Giriş
(2)

Ön muhasebe, muhasebe arasındaki farklılıklar?

benaslindayohum
Sanki bu iki kavram birbirine geçmiş durumda. Mesela Logo bilen eleman aranıyor ama iş başlıklarının yüzde 90 ı ön muhasebe uzmanı sorumlusu vs. Ama logo sadece ön muhasebe programı değil.
Sanki bu iki kavram birbirine geçmiş durumda. Mesela Logo bilen eleman aranıyor ama iş başlıklarının yüzde 90 ı ön muhasebe uzmanı sorumlusu vs. Ama logo sadece ön muhasebe programı değil.
0
benaslindayohum
(03.12.25)
Ön muhasebe fatura, irsaliye, çek... giriş. Genel muhasebe gelir tablosu, bilanço, vergi... Ön muhasebe yazılımları farklılaşıyor. Tek tip değil.
-1
arbre
(03.12.25)
ön muhasebenin kullandığı bildiği hesaplar sınırlı, gider(740) kdv(191) cari(320) hesap kullanır, bizde sadece bu 3 hesap kullanılıyor, fatura kayıt ediyor, alışları muhasebeci takip ediyor
muhasebe olunca 100 den 900 e kadarki işleyen tüm hesapları kullanır, tahakkuk yapar kdv beyan eder vs vs
0
eja
(03.12.25)
(9)

Bir ilişki için kendinizden ne kadar ödün verirsiniz?

Kahvedesu
Ne kadar düşersiniz? İlişki de değil, hoşlanıyorsunuz diyelim.
Ne kadar düşersiniz? İlişki de değil, hoşlanıyorsunuz diyelim.
0
Kahvedesu
(02.12.25)
0
0
gule gule
(02.12.25)
Kadın erkek farklı ya. Erkek olduğum için biraz yüzsüzlük oluyor. Çok ödün vermem.
0
arbre
(02.12.25)
0.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
Ödün vermek çok genel bir ifade.
0
gabe h coud
(02.12.25)
Ödün vereceğim konunun ne olduğuna bağlı. Bir de karşı taraf da yeri geldiğinde benim için ödün verir mi onu bilemem.

Zannetmiyorum ya, kimse için ödün vermem. Fedakarlık yapan da çok sevilmez zaten.
0
rock n roll
(02.12.25)
insanın kendisini aptal hissettireceği kadar ödün veriyorum/verdim.
0
rakicandir
(02.12.25)
karşı tarafın güzellik derecesine bağlı.
0
hold the door
(02.12.25)
mesela çok beğendiğim bir kadın var benden 3 yaş büyük hemen hemen.
gezip, tozar, gayet evlenirim.
hatta ciddi bir ilişki istese, sadece beni sevse dünyanın en mutlu insanı olabilirim.
ama kadın çocuk istemiyor.
o yüzden iyi ki beraber değilmişiz diyorum.
0
rain when i die
(03.12.25)
Ben zamanında çok düştüm o yüzden başına gelmeden 0 yazanlara bakma insan başına gelmeden bilmez. Önemli olan ders çıkarmak belki gene düşerim aşık olma dereceme bağlı
0
mirty
(03.12.25)
(9)

İlk izlenimde ezik algılanmamak için

egerbiryolcu
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile ge
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile getirir. Ama eskiden kırıcı şeyler de duyardım. Garip olan şey ise beni çok kısa süredir tanıyan bir insan bile "sen öyle biri değilsin sen tartismazsin ama ben yaparım ederim" gibi kendini güçlü konumlandirdigi cümleler kurabiliyor. İş yerinde mesela mobinge ugramistim. Mobinge ugramamin sebebi ise müdür yardımcısına karşı hakkımı savunmak, benim için skandal bir düşünce yapısına sahip olduğu için bunu dile getirmek olmuştu. Ben bu durumdan bir yıl muzdarip oldum bunu sorguladığımda ise insanlar bana sen sessizsin işte o yüzden üstüne gelmiş diyolar. E ama aksine kimse sesini çıkarmıyordu ben hakkımı savundum diyorum daha ne yapayım. Yakın zamanda üniversitede bir hocam beni fazla tanımadığı halde arkadasimla beni kiyaslamisti o senden daha zeki diye. Bunu ona düşündüren tek şey arkadaşımla daha önce iletişimde olması, arkadaşımın o hocaya hediye vermesi ve ortak projemizi direkt hocaya arkadaşımızın anlatması yani "yoğun girişkenlik"ti. Zira diploma notum, kpss puanım ve hocanın bayildigi proje fikrinin tamamen bana ait olması ortada. Üstelik bilen bilir duyuruda kendime yukleniyorum diye uzunca bir yazı yazmıştım. Tüm bunları yaşayıp sorumluluklarının bilincinde, hayallerime hayal katmaya devam eden bu yolda kimseyle uğraşmayan ama her ne sebeple insanların sıklıkla incitici söz ve davranışlarına yoğun şekilde maruz kalan biriyim. Dün gece mesela maruz kaldığım kabaliklardan biri aklıma geldi ve ağladım. Kimin ne hakkı var ki beni uykumda üzmeye.

Arkadaş ortamlarında şoyleyim. Samimiyet hissettiğim yerlerde kendimi açarim esprili biriyim herkesin sadiginin aksine konuşmayı anlatmayı da çok severim ama eğer rahatsız olduğum şeyler varsa kabuğuna çekilirim sessiz kalırım. Rahatsızlıktan kastım kötü şeyler değil sadece, mesela diyelim herkes aşırı konuşkan ben kimsenin sözünü kolay bölemem veya eskiden daha çok yapardım bunu biri bana bir şey sorarsa laf atarsa konusurdum. Bunu tabii astım ama yine de herkes o kadar hararetli konuşuyor ki lafa bir türlü giremiyorum.

Eskiden insanları çok alttan alırdım kendim kirilsam da onlar kırılmasın diye sineye çektiğim çok şey olurdu. Bu durumu da aşmaya baaladim. Hayatımdan insan cikarabiliyorum çok sevdiğim bir insan bile olsa baktım ki beni aptal yerine koymaya başlıyor artık yine çok kırıcı olmadan defteri kapatıyorum. Ağır şekilde üstüme gelenlere ise ona göre ben de karşılık veriyorum. Eski affediciligimi bilen insanlarda şok etkisi yarattığına şahit oldum.

İş meslek hayatı olarak ise çaliskan biriyim. Bunu baskalarindan da duyardım ama çok dillendirmeden fotograflamadan videolamadan yuruturdum calismalarimi (öğretmen). Hiç ders işlemeyen bir öğretmen bana "bu sene bı tık daha aktifsin" gibi bir cümle kullanmıştı şok olmuştum. Kendisi branş dersimizde çocuklara hiçbir şey yaptirmiyordu benim sınıfındaki çalışmalar duvarlarda bariz belli velilerin olumlu donusleri belliyken.

Okulda da kimseyle çok konuşmazdim dediğim gibi ilişki kurmakta zorlanır ve tek takilirdim. Bu kız niye hiç gülmüyor diyeni bile duydum.

Yani canımı sıkan o kadar çok şey yasamisimdir ki bunlar ilk aklıma gelenler. Takildigim şey kendi halimde olan ama gayet zeki çalışkan insan ilişkilerinde de nazik kavgacı olmayan biri olmak. Bunların sonucu zorbalanmayi mi hak etmek oluyor?

Ben de diyorum ki artık insanlara başka yüzümü göstereyim kimse hafife almasin haddini aşamasın. Mesela bu bir yeni arkadaş veya iş ortamı olabilir. İlk izlenimde böyle algilanmamak için nasıl davranışlarda bulunulmalı. Belki hiç yapmadığım farkındalığımın artacağı şeyler önerirsiniz.

Teşekkürler simdiden.
0
egerbiryolcu
(02.12.25)
En başta öz güvenini arttır. Bunun başı spor. Haftada 1 gün yüz. Duruşun düzelir. Bazı kızların duruşu çok kötü. Dik yürü. Ağırlık çalış.

Biraz ukala olmayı dene.
0
arbre
(02.12.25)
Duruş bozuklugum var evet yoksa fiziğim boyum çok iyi onu asmaliyim.
Ukala olmak bunun üstüne de çalışmam gerek sevdim bu öneriyi. @arbre
0
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ben de ayni sebeplerden terapiye basladim, bana cesitli sebepler saydi boyle olmamiza neden olmus olacak. henuz aktif olarak bir degisimde bulunmadim kisa suredir yaptigim icin fakat farkindaligim artti, bu da degisimin ilk adimi gibi dusunuyorum. iplenilmemek konusu bazen cok canimi sıktığı için yakın zamanda en yakın arkadaşıma yakınıyordum (benim onu iplediğim kadar onun beni iplememesi konusunda), ters tepti, alıştığı insan farklı birşey söylemiş olunca resmen çıldırdı ve gerçek yüzünü görmüş oldum.

çare aktif olmak, başkaları ne der diye düşünmemek, bu da özgüvenin daha sağlam olmasına bağlı, kendine ne kadar inanırsan başkalarını o kadar az takarsın. uzun yıllarda oluşmuş karakterin hızlıca değişmesini beklemek gerçekçi olmaz ama, baby steps.
0
mirafiori
(02.12.25)
sen normalsin de sana şöylesin böylesin diyenler anormal olmalı. kendini değişitirmen gereken bir durum yok. insan şöyle birine dönüşmeliyim diyerek o kişi olamıyor. sadece tavırlarını ve insanlara yaklaşımını değiştirebilirsin o kadar. hem onlara kendini ispatlamak zorunda degilsin.

gora da ceku diyo ya arif ben dünyaya ayak uydurabilecek miyim? bırak dünya sana ayak uydursun diyo o misal.

dert etme sen öyle de güzel bir insansın.
+4
koela
(02.12.25)
İs hayatında karşılaştığın zorbalıklar meslektaşlarımızın genelinin düşük IQ lu olmasından kaynaklanıyor. Ben de genelde zorbalanırdım öğretmenler odasında. O kısmı mümkünse kafana takmamaya çalış. Diğer alanlarda neyi nasıl halledersin bilemiyorum, terapi yardımcı olabilir.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
mutlak sevdiğin, sevildiğin bir insan sana gözlemlerini iletecek ve sen de bunları süzgecinden geçireceksin. ablama dişlerini yaptır ablacım derim. kardeşime de saçlarını kısa kestirme derim. başkasına demeyeceğim şeyler bunlar. yoksa herkesin bir çıkarı var ve samimi değiller. mutlaka sebebi dışarıdan belli oluyordur, farkında olmanı sağlayacak insanlara danış.
0
gabe h coud
(02.12.25)
daha az empati yap. daha fazla kendini sev. önceliğin kendin olsun. yüksek enerjili ol. bu otomatikmen özgüvenini arttıracak. sonrasında baskın taraf haline geleceksin ve bu sorunları yaşamamaya başlaycaksın. bu hayat sporunu yapmak istiyorsan pr'ını reklamını iyi yapacaksın bir de.
0
archmeister8
(02.12.25)
@arcmeister8
O kadar doğru bı şeye değindin ki gerçekten aşırı empati kuruyorum dediğim gibi eskiden beni aglatsalar bile karşılık versem onları uzmekten cekinirdim. Halbuki yalnızlığı seven de bir insanım ama dışardan kendime bakınca sanki insanlar benden vazgecmesin diye her şeye katlaniyorum. Halbuki öyle değil. Empati olabilir sebep.
+1
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ukala falan olmayı kesinlikle deneme herkes nefret eder senden.

bu tamamen özgüvenle alakalı. sakin ol. her şeye atlama, dinle, ortama adapte olunca sen de hafif hafif kaynaş.

güzel giyin, gerekirse bi tık daha fazla harca görünümüne, bakımlı ol, saç sakal vs. güzel kok.

biraz spor yap, duruşun düzelsin vs.

ama ukala asla olma.

kibar ol, ufak iltifatlar et.

vs. vs.
0
gurur
(02.12.25)
(8)

Babasıyla Arası Kötü Olan Kadın Neden Tavsiye Edilmez?

lapetitemort
Gönül işlerinde bu durumu kırmızı bayrak olarak nitelendiren birçok yazıya denk geldim. Bir kızın babasıyla küs olması, baba sevgisi görmemesi ne gibi problemler getiriyor?
Gönül işlerinde bu durumu kırmızı bayrak olarak nitelendiren birçok yazıya denk geldim. Bir kızın babasıyla küs olması, baba sevgisi görmemesi ne gibi problemler getiriyor?
+1
lapetitemort
(02.12.25)
genellemelere göre baba sevgisi göremeyen kadın kişisinin o sevgiyi olur olmadık erkeklerle birlikte olarak gidermeye yöneldiği iddia edildiğinden kötü bir mazi biriktirdiğine inanılır ve bu durum gönül işlerinde bazı erkekler için sorun teşkil eder. peki gerçekten öyle midir? kendi tecrübelerime göre evet öyledir. ama bütün genellemeler de yanlıştır.
+5
Improbable
(02.12.25)
Elektra kompleksi yaşamamış çocuğun heybesindeki sevgi kabı hem ayarsız ve hem de dolu değildir.

Kocasına, çocuklarına, çevresine karşı sevgisi hem yetersiz ve hem de ayarsızdır.

Tam bir genel geçer kural diyemeyiz. Küçükken baba rolmodelini üstlenmiş ve başarmış bir erkek varsa bir sorun yoktur. Bu erkek Dayı, Dede veya üvey baba olabilir.

diye yorumluyorum ben.
0
Mirket
(02.12.25)
Ailemizi biz seçemiyoruz. Babamız öküzün tekiyse, bizim suçumuz ne?
+5
Kahvedesu
(02.12.25)
bence tamamen saçmalık. ana kuzusu erkeklerin uydurması.

babam çocukken beni ve erkek kardeşimi çeşitli aletlerle dövüp cezalandırıyordu. sonra da ben 12 yaşımdayken öldü.

bu benim suçum mu? bu yüzden güvenilmez, sevilmez, sevemez, yetersiz, ayarsız biri mi oldum?

travma yarattığı bir gerçek ama benim travmam yalnızca bana zarar verdi. dışarıya melek gibiyken kendime düşman gibiydim. profesyonel destekle de bunu da çözdüm, artık kendime de melek gibiyim. canım kendim.
+6
art cat chocolate
(02.12.25)
Erkeklerle ilişkileri problemli oluyor.
+3
arbre
(02.12.25)
Nerden bileceksin ki baba sevgisi görmediğini veya küs, olumsuz olduğunu? Seninle güzel geçiniyorsa bunlar ne ifade edecek?
+3
muhayyer divan
(02.12.25)
böyle bir genelleme saçma. hiç de öyle olmayan bir sürü insan tanıdım. kız erkek ayrımı mı olur? babasızlık her daim eksiklik hissi yaratır.
+1
mikahakkinen
(02.12.25)
Bu mantığa göre o zaman ailesi ile arası kötü olan insanlar boşuna yaşıyor asla sevilmeyecek zart zurt

Bence aileye karşı çıkma, hayattaki en cesaret gerektiren şeylerden biri. Sonuçta ailen seni geçindiriyor, onlarda kalıyorsun, işten atılsan evsiz kalsan, yine de gidebileceğin bir yer oluyor. Eğer onlara karşı çıkacak kadar cesaretin varsa, zaten bu hayatta tek başına yaşayabiliyorsundur, kimseye muhtaç değilsindir, hiçbir şeyden de korkmuyorsundur. Birini sevdiyse, ondan maddi bir beklenti olmadan onu sevmişsindir.

Böyle bir kadın benden hoşlansaydı, tam tersine gururum okşanırdı.

“yalnız yürümeyeceksin” platformuna bir bakın, bir bakın görün bu hayatta ne aileler var.
+3
substituent
(02.12.25)
(11)

Buradan İlişki Tavsiyesi Almak Ne Kadar Doğru?

lapetitemort
Sizin tecrübeniz nasıl? Duyurudaki yorumları ve yönlendirmeleri faydalı buluyor musunuz?
Sizin tecrübeniz nasıl? Duyurudaki yorumları ve yönlendirmeleri faydalı buluyor musunuz?
0
lapetitemort
(01.12.25)
İnsanlar ne olursa olsun zaten kendi bildiklerini okurlar bu yolda gelebilecek farklı yorumları görmelerinin iyi olabileceğini düşünüyorum.
En nihayetinde arkadaşlarımızdan da ailemizden de fikir alabiliyoruz bazen görmediğimiz bir detayı görebiliyoruz bu sayede ama tepkiler ne olursa olsun sonunda kendi istediğimizi yapıyoruz.
Yönlendirmeleri değil ama yorumları faydalı buluyorum.
+2
mutekebbir
(01.12.25)
aklına gelmeyen bir düşünce patternini buradan fark edebilirsin. onun üzerinden değerlendirme yaparsın bir de. ben faydalı buluyorum.
+9
archmeister8
(01.12.25)
Doğruluk kısmı şöyle; buradan aldığınız tavsiyeyi körü körüne uygularsanız tabii yanlış olur. Her ilişkinin kendine has dinamikleri vardır. Burada verilen tavsiye ilişkiye dışardan objektif olarak bakmanı sağlar. Önerileri kendi ilişkinin dinamiklerine göre uygulayıp filtrelemen gerekir. Yoksa herkesin tavsiyesi farklı olur. Ez cümle 3. Göz iyidir. Göremediklerinizi gösterir
+3
Rondak
(01.12.25)
İlişki içindeyken bazen iq düşüyor kolaylıkla görülebilir olanlar görülemez olabiliyor, o nedenle farklı bir gözün görmesi iyi olabiliyor bu anlamda.
+2
kizil karga
(01.12.25)
Bazı kişilerin evet.
+5
gabe h coud
(01.12.25)
bazı kişilerden alınır +1
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(01.12.25)
Üniversite okurken aşık olduğum kızdan şu ana kadar (10 yıl) onlarca soru sordum. Sıkıntılı tipleri ciddiye almazsam dikkate aldım çoğunu. Ama şöyle bir şey var. En son kararı kendin vereceksin ve ilişkini millete malzeme etmeyeceksin. Bu konuda hatalarım oldu.
+1
arbre
(01.12.25)
buradan duygusal ilişki tavsiyesi almadım ama işle ilgili almıştım (duyuruyu sildim) ve cevaplardan birkaç aşırı derece kalp kırıcı olsa da, biri çok iyiydi, bildiğin bana bakış açısı kattı ve insanlarla mesafemle ilgili bir sınır kazandırdı bana. kimdi unuttum ama adını. gıyabında allah razı olsun diyelim :)

duygusal ilişkiler ile ilgili emin değilim ya, partnerinin kişiliğini ve aranızdaki yaşananları buraya her ayrıntısı ile aktaramayacağın için yorumlar yüzeysel kalabilir.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
bence aşırı mantıklı. burdaki arkadaşları dinleseydim hayatımdam bir buçuk saati boşu boşuna saçma bi insanla geçirmeyecektim. sanki ben değil, onlar adamla konuşmuşlar gibi nokta atışı yorumlar geldi hahaha
+1
euteamo
(01.12.25)
yıllar önce evliliğim dağılma noktasındayken, burada ilişkiyi bıçak gibi kesmemi söyleyen , aksi takdirde başımıza gelecek senaryoları tahminen anlatan büyüklerim olmuştu. dinlemedim. söylediklerinin hepsi tam isabetle birer birer yaşandı. yıllarımı kurtarabilirdim. yapmadım. yapsaydım da diğer seçenek içimde kalırdı, haklı çıkacaklarını bilemezdim. hayat böyle bir şey ne yazık ki, bir yol ayrımına geldiğimizde deneyerek seçim yapamıyoruz.
+1
loch ness
(02.12.25)
içeriğe bakarak evet veya hayır. Kısa ve net hüküm içeren sırf yazmış olmak için yazanlar oluyor onları dikkate almıyorum ama çok bilgece tavsiyeler ve yorumlar da okudum. o kişileri zaten takibe de aldım.
+1
Kediyi üzdün
(02.12.25)
(9)

hangi diş macunu?

steve rogers
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
0
steve rogers
(30.11.25)
İçinde tanecik, granül bulunmayan en ucuz diş macunu. Bu pütürlü tanecikler diş beyazlatmayı vaadediyor bir yere kadar da doğru fakat fazla kullanımı da diş minesini aşındırıp zarar verir

Biraz daha para veririm içeriği daha temiz olsun dersen sls siz diş macunlarından herhangi biri
0
grimavi
(30.11.25)
Şu (tadı güzel)

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
powerdent.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
Oral B glamorous çok beğendim. Opal'den daha iyi. Opal balon.
-1
arbre
(30.11.25)
Himalaya kullanıyorum ben. Memnunum.
+1
efreet sultan
(30.11.25)
Florurlu herhangi bir macun olur aslinda, tadi kotu olmadigi surece cok buyuk fark yaratmiyorlar bildigim kadariyla.
+2
bosver nicki
(30.11.25)
sensodyne
0
koela
(01.12.25)
biomed.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(01.12.25)
biomed +1
+1
ucurulmamak umidiyle
(01.12.25)
(4)

Mevduat faizi

baldur2
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
0
baldur2
(28.11.25)
43 Akbank günlük
-2
arbre
(28.11.25)
ing 46 günlük ama özel oran net verirler, 2m uzerine genel mudurlukten oran alıyorlar bir kaç bankaya sor oran al.
+1
eja
(28.11.25)
Bu aralar vade uzadıkça faiz oranı düşecektir. Öncelikle paranın vadesini belirleyin.

