Giriş
(4)

Avatarın 2. Filmini izlemeye gerek var mı

condom kurşunu
İlk filmi izlemiştim son filme gidelim dedik ama ben 2.yi izlemedim. Anlamaz mıyım?
İlk filmi izlemiştim son filme gidelim dedik ama ben 2.yi izlemedim. Anlamaz mıyım?
0
condom kurşunu
(26.12.25)
Arkadaşlarına söyle anlatsınlar sana. Görsel şöleni haricinde hikayede öyle aman aman bir şey yok.
0
boray eris
(26.12.25)
Sinemada izlemiştim, çok güzel, izle
-2
arbre
(26.12.25)
Anlamsız uzun saçma sapan aynı hikayeler insanlar aptal yerine koyuluyor ve gizli güçlü şeyler. Mühendisleri aptal yerine koyma minvalinde birşey.
-1
baldan kaymak
(26.12.25)
yok
0
sanal hayvan
(26.12.25)
(5)

İlişkide Sınırları Belirlemek ile İlgili

lapetitemort
Hani derler ya, ilişkide sizi rahatsız eden şeyleri en baştan konuşun, anlaşın diye. İlişkiyi bitirici olmayan ama en iyi ihtimalle huzursuzluk yaratacak bir konu için soruyorum bunu. Bu durumda "bu ilişkide ZYZ olmayacak" şeklinde çerçeveyi en başta çizer misiniz?
Hani derler ya, ilişkide sizi rahatsız eden şeyleri en baştan konuşun, anlaşın diye. İlişkiyi bitirici olmayan ama en iyi ihtimalle huzursuzluk yaratacak bir konu için soruyorum bunu. Bu durumda "bu ilişkide ZYZ olmayacak" şeklinde çerçeveyi en başta çizer misiniz?
0
lapetitemort
(25.12.25)
İlişkinin en başında, bu iş arkadaşlık romantik ilişkiler olabilir, insanlar sınırları test eder. O yüzden baştan konuşmakta fayda var.
0
anten
(25.12.25)
Kendime de partnerime de net sınırlar çizerim, sınır test edildi diye ilişkiyi çöpe atmam, ama o sınırı kafasına vura vura tekrar gösteririm. Canımı sıktığı her hadisenin kalıcı bir bedeli olur. Partner bu bedelleri taşıyamaz hale geldiğinde ise ilişki biter. Örneğin tiyatro izlemeyi seviyorum ve partnerimi davet ettim, ama benim bu zevkime hakaret eder gibi bir yaklaşımı oldu, o partnerin benimle tiyatro oyunu izleme şansı sonsuza kadar yok olmuştur. Başkalarıyla gider ama partneri asla dahil etmem , içim soğumaz. Böyle böyle partnerin kendine hayatımda yer bulamayacak kadar küçülüp silinmesine izin veririm kısaca.
0
loch ness
(25.12.25)
Böyle bir şeye gerek yok. Takılmalık kızla takılırım, evlenilecek kızla evlenirim. Birini birine dönüştürmeye çalışmak anlamsız bir çaba. Seninle olmak isteyen zaten her şeye dikkat eder, senin sınır koymana gerek kalmaz. Ben erkek kankası olan kıza erkek kankan olmayacak demek yerine erkek kankası olmayan kızı seçersem kafam rahat olur.
-2
arbre
(25.12.25)
kemal kılıçdaroğlu' nun seçim vaatleri gibi madde madde yazılı metinden okunmaz tabi.

hani gidip 'köpeklerden nefret ederim' gibi bir cümleyi köpek korkusu olan sevgilinize fol yok yumurta yokken dikte etmenize gerek yok.

saygı ve sadakat ve varsa tikleriniz dışındaki hassasiyetlerinizi zaman şekillendirsin. zamanla birbirinizi tanıyın.
0
galahad reloaded
(25.12.25)
Yengenin bulduğu adayla tatlıcıda buluşup tanışıp, evlenip evlenemeyeceğinizi değerlendirdiğin bir senaryoda böyle bir şey olabilir.

Normal bir ilişki ise böyle izdivaç programı gibi kriterlerini sıralayıp taliplerini beklediğin bir organizasyon değil. İnsanların sınırları, doğruları, değerleri vs kalın kalın çizgilerden ibaret de değil. En baştan, daha muhabbet bile kurmadan sana uyan uymayan kimi şeyleri de görebilirsin, ilişkin yıllandıktan sonra fark ettiğin şeylerle de karşılaşabilirsin. (Sansasyonel şeyler olmasına gerek yok)

Kendi açından da bilmediğin farkında olmadığın şeylerin farkına varabilirsin.

İlişki öyle yönergesi, reçetesi olan bir şey değil. “Baştan konuşurum kafan rahat olur” yahut “baştan söyleseydin böyle bir sınırın varsa” gibi bir dünya yok.

Rodeo gibi bir şey.
0
lazor
(25.12.25)
(18)

Sevgilimden Bunu İstemeye Hakkım Var Mı?

lapetitemort
Geçmiş ilişkilerimden bir soru. Çokça tartışması olmuştu.Kız tarafının çok yakın olduğu transeksüel bir arkadaşı var. En yakın arkadaşı diyebiliriz hatta ve 8 yıldır tanışıklıkları var. O transeksüel kişinin de kendisi gibi başka transeksüel arkadaşları olduğu için onlarla da zaman zaman görüşüyor.
Geçmiş ilişkilerimden bir soru. Çokça tartışması olmuştu.

Kız tarafının çok yakın olduğu transeksüel bir arkadaşı var. En yakın arkadaşı diyebiliriz hatta ve 8 yıldır tanışıklıkları var. O transeksüel kişinin de kendisi gibi başka transeksüel arkadaşları olduğu için onlarla da zaman zaman görüşüyor. Bu transeksüel bireyler bedenini satarak geçimini sağlıyor. Ortamları çok iyi değil. Uyuşturucu yok ama bolca alkol tüketimi ve yoğun küfür kullanımı var. Bunlardan bağımsız değerlendirdiğinde ise arkadaşlık bağları kuvvetli ve zor zamanlarda destek olmuşlar.

Erkek tarafı ise bu durumu ilişkinin ciddiye dönüşmesinin önünde engel olarak görüyor. Çocuğum olursa bu örneklerle karşılaşmasın istiyor. Bu sebeple kız arkadaşının bu kişi ile iletişimini kesmesini istiyor.

Erkek tarafı bu talebinde haklı mıdır sizce?
0
lapetitemort
(24.12.25)
talep edip rahatsızlığını dile getirebilir ama diretemez veya karşı tarafı suçlayamaz -bence-.
+7
gobekliraki
(24.12.25)
uyumlu bir çift değiller, aynı görüşleri paylaşmıyorlar. erkek haklı değil.
+8
deartheodosia
(24.12.25)
Erkek tarafi tarihte ne zaman hakli olmuş ki zaten :)

Haklısın dostum, cigerine kadar haklisin. Birak bir hayat kadini yakin arkadasi, is arkadasinla normal arkadasligin batar kadin milletine. Bu rahatsizlik default olarak on geliyor hepsinde.

Ayrilman lazim.
-3
duster
(24.12.25)
O tip bir kızla konuşmam bile. Yalnız kalmamak için seviyeyi bu kadar düşürmeye gerek yok ya.

Bunu eksileyenler haha
0
arbre
(24.12.25)
hak adalet aramak gereksiz. sana uygun değil, ayrıl.
+5
jelly bear
(24.12.25)
senin isteme hakkın var ama onun da kabul etmeme hakkı var. en iyisi koşarak uzaklaşmak
+9
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(24.12.25)
istemek ve ayrılmak hakkın.
+4
koela
(24.12.25)
Böyle hasta bir kadınla sevgili olunmaz. Transbireymiş de bedeni satıyormuş muş. Ne kadar da naif ve normal söylüyorsun ya? Garipsiniz
+1
benaslindayohum
(24.12.25)
öncelikle "arkadaşlık bağları kuvvetli ve zor zamanlarda destek olmuş" insan sırf partneri istedi diye bence arkadaşlarını satmamalı, terk etmemeli.

rahatsızlığınızı bence hatalı bir varsayım üzerinden kuruyorsunuz. bu senaryoda partnerinizin çocuğu "uyuşturucu yok ama bolca alkol tüketimi ve yoğun küfür kullanımı var" olan bir yere götüreceğini ve partnerinizin arkadaşlarının da çocuk yanında ona uygun davranmayacak insanlar olduğunu düşünüyorsunuz. yani hem partnerinize güvenmiyorsunuz, hem de çevresindekilere güvenmiyorsunuz. güvenmediğiniz insanlarla çocuk sahibi olmayı geçtim, birlikte de olmayın zaten.

peki sizin için sorun arkadaşların trans olmaları mı, geçimlerini sağlama şekilleri mi yoksa her ikisi de mi? yani trans değil de güzellik algınıza uyan "kadın" olsalar ve yine geçimleri aynı olsa fikriniz değişir miydi? ya da trans ama sizin için muteber bir iş kolunda türkiye ortalamasının üzerinde bir geliri olsa fikriniz değişir miydi?
+5
tnz
(24.12.25)
yani siz bir ilişkiye başladığınızda bunları zaten biliyor olmanız lazımdı ki biliyorsunuz da zaten. eğer sizi rahatsız ediyorsa bunu dile getirin ve kendisini de zor durumda bırakmamak için ayrılacağınızı söyleyin. öteki türlü müdahaleye giriyor ve asla mutlu olmazsınız.
+1
elektr10
(24.12.25)
yani erkekler genel olarak bir kadını görüp beğenip sevgili olduktan sonra da "şununla görüşme bununla görüşme" diye manipüle ettikleri için bu soruya şaşırmadım. benim eşim de sevgili olduktan sonra normal erkek arkadaşlarımla görüşmemi istememişti ki görüşmedim de sonra gerçekten.

sen kızı tanıdığında onun arkadaşlarını da biliyordun. o hali ile sevdin, şimdi de o arkadaşlarla görüşmesin diyorsun, bence bu haksızlık. ben senin yerinde olsam kötü arkadaşlarla takıldığını bildiğim biriyle hiç sevgili olmazdım. neyse sevgili oldun diyelim ben olsam dediğim gibi karışmazdım takılmasına. zaten insanın yaşı ilerledikçe arkadaşlarla görüşme sıklığı azalıyor ister istemez. yani sen karışmasan da belki görüşmeyecekler sonradan.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
Sen böyle bir soruyu böyle bir ortamda nasıl sordun? Sorunun içinde kadın erkek var, trans var, “seks işçisi” var, aile-çocuk var, var oğlu var. “Allah Allah, Kontesi Kim Sikti?” Fıkrası gibi bir kombinasyon :)

Erkek tarafı normal, ortalama, sıradan bir insana benziyor. Böyle birinin, Fuhuş yapan trans bireylerle standart bir sosyal ortamı paylaşan biriyle bir ilişki içinde bulunması bile tuhafken bir de evlenmekten, çoluk çocuktan bahsediyoruz. Olacak şey değil. Öyle ki, olacak şey olmadığını dile getirmek bile tuhaf Geliyor kulağa. Troll soru mu acaba diye düşünüyorum.

Bu kişinin yaklaşımının tersi, yol kenarında müşteri bekleyenleri kurşuna dizmek değil tabii ki. Ama bahsettiğin şey de bir yerde zor durumda bir ihtiyaç içinde olan birisine insani olarak yardımda bulunmak gibi bir şey değil.

İsteme hakkın var mı; herkesin her şeyi isteme hakkı var. Faydası olur mu; bir bok olmaz. Zaten içten içe bu insanın saçma sapan işler peşinde olan biri olduğunu düşünmüyor musun? İçten içe hakir görmüyor, kınamıyor musun? Daha ne evlenmesi ne çocuk yapması? “Düzgün bir yola getirmek” falan gibi bir düşüncen var sanırım. Öyle bir şey yok. Bu ortamda bir abukluk görüyor olsa zaten kendi bulunmazdı.

Senin söylemenle kendini izole etmesi ancak “sana uyum göstermek”le sınırlı olur. Onun gerçekleri seninkilerden ÇOK farklı. İlelebet bu ortamlara girmemeye bile karar verse, bakış açılarınız arasındaki bu kadar keskin farklılıklar başka konularda da ortaya çıkıp çatışma yaratacak.

Özet: hakkın var. Sonuç alamazsın. Bu işin olurunu düşünmen bile saçma. Her topal atın bir kör alıcısı çıkar. Hayatında biri olsun diye kendini böyle bir durumun içine sokma. Hemen kendi yoluna bak.
+3
lazor
(24.12.25)
değildir. örneğin kız arkadaşın bir sürü biseksüel veya lezbiyen arkadaşı olsaydı hangisini nerede kündeye getirebilirim diye düşünecekti.
-1
galahad reloaded
(24.12.25)
Haklıdır. illa trans olmasına da gerek yok. Kadın olup, fahişelik yapan birileriyle de arkadaş olsaydı, aynı durum. Para karşılığı bedenini satan kişilerin, ahlaki seviyeleri düşüktür. Para için her şeyi yapabilirler.

Böyle büyük anlaşmazlıklarda net olmak lazım. Oturulur, konuşulur, düşünmesi için süre verilir. Anlaşılmazsa da ayrılırsınız...

.
+1
kartallar yuksek ucar
(24.12.25)
hakkın var. sonuçta ilişki fedakarlık işi. kabul etmezse sen de lezbiyen arkadaşlar bul.
+1
mikahakkinen
(24.12.25)
bir erkeğin, hayatındaki kadına yol göstermesi, dejenere ve tehlikeli ortamlardan uzak tutmaya çalışması kadar "illişkiye dair" bir şey daha olamaz benim gözümde. bunu yapmayan erkek, o kadın ile ilişki içinde değildir. böyle bir kişiyi deneyimliyor ve nihayetinde çıkış stratejisini de baştan tasarlıyordur ki ancak böyle umursamayabilir.
+1
loch ness
(24.12.25)
senin en yakin arkadaşın bir fahise olsaydi. Sen de surekli genelevlerde, pavyonlarda takilsaydin, kiz arkadasin sorun eder miydi?
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(24.12.25)
evlilik teklif edilmemiş, hatta evlenilecek kişi olduğundan emin olunmamış, ancak ileride doğacak çocuğunu düşünüyorsun öyle mi?

biraz hızlı, biraz fazla ileri görüşlü değil mi? belki evlenip başka şehire gidicen ne biliyon ki?
-1
selam
(25.12.25)
(3)

Moment ne zaman tork oldu?

yadigar
Biz lisedeyken (90’lar) fizik dersinde, kuvvetin döndürücü etkisini “moment” olarak işlemiştik. Öss kitaplarında da konu “denge-moment” olarak geçiyordu. Şimdi 11. Sınıf kitabına baktım (11. Sınıf fizik) moment yok. Aynı konuyu “tork” diye öğretiyorlar. İngilizce mühendislik okudum, biliyorum konunu
Biz lisedeyken (90’lar) fizik dersinde, kuvvetin döndürücü etkisini “moment” olarak işlemiştik. Öss kitaplarında da konu “denge-moment” olarak geçiyordu.

Şimdi 11. Sınıf kitabına baktım (11. Sınıf fizik) moment yok. Aynı konuyu “tork” diye öğretiyorlar. İngilizce mühendislik okudum, biliyorum konunun ingilizcesinin “torque and equilibrium” olduğunu, ikisinin aynı şey olduğunu. Sadece, hangi yıldan beridir lise müfredatında isminin “moment” değil de “tork” olarak öğretildiğini soruyorum.
+2
yadigar
(24.12.25)
Liseyi 2011'de bitirdim. Moment lise 2 konusuydu. Tork kullanılmıyordu. Bu yıldan sonra olabilir. Yakın zamanda büyük müfredat değişikliği olmuştu.
0
arbre
(24.12.25)
hesabi ayni. statik sistemlerde moment, dinamik sistemlerde tork denir.
0
antikadimag
(24.12.25)
Liseye 2010'da başladım. Ortaokulda tübitak fizik olimpiyatlarına hazırlanıyordum. Orada görürken müfredatta adı moment'ti, biz liseye geçince tork olmuştu ama daha yeni geçiş dönemiydi herhalde çünkü hocalar da genelde moment demeye devam ediyordu. Yani tahminimce 2010-2011 arası değişti diye düşünüyorum.

Gemini'a sordum şimdi;

"Türk lise fizik müfredatında "Moment" isminin "Tork" olarak değiştirilmesi, 2007 yılında hazırlanan ve kademeli olarak uygulamaya konulan Ortaöğretim Fizik Dersi Öğretim Programı ile gerçekleşmiştir.

Bu değişim süreci ve detayları şöyledir:

Değişimin Başlangıcı (2007 Müfredatı): 2007 yılında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayınlanan yeni fizik müfredatında, kuvvetin döndürme etkisi için kullanılan "Moment" terimi yerine uluslararası terminolojiye uyum sağlamak amacıyla "Tork" ifadesi kullanılmaya başlanmıştır. Ancak bu geçiş döneminde ve sonraki birkaç yıl boyunca ders kitaplarında ve sorularda "Tork (Kuvvet Momenti)" şeklinde parantez içinde eski ismiyle birlikte kullanımı yaygın olmuştur.

Tam Yerleşme (2013 ve Sonrası): 2013 ve 2017 yıllarında yapılan müfredat güncellemeleriyle birlikte "Tork" kullanımı standart hale gelmiş ve "Moment" ismi büyük ölçüde terk edilmiştir. Günümüzde 11. Sınıf "Kuvvet ve Hareket" ünitesi altında "Tork ve Denge" başlığıyla işlenmektedir.

Uygulama Tarihi: 2007'de yayınlanan program kademeli olarak uygulandığı için, 11. sınıf konusuna denk gelen bu değişikliğin sınıflarda ve üniversite sınavlarında (o zamanki adıyla ÖSS/LYS) tam olarak karşılık bulması 2010-2011 yıllarını bulmuştur.

Özetle; resmi olarak 2007 müfredatı ile literatüre girmiş, 2010'lu yılların başından itibaren de "Moment" kelimesinin yerini tamamen "Tork" almıştır."

böyle bir cevap verdi
0
nundu
(24.12.25)
(4)

Kariyer Danışmanlığı Desteği

sndnzr
Merhabalar, amacım suçlama değil fakat gerek yetiştiğim aile gerekse olduğum kişi olmam nedeniyle ne iş görüşmelerinde başarılı olabiliyorum ne de bir üst pozisyona çıkabiliyorum. İnsan yönetimi, mavi yaka yönetimi ve görev verme konularında sıkıntım olduğunu düşünüyorum. Bu problemi çözmek için İz
Merhabalar, amacım suçlama değil fakat gerek yetiştiğim aile gerekse olduğum kişi olmam nedeniyle ne iş görüşmelerinde başarılı olabiliyorum ne de bir üst pozisyona çıkabiliyorum. İnsan yönetimi, mavi yaka yönetimi ve görev verme konularında sıkıntım olduğunu düşünüyorum.

Bu problemi çözmek için İzmir'de psikolojik destek veya danışmanlık desteği alabileceğim kurumlar veya kişiler önerebilir misiniz ? farklı önerileriniz varsa onlara da açığım. Tek başıma halledemediğimi düşünüyorum.
0
sndnzr
(23.12.25)
Yaz bana problemlerini. Mavi yakayla tecrübem var. (Mühendisim)
-2
arbre
(23.12.25)
izmir ticaret odasının bahsettiğiniz konu başlıklarında sık sık eğitimleri oluyor.

ilgilendiğiniz eğitmeni kayıt yaptırmadan önce araştırmanızı öneririm, bazen çok uyduruk firmalarla bazen de gerçekten alanına çok hakim uzmanlarla çalışıyorlar eğitmen olarak. bu tarz eğitimlerde farklı yönetici ve yönetici adaylarıyla da tanışıp fikir alışverişinde bulunabilir, deneyim paylaşabilirsiniz.

mesela aralık ayında varmış size hitap edecek pek çok eğitim;
izto.org.tr

sohbet etmek isterseniz de mesaj atabilirsiniz.
0
Phoebe
(23.12.25)
Yanıtlarınız için teşekkürler, fakat ben daha temel bir problemim olduğunu düşünüyorum. İnsanlara hayır diyememe, sınır koyamama gibi çok temel şeyler. Aşamadığım bu noktaları çözmek için bir yol arıyorum. Bu bütün iş hayatıma yansıyor.
0
🌸sndnzr
(23.12.25)
o zaman siz kariyer danışmanlığı değil normal terapi arıyorsunuz, kariyer diye arayarak seçeneklerinizi daraltmayın
+3
mezzosprite
(23.12.25)
(10)

büyük firmaları dolandırma fırsatınız olsa bunu yapar mısınız?

messina123
mesela thy, garanti, a101, turkcell, digitürk. bir şekilde bunları dolandırma fırsatınız oldu. mesela thy'den 10 bine bilet aldınız para ödenmedi ama bileti alabildiniz. veya digitürkün bir açığını buldunuz sezonluk pakede 5 kuruş ödemediniz. veya turkcell 5 senedir size zam yapmayı unutuyor bir şek
mesela thy, garanti, a101, turkcell, digitürk. bir şekilde bunları dolandırma fırsatınız oldu. mesela thy'den 10 bine bilet aldınız para ödenmedi ama bileti alabildiniz. veya digitürkün bir açığını buldunuz sezonluk pakede 5 kuruş ödemediniz. veya turkcell 5 senedir size zam yapmayı unutuyor bir şekilde 50 liraya 50 gb internet paketini kullanıyorsunuz.

ne yaparsınız? bunu devam ettirir misiniz yoksa şirketleri böyle bir durum var şeklinde bilgilendirir misiniz?
-1
messina123
(23.12.25)
thy ve digiturku bilgilendirirdim böyle bir açık var diye.
turkcelli bilgilendirmezdim. zam yapmamak bi açık sayılmaz. bazen tarifeler ucuzlayabiliyor bile çünkü.

ama öğrenciyken yapmıştım böyle bi şey. yemeksepetinden 20 liralık yemeği bedavaya söyleyebiliyordum. hem yemeği söyledim hem de açığı ilettim ama uzun süre düzeltmediler.
+1
jelly bear
(23.12.25)
Yok, günah
+1
arbre
(23.12.25)
hayır yapmam ve firmaya bilgi veririm. insan doğası/psikolojisi erozyona çok açık maalesef. bugün bunu yapıp yakalanmazsa yarın bir bakmış tanımadığı insanları kandırmak çok da zor değilmiş diye düşünecek, biraz daha zaman geçince eşi dostu ütme peşinde olacak, böyle böyle yozlaşma ilerleyecek ve en son aşamada sistemdeki bütün açıkların peşine düşme hırsıyla bir bakmış dark sidea geçmiş, etik, hakkaniyet, vicdan, merhamet ve benzeri değerler kuş olmuş uçmuş ulaşılamaz bir noktaya.
+2
Phoebe
(23.12.25)
Thy ve a101 dolandırmazdım

Thy adında türk var diye
A101 de geliri düşük insanlara hizmet veriyor diye

Kalanlar için de yapardım ama ruhları duymazdı.
Halen bilmediğiniz göz önünde açıkları olan kuruluşlar var.
-5
baldan kaymak
(23.12.25)
fırsatını bulursanız derken şansa karttan falan çekmedi gibi bir durum olursa evet dolandırırım. hiç acımam.
nitelikli şekilde dolandırmam.
+3
plastic_angel
(23.12.25)
Mobil operatör zam yapmayı unutursa gibi bir şey dolandırıcılık değildir. Dolandırıcılık olan şey tanım gereği suçtur, tespit edilirse yargılanırsınız. Kelimeyi yanlış kullanmayalım.
Bazı durumlarda firma zaten sorunu biliyordur ama bakım maliyeti nedeniyle o sorunu gidermeye öncelik veremiyordur. Bu durum tüketiciyi ilgilendirmez.
Ödeme yapılmadığı halde firma tarafında yapıldı görünürse firmayı bilgilendiririm. Sonradan fark edilince ödeme isteyebilir, icra yoluna gidebilir, beklenmedik anda hizmeti iptal edebilir. Hiç gerek yok böyle şeylere. Zaten tutar büyük değilse firma sorumluluğu üstlenir ve ödeme istemez genelde.
Sistemde açık bulmak gibi şeyler duruma göre suç olabilir veya olmayabilir. Kara listeye alınmanıza veya uç durumda hakkınızda suç duyurusu yapılmasına neden olabilir.
+1
mikro patlama
(23.12.25)
Yapmam.
Hırsızlık kimden çalınırsa çalınsın hırsızlıktır benim gözümde.

Bilgi vermekle de uğraşmam, zaten o kadar büyük şirketlere ben öyle bir bilgiyi iletsem de o bilginin gitmesi gereken yere ulaşmayacağını bilirim.
+1
michael_knight
(23.12.25)
gratis yanlışlıkla 2 tane ürün gönderdi. mail attım aradım açan yok. en son şubesine gittim sorumluyla görüştüm. ulaşamıyorum bu ürünün parası bana fazla yattı dedim. biz bile ulaşamıyoruz, hata onlarınsa onlar uğraşsın dedi kendi çalışanı. tekrar mail attım ne geri dönen var ne arayan. bu tarz durumlarda büyük küçük olsun hakkım olmayan bir şeyi almam veya iade ederim.
+1
mikahakkinen
(23.12.25)
Yapmayı çok isterim ama yapamam.
Bazı şeyler insana oturmuyor içim almıyor, illa hemen gidip düzeltiyorum yanlışlığı.
0
mutekebbir
(23.12.25)
aktif olarak dolandirmam ama hata sonucu bir sey olursa hiiic umursamam. thy gibi devlet kurumlari haric.
0
antikadimag
(24.12.25)
(12)

Hayatı güzel yaşamak için kriterleriniz? veya yaşamak istediğiniz hayat

put it in your appropriate place
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar
Hayat güzel be demek için ne olması gerekir sizin için? Kriterler, nelerdir, nedir ve ne değildir size göre? İstediğiniz hayatı biliyor musunuz ve yaşıyor musunuz?

Kendim için; yurtdışı gezileri (yurtiçi de olur), farklı deneyimler, kültürel etkinlikler (standup, tiyatro, kitaplar), güzel restoranlar, bira ile viski tadımı gibi durumlar benim için hayatımı yaşamak oluyor.

Gözüm yükselerde değil. Yurtdışı gezilerinde orta hali basit bir yerde konaklamak yeterli. Gideyim 3-5 gün dolaşıyım geliyim. Bira ile viskide özellikle viski bütçemde giriş seviyesindekilere yetiyor ama bana yeter.

Güzel bir çevrem olsa birde, arada sohbet muhabbet. Arabam yok mesela, olmasına da gerek yok.

Sizde güzel yaşamak kriterleri nelerdir?
0
put it in your appropriate place
(22.12.25)
Bol bol gezmek
Uzun bir tatil
İyi bir yemek
İyi bir şarap
Sevdiğim insanlarla kaliteli bir aktivite
Bolca kitap, bolca resim yapmak
Daha çok sergi gezmek ve konser izlemek
Sabahları iyi bir kahve içmek
Sağlığımın yerinde olması
Kaliteli bir sohbet
-2
suicides underground
(22.12.25)
Güzel soru ama klişeleri aşıp ayrıntılı yazmak zor geliyor. Sağlık ve para. Kalan her şey nasip. Onlarca şehri tek gezersin, çok keyif alırsın ama bir sevgilinle geçirdiğin güzel bir gün ayrı bir şeydir. İnsana hatırlanacak şeyler de gerekiyor. Ya da ne bileyim kendini kültürlü zannedersin ama eğitimin iyi değildir. Yabancı dil bilmeden yaşarsın, tıp mühendislik hukuk eğitimin olmaz, o hayata da iyi demem. Müzik herkes dinler ama çok az insan bir şey çalmayı öğrenir. Çeşitli katmanları var hayatın. İzleyici rolünde olmak da iyi değil. Mesela Ali Koç parası mı yoktu da Fenerbahçe başkanı oldu, en azından elini taşın altına koydu, şampiyon yapamadı ama 2. yaptı. Bu dönemi hatırlar. Hayatı kenardan izlemek yerine içine girmek gerekiyor bazen.
0
arbre
(22.12.25)
Yeterli zamanının olmasıdır. İstediğin şeyi cumartesi pazar ya da resmi tatillerde değil de istediğin anda yapabilmektir bence. Canın deniz kenarında yürümek mi istedi giyinip cikabiliyorsan, ormana gidesin geldiğinde kalkıp gidiyorsan baya iyidir. Yedibucuk beş çalışarak güzel yaşıyorum be denilemez. Ki ben çok güzel hayat yaşıyorum gerçekten istediğim çoğu şeye yetecek param var. Şuan enerji de bulup yapıyorum da ama yorgunum. Oradan oraya sürekli kosturuyorum. Bu sabaha karşı mesela haftasonu gittiğimiz geziden donduk, yedi buçukta işe oturdum. Uyuyup dinlenip uyanıp gordugum yerleri düşünmek bir kaç satır bir şey yazmak isterdim. Ama o an ona vaktım yok. Sonra bir ara yapacagim.

hiç bir istedigimi haftaici mesai saatlerinde yapamıyorum mesela. Saçmalık. Şimdi ben bir çok şeyi yapabiliyor olsam ne olur. Tam olarak anlamlı değil bence.

