Giriş
(3)

Doğum günü hediyesi

arbre
Kendime doğum günü hediyesi almak istiyorum. Neler önerirsiniz? Akıllı saat istiyorum. Huawei, Xiaomi, Samsung (telefonum Samsung) hangisi iyi olur?
Kendime doğum günü hediyesi almak istiyorum. Neler önerirsiniz? Akıllı saat istiyorum. Huawei, Xiaomi, Samsung (telefonum Samsung) hangisi iyi olur?
-5
arbre
(6 saat)
Marshall kulaküstü kulaklık
-1
black holes in the sky
(5 saat)
black holes in the sky, sağ ol ama kulaküstü kulaklıktan nefret ediyorum, kulak içi kulaklığım var
0
🌸arbre
(5 saat)
Eşim Huawei kullanıyor bayağı memnun. Telefonu xiaomi, saatin modelini bilmiyorum istersen öğrenirim.
0
ekimoloji
(3 saat)
(5)

Bluetooth kulaklık tekinin kaybolması

ekimoloji
Bir tanesi kaybolunca napıyorsunuz? Kutusu her şeyi duruyor teki çarşaf çırparken arasından kayboldu. Dolapta tek satanları gördüm satmak mı mantıklı diğer tekini almak mı? Samsung Galaxy Buds 2 model, yenisini almaya değmez diye düşünüyorum, sizce?
Bir tanesi kaybolunca napıyorsunuz? Kutusu her şeyi duruyor teki çarşaf çırparken arasından kayboldu. Dolapta tek satanları gördüm satmak mı mantıklı diğer tekini almak mı? Samsung Galaxy Buds 2 model, yenisini almaya değmez diye düşünüyorum, sizce?
📊 İkinci el
0
ekimoloji
(7 saat)
Zaten tek kullanıyorum. Normal olan bu bence.
-1
arbre
(7 saat)
@arbre ben de yatarken tek kullanıyorum o yüzden teki gitti :) dışarısı için tek kullanışlı olmuyor.
0
🌸ekimoloji
(6 saat)
Yani kulaklık hijyenik değil. At sat konusuna karşıyım bu tip şeylerde. Kablolu kulaklık ya da yeni kablosuz kulaklık diyorum ben. Şu ankini de evde kullan.
0
arbre
(6 saat)
dolapta satılan tek'i alsan buna uyum sağlayacak mı? muhtemelen eşleşmezler ve işe yaramazlar. eşleşirse al tek'ini.
0
biseysorcaktim
(6 saat)
@arbre Hijyen konusu kafama takıldı zaten de ben de pedleri var aldığım gibi kullanmam elbette. Kararsız kaldım olmazsa satar farklı marka bakarım.
0
🌸ekimoloji
(3 saat)
(13)

gercek ask i anlattigini düsündügünüz dizi/roman/filmler

Purple life
sizce hangileri? su karakterin aski gercek ask dediginiz neler var?
sizce hangileri? su karakterin aski gercek ask dediginiz neler var?
-3
Purple life
(21.04.26)
Pretty Woman bence samimi bir film. Bir insanın hayatına sızması yavaş yavaş.
0
ırene adler
(21.04.26)
Blue Valentine
0
mutekebbir
(21.04.26)
Anna Karenina. Kuraldışı, yıkan yok eden bir şey.
-1
sekizdokuzon
(21.04.26)
Ağır Roman
-3
arbre
(21.04.26)
Ruby Sparks
0
put it in your appropriate place
(21.04.26)
Titanik

Jack en büyük fedakarlığı yaptı. Rose da Jack'e verdiği sözü tuttu.

Murathan Mungan'ın Yalnız Bir Opera şiiri de aşkı yaşamış birinin kaleminden dökülmüş bir eser bence.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Gerçek aşkın tek bir tanımı yok. Herkesin beklentisi farklı.

Bana göre before sunrise
0
kullanicadi
(22.04.26)
Snow and The Tiger
0
rakicandir
(19 saat)
star wars.

bence baba-oğul kavuşamaması hikayesinin yanı sıra gerçek bir aşk filmidir.
0
Hallegadola
(16 saat)
Kolera Günlerinde Aşk
0
auroraaurora
(16 saat)
Requiem for a dream
0
baldur2
(15 saat)
better call saul dizisinde kim ve saul arasındaki ilişki bence gerçek aşktı
bir de six feet under dizisinde polis memuru Keith Charles ve David Fisher arasındaki aşk çok gerçekti .
bak şimdi aklıma geldi diziyi baştan izleyeceğim . çok güzeldi .
0
devilone
(11 saat)
big fish
+1
duster
(10 saat)
(6)

Çevrenizdeki insanlarla samimiyetinizin azaldığı dönemler oldu mu?

mahmuttt
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu? daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb. Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
İşte iş çevreniz ve aile yaşamınızda eşinize karşı samimiyetinizin azaldığı zamanlar oldu mu?

daha az konuşma, konuşulacak konu bulamama, uzaklaşma vb.

Bu durum normal mi? Ve neden olur sizce?
0
mahmuttt
(21.04.26)
ilişki dinamik bir şey bir arkadaşın senden daha yakın, kolay ulaşılabilir ve daha çok vakit geçirebileceği birini bulduğu zaman elbette seninle etkileşimi azalır.
0
duyurukullanıcısı
(21.04.26)
Oldu, kırgınlık, keyifsizlik, normal
-2
arbre
(21.04.26)
hayat yoğunlaşınca oluyor böyle şeyler. kafa dolunca, rutinden sıkılınca, ortam değişince, yeni insanlar tanıyınca...
0
art cat chocolate
(21.04.26)
ben değişip onlar aynı kalıyor ya da onlar değişip ben aynı kaldığımda samimiyet ve iletişim azalıyor ve hatta bitiyor. 20 küsur senelik çok ahbabımı çıkardım hayatımdan.
0
yurtsuz john
(21.04.26)
Kısmen oldu .
Temel sorun güvensizlikten kaynaklıdır. Özellikle iş yeri gibi her ay bir maaşa veya kariyer, üstlerden destek gibi menfaate dayalı birlikteliklerin olduğu yerlerde.

Mesela bir sorun olur ama kimse başım ağrımasın diye lafını etmez. Bu sorun veya sorunlar rutin olarak tekrarlanır.
Bir şekilde sen, yaşanan olayı sorunları dile getirirsin ama bu kez de olaya bizzat şahit olanlar , bilenler destek vermez susarlar . Çünkü onlar iş arkadaşı görünümlü birer koyundur. Diğer gerçek koyunlardan tek farkları ahırda değil iş yerinde yanı başımızda bulunmalarıdır.
İşte bunlar diğer hakiki koyunlardan farklı olarak suya götürüp susuz getirilecek adına da iş arkadaşı dediğimiz kimselerdir.
İş arkadaşlığı kavramı burada bu tipler için fazla gelir.
Daha kısıtlı bir ifade olarak "iş yerinden tanıdık" demeliyiz.
Bu kesimin iş yerindeki arkadaşlıktan anladığı tek şey : çay kahve içilirken, yemek yenirken çeşitli hobilerden veya maçtan, maddi sıkıntılardan, krediden, alınacak yeni bir eşyadan bahsetmek, bazen çeşitli şakalarla gülüşmekten ibarettir. Mesai sonu da kimse kimseyi kolay kolay aramaz.

İşte böyle anlarda samimiyet azalmakla kalmaz adeta yok olur ve bu zamanlarda kendi kabuğuna çekileceksin.
Ayda bir altın veya paraya dayalı gününüz mü var? Hiç düşünmeden ondan da çıkın.
Sürekli maddi sıkıntısı olan biri mi var ? ondan da uzak durun. Bir süre sonra kesinlikle borç isteyecektir.
+3
diyecevaplandı
(21.04.26)
evet tabi ki.
üniversiteyi farklı şehirlerde okuyunca kafa yapımızın, hayat görüşümüzün, ilgi alanlarımızın iyice uzaklaştığını fark edip görüşmeyi bıraktıklarım oldu.
senede 2-3 defa yüz yüze, birkaç kere mesajlaşıp görüşünce çok zaman birbirimizi hayatlarımızdan haberdar etmekle yetindiklerimiz var.
aynı çevreyi paylaşıp yoğunluklardan, hayat gailesinden dolayı samimiyetin azalarak bittiği kişiler var.
evlenip yuva kuranlar, kurmakta olanlar var onlarla haliyle daha az görüşülüyor ama arayıp saatlerce konuşabiliyoruz.
çok normal. benimkiler biraz bütün çevremden farklı bir şehirde yaşamakla ilgili ama buradaki çevremin çoğunu da o şekilde daralttım maalesef.
0
black holes in the sky
(21.04.26)
(11)

Eğitim sisteminde ne değişmeli?

antihero
Sb.
Sb.
0
antihero
(21.04.26)
Mevcut siyasi iktidar.
+13
thracia
(21.04.26)
önce bakan değişmeli. zorunlu eğitim 5 seneye tekrar inmeli. ilkokulda ahlak ve çevre dersi eklenmeli. yere tükürmek çöp atmak kötü davranış diye tüm çocuklara öğretilmeli. çalıştığım yerin yanında ilkokul var, 3 harfli marketlerden aldıkları yiyeceklerin tüm çöpünü yere atıyorlar.
+4
mikahakkinen
(21.04.26)
Zorunlu egitim kesinlikle aynı kalmali btw. Cocuk gelinlerden, cocuk iscilerden kismen yeni kurtulduk.

Sanata, spora, uretime agirlik verilmeli
Mevcuda bakilmaksizin her okulda en az bir rehber ogretmen (ki o bile az) olmali
Geziler, sosyal etkinlikler ogretmenin inisiyatifinde degil milli egitimin programinda ve sistemli olmali
Dolayisiyla sinav sistemi de degismeli
Meslek egitimi hakkıyla verilmeli
Sinif mevcutlari azaltilmali
Köy okullari yeniden acilmali
Listeyi bitirmek zor. Ekliyorum. Disiplin surecleri islevsel hale getirilmeli
Sınıfta kalma ogretmenin inisiyatifinde (belki ekstra bir kurul karari) olmali
Cok parlak ogrenciler icin BILSEMler disinda bir plani olmali milli egitimin
+2
üğpoıuy
(21.04.26)
Liselere 1 yıl zorunlu İngilizce hazırlık sınıfı getirilmeli.
-3
arbre
(21.04.26)
Tüm öğretmenler sözleşmeli yapılmalı, sözleşme yenileme dönemlerinde ilmi yeterlilik ve mesleki beceriler incelenmeli.
Tüm sınavlar merkezi yapılmalı, sınav sonucu ile dershane başarısı birlikte değerlendirilmeli,
Sınıf geçmek zorlaşmalı, becerilere göre mesleki eğitime yönlendirmeli,
Her öğrenci mutlaka bir spor dalıyla uğraşır hale getirilmeli,
Tüm okullar millileştirilmeli, özel okul kavramı olmamalı,
Üniversiteye giriş zorlaşmalı, üniversite sayısı, her mezunun iş bulabileceği sayıda azaltılmalı.
Yabancı dil ve bilgisayar ders olmaktan çıkarılıp eğitimin bir parçası olmalı.
Köy okulları açılmalı

Liste uzar gider
0
Mirket
(21.04.26)
Reşit olma yaşı düşürülmeli ve zorunlu eğitim kısaltılmalı. Genç nüfusun en üretken olduğu zamanlar öğretim adı altında sıralarda sınavlarda geçmemeli. Bu devlet için de büyük kayıp. üniversite master doktora yüksek lisans ile 30 - 40 yaşından sonra hayata atılmak olmaz.

Burak Can, Berkecan, Aylincansu Ayçasu' ların velilerine çocukların olumsuz durumlarıyla ilgili idareden olumsuz bilgi verildiğinde anında çocuğunu savunmaya geçen ve hatta idareyi suçlama tavırları içerine giridikleri an çocuklarını okuldan almaları yönünde bir tebligat iletilmeli.

Çocuğunun adeta emrinde olan ve çocuğu haksız olmasına rağmen onu savunan anne ve baba , okul devlet komşu vs. herkes için sorundur.
O çocuk büyüdükçe giderilmeyen sorunlar da doğrudan kendisiyle büyür.

Anaokulunda da o çok renkli ortam/eğitim yine çocuk tabiatına uygun olarak yeniden ele alınmalı.
maneviyatla birlikte ciddiyet resmiyet saygı düzen güven , girişimcilik , kendine hakim olma, zor zamanlarda panik olmama gibi kavramlar daha o yaşlardan itibaren minik yavrulara usüle uygun öğretilmeli.
Oyun eğlence yanında bunlar asla ihmal edilmemelidir.

Ayrıca doğal olarak nasıl beslenmeleri gerektiği de önemle ele alınmalı . Besin dediğimiz sadece mideye giden bir şey değil ayrıca karakteri de şekillendirir.
...
Ek olarak tarih dersine de büyük önem verilmeli . En azından yabancı dil öğreniminde en baştan toplumların kim ve ne olduklarını ? öğrenmiş olur çocuklar.
Kısacası onlar gibi konuşmak onlar gibi düşünmeye ve onların psikolojisine girmeye tamamen onlara uymaya sebep olmamalı. Bu çizgiyi çoğu zaman kaçırıyoruz .
Mesela her açıdan İngiliz hisseden bir Türk'ün Türkiye'ye de faydası olmuyor malum .
+1
diyecevaplandı
(21.04.26)
Eğitim sisteminde nasıl bir değişikliğe gidilmesi gerektiği eğitimcilere yani işi bu olanlara sorulmalı. Veliye ya da öğrenciye değil. Aslında eğitim sisteminin en büyük sorunu bu.

youtube.com
+3
cek
(21.04.26)
Staj adı altında çalıştırılan çocukların tedbirsizlikler yüzünden ölüp durduğu bir yerde hala birilerinin eğitim kısalmalı, çocuk hayata atılmalı diye düşünmesi ne kadar korkunç ya.

Sadece eğitim sisteminin bugün sihirli değnekle düzeltildiğini varsayalım diğer sistemler bozukken hiçbir faydası olmaz bu yüzden ana çözümün iktidarın değişmesi olduğunu düşünenlerdenim.
Bugün değişse ve gelecek iktidar da çok doğru adımlar atan bir yapıda olsa düzelmesi 100 yılı alır sanıyorum ki bu ülkede yüzde yüz doğru adımlar atabilecek bir yapı olduğuna da inanmıyorum.
+2
mutekebbir
(21.04.26)
okulu, hayatın geri kalan unsurlarından bağımsız bir fen deneyi gibi algılayıp içine bir şeyler katıp çıkarıp değiştirip bir şeylerin mükemmel hale getirileceğini düşündüğümüz sürece hiçbir şey olmayacaktır.

okul eğitimi en nihayetinde belirli bilgilerin ve üzerine çeşitli değerlerin aktarılmaya çalışıldığı bir ortam. örneğin öğretmen saatlerce çalışkan olmanın öneminden, eşitlik, ahlak, dürüstlük gibi değerlerden bahsetsin. çocuk toplumda, sokakta, televizyonda bu değerleri hiçe sayanların başına bir şey gelmeyip aksine ödüllendirildiğini gördükçe o da hayatta hedeflerine ulaşmak için yöntemin başka türlü şeyler olduğunu kanıksayacak. gücü yeterse başaracak başaramazsa da durumuna içerlenip köşede oturacak.

okul dediğimiz şeyin insanlığın zaman süreci içerisinde kapsadığı alan çok çok kısa. okul yapalım, ders ekleyelim, daha çok daha çok ders ekleyelim ve her şey mükemmel olsun kafasından bir sonuç çıkmaz. okul kavramı gereğinden fazla abartılıyor. çünkü herkesin kolayına geliyor.

hadi illa somut bir şeylerden örnek vermek gerekirse vereyim. Edebiyat dersinde tiyatro türü anlatılıyor, bir sürü çok güzel teorik bilgi şahane. Ama adam gibi profesyonel sahnede, profesyonel oyuncuların olduğu kaç tane tiyatro salonu var Anadolu'da. Adam sabah kahvaltısı yapamadan, öğle yemeğini ıvır zıvır kayıntılarla geçirerek sabah 8.30' dan akşama kadar, ben şu an burada oturmaktan sıkılıyorum ve sıkıntım azalsın diye öğretmene sataşmaktan, çevremdeki öğrencilere bulaşmaktan beni alıkoyan bir şey olmadığı için de rahat durmuyorum diyor. rahat duran çocuk da bu ne saçma sapan durum, hapishane gibi ömür tüketiyoruz diyor içten içe. sonuç olarak birileri de tüm bu acayipliğin içinde üslü sayı, kanuni dönemindeki bilmem ne seferi, dünyanın eksen eğikliğinin sonuçları bilmem ne bir şeyler söylüyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.04.26)
Kafası matematiğe fene basmayan çocuklar zorla o dersleri görmemeli. Daha çok mesleki eğitime ağırlık verilmeli, kimin neye yeteneği varsa o doğrultuda eğitim görmesi.
Üniversite okumak bu kadar kolay olmamalı. Mantar gibi türeyen apartman üniversiteleri kapatılmalı.
0
ekimoloji
(21.04.26)
Eski bir matematik öğretmeni olarak konuşmam gerekirse herkes bir nebze haklı ama bir nebze de haksız. Konunun eğitim bakanıyla tamamen bir ilgisi olmayabilir (mevcut bakanı hiç ama hiç beğenmiyorum o da ayrı). Baana kalırsa hangi eğitim sistemi neden iyi, hangi şartlar altında nasıl uygulanmış bu konu netleştirilmeli.
İkincisi şu andaki üniversiteye giriş sınavında sorulan sorular 1960'lardan bu yana üç aşağı beş yukarı aynı şekilde soruluyor. Bunun yerine çok daha çağdaş bir eğitim metodolojisi getirirdim. Kendi dalımdan örnek vermek gerekirse matematikte 3-5 tane basit ispat yapamayan çocuğu matematik bölümünden içeri almazdım.
Kentten köylere dönüşü sağlayacak atılımlar yapardım. Mutlaka insani davranışlar geliştirecek bir eğitim modeline yöneltirdim.