Bazı bankalar paranın bir kısmını vadesiz hesapta tutmak şartıyla yüksek faiz veriyorlar. Toplamın faizini hesaplayınca başta görünen kar uçup gidiyor. Onu gözönüne alın.

O pazarlık sistemi de kurban pazarlığı gibi, tarafların bir şey söyleyip ortada buluşmak şeklinde olmuyor. Sen meblağı söylüyorsun, o bir telefon edip şu kadar diyor. O da bir iki puan.
+1
Mirket
(28.11.25)
hoş geldinle yüksek faiz veren bankaların çoğu günlük faize veriyor ve bloke limitleri var.
ing 46 veriyor ama bloke ile 43 civarına geliyor.
+1
my fault
(28.11.25)
(10)

Eski Sevgiliyle Arkadaş Kalma Olayı

lapetitemort
Evet, ayrıldık.Kendimi kurtarmam biraz zor olacak gibi görünüyor. Severek ayrılmamızın bunda etkisi büyük. Kendisini görmeye ve sesini duymaya karşı zaafım var. Üstüne bir de karşı taraf ısrarla eskisi gibi olma arzusunda olunca işler zor bir hal aldı. Bu durumu aşabilmek adına iletişim kanallarının
Evet, ayrıldık.
Kendimi kurtarmam biraz zor olacak gibi görünüyor. Severek ayrılmamızın bunda etkisi büyük. Kendisini görmeye ve sesini duymaya karşı zaafım var. Üstüne bir de karşı taraf ısrarla eskisi gibi olma arzusunda olunca işler zor bir hal aldı. Bu durumu aşabilmek adına iletişim kanallarının tamamından engellemiştim. En olmadık yerden yine ulaştı bana. Rica etti. Düşman değiliz neticede diye düşünerek engelleri kaldırdım.

Ancak iletişimimizin eskisi gibi olmasını bekliyor. Eski çevikliğimi ve fedakarlığımı görmek istiyor, sevgiliymişiz gibi yazışıyor, güzel sözler söylüyor. Tekrar bir yerlere davet etme cesareti de bulacaktır yakında.

Bu süreci nasıl yönetmeliyim sizce?
Kafa dengi birisi, hayatımda olsun isterim ama tekrar sevgili olmak istemiyorum. Çünkü ciddi problemler var (sadece eski duyurumdaki olaydan ibaret değil). Asla mantıklı bir ilişki değil. Belki aylar sonra bazı beklenen gelişmeler olduğunda tekrar konuşulur. Ancak şu an sadece beni tüketen toksik bir ilişki.

Boşver, çok takma, ona ayak uydur mu dersiniz?
Yoksa çok yüz vermemeli miyim?
Yüzyüze görüşmeli mi, görüşmemeli mi? Görüşülecekse ne sıklıkta? Aynı evde kalmalı mı?
Sınırlar neler olmalı?
Whatsapp'ta sadece onun yazdıklarına tepki vermekle mi kalmalıyım? Yoksa muhabbet etmekte sakınca yok mu dersiniz?
-1
lapetitemort
(27.11.25)
Arkadaş kalmak zorunda değilsin ? Bence bunu dile getir ve iletişim kurmak istemediğini söyle

Üzerinden bir sene iki sene geçer artık duygularınla değil aklınla karar verebilmeye başladığında medeni olarak selamlaşıp hal hatır soran arkadaş evresine geçersin
+3
grimavi
(27.11.25)
engelle, istemiyorum de ve gec. siz mantiksiz olani guzel ve uzun konusarak mantikli hale getirmeye calisiyorsunuz.

gercek ne kadar kacmaya calissaniz da tokat gibi carpar bir gun.
+1
gule gule
(27.11.25)
Siz engellediğiniz halde en olmadık yerlerden ulaşması takıntı göstergesi bence. Takıntılı insanlara karşı her zaman dikkatli davranılması gerektiğini düşünüyorum. Siz bence kendisinin ilk daha tam tanımamışken olan halini seviyorsunuz , mantıklı düşündüğünüzde sizi ne kadar tükettiğini anladığınızda ona olan zaafınız da kalmayacaktır.
Eğer hayatınıza yeni birini alma olasılığını göz önünde bulunduruyorsanız kesinlikle iletişimi direkt kesmeniz taraftarıyım. Yarın öbür gün biriyle flört etmeye başladığınızda ve o kişi bunu öğrendiğinde takıntılı davranışları artabilir, ya size ya da flört ettiğiniz kişiye rahatsızlık verebilir. Hatta bu işler hiç belli olmaz size fiziksel bir şiddette de bulunabilir. Olmaz dememek lazım.
+1
mermaidd
(27.11.25)
Eski sevgiliyle hiçbir şey olunmaz.
+1
arbre
(28.11.25)
exiniz takıntılıymış orası kesin ama sizin de bu ilişkiye bakışınızda problem var belli ki. hem asla sevgili olmak istemiyorum şu an diyorsunuz hem "Belki aylar sonra bazı beklenen gelişmeler olduğunda tekrar konuşulur." diyorsunuz. karşınızdaki bir insan evladı "git deyince gitsin gel deyince gelsin" şekli bir bakış olmaz yani. olursa da efendi - köle ilişkisi olur orada bir aşk- sevgi ilişkisinden ziyade. önce sizin kararı vermeniz gerekiyor şunları düzeltirse tekrar sevgili olurum diye bakıyorsanız o kişi sizin exiniz değildir zaten sadece şu an küssünüz ve ilerde sizi ikna etmesini bekliyorsunuz demektir. o sizin bileceğiniz iş bekleyin isterseniz. o kişiyle artık sevgili olmama kararını verecekseniz de belli ki takıntılı birisi karşınızdaki. bunu sündürmenin manası yok daha çok canınızı sıkar yara bandı gibi hızlıca çıkarmak daha mantıklı. iki taraftan birinin ilgisi varsa orada arkadaşlık olmaz bu sadece exler için değil herkes için geçerli.
+1
semaforo de medianoche
(28.11.25)
bi iş yerinden ayrılınca gidip ofiste oturmaya devam ediyor musunuz? soru biraz buna benzemiş.
+1
elorelia
(28.11.25)
eğer kesin olarak ayrılmak istiyorsanız 1 şans daha ver 1-2 ay sonra o kendi gider zaten.
+1
duyuruuser
(28.11.25)
birincisi severek ayrılma diye bir şey yok, sevgi böyle bir şey değil. toksik ilişkileri, bağları sevgi zannetmemeyi öğrenmek için bağlanma şemalarını falan bir araştırıp okumak, kendini yoklamak lazım.

ikincisi siz bu alanı açtığınız için bütün bu davranışları sergileyebiliyor karşı taraf. sizin üstünüzde tepinebileceği bir alan açmazsanız, sınırlarınızı doğru çizerseniz bu davranışların bir tanesini dahi sergileyemez.

üçüncüsü insan göz göre göre kendisine zarar veren, bu derece ikilemde bırakan, zarar gördüğünü düşündüğü bir paylaşımla ilgili hala acaba diyorsa, kendisi de bu durumdan besleniyordur. o beslendiği alanları bulup değiştirip dönüştürme yönünde gayret göstermezse, gider sonrakiyle yine benzer bir deneyim yaşar.

nasıl yöneteceğim sorusunun tek yanıtı var, kendinize ben neden kendimi bu toksik alanda tutuyorum sorusunu sorup cevabını bulmaya çalışmak. sonrası aşama aşama çorap söküğü gibi gelecek.
+2
Phoebe
(28.11.25)
Son derece adil ve sınırlarınızı korumaya yönelik bir ayrılık kararı vermiştiniz, bu kararı taşıyamaz ve açık verirseniz eskisinden çok daha ağır bir tablo ile karşılaşacağınızı tahmin ediyorum.
+3
loch ness
(28.11.25)
Sorunlu eski sevgiliyle arkadaş kalmak hiç iyi bir fikir değil zira takıntı da yapmış gibi.
+2
ekimoloji
(28.11.25)
(12)

Bir Kıyafet İçin Fiyat Eşiğiniz Nedir?

Başka
Bir ceket beğenmiştim. Denemeye gittim fakat beğenmedim. Fotoğraflardaki gibi çıkmadı. Fiyatı 11 bin tl'ydi. Onun yerine başka bir kıyafet beğendim fiyatı ise 24 bin lira. Gözü karartıp alayım diyorum ama fiyat gözümde büyüdü.Sizin için bir skala var mı bi cekete 24 bin lira verir miydiniz?Ya da en
Bir ceket beğenmiştim. Denemeye gittim fakat beğenmedim. Fotoğraflardaki gibi çıkmadı. Fiyatı 11 bin tl'ydi.

Onun yerine başka bir kıyafet beğendim fiyatı ise 24 bin lira. Gözü karartıp alayım diyorum ama fiyat gözümde büyüdü.

Sizin için bir skala var mı bi cekete 24 bin lira verir miydiniz?

Ya da en fazla bir kıyafete ya da ayakkabıya vs kaç para verdiniz?
0
Başka
(27.11.25)
Ilk bahsettiginiz 200 eurodan biraz fazla yapar. Cok ozel, cok kaliteli 10 sene bilfiil giyilse eskimeyecek birsey olsa bile epey bir dusunurdum. Tabii nispeten iyi gelirimin olmasi lazim. Mesela Turkiye'de 150 bin TL aliyorsam aylik belki olabilirdi.

24 bin TL olan icin direk en azindan orta olcekli zengin falan olmam lazim.

Bir cekete 50-100 euro arasi vermeyi uygun gorurum. Daha fazlasi dusundurur. Ihtiyaclara o anki dinamiklere bagli.
+3
mbond
(27.11.25)
baska bir kiyafet iyi bir mont degilse fiyat yuksek, almam. ama iyi bir monta begendiysem o fiyati veririm. pantolon, kazak vs ise o fiyata almam. onlari o fiyata almak icin 1milyon falan kazaniyor olmam lazim en az. o kadar kazaniyor olsaniz bize bunu sormazdiniz sanirim.

monta 1000 euroya kadar
ayakkabi bota 250 euroya kadar
digerlerine 100 euroya kadar veririm

turkiye'de yasamadigim icin euro ile belirttim.
+2
lemmiwinks
(27.11.25)
çok güzel bir deri ceketse bütçem maks 20bin olurdu. motorsiklet montu gibi bişeyse biraz daha çıkabilirdim.
+2
Fodera
(27.11.25)
Zamansız bir şeyse verebilirim ama kıyafet konusu problem. Bir süre sonra sıkıyor. Hep bunu giyiyorum diyorsun. Başkasına vermek istiyorsun. Yeni almak istiyorsun. Moda değişiyor. Aldığın şeyin 2 3 yılda modası geçebilir.
-1
arbre
(27.11.25)
alacağım kıyafet ömürlük. yağlı ceket yıllandıkça güzelleşen bir şey. çok kışlık değil biraz mevsimlik bir mont karda kıyamette giyilmez ama soguk havalarda giyilir.

ki o markada en ucuzu o diyebilirim iyileri 40-50 binden başlıyor.
0
🌸Başka
(27.11.25)
Barbour aldınız sanırım. Yurt dışına çıkıyorsanız daha ucuza bulunuyor ama çıkmıyorsanız değer. Geçen ay $600 olan bir barbour’ı $250’a aldım.
+1
eileengray
(27.11.25)
Cekete 11 bin de vermem, kıyafete çok yükselemiyorum. Kendimce bir zevkim var, beğendiğim beğenmediğim şeyler var. Öyle çok paspal değilim ama "ya bu ceket çok kalite, kesin üstümde olmalı" gibi bir arzum olmadı hiç. İsteğim yok yani. Bu sebeple pahalı olunca kendin bilirsin deyip geçiyorım giysiye.

Ama 6 bine bir kitap almışlığım var mesela.
+1
akhenaten
(27.11.25)
10 nin tl diyorum da onu da % 99,9 vermem. 3-4 ün üzeri ellerim titremeye, gözüm seğirmeye başlar.
+3
kumandanim
(27.11.25)
@eileengray evet barbour ceket. yurt dışına cıkma imkanım yok. türkiye'de maalesef distribütör gereğinden fazla fiyata satıyor

@arbre hep aynı şeyleri giymiyorum. bu ceketi de alırsam yılda 5-10 kere ya giyerim ya giymem. kıyafet konusunda sıkıntım yok.
0
🌸Başka
(27.11.25)
Çok alışveriş yapan biri değilim çok pahalı da giyinmem ama eğer bir şeyi çok fazla beğendiysem paraya acımam hemen bir bahane bulur onu kendime hediye olarak alırım.
Özellikle ceket gibi ayakkabı gibi sağlam olması gereken ürünleri iyi markalardan almakta fayda var uzun süre kullanıyorsun çünkü.
0
mutekebbir
(27.11.25)
kislik ceket, deri cekette $1000'e kadar cikarim.
ayakkabida max $250.
tshirt-kot max $50

en son kislik parkaya $900 vermistim, 5 sene olmustur sikinti yok. 5 sene daha gider.
+1
cooperr
(27.11.25)
borcun harcın yoksa durumun buna müsaitse, ileride alamayacagını düşünüyorsan kesinlikle almalısın.
+1
koela
(28.11.25)
(2)

İşkur ile bulunan işten istifa etmek problem olur mu

substituent
Selamlar, İşkur gençlik programı var duymuşsunuzdur. Üniversite öğrencileri için. Kendi okullarında çalışıyorlar. İşkur üzerinden başvuruyuz. Buna katılmıştım da çıkmış bana. Ben dönemlik sanıyordum, meğerse hazirana kadarmış. Uzun dönem staj programına başvurmuştum bir firmada, sonuçları mart ayın
Selamlar, İşkur gençlik programı var duymuşsunuzdur. Üniversite öğrencileri için. Kendi okullarında çalışıyorlar. İşkur üzerinden başvuruyuz.

Buna katılmıştım da çıkmış bana. Ben dönemlik sanıyordum, meğerse hazirana kadarmış.

Uzun dönem staj programına başvurmuştum bir firmada, sonuçları mart ayında açıklanacak. Kabul alırsam kesinleşecek gideceğim.

Bu programdan istifa edersem ileride problem olur mu? Memurluk vs. niye istifa ettin diye sorarlar mı?

Teşekkürler.
+1
substituent
(27.11.25)
Yok yahu. Ne alaka.
+1
renegade
(28.11.25)
Eğitim programıysa bir süre bir kez daha o programa başvurmanı engelleyebilir sistem. Onun dışında sorun olmaz.
0
arbre
(28.11.25)
(2)

Speaking'i nasıl geliştirebiliriz?

akatreil
Kötü bir ingilizcem yok. Reading ve writing konusunda iyiyim mesela ama iş konuşmaya gelince aklımdaki o kelimeyi çıkartamıyorum.englishcentral'den yıllık paket satın aldım. haftada 7 ders, sınırsız da grup dersi. iyi tamam giriyorum çıkıyorum derslere 2-3 haftadır ama... sanki bir plan program eşli
Kötü bir ingilizcem yok. Reading ve writing konusunda iyiyim mesela ama iş konuşmaya gelince aklımdaki o kelimeyi çıkartamıyorum.

englishcentral'den yıllık paket satın aldım. haftada 7 ders, sınırsız da grup dersi. iyi tamam giriyorum çıkıyorum derslere 2-3 haftadır ama... sanki bir plan program eşliğinde gitmiyorum, her defasında günlük dümdüz konuşuyorum bir işe yaramıyor mu acaba diye düşünüyorum.

nasıl bir işleyişe geçebilirim bu konuda sizce?
+1
akatreil
(26.11.25)
Grup dersi dene. Ama iyi grammar kelime bilgisi olmadan zor.
0
arbre
(26.11.25)
Boşuna derse falan para dökme. Ingilizce konuşulan vizesiz ve pahalı olmayan bir ülkede 3-4 ay kal tamamdır.
-1
michael harddd
(26.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(7)

banka faiz oranı

parcaliham
çok acil bir sorum var. belki silerim sonra dostlar.diyelim 8-9 milyon tl paranız var. bugün bu para olsa banka ne kadar faiz verir? %41 az mıdır çok mudur? (hoşgeldin faizlerinden bahsetmiyorum)not. bir arkadaşım için soruyorum elbette.
çok acil bir sorum var. belki silerim sonra dostlar.

diyelim 8-9 milyon tl paranız var. bugün bu para olsa banka ne kadar faiz verir? %41 az mıdır çok mudur? (hoşgeldin faizlerinden bahsetmiyorum)

not. bir arkadaşım için soruyorum elbette.
0
parcaliham
(25.11.25)
41 normal ama ben şubeye gidip özel faiz isterim.
-1
arbre
(25.11.25)
QNB günlük kazandıran hesabının faizi %43,75 iken %41 az. Müşteri temsilcinizin merkez ile konuşup size özel oran alması lazım.
0
plastik turambar
(25.11.25)
on dijital bankacılık günlük 44 faiz veriyor. akbank serbest plus 43 veriyor.
0
mikahakkinen
(25.11.25)
şu an oralarda ama daha yüksek alınabilir
0
sweetoffice
(25.11.25)
şu an bankaların genel liste faiz oranları yaklaşık sizin söylediğiniz oranlarda. şubeye giderseniz daha iyi bir oran verirler, en azından liste faiz oranının 2-3 puan üzerini verirler.
0
exlibris
(25.11.25)
bazı bankalar kurnazlık yapıyor %44 %45 veriyoruz diye ancak belli bir miktarını vadesiz hesapta tutma şartı koyuyor ve paraya dokunamıyorsunuz. böyle olunca zaten yine %41 %42'lere denk gelmiş oluyor. onu kontrol etmek lazım.
0
zozjotejmnk
(25.11.25)
bildiğiniz pazarlıkla yürüyor bu işler. bankaya gidip pazarlıkla özel bir faiz oranı alabilirsiniz. genelde min. 3 aylık oluyor.
0
cisimcik golgi
(25.11.25)
(13)

Kaliteli dumbbell

arbre
Başlangıç için set almıştım. Ama ağırlık ekleyince dumbbell büyüyor. Sevmedim. 2 tane 10 ya da 12 kg dumbbell almak istiyorum ama güzel bulamadım pek. Olanlar da pahalı. Kötü olan 12, 14 kg dumbbell yok. Nereden bulabilirim? Amazon, Trendyol baktım. Technogym var iş yerinde. Onu çok beğeniyorum ama
Başlangıç için set almıştım. Ama ağırlık ekleyince dumbbell büyüyor. Sevmedim. 2 tane 10 ya da 12 kg dumbbell almak istiyorum ama güzel bulamadım pek. Olanlar da pahalı. Kötü olan 12, 14 kg dumbbell yok. Nereden bulabilirim? Amazon, Trendyol baktım. Technogym var iş yerinde. Onu çok beğeniyorum ama bireysel satmıyor. Sağ olun.
-1
arbre
(24.11.25)
bundan 2 tane alsanız iş görür sanki

www.hepsiburada.com
0
pislick0
(24.11.25)
pislick0, zaten bu tip var. Sevmiyorum. Yer kaplıyor. Sağ olun.
0
🌸arbre
(24.11.25)
Diğerleri gerçekten gereksiz pahalı, bunlarda fazla iri duruyor haklısın
0
pislick0
(24.11.25)
kendin 2 tane kısa bar ve istediğin ağırlık/sayıda döküm plaka alsan en güzeli.
"gereksiz" pahalı değil. kullanım ömrü sınırsız demir parçası işte eskimez kırılmaz bişey olmaz. boyutları daha kompakt daha kullanışlı. 16 tane 2.5kg döküm plaka aldım ben barların bi tarafına 4 plaka rahat sığıyor ucunda daha küçük plakalardan da takılabilecek kadar pay kalıyor. teki 22.5-25kg civarına kadar çıkabilliyor yani bu da bana yetiyor.

plakayı ne kadar küçük tutarsan ulaşabileceğin maksimum ağırlık o kadar azalır ne kadar büyük tutarsan da çapı o kadar büyür hareketi zorlaştırır. 2.5'luk plakalar bana sweet spot gibi geldi memnunum kararımdan.
0
konetsu
(25.11.25)
Şunun nesini beğenmiyoruz?

www.decathlon.com.tr
+1
Mirket
(25.11.25)
Mirket, çıkar tak pratik değil. Zaman gidiyor. Spor yaparken motivasyon düşüyor. Spora odaklanmışken ilgisiz bir işle uğraşıyorsun. Ağırlıklar hacim olarak büyük. Plastik olanlar hacim olarak daha küçük. Metal avuç içinde nasır yapıyor. Plastik cilt için daha uygun.
-3
🌸arbre
(25.11.25)
Abi yanlış anlama ama çıkar-tak sporla ilgisiz bir şey değil yapılan işin içinde bir eylem ve 3 saniyelik çok basit bir işlem, bunda da motivasyonun odağını kaybediyorsan bu işler sana göre değildir belki. Yani bilmiyorum ben de 20 kiloluk barbele 4 tane 20'lik plaka yerleştiriyorum işim bitince de aynı işin tersini yapıp çıkarıp hepsini aldığım yere koyuyorum bi şey olmuyor, dediğim gibi bunlar sporun içinde olan şeyler.
+3
kizil karga
(25.11.25)
Proforce ayarlanabilir dambıl var bende iki tane. 2.5-24 kg arasında ayarlanabiliyor. 1 yıldır kullanıyorum. Şeklinden dolayı bazı hareketler zor olabiliyor ama genel olarak memnunum. Biraz pahalı ama yatırım gibi düşündüm ben.
0
peki madem
(25.11.25)
Set istemiyorum, thank you all
-1
🌸arbre
(25.11.25)
Araya gireyim ben de.Bu sekilde dumbell'larda 35 cm bar uzunlugu nasil sizce? Gecen sene bir defa amazondan siparis vermistim bar cok uzun geldigi icin cok rahatsiz edici gelmisti geri yollamistim.Su an geri yolladigim barin uzunlugunu hatirlamiyorum ve tekrar siparis vermeyi dusunuyorum. Bu sefer tongaya dusmemek adina max. kac cm'lik bar almaliyim?
0
turkuaz
(25.11.25)
Özellikle 12 ve 14 kg aramanızın nedeni nedir? Mesela Decathlon'da 12.5 ve 15 kg var onların işinizi görmesi mümkün değil mi?
0
peki madem
(25.11.25)
onlar yetmemeye başlayınca ufaktan ağırlık arttırayım diyince 2 plaka takıp biraz daha ağır yapamayacaksın. salon işletmiyorsan aynı anda çok kişi kullanmıyorsa o durumda ayrı ayarsız dambıllar çok pahalı oluyor. olimpik dambıl diye ararsan filan bulursun güzel ürünleri ama tuzlular...

