezici cogunlugu dar gelirli dolayisiyla birikmiyor, birikmesine izin vermiyorlar. Dunya nufusunun %95'i %5'in refah icinde yasamasi icin calisiyor. Adamlar da bu arada parayla para yapmaya devam ediyorlar.
0
cooperr
(07.04.21)
yurt disinda enflasyon olmadigi icin insanlar pandemide gelecek korkusundan deli gibi para biriktirmeye basladi. Turkiyede ise %30 uzerinde enflasyon var. Para biriktirsen enflasyon ortaminda nakitte yakalanacaksin.Durum fena.Bu yuzden insanlar deli gibi mal almaya, zam gelmeden tuketim yapmaya calisiyor.Sonuc ortada
0
turkuaz
(07.04.21)
Ikisi de. Hem fakirlik var, hem de finansal okur yazarlik, cost-benefit analizi yapma becersisi falan cok dusuk.

"düzgün harcamayi bilmemek" diyince kulturumuzde son 10 senedir f/p urunu diye bir kavram olustu, tam koyun turnusolu.
0
hot potato
(07.04.21)
ekstra harcama olmadan, minimum giderlerimin tutarı gelirimden fazla. annem yardım ediyor. para biriktirmem imkansız.

bazılarının da gelirleri giderlerine ancak yetiyordur. gelirleri bir tık fazla olanlar da artırabildiklerini zaten çıkan aksiliklere harcıyorlardır.


fakiriz işte düpedüz fakiriz.
0
batlegolas
(07.04.21)
mecburi harcamaları kazancına eşit olan ya da kazancından fazla olan ciddi bir güruh var evet, ama halkın %30'u olsun diyelim ki. kalan %70'in çok çok çok büyük bir kısmında kesinlikle finansal okur yazarlık yok. fakir olduğumuz halde düğün, dernek, kına, sünnet ıvır zıvır şovlara inanılmaz paralar harcıyoruz, yatırım yapma, birikim yapma, parayı katlama gibi bir kafamız kesinlikle yok diyebilirim. en azından etrafımdaki örneklerin çoğu böyle.

31 yaşındayım, aşağı yukarı tüm arkadaşlarım 22-23 yaşından beri çalışıyoruz. herkesin önceki finansal kararlarının sonuçlarını görmeye başladığı yaşlardayız yani. gerçekten 9-10 senedir çalıştığı halde kenarda 3-4 bin tl parası olan adam da var, ev araba kredisine girip en azından birikim yapan da var. yani bizimkilerde gerçekten kafa yok. burada bile her gün "babamdan şu kadar para kaldı faize yatırsam nasıl olur", benzinli değil dizel araba alsam değer mi, ev almam mantıklı mı vs diye soran bir sürü insan var, yani bi excel hesabıyla çözülecek şeyler ama seviyemiz bu denli düşük. zengin bir ülke olup har vurup harman savursak yine idare ederiz ama bu fakirlikle, bu israfla gerçekten bizim nesil 30-40 sene sonra ne olacak çok merak ediyorum. muhtemelen 70 yaşında garsonluk yapmak zorunda kalan doğu bloku insanları gibi olacağız.

yani tüm suçu ülkeye yüklemekte biraz acizlik ve kolaycılık görüyorum açıkçası. evet ülkenin ilginç dengeleri var, o dengeleri okuyup parayı ıvır zıvır şeylere basmak ya da araba kredisine girmek bir tercihtir yani.
0
roket adam
(07.04.21)
Geçen hesaplama yaptım; şu an Avrupa'da junior müdür olarak aldığım para ile İzmir'de aynı hayatı yaşamam için (ayni tarz ev, araba, köpek masrafi, esimin calismamasi falan) 13bin lira civarı para çıktı.
Eh İzmir'de bu parayı 4 yıllık çalışan alamayacagi için ya hayat standardini dusureceksin ya da borç.

Kısacası Türkiye ucuz iş gücüne dayalı gelir farkının uçurum oldugu bir yer. Haliyle zaten çoğu kisinin kenara koyacak parası yok. Ki çok pahalanmis. Merak edip baktım geçen fiyatlara, bundan 4 sene önce 250-300 lira anca tutacak alışveriş 750 lira tutuyor.
0
logisticsmanager
(07.04.21)
Reel faiz dusuklugu. Bugun alabilecegin seyi yarin alamayacaksan biriktirip napacaksin?
0
dunal
(07.04.21)
ben tuketme istegine ve ondan bundan gorup "benim neyim eksik?" duygusuna bagliyorum. hicbir seyden geri kalmiyoruz.

bu gorgusuzlukleri ozellikle dugunler konusunda gorebilirsiniz. servet dokup borca girip dugun yapiyorlar : ) "bir kere evleniyorum" diyorlar, "oteki suraya gitmisti", "beriki bu kadar harcamisti"... sosyal medyanin yan etkileri iste.

bir de baska bir huy daha turedi. baskasinin cebindekini giyiminden kusamindan tahmin edemeyince onu da ayri bir asagiliyorlar. cok parasi var yemiyor diyorlar. illa herkes tuketecek ki bu da rahatlayacak.

milyar dolarlari olan adamlar sort-tshirt geziyorlar parayla bir dertleri yok.

gercekten goruyorum bazi yabancilarda: (bu dediklerim genelde belli bir yasin uzeri tabi) milyon poundlari var, ama ufak bir eve razi oluyorlar, eski model araba kullanmaya devam ediyorlar. senin ugrasmayacagin hobilerle ugrasiyorlar, kazak almak yerine oruyorlar, evde yemek hazirlayip isyerine goturuyorlar...

yani ben de dunyanin en tasarruflusu degilim ama belli basli seyleri uzun vade dusunerek aliyorum. bir telefonu mesela ben minimum 5 yil kullaniyorum. cunku ona buna gostermek icin almiyorum. yere dusurup kirmiyorum. suya bir yere dusurmuyorum... eski telefonlarim hala tertemiz kutusunda da duruyor, satmiyorum.

parasini tek cekim(gerekirse nakit) odeyebildigim halde her sene en yenisini almiyorum.

sadece biriktirme degil bu anlamda dogru durust kullanmayi da bilmedigimizden hemen her seyi eskitip bozuyoruz. ikinci el olup da gercekten temiz kullanilmis bir urune rastlamiyorum ben.

ya bilincsizce almis, ama kullanacak bir firsati olmamis yillarca kutusunda saklamis. (sonra tabi aldigi fiyata satmaya kalkiyor : )

ya da artik oldurmus ama bu sefer de "cok temiz" diyerek tutturabildigine...

cok acayip bir ortam var tuketim konusunda
0
idexo
(07.04.21)
Sorun halkın para biriktirmesinde değil, biriktirdiğinin sürekli enflasyonla erimesi. Bu durumda önceden altın şimdilerde ise hem döviz hem de altın olarak biriktiriyorlar. Pandemi olduğu için de harcama için bir neden yaratamıyorlar.
Kazanç güçleri orta veya altı olduğu için de, ev, araba gibi ya da bir yurt dışı tatili gibi yatırıma harcayamıyorlar.
0
silver apple
(07.04.21)
Turk halki kadar birikim yapan halk var mi acaba.

Anadoluda banka kasalarindan dolar fiskiriyor. Herkesin evinde tonla altin var.

www.ntv.com.tr

Beyaz yaka yiyor eline geceni, ona da zaten para vermiyorlar.
Buna ragmen Golf falan alarak yine de bir sekilde yarim milyonu elde etti cogu.
0
divit
(08.04.21)
(5)

İlk kez psikiyatra (veya psikologa) gitmek

invictae
Ben normalde bile derdimi tasami en yakinlarina dahi kolay kolay anlatmayan biriyim. Simdi kendi icimde bazi sikintilar hissettigim icin yardim alma fikrindeyim ama dusuncesi bile icimi darliyor.Nasil isliyor odaya girince surec? Adimini attin oturdun ilk etapta ne soruyorlar mesela? Kusura bakmayin
Ben normalde bile derdimi tasami en yakinlarina dahi kolay kolay anlatmayan biriyim.

Simdi kendi icimde bazi sikintilar hissettigim icin yardim alma fikrindeyim ama dusuncesi bile icimi darliyor.

Nasil isliyor odaya girince surec? Adimini attin oturdun ilk etapta ne soruyorlar mesela? Kusura bakmayin salakca gelebilir sorularim ama etrafimda giden pek kimse olmadigi icin en ufak bir fikrim dahi yok bu konuda. Yani ilk gunden mesela ne derdin tasan var anlat dese hayatta anlatamam, ustelik 45 dk bi saat tanimadigim insanla kendimle alakali sohbet de edemem. :( Normal gundelik seylerden soru cevapla mi basliyorlar?


Sizin bahsetmek istediginiz en ufak bir detaya bile acigim, tesekkurler! :)
0
invictae
(04.04.21)
Ben odaya ilk girip koltuğa oturduktan sonra adımı sormuştu. Sonra bana bazı sorular soracağını ve bunları dürüst bir şekilde cevaplamamı istediğini söylemişti. Sorular genel olarak: Yalnızken kendi kendine konuşuyor musun, aynada kendinle konuşuyor musun, çevrende kimse yokken fısıltılar duyuyor musun tarzı sorulardı. Büyük ihtimalle prosedür böyle olduğu için ilk bu soruları sormak zorundalar. Bazı özel hastanelerde ve özel muayenehanelerde ise bu sorular odaya girilmeden önce sana form olarak veriliyor. Formu dolduktan sonra odaya giriyorsun.
Daha sonra doktor bana buraya neden geldin dedi ve ben problemimi söyledim. Soru cevap şeklinde gitti. Hiç çekinmeden her şeyi anlattım. Benim tedavim yaklaşık 1,5 yıl sürdü. Genel olarak her ay 1 kere gittim ve oldukça yararlı oldu benim için.
0
communist jew
(04.04.21)
yukaridaki prosedur denilen seyi ben hic yasamadim. 3 psikiyatrist 2 psikolog gordum. hicbirinde boyle olmadi. hep ozellere gittim bu arada. hic form doldurmadim. ilerleyen seanslarda bir test yaptigim olmustu.

neyse.

merhaba. nasilsin? kendinden bahset. okuyor musun? ne okuyorsun? aa mezun musun? nerede calisiyorsun? is nasil gidiyor? ee anlat bakalim buraya gelme sebebin ne? nedir sana boyle hissettiren? ...

bazilari sen diye hitap ediyor bazilari siz diye.

ben direkt olarak dokulmustum her seyi. cunku sinir ev aglama krizleri gecirdigim bir donemdeydim ve her sey cat cat anlattim. cok doluydum.

nasil rahat edeceksen oyle davran.
0
batlegolas
(05.04.21)
Ben ilk kez 10 sene falan önce gitmiştim ve o dönemi hatırlayamıyorum pek ama seneler sonra ilk kez 3 hafta önce gittim yine.

Doktoru beklerken bile gerilmiştim ben de biraz ama girince o konuşturdu zaten. İlk önce ailemi, işimi, ailemdekilerin işlerini, erkek arkadaşımı falan sordu. Beni kendisine başka bir doktor yönlendirmişti ve asıl konuyu biliyordu. Tanıma sorularından sonra direkt “biz x’le konuştuk ve biraz bahsetti ama şimdi sen anlat durumu” diyerek ana konuya girdi ve sonra laf lafı açtı zaten.
0
ms brownstone
(05.04.21)
adamların işi bu. seni konuşturmak:D
0
co2s2
(05.04.21)
Benim ilk seansımdan önce bir öngörüşme yapmıştık. Sürecin nasıl ilerleyeceğini sormuştum ben. Belki siz de böyle bir görüşme talep edebiliriniz 15 dklık vs. İlk seansta da tabii ki kendinden bahseder misin, sigara alkol kullanıyor musun, kullanma sıklığın nasıl ve devamında neden geldin, bunları sıraladım, hangisinden başlamak istersin dedi ve o şekilde başladık. Ama daha ikinci seanstan benim sorun olarak saymadığım bir şeyi çözmeye başladık. Sorun olarak görmediğimiz şeylerin de sorun olduğunu fark edebiliyoruz. Yani demek istediğim siz anlatamayacağınızı düşünseniz bile doktorunuz size yol gösterecektir. Zaten biraz bahsedince direkt anlıyorlar bence neler hissettiğimizi.
0
Olric
(05.04.21)
(12)

Bir kız çocuğu büyütmek

iddaaci
Merhaba, kızım daha bebek. Onun bilim, müzik ve sanata yatkın olmasını istiyorum. Bunun için bir kaç kitap buldum. Kendimi geliştirebileceğim. Ama bu kitapların pek nitelikli olduğu düşünmüyorum. Bu kitapların nitelikli olanlarını bilen var mı? Yani kızımın hayatına dokunabileceğim ip uçlarını bana
Merhaba, kızım daha bebek. Onun bilim, müzik ve sanata yatkın olmasını istiyorum. Bunun için bir kaç kitap buldum. Kendimi geliştirebileceğim. Ama bu kitapların pek nitelikli olduğu düşünmüyorum. Bu kitapların nitelikli olanlarını bilen var mı? Yani kızımın hayatına dokunabileceğim ip uçlarını bana verecek bir kitap. İngilizce de olabilir.
0
iddaaci
(31.03.21)
Yabanci dil ogretin ama subject verb present perfect seklinde olmaz o is, konusacagi birilerini bulun. Bir de babasi iddaaci olmasin belki de yeter.
0
howfaristhesky
(31.03.21)
Kız ya da erkek çocuğun nasıl olsun istiyorsan öyle ol. Özellikle 3 yaşlarındayken, büyüyünce okusun istiyorsan oku, müzik aleti çalsın istiyorsan çal, diş fırçalasın istiyorsan fırçala, spor yapsın istiyorsan, yap. Söyleme, örnek ol. Televizyon seyrederken oku deme, yapmaz. Sigara içerken içme deme, içer.
Soruya cevap değildi ama. Olsun. Söyledim. Tecrübe paylaştım.
0
Mirket
(31.03.21)
Guzel dusunceler,bende iki tane var.

İlkini tam senin düşündüğün gibi yetiştirmeye çalıştık.somra okul zamanı geldi.ilk kez servise bindi aksam eve geldiğinde demet akalın şarkısı söyleyip ,dansediyordu.

İkinciyi kendi haline bıraktık.
0
duptıs
(31.03.21)
Çocuk sahibi değilim fakat Duptıs +1.Çocukların okul dönemi çevresinden etkilendiği bir gerçek.

Gerçekten de iyi bir çocuk yetiştirmek istiyorsan yurtdışına yerleş.
0
inte17
(31.03.21)
Yetenek seçimi konusunda ne yaparsanız yapın, çocuk size 7 yaşına doğru "Ben bundan keyif alıyorum" Diyecek. İşte kendi yolunun bulduğu zamandır. Spor işin içine girerse branşlaşma yaşı kaçırılmamlı sonrasında biraz patinaj çekilir ama düzelecek bir durumdur. İsterseniz daha anlatırım. Allah analı babalı büyütsün.
0
evimin paspasi
(31.03.21)
duptıs'ın söylediğine katılmıyorum varoşta büyümüş bir erkek olarak. çevre önemlidir evet ama ailenin benimsettiği temel kodlar daha önemlidir. babam işini severek yapan ve baskın bir mühendis olmasaydı muhtemelen ben de teknik işlere bu kadar yatkın olmazdım örnek olarak.
0
roket adam
(31.03.21)
ayy ne güzel sizin gibi düşünceli bir annesi var. baleye gönderebilirsiniz. 3 yaşında başlanıyor.

küçük yaşta ingilizce öğrenmeye başlarsa da iyi olabilir.

anne değilim ve olmayacağım. o sebeple kitap önerisi yapamam ama ben küçükken hep baleye gitmek istediğim halde annem beni göndermedi. çok içimde kaldı. bir çocuk için müzik ve dans ile büyümek çok güzel olur.
0
batlegolas
(31.03.21)
@howfaristhesky bahis ile alakalı değil adım. Uzun bir hikayesi var. :)
@batlegolas ben erkek tarafıyım. :)
0
🌸iddaaci
(31.03.21)
annem beni her kursa müzik,spor ne varsa gönderdi. sadece basketbolu sevdim, annemin istediği herhangi bir sıfata ulaşamadım.
çocuk zaten yatkın yönünü size belli eder. bebekken ise sürekli konuşun yabancı diliniz varsa konuşun ekstradan çocuğa yüklemenize gerek yok.
benimde yeni bir kızım oldu. önerilere ben de açığım.
0
mikahakkinen
(01.04.21)
biz tv'yi komple satarak başladık tavsiye ederim. Çocuk sadece metroda görüyor tv ekranlarını. En azından süper kahramanlarla büyümüyor, tek kahramanı babası ve annesi:)
0
theconqueror
(01.04.21)
Sizin ingilizceniz varsa cok mukkemmel kaynaklara ulasabilirsiniz. Charlotte Mason evokulu kaynaklarina bakarsaniz (Ambleside Online websitesi ucretsiz) orada cesitli yas gruplari icin mufredat onerileri goreceksiniz. Normalde Charotte Mason anlayisinda okul oncesi egitim yok. 1. sinif civarindan basliyor. Fakat Charlotte Mason inspired olarak kucuk yas gruplarina hitab eden programlar var. Cocuklari klasik muzikle, klasik ressamlarla tanistiriyorsunuz, doga ile icice olmasini saglayarak (basit bir yuruyus bile bunu saglar) bilime giris yapiyorsunuz. Charlotte Mason'un bir cocugun 6 yasina geldiginde biliyor olmasi gerektigini soyledigi seyler var (iste agac isimleri, bitki isimleri bilecek, bir siir okuyabilecek vb.) o listelere bakabilirsiniz. Charlotte Mason cocuklara aptal muamelesi yapan "bos" (twaddle) cocuk kitaplarini da tavsiye etmez. Klasik, guzel yazilmis cocuk kitaplari okutulmalidir. Bununla ilgili listeler de var ingilizce kaynaklarda..

Charlotte Mason yaninda Waldorf pedagojisine ve ozellikle pratik yasam yetileri kazandirma kisminda Montessori pedagojisine bakabilirsiniz. Ben bu ucunun bir karmasini yapmaya calisiyorum.

Ek olarak: Turkiye'de yasiyorsaniz zaten Turkce ogreniyor. Cocukla dogar dogmaz sadece Ingilizce iletisim kurun. Tek bir kisinin, istikrarli olarak sadece Ingilizce konusmasi yeterli bir cocugun Ingilizce edinmesi icin. Sakin sacma sapan Turkce instagram sayfalarina falan bakip el kadar bebelere hafiza kartlariyla gramer calistirmaya falan kalkmayin. Ikinci ana dil ogrenimi oyle birsey degil cunku.


En onemlisi: tiktok bilsin, yok bilgisayar bilsin diyenlere aldanmayin. Tablet vermeyin, en az liseye dek cocugun bilgisayarla, oyunla, tabletle tanismasina gerek yok. Televizyonu kaldirin atin. Bizde belli yasa dek hic seyretmedi. Bakicisinda olmasi gerektigi zamanlarda engelleyemiyorum tabii fakat su an evde hala seyretmiyor. Haftasonlari, benim onceden belirleyip indirdigim klasik, vahsetsiz, super kahramansiz eski model cizgifilmleri seyrediyor. Onlari da yeni yeni egitim icerikli seylerle degistiriyorum zaten.
0
2oda1salon
(01.04.21)
@2oda1salon efsanevi cevap. Var olun.
0
🌸iddaaci
(01.04.21)
(6)

Sarışınlara civciv, esmerlere kara fatma demek

Unde bach canim
İçeride yatan koyu tene karşı yapılan ırkçılığın tezahürü müdür?
İçeride yatan koyu tene karşı yapılan ırkçılığın tezahürü müdür?
0
Unde bach canim
(29.03.21)
bana sarı pipi denmişti. ahahaha.


el cevap: hayır.
0
Ufuk
(29.03.21)
Koyu ten ırk değildir bu arada. Dolayısıyla ırkçılık olmaz.

Sarışına sarı pipi dendiğini düşünmeyip hep civciv dendiğini düşünen Woke dinine göre ise örneklediğin şeyin cezası ömür boyu twitter'dan men edilmektir mesela. ahkjsdbkhajd
0
twelfth
(29.03.21)
irkcilik degil de cirkin ve sevimsiz bulmanin bir tezahuru olabilir.

kara kiz bildirdi :(
0
batlegolas
(29.03.21)
ırkçı değil cinsiyetçidir.
kara- fatma??
0
rewlack
(29.03.21)
Çok olanın değersizleşmesi. Alayımız kahve rengi gözlü ve esmer . Bir yerde bizim dışımızda rusların nazara inandığı yazıyordu ama kahve rengi gözden nazar değiyormuş onlarda
0
dreamsandcolours
(29.03.21)
bana göre bu ırkçılıktan başka bir şey değil. türkiye'de özellikle ekşi sözlükte çok görülen kadınlarda beyaz tene olan övgü ırkçılık bana göre. sürekli beyaz insanları yüceltiyorsun ve övüyorsun. türkiye'de beyazlığa inanılmaz önem veriliyor.
0
epleindebisous
(29.03.21)
(3)

Abur cubur bağımlısı oluyorum galiba

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Kendimi bildim bileli abur cuburdan bir türlü vazgeçemedim. İster ayda yılda ister sık aralıklarla olsun tüketiyorum. Ama bu sıralar biraz tehlike çanları çalıyor galiba. Ayda bir gidip 40-50 TL'lik abur cubur alışverişi yapasım geliyor. Yani öyle tek seferde hepsini yemiyorum tab
Merhaba arkadaşlar,

Kendimi bildim bileli abur cuburdan bir türlü vazgeçemedim. İster ayda yılda ister sık aralıklarla olsun tüketiyorum. Ama bu sıralar biraz tehlike çanları çalıyor galiba. Ayda bir gidip 40-50 TL'lik abur cubur alışverişi yapasım geliyor. Yani öyle tek seferde hepsini yemiyorum tabi yine tüm aldıklarımı 1 aya falan yayarak bitiriyorum, her gün veya iki günde bir tane gibi. Kilo sorunum da yok, aslında var da kilo alamıyorum. O yüzden kilo almak gibi bir derdim yok.

