Giriş
(5)

İş yerindeki garip buhran

madurumdamadurum
Merhaba,İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an se
Merhaba,
İşe henüz yeni başladım sayılır ve benimle birlikte aynı departmana yeni başlayanlarda oldu. Geçen hafta birimizi işten çıkardılar ve kalanlarla devam ediyoruz. Bu süreçte bende terfi aldım ancak arkadaşın çıkışı üzerine sevinemedim ne yazık ki bu tabloda ya ben kalacaktım ya o imiş şu an seçeneklerde ben kaldım.
Doğru düzgün durumu patronumla görüşemedim bile şaşkınlıktan nedir ne yapacağım maaşımda iyileştirme olacakmı bilmiyprım bile ancak önemi de yok gözümde.
Tek üzüldüğüm konu birimimdeki iki kişi son zamanlarda beni dışlamıştı ve bu dışarıdan da çok Belli olur hale gelmişti yinr de ben bu durumu çok umursamıyordum çübkü amacım iş yapmak ve işimi de en iyi şekilde yapabilmekti. Şimdi yakın olan diğer kız kaldı benimle birlikte ve bir anda bana karşı değişti iyi oldu. Ama ben suçluluk duyuyorum.
Keşke bu şekilde olmasaydı süreç, hiç istemez ve tahmin de etmezdim. Yöneticim aynı anda hem terfi konusunu hemde bu konuyu söyledi ve ben tepkisiz kaldım terfime sevinemedim modum düştü.. Yakın zamanda yanına giderek bu konuda o gün duygularımın karışıklığı sebebiyle olması gereken tepkiyi veremediğimi teşekkür edeceğimi söylemek istiyorum sizce yapmalı mıyım?
..
0
madurumdamadurum
(03.12.25)
Ne suçu ya işini iyi yap geç
+2
arbre
(03.12.25)
İkinizden biri işten çıkarılacakmış, sen daha iyi olduğun için o çıkarılmış. 'Tüh, niye ben daha iyiyim sanki, ne kötülük ettim de daha kötü olamadım sanki?' şeklinde bir suçluluk duygusundan mı bahsediyoruz tam olarak?
0
Mirket
(03.12.25)
kendini suçlamanı anlamadım hocam. bir şey mi yaptın ki ya da onlar hakkında bir geri bildirimin mi oldu da bu olaylar yaşandı ve suçlu hissediyorsun kendini?

olmasaydı daha iyi olurdu ama iş hayatında işten çıkarmalar ne yazık ki olabiliyor özellikle zam dönemlerinden önce.

şimdi iş yükü sana daha fazla binecek ve bence bu durumu kesinlikle konuş. hatta nedenini anlamadıysan neden bu işten çıkartılmanın olduğunu sor. bakalım ne cevap verecekler.

ve mutlaka maaşındaki zam oranını da sor tabii ki.
0
elektr10
(04.12.25)
kendini suclayacak karsı tarafa da acıyacak bi durum yok. onune bakmakta fayda var.
0
koela
(04.12.25)
Siz cikarilsaydiniz da diger kisi kalsaydi sevinecekti bile. Ben de cikarilabilirdim bak yirttim diye. Is hayatinda cok duygusal davranmaya gerek yok. Ben de iyi bir is bulmustum o tarafa gecmek icin cekindim yari yolda birakmayayim diye, isi elimden kacirdiktan sonra patronum elektrikli sobayi cok kullaniyorum diye (kapinin dibindeydim ve çok üşüyordum) beni cikartti :)
Kendi cikarinizi dusunun sadece. Kimseyle arkadas olmaniza bile gerek yok. Zamani gelince sizi satacak kisi sayisini arttirirsiniz sadece.
+2
matilda
(04.12.25)
(9)

Bir ilişki için kendinizden ne kadar ödün verirsiniz?

Kahvedesu
Ne kadar düşersiniz? İlişki de değil, hoşlanıyorsunuz diyelim.
Ne kadar düşersiniz? İlişki de değil, hoşlanıyorsunuz diyelim.
0
Kahvedesu
(02.12.25)
0
0
gule gule
(02.12.25)
Kadın erkek farklı ya. Erkek olduğum için biraz yüzsüzlük oluyor. Çok ödün vermem.
0
arbre
(02.12.25)
0.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.12.25)
Ödün vermek çok genel bir ifade.
0
gabe h coud
(02.12.25)
Ödün vereceğim konunun ne olduğuna bağlı. Bir de karşı taraf da yeri geldiğinde benim için ödün verir mi onu bilemem.

Zannetmiyorum ya, kimse için ödün vermem. Fedakarlık yapan da çok sevilmez zaten.
0
rock n roll
(02.12.25)
insanın kendisini aptal hissettireceği kadar ödün veriyorum/verdim.
0
rakicandir
(02.12.25)
karşı tarafın güzellik derecesine bağlı.
0
hold the door
(02.12.25)
mesela çok beğendiğim bir kadın var benden 3 yaş büyük hemen hemen.
gezip, tozar, gayet evlenirim.
hatta ciddi bir ilişki istese, sadece beni sevse dünyanın en mutlu insanı olabilirim.
ama kadın çocuk istemiyor.
o yüzden iyi ki beraber değilmişiz diyorum.
0
rain when i die
(03.12.25)
Ben zamanında çok düştüm o yüzden başına gelmeden 0 yazanlara bakma insan başına gelmeden bilmez. Önemli olan ders çıkarmak belki gene düşerim aşık olma dereceme bağlı
0
mirty
(03.12.25)
(9)

İlk izlenimde ezik algılanmamak için

egerbiryolcu
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile ge
Bu kelimeden nefret ederim ama sanıyorum ki insanlar tarafından böyle algilanabiliyorum ve bu durum da artık gına getirdi. Beni yıllarca tanıyan insanlar az çok fikir sahibidir hakkimda. Ama onlar bile beni tam tanımıyor bence. Kimi sessiz biri olduğumu kimi nazik biri olduğumu laf arasında dile getirir. Ama eskiden kırıcı şeyler de duyardım. Garip olan şey ise beni çok kısa süredir tanıyan bir insan bile "sen öyle biri değilsin sen tartismazsin ama ben yaparım ederim" gibi kendini güçlü konumlandirdigi cümleler kurabiliyor. İş yerinde mesela mobinge ugramistim. Mobinge ugramamin sebebi ise müdür yardımcısına karşı hakkımı savunmak, benim için skandal bir düşünce yapısına sahip olduğu için bunu dile getirmek olmuştu. Ben bu durumdan bir yıl muzdarip oldum bunu sorguladığımda ise insanlar bana sen sessizsin işte o yüzden üstüne gelmiş diyolar. E ama aksine kimse sesini çıkarmıyordu ben hakkımı savundum diyorum daha ne yapayım. Yakın zamanda üniversitede bir hocam beni fazla tanımadığı halde arkadasimla beni kiyaslamisti o senden daha zeki diye. Bunu ona düşündüren tek şey arkadaşımla daha önce iletişimde olması, arkadaşımın o hocaya hediye vermesi ve ortak projemizi direkt hocaya arkadaşımızın anlatması yani "yoğun girişkenlik"ti. Zira diploma notum, kpss puanım ve hocanın bayildigi proje fikrinin tamamen bana ait olması ortada. Üstelik bilen bilir duyuruda kendime yukleniyorum diye uzunca bir yazı yazmıştım. Tüm bunları yaşayıp sorumluluklarının bilincinde, hayallerime hayal katmaya devam eden bu yolda kimseyle uğraşmayan ama her ne sebeple insanların sıklıkla incitici söz ve davranışlarına yoğun şekilde maruz kalan biriyim. Dün gece mesela maruz kaldığım kabaliklardan biri aklıma geldi ve ağladım. Kimin ne hakkı var ki beni uykumda üzmeye.

Arkadaş ortamlarında şoyleyim. Samimiyet hissettiğim yerlerde kendimi açarim esprili biriyim herkesin sadiginin aksine konuşmayı anlatmayı da çok severim ama eğer rahatsız olduğum şeyler varsa kabuğuna çekilirim sessiz kalırım. Rahatsızlıktan kastım kötü şeyler değil sadece, mesela diyelim herkes aşırı konuşkan ben kimsenin sözünü kolay bölemem veya eskiden daha çok yapardım bunu biri bana bir şey sorarsa laf atarsa konusurdum. Bunu tabii astım ama yine de herkes o kadar hararetli konuşuyor ki lafa bir türlü giremiyorum.

Eskiden insanları çok alttan alırdım kendim kirilsam da onlar kırılmasın diye sineye çektiğim çok şey olurdu. Bu durumu da aşmaya baaladim. Hayatımdan insan cikarabiliyorum çok sevdiğim bir insan bile olsa baktım ki beni aptal yerine koymaya başlıyor artık yine çok kırıcı olmadan defteri kapatıyorum. Ağır şekilde üstüme gelenlere ise ona göre ben de karşılık veriyorum. Eski affediciligimi bilen insanlarda şok etkisi yarattığına şahit oldum.

İş meslek hayatı olarak ise çaliskan biriyim. Bunu baskalarindan da duyardım ama çok dillendirmeden fotograflamadan videolamadan yuruturdum calismalarimi (öğretmen). Hiç ders işlemeyen bir öğretmen bana "bu sene bı tık daha aktifsin" gibi bir cümle kullanmıştı şok olmuştum. Kendisi branş dersimizde çocuklara hiçbir şey yaptirmiyordu benim sınıfındaki çalışmalar duvarlarda bariz belli velilerin olumlu donusleri belliyken.

Okulda da kimseyle çok konuşmazdim dediğim gibi ilişki kurmakta zorlanır ve tek takilirdim. Bu kız niye hiç gülmüyor diyeni bile duydum.

Yani canımı sıkan o kadar çok şey yasamisimdir ki bunlar ilk aklıma gelenler. Takildigim şey kendi halimde olan ama gayet zeki çalışkan insan ilişkilerinde de nazik kavgacı olmayan biri olmak. Bunların sonucu zorbalanmayi mi hak etmek oluyor?

Ben de diyorum ki artık insanlara başka yüzümü göstereyim kimse hafife almasin haddini aşamasın. Mesela bu bir yeni arkadaş veya iş ortamı olabilir. İlk izlenimde böyle algilanmamak için nasıl davranışlarda bulunulmalı. Belki hiç yapmadığım farkındalığımın artacağı şeyler önerirsiniz.

Teşekkürler simdiden.
0
egerbiryolcu
(02.12.25)
En başta öz güvenini arttır. Bunun başı spor. Haftada 1 gün yüz. Duruşun düzelir. Bazı kızların duruşu çok kötü. Dik yürü. Ağırlık çalış.

Biraz ukala olmayı dene.
0
arbre
(02.12.25)
Duruş bozuklugum var evet yoksa fiziğim boyum çok iyi onu asmaliyim.
Ukala olmak bunun üstüne de çalışmam gerek sevdim bu öneriyi. @arbre
0
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ben de ayni sebeplerden terapiye basladim, bana cesitli sebepler saydi boyle olmamiza neden olmus olacak. henuz aktif olarak bir degisimde bulunmadim kisa suredir yaptigim icin fakat farkindaligim artti, bu da degisimin ilk adimi gibi dusunuyorum. iplenilmemek konusu bazen cok canimi sıktığı için yakın zamanda en yakın arkadaşıma yakınıyordum (benim onu iplediğim kadar onun beni iplememesi konusunda), ters tepti, alıştığı insan farklı birşey söylemiş olunca resmen çıldırdı ve gerçek yüzünü görmüş oldum.

çare aktif olmak, başkaları ne der diye düşünmemek, bu da özgüvenin daha sağlam olmasına bağlı, kendine ne kadar inanırsan başkalarını o kadar az takarsın. uzun yıllarda oluşmuş karakterin hızlıca değişmesini beklemek gerçekçi olmaz ama, baby steps.
0
mirafiori
(02.12.25)
sen normalsin de sana şöylesin böylesin diyenler anormal olmalı. kendini değişitirmen gereken bir durum yok. insan şöyle birine dönüşmeliyim diyerek o kişi olamıyor. sadece tavırlarını ve insanlara yaklaşımını değiştirebilirsin o kadar. hem onlara kendini ispatlamak zorunda degilsin.

gora da ceku diyo ya arif ben dünyaya ayak uydurabilecek miyim? bırak dünya sana ayak uydursun diyo o misal.

dert etme sen öyle de güzel bir insansın.
+4
koela
(02.12.25)
İs hayatında karşılaştığın zorbalıklar meslektaşlarımızın genelinin düşük IQ lu olmasından kaynaklanıyor. Ben de genelde zorbalanırdım öğretmenler odasında. O kısmı mümkünse kafana takmamaya çalış. Diğer alanlarda neyi nasıl halledersin bilemiyorum, terapi yardımcı olabilir.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
mutlak sevdiğin, sevildiğin bir insan sana gözlemlerini iletecek ve sen de bunları süzgecinden geçireceksin. ablama dişlerini yaptır ablacım derim. kardeşime de saçlarını kısa kestirme derim. başkasına demeyeceğim şeyler bunlar. yoksa herkesin bir çıkarı var ve samimi değiller. mutlaka sebebi dışarıdan belli oluyordur, farkında olmanı sağlayacak insanlara danış.
0
gabe h coud
(02.12.25)
daha az empati yap. daha fazla kendini sev. önceliğin kendin olsun. yüksek enerjili ol. bu otomatikmen özgüvenini arttıracak. sonrasında baskın taraf haline geleceksin ve bu sorunları yaşamamaya başlaycaksın. bu hayat sporunu yapmak istiyorsan pr'ını reklamını iyi yapacaksın bir de.
0
archmeister8
(02.12.25)
@arcmeister8
O kadar doğru bı şeye değindin ki gerçekten aşırı empati kuruyorum dediğim gibi eskiden beni aglatsalar bile karşılık versem onları uzmekten cekinirdim. Halbuki yalnızlığı seven de bir insanım ama dışardan kendime bakınca sanki insanlar benden vazgecmesin diye her şeye katlaniyorum. Halbuki öyle değil. Empati olabilir sebep.
+1
🌸egerbiryolcu
(02.12.25)
ukala falan olmayı kesinlikle deneme herkes nefret eder senden.

bu tamamen özgüvenle alakalı. sakin ol. her şeye atlama, dinle, ortama adapte olunca sen de hafif hafif kaynaş.

güzel giyin, gerekirse bi tık daha fazla harca görünümüne, bakımlı ol, saç sakal vs. güzel kok.

biraz spor yap, duruşun düzelsin vs.

ama ukala asla olma.

kibar ol, ufak iltifatlar et.

vs. vs.
0
gurur
(02.12.25)
(9)

hangi diş macunu?

steve rogers
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
ROCS, Marvis, Opalescence veya Eyüp Sabri Tuncer?
0
steve rogers
(30.11.25)
İçinde tanecik, granül bulunmayan en ucuz diş macunu. Bu pütürlü tanecikler diş beyazlatmayı vaadediyor bir yere kadar da doğru fakat fazla kullanımı da diş minesini aşındırıp zarar verir

Biraz daha para veririm içeriği daha temiz olsun dersen sls siz diş macunlarından herhangi biri
0
grimavi
(30.11.25)
Şu (tadı güzel)

www.amazon.com.tr
0
Mirket
(30.11.25)
powerdent.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.11.25)
Oral B glamorous çok beğendim. Opal'den daha iyi. Opal balon.
-1
arbre
(30.11.25)
Himalaya kullanıyorum ben. Memnunum.
+1
efreet sultan
(30.11.25)
Florurlu herhangi bir macun olur aslinda, tadi kotu olmadigi surece cok buyuk fark yaratmiyorlar bildigim kadariyla.
+2
bosver nicki
(30.11.25)
sensodyne
0
koela
(01.12.25)
biomed.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(01.12.25)
biomed +1
+1
ucurulmamak umidiyle
(01.12.25)
(4)

Mevduat faizi

baldur2
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
Su anda en iyi faizi hangi banka veriyor? 6 milyona yakin bir meblag icin pazarlikla faiz orani ne kadar arttirilabilir?
0
baldur2
(28.11.25)
43 Akbank günlük
-2
arbre
(28.11.25)
ing 46 günlük ama özel oran net verirler, 2m uzerine genel mudurlukten oran alıyorlar bir kaç bankaya sor oran al.
+1
eja
(28.11.25)
Bu aralar vade uzadıkça faiz oranı düşecektir. Öncelikle paranın vadesini belirleyin.

Bazı bankalar paranın bir kısmını vadesiz hesapta tutmak şartıyla yüksek faiz veriyorlar. Toplamın faizini hesaplayınca başta görünen kar uçup gidiyor. Onu gözönüne alın.

O pazarlık sistemi de kurban pazarlığı gibi, tarafların bir şey söyleyip ortada buluşmak şeklinde olmuyor. Sen meblağı söylüyorsun, o bir telefon edip şu kadar diyor. O da bir iki puan.
+1
Mirket
(28.11.25)
hoş geldinle yüksek faiz veren bankaların çoğu günlük faize veriyor ve bloke limitleri var.
ing 46 veriyor ama bloke ile 43 civarına geliyor.
+1
my fault
(28.11.25)
(11)

Bir Kıyafet İçin Fiyat Eşiğiniz Nedir?

Başka
Bir ceket beğenmiştim. Denemeye gittim fakat beğenmedim. Fotoğraflardaki gibi çıkmadı. Fiyatı 11 bin tl'ydi. Onun yerine başka bir kıyafet beğendim fiyatı ise 24 bin lira. Gözü karartıp alayım diyorum ama fiyat gözümde büyüdü.Sizin için bir skala var mı bi cekete 24 bin lira verir miydiniz?Ya da en
Bir ceket beğenmiştim. Denemeye gittim fakat beğenmedim. Fotoğraflardaki gibi çıkmadı. Fiyatı 11 bin tl'ydi.

Onun yerine başka bir kıyafet beğendim fiyatı ise 24 bin lira. Gözü karartıp alayım diyorum ama fiyat gözümde büyüdü.

Sizin için bir skala var mı bi cekete 24 bin lira verir miydiniz?

Ya da en fazla bir kıyafete ya da ayakkabıya vs kaç para verdiniz?
0
Başka
(27.11.25)
Ilk bahsettiginiz 200 eurodan biraz fazla yapar. Cok ozel, cok kaliteli 10 sene bilfiil giyilse eskimeyecek birsey olsa bile epey bir dusunurdum. Tabii nispeten iyi gelirimin olmasi lazim. Mesela Turkiye'de 150 bin TL aliyorsam aylik belki olabilirdi.

24 bin TL olan icin direk en azindan orta olcekli zengin falan olmam lazim.

Bir cekete 50-100 euro arasi vermeyi uygun gorurum. Daha fazlasi dusundurur. Ihtiyaclara o anki dinamiklere bagli.
+3
mbond
(27.11.25)
baska bir kiyafet iyi bir mont degilse fiyat yuksek, almam. ama iyi bir monta begendiysem o fiyati veririm. pantolon, kazak vs ise o fiyata almam. onlari o fiyata almak icin 1milyon falan kazaniyor olmam lazim en az. o kadar kazaniyor olsaniz bize bunu sormazdiniz sanirim.

monta 1000 euroya kadar
ayakkabi bota 250 euroya kadar
digerlerine 100 euroya kadar veririm

turkiye'de yasamadigim icin euro ile belirttim.
+2
lemmiwinks
(27.11.25)
çok güzel bir deri ceketse bütçem maks 20bin olurdu. motorsiklet montu gibi bişeyse biraz daha çıkabilirdim.
+2
Fodera
(27.11.25)
Zamansız bir şeyse verebilirim ama kıyafet konusu problem. Bir süre sonra sıkıyor. Hep bunu giyiyorum diyorsun. Başkasına vermek istiyorsun. Yeni almak istiyorsun. Moda değişiyor. Aldığın şeyin 2 3 yılda modası geçebilir.
-1
arbre
(27.11.25)
alacağım kıyafet ömürlük. yağlı ceket yıllandıkça güzelleşen bir şey. çok kışlık değil biraz mevsimlik bir mont karda kıyamette giyilmez ama soguk havalarda giyilir.

ki o markada en ucuzu o diyebilirim iyileri 40-50 binden başlıyor.
0
🌸Başka
(27.11.25)
Cekete 11 bin de vermem, kıyafete çok yükselemiyorum. Kendimce bir zevkim var, beğendiğim beğenmediğim şeyler var. Öyle çok paspal değilim ama "ya bu ceket çok kalite, kesin üstümde olmalı" gibi bir arzum olmadı hiç. İsteğim yok yani. Bu sebeple pahalı olunca kendin bilirsin deyip geçiyorım giysiye.

Ama 6 bine bir kitap almışlığım var mesela.
+1
akhenaten
(27.11.25)
10 nin tl diyorum da onu da % 99,9 vermem. 3-4 ün üzeri ellerim titremeye, gözüm seğirmeye başlar.
+3
kumandanim
(27.11.25)
@eileengray evet barbour ceket. yurt dışına cıkma imkanım yok. türkiye'de maalesef distribütör gereğinden fazla fiyata satıyor

@arbre hep aynı şeyleri giymiyorum. bu ceketi de alırsam yılda 5-10 kere ya giyerim ya giymem. kıyafet konusunda sıkıntım yok.
0
🌸Başka
(27.11.25)
Çok alışveriş yapan biri değilim çok pahalı da giyinmem ama eğer bir şeyi çok fazla beğendiysem paraya acımam hemen bir bahane bulur onu kendime hediye olarak alırım.
Özellikle ceket gibi ayakkabı gibi sağlam olması gereken ürünleri iyi markalardan almakta fayda var uzun süre kullanıyorsun çünkü.
0
mutekebbir
(27.11.25)
kislik ceket, deri cekette $1000'e kadar cikarim.
ayakkabida max $250.
tshirt-kot max $50

en son kislik parkaya $900 vermistim, 5 sene olmustur sikinti yok. 5 sene daha gider.
+1
cooperr
(27.11.25)
borcun harcın yoksa durumun buna müsaitse, ileride alamayacagını düşünüyorsan kesinlikle almalısın.
+1
koela
(28.11.25)
(2)

İşkur ile bulunan işten istifa etmek problem olur mu

substituent
Selamlar, İşkur gençlik programı var duymuşsunuzdur. Üniversite öğrencileri için. Kendi okullarında çalışıyorlar. İşkur üzerinden başvuruyuz. Buna katılmıştım da çıkmış bana. Ben dönemlik sanıyordum, meğerse hazirana kadarmış. Uzun dönem staj programına başvurmuştum bir firmada, sonuçları mart ayın
Selamlar, İşkur gençlik programı var duymuşsunuzdur. Üniversite öğrencileri için. Kendi okullarında çalışıyorlar. İşkur üzerinden başvuruyuz.

Buna katılmıştım da çıkmış bana. Ben dönemlik sanıyordum, meğerse hazirana kadarmış.

Uzun dönem staj programına başvurmuştum bir firmada, sonuçları mart ayında açıklanacak. Kabul alırsam kesinleşecek gideceğim.

Bu programdan istifa edersem ileride problem olur mu? Memurluk vs. niye istifa ettin diye sorarlar mı?