Yapacağım ilk şey ise merkezi sınavları, dershaneleri kapatmak olurdu. 13 yaşından 18 yaşına kadar fiziksel/mental açıdan gelişmesi gereken gençleri sınav kaygısıyla yalnız bırakmanın önüne geçerdim.
0
rakicandir
(21.04.26)
(10)

Her sey dahil otel nereden bulalim?

el cevap
Merhaba,Hayatimda hic her sey dahil otelde kalmadim daha once konsepti sevmedigim icin ve gerekli olmadigi icin. Bu sene bunu denemek istiyorum cocuk + saglik durumlari ailedeki sebebiyle her seyi olabildigince kolay tutabilmek icin.2 yetiskin + 1 cocuk [3 yas], 2 yetiskin anne baba, 1 tane yetiskin
Merhaba,

Hayatimda hic her sey dahil otelde kalmadim daha once konsepti sevmedigim icin ve gerekli olmadigi icin. Bu sene bunu denemek istiyorum cocuk + saglik durumlari ailedeki sebebiyle her seyi olabildigince kolay tutabilmek icin.

2 yetiskin + 1 cocuk [3 yas], 2 yetiskin anne baba, 1 tane yetiskin kardes var tatile cikacak. Yani 3 oda lazim bu gruplarin her birine. Yurtdisindayim ama Turkiye'de bakacagim Agustos ayi icin.

Arananlar:

- Olabildigince cesitli ve guzel yemekler [bu onemli]
- Cocugu egleyecek etkinlik/aktivite/havuz su bu.
- Denize sifir plaji olan, odadan cikanin rahat sezlonguna uzanip suya girebilecegi vs.
- Fiyati da onemli tabii. [nedir normali boyle bir tatil icin 1 hafta kalacak olsak?]
- Lokasyon fark etmez.

Var midir otel/resort onerisi, hangi siteye bakayim, nereyi onerirsiniz rezervasyon vs. icin? Gec mi kaldim yer bulunmaz mi Agustos icin bir de? Hatta rezervasyonu 1 ay sonra vs. yapmam da gerekebilir. Elimizi cabuk tutmak mi gerekir?

Cok tesekkurler
0
el cevap
(20.04.26)
Rixos Premium Otelleri

www.rixos.com

Tekirova
Bodrum
Belek
-5
gabe h coud
(20.04.26)
ETS'den buluyorum ben. Tavsiye ederim. Ama size otel gelmez. Hatta otel kabul etmeyebilir. Bence havuzlu ev kiralayın. Muğla'da bolca var.

Yemek konusu için lüks otelleri seçmeniz gerekiyor. Fiyattan anlarsınız zaten.

Bir hafta için size 150 200 bin arası fiyat çıkar. Sırf bu yüzden ev kiralamak daha mantıklı. O paraya günde 3 kere et yersin. Otel sana tatlıyı, meyveyi basacak.

Ağustos için erken.
-6
arbre
(20.04.26)
ets,jolly,tatilbudur falan gezmek lazım genelde bu konsept antalya taraflarında daha yaygın.
0
biravekahve
(20.04.26)
yurtdisindaysaniz neden türk sitelerinden bakiyorsunuz ki? yurtdisi tatil acentelerinin cok kelepir anlasmalari oluyor tatil köyleriyle. en son gecen yil ucak biletleri dahil kisi basi 1100€'ya 10 gün alkollü tam pansiyon otel ayirtmistim fethiye'de. türkiye'dekiler bu kadar iyi fiyatlar bulamiyorlar.
yasadiginiz ülkedeki acentelere sorun. yanlis yerdesiniz.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.04.26)
ne tarafa gitmek istiyorsun?
ege mi akdeniz mi karadeniz mi önce ona karar ver.otelden bol ne var ki?

bodrum da AZKA OTEL
antalya da SPİCE OTEL
karadenin uymaz senin durumuna diye düşünüyorum
0
jamswety
(20.04.26)
@ arbre. Cok tesekkurler. Havuzlu ev villa vs. nereden bakalim, var midir onerin?
@ konusma ben konusuyorum daha bitirmedim. ABD'deyim. Buradan Turkiye'ye tatile goturen acente vs. yok bildigim. Ama bakayim gene de. Turkiye bilinen, yaygin bir destinasyon degil buradan.
@ jamswety, tesekkurler. Ege/Akdeniz.
-1
🌸el cevap
(20.04.26)
Her şey dahil otellerin en iyi lokasyonu Belek tir. Özellikle yeme içme konusunda Belek gerçekten üst seviyede (çeşitlilik ve 7/24 servis olması gibi)..
Bütçenizi bilmiyorum ama Regnum en iyisi, Susesi ve Voyage Belek Golf Resort yine iyidir.
Bu otellerin shuttle hizmetleri de oluyor havalimanından.
0
titanic kemancısı
(21.04.26)
Herşey dahilde iyi yemek yok, yemek çeşidi çok.
Hem çeşit olsun hem lezzet olsun diyorsan belekteki lüks oteller. Hiç bir otelde odadan çık denize gir yok. Kaya otelin özel konseptli villa tipi otel odaları vardı belki orası.
ETS olur bence
0
hacirotti
(21.04.26)
Asıl yazmak istediğini unuttum belekte deniz iyi değil. Dalga ve kum olduğu için bulanik
0
hacirotti
(21.04.26)
7/24 alacarte restoranı olduğu için selectum colours bodrum olabilir. ben de ilk kez mayıs da gidicem buraya. google puanı çok yüksek ve fiyatı da premium oteller kadar yüksek değil.
0
bigcaptain
(9 saat)
(2)

Spordaki gelişimim yavaş mı normal mi?

marowak
Haftada 3 gün full body çalışıyorum. Bu zamana kadar yağ yakma önceliğimdi ama kas da kazanmak istiyordum tabii ki. 2. ayda iken omuz sakatlığı yaşadım ve 20 gün kadar sadece bacak çalıştım.https://hizliresim.com/gkyrnu7https://hizliresim.com/r5jn5hg
Haftada 3 gün full body çalışıyorum. Bu zamana kadar yağ yakma önceliğimdi ama kas da kazanmak istiyordum tabii ki. 2. ayda iken omuz sakatlığı yaşadım ve 20 gün kadar sadece bacak çalıştım.
hizliresim.com
hizliresim.com
0
marowak
(19.04.26)
Yağ kaybın başarılı ama kas kazanamamışsın, hatta bacaklarda kas kaybın var. Yağ yakarken kas kazanman zaten zor bir olay, bilgi ve titizlik ister. Hala yağ yakmaya devam edeceksen en kolay konu ile ilgili hazırlanmış videolar izle, hataların varsa onları düzelt işler yoluna girer.

İki tane bağlantı koyuyorum, bence yeterli olayı anlamak için, gerisi uygulamana kalıyor:

1) youtu.be
2) youtu.be
+1
uygunsuz
(19.04.26)
İyi gitmişsin. Ama şu an ben olsam 2 ay daha yağ yakımına devam eder sonra direkt kas odaklı çalışırdım.
-2
arbre
(19.04.26)
(14)

Cok canim sikkin

Kittie
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bo
Kendimi oldurmek istiyorum. Ailede de var zaten. Genetik yatkinligim da var yani. Ama yapamiyorum. Bi gun gelicek ve oleceksin zaten ha bugun ha yarin diyorum ama yapamiyorum. Ben olumden cok korkuyorum cunku. Ama yasamak da istemiyorum. Arada kalmak o kadar berbat ki. Saat 2. Hic uykum yok. Bosu bosuna dunyanin oksijenini tuketiyorum. Yemek kaynaklarini tuketiyorum. Hayatimda iyi giden tek sey sagligim. Yani fiziksel sagligim tabii. Keske bir araba carpsa, keske bi manyak da ciksa beni tarasa, oyle noldugunu anlamadan olup gideyim diyorum. Bu dusuncelerim cok siklasti, yoksa hep ucundan kiyisindan vardi. Intihar eden insanlara herkes zayif mayif diyor ya o kadar gucluler ki. Ben cok korkuyorum. Bi dini inancim falan da yok ama olunce yyok olacagimi dusunmuyorum. Sanki karanlik bi kutuda hapsolucam gibi. Cok mutsuzum ya. Napicam ben.
0
Kittie
(17.04.26)
bi doktora git sana antidepresan yazsin coco.
yasamak guzel, mucadeleye devam.
+2
cooperr
(17.04.26)
intihar fikrini cok uzun suredir dusunen biri olarak cok iyi anliyorum. ama hayata dair en optimist dusunce bence intihar fikri bu arada. her sey cok kotuye giderse hayatimizi sonlandirabilecek olmak gercekten buyuk bir luks. o yuzden gercekten de ha bugun ha yarin, yasamaya gerek var mi diye bakmaktansa, bugun olmeye gerek var mi diye bakmak daha iyi. gercekten sebep olursa zaten o secenek hep orada duruyor kacan bir sey yok.
0
ghilleinthemist
(17.04.26)
İntihar etmenin güçlü olmakla alakası yok öncelikle bunu kabul edelim.açıkçası şahsen en istemeyeceğim şey İntihar edecek/etmiş birini anlamak(empati kurmak) ve hak vermek,sanki bu başıma gelirse bende de bir şeyler değişecek,bir kilit açılacakmış gibi,neyse. İntihar dediğin sonucu belli olmayan bi iş ve büyük riskler barındırıyor.en basiti öleceğinin bile garantisi yok,belki tam felç kalırsın ve ömür boyu sadece nefes alıp verirsln,izleyici olursun.hadi ölsen,bu sefer de ne olacağı belli değil(agnostik bakarsan) belki daha boktan bir alt dünyaya falan geçeceksin,ne belli.islama göre zaten ebedi azap vaadediliyor(bu kesin).en ufak bir karar verirken bile riskini kar zararını düşünüp karar vermiyor muyuz,böyle geri dönüşsüz bir eyleme karar vermek kesinlikle akıl işi değil. Akılsız biri olmadığınız da belli.o yüzden belli ki ailesel/psikolojik destek ve bazı temelli değişiklikler gerekiyor hayatınızda. İşte gerçek güç ve cesaret isteyen şey budur bence.kendinize iyi bakın,bir olanın kıymetimi bilin.iyi günler.
0
denizciman
(17.04.26)
+1
Fakat ben ibreti alem olsun diye apartmandaki tüm üst katları da yanımda götürmeyi düşünüyorum. Ses yapan insanlar artık bir acaba diye düşünsün, buna kesinlikle değer. Bakalım ne zaman olacak.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(17.04.26)
Sen bir kere demiştin hayatımda hiç zorluk çekmedim diye.

Mücadele edecek hayata anlam katacak bir uğraş bul
+1
Hallegadola
(17.04.26)
ölüm zaten canlılık için kaçınılmaz olan son, öne çekmek yerine merak duygunu kamçılamayı düşünebilirsin. ‘bu dünyada ilgimi çeken hiçbir şey yok, bugüne kadar da hiç olmadı’ noktasındaysan içini açmak iyi gelebilir yanında rahat hissettiğin birilerine. hayat güzellemesi yapmaya çalışmıyorum bu arada, lisedeyken annemden sıklıkla şunu duyduğumu hatırlıyorum: “doğcağını bilsen doğmayacakmışsın” :D bir kere gelmişiz işte bu saçmalığa; çoğunlukla katlanılamaz hale gelse de keyif almayı denemek, inat etmek fena seçenekler değil.
0
lüzumsuz adam
(17.04.26)
İşsizlik konusunda sıkıntı yaşıyorsun bildiğim kadarıyla. Bu senin uyku düzenini bozuyor. Bunlar geçici düşünceler. Düzelir her şey.
-6
arbre
(17.04.26)
Saçmalama, iyi bir kariyerin var. Bu sıkıntıları bil.müh de çekiyor. Sen kendi başına çalışarak da bir gelir elde ediyorsun. Geçicek hepsi.
+1
Kahvedesu
(17.04.26)
gotikduyuru
0
croswell
(17.04.26)
Genetik yatkınlığın arkasına sığınmayın. Yok öyle birşey. Belli ki aile geçmişinizde bu düşünceyi perçinleyecek şeyler yaşanmış Bir yeri çok kaşırsanız yara olur, devam ettikçe büyür, derinleşir. Bir düşünce ne kadar tekrarlanırsa diğerlerine alan bırakmaz, diğer herseyi flulaştıran hakim duygu oluşturur. Yola aynı motivasyon, farklı bir düşünceyle çıkmış olsaydınız şu anda sizin narsizminize cevap yazıyor da olabilirdim. Yolun sonunda olduğunuza eminseniz o gözden çıkardığınız hayatınızı komple değiştirin. Bir nefes alin. Bedeninize iyi bakmak ve farklı yerlerde yaşamak iyi gelebilir.

Oturma organıyla düşündüğü herseyi buraya rahatça yazanlar olmuş. Bu hafta yaşananlardan sonra başkalarına zarar verme eğiliminin açıkça ifade edilmesini espri, ironi vs ile geçiştirmemeliyiz.
+4
?
(17.04.26)
Kendi kendinizi manipüle etmeyin, genetik yatkınlık diye bir şey yok. Ayrıca intihar edenleri cesur değil korkak olarak görüyorum. Asıl cesaret yaşayarak mücadele etmektir.
Hepimiz çok kötü günler de görüyoruz ama hiçbir şey kalıcı değil bu hayatta, mutluluk mutsuzluk geçici. Ölünce zaten toprak olacağız, süremiz yettiğince yaşayıp görelim belki ilerideki çok mutlu günlerinizi de kaçırmış olacaksınız bu düşüncelerle? Ayrıca sizi bu düşüncelere sevkeden neyse yalnız mücadele etmek zorunda değilsiniz, birileriyle paylaşın imkanınız varsa uzmanla görüşün.
+1
ekimoloji
(17.04.26)
insanların kötü hissettiği dönemler olur. kötü süreçlerde yaşanır ama değişir, değişecektir çünkü değişmek zorunda. bir şeylerin değişmediğini düşündüğün zamanlarda bile bir şeyler değişmiştir içini ferah tut. her zaman geçeceğini düşün. öncelikle kendine değer vermekle başla. hayat her şeye rağmen güzel.
0
koela
(17.04.26)
omurga sorunlarım var. bir kaç aydır iyiydim. son haftalarda şikayetlerim nüksetti. ilaç kullanmaya başladım, onların yan etkisi mi bilmiyorum ama son günlerde bende de benzer düşünceler var. aklımın bir köşesinde hep vardı aslında (kendime bakamayacak duruma geldiğimde yaparım diyorum mesela) ama şu son günlerde kendimi öncesinde yapılacakları, nasıl yapacağımı, arkamda kalacakları düşünmeye başladım.
0
inheritance
(17.04.26)
Psikolog ya da psikiyatr değilim. Ama senin durumunun çok net bir depresyon olduğu açık. Ve kişi depresyondan çıkmak istiyorsa profesyonel destek alması şart. Bir psikiyatr ziyareti olmadan düzelmezsin.

Bir de burada "olur öyle kafana takma, düzelir, geçer" gibi öneriler görüyorum. Bunlar da dünyanın en saçma önerileri. Çünkü kişi kendi dertlerinin asla geçmeyeceği ve çok önemli olduğu düşüncelerinde boğulduğu için depresyona giriyor ve insanlardan gelen bu tarz yorumlar "beni önemsemiyor, dertlerimi ciddiye almıyor" algısı yaratıp depresyonu daha da derinleştirir. O yüzden burada sana tedavi olacak bir cevap gelmez ki zaten sen de bunun farkındasındır. Sadece içini dökmek için yazıyorsun muhtemelen. Yine de söyleyeyim; senin tedavin burada değil, bir psikiyatr kliniğinde.
+1
himmet dayi
(19.04.26)
(3)

zara gomlek

baldur2
1,86 boy 80 kilo biri regular fit olan gomlek icin hangi bedeni almali large mi medium mu?
1,86 boy 80 kilo biri regular fit olan gomlek icin hangi bedeni almali large mi medium mu?
0
baldur2
(16.04.26)
Bunlar markadan markaya değişiyor. Genel M, L yok. Denemeden alınmaz ama L daha mantıklı.
-6
arbre
(16.04.26)
Large al.