Elimden gelse tüm hayatımı şeker üzerine kuracağım. Tatlılar, pastalar, abur cuburlar vb. Atın ölümü arpadan olsun hesabı :D Güya çaya attığım şekeri azalttım ama başka yerden patlak veriyor bu şekilde galiba. Öyle çok tatlı da yapmıyoruz evde, ayda bir falan. Erteliyorum bir şekilde ama kaçışı olmadığını biliyorum. Sizce bu şekilde ileride diyabete yakalanmam kaçınılmaz mı? Aranızda benim gibi olan var mı? Ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(26.03.21)
40-50 tl belirttiginiz icin o kadar da yemiyorsunuz diye dusundum. tatli yapsaniz o ihtiyac azalabilir ben de bazen acikinca cips falan yemek istiyorum ama duz yemekle doyunca cipse ihtiyac kalmiyor. yemek tamamen aliskanlik isi. saglikli basit atistirmaliklara yonelin en cok neyi seviyosaniz alternatif seyler bulun. orn cips cok seviyorsundur cips yerine eve cin misir alip evde popcorn tuketin. popcorn da kotu ama en azindan yesil doritos kadar degil. Kakao muz fistik ezmesi hurma yulaf karisimi yapip bar yapin. bence kacisu evde hazirlamak. paketli gida tuketimi azalinca ac gozluluk de azaliyor bence
0
ala09
(26.03.21)
sen esittir ben. 3 brownie + nescafe mocha ile acilis, kakaou muzlu balli smoothie ile devam, aksam da bir mocha daha... bunu sik sik yapiyorum. coooook yiyorum. ben de kilo almiyorum. yillarsir coook abur cubur yiyorum. cikolata delisiyim.

ben de kilo almiyordum. cok yiyordum ama asiri asiri asiri zayiftim. sonra antidepresana basladim ve 10 kilo aldim. simdi normalim. cok kek cikolata yemeye devam ediyorum.

bu antidepresan benim zaten acik olan istahimi daha da acti. ise gidiyordum o zamanlar corona yoktu. isim de cok yogundu, masa basi. sabah 10da girip gece 1de cikiyorduk. herrrr sabah ama heeerrr sabah starbuckstan karamelli frappicino ve mozaik kek alirdim. oglen sufle. ogleden sonra sicak cikolata. aksam waffle. rutinim boyleydi. ha bunlar sadece tatli kismi. :d 4.5 ay bunu yaptim ve orada tam 5 kilo aldim. diger 5 kioyu da 1 seneye yayarak almisimdir sanirim. simdi 58im. boyum 1,68.

diyabet obezlikten oluyormus cok seker tuketmekten degil. hem olsak simdiye olurduk bee. dedigin gibi, atin olumu arpadan olsun. :d


ben asla birakamam aburcuburu. cidden bagimliyiz bence.
0
batlegolas
(27.03.21)
Eskiden küçük çay bardağındaki çaya üç şeker atıyordum, 25 yaşından sonra bıraktım, hikayemiz aynı :))

Ben her hafta 150-200 lirayı bu şeylere harcıyorum, seninki yine iyiymiş :)) Normal yemek kadar bir de bunlardan yiyorum desem abartmış olmam herhalde. 6 yaşındayken bisikletin gidonuna bağlanmış abur cubur poşetiyle çekilmiş fotoğrafım var benim. 29 yaşına geldim, henüz bir şey olmadı ama diyabet kaçınılmaz gibi gözüküyor. Babamda var, dedemde de vardı.

Azaltmayı düşünüyorum ama bir türlü ilk adımı atamadım.

Bu gidişat iyi değil tabi, ona kimse bir itirazda bulunamaz...
0
hayirsiz
(27.03.21)
(7)

rave party var bir tane

baldur2
nasil giyineyim? erkegim.
nasil giyineyim? erkegim.
0
baldur2
(24.03.21)
www.wikihow.com

(şapka ve renkler hariç)
0
filteria
(24.03.21)
yirtik jeans ve uzerine nba formasi giysem?
0
🌸baldur2
(24.03.21)
Forma giyme olmaz duz siyah tshirt giy
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(24.03.21)
maskenizi takın. malum corona :)
0
batlegolas
(24.03.21)
Ayakkabi Sneakers akar mi?
0
🌸baldur2
(24.03.21)
janti giyin kardo. dans edeceksen ona uygun rahat şeyler giy. gelecek olan kitleye de bağlı açıkçası biraz.
0
hasmetizm
(24.03.21)
Siyah kot + duz ya da uzerinde minimal desenler olan siyah tisort. Dans etme durumunuza bagli olarak rahat ayakkabi.
0
pike
(24.03.21)
(12)

Sorumlusu Olduğum Stajyerin Rahat Tavırları

yanqoue
Bir stajyer arkadaşı yanıma verdiler, "bundan sorumlusun, stajı faydalı olsun, aynı zamanda şirkete de faydası olsun" dediler. Verdim bir iş, uğraşıyor. Verdiğim iş çok teorik, dolayısıyla sıkılabildiğini anlıyorum ama şartlar bunu gerektiriyor, başka verebileceğim bir iş yok.Neyse, araştırmasını iy
Bir stajyer arkadaşı yanıma verdiler, "bundan sorumlusun, stajı faydalı olsun, aynı zamanda şirkete de faydası olsun" dediler. Verdim bir iş, uğraşıyor. Verdiğim iş çok teorik, dolayısıyla sıkılabildiğini anlıyorum ama şartlar bunu gerektiriyor, başka verebileceğim bir iş yok.

Neyse, araştırmasını iyi yapıyor, bir stajyere göre fena değil. Yalnız sık sık işe geç geliyor. Kurallar gereği belli saatler arasında giriş yapmamız lazım şirkete, bu o süreyi aşıyor zaman zaman. İlk başlarda problem olmadığını söyledim ancak hata mı ettim ne, sürekli tekrarlamaya başladı.

Bir de ben home office çalışırken, Skype'ten ne zaman bir şey yazmak istesem pc başında olmadığını görüyorum. 30-45 dakikadır "Away" olarak görünüyor. Ben yokken molaları abartıyor sanırım. Ayrıca çocuk sürekli telefonuyla meşgul, bir de takıyor kulaklığı müzik dinliyor. Kalın kafalı, otoriter birisi değilim ama sorumluluk bende olunca bu tarz şeyler gözüme batmaya başladı.

Buna bazı hayat dersleri veriyorum zaman zaman, "iş çok önemli değildir öncelikli olarak sağlığına ve özel hayatına dikkat et, gerekmedikçe mesai yapma, çalıştığın konulardan keyif almaya bak, sıkma kendini" gibi motivasyonlar veriyorum sanırım bazı insanlar bu iyi niyeti suistimal ediyor hemen. Ya da ben mi fazla büyütüyorum durumu?

Neticede işini iyi yapıyorsa erken gelmiş, geç çıkmış önemli değil ama işte ben sorumlu olunca bu durumu otomatik olarak denetlemem gerekiyormuş gibi hissettim şu an.

İlk kez birini yönetme denemem bu arada, çok tecrübeli değilim. Yorumlarınızı alabilirim.
0
yanqoue
(23.03.21)
Maaş alıyor.
Skype'tan takip etmiyorum ancak lazım olduğunda ulaşılabilir olmuyor.
0
🌸yanqoue
(23.03.21)
cok onemsemene gerek yok. stajyer diye demiyorum. normal calisan da olsa stajyer de olsa senlik bi durum yok.

saatlere uymasini soyle.
away durumunu da soyle kendisine.
islere kendini daha vermesi gerektigini soyle.
bu kadar. koca yetiskin insan. sen sorumlusun ama daha ne yapacaksin. biri bi sey derse sana gerekli uyarilari yaptim, karakter meselesi gerisi dersin.
0
Kittie
(23.03.21)
klasik z kusagi. z kusagina laf anlatamazsiniz. z kusagi bedava ister. beles ister. emek verdigi her seyden rahatsizlik duyar.
0
müptezel dostoyevski
(23.03.21)
mevcut sosyal konjonktürde sizin yönetici olmanızın veya astlarınızdan bu şekilde kabul görmenizin hiçbir yolu yok. gençler ve z kuşağı ile iletişim ve onlarla çalışma eğitimi almalısınız. kurumsal dünyada yukarıdaki önerilerin değeri=sıfır. yeni bir iletişim kanalı gelişiyor ve buna ayak uydurmalısınız.

kurumsal firmalar personelin işe geliş gidişine, sakalına, skype durumuna, kaç defa sigara molasına çıktığını kontrol etmeyi bırakalı 5-10 sene oluyor. karşılıklı iyi niyet çerçevesinde problemsiz yürüyen bir işin olup olmadığına bakıyorlar.
0
uuth
(23.03.21)
Önceki işyerimde vasıfsız müdürlerin biri çok boş görüyorum boş durmayın falan dedi, ertesi sabah istifamı bastım gittim. Yeni mezun bir mühendis olarak daha 1 ay geçmiş oradaki çoğu mühendisten daha çok iş yapıyordum. Ara sıra boş oturmak da hakkım.

2 ay geçmedi 4 kat maaş veren bir yere girdim. 1.5 sene geçti. Burada da telefonla uğraştığım oluyor, izin verilen ölçüde geç gelme hakkımı önceden planlayıp sonuna kadar kullanıyorum. Çoğu zaman monitörlerimden birinde reddit açık olur. İşyerim de bana karışmaz.

Çünkü verilen işi yapıyorum, performansımdan memnunlar. Tüm gün uğraşmam beklenen işleri otomatize ettim, üstüne ekstra işler yapıyorum. Verilen işleri yapıyorsam, neden boş oturuyorsun diyen köle arıyordur çalışan değil. Burada boş oturuyorsun deseler yüksek maaş falan dinlemem yine istifayı basarım.


Lütfen işinizi hayatınız haline getirmeyin. İş denilen şey; yaşamanız için mecburen yapılan bir şey. Ticaret. Yapmanız istenen şeyler karşılığı para istiyorsunuz; bu ticaretin ötesine girmek köle aramaktır.


Z kuşağı değilim ama kendilerine saygıları var diye onlara laf atmak çok da mantıklı değil gibime geliyor.
0
aguen
(23.03.21)
Bunu şu taraftan da değerlendirmeniz lazım. Bu gibi sorumluluklar vererek sizin yöneticiliğe ne kadar hazır ve uyumlu olduğunuza da bakıyorlar. Kendinizi de düşünerek hareket edebilirsiniz. Sizin üstünüz size sorumluluğu verilen kişi ile ilgili bir şey sorduğunda o sorumluluğun hakkını verebilecrkseniz sorun olmaz. Yani üstünüze size bağlı çalışanı ezdirmeyecek altınıza da kendinizi ezdirmeyecek şekilde davranın. Bir iş yerinin kuralları varsa bu bellidir, şakayla karışık olarak benim için işi vaktinde yapman yeterli ama giriş çıkış saatleri firma için önemli. Sonradan biri çıkıp laf ederse mahcup olmanı istemem gibi şeyler diyip uyarabilirsiniz.
0
likorlu cikolata
(24.03.21)
bu yastan sonra icinde calima sevki olmayan veletleri adam etmek icin egitim alacak falan degilsiniz. anasi babasi, 20 yillik ogrenim hayati adam edememis, siz mi adam etmekle ugrasicaksiniz. ver is cikisini olsun bitsin. ajans isletiyoruz, binlerce yazilimci, tasarimci ile muhattabiz, disiplinsizlik yapan freelance calisan kim varsa engel atip yolumuza devam ediyoruz. calismak icin disiplinli is arayan binlercesi varken kapris, naz cekemeyiz. babasi degiliz kimsenin.
ornek veriyorum, bir hintli para kazanmak icin kurusu kurusuna hakkini veriyor isin. bir turke parasiyla is yaptiramiyorsunuz.

bunun tek sebebi biz cok zorluk cektik cocuk zorluk cekmesin diye ccouk yetistiren ebeveynler.

tek hayalleri tiktok stari olup bedava para kazanmak.

o bu su diyenleri cok kafaya takmayin, bu stajyerden adam olmaz diyip yol verin, hak edicek biri para kazansin. hak etmeyene ekmek yok. baskasinin hakkini yiyor su an bu disiplinsizlik ile.
0
müptezel dostoyevski
(24.03.21)
ajans isletenin yorumuna bakmayin.

bir ajans calisani olarak nasil zor sartlarda calisiyoruz, nasil somuruluyoruz yazsam roman olur. ajans isletenler kole ariyor. besinci ajansimdayim, yine ayni yine ayni. su an saat sabahin 4u. daha yeni bitti isim. pcyi kapattim 5 dkligina buraya girdim stres atmak icin.

ben stajyerken de hep fazla mesaiyaptiriyorlardi ve 5 kurus para vermiyorlardi. 2 ay kendimi kullandirdim.

stajyerleri rahat birakin ya. valla. maas aliyorsa da asgari bile almiyordur. calisan olarak devam edecegi kesin degil, sigortali degil. rahatca takilsin iste. isleri gununde teslim etsin yeter.

ustun laf ederse de islerinden memnunum, stajyer oldugu icin gerisini anlayisla karsiliyorum dersin gecersin.

y kusaginin son senesinde dogan bir ajans kolesi tasarimci bidirdi...
0
batlegolas
(24.03.21)
ajans işleticiye aldanmayın +1

çalışan hakkı yeme konusunda ajans sahipleri konfeksiyon sahiplerinden bi kademe aşağıdadır gözümde.
0
uuth
(24.03.21)
Herkes bu staj evresinden bir şekilde geçiyor. Bu noktada iş disiplinini öğrenmesi gerekli. Geç gelmek, sürekli telefonda takılmak nedir? Siz fazla iyi niyet göstermişsiniz. Bu kadar rekabetçi bir ortamda, böyle bir davranış şekli yok. Kadrolu eleman olsa kendini şirket sahibinden üst görür bu zihniyet. Bence uyarın, olmuyorsa sallayın.
0
adivar
(24.03.21)
"Neticede işini iyi yapıyorsa erken gelmiş, geç çıkmış önemli değil"

Cevabini kendin vermissin.
0
cooperr
(24.03.21)
"İlk başlarda problem olmadığını söyledim"
z kuşağı değilim ama bana da böyle söylense ben de geç gelmemde problem olmadığını düşünürüm
0
benim bir gizli bildiğim var
(24.03.21)
(8)

Aileden uzak olmaya ne zaman alışıyoruz?

psmstc
6 ay oldu; ben hala alışamadım. Çok mutlu da olsam, yanımda çok sevdiğim baska insanlar eşim de olsa özellikle annemi, babamı, kardeşlerimi çok özlüyorum. O özlem geldiği anda da 'annen baban yanında degil, senin keyfine bak' moduna geçiyorum. Gecenin bir yarısı yine oldu, icimi tuhaf bir boşluk kap
6 ay oldu; ben hala alışamadım. Çok mutlu da olsam, yanımda çok sevdiğim baska insanlar eşim de olsa özellikle annemi, babamı, kardeşlerimi çok özlüyorum. O özlem geldiği anda da 'annen baban yanında degil, senin keyfine bak' moduna geçiyorum.

Gecenin bir yarısı yine oldu, icimi tuhaf bir boşluk kapladi, uyuyamiyorum. Yaşadığımız şehire 7 saatlik mesafedeler.

Ne zaman gecer ki bu his? Utanmasam annemi babamı ozledim diye oturup aglayacagim.
0
psmstc
(23.03.21)
valla üniversiteye başlayınca alışmıştım birkaç ay sonra. 8 yıldır yılda 2-3 ay görüyorum max.
0
jelly bear
(23.03.21)
Ilk deneyimim anaokulunda yatılı olan program ile başlamıştı. tam gün olana yazdırmıştı annem. öglenleri uyuyamıyordum ve camdan dışarı bakıyordum hep ama asıl travmam ilkokul beşinci sınıfta birden beni sınıftan alıp eve götürmesiydi (okulun son günüydü) içimde garip bir burukluk vardı, kimseye hoşcakalık diyemeden gitmiştim. sanırım o an bende travma yarattı. insan sevdiklerinden birden kopabiliyor, bu aile ile de olabilir diye aklımda yer etti yıllarca. şimdi de zaten beni sildiler gibi o yüzden pek koymadı bana.
0
evimin paspasi
(23.03.21)
“ annen baban yanında degil, senin keyfine bak”
Bu psikoloji bende de vardı yeni evlendiğimde. Özellikle pandemi de olunca 2 aya yakın bir süre görüşememiştik. 1.5 yıllık evliyim. Birkaç ay oldu bu duruma alışalı sanırım. Özlem hep var tabi ki. Ama gün içinde sürekli telefonla konuşuyoruz, görüntülü konuşuyoruz falan. Bir şekilde halloluyor.
0
hrvl
(23.03.21)
özlüyorum ama ayrı hayatlara sahip olmamız gerekiyor. bunu kabullenip artık yeni bir sayfa açtığının farkında olman lazım.
0
roket adam
(23.03.21)
anladıgım kadarıyla guzel aile bağlarınız var. oyyleyse o his hep içinizde kalır ancak fazla da da aileye düşkün olmamak gerek. kendi hayatınıza bakın oyalanın yakında kalmaz bir şey.
0
camene87
(24.03.21)
ben 4-5 yaşlarında ayrı kalmak zorunda kaldım. o zamanlar durmadan ağlıyordum. hep çok üzgündüm. sanırım o zaman alıştım ve sonrasında en uzunu 1,5 yıl olmak üzere ailemi hiç görmediğim çok uzun zamanlar oldu. özlemiyor değilim ama bu günlük hayatımı etkilemiyor.
şimdi de pandemi yüzünden türkiye'ye gelemedim bir yıldır yurtdışındayım.

aslında benim de aile bağlarım güçlüdür fakat herkesin hayatının ayrı olduğu ve birbirimiz yanımızda olmadan da hayatımıza devam etmemiz gerektiği gibi bir düşünce var. zaten böyle de olmalı bence. kendileri de ailelerine 8 saatlik mesafede yaşıyorlar 30 yıldır.

2 günde bir arıyorum ama annemi.
0
bohr atom modeli
(24.03.21)
ben de universiteye baslayinca 2-3 ayda alistim.

son 2-3 yildir yilda toplam bir ay kadar falan goruyorum.

bi de esin yanindaymis. daha ne.
0
batlegolas
(24.03.21)
ilk uzun suteli ayriligimiz cocukken 1,5-2 yaslarinda olmustur. ikisi de calistigi ve bana bakacak kimse olmadigi icin 8-9 saat uzakliktaki anneanneme gotururlerdi ara ara. sonralari yaz tatillerinde hep orada kalmaya basladim bu hemen hemen ergenlige kadar devam etti. sonrasinda onlar goturmese de ben severek gitmeye basladim hep. 17 yasimdayken de universiteyi kazaninca zaten otomatik olarak uzak kalmis oldum. pek ozlemem hala, yaklasik 2 saatlik mesafedeler ama bazen 3 ay gitmedigim oluyor. diyecegim o ki kucukken alisinca zorlanmiyor insan ama yasini basini aldiktan sonra ayri kalinca zor geliyor sanirim. yuksek lisanstayken ben alisamiyorum diyip okulu birakip ailesinin yanina donen bir arkadasim olmustu, universiteyi ailesinin yaninda okumus yuksek lisans icin istanbul'a gelmis.
0
in vino veritas
(24.03.21)
(1)

instagram'ı anlamak

duyurukullanıcısı
şimdi benim attığım bir postu bir arkadaşım beğendiğinde onun arkadaşları veya beraber arkadaş olduğumuz insanlar benim postu görüyor mu?hikaye atarsan sadece arkadaşların görüyor eğer o paylaşırsa onun arkadaşları görüyorya sonuçta eğer benim postumu biri beğendiğinde onun akış ına düşmüyorsa yani
şimdi benim attığım bir postu bir arkadaşım beğendiğinde onun arkadaşları veya beraber arkadaş olduğumuz insanlar benim postu görüyor mu?

hikaye atarsan sadece arkadaşların görüyor eğer o paylaşırsa onun arkadaşları görüyor

ya sonuçta eğer benim postumu biri beğendiğinde onun akış ına düşmüyorsa yani post 3. kişilere yayılmıyorsa insanlar nasıl takipçi kazanıyorlar?

sadece tanıdıklar, ismini girenler ve senin postunu illa paylaş butonuna basıp paylaşanlardan mı?
0
duyurukullanıcısı
(23.03.21)
eğer hesabın gizliyse, senin gönderilerini sadece takipçilerin görebilir.

takipçi kazanmak için hesabın açık olmalı ve hashtag kullanmalısın. daha ilerisi için de reklam vermek bir seçenek.
0
batlegolas
(23.03.21)
(6)

Yavru güvercinlerin annesi nerede?

fobfilm
Camın kenarına bir güvercin yuva yapmış ve yumurtlamıştı. Sürekli yumurtaların üstüne oturup beklediğini görürdüm. Bugün iki tane yavrunun yuvada olduğunu ve güvercinin olmadığını fark ettim. Yaklaşık 2 saattir de ortada yok. 1- Yemek aramaya çıkmış olabilir ama güvercinlerin iç dünyasını çok bilmed
Camın kenarına bir güvercin yuva yapmış ve yumurtlamıştı. Sürekli yumurtaların üstüne oturup beklediğini görürdüm. Bugün iki tane yavrunun yuvada olduğunu ve güvercinin olmadığını fark ettim. Yaklaşık 2 saattir de ortada yok.

1- Yemek aramaya çıkmış olabilir ama güvercinlerin iç dünyasını çok bilmediğim için sorayım dedim. Belki bazılarında yavru doğurduktan sonra yuvayı terk etmek gibi bir davranış şekilleri vardır. Böyle bir şey söz konusu mu acaba?