Teşekkürler.
+1
substituent
(27.11.25)
Yok yahu. Ne alaka.
+1
renegade
(28.11.25)
Eğitim programıysa bir süre bir kez daha o programa başvurmanı engelleyebilir sistem. Onun dışında sorun olmaz.
0
arbre
(28.11.25)
(2)

Speaking'i nasıl geliştirebiliriz?

akatreil
Kötü bir ingilizcem yok. Reading ve writing konusunda iyiyim mesela ama iş konuşmaya gelince aklımdaki o kelimeyi çıkartamıyorum.englishcentral'den yıllık paket satın aldım. haftada 7 ders, sınırsız da grup dersi. iyi tamam giriyorum çıkıyorum derslere 2-3 haftadır ama... sanki bir plan program eşli
Kötü bir ingilizcem yok. Reading ve writing konusunda iyiyim mesela ama iş konuşmaya gelince aklımdaki o kelimeyi çıkartamıyorum.

englishcentral'den yıllık paket satın aldım. haftada 7 ders, sınırsız da grup dersi. iyi tamam giriyorum çıkıyorum derslere 2-3 haftadır ama... sanki bir plan program eşliğinde gitmiyorum, her defasında günlük dümdüz konuşuyorum bir işe yaramıyor mu acaba diye düşünüyorum.

nasıl bir işleyişe geçebilirim bu konuda sizce?
+1
akatreil
(26.11.25)
Grup dersi dene. Ama iyi grammar kelime bilgisi olmadan zor.
0
arbre
(26.11.25)
Boşuna derse falan para dökme. Ingilizce konuşulan vizesiz ve pahalı olmayan bir ülkede 3-4 ay kal tamamdır.
-1
michael harddd
(26.11.25)
(16)

cocuk ve kopek ismi

in vino veritas
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musun
yeni bir yere tasindiniz diyelim, komsuluk iliskileri yogun yasaniyor ve siz de rahatsiz degilsiniz. fakat komsunun cocugunun adiyla sizin kopegin adi ayni. kopege adiyla seslenmeye devam eder misiniz? herhangi bir seyi degistirmeyi dusunur musunuz? ya da cocugun ebeveyni olsaniz rahatsiz olur musunuz?
0
in vino veritas
(25.11.25)
Köpeğime adıyla seslenmeye devam ederim ve adını degiştirmeyi düşünmem. Çocuğun ebeveyni olsam hiç rahatsız olmam çünkü hiçbir canlıyı birbirinden aşağı görmüyorum. Hatta hoşuma gider ve çocuğuma da " bak isimleriniz aynı, adaşsınız" derim.
+8
rock n roll
(25.11.25)
Bu tip şeylere alınmak için 0 hayvan sevgisi olması gerekiyor. Bir şey yapmam.
+2
arbre
(25.11.25)
Hayvana insan adı konmuş olması bence uygunsuz bir şey. Çocuğumun adı olması şart değil. Rahatsızlık duyar, o şahsa mesafeli olurum.

En azından bu tip durumlara maruz kalınabileceği öngörüsü güzel bir şey.
-18
Mirket
(25.11.25)
Köpeğe it mi diyelim. Çocuğa köpek ismi koymak mı abes sen mi köpeğe insan ismi koydun o önemli. Sen köpeğe ferit ismini koyduysan o senin çapsızlığın. Ama çocuğa kahraman ismini koyduysa ebeveyn suçu.
-2
mikahakkinen
(25.11.25)
Bazı yerlerde unutulmuş olabilir ama komşuluk hakkı denen bir şey var sonuçta .
Çocuğun hakkı burada daha önemli . Arkadaşlarının onunla bu sebeple kafa bulması da mümkün.
Köpeğe başka isim de bulunabilir.
Çocuğun ismin değişmesi ise adliye dava mahkeme işleri falan çok uzun iş .
Çocuğun babasının da bir yavru sokak köpeği bulup ona bizim adımızın koymasını istemeyiz.
Bu sebeple böyle muhitte meşhur olmakta iyi bir şey değil.
-4
diyecevaplandı
(25.11.25)
Köpeğin adını değiştiririm.
Komşu olsam bu kişinin çocuğu yok herhalde diye düşünürüm.
Çocuk için akran zorbalığından tutun yeni taşınılan yerde kötü komşuluk ilişkilerine(dedikoduya) kadar birçok şeye gebe.
Çocuğun değil doğrudan komşunun ismi de olabilirdi.
"Sen bir şey mi ima etmek istiyorsun ?" bile diyebilir.
-5
WithWorth
(25.11.25)
Sorun sizde değil ki, sorun çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Ahahahah ben çok eğlenirdim bak adaşın geldi diye sürekli takılırdım
-3
Hallegadola
(25.11.25)
yurt dışında bu durum oldukça yaygın aslında, kimse de gocunmuyor ya da tersi bir şekilde zorbalamıyor. Genelde hayvan sevgisi eksik olan topluluklarda garip karşılanacak bir durum. Zaten hayvanlar direkt aşağı seviye olarak görülüyor bu insanlar tarafından. dikkat ederseniz sosyo-kültürel seviye indikçe “köpek”, “kuduz”, “ötede havla”, “hoşt” gibi hakaretler de çok fazla kullanılıyor. köpeklerle alakalı ilginç bir kolektif hafıza yaratılmış gibi geliyor bana. Özellikle belli bir kesimde... böyle insanların yaşadığı bir yere taşınmıyorsanız sorun olmaz bence.
+6
eileengray
(25.11.25)
Sorun bence çocuğuna köpek ismi koyan ailede. Yabancı isim koyma modasının iyice boku çıktı. Yeğenimin Hektor ve Ares adında bir arkadaşı var örneğin.. yüz kişiye bunlar Türkiye’de bir insan ismi mi yoksa köpek ismi mi diye sorsan yüz kişi de köpek ismi der.. öte yandan alınırlarsa da bu onların problemi.
+3
suicides underground
(26.11.25)
ay hayir, köpegimin adini degistirmem tabii ki de. öncelikle hayvana insan ismi verilmesinde sakinca görmüyorum, yani köpegime caner adini verdim diye alinacak adam fazla silik bir tiptir. öyle kırılgan narsisist insanlarla sahiden ugrasamam.
ikinci olarak son dönemde asiri mal insan isimleri cikti. bir lise arkadasim ogluna MİLO adini verdi. duyunca ilk tepkim "köpek adi ya bu" olmustu. yüzüne karsi da dedim valla. köpegimin adi milo olsa bu sebeple ismini mi degistireyim?
baska bir lise arkadasimin ogluna verdigi isim ŞANS. ortak bir arkadasimiz var, kücük bir toy poodle'i var, onun da adi şans. ananin babanin da hayirlisi nasip olsun cocuklara sahiden.
kendi ismimi bir köpekte duysam da alinmam, gel adasim biraz oynayalim, derim.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.11.25)
bizim sitede vardı böyle bi durum. eylüldü bi kızın ve köpeğin ismi.hiç yadırgamamıştık açıkçası. hatta çocuklar aaa iki eylül oldu, dilek tutalım filan diyorlardı. ki bence eylül insan ismidir, köpekte ne alaka ama olabiliyor yani. kızımın adı komşunun köpeğinin adı olsa ben umursamazdım ya. biraz buluttan nem kapmak gibi olur. sonuçta tanışmadan önce verilmiş bi isim. ama karşı taraf rahatsız olabilecekse veya sonuçta çocuk kafaya takacak gibiyse karşılaşma durumlarında köpeğe adıyla seslenmezdim heralde. zaten ne kadar iç içe olacaksınız ki.
+3
elorelia
(26.11.25)
köpeğe insan adı verildiyse umursamam.
çocuğa köpek adı verildiyse köpeğin adı değişmesi lazım.
0
duyuruuser
(26.11.25)
bizim kedinin adı da insan ismi ya jhdfjghjgh okuduğumuz bir kitap karakterinin bizde etkisi olduğu için kedimize bu karakterin adını koymuştuk. ve bize "yaa benim kaynımın adı da ..." falan diyenler olmuştu gülümseyerek tepki verdik. zaten baya geleneksel bir isim, şimdiki çocuklara konulmuyor artık. ben bu duruma gülüyordum sadece ama şimdi toplumun köpeğe bakış açısı biraz daha küçümseyici. dile öyle yerleşmiş. sizin komşu hayvan sevgisi yüksek biri ise bence dert etmenize gerek yok ama daha geleneksel bi yaşam tarzları var ise alınabilirler ve evet çocuk zorbalanmaya maruz kalabilir. bence kendiniz durumu tartıp ona göre karar verin. köpek adını öğrenmiştir artık değiştirilebileceğini çok sanmıyorum ama onların yanında seslenmezsiniz. adını sorarlarsa da "boncuk" vs gibi klasik bir şey söyleyip geçebilirsiniz :)
0
Sadece soruyorum
(26.11.25)
sözlük'te şöyle bir hikaye vardı. orijinal entry silinmiş ama ekşi şeyler'de yayınlandığı için ulaşabiliyoruz:

eksiseyler.com
+2
kibritsuyu
(26.11.25)
Bunun bir sorun olabileceği aklımın ucunun kenarından geçmez. Buna alınan insanın en büyük derdi bu olsun derim.
+2
peki madem
(26.11.25)
Ya ben hayvanlara insan ismi konmasını çok seviyorum. Arkadaşlarımın kedisi Ali Rıza vardı, dünyanın en minnoş kedisiydi. Biri bana "köpeğime/kedime senin adını verdim" dese kişisine bağlı olarak güler geçerim ya da çocuğuna koymuş gibi mutlu olurum.
+1
kobuzchu kiz
(26.11.25)
(7)

banka faiz oranı

parcaliham
çok acil bir sorum var. belki silerim sonra dostlar.diyelim 8-9 milyon tl paranız var. bugün bu para olsa banka ne kadar faiz verir? %41 az mıdır çok mudur? (hoşgeldin faizlerinden bahsetmiyorum)not. bir arkadaşım için soruyorum elbette.
çok acil bir sorum var. belki silerim sonra dostlar.

diyelim 8-9 milyon tl paranız var. bugün bu para olsa banka ne kadar faiz verir? %41 az mıdır çok mudur? (hoşgeldin faizlerinden bahsetmiyorum)

not. bir arkadaşım için soruyorum elbette.
0
parcaliham
(25.11.25)
41 normal ama ben şubeye gidip özel faiz isterim.
-1
arbre
(25.11.25)
QNB günlük kazandıran hesabının faizi %43,75 iken %41 az. Müşteri temsilcinizin merkez ile konuşup size özel oran alması lazım.
0
plastik turambar
(25.11.25)
on dijital bankacılık günlük 44 faiz veriyor. akbank serbest plus 43 veriyor.
0
mikahakkinen
(25.11.25)
şu an oralarda ama daha yüksek alınabilir
0
sweetoffice
(25.11.25)
şu an bankaların genel liste faiz oranları yaklaşık sizin söylediğiniz oranlarda. şubeye giderseniz daha iyi bir oran verirler, en azından liste faiz oranının 2-3 puan üzerini verirler.
0
exlibris
(25.11.25)
bazı bankalar kurnazlık yapıyor %44 %45 veriyoruz diye ancak belli bir miktarını vadesiz hesapta tutma şartı koyuyor ve paraya dokunamıyorsunuz. böyle olunca zaten yine %41 %42'lere denk gelmiş oluyor. onu kontrol etmek lazım.
0
zozjotejmnk
(25.11.25)
bildiğiniz pazarlıkla yürüyor bu işler. bankaya gidip pazarlıkla özel bir faiz oranı alabilirsiniz. genelde min. 3 aylık oluyor.
0
cisimcik golgi
(25.11.25)
(6)

Adidas Terrex neden ayakta terleme yapar?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar, Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: https://www.sportsshoes.com/product/adi17272/adidas-terrex-anylander-rain.rdy-women's-walking-shoes---aw25 İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu nor
Merhaba arkadaşlar,
Adidas Terrex any lander rain rdy ayakkabım var. Şu linkteki: www.sportsshoes.com's-walking-shoes---aw25

İlk kullanımda fark etmedim ancak ikinci kullanımda parmak uclarimda terlemeden kaynaklı ıslanma gördüm. Bu normal mi yoksa ben mi bir şeyi yanlış giyiyorum ya da biliyorum?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(22.11.25)
1. Orijinal olmayabilir. Satıcı Adidas mı aracı mı?
2. Küçük geliyorsa sıktığı için olabilir.
3. Çorap terletiyor olabilir.
-2
arbre
(22.11.25)
Su geçirmez malzemelerde böyle bir sorun var dışardan içeri su girmediği gibi içeriden de dışarı çıkamıyor, ben de kışın yağmurda falan koşarım diye su geçirmez ayakkabı aldığımda böyle olmuştu.
+1
kizil karga
(22.11.25)
Polyester malzeme oldugu için hava almıyor. Hava almayınca teninizdeki nemi hapsediyor ve o yüzden ıslaklık oluşuyor. Polyester malzemeli ayakkabılardan uzak durursanız sorun olmaz
0
limonlu eksi
(23.11.25)
@limonlu eksi, hocam nasıl malzemelerden bakmak gerek peki?
0
🌸Amaranta ursula
(23.11.25)
bu isin pek bi cozumu yok. ya ayak terleyecek ya ayakkabi su alacak. bu yuzden cok kislik ayakkabilar disinda waterproof degil, islandiginda hizlica kuruyacak, suyu disari atacak ayakkabilar tercih edilir.
0
ghilleinthemist
(23.11.25)
Gore tex aradiin sey olabilir canikooo hem su gecirmez hem hava alir. Linkteki gore tex diil yanlis gormediysemm
+2
üğpoıuy
(23.11.25)
(6)

Haftasonunu nasıl geçiyor, ne yaptınız ve yarın ne yapacaksınız?

put it in your appropriate place
Benim için ortalama bir haftasonu oldu. 6,5'tan 7'e doğru diyebilirim 10 üzerinden.Cuma; Mesai bitimi sonrası güzel bir restoranta yemek yiyip, stand-up gösterisine gittim. Restoran iyiydi ama ikinci kez gidecek kadar albenisi yok benim için. Stand-up gösterisi de çok kötüydü. Gitmemiş olsaydım evde
Benim için ortalama bir haftasonu oldu. 6,5'tan 7'e doğru diyebilirim 10 üzerinden.

Cuma; Mesai bitimi sonrası güzel bir restoranta yemek yiyip, stand-up gösterisine gittim. Restoran iyiydi ama ikinci kez gidecek kadar albenisi yok benim için. Stand-up gösterisi de çok kötüydü. Gitmemiş olsaydım evde boş boş takılacaktım. Film dizi izlerdim.

Cumartesi; Starbucks'a gidip bilgisayarımda bazı düzenmeler yaptım. İki ayrı arkadaşımla karşılaştım. Sohbet muhabbet.

Pazar; Yarın ailecek yazlığa gideceğiz. Mangalda balık yapıp geri döneceğiz.
0
put it in your appropriate place
(22.11.25)
Hafta tatilimi bugün kullandım. 1 bölüm Gibi izledim. Çok güldüm. Yarın iş. İşten sonra alışveriş düşünüyorum.
-2
arbre
(22.11.25)
Çam ağacımı kurdum onu süsleyecektim ama başka programlar çıktı.
Önce bir film gösterimi sonra onun üzerine söyleşi olacak ona katılacağım, bira yürüyüş yaparım, kardeşime ayakkabı alacağım onu araya bir yere sıkıştırmam lazım.
Umarım erken uyanabilirim yoksa sıkışıklık olacak :/
0
mutekebbir
(22.11.25)
Biraz önce özel dersten geldim, şimdi tekrar bir sınavın başına oturdum.
Yarın da rapor yazmakla geçecek zaman..
0
rakicandir
(22.11.25)
Hava-5 derece, az önce yürüyüşten geldim.
0
suicides underground
(23.11.25)
Yeni bir balık yakalama kapanı öğrendim. Onu yapacağım.
0
yurtsuz john
(23.11.25)
Hastalıkla geçiyor. Minimum hareketle geçiriyorum. Böyle durumlarda da kitap okuyarak vakit geçirmeye çalışmak beni daha da aciz hissettiriyor. O yüzden ne kadar çer çöp program dizi, 3çsınıf amerikan filmi varsa izliyorum.
0
gobekliraki
(23.11.25)
(7)

0/0 tanımsız mıdır yoksa sıfır mıdır

pelovann
sb
sb
0
pelovann
(22.11.25)
Tanımsız değil, belirsizlik.
-1
arbre
(22.11.25)
şıklarda bunu sonsuz işareti olarak mı görürüm peki yoksa direkt belirsiz mi yazar. mat terimleri konusunda cahilim affola
0
🌸pelovann
(22.11.25)
Sayı/sonsuz artı ya da eksi sonsuza eşit oluyor. 0/0 belirsiz.

0/0 belirsizliği geldiğinde fonksiyonu çarpanlarına ayır ya da eslenikle çarp, belirsizlik yaratan çarpan sadelesiyor.
0
sekizdokuzon
(22.11.25)
Sanki 0/0 = 1 diye bir bilgi hatırlıyorum çocukluktan... muzur kafam uyduruyor da olabilir.
-5
muhayyer divan
(22.11.25)
0/0 tanimsiz (undefined) degil, belirsizdir (indeterminate).
tanimsiz sayi/0 gibi durumlari ifade eder.
sebebi de su: A/B = C ise A = BC olmasi gerekli. ama A/0 = C icin A 0 olmadigi hicbir durumda A = 0C saglanmiyor. bu yuzden bir sayinin 0'a bolumu bolme fonksiyonu icin tanimli bir sey degildir.

0/0'daysa farkli bir sey var: 0/0 = C butun C'ler icin saglaniyor gibi gozukuyor. bu yuzden belirsizlik olusuyor.
0
ghilleinthemist
(22.11.25)
Sonsuza eşit değil. Şıklarda sonsuz olabilir ama onu seçersen yanlış olur.
-2
arbre
(22.11.25)
tinyurl.com
Rica ederim.
0
rakicandir
(22.11.25)
(6)

Yatağı yere koymak

cambalkon
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtma
Yatağı baza, karyola, palet vs olmaksızın doğrudan yere koymanın bir zararı olur mu? İnternette böcek olabilir denmiş. Evi düzenli temizlediğimizde yerde gezen böcek de yoksa yine de yatağın doğrudan yere temas etmesi havasız kalıp böceklenmesine yol açar mı? Bir de soğuk çeker denmiş. Yerden ısıtmalı evde kalorifer açıkken soğuk çekmez diye düşünüyorum ama bahar ve yaz aylarında kalorifer kapalıyken sorun olur mu?
+3
cambalkon
(22.11.25)
Eskilerin döşekte yattığını düşünerek sorun olmayacağını tahmin ediyorum. Böcek hususu bence de birinci problem. Havasızlıktan böceklenme söz konusu olmaz ama evin gerçekten de böceksiz olması lazım. Bir de ne yaparsanız yapın, kir/toz olacak altı. O yüzden haftada/on günde bir kaldırıp altını süpürmek gerekebilir.

Öğrenciyken uzun müddet öyle kullandım yatağı. Sabahları yandan kaldırıp duvara yaslardım ben.

Ekleme: Soğuk çekmez tabii ki ama balkon kapısı varsa odada, hava akımı/cereyan olabilir yerde. O şekil üşütebilir.

Bir de, kışın kaloriferin önünde güzel oluyor.
+1
yadigar
(22.11.25)
Yerde niye böcek olsun. Yerde olup bazaya tırmanamayacak böcek çeşidi mi var.

Hiçbir şey olmaz. Rahat ol.
+1
Mirket
(22.11.25)
Kapı altlarından hava akımı olur. Hasta olursun. Gereksiz bir şey.

Isı geçişi açısından da verimsiz.
0
arbre
(22.11.25)
Yatağı battal boy bir nevresime geçirip nevresimin ağzını sıkıca dikin. Sonra yatağın altına da üzerine de bir çarşaf serin. On günde bir yatağı koyduğunuz bölgeyi silip iyicene kurutup, alttaki çarşafı değiştirin. Tertemiz, mis gibi bir olur. Gayette kullanışlı olur.
+1
anaphylacticshock
(22.11.25)
Evde, gece işemesi sorunu olan yoksa alez kullanılmamalı bence. Poşet üzerinde yatmaktan ne farkı var. Sıvı geçirmeyen şey hava mı geçirir :(
+1
Mirket
(22.11.25)
Japonların tatami zemin odaları var. Bildiğimiz hasır. Yatağın altına hasır konursa olur sanki. Yatağı her gün kaldırmak, arada güneşlendirmek şart ama.
0
gnosis
(22.11.25)
(14)

Müzik aleti çalıyor musunuz?

pembediken
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
Ne çalıyorsunuz? Ben bir süre çalıp bıraktım gitarı.
0
pembediken
(20.11.25)
Hevesle ukulele almıştım 3-4 tıngırtıdan sonra 4 sene kenrada yattı. Geçenlerde 5 yaşındakı yeğenime verdim.
0
Amaranta ursula
(20.11.25)
16 yıl boyunca piyano. Ankara’nın en sevdiğim binası olan eski sergi evi’nde bir gösteride çaldım ve sonra zirvede(!) bıraktım. başarılı bir öğrenci değildim.
+2
eileengray
(20.11.25)
Gitar çalıyorum ama bana yılın bu zamanları bodhran çalma isteği gelir
youtu.be

Arada ingilteredeki arkadaşıma söylesem oralardan bulur deyip masraftan dolayı vazgeçiyorum
0
grimavi
(20.11.25)
tin whistle ım var. arada sevdiğim soundtrackleri çalışıp onları çalıyorum
0
lüzumsuz adam
(20.11.25)
Arp ilgimi çekiyor ama Türkiye'de pek yaygın değil.
0
🌸pembediken
(20.11.25)
Kendi çapımda ney üflüyorum. (Başarısız küçük gitar ve piyano denemelerim oldu. Serileşemedim, sebat edemedim) On yıldır da alto saksofon alıp çalmayı öğreneceğim...
0
yadigar
(20.11.25)
Gitar, bateri, akordeon biraz da keyboard.
+1
Bruce
(20.11.25)
Gitar terk ama bir şeyi doğru düzgün öğrenmek istiyorum
-2
arbre
(21.11.25)
Bir ortamda, rahmetli annemin çok sevdiği bir parçayı basit notalarla baştan sona çalabilecek kadar bağlama öğrenebileceğime dair iddialaşıtık.

Öğrendim, çaldım, bıraktım.
0
Mirket
(21.11.25)
Alto saksafon çalıyordum az çok. Pandemi dönemi girdi araya ve hocam da başka şehire taşınınca maalesef devam edemedim. Çevremde başka düzgün de hoca bulamayınca hevesim kırıldı. Şimdi de klarnete ve trompete heves ediyorum.
+1
mermaidd
(21.11.25)
Enstrüman öğrenmek yetenek değil, pratik ve zaman ayırma işi. Yetenek sadece süreyi hızlandırıyor. Genelde insanlar hevesle başlayıp hemen bir şeyler çalabilmek istiyor, olmayınca da vazgeçiyor. Halbuki enstrüman çalmayı öğrenmek de tıpkı dil öğrenmek gibi. Nasıl ki hiç bilmediğiniz bir dili 2 ayda öğrenemezseniz, enstrümana da hakim olamazsınız. Ama günde sadece yarım saat ayırabilseniz ne kadar gelişeceğinize inanamazsınız. Buradaki tüm olay süreklilik.

