Giriş
(4)

Spor için dağcı çantası

arbre
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.https://www.decathlon.com.tr/p/outdoor-sirt-cantasi-siyah-35-l-mh100/_/R-p-331005?mc=8786727&c=S%C4%B0YAHBu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatild
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.

www.decathlon.com.tr

Bu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatilde omuza takılan spor çantası kullandım ve hiç konforlu değildi.

Çocukken dağcı olmak istiyordum bu arada. Bu çantaya heves ettim. :D
-5
arbre
(14.04.26)
ayakkabı terlik falan da olacaksa, 35 litre çantaya ancak sığarsınız.
0
babilfish
(14.04.26)
babilfish, olacak evet ama dağcı çantası abartı olur mu
-5
🌸arbre
(14.04.26)
yani 70 litre dağcı çantası alırsan abartı olur tabi de, bunlar niye abartı olsun? zaten normal boy çantalar :)
0
babilfish
(14.04.26)
aynı çanta bende var.. çok severim. belki bel desteği kısmı kamp çantası izlenimi verebilir. onun dışında gayet güzel.
0
jepa
(14.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-11
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(9)

Neden eksileniyor sorularım?

michael_knight
Sorduğum naif, kimseyi sinirlendirmeyecek sorularıma bile eksiler geliyor. Sebebi ne olabilir?
Sorduğum naif, kimseyi sinirlendirmeyecek sorularıma bile eksiler geliyor.
Sebebi ne olabilir?
-31
michael_knight
(13.04.26)
Mesela birkaç duyuru aşağıda mertumursamaz YouTube’da altyazıların görünmediğini ve çözümü bilen olup olmadığını kibar bir dille, güzel açıklayarak sormuş. Ona da eksi vermiş birisi.
Neden olabilir?
-9
🌸michael_knight
(13.04.26)
Bu hariç son 5 duyuruna baktım, 1 tanesi eksi almış sadece. Sorun ne anlamadım?
+5
gobekliraki
(13.04.26)
Compu anlamıyor bu işlerden. Bir kere güzelce mesaj attım. Bu özellik kötüye kullanılıyor dedim. Cevap yazmadı. Yapay zekâ diye bir şey keşfetmiş, getirdiği her özelliğin iyi olacağını düşünüyor. Sahibi olduğu sitenin dinamiklerini bilmiyor

Bu sitenin dinamiği şu. Biri seni sevmiyorsa, bir şeyini kıskanıyorsa içeriğe bakmadan eksiliyor. Biri senin aleyhinde bir şey yazıyorsa seni sevmeyenler onu artılıyor. Kabile davranışları tamamen.
-21
arbre
(13.04.26)
Arbre +1000.
Bu site baya kötü aslinda. Yöneticileri ayri kullanicilar ayri.

Dogru düzgün 15-20 kisi var max. Ama türk reddit sublarina göre hala iyi.
-14
Purple life
(13.04.26)
@Compumaster
dil modeline göre çalışan yapay zekayı , farklı isimler adı altında ama aynı dil modeliyle hareket edenleri ve eksileme manyaklığını kullanıcı temelinde tespit etmek için kullanabilir.
Daha önce de belirttim. Duyuru olanaklarını suistimal eden ceza almalı
Sürekli eksileme hastalığı duyuru veya cevaplar arasında bilgizlikten cevabı olmayan zihnen kör olanların aldığı minicik semptomatik geçici tedavi
aracı sadece.

Ben pek kullanmam takılmam bu
oklara ama sevmesem bile adaletli değerlendirmeyi olabildiğince göz
önüne alırım.
0
diyecevaplandı
(13.04.26)
açtığın duyurulara baktım genellikle bir ihtiyaçtan çok laf olsun diye açılmış gibi. sebep bu olabilir.
+11
orpheus
(13.04.26)
@gobekliraki belki son 5 soru iyi bir örnek değildir ama olmayan bir şeyden bahsetmiyorum.
Bu siteyi sevdiğim için buranın günden güne daha az kullanılıyor olmasına üzülüyordum zaten, eksi puanları görünce daha da üzüldüm.
Zaten az hareket vardı, o az hareketin de bir kısmı ya kötü niyetli ya da benden nedret eden birileriymiş şeklinde hissetmeye başladım.
O yüzden sorguluyorum.

Ama yakında herhalde sorgulamayı da kullanmayı da bırakacağım. Belki benim gibi hisseden, düşünen birileri varsa dikkat çektiğim bu konu engellenir diye düşündüm.

Ek: son 5 duyuruma baktım, biri nötr, diğer hepsi eksi not almış. Ama daha kötü 5’ler de var. Yüksek ses kulak zarını patlatır mı diye sormuşum, bunda eksilenecek bir şey yok ki.
0
🌸michael_knight
(13.04.26)
Eksilenmeye takilanlarin neden takildigini anlayamadim. Bu sitede algoritmik bir feed yok ki “sistematik eksileniyorum bunun sonucunda duyurum/cevabim goruntulenmiyor, siteyi kullanamiyorum” diye bir senaryo yok, tamamen kozmetik bir feature.
+5
ghilleinthemist
(13.04.26)
Hocam siz çok naifsiniz sanırım. Ya bu zırtoları kaale almayın. Niye eksiliyorlar diyene özellikle eksi basar bu mel’unlar.

Burada bir askeri doktor vardı eskilerden. Abuk subuk caka satmaya çalışırdı. Buranın yapısı gereği başka uğraşı olmayan tipler takılıyor. Çoğu obsesif bozukluğa sahip. Ben çok denk gelmişimdir psikologik ilaç muhabbeti yapan.

Not: 2009 dan beri soru sormak için uğradığım yerdir. Buradaki çoğu kişiden eskiyimdir.
-4
Unde bach canim
(14.04.26)
(5)

araba tavsiyesi " hyundai i20 1.0 T-GDI " vs " reno Clio 1.0 TCe "

stocker16
arkadaşlar merhabalarbu iki araba arasında kaldım siz hangisini tercih ederdiniz ? Genelde şehir içinde kullanılacak. ( haftada 250 km gibi )değerli yorumlarını bekliyorum.
arkadaşlar merhabalar
bu iki araba arasında kaldım siz hangisini tercih ederdiniz ? Genelde şehir içinde kullanılacak. ( haftada 250 km gibi )

değerli yorumlarını bekliyorum.
📊 " hyundai i20 1.0 T-GDI " vs " reno Clio 1.0 TCe "
hyundai i20 1.0 T-GDI %55 (11)
reno Clio 1.0 TCe %45 (9)
0
stocker16
(12.04.26)
1.0 motor arabayı tavsiye etmedi bir arkadaşım. Yokuşta zorlanıyor dedi. 1.2 ya da 1.4 bakarım.
-9
arbre
(12.04.26)
@arbre senin 1.0 araban 1.0 sce 75 beygir. Bu 1.0 tce. Iki tane alakasız şey yani. Senin 1.0 sce tabiki zorlanir.

1.0 tce efsane bir motor. 1.0 tgdi da oldukça iyi ve ikisi de galiba Türkiye'de üretiliyor. Bu noktada bence kişiye bağlı. Yalnız tgdilarda soğuk havalarda biraz titreme falan vardı.
+4
logisticsmanager
(12.04.26)
1.4 hyundai bayon aldım, ortalama bir yokuşta bile bayılıp kalıyor araba. i20'nin de çok farklı olacağını sanmıyorum. bence clio
0
faberkastelli
(13.04.26)
gdi motoru mistubishi carisma'dan biliyorum. fsi gibi sorun yaratabilen bi motor tipi. tce ile devam.
0
antihero
(13.04.26)
Tce daha uzun süredir kullanılan ve daha iyi bir motor.

Tek sıkıntı yakıtı yüksek.
Bi de termostat sorunu var. Eğer 2. El alacaksanız kesinlikle alır almaz termostatı değiştirtin.
0
jackyr
(13.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
0
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-6
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(7)

Araba soruları

arbre
Bu arabalar alınır mı?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-2011-hyundai-i20-dusuk-km-bakimli-masrafsiz-1310545639/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-srk-auto-renault-symbol-1.0-sce-joy-154-bin-km-1233488126/detayHyundai i20 beğeniyorum.Bir de eksper
Bu arabalar alınır mı?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

Hyundai i20 beğeniyorum.

Bir de ekspertiz yaptırmak istediğimde nasıl oluyor? Galeri çalışanı ya da sahibi benimle birlikte ekspertizciye mi geliyor? Ekspertizi kabul etmeme seçenekleri var mı?
-8
arbre
(12.04.26)
Ön üç parçada boya değişen olmayan bi araba bulmaya çalış. Bu adamlar kaporta durumunu işaretlemiş zaten, experlik bi durumları yok.
0
antihero
(12.04.26)
Evet sonunda daha mantıklı arayışlara girdin.


Kaput komple boyalı olmayan ve değişmemiş, airbagleri açılmamış. Tavan hariç kapılarda vs boyası olan.

180.000km altı

1.2 i20 Troy, Clio 3.

İlacın bunlar.
0
jackyr
(12.04.26)
strateji olarak şu hatayı yapıyorsun seçtiğin markanın - segmentin - paketin en ucuz olan aracını almayı planlıyorsun bu da bela demek. bunun yerine gene aynı aracın paketini düşür orta veya giriş paketlerinden birinde km düşük-kazası az experde temiz çıkacak bir araç bulmaya çabala.

i20 olur 1.2mpi motor sorunlu mu ona bakmak lazım. hiçbir exper sana motor durumunu net söyleyemez. experin bakacağı aracın kazası, boyası ve airbaglerin durumu olur.

anadolunun bir köyünde yaşayan emmi değilsen symbolü boşver seni mutlu etmez. ama işini de görür tabi.

bir de çok zorda değilsen galeriden araç alınmaz. hiçbir galeri 50-100k kazanmadan araç satmaz bunu nasıl yapacak. döküntü bir aracı ucuza alıp sağını solunu makyajlayarak kusurlarını gizleyerek yapacak. sahibinden alacağın araçlara bak. en azından araç sahibi ile iletişim kurarken kişinin tavrına-yaşına bakarak bir ön izlenimin olur.
+1
orpheus
(12.04.26)
antihero, ama motor ve şanzıman kontrolü, airbag, emniyet kemeri kontrolü için ekspertiz gerekmiyor mu? Çamurluk değiştiyse airbag açmış mıdır?
-4
🌸arbre
(12.04.26)
eksperde motor kontrolü diye bir şey yok, tamamen kandırmaca. en fazla yağ kaçağı var mı, motor sesinde duyulabilir bir sorun var mı, duman atıyor mu ona bakarlar. bunların çoğunu da o motorun ustası olmayan biri gözden kaçırabilir.

airbagler, emniyet kemerleri, kaporta, şase, boya değişen durumu kontrol edilebilir.
çamurluk değişti airbağ açtı diye bir denklem yok. çamurluk bir kamyonetin sivri köşesine takılıp yırtılır mecbur değişecek. araç alttan darbe alır tüm ön airbagleri açar ama değişeni yoktur.
+1
orpheus
(12.04.26)
15 yaşındaki aracı ekspere sokmak yerine iyi bir motor ustasına göstermek daha mantıklı olur.
0
my fault
(12.04.26)
motor için bi şey söyleyemezler, dyno testi falan da yaptırma boşuna, hikaye. kaportasına baktırdıktan sonra sanayide bi motor ustasına sesini dinleteceksin.

galeri değil, sahibinden +1
0
antihero
(12.04.26)
(12)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(8)

Bankanın yatırım için araması

arbre
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
-7
arbre
(10.04.26)
para boşta duruyorsa tabiki mantıklı. farklı riskleri olan birçok fon var. misal phe son 1 ayda %15 getirmiş, stopajsız. tly var son 1 ayda %19 getirmiş %17.5 stopaj var. görece risksiz dfı var 1 ayda %12 getirmiş %17.5 stopajı var. ben hiç risk istemem dersen tp2 var 1 ayda %4 getirmiş. bir sürü alternatif var, bunlar tabiki yatırım tavsiyesi değil, örnek.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
yarım milyon tlyi vadesizde tutuyorsan dünyanın en mantıksız işini yapıyorsun. fon olur vadeli olur bi yere koy
+2
jelly bear
(10.04.26)
normal. oluyo öyle. beni de arıyolardı aramayın ilgilenmiyorum diyordum salıyorlardı.

bu arada paranız dümdüz tl olarak kalıyorsa kalmasın. en kötü para piyasası fonu ya da düz vadeli hesapta falan dursa bile daha iyi.
0
aguen
(10.04.26)
Günlük faiz hesabında duruyor, faiz %43, fonlar da iyiymiş ama stopaj kötüymüş
-4
🌸arbre
(10.04.26)
günlük faizde de var stopaj, %43 almıyorsunuz.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
gunluk 43 veren neresi
0
dogredsector
(10.04.26)
Akbank
-4
🌸arbre
(11.04.26)
garanti de beni arar zaman zaman mevduatınızı bize getirin size özel faiz verelim diye. "bütün birikimim zaten sizde başka param yok" diyorum her seferinde ama bu kadar yıldır çalışmama karşın görece az param olmasına inanmıyorlar galiba.
0
late viper
(11.04.26)
(9)

iran abd/israil savaşından neleri öğrendiniz?

messina123
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.-abd, göz boyamadan ibaret. -çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. benc
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.
-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.
-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.
-abd, göz boyamadan ibaret.
-çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. bence dünyanın süper gücü çin.
-türkiye'nin ortadoğuyla din dışında bir alakası yok. avrupa ile din dışında tüm çıkarlarımız uyuşuyor. bence ab de bunun farkına vardı. yakın gelecekte avrupa birliği'ne bizi davet edeceklerini düşünüyorum.
-bunun sonucu olarak kktc de dünyada tanınan bir devlet olacak.
-rte ekonomik sebeplerle seçimi kaybedecek ancak muhalefet olarak düşündüğümüz kadar kötü bir başkan değilmiş. evet çoğu muhalif belediye başkanı içeride olmasına rağmen bunu diyorum. bence seçimlere az bir süre kala hepsi çıkacak.
-yunanistan bizden köpek gibi korkuyor. avrupa'nın gözünde biz yunanlılardan daha değerliyiz. ab üyesi olmamamıza rağmen.
-savaşın kazananı yok. abd'nin itibarı yerle bir oldu. israil'e tüm dünya düşman. mollalar da ya kendi halkı üzerinde yumuşayacak ya da tarih olup gidecekler.
-6
messina123
(09.04.26)
bogazlari kontrol etmek onemli. dolayisiyla recep tayyip erdogan, kanal istanbul projesi gibi mevcut sozlesmeleri riske atabilecek sacma projelerden vazgecmeli. yani bu konu uluslararasi bir mesele haline gelebilir.
+6
Sour
(09.04.26)
dünyada artık diplomasi diye bir şeyin olmadığını öğrenmedik de kanıtlanmış oldu. Demokrasi diye sürekli çığırtkanlık yapan ABD'de artık parlamento vasfını kaybetmiş tek adamcılığa dönmüş. Türk siyaseti dünyaya çok şey öğretti. ABD'de de savaşmıyoruz, terör operasyonu diyerek kılıfıyla operasyona zemin hazırladı.
+1
croswell
(09.04.26)
bugün bu güce sahipsek bunlar sayesinde:

tr.wikipedia.org
tr.wikipedia.org
+2
Hallegadola
(09.04.26)
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.

Hayır bu ikisi birbirinden ayrı olaylar
+6
grimavi
(09.04.26)
İran kadar güçlü değiliz. Türkiye'nin ABD'yi ve İsrail'i vurduğunu hayal edemiyorum. İran dokunulmaz görülenlere çok güzel dokundu. Laiklik tartışmalarında hep bir gecede İran olacağız esprisi dönüyordu. Şu an keşke bir gecede İran olsak diyorum. Hipersonik füzesi var adamların.
-7
arbre
(09.04.26)
İsrail bir terörist devlet.
Amerika sanıldığı kadar güçlü değilmiş. Artık işi zor.
Petro dolar sistemi çökecek.
Çin, yeni dünya lideri.
Artık ortadoğunun ağası, dayısı, haraçcısı İran.
Türkiye ortadoğu bataklığından sıyrılmalı.
Avrupa, demokrasinin ve adaletin kalesi
Yeni dünyada çok güçlü bir ekonomin varsa varsın. Yoksa zavallısın.
Artık savaşlar ekonomi ve füzeyle ve başkasının füzesiyle ya da teknolojisiyle gerdeğe girilmez.
Liyakat, adalet ve eğitim şart.
+1
Mirket
(09.04.26)
Siyonizmin kendi rahatı için her zamanki gibi ABDyi , ABD askerini hatta Trumpı bile harcayabileceği yine ortaya çıktı .
Biri bir haber getirince arkasını araştırın diye bir husus vardır. Trumpın açıkça bu savaşın başında (başta başkan yardımcısı jd vance olmak üzere ) kendi adamlarını dinlemeyip tamamen mossadın raporları ve gazıyla savaşa girmesi çok vahim bir durum .
Birbirinden farklı bir çok kanal ve yorumcu bunu dile getirdi .

Dubai'de gibi rahat sorunsuz , ABD üsleri emniyetinde(!) olan cazibe yerlerinde emlak fiyatlarının büyük oranda düşmüş olduğunu öğrendik .

Bizim çok yorulmadan çeşitli devlet veya uluslararası kurumların yakın zamanda Türkiye'ye gelerek çeşitli proje ve anlaşma teklif etme potansiyeli de arttı.

