Giriş
(6)

Ev almalı mı ??

Coma
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine
Arkadaşlar size birşey danışmak için geldim. Maaşım 100 bin lira. Ev alayım diye düşünüyorum.
Kısaca durumumu anlatıp tavsiyelerinizi almak isterim.

Şimdi kardeşimle kalıyorum, onun evine yerleştim, kirası çok uygun ama öğrenci evi olduğu için çok eksiği vardı onları tamamladım geldiğimden beri. Yine de eve çıkıldığında temel eşyalar eksik onları almam gerekecek.

Kardeşimin evini hiç beğenmiyorum (ev çok eski, komşular kötü), burada 1 yıl daha oturabiliriz en fazla, kira yerine ev alayım dedim. kredi hesaplama sitelerinden bakıyorum 3 milyon çeksem maaş gidiyor gibi zaten o paraya da en azından içi düzgün ev var mı bilmiyorum.

Benim için ev almak imkansız eb almayı unutup, kiralık güzel bir ev mi bakayım? Siz ne yapardınız?

Konum Ankara, çalıştığım yer kahramankazan’a yakın.
Aile desteği yok.
0
Coma
(28.01.26)
Ayrı eve çık. Birikim de yap. Birikmiş parası olanlar daha kolay ev alıyor. Kalan kısım için kredi kullanırsın.
-2
arbre
(28.01.26)
Kahramakazan’a taşınmak istemiyorum ama taşınada bilirim neden olmasın.
Kardeşimde burslu okuyor yani tek gelir bu gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸Coma
(28.01.26)
Ev değiştirsen de, değiştirmesen de sizin iki kardeş beraber kalmanız gerekli diye düşünüyorum.
Seçeneklerden biri, kardeşin kendi parasını kazanmaya başlayana kadar bu evde kalıp, sonra beraber bir ev alıp oraya taşınmak olabilir.

Muhtemelen bir süre daha birbirinizden ayrı ev almak çok fazla zorlayıcı olacaktır. Beraber hareket etmeniz faydalı.
0
burfak
(28.01.26)
Evden çıkıp masraf yapma, 1 yıl para biriktir sonra 60-80 bin krediyle alabileceğin evi al.
+3
durgunfoton
(28.01.26)
hiç birikimin yoksa o 3 milyon kredinin altına girme. tüm maaşını verme.
hiç birikimin yoksa katılımevim, eminevim gibi şeylere girmek daha mantıklı kredi çekmek yerine.
ben olsam biraz para biriktirip sonra o topa girerim, 1 sene falan en azından köşeye para atarım.
ben aile desteğiyle aldım, yoksa almak çok zor.
0
yetkili birine benzeyen abi
(28.01.26)
birikmiş paranız yok anladığım kadarı ile. cepte biraz para olmadan zaten ev alamazsınız. bi süre birikim yapmayı deneyin.
0
elorelia
(29.01.26)
(13)

Medeni durum/gönül işleri hakkında cevap vermek

pembediken
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor. Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.Hayatımda biri olmadığı halde var
Herhangi bir ortamda tanıdığım ya da tanımadığım insanlar evli misin erkek arkadaşın var mı gibi sorular soruyorlar çok rahatsız edici oluyor artık. Yok desem de lafı uzatıp ayrıntı soranlar oluyor.
Artık böyle sorular sorulmasını istemiyorum tahammül kalmadı cidden.
Hayatımda biri olmadığı halde var desem doğru olmayacak ama bıktım. Eğer biri var dersem bu kez ne tür sorularla karşılaşırım? Ayrıca ailemin kardeşimin yanında soran oluyor ben ailemle böyle şeyler konuşmam.
+3
pembediken
(27.01.26)
Tek kelimeyle iş bitiyor: Nasip.
İkinci soruya cevap: kısmet
Üçüncü soruya cevap. Hayırlısı

Hiç uzatmadan tek kelimeyle...

Devamı geliyorsa öküzdür. Ciddiye almam. Çok ısrar ederse inatlaşır yukardaki paragrafı tekrar uygularım...

Bu defa kesin susuyorlar.
+7
halk
(27.01.26)
"Bu konuda konuşmuyorum, anlayışınıza teşekkürler"

Gayet net, kibar, had bildirici.
0
muhayyer divan
(27.01.26)
yok gibi ama olursa ilk haber verecegim sizsiniz,
beni bu kadar düşündügunüz göre,
nikah günü,
hepinizden birer reşat alirim.

...sessizlik ,
sahte tebessümler,
konu kapanir..

utanmaza sende biraz utanmaz ol.
+2
designer
(27.01.26)
Toplum içinde özel hayata burnunu sokmaya çalışan kimseye karşı kibar olmak zorunda değilsiniz. Haddini bilmeye haddini bildirin.
+1
sucvecezve
(27.01.26)
32e olarak katılıyorum yarışmaya. Bana da çok soruyorlar. Normal tepki veriyorum. Evli değilim diyorum. Favorim ben bilmem, Allah bilir demek nasip işlerinde. :D
-4
arbre
(28.01.26)
Ay bende de cok var. Deliricem. 36'ya geldim. Biri var mi yok mu? Neden evlenmiyorsun laflari. Evlen artik bidi bidi.

Su an istemiyorum.arkadasim. Hayatimin o doneminde degilim yani. Evlenmeye zaten pek merakli olmadim.

Zamaninda tabiki hayatimda birileri oldu.

Nasip, kismet deyip gecistircem artik.

Ya da var ama kibrista dicem. Bi ara kibrista olan biriyle cikmistim.

Millet manyak olmus ya.
0
ırene adler
(28.01.26)
bu konuda en uç noktayı yaşayanlardan biri benimdir herhalde.

bi gün Ezine'nin Bayramiç sapağında minibüs bekliyorum. teyzenin biri ilişti yanıma "kız mısın?" diye sordu. cevaplarınızı bekliyorum :)

bunun üzerine çıkabilen olmadığı için normal cevaplar veriyorum artık.
+1
beetlejuice
(28.01.26)
hayatimdaki en sevdigim isi, isi aramiyorken bulmustum, resmen ustume dustu, muz orta ayaga iyi oturursa gol oluyor.

o yuzden kadinsam ve bosta isem, boyle sorulara terslemek yerine, "elinizde ise yarar bir adam mi var?" seklinde cevap veririm. cunku firsatlar beklenmedik zamanlarda gelebiliyor.
+1
cooperr
(28.01.26)
Soruların sonu yok, biri var derseniz evlilik soruları başlar, bence geçiştirme en iyi formül.

Bundan sonra sorulardan rahatsız olduğumda beetlejuicee yanaşan teyzeyi hatırlatacağım kendime:)
0
(28.01.26)
bence kırmak istemediğiniz kişilerse en kolayı şakayla geçiştirmek; ayy utanırımmm falan gibi. bir ara benim genel müdürüm sık sık böyle şeyler soruyordu. bi noktada, yeni bi yüzük aldıysam falan ben ona dalga geçmeye başladım; işte, çok hızlı oldu, haftasonu istemeye geldiler, şekerimi yarın getiricem falan diye.. böyle böyle bıraktı bu türlü hadsiz soruları :D
0
lil siztah
(28.01.26)
beetlejuice 😄 tekrar soran olursa bu aklıma gelir suratlarına gülerim. Biri var dersem artık senaryoyu hazırlarım
+1
🌸pembediken
(29.01.26)
Bunu bana marketteki kadın bile sormuştu ya. İnsanlar bu hakkı kendinde görüyor.
0
Kahvedesu
(29.01.26)
Varsa zengin bir tanıdık ayarla de, hemen kaçarlar. İşin içine para girince bizim millet kaçıyor
0
michael harddd
(29.01.26)
(19)

Üniversiteye geri dönseniz hangi özelliğinizi değiştirirdiniz?

zen1th
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
Ben bilgisayar okurdum kesinlikle
0
zen1th
(27.01.26)
İstanbul dışında okurdum.
Ekşi sözlük gibi yerlere girmezdim.
Daha az ilişki yaşar, daha çok ders çalışırdım.

Ama bunların tamamı boş laf bakınca. O zaman öyleydi şimdi böyle neticede.
+1
sekizdokuzon
(27.01.26)
ben bilgisayar okudum, ama bilgisayarla alakalı bir iş yapmadım, yapmıyorum. şu andaki sektörümle alakalı bir şey okurdum.
0
co2s2
(27.01.26)
Rusça yerine bir avrupa dili öğrenirdim ama bize yol gösteren yoktu o dönem.
Onun dışında bir şey değiştirmem çünkü hanımla tanıştım, kendisiyle tanışmama riskini alamam. Kelebek etkisi olmasın.
0
logisticsmanager
(27.01.26)
Sosyal yönümü daha erken olgunlaştırmak amacıyla insan içine çıkardım bilen bilir Görükle'yi, orada yaşıyordum okurken. Hatta kaldığım yer Görükle'nin de dışında kalıyordu. :D Öğrenci ortamlarına girmekten bahsetmiyorum aslında insan içine çıkamk derken. Haftasonu, dönem arası, yaz dönemi gibi tatillerde muhakkak alanımla ilgili işerde çalışırdım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.01.26)
Uzun ilişki istemezdim, 1 tane uzun ilişki yerine 5 kısa ilişki daha iyi olurdu, sosyalliğimi geliştirirdim
-7
arbre
(27.01.26)
Derslere daha çok asılırdım ve iş hayatına o zamandan ufak ufak adım atmak iyi olurmuş. Daha fazla skill edinmeye çalışırdım tabi o zamanlarda öngörülü olamıyor insan.
0
pembediken
(27.01.26)
Bölümümü değiştirirdim öncelikle. 4 senede bitirmeye de çabalamazdım, bir yandan değişik işlerde çalışırdım, okul gerekirse biraz uzardı. Ders çalışmaktan ilgi alanlarımı geç keşfedebildim, kendimi çok sonradan buldum. 18 yaşın ömür boyu yapılacak mesleği seçmek için çok erken olduğunu düşünüyorum.
0
kullanicadi
(27.01.26)
Branşımla ilgili CVmde bana artı değer katacak bütün kurslara giderdim.
İkinci bir dil kovalardım.
Finansal okuryazarlığımı o yıllarda geliştirirdim.
0
Mirket
(27.01.26)
Gurbette değil memleketimde okumak isterdim. Dini vecibelerimi yerine getirmek isterdim. Okuduğum bölümü de belki değiştirmek isterdim ondan tam emin değilim. Arkadaş ortamımı kesinlikle değiştirmek isterdim.
0
Topalordek
(28.01.26)
Sosyal bilimler yerine teknik bir bölüm hatta burun kıvırdığım mühendislik bölümlerinden birini okurdum.
0
Amaranta ursula
(28.01.26)
anksiyetemi, depresyonumu, beni, kendimi...
0
anon1m
(28.01.26)
Üniden mezun olmadan iyi bir yayın yapma şansım vardı, üşenmiştim. Onu yapardım. Onun dışında bi keşkem yok. Uzun bi süre yanlış bölüm seçtiğimi düşündüm ki hâlâ daha bana daha uygun bölümler olduğunu biliyorum ama hayatımın şu ana kadarki kısmından şikayetim yok pek. Riske atmak da istemem
0
nundu
(28.01.26)
Laboratuvarlar ve sınavlar dışında okula uğramamış birisi olarak okula daha çok gider, insanlarla daha çok kaynaşmaya çalışırdım. Okul dışı etkinliklere de katılmaya çalışırdım. Koskoca şehrin sosyal imkanlarını kullanmadan sap gibi okul okuyup mezun olduk.

Dövüş sporlarına daha üniversitedeyken başlardım. Mezun olduktan sonra can sıkıntısından başladık ama gençlerin reflekslerini, yaşıtlarımın deneyim seviyesini görünce geç kalmış hissettiğim oluyor.
0
aloha snackbar 3
(28.01.26)
Başka bir üniversite seçerdim.
0
peki madem
(28.01.26)
yirmi yıldan fazladır kesintisiz üniversite okuyorum. meslek seçimime ailem karışmadı; ama önlisanstan sonra maddi destek de sağlamadıklarından, oldukça zorlu yıllar geçirdim. bununla birlikte mesleğimle alakalı okunabilecek tüm okullarda ve seviyelerde okuma şansı buldum diyebilirim. bu sebeple kendi adıma çok pişmanlığım yok.
gençlere en temel önerim; zaman yönetimini baştan öğrenip, okula ve notlara olduğu kadar, sosyal hayata, klüplere, etkinliklere de yeterli vakit ayırıp, her alanda donanımlı bir insan olmaya çabalamaları olurdu. benim bunlar için ne halim, ne vaktim, ne de beş kuruş param vardı ne yazık ki. bu sebeple full ineklemekten başka şansım yoktu.
şimdiki gençler çok daha şanslı. mesela aileler artık yüksek lisansı, lisansın devamı gibi görüp, finanse ediyor. bu türlü, sosyalleşme imkanı olan bir öğrencilik hayatı çok tatlı olurdu bence. bakıyorum, lisans öğrencileri, skuba gibi -bana çalışan halimle pahalı gelen- sporları yapabiliyorlar. böyle finansman imkanlarım olsa 20 değil, 30 yıl öğrenci olurdum :D
0
lil siztah
(28.01.26)
En az bir dil daha öğrenirdim, hatta mümkünse daha çok. Şu anki kariyerimde bir kaç dil daha konuşsam çok çok güzel olurdu.
0
kumandanim
(28.01.26)
"şimdiki aklınla o zamana döneceksin" türü, mevcut becerimiz ve tecrübemiz dâhilinde bir değişiklikse bu önüme bakıp kazandığım ilk bölümü bitirirdim. severek, isteyerek gitmiştim aslında ama çok çabuk vazgeçtim. aslında devamında olanlardan da pişman olmadım, hikâyenin ta en sonunda pişman oldum. şimdi dönüp bakınca en başta fantezi aramamak en iyisi olabilirmiş diyorum. orada sefillik olarak gördüğüm şey bütün hayatım oldu. şimdi imkânım olsa o sefilliği paşa paşa 4-5 sene çeker, önüme bakardım.

şıp diye cinden dilek dilemeli bir özellik değiştirebiliyorsak anksiyetemi yok etmek isterdim. böyle söyleyince insanlara şımarıklık gibi geliyor. gerçekte HİÇBİR ŞEY YOKKEN nasıl perişan olduğumu, yaşadığım bazı şeylerin de etkisiyle nasıl yıprandığımı ben bilirim. o yaşlarda bu kadar ürkek, gergin, mutsuz olmak yerine çok basit şeylere odaklanabilseydim hayatım bambaşka olurdu şüphem yok. hatta anksiyetesiz yaşamak, üç üniversite bitirmekten çok daha iyi olurdu sanırım ama bu ömür boyu uğraşacağım bir şey o yüzden tümüyle elimde veya şimdiki aklımla yapabileceğim bir iş sınıfına koymuyorum.

bir önceki duruma ve hatta daha geçmişe gidersek sanırım "çalışmayı öğrenme" kavramını oturtabilmeyi çok isterdim ek olarak. hayatım boyunca hiçbir şeyi çalışarak elde etmedim desem yeridir. altın tepside de sunulmadı. müthiş keyif verdiği, ben uğraşmakla sevdiğim için saldırdım ve bu bana liseyi kitap açmadan yüksek not ortalamasıyla bitirme/alanımda iyi üniversitelere girme şansı verdi. öyle 500 üzerinden 490'lık puanlardan bahsetmiyorum asla ama ben kendi alanımda canım sıkılınca istanbul üniversitesi, ertesi sene ankara üniversitesi filan yazıp tutturuyordum yani. ama sevmediğin şeye katlanma, anlamadığın şeyin üstüne düşme, sistemli olarak emek verme, 30 gün boyunca 1 verip en sonunda 30 alma... bu mefhumları hiç geliştiremedim. genel bilişsel kapasite olarak şikayetim yok ama bazı açılardan çok aptal hissediyorum kendimi yalan yok.

öyle olunca GLOBALLEŞEN DÜNYAMIZDA tutunamadık zaten. gerçekten kendimi övmek için söylemiyorum üç tane adamın işini tek başıma yapardım ama cv hazırlamaya üşendiğim için başvurmazdım çünkü ustası olduğum, sevdiğim, bildiğim bi şey değildi. bu herif aptal değil de nedir? yav olum düz yolda herkes sürer, sen en ufak virajda şarampole yuvarlanıyon? bir değil iki değil insan hiç mi ders çıkarmaz, hiç mi öğrenmez? einstein ne demiş, bir şeyi bir kez yapmak hatadır ama aynı şeyi ikinci kez yapmak ise ulan bu der meister ne mal herif demiş.

onu çözebilmek isterdim. bu yaştan sonra da yapabileceğime inancım yok beyin muşmulaya döndü zaten becerebildiğimizi de beceremez olduk pii.
0
der meister
(28.01.26)
Daha fazla sosyal olurdum. Daha fazla film dizi izlerdim. Daha fazla kitap okurdum. İngilizeye abarnırdım. Kendime hayat ve yaşam anlayışı geliştirebilseydim.

Keşke evde mal mal boş takılmasaydım.
0
put it in your appropriate place
(28.01.26)
ya istanbul'da okur (yıldız teknik makina) ya da 8-10 senede bitireceğimi bile bile yurt dışında (viyana teknikte herhangi bir bölüm) okurdum ve en başından yurt dışına kapağı atardım.

veya taa 2010 - 2011'den beri green card başvurusu yapardım.
0
rain when i die
(28.01.26)
(4)

House M.D. ve Huntington hastalığı takıntısı

ground
Hemen her bölümde bu hastalık gündeme geliyor. Bir şekilde bu seçenek araştırılıyor? Bunun nedeni nedir? Başka yaygın bir adı mı var? Ya da bununla ilgili bir vakıf veya fon desteği mi var diziye?
Hemen her bölümde bu hastalık gündeme geliyor. Bir şekilde bu seçenek araştırılıyor? Bunun nedeni nedir? Başka yaygın bir adı mı var? Ya da bununla ilgili bir vakıf veya fon desteği mi var diziye?
-1
ground
(27.01.26)
olivia wilde'ın oynadığı karakter bu hastalığın taşıyıcısıydı. bu hastalığı tespit etmek çok zormuş. tedavi etmek mümkün değilmiş.
+1
co2s2
(27.01.26)
Lupus değil miydi o
+1
arbre
(27.01.26)
@arbre +1 lupus'dur o.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.26)
huntington’ı mı tespit etmek zormuş? yanlış bilgi.
0
deartheodosia
(28.01.26)
(7)

Geminiden gelen gizemli mesaj

egerbiryolcu
Sol taraftaki sohbet geçmişine bakınca "uyandın mi" konusu gözüktü. Ben öyle bir şey yazmadigima eminim. Geminiyle flortlesecek kadar kafayı kirmadigimi da düşünüyorum. :s Bu otomatik bir şey midir uygulama hakkında çok detaylara hakim değilim de tırstim bir.Düzenleme google cihazlardan farklı bir
Sol taraftaki sohbet geçmişine bakınca "uyandın mi" konusu gözüktü. Ben öyle bir şey yazmadigima eminim. Geminiyle flortlesecek kadar kafayı kirmadigimi da düşünüyorum. :s Bu otomatik bir şey midir uygulama hakkında çok detaylara hakim değilim de tırstim bir.

Düzenleme google cihazlardan farklı bir cihaz girişi göremedim.
Bugün herhangibir sosyal medyadan öyle bir mesaj gönderimi ve alımı olmadı.
Son olarak ayrıntılardan baktığımda bugün uygulamaya ilk giriş saatimle tutarlı mesajı gördüğüm an. Sesli komut hatası veya geminiyi açar açmaz kendi kafa karışıklığına yormak istiyorum.
0
egerbiryolcu
(27.01.26)
İçinde ne var demiyorsa çok takma bence
-6
arbre
(27.01.26)
Sesli komut hatasıdır. Bazen konuşma esnasında gemini otomatik uyanıyor herhalde komut seslerinden birine benzer bir ifade geçiyor. Sonra diyaloğun devamını soru olarak algılıyor. Ne sorulmuş, ne yanıt vermiş baktınız mı? Soru kısmı sizin konuşma cümleniz gibi mi?
0
nundu
(27.01.26)
@nundu
Direkt yeni bir sohbet adı fark ettim solda..sayfaya girer girmez..
Diyalog şöyle
Ben: uyandin mi
Gemini: her zaman burdayım yardıma ihtiyacın var mı

Tam bir yazı kopyalayacskken fark ettim öncesinde başka bir uygulamaya sesli bir paragraf yazdirmistim. Orada bu uyanma kelimesi geçmiyordu ama belki de bir şekilde bağlantı oldu diye umuyorum. Başka bir şey gelmiyor aklima
0
🌸egerbiryolcu
(27.01.26)
Bu soruyu sana sesli mi sordum hatırlıyor musun desene ne cevap verecek :D
0
nundu
(27.01.26)
@nundu mesaj tarihini sorduğumda da yanlış söylüyor Google sayfasındaki ayrıntılardan bulabildim dogrusunu:d yine de denedim. Yazmışsın diyor:d
Sanırım hayatımın gizemlerinden biri olarak kalmaya mahkum bir şey yaşadım.
0
🌸egerbiryolcu
(27.01.26)
Uyurken birşeyler dinleyerek mi uyuyorsunuz? bazen arada videoda geçen cümlelerden dolayı komut olarak algılayıp asistanı çalıştırabiliyor. çok kez başıma geldi.
0
false pretension
(27.01.26)
sabah birine "uyandın mı?" diye yazacaktınız da yanlışlıkla gemini'a mı yazdınız?
0
co2s2
(27.01.26)
(7)

aile yılı ve 5.5 saat doktor beklemek

Mirabel
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim.
Bugün hastaneye gittim göz kontrolüne. Devlet hastanesi ama prof olduğu için paralı tabii ki. Randevum 13:40taydı. 13te işlerimi hallettim beklemeye başladım. 3 oldu hala çağıran yok. Benden sonra gelenleri alıyorlar. Neymiş çocuklar öncelikliymiş, arkasından 65 yaş üstü varmış. İptal etmek istedim. Girişiniz ve ölçümünüz yapıldı olmaz dediler. O zaman bana başka randevu verin 1 ay sonra gel deyin yeter ki beni burda boş boş bekletmeyin dedim.
Sekreter zar zor sen git 5te gel dedi. İşe gittim 5te geri geldim ancak 18.30da aldılar. Tüm bekar/genç/orta yaş bekliyor. Sondan 2 önce girdim. Hoca hastaları bitirmeden gitmezmiş.

