Giriş
(13)

Bu kızla buluşsam mı

arbre
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.1. Kız ve annesi sevgililik beklentisin
Annemin arkadaşının kızını bir süre önce Instagram'da takip etmiştim. O da beni takip etti. Annesi ikimizi sevgili olarak düşünmüş ama ben arkadaş olarak konuşmak istiyorum. İkimiz de mühendisiz ve arkadaş olabileceğimizi düşünüyorum. Ama bazı çekincelerim var.

1. Kız ve annesi sevgililik beklentisine girmiş ama ben başka bir kıza aşığım uzun süredir. Bu kızla ilişki düşünmüyorum. Buluşmanın first date değil, arkadaşça olmasını istiyorum ama bu kızın kafasında beni istemedi düşüncesi oluşturmamalı.

2. Beni istemedi olarak düşünürse benimle bir daha buluşmayacağını düşünüyorum.

Bu konuyu nasıl çözebilirim?

Belli bir yaştan sonra kızla erkek arkadaş olamıyor mu?
-25
arbre
(07.02.26)
Bir başkasına âşıkken kadınlarla arkadaşlık kurma kafası nereden geliyor onu anlamıyorum sevgili arbre. Yanlış yapıyorsun, hayat da bunu sana böyle böyle gösteriyor aslında ama okuman yok. Oku lütfen. Delikanlı olun azcık. Her kadın sevgiye ilgiye tok olmaz, her kadın her şeyi arkadaşça düşünmez, rica ediyorum biraz gerçekçi ol.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
muhayyer divan, noluyor kız, ne bu sinir. Aşığım dedim, sevgilim ya da eşim demedim. Kendi kendime ömür boyu aşk acısı çekmem de çok mantıklı değil.
-13
🌸arbre
(07.02.26)
Buluş abi ne kaybedeceksin bilakis belki yeni bir birlikteliğe yelken açacaksın, ha baktınız olmadı zaten kafanda başka biri varmış o kanaldan devam edersin.
0
kizil karga
(07.02.26)
Âşık olsan gözün arkadaş falan aramaz arbreeeeeeee iki kişinin bindiği tır değildir.
+3
muhayyer divan
(07.02.26)
Abi aşık olduğun kız geçen kavgalik olduğunuz ve senin intikam alma soruları sorduğun kiz değil mi?
Vallaha bu kız ile herhangi bir şekilde evlenirsen bizleri çağır çeyrek takalım çünkü bu olayın oluru yok neredeyse iki sene olacak kiz sana bir kere bile evet demedi.
Ne yap bilemem de senin şu kiza takılmayı birakman lazım, aşk tek kişi yaşanmıyor.
Bak bu kiz da mühendis işte tam senlik, bence git gör.
+2
logisticsmanager
(07.02.26)
ortam bu kadar yanlış anlaşılmaya müsaitken neden arkadaş olmaya zorluyorsunuz çok manasız.
+4
iwillsee
(07.02.26)
logisticsmanager, intikam almayacaktım, sadece aynı saygısızlıkla karşılık vermeyi düşündüm ama aramız iyi olunca uzatmadım. Ben de farkındayım o noktaya gelemediğimizin. Ben de takılmayı bırakmak istiyorum zaman zaman ama olmuyor. 1 yılda unutamadığımı şu an hiç unutamam. Mühendis kıza duygum 0. Tamamen ev iş arasında yaşadığım için aktivite için konuşmayı düşündüm.
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kizi ve annesinin sevgililik beklentisi var ise ve siz başkasına asıksanız neden bu kızla buluşup kizin ileri de mutlaka üzüleceği bir durum yaratıyorsunuz. bu olay sonunda anneniz ve arkadasinin da araları bozulacak zaten.

asik oldugunuz kızın size yuz vermeyip siz de ilgiyi baska yerden rakip kendi özgüveninizi tazelemek istiyorsunuz gibi. yapmayın
+8
oscar
(07.02.26)
oscar, ilgi istemiyorum, tamamen arada buluşup bir şeyler yapmak için. Kahve içmek, konsere gitmek, gezmek...
-7
🌸arbre
(07.02.26)
kızla siz görücü usulü eşlenmişsiniz artık. tanımadığın ama ailenin tanıdığı kızı eklemeyeceksin, hele "aktivite" için hiç eklemeyeceksin. yanlışsın, yanlış yapmışsın. şimdi kızla buluşup, ciddi ciddi bi ilk görüşme yapman lazım. bundan sonrasında o gçrüşmeyi yapar da olumlu ilerlemezsen annen bir arkadaş kaybedecek, bolca dedikodulara konu olacak.

bir de cevaplara yazdıklarınızdan anlıyoruz ki, özrü kabahatinden büyük derler ya, o hesaptasınız. kızla flört, etkinlik buluşma ama ciddiyet? yok. bir yaştan sonra eşraf kızıyla bunlar olmaz. iş arkadaşınla olur, dans kursundan, seramikten filan olur.

geçmiş olsun.
+2
klassno
(08.02.26)
Ya böyle kendini şartlama. Belki bu kız daha çok hoşuna gidecek muhabbeti saracak. Aşk platonik mi kaldı olm lisede miyiz? Takıl kızla yumul
+1
Hallegadola
(08.02.26)
Hallegadola, yok gitmez o açıdan beğenseydim 10 kere buluşurdum, sadece arkadaş olarak görüyorum
-3
🌸arbre
(08.02.26)
halihazırda birine aşıkken , sizden hoşlanan yada bu anlamda beklentisi olan biriyle görüşmeye gitmeniz bence mantıklı değil, hem siz kendinizi kötü hissedeceksiniz hem de karşı tarafın niyeti zaten belli ve o o açıdan yaklaştıkça siz yine arkadaşça davranmaya çalışarak denge korumak zorunda kalıp hem yorulup hem de kendinizi tuhaf pozisyona sokacaksınız. ayrıca niyeti bu denli netse karşı tarafın sizin gitmeniz bile ona umut vermek olacak ki burada kız zaten üzülecek ve sebebi olacaksınız.
+1
darthvader
(09.02.26)
(29)

İş hayatına sevilmemek

yenibirgüzelnick
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var. Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra heme
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var.

Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra hemen geri döndüm ama herkes tavır aldı. Sonra bana şirket evden çalışma izni verdi bebeğim daha 3.5 aylık olduğu için yaşına girene kadar evdeydim. Arkamdan çok konuşmuşlar herkes bozulmuş buna.
Devletin verdiği hak olan süt izni var günde 1.5 saat çocuk yaşına girene kadar. Bu izne de çok laf söylediler. Birikti yani bir şeyler.

Ben onlardan fazla maaş alıyorum. Doğal olarak 10 yıllık elemanla yeni mezuna aynı maaşı vermiyorlar tabi ki. Son zamlara kadar yine iyi kötü idare ediyorduk ama zamlardan memnun olmayan beni diline dolamaya başladı. Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var ve bunun sorumlusu olarak beni görüyorlar. Hani aynı projede aynı işi yapıyoruz o niye bu kadar fazla alıyor diye.

Onun haricinde hepsine çok samimi ve sevecen yaklaştım hiç olumsuz davranmadım güler yüzle bildiklerimi hep aktarıyorum. Ama bu 2000 sonrası nesil benim yabancı olduğum bir kafa yapısına sahip.

Ne önerirsiniz? Şimdi bakıyorum birlikte molaya çıkıyorlar beni çağırmıyorlar. Eskiden çağırırlardı zam açıklandıktan sonra benimle konuşmamaya başladılar. Zamları ben belirlemiyorum. Benimki yüksek onlara düşük olmasının sorumlusu da değilim.
+3
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
hiç umrunda olmasın. işyeri sosyalleşme-duygusal bağ kurma alanı değil zaten. işini yapıp ödemelerini düzgün alıyorsan. ağır bir psikolojik mobbinge maruz kalmıyorsan kimsenin seni sevip sevmemesi konu olmamalı.
+7
orpheus
(06.02.26)
ergenuslar saçmalamışlar. patrona triplenemeyecekleri için sana tripleniyorlar. hiç umursama.
+6
art cat chocolate
(06.02.26)
böyle bir konu daha önce açıldı sanırım. senin o yaş ve tecrübenle ayrı bir odan olması lazım ve bunları da muhatap almaman lazım. iş yerindeki ergenler seni sevmese de olur. aranızda zaten hiyerarşi olmalı.
+7
koela
(06.02.26)
37 yaşındayım. Şu an çalıştığım yerden emekli olursam son iş günümde herkese iyi akşamlar der çıkarım, tokalaşma bile yapmam. İş yerinde sevilip-sevmek umrumda olmayan kavramlardır. İş hayatında gruplaşmaya çalışan kişilerin karakterleri zayıftır. gıybet, dedikodu, laf taşıma bunların altından çıkar. Özetle; gördündüğün gibi ol, rol yapma. kimse seni sevmek zorunda değil.
+5
HellKeePer
(06.02.26)
onları ezip, tecrübeni çıkarıp masaya vurursan tekrar sevgilerini kazanabilirsin tabi bunu istiyorsan.
+5
duyuruuser
(06.02.26)
Ben olsam hiç kafamı yormazdım. Devletin verdiği hak, kullanacaksınız tabii.
İş ayyuka çıkarsa müdüre yönlendirin. Hatta biraz müdürün de kulağına su kaçırın hadlerini aştıklarını, hesap yapmaktan iş yapamadıklarını.
+3
tiredofwaiting
(06.02.26)
Normal. Ben seni tanımamama rağmen çok itici biri olduğunu düşünüyorum. Senin için çözüm yok maalesef. Kafanda takıntılı fikirlerin var ve bunları değiştirmen mümkün değil. Bunu yazmak için engelini kaldırdım. Okuyunca engellersen sevinirim. :D
-20
arbre
(06.02.26)
@arbre yazdığına şaşırdım çünkü daha önce birebir konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Engelli olduğumu da bilmiyordum, seni engellemeyeceğim zararın yok şu an :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Yani böyle şeyler olduysa böyle zekası düşüklerden uzak durmanız bence yararınıza olur. Benim de kendi alanımda 10+ yıl deneyimim var. Yeni mezun biri gelip kendiyle kıyaslasa itin deliğine sokar çıkartır aşağılarım. Aldığım hak ve maaşı kıyaslasa memnun olurum. En azından adaleti sağlayan bir firmada çalışıyorum derim. Yakın maaşlarda çalışıyor olsam ciddi moralim bozulurdu.

Bence bunlar kafaya takılacak şeyler değil. Sizin firmaya sağladığınız fayda fazlaysa elbette böyle olmalı.
0
filipis
(06.02.26)
aynı durumda ben olsam dert etmem, benim işyerine gidiş amacım iş yapmak.

ha bu durum işle ilgili iletişimde de problem yaratıyorsa o zaman sıkıntı. orada da ast-üst ilişkisi devreye girer.
+1
galahad reloaded
(06.02.26)
bencede hiç takma o kadar çok insanla çalıştım ki iyisiyle kötüsüyle, millet o kadar boş ki ağızları o kadar çok boş laf yapıyorki bende başlarda takardım niye aramız kötü oldu diye ama benim aramın seneler sonra (sabredip) kötü olduğu insanlar başka departmana gidince 2 ayda kovuldular, sonra bana gelip sen nasıl dayandın ki buna dediler.. sizinkilerde o tür tiplerden %100 boş yapma kapasiteli %100 boş insanlar... o yüzden hiç alttan alma ve canınıda sıkma. sen kendin gibi ol hiç millet ne demiş takma bile.
+1
eja
(06.02.26)
Beraber çalıştığınız kişiler sizi sevse ne olur sevmese ne olur ya düşünmeye değmez. Bir de bu konulardan dolayı size tepki göstermeleri zaten çok yersiz ve çocukça. Tecrübesizliklerine vermek lazım, zaten bu süreçte kendi özelinizde bir sürü şeyle uğraşıyorsunuz bir de bunları dert etmeyin kendinize.
+1
mutekebbir
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına.

Ben de z kuşağıyım, uzun iş tecrübem oldu. Olduğum ofisteki mühendislerle takılıyordum. Yemeğe onlarla gidiyordum, molalarda onlarlaydım, mühendislerle, şefle. Hiç de öyle bir derdim yoktu.

Ben hoşlaşmadığım kişiler; yemeğini almak için yemekhaneye gelmeyip birisine tepsi hazırlatıp ayağına getirten üst yönetim!, sırf müdür diye arabanın gimesinin yasak olduğu yere park edip fabrikanın işleyişine aksatanlar (forklift yoluna koymuştu, forklift geçememişti).

Olduğum yet kamu kurumu olduğu için bu davranışlar beni çok rahatsız etmişti. Onun dışında kimseyle sorunum yoktu hatta herkes beni çok ılımlı karşılamıştı.
-2
substituent
(06.02.26)
mutlaka zayıf halka vardır, bomboş olup sivrilmeye çalışan, daha kibirli, iddialı olan tipi seç ona iyi davran, gözlemle. pohpohla, senden büyük adam oalcak buralar hep sana kalacak yarın biz olmayacağız diye gazla. kıdemcilik yapmaya başla. diğerlerine soğuk sıcak yap, emir verici tonla konuş. zamanla sana diğerlerinin foyalarını dökmeye başlar içten parçalanırlar.
+1
Hallegadola
(06.02.26)
@substituent
İşte bizim şirkettekiler büyüyünce sizin şirkettekilere dönüşecek :) sen de bana dönüşeceksin :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına. +1

Belki 100% haklısınız, o zaman da haklıyım der geçersiniz. Ben diğer yazarların aksine günümüzün yarısını geçirdiğimiz bir yerde arkadaşlarımız olması gerektiğine inanıyorum. En yakın arkadaşlarım da işyerinden ve benden 8-10 yaş büyükler hep.

"Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var" bu cümlenin vibe'ını beğenmedim ama o notu düşerek şey diyeceğim, onlar maaşlarını eleştirdiklerinde evet siz de az alıyorsunuz keşke bi iyileştirme yapsalar size de vs. cümleler kurun. Ally olduğunuzu gösterin. Sonra devam ederlerse kendi bilecekleri iş.
+1
aguen
(06.02.26)
@aguen düşündüğün gibi bir profil değilim. Ve gerçekten bakıcıma 45k maaş veriyorum buradaki bazı çalışanlar 45 almıyormuş. Ben de bunu gelip sordukları zaman öğrendim. İnsanlar hem öğrenmek için soruyor hem de bozuluyorlar sanki maaşı ben dağıtıyorum gibi “biz bile o kadar almıyoruz??” Diye bana hesap soruyorlar mesela.