12-14 daha zor bulursun çünkü çoğu markada 2.5kg aralıklarla artıyor. life fitness 2kg aralıklarla artıyordu mesela onda 12-14-16-18-20 diye gidiyordu benim çalıştığım salonda. ama tek ağırlık olarak çifti bulunur mu life fitness ürünlerinin bilemiyorum set olarak salonlar alıyor genelde bunları. çok farketmez dersen 12.5 ve 15 bulursun bütçe ayırabilirsen

www.trendyol.com
www.trendyol.com
0
konetsu
(25.11.25)
peki madem, spor yaptığım yerde 12, 14 var. Ona alıştım. 12,5 15 17,5 mantıksız geliyor bana. Set olmayan tek parça çok pahalı. 3 4 bin hayatta vernem. 1 aylık ücret ondan daha ucuz. 10 kg alacağım mecbur.
-1
🌸arbre
(25.11.25)
(6)

Adidas Terrex neden ayakta terleme yapar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: https://www.sportsshoes.com/product/adi17272/adidas-terrex-anylander-rain.rdy-women's-walking-shoes---aw25 İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu nor
Merhaba arkadaşlar,
Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: www.sportsshoes.com's-walking-shoes---aw25

İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu normal mi yoksa ben mi bir şeyi yanlış giyiyorum ya da biliyorum?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(22.11.25)
1. Orijinal olmayabilir. Satıcı Adidas mı aracı mı?
2. Küçük geliyorsa sıktığı için olabilir.
3. Çorap terletiyor olabilir.
-2
arbre
(22.11.25)
Su geçirmez malzemelerde böyle bir sorun var dışardan içeri su girmediği gibi içeriden de dışarı çıkamıyor, ben de kışın yağmurda falan koşarım diye su geçirmez ayakkabı aldığımda böyle olmuştu.
+1
kizil karga
(22.11.25)
Polyester malzeme oldugu için hava almıyor. Hava almayınca teninizdeki nemi hapsediyor ve o yüzden ıslaklık oluşuyor. Polyester malzemeli ayakkabılardan uzak durursanız sorun olmaz
0
limonlu eksi
(23.11.25)
@limonlu eksi, hocam nasıl malzemelerden bakmak gerek peki?
0
🌸Amaranta ursula
(23.11.25)
bu isin pek bi cozumu yok. ya ayak terleyecek ya ayakkabi su alacak. bu yuzden cok kislik ayakkabilar disinda waterproof degil, islandiginda hizlica kuruyacak, suyu disari atacak ayakkabilar tercih edilir.
0
ghilleinthemist
(23.11.25)
Gore tex aradiin sey olabilir canikooo hem su gecirmez hem hava alir. Linkteki gore tex diil yanlis gormediysemm
+2
üğpoıuy
(23.11.25)
(6)

Haftasonunu nasıl geçiyor, ne yaptınız ve yarın ne yapacaksınız?

put it in your appropriate place
Benim için ortalama bir haftasonu oldu. 6,5'tan 7'e doğru diyebilirim 10 üzerinden.Cuma; Mesai bitimi sonrası güzel bir restoranta yemek yiyip, stand-up gösterisine gittim. Restoran iyiydi ama ikinci kez gidecek kadar albenisi yok benim için. Stand-up gösterisi de çok kötüydü. Gitmemiş olsaydım evde
Benim için ortalama bir haftasonu oldu. 6,5'tan 7'e doğru diyebilirim 10 üzerinden.

Cuma; Mesai bitimi sonrası güzel bir restoranta yemek yiyip, stand-up gösterisine gittim. Restoran iyiydi ama ikinci kez gidecek kadar albenisi yok benim için. Stand-up gösterisi de çok kötüydü. Gitmemiş olsaydım evde boş boş takılacaktım. Film dizi izlerdim.

Cumartesi; Starbucks'a gidip bilgisayarımda bazı düzenmeler yaptım. İki ayrı arkadaşımla karşılaştım. Sohbet muhabbet.

Pazar; Yarın ailecek yazlığa gideceğiz. Mangalda balık yapıp geri döneceğiz.
0
put it in your appropriate place
(22.11.25)
Hafta tatilimi bugün kullandım. 1 bölüm Gibi izledim. Çok güldüm. Yarın iş. İşten sonra alışveriş düşünüyorum.
-2
arbre
(22.11.25)
Çam ağacımı kurdum onu süsleyecektim ama başka programlar çıktı.
Önce bir film gösterimi sonra onun üzerine söyleşi olacak ona katılacağım, bira yürüyüş yaparım, kardeşime ayakkabı alacağım onu araya bir yere sıkıştırmam lazım.
Umarım erken uyanabilirim yoksa sıkışıklık olacak :/
0
mutekebbir
(22.11.25)
Biraz önce özel dersten geldim, şimdi tekrar bir sınavın başına oturdum.
Yarın da rapor yazmakla geçecek zaman..
0
rakicandir
(22.11.25)
Hava-5 derece, az önce yürüyüşten geldim.
0
suicides underground
(23.11.25)
Yeni bir balık yakalama kapanı öğrendim. Onu yapacağım.
0
yurtsuz john
(23.11.25)
Hastalıkla geçiyor. Minimum hareketle geçiriyorum. Böyle durumlarda da kitap okuyarak vakit geçirmeye çalışmak beni daha da aciz hissettiriyor. O yüzden ne kadar çer çöp program dizi, 3çsınıf amerikan filmi varsa izliyorum.
0
gobekliraki
(23.11.25)
(15)

10 yıl önceki eski sevgiliye mesaj atsam ne kaybederim?

burnley
"Eski sevgiliye mesaj atma" hadisesini ömrümde hiç yapmadım şu ana dek. Belki yanlış düşünüyor olabilirim ama bir erkek olarak bu eylem bende hep zayıflık, çaresizlik olarak kodlanmış bir şeydir.Ama bu kez bir kadın aklımda. 10 yıl önceki eski sevgilim. Çok sevmiştim ve fena şekilde tüm hafta bir ve
"Eski sevgiliye mesaj atma" hadisesini ömrümde hiç yapmadım şu ana dek. Belki yanlış düşünüyor olabilirim ama bir erkek olarak bu eylem bende hep zayıflık, çaresizlik olarak kodlanmış bir şeydir.

Ama bu kez bir kadın aklımda. 10 yıl önceki eski sevgilim. Çok sevmiştim ve fena şekilde tüm hafta bir vesileyle aklıma düştü. Evlenip geçen yıl da ayrıldığı bilgisine hakimim. Biz ayrılırken yüzlerimize bir daha bakılmayacak seviyede kötü bir ayrılık falan yaşamamıştık. Instagram'dan beklenti içermeden selam verme, hatırlama temalı "dozunda" bir mesaj atsam ne kaybederim sizce? Kendimi kötü bir pozisyona düşürmüş olur muyum acaba?

Şu an bu tür bir senaryoda yazmama yönündeki hissim çok daha baskın durumda; bunu destekleyecek yönde mantıklı cevaplar alırsam da kesin yazmam zaten. Her türlü fikrinizi bekliyorum, şimdiden teşekkürler.
0
burnley
(22.11.25)
Boş ver.
- eldekileri çıkardın yedek son biz mi kaldık.. diyecek
0
diyecevaplandı
(22.11.25)
yazmayın abicim. yazmayın.

çaresizlik, zayıflık gibi algılamıyorum ben kesinlikle ama bence gerek yok. bitmiş gitmiş.
-1
kirlipam
(22.11.25)
yaz, bosver.
+1
klassno
(22.11.25)
ben yazdım, ben eski ben değilim dedi:) Tamamen yokluktan yazmıştım. Çok da bir şey kaybetmedim.
0
Kahvedesu
(22.11.25)
Abi bu ne efendilik ya. Olaya dışarıdan bak. Sen ona 80 yaşında gibi selam verme, hatırlama mesajı atıyorsun. Taze boşanmış kadına başka erkekler nasıl mesajlar atıyordur. Bunu yapacaksan enerjik, çekici olarak, ona acaba dedirtecek şekilde yapman lazım. Böyle yaparsan mesajını okumaz bile.

Haha. Ebeveynsiz bir ezik kudurmuş.
-17
arbre
(22.11.25)
kendini bad boy gibi göstermeye calisan eziklerin tavsiyelerine kulak asma.
+16
edmond honda
(22.11.25)
Bence bireyler arasında 10 senede eski sevgililik sıfatı bile düşmüş sayılır siz artık eski sevgili bile değilsiniz abi gerek yok.
+4
kizil karga
(22.11.25)
@Kizil karga'ya kesinlikle katılıyorum siz artık eski sevgili sıfatında bile değilsiniz. Kadınla ayrılalı 10 sene olmuş, olabilir ona bir şey diyemem elbette ama kendisi bi hayat kurmuş, sizden sonra başkasına aşık olmuş, evlenmiş ve şimdi de boşanarak yeni bir hayat kuruyor ya da kurdu. Eğer bu 10 sene içerisinde ara ara haberleşiyor olsaydınız yazın derdim ama şu şekilde yazmanız çok mantıklı gözükmüyor. Çünkü siz eski sevgilinizin eksikliğini en içten şekilde hissetseydiniz ya da o sizin eksikliğinizi aynı şekilde hissetseydi iletişim mutlaka olurdu bunca zaman içerisinde.
+1
mermaidd
(22.11.25)
Kaybedecek bir şey yok ama kazanacak da bir şey yok
0
grimavi
(22.11.25)
iyi bişey çıkmaz, exten next olmaz çok boktan bi söz ama aşırı doğru.

ha yazsanız ne olur, bişi olmaz. yazmanıza da gerek yok, sosyal medyadan takip isteği gönderdiğinizde anlar zaten.

ha ayrılmadı veya erkek arkadaşı falan varsa hoş olmaz.

her şey yolunda giderse, buluşur muhtemelen sevişirsiniz. sonra bi süre sonra neden ayrıldığınızı hatırlayıp tekrar ayrılısınız.

belki de evlenir ömür boyu mutlu olursunuz.

kimse bilemez yani ne olacağı.

aklınızda varsa da eğer sonrasında sürekli karşı karşıya gelme vs gibi bir durum yoksa (aynı yerde çalışma vs.) bişi olmaz, akılda da kalmasa daha iyi. 10 yıl. siz de az sayko değilmişsiniz.

neyse uzun lafın kısası biz de bi bok bilmiyoruz, yalandan yaşıyoruz işte. burada benimki de dahil yazılanlara kulak asmayıp kafaya göre takılın işte.
0
gurur
(22.11.25)
Ne kaybedersin?
- itibar
+1
etna
(22.11.25)
Duyurunun içeriğinde de birkaç kez vurguladığım şekilde şu ana dek böyle bir durumda yazan taraf hiç olmadım ve meraklısı değilim. Ama bu defa içimde baskın, garip bir duygu belirdiği için başka insanların da fikrini bir göreyim istedim; gördüm. Cevaplar çok büyük çoğunlukla o mesajın atılmaması yönünde gelmiş. Katılıyorum, şimdi o geçmişten gelen fikrim daha da güçlendi.

Zaman ayırıp yazan herkese teşekkürler.
0
🌸burnley
(23.11.25)
Bence usturuplu, medeni ve net anlaşılır bir şekilde duygularınızı yazın.

Olumlu dönerse, tekrar denemiş olursunuz, en kötü yine hayal kırıklığı olur.

Olumsuz dönerse kapanış olur.
0
yadigar
(23.11.25)
ne kaybedersin sorusunun cevabı: iyi de gitse, kötü de gitse. aklından çıkarma sürecini 3-5 yıl daha uzatmış olacaksın. değer mi değmez mi sen karar ver.
0
orpheus
(23.11.25)
Çizginizi
0
baldan kaymak
(23.11.25)
(7)

0/0 tanımsız mıdır yoksa sıfır mıdır

pelovann
sb
sb
0
pelovann
(22.11.25)
Tanımsız değil, belirsizlik.
-1
arbre
(22.11.25)
şıklarda bunu sonsuz işareti olarak mı görürüm peki yoksa direkt belirsiz mi yazar. mat terimleri konusunda cahilim affola
0
🌸pelovann
(22.11.25)
Sayı/sonsuz artı ya da eksi sonsuza eşit oluyor. 0/0 belirsiz.

0/0 belirsizliği geldiğinde fonksiyonu çarpanlarına ayır ya da eslenikle çarp, belirsizlik yaratan çarpan sadelesiyor.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Sanki 0/0 = 1 diye bir bilgi hatırlıyorum çocukluktan... muzur kafam uyduruyor da olabilir.
-5
muhayyer divan
(22.11.25)
0/0 tanimsiz (undefined) degil, belirsizdir (indeterminate).
tanimsiz sayi/0 gibi durumlari ifade eder.
sebebi de su: A/B = C ise A = BC olmasi gerekli. ama A/0 = C icin A 0 olmadigi hicbir durumda A = 0C saglanmiyor. bu yuzden bir sayinin 0'a bolumu bolme fonksiyonu icin tanimli bir sey degildir.

0/0'daysa farkli bir sey var: 0/0 = C butun C'ler icin saglaniyor gibi gozukuyor. bu yuzden belirsizlik olusuyor.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
Sonsuza eşit değil. Şıklarda sonsuz olabilir ama onu seçersen yanlış olur.
-2
arbre
(22.11.25)
tinyurl.com
Rica ederim.
0
rakicandir
(22.11.25)
(6)

Yatağı yere koymak

cambalkon
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtma
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtmalı evde kalorifer açıkken soğuk çekmez diye düşünüyorum ama bahar ve yaz aylarında kalorifer kapalıyken sorun olur mu?
+3
cambalkon
(22.11.25)
Eskilerin döşekte yattığını düşünerek sorun olmayacağını tahmin ediyorum. Böcek hususu bence de birinci problem. Havasızlıktan böceklenme söz konusu olmaz ama evin gerçekten de böceksiz olması lazım. Bir de ne yaparsanız yapın, kir/toz olacak altı. O yüzden haftada/on günde bir kaldırıp altını süpürmek gerekebilir.

Öğrenciyken uzun müddet öyle kullandım yatağı. Sabahları yandan kaldırıp duvara yaslardım ben.

Ekleme: Soğuk çekmez tabii ki ama balkon kapısı varsa odada, hava akımı/cereyan olabilir yerde. O şekil üşütebilir.

Bir de, kışın kaloriferin önünde güzel oluyor.
+1
yadigar
(22.11.25)
Yerde niye böcek olsun. Yerde olup bazaya tırmanamayacak böcek çeşidi mi var.

Hiçbir şey olmaz. Rahat ol.
+1
Mirket
(22.11.25)
Kapı altlarından hava akımı olur. Hasta olursun. Gereksiz bir şey.

Isı geçişi açısından da verimsiz.
0
arbre
(22.11.25)
Yatağı battal boy bir nevresime geçirip nevresimin ağzını sıkıca dikin. Sonra yatağın altına da üzerine de bir çarşaf serin. On günde bir yatağı koyduğunuz bölgeyi silip iyicene kurutup, alttaki çarşafı değiştirin. Tertemiz, mis gibi bir olur. Gayette kullanışlı olur.
+1
anaphylacticshock
(22.11.25)
Evde, gece işemesi sorunu olan yoksa alez kullanılmamalı bence. Poşet üzerinde yatmaktan ne farkı var. Sıvı geçirmeyen şey hava mı geçirir :(
+1
Mirket
(22.11.25)
Japonların tatami zemin odaları var. Bildiğimiz hasır. Yatağın altına hasır konursa olur sanki. Yatağı her gün kaldırmak, arada güneşlendirmek şart ama.
0
gnosis
(22.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(5)

sahibinden&letgo

denizzz
satışa koyacağım üç beş şey var. tek tek her biri 1000-1500 civarında ürünler.satıcı olarak kazıklanmamak, paramı alamama gibi bir sorunla karşılaşmamak, kargoyu daha hesaplı halletmek vs için sizce sahibinden com'u mu yoksa letgo'yu mu tercih edeyim?
satışa koyacağım üç beş şey var. tek tek her biri 1000-1500 civarında ürünler.

satıcı olarak kazıklanmamak, paramı alamama gibi bir sorunla karşılaşmamak, kargoyu daha hesaplı halletmek vs için sizce sahibinden com'u mu yoksa letgo'yu mu tercih edeyim?
0
denizzz
(20.11.25)
bu tip ufak tefek ürünleri letgo'ya koyuyorum. kimi kısa sürede gidiyor kimine msj bile gelmiyor
0
sweetoffice
(20.11.25)
sahibinden'deki param güvende özelliğini kullanırsan dolandırılma ihtimalin var. paranı elden alırsan dolandırılma ihtimalin yok. eft yaptırırsan dolandırılma ihtimalin var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.11.25)
Dolap'tan hızlı sattım. Güvenilir.
-2
arbre
(20.11.25)
temelde önce paranı alıp sonra ürünü gönderiyorsun. Asıl riske giren alıcı oluyor.
EFT yaptırarak dolandırılmak nasıl mümkün bilmiyorum.
0
burfak
(20.11.25)
ıvır zıvır şeyler genelde letgo'da daha kolay gidiyor bence. alışveriş sırasında mal mal mesajlar atan tipler oluyor gerçi de onları atlatırsan bence sahibindene göre daha iyi.
0
bay b
(20.11.25)
(5)

İş toplantısında siz konuşurken alayvari pis, pis sırıtan kişiye nasıl tepki verirsiniz?

psmstc
Böyle bir olay yaşandı. 4-5 kişi toplantı yapıyoruz. Ben gayet ciddi, normal konuşurken baktım, alayvari şekilde bana bakarak sırıtıyor. Artık neyim ona farklı geliyorsa. Kıskanıyor çekemiyor da olabilir. Ben kurumda eskiyim o yeni çünkü. Dominant da bir tip. Laf arasında ben de birden pis, pis sı
Böyle bir olay yaşandı. 4-5 kişi toplantı yapıyoruz. Ben gayet ciddi, normal konuşurken baktım, alayvari şekilde bana bakarak sırıtıyor. Artık neyim ona farklı geliyorsa. Kıskanıyor çekemiyor da olabilir. Ben kurumda eskiyim o yeni çünkü. Dominant da bir tip.

Laf arasında ben de birden pis, pis sırıtarak “olmuş mu” dedim, bir iki saniyelik bir andı şaşırdı böyle mal gibi kaldı.

Beni dinleyen Millet tabi çok anlayamadı ama o anladı benim rahatsız olduğumu.

Sizce iyi olmuş mu?