Canım sıkılıyor.
+5
a perfect lie
(22.12.25)
abd şartlarında yıllık 75 bin dolar kazancın varsa yeterli. daha üstü para yönetme, yatırım stresine giriyor.biz ülkemizde 3,2 milyon yapıyor. ayık 265 bin tl.
istediğim zaman istediğim ülkeye stressizce çıkıp ortalama bir şekilde gezip gelsem benim ekonomime dokunmazsa o zaman istediğim hayatı herhalde yaşarım.
-1
mikahakkinen
(22.12.25)
ABD sartlarinda yillik 75 bin dolara yeter diyen arkadasa ABD'den selamlar. o paraya anca kafaniz suyun ustunde kalir:)
guzel yasamak oncelikle sagligin yerinde olmasi, fiziksel olarak da iyi gorunmek kalan her seyin ucu paraya cikiyor. para mutluluk getirmese bile parasizligin mutsuzluk getirdigi kesin.
0
cairo
(22.12.25)
fiziksel, zihinsel her açıdan sağlık. sevdiklerimin sağlığı. iyi beslenebilmek. iyi, yormayan insanlar, sevdiklerimle çevrili olmak. başımı sokabileceğim, rahatımın yerinde olduğu bir ev. istediğim işi istediğim yerde yapmak. ay sonu kredi kartı ekstresine bakakalmamak.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
gecinmek icin zamanini satmak zorunda olmamak. (bende yok)
iyi bir pasaporta sahip olmak. (bende yok)
saglik. (buyuk oranda var)
+1
antikadimag
(23.12.25)
Sağlık, para, zaman.
0
kumandanim
(23.12.25)
Özgürlük. Para. Sağlık. Cinsellik. Şefkat. Sevgi. Yeni tecrübeler. Seyahat.
0
gabe h coud
(23.12.25)
@cairo miktarı ben bulmadım.
www.givingwhatwecan.org
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Yaşamak için çalışmak zorunda olmamak.
0
Amaranta ursula
(23.12.25)
yilda 75bin dolar gelirle dunyanin hicbiryerinde sorudaki hayati yasayamazsin, zira daha o paranin vergisini vereceksin, kalan parayla da ay sonunu zor getireceksin.
-1
cooperr
(23.12.25)
(9)

Hatun ne demek istiyor?

kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
Şunu yazmış:Her gün suladığım birçiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane devolkanım var. Sönmüş olanı bilesüpürüyorum; ne olur ne olmaz. Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
Şunu yazmış:
Her gün suladığım bir
çiçeğim, her hafta süpürdüğüm üç tane de
volkanım var. Sönmüş olanı bile
süpürüyorum; ne olur ne olmaz.

Erotik bişeyler mi ima ediyor? Vücut bölgelerini? Ne cevap yazmalıyım?
+3
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük Prens, kendi gezegenindeki günlük sorumluluklarını anlatırken bu ifadeleri kullanırdı.
+6
zaman ilac degil insanlar unutkan
(21.12.25)
Çok sağol. Az kalsın çok yanlış yere gidecekti muhabbet. Ben kitaba bi göz atayım.
+2
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
Küçük prens de az değilmiş aq bunlar nasıl benzetmeler.

Edit: ulan küçük prens dediği... yoksa??!
+19
Bruce
(21.12.25)
Belli bir yaşa gelip küçük prens takıntısını atlatamamış kadınlar da red flagdir bu arada.
Sormamışsın ama at kenara bu bilgiyi sonra gelir teşekkür edersin.
+4
mutekebbir
(21.12.25)
Volkan deyince kızışmış olduğunu anlardım ben ya. Buradan yürü.
-10
arbre
(21.12.25)
Direkten döndük. Az kalsın cinayet süsü filminde "Allah'ın izniyle o bombayı patlatacağım" yazan elemanın durumuna düşüyoduk.

"Aman fanusu unutma, rüzgarda üşümesin çiçekcik" yazdım. Her ihtimale karşı "Sönmüş volkanlar her an alevlenmeye hazırdırlar" da yazdım. Kitapta çok iyiymiş bu arada.
+7
🌸kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(21.12.25)
“Her ihtimale karşı” hahahha İçindeki volkanlar hiç sönmesin kertos
+2
tiredofwaiting
(22.12.25)
fazla edebiyattan cırcır olmuş
0
false pretension
(22.12.25)
Bu gönderinin bir parçası olmazsam eksik kalırım.
0
redlinetheturk
(22.12.25)
(6)

Grup arkadaşlığında yasak aşk

Mirabel
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hat
Aynı sektörden bir grup arkadaşsınız- uzun zamandır. Grup içinde bir kız ve bir erkek yakınlaşıyor. Flört + fiziksel şeyler olabilir. Buluşmalardan beraber ayrılıyorlar. Uzun zamandır da sürüyor bu durum. Bu arada ikisi de başkalarıyla evli. Herkes aralarındakini biliyor ve bilmezlikten geliyor. Hatta bunların birbirine olan zaaflarından faydalanıp toplanma falan ayarlanıyor sürekli. Aşırı sahtekar bir ortam.

Siz bu ilişkiye destek olur musunuz yoksa bana ne deyip bilmezlikten gelmeye devam mı edersiniz yoksa buluşmaları keser misiniz? Yoksa başka bişey mi? Diyelim ki taraflar birbirine deli gibi aşık. Tavrınız değişir mi?
0
Mirabel
(21.12.25)
Valla hocam soru bizden çok seninle ilgili. Herkesin ahlaki ilkeleri ve öncelikleri farklı. Benim midemi bulandırır bir parçası olmak istemem.
+9
Amaranta ursula
(21.12.25)
bu olanlara şahit olmak istemezdim. onların yaşadıkları kendilerini bağlar ancak kendi zihnimi de böyle olaylara şahit olarak kirletmek istemez, uzaklaşırdım.

çünkü böyle kötü örneklere şahit ola ola insanlara, ilişkilere güveniniz zedelenir.
+6
love and trust
(21.12.25)
Kanıt toplayıp güzel bir zamanda patlatırdım.
0
arbre
(21.12.25)
Destek olmak ister misiniz demek ne lan hee destek olmak ister misiniz demek ne?
+2
dedeminhirkasi
(21.12.25)
Böyle çirkin bir ilişkiye şahit olmaktansa o ortamda bulunmamayı tercih ederim.

Bu tip insanlardan tiksinirim. Asla görüşmem
+1
suicides underground
(21.12.25)
ne destek olurum ne de engel, beni baglamaz.
uzakta dururum, bulasmam.
0
cooperr
(21.12.25)
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(3)

Chatgpt ne için kullanıyorsunuz

arbre
İtalyanca öğrenirken her gün İtalyanca konuşmak için kullanmaya başladım. İyi gibi. Faydası olur mu?
İtalyanca öğrenirken her gün İtalyanca konuşmak için kullanmaya başladım. İyi gibi. Faydası olur mu?
0
arbre
(21.12.25)
Nasıl İtalyanca konuşuyorsun?
0
Kahvedesu
(21.12.25)
Kahvedesu, yazıyla demek istedim. İtalyanca yazınca İtalyanca cevap veriyor, anlamazsam ya da yanlış yazarsam düzeltiyor.
0
🌸arbre
(21.12.25)
Uygulamasında sohbet özelliği var. Çok iyi çalışıyor. Dikte özelliği gibi bir şey düşünmeyin. Aksanınız ne olursa olsun çok iyi anlıyor.
0
substituent
(21.12.25)
(12)

Kişisel gelişim kitapları neden küçümseniyor

egerbiryolcu
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...Neden böyle bir algı var sizceGerçekten içi boş kitaplar mıYüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazan
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...

Neden böyle bir algı var sizce
Gerçekten içi boş kitaplar mı
Yüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazandırmaz
Siz ne düşünüyorsunuz?
+1
egerbiryolcu
(20.12.25)
Çünkü zırva
Hayat tekdüze yaşanan bir şey değil, herkesin hikayesi farklı. Fakat ortada bir kitap ve tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var. Sanki her insan ve her olay aynı gibi.
Sabah 5'te uyanan zengin oluyordu bu arada, ne oldu o iş?
Zırvalık.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(20.12.25)
Adı üstünde aslında; “kişisel”. O yüzden herkes kendi deneyimini yaşayıp, tecrübe etmeli. O yüzden başkasının deneyimi boş geliyor olabilir.
+1
orient blue
(20.12.25)
Küçümsenmesini mantıksız buluyorum. Kişisel gelişim çok zor bir şey değil. Yazanlar belli başlı bakış açılarını yazıyor. Ona bakarsan her kitapta mantıksız şeyler var. Mesela Harry Potter kitaplarını, filmlerini çok severim ama Dumbledore'un gay olması çok saçma bir şey. Adam 5'te uyanın demişse bu niye zırvalık oluyor.
-4
arbre
(20.12.25)
bu amerikan kültürüyle dünyaya yayılmış bir şey. yok kendinin farkına var, yok başarabilirsin, yok teksin cart curt. ulan bu kadar nepotizmin olduğu yerde her yenilgi sonrası deneyip deneyip boka sararsan intihar edersin. saçma sapan. bu iş, bulanların para kazanma alanı oldu. nerde keriz silkeleyen konferans falan verdi.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
Çoğunlukla genel olmasıdır.

tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var.+1
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Önerdikleri, akademik bir çalışmanın mı ürünü? Kaç kişi üzerinde hangi bilim adamları bu çalışmayı yapmış, deneklerden kaçı, bu görüşü uygulayıp başarmış da önerilmiş.

Yoksa yazar, böyle bir bilimsel çalışma yerine oturma organından mı istifade edip 'Bir fikrim geldi.' kitabı yazmış?
+1
Mirket
(21.12.25)
cunku zengin/basarili/vs gibi sifatlara giden yolun sirrini kimse sana $10'a alacagin kitapta soylemez.
bu senin kendinin cozmesi gereken, kitaplarda yazmayan birsey.
birazda sansa ihtiyacin var tabii.

ben bu soruyu direk gidip bunu basarmis insanlara da sordum hatta, cevap yok..
siritiyorlar sadece..ha ben olsam ben de soylemem tabii, altin yumurlayan tavuk var elimde, neden keseyim salak miyim? :D
0
cooperr
(21.12.25)
Çünkü popüler oldu.
Popüler olunca iyi para kazandırmaya başladı.
İyi para kazandırınca bütün üçkağıtçılar pastadan pay almak için sinek gibi üşüştü.
Piyasa sahtekarların yazdığı kitaplarla dolunca da doğal olarak küçük görülmeye başlandı. Bu durum, bütün kişisel gelişim kitaplarının uydurma olduğu anlamına gelmiyor tabi ama sapla saman birbirine karıştığı için iyi araştırmak, gösterişli ve özellikle de maddi türden vaadleri olanlardan uzak durmak gerek.
0
mikro patlama
(21.12.25)
“kişisel gelişim” diye etiketlenen kitapların bir kısmının altı gerçekten boş olabiliyor. pozitif düşün her şey düzelir, evrene olumlu mesaj gönderelim geri dönsün, ya da sırf çarpıcı olsun diye söylenen 5’te kalkarsan zengin olursun gibi iddialar falan... bilimsel dayanağı olmayan bu tarz çok fazla kitap var ve o yüzden insanlar ismine bakıp mesafeli duruyor.

ama bir de “kendine yardım” diye ayrı bir kategori var. bunlar bilimsel temeli olan, sağlam kuramlara dayanan ve ruh sağlığı profesyonellerinin terapiye destek olarak sıkça önerdiği kitaplar. hayatı yeniden keşfedin de bu grupta. bilişsel davranışçı yaklaşımın bir dalı olan şema terapi yöntemleriyle çocukluktan beri kurduğumuz ilişkilenme biçimlerini, yaşadıklarımızın bizde oluşturduğu inanç kalıplarını ve bunların bugün ilişkilerimizi, seçimlerimizi ve hayat tarzımızı nasıl etkilediğini fark ettirmeye çalışan bi kitap. “iyi düşün iyi olsun” demiyor, bu kalıplar gerçekten işimize yarıyor mu, yoksa bizi mi sabote ediyor, oraya bakıyor.

ben bu kitabı gerçekten kendini tanımak ve değişmek isteyen herkese çok öneriyorum
+2
mezzosprite
(21.12.25)
Kitaplar, ben bunu yaptım benim kendi hayat tecrübem siz de belki bir fikir edinirsiniz diye satılmıyor. Kişisel Gelişimdeki kişiden kasıt satın alan. Yazar, satın alana diyor ki al ve ksisiel olarak geliş. Benim yolumu da oku belki senin için bir şeyler vardır demiyor.
Kendi bir kişilik deneyemini senin, kitlelerin ilacı olarak Pazarlıyor.
O kitaplardan elde edinelecek bilgi harry Potter dan da elde edilir.
Ha birilerinin işine yarayan bir şey çıkar elbette ama bu o kitapları ne ilaç yapar ne de değerli kılar.
0
kisa
(21.12.25)
@mezzosprite+1
Kendine yardım kategorisindeki kitapları ihtiyacım oldukça okuyorum. Bunlar sürekli okunacak şeyler değil zaten. Yazarları da, birkaçı hariç, sadece alanında bilinen insanlar.
Diğer kişisel gelişim kitapları ise okuyana bir şey katmıyor, sadece yazarını zengin ve ünlü yapıyor.
+1
gnosis
(21.12.25)
kisisel gelisim kitaplarini elestirmek de kisisel gelisim kitaplarinin kendisi kadar moda bence. bazilarinin dusunmeden okumasi gibi bazilari da dusunmeden, hatta hicbir tane bile okumadan, kulaktan dolma bilgilerle elestiriyor. ben burada sonuca bakiyorum. eger bir insan herhangi bir kitabi okuyorsa ve bunun sonucunda etkileniyorsa, dusunceleri, duygulari ve davranislari degisiyorsa o kitap amacina ulasmis demektir. bu kitabin ne oldugu hic onemli degil. dolayisiyla "su gelisim kitabini okudum ve beni etkiledi, mutlu etti, artik daha pozitifim, degistirdi" vs. diyen birine zirva, sacmalik falan diyerek onu aptal yerine koymak vs. daha terbiyesizce geliyor bana.
+1
Sour
(21.12.25)
(9)

Asosyalliğime çözüm bulalım

arbre
Valla ev iş arasında öleceğim bir gün yolda. Neler yapayım, nerelere gideyim? Para sıkıntım yok Allah'a şükür. Siz neler yapıyorsunuz, fikir olabilir. Özellikle sevgilisizlere soruyorum. Evlilere de sormuyorum.
Valla ev iş arasında öleceğim bir gün yolda. Neler yapayım, nerelere gideyim? Para sıkıntım yok Allah'a şükür. Siz neler yapıyorsunuz, fikir olabilir. Özellikle sevgilisizlere soruyorum. Evlilere de sormuyorum.
-5
arbre
(20.12.25)
halk oyunlari, dans, resim, hafta sonlari dağ bayir gezenler,bisiklet gruplari gibi bir olusum vs ye katilabilirsin.
-1
designer
(20.12.25)
Spor salonuna gidiyorum. Ayrıca standup gösterileri, tiyatrolar vs.
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Dövüş sporları. Yabancı dil pratik grupları toplantıları oluyor onlara katılabilirsin ilgini çekiyorsa. Ayrıca gönüllülük işleri olabilir.
0
pembediken
(20.12.25)
Doğa yürüyüş grupları
0
luluki
(21.12.25)
tango ya başladım ben de biraz toksik bi ortam var gibi ama güzel insanlarla da tanıştım diyebilirim.
0
high hopes of the sozluk
(21.12.25)
dayı seni ne zaman evlendiriyoruz
0
hold the door
(26.12.25)
hold the door, bu gidişle hiçbir zaman
-2
🌸arbre
(26.12.25)
Isten atılarak çözebilirsin.
-1
civa
(07.01.26)
ruslarin falan gittigi turkce kursu bul bi tane, yazil gitsin.

youtu.be
0
cooperr
(07.01.26)
(8)

Bu yasama ozeniyor musunuz ? Japonya

die fetten jahre sind vorbei
https://youtube.com/shorts/jmXnoeCSrcE?si=gmHHszD20CkdrzbPSoru baslikta.
youtube.com

Soru baslikta.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(19.12.25)
Yok valla çok abartı
-3
arbre
(19.12.25)
nein. kültür meselesi.
0
gurur
(19.12.25)
ben özeniyorum. kitap gibi ülke.
+1
error522
(20.12.25)
Ben konuya farklı bir açıdan yaklaşacağım. Japonya'nın politikası işsizliği mümkün olduğunca azaltmak üzerine. Japon hükümeti "100 milyon çalışan el ele." gibi mottolar yumurtluyor. Herkes çalışacak, genç de emekli de, seksenlik nine de. Bu insanlara iş yaratmak lazım. Orada kaç görevli sadece o iş için bekliyor görüyorsunuz. Bizdeki gibi 2-3 kişinin işini tek kişi yapmıyor. Hizmet sektöründe her yaştan çalışan insan var. Amaç insana değer değil aslında. İnsana değer hizmet sektöründe bu kadar kişiyi yığmanın/çalıştırmanın sonucu.
0
gnosis
(20.12.25)
@Gmosis; aslında bir anlamda da insana değer veriliyor. Bu insanları işsizliğe terkedip inzivaya çekilmekten kurtarıyor, yaş kaç olursa olsun sosyal hayata katıp üretime dahil ediyor, gibi gözlemledim.

Ayrıca yaşlıların da iş hayatına sosyalliğe dahil edilmesi kültürel devamlılığı da sağlıyor. Bence çok değerli bir durum bu.
0
love and trust
(20.12.25)
@love and trust Öyle de düşünülebilir. Bizim şikayet ettiğimiz emekli maaşının yetmemesi durumu onlarda da var. Çalışmak zorundalar. En azından çalışacak iş bulabiliyorlar. Emekli olayım, maaşımla geçinip biraz da gezeyim hayali olanlar için kötü, ben ölene kadar çalışmak istiyorum diyenler için ideal bir yer.
0
gnosis
(20.12.25)
Toyota
0
baldan kaymak
(20.12.25)
bizde olsa o şoför önce o 5 tane görevliyi döver, sonra hepsini kasaya koyar ve basar giderdi. bu arada herkes yoluna devam eder ve kimse ezilmezdi.

biz türk milletiyiz, bizim işimiz entropi, kaos ve kısa yoldan geçer. bu tip yerler beni şahsen bozar, ayak uyduramam.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(10)

Bu şartlarda hangi arabayı alırdınız?

hadi ya la
Bekarsınız, iş yerinizle evinizin arası yürüyerek 10 dakika. Park sorunu olan bir yerdesiniz, küçük bir motorunuz var ama bazen çevre ilçelere, arkadaşlarla mekanlara gitmek için küçük bir araç istiyorsunuz. Önemli olan sorunsuzluğuyla bilinen ve bozulduğunda usta/yedek parça/tamir konusunda sıkıntı
Bekarsınız, iş yerinizle evinizin arası yürüyerek 10 dakika. Park sorunu olan bir yerdesiniz, küçük bir motorunuz var ama bazen çevre ilçelere, arkadaşlarla mekanlara gitmek için küçük bir araç istiyorsunuz. Önemli olan sorunsuzluğuyla bilinen ve bozulduğunda usta/yedek parça/tamir konusunda sıkıntı yaşatmaması. Manuel araç olabilir. Bu kişi ayağını yerden kesecek ne alsın?
0
hadi ya la
(19.12.25)
Bütçe ne? Otomatik benzinli Hyundai.
0
arbre
(19.12.25)
toyota yaris veya clio
0
jelly bear
(19.12.25)
japon grubu. eski olacaksa da benzinli.
0
biravekahve
(19.12.25)
Bu şartlarda araba almaz acil durumda taksiyle idare ederdim. Ama illa alınacaksa Toyota yaris diyorum ben de bütçeyi bilmeden
0
etna
(19.12.25)
Clio.

İlçe kaç km? Yakınsa Citroen Ami.
0
kumandanim
(19.12.25)
temiz bir hot hatch, 205gti gibi..
0
cooperr
(19.12.25)
stellantis grubu harici elektrikli araba.
0
rain when i die
(19.12.25)
toyota yaris
0
mikahakkinen
(19.12.25)
1 yilda ne kadar km yaparsiniz?
eldeki verilere göre taksi yada araç kiralama seceneklerini değerlendirirdim.

araç sahibi olmak satin almanin yanı sıra elde tutmasida maliyetli,
araca ciddi bir meblağ para bağlarsin,
araca bağladıgın para deger kaybeder,
yakiti,
vergisi,
bakimi,
muayenesi,
kaskosu,
trafik sigortası,
lastigi,
trafik cezasi,
otopark ucreti
temizlik gideri.. gibi vb..

en önemliside yolcular iner gider,
sen o aracın şöförüsün,
koş babam koş..
0
designer
(19.12.25)
swift 4*4 alırdım. vın vın eğlencelik.
0
gurur
(19.12.25)
(16)

Bu cüzdan nasıl? (Erkek)

incelikler yüzünden
Erkek arkadaş için bu cüzdan nasıl sizce? Rengi, boyutları vs iyi görünüyor mu, kullanışlı olur mu?Ben çok sevdim ama erkek cüzdanları hakkında hiçbir fikrim yok :Dhttps://www.amazon.es/Timberland-Hombres-Cazador-color-block-Trifold/dp/B00MCW8MGI/ref=mp_s_a_1_11_mod_primary_new?crid=34NZ7V1OD6GR1&di
Erkek arkadaş için bu cüzdan nasıl sizce? Rengi, boyutları vs iyi görünüyor mu, kullanışlı olur mu?
Ben çok sevdim ama erkek cüzdanları hakkında hiçbir fikrim yok :D

www.amazon.es
0
incelikler yüzünden
(19.12.25)
bazıları sadece kartlık seviyor ince ve küçük olması açısından. bunu taşımak bana zor. ama bazısı da göt cebinde böyle cüzdan taşımayı seviyor. eğer öyleyse alabilirsin değilse ince bi kartlık al bence.
0
jelly bear
(19.12.25)
Nakit para taşıyor hep yanında :( o yüzden kartlık ona küçük kalır. Ben de böyle bir şey bakayım dedim, teşekkür ederim
0
🌸incelikler yüzünden
(19.12.25)
Çok klasik, Kötü manada söylemiyorum yani erkek arkadaşınızın tarzı buysa olur tabii ki.

Konudan bağımsız kiç bir erkek göt cebinde cüzdan taşımasın :)
+1
kumandanim
(19.12.25)
Peevv diye bir deri ürünler yapan markadan almıştım. Ben baya memnun kaldım oraya da bakabilirsiniz.
0
Take it away honey
(19.12.25)
Kadın gözüyle beğendim ben. Erkek arkadaşınızın tarzını, beğenisini siz bilirsiniz veya tahmin edersiniz. İçinize sindiyse alın.
0
auroraaurora
(19.12.25)
Benim tarzım değil çok klasik duruyor. Herschel, Rains veya Vespa'nın cüzdanları daha hareketli bence. Ama diğer arkadaşların da söylediği gibi tarzı bu şekildeyse bunu alabilirsiniz.
+2
elektr10
(19.12.25)
Cüzdan işi bitti. Kartlık kullanılıyor. Bu 2000'li yıllara ait bir şey.
-2
arbre
(19.12.25)
Cevaplar için çok teşekkür ederim. Bana da cüzdan risksiz gibi gelmişti :D başka öneriniz varsa link yollayabilirsiniz (:
Aslında hep yanında taşıması için bir şey almak istiyordum, takı hariç . Aklıma başka hediye gelmedi ne yazık ki
0
🌸incelikler yüzünden
(19.12.25)
benim erkek arkadaşım logosuna takılırdı, o yüzden almazdım. rains+1
0
eileengray
(19.12.25)
Artık kartlık kullanıyorum da, cüzdan kullanırken 5 kredi kartım vardı, 5 kart gözü isterdim, iki sürekli göstermek zorunda kaldığım kimlik kartım vardı, iki kimlik gözü olandan isterdim. İki ülke parası kullanıyordum, iki kağıt para gözü isterdim.
Benim için cüzdanın görüntüsü değil, işlevi önemliydi. Bu şartları sağlamayan en klas cüzdan gözümde değersizdi.
Onun için de cüzdan hediye edilmesinden hazetmezdim. Düşünsene, istediğin şartları sağlamıyor ama hoşuna gitsin diye kullanmak zorundasın.
0
Mirket
(19.12.25)
iki renk olması riskli. vakko erkek cüzdanlara bak.
0
archmeister8
(19.12.25)
ben erkek olarak logolu ve çift renkli kullanmam. tek mat renk kullanırım.
0
mikahakkinen
(19.12.25)
hep yanında taşısın istiyorsan seviyosa akıllı saat, sevmiyorsa da normal saat al bence.
0
jelly bear
(19.12.25)
cüzdan yerine kartlık daha mantıklı ya da kartlık içerek telefon kılıfları.

örnek:
www.spigen.com.tr

çok farklı çeşitler var. deriler daha güzel.
0
gabe h coud
(19.12.25)
kartlık +1

secrid diye bir marka var, ben 2017den beri kullanıyorum aldığımı, sağlam ve kaliteli bir marka. kompakt hem de. cüzdan gibi cebi şişirmiyor.

www.trendcuzdan.com

farklı renk ve modelleri var, aynı zamanda içinde nakit para bölümü de var. fotoğraflarda görebilirsiniz.
0
oldtimer
(19.12.25)
secrid' in çok güzel kartlıkları var, bazılarına bir miktar para da konabiliyor.

veya secrid kartlık + moneyband.

secrid.com
0
galahad reloaded
(19.12.25)
(16)

Ünlüler neden uyuşturucudan içeri alınıyor?

bobinhoo
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
Gündemi takip edemedim, uyuşturucu kullanmak suç mu ki? Yoksa içeri alınanlar satıcı falan mı?
-2
bobinhoo
(18.12.25)
Olay bence medyadaki Akp-MHP kavgası, içten içe cadı avı yapılıyor, yoksa kimsenin umrunda değildi bu zamana kadar devlet bilmiyor mu ülkedeki uyuşturucu trafiğinin boyutunu.
+5
olaylar olaylar
(18.12.25)
İnsanların sokaklarda fentanil kullanıp öldüğü ABD'de bile ot taşımak suç.
-12
arbre
(18.12.25)
Asıl gündemi takip edemeyelim diye mi acaba?
+8
Mirket
(18.12.25)
Oha.
uyusturucu kullanmak suc evet. Temin etmek de suc kaninda yani cikmadi ama ustunde var. Baskasiyla paylasmak da suc. Satmak kismini anlamisiz sanirim o da suc.
Bunlarin hepsi suc. Cezalari vs. farkli.
-3
wallcan
(18.12.25)
akpnin devamlı yaptığı gündem değiştirme-gizleme hareketleri. ikinci ihanet süreci, imralı tutanakları, suriye meselesi liste uzun gizlenecek çok konu var.
+6
my fault
(18.12.25)
Medya operasyonları, futbolda bahis , ünlülere uyuşturucu..
Kısa sürede bu konuların ardı ardına birbirini takip etmesi tesadüf olmaz.
Bence de artarak devamı gelmeli bu operasyonların. Satıcı ve kullanıcılarla sınırlı olan bir şey değil .
Hak eden cezasını da çeksin .
Toplumun karşısına sanatıyla çıkan , toplumun takip ettiği, beğendiği her şey
" tertemiz " olmalı .

Özellikle gençleri ve nesli bozan uyuşturucu işinin içinde olan kâr sağlayan herkes mecliste bir yasa düzenlemesiyle vatandaşlıktan çıkarılıp yurt dışına gönderilmeliler.
Batı'da belirli yerler bu konuda daha özgür.Oraya gitsinler(!)
Uyuşturucu, basit bir mesele/suç değil. Ailelerin dağılması ve cinayetleri de hemen arkasından getiren bir şey.
Güney Amerika örneği ortada.