Bir de maaşlarını eleştirdiklerinde onlara tavsiye veriyorum destekliyorum. İlk iş yerinde düşük olması normal iş değiştirerek yükseliyor maaş dert etmeyin benim de öyleydi diyorum hep.
+2
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Gercekte nasil birisinizdir bilmiyorum tabii ki ama onceki bi sorunuzda size hak vermedim diye beni junior sanip bunu da kotu bi sey gibi ifade eden bir mesaj atmistiniz. Bu yuzden sirketinizdeki juniorlarin sizi sevmemesine sasirmadim.
0
ghilleinthemist
(06.02.26)
kisilerin sizi sevmesi onemli degil. su devir su yaslar zaten calisan haklarina bilenen insanlari kurtarmak icin kahramanliga soyunma yaslari degil. genctik andavallarin devrimle duzeltilebilecegine inaniyorduk, gecmis olsun yok oyle birsey.

isyerinde tek ilkem isini iyi yapanla nasilsinli muhattap olmak, isini iyi yapmayan zaten o bozuk isi bana salladigi an ebesini tersten gorur, yoksa zaten gorunmez kisidir.

ayrica koela+1 ayri ozel ofis neden yok bunu bir kurcala, gerisini gec.
0
warrior princess
(06.02.26)
ben umursama tavsiyelerini desteklemiyorum. Aynı durumda benim çalıştığım şirkette elemanın birinin ayağını kaydırdılar aynı bu şekilde. Alttan alta yöneticiyi işlediler haftalarca aylarca. İlk performans döneminde de yol verdiler. Her ne kadar yapmayın etmeyin desem de kurumsal hafızayı hiç edip mahvettiler.
+1
administ
(06.02.26)
Alakasız bi' şey tabi ama bakıcıdan az maaş alıp tantanasını yapanlar 1 hafta boyunca çocuık bakmayı deneyebilir, ulan şu hayatta bakıcı duyarı da yapmak zorunda kaldım ya daha bi' şey demiyorum.
Muhtemelen kendi götünü toplayamayan yemeksepeti mahallenin muhtarı rozetli profiller çocuk bakıcısına laf söylüyor.
+1
kumandanim
(06.02.26)
"boşver sevmezlerse sevmesinler iş yeri arkadaş edinme yeri değil" vb şeyler söyleyenlerin ya sigorta prim gün sayısı 0 ya da devlet memuru falanlar sanırım. maalesef özel sektörde sosyal ilişkiler çoğu durumda her şeyden çok daha önemli. iyi ilişkiler ofiste işlerin istediği gibi ilerlemesinde veya yükselmende sana ciddi fayda sağlarken kötü ilişkiler de hem mental olarak yıpratır seni hem de ufak ufak topun ağzına yaklaştırabilir.

tabi çok teknik bir iş yapıyorsan ve işinin kalitesini kişi yorumuna gerek kalmadan adil bir şekillde ölçebilen çıktılar varsa yine psikolojik anlamda rahatsız eder seni ama en azından iş & kariyer anlamında kafan rahat olur. fakat bu tanıma uyan işler çok az. senin şansına hiyerarşik olarak senden altta seni sevmeyenler ama 10 kişi 1 kişiden şikayetçi olursa hiyerarşik olarak altta da olsalar ve haksız da olsalar yine sıkıntı yaratabilir kişiye. bu durumda yapacak şey durumu tersine çevirebilecek yani sana bakış açılarını değiştirebilecek bir şey var mı onu düşünmek. belki onlarla olan iletişimde yaklaşımda ufak değişimler bile faydalı olabilir orta vadede. yok öyle olacak gibi değilse de sana sıkıntı yaratma ihtimallerine karşın ön almak amaçlı yöneticinle görüşebilirsin. samimiyet seviyene göre bir dertleşme konuşması iyi olabilir. o da yoksa bence iş ilanlarına başvurmak ve fırsat bulunduğu anda gitmek lazım. bulunamıyorsa da mental anlamda etkilenmemek için takmamaya çalışacaksın ve iş anlamında sıkıntı yaratmamaları için en iyisini umma moduna geçeceksin.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
@ semaforo de medianoche
Yazılımcıyım. Ama başka bir meslek olsa da benim ayağımı kaydıramazlardı çünkü somut bir şey yok ortada. Hani 10 kişi toplanıp şikayet etmeye gitse bir tane bile şunu yaptı diyecek bir şey yok. Aksine hep içimin fazlasını yaptım.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
illa kovulmak olarak düşünmeyin hakkınızda 1-2 kötü söz gitse yöneticinin aklında yenibirgüzelnick de sıkıntılı bir tip. ofiste sorun çıkarıyor vs. gibi şeyler kalabilir sizle ilgili. bu da size ruhunuz bile duymadan taş koyabilir zaman zaman. ben de yazılımcıyım bizim işte de ikili ilişkiler inanılmaz etkili maalesef terfiler görevlendirmeler gibi konularda. bu ara ofisteki 2 yakın arkadaşla sürekli dertlenme konumuz bu hatta. dediğim gibi hiçbir şey olmasa bile mental olarak yıpratabilir. içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz bilebilirsiniz tabi biz eksik hatalı değerlendiriyor olabiliriz.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
öncelikle bebeğinize odaklanın. onun size ihtiyacı var 3.5 ay az bile. tabi ki izin alacaktınız. yarın bir gün onlar da doğurduğunda alacak. şimdi de iş yerini bir süre ignore etmeye çalışıp bebeğinize verin enerji ve dikkatinizi. bu zamanları onun kokusu bir daha geri gelmeyecek. ikinci olarak sosyal medyada da gözlediğim gençlerde devamlı birilerine saldırma olayı var.. alakasız bir örnek ama yatırım için ev alanlara saldırma vesuçlama mesela.. onalrın kriacı olması ya da geçim sıkıntısı çekmesinin müessibleri sanki ev yatırımcıları gibi. sapla saman karıştırılıyor yani.. onların 45 k maaş alması sizin suçunuz değil ama hınçlarını sizden çıkartıyorlar. şu an yapıualcak en mantıklı şey ignore edip maaşınızı alıp geçmek.. bi tık daha poizitif hisettiğiniz kişiler varsa onlarla takılın yoksa paranıza bakın. ve tekrar söylüyorum bebeğinize ve onun bu en güzel zamanlarına odaklanın.
+1
iwillsee
(06.02.26)
@karim iceride & @arbre cdn.eksisozluk.com

Ben bu konuyu daha önce hatirliyorum. Bastan sıkıntı olmus yani bilmemesi gereken seyleri biliyorlar.

Dogru bi taktik mi bilmiyorum ama belki guzel seyleri degil de sıkıntıları anlatarak, hatta sıkarak... havayi biraz degistirebilirsiniz.

Bizde 15 yillik bi yazilimci var. Durumunun iyi olmama ihtimali yok. Ben 2 cocuk 1 hanim disarida yemege oturamiyorum ya diyor. Ozel okulunu zor ödüyorum diyor.

Boyle olunca yuksekte de olsa ister istemez kurulamiyorsun. Bence bilerek yapiyor :D
+3
ananiyimioguz
(06.02.26)
ananiyimioguz, tipi s...cek tip sensin bence. :)
-2
arbre
(07.02.26)
Oncelikle maas ve masraflar konusunda ketum davranmaniz lazimdi.Daha ilk is tecrubesine sahip kisiler sizin maas ve aylik harcama butceniz konularina bu kadar vakif olmamalari gerekiyor.Bana anti profesyonel bir isyeri ve iletisim gibi geldi.Sahsen biri benim maasimla ilgili yorumda bulunacak done vermezdim, yorumda bulunmaya yelteneni de laflarimla doverdim.
+4
turkuaz
(07.02.26)
istifa, doğum izini, transfer vb durumlarda ne kadar iyi olursanız olun hep kötü insan seçiliyorsunuz. ister boş pislik diyelim,ister kıskançlık diyelim, bir şekilde insanlar bileniyorlar. dolayısı ile hiç kafaya takmamak gerek bu konuları. zaten iş yerinde kimse kimseyi sevmek zorunda değil, saygı duymak zorunda. burada kilit konu szin iş yerindeki duruşunuz. yani iş güç konusunda yöneticiler size güveniyorsa sorun yok. isteyen istediğini düşünüp, istediğine istediğini söylesin. siz işinin arkasında birisi iseniz sorun yaşamıyorsunuz. bebişle sağlıklı, mutlu bir hayat diliyorum
+1
kondansator
(07.02.26)
(9)

Turkiyede kadinlar ve erkekler maasinin yuzde kacini harciyor?

lapaz
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
20-40 yas araligindakiler? Yani son nesil?
0
lapaz
(06.02.26)
Ben yüzde 50, erkeğim. Kadınların birikim yaptığını görmedim. Yüzde 100 ve eksiye düşme.
-6
arbre
(06.02.26)
29 erkek,

son 2 senedir %90-150 arası. önümüzdeki ay artıya geçecem bu ay sondu.
0
messina123
(06.02.26)
Yüzde kaçını mı harcıyor? Maaşından artırabilen varsa diye belirtmeliydin bence.
+1
muhayyer divan
(06.02.26)
40 yaş nasıl son nesil sdakh. 41 erkek, normal bir ayda %20-30. Tatillerin masrafını da koyarsan %30-40.

son nesil olarak tanıdıklarımdan bahsedeyim. sıfıra sıfır yaşıyorlar.
0
gabe h coud
(06.02.26)
yüzde 0. hepsi bana kalıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.02.26)
nasıl bi ortalama bulmayı umuyorsunuz ki bu soru ile. çok değişken şartlar var.
istanbul mu konya mı
kira mı kendi evi mi
aile yanı mı şehir dışı mı
asgari ücret mi 50.000 ve üzeri mi
evli bekar mı
çocuk var mı yok mu

soru çok saçma.
+2
elorelia
(06.02.26)
%100+eksi bakiye+kredi karti
+1
ala09
(06.02.26)
gecen sene istanbuldan tasindim, tasinmadan once hic biriktiremiyordum.

su an maasimin yuzde otuzunu biriktirebiliyorum ama sosyal hayatim neredeyse yok. dogru duzgun kiyafet, kometik vs alisverisi yapmiyorum, fuzuli buldugum hicbir harcamaya girmiyorum. yaptigim buyuk masraflari 4-5 takside boluyorum, biri bitmeden yeni masrafa girmiyorum.

cok fazla disari cikmiyorum, haftada 1 defa belki disardan yiyip iciyorum, sigara kullanmiyorum ama alkol tuketiyorum onun masrafi var. platform abonelikleri, kitap, dergi, el isi vs gibi hobisel isler, kedilerimin masraflari ve kucuk seyahatler derken bile durdugum yerde bir suru para harciyor oluyorum malesef.

yani biraz harcamalarimi arttirirsam bu sefer dogru duzgun para birikmiyor. biriken parayla da bi bk yapilmiyor ya gerci, ama param birikmezse kendimi guvende hissedemedigim icin vazgecemiyorum biriktirmekten.

yas 32.
0
aferin cok iyi dusunmussun
(06.02.26)
bebek sonrası nefes alma ve yurtdışı planları sayesinde %100 e yakın gidiyoruz
0
kondansator
(07.02.26)
(3)

Bu aracı hemen alayım mı?

hadi ya la
Önceden bir duyuru açmıştım:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1618197/araba-almali-miyimKaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözükü
Önceden bir duyuru açmıştım:
www.eksiduyuru.com

Kaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözüküyor, bu araç 560.000 TL.

Alayım mı?

www.sahibinden.com
0
hadi ya la
(05.02.26)
O paraya manuel araba alınmaz. Ön direkte tamirat var.
-3
arbre
(05.02.26)
araçta ufak bir hasar bırakıp 100.000 tl eksik yazmak satıcı oyunu olabilri dikkat etmek lazım. çünkü aklı başında bir insan o hasarı onarıp piyasası ne ise onu yazardı.
0
orpheus
(06.02.26)
ufak arabalarda hep hasar oluyor, hasarlar dert değil.

ancak piyasadan ucuzsa vardır bi pislik , çok iyi baktırmanız gerekli.

ama genel olarak araç dertsiz görünüyor. bu araçların manueli zor gider aklınızda bulunsun. ihtiyacınız varsa alıp geçin.

ama sadece ucuz diye gözünüz kararmasın.
0
gurur
(06.02.26)
(4)

iş yerimle alakalı bir soru

art cat chocolate
ben bu şirkete girdiğimde 4 tasarımcıydık. benim girişimden 4 ay sonra 2 kişiyi çıkardılar. öncesinde büyüyoruz yanınıza 3 kişi daha alıcaz dediler ama böyle oldu. yüksek maaşlıları çıkardılar. başka ekiplerden de çıkarılanlar oldu.bundan 6-7 ay sonra da başka bir ekibi komple çıkardılar, onlar da y
ben bu şirkete girdiğimde 4 tasarımcıydık. benim girişimden 4 ay sonra 2 kişiyi çıkardılar. öncesinde büyüyoruz yanınıza 3 kişi daha alıcaz dediler ama böyle oldu. yüksek maaşlıları çıkardılar. başka ekiplerden de çıkarılanlar oldu.

bundan 6-7 ay sonra da başka bir ekibi komple çıkardılar, onlar da yüksek maaşlıydılar komple.

benim yanımda kalan diğer tasarımcı arkadaş da onlardan 1-2 ay sonra kendisi çıktı.

5 aydır tüm işler bana kaldı. yoğunum, işler yetişmiyor. beni de çıkaracaklar diye çok stresliyim. 5 aydır yanıma birisi gelecek mi dedim kesinlikle gelmeyecek dediler.

bu hafta başında da yanına birini alıcaz dediler. ama benden daha az deneyimli birini alacaklarmış. noldu şimdi birden?

daha az maaşlı birini alacaklar, ona işi öğreticem ve ben kovulacak mıyım? öyle olacakmış gibi hissediyorum.

bu hislerimi gidip paylaşsam sizce nasıl olur? kovulma ihtimalim artar mı? hızlanır mı? yoksa bile aa iyi fikirmiş deyip yapalım derler mi? direkt ik ile değil ama bir lead var onunla konuşsam nasıl olur?

tek yaşıyorum, zaten uzun süredir başka işlere başvuruyorum ama dönüş olmuyor. kovulursam ne yaparım bilmiyorum. benimle aynı deneyime sahip arkadaşlarım da aynı sorunları yaşıyorlar. 7,5 yıl deneyimliyiz. yaşımız 30. bu yüzden mi böyle oluyor? böyle mi olacak artık? cidden çok stres oluyorum ve ne yapacağımı bilemiyorum.
+2
art cat chocolate
(05.02.26)
Sivri sinek hakli, birsey olmaz gibi duruyor bu senaryoda, siz gene de gozunuzu acik tutun, illaki belli ederler. Sizi islerin disinda tutmaya falan calisiyorlarsa o zaman endiselenebilirsiniz.

Bir de su var, su pandemi zamanlarinda bir cesit balon olustu, o aralar is degistirenlerin bazilari deli paralara girdiler, euro bazinda soyleyeyim mesela tanidigim biri kabaca 1000 euro alirken bir iki is degistirip 3000 eurolara cikti, tabii daha iyi pozisyonlara gecti vs. Piyasa durulunca bu cok alanlar patronlarin gozune batti haliyle, maas dusuremediklerinden atmislar. Her yer boyle yapmiyor tabii finansal durumlari iyiyse devam ediyorlar.
0
mbond
(05.02.26)
Gidip sakın sorma, hayatımda bunu sorup "evet, hislerin doğru, seni işten çıkaracağız" cevabını alan birini görmedim. Senden memnunuz diyip çıkaradabilir g.telecek işverenler.
+1
Kahvedesu
(05.02.26)
endişelenecek bir şey yok ama işin varken iş aramak en güzeli. şu anda geri dönüş yapmıyor olabilirler ama sen yine de iş aramaya devam et bir yandan.
+1
elektr10
(05.02.26)
Her şey olabilir. Benim bir fabrikadaki işim çok ağırdı. Güç gerektiriyordu. Ben istifa edince yerime kadın alınmış. :D Başvuru yapmaya devam et.
-3
arbre
(05.02.26)
(32)

Dindar hristiyan biriyle sevgili olur musunuz?