Muhtemelen kendini bir b*k sanıyor sürekli milleti eziklemeye çalışan, biri heyecan yapsın sırıtayım güleyim” vb. diyen dedikodu seven bi tip :)

Böyle durumlarda Siz ne yapıyorsunuz? Bu tiplere karşı ne yapılmalı?
+3
psmstc
(20.11.25)
Teknik bir soru sorup patlatırım. Mesela şu konuda X Bey/Hanım bize bilgi verebilir şu an deyip gevelemesini izlerdim. O geveledikçe daha çok gülerdim.
+5
arbre
(20.11.25)
tavrını değiştirmesine yardımcı olur mu bi fikrim yok ama ben bu durumlarda açık açık sormadan duramıyorum. konuşmama ara verip herkesin arasında "noldu x aklına komik bir şey mi geldi neden bana bakıp sırıtıyorsun? dikkatimi dağıtıyosun önemli bir şey değilse bana odaklan." falan yaparım yani.

ama eminim bunun sonu da benim arkamdan en ufak seyden nem kapıyo denilmesine dönüşür :d
+4
nolmus yani
(20.11.25)
kenara çekip ağzına .çarım 💩💩
herkesin ortasında tepki vermem.
+3
gabe h coud
(20.11.25)
olmuş, iş hayatında öğrendğim tek şey sessiz kalmican herkese lafını vericen bırak o pıssın.
+2
eja
(20.11.25)
bu gibi durumlarda "umursamadığının galibi olursun" ilkesinden hareketle umursamıyorum.
veya umursamamaya çalışıyorum yazmalıyım; çünkü her zaman başarılı olamıyorum; gelgelelim başardığımdaysa... ÖF! yaşam kalitesi +50 artıyor.
+1
pangea
(20.11.25)
(11)

Platonik aşk

arbre
Merhaba. Aynı ofisteki iş arkadaşım olan kızdan hoşlanıp söylemiştim 6 ay önce. 6 aydır unutamıyorum bu kızı. Normalde aramız kötüydü ama şu an iyi. Normalde ilişki olarak kesinlikle kabul etmeyeceğim özellikleri var ama hep aklımda. Başka kızlarla konuşmak da içimden gelmiyor. Başka kızlarla konuşs
Merhaba. Aynı ofisteki iş arkadaşım olan kızdan hoşlanıp söylemiştim 6 ay önce. 6 aydır unutamıyorum bu kızı. Normalde aramız kötüydü ama şu an iyi. Normalde ilişki olarak kesinlikle kabul etmeyeceğim özellikleri var ama hep aklımda. Başka kızlarla konuşmak da içimden gelmiyor. Başka kızlarla konuşsam da aklımda o oluyor. Onu da denedim. Hem de 3 4 kız. Soğuk yaptım uzun süre. Yüzüne bile bakmadım. Ama o da etkili olmadı. O konuşunca ben de konuştum bir yerden sonra. Nasıl aklımdan çıkacak bu kız? Ya kötü olan normalde esprili, konuşkan biriyim. Bu kızla konuşunca Türkçem A1 oluyor. Evlenmek istiyorum deyip zirvede mi bıraksam?
-7
arbre
(19.11.25)
Kızı kaybetmek istiyorsan hemen açıl
0
olaylar olaylar
(19.11.25)
olaylar olaylar, şu an kazanmış değilim zaten, 6 ay önce açılmıştım
-2
🌸arbre
(19.11.25)
"Başka kızlarla konuşmak da içimden gelmiyor."

daha geçen gün lise arkadaşına yürümeyi planlıyordun.

işin gücün yalan arbre. git tinder'dan birilerini bul birlikte ol rahatla biraz. kadın kadın diye delirmek üzeresin. aşk falan değil bu kadınların hiçbiri.
+8
art cat chocolate
(19.11.25)
evlilik teklifi et kurtul
-1
Başka
(19.11.25)
art cat chocolate, yalan değil. Düşündüğüm tek kız bu. Diğer kızlar takılmak için. Bir duygum yok. Tinder olmaz. Yakışıklı biri değilim.
-4
🌸arbre
(19.11.25)
O kız şu an tinder da takılıyor. Başka birini bulmadan sen hamle yap.
0
HellKeePer
(19.11.25)
HellKeePer, Tinder bilmiyorum ama bu kız zaten benden sonra kaç kişiyle buluştu ama buluştuğu kişiler bu kızla sevgili olmadı. Dediğim gibi bana ters birçok şey ama tamamen aklımdan çıkaramıyorum.
-2
🌸arbre
(19.11.25)
Açılmak nedir, bırakın şunu artık.
40 yıl önce tedavülden kalktı.

Öyle bir samimiyetin, ilişkin olmayan birisi sana “senden hoşlanıyorum” dese ne cevap verebilirsin ki, olsa olsa irkilir, korkar ve o kişiden uzak durmaya çalışırsın. Erkek bile böyle hisseder bence ki kadın için çok daha korkutucu.

Kızı kahve içmeye, tiyatroya, konsere vs. bir şeylere davet et kibarca. Sana bir veya iki kere daha hayır dediğinde zihninde iyice oturur.

Bir daha böyle bir durumda olursan da “açılma”.
+1
michael_knight
(19.11.25)
michael_knight, hayır, söylediğimde aramız çok iyiydi, çekim vardı, tepkisi anlamsızdı, tecrübesiz biri değilim, ben de biliyorum ama söyleyip rahatlamak istedim
0
🌸arbre
(19.11.25)
aranız arkadaşça iyiymiş işte. hayal ettiğin gibi bir çekim yokmuş.
bazen de insanların fikirleri değişir, hayatına başka biri girer. hayat senin ekseninde dönmüyor yani.

şimdi burada şunu tahlil etmen lazım. bu kıza takılma nedenin olduramıyor olmak mı, yoksa bu kızda seni istemsizce kendine çeken bir nitelik mi var.
0
orpheus
(19.11.25)
orpheus, sevişme isteği, güzellik, karakter, mizah olarak uyuşma
-2
🌸arbre
(19.11.25)
(4)

Kavuşulamayan aşkla bir ilişki sürdürülür mü?

dolantindr
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı istiyor ama siz daha fazlasına gidersem yine ayrılabiliriz diye ileriye çok gitmek istemiyorsunuz. Böyle bir ilişki bu şekilde sürdürülebilir mi? iki mıknatısın birbine çok yakın durup, biribirini çekmesi gibi, ama mıknatıslar birbirine hiç yapışmıyor.
-1
dolantindr
(19.11.25)
tersten beni anlatmışsın valla. aşık olduğum bir kız var. tam kafa dengim. birbirimizle de çok iyi anlaşıyorduk. sanki benim diğer yarım gibiydi. ilk teşebbüs başarısız olunca aylar sonra geçen hafta tekrar şansımı denedim. kız "seninle çok iyi vakit geçireceğimize, anlaşacağımıza eminim. ama daha çok zaman geçirip denedikçe benim sevgim daha romantik bir hal almayacak. sonunu bildiğim bir maceraya atılmak istemiyorum" diye yine reddetti. :( anlaşılan bir kalp yarası almış. bu durumda ilişkiyi sürdürmek zor sanki.
-1
efreet sultan
(19.11.25)
seviyosan git konuş bence
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Başka bir mıknatıs yapıştırınca aklın başına gelir. Hayat böyle fanteziler için çok kısa. Seviyorsan konuşacaksın. Korkarak yaşayamazsın.
0
arbre
(19.11.25)
bunu 1,5 yıl yaptık ama bol kavgalı. ben adı konsun istedim. sonra sabrımın nihayet sonuna geldim ve bıraktım kendisini. 4 ay falan konuşmadık. sonra o geldi sevgili olmak için.

adı konmayınca aşık mıyız, fb miyiz fwb miyiz ne bok olduğu belli olmuyor. çok rahatsız edici strese sokucu bir şey.

tavsiyem bizim gibi 1,5 yıl süründürmeyin. zira duygularımı baya sömürdü azalttı bu belirsizlik ve güvensizlik. o eski aşık değilim. tek istediğim adının konmasıydı, bu kadar zor olmamalıydı. şimdi ise eskisi gibi değilim işte ve bu beni mutsuz ediyor. hevesim geçtikten sonra gelmiş oldu resmen. anlamı kalmadı.

nasılsa bu da terk edecek bitecek gidecek kafasından çıkın. eski sevgililerinizle aranızda geçenleri yeni kişiye yükleyemezsiniz. belki önceki 10 kişi aynı haltı yedi ama bu 11. kiş yapmayacak belki???

bu yeni kişinin terk edeceğini düşünüyorsunuz, yine biteceğini vs. düşünüyorsunuz ve ister istemez de ona göre davranıyorsunuz. (bkz: kendini gerçekleştiren kehanet) Pygmalion etkisi

siz mesafeli soğuk itici ilgisiz ve sorumsuz davranınca karşıdaki de e bir süre sonra cidden gidiyor çünkü bağınızı hissetmiyor bu ilişkiden bana fayda yok diyor ve gidiyor. sonra siz de bak biliyordum gideceğini diye kendinizce üste çıkıyorsunuz. ama ilgili davransaydınız o kişiyle sağlam bağlar kurabilirdiniz belki de.

benimkine ben deli gibi aşıktım. bana baştan bağlı davransaydı adını koysaydı kimsenin hiçbir şeyin bizi bozamayacağı güçlü bir ilişkimiz olurdu. şimdi ise bolca kalp kırıklığı, hayal kırıklığı yaşadığım bir şeyin adını koyduk ve devam ediyorum ama hevesim kalmadı. adını koyabilmemiz için ila terk etmem mi gerekiyordu? illa kalbimin defalarca kırılması mı gerekiyordu? bu nasıl bir sabır ve bağlılık testi? günlerce ağladım, defalarca... istemiyorum dediği için kendimi soğutmaya çalıştım ve soğuttum, şimdi onsuz da yaşayabilirim derken yanına geri istemesi... ben kendimi ısıtmaya çalışıyorum. o aşkımın alevi tamamen sönmüş değil. onun da çabasıyla kendim de çabalayarak o eski aşık beni geri getirmeye çalışıyorum. ancak herkes bunu yapamayabilir, yapmak istemeyebilir.

saçmalık arkadaşlar. yapmayın. ıssız adamcılık oynamayın. cool değil, avrupai değil, modernlik bu değil. böyle davranırsanız yalnızlığa ve güvensiz ilişkilere mahkum kalırsınız.
0
art cat chocolate
(19.11.25)
(6)

İyi derecede İngilizce bilen arayan yerli firma ilanları

Cezcez
Lisede hazırlık okumuştum. Kendi çapımda sıfır speaking tecrübeli İngilizcem var diyelim. Yani hiçbir sınava falan girmedim. Mesut Süre seviyesinde İngilizcem. Bu ilanlara başvursam patlar mıyım? Hadi diyelim orada konuştum üç beş cevap verdim. İngilizce sunum yapmam imkansız bu kelime dağarcığı ile
Lisede hazırlık okumuştum. Kendi çapımda sıfır speaking tecrübeli İngilizcem var diyelim. Yani hiçbir sınava falan girmedim. Mesut Süre seviyesinde İngilizcem. Bu ilanlara başvursam patlar mıyım? Hadi diyelim orada konuştum üç beş cevap verdim. İngilizce sunum yapmam imkansız bu kelime dağarcığı ile falan. Anlamadığım benimle aynı okuldan mezun kişiler bu pozisyonlarda çalışıyor. Kursa mı gittiler de çalışıyorlar?
-2
Cezcez
(18.11.25)
Okulla İngilizcenin bir bağlantısı yok. Üniversite hazırlıkta yüzde 50 öğrendiysem kalqn yüzde 50'yi tamamen kendi çabamla öğrendim. Ve abartıldığı kadar zor bir şey değil. Globaldeyim. Ceo ile bile konuştum. Kendine güvenirsen çalışırsan olur.
-1
arbre
(18.11.25)
abi sen liseden sonra ingilizceye vakit ayirmamissin, okul arkadaslarin belki de yurtdisina cikti, 1-2 sene yasadi dondu o sirada pratik yaptilar vs. herkes lise sonrasi bambaska seyler yasiyor/yapiyor. o yuzden "ayni okuldan mezunuz ama.. " gecerli bir mazeret degil.
+6
cooperr
(18.11.25)
İlanlara başvursanız bile mülakatta doğrusunu paylaşın. Mevcutta çalıştığım işimde ingilizce en fazla ne kadar lazım olur ki diye düşünürken yurtdışı ile toplantımın olmadığı gün yok şuan. Mülakat döneminde 3,5 saat süren ielts kıvamında bir sınava sokmuşlardı zaten yalan söylesem orada patlardım.

Arkadaşlara gelince dil sadece okulda öğrenilmez. Benim liseden sonra hiç ingilizce görmeyen arkadaşım çatır çatır hem konuşur hem anlar. Dile ilgisi yüksekti zamanında gece gündüz bbc, ingilizce dizi izler yabancı kaynak araştırırdı. Temelde iyi bir anadolu lisesi ingilizcesi olunca devamını kendisi de getirebilir gayet.
0
cilekli pasta
(19.11.25)
Mesut Süre seviyesi İngilizce Anadolu lisesi Almancası gibi bir şey. Ilana süs olsun diye yazmadılarsa sınav yaparlar, sınavda patlarsınız.
+1
gnosis
(19.11.25)
Denemekte fayda var,en fazla işe girişte bi yerde patlar.Çoğu zaman İK formalitesi de olabiliyor.
Ben de sizle aynı durumdaydım,lise hazırlık ingilizcesi var, 30 sene geçmiş üzerinden.Arada kpdd-yds yaptım,60-70puan falan alabiliyordum.
Böyle bir işe başvurdum.Mülakat tamamen türkçeydi.Sonra kamera açık online ingilizce sınavı gönderdiler, speaking falan da vardı.Yaptım, sonucu söylemediler ama işe alındım.Çalışırken hiç ingilizce lazım olmadı.Sonra İK dan öğrendim sonucu, B2 imiş ama saçma yani ,A2 bile değilim aslında.
0
arenas
(19.11.25)
bence en büyük etken olarak işin niteliğine bile değil, sizin ne kadar istekli olduğunuza bağlı.
10 yıl kadar önce neredeyse hiç pratiksiz, sadece düz lise bitiren ancak yabancı dillere çok ilgili biri olarak tüm gün sadece İngilizce yazışılan ve konuşulan, başka hiçbir Türk çalışanı olmayan bir Amerikan şirketinde tam zamanlı remote işe başladım, o zamandan bugüne hala aynı tarzda çalışıyorum ek hiçbir dil eğitimi almadan. siz de yapabilirsiniz, iş için kritik önemde olmamasına rağmen elerlerse orası ayrı tabii.
0
gkhncnzdgn
(25.11.25)
(2)

Çarpıntı

muhayyer divan
MerhabaMasada öne eğilerek oturduğumda çarpıntı tutuyor. Doğrulunca bir süre sonra geçiyor. Elimde telefon iki kolumu masaya koyup biraz kamburlaşınca yine başlıyor. Çarpıntı böyle bir şey değildi sanki ya, ne oluyor??
Merhaba

Masada öne eğilerek oturduğumda çarpıntı tutuyor. Doğrulunca bir süre sonra geçiyor. Elimde telefon iki kolumu masaya koyup biraz kamburlaşınca yine başlıyor. Çarpıntı böyle bir şey değildi sanki ya, ne oluyor??
-1
muhayyer divan
(16.11.25)
Kendini dinlersen yatarken de olur. Kardiyoloji kontrolü gerekiyor rahatsız ediyorsa.
-1
arbre
(16.11.25)
Bahsettiğiniz pozisyonlardayken tansiyon ölçünce normalden yüksek çıkıyor. O mantıktan yola çıkarak, belirli bir seviyeye kadar doğal olduğunu düşünüyorum. Ama fark ettirecek kadar belirginse, kilo da eşlik edince, bir kardiyolojiye görünmek gerekebilir.

Evde iyi bir tansiyon aleti varsa, saat başı tansiyon ve nabzınızı ölçün birkaç gün. Kaliteli bir aletse ritim bozukluğu/çarpıntı gibi durumları da gösterir. Sıkıntı, sorun çıkarsa hekime gitmeli.
+1
yadigar
(16.11.25)
(7)

Hangi Notebook'u Almalıyım?

eisberg
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?1- https://ty.gl/o0pgsnxmq92ot2- https://amzn.eu/d/jljg386
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?

1- ty.gl
2- amzn.eu
0
eisberg
(16.11.25)
işlemci ve ekran kartı arasında seçim yapmak zorunda kalsaydım iyi ekran kartını seçerdim. işlemcinin dar boğaz olduğu nadir görünür. 500 gb'lık bir ssd daha sonra daha yenileriyle değiştirilebileceği gibi eskisinin yanına ek ikinci bir ssd bile takılabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
İkisi de değil. Casper Nirvana S100 kullanıyorum. Tavsiye ederim.

16 GB Ram düşük. 32 daha iyi. 500 GB Ssd düşük. 1 TB daha iyi. Bir kere alıyorsun. Almışken iyi al. En önemlisi freedos alma. W11 al. Freedos alırsan 6 7 bin TL para ödeyeceksin ve uğraşacaksın.
-1
arbre
(16.11.25)
@arbre hocam win11 lisansı sorun değil ücretsiz erişim var.
@karim icerde uyuyor hocam işte 75w ile 120w arasında çok fark var mı onu bilemedim
0
🌸eisberg
(16.11.25)
Özel bir sebebiniz yoksa bütçene göre MacBook air al geç hocam.
+1
anon1m
(16.11.25)
75w ile 120w arasında bir fark var mı ben de bilmiyorum. var diyorlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
çok araştırdım, 40 bin bütçeyle en ideal oyun bilgisayarının şu olduğu düşüncesindeyim:
www.trendyol.com

fiyat şu an 49'a çıkmış, 11.11'de 39'du. İlanı fav alıp takibi sürdürebilirsin, sepetist isimli bir satıcı 39'a satıyor. Lenovo loqların intel olanlarına hiç bulaşma yalnız, kronik sorunlu. Tıpkı attığınız victus'lar gibi (sensör sorunu yazıp bakabilirsiniz, açıklamaya üşendim).
0
yap desem yapmazsin he
(16.11.25)
victus 15'leri forumlarda pek tavsiye etmiyorlardı, victus 16 öneriliyordu daha çok, sanırım iç tasarımı, soğutma yapısı vs. farklıymış. doğal olarak kasa küçülüyor, bu ekran kartının watt'ına bile yansımış.

ortada gönlümü çelen bir lenovo loq yoksa amazon'daki hp'yi tercih ederdim ben galiba. oyunlarda falan illa ki fps farkı olur.
0
kesmekes laleler
(16.11.25)
(2)

Kıymada koku?

dolantindr
Günaydın ahali. Şimdi bir marketten kıyma alıyorum. Yani kıymanın tadı iyi, bozulma yok renginde falan. Çok yağlı da değil pişirirken. Ama mesela köfte yapmak için yoğurdum diyelim kıymayı malzemeyle, sonrasında elime bulaşan o koku bir gün gitmiyor. Yani bu koku kıymanın kendisinden mi etinden mi a
Günaydın ahali. Şimdi bir marketten kıyma alıyorum. Yani kıymanın tadı iyi, bozulma yok renginde falan. Çok yağlı da değil pişirirken. Ama mesela köfte yapmak için yoğurdum diyelim kıymayı malzemeyle, sonrasında elime bulaşan o koku bir gün gitmiyor. Yani bu koku kıymanın kendisinden mi etinden mi anlamadım. Aldığım yere bir soracağım. Çözemedim. Sizce etin kendi kokusu olabilir mi diyecektim? Paket kıymalarda bu koku yok mesela.
+1
dolantindr
(16.11.25)
Başka yerden alıp deneyin. Koku olmazsa sorun o markettedir.
-1
arbre
(16.11.25)
İthal et filan olabilir mi? Ne olursa olsun marketten kiyma almayı tavsiye etmem. Güvenilir bir Kasap bulmak en doğrusu
0
basubadelmevt
(16.11.25)
(8)

Evlilik teklifi yüzüğü ile ilgili birkaç soru

biseysorucam
Merhaba arkadaşlar birkaç sorum olacak,1. Yüzükte nelere dikkat etmeliyim? Sertifikalı olmalı değil mi? Karat mı renk mi hangisine öncelik vermeliyim?2. Değeri ne kadarlık bir şey olmalı sizce hafif kaçmaması için? Yani öyle mala mülke önem verenlerden değiliz ama bu işin raconu neyse makul seviyede
Merhaba arkadaşlar birkaç sorum olacak,

1. Yüzükte nelere dikkat etmeliyim? Sertifikalı olmalı değil mi? Karat mı renk mi hangisine öncelik vermeliyim?
2. Değeri ne kadarlık bir şey olmalı sizce hafif kaçmaması için? Yani öyle mala mülke önem verenlerden değiliz ama bu işin raconu neyse makul seviyede onu uygulamak isterim. Bir maaş çarpanı falan var sanırım genel olarak ama herkes bunu uyguluyor mu mesela bilemedim.
3. Zen vs gibi zincir firmalardan değil de bilinen güvenilir kuyumculardan veya Kapalıçarşı'daki kuyumculardan almak maddi olarak yüzde maçlık bir düşüşe yol açar ve tavsiye eder misiniz?
4. Tavsiye edeceğiniz bir kuyumcu var mıdır güvenilir? Bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
5. Aldıktan sonra boyut ayarlaması için yardımcı oluyorlar sanırım ama mesela gittik baktık teklif sonrası model değişimi için yardımcı olurlar mı böyle durumlarda?
----------
0
biseysorucam
(15.11.25)
Sertifika marka satıcılarda oluyor. Normal bir kuyumcu sertifika vermeyebilir. Sertifika satarken artı olabilir ama neden satacaksın. Önce tip önemli, tek taş mı, baget mi, sonra karat tabii ki. Kızlar gösteriş sevdiği için büyük olmasını istiyorlar. Çok küçük olması da iyi değil.

Değer parana bağlı. 300 bine de var.
-3
arbre
(15.11.25)
Edit: Video 12:00 ile 16:00 arasında bir çok konuyla birlikte sertifikasyon dümenini de açıklıyor .
.......
Önce fiyat , değer algılarımızda nasıl oynandığı hakkında biraz ufuk açan video izleyelim:
m.youtube.com

Sonra tekrar düşünelim yüzüğü .
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
1- Bu tamamen sizin isteğinizle doğru orantılı. Gerçek pırlantaysa karat arttıkça fiyatı da artacaktır.
2- Değer olarak "işin raconu" diye bir şey yok bence. Bir kadın olarak partnerimin bütçesini zorlamaması kanaatindeyim. Bu gözler asgari ücretle çalıştığı halde 6 taksit yüzük alanı da gördü. Atıyorum maaşınız 100k olsun 30-35k olan bi yüzük yeterlidir bana göre hatta o bile fazla ama günümüzde ne ucuz ki.
3- Kapalıçarşıda @arbre'nin dediği gibi sertifikalı bulamazsınız ama gerçek pırlanta olmayan bi yüzüğü oralarda zorlasanız 15k bandında bulabilirsiniz. Eğer partnerinizin illa gerçek pırlanta olsun gibi bir kuralı yoksa tercih edilebilir.
5- Kimi yer boyut için de yardımcı olmayabiliyor. Zen gibi yerlerde oluyorlar diye biliyorum hatta ürünlerin garantisi de oluyor. Taş düşmesi ya da herhangi konularda ilgileniyorlar. Şu sıralar pırlantacılarda bayağı indirim var onları değerlendirebilirsiniz.
0
mermaidd
(15.11.25)
zen'de ölçü ve model değişimi için makul bir süre tanımışlardı bana. Alırken konuşmalısın bunu.

