Giriş
(4)

Sorun çözme biçimleri

sanguine
Özel yaşamınız haricinde günlük hayatta karşılaştığınız çeşitli sorunlarla mücadele ederken, sert tutumlar sergilediğinizde daha iyi sonuçlar aldığınızı görüyor musunuzbundan kastım müşteri temsilcisi azarlamak, memurlara bağırmak değil tabi ki.mesela bir sorunla ilgili baştan savma cevaplar aldıkta
Özel yaşamınız haricinde günlük hayatta karşılaştığınız çeşitli sorunlarla mücadele ederken, sert tutumlar sergilediğinizde daha iyi sonuçlar aldığınızı görüyor musunuz

bundan kastım müşteri temsilcisi azarlamak, memurlara bağırmak değil tabi ki.
mesela bir sorunla ilgili baştan savma cevaplar aldıktan sonra , itiraz etmek, şikayet yoluna gitmek, sürekli kayıt açmak vb yani bir noktadan sonra bütün tuşlara basmak gibi.
0
sanguine
(31.10.25)
Bir iş arkadaşım var böyle, kıdemi benden üstün. Sıfır tolerans gidiyor kadın ve sesini çıkardığı her haklı davasında işler gerçekten olması gerektiği şekilde ilerliyor. Daha edilgen, daha anlayışlı, alttan alan benim gibilerin işleriyse iki ileri bir geri ilerliyor. Ama ne kadar uğraşsam sorun çözme biçimim birebir benzemez ona. Bunun da maalesef farkındayım. Özgüven gökten inen bir şey değil.
-1
sekizdokuzon
(31.10.25)
Yaşadigim yerdeki otobüs hattı kendimi bildim bileli sıkıntılı. Sebepsizce otobüsler iptal oluyor ve diğerini kırk dakika bazen bir saat bekliyoruz. 153 u arayıp durumu bildirdikten sonra genel olarak şikayet oluşturuyolar ve biz yine mağdur oluyoruz. Ben de artık durakta elli kişi beklediğimizi, şikayet oluşturmanın anlık çözüm olmadığını, sosyal medyada rezalet başlıkları açacağımı söylüyorum. (Tabii ki kastım müşteri temsilcisi değil) ve tesadüf mü bilmiyorum ama son iki defa bu konuşmadan hemen beş dakika sonra iptal olan otobüsler harekete geçti.
0
egerbiryolcu
(31.10.25)
ne yazık ki Türk halkı sert davranan, sert tutum sergileyen kişileri güçlü ve haklı görüyor. ağlamayana kimse meme vermiyor.

benim bakış açım: sertlikten çok, tavizsiz ve ısrarcı bir hak arama ile çok iyi sonuçlar alabilirsiniz.
+1
co2s2
(31.10.25)
Bir kere aile hekimini şikâyet ettim. Çok ciddiyetsiz davranmıştı. Hemen cevap gelmişti Cimer'den. Geçen biri kaldırıma araba park etmiş. Polisi arayacaktım. Avukat olsaydım çok uğraşırdım.
-1
arbre
(31.10.25)
(9)

İlk kez hisse senedi aldım kafam karıştı

administ
https://hizliresim.com/nzx837whttps://hizliresim.com/m0l16vtEmir fiyatı 35 diyor ama baktığımda kar da gösteriyor. Hesapta da 103000 vardı ama burda satarsam 96800 var. Benim 7 küsür bin liram nereye gitti ki.
hizliresim.com
hizliresim.com
Emir fiyatı 35 diyor ama baktığımda kar da gösteriyor. Hesapta da 103000 vardı ama burda satarsam 96800 var. Benim 7 küsür bin liram nereye gitti ki.
0
administ
(31.10.25)
Siz hisseyi 3,16'dan almışsınız. Hisseyi aldıktan sonra Emir fiyatının bir önemi yok. 7 bin TL yatırım hesabınızda TL olarak duruyordur kullanılmadığı için.
0
loras
(31.10.25)
7 bin nakit başka bir yerde duruyor olabilir mi.
0
king lizard
(31.10.25)
Satıp bakacağım başka bir yerde değil para inşallah zarar etmemişimdir
-3
🌸administ
(31.10.25)
satmanın bence bir yararı yok, şu an hisse 33.40 civarlarında, eğer satarsan gelse gelse 97500 filan gelecek, ekstra 7000 gelmeyecek bir yerden.

bazen iki üç gün beklemek gerekiyor hisse işlemlerinde bütün nakit transferlerinin tamamlanması için. bekle bence.
+1
king lizard
(31.10.25)
para hesaptadır hisse senedi alışı öyle bir işlem değil. Şimdi satınca da T+2 de alacaksınız parayı şaşırmayın. Ama satınca 7k gelmeyecek bir yerden. O para yatırım hesabınızda duruyordur.

Siz emri 35 küsürden verdiğiniz için 103 küsürü yatırıma almış ama 31.6 tan aldığından o parayı kullanmamış vs.

Düz mevduatınızda değil o para ayrıca bir yatırım hesabınız olmalı orada olur. Onu Yatırımdan mevduata aktarabilirsiniz.
0
wallcan
(31.10.25)
T+2 mi ?
Peki millet nasıl gün içi day trade yapıyor ki para t+2 de geçecekse
0
🌸administ
(31.10.25)
t+2 olduğunda hesabı nakit olarak çekebilir, başka hesaplara aktarabilirsiniz.
t+2 olmadan önce de o para ile başka hisse alabilirsiniz.

hisse sattıktan sonra paranıza geçici bir bloke koyuluyor, çekemiyorsunuz. ancak hisse o para ile hisse alabiliyorsunuz.
0
biseysorcaktim
(31.10.25)
0,02 artışta satmışsın. Hisselerin vergi kesintisi var. Yüzde 99 zarara girdin.
0
arbre
(31.10.25)
yukarıda açıklanmış. özetle 2920 adet pay almışsınız ve hissenin fiyatı da %2.5 artmış ve 2200tl kardasınız. 0.02 artışla satma gibi bir durum yok. 7K yatırım hesabında görünür. ayrıca hisselerin vergi kesintisi yok, eğer konuyla ilgili bilginiz yoksa insanlara yanlış bilgi vermemek lazım. sadece yatırım ortaklığı hisselerinde var, o da kardan %10.
0
awlmi
(01.11.25)
(8)

Telepatik iletişime anlam yükler misiniz?

egerbiryolcu
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da ho
Tesadüf işte der geçer misiniz? Flörtle mesajda neredeyse aynı cümleyi kurduk aynı anda. Bı gün de ona bir şey sordum ben de tam bugün onu dusunmustum dedi.
Bu tür şeyler karşi tarafta "biz" lik duygusu oluşturur mu sizce? Böyle anlarda siz ne düşünürsünüz. Karşı tarafın da bunu belirtmesi onun da hoşuna gittiğine mi delalet yoksa sadece şaşkınlıginin göstergesi mıdır?
0
egerbiryolcu
(30.10.25)
ayni bilgi akisina maruz kalirsan,
ayni konusursun.
+4
designer
(31.10.25)
Hoşuna gitmiş yani seninle aynı anlamı vermiş de olabilir sadece şaşırmış da olabilir. Bunu bilemeyiz. Ama bu tarz iletişimleri şu aralar bir arkadaşımla ben de yaşıyorum ve benim için bunlar çok çok özel, başka hiç kimseyle yaşamıyorum çünkü. Bir tek kişiyle oluyor. Evet bence biz olma halini güzel yansıtan şeyler bunlar, ruhlar özdeşleşmiş, öyle anlıyorum.
+1
muhayyer divan
(31.10.25)
hoşuna gitmekten kasıt bir manitacılık mı? değilse, böyle bir durumda sürpriz ya da şaşkınlık zaten pozitif bir duygudur, hoşuna gitmiştir, inceden gülümsemiştir. diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem.
+1
co2s2
(31.10.25)
@co2s2
Soruyu düzelttim. Arkadaş kelimesi kısmını.
0
🌸egerbiryolcu
(31.10.25)
@egerbiryolcu : "diğer durumu (ilk cümledekini) bilemem" derken demek istediğim, gerçekten hoşuna gitmiş de olabilir, ya da size şirin gözükmeye çalışıyor da olabilir.
0
co2s2
(31.10.25)
ben inaniyorum umarım muhabbetiniz daha iyi bir yere gelir.
+2
koela
(31.10.25)
flörtle olduğunu düşünmen anlam yükleme çaban. öyle bir şey yok, yaşadığını inandığın şeye birçok açıklama getirilebilir.
+1
deartheodosia
(31.10.25)
Bunlar çok küçük şeyler ya. "Biz" konusu olumlu ama yetersiz. Yaşça büyük, olgun insanların daha üst seviyede takılması gerekiyor. Bu çok basit.
-1
arbre
(31.10.25)
(9)

Sevgili olma konusu

arbre
Yav bu konu enteresan bir hâl almaya başladı. Millet deli gibi tanışma, date yapıyor, sevgili oluyor. Hafta sonu buluşup geziyor, plan yapıyor. Benim uzun süredir sevgilim yok. Olacak gibi de durmuyor. Evlilik zaten düşünmüyorum. Uçuk bir şey benim için ama insanlar nerede, nasıl tanışıyor? Tek de m
Yav bu konu enteresan bir hâl almaya başladı. Millet deli gibi tanışma, date yapıyor, sevgili oluyor. Hafta sonu buluşup geziyor, plan yapıyor. Benim uzun süredir sevgilim yok. Olacak gibi de durmuyor. Evlilik zaten düşünmüyorum. Uçuk bir şey benim için ama insanlar nerede, nasıl tanışıyor? Tek de mutluyum ama bu işi formüle dökemiyorum. Ben ne yapabilirim sevgili konusunda?
-15
arbre
(30.10.25)
güzel abim tipini beğenmiyorlardır, yanlarına yakıştıramıyorlardır, araban yoktur, maddi açıdan yetersiz geliyorsundur, çevrendeki kadınların standartına uymuyorsundur. ne bileyim şiven vardır, espri yapamıyorsundur, creepy bir hava veriyorsundur.

kadınlar bunu hızlıca analiz edip uygun olup olmadığına karar veriyor. aynı terminatör gibi.

youtu.be

deli gibi tanışan, deyte çıkanlar lise-üniversite çağındaki dertsiz tasasız, boş vakti ve çevresi insanlarla dolu olan tayfadır.

ne yapabilirsin bilemiyorum fakat online tanışma uygulamalarından uzak dur. silme arızalı kadın dolu.
+1
yurtsuz john
(30.10.25)
Arızalı kadın var denmiş ama ben senin de çok arızasız bir tip olduğunu düşünmediğim için app önermeye geldim.
Bir süre dating applerde takıl en azından zaman geçirir insan tanırsın.
+5
mutekebbir
(30.10.25)
mutekebbir, arızam neymiş merak ettim
-2
🌸arbre
(30.10.25)
Bende aynı durumdayım, yurtsuz john haklı olabilir hatta her şey iyi olsa bile uzun süredir yalnızlık sebebiyle kadınlar bu tecrübesizliği bile sezip birlikte olmak istemiyorlar.

Kitap, film, dizi bu gibi aktiviteleri eksik görüyorum kendimde
Yürüyüş spor ve bir aktivite grupları eklemek mantıklı
0
kararsızataletfilozofu
(30.10.25)
Bilgi olması için genel yazayım. Param fazlasıyla var. Ki en kötü işimde en parasız hâlimde bile sevgilim vardı. İlişki tecrübem de var. Araba konusuna hiç girmiyorum. Boş bir şey. Şivem yok. Konuşmam, diksiyonum çok iyidir, akıcıdır. Ortalama üstü espri yaparım. Çok kişi dışarıdan çok seçici olduğumu söyledi. Çirkin olabilirim.
+1
🌸arbre
(30.10.25)
artık nesiller olayın özünü çözdü. x ,y,z,alfa,beta,alfa plus derken adamlar işin özünü çözdü ve olayı özüne getirdiler. olay f.ck body işiyle çözüldü. win win artık bu işler. zaman kaybına gerek yok one night.
@mutekebbir +1
-1
mikahakkinen
(30.10.25)
kısa veya çirkinsindir belki ikisi birdensindir.

incellere çok haksızlık yapılıyor. argümanlarının hepsi doğru ve asla yanlışlanamıyor
-3
Hallegadola
(31.10.25)
Hallegadola, öff, kısa da değilim, çirkin de değilim, incel hiç değilim, ne komik site burası ya
-3
🌸arbre
(31.10.25)
kısmetinle henüz karşılaşmadın, bir yerlerde seni bekliyor olmalı.
bu arada çirkinler bekar kalsaydı bu sitedekiler de dahil hiç kimse evlenemezdi :) her kör malın bir kör alıcısı vardır, serbest piyasa. ben olsam birkaç kursa yazılırdım ve kriterlerimi düşürmekle işe başlardım.

eşimin çok yakın bir arkadaşı 30-31 yaşlarında ve yıllardır sevgilisi yok birkaç kısa ilişkisi var sadece, sebebi de kendisini leonardo di caprio zannetmesi ve kendisine 10 beden büyük kadınlarla ilgilenmesi. ayrıca fazla açık sözlü davranıp kadınları kaçırtması.
+1
Sadece soruyorum
(31.10.25)
(3)

Telefon/instagram bağımlılığı

kararsızataletfilozofu
Artık reels izlemekten çok sıkıldım,Arkadaşlarlada sürekli reels atıyoruz,Yeni insanlarda hayatıma girmiyor diyalog kuralım filan çok sıkıldım ama bırakıp egzersiz yapmaya evi toplamaya yürüyüşe de enerji/motivasyon bulamıyorum.Dizi izlemek bile zor geliyor.Sürekli gergin, sıkılmış, yalnız hissediyo
Artık reels izlemekten çok sıkıldım,
Arkadaşlarlada sürekli reels atıyoruz,
Yeni insanlarda hayatıma girmiyor diyalog kuralım filan çok sıkıldım ama bırakıp egzersiz yapmaya evi toplamaya yürüyüşe de enerji/motivasyon bulamıyorum.

Dizi izlemek bile zor geliyor.
Sürekli gergin, sıkılmış, yalnız hissediyorum.
İşyeride biraz kafamı dağıtıyor ama oradada sıkılıyorum küçük işleri yapıp zaman gerektiren işlerle ilgilenmiyorum.

Olmayan bir kız mevzusu vardı 1aydır görüşmüyoruz sadece son görülmesine bakıp duruyorum, paylaştığım hikayeyi bile insan görmez mi dostlar. Tamam sevmiyor da mesaj atmıyor da hiç mi umut olmaz.
İlk başlarda içim hayat enerjisi doluydu, şimdi nefes almak zor geliyor, hislerim azaldı ama bitmedi sanırım, tekrar görmemek en iyi çözüm sanıyorum.
Flörtünü filan görürüm yada soğuk konuşur toparlayamam değil mi.

Bunları çözmeye nereden başlamalıyım, 4-7-8 nefes alıyorum sürekli.
0
kararsızataletfilozofu
(30.10.25)
Avantaja dönüştür. Takip et birilerini. Muhabbet et.
-1
arbre
(30.10.25)
telefon disinda yapabileceklerinizin listesini tutun bir yerde. biseyleri temizlemek, biseyleri duzenlemek, x raporunu hazirlamak, y verisine ulasmak, eve alinmasi gereken sey, 10 squat, 20 mekik vs.

sikintidan oldugunuz bir zamanda bu listeyi hatirlayin ve icinden kolay bir seyi secip onu yapmaya karar verin telefonu birakip. islere baslamasi en zor kisim, ama basladiktan sonra gerisi cok hizli gleiyor, geldikce de daha cok motive oluyorsunuzuz, sonra bir bakmissiniz 3 saat gecmis.

diger yandan hobi bazli gruplar, meetuplar bulmaya bakin. board game olur, sinema olur, kitap olur ne varsa, ilgi alaniniza uygun bi seye baslayip bi sure (en az 1-2 ay) devam edin, yeni isnanlar tanimis olursunuz bu vesileyle.

telefonda 3 saat reels izleyince "uff niye simdi 3 saat bunu yaptim ki ne gerek vardi" diyorsunuz ama 3 saat ev isi yapinac, ya da 3 saat disarda baska insanlarla vakit gecirince bunu demiyorsunuz. kendinize hatirlatin sik sik.

kizla da olmayan mevuz demissiniz iste, olmamis yani, oluru yok, olmamis zaten hali hazirda. niye baksin ki hikayenize fln, adi ustune, olmamis. olmayan seyde niye mesaj atsin? olmadiya olmamistir, yolunuza bakin.
+1
taurina
(30.10.25)
Telefonda vakit geçirme süreni azaltıp yerine başka şeyler koyman gerek. Yoksa elin telefona gidecek
0
pembediken
(30.10.25)
(12)

Seramik kursuna başlamak

huçi kuçi
Selamlar,Sosyalleşebileceğim yeni ortamlara girmek istiyorum. Aklıma ilk gelen şey bir kursa yazılmak oldu. Çeşitli konularda bir dünya kurs var ama hemen hiçbiri ilgimi çekmiyor, ilgimi çekenler de belli bir seviyeye ulaşmak için çok fazla çalışma ve tekrar gerektirdiklerinden hakkını veremeyeceğim
Selamlar,

Sosyalleşebileceğim yeni ortamlara girmek istiyorum. Aklıma ilk gelen şey bir kursa yazılmak oldu. Çeşitli konularda bir dünya kurs var ama hemen hiçbiri ilgimi çekmiyor, ilgimi çekenler de belli bir seviyeye ulaşmak için çok fazla çalışma ve tekrar gerektirdiklerinden hakkını veremeyeceğimi düşündüğüm alanlara yönelik. Ne yapsam, ne yapsam diye umutsuzca internette bakınırken karşıma bizim yakınlarda seramik kursu veren bir atölyenin ilanı çıktı. Fotoğraflarına şöyle bir baktım, gayet eğlenceli görünüyor. Amatör elinden çıkma da olsa, ortaya nihai bir ürün koymak için uzun saatler boyunca pratik yapmamı gerektirecek kadar zahmetli bir meşgaleye benzemiyor -yanılıyorsam beni düzeltin. Yalnız bir çekincem var. Bu kurslara katılanlar ekseriyetle kadınlardan oluşuyormuş. Hatta ekşi'de "seramik kursuna giden erkek" diye erkek başına buraya gidenlerle gırgır geçilen bir başlık bile var. Kararsız kaldım. Erkek halimle böyle bir kursa gitsem çok mu tuhaf kaçar? Eşcinsel mi zannederler? Kız tavlamaya gelmiş intibası mı uyandırırım? Hele bir deyin.
0
huçi kuçi
(29.10.25)
Üç soruna da evet diyorum, üç evetle uğurluyoruz seni.
0
etna
(29.10.25)
benim yakın akraba uzun süre takıldı bu kurslara biraz biliyorum. seramik ve çini kursları silme orta yaşlı ev hanımı dolu oluyor. seviyorsan git kime ne. herkes herkes hakkında bir şey düşünüyor zaten.

ayrıca aklıma istemsizce şu video geldi :)

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(29.10.25)
En yakın arkadaşımın seramik atölyesi var. Erkek öğrencileri var. Seramik bölümü mezunu ve bölümden mezun birsürü erkek arkadaşı var:) hangi şehirdesin acaba? Arkadaşımın atölyesini bir gidip deneyebilirsin ne kaybedersin:)
0
suicides underground
(29.10.25)
@etna +1

baskasinin ne dusundugunu cok dusunmeyin delirirsiniz. yasasak yasasak 90-100 sene yasariz, ilk 20si cop zaten. son 20si de -100den hesaplasan 30u- cop. cok seyapmamak lazim.
0
klassno
(29.10.25)
@suicides İstanbul Anadolu yakasındayım.
0
🌸huçi kuçi
(29.10.25)
Tut ki sandılar. huçi kuçi ardını dövdürüyor, pride günü bayraktarlık yapıyor.. Senin ne düşündüğün önemli olan. Uğraşıp, didindiğin bir objenin-hele ki bu bir el emeği-sana vereceği haz, bir başkasının ön yargısının önüne geçiyorsa düşünme sonrasını.. Sen ne yaparsan yap, birileri kulp bulmak için elinden geleni yapacak.
0
xururuca
(29.10.25)
seramik kursuyla escinselligin ne alakasi var anlamadim.
tersine, hatun kaldirma intibasi yaratir bence.

benim de aklima bu geldi yaw asdasds:

youtu.be
0
cooperr
(29.10.25)
@etna üzdünüz :/

@yurtsuz john teşvik edici yorumun için eyvallah abi ama seramik kursuna yazılıcam deyince aklına oya ören adam videosu geliyorsa bu işte bi yamukluk var gibi :s

@klassno cesaretlendirici yorumunuz için teşekkürler. diğer yandan olumsuz görüş belirten etna'ya da hak vermişsiniz. garip.

@xururuca haklısınız. başkalarının ne düşündüğünü fazlasıyla dert edinip kabuğuma çekildiğim için sosyalleşebileceğim alanlar arar oldum. şimdi de "başkaları ne düşünür" diye kaygılanarak kendimi bu arayıştan geri çekecek bahaneler üretiyorum :)

@cooperr evet, eşcinsel yanlış oldu. genellikle kadınların alaka gösterdiği bir hobi olduğu için efemine bir tip gözüyle mi bakarlar demek istemiştim.
0
🌸huçi kuçi
(29.10.25)
Spor salonuna üye ol abi seramik ne. Çekincende haklısın çünkü kadın sayısının çok olduğu yerlerde tek erkek sırıtıyor. He 1 günlük etkinlik, 3 5 günlük workshop olur eyvallah ama kurs dediğin şey uzun sürüyor. Bir de boş iş yani. Yazılım kursuna gitsen kurs bitince bir şey öğrenmiş olursun. Böyle kız düşmez. Bu da ayrı konu.
-1
arbre
(29.10.25)
@arbre spor salonunda millet kulaklığını takıp antrenmanına odaklanıyor, yeni arkadaşlıklar kurabileceğim bir ortam değil ki orası, yanlış mıyım? yazılım kurs saatleri dışında da azim ve emek isteyen bir alan. her gün saatlerimi yazılım öğrenmeye adamayacaksam kursuna gitmenin pek bir manası yok. o iş beni aşar maalesef.
0
🌸huçi kuçi
(29.10.25)
@huci kuci @etna olumsuz gorus bildirmemis ki, sorulariniza evet demis.

garip kacar mi, evet kaciyor. gittim, atolyeler duzenleyen filan biri bile oldum bir ara. garipseyeni cok.

escinsel zanneden de oluyor, evet. sacma bir sekilde feminen bir ugras gorunuyor guzel memleketimde, halbuki globalde -diger sanatlarda oldugu gibi- major isimlerin arasinda dumduz hirt erkek cok. bizim milletin sacmalamasi bu.

escinsel olmadigini anlayan zaten kiz tavlamaya -sosyallesmeye- geldigini dusunecek. e bundan daha dogal bir sey yok. insani insan yapan insanca ciftlesebilmesi. seramikle ilgileniyorsun, oradaki insanlarla tanisiyor ve gorusuyorsun. bitti gitti. hayatsiz koleler is yerlerinde fantazi yasamaya calistiklari icin bunu da garip bir seymis gibi gormeye ve gostermeye calisiyorlar. is-ev arada futbol cizgisinin disinda herhangi bir yasama halini hayatlarina sokamamis, zevkleri olmayan, hayati yasamaya dair gorusleri ciddiye alinmayacak tipler bunlar da. hayati yok ki yasamanin ne oldugunu bilsin.

bi daha okudum, etna olumsuz bir sey soylememis. siz bu toplumun asagidan gelen onyargilarini ciddiye aliyorsunuz. aha olumsuz soylemim bu. asagidan gelenleri yuk etmeyin kendinize, kafalarina basip gecin. b.kunda bogulsun hepsi. :)
0
klassno
(30.10.25)
seramik güzel bir hobi.
bir kaç ders gidin, beğenmezseniz devam etmezsiniz.

ben vaktinde kız arkadaşım ile gitmiştim. sınıftaki tek erkek bendim. muhtemelen diğer gruplarda da çok az erkek vardı ya da benden başka yoktu. kadınlar arasında daha yaygın olduğu bir gerçek. yeni arkadaşlar edinmek için çok uygun bir yer olmayabilir sizin için ama yine de güzel zaman geçirirsiniz. bence gidin.

ben kendime traş kabı (fincan yapacaktım yanlışlıkla tıraş kabı oldu), kahve kupası ve büyük bira bardağı yaptım. iki sene oldu sanırım hala kullanırım. sıcak, soğuk, bulaşık makinesi.. hepsini kaldırıyor ama sanırım ömrünü kısaltıyor böyle şeyler. dikkatli kullanmak lazım.

neyse, git abi boşver. kim ne derse desin. kız tavlamaya gitmek için çok uygun bir yer değil bence seramik kursu. en azından benim gittiğimde evli yaşı büyük ev kadınları, düğün heyecanı taşıyan kızlar vardı, bekar yoktu kısaca.

anadolu yakasında bir ahşap atölyesine katılmıştım.
size özelden oranın web sitesini ileteceğim, ilginiz varsa oraya da bir bakın.
0
biseysorcaktim
(30.10.25)
(5)

Sonbahar Kaş'ta ne yapılır?

mikahakkinen
Kaş'a ilk defa gideceğim. Tek çocuklu aile olarak 2 gün fazla mı olur? Ne yapılır?10 Kasım ara tatil haftası gidilecek.Teşekkür ederim.
Kaş'a ilk defa gideceğim. Tek çocuklu aile olarak 2 gün fazla mı olur? Ne yapılır?
10 Kasım ara tatil haftası gidilecek.
Teşekkür ederim.
0
mikahakkinen
(29.10.25)
Soğuk bi gece.12 ye kadar soğuk. 5 e kadar bahar havası. 5 ten sonra rüzgar belki yağmur. Çocuk hasta olmazsa iyi. Denize bi girilip çıkılır. Keyifle yüzülmez.Turist çekilmiştir. Tek tük esnaf. Tadı olmaz gibi çocukla.
0
luluki
(29.10.25)
Ben olsam vize alıp Meis Adası'na geçerdim. Yani olayı Kaş boyutundan çıkarıp Yunan adası turuna çevirirdim.
-2
arbre
(29.10.25)
Hiç bi şey yapılmaz yerinizde olsam o planı iptal ederdim 29 Ekim sonrası Kaş’ın Batı Anadolu’daki herhangi bir vasat ilçeden farkı yok.
0
Mcfly
(29.10.25)
herkes +1
kaş'ta açık tek bir mekan bile bulamayabilirsiniz. dolayısıyla o tarihte kaş'a gitmek değmeyeceği gibi, meis'e gitmek sezonda bile gereksiz bence.
bir de o tarihlerde bazen otoyola çıkan su baskınları falan oluyor. iptal edin bence de.
0
lil siztah
(29.10.25)
hicbi sey yapilmaz akyaka bile daha hareketli
0
ala09
(29.10.25)
(5)

Fast food ve protein alımı

arbre
Şimdi ben 84 kg olduğumu öğrendiğimde yemek uygulamasını silip fast food siparişi vermeyi bıraktım. Sivilce yapmıştı. Bırakınca geçti. Sürekli 300 500 gidiyordu. Ondan da kurtuldum. Ama şimdi de şöyle bir problem var. Spor yapıyorum ve protein almam gerekiyor. Hamburger alınca protein alıyordum. Bu
Şimdi ben 84 kg olduğumu öğrendiğimde yemek uygulamasını silip fast food siparişi vermeyi bıraktım. Sivilce yapmıştı. Bırakınca geçti. Sürekli 300 500 gidiyordu. Ondan da kurtuldum. Ama şimdi de şöyle bir problem var. Spor yapıyorum ve protein almam gerekiyor. Hamburger alınca protein alıyordum. Bu tamamen kesildi şu an. Kendim hazırlayacak zamanım, olmuyor. Fast food haftada 1 olsa kilo konusunu olumsuz etkiler mi? Ve yeterli protein almış olur muyum haftalık? Sağ olun.
0
arbre
(28.10.25)
Kabataslak hesaplandığında günde almanız gereken protein miktarı kilonuz başına 0.8 gram sizi de 84 kilo sayarsak 67 gram protein almanız gerek hadi 60 olsun. 100 gram köftesi olan bir hamburgerden 18-19 gram protein alırsınız haliyle 40 gram protein açığınız oluşmuş olur.
Zaten proteini tek öğünde almanızı da önermem 3 öğünde her öğünde 20 gram olmak kaydıyla protein alırsanız yeterli olacaktır. Tavuk göğüsünden çok daha fazla protein alırsınız ve fazla da yağlı olmadığından dolayı spor için ideal besin.
Haftada 1 fast food tüketmek çok kötü değil ama protein açığınızı yine kapatamamış olursunuz.
+1
mermaidd
(28.10.25)
Spor yapıyorum diyorsun, yanlış bilmiyorsam iki tane dumbell ile kol calisiyorsun sadece. Eğer bahsettiğin buysa kafanı yormana çok gerek yok.

