Hocam içerik üreticisi ya da sosyal medya ya da influencer olma konusu yeni değil. Yeni olmadığı için de yok olmayacak, kabuk değiştirecek. Medyada sistem şu, reklamveren neye para ödüyorsa o ayakta kalır.
İkinci konu şu siz medya kullanımını sadece kendi çevrenizden düşünmeyin. Benim çevremde 20-25 yaş arası birçok insan aktif tiktok kullanıcısı. Kullanıcı derken hepsi içerik üretiyor.
İçerik üreticiyle başlayalım.
Eskiden dergiler vardı, şimdi instagram hesapları.
Eskiden TV programları vardı, şimdi youtube kanalları.
Eskiden radyo programcıları vardı, şimdi sosyal medyada podcast yayınlanlar var.
Eskiden canlı talk showlar vardı, şimdi streaming var.
Eskiden köşe yazarları vardı, şimdi hala bloggerlar var.
Eskiyle bugün arasındaki fark şu, eskiden mesela tv kanalının yayın slotu sınırlı. 24 saat var. Her programcıya 1 saat ayırsa, en fazla 24 farklı programcıya yer verebiliyor. Ve tv yayını yapmak maliyetli. O yüzden tv kanalı en çok izlenecek olan programcının yayınını satın alıyor.
Sosyal medya platformu diyor ki, herkes istediği yayını hazırlasın yüklesin. İzleyici kendi zevkine göre istediğini açsın izlesin.
Aradaki fark bu. yoksa yayıncılık aynı yayıncılık. Eskiden tv'de seyahat programı yapan , şimdi youtube'da yapıyor. Hem de istediği gibi yapıyor kanalın derdiyle uğraşmıyor. Reklam gelirini kanalla paylaşmıyor, direkt programına alıyor gibi gibi. Yayıncı için büyük rahatlık. Ha yayıncı için zorluğu şu, kanal sana kaç lira vereceğini söylüyor, sm'de senin kendi kazancını oluşturman lazım.
Diğer platformlarda da bu böyle. Yani izleyicilerin istediğini izleyebildiği bir platform ölmez kolay kolay. Bakmayın tv kanallarının çok izleniyor olmasına bu tamamen alışkanlık. Jenerasyon değiştikçe tv izleme yani konvansiyonel tv izleme alışkanlığı kalmayacak. Kalmıyor da.
Daha birkaç sene önce TV en büyük reklam mecrasıydı. En pahalısıydı, bütün büyük reklamverenler bütçelerinin %60%70'ini tv'ye ayırıyordu. Şimdi sm reklam bütçeleri, influencer marketing bütçeleri üst üste koyunca ortalamada TV'yi geçiyor. En çok bütçe ayrılan pay. Hatta tv'ye hiç reklam vermeyip sadece sm ile yürüyen markalar var artık.
Neden? Çünkü getirisi daha fazla. Ve ölçebiliyorsun.
Ve türkiye'de daha markalar alışamadı ama "affiliate marketing" denen sistem abd'de çok iyi çalışıyor. Affiliate şu, içerik üreticiye diyorsun ki bu ürünü tanıt, linki paylaş ben de sana satıştan pay vereyim.
Şu ana kadarki en mantıklı reklam modeli, çünkü içerik üretici para kazanmak için en iyi reklam formatını buluyor. Marka için de aşırı mantıklı çünkü adam diyor ki satış yoksa para yok, satış varsa para var.
Yani aslında içerik üretici sayısı daha da artacak sanılanın aksine.
Bu arada tam tersine içerik üreticilerin özellikle micro-mid seviye yani 1 milyon takipçiden az içerik üreticilerin tanıttığı ürünlere özellikle güven daha yüksek. Özellikle niş pazarlarda, mesela adam kampçı, ve kar montu tanıtıyor. Bu adama olan güven çok daha yüksek. Çünkü tüketici diyor ki ha bu adam kampçı zaten boş ürün tanıtmaz. Ya da adam profesyonel fotoğrafçı, fotoğraf makinesi tanıtıyor gibi gibi... Profesyonel yazılımcı, bilgisayar tanıtıyor...
Yani buna uygun bir mesleğiniz varsa, bir şekilde sm üzerinden ilerleyebilirsiniz.
Gelelim influencer meselesine. Bu yeni değil ki?
1950'lerde her kadın marilyn monroe gibi saç kestiriyordu.
Audrey hepburn ne giyse yok satıyordu.
1990'larda gençler kurt cobain'in ayağındaki ayakkabıyı, üstündeki oduncu gömleğini kapış kapış aldı.
SM bu işi demokratikleştirdi.
Daha doğrusu her arkadaş grubunun içinde zaten o arkadaş grubuna ilham veren biri olur. SM bunları görünür hale getirdi.
Ve maalesef insanların ekran süresi azalmayacak daha da artacak.
+1