Aslında beş para etmez ŞEYin büyüklüğü kızlar arasında itibar vesilesi oluyor. Evlenmeyi düşünecek kadar kendine yakın hissediyorsan ve asgari masrafa razı olacak kadar sağduyulu biriyse, büyüklük konusunu kendisiyle konuş ve mutabık kal. Şakalaşırmış gibi bir sohbetle bile öğrenebilirsin.

Bu olayda tek önemli konu, şanslı kızın, arkadaşlarının gözünde itibarını koruması ve buna da saygı duymak gerek.
0
Mirket
(15.11.25)
Kimse demediyse ben diyeyim, gia sertifika, d renk, min 0.5 karat, oval alin.

Gia sertifika en onemli zorunluluk.
0
die fetten jahre sind vorbei
(16.11.25)
Zincir mağazaların verdiği sertifikanın göz boyamaktan başka bir işlevi yok. Sertifikalı olursa taşın kıymeti artıyor, ama bu sertifika uluslararası geçerliliği olan GIA olmalı. Diğer kısımlar zevkinize kalmış, mümkünse kızın ortak arkadaşından zevkine ilişkin destek alın. Bir diğer konu ise paranız uzun vadede çöp olacak bunu bilerek bütçenizi belirleyin. Şöyle söyleyeyim 2012 yılında 8.000.- TL'ye aldığım .90 karat yüzüğü geçen sene 35.000.- TL'ye zor sattım ve aynı paraya eğer o gün altın alsaydım 350k'dan fazla ediyordu.
0
koskoca kirpi
(16.11.25)
Yakın bir zamanda bir tanıdık 100 bine zen den yüzük aldı. Sonra nişanlısı da dahil herkes çok gereksiz bulduğu için geri vermek istedi normalde değişim için zaman veriyorlar ama siz tasarım istediniz vs diyip almamışlar. Bunu belirteyim. Zen uygun fiyatlı pırlanta satan bir mağaza olduğu için popüler. Bu arada artık pırlanta lab da üretildiği için de çok ucuzladı. Sanırım maaşın 1,5 katı kadarı uygundu ama son durum nedir bilmiyorum.
Pırlanta şartta degildir bu arada teklif için. Son yıllarda alım gücü oluştu diye bir popüler oldu da ne zamandan beri pırlanta ile teklif etme var ki..kız arkadaşın böyle şeylere önem veriyorsa mutlaka al ama illa ki pırlanta olmak zorunda değildir yüzük.
4c kuralı vardır ama mesela zen markasında berrakligi düşürüp ama ağırlığı artırarak büyük yüzükler yaptılar. İstersen 4 c kuralına göre ortalama birsey seç.
Bu yıl oal yüzük moda ama ben klasik biriyim ve prenses kesim severim. Beyaz altın severim. Böyle şeyler biraz kişiye özel.
Sana anlatmak istediğim belli bir kural yok. Ben teklif yüzüğüm zincir markalqrdan beyaz altın ama zirkod, nisan yuzugum altin_prlanta be mahalle kuyumcusundan. Önemli olan yüzük değil.yuzuk simge.
Eğer kızın gerçek fikrini bilmiyorsan altın bir yüzük al..söz de birlikte gidip pırlantası seçin
0
hacirotti
(16.11.25)
büyük olsun.

çok temiz ve parlak olmasa da türk kızı onu anlamaz.

marka satıcılardan almayın gereksiz geçiriyorlar.

mümkünse gia sertifikalı olsun. gia olmadı hrd de var. ama gia'da taşın içine lazerle kodu yazıyorlar, sertifikanın bir anlamı oluyor. taşı alırken o kodu görmeyi talep edin. bu iki sertifika harici diğer sertifikalar tırt.

sahibinden'de çok düzgün kuyumcular var. doğru bedelle yüzüğü alabilirsiniz.

isterseniz benim alışveriş yaptığım arkadaşın iletişimini atarım.

son söz büyük olsun :)
-1
gurur
(16.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(12)

Liseden tanışılan kıza yürünür mü

arbre
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
-11
arbre
(14.11.25)
Ben üniversitedeyken ilkokul arkadaşıma yürümüştüm flört kısmı iyi gibiydi dışarıda da oturduk konuştuk ama açılınca kabul etmedi. Kısmet bu işler :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
Mezun olduğum liseden on yıllar sonra zamanında birbiriyle alakasız bir sürü kisi evlenip çoluk çocuğa karıştı. Yani garip değil bence.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Yürünür ya ne olacak.
0
mutekebbir
(14.11.25)
Arkadaşım liseden sonra hiç görüşmediği arkadaşıyla üniversite sonrası görüşüp evlendi, 1 çocukları var, olmayacak şey deği
0
purplee
(14.11.25)
ben lisedeki tüm kızlara yazdım adım sapığa çıktı. ama 3 sene önce bitti lise.
-4
hold the door
(14.11.25)
yürünür ama dün bir bugün iki. ekler eklemez hemen yürüme. biraz havadan sudan konuş ama hemen değil.

önüne gelene yürüme derdindesin arbre. az sakin ol ya. herkese atlama. biraz seçici ol. önce bir kişiyle tanış, arkadaşlık et, tart biraz. "hmm bu güzelmiş, hmm bu bana güldü, hmm bu bana selam verdi, hmm bu bana yürüdü" diye diye elli tane kadına lafta aşık geziyorsun.

ben de lise arkadaşlarımı, ilkokul arkadaşlarımı bulup insta'dan ekliyorum. ancak nostaljik geldiği için... sohbet de kurmuyoruz hiç. belki o kadın da o amaçla eklemiştir.
+6
art cat chocolate
(15.11.25)
Nefes aliyor diye cevrenizdeki her kiza yazarsaniz adiniz sapiga cikar tabii ya hahaha ne güldüm.

Kismet meselesi arbre ya. Yazarsin ama ne olacak bir sey demek zor.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.11.25)
abi isyerini, mahalleyi, universiteyi bitirdin, kuruttun.
lise yilliklarini karistirmaya basladiysan durum vahim gibi..
+9
cooperr
(15.11.25)
cooperr, karıştırma yok ya, karşıma çıktı, durum vahim o ayrı konu :D
-3
🌸arbre
(15.11.25)
Hemen yürümeye başlarsan playboy izlenimi verirsin, birazdan ağırdan almak daha iyi. Fotoğraflardan gezdiği gördüğü yerlerden ya da hobisi falan varsa merak ettim diyip giriş yapabilirsin. Sonrası kısmet.
0
onyx
(15.11.25)
selam yaz.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
endüstri meslek lisesi mobilya bölümünden mezun değilsen bence bir sıkıntı yok. ha erkek erkeğe ilişkiyi onaylamıyorum hani sen okeysen beni de çok ilginlendiren bişey değil.
0
Fodera
(15.11.25)
(16)

800 milyon Türk lirası büyük para mı?

ulukayin
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne ola
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne olabilir?

İkinci sorum ise şu, faiz her zaman enflasyona yenilir mantığını kavramaya çalışıyorum. Ayda 100 bin lira kazanan yani 100 bin lirayla geçinen birisi için neden faiz zararlı oluyor? Kişi zaten 100 bin lira ile geçinebiliyorken ayda ortalama 2.5-3 milyon getirisi olan risksiz garanti kazanç neden zararlı olarak değerlendiriliyor? Şimdiden herkese teşekkürler.
0
ulukayin
(14.11.25)
Tabi ki büyük para. ayda 120 bin kazansa 6.666 ayda kazanabileceği bir para yani 555 yıl :)

bu paraya büyük para dememek için zenginler listesinde ilk 10'da olmak lazım.

ikinci soruya cevap vermeyeyim ekonomist değilim :) Ama çok param olsa ben de faiz yerdim ne yalan söyleyeyim.
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Çok büyük para. Ömrüm boyunca yemeden içmeden çalışsam kazanamam.

Enflasyon karşısında yenilmek de çok basit. 100 birime bugün ekmek alıyorsanız yarın 200 birim olur ama sizin paranız sabit faiz vermeye devam eder. Paranın değeri düşer, yenilir.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(14.11.25)
@artıküyeolmakistiyorum tamam paranın değeri düşüyor fakat kendimden örnek vereyim. Bugün 100 lira alıyorum seneye olsun olsun 150 lira alayım. Ben bu miktarla (doğru orantıda) geçinip bir hayat yaşayıp ölüp gidebiliyorken neden ayda 30 katı getiriyle bir hayat yaşayıp ölüp gidemiyorum. Bugün ekmek 10 lira seneye 15 lira. Bugün maaşım 100 lira seneye 150 lira. Bugün “risksiz ve garanti” faiz getiri oranı 300000 lira seneye 450000 lira. Faiz sadece finansal olarak değil ruhen ve bedenen de getiri sağlamıyor mu? Mesela çalışmamak?
0
🌸ulukayin
(14.11.25)
800 milyon TL nakit, fabrikası olan insanların bile anca 20, 30 yılda ulaşabileceği bir para. Küçümseme sebepleri 1. matematik bilmemeleri, 2. paranın nasıl kazanıldığını bilmemeleri.

Faizi belirleyenler altını, doları, euroyu dikkate alıp zaten paranı TL'de tutman için çekici bir oran belirliyorlar. Bu oran çekici değilse zaten devlet canlılık istiyordur. Faiz yüksekse değerlendir geç. Enflasyon konusu da bu kadar basit bir şey değil. Her şeyin fiyatı her zaman artmaz. Böyle bir matematik yok. Aylar önce 100 TL olan şey bugün 50 TL'ye satılabiliyor. Arz ve talep konusu. Yani sen bal gibi de kâr etmiş olabiliyorsun. Hiçbir şey yapamıyorsan faizden gelen parayı harcamayıp onunla da yatırım yapabilirsin. Sonuçta elinde nakit var, en değerli şey.
0
arbre
(14.11.25)
20 milyon dolar yurtdisi icin bile buyuk para, turkiye icin cok buyuk para.
+2
cooperr
(14.11.25)
İşin komigi bu loto piyango vs paraları normal halka da çıkmıyor senelerdir :)

Hani boşuna hesap kitap vs yapmaya gerek de yok.
+3
makbur
(14.11.25)
Bana bütün arzuladıklarımı yaptırır rahatlıkla. Meh. Çok güzel para.
+1
muhayyer divan
(14.11.25)
valla yılda 400-500k kazanan swe olmayı hedefleyen ve bunun için çocukluktan beri günde 12 saat ders çalışan şahsım için bile inanılmaz büyük para. loto çıksa okuldan kaydımı siler, kod yazdığım laptopumu kampüsün ortasında parçalarım xd
+1
hold the door
(14.11.25)
Bu soruyu Elon Musk'a, Mark Zuckerberg'e falan sorun, onlar da "Büyük Para" diyecek. 19 milyon dolardan bahsediyoruz. O parayla boğazda yalı bile alınabilir. İnsanı "sayılı zenginlerden" yapmaz, evet. Ama güzel para.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Değer olarak büyük , niteliği olarak ise kirli para. Ne de olsa büyük ikramiye ile hayatı mahvolanları gördük toplum olarak.

O arkadaşlarının yanılgısı, kazandıkları ortalamanın üstünde olsa dahi bunu az görmeleri.
6 ay parasız kaldıklarında biraz da fakir mahalle ve sokakları gezdiklerinde
100 - 200bin lirayı da çok göreceklerdir.
Hatta bu haldeyken etsiz hazırlanmış kabak veya patlıcan gibi sebzeli yemekleri sevecekler, ekmeğin üstüne salça sürüp yemenin zevkine varacaklardır.
Zor değil. Empati kurabilmeleri için sadece yapacakları şey biraz konfor alanlarının dışına çıkmaları gerek.
0
diyecevaplandı
(14.11.25)
Büyük para...

Bir de "Faiz her zaman enflasyonun altında kalır" argümanı tartışılır.
Düz faiz ve Türkiye için söz konusu durum geçerli olur ama faiz ve enflasyon arasındaki fark astronomik kalmayacağı için 800 milyon lira her halukarda anaparaya dokunmadan ve başka hiçbir yatırım yapmadan birkaç jenerasyonu güzel bir şekilde yaşatır. ancak tabi ki bu saçma çünkü mesela S&P500 yıllık ortalamada dolar bazında ABD enflasyonunun üzerinde para kazandırıyor, yani ortalama bir yatırımla bile bu parayı bitirmek, lüks sayılabilecek bir yaşam tarzıyla bile, baya bir aptallık gerektiriyor.
+1
salihdt
(15.11.25)
ben hesap yaptım. hayatımın geri kalanı için 6milyon dolar bana yetiyor.

lüks yaşayan biri olmadığım için aylık 5bin dolar ile çok keyifli yaşarım. buda 30 sene daha yaşasam 1.8 milyon dolar ediyor. 2 milyon dolara ev ve arabaları yenilerim. kalan 2.2 milyonda kefen param kötü gün için saklarım.

yani demem odur ki 19milyon dolar benim için çok büyük para.
+1
gercekdunya
(15.11.25)
Abi şöyle düşün yıllardır Galatasaray'da futbol oynayıp bir sürü para şan şöhret kazanan Barış Alper Yılmaz geçen yaz o paranın yarısına Arabistan'a gitmek için Galatasaray'ı tek kalemde silip günlerce peşinden koşturdu koca kulübü, öyle bir para.
+1
kizil karga
(15.11.25)
Benim için büyük para. Beni bozmaz ama büyüktür.
0
mikahakkinen
(15.11.25)
ortalama 20m USD ki bununla bir kişi bir daha çalışmaya bilir orta standartlarda
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
şu beyaz yaka tayfanın her şeyi küçümsemesine hayranım:) aylık 100 bin tl kazanan beyaz yaka zengin, 800 milyonu olan adam değil öyle mi? vay anasını arkadaş.
0
nothing in my way
(15.11.25)
(12)

Kendinizi nasıl ödüllendirirsiniz?

rabitelli
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
0
rabitelli
(14.11.25)
Sevdiğim bir şehir, güzel bir otel
+1
arbre
(14.11.25)
Benim kendimi şımartma stilim karbonhidrat üzerine kurulu. Sağlık problemleriniz dolayısıyla aynını tavsiye etmem (çok geçmiş olsun). Hatta tam tersi bir süre belki sağlıklı bir diyete geçip vakitli uyuyup uyanmak, mümkünse ufak tefek egzersizler yapmak hastalıktan sonra moral verebilir.
+2
sekizdokuzon
(14.11.25)
Güzel bir etkinlik insanın havasını değiştirebiliyor..mesela iyi bir tiyatro oyunu. O sahne, ışıklar, atmosfer, seyircideki enerji vs hemen havami degistirir.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Viski ve güzel bir restoranda yemek.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
-Güzel bir restoranda yemek +1
-Uzun zamandır almayı ertelediğin bir şey varsa onu alabilirsin kendine.
-Masaj.

Benim kendim için yaptıklarım bunlar, iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(14.11.25)
spa merkezine giderim
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
mümkünse yemek ama sizin durumunuza pek uygun olmayabilir
yormayacak bir mesafede olan yaşadığım şehrin dışında bir yere gitmek
uzun süredir görmediğim birini görebilme şansım varsa onu görmek
geçmiş olsun...
+1
black holes in the sky
(14.11.25)
alışveriş, sevdigin bir mekan, arkadaşla date, içki, seks
+2
ala09
(14.11.25)
Güzel bir Burger.
0
Amaranta ursula
(14.11.25)
pc oyunu
dizi
film
0
hold the door
(14.11.25)
Alışveriş ve tatil.
Doğa yürüyüşü. İğneada mesela.
Boğazda tekneyle gezi.
0
gabe h coud
(14.11.25)
tatlı yerim. çikolatalı.
+1
art cat chocolate
(15.11.25)
(8)

Kardiyo antrenmanınız nasıl ve göbek kısmından zayıflamak

arbre
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?

Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
-1
arbre
(14.11.25)
Abi bunlar hep söylendi bölgesel yağ kaybı yok karın çalışırsan karın kasın çalışır, göbek için diyet yapıp sonuca bakacaksın ben bile öğrendim bunları :)
+1
kizil karga
(14.11.25)
bolgesel yag yakamazsiniz ama yuruyus guzel bir baslangic. onemli olan duzenli yapabilmek. bir de aralara bacak antremani eklerseniz daha hizli sonuc alirsiniz.
0
yuz kiloluk bir zenci
(14.11.25)
Peki parametreler nasıl? Eğim, hız, süre, gün sayısı?
-1
🌸arbre
(14.11.25)
Abi aslında bu bi matematik işlemi, verdiğin bilgilere göre ortalama 110-150 arası kalori harcıyorsun, bunun hepsi yağ olsa 16 gram yağ kaybı yapıyor ama pratikte nasıl oluyordur bilemem.
0
kizil karga
(14.11.25)
Eğimin, temponun bu işte bir önemi yok. Konu tamamen nabız ile ilgili. Bu konuyu gerçekten merak edenler için söyleyeyim. Hiit kardiyo konusunu araştırsınlar. Ekşide de başlığı var ve koşu bandında nasıl yapılabileceğini detayıyla anlatmışlar.

Ayrıca karın kasları göbek yağ tabakasının altındadır. Ne kadar kas yaparsan yap, yağ örtüsü altında kaldıkları sürece asla görünmeyecektir. O örtüyü kaldırmak için de spora değil mutfağa gideceksin.
+1
Mirket
(14.11.25)
belki de yorumumu begenmeyeceksiniz ama bu kadar teknik dusunurseniz bu is olmaz diye dusunuyorum. yemegi kesin, spor yapin, bu kadar basit. 15 egim veya egimsiz, 3 km veya 7 km, 20 dakika veya 45 dakika. bunlarla ugrasirsaniz ne baslayabilirsiniz ne de motivasyonunuzu surdurebilirsiniz. zaten bunlari dusunmek bir motivasyon eksikliginin de gostergesi olabilir. gercekten bir seyler yapmak isteyen insan bunlarla vakit kaybetmez, cikar kosu bandina, neyse o, hemen baslar. kendini tartar, en fazla ne kadar egim, ne kadar hiz ve ne kadar sure yapabiliyorum, azdan baslar, sonra zamanla geri donuslere gore yukseltir. yani taktik maktik yok, bam bam bam.
+3
Sour
(14.11.25)
Düzgün bir diyetle sadece yürüyüş bile yapsanız gidiyor her şey, sadece dirayetli olmak lazım.
0
mutekebbir
(14.11.25)
bölgesel yağ yakma diye bir şey mümkün değil, vücutta kalori açığı vere vere yağlar eriyecek, genetik anlamda dirençli bölgeler sona kalacak, istikrarlı olunursa onlar da gidecek diye anladım ben bu işi. Kaleci saçlı adam dahil olmak üzere uzmanlar daha iyi bilir :)
Kalori açığı verebilmek için de aç kalmaya gerek yok. Aksine aç kalındığında kilo verme yavaşlıyor. Sağlıklı yiyip biraz da hareket katınca açık oluşuyor zaten. Kalori sayma uygulaması da kullanabilirsiniz. Yediğimiz saçma sapan şeylerin kalori ve makro değerlerini görüp onu yakmak için göstermek gereken çabayı fark edince insanın yiyesi kalmıyor :)
Yağ yakımı için de sanıyorum belirli bir nabzın üstünde kalmak gerek. Bu değeri bulmak için (220-yaş)*0,70 formülü öneriliyordu ama sanırım antrenman şiddetine göre değişiyor. Şöyle bir hesaplama aracı buldum: www.macfit.com
Akıllı saatiniz varsa nabzınız bu değerin üstünde kalacak şekilde yürünebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
(3)

Rusya tatili kaça patlar

arbre
Biraz baktım. 5 bin vize. 6 bin gidiş, 6 bin dönüş uçak bileti (Moskova, Vnukovo), 15 bin otel (3 gün x 5 bin), 10 bin harcama max 45 bine bu işi çözer miyim? Bir de pahalı mı alışveriş, yeme içme, sağ olun.
Biraz baktım. 5 bin vize. 6 bin gidiş, 6 bin dönüş uçak bileti (Moskova, Vnukovo), 15 bin otel (3 gün x 5 bin), 10 bin harcama max 45 bine bu işi çözer miyim? Bir de pahalı mı alışveriş, yeme içme, sağ olun.
-2
arbre
(14.11.25)
moskovada fiyatlar aşağı yukarı istanbul gibi. 3 günde çok para gitmez. lüks fine&dining mekanlara gitmeyeceksen tabi. iç taraflara, lokal dükkanlara gittikçe fiyatlar ucuzluyor.

kızıl meydan civarındaki restoranlar nispeten pahalı (bir steak 15 dolar civarı) ama ara sokaklardaki özbeklerin, azerbaycanlıların işlettiği şaşlık kebapçılar daha ucuz.

sokak lezzetleri de var. genelde türki cumhuriyetten gelenler yapıyor. onlar da ucuz.

tverskaya caddesini dolaş. cumartesi gecesi patriki caddesine çık. hanım ablaları gör ağzın açık kalsın :) ingilizce bilmiyorlar ama. nadir.

rusçan yoksa, kiril alfabesini bilmiyorsan zorlanacaksın malesef. bir çok yerde ingilizce bilgilendirme yazısı yok.
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
yurtsuz john, Kiril alfabesini biliyorum, sıkıntı yok, hanım konusunu gitmeden sorarım :)
-2
🌸arbre
(14.11.25)
alışverişlik bir durum yok bence rusya'da. zaten çoğu batı markası çekildi ya da isim değişti. mesela zara - maag oldu ve fiyatları türkiye'den pahalıydı. yemek ve taksi ucuz gelmişti bana.