Bu arada Trump bu konuda çalışıyor :
tr.euronews.com
-7
diyecevaplandı
(18.12.25)
amacı gerçekten uyuşturucuyla savaşmak, kullanan/satan herkese cezasını vermekse eyvallah diyeceğim de bunun gündem değiştirme gibi koktuğunu düşünmekle birlikte, sanat dünyasına da ufaktan gözdağı verildiğini düşünüyorum.

yani politikalarımıza karşı sesinizi çıkarmaya kalkmayın yoksa böyle böyle olur gibi. ki sanat camiasında yüzdesi büyüktür kullananların. kullanmayanlarda bile bir korku havası eser şu durumda bence.
+2
Improbable
(18.12.25)
bu bir uyuşturucu savaşı kesinlikle değil.
tonlarca uyuşturucu tüketiliyor ülkede. sadece yakalanan met'ler ve diğer sentetik uyuşturucular tonlarla ifade ediliyor. yakalanmadan piyasada dolaşanlar ne kadardır kim bilir.

keza akp'li kesimde pudra şekeri oldukça yaygın. venezuela'dan peynir ve maske getiren erkam yıldırım'ın ismi sürekli zikrediliyor. kendi çapında kullananları günlerce anons etmek kolay da, erkam yıldırım'dan mehmet ağar ve mahdumlarından ve daha çeşmenin başındaki büyükbaşlara dokunmadıkça bu operasyonlar hiç bir olumlu anlama sahip değil.

laf olsun torba dolsun.

ya da ola ki çok değerli sanatçılarımızdan birileri bir cesaret "hay skym yapacağınız işe, millet aç, az yiyin millete ihanet ettiğiniz yeter" diyecek olursa demesin diye baştan bir ip çekme.
0
biseysorcaktim
(18.12.25)
Magazin dünyası ile IBB hukuksuzluğunu normalleştiriyorlar, unutturuyorlar
fetö borsasından sonra yargının bu borsaları normalleşti. Ünlüleri alıp 3-5m vereni bırakacaklar.
0
croswell
(18.12.25)
Kullanmak suç ama yatarı yok. O nedenle temin etmek, örgüt kurmak gibi yatarı olan suçlamalarla içerdeler.
-1
peki madem
(18.12.25)
Benim iceriden bir bilgim yok ama kendi yorumladigimi soyleyeyim.

Bence şöyle oldu, devlet mafyayı bitirdi ama kendisi mafya oldu. Buyuk ihalelerden falan deli haraç alıyor. Paralar da yurt disina gidiyor artik o tarafta abd mi yonetiyor kim bilmiyorum ama fena halde halkın parası soyuluyor.

Sonra bana sorarsaniz belki kaybedeceklerini anladiklarindan, belki de arsızlıklarından, yonetmenleri, ünlüleri üfürükten sebeplerle içeri almaya başladılar.

Diyorlar ki sizi cikaririz ama su kadar milyon tl vereceksin yoksa cikamazsin.

Veren cikiyor veremeyen cikamiyor. Yani artik unlulerden harac kestiklerini dusunuyorum. Yoksa bu kadar yok gezi parki, yok diploma, yok cumhurbaskanina tehdit, yok efendim uyusturucu... tum tuslara basmazlardi.

Istediklerini yaptirma yani baskilama + gundem degistirme de isin cokomeli olabilir.
+2
ananiyimioguz
(18.12.25)
Latin Amerikalılardan sonra en büyük baronlar bizde. Avrupa'ya kadar gelip burada ticaret yapabiliyorlar ve tonlarla eroinle yakalananlar Avrupa'da bile serbest. O zaman bunun satışı yasal mı oluyor? Bizler uyuşturucu kullanan biriyle whatsaptan konuşsak, başımız derde girer.
0
Kahvedesu
(18.12.25)
Millete sattığın zehir senin çocuklarına gelmeyecek mi sandın?

Haberlerde her yerde görüyoruz zaten bmw direksiyonlarinda pudra şekeri çeken a.. çocuklarını..

Mehmet akif Ersoy, rumeysa Sümeyye vs hepsi kendi çocukları aslında.

Kendi kendilerini bitiriyorlar içlerindeki Savaşla. Ülkeyi de yokusa enkaza sokarak zehirleyerek kutuplasirarak bölerek..
0
makbur
(18.12.25)
yazılmış ama ben de yazayım akapenin halkın yararına bu tarz bir operasyon yapması imkansız bu decallerin tek derdi kendi çıkarları olduğu için amaç kayyumlar, belediye operasyonları enflasyon gibi daha büyük gündemleri gölgelemek.

Mesela şehzadeler belediyesi için aday çıkarmayacaklarmış. bayrampaşada yaptıklarından sonra böyle ponçik düşüncede olmaları şaşırtıyor dimi? çünkü hesap başka. Akepe-mhp toplamı belediye meclisindeki koltuk sayısının yarısı anca yapıyor. Yani çıkartsalar da kaybedecekler. işte böyle ölüye saygılıyız imajından bile çıkar hesabı yapan iğrenç bir güruh bunlar.
+1
Kediyi üzdün
(19.12.25)
burada güzel bir video var.
www.youtube.com
0
biseysorcaktim
(23.12.25)
gündem değiştirme geyikleri de bitmiyor 20 yıldır aynı terane. sanki gündem değişmeyince bir sik olduğu var.
0
Efoody
(23.12.25)
(12)

Kendini tekrar eden senaryo: flörte dahi dönüsemeyen tanisikliklar

catgroove
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur d
Asagida yazdiklarim hepsi son 2 senede gerceklesti, 4-5 örnek vericem, üstüne cok benzer 2-3 örnek daha verebilirim. Hayatimda is güc kariyer anlaminda isleri yoluna koydum gibi, terapi sayesinde güclü ve zayif yönlerimi ve isteklerimi bilen biriyim. Hayatima deger katacak birisi olursa güzel olur diye düsünüyorum, 30'lu yaslarin sonuna gelen bir erkegim. Yeni insanlarla tanismada problem yasamiyorum ama devami gelmiyor ve sanki ayni senaryo sürekli tekrar ettigi icin ve ortak noktasinda hep ben oldugum icin biraz üzerine düsünmeye basladim neyi degistirebilirim diye. Bulusma isine cok odaklanmadan mesajlarla falan arayi isitmak mi gerekirdi? Nasil yorumlarsiniz? Yer yurtdisi, bahsettigim kadinlarin bazisi Türk bazisi baska ülkeden.

- Sporda biriyle tanıştım, sonrasinda kahve içtik, güzel anlastik, bol kahkahali güzel sohbet oldu. Umut vadeden hos bir tanisma olmustu. Kisa bir süre sonra iki kez daha spora ve kahveye çağırdım, zamanım yok diye reddetti, baska bir teklifle gelmedi, artık 3. sefer yazmadım, o da bi daha yazmadı, öyle kaldı.

- Bir arkadaşım gel seni biriyle tanıştırcam diye bir etkinliğe davet etti, tanıştık, hoş biriydi, sanat üzerine 1 saat kadar hos bir sohbet oldu. 2-3 gün sonra yine yazdım, gideriz diye konuştuğumuz bir sergiye davet ettim, hatta farkli günler önerdim. Yogunum fakat olabilir dedi ama havada bıraktı. Bi süre geçince tekrar yokladım, gel kahve içelim dedim, iyi olur, şehirdışındayım dönünce yazayım dedi, yazmadı.

- Bir konserde bir arkadaşın arkadaşıyla tanıştık, eglendik, baya hos muhabbet döndü. Arkadasim falan da yürü bence, gayet yakistiniz dedi. Bi süre sonra benzer bi konsere biletim var gel beraber gidelim dedim, yine aynı şekil, müsait değilim deyip bıraktı, 1-2 hafta sonra gel birsey icelim dedim, olabilir falan deyip gecistirdi, ben de üstelemedim.

- Yine bi arkadaş tam sana uygun birini tanıyorum, ona da senden bahsettim haberi var dedi. Biraz havadan sudan sohbet ettik mesajlarla, 2-3 günün ardindan bulusma ayarlamaya çalıştım ama bu ay yoğunum, müsait olunca ben sana haber vereyim gelecek ay dedi, aramadı bi daha. Ben bi hatırlattım kendimi tekrar ama yine bir adim atmadi.

- Arkadaşın doğumgünü partisinde hoş bi kadınla tanıştık, falan filan… Cok uzattim, yine aynı şey. Ve böyle bir kac hikaye daha...
0
catgroove
(18.12.25)
Anlattığın durumlardan 4/5 zaten yüz yüze geldiğin ve zamanının iyi geçtiği kişilermiş. Mesajlarla araya ısıtmakla alakası olduğunu düşünmüyorum.
Belki akıllarında başkaları vardır vb. bir çok sebebi olabilir ama genel olarak yalnız olmak güzel bir konfor alanı olmaya başladı. Bu konforu bozmak hele ki son ilişkinin üzerinden uzun zaman geçtiyse insanların pek tercih ettiği bir durum olmuyor.
Seninle aynı bakış açısına sahip birine denk gelememişsin olarak anladım.
+1
onyx
(18.12.25)
Sadece siz iyi vakit geçirmiş olabilir misiniz ilk buluşmalarda? Bu kadar fazla durumdan bir tanesi sonraki aşamaya geçerdi illa.
0
tsubasa
(18.12.25)
iyi vakit geçirdiğini düşündüğün insanlar aslında seninle iyi vakit geçirmediğini düşünmüş ve bir sonrakini de istememişler. sen öyle sanmışsın gibi bir durum.

ve senin belli ki kısmetin de kapalı.
+1
koela
(18.12.25)
Olayın özü bunlar değil ki. Herkes bu yanlışları yapıyor. Kadın erkek fark etmiyor. Olayın özü çekim. Konsermiş, bilmem neymiş, ilk buluşmada yakınlaşacak çekim yoksa 2. buluşmaya ne gerek var. Biraz daha flört odaklı olman gerekiyor. Ve bu işler büyük ölçüde tip, çene. Birini arıyorum gibi bir motivasyonla bu iş olmaz.
-5
arbre
(18.12.25)
Linclenmek istemem ama biraz redpill, iliskiler uzerine aykırı tespitler youtube kanallarına göz gezdirmenizi tavsiye edeceğim. Erkekler için cok güzel tavsiyeler var. 40 yaşında evli bir kadın olarak hak veriyorum kendilerine.
Taman lincleyin umurumda değil :)
-6
duhan
(18.12.25)
sadece anlattıklarınızdan yola çıkarak; ilk buluşmalar size hoş ve keyifli gelmiş, diğer taraf için pek öyle olmamış. ilk buluşmalardan sonra hep aynı senaryo olmuş çünkü
+1
sweetoffice
(18.12.25)
love and trust
(18.12.25)
@arbre'ye katılıyorum, çekimin çok önemli olduğu konusunda. Tip, çene önemli. Ama tabii ki herkesin bir alıcısı var. Tipsiz insan diye bir şey pek yok yani. Karşındaki insan seninle en az bir buluşmaya çıktıysa tip konusu kabul edilebilir seviyede demektir. Yine de çekim, flörtöz tavır eksikliği olabilir.

"Ne yapabilirim?" sorusuna cevap bence senin bizzat dediğin gibi mesajla arayı ısıtmak iyi fikir. Yani bir kişiyle ilk tanışma veya buluşmadan sonra 3-4 gün aralık bırakıp hemen başka bir buluşmaya davet etmek itici gelebilir. "Bu adam benimle çok iletişim kurma derdinde değil, görüşüp fiziksel yakınlaşma arıyor sadece" diye düşünüyor olabilir. Karşındaki kişiye onu düşündüğünü, ona odaklı olduğunu göstermek için ufak iletişimi koparmamak iyi fikir olabilir.

Ama bizim burada göremediğimiz çok fazla detay vardır muhakkak. Seni tanıyan yakın arkadaşlarına danışırsan daha isabetli yorumlayacaklardır. Benzer şekilde yapay zekaya sorarsan da soru-cevap şeklinde ilerleyip daha detaylı analiz yapabilirsiniz.
-1
long live rock n roll
(18.12.25)
Sanırım artık herkes bu şekilde. Ben de benzer şeyler yaşıyorum ve artık kimsenin kimseye vakit ayırmak istemediğini düşünüyorum. Ama herkes de yalnızlıktan şikayet ediyor. Nasıl olacak bilmiyorum.
+2
euteamo
(18.12.25)
Ben bayadır uzağım bu konulara, ama anlattıklarınız da sadece neticeyle ilgili aslında. Gerçi haklısınız, sonuçta sizi bu konuşmalarda izleyecek halimiz de yok.

Ama genel geçer bazı olası problemler şunlar olabilir;

1- Konuşmalar flörte dönüşmüyor demişsiniz ama flört geçilen bir aşama değil ki... Flört başlangıç. Bunu siz yapacaksınız. Konuşmalarda çok resmi veya arkadaşça kalıyor olabilirsiniz. Bu yanlış olur. Tabi ipin ucunu kaçırmayın ama bu ilk konuşmalarda belli belirsiz tuhaf bir elektriklenme olması gerekiyor. Flört etmelisiniz yani. Flört aşamasına geçmek diye bir şey yok. Konuşmalarınız kendi kendine flörte dönüşmeyecek. Siz flört edeceksiniz.

2- Konuşmanızda da burada yaptığınız gibi yaşınızın ilerliyor olduğunu ve ilişki beklentinizden vs. bahsediyor olabilirsiniz. Bu yasaklı konu. Bunu söylememelisiniz. İnsanlar birisi kendisine yoktan ilgi duysun ister, ilginin başlama sebebi olmak ister. Artık birisini aradığı için "hadi o sen ol bari" modunda yaklaşılmasını değil. Bir de gerçekten, eğer zaten öyle değilse gerçekten ilgi duyduğunuz birini bulun. İlgi duymadığınız insanlarla da aranıza resmiyet koyun. "Herkese açığım" imajı çizen biri olarak görülmek istemezsiniz.

Buna benzer başka şeyler de olabilir. Bence konuşmalarınızı fikrine güvendiğiniz bir arkadaşınızla paylaşın. Konuşmaları aktarırken kendi bakış açınıza göre yorumlayarak aktarmayın o zaman arkadaşınız yalnızca sizi haklı bulur.
+3
akhenaten
(18.12.25)
@akhenaten
Genelde ilk tanismada karsimdaki insan kimdir, hayatinda neler yapar, ortak noktalarimiz nedir, espri anlayisi nedir, güzel sohbet edebiliyor muyuz falan onlara bakiyorum, bir uyum yakalayabilecegimizi hissediyorsam ve hosuma da gittiyse tekrar beraber birseyler yapmaya davet ediyorum. Flört konusunda haklisiniz, aslinda gayet flörtöz ve eglenceli olabilen biriyim, ama karsimdakini birazcik tanimam ve az biraz samimiyet kurmam gerekiyor. Cagirdigimda sergiye, konsere, cafeye falan gelseler ve söyle basbasa biraz vakit gecirebilsek ve daha iyi tanisam daha rahat flörtlesirim. Severim aslinda ufaktan takilmayi ve haddimi asmadan ignelemeyi, dalga gecmeyi falan ama iste o bulusma bir türlü gerceklesmiyor. Ha diyorsaniz ki tanistiginiz ilk 30 dakika icinde hemen olayi flörte tasimak gerekiyor, evet orada biraz eksik kaliyor olabilirim, ama bilemedim, daha ilk kez tanidigim insana isinmam biraz zaman aliyor.
0
🌸catgroove
(19.12.25)
civa
(07.01.26)
(11)

çayı şekersiz içicen agaa

Rondak
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
yıllardır çayı şekersiz içerim. tadı güzel de geliyor tamam ama yanında çukulata, püsküüüt vb yiyince çayın tadı uçuyor.

acaba biz yanılıyor olabilir miyiz?
0
Rondak
(17.12.25)
Yuzyillardir sekersiz iciom, berbat... sekerli cok ii
-1
üğpoıuy
(17.12.25)
Hayatımda duyduğum en boş şeylerden ilk 10'a girer. Çayı şekersiz içebilen ve buna alışan insandan her kötülük beklenir.
-14
arbre
(17.12.25)
Az da olsa şeker lazım.
Bu arada kendin şekersiz çay içerken böyle tabağa sığan küçük yaramazlıklar yapmalısın :
i.hizliresim.com
+2
diyecevaplandı
(17.12.25)
Bence biz yanılıyor olamayız da siz istiyorsanız yine şekerli için
+4
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Çayı şekersiz içip yanında tatlı birşey yersen tadı güzel oluyor.
Ama light kola yanında yağlı börek yemek gibi birşey oluyor.
0
parka
(17.12.25)
olamazsın. yediğin tatlının tadı ağzında kalıyor çay içince çayla birleşiyor ondan daha güzel geliyor.

iyi çay şekersiz içilir gayet. acıysa bayattır ya da fazla demlidir içme zaten. bu arada ben de 4-5 yıldır şekersiz içiyorum ve alışılıyor bi süre sonra çok kolay biçimde. 1-2 ay sonra şekerli çay kötü gelmeye başlıyor. başlangıç olarak açık çay içilebilir.
0
jelly bear
(18.12.25)
kahve şekersiz içilir de çay pek olmuyor sanki ya.
-1
nothing in my way
(18.12.25)
Günün ikinci çay duyurusunu görmek çok hoş :D

Çay net şekilde şekersiz içilmeli, en saf ve lezzetli haline o zaman ulaşılıyor. Şekeri dayayıp şerbet gibi çay içenlerle hiç empati yapamıyorum.
0
jonas
(18.12.25)
Lezetli bir çayın asla şekere ihtiyacı olmaz. 7/10 ve altı çaylarda şekerin faydası olur. Kötü çaya şekersiz hiç katlanılamıyor. İyi çayı şerbet yapar şeker. Şerbet de güzeldir ama çay da güzeldir. Çay şekersiz içilir. (Sütlü ise şekerli daha iyi oluyor sanki)
+1
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
cayin sekerli icilmesi baska, yaninda biskuvi falan yemek baska. karsilastirma sekerli ve sekersiz cay arasinda olmali. yaninda biskuvi vs. yediginizde aldiginiz tat caydan gelmiyor ki, biskuviden geliyor. sonraki yudumlarda da agzinizda kalan tatlidan geliyor. eger hepsini katiyorsak elbette biskuvili, kekli vs cay ilk sirada olur, ama sonrasinda sekerli cay gelmez, sekersiz cay gelir. en son ise sekerli cay gelir.
+1
Sour
(18.12.25)
E, tuzluların yanında da güzel oluyor. İçine kahvaltılıklarımızı atmıyoruz mesela.
+3
auroraaurora
(18.12.25)
(9)

Taharet mısluğu Avrupa'da neden başaramadı?

kizil karga
Bunu şu nedenle soruyorum: Taharet musluğu pratik bir hijyen aracı, biliyorsunuz Avrupa'da binlerce milyonlarca Türk var ve bunların evinde de illa ki bu mekanizmaya sahip tuvaletler vardır, bunu gören, görmese bile böyle bir aracın varlığından haberi olan Avrupalılar neden sosyokültürel bir etkileş
Bunu şu nedenle soruyorum: Taharet musluğu pratik bir hijyen aracı, biliyorsunuz Avrupa'da binlerce milyonlarca Türk var ve bunların evinde de illa ki bu mekanizmaya sahip tuvaletler vardır, bunu gören, görmese bile böyle bir aracın varlığından haberi olan Avrupalılar neden sosyokültürel bir etkileşimle taharet musluğuna geçiş yapmadı, mevcut araçlara göre neyi başaramadı da onların yerine geçemedi o dominasyonı kıramadı, Avrupalılar nasıl görüyor taharet musluğunu? Tamam kadınlar için bazı riskleri var ama tek neden bu değildir diye tahmin ediyorum, neden olabilir?
0
kizil karga
(17.12.25)
insanın sürekli g.t deliğini yıkaması bir yerden sonra anal kompexe giriyor bence. sürekli göt yıkamak sorunlu bir hareket. avrupalılarda kıçını elleyip elleyip herkesin eleni sıkmak istemiyor heralde.
-26
mikahakkinen
(17.12.25)
Islak mendil denen bir şey var.
-21
arbre
(17.12.25)
çünkü doğu adeti.
ve avrupa dünyanın en faşist coğrafyası. (zaten faşizmin başkenti ve aslında avrupa dışında faşizmin olduğu bir coğrafta bile yok)

doğudan gelen adet ne olursa olsun asla almazlar, almamakta direnirler. o yüzden asla kullanmayacaklar. mesela taharet musluğu amerikada çılgınlar gibi yayılıyor, çünkü faşist değiller.

bidet vs. avrupanın %90'ında mevcut değil. ingilterede hiç yok, almanyada hiç yok. ama ona rağmen asla taharet musluğu kullanmazlar. çünkü bu doğu adetini asla benimsemek istemezler.

dünyanın en mantıklı icatlarından biri olmasına rağmen.
+4
tchuck
(17.12.25)
Tersten bakarsak daha net anlaşılır. Bizdeki klozete sabitlenmiş klasik taharet musluğu aslında oldukça ilkel bir yöntem. Doğu Asya da bunun spiral hortumlu, duş başlıklı modeli kullanılıyor. Biz bu doğu adetini asla benimsemek istemedik. Açık ara çok daha kullanışlı olmasına rağmen. Biz de doğuyu yok saydığımız için kendi ilkel musluk tipimize sadık kaldık.
-1
mikro patlama
(17.12.25)
Avrupanın ve insanının aslında ne bok olduğunu bu konudaki tercihlerinden anlayabilirsin. Islak mendili savunan da bideti çok avrupai ve modern bulan aşağı yukarı aynı kafa. Avrupaya ait olmadığı için kullanmamak için salak salak argümanlar üretiyorlar. Özellikle bidet tam bir saçmalık. Esas amacı fahişeler için ön cephe temizliği için üretilmiş bidete çok afedersin klozetten kalkıp götlerinde bokla domala domala bidete geçip temizlenmeye çalışıyorlar. Bu konudaki en steril yöntem taharet musluğu.
0
onepointzero
(18.12.25)
Toplumlarin kulturel yapilariyla alakali. Tahareti hadi biz doguluyuz diye almadilar ama her italyan evinde olan bidet’yi de almadilar. İskandinavya’da yasamis bir arkadasim tuvaletlerini dusa girmeden onceye ayarliyorlar demisti ama dogru mudur bilemem. Bence en kullanislisi su an amerika’da yayginlasan el dusu, tekrar banyo yaptiracak olsam ciddi ciddi arastiririm.
0
lallala
(18.12.25)
Avrupa'da eve usta cagirmak falan cok buyuk lukstur. Bina yaslari da cok yuksektir. Yenilik falan akillarindan dahi gecirmezler zengin degillerse.
0
freedonia
(18.12.25)
insanin hijyenle iliskisi kulturel. ayni yemek gibi. adam public tuvalete giriyor, boklu kaldirimlarda yuruyor (abd'de yaygin) ve sonra ayakkabilarini cikarmadan laps diye eve giriyor. sictiktan sonra kicini yikamiyor ve bu onu rahatsiz etmiyor.

batida oturmamis bu. cok da basit bir mevzu. hic bilemedin bir kokteyl parasina amazon'dan $20'a bidet alip takarsin ama yapmiyor.
0
antikadimag
(18.12.25)
Yıllar önce tv'de vitra gibi bir şirketin ceo'su konuşuyordu bu soru sorulduğunda, Avrupa yönetmelikleri nedeniyle taharet musluğu olan klozetleri ihraç edemiyoruz demişti. kanalizasyon sistemi ile içme suyu şebekesinin aynı yerde olmasına izin verilmiyormuş, bir kaçak veya tıkanma durumunda şehir suyuna kanalizasyon karışma ihtimali olduğu için demişti.
0
creepy
(21.12.25)
(10)

Yürüme bandıyla kilo vermek

yenibirgüzelnick
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum. Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :( Hiç çevreni
Çok heveslenip yürüme bandı aldım. Bugün 1 saat yürüdüm. 70 kiloyum amaç 60a düşmek. Doğum kilosu vermeye çalışıyorum.

Çok hevesliydim ama ekşisözlük yorumlarına bakınca kilo verilmiyor filan demişler veya 2 senede 7 kilo verdim diyen olmuş. Ben 6 ay içinde 10 kilo veririm diyordum ya :(

Hiç çevrenizde var mı böyle kilo veren? Motivasyon olun bana lütfen.
0
yenibirgüzelnick
(17.12.25)
Eğimli yürürseniz etkili olacaktır. Ben yaptım oldu
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Mutfakta kilo verir, sporla sıkılaşırsınız.
Kalori sayın.

Bir kilo verebilmek için 7700 kalori yakmanız gerekir. Bir saat yürürseniz 200-300 kalori yakarsınız. Yani 30 saat yürürseniz 1 (bir) kilo verirsiniz.
+1
Mirket
(17.12.25)
diet yapmadan kilo vermek ya sizi çok yorar ya da imkansızdır. evet yürüme bandınız hayırlı olsun. size çok faydalı da olacaktır. yalnız bu yürüme bandına küçük bir diyet eklemeniz lazım. diyet yapmak ölümüne aç kalmak da değil. bir sürü diyet var.

if yapın akşam saatlerinde bişey yemeyin. üç gün zorlanacaksınız ondan sonra alışacaksınız.

yağ ve karbonhidratı aşırı derece kısarsanız vücudunuz savunmaya geçer ve kilo vermekte zorlanırsınız bunu zamanla farkedeceksiniz. bebeğinizi Allah analı babalı büyütsün. nazar değmesin efenim.
+3
Fodera
(17.12.25)
Şimdi l carnitin diye bi enzim var, yağ yakan. Dışardan ekstra takviyesini de alabilirsin, vücudunda da var aynı zamanda. Ama bu enzim belli bi kalp atışı üstünde yağ yakıyor. Yani yürüyerek değil de bi tık koşarak verebilirsin kilo
-9
izmitcan
(17.12.25)
- eğimli yürü +1
- keşke kondisyon bisikleti alsaydınız ama. yürüme bandı dizlere çok iyi değil.
- 2 öğün beslenin. kahvaltıyı geç yapın 11-12 gibi. sonra 17-18 gibi akşam yemeği ile bitirin günü.
-300 400 kaloriden fazla kalori açığı vermeyin bu çok önemli.
0
archmeister8
(17.12.25)
Yüzde 10 eğim, 4 km/saat hız, 30 dakika her gün yürü. Eğimsizde kilo vermen zor.
-1
arbre
(17.12.25)
verirsin. nabzı 140 civarında tutabildiğin her aktivitede kilo verirsin.
ama söylendiği gibi, 70kg'lik %35-36 civarı yağlılığa sahip bedende, 6km hızla 1 saat yürürsen 250 kalor civarı anca yakarsın. bu da 30 saatlik yürüyüşte 1 kilo yapar. diyetten de 400-500 kalori açık verirsen 2 kilo da o yapar. ayda 3 kilo verrisin.
+1
tchuck
(17.12.25)
Ben de diyorum gym'de herkes niye dağ keçisi gibi yokuş tırmanıyor. cevapları görünce dank etti, meğerse son model işe yaramaz gym efsanesi buymuş.

Doğum sonrası kilonun farklı bir dinamiği vardır bu arada, ona bir şerh düşmek lazım ama temel mantık kalori açığı +1
Bu da diyetini ona göre ayarlamakla ilgili ama sütünü vs de düşünmen lazım muhtemelen. O yüzden bir diyetisyen lazım gibi.