Medium'un kolları kısa kalabilir. Havalar ısınıyor dar gömlek giyilmez.
+1
yurtsuz john
(16.04.26)
187 82 kgyum large al.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(7)

Kahramanmaraş Okul Saldırısı

panda yuva yapmis sogut dalina
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
İfadelerden okuduğum kadarıyla saldırıyı gerçekleştiren kişiye sanırım bir bıçak darbesi olmuş. Sonra da polislere teslim edilmiş oevladı. Google'da hayatını kaybetti diye yazıyor hep ama bu ayağına gelen bıçak darbesinden dolayı mümkün müdür acaba o batırılan bıçağın böyle bir etki yaratması?
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(16.04.26)
intihar etti yazıyodu
ama şimdi bunu gördüm
x.com
0
jelly bear
(16.04.26)
Atardamara gelirse evet. Femoral arter.
-4
arbre
(16.04.26)
Bir veli bıçak darbesiyle etkisiz hale getirmiş. Benim okuduğum yerde atar damara denk geldiği yazıyordu. Atar damar kesisi öldürücü olur.

Velinin ifadesi: x.com
0
evrim halkasi
(16.04.26)
doktor degilim ama üst baldirdan yaralanmalar ciddi hayat riski yaratabiliyor bildigim kadariyla. uyluk atardamarı falan geciyor oralardan.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(16.04.26)
öldüğüne dair şüpheliyim. bizi paranoyak ettiler bu ülkede.
+1
lazpalle
(16.04.26)
Saldırı ile ilgili videolara nereden ulaşılır ?

Malum yayın yasağı var.
0
kaiserr76
(16.04.26)
t24.com.tr

öldüren kişi için ceza almayabilir denmiş.
0
mikahakkinen
(17.04.26)
(7)

Ev tipi koşu bandı

chanandler bong
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğ
Selamlar, evde çok fazla yer kaplamayacak şu portatif koşu/yürüyüş bandından istiyorum. Biraz baktım bazıları çok küçük, bazıları dayanıksız falan gibi geldi. Max 10bin ayırmak istiyorum bütçe olarak. Kullanan, memnun olan veya olmayan, şöyleyse alma ya da mutlaka böyle böyleyse al diye önerebileceğiniz var mıdır? Şimdiden teşekkürler.

örnek olarak kochler 1.5hp olan var mesela 6.9k. tipi yorumu iyi gibi ama uygun mu değil mi hiç bilmiyorum :D
0
chanandler bong
(16.04.26)
2. el bir eliptik bisiklet alarak daha az yer kaplar, daha fazla kalori yakar ve diz sağlığını korumuş olursun.

(17 senelik aktif sporcu)
+4
yurtsuz john
(16.04.26)
Eğimli yürüyüş iyi yağ takımı için. Onlarda eğim özelliği yok bildiğim kadarıyla. O açıdan verimsiz olabilir. Kalori hedefine ulaşman zor olur.
-5
arbre
(16.04.26)
www.walkingpadturkiye.com

şunlardan almıştık memnunuz da ben çok dayanıklı olacağını düşünmüyorum 1 sene oldu ama kullanıyoruz çok az yer kaplıyor o güzel
0
croswell
(16.04.26)
Bir dönem incelemiştim. Parkta gezinti yaparmış hızında yürüyüş için elverişli olduğu ama bunun için alınamayacağı, daha yüksek hızlarda kullanıldığında alt katta oturanlarla papaz olmamanın pek mümkün olamayacağı, o denli sesli çalıştığı sonucuna varmıştım.
Son iki üç yılda teknolojileri geliştiyse bilemem.
0
Mirket
(16.04.26)
Kosu bandinin ucuzu alinmaz. 1-2 senede cope gider.
+1
thetruenorthstrongandfree2
(17.04.26)
kosu bandinin ucuzu alinmaz +1
sakatlar adami...
+1
cooperr
(17.04.26)
Kochler dümdüz yürüyüş bandı almıştım, o zaman 4k falandı. 2 ay kadar şov yaptım sonra elbette elbise askısı oldu :) Fakat spor hocam artık kardiyoyu antrenmana dahil etmek istediği için onu çalıştırttı ve ilk sorduğu şey eğimi olup olmadığı oldu. Yani ille alınacaksa belli ki doğru düzgün bir şey olması lazımmış.
0
charbiel
(17.04.26)
(4)

Spor için dağcı çantası

arbre
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.https://www.decathlon.com.tr/p/outdoor-sirt-cantasi-siyah-35-l-mh100/_/R-p-331005?mc=8786727&c=S%C4%B0YAHBu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatild
Spor için büyük bir sırt çantası almak istiyorum. Şunu beğendim.

www.decathlon.com.tr

Bu çanta abartı mı olur? İş çıkışı spora gittiğim için işe de bu çantayla gideceğim. Tatil için de kullanırım diyorum. Geçen tatilde omuza takılan spor çantası kullandım ve hiç konforlu değildi.

Çocukken dağcı olmak istiyordum bu arada. Bu çantaya heves ettim. :D
-5
arbre
(14.04.26)
ayakkabı terlik falan da olacaksa, 35 litre çantaya ancak sığarsınız.
0
babilfish
(14.04.26)
babilfish, olacak evet ama dağcı çantası abartı olur mu
-5
🌸arbre
(14.04.26)
yani 70 litre dağcı çantası alırsan abartı olur tabi de, bunlar niye abartı olsun? zaten normal boy çantalar :)
0
babilfish
(14.04.26)
aynı çanta bende var.. çok severim. belki bel desteği kısmı kamp çantası izlenimi verebilir. onun dışında gayet güzel.
0
jepa
(14.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-10
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-3
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(10)

Neden eksileniyor sorularım?

michael_knight
Sorduğum naif, kimseyi sinirlendirmeyecek sorularıma bile eksiler geliyor. Sebebi ne olabilir?
Sorduğum naif, kimseyi sinirlendirmeyecek sorularıma bile eksiler geliyor.
Sebebi ne olabilir?
-30
michael_knight
(13.04.26)
burada yazanlarin cogu insan degil. baska tur bir yaratik. en az 30 insanimsiyi blokladim
-11
a7dk1ohci7
(13.04.26)
Mesela birkaç duyuru aşağıda mertumursamaz YouTube’da altyazıların görünmediğini ve çözümü bilen olup olmadığını kibar bir dille, güzel açıklayarak sormuş. Ona da eksi vermiş birisi.
Neden olabilir?
-9
🌸michael_knight
(13.04.26)
Bu hariç son 5 duyuruna baktım, 1 tanesi eksi almış sadece. Sorun ne anlamadım?
+7
gobekliraki
(13.04.26)
Compu anlamıyor bu işlerden. Bir kere güzelce mesaj attım. Bu özellik kötüye kullanılıyor dedim. Cevap yazmadı. Yapay zekâ diye bir şey keşfetmiş, getirdiği her özelliğin iyi olacağını düşünüyor. Sahibi olduğu sitenin dinamiklerini bilmiyor

Bu sitenin dinamiği şu. Biri seni sevmiyorsa, bir şeyini kıskanıyorsa içeriğe bakmadan eksiliyor. Biri senin aleyhinde bir şey yazıyorsa seni sevmeyenler onu artılıyor. Kabile davranışları tamamen.
-20
arbre
(13.04.26)
Arbre +1000.
Bu site baya kötü aslinda. Yöneticileri ayri kullanicilar ayri.

Dogru düzgün 15-20 kisi var max. Ama türk reddit sublarina göre hala iyi.
-14
Purple life
(13.04.26)
@Compumaster
dil modeline göre çalışan yapay zekayı , farklı isimler adı altında ama aynı dil modeliyle hareket edenleri ve eksileme manyaklığını kullanıcı temelinde tespit etmek için kullanabilir.
Daha önce de belirttim. Duyuru olanaklarını suistimal eden ceza almalı
Sürekli eksileme hastalığı duyuru veya cevaplar arasında bilgizlikten cevabı olmayan zihnen kör olanların aldığı minicik semptomatik geçici tedavi
aracı sadece.

Ben pek kullanmam takılmam bu
oklara ama sevmesem bile adaletli değerlendirmeyi olabildiğince göz
önüne alırım.
0
diyecevaplandı
(13.04.26)
açtığın duyurulara baktım genellikle bir ihtiyaçtan çok laf olsun diye açılmış gibi. sebep bu olabilir.
+11
orpheus
(13.04.26)
@gobekliraki belki son 5 soru iyi bir örnek değildir ama olmayan bir şeyden bahsetmiyorum.
Bu siteyi sevdiğim için buranın günden güne daha az kullanılıyor olmasına üzülüyordum zaten, eksi puanları görünce daha da üzüldüm.
Zaten az hareket vardı, o az hareketin de bir kısmı ya kötü niyetli ya da benden nedret eden birileriymiş şeklinde hissetmeye başladım.
O yüzden sorguluyorum.

Ama yakında herhalde sorgulamayı da kullanmayı da bırakacağım. Belki benim gibi hisseden, düşünen birileri varsa dikkat çektiğim bu konu engellenir diye düşündüm.

Ek: son 5 duyuruma baktım, biri nötr, diğer hepsi eksi not almış. Ama daha kötü 5’ler de var. Yüksek ses kulak zarını patlatır mı diye sormuşum, bunda eksilenecek bir şey yok ki.
0
🌸michael_knight
(13.04.26)
Eksilenmeye takilanlarin neden takildigini anlayamadim. Bu sitede algoritmik bir feed yok ki “sistematik eksileniyorum bunun sonucunda duyurum/cevabim goruntulenmiyor, siteyi kullanamiyorum” diye bir senaryo yok, tamamen kozmetik bir feature.
+5
ghilleinthemist
(13.04.26)
Hocam siz çok naifsiniz sanırım. Ya bu zırtoları kaale almayın. Niye eksiliyorlar diyene özellikle eksi basar bu mel’unlar.

Burada bir askeri doktor vardı eskilerden. Abuk subuk caka satmaya çalışırdı. Buranın yapısı gereği başka uğraşı olmayan tipler takılıyor. Çoğu obsesif bozukluğa sahip. Ben çok denk gelmişimdir psikologik ilaç muhabbeti yapan.

Not: 2009 dan beri soru sormak için uğradığım yerdir. Buradaki çoğu kişiden eskiyimdir.
-4
Unde bach canim
(14.04.26)
(5)

Yapay zeka bazen canınızı sıkıyor mu?

AlsterWasser
Sb. Mesela şu gibi durumlarda; -bir yetinizi belli seviyeye getirmek için harcadığınız zamanı düşününce. -yeni bir beceri edinmeye çalışırken veya birşeyleri öğrenmek için uğraşırken.Bazen "boşuna bu kadar uğraşmışım" ya da "var ya şu an boşuna bu kadar uğraşıyorum" dediğim anlar oluyor da sizde du
Sb. Mesela şu gibi durumlarda;
-bir yetinizi belli seviyeye getirmek için harcadığınız zamanı düşününce.

-yeni bir beceri edinmeye çalışırken veya birşeyleri öğrenmek için uğraşırken.

Bazen "boşuna bu kadar uğraşmışım" ya da "var ya şu an boşuna bu kadar uğraşıyorum" dediğim anlar oluyor da sizde durum nedir merak ettim.
Çok işime de yarıyor seviyorum kullanmayı ama canımı da biraz sıkıyor.
+1
AlsterWasser
(12.04.26)
Yz hiçbir soruyu yanıtsız bırakmıyor fakat verdiği yanıt doğru mu yanlış mı? İşte burası çokomelli. Çünkü ne kadar her şeyi ok olsa da senin bilgin onun yazdığı şeyi dogrulayip kullaniyor. Açıkçası tam otonom her şeyi kendi yapan yzye inancım yok. Yüz saat ugrasacagin şeyi anlat yapsın işte bu kadar
0
artıküyeolmakistiyorum
(12.04.26)
Çok geveze ya. Çoğu zaman azarlıyorum. Dediğin anlamda hiç canımı sıkmadı. Ben öğrenirken keyif alıyorum, kendime değer katıyorum, neyini kıskanayım onun.
-8
arbre
(12.04.26)
öğretmenim. senelerce yazılım öğrenmek istedim, hep heves ettim ucundan başladım ama ilerleyecek fırsat bulamadım. yazılım bilgim print "hello world" seviyesinde kaldı hep.

meb, mebi diye bir platform yayınladı, sürekli okula yazı geliyor, öğrenciler giriş yapsın giriş sayısı çok az diye bizi darlıyorlar. dersi bölüp öğrenciyi mebi'ye sokuyoruz. ayar oldum, ulan dedim böyle olmayacak, gpt ye bir giriş botu yaptırayım, sjw gpt yazmadı tabi etik değil diye, gemini ile pat çat hallettik. bir de arayüz patlattık, sıfır kod bilgisiyle kanlı canlı bot yazdım, öğrencilerin bilgilerini giriyoruz, gelişigüzel şekilde şakır şakır login yapıyor. vay arkadaş kod bilmeden kod yazdım diye uçuyorum.

sonra hocalara pansiyon nöbetini adil dağıtan bir program yaptım.

ben pdf-lerden soru kırpıp ders notu hazırlıyorum sürekli. bunu kolayca yapacak bir masaüstü uygulaması daha yaptım. sonra dedim bunu web uygulaması olarak geliştirip site olarak faaliyete geçireyim o da oldu: teststud.io , inanılmaz güzel ve işlevsel oldu. öğretmen olmasanız bile deneyin seversiniz.

sonra tabletimin görüntüsünü kablosuz şekilde akıllı tahtaya aktarma yazılımı geliştirdim.

tabi tüm bunları kodlama işine hakim olarak yapsam çok daha hızlı ve daha stabil yapardım belki ama zamanında kod öğrenseydim ve tüm bunları sıfır bilgiye sahip insanların yapabildiğini görsem kahrolurdum.
+3
fatihdr
(13.04.26)
valalhi ben ispanyol'ca öğrenmek için kullanıyorum yz'yi. çok, çok memnunum!
bazen mesela aklıma türkçe bir cümle geliyor. bu cümleyi b2 seviyesindeki ispanyolcam'la çat pat ispanyolca'ya çeviriyorum ve yapy zekaya şu cümleyi şöyle çevirdim; ama sence nasıl olmuş, kulağa doğal gelir mi, gramer açısından doğru mu diye danışıyorum...
aldığım geri dönüşler çok yararlı oluyor.
tek tek bilal'e anlatır gibi anlatıyor: diyor ki bak şurasını böyle yapmışsın, ama aslında şunu şunu desen daha doğal gelir. ya da şuradan bu tensi kullanmışsın; orası yanlış olmuş.

dil öğrenimi özelinde konuşacak olursak, oldukça faydalı bence yz.
0
pangea
(13.04.26)
chatgpt dün bıraktım daha bir şey sormam

f1 yarışı var mı dedim bahreyn var dedi
dedim iptal oldu yarış iyi bak
yok diyo hava müsait iptal olmaz

gemini'ye sordum direkt savaş sebebiyle iptal oldu dedi
0
croswell
(13.04.26)
(5)

araba tavsiyesi " hyundai i20 1.0 T-GDI " vs " reno Clio 1.0 TCe "

stocker16
arkadaşlar merhabalarbu iki araba arasında kaldım siz hangisini tercih ederdiniz ? Genelde şehir içinde kullanılacak. ( haftada 250 km gibi )değerli yorumlarını bekliyorum.
arkadaşlar merhabalar
bu iki araba arasında kaldım siz hangisini tercih ederdiniz ? Genelde şehir içinde kullanılacak. ( haftada 250 km gibi )

değerli yorumlarını bekliyorum.
📊 " hyundai i20 1.0 T-GDI " vs " reno Clio 1.0 TCe "
hyundai i20 1.0 T-GDI %55 (11)
reno Clio 1.0 TCe %45 (9)
0
stocker16
(12.04.26)
1.0 motor arabayı tavsiye etmedi bir arkadaşım. Yokuşta zorlanıyor dedi. 1.2 ya da 1.4 bakarım.
-9
arbre
(12.04.26)
@arbre senin 1.0 araban 1.0 sce 75 beygir. Bu 1.0 tce. Iki tane alakasız şey yani. Senin 1.0 sce tabiki zorlanir.

1.0 tce efsane bir motor. 1.0 tgdi da oldukça iyi ve ikisi de galiba Türkiye'de üretiliyor. Bu noktada bence kişiye bağlı. Yalnız tgdilarda soğuk havalarda biraz titreme falan vardı.
+4
logisticsmanager
(12.04.26)
1.4 hyundai bayon aldım, ortalama bir yokuşta bile bayılıp kalıyor araba. i20'nin de çok farklı olacağını sanmıyorum. bence clio
0
faberkastelli
(13.04.26)
gdi motoru mistubishi carisma'dan biliyorum. fsi gibi sorun yaratabilen bi motor tipi. tce ile devam.
0
antihero
(13.04.26)
Tce daha uzun süredir kullanılan ve daha iyi bir motor.