2- Hem yavrular için hem de eğer dönerse anneleri için yuvanın önüne yemek koyacağım. Bulgur döktüm ama annenin yiyip yemeyeceğinden emin değilim. Ne koymalıyım? Eğer annesi dönmezse bu bebeleri elden birinin beslemesi gerekecek sanırım. Bu konularda hiç becerekli değilimdir. Ne yapmam lazım?
0
fobfilm
(23.03.21)
Bulguru ıslayıp dökmek gerekiyor yoksa su içince karınlarında şişip ölüme yol açıyormuş. Bunun dışında biraz daha bekleyin 2 saat çok uzun gelmedi bana. Buraya da yuva yapıyorlar arada gidiyorlar yani saat tutmadım ama. Umarım daha bilgili biri yazar.
0
turkce konusan uzayli
(23.03.21)
yemek aramaya gitmiştir. yavrulara sakın dokunmayın.
anne sizin kokunuzu alırsa bi daha yavrulara yanaşmaz.
dediğiniz gibi yavruları korkutmadan biraz su ve bulgur bırakmanız yeterli. bir iki saate dönecektir.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(23.03.21)
@turkce konusan uzayli Bu kesin bilgi mi? Daha önce de bulgur dökmüştü arkadaşım. Onu yedikten sonra ölmüş olmasın?
0
🌸fobfilm
(23.03.21)
bir veterineri arayip sorabilirsiniz. cevap verirler bence. daha dogru olur.
0
batlegolas
(23.03.21)
Ben de vermiştim annem uyarmıştı sonra internetten bakmıştım öyle yazıyordu.
0
turkce konusan uzayli
(23.03.21)
ben başka bir şey söylemek istiyorum. bizimde camın önüne her sene kumru yuvalar, hatta sanırım hep aynı kumru geliyor. kuş biti diye bir şey var insan için tamamen zararsız ama çok fazlalar bir gecede yayılıyorlar. çok minikler nokta kadarlar minicik bi delikten bile geçip bütün odayı sarabilirler. kuşları ürkütmeden sessizce camın kenarlarına içeriden bant ya da benzeri bi şey yapıştırmanızı öneririm ki evi sarmasın.
0
nlgyrn
(23.03.21)
(24)

Kendi evinizde nerede ve nasıl yemek yiyorsunuz?

ms brownstone
Bu aralar ev dekorasyonuna sardığım için “Daire” kanalının daha önce izlemediğim birkaç videosunu izledim bugün ve hepsinde dikkatimi çeken bir şey oldu. Ev sahipleri hep evlerinde sofra kültürünün çok önemli olduğunu, masa dışında bir yerde bir sandviç bile yemediklerini, evdeki en önemli yerin yem
Bu aralar ev dekorasyonuna sardığım için “Daire” kanalının daha önce izlemediğim birkaç videosunu izledim bugün ve hepsinde dikkatimi çeken bir şey oldu. Ev sahipleri hep evlerinde sofra kültürünün çok önemli olduğunu, masa dışında bir yerde bir sandviç bile yemediklerini, evdeki en önemli yerin yemek odası ve oradaki muhabbetler olduğunu falan söylediler. Hepsinin yemek odaları ya da masalarının çevresi de inanılmaz özenliydi.

Biz de tam tersi tabak hazırlayıp koltuğa yayılarak elimizde ya da sehpa üzerinde dizi, youtube vs izlerken yemek yiyoruz evde. Hava güzel olursa terasta masada yemek yiyoruz bazen ama teras dışında hep kanepedeyiz. Zaten terastakinden başka doğru düzgün yemek masası bile yok evde.

Çoğunluk bizim gibi mi yoksa Daire’dekiler gibi mi merak ettim ben de. Siz evinizdeyken nerede yemek yiyorsunuz? Böyle masada oturma ve düzgün sofra kurma ihtiyacı hisseder misiniz hep yoksa koltukta, kanepede bir şeyler izleyerek mi yemek yersiniz?
0
ms brownstone
(22.03.21)
Daire programına çıkanlar aşırı kolpa geliyor bana. Bunu belirteyim.


Soruya cevap ise biz de sizin gibi TV karşısında, sehpada yiyoruz biseyler izlerken. Hatta sehpalar alçak kalıyor diye yüksek C sehpa aldık koltukta rahat yiyebilmek için :D En büyük zevkimiz bu. Çok çok nadiren mutfakta, balkonda ya da salondaki masada yeriz ki bunların toplamı otuz belki anca bir buçuk senede.
0
elorelia
(22.03.21)
Biz mutfakta karşılıklı oturarak masada yiyoruz her öğünümüzü mutlaka 4 yıldır çok nadirdir yayılarak yediğimiz, özellikle tv bile almadık eve sohbeti öldürmesin diye, hele ki en sohbet edilesi nokta yemek yerken onu da bir şeyler izleyerek tv odaklı geçirmek çok verimsiz geliyor bize
0
esinikaybetmiscorap.
(22.03.21)
Evdeki en önemli yerin yemek yenen kısım olduğuna inanıyorum. Masa benim de evimin merkezinde.
Ama yani tek başımayım pandemide zaten konuk ağırlama yalan oldu, tabak yapıp bilg karşısında koltukta veya o masada yine bilg karşısında tek başına yiyorum.
3 ve üzeri insan varsa masa donatırım, ister kahvaltı ister akşam yemeği masada uzun oturmalı, şenlikli ve bol çeşitli geçer. Seviyorum öyle. Ama zaten olaya tersinden bakarsak her gün tek yediğim için benim adıma önemli bişey insanların yemeğe gelmesi.
2 kişi kalırken de koltuk+ tabak takılıyoruz.
0
jimjim
(22.03.21)
tek başıma yaşıyorum. oturma odasında tv ve pc karşısında yemek yiyorum. sadece ramazanları sahuru mutfakta yapıyorum. ilk yalnız yaşamaya başladığımda hep mutfaktaydım. bu arada mutfakta masa falan yok. tezgah üzerine koyuyordum yemekleri.
0
sutlu nescafe
(22.03.21)
evimiz amerikan mutfak, dolayısıyla salon ile mutfak iç içe. biz de mutlaka masamızda yiyoruz. yani bi tabak bile olsa masaya oturuyoruz genelde. koltukta yemiyoruz çünkü kırıntı oluyor vs. rahat edemiyorum.

buna ek olarak daire kanalının inanılmaz yapay ve kasıntı insanlardan oluştuğunu da söylemem lazım, yani adam yer sofrası yapsa bile "bu bizim için ritüeldir mutlaka sushimi özel sushi masamda yeriz ve ailecek ekonomik konjonktürü tartışırız" diyen tipler var o kanalda, özel seçiliyor. ben iğrendiğim için izleyemiyorum artık.
0
roket adam
(22.03.21)
Daire kanalına çıkan istisnasız herkes numaracı yaa. Konuyla ilgili fikrim şu şekilde:eksisozluk.com
0
suicides underground
(22.03.21)
Bana böyle şeyler biraz balon geliyor. Bir şeyin kurallaşması/gelenekselleşmesi de beni rahatsız ediyor. Bizim evde herkes rahat. Yatakta, salonda, pc başında, mutfakta, balkonda her yerde yeriz.
0
jazzabel
(22.03.21)
onların evleri büyüktür. ayrı mutfağım yok. yemek masam yok. yemek masası koyacak yer yok.

orta sehpada ya da pc masasında film izleyerek yiyorum. tv de yok.

galiba fakirim ben. :D
0
batlegolas
(22.03.21)
pc masasinda biseyler izlerken yerim hep.
0
ghostinthemech
(22.03.21)
Salonda masada, amerikan servisle falan tam takım sofra kuruyoruz (misafir yoksa masa örtüsü kullanmıyoruz) ama televizyona doğru, dizi izleyerek yiyoruz. Acelemiz yoksa kahvaltı da aynı şekilde.

Minicik bir sehpamız var ve bence eğilerek tepside yemek yemek pek keyifli değil. Sadece hamburger, tantuni falan gibi kolay yenen şeyleri büyük tabaklarla alıp koltukta yiyoruz. Hemen işe oturacaksak kahvaltıyı da tek tabak hazırlayıp koltukta, ofis masasında falan yiyoruz.

Şu an evimizde mutfakta masa yok. Önceki evde ufak bir masa vardı ama çok nadir yemek yiyorduk orada da.
0
kobuzchu kiz
(22.03.21)
Tepside ya da eğik büğük yemek keyifli değil +1

yemek masada yenir diye büyüdüm, mutfak ya da salon ama illa masada yerdik. Yemeği içeri götürmektense laptopı mutfak masasına koymak daha pratik geliyor.

Yatarak ya da oturarak sadece pizza yiyorum, o da pratik olduğu için.
0
Jux
(22.03.21)
Masada yerim/yeriz. Koltukta çok nadir yeniyor. Bence hijyenik değil ve rahatsız. Ayrıca dairedeki tipler de kasıntı. Her öğün etrafa mumlar, çiçekler dizip masamı şaraplarla donatmıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(22.03.21)
Yuzde 99 salonda yemek masasinda, evde teksem sehpada yedigim oluyor.
0
pofudukayi
(22.03.21)
Ailede hep masadaydı. Kahvaltı, akşam yemeği hep masada, yemek odasında ya da mutfak masasında. Böyle büyüdüm. Şimdi tek başıma masada yemek çok hüzünlü geliyor. Ama sporcu olduğumdan diyet çok sıkı. Mübarek asker disiplinine sahip bir beslenmem var. Öyle olunca yeme şekline de yansıyor. Yani önceden aileyle keyifli yemeklerde masaydı, şimdi öz-disiplin amaçlı masa ve başka bir şeyle ilgilenmeden yemek var. Yahu ben cips falan bile yiyemiyorum oturduğum yerde (._.) lanet gitsin. Iki çift muntazam but, popo sahibi olacağız diye çekilen çile.
0
velvetmorning
(22.03.21)
Yemeği hep masada yerim.
0
alfred
(22.03.21)
Tek başıma yaşıyorum. Daima masada ve servis tabağından peçetesine herşeyi hazır etmeden oturmam masaya.
Öyle de olması gerekiyor bence.
Misafir varsa da, en güzel sohbetler yemek masasında olur bence.
Bir masa da balkonumda var. Hava güzelse, aynı ortam balkonda oluşturulur. Özel zamanlarda ekstradan mum da konur. Diğer herşey vardır zaten.
0
Mirket
(22.03.21)
Genelde PC ya da salonda sehpada. Sokak lezzetleri tarzında şov yapmışsam daha bir kısmı pişerken ocağın başında.

Bazen de mutfakta masada yiyorum ama onlar salatasıydı mezesiydi falan birlikte olan high tier yemekler olunca ancak.
0
aguen
(22.03.21)
Her zaman masada yiyoruz. Normal öğünler kışın mutfak masasında, yazın balkonda. Evet, her şeyi tepsiyle balkona taşıyoruz:) Günlük masamızda da peçete, örtüler vs bulunur. Rutinde dört dörtlük olmasa da bardağından bıçağına yemek masası kurulur.
Misafir varsa ya da masaya sığmayacak kadar kişiyse salonda yemek masasında yenir.

Şu an ayrı evdeyim, mutfağa masa sığmadığı için salonda yemek masasında yiyorum. Masayı alana kadar kanepede/koltukta/yerde süründüm ve bir an evvel masa temin edip rahata erdim. Yaz için balkona da küçük bir masa yapma derdindeyim :)

Arada sırada, ev nasıl olsa dağılmış ve temizlenecekse tepsiyle yemişliğim vardır ama bu istisnaya girer. Sehpada/koltukta/tezgahta yiyenleri okudukça şoklara girmedim desem yalan olur.

Bu arada dairedekiler tabiki yapay, kamera motor denince gerçeklerden kopar herşey.
0
epitaf
(23.03.21)
ben küçüklüğümden beri odamda tek başıma ya yatakta ya da çalışma masamda yemek yerim. bu olay bence biraz ailede alınan kültüre göre değişiyor. küçükken nasıl gördüyseniz büyüyünce de ona devam ediyorsunuz. bana kalırsa mutfakta, yemek odasında ya da salonda yemek masasında ailecek her öğün yemek yemek isterdim. hatta sormamışsınız ama aynı saatlerde yemek de bana hoş geliyor, yani örneğin 20.00'da bütün ailenin o odada toplanıp yemek yemesinden bahsediyorum. bence en güzeli bu, ama ben de artık neresi olduğu fark etmeden, masa kullanmadan, düzensiz bir şekilde yiyorum yemeklerimi.
0
sivilceli ergen
(23.03.21)
nasil koltukta elde yemek yiyosunuz yawww
masa. sehpada yersem de yere otururum. karsima pc
0
ala09
(23.03.21)
%80 Sehpada yiyoruz. IKEA nın hasır minderlerinden var. Onu kullanıyorum. Bazen pazar kahvaltısı falan yapacaksak yemek masasında yiyoruz.
0
chavezding
(23.03.21)
Evliyim, ana öğünler salondaki yemek masasında yenir. 40 yılda 1 fiziksel veya mental olarak çok yorulduysak, pizza söylediysek kanepede TV karşısında yeriz. Ailemin evinde de her zaman hep birlikte yemek masasında yemek yenir.

Ben bu kadar kanepede yemek yiyen insan olmasına şaşırdım açıkçası, beklemiyordum. Dediğiniz programı bilmiyorum ama TV karşısında yemek yemeyi sağlıklı bulmuyorum, ne yediğinizin farkında olmuyorsunuz bence. Ergonomik de değil. Ayrıca bize de yemek masasındaki sohbetin çok tatlı geldiği oluyor, özellikle haftasonu kahvaltıdan sonra hemen kalkmayabiliyoruz, onun tadı ayrı hakikaten.
0
gmzo
(23.03.21)
tepsi, tabak ile koltukta, tv karsisinda. is gunleri kahvalti is bilgisayari basinda.

kokulu ya da tepsiye sigmayacak kadar cesitli yemek varsa mutfak masasinda.
0
lemmiwinks
(23.03.21)
şu anki mutfağım masa kullanmama elvermeyecek kadar dar.

kanepeye oturup, sehpada yiyorum. yerken youtube'de birand belgeselleri & flu tv & tenis, bisiklet, yüzme, f1 özetleri & salaş gezgin vloğu filan izler, bazen de izleyecek bir şey ararken yemeği bitiririm.
0
filteria
(23.03.21)
(2)

telefondaki fotoğraflarınızı nasıl düzenliyorsunuz?

cosmicgadin
benim için tam bir kaos. İş vs için telefonda sabit bulunması gereken fotoğraf, video ve albümler var. Ve bunlara yeri geldikçe yenilerini eklemem gerekiyor. Fakat tüm fotolar albümünde dosyalara ayrılan fotoğraflar da bulunduğu için hangisini düzenlediğimi, hangisini henüz eklemediğimi kestiremiyor
benim için tam bir kaos. İş vs için telefonda sabit bulunması gereken fotoğraf, video ve albümler var. Ve bunlara yeri geldikçe yenilerini eklemem gerekiyor. Fakat tüm fotolar albümünde dosyalara ayrılan fotoğraflar da bulunduğu için hangisini düzenlediğimi, hangisini henüz eklemediğimi kestiremiyorum. Dosyalara ayırdıklarım ana albümden çıkıyor olsa kolay olabilirdi mesela. Fotoğraf ve videolarını düzenli bir şekilde tutanlar bunu nasıl yapıyor?
0
cosmicgadin
(22.03.21)
düzenlemiyorum. kendisi instagram whatsapp diye ayırıyor. o yetiyor.
0
batlegolas
(22.03.21)
Düzenlemiyorum. İş için çektiğim fotoğraf ile sevişme videosu yan yana duruyor. Böyle şeyler için enerji bulamıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(22.03.21)
(12)

Hangi marka kedi kumu kullanıyorsunuz?

goodyes
En çok kullanılan markalar listesi yapmam gerekiyor, kedisi olupta bu duyuruyu görenler cevap verirse çok memnun olurum. Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
En çok kullanılan markalar listesi yapmam gerekiyor, kedisi olupta bu duyuruyu görenler cevap verirse çok memnun olurum. Cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim
0
goodyes
(21.03.21)
everclean
0
swalloww
(21.03.21)
everclean, pahalı ama memnunuz.
0
matilda
(21.03.21)
Ever Clean kullanıyoruz ama geçen gün başka bir marka almak zorunda kaldım çünkü ellerinde kalmamıştı. Brexit'ten sonra bir daha bulamamaktan korkuyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.03.21)
Ever clean.
0
hede hodo
(21.03.21)
sanicat pink passion kullanıyorum.
0
gkhncnzdgn
(21.03.21)
everclean üst segment, onun bir altında reflex aktif carbonlu var, yeşil olanı kullandım gayet iyi.
0
surprise
(21.03.21)
Sanicat ya da Eczacıbaşı pisi pisi.
0
fraise
(21.03.21)
Proline
0
elorelia
(21.03.21)
temizmama'nınkini alıyordum, lindo cat'e geçtim.
beş kedim var, memnunum.
0
blatta hiberna
(21.03.21)
Reflex
0
Tam1Hi0n3
(21.03.21)
pisipisi
0
hayaletimsi
(21.03.21)
ever clean
0
batlegolas
(22.03.21)
(2)

Grafik tasarım, oyun laptop

czn
Merhaba arkadaşlar. Hem grafik tasarım, hem de gündelik işler ile alakalı bir laptop almayı düşünüyorum ama fiytlar hem pahalı, hem de birbine çok yakın. Bütçem çok çok iyi değil ama orta halli. Ne kadarlık özellik gerekiyor ve ben hangi fiyat aralığında hangi marka işimi görür.
Merhaba arkadaşlar. Hem grafik tasarım, hem de gündelik işler ile alakalı bir laptop almayı düşünüyorum ama fiytlar hem pahalı, hem de birbine çok yakın. Bütçem çok çok iyi değil ama orta halli. Ne kadarlık özellik gerekiyor ve ben hangi fiyat aralığında hangi marka işimi görür.
0
czn
(17.03.21)
ben grafik tasarim okudum gsf'de.

herkes mac alirken ben lenovo y5070 aldim. cunku oyun da oynayacaktim. 4 yil gayet iyi gitti. 7. yilinda gecen ay hakkin rahmetine kavustu.
0
batlegolas
(18.03.21)
monster huma öneririm. hem ince ekran hem de şık bir laptop. üstelik ekran kartı da idare eder gibi duruyor. (gtx 1650)
0
un4given
(18.03.21)
(12)

Masabaşı iş yapanlar

osssy
Bir günde kaç saat efektif çalışabiliyorsunuz? Kaç saat bilgisayar başında oturuyorsunuz?
Bir günde kaç saat efektif çalışabiliyorsunuz? Kaç saat bilgisayar başında oturuyorsunuz?
0
osssy
(17.03.21)
Masabaşı iş yapıyorum ama çok oturmuyorum, her yarım saatte bir kesin kalkar bi dolanır gelirim.

Günlük bazda istikrarlı bir düzenim yok. Bazen 1-2 saat anca iş yapabiliyorum, o gün hiç bişey yapmadığım da oluyor, bazen de 12 saat makine gibi kod yazabiliyorum. Ama genelde haftada 20 saat verimli çalışıyorumdur diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(17.03.21)
5-6 saat calisiyorumdur. Daha fazlasini beynim kaldirmiyor.
0
Anjelik
(17.03.21)
ortalamam 3-4 saat falandir.
0
cooperr
(17.03.21)
mesaim 9 saat
bilgisyar başında oturma sürem 7 saat civarı
efektif çalıştığım da 4-5 saattir sanırım.
0
king lizard
(17.03.21)
haftada 5 gun 8 saat masa basi calisiyorum. arada kalkip yurusem iyi ama anca tuvalete, mutfaga kahve almaya filan gidiyorum. isim surekli ekrana bakmami gerektirecek bir is. hatta ikisi daima acik bulunan uc tane ekranla calisiyorum.

sandalye degistirme arefesindeyim.
0
supergirl
(17.03.21)
Benim disarida da isim oluyor tum gun ofiste değilim ama nadiren tum gun ofiste olduğum oluyor, 8 saatlik gunun 4 saati efektiftir onda da en fazla.
0
stavro
(17.03.21)
mesaim 9 saat
işlerim genelde 4 saatte bitiyor. 4 saati de verimli geçiriyorum.
ekstra işler olunca 2-3 saat daha eklenebiliyor. ekstraların yarısı verimli diyebilirim
0
durbikonusucaz
(17.03.21)
öğleden önce 2 öğleden sonra 2-3 saat toplam max 5 saat verimli çalışıyorumdur. o da işim olduğunda. genelde haftada 2 tam gün hiç işim olmuyor.
0
naksidil
(17.03.21)
3-4 saat en fazla. Bazen teams'ten ekipteki diğer arkadaşlarla bir şeyler yapıyoruz o zaman daha da artıyor.

Daha verimli çalışabilirim belki ama dikkatim çok dağılıyor.
0
chicha_v2
(17.03.21)
bugun butun gun calistim. 45 dk once bitti isim. butunnn gunnnn. bazen 3 saat yerimden kalkmiyorum. ama evde oldugum icin koltukta sekilden sekile giriyorum. yine de hic rahat degil su lanet koltuk.

efektif mefektif yok. esek gibi yapiyorum bitmesi gereken isi. best kole ever. zevk de aliyorum artik. mazosist oldum.

iyi geceler.
0
batlegolas
(18.03.21)
ben 10 civarı ofise geliyorum bazen 17:30 bazen 18:30 hatta 19:00'a kadar hiç mola vermeden sadece tuvalete giderek ve öğle yemeğimi bile masa başında yiyerek çalışıyorum.
3 senedir böyle.
0
matilda
(18.03.21)
belli olmuyor ama ortalamasi en az 5-6 saattir. bazen daha az oluyordur bazen de daha fazla :)
0
sweetoffice
(18.03.21)
(10)

Kedi Mamanızı Nerden Alıyorsunuz

oekuklu
Soru başlıkta. Bendeki beyefendi kısır, o yüzden proplan kısırlaştırılmış kedi maması alıyorum ama siz nerden alıyorsunuz? Açık mama alıyor musunuz internetten?Edit: Ayrıca kedi kumunu nerden alıyorsunuz? hangi tip kum kullanıyorsunuz?
Soru başlıkta. Bendeki beyefendi kısır, o yüzden proplan kısırlaştırılmış kedi maması alıyorum ama siz nerden alıyorsunuz? Açık mama alıyor musunuz internetten?