12 bin git gel uçak bileti bedava bence. otel de makul. türkiye fiyatları da öyle gibi zaten.
0
efreet sultan
(14.11.25)
(7)

Aynı title ile alınan kişinin tecrübesi

eja
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona her şeyi öğretmeninizi bekliyor maaş title ayni..
Bu konuda ne düşünürdünüz
0
eja
(13.11.25)
Bunu da işin bir parçası olarak görüp öğretirdim. Ben işe yeni başlayan insanlara çok şey anlattım. Bu arkadaşlar bunun farkındalardı ve ayrılırken iyi dileklerde bulunmuşlardı. Ön yargılı olmamak gerekiyor. İyi anlaşacağın biri de çıkabilir. Bu sadece iş konusunda değil, eğitim konusunda da aynı. Lisede bilgisini paylaşan çok sınıf arkadaşım vardı, hepsi iyi yerlere geldi. Bilgi vermekle kendi bilginden kaybetmezsin. Bunun iyilik tarafı da var. Maaşı, CV'si beni ilgilendirmez. Ben insan kaynakları yöneticisi değilim. Şirket kabul etmişse benim yorum yapacağım bir şey yok. İş hayatında zekâ, çalışkanlık, istek önemli. Bunlar varsa bir insanda simitçiye de iş öğretebilirsin. Bir de bir insanın bilgisini sakındığı belli olursa bu hoş olmuyor. Gidip bir gün müdüre bana bir şey anlatmadı derse sen bu işi bilmiyormuşsun algısı oluşacak. Ama iyi eğitim verirsen sen onun gözünde ağırlık kazanacaksın. Aslında iyi eğitim vermek göz dağıdır.
-3
arbre
(13.11.25)
hiçbir şey düşünmezdim. bakış açın sorunlu.
öncelikle bilgili olmanın çok bir anlamı yok, katkın önemli. iş hayatında çok bilgili ama ortamı zehirleyen, katkısı sınırlı insanlar tanıdım. bunlarla kimse çalışmak istemez. bilginle değil, uyumunla iletişiminle ve katkınla anılmak çok daha değerli. Bilgi bir işyerinde birine en kolay kazandırılabilecek şey.
ikincisi: başkasının unvanı, başkasının maaşı şusu busu ile hareket etme. Onlar başkasını ilgilendirir. Başkası CV'sini parlatmış olabilir, kendini olduğundan fazla göstermiş olabilir, bunları herkes bir vadede anlar. Sen kendi maaşına, kendi unvanına bak. Daha iyi bir seçeneğin varsa ise dışarıda onun peşinden gidersin. Eğer kuruma yüksek katkı sağlarsan, (iyi bir kurum) seni terfi eder, unvanını da artırır.
Diyelim adaletsizlikler var ve sabit... O durumda bile başkasına aktarım yapmamak zehirdir. Zehirli olan bilgiyi tecrübeyi kim ne yapsın?

Biraz acı yazmış olabilirim, ama tecrübeli bir abinden bir uyarı olarak al kardeşim.
+1
ebabil curnatasi
(13.11.25)
bakış açın sorunlu +1
meslekte veya o işyerinde yeni başlamış birisine iş öğretmekten zarar gelmez. bir başka kişiye verilen para değil, senin kazancın seni ilgilendirsin. kazancını beğenmiyorsan istifa et onlar düşünsün. tutup başkasını kıskanmanın bir manası yok.

muhtemelen yeni başlayan kişinin potansiyeli senden yüksek ki şirket ona bir yatırım yapıyor. şirket onun şu an için senden az bilgiye sahip olmasını referans almıyor, top noktasının senden yüksek olmasını esas alıyor yani. ona iş öğretmek de senin işinin bir parçası. onu iyi yetiştirmenin de senin kazancına faydası olacaktır, olmalıdır.
0
bos dusunce balonu
(13.11.25)
Bunun aynısını yaşadım ve yardımcı olmak kararı aldım. Çünkü kendimi küçük bir insan gibi hissettim bunun hesabına düşünce.

Neyse bazı işleri anlattım devrettim vs sonra bu patladı. Aynı şeyi 2-3 defa anlattım yapamadı, eksik yaptı, yanlış yaptı sıvadı. Sonra saldım. Anlatmadım, sorulara detaylı cevap vermedim. Şimdi aldıkları adam ellerinde patladı, öyle takılıyor ortalıkta.

Demem o ki öğrenmeye hevesi varsa belli oluyor zaten ve sizin işinizi rahatlatıyor zamanla. Benim örnekte tam tersi oldu bunu da herkes anladı benden çıktı iş. Kıdem zamanı da bunu söz konusu ettim ve kıdem aldım. Geçen ay da yine iyileştirme zammı aldım. Öyle işte.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
ne bildigin degil kimi tanidigin ve kendini ne kadar parlatabildigin cok onemli beyaz yaka dunyasinda. o yuzden baskalarina kurulmak yerine kendini parlatmaya calis biraz, kendini satabilmen lazim. satamiyorsan, allame-i cihan olsan bir ise yaramiyor malesef.
+1
cooperr
(14.11.25)
benim şirketimle veya üst yöneticimle ilgili problemim yok, dikkat ederseniz iş yerim değil gelen kişi herşeyi öğretmemi bekliyor dedim, daha çok aklımda sorun yaratan kısım görüşmelerde/işe alım sürecinde bilgisini %90 farklı yansıtmış biri ile ilgili ne düşünürdünüz kısmı.. güvenemiyorum, bir yerde yalan beyana giriyor var olmadığı bir iş tecrübesini var göstermesi ve aynı pozisyona gelmesi bana doğru gelmiyor.

üst yöneticide zaten ilk haftadan sahada iş bilmediğini anlayıp bana kaş göz yaptı, bende işe alımı benim gerçekleştirmediğimi söyledim ama daha detay vermedim kararsızlığım bir insanı işinden etmek veya etmemekle ilgili.

işi bilerek öğretmemezlik gibi bir durum yok sadece etik olmayan davranış sergileyen birine yatırım yapmak alıp yürümesni sağlamak doğru mu, değer mi netleştiremedim , ama kıskanma diyen duyurucu arkadaşta başka bir kafaymış.
+2
🌸eja
(14.11.25)
birine iş öğretirsen vazgeçilebilir listesine girersin, yukarıdakileri dinleme, kolay kolay bildiğin işi kimseye aktarma .
+2
nahtoderfahrung
(14.11.25)
(8)

Bu laf sokma mı

arbre
İş yerinde başka bir departmanda iki kız kankam var. Bu departmanla sürekli iletişim hâlindeyiz. Bugün ziyaret ettik. Haftada bir yaptığımız bir şey. Evli olanla bugün selamlaştık ama hafif sarılır gibi oldu. Yöneticileri de daha önceden tanışıyor muydunuz dedi, kız da burada tanıştık dedi. Diğer ka
İş yerinde başka bir departmanda iki kız kankam var. Bu departmanla sürekli iletişim hâlindeyiz. Bugün ziyaret ettik. Haftada bir yaptığımız bir şey. Evli olanla bugün selamlaştık ama hafif sarılır gibi oldu. Yöneticileri de daha önceden tanışıyor muydunuz dedi, kız da burada tanıştık dedi. Diğer kankamla da aynı şekilde selamlaştım bu arada. Bu soru bana ayıp geldi. Sanki niye sadece el sıkışmadınız gibi anladım. Kötü niyetli düşünmüş olabilir mi?

Hatta ek soru. Siz karşı cinsle sadece el mi sıkışıyorsunuz? Yakın arkadaş karşı cinsle nasıl selamlaşıyorsunuz?
-5
arbre
(13.11.25)
ilk kez gördüğün birisine hele ki karşı cinse sarılmazsın. sarıldığına göre bir samimiyet veya tanışıklık var demektir. bu yüzden sorulmuş.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
yazar yazmaz yazan yazar, ilk kez görmüyorum, birkaç aydır işte konuşuyoruz işle ilgili
-1
🌸arbre
(13.11.25)
İş yeri dışında eskiden bir tanisikliginiz olduğunu düşünüp sormuş olabilir.
+3
egerbiryolcu
(13.11.25)
Art niyet yok bence, samimi görünce merak etmiş, normal bir şey bu.
+3
mutekebbir
(13.11.25)
Laf sokma değil . Alışılmış teamüllerin dışında bir hareket olduğunu anlatmak istemiş.
Takım ya da ekip içinde sarılma daha çok bir şeyleri başarma, işi tamamlamaya olur. Yöneticinin yanında kadının çalışan bir erkeğe sarılması kafada soru ,ünlem ,virgül , alt tre işaretine kadar düşünmeye şüphelere sebep olur .
+1
diyecevaplandı
(13.11.25)
iş yerinde yakın arkadaş ya da önceden tanışıklığınız/arkadaşlığınız yoksa laps diye sarılmazsın. karşı cins de olsa hemcins de olsa. sarıldığınız için tanışıklığınız, yakınlığınız olduğunu düşünmüş ki yanlış da değil kankam diyorsunuz :) yanlış bir çıkarım olmamış yani
+2
chanandler bong
(13.11.25)
sarılır gibi yapmanızı garipsemiş ama art niyet değil bence de. ben de evliyim karşı cins birisi ile sarılır gibi yapmam sadece el sıkışırım, eşim de öyle. ama biz böyleyiz diye herkes böyle yapmak zorunda değil tabi ki sizin ve selamlaştığınız kişinin tarzı bu şekilde ise sorun yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
art niyet olup olmadığını burdan kestirebilmek çok zor.
bunula birlikte, ancak soruda ayıp bir şey olduğunu düşünmüyorum.
kız kankalarımla hep sarılırıız. bizim selamlaşma şeklimiz budur.
0
pangea
(14.11.25)
(9)

Askeri kargo uçağının düşme sebebi nedir?

mikahakkinen
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.Genel görüş nedir?
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.
Genel görüş nedir?
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Uçak eski olayı biraz hikaye ya.

x.com
0
kizil karga
(12.11.25)
mossad.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.11.25)
T.S.K da bakım işleri çok ciddi şekilde yürütülür. Atış dahi yapılmasa her an kullanılacak silahlara , her hafta istisnasız genel bakım yapılır.
Söz konusu uçak olduğunda bakım muhakkak daha önemli bir hal alır.

Genel dünya gündemi ve bu uçak düşmesini de içeren son yaklaşık 24 saatlik zaman diliminde Afganistan Pakistan Bangladeşte aynı anda patlamalar oluyor. Bir de yakın zamanda ABD deki kargo uçağının düşmesi vakası.
Bunların birbirinden konum olarak uzak ama birbiri ile tamamen ilgisiz olaylar olduğunu da sanmıyorum.

Düşmesine dair yorumlarda en önemli ihtimallerden biri de kargo uçağına kalkış öncesi alınan malzeme veya araçlara yerleştirilmiş herhangi bir patlayıcının olması.
Bu nedenle kazayla etrafa dağılan her türlü parçanın toplanarak incelenmesi son derece önemli .
Azerbaycan istihbaratının da bu noktada konuyu araştırmada çok önemli bir görevi var. Azerbaycan'ın siyonist devletle olan yakın ilişkilerinin yine Azerbaycanın bilgisi dışında Türkiye aleyhine bir zaafiyete dönüşmemesi zor.
Yazılım ve elektronik konularında olduğu gibi siyasi diplomatik işlerde de devlet yönetimlerinin baş edemediği veya farkında olmadığı arka kapı faaliyetleri bulunur . Buna ABD de dahildir.

İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin de yine Azerbaycan'dan kalkan helikopteri şüpheli şekilde düşmüştü geçen yıl.
Siyonist devletin, İran'daki komuta kademesine saldırıları ve sonrasında İran'ın casus avına çıkarak binlerce kişiyi yakalamasının bir benzeri Azerbaycan'da da olur mu ? Bu da belirsiz .

Kısacası gerilim yaşadığımız siyonist devletle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu Suriye'de böyle bir olayın izleri anında siyonistleri hedef göstereceğine, yine neden onların planlamasıyla Azerbaycan üstünden olmasın?
Aradaki uzaklık ve olay yerine yakın diğer başka devletlerin olması, onların Türkiye ile ilişkileri, gerçek failin biraz daha belirsiz hale gelmesine neden oluyor .
-2
diyecevaplandı
(12.11.25)
üyesi olduğumuz kuzey atlantik pakti örgütü..
-2
designer
(12.11.25)
m.youtube.com

Güzel bir mini belgesel niye düştüğüne dair.

Ozet: abd'de de çok benzeri şekilde düşmüş aynı c 130, gövdeye yakın motorun pervanesinin parçası havadayken kopup Gövdeyi jilet gibi kesiyor ve uçak parçalara ayrılarak düşüyor.

Vurulma olsa, içerden bomba vs patlasa uçakta bir şekilde yanma vs olurdu. Bizim Uçak tertemiz bildiğin ortadan ikiye kesilmiş gibi düşüş görüntülerinde.

Bu video ile birebir uyuyor.
+3
makbur
(13.11.25)
Mühendisim. Bu uçak bana göre tamamen eski olduğu için düştü. Patlama değil kesinlikle. Olayın fiziği apaçık ortada. Montaj yerinden ayrılmış. Komplo teorisine gerek yok. Kargo uçakları genelde sabitlenmiş yükün havada serbest kalması yüzünden düşer. Uçak stall yaşar. Bu bildiğin ayrılmış. Metal yorgunluğu olabilir.
-3
arbre
(13.11.25)
Bu uçaklar tüm dünyada modernizasyonu yapılarak kullanılmaya devam ediyor, bizimkilerin modernizasyonu da 2022 yılında yapılmış, abi eskidiği için düşmüştür demek kolaycılığa kaçmak oluyor biraz.

Uçağın son bakımı da 11 Eylül-12 Ekim 2025 tarihinde yapılmış, yani illa biri vurup düşürmüştür demiyorum ama eskidiği için ikiye ayrılıp düşecek gibi olsa bakımda biraz anlaşılabilirdi gibi sanki.
0
kizil karga
(13.11.25)
farklı zamanlarda benzer olaylar, farklı ülkelerde oldu. hepsi bu dönem oldu.

%99 israil ve mossad. amerikadaki uçaktan pakistana türkiyeye kadar. çok benzer hepsi. hepsi aynı pattern.

ve hepsi bu dönemin üstüne
0
tchuck
(13.11.25)
eksisozluk.com

Şöyle bir haber var kaynak bulamadım ama ön rapor tam da benim üstte verdiğim video ile uyuşuyor.

Böyle olmasi insanı çok daha fazla vuruyor, incitiyor. Kiytirik tek motorlu yangin uçağının bakımını bile yapamayacak noktaya gelmişiz, o çocuğu da zorla mi baskıyla mi ucurdular bir an önce dönmesi için kötü hava şartlarında keşke sorgulayabilecek, sorusturabilecek bir ülkemiz olsa.

Yazacak çok şey var ama yazarken bile ruhum daralıyor.
0
makbur
(14.11.25)
(19)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
Böyle bir insanı nasıl sevebiliyorsun? Sevgini yok et. O kızın senin eşinle birlikte olduğunu hayal et.
-1
arbre
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(13)

İstanbul'u yürüyorum, ciddi ciddi

silverleaf
Duyuru sakinleri, her sene günlük adım ortalamamı en az 10 bin adım yapmaya çalışırken bu sene kafayı kırarak bunu en az 15 bin adıma çekmeye çalışıyorum. Bunun için de İstanbul'u yürüyorum sokak sokak, semt semt. Şu an tek endişem bunun bir sağlık problemine yol açıp açmayacağı? Kadınlarda orta yaş
Duyuru sakinleri, her sene günlük adım ortalamamı en az 10 bin adım yapmaya çalışırken bu sene kafayı kırarak bunu en az 15 bin adıma çekmeye çalışıyorum. Bunun için de İstanbul'u yürüyorum sokak sokak, semt semt. Şu an tek endişem bunun bir sağlık problemine yol açıp açmayacağı? Kadınlarda orta yaşlarda osteoporoz oluşturduğuna dair bir şeyler okudum ama emin değilim. Annem dizlerine zarar veriyorsun diyor. Bunlar geçerli şeyler midir? Yürümekten zarar gören oldu mu hiç?
0
silverleaf
(11.11.25)
Yürümek kemik sağlığı için faydalı. Direnç egzersizi kabul ediliyor yanlış hatırlamıyorsam.
Osteoporoz yaşla değil, menopozda estradiolün düşmesi ile ilgili.
Günde 7.500 civarı adım atmak öneriliyor. Fazlasının zararı olur mu, bilmiyorum maalesef.
+1
auroraaurora
(11.11.25)
Amaç önemli. Amaç ne? Kilo vermek mi? Çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Eklemler zorlanır.
-1
arbre
(11.11.25)
15 bin adımın zarar vereceğini sanmıyorum. altı ustu 10 km falan yapar. kaç yaşında insanlar yarı maraton vs. koşuyorlar. iyi bir ayakkabı ile yuruyorsanız bir şey olmaz gibi geldi bana. aksine faydalı olur.
+1
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
@arbre Amaç kilo vermek değil, çok kilolu bir insan değilim. Hareket halinde olmaktan ve yeni bir şeyler keşfetmekten genel olarak çok mutlu oluyorum, amaç da bu aslında.
+1
🌸silverleaf
(11.11.25)
Burada sanırım Kaleci söylemişti böyle bir duyuruda, genel sağlık için 6000-7000 arası adım ideal, üstüne çıkmak sağlığa ekstra bir katkı vermiyor, 10 bin adım olayı da Japonların bi reklam senaryosu ile ortaya çıkmış bir şey bilimsel bir geçerliliği yok.
0
kizil karga
(11.11.25)
70 yaşında anam geçen italyaya gitti, günlük ortalama yürüdüğü adım 20-25 bin adım.
sana ban bişey olmaz.
yürü
0
erty_ksk
(11.11.25)
Mutlu oluyorsan yürü tabii.
Ama iyi bir yürüyüş ayakkabın, ayakkabıyla uyumlu ve ter emen çorapların olsun. Kıyafet seçimin de teri dışarı atan cinsten ve mevsim şartlarına uygun olmalı.
Bir akıllı saat veya bilekliğin yoksa edinsen, nabzını 90'larda tutsan ama aralarda ikişer üçer dakikalık nabız atakları yapacak şekilde koşsan, hatta interval çalışma neymiş, nasıl yapılırmış diye birkaç bişeyler okusan ve uygulasan, dönüşte yorgunluk durumuna göre 5-20 dakika arası bir streching mobility çalışması yapsan, bunun için de youtube'dan istifade etsen, inan tadından yenmezdi.
Ancak bu merak, ev, iş, okul, medeni hal değişimi, çoluk çocuğa karışma vs nedenle bir gün geçtiğinde, aldığın kaloriyi antrenman kalorisi miktarında paldır küldür azaltmadığın taktirde, bu durumun sana göbüş olarak, basen olarak karkısı olacağını da bilmelisin.
0
Mirket
(11.11.25)
Ayakkabın iyiyse bir şey olmaz.
0
ketcapli dondurma
(11.11.25)
Çok iyi yapıyorsun, devam et böyle, ben bunu Avrupa'yı gezerken her zaman yaparım, günde 20 km yürürüm, İstanbul'da da eskiden yapardım ama İst'da artık yapınca sinir katsayım fırlıyor.
0
blue rebel motorcycle club
(12.11.25)
koşmak, ağır kaldırmak gibi şeyler eklemlere en fazla yük bindiren şeyler ama bunları bile yıllarca düzenli yaptığınızda olumsuz etkisi görülebiliyor o etki de kişiden kişiye değişiyor tabi. yürümek bunların yanında çok daha masum. günlük 15k adım da biraz abartı geldi. özel bir amacınız yoksa sırf 15k'ya ulaşmak için kendinizi çok zorlamayın derim ben ama zorlanmadan yürüyorum diyorsanız sorun olmaz. sadece vücudunuzu dinlemeyi ihmal etmeyin.
+1
semaforo de medianoche
(12.11.25)
3 yıllık mesafe ortalamam 6.3 km günlük. dizlerim, bacaklarım cillop gibi. devam bence.

ama arada dinlenme yapmak şart.
0
lüzumsuz adam
(12.11.25)
yürüyüş diyince aklıma sören kierkegaard gelir . sözlüğe geçen senelerde eklediğim bir alıntısını iletiyorum

(git:eksisozluk.com)
0
devilone
(12.11.25)
hiç bir mahsuru olmaz.
ayağınızda iyi bir spor ayakkabı olsun yeter.

dize zarar verir durumu bayırlardan kaynaklı. istanbul'da çok yokuş var. özellikle yokuşlardan inerken dize ekstra güç uygulanıyor. bir de sert zeminde koşmanın dize zararı var, o yüzden parklardaki koşu yerleri yumuşak zemin oluyor.