Kendi silahlarımızı yapmanın haklılığı bir kez daha ortaya çıktı .
Ve varsa s-700 , s-800 leri de almamız gerekiyor Rusya'dan.

ABD'nin , er Ryan'ı kurtarmaktan çok asıl kendisini bile zor kurtarabileceğini görmüş olduk. Kara harekatında Persler tarafından o karasal dağlık bölgelerde 300 ile başlayıp sonunda 3,5 spartalıya çevrilebileceği bir çok farklı kaynakta defalarca anlatıldı .

Çeşitli sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin de bu gibi son savaşlarda ABDye veya siyonizme sürekli veri kaynağı sağlamayla savaşa taraf olduklarını iyi anlamak lazım.
Çin'in böyle anlarda sessizliğinin , gerçekte sinsilik olduğunu yine anlamış olduk .

Türkiye'nin Afrika ve Ortadoğu'daki diplomasi savunma , iş kolu ve diğer yapılanmada gibi alanlarda etkinliğinin artmasının elzem olduğunu görmüş olduk .

Körfez ülkelerinin petrolün verdiği rahatlığıyla Gazze'deki katliama yıllardır sessiz kalmalarının cezasını , kısmen de olsa persler eliyle çekebileceklerini görmüş olduk.
Kendi topraklarında bulunan ABD üslerinin onları koruması vaadi tamamen hayal hatta felaket olduğu ortaya çıktı .

Böyle savaşlarda Türkiye'nin önemi daha çok öne çıktı .

Ayrıca şimdilik İran'ın da siyaseten bize yakın olmalarının arkasında kalan , pek görünmeyen şey ise ABD ile anlaşma yapacakları yer konusunda bizi değil pakistanı seçmeleri gerçekte önemli bir ayrıntıdır.
Bile bile Türkiye'nin bundan diplomatik kazanım elde etmesini tercih etmediler.

Hatırlayın Ukrayna Rusya savaşında bile tarafların anlaşmaları İstanbul'da olacaktı ama o zaman da araya engel olarak İngiltere girdi .
-1
diyecevaplandı
(09.04.26)
benim kendime çıkardığım sonuçlar şunlar:

- "uluslar arası hukuk" laftan ibaret.

- gönül isterdi ki iranlılar kendi elleriyle ve kanlarıyla molla rejimi devirsin; ancak "iyi" başlayan süreç sonradan devam ettirilemedi ve göstericilerin büyük çoğuluğu molla rejimi tarafından kıyıma uğratıldı.

-İspanya'nın ilkelerinden taviz vermemesi takdiri hak ediyor. Viva El Rey! Viva Espana!

- bunun böyle olmasında abd'nin ve israil'in göstericileri bahane edip tamamen kendi bencil çıkarları için İran'a saldırmalarının da payı var. psikolojik üstünlük sanki İran'a geçti gibi.

- "hitler bunlara az bile yaptı". sanırım burada israil'i değil, yahudileri kast ediyorsunuz; zira hitler hayattayken israil henüz kurulmamıştı. buna rağmen bu ifadeye katılmam mümkün değil. israil'in politikalarının tüm yahudilere mal edilip, hitler'in haklı bulunması son derece hakkaniyetsiz bir tutum. israil karşıtı ciddi bir yahudi kitle de var; bunu da hesaba katmak gerek.

- "kullanışlı aptallar" her iki taraf için de çok verimli bir kaynak. seküler bir yaşam tarzına sahip bir kimsenin, bir protestoda "tarihin doğru tarafında olun" yazılı ayetullah resmini taşımasını başka türlü açıklayamıyorum.
0
pangea
(10.04.26)
Şunları iyice anladım

-Ticaretini, silahlarını, teknolojini AB, ABD, ukrayna ,israil vb 'ye bağlama. Komşularla aranı iyi tut

-Ülkemiz her ne kadar pohpohlansa da bir anda batı kulübünün saldırısına uğrayabilir.

-Ambargo ve saldırı geldiğinde canı pahasına bize sadece iran ve dostları yardım eder. O da dini sebeplerle

-İzzet ve şeref ancak Allah katındandır, masonik sembollerde yahudi lobilerinde aranmamalıdır. Dünyadaki güçlüye boyun eğmek, ortak olmaya çalışmak yarar getirmez.
0
hebanon
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-5
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(7)

Mayıs sonu bayramda Antalya da denize girilir mi?

sonhakan
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
0
sonhakan
(07.04.26)
Geçen yaz 7 Haziran'da Kemer'deydim. Hava, deniz sıcaktı. Çok yanmıştım.
-4
arbre
(07.04.26)
19 mayıs'ta kaş'ta çok bulundum; gayet güzel oluyor, rahatlıkla girilir. yazın ortası gibi 8-9'a kadar denizde kalınmaz ama, 7'den sonra hafif esinti çıkar.
+1
lil siztah
(07.04.26)
Antalya Denizi bodrum'dan her zaman 2-3 derece daha sıcaktır.
0
etna
(07.04.26)
Kas daha serin olur. Ama orada bile girilir.
Ben kasta da girmistim mayis sonu.
-1
Purple life
(07.04.26)
antalya denizliden daha sıcaktır zaten. antlaya bodrumdan daha sıcak olur ve denize her ikisinde de denize girilir.
0
mikahakkinen
(07.04.26)
Mayısta Antalya'da denize girmeyi temmuzda Bodrum'da girmeye tercih ederim.
+2
Improbable
(07.04.26)
Mayıs sonu rahat girilir, bir temmuz sıcaklığı olmasa da konforlu olur.
0
kimlanbu
(07.04.26)
(10)

Opel Corsa alınır mı

arbre
Araba bakıyorum uzun süredir. Bütçeme göre içime en çok sinen araba bu oldu.https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-opel-corsa-1.2-twinport-benzin-otomatik-197.000-km-1307714493/detayTasarımını beğeniyorum. Tek problem yarı otomatik şanzıman olması ama onda da şu görüşleri duydum. Tam o
Araba bakıyorum uzun süredir. Bütçeme göre içime en çok sinen araba bu oldu.

www.sahibinden.com

Tasarımını beğeniyorum. Tek problem yarı otomatik şanzıman olması ama onda da şu görüşleri duydum. Tam otomatik olsaydı şanzıman arızası daha pahalı tutabilirdi. Yarı otomatikler robotize edilmiş manuel şanzımanlar olduğu için tamirat daha ucuz. Sadece vites geçişleri daha konforsuzmuş. Kullanan varsa yorum alabilir miyim?

Bir de ilan çok var sitede. Bu aynı zamanda iyi bir şey değil mi? Piyasası var demek olmuyor mu? Bu araba işini çok uzatmak istemiyorum.
-6
arbre
(06.04.26)
Bunların robotize yarı otomatik şanzımanları çok problemli. Hiçbir usta açmak, dokunmak istemiyor. Ben risk almazdım.
0
jackyr
(06.04.26)
arbre sana bi türlü anlatamadım, o paraya otomatik alırsan pişman olacaksın güzel kardeşim. yarı otomatikmiş, triptonikmiş, robotizeymiş hepsi hikaye. alacaksın turbosuz murbosuz atmosferik bi manuel, geçeceksin. ustalar çok can yakar, tekrardan söylemiş olayım.
+3
antihero
(06.04.26)
antihero, abi bu trafikte manuel olmaz maalesef, zaten pratiğim yok, otomatiğe alıştım
-4
🌸arbre
(07.04.26)
Abi;
- ya kredi çek normal otomatik al.
- paran bu kadarsa Manuel al.
- illa otomatik alacaksan ve kredi çekmeyeceksen bize sorma. Kimse sana otomatiği sıkıntılı arabayı al demez.

Gerek aşk hayatında gerek araba sevdanda YOLO yapman lazım.
+1
logisticsmanager
(07.04.26)
benim de bütçem aşağı yukarı bu kadardı. 2014 citroen c-elysee aldım. manuel. mis gibi araba. parça ucuz, yakıt tüketimi çok az -ki bu gidişle en önemli kriterlerden biri olacak-. eski bir otomatik vites araba ciddi risk.
0
faberkastelli
(07.04.26)
her araba alınır da ucuza iyi - yeni model gibi görünen araba alınmaz. yani üç kuruşa beş köfte almak istediğinde at eti çıkacak.

basit düşün eli yüzü düzgün sorunsuz ve tutulan bir araba olsa ucuz olur muydu ?
0
orpheus
(07.04.26)
faberkastelli, o arabayı çok beğeniyorum, otomatiğe alıştım, manuel nasıl kullanabilirim bilmiyorum bu trafikte, manuel kullanmaya alışsam bir saniye düşünmem alırım
-4
🌸arbre
(07.04.26)
bu bütçeyle otomatik muhtemelen japonlara bakmak lazım onlar da daha eski model olur, eski fiestanın makyajsız 4 ileri otomatiği de fena değil galiba
0
edaddy
(07.04.26)
corsa d ve e 1.2 motor alınmaz.
alabiliyorsan 2018 / 2019 1.4 atmosferik corsa e bul.
bunların bazılarında 6t30 tork konvertörlü şanzıman ve ioa 7 inç carplayli ekran oluyor.
işte tam alınacak versiyonlar bunlar.
0
rain when i die
(07.04.26)
Bu fiyata alacağın japon belki 7-8 sene eski olur ama seni daha az üzer. Lpgli alma yeter ki.

Bizim arkadaşta 2. Araba olarak Toyota carina var 1997 model otomatik. Altı çok yere yakın kasislerde sürtüyor bazen. Onun dışında masrafsız. Çok memnun.
0
jackyr
(07.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
-2
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(7)

Son zamanlarda ertelediginiz

Purple life
Neler var?
Neler var?
-2
Purple life
(05.04.26)
Özellikle söyleyebileceğim bir şey yok. Ertelemek benim huyum gibi bir şey maalesef.
0
rock n roll
(05.04.26)
Fotoğraf makinesi almayı erteliyorum hep
-3
arbre
(05.04.26)
Tezim ve ödevlerim. Adeta yokmuş gibi davranıyorum.
+1
Amaranta ursula
(05.04.26)
Kilo vermek
+1
gadlemler
(05.04.26)
araca yapmam/yaptırmam gereken şeyleri çok erteledim havalar düzelsin soğukta uğraşmayayım diye. çok da acil değiller şimdilik ama yapmam lazım bi noktada :D

-teyp ve teyp çerçevesini değiştirmek.(gümrük olayı yüzünden ileride alamayacağımdan alıp kenara koydum çerçeveyi, türkiyede bulunmuyordu teyp çerçevesi. birkaç aydır bekliyor. gümrük yasağı gündeme gelmese acelem yoktu...)
-geri görüş kamerasını bağlamak.
-kör nokta aynalarını takmak.
-yan camlardaki filmleri sökmek.
-kısa ve gündüz farlarını değiştirmek.
-kaçak kontrolü yapıp park halindeki akü tüketiminin kaynağını bulmak.(gündelik kullanınca sıkıntı olmadığından erteleyebiliyorum da birkaç gün yatsa boşalır akü)
-dashcam'e hardwire kiti aldım onu bağlamak(şuan teypteki usb çıkışına bağlı)
-dashcamin arka kamerasını bağlamak.

bunlar kendi yapacaklarım bir de yaptırmam gerekenler var :D bunları burada bildiğim usta olmadığından şehir dışına gidip yaptıracağımdan bekliyor, muayeneye az kaldı zaten öncesinde illaki gidilecek ustaya...
-z rotları ve viraj demir lastikleri değişecek
-şase kablolarına güçlendirme yapılacak
-şanzıman yağı değişecek
-fren ve direksiyon hidroliği değişecek
-klimaya bakılacak gaz dolumu mu başka bişey mi ne gerekiyorsa artık...
-kalorifer de az ısıtıyor ona bakılacak, gerekiyorsa petek temizliği filan yapılır.
-genel muayene öncesi bakımı ve bilmediğim başka bi sıkıntı varsa onlar filan kontrol edilip yapılacak
0
konetsu
(05.04.26)
Tekrar diyete başlamak
Erken kalkmak
Kitaplığımı temizlemek
0
mutekebbir
(06.04.26)
Dişçiye gitmek
0
peki madem
(06.04.26)
(8)

Kankadan sevgili olur mu?

darkwizard
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?Almanyaya gitm
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?


Almanyaya gitmek icin ben kankamla anlaşmalı evlilik yapardım aslıda ya da herhangi bir uzak akraba kızı.
-3
darkwizard
(02.04.26)
Mükemmel olur
-6
arbre
(02.04.26)
Karşı cinsten kanka olmaz ki
0
olaylar olaylar
(02.04.26)
Olur tabii, etik olarak sorun yok. Sorun ne kadar yalniz ya da zor durumda olabilirsin ki kankan sevgilin olsun?
+3
duster
(02.04.26)
tabi ki olur. karşı cinsle kanka falan olmaz ayrıca
+1
abelardo
(02.04.26)
friends with benefit diyorlar, oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
kanka ayağı göt ayağıdır. eskiden bahar şenliklerinde kankasına kayardı millet
+4
runaway
(02.04.26)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Ne_diye_yedekliyoruz_bu_insanları

Kanka demek, zor an dostu demekti ortamlarda, çok şükür uzağız.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(5)

Bodrum tatil

arbre
Merhaba. Bodrum tatil için iyi mi? Bu yaz için seçeneklerden biri olarak düşünüyorum. Benim için önemli olan denizin güzel olması. Bodrum'u bilenler anlatabilir mi? Teşekkür ederim.
Merhaba. Bodrum tatil için iyi mi? Bu yaz için seçeneklerden biri olarak düşünüyorum. Benim için önemli olan denizin güzel olması. Bodrum'u bilenler anlatabilir mi? Teşekkür ederim.
-10
arbre
(30.03.26)
sizin güzel denizden ne istediğinize bağlı. bodrum'da kumsal sahil çok az, varsa bile taşlı-kumlu falan. onun dışında çoğu yere de iskeleden giriliyor ve genellikle çok rüzgarlı olduğu için sezonun toplasanız belki 3 haftası falan deniz durgun ve dalgasız. bu da borum yarımada olduğu için her yerde değişik. kuzeyde bir yerler ayarlarsanız deniz çok keyifsiz olur. güneyde merkeze yakın yerlerde güzel olur ama çok kalabalık olur falan...
0
malheiros
(30.03.26)
bodrum denizi çok soğuktur. hep temmuzda gittim soğuk hep soğuk. deniz güzel bölgesine göre taşlı, gittiğiniz yerdeki yorumlara bakarak kummu taşmı ayrımı yapabilirsiniz. deniz mis gibi temiz berrak dalgasız ama soğuk.
izmirde ağustos ortasına göre hep dalgalıdır mesela, ılıcada dalga varsa diğer plajlara falan gidilir dalgasız rüzgara göre plaj aramak gerekir.
0
eja
(30.03.26)
Cok fazla sahili plaji olan bir ilce degil Bodrum. Denizi guzel olan koylar oteller ve beachler tarafindan cevrilmis durumda. Ya da gunluk tekne turlariyla gidiliyor. Bitez, gumusluk, akyarlar vs plaj olan ve ucretsiz ya da daha ekonomik (ekonomik derken Bodrum ortalamasina gore) erisimi olan sahillerin denizi de super degil, yine guzel ama o kadar degil.

Kendi iskelesi olan falan bir otelde kalacaksaniz Turkbuku, golturkbuku kisimlarinda guzel yerler var..

Zaten biz kendi koyu olan 5* resortta kalacaktik derseniz o zaman zaten iyi, ama o paraya Cote d'azur, sardegna falan gidebilirsiniz.

Benim tecrubem bu sekilde
0
mirafiori
(30.03.26)
İskeleden nefret ederim. Kıyıdan girmek istiyorum. Sığ olmasın. Derinleşmesi için 50 metre gitmek zorunda kalmayayım. Taş olması daha iyi. Kum batırıyor kıyafetleri. Soğuk denizi de hiç sevmem. Bana göre değil o zaman. Bu kadar insan neden gidiyor.
-7
🌸arbre
(30.03.26)
bir yer hakkında hiç bu kadar yanlış yorum görmemiştim :D
Bodrum'un torba , gündoğan ve turgutreis gümüşlük tarafları hariç deniz her zaman sakindir.
Torba, gündoğan ve turgutreis tarafları da zaten tatil için pek güzel seçenek değil.

Akyarlar bodrum'un en güzel yeri denizi soğuktur tabii kıyıdan girebilirsin, oteller daha uygundur fiyatlıdır.
Bitez tarafı yine bodrum'da kıyıdan denize girilebilecek bir yer otel sayısı azdır genelde bodrum'un yerlisi buradadır.
Gümbet zaten uzak durulması gereken yer her şey dahil leş oteller bu bölgede bulunur ucuz gece hayatı için gidilir.
Yalıçiftlik tarafı bana göre bodrum'un en güzel denizi burada merkeze de 15-20dk uzaklıkta sakin bir tatil için en tercih edilebilir bölge burası.
Göltürkbükü yine deniz güzel ancak genel olarak Bodrum'un güneyinde deniz daha güzeldir. Burada oteller pahalıdır.

bodrum'da tatil her zaman keyiflidir her bütçeye göre de tatil imkanı var. Boşuna dünyada fenomen bir destinasyon olmadı :)
+2
croswell
(30.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(6)

Şu olay ne

arbre
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.2. Ben markete girince bu kızın arkad
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.

Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.

1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.