Edit: Ayrıca kedi kumunu nerden alıyorsunuz? hangi tip kum kullanıyorsunuz?
0
oekuklu
(07.03.21)
mahalledeki pet shop'tan telefonla eve getirtiyorum, proplan somonlu kısır kedi maması, açık.

kumu da aynı şekilde getirtiyorum, proline fazla olmak kaydıyla proline ile aktif karbonlu reflex'i karıştırıyorum.
0
bir garip melek
(07.03.21)
Online olarak alıyorum aynı mamanın 10kg'lik olanından.

Kum sanicat rastladığım en düzgün kum online daha pahalı buradaki petshopt'ta daha ucuz o yüzden evin yakınındaki petshoptan alıyorum.
0
hedep
(07.03.21)
benim oglan da kisir.

veterinerden aliyorum. royal canin neutered young male.

kumu petburada.com'dan aldim. ever clean.

henuz daha 1 haftadir evde yavrucum. o mama petburada.com'a veya petlebi.com'a falan gelirse oyle de alabilirim. internette miscota.tr'den baska bir yerde bulamadim. o siteye de cok guvenemedim.
0
batlegolas
(07.03.21)
n&d'nin klasik tahılsız yaban mersinli kuzulu mamasını kullanırken petshop'tan açık alıyordum.
kumu da temizmama.com'dan alıyordum ama lindo cat'e geçtim.
lindo cat nerede ucuza oradan alıyorum.
bazen amazon, bazen n11, değişiyor.

mama olarak da n&d'nin balkabaklı serisine geçmek zorunda kaldığım için normal beş kiloluk ambalajlı almak zorundayım, onların açığı yok.
orada da birkaç yer var güvendiğim, onların arasında fiyata göre, kampanyaya göre, hangi kredi kartının geçtiğine göre değişiyor.
evinemama, petburada, petmekan, petlebi falan bakınıyorum.
0
blatta hiberna
(07.03.21)
Proplan, Sanicat

Eve yakın olan petshop'tan alıyordum sonra tesadüfen arkadaşın evinin oradaki petshop'tan alışveriş yaparken oranın neredeyse tüm şehirdeki petshop'lara dağıtım yapan firma olduğunu öğrendim. Her şehirde öyle bir yer var galiba. Çok daha ucuza geliyor.
0
m3mphis
(07.03.21)
Marka mamalarda maddi olarak en mantiklisi petshop'tan açık almak. Ben öyle yapıyorum.
0
msb
(07.03.21)
Mamayı hepsiburada dan, kumu da temizmama dan alıyorum. Kum olarak bentonit kedi kumu kullanıyorum parfümsüz. Veterinerden açık mama alıyordum daha pahallıya gelmeye başlayınca online almaya geçtim.
0
red morning
(07.03.21)
her şeyi kolaymama'dan alıyorum. ankara içine 3 saatte teslimat.

ayrıca her siparişte sokak hayvanları için de mama koyuyuorlar sağolsunlar.
0
lancelot du lac
(07.03.21)
Proplan somonlu kısır kullanıyorum bazen hills balıklı alıyorum değişiklik iyi oluyor mamaları pet malzemeleri olan yerlerden alıyorum çünkü internetten alınca gelişini beklemek uzun sürüyor ve pahalı satıyor herkes, kum olarak Vancat ince taneli kullanıyorum kaliteli ve fiyat olarak memnunum.
0
Uncle Sam
(07.03.21)
Valla proplan falan alamıyorum çok pahalı bence, belki daha ileride. Eskiden ekonomik durumum daha kötüydü veterinerin markasız açık mamalarindan alıyordum veya hangisi daha ucuzsa. Şimdi biraz düze çıktım indirimden indirime friskies almaya başladım benimki de sevdi. Bi de mamaplus diye bir site keşfettim, daha doğrusu bi yerden bunların numunesi gecmisti elime ve bizimki delirerek yemisti. Şimdi ondan da alıyorum ikisini karıştırıp veriyorum.

Ileride umarım daha sağlıklı olanları alabilirim

Kumu yıllarca vancatten aldım, çok uygundu ve cok kaliteliydi. 20 litrelik parfümlü kumlar 30 liraydi hey gidi hey şimdi iki katına çıkmış şaka gibi. Bu sıralar lindo Cat alıyorum ya amazondan ya hepsiburadadan, 20 kiloyu 50 liraya alırsam şanslı sayıyorum kendimi. Vancati de aratmıyor güzel gayet.
0
sanguine
(07.03.21)
(8)

Kripto para al sat

sanquis
Kripto para al sat yapanlar hangi uygulamayı kullanıyorsunuz?
Kripto para al sat yapanlar hangi uygulamayı kullanıyorsunuz?
0
sanquis
(25.02.21)
binance btcturk
0
m orak
(25.02.21)
binance. geçen btcturkten binance 100 dolar atmaya çalışırken aldığı komisyonu görünce bıraktım btctürkü
0
kablelvuku
(25.02.21)
thodex
0
batlegolas
(25.02.21)
btcturk çekme komisyonu almıyor yahu. En son erc20 usdt'ye komisyon geldi sanırım ama trx olarak çekersen yoktu hala.

Bu arada ethereum ağı çok şişik, borsalardan bağımsız yaptığın bi işlemde de 7-8 dolar ödüyorsun, hatta kontratlı bi işse geçen 80 dolar ödedim. (defi naneleri)
0
nhk ni youkosu
(25.02.21)
Yanlış bilgi vermeyelim. Btcturk’ten erc20 altyapısı ile usdt gönderirseniz para ödemezsiniz. Ancak binance aynı işlem için 0.50$ fee alır.

Binance kullanıyorum ama o da zaman zaman saçmalıyor. Geçende en hareketli olduğu zaman vadeli kısmında hesaptaki para sıfır gösterdiği için tek bir işlem bile yapamadım. Artık komisyona bakıyorum. Binance hala uygun gibi. Eh bir de gözümüz alışık o yüzden hala oradayım.
0
zoghurt
(25.02.21)
@zoghurt, yeni bir durum bu. Buyrun:

i.ibb.co

i.ibb.co
0
nhk ni youkosu
(25.02.21)
Yanlış yazdım hata bende. Trc20 olacaktı. Erc tabi ki pahalı eth ücret durumu ortada btcturk ne yapsın bunda suçlu btcturk değil ki? Boşuna sinirlendiniz onlara.
0
zoghurt
(26.02.21)
giriş için binance'yi öneririm. bitcoin denince akla gelen 1. sıralamadaki dünyanın en büyük kripto para borsasıdır. alım satım yaparken %0.1 komisyon ücreti var. üye olurken (referans kimliği) bölümüne "19916261" bu kupon kodunu girerseniz komisyon ücreti %0.08'e düşüyor. veyahut
bu " accounts.binance.com " kupon linkinden üye olursanız alım satımlarda %20 indirim oranından faydalanabilirsiniz.
0
heart-collector
(29.04.21)
(10)

Ekstra İş istemek

jjimyl
Yapılacak bir işiniz olmadığında yöneticinizden vs. iş istiyor musunuz?
Yapılacak bir işiniz olmadığında yöneticinizden vs. iş istiyor musunuz?
0
jjimyl
(24.02.21)
Evet
0
kablelvuku
(24.02.21)
Proje bazli calisiyoruz, ekipteki herkes sonraki gun bosta kalacaksa "yarin icin kapasitem var" diyor. Planlamalar da o sekilde yapiliyor.
0
fakyoras
(24.02.21)
İş'e ve yoğunluğu olan kişiye bağlı, kişiyi seviyorsam ses ediyorum özel olarak pasla bana diye, öte ki türlü sorun oluyor. Millet işi çabuk bitirince hem seni aylak bırakmıyor, hem de baştan salma yaptın heralde nasıl bu kadar çabuk bitti algısı oluşabiliyor.
0
paramolacak
(24.02.21)
Yönetici olmadan önce bazen böyle dönemler oluyordu, hep gidip iş istedim.
0
SiyamkedisiZorro
(24.02.21)
Hayır bir şey demem zaten tek çalışıyorum. Kendi kendime iş çıkarırım bir şeyler analiz ederim. Bulduklarımı da yöneticime söylerim. İlk başladığım aylarda çok işim olmuyordu. O zaman da yöneticim keyfini çıkar boşver bazen yoğun bazen boş derdi.
0
jazzabel
(24.02.21)
İstiyordum, sonra farkettim ki tatsız bir iş, yani hem sürekli birilerine bir şey sormak kötü bir şey hem de boşuna beklentiyi yükseltiyorsun. Şimdi kendime ait bir backlog'um var, zamanım oldukça oradan iş alıp yapıyorum. Baştan bi beklenti yaratmadığım için geri dönüş de daha iyi oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(24.02.21)
olu taklidi yap gec, bence.
0
camussar
(24.02.21)
istiyorum ben.
0
batlegolas
(24.02.21)
Ben de istiyorum bu durum özel sektörde olduğumdan hep terfi alarak sonuçlandı
0
esinikaybetmiscorap.
(24.02.21)
@camussar mantıklı:) ama bazen vicdan azabı çekiyorum ben bunun için. Genel olarak işe istekli olmak iyi sonuç doğuruyor heralde, teşekkürler herkese..
0
🌸jjimyl
(24.02.21)
(28)

Ayçiçek yağı bu kadar çok kullanılıyor mu?

alperz
Bu ayçiçek yağının fiyatı muhabbetinden sonra her yerde görmeye başladım. Ben hayatımda zeytinyağı ve tereyağından başka eve yağ girdiğini bilmiyorum. Millet bu kadar çok kullanıyor mu? Yemekte memekte mi kullanıyorlar napıyorlar?
Bu ayçiçek yağının fiyatı muhabbetinden sonra her yerde görmeye başladım. Ben hayatımda zeytinyağı ve tereyağından başka eve yağ girdiğini bilmiyorum. Millet bu kadar çok kullanıyor mu? Yemekte memekte mi kullanıyorlar napıyorlar?
0
alperz
(20.02.21)
herşeyin içinde kullanıyorlar, ayçiçek yağı türk insanının mutfağından hiç eksik olmayan bir şey. sizinkiler biraz zengin sanırım. ben evimize zeytinyağı pek girdiğini görmedim, tereyağını da köyden babannem vs yapar gönderirdi bitene kadar tüketirdik dışardan da alınmazdı.
0
nahtoderfahrung
(20.02.21)
evet, kızartmalarda falan ideal olan ayçiçek yağıdır.
0
malheiros
(20.02.21)
fabrikasyon değil mi abi bu yağlar? ben hayatta yemem. mısırözü çok duyuyordum mesela şimdi galiba geçti onun modası.
0
🌸alperz
(20.02.21)
Evet, zeytinyağından daha ucuz olduğu için yoksulların alışılmış yağıdır.
0
pro9it9is9
(20.02.21)
Zeytinyağının litre fiyatı şu an üreticide 30 lira. Öyle düşün. Çicek yağının fiyatı uygun sağlık açısından o kadar da dert edilecek bir şey değil.
0
westblack
(20.02.21)
Zam yemeden önce ucuzdu. Tereyağı ve zeytinyağı görmeyen o kadar insan var ki. Yani siz zeytinyağını "yemekte memekte" kullanıyorsanız, ayçiçek yağı da motor yağı değil; kekte mekte de kullanılıyor.
0
jalapeno
(20.02.21)
@alperz parası olmayanlar yiyordu zaten.
Size uygun değil.
0
pro9it9is9
(20.02.21)
kızartmayı neyle yapıyorsun? tamam hepimiz yüzde 6 yağ oranımızla takılıyoruz da senede 1 defa bile olsa kızartma yapılmıyor mu?
0
Anjelik
(20.02.21)
Fakir yağıdır ayçiçek yağı. Türk halkı da fakir olduğuna göre en çok kullanılan yağ diyebiliriz. Zengin olup alışkanlıktan kullanan da vardır. Sağlık kısmına girmiyorum, öncelikli hedef karın doyurmak, sağlık açısından bi zeytinyağı değil tabii ki.
0
msb
(20.02.21)
parayla alakası yok bence bu işin. ben de memur çocuğuyum. az yedik düzgününü yedik. ben şimdiye dek lokantaların aldığını ya da işte kızartma falan yapacaksa birileri onda kullandığını zannediyordum ciddi ciddi.

ayçiçek yağıyla yapılmış bir taze fasulye yemeği hayal edemiyorum mesela.
0
🌸alperz
(20.02.21)
Ayçiçek yağlı fasulye hayal edemiyorum diyorsunuz da, zeytinyağlı fasulye'nin adının zeytinyağlı fasulye olması, bu ülkede default halinin zeytinyağlı olmadığını gösteriyor zaten :D


İkisinin de yeri ayrı bence, ikisini de kullanıyorum.
0
aguen
(20.02.21)
Bizde de kullanilirdi, fakir de degildik. Aliskanlik oyleydi. Hatta bir donem margarin de kullanilirdi tereyagina alternatif olarak, sonra margarin zararli oldu sivi yaglar saglikli oldu onlara gectik. Simdi islenmis yaglar sagliksiz islenmemisler saglikli diye tereyagina donduk zeytinyagi da kullaniliyor. Arada kizartmalar icin hala aycicek yagi kullaniliyor ama nadir de olsa, zeytinyagi kizartma yapilacak yag degil.

Saglik endustrisi biraz geriden geldigi icin neyin saglikli neyin sagliksiz oldugunu anlamak yillar suruyor, anladiklarimizi da yanlis anlamis oluyoruz hep. Yagin benzeri yumurta icin de gecerli, bir donem cok saglikliydi, baska bir donem kalp hastalarinin yemesi yasakti, baska bir donem yine saglikli oldu fln. Insanlari suclamayin, herkesin oturup literatur taramasi yapacak vakti ve enerjisi yok. Yanlis bilgilendirme yapan, endustri lobilerine yenik dusen devlet politikalarini sorgulayin esas. Yillarca becel gibi markalarin kendilerini kalp dostu diye pazarlamalarina izin veren, hatta buna destek olan kuruluslari suclayin.
0
taurina
(20.02.21)
soğuk sıkımda zeytinin kurtlarını ayıklıyorlar mıydı ya vay be
dünya ve türkiye, akdenize kıyısı olan zeytin bahçelerinden ibaret değil, zeytinsiz yaşayanlar var
bu arada zeytinyağlı çoğu sıcak yemek lezzetsiz, yenmeyecek tadda, ayçiçeğe nispetle(gustoyum o biçim)
0
esref
(20.02.21)
geçen ayçiçek yağı bitmiş evde kekin içine içim acıyarak zeytinyağı koydum kokudan yenmedi. yemiyormusunuz siz kek, kızartma. ben trakyalıyım çoğu yemekte memekte ayçiçek yağı kullanılır.
0
ferrarimizolaydisatardik
(20.02.21)
herhalde yaşanan yöreyle ilgili bir durum o zaman bu.

dedemin anlattığına göre de memlekette tereyağı hariç yağ bilmezlermiş.
0
🌸alperz
(20.02.21)
Aristokrat tribinden başka bir şeyle ilgili değil.
Ciddi ciddi zannettiklerinin başka bir açıklaması yok. :)
0
jalapeno
(20.02.21)
yemek kültürü düşük gelirli toplumlarda ekonomiyle şekillenir.
siyahilerin, kölelik zamanından kalma alışkanlıkları ve hali hazırda devam eden düşük gelirleri nedeniyle her şeyi kızartarak yani "kalorisini arttırarak" yemesi gibi. insanlar düz sebzeyi yese enerji vermeyecek yağla zenginleştiriyor ki kalori artsın, çalışacak enerji bulsun.

tr.de de düşük gelir ve tükenen tarım nedeniyle insanlar ay çiçek hatta mısır özü gibi sağlıksız yağları evet, hala tüketiyor. dahası kızartma yemekleri çokça tercih ediliyor.
avrupa'da türkiye obezitede 1.liğe yükseldi geçen sene.
evet, yemeklerde de kullanıyorlar sadece kızartmalarda değil.
0
rewlack
(20.02.21)
Maalesef alışkanlık ve maddi sebepler
Biz de memur çocuğuyuz, biz de yıllarca margarin ve ayçiçek yağı yedik ama son 20 yıldır zeytinyağ ve tereyağ harici tüketmiyoruz
Kek yaparken 2 su bardağı yağ kullanan varsa ağır gelebilir, ölçülü kullanırsan mis gibi olur, ben az yağlı yaparım ama normal ölçüyü de garipsemem, dediğim gibi alışkanlık meselesi
0
mephistoo
(20.02.21)
"yemekte memekte kullanıyorlar" evet. bu da yetmezmiş gibi kek, pasta, tatlı yapımında da kullanıyorlar.
0
uuth
(20.02.21)
Kızartmalarda kullanılır+1

Kızartmada çok miktarda kullanıldığı için de hızlı tükenir.
0
physcos physcos
(20.02.21)
Sizin gibi elit insanlar haşa kullanmaz tabi ama ısı aktarma becerisi çok iyi olduğu için zeytinyağından üstün olduğu birçok durum vardır.
0
zoghurt
(20.02.21)
bu arada yanma sıcaklığı da yanlış biliniyor.
www.ozgurniflioglu.com.tr:~:text=Her%20ya%C4%9F%C4%B1n%20bir%20yanma%20derecesi,%C4%B1s%C4%B1%20220%20%E2%80%93%20230%20derecelere%20ula%C5%9Fabilmektedir.

bir satış stratejisi olarak, zeytinyağıyla kızartma yapılmaz diye bir şehir efsanesi yarattılar. oysa gerçekler tam tersi.
0
rewlack
(20.02.21)
Fiyatlardan bağımsız zeytinyağı bazı bölgelerde yemeklik yağ iken, bazı bölgelerde asla yemekte kullanılmaz. Örneğin zeytinyağlı yemek yiyebileceğimi hayal ederken bile midem bulanıyor :) Herkes Ege’li değil.

Ayçiçek yağı da o kadar sağlıksız değil, margarin ile karıştırmamak lazım, hatta mısır özünden daha sağlıklı.

Markalara göre fiyat/kalite farkı vardı, şu anda hepsi pahalı olduğu için gündemde.

Bir ara (covid öncesi) Bizim Ayçiçek Yağı bulunmuyordu, o zaman biraz araştırınca fabrikaların satıldığı, Trakya’da ayçiçek üretiminin azaldığı gibi bilgiler öğrenmiştim. Tarımı dışa bağlayınca sanırım piyasaya üretim de yetersiz olduğundan, covid de üstüne tuz biber ekince gündem oldu. Aslında mevzu epeyde başlamıştı yani.
0
epitaf
(20.02.21)
Biz kızartmalar da dahil her türlü yemekte sadece zeytinyağı kullanıyoruz. Kek, pasta vs için de hindistan cevizi yağı. Ayçiçek yağı 1-2 yılda 1 kez falan alınıyor en fazla. Ailem aslen egeli olduğu için böyle sanırım küçüklüğümden beri. Ben de zeytinyağı dışında bir yağla sebze, baklagil falan pişirdiğimi düşünemiyorum.
0
ms brownstone
(21.02.21)
bunu "pis fakirler" geyiği olarak algılayan arkadaşlara teessüf ederim. ortaokulda bursluluk sınavına, babam bana "oğlum otobüse verecek param yok girmeyiver" demesi yüzünden gidememiş biriyim. ve yine de ayçiçekti mısırözüydü görmedim. kekti pastaydı öyle şeyler için kaymak kullanırdı annem mesela. onu da aldığımız sütün kaymağını biriktirirdi oradan kullanırdı.

hatta amcam çöpçüydü benim. ilkokulu bile bitirmemiş. eşi de çalışmazdı tütüne falan giderdi. onların evinde de görmedim.

rewlack'ın yazdığı yanma sıcaklığı da mühim mesele. geçenlerde bir arkadaşımın evine yemeğe gittim. hazırlarken de yardım ediyordum. baktım iki şişe farklı zeytinyağı var. "bunlar ne?" diye sordum. zannediyorum ki "biri gemlik biri edremit" falan diyecek. "biri soğuk sıkım biri riviera" dedi. bunu kandırmışlar meğer. "soğuk yiyeceklerde soğuk sıkım, yemeklerde riviera kullanılır. soğuk sıkım yağ çabuk yanar çünkü" demişler. riviera denen garabetin ne olduğunu anlattım. inanmadı.

aynı şekilde kızartmalarda zeytinyağı kullanılır. hatta zeytinyağının yanma derecesi öyle düşük falan da değil. 200 civarında yanıyor. kızartmalarda 180-200 derece civarında oluyor diye araştırmıştım. evet mesele tereyağı çabuk yanar. o yüzden de mesela tereyağında pirinç kavuracağımız zaman bir iki damla da zeytinyağı koyarız ki yanmasın.
0
🌸alperz
(21.02.21)
ya o zeytinyaginin kokusuna nasil tahammul ediyorsunuz? tadi da cok agir. valla ben asla yiyemiyorum zeytinyagli yemekler. kokusu bile midemi bulandiriyor. aycicek ve tereyagi kullaniyorum.

memur cocuguyum. zeytinyagini nadiren gorurdum. ama sicak yemeklerde bizde asla zeytinyagi kullanilmaz. ben de zeytinyagli yemekleri asla yemem. kendi evimdeyim, eve sokmuyorum. ben hic sevmiyorum.

tereyagina bayilirim. sek marka aliyorum simdilik. maasim arttiginda organikcilerden almayi planliyorum.
0
batlegolas
(21.02.21)
dandik yağ kokar öyle. güzelini alırsan sorun yaşamazsın. bir keresinde öyle dandik bir zeytinyağına denk geldim. bildiğin kötü kokuyordu yemek. ziyan olmasın diye yedim ama bir daha o adamdan almadım asla.
0
🌸alperz
(21.02.21)
hah. meseleyi noal harari sosyal darvinistliğine de bağlamışlar
yahu brokoli haşlanınca mı güzel, fırınlanınca bi tarafı kızarınca çıtırlaşınca mı güzel. tamam kalori malori de, eski insanların da damak tadı vardı be kardeşim
0
esref
(21.02.21)
(5)

Hoodie'nin altına bir şey giyilir mi? Yoksa sadece o mu giyilir?

winston insani
MerhabalarAltına ince bir t-shirt ile mi giyiliyor yoksa tek olarak mı giyiliyor bu tarz şeyler?
Merhabalar

Altına ince bir t-shirt ile mi giyiliyor yoksa tek olarak mı giyiliyor bu tarz şeyler?
0
winston insani
(19.02.21)
ben her seyin altina tisort giyiyorum, hoodie dahil.
0
lemmiwinks
(19.02.21)
@lemmiwinks'i görüyor ve arttırıyorum: her şeyin altına askılı body ve tişört giyiyorum. Her daim üşüdüğüm için tek çözüm bu.
0
peki madem
(19.02.21)
Tişört giyer sicaklarsam tişörtle gezerim çıkarıp.
0
westblack
(19.02.21)
Westblack +1

Yaz kis terledigim icin lahana gibi kat kat soyundugum cok olur.
0
invictae
(20.02.21)
ben sadece onu giyiyorum. ancak hava buz gibiyse icine tisort giyerim.

atlet vs hic giymem.
0
batlegolas
(20.02.21)
(4)

1+1 eve çıksam mı

megacracker
birkaç yıldır yurtdışında yaşıyordum, tek yaşamaya alıştım, bir süredir burdayım artık istanbula yerleştim gibi, ama aileyleyim tabi şu an. yaş 28. ilk döndüğüm zamanlar güzelken şu an yeteri doygunluğa ulaştığımı düşünüyorum.bundan dolayı tek yaşama niyetim var, ciddi ciddi bakıyorum hatta geç kald
birkaç yıldır yurtdışında yaşıyordum, tek yaşamaya alıştım, bir süredir burdayım artık istanbula yerleştim gibi, ama aileyleyim tabi şu an. yaş 28. ilk döndüğüm zamanlar güzelken şu an yeteri doygunluğa ulaştığımı düşünüyorum.

bundan dolayı tek yaşama niyetim var, ciddi ciddi bakıyorum hatta geç kaldım.

mühendisim, işyerim bağcılar güneşli 15 temmuz mahallesinde
haftada ortalama 2 gün ofis, 3 gün evden çalışıyorum
istanbulun her yerinden servis var işyerime

şimdi sorularım şunlar

1- 1+1 eve mi çıksam, yoksa biraz daha büyük mü olsa?
2- sitede çıkmama gerek var mı? verdiği hizmetlerin hiçbirini kullanmayacağım ki.
3- eşyalı eve çıkmam daha mantıklı mı olur? bu dönemde evi dayamak döşemek zor olur mu acaba..
4- airbnb uzun süre kiralayan yerler mantıklı olabilir mi, ne düşünürsünüz?
0
megacracker
(12.02.21)
Tam olarak aynı durumda birisi olarak (uzun süre yurt dışında yaşadım ve ülkeye dönüp bir süre ailemle yaşadım); ben çıktım ve kesinlikle tavsiye ediyorum. Yaşımız bile aynı.