Hamburger var hamburger var. Ne yediğini, kalorisini, yağını, proteinini bilmiyoruz. Kafanda hamburger fast food demene gerek yok. Içinde ekmek var (karbonhidrat), et var (protein ve yağ), peynir var (hepsinden) ve yeşillik var (lif). Yani burada bunu yemek kötüdür diyemeyiz. Nerede kim tarafından yapılan bir hamburger olduğunu bilmiyoruz.

Kilo konusunu hamburger yemek yada bir şey yemek etkilemez. Kilo konusunu yaktığın kaloriden fazlasını almak etkiler. Bu kadar.

Haftalık ne kadar protein alman gerektiğini ne kadar aldığını da yediğin Hamburger üzerinden hesaplamamizi bekleme yani.
+3
logisticsmanager
(28.10.25)
Full et yerine öğünlerdeki makroları takip edip aldığınız protein miktarını kontrol edebilirsiniz. Kahvaltıya lor , haşlanmış yumurta eklemek , öğlen ve ya akşam tavuk hindi gögüs gibi etler ekmek de yeterli. Hacim kazanmak istiyorsanız kilonuzun 1.5 - 2 katı kadar protein almanız lazım ( sırf hamburger ile olacak iş değil ) ilave whey ile katkı sağlayabiliriniz.

84 kg iseniz yaklaşık 120 gram protein almanız lazım günlük
+1
pislick0
(28.10.25)
logisticsmanager, bilerek yavaş yavaş keşfediyorum. Lat pulldown çalıştım. Karın, bacak da ekleyeceğim.
0
🌸arbre
(28.10.25)
Yavaş yavaş keşfetmek yerine HEVY diye bir app var, hangi bölgeyi çalışmak istiyorsanız oraya özel hareketler gösteriyor. Set ve ağırlık takibi yapmak için de çok başarılı ve ücretsiz , tavsiye ederim
+1
pislick0
(28.10.25)
(3)

Birine aşık olduğunuzu en saçma şekilde fark ettiğiniz an?

Civil.leo
S. B
S. B
0
Civil.leo
(28.10.25)
Ben bu kıza bakmam dediğim ofis arkadaşımı sürekli düşünmeye başladığım an.
-6
arbre
(28.10.25)
Spor hocam güzel değil iyiki diyordum ki konuşması tarzı filan sonrası 3-4 saatte bir mesaj atmasını beklerken hiç bir şey yapamadığımı farkettim.
Eylül ayı zor geçti, uzaklaşma kararı aldım bir aydır kestim iletişimi hislerim azaldı daha rahat nefes alıyorum.
Görüşürsem bilmiyorum yine tepetaklak olabilirim
0
kararsızataletfilozofu
(28.10.25)
Egoma en çok zarar vereceğini gördüğüm, bunu da bildiğin açık açık ifade eden kişiye bağlandığımı fark ettiğim an. Bana kendi yöntemleriyle ve şiddete başvurmadan galebe çalanlara âşık oluyorum sanırım.
+1
muhayyer divan
(29.10.25)
(9)

İnsanlar doğuştan…

pek iyi degilim bugunlerde
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.

Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı sizce?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(27.10.25)
İyidir. Yaşadıklarıyla kötü olur. Haksızlık ne konuda? Herkesin kendince haklı bir sebebi olabilir. Sadece buna bakılarak insan kötüdür denemez.
0
arbre
(27.10.25)
hangi yönünü beslerse o.
+1
deartheodosia
(27.10.25)
Ben bu tip yaklaşımları pek anlamıyorum cidden. Şartlara göre değişmiyor mu? İnsan açken, rekabet halindeyken, kısıtlanmış hissederken kötü; iyi kötü bir stabil hayatı varken, ihtiyaçları karşılanıyorsa, rekabetten uzakken iyi olabilir.

Sizin verdiğiniz örneği de tam anlamadım. Doğuştan bir karakter hakkında konuşurken "haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışmak" nasıl bir kıstas olabilir ki? İnsan doğuştan mı haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışıyor? Şu denebilir belki, insan yetişme çağında "iyiliği" öğreniyor. Çocuklar bencildir, paylaşması gerektiğini yeri gelip ailesinden veya çevresinden görerek öğrenir. Çocukların dürüstlük hassasiyeti yoktur, kolay yalan söylerler. Yalan söylememeleri gerektiğini yaşayarak ve görerek öğrenirler. Çocuklar çıkarı için kardeşlerini ve arkadaşlarını kolayca satabilir. Empati kurup karşılarındaki kişinin perspektifinden bakabilmeyi ve ayıp kavramını eğitimle veya gözlemle öğrenirler. Ancak bu bence doğuştan kötülük anlamına gelmiyor.
+1
akhenaten
(27.10.25)
dogustan kotuyuz, iyilik ogrenilen birsey diye dusunuyorum.
0
cooperr
(27.10.25)
İyilik de kötülük de insanın kendi yorumudur. Güzel gibi çirkin gibi. Güzel ahlakı kötülük olan gören bir beyin için insan doğuştan kötüdür çünkü insan adaleti doğuştan benimser ve adalet güzel ahlak unsurudur.

İyilik kötülük yakıştırması hangi beyin tarafından hangi durumlar için yapılıyor o önemli. Herkese göre değişebilir yani. Ortak değerlerin olmadığı yerlerde özellikle.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
ünv'ye yeni başladığımda hoca sınıfa evrensel ahlak var mıdır yok mudur diye bir soru attı, çoğu kişi parmak kaldırıp "evet vardır, şundan şundan ötürü.." diye uzun uzun anlattı yorumladı vs.

hoca ardından yeni gine'de antropologların 20. yy başlarınnda izlediği bir kabileden bahsetti;

bu kabilede yetişkinliğe geçiş sürecinde erkekler bir sınava tabi tutuluyorlar: komşu kabilenin değerli bir malını veya eşyasını çalıp getirmek. sadece bunu gerçekleştiren erkekler kabilede yetişkin bir birey olarak saygı görüyorlar ve erişkin olarak kabul ediliyorlar.

ahlak ve beraberinde gelen "iyilik", "kötülük"; bunların hepsi toplumsal norm'larla oluşan değerler. yeni gine örneğinde mesela "başkasının bir şeyini çalmak" o toplumda ahlak kullarına uygun bir gelenek olarak yerleşmiş. bu yerleşmiş gelenekler ve kültürler binlerce, hatta belki onbinlerce yıldır insanı biçimlendirip şekillendirdi (bunun içerisinde "iyi" ve "kötü" algımız da var)
0
makbur
(27.10.25)
Şu dünyada insanın iyi olduğunu düşünmek bile sıkıntılı bir durum. İnsan yok etmeye planlanmış sıra kendisini yok etmeye geliyor.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
Kötü olarak adlandırırsın sanırım.
Öncelikle hayatta kalmak, sonra da daha iyi bir hayat yaşamak için her şeyi yapacak şekilde doğar insan.

İyilik olarak adlandıracağını düşündüğüm empati kurma, başka hayatlara saygılı olma, bir toplulukla uyum içerisinde yaşama sonradan öğrenilen özellikler diye düşünüyorum.
+1
michael_knight
(27.10.25)
Kötüdür çıkarcıdır hasettir kıskançtır
0
Hallegadola
(28.10.25)
(8)

İnsan yetişkinken lise veya üniversite zamanları kadar mutlu ve relax olabilir mi?

mahmuttt
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü? Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
Yani hem çalışıyorsun, hem evli hem çocuklusun. Bekar keyfekeder üniversite lise zamanları kafası kadar mutlu ve rahat olmak mümkün mü?

Yani bu kadar sorumluluk ve yorgunluğa rağmen gayet mutlu ve relax nasıl kalınabilir?
+1
mahmuttt
(27.10.25)
evlenmeyerek
0
eja
(27.10.25)
mutlu kalmak mümkün. seni mutsuz eden şeyleri iyi tespit etmen, tespit ettiğin şeyleri iyi analiz edip onlardan kurtulman gerekiyor. başka bir yolu yok.

basit gibi görünüyor ama insan kendisini mutsuz eden şeyleri doğru tespit edemiyor, tespit etse de bunlardan kurtulmak her zaman kendi elinde olmuyor. örnek veriyorum, işinizden çok mutsuzsunuz ama cebinizde beş kuruş para yok, işsiz kalmanız mümkün değil. sizi mutsuz eden şeyden kurtulmanız imkansız hale geliyor. evet kısırdöngü. ama işini bırakıp, başka bir işe geçebiliyorsan mutlu olma şansın oluyor.

relax kalmak mümkün değil.
0
co2s2
(27.10.25)
Olamaz. Evlilik ve çocuk çok büyük sorumluluk. Evli ve çocuklu olup içinden rahatça çok mutluyum diyen görmedim. Bekâr, parası olan insan lise ve üniversiteden daha mutlu olabilir.
0
arbre
(27.10.25)
bence bu çok göreceli bir şey. lise ve üniversitede öyle aman aman mutlu olduğumu hatırlamıyorum. ben kendi paramı kazanmaya başladığım dönemde mutlu oldum mesela. evlilikte tavan yaptı. evliliğin neden bu kadar kötülendiğini anlayamadım. evliliğin getirdiği sorumluluklar olumsuz şeyler değil ki. sadakat yükümlülüğüm olmasın filan diyorsanız onu bilemeyeceğim tabi. ama bence evlilik bekarlıktan çok daha güzel bir şey. çocuk için aynı şeyi söyleyemeceğim :D
+4
elorelia
(27.10.25)
Kafayı rahatlatmak için spor diyorum. Benim için mental açıdan faydası fiziksel faydasından daha çok diyebilirim.
0
kumandanim
(27.10.25)
muhtemelen mesleğe ve ekonomik tatminkarlığa, haliyle de özgürlüğe bağlı.

şahsen en mutlu olduğum zaman dilimi üniversite zamanlarımmış. şu an milyarlarca liram olsa o anın birkaç gününü yaşama ihtimalim yok, sıfır.

daima bir hesap verme, sorumluluğu yerine getirme, haftanın iki günü için 5 günü harcama, senenin en güzel zamanlarından 14 gün boşa çıkabilmek için tüm sene çalışmak vs vs mutluluk mu getirecekti zaten?
0
m e b
(27.10.25)
ben lise ve üniversite zamanlarımdan bir tık daha mutluyum ama tam olarak da mutluyum diyemem. nefret ettiğim bir işi yapıyorum ve yeni bir iş şu an ortalıkta gözükmüyor. yalnızım ama lise / üniversite zamanlarından bile daha fazla sosyalim.
0
rain when i die
(27.10.25)
Lisede mutlu olanların hepsinin zorba olduğunu düşünüyorum. Bir yığın insan halen daha lise travmasını atlatamadan yaşamaya çalışıyor. Üniversitede de çok varoş insanlarla karşılaştım bizim bölüm öyleydi galiba ya da. Eli yüzü düzgün bi mühendislik bölümünde böyle tipler yoktu bence. İibf pişmanlıktır.
0
Hallegadola
(28.10.25)
(11)

giyim alışverişi hangi markalardan yapıyorsunuz?

entegre
1-şu an hangi markalardan yapıyorsunuz?2-daha çok paranız olsa hangi markalardan yapardınız?yaşınızı da belirtseniz süper olurdu. ben 33/K
1-şu an hangi markalardan yapıyorsunuz?
2-daha çok paranız olsa hangi markalardan yapardınız?

yaşınızı da belirtseniz süper olurdu. ben 33/K
0
entegre
(26.10.25)
jimmy key, chima, mudo, mango, zara, yargıcı. papuç için de elle yi seviyorum baya.
basic tshirtlerimin hepsini de senelerdir kaft tan alıyorum.

çok param olsa tr den almam gider yurt dışından alırım. 36k
0
a perfect lie
(26.10.25)
Beymen, Network, Massimo Dutti. Daha fazlasını istemem, gerekmez. 41 E
0
gabe h coud
(26.10.25)
32E. Tişört Lufian. Jean, gömlek Mavi. Kışlık ayakkabı Lumberjack, spor ayakkabı Nike ve Adidas. Aslında Adidas tişörtüm de var, sırt çantam ve spor çantam da Adidas. Adidas'a çalışıyormuşum. Çok param olsa direkt İtalyan markaları tercih ederim.
-1
arbre
(26.10.25)
Colombia, Levis, Adidas, Altınyıldız
E
0
Mirket
(26.10.25)
LCW
E
Başka bir yer denemedim sabit insanım. Çeşit çok, fiyat ucuz ve bana göre kaliteli.
+1
artıküyeolmakistiyorum
(26.10.25)
adidas, uniqlo, gap, new balance, levi’s, arket…
daha fazla param olsa ne alirim bilmiyorum.
0
lemmiwinks
(26.10.25)
Reserved, uniqlo, h&m

Daha çok param olsa cos ve the other stories

39k
0
suicides underground
(26.10.25)
1- Kullanım amacıma göre aldığım yerler değişiyor bir iki örnek;
Trençkot - Yargıcı
Günlük giysi - Oxxo
Tayt - Cadde butiği

2- Tarzını beğendiğim markalar;
Yargıcı, Twist, Oxxo, Massimo Dutti.
Aşırı zengin olsam sadece McQueen giyerim galiba.
0
mutekebbir
(27.10.25)
39e.şu an beymen,kotta mavi,levis. genelde spor giyim. adidas under armour nike.

param olsa da fark etmez. spor giyinirim.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
kafası karışık bir 30K olarak çoğunlukla lacoste, uniqlo, nike, pull&bear, oysho .. pantolon her zaman levis.
0
theseachange
(27.10.25)
gözüme ne güzel gelirse o. marka kaygım yok.

zaten ben kıyafetlerimi türkiyede bulamıyorum. yurtdışından sipariş ediyor ya da terziye diktiriyorum.

daha çok param olsa da sonuç aynı olurdu. pahalı markaların sundukları şeyler çok sade. bana hitap etmiyor.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
(14)

Üniversite hazırlık sınıfında hocalar 'sadece' İngilizce mi konuşuyordu?

hadi ya la
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
Hatırladığınız kadarıyla nasıldı? Hoca ders anlatırken %80 İngilizce, %20 Türkçe (açıklama, uyarı, arada sohbet vs.) // veya %100 İngilizce konuşuyordu gibi yazabilirsiniz.
0
hadi ya la
(26.10.25)
Yuzde yuz İngilizce. Bogazici Uni.
+1
ırene adler
(26.10.25)
Türkçe yasaktı. Biri hariç tüm derslerin hocaları hep her zaman ingilizce konuşurdu. İronik bir şekilde sadece Speaking hocası Türkçe konuşurdu. Adam hazırlık program koordinatörüydü üstelik. Japonya anılarını falan anlatırdı.
0
yadigar
(26.10.25)
Sadece İngilizce hiçbir işe yaramaz Türkiye'de. Bunu savunan ülkeyi tanımıyordur. Amaç İngilizce öğretmekse hem Türkçe hem İngilizce anlatılır. Öğrenciler anlamadıktan sonra sadece İngilizce bir işe yaramaz. Speaking dersinde sadece İngilizce konuşulabilir. Grammar falan İngilizce anlatılmaz. Böyle bir kural da yok zaten.
-6
arbre
(26.10.25)
Grammar translation yöntemi eskide kaldı artık modası geçti. O bizim zamanımızda öyleydi, grammar Türkçe anlatılırdı. Artık communicative method, lexical approach ve task based learning kullanılıyor ağırlıklı olarak. Kurallar örnekler içinde fark ettirilerek öğretiliyor. Üniversitede hazırlık okumadım çünkü zaten dil bölümü mezunuyum mütercim tercümanlık okudum hazırlık yoktu bile bizim bölümde ama lise hazırlığı hatırlıyorum da bizim dersler %100 İngilizce işlenirdi. Türkçe belki ilk ay falan biraz kullanılmıştır. Özel okulda okumadım bu arada, yabancı dil ağırlıklı devlet okuluydu, o zamanlar süper lise deniliyordu.
0
kullanicadi
(26.10.25)
ingilizceydi diye hatırlıyorum.
0
inheritance
(26.10.25)
Okula bağlı. Hacettepe de kural buydu. Zart zurt ünilerde mecburen türkçe ingilizce.
Arbre.. iyi okullarda gramer dersi dahi olmaz. Öğrenci grameri aradan süzerek alır. Gramer dersi 3. Dünya ülkelerinde olur.
0
luluki
(26.10.25)
ingilizce değil ama başka bir dilde hazırlık okudum. 3 hoca vardı derslerimize giren.
bir tanesi çoğunlukla türkçe konuşuyordu.
diğer ikisi çoğunlukla yabancı dilde konuşuyordu.
türkçe'yi daha az konuşmaları iyi olurdu.
0
biseysorcaktim
(26.10.25)
Bu arada 1 sene okutmanlık yapmıştım çok kötü bir vakıf üniversitesinin hazırlık bölümünde. İngilizceyi geçtim bir ders sırf Türkçe dil bilgisi anlatmam gerekmişti. Zamir ne demek bilmeyen vardı, Türkçe bir cümleyi öğelerine ayıramayan vardı, tamam dil Türkçe düşünerek öğretilmez ama insanda bir ana dil temeli olur ki insan başka bir dil öğrenirken kafasında o mantığı oturtur. Hayatımın en zor yılıydı çalışma anlamında. Bak işte o sene clt falan sallamıştım işte:d grammar translation da kullanıyordum yani ara ara, eclectic method uyguluyorum diyordum:p
0
kullanicadi
(26.10.25)
Ege de her şeyi ingilizce anlatıyorlardı hazırlıkta

%100 ingilizce mühendislik okudum, orada da her şey ingilizceydi sadece 1 e 1 de sorduğun sorulara türkçe cevap veriyordu hocalar
0
pislick0
(26.10.25)
luluki, alakası yok. Eğitim kimsenin malı değil. Eğitimi kimse şöyle anlatacaksın, böyle anlatacaksın diyerek sınırlayamaz. MEB bu kadar teori, yaklaşım uyguluyorsa millet neden bir tane cümle kuramıyor? Bir insana bir şeyi öğretmek için her yolu deneyebilirsin, her dili kullanabilirsin. Fransa'dan Türkiye'ye ailesinin işi sebebiyle gelmiş biri bir konuyu anlamıyorsa Fransızca biliyorsan Fransızca da anlatabilirsin. Maalesef bu tip üstten bakan, içi ve altı boş bakış açıları nedeniyle binlerce genç hiçbir şey öğrenemeden yıllarını harcayıp mezun oluyor.
-4
arbre
(26.10.25)
merhaba. beykent ingilizce sinema tv mezunuyum. 4 yıl boyunca tek bir hoca bir cümle bile ingilizce konuşmadı, tek bir cümle bile. hatta sovyet rusya döneminden değerli eski toprak hoca vardı, Azerbaycan Türkçesi/ rusça karışık konustuğu için iletişimde zorlandık (hiç bi sey anlamadık) yalvardık okula da türkçe ye çevirmen tuttu. sınıfta da kimse ingilizce bilmiyordu zaten "dublajlı izleyelim hocam", "bu devirde siyah beyaz film mi izlenir" falan diyen besyo tutmayınca uzun dönem askere gitmemek için sinema tv mezunu olan bir yığın insanla okudum.
0
libertine
(26.10.25)
Ilkokulun 5 yillik oldugu donemler, ilkokul bitince Anadolu Lisesi hazirlik okurken (yas 13) hocalar %100 Ingilizce konusurdu. Sonra bir daha hazirlik okumadim, hep muaf oldum (lisans, yuksek lisans vb).

Ortaokul, lise, lisans ve yuksek lisansta hocalarim Turk ya da yabanci farketmeksizin icerigi Ingilizce olmayan Turkce, Almanca, tarih, cografya, din kulturu gibi dersler haric dersleri tamamen Ingilizce islerlerdi, Turkce soru sorarsan cevap vermezlerdi.
0
sertac akin
(26.10.25)
%100 ingilizce. hiçbir şekilde Türkçe konuşmuyorlar, lisans derslerinde de böyle, adama ders arasında (sayısal bir bölüm dersi) Türkçe soru soruyorum ısrarla ingilizce cevap veriyor. Bence çok doğru bir sistem değil grammar konularını sağdan soldan video izleyerek öğrendim.

bilkent uni.
0
hold the door
(27.10.25)
ingilizce 90'larda özel ortaokul hazırlık sınıfında öğrendim ilk. %100 ingilizce konuşulurdu, ders içinde ve dışında. Kimi hocalar yabancıydı, istese de Türkçe konuşamazdı. Bence gayet etkili bir yöntemdi, daha sonra devlet okullarına geçmiş olsam da lisede dil öğrencileri dahil benden iyi ingilizcesi olan tanıdığım olmadı.
0
robokot
(27.10.25)
(17)

Ayrılsak da beraberiz

kendinikertenkelebek
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyoru
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle biten bir çiftin, “sevgiliyken daha iyiydik sanki” diyerek boşanarak yollarına sevgililik hayatı yaşamak şartı ile devam etmesi normal mi? Anlaşamayarak boşanan iki kişinin haftada 1-2 bir gün görüşüp, kadının “kendimi kadın gibi hissetmek istiyorum, şımartılmak istiyorum, gezip tozmak istiyorum. bana bu kadarı da yeter mutlu olmam için” demesi. Erkeğin bunu kabul etmesi…

Ya tabii ki alan razı satan razı pek bir şey kalmıyor geriye ama. Cidden psikolojik açıdan da sağlıklı ilişki açısından da bir gariplik, sorun yok mu? Yani bir tek ben mi anlamakta zorluk çekiyorum bu durumu?

Şöyle güzelinden az açalım bu konuyu istedim. Şimdiden vakit ayıranlara teşekkürler.
0
kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Aynı evde kalmayıp sevgili kalmaları normal. Ama arada sevgi aşk olmadan devam ediyorlarsa leş bi ilişki.
-1
luluki
(25.10.25)
Evlilik dediğin sorumluklar pakediyle birlikte geliyor, bu sorumlulukların yürütülememesi karşılıklı ilgiyi ve çekimi düşürmüş

Çift de bu sorumlulukları aradan çıkarıp, herkesin kendi hayatını derleyip topladığı, evleri ayırıp sevgililik moduna dönmüş, gayet güzel bir durum

Edit: arkaşlar niye eksiliyorsunuz herkes bizim standart evlilik pratiklerimizi de standart sevgililik pratiklerimizi uygulamak zorunda değil. İnsanlar kendilerine uygun daha farklı bir ilişkilenme pratiği seçmiş.
-2
grimavi
(25.10.25)
Evliliği anlaşamama ve iletişim sorunları nedeniyle bitiriyorlarsa neden sevgili kalıyorlar? Sevgiliyken de aynı sorunlar devam eder sonuçta. Bu biraz şey gibi olmuş evliyken ensemde boza pişiriyorsun istediğim şeyleri açık açık yapamıyorum sevgili kalalım arada seninle olayım arada başkalarıyla gibi bir şey. @edmond honda'ya katılıyorum açık ilişki yaşamak istemişler gibi.
+5
mermaidd
(25.10.25)
yani etrafımda çok fazla boşandık ve sevgili kaldık artık çok daha mutluyuz diyen pek görmüyorum. bunun uzun sürebilecek bir ilişki turu olduğunu da düşünmüyorum çünkü evlilikte yaşanan sorunların bir şekilde tekrar edeceği, insanların tartışmalarına sebebiyet verecektir diye düşünüyorum.
+3
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
Evlilikten sevgililiğe geçiş fikri zekâ geriliği belirtisi bence ya. Üremesinler de napıyorlarsa yapsınlar.
+1
arbre
(25.10.25)
kız toksik biri erkekte pasif tencere kapak işte. bir süre böyle devam eder, şımarık sevgili baskasını bulursa pasiften ayrılır yeni sevgilisine hayatı dar eder böyle giderler işte.
+6
koela
(25.10.25)
Duygusal anlamda olgun olmadıklarını düşünmekle beraber tarafların her ikisinin de psikolojik olarak iyi olmadıklarını düşünürüm. Yakın arkadaşı olsam taraflardan herhangi birisinin psikoloğa gitmesini öneririm.
+1
ulukayin
(25.10.25)
son zamanlarda okuduğum en saçma şey.

muhtemelen erkek iktidarsız
+1
Algorix
(25.10.25)
Her ikisi de ' anlaşmalı yedekte kalma' tarafında olmuş olur.
Benzerleriyle işim biterse veya umduğum çıkmazsa arada bunu kullanırım düşüncesi var. Aile kavramı , sorumluluk vs çoğu şeyden uzak şekilde .
+2
diyecevaplandı
(25.10.25)
Elbette bir gariplik var. Bence de var. Evliyken insanların birbirine sevgisini saygısını ilgisini değiştiren şey imza mı oluyor yani anlayamadım. Sorumluluk yokken daha mı bağlılar yani? İstedikleri an başkasıyla birlikte olma yetkisi yok ki ortada, sevgili olmak birbirine bağlı olmaktır, açık ilişki yaşamak değil ki. Çok fazla saçma olmuş.
+1
muhayyer divan
(25.10.25)
Aldatmanın yolunu yapıyor. Grup seks partilerine gider işin sonu.