10bin adım muhabbeti zamanında adım sayar satmak için atılmış.
şimdi 8bin adım yeterli diyorlar mesela.
ama siz onbeş adım'la mutlu oluyorsanız öyle yapın. yokuş ve koşmak konusu dışında yürümenin zararı olmaz ama şahsi fikrim her gün illa yapıcam diye kasmamak, arada bir aksadığı olur muhakkak. aksadı diye ritminizi bozmayın, aradaki boşluklarla beraber güzel bir rutin.

bir de sık sık şu ve benzeri videoları görüyorum.
ilginizi çeker belki
www.youtube.com

yürümenin yararları > yürümenin potansiyel zararları
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(20)

uzun yolda surus yaparken biri yaninizda uyusa uyuz olur musunuz?

buenosdias
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
-2
buenosdias
(11.11.25)
Arabayı kullanmayan kişi neden uyumasın ki. Arabayı kullanan uyumayacak. Bunun için uyuz olunmaz. Uyuz oluyorsa kullanmasın arabayı.
-1
rock n roll
(11.11.25)
Yoo hiçte olmuyor. Hatta herkes uyuyunca kulaklığımı takıp öyle müzik dinlemeye devam ediyorum.
-2
substituent
(11.11.25)
Ben uzun yolda uyumayı tercih etmem. Yolu yaşamak isterim çünkü deşarj oluyorum uzun yolculuklarda ama şoför ben olsam ve araçtaki diğer kişiler uyusa asla rahatsız olmam aksine muhabbet etme gereksinimim olmadığı için daha rahat şekilde araç kullanırım.
Çok rahatsız oluyorsa tek başına yolculuk yapsın arabaya başka birini almasın.
0
mermaidd
(11.11.25)
arabada 2 kişiysek ben olsam uyumam ve uyunmasını da istemem. özel şoförüm değil ya da ben kimsenin özel şoförü değilim. sohbet ederek daha hızlı geçer zaman.
+2
art cat chocolate
(11.11.25)
olmam. esim hep uyur uzun yolda. hatta kisa yolda bile uyur. ben muzigimi dinler takilirim.
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
rahatsız olmam aksine kesinlikle daha rahat olurum. onlar tedirginlikle yola bakınca rahatsız oluyorum. herkes uyuyunca istediğim gibi gidebiliyorum.
+1
gercekdunya
(11.11.25)
bu soru adamına göre değişir, yorgun bi şoförün yanında hayvanlık yapıp horluya horluya uyunmaz
+2
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Ben uyursa sevinirim. Uyusun güzel güzel.
Edit: ya uzun yola çıkacağım kişi zaten eşim dostumdur. Uyusun tabi. Kendimi şoför gibi hissetmem.
0
kisa
(11.11.25)
Bana güvendiği için hoşuma gider.
-1
arbre
(11.11.25)
süren ben değilsem uzun uyuyuşlar yapmamaya çalışırım. şoför de zamanla yorulur, gözü dalar, uyur vs gibi bi durum olmasın onu da daha dinç tutayım diye.
sürücü bensem öyle fosur fosur saatlerce uyunmasını istemem çünkü aynı şekilde ben o kadar fazla sessizlikte uykum geliyo. ama yani bikaç saat uyunuyosa o kadar da olur insanlık.
0
chanandler bong
(11.11.25)
cok stresli bir durum yoksa, mesela asiri yagmur yagiyor, goz gozu gormuyor sis mis, hic rahatsiz olmam. ama bu bahsettigim halde arkadasim uyumustu, baya horluyordu, o zaman hakkaten bi yoldas istemistim yani elbette surmeyen kisinin yapacagi bir sey yok ama iste insan bi yaninda iki laf edecek 'ay ne kotu hava, goz gozu gormuyor' vs. diyecek birini ariyor sanirim. bir de iki kisi de yorgunsa/uykusuzsa, (elbette ideal olan hic yola cikmamak ama cikildiysa) yanindaki kisi prensip olarak uyunmamali, yoldaslik boyle bir sey yani, surucuye de yardimci olmak lazim konusarak, yemek vererek vs.
+1
kassiopeia
(11.11.25)
Araba kullanırken biri uyuyorsa uyuz olanlar oruç tutarken biri yemek yiyorsa sinir krizi geçirenler hep aynı modeller.
-6
kizil karga
(11.11.25)
Uyumam ve uyutmam.
0
Mirket
(11.11.25)
yol boyunca uyanık kalmasına gerek yok, arada bir uyuyabilir.
ama arada bir kısmı önemli.

başkasının arabasında hiç uyumadım. uyumam. ayıbı ayrı, tehlikesi ayrı.
uzun yol ve dönüşümlü sürmemiz gerekiyorsa birazcık kestirdiğim olur.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
Valla ben ne kadar uykum gelse de uyumamaya hatta sohbetle ya da müzikle arabayı kullananı da uyanık tutmaya çalışıyorum. Bu bence şoför koltuğunun yanında oturanın co-pilot olarak otomatik görevi. Burada oturan uyusa bile arkada olsam da uyanık kalıp şoförün de uyanık kalabildiğinden emin olmaya çaışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(11.11.25)
bilerek gaz-fren yapiyor kismi en kotu kismi bence. onceden bir beklentin olabilir ve yanindaki kisi uyudu diye rahatsiz olabilirsin (kim olduguna ve duruma bagli olarak), fakat gaz-fren yapmak cok cocukca.

dedigim gibi, kisi ve durum burada onemli.
0
Sour
(11.11.25)
şoför iyi insan değil, ya da ergen bir arkadaş.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
ben kullanıyorsam uykum yoksa milletin uyuması işime geliyor daha rahat kullanıyorum. eğer uykum varsa uyumalarını istemem.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
Uyuz olmak demeyelim. İstemem, izin vermem.
Ön koltukta oturan kişinin uyumasını istemem. Arka koltuktakiler uyuyabilir. Öndeki arka koltuğa geçip uyuyabilir ön koltuk boş kalabilir.
Ama ön koltuktakinin uyuması uykumu getiriyor.
Önceden söylerim ama bunu, sonradan gaz fren veya uyuzluk yaparak değil.
0
michael_knight
(12.11.25)
benim hanim uzun yolda genelde uyur. beni hic etkilemez.
kamyoncu ruhluyum, rekorum sadece benzin icin durarak 18 saat.
yanimda biri olsun olmasin ben yola bakarim.
0
cooperr
(12.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(12)

Deri ceket sorusu

arbre
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
-4
arbre
(10.11.25)
Maalesef ki 3-4 bin lira verip alacağınız deri görünümlü ceketleri maksimum 2 sezon giyebilirsiniz. Ardından soyulma yapıyor. Bir kaç kere o tarzda bir ceket beğenip alma gafletinde bulundum hepsi çöpü boyladılar.
Eğer alayım yıllarca benimle beraber kalsın derseniz en az 10k yı gözden çıkartmanız lazım. Tabii gerçek deri ceketin de belirli bakımları oluyor onu da eklemeden geçemeyeceğim.

3-4k bandında trendyol'dan butiklerden bulabilirsiniz. Yorumlardan faydalanarak alabilirsiniz.
+3
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, gerçek istemiyorum, aynı şeyi 1 yıldan uzun süre giyince sıkılıyorum. Değişiklik olması daha iyi. Butiklerden hiç alışveriş yapmadım. Çok güvenemiyorum.
-3
🌸arbre
(10.11.25)
Mirket
(10.11.25)
www.trendyol.com örneğin bu. Trendyoldaki yorumlara bakarak alabilirsin. Olmazsa iade etmekte çok kolay. Ben topluca alışveriş yapıyorum ardından olmayanları iade ediyorum. Gayet uygun fiyatlı deri ceketler varmış bu kadar uygun alternatifler olduğunu bende tahmin etmemiştim.
0
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, tam aradığım ceket
-1
🌸arbre
(10.11.25)
www.derimont.gen.tr

buradan iki tane aldım. güzel iş yapıyorlar. fiyatlar uygun.

(mermaid'in verdiği linkteki ceket gerçek deri değil)
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
@yurtsuz john ben zaten kendisine yukarıda söyledim istediği fiyatlara gerçek deri ceket bulamayacağını. İstediği fiyatlara deri görünümlü ceketler bulabileceğini de ekledim. Ona istinaden yolladım o linki.
Yolladığınız linktekiler gerçek deriyse şayet gayet uygunmuş. Ben derimod'dan 2 sezon önce 6 bine yakın bi fiyattan almıştım
0
mermaidd
(10.11.25)
2. el düşünürsen kadıköy'de çok iyi deri ceket satan yerler var.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.11.25)
ruhlardan esinlenen karga, 0 alırım
-1
🌸arbre
(11.11.25)
kaliteli suni deriler de var. hem daha uygun olur, hem de hayvanları kıyafet için öldürmemiş olursun. :)) kesinlikle zorlamıyorum veya eleştirmiyorum. sadece öneri... ben hep suni deri kullanıyorum, sorun yaşamıyorum. beymen'den bakabilirsin.

tr.calvinklein.com

www.zara.com

www.jackjones.com.tr

www.zara.com
+1
art cat chocolate
(11.11.25)
Chocolate, gerçek alamam, oradan zengin gibi mi duruyorum :)
-2
🌸arbre
(11.11.25)
o fiyatlara markalarda bir ürün bulma imkanın yok, yerel üretici lokal bir markete bakman lazım.
0
erty_ksk
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(8)

Hiç Yemediğiniz Yöresel Yemekler

auroraaurora
Çılbır sorusundan aklıma geldi. Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
Çılbır sorusundan aklıma geldi.
Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?

Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
+1
auroraaurora
(10.11.25)
-soğanlı yumurta

-domatesli pilav

-kuru fasulyeli lahana

-kuşkonmaz

para versen yemem. memleket gastamonu.
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
Mendek diye bir bitkiden corba yapiyorlar. Allah affetsin korkunc.
Karalahana corbasini da sevmiyorum ama mesela onun Gumushane usulu yapilani gene fena degil.
Tursu iceren yemekler,
0
mbond
(10.11.25)
Şırdan, beyin, göz

Bunlar tam anlamıyla yemek sayılmaz, ama bunları yemedim ve yemem de.
+2
VIPCH
(10.11.25)
Şu popüler Antep yemeği, etli çorba mı ne, adı aklıma gelmedi
-2
arbre
(10.11.25)
Mumbar dolması
Hangi yörenin bilmiyorum ama hiç çekici gelmiyor.

Karadeniz mutfağından kara lahanayla yapılan şeyleri yemem (dolma hariç).
0
mutekebbir
(10.11.25)
yozgatlıların çok sevdiği, bağımsız ülke olsalar adeta bir milli gurur nesnesi yapacakları ''arabaşı'' denen garabet. biz de iç anadoluluyuz ama bereket şehrimizde bu yiyeceği yapan da yiyen de görmedik. bir komşumuz bir kere bunu yapıp büyük bir gururla getirmişti bir tencere (ki öyle şuna buna ıyy yiyemem diyen kıl kuyruk hassas tiplerden değilim, hatta eminim çocuğunuza göre midesiz kategorisindeyimdir ama) bir kaşık bile almak içimden gelmemişti. yani benim kafamda sadece kıtlık zamanı ölmemek için yenecek şeyler diye kategorize ettiğim bir liste vardır. onun en tepesinde arabaşı var anadolu yöresel yemekleri içinde.
0
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
Hocam bahsettiğiniz kiraz yaprağı sarması efsanevi bir lezzettir. Karamelize soğan, erik ekşisi, tereyağı, kiraz yaprağı, yoğurt gibi malzemeler bulgura öyle bir dengeli ve zengin bir lezzet veriyor ki... Vedat Milor Malatya'ya geldiğinde iki ayrı yerde yedi ve neredeyse ağlayacaktı. Sonrasında kaç farklı yerde anlattı. Görüntüsü pek albenili değil, kabul. Hatta bazı Malatyalılar "bulamaç köftesi" der o yüzden. Ama müstesna bir tadı var. Mevsimine göre dut, ayva ve fasulye yaprağıyla da yapılır ama en makbulü kiraz yaprağıyla yapılanıdır. Tahmin ettiğiniz kadar ağır bir yemek değil. Zengin ve dengeli bir lezzeti var.

Soruya cevap olarak da, duyup da yemediğim/tatmadığım yöresel yemek çok azdır. Aklıma bir tek mutancana geliyor. Onu da rastgele bir yerde yemek istemiyorum. Riskli bir tarif çünkü.
+1
yadigar
(11.11.25)
Soru sahibi nefret ettiğiniz yiyecekler diye bir soru mu sormuş? Denemediğiz yöresel yemekleri sormuş. Türkiye'de okuduğunu anlama oranının yerlerde olmasına güzel bir örnek olmuş bu soru:d

Keşkek benim de listemde ama nerede bulur yerim bilmiyorum ben de çok merak ediyorum.
-1
sadakatsiz
(11.11.25)
(11)

Hastanedeki hasta ziyaretine ne göturebilirim

egerbiryolcu
Apandist ameliyatı olduKendisine sormadım gelme demesin diye ama görüş oluyordur değil mi?
Apandist ameliyatı oldu
Kendisine sormadım gelme demesin diye ama görüş oluyordur değil mi?
0
egerbiryolcu
(09.11.25)
gelme dmee ihtimali varsa niye gidip de insanlari hasta yataginda rahatsiz ediyorsunuz yaw. cicek yolla
-5
ala09
(09.11.25)
@ala09

Tabii ki nezaketen yine soracağım önceden. gelme deme ihtimali de evim hastaneye üç dört saat uzak mesafede diye öyle tahminde bulundum. E gitmesem de bu defa destek olmamisim gibi olmaz mı?
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
Mandalina, armut, muz
-1
arbre
(09.11.25)
Ziyaret saatleri için hastanenin web sitesine bakın, kafanıza göre gitmeyin. Çiçek göndermeyin/götürmeyin, hasta odalarına almama ihtimalleri çok yüksek. Bir şişe kolonya, özellikle refakatçisi varsa meyve suyu/meyve vs yeter.

Edit: 3-4 saat mesafeden gitmenize gerek yok bence ya. "Geçmiş olsun, bir ihtiyacın var mı getirebilirim" diye mesaj atın, sonra evine gidersiniz. Ben ameliyat olduğumda kimse gelmese de rahat rahat uyusam istiyordum, anestezi sersemliğiyle uyku çok tatlı oluyor :)
+1
kobuzchu kiz
(09.11.25)
hocam normal şartlarda apandisit ameliyatı olduysa ameliyattan sonraki gün zaten taburcu olur. apandisti patladıysa uzun süre yatabilir.


buna istinaden göütereceğiniz şeylerin hasta eve dönerken yanında taşırken zorlanmaması ve hastane odasında bırakmamasını gerektiren şeyler almanızı öneririm.

mesela bi tane 5 litrelik su. bi kolonya, bir adet kağıt havlu hani varya tek top büyük olanlar ve bir meyve suyu, süt bu standart pakettir. belki biraz meyve alabilirsiniz. muz mandalina vb.
0
Fodera
(09.11.25)
@fodera
Patlamış maalesef
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
çok geçmiş olsun dediğim şeyler halen geçerlidir. ihtiyaçları olacaktır.
0
Fodera
(09.11.25)
1- bazı pastanelerde ekler, tartolet gibi tek atımlık pastalar oluyor, küçük bir kutu götürebilirsiniz, diğer gelen ziyaretçilere de ekram ederler
2- kolonya, ıslak mendil, kutu selpak mendil gibi küçük bir hijyen paketi de olur.
3- kolay yenilebilen muz, mandalina, meyve suyu, karton bardak eşliğinde :)

geçmiş olsun
0
exlibris
(09.11.25)
pasta kuru pasta kesinlikle olmaz. çok fazla pasta, pastahane mutfağı gördüm.lütfen bana güvenin. günümüzdeki pastahanelerin yüzde 90ının ürettiği ürünler hasta insanı boşverin sağlam adamı sakat eder vallaha.

kuru pastanın raf ömrü ortalama 3 ay, ekler gibi sütlü tatlılar üç günde tüketilmesi gerekirken on güne yakın vitrinde bekliyor.
0
Fodera
(09.11.25)
peçete, muz, meyve suyu.
0
elorelia
(10.11.25)
gardaş şöyle köşkeroğlundan 2 kg baklava al götür. ameliyat oldu enerjisi düşmüştür yesin. görüşe gittiğinde baktın kapıdan sokmuyorlar güvenliğe veya oradakilere verirsin baklavayı onlar içeri alırlar seni.
-2
joooper
(10.11.25)
(19)

Erkek parfümü önerisi

mermaidd
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
0
mermaidd
(09.11.25)
(bkz: acqua di gio)
0
chicha_v2
(09.11.25)
Edt pişmanlıktır onu söyleyeyim. Dior kullanıyorum ama kalıcı değil Edt aldığım için. Kalıcılık istiyorsanız kesinlikle Edp ya da Elixir olmalı.
-1
arbre
(09.11.25)
Givenchy Gentlemen Boisee Edp
0
Cesario
(09.11.25)
terre d'hermes ya da grey flanel
0
co2s2
(09.11.25)
@arbre haklısın, kendime alırken de kesinlikle edt parfüm tercih etmiyorum.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Abi yanlış anlama ama parfüm seçerken kriterinin "kalıcı" olması çok anlamsız, yani sen kişisel olarak paçuli mi seversin ambroksan mı seversin vetiver mi seversin ozonik kokuları mı seversin bunlar önemli çünkü parfümün ana karakterini bunlar belirliyor; terre d'hermes vetiver kökenli ve kalıcı dior sauvage da ambroksan kaynaklı o da kalıcı ama birbiriyle alakası olmayan kokular, yani kalıcılıktan ziyade sen ne seviyorsun o önemli. Vetiver böyle kuru toprak gibi kokar paçuli ıslak toprak gibi kokar ambroksan tuhaf bir nota temiz bir ten kokusu gibi kokar ozanik kokular diğer içeriklere bağlı olarak deniz gibi de kokar yosun gibi de tutar, araştırmanı buna göre yapsan bence daha net yol alırsın.
+1
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga ben kadınım ve bi erkek arkadaşıma doğum günü için almak istiyorum parfümü yani kendim kullanmak için sormadım bu soruyu. Eğer öyle sormuş olsaydım dediğinde haklısın sevmiş olduğum notaları belirtmem gerekirdi.
Ayrıca kalıcı olmasını istemem bana anlamlı geliyor bazı parfümler var ki 1-2 saate uçup gidiyor.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Arkadaşına seçiyorsan daha kötü, yani yine sen bilirsin ben tartışıyormış gibi olmayayım ama arkadaşının zevklerini bilmeden parfüm seçmek gerçekten büyük risk.
0
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga hayır neden tartışıyor gibi olalım. Daha önceden kendisine parfüm almıştım bu arada, çok parfümden anlayan biri değil genelde watsons gibi yerlerden alır. Aldığımı severek kullanmıştı. Şimdi yeniden almak istedim ama farklı bi parfüm olsun istedim ondan sordum. Önerilenleri sephora'da deneyip tarzına uyacağını düşündüğümü alacağım.
Bu arada sephora'dan hediye alırken yanına bi sample koyduruyorum. Deneyip, beğenmezse değiştirme şansı olsun diye.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Cartier Declaration
0
lüzumsuz adam
(09.11.25)
O zaman ben sana genel beğeniye uygun kimsenin "lan bu neymiş" demeyeceği parfümlere yönelmeni öneririm, yani parfümlerle biraz zaman geçirmiş biri pek tercih etmeyebilir ama parfümden çok anlamıyorsa bleu de chanel, dior sauvage, stronger with you (bu zaten dünyanın en çok kullanılan erkek parfümü olabilir) versace eros, le male gibi parfümler herkes tarafından beğenilen çok uç özellikleri olmayan her mevsim kullanılabilen parfümlerdir.
0
kizil karga
(09.11.25)
Her koku herkese olmuyor, bunu hep söylüyorum parfüm duyurularında. Bir insanın görünüşü ve tarzıyla kokusu birbirini tutmalı. Kıyafet almaktan farksız aslında.

Örneğin minyon, yumuşak huylu güleç biri ağır baharatlı parfümle ortalıkta dolaşırsa olmaz, başka yerden üstüne bulaşmış gibi kokar.

Örneğin iri yarı, insan azmanı, sert mizaçlı birisi buram buram vanilya koksa uymaz. Birisi şaka yapmak için üstüne fısfıslamış gibi kokar.

Bence siz gidin arkadaşınızın görüntüsünü kafanızdan çıkarmadan testerları birer birer deneyin. Bu olur dediğinizi alın. En güzeli, en doğrusu bu.
0
akhenaten
(09.11.25)
Fragrantica'nin direkt listesi var bunun için;
www.fragrantica.com

Bu arada edt, edp vs bunlar kişinin tenine bağlı şeyler. Her edt kötüdür her edp iyidir oldukça basit bir yaklaşım. Buna bakarak parfüm almayin.