Tek sıkıntı yakıtı yüksek.
Bi de termostat sorunu var. Eğer 2. El alacaksanız kesinlikle alır almaz termostatı değiştirtin.
0
jackyr
(13.04.26)
(20)

Partnerinizin kilosu

ekimoloji
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz? 3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
Aşağıdaki estetik sorusundan esinlendim, kilo alması sizi rahatsız eder mi? Ederse kilo vermesini söyler misiniz?
3-5 kilodan bahsetmiyorum, zamana yayılarak üstüne koyarak, göbek yapacak kadar dengesiz bir kilo alımı…
+1
ekimoloji
(12.04.26)
+20-30 kgye kadar varim sonrasi da sorun olmaz gibi geliyo ama bekara bosanmak kolay da olabilir
0
üğpoıuy
(12.04.26)
Eder :D söylerim
Sorry not sorry. Ben kendi kilomu da elestiriyorum bence saglik ve motivasyon icin farkindalik icin önemli. Hamile seker hastasi vs degilse az kilo aktif yasam uzun ve saglikli bir yasam icin önemli.
-2
Purple life
(12.04.26)
Eder. Şişkot ile işim olmaz. Ben nasıl dikkat ediyorsam aynı eforu, dikkati göstermesini beklerim. Self respect.
-7
gabe h coud
(12.04.26)
Eder. Söylerim. Üçü, beşi bile problem ederim.
-6
Mirket
(12.04.26)
Kilo almasına sebep olacak psikolojik bir durumu yoksa, salt hominigırtlaklıktan aldıysa söylerim. Konuyu kendi açar muhtemelen zaten illa, ben aldığı kilodan memnun olan kadın görmedim, istisnalar hariç. O açtığında ben de teşvik edici konuşurum. Bu illa göbekli kadın seviyorum sevmiyorum meselesi de değil, sevdiğin insana faydanın dokunması, destek olma meselesi.
0
Bruce
(12.04.26)
Söylerim sebeplerinden biri de sağlık.
Misal benim eşim bir kilo verse istatistik olarak zayıf duruma düşüyor ve şu anda kan bile bağışlayamiyor. Kendisi kilo almak istemiyor ama ben sağlığı için şöyle iki üç kilo alsa fena olmaz derim hep.
Bunun tam tersini de derim. Kendim kilo verip/alan biriyim ondan etkisini bilirim.
Sağlık için gerçekten önemli. Özellikle yaşlandıkça.
0
logisticsmanager
(12.04.26)
Söylemem.

Çünkü ben onun bedeni üzerinde söz hakkına sahip değilim ve ayrıca bu karşı taraf için incitici olabilir. Kendisini baskı altında hissedip, özgüven kaybı yaşayabilir. Şefkatli bir yaklaşım değil.
-1
rock n roll
(12.04.26)
Boşanmaların sebepleri arasında.
0
HellKeePer
(12.04.26)
Şişmanlık bulaşıcı bi hastalık evde bi kişi şişmanlıyorsa diğerine de muhakkak bulaşır, ben bana bulaşmasını istemiyorsam illa ki bi konuşma yaparım ama baktım ben de şişmanladıkça "hayat buymuş amk" aydınlanması yaşıyorum o zaman ben de salarım.
+2
kizil karga
(12.04.26)
Kendi kiloma takıntılıyım da başkası için aynı acımasızlığı yapmam :) Kendini rahat hissediyorsa benim için hiçbir sıkıntı yaratmaz.

Tabii ki kiloya bağlı çeşitli sağlık sorunları başlamışsa o zaman sağlıklı skalaya ulaşana kadar vermesi için teşvik ederim. Bu sağlık sorunları sadece fiziksel olmak zorunda da değil. Ruhsal anlamda da depresyona meylediyorsa, o işte benim kırmızı çizgim :D Depresif insanlar hayat kalitemi direkt düşürdüğü için ciddi bi konuşma yapardım muhtemelen :D
0
truf
(12.04.26)
Eder. Kilolu kadına tahammülüm yok
-5
runaway
(12.04.26)
Manitam yok ama bu konuyu şey yapayım. Şimdi benim Insta'da takip ettiğim bir kız var. 97 kiloymuş. Ama sporcu. İri bir kız ama yüzü çok güzel. Kilolu demezsin. Çünkü yağ almıyor, kas kazanıyor. Fit biri. Bu tip bir kilo ok. Tatlı bir göbeğe de okeyim.

Asıl olay şu. Liseden bir kızın ablasına denk geldim Insta'da. Çok kilo almış. Yüzden almış. Çirkinleşmiş. Yaşlı göstermiş. Eski hâli güzel bir kızdı.

Sağlıksız olduğu için kilo vermesini söylerim.
-8
arbre
(12.04.26)
Erkeğe ve kadına göre değişir bence.
0
Cezcez
(12.04.26)
saglik muhabbeti yapanlar ne alaka ya. o zaman her burger yiyene her alkol, sigara iceni uyarma ihtiyaci mi hissediyorsunuz? kimse bilmiyordu cunku.

rahatsiz eder, soylerim. ben en bastan soyluyorum zaten dis gorunuste cok kriterli biri degilim ama kilo hassasiyetim var. sadece kilo da degil, spor yapmasi onemli
-5
ala09
(12.04.26)
Eder, söylüyorum. Ki kız arkadaşım çalışma temposundan kilo kaybeden zayıf biri. Öyle olduğu halde birkaç kilo alayım diyor. Kas oranı yükselecek şekilde kilo alsa okey ama spor yapmadığı için yağ alacak gerek yok.

Ben ailemdeki kilolulara da biraz acımasızım, eleştiririm. Bir hastalığından bahsederse boğazını tut o zaman ne ök*z gibi yiyorsun derim. Kendim de fit olduğum için laf edemezler:)
-6
Unde bach canim
(12.04.26)
kendi kilomu da hicbir zaman sorun etmedigim icin morbid obez olmadigi sürece sorun yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.04.26)
Yediğine içtiğine dikkat eden, düzenli egzersiz yapan bir insan olarak, tüm kız arkadaşlarıma kilo alırlarsa sorun olacağını açık açık söyledim bu zaman kadar. Hiç toleransım yok bu konuda.
-5
synesthesia
(13.04.26)
Eger rahatsiz oluyorsaniz, soyleyecekseniz bile kalbini kirmadan soyleyin. motive edin, destek cikin bu donemde. Olayin sadece gorunus degil saglik acisindan da onemli oldugunu vurgulayin.
-1
acelaacedebela
(13.04.26)
butun siskolar eksi basmak icin firsat kollamis, topunuz gelin:)
oncelikle biriyle sevgili/es olma istegimi net etkiler.
hastaliktir, depresyondur, gecici seyler ise muhim degil, derttir cekilir. yazin kisin +-5 kilo alinir verilir hic muhim degil.
yalniz keyfine gore yiyorsa yani bir yasam tarzi haline geldiyse soylerim. sadece fazla kilo degil gerci, bunun tam tersi de gecerli. saglikli kilosundan 20 kilo uzaksa olmaz.
+2
companion
(14.04.26)
Kilo vermesini söylerim, vermesini beklerim, aksi takdirde sorun olur.
0
Amaranta ursula
(14.04.26)
(7)

Araba soruları

arbre
Bu arabalar alınır mı?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-2011-hyundai-i20-dusuk-km-bakimli-masrafsiz-1310545639/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-srk-auto-renault-symbol-1.0-sce-joy-154-bin-km-1233488126/detayHyundai i20 beğeniyorum.Bir de eksper
Bu arabalar alınır mı?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

Hyundai i20 beğeniyorum.

Bir de ekspertiz yaptırmak istediğimde nasıl oluyor? Galeri çalışanı ya da sahibi benimle birlikte ekspertizciye mi geliyor? Ekspertizi kabul etmeme seçenekleri var mı?
-8
arbre
(12.04.26)
Ön üç parçada boya değişen olmayan bi araba bulmaya çalış. Bu adamlar kaporta durumunu işaretlemiş zaten, experlik bi durumları yok.
0
antihero
(12.04.26)
Evet sonunda daha mantıklı arayışlara girdin.


Kaput komple boyalı olmayan ve değişmemiş, airbagleri açılmamış. Tavan hariç kapılarda vs boyası olan.

180.000km altı

1.2 i20 Troy, Clio 3.

İlacın bunlar.
0
jackyr
(12.04.26)
strateji olarak şu hatayı yapıyorsun seçtiğin markanın - segmentin - paketin en ucuz olan aracını almayı planlıyorsun bu da bela demek. bunun yerine gene aynı aracın paketini düşür orta veya giriş paketlerinden birinde km düşük-kazası az experde temiz çıkacak bir araç bulmaya çabala.

i20 olur 1.2mpi motor sorunlu mu ona bakmak lazım. hiçbir exper sana motor durumunu net söyleyemez. experin bakacağı aracın kazası, boyası ve airbaglerin durumu olur.

anadolunun bir köyünde yaşayan emmi değilsen symbolü boşver seni mutlu etmez. ama işini de görür tabi.

bir de çok zorda değilsen galeriden araç alınmaz. hiçbir galeri 50-100k kazanmadan araç satmaz bunu nasıl yapacak. döküntü bir aracı ucuza alıp sağını solunu makyajlayarak kusurlarını gizleyerek yapacak. sahibinden alacağın araçlara bak. en azından araç sahibi ile iletişim kurarken kişinin tavrına-yaşına bakarak bir ön izlenimin olur.
+1
orpheus
(12.04.26)
antihero, ama motor ve şanzıman kontrolü, airbag, emniyet kemeri kontrolü için ekspertiz gerekmiyor mu? Çamurluk değiştiyse airbag açmış mıdır?
-4
🌸arbre
(12.04.26)
eksperde motor kontrolü diye bir şey yok, tamamen kandırmaca. en fazla yağ kaçağı var mı, motor sesinde duyulabilir bir sorun var mı, duman atıyor mu ona bakarlar. bunların çoğunu da o motorun ustası olmayan biri gözden kaçırabilir.

airbagler, emniyet kemerleri, kaporta, şase, boya değişen durumu kontrol edilebilir.
çamurluk değişti airbağ açtı diye bir denklem yok. çamurluk bir kamyonetin sivri köşesine takılıp yırtılır mecbur değişecek. araç alttan darbe alır tüm ön airbagleri açar ama değişeni yoktur.
+1
orpheus
(12.04.26)
15 yaşındaki aracı ekspere sokmak yerine iyi bir motor ustasına göstermek daha mantıklı olur.
0
my fault
(12.04.26)
motor için bi şey söyleyemezler, dyno testi falan da yaptırma boşuna, hikaye. kaportasına baktırdıktan sonra sanayide bi motor ustasına sesini dinleteceksin.

galeri değil, sahibinden +1
0
antihero
(12.04.26)
(14)

Sizce günümüz şartlarında memur olmak özenilecek bir durum mu?

lostinway91
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
Bunun hakkındaki fikriniz nedir?
0
lostinway91
(11.04.26)
kariyerinde yükselme plani olmayan beyaz yakaya kiyasla evet.
özel sektör cok open end bir sey ama uzman olarak calisacaksan da close end dkfjg

ona kiyasla iyi o yüzden. memurlugun basindaki atanma olayi cok dengesiz bir durum ama sonrasinda pahali bir sehirde yasamiyorsan iyi bence.
istanbul'da yasayan memurla x anadolu sehrinde yasayan memurun maasinin ayni olmasi sacmalik.
0
Purple life
(11.04.26)
Memurluğa bağlı. Memurlukta servis, yemek yok genel olarak. Ulaşımı, yemeği maaşından harcıyorsun. Araban yoksa otobüste, metroda sürünürsün. 0 konfor. Servis seni bazen evine kadar bırakır. Yemekler iyiyse her gün 300 400 yemeğe vermezsin. Memurlukta özel sağlık sigortası yok bildiğim. Ben en iyi özel hastanelerde 50 TL ödeyerek muayene oluyorum. Şu an ortalama muayene ücreti 2500 TL.

Memurlukta iş garantisi var. Vasıfsız tipler bile yıllarca çalışıp emekli olabiliyor. İyi bir şirkette iyi bir beyaz yaka pozisyonu memurluğa tercih ederim.

Memurlukta kurum önemli. Şehir, ilçe önemli. Bunlar bana özgürlük kısıtlayıcı geliyor.
-4
arbre
(11.04.26)
evet kesinlikle çok avantajı var, ekonomik kriz yine göstermiştir.
garanti gelir, işten çıkartılma riski yok, daha fazla zamanın var ek iş yapabilirsin.

evinizin altındaki bakkal bir daha az kazanır, daha fazla vergi vermesine rağmen daha fazla risk altındadır. vergi,kontroller,gereklilikler,ödemeler vb
0
sivri sinek
(11.04.26)
Pahalı olmayan bir şehirde memurluk Türkiye'deki en iyi yaşam formatıdır. Dünyanın hiçbir yerinde 3 ay tatil yaparak maaş alan öğretmenler göremezsin.

Memurluk bir paravan olarak da kullanılıyor; minimum eforla düzenli gelir ve bir yandan da ticaret yaparak gelirini arttıran çok memur var.
-1
stefano
(11.04.26)
artıları eksilerine göre bakmak gerekir.

artıları: saat 5'te mesai biter, 657'den atılma riski çok az, garanti maaş, torpille yata yata dokunulmadan emeklilik gelir, yeşil pasaport vb.
eksileri: maaş özel sektör beyaz yakanın 3'te biri, kariyer yükselme şansı yok.

bende devlet memuruyum ama gerçekten devletin çok gereksiz memurları var. ve devlet memurlarının yüzde 90dan fazlası net yatıyor. zaten bütçenin 3te1i memur maaşına gidiyor.
akp zamanında memur alımı da cumhuriyet tarihi ortalamasının 3 katı. oy nerden geliyorsa oraya adam alan bir hükümet olunca, yolunda aş. torpili zaten söylemeye gerek yok.
+3
mikahakkinen
(11.04.26)
Özel sektör beyaz yakalardan ortalama memur maaşının 3 katını alabilen çok azdır. Torpil konusu özel sektörde de çok fazla. Tanıdık olmadan düzgün bir işe girmek artık çok zor.
+2
stefano
(11.04.26)
bin kere evet diyorum. "memurluk kısıtlayıcı, küçük yerde çile çekiyorum" diyen her bir memura karşılık büyük şehirde ama özel sektörde iflahı sökülüp yaşam koşulları sebebiyle insanlıktan çıkmak zorunda kalmış 10 tane özel sektör çalışanı vardır herhalde... her memur robota dönüşüp bir köşede sessizce ölmediği gibi her özel sektör çalışanı maaşını beş senede 15'e katlayıp nefis hayatlar yaşamıyor. karakter, kariyer öncelikleri, sektör hatta şans gibi çok farklı kriterler var işin içinde. o yüzden en temel koşulları dikkate alırsak pragmatik bakış açısıyla bence şu an memnuriyet daha cazip olmalı.

benim babam 90'ların başında alakasız bi bölüm bitirmiş, tanıdıklar vasıtasıyla tıbbi mümessil olmuş mesela. allah için gerçekten bu iş için yaratılmış prezentabl bi adamdı rahmetli. girmiş kapıdan s.a demiş yani, altında araba vardı ve ben hatırlıyorum işe kalkıp öğlen gider, 7 olmadan da dönerdi. çocukluğumda bizim sadece ticket kartımız (bazı marketlerde de geçerdi) asgari ücretten fazlaydı öyle diyim. epik düzeyde istikrarlı ve yanlış mali kararlar almasaydı babam abartısız söylüyorum tek maaşla şimdi bizim değeri belki yüz milyonlarla ifade edilecek varlığımız olurdu çünkü yaşadığımız bölge de aşırı değerlendi.

şu an aynı pozisyonlara girmek bile ölüm, gördüğüm kadarıyla maaşlar ortalama üstü bile değil, ayrıca iş yükü ve baskısı çok daha fazla. şimdi babamın çalıştığı özel sektörle benim çalıştığım özel sektör aynı değil mesela...

eğer basit hesaplama yapacaksak şunu sormamız lazım: bugün iş hayatına atılan bir memurun mu görece stabil hayat sürmesi daha olası yoksa özel sektördeki bir gencin babamınkine benzer bir hayata sahip olması mı? bence cevap açık ve net. dediğim gibi memuriyete söven de olacaktır, özel sektörde milyarlık adama dönüşen de çıkacaktır ama bunların ben artık istisna olduğuna inanıyorum.

ben hadi zaten kendim malım çok doğru bi referans noktası sayılmam da imkanım olsa memuriyeti tercih ederdim şu an. amir-vatandaş baş ağrısı bana kendini allah sanan yöneticiden, beni satın aldığını zanneden müşteriden, üç kuruş alacağım diye muhtemelen babadan kalma varlığıyla patronculuk oynayan bir dangozu zengin etmekten daha çekilebilir geliyor. bunlar devlette de var tabii ama en azından işin içinde DEVLET var aynı ölçüde rahatsız etmez beni. özel sektör kim kime dum duma yarış atı gibi sürekli birilerine bi şey ispat etmek zorundasın.
0
der meister
(11.04.26)
Ben rezervuar muhendisiyim. Kuzey Amerika'da Federal devlet pozsiyonunda calisiyorum. Memurum yani.