pembediken
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
Evli duyurucular da cevap verebilir bekar olsalardı naparlardi
0
pembediken
(03.02.26)
Olurum neden olmayayım.
-4
arbre
(03.02.26)
esim katolik. kayinpederim hristiyan demokrat partiden bakan :p
nema problema.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.02.26)
olmam
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.02.26)
Benim hayatıma müdahale edene kadar evet, sonra hayır.
+4
kisa
(03.02.26)
din denen afyona bazilarinin ihtiyaci var.
eger esimin boyle birseye ihtiyaci var ise, beni baglamaz. kendisine iyi gelen ne varsa onunla ugrassin, burda kitabin cinsinin bir onemi yok. zaten asagi yukari hepsi ayni seylerden bahsediyor.
hayat boyle seylere takilmak icin cok kisa, "laissez faire"
0
cooperr
(03.02.26)
Asla.
+2
gabe h coud
(03.02.26)
Hayir. Herhangi bir seye aşırısı olanla yapamam. Din, spor, siyaset, hayvanlar, saglikli beslenme, alkol, komplo teorileri vs vs...
0
duster
(03.02.26)
Dindar ve kendi ülkesinin Akp'sine gönül vermişse sokağından geçmem; dindarsa merhaba-merhaba; inançlı ama inanç seviyesi 1-10 arası 4 ya da altındaysa o zaman olabilir ama tabii Hristiyan var Hristiyan var misal Protestan ya da Anglikan biriyle dindar da olsa sıkıntı yaşamam gibi ama Katolik dindar biri benim için sıkıntı yaratır, bunun Amish'i var var kılı var yünü var oralara girmiyorum bile. Ha Ortodoks kökenli Hristiyan bireyse o da nispeten sıkıntı bi tip olabilir. Kısacası sadece Hristiyan dindar olması tek başına anlamlı bir kriter değil.
0
kizil karga
(03.02.26)
direkt olurdum. +1000 puan.
-3
Purple life
(03.02.26)
Farklı adet, farklı kültür, farklı ritüel.
Hayat zaten yeterince zorken niye, bile isteye yeni yeni sorunlar edineyim ki?
Nikah kilisede mi kıyılacak? Annen gelecek mi nikaha ya da çocuğun vaftiz törenine?
gibi gibi
0
Mirket
(03.02.26)
Soran kişi olarak ben de cevap vereyim. Geçinmeye gönlü varsa anlayış varsa olurum.
0
🌸pembediken
(03.02.26)
hristiyan olanlardan zarar gelmedi ancak müslüman geçinen birisi evli çıkmıştı. tanıdığım en yalancı insandı. bu işler dinle belli olmuyor tabii ancak kendi deneyimime göre müslüman olan dindarlar sorunlu çıkıyor. şahsen uzak duruyorum.
+3
eileengray
(03.02.26)
Olmam. Arkadaşlık başka sevgililik başka, bana müdahale edip etmeyeceği bilinmez.
+1
muhayyer divan
(03.02.26)
Dindar biriyle yolum kesişmez ki. İş zaten oraya varmaz. Hadi zorladık oldu diyelim.
Sonuç yüksek ihtimalle bu olur:

www.reddit.com
0
yurtsuz john
(03.02.26)
ahlak,
tarikat,
atatürk,

kendisi ve ailesi bu kümelerin ne kadar içinde yada dışında kaldigina göre degişir.
0
designer
(03.02.26)
Hangi dine mensup olursa olsun dindar herhangi biriyle birlikte olmazdım. Seküler hayatı seviyorum.
+5
ekimoloji
(03.02.26)
Herhangi bir dine inanan biriyle işleri o noktaya getirmem zaten. Arkadaşlık başka ama sevgili olmam. Karışıp karışmaması da mesele değil, dünya görüşünde din kavramının olması yeterli sevgili olmamam için.
+1
Phoebe
(03.02.26)
mormon olmaz belki ama latin katolik veya istanbul ortodoxları olur.
0
klassno
(03.02.26)
Eşim Katolik. Babam Katolik. Büyürken de kendi evliliğimde de bir sorunumuz olmadı+1.
0
alice in potatoland
(03.02.26)
din tüccarları yüzünden bütün dinler istismar edilmişken. Herkesin dini kendisine deyip kafaya takmam.
0
Rao
(03.02.26)
birkaç sene önce görsem asla derdim. şimdi daha iyi bile olur diyorum.
-1
beatbox yapan metalci
(03.02.26)
Ben okuduğum kurgularda bile daralıyorum bu din işlerinden. Yani cevabim hayır.
+2
a perfect lie
(03.02.26)
Sevgililik dediğin nedir ki zaten, olurdum. Benim inancımla bir derdi yoksa evlilik bile düşünülebilir. Tabii genelde o kadar muhafazakarsa pek yanaşmaz böyle şeylere.
0
mbond
(03.02.26)
hayır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.02.26)
valla bu yasa gelip din islerinin hikaye oldugunu cozememis biriyle gercekten zor. daha baska neleri cozemedi acaba derim. yani ciddi ciddi inaniyorsa, dindarsa olmaz.

ama evrende bir kutsallik, bir ruhaniyet hissedip bunu oyle alisageldigi icin veya kulturel olarak dine kanalize edenler ok. ona takilmiyorum. ozetle koyu dindar hayatta olmaz, ama sirf inancli diye de sorun yapmiyorum.
0
antikadimag
(04.02.26)
dindar hristiyan, hele ortodoks hristiyan ile olurum ama o benimle sevgili olmak istemeyebilir çünkü türküz işte.
0
rain when i die
(04.02.26)
teoloji baglantili her soruda oldugu gibi yine insanimiz dincilik ile dindarligi karistiriyor.
ayrimini bir turlu yapamadik gitti.
+2
cooperr
(04.02.26)
bir de ermeniyse nikahi basardim. biz de dinliyiz kendimizce hizliresim.com
+2
ala09
(04.02.26)
@ala09 onlar kim :)
0
🌸pembediken
(05.02.26)
cooperr Karıştırmıyoruz hocam dinci dediğimiz tipin zaten denklemde yeri yok onun ben amk ama dindara karşı da çok hoş değiliz dünyaya bakışımız farklı.
0
kizil karga
(05.02.26)
@pembediken seyhim ve ben
0
ala09
(06.02.26)
Herhangi bir finin dindarı ile bir şey yaşayabileceğimi zannetmiyorum.
0
cay koy geliyorum
(06.02.26)
(14)

İnsan(lar) kötüdür sonucuna mı vardınız (30 yaş üstüne soru)

mahmuttt
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım. Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler...
yetişkin yaşama tecrübeleriniz iş hayatı çalışma hayatı dünyada olup bitenler son epstein olayları derken ben ciddi ciddi insanın varlık olarak kötü bir varlık kötü bir tür olduğunu düşünmeye inanmaya başladım.

Sizin insana ve insanlara bakış açınız nedir çok merak ediyorum.

Şimdiden teşekkürler...
0
mahmuttt
(03.02.26)
olay iyi ve kötüden çok öte ama basit bakmak gerekilirse böyle denilmesi gerekiyor.
0
evimin paspasi
(03.02.26)
Epstein kadar kötü, sapık tanıdığım yok da şuraya HPV ile ilgili soru soruyorsun adam sana yollu diyor. Hoşlandığın kişileri soruyorsun, sen de tüm erkeklerse yatıyorsun, sen de hpv olması normal diyor. Bunların çoğu da üniversite mezunu, reelde kendilerini modern olarak tanıtan tipler. Zihniyeti kötü, sığ insanlar var evet.
+1
Kahvedesu
(03.02.26)
Artık insanlar daha bencil ve çikarci geliyor bana. Kötü bir durumdaysan seni ezdikçe eziyorlar. Kibar olmak bile aptallık enayilik sayiliyor. İşini düzgün yapan sorumluluk sahibi idealist insanlar mobbing ile sınanıyor bezdiriliyor..ben insanların gerçekten kötü olduğunu babamı kaybettikten yani ailemde yaşadığım ilk sarsıcı kayıptan sonra tecrübe edindim acı bir şekilde.
+1
egerbiryolcu
(03.02.26)
İyi insan ve kötü insan olarak ayırıyorum.
-4
arbre
(03.02.26)
Kıskanç insanlara tanıklık edince kötü kavramınana inanıyorum.
0
put it in your appropriate place
(03.02.26)
benim 40 yas itibariyle ulastigim nokta insanlar net kotu doguyor.
iyilik ogrenilen birsey, kendimizi frenlemeyi zamanla ogreniyoruz.
kimi bunu beceriyor, kimi beceremiyor katil falan oluyor iste.
0
cooperr
(03.02.26)
Bazı insanlar bile isteye kötüdür bazıları farkında bazıları değil belki de. Aileden ya da çevreden öğreniyorlar Allah iyi insanlarla karşılaştırsın
0
pembediken
(03.02.26)
cok güzel bir soru.

Fallout dizisini izlemeni tavsiye ederim. Bulundugun ortam, kosullar seni kötü yapabilir. alt metni biraz bununla ilgili.

kendi fikrimse:
kötülük bizim icimizde var. atalarin baskasini öldürdügü su an hayattasin. o potansiyel hepimizde var. epigenetik diye bir sey de var ama. genler kullanilmayinca kendini sakliyor. sen de icindeki kötülügü o sekilde saklayabilirsin. bazilari da basina kötü olay gelince o genlere sariliyor.
0
Purple life
(03.02.26)
Ben bunu tam olarak bu yıl kabullendim. Kimse kimsenin iyi mutlu olmasını istemiyor (bazen aile bile). Soframa evime gelen samimi bulduğum insanların arkamdan hiç ummadığım düşüncelerle konuştuğunu öğrendim. Ki bu insanlara iyilikten başka bir şey yapmamıştım, artık “neden” diye bile sorgulamıyorum. Herkes çıkarı için yaşıyor.
0
ekimoloji
(03.02.26)
kötü olmanın kolay, iyi olmanın zor olduğunu düşünüyorum. bireysel ahlak etik anlayışı bozuksa, empati gibi yetileri zayıfsa, iyi olma motivasyonu düşükse kötüye kayıveriyor bence insanlar. yoksa normalde genelde iyi olma eğiliminde olduğumuzu düşünüyorum.
0
mezzosprite
(04.02.26)
33'ten bildiriyorum. İnsanlar kötü değildir ama kötü insanların zorla iyi yönünü görmeye çalışmamak gerekir.
Yoksa çok iyi insanlar var. 5 yıl öncesine kadar evet insanlar kötüdür diyordum. Ama ne hayat, ne insanlar o kadar basit ve düz değil.
0
anatomik
(04.02.26)
48 yaşındayım, 15 yaşından itibaren büyük çoğunluğun kötü, iyilerin içinde bile eser miktarda kötülüğün olduğuna inanıyorum basit mantıkta bakarsak.
0
kumandanim
(04.02.26)
Kimse sana karşı değil, herkes kendinden yana diye bir söz var. Bu herkes için geçerli.
Öte yandan, başkalarından iyi olmalarını bekliyoruz. Peki dönüp kendimize bakıyor muyuz? Kendimizi dışarıdan bir gözle değerlendirmeye ne kadar gönüllüyüz?
Ben eskiden iyi bir insan olduğumu düşünürdüm. Bir dönemse 'masumiyeti yitirme' psikolojisine girmiştim. Kendimi acımasızca yargılıyordum. Herkes kadar iyi niyetli ve herkes kadar bencil olduğumu kabul edip rahatladım. :)
+1
auroraaurora
(04.02.26)
“Kötü”nün ucu çok açık. Şöyle ifade etmeyi doğru buluyorum;

Herkesin önceliği; “kendisi ne istiyorsa o”. İstenen şeyin önünde kısıtlayıcı unsurlar oluyor; kanunlar, cezalar, dini kaideler, ahlaki değerleri, maddiyat, toplum baskısı, prenstij vs. Bu kısıtlayıcıları aşma imkanı olan, istediği şeyi istediği yer ve zamanda yapıyor.

Kimin içinde ne olduğunu, kimi neyin durdurduğunu bilemeyiz ama insanların içinin çok da masum olmadığını düşünüyorum yine de. Kimisi en yakın arkadaşının kuyusunu kazacak kadar kötüyken kimisi cinayet işleyecek kadar kötüdür. Neticede bir kötülük sabit :)
0
lazor
(04.02.26)
(3)

arkadaşlık app'leri hk

sweetoffice
uzun zamandır kullanmıyorum ama bu aralar biraz değişiklik olsun diye takılmak istiyorum, bir bakayım dedim bayağı çok uygulama var, aylık ya da yıllık ödeme yapacağım için 1 tanesine üye olmak istiyorum, hangisini önerirsiniz ?
uzun zamandır kullanmıyorum ama bu aralar biraz değişiklik olsun diye takılmak istiyorum, bir bakayım dedim bayağı çok uygulama var, aylık ya da yıllık ödeme yapacağım için 1 tanesine üye olmak istiyorum, hangisini önerirsiniz ?
0
sweetoffice
(03.02.26)
Tinder çok kötü, Bumble daha düzgün
-3
arbre
(03.02.26)
Tinder epstein files gibi bir sey olmus.

Bumble veya hinge kullaniyor arkadaslarim. Ben kullanmadim.
0
Purple life
(03.02.26)
The league var. Pattern app içinde connect varmış
0
pembediken
(03.02.26)
(16)

yeni işe başlayan kıza tanışma çiçeği

duyurukullanıcısı
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
hoşlandığım kız yeni işe başlamış, bir çiçek gönderip date e davet istiyorum. ne göndersem? çiçekleri seviyor, anlıyor vs.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
gül olmaz.
şakayık çok pahalı.
orkide çok klasik.

bence antoryum
0
co2s2
(02.02.26)
illa buket olacaksa sade bir aranjman olabilir.

ama bence kuruyunca çöpe atılacak bir buket yerine canlı çiçek öneririm. nene gibi açelya falan da olmaz. o yüzden çift dallı bir orkidenin her türlü gideri var.
0
kibritsuyu
(02.02.26)
Sevgiliniz degil diye anliyorum. O zaman ofise cicek isi cok iyi fikir gibi gelmedi. Cicek gondermeden davet etseniz olmaz mi? Iki sebepten iyi fikir degil diye dusunuyorum, birincisi cicek gelmesini istemiyor olabilir cesitli sebeplerden ve sevgilisi/esi olmayan birinden, ikinci sebep ise siz daha ortada birsey yokken yatirim yapmis oluyorsunuz.
0
mbond
(02.02.26)
eğer sohbetiniz arkadaşlığınız yoks direkt çiçek göndermek hızlı bir başlangıç olabilir.

yine de önerilerim şunlardan biri:

www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
www.bloomandfresh.com
0
art cat chocolate
(02.02.26)
Kıza 'Ben seninle ilgileniyorum.' mesajı değil de, ofistekilere 'Uzak durun' mesajı gibi algılanacağı için hoş bir fikir gibi gelmedi bana.
+3
Mirket
(02.02.26)
Çiçek bence de olmaz. İlle de alacaksan masasına koyabileceği ufak bir mini kaktüs al.
0
gobekliraki
(02.02.26)
imkanın varsa lokal bir yerden yolla fiyatı bilmesin.
sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir.
her senaryoya hazırlıklı ol.
+1
plastic_angel
(02.02.26)
"sitesine girip fiyatını kontrol edip kafasında sana bir fiyat biçebilir."

böyle bir kızsa zaten bu kıza çiçek miçek göndermeyin.

böyle bir şey yapabileceğini düşündüğünüz kişilere farklı taktikle çiçek göndermek yerine ilgilenmeyi keserseniz, "vay efendim benim paramı yedi bu kız paracı" diye 3-5 ay sonra ağlamazsınız.
+1
art cat chocolate
(02.02.26)
Abi hiç sevgilin olmadı mı. Flört bile olmayan kıza ne çiçeği.
-1
arbre
(02.02.26)
tanışma çiçeği derken sen kızı hiç mi tanımıyorsun hocam?

halihazırda flört düzeyinde bile olsa herhangi bir ilişki yokken işe çiçek gönderme işi zaten tartışmalıyken tanımadığın birine göndermek direkt ofsayt. yok zaten diyalog halindeyiz, bir iletişim var diyorsan o zaman orkide iş görür.
+2
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(02.02.26)
Daha date bile olmadıysa çiçek göndermek biraz fazla olabilir. İlla göndermek istiyorsanız da ufak bir şey daha şık olur, abartmaya gerek yok.
Kaktüs +1
0
mutekebbir
(02.02.26)
çiçek gönderme fazla olur+1
+1
Sadece soruyorum
(02.02.26)
çiçeksepetinde şu çiçek şeklinde çikolatalar var ya onlardan gönder. Ekipçe yersiniz dersin. Fazla da olmaz. Tam yeni işini kutlamalık. Olumlu karşılarsa da bu kadar yetmez ayrıca da bi kutlayalım diye bi yere davet edersin.
0
nickini vermek istemeyen uye
(02.02.26)
Onu yapma bunu yapma
Nasi tanisicam ben bu kizla?
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.02.26)
şimdi bir saniye durumu bir netleştirelim.

1. kız seni hiç tanımıyor, adını bile bilmiyor. sen sadece uzaktan tanıyorsun, gördün ve hoşlandın, tanışmak istiyorsun.
2. kızı tanıyorsun, kız da seni tanıyor, ama sadece biliyor. selamlaşmanız, ufak bir muhabbetiniz var ve sen hoşlanıyorsun, ama kızın bu hoşlantıdan haberi yok.