Aşırı gıcık oldum. Aciliyeti olan tabii ki her koşulda benden önce girmeli. Ama neden çocuklu, 65 yaş üstü girecek diye ben 5.5 saat boş boş hastaneden beklemeliyim ki? 1-2 kişi olur anlarım. O zaman randevu almanın ne anlamı var? Tüm işlerim aksadı.
Bu aile yılı nedeniyle mi böyle? Neye dayanarak böyle bir uygulama yapılıyor?
Çok mu bencil düşünüyorum? Şikayet edeyim mi?
+5
Mirabel
(26.01.26)
hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. Sık sık kendim ve ailem için gittiğim dönemler oldu bu yıl da gittim. randevulu olarak en fazla bekleme sürem yarım saat oldu. Hatta bazen randevudan önce gidip kayıt açtırarak erken girdiğim de oldu. 65 yaş önceliği doğrudur ama bu kadar 13.40 randevusuna 3 de dahi girememek tuhaf olmuş. paralı dediğiniz sanırım üniversite hastanesi onunla ilintili olabilir. bazen şöyle durumlar oluyor ilgili doktor ameliyata gidiyor ya da yatan hastalarını geziyor bu bir istisna.
+3
biravekahve
(26.01.26)
Bire bir aynısını yaşadım. Üniversite hastanesi. Klasik Türkiye sistem eksikliği. Birilerinin işini yapmaması.
-4
arbre
(26.01.26)
devlet hastanesi dediğiniz üniversite hastanesiyle süreç gerçekten farklı. özel hastane gibi muameleye beklemeyin. hocalar da keyfinden geç almıyor. ben de geçen 13.30a randevu almıştım 3e doğru girebildim.

doktorun sabahki hastaları bitmemiş. ve arada sonuç gösterenler oluyor bunlar randevusuz tabii. bi de doktor her hastaya bilgi vermeye çalışınca sorusunu cevaplamaya çalışınca hastalar bitmiyor. bence de aşırı sinir bozucu ama durum bu. ben çareyi devlete gitmemekte buluyorum. özele gidiyorum kafam rahat oluyor. onun dışında normal devlet hastanelerine gidince randevun varsa çok sıra beklenmiyor.
+4
jelly bear
(26.01.26)
Yok çok salak sistemmiş. Bencillik göremedim.
0
logisticsmanager
(26.01.26)
Aile yılı ile konunun alakasını anlamadım. 65 yaş üstünün öncelikli olması konusu da bir 30 yıldır falan var olan bir uygulama. Yeni bir şey değil.
+1
Mirket
(27.01.26)
hastaneye giderken a4 kağıt ve tükenmez kalem götürüyorsunuz, şikayetinizi yazıp evrak kayıt kısmına dilekçe formatında veriyorsunuz. evrağın sayısını ve barkotunu aldıktan sonra (ki evrağı barkot yapıştırıp size verecektirler) beklemeye başlıyorsunuz. 30 gün içinde cevap gelmezse savcıları göreve sokuyorsunuz. cimer'den copy paste yapmaya alışıklar çünkü. m*murlar somut bir delil olmadıpı taktirde cezalandırılmayacaklarını bildikleri için sülaleleri rahattır, hatta amirleri de onlara arka çıkıyordurlar ama bu şikayetler birikirse doktoru da sekreteri de öttürürler. Sağlık bakanlığı HBYS'lere milyonla para ödüyor, herkesin randevu saati belirli. Kamu görevi yapan adamlar kendilerini dokunulmaz sanmasın, hepsini adam etmesi 1 tane savcıya bakar.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(27.01.26)
Aile yılı 2025'deydi. 2026'da kaldığımız yerden devam. aileyili.gov.tr
+1
tiredofwaiting
(27.01.26)
(6)

Araba alma ikilemi

arbre
500 tane sordum ama geldiğim nokta şu.Ben otomatik araba almak istiyorum. Krediye bulaşmadan. Şu an alabiliyorum ama birikimim sıfırlanır. Bunu istemiyorum. 100 200 bin TL kalsın istiyorum. Bunu dikkate alınca şu an alamıyorum. :D Ama şu an 300 bin TL'ye güzel ama manuel araba alabiliyorum nakit. Ne
500 tane sordum ama geldiğim nokta şu.

Ben otomatik araba almak istiyorum. Krediye bulaşmadan. Şu an alabiliyorum ama birikimim sıfırlanır. Bunu istemiyorum. 100 200 bin TL kalsın istiyorum. Bunu dikkate alınca şu an alamıyorum. :D Ama şu an 300 bin TL'ye güzel ama manuel araba alabiliyorum nakit. Ne yapsam? Zaten ilk arabam olacak. Manuel alıp takılsam mı beklemeden?

Ama manuel iyi kullanamıyorum. Otomatik iyi kullanıyorum. Çıkamadım işin içinden. Siz olsaydınız ne yapardınız?

Arabayla ne yapacaksın derseniz havuza, spora giderim, avm'ye kafeye gidip kahve içerim, ne bileyim bir kızla buluşacak olsam daha iyi. Teşekkür.

Bir de yaşadığım yerde çok trafik var. Bomboş yol yok. Gece bile trafik var. Akşam 6 7 dur kalk yapıyorsun 100 kere.
-3
arbre
(26.01.26)
Öncelikle araba almadan hayatını sürdürebiliyorsan, eksikliğini çok hissetmiyorsan kesinlikle araba almamalısın. Ne alırsan al mutlaka zarar edeceksin, öyle düşün. Arabayı satın almak yetmeyecek, yürütme maliyetleri de epey yüksek. Sigortası, vergisi, bakımları... Yakıt konusuna gelmedik bile. Yok eğer illa alacağım diyorsan o fiyat skalasında zaten epey yaşlı, kmsi yüksek bir araba bulacaksın. Otomatik vites kesinlikle saatli bomba olur senin için. Çıkabilecek en ufak bir şanzıman arızasında arabaya ödediğin paranın yarısı kadar bile masraf açabilir başına. Manuel viteste çok büyük masraf çıkmaz en azından. Motor, şase, mekanik vs düzgün bir japon bul, düz vitesi de öğrenmiş olursun hem. Bir de düz vites araba çok keyiflidir, acemiliğini attıktan sonra bu dediğimi anlayacaksın.
0
kemalettintugcu
(26.01.26)
Birikimin sıfırlanmiyor farkindasin di mi? Sadece sekil degistiriyor. Ve hatta belki de daha isine yarar hale geliyor. Ustune binilen birikim en sevdigimdir.
0
duster
(26.01.26)
kemalettintugcu, benzinli otomatik 150 200 bin km bulabiliyorum. Yılda 10 bin km yapsam 5 yıl götürür. 5 yılda 200 bin km çok arıza çıkarmaz diye düşündüm.

Dediğin çok cazip ama manuel iyi kullanamıyorum sıkıntı o. Otomatiğe alıştım.
-3
🌸arbre
(26.01.26)
www.sahibinden.com

Güzel dediğim sorunsuz Güney Kore falan, Kia, 130 bin km düşük bence

www.sahibinden.com

Denk geliyor arada
-2
🌸arbre
(26.01.26)
Param yoktu, döküntü 27 yaşında bir arabam vardı. Galeriye verdim üzerine 80 bin daha verdim 30 yaşında corsa aldım. Çok memnunum, şehirlerarası yol gidebiliyorum. Bana da çok arızası olur vb dediler ama ustama sordum, saat gibi al sana yeter dedi. Şehir içi dolanıp duruyorum, döküntü arabam için alma demişlerdi o bile 3 yıl taşıdı beni. 52.5bine almıştım, 120 civarına saydılar. O bile kendince değer kazandı.manuel tabii
Ben otomatikten geçtim manuele. Yaş 40 şoförlük deneyimi 1 yıllık otomatik arabada. Sonrasında Manuel ve çok yaşlı bir araba. Olsun kimseye muhtaç olmadığım gibi başkalarının bile işini gördüm. Kamyonet şasesinde minnak bir minibüstü. Karavan yapmışlar arkasını.
0
strawberry first
(27.01.26)
bence araba senin için şu an acil ihtiyaç değil. mevcut paranı yatırıma koyup arttırmaya çalış ve bu arada çalıştığından elde ettiğin paranı birikime eklemeye devam et. 1 yıl sonra sana sorun çıkarmayacak düşük km otomatik bir araba al.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
(9)

Canınız sıkıldığında, depresif hissettiğinizde moralini düzeltmek için ne yapıyorsunuz?

lostinway91
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
Fikir verebilir misiniz? Bu ayın ilk on beş gününde moralim baya iyidi, ama son günlerde canım sıkılmaya başladı, depresif hissediyorum gibi.
0
lostinway91
(26.01.26)
günlük tadında yazı yazmak iyi geliyor bana. modern güzin ablamız yapay zeka da var şimdi. otur dertleş.
0
lazpalle
(26.01.26)
Müzik dinleyerek yürüyüş yapmak, bir yerde oturup kahve içip bir şeyler okumak ya da izlemek.
Mümkünse denizi gören yerlerde takılmak bana çok iyi gelir.
+1
mutekebbir
(26.01.26)
Avm seviyorum. Kıyafet alışverişi, yemek. Araban varsa çık gez, deniz kenarına git. Ağırlık çalış, yüz, doğa yürüyüşü yap. Sinemaya, konsere git.
-4
arbre
(26.01.26)
Sevdiğim yemekleri yiyebileceğim mekanlara gitmek için bütçe ayırıyorum, o yemeği yiyorum, üstüne bir de güzel tatlı yiyorum. Sonra eve gidip uyuyorum. Çünkü bu yemek mekanına doğru yöneldiğim andan uyuduğum ana kadar kafamın için turgor basıncıyla aşırı derecede şişmiş oluyor, çatlamadan uykuya geçmem gerekiyor. Uyumazsam ev halkı benden çekiyor. Çekmezlerse ben kendimden çekiyorum. Kalp hastalığı vertigo fibromiyalji vs oluyor.
+1
muhayyer divan
(26.01.26)
bol bol kültür sanat etkinliği, ilk 15-20 dakika odaklanmakta zorlanıyorum ama sonra keyif alma aşamasına geçiyorum, eve resetlenip dönüyorum. tabi ki canımı sıkan her ne ise o sekme açık kalmaya devam ediyor ama en azından masaüstünde aşağıya çekmiş oluyorum ve daha öncelikli konulara alan açabilmiş oluyorum.
0
Phoebe
(26.01.26)
dışarı çıkıp içiyorum ben.
leş metal barları, konserler, partiler.
insan içine karışmak dertlerimi unutturuyor.
+1
rain when i die
(26.01.26)
Uzun koşu, huzur doluyorum bitirdiğimde.
0
kumandanim
(26.01.26)
Uzun zamandan beri görüşmediğim tercihen il dışındaki arkadaşlarımı arıyorum. Genel olarak hallerini hatırlarını soruyorum, hayatlarındaki gelişmelerden haberdar oluyorum. Üst üste 3-4 kişiyi aradıktan sonra toparlıyorum
+1
ebeş
(26.01.26)
Yürüyorum.
+1
Amaranta ursula
(26.01.26)
(5)

Video kayıt cihazı

sacrilegious
Selamlar,Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı y
Selamlar,

Eşimin babası eşimi küçükken hep kameraya çekmiş, şimdi bizim de çocuğumuz olacak; ben de aynı şekilde anı biriktirmesi için eşime bir video kayıt cihazı almak istiyorum. Fiyat araştırması hiç yapmadım ama ayırmayı düşündüğüm bütçe 10-15 bin gibi. 1-2 sene sonra ilgisi devam ederse cihazı yenileyebiliriz.

Aksiyon kamera / mini kamera gibi bir şey mi almalıyım? Ne önerirsiniz?

Teşekkürler.
0
sacrilegious
(25.01.26)
Fotoğraf makinesi daha kaliteli çeker. Canon 2000D bakabilirsiniz. Ama aynalı makineler büyük, ağır, kullanışlı olmaz. Aynasız mantıklı. O da pahalı. En az 35, 40 bin. Ama bunların kalitesine hiçbir telefon, kamera ulaşamaz.
-5
arbre
(25.01.26)
Böyle bir amaç için dslr hantal olur. Netleme, düşük ışık koşullarda performansı tatmin etmeyebilir.
Telefonunuz dışında illa bir alternatif istiyorsanız. Dji pocket 3 gibi doğrult ve çek şeklinde pratik şeylere yönelin derim.

Sağlıklı mutlu ömürler..
+1
anon1m
(25.01.26)
eskiden kasetli kameralarla çekilen şeyin en iyi yanı kendi kayıt medyaları olmasıydı (kaset yani). Şu an hala o kaset duruyordur, dijitale aktarılabilir (uzun zaman sonra bozulmalar olabiliyor ama yine de okey)

şimdi iyi bir telefonla çekerseniz aslında çok kaliteli kaydetmiş olacaksınız fakat dosya denizinin içinde video ve fotolar kaybolup gidecek. İyi bir arşivleme/yedekleme şart.

Benim çocuğum olsa son iphone'u alır onunla çekerdim (video kalitesi diğer telefonlardan net şekilde daha iyi) çünkü en iyi kamera yanındaki kameradır. Fakat sırf bu işe özgü bir şey istiyorsanız dji pocket, action veya gopro gibi kameralar iş görebilir tabii. (kafanızdaki fiyata da daha uygun)

not: dslr veya aynasız kameralar fotoğrafı daha iyi çeker (o da raw çekip işlersen). Videoda bilmeden bulaşmayın. Son 3-5 yılın iphone'u size çoook daha iyi anı videosu kaydedecek emin olun. (sebebi de şu, telefonlarda auto hdr'ı açarsanız ışığı optimize ediyor. Sizin gözünüzle gördüğünüze daha yakın bir video ortaya çıkarıyor. Kamera ile çekilen şeyde "şurası niye çok karanlık" "burası niye patlamış" "şunu tam pozlayamamışım" "burası net değil" gibi bir sürü derdiniz olacak.)
+1
nhk ni youkosu
(25.01.26)
ben kuzenime bunu aldım yılbaşı hediyesi
www.amazon.com.tr

delirdiler mutluluktan. sanırım aradığınız fiyat bandında.
yanında milyon tane aparat geliyor. 2 tane de hatta batarya. bir bakın yorumlara ve videolarına/deneme videolarına derim.
+1
la traviata
(25.01.26)
ekstra cihaz almak yerine, telefonla çekeceğiniz videoları düzenli olarak yedekleyeceğiniz bir sistem kurun.

google drive
YouTube
fiziki bir hard disk
0
co2s2
(26.01.26)
(11)

Din önemli mi sizin için?

sucvecezve
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?Benim için din önemli d iyen?
Kendini burada müslüman olarak tanımlayan insan var mı?
Benim için din önemli d iyen?
0
sucvecezve
(25.01.26)
Benim için önemli, uygulama zayıf maalesef.

youtu.be
0
mbond
(25.01.26)
papazin biri sorsa
musluman evladiyiz da,
kendimizide böyle tanimlayip gezmek ,
yok tanimlamayiz..
-1
designer
(25.01.26)
önemli, şu açıdan: dinle kafayı bozmuş kişiler kapsama alanım dışında.
+3
tabudeviren
(25.01.26)
Evet. Müslümanım ve önemli.

Niçin gerekmişti bu bilgi? Anket mi?

EDİT: Rao önemli yerlere temas etmiş. Ben de (mensup olduğu inançtan bağımsız olarak) dini kimliğini ön plana çıkaran ve bunu yaparken doğal olmayan bir izlenim veren insanlara karşı biraz daha mesafeli oluyorum:
0
lazor
(25.01.26)
ben.
ben.
0
deartheodosia
(25.01.26)
Hayatın sınav olduğuna inanıyorum açıkçası.
-1
arbre
(25.01.26)
Yok
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.01.26)
Malum parti din ile ilgili ülkedeki tüm algıyı maalesef yerle bir etti.
Dini önemli gördüğüm halde, suistimal ve manipülasyona açık bir konu olduğu için
Dindar görünen insanlar ile mümkün olduğunca iletişim kurmuyorum.
İnsanlık, dürüstlük ,ahlak olmadıktan sonra maalesef din temelsiz bir ev olarak havada kalıyor benim için.
+2
Rao
(25.01.26)
din fakirler zenginleri delirip kesmesin diye zenginler tarafindan yaratilmis bir uyusturucu. butun dinler boyle. o yuzden cok da paniklememek lazim.
+2
cooperr
(25.01.26)
dini algılama biçimim farklı. dindar bir bedende kıskançlık, kin, haset, nefret olmamalı. bu açıdan bakınca kaç insan dindar kaçı değil diye tartmak için, evet din önemli. namaza oruca veya kilseye gidip gitmemesine bakmıyorum.
+1
Leonardo~Da~Vinci
(25.01.26)
Fakirler ayaklanmasin diye uydurulan hikayeler
0
mirty
(25.01.26)
(14)

Doğum günü hediyesi olarak ne beklersiniz?

pembediken
Sb
Sb
0
pembediken
(24.01.26)
1000’e yakın parçalı Lego technic
+1
substituent
(24.01.26)
Piyano
-4
arbre
(24.01.26)
ben subs'u artılıyorum lego technic asla üzmez
+1
milletin efendisi olmaya gelen adam
(24.01.26)
E book reader.
Benimki bozuldu da. :(
0
Mirket
(25.01.26)
Motosiklet montu
0
mirty
(25.01.26)
1 set kış lastiği, ps5
0
datnet
(25.01.26)
Lego'nun LOTR için olan setine bir bilet de benden.
0
rakicandir
(25.01.26)
Drone
+1
ground
(25.01.26)
Lego botanicals kır çiçekleri buketi
Ürün olarak aklıma başka bişi gelmedi. Sacred house'da 2 gece konaklama olabilir, orayı çok merak ediyorum
0
kullanicadi
(25.01.26)
5'li Kodak portra 400
+1
mirafiori
(25.01.26)
ground +1
bir de balance board.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.01.26)
Gel kanka sana iki kadeh viski ısmarlayım. Viski olmadı iki bira oldu, o da olumlu. Maksat güzel vakit geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(25.01.26)
firuze taşından 99'luk tespih
0
yemrem
(25.01.26)
Lego botanics istiyorum hep
-1
suicides underground
(25.01.26)
(9)

yarın ne yapayım ki pazartesi tertemiz kafa ile çok güzel çalışabileyim?

a perfect lie
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok. Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak
İş yerinde işler çok karışık. Karışıklığın benim yaptığım bir şeyle filan alakası yok. Herhangi bir sorumluluğum yok bu durumla ilgili. Ama gelecekte beni ilgilendirecek şeylerle ilgili. O nedenle de kafam darmadağınık. Düzgün çalışamıyorum. Ama işim de çok.

Cuma cumartesi uyuyarak ve kitap okuyarak geçti, geçiyor. Yarın artık uyumak istemiyorum. Bir şey yapayım, mümkünse evde olmasın ve böyle kafam pırıl pırıl olsun. Akşam eve geleyim. Uyuyayım. Pazartesi de çok verimli çalışabileyim.

Yarın ne yapayım? İstanbuldayım. Araba da var. Evde yapılacak fikirleri de düşünürüm ama evde olursam mesai yapmakla o şeyi yapmak arasında kalırım huzurum kaçar. O nedenle dışarda bir şey olsa güzel olur.
0
a perfect lie
(24.01.26)
istifa et, ciddiyim
-1
bartholomew87
(24.01.26)
Aslında tam edilecek zaman. Gerçekten çok isterdim de bir kaç ay daha edemem :(
+1
🌸a perfect lie
(24.01.26)
sinemaya gidin. bir kaç saatliğine kafanız dağılır; arkasından da bir kaç saat filmi düşünürsünüz falan, iyi olur.
ama bana kalırsa ek olarak, işteki karışıklıkların sizi ilgilendirmediğiyle; takmanın sadece işleri zorlaştıracağıyla vd ilgili biraz kendinizi telkin edin. kafanıza iyice oturtursanız, pztesi konsantre olmanız daha kolaylaşır.
0
lil siztah
(24.01.26)
İyi bir tiyatro oyununa bilet bulabilirseniz fena olmayabilir.
0
egerbiryolcu
(24.01.26)
Pazartesi yaşayacaklarının kaygısı, endişesi çok fazlaysa o duygulardan kaçmak için yaptığın şeyler seni sakinleştirmek ya da dinlendirmek yerine daha çok yorar. Duygu çok güçlüyse teslim olup yaşamakta fayda var.
0
sekizdokuzon
(24.01.26)
Sana adrenalin lazım. Extreme sporlara yönel. Mesela şurda sana göre bi aktivite vardır belki www.extremeistanbul.com
0
truf
(24.01.26)
Sevgilinle buluş
-6
arbre
(24.01.26)
Ayni durumdayım. Haftaya 28 tane toplantım var. Çoğu aksam. Ve yurtdisiyla.

Yarin oyle bir geçmeli ki motivasyon olsun.

Bu süreçte beslenmeni iyi tut.
0
ırene adler
(24.01.26)
Ben bugün halk oyunları gecesine gittim 2 saat horon tepip tulum oynadılar, can sıklat başlamıştım güne, şu an pırıl pırılım. Öneririm.
0
fildirfildir
(25.01.26)
(7)

Hafta sonu planlarınız

arbre
Nasıl geçiyor, geçecek?
Nasıl geçiyor, geçecek?
-10
arbre
(24.01.26)
evdeyim hiçbir yere çıkmayacağım. bugün bi ev işleri, yemek falan yaparım. yarın da pineklemece. sinema, tiyatro vs hariç dışarı çıkmıyorum artık. her yer insan kaynıyor ve her mekan kalitesiz gidip 1 bardak kahveye 300 tl veremem. evimde her şey var ve keyfim yerinde.
+2
matilda
(24.01.26)
matilda, 300 mü abart :D
-6
🌸arbre
(24.01.26)
akşamın ileri bi saatine kadar ev bakacağım
0
kel aynak kusu
(24.01.26)
bugun sabah ekmek yaptim, kahvalti ettik, ekmegin yarisini gomduk, guzel olmus. pazara gidecegiz. yarin da temizlik yapar dizi izleriz.
0
lemmiwinks
(24.01.26)
dün bir arkadaşla buluştum bira mira içtik. bugün de belki başka arkadaşlarla buluşup bira içerim. belki de kendi başıma takılırım. ihtimaller sonsuz, göreceğiz.
0
cay koy geliyorum
(24.01.26)
Plansız girdim haftasonuna.