2. Ben markete girince bu kızın arkadaşı gülmeye başlıyor. Whatsapp'ta bir şeyler yazıyor.

3. Bana sorular soran kız beklediğim mesajı aldım diyor bağırarak.

Benim markete geldiğimi mi haber veriyor?
-21
arbre
(28.03.26)
Kız sana deliler gibi aşık
+2
kullaniciadimvar
(28.03.26)
kullaniciadimvar, ciddi soruyorum :D Yaşları benden küçük
-9
🌸arbre
(28.03.26)
Size ilgilsi var belli ki. Diger arkadasi da bunu biliyor. Siz gidince aralarinda gulup konusuyorlar, durum bu gibi geldi
0
acelaacedebela
(28.03.26)
hoşlanıyordur büyük ihtimalle. kasa olayından ele verdi.
0
neira
(28.03.26)
Bana hoşlanma gibi gelmedi, tanıdık sima olarak gorup bir iki laflamak istemişler siz her seferinde ha- he deyip geçiştirmişsiniz, onlar da sizi mimlemişler “geldi yine tipini s…..m” şeklinde haberleşiyorlar işte.
+8
covered
(28.03.26)
Bence dalga geçiyorlar
+5
Hallegadola
(29.03.26)
(6)

askerde zimmetli silahı kaybetmek

put it in your appropriate place
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.Nasıl bir şey?
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.

Nasıl bir şey?
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
ben gece silahçılığı yaptım.
tüm silahlar numara sırasına göre silahlıkta durur. gece nöbetinde sırası gelen silahını alır ve deftere aldım imzasını atar. aynı şekilde nöbet bitiminde silahını teslim eder ve görevli olarak alır rafa koyarsın. silahın kaybolması söz konusu olamaz. hadi diyelim kayboldu ki bu kasıtlı bir davranıştır. uzman çavuştan tut bölük komutanına kadar sağlam bir dayak yer sonra diskoya (disiplin koğuşu) atılırsın. tabi bunu mahkemesi de var.
0
yurtsuz john
(26.03.26)
Bulunana kadar gergin oluyor. 20 yıllık uzman çavuş tutuşmuştu bölükte silah kaybolduğunda.
-2
arbre
(26.03.26)
Bizim alay'da bir kama kaybolmuştu ve tüm alay 3 saat boyunce çöp, atık aklına ne gelirse içine girip aramistik, bulana kadar arama bitmeyecekti. Silah kaybolursa bilmiyorum ne olur...
0
mirty
(27.03.26)
şöyle bir şey; takım komutanından bölük komutanına kadar herkes topun ağzına gelir. 1-2 kelle kopar. ayrıca vazifeyi ihmalden yargılanır.

silahın bedeli sorumlu kişiden alınır.

ama asıl sorun kaybolan silah bir terör eyleminde veya cinayette kullanılırsa, silahın ilk zimmet sahibi ve o dönemdeki sorumlu komutanlar ağır bir soruşturma içine girer. düşünebiliyor musun devletin silahı bir mafya hesaplaşmasında kullanılıyor.
0
galahad reloaded
(27.03.26)
ground
(27.03.26)
Zamanında uzun dönem arkadaşımız askerliğinin bitmesine bir kaç ay kala 2 g3 şarjörü kaybetti, toplam cezası kaybolan kurşun başına yanlış hatırlamıyorsam 12 gündü. 40 kurşun ediyorz hesabı siz yapın.

Arkadaş o kadar panik yaptı ki bir kaç saat aradıktan sonra eşyalarını toplayıp kaçıyordu, kapıda durdurdular bulduk diye.

Hücum yeleğinin cebinde unutmuş, başka askerde nöbete giderken onun kullandığı yeleği almış herif gelince 2 şarjör yerine üstünden 4 şarjör çıkınca durum anlaşıldı.

Özetle hayatın kayar.
+1
kimlanbu
(28.03.26)
(11)

Small talk

arbre
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
-13
arbre
(26.03.26)
Hiç beceremiyorum. Sıfır
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
Ciddi sorduğunuzu varsayarak ciddi cevap vereceğim. Öyle bir soruya "ne alaka" diye yanıt dönene "yabani" derler. Size değer verip selam verene birkaç cümleyi neden esirgiyorsunuz? Bir gülümseme, bir-iki cümle gündelik sohbet kişideki sosyal nezaketin işaretidir.
+4
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan, bu kısım yanlış anlaşılmış. Ben eksik yazmışım. İçimden ne alaka diyorum. Yabani biriyim sanırım.
-7
🌸arbre
(26.03.26)
@arbre, İçinizden dediyseniz o benim yanlış anlamam olsun, kusura bakmayın. Özü aynı ama, sizi sempatik görenin n'aber'ini, nasıl gidiyor'unu bence cevapsız bırakmayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
Hayatım small talk yaparak geçiyor
-2
Hallegadola
(26.03.26)
evet, zorunda kalıyorum. yaşadığım yerde kamusal hayat resmen bunun üstüne kurulu hatta. sokakta herkesle yapınca bir süre sonra bayıyor. çoğu zaman yapmacık olsa da bazen ilginç etkileşimlere yol açıyor. iki gün önce sırada beklerken small talk sayesinde sokakta çaprazımdaki adamın houston rockets’ın sahibi olduğunu öğrendim. işime yaradı mı, hayır ama kulaktan kulağa fısıldaşırken bulunduğum topluluğa dair bir aidiyet hissettim.
0
eileengray
(26.03.26)
Bu sporda olimpiyat şampiyonlugum var. O derece iyiyimdir.
0
duster
(27.03.26)
evet , yapmak durumunda kalıyorum cogu zaman
0
acelaacedebela
(27.03.26)
small talk daha derin konulara girmeden once yaptiginiz, on sevisme gibi bir sey. niye bu kadar gomuluyor anlamis degilim. yolda karsilastiginiz insanla pat diye politika konusmak cok absurd degil mi mesela, ne konusacaksiniz yani baska?
+1
kakaolu kremali biskuvi
(27.03.26)
bence small talk çok güzel bir şey. insanın halinin hatrının sorulması insanı mutlu ediyor. insanların anlık olarak birbirini mutlu etmesi kesinlikle iyi bir şey. insanlar arasındaki gerginliği azaltıyor.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
small talk'tan nefret ederim. /aksi sirin mod off
"gozukmuyorsun" diye sorana uzatmadan cevap veririm ama "bunlarla doyuyor musun?" haddinin bildirilmesi gereken bir laubaliliktir. /fularli mod off
0
warrior princess
(27.03.26)
(11)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+9
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(2)

Samsung Galaxy A56'nın kamerası nasıl?

anaphylacticshock
Merhaba,A56 almak istiyorum ama çektiği fotoğraflar fazla soft geldi, blurlanmış gibi. Detayları yutmuş gibi. A56'nın fotoğraf çekimi gerçekten öyle mi? Daha keskin, net ve bütün detayları gösteren fotoğraflar nasıl çekebilirim? S serisinin kameraları iyi diyorlar ama onlar da çok pahalı.
Merhaba,
A56 almak istiyorum ama çektiği fotoğraflar fazla soft geldi, blurlanmış gibi. Detayları yutmuş gibi.

A56'nın fotoğraf çekimi gerçekten öyle mi?

Daha keskin, net ve bütün detayları gösteren fotoğraflar nasıl çekebilirim?

S serisinin kameraları iyi diyorlar ama onlar da çok pahalı.
0
anaphylacticshock
(23.03.26)
S20 FE kullanıyorum. S serisi tavsiye ederim. A serisi kötü.
-4
arbre
(24.03.26)
55 56 dan kat kat iyi
0
jamswety
(24.03.26)
(15)

kahve ve dilim pastaya 270 tl vermek

WithWorth
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?

şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
+1
WithWorth
(22.03.26)
ucuz geldi. sadece kahve 200 tl.
+7
jelly bear
(22.03.26)
@jelly birlikte alınca indirimli menü yapmışlar 🙁
0
🌸WithWorth
(22.03.26)
Bence de ucuz.
+1
put it in your appropriate place
(22.03.26)
derli toplu görünen pastanede dandik sütlaç bile 350...

saçmalık.
+2
gurur
(22.03.26)
buna ucuz diyenin gelirinin aylık 200 bin tl üstü olması lazım.
+1
biravekahve
(22.03.26)
vurmayın artık arkadaşlar baristanın elini öptüm helalleştik.
+1
🌸WithWorth
(22.03.26)
Sık sık gitmeye devam et.
Evdeki cezve daha temiz ve parlak kalır en azından.
-1
diyecevaplandı
(22.03.26)
Ucuzmuş ya konum atabilir misin
-3
arbre
(22.03.26)
şu sıra gayet makul duruyor 270 lira. üstteki duyuruda tel kılıfına 5 bin lira vermek üzere olanlar var. afiyet olsun...
0
exlibris
(22.03.26)
kira ve işçilik arttı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.03.26)
bulundugum yerde kahve ile beraber kek alınca minimum 15 usd veriyorum, 600 tl civarı...dünya genelinde para arttı, iş azaldı.
0
monicapp
(23.03.26)
burası internetin caddebostan'ı gibi hissettiriyor.
+2
birdirbir
(23.03.26)
270 gerçekten ucuz bu arada. kahvecide oturup pasta yemek çok huyum değil, buna para vermekten hoşlanmıyorum ama fiyatları görüyorum tabi ki, kahveyi 150 tlye alsan bile pastayı 150ye alamazsın türlü 200 üstü bi fiyat. 270 tlye aldığın yer belediyenin kafesi falandır.
0
Sadece soruyorum
(23.03.26)
Tchibo da her hafta bir tatlı da tatlı+75 tl kahve kampanyası var
dediğin yer burası sanıyorum
0
smokee
(23.03.26)
şimdi bu menünün fotoğrafını çekip herhangi bir imada bulunmadan "şuna 270 lira verdiğime inanabiliyor musunuz" açıklamasıyla paylaş ve yorumları izle.

yarısı "oovv gerçekten çok uygunmuş" diyecek, yarısı "üff o ne lan o paraya kahve tatlı mı olur" diyecek.

herkesin fiyat gerçekliği algısı kaybolmuş durumda.
+1
kibritsuyu
(23.03.26)
(4)

Lazer göz ameliyatı

arbre
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.Miyop ve astigmat bu arada.
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.

Miyop ve astigmat bu arada.
-5
arbre
(22.03.26)
Bu mu derecen 0.50?
-1
Kahvedesu
(22.03.26)
Kahvedesu, sol evet. Onu yaptırmadan oluyor mu demek istiyorum. Sağ daha yüksek.
-3
🌸arbre
(22.03.26)
bates metodunu bir araştırın. kanıtlanmış bir yöntem değil ama düşük numaralarda denenebilir.
sağ gözün kaç numara. 0,50 gibi dereceler çok yüksek değil. bu dereceler için lazer gereklimi tartışılır. tek göz yaptıranı hiç duymadım.
0
my fault
(22.03.26)
selamlar bildiğim kadarıyla tek göze lazer yapabiliyorlar ama kornea kalınlığı gibi faktörlere bağlı olarak yapılabilirliğine karar veriyor doktorlar. tabii işinin ehli bir göz doktoruyla görüşmek en garantisi olacaktır. geçmiş olsun.
0
ma ya
(22.03.26)
(10)

Sakarya karasu neden ucuz

ceann deas
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
0
ceann deas
(22.03.26)
Denizi deniz değil, her sene kıyıdan yiyor. Dip dalgası bitmez, kirliliği bitmez.
İnsanı desen insan değil.
Tuzlu suya yakın çatım olsun diyen alıyor.

Ayrıca çok arz var, komşu kocaali dahil. Senede 5-6 kez geçiyorum oralardan, sürekli yeni inşaat.
+1
Bruce
(22.03.26)
Çünkü insan kalitesi iyi değil.
Denizi tehlikeli. Mevsimi kısa ve Zemin sağlam değil.
+2
huladancer
(22.03.26)
B*k gibi bi yer çünkü.
+5
Mcfly
(22.03.26)
Deprem riski var diye biliyorum
0
baldan kaymak
(22.03.26)
Görmesem deniz olan bir yer hakkında yapılan bu acımasız yorumlara asla hak vermezdim. Fakat evet gerçekten ne denizi ne insanı ne de çevresi hakkında ufacık olumlu görüşüm yok. Bermuda seytan üçgeni içinde kalan bir şehirde yer alıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Her sene denizinde banko iki ölü oluyor
0
Hallegadola
(22.03.26)
Üniversiteyi Sakarya'da okudum. Bir kere gitmedim. O kadar uzak bir yer merkeze. Yaşamak için alacaksan Adapazarı, Serdivan ilçeleri için en az 1 saat sadece gidiş. O da arabayla. Paran çoksa alabilirsin. Yazlık olarak satarsın 10 yıl sonra.
-5
arbre
(22.03.26)
Komşu ilçesi Kocaali’de yazlığım var. 6 sene önce ailem fındık bahçesi almıştı öyle bir gönül bağı kurunca ben de yazlık aldım. Karasu’yu pek bilmiyorum ama deniz ciddi dalgalı girilebilir gün tek tük. Haricinde ben çok seviyorum Kocaali’yi yazlıkta çoğunluk beyaz yaka ve almancılar var bizim sahil tarafında. Sitenin havuzu olduğu için deniz de aramıyoruz pek. Arsamızın olduğu yer daha içerde onlar da emekli tayfa genelde. Muhafazakar bir çevre var ama kimsenin kimseye lafı sözü olmuyor. Kışın çok boş bir de. Dışarda sık vakit geçiren insan için kış sıkıcı olabilir. Ben çok arkadaşıma arsa / ev aldırdım. İmarsız arsa alanlar imar gelince güzel kazandılar. Marmaris’e bütçesi olan ordan alsın elbet dünyanın yedi harikasından değil ama benim gözümde fiyat performans bir yer. 1 milyona ben pek duymadım genelde Ekşioğlu düşük peşinat ve senetle satıyor o tarz bir kampanya olabilir ama genel olarak uygun fiyatlar zaten.
Adapazarı treninin devamı yapılacak Karabük’e kadar. Karasu limanı ve Kocaali istasyonları da olacak, organize sanayi genişliyor ben değerleneceğini düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(22.03.26)
adapazarı nın muhafazakar kesiminin yazlıkları yer alır genelde muhafazakarsan keyif alabilirsin değilsen farklı gelebilir.
doğası güzel ama denizi çok tehlikeli. hafif yüzme bilenler için sahile biile inme derim.
0
deepex
(22.03.26)
tarikatlar bölgesi
0
croswell
(23.03.26)
(8)

otel tatili için nereyi seçersiniz

benibulmanlazim
kemer önerir misiniz mesela. ya da siz nereyi seçersiniz.herşey dahil otel amaçlı, istanbul çıkışlı. uçak uçuşlu.
kemer önerir misiniz mesela. ya da siz nereyi seçersiniz.

herşey dahil otel amaçlı, istanbul çıkışlı. uçak uçuşlu.
0
benibulmanlazim
(21.03.26)
Haziran ayı ve ya en fazla 10 temmuz a kadar. Eylül olabilir. Bu tarihler dışında hamam turizmi için uygun kemer.
Armas kapkan paradise ta kaldım. Hesaplı temiz kaliteli bi yerdi. 3 kez gittim. 3 te 3.
Bundan sonra gider miyim? Hayır. 5 lira fazla olsun avrupa tatili olsun.
Her şeye rağmen avrupa.
0
halk
(21.03.26)
Bütçe bilmiyoruz, çocuklu çocuksuz bilmiyoruz, deniz mi havuz mu seversiniz bilmiyoruz

Deniz seven biri olarak Antalya denizleri bana çok kötü geliyor. Fethiye ile İzmir arasındaki denizler güzel.

Bodrum Park Resort mesela çok güzel bir denize sahip. Ama tesis büyük olduğu için içinde biraz yürümek gerekiyor.
-1
michael_knight
(21.03.26)
her şey dahil otel tatili alanyada yapılır.

kemer, belek elbette güzel ama ruhu yok onun için hiç mi hiç şansı yok :)

alanya her şeyiyle güzel. otelden sıkıldın mı çıkarsın gidecek elli tane yeri var. kemerde otelden çıkarsan hiç bir şey bulamazsın. hepsini geçtim kemerde yumuşak kumlu plaj yok.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
Geçen yaz gittim Kemer'e. Çok beğendim. Atatürk Bulvarı'nda güzel oteller var. Terminalden ulaşımı kolay.
-5
arbre
(21.03.26)
biz senelerce side'ye gittik. kumu müthişti. otelimiz çok büyük olmayan 5 yıldızlı her şey dahil bir oteldi. aynı sene ikinci durak olarak lara'da kocaman su kaydıraklı falan acayip popüler bir yere gittik. ne otel ne deniz hiçbir şeyden memnun kalmadık.
0
birdirbir
(21.03.26)
eger otelden cikmayacagim 5 yildizli otel olsun her seyimi karsilasinlar diyorsan belek. dunya capindadir.
-1
antikadimag
(21.03.26)
Bizim ilkokul çağında bir çocuğumuz var, kemere gidiyoruz. Hem kafa dinliyoruz hem o eğleniyor.
0
rodeocu
(21.03.26)
Belek denizi kötü, bodrum park resort corona zamanı gayet uygundu. Fiyatı normal geliyorsa denizi çok güzel.
+1
liberal
(23.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+6
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+2
yadigar
(21.03.26)
(5)

Adım konusu

arbre
Hoşlanılan kişiye nasıl adım atılır? Direkt kafeye gidelim mi demek daha mı iyi?
Hoşlanılan kişiye nasıl adım atılır? Direkt kafeye gidelim mi demek daha mı iyi?
-15
arbre
(19.03.26)
dansa götür ozan.

edit: çok pardon ben sizi sayko eleman sandım.

vaktin varsa bi kahve içelim mi denilebilir en basit adım olarak.
+5
summerjam0306
(19.03.26)
summerjam0306 ?
-3
🌸arbre
(19.03.26)
summerjam0306, o zaman bir şey konuşacakmış havası olmaz mı, ben doğal, gergin olmayan, keyifli olmasını istiyorum.
-3
🌸arbre
(19.03.26)
Abi cok yakin arkadas seviyesinde biri degilse bulusma teklifinin amaci nettir zaten ekstra bir hava olusturmaya gerek yok. Kafe olur, baska sey olur bilemiyorum.
+1
mbond
(19.03.26)
eğer muhabbetiniz hiç yoksa, seni tanımıyorsa kabul etmez. beni ucuz biri sanıyor diye düşünüp reddeder. kadın kafası böyle çalışır. netflix dizilerindeki sahnelere aldanma.
önce tehdit olmadığını ispat etmen gerekiyor. whatsapp en iyi yol. ordan biraz yokla baktın seni tanımaya istekli, sonra fiziki buluşma teklif et.
0
plastic_angel
(20.03.26)
(30)

Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

ermanen
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz? Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında ara
Domuz etine, hem din hem de kültür açısından uzağız. Ama yurtdışındaki duyurucuların domuz etini yeme ve sevme olasılığı daha fazla tabii. Daha az sağlıklı et olarak da biliniyor.