En buyuk avantaji is guvencesi. Ozel sektorde kriz oldugunda, agzinla kus tutsan isini aninda kaybedersin.

Sonra emeklilik durumu var. Enflasyon oraninda artan, yuksek, olene kadar emekli maasi alacagim.

Is-yasam dengesi de iyi. Saat 4'u 1 gece ofite bir tane bile insan bulamazsin.

Maaslar da an itibariyle ozel sektorden yuksek. Ozellikle uzun sure calisinca maas ve kidem cok artiyor. Mesela benim seviyem EX-02. Ozellikle teknik seviyeden yoneticilige gecince artis cok iyi.

Su an bizim sektorde ozelde $200.000 odeyen is vardir ama azdir ve genellikle hep problemli bolgelerdedir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(11.04.26)
Ülkeye göre değişir, kişinin durumuna göre değişir.
Misal benim kuzenim devlette laboratuar teknisyeni. Şu adamdan daha iyi durumda laboratuvar teknisyeni olamaz özelde.
Fransa'da devlet maaşlarına baktim satin alma vs için, çok iyi değil. Fark ne? Çalışma saatleri bir tık daha rahattir ve tatileri çok çok daha fazla (benim tatilim misal 7 hafta, devlette 10 haftalar falan var).
Bir de kişinin karakterine bağlı. Ben devlette yapamam ama annem misal bir daha hayata gelirsem memur olurum der hep. Benim kariyerimde aldığım bir iki kararı riskli bulsa da şu ana kadar ben haklı çıktım ve annem benim yerimde olsa az maaş, rahat iş takılırdı yani.

Onun dışında memur işleri önemlidir. Bazı işleri özelleştirme trendi olsa da özelleştirilen çoğu şey iğrenç hale gelir eninde sonunda çünkü "kar" amacı güder. Bu sebepten memurluk ve memurlar iyidir. Ama Türkiye'de malesef iktidarların destekleyenlerine yemleme yöntemidir, likayat olmayan yerde insanlar tabiki nefret eder.
0
logisticsmanager
(11.04.26)
valla en önemli şey kesinlikle işten atılmamak
0
Hallegadola
(11.04.26)
işten atılma yok.
iş yetiştirme-bitirme derdi yok.
ileride yeşil pasaportla vizesiz avrupa gezme de bonus.
+1
parka
(11.04.26)
Özelde öğretmenim. Muhtemelen devlet öğretmenlerinden 2-3 kat daha fazla çalışıyorum. Konuştuğum neredeyse tüm devlet öğretmenlerinin boş günleri var. Şu an devlet öğretmeninden daha az maaş alıp daha fazla iş yapıyorum. Ayrıca yeşil pasaport mevzusu var.
Ama en özendiğim memur şu an için belediyede mühendis olanlar.
Arkadaş ibb den taşraya gitti. Maaş mükemmel, altına araba çektiler, kadrolu, oranın ağası gibi bir şey oldu dkdkdkd
Görevleri arasında kuş izlemek falan var dkskks
+2
wild honey suckle
(12.04.26)
kişinin neye özendiğine göre çok değişir bunun cevabı. özel sektörde, aylardır birikmiş maaşın ne kadarını ne zaman alabileceğimi bilmeden çalıştığım oldu. bu sebeple, ayın belli bir gününde, belli bir miktarın ödeneceğini bilmek, benim için en büyük nimetlerden biri.
diğer yandan memurluk çok geniş bir kavram. memur diyince pek çok kişinin gözünde, taşranın bilmem ne bürosunda örgüsünü örerek, mesai saatinde pazarına giderek geçinip giden birileri canlanıyor hala. 70 bin lira maaş aldığı halde, evinden bin km uzakta, x köyünün bilmem ne mecrasındaki wc kokulu pansiyonda, gece yarısı gözleri kan çanağı vaziyette milyonluk ihalelerin şartnamesini okuyan memur da var mesela. ya da çatışmaya giren de.. özetle değişkeni çok; meslek, kurum, koşullar vs vs.
+1
lil siztah
(12.04.26)
hayattan beklentin ile alakalı, tüm akrabalarım memur koca sülalede firması olan tek kişi benim. 20 yıl önce tüm akrabalarım müdür olurum diye bakıyordu, kimse bir şey olamadı. ne uzadılar ne kısaldılar.

rutin bir hayat seviyorsan memurluk ideal.
+1
dedim dedim de kime dedim
(12.04.26)
(8)

Bankanın yatırım için araması

arbre
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
Çok param yok. Yarım milyon diyelim. Banka birikiminiz olduğunu görüp sizi aradım diyor. Dolandırıcı değil. Şube doğru. Bu normal mi? Banka çalışanları parası olanları görüp arıyor mu cidden? Fon değerlendirmek mantıklı mı?
-7
arbre
(10.04.26)
para boşta duruyorsa tabiki mantıklı. farklı riskleri olan birçok fon var. misal phe son 1 ayda %15 getirmiş, stopajsız. tly var son 1 ayda %19 getirmiş %17.5 stopaj var. görece risksiz dfı var 1 ayda %12 getirmiş %17.5 stopajı var. ben hiç risk istemem dersen tp2 var 1 ayda %4 getirmiş. bir sürü alternatif var, bunlar tabiki yatırım tavsiyesi değil, örnek.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
yarım milyon tlyi vadesizde tutuyorsan dünyanın en mantıksız işini yapıyorsun. fon olur vadeli olur bi yere koy
+2
jelly bear
(10.04.26)
normal. oluyo öyle. beni de arıyolardı aramayın ilgilenmiyorum diyordum salıyorlardı.

bu arada paranız dümdüz tl olarak kalıyorsa kalmasın. en kötü para piyasası fonu ya da düz vadeli hesapta falan dursa bile daha iyi.
0
aguen
(10.04.26)
Günlük faiz hesabında duruyor, faiz %43, fonlar da iyiymiş ama stopaj kötüymüş
-4
🌸arbre
(10.04.26)
günlük faizde de var stopaj, %43 almıyorsunuz.
0
zozjotejmnk
(10.04.26)
gunluk 43 veren neresi
0
dogredsector
(10.04.26)
Akbank
-4
🌸arbre
(11.04.26)
garanti de beni arar zaman zaman mevduatınızı bize getirin size özel faiz verelim diye. "bütün birikimim zaten sizde başka param yok" diyorum her seferinde ama bu kadar yıldır çalışmama karşın görece az param olmasına inanmıyorlar galiba.
0
late viper
(11.04.26)
(19)

arkadaşıma ayıp olur mu?

ercu cozer
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir ara
başka bir şehire araç almaya gideceğim, orada da bir arkadaşım var bu işlerden anlar , aracı alırken bilmediğim yerde tek olmak istemiyorum haber versem gelir hem hasret giderir hem aracı alırken yanımda olur.
yalnız arkadaşım uzun süredir işsiz morali bozuk , şimdi bu durumda nispeten pahalı bir araba alırken yanıma çağırmak da vicdanen rahatsız hissettirir bana üzüldüğünü biliyorum.
çünkü bende işsiz kaldım çok zor bir durum ve psikoloji böyle şeyler bile içten içe üzerdi beni.
sizce gitmişken haber verip görüşmeli miyim yoksa, ayıp olur diye haber vermemeli miyim?
+2
ercu cozer
(10.04.26)
bence araç için çağırma. ben işsiz ve parasız dönemimde arkadaşımın beni lüks mekana çağırmasına aşırı ayar olup üzülmüştüm. uzun süre işsizlik insanı çok depresif yapıyor. yetersiz ve değersiz hissediyor. parasızlık insanı öfkelendiriyor.

gitmişken bir buluş kahve ısmarla ama tabii. hal hatır sorarsın.
+2
art cat chocolate
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı.
belki de aramazsan daha çok ayıp olur.
ben olsam arardım.
0
duyuruuser
(10.04.26)
'' abi merhaba eskişehire gelicem yarın ufak bir iş için müsait olursan kahve filan içelim. '' derdim
- hayırdır ne işin filan derse '' araç alacağım uygunsan gel sen de istersen'' derdim
+3
rajkoothrapali
(10.04.26)
kesinlikle görüşün. asla yanlış olmaz. insanların böyle zamanlarda dert ortağına konuşacağı birine ihtiyacı olur.
+1
ground
(10.04.26)
gerçek arkadaş ise görüşmen daha iyi olur. dedikleri gibi derdini anlatıp biraz rahatlamış olur o da, havası değişir.
+1
gercekdunya
(10.04.26)
bence cagır seni seviyorsa gormek iyi gelecektir.
0
koela
(10.04.26)
samimiyetinize bağlı, ben olsam üzülmezdim. sonuçta aynı işyerindeyken o işten çıkarıldı sen devam ettin durumu yok ya da işveren sizdiniz onu işten çıkardınız, öyle bir şey de yok. "herkesin hayatına kimse karışamaz"

ben görüşürdüm - görüşülen kişi de olurdum, takılmazdım. ayrıca yemek-tatlı falan ısmarlardım. o da bunalmıştır sürekli evdeyse atraksiyona girmek iyi gelir.
0
Improbable
(10.04.26)
seviyorum hep telde de görüşürüz ama ben işsizken çok zengin bir arkadaşım aracıyla gelmişti onun adına çok sevinmiş ama o gün kendi durumuma çok üzülmüştüm.
arkadaşım şu an kendi durumuna üzülüyor çok iyi şeyleri hak ediyor ama son zamanlarda işleri kötü gitti , burukluk hissetsin istemiyorum.
+1
🌸ercu cozer
(10.04.26)
rajkoothrapali'nin yaptigi gibi yap bence de. her turlu haber ver ama isini sorarsa soyle. arkadasini gormek hem sana hem ona iyi gelecektir, araba isin yancisi
0
fakyoras
(10.04.26)
İlla yanınızda biri olması gerekiyorsa, bu tür işlerde dalgınlığınız, tecrübesizliğiniz falan oluyorsa arayın gelsin. Ama ben böyle işleri hep kendim halletmeyi daha uygun görürüm. Son dakika çağıracağınız arkadaşınız belki aklınızı çelebilir, huzursuz olursunuz, niye çağırdım dersiniz. Siz zaten karar verdiyseniz başkasına gerek yok. Alışverişi bitirin sonra arayın böyle bir anda gelmem gerekti, gel yemeğe gidelim dersiniz.

Bir de kahve ne abi, lüks araç alıp adamı simit sarayına mı götüreceksin?
0
malheiros
(10.04.26)
aldığın arabayla güzelce gezer, yer-içer takılırsanız hesaplar senden arkadaşın da kafası dağılmış olur. He öyle lüks araba hadi gel bi Starbucks yapalım dersen ayıp olur.
+1
tsubasa
(10.04.26)
Görüş
-2
arbre
(10.04.26)
Çağır hocam, sonrasında da imkanın varsa " Allah raız olsun iyi ki geldin kanka, gel arabayı ıslatalım." deyip yemeğe götür.

samimi arkadaşsanız sorun olmaz, hem de böyle bi dönemde işe yaradığı için kendini iyi hisseder.

ama sana destek olduğunu özellikle belirt ki gerçekten işe yaradığını hissetsin.

" sen olmasan belki bi' şekilde hallederdim ama gelmen cidden çok iyi oldu fln mesela."
+3
kumandanim
(10.04.26)
Kumandan +1
Ona da moral olur. Isi olmadigi sürece issiz is buldugu anda problem cözülecek.
+1
Purple life
(10.04.26)
ara adamı sen ısmarla. aramazsan ayıp olur. gelsin işi yoksa senle olsun.
0
mikahakkinen
(10.04.26)
"selam, bi araba işi için oraya gelcem. gelmişken de seni görmek istiyorum hasret giderelim, ne zaman müsaitsin?" böyle dersen ayıp olmaz.
0
nolmus yani
(10.04.26)
yakın ve iyi arkadaşsanız sorun olmaz, çoğunluğun dediği gibi yapın ve arabadan sonra da yiyin için gezin takılın ve her şeyi siz ödeyin elbette. bu arada işsiz olduğu için demiyorum, arabalardan anlıyor olduğu ve size yardıma geleceği için diyorum; normalde olması gereken bu
+2
sweetoffice
(10.04.26)
Onun haset eden bir işsiz olmadığına eminsen birlikte git.
alışveriş dönüşü de sağlam tarafından bir yemek ısmarla .
0
diyecevaplandı
(10.04.26)
Yerin kulağı var, iki gün sonra öğrenir gelip gittiğini “ulan buralara kadar geliyor, araba alıp dönüyor, bi selam bile vermiyor, tabii işsiz kaldık ya, adam yerine koymuyor” diye düşünür. Biraz muhabbet, bir yemek çay kahve ısmarlama, bu durumda sana nasıl faydalı olabilirim gibi yaklaşım, araç işini halledip geri dönme faydalı olur. Ayrıca işsiz insanlar bu şekilde bir işe yaradıklarında, kendilerine bir iş için ihtiyaç duyulduğunda kendilerine güven tazeliyorlar. Gözlerine biraz ışık geliyor.
0
covered
(10.04.26)
(9)

iran abd/israil savaşından neleri öğrendiniz?

messina123
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.-abd, göz boyamadan ibaret. -çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. benc
-en kötü devlet, dış güçten daha iyidir.
-birlik olursan dünyanın en büyüğü gelse yenilmezsin.
-türkiye siyaseti ve diplomasiyi iyi biliyor.
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.
-abd, göz boyamadan ibaret.
-çin'in ne abd ne de dünyanın geri kalanı umrunda değil. bence dünyanın süper gücü çin.
-türkiye'nin ortadoğuyla din dışında bir alakası yok. avrupa ile din dışında tüm çıkarlarımız uyuşuyor. bence ab de bunun farkına vardı. yakın gelecekte avrupa birliği'ne bizi davet edeceklerini düşünüyorum.
-bunun sonucu olarak kktc de dünyada tanınan bir devlet olacak.
-rte ekonomik sebeplerle seçimi kaybedecek ancak muhalefet olarak düşündüğümüz kadar kötü bir başkan değilmiş. evet çoğu muhalif belediye başkanı içeride olmasına rağmen bunu diyorum. bence seçimlere az bir süre kala hepsi çıkacak.
-yunanistan bizden köpek gibi korkuyor. avrupa'nın gözünde biz yunanlılardan daha değerliyiz. ab üyesi olmamamıza rağmen.
-savaşın kazananı yok. abd'nin itibarı yerle bir oldu. israil'e tüm dünya düşman. mollalar da ya kendi halkı üzerinde yumuşayacak ya da tarih olup gidecekler.
-6
messina123
(09.04.26)
bogazlari kontrol etmek onemli. dolayisiyla recep tayyip erdogan, kanal istanbul projesi gibi mevcut sozlesmeleri riske atabilecek sacma projelerden vazgecmeli. yani bu konu uluslararasi bir mesele haline gelebilir.
+6
Sour
(09.04.26)
dünyada artık diplomasi diye bir şeyin olmadığını öğrenmedik de kanıtlanmış oldu. Demokrasi diye sürekli çığırtkanlık yapan ABD'de artık parlamento vasfını kaybetmiş tek adamcılığa dönmüş. Türk siyaseti dünyaya çok şey öğretti. ABD'de de savaşmıyoruz, terör operasyonu diyerek kılıfıyla operasyona zemin hazırladı.
+1
croswell
(09.04.26)
bugün bu güce sahipsek bunlar sayesinde:

tr.wikipedia.org
tr.wikipedia.org
+2
Hallegadola
(09.04.26)
-israil bir terör devletidir. hitler bunlara zamanında az bile yapmıştır.