Cuma akşamı kahve, bira ve evde film izledim öyle bitti. Bugün yalandan spora gittim. Kuzenime gideceğim abim, diğer kuzen gelecek vs.

yarın da yalandan spora giderim. Öyle biter.
0
put it in your appropriate place
(24.01.26)
Güzel bir kahvaltı, uzun uzun yürüyüşlerle bitiriyorum cumartesiyi.
Pazarımı temizliğe ayırdım.
0
mutekebbir
(24.01.26)
(9)

Bu anı unutmam lazım

don’t panic
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır
Arkadaşlar dün eşim ve çocuğum ile çok ama çok ciddi bir trafik kazasının eşiğinden döndük ve çarpışsak direkt ölürdük hepimiz. Kamyon sollarken karşıdan gelen arabayla çarpışıyorduk, kılpayı kurtulduk. Dünden beri eşimin de benim de aklımdan çıkmıyor o an. Bundan kurtulmak için tavsiyeniz var mıdır? Teşekkürler…
0
don’t panic
(22.01.26)
Güzel bir bağış yapın. Bir de ders almaya çalışın. Sollamak yasak mıydı?
-3
arbre
(22.01.26)
Birkaç gün yorgun gibi olacaksınız. Hep o an aklınızda olacak ve canınız hiçbir şey yapmak istemeyecek. Sonra çok sinirli birkaç gün geçireceksiniz. Birbirinizi incitmemeye gayret edin. Sonra yavaş yavaş dağılacak sisli puslu hava. Unututulup gidecek.
+2
Mirket
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun, zor bir durum atlatmışsınız ve şu an hepiniz iyi durumdasınız önce buna odaklanın. Bir şey olmadı, iyisiniz, bence önce bunu bir idrak etmek gerekiyor. Beynimiz sürekli "ya olsaydı" diye binbir çeşit senaryo üretir, bu senaryoları üretmeyi reddedin kendi içinizde.
Yakın zamanda benzer bir durum yaşamış birisi olarak ben böyle bir durumda konu hakkında tekrar tekrar konuşmayı istemiyorum kesinlikle. Kardeşimle motosiklet kazası atlattık, ilk gün olay şokuyla bir konuştuk ama ertesi günlerde kesinlikle bir daha konuyu açmadık. Çünkü deştikçe deşiyoruz ve bu durum sadece kaygımızın artmasına neden oluyor, başka hiçbir faydası yok. Kendi içimde düşünsem dahi ona bakıp "acaba o anı mı düşünüyor" demedim, desem dahi sormadım, o da aynı şekilde. Eşinizle konuyu bir daha açmamak üzere kapatın. Bir de konuyu ailelere eş dosta filan anlatmamak gerekiyor çünkü her anlatışta tekrardan yaşıyorsunuz o korkuyu.
Olay olmamış gibi davranmak değil yaptığımız, kötü bir şey yaşadık, dersimizi aldık ve yolumuza bakıyoruz.
0
hayalhayal
(22.01.26)
çok geçmiş olsun. hiç bir şey olmamış, en önemlisi bu, düşüncelerinizi hep buna odaklamaya çalışın konuya dair olumsuz hisler geldikçe.

bir an önce geçsin gitsin diye panikleyip olayı daha da içselleştirmeyin, kendinize zaman verin, sürece yayılsın. çocuğun yaşını hiç bilmiyorum ama onu da gözlemleyin, uykusu bölünüyor mu, kabus görmeye başladı mı, davranışları sertleşti mi gibi gibi. gerekli görürseniz uzmandan da destek alırsınız.

mirket'in dediği gibi, doğal akış içinde o sisler dağılıp gidecek.
0
Phoebe
(22.01.26)
Çok geçmiş olsun.
0
gabe h coud
(22.01.26)
gecmis olsun,
bir sans daha verilmis,
hayatın tadini cikarmaya bakin.
0
designer
(22.01.26)
çok geçmiş olsun, gerçekten çok korkutucu. yanınızda eşiniz ve çocuğunuz da olduğu için ekstra korkmuşsunuzdur. gerçekten sarsıcı bir şey yaşamışsınız. şükür ki hiçbir şey olmamış.

travma olduğu için sakinleşmeniz zor olur, bu normal. bu his zamanla azalarak biter. bu histen kurtulmak için acele etmeyin ve kendinizi zorlamayın. eşiniz ve çocuğunuzla (konuşabilir yaştaysa) bu konuyu ve hislerinizi konuşmak veya başka yakınlarınızla konuşmak, belki de hatta ağlamak sizi rahatlatabilir. küçük bir tatil veya en azından işlerden izin alıp evde dinlenme iyi gelebilir. çok zorlanıyorsanız da bir uzmandan destek almak iyi olabilir. umarım çocuğunuz da çok etkilenmemiştir. resim yapma etkinliği gibi şeylerle duygularını atmasını sağlayabilirsiniz belki. hafiften rahatlamak için de sıcak içecekler iyi gelebilir belki. üçünüz yorganın altına girin birbirinize sarılın, bir şeyler izleyin belki o da iyi gelir. aklıma gelen tavsiyeler bunlar.

tekrar geçmiş olsun.
0
art cat chocolate
(22.01.26)
gelmiş geçmiş olsun, verilmiş sadakanız varmış diye düşünün. önemli olan hatadan/deneyimden ders çıkarmak ve aynı şeyleri yinelememek. şayet araç sürücüsü neyi farklı yapabilirdim sorusuna cevap bulamıyorsa, konum paylaşarak duyuruda sorabilirsiniz.

tavsiye olarak: sürücü bence vakit kaybetmeden araç kullanmaya devam etmeli. hatta mümküse aynı güzergahı yeniden kullansın. araya zaman girdikçe korkular, endişeler büyüyüp insana engel olur hale gelebiliyor. o duyguyu aşmak gerek.

buraya kadar söylediklerim sürücü içindi. sürücü dışındakileri ise bilemiyorum. zira bir şekilde onların da sürücüye yeniden güven duymaları gerekiyor. bu ise hemen olacak bir şey değil. sürücünün sabırlı ve anlayışlı olması lazım.
+1
tnz
(23.01.26)
geçmiş olsun. tek çözüm düşünmemeye çalışmak. aklınızı bir şeylerle oyalayın o ana asla dönmemeye çalışın.
0
Başka
(23.01.26)
(3)

Amerikada hospice care var kanser vb ölümcül hastalıklarda eve gelip morfin vuruyorlar

trablon
bizde de var mıböyle bir şey?
bizde de var mıböyle bir şey?
-2
trablon
(22.01.26)
Evde değil ama acil servise başvuran hastaya verebilirler.
-2
arbre
(22.01.26)
Evet oluyor malesef rahmetli babamın son 15 günü böyle geçti
0
suicides underground
(22.01.26)
sana özel yapılır olmasa da. takma kafayı bu kadar delirirsin.
-1
michael harddd
(22.01.26)
(3)

Avatar filmleri

kizil karga
Neden bu kadar çok seviliyor, milyarlarca dolar hasılat elde edecek ne çekiciliği gizemi var da bu kadar izleyici çekiyor, yani ne bileyim Yüzüklerin Efendisi gibi bi komüniteye hitap eden özel bir durumu mu var ne oluyor da bu kadar ilgi çekiyor, yoksa çocuk filmi gibi görülüp bu kitle sayesinde mi
Neden bu kadar çok seviliyor, milyarlarca dolar hasılat elde edecek ne çekiciliği gizemi var da bu kadar izleyici çekiyor, yani ne bileyim Yüzüklerin Efendisi gibi bi komüniteye hitap eden özel bir durumu mu var ne oluyor da bu kadar ilgi çekiyor, yoksa çocuk filmi gibi görülüp bu kitle sayesinde mi bu kadar hasılata ulaşıyor neler oluyor?
-1
kizil karga
(21.01.26)
Kendi adıma konuşayım. Orman, deniz içimi açıyor. Konusu güzel. Mücadele güzel.
-3
arbre
(21.01.26)
Avatar'ın 2009'daki ilk filmi teknik açıdan başyapıttı. Film daha çıkmadan aylar önce Na'vi dilinin nasıl sıfırdan inşa edildiği, filmdeki ışık yansımalarının renderlanmasının nasıl yıllarca mükemmel hale getirildiği ve animasyon karakterlerin nasıl en ufak mimikleri dahi yansıtabildiği vs. üzerine haberler arka arkaya çıkıyordu.

Bunlar da abartı değildi, ekrandaki kalite ciddi anlamda fark ediliyordu.

Haliyle filmin satan kısmı hiçbir zaman konusu olmadı. O dönem film sektörünün formula 1'i etkisiyle ilgi gördü.

Bugünse sinema yarı ölü bir sektör. Yıllardır geniş çapta heyecan uyandıran yapımların sayısı çok azaldı. İnsanlar sinema açısından heyecanlanabileceği, dolu salonda film izleyebileceği bir an yakaladığında bunu kaçırmıyor. Avatar da eski bilinirliğinin etkisiyle bu boşluğu dolduruyor.

Film harika olmasa da kötü de değil, haliyle insanların bunu bir anı malzemesi haline getirmek amacıyla zaman zaman abartması da normal bence.
+1
akhenaten
(21.01.26)
avatar'ın içerik olarak flash tv'de yayınlanan imdb 5.5 puanlı kötü aksiyon filmlerinden farkı yok. seri bomboş bir senaryo üzerine atlamalı zıplamalı aksiyon sahnelerinden ibaret. bu kadar çok öne çıkmasının da birkaç sebebi var. öncelikle insanlar sinemadan zaten bunu bekliyor. gideyim çatışan insanlar göreyim iyiler kazansın evime döneyim. bir başka sebebi de yönetmen james cameron'ın daha önce denenmemiş çekim tekniklerini denemesi. 2. filmdeki bayık su altı sahneleri deepx 3d adı verilen özel bir sistemle çekildi mesela. bir başka sebep de reklama ciddi bütçe ayırmaları. manyak gibi zaman harcıyor üzerine ve izlenmesi için her şeyi yapıyorlar. adamın avatar öncesi son filmi titanic düşün.
0
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
(22)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
komik olanı yazacağım. çocukken bir kış günü babannemle karum'da gezdikten sonra eve varınca yeni çekilen süt dişimi düşürdüğümü anlayıp aşırı üzülmem ve bunun üzerine gece kar yağarken babaannemle karum'a tekrar gitmemiz ve önündeki meydanda yerde karların arasında süt dişimi aramamız... yarım saat içinde de dişimi bulmamız ve mutlu son. karum'un önünü ve o zamanlar oradaki insan trafiğini bilenler için sanırım oldukça büyük bir başarı bu.
+1
eileengray
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(14)

Bu Amerikalilar ICE polisine niye tepki gosteriyorlar?

tantamount_to_equivalent
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah,
Devletin polisi senin icin calisiyor. Kacak, gocek varsa temizlenecek iste. Adam, kadin gorevini yapiyor. Insan gibi gostersen kimligini pasaportunu gecersin, max 1 dakikada. Ne diye tartisip, karsi geliyorsun polise? Amerika'da kimlik karti yok sanirim. Sikinti orada mi? Ehliyet goster, ikametgah, fatura olur ne bileyim, banka kartini, ogrenci kimligini goster. Bir sekilde halledersin gecersin. Ulan bunlarda gbt'ye bakma falan da yoktur simdi, suclu icin kacak icin ne kebap ulke. Trump icraat yapiyor, senin yararina iste. Woke medyanin, demokratlarin toksikligi resmen. Kacirdigim bir sey mi var?
-10
tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
kimlik taşıma kültürü yok galiba, üstüne kimliğe bile bakmadan ters kelepçeyi takıp bir yere götürüyorlar (kaç tane ABD vatandaşını almışlar).

Legal bir birim olmayabilir, yüzü maskeli garip bi organizasyon.

Ek olarak, ABD'de milletin "devlete karşı silahlanma hakkı" var. Orası o kadar özgür bi ülke öyle düşün. Böyle polismiş ice'mış falan öttürürler ve öttürmeliler.
+1
nhk ni youkosu
(19.01.26)
Özetle ABD ve "eski dünyanın" devlet ve vatandaşlık algıları çok farklı. ABD tarihi çok bilinmiyor ülkemizde. O yüzden cidden kısa bir cevabı yok bunun. Konuya ilginiz varsa Halil İnalcık'ın çevirdiği Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var. Bunu okursanız iyi bir temel olur, ABD nasıl kuruldu ve nasıl farklılar sorusuna cevap olur. Bunun üstüne modern politikalara göz atarsanız durumu anlarsınız.

Çok kabaca özetlersek bildiğiniz gibi ABD karma göçlerle kurulmuş bir devlet. Bu açıdan göçmenlik kavramı bu insanların tarihsel farkındalığının bir parçası. Meseleye salt olgusal olarak bakamıyorlar. Hikayeleri, tarihleri, varlıklarının her yerinde göç temalı şeyler var. Buna ek olarak köleliği çözme biçimleri (abd iç savaşı vs.) gibi çok girift bir takım süreçler var. Neticede "diversity" politikaları bu ülkede doğuyor.

Biz ve yaşadığımız dünyanın geneli soya dayalı bir tarihsel zincire sahip. O yüzden birçok şey anlamlı gelmiyor. Örneğin dünyada az ülkede vatandaşlık kan bağıyla değil doğumla kazanılıyor ve abd bunlardan biri.

ABD'nin bir yarısı (çoğu demokratlar) bütün bu tarihsel süreci günümüze uyarlayarak "biz göçlerle var olduk, hala yeni göçmenlere yer var" anlayışı içinde. Diğer yarısı ise (çoğu cumhuriyetçiler) günümüzle geçmiş arasında net ayrım yaparak "bizim uluslaşma aşamamız sonlandı, yeni göçe yer yok" ayrımını yaşıyor.
+8
akhenaten
(19.01.26)
Olayların esas sebebini bilmiyorum ama
üstteki ilk yorum için diyeceğim ,
ABD'de de milletin "devlete karşı" silahlanması herhalde bir ilüzyondan ibaret olmalı.
Trum bir kaç gün önce isyan yasasını devreye koyacağını belirtti :
t24.com.tr

Sanırım isyan yasası işlerse, demokrasi , insan hakları, seçimler, özgürlük heykelinin anlamı vs bir süreliğine
hatta kanlı şekilde rafa kalkar.
Saddamdan sonra Irak'a getirdikleri(!) daha sonra da İran'a havale ettikleri özgürlüğün 10'da birini bulmaları zor.
2021' deki kongre binası baskınını hatırlayın. Sonrasında protestoculardan evinde bir şekilde ölenler de oldu.

Önceki Biden yönetimiyle de hala çekişme halinde Trump.
+1
diyecevaplandı
(19.01.26)
"Devletin polisi senin icin calisiyor"luk bir durum yok. Herkes vergi veriyor, devlet topladigi vergilerle ne dogru duzgun egitime ne sagliga yatirim yapiyor, para bunlara gidiyor seklinde bir arguman var. Bir de mesela 25 senedir orada yasiyan kimseye bulasmayan gocmenin kime ne zarari var, niye bunlarin hayatini karartiyorsunuz zevk icin gibi bir mantik da soz konusu.

Buna "icraat" demek garip bir mentalite.

Onun haricinde zaten batida besin zincirinin direkt en dibindeki turk/ortadogulu/musluman gruba mensup birinin "woke" gibi terimleri kullanmasi ise hepten sac bas yoldurucu. Arkadasim o woke hakareti senin kullanman icin degil, zaten hedefinde sen varsin.
+3
hot potato
(19.01.26)
ABD polisinin en küçük olumsuzlukta öldürme mantığı akıl işi değil. Yarış arabasıyla polisten dakikalarca kaçıp terör estiren white'ların roketle vurulması gerekiyor o zaman. Bu tipleri helikopter kovalıyor, canlı yayında tüm ülkeye izletiyorlar. Normal bir göçmen neden 1 saniyede öldürülüyor? Bu ikiyüzlülük sorgulanması gereken bir şey.
0
arbre
(19.01.26)
@hot potato
besin zincirinin en altindaymisiz, woke kelimesini kullanamazmisiz falan bu derece assagilik kompleksine girmeye gerek yok. Siz hic Tr disina cikmadiniz diger gocmenleri hic gormediniz galiba? Burka giyenlere, bebege bas ortusu takan 8 cocuklu ortadogululara kadin sunneti, akraba evliligi seminerleri duzenlemekle mesgul AB sehirlerinin belediyeleri. Pakistan, Hindistan, Banglades, Afrikalilar temizlik nedir bilmiyor, adamlar bakkal, restoran aciyor, pislikten adamin dukkanina giremiyorsun. Ne eti yedikleri belli degil, gidanin saklama kosullari falan hicbir sey bildikleri yok. Ulkesindeki ic savastan mi kacmis, suclu mu katil mi tecavuzcu mu ne oldugu belli degil cogunun. Bati Turk gocmeni bulsun, opsun basina koysun. Tamam ulkede isler yolunda gitmiyor ama kendinizi bu kadar kucumsemeyin ayrica son donemde deli beyin gocu oldu. Imajimiz daha da iyilesiyor.
Kaldi ki cok sukur dis gorunus avantajimiz da var. Zenci degiliz, kahverengi degiliz, batili gibi giyinip, batili gibi yiyip iciyoruz. Diger gocmenlerden ulkesindeki Yerel kiyafetiyle dolasan var, salvar giyen var, kabileyi birakip gelen var, adam daha yerlesik hayata gecmemis, mizrak falan tasiyor, ustsuz dolasiyor:)

x.com
-1
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
ABD'yi Türkiye'den hatta avrupa'dan anlamak çok zor.

ABD adı üstünde Birleşik Devletler. Bir federasyon. Aslında Avrupa Birliği'nin hadi biz artık tek bir devlet olalım dese ortaya çıkacak şey gibi düşünün.

ABD'de şu an eyalet dediğiniz yapılar aslında bir zamanlar bağımsız devletlerdi. ABD'nin mantığının anlaşılması için bu kadar detaylı anlatıyorum. O yüzden eyalet valileri merkezden atanmıyor. Her eyalet kendi valisini kendi seçiyor. Hatta valiler aslında teknik olarak devlet başkanı gibi neredeyse. Bazı alanlarda valilerin yetkileri başkandan daha fazla. Başkanın verdiği bazı kararları uygulamama yetkisi var. Her eyaletin polisi kendisine ait.kendi atamalarını yapıyorlar. Yani fransa polisi ingiltere'de neyse, abd'de eyaletler arası durum o.

O yüzden FBI var, eyaletler üstü yani federal polis. Interpol gibi, her eyalette çalışabiliyorlar.

Bir diğer konu da ABD özel mülkiyetin, bireysel hakların çok çok ön planda olduğu bir memleket. Bu Türkiye'de çok kolay anlaşılabilecek bir şey değil bizim kültürümüzde özel mülkiyet olayı çok yeni daha. ABD'nin kuruluş felsefesi bunun üzerine.

Bu yüzden hesap sorulabilirlik çok fazla. Bu sebeple de ABD kamu görevlileri çok sert. Böyle bir sistemi ancak çok net kurallarla döndürebilirsin. Ve bu kadar büyük ve karmaşık bir sistemde taş kağıt makas durumu var. her birim başka bir birimden güçlü, başka bir birimden güçsüz.

Bunların tamamını aklınızda tutun.

Şimdi gelelim ICE'ye. ICE dediğin göçmenlik ve gümrük bürosu. Yani aslında evrak işleriyle dönen bir kamu kurumu. ama son dönemde ICE memurları özel harekatçılar gibi ağır silahlarla sokaklarda gezip önüne geleni gözaltına alıyor, insanları kovalıyor vs. Evlere girme yetkileri yok ama manipülasyonlarla insanları evlerden çıkarmaya çalışıyor ki gözaltına alabilsin.

Çünkü seçim vaadi olan kaçak göçmenleri gönderiyoruz propagandası yüzünden sokaktan adam topluyorlar. Gönderdikleri adamları da şöyle yolluyorlar. Mesela adam legal olarak amerika'da öğrenci. Ama ice yakaladı. Merkeze aldı. Manipule ediyorlar, avukatıyla görüştürmüyorlar ya da oyalıyorlar. Arada diyorlar ki bu kağıtları imzalayacaksın. Bazıları korkup imzalıyor. İmzaladıkları kağıtlardan bazılarında ABD'yi terk etme sözü vermiş oluyorlar. Aslında legal olarak orada bulunan birini böyle deport ediyorlar. Sırf kotalarını doldurabilmek için.

Ama asıl sorun bu yönetimsel baskıyla, ICE memurları legal sınırları epey zorluyor şu anda. Bir de bizdeki bekçiler gibi işsiz gençleri toplayıp sen artık ICE memurusun, al silahın al yetkilerin gibi bir durum da oldu.

Bunlar yüzlerini kapatıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, kameralarını kapatıyorlar, sokaklarda kafalarına göre takılıyorlar ve ellerinde de epey ağır silahlar var. Tipleri görsen özel harekatçı gibiler. Ve bunun yasal zemini ciddi ciddi tartışılıyor. Şimdi yukardaki örnekleri şundan anlattım, ABD'de polisin bile sokakta herkesi durdurup rastgele kimlik kontrolü yapması çok reaksiyon alır. Ortada bir şüphe olması lazım. Şimdi bu adamların sokakta insanları durdurma şüpheleri de ten rengi genelde. Bu da ayrı bir tepki sebebi.

Bir de bu adamlar federal yetkili. Ee şimdi sen bir eyalete gidiyorsun, o eyaletin düzenini sağlayan polisleri var. Ama 2 tane ice arabası geliyor bir anda şehir meydanında insan kovalamaya başlıyor ee bu da bir kaos.

Ama son olay hastaneye giden bir kadını çekip vuran bir ice memuru yüzünden büyüdü. Kadını geçirmiyorlar, kadın arabayla gitmesi gerektiğini acil bir hastane işi olduğunu söylüyor. Kadın memurların arasından geçip gidiyor. Bir tanesi aracın arkasından ateş ederek kadını öldürüyor. Kendini "beni öldürecekti" diye savunuyor ama videosu çıktı kadın uzaklaşıp gitmesine rağmen direkt kafadan vuruyorlar.