Diğer konular tamamen seninle ilgili.
1- Ev büyüdükçe işi artacak. Sen ne kadar iş yapmaya gönüllüsün.
2- bütçenle ilgili ama şunu söyleyeyim ben rezidansa taşındım. Ben de sabah çıkıyorum akşam geliyorum. Temizlik-güvenlik-resepsiyon hizmeti güzel bir şey. Refahın artıyor.
3- ben eşyalı eve çıktım ama razı olmamın tek sebebi eşyaların hepsi sıfırdı ve evi sevmiştim. Ambalajlarını, naylonlarını bile ben açtım ama bütçen varsa kendin döşe evini. Kişiselleştirmiş olursun yaşam alanını.
4- bana sıcak gelmiyor. Yurtdışında gezerken olabilir ama uzun süre mantıklı gelmiyor bana.
0
not sure if serious
(12.02.21)
1. tek iseniz ve yakında evlenmeyi düşünmüyorsanız 1+1 yeterli bence.
2. gerek yok, güneşli meydanda yeni ve güzel pek çok daire var.
3. eğer uzun süre kiralayacağınız yerde oturmayı düşünüyorsanız zevkinize göre eşyaları yavaş yavaş alıp keyfinize göre dizayn edersiniz. öyle bir niyetiniz yoksa, eşyalı ev olabilir.
4. üçüncü soruyla aynı cevabı bence, eğer yer değiştirme düşünceniz varsa olabilir, düzenimi kurayım derseniz normal kiralık daire.
0
candide
(12.02.21)
1+1 konusunda netleştim sayenizde arkdaşlar(alt mailden sonra farketmez diyorum çalışma odam olsa fena olmaz) :))

uzun süre oturacağım bi yer olmadığını düşünüyorum

aslında istanbulda herhangi bir yerde de oturabilirim gibi geliyor. eşyalı eve çıkıp 6 ay 1 sene civarı oturup korona etkileri azaldığında daha kalıcı başka yere geçmek de fikir. çünkü belki bi daha hiç 5 gün ofis sistemine bile dönülmeyecek.
şimdi de aklıma geç beşiktaşa otur mis gibi fikri esti :)
0
🌸megacracker
(12.02.21)
1) ben sizden daha kucugum, tek yasiyorum 2+1 benim evim ve 1+1 bana cok kucuk gelirdi kesinlikle. camasirlari nereye asacaksin? yorganlar nerede duracak? bir de benim resim malzemelerim var bir suru. kedi medi sahiplenmeye kalkarsan da o oda bir ise daha yarar, mamasini falan koyarsin.

evin icinde sadece iki oda cok az bence. bir oda daha olur, calisma veya kitap okuma odasi olur. hobi odasi. zaten su gunlerde evden cikamiyoruz bari imkan varsa ev buyuk olsun.

2) siteye gerek yok bence. aidat cok fazla olur. guvenli bir mahalle bul yeter. ara kat olsun.

3) milletin nasil kullandigi belli olmayan esyalarla yasanmaz. her turlu pislik olabilir. bir zarar gorse bir de onun odemesini yapman gerekir kac yillik esyalar icin. en yisi kendi zevkine gore dosemek. biraz iyi esyalar alirsin, evlenirsen de kullanirsin. ben yavas yavas duzuyorum evimi. bu esyalari evlenirsem de kullanirim. herkes evlenince yeni esya aliyor ama gerek yok.

4) ev hissi vermiyor, kaldim daha once. otel gibi. rahat edemezsin.
0
batlegolas
(13.02.21)
(2)

Eminem'in eski bir şarkısı içinde "soloooo solooo" gibi bir söz vardı.

eurhka
Var mı şarkıyı bilen? Eminem olmasa da tupac falandır. Maksimum 2005 idir şarkı.Teşekkürler.
Var mı şarkıyı bilen? Eminem olmasa da tupac falandır. Maksimum 2005 idir şarkı.

Teşekkürler.
0
eurhka
(02.02.21)
www.youtube.com "so" kismini uzatiyor bir yerde, bu olabilir mi?
0
pike
(02.02.21)
soloo değil de "So long, bitch you did me so wrong" diyor olabilir mi?

şöyle: youtu.be
0
batlegolas
(02.02.21)
(2)

Illustrator bilenler bakar mısınız?

Fiyu
(git: https://hizliresim.com/M67YKM )Renk kutucuğundaki maviyi elde etmek istiyorum ama seçim yapınca yandaki gibi soluk maviye dönüşüyor.Mac kullanıyorum. Neyle ilgili?
(git: hizliresim.com )

Renk kutucuğundaki maviyi elde etmek istiyorum ama seçim yapınca yandaki gibi soluk maviye dönüşüyor.
Mac kullanıyorum. Neyle ilgili?
0
Fiyu
(02.02.21)
cmyk çalışıyor olabilirsiniz.
0
batlegolas
(02.02.21)
cmyk'da parlak renkler olmaz. parlak renk için rgb çalışın.
0
batlegolas
(03.02.21)
(18)

Gezmek için bir şehre gidince otel yerine yanında kalacak birini aramak

ms brownstone
Ben bu olayı asla anlamıyorum ve açıkçası biraz sinir de oluyorum. Yani bir şehre gezmek için gideceksem ve o şehirdeki biriyle özellikle plan yapmamışsak, beni evine davet etmemişse asla kimseye “ben x şehre geldim ama kalacak yerim yok, sende kalsam olur mu” gibi bir şey söyleyemem. Gezip para har
Ben bu olayı asla anlamıyorum ve açıkçası biraz sinir de oluyorum. Yani bir şehre gezmek için gideceksem ve o şehirdeki biriyle özellikle plan yapmamışsak, beni evine davet etmemişse asla kimseye “ben x şehre geldim ama kalacak yerim yok, sende kalsam olur mu” gibi bir şey söyleyemem. Gezip para harcamayı göze almışsam zaten gider kendime uygun bir otel bulup parası neyse veririm. Param yoksa da hiç gitmem. Asla bedava kalacak yer dilenemem kimseden.

Ayda yılda bir görüştüğüm bir arkadaşım yanındaki hiç tanımadığım arkadaşıyla günler öncesinden yaşadığım şehre gelmiş. Beni hiç arayıp sormadı bu süre boyunca. Kaldıkları kişinin yanından çıkmaları gerekince bize gelmek için yazdı bana. Ben de bahane bulup kabul etmedim. Zaten pandemide her yere girip çıktıklarını bildiğim insanlar ve arkadaşını hiç tanımıyorum bile. Ki evim de küçük, kardeşim sabah 9’da salonda işe başlıyor. Yani hem yaptığına sinir oldum hem de bu dönemde zaten pek mantıklı değildi ama yine de bi “ayıp mı oldu” düşüncesi geldi bana.

Sizler neler düşünüyorsunuz bu konuda? Yani bir yeri gezmeye gidecekken otel ayarlamak yerine sırf bedavaya getirmek için orda yaşayan tanıdıklarınızdan evlerinde kalmayı talep eder misiniz? Ya da birisi size bu şekilde gelse ne düşünürsünüz? Couchsurfing gibi daha çok yurt dışında olan şeyleri ayrı tutuyorum tabii ki. Orda iki tarafın da karşılıklı talebi söz konusu. Benim bahsettiğim bir anda çat diye bir aramayla akşam evde bir ya da daha fazla kişi için kalacak yerinizin olup olmadığının sorulması.
0
ms brownstone
(01.02.21)
Ben de asla yapamam. 4-5 sene önceki en yakın arkadaşım çağırmıştı 2 gün gezdik falan, davet edilmeme rağmen geceleri otele döndüm yine.

Şu anki en yakın arkadaşım olsa, haftasonu geliyorum sana uygunsa koltuğun benimdir derim yani ama çooooooook yakın olmamız lazım.
0
aguen
(01.02.21)
Haklısınız bence. Şehre gelmeden önce haber verse ve birlikte vakit geçirseniz neyse de böylesi yüzsüzlük. İyi yapmışsınız.
0
auroraaurora
(01.02.21)
arkadaşımla yakınlığıma bağlı. sevdiğim biriyse zaten otelde kalmasını ben istemem, bende kalsın isterim. ama samimiyetmize güvenerek "ben oraya geliyorum, sende kalabilir miyim" de dese "aa ben davet etmeden yanladı" falan diye düşünmem, gel buyur derim. ama fazla yakınım değilse, tüm koşullar iyi bile olsa (pandemi olmasa, evde kardeşim homeofis olmasa, evim yayla gibi olsa vs.) gene de kabul etmeyebilirim, niye rahatımı bozayım. fazla yakın olmadığın biri evinde kalsa rahatın bozulur çünkü.

ben ki kaç kere tanımadığım insanlarla ev arkadaşlığı yapmış & yapmakta olan biriyim ama o başka bu başka. hele ki şu pandemi döneminde bence kabul etsen garip olurdu.

ay hele ki bir de tanımadığın biriyle gelecek. vallahi millet yüzsüz, YÜZ-SÜZ.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(01.02.21)
iyi ki kabul etmemişsiniz. yoksa sinir olacaktınız durduk yerde.
otele para vermeyi boşa para akıtmak gibi düşünüyor insanlar. sadece uyuduğu için para vermek saçma geliyor. çok samimi bir arkadaşımsa belki kalırım, ama ben de otelciyim. samimi olmadığım biri otel olmadığı için evime gelmeye çalışsa huzursuzlanırım. eve birini almak çok özel bir durum.

sadece bir kere, hiç tanımadığım bir şehirde, gece yarısı kalmıştım. yani olaylar öyle gelişti ve ne yapacağımı bilemedim. çok samimi olmadığım bir arkadaşı arayıp, burada nasıl otel bulacağımı sormuştum. hemen beni aldı, kendi evi müsait olmadığı için ablasının evine götürdü. çok mahcup olmuştum ama çok iyi gelmişti. istisnai durumlar hep var. ama seninkiler baya şehri bilen, başlarına aksilik gelmemiş insanlar. ayıp olan biri varsa sensin. takma.
0
lovemyself
(01.02.21)
Ogrenciyken ve cok kisitli bir butceyle yasarken, tabii ki yaptim. Zoraki, son dakikalik bir istek olarak degil; oncesinde o insanla iletisime gecerek ve kucuk bir hediye goturerek mesela.

Tanidiklarim, benim isimin gucumun oldugu, en yogun oldugum vakitlerde dahi gelip kalsinlar, aksam bir yemek masasinda bulusuruz, ne olacak? Hic sorun yapmam, on gun eve cokulmedigi surece, tanimadigim insanlarla da gelip kalabilirler.

Ama pandemi doneminde sizin yaptiginizi yapardim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Kesinlikle katılıyorum. Nefret ediyorum misafirlikten. Misafir olmaktan da, ağırlamaktan da. Hele davetsiz misafirden ekstra nefret ederim.
0
roket adam
(01.02.21)
hayatımda ilk kez böyle bişey duyuyorum. bence arkadaşlarınızı ve arkadaşlıklarınızı gözden geçirin önce.
bırak konaklamayı normal ziyarete bile davetsiz/emrivakiyle gelme yüzsüzlüğü göstermez benim arkadaşlarım.

couchsurfing'de karşı biri değilim ama oradan izin, haber verme falan var :D

tam bir kıroluk diye düşünüyorum ne düşüneceğim. iletişimimi keserim böyle dandun insanlarla.
0
rewlack
(01.02.21)
Gezmeyi göze almışsa konaklamayı da düşünmeli ve önceden ayarlamalı. Ben de nefret ederim. Haklısınız.
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Yatılı misafir sevmiyorum. Misafirliğin en güzeli 1-2 saat oturup gitmektir.
0
kickboxer
(01.02.21)
arkadaşın kalacak yer bulmak için zahmetlere girmişse, bütçesine takla attırmışsa üzül. aksi halde üzülme
0
esref
(01.02.21)
haklisiniz. hicbir sekilde uzulmeyin.

ben de eski bir arkadasimi boyle evimde agirlamistim, uzun zamandir gorusmuyor ve konusmuyorduk hasret gideririz diye kabul ettim. kiz beni birakti gitti baska arkadaslariyla bulustu gezdi sonra evime geldi. ben sok oldum. sigara icemezsin dememe ragmen bir de odamda sigara icmis. asiri sinir oldum. ayni sekilde bir daha gelmek istedi ve kabul etmedim. bu yaptiklarini da yuzune vurdum. daha da konusmuyoruz. zaten konusmuyorduk, gerek yok.

hele simdi corona varken, annem ve kardesimi bile eve kabul etmiyorum. sifir risk ile tek basima yasiyorum, evden cikmiyorum. hic gerek yok.
0
batlegolas
(01.02.21)
ben de asla boyle bir teklifte bulunmam kimseye. rahat edemem.
0
batlegolas
(01.02.21)
Bu tamamen samimiyetle ilgili. Bir aile dostumuz var. Bir sabah zil sesiyle uyanırız ki cümbür cemaat kapımızdalar (70'li yıllarda bizim evde telefonumuz bile yokken kalkar Ankara'dan gelirlerdi, hey gidi çocukluğum)... Can dostumuz. Başka da bu rahatlıkta biri olmadı, sanırım olamaz da artık.
Yazdığınız senaryo, hele pandemi döneminde, az uzak dursun. Bu ne samimiyet?
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
buna benzer araba isteme mevzusu var birde,

çok acil olur eyvallah ama keyfi sebeple neden birinin aracını istiyorsun? git kirala.

ev için çok samimi isek ve elemanın mutlu olacağını düşünüyorsam sorarım. yoksa sormam.
0
duyurukullanıcısı
(01.02.21)
işi düşünce aramış hiç kendini kasma
0
basond
(01.02.21)
Ayıp yatakta olur. Kimse size istemediğiniz bir şeyi yaptırmak zorunda değil o ya da bu nedenden istememişsiniz ve kabul etmemişsiniz. Hepimiz özgür bireyleriz, kimseye bir söz vermemişsiniz, size güvenerek gelinmemiş o şehire ayrıca kimseyi de yarı yolda bırakmamışsınız. Hiç ayıp olmamış, gayette kendi kararınızı vermişsiniz. Üstüne daha fazla düşünmeye gerek bile yok.
0
wacot
(02.02.21)
yanlış bir şey değil yaptığınız. şahsen misafiri de misafirliği de sevmem. en geç üç gün öncesinden belirtilmesi ve de uygunluğuma göre olur derim olmaz da derim. pandemiden evvel bir arkadaşımın düğününe gittim 3 günlüğüne. gitmeden evvel oteli falan ayarlamış parasını da ödemiştim. illa bizimle kalacaksın diyen arkadaşlarıma otelin parasını verdim orda kalmazsam bana koyar diyerek reddetmiştim :)
0
phonex
(02.02.21)
“Gezip para harcamayı göze almışsam zaten gider kendime uygun bir otel bulup parası neyse veririm. Param yoksa da hiç gitmem. Asla bedava kalacak yer dilenemem kimseden. “

Kelimesi kelimesini katılıyorum
0
cilekli pasta
(25.10.21)
(18)

Telefonda sevgilinizin adını değiştirme eşiğiniz?

bilet
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
Ne zaman değiştirirsiniz? İsim soyisimden ne zaman arım balım peteğime ya da “isim”im e geçiş yaparsınız?
0
bilet
(01.02.21)
Hicbir zaman.
0
cleric
(01.02.21)
Hiç :D 10 yıldır aynı. 10 yılın içine arkadaşlık, flört, sevgililik, nişanlılık, evlilik dahil. Hep sadece adıyla kayıtlıydı, hiç de değiştirmeyi düşünmedim. Allah korusun ayrılsak da değiştirmek zorunda kalmayız bu sayede :P :D
Ben de onda ismimle kayıtlıyım. Kafalar hep rahat, süper :))
0
pandispanya
(01.02.21)
Hiçbir zaman +1
0
ruhen hastayim ben
(01.02.21)
Evlendik, yine değiştirmedik. İsim soyisim şeklinde kayıtlıyız karşılıklı, hatta eşim yeni soyadımı bile eklemeden orijinal soyadımı kullanıyor yine.

Edit: Senede bir falan ben onun telefonunu sinsice alıp kendi adımı "aşkitom <3 <3" falan yapıyorum. Gülüyoruz eğleniyoruz, düzeltiyor sonra.
0
kobuzchu kiz
(01.02.21)
Hicbir zaman. Ad soyad durur oyle.
0
turkce konusan uzayli
(01.02.21)
ben tanışınca direkt isimle kaydediyorum öyle kalıyor. soyad yazmıyorum.
0
jelly bear
(01.02.21)
Sadece adıyla kaydetmiştim zamanında ve öyle duruyor. Hiçbir zaman +1
0
ms brownstone
(01.02.21)
Yok oyle bir esik. Isminden memnunsa ozellikle, ismiyle kalsin.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Ben kadın tarafıyım. Şimdiki eşim, erkek arkadaşımken bana iletişim bilgilerini contact olarak göndermişti. O haliyle kullanıyorum. Epey formal duruyor Dr. X. Y. Zoğlu gibi. Telefonun kısa yolunda X'im gibi bir kısaltmayla kayıtlı taa baştan beri hiç değişmedi. Ben de onun telefonunda baştan beri Siyamım gibi kayıtlıyım.
0
SiyamkedisiZorro
(01.02.21)
biz iki yil sonra falan degistirmistik ama sonra kavga edince geri isme döndü jdjdjs
0
ala09
(01.02.21)
sevgi sözcüklerinin söylenmeye başlandığı yani çağ kapatılıp çağ açılan o günde telefonda kayıtlı olan isim-soyisim ikilisinden soyismi silerek olaya samimiyet katmıştım. hala öyle duruyor.
0
starlightz
(01.02.21)
eski sevgilim ilk baslarda ismiyle kayitliydi. sonra komik bir sohbet gecti ve ona o sohbetle alakali bir hitap bulup ismini oyle degistirdim. sonra aska geldigim zamanlarda askim yaptim. kizdigim zamanlarda okuz yaptim. sonra tekrar o hitaba gecis yaptim. oyle kafama gore takildim.
0
batlegolas
(01.02.21)
2. hanımın yanına giderken sonuna r harfi ekliyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.21)
Sadece isimle kaydedip değiştirmem, veya ilk kaydettiğimde isminin yanına mesela hangi ali olduğunu hatırlatacak bir kelime yazmışsam sevgili olacağımıza inandığım zaman onu silerim sadece ali kalır. Eski sevgilimin iş telefonu hala isminin baş harfi olarak kayıtlı, aceleyle öyle kaydetmiştim, kaldı.