Bu demek değil ki yürümek işe yaramaz, yürü ama sadece yürüyerek pek bişi olmaz.
+3
Bruce
(17.12.25)
Ya başkalarının laflarına bakma lütfen. İstediğin her şeyi yapmaya kudretin var, ister çamaşır askısı yaparsın ister çamaşırları üstünden alır çıkar yürürsün. Üstelik yürüyüşle kilo verilmez ama kalbe ve metabolizma hızına muhteşem destek olunur. Yürüyüş harika bir spordur, çok çok iyi etmişsin, en iyisini yapmışsın 🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻🤌🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻🌷🐞🎀
+1
muhayyer divan
(18.12.25)
ay bayılıyorum ezberden konuşanlara ya. doğum sonrası diye belirtilmesine rağmen üstelik... yani belki bebek sabah 6da ayağa dikiyor, öğlen 12ye kadar ne yapacak bu kadın aç aç mı takılacak evde? ya da eşi işten 19.00da geliyorsa o zaman hiç beraber akşam yemeği yiyemeyecekler ya da belki eşi gelene kadar bebekle ilgilenmekten yemek bile yapamıyor olabilir. hepsi yaşandı çünkü...

neyse.

yürüyüş bandı ne kadar işe yarar bilmiyorum. ama bildiğim kadarı ile yapılan yürüyüşün kalori yaktırabilmesi için nabzının yükselmesi lazım. yani aheste aheste yapılan bi yürüyüş işe yaramaz. bant üzerinde koşmanın da dizler için iyi olmadığını duymuştum ben de. chat gpt ile filan bi muhabbet edilip maksimum fayda nasıl alınır bi öğrenmek lazım.

doğum kilolarını vermiş ama doğum öncesi kilosunun biraz üstünde kalmış bi kadın olarak bende işe yarayan formül aç kalmadan kalori açığı yaratmak şeklinde oldu. diyetisyenle de çalıştım. büyük faydasını gördüm. ama sürdürülebilir bir beslenme düzeni yaratamıyorsanız diyet de işe yaramaz. verirsiniz, geri alırsınız. evet bu da yaşandı...

yediklerinizle kalori açığı yaratmaya çalışın derim.
-1
elorelia
(18.12.25)
(2)

araba konusu

deepness
bu aralar araba duyuruları soruları arttı, yılbasında vergıler artacagından mı acaba yoksa bana mı ole gelıyor, cevaplara tskler
bu aralar araba duyuruları soruları arttı, yılbasında vergıler artacagından mı acaba yoksa bana mı ole gelıyor, cevaplara tskler
0
deepness
(17.12.25)
firmalar indirim yaptı yapınca 2. el piyasası düştü. yeni yıl yeni vergiler yeni zamlar. o sebepten.
0
mikahakkinen
(17.12.25)
Fiyatlar düşük bu ara.
-1
arbre
(17.12.25)
(21)

arabaniz var mi? yenileyecek olsaniz ne alirsiniz?

lemmiwinks
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?benim cevaplarim:1- yok, eskiden volkswagen polo vardi2- volkswagen
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

benim cevaplarim:
1- yok, eskiden volkswagen polo vardi
2- volkswagen id.7
3- porsche 911 carrera
0
lemmiwinks
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
var skoda fabia
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
golf ya da a3
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc90
0
messina123
(17.12.25)
1. var. opel corsa. daha önce hyundai i10 vardı.
2. elektrikli alırım muhtemelen. hyundai ioniq 5 var aklımda.
3. yok.
0
inheritance
(17.12.25)
1- Mazda 626 var 2000 model
2- Yenileyecek olsam mevcuttaki planlarimdan dolayi VW T4 california dusunebilirim ama biraz farkli amacla oldugu icin tam arac degisimi sayilmaz. Normal binek aracla degistirecek olsam sanirim Lexus veya biraz riskli de olsa Honda gibi bir markanin en ucuk sedan modelini denemek isterdim. Bahsettigim arac Honda Legend oluyor.
3- Egzotik araclar anlaminda hic hayal olacak birsey gelmedi aklima. Gene fabrika cikisli daha buyuk daha yeni bir karavan olabilir. Veya 2. madde ile ayni.
0
mbond
(17.12.25)
var egea.
toyota corolla hybrid.
yakışıklı bir mercedes olabilirdi.
0
biravekahve
(17.12.25)
1 reno clio
2 corolla cross veya vw tiguan
3 bmw m3 m5
0
mikahakkinen
(17.12.25)
1. Yok ama alacağım. Toplu taşımayı çekemiyorum artık. Özgürlüğüm yok.
2. Hedefim otomatik benzinli araba. Şu an anca Opel, Citroen alabiliyorum. Toyota almak isterim.
3. Hayalimde araba var birkaç tane. Siyah Mercedes E200 yakıştırıyorum kendime. BMW hiç sevmedim. SUV falan hiç sevmiyorum.
0
arbre
(17.12.25)
2004 model Peugeot 206'ım var.
Genç ikinci el Fiat 500 veya Clio'm olsa iyi olurdu.
Hayalimde bir araba yok.
0
auroraaurora
(17.12.25)
1- iki adet var. megane 4 2020 - doblo 2021 model.
2- piyasa arabalarından birini tercih ederim, civic, corolla, megane vb.
3- temiz e200 kompresör alıp hafta sonları turlamak istiyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.12.25)
1- arabaniz var mi?
--var clio 5
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz?
--suv istiyorum aslında. ateca vs olabilir
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?
xc60 / 90
0
chanandler bong
(17.12.25)
1. Renault Clio 2010 model, hanımın araba aslında
2. Üstüne 500 bin civarı bi' şey koyup otomatik vites 2. el bi' şey.
3. Brabus
0
kumandanim
(17.12.25)
1. Yok, çok hevesim de yok. Ehliyeti alalı 10 sene oldu neredeyse, direksiyon sınavından sonra bir kere araba kullanmışlığım yok. Eşimin arabası var ama bir süre farklı şehirlerde yaşamaya devam edeceğimiz için günlük hayatta yok diyebilirim. Eşimin arabası da 2023 (ya da 24 emin değilim) model Clio.

2. Çok arabalardan anlamadığım için pek fikrim yok ama şu son bir iki senede çıkan hemen her araba çok güzel geliyor gözüme. Özellikle elektrikli arabaları çok seviyorum, akıllı telefon gibi teknolojik yönleri taşıt yönünden daha çok ilgimi çekiyor. Kia EV serisi falan tatlı mesela. Ondan olabilir.

3. Ezberden çok araba modeli bilmiyorum o yüzden ne cevap versem bilemedim ama xc90 havalı bir araba onu biliyorum, o olsun.

Arabadan çok istediğim an istediğim yere götürecek özel şoför hayalim varmış şu an onu fark ettim :d
0
nundu
(17.12.25)
1- 2020 model Ford Ecosport vardı, yıl başında sattım. İlk ve tek hususi arabamdı. şimdi 2025 model şirket aracı Dacia Sandero var, Skoda Scala ile değiştirebilirlermiş.
2- Ford Kuga'yı bir ara zorlamıştım, sonra vazgeçip eve girdim.
3- Dodge Challenger ve Ford Bronco. Bir de Arap ülkelerinde Toyota FJ Cruiser var. Onun yenisi tanıtıldı Land Cruiser FJ. Çok iyi araba be.
0
efreet sultan
(17.12.25)
1. Opel Corsa vardı. Şimdi Subaru XV var.
2. Alacak olsam ionic ya da yine Subaru alırdım.
3. Hayaller Alfaromeo ya da Volvo.
0
a perfect lie
(17.12.25)
1- var, geely mk 2010.
2- yeni aldım zaten, uzun bir süre değiştirmem diye düşünüyorum.
kendi fiyat aralığında daha iyi araç yok, satıp üstüne ekliyeyim desem 2 katına bile içimin rahat edeceği sıkıntı çıkarmayacağına emin olacağım otomatik araba bulmak zor.

değiştirecek olursam temel sebep otomatiğe geçmek olur, ama o kadar para bağlamaya değecek kadar uzun yol yapmıyorum. sorunsuz masrafsız ucuz araç iyi böyle.
ihtiyaç haline gelir bütçem de uygun olursa atmosferik benzinli motor cvt şanzıman bi toyota vs. yine sorunsuzluk öncelikli seçim olarak. yılı modeli o günkü bütçeye ve piyasaya göre değişir illaki şu olsun diye bi önceliğim yok.

3- Amerika'da olsam gündelik camaro, eğlencelik corvette, pickup istersem hilux olabilir bir de beater olarak camry vs.. türkiyede yok. hayalimdeki arabayı alacak bütçem olup da türkiyede yaşıyorsam bi sorun var demektir :D
0
konetsu
(17.12.25)
1- Var, Vardi, su an Lexus RX

2- banliyoye tasinma durumumuz var, haliyle ikinci bir arac lazim olacak, ucundan bakiyoruz. (senaryonun gercekciligini pekistirmek icin bahsettim). Hyundai Santa FE yeni kasa, VW ID4 ya da o ayarda bir seyler dusunuyoruz ama onceden elektrikli arac kullandik, hevesimizi aldik diye VW'ye bir tik daha mesafeliyim.
Gercekci senaryoda Honda CRV ya da Hyundai Santa fe arasinda hangisi daha cok garanti veriyorsa o olur buyuk ihtimal :)

3- Araba degil ama cocugum olana kadar hep motosikletim olsun istemistim. Ducati Scrambler, Husqvarna Svartpilen.Vitpilen, ya da KTM Duke 390 hayali kurmadim diyemem.
0
adrianapole
(17.12.25)
1- Skoda Karoq var
2- Amarok almak çok istiyorum
3- Rubicon
0
suicides underground
(17.12.25)
1. Fiat 500x
2. Fiat 600 (bir kac aya degistirme planim var)
3. Fiat 124 spider

Fiat calisani degilim :) Kendine has tipi olan arabalari seviyorum.
0
lallala
(18.12.25)
1. Corolla ve Rav4 var. Hanımla ikimiz dönüşümlü biniyoruz. Daha önce Passat ve 116i vardı. Ondan da önce Nissan Pick-up (skystar öncesi).
2. Yeni değiştim, memnunum. Belki Corolla’yı vision yerine full paket alsam iyiydi.
2.5. Bazen diyorum w213 kasa bir e200 alayım ama dikkat çeker diyip vazgeçiyorum.
3. Sıfır araç için, Mitsuoka diye butik bir japon markası var. Dışı klasik amerikan, içi modern japon. Kimilerince dünyanın en saçma şeyi ama çok isterdim almak. Buddy olur, Galue olur… 2016 toyota century çok iyi. Klasik dersek, çok var. İlk aklıma gelenler 1964 studebaker avanti, 1958 cadillac eldorado, 1969 lamborghini miura, 1955 mercedes 300sl gullwing… vintage olarak da 1999 lexus ls400 ve 1990 mazda 929 olabilir.
0
dilemma of subscribtionability
(18.12.25)
1- son 25 senede 14-15 arac gecti elimden, cabuk sikiliyorum, 2 senede bir degistiriyorum genelde. su anda s3 8v, 11 yasina gircek.
2- fiyatlarin dusmesini bekliyorum, rs5 pesindeyim.
3- aston martin vantage s
0
cooperr
(18.12.25)
1-honda city var
2-yaza doğru hyundai tucson alma planım var
3-mercedes 63 amg hayalimdir.
0
cisimcik golgi
(18.12.25)
1- arabaniz var mi? yoksa daha once var miydi? marka model nedir?
2- arabanizi yenileyecek olsaniz, ya da yeni arabanizi alacak olsaniz ne alirsiniz? gercekci olarak, hayalinizdeki araba degil.
3- hayalinizde bir araba var mi? hangisi?

1) 2019 model suzuki vitara 1.4 turbo 6 ileri manuel 4x4 arabam var.
2) romanya'da yaşamaya devam edersem yenilemem. taşınırsam abd'ye 2020 civarı toyota rav4 2.5 litre atmosferik 8 ileri otomatik 4x4 almayı düşünüyorum mesela.
3) 996 kasa 911 turbo'lara çok düşüyorum. herhangi bir v8 motorlu 90'lar muscle'carı da olabilir.
0
rain when i die
(18.12.25)
(5)

Tır filosu kurmak ne kadar mantıklı?

liberal
Aramızda tır sahibi var mı? Tır sahibi olmak cidden çok az mı kazandıran bir işlem. Paranı faize yatır demeden tır veya kamyon ile ilgili önerilerinize açıgım. Tecrübeli güvenilir şoför var.Not: Tır sahipleri genelde çok kazanamadıkalrını söylüyorlar fakat 4-5 yılda tır kendi kredisini ödese en sonu
Aramızda tır sahibi var mı? Tır sahibi olmak cidden çok az mı kazandıran bir işlem. Paranı faize yatır demeden tır veya kamyon ile ilgili önerilerinize açıgım. Tecrübeli güvenilir şoför var.

Not: Tır sahipleri genelde çok kazanamadıkalrını söylüyorlar fakat 4-5 yılda tır kendi kredisini ödese en sonunda tır satıldığında tır kendisine kalıyor ayrıca iş ölçeklenebilir bir iş olduğu için belki 1 tır ile çok kazanılmasa da tırların sayısı 5'e dogru çıktıgı zaman epey kârlı bir iş gibi düşünüyorum.

Nerede yanılıyorum?

Not 2: sütaş gibi bursa'dan istanbul'a soguk hava taşımacılıgı yapılan firmalarda yakıt parasını firma veriyor, araç sahibi olarak bakım, şoför ve diğer masraflar karşılanıyor. Bunu dememdeki sebep işletme sermayesi olarak, operasyonel masrafların büyük kalemi olan yakıt gideri cepten çıkmayacak.
0
liberal
(17.12.25)
bir tanıdığım macaristan'dan 15 tırlık bir filoya ortak olmuş geçtiğimiz aylarda. tüm masraflar çıktıktan sonra 40-50 bin euro bırakıyormuş. 20 bin euro kalıyormuş onun payına. o da sizinkine benzer şeyler dedi. çok konuşmamıştık bu konu hakkında ama türkiye yerine macaristan'dan filo alması sanırım orda daha kârlı + getirinin euro olması.

yeni bir işe başlayan herkes iyi kazanıyorum falan der. profesyonel bir destek almak, araştırmak lazım. gerçekten de fırsat olabilir belki bu işte.
+2
efreet sultan
(17.12.25)
İç piyasayı çok bilmem,bu işin uluslararası tarafındayım.tır kaç vites bilmeden iki tırla mecburen başlayıp 17 tıra kadar çıktım.sonra bu tırları bırakıp minivan filosuna dondum,tır ihtiyaçlarımı beraber çalıştığım tedarikçilerden yapıyorum.200 tırlık bir avrupa operasyonu.

Genel açıdan baktığında bizim tüm iş euro bazlı ,baskılı euro yuzunden şu anda iç piyasa getirisi dışarıdan daha iyi diyebiliriz ama dahili hiç çalışmadığım için yanıltıcı olmak istemem.

Bu işe ucu ucuna bir parayla giriyorsan ve sürücü sen değilsen bunu tavsiye etmem.ama kendi elimdeki örneklerden doğru seçenekler sunabilirim.bana çalışan bulgar sürücüler var.6 yaş tır alıp 3 yıl kullanıyorlar.dorseleride aynı şekilde.bu sistemle maaş alarak çalışsalar 3000 euro elde edebilecekleri işte gelirlerini aylık 5-6000 euroya getiriyorlar.karı koca çalışanlar var,eve 3 ayda bir gidiyorlar,onların gelirleri daha iyi.iki kardeş var.sıfır tır alıp çift şöför 3 yılda 650000 km yaptılar.

Kısaca elinde ayda 10000 km yapabileceğin bir sistemin var.genel prensibi borçlanarak büyüme.kötü senaryoları düşünmediğinde ve buradan gelen parayı ezmediğinde.katlanarak büyürsün.metodolojini doğru kurman gerek.
+3
duptıs
(17.12.25)
cevaplar için teşekkür ederim.

Benim demek istedigim aslında duptıs'ın dedikleri gibi. Zaten başta tır filosu kuracak para çok ama işin içine girip para kazanmak istiyorsan zaten büyümek zorundasın ve enflasyonu kredi ile yenip aracın kendisinin sana belli bir süre kâr kalması üzerine.

Normalde tır çalışanı yurt dışına asgari ücret artı sefer başı alıyor, yurt dışına gitmeye deger degmez konuşuluyor ama sistemi oturtunca ölçeklendirip sayı artınca kendi kendini gayet iyi kazandırıyor gibime geliyor.

Elbette işleri kötü giden oluyordur lakin tır sayısı artınca bir tırda çıkan beklenmeyen masrafların karşılanması çalışan tırlar ile saglanabilir.

@duptıs ben işin şoförlük kısmında değilim tır soförü kuzen seviyesinde akrabalarım var, yurt içi ve yurt dışı çalışıyorlar. Yurt dışı için baglantıların oluşması zaman alacagı için sütaş gibi belli hat üzerinde çalışma ile başlangıçta bir kaç sene ayakta kalıp sonra belki yine türkiye'den kuzey ülkelerine mal gönderen türkiye'deki fabrikalar ile anlaşıp bu işi büyütmek. Aslında @duptıs'ın yaptıgını yapmak istiyorum diyebiliriz. Tebrik ederim, başarılar.

Başka kişilerin katkıları da olursa sevinirim.

@efreet sultan ve @duptıs ayrıntılı cevaplarınız için teşekkür ederim.
+1
🌸liberal
(17.12.25)
Bakım masrafı çok. Operasyonu verimli yürütmek zor. Lojistik sektörünün merkezindeyim. Tırların günlerce beklediği oluyor. Sürekli iş alamıyorsun. Çekilecek iş değil.
-1
arbre
(17.12.25)
paranı kesin alabileceğin en az 3yıllık sözleşme yapabilen herkes tır filosu kurar.
yoksa kurmaz.

basit aslında.

5 tane tır alayım, işletirim bunları demek bir futbol takımı kurayım 2-3 yıla süper lige çıkarım demekle eşdeğer.
+2
duyurukullanıcısı
(17.12.25)
(11)

Bir erkek sırf karşısındaki tutuk diye reddeder mi?

perfectlysplendid
Birileri vasıtasıyla görüştürüldüğüm kişi olumsuz cevap verdi fotoğraflarımızı görüp görüşmüştük acaba gerçekten bu sebeple mi yoksa beğenmediği için mi reddetmiş olabilir?Bana bahane gibi geldi yani kırmamak için bir erkek çok sakin bir kızı beğense bile reddeder mi? Kendisi hareketli bir insan
Birileri vasıtasıyla görüştürüldüğüm kişi olumsuz cevap verdi fotoğraflarımızı görüp görüşmüştük acaba gerçekten bu sebeple mi yoksa beğenmediği için mi reddetmiş olabilir?

Bana bahane gibi geldi yani kırmamak için bir erkek çok sakin bir kızı beğense bile reddeder mi? Kendisi hareketli bir insan
0
perfectlysplendid
(16.12.25)
Her şey olabilir. Takma. Nasip değilmiş.
-2
arbre
(16.12.25)
Olabilir bahane etmişde olabilir
0
basond
(16.12.25)
Bu kadın beceriksiz veya azgın değil diye düşünmüş olabilir
-1
runaway
(16.12.25)
Uyumlu değiliz biz bu insanla diye düşünmüş olması akla yatkın. Sebebin çok da önemi yok boşverin. Çay için
+2
cay koy geliyorum
(16.12.25)
beğenseydi sakin bahanesiyle reddetmezdi.
+4
deartheodosia
(16.12.25)
tipini beğenmedi. gerisi fasa fiso.
+3
yurtsuz john
(16.12.25)
Tutuksan senin onu istemedigini, begenmedigini falan dusunmus olabilir.
+1
matilda
(16.12.25)
Genel durum için beğenmedi üst sebep +1
Dış güzelliği ön plana koymayan biri için tutıkluğun zıttı, güzellik kısmını geri plana atabilir. Ama karşı tarafı etkileyecek başka bir şey yoksa doğal olarak tipe bakar insanlar, böyle olmuş da olabilir.
0
Bruce
(16.12.25)
Evet eder
0
gabe h coud
(16.12.25)
erkek de reddeder, kadin da; insan insani her turlu bahane ile reddedebilir, bazen bahane de yoktur, sadece olmamistir o kadar. takilmayin cok, yapacak bisey yok.

kendisi de cok hareketli demissiniz, belki daha hareketli birileriyle daha uyumlu olacagina inaniyordur kendisi adina.
0
taurina
(16.12.25)
Dejavu yaşadım, süslüde görmüşüm meğerse aynı soruyu… gayet olabilir. Enerjiniz uymamıştır bazen mesajla akıyor gidiyor sohbet ancak yan yana gelince bi uyuşmazlık oluyor sizinki de öyle olabilir.
0
ekimoloji
(17.12.25)
(15)

Benden ne istiyor bu kadın?

stringer
Birine açıldım ve koşullar bahanesiyle reddedildim. Dedim ki, "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." Hanımefendiyle sözlü mutabakata vardık ve iki ay sadık kaldı buna.Daha sonra, ortak alanlarda ufak kıskançlık testleri yap
Birine açıldım ve koşullar bahanesiyle reddedildim. Dedim ki, "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." Hanımefendiyle sözlü mutabakata vardık ve iki ay sadık kaldı buna.

Daha sonra, ortak alanlarda ufak kıskançlık testleri yapmaya başladı. Nabzımı ölçtü birkaç defa. Uzaktan dalgın dalgın beni izlediğini fark ettim birkaç kere. Geçen hafta, bir toplantı esnasında benim dâhil olmadığım işlere beni ekleyerek baş başa kalmak için alan açtı. Odama gereksiz yere gidip geliyor ve yine benim istemediğim tarzda bir bağ kurmak istiyor sanırım. Ben buna karşıyım, yaptığının bencillik olduğunu düşünüyorum.

Yeni bir bahaneyle yüz yüze iletişim kurarsa, "Bu meseleyi konuşmuştuk. Eskisi gibi sınırlı iletişime geçelim. Rahatsız oluyorum" desem kırılır mı? Üstü kapalı biçimde "sevgili olmayalım ama çekim bana iyi hissettiriyor, seni yanımda tutmak istiyorum." diyor gibi geldi bana.
0
stringer
(15.12.25)
Önce kendinizi düşünün, sizin tercihleriniz başkasını kırılabilir, bu gayet doğal. Bu konuda net olduğunuzu açıkça belirtmek gerek.
+2
onyx
(15.12.25)
kadınların genelde yaptıkları şeyi yapıyor. sevgili olmayalım ama sen bana sürekli ilgi göster yedekte dur. lazım olduğunda kullanırım modu. kendini kullandırma sınırları baştan çiz.
+15
gercekdunya
(15.12.25)
Kadınlar birinin kendisine ilgi duymasına bayılırlar. Asla sevgili eş olmayacaklarını bilseler de kenarda böyle birinin tutmaktan keyif alırlar. Siz de işte bu kişinin bu kontenjanındasınız. Bunu bilerek net ve kesin bir şekilde sınır koyup duygularınıza hakim olun. Hatta onu hiç umursamadıgınızı artık ondan tamamen vazgeçtiğinizi hissettirirseniz büyük ihtimalle aşık bile olacaktır size.
+13
limonlu eksi
(15.12.25)
limonlu eksi +1
Tekrar konuşma yapmanın zamanı gelmiş. Umursamazsan o senin peşinden koşar ve sana daha büyük sorun yaşatabilir, en kısa sürede yanında başka bir kızla ona görün kendiliğinden soğusun.
0
duyuruuser
(15.12.25)
Benim olmasin ama baskasinin da olmasının diyor, tipik kadın hareketi. Buraya yazdigin durumu aynen yuzune karsi soyleyip amacın ne diyebilirsin.
+2
duster
(15.12.25)
Söylediklerinizi biliyor ama kabul edemiyordum. Onun için başka seçenekleri kafamda ve kalbimde öldürmüştüm. Bir daha alan açarsa, açıkça söylemekte fayda var o hâlde.
0
🌸stringer
(15.12.25)
ben olsam artık kendisini muhattap almazdım. konuşmaları sadece merhaba-merhaba seviyesinde tutar, hal hatır sormaz, yani açıkcası onu sallamadan yoluma devam ederdim. çünkü kadının yaptığı davranış şu anda iki farklı şekilde yorumlanabilir,

1- herkesin dediği gibi ben sana bakmayayım ama sen bana hep ilgi duy moduna girmiş olabilir.
2- biraz düşündükten veya arkadaşlarıyla dedikodunu yaptıktan sonra aslında senin de kötü biri olmadığın belki de bir şansı hak ettiğini düşünmüş ve bundan dolayı gözlemlemeye başlamış da olabilir.

(bence) her iki senaryodan hangisi olursa olsun umursamaz tavırla devam edersen istediğini elde edebilirsin. o zaman da şu sonuçları göreceksin

1-senden hoşlanmaya başladı
2-seni yanında tutmak istedi

eğer aşık değilsen muhtemelen ondan soğuyacaksın ve bir şekilde aranızı açmaya çalışacaksın. seviyorsan zaten gerisi gelir...
0
bravoteam
(15.12.25)
senden değil ilginden hoşlanıyor. çok klasik canını skıkmadığın sürece etrafında dolaşmanı egosunu okşamanı bekliyor.

aklı başında insan kararı değişir ise gelir efendi gibi konuşur niyetini belli eder. böyle oyunlara girmez. uzak durmaya devam.
+1
orpheus
(15.12.25)
ilginizden hoşlanıyor çünkü egosu okşanıyor. siz ilgi göstermedikçe sizin ilginizi isteyecek ama uzak durun.
+1
matilda
(15.12.25)
4 sene önce işyerinden birine açıldım reddedildim, beni sevmeyeni ben hiç sevmem, romantik tüm hislerim kayboldu o yüzden arkadaş kalabildik.

Neyse geçen sene kız arkadaşımla yurt dışı gezisinde kavga etti bu sene bana trip attı "düğünümde ona yeterince ilgi göstermemişim, kötü davranmışım" ne saçmalıyorsun dedim konuşmayı bıraktım.
+1
aguen
(15.12.25)
Açıkça davranışının sebebini sor bence, açılmışsın ve reddetmiş. Şimdi tam aksi şekilde duygular beslemeye başladıysa duygularını ifade etmekte, direkt iletişim kurmakta zorluk çekiyor olabilir.

"sevgili olmayalım ama çekim bana iyi hissettiriyor, seni yanımda tutmak istiyorum." bu düşüncenden emin değilsin ve doğrulamış olursun. açık iletişim mis.

-konudan bağımsız, iş yerinde biriyle sevgili olmaktan uzak durulmalı-
+1
nils
(15.12.25)
Aranı iyi tut. Bir yerlere davet et.
-2
arbre
(15.12.25)
Kaçak dövüşüyor çoğu kadın bunu yapıyor maalesef. Eğer sizle ilgili acele karar verdiğini düşünüyor ise açıkça konuşmalı ve düzeltmeli arayı ama sanmıyorum bu cesaret ister ve çoğu kadın bunu yapmaz.
Ps.bir kadın
0
kestane gürgen palamut
(15.12.25)
konuşmayı ve açık iletişimi çok seviyorsun ve gözünde büyütüyorsun.

birinci hatayı kadına açılarak yapmışsın. açılmak nedir? 1970 yılında mıyız?
ikinci hatayı "Tamam ama bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Seninle iletişime girdikçe duygularımın canlanmasından korkuyorum." diyerek yapmışsın. götünü kaldırmışsın
şimdi üçüncü hatayı yapmak üzeresin. "Bu meseleyi konuşmuştuk. Eskisi gibi sınırlı iletişime geçelim. Rahatsız oluyorum" dediğin anda daha çok götü kalkacak.

yapacağın şey umursamaz davranmak olmalı. bu kadar umursayarak ve hatta umursadıgını ona açık açık söyleyerek onun istediğini elde etmesini sağlıyorsun.

ve en başta dediğim gibi açık iletişime bu kadar değer verme. konusmak hata.
+1
abelardo
(15.12.25)
Bunun adı ilgi orospuluğu. Senin ona içinin gittiğini bilmesi lazım. Bundan beslenecek.

Öyle bir şey söyleme. Söylersen hala aklının onda olduğunu düşünecek. Kendisini görmezden geliyormuş gibi de yapma. Bu hareketleri umursama. Bu kadar. Ama umursamıyormuş gibi yapma, gerçekten umursama. Yoyo gibi atar çeker seni, hiçbir muradına eremezsin, sadece beslemiş olursun.

Hiçbir zaman hiçbir koşul altında sana sana vermeyecek. Bunu kabullen. Kesinlikle bir beklentin olmasın.

“Eskisi gibi olmayalım dayanamam kötü olurum” falan kendini yeterince ezdiğin bir hareket olmuş zaten. Olan olmuş deyip, gözünü açıp sağa sola bak. Milyar insan var dışarıda. O yok. O gitti. Öğ o. Pis. Kaka.
+2
lazor
(15.12.25)
(12)

Flörtün toki ısrarı

egerbiryolcu
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı
500 bin konut kampanyasına başvurdu, konu açilinca benim de başvurmami istedi. İkna edici konuştu. Tamam dedim ben de şansimi denerim.

Geçen gün başvuru ücretimi toparlayamadigimi zaten çiksa da pesinatta da zorlanacagimi söyleyip kendisine bol şanslar diledim. Maaşi yatınca başvuru ücretine yardımcı olacağını mutlaka başvur diye söyledi.

Sizce bundan zorlasam bir anlam çıkarabilir miyim. Arkadaş arkadaşa böyle bir konuda ısrarcı olur mu? Benimle ciddi düşünmeyi düşünüyor mudur? Geleceğe yatırımla ilgili bir konu sonucta. Böyle şeylerden anlam çıkaracagina sor derseniz de ben kızım açilmam kafasında değilim. Onun için beklediğim şeyler var. Ama bir isik varsa daha hevesli olurum.
+1
egerbiryolcu
(14.12.25)
Flörtle cinsel öpüşme konuşulmuyor mu ya. Toki ne abi. Ciddi ilişki olarak görüyor seni. O evde çocuklarınız büyüyebilir. Hayırlı olsun şimdiden. Bu zamanda evlilik iyi cesaret.
-3
arbre
(14.12.25)
Böyle insanlar var. Çevresindeki herkesi, tasarrufa, yatırıma, mal sahibi olmaya, spora, zayıflamaya, sigarayı bırakmaya teşvik eden. Bu uğurda kendini paralayan insanlar var. Kendimden biliyorum.