Bir dönem hayatımı müzisyenlikle kazanırdım. Ana enstrüman bas gitar ama telli enstrümanların çoğunu -kimini çok az kimini fena olmayan bir seviyede- çalabilirim. Bas gitar mantık olarak gitardan çok vurmalılara yakın olduğu için davul haricindeki pek çok perküsyon aletini de belli bir seviyede çalabiliyorum. Ama çok istememe rağmen nefesli denemelerim hüsranla sonuçlandı. Yaylılara ise cesaret bile edemedim. Şimdi bir piyano aldım, onu öğrenmeye çalışıyorum. Piyano armoni bilgisini pekiştirmek için de şahane bir enstrüman tabi, her şey gözünüzün önünde. Ama bilmek başka şey yapabilmek ise bambaşka.
+1
thracia
(21.11.25)
Kucukken piyanoyla basladim, cocuk halimle sarmadi, bass gitar basladim, lisedeyken muzisyen arkadaslar edinince bass gitar agirlikli devam ettim, bu sirada gitar ve bateri de ogrendim, piyanoya da devam ettim. Bas gitar icin saglam bir egitimle basladim, metodlar calistim, ama su an sorsan bisey hatirlamiyorum, fakat iyi caliyorum diyebilirim. Oburlerini o kadar iyi calamam, piyanoda bi sonata falan calamam, ama caliyorum. Aklima bir melodi gelirse gercege donusturebiliyorum. Her gun en azindan 15 dakika da olsa calmaya calisiyorum. Herhalde 20 yillik bir seruven su anda tam hatirlamiyorum.
0
mirafiori
(21.11.25)
Ortaokulda bandoya katilmamla birlikte trombon çalmaya başladım. Yillarca çaldım, is bandodan orkestraya evrildi, birkaç kez davetlerde de çaldım, sonra cocuk olunca vakitsizlikten bıraktım. 25 sene civarı çaldım.
0
mirty
(21.11.25)
cocukken zorla konservatuara gonderildim piyano egitimi icin. 5 yil dayandim ama nefret ettim. egitim stili cok sert, hataya tolerans 0, yaraticiliga hic yer yok. minor biseyi majorde calip kendi capimda eglenmistim de hocalar acayip kizmisti. klasik muzik ortaminin cok snob, cok elitist, cok "herseyin en iyisini biz biliriz" havasinda, cok "gercek muzik bu, geri kalan hicbir sey gercek muzik degil" kafasinda insanlar olmasi cok darlamisti beni o yasta bile. ne bileyim bilindik populer bir sarki turku vs calmaya kalktigim zaman hep "he he sen onu bosver simdi bak surda bach'in 9. minueti var var" gibi seylerle karsilastim hep.

bir de genel olarak basari mevcut eserleri dogru icra edebilmek ile olculuyor, onu yapabilmek icin de aylarca minicik deyatlara calismak zorunda kaliyorsunuz ve bu surec inanilmaz sikici. sonuc, zaten daha once yuzbinlerce kez calinmis biseyi bir de siz caliyorsunuz. azicik farkli calayim, oraya 4. parmagimi degil de 3. parmagimi koyayim fln yok. ellerim de ufak zaten oktavlara yetismek icin felc oluyordum. zilyon tane skala, metod, teori fln ogrendim ama hicbirini hatirlamiyorum artik.

esim bas gitar calisyor, benden 180 derece farkli sekilde baslamis bu islere. lisede arkadaslariyla ogle yemegi paralarini fln biriktirip enstruman almislar 2-3 sarki calabilmek icin, sora kompleks kompleks islere girmisler. ama baslangic noktalari hep "beraber bsiseyler yapalim, biseyler calabilelim" olmus, baslarinda kimse elinde sopayla durmamis bunu yanlis caldiniz hoyyt diye. o yuzden cok eglenmisler zamaninda, festivallerde filan sahne almislar, hepsi de hala ayri ayri muzikle ugrasiyor ve epey iyiler.
+2
taurina
(21.11.25)
(5)

sahibinden&letgo

denizzz
satışa koyacağım üç beş şey var. tek tek her biri 1000-1500 civarında ürünler.satıcı olarak kazıklanmamak, paramı alamama gibi bir sorunla karşılaşmamak, kargoyu daha hesaplı halletmek vs için sizce sahibinden com'u mu yoksa letgo'yu mu tercih edeyim?
satışa koyacağım üç beş şey var. tek tek her biri 1000-1500 civarında ürünler.

satıcı olarak kazıklanmamak, paramı alamama gibi bir sorunla karşılaşmamak, kargoyu daha hesaplı halletmek vs için sizce sahibinden com'u mu yoksa letgo'yu mu tercih edeyim?
0
denizzz
(20.11.25)
bu tip ufak tefek ürünleri letgo'ya koyuyorum. kimi kısa sürede gidiyor kimine msj bile gelmiyor
0
sweetoffice
(20.11.25)
sahibinden'deki param güvende özelliğini kullanırsan dolandırılma ihtimalin var. paranı elden alırsan dolandırılma ihtimalin yok. eft yaptırırsan dolandırılma ihtimalin var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.11.25)
Dolap'tan hızlı sattım. Güvenilir.
-2
arbre
(20.11.25)
temelde önce paranı alıp sonra ürünü gönderiyorsun. Asıl riske giren alıcı oluyor.
EFT yaptırarak dolandırılmak nasıl mümkün bilmiyorum.
0
burfak
(20.11.25)
ıvır zıvır şeyler genelde letgo'da daha kolay gidiyor bence. alışveriş sırasında mal mal mesajlar atan tipler oluyor gerçi de onları atlatırsan bence sahibindene göre daha iyi.
0
bay b
(20.11.25)
(5)

İş toplantısında siz konuşurken alayvari pis, pis sırıtan kişiye nasıl tepki verirsiniz?

psmstc
Böyle bir olay yaşandı. 4-5 kişi toplantı yapıyoruz. Ben gayet ciddi, normal konuşurken baktım, alayvari şekilde bana bakarak sırıtıyor. Artık neyim ona farklı geliyorsa. Kıskanıyor çekemiyor da olabilir. Ben kurumda eskiyim o yeni çünkü. Dominant da bir tip. Laf arasında ben de birden pis, pis sı
Böyle bir olay yaşandı. 4-5 kişi toplantı yapıyoruz. Ben gayet ciddi, normal konuşurken baktım, alayvari şekilde bana bakarak sırıtıyor. Artık neyim ona farklı geliyorsa. Kıskanıyor çekemiyor da olabilir. Ben kurumda eskiyim o yeni çünkü. Dominant da bir tip.

Laf arasında ben de birden pis, pis sırıtarak “olmuş mu” dedim, bir iki saniyelik bir andı şaşırdı böyle mal gibi kaldı.

Beni dinleyen Millet tabi çok anlayamadı ama o anladı benim rahatsız olduğumu.

Sizce iyi olmuş mu?

Muhtemelen kendini bir b*k sanıyor sürekli milleti eziklemeye çalışan, biri heyecan yapsın sırıtayım güleyim” vb. diyen dedikodu seven bi tip :)

Böyle durumlarda Siz ne yapıyorsunuz? Bu tiplere karşı ne yapılmalı?
+3
psmstc
(20.11.25)
Teknik bir soru sorup patlatırım. Mesela şu konuda X Bey/Hanım bize bilgi verebilir şu an deyip gevelemesini izlerdim. O geveledikçe daha çok gülerdim.
+5
arbre
(20.11.25)
tavrını değiştirmesine yardımcı olur mu bi fikrim yok ama ben bu durumlarda açık açık sormadan duramıyorum. konuşmama ara verip herkesin arasında "noldu x aklına komik bir şey mi geldi neden bana bakıp sırıtıyorsun? dikkatimi dağıtıyosun önemli bir şey değilse bana odaklan." falan yaparım yani.

ama eminim bunun sonu da benim arkamdan en ufak seyden nem kapıyo denilmesine dönüşür :d
+4
nolmus yani
(20.11.25)
kenara çekip ağzına .çarım 💩💩
herkesin ortasında tepki vermem.
+3
gabe h coud
(20.11.25)
olmuş, iş hayatında öğrendğim tek şey sessiz kalmican herkese lafını vericen bırak o pıssın.
+2
eja
(20.11.25)
bu gibi durumlarda "umursamadığının galibi olursun" ilkesinden hareketle umursamıyorum.
veya umursamamaya çalışıyorum yazmalıyım; çünkü her zaman başarılı olamıyorum; gelgelelim başardığımdaysa... ÖF! yaşam kalitesi +50 artıyor.
+1
pangea
(20.11.25)
(4)

Kavuşulamayan aşkla bir ilişki sürdürülür mü?

dolantindr
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı
Aşklarımıza kavuşabiliyoruz, ama sonu genelde hep hüsran değil mi. Çok sevdiği ya da aşık olduğu insanla bir şeyler yine bitecek korkusuyla çok yakın olmak istemeyen, ya da ilişkiyi hep bu flört aşamasında sürdüren var mı. Hani böyle aranızdaki çekim evrenden bile güçlü, belki evren bile kavuşmanızı istiyor ama siz daha fazlasına gidersem yine ayrılabiliriz diye ileriye çok gitmek istemiyorsunuz. Böyle bir ilişki bu şekilde sürdürülebilir mi? iki mıknatısın birbine çok yakın durup, biribirini çekmesi gibi, ama mıknatıslar birbirine hiç yapışmıyor.
-1
dolantindr
(19.11.25)
tersten beni anlatmışsın valla. aşık olduğum bir kız var. tam kafa dengim. birbirimizle de çok iyi anlaşıyorduk. sanki benim diğer yarım gibiydi. ilk teşebbüs başarısız olunca aylar sonra geçen hafta tekrar şansımı denedim. kız "seninle çok iyi vakit geçireceğimize, anlaşacağımıza eminim. ama daha çok zaman geçirip denedikçe benim sevgim daha romantik bir hal almayacak. sonunu bildiğim bir maceraya atılmak istemiyorum" diye yine reddetti. :( anlaşılan bir kalp yarası almış. bu durumda ilişkiyi sürdürmek zor sanki.
-1
efreet sultan
(19.11.25)
seviyosan git konuş bence
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
Başka bir mıknatıs yapıştırınca aklın başına gelir. Hayat böyle fanteziler için çok kısa. Seviyorsan konuşacaksın. Korkarak yaşayamazsın.
0
arbre
(19.11.25)
bunu 1,5 yıl yaptık ama bol kavgalı. ben adı konsun istedim. sonra sabrımın nihayet sonuna geldim ve bıraktım kendisini. 4 ay falan konuşmadık. sonra o geldi sevgili olmak için.

adı konmayınca aşık mıyız, fb miyiz fwb miyiz ne bok olduğu belli olmuyor. çok rahatsız edici strese sokucu bir şey.

tavsiyem bizim gibi 1,5 yıl süründürmeyin. zira duygularımı baya sömürdü azalttı bu belirsizlik ve güvensizlik. o eski aşık değilim. tek istediğim adının konmasıydı, bu kadar zor olmamalıydı. şimdi ise eskisi gibi değilim işte ve bu beni mutsuz ediyor. hevesim geçtikten sonra gelmiş oldu resmen. anlamı kalmadı.

nasılsa bu da terk edecek bitecek gidecek kafasından çıkın. eski sevgililerinizle aranızda geçenleri yeni kişiye yükleyemezsiniz. belki önceki 10 kişi aynı haltı yedi ama bu 11. kiş yapmayacak belki???

bu yeni kişinin terk edeceğini düşünüyorsunuz, yine biteceğini vs. düşünüyorsunuz ve ister istemez de ona göre davranıyorsunuz. (bkz: kendini gerçekleştiren kehanet) Pygmalion etkisi

siz mesafeli soğuk itici ilgisiz ve sorumsuz davranınca karşıdaki de e bir süre sonra cidden gidiyor çünkü bağınızı hissetmiyor bu ilişkiden bana fayda yok diyor ve gidiyor. sonra siz de bak biliyordum gideceğini diye kendinizce üste çıkıyorsunuz. ama ilgili davransaydınız o kişiyle sağlam bağlar kurabilirdiniz belki de.

benimkine ben deli gibi aşıktım. bana baştan bağlı davransaydı adını koysaydı kimsenin hiçbir şeyin bizi bozamayacağı güçlü bir ilişkimiz olurdu. şimdi ise bolca kalp kırıklığı, hayal kırıklığı yaşadığım bir şeyin adını koyduk ve devam ediyorum ama hevesim kalmadı. adını koyabilmemiz için ila terk etmem mi gerekiyordu? illa kalbimin defalarca kırılması mı gerekiyordu? bu nasıl bir sabır ve bağlılık testi? günlerce ağladım, defalarca... istemiyorum dediği için kendimi soğutmaya çalıştım ve soğuttum, şimdi onsuz da yaşayabilirim derken yanına geri istemesi... ben kendimi ısıtmaya çalışıyorum. o aşkımın alevi tamamen sönmüş değil. onun da çabasıyla kendim de çabalayarak o eski aşık beni geri getirmeye çalışıyorum. ancak herkes bunu yapamayabilir, yapmak istemeyebilir.

saçmalık arkadaşlar. yapmayın. ıssız adamcılık oynamayın. cool değil, avrupai değil, modernlik bu değil. böyle davranırsanız yalnızlığa ve güvensiz ilişkilere mahkum kalırsınız.
0
art cat chocolate
(19.11.25)
(2)

Çarpıntı

muhayyer divan
MerhabaMasada öne eğilerek oturduğumda çarpıntı tutuyor. Doğrulunca bir süre sonra geçiyor. Elimde telefon iki kolumu masaya koyup biraz kamburlaşınca yine başlıyor. Çarpıntı böyle bir şey değildi sanki ya, ne oluyor??
Merhaba

Masada öne eğilerek oturduğumda çarpıntı tutuyor. Doğrulunca bir süre sonra geçiyor. Elimde telefon iki kolumu masaya koyup biraz kamburlaşınca yine başlıyor. Çarpıntı böyle bir şey değildi sanki ya, ne oluyor??
-1
muhayyer divan
(16.11.25)
Kendini dinlersen yatarken de olur. Kardiyoloji kontrolü gerekiyor rahatsız ediyorsa.
-1
arbre
(16.11.25)
Bahsettiğiniz pozisyonlardayken tansiyon ölçünce normalden yüksek çıkıyor. O mantıktan yola çıkarak, belirli bir seviyeye kadar doğal olduğunu düşünüyorum. Ama fark ettirecek kadar belirginse, kilo da eşlik edince, bir kardiyolojiye görünmek gerekebilir.

Evde iyi bir tansiyon aleti varsa, saat başı tansiyon ve nabzınızı ölçün birkaç gün. Kaliteli bir aletse ritim bozukluğu/çarpıntı gibi durumları da gösterir. Sıkıntı, sorun çıkarsa hekime gitmeli.
+1
yadigar
(16.11.25)
(6)

Hangi Notebook'u Almalıyım?

eisberg
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?1- https://ty.gl/o0pgsnxmq92ot2- https://amzn.eu/d/jljg386
Fiyatlar benzer. 40k olanda işlemci iyi ekran kartı 75w, ssd 1tb. 38k olanda işlemci düşük ekran kartı 120w ssd 500gb. Siz ne düşünüyorsunuz? Bu fiyatlara başka bir öneriniz olur mu?

1- ty.gl
2- amzn.eu
0
eisberg
(16.11.25)
işlemci ve ekran kartı arasında seçim yapmak zorunda kalsaydım iyi ekran kartını seçerdim. işlemcinin dar boğaz olduğu nadir görünür. 500 gb'lık bir ssd daha sonra daha yenileriyle değiştirilebileceği gibi eskisinin yanına ek ikinci bir ssd bile takılabilir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
İkisi de değil. Casper Nirvana S100 kullanıyorum. Tavsiye ederim.

16 GB Ram düşük. 32 daha iyi. 500 GB Ssd düşük. 1 TB daha iyi. Bir kere alıyorsun. Almışken iyi al. En önemlisi freedos alma. W11 al. Freedos alırsan 6 7 bin TL para ödeyeceksin ve uğraşacaksın.
-1
arbre
(16.11.25)
@arbre hocam win11 lisansı sorun değil ücretsiz erişim var.
@karim icerde uyuyor hocam işte 75w ile 120w arasında çok fark var mı onu bilemedim
0
🌸eisberg
(16.11.25)
Özel bir sebebiniz yoksa bütçene göre MacBook air al geç hocam.
+1
anon1m
(16.11.25)
75w ile 120w arasında bir fark var mı ben de bilmiyorum. var diyorlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.11.25)
victus 15'leri forumlarda pek tavsiye etmiyorlardı, victus 16 öneriliyordu daha çok, sanırım iç tasarımı, soğutma yapısı vs. farklıymış. doğal olarak kasa küçülüyor, bu ekran kartının watt'ına bile yansımış.

ortada gönlümü çelen bir lenovo loq yoksa amazon'daki hp'yi tercih ederdim ben galiba. oyunlarda falan illa ki fps farkı olur.
0
kesmekes laleler
(16.11.25)
(2)

Kıymada koku?

dolantindr
Günaydın ahali. Şimdi bir marketten kıyma alıyorum. Yani kıymanın tadı iyi, bozulma yok renginde falan. Çok yağlı da değil pişirirken. Ama mesela köfte yapmak için yoğurdum diyelim kıymayı malzemeyle, sonrasında elime bulaşan o koku bir gün gitmiyor. Yani bu koku kıymanın kendisinden mi etinden mi a
Günaydın ahali. Şimdi bir marketten kıyma alıyorum. Yani kıymanın tadı iyi, bozulma yok renginde falan. Çok yağlı da değil pişirirken. Ama mesela köfte yapmak için yoğurdum diyelim kıymayı malzemeyle, sonrasında elime bulaşan o koku bir gün gitmiyor. Yani bu koku kıymanın kendisinden mi etinden mi anlamadım. Aldığım yere bir soracağım. Çözemedim. Sizce etin kendi kokusu olabilir mi diyecektim? Paket kıymalarda bu koku yok mesela.
+1
dolantindr
(16.11.25)
Başka yerden alıp deneyin. Koku olmazsa sorun o markettedir.
-1
arbre
(16.11.25)
İthal et filan olabilir mi? Ne olursa olsun marketten kiyma almayı tavsiye etmem. Güvenilir bir Kasap bulmak en doğrusu
0
basubadelmevt
(16.11.25)
(7)

Evlilik teklifi yüzüğü ile ilgili birkaç soru

biseysorucam
Merhaba arkadaşlar birkaç sorum olacak,1. Yüzükte nelere dikkat etmeliyim? Sertifikalı olmalı değil mi? Karat mı renk mi hangisine öncelik vermeliyim?2. Değeri ne kadarlık bir şey olmalı sizce hafif kaçmaması için? Yani öyle mala mülke önem verenlerden değiliz ama bu işin raconu neyse makul seviyede
Merhaba arkadaşlar birkaç sorum olacak,

1. Yüzükte nelere dikkat etmeliyim? Sertifikalı olmalı değil mi? Karat mı renk mi hangisine öncelik vermeliyim?
2. Değeri ne kadarlık bir şey olmalı sizce hafif kaçmaması için? Yani öyle mala mülke önem verenlerden değiliz ama bu işin raconu neyse makul seviyede onu uygulamak isterim. Bir maaş çarpanı falan var sanırım genel olarak ama herkes bunu uyguluyor mu mesela bilemedim.
3. Zen vs gibi zincir firmalardan değil de bilinen güvenilir kuyumculardan veya Kapalıçarşı'daki kuyumculardan almak maddi olarak yüzde maçlık bir düşüşe yol açar ve tavsiye eder misiniz?
4. Tavsiye edeceğiniz bir kuyumcu var mıdır güvenilir? Bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
5. Aldıktan sonra boyut ayarlaması için yardımcı oluyorlar sanırım ama mesela gittik baktık teklif sonrası model değişimi için yardımcı olurlar mı böyle durumlarda?
----------
0
biseysorucam
(15.11.25)
Sertifika marka satıcılarda oluyor. Normal bir kuyumcu sertifika vermeyebilir. Sertifika satarken artı olabilir ama neden satacaksın. Önce tip önemli, tek taş mı, baget mi, sonra karat tabii ki. Kızlar gösteriş sevdiği için büyük olmasını istiyorlar. Çok küçük olması da iyi değil.

Değer parana bağlı. 300 bine de var.
-3
arbre
(15.11.25)
Edit: Video 12:00 ile 16:00 arasında bir çok konuyla birlikte sertifikasyon dümenini de açıklıyor .
.......
Önce fiyat , değer algılarımızda nasıl oynandığı hakkında biraz ufuk açan video izleyelim:
m.youtube.com

Sonra tekrar düşünelim yüzüğü .
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
1- Bu tamamen sizin isteğinizle doğru orantılı. Gerçek pırlantaysa karat arttıkça fiyatı da artacaktır.
2- Değer olarak "işin raconu" diye bir şey yok bence. Bir kadın olarak partnerimin bütçesini zorlamaması kanaatindeyim. Bu gözler asgari ücretle çalıştığı halde 6 taksit yüzük alanı da gördü. Atıyorum maaşınız 100k olsun 30-35k olan bi yüzük yeterlidir bana göre hatta o bile fazla ama günümüzde ne ucuz ki.
3- Kapalıçarşıda @arbre'nin dediği gibi sertifikalı bulamazsınız ama gerçek pırlanta olmayan bi yüzüğü oralarda zorlasanız 15k bandında bulabilirsiniz. Eğer partnerinizin illa gerçek pırlanta olsun gibi bir kuralı yoksa tercih edilebilir.
5- Kimi yer boyut için de yardımcı olmayabiliyor. Zen gibi yerlerde oluyorlar diye biliyorum hatta ürünlerin garantisi de oluyor. Taş düşmesi ya da herhangi konularda ilgileniyorlar. Şu sıralar pırlantacılarda bayağı indirim var onları değerlendirebilirsiniz.
0
mermaidd
(15.11.25)
zen'de ölçü ve model değişimi için makul bir süre tanımışlardı bana. Alırken konuşmalısın bunu.

Aslında beş para etmez ŞEYin büyüklüğü kızlar arasında itibar vesilesi oluyor. Evlenmeyi düşünecek kadar kendine yakın hissediyorsan ve asgari masrafa razı olacak kadar sağduyulu biriyse, büyüklük konusunu kendisiyle konuş ve mutabık kal. Şakalaşırmış gibi bir sohbetle bile öğrenebilirsin.

Bu olayda tek önemli konu, şanslı kızın, arkadaşlarının gözünde itibarını koruması ve buna da saygı duymak gerek.
0
Mirket
(15.11.25)
Kimse demediyse ben diyeyim, gia sertifika, d renk, min 0.5 karat, oval alin.

Gia sertifika en onemli zorunluluk.
0
die fetten jahre sind vorbei
(16.11.25)
Zincir mağazaların verdiği sertifikanın göz boyamaktan başka bir işlevi yok. Sertifikalı olursa taşın kıymeti artıyor, ama bu sertifika uluslararası geçerliliği olan GIA olmalı. Diğer kısımlar zevkinize kalmış, mümkünse kızın ortak arkadaşından zevkine ilişkin destek alın. Bir diğer konu ise paranız uzun vadede çöp olacak bunu bilerek bütçenizi belirleyin. Şöyle söyleyeyim 2012 yılında 8.000.- TL'ye aldığım .90 karat yüzüğü geçen sene 35.000.- TL'ye zor sattım ve aynı paraya eğer o gün altın alsaydım 350k'dan fazla ediyordu.
0
koskoca kirpi
(16.11.25)
büyük olsun.

çok temiz ve parlak olmasa da türk kızı onu anlamaz.

marka satıcılardan almayın gereksiz geçiriyorlar.

mümkünse gia sertifikalı olsun. gia olmadı hrd de var. ama gia'da taşın içine lazerle kodu yazıyorlar, sertifikanın bir anlamı oluyor. taşı alırken o kodu görmeyi talep edin. bu iki sertifika harici diğer sertifikalar tırt.

sahibinden'de çok düzgün kuyumcular var. doğru bedelle yüzüğü alabilirsiniz.

isterseniz benim alışveriş yaptığım arkadaşın iletişimini atarım.

son söz büyük olsun :)
-1
gurur
(16.11.25)
(11)

NewYork'ta bir Uganda'lı

WithWorth
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında `NewYork` belediye başkanı olmak.Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de
Uganda'da doğup 7 yaşında göç edip, genç yaşında NewYork belediye başkanı olmak.
Obama'nın siyahi başkanlığından sonra bu.
Bu abd'de demokrasinin hem halk (oy verenler) hem yönetim nezdinde gerçekten bazı eşikleri aştığını göstermiyor mu ? Hiç değilse buna işaret etmiyor mu ? Adam müslümanmış bir de.
11 Eylül'den sonra; fanatizme gidip tüm müslümanlara etiket yapıştırmamış demek halk ?
Yada muhalif taraf "11 Eylül teröristini başa mı getireceksiniz ?" diye karşı siyaset yapmamış.
Çünkü halkta bu karşı siyaset tutmayacak...
Yada "O afrikalı; bizden değil" dememiş.
Ne diyorsunuz ?
-1
WithWorth
(15.11.25)
Abd'de bizdeki gibi seçilmeni engelleyecek siyasi bir baskı yok, adam zamanında taksiciler için açlık grevi yapmış mesela bu tip eylemler kitleleri arkana alabilmene neden olabiliyor, buna benzer başka aktivist eylemleri de olmuştur muhakak, adamlar bunları unutmuyor zamanı gelince bu müslüman bu zenci bu Afrikalı demeden karşılığını veriyor.
0
kizil karga
(15.11.25)
@kizik karga "adamlar bunları unutmuyor" cümleniz çok vurucu.
+1
🌸WithWorth
(15.11.25)
Beyaz Müslüman olsaydı seçilmezdi bence. Siyasiler tersine ABD'nin parçası.
-2
arbre
(15.11.25)
Amerikada seçilen adamlar, derin devletin adamıdır, figürdür.
Derin devlet ne derse onu yaparlar. O an vitrine onu koymak gerekmiştir. Onu koymuşlardır.
Adamın rengi, dini, nerede doğduğu ehemmiyet kesbetmez.
-2
Mirket
(15.11.25)
Abd'de dindarlık devlete bağlılıkla özdeşleştirilen bir özellik. Dinsizim, ateistim deseydi seçilemezdi. Siyah olmak, müslüman olmak amerikan değerlerine göre zararlı özellikler değil. Siyahlık-beyazlık konusu çoktan aşıldı.