Kadın bir de ABD vatandaşı doğma büyüme. Haliyle kıyamet kopuyor.
+3
anten
(19.01.26)
@tantamount_to_equivalent
tam olarak demek istedigim bu iste. batili sagcinin gozunde pakistanli'dan ustun oldugun varsayimin tamamiyle yanlis.
0
hot potato
(19.01.26)
"trump'in polisi" algisi var anladigim kadariyla ki polislere bala sovuyorlar hatta engel oluyorlar adamlar pek bisey yapmiyor..anladigim kadariyla bu arkadaslarin etki alani ve gucu limitli, trump defacto olarak kendi gerillasini yaratip sinirdan iceri surmus gibi bir durum var ortada. yoksa normal polise boyle bir tavir oldugunu gormedim, cunku kim vurduya gidersin.

olay sari okuzu vermemek, buna eyvallah cekerlerse trump kendisine oy vermeyen %50nin ustunden gececek, gocmen olayi bir "deneme" (bence)
+1
cooperr
(19.01.26)
@hot potato:
Orasi dogru, asiri sagci irkcinin gozunde tum yabanci aynidir. Kacak Somaliliyi deport edelim, kacak Turk kalsin diye bir sey olmaz zaten. Demek istedigim biz epey elit kaliyoruz gocmenler arasinda cunku seviye cok dusuk, tum ucuncu dunyayi almis Avrupa, ABD. Ama dili bildikten sonra, topluma karistiktan sonra kolay kolay irkcilik gormeyiz, farkedilmeyiz, blend in oluruz. Maalesef hintlinin, zencinin oyle bir sansi yok. Manyagin biri durup dururken yoldan cevirip ofkesini kusabilir. Biz bu acidan epey sansli ve ilerdeyiz diger gocmenlere gore. O yuzden asagilik kompleksine gerek yok.
0
🌸tantamount_to_equivalent
(19.01.26)
@tantamount

seninki biraz wishful thinking, adamlarin gozunde hepimiz "fuckin immigrant"iz..
biz blend olamiyoruz zaten, gocmenlik ne onu bilmiyoruz. bavulu alip cikan gocmenim diyor, gocmenlik tek basina cikip kicini kurtarmak degil.
adamlar yakin akrabalarla beraber uzuyor, geride hicbirsey hickimse birakmiyor.
bizim bir ayagimiz orda biri burda. boyle gocmenlik falan olmaz.
0
cooperr
(20.01.26)
ileride ülkemizdeki göçmenler deport edilmeye başlanırsa (in my dreams), bizdeki göçmen seviciler de polis gördüğü yerde zorluk çıkartıp bağıracak. her toplumda var böyleleri.
+1
parka
(20.01.26)
- oncelikle olaya herkes politik bakıyor. su an nasil polis akp nin polisi algısı varsa ( kismen doğru ) ice da trump'in adamları olarak bakıyor demokrat taraftarları ve o yüzden karsi da cikiyorlar.

- Amerika da birine nerelisin diye sorsan sana German - American ya da Irish - American / Italian - American fln der. Yani adamların göçmen algısı ile bizim tr deki göçmen algısı bambaşka. adamlar göçmenlik konusuna cok aliskin zaten herkes göçmen olarak gelmiş. göçmen karsitligi asla bizdeki gibi degil bu yüzden sert müdahalelere karsi cikiyorlar.

- 8 yildir Amerikaayim ve gördüğüm eger göçmenler olmasa bu ülkede herseyin fiyati artar ve ayak islerinde calistiracak adam bulamazsın. su an NYC de tum yemek dagitanlar göçmen ( bir cogu kaçaktır ) ve NYC de hava - 10 fln adamlar bisikletle yemek dagitiyor. sen bunu hic bir beyaz amerikaliya yaptiramazsin ya da saatine $40 $50 verirsen bir ihtimal 3 gun yapar. zaten tum tarımda calisanlar fln latin. bilincli insanlar bunun farkında.
+1
oscar
(20.01.26)
Bugün ona yarın sana. Ev baskını, işyerine girip adam toplama, uzun süreli gözaltılar , orantısız güç kullanma . Bunlar normalleşirse sonradan herkes bundan zarar görür. Devleti de yöneten insanlar ve bunu pekala kendi menfaatlerine kullanabilirler.

Amerika'da temel insan hakları konusunda yüksek bilinç var. İce sadece sıradan vatandaşlar tarafından eleştirilmiyor. Trump yargıyla da kavga ediyor.
+1
hebanon
(20.01.26)
(5)

İçerik üretme ve reels kaydırmanın bir sonu gelecek mi

egerbiryolcu
İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına.YouTube zaten içerik üreticisi doldu. Birbirinin tekrarı bir alanda yüzlerce hesap var. Orijinal olanlar bile bir nokt
İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına.

YouTube zaten içerik üreticisi doldu. Birbirinin tekrarı bir alanda yüzlerce hesap var. Orijinal olanlar bile bir noktada sıkıyor.

Bazen kafa dagitma amaçli kaydirma yapmak bile artık sarmamaya başlıyor. Her yerden bir içerik reklam akım bir şey fışkırıyor.

İçerik üreticilerinin reklam olarak sunduğu ürünlere artık kimse güvenmiyor. Zaten o kadar herkes aynı ürünü paylaşıyor ki eskiden göze batmazdi.

Hem üretenler hem izleyenler artık bir noktada sıkılmayacak mi nelere yonelecekler yoğun teknoloji daha doğrusu sosyal.medya kullanımı daha fazlasına mi itecek yoksa geçmisteki sadeliğe ekrandan uzak yasamaya geri dönüş olur mu? Alternatif nasıl uygulamalar popüler olur kimler batar hangi uygulamalar hangi yenilikleri getirir kafamda deli sorular.

Bence bu hayat artık çok yormaya ve sıkmaya başladı. Çok fazla uyarana maruz kalmak yani.
0
egerbiryolcu
(18.01.26)
Biz 90 nesli nispeten Dışardan dahil olduk, çocukluğumuzda heyecan uyandırıyordu ineternet, sanal alem, forumlar vs. Şimdi içinde doğanlar bence yavaş yavaş sıkıcı buluyor ve daha az paylaşım yapıyor ve dolaysıyla boş buluyor. Yeni nesile bakıyorum profil resmi dışında foto paylaşan yok, sonuçta su akar yolunu bulur diye düşünüyorum. İllaki kullanan olacaktır ama özellikle yeni nesil gerçek hayata daha çok önem verecektir.
0
olaylar olaylar
(18.01.26)
"İnsanlar artık instagramı kullanmayı bırakıyor hesaplarını kapatıyor veya kullananlar da artık aktif paylaşim yapmıyor. Her yerden zaten sponsorlu hesaplar çikiyor insanın karşısına."

belki senin çevren öyledir de benim çevremde kaydırmayan yok. bi ben varım. ben de twitter ve youtubeda kaydırıyorum. ve dışarda evde herkes öyle.
+1
jelly bear
(18.01.26)
İçeriğe bağlı aslında. Dijital gazetecilik gibi olan hali bitmez. Gezdim-yedim-içtim olayı pek sarmıyor artık milleti. Millet 2 ev 1 araba yedi instagram diyerekten
0
michael harddd
(18.01.26)
Hocam içerik üreticisi ya da sosyal medya ya da influencer olma konusu yeni değil. Yeni olmadığı için de yok olmayacak, kabuk değiştirecek. Medyada sistem şu, reklamveren neye para ödüyorsa o ayakta kalır.

İkinci konu şu siz medya kullanımını sadece kendi çevrenizden düşünmeyin. Benim çevremde 20-25 yaş arası birçok insan aktif tiktok kullanıcısı. Kullanıcı derken hepsi içerik üretiyor.

İçerik üreticiyle başlayalım.

Eskiden dergiler vardı, şimdi instagram hesapları.
Eskiden TV programları vardı, şimdi youtube kanalları.
Eskiden radyo programcıları vardı, şimdi sosyal medyada podcast yayınlanlar var.
Eskiden canlı talk showlar vardı, şimdi streaming var.
Eskiden köşe yazarları vardı, şimdi hala bloggerlar var.

Eskiyle bugün arasındaki fark şu, eskiden mesela tv kanalının yayın slotu sınırlı. 24 saat var. Her programcıya 1 saat ayırsa, en fazla 24 farklı programcıya yer verebiliyor. Ve tv yayını yapmak maliyetli. O yüzden tv kanalı en çok izlenecek olan programcının yayınını satın alıyor.

Sosyal medya platformu diyor ki, herkes istediği yayını hazırlasın yüklesin. İzleyici kendi zevkine göre istediğini açsın izlesin.

Aradaki fark bu. yoksa yayıncılık aynı yayıncılık. Eskiden tv'de seyahat programı yapan , şimdi youtube'da yapıyor. Hem de istediği gibi yapıyor kanalın derdiyle uğraşmıyor. Reklam gelirini kanalla paylaşmıyor, direkt programına alıyor gibi gibi. Yayıncı için büyük rahatlık. Ha yayıncı için zorluğu şu, kanal sana kaç lira vereceğini söylüyor, sm'de senin kendi kazancını oluşturman lazım.

Diğer platformlarda da bu böyle. Yani izleyicilerin istediğini izleyebildiği bir platform ölmez kolay kolay. Bakmayın tv kanallarının çok izleniyor olmasına bu tamamen alışkanlık. Jenerasyon değiştikçe tv izleme yani konvansiyonel tv izleme alışkanlığı kalmayacak. Kalmıyor da.

Daha birkaç sene önce TV en büyük reklam mecrasıydı. En pahalısıydı, bütün büyük reklamverenler bütçelerinin %60%70'ini tv'ye ayırıyordu. Şimdi sm reklam bütçeleri, influencer marketing bütçeleri üst üste koyunca ortalamada TV'yi geçiyor. En çok bütçe ayrılan pay. Hatta tv'ye hiç reklam vermeyip sadece sm ile yürüyen markalar var artık.

Neden? Çünkü getirisi daha fazla. Ve ölçebiliyorsun.

Ve türkiye'de daha markalar alışamadı ama "affiliate marketing" denen sistem abd'de çok iyi çalışıyor. Affiliate şu, içerik üreticiye diyorsun ki bu ürünü tanıt, linki paylaş ben de sana satıştan pay vereyim.

Şu ana kadarki en mantıklı reklam modeli, çünkü içerik üretici para kazanmak için en iyi reklam formatını buluyor. Marka için de aşırı mantıklı çünkü adam diyor ki satış yoksa para yok, satış varsa para var.

Yani aslında içerik üretici sayısı daha da artacak sanılanın aksine.

Bu arada tam tersine içerik üreticilerin özellikle micro-mid seviye yani 1 milyon takipçiden az içerik üreticilerin tanıttığı ürünlere özellikle güven daha yüksek. Özellikle niş pazarlarda, mesela adam kampçı, ve kar montu tanıtıyor. Bu adama olan güven çok daha yüksek. Çünkü tüketici diyor ki ha bu adam kampçı zaten boş ürün tanıtmaz. Ya da adam profesyonel fotoğrafçı, fotoğraf makinesi tanıtıyor gibi gibi... Profesyonel yazılımcı, bilgisayar tanıtıyor...

Yani buna uygun bir mesleğiniz varsa, bir şekilde sm üzerinden ilerleyebilirsiniz.

Gelelim influencer meselesine. Bu yeni değil ki?

1950'lerde her kadın marilyn monroe gibi saç kestiriyordu.

Audrey hepburn ne giyse yok satıyordu.

1990'larda gençler kurt cobain'in ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki oduncu gömleğini kapış kapış aldı.

SM bu işi demokratikleştirdi.

Daha doğrusu her arkadaş grubunun içinde zaten o arkadaş grubuna ilham veren biri olur. SM bunları görünür hale getirdi.

Ve maalesef insanların ekran süresi azalmayacak daha da artacak.
+4
anten
(19.01.26)
Türkiye boş şeyler konusunda zirvede olduğu için azalmaz. Instagram bir ülke olsaydı Türkiye olurdu.
-2
arbre
(19.01.26)
(8)

Laptop önerisi

solitude ov the lonliest star
Merhaba,Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk
Merhaba,

Ev kullanımı için bir laptop ihtiyacı var. Oyun oynanmayacak. Bağlantı noktalarının bolluğu (type c, kart okuyucu, hdmi, ethernet vb) ve pil ömrü ortalama üzerinde olması beklentiler arasında. Bütçe mümkünse 50k ve altı. Sim kart yuvası da olursa tadından yenmez ama olmazsa olmaz değil. İlk aklıma gelen thinkpad modelleri oldu ama buradan da fikir almak istedim.

Şimdiden çok teşekkürler.
0
solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Macbook ve bağlantı noktası için ayrı aparat
0
hold the door
(18.01.26)
Macbook seçenekler arasında değil maalesef. Windows isteniyor.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Casper Nirvana S100. Gelip iyi değil yazanlar olacak, inanma. Çiçek gibi bilgisayar.
-5
arbre
(18.01.26)
Bütçe sınırınız var. Bence istediğiniz bilgisayarın değiştirilmesi zor ya da imkansız özelliklerine odaklanın, bağlantı noktası meselesini harici bir hub/dock ile kolayca çözersiniz.
0
10551037
(18.01.26)
Hocam senin aradığın laptop msi Cyborg 15 13.Nesil Core i5 bu saydığın özelliklerin hepsi var.
0
komando kani var bende
(18.01.26)
ben thinkpad e serisini pek begenmiyorum, budget olani zaten iclerinde. L olan da eh iste. alinacaksa bence p, t, x alinmali.

business serisi olarak hp elitebook da dusunulebilir 8xx serisi ozellikle.

bu arada notebookcheck veya laptopmedia'da incelemesi olan bir model tercih etmek isteyebilirsiniz.
0
elite crew
(18.01.26)
gaming modellere bakmıyordum, msi cyborg iyi gibi duruyor.

hp omnibooklara bakıyordum elitebookları da göz atayım.
0
🌸solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
Birkaç ay önce Asus Vivobook S16 aldım ve memnunum şimdilik. Ama ben freedos alıp Linux kurdum Windows'u nasıl kaldırıyor bilmiyorum. Almadan önce okuduğum incelemelerde pil ömrü övülmüştü ve en azından Linux ile çok iyi.
0
peki madem
(18.01.26)
(11)

Bu yıl için kafaya taktıklarınız

darthvader
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
Bu sene ne olursa olsun yapacağım, inat ettim, kafaya yazdım, hedef listemde yerini aldı dediğiniz neler var, ne pahasına olursa olsun yapmak istedikleriniz?
+1
darthvader
(18.01.26)
Toyota almak
Yurtdışına çıkmak
0
baldan kaymak
(18.01.26)
Ek gelir elde etmek. Sadece bir maaşla hayat geçmez.
-8
arbre
(18.01.26)
toplamda 10.000km bisiklet sürmek
her şey dahil tatile gitmek. 2025 yazında çoluk çocuk günü birlik işler acayip eziyet oldu.
birtakım maddi hedefler.
+1
lazpalle
(18.01.26)
Dandik bi apartım var. Satıp üstüne para koyup 2+1 almak ve kiralamak. İş görecek kadar bi arabayın ölğ eşek fiyatına almak: fiat panda.
Yatırım yapın savaş ekonomisindeyiz.
0
luluki
(18.01.26)
Kilo vermek. 5 ocaktan beri 10 kilo verdim. Kalan 11,5 ayda 30 kilo daha vermek hedefim.
+3
ground
(18.01.26)
En az 5-6 saat süren feribot yolculuğu yapmak. Hatta geceyi de feribotta geçirmek.
0
put it in your appropriate place
(18.01.26)
3, 4 kilo alıcam ben de ve alerjimi çözücem.
0
fildirfildir
(18.01.26)
kg vermek. araba almak. bir de birinin hayatımızdan çıkması, artık zamanı geldi.
0
mikahakkinen
(18.01.26)
ise gitmek, durulmasi gerektiginde durmak, parayi dikkatli harcamak
0
ala09
(18.01.26)
Ablam kanser hastası, tedavisine çözüm bulmak...
+5
cccbehzatccc
(18.01.26)
@cccbehzatccc Çok geçmiş olsun, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşsun ablanız..
0
🌸darthvader
(23.01.26)
(8)

Bir insan hep sizi son raddeye getirecek kadar tahrik eder?

psmstc
Rahatsız olduğunuz şeyleri bilmesine rağmen sizi tahrik ediyor ediyor ve tebrikler.. son raddeye geldiniz :) ve bu kişi en yakınınız maalesef. sizi tetikliyor her seferinde ve aşama aşama son raddeye getirip sizi patlatıyor.bunu neden yapar aklı başında bir insan gerçekten merak ediyorum. thanks…
Rahatsız olduğunuz şeyleri bilmesine rağmen sizi tahrik ediyor ediyor ve tebrikler.. son raddeye geldiniz :) ve bu kişi en yakınınız maalesef. sizi tetikliyor her seferinde ve aşama aşama son raddeye getirip sizi patlatıyor.

bunu neden yapar aklı başında bir insan gerçekten merak ediyorum.

thanks…
-5
psmstc
(17.01.26)
Belki siz de onu son raddesine kadar tahrik edip sinir ettiğiniz içindir?
-1
Amaranta ursula
(17.01.26)
Annem bu.
-2
Kahvedesu
(17.01.26)
Birden fazla sebebi olabilir. Kontrol manyaklığı söz konusu olabilir mesela. Kimi insanlar başkalarının duygularını yönetebiliyor olmaktan mutlu olur. "Aaa bak nasıl da sinirlendirdim" diyor içten içe mutlu oluyor. Onları yok saydığında delirir bu insanlar.

Diğer bir sebep mutsuz olması ya da sende onda olmayan bişi olması ve kıskanması. Seni kaşıyıp sinirlendirince sevinir. O kendisinde olmayan şeyin intikamını almış gibi hisseder.

Ya da bastırılmış öfke söz konusudur, sana kızmıştır ama söyleyemez. İğneleme, sınır ihlali vs buralardan yürür. Pasif agresif, kontrolcü ya da empati fakiri insanlar böyle oluyor genelde
+3
kullanicadi
(17.01.26)
İlgi istiyor ilgi ver
-6
arbre
(17.01.26)
Kadınların genel özelliğidir
-1
osssy
(17.01.26)
Huyu neyse öyle davranıyor.

Sen en baştan tepkini göstermiyorsun.
0
yurtsuz john
(17.01.26)
Kim olduğuna göre değişir. En baştan yurtsuzun dediği gibi en başta tepki göstermek gerek. Kim olursa olsun
0
pembediken
(17.01.26)
Bazı ilişkilerin dinamiği budur; özellikle iki kişi arasında bir güç asimetrisi varsa görece güçsüz olan taraf durumu eşitlemek için güçsüzlüğünün avantajını bu şekilde kullanabilir. Yani karşı tarafı provoke edip sonrasında mağdur rolüne bürünerek artık amacı neyse ona ulaşmaya çalışabilir. Tabi ki bu sağlıklı bir ilişki değil.
0
salihdt
(18.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(11)

Artık neden hiç ifşa olmuyor?

thesomberlain
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
0
thesomberlain
(16.01.26)
Herkesin malı ortada ki artık
+2
substituent
(16.01.26)
buradaki insanlarin ciddi bir kismi sirf 6 ay once bir yorumu begenmedigi icin fotodan kimligi bulup diger yorumlardan bir seyler secip isyerine ailelere yayacak insanlar. tabii olmaz ifsalar
+16
aguen
(16.01.26)
Ben yapıyorum gülelim eğlenelim diye ama katkıda bulunan pek olmuyor.

Hatta alttan alttan laf sokmaya çalışıyorlar.
+1
yurtsuz john
(16.01.26)
valla duyuru eski zamanlardaki duyuru değil çünkü. biliyorum çok klişe ama o zamanlar dostluk, kardeşlik vardı yahu. atışmalar, tartışmalar, birbirini sevmeyenler yine olurdu da hiçbir zaman öyle savaş havası gördüğümü hatırlamıyorum. çoğu insan zamanla birbirine aşina oluyordu, o yüzden bu ifşa da keyifliydi. yorumları okuması, hep muhatap olduğun insanları görmek vs...