önce durumu anlayalım da nasıl tanışıacaksın/açılacaksın ondan sonra bakarız. önce aranızdaki tanışıklığın/muhabbetin derecesini bilelim.
+1
kibritsuyu
(03.02.26)
böyle bir şey alırsan olur bu iş.

rosanigrum.com

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com


ben büyükçe bir sepette (orada görüyorsun altındaki sepet. çiçek, böyle bir çikolata, mum ve oda kokusu göndermiştim. gül yapraklarıyla yapılmış lokum da vardı (rosa nigrum) ama ondan kalmamış.

rosanigrum.com
rosanigrum.com
rosanigrum.com
+1
gabe h coud
(03.02.26)
(6)

Kankayı beğenmek

arbre
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
-18
arbre
(01.02.26)
Olmuyor gardaş. Biz sapık değiliz.
+11
runaway
(01.02.26)
Hayır. Olsaydı kanka olmazdı
+5
pembediken
(01.02.26)
friendzone'a giden uzun ince bir yoldasın, iyi yolculuklar.
+1
orpheus
(01.02.26)
hayır olmuyor. öyle kankalık olmaz.

beğenmediğin bir ben kaldım arbre, bir de komşum hanife teyze. yeterrrrr :d
+5
art cat chocolate
(01.02.26)
Abi bunlar otuz birci Japonların fantezileri.
+2
kizil karga
(01.02.26)
orpheus, arkadaşız zaten

art cat chocolate, yok ya 2 kız sadece :D

kizil karga, haydaaaa
-3
🌸arbre
(01.02.26)
(2)

Yapay Zekayı Öğrenmek (nerede kullanılması) ve Excel

put it in your appropriate place
Yapay zekayı öğrenmek istiyorum ama tam olarak hayatımın neresinde kullanabileceğime dair net bir fikrim yok.İşim gereği yoğun olarak Excel ve Word kullanıyorum. Word’de süreç nasıl ilerler emin değilim ama Excel’de birkaç kez formül yazımı için yapay zekaya başvurdum. Normalde oluşturmamın 2-3 saat
Yapay zekayı öğrenmek istiyorum ama tam olarak hayatımın neresinde kullanabileceğime dair net bir fikrim yok.

İşim gereği yoğun olarak Excel ve Word kullanıyorum. Word’de süreç nasıl ilerler emin değilim ama Excel’de birkaç kez formül yazımı için yapay zekaya başvurdum. Normalde oluşturmamın 2-3 saatimi alacağı bir formülü, yapay zeka yardımıyla yaklaşık 30 dakikada hallettim.

Burada, belki alakasız görünebilecek bir örnek vermek istiyorum:
Üniversitede bölümümü İngilizce seçmiştim; tek amacım mezuniyet sonrası iş görüşmelerinde 'İngilizce biliyor musunuz?' diye sorduklarında 'Hayır' dememekti. Bugün geldiğim noktada, 12 senelik iş hayatımda İngilizceye gerek yoktu ama onu hayatıma dahil etmeyi başardım. Yurt dışı gezilerim ve o gezilerde içine girdiğim farklı sosyal ortamlar hep İngilizce sayesindeydi.

Yapay zekayı da tıpkı İngilizce gibi hayatıma dahil etmek istiyorum. Şu an sadece iş odaklı aklıma gelse de yarın öbür gün bambaşka alanlarda fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Yine bir benzetme yapmam gerekirse; yapay zekayı tarımdaki traktör devrimine benzetiyorum. Eskiden tarımda 1578 insanın gücünü gerektiren süreçler, traktörün gelişiyle 12 insan gücüne düştü. Bu değişime ayak uyduran ve yeni teknolojiyi kullanmayı bilenler, çok daha iyi yerlere gelip ciddi kazançlar elde ettiler.

Ben de bu gelişen teknolojiye ayak uydurmak istiyorum. Yapay zeka konusunda tam olarak ne yapabilirim?
0
put it in your appropriate place
(01.02.26)
Ben problemlerimi anlatıyorum, dalga geçiyorum, aklımdaki fikirleri soruyorum, dil öğrenirken kullanıyorum.
-2
arbre
(01.02.26)
Ben teknolojiye fazlasıyla meraklı olduğum için aklıma gelen saçma şeyleri anlattırıyorum. Aklıma bir proje geldiyse onu anlatıp fikir alıyorum, aklıma gelmeyen ve ya hiç duymadığım değişik şeyler öneriyor. Her gün excel kullan birisi olarak biraz VBA biliyordum, oradaki kodlarımı optimize ettirdim. Benim hiç bilmediğim algoritmalar ile daha da hızlandırıp stabil hale getirdi.

sql bilmiyordum, sql veri tabanından veri çekip istediğim kişilere istediğim formatta mail atabileceğim senaryolar kurdurttum.

ESP8266 almıştım ama diline çok hakim değildim, ai yardımıyla güzel animasyonlu/ambians yaratabilen bir gece lambası yaptım

Kindle için koreader arayüzüne eklemeler yaptım

Android telefonlar için 1 2 tane app yaptım yardımlarıyla

yani merakınız varsa bir şekilde yardımcı oluyor.
0
pislick0
(01.02.26)
(6)

Stalk bırakma

arbre
Hoşlandığım kıza bakıyorum arada. Bunu nasıl bırakabilirim?
Hoşlandığım kıza bakıyorum arada. Bunu nasıl bırakabilirim?
-22
arbre
(31.01.26)
Bakmazsan bırakırsın
+6
artıküyeolmakistiyorum
(31.01.26)
artıküyeolmakistiyorum, nasıl bakmam
-8
🌸arbre
(31.01.26)
Başka kızdan hoşlan.
+1
sucvecezve
(31.01.26)
kendine bir meşgale bul. hayatında biri olmadan da yaşayabileceğini öğren. bir kitap serisine veya uzun bir diziye başla. kurslara git. sertifika programlarına kaydol.
0
art cat chocolate
(01.02.26)
art cat chocolate, canım ben 1 yıldan uzun süredir hayatımda biri olmadan yaşıyorum zaten.
-4
🌸arbre
(01.02.26)
Instagramdan yapıyorsan uygulamaya silersen 1-2 ay sonrasında kontrol etmemeye alışırsın.
0
onyx
(01.02.26)
(6)

Ev almalı mı ??

Coma
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.
Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.

Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine de eve çıkıldığında temel eşyalar eksik onları almam gerekecek.

Kardeşimin evini hiç beğenmiyorum (ev çok eski, komşular kötü), burada 1 yıl daha oturabiliriz en fazla, kira yerine ev alayım dedim. kredi hesaplama sitelerinden bakıyorum 3 milyon çeksem maaş gidiyor gibi zaten o paraya da en azından içi düzgün ev var mı bilmiyorum.

Benim için ev almak imkansız eb almayı unutup, kiralık güzel bir ev mi bakayım? Siz ne yapardınız?

Konum Ankara, çalıştığım yer kahramankazan’a yakın.
Aile desteği yok.
0
Coma
(28.01.26)
Ayrı eve çık. Birikim de yap. Birikmiş parası olanlar daha kolay ev alıyor. Kalan kısım için kredi kullanırsın.
-2
arbre
(28.01.26)
Kahramakazan’a taşınmak istemiyorum ama taşınada bilirim neden olmasın.
Kardeşimde burslu okuyor yani tek gelir bu gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸Coma
(28.01.26)
Ev değiştirsen de, değiştirmesen de sizin iki kardeş beraber kalmanız gerekli diye düşünüyorum.
Seçeneklerden biri, kardeşin kendi parasını kazanmaya başlayana kadar bu evde kalıp, sonra beraber bir ev alıp oraya taşınmak olabilir.

Muhtemelen bir süre daha birbirinizden ayrı ev almak çok fazla zorlayıcı olacaktır. Beraber hareket etmeniz faydalı.
0
burfak
(28.01.26)
Evden çıkıp masraf yapma, 1 yıl para biriktir sonra 60-80 bin krediyle alabileceğin evi al.
+3
durgunfoton
(28.01.26)
hiç birikimin yoksa o 3 milyon kredinin altına girme. tüm maaşını verme.
hiç birikimin yoksa katılımevim, eminevim gibi şeylere girmek daha mantıklı kredi çekmek yerine.
ben olsam biraz para biriktirip sonra o topa girerim, 1 sene falan en azından köşeye para atarım.
ben aile desteğiyle aldım, yoksa almak çok zor.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
birikmiş paranız yok anladığım kadarı ile. cepte biraz para olmadan zaten ev alamazsınız. bi süre birikim yapmayı deneyin.
0
elorelia
(29.01.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(4)

House M.D. ve Huntington hastalığı takıntısı

ground
Hemen her bölümde bu hastalık gündeme geliyor. Bir şekilde bu seçenek araştırılıyor? Bunun nedeni nedir? Başka yaygın bir adı mı var? Ya da bununla ilgili bir vakıf veya fon desteği mi var diziye?
Hemen her bölümde bu hastalık gündeme geliyor. Bir şekilde bu seçenek araştırılıyor? Bunun nedeni nedir? Başka yaygın bir adı mı var? Ya da bununla ilgili bir vakıf veya fon desteği mi var diziye?
-1
ground
(27.01.26)
olivia wilde'ın oynadığı karakter bu hastalığın taşıyıcısıydı. bu hastalığı tespit etmek çok zormuş. tedavi etmek mümkün değilmiş.
+1
co2s2
(27.01.26)
Lupus değil miydi o
+1
arbre
(27.01.26)
@arbre +1 lupus'dur o.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
huntington’ı mı tespit etmek zormuş? yanlış bilgi.
0
deartheodosia
(28.01.26)
(7)

Geminiden gelen gizemli mesaj

egerbiryolcu
Sol taraftaki sohbet geçmişine bakınca "uyandın mi" konusu gözüktü. Ben öyle bir şey yazmadigima eminim. Geminiyle flortlesecek kadar kafayı kirmadigimi da düşünüyorum. :s Bu otomatik bir şey midir uygulama hakkında çok detaylara hakim değilim de tırstim bir.Düzenleme google cihazlardan farklı bir
Sol taraftaki sohbet geçmişine bakınca "uyandın mi" konusu gözüktü. Ben öyle bir şey yazmadigima eminim. Geminiyle flortlesecek kadar kafayı kirmadigimi da düşünüyorum. :s Bu otomatik bir şey midir uygulama hakkında çok detaylara hakim değilim de tırstim bir.

Düzenleme google cihazlardan farklı bir cihaz girişi göremedim.
Bugün herhangibir sosyal medyadan öyle bir mesaj gönderimi ve alımı olmadı.
Son olarak ayrıntılardan baktığımda bugün uygulamaya ilk giriş saatimle tutarlı mesajı gördüğüm an. Sesli komut hatası veya geminiyi açar açmaz kendi kafa karışıklığına yormak istiyorum.
0
egerbiryolcu
(27.01.26)
İçinde ne var demiyorsa çok takma bence
-6
arbre
(27.01.26)
Sesli komut hatasıdır. Bazen konuşma esnasında gemini otomatik uyanıyor herhalde komut seslerinden birine benzer bir ifade geçiyor. Sonra diyaloğun devamını soru olarak algılıyor. Ne sorulmuş, ne yanıt vermiş baktınız mı? Soru kısmı sizin konuşma cümleniz gibi mi?
0
nundu
(27.01.26)
@nundu
Direkt yeni bir sohbet adı fark ettim solda..sayfaya girer girmez..
Diyalog şöyle
Ben: uyandin mi
Gemini: her zaman burdayım yardıma ihtiyacın var mı

Tam bir yazı kopyalayacskken fark ettim öncesinde başka bir uygulamaya sesli bir paragraf yazdirmistim. Orada bu uyanma kelimesi geçmiyordu ama belki de bir şekilde bağlantı oldu diye umuyorum. Başka bir şey gelmiyor aklima
0
🌸egerbiryolcu
(27.01.26)
Bu soruyu sana sesli mi sordum hatırlıyor musun desene ne cevap verecek :D
0
nundu
(27.01.26)
@nundu mesaj tarihini sorduğumda da yanlış söylüyor Google sayfasındaki ayrıntılardan bulabildim dogrusunu:d yine de denedim. Yazmışsın diyor:d
Sanırım hayatımın gizemlerinden biri olarak kalmaya mahkum bir şey yaşadım.
0
🌸egerbiryolcu
(27.01.26)
Uyurken birşeyler dinleyerek mi uyuyorsunuz? bazen arada videoda geçen cümlelerden dolayı komut olarak algılayıp asistanı çalıştırabiliyor. çok kez başıma geldi.
0
false pretension
(27.01.26)
sabah birine "uyandın mı?" diye yazacaktınız da yanlışlıkla gemini'a mı yazdınız?
0
co2s2
(27.01.26)
(7)

aile yılı ve 5.5 saat doktor beklemek

Mirabel
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim.
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim. Girişiniz ve ölçümünüz yapıldı olmaz dediler. O zaman bana başka randevu verin 1 ay sonra gel deyin yeter ki beni burda boş boş bekletmeyin dedim.
Sekreter zar zor sen git 5te gel dedi. İşe gittim 5te geri geldim ancak 18.30da aldılar. Tüm bekar/genç/orta yaş bekliyor. Sondan 2 önce girdim. Hoca hastaları bitirmeden gitmezmiş.

Aşırı gıcık oldum. Aciliyeti olan tabii ki her koşulda benden önce girmeli. Ama neden çocuklu, 65 yaş üstü girecek diye ben 5.5 saat boş boş hastaneden beklemeliyim ki? 1-2 kişi olur anlarım. O zaman randevu almanın ne anlamı var? Tüm işlerim aksadı.
Bu aile yılı nedeniyle mi böyle? Neye dayanarak böyle bir uygulama yapılıyor?
Çok mu bencil düşünüyorum? Şikayet edeyim mi?
+5
Mirabel
(26.01.26)
hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. Sık sık kendim ve ailem için gittiğim dönemler oldu bu yıl da gittim. randevulu olarak en fazla bekleme sürem yarım saat oldu. Hatta bazen randevudan önce gidip kayıt açtırarak erken girdiğim de oldu. 65 yaş önceliği doğrudur ama bu kadar 13.40 randevusuna 3 de dahi girememek tuhaf olmuş. paralı dediğiniz sanırım üniversite hastanesi onunla ilintili olabilir. bazen şöyle durumlar oluyor ilgili doktor ameliyata gidiyor ya da yatan hastalarını geziyor bu bir istisna.
+3
biravekahve
(26.01.26)
Bire bir aynısını yaşadım. Üniversite hastanesi. Klasik Türkiye sistem eksikliği. Birilerinin işini yapmaması.
-4
arbre
(26.01.26)
devlet hastanesi dediğiniz üniversite hastanesiyle süreç gerçekten farklı. özel hastane gibi muameleye beklemeyin. hocalar da keyfinden geç almıyor. ben de geçen 13.30a randevu almıştım 3e doğru girebildim.

doktorun sabahki hastaları bitmemiş. ve arada sonuç gösterenler oluyor bunlar randevusuz tabii. bi de doktor her hastaya bilgi vermeye çalışınca sorusunu cevaplamaya çalışınca hastalar bitmiyor. bence de aşırı sinir bozucu ama durum bu. ben çareyi devlete gitmemekte buluyorum. özele gidiyorum kafam rahat oluyor. onun dışında normal devlet hastanelerine gidince randevun varsa çok sıra beklenmiyor.
+4
jelly bear
(26.01.26)
Yok çok salak sistemmiş. Bencillik göremedim.
0
logisticsmanager
(26.01.26)
Aile yılı ile konunun alakasını anlamadım. 65 yaş üstünün öncelikli olması konusu da bir 30 yıldır falan var olan bir uygulama. Yeni bir şey değil.
+1
Mirket
(27.01.26)
hastaneye giderken a4 kağıt ve tükenmez kalem götürüyorsunuz, şikayetinizi yazıp evrak kayıt kısmına dilekçe formatında veriyorsunuz. evrağın sayısını ve barkotunu aldıktan sonra (ki evrağı barkot yapıştırıp size verecektirler) beklemeye başlıyorsunuz. 30 gün içinde cevap gelmezse savcıları göreve sokuyorsunuz. cimer'den copy paste yapmaya alışıklar çünkü. m*murlar somut bir delil olmadıpı taktirde cezalandırılmayacaklarını bildikleri için sülaleleri rahattır, hatta amirleri de onlara arka çıkıyordurlar ama bu şikayetler birikirse doktoru da sekreteri de öttürürler. Sağlık bakanlığı HBYS'lere milyonla para ödüyor, herkesin randevu saati belirli. Kamu görevi yapan adamlar kendilerini dokunulmaz sanmasın, hepsini adam etmesi 1 tane savcıya bakar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Aile yılı 2025'deydi. 2026'da kaldığımız yerden devam. aileyili.gov.tr
+1
tiredofwaiting
(27.01.26)
(6)

Araba alma ikilemi

arbre
500 tane sordum ama geldiğim nokta şu.Ben otomatik araba almak istiyorum. Krediye bulaşmadan. Şu an alabiliyorum ama birikimim sıfırlanır. Bunu istemiyorum. 100 200 bin TL kalsın istiyorum. Bunu dikkate alınca şu an alamıyorum. :D Ama şu an 300 bin TL'ye güzel ama manuel araba alabiliyorum nakit. Ne
500 tane sordum ama geldiğim nokta şu.