Edit: Başıma geldi, oradan biliyorum.
0
gabe h coud
(25.10.25)
Okan buruk-Nihan akkuş
0
Hallegadola
(25.10.25)
Kadın kişisi çalışmıyorsa, Babadan yetim maaşı alarak aile bütçesine katkı sağlamayı amaçlıyor olabilir mi?
0
Mirket
(25.10.25)
demek ki evlilik ilişkilerini monotonlaştırmış. nasılsa 7/24 aynı evdeyiz, bakımlı olmaya, dışarı çıkmaya gerek yok diye diye birbirlerine karşı özensiz ve ilgisiz hale gelmişler. nasılsa aynı evdeyiz diye birbirlerine değil başkalarına zaman yaratmışlardır. böyle böyle kopmuşlardır. kendi özel alanları da olmayınca, ev düzeninde de anlaşamadılarsa bu da huzursuzluk yaratmıştır.

sevgili olunca haftada 2 kez görüşürken özenli oluyorsun, heyecanlı oluyorsun. o enerjikliği geri istiyorlardır.

bu kişiler evlenmeden önce aileleriyle mi yaşıyorlardı yalnız mı?
-aileleriyleydilerse: evlenince özgür olacağını sandıklarından aradıklarını bulamamış ve bu durum ilişkilerini bozmuş olabilir.
-yalnızlardıysa: uzun süre yalnız yaşamanın rahatlığını bozunca evi başkasıyla paylaşmak çok zor gelmiş olabilir ve birbirlerine gıcık kapmış olabilirler kendi düzenlerine uyulmayınca.
+2
art cat chocolate
(25.10.25)
@art cat chocolate

peki ne kadar istenilen saglanabilir? ya da ne kadar sürdürülebilir bir ilişki türüdür bu? ya da sağlıklıdır?
0
🌸kendinikertenkelebek
(25.10.25)
@kendinikertenkelebek

hmm...

böyle sorunca bilemedim :d yani...

araları evli oldukları süreçte ne kadar bozuldu acaba? birbirlerine saygı ve ilgileri azaldıysa çok sürmez bence. birbirlerinden sıkılmış olabilirler, yeni kişiler tanımak isteyebilirler. evliliği de tattık bu ilişkiden bir halt olmaz baydı artık diyebilirler.

ilgileri, saygıları ve sevgileri azalmadıysa bu şekilde de devam edebilirler gayet güzel. çocuk da istemiyorlarsa ve ailenin-toplumun lafına da bakmayacaklarsa sorun yok. uzun bir ilişkinin evlilikle sonlanması şart değil.

bence okay. dedikodusu yapılıp gülünüp geçilebilir bir şey tabii çünkü evlenip boşanıp devam etmek garip geliyor kulağa. alışık değiliz bu tarz şeylere. keşke evlenmeden devam etselermiş. bu yüzden evlenmeden önce beraber yaşamayı denemek lazım. şimdi tüm eşe dosta düşmana bir güzel laf vermiş oldular.

kendimden yola çıkayım.

ben 11 yıldır ailemden uzakta bir şehirde, 7 yıldır yalnız yaşıyorum. 2 de kedim var. çok alıştım yalnızlığa. şu anda bir ilişkim var (2 yıllık gibi ama karışık biraz) ve onunla aynı eve çıkmayı hayal etmek bile beni boğuyor. yalnızlığa, sessizliğe, kendi düzenim olmasına çok alıştım. keza o da o şekilde. evlerimiz yakın ve arada bir görüşmek ve evlerde buluşmak daha rahat. aynı eve geçersem ondan soğuyabilirim. huzurum kaçabilir. ben çocuk istemiyorum, o da istemiyor. bu durumda evlilik oldukça gereksiz. düğünden ve diğer tantanalardan da hiç hoşlanmam. hiçbirine ihtiyaç duymuyorum. bu şekilde 2 yıl geçti ve başka sebepten aramız bozulmazsa, aynı evde yaşamıyoruz ve evlenmedik diye aramız hiç bozulmaz. ölene kadar bile sürebilir. bir noktada kira sebepli aynı eve çıkmak olası gözüküyor tabii :d (ülke ekonomisinin ilişkilere etkisi)
0
art cat chocolate
(25.10.25)
ikisi birbirlerini fazla sıkmış, hayatlarına fazla müdahil olmuşlar ve artık toksikleşmişler, sonra da dayanamayıp ayrılmışlar gibime geldi.

ne seninle ne sensiz durumu benim de bildiğim, tanıdığım bir durum.
bazen yakın olunca, mıknatıs gibi fazla yakın olunuluyor ve nefes alamıyor insanlar, uzakta olmayaysa dayanamıyor. sevgili olmak, sevmek ve aynı ev içinde olmak farklı şeyler. özgür yaşarken aynı evde yaşamanın sınır ve sorumluluklarını bilmiyor bazı insanlar. yadırgamıyorum. olgun değiller, büyüyememişler gibi düşünüyorum ben de bu konuda.

ayrıldık ama arkadaş kaldık aşamasına benzer bir şey olmuş bu.
ayrıldık ama arkadaş kaldık'ı bir noktaya kadar anlayabiliyorum ama "boşandık ama sevgiliyiz" biraz farklı bir trend. bunu garipserim.

bana şey gibi geliyor bu; birbirlerinin hayatına çok girmişlerdi, şimdi boşandıklarında fazla boş oldular, yalnız kaldılar, alışkanlıklarından vazgeçemediler ya da geçmek istemediler. o yüzden vites düşürdüler. bu çift belki de "boşanmadan önce evlerimizi ayırıp bir müddet ayrı kalsak, her şeyi bitirmeden önce bir de böyle denesek belki evliliğimizi kurtarırdık" diye düşünüyor olabilirler.
0
biseysorcaktim
(25.10.25)
(6)

Bu otobüste en rahat koltuk hangisidir?

hadi ya la
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtühttps://ibb.co/pj0fncSM
8 saatlik bir gece yolculuğu. Hedef olabildiğince iyi uyuyabilmek.
Ekipman: Uyku gözlüğü, boyun yastığı, ANC kulaklık, ekstra hırka/örtü

ibb.co
0
hadi ya la
(25.10.25)
Eğer yanına biri oturmazsa 21-22 çünkü koltuğu arkaya istediğin gibi yatırıp uyursun

Teklilerden 4,7,10,13,16 iyi
orta kapının yakınına gelen 19, 20, 23 tekli koltuklara mola sırasında kapıdan çok soğuk girer
0
grimavi
(25.10.25)
21-22 arkaya yatmıyor olabilir. emin değilim. normal şartlarda 4 iyidir. çok sallamaz.

otobüs boşsa, arkası boş olan bir koltuğa geçip yatırmak daha mantıklı tabii ki..cam kenarında...
0
co2s2
(25.10.25)
travegoysa hepsi dar. setraysa 35 en arka
0
mikahakkinen
(25.10.25)
35 favorim
-1
arbre
(25.10.25)
1,2,3 en kötüsüdür. Karşı taraf farı sürekli gözünüzü alır. Şöför hareketleri, şöför muavin muhabbeti rahatsız edicidir.
Orta kapı önü arkası, karşısı ve çaprazlar çok kötüdür. Muavinin geliş gidişi, servis hazırlığı falan hep tepenizdedir. Molalarda kapı açık olacağı için üşürsünüz.
Arkaya nedense muhabbetçi adamlar oturur. Yol boyu carcar konuşurlar.
En iyisi öne yakın tekli koltuklardır. Önünüzdeki Ayı koltuğu kucağınıza yatırmadığı sürece rahat edersiniz.
0
Mirket
(25.10.25)
mercedes amblemi(yıldızı) büyük olmali,
internette sirket ismini ara,
kazaya karismayan eski sirketleri tercih et,

static.bilet.com
0
designer
(25.10.25)
(11)

Kibirli ünlü var mı?

michael_knight
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
Kibir denince aklınıza gelen bir ünlü var mı?
0
michael_knight
(24.10.25)
Cem Yılmaz bence
-1
arbre
(24.10.25)
Hakan peker. Görme engelli bireyi kıskanmıştı canlı yayında. İlber Ortaylı, Murat Bardak ve Celal Şengör gereksizleri de var.
+1
prole
(24.10.25)
Bulent Ersoy
Ilber Ortayli
Okan Bayulgen
Cem Yilmaz +1
0
freedonia
(24.10.25)
kibirsiz unluleri listelemek cok daha kolay olur herhalde.
une ulasip kibirsiz kalabilmek cok zor bir olay cunku.
+3
cooperr
(24.10.25)
cem yılmaz kibirli değil bence. yaklaşık 30 yıldır zirvede. hadsizlere laf sokmak kibir değil.

ibrahim tatlıses kibirli mesala.. ayrıca kıskanç da. konuklarına olan tavrından anlıyorsun bunu. rahmetli kemala sunal'ın da figüranlara yaptıklarını okuyunca öyle olduğunu düşünmüştüm.

fatih terim sayılmazsa olmaz.. ali koç.. spor camiasından ilk aklıma gelenler.

ilber ortalı+1
+1
jepa
(25.10.25)
kibir denilince aklıma ilk olarak ali koç geliyor. koç dışında:
ibo
cem yılmaz
ilber ortaylı
şahan gökbakar
okan bayülgen
engin altan düzyatan
hande ataizi
fatih altaylı(yaşlanınca azaldı)
murat bardakçı
armağan çağlayan(yaşlandıkça azaldı)
berrak tüzünataç
ahmet mümtaz taylan
+2
cisimcik golgi
(25.10.25)
cem yilmaz'in kibirli oldugunu dusunmuyorum. o populariteye sahip olan en canayakin, samimi insan olabilir.

aklima en cok bana soracaksiniz diye bagiran erol buyukburc geliyor.

diger yazilanlara goz attim. ilber ortayli, okan bayulgen, murat bardakci'ya katiliyorum.
+2
antikadimag
(25.10.25)
Mazhar Alanson
Okan Bayülgen
Fahriye Evcen
0
anaphylacticshock
(25.10.25)
zamanında çalıştığım mağazaya gelenlerden iki kişi hatırlıyorum.
kibir abidesi bergüzar korel
cana yakınlık abidesi asuman krause.
+1
lazpalle
(25.10.25)
Müge Anlı
İnanılmaz bir kibri var.
+2
hayalhayal
(25.10.25)
Fatih Terim, İbrahim Tatlıses, Sezen Aksu
+1
yadigar
(26.10.25)
(4)

Spor - kas kazanmak

tchuck
kendimi eve kapatana kadar sportif biri sayılırdım. yani vücudum falan da düzgündü hep, spora da yatkındım. son 6-7 senedir ise baya kapattım kendimi vücudum berbat bir hal aldı.180 boyundayım 101 kiloyum. son 3 haftadır PT ile çalışıyorum, buna ek olarak da tempolu yürüyüş yapıyorum parkta, bulabil
kendimi eve kapatana kadar sportif biri sayılırdım. yani vücudum falan da düzgündü hep, spora da yatkındım. son 6-7 senedir ise baya kapattım kendimi vücudum berbat bir hal aldı.

180 boyundayım 101 kiloyum. son 3 haftadır PT ile çalışıyorum, buna ek olarak da tempolu yürüyüş yapıyorum parkta, bulabildiğim her boşlukta.

ilk etapta istediğim şey hızlıca zayıflamaktı. artık zayıflama kısmıyla hiç ilgilenmiyorum diyebilirim, daha doğrusu ikinci etapa bırakmaya karar verdim.

ben kaslanmak, düzgün bir vücut inşa etmek istiyorum. sprou da şuan çok iyi performansla yapıyorum. haftada 3-4 gün gidiyor olmama rağmen. bir de daha önce hep spordan kaçardım, şuan boş durduğum anlarda bile yapasım var.

neyse, sizce 7-8 ay gibi bir sürede düzgün bir vücut inşa edilir mi.
sıfır yağ, karın kası falan demiyorum. yağ oranımı %15lere falan düşürdüğüm, kaslandığım falan bir versiyona geçmek mümkün mü?

siz olsanız nasıl yapardınız? önce tamamen kilo vermeye mi odaklanırdınız, yoksa ilk günden itibaren sadece kas gelişimine odaklanıp zamanla zaten kiloyu vereceğinizi düşünerek mi yapardınız?

veya nasıl bir programda yapardınız?
5 gün ağırlık idmanı, aynı zamanda 5 gün core idmanı falan gibi mi çalışırdınız.

öyle düşüncelerinizi de merak ettim, biraz yol gösterilmeye de ihtiyacım var.
0
tchuck
(24.10.25)
Bildiğim kadarıyla hiç dinlenmemek olumlu sonuç vermiyor, tersine olumsuz sonuç veriyor. 2 3 gün iyi çalışıp kalan günlerde koşu, yüzme yapardım. Ve sadece spor değil, yeme içme konusunu düzeltmek gerekiyor. Fazla karbonhidratı kesmek (ekmek, kola), fazla yağı kesmek (fast food, cips), protein alımı önemli.
-1
arbre
(24.10.25)
ben yapabilecek olsam;

haftada 3 gun direnc antrenmani
gunde 8-10 bin adim yurume
protein agirlikli beslenme, islenmis gida, fast food, tatli yemeden, karbonhidrati biraz az tutarak

yapardim. bir kismini yapiyorum ama tamami olmuyor. o yuzden zayif ve hafif kasli olsam da ufak bir gobegim de var.

bir de sporda daha iyi performans icin gunluk kreatin kullanabilirsiniz. gercekten fark ediyor. bir de protein alimini arttirmak icin spor sonrasi protein tozu alinabilir.

bir de intermittent fasting yapilabilir, bu da kilo verme acisindan faydali. yeterince yerseniz zor olmaz.
0
lemmiwinks
(24.10.25)
yaklaşık 3 aydır tam olarak sizin yapmaya çalıştığınızı yapıyorum ben de. tarif ettiğinize yakın, önceden spor yapan, atletik yapıya yatkın vücutlu biriyim. benim de önceliğim ilk etapta kilo vermekti; nikte training ile antreman yapıp, beslenme düzenimi tamamen değiştirip makro kalorilere dikkat ederek o kısmı çok hızlı bi şekilde hallettim. bu sürede çok fazla içerik de takip ettim. benim anladığım kadarıyla lean bi vücuda sahip olmak için yapılması gerekenler sizin de yaptığınız gibi haftada 3-4 gün antreman, aktif bir gündelik yaşam (mümkün olduğunca bol yürüyüş). ama bunların yanında beslenmenin önemi çok kritik. protein ağırlıklı beslenmek, antreman yaparken enerjiye dönüştürebilmek için karbonhidrat tüketimini sıfırlamamak/azaltmamak ve lif alımı için sebze ve meyve tüketmek önemli. ek olarak tüm kaynaklar uykunun çok önemli olduğunu ve rest day'in de aşırı kıymetli olduğunu söylüyor. ben de calorie deficit'ten yavaş yavaş maintenence'a geçtim. şimdi ağır ve yavaş adımlarla haftada 100 kalori ekleyerek %20'lik bi surplas'a geçeceğim ki kas kazanımına odaklanabilsin vücüdum. 30'ların sonunda bi kadın olarak hormonları hoplatmamak için vücudun aldığı kalori değişikliklerinin yavaş ilerlemesi gerektiğini öğrendim ve ona göre ilerlemeye çalışıyorum. kendi deneyimimi uzmanı olmayarak umarım paylaştım. yanlış yaptıklarım varsa diye ben de soruyu takibe alıyorum :)
0
a7x
(25.10.25)
Sana yakın bir kilo ve boydayım, daha önce her zaman yediklerimin porsiyonunu biraz küçültüp, şekeri azaltıp, aralıklı oruç ile ve haftada 3-4 gün yürüyüşle 88 kg'a düşmüştüm ve vücudum epey toparlanmıştı. Şimdi tekrar saldım ve yaş ilerleyince kilolar zor gidiyor ve kas oluşumu daha zor sanırım. O yüzden ben de yine gaza geldim bu kez if yanında ciddi bir besin makroları sayma işine girdim. Protein alımının çok önemli olduğunu fark ettim. Evde eliptik bisiklet, dambıl, sehpa vs var, kas gelişimi için bunları da kullanmaya başladım. Yürüyüş ve bisiklet ile de destekliyorum bu kez iyi sonuç alacak gibiyim bakalım.
0
creepy
(27.10.25)
(7)

okurken ders işlemeyen öğretmeniniz var mıydı

messina123
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu k
ben gayet iyi bir anadolu lisesinde eğitim gördüm. bizim zamanımızda bir ingilizce öğretmeni vardı. 1 dönem dersime girdi. koca dönem 1 dakika ders işlemedi. tahtaya a bile yazmadı. o zamanlar böyle yapması müthiş geliyordu. haftada 4 ders yatıştı sonuçta. kimseye şikayet falan etmedik haliyle. bu kişi hala öğretmen ve hala devletten maaş alıyor. aradan 12-13 sene geçti. muhtemelen hala aynıdır. sizin okullarınızda da böyle öğretmenleriniz var mıydı?
+2
messina123
(24.10.25)
Sınıf dandikse kendini yorduğuna değmez. Zaten koca sınıfla ders nasıl işlenir ki sene olmuş 2025!
Sınıf iyiyse fen lisesi ayarındaysa mis gibi ders yapılır.
Yani uğraştığına deymeli. Yeni neslin
Üniversite dahil eğitim talebi yok.
Çoğu öğretmen ders işliyomuş gibi yapıp çocuk oyalıyor.
-1
luluki
(24.10.25)
Ankara'da merkezi ve bilinen bir devlet lisesinde okudum. Ders yapılan saat sayısı sınırlıydı. Hocalar ya öğrenci kaosunu dizginlemeyi beceremiyor ya da uğraşmıyordu. Terör estiren ya da saygı duyulan bir kaç hoca dışında ders işlenmez yahut yapılana ders denmezdi.
Derste kafayı masaya koyup uyuyan başka bir gün ek ders ücreti hakkımızdır gibi bir rozet takan hoca bile gördü bu gözler.
+1
anon1m
(24.10.25)
Maalesef vardı rezalet
0
arbre
(24.10.25)
bizde ders işlemeyen yoktu hani okulun son günleri falan hariç ama ilgili dersin öğretmeni uzun zaman yoksa yerine derse giren hocalar ders yaptırmazdı. açın en son haftayı tekrar edin derlerdi veya gelir yoklama alır. ses çıkarmadan oturun derler giderlerdi.
0
Fodera
(24.10.25)
benim lisedeki edebiyat öğretmeni ders işlemezdi. girip boş boş oturup giderdi.

şimdi de çevremden duyuyorum. hiç ders işlemeyen öğretmenler var. proje okulu gibi okullarda idare çok izin vermez belki ama o da kişisine göre değişiyor. kimi insanlara dokunamıyor idare. en iyi okullarda yatan tipler var.

ama meslek liselerinde falan bazı öğretmenler resmen ense yapıyor. ay başı maaş cukka. bence çok büyük ahlaksızlık. o öğrencilerin eğitim hakkını elinden alıyorlar.
0
santimantal
(24.10.25)
öğretmenim. Merkezi yerlerde genelde emekliliğe yakın yaşlı öğretmenler oluyor. bunları çalıştırmak çok zor. genelde her şeyi salıyorlar bir şikayet, soruşturma olsa emekli olur geçerim diyorlar.

Bir de meslek liseleri gerçeği var buralarda sınıflar kalabalık ve öğrenciler isteksiz öğretmen ders anlatsa da dinleme çabasına giren yok bu da demotive edici olabilir.
0
biravekahve
(24.10.25)
almanca derslerimiz boş geçerdi çünkü o ders müdür yardımcımızındı. sadece sınavlara gelir, atıyorum geçer not 60 ise bize 70 puanlık cevapları kendisi verir, gerisini de bildiğimiz kadar bizim yazmamızı/sallamamızı isterdi :) sanırım sadece bir dönem almancamıza gerçekten bir almanca öğretmeni geldi, orada da bizim sınıf ayaklandı, kadına dünyayı dar etmiştik maalesef. rahata alıştıktan sonra kimse istememişti zaten taş çatlasa b1 seviyesine ulaşacak bir almanca için uğraşmayı. almanca derslerinde bahçeye çıkar dop oynardık.
0
der meister
(24.10.25)
(12)

kız arkadaşım resimler gördü ve..

baldan kaymak
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
fotoğraf uygulaması yedeği varmış. senelerdir girmediğim çöplük. Ve ayrılmak istedi. Yan yana çekildiğim resimler vardı geçmişten, onları gördüğünü söyledi. Ne yapmalıyım? Ondan sonra olan hiçbişi yok.

Çok üzgünüm düşünemiyorum lütfen napmam gerektiğini salağa anlatır gibi..
0
baldan kaymak
(24.10.25)
Olgunlaşmamış biriyle ilişki sürdürmek istemiyorum. Kendine iyi bak. Diyorsun.
+9
arbre
(24.10.25)
Konu bir iki gün soğusun sonra açıklamanı yaparsın, kendini aşırı açıklamaya çalışma sadece olanı anlat. Bundan sonrası ona kalmış istediği kararı verebilir

Geçmişindeki fotoğrafları silmeliydin vs argümanı da duygusal manipülasyon. Bazı insanlar fotoğrafları siler bazıları silmez. Bunu kabullenmeyecek insanlar da özgürce başka yollara gidebilir.
+1
grimavi
(24.10.25)
olgunlaşamamış +1
eskiden ben de böyleydim. olay çıkartırdım her şeye. sen açıklamanı yap inanmıyosa bye bye de.
+2
matilda
(24.10.25)
Mal mı bu afedersin onları görmeseydi yaşanmamış mı olacaktı.

Yaşanmış ve görmüş işte ne var bunda benim liseden beri fotoğraflarım duruyor (2012)

Merak edip bakarken ne görmeyi bekliyordu acaba?

Kızlarda şey tribi oluyor. Eskiyse neden silmiyorsun.s.s.s işim gücüm yok binlerce fotoğraf arasından eski foto arıycam.

Saniyorlar ki yalnız kalınca gizli gizli eski sevgililerimize bakıp ağlıyoruz herhalde... değişik bir kafa.

Ben şahsen olsa ve görsem çok isterim, merak ederim yani. Eşim her şeyi silmiş, bu daha rahatsız edici.
+7
ananiyimioguz
(24.10.25)
Derin derin nefes al geçecek. Kendini daha iyi hissedince her şey bu kadar karanlık olmaz ve daha iyi konuşur ona göre kararlar verirsin.
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(24.10.25)
Kız arkadaşına olgunlaşmamış diyenlere katılmıyorum bazı takıntılı adamlar var ki ben de denk geldim eski sevgililerinin hepsinin fotoğrafları bi köşe saklı duruyor. Belki hala ona karşı bir şeyler hissettiğin için sakladığını düşünmüş olabilir. Bir kaç gün müsaade et ardından @grimavi dediği gibi açıklamanı yaparsın. Şayet açıklamadan sonra görüşmek istemiyorsa yapacak bir şey yok
+2
mermaidd
(24.10.25)
Kıza da hak veriyorum benim de birebir takıntılı olarak takip edildiğim oldu, çok ürkütücü.
Seni de öyle sanmış olabilir.
Sakin kafa ile konuşun güvenemiyorsa yapılacak başka şey yok.
0
cilekli pasta
(24.10.25)
Gecmis olmus bitmistir geri gidip mudahele sansinin olmadigi bir yerdir. Ayrica iyi ya da kotu insanin anilarini saklamasi kadar dogal bir sey olamaz. Fotograflarin duruyor olmasini, hala o kisilere karsi duygusal hisler besleyebilecegin anlamini cikaran insanlarla birlikte olma. Kimse kendini guvende hissedecek olgunlugu gosteremiyor diye gecmisine dair olanlari silme. iyi de olsa kotu de olsa gecmis senin gecmisindir. Gecmisin gecmiste kaldigini bilip bunu sindirebilecek olgunlukta olmayan biriyle vakit kaybetme.
+2
tezek
(24.10.25)
ayrıl abi, ne işin var. böyle bir psikolojinin kime ne faydası olacak.
0
gabe h coud
(24.10.25)
Ben şahsen birlikte olduğum kişinin eski sevgilisiyle fotoğraflarının arşivde dağınık bir şekilde kaldığını görsem daha rahat hissederdim. Bu durum özellikle hepsini silmiş olmaktan daha umursamazca duruyor.

Sadece bu kişiyle olan fotoğrafları ayrı bir klasörde titizce gruplanmış olarak bulsam biraz rahatsız olurdum ama yine de ayrılma noktasına gelmezdim.

Ayrılma noktası benim için fi tarihinden kalma fotoğrafların derli toplu şekilde güncel, kolay ulaşılabilir bir yerde ve hatta belki diğer eski sevgilerle olan fotoğraflarla da birlikte bir arada bulunması olurdu. Bu @mermaidd'in dediği yere denk düşüyor.

Böyle bir durum yoksa olgun bir davranış değil +1. Bence de kendi açınızdan olayı anlatıp sonrasında çok ısrarcı olmayın.
+2
akhenaten
(24.10.25)
bir iki gün bekle. sonra karşına alıp bu resimleri gördükten sonra ayrılmak istemesinin asıl sebebini öğren. resimleri sakladığını mı düşündü, yoksa ondan önce biriyle çıkmış olmana mı öfkelendi?
sakladığını düşündüyse açıklamanı yap, yedek olayını anlat. hala inanmıyorsa postala.
ondan önce biriyle çıkmış olmana öfkelendiyse, postala.

bu ne ya çocuk gibi
0
nolmus yani
(24.10.25)
ohooo daha şimdiden böyle şeylere ayrılmak istiyorsa işin iş geçmiş olsun
0
Hallegadola
(24.10.25)
(10)

Kombin önerisi

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/sftlwax*Ufak farklar var kararsız kaldım*1'de çizme var pek belli olmamiş*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
hizliresim.com

*Ufak farklar var kararsız kaldım
*1'de çizme var pek belli olmamiş
*3 yapay zeka, tozluk/çorap eklendi
*Kazak elbise üstüne giydim kötü durmuş mu ya da sıcaktan pişirir mi acaba
0
egerbiryolcu
(23.10.25)
Bence 3 şahane gözükmüş kombin olarak. Üstüne giydiğin gibi beyaz bir palto yerine varsa siyah ya da gri bir palto daha hoş durur, görüntüyü tamamlamış olur. Havalar da artık serinledi nerede yaşadığını bilmiyorum ama saat 17.00'dan sonra iyice soğuyor her yer bence sıcaktan da pişirmez gibi.
+2
mermaidd
(23.10.25)
Çorap şart mı?
0
gabe h coud
(23.10.25)
@gabe h coud
Evet çorap kesin olacak
0
🌸egerbiryolcu
(23.10.25)
Ben maşallah deme hakkımı kullanıyorum. 3 iyi.
+2
arbre
(23.10.25)
Kesinlikle 3 bu arada hangi şehir 😂
0
olaylar olaylar
(23.10.25)
2
Birden takip ete tiklayanlar artacak
0
kisa
(23.10.25)
3 ile ciddi düşünürüm.
0
late viper
(24.10.25)
3
0
cooperr
(24.10.25)
no3 sokakta karşımdan yürüyerek gelse, kaldırım bitmeden evlenme teklif ederim
0
co2s2
(24.10.25)
Calvino da 3 derdi.
0
thracia
(24.10.25)
(11)

Dertlerim, artılarım, eksilerim, bir şeyler söyler misiniz ?

ebeş
Doneler,10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.Maaşım eh işteev kirası yokKız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruzAilem
Doneler,
10 yıldır aynı kurumdayım, yönetici pozisyonunda çalışıyorum. İşimi seviyorum ancak son zamanlarda hem benden kaynaklı hem de ekipten kaynaklı hatalar yapıyoruz, işlerin ocak sonunda bitmesi lazım, takvim sıkışık.
Maaşım eh işte
ev kirası yok
Kız arkadaşımı çok seviyorum, beraber yaşıyoruz
Ailemle ilgili bir sorunum yok, sağlık sorunum yok, yakınlarımın sağlık sorunu yok.

Ama istanbul'dan, iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizliklerden çok sıkıldım. Sanırım artık gençlik zamanlarındaki enerjim,motivasyonum yok. İşi bıraksam yapabileceğim başka bir iş becerim yok, hadi olsa yine aynı içsel sıkıntıyı yaşayacağım belirli bir süre sonra.

Trakya'da küçük bir şehirde evim var, oradan kira geliri alıyorum, o şehre dönersem oturabileceğim ayrıca bir evim daha var. Ama yapabileceğim bir işim yok.

Psikolojik olarak son zamanlarda iş'te yaşanan sıkıntılardan dolayı çok daralmış hissediyorum, çıkış yolum yokmuş gibi hissediyorum, özgüvenimi kaybetmiş gibi hissediyorum, aslında geçmiş yıllarda da sıkıntılı zamanlarım oldu ancak hepsinin üstesinden özgüvenim ile geldim şimdi kendimi daha özgüvensiz hissediyorum.

Bunu buraya yazmak istedim sadece, benden daha kötü şartlarda olan insanların olduğunu biliyorum, bu zamanlar geçecek değil mi ?
0
ebeş
(23.10.25)
geçmez. Geçmesi için bir sorun olması lazım. o sorun doğduğunda da onun nasıl geçeceğine kafa yoracağın için bu sorunsuzluktan dolayı sıkılmışlık hissiyatına pek vakit ayıramayacaksın. Her şey düzlüğe çıktığında da yine bu noktaya dönüp aynı sorgulamayı yapacaksın.

yeni kararlar alıp, comfortzone'u terk edemedikçe böyle yıllarca debelenip, alışıp devam edeceksin.
+1
croswell
(23.10.25)
Derdin falan yok rahat batıyor gibi. Memlekette bu imkanlara sahip insanlar mutlu mesut yasıyor.
İş var
iyi kötü para
Pozisyon güzel
Kira yok gibi
Sevgili var

Ee daha ne istiyon? Millet aç aç:))
+3
luluki
(23.10.25)
rahatbatmis.com
+1
Kahvedesu
(23.10.25)
Hepsini okudum bir derdin yok. Devam.
0
arbre
(23.10.25)
bazen böyle dönemler olur. hayatına yenilikler kattıkça o iş yerindeki sorun da çözülür. daha fazla kötü olmaması için ugras bence. istersen milyonların olsun dünya kadar evin olsun dert derttir. sen içini ferahlatmaya bak.
+2
koela
(23.10.25)
Yukarıdakiler hepsin +5

Hangi şirkete gidersin gi iş hayatındaki mış gibiliklerden samimiyetsizlikler her zaman olacak. Kendi şirketi kursan, kendi işini yapsan bile mış gibiliklerden saminiyetsizlik gene olacak.