Sevgilimin beni soyadımla kaydetmesi ayrılma sebebi olur :/

Edit: müdürüm >10 yıldır evli, eşi isim+eski soyadıyla kayıtlı telefonunda.
0
pati
(01.02.21)
genelde ad soyad kaydederim. iki eski sevgilimi aramızdaki bazı goygoya ithafen farklı kaydetmiştim. sonra da ayrıldık. bir daha birisi girerse hayatıma ilk kaydettiğim gibi (isim soy isim) olarak tutarım.
0
ananotherlife
(01.02.21)
ben genelde isimle kaydederdim. şu anki sevgilimle de tanışma, flört ve birlikteliğin ilk 3-4 ayında isim vardı. sonradan lakabına çevirdim. lakabını kendi arkadaş grubu çok sık kullanıyor. öyle olunca ben de alıştım, artık ismini telaffuz ettiğimde sanki yabancı birinden bahsediyormuşum gibi geliyor.
0
der meister
(01.02.21)
bu konuyu düşünmem asla. moduma göre. bugüne kadar isimleri dışında bir başka kelime ile de değiştirmedim. değiştirmek istersem değiştiririr. öncesinde zihnimi meşgul etmesini istemem böyle bir konunun.
0
matrix
(02.02.21)
22-23 yaşına kadar güzel sıfatlarla kaydederdim,şimdi dümdüz
ayşe ise ayşe diye kaydeder, senelerce de değiştirmem

tanışırken ne diye kaydettiysem o
0
megacracker
(14.02.21)
(17)

Ne kadar mutlusunuz

black mamba
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında 4 oluyor. 10 üzerinden 7-8 normal, olması gereken sınır gibi düşünebilirsiniz. 10/10 ise çok mutlu.
0
black mamba
(31.01.21)
maşallah 10 diyeyim de bu biraz kendinle de alakalı.
ne güzel durumlarda şikayet edenler var ne rezil durumlarda mutlu olmasını bilenler var.
0
basond
(31.01.21)
5 civari
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
bu skalaya göre 7 herhalde.
0
pati
(31.01.21)
1
0
azzlack
(31.01.21)
9 falan mutluyum, evet bence de kendinle alakalı bir durum. sağlığımda, ailemde falan ciddi bi sorun olmadığı sürece ıvır zıvır şeyleri kafaya takmam.
0
roket adam
(31.01.21)
2 falan :(
0
candide
(31.01.21)
8/10. hayat kısa, kuşlar uçuyor :)
0
makarnavodka
(31.01.21)
6/10
0
hayirsiz
(31.01.21)
7/10

2 sikintim var. biri ask biri para. para cok sorun olmaktan cikiyor yavas yavas da, ask...
0
batlegolas
(31.01.21)
Ben burada ne zaman güzel bir şeyde kendimi övsem/oylasam başıma bir şey geliyor.
O yüzden net bir şey söylemeyeceğim :D
Yuvarlanıp gidiyoruz diyelim.
Yapı olarak pozitifimdir ve güler yüzlüyümdür ama genelde. Öyle içi ağlayan cinsten de değil.

Hayat hep mücadele ile geçiyor. Hah şu sorunları hallettim, artık hep mutlu devam edeceğim diye bir şey yok. Benim genç yaşımda gördüğüm bu oldu.

O mutluluğu veya elde ettiklerini korumaya çalışmak için bile sürekli savaş veriyor, stres oluyor, kendini geliştirmek için bir şeylerle boğuşuyorsun.

Yerinde saymaya çalışmak bile bir çaba gerektiriyor. Hayatı idame ettirmeye çalışan insan 10/10 olamaz bence. Hele de Türkiye'de.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
çoğu zaman mutluyum ama uzun süredir çözemediğim bir iki sorun sağ olsun bazen umutsuzluk yaratıp ortalamayı düşürüyor.
8/10 diyelim.
0
juliette
(31.01.21)
3.

Eskiden playstation'da oynadığım oyunlarda geçemediğim bir bölüm olunca kolu ablama devredip o bölümü benim adıma geçmesini beklerdim. Benzer biçimde, hayatımın kontrolünü de bir süreliğine başkasının ellerine teslim edebilme fırsatım olsaydı keşke diyorum. Şöyle bir 3-4 sene, oyun karakterini yönlendirir gibi idare etse beni birisi; bugüne dair bütün sorunları çözmesini beklemiyorum, en azından çözme yoluna soksa, yolun üzerindeki taşları, çalı çırpıyı temizlese... Hayatımın kontrolünü geri aldığımda "evet, yine iyi değil ama hiç değilse artık nereden yürümem gerektiğini biliyorum" diyebilsem... Hiç fena olmazdı.
0
huçi kuçi
(31.01.21)
6,5 / 10
0
megacracker
(31.01.21)
10/2
0
ayseee
(31.01.21)
Valla bilmiyorum. Bazen 8. Bazen 6. Bazen 10 bzen 2.

Bir şeyler eksik ama neyin eksik olduğunu bilmiyorum. Eksik olanı bulsam bi, Alice Harikalar Diyarında.
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
Aylardır 4.
0
jalapeno
(09.02.21)
6-7. mutlulugumun cogu gamsizligimdan geliyor. kendi alanimla ilgili daha iyi bir is bulsam 8-9 derdim.
0
baldur2
(09.02.21)
(4)

kendinizi ait hissettiğiniz il'e, ilçe'ye, köy'e

duyurukullanıcısı
bir miras bırakmayı düşünüyor musunuz?harita, kitap, heykel, resim vb.
bir miras bırakmayı düşünüyor musunuz?

harita, kitap, heykel, resim vb.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
Hiç düşünmemiştim doğrusu. Öyle kendimi ait hissettiğin bir yer olmadığı için belki. Yaşadığımız ilçede ismini soyadımızdan alan cadde var, oranin ilk sakinleri olduğumuzdan. O yeter herhalde. Haha.
0
a perfect lie
(24.01.21)
çocukluğumun geçtiği Mihalıccık. Kendisi için bir bir tanıtım filmi yaptım zaten miras olarak. Ayrıca öldüğümde gömülmeyi istediğim yerdir Ömer Köy Eski Mezarlık.
0
ankarakecisi
(24.01.21)
ya benim de yok mesela ait hissettiğim yer belki istanbul'daki kampüsüm o kadar.

ama ilerde bir yer olursa oranın 3 boyutlu haritasını yapmak isterim. çiçekler böcekler kuşlar ağaç cinsleri vb.
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.01.21)
hiç öyle bir şey düşünmedim ama ağaç bıraktım 5 tane :) o da aitlikten değil doğa sevgisinden.
0
batlegolas
(25.01.21)
(22)

Evleneceğiniz kişinin maddi durumuna bakar mısınız?

top_secret
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?(Borç kumar vs. g
Ekşideki başlığı görünce aklıma geldi, mesela biriyle tanıştınız;

1- Aldığı maaş, yaptığı iş onunla evlenmenizde pozitif yada negatif etki eder mi?

2- Aldığı maaştan vs bağımsız olarak, ödemesi gereken yüklü bir miktar (mesela 300 bin TL) borcu olsa bu durum evlenmenize engel olur mu?
(Borç kumar vs. gibi bir borç olmayıp, ev araba tarzı da değil. Misal bitirdiği özel üniversitenin ücreti yada hasta bir aile bireyinin yüklü hastane masrafı gibi)
0
top_secret
(23.01.21)
1) Hayır, etmez.
2) Hayır. Ancak borcun neyden kaynaklandığına göre değişir. Örneğin kumardan kaynaklanan borç karşımdaki kişiye olan düşüncelerimi etkiler.
0
Başkalaşım
(23.01.21)
1-çok zenginse istemem gibi.
2-kendi maaşıyla ödeyebilecekse sorun yok
0
sttc
(23.01.21)
1. Maaşı zaten eğitimi ve kariyeriyle direkt ilgilidir, bu sebeple evet eder.
2. Eğer hali hazırda sahip olduğu bir ev - arsa - iş sebebiyle bu borç olmuşsa sorun etmem. Ama birine iyilik için bu borç varsa koşarak uzaklaşırım
0
otopsicocugu
(23.01.21)
1 eder.
2 borcun ne olduğuna bağlı. getirisi olmayan borç engel olabilir.
0
andlee
(23.01.21)
Eğer sorumluluk sahibi biriyse fark etmez
0
rapisa
(23.01.21)
1- Evet..

2- Evet
0
Andrew
(23.01.21)
bir kisiyle evlenmeye karar vermissem, o kisiyle uzun suredir sevgiliyim demektir. biriyle uzun sure sevgiliysem, her seyini kabul etmisim demektir. herifle takilip takilip hmm bunun maasi az, borcu cok, evlenmem hadi bye mi diyecegim? sonra da kendime evlenmelik zengin koca mi bakacagim?

ben egitimsiz, kariyeri olmayan biriyle sevgili olmam. sogurum zaten. cunku ben egitimli ve kariyer sahibi biriyim. kendim gibi orta halli biriyle olurum. fazlasinda gozum yok ama aziyla da anlasamam.

kendim gibi birinin de maasi, borcu sorun olmaz. illa benden cok alsin demem. benden az aliyor da olabilir ama egitimli ve caliskan olmali. ben de iskolik biriyim zaten. ya zaten boyle birinin maasi dusuk olamaz ki. genelde kendimden 10 yas buyuklere asik oldugumu da dusunursek boyle bir sey mumkun degil.

hem biriyle sevgiliysem zaten seviyorumdur yani. insan sevdigini bu sebeplerle birakip evlenmekten vazgecer mi?

mesela su an "o" bana gelse, borcu da olsa, isten de atilsa evlenirim.
0
batlegolas
(23.01.21)
Valla bakmıyorum diyen bana uyduruyor gibi geliyor, bir arkadaş ama güzel açıklamış yukarıda. Maksat eğitim seviyesi denkliği. Eğitim seviyesi aşağı yukarı aynı olan biriyle birlikte olunur, o an sizden az kazanıyor olabilir ama gün gelir sizin maaşınızı ikiye katlar.

Maaş önemli çünkü bir aile kuruluyor, herkes hayattan bir beklenti içersinde. Ailenin birliği bir nevi ekonominin de birliği demek. Aşırı zengin birlikte birlikte olmazdım zaten ben. Şu an manitamla aynı seviyedeyiz, eğitim ve aile denkliği olarak, iyi gidiyor bence.
0
Hallegadola
(23.01.21)
İkinci soru konusunda da kendisine araba ev alır o borç ödenir o sorun değil. Ailesine ona buna başkasına saçmasapan krediler çekilmişse kabul etmem, söylerim zaten.
0
Hallegadola
(23.01.21)
1- Evet
2- Evet. 300 bin tl dediğin rakam ayda 5 bin tl ödesen 5 senede bitiyor. Ciddi bir rakam yani küçük bir para değil.

Hayır diyen insan hayatında yokluk görmemiştir ya da kendisi zengindir, diğer tarafı dengeler. Bence evlilikteki en önemli konulardan bir tanesi maddi uyum. Bir tarafın maddi seviyesi çok iyi değilse de diğer tarafın bunu dengeleyebilmesi lazım, aksi takdirde sürünmek zorunda kalıyorsun. Huzursuzluk oluyor.
0
roket adam
(23.01.21)
ben okul okurken eğitimim için (rakamlar 50-100K değişebilir) toplam 750K borca girdi ailem...

ona göre de kazançlı olacağını düşünülen bölüm..

karşı taraftan da aynı oykuyu bekliyor insan..

benim borcum benim borcum politikasından ilerledim..

sonucta ben okurken aileme cocuguma yararım olsun diye de okudum..

karşı tarafta elini taşın altına koyup bu anlattığım gibi yapması gerekir/di..

sağlık konusunda TR sosyalist sayılır.. o kadar borç çıkacağını düşünmüyorum..

özel okul borcuna ise okuduğu bölüme bakarım, çalıştığı kurumlara bakarım, maaşına bakarım, açıkcası herşeyine bakarım ve karar veririm..

ben dert aramıyorum, eş arıyorum fikrini savunurum.

asya ya da ilyas diye ölümler kaldı mı emin değilim
0
hunharca ben
(23.01.21)
ekonominin sosyal ve kültürel hatta psikolojik (hatta ve hatta dolaylı olarak fiziksel) etkileri var.
saedec flört değil arkadaşlıklarda da sosyal yapı önemli? ztaen başka ne önemli olacak.

1-e heralde. maaş veya genel ekonomik hayat standardının benden "aşırı farklı" olması/olacağı garantisi çok yüksek maaş da olsa çok düşük maaş da alsa olumsuz bir yargıya sebep olur.

2-hayır. yüklü derken kime göre yüklü? bu soruyu sorana yüklü galiba? 30k kazanan insana yüklü olmuyordur.

özetle hayatını ne düzeyde yaşamak istemesiyle ilgili. az para kazanıyım, kendimi de geliştirmeyeyim. orta altı bi hayat yaşayayım diyen biriyle -serveti olsa da- sosyokültürel bakışı nedeniyle birlikte olmam.
0
rewlack
(23.01.21)
1) hayır. maaşından ziyade çalışabilme, disiplin, sorumluluk alabilme gibi özelliklerine dikkat ederim. yani çok yetenekli, zaman zaman çok para kazanabilen ama devamlılığı olmayan birine kıyasla asgari ücretle çalışan ama devamlılığı olan, insana güven veren birini öne koyardım. sonuçta birlikte yuva kuracağız, belki 30-40 senemizi birlikte geçireceğiz. o aralıkta yaşam standardımız, kazandığımız para belki 50 kez değişecektir ama insanın karakteri kolay değişmiyor. asgari ücret alıp da çok sıkıştığımızda ek iş bakacak bir kadını ayda 10 bin lira kazanıp zora gelemeyen, kafasına göre işi bırakan birine tercih ederim. ikinci kişinin "kötü" olduğunu falan söylemiyorum, kişisel tercih elbette herkes istediği gibi yaşasın ama konu evlilikse eğer ben bir insana ne kadar güvenebileceğimi ön planda tutarım açıkçası. para sonra kazanılır. kaldı ki sevdiğim insanla "parası olduğu için" evlenmeyi düşünmüyorum, para kazanıp kendi hayatımı idame ettirmeyi şahsi sorumluluğum olarak görüyorum. eşimin çok para kazanması pastanın çileği olur, çok önemli bir şey değil.

2) kolay bir durum değil tabii ama evlenmemize engel olacağını zannetmiyorum. yine karakter ve bakış açısı meselesi bu esasen. atıyorum ben kendi maaşımla bir tanecik çikelata aldım diye "o kadar borcumuz var sen para harcıyosun" gibisinden laflar ederse ümüğünü sıkarım. onun dışında problem değil, elimden geldiğince ödemesine de yardımcı olurum. sevgi kolay bulunan bir şey değil, birlikte mutlu olduğum insana borcu var diye rest çekemem. varsa var nabalım, kimin borcu yok ki şu zamanda, canımızı mı alacaklar?
0
der meister
(23.01.21)
hayır diyenler yalan söylüyor. tr'deki boşanmaların %90'ı maddi kaynaklı şiddetli geçimsizlik kavga vs. kimse kimseye sen az para kazanıyorsun demiyor başka şeyleri bahane ediyor.

evleneceğin adam/kadın imza atmadan bir hafta önce sana geldi dedi ki benim 500k borcum var 15 yıl bunu kapatıcaz beraber

babayı evlenirsin.
0
duyurukullanıcısı
(23.01.21)
maaşına bakmam ama mesleği, mesleğinin geleceğine bakmak lazım karşılıklı.
Birimizin başına bir iş gelse diğeri tek başına evi döndürebilir mi?

borcu harcını kendi ödeyecekse sorun yok
yine de 20 bin borca ses etmem
300bin borç çok, sorumsuz biri demektir 300bin borcu olan kişi (mortgage veya araba kredisi hariç)
0
summatinyourteeth
(23.01.21)
Ben evlenmeyi düşünmüyorum ama Türkiye'deki evliliklerin çoğu mantık evliliğidir.
0
rldofiui
(23.01.21)
1- evet
2- hayır
0
silah taciri
(23.01.21)
ikisi de sevgili olmamda sorun yaratmaz. ikisi de evlilik kararımı etkiler. maasinin/parasinin miktarina bakmam, ama neyi nereye harcadığına bakarim. ev gecimini saglayamayacak gibiyse evlenmem. sacma sapan seylerle parasini carcur edip temel seyleri kısıyorsa askimdan olsem de ciddi dusunmem. tek basina yasasa ev gecindiremeyecek insanla evlenilmez. evlilik sadece ask/sevgi isi degil, olmamali.
0
hazen
(24.01.21)
Sorunun cevabı 2 türlü,
1)mantık evliliği durumunda iki sorunun cevabı da evet.
2)aşkın gözü kördür derler, böyle bu durumda hiç bir şey negatif etki etmez.

Ama çevremde gördüğüm kadarıyla o deli divane aşklar de bir müddet sonra bitiyor. Tanıdığım boşanmış olan çiftlerin hepsi zamanında aşık olarak evlenmişler, zamanla aşk bitince maddiyat dahil daha önce göze batmayan şeyler sorun oldu ve kaçınılmaz son.

Kimse kimseyi kandırmasın maddiyat önemli, aşk karın doyurmuyor. Belki az maaşla yaşamak bir derece tercih meselesi olabilir, ama borç meselesi sakat.
0
zikardo
(24.01.21)
1- eğitim durumu ve hayattan/kendinden/evlilikten beklentileri, kariyer hedefleri benimle uyumluysa aldığı maaş sorun olmaz (uçurum yaratmıyorsa eğer. yaratıyorsa da zamanla bir şey paylaşamadığım için soğuma olabilir direkt olarak maaşı az ya ds benden çok fazla diye bitmez benim için. paylaşımla ilgili biraz). geliri için durum buyken yaptığı meslek çok daha önemli çünkü insanın yaptığı iş yaşama bakışını etkiliyor. burada yine işin içine sosyo-kültürel paylaşımlar giriyor. o yüzden mesleğine en başta dikkat ederim zaten.

2. yüklü miktarda borcu varsa eğer bunu kendi başına ödeyip eve de benim kadar katkı sağlayabilecek durumdaysa önemsemem. ama o, borcunu öderken evi yıllarca ben geçindirmek zorunda kalacaksam ve bu benim kişisel gelişimimi, kendimi gerçekleştirmek için harcayacağım kaynakları fazlasıyla etkileyecekse böyle bir evliliği yapmam.

elbette evlilik uzun bir sürecin meyvesi. yıllarca sevgili olup bunları görmezden gelip işler ciddileşince terk etmem. en başından zaten mesleği ve gelir durumu belli herkesin. hayatta beraber yürümek istemeyeceğim biriyle birkaç aydan fazla ilişki kurmuyorum (birkaç ay da tanıma evresi)
0
Mossy
(24.01.21)
1-) Evet
2-) Evet
0
nawar
(24.01.21)
1. soru icin "tembellik" diye cevap vereyim. iki insandan nefret ederim kadin erkek fark etmeksizin. tembel ve cimri olan. ikisinin de kokusunu alirim tabir-i caizse. boyle tiplerle arkadas dahi olunmamali ama is sevgililikten evlenmeye filan gelmisse ola ki; tembellik zaten hepsine bir anlamda etki ediyor; bu da vizyonu etkiliyor bence. Valla ben biraz isin vizyon tarafina bakiyorum. Ben dunyayi gezmek isterim; adamin hic o taraklarda bezi yoksa, cocuklarin egitimine degil de arsaya parayi yatirmak istiyorsa filan beni cok etkiler ki etrafimda da bu sebeple iliskilerin bittigini cok gordum.

borcu filan beni ilgilendirmez. ama destek de olmam; benim borcuma da destek olmasini istemem veya beklemem.
0
nefertarii
(24.01.21)
(5)

yurt dışı ofisi

edgenabby
yerli pek çok reklam, sosyal medya pazarlama, yapım şirketinin web sitesinde londra, ny, los angeles ofis adresi de yer alıyor.böyle bir ofis var mı cidden? genel durum nedir yani?yoksa sadece saygın görünme taktiği mi?
yerli pek çok reklam, sosyal medya pazarlama, yapım şirketinin web sitesinde londra, ny, los angeles ofis adresi de yer alıyor.


böyle bir ofis var mı cidden? genel durum nedir yani?

yoksa sadece saygın görünme taktiği mi?
0
edgenabby
(23.01.21)
üniversitede çalıştığım şirketin new york 50th avenue'de ofisi olduğu yazıyordu web sitesi ve sosyal medyaya ancak şişli merkez ofis dışında bir şey yoktu.

patrona sordum, ''kim gidip bakacak var mı diye ehehehe'' demişti.
0
ada meltemi
(23.01.21)
Yabancı bir şirketin Türkiye bayisi değillerse ada meltem+1
0
olaylar olaylar
(23.01.21)
benim staj yaptigim bir reklam ajansinin gercekten de hollanda'da da ayagi vardi. hatta ben oraya gecmek istemistim, isler ilerlesin neden olmasin demislerdi. akliniza hemen oyle oo buyuk is dusuncesi gelmesin. burdaki de kucuk bir ajansti, oradaki daha da kucuk.
0
batlegolas
(23.01.21)
eski şirketim kaliforniya'da bir adres satın almıştı.
şu an sitesine girsen orada ofisi var ama hiçbir şey yok.
0
admin
(23.01.21)
Eski çalıştığım şirket de ABD'de bir ayağımız olsun diyerekten California'da bir ufak ofis ve xx llc isimli bir şirket kurdu. Bir ya da iki kişi buldular oradan, fiili olarak bi şey yapılmadı ama sitede havalı duruyordu evet.
0
chicha_v2
(23.01.21)
(12)

ayrılık üzerine

istanbul kanatlarimin altinda
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi s
5 yıldır sevgiliydik. 5 ay oldu o gideli. hala her gün ağlıyorum. eskiden hiç ağlamazdım, hiç ama. ayrıldıktan sonra rutin oldu ağlamak. odamda ağlıyorum, ev arkadaşım yoksa salonda, ya da tek başıma yolda yürürken.. ofiste bile ağlıyorum sessiz sessiz, bir yandan iş yapıyorum bir yandan gözlerimi siliyorum. bu acınası halime üzülüp daha çok ağlıyorum.