Ben otomatik araba almak istiyorum. Krediye bulaşmadan. Şu an alabiliyorum ama birikimim sıfırlanır. Bunu istemiyorum. 100 200 bin TL kalsın istiyorum. Bunu dikkate alınca şu an alamıyorum. :D Ama şu an 300 bin TL'ye güzel ama manuel araba alabiliyorum nakit. Ne yapsam? Zaten ilk arabam olacak. Manuel alıp takılsam mı beklemeden?

Ama manuel iyi kullanamıyorum. Otomatik iyi kullanıyorum. Çıkamadım işin içinden. Siz olsaydınız ne yapardınız?

Arabayla ne yapacaksın derseniz havuza, spora giderim, avm'ye kafeye gidip kahve içerim, ne bileyim bir kızla buluşacak olsam daha iyi. Teşekkür.

Bir de yaşadığım yerde çok trafik var. Bomboş yol yok. Gece bile trafik var. Akşam 6 7 dur kalk yapıyorsun 100 kere.
-3
arbre
(26.01.26)
Öncelikle araba almadan hayatını sürdürebiliyorsan, eksikliğini çok hissetmiyorsan kesinlikle araba almamalısın. Ne alırsan al mutlaka zarar edeceksin, öyle düşün. Arabayı satın almak yetmeyecek, yürütme maliyetleri de epey yüksek. Sigortası, vergisi, bakımları... Yakıt konusuna gelmedik bile. Yok eğer illa alacağım diyorsan o fiyat skalasında zaten epey yaşlı, kmsi yüksek bir araba bulacaksın. Otomatik vites kesinlikle saatli bomba olur senin için. Çıkabilecek en ufak bir şanzıman arızasında arabaya ödediğin paranın yarısı kadar bile masraf açabilir başına. Manuel viteste çok büyük masraf çıkmaz en azından. Motor, şase, mekanik vs düzgün bir japon bul, düz vitesi de öğrenmiş olursun hem. Bir de düz vites araba çok keyiflidir, acemiliğini attıktan sonra bu dediğimi anlayacaksın.
0
kemalettintugcu
(26.01.26)
Birikimin sıfırlanmiyor farkindasin di mi? Sadece sekil degistiriyor. Ve hatta belki de daha isine yarar hale geliyor. Ustune binilen birikim en sevdigimdir.
0
duster
(26.01.26)
kemalettintugcu, benzinli otomatik 150 200 bin km bulabiliyorum. Yılda 10 bin km yapsam 5 yıl götürür. 5 yılda 200 bin km çok arıza çıkarmaz diye düşündüm.

Dediğin çok cazip ama manuel iyi kullanamıyorum sıkıntı o. Otomatiğe alıştım.
-3
🌸arbre
(26.01.26)
www.sahibinden.com

Güzel dediğim sorunsuz Güney Kore falan, Kia, 130 bin km düşük bence

www.sahibinden.com

Denk geliyor arada
-2
🌸arbre
(26.01.26)
Param yoktu, döküntü 27 yaşında bir arabam vardı. Galeriye verdim üzerine 80 bin daha verdim 30 yaşında corsa aldım. Çok memnunum, şehirlerarası yol gidebiliyorum. Bana da çok arızası olur vb dediler ama ustama sordum, saat gibi al sana yeter dedi. Şehir içi dolanıp duruyorum, döküntü arabam için alma demişlerdi o bile 3 yıl taşıdı beni. 52.5bine almıştım, 120 civarına saydılar. O bile kendince değer kazandı.manuel tabii
Ben otomatikten geçtim manuele. Yaş 40 şoförlük deneyimi 1 yıllık otomatik arabada. Sonrasında Manuel ve çok yaşlı bir araba. Olsun kimseye muhtaç olmadığım gibi başkalarının bile işini gördüm. Kamyonet şasesinde minnak bir minibüstü. Karavan yapmışlar arkasını.
0
strawberry first
(27.01.26)
bence araba senin için şu an acil ihtiyaç değil. mevcut paranı yatırıma koyup arttırmaya çalış ve bu arada çalıştığından elde ettiğin paranı birikime eklemeye devam et. 1 yıl sonra sana sorun çıkarmayacak düşük km otomatik bir araba al.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
(5)

Video kayıt cihazı

sacrilegious
Selamlar,Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı y
Selamlar,

Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı yenileyebiliriz.

Aksiyon kamera / mini kamera gibi bir şey mi almalıyım? Ne önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(25.01.26)
Fotoğraf makinesi daha kaliteli çeker. Canon 2000D bakabilirsiniz. Ama aynalı makineler büyük, ağır, kullanışlı olmaz. Aynasız mantıklı. O da pahalı. En az 35, 40 bin. Ama bunların kalitesine hiçbir telefon, kamera ulaşamaz.
-5
arbre
(25.01.26)
Böyle bir amaç için dslr hantal olur. Netleme, düşük ışık koşullarda performansı tatmin etmeyebilir.
Telefonunuz dışında illa bir alternatif istiyorsanız. Dji pocket 3 gibi doğrult ve çek şeklinde pratik şeylere yönelin derim.

Sağlıklı mutlu ömürler..
+1
anon1m
(25.01.26)
eskiden kasetli kameralarla çekilen şeyin en iyi yanı kendi kayıt medyaları olmasıydı (kaset yani). Şu an hala o kaset duruyordur, dijitale aktarılabilir (uzun zaman sonra bozulmalar olabiliyor ama yine de okey)

şimdi iyi bir telefonla çekerseniz aslında çok kaliteli kaydetmiş olacaksınız fakat dosya denizinin içinde video ve fotolar kaybolup gidecek. İyi bir arşivleme/yedekleme şart.

Benim çocuğum olsa son iphone'u alır onunla çekerdim (video kalitesi diğer telefonlardan net şekilde daha iyi) çünkü en iyi kamera yanındaki kameradır. Fakat sırf bu işe özgü bir şey istiyorsanız dji pocket, action veya gopro gibi kameralar iş görebilir tabii. (kafanızdaki fiyata da daha uygun)

not: dslr veya aynasız kameralar fotoğrafı daha iyi çeker (o da raw çekip işlersen). Videoda bilmeden bulaşmayın. Son 3-5 yılın iphone'u size çoook daha iyi anı videosu kaydedecek emin olun. (sebebi de şu, telefonlarda auto hdr'ı açarsanız ışığı optimize ediyor. Sizin gözünüzle gördüğünüze daha yakın bir video ortaya çıkarıyor. Kamera ile çekilen şeyde "şurası niye çok karanlık" "burası niye patlamış" "şunu tam pozlayamamışım" "burası net değil" gibi bir sürü derdiniz olacak.)
+1
nhk ni youkosu
(25.01.26)
ben kuzenime bunu aldım yılbaşı hediyesi
www.amazon.com.tr

delirdiler mutluluktan. sanırım aradığınız fiyat bandında.
yanında milyon tane aparat geliyor. 2 tane de hatta batarya. bir bakın yorumlara ve videolarına/deneme videolarına derim.
+1
la traviata
(25.01.26)
ekstra cihaz almak yerine, telefonla çekeceğiniz videoları düzenli olarak yedekleyeceğiniz bir sistem kurun.

google drive
YouTube
fiziki bir hard disk
0
co2s2
(26.01.26)
(11)

Din önemli mi sizin için?

sucvecezve
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?Benim için din önemli d iyen?
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?
Benim için din önemli d iyen?
0
sucvecezve
(25.01.26)
Benim için önemli, uygulama zayıf maalesef.

youtu.be
0
mbond
(25.01.26)
papazin biri sorsa
musluman evladiyiz da,
kendimizide böyle tanimlayip gezmek ,
yok tanimlamayiz..
-1
designer
(25.01.26)
önemli, şu açıdan: dinle kafayı bozmuş kişiler kapsama alanım dışında.
+3
tabudeviren
(25.01.26)
Evet. Müslümanım ve önemli.

Niçin gerekmişti bu bilgi? Anket mi?

EDİT: Rao önemli yerlere temas etmiş. Ben de (mensup olduğu inançtan bağımsız olarak) dini kimliğini ön plana çıkaran ve bunu yaparken doğal olmayan bir izlenim veren insanlara karşı biraz daha mesafeli oluyorum:
0
lazor
(25.01.26)
ben.
ben.
0
deartheodosia
(25.01.26)
Hayatın sınav olduğuna inanıyorum açıkçası.
-1
arbre
(25.01.26)
Yok
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
Malum parti din ile ilgili ülkedeki tüm algıyı maalesef yerle bir etti.
Dini önemli gördüğüm halde, suistimal ve manipülasyona açık bir konu olduğu için
Dindar görünen insanlar ile mümkün olduğunca iletişim kurmuyorum.
İnsanlık, dürüstlük ,ahlak olmadıktan sonra maalesef din temelsiz bir ev olarak havada kalıyor benim için.
+2
Rao
(25.01.26)
din fakirler zenginleri delirip kesmesin diye zenginler tarafindan yaratilmis bir uyusturucu. butun dinler boyle. o yuzden cok da paniklememek lazim.
+2
cooperr
(25.01.26)
dini algılama biçimim farklı. dindar bir bedende kıskançlık, kin, haset, nefret olmamalı. bu açıdan bakınca kaç insan dindar kaçı değil diye tartmak için, evet din önemli. namaza oruca veya kilseye gidip gitmemesine bakmıyorum.
+1
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Fakirler ayaklanmasin diye uydurulan hikayeler
0
mirty
(25.01.26)
(14)

Doğum günü hediyesi olarak ne beklersiniz?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(24.01.26)
1000’e yakın parçalı Lego technic
+1
substituent
(24.01.26)
Piyano
-4
arbre
(24.01.26)
ben subs'u artılıyorum lego technic asla üzmez
+1
milletin efendisi olmaya gelen adam
(24.01.26)
E book reader.
Benimki bozuldu da. :(
0
Mirket
(25.01.26)
Motosiklet montu
0
mirty
(25.01.26)
1 set kış lastiği, ps5
0
datnet
(25.01.26)
Lego'nun LOTR için olan setine bir bilet de benden.
0
rakicandir
(25.01.26)
Drone
+1
ground
(25.01.26)
Lego botanicals kır çiçekleri buketi
Ürün olarak aklıma başka bişi gelmedi. Sacred house'da 2 gece konaklama olabilir, orayı çok merak ediyorum
0
kullanicadi
(25.01.26)
5'li Kodak portra 400
+1
mirafiori
(25.01.26)
ground +1
bir de balance board.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.01.26)
Gel kanka sana iki kadeh viski ısmarlayım. Viski olmadı iki bira oldu, o da olumlu. Maksat güzel vakit geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(25.01.26)
firuze taşından 99'luk tespih
0
yemrem
(25.01.26)
Lego botanics istiyorum hep
-1
suicides underground
(25.01.26)
(9)

yarın ne yapayım ki pazartesi tertemiz kafa ile çok güzel çalışabileyim?

a perfect lie
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok. Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok.

Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak geçti, geçiyor. Yarın artık uyumak istemiyorum. Bir şey yapayım, mümkünse evde olmasın ve böyle kafam pırıl pırıl olsun. Akşam eve geleyim. Uyuyayım. Pazartesi de çok verimli çalışabileyim.

Yarın ne yapayım? İstanbuldayım. Araba da var. Evde yapılacak fikirleri de düşünürüm ama evde olursam mesai yapmakla o şeyi yapmak arasında kalırım huzurum kaçar. O nedenle dışarda bir şey olsa güzel olur.
0
a perfect lie
(24.01.26)
istifa et, ciddiyim
-1
bartholomew87
(24.01.26)
Aslında tam edilecek zaman. Gerçekten çok isterdim de bir kaç ay daha edemem :(
+1
🌸a perfect lie
(24.01.26)
sinemaya gidin. bir kaç saatliğine kafanız dağılır; arkasından da bir kaç saat filmi düşünürsünüz falan, iyi olur.
ama bana kalırsa ek olarak, işteki karışıklıkların sizi ilgilendirmediğiyle; takmanın sadece işleri zorlaştıracağıyla vd ilgili biraz kendinizi telkin edin. kafanıza iyice oturtursanız, pztesi konsantre olmanız daha kolaylaşır.
0
lil siztah
(24.01.26)
İyi bir tiyatro oyununa bilet bulabilirseniz fena olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
Pazartesi yaşayacaklarının kaygısı, endişesi çok fazlaysa o duygulardan kaçmak için yaptığın şeyler seni sakinleştirmek ya da dinlendirmek yerine daha çok yorar. Duygu çok güçlüyse teslim olup yaşamakta fayda var.
0
sekizdokuzon
(24.01.26)
Sana adrenalin lazım. Extreme sporlara yönel. Mesela şurda sana göre bi aktivite vardır belki www.extremeistanbul.com
0
truf
(24.01.26)
Sevgilinle buluş
-6
arbre
(24.01.26)
Ayni durumdayım. Haftaya 28 tane toplantım var. Çoğu aksam. Ve yurtdisiyla.

Yarin oyle bir geçmeli ki motivasyon olsun.

Bu süreçte beslenmeni iyi tut.
0
ırene adler
(24.01.26)
Ben bugün halk oyunları gecesine gittim 2 saat horon tepip tulum oynadılar, can sıklat başlamıştım güne, şu an pırıl pırılım. Öneririm.
0
fildirfildir
(25.01.26)
(7)

Hafta sonu planlarınız

arbre
Nasıl geçiyor, geçecek?
Nasıl geçiyor, geçecek?
-10
arbre
(24.01.26)
evdeyim hiçbir yere çıkmayacağım. bugün bi ev işleri, yemek falan yaparım. yarın da pineklemece. sinema, tiyatro vs hariç dışarı çıkmıyorum artık. her yer insan kaynıyor ve her mekan kalitesiz gidip 1 bardak kahveye 300 tl veremem. evimde her şey var ve keyfim yerinde.
+2
matilda
(24.01.26)
matilda, 300 mü abart :D
-6
🌸arbre
(24.01.26)
akşamın ileri bi saatine kadar ev bakacağım
0
kel aynak kusu
(24.01.26)
bugun sabah ekmek yaptim, kahvalti ettik, ekmegin yarisini gomduk, guzel olmus. pazara gidecegiz. yarin da temizlik yapar dizi izleriz.
0
lemmiwinks
(24.01.26)
dün bir arkadaşla buluştum bira mira içtik. bugün de belki başka arkadaşlarla buluşup bira içerim. belki de kendi başıma takılırım. ihtimaller sonsuz, göreceğiz.
0
cay koy geliyorum
(24.01.26)
Plansız girdim haftasonuna.