şimdi en başta işin bu güzelliği ortadan kalktı. daha da önemlisi duyuru'da ruh sağlığı çok bozuk bazı kişiler var, onların olduğu yerde özellikle hiçbir kadın kendini rahat hissedip bu tür aksiyonlara girişmez.
+16
der meister
(16.01.26)
Neler dönmüş olaylara kest. Önceden buluşma bile olmuştu kadıköyde. Yaklaşık 20 kişi gayet güzel muhabbet etmiştik.
+2
🌸thesomberlain
(16.01.26)
Yurtsuz John un ifşalarına denk geldim, vakfıkebir ekmeği gibi maşşallah.
+5
antihero
(16.01.26)
Burada bazı ruh hastalarının üçer beşer hesabı var, insanları cevaplar ve mesajlarla taciz ediyorlar. Fotoğrafa, isim bilgisine sahip olduklarında neler yapacaklarını tahmin etmek zor değil. Böyle bir ortamda kadın ya da erkek kimsenin kendisini güvende hissedip bir şeyler paylaşmaması şaşırtıcı değil haliyle.
+9
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.01.26)
Merak ettiklerimizi gördük.
-9
gabe h coud
(16.01.26)
Eski Duyuru ortamı yok. Çok sıkıntılı tipler var. Engelleme özelliği ipten aldı siteyi. Eksileme özelliği kaldırılsa toksikliği kırılacak.
-23
arbre
(16.01.26)
Eski çamlar bardak oldu knk.
+2
vedatchilipeppers
(16.01.26)
nerde o eski ifşalar, eskilerden kaç kişi kaldık şurada.
0
datnet
(24.01.26)
(17)

hangi su markasını alıyorsunuz (damacana)

eja
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi m
senelerdir saka kullanıyoruz anne diretmesi ile yok ph değeri en iyisi oymuş diye ama artık bıkkınlık geldi kirecinden, iş yerinde carfur suyu kullanıyorum zerre kireç yok su ısıtıcımda kireç tanesi yok.
artık yıldım o yüzden değiştiricem, erikli alamıyoruz boykotluymuş, si ne kullanıyorsunuz hangi markayı beğendirsem anneye?
0
eja
(16.01.26)
hamidiye-javsu-abant. büyük damacana değil de 5 lik alıyorum, migrosta en ucuz hangisiyse onu kullanıyorum.
0
kisa
(16.01.26)
Taşdelen cam damacana kullanıyoruz ama fiyatlar aşırı artınca 5 ve 10 litrelik sulara geçtik. Carrefour, Saka ve Hamidiye alıyoruz, cam damacanaya aktarıyoruz. yosun tutana kadar böyle devam edeceğiz sonra tekrar taşdelen alırız.
0
elektr10
(16.01.26)
javsu alıyorum ama 1.5 lt. damacanaları sağlıklı bulmuyorum. ve genelden daha ucuza alıyorum ben damacanadan.
0
jelly bear
(16.01.26)
10'luk Saka veya 5'lik Buzdağı. Migros sanal markette hangisine denk gelirsem.
0
auroraaurora
(16.01.26)
su kaynakları genel olarak aynı, sonuçta saka uzaydan çekmiyor suyu. ben genelde özel bir bölge tercihim varsa o kaynaktan çıkan en ucuz markayı araştırır satın alırım.
0
dirildimde geldim
(16.01.26)
Duyuru sayesinde aydınlandim resmen,
Ben de saka kullanıyorum yillardir ve kedinin atomatik su kabi kirecleniyor, nasıl olur ki bu musluk suyu vermiyoruz diyordum,
Ağlayacağım,

Yanıt yok ama gelen önerilere göre ben de değiştireceğim,
+2
a perfect lie
(16.01.26)
Migros'tan Abant ve Mila, dışarıdan Fuska. 1.5 litre alıyorum.
0
black holes in the sky
(16.01.26)
Pürsu alıyorum damacana yıllardır. Sudan tat alma konusunda seçici biriyim, en sevdiğim su bu. Eskiden damacana dışında 0,5 ya da 1,5 litrelik pek bulunmazdı, şimdi o boyutları da bulmak kolay. Koçların şirketi olması lazım, yıllardır kendileri benim kadar reklamını yapmıyor bu suyun yani her su muhabbetinde pürsu övüyorum :D
0
nundu
(16.01.26)
Yıllardır 3 harfli marketlerde hangisi rastlarsa onun 5 litrelik sularından kullanırım. Ama çaydanlığımda biriken kireçten bezmiş durumdayım. @eja'nın yazdıklarını okuduktan sonra carfur'a geçmeye karar verdim. Kireçten kurtulursam ona minnettar kalıcam.
0
Mirket
(16.01.26)
ben fuska'yı tercih ediyorum yıllardır. tavsiye ederim.

arada bir başka marketlerden başka suları aldığım da oluyor. fuska dışında elmacık'ı da seviyorum.
0
biseysorcaktim
(16.01.26)
arıtmaya geçtik tamamen.
0
summerjam0306
(16.01.26)
pınar madran(bozdoğan)
0
mikahakkinen
(16.01.26)
Her yerde olmayabilir ama Çenesuyu en iyisi :D
-2
arbre
(16.01.26)
kuvars<3
0
ala09
(16.01.26)
sipariş kolaylığı ve hızından dolayı pınar alıyoruz.
0
eileengray
(16.01.26)
kendimiz dolduruyoruz. istanbul anadolu yakasındaki kayışdağı suyu çeşmelerinden.
0
my fault
(16.01.26)
uzun zamandır getir'in kuzeyden marka suyunu alıyorduk; çünkü suyun bittiğini çoğunlukla gece geç saatte fark ediyoruz ve bir tek orası açık oluyor. geçenlerde kampanya yaptığı için saka suya geçtik. ilk kez damacana borusu kısa sürede yosun tuttu. kampanya da bitince kuzeyden'e geri döndük; memnunuz.
0
lil siztah
(16.01.26)
(13)

Nişan sorusu

egerbiryolcu
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını dü
Yakın bir zamanda samimi bir akrabam nişanlanacak. Pek bilmiyorum bu konuları takı olarak ne uygun olur? Çeyrek mesela ideal mi? Bunun altında da bir şey ayıp olur gibi hissettim samimiyetime göre ama bilemedim. Fazlasına zaten imkanım olmaz.

Bir mekanda olacak. Ev değil yani. Kalabalık olacağını düşünmüyorum ama mekan tutulmussa takı da takılıyordur sanirim.

Bonus soru nişana bir aydan kısa bir süre kaldı ama ben damatla tanistirilmadim. Çocukluktan gelen bir bağımız samimiyetimiz var ve çok da destek oldum çünkü ailesi karşı çıktı. Buna da üzülüyorum ama zaten zorlu bir süreçten geçiyor diye paylasmadim. Sadece çekirdek aile ile mi tanıştırılır bu çok normalse boş yere garipsemeyeyim:/
0
egerbiryolcu
(15.01.26)
düğünde de takacaksan nişan şart değil. takmasan da olur. nişanda genelde aile yakınları takar.
+3
ground
(15.01.26)
Ailelerin taşınması faaliyetine söz kesmek,
Aile dışı, eş dost akrabanın tanışması için yapılana da nişan deniyor. Yani sizin nişana kadar tanışmamanız normaldir.

Bir şey takmanız uygun olur ancak ne kadarlık bir şey olduğu, nişanlananların ve sizin gelir durumunuz, statünüz, yöresel ve etnik örf adetlerinizle ilintili. Buradan bir fikir edinmek doğru olmaz.
+1
Mirket
(15.01.26)
Ben çok yakınlarımın nişanında da düğünde de takmıştım ama o zamanın koşullarıyla bugün aynı değil şu an altın çok fazla, zorlayıcı.
Bugün olsa nişanda 50 euro, düğünde çeyrek planlardım.
Nişanda takmak şart değil ama insan çok yakını olunca bir şey yapmak istiyor bu yüzden 50 euro makul bence, takı alınmaz ama bir ihtiyaç da görür yani.
+1
mutekebbir
(15.01.26)
Zenginsin galiba. Nişanda akrabaya çeyrek altın bence fazla. Annesi babası takar anca onu. Nişanda bence bir şey takılmaz. Bir tartışmada direkt nişan atıyor insanlar. Para takabilirsin. Euro falan.
-5
arbre
(15.01.26)
@arbre şöyle söyleyeyim aslında baya fasfakir durumdayım:d ama durum şu kızın anne babası yok bu evlilik sürecinde aileden karşı çıkıp ilişkiyi kesen birkaç kişi daha oldu yani aile akraba olarak en yakınındaki üç dört kişiden biri kaldım.

Euro da mantikliymis
0
🌸egerbiryolcu
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz. anne baba taksa yeterli.
0
elorelia
(15.01.26)
bence nişanda aileler dışında akrabaların ya da arkadaşların takı takması uygun değil. çünkü nişanın bozulma ihtimali çok yüksek ve kolaydır. sonra kim ne taktı diye dolaşıp iade edecek halleri de yok.
0
gercekdunya
(15.01.26)
ilişki dinamiklerine göre cevabı çok değişken bir soru bu.
biz istanbul'da eski bir semtte oturuyoruz, en az 40 yıllık komşularımız var. düğünlerde akrabalar bile artık çeyrek takmıyorken, biz komşularımıza takıyoruz; çünkü onlar da bize takmıştı. nişanlarda kız tarafı tanıdıksa kesin takarız; çünkü nişanı kız evi yapar ve onların bütçesine katkı sağlanmış olur böylece.
anlattığınız tabloda ben olsam en az bir gram takardım, bi eksiğini görür diye. ama siz bu fikri duyduğunuzda size fazla geldiyse mesela, o his asıl cevabı veriyor aslında. örneğin işyerinde bu mantık doğrultusunda katılıyorum ben toplanan paralara. damatla tanıştırmadı falan demişsiniz; oradan bi puan kırılmış anladığım kadarıyla. kendinizi yoklayın; sonradan dert etmeyecek bir tutar takın ya da takmayın.
0
lil siztah
(15.01.26)
geçen sene nişanlanan arkadaşıma yarım gram taktım ben. 50 euro, 50 dolar vs de olabilir. bizim buranın adetinde nişanda yakın aile dışında da takı takılıyor.
0
black holes in the sky
(15.01.26)
Nişanda aile dışındaki kişilerin takı takması diye bir şey yok bana göre de. Gerek yok yani, nişan bozulabilir bir şey. düğünde nasıl olsa takılacak. Çok büyük düğün gibi bir nişansa belki euro falan olabilir. O da şart değil. Öyle küçük bir mekanda kız isteme şeklindeyse falan zaten aşırı saçma
0
dfn4
(15.01.26)
nişanda takı takılmaz +1
düğünde de o kişi ile çok çok yakınsan + iade edecekse + senin de durumun iyiyse yarım altın veya çeyrek altın tak. durumn iyi değilse gram altın tak.
0
Sadece soruyorum
(15.01.26)
çok samimiysen nişanda gram, düğünde çeyrek ya da bütçene göre yarım takabilirsin.
0
duyuruuser
(15.01.26)
nişanı düğünü gelenel görenek bilmem, damatı tanımadığım nişanda takmam; eskimiş bir yakınlık varsa 50 euro iyi hediye fikriymiş.
0
klassno
(15.01.26)
(17)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-27
arbre
(15.01.26)
kızmayın ama öyle yazmışsınız ki sizin sofrada açılacak şaraba üzüldüm.
+17
eileengray
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-7
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(5)

aselsan'in baska sektorlere ve pazarlara girme ihtimalini nasil buluyorsunuz?

Sour
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik acisindan farkli pazarlara girebilecek sadece aselsan var gibime geliyor. hem guveniliyor da. bir gun quantum bilgisayarlar, humanoid robotlar, yapay zeka modelleme, biyotek gibi alanlara girecegini dusunuyor musunuz? cunku turkiye'den dunyaya acilabilecek (hatta kendimiz icin bile yetebilecek duzeyde) baska bir firma cikmayacak gibi duruyor. en azindan gelecek 10 yilda.
0
Sour
(14.01.26)
Bence sorun üretilecek ürünlerin kalitesine güven değil o alanların özellikle Türkiye'de çok riskli ve maliyetli olması. O tür alanlar çok uzun süre yatırımın karşılığının geri dönmediği alanlar oluyor genelde. Bu da sağlam bir risk sermayesi ekosistemi, stabil ekonomi, güvenilir hukuki ve bürokratik yapılar vb. demek. Bunların da hiçbiri bizde yok.

Aselsan askeri açılımı olan diğer alanlara yoğunlaşabilir ama. Eminim içinde bir yerlerde yapay zeka ve robotiğin askeri uygulamalarına yönelik girişimler vardır hatta. Ancak son tüketiciye yönelik bir şey beklentisi varsa bence o işlere girmezler.
0
salihdt
(14.01.26)
Türk halkının mühendislere güvenmediği düşüncesi tamamen yanlış. Türkiye'de mühendislere aklı başında her insan saygı gösteriyor. Baykar, Roketsan, Togg ürünlerinde Youtube yorumları övgü dolu.

Bahsettiğin alanlar değil ama başka alanlara girmenin çok pozitif olacağı ürünler var. Mesela MR cihazı üretmek Aselsan için mükemmel bir yatırım olur. Canon'un MR cihazı ürettiğini kaç kişi biliyor mesela?
-3
arbre
(14.01.26)
aselsan o işlere giremez. devlet kurumu gibi hantal ve bürokratik.
ayrıca tüm odağını savunma sanayine-tsk hizmet etmeye kaydırmış durumda.
0
orpheus
(14.01.26)
Aselsan, m11 metro hattı (ist havalimanı hattı)’nın sinyal sistemini yaptı. Şu ana kadar gayet iyi çalışıyor gibi görünüyor.

Tcdd, yeni hatlarda aselsanın sinyal sistemini kullanacaktır herhalde.

Metro İstanbul yeni hatlarda kullanmıyor diye biliyorum. Onlar alstom kullanıyor. Sanırım sinyal sisteminin ihalesi daha önce alstoma verildiğinden, aselsan kullanmıyorlar.

Tabii burada aselsanın da ihaleye katılması gerekiyor.

İşin ucunda maliyet var. Aselsan, alstomdan daha düşük fiyat vermediği sürece en fazla tcdd alır yani.
0
substituent
(14.01.26)
orada calismasam da sektorden dolayi aselsan'a sayisiz kere girip ciktim.

aselsan devlete satarak buyuyor. ki zaten kendisi devlet kurumu. bist'te olmasini bir kenara birakirsak vakif sirketleri dupeduz devlete baglidir, ve devlet kurumu gibi calisir. calisanlarin is garantisi, is alma sekilleri falan ayni devlet gibidir.

boyle bir noktada aselsan'dan baska bir is yapmasini beklemek dogru olmaz. iyi yapamazlar zaten. buyurler mi buyurler ama kaliteli mal cikmaz.
0
antikadimag
(15.01.26)
(16)

Sevmediğiniz ya da sinir olduğunuz insanlara kötü davranır mısınız?

pembediken
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi. Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
Toplumda böyle bir algı var gibi. Bu şunu sevmiyor şimdi kesin gıcıklık yapar ya da laf sokar gibi.
Ama bana saçma geliyor bu durum sevmiyorsam ya da bir şeyi rahatsız ettiyse uzak dururum iletişimi azaltırım. Siz nasıl davranırsınız?
+4
pembediken
(14.01.26)
Kötü davranmak da bir efor gerektiriyor. Ben iyi ya da kötü davranmam. Böyle bir insanı etrafımda tutmam. Çalışma ortamında filansa da iletişimi minimuma indiririm.

Bu gıcık davranma laf sokma işlerini tercih eden insanlarda da bir sorun vardır. Sevmediği birine kötü davranma çabası varsa o insan da benim gözümde biraz kötü insandır. Kötü değilse de boştur.
+5
a perfect lie
(14.01.26)
Kötü davranmam kimseye.
-6
arbre
(14.01.26)
Hayır davranmam. Görmezden gelirim. Bana nasılsın vs. diye sorunca teşekkür ederim, der geri sormam.
0
substituent
(14.01.26)
uzak dururum kotu davranmam..
+1
cooperr
(14.01.26)
Asgari nezaket seviyesini korurum. Mesafe hisseder ama sevmediğimi göstermem. Örtük olarak da bir şey yapmam.
0
black holes in the sky
(14.01.26)
boyle bi soruya eksi duyuru gibi yari anonim bi ortamda bile pek fazla gercekci cevap gelmez. ama gercek hayat tecrubelerinden biliyoruz ki insanlar sevmedikleri insanlara karsi olumsuz davranislarini rasyonalize etmekte oldukca maharetliler.

ikincisi giciklik denen seyin tanimina da cok bagli. birine cok ufak hatta 0 maliyetle bir iyiligin dokunabilecekken bunu yapmamayi secmek kimilerince giciklik olarak yorumlanabilir mesela.
+5
ghilleinthemist
(14.01.26)
Sevmediğim biriyle aynı ortamda bulunmam. Bulunmak zorundaysam da iletişimim sıfıra yakın olur.
0
gobekliraki
(14.01.26)
Bana kötü davrandıysa, saygısızlık yaptıysa kötü davranırım.
Bunlar hariç herhangi bir sebepten dolayı sevmiyorsam yok sayarım
0
ebeş
(14.01.26)
sevdiğim insanla muhattap olmam. sevmediğim için kötü veya ters davranma gibi davranışım yok.
0
mikahakkinen
(14.01.26)
Tahammül sınırım düştüğü için kendimi tutamadığım zamanlar oluyor. Yani şimdi gıcıklık yapayım diye değil de normalde içimde tutacağım düşünceleri tutabilme yeteneğimin azalması gibi. Kişisel hayatımda zaten sevmediğim insanla görüşmem ama iş ortamında seçme imkanı olmuyor takdir edersiniz ki.
+1
peki madem
(14.01.26)
hayır ama ilk fırsatta olduğu ortamdan uzaklaşırım.
0
lazpalle
(14.01.26)
engelledigi adamin bile engelini kaldirip eksileyip tekrar engelleyen saykolarin oldugu duyuruda bu soruya samimi ve dogru cevaplar almayi beklemeniz cok naif.
bakarsaniz kimse "muhatap olmuyor" ama toplum birbirinin kuyusunu kazan, dedikodusunu yapan, laf tasiyan insandan gecilmiyor. herkes hakettigi hayati yasiyor.
ghilleinthemist +1
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
Kötü davranmam, uzak tutarım. Hatta bayağı karşılaşmamaya çalışırım. Yüzüne karşı da mantık çerçevesi dışında bir tepki göstermem ama kendisi benimle alakalı ya da alakasız bir suç işliyorsa gerekli raporlamaları yapıp yasal yollara başvururum ya da başvuranlara yardım ederim.

arşiv unutmaz ve yazıp sildiğiniz en ufak şeyleri (küfürleri mesela) bile kaydeder :)
+3
eileengray
(14.01.26)
mesafeli dururum. iş yerindeyse ve işi bana düştüyse ekstra kötü davranmam asla.
sosyal konulara girmem, laf atarsa yanıtlamam ya da bulunduğumuz ortama göre ilgisiz yuvarlak yanıtlar veririm. eskiden yeri gelirse laf da sokardım bi faydasını görmedim :)
0
denef
(14.01.26)
Yapacağım en fazla muhatap olmamak.
İş yerinde arama çok net bir şekilde mesafe koyduğum tavrımı belli ettiğim kişi geçenlerde arkamdan "benimle derdi var maaşımı bile vermiyor" demiş halbuki bu konunun direkt benimle ilgili olmadığını o da biliyor ama böyle algılamış mesafeli olduğumuz için.
Böyle konular biraz da algıyla alakalı sanırım.
Bile isteye kimseye kötülük yapmamaya çalışırım bana kötülük yapana bile en fazla yapacağım şey silmek oluyor ki bana bir hadi unuttuğum da olsun iki kişi falan kötülük yapmıştır, türk dizisi tadında hayatlar yaşamadığımız için kim kime ne gibi bir kötülük yapabilir ki aklım almıyor benim.
0
mutekebbir
(14.01.26)
iş ortamı gibi sürekli yüz yüze olduğumuz bir ortamdaki insan ise, asgari iletişim ve ortamın gerektirdiği nezaketi gösterir daha fazlasını yapmam. merhaba, merhaba yani. nötr duygularla iletişim kurarım. yüz yüze bir ortam değilse uzak kalırım. bazı insanlar için sevmedikleri insanlarla uğraşmak hobi gibidir. öyle biri değilim.
0
unvergesslich
(14.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(9)

Instagram hesabi acmak gerekiyor mu

ahm1
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
Disarida bir yerde birisiyle tanissam "numarani verir misin" demek veya o instagram hesabimi sorarsa "hesabim yok" demek "creepy" mi sizce? O kisiyle konusma sansimi ortadan kaldirir mi? Hesap acmam mi lazim? Instagram'da vakit öldürmek istemedigim icin acmadim simdiye kadar.
+2
ahm1
(13.01.26)
Aç tabii ki. Telefon daha özel bir şey ve demode.

Edit: Vasıfsızlar bunun neyini eksilemiş.
-13
arbre
(13.01.26)
Creepy değil. Doğrudan herkes telefon numarasını vermek istemeyebilir, Instagram diğer sosyal medyalara göre bu konuda daha iyi bir aracı.
0
black holes in the sky
(13.01.26)
Ben artık baskılara dayanamayip accam bir tane. Flörtte direk eksi yazıyor. Garip oluyor

Bir iki foto koyarım. Sonra manzara filan.

Sende açıp kesfete takılmadan kaliteli hesaplar takip edebilirisn. Benim cok girmemek icin yöntemim tarayıcıdan kullanmak. Bunu yapabilirsin.

Telefon vermeden güzelce mesajlaşmayı yolu telegram bu arada
0
ırene adler
(13.01.26)
Herkesin sarı sitede satış yaptığı bir piyasada arabanı satacak olsan arka cama “satılıktır” yazmakla yetinir misin? Herkes alacağı arabayı orada arıyor. İlan açmak da yetmiyor; modelini, km’sini, kaza geçmişini, avantajını dezavantajını, hangi koşullarda kullanıldığını alıcının anlaması gerekiyor.