Siz domuz eti yediniz mi? Seviyor musunuz?
Pişirme ve yapılma durumuna da bağlı.

Ben sevmiyorum mesela ama yurtdışında arada bir pepperoni pizza yediğimde, tat olarak danadan bir farkı kalmıyordu. "bacon" sevmedim mesela, koku ve tat yoğun oluyor onda.

Anket de ekledim.
📊 Domuz eti yediniz mi? Yer misiniz?

Bu anket sona erdi. 88 oy kullanıldı.

+2
ermanen
(19.03.26)
Düz domuz etinin hastası değilim, uzun süre yemesem aklıma gelmez.
Ama şarküteri efsane bir şey.
+1
logisticsmanager
(19.03.26)
Hiçbir eti yemem. Veganım.
+1
rock n roll
(19.03.26)
@rock n roll
ikinci seçeneği seçebilirsin. "yemedim. yemem. dinden dolayı değil"
vegan, vejetaryen, pesketaryen, domuz etini sağlıklı bulmama vs. gibi şeyleri kapsıyor

aslında ben de kırmızı et yemeyi çok az seviyeye çektim. tavuk ve balık daha çok ve onları da az yiyorum. protein ihtiyacımı genelde süt, yumurta, protein tozu ve bakliyattan alıyorum.

domuzlar da zeki ve arkadaş canlısı hayvanlardan aslında. üzülmüyor değilim.
0
🌸ermanen
(19.03.26)
hamburger içindeki bacon için daha iyisi gelene kadar yerim.

domuz pastırması muhteşem bir şey. salam sucuk gibi ürünleri de gayet güzel.

ama etini doğrudan yemeyi tercih etmem. henüz iyi pişmişine denk gelmedim sanırım, yavan bir tadı var.
0
babilfish
(19.03.26)
Pastırmasını yerim ama eti fena zehirliyor.
0
Kahvedesu
(19.03.26)
Kültür olarak asla yemememiz öğretildiği için yemem. Sabit fikirliyimdir. Dana ve kuzu eti varken merak da etmem tadını falan
0
artıküyeolmakistiyorum
(19.03.26)
kulturel olarak bu ulkeye ait hissetmiyorum bile. domuz eti yemekle de bir problemim yok, ama ilk viyanada bi snitzelciye girmistim o kadar agir bir kokusu vardi ki sanirim komple soguttu beni.

domuz etine degmis patates yedim sorun etmedim baska bi yerde, ama dogrudan et maalesef damak tadimi alistirmaya ugrasacagim bir sey degil.
0
aguen
(19.03.26)
Yemedim, yemem.
-2
arbre
(19.03.26)
bacon yedim. etini de bulabilsem yerim en az bir kere olsa bile.
0
inheritance
(19.03.26)
Yedim ama artik yemiyorum. Amazon ormanlarinda kulübede kalirken tek yemek domuz steak idi. Baya kötüydü.

Belki sonra sosis de yemisimdir ama lezzet olarak bana uzak baya.
-1
Purple life
(19.03.26)
domuz şarküteri ürünlerini seviyorum ve tüketiyorum. bacon da sipariş verdiğim şeyin içinde varsa gömerim. bir de burada mesela bolonez soslu makarna istediğimde ragu çoğu yerde dana ve domuz karışık geliyor, kaçamıyorsun yani. düzgün pişince de koku moku olmuyor, o bir mit bence. alıştım, sadece rosto gibi et et formlarını sevmiyorum.

barbeküde pulled pork da çok severim. tiftik et direkt.
+1
eileengray
(19.03.26)
Şarküteri pek sevmiyorum bu yüzden sosis formunu denediğimde hiç hoşlanmamıştım ama normal et olarak iyi yapılmışsa severek yerim.
Hamburgerde çok seviyorum.
0
mutekebbir
(19.03.26)
Yedim. Yenir güzel et işte.
0
sadakatsiz
(19.03.26)
Kazara yedim sanirim, ama tam emin degilim, et anlaminda guvende olmak icin domates corbasi soyledim, icinde kofteye benzer seyler vardi. Bir kac tane yedim sonra biraktim. Onun disinda yemedim, yemem, hem dini, hemde kulturel aliskanlik, ateist/deist vs olsaydim da yemezdim.
0
mbond
(19.03.26)
Yedim.

Krakow'da, Michelin yıldılzı restorana gitmiştim, tadım menüsünde domuz eti vardı. Domuz eti dediğinde o an yok yav istemiyorum diyemedim.

Bunun dışında isterek tercih etmedim. Yediysem de kazara/yanlışlıkla yemişimdir.
0
put it in your appropriate place
(19.03.26)
Guanciale diye bir domuz şarküterisi var, yanak etinden füme yapıyorlar. Müthiş bir şey. Domuz şarküterisi çok seviyorum. Dümdüz domuz eti pek sevmiyorum ama zaten dümdüz dana eti de sevmiyorum.
0
kobuzchu kiz
(19.03.26)
yedim sevmedim tercih etmiyorum. dinle ilgili değil ama kültürel olarak pis gibi görmemizin etkisi var bence, hafif bi iğreniyorum. çok açsam ve etrafta sadece hotdog satılıyorsa yerim ama normalde yemem
+1
mezzosprite
(19.03.26)
günlük olarak tüketiyorum. sadece sarküteride degil, et olarak da seviyorum.
güzel pismis bir karreebraten, üstüne gezdirilmis et sosu ve yaninda sebze, harika bir aksam yemegi benim icin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.03.26)
Yedim ama normalde yediğim bir et olmadığı için sindirim problemi yaşadım o yüzden artık yurt dışına çıktığımda yemiyorum. Hamburgerin içinde bacon olursa falan yerim ama onu dert etmem.
+1
Sadece soruyorum
(19.03.26)
ilk kez, danimarka'dan gelen serçe parmağı boyutunda kurutulmuşunu denemiştim. tadı sucuğa yakındı, güzeldi.
norveçten gelen salam denedim, o da güzeldi.
ama polonya ve rus ürünleri çok kötüydü. hem lastik gibi sertti hem de kokuyordu
+1
MtKrt
(19.03.26)
denemişliğim var mecburiyetten ve cahillikten. yurtdışında yaşadığım ve etrafımın tamamen yabancılarla dolu olduğu bir dönemdi. kız arkadaşımı yalnız bırakmamak için katılmıştım o sofraya. bok gibi tadı vardı zaten. leş gibi kokuyordu.
-1
summerjam0306
(19.03.26)
Vejetaryen olmadam önceki zamanlarda değişik formlarda lokma lokma denemiştim ama hepsinde kokusu ağır, tadı kötü geldiği için hiç beğenmedim.
+1
truf
(19.03.26)
Tadı ve kokusu sevdiğim bir şey değil. Ama yedim, yiyorum, yerim. Sadece domuz etinden yapılan yemekleri sevmiyorum (ızgarasıdır, sulu yemeğidir vs.) ama pepperoni pizza yerim mesela (gerçek pepperoniden bahsediyorum, türkiyedeki sahtesinden değil). Bir de noel pazarlarında satılan paprikalı sosisli sandviçi severim.
+1
himmet dayi
(19.03.26)
etine bagli olmakla beraber yedim ve yiyorum.

- normal kirmizi et varken pork chop'un yuzune bakmam ama;
- sandvic/burger icinde citir bacon bulunca affetmem
- karisik kiymadan yapilan kofte ve meatloaf cok daha lezzetli oluyor
- etrafta Prosciutto gorursem kesinlikle yemeden gecmem :)
- tandir gibi agir pisirmek sureti ile pork butt/shoulder yapiyorlar o da guzel oluyor.

bence et olarak cok mukemmel degil ama sarkuteri olarak gidiyor. ama bizim icimize islemis, kardesim hala gorunce tiksiniyor ki din/veganlik vb alakasi yok.
+2
adrianapole
(19.03.26)
Mecburen yedim. Allah affetsin benlik değil
0
messina123
(19.03.26)
Dini sebepten değil kendisinden tiksindiğim için yemem. Çok az ve mecbur kalırsam yani hiçbir şey yok, bu yemek var sadece dünyada, o zaman yerim
+1
Hallegadola
(20.03.26)
Yemisimdir. Yurtdışında pizzalarda dana eti kullanacaklarını sanmıyorum. Kasten yemedim ama
+1
runaway
(20.03.26)
domuz eti yedim ama et olarak begenmiyorum, belki kultureldir. domuz-dana karisik kiyma satiliyor, bazen ondan alabiliyorum cesit olsun diye. fakat sarkuteri @logisticsmanager'in dedigi gibi efsane bir sey. saglikliz diye surekli yemiyorum ama arada bir speck, prosciutto, iberico/serrano jambon falan yiyorum. evde pizza veya sucuklu yumurta yaparken sucuk yerine chorizo kullandigim da oluyor. bacon ile pek aram yok. bel kismindan yapildigi icin agir geliyor, bir de kizartmak gerekiyor, iyice agir bir sey oluyor. ancak hamburger icinde falan olursa yiyebiliyorum.
+2
Sour
(20.03.26)
ben de vejetaryen olduğum için yemem.
+1
art cat chocolate
(20.03.26)
yedim, alman Schweinshaxe favori yemeklerimdendir.
+1
nahtoderfahrung
(20.03.26)
(3)

Böyle sınırları nasıl koruyorlar?

Bu ne ya?
Yerleşim yerlerine yakın veya daha merkezi konumlardaki sınırlarda çeşitli önlemler alınıyordur ama mesela aşağıdaki gibi sınırlarda nasıl bir güvenlik önlemi alıyorlar?Bazı sınır bölgeleri, sadece bizde değil diğer ülkelerde de, tarlaların olduğu yerlerden geçiyor. Firesiz koruma sağlıyor mudur o ö
Yerleşim yerlerine yakın veya daha merkezi konumlardaki sınırlarda çeşitli önlemler alınıyordur ama mesela aşağıdaki gibi sınırlarda nasıl bir güvenlik önlemi alıyorlar?

Bazı sınır bölgeleri, sadece bizde değil diğer ülkelerde de, tarlaların olduğu yerlerden geçiyor. Firesiz koruma sağlıyor mudur o önlemler?

hizliresim.com
0
Bu ne ya?
(18.03.26)
O yolun girişinde kontrol noktası vardır. Bir de teknoloji gelişti. Kamerayla kontrol edebilirsin. Drone ile kontrol edebilirsin.
-3
arbre
(18.03.26)
Tabela var girmeyin diye
Kamera teknolojisini bir araştır illa ki yardimci olacaktır
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.03.26)
annemin köyü bu sınır köylerinden birisi. Çocukken sınara çok giderdik hatta kapıkule'den gir-çık yapardık kimlikle. Meriç doğal bir sınır zaten geçmesi de güç bir nehirdir. Bu tarz yerler zaten yunanistanda kısıtlı kara sınırı var burası karaağaç tarafı. çok fazla gözlem noktası, tel sınırı ve engebe var. Aynı zamanda iki tarafta da sürekli devriye gezer.
+1
croswell
(18.03.26)
(4)

Hangi çanta

arbre
1. https://www.adidas.com.tr/tr/adicolor-gym-cantasi/JX0229.html2. https://www.nike.com/tr/t/academy-team-s%C4%B1rt-%C3%A7antas%C4%B1-30-l-krD1SX/DV0761-4103. https://www.adidas.com.tr/tr/terrex-multi-essentials-sirt-cantasi-20l/JM3066.htmlBen 2'yi beğendim. 1'in performansı nasıl? Spor için. Sağ ol
1. www.adidas.com.tr
2. www.nike.com
3. www.adidas.com.tr

Ben 2'yi beğendim. 1'in performansı nasıl? Spor için. Sağ olun.
-5
arbre
(17.03.26)
hiçbiri
1 asla
2 eh işte
3 ne gerek var ki
şu güzelmiş sade, sade olsun, sade..
www.nike.com
0
eja
(17.03.26)
eja, bu tip çantam var, büyük olmasını istiyorum, ayakkabı sığabilsin
-4
🌸arbre
(17.03.26)
www.amazon.com.tr

bunlarda çok kullanılıyor? ayakkabı koyma yeride var böylelerinde
0
eja
(17.03.26)
eja, bu tip var, kullanışlı değil
-3
🌸arbre
(17.03.26)
(13)

Bu araba bir aydır neden satılamadı?

hadi ya la
Araç benim değil, almak istediğim model.Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin
Araç benim değil, almak istediğim model.
Satıcıyla görüştüm, arabayı da gördüm. Birkaç çiziği haricinde problem gözükmüyor. Satıcı da ekspertizde söylediğim haricinde bir şey çıkarsa tüm masraflar benden dedi. Güvenilir bir aile gibi geldi. Aynı kilometrede 30 araç var toplamda, bu araç benzerlerinin arasında uygun fiyatta gözüküyor.

Bildiğim kadarıyla Cliolar hemen satılıyor.
Bir ay olmuş, neden satılmadı ki acaba? Satıcı fotoğrafları bugün güncellemiş.
* Tam olarak bu modeli almak istiyorum çünkü bütçem bu kadar, ve şehir içinde düz yerde kullanacağım. Performansa değil, yeni model araca ihtiyacım var.

İlk başta 865 civarına ilana koymuştu, araç başında 850'ye olur dedi, ama şimdi ilanı 850'ye çekmiş. Gerçekte olması gereken fiyat nedir sizce?

İlan: www.sahibinden.com

⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮⋮

Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
-1
hadi ya la
(16.03.26)
-manuel
-boş paket
-800 üzerine çıkıldığında ikinci el çeşitleniyor
-bu yıl ilk defa şubat-mart aylarında sıfır kampanyaları çıktı, ikinci eli doğrudan etkiledi.
-clio 5'lerde kronik elektrik arızaları var
-yazın arabaya doluşup fethiye'ye gidelim desen, seydikemer'deki yokuşta klima açıkken hararet yapma olasılığı yüksek
-clio'lar genelde şirket çıkması olduğu için satması da zor oluyor
-(buna tepkiyi göze alarak yazıyorum) kadınlardan araba almamaya özen gösteririm. özellikle manuel araçları devirli sürdükleri için.
-kafana yattıysa al geç, parçası ucuzdur ve ustası kolay bulunur
+4
yap desem yapmazsin he
(16.03.26)
bayram öncesi bile satılmadıysa demek ki aracın fiyatı bu değil. Bugün arabamı sattım sahibinden.com da ki diğer ilanlara göre fiyat koysaydım onlar gibi 1 aydır ilanda duracaktı. Artık devir arabadan para kazanılma zamanları değil, 850bini bankaya koysan 25bin getirisi var. Kim ne derse desin ilanda ki aracın ederi bana göre 750-780 civarı.
+1
administ
(16.03.26)
Hem boş paket ama asıl önemlisi Sce motor ondan satılmaz.. Atmosferik yani turbo yok. Bu motor tutmuyor. 90 beygirlik turbolu 0.9 tce al onu kullandım ben çok iyi.
+1
rodeocu
(16.03.26)
Bu trafikte o paraya manuel Lamborghini olsa alınmaz.
-4
arbre
(16.03.26)
1- her malin alicisi vardir
2- fiyati piyasa belirler
3- bir mal eger satilmiyorsa, fiyati piyasasina gore yuksektir.
+1
cooperr
(16.03.26)
emeklilere ötv'siz araç satışı muhabbeti var şu sıralar. satışlar ondan durgun da olabilir. şimdi anne babası emekli her çocuk sıfır arabayı ikinci el fiyatına alacak.
0
elektr10
(17.03.26)
bende emeklilere ötvsiz olayını söylicem ama yinede bağdaşmıyor davranışı alıcı yani sen bakmışken fiyat indirmesi garip bir an önce satmak istese sana dhada indirir verirdi, aracın sorununu anlamayacak bir enayi bulup satayım derdinde de olabilir.
0
eja
(17.03.26)
cliolarda sce motor tutmuyor. adam 50 bin daha verip tce alabilir ondan. bir de joy paket nedir ya? artık bir çok araç firmasının en boş paketinde bile ekran varken renoların en boş paketi ticari araçlardan bile boş.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Peki bir ek soru daha sorayım. Kararımı vermiştim ama yine de belki ikna olurum. Siz yerimde olsanız ne alırdınız?