Cuma akşamı kahve, bira ve evde film izledim öyle bitti. Bugün yalandan spora gittim. Kuzenime gideceğim abim, diğer kuzen gelecek vs.

yarın da yalandan spora giderim. Öyle biter.
0
put it in your appropriate place
(24.01.26)
Güzel bir kahvaltı, uzun uzun yürüyüşlerle bitiriyorum cumartesiyi.
Pazarımı temizliğe ayırdım.
0
mutekebbir
(24.01.26)
(9)

Bu anı unutmam lazım

don’t panic
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler…
0
don’t panic
(22.01.26)
Güzel bir bağış yapın. Bir de ders almaya çalışın. Sollamak yasak mıydı?
-3
arbre
(22.01.26)
Birkaç gün yorgun gibi olacaksınız. Hep o an aklınızda olacak ve canınız hiçbir şey yapmak istemeyecek. Sonra çok sinirli birkaç gün geçireceksiniz. Birbirinizi incitmemeye gayret edin. Sonra yavaş yavaş dağılacak sisli puslu hava. Unututulup gidecek.
+2
Mirket
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun, zor bir durum atlatmışsınız ve şu an hepiniz iyi durumdasınız önce buna odaklanın. Bir şey olmadı, iyisiniz, bence önce bunu bir idrak etmek gerekiyor. Beynimiz sürekli "ya olsaydı" diye binbir çeşit senaryo üretir, bu senaryoları üretmeyi reddedin kendi içinizde.
Yakın zamanda benzer bir durum yaşamış birisi olarak ben böyle bir durumda konu hakkında tekrar tekrar konuşmayı istemiyorum kesinlikle. Kardeşimle motosiklet kazası atlattık, ilk gün olay şokuyla bir konuştuk ama ertesi günlerde kesinlikle bir daha konuyu açmadık. Çünkü deştikçe deşiyoruz ve bu durum sadece kaygımızın artmasına neden oluyor, başka hiçbir faydası yok. Kendi içimde düşünsem dahi ona bakıp "acaba o anı mı düşünüyor" demedim, desem dahi sormadım, o da aynı şekilde. Eşinizle konuyu bir daha açmamak üzere kapatın. Bir de konuyu ailelere eş dosta filan anlatmamak gerekiyor çünkü her anlatışta tekrardan yaşıyorsunuz o korkuyu.
Olay olmamış gibi davranmak değil yaptığımız, kötü bir şey yaşadık, dersimizi aldık ve yolumuza bakıyoruz.
0
hayalhayal
(22.01.26)
çok geçmiş olsun. hiç bir şey olmamış, en önemlisi bu, düşüncelerinizi hep buna odaklamaya çalışın konuya dair olumsuz hisler geldikçe.

bir an önce geçsin gitsin diye panikleyip olayı daha da içselleştirmeyin, kendinize zaman verin, sürece yayılsın. çocuğun yaşını hiç bilmiyorum ama onu da gözlemleyin, uykusu bölünüyor mu, kabus görmeye başladı mı, davranışları sertleşti mi gibi gibi. gerekli görürseniz uzmandan da destek alırsınız.

mirket'in dediği gibi, doğal akış içinde o sisler dağılıp gidecek.
0
Phoebe
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(22.01.26)
gecmis olsun,
bir sans daha verilmis,
hayatın tadini cikarmaya bakin.
0
designer
(22.01.26)
çok geçmiş olsun, gerçekten çok korkutucu. yanınızda eşiniz ve çocuğunuz da olduğu için ekstra korkmuşsunuzdur. gerçekten sarsıcı bir şey yaşamışsınız. şükür ki hiçbir şey olmamış.

travma olduğu için sakinleşmeniz zor olur, bu normal. bu his zamanla azalarak biter. bu histen kurtulmak için acele etmeyin ve kendinizi zorlamayın. eşiniz ve çocuğunuzla (konuşabilir yaştaysa) bu konuyu ve hislerinizi konuşmak veya başka yakınlarınızla konuşmak, belki de hatta ağlamak sizi rahatlatabilir. küçük bir tatil veya en azından işlerden izin alıp evde dinlenme iyi gelebilir. çok zorlanıyorsanız da bir uzmandan destek almak iyi olabilir. umarım çocuğunuz da çok etkilenmemiştir. resim yapma etkinliği gibi şeylerle duygularını atmasını sağlayabilirsiniz belki. hafiften rahatlamak için de sıcak içecekler iyi gelebilir belki. üçünüz yorganın altına girin birbirinize sarılın, bir şeyler izleyin belki o da iyi gelir. aklıma gelen tavsiyeler bunlar.

tekrar geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(22.01.26)
gelmiş geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış diye düşünün. önemli olan hatadan/deneyimden ders çıkarmak ve aynı şeyleri yinelememek. şayet araç sürücüsü neyi farklı yapabilirdim sorusuna cevap bulamıyorsa, konum paylaşarak duyuruda sorabilirsiniz.

tavsiye olarak: sürücü bence vakit kaybetmeden araç kullanmaya devam etmeli. hatta mümküse aynı güzergahı yeniden kullansın. araya zaman girdikçe korkular, endişeler büyüyüp insana engel olur hale gelebiliyor. o duyguyu aşmak gerek.

buraya kadar söylediklerim sürücü içindi. sürücü dışındakileri ise bilemiyorum. zira bir şekilde onların da sürücüye yeniden güven duymaları gerekiyor. bu ise hemen olacak bir şey değil. sürücünün sabırlı ve anlayışlı olması lazım.
+1
tnz
(23.01.26)
geçmiş olsun. tek çözüm düşünmemeye çalışmak. aklınızı bir şeylerle oyalayın o ana asla dönmemeye çalışın.
0
Başka
(23.01.26)
(3)

Amerikada hospice care var kanser vb ölümcül hastalıklarda eve gelip morfin vuruyorlar

trablon
bizde de var mıböyle bir şey?
bizde de var mıböyle bir şey?
-2
trablon
(22.01.26)
Evde değil ama acil servise başvuran hastaya verebilirler.
-2
arbre
(22.01.26)
Evet oluyor malesef rahmetli babamın son 15 günü böyle geçti
0
suicides underground
(22.01.26)
sana özel yapılır olmasa da. takma kafayı bu kadar delirirsin.
-1
michael harddd
(22.01.26)
(18)

yiyecek satılan dükkana evcil hayvan sokulması hijyenik mi sizce?

michael harddd
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
fırında kedi gezmesi, müşterinin köpekle girmesi sizce hijyenik bir durum mu?
0
michael harddd
(22.01.26)
Üretim kısmında veya tezgah üstünde gezmedikçe sorun yok
+2
my fault
(22.01.26)
üretimde gezinmediği sürece ok bence de, aksine mutlu olurum gördükçe
+2
mor oje
(22.01.26)
İnsanlar bu konuya takıldıkları kadar pis insanlara takılmıyor mesela. Kaç tane iş yeri bu sebeple mühürleniyor. İçerisi pis, temizlik yüzü görmemiş. Çalışanlar eldiven, bone, maske takmıyor. Müşteriler eldiven takmadan ekmekleri tek tek sıkarak, dokunarak seçiyor. Maske takmıyor, öksürüğü ve tıksırığı her yerde ama kedi ve köpek olmaz.

Özellikle hayvan dostu yerlerden alış veriş yapıyorum. Şu soğukta dışarıdaki hayvanı işletmesine alan yerleri tercih ediyorum, sokağa kovalayanlari değil.
+4
rock n roll
(22.01.26)
Değil.
-2
arbre
(22.01.26)
değil tabii ki. hele bazı mekanlarda hayvanlar koltukların üstüne falan çıkıyor, sonra bir bakıyorsun ki koltuğun üstü full tüy.
+1
bobinhoo
(22.01.26)
hijyenik değil.
0
inheritance
(22.01.26)
bence değil, hatta köpek ayrıca tedirgin eder. köpek var köpek var, hadi köpek köpektir de bizim insanımızın çoğu aptal olduğu için güvensizlik ortamı oluşur bende.
0
Improbable
(22.01.26)
Hijyenik değil .

Hayvanları sevmek başka bir yerden sonra artık insanların, çocukların yerine geçmesi ve onların yerini ailenin bir üyesi olarak alması başka konu.
Bu gittikçe dozu artan etkileşimin sınırı nedir, neresidir diye düşünmek lazım.
İncelendiğinde konu sadece hayvanseverlikle kalmıyor olayın çeşitli ideolojik inanç boyutuna varan yönü de var.
+2
diyecevaplandı
(22.01.26)
Sokak hayvanlarına açık işletmeleri tercih ederim.
+1
auroraaurora
(22.01.26)
sokulmaz, hijyenik değil.
kedi, köpek kendini kaşırken bir sürü tüy havada uçuşuyor, sağa sola sürtünüyor. içeride kedi olan dükkanlardan zorunlu olmadıkça alışveriş yapmıyorum.
+2
duyuruuser
(22.01.26)
Tuvaletten çıkarken elini yıkamayan insanlarla bir arada yaşıyoruz onların dokunduğu kapı kollarına falan dokunuyoruz, bence bu insanlar hijyen açısından daha riskli kediler falan en azından kendi kendini temizliyor pis hissettiğinde.
+3
kizil karga
(22.01.26)
açık alanda bi kafede vs görsem sorun etmem ama fırın gibi küçük dükkanlar için bence hijyenik değil. çünkü aniden kaşınmaya veya silkelenmeye başlarlarsa feci derecede kıl tüy yayarlar.

fırında hayvan görmek istememek : hayvan düşmanı olmak
bana bu çok mantıksız geliyor. hayvan düşmanı değilim. evde kedim var. kedimin ucundan yaladığı yoğurdu filan yemeye devam ederim. ama başkasının köpeğinin kılının düştüğü ekmeği yemek istememem gayet normal bence.

insanlar daha pis diyenler için
işletme pis ise zaten ordan alışveriş yapmam. alışveriş yapıyorsam temiz olduğunu varsayarım. bilmediğim şey beni üzmez diyor olabilirim. ama hayvanın pisliğini anlık olarak görüp rahatsız olabilirim. insan pisliği okey, hayvan pisliği hayır filan demiyoruz ki.

çocuğum var. çocuk kabul etmeyen işletmeler, oteller, düğünler vs aşırı normal bence. gayet anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum çoğu açıdan. ama yani çocuğun bile yasaklanabildiği durumlar varken, hayır hayvanımızla 7/24 her yerde olmalıyız!!! şeklinde bi dayatma aşırı saçma geliyor.
+6
elorelia
(22.01.26)
fırın gibi hele gıdanın yarı açık olduğu yerlere alınmamalı, olay pislik hayvanın pis olup olmaması değil. yani tüyleri uçuyor bu tüyler pis olmayabilir, bir çoğu söylendiği gibi insanların bir kısmında çok çok daha temizdir ama sonuçta aldığınız ekmekte tüy kıl görmek istemeyiz. bu yüzden bence hijyenik değil,
+1
atom karincanin torunu
(22.01.26)
Ayakkabısını çıkarıp çorapla tezgahın üzerine çıkıp ampul değiştirmeye kalksa fırıncıya tepki gösterecek insanların, tezgahta dolaşan sokak kedisini hoş görmesi, buna da, bazı insanların daha pis olması durumunu gerekçe göstermesi akıl tutulmasından başka bir şey değildir
diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.01.26)
Aynen abi fırıncını ekmeği hazırlarken elini sikine taşağına götürmediğini falan düşünenler de var mesela bemce asıl alıklar fırıncının hijyene çok dikkat ettiğini düşünen kerizler aslında, fırının önü süper ama bir de aşağı kata inin bakalım kediye gelene kadar neler oluyor orada :)
-1
kizil karga
(22.01.26)
yiyecek içecek olan hiç bir ortamda kedi-köpeği hiç bir şekilde hijyenik bulmuyorum. aynı şekilde yemek yediğim restoranda vb. de kedi-köpek görünce beni hem hijyen, hem köpek fobisi hem de kedilerin sürekli masadaki yemeğe atlamaya çalışması açısından çok tedirgin ediyor, yediğimden de hiç bir şey anlamıyorum o tedirginlikten dolayı.
+1
Phoebe
(22.01.26)
2 tane köpeğim var. Ben uygun görmüyorum.
Hayvan tüyü havada uçan bir şey.Bunu her hayvan sahibi bilir.
Üstü açık ve yemeye hazır satılan ürünlerin olduğu yerde hayvanların işi yok.
+4
sucvecezve
(22.01.26)
Hindistan birdenbire oluşmadı. Çok düşünmeye gerek yok. Kedi bir nebze ama köpekle girilmesi hiç de hijyenik değil.

Bu hijyen konularında herşey yavaş yavaş ilerliyor. İnsan kokuya da, mikroplara da zamanla alışabiliyor. Bu yüzden kabul görmüş sınırlar önemli.
-1
hebanon
(22.01.26)
(17)

Asker çocuklarına torpil var mı sizce?

runaway
Çevremde ne kadar hukuk mezunu asker çocuğu varsa hakim savcı falan oldu. insan ister istemez bir öncelikleri mi var diyor. Size de böyle denk gelen oldu mu? Torpil midir bu?
Çevremde ne kadar hukuk mezunu asker çocuğu varsa hakim savcı falan oldu. insan ister istemez bir öncelikleri mi var diyor. Size de böyle denk gelen oldu mu? Torpil midir bu?
0
runaway
(21.01.26)
Albay ve üstü için evet. Altını takan olmaz.
-7
arbre
(21.01.26)
Gördüklerim Albay ve üstü zaten.
0
🌸runaway
(21.01.26)
Askerler, valiler, kaymakam ve savcılar hep bir aradalar. doğal olarak bağlantıları vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
milletçe asker çocuğu besliyoz yani vergilerle. vay be..
-1
🌸runaway
(21.01.26)
benim tanıdığım bir albay çocuğu da hakim oldu. şimdi kardeşi hakimliğe hazırlanıyor. albay ve üzeri bence de etkili.
+1
asap raki
(21.01.26)
Bu milletin neden bu halde oldugu su yazilanlardan bile o kadar anlasiliyor ki.

Doktora, askere, egitimli olup, bu ulkeye bir seyler katmaya calisan insanlara fesatligimiz, dusmanligimiz bitmiyor.
-1
narod
(21.01.26)
Şu an akpli değilsen devlette yerin dahi yok. Asker çocuklarıda siyasileri tanır.
+2
mikahakkinen
(21.01.26)
Konu hakkında bir gözlemim yok. Ancak sivil asker, toplam eşdeğer statüdeki bürokrat çocuklarında aynı durum söz konusuysa, bu genel duruma bakmadan içlerinden sadece askerleri cımbızlayıp konu ederseniz, bu sizi çok farklı yerlere götürür.
+2
Mirket
(21.01.26)
@Mirket

Zaten bürokrat olmakla asker olmak arasında siyasi anlamda artık çok bir nüans farkı yok. 90'larda değiliz. O yüzden bir cımbızlama yok.
+1
🌸runaway
(21.01.26)
Asker çocukları (subay özellikle) genelde baba disiplinli, baskıcı, başarı isteyen olunca kendisi de zekiyse başarılı oluyor.

Benim etrafımda da çokça mühendis doktor var asker çocuğu olup. Hiç de öyle kayırılacak pozisyonda falan değiller bir tanesi sınıf arkadaşım zaten nasıl biri olduğunu, hangi işte ne yaptığını biliyorum.

Bence de @mirket'in dediği gibi bir cımbızlama söz konusu. Kaç kişiye bakarak oluşturdun bu istatistiği üç mü?
+1
chicha_v2
(22.01.26)
yes. daha akıllı olanlar havelsana aselsana avukat olarak giriyor.
0
Hallegadola
(22.01.26)
nüans farkı mı :D
+1
antihero
(22.01.26)
neredeymiş onlar, nasıl yapıyorlarmış? benim yeğenim babası albay (emekli), üni biteli 3 yıl falan oluyor hala işsiz, giremedi bir yerlere.
0
Improbable
(22.01.26)
@narod

neymiş eğitimleri :) yurtdışında phd mi yapmışlar? akp'li özel üniversitelerden alınan hukuk diplomaları mı yoksa?

burayı bile akp'li basmış. eski tayfa neden yok anlaşılıyor
0
🌸runaway
(22.01.26)
fetöden boşalan kadrolara yerleşen akpli komutanların çocukları tanımı daha doğru olabilir.
0
duyuruuser
(22.01.26)
Asker çocuğu olmanın disiplinle bir alakası yok arkadaşlar. Aksine çoğu baskıdan yılmış oluyor. Evi disiplinle idare edebilen genelde asker eşidir. Benim gördüğüm, asker çocukları kronik stres ve travma riskinden muzdaripti. Özellikle babaları terör bölgelerinde görevdeyse, babaları ıiçn endişelenmekten ötürü uykusuzluk, kavgaya karışma, sebepsiz yere kusma, saç yolma, yeme bozuklukları gibi çeşitli duygudurum ve somatik bozukluklar gösterebiliyorlar. Evdeki duygusal iletişim eksiği de bunun iyileşmesine genelde yardımcı olmuyor.
0
alice in potatoland
(22.01.26)
Tanıdığım hakim/savcıların %90'ı siyasi bağlantı ile mesleğe girdiler. Tek başına asker çocuğu olmak etkili değildir. Muhtemelen o askerlerin siyasi bağlantıları vardır. Bu şekilde hakim/savcı mülakatından geçmişlerdir.
+1
AtAvratAkkanat
(22.01.26)
(3)

Avatar filmleri

kizil karga
Neden bu kadar çok seviliyor, milyarlarca dolar hasılat elde edecek ne çekiciliği gizemi var da bu kadar izleyici çekiyor, yani ne bileyim Yüzüklerin Efendisi gibi bi komüniteye hitap eden özel bir durumu mu var ne oluyor da bu kadar ilgi çekiyor, yoksa çocuk filmi gibi görülüp bu kitle sayesinde mi
Neden bu kadar çok seviliyor, milyarlarca dolar hasılat elde edecek ne çekiciliği gizemi var da bu kadar izleyici çekiyor, yani ne bileyim Yüzüklerin Efendisi gibi bi komüniteye hitap eden özel bir durumu mu var ne oluyor da bu kadar ilgi çekiyor, yoksa çocuk filmi gibi görülüp bu kitle sayesinde mi bu kadar hasılata ulaşıyor neler oluyor?
-1
kizil karga
(21.01.26)
Kendi adıma konuşayım. Orman, deniz içimi açıyor. Konusu güzel. Mücadele güzel.
-3
arbre
(21.01.26)
Avatar'ın 2009'daki ilk filmi teknik açıdan başyapıttı. Film daha çıkmadan aylar önce Na'vi dilinin nasıl sıfırdan inşa edildiği, filmdeki ışık yansımalarının renderlanmasının nasıl yıllarca mükemmel hale getirildiği ve animasyon karakterlerin nasıl en ufak mimikleri dahi yansıtabildiği vs. üzerine haberler arka arkaya çıkıyordu.