Aynı hesap.
+1
lazor
(13.01.26)
Bence açmak gerekmiyor, evet bazen bir kanala/bilgiye ulaşmak zorlaşıyor ama şart değil bir çözüm bulunuyor. Bir de bence telefonunu vermek, özel hayatını, kişisel fotoğraflarını tanımadığın biriyle paylaşmaktan daha güvenli.
+1
Amaranta ursula
(13.01.26)
İletişim için Instagram istemek ve hiç Instagram kullanmaysn birinin sırf bu sebeple Instagram açması asıl sorun bence. Niye başkalarına göre yaşayalım ki. Instagram var mı diyene farklı sosyal medya hesaplarım var denilebilir veya telefon numarasını vermek istemeyenle de iletişime girilmez.olur biter.
+3
egerbiryolcu
(13.01.26)
Bence gerekli falan değil. Telefonunu istemekte de hiçbir beis yok.
+2
cay koy geliyorum
(13.01.26)
biriyle tanışmak için olmasa da instagram günümüzde şart. bir zaman çizelgesi, ayrıca kimi takip ediyorsun, takipçilerin kim, fikir veriyor. yeni açılmış bir instagram hesabı ise mesela, bana şüpheli geliyor.
0
tabudeviren
(13.01.26)
sen şart diyenlere bakma. instagram sanki bir şeyleri çok anlamlı kılıyormuş gibi, herkes sahte, kendi olmayan profillerle takılıyor. belki flört esnasında instagram kullanmayan birine denk gelirsen onunla evlenebilirsin bile. (evlilik kötüdür, evlenmeyin)
0
fugnar
(13.01.26)
(9)

35'ten Sonra Gönül İşlerini Karadan Nasıl Yürütelim?

superior
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları, 35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları
Merhabalar Romantikler ve Duygusal Halı Yıkamacıları,
35 yaşını geçen ve hatta 40'ın halat atmaya çalışan, özel sektörde belirli bir iş tanımı olmayan, mesaisi 17:30 da asla bitemeyen, keten yakalı bir piramit işçisine benzetebileceğimiz, evinin yolunu unutmuş, çevresindeki neredeyse tüm arkadaşları evlenip ortadan kaybolmuş olan, sosyal çevresi kalan alakasız 1-2 kişiyle adeta suyu buharlaşan göle dönmüş ve can çekişen bir adam için bu zamanlarda gönül işleri artık çok zor ve elvis binayı terketmiş hatta harç bitti yapı paydos mu diyoruz?
Yoksa matematiksel de olsa bu kişinin tekil hayatında bir devrim yapma şansı hala var mıdır? Bu süreçten geçip bunu başarabilenlerden, hayat arkadaşını bulabilenlerden 14 şubatta kalpli balonla eve koşanlardan küçük tarifler, tüyolar ve tavsiyeler dinlemek ve birazcık umutlanmak için geldim. Tikler peşin, Saygılar
+1
superior
(12.01.26)
Belediyelerin veya Halk Eğitimlerin Türk Sanat Müziği koro kursları bahsettiğiniz sorunu çözmek için açılıyor. Takip edin bence :)
0
Mirket
(12.01.26)
binali bir ara söyle ifade etmisti,
millet kiz bakmaya acil servislere gidiyor..
+1
designer
(13.01.26)
Hehe. Kursa git kanka.
-9
arbre
(13.01.26)
annene babana söyle, sana senin çevrenden, bütçene uygun bir şey bulsunlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.01.26)
35 yaşında 2-3 tane bulursun ama yakalanmaman lazım sonra tekrar kurslara para vermek zorunda kalırsın.
0
duyuruuser
(13.01.26)
herkes çalıştığı yerden buluyor bence
0
art cat chocolate
(13.01.26)
çevreye haber sal, arkadaşının arkadaşı, onun bekar kaynı görümcesi derken bir şeyler çıkıyor. bu şekilde tanıştırdığım çok oldu. mümkünse çalışılan yer daha iyi olur tabi, benzer sosyal çevreden/statüden olması +puan
0
rayde
(13.01.26)
Tek çevreniz işyeri ise oradan bulacaksınız. Bizim ofiste 47 yaşında hiç evlenmemiş bir abi ile 32 yaşında kendi ekibimizden arkadaşımız evleniyor. herkes o abiyi yaşı itibariyle evli çocuklu sanıyordu meğer utangaç bir insanmış böyle konularda :) Darısı başınıza..
0
cilekli pasta
(13.01.26)
bence çevrenize bu konuda açık olduğunuzu belirten bir şeyler söylerseniz onlar öneride bulunabilir. size uygun gördükleri kişileri önerirler hatta bir yemek yiyin vs derler. bu tür önerileri hiç bir şey çıkmayacağını düşünseniz bile reddetmeyin tecrübe olur hiç bir şey olmazsa bile. ailenizden de yardım istebilirsiniz. yaşınız daha öyle her şeyden vazgeçmeniz gereken bi yaş değil. benim 37 yaşında bi kadın iş arkadaşım vardı ve kızı kimse sevmiyordu aşırı pinti biriydi fgghfgd kız nerden buldu bilmiyrum ama 3-4 yıl önce 13 şubatta bir adamla tanışmış, 14 şubatta adam buna çiçek göndermiş ve sevgili olmuşlar aynı yıl 27 kasımda evlendi, sonraki yıl 14 şubatında 1 buçuk aylık hamileydi hgjdfhgh ben çok şaşırıyorum bu hıza ama sanırım 35 sonrasında bu işler çok hızlı oluyor. her an biriyle tanışıp evlenebilirsin.
0
Sadece soruyorum
(13.01.26)
(12)

Herkesin maks 25 yasinda oldugu is yeri

Kittie
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.2 farkli arkada
Bi is var. Boyle ayakta durmali vs.
Geneli ogrenci zaten calisanlarin. Mezunu da maks 25 26dir. Klasik havalimaninda ayakta dikilmeli is.
Ben de 40a dogru ilerliyorum. Bu ise girsem kendime ayakta durabilir miyim butun gun diye guvenemedim falan ama denesem mi diye arkadaslarima sordum.
2 farkli arkadasima sordum. Ikisi de benim hic aklima gelmeyen bi sey soylediler.
Ciddi bi jenerasyon farkin olacak is arkadaslarinla. Amirin bile 30 yoktur dediler. Tam bir teyze olacaksin onlar icin nesil cok saygisiz can acitirlar falan dediler.
Bu gencler bana bu sekilde mobbing yapabilirler mi ya?
Herkes ne dusunuyorsa soylesin lutfen.
Tesekkurler
0
Kittie
(12.01.26)
yeni jenerasyon inanılmaz kötü. muhtemelen yaparlar.
0
oekuklu
(12.01.26)
spesifik bir sağlık sorununuz yoksa bence ayakta durmakla ilgili sorun yaşamazsınız. yani 40'lı yaşlarında pek çok sahada görev yapan, ayakta durmaktan da öte koşan koşturan çalışan insanlar var.

jenerasyon farkı olabilir ama bu iyi de olabilir. yani mesela onlar daha öğrenci ya da yeni mezunken siz bu işi daha bir disiplinli, olgunlukla ve gençlerin saygı duyduğu bir karakter olarak yaparsanız çok hızlı bir şekilde şef, yönetici falan olabilirsiniz. türkiye'de özellikle işte takımdaki en yaşı büyük - olgun kişinin terfi alması gibi, daha sorumluluk sahibi pozisyonlara konulması yaygın bir şey.
+2
gitdaddy
(12.01.26)
Hiçbir şey olmaz. Kabul et. Tersine keyifli.
-4
arbre
(12.01.26)
denemekten ne kaybedersin ki? ayakta çalışmaya alışık değilsen ilk bir hafta biraz pestilin çıkar.
0
lazpalle
(12.01.26)
tüm gün ayakta durmak zor bence. bana zor gelirdi, molalar ne kadar o önemli. iş zor.
0
jelly bear
(12.01.26)
lanet bir işte çalıştım 30 yaşındayken. arkadaşlarımın çoğu 16-20 yaş arasındaydı, akranım diyebileceğim sadece iki kıdemli kişiydi ki ben hem yaşlı hem de rütbe olarak en tırt elemandım. şu komik mafya oyunu reklamları var ya level 1 zavallı o hesap.

işle ilgili en son dert ettiğim durum buydu. aksine çocuklar bana toplu taşımadaki yaşlı muamelesi yaptılar, yardımcı oldular, kolladılar.

bu biraz da şans işi ama bunu dert etme derim biz hangi ortama girersek girelim yaşlı kalma riskimiz var artık. zaten çalışmaya gidiyorsun tanışma etkinliği değil neticede :) evet normalden bir tık sıkıcı olabilir, aranız ne kadar iyi olursa olsun o jenerasyon farkını hissedecek ve işte onlar kadar keyifli vakit geçiremeyeceksin (eğer öyle bi ihtimal varsa) ama çalışanların genç olmasından çekinme.
0
der meister
(12.01.26)
Hiç belli olmaz bu iş için bırakacağın başka bir işin yoksa eğer gitmemek aslında riskli olur, belli olmuyor z kuşağında iyi yetişmişlerde çıkıyor, kendi iş yerimde çok tatlılar açıkçası ik iyilerini bulmuş bize.
0
eja
(12.01.26)
Dene, yapamazsan çıkarsın. Bir iş yerimde yaşlar o civardaydı. Patron da benden 10 yaş küçüktü.
-1
Kahvedesu
(12.01.26)
bence denenebilir, bir ay sonra onların amiri olursun.
0
duyuruuser
(12.01.26)
havalimanında çalışıyorum, devamlı ayakta olmak ve çalışan profili duty free işi gibi geldi bana. tabii ki yorucu bir iş olur ama eğer biraz dayanırsanız olgunluğunuzla yükselmek için (en azından marka temsilcisi olmak için) öncelikli tercih olabilirsiniz gerçekten çünkü hakikaten o genç çalışan profili daha umursamaz oluyor, geçici iş gözüyle baktığından sahiplenici olmuyor. denemekten zarar gelmeyeceğine katılıyorum.
0
phoarbix
(12.01.26)
doğal amir olursun aralarında. kim takar yeni jenerayonu.
0
jamswety
(12.01.26)
patron ben olacaksam hic sikinti yok.
ayni seviyede olacak isek olmaz
0
cooperr
(12.01.26)
(2)

youtube iceriklerini gorememe

ala09
sayfada 50 tane video var bana sadece 3-5 shorts gözüküyor videoyu isimle aradığımda bulamıyorum ama geçmişten girdiğimde bir saatlik video mesela normal oynatabiliyorum bazen oynatma listeleri olarak çıkıyor karşıma bazen hiç çıkmıyor ben bu arama butonunda bir şey eksik mi yapıyorum niye bazen bul
sayfada 50 tane video var bana sadece 3-5 shorts gözüküyor videoyu isimle aradığımda bulamıyorum ama geçmişten girdiğimde bir saatlik video mesela normal oynatabiliyorum bazen oynatma listeleri olarak çıkıyor karşıma bazen hiç çıkmıyor ben bu arama butonunda bir şey eksik mi yapıyorum niye bazen bulabiliyorum bazen bulamıyorum?
0
ala09
(11.01.26)
Youtube arama kısmı tamamen öne çıkarılan videolardan oluşuyor. Eski Youtube yok.
-3
arbre
(11.01.26)
@konusma ben evet hepsini deniyorum aradigim videoya ulaşamıyorum sayfada da her tuşa basıyorum olan videoyu goremiyoruz
0
🌸ala09
(11.01.26)
(9)

Havlu neden kirleniyor?

michael_knight
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor. Neden?İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
Elimi tertemiz yıkıyorum, havlu ile kuruluyorum. Bir süre sonra havlu kirleniyor.

Neden?
İdeal bir dünyada o havlu sonsuza dek temiz kalmalı, doğru değil mi?
0
michael_knight
(10.01.26)
İdeal bir dünyada elinin kirlenmemesi gerekiyor.
-17
arbre
(10.01.26)
Elinizi her seferinde tertemiz yıkayamıyorsunuz. Havluya, bilekleriniz gibi yıkmadığınız yerler değiyor. Havluyu koyduğunuz yer mesela, en son ne zaman temizlediniz?

Havluya az miktarda bakteri geçsede nemli olunca bir şekilde ürüyor.

Kaldı ki tek sıkıntı bu değil. Siz ıslak elinizi aynı havluya sildikçe doğru düzgün kuruyamıyor. Bekledikçe koku yapıyor. Bir yerden sonra ıslaklıktan zaten elinizi kurulayamıyorsunuz.
+1
substituent
(10.01.26)
peki madem
(10.01.26)
havlu kirleniyor çünkü açıkta duruyor ve tozlanıyor. evde her eşya tozlanırken havlunun tozlanmamasını bekleyemezsin. sıkıntı elinde değil havada yani.
+1
abelardo
(11.01.26)
Islak kalınca kirleniyor havlular. Hatta çok uzun süre kullanınca çıkması zor yayvan lekeler bile oluşabiliyor. Her seferinde havlunun farklı bir yeriyle silin elinizi, böylece ıslanmayı yaymış olursunuz, ıslanan yerler daha çabuk kurur.
0
santimantal
(11.01.26)
Deri. Aynınşey bornoz için daha da geçerli. Bol bol keselenmişim, şampuanı ayrı vücut şampuanı ayrı misler gibi olmuşum. Ama bir süre sonra kararıyor. Sebebi derimizdir.
0
ground
(11.01.26)
Bazı akıllı saatler el yıkama sürelerini ölçüyor. Varsa ve baktıysanız hiç de öyle sandığımız kadar süre ayırmadığımızı, genelde üstünkörü yıkadığımızı görüyorsunuz. Yani sandığımız kadar temiz değiliz.

Ayrıca derimiz sürekli kendini yenileyen, yenilenen, sürekli ölü hücrelerini döken ve korunma maksatlı yağ ifraz eden bir organ. Parmak izi alma işi bu özellikten istifadeyle yapılıyor. Dokunduğumuz her yere yağ ve ölü hücreler bırakıyoruz. İyi ki o yağı yok edecek kadar yıkayamıyoruz yoksa egzamadan kırılırdık.

Bu iki durum havlulara kir olarak yansıyor.
0
Mirket
(11.01.26)
@mirket bir ara Apple Watch kullanmıştım, dediğin gibi süreyi ölçüyordu. Genelde o süreyi tamamlayacak kadar yıkıyordum ama her zaman mükemmel yıkamadığım doğrudur.
@mirket "istifadeyle" ne demek? "Sadece gerekli hallerde" anlamında mı?
Teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸michael_knight
(12.01.26)
'İstifade', fayda, 'istifadeyle' de faydalanarak anlamına geliyor.

Hukuk diliyle fazla haşır neşir olunca günlük hayatta kullandığım dil de eski Türkçeye kaçıyor sanırım.

Yani, parmak izimiz, dokunduğumuz yüzeyde bıraktığımız cilt yağıdır aslında.
+1
Mirket
(12.01.26)
(21)

Ah bu ben kendimi hangi boy ıslak odunla dövsem

muhayyer divan
MerhabaBirini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum. Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, ger
Merhaba

Birini hayatımdan kalbimden aklımdan çıkarmam gerek. Şimdiye kadar 236863363884649749 kere ayrıldık ama geri barıştık. Sanırım iletişim tarzımız bu oldu ama sürekli olarak manevi zarar görüyorum.

Benim kalbimde olan birini kalbimden zihnimden hayatımdan "s" edebilmem için onun kötülüğüne, gerçekten kötü biri olduğuna inanmam lazım ama maalesef bunu yapamıyorum, sorun bu. Tam da bu sebeple saplantılı sevgi (hastalıklı mıyım acaba) denen şey oluyor benimki.

Bana bişey söyleyin ki kötü olduğuna inanabileyim, kalbime insin ve sinsin o inanç. Resmen can çekişiyorum çünkü. Lütfen bana yardım eder misiniz?
-5
muhayyer divan
(10.01.26)
Başka birini bul.
-8
arbre
(10.01.26)
O başka birine yazık değil mi, belki adam sevecek, kimsenin vaktiyle ve kalbiyle oynayamam çok sayın
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Neden "hayatından çıkarman" gerek? Bence bu neden üzerinden yürümemiz gerekiyor duyuru ekibi olarak :) bize yardımcı olmalısın.
+3
loch ness
(10.01.26)
Sen hayir kurumu musun ki, iyi birinden uzaklasamion... ikili iliskiler boyle seyler diil

Iyilik kriterini "sana iyi gelmesi" olarak belirleyelim. Iyi gelmiyo sanirim. O zaman kotu biri, ayril ;)

Aliskanlik +3
+3
üğpoıuy
(10.01.26)
Başka birini bul derken senin de fiziksel olarak beğendiğin, duygun olan biri. Sen bilirsin tabii ki.
-2
arbre
(10.01.26)
@loch ness Hayatımdan çıkması gerek çünkü, olmuyor yahu, yürümüyor ilişki, hem yürütmüyor hem bırakmıyor, güzelliklerinin olması ilişkiyi sadece benim taşımama, onun da bana alabildiğine yüklenmesine sebep oluyor, tam bu yüzden kötü biri olduğuna inanmam gerekiyor, mantıken bakınca zaten kötü biri, kötü + toksik. Ama kalbim bırakmıyor, ya da kalbim sandığım bişey bilemedim şimdi.

@üğpoıuy bana iyi gelmiyor diye kötüdür diyemem kimseye, babam da bana iyi gelmiyor ama gayet iyi biridir mesela. Saygı sevgi ve sorumluluk konusunda alabildiğine pintilik yapan ve bilinçli olarak yapan biri iyi biri olamaz. Yani kelimelerle ifade edemiyorum artık.
-1
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Evet bir yandan da o baskı var üstümde. Bir yandan onda gördüğüm birçok şeyi başkasında görmedim, göremem. Başkalarının arasından öyle sivriliyor ki bir türlü koparamadım atamadım. Meditasyon da yapıyorum bağ kesme falan fıstık en dandik bile olsa ne varsa yapıyorum, bitmesi lazım bunun.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sevgili @grimavi ben İngilizce bilmiyorum, çeviri kullanmak zorunda olmak ise beni çok üzüyor. Bilmiyorum İngilizce konuşmanın amacı nedir.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@grimavi ,muhtemel ya kitaptan yada film repligini yazmiştir,

@muhayyer

sana saygi duymayana
sende saygi duyma
devam edersen kendine saygini kaybedersin,
mental olarak hasta olursun,
bencil olmak kötü bir huydur,
ama
hayatta kalmak
içinde biraz bencil olmalisin.
+1
designer
(10.01.26)
Senden çocuğum olsun diyen 60+ bey değil bu di mi?
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
Tam da bu dediğini yapmaya çalışıyorum ondan kopmaya çalışmakla. Kendime saygım azalıyor, kendime güvenim azalıyor... Tam bir narsist-bağımlı ilişkisi oldu. Ve kendimi korumak için gittikçe daha sert tavırlar takınır oldum, gittikçe daha sert düşünmeye çalışır oldum, kibre batıcam diye korkuyorum, en büyük korkularımdan biri bu. Onun için ya bu herif ölmeli ya ben ölmeliyim ya da tamamen s olmalı bu kişi.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Sus kız sus ayıp :p

10 yıl önce tanışıyor olsaymışız yaparmış, öyle demişti. Herhalde çocuğu da kendini de benim kazancımla bana baktıracaktı.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Soğuman için bir neden verdim diyelim jdkd
+1
sekizdokuzon
(10.01.26)
@muhayyer divan , burada "vicdan" çatısı altında bir insanın psikolojini yavaş yavaş çökertmesine ve seni içten içe çürütmesine müsaade ediyormuşsun gibi bir hisse kapılıyorum. hayatındaki insan "kötü biri" olmayabilir. ama ilişki yaşamayı da bilmeyen, dengeli davranmaya müsait kişisel olgunluğa erişememiş bir kişi de olabilir.

çok küçük bir mesleki gözlemimi paylaşacağım; portföyümde eşinden, partnerinden ayrılabilmek için sürekli daha yüksek dozlu bir istismar yaşaması gerektiğine, ilişkinin yada evliliğin "şimdilik" idare edilebilir bir noktada olduğuna kendini ikna eden bir sürü insan var.

- her şey küçük bir hakaretle, maddi-manevi saygı sınırlarının tahrip edilmesiyle başlıyor, sadakatsizlikler , dış partnerlerden taşınan (std) hastalıklar, hakaretler, dayaklar... kemikleri kırılan , ama "çok şükür canıma kast etmiyor , dışarıda ne sakat adamlar var" diye kendini yatıştıran gencecik kadınlar tanıyorum.

sizde durum bu seviyededir diye bir iddiam yok, ama bence "bunun sürdürülemediği" fikri uzun süredir kafada yer ediyorsa, insan içi soğumadan da sahneyi terk etmeyi göze alabilmeli. çünkü verdiğim örneklerdeki insanlar hep biraz daha ağır bir problem, biraz daha ağır bir istismarı bekliyorlardı sahneyi terk edebilmek için, ama daha ağırı geldiğinde de hayatlarında bir şey değişmedi.
+4
loch ness
(10.01.26)
@loch ness benim problemim soğuyayım da ayrılayım değil, ayrılmakta sorun yok, rahatlıkla bitti deyip her yerden engelliyorum. Sonra bir şekilde karşıma çıkınca geçmişi unutmuş oluyorum, kindar mı olmam lazım anlamıyorum ki. Kendime koyduğum teşhis bu, yeterince değersizleştirirsem gördüğüm yerde çocuk gibi davranmam, mesafemin hatta ayrılığın sebebini hatırlayarak doğru davranırım diyorum. Yoksa görsen hassasiyet abidesiyim, ben de az değilim ama onun narsisizmi akla getirilecek gibi değil. Öyle böyle değil. Buz dolabındaki suyu bardakla sayarak veren insan bu, öyle düşün.

@Bir sıcak el uzanır içkim yok diyor saçma sapan şeyler çıkıyor, kumar hiç işitmedim ağzından ama bilmem ne kadar maddeler içilmiş bişeyler yapılmış, bir yanı karanlık geliyor bana. Bugüne kadar devam etme sebebim dediğin gibiydi işte, sabredeyim, herkeste var narsisizm, her erkek egoisttir yönetmeye çalışır şu bu, ama değil, olmuyor kesinlikle, varlığıma saygısı yok.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Kendine değer vermiyor musun? Bende de bu sorun vardı. Gördüğüm şeyler yetti. Bir duyurucu vardı ya, kız evini yakmış, uzaklaştırma almış ama ondan ayrılamıyordu. Onunki gibi senin ilişki.
+2
Kahvedesu
(10.01.26)
Benzer bişey oldu evet, ondan sonra oldu ve çok benzedi, doğru. Kendime değer veriyorum da, derinlerde neler oluyor belli değil.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
@muhayyer divan , problem kararı taşıyabilmekle ilgili görünüyor. karşına çıkabilme cesaretini bulamayacağı kadar net ve keskin olmak gerek.

ben en uzun süreli bağımlı ilişkimi bitirdiğimde şu mesajı açıkça vermiştim; "artık aşk yok, arkadaşlık yok , bir şey danışacaktım'lar -düşman değiliz'ler , eşyalarım şurada kalmıştı'lar yok,hasta düştüm gelmedin'ler, falanlar filanlar... herhangi bir sebeple karşıma çıkarsan sana bunun bedelini ödeteceğim, artık seninle sadece iki yabancıyız." bu netlikte yaklaştığım için , sadece "her şey için çok özür dilerim" demeye gelebilmişti. sıcak bir çay ikram edip uğurladım. bir daha da hiç görmedim.
+1
loch ness
(10.01.26)
Evet haklısın, her seferinde ayrılan ben, arkadaş kalalım kopmayalım diye uğraşan o. Onu hayatımda yerleştirdim yeri boşaltma fikrini kabul etmeliyim. Ona atadığım anlamları iptal etmeliyim, onun oluşturacağı boşluğu olduğu gibi kabul etmeliyim. İçine noodle doldurmalıyım. Ondan daha az zararlı. Evet.
0
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derler. Seninki de o hesap. 60+ adamla toksik ilişki mi yaşanır Allah'ını seversen.
+4
sekizdokuzon
(10.01.26)
Seviyorum kız seni :)
Eril prensip ararken habire narsiste toslamak da ne bileyim...
-2
🌸muhayyer divan
(10.01.26)
(10)

Arbre'yi neden eksiliyorsunuz?

hold the door
sb
sb
-71
hold the door
(10.01.26)
Hahahaha 18 eksi almış :)
Cevap: Ben eksilemiyorum. Yani arbre yazdığı için eksilemiyorum. Binaenaleyh, hiçbir duyuruyu/cevabı yazan kişinin kim olduğundan dolayı eksilemiyorum.
+2
yadigar
(10.01.26)
Eksilemiyorum ama kadınlar bu herife gıcık kapmakta haklı. Kadınlar konusunda acımasız ve duygusuz.
Aslında ılımlı biri. Oturup konuşur tartışırsın ama kadın....
+3
luluki
(10.01.26)
Asıl soru arbre 5-10 tane eksi alırken senin sorun nasıl oldu da 30+ eksi alabildi?
+6
mikro patlama
(10.01.26)
arbrenin antitezi vardı burada. ne yazsa cevap veriyordu o bile yıldı gitti.
+1
mikahakkinen
(10.01.26)
-38 olmuş :) bir eksi daha alırsa ben de eksi vereceğim, yuvarlak 40 olsun :))
Edit: verdim ve 40!
+1
yadigar
(10.01.26)
eksilemiyorum. engelli bende.
+4
gabe h coud
(10.01.26)
Bence çok kişide engelli o yüzden ona eksi 5 6 gibi ama bu duyuruya maşallah 41 kere ahsha
Bende engelli değil ama Eksilemiyorum fakat genel olarak eksilenen kullanıcıların durumu pek de sürpriz gibi gelmiyor bana.
+6
kisa
(10.01.26)
Şu sürekli kendini öven Kanadalı zengin arkadaşa sahip çıkmıştım. Herkes dışlıyordu. Açık açık mallara ekledim yazmış. Hahahaha. Hiç güleceğim yoktu. Normal insanlar olmadıkları için eksiliyorlar. Cevap bu. :) Beni engellemekle uğraştırmadıkları için de teşekkür ediyorum.
-12
arbre
(10.01.26)
Kompleksli, saldırgan ve yıllardır kendisini olduğundan bambaşka göstermeye çalışan biri olduğu için bende epeydir engelli. Benzer şekilde ekürisi olan teyzenin farklı dönemlerde açtığı hesaplar da engelli. Sürekli anlamsız şeyler yazan ve insanları rahatsız eden birilerinin soru ya da cevaplarını eksilemeyi geçtim okumakla dahi uğraşamam maalesef.
+14
seni tanıdığım güne lanet olsun
(10.01.26)
Ben eksilemiyorum neden bu kadar ciddiye alınıyor onu da anlamıyorum. Lütfen olgunlaşalım ve çocuk gibi hırslanmaktan vazgeçelim. Ben arbre cevaplarına gülüyorum çoğu zaman Ezo filan der geçerim.
0
yenibirgüzelnick
(26.01.26)
(16)

ekşi duyuru soru cevap sirkülasyonun azalması hakkında

denef
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime
uzun süredir sahada olduğum için aktif kullanmıyordum. tekrar masa başında vakit geçirmeye başlayınca ve açıkçası işim düşünce açtım siteyi. dün yazdığım soru hala birinci sayfada karşıma çıktı. Duyurunun hareketli ve aktif zamanlarını hatırlıyorum gün içinde onlarca soru cevap okurdum çoğu da işime yarardı. herkes nereye gitti, artık alternatif bir mecra mı kullanılıyor ya da buraya ilgi/güven mi azaldı. siz neler düşünüyorsunuz ?
0
denef
(09.01.26)
moderatörler geçimişe göre daha aktif ve gereksiz hamleler yapmaya başlayınca bir de üstüne trol üyeler çoğalınca geçmişte çok kullananlar yani bizler de okuyup gider olduk.
+7
erty_ksk
(09.01.26)
galiba artık burası daha çok sosyal medya mantığında kullanılıyor. azalma elbette var.
+1
gobekliraki
(09.01.26)
chatgpt falan cikti, duyurular azaldi.
+4
lemmiwinks
(09.01.26)
Buranın günlük hayatta karşılaşılan olay veya problemlerden, akademik konulara oradan da dış olay ve gündeme kadar uzanan bir içeriğe sahip olması lazım.
Dış basındaki bir haber veya bir kitaptan alıntı burada çeşitli yorumlarla analiz edilebilmeli.
Konsept/yapı buna da uygun ama sonuçta katılımcıların niteliği asıl durumu belirliyor.
Bizde de aklı çalışan beyinler var aslında
Reddit vs gitmeye gerek yok.