Ara ara motivasyon düşmesi olur. İş yerinde hatalar ve yanlışlar olur. Olan hatalar ve yanlışlar canınızı sıkmış ki çok normal. Odaklanıp problemlerin düzeltmekten başka bir çare yok ama öbür taraftan sosyal ve özel hayatınızda dertlerniz yok işte. Yazdıklarınızdan böyle anlışılıyor.
+1
put it in your appropriate place
(23.10.25)
Aslında cevabı kendiniz vermişsiniz.
İstanbul'dan kaçıp gitmek istediğiniz şehirde bile daha gitmeden problemlerin varlığının farkındasınız. Nereye giderseniz gidin yada ne yaparsanız yapın hayat hiçbir zaman dört dörtlük olmuyor ve olmayacaktır da. Kaldı ki bahsettiğinize göre işiniz, çoğu insana göre yaşam standartlarınız, aşk hayatınız, ailenizin ve sizin sağlık durumu ve aile ilişkilerinizde hiçbir sıkıntı yok bu da demek oluyor ki dünyadaki çoğunluktan daha şanslısınız.
+1
mermaidd
(23.10.25)
hayatınızda yüzlerce sorun olabilir, ama sağlık bozulursa sorununuz sadece teke düşer. o yüzden sağlıklı olmanız her şeyden önemli. fiziki ve psikolojik olarak.

şu anda ihtiyacınız ruhsal terapi ya da ufak bir ilaç müdahalesi gibi duruyor.
+1
galahad reloaded
(23.10.25)
Herkes aynı gelir düzeyine, aynı aile yapısına, hayat şartlarına sahip olmadığı için bizim içimizi sıkan şeyleri bir başkası için derdini öpeyim olarak değerlendirilebiliyor. Ama bu bizim derdimizi ortadan falan da kaldırmıyor. Sorunlara böyle bakılmaz. O zaman Afrikadaki adam da senin derdini küçümsesin. Bunun bir sonu yok.

Bence sorunun, kendini seçeneksiz ve sıkışmış hissetmek. İstanbul çok yorucu ve insanın enerjisini emen bir şehir ve çoğu insan yaptıkları iş yüzünden bu şehre mahkum kalmış durumda. Ülkenin tüm kaynaklarının tek bir şehre yığılmasının sonucu bu. Kendine bir alternatif yaratmak istiyorsun ama seçenek göremiyorsun. Bu şekilde, bu tempoyla çalışmak istemiyorsun ama şartlar seni buna zorluyor. Tüm bunlar bir sıkışmışlık hissi yaratıyor.

Yaptığın işi bırakıp bu düzenden çıkmak büyük bir karar. Muhtemelen bu kadar çalışmaya karşılık doğru düzgün bir birikim yapamamak canını sıkıyor ve ulan mesele karın doyurmaksa çalışmasam da karnım doyar mevcut şartlarımda diye düşünüyorsun ama iş harekete geçmeye geldiğinde o karar verilemiyor.

Bence ihtiyacın olan şey bir erken emeklilik planı. Farklı bir şehirde işleyen bir iş, düzen kurabilmek için alternatifler araman, seni bu şehre olan mahkumiyetinden kurtaracak bir iş planı, belki bir ortaklık, pasif gelir yaratma yolu yöntemi gibi şeylere ihtiyacın var. Enerjini bunlara vermek kendini sana iyi hissettirecek. Ayrıca fırsat buldukça bu şehirden seni çıkaracak seyahatler de sana iyi gelir. Mesela bir motosiklet ehliyetine yazıl, bi motosiklet al ve sevgilinle uzun turlar planlayın. Sevgilini de bu yeni deneyime ortak et, hatta ehliyete birlikte yazılın.
+1
thracia
(23.10.25)
icindeki sikintinin sebebi hepimizin ortak derdi olan "parasizlik"
+2
cooperr
(23.10.25)
sevdiğiniz insan ile bunları paylaşın. Buradaki sakinliğinizle paylaşın. Sonra sarılın ve bunun tadını çıkartın. Her şey geçecek. Her şey bir daha başlayıncaya kadar geçtiğinde de (söyleminize göre Ocak-Şubat civarı) üzerinizde bu kadar baskı yokken neler yapabileceğinizi düşünün. Hayatınızdaki insan ile birlikte hemfikir olduğunuz ve dolayısıyla pişman olmayacağınız bir karar verirsiniz.
Ezcümle; geçecek. Her şeyin geçtiği gibi.
+1
sparkle kiddle
(23.10.25)
(9)

Nefret ve aşk ikilemi

mermaidd
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
İlişki içerisindeyken kör kütük aşık olup ayrıldığınızda karşı taraftan nefret mi ediyorsunuz yoksa arkadaş kalabiliyor musunuz? Ben ayrıldığım kişiyi hatırlatacak nesneleri bile görmek istemiyorum. Aşkla nefret doğru orantılı mı sizce?
0
mermaidd
(22.10.25)
Yıkıcıyım bu konuda.
-2
arbre
(22.10.25)
İlişkinin nasıl bittiğine bağlı cidden.

Terk edildiğim ilişkiler oldu, hala severken arkadaş kalamam, zaten yeterince arkadaşım da var. Gereksiz drama. Nefret de etmedim, döndüm hayatıma baktım.

Terk ettiğim ilişkilerim de oldu, bu durumda zaten bende biten bitmiş. Arkadaş kalalım vs. demedim, diyen oldu olur dedim ama onlar da zaten azalarak bitti.

Sönüp biten ilişki de yaşadım, burada zaten arkadaş kalmışız, kalmamışız bir önemi yoktu. Kimsenin kafa yorduğunu sanmıyorum buna.

Ben genel olarak arkadaş kalma olayına çok karşıyım. Her şeyi çok karıştırıyor. İyilik desen alakası yok, faydalı desen faydalı değil. Hele terk edilen biri için çok büyük pranga. Safi zarar.

Ama nefretlik bir durum da yok. Seçenekler biraz sınırlı kalmış sanki.
0
akhenaten
(22.10.25)
Hiç arkadaş olarak kalamadım ama "iyi olsun, mutlu olsun" dedim arkalarından. Sadece tek bir kişi var ki evet zamanında nefret etmiştim. Ama neredeyse 15 sene geçmiş üzerinden, artık o kadar güçlü bir duygu beslemiyorum ona karşı. O yüzden nefret falan da kalmadı

İlk başlarda hatırlatacak şeyleri görmek istememen normal. Zamanla unutulmayacak şey yok, biraz zaman geçince hissizleşiyor insan
0
kullanicadi
(22.10.25)
Nefret ile aşk birbirine bir hayli benziyor bence karakteristik olarak. Nefret de tutku içeriyor. En temizi bir şey hissetmeyebilmek.
0
lüzumsuz adam
(22.10.25)
Aşk başka nefret başka.
aşık olmadığım kişiden nefret etmeyebilirim mesela, ya da tam tersi.
Fakat şu sıralar her şeyden ve herkesten nefret edebilme potansiyelim yüksek .
0
rakicandir
(22.10.25)
@rakicandir aslında ne kadar aşık olursak sonucunda o kadar nefret mi ediyoruz açısından sormuştum. Bende son zamanlarda her şeyden nefret etmeye başladım hadi hayırlısı diyorum
0
🌸mermaidd
(22.10.25)
Ayrılış sürecine göre değişir. Hiç tanıyamayacağım birine dönüşmüşse, nefret olmasa da kötü anmak olabilir.
0
gabe h coud
(22.10.25)
Hiç bir eski sevgilimi kötü duygularla anmadım. Sadece bir tanesinin ciddi mal olduğunu düşünüyordum ama isimlerini bile unutmuşum çoğunun. Ne nefret edeceğim yani işim gücüm yok.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.10.25)
kimseden nefret etmem. bittiyse bitmiştir.
0
koela
(23.10.25)
(11)

Benim kadar yalnız var mı?

Algorix
İş/okulda insanlarla mecbur olmadıkça iletişim kurmuyorum, arkadaş yok, sevgili yok ( hiç olmadı, istesem de olmuyor). Herhangi bir sosyallik yok arada spora gidiliyor onun dışında evde oyun, dizi, film, kitaplar ile hayatın monotonluğundan kaçılıyor ve profesyonel hayattaki ilgilenen alan ile self-
İş/okulda insanlarla mecbur olmadıkça iletişim kurmuyorum, arkadaş yok, sevgili yok ( hiç olmadı, istesem de olmuyor). Herhangi bir sosyallik yok arada spora gidiliyor onun dışında evde oyun, dizi, film, kitaplar ile hayatın monotonluğundan kaçılıyor ve profesyonel hayattaki ilgilenen alan ile self-development yapılıyor.

Birkaç senedir böyleyim, iyice yabani oldum kimse ile bir şey konuşasım veya bağ kurasım yok, günümüz ilişkileri inanılmaz yüzeysel geliyor.
+1
Algorix
(22.10.25)
biçok insan bu durumda şu an. ben de dahil.

1 hafta önce sevgilimden ayrıldım. sevgilim yokken zaten arkadaşlarımla mesafemiz artmıştı, 1.5 yıllık ilişki sonunda da artık pek iletişimim kalmadı aynı şehirde yaşadığım arkadaşlarımla.

sevgilimle kankaydık, 1.5 yıldır başka arkadaş buluşması olmasa da yalnız hissetmemiştim.

ama 1 haftadır resmen tek başımayım. öncesinde de bunu deneyimledim. ben yalnız olmayı seven de biriyim ama tamamen tek olmak insan psikolojisine zararlı bence.
0
asap raki
(22.10.25)
1 yıldır sevgilisi olmayan biri olarak kulübe katıldım. +1
-3
arbre
(22.10.25)
son 5-6 senem böyle benim. evden çalıştığım için telefon ve meeting dışında kimseyle konuşmuyorum diyebilirim.
0
false pretension
(22.10.25)
Senin kadar yalnızı var mı bilmiyorum ama senden daha yalnızı var.

Spor oyun film hiçbir şey yok. Sabah İstanbul kalabalığında okula, iş çıkış saatlerinde eve, günlük 4 saat yol.

Evde kendi odası bile yok, aile bireyleriyle kavgalı.
Aylık bursu 3bintl.

Hayatındaki tek farklılık devlet hastanesinde olan aylık 5-6dk lık psikiyatri muayenesi.
0
substituent
(22.10.25)
Ben de öyleyim. Görüştüğüm bir arkadaşım var sadece. Artık kimseyle konuşasım gelmiyor.
0
nothing in my way
(22.10.25)
Bugün lise yıllığımı okudum. Herkesin sayfasına onlarca insan yazmış, bende 3-5 kişi vardı. Laubaliligi sevmem. Az insan az dert since 1987
0
sekizdokuzon
(22.10.25)
ben hiç yalnız kalamıyorum ve bu beni inanılmaz yoruyor. haftanın takribi 5-6 günü dışarıdayım, arkadaş ısrarı ve çevremi genişletmek maksadıyla, 1 veya 2 gün evde kalıp dinlenmeye çalıştığımda asosyal muamelesi görüyorum, telefonlara çıkmayan küskün adam damgası yiyorum. yalnızlığımı ve huzurlu bir şekilde bir hafta sonu oturup yemeğimi hazırlayıp bir kitap açıp ferah ferah okuyabilmeyi çok özlüyorum. bence kıymetini bilmelisin. hayat eninde sonunda yalnızlığını alıyor elinden.
0
loch ness
(22.10.25)
Yalnızlığı bazen özgürlük olarak görüyorum. Öyle insanlar var ki iletişim kurdukça geriliyorsun sinirleniyorsun. Bu durumda yalnız olmak bence daha iyi. Başkalarıyla aynı kafa yapısına sahip olmayınca yalnızsın
0
pembediken
(22.10.25)
İlişkiler yüzeysel geliyorsa sen derinleştirmek için kişisel bir çaba harcıyor musun? Harcamıyorsan o zaman seninki de diğerlerine yüzeysel.
Herkes yalnızlıktan şikayetçi ama sürekli olarak biri gelsin beni kurtarsın diye bekliyor insanlar. Kimsenin kimseye yatırım yapmaya hevesi yok. Mesela yukarıda demiş, yalnızlık daha iyi çünkü bazen iletişim kurdukça sinirleniyorsun. Herkes kendini en mükemmel hissettiği için kimsenin hiçbir şeye tahammülü yok. Çok basit şeylerden dahi insanlar yeni tanıştıkları insanları silip atıyorlar. Yalnızlık güzellemesi yapanları siktir et. İstemediğin halde yalnız kalmak çok kötü bir şey ve o boşluğu doldurmak için tutunduğun hiçbir hobi ve aktivite sana fayda sağlamayacak. Yalnızlıktan kurtulmanın sihirli bir değneği, özellikle de erkeksen, maalesef yok. Her bulduğun ortama girip çıkarak oralarda denk geldiğin insanlarla etkileşimi başlatan kişi sen olman gerekiyor. Pasif kaldığın zaman yok olup gidiyorsun. Bunu yapmak dışa dönük bir insan değilsen maalesef çok zor ve çözümü de hiç basit değil.
0
synesthesia
(23.10.25)
yalnız değilsin. günümüz insanları böyle bir yaşama hapsolmuş durumda. bazen sevgililik, çok fazla arkadaşının olması, sürekli sosyalleşme çok da matah şeyler değil. hepsinin bir sıkıntısı var.
0
koela
(23.10.25)
social isolation, adult loneliness epidemic, male loneliness epidemic vb. kavramları araştırabilirsiniz.

bir de iletişim, ilişki (arkadaşlık, sevgililik vb. hepsi) canlı ve işteş eylemler. karşılıklılık ve emek istiyor dengeli bir şekilde. temelini kurmak, üstüne inşa etmek istiyorsanız mecbur olmadıkça iletişim kurmuyorum dememenizde fayda var. chit chat, small talk vb. durumlar olmazsa olmaz bazen görev gibi gelse de.

insan sosyal bir canlı, tabiatı bu. içinde yaşadığınız sosyal toplumdan kendinizi soyutlayamazsınız. ayrıca hiç kimse biricik değil. birkaç gün kafa kafaya verip sohbet etsek eleştirdiğiniz insanlarda olduğu miktarda ama aynı ama farklı başlıklarda sizde de arazlar çıkar mutlaka. bunun bilincinde olmak duygusal esneklik için çok önemli.
+2
Phoebe
(23.10.25)
(6)

Ne kadar yalnızsınız?

umutt
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
umutt
(22.10.25)
1 yıldır sevgilim yok. Flört 5+ ama hiçbiriyle sevgili olmadım. Artık nasıl olsa sevgili olmayız deyip kızlara bakmıyorum, konuşmuyorum, kanka falan diyorum. :D Gitmek istediğim konserlere gidemiyorum. Çok zor iş.
-5
arbre
(22.10.25)
Sevgili flört hiç olmadı. 5-6 kez reddedildim artık uğraşmıyorum.
0
Algorix
(22.10.25)
çok
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(22.10.25)
0-10 arası, 0.
-1
gabe h coud
(22.10.25)
sabah erken saatlerde, mesela sabah ezanı vakti gibi yatakta uyanıkken, ne kadar yalnız olduğumu iliklerime kadar hissediyorum. çok soğuk bir durum. acaba sevgilisi, eşi veya çocuğu olan da aynı şeyi yaşıyor mu bilmiyorum.

yalnızlığımda yalnız olup olmadığımı bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(22.10.25)
Kimseye yalnızım diyemeyecek kadar
+1
cemallamec
(22.10.25)
(9)

Sizce hangisi?

love and trust
Trekking bot almayı düşünüyorumKararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel(Baaağyan giyecek)https://ty.gl/xz9o0dbd4j9j3https://ty.gl/hy49ok9hycsu5https://ty.gl/d29osmsvysx4b
Trekking bot almayı düşünüyorum
Kararsız kaldım, Sizce hangisi daha güzel
(Baaağyan giyecek)

ty.gl
ty.gl
ty.gl
0
love and trust
(22.10.25)
hepsi aynı gibi ama 3
+1
elorelia
(22.10.25)
Şehirde kullanacaksan alma kayıp düşersin
0
grimavi
(22.10.25)
Gerçi üçünde de var gibi duruyor ama bir tanesinin materyalinde süet yazıyor. Süetin suyla temasından sonra alacağı renk ve şeklin nasıl bir iğrençlikte olacağını merak ettim ben.
Su geçirmez bir üründe süetin işi ne konusuna akıl erdiremedim.
Bilmediğim bir teknoloji geliştirdilerse bilemem de, kafamda oturmadı olay.
Google'a süet ve su yazın. Olmayacağına dair mutlaka yazılar vardır.
0
Mirket
(22.10.25)
Şehirde giyeceksen vibram tabanın şehirde giymeye uygun taban çeşitleri var, onları araştır derim.

Trekking botta estetik aramak çok mantıklı değil, hangi koşullarda giyeceğine göre teknik bakmak lazım.



Edit: o zaman 2
0
Bruce
(22.10.25)
Şehirde giymeyeceğim. Tamamen toprak ve karlı zeminde giyeceğim.
0
🌸love and trust
(22.10.25)
3
-1
arbre
(22.10.25)
hicbiri.
tabanlari cok duz. toprak ve karli alana uygun degil, kayarsiniz.
ben bu modelden (onceki sezonlardan) kullaniyorum cok mutluyum. www.asics.com
-1
65 derece
(22.10.25)
bunlar yuksek bilek korumali. backpacking yapilmayacaksa gereksiz agir botlar.

cok hardcore trekking yapilmayacaksa daha hafif modeller mantikli olur falcon, acadia gibi.
+1
antikadimag
(22.10.25)
Hardcore trekking kıstasınız nedir bilmiyorum ama ayda 1-2 kere 17-18 kmlik parkurlar yürünecek. Bilekli olması zaten özellikle tercih sebebi. Almışken bir kere alayım’cılardanım, 3bin-5binlik modeller de var, zengin değilim bir süredir almayı gözlüyordum, sonunda denkleştirip aldım. Asolo tercih etmemin sebebi, ayağı iki yandan kavrayıp sıkı bir görünümü olması. Muhtemelen rahattır da

Hiçbirisini değil şunu aldım;

www.atmosferoutdoor.com
0
🌸love and trust
(22.10.25)
(10)

partnerinizle yeniden tanışmış olsanız ve o boşanmış ama çocuklu olsa

baldan kaymak
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
yine de onunla birlikte olmayı düşünür müydünüz?
-4
baldan kaymak
(22.10.25)
İstemezdim. Ergenleşme sürecinde öz anne babasına bile tahammül ve tolerans konusunda sıkıntı yaşayan çocuk seni çok da mutlu etmeyecektir.

Ayrıca ayrılmış ebevenler çocuk için bir şekilde iletişimlerini sürdürmek zorundalar. Yaşamak zaten yeterince zorken niye böyle bir derde de katlanayım?
+2
Mirket
(22.10.25)
asla.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(22.10.25)
çocuk ossuruk gibidir sadece kendininkine katlanırsın.
+2
mikahakkinen
(22.10.25)
çocuk olması benim için red flag. olmazdı.
0
elektr10
(22.10.25)
evli çocukluyum, bekarken çocuklu adama çok aşık bile olsam asssla olmazdı.

şimdi de boşanmış olsam çocuksuz biriyle asssla olmaz. öyle bir denklem yani :D
0
yenibirgüzelnick
(22.10.25)
çocuk çok büyük değilse olabilirdi diyorum.
0
Improbable
(22.10.25)
Hayır tabii ki
0
arbre
(22.10.25)
ben çok yakın çevremde böyle bir kaç evli çift gördüm. kimisi çok mutlu mesut yaşayabiliyor ama kimisi hep çocuk yüzünden kavga ediyor. senin çocuğun şöyle senin çocuğun böyle vb. dönüp baktığında aslında çocuğun çocuk olmaktan başka hiç bişey yapmadığını ama erkek adamın bir sebebpten içten içe bu durumu sindiremediğini görüyorsun. kaldı ki çok sever o çocuğu mesela küçüklükten beri. yani biraz olay sende bitiyor.

bu yukarıda verdiğim örnek kadın ve erkek tarafının ikinci evliliği, zaten çocukluktan arkadaşlar, 2019dan beri evliler. bu zamandan beri kadın , erkek ve kadının çocuğu aynı evde yaşıyolar. çocuk ergenliğe girmeye başladığından beri erkek olan çeşitli triplere giriyor. kaldı ki çocuk çok uyumlu süper bişey.
0
Fodera
(22.10.25)
Pek mantikli bir hareket degil, yapmam demiyorum ama baskasinin cocugunu benimsemek cok zor diye dusunuyorum. Ozellikle erkek tarafiysan ve cocuk da erkekse, muhtemelen oncesinde simartilmis olacak bir miktar, bazi kararlari bile aliyor olacak vs. yeni iktidar ortagini cok iyi karsilamayabilir. Ergenlik konusu da belirtilmis, yetistirilme sekliyle de alakali ama kendi babasina soven sayan hakaret edenler bile var. Uvey evladin agresifligini kim ne kadar cekebilir?
0
mbond
(22.10.25)
şu anki yaşında istemezdim ama yaşım ileri ise değişir.

mesela ben 45 yaşındaysam, kendi yaşlarımda 45-50 aralığında biri ile 2.evliliğimi yapacaksam o yaşta çocuksuz birini bulmam zor olduğu için kabul ederdim.

bir akrabam 41 yaşında 2.evliliğini yaptı, eşi 50 yaşında falandı diye biliyorum ve üniversiteye giden kızı vardı. bunu kabul etti doğal olarak.
+1
Sadece soruyorum
(22.10.25)
(11)

Türkiye'de en yaşanılır yer neresi?

biergarten
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
Merhaba, sizce Türkiye'de neresi yaşamak için en iyi yerdir?

Yaşamaktan kastım, çevredeki insanların insan olması, altyapının düzgün olması, dışarıya çıktığında en azından ihtiyacını karşılayacak kadar market, kafe vs. yer bulunması, ulaşımın rahat olması, havanın genel itibariyle iyi olması vs.
+1
biergarten
(21.10.25)
datça

daha büyük yer/ulaşım için: dalaman, marmaris, fethiye

turist yazın olur genelde. turist ve kalabalık sorun edilecekse oralarda daha az turistik bir yer olabilir. merkez dışında da yaşanabilir tabii ve merkeze istediğin zaman gidersin

büyük şehir olarak çanakkale olabilir ama dezavantajları var tabii

not: istanbul ve izmir diyen de çıkar. ama genel düşünürsek son zamanlarda insan ve demografi yüzünden kaybediyor. insanlara çok maruz kalmadan, iyi bir semtinde veya şehir dışında da yaşayabilirsin. kişinin durumuna göre değişir.

ya da daha mütevazi ve doğaya yakın yaşam da düşünen olur. onun için karadeniz'de bir yer diyen de çıkabilir mesela
0
ermanen
(21.10.25)
İl, ilçe, kasaba olması fark etmez. Mahalle bile olur.
0
🌸biergarten
(21.10.25)
Antalya, Samsun
-1
arbre
(21.10.25)
İzmir'de Karşıyaka Anadolu Caddesi sınır olacak şekilde sahil kesimi, Alsancakta sınırları tam belirleyemedim ama tüm semt diyebilirim. Sonra Varyant sınır, İnönü caddesi sınır olacak şekilde Fahrettin Altay'a kadar sahil.
Bu sınırlar dışında da bölgeler var ama sınır çizemedim onlara şimdi.
Saydığım yerlerde özellikle Karşıyaka depreme karşı çok duyarlı, evler eski ve taban suyu çok yüksektir. Onun için büyük bütçe gerektirir ama Bostanlı mahallesine bakılabilir. Ama orada da eski İzmir insanı atmosferini alamazsın.
0
Mirket
(21.10.25)
İzmir için @mirket +1

Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe ve Bornova'nın bazı mahalleleri de buraya eklenebilir. Ama tam sınır çizmek zor evet.

Eskişehir'de Vişnelik, Sümer, Akarbaşı mahalleleri civarı da bence çok yaşanabilir semtler.
0
nundu
(21.10.25)
Kastamonu/Cide
0
antihero
(21.10.25)
İzmir Narlıdere'de son durağa doğru olan yerler. Hala yeşil, deniz görüyor ve denize ulaşım da kolay. Otobana giriş kolay. Insani da eskiden ben çocukken süperdi, şu an bilmiyorum tabi. Ama evlerin yaşları baya yüksek.
0
logisticsmanager
(21.10.25)
zengin muhitlerin alayı yaşanılabilir.
+2
mikahakkinen
(21.10.25)
İzmir için mirket +1

İstanbul'da Bağdat Caddesi'nin güneyinde, Yoğurtçu Parkı ile Göztepe 60. Yıl Parkı arasında kalan bölge birinci öncelik, yine iki park arasında kalan, hatta Suadiye'nin doğu sınırına kadar uzanan ve kuzeyde minibüs caddesine kadar olan bölge de ikinci öncelik olarak en yaşanılası bölge bence. Migros'un oradaki Beltur ve etrafı hariç tabii.

Özellikle Fenerbahçe Dalyan sahili civarı bence açık ara diğer her yerden iyi.
0
himmet dayi
(21.10.25)
kesinlikle çanakkale

trafik yok. bu sadece işe gidip gelirken işinize yaramıyor, dışarı çıkmak istediğinizde şak diye istediğiniz yere gitmiş oluyorsunuz. her gün fazladan 1-2 saatiniz oluyor. istanbul 3 saat, izmir 4 saat.

genel olarak güvenli bir şehir. öğrencileri saymazsanız çok fazla göç almıyor. bu yüzden de kendi içinde istikrarlı ve samimi bir nüfusu var. kimse kimseye laf etmez, herkes kendi derdindedir.

temiz hava, muazzam manzara. denize girmek için merkezden 10 dk yol gitseniz muhteşem plajlar var. biraz daha giderseniz assos'tasınız, Kazdağları'ndasınız. Bozcaada var, Gökçeada var. Truva'da ve Gelibolu yarımadası'nda inanılmaz bir tarih var.

istanbul'la izmir'le karşılaştırmak mümkün değil tabii ki ama çoğu şehirden daha canlı bir sosyal hayatı var. mutfak kültürü olmasa da, taze ürünler var. balık var.

daha anlatırdım ama sonuç olarak çanakkale süper bir yer. iş imkanım olsa saniye durmam.
0
co2s2
(21.10.25)
oncelikle turkiyenin hicbir yerinde altyapi iyi degil, 3. dunya ulkesinin bunun imkani yok.
onu gecersek senin aradigin yer ege sahili..
0
cooperr
(21.10.25)
(10)

seattle vs new york

antikadimag
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam e
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam en az 3 sene sabit kalmam gerekecek.

simdi bu sureci baslatmadan once new york ofisine transfer ihtimalim ortaya cikti. pozisyon degismiyor, maas da vergilerden sonra falan kafa kafaya geliyor. ama cok kararsiz kaldim. cunku yasam tarzi olarak cok cok farkli sehirler.

seattle: havasi cok kapali, avrupa gibi. yazin 2-3 ay disinda iklimini pek sevmiyorum. ic karartici. ama burada bir arkadas cevrem ve duzenim olustu. hatta new york'taki yakin arkadasim da buraya tasindi. burada vakit gecirmeyi sevdigim insanlar var yani.

sehirde kulturel olarak pek bir sey yok, ama dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak.

new york: burada kimsem yok arkadasimin seattle'a tasinmasiyla. ama new york'ta yasamak dusuncesi cok cazip geliyor. bu noktada bunu denemezsem daha sonra hic firsat olmayabilir gibi hissediyorum. sonucta dunyanin merkezinden bahsediyoruz. ama bir yandan daha cok kira odeyip daha kotu bir eve gececegim, arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek. ama new york iste.

bir yandan da takimimi degistirmeyi cok istiyorum. soyle yeni bir baslangic yapasim var ve new york buna iyi bir bahane olur gibi. cunku yakin zamanda cok zor sureclerden gectim ve bir desarj olamadim.

velhasil cok arada kaldim. aslinda seattle'dan ayrilmak istiyordum ama is ciddiye binince hem arkadaslardan ayrilmak, hem de kurulu duzeni birakip tekrar bir maceraya atilmak biraz caydirici geldi. bu sehirlerde yasamis olanlarin tavsiyelerini beklerim.
0
antikadimag
(21.10.25)
Haydaaa. Bu şehirde yaşamış olanlardan fikir istediğini niye en sona yazdın. Hepsini okudum. New York'a taşın.
-2
arbre
(21.10.25)
sakinlik seviyorsan olduğun yerde kal bence.
0
jelly bear
(21.10.25)
Olduğun yerden mutluysan ben New York'a taşınmak için bir gerekçe görmüyorum. Büyük şehrin cazibesi ayrı tabii ama hayat kaliten düşecekse o cazibeyi pek de yaşayamayacaksın. Bir de davulun sesi uzaktan hoş gelir misali o şehir şimdi cazip gibi görünüyor ama yaşamaya başladığında şehrin problemleriyle yüzleşiyorsun. Kısa süreli kalanların asla göremeyeceği şeyler üstüne üstüne gelmeye başlıyor.