Bunlar da abartı değildi, ekrandaki kalite ciddi anlamda fark ediliyordu.

Haliyle filmin satan kısmı hiçbir zaman konusu olmadı. O dönem film sektörünün formula 1'i etkisiyle ilgi gördü.

Bugünse sinema yarı ölü bir sektör. Yıllardır geniş çapta heyecan uyandıran yapımların sayısı çok azaldı. İnsanlar sinema açısından heyecanlanabileceği, dolu salonda film izleyebileceği bir an yakaladığında bunu kaçırmıyor. Avatar da eski bilinirliğinin etkisiyle bu boşluğu dolduruyor.

Film harika olmasa da kötü de değil, haliyle insanların bunu bir anı malzemesi haline getirmek amacıyla zaman zaman abartması da normal bence.
+1
akhenaten
(21.01.26)
avatar'ın içerik olarak flash tv'de yayınlanan imdb 5.5 puanlı kötü aksiyon filmlerinden farkı yok. seri bomboş bir senaryo üzerine atlamalı zıplamalı aksiyon sahnelerinden ibaret. bu kadar çok öne çıkmasının da birkaç sebebi var. öncelikle insanlar sinemadan zaten bunu bekliyor. gideyim çatışan insanlar göreyim iyiler kazansın evime döneyim. bir başka sebebi de yönetmen james cameron'ın daha önce denenmemiş çekim tekniklerini denemesi. 2. filmdeki bayık su altı sahneleri deepx 3d adı verilen özel bir sistemle çekildi mesela. bir başka sebep de reklama ciddi bütçe ayırmaları. manyak gibi zaman harcıyor üzerine ve izlenmesi için her şeyi yapıyorlar. adamın avatar öncesi son filmi titanic düşün.
0
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
(22)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
komik olanı yazacağım. çocukken bir kış günü babannemle karum'da gezdikten sonra eve varınca yeni çekilen süt dişimi düşürdüğümü anlayıp aşırı üzülmem ve bunun üzerine gece kar yağarken babaannemle karum'a tekrar gitmemiz ve önündeki meydanda yerde karların arasında süt dişimi aramamız... yarım saat içinde de dişimi bulmamız ve mutlu son. karum'un önünü ve o zamanlar oradaki insan trafiğini bilenler için sanırım oldukça büyük bir başarı bu.
+1
eileengray
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(5)

İçerik üretme ve reels kaydırmanın bir sonu gelecek mi

egerbiryolcu
İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına.YouTube zaten içerik üreticisi doldu. Birbirinin tekrarı bir alanda yüzlerce hesap var. Orijinal olanlar bile bir nokt
İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına.

YouTube zaten içerik üreticisi doldu. Birbirinin tekrarı bir alanda yüzlerce hesap var. Orijinal olanlar bile bir noktada sıkıyor.

Bazen kafa dagitma amaçli kaydirma yapmak bile artık sarmamaya başlıyor. Her yerden bir içerik reklam akım bir şey fışkırıyor.

İçerik üreticilerinin reklam olarak sunduğu ürünlere artık kimse güvenmiyor. Zaten o kadar herkes aynı ürünü paylaşıyor ki eskiden göze batmazdi.

Hem üretenler hem izleyenler artık bir noktada sıkılmayacak mi nelere yonelecekler yoğun teknoloji daha doğrusu sosyal.medya kullanımı daha fazlasına mi itecek yoksa geçmisteki sadeliğe ekrandan uzak yasamaya geri dönüş olur mu? Alternatif nasıl uygulamalar popüler olur kimler batar hangi uygulamalar hangi yenilikleri getirir kafamda deli sorular.

Bence bu hayat artık çok yormaya ve sıkmaya başladı. Çok fazla uyarana maruz kalmak yani.
0
egerbiryolcu
(18.01.26)
Biz 90 nesli nispeten Dışardan dahil olduk, çocukluğumuzda heyecan uyandırıyordu ineternet, sanal alem, forumlar vs. Şimdi içinde doğanlar bence yavaş yavaş sıkıcı buluyor ve daha az paylaşım yapıyor ve dolaysıyla boş buluyor. Yeni nesile bakıyorum profil resmi dışında foto paylaşan yok, sonuçta su akar yolunu bulur diye düşünüyorum. İllaki kullanan olacaktır ama özellikle yeni nesil gerçek hayata daha çok önem verecektir.
0
olaylar olaylar
(18.01.26)
"İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına."

belki senin çevren öyledir de benim çevremde kaydırmayan yok. bi ben varım. ben de twitter ve youtubeda kaydırıyorum. ve dışarda evde herkes öyle.
+1
jelly bear
(18.01.26)
İçeriğe bağlı aslında. Dijital gazetecilik gibi olan hali bitmez. Gezdim-yedim-içtim olayı pek sarmıyor artık milleti. Millet 2 ev 1 araba yedi instagram diyerekten
0
michael harddd
(18.01.26)
Hocam içerik üreticisi ya da sosyal medya ya da influencer olma konusu yeni değil. Yeni olmadığı için de yok olmayacak, kabuk değiştirecek. Medyada sistem şu, reklamveren neye para ödüyorsa o ayakta kalır.

İkinci konu şu siz medya kullanımını sadece kendi çevrenizden düşünmeyin. Benim çevremde 20-25 yaş arası birçok insan aktif tiktok kullanıcısı. Kullanıcı derken hepsi içerik üretiyor.

İçerik üreticiyle başlayalım.

Eskiden dergiler vardı, şimdi instagram hesapları.
Eskiden TV programları vardı, şimdi youtube kanalları.
Eskiden radyo programcıları vardı, şimdi sosyal medyada podcast yayınlanlar var.
Eskiden canlı talk showlar vardı, şimdi streaming var.
Eskiden köşe yazarları vardı, şimdi hala bloggerlar var.

Eskiyle bugün arasındaki fark şu, eskiden mesela tv kanalının yayın slotu sınırlı. 24 saat var. Her programcıya 1 saat ayırsa, en fazla 24 farklı programcıya yer verebiliyor. Ve tv yayını yapmak maliyetli. O yüzden tv kanalı en çok izlenecek olan programcının yayınını satın alıyor.

Sosyal medya platformu diyor ki, herkes istediği yayını hazırlasın yüklesin. İzleyici kendi zevkine göre istediğini açsın izlesin.

Aradaki fark bu. yoksa yayıncılık aynı yayıncılık. Eskiden tv'de seyahat programı yapan , şimdi youtube'da yapıyor. Hem de istediği gibi yapıyor kanalın derdiyle uğraşmıyor. Reklam gelirini kanalla paylaşmıyor, direkt programına alıyor gibi gibi. Yayıncı için büyük rahatlık. Ha yayıncı için zorluğu şu, kanal sana kaç lira vereceğini söylüyor, sm'de senin kendi kazancını oluşturman lazım.

Diğer platformlarda da bu böyle. Yani izleyicilerin istediğini izleyebildiği bir platform ölmez kolay kolay. Bakmayın tv kanallarının çok izleniyor olmasına bu tamamen alışkanlık. Jenerasyon değiştikçe tv izleme yani konvansiyonel tv izleme alışkanlığı kalmayacak. Kalmıyor da.

Daha birkaç sene önce TV en büyük reklam mecrasıydı. En pahalısıydı, bütün büyük reklamverenler bütçelerinin %60%70'ini tv'ye ayırıyordu. Şimdi sm reklam bütçeleri, influencer marketing bütçeleri üst üste koyunca ortalamada TV'yi geçiyor. En çok bütçe ayrılan pay. Hatta tv'ye hiç reklam vermeyip sadece sm ile yürüyen markalar var artık.

Neden? Çünkü getirisi daha fazla. Ve ölçebiliyorsun.

Ve türkiye'de daha markalar alışamadı ama "affiliate marketing" denen sistem abd'de çok iyi çalışıyor. Affiliate şu, içerik üreticiye diyorsun ki bu ürünü tanıt, linki paylaş ben de sana satıştan pay vereyim.

Şu ana kadarki en mantıklı reklam modeli, çünkü içerik üretici para kazanmak için en iyi reklam formatını buluyor. Marka için de aşırı mantıklı çünkü adam diyor ki satış yoksa para yok, satış varsa para var.

Yani aslında içerik üretici sayısı daha da artacak sanılanın aksine.

Bu arada tam tersine içerik üreticilerin özellikle micro-mid seviye yani 1 milyon takipçiden az içerik üreticilerin tanıttığı ürünlere özellikle güven daha yüksek. Özellikle niş pazarlarda, mesela adam kampçı, ve kar montu tanıtıyor. Bu adama olan güven çok daha yüksek. Çünkü tüketici diyor ki ha bu adam kampçı zaten boş ürün tanıtmaz. Ya da adam profesyonel fotoğrafçı, fotoğraf makinesi tanıtıyor gibi gibi... Profesyonel yazılımcı, bilgisayar tanıtıyor...

Yani buna uygun bir mesleğiniz varsa, bir şekilde sm üzerinden ilerleyebilirsiniz.

Gelelim influencer meselesine. Bu yeni değil ki?

1950'lerde her kadın marilyn monroe gibi saç kestiriyordu.

Audrey hepburn ne giyse yok satıyordu.

1990'larda gençler kurt cobain'in ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki oduncu gömleğini kapış kapış aldı.

SM bu işi demokratikleştirdi.

Daha doğrusu her arkadaş grubunun içinde zaten o arkadaş grubuna ilham veren biri olur. SM bunları görünür hale getirdi.

Ve maalesef insanların ekran süresi azalmayacak daha da artacak.
+4
anten
(19.01.26)
Türkiye boş şeyler konusunda zirvede olduğu için azalmaz. Instagram bir ülke olsaydı Türkiye olurdu.
-2
arbre
(19.01.26)
(4)

BES'ten nasıl çıkılır

bloodymoon
İki tane BES'im varmış. Biri şu an çalıştığım işin, diğeri de 5-6 yıl önce öğrenciyken part time çalışıtığım firmanın benim için otomatik açtığı Agesa'nın BES'i. Agesa'da cüzi bir meblağa birikmiş fon yatırımlarının getirisiyle. Onu çekmek istiyorum ama bu konulardan hiç anlamıyorum. Direkt iptal ed
İki tane BES'im varmış. Biri şu an çalıştığım işin, diğeri de 5-6 yıl önce öğrenciyken part time çalışıtığım firmanın benim için otomatik açtığı Agesa'nın BES'i. Agesa'da cüzi bir meblağa birikmiş fon yatırımlarının getirisiyle. Onu çekmek istiyorum ama bu konulardan hiç anlamıyorum. Direkt iptal edince kesinti vs olur mu? Devlet katkısı gider muhtemelen ama sıkıntı değil. Kapatmak istiyorum o BES'le ilişkimi aynı zamanda. Bilgim sıfır, basitçe anlatırsanız bu konuda tecrübeli abilerim ablalarım çoook sevinirim. Tenkyu!
0
bloodymoon
(18.01.26)
Kurumu arayın, çıkmak istediğinizi belirtin. Mail adresinize bir form yollayacaklar. Onu doldurup, atmanız yeterli. Maaşınızdan kesilip bes'e aktarılan tutarı iade alırsınız.
0
cay koy geliyorum
(18.01.26)
5-6 yıl olduysa belki biraz daha bekletmenizde fayda olabilir kesintisi daha az olur. tabi miktar cüziyse önemli olmaz. kesinti kısmını sorarsınız, beklesem ne değişecek diye.

www.agesa.com.tr
0
awlmi
(18.01.26)
Sitesinden ayrılma talebi oluşturman gerekiyor. Devlet katkısı sınırı 5 yıl. Ona hak kazanmış olabilirsin.
-3
arbre
(18.01.26)
awlmi'ye katılıyorum. Hatta o fonu çekip başka BES'e yatır. Kendi kararlarınla. 5 sene sonra oldukça güzel bir para geçer eline.
+1
huladancer
(19.01.26)
(8)

Laptop önerisi

solitude ov the lonliest star
Merhaba,Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk
Merhaba,

Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk aklıma gelen thinkpad modelleri oldu ama buradan da fikir almak istedim.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Macbook ve bağlantı noktası için ayrı aparat
0
hold the door
(18.01.26)
Macbook seçenekler arasında değil maalesef. Windows isteniyor.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Casper Nirvana S100. Gelip iyi değil yazanlar olacak, inanma. Çiçek gibi bilgisayar.
-5
arbre
(18.01.26)
Bütçe sınırınız var. Bence istediğiniz bilgisayarın değiştirilmesi zor ya da imkansız özelliklerine odaklanın, bağlantı noktası meselesini harici bir hub/dock ile kolayca çözersiniz.
0
10551037
(18.01.26)
Hocam senin aradığın laptop msi Cyborg 15 13.Nesil Core i5 bu saydığın özelliklerin hepsi var.
0
komando kani var bende
(18.01.26)
ben thinkpad e serisini pek begenmiyorum, budget olani zaten iclerinde. L olan da eh iste. alinacaksa bence p, t, x alinmali.

business serisi olarak hp elitebook da dusunulebilir 8xx serisi ozellikle.

bu arada notebookcheck veya laptopmedia'da incelemesi olan bir model tercih etmek isteyebilirsiniz.
0
elite crew
(18.01.26)
gaming modellere bakmıyordum, msi cyborg iyi gibi duruyor.

hp omnibooklara bakıyordum elitebookları da göz atayım.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Birkaç ay önce Asus Vivobook S16 aldım ve memnunum şimdilik. Ama ben freedos alıp Linux kurdum Windows'u nasıl kaldırıyor bilmiyorum. Almadan önce okuduğum incelemelerde pil ömrü övülmüştü ve en azından Linux ile çok iyi.
0
peki madem
(18.01.26)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(8)

Bir insan hep sizi son raddeye getirecek kadar tahrik eder?

psmstc
Rahatsız olduğunuz şeyleri bilmesine rağmen sizi tahrik ediyor ediyor ve tebrikler.. son raddeye geldiniz :) ve bu kişi en yakınınız maalesef. sizi tetikliyor her seferinde ve aşama aşama son raddeye getirip sizi patlatıyor.bunu neden yapar aklı başında bir insan gerçekten merak ediyorum. thanks…
Rahatsız olduğunuz şeyleri bilmesine rağmen sizi tahrik ediyor ediyor ve tebrikler.. son raddeye geldiniz :) ve bu kişi en yakınınız maalesef. sizi tetikliyor her seferinde ve aşama aşama son raddeye getirip sizi patlatıyor.

bunu neden yapar aklı başında bir insan gerçekten merak ediyorum.

thanks…
-5
psmstc
(17.01.26)
Belki siz de onu son raddesine kadar tahrik edip sinir ettiğiniz içindir?
-1
Amaranta ursula
(17.01.26)
Annem bu.
-2
Kahvedesu
(17.01.26)
Birden fazla sebebi olabilir. Kontrol manyaklığı söz konusu olabilir mesela. Kimi insanlar başkalarının duygularını yönetebiliyor olmaktan mutlu olur. "Aaa bak nasıl da sinirlendirdim" diyor içten içe mutlu oluyor. Onları yok saydığında delirir bu insanlar.