Şimdilik aşk, şehvet , ihtiras, stalk, pembişli storyler , iş yerinde fetişizm şimdilik daha çok ilgi görüyor maalesef.
Belki bir zaman sonra bu husuzursuzlukta meyvesini verir.
Bekleyelim .
0
diyecevaplandı
(09.01.26)
burası güzin ablalara kaldı.
+5
mikahakkinen
(09.01.26)
engel yiyen troller etkileşim göremeyince yazmayı bıraktı asdfhs
+9
gabe h coud
(09.01.26)
Engelleme gelince ve bu sebeple troller etkileşim göremeyince ugraşmayı bıraktılar. Artı olarak yapay zeka çok gelişti. Millet artık ona sorup anında cevap alıyor
+1
limonlu eksi
(09.01.26)
Hoşgeldin denef,
0
duptıs
(09.01.26)
hoş buldum duptıs :)
0
🌸denef
(09.01.26)
uzun yıllar sert bir moderayon uyguladılar. biri mesela şarkı soruyor, birisi de cevaplıyor. soru sahibi "evet budur teşekkürler" diye cevap yazıyor bunu siliyorlardı. sebep; cevap değilmiş. bir soruya cevaplardan birine x +1 demek de siliniyordu. en ufak eleştirel cevap siliniyordu. bunların haricinde yine uzun süre compu bey hiç yenilik yapmadı. oo kadar alıştık ki şu anki arayüze hala alışamadım ben mesela.
yine ekşi sözlük zaten gittikçe popülerliğini kaybetti bundan duyuru da nasibini aldı.
en büyük sebebi de yapay zeka elbet.
+3
ground
(09.01.26)
@ground +1
eskiden çok aktif kullandığım bir duyuru hesabım vardı. sorduğum ve yeterli yanıt alamadığım konularda anlamlı ve faydalı bir sonuca ulaşırsam, kendime cevap olrak yazıyordum; başka insanların da işine yarasın diye. fakat özenle tek tek tespit edip kaç yıllık cevapları silmeye başladılar; diyaloğa giriyormuşum diye.. buna uyuz olup, uzun yıllar girmedim duyuruya.
+2
lil siztah
(09.01.26)
Kalitesizleşti. Ama engelleme sonrası çok daha iyi. Akıl hastaları ele geçirmişti en son.
-5
arbre
(09.01.26)
troller küstürdü, ai iyice ayağımızı kesti.

bir de sorulan sorulara ya da cevaplara laf atıp da bu da sorulur mu, git google'da ara, git ai'ya sor gibi bir sürü yanıtlar gelince pek keyfi de kalmadı insanların.
0
biseysorcaktim
(09.01.26)
Burada en çok cevap veren kullanıcı benim aslında. Silinen cevaplarla birlikte 18 bin üzerinde cevap vermişim. Zamanında çok vakit geçiriyordum. Artık haftada bir aklıma gelirse giriyorum. Bir 2-3 sene de hiç girmediğim dönem oldu. Sebebini eğip bükmeye gerek yok. Okuduğunu anlamaktan aciz bir moderatör vardı. Onun yüzünden bir çok kullanıcı burayı terk etti. Havası zaten söneli uzun zaman oldu. Benim girmediğim o 2-3 yıllık dönemde de ortam iyice cıvımış. Sürekli birbirine laf sokmaya çalışan, birbirini trolleyen tipler iyice bokunu çıkardı. O yüzden asıl soru sormak isteyenler de artık sormaz oldu.
+2
himmet dayi
(09.01.26)
eskiden "bok" yazinca kufur diye siliyorlardi.
simdi ana avrat sovuyorlar ozelden, moderasyon 3 maymunu oynuyor.
sogudu herhalde insanlar, ki normal. benim de ne cevap veresim var artik ne de bakasim.
ciddi anlamda 46lik olan 3-5 kisi ve onlara canak tutan modlar sitenin icine ettiler.
+3
cooperr
(09.01.26)
Moderasyon siteye düşman gibi davrandı. Giden bi daha gelmedi. Başka bi sebebi yok.
0
luluki
(10.01.26)
(10)

Bana bu kalemi satın

michael_knight
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok. Bana bu kalemi satın.
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok.
Bana bu kalemi satın.
-26
michael_knight
(09.01.26)
Eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin, hoşlandığınız kişinin adını yazmak ister misiniz?
-7
arbre
(09.01.26)
Üyeliğe devam etmen için ıslak imzalı form fakslaman lazım.

Faksı da başkası satsın.
-1
kibritsuyu
(09.01.26)
-cinsel gücü artıran kalem geldi (he)

-sevdiğinize kavuşturan manifestli kalem geldi (she)
-1
yurtsuz john
(09.01.26)
birkac sene once guzel bir koltuk gordum vitrinde, luks bir mobilya magazasi idi. ustunde fiyat falan yok, seytan durttu, daldim iceri, enteresan kiyafetli yakisikli bir abi beni karsiladi.

- selam ne kadar bu koltuk, guzelmis..
- evet, oldukca populer bir model. kumasina gore fiyat degisiyor ama bu kumas olsun diyorsaniz $14,000 diyebiliriz, ozel siparis oldugu icin 6 ay beklemeniz lazim.
- hmm, peki ozelligi ne bunun enteresan kumasi disinda?
- soyle soyliyim, gecen ay bir tane bunun aynisindan robert de niro'ya sattik.
- peki tesekkurler.

sanirim robert de niro iyi bir satis stratejisi.
o yuzden diyorum ki aha bu kalemin aynisindan robert de niro'da var.
+1
cooperr
(09.01.26)
önce kaleminizi bana vermeniz lazım.
+1
galahad reloaded
(09.01.26)
hangi kalemi? siz kimsiniz?

acil kalem mi lazim? gunluk mu tutuyorsunuz? baskalarina zengillik gosterme pesinde misiniz? cocugunuz kalem mi istiyor? baska yerlerle de gorusuyor musunuz kalem icin? dolma kalem mi, tukenmez mi, kursun mu, boya mi?

bonus: babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi?
-1
taurina
(10.01.26)
o kalemi herkese satamıyoruz, şu formu asistanınız doldurup başvurursa biz size döneriz. sipariş geçildikten sonra 12 ay içinde hazır olabiliyor.
+1
robokot
(10.01.26)
Sayın robokot,
Başvuru formum elinize ulaştı mı?
Teslim süresini 6 aya çekmemiz mümkün mü? Çok acil bir şeyler yazmam gerekiyor.
0
🌸michael_knight
(10.01.26)
Sayın michael_knight, başvurunuzu aldık. Sizin gibi seçkin müşterilerimizle ilgilenmek üzere özel bireysel danışmanımız sizinle bugün iletişime geçecek ve istekleriniz doğrultusunda özel kaleminizin imalat süreci ve size ulaştırılmasından sorumlu olacak. Teslime kadar seçeceğiniz ikame kalem isterseniz size sağlanacak, iyi günler dileriz.
0
robokot
(11.01.26)
bir şey derdim ama banlarlar ;(
0
hold the door
(11.01.26)
(2)

İş görüşmesinde verilen şu detaylar ne ayak?

condom kurşunu
İlk görüşmeyi yaptık, sırada 2 görüşme daha var ama “iki görüşme aynı günde olur muhtemelen, ceo görüşmesi zaten tanışma gibi oluyor” dediler. Yani sallamadıkları bir aday için bu detaya gerek var mıydı yoksa herkese söylenebilen bir şey mi bu? Direktör pozisyonu bu arada.
İlk görüşmeyi yaptık, sırada 2 görüşme daha var ama “iki görüşme aynı günde olur muhtemelen, ceo görüşmesi zaten tanışma gibi oluyor” dediler. Yani sallamadıkları bir aday için bu detaya gerek var mıydı yoksa herkese söylenebilen bir şey mi bu? Direktör pozisyonu bu arada.
0
condom kurşunu
(08.01.26)
Tanışma kelimesi kullanılıyorsa yüzde 90 olumlu. İyi geçir, işi kap.
-3
arbre
(08.01.26)
Biz bütün sürecin detaylarını herkese söylüyoruz. Maksat hem açık olarak süreci paylaşmak. Ayrıca herhangi bir aşamada olumsuz olursa kendilerini bilgilendirdiğimizi de söylüyoruz.

Yani süreçle ilgili bir durum olarak algılama bence.
0
vampir akrep
(08.01.26)
(7)

İlgi göstermek

arbre
7 ay önce iş arkadaşım olan kıza açılmıştım. Bu ara aramız iyi oldu. Bir süre birlikte zaman geçireceğiz. İlgi gösteriyorum doğal olarak. Bir şeyler yapmayı söylesem mi, akışa mı bırakayım?
7 ay önce iş arkadaşım olan kıza açılmıştım. Bu ara aramız iyi oldu. Bir süre birlikte zaman geçireceğiz. İlgi gösteriyorum doğal olarak. Bir şeyler yapmayı söylesem mi, akışa mı bırakayım?
-20
arbre
(07.01.26)
akış
0
jelly bear
(07.01.26)
Arbre, bu konularda daha once yazilmistir mutlaka ama boyle yumusak gecislerle birsey olmuyor. Bulusma teklif edeceksin, yokusa suruyorsa romantik birsey istemiyor demektir. Tabbi bir sure sonra birkez daha denenebilir ama o da olmazsa artik yoluna bakman lazim.
Konunun uzmani miyim, tabii ki hayir, ayni sizin gibi davrandim her zaman, olacak isler bile olmadi.
+1
mbond
(07.01.26)
mbond, bir yolum yok, başka kız olunca ona ilgi gösteriyorum zaten ama bu kızı seviyorum. İçimde yaşıyorum yani. Direkt buluşalım demem.
-4
🌸arbre
(07.01.26)
cooperr, yok abi olmaz. Cesaretten oldu bunlar. Bundan sonra açılmak yok. Amatörceydi. Güzel kız ama ondan daha güzel binlerce kız var.
-5
🌸arbre
(07.01.26)
bir seyler yapin harekete gecmisken
+1
ala09
(07.01.26)
Birkaç hatun kişinden duyduğuma göre, fazla ağırdan alınca pasif ve özgüveni eksik görüyorlar.
Ürkütmeden ama karşı tarafa da "bu da amma mıymıymış" dedirtmeden, direkt açık oynamak en iyisi bence.
+1
anatomik
(07.01.26)
kanka aranı normal tut. sakın ona muhtaç olduğunu hissettirme. onsuz da iyi olabildiğini göster çok üzerine düşme. bırak o çaba göstersin. bir şey olmasını istiyorsa emin ol kucuk de olsa adımlar atar. enerjini yüksek tut modunu onun yanında dalgalandırma. poker face ol. dalganı geç makaranı yap umursamaz ol. düşerse böyle düşer.

diğer ihtimalde işyerinde beraber olacağınız için sürekli gerginlik olmasın diye arayı yumuşatmak istemiş de olabilir.
+2
archmeister8
(07.01.26)
(3)

Çok fazla planınız hedefiniz varsa günleri nasıl bölüyorsunuz?

egerbiryolcu
Örneğin; hem dil öğrenmek, hem bir hobinizle ilgilenmek, hem yüksek lisans yapmak, hem online kurslara katılmak gibi birden fazla ve yoğunluk içeren hedefleriniz, hayalleriniz, planlarınız varsa bunu nasıl organize ediyorsunuz?Birkacindan feragat edip önceliğinizi en çok istediğiniz veya en önemli g
Örneğin; hem dil öğrenmek, hem bir hobinizle ilgilenmek, hem yüksek lisans yapmak, hem online kurslara katılmak gibi birden fazla ve yoğunluk içeren hedefleriniz, hayalleriniz, planlarınız varsa bunu nasıl organize ediyorsunuz?

Birkacindan feragat edip önceliğinizi en çok istediğiniz veya en önemli gördüğünüz alana mi ayiriyorsunuz?

Günü ikiye üçe bölüp birazini bir alana birazını başka alana mi vaktinizi ayarliyorsunuz?

Haftaici haftasonu şeklinde mi bölüyorsunuz?

Üstelik evlilik ve iş hayatı varsa daha zor ve karmaşık olmuyor mu?
0
egerbiryolcu
(07.01.26)
Her gün az da olsa hepsine bakmaya çalışıyorum. Gün planlama birikim açısından iyi değil.
-5
arbre
(07.01.26)
Tam olarak birden fazla hedefim var dediğin gibi.

Dil öğrenme kısmını akşam işten eve gidene kadar arabada podcast dinleyerek ve duolingo’da günlük 5-10 dakika çalışma ile gerçekleştiriyorum.

Youtube işine sardım. Akşamları 7-10 arası içerik üretmeye, metin hazırlamaya çalışıyorum. Metin hazırlama kısmını bazen iş yerindeyken de yaptığım oluyor boşken.

Mobil app geliştiriyorum, 1 tane app üzerinde yoğunlaştım bu aralar. Yoğunlaştım derken haftasonu 4-5 saatimi ayırıyorum sadece.

Karı kıza vakit kalmıyor. Yatmadan önce twitter’dan falan beğendiğim kızlara yalandan iş atıyorum. Biriyle gelecek görsem üsttekilerin hepsini kısar komple kıza adarım kendimi.

Bir de web sitem var mesleğimle ilgili. Arada oraya blog ekliyorum ama çok daha nadir o. Ayda birkaç içerik anca.

Galatasaray maçlarını da kaçırmam.

Dışarı çıkmayı pek sevmiyorum artık genelde evdeyim. Bende durumlar böyle.
0
messina123
(07.01.26)
ben günü bölerim. yatmadan kafamda plan hazır olur. sabaha iyi başladıysam eat the frog uygularım. biraz keyifsiz başladıysam yatarım. stabilsem basit iş, zor iş, basit iş şeklinde giderim. hafta içim, hafta sonum aynı genelde o yüzden gün gün pek gitmem.
0
black holes in the sky
(07.01.26)
(10)

Nasıl verimli ders çalışabilirim?

ekimoloji
30 küsür yaşındayım geçmişte çok parlak bir öğrenci değildim dolayısıyla ders çalışmayı sevmezdim. Şimdi bir sınava çalışmam gerekiyor ama bazen ders çalışmayı bilmediğimi düşünüyorum. Derse ayıracak günde max 3-3,5 saat vaktim var. Bunu en verimli şekilde nasıl değerlendirebilirim? Tekrarları en ma
30 küsür yaşındayım geçmişte çok parlak bir öğrenci değildim dolayısıyla ders çalışmayı sevmezdim. Şimdi bir sınava çalışmam gerekiyor ama bazen ders çalışmayı bilmediğimi düşünüyorum. Derse ayıracak günde max 3-3,5 saat vaktim var. Bunu en verimli şekilde nasıl değerlendirebilirim? Tekrarları en mantıklı nasıl yapabilirim? Mesela tarih dersine NotebookLM ile tekrar yapıyorum zaten sevdiğim bir ders olduğu için ondan epey verim alıyorum.
0
ekimoloji
(07.01.26)
Benim en verimli bulduğum yöntem kalemi elime alıp, önemli cümleleri ve noktaları boş bir kağıda yazmak oldu.
Dijital olarak okumak veya yazmak bende işe yaramadı.
Ayrı bir kağıda özet yapmak çok faydalı oldu benim için. Özet yapmak amaçlı incelemek, daha iyi konsantrasyon ve sorgulamaya itiyor otomatik olarak diye hissettim ben.
+1
burfak
(07.01.26)
Adhd olabilir, psikiyatrdan concerta veya benzeri ritalin içerikli bir ilaç ile konsantrasyon sağlanabilir.

Yok ben ilaç falan kullanmam derseniz kan tahlili yapıp eksik vitaminlerinizi alabilirsiniz. Ben mesela balık yağı ve demir takviyesi aldıktan sonra daha bir dinçleştim.

Onun dışında ortamı değiştirebilirsiniz. Ben evde pek çalışamam ama kulaklığımı takıp cafede daha rahat çalışıyorum mesela.

Ya da 7/24 açık kütüphaneler var. Girin oraya 3-4 saat takılın çıkın, verimli geçer. Etrafta çalışan insanlar olunca motive ediyor.

Edit:

Sanırım soruyu yanlış anladım. Yazarak +1 ama herkesin anlama ve çalışma yöntemi farklı olabilir. ben kalemli bir tablet almıştım sayfa sayfa oralarda not çıkarıyordum istediğim zaman bütün sayfalar önümde oluyordu.

Onun dışında tek bir a4 kağıdına, bazen tek sayfa, bazen arkalı önlü, kopya kağıdı hazırlar gibi küçük küçük yazarak, çizgilerle bölümlere ayırarak bütün bir konuyu tek bir kağıda sığdırmaya çalışıyordum.

İnsan kopya hazırlarken öğrenir, çekmeseniz de olur diyordu bir hocamız :D

Hem tek bir sayfada bütün konuları, bütün örnekleri görmek, beyinde de örüntüyü kolaylaştırıyor. Aaa bu konuyu hatırlıyorum sayfanın sağ altına yazmıştım... falan diyorsun. Bende işe yarıyordu bir deneyin derim.

Kimisi sesli tekrarlarla pekiştirir, kendi kendinize konuşun.

Kimisi birine anlatarak pekiştirir, onu da deneyebilirsiniz imkan varsa.

Yapay zekaları zaten kullanıyormuşsunuz...
0
ananiyimioguz
(07.01.26)
Benim yontemim konulari bolerek baslamak olmustu. Atiyorum 15 gunum var, 20 konum var. Her gune 2 konu belirledim. Kitaplar uzerinden konu tekrari yapip (video da tercih edilebilir) o konuya dair elimde olan tum sorulari cozuyordum. Bu sekilde tik atarak ilerledim

Kalan 5 gunde de tumden bi tekrar/deneme
0
üğpoıuy
(07.01.26)
kesinlikle vermem gereken aksi takdirde okuldan atılacağım dönemde riski sıfıra indirmek için sürekli öneli yerleri deftere yazarak, daha da abartıp kopya kağıtları hazırlayarak çalıştım. o kadar faydalı oldu ki kopya çekmeye gerek bile kalmadı.
0
ground
(07.01.26)
Yazmaktan nefret ediyor ve zaman kaybı olarak görüyordum ama bu kadar insan söylüyorsa var bir sebebi, önemli yerleri yazayım bari. Videodan dinleyip hocanın önemli dediği ve kitapta olmayan kısımları yazıyordum sadece ardından soru çözüyorum.
0
🌸ekimoloji
(07.01.26)
yazarak çalış, çalışacağın şeyi oku 1 paragraf anladığını deftere not et kısa özet şekilde
yazarak +1500

birde sesini kayıt et ezberden anladığını yazmak istemiyorsan
0
eja
(07.01.26)
Bu işin sırrı yazmak. Not almak. Not düzenlemek.
-3
arbre
(07.01.26)
Hangi öğrenme şekli sizde verimli onu bulmanız gerekir bence.
Ben mesela yazarak çalıştığımda hiç verim alamıyorum. Bir şeyi öğrenmem için o şeyi dinlemem, görsellerle desteklemem gerekiyor. Aynı konuyu farklı kişilerden dinlemek çok etkili benim için. Youtube'ta tüm dersleri farklı hocalardan dinleyebilirsiniz, Notebooklm yine özellikle görselleştirme için faydalı bir araç.
+1
hayalhayal
(07.01.26)
merhaba. herkese katılıyorun yazmak. siz de tarih seviyormussunuz ve notebooklm i kullandığınızı belirtmişsiniz ya bundan çıkarım yaparak saçma da olsa bir fikir yürüteceğim. ben eskiden varken kız arkadaşıma anlatırdım, anladığım konuyu başka birine anlatabildiğimi anladığımda içim rahatlardı. zor anımda da hafızamda ona nasıl anlattığımı hatırlar kopya cekerdim. yani bir konuyu biliyor olduğumu içime sindirme yöntemim pekistirmekti. sonra bunu ingilizce de de denedim. ben bu konuyu eksiksiz sana ingilizce açıklayabiliyor muyum falan diye. sabırlı kızmış.
0
libertine
(07.01.26)
Merhaba. Asla saçma değil çünkü bir kaç kişiden daha duymuştum “anlatmak” yöntemini. Bence de öğrendiğini dile getirmenin, duymanın öğrenmeye çok faydası var. Bunu da yapacağım epeydir aklımdaydı.
+1
🌸ekimoloji
(07.01.26)
(14)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(06.01.26)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+3
peki madem
(06.01.26)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+3
akhenaten
(06.01.26)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
+1
Mirket
(06.01.26)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(06.01.26)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(06.01.26)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-5
arbre
(06.01.26)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(06.01.26)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
+1
hot potato
(06.01.26)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
-2
Bruce
(07.01.26)
Değil, demekki aradığınızı bulamamışsınız. Denemeye devam diyorum ben. En azından siz farklı şeyler deniyorsunuz ve hayata bir kere geliniyor, onu da evde oturarak geçirmemek istemeniz bence tuhaf değil.
0
tiredofwaiting
(07.01.26)
insanların beklentisi, bir şeyi öğreniyorsan oradan devam et ve ustalaş yönünde olduğu için, onların gözünde bir çok kursa gidip sonuç alamamış birisin.

onlara, asıl maksat kursta bir şey öğrenmeyi sevmek ve sosyalleşmek olduğunu anlatırsan artık daha farklı bakarlar.
+1
duyuruuser
(07.01.26)
Bazı aileler @bruce'un dediği gibi seni aşağı çekme, bir şey yapmanı istememe eğiliminde olabiliyor ama bir yandan da bu da sürekli bi şeyler deniyor ne aradığını kendi de bilmiyor diye düşünüyor da olabilirler.