New York'a yine bir gün taşınırsın belki ama 3 yıl hareket etmeme mevzusu yüzünden ben olası bir mutsuzluk içinde 3 yıl tıkılı kalmak senaryosu nedeniyle risk almamaktan yanayım. Mevcut hayatında sıkılmış, mutsuz olsan anlarım ama iyi bir çevren de varken bence gereksiz bir macera NYC.

Bir de Seattle da güzel bir şehir. Hani çok alakasız ufak bir şehirde olsa yine neyse de, bu şartlarda mecburi 3 yıl için ben kalmayı seçerdim.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
seattle’da devam. nyc gezmek için gidip dönersin sık sık.
0
deartheodosia
(21.10.25)
new york gezmek için güzel, yaşamak için değil +1

dezavantajlari:
- kalabalik, bakimsiz, pis
- kiralar ve yasam maliyeti yuksek (ve daireler daha kucuk oluyor genelde)
- gelir + sehir vergisi yuksek
- gurultu, trafik, stres
- eski, bakimsiz metro sistemi
- suc orani
- ve soguk yine

yani new york'un tek avantaji sosyal yasam, sehir etkinklikleri/aktiviteleri ve eglence ama ne sevdigine de bagli. dogu'daki sehirleri de daha rahat gezersin. new york'un daha dis kisimlarinda, daha nezih bir semtte yasamayi da dusunebilirsin.

sonucta is sende bitiyor. hayata bir kere geliyoruz. once new york'u bikac kere ziyaret edip ona gore de karar verebilirsin.

not: seattle'in ve genel olarak kaliforniya'nin da bir dezavantaji deprem riski olmasi. ama binalar dayanikli yapiliyor genelde. new york'ta deprem ve fekalet riski pek yok. kar daha cok yagiyor ve kar firtinasi olasiligi daha yuksek. kasirga nadir oluyor. 2012'de sandy kasirgasi etkilemisti baya.
+1
ermanen
(21.10.25)
"dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak." sadece bunun icin bile seattle diyorum ben de. kaldi ki arkadas cevreniz varmis bir sekilde, bu zaten ozellikle belli bir yastan sonra tasinan gocmenlerin en ciddi sorunu. zaten arabanizi satacaksaniz bence new york eyaletinin en keyifli yerlerine pek de gidemeyeceksiniz demektir. en kotu hava bile keyifli insanlarla cekiliyor. kaldi ki new york'ta guzel havanin tadini gokdelenlerin ortasinda cikartmayacaksiniz zaten, acik keyifli bir yere gitmek isteyeceksiniz, arabasiz zorlayacak falan filan. bana mantiksiz geldi. kendinize bir soz verip mesela 2 ayda bir new york'a gidip gezmeyi deneyebilirsiniz ya da sirket izin verirse 2-3 ayda bir 1-2 hafta oradan calisir yine deneyimlersiniz ancak 33'ten sonra yasamdan alinan keyifin anlami ve icerigi degisiyor, new york'ta paraniz ve zamaniniz yoksa bu anlamda keyif alamazsiniz diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(21.10.25)
yani yanlis anlama da eksi duyuru'daki personandan aldigim izlenimi bazinda bence new york'un "dunyanin merkezi" olmasindan vs ekstra randiman alacak biri degilsin. bu kotu bir sey de degil. new york'un teorik "firsatlar cenneti" statusu cok spesifik bir insan turune hitap ediyor. bir de sifirdan seattle'daki gibi bir network olusturman seneler alabilir, belki hic olmayabilir. arti, seattle da gelismis ve progresif bir yer; new york'a oklahoma city'den memphis'ten falan tasinmiyorsun.

sonuc olarak seattle'da kal diyorum, ozellikle "arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek" diyen biri icin. senin yasam kalitesi taniminla new york'un sundugu yasam kalitesi farkli seyler.
0
hot potato
(21.10.25)
yani sanirim genelde seattle'da kal denmis ama seattle'dan sikildim artik yeni bir sey bulamiyorum. yeni bir restoran deneyeyim diyorum yok, yeni bir etkinlik olsun diyorum yok. tek cazibesi arkadas cevrem. o guzel dogasini da kisin pek goremiyoruz. uzun vadeli seattle'da yasamayi pek istemiyorum acikcasi.

new york ciddi bir yasam tecrubesi saglayacak. yeni seyler gorup, yeni seyler deneyimleyecegim. bu biraz cazip geliyor. yani seattle'da kalirsam hayatim iyice monotonlasacak gibi. new york son bir heyecan olabilir 40'larda settle down olmadan once.

neyse bakacagiz artik bilemedim.
0
🌸antikadimag
(21.10.25)
iki sehire de cokca gittim, atlantik kiyisi le$ bence tek avantaji tr'ye yakin olmasi.
pasifik candir..
0
cooperr
(21.10.25)
8 yildir Amerikadayim ve ilk istanbul dan Houstona tasindik ve 4 yıl sonra kosa kosa New Yorka kaçtık. 4 yıl oldu New Yorktayiz ( daha dogrusu NJ de oturuyoruz ama NY 20 dk buradan )

eger hareketli yasam seviyorsaniz kesinlikle NY derim, yazin cidden parklar sokaklar mekanlar cok cok guzel oluyor. inanılmaz turk var zaten, arkadaşsız kalırım diye düşünmeyin. yüzlerce aktivite bar restoran etkinlik var, sehir zaten cok guzel, insanlar sıcak kanlı.

ama sehir hayati sevmem, ben sakinlik severim diyorsan hic yanaşma derim,
0
oscar
(21.10.25)
(22)

babanızın babası nereli?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
-1
i'm gonna start a revolution from my bed
(20.10.25)
Biz yüzyıllardır kütahyalıyız.
+1
Gradient_tabanlı_mor
(20.10.25)
Sohum (Аҟəа)
+1
Mirket
(20.10.25)
aa mirket’le hemşehriymişiz
+2
deartheodosia
(20.10.25)
Köylerinden bile çıkmamışlar yüzyıllardır Mersin. Muhtemelen bizimkiler kurdu şehri
+1
messina123
(20.10.25)
dedem zonguldak babadan bu yana kütahya
+1
basond
(20.10.25)
bozdoğan
+1
a darkness coming
(20.10.25)
edirne
+1
Fodera
(20.10.25)
Tırnova
+1
mirty
(20.10.25)
istanbul
0
cooperr
(20.10.25)
e-devlet'te 200 yıl geçmişe kadar gösteriyor. hep eskişehir.
0
art cat chocolate
(20.10.25)
Benim anne tarafı da Sohumlu.
Baba tarafım arhavi
+1
Hallegadola
(20.10.25)
Izmit City
0
arbre
(20.10.25)
Denizli.
+1
mikahakkinen
(20.10.25)
dedem izmir ama onun babası naoussa, imathia
+2
eileengray
(20.10.25)
e devlete göre 200 yıldır eskişehirde köylerinden ayrılmamışlar.
+1
glamdr1ng
(20.10.25)
Muğla milas.
+1
physcos physcos
(20.10.25)
tüm sülale, tüm geçmiş, sivas.
+2
tabudeviren
(21.10.25)
Kadıköy
+1
cilekli pasta
(21.10.25)
dedemin dedesi filibe, daha sonrası çanakkale.
+1
inheritance
(21.10.25)
1800'lerin başından itibaren hep vezirköprü.
kayıtlar oraya kadar gidiyor ama annemin taraf da babamın taraf da hep vezirköprü.
+1
m e b
(21.10.25)
aşkın ve hüznün şehri Zonguldak
+1
high hopes of the sozluk
(21.10.25)
Of. Dedemin babasından yukarısı görünmüyor ama zaten sülale Oflu yani muhtemelen bi 300-400 yıldır Oflular. Ailenin tarihçesini anlatan kitapta İran'dan geldiğine yönelik araştırmalar var ama başka kaynaklarda da taa Selçuklu döneminde Anadolu'ya gelip doğuda biraz dolaştıktan sonra yine benzer tarihlerde Of'a geldiği yazıyor. Ama muhtemelen atalarım arasında son 300 yılda Of dışında doğan ilk kişi benim
+1
nundu
(21.10.25)
(23)

Düğün yapmak/yapmamak

incelikler yüzünden
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız? Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.Sizce?
Düğün hakkında ne düşünüyorsunuz? şimdiki aklınız olsa yapar mıydınız/yapacak mısınız?
Bazen gereksiz masraf bazen de zaten bir kere evleniyoruz mantığıyla yapılmalı diye düşünüyorum.
Sizce?
0
incelikler yüzünden
(19.10.25)
Düğün bütçeye göre düşünüldüğünde gereksiz masraf da olabilir aksi gibi kalıcı bi anı da olabilir. 150-200k bandında 250-300 kişilik yemeksiz, kokteyl menülü düğünleri yapabiliyorsunuz. Öyle dandik salonlarda da değil otelde vs. İmkanın varsa yapılacak bir şey bence.
0
mermaidd
(19.10.25)
bekarım. sıcak bakmıyorum. ancak olur da eşim olacak kişi isterse her şekilde yaparım.

gereksiz masraf. zaten türkiye'deki düğünler sıkıcı ve kimsenin eğlenmediği gereksiz bir aktivite. millet takıyı takıp kaçıyor. gelen takı da zaten çok az. düğün yapana kadar nikah salonunda nikah kıyıp, takıları orada alıp dağılmak daha mantıklı.
0
tabudeviren
(19.10.25)
ben erkeğim, düğün sevmem kendi düğünümde bile pek oynamadım. FAKAT iyi ki yaptık. Ama bizim yurtdışına gitme planımız vardı (ve gerçekleştirdik), akrabaları bir arada görme fikri iyi gelmişti ve bence harika da oldu. Bir daha bazılarını belki çok nadir göreceğim, kimini hiç göremeyeceğim. O açıdan bence duygusal bir etkinlikti. Tabii o akrabaları sevip sevmemekle de ilgili, ben seviyorum ve sevdiklerimi çağırdım tabii. Eşim için de aynı şekilde. Hani düğün yapmasak nikah sonrası bazılarıyla yemek mi organize etsek demiştik ama benzer kafaya geleceği için düğün yaptık en son.
0
nhk ni youkosu
(19.10.25)
gereksiz masraf. yalnızca düğünden değil diğer mevzulardan da kısacağım. beğenmeyen köyüne dönsün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
tamamen bütçe meselesi. biz düğünümüzü arkadaşlarımız ve iş çevremizle dopdolu bir eğlence yaşamak için yaptık. çok da mutlu olduk, üzerinden 1.5 sene geçti hala pozitif yorumlar alıyoruz. afterımız da vardı, sabah 5'e kadar falan eğlendik. o sebeple gram pişman değilim. ama bütçe yoksa ve yapmış olmak için içe sinmeyecek bir şey yapılacaksa gerek yok bence, nikah+ ufak bi kokteyl, altınları topla, devamke. belki sonra arkadaş grubuyla bir eğlenceye akarsın olur biter.
0
awlmi
(19.10.25)
güzel bahçesi olan bir otelde, kokteyl tarzında bir düğün yaptık. bizim seçtiğimiz parçaları çalan gitar ve flüt ikilisi vardı. oyun havaları falan olmadı. sonra after'da coşuldu o ayrı tabi. aslında hiç istediğim bişey değildi düğün ama böylesi de güzel oldu. sade ve sakin.
0
scudman1
(19.10.25)
o zaman da eşim istediği için yaptım.

çok gereksiz anlamsız ama yapılıyor sonunda.
0
gurur
(19.10.25)
Türkiye düğün kültürü olan bir ülke. Bu genlerimize işlemiş, ruhumuza işlemiş, çocukken katıldığımız düğünlerden bilinçaltımıza işlemiş. O sebeble ben Türkiyede yaşayan birinin evlenirken düğün yapması gerektiğini düşünüyorum. Evet bence de mafdi açıdan bakıldığı takdirde bir bakıma gereksiz ama öyle işte. Bazen atalardan gelen çizgiyi takip etmek iyidir.
0
mobydick
(19.10.25)
Yapmak istemiyorum. Evleneceğim yok zaten ama düşüncem bu. Kendimi farklı göstermek istemiyorum ama cidden Türk kültürü bana uygun değil. Ben geline damattan ne istiyorsun denmesini bile anormal buluyorum. Sana ne ya. Buna ciddi ciddi şu kadar altın diyenler var. Midem bulanıyor bunlardan. Müslümanım ama kilisede sade bir şekilde evlenen çiftlere o kadar özeniyorum ki. Mal alıp satar gibi davranmak yok, sade kıyafetler, sessizlik, herkes oturuyor, dinliyor. Tam benlik olay.
-1
arbre
(19.10.25)
nişan, kına, düğün = görgüsüzlük, varoşluk

"gecenin yıldızı ben olayım, en güzeli/yakışıklısı ben olayım, herkes benimle ilgilensin, herkes beni övsün, gelinliğimle kraliçe gibi ortada gezeyim, ne kadar zengin olduğumuzu görsünler, nasıl büyük bir sülale olduğumuzu görsünler, nasıl da her şeyin en güzelini en özelini en kalitelisini planlayabildiğimizi görsünler, havamızı atalım, dostu düşmanı çatlatalım" diyenlerin ego şişirme etkinlikleri. ilgi manyaklığı kısaca.

kimsenin eğlendiğini düşünmüyorum. gelinle damat yorgunluktan ve stresten mahvoluyorlar. çok kasıntı her şey, çok zorlama. en ufak bir pürüzde düşen suratlar, çıkan kavgalar... hele ki masraflarının aşırı uçuk olması...

hiçbirini istemiyorum. hiçbirini yapmamış arkadaşım, yapmış diğer arkadaşlarımdan bin kat daha mutlu. yapmış arkadaşlarımın da çektiği çileleri ve ettikleri kavgaları gördüm. nişan günü nişan atan oldu resmen. takı için ya takı.

rezillikten başka bir şey değil. bunların borçları yüzünden gerilen yeni evli çift, borçlar bitmeden boşanmaya çalışıyorlar sonra.
0
art cat chocolate
(19.10.25)
gelecek kitle düğün salonu pasta kuruyemiş limonata kitlesi ise yapma.

ha yüksek kalite otel balo salonu kitlesi ise yap.

düğün salonu kitlesinden salonun parası bile çıkmayıp rezil bir gece yaşarken diğer kitleden hem eğlenir hem masraflara ortak olur insanlar.zihniyet işi bu işler.
burada tek savunduğum düğün şekli aşiret düğünleri olabilir ancak.oda malum sebepler anlıyorsun.
0
jamswety
(19.10.25)
Ben düğün istemiyordum eşim de istemiyordu ama eşimin ailesi yapmak istedi.
Bir gelinlik aldım, eşimin memleketine gittim 2 gece otelde kaldık. Öyle misafir gibi hiç bir şeyine dahil olmadan konu mankeni gibi durdum 2 saat ve geri döndüm. Bence güzel oldu. Zaten çok büyük bir organizasyon değildi ufak bit şey yapıldı. Takıları aldık geldik. Memnunum iyi ki yapmışız.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Alkolsüz düğün konseptini hiç sevmiyorum; küçükken de büyürken de hiç sevmezdim, düğünde kalkıp oynamayı birilerinin yakasına koluna vs bir şeyler takmayı aşırı cringe bulurdum, hala öyleyim. Ama dün mesela liseden bir arkadaşımın düğününe katıldım Gümüşsuyu tarafında müthiş bir otelin terasında; aslında düğün değil etkinlik gibiydi. Sınırsız içki barı, acayip güzel sunumlar sürekli yemekler tatlılar, full ekip 15 yıldır düzenli görüşüyor o yüzden aşırı eğlenceli grup. Bir yandan networking ortamı, insanlarla tanışıyorsun bir sürü yerli yabancı :D Güzel bence. Bunun gibi "etkinlik" tarzı şeyleri seviyorum. Ben de yapabilirim, isterim yani. Dostlarım yesin içsin dibine kadar, para dediğin nedir zaten sevdiklerinle ezmedikten sonra.
-1
vedatchilipeppers
(19.10.25)
düğün yapmadım. zaten istediğim bir şey de değildi. üstüne bir de fiyatları duyunca zaten hiç düşünmedim bile. aklım da kalmadı. ama ailem çok istediği için kına yaptık. yine salon tutuldu vs ama ailem yaptığı için ben pek bi masrafa karışmadım. kınayı da hiç istemiyordu ama eğlendim açıkçası. oynadık ettik dağıldık. bu mantıkla düşünürsek param olsaydı eğer düğün yapardım, kına yapmazdım. eğleniyorsun bi şekilde. ama çok masraflı yani gelen takıyı salona ve yemeğe verecekseniz bi manası yok.
0
elorelia
(20.10.25)
düğün kına vs. herhangi bir şey yapmadık, pişman da olmadık 2 senedir.
0
lalu
(20.10.25)
Küçük yerlerde çok karlı bir organizasyon. Nişan ve düğün masraflarını aileler öder, altınlar evlenenlere kalır.
Abimler sünnet düğünü yapacaklar bu yaz. Çevreleri çok geniş. Masrafın çok üstünde altın geleceğini bildikleri için yapmamak olasılık dahilinde bile değil.
Ben oldum bittim sevmem düğünleri; ki Trakya düğünleri nispeten eğlenceli ve bol alkollü olur genelde.
0
auroraaurora
(20.10.25)
Yapmadım. Yine olsa yine yapmam.
0
sadakatsiz
(20.10.25)
davullu zurnalı, müzikli, dansözlü, içkili bir düğün. hatta sokak düğünü. yoldan geçen de katılsın. şu çorak topraklara bir damla su yağsın.

geçen ay bizim komşu özel kostümlü orkestra çağırmış evin önüne çok eğlendik.

nikah salonunda evlenmek gelin bana para takın sonra kaybolun demek değil de nedir?
0
yurtsuz john
(20.10.25)
Tek mantıklı tarafı takıları toplamak. genelde düğüne yapılan masraf arttıkça yapılacak hasılat miktarı da artar. fakat bu hasılat bir yerde doyuma ulaşır ve saturasyona girer. Bu yüzden (hasılat-düğün masrafı) denkleminin maksimum olduğu yeri bulmak lazım.
0
bobinhoo
(20.10.25)
bir daha yaşama şansınız olmayan bir anı. tamamen gelin ve damadın istediği şekilde yapılan bir düğün iyidir.
0
co2s2
(20.10.25)
Gelecek ay evleniyoruz. Nikah ve akşamında arkadaşlarla (20-30 kişi) eğlence planladık. İkimiz de çekirdek aile dışındaki akrabalarımızı pek sevmiyoruz, nikaha gelmeseler de üzülmeyiz yani. Altın takacak olanlar nikaha da gelip takar zaten, öyle düğün yapalım daha çok kişi altın takar gibi bir çevremiz de yok. Eğlenmek istediğimiz arkadaşlarımızla akşam eğleneceğimiz bir etkinlik de planladık. Öyle olunca düğüne ihtiyaç duymadık ki ikimiz de pek istemiyoruz zaten. Ayrıca kasımda da böyle açık hava düğünü zaten zor, kasımda nikah yaza düğün konseptini de manasız buluyorum (yapan arkadaşım var). Ezcümle ortak kararla ve ailelerin de aksi yönde bir tutumu olmamasıyla düğünsüz bir evlilik gerçekleştireceğiz önümüzdeki ay :)
0
nundu
(20.10.25)
nişan, kına, kız çıkarma ve düğün yapmadık. bu yönde çok talepler oldu, gerginlikler yaşandı. Gene de yapmadık ve bugün olsa gene yapmam, zerre pişmanlığım yok sadece nikahtaki kaosu ve rezilliği görmem bile ne kadar doğru karar verdiğimi gösterdi bana.
0
denizgonen
(20.10.25)
2 şehirde de düğün yaptık, nişan da yapmıştık o küçüktü evin terasında yapmıştık, kına gecesi de yaptım. hepsi çok güzeldi, iyi ki yapmışız. evliliğimin 5. senesinde yine kutlama yapacağım, 5 senede bir tekrarlamayı düşünüyorum. yine olsa yine yaparım.
0
ofelia
(23.10.25)
(23)

Erkek arkadaşımdan sıkılmaya başladım

ekşi duyuru sever
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince par
Önceden görmek için can atıyordum ama şimdi her hareketi batmaya başladı. Konuşacak konumuz, ortak noktamız yok gibi gelmeye başladı.

Toplu ortamlarda düğünlerde, arkadaşların yanında bazen saçma sapan davranıyor. Bir de mesela çantasından olips çıkardı bana uzatmadan geri kaldırıyor. Ben deyince pardon deyip veriyor.
Doğum günümde hediye almış. "Pasta ne zaman yeriz" diye soruyorum yani pasta beklentimi biliyor. Normalde de dışarda, evde hep pasta falan yeriz. Sonra saatlerce oturup en son işi çıkınca pasta almadan gidiyor.
Bunu konuştuk sonraki gün çok pişman olup çiçek, pasta aldı. Normalde çiçek de almaz.

Bunlar bariz olan örneklerdi. Normalde akış içinde de saçma şeyler yaşıyorum.
Sıkılınca bırakmak gibi huyum yok. Görünce mutlu oluyorum ama hareketleri batmaya başladı.
Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.
-17
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
Aslında sana çok da uygun olmayan birini başka sebeplerden tolere etmişsin, bu duygularını tatmin ettiğin için artık sana uygun olmayan kısımları batıyor

En güzeli sana artık eski duygularımı hissetmiyorum deyip ilişkiyi temizce bitirmek, çocuğa da kafa karışıklığı olmasın, kendinde bir hata bulmaya kafa takmasın çünkü ortada bir hata yok, onun karakteri ve hayat pratiği böyle

Bir dahakine hem gönlünü titreten hem de sonrasında soğumamak için kendine daha uygun, iletişim becerileri, sosyal becerileri sana daha uygun biriyle beraber olursun, bu sana hayatına insan seçme ve bazı şeyleri görmezden gelmeme konusunda bir deneyim oldu
+5
grimavi
(19.10.25)
Konuşacak bir şey yoksa ayrıl
+2
arbre
(19.10.25)
Olips vermedi diye ayrılmak hiç mantıklı değil.
Buraya bile yazarken çok da ayakları yere basan bir gerekçe gösteremiyorsun.
Hala görünce mutlu olduğun insanı öyle kolay söküp atamazsın hayatından.
Ayrılsan daha iyisini mi bulacaksın, boşluğa mı düşeceksin. Öncelikle bunu düşün.
Sonra senin için sorun olan şeyleri maddeler halinde yaz. Her birinin önemini tart. Sonra al elemanı karşına, konuşun.
Çözersiniz sorunu bence.
+3
Mirket
(19.10.25)
beraberken keyif almıyorsan, ne bileyim cidden ortak nokta yoksa sıkıcı olur. bir de ben pasta isterim muhabbeti her ne kadar bana enteresan gelse de, belki de cidden önemsemiyor seni. önemsenmemek üzücü tabi.

kedi +1

pastayla çiçeği biz alalım barışın olmaz mı?
+3
Fodera
(19.10.25)
ilgisi baskasindadir.
-1
gule gule
(19.10.25)
@mirket
Mesele olips vermedi değil. Böyle ufak düşüncesizlikler. Mesela kapı tutma gibi şeyleri de sonradan yapmaya başladı.
Bir önceki duyurumdaki yazdıklarıma da bakarsan fikir olur.
@fodera, ilişkimiz 1 sene olacak ilk kez doğum günümü kutladı. İlk olunca önemsedim.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
önemsenmemek cidden üzücü. umarım öyle değildir.

öte yandan genç bir kardeşimiz olduğunu düşünüyorum. tahminim 21 22 yaşında olduğun, haklı mıyım?


ha bir de şimdi kızgınsın, sinirden tam böyle geniş geniş yazamıyorsun. duyurunu okuyunca çoğumuzun kafasında piremses kız imajı oluştu. bence biraz sakinleş sakin sakin genişçe yaz, konuşalım.
+1
Fodera
(19.10.25)
Yaptıkları şeyler anlattığın kadarıyla seni önemsemediğini gösteriyor. Bana kalırsa sen ilişki yaşamıyorsun bir arkadaşınla buluşuyor, görüşüyor gibisin. Karşına alıp oturup konuştuysanız ve hala aynı düşüncesizlikleri yapmaya devam ediyorsa yol yakınken kendini de onu da yıpratmadan aranızdaki "ilişkiye" son vermelisin.
+2
mermaidd
(19.10.25)
başlık, "sevgilimden sıkıldım" olunca akla direkt şımarık kız tahayyülü geliyor. okuyunca anlıyorsun, sıkılmak değil mesele.
+4
i'm gonna start a revolution from my bed
(19.10.25)
Sevmiyorsun bence. İnsan sevince gözüne gelmiyor böyle şeyler.
Sevmek zorunda da değilsin sevgin bitmiş olabilir. ayrıl gitsin.
-2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
Şeker vermedi kapı tutma gibi gerekçeler biraz bahane olmuş. Sıkıldıysan ayrıl kendine bahane arıyorsun gibi geldi
0
kondansator
(19.10.25)
ayrıl usta vakit harcamayın
-1
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Ayril coco
0
lapaz
(19.10.25)
okurken bile ruhum daraldı. bence hiçbir insan , çantasından çıkardığı olips'i ne yapacak diye gözetlendiği, "pasta istedim alacak mı dur bakayım hmmmf" diye kastırıldığı , böyle 12 yaş problemleri ile ilişkinin sorgulandığı gergin bir ortamı hak etmiyor. sal adamı gitsin.
+5
loch ness
(19.10.25)
Olips uzatılması "ağzın kokuyor" olarak yorumlanabilir. Bu yüzden istemeyene olips uzatılmaz. Pasta alınmaması öküzlük ama işi çıkması ve sonradan pasta alması mazur görülebilir. Bir noktadan sonra her hareketinin batması doğal, beklenilebilir, normal karşılanması gereken bir olay. Diğer "saçma" davranışların ne olduğuna bakılmalı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
ayrılın kurtulun. daha iyileşmeyecek.
0
gurur
(19.10.25)
Olips fln hikayede, doğumgününde pasta almayıp sonradan alması. Bilemedim.