- 800 civarını geçemem
- %99 kısa mesafede kullanacağım, çok nadiren yakın ilçelere giderim
- manuel istiyorum çünkü sorun değil, burada trafik yok, bakımı ucuz
- benzinli tercih ediyorum çünkü dizel kısa mesafe kullanımında motor için sağlıklı değil, sesini sevmiyorum, yaşı olan araçlarda benzinli olması daha dertsiz bir seçenek

Ayağımı yerden kesecek, arıza çıkarmayacak, çıkarırsa ustası ve yedek parçası bol, güzel ve temiz gözükecek seçenekleri arıyorum.
0
🌸hadi ya la
(17.03.26)
merhaba 2021 modeli var ben de yaklaşık 1 senedir gayet memnunum. kriterlerin için gayet yeterli bir araba. ben bu fiyat skalasında en f/p aracın bu olduğunu düşünüyorum ( attığın ilan özelinde değil ) . yani en genç yaş, en az km, en düşük servis maliyeti, kolay alım-satım vs.
0
rajkoothrapali
(17.03.26)
araba atmosferik ve manuel. 100 beygir aşağısından atmosferik araba alınmaz. özellikle şehir dışı işkence olur.
0
jelly bear
(17.03.26)
i20 veya yaris tercih ederim. madem motor gücü önemsiz o zaman sorunsuzluk önemli olmalı.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
Yanıtları okumadım. Atmosferik Clio bu. O yüzden satılmamış. Bu fiyata daha çok bekler. Tce olsa satılırdı.


Yerinde olsam hiç kasmam 1.4 Egea hb alırım. Yağ yakıyor diyenlere aldanma. Motor iyi. Yedek parçası bakkalda bile var. Hb egealar yurtdışında tipo olarak satıldığı için daha kaliteli, yol tutuşu daha iyi. Tek sorunu sedan kadar tutulmuyor. 2020 üzeri 60-70 binde 1-2 parça boyalı araçları takip et. 700-750 arasına alırsın.
0
jackyr
(17.03.26)
(14)

Kosmak cok populer oldu ama?

tuborg yesili
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki
dizler acisindan riskli ve ozellikle kadinlarda kas yapimi icin ve ozellikle ust vucut calistirmadigi icin eksik degil mi?

Bir anda mantar gibi kosu klupleri turedi ve herkeste ( en azindan benim mikro cevremde) -alakali alakasiz- kosma meraki olustu, hareket etmek acisindan guzel ama neden yukardaki gibi eksileri varken bir anda populer olup ilk siraya yerlesti, neyi kaciriyorum?
+1
tuborg yesili
(16.03.26)
Eskiden genel popülasyon açısından düşünürsek daha popülerdi. Sizin çevrenizde yeni bir gelişme olabilir.

Dizler için riskli değil. Fazla kilolu insanlar için bir anda yüksek hızla koşmak, alışkın olmadığı için koşarken dengesizce bağları zorlamak (yan basmak) riskli.

Eğimli parkurda koşarsan kas kaybı olmaz.

Neyi kaçırıyorsun. Dopamin ve serotonin high şansını kaçırıyorsun. Sosyalleşme imkanını kaçırıyorsun. Kardiyovasküler sistemini, staminanı iyileştirmeyi kaçıyorsun.
-3
gabe h coud
(16.03.26)
1) Neye kiyasla eksik? Ornegin sadece agirlik kaldiranlara “kardiyavaskuler antrenmanlar icermiyor, eksik” diyor musunuz?
2) Kosuyu ilerleten istisnasiz herkes istese de istemese de agirlik antrenmanlariyla desteklemek zorunda.
3) Ust vucudu calistirmak neden bir gereklilik? Tabii ki ucgen vucut yapmak icin oyle ama herkesin amaci o degil.
4) Dize olan etkileri abartiliyor/onlenebilir riskler.
5) Ilk siraya yerlesmedi(?)
6) Turkiye gibi cok az spor yapilan bi ulkede herhangi bir sporun bu sekilde elestirilmesi anlamsiz geliyor. Ortalamada millet haftalik 100 km kosmuyor mesela. Bu volumeleri abartip riskleri abartmaya gerek yok.

Kosunun en guzel yaniysa mental etkileri, runner’s high vs.
+5
ghilleinthemist
(16.03.26)
15-35 arasi baya kostum, bir ara ortalamam senede 500km'ye yakindi. populerlesmesine hic sasirmiyorum. sehirlerin duzenledigi 5k/10k/yarim maraton kosulari olayin tabana yayilmasina cok yardimci oluyor.

kosunun en buyuk avantaji tshirt/shirt/ayakkabi uclusu yetiyor ve aninda evden cikip baslayabiliyorsun. spor salonu ihtiyaci yok, ozel takim taklavat kiyafet yok. ucuz.
bir de ders kurs ihtiyaci yok, kosabilmek herkesin dogustan becerebildigi birsey.

cok cok guzel kilo verdirir, cunku uzun mesafede hucrelerdeki depolari sifirlatir, ciddi yag yaktirir. guzel ciger acar, hafifletir kendini kus gibi hissedersin.

en buyuk dez avantaji, ne yaparsan yap dizleri ve kalcalari hirpaliyor.
yurtdisinda kosmak cok yaygin o yuzden de 50 yasini goremeden herkesin dizler kalcalar bitik zaten, cevremde bol miktarda 50 yasini gecmemis kalca protezli adam var, cogu 50sine daha yeni girmis tipler ve oldukca fit adamlar, ciddi spor gecmisleri var.
+3
cooperr
(16.03.26)
bu soruyu elestirmek icin acmadim, 3 yildir duzenli spor yapiyorum ve sagligim geregi amacim kas kutlemi arttirmak herhangi bir kilo problemim yok ancak dizimdeki dogustan gelen bir yapisal durumdab dolayi - doktorun aciklamasi bu- kosmak bana onerilmiyor ve doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle- yorumlayinca ve cevremde bu kadar populer oldugunu gorunce neyi kacirdigimi sormak istedim.

Ust vucut antremani sadece ucgen vucuda sahip olmak isteyenler icin gerekmiyor bu arada, spor sonucta bir butun.
+1
🌸tuborg yesili
(16.03.26)
cardio yapmak lazim ve en basiti kosmak. ama diz ve kalcalara hasar veriyor mu evet veriyor. her gun kosanlar veya gun asiri kosanlar var ve bence bu pek saglikli degil.

hatta cok kosarak kalbi yormak da iyi degil bence. atim sayisi butun memelilerde uc asagi bes yukari benzer sonucta. cardio ile resting bpm'i dusurmek uzun vadede atim sayisini dusurdugu icin avantajli.

haftada 1 veya 2 yeter diye dusunuyorum. kendi adima oyle yapiyorum.
+1
antikadimag
(16.03.26)
son zamanlarda ortaya çıkan koşu kulüplerinin amacı koşmak değil. ortam yapma, manita düşürme amacıyla bu kadar popüler oldular.
birde koşmadan koşamazsın gibi koşu eğitimi veren oluşumlar var. onların hedef kitle çok daha farklı.
şahsen bende koşarken çok zorlanıyorum. özellikle dizlerime çok yük bindiğini hissediyorum. o yüzden yürümek daha güzel bence. tabi avmde gezer gibi değil yüksek tempoda.
+7
my fault
(16.03.26)
Tamamen ortam. Koşu bahane. Atlet mantığıyla çalışırsan faydası zararından çok. Ben 85 kiloyum. Benim kaldırdığım 16 kiloyu belki bir atlet kaldıramaz kol olarak ama o barfikste kendini kaldırabilirken ben barfikste kendimi kaldıramam ağırlıktan. Atlet vücudu farklı bir olay. Bilmem anlatabildim mi.
-4
arbre
(16.03.26)
Çok ilginç bir başlık olmuş. Sizleri okuyan da tüm maratoncuların hayvan gibi bacakları olan sıska tipler olduğunu ve daha kırkına gelince tekerlekli sandalyeye mahkum olduklarını sanacak.

Günümüz spor ayakkabıları her tür olumsuzluğu ortadan kaldırmaktadır.

Eğer bir yerlerinizi ağrıtıyor, yük bindiriyorsa ya tedavi gerektirir bir rahatsızlığınız vardır ya da bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur.

Kardiyovasküler sistem için en faydalı, hiç tesis gerektirmeyen, şort, tişört, ayakkabı dışında malzeme de istemeyen en ideal spordur.
0
Mirket
(16.03.26)
acikcasi, doktorlar da bu konulara ilgi duyup arastirmiyorlarsa oldukca cahiller.

bazi kisiler icin kosunun uygun olmamasi normal/mantikli bir sey. ama su sacmalik mesela:
> doktorum da genel olarak kosunun gereksiz olduguna - diz yuku ve ozellikle kap ritmine etkisi nedeniyle-

zone 2 antrenmani denen sey kalbin en buyuk destekcisi. kosu antrenmanlarinin da %70-80'inin zone 2'de olmasi hedeflenir. mesela ben 11-12 km/h hizda kosarken zone 2'de kalabiliyorum. simdi benim kalbim duz yolda yururken 110-120 nabza cikan birinden sagliksiz olabilir mi? ve hayir agirlik calismak bu konuda bir ise yaramiyor dogal olarak.

tabii ki darbeli bir spor oldugu icin fazla kilolarla, gucsuz baglarla kosmak zararli, ama bunun kaldiramayacagin agirligin altina girip tendonlarina zarar vermekten farki yok.

neyi kacirma konusu dedigim gibi daha cok mental tarafta, kosmadan anlasilacak bir sey degil. thc benzeri maddeler salgilaniyor kosu sirasinda. diger sporlara karsi farki yaratan bu. uzun mesafe kosucularinin genellikle bagimliliga yatkin kisiler olmasi tesaduf degil.
-1
ghilleinthemist
(17.03.26)
koştuğun zemin çok önemli diz için. betonda koşarsan dizleri tabii ki mahvedersin. bisiklete binmek de dizleri mahvediyor bu arada.

ama kalp sağlığı açısından tempolu yürüyüş her zaman daha iyidir. özellikle belli bir yaştan sonra vücudu çok fazla yormamak lazım.
+1
elektr10
(17.03.26)
küçük şehirlerde böyle bir popülerlik yok büyük ihtimal 3 büyük şehirde sosyalleşme etkinliği olabilir.
zararlı olmaması için düzgün zemin ve düzgün ayakkabı lazım. ayrıca vücudu tanıyarak spor yapmakta lazım. vücudun farklı yerlerine ekstra bir yük biniyorsa zararlı olabilir ancak tamamen zararlı demek mantıksız. eklemlere ekstra yük bindirmeden dengeli koşulduğunda zararlı değil. eklemleri yormamak içinde kasların kuvvetli olması lazım.
0
mikahakkinen
(17.03.26)
- Dizler açısında risk mevcut, iyi bir koşu ayakkabısı ile bunun üstesinden gelinebiliyor.
- Üst vücut çalıştırmadığı için eksik ve fakat belli bir yoğunluğun üzerinde koşuyorsanız zaten ağırlık çalışmanız da şart. Olay bi' yerden sonra bacaklardan çıkıp core bölge, kalça vb. üst vücut ile de alakalı zaten. Ayda ortalama 100 km koşuyorum 12-13 senedir ve hiç başka egzersiz yapmıyordum, son iki senedir bel, diz vb. sorunlar çıkmaya başladı, demem o ki belli bir yoğunluğun üstündeyseniz mecburen üst vücut, full body vb çalışmanız gerekiyor.
- popüler oldu evet son yıllarda, ilk başlarda koşarken 3-5 koşan insanlar karşılaşıyorken şu anda onlarca kişi gördüğüm oluyor. Koşu grupları çoğaldı hem spor hem de (bkz: Türk genci tanışmak ister) amaçlı.
- aşırı konforlu bir spor, üst seviye yapmayacaksanız ortalama bir ayakkabı, şort, tişört iş görüyor. Evden çıktığınız gibi bu sporu yapmaya başlayabiliyorsunuz. Spor saloun üyeliği vb. masraf minimum. Zamana karşı yarışmıyorsunuz ne bileyim top, saha vb gerekli değil.

Koşu bitirdikten sonra salgılanan hormonlar, yogunluğun üzerine alınan o haz bambaşka (bkz: runners high)
Ben bağımlıyım, hayatıma kattığı fiziksel, mental ve ps,kolojik faydaları anlatamam.
Bağımlıyım.
0
kumandanim
(17.03.26)
Amerika/Avrupa'dan ülkemize giren yeni trend. Sağlıklıdır, zararları vardır onu geçiyorum. Bu runners club mevzuları batıda son 10 yılda inanılmaz popüler oldu. New York maratonu gibi popüler maratonların giriş ücretleri uçtu talepten dolayı. Mesela Türk genci tanışmak ister denmiş. Amerika'da koşu kulüplerinde mavi çorap giyiyorsan ilişkiye açıksın demek gibi mevzular var. Yani aslında batıdan yükselmesi de "yeni nesil sosyalleşme" üzerinden ilerliyor.

www.youtube.com

batıdaki yükselmesiyle ilgili bu videoyu izleyebilirsin. Oradan da Türkiye'ye geldi işte çok düşünülecek bir mevzu değil. Bir anda insanlar sağlıklı olalım bilinciyle dolmadı, batıda popüler olan, trend olan mevzu buraya geldi. Gündüz kafe partilerinden farkı yok popülerleşmesinin altındaki nedenin
+2
nundu
(17.03.26)
Çok popü şu aralar. Diğer popü şeyler gibi götü başı dağıtmaya sebebiyet verebilir. Diz falan derken bir bakmışsın kardiyak sorundan nalları dikmişsin. Koşmak herkese göre değil.
0
runaway
(17.03.26)
(13)

Fikirlerinizi merak ediyorum

darthvader
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme dur
Bir durum ile ilgili fikirleri merak ediyorum açıkçası. Eşimin resmen kardeşi gibi olan bir kuzeni var- dolayısıyla benim de öyle , gerçekten sevdiğim ve benim de kardeşim gibi gördüğüm bir çocuk. Durum şu: bizim çocuk evli ve çocuklu bir kadından hoşlanıyor ve karşılıklı bu hoşlanma, flörtleşme durumları git gelli devam ediyor - ki zaten direk aldatmadır bu ve her tür etik ahlaki değil.- ve bunu bize anlattığında kendi dilimiz döndüğünce doğru olmadığını bir abisi / ablası olarak anlatmaya çalıştık- nereden baksanız herkesin kendi hayatı ve müdahaleci de görünmeden zaten bu durum kendisinin de bilebileceği üzere doğru olmadığı ve hoşlandığı kişinin de eşini aldattığına göre güvenilir olmadığını anlattık. daha sonra kadın boşandı, birlikte olmaya başladılar. bu işin sonunun olmadığı ve sonunda üzülecek olanın da bizimki olacağı çok belli zaten ama arada gelip böyle anlatıyor; yargılamak yada başkasının hayatına karışmak için değil ama gerçekten onun için endişeleniyoruz ama nasıl yaklaşacağımızı da bilemiyoruz. durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz, öte yandan çocuğu sırf ben bile kaç yıldır biliyorum , kendini böyle durumlara sokacak biri değildi. bir kere yapan bir daha yapar ve nasıl güvenebileceksin dediğimizde abi öyle biri değil ya ve seviyorum gibi cevaplar duyuyoruz. 1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz? 2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız? bu konudaki fikirleri merak ediyorum.
+1
darthvader
(14.03.26)
Sopranos dizisinde Tony nin oğlu aynı duruma düşüyordu. 1. Güvenilmez 2. Bilemiyorum
0
pembediken
(14.03.26)
Yaşasın görsün abi size ne. Bakış açınız yanlış. Çocuk diyerek, seviyoruz diyerek masum olarak kodlamışsınız ama masum değil.
-2
arbre
(14.03.26)
Ben hep aldatanla suç ortağının aynı kumaştan olduğunu düşünmüşümdür.
+1
Mirket
(14.03.26)
Çocuğunun babasına yapan diğerine de yapar kafasındayım. Arkadaşı yeterince uyarmışsınız ilişkiye başlamış bile. El mahkum, yaşamadan anlamayacak.
0
ekimoloji
(14.03.26)
iki yetişkin insan konuşmuş, anlaşmış. bize yorum yapmak düşmez. bence kuzen haklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.03.26)
''durum nereden baksanız faul ve bizim ahlak anlayışımızla asla örtüşmüyor ne desek bilemiyoruz'' .

üstad yanlış anlamayın da kimin kimin altında kimin kimin üstünde kalacağına karar verecek insanlar siz değilsiniz. onlar yetişkin insanlar. size göre yanlış olan onlara göre doğru olabilir. bırakın insanlar hayatlarını yaşasınlar. hataları varsa yüzleşsinler, hataları olursa hormonları devreye girsin. hata yapmazlarsa gül gibi yaşasın gitsinler.

sizin uygun gördüğünüz hayatı neden yaşasın koca adam :)
+3
galahad reloaded
(14.03.26)
Sizin ahlak anlayışınızla örtüşüp örtüşmeme durumu bu kardeşinizin seçimlerine etki etmeli diye bir şey yok öncelikle. Siz bunun size uymadığını, sizce yanlış olduğunu belirtmişsiniz, tamam. Çizginiz ve artık durmanız gereken yer burası. Olur da işler yolunda gitmezse sığınacağı, yolunda giderse de sevincini paylaşacağı abisi ve ablası olmaya devam etmekten başka bir şey yapmanız gerekmediği gibi, haddinize de değil. Zira siz bu ilişkinin taraflarından biri değilsiniz, bu onun ilişkisi.