Mamdani müslüman kimliğiyle lgbt barlardan oy topladı. Ne kadar practising müslüman durup düşünmek lazım. Örneğin lgbt haramdır dese kaç kişi oy verirdi?
0
michael harddd
(15.11.25)
diversity bias,

newyork'ta belediye başkanı olmak çok matah bir şey değil, herşeyden sorumlusun bir sürü dava açılıyor ve herkesi mutlu etmek zorundasın. istediğini de yapamazsın.

o sebeple sadece x insanlar artık seçimlerde
-3
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
Mamdani aslında kendi içinde oldukça inançlı Şii bir Müslüman ama arkadaşların da dediği gibi gay barlara gitti, translarla kampanya yaptı yani din bakış açısıyla ayrıştırma yapmadı.

Ayrıca kimliğini inkar etmese de siyaseti daha çok sınıf üzerinden yaptı. Tabii ki Türkiye'deki sosyalistler beğenmiyor ama yine de ABD şartlarında "Ben sosyalistim" diyerek kampanya yaptı ve kazandı. Taksiciler dışında kirasını ödeyemediği için evinden çıkmak zorunda kalan kişilere gönüllü destek verdi, partisi (dsa, democratic socialists of america) içinde yıllardır örgütlü ve babası Marksist bir akademisyen annesi de yine sol görüşlü bir yönetmen.

Kesin derin devlet var demek kolay, gerçekten olabilir de tabii ve kendisini yüceltmeye ya da Mamdani kazandı diye kışın ABD'ye devrim geliyor demeye gerek yok ama yine de bir sene önce adaylığını açıkladığında %1 tanınan biri olarak başarılı bir kampanya süreci ve halkçı vaatlerle dünyanın en önemli şehrinin belediye başkanı oldu, saygı duyulması lazım.

Ha bu arada rakipleri 11 eylülden girdi, şeriat getirmek istediğinden çıktı, sakalını photoshopla gürleştirip algı oyunları yaptı, her türlü pisliği yaptılar. ABD bu siyasi pislik konusunda bizden daha kötü olabilir hiç eksik kalmıyorlar en azından
+1
nundu
(15.11.25)
türkiyeyle kıyaslamak çok yanlış. amerika zaten başlı başına göçmen ülkesi. önce ki başkanlarında çoğu göçmen kökenli.
bir de seçine katılım oranlarına bakmak lazım. bizdeki gibi %90 üstü bir katılım yok. hatta orada her seçin de gidip kendin seçmen kaydı yaptırman lazım ancak öyle oy kullana biliyorsun.
kaldı ki bu adamda radikal islamcı değil şii. tam istedikleri kıvamda.
popülist söylemler ve trump karşıtlığı ile kazandı. bizimkiyle tek ortak noktası bu olsa gerek.
+1
my fault
(15.11.25)
mamdani new york’ta kazandı; başka bir şehirde (demokratların kemikleşmiş yapısından bu kadar kopmuş) bir aday kazanamazdı. New York’ta zengin olan her mahalle (west village mesela, sadece Wall Street tayfanın yaşadığı yerler değil) cuomo’ya verdi. bu seçim sonucu sisteme toplu bir cevap değil yani.

demokratlar içinde aşırı dinozor bir establishment var (gürsel tekin vari). çok da göründükleri gibi progressive değiller. Zamanında Bernie yerine Hillary’nin aday gösterilmesi onların da kafa yapısını gösteriyor. trump bile demokrat cuomo’yu destekledi. aynı paranın iki yüzüler.

Okuduğum bir yazı zohran’ın da aslında sistemin bir parçası olduğunu (polise olan vurgusu vs.) anlatıyordu. yola çıktığı vaatlerini bayağı bir ehlileştirmesinden bahsediyordu. linki tekrar bulursam buraya koyarım.

yani aslında pek bir şey değişmedi, bu yüzden çok umut verici değil. tek umut veren şey, grassrootsun gücünü elbet bir zaman gösterebileceği inancı.
+1
eileengray
(15.11.25)
ABD deki kutuplaşmanın argümanları, anlayış ve kültürü ile bizdekiler çok farklı .
Bizde kömür ve makarna bile artık siyasi manada anlamlandırılıyor.
Spaghetti dağıtılsaydı durum belki biraz farklı olabilirdi.

Suriye iç savaşı 2011 bahar zamanı başladı . O tarihten bu zamana gelen milyonlarca göçmene rağmen bu zamana kadar içlerinde bir tane tanınmış youtuber görmedim. Oysa göçmenlere kıyasla yoğunluk olarak sınırlı sayıdaki Koreli, Japon vs. youtuber gördük.

Çevremde Suriyeli de oldukça fazla.
Ucuza işçi olarak istihdam haricinde hiç bir yerden toplumun içinden biraz sıyrılarak görünen bir noktada olmaları için gerçek anlamda destek görmediler. Hatta hastanelerde görev alan göçmen asıllı sağlık personellerini bile görmek istemedik. (Zencilerin de giremeyeceği kamu binaları bir zamanlar ABD de bulunurdu)
Haliyle siyasette yer almaları da asla düşünülemezdi.
Konu geniş o nedenle ne kadar tezatlar içerisinde olduğumuzu biraz anlatmak istedim burada

Mamdani'nin ise arkasında temelde küreselcilerin olduğu ve onların kontrolünde olarak konuşmalarında "her şeyi " vaad eden biri.
Trump, onun seçilmesi halinde eyaleti bazı maddi yaptırımlarla tehdit etmişti.
Mamdani'nin seçilmesinin (geçmişine de bakarak) dünyanın geri kalan kısmına da bir mesaj olduğunu düşünüyorum .
Devşirme yoluyla dış arenada kazanım sağlama bir nevi .
Benzeri belediye başkanlığı hikayesi ingilterede de var.
0
diyecevaplandı
(15.11.25)
New York da bildiriyorum. new yorkun Amerikanı geri kalanı ile uzaktan yakından alakası yok. demokrat adayı olarak ny da kazanir ama baska demokrat bir sehirde kazanamaz. ny amerika degil kısacası
0
oscar
(16.11.25)
(11)

Liseden tanışılan kıza yürünür mü

arbre
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
Sınıf arkadaşı. Çok muhabbetimiz yoktu ama güzelleşmiş. Takipleştik Insta'da. Story'ye like attım. Selam falan yazsam mı? Taktik please.
-11
arbre
(14.11.25)
Ben üniversitedeyken ilkokul arkadaşıma yürümüştüm flört kısmı iyi gibiydi dışarıda da oturduk konuştuk ama açılınca kabul etmedi. Kısmet bu işler :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
Mezun olduğum liseden on yıllar sonra zamanında birbiriyle alakasız bir sürü kisi evlenip çoluk çocuğa karıştı. Yani garip değil bence.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Yürünür ya ne olacak.
0
mutekebbir
(14.11.25)
Arkadaşım liseden sonra hiç görüşmediği arkadaşıyla üniversite sonrası görüşüp evlendi, 1 çocukları var, olmayacak şey deği
0
purplee
(14.11.25)
ben lisedeki tüm kızlara yazdım adım sapığa çıktı. ama 3 sene önce bitti lise.
-4
hold the door
(14.11.25)
yürünür ama dün bir bugün iki. ekler eklemez hemen yürüme. biraz havadan sudan konuş ama hemen değil.

önüne gelene yürüme derdindesin arbre. az sakin ol ya. herkese atlama. biraz seçici ol. önce bir kişiyle tanış, arkadaşlık et, tart biraz. "hmm bu güzelmiş, hmm bu bana güldü, hmm bu bana selam verdi, hmm bu bana yürüdü" diye diye elli tane kadına lafta aşık geziyorsun.

ben de lise arkadaşlarımı, ilkokul arkadaşlarımı bulup insta'dan ekliyorum. ancak nostaljik geldiği için... sohbet de kurmuyoruz hiç. belki o kadın da o amaçla eklemiştir.
+6
art cat chocolate
(15.11.25)
Nefes aliyor diye cevrenizdeki her kiza yazarsaniz adiniz sapiga cikar tabii ya hahaha ne güldüm.

Kismet meselesi arbre ya. Yazarsin ama ne olacak bir sey demek zor.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.11.25)
cooperr, karıştırma yok ya, karşıma çıktı, durum vahim o ayrı konu :D
-3
🌸arbre
(15.11.25)
Hemen yürümeye başlarsan playboy izlenimi verirsin, birazdan ağırdan almak daha iyi. Fotoğraflardan gezdiği gördüğü yerlerden ya da hobisi falan varsa merak ettim diyip giriş yapabilirsin. Sonrası kısmet.
0
onyx
(15.11.25)
selam yaz.
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
endüstri meslek lisesi mobilya bölümünden mezun değilsen bence bir sıkıntı yok. ha erkek erkeğe ilişkiyi onaylamıyorum hani sen okeysen beni de çok ilginlendiren bişey değil.
0
Fodera
(15.11.25)
(16)

800 milyon Türk lirası büyük para mı?

ulukayin
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne ola
Bugün işyerinde konu yılbaşı büyük ikramiyesine geldi. Birkaç kişi bu paranın abarttığımız kadar büyük olmadığını iddia etti. Tabii ki bu kişiler ayda en fazla 100-120 bin kazanan kişiler. Bu miktarın sadece günlük faizi bile bu kişilerin 7 aylık maaşı olan bu parayı küçümseme sebepleri sizce ne olabilir?

İkinci sorum ise şu, faiz her zaman enflasyona yenilir mantığını kavramaya çalışıyorum. Ayda 100 bin lira kazanan yani 100 bin lirayla geçinen birisi için neden faiz zararlı oluyor? Kişi zaten 100 bin lira ile geçinebiliyorken ayda ortalama 2.5-3 milyon getirisi olan risksiz garanti kazanç neden zararlı olarak değerlendiriliyor? Şimdiden herkese teşekkürler.
0
ulukayin
(14.11.25)
Tabi ki büyük para. ayda 120 bin kazansa 6.666 ayda kazanabileceği bir para yani 555 yıl :)

bu paraya büyük para dememek için zenginler listesinde ilk 10'da olmak lazım.

ikinci soruya cevap vermeyeyim ekonomist değilim :) Ama çok param olsa ben de faiz yerdim ne yalan söyleyeyim.
+2
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
Çok büyük para. Ömrüm boyunca yemeden içmeden çalışsam kazanamam.

Enflasyon karşısında yenilmek de çok basit. 100 birime bugün ekmek alıyorsanız yarın 200 birim olur ama sizin paranız sabit faiz vermeye devam eder. Paranın değeri düşer, yenilir.
+3
artıküyeolmakistiyorum
(14.11.25)
@artıküyeolmakistiyorum tamam paranın değeri düşüyor fakat kendimden örnek vereyim. Bugün 100 lira alıyorum seneye olsun olsun 150 lira alayım. Ben bu miktarla (doğru orantıda) geçinip bir hayat yaşayıp ölüp gidebiliyorken neden ayda 30 katı getiriyle bir hayat yaşayıp ölüp gidemiyorum. Bugün ekmek 10 lira seneye 15 lira. Bugün maaşım 100 lira seneye 150 lira. Bugün “risksiz ve garanti” faiz getiri oranı 300000 lira seneye 450000 lira. Faiz sadece finansal olarak değil ruhen ve bedenen de getiri sağlamıyor mu? Mesela çalışmamak?
0
🌸ulukayin
(14.11.25)
800 milyon TL nakit, fabrikası olan insanların bile anca 20, 30 yılda ulaşabileceği bir para. Küçümseme sebepleri 1. matematik bilmemeleri, 2. paranın nasıl kazanıldığını bilmemeleri.

Faizi belirleyenler altını, doları, euroyu dikkate alıp zaten paranı TL'de tutman için çekici bir oran belirliyorlar. Bu oran çekici değilse zaten devlet canlılık istiyordur. Faiz yüksekse değerlendir geç. Enflasyon konusu da bu kadar basit bir şey değil. Her şeyin fiyatı her zaman artmaz. Böyle bir matematik yok. Aylar önce 100 TL olan şey bugün 50 TL'ye satılabiliyor. Arz ve talep konusu. Yani sen bal gibi de kâr etmiş olabiliyorsun. Hiçbir şey yapamıyorsan faizden gelen parayı harcamayıp onunla da yatırım yapabilirsin. Sonuçta elinde nakit var, en değerli şey.
0
arbre
(14.11.25)
20 milyon dolar yurtdisi icin bile buyuk para, turkiye icin cok buyuk para.
+2
cooperr
(14.11.25)
İşin komigi bu loto piyango vs paraları normal halka da çıkmıyor senelerdir :)

Hani boşuna hesap kitap vs yapmaya gerek de yok.
+3
makbur
(14.11.25)
Bana bütün arzuladıklarımı yaptırır rahatlıkla. Meh. Çok güzel para.
+1
muhayyer divan
(14.11.25)
valla yılda 400-500k kazanan swe olmayı hedefleyen ve bunun için çocukluktan beri günde 12 saat ders çalışan şahsım için bile inanılmaz büyük para. loto çıksa okuldan kaydımı siler, kod yazdığım laptopumu kampüsün ortasında parçalarım xd
+1
hold the door
(14.11.25)
Bu soruyu Elon Musk'a, Mark Zuckerberg'e falan sorun, onlar da "Büyük Para" diyecek. 19 milyon dolardan bahsediyoruz. O parayla boğazda yalı bile alınabilir. İnsanı "sayılı zenginlerden" yapmaz, evet. Ama güzel para.
+1
dilemma of subscribtionability
(14.11.25)
Değer olarak büyük , niteliği olarak ise kirli para. Ne de olsa büyük ikramiye ile hayatı mahvolanları gördük toplum olarak.

O arkadaşlarının yanılgısı, kazandıkları ortalamanın üstünde olsa dahi bunu az görmeleri.
6 ay parasız kaldıklarında biraz da fakir mahalle ve sokakları gezdiklerinde
100 - 200bin lirayı da çok göreceklerdir.
Hatta bu haldeyken etsiz hazırlanmış kabak veya patlıcan gibi sebzeli yemekleri sevecekler, ekmeğin üstüne salça sürüp yemenin zevkine varacaklardır.
Zor değil. Empati kurabilmeleri için sadece yapacakları şey biraz konfor alanlarının dışına çıkmaları gerek.
0
diyecevaplandı
(14.11.25)
Büyük para...

Bir de "Faiz her zaman enflasyonun altında kalır" argümanı tartışılır.
Düz faiz ve Türkiye için söz konusu durum geçerli olur ama faiz ve enflasyon arasındaki fark astronomik kalmayacağı için 800 milyon lira her halukarda anaparaya dokunmadan ve başka hiçbir yatırım yapmadan birkaç jenerasyonu güzel bir şekilde yaşatır. ancak tabi ki bu saçma çünkü mesela S&P500 yıllık ortalamada dolar bazında ABD enflasyonunun üzerinde para kazandırıyor, yani ortalama bir yatırımla bile bu parayı bitirmek, lüks sayılabilecek bir yaşam tarzıyla bile, baya bir aptallık gerektiriyor.
+1
salihdt
(15.11.25)
ben hesap yaptım. hayatımın geri kalanı için 6milyon dolar bana yetiyor.

lüks yaşayan biri olmadığım için aylık 5bin dolar ile çok keyifli yaşarım. buda 30 sene daha yaşasam 1.8 milyon dolar ediyor. 2 milyon dolara ev ve arabaları yenilerim. kalan 2.2 milyonda kefen param kötü gün için saklarım.

yani demem odur ki 19milyon dolar benim için çok büyük para.
+1
gercekdunya
(15.11.25)
Abi şöyle düşün yıllardır Galatasaray'da futbol oynayıp bir sürü para şan şöhret kazanan Barış Alper Yılmaz geçen yaz o paranın yarısına Arabistan'a gitmek için Galatasaray'ı tek kalemde silip günlerce peşinden koşturdu koca kulübü, öyle bir para.
+1
kizil karga
(15.11.25)
Benim için büyük para. Beni bozmaz ama büyüktür.
0
mikahakkinen
(15.11.25)
ortalama 20m USD ki bununla bir kişi bir daha çalışmaya bilir orta standartlarda
0
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
şu beyaz yaka tayfanın her şeyi küçümsemesine hayranım:) aylık 100 bin tl kazanan beyaz yaka zengin, 800 milyonu olan adam değil öyle mi? vay anasını arkadaş.
0
nothing in my way
(15.11.25)
(12)

Kendinizi nasıl ödüllendirirsiniz?

rabitelli
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
Yorucu, yipratici, stresli bir dönemden geçiyorum. Sağlıkla ilgili durumlar. Bi süre deşarj olup kendimi yenilemem gerekecek sonrasında. Yaşam enerjim sıfıra indi. Kendim için biseyler yapayım istiyorum. Neler olabilir?
0
rabitelli
(14.11.25)
Sevdiğim bir şehir, güzel bir otel
+1
arbre
(14.11.25)
Benim kendimi şımartma stilim karbonhidrat üzerine kurulu. Sağlık problemleriniz dolayısıyla aynını tavsiye etmem (çok geçmiş olsun). Hatta tam tersi bir süre belki sağlıklı bir diyete geçip vakitli uyuyup uyanmak, mümkünse ufak tefek egzersizler yapmak hastalıktan sonra moral verebilir.
+2
sekizdokuzon
(14.11.25)
Güzel bir etkinlik insanın havasını değiştirebiliyor..mesela iyi bir tiyatro oyunu. O sahne, ışıklar, atmosfer, seyircideki enerji vs hemen havami degistirir.
+1
egerbiryolcu
(14.11.25)
Viski ve güzel bir restoranda yemek.
0
put it in your appropriate place
(14.11.25)
-Güzel bir restoranda yemek +1
-Uzun zamandır almayı ertelediğin bir şey varsa onu alabilirsin kendine.
-Masaj.

Benim kendim için yaptıklarım bunlar, iyi geliyor.
+1
mutekebbir
(14.11.25)
spa merkezine giderim
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
mümkünse yemek ama sizin durumunuza pek uygun olmayabilir
yormayacak bir mesafede olan yaşadığım şehrin dışında bir yere gitmek
uzun süredir görmediğim birini görebilme şansım varsa onu görmek
geçmiş olsun...
+1
black holes in the sky
(14.11.25)
alışveriş, sevdigin bir mekan, arkadaşla date, içki, seks
+2
ala09
(14.11.25)
Güzel bir Burger.
0
Amaranta ursula
(14.11.25)
pc oyunu
dizi
film
0
hold the door
(14.11.25)
Alışveriş ve tatil.
Doğa yürüyüşü. İğneada mesela.
Boğazda tekneyle gezi.
0
gabe h coud
(14.11.25)
tatlı yerim. çikolatalı.
+1
art cat chocolate
(15.11.25)
(8)

Kardiyo antrenmanınız nasıl ve göbek kısmından zayıflamak

arbre
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
Ben koşu bandında yüzde 15 eğim, hız 3 km/saat 20 dakika yapmayı planlıyorum. Yağ yakmak için faydası olur mu ve günde kaç kez yapmak gerekir?

Bir de göbek kısmından nasıl kilo verebilirim? Karın çalışmak faydalı olur mu? Sağ olun.
-1
arbre
(14.11.25)
Abi bunlar hep söylendi bölgesel yağ kaybı yok karın çalışırsan karın kasın çalışır, göbek için diyet yapıp sonuca bakacaksın ben bile öğrendim bunları :)
+1
kizil karga
(14.11.25)
bolgesel yag yakamazsiniz ama yuruyus guzel bir baslangic. onemli olan duzenli yapabilmek. bir de aralara bacak antremani eklerseniz daha hizli sonuc alirsiniz.
0
yuz kiloluk bir zenci
(14.11.25)
Peki parametreler nasıl? Eğim, hız, süre, gün sayısı?
-1
🌸arbre
(14.11.25)
Abi aslında bu bi matematik işlemi, verdiğin bilgilere göre ortalama 110-150 arası kalori harcıyorsun, bunun hepsi yağ olsa 16 gram yağ kaybı yapıyor ama pratikte nasıl oluyordur bilemem.
0
kizil karga
(14.11.25)
Eğimin, temponun bu işte bir önemi yok. Konu tamamen nabız ile ilgili. Bu konuyu gerçekten merak edenler için söyleyeyim. Hiit kardiyo konusunu araştırsınlar. Ekşide de başlığı var ve koşu bandında nasıl yapılabileceğini detayıyla anlatmışlar.

Ayrıca karın kasları göbek yağ tabakasının altındadır. Ne kadar kas yaparsan yap, yağ örtüsü altında kaldıkları sürece asla görünmeyecektir. O örtüyü kaldırmak için de spora değil mutfağa gideceksin.
+1
Mirket
(14.11.25)
belki de yorumumu begenmeyeceksiniz ama bu kadar teknik dusunurseniz bu is olmaz diye dusunuyorum. yemegi kesin, spor yapin, bu kadar basit. 15 egim veya egimsiz, 3 km veya 7 km, 20 dakika veya 45 dakika. bunlarla ugrasirsaniz ne baslayabilirsiniz ne de motivasyonunuzu surdurebilirsiniz. zaten bunlari dusunmek bir motivasyon eksikliginin de gostergesi olabilir. gercekten bir seyler yapmak isteyen insan bunlarla vakit kaybetmez, cikar kosu bandina, neyse o, hemen baslar. kendini tartar, en fazla ne kadar egim, ne kadar hiz ve ne kadar sure yapabiliyorum, azdan baslar, sonra zamanla geri donuslere gore yukseltir. yani taktik maktik yok, bam bam bam.
+3
Sour
(14.11.25)
Düzgün bir diyetle sadece yürüyüş bile yapsanız gidiyor her şey, sadece dirayetli olmak lazım.
0
mutekebbir
(14.11.25)
bölgesel yağ yakma diye bir şey mümkün değil, vücutta kalori açığı vere vere yağlar eriyecek, genetik anlamda dirençli bölgeler sona kalacak, istikrarlı olunursa onlar da gidecek diye anladım ben bu işi. Kaleci saçlı adam dahil olmak üzere uzmanlar daha iyi bilir :)
Kalori açığı verebilmek için de aç kalmaya gerek yok. Aksine aç kalındığında kilo verme yavaşlıyor. Sağlıklı yiyip biraz da hareket katınca açık oluşuyor zaten. Kalori sayma uygulaması da kullanabilirsiniz. Yediğimiz saçma sapan şeylerin kalori ve makro değerlerini görüp onu yakmak için göstermek gereken çabayı fark edince insanın yiyesi kalmıyor :)
Yağ yakımı için de sanıyorum belirli bir nabzın üstünde kalmak gerek. Bu değeri bulmak için (220-yaş)*0,70 formülü öneriliyordu ama sanırım antrenman şiddetine göre değişiyor. Şöyle bir hesaplama aracı buldum: www.macfit.com
Akıllı saatiniz varsa nabzınız bu değerin üstünde kalacak şekilde yürünebilir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
(3)

Rusya tatili kaça patlar

arbre
Biraz baktım. 5 bin vize. 6 bin gidiş, 6 bin dönüş uçak bileti (Moskova, Vnukovo), 15 bin otel (3 gün x 5 bin), 10 bin harcama max 45 bine bu işi çözer miyim? Bir de pahalı mı alışveriş, yeme içme, sağ olun.
Biraz baktım. 5 bin vize. 6 bin gidiş, 6 bin dönüş uçak bileti (Moskova, Vnukovo), 15 bin otel (3 gün x 5 bin), 10 bin harcama max 45 bine bu işi çözer miyim? Bir de pahalı mı alışveriş, yeme içme, sağ olun.
-2
arbre
(14.11.25)
moskovada fiyatlar aşağı yukarı istanbul gibi. 3 günde çok para gitmez. lüks fine&dining mekanlara gitmeyeceksen tabi. iç taraflara, lokal dükkanlara gittikçe fiyatlar ucuzluyor.

kızıl meydan civarındaki restoranlar nispeten pahalı (bir steak 15 dolar civarı) ama ara sokaklardaki özbeklerin, azerbaycanlıların işlettiği şaşlık kebapçılar daha ucuz.

sokak lezzetleri de var. genelde türki cumhuriyetten gelenler yapıyor. onlar da ucuz.

tverskaya caddesini dolaş. cumartesi gecesi patriki caddesine çık. hanım ablaları gör ağzın açık kalsın :) ingilizce bilmiyorlar ama. nadir.

rusçan yoksa, kiril alfabesini bilmiyorsan zorlanacaksın malesef. bir çok yerde ingilizce bilgilendirme yazısı yok.
+1
yurtsuz john
(14.11.25)
yurtsuz john, Kiril alfabesini biliyorum, sıkıntı yok, hanım konusunu gitmeden sorarım :)
-2
🌸arbre
(14.11.25)
alışverişlik bir durum yok bence rusya'da. zaten çoğu batı markası çekildi ya da isim değişti. mesela zara - maag oldu ve fiyatları türkiye'den pahalıydı. yemek ve taksi ucuz gelmişti bana.