Batan başka şeyler de var demişsin. Daha iyisini bulabileceksen ayrıl. Görünce mutlu olman da güvenli alanın olması ve alışkanlık.
+1
mobydick
(19.10.25)
@mobydick
Hatta 4-5 saat beraber oturduk. Ne zaman mum üfleyeceğim dedim. Pasta alıcam dedi.
Ayrılmadan önce midesi ağrımaya başladı. Giderken de buna alındığımı söyledim. "Midem daha iyiken haftaya falan alırız" dedi. Sonra eve geçerken baya surat falan astım. Hiç beklediğim gibi bir doğum günü olmadı. Biraz travmatik oldu benim için.
Ben de gittikten sonra telefonda baya moralim bozuk konuştum. Sonraki gün pasta falan getirmeseydi açıkça konuşup beni önemsemediğini hatta ayrılmayı düşündüğümü de söylerdim. Normalde hiç çiçek de almadı. Hatta bir keresinde çiçek alırım ama solacak sonra o yüzden almıyorum demişti. Bence ölüp bittiği birisi olsaydım otomatik olarak içinden gelerek yapardı her şeyi.
0
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
@loch ness birlikte olduğun insanı iyi hissettirecek bir şey yapmayı sevmiyorsan sorun sendedir.
Allah senin gibilerden uzak tutsun kadınları.
-3
🌸ekşi duyuru sever
(19.10.25)
ayrıl coco +1
+2
gabe h coud
(19.10.25)
ilk doğum gününü kutlamalıydı. 10 yıllık evli çift değilsiniz. bence sen haklısın. ama kimseyi de değiştiremezsin, öğretemezsin. adam böyle biri demek ki.
0
deartheodosia
(19.10.25)
ben aşırı hassasım bu tür konularda eşimden de düşünceli olmasını bekliyorum, eğittim de o herkesin cimri dediği adam benim istediğim her şeyi bir şekilde yapıyor önüme seriyor.

seviyorsan böyle demezdin. sevmiyorsan ayrıl. seviyorsan şekillendirirsin merak etme
-2
Hallegadola
(20.10.25)
ayrılma bi süre aldat ara sıra, baktın yine sarmıyor ayrılırsın.
0
Algorix
(22.10.25)
(3)

Ağırlık artışı

arbre
Kol çalışırken son tekrarın sadece son 3 4 tanesinde kaslarım yırtılır gibi oluyor. Bundan öncesinde bu his olmuyor. 2x10 kg var şu an. 12 kg'ye geçmemin zamanı gelmiş mi? Kötü olan bende 12 kg yok. Spor salonu gerekli mi artık? Sağ olun.
Kol çalışırken son tekrarın sadece son 3 4 tanesinde kaslarım yırtılır gibi oluyor. Bundan öncesinde bu his olmuyor. 2x10 kg var şu an. 12 kg'ye geçmemin zamanı gelmiş mi? Kötü olan bende 12 kg yok. Spor salonu gerekli mi artık? Sağ olun.
-1
arbre
(19.10.25)
10kg ile ne zamandır çalışıyorsun progressive overload ile her hafta ağırlık arttırman gerekiyor, ayrıca sadece son tekrarda zorlamak normal
0
nahtoderfahrung
(19.10.25)
nahtoderfahrung, 1 ayı geçmiştir
0
🌸arbre
(19.10.25)
ne yapmak istediğine göre ya spor salonu vaktin gelmiş ya da eve başka ekipmanlar alma vakti
0
nahtoderfahrung
(19.10.25)
(8)

Evimdeki modeme nasıl bağlanabilirim?

hadi ya la
Evimde internet aboneliği var, fakat modemin şifresini bilmediğim için bağlanamıyorum. Hard reset atsam tekrar kurulum yapabilir miyim? Elimde abonelikle ilgili hiçbir bilgi yok, sadece bu evde internet bağlantısı olduğunu biliyorum ve modeme fiziksel olarak erişimim var.
Evimde internet aboneliği var, fakat modemin şifresini bilmediğim için bağlanamıyorum. Hard reset atsam tekrar kurulum yapabilir miyim? Elimde abonelikle ilgili hiçbir bilgi yok, sadece bu evde internet bağlantısı olduğunu biliyorum ve modeme fiziksel olarak erişimim var.
0
hadi ya la
(19.10.25)
modemin arkasında ya da kutusunda muhakkak ihtiyaç duyduğun bilgiler vardır. yoksa marka model üzerinden kullanım kılavuzunu bul, minik reset butonunu kullanarak "hard reset" yap, varsayılan bilgileri kullanarak kurcalarsın.
0
redlinetheturk
(19.10.25)
Hayır yapma

Kullanıcı bilgilerine ihtiyacın olacak. Onun için de İnternet servis sagkayicinla konuşmalısın yoksa modemi kuramazsın
0
kisa
(19.10.25)
modemin arkasında yanında berisinde isim ve şifre var mı? öyleyse işin kolay. o şifreyi dene. olmazsa modemin arkasındaki reset tuşuyla modemi resetle. resetlenince artık orda yazan şifre geçerli olacaktır.

bir diğer yöntem modem arayüzüne bağlanmak. bunun için modeme lan kablosuyla bağlan. sonra adres çubuğuna 192.168.1.1 gir 2.1 de olabilir bazı modemlerde.
kullanıcı adı şifre gir. genelde admin-admin admin-ttnet admin-superonline falandır. bunları dene. ordaki kablosuz menüsünden modem şifresini görüp değiştirebilirsin.
0
jelly bear
(19.10.25)
Modemin altındaki etikette şifre yazıyor. Reset atarsan bu şifreyi kullanabilirsin.
0
arbre
(19.10.25)
Yeni modemlerde arkasındaki karekodu telefona okutarakta bağlanabiliyorsun. 1.5 ay evvel yeni modem almamız gerekti ve öyle bağlandık. Senin modeminin arkasında da varsa şifreye ihtiyaç duymadan bağlanabilirsin.
0
mermaidd
(19.10.25)
Ethernet kablosuyla bağlayıp arayüze giriş yaptım. DSL ışığı yanmıyor, internet ışığı kırmızı.

Ama Turknet üzerinden adresimi sorguladığımda aktif abonelik var gözüküyor.

Unuttuğum bir nokta mı var acaba? Önceden abonelik varmış, bunu ev sahibi verdi kendi aboneliğimi başlatıncaya kadar ama sorgulama yaptığımda aktif abonelik gözüküyor, o yüzden başvuru yapamıyorum. En azından şimdi internet varsa kullanayım, iş için ihtiyacım var.

Şu an arayüzdeyim, hangi ayarı değiştirsem bilemedim.
0
🌸hadi ya la
(19.10.25)
türknete bi ulaş sen bence. abonelik olduğundan emin misin? çünkü evden kim çıkmışsa iptal etmiştir o aboneliği. yani etmiş olması lazım. varsa bi kullanıcı adı şifre olması lazım onu da sen bilemezsin yine türknete sorcan. kimin adına abonelik var? varsa da neden halen iptal etmedi mesela?
0
jelly bear
(19.10.25)
Onu dedik işte yukarıda
Önce servis sağlayıcıdan abonelik bilgilerini alman lazım.
xxx@ttnet gibi bir şeydir ve şifre
Hızlı. Kurulum de bari öğren gir tamamdır
Türk net ise online işlemlerde kullanıcı. Adı. Şifren vardı
0
kisa
(19.10.25)
(10)

yaşıma göre anlamsız bir yerde miyim

sarızeybek
32 yaşındayım, bu hafta 4-5 yıl önce ilişkim olan kız arkadaşımın evlenmiş olduğunu öğrendim. bu kişiyle hiçbir bağlantım kalmadığı için işin bu tarafı "o da mutlu olsun" tadında ama bu haberi öğrendiğimden beri bir kıyasa girdim ister istemez. o benden sonraki partneri ile evlenmiş, benim bu sürede
32 yaşındayım, bu hafta 4-5 yıl önce ilişkim olan kız arkadaşımın evlenmiş olduğunu öğrendim. bu kişiyle hiçbir bağlantım kalmadığı için işin bu tarafı "o da mutlu olsun" tadında ama bu haberi öğrendiğimden beri bir kıyasa girdim ister istemez. o benden sonraki partneri ile evlenmiş, benim bu sürede ilişkim olmadı. ne bileyim o özel sektörde 9-5 işte maaş karşılığı çalışıyor, ben freelance. o düz iş + aile hayatında, ben birden fazla iş + yetmezmiş gibi siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları. ben anne babamın yaşlarıyla ilgili problemlerin çözümüne çalışıyorum, o yeni ailesinde. kendimi o dahil başka yaşıtlarımla da çok boş, zor, geri dönüşsüz zorlanmalarla dolu bir yerde görmeye başladım. aldığım haberin etkisi ve üstüne fazla düşünmenin sonucu boş karşılaştırmalar mı, yoksa gerçekten düzensiz ve yaşıma göre yanlış bir yerde mi kaldım?
0
sarızeybek
(18.10.25)
Eski sevgilinin evlendiğini neden biliyorsun? Bu bilmen gereken bir şey değil. İstemeden öğrendiysen üstünde durmaman gerekiyor. Yaşla hayat paralel gitmiyor. Bazıları geç başlar, bazıları erken başlar. Bulunduğun yeri klasik şeylere göre değil, hayallerine, hedeflerine göre belirlemelisin. Türkiye'de emeklilik sistemi bitti. Ölene kadar çalışacaksın. Bir 30 yıl daha çalışabilirsin.
-1
arbre
(18.10.25)
Benim asla anlayamadığım bir durum içerisindesin açıkçası. Dışarıdan herkesin hayatı muhteşem gözüküyor da içeriden öyle değil. En basitinden kocamı gören herkes hayatını eğitimini boyunu posunu tipini işini her şeyini kıskanır. Ama aslında işinde mutsuz mesela. Ve çözüm bulamıyoruz. Belki de o da içsel kimsenin anlayamadığı şeyler yaşıyor. Takılma geç herkesin hayatında bir şeyler oluyor
0
Hallegadola
(19.10.25)
kimin hayatını nasıl yaşaması gerektiğine dair bir kural yok. dileyen 9-5 çalışır dileyen göl kenarında balıkçılık yapar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.10.25)
Bende dün tesadüfen(stalk) öğrendim soyadı değişmiş:/ iyi yanından bakıyorum zaten dipteyim sağlık konusu haricinde :)

Her insanın çizdiği yollar farklı ben 8-5 hayatını seviyorum çünkü belirsizliği daha az.
Öyle olmayan biriyle zor olur.
Ama tek kriter bu değil ki hayatı yaşama biçimi, tatilleri, arkadaşlarıyla sınırları, alkolü sigarası herşeyi uyumlu olması gerekiyor insanın.

Bende aynı yaşta olup düzenli işteyim ama bende yanlış yaşadım diye üzülüyorum gezip tozmadım daha çok insanla ilişkim olmadı filan.

Bundan sonraki süreci daha iyi yürütebilirsin. Geçmişe müdahale edemiyoruz.
0
kararsızataletfilozofu
(19.10.25)
Bazen çok seçici oluyoruz. Ondan da yalnız kalıyoruz. Kriterlerini azaltman lazım.
0
ekşi duyuru sever
(19.10.25)
benim bütün eski kız arkadaşlarım evlendi alışırsın
0
nahtoderfahrung
(19.10.25)
herkesin hayatı farklı, karşılaştırırsanız mutsuz olursunuz.

hayattan keyif almaya bakın.
0
gurur
(19.10.25)
Niye bu kadar önemsiyorsun veya kıyaslıyorsun ki kendini onunla? Yarışmıyoruz ki kimseyle sonuçta. Yarışıyor muyuz yoksa?

(bkz: meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz)
0
vedatchilipeppers
(19.10.25)
ayrıca sen erkeksin, niye kendini kadınla kıyaslıyorsun. onlar evlenirken senin gibi milyarder mi olması gerekiyor. 2 makyaj, 1 yırtmaçla enayinin birini bulabiliyorlar.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
Nuri Bilge Ceylan'a ait sevdiğim bir sözü var: "Hayatımızdan memnun değilsek nerede olursak olalım, başka yerde mutlu olabileceğimiz avuntusu bize iyi gelir"

Konunun özet cevabı bu.

Mutluluk çoğumuza karşı kaldırımda gibi geliyor. Ama karşı kaldırımda yürüyenler de kendi içinde dertler, kronik problemler taşıyor genelde. Hatta bazıarı senin yürüdüğün kaldırımı hayal ediyor olabilirler.

Mutluluk biraz hikaye bir beklenti bu arada.

Eğer aşırı iyi şartlarda ağzında altın kaşıkla doğmadıysan Hayat=mücadele etmek demek. Ağzında altın kaşıkla doğanlar bile bir anlam problemi, depresyon vb sorunlarla mücadele edebiliyorlar.

Dolayısıyla Hayatta kalma ve stabil kalma mücadelesi veriyoruz hepimiz. Elbette tatlı güzel hatıralar, aile olmak sosyalleşmek çocuk sahibi olmak ya da tam tersi bekar olmak bunlar yerine göre güzel şeyler.

Ama özünde yetişkinler olarak mücadele ediyoruz. Ekonomiyle, geçimle, hergün çözülmesi gereken yeni veya eski bir takım problemlerle güne uyanıyor bunların çözümü için ölene kadar uğraşıyoruz.

"This is life" kısacası.
0
mahmuttt
(20.10.25)
(3)

Hevesin kalmaması

kararsızataletfilozofu
Yeni araba alacağım daha ödemeye başlamadan plaka ve eski araba satışının sorunları sebebiyle tüm hevesim kaçtı hiç mutlu etmiyor.Hoşlandığım biri vardı o da olmadı görüşmüyoruz artık ama aklıma geliyor arada.Çok boş hissediyorum saman geldik saman gidiyoruz ya ölüp gidiyor insanlar ne yeni insanlar
Yeni araba alacağım daha ödemeye başlamadan plaka ve eski araba satışının sorunları sebebiyle tüm hevesim kaçtı hiç mutlu etmiyor.

Hoşlandığım biri vardı o da olmadı görüşmüyoruz artık ama aklıma geliyor arada.

Çok boş hissediyorum saman geldik saman gidiyoruz ya ölüp gidiyor insanlar ne yeni insanlar tanıyıp sevip sevilmeden ne de yeni yerler görmeden.

Geçen ay içinde resmen endorfin serotonin dopamin bombardımanı varmış çok iyi hissediyordum şuan bitti yine herşey.
spora da gitmem yasak , zaten saç sebebiyle de flört buluşma sıkıntı 2-3ay sanki normalde oluyormuş gibi.

Arkadaşlar var ama hep aynı şey haftaiçi iş arkadaşlarıyla gündüz işyerinde görüşüyoruz.
Haftaiçi akşam kimse yok. Bunalımlar var.

Haftasonu arkadaşlar var görüşüyoruz.
Ama boş vakitler çok sıkılıyorum, yeni insanlarda eklenmiyor.

İlaç kullanmak istemiyorum.
Passiflora belki.
Bir şeylere odaklanıp bir şey de yapamıyorum ne dizi izlemek ne evde kendi başıma esneme-hafif spor yapmak vb.
Oyun oynamakta istemiyorum yazık vaktime.
Ne yapsam vol20 oldu sanırım
0
kararsızataletfilozofu
(18.10.25)
Hocam sen bu ruh haliyle bir romantik ilişkiye başlasan senin için daha kötü olur, ilişki içindeyken bundan keyif alabilecek gibi durmuyorsun, iyi ki olmamış diye sevinebilirsin
0
grimavi
(18.10.25)
Abi sen şehir değiştir. İstanbul olur, İzmir olur, Antalya olur.
-1
arbre
(18.10.25)
istek duymuyorsan alma zira benim tüm arkadaşlarım araba tamircisi, bu tamir bakım mevzuları öyle büyük meblalar tutuyor ki resmen her seferinde ağzım açık kalıyor.


ayrıca erkek arkadaşından ayrılmış hatun kişisi gibi saç rengi değiştirip, ayakkabı çanta bakmaktan farkı yok. ekonomik durumlar malum. para kolay kazanılmıyor. muhtemelen alacağın araba da senin psikolojik durumunu rahatlatmayacak. o yüzden almayalım, akışına bırakalım.

usta kendini spor yapmaya zorla, illa böyle salona git demiyorum, çık dolaş haraket et yürü. tak kulaklıkları sevdiğin müzikleri dinle. göreceksin bi yerden bi fikirler gelmeye başlayacak. ya şunu mu yapsam, buraya mı gitsem vb...
+1
Fodera
(19.10.25)
(12)

en lüzumsuz su harcamaları nerde oluyor?

i'm gonna start a revolution from my bed
s.b?
s.b?
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(18.10.25)
sanayide mi? evde mi?

evde
1. muslugu acip sicak su gelmesini beklerken.
2. elde bulasik yikarken.
3. 5 litre su ile 200 ml cis cektigimizde. sifonlarin alayinin optimize edilmesi gerekiyor.

bunlari insanlarin dis fircalarken ya da banyo yaparken kullanmadiklari anda suyu kapattigini varsayarak yaziyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.10.25)
Sanayide tekstil.
-1
arbre
(18.10.25)
Araba yıkamacılarda
0
grimavi
(18.10.25)
çimler bence. görsellik dışında bir olayı yok sanırım ama deli gibi sulama istiyor
0
eisberg
(18.10.25)
Aşırı yaygın bir örnek olmasa da beni en sinir edenlerden biri şu; kız arkadaşı evdeyken gürültülü bir şekilde sıçtığı duyulmasın diye her patlamada sifon çeken veya suyu açık bırakan kişiler ciddi su kaybına yol açıyor.
-3
mbond
(18.10.25)
Tarım. Vahşi sulama
+1
Mirket
(18.10.25)
(bkz: askeriye)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.10.25)
Endüstri olarak tarım ve sulama. Dünya'daki tatlı suyun yaklaşık %70'ini kullanıyormuş. Şeker kamışı ve bazı tahıllarda çok kullanılıyor. Yeni sulama teknolojileriyle su kullanımını azaltmaya çalışıyorlar.

Onun dışında termoelektrik ve nükleer santrallerde de çok gidiyor.

Moda/tekstil endüstrisi fena. Bütün işlemleri düşününce (pamuk üretimi, imalat, nakliye, yıkama vs.), bir kot pantolon üretimi 3,781 litre su harcıyormuş. www.unep.org

Evde en çok su, duş alırken gidiyordur. Luzümsuz belki bakış açısına göre değişir. Kovayla yıkanma seçeneği de var ama kimse uğraşmak istemez. Sifonlarda da çok ve az su butonlular oluyor, bu daha mantıklı ve tasarruflu.
0
ermanen
(19.10.25)
tarımda oluyor. hala kardüzen tarım yapılıyor. adam akarsuyu alıp kendi tarlasına çeviriyor, suyun %99'u boşluğa akıp gidiyor. havzaları dolduracağına sağda solda heba oluyor.

sanayi vs. tarımla yarışamaz bile su harcaması konusunda.
tarıma denetim gelmek zorunda.
0
tchuck
(19.10.25)
evde sifon, su gerekli de bence gri su ya da yağmur suyu kullanılabilir.
0
hoot
(19.10.25)
Tarım konusunda şunu söyleyebilirim. Evet, tarımda çok su harcanıyor ama Türkiye'de sulama birlikleri var. Kimse ben akarsuyu tarlama çevireyim, kafama göre sulama yapayım diyemez. Damlama sistemleri ile sulama on yıldan uzun süredir Türkiye'de kullanılıyor ve kullanımı giderek yaygınlaşıyor. Çiftçi için su da bir gider. Diğer bölgelerimizde durum nedir bilmiyorum, gözlemlerim Ege ve Marmara bölgeleri için geçerli.
0
gnosis
(19.10.25)
kağıt üretimi. kağıdın hammaddesi selüloz sebebiyle doğayı kirletmiyor ama sürekli yeraltı sularını kullanıp arıtmadan salıyorsun , ee oradan kanallara, nehirlere, denizlere ulaşıyor. yeraltındaki su kaynağını denize salmış oluyorsun yani.


yanlışmıyım diye chatgptye baktım şöyle bir cevap verdi.

Kağıt üretimi, sanayide en fazla su tüketen süreçlerden biri olarak bilinir. Su hem ham maddenin (odun lifleri veya geri dönüşüm lifi) işlenmesinde hem de yıkama, hamur hazırlama, beyazlatma, taşıma ve soğutma aşamalarında kullanılır.
0
Fodera
(19.10.25)
(9)

otomobil tamirciliği geleceği

benarrivo
son zamanlarda sanayide ustaların çok para kazandıgı, az oldukları ve kıymetli oldukları söyleniyor. ama bu durum bence uzun sürmeyecek.yeni motorlar çok karışık, sanayi ustalarının uzmanlaşması epey zaman alacak gibi geliyor. eski motorlar tek tip ve çok basitti. daha turboyu çözemeyen ustalar hibr
son zamanlarda sanayide ustaların çok para kazandıgı, az oldukları ve kıymetli oldukları söyleniyor. ama bu durum bence uzun sürmeyecek.

yeni motorlar çok karışık, sanayi ustalarının uzmanlaşması epey zaman alacak gibi geliyor. eski motorlar tek tip ve çok basitti. daha turboyu çözemeyen ustalar hibrit ve tam elektrikli otomobillerde nasıl uzmanlaşacak.

uzmanlaşan olursa tabi paraya para demez ama çok zor geliyor bana. parayı yetkili servis sahipleri götürecek, teknisyenler maaşlı çalışan olacak, çok para kazanamayacak gibi geliyor bana.
siz ne düşünüyorsunuz?
0
benarrivo
(18.10.25)
Oto tamirciliği bitmez, bunun mekaniği var elektriği var kaportası var.
+1
olaylar olaylar
(18.10.25)
tamircilik hiç bir zaman bitmez. mekanik bitmez.
+1
mikahakkinen
(18.10.25)
o teknisyenlerden iyi olanlar bir süre sonra kendi işyerlerini açacak işte. onların yanında yetişenlerden de kendi işini yapacaklar çıkacak. bu döngü böyle devam edecek.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(18.10.25)
otomobil satış sonrası hizmetlerde çalışan bir makina mühendisi olarak selam;

"yeni motorlar çok karışık, sanayi ustalarının uzmanlaşması epey zaman alacak gibi geliyor. eski motorlar tek tip ve çok basitti. daha turboyu çözemeyen ustalar hibrit ve tam elektrikli otomobillerde nasıl uzmanlaşacak."

tavarish, rich rebuilds, aging wheels, carwizard gibi youtube kanallarını izle.

neler dönüyor gör.

hiç bir zaman bitmeyecek bir meslek araba tamirciliği.
+1
rain when i die
(18.10.25)
Bir yakınımın otomatik şanzıman servisi var. Para basıyor. İşimde de elektrik teknisyenleri 70 bin TL alıyor.
+1
arbre
(18.10.25)
ustalar az değil, çok usta var etrafta. ama iyi ve ahlaklı usta çok az. çünkü genel olarak işe yaramayan okulda tutunamayan tipler sanayiye çırak olarak veriliyor.

hayır bu yeni sistemleri öğrenmelerine gerek yok çünkü bu sistemlerin büyük kısmı onların iki tornavida iki anahtarla müdahale edemeyecekleri kadar karmaşık. zaten tamir edemeyecekleri sistemi neden öğrensinler?
0
co2s2
(18.10.25)
@co2s2: "hayır bu yeni sistemleri öğrenmelerine gerek yok çünkü bu sistemlerin büyük kısmı onların iki tornavida iki anahtarla müdahale edemeyecekleri kadar karmaşık. zaten tamir edemeyecekleri sistemi neden öğrensinler?"

tamam ben de tam olarak bundan bahsediyorum zaten. tamir edebildikleri motorlar piyasadan silinecek, tamir edemeyecekleri sistemi bilmedikleri için ortada kalacaklar.
0
🌸benarrivo
(18.10.25)
dediklerinin tam tersini dusunuyorum. :D
0
cooperr
(18.10.25)
hocam konu çok detaylı bir sürü otomobil tamircisi, rektefiyeci, tornacı , elektrikçi arkadaşım var.


şimdi yeni motorlar çok karışık diye bişey yok. aklına gelen her aracın her motorun ustası var. v12 bi turbo bile hatta egzotik arabalara kadar ustası var ve yapılıyor. yalnız bazı motor modelleri tamir edilmiyor. dacia'nın yeni bir modeli hani en fazla üç dört yıllık olsun. aracın sahibi motoru yapacak ustanın akrabası. hararet yapmış. önce servise çekmişler 200bin küsür demişler çok gelince çekiciyle arkadaşın dükkanına geldi. 70000km de. normalde yapılması gereken nedir? silindir kapağını söker bakarsın. rektefiyeciyi çağırırsın mastarlarını ölçü aletlerini alır gelir ölçer biçer. karar verir. ya yeni silindir kapağı alınır orjinal takılır. ya da blokta hasar varsa onarılır yenisi alınır ve tamir edilir.(kompresör testi , yağ kaçağı testi ıvırı zıvırı elli tane şey vardır da benim bilgim yok diye kısa geçtim.)

araç çekiciden indi, bizim usta da yapmamış daha önce. sağa sola soruyor kimse yapmamış o aracın motorunu neyse rektefiyeci çağırdılar, geldi araca baktı. usta bak geçen bundan bi tane daha geldi. yaptılar olmadı. hani motor bloğunu taşlamak için hiç pay bırakmamışlar. hiç boşuna uğraşmayın bu motor yapılmıyor sıfır sandık motor alın dediler.( motor bloğu ve silindir kapağı alamiyon olduğu için. hararet yani yüksek ısıda atıyor. bu atma olunca sıfır silindir kapağı takılıyor ama motor bloğunun yüzeyi taşlanıyor.)

yeni araçların bazılarında tamir edilmesin diye çeşitli çakallıklar söz konusu.

ben arabalardan anlamam lakin tüm çevrem otomobil tamiratı üzerine. şimdi bir motor üretildiği zaman çeşitli markalarda da kullanıyor. mesela renault ile mercedes birebir aynı motorları kullanmıştı geçmişte. ustası olsun sana bunları çat çat sayar. mesela bmw ile pejo bazı modellerde tamamen aynı motoru kullanıyor.


bir de kulaktan duyduğum bi yağlı kayış muhabbeti var. ustalar çok seviyor yağlı kayışlı arabaları. kayış yüzünden iş motora kadar gidiyormuş.


ben ileri dönük araba almayı düşünüyorum. direkt olarak tamiratı nasıl, parçaları nasıl, kronik sıkıntısı varmı, bu motor hangi markalarda kullanıldı diye marka modelden önce tamir olayını düşünüp eşe dosta soruyorum.

ha bir de kimse sanmasın bütün ustalar dürüst dörtdörtlük. hiç bişeyden anlamayan ona buna araba yaptıran çok insan var. iyi usta bulmak gerçekten çok zor. ben hayali motor yapma olayı bile gördüm. böyle şeylerde oluyor. beyfendi aracınız hararet yapmış motor indireceğiz sekman piston değişecek şu kadar para. üstten ucuz iki parça değiştirdiler triger devirdaim falan. bi yıkadılar ilaçla altını üstünü motor yaptık diye verdiler.