Hayır bu ikisi birbirinden ayrı olaylar
+6
grimavi
(09.04.26)
İran kadar güçlü değiliz. Türkiye'nin ABD'yi ve İsrail'i vurduğunu hayal edemiyorum. İran dokunulmaz görülenlere çok güzel dokundu. Laiklik tartışmalarında hep bir gecede İran olacağız esprisi dönüyordu. Şu an keşke bir gecede İran olsak diyorum. Hipersonik füzesi var adamların.
-7
arbre
(09.04.26)
İsrail bir terörist devlet.
Amerika sanıldığı kadar güçlü değilmiş. Artık işi zor.
Petro dolar sistemi çökecek.
Çin, yeni dünya lideri.
Artık ortadoğunun ağası, dayısı, haraçcısı İran.
Türkiye ortadoğu bataklığından sıyrılmalı.
Avrupa, demokrasinin ve adaletin kalesi
Yeni dünyada çok güçlü bir ekonomin varsa varsın. Yoksa zavallısın.
Artık savaşlar ekonomi ve füzeyle ve başkasının füzesiyle ya da teknolojisiyle gerdeğe girilmez.
Liyakat, adalet ve eğitim şart.
+1
Mirket
(09.04.26)
Siyonizmin kendi rahatı için her zamanki gibi ABDyi , ABD askerini hatta Trumpı bile harcayabileceği yine ortaya çıktı .
Biri bir haber getirince arkasını araştırın diye bir husus vardır. Trumpın açıkça bu savaşın başında (başta başkan yardımcısı jd vance olmak üzere ) kendi adamlarını dinlemeyip tamamen mossadın raporları ve gazıyla savaşa girmesi çok vahim bir durum .
Birbirinden farklı bir çok kanal ve yorumcu bunu dile getirdi .

Dubai'de gibi rahat sorunsuz , ABD üsleri emniyetinde(!) olan cazibe yerlerinde emlak fiyatlarının büyük oranda düşmüş olduğunu öğrendik .

Bizim çok yorulmadan çeşitli devlet veya uluslararası kurumların yakın zamanda Türkiye'ye gelerek çeşitli proje ve anlaşma teklif etme potansiyeli de arttı.

Kendi silahlarımızı yapmanın haklılığı bir kez daha ortaya çıktı .
Ve varsa s-700 , s-800 leri de almamız gerekiyor Rusya'dan.

ABD'nin , er Ryan'ı kurtarmaktan çok asıl kendisini bile zor kurtarabileceğini görmüş olduk. Kara harekatında Persler tarafından o karasal dağlık bölgelerde 300 ile başlayıp sonunda 3,5 spartalıya çevrilebileceği bir çok farklı kaynakta defalarca anlatıldı .

Çeşitli sosyal medya ve teknoloji şirketlerinin de bu gibi son savaşlarda ABDye veya siyonizme sürekli veri kaynağı sağlamayla savaşa taraf olduklarını iyi anlamak lazım.
Çin'in böyle anlarda sessizliğinin , gerçekte sinsilik olduğunu yine anlamış olduk .

Türkiye'nin Afrika ve Ortadoğu'daki diplomasi savunma , iş kolu ve diğer yapılanmada gibi alanlarda etkinliğinin artmasının elzem olduğunu görmüş olduk .

Körfez ülkelerinin petrolün verdiği rahatlığıyla Gazze'deki katliama yıllardır sessiz kalmalarının cezasını , kısmen de olsa persler eliyle çekebileceklerini görmüş olduk.
Kendi topraklarında bulunan ABD üslerinin onları koruması vaadi tamamen hayal hatta felaket olduğu ortaya çıktı .

Böyle savaşlarda Türkiye'nin önemi daha çok öne çıktı .

Ayrıca şimdilik İran'ın da siyaseten bize yakın olmalarının arkasında kalan , pek görünmeyen şey ise ABD ile anlaşma yapacakları yer konusunda bizi değil pakistanı seçmeleri gerçekte önemli bir ayrıntıdır.
Bile bile Türkiye'nin bundan diplomatik kazanım elde etmesini tercih etmediler.

Hatırlayın Ukrayna Rusya savaşında bile tarafların anlaşmaları İstanbul'da olacaktı ama o zaman da araya engel olarak İngiltere girdi .
-1
diyecevaplandı
(09.04.26)
benim kendime çıkardığım sonuçlar şunlar:

- "uluslar arası hukuk" laftan ibaret.

- gönül isterdi ki iranlılar kendi elleriyle ve kanlarıyla molla rejimi devirsin; ancak "iyi" başlayan süreç sonradan devam ettirilemedi ve göstericilerin büyük çoğuluğu molla rejimi tarafından kıyıma uğratıldı.

-İspanya'nın ilkelerinden taviz vermemesi takdiri hak ediyor. Viva El Rey! Viva Espana!

- bunun böyle olmasında abd'nin ve israil'in göstericileri bahane edip tamamen kendi bencil çıkarları için İran'a saldırmalarının da payı var. psikolojik üstünlük sanki İran'a geçti gibi.

- "hitler bunlara az bile yaptı". sanırım burada israil'i değil, yahudileri kast ediyorsunuz; zira hitler hayattayken israil henüz kurulmamıştı. buna rağmen bu ifadeye katılmam mümkün değil. israil'in politikalarının tüm yahudilere mal edilip, hitler'in haklı bulunması son derece hakkaniyetsiz bir tutum. israil karşıtı ciddi bir yahudi kitle de var; bunu da hesaba katmak gerek.

- "kullanışlı aptallar" her iki taraf için de çok verimli bir kaynak. seküler bir yaşam tarzına sahip bir kimsenin, bir protestoda "tarihin doğru tarafında olun" yazılı ayetullah resmini taşımasını başka türlü açıklayamıyorum.
0
pangea
(10.04.26)
Şunları iyice anladım

-Ticaretini, silahlarını, teknolojini AB, ABD, ukrayna ,israil vb 'ye bağlama. Komşularla aranı iyi tut

-Ülkemiz her ne kadar pohpohlansa da bir anda batı kulübünün saldırısına uğrayabilir.

-Ambargo ve saldırı geldiğinde canı pahasına bize sadece iran ve dostları yardım eder. O da dini sebeplerle

-İzzet ve şeref ancak Allah katındandır, masonik sembollerde yahudi lobilerinde aranmamalıdır. Dünyadaki güçlüye boyun eğmek, ortak olmaya çalışmak yarar getirmez.
0
hebanon
(10.04.26)
(16)

İlişkide erken hitaplar

kakaolu kremali biskuvi
İlişkiye başladıktan ne kadar süre sonra birbirinize aşkım, hayatım gibi hitaplar kullanıyorsunuz?Yeni tanıştınız, 1 ay sonra ilişkiye başladınız diyelim. 2. ayda böyle şeyler der misiniz?Ben 6. ayda bile irrite edici buluyorum ama siz ne düşünüyorsunuz?
İlişkiye başladıktan ne kadar süre sonra birbirinize aşkım, hayatım gibi hitaplar kullanıyorsunuz?

Yeni tanıştınız, 1 ay sonra ilişkiye başladınız diyelim. 2. ayda böyle şeyler der misiniz?

Ben 6. ayda bile irrite edici buluyorum ama siz ne düşünüyorsunuz?
0
kakaolu kremali biskuvi
(09.04.26)
ilk aylar insanın içi kıpır kıpır oluyor neden denmesin ki
youtu.be
+3
grimavi
(09.04.26)
Hiç insan sevgilisine, aşık olduğu kişiye öyle der mi?
dopraam derim ben.

Edit: soruya cevap, süreyle değil hisle alakalı.
İsmiyle seslenmek hayatın olmayan birine hayatım demekten daha abuk sevgilinse bence.
+5
kisa
(09.04.26)
biz ağır adamlarız. ismiyle hitap ederiz. hayati, aşkım cicim bize gelmez.
+2
mikahakkinen
(09.04.26)
Bana artık öyle gevşek gevşek hitaplar geylik gibi geliyor. İsim yeterli
-3
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
belirli bir süresi yok. içinden gelirse söylersin, içinden gelmezse söylemezsin. biraz duygu yoğunluğu ile alakalı bir şey. ama bir kere bu hitaplara başladıktan sonra tekrar isme dönmemek gerekiyor. dönünce kötü oluyor.
0
nickini degistiren yazar
(09.04.26)
6.ayda baslamak makul zaten diyebilmek icin cok zaman da yok rkfkfk
2 bilemedin 3. seneye kadar askim denebilir. Ondan sonra askim demek özellikle milletin yaninda baya kötü duruyor.
-1
Purple life
(09.04.26)
5 sene
0
gabe h coud
(09.04.26)
ilişkimin 5. yılındayım. ilk zamanlar hocam diyordum sonra kral demeye başladım artık başkan reyiz diyorum. erkek tarafı benim evliyiz bu arada.
aşkım cicim gibi lafları hiç sevmem.
+4
denizgonen
(09.04.26)
Duygular şelale olsa da ilk bir iki hafta en azından kendini tutmak lazım yoksa dolandırıcı ya da lovebomber gibi duruyorsun. Ama altı ay da çok.
+1
sekizdokuzon
(09.04.26)
4 yıl sevgililik+ 5 yıl evlilikte hiç ama hiç aşkım hayatım demedik. oha şimdi düşünce tuhaf geldi ama bu tarz hitapları herkes sevmek, kullanmak zorunda değil.
+1
rayde
(09.04.26)
İlk gün demeyen de ne bileyim.
-3
arbre
(09.04.26)
@rayde

Ben de sevmiyorum genel olarak ama karsi taraf bu hitaplari sevince benden de bekliyor ve istedigini veremeyince kafasinda iliskiye dair soru isaretleri oluyor.
0
🌸kakaolu kremali biskuvi
(09.04.26)
iki arkadaş bile aşkımlı konuşurken bunların gününün hesabı bile tutulması saçma bence. isteyen canı istediği zaman demeye başlar. aşkı olarak düşüyüorsa askım der hayatı olarak goruyorsa hayatım der. bunun için yapılan hesabı anlamsız buluyorum. ya da ismiyle hitap edersin bu içten gelen bir şey.
0
koela
(09.04.26)
Aşkım, hayatım, bebeğim gibi sıradan ifadeler yerine ilişkinin doğal süreci içinde kendiliğinden gelişen ve dışarıdan bakanın muhtemelen deli bunlar diyeceği sevgi sözcüğümsüleri kullanıyoruz. Sevdiğini göstermeyi seven bir çiftiz, ben (erkek tarafı) zaten hiç ağır abi biri değilim, hayatım boyunca da olmadım o yüzden ağzımıza yakışmaz gibi triplere girmeden gayet keyifle kullanıyorum. Hatta yani canım eşimi geçtim, yıllardır babam bana seslendiğinde "efendim babişkom" diyen biriyim milletin ortasında dsjdsj hiç böyle dertlerim yok.

Süre açısından da, flört dönemi de sayılıyorsa birinci ay gibi falan biz başlamıştık öyle hitap etmeye. İlk başta dışarıda başkalarının yanında isimle hitap edeyim diye zorluyodum da artık ona da kasmıyorum yani. Bi tek onun ailesinin yanında ciddi davranıyorum :d
0
nundu
(09.04.26)
herkes icin zamanlamasi farklıdır bence. Icinizden geldiginde, daha zamanı var diye tutmayın bence icinizde.
0
acelaacedebela
(10.04.26)
ilk günden itibaren. isimle hitap etmeyi sevmiyorum.

ama "aşkım" çok ağır bir ifade.

güzelim
bebeğim
canım
tatlım

olabilir.
+1
co2s2
(10.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-12
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
0
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-8
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(7)

Mayıs sonu bayramda Antalya da denize girilir mi?

sonhakan
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
Dün bodrum sormuştum Çoğunluk hayir deyince Antalya olabilir mi diye soruyorum
0
sonhakan
(07.04.26)
Geçen yaz 7 Haziran'da Kemer'deydim. Hava, deniz sıcaktı. Çok yanmıştım.
-4
arbre
(07.04.26)
19 mayıs'ta kaş'ta çok bulundum; gayet güzel oluyor, rahatlıkla girilir. yazın ortası gibi 8-9'a kadar denizde kalınmaz ama, 7'den sonra hafif esinti çıkar.
+1
lil siztah
(07.04.26)
Antalya Denizi bodrum'dan her zaman 2-3 derece daha sıcaktır.
0
etna
(07.04.26)
Kas daha serin olur. Ama orada bile girilir.
Ben kasta da girmistim mayis sonu.
0
Purple life
(07.04.26)
antalya denizliden daha sıcaktır zaten. antlaya bodrumdan daha sıcak olur ve denize her ikisinde de denize girilir.
0
mikahakkinen
(07.04.26)
Mayısta Antalya'da denize girmeyi temmuzda Bodrum'da girmeye tercih ederim.
+2
Improbable
(07.04.26)
Mayıs sonu rahat girilir, bir temmuz sıcaklığı olmasa da konforlu olur.
0
kimlanbu
(07.04.26)
(10)

Opel Corsa alınır mı

arbre
Araba bakıyorum uzun süredir. Bütçeme göre içime en çok sinen araba bu oldu.https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-opel-corsa-1.2-twinport-benzin-otomatik-197.000-km-1307714493/detayTasarımını beğeniyorum. Tek problem yarı otomatik şanzıman olması ama onda da şu görüşleri duydum. Tam o
Araba bakıyorum uzun süredir. Bütçeme göre içime en çok sinen araba bu oldu.

www.sahibinden.com

Tasarımını beğeniyorum. Tek problem yarı otomatik şanzıman olması ama onda da şu görüşleri duydum. Tam otomatik olsaydı şanzıman arızası daha pahalı tutabilirdi. Yarı otomatikler robotize edilmiş manuel şanzımanlar olduğu için tamirat daha ucuz. Sadece vites geçişleri daha konforsuzmuş. Kullanan varsa yorum alabilir miyim?

Bir de ilan çok var sitede. Bu aynı zamanda iyi bir şey değil mi? Piyasası var demek olmuyor mu? Bu araba işini çok uzatmak istemiyorum.
-6
arbre
(06.04.26)
Bunların robotize yarı otomatik şanzımanları çok problemli. Hiçbir usta açmak, dokunmak istemiyor. Ben risk almazdım.
0
jackyr
(06.04.26)
arbre sana bi türlü anlatamadım, o paraya otomatik alırsan pişman olacaksın güzel kardeşim. yarı otomatikmiş, triptonikmiş, robotizeymiş hepsi hikaye. alacaksın turbosuz murbosuz atmosferik bi manuel, geçeceksin. ustalar çok can yakar, tekrardan söylemiş olayım.
+3
antihero
(06.04.26)
antihero, abi bu trafikte manuel olmaz maalesef, zaten pratiğim yok, otomatiğe alıştım
-4
🌸arbre
(07.04.26)
Abi;
- ya kredi çek normal otomatik al.
- paran bu kadarsa Manuel al.
- illa otomatik alacaksan ve kredi çekmeyeceksen bize sorma. Kimse sana otomatiği sıkıntılı arabayı al demez.

Gerek aşk hayatında gerek araba sevdanda YOLO yapman lazım.
+1
logisticsmanager
(07.04.26)
benim de bütçem aşağı yukarı bu kadardı. 2014 citroen c-elysee aldım. manuel. mis gibi araba. parça ucuz, yakıt tüketimi çok az -ki bu gidişle en önemli kriterlerden biri olacak-. eski bir otomatik vites araba ciddi risk.
0
faberkastelli
(07.04.26)
her araba alınır da ucuza iyi - yeni model gibi görünen araba alınmaz. yani üç kuruşa beş köfte almak istediğinde at eti çıkacak.

basit düşün eli yüzü düzgün sorunsuz ve tutulan bir araba olsa ucuz olur muydu ?
0
orpheus
(07.04.26)
faberkastelli, o arabayı çok beğeniyorum, otomatiğe alıştım, manuel nasıl kullanabilirim bilmiyorum bu trafikte, manuel kullanmaya alışsam bir saniye düşünmem alırım
-4
🌸arbre
(07.04.26)
bu bütçeyle otomatik muhtemelen japonlara bakmak lazım onlar da daha eski model olur, eski fiestanın makyajsız 4 ileri otomatiği de fena değil galiba
0
edaddy
(07.04.26)
corsa d ve e 1.2 motor alınmaz.
alabiliyorsan 2018 / 2019 1.4 atmosferik corsa e bul.
bunların bazılarında 6t30 tork konvertörlü şanzıman ve ioa 7 inç carplayli ekran oluyor.
işte tam alınacak versiyonlar bunlar.
0
rain when i die
(07.04.26)
Bu fiyata alacağın japon belki 7-8 sene eski olur ama seni daha az üzer. Lpgli alma yeter ki.