12 bin git gel uçak bileti bedava bence. otel de makul. türkiye fiyatları da öyle gibi zaten.
0
efreet sultan
(14.11.25)
(7)

Aynı title ile alınan kişinin tecrübesi

eja
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona
Diyelim ki bir yerde uzun süre çalışıyorsunuz ve o iş yerindeki en bilgili ilk 5 kişi arasındasınız (150 kisi icinden belkide) yanınıza sadece tecrübesi kısıtlı sektörü biraz bilen cv parlatmış sürekli yaptığı işle ilgili genel geçer konuşan birine aynı title ile alıyorlar ve gelen kişi de sizin ona her şeyi öğretmeninizi bekliyor maaş title ayni..
Bu konuda ne düşünürdünüz
0
eja
(13.11.25)
Bunu da işin bir parçası olarak görüp öğretirdim. Ben işe yeni başlayan insanlara çok şey anlattım. Bu arkadaşlar bunun farkındalardı ve ayrılırken iyi dileklerde bulunmuşlardı. Ön yargılı olmamak gerekiyor. İyi anlaşacağın biri de çıkabilir. Bu sadece iş konusunda değil, eğitim konusunda da aynı. Lisede bilgisini paylaşan çok sınıf arkadaşım vardı, hepsi iyi yerlere geldi. Bilgi vermekle kendi bilginden kaybetmezsin. Bunun iyilik tarafı da var. Maaşı, CV'si beni ilgilendirmez. Ben insan kaynakları yöneticisi değilim. Şirket kabul etmişse benim yorum yapacağım bir şey yok. İş hayatında zekâ, çalışkanlık, istek önemli. Bunlar varsa bir insanda simitçiye de iş öğretebilirsin. Bir de bir insanın bilgisini sakındığı belli olursa bu hoş olmuyor. Gidip bir gün müdüre bana bir şey anlatmadı derse sen bu işi bilmiyormuşsun algısı oluşacak. Ama iyi eğitim verirsen sen onun gözünde ağırlık kazanacaksın. Aslında iyi eğitim vermek göz dağıdır.
-3
arbre
(13.11.25)
hiçbir şey düşünmezdim. bakış açın sorunlu.
öncelikle bilgili olmanın çok bir anlamı yok, katkın önemli. iş hayatında çok bilgili ama ortamı zehirleyen, katkısı sınırlı insanlar tanıdım. bunlarla kimse çalışmak istemez. bilginle değil, uyumunla iletişiminle ve katkınla anılmak çok daha değerli. Bilgi bir işyerinde birine en kolay kazandırılabilecek şey.
ikincisi: başkasının unvanı, başkasının maaşı şusu busu ile hareket etme. Onlar başkasını ilgilendirir. Başkası CV'sini parlatmış olabilir, kendini olduğundan fazla göstermiş olabilir, bunları herkes bir vadede anlar. Sen kendi maaşına, kendi unvanına bak. Daha iyi bir seçeneğin varsa ise dışarıda onun peşinden gidersin. Eğer kuruma yüksek katkı sağlarsan, (iyi bir kurum) seni terfi eder, unvanını da artırır.
Diyelim adaletsizlikler var ve sabit... O durumda bile başkasına aktarım yapmamak zehirdir. Zehirli olan bilgiyi tecrübeyi kim ne yapsın?

Biraz acı yazmış olabilirim, ama tecrübeli bir abinden bir uyarı olarak al kardeşim.
+1
ebabil curnatasi
(13.11.25)
bakış açın sorunlu +1
meslekte veya o işyerinde yeni başlamış birisine iş öğretmekten zarar gelmez. bir başka kişiye verilen para değil, senin kazancın seni ilgilendirsin. kazancını beğenmiyorsan istifa et onlar düşünsün. tutup başkasını kıskanmanın bir manası yok.

muhtemelen yeni başlayan kişinin potansiyeli senden yüksek ki şirket ona bir yatırım yapıyor. şirket onun şu an için senden az bilgiye sahip olmasını referans almıyor, top noktasının senden yüksek olmasını esas alıyor yani. ona iş öğretmek de senin işinin bir parçası. onu iyi yetiştirmenin de senin kazancına faydası olacaktır, olmalıdır.
0
bos dusunce balonu
(13.11.25)
Bunun aynısını yaşadım ve yardımcı olmak kararı aldım. Çünkü kendimi küçük bir insan gibi hissettim bunun hesabına düşünce.

Neyse bazı işleri anlattım devrettim vs sonra bu patladı. Aynı şeyi 2-3 defa anlattım yapamadı, eksik yaptı, yanlış yaptı sıvadı. Sonra saldım. Anlatmadım, sorulara detaylı cevap vermedim. Şimdi aldıkları adam ellerinde patladı, öyle takılıyor ortalıkta.

Demem o ki öğrenmeye hevesi varsa belli oluyor zaten ve sizin işinizi rahatlatıyor zamanla. Benim örnekte tam tersi oldu bunu da herkes anladı benden çıktı iş. Kıdem zamanı da bunu söz konusu ettim ve kıdem aldım. Geçen ay da yine iyileştirme zammı aldım. Öyle işte.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
ne bildigin degil kimi tanidigin ve kendini ne kadar parlatabildigin cok onemli beyaz yaka dunyasinda. o yuzden baskalarina kurulmak yerine kendini parlatmaya calis biraz, kendini satabilmen lazim. satamiyorsan, allame-i cihan olsan bir ise yaramiyor malesef.
+1
cooperr
(14.11.25)
benim şirketimle veya üst yöneticimle ilgili problemim yok, dikkat ederseniz iş yerim değil gelen kişi herşeyi öğretmemi bekliyor dedim, daha çok aklımda sorun yaratan kısım görüşmelerde/işe alım sürecinde bilgisini %90 farklı yansıtmış biri ile ilgili ne düşünürdünüz kısmı.. güvenemiyorum, bir yerde yalan beyana giriyor var olmadığı bir iş tecrübesini var göstermesi ve aynı pozisyona gelmesi bana doğru gelmiyor.

üst yöneticide zaten ilk haftadan sahada iş bilmediğini anlayıp bana kaş göz yaptı, bende işe alımı benim gerçekleştirmediğimi söyledim ama daha detay vermedim kararsızlığım bir insanı işinden etmek veya etmemekle ilgili.

işi bilerek öğretmemezlik gibi bir durum yok sadece etik olmayan davranış sergileyen birine yatırım yapmak alıp yürümesni sağlamak doğru mu, değer mi netleştiremedim , ama kıskanma diyen duyurucu arkadaşta başka bir kafaymış.
+2
🌸eja
(14.11.25)
birine iş öğretirsen vazgeçilebilir listesine girersin, yukarıdakileri dinleme, kolay kolay bildiğin işi kimseye aktarma .
+2
nahtoderfahrung
(14.11.25)
(8)

Bu laf sokma mı

arbre
İş yerinde başka bir departmanda iki kız kankam var. Bu departmanla sürekli iletişim hâlindeyiz. Bugün ziyaret ettik. Haftada bir yaptığımız bir şey. Evli olanla bugün selamlaştık ama hafif sarılır gibi oldu. Yöneticileri de daha önceden tanışıyor muydunuz dedi, kız da burada tanıştık dedi. Diğer ka
İş yerinde başka bir departmanda iki kız kankam var. Bu departmanla sürekli iletişim hâlindeyiz. Bugün ziyaret ettik. Haftada bir yaptığımız bir şey. Evli olanla bugün selamlaştık ama hafif sarılır gibi oldu. Yöneticileri de daha önceden tanışıyor muydunuz dedi, kız da burada tanıştık dedi. Diğer kankamla da aynı şekilde selamlaştım bu arada. Bu soru bana ayıp geldi. Sanki niye sadece el sıkışmadınız gibi anladım. Kötü niyetli düşünmüş olabilir mi?

Hatta ek soru. Siz karşı cinsle sadece el mi sıkışıyorsunuz? Yakın arkadaş karşı cinsle nasıl selamlaşıyorsunuz?
-5
arbre
(13.11.25)
ilk kez gördüğün birisine hele ki karşı cinse sarılmazsın. sarıldığına göre bir samimiyet veya tanışıklık var demektir. bu yüzden sorulmuş.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(13.11.25)
yazar yazmaz yazan yazar, ilk kez görmüyorum, birkaç aydır işte konuşuyoruz işle ilgili
-1
🌸arbre
(13.11.25)
İş yeri dışında eskiden bir tanisikliginiz olduğunu düşünüp sormuş olabilir.
+3
egerbiryolcu
(13.11.25)
Art niyet yok bence, samimi görünce merak etmiş, normal bir şey bu.
+3
mutekebbir
(13.11.25)
Laf sokma değil . Alışılmış teamüllerin dışında bir hareket olduğunu anlatmak istemiş.
Takım ya da ekip içinde sarılma daha çok bir şeyleri başarma, işi tamamlamaya olur. Yöneticinin yanında kadının çalışan bir erkeğe sarılması kafada soru ,ünlem ,virgül , alt tre işaretine kadar düşünmeye şüphelere sebep olur .
+1
diyecevaplandı
(13.11.25)
iş yerinde yakın arkadaş ya da önceden tanışıklığınız/arkadaşlığınız yoksa laps diye sarılmazsın. karşı cins de olsa hemcins de olsa. sarıldığınız için tanışıklığınız, yakınlığınız olduğunu düşünmüş ki yanlış da değil kankam diyorsunuz :) yanlış bir çıkarım olmamış yani
+2
chanandler bong
(13.11.25)
sarılır gibi yapmanızı garipsemiş ama art niyet değil bence de. ben de evliyim karşı cins birisi ile sarılır gibi yapmam sadece el sıkışırım, eşim de öyle. ama biz böyleyiz diye herkes böyle yapmak zorunda değil tabi ki sizin ve selamlaştığınız kişinin tarzı bu şekilde ise sorun yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
art niyet olup olmadığını burdan kestirebilmek çok zor.
bunula birlikte, ancak soruda ayıp bir şey olduğunu düşünmüyorum.
kız kankalarımla hep sarılırıız. bizim selamlaşma şeklimiz budur.
0
pangea
(14.11.25)
(9)

Askeri kargo uçağının düşme sebebi nedir?

mikahakkinen
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.Genel görüş nedir?
Öncelikle başımız sağolsun. Uçağın çok eski olduğu söyleniyor, ayrıca sosyal medya yorumlarında uçağın düşürüldüğü yazılıyor. Haberleri tam takip edemedim.
Genel görüş nedir?
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Uçak eski olayı biraz hikaye ya.

x.com
0
kizil karga
(12.11.25)
mossad.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.11.25)
T.S.K da bakım işleri çok ciddi şekilde yürütülür. Atış dahi yapılmasa her an kullanılacak silahlara , her hafta istisnasız genel bakım yapılır.
Söz konusu uçak olduğunda bakım muhakkak daha önemli bir hal alır.

Genel dünya gündemi ve bu uçak düşmesini de içeren son yaklaşık 24 saatlik zaman diliminde Afganistan Pakistan Bangladeşte aynı anda patlamalar oluyor. Bir de yakın zamanda ABD deki kargo uçağının düşmesi vakası.
Bunların birbirinden konum olarak uzak ama birbiri ile tamamen ilgisiz olaylar olduğunu da sanmıyorum.

Düşmesine dair yorumlarda en önemli ihtimallerden biri de kargo uçağına kalkış öncesi alınan malzeme veya araçlara yerleştirilmiş herhangi bir patlayıcının olması.
Bu nedenle kazayla etrafa dağılan her türlü parçanın toplanarak incelenmesi son derece önemli .
Azerbaycan istihbaratının da bu noktada konuyu araştırmada çok önemli bir görevi var. Azerbaycan'ın siyonist devletle olan yakın ilişkilerinin yine Azerbaycanın bilgisi dışında Türkiye aleyhine bir zaafiyete dönüşmemesi zor.
Yazılım ve elektronik konularında olduğu gibi siyasi diplomatik işlerde de devlet yönetimlerinin baş edemediği veya farkında olmadığı arka kapı faaliyetleri bulunur . Buna ABD de dahildir.

İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin de yine Azerbaycan'dan kalkan helikopteri şüpheli şekilde düşmüştü geçen yıl.
Siyonist devletin, İran'daki komuta kademesine saldırıları ve sonrasında İran'ın casus avına çıkarak binlerce kişiyi yakalamasının bir benzeri Azerbaycan'da da olur mu ? Bu da belirsiz .

Kısacası gerilim yaşadığımız siyonist devletle karşılaşma ihtimalimizin yüksek olduğu Suriye'de böyle bir olayın izleri anında siyonistleri hedef göstereceğine, yine neden onların planlamasıyla Azerbaycan üstünden olmasın?
Aradaki uzaklık ve olay yerine yakın diğer başka devletlerin olması, onların Türkiye ile ilişkileri, gerçek failin biraz daha belirsiz hale gelmesine neden oluyor .
-2
diyecevaplandı
(12.11.25)
üyesi olduğumuz kuzey atlantik pakti örgütü..
-2
designer
(12.11.25)
m.youtube.com

Güzel bir mini belgesel niye düştüğüne dair.

Ozet: abd'de de çok benzeri şekilde düşmüş aynı c 130, gövdeye yakın motorun pervanesinin parçası havadayken kopup Gövdeyi jilet gibi kesiyor ve uçak parçalara ayrılarak düşüyor.

Vurulma olsa, içerden bomba vs patlasa uçakta bir şekilde yanma vs olurdu. Bizim Uçak tertemiz bildiğin ortadan ikiye kesilmiş gibi düşüş görüntülerinde.

Bu video ile birebir uyuyor.
+3
makbur
(13.11.25)
Mühendisim. Bu uçak bana göre tamamen eski olduğu için düştü. Patlama değil kesinlikle. Olayın fiziği apaçık ortada. Montaj yerinden ayrılmış. Komplo teorisine gerek yok. Kargo uçakları genelde sabitlenmiş yükün havada serbest kalması yüzünden düşer. Uçak stall yaşar. Bu bildiğin ayrılmış. Metal yorgunluğu olabilir.
-3
arbre
(13.11.25)
Bu uçaklar tüm dünyada modernizasyonu yapılarak kullanılmaya devam ediyor, bizimkilerin modernizasyonu da 2022 yılında yapılmış, abi eskidiği için düşmüştür demek kolaycılığa kaçmak oluyor biraz.

Uçağın son bakımı da 11 Eylül-12 Ekim 2025 tarihinde yapılmış, yani illa biri vurup düşürmüştür demiyorum ama eskidiği için ikiye ayrılıp düşecek gibi olsa bakımda biraz anlaşılabilirdi gibi sanki.
0
kizil karga
(13.11.25)
farklı zamanlarda benzer olaylar, farklı ülkelerde oldu. hepsi bu dönem oldu.

%99 israil ve mossad. amerikadaki uçaktan pakistana türkiyeye kadar. çok benzer hepsi. hepsi aynı pattern.

ve hepsi bu dönemin üstüne
0
tchuck
(13.11.25)
eksisozluk.com

Şöyle bir haber var kaynak bulamadım ama ön rapor tam da benim üstte verdiğim video ile uyuşuyor.

Böyle olmasi insanı çok daha fazla vuruyor, incitiyor. Kiytirik tek motorlu yangin uçağının bakımını bile yapamayacak noktaya gelmişiz, o çocuğu da zorla mi baskıyla mi ucurdular bir an önce dönmesi için kötü hava şartlarında keşke sorgulayabilecek, sorusturabilecek bir ülkemiz olsa.

Yazacak çok şey var ama yazarken bile ruhum daralıyor.
0
makbur
(14.11.25)
(19)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
Böyle bir insanı nasıl sevebiliyorsun? Sevgini yok et. O kızın senin eşinle birlikte olduğunu hayal et.
-1
arbre
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(13)

İstanbul'u yürüyorum, ciddi ciddi

silverleaf
Duyuru sakinleri, her sene günlük adım ortalamamı en az 10 bin adım yapmaya çalışırken bu sene kafayı kırarak bunu en az 15 bin adıma çekmeye çalışıyorum. Bunun için de İstanbul'u yürüyorum sokak sokak, semt semt. Şu an tek endişem bunun bir sağlık problemine yol açıp açmayacağı? Kadınlarda orta yaş
Duyuru sakinleri, her sene günlük adım ortalamamı en az 10 bin adım yapmaya çalışırken bu sene kafayı kırarak bunu en az 15 bin adıma çekmeye çalışıyorum. Bunun için de İstanbul'u yürüyorum sokak sokak, semt semt. Şu an tek endişem bunun bir sağlık problemine yol açıp açmayacağı? Kadınlarda orta yaşlarda osteoporoz oluşturduğuna dair bir şeyler okudum ama emin değilim. Annem dizlerine zarar veriyorsun diyor. Bunlar geçerli şeyler midir? Yürümekten zarar gören oldu mu hiç?
0
silverleaf
(11.11.25)
Yürümek kemik sağlığı için faydalı. Direnç egzersizi kabul ediliyor yanlış hatırlamıyorsam.
Osteoporoz yaşla değil, menopozda estradiolün düşmesi ile ilgili.
Günde 7.500 civarı adım atmak öneriliyor. Fazlasının zararı olur mu, bilmiyorum maalesef.
+1
auroraaurora
(11.11.25)
Amaç önemli. Amaç ne? Kilo vermek mi? Çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Eklemler zorlanır.
-1
arbre
(11.11.25)
15 bin adımın zarar vereceğini sanmıyorum. altı ustu 10 km falan yapar. kaç yaşında insanlar yarı maraton vs. koşuyorlar. iyi bir ayakkabı ile yuruyorsanız bir şey olmaz gibi geldi bana. aksine faydalı olur.
+1
fyodor fyodorovic
(11.11.25)
@arbre Amaç kilo vermek değil, çok kilolu bir insan değilim. Hareket halinde olmaktan ve yeni bir şeyler keşfetmekten genel olarak çok mutlu oluyorum, amaç da bu aslında.
+1
🌸silverleaf
(11.11.25)
Burada sanırım Kaleci söylemişti böyle bir duyuruda, genel sağlık için 6000-7000 arası adım ideal, üstüne çıkmak sağlığa ekstra bir katkı vermiyor, 10 bin adım olayı da Japonların bi reklam senaryosu ile ortaya çıkmış bir şey bilimsel bir geçerliliği yok.
0
kizil karga
(11.11.25)
70 yaşında anam geçen italyaya gitti, günlük ortalama yürüdüğü adım 20-25 bin adım.
sana ban bişey olmaz.
yürü
0
erty_ksk
(11.11.25)
Mutlu oluyorsan yürü tabii.
Ama iyi bir yürüyüş ayakkabın, ayakkabıyla uyumlu ve ter emen çorapların olsun. Kıyafet seçimin de teri dışarı atan cinsten ve mevsim şartlarına uygun olmalı.
Bir akıllı saat veya bilekliğin yoksa edinsen, nabzını 90'larda tutsan ama aralarda ikişer üçer dakikalık nabız atakları yapacak şekilde koşsan, hatta interval çalışma neymiş, nasıl yapılırmış diye birkaç bişeyler okusan ve uygulasan, dönüşte yorgunluk durumuna göre 5-20 dakika arası bir streching mobility çalışması yapsan, bunun için de youtube'dan istifade etsen, inan tadından yenmezdi.
Ancak bu merak, ev, iş, okul, medeni hal değişimi, çoluk çocuğa karışma vs nedenle bir gün geçtiğinde, aldığın kaloriyi antrenman kalorisi miktarında paldır küldür azaltmadığın taktirde, bu durumun sana göbüş olarak, basen olarak karkısı olacağını da bilmelisin.
0
Mirket
(11.11.25)
Ayakkabın iyiyse bir şey olmaz.
0
ketcapli dondurma
(11.11.25)
Çok iyi yapıyorsun, devam et böyle, ben bunu Avrupa'yı gezerken her zaman yaparım, günde 20 km yürürüm, İstanbul'da da eskiden yapardım ama İst'da artık yapınca sinir katsayım fırlıyor.
0
blue rebel motorcycle club
(12.11.25)
koşmak, ağır kaldırmak gibi şeyler eklemlere en fazla yük bindiren şeyler ama bunları bile yıllarca düzenli yaptığınızda olumsuz etkisi görülebiliyor o etki de kişiden kişiye değişiyor tabi. yürümek bunların yanında çok daha masum. günlük 15k adım da biraz abartı geldi. özel bir amacınız yoksa sırf 15k'ya ulaşmak için kendinizi çok zorlamayın derim ben ama zorlanmadan yürüyorum diyorsanız sorun olmaz. sadece vücudunuzu dinlemeyi ihmal etmeyin.
+1
semaforo de medianoche
(12.11.25)
3 yıllık mesafe ortalamam 6.3 km günlük. dizlerim, bacaklarım cillop gibi. devam bence.

ama arada dinlenme yapmak şart.
0
lüzumsuz adam
(12.11.25)
yürüyüş diyince aklıma sören kierkegaard gelir . sözlüğe geçen senelerde eklediğim bir alıntısını iletiyorum

(git:eksisozluk.com)
0
devilone
(12.11.25)
hiç bir mahsuru olmaz.
ayağınızda iyi bir spor ayakkabı olsun yeter.

dize zarar verir durumu bayırlardan kaynaklı. istanbul'da çok yokuş var. özellikle yokuşlardan inerken dize ekstra güç uygulanıyor. bir de sert zeminde koşmanın dize zararı var, o yüzden parklardaki koşu yerleri yumuşak zemin oluyor.