Şimdi gelelim ilişkiye... "Bir kere yapan bir daha yapar" önermesi doğru olabilir evet, ama spesifik olarak bazı ilişkilerde geçerli olmayabilir. Çünkü kadının koşullarını bilmiyoruz (zannederim siz de bilmiyorsunuz). İletişim bile kuramadığı, belki şiddet gördüğü ya da kağıt üzerinde süren bir evlilik de olabilir geride bıraktığı evlilik. Hayat siyah ya da beyazdan ibaret değil. Terminolojik olarak baktığımızda evet, süregelen bir ilişki/evlilik mevcudiyetinde bir başkasına ilgi duyma/bir başkasıyla arkadaşlıktan öte bir diyaloğa girme/sevişme, bunların tümü aldatmadır. Kadının yaptığının aldatma olmadığını söylemiyorum. Sadece bu aldatmanın bir gönül eğlendirmesi olmayabileceğini söylemeye çalışıyorum. İlişkisi olan bir kişi sırf "sıkıldığı" için ya da tatmin olmadığı için başka biriyle ilişkiye giriyorsa, bu kişinin karakteri böyledir ve hangi ilişkiye koyarsanız koyun muhtemelen aynı davranış örüntüsünü sergilemeye devam edecektir. Öte yandan içinden çıkamadığı, çıkmak için çabaladığı ama buna partner tarafından/toplum tarafından izin verilmeyen, belki çocuğu için katlandığı ve onun için formaliteden başka bir anlam ifade etmeyen bir evlilik ya da ilişkiyse bu, durum farklı olabilir. Eylemsel olarak yaptığı hala aldatmadır, ama bu onun kişilik özelliği değildir ya da aynı örüntüyü bir başka ilişkisinde de sergileyecek diye bir şey olmayabilir. Bu şekilde başlayan ve sadakat üzerine kurulu çok mutlu ilişkiler sürdüren insanlar da var, aynı şey kendisine yaşatıldığında perişan olan insanlar da. Bu riski alıp yaşayıp görmek de kardeşinizin kararı.

"Öyle biri değil ya, bana yapmaz" şeklindeki saf ve kuvvetli inancı biraz tehlikeli olabilecek gibi geldi bana. Kadınin mücbir sebepleri olduğunu paylaşmaktansa "yapmaz o" savunmasına sığınmak pek sağlıklı değil. Ama siz zaten uyarınızı yapmışsınız. Kardeşinizi sevmeye devam edin, ve gerisini zamana bırakın.
+4
starbuck
(14.03.26)
Yapacak pek bir şey yok gibi. Kadın da boşanmış zaten. İş kendi temposunda ilerliyor. Ne deseniz boş kalacak gibi. Çünkü sorun prensip sorunu.

Ben şunu anlatmaya çalışırdım, insanlar sırf iyi diye aklıselim olmak zorunda değil. İlişki ciddi bir şey, insanın ayakları yere basmalı. Bir şeyler güzel giderse iyi, ancak gitmezse telafisi çok zor olabilir. Bu durumda prensipler, kıstaslar devreye girer. Evliylen başka biriyle ilgilenip, bu ilgisi üzerine evliliğini bitiren birisi ne kadar "iyi" olursa olsun "güven veren" bir kişi değildir. Bu ikisi ayrı karakter özellikleri. Bir insan iyidir, ama aptal olabilir her türlü belaya girer. İyidir ama manipülasyona açık olabilir, her yere çekilir. Veya bu durumdaki gibi iyidir ama romantiktir, sorumluluk bilinci olmadan hayatını derinden etkileyen kararlar alabilir. Kişinin iyiliği onun sizle ilişkisinde, size vereceği güvenden bağımsız bir şey. Bu iyi insan bu güveni başkası için bir kere kırmış zaten.

Şimdi sorsanız elbette evliliğinde sorunlar vardır boşandığına göre. Ancak bu kişi sorunlar varken habersizce başka biriyle görüşmüş. Şunu anlarım; birini görürsünüz, ilginizi çeker ve mevcut evliliğinizden mutlu olmadığınızı anlayıp bitirmeye karar verebilirsiniz. Bu sürede ilginizi çeken kişiyi yoklamazsınız, flört etmezsiniz... Bitirme sebebiniz "yeni birinin olması" değil bu durumun mevcut evliliğinizin yürümediğine işaret etmesidir. Bu yeni kişi size yüz versin veya vermesin evliliğinizi bitirirsiniz artık. Bitti mi? O zaman kimle olursanız olun. Bence doğrusu bu. Burada bahane üretmek isteyen biri "zaten her türlü ayrılacaktı" diyebilir, ama aynı şey değil. Olay a şeklinde değil, b şeklinde gerçekleşmiş bir kere. Konu kapanmış.

Ancak sizin anlattığınız senaryo da tam bir yeşilçam senaryosu. Hiç insanın arkasını yaslayacağı bir senaryo değil. Yanlış yollardan bir kere geçilmiş artık.

En anlaşılır senaryoda şu olabilir. Kişinin evliliği gerçekten kötüdür, aldatılmıştır, şiddet görüyordur veya izole kalmıştır, kolayca ben boşanıyorum diyememiştir. Yaşanmayan şeyler değil, çok kötü durumda olan insanlar var. Bu durumda yaşanan üzücüdür. Kişinin aldatması da vicdanen kabul edilebilir diyelim. O zaman soru sizin tanıdığınız kişinin, ayrılan kişinin yanında taşıyacağı psikolojik yükü paylaşmaya ne kadar hazır olunacağı ile ilgili. Çünkü belli ki her şey toz pembe olmayacak. Bu senaryo büyük fedakarlık içeriyor. Eğer tanıdığınız kişi bunu somut olarak kabul ediyorsa, durumun ne tür bir sefalete gebe olabileceğini idrak etmişse ve hazır olduğunu söylüyorsa diyecek söz kalmaz.
+2
akhenaten
(14.03.26)
ahlaki degerleriniz sizi baglar+1 terso bi durum goremedim kadin esini sevmiyormus ve bosanmislar mertce. cogu bosanmiyo da
-2
ala09
(14.03.26)
öncelikle çocuk bir "çocuk" değil. masum hiç değil.

ben olsam bu yaptıklarını ahlak dışı bulduğumu, diğer adama kötülük ettiklerini söylerim. bu yüzden bir daha o kadınla ilişkisi hakkında hiçbir şey duymak istemediğimi ve sonucu iyi de olsa kötü de olsa asla destek olmayacağımı, kendi edip kendi bulacağını, umrumda olmadığını söylerim. zorunda kalmadıkça da görüşmem. kırılan kırılsın, darılan darılsın. bana ne diye diye bu kötü insanları utanmaz ve pişkin yaptınız. bence herkes çizgisini çekmeli böyle insanlara karşı.

aşk böyle bir şey değil. başka insanların hayatlarını başına yıkarak mutlu olunmaz. doğru insan sadece bir tane değil. evli birini mi buldu bula bula.

bir benzerini çok eski bir iş yerimdeki iş arkadaşlarımda gördüm. (arkadaşım değiller) o kadın da boşandı ama sonra beraber mutlu falan olmadılar. üçü de başka yollara gittiler.
0
art cat chocolate
(14.03.26)
tamam yanlış başlamış ama yoluna girmeye en yakın olduğu zaman da şu an. o yüzden bence işin ucunu bırakın ve denesinler artık. kadın boşandıktan sonra bir problem kalmamış zaten.
0
enteg
(16.03.26)
İnsanlar ne yaşıyor bilmeden etmeden yargılamak bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Kadının belli ki yolunda gitmeyen evliliği varmış ve boşanmış zaten. Bunun üzerinden kötü diye etiketleyip kuzeninizle de öyle olacağını varsaymak yanlış. Bırakın kendi hatasını da doğrusunu da kendi kararlarıyla yapsın. Siz birden fazla kez zaten konuşmuşsunuz dahasına gerek yok.
0
Kediyi üzdün
(23.03.26)
açıkçası bu şekilde başlayıp mutlu devam etmiş, stabil, kaliteli ilişkiler gördüm. konu insan ilişkileri olduğunda dinamikler çok çeşitli. dışarıdan bakanın bilmesi, görmesi, değerlendirmesi pek mümkün değil. onu geçtim isabetli değil. ha bir tanıdığım böyle bir ilişkiye yelken açsa uyarır mıydım? kesinlikle evet. sağlıksız hatta tehlikeli olma ihtimali çok yüksek çünkü. ama özellikle de eşimin yakını olan yetişkin bir adam için bu kadar dil dökmezdim, "onaylamıyorum kardeşim" deyip geçerdim. beni ilgilendirmez. çünkü yarın bir gün bu ilişki sağlam temeller üzerine oturtulur, o zaman sizin dedikodunuzu yaparlar "bu bizi istemedi, kıskandı" filan diye. bu işler böyledir. ben görüşüme başvurulursa fikir belirtir, sevip saydığım biriyse kısmen müdahale olur ama gerisine karışmam.

sorulara cevab,

1- eşini/sevgilisini aldatmış bir insana güvenebilir miydiniz?

koşullar önemli. temelde aldatmak korkunç bir şey olsa da ne zaman, hangi şartlarda gerçekleştiği göz ardı edilmemeli. "güvenirim" diyemiyorum ama aldatmış bir insanı komple arsız, namussuz, şerefsiz, itovlit diye tümüyle silmek de bana çok sağlıklı gelmiyor. kendi adıma söyleyebileceğim tek şey şu: eşini aldatan çocuklu bir kadınla ASLA birlikte olmazdım. karşı tarafın medeniyetine güvenmiyorsam direkt kaçarım. güveniyorsam da en kısa sürede net sınırların çizilmesini, tüm tarafların mutabakata varmasını, adamın durumu bilmesini isterim. insanlara travma yaşatmanın da sokak ortasında gte mermi yiyip bk yoluna gitmenin de gereği yok.

2- siz olsanız nasıl yaklaşırdınız konuya, nasıl davranırdınız?

"yolun yol değil" derim, durumun yanlışlığını izah ederim, kenara çekilirim. çocuklu ve evli kadınla ilişki yaşayacak yaşa gelmiş adama odasını toplamayan çocuk muamelesi yapacak değilim. siz sanırım "bu kişiye karşı hisleriniz nasıl değişir" minvalinde soruyorsunuz daha çok. ben açıkçası soğurum. dediğim gibi böyle bir ilişkinin çok sağlıklı zeminlere oturması, bu yeni çiftin 15 sene sonra da bir arada mutlu olması ihtimali sıfır değil. olabiliyor. ama şu gün, şu başlangıcı onaylamadığımı belirtirim. bunu da KENDİSİ İÇİN yaptığımı özellikle belirtirim. mesele şahsi ahlak anlayışım değil.
-1
der meister
(23.03.26)
(2)

Ne yaparsanız yapın aynı kişi/durumlara düştüğünüz oldu mu?

truf
Bir çemberden çıkamamak gibi. Mesela çocukluktan beri gelen, ne yaparsanız yapın değişmeyen yetersizlik hissi gibi veya işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın birinin çıkıp yapıcı olmayacak şekilde eleştirmesi ve tüm verdiğiniz emeğin çöpe atılmasına sebep olmak gibi. .. ya da ilişkiler bazında senel
Bir çemberden çıkamamak gibi. Mesela çocukluktan beri gelen, ne yaparsanız yapın değişmeyen yetersizlik hissi gibi veya işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın birinin çıkıp yapıcı olmayacak şekilde eleştirmesi ve tüm verdiğiniz emeğin çöpe atılmasına sebep olmak gibi. .. ya da ilişkiler bazında seneler geçse de sürekli benzer insanların size çekilmesi gibi. .. ya da kariyer anlamında bir türlü bir sebeple sürekli aynı iş pozisyonunda kalmak gibi.

"Çabalarsan ve istersen olur" düşüncesini çöpe atan durumlar yani özetle. Ne yaparsanız yapın 20 sene de geçse yine kendinizi o girdabın içinde bulmak gibi durumlar.

Hiç bu girdabı kırabildiğiniz oldu mu? Bunun için ne yaptınız?
0
truf
(13.03.26)
(bkz: şema terapi)
+2
orpheus
(13.03.26)
İçinden istek gelecek, o zaman oluyor
-7
arbre
(13.03.26)
(14)

Kafanızın içindeki günlük sorunları bir sıraya koyup çözüm bulamadığınızda ne yaparsınız?

rayde
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle
Mesela bazı günler her şey üst üste gelir ya, yemek yanar servis kaçar iş yerinde olay çıkar, inek dağa kaçar dağ kül olur vs.
Çözüm için beyniniz çalışmayıp durduğunda, derdinize derman niyetine dinleyecek kimseye de ulaşamadığınızda sakinlemek için ne yaparsınız? Ay anlatabildim mi bilmiyorum öyle yani.
+4
rayde
(10.03.26)
bu tarz durumlar için oluşturduğum bir çalma listem var. intihar etmeden önce dinlenecek şarkılar diye. o listeyi açar ağlarım. tertemiz rahatlarım. ağlamak da çok güzel bir rahatlama yöntemi.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.03.26)
O an hiçbir şey derman olmuyor. Zamana bırakıyorum.
0
auroraaurora
(10.03.26)
komşu teyzelerle oturup sohbet ediyorum
0
yurtsuz john
(10.03.26)
hiçbirşey yapmam. aynı gün içinde hem iphone'um yere düşüp paramparça oldu, hem klavyeme su döktüm, hem çaydanlık yandı ve daha hatırlamadığım bir sürü şey. bazen böyle herşey üstüste gelir. evrenin oyunu, kendi sakarlığım deyip geçerim.
0
buenosdias
(10.03.26)
Hahaha. Takmam. Evime giderim. Insta, Youtube, oyun, keyif alırım.
-6
arbre
(10.03.26)
Uyurum.
+1
mutekebbir
(10.03.26)
Yürüyorum, yürüyerek (bir süreliğine) akışına bırakmaya çalışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(10.03.26)
murphy kanunları. kabullenip bir sonraki günü bekleyeceksin.
0
Başka
(10.03.26)
Bunlar oldu bundan sonrası da kötü olacak diye düşünmem. Sakin kalır bir şey yapmam
0
pembediken
(10.03.26)
Çok başıma geldi bu durum.
Bir anda farkına varıp tablonun dışına çıkıp, ressam burda ne demek isterken ne hata yapmış, ona bakıyorum.
Kısa bir süre durumdan azade olmak, sorunları öncelik sırasına koyup tek tek çözmeye yetiyor.
Kendinize bir çay yapıp, bir kağıt kalem alın. Altında büyük boşluklar olacak şekilde sorunlar listesi çıkarın.
Alttaki boşluklara da çözümleri yazın.
İncir çekirdeğini doldurmaz şeylerle uğraştığınızı görüp huzur içinde uyuyorsunuz.
En azından bende etkisi o oldu.
0
Mirket
(11.03.26)
er kişiyim bu tarz durumlarda eskiden olsa hemen çözüm bulmak için strese girerdim. eşim sakin ılımlı bir insan, ona baka baka beklemeyi düşünüp hareket etmeyi öğrendim. arka arkaya gelen aksaklıklarda dert yanacak birini bulur anlatırım. eğer ki bulamazsam buraya yazar kendime hizmet eden önyargılı cevapları seçer kendimi rahatlatırım.
0
mikahakkinen
(11.03.26)
her şeyi bırakıp, iki paket sigarayı cebime koyup sahile iniyorum. sigaralar bitene kadar yürüyorum.
0
klassno
(11.03.26)
bazen bilgisayar çok kasar, bir sürü program açıktır.
kapatıp açınca iyi olur biraz daha.
öyle günlerde öyle bir reset düğmesi arıyorum ama yok çoğu zaman.

oluyor öyle, çok normal.
zaten bir iki şey yolunda gitmezse peşi sıra bir sürü şey de üstüne geliyor. trafikte bir araç arıza yapınca hemen arkasında trafik oluşması gibi.

zaman geçince düzeliyor.
başka yolu yok.
0
biseysorcaktim
(11.03.26)
Telefondan notlar uygulamasını açıp sorunları ve çözümleri listelerim. Sonra da bir daha o listeye bakmam.
+1
michael_knight
(11.03.26)
(5)

Macfit üyelik ücreti

arbre
20500 çok iyi fiyat değil mi? Siz kaç ödüyorsunuz? Üye olsam mı?
20500 çok iyi fiyat değil mi? Siz kaç ödüyorsunuz? Üye olsam mı?
-7
arbre
(09.03.26)
neresi için bu?
şişli beşiktaş bölgesi aylık 4500 liradan başlıyor ki macfit için değmez
0
croswell
(09.03.26)
croswell, İzmit, daha iyi nereler var?
-4
🌸arbre
(09.03.26)
ailem kocaelide ziyaret ettiğimde arada yürüyüş yoluna çıkıyorum orada Bath fit diye bir yer gördüm harika bir yer ama pahalı olabilir. :)
0
croswell
(09.03.26)
yıllık 5300 TL, yer "etimesgut devlet bahçeli spor kompleksi". hoca, program, havuz, sauna vs hepsi dahil.
0
yap desem yapmazsin he
(09.03.26)
Size referans olmayacaktir ama karsilastirma icin yazayim gene de. Almanyada Mac Fit esdegeri salona 25€/ay oduyorum
-3
turkuaz
(09.03.26)
(9)

İlgi göstermek

arbre
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
İlgilendiğiniz kişiye flörtü, sevgilisi olduğunu öğrenmenize rağmen ilgi göstermeye devam eder misiniz? Doğru olanı sormuyorum. Bence birçok insanın yeni sevgililerini bu kişiler arasından bulduğunu düşünüyorum.
-13
arbre
(09.03.26)
Sevgilisi olan kişiye yazacak kadar aşağılık değilim.
+7
Kahvedesu
(09.03.26)
garanti süresi oluyor. o bitince yazmaya başlıyoruz.
bu normal görülebilir mi? sevgilimiz varken de normal karşılayabilecek miyiz? cevap: hayır.
+2
lazpalle
(09.03.26)
Kahvedesu, olayları bilmesem inanacağım. :D
-6
🌸arbre
(09.03.26)
Etmem, birçok nedeni var. Etmeyecek olmamın en pragmatik sebebi henüz sağlam bir duygusal bağım olmayan yabancı biri için böyle bir uğraşa girmek çok gereksiz drama ortamı oluşturur zaten. Karman çorman bir iş. Uğraşmaya değmez.