Ama en azından sana çok değer veriyor ve müşterek gelecek kapısını açık tutuyor diyebiliriz.
+4
Mirket
(14.12.25)
Iyi bir yatirim olacagini dusunmustur. Bence olmayabilir ama siz bilirsiniz. Hic degilse birikim saglar fakat basvuru ucretinde zorlanan pesinat ve taksitlerde de zorlanabilir, hesabinizi iyi yapin.
0
osssy
(14.12.25)
herşeyi bir kenara koy; "gel ortak başvuralım" dememiş bir kere. seni "bireysel" olarak geleceğine yatırım için ikna etmeye çalışıyor. toki olur moki olur, bence niyet güzel gibime geliyor.

bu tarz bir projeye girseniz, hatta yolları ayırsanız bile, ilerde arkasından çok dua edersin.
bu tarz bir projeye girseniz, yola devam ederseniz yine ona dua edersin, efferim len dersin.

p ise q açılımından devam et :D
+5
love and trust
(14.12.25)
güldüm valla.
elektrik su faturalarının durumundan pazarın ateş pahası olduğundan da konuşuyor musunuz?
-1
deranzo1
(14.12.25)
@deranzo1

Otuz yaş üstü olunca konular böyle :d
Ama evet gelecek kaygısı düzenli iş sınavlar memuriyet gerçekten ortak kaygılar ne yazık ki...
+1
🌸egerbiryolcu
(14.12.25)
Değerimizi anlamıyorsunuz ama er ya da geç farkedeceksiniz.
0
baldan kaymak
(14.12.25)
Ben burada sizinle ilgili net bir gelecek planından çok kendi hayat planını paylaşan bir adam gördüm. O "bak ben böyle planlıyım" diyor, siz "beni de o planın içine koyuyor mu" diyorsunuz. Yani siz gelecekle ilgili konuları ilişki bağlamında okuyorsunuz. O ise büyük ihtimalle kişisel planını paylaşan ve sizi de bu "fırsat" olarak gördüğü plana dahil etmek isteyen iyi niyetli biri. Burada sizin fazla anlam yüklemeniz değil, onun netlik vermemesi var. Keşke az daha net konuşsaymış, bence siz uygun sorularınızla bunu netleştirmesini sağlayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(14.12.25)
mirket'in dediklerine katılıyorum. bazı insanlar var, diğer insanların kendileri gibi yatırıma, dengeli beslenmeye, sağlıklı yaşama, spor yapmaya, kendince çok mantıklı gelen şeylere karşı neden uzak durduklarını anlamlandıramıyor ve bu konularda onları bilgilendirip teşvik etmeyi kendilerine görev addediyor. bu eleman öyle birisi gibi geldi bana

sosyal medyada bir meme görmüştüm. adamın birisi zengin arkadasına diyor ki "ya otobüs çok kalabalıktı bugün yoruldum" o da cevap veriyor "aa sen niçin araba almıyorsun ya" :) aklıma bu olay geldi şimdi
+1
abelardo
(14.12.25)
Benimle evlen diyecegine tokiye yazıl diyor işte. Şimdiden sana yatırım yapıyor
+1
limonlu eksi
(14.12.25)
Adam sana iyilik için demiş. ısrar etti derken ayaklarına kapanmamıştır.
yarın ayrılsanız, toki sana çıksa arkasından dua edersin.
0
duyuruuser
(15.12.25)
kimi insalar borca girmeden para biriktiremiyor.
elinde imkan varsa bile o para ile birikim/yatırım yapılabileceğini farketmiyor.
bazen karşılaştığı bazı insanlar da bu konuda iteleyici bir motivasyon oluyor.

ben altında bir çapanoğlu aramaz, iyi niyetli düşünürdüm.
zaten çıkma ihtimali çok düşük. bence de başvurun, eğer çıkarsa ve ödeyemezseniz o zaman başka şeyler düşünürsünüz.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(12)

günümüzde teknoloji marketlerde satılan en popüler laptop markaları

kibritsuyu
ön not: macbook hariç.yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi
ön not: macbook hariç.

yıllardır aynı bilgisayarı kullanıyorum. değiştirme zamanı geldi de geçiyor. ama bugünlerde teknoloji marketlerde satılan güncel laptop markaları nelerdir, hangi marka iyidir?

mesela ben bilgisayarı alırken dell vardı, iyiydi. asus iyiydi, sony vaio vardı iyiydi. hp vardı, kimi iyi derdi, kimi gömerdi. acer vardı kötüydü, casper vardı kötüydü.

şimdi ben hp, asus, sony, dell falan hiç görmüyorum. benim bilgisayarım toshiba mesela, o da yok.

ne var, hangi markalar revaçta? hangi markalar iyi?

hatırlatma: macbook hariç.
0
kibritsuyu
(14.12.25)
Sony Türkiye'den çekildi. Sony bilgisayar zaten nadirdi. Şirket bilgisayarım Dell. İyidir ama pahalıdır. Acer kullanıyorum yıllardır. İyidir. Yeni bilgisayarım Casper. Nirvana S100. Al geç. Marka odaklı değil de sistem odaklı düşünmen lazım. Ben mesela küçük ekrandan nefret ettiğim için 15,4 inç istedim. O da Casper'da vardı. 1 TB SSD, Windows 11, 32 GB Ram, i7 işlemci olsun dersen zaten az seçenek çıkıyor. Mağazalar daha pahalı satıyor. Mağazanın kirasını, elektrik faturasını, işçi giderini ödüyorsun. Mağazada incele ama internetten al. Ben Casper sitesinden aldım. Hızlı geldi.
0
arbre
(14.12.25)
Lenovo fena değil ama tuzlu
X1 100 bandından başlıyor
0
topkapiaksaray
(14.12.25)
Lenovo öneririm bende. Hem parçaları kaliteli, hem satış sonrası iyi hem de uzun yıllar dayanır.
0
etna
(14.12.25)
Valla tam ihtiyacım süper duyuru sadece iç donanım değil dış kasada sağlam olmalı ekran menteşeleri çatlamamalı klavye sallanmamalı vs vs soğutma çok problem olmamalı gibi bir sürü şey geliyor aklıma

Bi ara msi falan vardı ha birde monster vardı onlar nasıl bilemedim
+1
basond
(14.12.25)
monster.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
İş için kullanacağım için mümkünse çin pavyonu gibi yanar döner ışıklı, w a s d tuşları farklı renk ve şekilde, dış kasası alafortanfonik olan bilgisayarlardan olmamalı. Müşterinin yanında çıkarıp açabileyim.
0
🌸kibritsuyu
(14.12.25)
windows tarafinda: thinkpad, belki dell xps sayilabilir
oyun tarafinda: msi, ben tercih etmem ama asus
diger her sey icin: macbook air, macbook pro

bu 15 yil once de boyleydi hala da boyle. hp, dell gibi markalar daha cok sunucu tarafinda ve kurumsal calisir. son kullanici urunleri ekseriyetle berbattir. icinde kullanilan her sey ayni olmasina ragmen teknik servis kismi onemli. tabi en onemlisi de pil. cunku urunler ciktiktan bir sure sonra artik orijinal pil bulunmuyor ve cihaz cop oluyor. muadil bataryalar da malesef berbat. bu yuzden uzun soluklu kullanim icin macera aramadan thinkpad veya macbook tercih etmek lazim. ben ikisini de aktif olarak kullaniyorum tas gibi cihazlar. ozellikle thinkpad benden cok cekti. :))
+1
arakaali
(14.12.25)
Sony yıllar önce notebook üretmeyi bıraktı. Toshiba laptop birimini 2020'de Sharp'a (dynabook) sattı. Ortalıkta görmüyorum ben de. Alışveriş sitelerinde hâlâ modelleri var ama Tr'de resmi distribütörü ve garantisi var mı, kalitesi şu an ne durumda, bilmiyorum. Dell şahıs şirketi ve yakın zamana kadar hisseleri bile borsada değildi. Sahibi Michael Dell direkt olarak İsrail ordusuna (evet ordusuna) her yıl milyonlarca dolar bağışta bulunduğu için, o marka dünyanın en iyi ve kaliteli bilgisayarını 1 tl'ye satsa, almam ömür boyu. Asus hâlâ iyi. Yakın zamanda Asus aldım ben. Lenovo beni önceki modellerde iki defa üzmüştü, kullanmıyorum artık ama thinkpad de düşünülebilir. Msi da düşünülebilir.

Ben olsaydım muhtemelen yine asus alırdım.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.12.25)
lenovo, asus, hp var. dell'i mağazalarda pek göremedim. lenovo bu işin bayrak taşıyanı, asus peşinden geliyor, hp de her zamanki gibi ortalama. acer hala var, nitro serisiyle bir revaç yakaladı.

sony ekonomik krizden sonra tası tarağını toplayıp gitti, playstation'ı da bilkom'a bıraktı. sony eurasia sitesine girince sadece fotoğraf makineleri çıkıyor.

toshiba dağıldı, en değerli birimlerini sattı.
0
kesmekes laleler
(14.12.25)
macbook haric olmasinin ozel bir sebebi var mi? bir kere kullandiktan sonra donup pc'nin yuzune bakmadim.

ama soruya cevap olsun diye dell, lenovo ve asus. lenovo ibm'i satin aldigi icin biraz ayakta durdu, ben de ogrencilik zamaninda kullandim cunku uygundu fiyatlari. microsoft da cikis yapmaya calisiyor surface ile. hp kesinlikle rezil. is yerinden verdiler ve dokuluyor bilgisayar.

sahsen pc alacak olsam dell'e bakardim. hala oyle mi bilmiyorum ama destek hizmetleri cok iyiydi.
0
antikadimag
(15.12.25)
macbook harici olmasının özel sebebi, benim mali müşavir olmam, muhasebe işi yapmam ve klavyenin sağ tarafındaki nümerik klavyenin benim için bir zorunluluk olması. bildiğim kadarıyla hiçbir macbook'un nümerik klavyesi yok. o yüzden yekten eledim. diğer markaların da nümerik klavyesi olmayanları işime yaramaz.

bir de devletin uygulamalarıyla javayla mavayla ne kadar problemsiz çalışacağını kestiremiyorum. windows'la en azından bir yol bulunuyor.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.25)
Asus, lenovo, HP, Dell mevcut mağazalarda. Geçen sene Lenovo dan oyun bilgisayarı aldım, bir daha elimi sürmeyecek seviyede pişman etti. Geçen ay Asus aldım şimdilik memnunun.
0
onyx
(15.12.25)
(6)

instagram'dan flört

duyurukullanıcısı
inanılmaz bilmiyorum instagramıhatun kişisinin 7k takipçisi var. biraz konuşalım istiyorum ama cevap atmıyor.mesajı mı görüpde mi atmıyor? spam'a mı düşüyorum? yoksa beni ignore etti hiçbir mesajım ona gitmiyor mu?eski postlarının altına emoji falan da atıyorum görsün diye ama karşılık vermiyor.net
inanılmaz bilmiyorum instagramı

hatun kişisinin 7k takipçisi var. biraz konuşalım istiyorum ama cevap atmıyor.

mesajı mı görüpde mi atmıyor? spam'a mı düşüyorum? yoksa beni ignore etti hiçbir mesajım ona gitmiyor mu?

eski postlarının altına emoji falan da atıyorum görsün diye ama karşılık vermiyor.

net bir şekilde mesajımı görebildiğini nasıl anlayabilirim?

meta verified falan olsam fark eder mi?
-3
duyurukullanıcısı
(14.12.25)
Yol yakınken bırak peşini, senin gibi binlercesi yazıyordur, rekabet yüksek sosyal medyada, daha organik çözümlere yönel.
+4
devorgilla the gunslinger
(14.12.25)
Sen mesaj attığında ona gider ve görür ama eğer istemezse sen onun mesajı gördüğünün farkına varmazsın. Bana mesaj atan, konuşmak istemediğim insanlara ben de aynısını yapıyorum. Mesaja görüldü atıp cevap vermeme pozisyonuna düşmemek için daha güvenli bir yöntem.
0
fobfilm
(14.12.25)
yeterince ısrarlı yazarsan elbet görür ve değerlendirmeye alır. burada senin kim olduğun da önemli.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Hikâyeye bir şey yazacaksın. Ama yürümek değil, güzel bir espri, doğal bir konuşma. Cevap verirse verir. Benim 10 bin takipçili influencer bana anlık atacak kadar tanıyordu ama bir gün kızdırınca engelledi. O egoyu aşmak zor.
-4
arbre
(14.12.25)
Abi bundan birkaç ay/hafta önce sorduğun sorudaki aynı kişiyse olmuyor yani sal bence çünkü sürekli aynı şeyleri soruyorsun ve seni iplemeyen kişi degistiremezsin. aynı kişiyse ve sürekli mesaj atıp umursanmiyorsan dalga konusu olmussundur.
Okudukça resmen şu twitch yayıncilariyla yemek yemek için 10 bin dolar veren adamlar aklıma geldi, bu kadar ezdirme.
+4
logisticsmanager
(14.12.25)
50k+ takipçili kendisi de epey dikkat çekici olan bir arkadaşım var. mesajları görüyor çünkü ig onlar için önemli bir platform oradan besleniyor. ama hem çok mesaj geliyor hem de başına birilerini sardırmak istemiyor. genellikle daha önce tanımadıkları insana cevap yazınca ve bir yerde diyalog kopunca stalkerlık-tehdit, takip, ısrar başlamış.
0
orpheus
(14.12.25)
(9)

Araba soruları

arbre
Hangi seçenekler iyi?1. Otomatik dizel2. Otomatik benzin3. Manuel dizel4. Manuel benzinTeşekkür.
Hangi seçenekler iyi?

1. Otomatik dizel
2. Otomatik benzin
3. Manuel dizel
4. Manuel benzin

Teşekkür.
-1
arbre
(14.12.25)
Otomatik benzin.
+4
kizil karga
(14.12.25)
Benzin kesinlikle dizelden daha iyidir. Otomatik ve manuel ise tercihtir.
+1
prole
(14.12.25)
prole, ama şimdi bakıyorum, 460 bine manuel dizel Toyota bulabilirken aynı paraya Peugeot ya da Opel otomatik benzinli bulabiliyorum. Bu noktada karşılaştırma Toyota ve Opel karşılaştırmasına dönmüyor mu?
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Dönmüyor çünkü bir araba markasını her modeli, modelinin her yılı, her yılın her motoru iyidir diye bir şey yok.
Her markanın alınmaması gereken ürünleri var.toyota'nin 2.2 dizel d-cat misal sıkıntı

Senin fiyat aralığında otomatik dizel risk yani. Ama sen sürekli soruyorsun aylardır ve bence canının istediğini al, bu şekilde mutlu da olursan mutsuz da olursan seçimi sen yapmış olursun.
+1
logisticsmanager
(14.12.25)
logisticsmanager, bana en mantıklısı otomatik benzinli geliyor
-1
🌸arbre
(14.12.25)
Abi eğer olay riskse en mantıklısı manuel benzinli.
Sonraki mantıklı otomatik benzinli ya da manuel dizel.

Bence sen git al ne istiyorsan. Biraz şans işi yani, bütün paranı harcama çünkü masraf her türlü çıkacak.
0
logisticsmanager
(14.12.25)
en az sorun ve en düşük masraf için manual/benzin. hatta atmosferik benzinli, turbo da olmayacak.
lpg varsa yakıt tüketiminde de maliyeti düşürüyor benzinli. ama bütçem olsa sorunsuz cvt şanzımanlı japon bi otomatik vs. düşünürdüm. muhtemelen corolla vs.

sistem ne kadar basitse o kadar ucuz ve sorunsuz oluyor işte. manual otomatikten basit, cvt diğer otomatiklerden basit, benzinli dizelden basit, atmosferik turbodan basit sistem vs...
+1
konetsu
(14.12.25)
motora bağlı.

manuel kalmadı zaten.

sorunsuz olan hangisiyse o.

genelde benzin daha sorunsuzdur.
0
gurur
(14.12.25)
anladığım kadarıyla eski araç bakıyorsunuz. örneğinizden yola çıkarak anladım. eğer 150 bin km altında araç alacaksanız manuel dizel iyidir. ama 150 bin km üstü alıyorsanız benzin manuel daha iyidir. japon ve kore'lerde benzin + manuel çoğuzaman üzmez. illa otomatik lazımsa otomatiği de iyidir.
0
cisimcik golgi
(15.12.25)
(7)

2025'iniz nasıl geçti- yeni yıla girmeden dertleşmece

darthvader
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
Bu yıl nasıldı sizce, ne umdunuz ne buldunuz?
Sizi en mutlu eden ve en üzen şey neydi? Yeni yıldan beklentileriniz neler, herkes bir yeşillendirsin.
0
darthvader
(14.12.25)
2025 bok gibi geçti. Bir sene boyunca yaz gelsin diye bekledim ama buralara bu sene de yaz gelmedi. Yeni yıldan beklentim yaz gelmesi.
-1
suicides underground
(14.12.25)
iyi gecmedi diyebilirim. i$ olarak bekledigimi bulamadim.
global ekonomi boktan, beni cok etkiliyor.
0
cooperr
(14.12.25)
Maddi manevi her yönden berbat bir yıldı.
Çok fazla hastalık haberi aldığımız bir yıldı, çok hastamız oldu. Geçen hafta da gencecik bir iş arkadaşımızı bir iş kazasından dolayı kaybettik.

Mutlu olduğum an; balkona kurduğum kuş havuzunun nihayet kuşlarca fark edilip kullanılmaya başladığı andı.

En çok üzüldüğüm yazdığım kaza olayı oldu.

Yeni yıldan pek bir beklentim yok açıkçası; artık yapmak istediklerimi ertelemeyecek motivasyon diliyorum kendime.
0
mutekebbir
(14.12.25)
Kötüydü. En mutlu eden şey yaz tatilimdi. İyi geldi. Ben yeni yerler görünce yaşadığımı hissediyorum. Uzun süredir almak istediğim bilgisayarı aldım. İşte 1 yılımı bitirdim. Ağırlık çalışmaya başladım. Bir spor düzeni oluşturdum. Bir sürü küçük ama benim için önemli hedef gerçekleştirdim. Düşününce kötü demek nankörlük oluyor ama beni mutsuz eden şey ilişki konusu. Son sevgilimden ayrıldıktan sonra 4 5 kızla konuştum ama hiçbiriyle sevgili olmadım. 4 ay sonra 33 olacağım ve evliliğe çok uzağım. Aslında evlenmek istemiyorum ama bazen de eşimin olması daha iyi hissettirir gibi geliyor. İş arkadaşımdan hoşlandım, o üzdü beni, hâlâ takıyorum kafama. Yeni yılda biraz da bu konularda mutlu olmak isterim.
-3
arbre
(14.12.25)
Geneli güzeldi, hayatımda eksik bir şey olmadı ama son düzlüğe biraz gergin geçiyorum işten dolayı.

ama Bungee Jumping yapmam, bütün seneyi güzel kıldı. O süreci çok özleyeceğim.

Uzun zamandır yapmak istiyordum ama öncelik vermemiştim. Kasım 2024te öncelik vermeye karar verdim. Araştım, planladım ve Uygulamaya koydum. 14 Mayıs 2025 tarihinde yaptım.

Bungee Jumping için İsviçre'ye gittim ama öncesinde Malta'dan vize başvurusu aldığım için Malta'ya gitmem gerekti. Sırf bunun için Malta'ya gittim, gerçi sevdiğim bir ülke. İlk 2024 senesinde gittiğim restoranlara gittim. Kaldığım otelde gene konakladım. Gittiğim casino'ya gene gittim.

İstanbul'a dönerken business class'a bindim. Bu güzel süreci böyle bitirmiş oldum.

Senenin geri kalanı normal geçti. Bungee Jumping komple yetti seneye. Arkasından Lyon'a gittim geldim. Eylül'de bir Roma'yı dolaştım geldim. Arada gösteriler, etkinlikler derken senenin sonuna geldik.

İş yerinde bazı problemler var yapısal olarak. Ne olacağı belli değil. Bu şey bekliyordum aslında. Sürpriz olmadı. Daha bir hafta önce başka bir duyuruda yazmıştım fırtına öncesi sessizlik, sağlam çıkarsam mükemmel bir süreç beni bekliyor, ölürsem yine de güzeldi diye.

Bu fırtınada sağ çıkarsam hayatımı güzelleştirmeye devam. Çıkamaşam yapacak bir şey yok, hayat der devam ederiz.

İşte 2026'a sağ kalıp yurtdışı gezilerin dolu dolu olduğu, kadehlerimin eksik olmadığı ve daha derli toplu bir hayat yaşantısını hedefliyorum.

Bakalım görelim.
0
put it in your appropriate place
(14.12.25)
hedeflediğim 2 şey olmadı. biri çok önemli değildi ama diğeri hala önemli. o yüzden 2026da kendime o gerçekleştiremediğim tek hedefi koyuyorum. daha gerçekçi, daha samimi bir hedef olarak gözüküyor. 2024ten daha iyiydi. sakindi diyebiliriz.
0
dedim ben sana
(14.12.25)
bok gibiydi. bi beklentim de yoktu zaten. 2026'dan da yok. tek artısı çabuk geçmesi oldu.
0
der meister
(14.12.25)
(15)

red flag ve green flagleriniz var mı? Neler mesela?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(13.12.25)
sigara içmemek. green
+4
jelly bear
(13.12.25)
Onlar ney?

sekizdokuzon, sen mi geldin? :)

Cevaplardan da anladım anlamlarını. Ben de cevap vereyim o zaman.

Sigaraya, aptallığa, bağnazlığa, her konunun romantiğine, bu romantiklerin fanatiğine, bir fikre takılıp en uca savrulup kendi gibi düşünmeyeni ötekileştirenlere, her tür yaşam tarzı karşıtlarına, bilgiye dayanmayan fikir sahiplerine karşıyım.

Okuyana, düşünene, üretene, spor yapana ise saygım sonsuz.

Ben kara listeme bir iki ilave yapayım.

-Gelecek hazırlama kaygısı duymadan üreyenler,
-Ürettiğine aile terbiyesi vermeyenler,
-Çevre ve temizlik bilinci olmayanlar,
-Çevreye rahatsızlık konusunda yetersizler ve dikkatsizler
+2
Mirket
(13.12.25)
Red flag listemde mansplaining en başta geliyor sanırım, sonrasında;
kaba, annesine aşık, dindar, akpli, kıskanç, özel alana saygı duymayan, toksik maskülen tiplerden kaçarım.
İlk aklıma gelenler bunlar başka gelirse eklerim.

Green flag listemin başında nezaket gelir.
+2
mutekebbir
(13.12.25)
@mirket bir insanda neyi seversin green flag neyi sevmezsin red . Sekizdokuzonluk bir soru :) onun da cevabını beklerim :)
0
🌸pembediken
(13.12.25)
Red flaglarım kendini bişey sanması, bana yedirdiğini düşünecek kadar zeki olduğunu düşünmesi, Kezban olup eyşanı oynaması
0
IcedFlames
(13.12.25)
red, green ve blue flag'larim var, karistirip istedigim flag'i elde ediyorum.
+2
banach
(13.12.25)
Sigara, kötü ses tonu, makyaj, kilo, sporsuzluk, kıvrımsızlık, cahillik, dil bilmemek, dedikodu, kibir.
0
gabe h coud
(14.12.25)
Sigara, hayvan sevmemek, yarı cahillik, cimrilik red flag. Bunların tersi de green flag.
-1
suicides underground
(14.12.25)
red flag:
1) fluid ounce cinsinden hacim ölçüsü yazılan, almanca ve fransızca yazılı deterjan ve kozmetiğe pornografik paralar ödemesi
2) şarjlı dikey süpürke alabilecek kadar müsrif ve cahil olması
3) hava temizleme, nem alma cihazlarına para ödemesi.
4) gıda takviyesi satın alması
5) airfryer kullanması
6) yulaf yemesi
7) stanley termosunun ve filtre kahvesinin olması
8) instagram ya da messenger kullanması
9) iphone ya da macbookunun olması
10) suv sevmesi
11) köpek itlafını desteklememesi
12) psikiyatra psikiyatrist demesi
13) avukat ve psikologları bir bok zannetmesi
14) asker, polis, hakim, savcı ve öğretmenlere sempati duyması
15) camiye gitmesi
16) kilise ve katedral turu yapması
17) pırlantanın para eden bir şey olduğunu zannetmesi
18) sarmısağı sarımsak, melemeni menemen, zaiyatı zayiat, muhatabı muhattap, naifi nahif yazması
19) farazi yerine afaki demesi
20) başat demesi
21) sertifika almaktan bahsetmesi
22) dating yapması
23) annesinin bikini giymesi
-23
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Sürekli başka erkeklerle konuşması en büyük red flag ama insan duygularına söz geçiremiyor. Ondan biraz boş buluyorum bu kavramları.
-2
arbre
(14.12.25)
takma kirpik, takma tırnak, sivriltilmiş çene, dudak dolgusu redflag
+1
plastic_angel
(14.12.25)
kozmetik neredeyse herşey.
sigara.

Sosyal içicilik.
Spor.
Yemek
0
baldan kaymak
(14.12.25)
benim için en büyük red flag dindar olması. ailesinin de dindar olması. direkt kaçmak lazım. sevmediğim huyların hep bu tip bastırılmışlıktan geldiğini gördüm. kendi deneyimim bu.
+4
eileengray
(14.12.25)
@karim iceride uyuyor Doğrusu "menemen" ve "zayiat". Nerelisiniz merak ettim:) Bölgesel ağızla konuşuyorsunuz muhtemelen.

Red flag: Adını anmak istemediğim partili olması
Green flag: Hayvan sevmesi. Evde hayvan beslemesine gerek yok. Hayvanat bahçelerine karşı olan da hayvan severdir.
0
gnosis
(14.12.25)
Birisi “En iyi kürt ölü Kürt’tür” demişti. Tiksindim
0
tan vakti
(19.12.25)
(9)

Sevgilinizin Karşı Cinsle Mesajlaşmalarına Tahammülünüz?

lapetitemort
Bu konuda kıskanma eşiğiniz nedir? Ne tür sohbetler veya hangi sıklıkta konuşuyor olmaları sizi rahatsız etmeye başlar?
Bu konuda kıskanma eşiğiniz nedir? Ne tür sohbetler veya hangi sıklıkta konuşuyor olmaları sizi rahatsız etmeye başlar?
0
lapetitemort
(13.12.25)
Tahammülüm 0.
-6
arbre
(13.12.25)
esimi tanidigim icin sorun etmiyorum. tahammül gösteriyorum gibi bir sey yok, tahammül sinirlendigin bir seye gösterirsin, ben sinirlenmiyorum. flörtlesmedikten sonra neden sorunum olmasin ki? bir defa esime karsi saygisizlik etmis olurum. "sen bir gerizekalisin, kimle nasil konusulacagini bilemezsin; ayrica ahlaksizsin, aldatmaya meyilli bir insansin, ben senin yerine karar veriyorum" demek gibi bir sey diger türlüsü.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.12.25)
sıfır tahammül
-3
koela
(13.12.25)
Benim icin herhangi bir problem yok. Ben de bir suru kadin arkadasimla mesajlasiyorum. Yuruyus yapiyorum. Spor yapiyorum. Yemege, bira icmeye cikiyorum. Eslerini, erkek arkadaslarini tanirim. Onlar da beni tanir... Guvendigim evli, iliskisi olan birkac saglam kadin arkadasim var.

Kuzey Amerika'da normal bunlar ama TR farkli.