Bizim arkadaşta 2. Araba olarak Toyota carina var 1997 model otomatik. Altı çok yere yakın kasislerde sürtüyor bazen. Onun dışında masrafsız. Çok memnun.
0
jackyr
(07.04.26)
(4)

Şiddetli göz kuruluğu

ekimoloji
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
Göz damlası kullanmama rağmen son günlerde özellikle akşamları kuruluktan çok acıyor, uzun saatler ekrana ve yazıya bakmak zorundayım. Damla harici ne yapılabilir? (Az su içen biriyim bu da etkili oluyordur)
0
ekimoloji
(06.04.26)
sıcak kompres, omega 3 ve bol bol su içmek.
0
my fault
(06.04.26)
bulunduğunuz ortamı nemlendirin. radyatör üzerine asılan su hazneleri var ortam nemini artırmak için, onların faydası oluyor.

ekrana kilitlendiğimiz zaman göz kırpmayı unutuyoruz. ekran süresini azaltmak ve bilinçli göz kırpmayı artırmayı deneyebilirsiniz.

kullandığınz göz damlası etkili olmayabilir, alternatiflere bakabilirsiniz. örneğin thealoz dua kullanıyorum ben, epey memnunum.
+1
shadowfollower
(06.04.26)
Göz ameliyatım sonrası doktorum Systane complete önerdi. Daha iyi ama pahalı.
-3
arbre
(06.04.26)
Bende Viscotears var, göz jeli. Yatmadan önce sürüp yatıyorum. Damladan daha etkili.
+1
truf
(06.04.26)
(7)

Son zamanlarda ertelediginiz

Purple life
Neler var?
Neler var?
-2
Purple life
(05.04.26)
Özellikle söyleyebileceğim bir şey yok. Ertelemek benim huyum gibi bir şey maalesef.
0
rock n roll
(05.04.26)
Fotoğraf makinesi almayı erteliyorum hep
-3
arbre
(05.04.26)
Tezim ve ödevlerim. Adeta yokmuş gibi davranıyorum.
+1
Amaranta ursula
(05.04.26)
Kilo vermek
+1
gadlemler
(05.04.26)
araca yapmam/yaptırmam gereken şeyleri çok erteledim havalar düzelsin soğukta uğraşmayayım diye. çok da acil değiller şimdilik ama yapmam lazım bi noktada :D

-teyp ve teyp çerçevesini değiştirmek.(gümrük olayı yüzünden ileride alamayacağımdan alıp kenara koydum çerçeveyi, türkiyede bulunmuyordu teyp çerçevesi. birkaç aydır bekliyor. gümrük yasağı gündeme gelmese acelem yoktu...)
-geri görüş kamerasını bağlamak.
-kör nokta aynalarını takmak.
-yan camlardaki filmleri sökmek.
-kısa ve gündüz farlarını değiştirmek.
-kaçak kontrolü yapıp park halindeki akü tüketiminin kaynağını bulmak.(gündelik kullanınca sıkıntı olmadığından erteleyebiliyorum da birkaç gün yatsa boşalır akü)
-dashcam'e hardwire kiti aldım onu bağlamak(şuan teypteki usb çıkışına bağlı)
-dashcamin arka kamerasını bağlamak.

bunlar kendi yapacaklarım bir de yaptırmam gerekenler var :D bunları burada bildiğim usta olmadığından şehir dışına gidip yaptıracağımdan bekliyor, muayeneye az kaldı zaten öncesinde illaki gidilecek ustaya...
-z rotları ve viraj demir lastikleri değişecek
-şase kablolarına güçlendirme yapılacak
-şanzıman yağı değişecek
-fren ve direksiyon hidroliği değişecek
-klimaya bakılacak gaz dolumu mu başka bişey mi ne gerekiyorsa artık...
-kalorifer de az ısıtıyor ona bakılacak, gerekiyorsa petek temizliği filan yapılır.
-genel muayene öncesi bakımı ve bilmediğim başka bi sıkıntı varsa onlar filan kontrol edilip yapılacak
0
konetsu
(05.04.26)
Tekrar diyete başlamak
Erken kalkmak
Kitaplığımı temizlemek
0
mutekebbir
(06.04.26)
Dişçiye gitmek
0
peki madem
(06.04.26)
(5)

mülakatta ne giyilir?

klardtt
Selamlar, pozisyon, üniversite öğrencileri için part time çalışma programı, 1 yıl süreyle.7 aşamalı bir mülakat süreci var. Bu zamana kadar tüm aşamalar, firma tanıtma etkinliği hariç, hep online idi. ik ile görüşme sadece grup mülakatında oldu. ben sadece beyaz gömlek + ceket giymiştim. ben hariç ç
Selamlar,

pozisyon, üniversite öğrencileri için part time çalışma programı, 1 yıl süreyle.

7 aşamalı bir mülakat süreci var.

Bu zamana kadar tüm aşamalar, firma tanıtma etkinliği hariç, hep online idi. ik ile görüşme sadece grup mülakatında oldu. ben sadece beyaz gömlek + ceket giymiştim. ben hariç çoğu kişi casual giyinmişti. ik da öyleydi sanırım mülakat boyunca kameraları kapalıydı çok hatırlamıyorum.

şu an 6.ya gireceğim. artık yüz yüze. firmanın değerlendirme merkezine gideceğim, yaklaşık 1 saat sürecek. ik + ingilizce mülakat.

yine beyaz gömlek + ceket mi giyip gitmem uygun olur? altına güzel olan siyah bir kot pantolonum ve günlük ayakkabımı giymeyi düşünüyordum.

yoksa özellikle ceket çok mu kasıntı olur? koyu renkli kareli gündelik bir gömleğim var, bana çok yakışıyor, bunu giymeyi düşünüyordum.

ama şimdi ik mülakatı olunca belke bu aşamada ceket gömlek gerekir mi acaba? firma aslında bayağı kurumsal bize bi aşamada 10 saatlik profesyonellik eğitimi verdiler.

ne yapmalı?
Teşekkürler.
0
klardtt
(04.04.26)
Kareli gömlek olmaz. Düz renk. Beyaz ya da açık mavi. LCW Business gömleklere bakabilirsin uygun. Jean de olmaz. Siyah pantolon uygun. Gömleği düz istemiyorsan düşey çizgili olabilir. Genelde mavi üstünde beyaz çizgi olur. Ceket zorunlu değil. Olursa daha iyi olur.
-4
arbre
(04.04.26)
30 yildir sektordeyim. traş, beyaz cepsiz uzun kol gomlek ve takim kiyafet. full casual. net.
+1
tunaktunaktun
(04.04.26)
business casual
0
gurur
(04.04.26)
Üniversite öğrencileri için part time bir iş için 7 aşamalı mülakat süreci olması çok üzücü geldi bana. Yazıklar olsun.
Soruya cevap, düz renk gömlek smart casual ceket yeter.
+1
Amaranta ursula
(04.04.26)
@amaranta usula

Dediğinize katılmakta birlikte, mezuniyet sonrası direkt tam zamanlıya geçiliyor. Normal iş ilanlarına başvuruncada benzer bir süreçten geçiliyor bu firmada. Öğrenciyken başvurunca mezun olunca devam edilebilildiği için albenisi oluyor yani.

20-40 günlük zorunlu staj olsaydı uğraşmazdım muhtemelen.
0
🌸klardtt
(05.04.26)
(8)

Kankadan sevgili olur mu?

darkwizard
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?Almanyaya gitm
Arkadaşlar yasadışı yollarla Almanyaya giden bir çocuk vardı neyse oturum almış bunun bir kankasi vardi daha sonra o da vize alip gitmis sevgili olmuşlar. Yani büyük ihtimalle kiz orda kalmak için belki belki de seviyor çocuğu. Bana tuhaf geldi kankadan sevgili olur mu ya da evlilik?


Almanyaya gitmek icin ben kankamla anlaşmalı evlilik yapardım aslıda ya da herhangi bir uzak akraba kızı.
-3
darkwizard
(02.04.26)
Mükemmel olur
-6
arbre
(02.04.26)
Karşı cinsten kanka olmaz ki
0
olaylar olaylar
(02.04.26)
Olur tabii, etik olarak sorun yok. Sorun ne kadar yalniz ya da zor durumda olabilirsin ki kankan sevgilin olsun?
+3
duster
(02.04.26)
tabi ki olur. karşı cinsle kanka falan olmaz ayrıca
+1
abelardo
(02.04.26)
friends with benefit diyorlar, oluyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
kanka ayağı göt ayağıdır. eskiden bahar şenliklerinde kankasına kayardı millet
+4
runaway
(02.04.26)
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Ne_diye_yedekliyoruz_bu_insanları

Kanka demek, zor an dostu demekti ortamlarda, çok şükür uzağız.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
(16)

A 101 ve Bim deki calisanlara aile buyukleriniz yemek goturuyor mu, yardim ediyor mu?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Bu basligi okuyunca aklima geldi. https://eksisozluk.com/a101-calisaninin-skandal-harac-parasi-iddiasi--8089103?a=popularUmarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur. Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O
Bu basligi okuyunca aklima geldi. eksisozluk.com

Umarim bu calisandan o haraci isteyen yonetici herif isinden olur kovulur.
Benim baska birsey sormak istedigim. Uc hafta once falan annemle babamin yanina gittim biraz kalmaya. O zamanda regaip kandili mi kadir gecesi mi oyle biseyler vardi. Annem evin yakinindaki Bim de calisan kasiyer ve tezgahtar calisanlarina peksimet ve irmik tatlisi yapti gonderdi pederle hemen.

Dedim onlarin vardir yemegi yok be oglum tum gun calisiyorlar bir iki bisküviyle duruyorlar dedi. Daha once oturdugumuz yerde de yapiyorlarmis. Yaslilar diye hemen kanka oluyorlar orda calisanlarla zaten hepsi genc elemanlar.
Her nekadar bim a 101 sok falan hepsi iktidar yandasi asla sevmeyiz iki uc sey harici iste maden suyu falan alma onun disinda alisveris yapmayiz bu marketlerden ama iste evin yaslilari ordaki calisanlara boyle birseyler yapip goturuyor arada sirada.
Sizin de var mi evde nene dede anne baba yada kendiniz boyle yemek tatli evden biseyler goturdugunuz oluyor mu yada evdekilerin goturdukleri?
0
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(02.04.26)
Yemek, tatlı vs. götürmüyoruz.

Sadece ara sıra hal hatır soruyorum, bazen kısa sohbet ediyoruz. İşleri çok ağır ve bu sebeple çoğu zaman kasaya gittiğimde o sırada başka bir işle uğraşıyorlarsa " acele etmeyin lütfen, bekleyebilirim" diyorum. Mutlaka" kolay gelsin" derim.

Kibar ve nazik olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum.
+4
rock n roll
(02.04.26)
yok daha neler:) bu market çalışanları duyarı da her zaman revaçta he. şartlarında hiçbir iyileşme olmuyor ama hep gündem.
+4
yazar yazmaz yazan yazar
(02.04.26)
ay daha neler. herhangi bir yerde calisan elemani doyurmak neden bizim görevimiz olsun? bunlar evinize gelmis yevmiyeli isci degil ki, maasli eleman. isveren sorumlu yemeginden.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.04.26)
Hayır ve hayatımda ilk defa duydum.
Ne bileyim askeri doyur, sağlık çalışanını doyur, itfaiyeci doyur da kasiyerler heralde bir sürü meslekten sonra aklıma gelirdi.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
Köy yerinde yapanlar görmüştüm çünkü orda çalışanlar komşularının çocukları oluyordu ama şehir merkezinde hiç böyle bir şeye tanıklık etmedim :)
0
truf
(02.04.26)
Çevremde görmedim ama ramazanda bu temayla reklam çekti bunlardan biri.

Banka, doktor ve market değerli büyüklerimizin sosyalleşme için gittiği yerler oldu.
0
anon1m
(02.04.26)
bazı yorumların vahşiliği şaka mı ya, bu nasıl bir proleter düşmanlığı kardeşim.

arkadaşlar özellikle küçük yerlerde bu mağazaların çalışanları hemen her gün gördüğünüz, mağaza dışında da belki kapı komşunuz veya aynı sokakta/mahallede yaşadığınız insanlar olur. stresli, her yönüyle yoğun ama ne manevi ne de maddi tatmin sağlayan bir iş yapıyorlar. evet onlara gerekli koşulları sağlamak işverenin sorumluluğu ama hangi dünyada yaşıyorsunuz yani olması gerekenle olan arasındaki farkı görmüyor musunuz?

kimse kasiyerlere 150 bin maaş verilsin, kasiyerlere alevli meyve tabağı gönderilsin demiyor zaten. bunlar uzaylı değil. arkadaşınız, komşunuz, hiçbir şeyiniz değilse aynı ortamda bulunduğunuz insanlar. hayatlarını kolaylaştırma, güzellik yapma vs. fikrinden neden bu kadar rahatsız oldunuz ki? doktora, askere de yemek verin yani bunun sınırı mı var aklınızda "bim kasiyeri hak etmiyor" gibi bir algı mı var?

biliyorum ekşicilerin en fakiri 500 bin lira kazanıyor da maaşlı çalışan neredeyse her insan bim kasiyeri olmaktan hatta bim kasiyeri dahi olamamaktan belki birkaç ay maaş uzakta sadece. sorsak hepiniz akıllı kültürlü şöyle böyle adamlarsınız ama öyle cevaplar verilmiş ki bıraksak bim kasiyeri dövecek adamlar.

gerçekten aynı gemide olduğumuz insanlara bileniyorsunuz, bizim de onların da hayatlarını sken adamlara karşı evet efendim sepet efendim. yav olmaz, yazık günah.

ben şu ana kadar kimseye yemek götürmedim ama ne şartlarda çalıştıklarını biliyorum. güleryüzlü ve kibar davranırım elimden geldiğince, acelem yoksa kasa için diretmem çünkü biliyorum adam keyfinden değil yük filan indirdiği için bakamıyor oraya. ben böyle yapıyorum çünkü biliyorum ki benzer bilince sahip birisi benim çalıştığım yerde bana karşı kendisi de öyle davranır. karınca kararınca misali, ben düzgün ve iyi olmaya çalışıyorum, gerisi zaten benim kontrolümde değil.

bence bir insan ağa da paşa da olsa bunu yapmalı zaten ama bizim insanımız belki bim kasiyeri kadar maaş aldığı halde kasiyeri küçümseyebiliyor, değişik bir zihniyet.
+2
der meister
(02.04.26)
Ben bazan mutsuz olduklarını gözlemlersem kendime aldığım şeylerden onlara da alıyorum

Çikolata bisküvü ne olursa işte. Hal hatır sorarım mutlaka. Hatta 9 a yakın gittiysem 10 dk kaldı hadi sabret diye motive etmeye çalışıyorum.

Bazan da yanlış anlaşılıyor tabi, kızın bir tanesi ondan hoşlandığımı sanıp geldiğimde sürekli muhabbete çıkışta buluşmaya falan götürmek istemişti işi. Belli ettim tabi ama rahatsız etmedi, tüm hayatları o reyonlar, bende çok üzülüyorum.

Bazan kuruş sebebiyle tamam diyolar ama o gün olan yevmiyelerinden düşüyor onların kasa açığı olarak, öğrenince çok üzülmüştüm. 5-10 tl bazan o an için ihtiyacım yoksa kalsın kasa açığını kapatırsınız diyorum.

Ne bileyim hepimiz orada çalışmak durumunda kalabiliriz. Bugünün yarını da var ve o insanlar da aramızda. Kimseden çalıp çırpmadan hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bence masum.
+1
baldan kaymak
(03.04.26)
@der meister abi bize komünist tebliğci olarak gelmesen daha iyi olur. Tebliğcilere genelde tepki olur hangi fikirden olurlarsa olsun.

Bahsettiğin şeyleri hepimiz yapıyoruz merak etme böyle özel bir şeyi yok insana insan gibi davranmanin, sadece bazı yazarların da söylediği Türkiye'de gereksiz bir kasiyer üzüntüsü var. Evet çalışma şartları iğrenç ama Türkiye'nin çoğunun çalışma şartları iğrenç. Ama hep kasiyer duyuyoruz. Bu noktada da insanların artık kasiyer duymaktan bikmasi normal, belki de bu cevapları verenler de iğrenç işlerde çalışıyor ama şu ana kadar kimse kendileri için kasiyerlere üzüldüğü gibi üzülmedi (belki restoranda bulaşıkçı, belki oto yıkamaci ki durumlari acayip kötü çalışanların millet orada uyuyor bazen). Misal sen bir dönem McDonald'sta mı ne çalıştın bıraktın, senin işin de kötüydü. Ben daha senin için duyar kasildigini görmedim.