200bin para aldılar 20binlira masraf , 180binlira kar.

dışardan bakmayın abi adamın dükkanının şekline tipine kaç kişi çalıştırdığına. bu adam daha önce nerelerde çalışmış ne işler yapmış bunlar önemli.


sistem şöyle ilerliyor. diyelim ki toyota hibrit. serviste o aracı tamir eden bir sürü çalışan var. bu çalışanlar kendilerini iyice geliştirdikten sonra servisten çıkıp dükkan açıyolar. servis şartları türkiyede çok kötü olmuştur hep maaş konusunda. böyle böyle otomatik olarak eğitim programı gibi devam ediyor. yani emin ol teslanın tamiratını yapacak insan da olacak. hidrojenli araba çıkarsınlar onun da motorunu yapacak sanayi ustası da olacak. yan sanayi parçası da olacak orjinali de olacak. sistem hep böyle devam etmiştir. kimse anasının karnından çıktığında bu işleri bilmiyor ve servise başlayan insanlar da bu işi bilerek başlamıyor mesleğe

bir de uzun süre serviste çalışıp dükkan açan insan. olası bir problemde servisteki arkadaşlarına telefon açıp. şurasını yaptık burasını yaptık ama başıma enteresan bi arıza geldi deyip onları arayıp bilgi de alıyor. yetmezse bu arkadaşları dükkana gelip beraber de çözüyorlar. sürekli bir paslaşma ve ticari anlaşma olarak düşünebilirsin. servisteki adam geliyor iki üç saat işi hallediyor ufaktan parasını alıyor. bizim usta sorunu çözüyoro arabayı teslim ediyor o da halinden memnun. konnekşın pipıl yani.


uzattıkça uzatıyorum ama bu tamir olayları grup grup. kimisi alman bakar. kimisi fransız. kimisi kore japon bakar. kimisi mesela sadece toyota gibi tek markaya bakar. ustaların uzmanlık alanı önemli. tamir ettiği markalar ne kadar azalırsa o kadar çok bilgi sahibidir. trabzondan karstan sivastan taa buraya araç getirenler oldu arkadaşlara. aynı şekilde biz de bmw ,wv araçları çekiciye yükleyip burdan bursaya tamirci arkadaşın yanına götürüp yaptırdık. burada yapacak insan vardı ama güven vermiyordu. bu araçların sahibi de kore japon bakan tamirci arkadaş.
0
Fodera
(19.10.25)
(4)

Mouse, Excel ve oyun indirme

arbre
Merhaba. Yeni laptop aldım. Öncelikle kablosuz iyi bir mouse önerisi istiyorum. Excel kullanıyorum ve orijinal indirmek istiyorum. Sadece bunu alabiliyor muyum yıllık? En uygun nereden alabilirim? Bir de oyun nasıl alabilirim? Eskiden korsan DVD alıp crack yapıyordum. Şimdi nasıl oluyor bu işler? Sa
Merhaba. Yeni laptop aldım. Öncelikle kablosuz iyi bir mouse önerisi istiyorum. Excel kullanıyorum ve orijinal indirmek istiyorum. Sadece bunu alabiliyor muyum yıllık? En uygun nereden alabilirim? Bir de oyun nasıl alabilirim? Eskiden korsan DVD alıp crack yapıyordum. Şimdi nasıl oluyor bu işler? Sağ olun.
0
arbre
(18.10.25)
Aslında çoğumız kendimizi doküman düzenleme, açma konusunda Microsoft Office e mahkum hissediyoruz, para veriyoruz ama gerçekte öyle değil.
Örneğin araştırırsan Ashampoo'nun Office sürümleri de var. Boyutları sürümden sürüme farklılık gösterse de 100 - 400 MB arası.
UI ise yine m.office benzeri.

Ücretsiz excel alternatiflerini de araştırdığında bulabilirsin internette .
0
diyecevaplandı
(18.10.25)
Office 365 Aile Planı var, 5 kişi ile paylaşabiliyorsunuz. Aylık 410 TL, yıllık abone olursanız da 4100 TL. Bütün uygulamalar dahil ve kullanıcı başı 1 TB One Drive saklama alanı veriyor. Paylaşabileceğiniz 2-3 kişi bile bulsanız epey uyguna geliyor.
Mouse için Asus MD200 önerebilirim. Biz şirkette 3 kişi aynı mousetan aldık, çok memnunuz.
Oyun işine hiç ilgim olmadığı için fikir veremeyeceğim.
0
mustafakesekci
(18.10.25)
Sağ olun. Ya ben online istemiyorum. Masaüstünde Excel istiyorum. Office 2024 satılıyor. 5 bin TL. Bu ömür boyu mu oluyor?
-1
🌸arbre
(18.10.25)
Office 365 sadece online değil hocam. Masaüstü uygulamalarını indirip çevrimdışı da çalışabilirsiniz klasik office programları gibi.
5 bin TL olan ömür boyu evet ama yeni sürüm çıktığında yeni sürüme geçemiyorsunuz.
0
mustafakesekci
(18.10.25)
(9)

Havuzdan sonra

Lubb
Spor olarak havuza gidiyorsunuz. Havuzdan sonra güne devam edeceksiniz havuzdan çıkınca duş alıyor musunuz? Öncesini değil sonrasınu soruyorum?
Spor olarak havuza gidiyorsunuz. Havuzdan sonra güne devam edeceksiniz havuzdan çıkınca duş alıyor musunuz? Öncesini değil sonrasınu soruyorum?
0
Lubb
(18.10.25)
Havuz kimyasallarından kurtulmak için, saç, göz ve cilt sağlığınızı düşünüyorsanız mutlaka alın.
+4
Mirket
(18.10.25)
Tabii ki. Havuz suyu aslında iğrenç. Milletin kılı, tükürüğü var. Havuzda ve evde iki kez duş alırım.
+1
arbre
(18.10.25)
evet alıyorum
0
yurtsuz john
(18.10.25)
Tabiki.
0
logisticsmanager
(18.10.25)
Havuzdan çıkar çıkmaz sadece su ile duş alıp saunaya giriyorum. Eve girince ayrıca duş alıyorum.
0
inheritance
(18.10.25)
tabi ki. havuzdan sonra duş almadan olmaz.
0
abelardo
(18.10.25)
Havuza girmeden önce üstüme su tutmadan, ciktiktan sonra da dus almadan asla hayatima devam edemem. Klor kokusu vs cok kötü. Bir de tüm gün onl gezmek? Tüm vücudumu o kimyasalla tüm günp gecirtemem.
0
kuehles blondes
(18.10.25)
havuzdan sonra duş alırım. denizden sonra almasam da oluyor.
0
co2s2
(18.10.25)
Kesinlikle, hatta ozellikle sacimi yikayacagim gunlere denk getiriyorum havuza gitmeyi ki sacimi ust uste iki gun yikamayim. Siz de mutlaka yikanin, klor zararli bir sey.
0
kassiopeia
(18.10.25)
(8)

Dik duramam sorunum

naksidil
Masa başı çalışıyorum. Ne kadar dikkat etsem de bir süre sonra kambur olduğumu fark edip kendimi düzeltiyorum. Ne kadardır öyle olduğum muamma. Yürürken de fark edene kadar kambur yürüyorum. Bunu nasıl çözebilirim. Egzersiz ya da dik durmak için satın alabileceğim bişey var mı?
Masa başı çalışıyorum. Ne kadar dikkat etsem de bir süre sonra kambur olduğumu fark edip kendimi düzeltiyorum. Ne kadardır öyle olduğum muamma. Yürürken de fark edene kadar kambur yürüyorum. Bunu nasıl çözebilirim. Egzersiz ya da dik durmak için satın alabileceğim bişey var mı?
-1
naksidil
(17.10.25)
youtu.be

Bu videonun 3.45 deki 3. Egzersiz dediği hareketi günde 3 set 10 tekrar yaparsan anında etkisine şaşıracaksın
+1
grimavi
(17.10.25)
30 ders reformer plates paketi satın al. Sonrasında bir salona yazıl, sırt kaslarını güçlendir. O kaslar seni arkaya doğru asılacak.
-1
Mirket
(17.10.25)
Pilates
-1
gabe h coud
(17.10.25)
grimavi +1, ayrıca bu videoyu bir süre önce aramış ama bulamamıştım :) oradaki egzersizi dene, 4 ncü 5 nci günde farkı hissedeceksin. acayip işe yarıyor.

birde sabah uyanınca iyice bir gerilme, gün içerisinde de kolları havaya kaldırıp geriye doğru gerilme hareketi etkili oluyor.
0
selam
(17.10.25)
Yüzüyorsun ve bu iş kendiliğinden çözülüyor
-1
arbre
(17.10.25)
evinin koridoruna barfiks demiri tak. gün aşırı barfiks çek ta ki 10 tekrar yapana kadar.

kamburun düzelmezse gel söv buradayım.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Bir de şu hareket var evde ofiste kolayca yapılabilecek biraz da oyun gibi oluyor, dik olarak ayakta da yapabilirsiniz

youtube.com
0
grimavi
(17.10.25)
Haftada 6 gün, günde en az yarım saat yüzen ve kifozu olan biri olarak söyleyebilirim ki tek başına yüzme bu işin çaresi değil.

Fizik tedavi egzersiz vermişti ama az biraz yapıp bıraktım. Tekrar başlayacağım.
0
inheritance
(17.10.25)
(22)

duyurunun yaşını başını almış erkekleri

WithWorth
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.https://eksisozluk.com/beykozda-eski-sevgilisi-tarafindan-oldurulen-kiz--8036578?a=popularevli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz
muhtemelen önümüzdeki günleri meşgul edecek şu üzücü videoda iki adet er kişinin hafif bir müdaheleden sonra ayrıldığını görüyoruz.
eksisozluk.com

evli, bakması gereken çoluğu çocuğu olan, evde bekleyeni olan bir erkek iseniz sorum size.
ne yapardınız ?

geri kalanlar da yorum yapabilir ama üstteki kümeyi özellikle merak ettim.
-2
WithWorth
(16.10.25)
Hiçbir şey.
Beni ilgilendirmiyor bende canımı sokakta bulmadım + süper kahraman değilim.

Ayrıca kadınların efendi erkek yerine tercihini kimse sorgulayamaz
+2
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
Saldırgan ondan daha şiddetli, agresif bir karşı saldırıyla durdurulabilir. Ama çok riskli. Genelde nefes alışverişini kesmek için diyaframa atak yapılır. O anki ruh hâlime bağlı.
+1
arbre
(16.10.25)
Asla hiçbir şey için oh çekmiyorum. Fakat bile bile lades diyorsanız ne diyelim?
Ayrıca sadece kadına mi şiddet var? Erkeğe çocuğa hayvana her türlü canlıya şiddet var memlekette. Ben kadın olarak ayirmiyorum. Bir erkek olarak kendimi sokakta güvende hissetmiyorum.
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
sen şimdi mesela bu çocuk benim olsa ve sen gelip bunları zırvalasan seni parçalarım. söylediğin şeylerin bu konuyla hiç ilgisi yok. başka yerde yaz tabi ama burası değil yeri. bu olay değil. eminim hepimiz can güvenliği korkusu yaşadık ama şimdi bir can katledilmiş. sebep de eminim seçim değil.

ya da empati kur bu senin yakının olsaydı kurduğun cümleleri birinden duymaya tahammül edebilir miydin?

yeaa hepimiz can güvenliği bilmem ne mi mesele?
-7
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(16.10.25)
Geçkin bir bey olmasam da yanıt vereyim. Ben hayatımda hiç bir şiddet eylemine başvurmadım, kesici alet taşımıyorum. Bahse konu videoyu izlerken bile geriliyorum elim ayağım dolanıyor.
Şahıs 100 kilonun üzerinde gözünü kan bürümüş biri, böylesini abd polisinin videolarını izlerseniz silahla bile durdurmanın kolay olmadığını görürsünüz. Bu şartlarda o sıradan insanları kınayan ah orada ben olsaydım diyenleri gerçekçi, inandırıcı bulmuyorum.
Ben ne yapardım muhtemelen donakalırdım.. herkesin kahraman olma fantezisi vardır ama bu oyunda ölünce bir daha geri başlayamıyorsun.
+3
anon1m
(16.10.25)
bu veya benzeri bir durumda polisin dahi kendi canını riske atarak araya gireceğini sanmıyorum.
gözü dönmüş bir adam kadını duraksamadan seri bir şekilde bıçaklıyor, müdahale etmeye çalışan kişi de muhtemelen benzer darbelere maruz kalacak.

benim de bir çocuğum var, böyle bir durumda çocuğumun babasız büyümesi riskini göze almazdım sanıyorum.

ama videoki poşetini önce bırakıp sonra alan adam kadar da olamazdım sanırım.

iki ucu boklu değnek dedikleri durum tam olarak. çok üzücü gerçekten.
+2
emfuzi
(16.10.25)
Kadir şekerci vardı.
0
Kahvedesu
(16.10.25)
dediğiniz ben oluyorum. adamların yaptığı müdahaleyi, şerefsize "abi kurbanın olam, değmez, gel kendini yakacaksın" gibi teskin edici sözlerle denerdim. ama dönüp işime gitmez, pasif ve yalvarır şekilde devam ederdim "bir bıçak az vursa kârdır" hesabı.

eğer 2-3 kişi olsa, "gelin tutun abiyi yazık edecek hem kendine hem karşıya" gibi, şerefsizi daha da gaza getirmeyecek sözlerle çağırır, 3 kişi olsak, tutar, indirirdik.

ama tek başına ne yapacaksın? hem cani, hem ayı gibi, hem gözü dönmüş... tek başıma adamla savaşamazdım. benim de çoluğum çocuğum var. sakin sakin yalvarır modda telkin verir, olayı fiziksel mücadeleye dökmeden omzundan tutup hafif hafif çekerdim.

hak etsin, etmesin, orantısız şiddet gören hiç bir mazluma "oh" çekilmez. canavarlaşmamak lazım.

edit: "kurbanın olam" lafı da ironikmiş. Allah korusun...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
Sen 'Abi kurbanın olam.' diyorsun da, adamın kafa gitmiş zaten, gözler dönük, işini bitirip, 'Lan görgü tanığı bu.' demeyeceği ve sıranın sana gelmeyeceği ne malum.

Eli bıçaklı adamı gözüme kestirebilecek ebat ve beceride değilsem ve en az adam kadar manyak değilsem, kendimi güvende hissedecek mesafeye kadar uzaklaşır, görüntü alır, polisi arardım. Gereksiz kahramanlık için gereğinden fazla akıllıyım.
0
Mirket
(17.10.25)
en fazla uzaktan polisi ararim. soka da girebilirim. video'yu izlemedim.
0
lemmiwinks
(17.10.25)
tr.wikipedia.orgŞeker_davası
www.birgun.net

başka sözüm yok.
0
Fodera
(17.10.25)
herkes kadir şekerden örnek vermiş ama kadir şeker cebinde bıçak taşıyan ve kavga eden bi çift arasına girip adamı kalbinden bıçaklayan biri. bıçaklı, gözü dönmüş bi adamın önüne çıkamazsınız tabi ama çoğu durumda adam bir kadına sadece tekme tokat dalarken bile herkes uzaktan izliyor. kadir şeker gibi bıçağı çıkarıp karşı tarafın kalbine saplamadığınız sürece katil olmazsınız. bir keresinde market manavına sebepsiz yere saldıran bir adamla arasına girmiştim, manav da erkekti. ben de kadınım.

ayrıca baktım şimdi kadir şeker olayı 2020 yılında yaşanmış. önümüzde bu örnek yokken sanki herkes araya giriyordu da kahramanlık yapıyordu... güldürmeyin ya. kendisine tokat atan müşteriye saldıran garson kızı kolundan bacağından çekiştirmeyi herkes biliyor. tam tersi olsa yine kimse araya girmiyor.

kadın erkek özelinde konuşmuyorum. herkeste gereksiz bir duyarsızlık var.

tekrar söylüyorum, elinde bıçak olan silah olan bi adamla hedefinin arasına girmek tabi ki mantıksız. ama bunların olmadığı şiddet durumlarında dahi herkes uzaktan izliyor.

x.com
şunu izleyin mesela. adam çocuğa tekmelerle girişiyor. kimse doğru dürüst müdahale etmiyor. hele amcanın biri uzaktan izleye izleye geliyor.
+1
elorelia
(17.10.25)
Bu işlerde araya girilemiyor çünkü bu düzende suçlu çıkabilirsin. Bunun şahıstaki silah unsuruyla çok ilgisi yok. Müdahale edersin en başta kadın sana kızar. Etkisiz hale getirirsin yargı seni içeri atar. Şanssızlık olur birine bir şey olur, vicdanın seni suçlar. O an kurtarsan kadının ders alıp ertesi gün aynı hatayı tekrarlamaması düşük olasılık. Zaten olayı bilmiyorsun. İşe yaramayacağını bile bile polisi arar, belki uzaktan ses ile müdahale yapmaya çalışırdım ben.
+1
osssy
(17.10.25)
bıçak olmadığı senaryo da (sadece şiddet) kadın yardım için bağırıyorsa polisi ararım ama kadın da adama sövüp sayıyorsa uzaktan izlerim sadece bir süre sonra yoluma giderim. işin içinde bıçak da varsa direkt polisi ararım, asla yanına yaklaşıp da müdahale etmem kesinlikle. bırak araya girmeyi adamı telkin etmeye bile çalışmam.

ben olsam şöyle dalardım adama, yok böyle yapardım falan diyenlerin de yüzde 99u kolpacı. elinde şu insan yarmasını bıçakla görünce saklanacak delik ararlar.
0
bobinhoo
(17.10.25)
Uzun sopa ya da sandalye gibi birşey varsa müdahale ederim, onun dışında sadece polis çağırırım. O da genellikle olay bittikten sonra gelir.
0
parka
(17.10.25)
Gerçekçi olmak lazım, o anda bu adamı durdurmanın tek yolu silahla vurmaktır. Senin elinde bıçak olsa bile bu adamı durdurmak oldukça zor. Polis bile bu tür durumlarda silahı kullanmıyorken normal insanlar olarak bizim bu olaya müdahale etmemiz maalesef çok zor.
0
say something loving
(17.10.25)
güvenli mesafeye çekilip 112 yi arardım. bekar, çocuksuz dönemlerimde olsam gene bunu yapardım.

cinnet esnasında şuurunu kaybetmiş bıçaklı biriyle asla diyaloğa girmem.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.25)
Evliyim, çocuğum var, polisi ve ambulansı aramak dışında müdahale etmem.

Bekar olsam ölümüne girerdim.
+1
kimlanbu
(17.10.25)
evliyim çocukluyum önce dur yapma der kavgayı ayırmaya çalışırım, silah görürsem uzaklaşır polisi ararım.
videodaki abiye neden bıraktın diyemem.

kendi çocuğuma bu yapılsa şahit olsam hiç silah vs düşünmem dalar kurtarmaya çalışırım her baba gibi.
0
basond
(17.10.25)
yoldan geçen erkek müdahale etse ve ölmese bu adam ondan şikayetçi olsa yine baş ağrısı; belki müdahale eden kişiye dadanacak, davalık olacaklar? çok korkuyorum böyle olaylara denk gelmekten, yalnızca şahit olmak bile başlı başına bir travma sebebi. ülke içinde (ve dışında) hiçbir erkeğe yaklaşmamak gerektiğini hissediyorum; kıskanç, patolojik sorunlu, düzenbaz insanlar o kadar çok ki.
0
deartheodosia
(17.10.25)
40 yaşına yaklaşmış, çocuğu olmayan, iri sayılabilecek bir avukatım.

Üzerimde tabanca yoksa asla müdahale etmem. Eğitimli birinin dahi bıçaklı bir saldırgana müdahale etmesi aşırı tehlikeliyken bıçaklı kavgaya dair hiçbir bilgisi ve fikri olmayan, bıçağı ancak mutfakta ya da ufak tefek şeyler kesmek için eline alan biri olarak kendi canımı böyle bir durumda tehlikeye atmam. Bu karara varmam için çok düşünmeme gerek yok.

Üzerimde tabanca varsa çok daha zor bir karar. Havaya ateş etmek riskli, başkasına zarar verme riski var. Gözü dönmüş şekilde karşısındakine zarar veren bıçaklı bir saldırgana, durdurucu bir atışı mağdura zarar vermeden yapabilmek herhangi bir polisin de kolayca alabileceği bir risk değil, özel harekat geçmişi olmayan bir polis için dahi çok zor bir durum. Kaldı ki öldürücü olmayan bölgelere yapılan atışlarda, özellikle çekirdeğin bacaklardaki kemiğe denk gelip kemiği kırmadığı senaryolarda saldırgan vurulduğunu anında hissetmiyor ve saldırgan tutumunu bir süre daha sürdürebiliyor. Yani diyelim ki salgırganı omzundan ya da bacak kasından vurdum. Bu sırada saldırgan mağdura saldırmaya veya benim üzerime gelmeye devam edecektir birkaç saniye daha. Bu birkaç saniye boyunca vuracağı bıçak darbeleri mağduru öldürmeye yetebilir. Mağduru bırakıp bana saldırmaya kalkarsa saldırganı durdurmak için benim öldürücü atışlar yapmam gerekebilir.

Saldırganı öldürmeden vurmayı başarsam bile meşru müdafaada sınırın aşılması tartışmaları gündeme gelecek ve uzunca bir süre tutuklu kalma riskim olacak. Onu da beceremeyip tüm işi elime yüzüme bulaştırıp mağdura zarar verme riskim var.

Nereden bakılsa çok boktan iş. Görece kılçıksız bir durum olsa, yani bir erkeğin bir kadını bıçakla kovaladığını görsem ve ben de o sırada direksiyon başında olsam, saldırgan erkeği öldürmemeye gayret ederek arabayla ezerim. Benzer bir durumda saldırganı etkisiz hale getirecek bir şeyle vurma/bir şeyi fırlatma imkanım varsa yaparım. Ancak silahım olmadan silahlı birine müdahale etmem, edemem.
0
10551037
(17.10.25)
amerikan polis videolarından gördüğüm kadarıyla, başından veya omurgasından vurulmadığı sürece defalarca isabet alan insanlar bile saldırmaya devam ediyor. belki cinnet hali, belki uyuşturucu madde etkisinde olmaları sebebiyle bilmiyorum ama belimde silahım bile olsa katil olmayı göze almadığım sürece müdahele etmezdim.
0
Fodera
(19.10.25)
(13)

Kıskançlık psikolojisi

arbre
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim
Kıskançlığımın patolojik seviyede olduğunu düşünüyorum. Kız arkadaşımı (sevgili değiliz) kıskanabiliyorum bir erkekle konuştuğunu görünce.

Normalde sevgilimin başka erkeklerle yakın olmasını, konuşmasını istemem. Ama ben sevgilisi olan kızlarla yakın olabiliyorum ve şunu düşünüyorum. Bu kızlar benim sevgilim olsaydı olay çıkarırdım. Ama ben sevgilimi kıskanacağım o erkek konumumdayım gerçekte. Anlatabildim mi bilmiyorum. Ya da cinsellik konusunda geçmişini bilmek beni rahatsız eder, ama ben de neler yaptım. Kendi psikolojimi çözemiyorum. :D Psikoloğa mı gitsem?
-8
arbre
(16.10.25)
Psikologla alakası yok kişiliğin gelişmemiş.
Bu yaştan sonra gelişir mi inan bilemiyorum.
+17
Gradient_tabanlı_mor
(16.10.25)
kaç yaşındasınız bu aslında önemli bir kriter.
eskiden ben de böyleydim. mesela erkek arkadaşım (şimdiki eşim) bir kız arkadaşının sadece oturduğu semti biliyor diye yapmadığım kalmamıştı sen nerden biliyosun demek ki evine gittin vs. çok utanıyorum o hallerimden ama çok küçüktüm, 19 yaşındaydım. şu an eşim kız arkadaşlarıyla bensiz buluşur, görüşür, bi kıskançlığım kalmadı ara ara kıskanıyorum ama sorun çıkartacak, kavga çıkartacak düzeyde değil.

bence siz biraz niyet okuyorsunuz. karşı cinsten arkadaşı olması iyidir insanın her zaman. benim de karşı cinsten arkadaşlarım var. bunda yanlış bir şey yok. biraz empati yapmayı öğrenmeniz lazım. eğer aşırı kıskançsanız ve bu durumu çözemiyorsanız psikolog şart bence de. insan onunla konuşurken anaaaa diyip kendini çözüyor tabii doğru psikoloğu bulursa.

edit: kullanıcı adınıza bakmamıştım arbreymişsiniz çok genç olduğunuzu düşünmüyorum orta yaştasınızdır herhalde 35 civarı falan.
+2
matilda
(16.10.25)
matilda, 32'yim :)
0
🌸arbre
(16.10.25)
Böyle yaparak hem kendini hem karşınızdaki kişiyi bunaltirsin. Psikologa gitmek iyi fikir bence zaten farkındalığın olmuş bu konuda.
0
pembediken
(16.10.25)
Toksik maskülenite konusunu araştırmanı öneririm.
0
rock n roll
(16.10.25)
Gradient_tabanlı_mor, kişilik ne anlamda? Kişiliğimin ortalama üstü olduğunu düşünüyorum. Laf sokma mı, yardımcı olmak için mi bu yorum
-8
🌸arbre
(16.10.25)
abicim son derece sağlıklı bir erkeksin. bu devirde herkes alt alta üst üste diye de bu rezil ortamdan midenin bulanmasını garipsemene lüzum yok. herkes böyle olmak yada sosyal medya-hızlı sadakatsiz ilişkiler çağının getirdiklerini kabullenmek zorunda değil. hem kadın hem erkek olarak farklı bakış açısına ve karşı cins ile mesafeli insan ilişkileri kurabilme kapasitesine sahip kişiler de yaşıyor aramızda.

kız arkadaşın bir erkekle konuşursa elbette ki kıskanırsın, anında müdahil olmadığın sürece sorunlu bir durum yok. bu konuşmaların sıklığı artar , tonu değişirse de müdahale etmen son derece sağlıklı bir tepkidir. utandırma söylemlerine takılma bence.
-6
loch ness
(16.10.25)
reyiz gün gelecek eşin otobüse metroya binecek yanına elin adamı oturacak napacaksın.
iş arkadaşlarıyla çay kahve sohbeti yapacak engel mi olacaksın?

kendini eğitmeye çalış bir şekilde.
0
Hallegadola
(16.10.25)
Shepard nerlerde ya?
-1
mikahakkinen
(16.10.25)
mikahakkinen, 1 günde kurtulduk hepsinden. Compumaster sağ olsun. Komik olan Shepard beni engellemiş. HAHAHA. Ulan engelleyecektin neden her soruma cevap yazdın. Kafalar pırıl pırıl.
-1
🌸arbre
(16.10.25)
bence bu klasik erkek ikiyüzlülüğü :)) sevgilin olduğunda bu huyunu şu şekilde değiştirirsin, sen de artık kızlarla yakın olmazsın, senin kız arkadaşın da erkeklerle yakın olmaz, karşılıklı uzlaşma sağlanırsa sorun da kalmaz. pskologa gidecek bi durum olmaz. benim eşimle aramdaki anlaşma bu şekilde, kimsenin karşı cins arkadaşı yok, böyle anlaştık.
+1
Sadece soruyorum
(16.10.25)
Bu kiskanclik olayi bende sifir. Hic kiskanmadim.