Turkiye'de bir seyin nasil gorundugu, aslinda ne oldugundan daha onemli oldugu icin hic girmem boyle islere.
+3
thetruenorthstrongandfree1
(13.12.25)
yavşak insanlara geçit vermediği sürece karışmam.
+3
orpheus
(13.12.25)
Şahıs tamamen yapay zeka kullanarak aslında var olmayan bir kadın yarattırıp onunla buluşup sarıldığı bir video yaptırmış. Bunu da instagram'a vermiş. Bu beni çıldırttı çıldırttı. Yok yapay zekâ yapmış yok öyle bir kadın aslında yoğumuş falan hiç anlamam ben açıkçası. Bırakalım başka kadınlarla mesajlaşmayı. Olay çıkarırım.
0
yaren
(13.12.25)
aynı kişiyle her gün konuşmasına tahammül edemem. benden daha samimi olmasına, hatta samimi olmasına tahammül edemem. ancak 2-3 sohbet, hal hatır sorma, iş için yapılan görüşmeler sorun değil.

en ufak bir iltifatta gıcık olurum.
0
art cat chocolate
(13.12.25)
"niyeti bozarsa aldatabilir zaten, isteyen aldatır ruhun duymaz" olayına pek katılamıyorum. böyle böyle açık ilişki yaşayalım madem. bir işi düşer, iletişim kurmaktır, hal hatır sorup girizgah yapmaktır, hayırlı olsun'dur, başın sağolsun'dur eyvallah. "sohbet-muhabbet" imkansız.
0
loch ness
(13.12.25)
kendimi "geniş" veya "açık görüşlü" diye bile tanımlamam da burda gerçekten sevgilimizin karşı cins biriyle sohbet-muhabbet etmesine karşı olmayı mı konuşuyoruz ya?

nasıl insanlar sizin sevgilileriniz, nasıl sadece tek bir cinsle arkadaşlık kurmuşlar, nasıl ara sıra buluştukları görüştükleri arkadaşları/arkadaş grupları yok. sevgilimin hiç karşı cins arkadaşı olmasa sorun ne acaba diye düşünürdüm. ne yani kime ne mesafede davranması gerektiğini mi bilmiyor, doğru insanlarla mı arkadaşlık kuramıyor, her arkadaşlığı flörtöz bir şeye mi dönüşüyor diye kafamda soru işaretleri olurdu.

insanların kadın/erkek arkadaşları olur. arkadaşlar sohbet ederler. hayat güncellemeleri verirler, sevdikleri bi filmi/diziyi paylaşırlar, dedikodu yaparlar, zor günlerinde yanlarında olurlar, iyi günlerinde yanlarında olurlar.

insan gerçekten hayret ediyor.
+3
gitdaddy
(14.12.25)
(7)

Her söyleneni suçlama zannetmek

yaren
Güzel sabahlar diliyorum Bir insan, kendisine her söylenen olumsuz eleştiriyi ona yöneltilmiş suçlama olarak algılıyorsa ve doğrudan öfkeleniyorsa, üzüntüsünü öfke olarak yaşıyorsa bu insan depresyonda mıdır, ne yapsın bu şahıs? Teşhisi ne bunun?
Güzel sabahlar diliyorum

Bir insan, kendisine her söylenen olumsuz eleştiriyi ona yöneltilmiş suçlama olarak algılıyorsa ve doğrudan öfkeleniyorsa, üzüntüsünü öfke olarak yaşıyorsa bu insan depresyonda mıdır, ne yapsın bu şahıs? Teşhisi ne bunun?
-1
yaren
(13.12.25)
Depresyonda değildir ama içi çok doludur. Söylemek isteyip de söyleyemediği birçok şey vardır bence.
+1
gobekliraki
(13.12.25)
Travma tepkisi bence
+1
arbre
(13.12.25)
Çocukluğunda ufak tefek yanlışlar yaptığında çok fazla eleştiri almış ve çok ayıplanmış olarak yorumlanır genelde bu durum.
+3
yakalayamadığın.ışıklar
(13.12.25)
Eleştiri kabul edebilmek kolay bir şey değil ki. Olgunluk gerektiriyor. Yaşı küçükse, işe yeni başlamışsa, ilişkinin başındaysa ve özgüven sorunları yaşıyorsa normal değil mi?
0
gnosis
(13.12.25)
Sosyalleşsin, spor yapsın, müzik dinlesin, resim yapsın, sinemaya gitsin.
0
dolantindr
(13.12.25)
sana devamlı böyle söyleyen insanlar varsa kendi eksikliklerini sana göre tasarlayı söyleyen insanlar. ciddiye almana gerek yok ya yerini değiştir ya da çevreni.
0
evimin paspasi
(13.12.25)
Onları eskiden beri görmüş, tanımış , bilgi seviyelerini, konuları yorumlamada yeteneksizliklerini, telefonlarında izledikleri takip ettikleri şeylerin çokta IQ ya yaramadığını bildiğinden, o kimselerden kendisine daha eleştiri gelmeden çok yıllar önce onlar hakkındaki notunu vermiştir.

Ani öfkelenmesi tüm bunlardan sebep artık refleks halini almıştır.
Etki açısından sanırım yapılacak şey ise ona yakın, sevdiği sözü geçen başka kimseleri araya koymak.
(Uygun driver olmazsa aygıtta bilgisayarda çalışmaz )

Hepimiz bir bakıma öyleyiz aslında.
İyi geçinmeye çalışıyoruz çevremizdekilerle ama zarutten dolayı. Çoğunlukla birbirimizin ne mal olduğu biliyoruz. Gerçek manada sevdiklerimiz saygı gösterdiklerimiz çok azdır.
0
diyecevaplandı
(13.12.25)
(7)

Akbank chip para

arbre
Akbank sürekli chip para veriyor. 150, 200 TL. Harcamadığım için geri alıyor. Bu nasıl kullanılıyor? Size de geliyor mu? Ne için kullanıyorsunuz?
Akbank sürekli chip para veriyor. 150, 200 TL. Harcamadığım için geri alıyor. Bu nasıl kullanılıyor? Size de geliyor mu? Ne için kullanıyorsunuz?
-1
arbre
(12.12.25)
Bazı online alışveriş sitelerinde geçerli. Hepsiburada mesela.
0
auroraaurora
(12.12.25)
akbankta chippara olayı çok güzel. her yerde geçerli. şöyle ki herhangi bir harcama yapıp daha sonra o harcamayı chippara ile ödeyebiliyorsun mobil uygulamadan.
örneğin 300 tl harcama yaptın diyelim 200 chipparan varsa 200 tlsini direkt ödeyebilirsin. ekstre kesilmeden yapmak gerek sadece.

diyelim 100 tl harcama yaptın 200 chipparan var bu sefer 100 tlsini chippara ile ödüyorsun 100 chipparan kalıyor.
0
jelly bear
(12.12.25)
a101'de geçerli kasada puanları kullanacam diyorsun
0
messina123
(12.12.25)
Peki kredi kartını mı kullanmam gerekiyor? Ben banka kartı kullanıyorum ve kredi kartı bilgilerini bu kartta da görebiliyorum.
-1
🌸arbre
(12.12.25)
puanlar banka kartındaysa, kredi kartın varsa juzdan uygulamasından müşteri hizmetlerine bağlanıp puanlarını kredi kartına aktarabilirsin. evet kredi kartından harcama yapman gerek sonradan chippara ile ödeme için.

ama sadece banka kartın varsa bazı marketlerde, benzin istasyonlarında vs kullanabilirsin. kullanmadan önce akbank posu var mı diye sor. internette de hepsiburada n11 vs geçer.
0
jelly bear
(12.12.25)
Juzdan uygulamasına gir işlemlere gel harcamalarını chip para ile öde yap.
çok şanslısın aslında bonus kartın böyle bir olanağı yok anca alışveriş yaparken puanımdan çekin diye kartı vermek gerek, kartı takmadan puan alamıyorlar.
0
eja
(12.12.25)
Akbank'ı aktif kullandığım dönemde chippara ve milleri direk kredi kartına yatırıp esasen tüm kredi kartı harcamalarımdan düşebiliyordum.

Akbank Wings Black kullandığım dönemde hayatımda ilk kez bir bankanın kredi kartını kullanırken avantaj yaşadığımı hissetmiştim.
0
Lethe
(13.12.25)
(29)

Hediyelerimle dalga geçilmesi

egerbiryolcu
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalp
Arkadaşlarıma öğretmenler günü için şöyle kitap ayraçları yapmistim. El becerim sıfırdır heves ettim yaptım. Hayaller hayatlar gibi oldu ama ben çok sevimli bulmuştum yine de:d (üsttekiler benim alttakiler örnek)

Neyse bı de öğretmenler günü ile ilgili şekilli kurabiyeler yapmıştım kadın figürlü kalpli çiçekli falan..o konuda iyiyimdir ama o gün onları da çok beceremedim.

Sonuç olarak ortada mükkemel olmayan ama el yapımı emek verilmiş bı şeyler vardı.

Verdiğimde tepkileri çok yapmacık gibi geldi. Ayy canım... Hani anlarsınız ya o samimiyetsizligi. İçlerinden biri de kurabiye için evli olan bı arkadaşımıza küçük çocuğunu kastederek bunları Ali mi yaptı gibi bı espri yaptı. Orda baya rencide edilmiş gibi hissettim herkese karşı. Ayraçlar için de bu ne işe yariyo gibi bı cümle geçmisti.

Sevdiğim bir hocam vardı üniversitede bir paket de ona yapmıştım. Bu kızlar da geldi yanıma hediyemi teslim ederken. Hoca baya mutlu oldu tek tek baktı yorum yaptı sarıldı baya içten tepki verdi. Onlar da görmüş oldu. Orda biraz kendime gelmiştim. Yoksa çok mu sacmalamisim diye kendimden şüphe eder hale gelmiştim.

Yani sırf maddi değeri yok diye mi böyle dalga gecilmesi gerekiyor yanlış kişilere mi değer vermişim ya da çok istediğim gibi olmadılar diye üstüne bu tepkiler gelince de alinganligim mi arttı emin olamadım?

hizliresim.com
0
egerbiryolcu
(12.12.25)
Evet, yanlış kişilere değer vermişsiniz ve 'arkadaşlarınız' hanzo.
+10
auroraaurora
(12.12.25)
ilk bakışta ne oldukları anlaşılmıyor, bu nedir diye sorardım ama kitap ayracı açıklamasından sonra anlamlı geliyor, mutlu olurdum
+4
grimavi
(12.12.25)
Piyasada el yapımı çok iyi şeyler varken bunlar ancak 90 larda göz kamaştırır.
Niyet güzel ama daha iddialı ürünler çıkarmalıydın.
Bi de hediyeyi nasıl sunduğun ve sana karşı öncesinde (geçmiş yaşantılar) ne hissettikleri önemli. Sanırım birbirinizi biraz sinir etmişsiniz. Onun etkisi var gibi.
Bu tür durumlarda hediyelerin üstüne isim yazmak kurtarıcı oluyor. Ayse ye verilen hediyenin üstüne ayse yazmak gibi.
-2
luluki
(12.12.25)
yaptıklarınız cok guzel olmus, cok sevımlıler. ne yazık kı o ınsanlar bu nezaketı dusuncelı davranısı haketmemıs, el emegıne saygı duymayan ınsanları sız de cıddıye almayın bence. kötu bıle olsalar yıne de ınsan tsk eder. yıne de cok uzulmeyın, bır daha yapmazsınız, cok yakınlarınıza yaparsınız bu ıncelıklı davranıslarınızı.
+1
deepness
(12.12.25)
El ile bunları yapmak vakit alan şeyler .
O nedenle zihni tanınmış ürün markarıyla format yemiş , her şeyde elitizm arayan, vakit kaybettiren kişilerden uzak durun.

İncelikten anlamakta bir meziyet .
+2
diyecevaplandı
(12.12.25)
Öncelikle ne işe yaradıklarını söylemeseniz ben de anlamazdım. Belki onlardan çok sizin hoşunuza gidecek tarzda bir hediyedir bu. Yine de, ilgimi çekmeyen/çok beğenmediğim ama emek verilmiş bir hediyeye böyle tepkiler vermezdim, tepkileri biraz kaba geldi. Kabalık dışında, çok değer verilmeyen birinden bu tarz hediye geliyorsa çoğunluk hocanız kadar samimi tepki vermeyebilir bence.
+2
matlii
(12.12.25)
Bok yiyin demek lazım da işte insanlık bizde kalsın. Bugün de öğretmen kalitesizliğine doyduk.
+5
sekizdokuzon
(12.12.25)
kabalığın hiç bir durumda savunması olamaz. ayılık ve ökküzlük.
+4
gabe h coud
(12.12.25)
bence arkadaşlarında sorun var, el emeği verilmiş hediyeler şu dünyada herşeyden üstündür kötü bile olsa, siz kapitalist düzenin yozlaştırdığı insanları takmayın kafanıza, beğenmiyorlarsa kendileri bilir.
şu tip bir insanda olabilir mesela zorla kendine hediye aldırmak isteyen, kendinin değerini aldığı hediye ile ölçen, böyle bir öz güvensizliği varsa hoşuna gitmemiştir tabi.
0
eja
(12.12.25)
Bok yiyin +1

İyi veya köyü ben böyle şeylere daha çok değer veririm. Düşünülmüş emek verilmiş. Bence gayet güzeller
0
Rondak
(12.12.25)
bence gayet güzel olmuş. tebrik ederim.
arkadaşların paçoz. kalitesiz insanlar.
ama yine de şunu demeden edemeyeceğim. el emeği şeylerin değeri eskisi kadar yok. sanayide verimlilik çok arttı, bolca seçeneğe çok ucuza erişebiliyoruz. yani kazak örmek yerine kazak alıp hediye etmek daha avantajlı olabiliyor. tasarım, teknoloji, kalite, maliyet konusunda el emeği eskisi gibi cazip değil.
el emeği ürünleri sadece çok yakınlarımız ile paylaşmak daha doğru olabilir.
+1
abelardo
(12.12.25)
Bugün de buna sinir oldum :/ bacım adres veriyorum bana kargola hakkını veririm dsfdsdf

Emeğine sağlık çok da güzel olmuş bazı insanlar böyle baltalı ilah gibi. Heves kırmak için fırsat kolluyorlar
+3
kullanicadi
(12.12.25)
ben beğendim, güzel ayrıca beğenmiş olmam da bir kriter değil. çevrendeki öküzleri temizle.
0
kisa
(12.12.25)
Tatlış bence ya üzülme
-1
arbre
(12.12.25)
bence bir paket daha yap ve içine şöyle kocaman kalın bir dildo koy.
bu ne işe yarıyor diye sorarlarsa açıklarsın.
+2
deranzo1
(12.12.25)
Çok tatlı görünüyorlar elinize sağlık.
Her zaman gelen hediyeleri beğenmeyebiliriz tamam ama bunu belli etmek çok ayıp.
Hak etmeyen insanlara bu kadar ince düşünmeyi bırakın ya boşverin.
+1
mutekebbir
(12.12.25)
Emeğinize sağlık. Kabalık edilmiş net olarak. Beğenmeseler bile usulen teşekkür etmeli, ne işe yaradığını anlamasalar bile nezaket göstermelilerdi. Normal olan budur. "Daha iddialı" hiçbir şey yapmak zorunda değilsiniz.

Mesajınızdan dahi ne kadar hevesle bir çaba içerisine girdiğiniz yansıyor. Hevesinizi körelten, çabanızı hak etmeyen insanlar için canınızı sıkmaya değmez.
0
dediysem dedim
(12.12.25)
Bana vermiş olsan ben çok coşkulu bir tepki verirdim. Beğenmesem de hiç belli etmezdim. İnsanlar kötü kalpli bence.
0
Gradient_tabanlı_mor
(12.12.25)
nezaketen hiçbir hediyeye laf edilmez birincisi. ayriyeten bu bir el emeği, eşdeğer her seri üretim ürününden kat kat değerli. burun kıvıranlar anladığım kadarıyla öğretmen? eğer böyleyse ülkedeki öğretmenlerin bu kadar temel eğitimden eksik olmalarına çok şaşıracağım. görgüsüz insanlar nasıl bireyler yetiştirecek? ülkede varoş çok var, o yüzden tepkiye şaşırmadım ama bu insanların öğretmen olma olasılıkları beni hayrete düşürdü.

bu arada cevabım emeğinizden bağımsız ancak fotoğraftakiler bence çok tatlı.
+1
eileengray
(12.12.25)
Samimiyetle çok çok özür dilerim peşinen ama öyle arkadaşın amına koyayım.
+2
kumandanim
(12.12.25)
şu hediye verme olayını salt ihtiyaca, alanında iyi olan markaya, maddi değerine, işlevselliğine indirgeyenlerin iticiliğini tarif etmenin imkanı yok.

HİÇBİR ZORUNDALIĞI olmayan biri gelip emeğini, vaktini, parasını güzel düşüncelerle harmanlayıp ortaya bir şey çıkarıyor ama paşalarımız/prenseslerimiz sanki kendilerine hediye vermekle şereflendirilmişiz de bu "basit" hediyelerle o şerefi lekelemişiz gibi davranıyorlar, gel de delirme!

@dediysem dedim +1
+2
m e b
(12.12.25)
Kendileri yapamadığı ve düşünemediği için kıskanmışlar. Bok yesinler gayet de güzeller ellerinize sağlık.
0
suicides underground
(12.12.25)
Çok güzeller, ellerine sağlık. El emeği benim için çok değerli. Bu tarz hediyeleri küçümseyen biri karakterini belli eder.
+1
Kahvedesu
(12.12.25)
çok güzeller elinize emeğinize sağlık. o insanlara ne bir hediye verin ne de bir hediye alın bu saatten sonra. sizin değerinizi anlayamamışlar.
0
koela
(12.12.25)
El becerinin sıfır olduğunu söylemişsin ama bu sıfır haliyse ben bir şey demiyorum :)
Şahane olmuş, eline sağlık. Laf söyleyen arkadaşlarına da söylenecek çok şey var da boşver.
+2
rock n roll
(12.12.25)
Bence "düşünülmek" çok güzel ve çok kıymetli bir şey. İlk bakışta nedir bu diye sorabilir insan, kitap ayracı olması çok mantıklı geliyor sonra. Ürünün ne olduğundan ziyade sırf o kişiyi düşünerek bir şey yapman, üstelik el emeği bir şey yapman bence çok kıymetli. Yanlış insanlara verilmiş +1 Dünya hassas kalpler için cehennemdir:)
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(12.12.25)
Çok güzel olmuş. İnsanlari fazla ciddiye almayin
+1
topkapiaksaray
(12.12.25)
Evet yanlış kişilere değer vermişsin, evet alınganlığın artmış, evet kendine güvenmediğin bir alandan ürün vermemelisin. İyi yaptığın şeyleri öne çıkarmalısın. Kimin insan kalbi taşıdığı artık belli değil çünkü.

Ek: örneği gördüm hiç de başarısız veya çirkin falan değil. Kendi hakkını da yeme bir zahmet.
0
muhayyer divan
(12.12.25)
ilk bakista kitap ayraci olduklarini anlamadim ama bence gayet guzeller.

bu kisilerin ogretmen olmasina ayrica uzuldum. pedagojik formasyonun geldigi noktaya bak.
+1
Sour
(13.12.25)
(12)

uçak korkusu (ya da uçak korkusundan korkmak??)

nolmus yani
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum. "ya binin
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.

uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum.

"ya binince parmaklarım uyuşursa, göğsüme o ağırlık çökerse, karnıma ağrılar girerse? kalbim küt küt atcak, ya kalp krizi geçirirsem panikten? ya bu paniği atamazsam ve 1 saat boyunca bu hisleri çekmek zorunda kalırsam?"

böyle bi korku içerisinde olduğumu fark ettim. yani korkmaktan korkuyorum sanırım daha çok?

bu konu hakkında psikiyatra da gideceğim. ama bu sefer de "ya bir ilaç verirse ve o ilaç aslında bende yan etki yapan manyak bir şeyse ve küt diye ölüverirsem?" düşüncesi de var :)))

alkol genelde rahatlatıyor beni. böyle abartmadan 1-2 shot atsam gevşesem... mide vs problemlerim olmuyor. ya da bitkisel bir şeyler alsam... bilemedim.

düşünceleriniz neler?
0
nolmus yani
(11.12.25)
artık uçaktan korkmayacağım diye kendini motive edip binsen?
+1
antihero
(11.12.25)
Mesele sadece uçak korkusu değil sanırım. Evet, bir uzmana danışmanız iyi olur.

Kendi adıma uçak yolculuğunu çok sıkıcı buluyorum. Kalkarken ve inerken birazcık aksiyon olması iyi bence. Bir defasında yoğun türbülansa denk gelmiştim. Kusanlar ve fenalaşanlar olmuştu. Ben çok eğlenmiştim, tövbeler olsun.
0
auroraaurora
(11.12.25)
Bir arkadaşımda panik atak vardı, o sebeple bişey olur diye korkup uçağa binemiyordu hala pek binmek istemiyor. Bunun çözümü psikolog veya psikiyatr.
0
nhk ni youkosu
(11.12.25)
uçuş öncesi 1-2 shot bişiler içmek en mantıklısı bence.
0
oldtimer
(11.12.25)
Hocam bu aslında sadece uçak korkusu değil gibi duruyor, bence bir psikologla görüşün ya da psikyatristle.

Ben de uçakta endişe ediyorum.

Telefonunuza tabletinize güzel pozitif filmler indirin.
Sakinleştirici meditasyonlar var onlardan indirin.
Nefes egzersizleri yapın youtube'dan uçuştayken.

gözünüzü kapatıp bunlarla meşgul olmayı başarırısanız uçak zaten daha havalanmamışken uykuya bile dalabilirsiniz.

Türbülans vs konusunda da şunu söyleyebilirim, sizin hissettiğiniz sarsıntı aslında sandığınız kadar büyük bir olay olmuyor.

Bazen uçak bir anda sarsılınca çok yüksekten düşüyor sanıyorsunuz. Ama aslında 1 metre bile oynamamış oluyor uçak.

Bir de yolcu uçakları sandığınızdan daha ağır şartlara dayanacak şekilde tasarlanıyor. Neredeyse akrobatik manevralar yapabilecek seviyelerdeler.
0
anten
(11.12.25)
İlk defa mı bineceksiniz? Ben de korkuyordum. İlk uçuşumda gerildim ama keyif almadım dersem yalan olur. Cam kenarı seçmiştim. Camdan izledim hep. Fotoğraf çektim. Kaderinde varsa kaçamazsın zaten. O yüzden takma.

Bir de uçak güvenli ama çok riskli. Onlarca mekanik, elektrik sistem var. O açıdan yaklaşırsan hiç binemezsin. Doğruya doğru. (Makine mühendisiyim)
-1
arbre
(11.12.25)
uçak fobiniz yok, psikiyatrik bir kriz anı yaşamakla ilgili korkunuz var. ya panik atak geçirirsem ya stresten midem ağrırsa/bulanırsa, terlersem, parmaklarım uyuşursa vs. vs.

hızlı çözüm lazımsa psikiyatriste gitmeniz şart. bu kaygılarınız yüzünden uçağa binemediğinizden bahsederseniz xanax/tranko buskas tarzı (artık durumunuz göre) bir ilaç reçete eder. binmeden yarım saat önce içersiniz ve kaygılarınız azalır. ilacın etkisi korkusu da aynı korkuya çıkıyor ama ilacı alınca o kaygınız da azalacak zaten. isterseniz 3-5 gün önceden birkaç kere deneyim kendinize ilacın kötü bir etkisi olmadığını kanıtlayabilirsiniz ama.
0
gitdaddy
(11.12.25)
o korku kolay kolay geçmez. madem içki rahatlatıyor at çantana bir 35'lik viski uçuştan önce içersin.

2-3 senede bir uçan biri için başka yollar aramaya lüzum yok.
0
yurtsuz john
(11.12.25)
Yaşadığınız şey korkunun korkusuyla beraber gelen beklenti anksiyetesi. Panik bozuklukta sıkça karşılaşılan bir durum. Bilişsel davranışçı terapi ve psikiyatrist uygun görürse anksiyolitik ilaçlardan fayda görürsünüz. Önemli olan kaçınmamak. Kaçınmak süreci besleyen en temel şey. O yüzden uçağa binme kararınızı tebrik ediyorum. Evet belki alkol süreci yönetmeye yardımcı olabilir diyen bir grup var fakat bu sağlıklı bir baş etme becerisi değil. Kısa vadede doktorunuzun uygun gördüğü bir ilaç, uzun vadede ise psikoterapi yanlış alarm veren panik sistemini düzenleyecektir.
0
dediysem dedim
(11.12.25)
teşekkür ederim cevaplar için. uçağa ilk defa binmiyorum ama yıllar içinde bir ölüm korkusu gelişti, bu korkuyla beraber korkmadığım uçaktan da korkmaya başladım :) 2-3 sene önce en son uçağa bindiğimde öyle korktum ve ağladım ki etkisi aylarca geçmedi ve normal takside bile giderken çok hız yapıldığında ya da sarsıldığımda korkmaya başladım.

bazen durup dururken tavan çökecek de öleceğim diye bile korkuyorum. terapi ile epey azaldı aslında ama uçağa bayadır binmediğim için "ya yine aynı korku olursa" korkusuna dönüştü şu an olay :) pazartesi bir konuşacağım durumu psikiyatrla bakalım.
0
🌸nolmus yani
(11.12.25)
profesyonel destek önerilerine katılıyorum ama ben size bir app önereceğim: turbulence diye bir uygulamayı indirebilirsiniz. güncel türbülans haritalarını ve pilot raporlarını yayınlıyorlar. ben çok fazla transatlantic uçuyorum ve uçuştan önce bu haritalara bakıp nerelerde sallayabileceğini görmek beni rahatlatıyor. sürpriz yaşamıyorum. ayrıca hava raporlarına pilotlar da bakıyor ve ona göre de bir miktar rotalar hesaplanıyor. dün uçaktaydım hatta, raporda izlanda hizasında med-sev türbülans olabilir görünüyordu. gerçekten de azıcık salladı ve bitti. eğer benim gibi bilinmezlik sizi stres ediyorsa işe yarayabilir.
0
eileengray
(11.12.25)
uçak sen bindiğinde düşmeyecek. o ihtimal sana denk gelmeyecek. milyonda biri denk getiremeyeceksin. bu sebeple kafana takmana değecek bir durum yok.
0
xephyr
(11.12.25)
(6)

Nasıl daha fazla hazır cevap olurum ?

kestane gürgen palamut
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
Sosyal ortam, iş ortamı vs bazen kal geliyor. Hazır cevap sayılırım ama bazen vermem gereken cevap sonradan aklıma düşüyor. Bu geliştirilebilir bir şey mi? Hiçbir lafın altında kalmak istemiyorum. Yol gösterin
0
kestane gürgen palamut
(11.12.25)
Kötü arkadaş edin biraz.
-1
arbre
(11.12.25)
hazır cevaplık hızlı düşünme ve geniş kelime haznesi gerektirir. daha fazla okumak faydalı olabilir ama bir yere kadar. herkesin kafasında kırk tilki dolaşamaz.
+1
merhum
(11.12.25)
iyi arkadas edinin biraz.

surekli bir seylere cevap vermek, laf sokmak zorunda oldugunuz bir ortamdaysaniz hazir cevap olmak size fayda getirmez, psikolojik acidan insani yipratan bir ortamin parcasi olmus olursunuz. zaman kaybi, kalitesiz ve guven vadetmeyen iliskiler, arkadasliklar kurmak da cabasi.
+5
Sour
(11.12.25)
Benim de merak ettiğim bir konu. Öyle insanlara maruz kalıyoruz ki Nahif kalmanın hiçbir anlamı kalmıyor. Kendi adıma sonradan aklıma gelen cevaplara yanıyorum veya zamanında lafımı soyleyemedigim için o kişiye karşı içimdeki öfke bitmiyor. Durduk yere aklıma takılıyor.
Belki böyle bir dizi karakteri, YouTube da bir fenomen yani direkt örneklerle takip edileilecek içeriklere göz atılabilir. Hazir cevapliligi ile ünlü ünlülerin programları izlenebilir. Ben de denemeyi düşünüyorum.

Kitap olarak öneri de gelse ne güzel olurdu.
0
egerbiryolcu
(11.12.25)
Belli bir birikime sahip olmak gerekir. Bu birikim de ancak edebiyat, sinema, felsefe, tarih vs ile ilgilenmekle mümkün.

Mizah ve hiciv okumak yararlı olabilir. Muzaffer İzgü’yü tavsiye edebilirim.

Ekleme: Entelektüel birikim kadar önemli diğer unsuru eklemeyi unutmuşum. Hayatın içinde olun. Çalışın. Sosyoekonomik ve kültürel grupların mümkün olduğunca tümüyle iletişim halinde olun.
0
10551037
(12.12.25)
Bence sorun hazırcevap olmamanızda değil. Sonrasında olayları kafaya takmaya devam etmenizde. Zeka dolu cevaplar vermeye kasmayın. Kızın, küfredin, "uysa da k.dum, uymasa da k.dum" deyin yani... Sonrasını da umursamayın. Mesela benim bu yazdıklarıma zekice bir cevap aramayın. "S.tir git, fikrini kendine sakla!" deyin.

Olayları sonradan ölçüp, biçip, tartıp "tüh, keşke şöyle deseydim/yapsaydım" diyen insanlar pek huzurlu yaşayamıyorlar. Geçmişten sadece ders çıkarmak; geçmişe hayıflanmamak lazım...
0
yadigar
(12.12.25)
(5)

Online gorusmelerde en iyi gorunum

Kittie
Bilgisayarin durdugu aci (yukseklik gibi), isik vs acisindan onemli, onemsiz tum onerilerinize acigim.Tesekkurler
Bilgisayarin durdugu aci (yukseklik gibi), isik vs acisindan onemli, onemsiz tum onerilerinize acigim.
Tesekkurler
-1
Kittie
(10.12.25)
Mümkünse yumuşak bir ışığın kameranın arkasından gelmesi önemli, yukardan geldiğinde yüzdeki gölgeler kötü gözüküyor, arkadan geldiğinde de parlaklık saçmalıyor.