En duygusal sebep de eğer bu kişi bana olumlu yaklaşırsa bunun kendisi güven kırıcı bir şey zaten. Yarın bana da yapar.

Mantık açısından da dışardan biri için, sırf hoşlandım diye böylesine risk alan biri çok da stabil bir karaktere sahip olmasa gerek. Tam Müge Anlı'daki, o her işini kördüğüm etmiş tipte birilerinin yapacağı işler.

Neresinden tutsam elde kalıyor.
+2
akhenaten
(09.03.26)
Daha geçenlerde bu konuyu bir arkadaşımla konuştuk. İlişkisi olan insanı otomatik olarak seçenekler dahilinde görmem ben. Haliyle de ilgi falan göstermem. Herkes için bu böyle zannediyordum ama değilmiş.
Baya baya hayvan gibi başkasıyla birlikte olan insanlara yürüyenler varmış etrafımızda.
İnsan değilsiniz.
+4
cay koy geliyorum
(09.03.26)
doğru bulmuyorum. kimse bulmamalı. asla yapmam.
+1
art cat chocolate
(09.03.26)
ilişkisi olan, boşanma aşamasında olan, nişanlı/sözlü vb. olan hiç kimseye ilgi göstermem zira bunlar benim için "aday adayı adayı" dahi olamazlar.
+2
Phoebe
(09.03.26)
Değil eşi, sevgilisi kafasında birisi olan birisine bile ilgi duymamak gerek.
+1
rakicandir
(09.03.26)
Yavrum biz ırz düşmanı mıyız?
+1
kullaniciadimvar
(09.03.26)
(11)

En son ne satın aldınız

arbre
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
Neler aldınız? Memnun musunuz? Fikir olması için soruyorum. Bilmediğim bir şey öğrenebilirim.
-5
arbre
(08.03.26)
Belki 30 yıl sonra Adapazarı'na gittim.
Bayram yaklaştığı için yeğenlere oyuncak, kuzenlere ve enişteye tesbih, halaya eşarp, gelin hanıma iki adet şal, babaya bir kazak aldım.
Yarın da annemin doğum günü, muhtemelen bir de çıkıp ona bir şeyler alacağım.
0
rakicandir
(08.03.26)
Belki alacak olan varsa faydalansın diye yazıyorum; 400 adet kapsül kahve alana kapsül kahve makinesi hediyesi vardı Tchibo da. Az önce bunu aldım. Çok kahve tüketiyoruz ama bazen de yazık oluyor diye acaba bazı anlarda tek bardak için kapsül kahve de mi yapsak diyorduk. Kahve israfını azaltmak için deneyeceğiz.
+1
a perfect lie
(08.03.26)
Xiaomi air purifier aldım, elle tutulur gözle görülür bir etkisi yok, yine de bir ferahlık var. Placebo kesinlikle değil, faydasını hissediyorum.

Ev tipi yürüyüş bandı aldım. Şimdiye kadar neden almamışım, kesinlikle faydalı.
0
love and trust
(08.03.26)
İş için gittiğim yerden hediye olarak magnet aldım. Yaratıcılığın öldüğü bir alışveriş hahaha
0
peki madem
(08.03.26)
Mop işini bu sefer çözdüm diye umuyorum.
app.hb.biz
0
Bruce
(08.03.26)
Bruce, bundan ben de aldım. Şöyle bir sıkıntısı var. Islak havlunun sadece bir tarafını (yere değen) kullanabiliyorsun. Aparata takılı tarafı kullanamıyorsun. O açıdan çok verimsiz.
-4
🌸arbre
(08.03.26)
tv ünitesi aldım. memnunum.
-Calvin Hazeran Tv Ünitesi, 180 Cm-
0
potsdamer
(08.03.26)
Bir evde olması gereken ne varsa 1 hafta içinde hepsini aldım; mutfak gereçleri, beyaz eşya, halı, perde, mobilya bir sürü ihtiyaç. En son bu sabah uzatma kablosu aldım, aynı anda type c ve usb girişi bulunandan. Bunu önerebilirim, çok kullanışlı
0
purplee
(08.03.26)
gardırop aldım. şimdi de bisiklet alacağım ama bisiklet fiyatlarını görünce o paraya motor alırım diyorum.
0
dr doofenshmirtz
(08.03.26)
Xiaomi'nin masa üstü su sebili var onu aldım. Anında kaynar su veriyor, soğuk su deposu da var içinde sıcaklığını kendin ayarlayabildiğin düzeyde soğuk su da veriyor. Fena değil ama biraz gürültülü çalışıyor ve soğuk suyun en yüksek sıcaklığı 15 derece benim için hâlâ bir tık soğuk, yine biraz soğuk biraz oda sıcaklığı su karıştırıyorum.
0
nundu
(09.03.26)
elektrikli bisiklet. asiri memnunum, en son ne zaman bisey icin bu kadar heyecanlandim hatirlamiyorum. calisirken acip resimlerine filan bakiyorum asdgasdfas

canim bisikletim.
+1
taurina
(10.03.26)
(10)

Sizce dış görünüşe önem vermek özgüven göstergesi midir?

Kahvedesu
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
Ofiste bir var. O hariç herkes sportif geliyor patron dahil. Kız takım elbiseyle geliyor. En son o çıkıyor falan, bunun konuyla ilgisi yok ama ek bilgi olarak yazmış oldum.
0
Kahvedesu
(08.03.26)
Yerine göre giyinmemek bu. Dış görünüşe önem vermek değil. Yaz tatiline de takım elbiseyle gitsin. EQ yetmezliği teşhisini koydum.
0
gabe h coud
(08.03.26)
Kendini öyle rahat hissediyordur belki. Eski çalıştığı kurum daha resmidir, oradan kalma bir alışkanlık da olabilir.
+4
meraklitursucu
(08.03.26)
Herhâlde. Işıltılı yaşamak üstün bir zevktir.
-7
arbre
(08.03.26)
Daha çok giyimi temizlik, bakımla birlikte düşünürüm. Sonuçta böyle bir kimsenin yanınızdan geçtiği an kullandığı kokuları hissetmemek imkansız sanırım.

Giyim, o kimsenin yaptığı işe önem vermesiyle ilgili de olabilir. İşten mesai sonu en son çıkan kişinin hayatıyla ilgili başka belirli prensipleri vardır muhakkak.
Malum ortalıkta işinde o kadar gevşek ve erken arazi olanlar çok yaygın.

İşine önem verenin işinde olabildiğince hata yapmaması, işi hakkında belli birikiminin olması ve gelişime açık olması , sorunların üstesinden gelebilmeli ve çevresinden de az çok taktir alması gerek. Bu arada alınan takdirler "kadın olma" veya hiyerarşide üstte bulunma sebebiyle olmamalı.

Öz güven daha çok yapılan bir işte kişinin mahir olma hissini taşımasıyla ilgili bir şey.
0
diyecevaplandı
(08.03.26)
Değildir.
Açıkçası bizim iş yerine biri takım elbise ile gelse bankaya şortla çalışmaya gitmiş gibi gözükür ortamda. Kimse de "voouw özgüvene bak" demez.
+1
logisticsmanager
(08.03.26)
duzgun giyinmek iyidir. pijamayla tisortle kotla ise gelen vs gomlek duzgun kanvas pantolonla ise gelen arasinda kesinlikle fark var.
0
antikadimag
(08.03.26)
sik olmayi seviyor. o sekilde daha iyi hissediyor olabilir.

ben de ojeliyken öyle hissediyorum. is görüsmelerine hep ojeli giderim.
0
Purple life
(08.03.26)
Değil ama özenli şık giyinince kişi daha iyi hissedip mutlu olabiliyor. Ben konteynerde yaşayıp konteynerde çalışırken yaşadığım yer ve ofis arasında 10 adım mesafe olmasına rağmen her gün özenerek giyinir işe giderdim. Arkdaşlar arasında benim gibi olanlar da vardı ama çoğunluk pijama ile gelirdi. Sahaya çıkmadığı sürece giyinmezdi.
+1
Amaranta ursula
(08.03.26)
öyle giyinmeye alışmıştır ve kolayına gidiyordur, dolabında o tarz kıyafetler çoğunluktadır. işi çok ciddiye alıyordur, evinde berbat bir ortam vardır çıkmak istemiyordur vs… çokşey olabilir
+1
deartheodosia
(08.03.26)
Instagram’da Corporate Girl akımı var. Ofis yaşamı bunaltıcı ama insanlar iyi giyinerek ve rutin oluşturarak kendilerini iyi hissediyorlar öyle anlıyorum.
0
kaset
(09.03.26)
(9)

Ofisteki sonu gelmeyen bakışma

meraklitursucu
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var. ​Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyl
10 aydır aynı ofiste çalıştığım, aramızda hep bir çekim olan beni görünce kitlenip kalan, toplantida yöneticisinin bana baktığını anlayacak kadar bariz ama somut bir adıma dökülmemiş bir adamla ilgili bir durum var.

Birkaç ay önce bir gece dışarıdayken, yanımda oturup morali bozuk şekilde başkasıyla mesajlaşırken, grubun çağrısına rağmen yanımdan kalkmadı. Ancak gecenin devamında sanki ben yokmuşum gibi davranıp başka kızlarla gülüştü. Flörtöz olduğundan falan bahsetti kaba bir şekilde.Bu olaydan sonra soğudum uzaklaştım ama o sanki o günden sonra yakın insanlarmışız gibi benimle muhabbet kurmaya çalıştı. Ben yoksaydıkça daha fazla göz temasi kurmaya çalıştı. İşten ayrılacağı netleşti, ben başkasıyla konuşurken yanıma geldi selamlaşma bahanesiyle elimi tuttu gözlerini kapatti ofisin içinde, sonra ise denk gelmemize rağmen konusmadik hiç. Dün işten ayrıldı.
​Veda anında herkesin içinde, daha önce hiç o kadar yakın olmamıza rağmen bana inanılmaz sıkı sarıldı. Yanımızdakilere hiç aldırmadı. Giderken de ortaya 'görüşelim' dedi ama özellikle dönüp bana baktı.

Bu adamın tavrı sadece bir veda duygusallığı mı, yoksa bir sorumluluk alamama ilişki istememe hali miydi?
-2
meraklitursucu
(07.03.26)
Bekle bakalım belki bir yerlerden yazar, öyle düşündüm. Sakın ilk sen yazma.
-1
Hallegadola
(07.03.26)
tabiri caizse 'giderken ne götürebilirim' diye düşünmüş olabilir mi? anlattığınız sahne gerçekten düşününce biraz komik ve cringe. ne olursa olsun bana pek güven vermedi, üzer diye düşünüyorum.
+4
suicmeyenadam
(07.03.26)
@cosmicstring bana da garip geldi elini uzatınca tokalaşmak için deyip uzattim ama çok kısa bir an elimi tutup kafasını eğdi gozlerini kapatti reverans gibi. Nasılsa gidiyorum diyip cesaret mi geldi anlamadım. İhbar süresinde de denk geldik ama konusmadi. Ciddi ilişki düşünmüyor gibi geldi ama takılıp geçelim gibi bir aksiyonu da olmadı.
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Açık konuşucam, biraz da kaba olacak şimdiden kb: iş atayım, verirse takılırız diye düşünüyor. Ciddi bir ilişki falan aklında yok asla.
+2
huladancer
(07.03.26)
@huladancer takılmak içinde adım atmadı ki. Numaram bile yok, sosyal medya kullanmıyorum. Giderken iletişim kurardı en kötü. İlişki istemiyor takılmak istemiyor, ne diye 10 ay bana bakıp durdu?
0
🌸meraklitursucu
(07.03.26)
Kocaman yetişkin insanlar birbirinden hoşlanıyorsa gider baş başa bir çay kahve içer birbirini tanımaya çalışır böyle abuk hareketler yapmaz. Aklınızı karıştırmak istemiş başarmış gibi de duruyor.
+1
ekimoloji
(07.03.26)
Niyeti vardıysa bile, bir cacık olmayacak, ilkokul 2 seviyesinde hareketlere girmiş. Gelse bile şans verilecek tip değil şahsi fikrimce.
+1
lil siztah
(07.03.26)
Sana platonik. Mesaj at.
-5
arbre
(08.03.26)
Ciddi ilişki olmaz o adamla. Tek gecelik bir ilişki düşünüyor. Sakın bu hareketlerine aldanmayın. Ondan olmaz. Daha güvenilir birini bulun
-2
beyaztenlikiz
(08.03.26)
(19)

Hayatına birini alamama :(

beyaztenlikiz
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosya
Selam. 32 yaşındayım. Son 2 yıldır hayatımda kimse yok.Güvenebileceğim ve sevdiğim bir adam olsun isterim. İlişki aşamaları ve taktikler bana çok yorucu geliyor. Daha flört evresindeyken iş yoğunluğu, koşuşturmaca vs. bir şekilde kopuyorum. Zaten tanıştığım erkeklere de pek heyecan duymuyorum. Sosyal bir çevrem ve sosyal bir işim var. Şimdi benim sorunum ne sizce? 😄 Yaşlanıyor muyum? 4 yıl önce hayatımda narsist bir adam vardı. Onu atlatamamış olabilir miyim? İnsanlara değer vermiyor olabilir miyim? İşkolik olabilir miyim? Herkes aynı şeyleri yaşıyor mu? :) Teşekkürler
-2
beyaztenlikiz
(07.03.26)
Yaşıtız. Valla ben insanlara ilişkilere çok anlamadan başladım ilişkime. Biraz salmak, anı yaşamak önemli.
0
Hallegadola
(07.03.26)
Ben de 32E, 1 yılı geçti. Bir kıza aşık olup kaldım o noktada. Bu kızdan önce sürekli kızlarla flörtleşiyordum ama artık içimden o bile gelmiyor. Çevrenin olması iyi. Bende o da yok. Eski sevgilinle ilgili olduğunu sanmıyorum. 4 yıl uzun bir süre. Olmayınca olmuyor yani. Cevap bu. :D
-5
arbre
(07.03.26)
Aslında çok basit bir şekilde yazmışsınız. Biraz salmam gerekiyor :) Her ilişki iyi yada kötü bir sonuca bağlanmak zorunda değil. Sonuç odaklı olduğum için zevk almıyor olabilirim. Teşekkürler:)
0
🌸beyaztenlikiz
(07.03.26)
daha once yuksek cinsel çekim gücü olan bir erkek denk getiremediğiniz için böyle düşünüyor olabilirsiniz.

yüksek cinsel cekım gücü olan bir erkekle birlikte olursanız bu sorgulamalarına cevap bulabilirsiniz gibi geliyor. yaşlanmadan bir tane denk getirmenizi tavsiye ederim. en azıdan denemiş olursunuz.
-10
paudi
(07.03.26)
Gayet normalsin. Kendi başına mutlu olabilen birisinin hayatında illa ki birisine ihtiyacı yok. Sırf yalnız kalmamak adına anlamsız ilişkiler kurmak zorunda değilsin. Ayrıca sebeplerden birisini kendin söylemişsin zaten, heyecan duyacağın birisine denk gelseydin farklı olurdu. O zaman iş yoğunluğu, hayat koşturmacası falan hiç önemli olmuyor bir şekilde zaman yaratabiliyorsun. 4 sene önceki narsist adam eğer gerçekten narsistse hiçbir manipülasyona da tahammülün kalmamıştır.
0
kullanicadi
(07.03.26)
Bence situationship kavramina ayak uydur. Artik evlilikmis nazmis kaprismis geride kaldi
0
lapaz
(07.03.26)
Narsist ilişkinin başlangıcı, bitişi, sürecine bakarak kendine yönelik geliştirmeler bulabilirsen muhtemelen gönül ilişkileri ile ilgili temel sorunu da bulursun. Uğraşasım yok demek isteksizliği gösteriyor ama bir yandan da bundan muzdaripsin; çelişki. Uğraşasım yoktan ziyade uğraşın kendisinden ya da sonucundan bir sebepten çekiniyor olabilirsin. Nedeni için biraz daha özfarkındalık gerekiyor.
+1
Bruce
(07.03.26)
Mükemmel insan diye bir sey yok.
Karsi tarafin samimiyetine inandiktan ve sevgi olduktan sonra denememek haksizlik olur.
Basit seylerden insan silmemek lazim.