10bin adım muhabbeti zamanında adım sayar satmak için atılmış.
şimdi 8bin adım yeterli diyorlar mesela.
ama siz onbeş adım'la mutlu oluyorsanız öyle yapın. yokuş ve koşmak konusu dışında yürümenin zararı olmaz ama şahsi fikrim her gün illa yapıcam diye kasmamak, arada bir aksadığı olur muhakkak. aksadı diye ritminizi bozmayın, aradaki boşluklarla beraber güzel bir rutin.

bir de sık sık şu ve benzeri videoları görüyorum.
ilginizi çeker belki
www.youtube.com

yürümenin yararları > yürümenin potansiyel zararları
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(20)

uzun yolda surus yaparken biri yaninizda uyusa uyuz olur musunuz?

buenosdias
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
-2
buenosdias
(11.11.25)
Arabayı kullanmayan kişi neden uyumasın ki. Arabayı kullanan uyumayacak. Bunun için uyuz olunmaz. Uyuz oluyorsa kullanmasın arabayı.
-1
rock n roll
(11.11.25)
Yoo hiçte olmuyor. Hatta herkes uyuyunca kulaklığımı takıp öyle müzik dinlemeye devam ediyorum.
-2
substituent
(11.11.25)
Ben uzun yolda uyumayı tercih etmem. Yolu yaşamak isterim çünkü deşarj oluyorum uzun yolculuklarda ama şoför ben olsam ve araçtaki diğer kişiler uyusa asla rahatsız olmam aksine muhabbet etme gereksinimim olmadığı için daha rahat şekilde araç kullanırım.
Çok rahatsız oluyorsa tek başına yolculuk yapsın arabaya başka birini almasın.
0
mermaidd
(11.11.25)
arabada 2 kişiysek ben olsam uyumam ve uyunmasını da istemem. özel şoförüm değil ya da ben kimsenin özel şoförü değilim. sohbet ederek daha hızlı geçer zaman.
+2
art cat chocolate
(11.11.25)
olmam. esim hep uyur uzun yolda. hatta kisa yolda bile uyur. ben muzigimi dinler takilirim.
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
rahatsız olmam aksine kesinlikle daha rahat olurum. onlar tedirginlikle yola bakınca rahatsız oluyorum. herkes uyuyunca istediğim gibi gidebiliyorum.
+1
gercekdunya
(11.11.25)
bu soru adamına göre değişir, yorgun bi şoförün yanında hayvanlık yapıp horluya horluya uyunmaz
+2
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Ben uyursa sevinirim. Uyusun güzel güzel.
Edit: ya uzun yola çıkacağım kişi zaten eşim dostumdur. Uyusun tabi. Kendimi şoför gibi hissetmem.
0
kisa
(11.11.25)
Bana güvendiği için hoşuma gider.
-1
arbre
(11.11.25)
süren ben değilsem uzun uyuyuşlar yapmamaya çalışırım. şoför de zamanla yorulur, gözü dalar, uyur vs gibi bi durum olmasın onu da daha dinç tutayım diye.
sürücü bensem öyle fosur fosur saatlerce uyunmasını istemem çünkü aynı şekilde ben o kadar fazla sessizlikte uykum geliyo. ama yani bikaç saat uyunuyosa o kadar da olur insanlık.
0
chanandler bong
(11.11.25)
cok stresli bir durum yoksa, mesela asiri yagmur yagiyor, goz gozu gormuyor sis mis, hic rahatsiz olmam. ama bu bahsettigim halde arkadasim uyumustu, baya horluyordu, o zaman hakkaten bi yoldas istemistim yani elbette surmeyen kisinin yapacagi bir sey yok ama iste insan bi yaninda iki laf edecek 'ay ne kotu hava, goz gozu gormuyor' vs. diyecek birini ariyor sanirim. bir de iki kisi de yorgunsa/uykusuzsa, (elbette ideal olan hic yola cikmamak ama cikildiysa) yanindaki kisi prensip olarak uyunmamali, yoldaslik boyle bir sey yani, surucuye de yardimci olmak lazim konusarak, yemek vererek vs.
+1
kassiopeia
(11.11.25)
Araba kullanırken biri uyuyorsa uyuz olanlar oruç tutarken biri yemek yiyorsa sinir krizi geçirenler hep aynı modeller.
-6
kizil karga
(11.11.25)
Uyumam ve uyutmam.
0
Mirket
(11.11.25)
yol boyunca uyanık kalmasına gerek yok, arada bir uyuyabilir.
ama arada bir kısmı önemli.

başkasının arabasında hiç uyumadım. uyumam. ayıbı ayrı, tehlikesi ayrı.
uzun yol ve dönüşümlü sürmemiz gerekiyorsa birazcık kestirdiğim olur.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
Valla ben ne kadar uykum gelse de uyumamaya hatta sohbetle ya da müzikle arabayı kullananı da uyanık tutmaya çalışıyorum. Bu bence şoför koltuğunun yanında oturanın co-pilot olarak otomatik görevi. Burada oturan uyusa bile arkada olsam da uyanık kalıp şoförün de uyanık kalabildiğinden emin olmaya çaışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(11.11.25)
bilerek gaz-fren yapiyor kismi en kotu kismi bence. onceden bir beklentin olabilir ve yanindaki kisi uyudu diye rahatsiz olabilirsin (kim olduguna ve duruma bagli olarak), fakat gaz-fren yapmak cok cocukca.

dedigim gibi, kisi ve durum burada onemli.
0
Sour
(11.11.25)
şoför iyi insan değil, ya da ergen bir arkadaş.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
ben kullanıyorsam uykum yoksa milletin uyuması işime geliyor daha rahat kullanıyorum. eğer uykum varsa uyumalarını istemem.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
Uyuz olmak demeyelim. İstemem, izin vermem.
Ön koltukta oturan kişinin uyumasını istemem. Arka koltuktakiler uyuyabilir. Öndeki arka koltuğa geçip uyuyabilir ön koltuk boş kalabilir.
Ama ön koltuktakinin uyuması uykumu getiriyor.
Önceden söylerim ama bunu, sonradan gaz fren veya uyuzluk yaparak değil.
0
michael_knight
(12.11.25)
benim hanim uzun yolda genelde uyur. beni hic etkilemez.
kamyoncu ruhluyum, rekorum sadece benzin icin durarak 18 saat.
yanimda biri olsun olmasin ben yola bakarim.
0
cooperr
(12.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(12)

Deri ceket sorusu

arbre
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
Deri ceket almak istiyorum. Bir sürü mağaza gezdim. Doğru düzgün bulamadım. Nereden alınır deri ceket? Mavi'de beğendiğim deri ceketin kolu çok uzundu. Elimin dışını kapatıyor. Bu normal mi? Derimod çok pahalı. O kadar vermek istemiyorum. Max 3 4 bin. Sağ olun.
-4
arbre
(10.11.25)
Maalesef ki 3-4 bin lira verip alacağınız deri görünümlü ceketleri maksimum 2 sezon giyebilirsiniz. Ardından soyulma yapıyor. Bir kaç kere o tarzda bir ceket beğenip alma gafletinde bulundum hepsi çöpü boyladılar.
Eğer alayım yıllarca benimle beraber kalsın derseniz en az 10k yı gözden çıkartmanız lazım. Tabii gerçek deri ceketin de belirli bakımları oluyor onu da eklemeden geçemeyeceğim.

3-4k bandında trendyol'dan butiklerden bulabilirsiniz. Yorumlardan faydalanarak alabilirsiniz.
+3
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, gerçek istemiyorum, aynı şeyi 1 yıldan uzun süre giyince sıkılıyorum. Değişiklik olması daha iyi. Butiklerden hiç alışveriş yapmadım. Çok güvenemiyorum.
-3
🌸arbre
(10.11.25)
Mirket
(10.11.25)
www.trendyol.com örneğin bu. Trendyoldaki yorumlara bakarak alabilirsin. Olmazsa iade etmekte çok kolay. Ben topluca alışveriş yapıyorum ardından olmayanları iade ediyorum. Gayet uygun fiyatlı deri ceketler varmış bu kadar uygun alternatifler olduğunu bende tahmin etmemiştim.
0
mermaidd
(10.11.25)
mermaidd, tam aradığım ceket
-1
🌸arbre
(10.11.25)
www.derimont.gen.tr

buradan iki tane aldım. güzel iş yapıyorlar. fiyatlar uygun.

(mermaid'in verdiği linkteki ceket gerçek deri değil)
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
@yurtsuz john ben zaten kendisine yukarıda söyledim istediği fiyatlara gerçek deri ceket bulamayacağını. İstediği fiyatlara deri görünümlü ceketler bulabileceğini de ekledim. Ona istinaden yolladım o linki.
Yolladığınız linktekiler gerçek deriyse şayet gayet uygunmuş. Ben derimod'dan 2 sezon önce 6 bine yakın bi fiyattan almıştım
0
mermaidd
(10.11.25)
2. el düşünürsen kadıköy'de çok iyi deri ceket satan yerler var.
0
ruhlardan esinlenen karga
(11.11.25)
ruhlardan esinlenen karga, 0 alırım
-1
🌸arbre
(11.11.25)
kaliteli suni deriler de var. hem daha uygun olur, hem de hayvanları kıyafet için öldürmemiş olursun. :)) kesinlikle zorlamıyorum veya eleştirmiyorum. sadece öneri... ben hep suni deri kullanıyorum, sorun yaşamıyorum. beymen'den bakabilirsin.

tr.calvinklein.com

www.zara.com

www.jackjones.com.tr

www.zara.com
+1
art cat chocolate
(11.11.25)
Chocolate, gerçek alamam, oradan zengin gibi mi duruyorum :)
-2
🌸arbre
(11.11.25)
o fiyatlara markalarda bir ürün bulma imkanın yok, yerel üretici lokal bir markete bakman lazım.
0
erty_ksk
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(8)

Hiç Yemediğiniz Yöresel Yemekler

auroraaurora
Çılbır sorusundan aklıma geldi. Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
Çılbır sorusundan aklıma geldi.
Çok bilinen, sizin evinizde veya yörenizde yenmediği için hiç denemediğiniz yemekler var mı?

Ben keşkek ve çılbırın neye benzediğini bile bilmiyorum. Sadece adını duydum. Kuymağı da sadece bir kez, Karadeniz turunda yedim.
+1
auroraaurora
(10.11.25)
-soğanlı yumurta

-domatesli pilav

-kuru fasulyeli lahana

-kuşkonmaz

para versen yemem. memleket gastamonu.
-1
yurtsuz john
(10.11.25)
Mendek diye bir bitkiden corba yapiyorlar. Allah affetsin korkunc.
Karalahana corbasini da sevmiyorum ama mesela onun Gumushane usulu yapilani gene fena degil.
Tursu iceren yemekler,
0
mbond
(10.11.25)
Şırdan, beyin, göz

Bunlar tam anlamıyla yemek sayılmaz, ama bunları yemedim ve yemem de.
+2
VIPCH
(10.11.25)
Şu popüler Antep yemeği, etli çorba mı ne, adı aklıma gelmedi
-2
arbre
(10.11.25)
Mumbar dolması
Hangi yörenin bilmiyorum ama hiç çekici gelmiyor.

Karadeniz mutfağından kara lahanayla yapılan şeyleri yemem (dolma hariç).
0
mutekebbir
(10.11.25)
yozgatlıların çok sevdiği, bağımsız ülke olsalar adeta bir milli gurur nesnesi yapacakları ''arabaşı'' denen garabet. biz de iç anadoluluyuz ama bereket şehrimizde bu yiyeceği yapan da yiyen de görmedik. bir komşumuz bir kere bunu yapıp büyük bir gururla getirmişti bir tencere (ki öyle şuna buna ıyy yiyemem diyen kıl kuyruk hassas tiplerden değilim, hatta eminim çocuğunuza göre midesiz kategorisindeyimdir ama) bir kaşık bile almak içimden gelmemişti. yani benim kafamda sadece kıtlık zamanı ölmemek için yenecek şeyler diye kategorize ettiğim bir liste vardır. onun en tepesinde arabaşı var anadolu yöresel yemekleri içinde.
0
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
Hocam bahsettiğiniz kiraz yaprağı sarması efsanevi bir lezzettir. Karamelize soğan, erik ekşisi, tereyağı, kiraz yaprağı, yoğurt gibi malzemeler bulgura öyle bir dengeli ve zengin bir lezzet veriyor ki... Vedat Milor Malatya'ya geldiğinde iki ayrı yerde yedi ve neredeyse ağlayacaktı. Sonrasında kaç farklı yerde anlattı. Görüntüsü pek albenili değil, kabul. Hatta bazı Malatyalılar "bulamaç köftesi" der o yüzden. Ama müstesna bir tadı var. Mevsimine göre dut, ayva ve fasulye yaprağıyla da yapılır ama en makbulü kiraz yaprağıyla yapılanıdır. Tahmin ettiğiniz kadar ağır bir yemek değil. Zengin ve dengeli bir lezzeti var.

Soruya cevap olarak da, duyup da yemediğim/tatmadığım yöresel yemek çok azdır. Aklıma bir tek mutancana geliyor. Onu da rastgele bir yerde yemek istemiyorum. Riskli bir tarif çünkü.
+1
yadigar
(11.11.25)
Soru sahibi nefret ettiğiniz yiyecekler diye bir soru mu sormuş? Denemediğiz yöresel yemekleri sormuş. Türkiye'de okuduğunu anlama oranının yerlerde olmasına güzel bir örnek olmuş bu soru:d

Keşkek benim de listemde ama nerede bulur yerim bilmiyorum ben de çok merak ediyorum.
-1
sadakatsiz
(11.11.25)
(11)

Hastanedeki hasta ziyaretine ne göturebilirim

egerbiryolcu
Apandist ameliyatı olduKendisine sormadım gelme demesin diye ama görüş oluyordur değil mi?
Apandist ameliyatı oldu
Kendisine sormadım gelme demesin diye ama görüş oluyordur değil mi?
0
egerbiryolcu
(09.11.25)
gelme dmee ihtimali varsa niye gidip de insanlari hasta yataginda rahatsiz ediyorsunuz yaw. cicek yolla
-5
ala09
(09.11.25)
@ala09

Tabii ki nezaketen yine soracağım önceden. gelme deme ihtimali de evim hastaneye üç dört saat uzak mesafede diye öyle tahminde bulundum. E gitmesem de bu defa destek olmamisim gibi olmaz mı?
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
Mandalina, armut, muz
-1
arbre
(09.11.25)
Ziyaret saatleri için hastanenin web sitesine bakın, kafanıza göre gitmeyin. Çiçek göndermeyin/götürmeyin, hasta odalarına almama ihtimalleri çok yüksek. Bir şişe kolonya, özellikle refakatçisi varsa meyve suyu/meyve vs yeter.

Edit: 3-4 saat mesafeden gitmenize gerek yok bence ya. "Geçmiş olsun, bir ihtiyacın var mı getirebilirim" diye mesaj atın, sonra evine gidersiniz. Ben ameliyat olduğumda kimse gelmese de rahat rahat uyusam istiyordum, anestezi sersemliğiyle uyku çok tatlı oluyor :)
+1
kobuzchu kiz
(09.11.25)
hocam normal şartlarda apandisit ameliyatı olduysa ameliyattan sonraki gün zaten taburcu olur. apandisti patladıysa uzun süre yatabilir.


buna istinaden göütereceğiniz şeylerin hasta eve dönerken yanında taşırken zorlanmaması ve hastane odasında bırakmamasını gerektiren şeyler almanızı öneririm.

mesela bi tane 5 litrelik su. bi kolonya, bir adet kağıt havlu hani varya tek top büyük olanlar ve bir meyve suyu, süt bu standart pakettir. belki biraz meyve alabilirsiniz. muz mandalina vb.
0
Fodera
(09.11.25)
@fodera
Patlamış maalesef
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
çok geçmiş olsun dediğim şeyler halen geçerlidir. ihtiyaçları olacaktır.
0
Fodera
(09.11.25)
1- bazı pastanelerde ekler, tartolet gibi tek atımlık pastalar oluyor, küçük bir kutu götürebilirsiniz, diğer gelen ziyaretçilere de ekram ederler
2- kolonya, ıslak mendil, kutu selpak mendil gibi küçük bir hijyen paketi de olur.
3- kolay yenilebilen muz, mandalina, meyve suyu, karton bardak eşliğinde :)

geçmiş olsun
0
exlibris
(09.11.25)
pasta kuru pasta kesinlikle olmaz. çok fazla pasta, pastahane mutfağı gördüm.lütfen bana güvenin. günümüzdeki pastahanelerin yüzde 90ının ürettiği ürünler hasta insanı boşverin sağlam adamı sakat eder vallaha.

kuru pastanın raf ömrü ortalama 3 ay, ekler gibi sütlü tatlılar üç günde tüketilmesi gerekirken on güne yakın vitrinde bekliyor.
0
Fodera
(09.11.25)
peçete, muz, meyve suyu.
0
elorelia
(10.11.25)
gardaş şöyle köşkeroğlundan 2 kg baklava al götür. ameliyat oldu enerjisi düşmüştür yesin. görüşe gittiğinde baktın kapıdan sokmuyorlar güvenliğe veya oradakilere verirsin baklavayı onlar içeri alırlar seni.
-2
joooper
(10.11.25)
(19)

Erkek parfümü önerisi

mermaidd
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
Özellikle kullanıp sevdiğiniz ve kalıcılığına güvendiğiniz parfümler neler? Duyuru kadınları sizde "ya şu koku erkeklere çok yakışıyor." dedikleriniz varsa önerebilirsiniz. Hediye almak için soruyorum, bütçe sınırım max 6-7k
0
mermaidd
(09.11.25)
(bkz: acqua di gio)
0
chicha_v2
(09.11.25)
Edt pişmanlıktır onu söyleyeyim. Dior kullanıyorum ama kalıcı değil Edt aldığım için. Kalıcılık istiyorsanız kesinlikle Edp ya da Elixir olmalı.
-1
arbre
(09.11.25)
Givenchy Gentlemen Boisee Edp
0
Cesario
(09.11.25)
terre d'hermes ya da grey flanel
0
co2s2
(09.11.25)
@arbre haklısın, kendime alırken de kesinlikle edt parfüm tercih etmiyorum.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Abi yanlış anlama ama parfüm seçerken kriterinin "kalıcı" olması çok anlamsız, yani sen kişisel olarak paçuli mi seversin ambroksan mı seversin vetiver mi seversin ozonik kokuları mı seversin bunlar önemli çünkü parfümün ana karakterini bunlar belirliyor; terre d'hermes vetiver kökenli ve kalıcı dior sauvage da ambroksan kaynaklı o da kalıcı ama birbiriyle alakası olmayan kokular, yani kalıcılıktan ziyade sen ne seviyorsun o önemli. Vetiver böyle kuru toprak gibi kokar paçuli ıslak toprak gibi kokar ambroksan tuhaf bir nota temiz bir ten kokusu gibi kokar ozanik kokular diğer içeriklere bağlı olarak deniz gibi de kokar yosun gibi de tutar, araştırmanı buna göre yapsan bence daha net yol alırsın.
+1
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga ben kadınım ve bi erkek arkadaşıma doğum günü için almak istiyorum parfümü yani kendim kullanmak için sormadım bu soruyu. Eğer öyle sormuş olsaydım dediğinde haklısın sevmiş olduğum notaları belirtmem gerekirdi.
Ayrıca kalıcı olmasını istemem bana anlamlı geliyor bazı parfümler var ki 1-2 saate uçup gidiyor.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Arkadaşına seçiyorsan daha kötü, yani yine sen bilirsin ben tartışıyormış gibi olmayayım ama arkadaşının zevklerini bilmeden parfüm seçmek gerçekten büyük risk.
0
kizil karga
(09.11.25)
@kizil karga hayır neden tartışıyor gibi olalım. Daha önceden kendisine parfüm almıştım bu arada, çok parfümden anlayan biri değil genelde watsons gibi yerlerden alır. Aldığımı severek kullanmıştı. Şimdi yeniden almak istedim ama farklı bi parfüm olsun istedim ondan sordum. Önerilenleri sephora'da deneyip tarzına uyacağını düşündüğümü alacağım.
Bu arada sephora'dan hediye alırken yanına bi sample koyduruyorum. Deneyip, beğenmezse değiştirme şansı olsun diye.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Cartier Declaration
0
lüzumsuz adam
(09.11.25)
O zaman ben sana genel beğeniye uygun kimsenin "lan bu neymiş" demeyeceği parfümlere yönelmeni öneririm, yani parfümlerle biraz zaman geçirmiş biri pek tercih etmeyebilir ama parfümden çok anlamıyorsa bleu de chanel, dior sauvage, stronger with you (bu zaten dünyanın en çok kullanılan erkek parfümü olabilir) versace eros, le male gibi parfümler herkes tarafından beğenilen çok uç özellikleri olmayan her mevsim kullanılabilen parfümlerdir.
0
kizil karga
(09.11.25)
Her koku herkese olmuyor, bunu hep söylüyorum parfüm duyurularında. Bir insanın görünüşü ve tarzıyla kokusu birbirini tutmalı. Kıyafet almaktan farksız aslında.

Örneğin minyon, yumuşak huylu güleç biri ağır baharatlı parfümle ortalıkta dolaşırsa olmaz, başka yerden üstüne bulaşmış gibi kokar.

Örneğin iri yarı, insan azmanı, sert mizaçlı birisi buram buram vanilya koksa uymaz. Birisi şaka yapmak için üstüne fısfıslamış gibi kokar.

Bence siz gidin arkadaşınızın görüntüsünü kafanızdan çıkarmadan testerları birer birer deneyin. Bu olur dediğinizi alın. En güzeli, en doğrusu bu.
0
akhenaten
(09.11.25)
Fragrantica'nin direkt listesi var bunun için;
www.fragrantica.com

Bu arada edt, edp vs bunlar kişinin tenine bağlı şeyler. Her edt kötüdür her edp iyidir oldukça basit bir yaklaşım. Buna bakarak parfüm almayin.

Neyse illa tek ama tek bir parfüm seçecek olsam Terre d'Hermès olurdu. Ama iyi ki tek parfüme kalmak zorunda değilim.
0
logisticsmanager
(09.11.25)
@akhenaten Haklısınız, buradakilerle birlikte benim de aklımda olan bir kaç koku var. Hepsini gidip koklayacağım ondan sonra bi karar vereceğim.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
Bu arada sevgiliniz değilse bu kadar para vermenize gerek yok, pahalı olması=güzel olması değil kesinlikle. Siz bilirsiniz ama çok yazılan parfümlerin büyük bir kısmı vayy dedirtmiyor. Zara'dan daha ucuz iki parfüm almak da bir seçenek.
-1
arbre
(09.11.25)
@arbre haklısınız, sevgilim değil ama o da doğum günümde pahaca yüksek bir şey almıştı. Mahçup olmamak adına böyle bi tercihte bulunayım dedim aklıma alacak pek bir şey gelmedi. İhtiyacı olan bir şey yok çünkü laf arasında ağzını aramıştım.
0
🌸mermaidd
(09.11.25)
tom ford noir. kokusu bilemem de kalici
0
ala09
(09.11.25)
Armani eau de cedre'yi bi bakın sephora'da derim. Süper kalıcı değil ve süper yayılmıyor; diğer yandan sedir, çay, limon karışık notaları. Kimseyi rahatsız etmiyor ve beğeniliyor.

ya da ikinci opsiyon olarak Tom Ford Beau de Jour. Denemeden almayın ama.

***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
He derseniz ki benim sevdiğim kendini vladimir putin gibi hissetsin ortamlarda. Yani büyüleyici bir enerji yayılsın hani, bu imajın parfüm haline getirilip şişeye koyulmuş hali bence şudur: www.beymen.com
***BÜTÇEYİ AŞAN ÖNERİ***
0
vedatchilipeppers
(09.11.25)
@vedatchilipeppers Tabii ki denemeden almam. Bu arada almayacak olsam bile bütçeyi açan kokuyu da aşırı merak ettim gidip onu da deneyeceğim sanırım. Çok teşekkür ederim tavsiyeleriniz için.
+1
🌸mermaidd
(09.11.25)
(9)

Kafa Karışıklığı

sezai karesort
Selamlar,Direkt konuya girizgah yapıyorum.Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.Beraber çalışmamız gereken süreler
Selamlar,

Direkt konuya girizgah yapıyorum.

Mevcut şirketimde 4 yıldır çalışıyorum, fakat 1,5 yılını bahsedeceğim hanımefendi ile her gün iletişimde olmayacak şekilde beraber çalıştık ve çalıştığımız şehirler de farklı. yani hiç yanyana gelip fiziki olarak çalışmadık.