Kamera göz hizasında iyi duruyor bence, eğer çok aşağıda olursa çenenin altı, burun delikleri vb. garip duruyor. Mümkünse de monitörün üstünde olmalı, diğer türlü siz monitöre bakarken kamera sizi yandan çekiyor ve görüştüğünüz kişiyle yüz yüze bakmamış oluyorsunuz.

Ben sanal arkaplanları sevmiyorum, çok dikkat çekmeyecek ama dümdüz de olmayan bir arkaplan güzel. Mesela basit bir resim asılmış duvar vb. Eğer çok karmaşık bir plan varsa blur filtresini açmak daha iyi olabilir.
0
salihdt
(10.12.25)
-ergonomik olarak en baştan bilgisayar ekranının üst çerçevesi göz hizasında olmalı, laptop ise bunu sağlamak için yükseltici almalısın.

-arkaplanda çok beyaz ve parlak olmayan bir şeyler koy, kamera açınca karşı taraf uzunları yakmış kamyonla konuşmaya çalışıyor öyle olunca.

-arkaplanda ses olan bir ortamdaysan asla bluetooth kulaklık kullanma, piyasadaki en iyi toplantı kulaklığı eski 3.5mm girişi olan beyaz iphone kulaklığıdır.
www.apple.com

- kamera çok aşağıda kalırsa karşı tarafın pipisi gibi hissediyorum kendimi o yüzden kamera göz hizasında olsun.
+2
nahtoderfahrung
(10.12.25)
Görüşmeden önce pozitif şeyler izle. En iyi görünüm güler yüz. Konuşkan olmak.
0
arbre
(10.12.25)
Kamera ile ekran çok farklı açıda olmasın yeter. Normal laptop'ı masaya koyup karşısına oturman yeterli. Bazıları başka monitörde görüntüyü izleyip yanda laptop kamerasından görünüyor ya da tam tersi. Yayıncı gibi sağ üstten kendisini veriyor. Twitch yayıncısı gibi görünmemek lazım. Tabi ki kameraya bakarak konuşamazsınız ama karşıdaki insanın yüzünüzü tam karşıdan görmesi lazım.

Arka plan çok önemli değil ama dağınıklık olmasın. Bir şeylerin olması muhabbet açar. Bazı adayların odasında gitar, bisiklet vs. görünüyor oradan konuşuyoruz ya da böyle gizli saklı bi odada oluyor. Nerede yaşıyorsun konusu açılıyor. Bir arkadaşta Dyson vardı, çok yukarı asmış. Ondan konuşmuştuk. :) Tablo oluyor ondan konuşuluyor, pencereden ışık geliyorsa falan bugün hava güzel muhabbeti oluyor.

Yukarıda yazıldığı gibi ilk izlenim çok önemli. Bazı arkadaşlarla görüşme yapıyoruz. İlk gördüğümüz an, sanki lise arkadaşımızı görmüşüz de "nabıyon" diyesimiz geliyor. Böyle sevinçle açıyor kamerayı.
0
nickini vermek istemeyen uye
(10.12.25)
dogal ol yeterli
-2
Başka
(10.12.25)
(22)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
+1
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
Sevemedim güvenemedim. Hatalar yaptık şimdi piyasada düzgün kız da kalmadı.
0
civa
(07.01.26)
(22)

Eski Partner İle Fotoğraflar

Aydan Dustum
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok te
Dün bir konuşmada geçti sizlerin de fikrini merak ettim. Eski partnerinizin fotoğraflarını saklar mısınız? Eşinizin galerisinde sizle tanışmadan önce onlarca yüzlerce eski sevgilisi ile fotoğraflarını görseniz ne tepki verirsiniz? Ben başka bir ilişkiye yelken açtı isem geçmişe dair ne var ne yok temizlerim şahsen. Ya sizler?
-1
Aydan Dustum
(09.12.25)
Unuttuğu işin hala fotolar duruyorsa sorun yapmam biraz dalga geçip silerim.
Bilinçli şekilde tutuyorsa benimle olan fotolarını silerim. sonraki kadına sorun olmasın shflsjsj.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(09.12.25)
Kskdkd geçen sene eski fotolarimda bir tane gördüm kalmış ki uzaktan tarihi bir yerin fotosunda yani, direkt profil falan değil. Tabiki saklamıyorum, gereksiz yer kaplamasina gerek yok fotolarin zaten eğer kişinin dönüp baktığı yoksa ki o zaman daha sıkıntı.
0
logisticsmanager
(09.12.25)
saklarım. onlar benim kendi fotoğraflarım. benim eşimin benden önce sevgilisi olamaz ama oldu diyelim, o zaman bir şey diyemem. hatta birlikte bakarım.
-12
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.12.25)
Biri hayatımıza girince geçmişi öyle yokmuş gibi silinmiyor elbette ama kalmasına da ne gerek var?
+1
Amaranta ursula
(09.12.25)
Yıllar önce bir flörtum olmuştu. Bana sevgili olduğu kızların tüm fotolgraflarını sırayla göstermişti. İlk defa böyle bir şeye şahit olunca çok gatipsemistim. Ama sonra düşününce geçmişe takıntılı biri değildi belki sadece yasadigi her şey bir hatıra olarak görüp öyle saklama gereği duyuyordu diye düşündüm. En çok merak ettiğim evlendikten sonra sildi mi acaba:)
+1
egerbiryolcu
(09.12.25)
Fotoğraflar Google photosda duruyor, ne saklayayım diye çabam oldu ne de sileyim diye.
Mutfak robotu değil ki tezgahta yer kaplasın da bana engel olsun.
+1
kisa
(09.12.25)
Saklamam.
Sakladığını görürsem hiçbir şey söylemeden ilişkiyi bitiririm.
0
rock n roll
(09.12.25)
kisa +1

tek tek bir de onu mu ayıklayacağız google photosdan ?
0
jülsezar
(09.12.25)
Telefona kızarım. Onun da sürekli bakmayacağı bir yerde kalabilir.
-1
arbre
(09.12.25)
Saklıyorum, şu an hayatımda biri yok; varken eskilerinki hdd’de duruyordu. Geçen gün niyeyse aklıma düştü; saklamanın çok anlamsız olduğuna karar verdim. Elimin boş olduğu bir zaman sileceğim.
Eşim varsa, tozunu bile bırakmam şahsen.
0
lil siztah
(09.12.25)
silmem ama samimi fotoğrafları, videoları gizlerim ve sonradan dönüp bakmam.
0
gabe h coud
(09.12.25)
ben bir süre saklıyorum, ara sıra fotoğraf denk geldiğinde eski partnere ne kadar da hissizleştiğimi görüp seviniyorum. bu bana unutabilme, ilerleyebilme kabiliyetimi kanıtlıyor.
0
loch ness
(09.12.25)
Gecmisteki bi iliskinin izlerinden bu kadar korkmak garip. Silmem, yeni partnerim de bunu sorun ederse garip bulurum. Sonucta o seyler fotograf silinse de silinmese de yasandi, gecmiste o iliski yasanmamis gibi yapmiyoruz. Fotograflari tutmakla o doneme ozlem duymayi insanlar belki ayni saniyor ya da o iliskiyi unutulmasi gereken bir hata/pismanlik olarak goruyorlar ama dogru degil bence bu bakis.
+1
ghilleinthemist
(09.12.25)
telefonda saklanmaz ya da durup durup bakılmaz. arşiv yapacaksa yapılır ama o fotoğraflarla hayat devam etmemeli.
-1
Başka
(09.12.25)
Yedek arşivlerde kalan unutulmuş fotoğrafları sorun etmem. Elinin altında galeride duran fotoğrafları sorun ederim.

Eşimle tanışma, flört, nişanlılık vs. derken hala nasıl galerisinde durabiliyor zaten o da ayrı konu swh.
0
akhenaten
(09.12.25)
Silerim, geçmişe dair hiçbir şey tutmam
+1
kestane gürgen palamut
(09.12.25)
20 li yaşlarımın başında sorun ederdim bunu. Azıcık kıskançtım. Düşündüm de şimdi umrumda olmaz böyle bir şey. Sürekli açıp açıp özlemle bakmıyorsa, benimle olan ilişkisi hakkında kafamda soru işareti yoksa gerisi önemli değil. Kaç yaşında insanlarız elbette herkesin yaşanmışlıkları olacak
+1
kullanicadi
(09.12.25)
Saklamam. Bitmiş bitmiştir ne yapacağım benim için artık elin herifi olmuş adamların fotoğrafını.
0
suicides underground
(09.12.25)
muhtemelen galerimde 10000 fotosu falan duruyordur silmeye üşenirim ama benim huylandigim şey numarasını silmemek olur foto çok uzun iş.
+1
ala09
(10.12.25)
evlenene kadar arkadas kontenjanindan sakladigim basilmis fotolar vardi, evlenince hepsini yokettim.
0
cooperr
(10.12.25)
2020'den öncesindeki flört veya sevgililerin fotoğrafları yok. diğerlerinin var. ciddi bir ilişkide bulunmadıkça silmem.
0
rain when i die
(10.12.25)
silerim, silinmesini beklerim. insan eski sevgilisi ile olan fotoğrafları niye saklar ki? anlamsız.
+2
elorelia
(10.12.25)
(3)

bu araba alınır mı ne diyorsunuz?

xu
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-2025-renault-r5-r-tech-ev52-isitma-navigasyon-18-jant-alpkaya-1286930801/detayişten eve evden işe - sariyer - maslakve hafta sonlarıda en fazla 1 saatlik mesafelerde kullanılacak.elektrikli arabalardan anlamıyorum mantıklı mı sizce?
www.sahibinden.com

işten eve evden işe - sariyer - maslak

ve hafta sonlarıda en fazla 1 saatlik mesafelerde kullanılacak.

elektrikli arabalardan anlamıyorum mantıklı mı sizce?
0
xu
(08.12.25)
Ev iş için gereksiz pahalı. Bir de satılık ilanı çok var mı. Mesela Ami'ler hiç sevilmiyor. İlan dolu.
-1
arbre
(08.12.25)
araba hakkında yorumum yok ancak, bu yeni bir model ve renault bayisine gitseniz 0 otomobili yaklaşık bir fiyata alırsınız. şu an liste fiyatı 1910 tl olarak görünüyor sitesinde. bayilerde genelde liste fiyatının altında fiyat verirler.
0
exlibris
(08.12.25)
bu evden işe değil evden alemlere akmalık araba. bu r5 spor araç. buna elektrik dayanmaz:) elektrikli spor arabanın zevk vereceğini sanmam. çünkü spor arabalar bağırmalı. evden işe işten eve iddaalı gitmek istersen güzel. bunu alacağına mini al.
0
mikahakkinen
(08.12.25)
(8)

Neye/ kime/ nasıl/ hayır dersiniz?

egerbiryolcu
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?Mesela;Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gid
Günlük hayatınızda iş yaşamınızda eş dost akraba aile ortamlarında hangi durumlarda hayır diyorsunuz, ısrarcı insanlara tutumunuz nasıl, hayır deyince karşıdaki kişinin tutumu ne oluyor somut örnekler var mı hayatinizdan?

Mesela;
Arkadaşınız şunu yemeye gidelim dedi siz hayır ben sevmiyorum şuraya gidelim.
İş yerinde müdür işiniz olmayan bir şey yaptırdı. Hayır dediniz. Bu benim görevim değil.
Toplu taşımada otururken kadının biri geldi ben ters oturamiyorum midem bulaniyor yer degiselim mi/ hayır dediniz.
Çok emek verdiğiniz bir ödevi yakın arkadaşıniz rica etti seneye kendi odevi diye kullanmak için. Ben çok emek verdim. Hazira konulsun istemem dediniz.

Bunun gibi somut şeyler. Çok basit bir şey de olabilir çok büyük bir şey de. Fark etmiyor.
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
iş yerinde yasal olmayan durumlara hayır derim. rüşvet, kayıt dışı işler, vergiden kaçmak gibi. onun dışında işim değil diye hayır hiç demedim.

uzun bir sıra varsa önüme geçmek isteyen birine hayır derim. market değil de konser sırası gibi ya da devlet dairesi sırası gibi. herkesin zamanı önemli, benden sonrakilerin hakkına girmem. (trafik kuyruğu hariç. orada ciddi bir boşluk varken önüne geçilmesine kızmam, diğer insanların hayatında bir değişiklik yaratmadıysa)

yakın arkadaşlarımla emek verdiğim bir şeyi paylaşırım, istemese bile paylaşmaya açık olduğumu belirtirim.

dedikoduya hayır derim. bir başkasını bana çekiştireni kibarca uzaklaştırırım.
+1
gabe h coud
(08.12.25)
Merhametli ve ters tarafım var. Hangisine denk gelirse. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
-1
arbre
(08.12.25)
İşte de özel hayatımda da eskiye nazaran çok daha rahat hayır diyorum. İçime sinmeden, kendimden ödün vererek dediğim her evet iç huzurumu kaçırıyor. Varsın uyumsuz, geçimsiz, bencil desinler. Ben kendimden memnunsam ötesine pek fazla kafa yormuyorum. Bu demek değil ki nezaketi, yardımseverliği elden bırakacağım. Ama bu tercihi kendim yapmak istiyorum. Başkalarını hoşnut etmeye çalışmıyorum ve bol keseden 'iyi niyet' dağıtmıyorum. Zaten daha çok saygı gördüğümü fark ediyorum her şeye evet demedikçe.
+1
auroraaurora
(08.12.25)
hafta içi akşam buluşmalar bana uygun değil. buna hep hayır derim.

o ödev olayına da hayır demiştim zamanında.

iş konusunda... benim işim olmayan 3-5 iş geldi yaptım, baktım daha da geliyor yöneticimle konuştum o da bu işleri kabul etme dedi. artık kabul etmiyorum. yardımcı olayım deyip birkaç kez yapınca işler üstüne kalıyor.

sevgilimle hep evde buluşmuşsak son zamanlarda, yine eve çağırırsa hayır derim.

annemin benden istediği bir şey bana uymuyorsa ona da hayır derim.

birisi bir filmin veya şarkının güzel olduğunu söyleyip ısrar ediyorsa, ben sevmemişsem bence değil derim.
+1
art cat chocolate
(08.12.25)
iş hayatında çılgın fikirlere genel yaklaşımım;
youtu.be

Ne zaman bir satışçı falan böyle fantastik lojistik fikirleri ile geldiğinde "olmaz canım çünkü şu bu" ya da birinin fantastik bir SAP fikri olduğunda "olmaz çünkü şu bu" demenin hastasıyım. iş hayatında anladığım gate keeping yapmazsan millet kafayi yiyor.

Onun dışında günlük hayatımda böyle biri değilim.
0
logisticsmanager
(08.12.25)
borç isteyen herkese hayır derim. kefil olmamı isteyenlere, arabamı isteyenlere, sinsi sinsi sohbete başlayıp bir şey satmaya çalışan herkese, son anda çağrıldığım her yere ya da sana geliyoruz yoldayız vs diyenlere hayır diyorum. bir de kendince bir şeyler anlatırken ikide bir bana dönüp "değil mi" diye onay isteyenlere de hayır derim.
0
ground
(08.12.25)
eskiden 20 30 yaş arasında hayır demekte zorlanan, bana fark etmez diyen bir insandım. insanları kırmamaya çalışıyordum. ancak bunun beni yorduğunu ve strese soktuğunu fark ettim. en sevdiğim insanlara, aileme, dostlarıma da gayet hayır diyorum. iyi insan olmasam da olur, bana bir katkısı olmadı.
ısrarcı insanlara ne kadar ısrar ederlerse etsin, hayır derim devam ederse geçiştirir ve kaçınırım. iş arkadaşım ve arkadaşlarımla da net olarak sınırlarımı belirlerim. bazen gerçekten gereksiz bir sertlik olsa da hayır derim.
+1
mikahakkinen
(08.12.25)
- bir arkadas bana yalandan referans ol dedi, 10 sene once beraber calismisiz, ben onun ekip lideriy misim falan gibi bir hikaye salladi, red - eleman bana kustu hahaha.
- hanim yilbasinda tatile gidelim dedi, para yok dedim, red.
- patron "cam mukavemeti" uzerine ders al dedi, isim olmaz ugrasamam dedim, red.
0
cooperr
(08.12.25)
(10)

Zıt Kutuplar Birbirini Çeker Mi?

lapetitemort
Romantik ilişkiler için görüşünüz nedir?
Romantik ilişkiler için görüşünüz nedir?
0
lapetitemort
(08.12.25)
Evet çeker.
Çünkü tadını bilmediğin lezzetleri bilen ve bakmayı bilmediğin pencerelerden bakan bir insan, sana benzeyen bir insandan çok daha ilginçtir.
0
michael_knight
(08.12.25)
çekmez ama insan bilinçli olarak tercih edebilir.
+2
gabe h coud
(08.12.25)
Cazibesi vardır. Ama uzun vadede doğru bir ilişki türü olduğunu pek sanmıyorum. Politik görüş, inanç, hoşlandığı/hoşlanmadığı şeyler, ... bir çok kriter var. Bunların bir kısmı zıt olduğunda belki hoşgörü ile, fedakarlık ile görmezden gelinebilir. Bir kısmı da (örneğin fiziksel görünüş, sarışın/esmer ayrımı vs. gibi) olumludur bile. Ama birlikte keyif alacağın ortak noktan yoksa o zıtlık bir süre sonra çatışmalara dönüşebiliyor.

Bu biraz zıt olunan konunun sende yarattığı genel algıyla alakalı. Yani normalde tahammül edemeyeceğin bir politik görüşe sahip biriyle birlikteysen bu tahammül toleransını biraz genişletiyorsun başka şeyler için (seks gibi). Sonra o başka şeyler normalleştiğinde tolerans sınırların eski haline geliyor ve tahammülsüzlük başlıyor.
+1
himmet dayi
(08.12.25)
Çeker. Kendimizde olmayanı , bir başkasında gördüğümüzde ilgi duyarız.
Kim bilir ? belki de bu zıtların çekimi karşımızdakini kendimize benzetme çabasına da dönüşebiliyor.
+1
diyecevaplandı
(08.12.25)
Yok. Aynıysa ilişki olur.
+1
arbre
(08.12.25)
zıt kutuplar birbirini çeker ama bunun kişilerin geçmiş yaşantılarında, özellikle çocukluk döneminde yaşadıkları travmalarla ilgisi var, romantik bir boyutu yok benim gözlemlerime göre. mesela kaygılı bağlanma şeması olan kişi gider ısrarla kaçıngan bağlanma şeması olana tutulur, bu dışardan yaaa ne ponçik biri daha duygusal ve çekingen, diğeri daha aşık vesaire diye anlatılır. ailesinde koşullu sevgiye alıştırılan kişi gider kendisine köpek muamelesi çeken, sevmek için koşullar dayatan kişiye kapılır, köpek muamelesi çekilenin o edilgenliği dışardan ne kadar aşık ve fedakar diye yorumlanır. ev içi iletişimde çatışma temelli iletişim kurmayı iletişim yöntemi olarak öğrenmiş kişi gider baskın, agresif, bağırıp çağıran kişiyi partner seçer, yine dışardan bak x'in sakinliği y'nin agresifliğini ne güzel dengeliyor, dream match vesaire denir.

birebir aynılıktan bahsetmiyorum ama 10 birim üzerinden 6-7 birim kadar kesişen küme yoksa o ilişki sürdürülebilir olmuyor. o 6-7 birimin ne olduğu da önemli. örneğin iletişim kurma yöntemleri, gündelik yaşam pratikleri (uyku düzeni, yeme düzeni, sosyal ilişkiler vb.) vb. konular çok önemli.
+1
Phoebe
(08.12.25)
Cekse de sonu toksik iliski.
+1
duster
(08.12.25)
İnsanın kendini ikna etmek için uydurduğu bişey bu etkilenmişse çeker der etkilenmemişse aman benim tam zıttım biri bu der oralı olmaz.
+1
basond
(09.12.25)
Chatgptye bu soruyu yazınca şöyle diyor ve cevabına katılıyorum.

"Bilimsel özet:
Evrimsel olarak insanlar, tamamen zıt fiziksel özelliklere değil, daha çok genetik çeşitliliği artıran belirli biyolojik zıtlıklara (örneğin bağışıklık sistemi genlerindeki farklılıklara) çekilebilir. Ancak genel araştırmalar, fiziksel veya kişilik özelliklerinde benzerliğin çekiciliği ve ilişki uyumunu daha güçlü şekilde belirlediğini göstermektedir.

Kısacası: Bazı biyolojik zıtlıklar çekiciliği artırabilir, ama “zıt fiziksel özellikler daha çok çeker” şeklinde genel bir bilimsel kural yoktur."
+1
psmstc
(09.12.25)
ergenlikte çeker. karakteri oturmuş birisinin kendisiyle zıt karakterde birisi ile düzgün bir ilişki yaşaması imkansıza yakındır. "zıt kutuplar birbirini çeker" lafı anlık heveslerde geçerlidir veya ergenlikte inanılan safsatalardan birisidir.
+1
abelardo
(12.12.25)
(11)

Yağmurlu havada spora gider misiniz?

slm ben yalnız komando yasin
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
Araba yok. Ulaşım yürüyerek yağmurlu havalarda spor salonuna gider misiniz?
0
slm ben yalnız komando yasin
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim
+1
nolmus yani
(06.12.25)
Ben giderim. Gitmediğim gün kendimi mutsuz, huzursuz hissediyorum.
+3
Mirket
(06.12.25)
Kar yağarken havuza gittim. Giderim.
+1
arbre
(06.12.25)
canın istemiyosa bugun de gitmeyiver. yamurda evinde keyfini yap film kahve vs. dünyanın sonu değil gün eksik spor yapmak :)
0
f02561
(06.12.25)
Giderim, gidip geldim hatta az önce
+1
pislick0
(06.12.25)
tam evden çıkmak üzereydim, başlığı gördüm. deli gibi yağmur yağıyor ve yürüyerek (13 dk) gideceğim. spora gitmek işe gitmek gibi, zorunlu ama ekstra zevk alıyorum. biraz ıslanalım, ne olacak ki?
+1
hadi ya la
(06.12.25)
eve yürüyerek 3 dakika spor salonum. hayvani yağıyorsa gitmem herhalde ya. 2-3 senedir düzenli sayılacak şekilde gidiyorum spora, spordan zevk alma, yapmayınca huzursuz ve mutsuz hissetme aşamasına gelmedim. Spordan keyif alanların yalan söylediğine inanmaya devam ediyorum :d

Arada kendime kaçamak hakları tanıyorum yani tanımasam hiç gitmem muhtemelen. Bazen gitmemem, hiç gitmememden daha iyi
0
nundu
(06.12.25)
Giderim. Kar yağarken de giderim.
0
gabe h coud
(06.12.25)
Kar yağsa gidenlerdenim. Üşenirim ama yine de giderim
0
euteamo
(06.12.25)
hayvani bi yağmur değilse giderim +1
0
put it in your appropriate place
(07.12.25)
Tamamen modunla ilgili.
0
gobekliraki
(07.12.25)
(17)

dis cekimi: genel anestezi mi, lokal mi?

lamartin
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz
Eskiden cok buyuk disci korkum vardi. Bunu bir kac sene once yenmek zorunda kaldim. Bugune kadar sadece dis tasi temizletme ve bir kac defa dolgu yaptirma/ yenileme disinda dislerime bir sey yapilmadi. Hatta uzun suredir dis hekimine gitmeyi sever oldum, o koltuga oturup kalkinca dislerim daha temiz ve saglikli oluyor. Dis tasi temizleme ve dolgu sirasinda hic ama hic gerilmiyorum.

Ancak artik (gomulu olMAyan) 20 yas dislerimi cektirmemin vakti gelmis, zira cok ugrassam da iyi temizleyememisim ve curumusler.

Dis cekimi mevzusu beni cok ama cok korkutuyor. Nedeni buyuk ihtimalle daha once hic dis cektirmemis olmam. Bu korkudan dolayi genel anestesi ile mi cektirsem yoksa lokalle mi, arada kaldim.

Genel anestezi: hic bir sey hissetmeyecegim evet, ama hem daha once gitmedigim/bilmedigim bir hastanede yaptirmam gerek, hem de anestezi oncesi aclik-susuzluk, anestezi sonrasi kendine gelme gibi angarya isleri var.

Lokal anestezi: evin yakinlarinda hep gittigim klinik. hem kisa surer, hem de asina oldugum bir yer. Fakat islem sirasinda dogal olarak ayik olacagim.

Daha once herhangi bir dis cektirme tecrubeniz varsa bana yol gostermesi acisindan fikirlerinizi duymak isterim.
0
lamartin
(06.12.25)
Eğer cerrahi bir şey yoksa dolgu ile diş çektirme arasında hasta deneyimi açısından çok büyük fark yok. Lokal anestezi sonrasında hiçbir şey hissetmeyeceksiniz. Hatta muhtemelen hekimin dişi tam olarak ne zaman çektiğini bile anlamayacaksınız. Bence genel anestezinin kendisi gereksiz risk.
+3
salihdt
(06.12.25)
Tabi ki lokal anestezi. Hiç girme genel anestezi olayına.
Hatta bence diş çekimi en az acılı diş işlemi gibi.
Benim geçen haftalarda bi kanalım yapıldı dedim bu neymiş ya.
0
Cezcez
(06.12.25)
Gömülü değilse çat diye çeker lokalle uyutup, ruhunuz duymaz. Benim tüm 20lik dişlerim gömülüydü, lokalle ağrı hissetmesem de basınç hissi rahatsız ediyordu. Gömülü olmayan dişte o sorun da yok. Benim süt dişlerimden bazıları ortaokulu bulmuştu çekilmesi, hepsini diş hastanesinde lokalle çektirdim gayet acısız ve sıkıntısız bir olaydı hiç korkmayın
0
nundu
(06.12.25)
gömülü ve 90 derece duran yirmi yaş dişimi bile düz şekilde çektirdim. Çene cerrahı baya uzun süre uğraştı ama acı vs. olmadı. Düzgün deneyimli biri yaparsa ve sonrasında buz tutup verdiği ilaçları (belki önce de verebilir) kullanırsan sorun olmaz.

hatta gömülü olmayanı çat diye çekiyorlar hiç korkmaya gerek yok.

Genel anestezi gerçekten bildiğimiz anesteziyse böyle bi işlem için hiç gerek yok. Gömülü olsa bile gerek yok. Fakat geçen böyle anestezi olucam diyip "sedasyon" diye daha hafif halini olanı duydum. (bana da saç ektirirken yapmışlardı, bişey hissetmiyordum ama dön dediklerinde dönüyordum hayal dünyasında gibiydim) O anestezi kadar zararlı/riskli değil galiba bi doktor yazsa keşke.
0
nhk ni youkosu
(06.12.25)
Dolguda hissettiğinizden daha fazlasını hissetmeyeceksiniz, duymayacaksınız.
Rahat olun.
Kesinlikle lokal.
-1
Mirket
(06.12.25)
dolgu ve diş çektirme işlemleri yaptırdım. hepsi lokal anesteziydi. genel anesteziyi düşünmemiştim bile şimdiye kadar. zaten lokalde de hissetmeyeceksiniz.
0
black holes in the sky
(06.12.25)
Genel anestezi zaten yapmazlar. Diş hastanelerinde eğer anestezi uzmanı varsa sedasyon yapabilirler, onu öğrenin çok geriliyorsanız.
0
kobuzchu kiz
(06.12.25)
Yazan herkese tesekkur ediyorum. Icim oldukca rahatladi. Pazartesi arayip lokalle cekim icin randevu alacagim.
0
🌸lamartin
(06.12.25)
Koltuğa oturunca geçiyor o stres. İmplant yaptırdım. 0 acı. Bu kadar takmana değmez.
-1
arbre
(06.12.25)
Dişi uyuşturduktan sonra ha kanal yapılmış ha diş çektirilmiş. Bence anlamazsınız. Bu sebeple genel anestezi alınmaz.
0
elorelia
(06.12.25)
Bu kadar buyuk korkun var ve surada yazilan mesajlar yeterli oldu ve ikna mi oldun yani?!
Ya oyle buyuk korkun yok ya da gittigin an ciddi psikolijik sorun yasayacaksin.
Neyse gomuk disimi sedasyonla aldirdim. Bu da bir alternatif bilgin olsun istedim. Biri gomuk biri benim de cok arkada kalinca curumus.. ikisini ayni anda aldilar hazir sedasyon almisken.
Dis hekimi korkum sifir. Asiri rahatim. Ama dis cekimi bambaska bi sey benim icin. Ne dolgu, ne temizlik bence ayni degil cekim.
-1
Kittie
(06.12.25)
genel yaptır.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.12.25)
İğne korkunuz yoksa diş çekimi çok basit bir şey, hem kısa sürüyor, hem de iğne etkisi ile acı hissedilmiyor, tüm 20 yaş dişlerim çekildi, gömülü olan bile çekim esnasında zorlamadı, hekim tarafından aksi önerilmedikçe genel anestezi çok gereksiz. Dolgu hatta diş taşı temizliği tecrübeniz varmış, çekimden hiç korkmayın derim.
-1
(06.12.25)
Diş temizliği daha rahatsız edici bir olay. Hem uzun sürüyor hem diş etine değiyor, garip hassasiyetler oluyor. Diş çekimi bence his olarak çok çok daha rahat bir işlem.
0
eileengray
(06.12.25)
Diş çekimi, diş çok ciddi problemleri olan bir durumda değilse lokal anesteziyle rahatlıkla hallolacak bir şeydir, genel anesteziye kesinlikle gerek yoktur, tekrar söylüyorum, ciddi problemi olmayan dişler için. Bugüne kadar hiç genel anesteziyle diş çektirmedim, hep lokal ile oldu ve doktor zaten dişini yoklar, hissediyor musun diye sorar. İçine sinmediyse hissediyorum dersin, bir ölçü daha uyuşturucu verir iyice uyuşturur. Dişi uyuşturan malzeme bazı bünyelerde çarpıntı yapabilir, bende yapmıştı, geçicidir, tehlikesi yoktur.