Buraya bir anektod birakayim; Gecenlerde is yerime oglende bir arkadas geldi. Esimi restoranda gordugunu soyledi. Ben " umarim yanindaki adam benden yakisiklidir" dedim. Guzel bir kahkaha koptu is yerinde :) Evde falan da sormam o kim bu kim diye. Hic merak etmiyorum.
0
thetruenorthstrongandfree1
(17.10.25)
psikolojik özellikleri tek tek anlatıp hepsi bende bok gibi demenize gerek yok, genel olarak psikolojik/psikiyatrik problemleriniz olduğu ortada. psikolog ve psikiyatrist takibi şart.
+1
co2s2
(17.10.25)
(3)

Diş macunu önerisi

mermaidd
Çok fazla sigara ve çay-kahve tüketmiyorum dişlerim de sarı değil ama beyazlığı kalsın istiyorum. Bunun için kullanıp memnun kaldığınız diş macunları var mı?
Çok fazla sigara ve çay-kahve tüketmiyorum dişlerim de sarı değil ama beyazlığı kalsın istiyorum. Bunun için kullanıp memnun kaldığınız diş macunları var mı?
0
mermaidd
(15.10.25)
Oral B Glamorous kullanıyorum etkili
-1
arbre
(15.10.25)
Marvis

amzn.eu
+1
mor oje
(15.10.25)
Opalescence

app.hb.biz
0
ananiyimioguz
(15.10.25)
(4)

Banka Maas promosyonlari azaldi mi

lapaz
Qnb'den 3 yil once 2.3 maas promosyon almistik. Haftaya 1.34 alacakmisiz. Sizde de azaldi mi
Qnb'den 3 yil once 2.3 maas promosyon almistik. Haftaya 1.34 alacakmisiz. Sizde de azaldi mi
0
lapaz
(15.10.25)
Azaldı. Yapı kredi 1 maaş ancak verdi. Ve 2000tl maxipuan
0
luluki
(15.10.25)
sizinki iyiymiş. bizimki geçen sene 9000 verdi. bu sene de max 15000 olur.
0
jelly bear
(15.10.25)
promosyonlar çok az artıyor, o yüzden maaşların artışına göre; maaş karşılığı azalması çok normal
+1
sweetoffice
(15.10.25)
Bizde 90 100 bin konuşuluyordu ama 2026'ya ertelemişler püüü
0
arbre
(15.10.25)
(8)

Samsung mu Xiaomi mi

beetlejuice
Samsung A36 5G 8/256 GBXiaomi Redmi Note 14 pro 8/256 GBAnneye alınacak. 8 yılda bir telefon değiştirengillerdeniz.
Samsung A36 5G 8/256 GB
Xiaomi Redmi Note 14 pro 8/256 GB

Anneye alınacak. 8 yılda bir telefon değiştirengillerdeniz.
0
beetlejuice
(15.10.25)
samsung'lar genelde daha uzun ömürlü oluyor. ayrıca xiaomi'lerdeki reklamlar vs. bir süre sonra sinir bozucu oluyor. ben samsung derim bu yüzden.
0
shadowfollower
(15.10.25)
Samsung net
0
arbre
(15.10.25)
Uzun ömürlü kullanım için Samsung. Xiaomi zamanla çürüyor
+1
artıküyeolmakistiyorum
(15.10.25)
samsung a36 al. snapdragon işlemci var.
+1
archmeister8
(15.10.25)
samsung.
0
mikahakkinen
(15.10.25)
normalde xiaomi derim ama xiaomi'de bu reklam çıkma, ana sayfada gereksiz haber bildirileri çıkması, temizleyici kısmına tıklayınca sonrasında reklam göstermesi gibi sebeplerden samsung derim.
0
liberal
(15.10.25)
Samsung'larda yaşlılar için kolay mod var, belki çayomide de vardır ama samsungta kesin var.
0
hoot
(16.10.25)
eskiden olsa xiaomi derdim de bu fiyat bandında şu an samsung daha uzun ömürlü telefonlar yapıyor.
0
kornisch
(16.10.25)
(11)

Nazar diye bişey gerçekten var mı sizce? İnanıyor musunuz?

psmstc
Soru başlıkta
Soru başlıkta
-5
psmstc
(15.10.25)
Var. İnanıyorum.
-4
arbre
(15.10.25)
var ya. ve bize çok değiyor eşimle bana. her seferinde hiçbir şeyi hiç kimseye anlatma diyorum ama olumlu ve güzel bir şey olduğunda paylaşmayı çok seviyor o yüzden başımıza türlü bela geliyor.
0
matilda
(15.10.25)
ben dini konulara komple şüpheci yaklaştığım için nazara doğrudan inanıyorum diyemem. ama bazı şeylerin bazı kişilere anlatılmaması gerektiğini düşünüyor ve matildaya katılıyorum.

benim eşim de mesela biri işler nasıl gidiyor dediğinde "çok şükür iyi vsvs" anlatıyor, ben de en son geçen gün anlatma şu insanların şerini üstümüze çekme dedim. iyi deme, idare eder işte bu ekonomide ne olabilirdi ki herkes gibi biz de bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz de diyorum.
0
Sadece soruyorum
(15.10.25)
Nazar bize özgü değil, çok daha eski bir şey. Eski insanlar gözün çalışma mekanizmasını dokunmaya benzer bir şey olarak düşünüyorlardı; onlara göre gözden çıkan bir "şey" gidip görülen nesne ile temasa geçip onu algılıyordu. Buradan hareketle de kötü niyetli birilerinin haset dolu bakışları bizi olumsuz etkileyebiliyordu...

Yani kısaca "Yok öyle bir şey"
0
salihdt
(15.10.25)
nazar diye bir şey yok. kendi kendini gerçekleştiren kehanetle plasibo etkisinin el ele tutuşmuş hali var. bir de algıda seçicilik eklenince, bütün saçmalıklar mantıklıymış gibi görünmeye başlıyor. aslında kimsenin gözü değmiyor, insan kendi dengesini kendisi bozuyor.
+3
gabe h coud
(15.10.25)
Var. Geçen haftalarda beni ilk kez gören bir komşu teyzenin (arkadaşımın komşusu) mavi gözlerinden sorgulayan sözlerinden yamuldum resmen, annem de yamuldu. Nazar değdiğinde nazar ayetleri vardır onlar okunur, annem bana okudu ve 2 gün kendine gelemedi kadın bitkinlikten, ben de aynı şekilde. Kur'an'da zaten "bakışlarıyla seni devireceklerdi" gibi bir ayet var, Kalem Suresi 51-52 olması lazım. Bizzat yaşamışlığım çok, bilim dünyası da bunu çalıştı, çalışıyor ve varlığına kanaat getirdiler.
-2
muhayyer divan
(15.10.25)
Yok
-1
abuzer
(15.10.25)
evet var.
-5
elektr10
(15.10.25)
Nazar aslında dinimizce ortaya çıkan bir olgu değil Antik Yunan döneminde ortaya çıkmış. Nazar boncuğu gibi şeyler de şamanizmden kalma.

Soruna gelecek olursak tanrının varlığına inansakta inanmasakta evren enerjiyle dönüyor bana kalırsa. Hasis ve kıskanç insanlarda etrafımızda olunca onların negatif enerjilerini dolaylı yoldan üstümüze çekmiş oluyoruz ve buna da nazar diyoruz.
Ben hiçbir işim tamamlanmadan kimseye anlatmama taraftarıyım nazar olsun olmasın bazen kendimize saklamak önemli.
0
mermaidd
(15.10.25)
başımıza kötü bir şey geldiğinde gerçek sebebi aramak yerine "ahmet öyle demese böyle olmazdı" demek daha kolay geliyor. başımıza gelen 100 kötü olayın 3'ünde böyle bir cümle kursak nazara inanmış oluyoruz.
-2
co2s2
(15.10.25)
@konusma ben konusuyorum

"insanlar inandiklari seyleri mantik süzgecinden gecirdikleri icin degil, kalplerinden öyle geldigi icin inaniyorlar" demişsin,

Benim çevremde akılla mantıkla inanan çok insan var. O kadar ki, kalplerinden öyle geldiği için inandıklarını zannettiğin insanların kalplerinden falan gelmediğini, ya aileden gördüğü ezberle ya da menfaati orada olduğu için "inandığını" gözümüzle görüyoruz. Hiçbir şey bilmeden ve bilmeyi istemeden, merak etmeden inanmak Allah'ın istemediği, aşağıladığı bir şey. Bunun da farkındayız. Akıl çalıştırmanın iman olmadığını söyleyenler çıkacak, onların da başka izmlerin etkisinde olduklarının farkında olmadığını da belirteyim.

Yani inanç meselesi senin belirttiğin gibi değil aslında.
0
muhayyer divan
(15.10.25)
(6)

Nereden rapor alabilirim?

narod
Onumuzdeki gunlerde 1-2 gunluk rapora ihtiyacim olabilir? Nereden kolaylikla alabilirim, tavsiyeniz var midir?
Onumuzdeki gunlerde 1-2 gunluk rapora ihtiyacim olabilir? Nereden kolaylikla alabilirim, tavsiyeniz var midir?
0
narod
(14.10.25)
Özel hastane.
-1
arbre
(14.10.25)
Hatta hiç zaman kaybetmeden özel hastaneyi arayıp rapor almak istiyorum 2 günlük veriyor musunuz diye sorun. Boşuna yol yapmayin
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
özle hastaneye gidip para karşılığı rapor istediğini ilet. ayarlarlar.
0
mikahakkinen
(14.10.25)
Tesekkur ederim, peki tavsiye edebileceginiz bir ozel hastane var midir?
0
🌸narod
(14.10.25)
Küçük hastaneler ya da tıp merkezleri daha garanti olur. Google haritalardan bakıp arayabilirsin ben öyle yapmıştım
0
artıküyeolmakistiyorum
(14.10.25)
etrafınızdaki en dandik özel hastaneye gidin doğrudan "iki günlük rapor istiyorum" diyin verirler.
0
co2s2
(15.10.25)
(23)

Size ne hediye verilse sevinirsiniz?

ermanen
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs. Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili o
Size ne hediye verilse sevinirsiniz? Ne hediye gelsin istersiniz veya sizin için anlamlı olur?

Spesifik olursa güzel olur. Şu kulaklık/saat/cihaz vs. marka/modeli, şu markanın şu giysisi/aksesuarı, şu kitap gibi vs.
Markası olmayan veya önemli olmayan genel bir şey de olabilir. Hobilerinizle ilgili olabilir mesela. Maddi/nesne dışında da olabilir. Tatil/restoran/etkinlik/aktivite gibi, beni şuraya götürsün gibi. Konser, maç, festival, fuar, gösteri, fan convention bileti olabilir.

belki az bilindik, nadir veya akla gelmeyecek bir şeyler diyen de çıkar.

not: ev/araba/motor gibi şeyleri es geçiyoruz. bisiklet olabilir :)
+4
ermanen
(14.10.25)
Tam şu an bir kobo clara colour iyi olurdu.
+2
Mirket
(14.10.25)
hediye istemenin sınırı yok ama en son linkini bir yere kayıt ettiğim şu var;

www.casio.com
+1
ruhlardan esinlenen karga
(14.10.25)
otantik bir yerlerde tatil bileti + otel rezervasyonu
+1
but that was just a dream
(14.10.25)
Canon R100
0
arbre
(14.10.25)
Tatil
Anlamli Fotograflarla bisiler (sosyopix)

Saat gshock gri pembe

Baba koltugu

Bjk mac bileti

Dağda evinde bikac gun
+1
abuzer
(14.10.25)
Telefonu bagladiin gramofon

Pikap
+1
abuzer
(14.10.25)
dron veya oyun konsolu (muhtemelen 2 oynar kenara kaldiririm ikisini de, ama sevinirim yine de)

magic mushroom da olabilir, denemek istiyorum.
+1
lemmiwinks
(14.10.25)
maddi şeylere, hediye dahi olsa anlam yüklemekte zorlanıyorum. anısı olması gerekir anlam kazanması için.

hediye konusunda da kimsenin bana sormadan hediye almasını hiç istemem. hediye vermeyi severim.

çünkü hiçbir şeyi beğenemem. pahasından değil. kendim bile anlam veremediğim değişken bir zevkim var ve her şey ona uymuyor. bana hediye alınacaksa direkt istediğim giysi veya dekor ürününün linkini atabilirim.

almak istediğim çok şey var ancak özel bir şey değil hiçbiri.

sanırım en iyisi bana hediye vermeyin, para verin. :d
+1
art cat chocolate
(14.10.25)
kendi soruma cevap da vereyim:

elektronik müzik sevdiğim için eletronik müzik festivali veya etkinliği bileti, veya oraya götürme anlamlı olur
bir de cruise tatili hiç yapmadım, bunun hediyesi de sevindirir

nesne olarak schimano vites sistemli güzel hybrid bir bisiklet anlamlı olurdu. ama şu anda pek süremem ya. eskiden yaşadığım yerde vardı ve sürecek düzgün yer vardı.
sony noise cancelling kulaklık merak ediyorum. bose'ye karşılaştırmak için. bu hediye güzel olurdu.
+3
🌸ermanen
(14.10.25)
Sevdiğim bir çizgi film karakteri ile ilgili bir ürün mesela. Geçenlerde hiç beklemediğim şekilde biri bana Snoopy anahtarlık almış nasıl mutlu oldum çunku belki bir iki defa taa ne zaman bahsi geçmistir sevdiğim ile ilgili.
Yani ilgi duyduğum bir hobi ilgi alanı karakter vs ile ilgili bir şey alınınca çok mutlu olurum küçücük şeylerden de öyle. Mesela çok üşürum ve çorapların enerjisini çok severim. Renklo renkli desenli desenli. Biri durduk yere çorap alsa çok mutlu olurum. Bir de mesela tatlı yapmayı çok severim..biri gelse güzel bir mesela cupcake tarifleri kitabı gibi bir şey alsa yine çok mutlu olurum. Hediye almayı da vermeyi de çok severim. Birine alacaksam da özellikle ilgili olduğu bir şeye ait olması yönünde hep arastiririm.

Ama durduk yere biri bana benle alakasız bir şey alsa veya ben birine durduk yere herhangibir şey hediye etsem o da güzel bence. Çünkü ne olursa olsun "seni düşündüm" mesajı var.
+1
egerbiryolcu
(14.10.25)
tatil hediyesi çok güzel olur (deniz olmasına gerek yok kültürel de olur, antep kapadokya mardin vs)
instax mini çok seviyorum (yanında kağıdını da alsın ama alacak olan kişi, kağıda para vermek istemem sonradan gjfg)
masaj - hamam paketi
+1
Sadece soruyorum
(14.10.25)
vanilya özütü
0
asue
(14.10.25)
Paşabahçe maya yeşil çift kişilik fincan takımı.
Çay da olur, Türk Kahvesi de...

Şu Türk Kahvesi (2 Fincan 1 Lokumluk):
www.pasabahcemagazalari.com

Şu da Çay (2 Fincan):
www.pasabahcemagazalari.com

Varsa almak isteyen, adres vs. bilgilerini göndereyim :)
+1
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
louis c.k. stand up'ına bilet.
+2
lalu
(14.10.25)
kaşmir kaban
+1
deartheodosia
(14.10.25)
eskiden en ufak bir şeyden bile çok mutlu olurdum, şimdi gelen hediyeleri değiştirmek için uğraşmaktan sıkılıyorum:) maddi değeri olan bir şey istemem, onun dışında her şey olur
+2
sweetoffice
(14.10.25)
Canon zoe mini 2 s
+2
abuzer
(14.10.25)
@dilemma of subscribtionability,

Çift kişilik fincan takımı hediyesi 'ikimiz' kelimesiyle başlayan hayallerin hediye ile ifadesidir.

Herkesten ya da herkese öyle bir hediye olmaz. Özel kişiden beklenir o.
+1
Mirket
(14.10.25)
çok iyi bir koşu ayakkabısı.
iyi bir pt den 20 derslik paket.

bunları satın alabilecek gücüm var ama niyeyse kendime çok çok zor para harcıyorum.
+1
kumandanim
(14.10.25)
Düşünülmüş emek verilmiş bir hediyenin ne olduğuna çok takılmam mutlu olurum.

Ama düşündüğümde şuna ihtiyacım var dediğim bir ürün aklıma gelmiyor. Kişisel manası olan esprili bir kupa, taşlı tuşlu seramik handmade bir kahve fincanı, cicili bicili bir ajanda olabilir:) ya da tatil, cilt bakımı, spa günü gibi şeyler

Merak ettiğim bir mekanda tadım menüsü de çok iyi bir hediye olurdu
+1
kullanicadi
(14.10.25)
Kazimali dunya or turkiye haritasi
+1
abuzer
(14.10.25)
Mesleğimle ilgili almayı çok istediğim ama alamadığım bir şey: en sağlam yapılmış olanlarından, büyük boy, iki yana genişleyebilen, ışıklı raflı nota sehpası. Çok pahalı kendisi 🥲
+1
muhayyer divan
(15.10.25)
@mirket
Evliyim. "eşinizle afiyetle için" mesajı da olabilir pek tabii.
Ama yıllardır sadece iki üç defa çıktı kutudan. Bir tanesi bu yaz, kızım ve kuzeni (yaşlar 9-10) için çıktı mesela. Bunlara çay saati yaptım tam viktorian usulde böyle barok müzikli, manzaralı, fiskos masalı, dantelli, sandalyeli falan... Özel misafire yani...

Neyse, efendim, Türk Kahvesinde bu zıkkımdan yıllar içinde 3 tane alarak 6'lı seti tamamladım zaten. Çay takımına gelince, 2 tane (4 fincan) aldım. Dellendiğim bir zamanda yine bir çift alırım, onda da 6'yı bulurum.

Yıldız porselenden de aynı tonlarda çok tatlı bir şekerlik uydurdum bunlara. Çok yakıştı, takım zannedersiniz.

Aynı tonlarda bir de vazo bulsam, huzur içinde ölebilirim. Yıllardır sağda solda yeşilin o tonlarında porselen limoj vazo arıyorum. Halbuki gitsem yıldız porselene, fincanları falan göstersem ısmarlama yaparlar. Ama işte maksat uğraş olsun. Zaten aldıklarımı da hiç internetten almadım. Hep mağazada denk gelince aldım yıllar içinde... (Bu arada yıldan yıla kalitede minik düşüşler olmuş, kendini belli ediyor)

Neyse, eğer gönderecekseniz, 2'li değil, sizinkiyle birlikte 6'lı olacak. Sorun yok. Onu belirtmek istemiştim :)

Edit: Vazoya bir de sütlük eklemek lazım...
+1
dilemma of subscribtionability
(15.10.25)
(11)

Laptop tavsiyesi

peki madem
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette d
Merhaba! 8 yıllık Lenovo laptopum artık pert olduğu için Kasım indirimlerinden yeni bir laptop almak istiyorum. Okuduğum kadarıyla 16 GB RAM ve 1 TB hafıza beni götürür (daha düşük hafıza bana yetmez). Şimdiki laptopumun işlemcisi i5, bunun üstüne çıkmak gerekir mi bilemedim zira günlük internette dolaşma vs gibi işler için kullanacağım genel olarak. Onun dışında oyun oynamayacağım ama evde televizyon olmadığı için film/dizileri laptoptan izliyorum o nedenle ekranı iyi olsun istiyorum. Marka olarak Lenovo veya Dell düşünüyorum, iş laptopum Dell ve memnunum kendisinden de. Uzun yıllar kullanabileceğim bir laptop arıyorum. Fiyatlar 20-30 bin civarında gibi diye gördüm. Ekran kalitesi için 40 bine kadar çıkabilirim. Tavsiyeniz var mıdır acaba? Çok teşekkürler!
0
peki madem
(14.10.25)
Macbooklara ne dersiniz görüntü kalitesi baya iyi
+1
ihsanlı
(14.10.25)
Casper S100
-4
arbre
(14.10.25)
Casper S100 +1

32 gb olanını kullanıyorum ben ofis için. Benim oyun için aldığım laptop'tan daha büyük bi ekranı var. Görüntü kalitesi falan da gayet güzel. Hızı falan da çok iyi 4 aydır kullanıyorum hiç kasma sorunu yaşamadım.
-4
matilda
(14.10.25)
Casper önerilerine şaşırdım açıkçası.

Monster, casper gibi yerli markalar yedek parçada dışa bağımlılar. Bunu dikkate almak lazım değerlendirirken. Güncel olarak model önerisi veremeyeceğim ama sizin kullanımınıza uygun olarak direkt Dell derim. Oyun biraz daha işin içinde olsaydı Msi veya Asus bakılabilirdi. Ekosistem ve/veya aşinalık varsa macbook'da olabilir.
+4
kirmizimsi
(14.10.25)
dell marka olarak iyi bence. aslinda macbook air diyecektim ama 50bin tl'den basliyormus. :(

casper almanizi tavsiye etmem. onun kadar sorunlu az marka gordum.
+2
lemmiwinks
(14.10.25)
işlemciyi seçerken i5 i3'ten iyi, i7 hepsinden iyi gibi bir şey düşünme. faraza i7 9000 ile i3 15000 diye iki seçenek var diyelim. örnekteki i7 örnekteki i3'ten 6-7 sene daha eski daha kötü performans verecek.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.25)
bence yine lenovo mümkünse thinkpad; olmadı ideapad ile devam et. aslında oyun yoksa macbook tavsiye ederim. zaten macbook seste de güzel ama ekranı daha büyük istersin.

Casper ve monsterden uzak dur. yeni mezun olduğum bölüm bilgisayar üzerine ve arkadaşların da neredeyse hepsi biraz daha ucuz olduğu için, oyun delisi olduğu için monster ve casper kullanıyor, neredeyse servise gitmeyen yok, hatta bazıları 3-4 kere gidiyorlar. saçma sapan üretim ve servis hataları. CPU fanını takmadan servisten çıkarmışlar bilgisayarı.

macbook+ 27" monitor ile ben de film izlemeye devam ediyorum

monitor olmaz dersen de 44 bin'e oled panelli laptop'lar var www.hepsiburada.com

hatta şöyle hepsi birden www.akakce.com
0
hoot
(14.10.25)
Dell kaliteli laptoplar üretiyordu ama sahibi Michael Dell'in direkt İsrail ordusuna (evet, ordusuna) büyük miktarlarda düzenli bağış yaptığını öğreneli beri benim için bitti o marka.

Asus genel olarak üzmüyor. En son bu aralık Asus Tuf Gaming A16 aldım. Uyumlu ram ile ssd alıp kendim 32GB ve 2TB'ye yükselttim. Gayet memnunum.

Uzun süreli laptop kullanım geçmişimde piyasadaki meşhur çoğu markayı kullandım. Vaio çok iyiydi, adamlar bıraktı üretmeyi. Dell'i de malum sebepten dolayı kullanmıyorum artık. Lenovo iki sefer üzdü beni. Kronik sorunları vardı. Yerli marka kullanmadım ama yeğenim Monster ile hoş olmayan bir tecrübe yaşadı. Son tahlilde Asus ya da Acer üzmez diye düşünüyorum. (MSI ve Hp hiç kullanmadım)

i5 yahut dengi bir AMD'nin üstüne çıkmanıza gerek yok. Yeni nesil işlemci olursa o seviyeler gayet görür işinizi. 16 ram de işinizi görür ama ddr4 değil ddr5 olsun.
0
dilemma of subscribtionability
(14.10.25)
Casper gömülmüş ama şunu söylemeye geldim. İdeal ekran 16 inç. Casper 16 inç. Diğer markalar 15,4 inç üretiyor. Bu çok küçük. Apple 15 inç üretiyor. Mağazada görünce anlayacaksın söylediğim şeyi. Çok hızlı olsa da örümcek kadar ekrana bakmak istemeyeceksin.
-2
arbre
(14.10.25)
macbook air. öğrenci veya hocaysanız pt
0
gurur
(14.10.25)
Harddisk icin,
okuma hizi yüksek ssd seç
0
designer
(15.10.25)
(28)

Mesainiz kaçtan kaça?

hadi ya la
Soru başlıkta :)
Soru başlıkta :)
0
hadi ya la
(13.10.25)
07.00 15.00 6 gün
0
arbre
(13.10.25)
07:30 - 17:00
0
a perfect lie
(13.10.25)
08:15
11:30 gayriresmi
17:00 resmi
0
artıküyeolmakistiyorum
(13.10.25)
8.30-17.30
0
pembediken
(13.10.25)
09:00 - 17:30
bazen müşteriye göre 15-20dk veya 30dk oynadığı oluyor
0
MtKrt
(13.10.25)
Ders saatine göre değişiyor. Bugün 19:00-23:00 dü, yarın tek dersim var. Para-cokomel eğrisi, ne kadar çok çalışırsam o kadar çok kazanıyorum.

Sabahları gidip bir dershanede mi çalışsam diyorum ama dünyanın en ağır emek sömürüsü dönüyor oralarda da
0
sekizdokuzon
(13.10.25)
istediğim saatte başlayıp bitiriyorum.

genelde 9-5 arası.
0
sir gawain
(13.10.25)
9-6 çalışılıyor şirkette ama ben 10-6 arası ofisteyim genelde. Evdeyken daha erken açıyorum laptop'ı, daha erken kapatıyorum.
0
Bruce
(13.10.25)
09.00-17.00
Ama sevdiğim için uyanık kaldığım saatler boyunca çalışıyorum.
0
rakicandir
(13.10.25)
08.00 - 17.30
Hafta sonu off
0
kafa koparan manyak
(13.10.25)
15:00-22:00
0
ghilleinthemist
(13.10.25)
09.00-18.00
daily 10'da olduğu için çoğu zaman başlangıç 10
0
kornisch
(14.10.25)
günlük mesai sürem normalde 8 saatti ama ekonomik krizden dolayı 7 saate düşürüldü. 45 dk. da öğle arası var. haftada 5 gün.

ne zaman olduğu ise çok ekstrem saatler olmadığı sürece flexible.

eğer uyarsa 07:00-14:45 de yapabilirim, 11:00-18:45 de.

ama toplantılar filan varsa genelde 09:00-16:45 arası.
+1
king lizard
(14.10.25)
Bu kısım ofisin kurallari;
Resmi olarak sabah 9 civarı işte olmam lazım.
12-2 arası öğle arası
Akşam da gene resmi olarak 4 mu 4.30mu ne isteyen çıkabilir. Ha ben 6-7 gibi çıkarim genelde.

Amma lakin harbici esnek çalışma saati var. Isini yaptığın sürece kimse kimsenin ne zaman geldigine gittigine bakmıyor. Misal doktor randevum varsa çıkıp gidiyorum. Sadece sigorta sebebiyle is yerinde olmayacaksam müdüre yazıyorum o kadar. Kart sistemi falan yok.
Onun dışında sözleşme gereği resmi çalışma saatim yok. Günde 20 saat de çalışsam 3 saat de çalışsam aynı parayı alıyorum ve yasal olarak ikisini de yapabilirim.
0
logisticsmanager
(14.10.25)
1. gün 08:00/20:00
2. gün 20:00/00:00>
3. gün <00:00/08:00
4. gün off

5. gün başa dönmüş oluyor. kısaca 12/24/12/48 düzeni diyoruz. sektör havacılık.
0
phoarbix
(14.10.25)
8-17. 8 de işe mi gelinir ............
0
mikahakkinen
(14.10.25)
7:45-17:45
5 gün
0
messina123
(14.10.25)
09.00-18.00 maalesef bıktım artık bu hayattan ag hayatı
0
Hallegadola
(14.10.25)
08.45- 18,45
haftada 5 gün.
0
kumandanim
(14.10.25)
8:30-18:30
cumartesi pazar yok.
0
duyuruuser
(14.10.25)
7-5, 5 Gün.
ev mesaisi var tabi
0
eja
(14.10.25)
Resmiyette 8-5 herhalde ama bölümde kimse 8'de gelmiyor (belki personel hariç). Genelde 9 gibi gelinip 16.30 gibi çıkılıyor. 10'da gelip 16'da çıksan da kimse bi şey demez ki arada yapıyorum. Haftasonu deney falan yoksa gelmiyoruz, nöbet de yok bizim bölümde.
0
nundu
(14.10.25)
hafta içi sadece
10:00
18:00
0
devilone
(14.10.25)
08-16
0
cancoskn
(14.10.25)
Saha görevi yoksa sabah uyanınca başlar, akşam sıkılınca biter :)

Saha görevlerinde uçağa yetişmek için gece 3'te de başlar, akşam 8'de de başlar. Bitişi de genellikle belirsiz.
0
kimlanbu
(14.10.25)
10:00 - 14:00 arasını kapsayacak şekilde istediğim zaman başlayıp bitirebiliyorum. Haftalık 40 saat çalışma süresine göre aylık toplam çalışma saatini tamamlamam yetiyor. Her gün 8 saat çalışmak zorunda değilim ama bir gün 7 çalıştıysam aradaki 1 saat eksiği diğer gün(ler) tamamlamam bekleniyor.

Rutinim 08:00 - 16:30.
Ama toplantım ve işim yoksa 14'ten sonra bilgisayarı kapatsam ve 16:30'a kadar çalıştım desem kimse sorgulamaz.
0
himmet dayi
(14.10.25)
11-19 haftasonu yok. sabah geç gelmek çok güzel, uzun uyumak istersem uyuyabiliyorum. banka - hastane gibi işlerimi halledebiliyorum. gece erken yatmak zorunda kalmıyorum vs.
0
zozjotejmnk
(14.10.25)
7/24

acil durumlarla ilgili bir iş yapıyorum:

1- telefonum 24 saat açık, sesi de açık.
2- ara ara beklenmedik yolculuklar yapıyorum, ne zaman döneceğim belli olmuyor. rekorum 35 gün. plansız bir şekilde evden çıktım, 35 gün sonra eve geri döndüm.
0
co2s2
(14.10.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.