Beraber çalışmamız gereken sürelerde iletişimimiz esprili, enerjik özetle samimi bir iletişim şeklinde gerçekleşti. Hatta bu durum benim dikkatimi çekti sanki bir frekans yakalamışız gibi bir durum oldu, diğer çalıştığım ekip arkadaşlarımla yaşadığım gibi bir iletişim değildi. Fakat iş dışında herhangi bir şekilde iletişimimiz olmuyordu açıkçası. Bazen 1 ay iş sebebiyle bile olsa iletişime geçmediğimiz oluyordu.

Ve bu Hanımefendi benimle iletişim kurması gerektiği zamanlarda mail veya teamste yazması kafi olacakken genellikle direkt cepten arayarak iletişim kuruyordu. Bu durumdan da bir kıllandım açıkçası.

Bir konuşmamızda sanırım ben samimiyet boyutunu biraz ileri götürünce sanki ona karşı bir ilgim varmış gibi algıladı sanırım bana "biz seninle bu kadar çok iş yapmazdık ne oldu sürekli yazıyorsun :) " gibi sanki üstü kapalı şekilde bana amacın ne kardeşim mesajı çaktı. Bu soru karşısında afallayan ben "ne diyeceğim lan ben" moduna girip gayet ciddileşip çünkü bu işin bu kısmı senin sorumluluğunda öteki kısmı da benim haliyle sana yazıyorum dedim.

Neyse sonra bir şey daha fark ettim ki -biraz avelim, laglı çalışıyor algılarım- son konuşmalarımızda beni telefonla aradıktan sonra konu daha kişisel özel hayata kapsayacak kısımlara kayıyordu, yani sohbet etmeye çalışıyordu. İşte kurumsal hayat bana uygun değil, şöyle planlarım var vs. gibi sen ne planlıyorsun kendin için vs. gibi. Yani işi konuştuk hallettik fakat telefon kapanmadı farklı bir konu açıldı ama ben her zamanki gibi hımm anladım geri dönüşleriyle neyse o zaman görüşürüz deyip telefonu kapattım genellikle.

Neyse son bölüme geçiyorum.

Geçen Cuma günü pat diye "Bugün benim son iş günüm" diye yazdı.
Şaka yapıyor sandım "ciddi misin ?" diye dönüş yaptım.
"Evet, sizleri tanımak güzeldi :) instagramdan ekle :)" diye geri döndü bana.
Ben de; "Seni tanımak da güzeldi fakat instafram kullanmıyorum, söz açtığım gibi ilk seni ekleyeceğim :) dedim.
"hahaha mantıklı, tamamdır. Kendinize iyi bakın" diye dönüş yaptı.

Lan kafamda deli sorular oluştu sonra dedim "lan kafayı mı yedi bu sanki daha şimdi tanışmışız gibi sizli bizli konuşuyor" tak diye gideceğini söylüyor ve şimdi bana instagramdan ekle vs. diyor. Telefon numaram da var halbuki instagram ne alaka mk diyorum.

Sonra vakit geçtikçe acaba kendisine yalan söylediğimi mi düşündü instagramım yok diye vs. kuruntu yaptım. Sonra dedim bir arayayım sonra dedim bu iş farklı yerlere de gidebilir amacı ne çözemedim şehirler de farklı falan fistan kafam karışık yani anlayacağınız.

Belki söylemedi bana ama benim bulunduğum şehire de geliyor olabilir. İletişimimin kesilmesini de pek istemiyorum ama durum da ciddileşirse diye de korkuyorum. Sanki benim hissettiğim o ikimizin arasındaki freakansı o da hissetti ve "lan belki ?" oldu veya ben kuruntu yapıyorum.

Yardım edin ya :( napayım ben :(
0
sezai karesort
(08.11.25)
ne kaybedersin ki? ara konuş. aniden çıktın gitti ne oldu nereye geçeceksin bir yer buldun mu merak ettim de. cesur ol konuş. gönlü varsa uzar gider muhabbet. gerçekten instagram'ın olmadığını açıkla ama yaş 50 değilse bence aç o instagram'ı. instagram kullanmamak havalı değil. kullanmak da değil. ama günümüzde gerekli bir sosyal medya ve iletişim aracı bence.
+2
art cat chocolate
(08.11.25)
@art cat chocolate +1 bence de instagramı açmalısın. Hatta bunu yaparsan bi taşla iki kuş vurmuş olursun. Onun için instagram hesabı açtığını anlayıp eğer gerçekten aranızda bahsettiğiniz gibi bir frekans varsa ve bunu o da hissettiyse sana kendini daha da açıkça ifade etmesine vesile olacaktır bu hareketin.
Ama yok hala arkadaş gibi davranıyor o zaman da "ya acaba iletişim kursa mıydım?" ikileminden çıkmış olursun ve "en azından denedim." dersin.
+1
mermaidd
(08.11.25)
Bir iş arkadaşınla ilk defa özel konulara girdin sanırım. Bu kadar panik yapacağın bir şey yok. Bunlar normal şeyler. Bunlar ilişki için sinyal değil. Bu arkadaşlık başlangıcı olabilir. Instagram tavsiye etmem. Ona bir sürü erkek mesaj atıyordur. Whatsapp'tan ya da arayıp kahve içelim mi de. O zaman hoşlandığını belli edebilirsin.
0
arbre
(09.11.25)
kimin lafı hatırlamıyorum.

erkekler, kadınların tüm nazik hareketlerini flört çabası zanneder. kadınlar, erkeklerin tüm flört çabalarını nazik hareket zannederler.
+2
co2s2
(09.11.25)
Cevaplarınız için çok teşekkürler arkadaşlar.

İlk olarak ilk defa iş arkadaşlarımla özel konulara girmedim açıkçası özellikle karşı cinsle. Oturup mekana gidip, içip dertleştiğimiz çok oldu fakat herkesin mesafesi gayet netti yani anlayabiliyorsun onu.

Nazik davranış konusunda da katılmıyorum açıkçası. Nazik davranış veda niyetinde olur iyi temennide bulunma olur kalkıp instagramdan ekle diyorsan bu artık nazik davranışın dışına çıkmış oluyor. Bilmiyorum ben mi yanlış yorumluyorum.

Burada asıl sorun asılında benim gibi duruyor.

İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam ama adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir işte ben bunu istiyor muyum ondan tam emin değilim ki şu açık belli gibi duruyor bence; eğer iletişimi devam ettirir hatta hafif meyilli konuşmalar yaparsam yüksek ihtimal karşılık alacağım gibi hissediyorum bu sefer olay ciddiye binip farklı bir boyuta geçecek.

İşte ben bunu istiyor muyum ? bilemiyorum. İletişimim kopmasın da istiyorum ama bir sonraki evreye (Sevgililik) de hemen geçmek de istemiyorum.
+1
🌸sezai karesort
(09.11.25)
Tabii ki instagram açmak zorunda değilsiniz. Kullanmıyorsanız kullanmamaya devam edin bence.

Bir buçuk yıldır iletişim halinde olduğunuz birisi için hâlâ "acaba" diyorsanız, hiç zorlamayın derim. Aksi bir durum olsa ve "keşke sevgili olsak" tarzı bir temenniniz olsaydı, farklı konuşurdum.

İkinizin de yolu açık olsun.
0
yadigar
(09.11.25)
Sen erkeksin. Yani hem başlatıcı hem de ilişkiye yön verici sensin. Kadın tarafı aklına yatarsa, uygun bulursa devam eden taraf, beğenen kişiyi beğenirse uyan taraf. Sen bağı kuracaksın ve yöneteceksin. Dolayısıyla hemen sevgili olmak istemiyorsan olmazsın, hiçbir kadın seni istemediğin şekle sokamaz ki, yani senin kadınlar karşısında bu tarz bir iradenin olması lazım. Kendine güvenmeyen bir erkek kaçar evet ama kadınlar da özgüvensiz erkeği ya istemezler ya da elde edip yönetirler, bence kendini iyi bir incele.
-2
muhayyer divan
(09.11.25)
iş için, iş sırasında yapılan muhabbete bence fazla anlam yüklemişsiniz. size özel hissettiğiniz, kıllandığınız davranışların tamamı pekala karşı tarafın doğal hali olabilir.

"İşten ayrıldığı için iletişimimizin kopma durumu yüksek şayet ben bir adım atmazsam..." demişsiniz de kadın zaten "instagramdan ekle :)" diyerek iletişimin kopmaması adına bir girişimde bulunmuş. siz ise reddetmişsiniz.

"adım atarsam konu artık farklı noktalara da gidebilir" kısmındaki "farklı noktalar" ile kastettiğiniz nedir? yani bu noktada kendinize fazla güveniyorsunuz gibi geldi. iş arkadaşlığı dışında muhabbetinizin olmadığı bir kişiyle ilk defa karşılıksız sohbet edeceksiniz ve konuşunca hemen sevgili olacağınızı zannediyorsunuz. karşı taraf da sizi bir arkadaşı gibi görüyor olamaz mı, illa sizden hoşlanmış mı olmalı? hadi hoşlanmış diyelim, belki sohbet sarmayacak ve sürdürmek istemeyecek(siniz). fazla anlam yüklüyorsunuz. biraz rahat olun.

son olarak instagram tanımadığınız bir kişiyi tanıyabilmek için de kullanılan bir araç. yeni açacağınız -yani hiç geçmişi olmayan- hesap saklayacak bir şeyleriniz olduğu şüphesini uyandırabilir. sizin yerinizde olsam instagram hesabı açmamaya devam eder, ama bir şekilde sohbeti farklı kanaldan devam ettirip buluşmaya çalışırdım.
0
tnz
(09.11.25)
instadan eklersin mevzusu özel bir anlam ifade etmiyor bana göre. Ara, de ki merak ettim yaa nereye gidiyorsun nasıl oldu vs. sonra son mesajlarında siz'li biz'li konuştun şirketle beraber bizi de mi geçmişte bıraktın cart curt derken verdiği cevaplar ve tonlardan olay bir yere gidiyor mu gitmiyor mu anlarsın. arkadaşça aramış olursun yani bir şey yok bunda.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.11.25)
(17)

Türkiye'de nereye yerleşirdiniz?

osssy
Bu başlıkta İstanbul'dan ayrılma hayali kuruyoruz arkadaşlar.Çocukların eğitimi, nitelikli çevre kurabilme, güvenlik, yemek ve hava gibi yaşam kalitesini belirleyen unsurları dikkate aldığınızda İstanbul'dan ayrılıp Türkiye'de (Ankara'nın batısında) nereye yerleşirdiniz? Bu aşamada iş imkanlarını di
Bu başlıkta İstanbul'dan ayrılma hayali kuruyoruz arkadaşlar.
Çocukların eğitimi, nitelikli çevre kurabilme, güvenlik, yemek ve hava gibi yaşam kalitesini belirleyen unsurları dikkate aldığınızda İstanbul'dan ayrılıp Türkiye'de (Ankara'nın batısında) nereye yerleşirdiniz? Bu aşamada iş imkanlarını dikkate almıyoruz. Teşekkürler.
+1
osssy
(03.11.25)
antalya
0
asap raki
(03.11.25)
Çanakkale'de okurken hayatımın bir döneminde oraya yaşayacağıma inancım vardı çok istiyordum çok güzel bir şehir gerçekten.
Çok yer gezdim gördüm diyemem ama gezip gördüklerim içinde şu an yaşanılacak yerler listemde bir numara olan şehir Sinop.
Çok güzel, çok sakin, kafanı nereye çevirsen deniz, insanları çok iyi, orada bir hafta kalınca neden ülkenin en mutlu şehri olduğunu anlıyorsunuz gerçekten.
0
mutekebbir
(03.11.25)
nitelikli çevre çok değişken bir seçenek. muğla merkez, izmir bostanlı, eskişehir.
0
mikahakkinen
(03.11.25)
tabii ki Çanakkale

- evinize 5-10 dk mesafede çok güzel okullar olacak. (hem devlet, hem özel)
- yerlisi zaten hoşgörülü ve kalitelidir. dışarıdan gelen insanlar da, çok yüksek oranda eğitimli insanlar. nitelikli bir çevre kurmanız mümkün.
- güvenli bir şehir.
- havası çok temiz.
0
co2s2
(03.11.25)
Antalya ve Çanakkale'nin nereleri olabilir mesela? Bir de şehirden kaçıp şehre değil de daha kırsal bir yere yerleşsek, insanıydı, eğitim sağlık vs. derken ideal bir yer bulabilir miyiz acaba?
0
🌸osssy
(03.11.25)
çanakkale merkez - Cevatpaşa mahallesinin denize maksimum 100-200 metre mesafedeki bölümleri.

ya da çınarlı köyü'nün Dardanos mevki
0
co2s2
(03.11.25)
Edremit, Balıkesir
Burhaniye, Balıkesir
0
cemallamec
(03.11.25)
hani ben doğma büyüme izmir bostanlı'lıyım son bir kaç senedir iş sebepli istanbulda yaşıyorum.
İzmir bostanlı'nın eski haliyle bir alakası kalmadı belki hafta içi gündüz saatleri bir sakinliği var fakat güneş battıktan sonra hele ki yaz geceleri iğrenç bir yere dönüyor artık. İşletmeler eskiden de kaldırımı işgal ederdi ama bu işgal ara sokaklara bu kadar yayılmamıştı şu an ise ara sokaklarda bile kaldırımlar işgal altında bu yetmiyormuş gibi yollara da masa konmaya başlanmış yayaya yürüyecek bir yer bırakmamışlar.
her yerden tas kafa esmer tipler geçiyor iğrenç bir yere dönmüş ben artık canım bostanlıma dönmek bile istemiyorum.
Türkiye'de genel olarak bir kalitesizleşme var bir yer beğenildiğinde hemen tas kafa esmer o gırtlaktan konuşmayı seven tayfa dadanmaya başlıyor. ben bu ülkede huzurlu bir yer olacağına dair inancımı yitirdim ondan kırsalda sessiz sakin bir yer bulmak gibi umudum var.
çanakkale diyenlere de çanakkalenin de nüfusunun arttığını ve şehrin yapısı itibari ile genişleyecek bir alanı olmadığını, şehre girişlerin çıkışların zor olduğunu ve herhalde 10 seneye çanakkalenin de sıkıntılı bir yere döneceğini düşünüyorum.
+1
denizgonen
(03.11.25)
Fethiye, Marmaris, Bodrum, Didim.
0
gabe h coud
(03.11.25)
İstanbul’dan Çanakkale Kepez’e taşınma kararımız hayatımızda verdiğimiz en iyi karardı. İkinci en iyi kararımız ise trden taşınmak. Trye geri dönsek Çanakkale Kepez’den vazgeçmem
0
suicides underground
(03.11.25)
kuzey ege - insan kalitesi fena degil, suya yakin, ne cok sicak ne soguk
trakya- insan kalitesi fena degil, sinira yakin, istenirse yeni kopru ile ege'ye inmek kolay
+1
cooperr
(03.11.25)
Sinop değil. Gezmesi güzel ama asla yaşanmaz. Bir yer yaşanacak yer olarak nitelenecekse sağlık hizmetleri benim için çok önemli. Sinop'ta özel hastane, özel muayenehane diye bir şey yok. Devlette sıra bekler durursunuz, aldığınız hizmet de evlere şenlik olur her zamanki gibi. Çoğu branş da yok zaten. Onun için 3 saat mesafedeki Samsun'a gitmeniz lazım.

Ayrıca her ihtiyacımı hızlı şekilde çözeyim dediğimiz AVM lerden maalesef Sinop'ta bulunmuyor. Sineması da yok. Aklınıza gelebilecek hiçbir şey yok kısaca.
0
sadakatsiz
(04.11.25)
Ben dört ay önce İstanbul'dan Antalya/Finike'ye taşındım. Antalya'ya kendi aracınla 1.30 saat sürüyor, her yarım saatte bir Antalya merkeze otobüs var. Otobüsle 2.5 saat sürüyor. Olimpos, Adrasan gibi yerler sadece 30 dakika mesafede. Kaş'a 70 dk. 20 km kesintisiz sahili var. Çok güzel koylara sahip. Dağ havası aldığından merkeze göre yazları daha serin oluyor, özellikle akşamları. Yeni çok bina yapılıyor, sıfır ev alıp oturabilirsiniz. Dağ kenarında da yeni evler var, sahile yürüme mesafesinde de.

Ve herhangi bir ilçeye göre çok aktif bir hastanesi var. Yazın yeğenlerim rahatsızlandığında çok ilgililerdi. Parkta düştü, on dakika içinde tomografi dahi çektiler. Gözünden de rahatsızlandı, çözdüler.

Elbette, çok sakin bir yer. Çok sulu bir yer olduğundan sinekler rahatsız edici olabiliyor bir de. Kaş gibi fancy bir yer değil. Ama bence kaş'a göre daha lokasyon avantajları var.
+1
the man with no name
(04.11.25)
çanakkale için biraz yazlık havası da olsun derseniz güzelyalı ve dardanos tarafı da güzel yaşanabilir. istanbuldayız ama ailemiz kaynaklı güzelyalı'da bir düzenimiz de var, çok iyi geliyor, onlar full orda yaşıyorlar. ancak araba lazım mutlaka merkeze gitmek toplu taşıma ile biraz zor. denize de girebildiğiniz güzel bir lokasyon.
0
awlmi
(04.11.25)
Güzelyalı artık güzel değil ki yangından sonra bitti dardanos ve güzelyalı:((
0
suicides underground
(06.11.25)
Antalya
-1
arbre
(06.11.25)
@suicides geçen hafta ordaydım, toparlamış bir miktar, seneye daha da toparlamış olur. güzelyalının merkezinde zaten çok problem oluşmadı, çevre giriş çıkış tarafı çok üzücü oldu tabi.
0
awlmi
(06.11.25)
(4)

Sorun çözme biçimleri

sanguine
Özel yaşamınız haricinde günlük hayatta karşılaştığınız çeşitli sorunlarla mücadele ederken, sert tutumlar sergilediğinizde daha iyi sonuçlar aldığınızı görüyor musunuzbundan kastım müşteri temsilcisi azarlamak, memurlara bağırmak değil tabi ki.mesela bir sorunla ilgili baştan savma cevaplar aldıkta
Özel yaşamınız haricinde günlük hayatta karşılaştığınız çeşitli sorunlarla mücadele ederken, sert tutumlar sergilediğinizde daha iyi sonuçlar aldığınızı görüyor musunuz

bundan kastım müşteri temsilcisi azarlamak, memurlara bağırmak değil tabi ki.
mesela bir sorunla ilgili baştan savma cevaplar aldıktan sonra , itiraz etmek, şikayet yoluna gitmek, sürekli kayıt açmak vb yani bir noktadan sonra bütün tuşlara basmak gibi.
0
sanguine
(31.10.25)
Bir iş arkadaşım var böyle, kıdemi benden üstün. Sıfır tolerans gidiyor kadın ve sesini çıkardığı her haklı davasında işler gerçekten olması gerektiği şekilde ilerliyor. Daha edilgen, daha anlayışlı, alttan alan benim gibilerin işleriyse iki ileri bir geri ilerliyor. Ama ne kadar uğraşsam sorun çözme biçimim birebir benzemez ona. Bunun da maalesef farkındayım. Özgüven gökten inen bir şey değil.
-1
sekizdokuzon
(31.10.25)
Yaşadigim yerdeki otobüs hattı kendimi bildim bileli sıkıntılı. Sebepsizce otobüsler iptal oluyor ve diğerini kırk dakika bazen bir saat bekliyoruz. 153 u arayıp durumu bildirdikten sonra genel olarak şikayet oluşturuyolar ve biz yine mağdur oluyoruz. Ben de artık durakta elli kişi beklediğimizi, şikayet oluşturmanın anlık çözüm olmadığını, sosyal medyada rezalet başlıkları açacağımı söylüyorum. (Tabii ki kastım müşteri temsilcisi değil) ve tesadüf mü bilmiyorum ama son iki defa bu konuşmadan hemen beş dakika sonra iptal olan otobüsler harekete geçti.
0
egerbiryolcu
(31.10.25)
ne yazık ki Türk halkı sert davranan, sert tutum sergileyen kişileri güçlü ve haklı görüyor. ağlamayana kimse meme vermiyor.

benim bakış açım: sertlikten çok, tavizsiz ve ısrarcı bir hak arama ile çok iyi sonuçlar alabilirsiniz.
+1
co2s2
(31.10.25)
Bir kere aile hekimini şikâyet ettim. Çok ciddiyetsiz davranmıştı. Hemen cevap gelmişti Cimer'den. Geçen biri kaldırıma araba park etmiş. Polisi arayacaktım. Avukat olsaydım çok uğraşırdım.
-1
arbre
(31.10.25)
(9)

İlk kez hisse senedi aldım kafam karıştı

administ
https://hizliresim.com/nzx837whttps://hizliresim.com/m0l16vtEmir fiyatı 35 diyor ama baktığımda kar da gösteriyor. Hesapta da 103000 vardı ama burda satarsam 96800 var. Benim 7 küsür bin liram nereye gitti ki.
hizliresim.com
hizliresim.com
Emir fiyatı 35 diyor ama baktığımda kar da gösteriyor. Hesapta da 103000 vardı ama burda satarsam 96800 var. Benim 7 küsür bin liram nereye gitti ki.
0
administ
(31.10.25)
Siz hisseyi 3,16'dan almışsınız. Hisseyi aldıktan sonra Emir fiyatının bir önemi yok. 7 bin TL yatırım hesabınızda TL olarak duruyordur kullanılmadığı için.
0
loras
(31.10.25)
7 bin nakit başka bir yerde duruyor olabilir mi.
0
king lizard
(31.10.25)
Satıp bakacağım başka bir yerde değil para inşallah zarar etmemişimdir
-3
🌸administ
(31.10.25)
satmanın bence bir yararı yok, şu an hisse 33.40 civarlarında, eğer satarsan gelse gelse 97500 filan gelecek, ekstra 7000 gelmeyecek bir yerden.

bazen iki üç gün beklemek gerekiyor hisse işlemlerinde bütün nakit transferlerinin tamamlanması için. bekle bence.
+1
king lizard
(31.10.25)
para hesaptadır hisse senedi alışı öyle bir işlem değil. Şimdi satınca da T+2 de alacaksınız parayı şaşırmayın. Ama satınca 7k gelmeyecek bir yerden. O para yatırım hesabınızda duruyordur.

Siz emri 35 küsürden verdiğiniz için 103 küsürü yatırıma almış ama 31.6 tan aldığından o parayı kullanmamış vs.