Genel anestezi yaptırırsan bütün vücudun çok etkilenecek. Olumsuz etkilenecek. Genel anestezi büyük bir faydayı elde etmek amacıyla feda edilen küçük faydadır, anlatabiliyor muyum? Normal bir diş çekimi gibi basit bir şey için genel anestezi yaptırılmaz. Dişin kökünde büyük iltihap olmuşsa, dişin içinde acaip çürükler bişeyler olmuşsa, daha önce yapılmış bir işlem çok kötü sonuçlar doğurmuşsa vs ancak o zaman, o da kişinin lokal anesteziye direnç gösterdiği durumlarda (mesela çok alkol alan ve uyuşturucunun uyuşturamamasına sebep olan durumlar) genel anestezi verilir.

Korkma lokalden de diş çekiminden de. Ankara'daysan sana hekim önerebilirim 4 tane. Hepsi de kuş tüyü gibi diş çekerler.
0
muhayyer divan
(06.12.25)
disci degilim ama genel anestezi aslan/kaplan gibi isirma tehlikesi olan hayvanlara yapiliyor bildigim kadariyla. hic genel anestezi ile dis cektiren homo sapiens duymadim.

zaten lokal anestezide igneden sonra bisey hissetmiyorsun ki, adam 32 disini cekse haberin olmaz. mevzu igneyi olana kadar.
0
cooperr
(06.12.25)
hekim arkadaslar daha iyi bilir ama gomulu olmayan 20 ilk dis icin genel anestezi siz istesenizde yapmazlar zaten.
0
oscar
(07.12.25)
(7)

Şu arabalar nasıl

arbre
Öncelikle otomatik, öncelik dizel ama benzinli de olur, max 150 bin km araba istiyorum ağır hasar kayıtsız.https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-peugeot-2009-model-peugeot-206-otomatik-vites-110-binde-ilk-sahibineden-1114547295/detayhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-opel
Öncelikle otomatik, öncelik dizel ama benzinli de olur, max 150 bin km araba istiyorum ağır hasar kayıtsız.

www.sahibinden.com
www.sahibinden.com

Şunlar iyi geldi. Alınır mı? Sağ olun. 450 bin TL verebilirim şu an. 500 bin TL ekle şunu al gibi fantastik öneriler istemiyorum. Borçsuz, kredisiz alacağım. Bir de kaç bin TL indirir? 20 30 bin indirir mi?
-1
arbre
(06.12.25)
İlki hem pejo hem otomaik. Hemen uçurdum.
Diğeri zaten kaput değişmiş diyor şimdiden. Bi de aracın yanına gitsen röportaj adam gibi skeçin içşnde yer alacaksın.
Üzgünüm bu paraya beklentini düşürmen gerekiyor ve sürekli sanayiye gidip ustalarla uğraşmayı kabullenmen.
Bu paraya efsane kasa corolla alır kafa dinlersin. En dandik çin motoru bile 70 binden başlıyor.
Çöplükten hayır gelmez.
0
luluki
(06.12.25)
Benim tavsiyem bunlar arasinda corsa. 405 demis, 5 bini indirim için birakmis belli. Gerisi ikna kabiliyetinde. Hayırlı olsun.
0
duster
(06.12.25)
duster, Opel benim de kafama yattı, 100 bin km kullanıp 200 bin km'de satılabilir mi onu da merak ettim
0
🌸arbre
(06.12.25)
Benim favorilerimdeydi 2. Araç için. Vazgectik eve tadilat yaptık. 2. Elde tasarımı konforu değil sağlamlık aramalısın.
shbd.io
0
luluki
(06.12.25)
eski dizel otomatik araba alınmaz. alırsan da kenarda en az 100-150 yedek tutman lazım.
0
orpheus
(06.12.25)
Psa dan araba alınmaz
0
baldan kaymak
(07.12.25)
Hocam ikisi de psa-stellantis grubu, bu fiyat aralığında bu yaşlarda araç alacaksanız atmosferik uzak doğu araçlarına bakın.

Honda, toyota belki hyundai...

honda jazz
toyota yaris belki auris fiyat yeterse
hyundai i20 i30

bunlar sizi uzun süre götürebilecek araçlar.

2. araç olarak yaris kullanıyorum şehir içinde ufak tefek sağa sola gitmeye, 220bine geldi araç, servisle konuştuk diyor ki 500bini görür bu motor&mekanik.
0
anten
(07.12.25)
(15)

Bu flört de mi olmaz

euteamo
Her şeyin doğrusu bilen sevgili ekşiciler,Daha önceki yorumlarınız nokta atışı olduğu için yine size danışmak istedim.Malum bi etkinlikte tanıştığım bana bi yakın bi soğuk yapan saçma sapan biriyle buluşmuştum ve adam bana eski kız arkadaşlarını falan anlamıştı detaylı bir şekilde. saçma sapan bi ak
Her şeyin doğrusu bilen sevgili ekşiciler,

Daha önceki yorumlarınız nokta atışı olduğu için yine size danışmak istedim.

Malum bi etkinlikte tanıştığım bana bi yakın bi soğuk yapan saçma sapan biriyle buluşmuştum ve adam bana eski kız arkadaşlarını falan anlamıştı detaylı bir şekilde. saçma sapan bi akşam yaşamıştım. Her sabah günaydın mesajı vs yazan adam buluşmadan sonra da bir daha hiç yazmadı ben de ona yazmadım, ilginç bir deneyimdi ama biraz canımı sıktı itiraf edeyim. Çünkü normalde kafamı çevirip bakmayacağım adam bi kaç saçma mesajla yakın gibi davrandığı için resmen düştüm hahah.


Neyse biraz bu mevzudan kafam dağılsın diye uzun süredir tanıdığım (6-7 senedir ama toplam 4 kere biri de hariç hep başkalarıyla birlikte görüştüğüm) İspanyol bi çocukla daha sık görüşmeye başladım. Çok iyi Türkçe biliyor ve Türkçe konuşuyoruz bu arada.

Bu çocuk da sıkıntılı bir ilişkiden çıkmış bol dopaminli. O kızı unutmaya çalışıyor anladığım kadarıyla. App’lerden falan da birileriyle görüşüyormuş, kendisi anlattı. Onu hep ben davet ediyorum bi yerlere, o da geliyor. Bir kere bienal gezdik beraber çok eğlendik. 5 saat falan takıldık yemek yedik. (hesabı ben ödedim – bunu daha sonra beni evine davet ediyor onu açıklamak için söylüyorum). Güzel sohbet ettik ilişkiler neden yürümüyor vs muhabbeti oldu. O zaman bana applerden insanlarla görüştüğünü anlattı falan komik birkaç bişi. Eski kız arkadaşından ve dopamin mevzusundan bahsetti. Benim de bu buluştuğum saçma insanın bana yaşattığı sanırım aynı şey dopamin, bağımlılık yaptı haha

Neyse o akşam başka arkadaşlarımızla buluşmamız gerekiyordu, o sigara içmiyor ve dumana vs alerjisi var. Oturduğumuz yer öyle olunca o hiç oturmadan kalktı. Ben de çok ilgilenmedim açıkçası.

Buluştuğumuzda Türk kadınlarından yakındı, hepsi evlenmek ve çocuk istiyor falan dedi. Biraz itici geldi bu şekilde anlatması itiraf edeyim benim çocuk- evlilik gibi bi düşüncem yok ama yine de itici geldi. Bir de “pasaport olarak görüyorlar”. Dedi. Benim vize problemim yok o yüzden böyle rahat konuşmuş olabilir ama yine de itici geldi.

Yolda yürürken birinin beni süzdüğünü söyledi. Ben de fark etmedim dedim. Hakkaten de fark etmedim, etmem. O zaman ben Türk erkekleri gibi değilim dedi, işte biri bir kıza bakarsa onunla kavga etmem mealine gelen bir şey söyledi. Hindistanda öğrendiği bir masajdan bahsetti falan filan hahah ama genel olarak eğlenceli bi gündü.

Neyse bir hafta sonra ben yurt dışında bi yere gittim ve ona bi foto attım güzel bir sanat eseriyle. O zaman ona da kusura bakma başka yerde oturabildik, neden kalktığını anlayamadım falan dedim. O da işte önemli değil seninle çok güzel vakit geçirdim falan dedi. Yemeğe gel, yemek pişirmeye başlamak istiyorum dedi. Harika olur dedim. Bir daha yazmadı. Bu Perşembe oldu, Salı günü ben yazdım yarın senin o taraftayım işin yoksa buluşalım diye. O da bana gel dedi. Ben de işim geç bitebilir erken biterse gelirim dedim. İşim de erken bitti, çok yorgun olmama rağmen gittim evine. Ben biraz daha romantik bir şey bekliyordum sanırım. Gerçi çok kibardı ve gayet güzel bir yemek pişirmişti. 2 saat falan oturdum ve ertesi gün de işim olduğu için kalktım. Benimle metro istasyonuna kadar yürüdü. Gayet güzel bir sohbetti ama çok arkadaşça gibi geldi. Bana mı öyle geldi yoksa bilemedim. Acaba ben ona yemek ısmarladım diye mi eve davet etti, bilemiyorum. Dün akşam görüştük. Ne o yazdı sonra ne de ben. Bu adam beni friendzone mu yaptı acaba, bir şey çıkar mı? Tatlış bir insana benziyor, yorumlayım pls.
-1
euteamo
(04.12.25)
Ablam bu kadar değişik tipi nereden buldun. Bu kadar eve gidip cinsel öbüşme olmadıysa gay falandır. Olmaz kısaca. Uzatmayayım. Normal insan bul.
0
arbre
(04.12.25)
İçini kimse bilemez, ama anlattıklarıza bakalım;

1- Unutmaya çalıştığı birinden size bahsetmesi
2- İlişki konusu açılınca görüştüğü insanlardan bahsetmesi
3- Oturulan mekan sebebiyle başka yol önermeden ortamdan sıvışması
4- Türk kadınları özelinden "hepsi ilişki istiyor" vurgusu (ilişki yaşamakla ilgilenmiyor)
5- Birinin süzdüğünü söylemesi (wingman eğilimi)
6- Yoktan gelen kavgaya girmem muhabbeti (benden beklentin olmasın mesajı)
7- Konuşma başlatma ihtiyacı duymaması

Bunlar arasında bence en kritik olanlar 2. ve 4. maddeler. İlgi duyduğunuz birine hiçbir zaman böyle yaklaşmazsınız.

Bunları analiz edince sizi friendzone'a itmeyi geçtim. Umut vermemek için çaba harcıyor gibi. İlginiz olduğunu anlamış ve bu ilgiyi beslemek istemiyor.

Sonuç: Tamamiyle umutsuz.
+2
akhenaten
(04.12.25)
@arbre gayet kibar aşırı normal bi çocuk aslında, gay değil :-P
0
🌸euteamo
(04.12.25)
anlatılan son paragrafta netliğe dair bir şey yok. hep olaylardan ve flörtöz davranışlardan anlam çıkartılmış. ben artık bir şeyi hareket olarak ya net ya da söz olaraksa da net bir şekilde söylüyorum. açıkçası bunları net yapmadığınız şekilde insanlar gidiyor ve sizin anlattığınız şekilde bol kafa karışıklığı olan durumlar yaşıyorsunuz. netlik candır.
0
evimin paspasi
(04.12.25)
Olmaz, siradaki gelsin. Ama böyle mikroskop ile inceler gibi iliskiyi an be an anlam çıkarmak için inceler, kafaya takarsan zaten hic bisey olmaz. Sal be kardesim...
+1
duster
(04.12.25)
ayrıl koko diyorum.
0
mungojerry
(04.12.25)
@cosmicstring yani ciddi derken güzel vakit geçirmek istiyorum sadece normal bir insanla :-) daha nasıl net sinyal gönderebilirim onu da bilmiyorum. Şimdiye kadar her buluşmayı ben ayarladım. Bence o beni anladı ama eski kız arkadaştan dolayı onun kafası karışık. Bu bir soğuk bir sıcak yapan insanlar karşı tarafın dengesini altüst ediyorlar. O kızla yaşadıklarıyla karşılaşyürüyorsa benden sıfır dopamin aliyor çünkü kaos yok haha
-1
🌸euteamo
(05.12.25)
Öncelikle bir ilişkiden beklentiyi kesinleştirmek lazım. Ayrıca mevcut durumda karşı tarafın manipülasyonuna açıksınız. Evlilik, çocuk, vize muhabbetinde ağırlığınızı koymamışsınız, teslim olmuşsunuz.

Adam resmen one night stand'ın yolunu yapmış, gelecek sıfır. Endorfin, dopamin, serotonin, adrenalin salgılamak için güzel fırsat ama mantıklı bir ilişki için süper saçma bir seçim.

Eski eleman kızlardan bahsedince problem oluyor ama bu eleman online görüştüğü kızları anlatınca sıkıntı yok, destekli atabilirim ki yeni elemanın ekonomik durumu ve tipi eskisinden daha iyi.

Özet : Neeeexxxt.
0
kimlanbu
(05.12.25)
@kimlanbu desteksiz attın haha ekonomik durum da tip de sanırım eşit. ikisi de çok tipim değil aslında ama diğeri hakkaten deliymiş. adam görüntülü arayıp tüm evini göstermişti - yatak odası, banyosu dahil haha - bana yakınmış gibi yapmak için. bu arkadaşın evine gittim ve sadece salonunu gördüm hahaha. diğer arkadaş gerçek bi deliydi sanırım. ayrıca öbürüyle buluşmamız date'ti hakkaten ve saçmaydı eskilerden bahsetmesi. ispanyol arkadaşı yıllardır tanıyorum date gibi buluşmadık ve konuşurken gelişti ben de anlattım. ayrıca yemekte eskilerden hiç bahsetmedi gibi. Ama haklısın maalesef manipülasyonuna açığım, kabul.
0
🌸euteamo
(05.12.25)
Normal değil anlattıkların.
Adamın evine gitmişsin sevişme olmamış. İspanyol da sıkıntı var.
0
Cezcez
(05.12.25)
senin baktığın gibi bakmamış çocuk bu olaya. sen flörtleşmişsin ama o sıradan arkadaş gibi yaklaşmış. belki kafasında seninle ilişki yaşamayı düşünmüştür ama seni koyacak yer bulamamıştır.

bu çocuk tanıdıkça daha çok nefret edeceğin biri. bu konularda pek yanılmam. ben o vibe'ı aldım. şu an sevgilin olmadığı için yeni yeni görüştüğünüz için her şeyi sana güzel geliyor can sıkan şeyleri de tolere ediyorsun ama tanıdıkça daha tersi olacak.

gelişmelerden bizi haberdar et.
0
koela
(05.12.25)
bu kadar direkt bir insanın romantik bir ilgisi olsa çok net belli ederdi. seninle arkadaşça ilgileniyor.
0
orpheus
(05.12.25)
@koela niye öyle dedin ya haha Türk erkeklerinden zaten tanıdıkca nefret ediyoruz ispanyoldardsn da mı öyle olacak
0
🌸euteamo
(05.12.25)
İncitmeden kırmadan nasıl anlatırım bilemedim ama,
Nefes alsın yeter kafasındaki aç Türk erkeği alışkanlığından sıyrılıp,
Seçici, doymuş, Avrupa erkeğine geçiş yapamamışsın diye düşünüyorum.
Adam seninle ilişkiyi mevcut durumdan daha öteye taşımak istemiyor işte.
Çok basit değil mi?
0
Mirket
(05.12.25)
O kadar ileri gitmek istememiştim ama,
Her sabah günaydın mesajları yazan adam ilk buluşma sonrası iletişimi kesiyorsa,
App'lerde dolaşan adam, hep senin aramanı bekleyip o kadar davetkar davranışı görmezden geliyorsa
adamlarda yanlış aramayı bir kenara bırakman gerekmiyor mu? Nefes alıyor olman yetmiyor demek ki.

Aynı şey erkek halimle üstüste iki kez bana olsa, öncelikle dişçime giderdim. Nefesim falan mı kokuyor diye.
0
Mirket
(05.12.25)
(5)

İş yerindeki garip buhran

madurumdamadurum
Merhaba,İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an se
Merhaba,
İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an seçeneklerde ben kaldım.
Doğru düzgün durumu patronumla görüşemedim bile şaşkınlıktan nedir ne yapacağım maaşımda iyileştirme olacakmı bilmiyprım bile ancak önemi de yok gözümde.
Tek üzüldüğüm konu birimimdeki iki kişi son zamanlarda beni dışlamıştı ve bu dışarıdan da çok Belli olur hale gelmişti yinr de ben bu durumu çok umursamıyordum çübkü amacım iş yapmak ve işimi de en iyi şekilde yapabilmekti. Şimdi yakın olan diğer kız kaldı benimle birlikte ve bir anda bana karşı değişti iyi oldu. Ama ben suçluluk duyuyorum.
Keşke bu şekilde olmasaydı süreç, hiç istemez ve tahmin de etmezdim. Yöneticim aynı anda hem terfi konusunu hemde bu konuyu söyledi ve ben tepkisiz kaldım terfime sevinemedim modum düştü.. Yakın zamanda yanına giderek bu konuda o gün duygularımın karışıklığı sebebiyle olması gereken tepkiyi veremediğimi teşekkür edeceğimi söylemek istiyorum sizce yapmalı mıyım?
..
0
madurumdamadurum
(03.12.25)
Ne suçu ya işini iyi yap geç
+2
arbre
(03.12.25)
İkinizden biri işten çıkarılacakmış, sen daha iyi olduğun için o çıkarılmış. 'Tüh, niye ben daha iyiyim sanki, ne kötülük ettim de daha kötü olamadım sanki?' şeklinde bir suçluluk duygusundan mı bahsediyoruz tam olarak?
0
Mirket
(03.12.25)
kendini suçlamanı anlamadım hocam. bir şey mi yaptın ki ya da onlar hakkında bir geri bildirimin mi oldu da bu olaylar yaşandı ve suçlu hissediyorsun kendini?

olmasaydı daha iyi olurdu ama iş hayatında işten çıkarmalar ne yazık ki olabiliyor özellikle zam dönemlerinden önce.

şimdi iş yükü sana daha fazla binecek ve bence bu durumu kesinlikle konuş. hatta nedenini anlamadıysan neden bu işten çıkartılmanın olduğunu sor. bakalım ne cevap verecekler.

ve mutlaka maaşındaki zam oranını da sor tabii ki.
0
elektr10
(04.12.25)
kendini suclayacak karsı tarafa da acıyacak bi durum yok. onune bakmakta fayda var.
0
koela
(04.12.25)
Siz cikarilsaydiniz da diger kisi kalsaydi sevinecekti bile. Ben de cikarilabilirdim bak yirttim diye. Is hayatinda cok duygusal davranmaya gerek yok. Ben de iyi bir is bulmustum o tarafa gecmek icin cekindim yari yolda birakmayayim diye, isi elimden kacirdiktan sonra patronum elektrikli sobayi cok kullaniyorum diye (kapinin dibindeydim ve çok üşüyordum) beni cikartti :)
Kendi cikarinizi dusunun sadece. Kimseyle arkadas olmaniza bile gerek yok. Zamani gelince sizi satacak kisi sayisini arttirirsiniz sadece.
+2
matilda
(04.12.25)
(18)

Bu Davranış Fitne Çıkartmak Mı Oluyor?

lapetitemort
Diyelim ki sevgilinizle tartıştınız. Sevgiliniz de sizi çok az tanıyan güzin ablasına gitti ve dertleşti. O kişi de sevgilinize karşı sizi kötüledi, "bununla olmaz" tarzı söylemlerde bulundu. Siz de bunu barışınca sevgilinizden öğrendiniz.O yorumları yapan kişiye yaklaşımınız ne olur? Oluşturduğunuz
Diyelim ki sevgilinizle tartıştınız. Sevgiliniz de sizi çok az tanıyan güzin ablasına gitti ve dertleşti. O kişi de sevgilinize karşı sizi kötüledi, "bununla olmaz" tarzı söylemlerde bulundu. Siz de bunu barışınca sevgilinizden öğrendiniz.

O yorumları yapan kişiye yaklaşımınız ne olur? Oluşturduğunuz yanlış izlenimi düzeltici mi davranırsınız? Hiçbir şey olmamış gibi devam mı edersiniz? Yoksa o kişiyle hiç görüşmez misiniz bir daha?
-3
lapetitemort
(03.12.25)
yüzüne söyle, arkamdan böyle böyle atıp tutuyorsun,sen aramızı bozmaya mı çalışıyorsun? amacın ne diye.
+4
kisa
(03.12.25)
bununla olmaz demesini gerektirecek şeyler duymuş olduğunu düşünüp güzin ablaya değil söyleyene tavır alırdım ben.
+4
neira
(03.12.25)
yani bu arada çok duyduğum bir laf vardır "sen karışma onlar barışır kötü sen olursun" diye, işte senin sorduğun da aynen bu. güzin abla kendisinden fikir almaya gelmiş birini dinleyip seni tanımadan yargılama yapmış yani tarafsız.
+4
neira
(03.12.25)
Sevgiliyi değiştir bence. Boşboğaz. Seni ona anlatıyor, Onu sana anlatıyor.
+12
Mirket
(03.12.25)
sevgili 16 yaşında filan mı?
yani sevgiliyi gidip başkasına şikayet etmek sonra duyulanları da gelip sevgili ile paylaşmak çocukluk ile salaklık arasında kalan bi davranış.
güzin abla'nın size karşı bi sorumluluğu ya da sizi övme zorunluluğu yok ki. duyduklarına yorum yapmış.
+6
elorelia
(03.12.25)
ben sevgilime kızardım. ıyyk aramızda geçenleri sağa sola anlatıyor. daha neler anlatıyor Allah bilsin. bana gelseydi seni anlatsaydı ben de derdim, bırak şu zibidiyi, sana adam mı yok diye. ne desin kadın başka.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(03.12.25)
Burada ilişki sorularına cevap veren herkes fitneci mi oluyor yani?
Anlatanı dinlersin, sorana fikrini söylersin. İnsani bir davranış bu. Fitneyle ne alakası var.
+10
Mirket
(03.12.25)
sevgilin neden laf taşıyor? bence sana aba altından sopa gösterme davranışı. yaptığı da iğrenç bi şey.
+5
deartheodosia
(03.12.25)
Kıskanç kız kankaların yüzde 90'ı böyle zaten. Dalga geçerim onunla.
-4
arbre
(03.12.25)
normal davranıyomuş gibi takılırım ama ya yeri gelirse inceden laf koyarım ya da sadece enerjimle veririm o kötülüğü.
+1
bxgx
(03.12.25)
eşimle sevgiliyken ilişkimin ilk başlarında anlatmıştım böyle bir arkadaşıma. biz barıştık, arkadaşım sonrasında bunu ısıtıp ısıtıp bana tekrar söyledi. kendime de sonra çok kızdım bunu nasıl yaparım diye işte ilk ilişkim, flört dönemleri. bundan sonra en yakınıma aileme dahil ilişkimi anlatmadım anlatmıyorum
0
Hallegadola
(03.12.25)
o kişiye bir daha akıl danısmamasını soyle. herkes sevgilisini yakın arkadasına güzin ablasına ahmet abisine kankasına anlatıyor. kim o cocuk mu diye sevgiliyi suclamaya gerek yok.

öyle insanlar genelde karsı tarafı kotuler cunku.
+1
koela
(03.12.25)
fitnecilik değil.

insanlar dertlerini arkadaşlarıyla paylaşılar. ister istemez de taraflı anlatırlar, kendi açılarından yani. olayın tamamını bilmeyen arkadaşlar da anlatanın tarafını tutarlar duyduklarına göre, bir de arkadaş olduklarından. o an gereken desteği verirler.

ha sevgiliniz taraflı değil de objektif olarak anlatmasına rağmen bu yorumu aldıysa, belki de dönüp kendinize bakmanız lazım cidden kırıcı veya yanlış bir şey mi yaptım diye.

bazen arkadaşlarımız bizim görmediğimiz gerçekleri görüp bizi önden uyarabiliyorlar.

bundan olmaz denilen ve gerçekten de ondan olmayan çok kişi/ilişki olmuştur. arkadaşların, sevdiklerin seni uyarır ama sen aşktan veya toksik bağdan kör olmuşsundur ve küser barışır durursun. sonunda da cidden olmaz ve ayrılırsın.

illaki kötü bir yorum olmayabilir. burada da herkes sürekli her türlü ilişkisi hakkında yorum alıyor. çünkü bazen dışarıdan bir göz bize görmediğimizi gösterebilir.

ben genelde objektif oluyorum eğer olayın tamamını duyduysam, arkadaşım haksızsa haksız olduğunu söylüyorum. sonra da bana kızıyor "sen benim arkadaşımsın benim tarafımı tutman lazım" diyor. bu sebeple de bazen ne olursa olsun onu destekliyorum: "sen haklısın, bu heriften bir bok olmaz" vs...
+2
art cat chocolate
(03.12.25)
Naçizane bir dost tavsiyesi. Eşiniz, sevgiliniz hakkında ayrılmış/boşanmış olsanız bile samimi, güvendiğiniz kişilerle bilgi paylaşmayın. Yarın barışırsınız, tekrar beraber olursunuz ama hayatınızdaki o kişiyle alakalı başkaları gereksiz detaylar öğrenmiş olur. Bazıları da meraklıdır, özellikle sorarlar :) onlara da “he” deyip geçin…
+2
yankee jumping
(03.12.25)
yapan kişinin niyeti kötü mü değil mi ona bakmak lazım bence. sevgiliniz olayı anlatınca öylesine yorum yapmış da olabilir. herhangi bir kötü niyetle yapmamış olabilir.
+1
Sadece soruyorum
(03.12.25)
Arkadaşlar mahkeme değil ki, arkadaş dert dinler destek olur. Ben sevgilimin, eşimin arkadaşını daha baştan ondan taraf görürüm. Zaten samimiyetim çok ilerlemez, birlikte otururuz ederiz, eğleniriz falan tamam ama o kadar. Doğrusu da bu bence.

Fitne çıkarmak olduğunu düşünmüyorum bu açıdan.

Diğer taraftan sevgilimin gidip her tartışmamızı arkadaşlarına anlatması benim için çok olumsuz. Bir kere yeri gelir bahseder, ama bu tekrarlıyorsa ciddi sorun. O ilişkinin taraflarından biri benim ve o olay benim de özelim. Ayrılırız arkamdan istedikleri kadar atıp tutsunlar önemli değil, ancak böyle evde ne yaşadığımı duyup bildiğine emin olduğum birilerinin olması benim için sorun açıkçası.
+1
akhenaten
(03.12.25)
bence partnerin arkadaşlarıyla dertleşmesinde sorun yok, aralarında konuştukları da aralarında kalır beni ilgilendirmez.

benim merak ettiğim eğer siz arkadaşla neden görüşmüyorsun gibi bariz bir durumu sorgulamadıysanız, partneriniz neden konuşmasını size aktarıyor? ve partnerinizin bu konuşmayı size aktardıktan sonraki beklentisi nedir? bence düşünmeniz gereken bu.

bir sebepten partneriniz arkadaşını sizin gözünüzde güvenilmez kılmaya, sizi ondan uzak tutmaya çalışıyor olabilir.
+2
tnz
(03.12.25)
Sorunlu bir sevgilin var dedik ama sen gidip barışmışsın, daha çok soru sorarsın gibi başarılar.
+2
ekimoloji
(03.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.