Diğer bir sebep mutsuz olması ya da sende onda olmayan bişi olması ve kıskanması. Seni kaşıyıp sinirlendirince sevinir. O kendisinde olmayan şeyin intikamını almış gibi hisseder.

Ya da bastırılmış öfke söz konusudur, sana kızmıştır ama söyleyemez. İğneleme, sınır ihlali vs buralardan yürür. Pasif agresif, kontrolcü ya da empati fakiri insanlar böyle oluyor genelde
+3
kullanicadi
(17.01.26)
İlgi istiyor ilgi ver
-6
arbre
(17.01.26)
Kadınların genel özelliğidir
-1
osssy
(17.01.26)
Huyu neyse öyle davranıyor.

Sen en baştan tepkini göstermiyorsun.
0
yurtsuz john
(17.01.26)
Kim olduğuna göre değişir. En baştan yurtsuzun dediği gibi en başta tepki göstermek gerek. Kim olursa olsun
0
pembediken
(17.01.26)
Bazı ilişkilerin dinamiği budur; özellikle iki kişi arasında bir güç asimetrisi varsa görece güçsüz olan taraf durumu eşitlemek için güçsüzlüğünün avantajını bu şekilde kullanabilir. Yani karşı tarafı provoke edip sonrasında mağdur rolüne bürünerek artık amacı neyse ona ulaşmaya çalışabilir. Tabi ki bu sağlıklı bir ilişki değil.
0
salihdt
(18.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(11)

Artık neden hiç ifşa olmuyor?

thesomberlain
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
0
thesomberlain
(16.01.26)
Herkesin malı ortada ki artık
+2
substituent
(16.01.26)
buradaki insanlarin ciddi bir kismi sirf 6 ay once bir yorumu begenmedigi icin fotodan kimligi bulup diger yorumlardan bir seyler secip isyerine ailelere yayacak insanlar. tabii olmaz ifsalar
+16
aguen
(16.01.26)
Ben yapıyorum gülelim eğlenelim diye ama katkıda bulunan pek olmuyor.

Hatta alttan alttan laf sokmaya çalışıyorlar.
+1
yurtsuz john
(16.01.26)
valla duyuru eski zamanlardaki duyuru değil çünkü. biliyorum çok klişe ama o zamanlar dostluk, kardeşlik vardı yahu. atışmalar, tartışmalar, birbirini sevmeyenler yine olurdu da hiçbir zaman öyle savaş havası gördüğümü hatırlamıyorum. çoğu insan zamanla birbirine aşina oluyordu, o yüzden bu ifşa da keyifliydi. yorumları okuması, hep muhatap olduğun insanları görmek vs...

şimdi en başta işin bu güzelliği ortadan kalktı. daha da önemlisi duyuru'da ruh sağlığı çok bozuk bazı kişiler var, onların olduğu yerde özellikle hiçbir kadın kendini rahat hissedip bu tür aksiyonlara girişmez.
+16
der meister
(16.01.26)
Neler dönmüş olaylara kest. Önceden buluşma bile olmuştu kadıköyde. Yaklaşık 20 kişi gayet güzel muhabbet etmiştik.
+2
🌸thesomberlain
(16.01.26)
Yurtsuz John un ifşalarına denk geldim, vakfıkebir ekmeği gibi maşşallah.
+5
antihero
(16.01.26)
Burada bazı ruh hastalarının üçer beşer hesabı var, insanları cevaplar ve mesajlarla taciz ediyorlar. Fotoğrafa, isim bilgisine sahip olduklarında neler yapacaklarını tahmin etmek zor değil. Böyle bir ortamda kadın ya da erkek kimsenin kendisini güvende hissedip bir şeyler paylaşmaması şaşırtıcı değil haliyle.
+9
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.01.26)
Merak ettiklerimizi gördük.
-9
gabe h coud
(16.01.26)
Eski Duyuru ortamı yok. Çok sıkıntılı tipler var. Engelleme özelliği ipten aldı siteyi. Eksileme özelliği kaldırılsa toksikliği kırılacak.
-23
arbre
(16.01.26)
Eski çamlar bardak oldu knk.
+2
vedatchilipeppers
(16.01.26)
nerde o eski ifşalar, eskilerden kaç kişi kaldık şurada.
0
datnet
(24.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(17)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-27
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-7
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(5)

aselsan'in baska sektorlere ve pazarlara girme ihtimalini nasil buluyorsunuz?

Sour
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik acisindan farkli pazarlara girebilecek sadece aselsan var gibime geliyor. hem guveniliyor da. bir gun quantum bilgisayarlar, humanoid robotlar, yapay zeka modelleme, biyotek gibi alanlara girecegini dusunuyor musunuz? cunku turkiye'den dunyaya acilabilecek (hatta kendimiz icin bile yetebilecek duzeyde) baska bir firma cikmayacak gibi duruyor. en azindan gelecek 10 yilda.
0
Sour
(14.01.26)
Bence sorun üretilecek ürünlerin kalitesine güven değil o alanların özellikle Türkiye'de çok riskli ve maliyetli olması. O tür alanlar çok uzun süre yatırımın karşılığının geri dönmediği alanlar oluyor genelde. Bu da sağlam bir risk sermayesi ekosistemi, stabil ekonomi, güvenilir hukuki ve bürokratik yapılar vb. demek. Bunların da hiçbiri bizde yok.

Aselsan askeri açılımı olan diğer alanlara yoğunlaşabilir ama. Eminim içinde bir yerlerde yapay zeka ve robotiğin askeri uygulamalarına yönelik girişimler vardır hatta. Ancak son tüketiciye yönelik bir şey beklentisi varsa bence o işlere girmezler.
0
salihdt
(14.01.26)
Türk halkının mühendislere güvenmediği düşüncesi tamamen yanlış. Türkiye'de mühendislere aklı başında her insan saygı gösteriyor. Baykar, Roketsan, Togg ürünlerinde Youtube yorumları övgü dolu.

Bahsettiğin alanlar değil ama başka alanlara girmenin çok pozitif olacağı ürünler var. Mesela MR cihazı üretmek Aselsan için mükemmel bir yatırım olur. Canon'un MR cihazı ürettiğini kaç kişi biliyor mesela?
-3
arbre
(14.01.26)
aselsan o işlere giremez. devlet kurumu gibi hantal ve bürokratik.
ayrıca tüm odağını savunma sanayine-tsk hizmet etmeye kaydırmış durumda.
0
orpheus
(14.01.26)
Aselsan, m11 metro hattı (ist havalimanı hattı)’nın sinyal sistemini yaptı. Şu ana kadar gayet iyi çalışıyor gibi görünüyor.

Tcdd, yeni hatlarda aselsanın sinyal sistemini kullanacaktır herhalde.

Metro İstanbul yeni hatlarda kullanmıyor diye biliyorum. Onlar alstom kullanıyor. Sanırım sinyal sisteminin ihalesi daha önce alstoma verildiğinden, aselsan kullanmıyorlar.

Tabii burada aselsanın da ihaleye katılması gerekiyor.

İşin ucunda maliyet var. Aselsan, alstomdan daha düşük fiyat vermediği sürece en fazla tcdd alır yani.
0
substituent
(14.01.26)
orada calismasam da sektorden dolayi aselsan'a sayisiz kere girip ciktim.

aselsan devlete satarak buyuyor. ki zaten kendisi devlet kurumu. bist'te olmasini bir kenara birakirsak vakif sirketleri dupeduz devlete baglidir, ve devlet kurumu gibi calisir. calisanlarin is garantisi, is alma sekilleri falan ayni devlet gibidir.

boyle bir noktada aselsan'dan baska bir is yapmasini beklemek dogru olmaz. iyi yapamazlar zaten. buyurler mi buyurler ama kaliteli mal cikmaz.
0
antikadimag
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(9)

Instagram hesabi acmak gerekiyor mu

ahm1
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
+2
ahm1
(13.01.26)
Aç tabii ki. Telefon daha özel bir şey ve demode.

Edit: Vasıfsızlar bunun neyini eksilemiş.
-13
arbre
(13.01.26)
Creepy değil. Doğrudan herkes telefon numarasını vermek istemeyebilir, Instagram diğer sosyal medyalara göre bu konuda daha iyi bir aracı.
0
black holes in the sky
(13.01.26)
Ben artık baskılara dayanamayip accam bir tane. Flörtte direk eksi yazıyor. Garip oluyor

Bir iki foto koyarım. Sonra manzara filan.

Sende açıp kesfete takılmadan kaliteli hesaplar takip edebilirisn. Benim cok girmemek icin yöntemim tarayıcıdan kullanmak. Bunu yapabilirsin.

Telefon vermeden güzelce mesajlaşmayı yolu telegram bu arada
0
ırene adler
(13.01.26)
Herkesin sarı sitede satış yaptığı bir piyasada arabanı satacak olsan arka cama “satılıktır” yazmakla yetinir misin? Herkes alacağı arabayı orada arıyor. İlan açmak da yetmiyor; modelini, km’sini, kaza geçmişini, avantajını dezavantajını, hangi koşullarda kullanıldığını alıcının anlaması gerekiyor.

Aynı hesap.
+1
lazor
(13.01.26)
Bence açmak gerekmiyor, evet bazen bir kanala/bilgiye ulaşmak zorlaşıyor ama şart değil bir çözüm bulunuyor. Bir de bence telefonunu vermek, özel hayatını, kişisel fotoğraflarını tanımadığın biriyle paylaşmaktan daha güvenli.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
İletişim için Instagram istemek ve hiç Instagram kullanmaysn birinin sırf bu sebeple Instagram açması asıl sorun bence. Niye başkalarına göre yaşayalım ki. Instagram var mı diyene farklı sosyal medya hesaplarım var denilebilir veya telefon numarasını vermek istemeyenle de iletişime girilmez.olur biter.
+3
egerbiryolcu
(13.01.26)
Bence gerekli falan değil. Telefonunu istemekte de hiçbir beis yok.
+2
cay koy geliyorum
(13.01.26)
biriyle tanışmak için olmasa da instagram günümüzde şart. bir zaman çizelgesi, ayrıca kimi takip ediyorsun, takipçilerin kim, fikir veriyor. yeni açılmış bir instagram hesabı ise mesela, bana şüpheli geliyor.
0
tabudeviren
(13.01.26)
sen şart diyenlere bakma. instagram sanki bir şeyleri çok anlamlı kılıyormuş gibi, herkes sahte, kendi olmayan profillerle takılıyor. belki flört esnasında instagram kullanmayan birine denk gelirsen onunla evlenebilirsin bile. (evlilik kötüdür, evlenmeyin)
0
fugnar
(13.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(12)

Herkesin maks 25 yasinda oldugu is yeri

Kittie
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.2 farkli arkada
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.
Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.
Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.
2 farkli arkadasima sordum. Ikisi de benim hic aklima gelmeyen bi sey soylediler.
Ciddi bi jenerasyon farkin olacak is arkadaslarinla. Amirin bile 30 yoktur dediler. Tam bir teyze olacaksin onlar icin nesil cok saygisiz can acitirlar falan dediler.
Bu gencler bana bu sekilde mobbing yapabilirler mi ya?
Herkes ne dusunuyorsa soylesin lutfen.
Tesekkurler
0
Kittie
(12.01.26)
yeni jenerasyon inanılmaz kötü. muhtemelen yaparlar.
0
oekuklu
(12.01.26)
spesifik bir sağlık sorununuz yoksa bence ayakta durmakla ilgili sorun yaşamazsınız. yani 40'lı yaşlarında pek çok sahada görev yapan, ayakta durmaktan da öte koşan koşturan çalışan insanlar var.

jenerasyon farkı olabilir ama bu iyi de olabilir. yani mesela onlar daha öğrenci ya da yeni mezunken siz bu işi daha bir disiplinli, olgunlukla ve gençlerin saygı duyduğu bir karakter olarak yaparsanız çok hızlı bir şekilde şef, yönetici falan olabilirsiniz. türkiye'de özellikle işte takımdaki en yaşı büyük - olgun kişinin terfi alması gibi, daha sorumluluk sahibi pozisyonlara konulması yaygın bir şey.
+2
gitdaddy
(12.01.26)
Hiçbir şey olmaz. Kabul et. Tersine keyifli.
-4
arbre
(12.01.26)
denemekten ne kaybedersin ki? ayakta çalışmaya alışık değilsen ilk bir hafta biraz pestilin çıkar.
0
lazpalle
(12.01.26)
tüm gün ayakta durmak zor bence. bana zor gelirdi, molalar ne kadar o önemli. iş zor.
0
jelly bear
(12.01.26)
lanet bir işte çalıştım 30 yaşındayken. arkadaşlarımın çoğu 16-20 yaş arasındaydı, akranım diyebileceğim sadece iki kıdemli kişiydi ki ben hem yaşlı hem de rütbe olarak en tırt elemandım. şu komik mafya oyunu reklamları var ya level 1 zavallı o hesap.

işle ilgili en son dert ettiğim durum buydu. aksine çocuklar bana toplu taşımadaki yaşlı muamelesi yaptılar, yardımcı oldular, kolladılar.

bu biraz da şans işi ama bunu dert etme derim biz hangi ortama girersek girelim yaşlı kalma riskimiz var artık. zaten çalışmaya gidiyorsun tanışma etkinliği değil neticede :) evet normalden bir tık sıkıcı olabilir, aranız ne kadar iyi olursa olsun o jenerasyon farkını hissedecek ve işte onlar kadar keyifli vakit geçiremeyeceksin (eğer öyle bi ihtimal varsa) ama çalışanların genç olmasından çekinme.
0
der meister
(12.01.26)
Hiç belli olmaz bu iş için bırakacağın başka bir işin yoksa eğer gitmemek aslında riskli olur, belli olmuyor z kuşağında iyi yetişmişlerde çıkıyor, kendi iş yerimde çok tatlılar açıkçası ik iyilerini bulmuş bize.
0
eja
(12.01.26)
Dene, yapamazsan çıkarsın. Bir iş yerimde yaşlar o civardaydı. Patron da benden 10 yaş küçüktü.
-1
Kahvedesu
(12.01.26)
bence denenebilir, bir ay sonra onların amiri olursun.
0
duyuruuser
(12.01.26)
havalimanında çalışıyorum, devamlı ayakta olmak ve çalışan profili duty free işi gibi geldi bana. tabii ki yorucu bir iş olur ama eğer biraz dayanırsanız olgunluğunuzla yükselmek için (en azından marka temsilcisi olmak için) öncelikli tercih olabilirsiniz gerçekten çünkü hakikaten o genç çalışan profili daha umursamaz oluyor, geçici iş gözüyle baktığından sahiplenici olmuyor. denemekten zarar gelmeyeceğine katılıyorum.
0
phoarbix
(12.01.26)
doğal amir olursun aralarında. kim takar yeni jenerayonu.
0
jamswety
(12.01.26)
patron ben olacaksam hic sikinti yok.
ayni seviyede olacak isek olmaz
0
cooperr
(12.01.26)
(2)

youtube iceriklerini gorememe

ala09
sayfada 50 tane video var bana sadece 3-5 shorts gözüküyor videoyu isimle aradığımda bulamıyorum ama geçmişten girdiğimde bir saatlik video mesela normal oynatabiliyorum bazen oynatma listeleri olarak çıkıyor karşıma bazen hiç çıkmıyor ben bu arama butonunda bir şey eksik mi yapıyorum niye bazen bul
sayfada 50 tane video var bana sadece 3-5 shorts gözüküyor videoyu isimle aradığımda bulamıyorum ama geçmişten girdiğimde bir saatlik video mesela normal oynatabiliyorum bazen oynatma listeleri olarak çıkıyor karşıma bazen hiç çıkmıyor ben bu arama butonunda bir şey eksik mi yapıyorum niye bazen bulabiliyorum bazen bulamıyorum?
0
ala09
(11.01.26)
Youtube arama kısmı tamamen öne çıkarılan videolardan oluşuyor. Eski Youtube yok.
-3
arbre
(11.01.26)
@konusma ben evet hepsini deniyorum aradigim videoya ulaşamıyorum sayfada da her tuşa basıyorum olan videoyu goremiyoruz
0
🌸ala09
(11.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.