Düz mevduatınızda değil o para ayrıca bir yatırım hesabınız olmalı orada olur. Onu Yatırımdan mevduata aktarabilirsiniz.
0
wallcan
(31.10.25)
T+2 mi ?
Peki millet nasıl gün içi day trade yapıyor ki para t+2 de geçecekse
0
🌸administ
(31.10.25)
t+2 olduğunda hesabı nakit olarak çekebilir, başka hesaplara aktarabilirsiniz.
t+2 olmadan önce de o para ile başka hisse alabilirsiniz.

hisse sattıktan sonra paranıza geçici bir bloke koyuluyor, çekemiyorsunuz. ancak hisse o para ile hisse alabiliyorsunuz.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
0,02 artışta satmışsın. Hisselerin vergi kesintisi var. Yüzde 99 zarara girdin.
0
arbre
(31.10.25)
yukarıda açıklanmış. özetle 2920 adet pay almışsınız ve hissenin fiyatı da %2.5 artmış ve 2200tl kardasınız. 0.02 artışla satma gibi bir durum yok. 7K yatırım hesabında görünür. ayrıca hisselerin vergi kesintisi yok, eğer konuyla ilgili bilginiz yoksa insanlara yanlış bilgi vermemek lazım. sadece yatırım ortaklığı hisselerinde var, o da kardan %10.
0
awlmi
(01.11.25)
(8)

Telepatik iletişime anlam yükler misiniz?

egerbiryolcu
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da ho
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.
Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da hoşuna gittiğine mi delalet yoksa sadece şaşkınlıginin göstergesi mıdır?
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ayni bilgi akisina maruz kalirsan,
ayni konusursun.
+4
designer
(31.10.25)
Hoşuna gitmiş yani seninle aynı anlamı vermiş de olabilir sadece şaşırmış da olabilir. Bunu bilemeyiz. Ama bu tarz iletişimleri şu aralar bir arkadaşımla ben de yaşıyorum ve benim için bunlar çok çok özel, başka hiç kimseyle yaşamıyorum çünkü. Bir tek kişiyle oluyor. Evet bence biz olma halini güzel yansıtan şeyler bunlar, ruhlar özdeşleşmiş, öyle anlıyorum.
+1
muhayyer divan
(31.10.25)
hoşuna gitmekten kasıt bir manitacılık mı? değilse, böyle bir durumda sürpriz ya da şaşkınlık zaten pozitif bir duygudur, hoşuna gitmiştir, inceden gülümsemiştir. diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem.
+1
co2s2
(31.10.25)
@co2s2
Soruyu düzelttim. Arkadaş kelimesi kısmını.
0
🌸egerbiryolcu
(31.10.25)
@egerbiryolcu : "diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem" derken demek istediğim, gerçekten hoşuna gitmiş de olabilir, ya da size şirin gözükmeye çalışıyor da olabilir.
0
co2s2
(31.10.25)
ben inaniyorum umarım muhabbetiniz daha iyi bir yere gelir.
+2
koela
(31.10.25)
flörtle olduğunu düşünmen anlam yükleme çaban. öyle bir şey yok, yaşadığını inandığın şeye birçok açıklama getirilebilir.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
Bunlar çok küçük şeyler ya. "Biz" konusu olumlu ama yetersiz. Yaşça büyük, olgun insanların daha üst seviyede takılması gerekiyor. Bu çok basit.
-1
arbre
(31.10.25)
(9)

Sevgili olma konusu

arbre
Yav bu konu enteresan bir hâl almaya başladı. Millet deli gibi tanışma, date yapıyor, sevgili oluyor. Hafta sonu buluşup geziyor, plan yapıyor. Benim uzun süredir sevgilim yok. Olacak gibi de durmuyor. Evlilik zaten düşünmüyorum. Uçuk bir şey benim için ama insanlar nerede, nasıl tanışıyor? Tek de m
Yav bu konu enteresan bir hâl almaya başladı. Millet deli gibi tanışma, date yapıyor, sevgili oluyor. Hafta sonu buluşup geziyor, plan yapıyor. Benim uzun süredir sevgilim yok. Olacak gibi de durmuyor. Evlilik zaten düşünmüyorum. Uçuk bir şey benim için ama insanlar nerede, nasıl tanışıyor? Tek de mutluyum ama bu işi formüle dökemiyorum. Ben ne yapabilirim sevgili konusunda?
-15
arbre
(30.10.25)
güzel abim tipini beğenmiyorlardır, yanlarına yakıştıramıyorlardır, araban yoktur, maddi açıdan yetersiz geliyorsundur, çevrendeki kadınların standartına uymuyorsundur. ne bileyim şiven vardır, espri yapamıyorsundur, creepy bir hava veriyorsundur.

kadınlar bunu hızlıca analiz edip uygun olup olmadığına karar veriyor. aynı terminatör gibi.

youtu.be

deli gibi tanışan, deyte çıkanlar lise-üniversite çağındaki dertsiz tasasız, boş vakti ve çevresi insanlarla dolu olan tayfadır.

ne yapabilirsin bilemiyorum fakat online tanışma uygulamalarından uzak dur. silme arızalı kadın dolu.
+1
yurtsuz john
(30.10.25)
Arızalı kadın var denmiş ama ben senin de çok arızasız bir tip olduğunu düşünmediğim için app önermeye geldim.
Bir süre dating applerde takıl en azından zaman geçirir insan tanırsın.
+5
mutekebbir
(30.10.25)
mutekebbir, arızam neymiş merak ettim
-2
🌸arbre
(30.10.25)
Bende aynı durumdayım, yurtsuz john haklı olabilir hatta her şey iyi olsa bile uzun süredir yalnızlık sebebiyle kadınlar bu tecrübesizliği bile sezip birlikte olmak istemiyorlar.

Kitap, film, dizi bu gibi aktiviteleri eksik görüyorum kendimde
Yürüyüş spor ve bir aktivite grupları eklemek mantıklı
0
kararsızataletfilozofu
(30.10.25)
Bilgi olması için genel yazayım. Param fazlasıyla var. Ki en kötü işimde en parasız hâlimde bile sevgilim vardı. İlişki tecrübem de var. Araba konusuna hiç girmiyorum. Boş bir şey. Şivem yok. Konuşmam, diksiyonum çok iyidir, akıcıdır. Ortalama üstü espri yaparım. Çok kişi dışarıdan çok seçici olduğumu söyledi. Çirkin olabilirim.
+1
🌸arbre
(30.10.25)
artık nesiller olayın özünü çözdü. x ,y,z,alfa,beta,alfa plus derken adamlar işin özünü çözdü ve olayı özüne getirdiler. olay f.ck body işiyle çözüldü. win win artık bu işler. zaman kaybına gerek yok one night.
@mutekebbir +1
-1
mikahakkinen
(30.10.25)
kısa veya çirkinsindir belki ikisi birdensindir.

incellere çok haksızlık yapılıyor. argümanlarının hepsi doğru ve asla yanlışlanamıyor
-3
Hallegadola
(31.10.25)
Hallegadola, öff, kısa da değilim, çirkin de değilim, incel hiç değilim, ne komik site burası ya
-3
🌸arbre
(31.10.25)
kısmetinle henüz karşılaşmadın, bir yerlerde seni bekliyor olmalı.
bu arada çirkinler bekar kalsaydı bu sitedekiler de dahil hiç kimse evlenemezdi :) her kör malın bir kör alıcısı vardır, serbest piyasa. ben olsam birkaç kursa yazılırdım ve kriterlerimi düşürmekle işe başlardım.

eşimin çok yakın bir arkadaşı 30-31 yaşlarında ve yıllardır sevgilisi yok birkaç kısa ilişkisi var sadece, sebebi de kendisini leonardo di caprio zannetmesi ve kendisine 10 beden büyük kadınlarla ilgilenmesi. ayrıca fazla açık sözlü davranıp kadınları kaçırtması.
+1
Sadece soruyorum
(31.10.25)
(3)

Telefon/instagram bağımlılığı

kararsızataletfilozofu
Artık reels izlemekten çok sıkıldım,Arkadaşlarlada sürekli reels atıyoruz,Yeni insanlarda hayatıma girmiyor diyalog kuralım filan çok sıkıldım ama bırakıp egzersiz yapmaya evi toplamaya yürüyüşe de enerji/motivasyon bulamıyorum.Dizi izlemek bile zor geliyor.Sürekli gergin, sıkılmış, yalnız hissediyo
Artık reels izlemekten çok sıkıldım,
Arkadaşlarlada sürekli reels atıyoruz,
Yeni insanlarda hayatıma girmiyor diyalog kuralım filan çok sıkıldım ama bırakıp egzersiz yapmaya evi toplamaya yürüyüşe de enerji/motivasyon bulamıyorum.

Dizi izlemek bile zor geliyor.
Sürekli gergin, sıkılmış, yalnız hissediyorum.
İşyeride biraz kafamı dağıtıyor ama oradada sıkılıyorum küçük işleri yapıp zaman gerektiren işlerle ilgilenmiyorum.

Olmayan bir kız mevzusu vardı 1aydır görüşmüyoruz sadece son görülmesine bakıp duruyorum, paylaştığım hikayeyi bile insan görmez mi dostlar. Tamam sevmiyor da mesaj atmıyor da hiç mi umut olmaz.
İlk başlarda içim hayat enerjisi doluydu, şimdi nefes almak zor geliyor, hislerim azaldı ama bitmedi sanırım, tekrar görmemek en iyi çözüm sanıyorum.
Flörtünü filan görürüm yada soğuk konuşur toparlayamam değil mi.

Bunları çözmeye nereden başlamalıyım, 4-7-8 nefes alıyorum sürekli.
0
kararsızataletfilozofu
(30.10.25)
Avantaja dönüştür. Takip et birilerini. Muhabbet et.
-1
arbre
(30.10.25)
telefon disinda yapabileceklerinizin listesini tutun bir yerde. biseyleri temizlemek, biseyleri duzenlemek, x raporunu hazirlamak, y verisine ulasmak, eve alinmasi gereken sey, 10 squat, 20 mekik vs.

sikintidan oldugunuz bir zamanda bu listeyi hatirlayin ve icinden kolay bir seyi secip onu yapmaya karar verin telefonu birakip. islere baslamasi en zor kisim, ama basladiktan sonra gerisi cok hizli gleiyor, geldikce de daha cok motive oluyorsunuzuz, sonra bir bakmissiniz 3 saat gecmis.

diger yandan hobi bazli gruplar, meetuplar bulmaya bakin. board game olur, sinema olur, kitap olur ne varsa, ilgi alaniniza uygun bi seye baslayip bi sure (en az 1-2 ay) devam edin, yeni isnanlar tanimis olursunuz bu vesileyle.

telefonda 3 saat reels izleyince "uff niye simdi 3 saat bunu yaptim ki ne gerek vardi" diyorsunuz ama 3 saat ev isi yapinac, ya da 3 saat disarda baska insanlarla vakit gecirince bunu demiyorsunuz. kendinize hatirlatin sik sik.

kizla da olmayan mevuz demissiniz iste, olmamis yani, oluru yok, olmamis zaten hali hazirda. niye baksin ki hikayenize fln, adi ustune, olmamis. olmayan seyde niye mesaj atsin? olmadiya olmamistir, yolunuza bakin.
+1
taurina
(30.10.25)
Telefonda vakit geçirme süreni azaltıp yerine başka şeyler koyman gerek. Yoksa elin telefona gidecek
0
pembediken
(30.10.25)
(12)

Seramik kursuna başlamak

huçi kuçi
Selamlar,Sosyalleşebileceğim yeni ortamlara girmek istiyorum. Aklıma ilk gelen şey bir kursa yazılmak oldu. Çeşitli konularda bir dünya kurs var ama hemen hiçbiri ilgimi çekmiyor, ilgimi çekenler de belli bir seviyeye ulaşmak için çok fazla çalışma ve tekrar gerektirdiklerinden hakkını veremeyeceğim
Selamlar,

Sosyalleşebileceğim yeni ortamlara girmek istiyorum. Aklıma ilk gelen şey bir kursa yazılmak oldu. Çeşitli konularda bir dünya kurs var ama hemen hiçbiri ilgimi çekmiyor, ilgimi çekenler de belli bir seviyeye ulaşmak için çok fazla çalışma ve tekrar gerektirdiklerinden hakkını veremeyeceğimi düşündüğüm alanlara yönelik. Ne yapsam, ne yapsam diye umutsuzca internette bakınırken karşıma bizim yakınlarda seramik kursu veren bir atölyenin ilanı çıktı. Fotoğraflarına şöyle bir baktım, gayet eğlenceli görünüyor. Amatör elinden çıkma da olsa, ortaya nihai bir ürün koymak için uzun saatler boyunca pratik yapmamı gerektirecek kadar zahmetli bir meşgaleye benzemiyor -yanılıyorsam beni düzeltin. Yalnız bir çekincem var. Bu kurslara katılanlar ekseriyetle kadınlardan oluşuyormuş. Hatta ekşi'de "seramik kursuna giden erkek" diye erkek başına buraya gidenlerle gırgır geçilen bir başlık bile var. Kararsız kaldım. Erkek halimle böyle bir kursa gitsem çok mu tuhaf kaçar? Eşcinsel mi zannederler? Kız tavlamaya gelmiş intibası mı uyandırırım? Hele bir deyin.
0
huçi kuçi
(29.10.25)
Üç soruna da evet diyorum, üç evetle uğurluyoruz seni.
0
etna
(29.10.25)
benim yakın akraba uzun süre takıldı bu kurslara biraz biliyorum. seramik ve çini kursları silme orta yaşlı ev hanımı dolu oluyor. seviyorsan git kime ne. herkes herkes hakkında bir şey düşünüyor zaten.

ayrıca aklıma istemsizce şu video geldi :)

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.10.25)
En yakın arkadaşımın seramik atölyesi var. Erkek öğrencileri var. Seramik bölümü mezunu ve bölümden mezun birsürü erkek arkadaşı var:) hangi şehirdesin acaba? Arkadaşımın atölyesini bir gidip deneyebilirsin ne kaybedersin:)
0
suicides underground
(29.10.25)
@etna +1

baskasinin ne dusundugunu cok dusunmeyin delirirsiniz. yasasak yasasak 90-100 sene yasariz, ilk 20si cop zaten. son 20si de -100den hesaplasan 30u- cop. cok seyapmamak lazim.
0
klassno
(29.10.25)
@suicides İstanbul Anadolu yakasındayım.
0
🌸huçi kuçi
(29.10.25)
Tut ki sandılar. huçi kuçi ardını dövdürüyor, pride günü bayraktarlık yapıyor.. Senin ne düşündüğün önemli olan. Uğraşıp, didindiğin bir objenin-hele ki bu bir el emeği-sana vereceği haz, bir başkasının ön yargısının önüne geçiyorsa düşünme sonrasını.. Sen ne yaparsan yap, birileri kulp bulmak için elinden geleni yapacak.
0
xururuca
(29.10.25)
seramik kursuyla escinselligin ne alakasi var anlamadim.
tersine, hatun kaldirma intibasi yaratir bence.

benim de aklima bu geldi yaw asdasds:

youtu.be
0
cooperr
(29.10.25)
@etna üzdünüz :/

@yurtsuz john teşvik edici yorumun için eyvallah abi ama seramik kursuna yazılıcam deyince aklına oya ören adam videosu geliyorsa bu işte bi yamukluk var gibi :s

@klassno cesaretlendirici yorumunuz için teşekkürler. diğer yandan olumsuz görüş belirten etna'ya da hak vermişsiniz. garip.

@xururuca haklısınız. başkalarının ne düşündüğünü fazlasıyla dert edinip kabuğuma çekildiğim için sosyalleşebileceğim alanlar arar oldum. şimdi de "başkaları ne düşünür" diye kaygılanarak kendimi bu arayıştan geri çekecek bahaneler üretiyorum :)

@cooperr evet, eşcinsel yanlış oldu. genellikle kadınların alaka gösterdiği bir hobi olduğu için efemine bir tip gözüyle mi bakarlar demek istemiştim.
0
🌸huçi kuçi
(29.10.25)
Spor salonuna üye ol abi seramik ne. Çekincende haklısın çünkü kadın sayısının çok olduğu yerlerde tek erkek sırıtıyor. He 1 günlük etkinlik, 3 5 günlük workshop olur eyvallah ama kurs dediğin şey uzun sürüyor. Bir de boş iş yani. Yazılım kursuna gitsen kurs bitince bir şey öğrenmiş olursun. Böyle kız düşmez. Bu da ayrı konu.
-1
arbre
(29.10.25)
@arbre spor salonunda millet kulaklığını takıp antrenmanına odaklanıyor, yeni arkadaşlıklar kurabileceğim bir ortam değil ki orası, yanlış mıyım? yazılım kurs saatleri dışında da azim ve emek isteyen bir alan. her gün saatlerimi yazılım öğrenmeye adamayacaksam kursuna gitmenin pek bir manası yok. o iş beni aşar maalesef.
0
🌸huçi kuçi
(29.10.25)
@huci kuci @etna olumsuz gorus bildirmemis ki, sorulariniza evet demis.

garip kacar mi, evet kaciyor. gittim, atolyeler duzenleyen filan biri bile oldum bir ara. garipseyeni cok.

escinsel zanneden de oluyor, evet. sacma bir sekilde feminen bir ugras gorunuyor guzel memleketimde, halbuki globalde -diger sanatlarda oldugu gibi- major isimlerin arasinda dumduz hirt erkek cok. bizim milletin sacmalamasi bu.

escinsel olmadigini anlayan zaten kiz tavlamaya -sosyallesmeye- geldigini dusunecek. e bundan daha dogal bir sey yok. insani insan yapan insanca ciftlesebilmesi. seramikle ilgileniyorsun, oradaki insanlarla tanisiyor ve gorusuyorsun. bitti gitti. hayatsiz koleler is yerlerinde fantazi yasamaya calistiklari icin bunu da garip bir seymis gibi gormeye ve gostermeye calisiyorlar. is-ev arada futbol cizgisinin disinda herhangi bir yasama halini hayatlarina sokamamis, zevkleri olmayan, hayati yasamaya dair gorusleri ciddiye alinmayacak tipler bunlar da. hayati yok ki yasamanin ne oldugunu bilsin.

bi daha okudum, etna olumsuz bir sey soylememis. siz bu toplumun asagidan gelen onyargilarini ciddiye aliyorsunuz. aha olumsuz soylemim bu. asagidan gelenleri yuk etmeyin kendinize, kafalarina basip gecin. b.kunda bogulsun hepsi. :)
0
klassno
(30.10.25)
seramik güzel bir hobi.
bir kaç ders gidin, beğenmezseniz devam etmezsiniz.

ben vaktinde kız arkadaşım ile gitmiştim. sınıftaki tek erkek bendim. muhtemelen diğer gruplarda da çok az erkek vardı ya da benden başka yoktu. kadınlar arasında daha yaygın olduğu bir gerçek. yeni arkadaşlar edinmek için çok uygun bir yer olmayabilir sizin için ama yine de güzel zaman geçirirsiniz. bence gidin.

ben kendime traş kabı (fincan yapacaktım yanlışlıkla tıraş kabı oldu), kahve kupası ve büyük bira bardağı yaptım. iki sene oldu sanırım hala kullanırım. sıcak, soğuk, bulaşık makinesi.. hepsini kaldırıyor ama sanırım ömrünü kısaltıyor böyle şeyler. dikkatli kullanmak lazım.

neyse, git abi boşver. kim ne derse desin. kız tavlamaya gitmek için çok uygun bir yer değil bence seramik kursu. en azından benim gittiğimde evli yaşı büyük ev kadınları, düğün heyecanı taşıyan kızlar vardı, bekar yoktu kısaca.

anadolu yakasında bir ahşap atölyesine katılmıştım.
size özelden oranın web sitesini ileteceğim, ilginiz varsa oraya da bir bakın.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(5)

Sonbahar Kaş'ta ne yapılır?

mikahakkinen
Kaş'a ilk defa gideceğim. Tek çocuklu aile olarak 2 gün fazla mı olur? Ne yapılır?10 Kasım ara tatil haftası gidilecek.Teşekkür ederim.
Kaş'a ilk defa gideceğim. Tek çocuklu aile olarak 2 gün fazla mı olur? Ne yapılır?
10 Kasım ara tatil haftası gidilecek.
Teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(29.10.25)
Soğuk bi gece.12 ye kadar soğuk. 5 e kadar bahar havası. 5 ten sonra rüzgar belki yağmur. Çocuk hasta olmazsa iyi. Denize bi girilip çıkılır. Keyifle yüzülmez.Turist çekilmiştir. Tek tük esnaf. Tadı olmaz gibi çocukla.
0
luluki
(29.10.25)
Ben olsam vize alıp Meis Adası'na geçerdim. Yani olayı Kaş boyutundan çıkarıp Yunan adası turuna çevirirdim.
-2
arbre
(29.10.25)
Hiç bi şey yapılmaz yerinizde olsam o planı iptal ederdim 29 Ekim sonrası Kaş’ın Batı Anadolu’daki herhangi bir vasat ilçeden farkı yok.
0
Mcfly
(29.10.25)
herkes +1
kaş'ta açık tek bir mekan bile bulamayabilirsiniz. dolayısıyla o tarihte kaş'a gitmek değmeyeceği gibi, meis'e gitmek sezonda bile gereksiz bence.
bir de o tarihlerde bazen otoyola çıkan su baskınları falan oluyor. iptal edin bence de.
0
lil siztah
(29.10.25)
hicbi sey yapilmaz akyaka bile daha hareketli
0
ala09
(29.10.25)
(5)

Fast food ve protein alımı

arbre
Şimdi ben 84 kg olduğumu öğrendiğimde yemek uygulamasını silip fast food siparişi vermeyi bıraktım. Sivilce yapmıştı. Bırakınca geçti. Sürekli 300 500 gidiyordu. Ondan da kurtuldum. Ama şimdi de şöyle bir problem var. Spor yapıyorum ve protein almam gerekiyor. Hamburger alınca protein alıyordum. Bu
Şimdi ben 84 kg olduğumu öğrendiğimde yemek uygulamasını silip fast food siparişi vermeyi bıraktım. Sivilce yapmıştı. Bırakınca geçti. Sürekli 300 500 gidiyordu. Ondan da kurtuldum. Ama şimdi de şöyle bir problem var. Spor yapıyorum ve protein almam gerekiyor. Hamburger alınca protein alıyordum. Bu tamamen kesildi şu an. Kendim hazırlayacak zamanım, olmuyor. Fast food haftada 1 olsa kilo konusunu olumsuz etkiler mi? Ve yeterli protein almış olur muyum haftalık? Sağ olun.
0
arbre
(28.10.25)
Kabataslak hesaplandığında günde almanız gereken protein miktarı kilonuz başına 0.8 gram sizi de 84 kilo sayarsak 67 gram protein almanız gerek hadi 60 olsun. 100 gram köftesi olan bir hamburgerden 18-19 gram protein alırsınız haliyle 40 gram protein açığınız oluşmuş olur.
Zaten proteini tek öğünde almanızı da önermem 3 öğünde her öğünde 20 gram olmak kaydıyla protein alırsanız yeterli olacaktır. Tavuk göğüsünden çok daha fazla protein alırsınız ve fazla da yağlı olmadığından dolayı spor için ideal besin.
Haftada 1 fast food tüketmek çok kötü değil ama protein açığınızı yine kapatamamış olursunuz.
+1
mermaidd
(28.10.25)
Spor yapıyorum diyorsun, yanlış bilmiyorsam iki tane dumbell ile kol calisiyorsun sadece. Eğer bahsettiğin buysa kafanı yormana çok gerek yok.

Hamburger var hamburger var. Ne yediğini, kalorisini, yağını, proteinini bilmiyoruz. Kafanda hamburger fast food demene gerek yok. Içinde ekmek var (karbonhidrat), et var (protein ve yağ), peynir var (hepsinden) ve yeşillik var (lif). Yani burada bunu yemek kötüdür diyemeyiz. Nerede kim tarafından yapılan bir hamburger olduğunu bilmiyoruz.

Kilo konusunu hamburger yemek yada bir şey yemek etkilemez. Kilo konusunu yaktığın kaloriden fazlasını almak etkiler. Bu kadar.

Haftalık ne kadar protein alman gerektiğini ne kadar aldığını da yediğin Hamburger üzerinden hesaplamamizi bekleme yani.
+3
logisticsmanager
(28.10.25)
Full et yerine öğünlerdeki makroları takip edip aldığınız protein miktarını kontrol edebilirsiniz. Kahvaltıya lor , haşlanmış yumurta eklemek , öğlen ve ya akşam tavuk hindi gögüs gibi etler ekmek de yeterli. Hacim kazanmak istiyorsanız kilonuzun 1.5 - 2 katı kadar protein almanız lazım ( sırf hamburger ile olacak iş değil ) ilave whey ile katkı sağlayabiliriniz.

84 kg iseniz yaklaşık 120 gram protein almanız lazım günlük
+1
pislick0
(28.10.25)
logisticsmanager, bilerek yavaş yavaş keşfediyorum. Lat pulldown çalıştım. Karın, bacak da ekleyeceğim.
0
🌸arbre
(28.10.25)
Yavaş yavaş keşfetmek yerine HEVY diye bir app var, hangi bölgeyi çalışmak istiyorsanız oraya özel hareketler gösteriyor. Set ve ağırlık takibi yapmak için de çok başarılı ve ücretsiz , tavsiye ederim
+1
pislick0
(28.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.