Neyse illa tek ama tek bir parfüm seçecek olsam Terre d'Hermès olurdu. Ama iyi ki tek parfüme kalmak zorunda değilim.
0
logisticsmanager
(09.11.25)
@akhenaten Haklısınız, buradakilerle birlikte benim de aklımda olan bir kaç koku var. Hepsini gidip koklayacağım ondan sonra bi karar vereceğim.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Bu arada sevgiliniz değilse bu kadar para vermenize gerek yok, pahalı olması=güzel olması değil kesinlikle. Siz bilirsiniz ama çok yazılan parfümlerin büyük bir kısmı vayy dedirtmiyor. Zara'dan daha ucuz iki parfüm almak da bir seçenek.
-1
arbre
(09.11.25)
@arbre haklısınız, sevgilim değil ama o da doğum günümde pahaca yüksek bir şey almıştı. Mahçup olmamak adına böyle bi tercihte bulunayım dedim aklıma alacak pek bir şey gelmedi. İhtiyacı olan bir şey yok çünkü laf arasında ağzını aramıştım.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
tom ford noir. kokusu bilemem de kalici
0
ala09
(09.11.25)
Armani eau de cedre'yi bi bakın sephora'da derim. Süper kalıcı değil ve süper yayılmıyor; diğer yandan sedir, çay, limon karışık notaları. Kimseyi rahatsız etmiyor ve beğeniliyor.

ya da ikinci opsiyon olarak Tom Ford Beau de Jour. Denemeden almayın ama.

***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
He derseniz ki benim sevdiğim kendini vladimir putin gibi hissetsin ortamlarda. Yani büyüleyici bir enerji yayılsın hani, bu imajın parfüm haline getirilip şişeye koyulmuş hali bence şudur: www.beymen.com
***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
@vedatchilipeppers Tabii ki denemeden almam. Bu arada almayacak olsam bile bütçeyi açan kokuyu da aşırı merak ettim gidip onu da deneyeceğim sanırım. Çok teşekkür ederim tavsiyeleriniz için.
+1
🌸mermaidd
(09.11.25)
(9)

Kafa Karışıklığı

sezai karesort
Selamlar,Direkt konuya girizgah yapıyorum.Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.Beraber çalışmamız gereken süreler
Selamlar,

Direkt konuya girizgah yapıyorum.

Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.

Beraber çalışmamız gereken sürelerde iletişimimiz esprili, enerjik özetle samimi bir iletişim şeklinde gerçekleşti. Hatta bu durum benim dikkatimi çekti sanki bir frekans yakalamışız gibi bir durum oldu, diğer çalıştığım ekip arkadaşlarımla yaşadığım gibi bir iletişim değildi. Fakat iş dışında herhangi bir şekilde iletişimimiz olmuyordu açıkçası. Bazen 1 ay iş sebebiyle bile olsa iletişime geçmediğimiz oluyordu.

Ve bu Hanımefendi benimle iletişim kurması gerektiği zamanlarda mail veya teamste yazması kafi olacakken genellikle direkt cepten arayarak iletişim kuruyordu. Bu durumdan da bir kıllandım açıkçası.

Bir konuşmamızda sanırım ben samimiyet boyutunu biraz ileri götürünce sanki ona karşı bir ilgim varmış gibi algıladı sanırım bana "biz seninle bu kadar çok iş yapmazdık ne oldu sürekli yazıyorsun :) " gibi sanki üstü kapalı şekilde bana amacın ne kardeşim mesajı çaktı. Bu soru karşısında afallayan ben "ne diyeceğim lan ben" moduna girip gayet ciddileşip çünkü bu işin bu kısmı senin sorumluluğunda öteki kısmı da benim haliyle sana yazıyorum dedim.

Neyse sonra bir şey daha fark ettim ki -biraz avelim, laglı çalışıyor algılarım- son konuşmalarımızda beni telefonla aradıktan sonra konu daha kişisel özel hayata kapsayacak kısımlara kayıyordu, yani sohbet etmeye çalışıyordu. İşte kurumsal hayat bana uygun değil, şöyle planlarım var vs. gibi sen ne planlıyorsun kendin için vs. gibi. Yani işi konuştuk hallettik fakat telefon kapanmadı farklı bir konu açıldı ama ben her zamanki gibi hımm anladım geri dönüşleriyle neyse o zaman görüşürüz deyip telefonu kapattım genellikle.

Neyse son bölüme geçiyorum.

Geçen Cuma günü pat diye "Bugün benim son iş günüm" diye yazdı.
Şaka yapıyor sandım "ciddi misin ?" diye dönüş yaptım.
"Evet, sizleri tanımak güzeldi :) instagramdan ekle :)" diye geri döndü bana.
Ben de; "Seni tanımak da güzeldi fakat instafram kullanmıyorum, söz açtığım gibi ilk seni ekleyeceğim :) dedim.
"hahaha mantıklı, tamamdır. Kendinize iyi bakın" diye dönüş yaptı.

Lan kafamda deli sorular oluştu sonra dedim "lan kafayı mı yedi bu sanki daha şimdi tanışmışız gibi sizli bizli konuşuyor" tak diye gideceğini söylüyor ve şimdi bana instagramdan ekle vs. diyor. Telefon numaram da var halbuki instagram ne alaka mk diyorum.

Sonra vakit geçtikçe acaba kendisine yalan söylediğimi mi düşündü instagramım yok diye vs. kuruntu yaptım. Sonra dedim bir arayayım sonra dedim bu iş farklı yerlere de gidebilir amacı ne çözemedim şehirler de farklı falan fistan kafam karışık yani anlayacağınız.

Belki söylemedi bana ama benim bulunduğum şehire de geliyor olabilir. İletişimimin kesilmesini de pek istemiyorum ama durum da ciddileşirse diye de korkuyorum. Sanki benim hissettiğim o ikimizin arasındaki freakansı o da hissetti ve "lan belki ?" oldu veya ben kuruntu yapıyorum.

Yardım edin ya :( napayım ben :(
0
sezai karesort
(08.11.25)
ne kaybedersin ki? ara konuş. aniden çıktın gitti ne oldu nereye geçeceksin bir yer buldun mu merak ettim de. cesur ol konuş. gönlü varsa uzar gider muhabbet. gerçekten instagram'ın olmadığını açıkla ama yaş 50 değilse bence aç o instagram'ı. instagram kullanmamak havalı değil. kullanmak da değil. ama günümüzde gerekli bir sosyal medya ve iletişim aracı bence.
+2
art cat chocolate
(08.11.25)
@art cat chocolate +1 bence de instagramı açmalısın. Hatta bunu yaparsan bi taşla iki kuş vurmuş olursun. Onun için instagram hesabı açtığını anlayıp eğer gerçekten aranızda bahsettiğiniz gibi bir frekans varsa ve bunu o da hissettiyse sana kendini daha da açıkça ifade etmesine vesile olacaktır bu hareketin.
Ama yok hala arkadaş gibi davranıyor o zaman da "ya acaba iletişim kursa mıydım?" ikileminden çıkmış olursun ve "en azından denedim." dersin.
+1
mermaidd
(08.11.25)
Bir iş arkadaşınla ilk defa özel konulara girdin sanırım. Bu kadar panik yapacağın bir şey yok. Bunlar normal şeyler. Bunlar ilişki için sinyal değil. Bu arkadaşlık başlangıcı olabilir. Instagram tavsiye etmem. Ona bir sürü erkek mesaj atıyordur. Whatsapp'tan ya da arayıp kahve içelim mi de. O zaman hoşlandığını belli edebilirsin.
0
arbre
(09.11.25)
kimin lafı hatırlamıyorum.

erkekler, kadınların tüm nazik hareketlerini flört çabası zanneder. kadınlar, erkeklerin tüm flört çabalarını nazik hareket zannederler.
+2
co2s2
(09.11.25)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.

İlk olarak ilk defa iş arkadaşlarımla özel konulara girmedim açıkçası özellikle karşı cinsle. Oturup mekana gidip, içip dertleştiğimiz çok oldu fakat herkesin mesafesi gayet netti yani anlayabiliyorsun onu.

Nazik davranış konusunda da katılmıyorum açıkçası. Nazik davranış veda niyetinde olur iyi temennide bulunma olur kalkıp instagramdan ekle diyorsan bu artık nazik davranışın dışına çıkmış oluyor. Bilmiyorum ben mi yanlış yorumluyorum.

Burada asıl sorun asılında benim gibi duruyor.

İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam ama adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir işte ben bunu istiyor muyum ondan tam emin değilim ki şu açık belli gibi duruyor bence; eğer iletişimi devam ettirir hatta hafif meyilli konuşmalar yaparsam yüksek ihtimal karşılık alacağım gibi hissediyorum bu sefer olay ciddiye binip farklı bir boyuta geçecek.

İşte ben bunu istiyor muyum ? bilemiyorum. İletişimim kopmasın da istiyorum ama bir sonraki evreye (Sevgililik) de hemen geçmek de istemiyorum.
+1
🌸sezai karesort
(09.11.25)
Tabii ki instagram açmak zorunda değilsiniz. Kullanmıyorsanız kullanmamaya devam edin bence.

Bir buçuk yıldır iletişim halinde olduğunuz birisi için hâlâ "acaba" diyorsanız, hiç zorlamayın derim. Aksi bir durum olsa ve "keşke sevgili olsak" tarzı bir temenniniz olsaydı, farklı konuşurdum.

İkinizin de yolu açık olsun.
0
yadigar
(09.11.25)
Sen erkeksin. Yani hem başlatıcı hem de ilişkiye yön verici sensin. Kadın tarafı aklına yatarsa, uygun bulursa devam eden taraf, beğenen kişiyi beğenirse uyan taraf. Sen bağı kuracaksın ve yöneteceksin. Dolayısıyla hemen sevgili olmak istemiyorsan olmazsın, hiçbir kadın seni istemediğin şekle sokamaz ki, yani senin kadınlar karşısında bu tarz bir iradenin olması lazım. Kendine güvenmeyen bir erkek kaçar evet ama kadınlar da özgüvensiz erkeği ya istemezler ya da elde edip yönetirler, bence kendini iyi bir incele.
-2
muhayyer divan
(09.11.25)
iş için, iş sırasında yapılan muhabbete bence fazla anlam yüklemişsiniz. size özel hissettiğiniz, kıllandığınız davranışların tamamı pekala karşı tarafın doğal hali olabilir.

"İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam..." demişsiniz de kadın zaten "instagramdan ekle :)" diyerek iletişimin kopmaması adına bir girişimde bulunmuş. siz ise reddetmişsiniz.

"adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir" kısmındaki "farklı noktalar" ile kastettiğiniz nedir? yani bu noktada kendinize fazla güveniyorsunuz gibi geldi. iş arkadaşlığı dışında muhabbetinizin olmadığı bir kişiyle ilk defa karşılıksız sohbet edeceksiniz ve konuşunca hemen sevgili olacağınızı zannediyorsunuz. karşı taraf da sizi bir arkadaşı gibi görüyor olamaz mı, illa sizden hoşlanmış mı olmalı? hadi hoşlanmış diyelim, belki sohbet sarmayacak ve sürdürmek istemeyecek(siniz). fazla anlam yüklüyorsunuz. biraz rahat olun.

son olarak instagram tanımadığınız bir kişiyi tanıyabilmek için de kullanılan bir araç. yeni açacağınız -yani hiç geçmişi olmayan- hesap saklayacak bir şeyleriniz olduğu şüphesini uyandırabilir. sizin yerinizde olsam instagram hesabı açmamaya devam eder, ama bir şekilde sohbeti farklı kanaldan devam ettirip buluşmaya çalışırdım.
0
tnz
(09.11.25)
instadan eklersin mevzusu özel bir anlam ifade etmiyor bana göre. Ara, de ki merak ettim yaa nereye gidiyorsun nasıl oldu vs. sonra son mesajlarında siz'li biz'li konuştun şirketle beraber bizi de mi geçmişte bıraktın cart curt derken verdiği cevaplar ve tonlardan olay bir yere gidiyor mu gitmiyor mu anlarsın. arkadaşça aramış olursun yani bir şey yok bunda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.11.25)
(17)

Türkiye'de nereye yerleşirdiniz?

osssy
Bu başlıkta İstanbul'dan ayrılma hayali kuruyoruz arkadaşlar.Çocukların eğitimi, nitelikli çevre kurabilme, güvenlik, yemek ve hava gibi yaşam kalitesini belirleyen unsurları dikkate aldığınızda İstanbul'dan ayrılıp Türkiye'de (Ankara'nın batısında) nereye yerleşirdiniz? Bu aşamada iş imkanlarını di
Bu başlıkta İstanbul'dan ayrılma hayali kuruyoruz arkadaşlar.
Çocukların eğitimi, nitelikli çevre kurabilme, güvenlik, yemek ve hava gibi yaşam kalitesini belirleyen unsurları dikkate aldığınızda İstanbul'dan ayrılıp Türkiye'de (Ankara'nın batısında) nereye yerleşirdiniz? Bu aşamada iş imkanlarını dikkate almıyoruz. Teşekkürler.
+1
osssy
(03.11.25)
antalya
0
asap raki
(03.11.25)
Çanakkale'de okurken hayatımın bir döneminde oraya yaşayacağıma inancım vardı çok istiyordum çok güzel bir şehir gerçekten.
Çok yer gezdim gördüm diyemem ama gezip gördüklerim içinde şu an yaşanılacak yerler listemde bir numara olan şehir Sinop.
Çok güzel, çok sakin, kafanı nereye çevirsen deniz, insanları çok iyi, orada bir hafta kalınca neden ülkenin en mutlu şehri olduğunu anlıyorsunuz gerçekten.
0
mutekebbir
(03.11.25)
nitelikli çevre çok değişken bir seçenek. muğla merkez, izmir bostanlı, eskişehir.
0
mikahakkinen
(03.11.25)
tabii ki Çanakkale

- evinize 5-10 dk mesafede çok güzel okullar olacak. (hem devlet, hem özel)
- yerlisi zaten hoşgörülü ve kalitelidir. dışarıdan gelen insanlar da, çok yüksek oranda eğitimli insanlar. nitelikli bir çevre kurmanız mümkün.
- güvenli bir şehir.
- havası çok temiz.
0
co2s2
(03.11.25)
Antalya ve Çanakkale'nin nereleri olabilir mesela? Bir de şehirden kaçıp şehre değil de daha kırsal bir yere yerleşsek, insanıydı, eğitim sağlık vs. derken ideal bir yer bulabilir miyiz acaba?
0
🌸osssy
(03.11.25)
çanakkale merkez - Cevatpaşa mahallesinin denize maksimum 100-200 metre mesafedeki bölümleri.

ya da çınarlı köyü'nün Dardanos mevki
0
co2s2
(03.11.25)
Edremit, Balıkesir
Burhaniye, Balıkesir
0
cemallamec
(03.11.25)
hani ben doğma büyüme izmir bostanlı'lıyım son bir kaç senedir iş sebepli istanbulda yaşıyorum.
İzmir bostanlı'nın eski haliyle bir alakası kalmadı belki hafta içi gündüz saatleri bir sakinliği var fakat güneş battıktan sonra hele ki yaz geceleri iğrenç bir yere dönüyor artık. İşletmeler eskiden de kaldırımı işgal ederdi ama bu işgal ara sokaklara bu kadar yayılmamıştı şu an ise ara sokaklarda bile kaldırımlar işgal altında bu yetmiyormuş gibi yollara da masa konmaya başlanmış yayaya yürüyecek bir yer bırakmamışlar.
her yerden tas kafa esmer tipler geçiyor iğrenç bir yere dönmüş ben artık canım bostanlıma dönmek bile istemiyorum.
Türkiye'de genel olarak bir kalitesizleşme var bir yer beğenildiğinde hemen tas kafa esmer o gırtlaktan konuşmayı seven tayfa dadanmaya başlıyor. ben bu ülkede huzurlu bir yer olacağına dair inancımı yitirdim ondan kırsalda sessiz sakin bir yer bulmak gibi umudum var.
çanakkale diyenlere de çanakkalenin de nüfusunun arttığını ve şehrin yapısı itibari ile genişleyecek bir alanı olmadığını, şehre girişlerin çıkışların zor olduğunu ve herhalde 10 seneye çanakkalenin de sıkıntılı bir yere döneceğini düşünüyorum.
+1
denizgonen
(03.11.25)
Fethiye, Marmaris, Bodrum, Didim.
0
gabe h coud
(03.11.25)
İstanbul’dan Çanakkale Kepez’e taşınma kararımız hayatımızda verdiğimiz en iyi karardı. İkinci en iyi kararımız ise trden taşınmak. Trye geri dönsek Çanakkale Kepez’den vazgeçmem
0
suicides underground
(03.11.25)
kuzey ege - insan kalitesi fena degil, suya yakin, ne cok sicak ne soguk
trakya- insan kalitesi fena degil, sinira yakin, istenirse yeni kopru ile ege'ye inmek kolay
+1
cooperr
(03.11.25)
Sinop değil. Gezmesi güzel ama asla yaşanmaz. Bir yer yaşanacak yer olarak nitelenecekse sağlık hizmetleri benim için çok önemli. Sinop'ta özel hastane, özel muayenehane diye bir şey yok. Devlette sıra bekler durursunuz, aldığınız hizmet de evlere şenlik olur her zamanki gibi. Çoğu branş da yok zaten. Onun için 3 saat mesafedeki Samsun'a gitmeniz lazım.

Ayrıca her ihtiyacımı hızlı şekilde çözeyim dediğimiz AVM lerden maalesef Sinop'ta bulunmuyor. Sineması da yok. Aklınıza gelebilecek hiçbir şey yok kısaca.
0
sadakatsiz
(04.11.25)
Ben dört ay önce İstanbul'dan Antalya/Finike'ye taşındım. Antalya'ya kendi aracınla 1.30 saat sürüyor, her yarım saatte bir Antalya merkeze otobüs var. Otobüsle 2.5 saat sürüyor. Olimpos, Adrasan gibi yerler sadece 30 dakika mesafede. Kaş'a 70 dk. 20 km kesintisiz sahili var. Çok güzel koylara sahip. Dağ havası aldığından merkeze göre yazları daha serin oluyor, özellikle akşamları. Yeni çok bina yapılıyor, sıfır ev alıp oturabilirsiniz. Dağ kenarında da yeni evler var, sahile yürüme mesafesinde de.

Ve herhangi bir ilçeye göre çok aktif bir hastanesi var. Yazın yeğenlerim rahatsızlandığında çok ilgililerdi. Parkta düştü, on dakika içinde tomografi dahi çektiler. Gözünden de rahatsızlandı, çözdüler.

Elbette, çok sakin bir yer. Çok sulu bir yer olduğundan sinekler rahatsız edici olabiliyor bir de. Kaş gibi fancy bir yer değil. Ama bence kaş'a göre daha lokasyon avantajları var.
+1
the man with no name
(04.11.25)
çanakkale için biraz yazlık havası da olsun derseniz güzelyalı ve dardanos tarafı da güzel yaşanabilir. istanbuldayız ama ailemiz kaynaklı güzelyalı'da bir düzenimiz de var, çok iyi geliyor, onlar full orda yaşıyorlar. ancak araba lazım mutlaka merkeze gitmek toplu taşıma ile biraz zor. denize de girebildiğiniz güzel bir lokasyon.
0
awlmi
(04.11.25)
Güzelyalı artık güzel değil ki yangından sonra bitti dardanos ve güzelyalı:((
0
suicides underground
(06.11.25)
Antalya
-1
arbre
(06.11.25)
@suicides geçen hafta ordaydım, toparlamış bir miktar, seneye daha da toparlamış olur. güzelyalının merkezinde zaten çok problem oluşmadı, çevre giriş çıkış tarafı çok üzücü oldu tabi.
0
awlmi
(06.11.25)
(4)

40 yaşında İngilizce gelişimi mümkün mü?

benaslindayohum
Temel seviye var. Hazırlık okunmuş lisede.Çalışmak için çok fazla zamanı yok. Ama ayırabilir de.Amaç çok iyi derecede İngilizce bilen eleman arayan iş yerlerine girmek, çalışmak.
Temel seviye var. Hazırlık okunmuş lisede.
Çalışmak için çok fazla zamanı yok. Ama ayırabilir de.
Amaç çok iyi derecede İngilizce bilen eleman arayan iş yerlerine girmek, çalışmak.
+2
benaslindayohum
(01.11.25)
mumkun tabi. bol bol ingilizce tuketim.

old school ogrenciyseniz bolca ceviri, daha yeni nesil ogrenciyseniz bol okuma/dinleme ve kendi kendinize ingilicce sacmalama. nasil yeni seyler ogrenebildiginizin farkindaysaniz ingilizce ogrenmek cok kolay.
0
klassno
(01.11.25)
bence mümkün. ama hem çalışmak için zaman ayırmanız gerekecek, hem de toplamda da zaman geçecek. devamlılık çok önemli. atıyorum her gün 1 saat ayırsanız, bir kaç sene sonra çok iyi derecede ingilizce isteyen işlere girersiniz.
0
co2s2
(01.11.25)
halen çözemedim. devamlılık olamıyor.
0
mikahakkinen
(01.11.25)
Yaşla İngilizce öğrenme arasında bir bağlantı yok. Zekâ ve çalışma varsa öğrenilebilir. İş hayatı da buna bağlı. Çok kötü konuşan insan da var. Uçuk bir şey değil.
-4
arbre
(01.11.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.