arkadaşlarımın yanında iyiyim ama. onlara sorsanız; oo çok iyi atlattım ve bana helal olsun. çok neşeliyim, konuşuyorum, planlar yapıyoruz, içiyoruz, gülüyoruz. ama kimse yokken hep kötüyüm. bir ben biliyorum içimdeki boşluğu. kedilerime sarılıyorum biraz doldurur diye, iyi mi geliyor daha mı çok üzüyor anlayamıyorum.

yani, insanların sevdikleri zamansızca ölüyor bazen. biliyorum benim yaşadığımdan çok daha büyük acılar var, ama işte benim de çok canım acıyor. bu acı geçiyor mu? nasıl geçiyor?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
Geçiyor. Yalnız kalmamaya çalışın, spor yapın. Acı çekeceksiniz, güzel günleri hatırlayacaksınız ama o yanınızda olmadığı için hepsi silikleşecek. Sadece zaman gerekiyor.
0
Tochinoshin
(22.01.21)
Böyle böyle geçiyor. Bazen 5 ay bazen 1 sene aynı duyguları yaşayabilirsiniz ama eninde sonunda bir rahatlama hissi oluyor. Belki de bu günlere bakıp ne malmışım diyeceksin
0
olaylar olaylar
(22.01.21)
Yani alışılıyor evet, normale dönüyorsun bi şekilde. Ama tam geçmesinin tek yolu var o da içinde daha büyük yer kaplayacak biriyle olmak. Öyle biri yok dediğini duyar gibiyim ama inan ki var. Kendine biraz zaman vermen biraz da düşüncelerinin kapılarını kapatmasına engel olman gerekiyor. Asla olamaz gibi geliyor biliyorum ama olabilir.
0
imnotsureabout
(22.01.21)
@tochinoshin spor değil de, yoga yapıyorum neredeyse her gün, bazen günde 2,5 saate varana kadar. dengeli ve güzel besleniyorum. kan tahlili yaptırdım, demir ilacına başladım. kendime değer verdiğimi ve iyi baktığımı kendime hissettirmeye çalışıyorum. ama hala içimde bir şeyler çok acıyor.

güzel günlerimizi hatırlıyorum. zaten bizim her anımız güzeldi. kötü bir şey olmadı ayrılmamıza sebep olacak. ama bir daha o güzel günleri yaşayamayacak olmamıza daha çok ağlıyorum.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(22.01.21)
:(
Özlediğin insan değil de hislerin. O yüzden sana güzel hissettiren şeyler, insanlar vs bulman iyi olabilir. Geçiyor timi haklı, geciyor ama o geçişi bir de sana sormak lazım.....
0
her giriste sifresini unutan adam
(22.01.21)
Başka şekilde daha güzel günler sizin olsun. Ne desek bence burdan tam olarak size ulaşmaz.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(22.01.21)
bu durumdasın yani
www.youtube.com
0
dafuq
(23.01.21)
Hayatını ciddi manada etkilemiyorsa yapıcak çok bişey yok, zamana bırakıcaksın, geçicek
Ağla, üzül, doya doya yaşa hislerini ki bir an önce bitsin. Nasıl olsa geçicek, üzerine çok düşünmek de çok sağlıklı değil. Yavaş yavaş hayatın devam ettiğinin farkına varacaksın.
0
Jux
(23.01.21)
6 yıldır sevgiliydik 2.5 sene oldu ayrılalı. Daha dün ağladım:) Seni üzmek için söylemiyorum. Bu süreç döndükçe çapı genişleyen bir spiralin üzerinde yürümek gibi. Kendi hayatına devam ettikçe sana onu hatırlatan şeylerin sıklığı azalacak ve daha önemlisi hatırlamak artık kalbini şimdiki gibi acıtmamaya başlayacak. Hatta belki bir gün hiç hatırlanmayacaklar ama, kalbimize aldığımız insanların orda izi kalır sonuçta ve arada bir saygı duruşu gibi o göz yaşı bir pıtlar illa:)
Dışardan ne dediklerine bakma senin içini bir sen bilirsin. Bunun bir süreç olduğunu bilip eninde sonunda iyi olacağına inan.
0
sevenay
(23.01.21)
böyle oluyor, bazı insan(lar?) kalbimizde çok sağlam yer tutuyor. insan bir süre sonra üzülmenin, ağlamanın faydası olmadığını görüyor ve en azından bu kadar çok sevebilmiş oduğu için, güzel tatlı hatıraları yaşama lütfuna erişmiş olduğu için mutlu bile oluyor. sizinki çok yeni, eminim zamanla acınız azalacaktır ama kendinize sürekli hatırlatmayın, kendinizi yıpratmamaya çalışın lütfen.. ferahlıklar diliyorum..
0
evanka
(23.01.21)
ben 1 sene agladim. gittikce daha az agladim ama. 1 sene sonra baktim gecmis gitmis. sonra ara ara duygulanip agladigim oldu ama bir yildir artik hic aglatmiyor o ayrilik beni. aldatilmistim bi de. bi de affedip tekrar aldatildim. :d nefret de edemedim her seye ragmen.
0
batlegolas
(23.01.21)
benim de 5 yıllık ilişkimden ayrılalı 2 yıldan fazla olacak. terk edildikten sonra her şey boş geldi, işimden ayrıldım, telefonumu kapattım, arkadaşlarımla hiç görüşmedim, eve kapandım. gece gündüz ağladım.

ilk 8 ay filan boyunca böyle geçti, ne internet ne televizyon ne telefon. hepsi kapalı. bol bol kitap okudum, bu sefer romanlardaki karakterlerle hayatımı özdeşleştirip onlara ağladım :) romanlardan vazgeçip felsefe kitapları okumaya başladım. sonra mecburen bedelli askerlik zamanım geldi ona gittim, 8 ay aradan sonra ilk kez dışarıdan insanlarla iletişim kurdum ve fark ettim ki ben zamanı durdurmuşum. ayrılıktan sonrasını yaşamamışım ki bir sabah uyanınca her şey kaldığı yerden devam etsin. üzerinden neredeyse 1 yıl geçmiş ama ben hala sanki dün terk edilmişim gibi hissediyordum. askerden döndükten sonra iletişim kurdum, öğrendim ki biz ayrıldıktan 2 ay sonra başkasıyla birlikte olmaya başlamış. benim yatakta hüngür hüngür ağladığım zamanlar o çoktan yoluna devam etmiş. acaba öncesi de vardı da o yüzden mi terk etti beni düşüncesi beynimi kemirmeye başladı bir süre.

bir süre de buna ağlayarak geçti ama etkileri hala sürüyor. yeni işe girdim, sanırım bir şeylerle oyalanmak, robotlaşmak bu duygusallığı, o hisleri unutturuyor. 2 yıl öncesine göre çok daha iyiyim, artık hüngür hüngür ağlamıyorum ama dediğin gibi yalnız kalınca, özellikle geceleri, hüzünleniyorum, gözümden yaşlar dökülüyor.

senin zaten işin varmış, arkadaşların da varmış, hiçbir şeyden vazgeçmemişsin ne güzel. senden daha kötü durumlara düşen ben bile artık alışmaya başladıysam sen çabuk atlatırsın merak etme :)

sanırım en önemli şey kendinin kıymetini bilmek. umarım daha güzel günler yaşarız.
0
ocanal
(23.01.21)
(34)

Kendimi savunamıyorum dilimi yutmuş gibiyim :(( İşyerinde ezilmek

sucuklu yumurta
Herkese merhaba, sorunum bu, tartışma anlarında donup kalıyorum. Kendimi savunamıyorum. O an geçtikten sonra aklıma söylemek istediklerim geliyor ama iş işten geçmiş oluyor. Fiziksel de yansıması oluyor mide ağrısı gibi şeyler yaşıyorum. Hastalıklar oluyor. Ailede psikolojik ve fiziksel şiddet, tüm
Herkese merhaba, sorunum bu, tartışma anlarında donup kalıyorum. Kendimi savunamıyorum. O an geçtikten sonra aklıma söylemek istediklerim geliyor ama iş işten geçmiş oluyor. Fiziksel de yansıması oluyor mide ağrısı gibi şeyler yaşıyorum. Hastalıklar oluyor. Ailede psikolojik ve fiziksel şiddet, tüm eğitim hayatım boyunca da akran zorbalığı gördüm sanırım temeli bu. İyi bir işyerinde prestijli bir konumdayım. Ama ben yeterli saygıyı alamadığımı düşünüyorum. Yönetici konumundayım dışardan duyan insanlar waov diyor. Ama ben içerde mutsuzluklar yaşıyorum. Mesela bir olay anlatayım: birlikte çalıştığımız bir kız vardı o da yöneticiydi, ama benden önce başladığı için daha kıdemliydi. bir de benden 3 yaş küçüktü. Bir iş için saha ziyaretine çıkmıştık, minibüste genel müdürler falan vardı. Bana herkesin içinde "sucukluuu çantam nerde" diye bağırdı çok üzülmüştüm. Sonra minibüste birşeyi tutmaya çalışıyordu herkes bakıyordu ama herkes, bu kız sadece bana bağırdı "sucuklu ne bakıyorsun tutsana" diye. o gün mideme ağrılar girdi evde tek başıma ağlama krizine girdim. sinir krizi geçirdim kimseler duymadı. olan bana oluyor yani ben mahvoluyorum.

Artık kendimi ezdirmicem diye karar aldım. Ofisboy izinliydi mesela, onu aramam gerekti, teefonda "ben sucukluyla konuşmam" dediğini duydum. yine midem ağrımaya başladım baktım mahvolucam yine. kendimi zorladım telkin verdim kendime ve aradım ofisboyu. "Ben sizin amirinizim arayınca açacaksınız, yoksa siz bilirsiniz" tadında konuştum. İnanın nası yaptım bilemiyorum mucize gibiydi. Tel.i kapatınca başka mucize oldu karnımdaki ağrı silindi o ferahlık hissini asla unutamıyorum. Ofisboy o günden sonra bana bir nebze daha saygılı olmaya başladı bunu hissetim selam falan vermezdi sallamazdı şimdi veriyor.

Ve son olayı anlatayım. Bir çaycı var, bazen patronun şoförlüğünü de yapıyor. Bu kişiyle ilgili yaşadığım çeşitli olaylar var. Aslında iyi bir insan özünde, komik halk insanı bir abi yani yardımcı olduğu konular oldu çünkü şehre yabancıyım tavsiyeler falan verdi. Ama alaycı ti'ye alan tavırları da oldu bana karşı.Örnek veriyorum:

- Nisan ayında havalimanına gittik. Pandeminin en kötü olduğu zamanlar avrupa'da her gün binlerce insan ölüyor. yalnızım hasta olmak istemiyorum, bulduğum bir maskeyi taktım bir de eldiven. o en başta bahsettiğim yönetici kız da vardı arabayı da bu adam kullanıyordu. korkuyorum falan dedim. Sonra bu adam dalga geçer gibi konuşmaya başladı "hepimiz ölcez heheheee mahvolucaz hehehehe" falan şeklinde ağız eğerek konuşuyo bariz dalga geçiyo. ben de ciddi şekilde dalga geçilcek konu değil bu dedim ben böyle deyince yönetici kız o da "offf sucuklu tab dalga geçicez ciddiye mi alcaktık bi de" diye bağırdı. sustum.
- İkincisi 3 ay önce açık havada bir fuar da vardı bu çaycı da vardı. benim maske tüylenmiş bana geldi maskeniz tüylenmiş filan dedi. ben de farkında değilim değiştirdim. bunda sorun yok tabi. ertesi hafta "ben maskemi her gün değiştiriyorum" diye laf soktu bana.
- Bir diğeri ben bunu bir kere iş için 2 defa üst üste aramak zorunda kaldım. ikinci arayşımda öyle bıkkın bir ses tonuyla açtı "efndiiiiimmhhhh" yani öyle bıkkındı ki afalladım. ve ben yöneticiyim düşünün. bozuldum. saygı duymuyordu çünkü.
- Son olay ve karnıma ağrı giren olay geçen hafta yaşandı. Kültür sanat etkinliği yapacaktık ve ben şehirde birlikte iş yaptığımız firmalardan eğitimli, kültür sanata önem veren kişi isimleri sordum sekretere. Bu da odadaydı dalga geçer gibi ağzını yaya yaya konuştu "hee bizim ihsan var ilkokul mezunu olmaz mı , hee sahneye mi çıkarcaz ne kültür sanatı hahah, o zaman onu kenara ayıralım uymuyor mu , olmazsa ali beye top sakal yapalım"

yani gıcık oldum ve 5 dakika sonra yine midem ağrımaya başladı. midem o günden beri ağrıyor alev alev yanıyor. kafamın içinde gitmeyen üzüntü var.işe de odaklanamyıyorum çok zor oluyor çok zor. ofisboyla konuşabilmiş ve tepkimi verebilmiştim ama bu sefer nalet birşey tuttu beni, sonuçta otomatik pilot gibi değil yıllarca suskunluğu içselleştirmişim çünkü. sizce ben mi abartıyorum adamın hareketlerinde birşey yok mu sizce ? ben mi hassasiyet gösterdim ? ve sizce adamla konuşayım mı odaya çağırıp ? üstnden zaman geçtiği için komik duruma düşer miyim ?
0
sucuklu yumurta
(18.01.21)
hepsine sert konuşacaksın. sen sert olmadığın, ses etmediğin için onlar da bu kadar rahat yanında.
0
jelly bear
(18.01.21)
Ya ne boktan ortammis Cidden
0
kisa
(18.01.21)
@jelly mesela o yönetici kıza karşı öyle değillerdi onunla muhabbet de ediyolardı ama saygılarını da koruyolardı hissediyodum çünkü o kız aşırı baskın karakterliydi. nasıl diyeyim, ufak tefek cinayetler dizisi vardı mesela o kız oradaki merve aksak gibiyse ben de doktor oya toksöz gibiyim.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
@kisa dünya hassas insanlar için cehennem diye bir laf var her gün yaşıyorum ben bunu :(
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
@jelly bear peki sence son anlattığım adamın tavırları sorunlu mu yoksa ben mi abarttım ? gerçi cevabı biliyorum, seni üzen birşey varsa orada sorun vardır.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Bulunduğun pozisyona bi başkasının aracılığıyla gelmiş olabilir misin? Şu duruma düşmek için özel bi çaba harcamış olman lazım yoksa. Dişlerini en baştan gösterseydin keşke biraz.
0
IncredibleMau
(18.01.21)
hepsi sorunlu sevgili sucuklu. bu yüzden net ve sert bir tavır koymalısın. tatlı dilden de anlamaz bunlar.
0
jelly bear
(18.01.21)
@incredible hayır, güleceksin ama 1.likle kazandım. abd'de master yaptım burslu, lisans tr.'de en iyi üni.lerden biri, 3 dil biliyorum. ama kahretsiz ne demişler çocukluk insanın anavatanı. özgüvenli yetiştirilmedim ortaokul lisedeki zorbalıklar tuz biber ekti. değişemiyorum. 13 yaşımdayken babam bacağımı kırdı benim. mecaz değil gerçekten kırdı.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Hocam hala "ben mi abartıyorum" diyorsunuz. Hayır abartmıyorsunuz, bunlar leş gibi insanlar, size böyle davranmalarına izin vermeyin.

Bu noktadan sonra güzellikle düzeleceğini de sanmam. Ama madem yöneticisiniz, gözünüze kestirdiğiniz kimse ilk davranışında herkesin ortasında bağırıp çağırıp azarlayın, işi büyütün, sonra da kovun gitsin. Ondan sonra diğerleri size seve seve saygı duymaya başlar zaten.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.21)
@pluton kovma yetkim yok ama bağırmak gerekiyor sanırım.

bir de o yönetici kız birlikte çalıştığım aynı işi yaptığım insandı o bile bana iğrenç davrdanıyordu, o zaman sorun bende demek ki :(
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Ne yazık ki verebilecek pek tavsiye Yok.
Yani hassasiyet sizin bir özelliğiniz bir şekilde bunu değiştirmek lazım ama zaten başlı başına bir iş.
Genelde Zaman öğretiyor bunu
0
kisa
(18.01.21)
@kisa ben artık doldum taşıyamıyorum 3 gündür lanet mide ağrısıyla yaşıyorum korkuyorum :(

insatgramda takip ettiğim bazı hesaplar var psikolojinin insanı nasıl hasta ettiğini anlatıyorlar. gerçekten de insanı hasta ediyor psikolojisi.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Diğer duyurularına da baktım şimdi. Kendini baştan yaratacak durumda değilsin. İhtiyacın olan tavsiye değil, rol model. Örnek alabilirsin birini kendine. Taklit edersin tavırlarını, mizacını. Zamanla özgünleşirsin sen de.
0
IncredibleMau
(18.01.21)
@incredible sorun bende, yani toplumda herkes hassas insana yüklenr mi bu bilinçaltından mı kaynaklanan birşey

@incredible dişini gösterseydin derken özel oalrak diş göstermelik birşey olmadı kendi halinde işini yapan bir insandım. öbür yönetici kız daha muhataptı bunlarla. sessiz sakin işini yapan biriyim yani.

ben kendimi baştan yaratmak istiyorum ama, ciddiyim.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
@IncredibleMau +1

Ben de baktım, yani spesifik şunu yap bunu yap önerilerinden ziyade bir terapiste gitmeniz ve assertiveness training almanız lazım.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.21)
@pluton teşekkürler, ilk defa duydum bunu. online oluyor mu zira hiç vakit yok, online bu eğitimi veren var mı
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
(bkz: youtu.be deoyu gülün diye attım. Hepimiz bu durumları yaşıyoruz zaman zaman. Abartmıyorsunuz. Nasıl tepki verme aşamasına gelirsiniz bilmiyorum. Belki kendi kendinize çalışarak olur. Ya da sizi itekleyen bir arkadaşınız da olabilir.
0
skywalker.anakinn
(18.01.21)
@sucuklu yumurta, tanıdığım bildiğim birisi yok, ama illa ki vardır. Bir de sizin durumunuzda olsam uykudan yemekten feragat eder zaman yaratıp giderdim. İş güç her zaman olur, kendinizi ihmal etmeyin.
0
plutongezegendegilmi
(18.01.21)
ya o anda mal gibi kalıyorum gözüne far tuutulmuş tavşan gibi. mesela keşke diyorum bıkkın sesle telefonu açtığı zaman "hayırdır burda çalışmaktan çok mu bıktınız ? o zaman biz sizi tutmayalım madem, hiç kimse vazgeçilmez değil" gibisinden şeyler söyleseydim. ama ben naptım normal normal konuşmaya devam ettim. ben böyle birşey olmamışçasına davranışlar sergileyince benim mal olduğumu düşünüyorlar.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
O çaycıyı falan ez. Onlar ona alışmışlar. Ezmezsen böyle olur. Mesafeli ol. İş ortamında kendinden alt konumdakiyle samimi olma. Yüzüne bile bakmadan konuş.
0
kickboxer
(18.01.21)
@kickboxer ama o diğer yönetici kız mesela muhabbetini de ediyordu ama ona karşı yılışmıyolardı. saygılılardı ona ve adeta tapıyolardı özel işlerine bile yardım ediyolardı. bana asla böyle davranmadılar.

bir de şu var, benim yaşım var 3o'lardayım ama görünüşüm çok ufak görünüyor. 23 yaşında falan sanabiliyorlar. gerçi o kız da ufaktı boyu da kısaydı ama saygı duyuyolardı ona.

bir de bizim işyeri küçük pek ayrım yok gibi herkes herkesle konuşup muhabbetini ediyor. menajerimi ara dizisinde bir çaycı karakteri var mesela o nasıl menajerlerle komik komik takılıyor aynı onun benzeri. bir de küçük bir işyeri olunca. ama görünmez saygı duvarla var tabi bi bana işlemiyor.
0
🌸sucuklu yumurta
(18.01.21)
Küçükken sessiz sakin cılız bir çocuktum. Akran zorbalığına falan da maruz kaldım. mesleğim gereği hanzo tiplerle muhatap olurken ricaen ve kısık sesle konuşunca ustalar beni takmıyordu. Takmadıkları için iş düzgün gitmiyor ve sürekli patrondan azar yiyordum. İş yaptıramıyordum. Yavaş yavaş psikolojik durumumun değişiyordu ama bunu hissetmiyordum. Özellikle mobbing altında öfke patlamalarıyla olur olmadık herkese bağırır duruma gelmiştim. Sonra o işten ayrıldım. Sakinleştim. Yeni iş yine aynı şeyler.

İnsanların psikolojileri de iyi olmadığı için sizinkini de bozuyorlar bu döngü bu şekilde gidiyor.

Öncelikle en ufak hatalarını yüzlerine vurun. Olsun, bir şey olmaz demeyin. İkinci olarak da evet “üslubuna dikkat et karşında amirin var, size bağırıp çağırmıyorum diye hadsizliğin lüzumu yok. Bir daha böyle davranırsan farklı şekilde muamele görürsün” tarzında bir ufak konuşma yapın.