Insanlari tanimak sevmek icin de zaman olusturmaliyiz.
-1
Purple life
(07.03.26)
korku, insanı en kilitleyen nokta. sevmekten korkarsanız maalesef hayatınızda icraate gecemeyeceksiniz ve insanin unuttugu nokta şu, sevmek varsa ayriliklar da var. tecrube degil de uzulurum diye bakarsaniz cok kaybedersiniz ya da hayatta yasanmamisliklariniz fazla olur. buna daha cok uzulursunuz sanirim.
0
evimin paspasi
(07.03.26)
Bence de olay yüksek cinsel çekim gücü olan erkekle birlikte olmamanız. Swh. Ah ulan ya. İnsan utanır.
+4
gabe h coud
(07.03.26)
Kadın erkek ilişkileri özellikle Türkiye'de çok sıkıntılı. Hiç bulaşma. Hehehe.
0
parka
(07.03.26)
Evet, herkes aynı şeyleri yaşıyor aslında. Bizim yaş aralığındaki bir çok insanın durumunu özetlemişsiniz. Gayet iyi anlayabiliyorum o yüzden.
Kendini rahat bırakıp, bir şeylere şans vermek gerekli evet ama onu yapabilmek de mesele bir noktadan sonra. İnsan kendini yeterince heyecanlandıran bir şey görmek istiyor. Görmeyince de şans vermekte bir mana bulamıyor. Söylemesi kolay, yapması biraz zor bir konu.
0
cay koy geliyorum
(07.03.26)
Bir ilişki; ister akrabalık, ister arkadaşlık, ister romantik olsun bir çok açıdan irili ufaklı fedakarlıklar gerektiriyor. Belli bir yaşın üzerinde kişiliğini oturtmuş, sevdiği ve sevmediği şeyler katılaşmış, hayatının döngüsüne alışmış bir insanın bir ilişki yaşama konusunda tedirgin olmaması saçma olurdu asıl.
+1
salihdt
(07.03.26)
bir kişi de çıkıp demiyor ki 30 yaşında kadını kim ne yapsın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(07.03.26)
dunyayi saran bir bireyselcilik/individualism akimi var. iliskiler cogunlukla flort asaminda tikaniyor. cunku tum hayatlar begeniler uzerine insa edilmis. sevgi, ask, iliski istense bile genelde o begenilme gudusunu tatmin edildiginde next tusuna basiliyor. bunu idrak etmeye basladigimdan itibaren insan iliskilerine daha az anlam yuklemeye basladim.

www.youtube.com
0
buenosdias
(07.03.26)
Kriterlerin çok yüksek.
0
denizgonen
(07.03.26)
Suradaki herhangi biri cevresinden 40 yaslarinda evli olmayan duzgun ve guvenilir birini sana bulabilir. Peki sen bu kisiye nasil davranacaksin?
+1
osssy
(07.03.26)
Yaşıtız, erkek.

Bence o işler öyle olmaz sadece. Hissetmeniz lazım. Çok kritik karar olarak görüyorum ben.
0
baldan kaymak
(08.03.26)
Evli olduğum için 10 senedir sahalardan uzağım ama özellikle benzer yaş gurubundaki eş, dost, akrabaların yorumlarına göre "piyasa" gerçekten kötü durumda.

uzun süreli ilişki isteyen yok, millet akıl hastası, sorumluluk almak isteyen yok, bir kaç date sonrası amacına ulaşamayanlar telefona bile çıkmıyor.

Kadınların da beklentileri yüksek, manken gibi yakışıklı olsun, parası olsun, lüks arabası olsun, kendi evi olsun, kültürlü olsun, iyi bir işi olsun vs...

O yaş bandında bu özelliklere sahip olanlar zaten armut seçer gibi seçebiliyorlar veya zaten çoktan kapılmışlar. Kadınların da kendi çaplarına göre kriterlerini daraltmaları lazım.

Sizin durumunuzda ise benzer tempoda çalışan birisi olması gerekiyor ki halinizden anlasın, bir şey hissetmemeniz büyük ihtimalle çıtayı yükseltecek birisi çıkmadığı içindir, yoksa bazısı gelir ağzının içine düşesiniz gelir. Empati kurabilmek önemli, iş güç derken gün içinde "çık aklımdan" diyemeyecek kadar beni sallamayan birisiyle ben de vakit kaybetmek istemezdim.
0
kimlanbu
(08.03.26)
(5)

Aşk acısı

arbre
Ergen ergen soru soruyorum ama sevdiğim kadını aklımdan çıkaramıyorum. Aynı ofisteyiz. İş değişikliği bir seçenek değil. Başka bir kadın düşünemiyorum. Başka bir kadın olsa ben yine sevdiğim kadını düşünüp mutsuz olurum. 1 yıl oldu. Çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum. Nasıl çıkacağım bunun içinden?
Ergen ergen soru soruyorum ama sevdiğim kadını aklımdan çıkaramıyorum. Aynı ofisteyiz. İş değişikliği bir seçenek değil. Başka bir kadın düşünemiyorum. Başka bir kadın olsa ben yine sevdiğim kadını düşünüp mutsuz olurum. 1 yıl oldu. Çıkış yolu arıyorum ama bulamıyorum. Nasıl çıkacağım bunun içinden?
-9
arbre
(06.03.26)
Neden unutman gerektiği konusuna , "bardağı taşıran o son damlaya" odaklanırsan yabancılaşmaya başlıyorsun. Hayatımın tam ortasına koyduğum, birlikte aynı evi , aynı yatağı paylaştığım insanların hep bir altın vuruş niteliğinde ölümcül hataları olmuştur. Kesip atmama yardımı oldu.
0
loch ness
(06.03.26)
loch ness, hocam insanlar 1 tane red flag görünce olmaz diyorlar ya, ben 10 tane görmüşümdür, yine de olmuyor.
-6
🌸arbre
(06.03.26)
Tahmin edeyim...
Başta kolay lokma gördün. Bunu ben her türlü ikna ederim dedin. İşler hiç te öyke gitmedi. İnat ettin hırs yaptın.
Kendi mağlubiyetine kuzıyorsun belki de. Ulan nasıl oldu da bu işi beceremedim diye.
Çözüm onu bu defa ciddiye al. Ağır ağır git. Telaşsız. Uzun vadede belki.
Yok ama bi kere tadı kaçtı. Bi daha gelmez o tad.
Çözüm kendine kızıp hata yaptığını kabul etmek.
+5
mimikikili
(06.03.26)
“Başka bir kadın olsa ben yine sevdiğim kadını düşünüp mutsuz olurum” kısmında saki sorun.
Varsayımlar üzerinden kesin bir yargıya varmaktansa bir denemeli mi acaba? Dene abi başka birileriyle bir şeyler yaşamayı. Belki de çok daha kendine uygun birisiyle karşılaşacaksın
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
(bkz: montla sıç)
+1
klassno
(06.03.26)
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(7)

Alınır mı ?

rodeocu
https://shbd.io/s/pRVuzZAy şehir içi kullanılacak. 2 araç olarak.
shbd.io şehir içi kullanılacak. 2 araç olarak.
0
rodeocu
(05.03.26)
Bana 700 bin çok geldi. Fiyat normalse alınabilir de ben afedersiniz ama yuh der geçerdim ilanı.
0
a perfect lie
(05.03.26)
Punto genel olarak sorunsuz, ustası parçası bol ve ucuz bir araç ama otomatik vitesi aslında otomatikleştirilmiş manuel olduğundan keyifsiz. Motoru da güçsüz.

Bunlar dert değilse ve araç sorunsuz ise alınabilir ama kasko değerinden fazla verilmez. Bakmadım ama 700 aşırı cok.
+2
orient blue
(05.03.26)
o ne ya. yazık günah.
+1
gabe h coud
(05.03.26)
Bu paraya 2020, 2019 sendero, 0.9 tce Clio alınır. Benzer kmde. Aşırı pahalı.
+1
jackyr
(05.03.26)
Fotoğrafta gördüğüm kadarıyla yarı otomatikse parayı çöpe atmak olur.
-2
arbre
(05.03.26)
Multijet bile değilmiş ne alaka bu paraya
+1
adivar
(05.03.26)
Alınmaz.
12 sene Puntoya bindim.İlandaki araçta torpido yolcu airbag kısmından çatlamış.Kronik ve tamiri pahalı sorunlardan biri.
1.3 multijet, euro4,manuel vites fiyat max500k kombinasyonu dışında alınmaz.
77bg 8valf robotize şanzımana 700bin vermek dert sahibi yapar.
+1
arenas
(05.03.26)
(11)

Düşük tansiyonla yaşamanın ne zararı olabilir?

Cesario
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor. Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum. Hangi durumda muayene olmam gerekir?Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var,
Son zamanlarda tansiyonum 8/5 falan çıkıyor.

Pek bir belirtim yok. Yani ölçmesem hiç farkında olmam. Hatta yanlış ölçüyorum galiba diye şüpheye düştüm ama yanlış olduğunu sanmıyorum.

Hangi durumda muayene olmam gerekir?

Bu durumun uzun vadede zararı nedir? Hani yüksek çıkınca deriz ya felç riski var, kalp krizi vs. Düşük olunca neler oluyor vücutta?

Not: 33 yaşındayım. 3 ay önce doktora gidip muayene oldum. Kan, idrar tahlili vs tam kapsamlı. Hiçbir şey çıkmadı.
0
Cesario
(05.03.26)
Ereksiyon problemi
-6
arbre
(05.03.26)
doktor değilim. benim bildiğim uzun vadede bir sakıncası yok yüksek tansiyon gibi. doktorların ilaç vermek gibi bir yönlendirmesi de olmuyor bildiğim kadarıyla. geniş ailemde de bende de mevcut. özellikle yazları kötü oluyorum. hafif bir baş dönmesi eşlik ediyor, nabzım yükseliyor. bulantı kusma pek olmadı. düşüp bayılma ihtimalinize karşı uzanmak ya da güvenli bir yere gitmek lazım. ben mümkünse ayaklarımı uzatıp tuzlu ayran içiyorum. hemşire sade soda içebileceğimi söylemişti kötü hissettiğimde. ayağa kalktığımda gözüm kararıyor bazen. aile hekimi de genç yaşlardayken öğün atlamaktan olabileceğini söyledi bu durumun. kardiyolojiye vs. gitmedim açıkçası bu durum için.
0
black holes in the sky
(05.03.26)
aile hekimime sormuştum bu durumu; ''biz düşük tansiyonu severiz'' demişti.

ekstrem sporlarla uğraşıyorsan sorun yaratabilir. göz kararması, kısa süreli kendinden geçme gibi.
0
yurtsuz john
(05.03.26)
yatak yaraları, çoklu organ yetmezliği, kangren, nekroz.
-5
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
Sabah yazıp silmiştim. Yine yazayım.
Basınç düşükse organlara yeterli kan gitmiyor demektir.
Her organı ayrı ayrı düşünün. Uzun vadede ve hep yetersiz oksijen alan, yetersiz beslenen organ ne olur.
-2
Mirket
(05.03.26)
@mirket, bu söylediğin yanlis.

Oksijeni verebilmek için tansiyon yükseliyor zaten. Eger bayilma fenalasma gibi durumlar yoksa düsük tansiyon kalbin daha rahwt calismasi demek.
+2
Purple life
(05.03.26)
yuksek tansiyon dolasim sistemini yorup erken olduruyor. ona dikkat etmek lazim. organik bir tesisat sonucta bu surekli basinca maruz kalirsa bir yerde yipranacak mantiken. dusuk tansiyon iyidir. benim de genelde 10 6'dir tansiyon. ama 8 5 bana bile dusuk geldi.

semptom var mi onlara bakmak gerekir. bas donmesi falan olmuyorsa, vucutta genel bir yorgunluk yoksa aktif sporunu normal yapan biriysen vucudun idare ediyor olabilir. yeteri kadar tuz/elektrolit almiyor olabilir misin?
0
antikadimag
(05.03.26)
@antikadimag

Sağlıksız şeyler yemiyorum ama öğün olarak da yeterli beslenemiyorum.

Bu sebepten olabilir. Düzenli aralıklarla ayran mi içeyim tuzla karıştırarak?

Himalaya tuzu aldım mesela iyi midir?
0
🌸Cesario
(05.03.26)
valla hocam tavsiyeyi doktor versin ya tam butun verileri gorenler onlar. yani doktor bunu problem olarak gorup ilac vermediyse bence cok endiselenecek bir sey yok. ama genel kural olarak tuz tansiyonu arttirir. eksik tuz aliyorsaniz ondan ekstra dusuk cikmis olabilir ama hali hazirda tuzlu besleniyorsaniz veya baska bir saglik komplikasyonu varsa tuzu arttirmak da mantikli olmayabilir.
+2
antikadimag
(05.03.26)
Babam 76 yaşında ve ömrü boyunca tansiyonu 8-9 / 5. Hayatı boyunca zayıf fit biriydi, hep çok uzun mesafeler yürürdü.

Geçen sene akciğer kanseri oldu, 9 hafta haftada 1 kemoterapi aldı. İnanılmaz yorucu ve zor bir süreçti ve bu dönemi atlattı. Hala immunoterapi alıyor -akıllı ilaç-

Bunu sunun için yazdım; pek çok kanser hastasi bu dönemlerde kalp yetmezliği, organ yetmezliği gibi sorunlar yaşıyor. Akciger kanseri 4. Evre Adam buralardan hasarsız çıktı ama burada 33 yasinda saglikli adama organ yetmezliği falan yazanlar olmuş :)

Kangren yazan var. Hayır ağzımı bozmayacagim :))
+1
makbur
(06.03.26)
doktorlar yüksek tansiyondan daha iyi oldugunu söylüyorlar. Tavsiyem yaninizda kucuk paket tuzlardan bulundurmanız. Ben oyle yapıyorum. Nerede ne zaman düşeceği pek belli olmuyor.
0
acelaacedebela
(06.03.26)
(3)

KPSS çalışmak mantıklı mı?

skr1292
Şu anki maaşım 52.500 lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem DestekKpss çalışmak mantıklı mı sizce?
Şu anki maaşım 52.500 lira özel sektörde 8-17 çalışıyorum hafta sonları tatil. Aile evinde kalıyorum. Çalıştığım iş ; Bilgi İşlem Destek

Kpss çalışmak mantıklı mı sizce?
0
skr1292
(05.03.26)
90 üstü alabileceksen ok
-3
arbre
(05.03.26)
yaşın önemli, 30'larındaysan bu tempondan uzaklaşmak istemiyor bu pozisyonda kalmak istiyorsan, terfi etmiyorlarsa çalışman mantıklı, yok 20'lerinin başında ya da ortasındaysan kariyerinde ilerleme imkanın varsa memuriyet mantıksız.

memuriyette 10.000 lira daha fazla alırsın, aile evinin civarına atanamazsan kiradır vesairedir daha zararlı çıkarsın ve emekli olana kadar benzeri maaş skalasında tıkanıp kalırsın.
+1
denizgonen
(05.03.26)
mantıklı.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
(4)

Online gorusmeleri gecemiyorum

Kittie
Ne zaman yuzyuze bir is gorusmesine gitsem teklif aliyorum. Ama online gorusmede basarili olamiyorum. En icime sinen isler de hep online gorusme yapiyor.Size de oluyor mu bu? Bilgisayarimi konumlandiramiyorum falan diyorum artik.Simdi belki diyeceksiniz online yaptigin gorusmelerde pozisyon sana uyg
Ne zaman yuzyuze bir is gorusmesine gitsem teklif aliyorum.
Ama online gorusmede basarili olamiyorum.
En icime sinen isler de hep online gorusme yapiyor.

Size de oluyor mu bu? Bilgisayarimi konumlandiramiyorum falan diyorum artik.
Simdi belki diyeceksiniz online yaptigin gorusmelerde pozisyon sana uygun degil ama yok oyle de degil.
Biraz geriliyorum da online olunca zaten.
+1
Kittie
(04.03.26)
Bu aslında gerçek yaşamda insanları etikleyebildiğin anlamına geliyor ve oldukça iyi bir özellik! Elbette internet ve ekranlar dolayımlı bir görüşme gerçeğinin yerini ikame edemeyeceği şeyler var duruş, jest, koku bile. Karşı tarafın dikkatinin dağılması ise çok daha kolay.
Online görüşmeler için belki öncesinde prova yapabilirsin ışık kamera açısı gibi şeyler de biraz fark yaratır.
Başarılar.
-5
anon1m
(04.03.26)
Online görüşmenin anahtarı konuşkan olmak.
-5
arbre
(04.03.26)
2 altın tavsiyem var.

1. apitude test: sanal meetinglere girip kendini geliştir.
2. shadowing: youtube'da job interview shadowing videolarına girip. shadowing tekniğiyle tekrarla.
+1
buenosdias
(05.03.26)
online mülakatlarda iki şey önemli bence. biri dinlemek yani karşındakinin sözünü kesememek ve yüz ifadeni dinlediğine dair ifade takınmak, ikincisi de altı dolu bir şekilde konuşmak. lafı ne çok uzatacaksın ne de kestirip 1 cümlelik cevaplar vereceksin.

önceki online mülakatlarını hatırlamaya çalış zaten problemin nerede olduğunu anlarsın bence.

bu arada yüz yüzede başarılı olman her zaman daha iyi. asıl orası daha önemli bence de.
0
elektr10
(05.03.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.