Hayat senin hayatın, zaman senin, para senin kime ne aw

Kimisi de sürekli iki yıllık kazanıyor bir hevesle başlıyor birkaç derse başlayıp bırakıyor. Instagram hesabı açıyor tutmuyor başka temalı hesap açıyor. Ne aradığını bilmiyor da olabilirsin kısaca ama bizi/onları ilgilendirmez.
-1
chicha_v2
(07.01.26)
aile başka bir jenerasyon, siz başka. sizi herhangi bir konuda %100 anlamalarını ve desteklemelerini beklememelisiniz. ha olsa ne tatlış bal börek olur ama bizim aile yapılarımız böyle değil maalesef. Tepki gösterdiklerinde he he, hımm bir bakayım ya falan deyip savuşturacaksınız ve içselleştirmeyeceksiniz olacak bitecek.

çok yönlü olmak iyidir. disiplinlerarası etkileşimi kuvvetli olan insanın psikolojisi de daha sağlam olur, sosyal iletişim becerileri de daha gelişkindir, genel kültürleri daha yüksektir, farklı disiplinlerin kazandırdığı bilgi ve deneyimi diğer disiplinlere entegre edebilir vesaire vesaire. maymun iştahlı olmakla çok yönlü olmak bambaşka şeyler. gittiğiniz kurslarla ilgili muntazam olmanız, virtüöz olmanız falan gerekmiyor. bu da toplumsal bir dayatma.
+1
Phoebe
(07.01.26)
@Bruce öyle insanlar değiller. Kalksam mesela Amerika'ya taşınıyorum evleniyorum desem tamam derler. Bu konu biraz kuşak çatışması gibi bir şey işte ama açıklama yapmak yoruyor işte
0
🌸pembediken
(07.01.26)
(4)

Sakarya Serdivan da kafa dinlemelik kafe

narod
Bir kahve icip, bi kac okuma yapacagim. Var mi tavsiye edeceginiz sakin bir yer
Bir kahve icip, bi kac okuma yapacagim. Var mi tavsiye edeceginiz sakin bir yer
0
narod
(06.01.26)
Quid coffee
0
Bruce
(06.01.26)
Kentparkin icindeki belediyenin yerine oturdum. Bazen dusunuyorum da Istanbul'da ne kadar zor bir hayat yasiyoruz ya. Agaclarin altinda, hengame olmadan biraz yuruyup kafa dinlemek icin bile mucadele vermek gerekiyor
+3
🌸narod
(06.01.26)
That's what a daytripper in adabazar said...
0
Bruce
(06.01.26)
Kent Park'ın ilerisinde Agora Avm var. Kafede oturabilirsin.
-5
arbre
(06.01.26)
(26)

Gülsüm ismi

eileengray
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
Bir komşumuz bebeği için bu ismi düşünüyor. Bence çok kötü bir isim, bize temizliğe gelen teyzenin adı hatta. Eğer çoğunluk beğeniyorsa kendisine negatif hislerimden bahsetmeyeceğim, o yüzden sormak istedim.
-5
eileengray
(06.01.26)
lütfen bahsedin
+5
pide
(06.01.26)
Ben de hiç sevmem. Güllü isimleri genelde sevmiyorum, pastoral bir hava veriyor da bu gülsüm özellikle fonetik olarak hiç sevmediğim bir isim sebebi de yok. Dizilerde filmlerde falan hep köylü ya da köyden kente göçmüş ama köy hayatını bırakamamış tipte karakterlere verilmiş de o yüzden mi öyle düşünüyorum bilemedim.
+2
nundu
(06.01.26)
ileride devlet memuru falan yapma niyeti ile bu isim seçilmiş olabilir. (ironidir)
0
ground
(06.01.26)
ben de sevmem
+2
kisa
(06.01.26)
Gülsüm adında aklı başinda biri tanimadim, hep bi sıkıntıları vardi
+8
üğpoıuy
(06.01.26)
Gül adı güzel bence.
-3
arbre
(06.01.26)
şakasız bence çok güzel isim ya.
0
patronaj1
(06.01.26)
Evet eski teyzelerde olan bir isim bence de, ancak;

İsimleri şekillendiren ve güzel kılan kişinin güzel oluşu bence.

Ayrıca kişinin geçmişinde bu ismi hafızasında güzel kılabilecek hatıralar mevcut demek ki, kim bilir.

Saygı duyar yorum belirtmezdim ben olsam.
+1
va
(06.01.26)
saçma sapan bi isim. gülsüm yerine gülsün yazacaklar güllü yazacaklar neler neler. benim ilk ismim de saçma sapan bir isim ilkokul karnemde sadece ilk harfi doğru diğer harflerin ismimle alakası yok.

ayrıca yurtdışında sıkıntı yaşar Gülsüm diyemezler telaffuz edemezler.
+2
matilda
(06.01.26)
berbat bir isim tabii ki
+6
sanal hayvan
(06.01.26)
bence isim sevimli ve sıcak ama bu çocukların büyüyeceğini, online işlemler yapacağını, mail adresi alacağını, belki yabancılarla muhatap olacağını, iş hayatına gireceğini vb. de göz önünde bulundurmak lazım sanki.

temizliğe gelen teyze-kötü isim düşüncenizi bence sadece komşunuza değil kimseye söylemeyin bu arada.
+4
Phoebe
(06.01.26)
erkek çocukları olursa kürşat koysunlar adını
+3
nahtoderfahrung
(06.01.26)
çok güzel bir isim,
lina, pina, cina, arı maya, atlas, adel gibi isimlerin yanında adeta parlıyor.

erkek çocukları olursa kürşat +1

bu arada temizliğe gelen teyze en temiz duyguların insanıdır. ne sıfatla insanları sınıflandırıyorsunuz?
0
Hallegadola
(06.01.26)
Benim tercih edeceğim bir isim değil ama kötü bir isim de değil. Senin gözünde temizlikçi teyze canlandığı için yakıştıramamışsın.

Önemli olan, komşu senin veya buranın çoğunluğunun fikrini sordu mu? Sormadıysa karışmaya gerek yok. Kendi beğenmiş, bir seçenek olarak düşünmüş.
+1
lazor
(06.01.26)
Cosmicstring +1, gülsüm ismi bana hoş gelmiyor, oldukça da eski moda ama isimleri algılayış şeklimiz kişilere göre şekilleniyor bence, ailesi bu ismi beğenip bebeklerine bu ismi vermek istiyorlarsa karışmamak en iyisi.

Zamanımda kuzenime çocuğuna koymayı düşündüğü isim için çok olumsuz şeyler söyledim, hala ara ara özür dilerim kendisinden ne haddime hamileyken üzdüm seni diye, beğenmediğim ismi verdiler çocuklarına, şu an o isim hiç de kötü gelmiyor kulağıma.

Bize demode gelen isimler, özellikle anadili Türkçe olmayan kişilere fonetik ya da anlamsal olarak hoş gelebiliyor.
+2
(06.01.26)
Ben tercih etmem ama o ismi seçene garip bakmam şahsen yeni nesil uyduruk isimlerden daha iyi
+2
basond
(06.01.26)
Sormadıysa bir şey söylemeyin.
Bu her konuda takip etmemiz gereken bir ilke bu, ama çocuğa isim koymak gibi bir kararda kesinlikle olumsuz fikir söylememek gerek.

Bu isimle benim aklıma gelen tek kişi kapıcı Cafer'in karısı Gülsüm ama Gül ile başlayan diğer isimler bana güzel geliyor.
+1
michael_knight
(06.01.26)
Hallegadola + 10000

bebeklere kedi-köpekmiş gibi verilen saçma sapan isimlere kıyasla gülsüm gayet de iyi.
0
m e b
(06.01.26)
Anlamı kötü değil, ayıp değil, kültürümüze aykırı değil. Bence gayet konabilir. Arkadaşları “gül” diye kısaltacaklar zaten…
+2
yadigar
(06.01.26)
Bazı isimler kuşaklarla büyüyor ya. Bence bu isim de büyümüş. Çocuksa daha bebek, bence de alternatif düşünülebilir.
+1
akhenaten
(06.01.26)
bana da modern gelmiyor bu isim. temizlikçi teyze ismi değil ama modern de değil.
ben yabancıların telaffuzu olayına pek takılmıyorum belki a101 kasiyeri olacak ne işi var yabancılarla. ha böyle yüksek eğitimli bi aile çcouğu ise ilerde amerikada okuyacağı kesinse tamam hassas olalım da.
+1
Sadece soruyorum
(06.01.26)
gülsüm bi zeynep değil ya, böyle bir isim koyuyorsa vizyon belli bence hiç uyarmaya gerek yok gayet bilincinde, değisede bilincinde olmasın kıza merve ismi koyupta bebek buyuyunce ortamları(emine fatma güllü vs) farklı olacağı için bu sefer garip kaçar.
+1
eja
(06.01.26)
Ben eski ve klasikleşmiş isimleri çok seviyorum şahsen.

Gülsüm özellikle sevdiğim bir isim değil ama kötü de değil.

Lina, Vina, Alin, Dalin vb gerzekçe yeni moda isimlerden bin kat daha iyidir.
+3
anaphylacticshock
(06.01.26)
eksisozluk.com geldi aklıma direkt. Hayranı olabilirler mi?
Kötü bir isim değil bence.
0
auroraaurora
(06.01.26)
kibar cevaplar için teşekkürler. arapça kökenli olması ve bize temizliğe gelen Gülsüm adlı kişiyi çok çakal bulduğum için bu isme büyük bir önyargım var, ben asla tercih etmezdim. bana sorulduğu için ve düşüncemin sübjektif olduğunu bildiğimden genele sormak istedim.

edit: @muhayyer divan, bana soruldu elbette ama ben bu bilgiyi paylaşmadım diye azarlamanız kabul edilebilir bir şey değil.
+6
🌸eileengray
(06.01.26)
Kuzenimin halasının ismi ve bende hiç iyi bir intibası yok, hatta direk aklıma kibir geliyor.
+1
tiredofwaiting
(06.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(22)

Duyuru kadınlarına: bir yüzüğe en çok kaç lira verirsiniz?

muhayyer divan
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
Bir yüzük var çok çok çok beğendim. Yüzük partner hediyesi tipinde bir yüzük ama bana göre isteyen istediğini takmalıdır, bence yani (evet partnerim yok, olmuyor da, Allah bana nasip etmemiş gibi geliyor hatta). Ama yüzük 3700 tl. Aşırı arada kaldım. Bu para bu yüzüğe verilir mi.
0
muhayyer divan
(04.01.26)
Hayal etmekten bıktım, önüme gelenlerin sırtlan gibi sürekli beni yemelerinden de bıktım. Ne inanç ne güven kaldı. Yaşım iyice ilerledi, bu saatten sonra kimle ne zaman uyum yakalayacağız. Herkes evli çıkıyor, bıktım usandım yani.

Yüzüğü takmak bana ne katacak bilmiyorum, ellerim öyle uzun ince parmaklı değil tam tersi, küçücük ve dolma parmaklı. Bilemedim. Kaldım öyle.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Partner hediyesi tipinde yüzük ne demek?
Ben çok iyi paralar verebilirim. 3700€ da verebilirim. Kalitesi ve ne kadar sevdiğim önemli.
+1
alice in potatoland
(04.01.26)
Yani o yüzüğü takan kadınların hayatında bir ilişki var anlamı verebilir yüzük, bir kadın arkadaşının parmağında görsen "ooo sevgili mi yaptın" veya "oo vatandaş ciddiyete mi gidiyor" dedirtir. Çok da cafcaflı bişey, aşırı gösterişli. Ya da bana öyle geliyor, bilemedim şimdi. Pırlanta sever değilim ama yüzüğün tasarımı pırlanta kullanılmış hissiyatı veriyor (3700 liraya pırlanta yüzük satmazlar tabii) ve şekli yapısı çok hoşuma gitti.
-1
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
veririm, daha fazlasını da veririm. yüzük takmayı çok seviyorum :D partner meselesi de umrumda olmaz.
+2
nolmus yani
(04.01.26)
🤭🤭🤭 ben epey bir balığım yalnız 🤭🤭
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Duyuru erkeğiyim. Açıklamana üzüldüm. Ben alayım sana. Hehe. Al ya. 3700 para değil çalışan insan için.
0
arbre
(04.01.26)
3700 veririm çok beğendiysem de ama asıl allah bir partner nasip etsin istiyosam alyansa veya tektaşa benzeyecek dışarıya başım bağlı mesajı verecek takı takmam. Yani single yazan tişörtle de gezmem ama tek taş da takmam. Yanlış mesaj verip doğru anlaşılmayı beklemek olur.
+3
benim bir gizli bildiğim var
(04.01.26)
Yüzüğü ya da herhangi bir hediyeyi sevgilinden bekleme. Yüzüğünü de sevdiğin bir şeyi de sen kendine al. Kim ne derse, ne düşünürse düşünsün.

Yüzük takmak için sevgili lazım değil ve yüzük almak için de sevgili lazım değil. Sen kendine al.

" Yüzüğü takmak bana ne katacak ellerim ince ve uzun değil, parmaklarım da dolma" demişsin çok üzüldüm. Yüzük takmak için ince uzun parmaklı mı olmak lazım? Kendini hiçbir şeyden mahrum etme. Bir model üzerinde bir kıyafet mi gördün o kıyafetin büyük bedenini al. Bedenini çok sev ve lütfen şunu asla unutma; seni sen yapan senin bedenin değil. Yüzüğe verilecek paradan bağımsız yorum yapmak istedim
+3
rock n roll
(04.01.26)
3700 çok beğendiğiniz bir yüzük için çok da yüksek bir para değil.

Bir kadına evlilik teklif edecek olsanız kaç paralık yüzük alacaksınız?
+1
michael_knight
(04.01.26)
@rock n roll seviyorum seni. Ben de senin gibi düşündüğüm için almak istedim de, arada kaldım filan, haklısın.

@michael_knight ben erkek değilim kadınım 😁

@benim bir gizli bildiğim o yüzük tek taş veya alyans değil, minik minik kristallerle su damlası formuna gelecek şekilde işlenmiş, ortasına büyücek su damlası şeklinde tek bir kristal konmuş bişey. Reklam olmasın diye link vermedim.

@arbre çok hoşsun :)) teşekkür ederim.
0
🌸muhayyer divan
(04.01.26)
Çok beğendiyseniz ve kullanacağınızı düşünüyorsanız alın.
En güzel hediye insanın kendine aldığı hediyedir.
+3
mutekebbir
(04.01.26)
Saçma sapan bir markadan Bijuteri yüzükse vermem. Ama kendim için güzel bir altın takıya çok daha yüksek rakamlar veririm neden verilmesin ki? Ha ben yüzük değil de kolye bileklik severim o ayrı. 3700 bi şey değil
+3
dfn4
(04.01.26)
geçen sene yurtdışında bir ikinci elcide 1930'lardan bir yüzük görüp beğenmiştim. 12 bin lira falandı sanırım. gezimin son günüydü ve halihazırda çok fena içeri girmiş durumdaydım. hiç ikinci el takı almamıştım daha önce ve işin ilginç tarafı yüzük anca serçe parmağıma oluyordu. buna rağmen aşırı beğendiğim için aldım. normalde aynı yüzük istanbul'da 5 bin lira olsa almazdım; ama o gün onu alasım geldi.
o günden beri hemen her gün takmak istiyorum ancak sağa sola çok çarptığım için pek kıyamıyorum. en ufak pişmanlık yaşamadım. biraz kilo verdiğim için, yüzük parmağıma rahatlıkla olur oldu. benimki de partner hediyesi görünümünde bu arada da, kime ne yani..
çok*3 beğendiyseniz bi dakka bile durmayın, yarınımızın garantisi mi var?

edit: dolma parmak kısmını yeni okudum. benim de elim iridir ama üstten baktığımızdan, olduğundan daha iri görünüyor bence. yüzüğü denemek için parmağınıza takıp, türkan şoray gibi ayna karşınıda şöyle yüzünüzü gözünüzü okşayacaksınız:D öyle yapınca yukarıdan baktığımızdan daha iyi görünüyor:)
+1
lil siztah
(04.01.26)
Bekar kadın olsam ve ilişkim olmasa, 'ilişkisi var' intibaı uyandıracak bir takı takmazdım. İlgimi çeken bir kadında ilk baktığım şeydir, parmaktaki yüzük.

@benim bir gizli bildiğim var +1
+3
Mirket
(04.01.26)
Satınca para etmeyecekse
Hayatımda biri olsun istiyorsam karşı tarafa ilişkisi var intibası bırakacaksa almam.
0
Amaranta ursula
(04.01.26)
Çook beğendiysem 20 bin veririm ya bir daha mı gelicez dünyaya
+2
ekimoloji
(04.01.26)
@rock n roll çok güzel söylemiş. Parmaklarınıza dolma deyip de o kadar beğendiğiniz yüzüğü almaktan kaçınmayın diye bir destek de ben vermeye geldim. Alın, güzel güzel kullanın <3
+1
kobuzchu kiz
(04.01.26)
o kadar begendiysem alırım 3700e
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.01.26)
Fiyatından bağımsız olarak ilişkin var zannedilecek bir şey takma bence.
+1
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
çok beğendiğin bir takı için 3700 çok değil +1
ilişkin olduğunu belli edecek bir yüzük takma +1
+1
Sadece soruyorum
(05.01.26)
Sağlam kaliteli yüzüğe verilir bu para. Mutlu edecekse alın. Takılarda kaybolması durumları var ona dikkat edin. Diğer meseleler de gelip geçici canını sıkma
+1
pembediken
(05.01.26)
Bijuteri ürünü çelik gümüş vs. ise kuruş vermem, hoşlanmıyorum. Altın ise ve o ay mani olacak ödemem yoksa 3700 değil 37000 de veririm severim takıyı.
+1
cilekli pasta
(05.01.26)
(4)

rapor nasıl alınır

Whily
hiç kimseyi tanımadığım bir yerdeyim. grip oldum ve iştekiler de bunu biliyor.ama sürekli iş kitlenen eleman olduğum için hazır böyle güzel bir orta gelmişken gol atayım diyorum.devletten ya da aile hekiminden almam zor sanırım.özele gitsem şöyle pazarı pazartesiye bağlayan saatlerde.sa bana 5 gün r
hiç kimseyi tanımadığım bir yerdeyim. grip oldum ve iştekiler de bunu biliyor.
ama sürekli iş kitlenen eleman olduğum için hazır böyle güzel bir orta gelmişken gol atayım diyorum.
devletten ya da aile hekiminden almam zor sanırım.
özele gitsem şöyle pazarı pazartesiye bağlayan saatlerde.
sa bana 5 gün rapor lazım diye dan diye girsem mevzuya olur mu? nasıl oluyor bu işler? liseden beri rapor almadım.
0
Whily
(03.01.26)
Aile hekimi 1 gün verir. Özelde 5 vermeyebilir ama 2, 3 gün verebilir. Rapor gerekiyor deme. Bu şekilde çalışamam de.
+1
arbre
(03.01.26)
aile hekimi tanıdık değilse gribe 5 gün rapor vermez. özele git kesinlikle. onlar da vermeyebilir ama 2-3 gün verir en azından. bitince tekrar gidersin.
0
jelly bear
(03.01.26)
bir ayda üç günden fazla rapor alırsan maaşın kesiliyor öncelikle bu bilgiyi at cebe.

pazarı pazartesiye bağlayan gece özel bir hastanenin aciline gidip şikayetini anlat reçeten yazılırken bir de 3 günlük rapor iste işyerine vermek için. sgk sistemine otomatik gidecek zaten raporun, çıktısını verirler yine sana iletirsin işyerine.

geçmiş olsun
0
cilekli pasta
(04.01.26)
5 gün biraz zor.
Doktora “rapor istiyorum” deme. Doktor yalan söylemek zorunda kalmasın sen yalan söylemek zorunda kal.

Varsa bir doktor arkadaşına yoksa ChatGPT’ye sor.
Şu şekilde grip oldum, şu belirtilerim var. 3 gün rapor almak için ne belirtiler olması gerekiyor diye sor.

İshal konusunu önermişti bir doktor bana. O konuda doktor pek bir şey anlayamaz, senin anlattığını doğru kabul etmek zorundadır ve ofise gitmene de engel bir durum diye.

Sen kendi durumuna göre daha iyi bir senaryo bul. Özel hastane öneririm.
0
michael_knight
(04.01.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.