Kıdemli olana da, “üslubunuza dikkat ederseniz sevinirim, biz sadece iş arkadaşıyız” deyin o mesajı alır.
0
Unde bach canim
(19.01.21)
Bana çaycıdan daha çok diğer müdür sorunlu gibi geldi. Sanki onun size olan tavrından diğerleri yüz buluyor olabilir mi? Çocuklukta yaşadığımız olaylar psikolojik olarak olumsuz etkilemdiğimiz olaylar onları hatırlatan herhangi bir şey(koku, renk, benzer biri,) ile karşılaştığımızda beynimizde o olayı yeniden yaşıyormuşuz gibi etkileşime girer. Vücudumuzda bizi korumak için sizde olan mide ağrısı veya titreme gibi tepkiler verir. Bu konuda "beden kayıt tutar" kitabını tavsiye ederim. Bitirmedim ama neyin neden olduğunu anlarsanız iyileştirmenin yolunu daha kolay bulacağınızı düşünüyorum. Bu konularda izzet güllü youtu.be içerik üreticisini çok tavsiye ediyorlar. Konuşması biraz itici ama önceliği para olmayan insanlara faydalı olmaya çalışan biri gibi geldi bana. Birde meditasyon yapmanızı tavsiye ederim. Youtube da probleminize uygun bir meditasyon yaparsanız farkındalığınızın arttığını göreceksiniz. Mesela dikkatinizi be dağıtıyor, ilginizi neden o tarafa veriyorsunuz, ne olduğunda duygu durumunuz değişiyor. Youtube da sinan canan ı da tavsiye ederim. Bazı arkadaşlar bu iş arkadaşlarınızı uyarmanızı söylemiş öncelikle yapmanız gerekenin kendinize saygı duymanız ve sevmeniz siz bunu yaptığınızda onlar zaten size saygı duyacaklardır. Birde fazla önemsemeyin onları sonuçta siz ne kadar özgüvensiz biri olsanız kimsenin müdürüne, iş arkadaşıba (hırsız katil vs seğilse) bu şekilde davranması normal değil. İnsanlar sesi yüksek çıkanı haklı sesi az çıkanı güçsüz olarak algılıyorlarsa gerçekte böyle olduğu anlamına gelmez. Sonuçta siz bu konuma emeğinizle gelmişsiniz, size saygı duymaları gerekiyor yapmıyorlarsa bu onların kusuru.
0
rapisa
(19.01.21)
caycinin sohbeti asiri gereksiz ve sacma geldi. yaptigi laf sokma degil, gevseklik, laubalilik ve mallik. cahil ve zekasiz. ciddiye alma umursama, dinleme o konusunca. baska bir seyle ilgilen. geldi yine tipini s... bakisi at en fazla.

ilk dedigin kisiye acayip uyuz oldum. ona ezdirme kendini. bagirdiginda "yeter, artik bana bagiramazsin" de. sacma sapan emirlerini de yerine getirme. sen super, mukemmel, iyi ve harikasin. kiskanc bu belli. ezdirme kendini. havalanman bile lazim.

herkesin onunde yapmayin yapacaklarinizi. herkes size dusman olmasin. arkadassiz kalirsiniz sonra. sizi kucuk gorenlerin haddini yalnizken bildirin.

sinif farkiymis bilmem ne. yok oyle bir sey. insanlarin meslegine/maasina gore sinif ayrimi yapip sohbet edilmez. onu yaparsan asiri itici olursun. ay ne insanlar var onerilere bak ya.

size kotu davrananlara kotu, iyi davrananlara iyi olun sadece.
0
batlegolas
(19.01.21)
Sayın Sucuklu, sen bu adamları bol bol tersleç çaycıya da laubalı laubali konuştuğunda herkes işine baksın saçma sapan da konuşmasın şeklinde şeyler söyle. Yani genelde insanlara pek iyi ve sıcak davranma. Ara sıra sıcak şeyler söyle böylece kıymetli olursun saygı görürsün. Ne yazık ki toplumda yumuşak yüzlü, efendi insanı ezme huyu var. Ama senin farklı yüzünü görünce bu da çetin ceviz dikkat edelim moduna giriyorlar. Sizinle bir kere diyalog kurmak için kırk tane takla atıyorlar. Yaklaşık 10 yıldır çalışıyorum bunlar benim tecrübelerim. Hayatta en önemli şey sağlığın bu sırada, kimsenin senin sağlığına etki edecek atraksiyonlara girmesine izin verme.
0
kraldan cok kralci
(19.01.21)
Oncelikle @kurremkamerruk +1. En kisa surede ibretlik bir iki olayla hadlerini bildirmek gerekiyor. Sonrasinda gelecek olan “-sen cok degistin” veya “-neyin var hayirdir” gibi yorumlara da ayni sertlikle cevap vermelisin. Isi gucu birakip sizinle mi ugrasacagim ben arkadaslar??? Veya begenmedigin bir soru ya da cumleye karsilik “-simdi bunu bir de saygili olarak sor!” Vb salvolarla “-aman bu basa bela, bulasmayalim” izlenimi yaratmak en iyisi.
0
lynda.com
(19.01.21)
Mesafeli, ciddi ve bagirmadan hafif baskin olmaya baslayin. Aciksozlu olun. Bu yaptigin hos degil, lutfen dikkat edelim tavrimiza gibi cumleler kurmaya baslayin. Siz ezildikce sayginliginiz azalir ki oyle olmus.
Bir de terapi destegi alin bence, niye bu kadar eziliyorsunuz, kesin bir cocukluk donemine adreslenecek bu konu.
0
mor oje
(19.01.21)
***"kendi sınıfından olmayan insanlara arkadaşın gibi davranırsan bu durumu yaratırsın gayet doğal"***

şu inanılmaz doğru bir tespit. toplum içinde eğitim ve gelir seviyesine göre bir çok sınıf var. bu sınıfların sınırları var, bunların korunması gerekiyor. müdürsen çaycıyla arkadaş olmak zorunda değilsin, arkadaş olur muhabbet edersen sonuçları da bu oluyor. mesafeni koru yani, herkesle arkadaş olmana gerek yok. hele ki cinsiyetin kadınsa bu sınır işini çok daha dikkatli ayarlaman lazım.

müdür noktasında da arkadaşlar zaten belirtmiş, rahatsız olduğunu belirtmediğin sürece aynen böyle devam eder. belli noktalarda tepki koymak gerekmekte. kötü bir şey değil bu, gayet normal.
0
roket adam
(19.01.21)
eski duyurularına da baktım. tedavi olman lazım kesinlikle. benzer soruları 7-8 senedir sormuşsun. demek ki tek başına halledemiyorsun.
0
elorelia
(19.01.21)
Köpek çekmeye başlaman lazım böyle tiplere. O diğer yönetici kızın tavırlarından gaz alıp abartmışlar. Sende sıkıntı yok sadece bu konularda deneyimsiz ve kötü bir geçmişin olduğu için baştan yanlış yapıp samimi kalmış, insan gibi davranmışsın sanırım. Bundan sonra aniden soğuk davranmaya başlayacaksın bak nasıl saygılı davranmaya başlıyorlar. Ofisboy'da örneğini görmüşsün zaten, adamı azarlamışsın hemen nasıl düzgün davranmaya başlamış.

Ben ilk iş yerimde böyleydim, böyle arkadaşlarımla bu konuyu konuşa konuşa kendi kendime düşüne düşüne neleri hatalı yaptığımı iyice not ettim kafamda. Bir sonraki iş yerimde asla o hataları yapmadım, köpek çektim herkese, başta böyle davranmak hiç hoşuma gitmiyordu ama sonradan insanların beni ezmemesi, bana saygı duyması daha çok hoşuma gitmeye başlayınca umursamadım. Kendi akıl sağlığımdan feragat edip milletin benim üzerimden eğlenmesine izin mi vereceğim bir de?
0
nolmus yani
(19.01.21)
sana deli manyak bir arkadas lazim, nasil davranilir bilmiyorsun ögrenmen lazim ya da youtubetan laf sokmali ne biliyim atarli dizileri falan izle, arkadaslar örnek versin.

bir arkadasima ailen sana o kadar cok laf söylemis ki, sen insanlarin sana laf soktugunu anlamiyorsun az kendini savun, uyanik ol demistim, bu sende de var galiba.

bir de kendi tarzin olmali, ben mesela herkes bana laf söyleyebilir, laf sokabilir, ben insanlari durduramam o an lafta söylemem, kibarligimi asla bozmam, karsilik verince etkilendi izlemini verecekmis gibime geliyor ama kindarimdir, unutmam itibar suikasti yaparim (bunu da bir arkadasim isimlendirdi). yaranmaya calistigi biri varsa, hoslandigi biri varsa, patronu, hocasi varsa onun yaninda rezil ederim. oyle basa böyle tarak.
0
durgunfoton
(19.01.21)
@elorelia, evet fakındayım. yıllarca kendim aşarım sandım. kariyerde en tepe noktaya gelirsem özgüvenim de olucak diye düşündüm. çalıştım çabaladım, ve mezun olabileceğim bölümden gelinebilecek en iyi yere geldim bunun sonu yok artık. ve hala böyle davranışlara maruz kalıyorum. içinde bulunduğum ortamlar değişiyor ama yaşadıklarım değişmiyor. ve ben artık şöyle düşünmeye başladım "ben başbakan olsam cumhurbaşkanı olsam hatta dünyanın hakimi olsam bile insanlar beni ezecek"

@durgunfoton, ya benim pek arkadaşım da yok. insanların arkadaş olmak için birbirini çiğnediği biri olamadım ne yazık ki. itibar suikasti deyince ben de sinirimden birşey yapmıştım bir kere ama pek suikast sayılmaz tabi. bizim işyerine bağlı başka bir birim var başında 50 yaşında kadın var, bu kadın ilk geldiğim günden itibaren bana soğuk davrandı halbuki ben ona hiçbirşey yapmadım ağzımı dahi açmamıştım. bu kadın benim yanımda diğer yönetici kızı överdi o kıza yalakalıklarda bulunurdu. neyse bu kadın patronumu etkiledi ve benim bir etkinliğe katılmamı engelledi. benim patronun gıcık kaptığı nefret ettiği bir adam var, hah işte bu kadının o adama övgüler yağdırdığı bir videoyu buldum patronun görmesini sağladım bir şekilde. patron şaşırmıştı işe yaramadı o ayrı hala tapıyo o kadına.

@nolmus yani o kız gideli aylar oldu hala böyleler. bence patronun tavırlarından cesaret alıyolar. allah için patronum bağıran çağıran biri değil. ama mesela o kızın odası yayla gibi, televizyonlu lüks oda. benim oda daha küçük. o kız gidince bana "sucuklu sen de şu odaya geç" demedi. yeni bir görevli gelir diye düşündü ama aylar geçti gelen giden yok. mantıken o odaya benim geçmem lazım çünkü o oda, patrondan sonraki en yetkili kişi içindir. e adamlar görüyo tabi. bu arada davranışlarını değiştirebilmişsin başarmışsın ne güzel. ben her yeni ortama girerken değişicem kendimi ezdirmicem diye kendime söz veriyorum sonra hooppp eskiye dönüyo otomatik olarak. içselleştirmişim artık ezikliği.
0
🌸sucuklu yumurta
(19.01.21)
Anlattığın iki kişi de cahil. Yönetici kız eğitimli cahil, öbürü hepten cahil. Bu kişilerle iş dışında muhattap olmamak lazım. İş konularında da az söz.
0
oyokbuyoknevar
(19.01.21)
o yönetici kiza, ailenizde lise ve üstü egitim alan insan tek siz misiniz diye sor, ustlerin, caycilarin vs yaninda, yönetici olmussunuz ama su caycidan farkiniz yok, davranislarinizin ucuzlugundan böyle düsündüm de. üstten üstten konus ama

ikisine de lafi gecirmis olursun, ama sonucta biz ortami bilmiyoruz, olasiliklara göre gelecek cevaplari hesaplayip ona göre davranirsin. benim yapabilecegim tavsiye bu.

laf sokan biri bile olsan bunlara degmez ya. bizim de ofis boyumuz falan var yani hic böyle bisey görmedim. igrendim, ki bana laf sokmaya calisanlara baktigimda hicbiri benden üstün insanlar degil, kiskanclik vs bagliyorum ben.

ama sen orada en düsük rütbeli de olsan, en yüksekte de olsan kimsenin bu sekilde konusmasina izin verme, laf sokmak zorunda degilsin, en azindan benimle bu sekilde konusamazsin haddini bil demeyi refleks haline getir.
0
wishmaythşngs
(19.01.21)
(11)

Masa başı işi olup da mutlu olan var mı?

Fiyu
Gerçekten merak ettiğim için soruyorum.İsterseniz mesleğinizi de belirtebilirsiniz.
Gerçekten merak ettiğim için soruyorum.İsterseniz mesleğinizi de belirtebilirsiniz.
0
Fiyu
(15.01.21)
dijital pazarlama müdürü & seviyorum
0
hlt1985
(15.01.21)
Önceden yazilimciydim ve evetbcok çok memnundum.
Şimdi bambaşka bir şirkette yöneticiyim ve çok daha heyecanlı ama stresli bunun yanında mutluyum bu yönden
0
kisa
(15.01.21)
officer degilim ama masa basiyim. daha once ogretmenlik yapmistim ve masa basina gecince inanilmaz bir rahatlama oldu saatlerce ders anlatmaktan ses yorgunlugu yanisira her hareketin, giyimin bile ogrencilere ornek olma potansiyeli oldugu icin hassas ve yorucuydu. masa basinin tatminlik icin soruyorsaniz tatmin etmiyo ama surekli gulumsemek zorunda da degilim sosyal bir isin zorluguyla kiyaslayinca masa basi daha cekilir cile
0
ala09
(16.01.21)
tuhaf geliyor, degil mi? bana da sabahtan akşama kadar bilgisayar ekranına bakarak calismak (ve haliyle hep oturmak) acayip zor, anlamsiz ve yipratici geliyor; ama sevenler var iste. tuhaf... istifa ettiğim işim masa başıydı (müfettişlik) ve çok mutsuzdum.
0
hazen
(16.01.21)
15 yıldır ofiste pc başındayım tabiki mutlu değilim. inşaat müh.

şantiyedekileri düşününce tamam onunda farklı artıları var ama ofis işi daha sürekli şantiyeye göre.

bilemiyorum altan kaderimizde bu varmış galiba. bazen çözüm düşünüyorum bulamıyorum. ömrümüz 4 duvar ve ekran arasında bitip yitip gidiyor. sistemin bir çarkı olmuşuz. çıkmak için sistemin komple bozulması lazım galiba. çıksak tek bir çark olarak ne yapacağımızı bilemez olmuşuz.
0
morcivert
(16.01.21)
yazilimciyim. gunde, 12-14 saatim bilgisayar basinda geciyor(8 saat mesai, sonrasi keyfi). cok mutluyum. insanlarin kaprisleriyle ugrasacagima koddaki buglarla ugrasmayi tercih ediyorum.
0
crucio
(16.01.21)
grafik tasarimciyim. meslegimi seviyorum.
0
batlegolas
(16.01.21)
12 senedir %70 masa basi %30 santiye seklinde gidiyor.
Mutlu degilim kesinlikle, santiyeci olmak istedim hep ama bazi yanlis kararlar verdim, batakliga saplandim, cikis yolu ariyorum.

Bir cilginlik yapasim var, istifayi basip gidip bir araba bayisinda calismak gibi..satis isine girmek istiyorum acaip bu aralar. Ya da emlakcilik falan da olabilir. Bir parazitlik yapasim var, hep benim kanimi emdiler biraz da ben emeyim istiyorum uleen.
0
cooperr
(16.01.21)
mutlu is cok az.
bir suru farkli iste calistim, gazetecilik disinda sevdigim bir is olmadi.
0
camussar
(16.01.21)
Redaktörüm. Mesai saatlerinde ve sık sık mesai sonrası saatlerde freelance işlerimi bilgisayar başında yapıyorum. Çok memnunum. İş hayatında insanlarla ne kadar az iletişime geçilirse o kadar iyi olduğunu düşünüyorum.
0
inawen
(16.01.21)
uzun süre (benim için uzundu yani) büyük ölçüde masa başı olan sivil toplum işi yaptım aşırı severek. şartlarım değişti ama hangi masanın başında kimlerle ne iş yaptığına bağlı sonuçta, masa orada etkisiz eleman :)
0
supercalifragilisticexpialidocious
(16.01.21)
(19)

Bana Güldüler

Simsiyah
Selamlar,Geçen psikoloğa gittim anksiyete için. Bir ara anlattığım bir şeye güldüğünü fark ettim. Ama kendini tutmaya çalışıyordu, dudağını ısırıp yüzünü öne eğerek. Sonra o gülücüğü silip diğer geri kalan gülme belirtilerini/mimiklerini aynen takındı ki hani normal yüz ifadesi olarak anlayayım ama
Selamlar,

Geçen psikoloğa gittim anksiyete için.
Bir ara anlattığım bir şeye güldüğünü fark ettim.
Ama kendini tutmaya çalışıyordu, dudağını ısırıp yüzünü öne eğerek.

Sonra o gülücüğü silip diğer geri kalan gülme belirtilerini/mimiklerini aynen takındı ki hani normal yüz ifadesi olarak anlayayım ama değil yani, bariz hayvani bir gülme isteği gelmişti bence.

Ben mi çok abartıyorum?
Kafaya takılmalı mı?
0
Simsiyah
(12.01.21)
ne dedin ki?
herhangi bir psikiyatrik bozujluğum olmadığı için benim dediğime gülse ve komikse beraber gülerdik belkide.
0
sutlu nescafe
(12.01.21)
insanlık hali olabilir. takılı kalma bence.
0
alicandan
(12.01.21)
gulunecek bir sey mi anlattin? komik, garip veya sacma?

o anda doktora neden guldunuz diyebilirdin.

...

ama bence abartiyorsundur, yanlis anlamissindir. anksiyeteden dolayi olabilir. benim de cok alinganlastigim bir donemim olmustu.

kafaya takilacak bir sey degil, rahat ol. gulduyse de guldu, nolmus? gulerse gulsun aman... herkes bir seyleri sacma veya komik buluyor, bu bizim sacmalayan biri veya gulunc biri oldugumuzu gostermez.
0
batlegolas
(12.01.21)
bence abartmiyorsunuz
0
ala09
(12.01.21)
@sutlu nescafe

Ya iş arkadaşımdan bahsederken “X kişisi şizofren” dedim, ondan sonra belirdi tepkisi.

Hem nasıl beraber gülelim? Adam güldüğünü fark etmemi istemiyor ki. Gülse herhalde ciddiyetsiz olacağını düşündüğü için alenen gülmemiştir.
Ayrıca yersiz bir gülme olmaz mı beraber gülmek için?
0
🌸Simsiyah
(12.01.21)
şizofren tanısı var ve bunu biliyorsan güzel demişsin de davranışlarına bakıp x şizofren dediysen psikiyatrist arkadaş da ulan ne rahat adamlar var. şak diye koydu teşhisi diye düşünmüştür belki
0
sutlu nescafe
(12.01.21)
Psikolog arkadaş işinde yeni olabilir, salla.
0
Desc
(12.01.21)
Çoklu kişilik bozukluğundan muzdarip olabilir, bi psikolog önerebilirsin.
0
Jux
(12.01.21)
Bir sonraki sefere sor, danışan psikolog arasında güven ilişkisi ve aynı zamanda sınırlar var, onlar oturdukça terapi de daha iyi ilerliyor, sonuç alınıyor, benim danışan olarak gözlemim bu. Anksiyete dediğimiz de bazen olmadık senaryolar çıkarma, Türkiye'de zaten insanlarla açık konuşamamak, sınır çizememek de içimize işlemiş. Bu nedenle sonraki görüşmede sormanızda hiç sakınca yok:)
0
kaset
(12.01.21)
Ne yaylana yaylana konuşuyon diye sor bir dahakine. Aklına bambaska bir şey gelmiş olabilir. Muhtemelen neden güldüğünü de söylemeyecek, lafı çevirecek ama sor sen yine.
0
epistemic_regress
(12.01.21)
Bunu onunla konuşmalısın. Yani rahatsız olduğunu. Eğer bunu konuşmazsan terapin hep örtülü gider. Oysa ki terapi odası iyi olabilmek için her şeyi anlatmamız gereken bir yer. Her şeyimi konuşamadığı terapiste neden gideyim? Bunu konuş mutlaka. Eğer seni huzursuz ederse ve daha yeni başladıysan bir karar verebilirsin.
0
desperatehousewife
(12.01.21)
sorsaydin, komik mi buldun diye? buyuk olay degil de, amatorluk mu, insanlik hali mi o onemli.
0
camussar
(12.01.21)
yukarıda ne olacak efendim diyenlere hayret ettim ben asıl. o psikoloğu değiştir.
0
makarnavodka
(12.01.21)
Ne anlattığına ve onun o an sana odaklanıp odaklanmadığına göre değişir. Benim o an tepem atabilirdi, olay çıkarabilirdim.
0
1bir1bir1
(12.01.21)
anksiyetesi olan birine takma kafaya demek ne kadar salakca. bence sapina kadar haklisin. bence asla sumenalti etme.

mail falan at, sikayet et, bulundugu mecralarda kotu yorumlar yaz.
0
buenosdias
(12.01.21)
psikolog da insan. belki sizin anlattığınız bir şey adama başka bir şey hatırlattı, ona güldü. havadan nem kapmamak lazım.
0
co2s2
(12.01.21)
Bunu konusmak lazim, evet insanlik hali olmus olabilir,bu bi tani degilse şizofren kelimesinin yerli yersiz kullanilmasina takilmis olabilir, ya da baska bir sey dusunmus olabilir. Ya da belki siz tamamen yanlis anlamissinizdir. Boyle durumlari yonetmek danisan icin de terapist icin de cok kolay degil ama kirginlik, gucenme halinin gizli kalmasi terapiyi oldukca olumsuz etkiler. Siz bunu konusursaniz, terapiste de hatasini kabul etme imkani verirsiniz ve iliskiyi daha saglamlastirirsiniz.
Sikayet edin, kotu yorumlar yazin vs yorumlari bana gucenmis ve ofkesini yanlis yonlendiren bakis acilari gibi geliyor. İlla yapilacaksa bu konusmadan sonra yapilabilir.
0
red g
(12.01.21)
boyle kritik bir is yapan insanin, ay pardon aklima bisi geldi o yuzden guldum deme luksu yok. cunku karsidaki insanin nihai amaci, onu yargilamayacak bir insanla duygularini paylasmasi. gene sikayet edin diyorum. yukaridaki arkadasin dedigi gibi ofkeyi yanlis yere yonlendirmek degil bu. empati ozurlusu bir doktora ders vermek.
0
buenosdias
(12.01.21)
eğer ilişkiniz yeni başlıyorsa çok abes olmuş, haklısınız.

ama uzun süredir yürütüyorsanız ve terapistinizle bazı şeylere beraber gülebiliyorsanız artık çok sorun değil bence. biz çok güleriz terapistimle.

ama ilk başlarda bunu yapsaydı hoş karşılamazdım
0
ruh i tibbiye
(12.01.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.