Açıkçası ben de sürekli bim/sok/a101 kasiyeri duymaktan biraz sıkıldım artık. Türkiye'nin yüzde 50sinin işi iğrenç çalışma şartları altında gidiyor ve bunun çözümü de halkın hepsini doyurması değil. Absürtlüğü de burada fikrin.
+2
logisticsmanager
(03.04.26)
Yok ya ne münasebet.
-4
arbre
(03.04.26)
bizim oraya yeni bim açılmıştı. haliyle alışverişi çoğunlukla orada yapıyoruz. daha doğrusu annemin uğrak alışveriş yerlerinden. ilk açıldığından bu yana aşure zamanı, ramazan dönemi veya önemli günlerde annem en az iki-üç çalışan için ayrı ayrı tabaklardan oluşan tepsi(ler) hazırlayıp oraya götürür(üz). bunun sebebi kimi zaman annemin "onlar da sıcak sıcak yemek yesinler" mantığı, kimi zaman aşure/mevlit gibi durumlarda konu komşuya ek olarak daha çok kişiye ulaşma mantığı. herhangi bir yanlışlık, abes durum göremiyorum bunda. mesela alakasız ama yine bizim sokakta inşaat var, bekçisi de türkmen mi ne. annem çoğu zaman benden o adama da evde pişirdiğimiz yemeklerden tepsi yapıp da gönderttiği çok oluyor.

böyle değerleri ve incelikleri seviyorum.
+2
m e b
(03.04.26)
Bu nahifliği takdir ediyorum.
Benim kaba davranmamak dışında yaptığım bir güzellik yok.
Niye sadece kasiyerler konuşuluyor diye sorgulanmış. Günlük hayatta birebir gözlemleme şansı olduğu için yaptıkları iş sempati duygusu uyandırıyor. Geri dönüşüm işçileri de bu minvalde benim için. Hem hayati tehlikenin olduğu hem de çok ağır fiziksel koşullarda çalışılan işler var. Görmüyor, duymuyoruz ve elimizden bir şey gelmiyor diye kasiyere elini uzatan insana işgüzar muamelesi yapmak bana nahoş geliyor.
0
auroraaurora
(03.04.26)
yav evet, biz igrenc insanlar oldugumuz icin bizimle ayni parayi kazanan kasiyere bileniyoruz.
kasiyere insan gibi davranmak ve yemek götürmeyi normallestirmek arasinda dünya kadar fark var. sokaktan cevirdiginiz herhangi bir is yapan adama yemek götürmüyorsaniz kasiyere götürmeniz de gerekmez. onun bir isvereni var. ferdi kaza sigortasi da yaptirin kasiyerlere o halde, mazallah isteyken ayaklari burkulur.
kasiyerler adina somut anlamda bir seyleri düzeltmek istiyorsaniz yazilin sendikalara eyleme gidin, böyle sapla samani karistirarak, millete virtue signalling teblig ederek olmaz. soru yemek özelinde sorulmus; kasada sorun cikarmamakla ya da iyi günler / iyi aksamlar demekle alakasi yok sorunun. bundan da drama yaratamazsiniz artik ajdkfs.
he isteyen götürsün, isteyen de bilmedigi insandan gelen yemegi afiyetle yesin, beni ilgilendirmez ama yemek götürmenin normal olmadigini ve sizden beklenen bir sey olmadigini ve hatta bence götürülmemesi gerektigini söyledik diye ne hayvanligimiz kalmis ne proleter düsmanligimiz. alakaya maydanoz.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.04.26)
Başlığı okuyunca farklı algılayıp delirdim sinirden çalışanlara yemek vermiyorlar insanlar yemek götürüyor sandım, ama tatlı yapmış göndermiş ya içinden gelmiş jest yapmış ne olacak ki.

Arada yolumuz düşüyor buralara maalesef kimsenin sabit bir işi yok, temizlik yapan biri gelince kasaya koşuyor, kasadaki işini bitiren ürün yerleştirmeye koşuyor bunca yoğunluğun üstüne bir de gelen terbiyesiz müşterilerle uğraşıyorlar millet sesini çıkarabildiğine kükrüyor.

Bugün de bu haberi okudum, korkunç.
Bunların müdürlerlerine ayrı patronlarına ayrı lanet olsun ya.
+1
mutekebbir
(03.04.26)
@der Meister, @meb +1

Neden sürekli kasiyerler konuşuluyor diye soran arkadaşları sorunun başlığını ve içeriğini okumaya davet ediyorum. Çünkü soru onlarla ilgili...

Küçük bir ilçede yaşıyorum. Bizzat her iki markette de çalışan arkadaşlarım oldu, öncelikle yemeklerini kendilerini pişiriyorlar. Yemek ile ilgili her türlü malzemenin parasını ödüyor, tencere, Tabak, tava gibi ekipmanları kendileri buluyorlar. Burada Ticket gibi bir uygulama yok.
Haliyle bütün gün dükkanın içinde koştururken bir de yemek yapmaya zaman ayırmak zorundalar.
Ancak hemen her şubede (müşteriyi tanımadıkları halde) bir ürün sorduğumuzda yoksa mutlaka başka mağazalara iletişim kurup, hatta komşu ilçedeki mağazaları bile aradıkları olur. İadeleri istisnasız alırlar. Müşteri ile ilişkileri iyidir. Ve evet ben de imkanım oldukça birşeyler yapar götürürüm.
Ankara'da kaldığım sürede asla bu şekilde davrandıklarını görmedim. Küçük yerde olmanın avantajı sanırım.
0
strawberry first
(04.04.26)
minimum asgari ücret alacaklar sonuçta, genel olarak az yetersiz evet ama küçük yerde yetebilir hala, enazından büyük şehirdekiler kadar zorlanmazlar...

büyük şehirde asgari ücretle veya az üstüne çalışıyorsa da kendi tercihidir kimseyi zorla istanbulda vs. tutmuyorlar, başka şehirde iş bulamayacakları bi sektörde çalışmıyorlar ki?

öğrenci vs. ise hem okuyup hem çalışıyorsa da ailesinin sorumluluğu, bakamayacağı çocuğu yapmaları da benim suçum değil. bu yanlışı destekleyip kontrolsüz üremeyi teşvik etmek yanlış. yine en çok anlayış gösterilebilecek kesim bunlar diyelim, ailelerinin hatası yüzünden kendilerini suçlamayalım diyelim... burada da o öğrencinin niye büyük şehirde okumayı tercih ettiği sorgulanmalı? çoğu keyfi büyük şehirde yaşamak için buraları yazıyor tercihlerine. kaliteli eğitim veren üniversiteler ve bölümleri sayılı, o büyük şehirdeki öğrencilerin çoğunun da oralarda okuması gerekmiyor kendi yanlış tercihleri.
çok çok istisnaidir ailesi fakir olup kendi başarılı olan bu sayılı bölümlerden birinde gerçekten iyi eğitim alıp eğitimini desteklemek için çalışan. ha bu istisnalara denk gelirseniz desteklenebilir ancak.

prensip gereği ailemden yardım almadan okuyacağım diyorsa da ailesinden yardım almayan prensipli bireye benim yardımcı olmam onun tercihine saygısızlık olur. nereden tutarsan tut yardım etmeyi mantıklı kılan bi option yok aşırı istisnai durumlar hariç.

o paraya orada çalışmayı ille de büyük şehirde yaşayacağım diye anlamsız ısrarcı olanlar kendi kabul ediyor. bu şekilde düşünenlerin çokluğu yüzünden ucuz işgücü rahat bulunuyor ve bu şirketler buralarda insanca yaşamaya yetmeyecek paralara kolayca eleman buluyor, yani problemin sebebi kendileri oluyor. cirosu da iş yükü de çok daha düşük olan küçük şehirdeki mağazada aynı işi yapandan kat kat fazla çalışıp benzer maaş alıyorlar, adaletsizlik evet... ama bunu kendileri kabulleniyor...

yardım etmeseniz orada geçinemeseler küçük şehirlere yayılsa nüfus hem büyük şehirde ucuz iş gücü azalır maaşlar mecbur yükselir hem trafik vs. rahatlar talep azalacağından kiralar azalır hem diğer illerde büyüme yaşanır. ülkenin yarısı bi şehire sıkışmış durumda... bu yanlışı desteklemek oluyor o kişileri desteklemek dolaylı olarak.

özetle kendi hakkını arayamayan, o şartları kendi kabullenen ve şartların o hale gelmesinde pay sahibi olan kişileri niye desteklemem gerekli diye sorayım?

gidip özellikle saygısızlık yapmam, küçük görmem, insan gibi davranır selamlaşırım ama ekstra bi iyilik yapmamın gerektiğini de asla düşünmem. ve nerede olursa olsun o kasiyerlerden daha zor durumda olan yardıma daha çok ihtiyacı olan bi ton insan bulunur. yoksullluk büyük oranda çözüldü, en dipte şuan kasiyerler var gibi davranmak bi bakınca aşırı anlamsız kaldı şuan.

desteklenmemeliler ki çözüm için kendileri gerekeni yapsınlar. artık yürütemedikleri noktada dediğim gibi ya küçük şehirlere yönelsinler ya işverene karşı haklarını arasınlar ya problemin en temeline odaklanıp siyasi konuları düşünsünler ve seçimlerini ona göre yapsınlar.

kasiyerden girdik konuya tabiki milyonlarca kasiyer yok büyük şehirlerde sadece kasiyerler değil bahsettiğim. benzer şekilde düşük maaşa zor çalışma şartlarını sadece orada yaşamak için kabul eden benzer tüm meslekler için geçerli dediklerim.
kasiyer yakın temasta bulunulan yüzüne baktığınız az çok konuşup iletişim kurduğunuz bi örnek olduğundan dikkat çekip hep gündeme geliyor ama benzer zorlukları yaşayan görmediğiniz tonla insan var. kasiyerleri özel yapan bi durum da yok benim için.

böyle ufak ufak desteklemek uzun vadede hem onlar için, hem genel olarak ülke için aslında zarar. "zorlansak da idare ediyoruz napalım buna da şükür" kafasından çıkmaları lazım. ucu ucuna yettirmeyi desteklerle başaranlar desteklenmeyip yettiremediğinde bi adım atmak zorunda kalacak, herkesin iyiliği için kalmalılar da.

benim babam da dedem de istanbul doğumlu, kütüğüm istanbul kayıtlı, eğitimim yazılım üzerine ama ben bu şartlarda istanbulda yaşamayı mantıklı görmüyorum, bi yere gelebilene kadar köle gibi saçma ücretlerle berbat şartlarda sürünmeyi kabul etmiyorum. edenlere de anlam veremiyorum... hele ki yükselme şansı olmayan, kalifiye olmayan kişiler için saçmalık. kendi yanlış seçimlerinin sonucunu yaşıyorlar bırakın.
bu arada bunları da kendi geliri çok yüksek olmayan biri olarak söylüyorum. mevcut gelir seviyemle istanbulda rahat yaşayamazdım mesela. ama ben birileri beni desteklesin demiyorum gelir dağılımındaki bu anlamsız adaletsizlik düzelsin diyorum. problemin temel sebeplerini sorguluyorum, eleştiriyorum. bi şekilde kendi sorumluluğu olmayan kişilerin yardımıyla daha rahat etsem asıl sorumlu tutmam gereken kişileri bu kadar düşünmeyecektim belki, bu yüzden kimse kendi sorumluluğu olmayan kişileri desteklemesin.
+2
konetsu
(05.04.26)
(9)

Üni öğrencisinin SAP Logo vs öğrenmesi iyi olur mu?

benaslindayohum
İşletme öğrencisi. Seçmeli ders olarak neden almalı?
İşletme öğrencisi. Seçmeli ders olarak neden almalı?
0
benaslindayohum
(02.04.26)
olur, alın. geçimini bu programı kullanarak sağlayan kişiler "ön muhasebeci" işini yaparlar. normalde bir aptala bile 5 dakikada öğretilebilir ama yarın bir gün bu işi yapmaya karar verdiğinizde "üniversitede dersini aldım" demeniz hanenize puan olarak yazılacaktır. üniversite bir işinize yaramazsa gider ön muhasebeci olursunuz. bedavadan iş garantisi, üstelik ofiste ve klimalı.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(02.04.26)
gereksiz. bu tarz basit şeyler stajda falan öğrenilip cv'ye eklenebilir.
-1
a darkness coming
(02.04.26)
Hayatında yapacağın en iyi şeylerden biri olur.
-5
arbre
(02.04.26)
işletmeci olarak SAP öğrenebiliyorsan mutlaka öğren.

Mezun olduğunda global bir şirkette (fmcg, otomotiv, enerji vb.) çalışmak istiyorsan, özgeçmişinde "SAP eğitimi aldı" ibaresinin bulunması seni diğer adayların önüne taşır. çünkü zahmetsiz biri olacaksın.

SAP sadece bir program değil, bir iş yapış biçimidir. Stok yönetimi, muhasebe kayıtları ve satın alma süreçlerinin birbiriyle nasıl entegre olduğunu (entegrasyon mantığını) bu ders sayesinde kavrarsın.

Logo biraz daha bizim ülkeye özgü. ama hepsinin mantığı SAP ile aynı.
-1
galahad reloaded
(02.04.26)
benim ik'ya her zaman söylediğim bir şey vardır. SAP kullanmasını bilmiyor ise ne kadar tecrübeli olursa olsun o adamı almayın. derim. logo veya mikro bilen adam SAP yi görünce apışıp kalıyor. alışması çok uzun sürüyor. bu süreçte IT olarak biz yıpranıyoruz. yani kesinlikle bir artı.
-2
delidir yakalayin
(02.04.26)
Yani iyi olabilir de çok bir şey bekleme.
Bir kere erp bilgisi kullanmadikca korelen bir bilgi. Ben misal 3 yıl falan oracle key userlik falan yaptım, şu an hiçbir şey hatırlamıyorum.
Sap konusu da değişir. Yani sap kullanimi gerçekten de çok hızlı öğrenilen bir şey. Ben galiba işe aldığım insanlarla beraber bir 5-10 kişiye öğretmisimdir. Insanlara sorardim sap bilgisi var mi diye de ama gerçekten top 5 önemli kriterler listemde olmazdi.

Bilmiyorum ya bence ilgini çeken şeyleri alman da iyi olabilir. Bak sana şöyle diyeyim; ben üniversitede bir gün seçmeli ders kalmayınca film dersi aldım. Şu an hangi dersi hatırlıyorsun dersen, onu derim. Bir sürü insan toplanıp film izleyip, filmler hakkında yorumlar yapıp tartıştigimiz ve benim dönem projemin kubrick filmleri olduğu bir dersti. Şu dersi bırakıp sap falan almam şu an sorsan.
Bunu da sap'da supply chain business process owner olan biri olarak yazıyorum, günlük hayat. Normal kullanıcının öğrenmesinin çok büyütülmemesi gereken bir sey ve her şirket sap kullanmaz. Kullanmayayina denk gelirsen de o bilgileri komple unutursun.
+1
logisticsmanager
(02.04.26)
mutlaka al, sap kullanan firmalar genelde büyük ölçekli olur.

Bilenle bilmeyen hiç bir olur mu? Zaten okulda öğrensen de şirket seni ilgisi varmış seviyesinde görecegi için öne çıkarsın yoksa bu sap biliyormuş zannedip işe almazlar.

Kesin al.
-1
liberal
(02.04.26)
Gereksiz diyen arkadaşlar PC açmayı kapatmayi biliyor mu acaba
Böyle uygulamalar gerçek hayatta kullanılıyor o yizden ne kadar bilirsen o kadar iyi. Okulda öğrendiğin şeylerin %90ı iş hayatında önüne gelmez ama bunlar gelir
+1
artıküyeolmakistiyorum
(02.04.26)
yahu alacağın alt tarafı seçmeli bir ders. Gencecik yaştasın bu dersi almayıp yerine nasıl zaman geçireceksin de sorguluyorsun? Bir dersin bile kararını, verimini, geleceğini daha bu yaşlarda düşünmeye başladıysan işin çok zor. Al tabii ki belki sana yeni bir dünya açar en kötü ihtimalle sıkılır, geçer sonra da ilgilenmezsin.
-1
croswell
(02.04.26)
(11)

Elektrikli diş fırçası sağlıklı mı?

stefano
Almayı düşünüyorum. Sizce fiyatına değer mi?
Almayı düşünüyorum. Sizce fiyatına değer mi?
0
stefano
(31.03.26)
sağlıklı, daha az çabayla daha iyi temizlemiş oluyor. sizi zorlayacak bi fiyatı varsa değmez. doğru teknikle manuel fırçayla da temizlersiniz elektrikli fırçanın temizlediği yerleri, öyle çok bi olayı yok
+2
mezzosprite
(31.03.26)
kesinlikle. bircok disci tanidigim oneriyor.
0
antikadimag
(31.03.26)
ya basinci anlayan makina alin ya da fircalarken cok bastirmayin. tek onemli kismi o.
+1
compumaster
(31.03.26)
Bir olayı yok +1 Diş ipi kullanmadan olmaz
-9
arbre
(31.03.26)
dişlerini uzun süre düzenli fırçalamadıysan ve plak, leke falan varsa elektrikli diş fırçası olmadan en iyi diş macununu da alsan onları gideremezsin. ama gençlikten itibaren hep düzenli fırçalıyor, bakımını yapıyor, abur cubur çok yemiyorsan gerek yok. aynı şekilde devam edersin. hoş bu toplumun %1'i falan bile değildir.
0
malheiros
(31.03.26)
Bulasiklari elde yikamakla makinanin yikamasi gibi dusun. Arada ucurum var.
+2
narod
(31.03.26)
10 senedir elektrikli diş fırçası kullanıyorum en büyük avantajı seni 2 dk boyunca fırçalamaya zorluyor. baştan savma değil dikkatli bir şekilde kullanırsan güzel bir temizlik sağlıyor. özellikle fırçayla ulaşması zor olan kısımlarında temizliğini yapabiliyorsunuz. sadece fırçaya güvenmemek lazım yanında diş ipi, arayüz ve ağız duşu da kullanmak gerekir. tabi senede bir kez de diş taşı temizliği yaptırmak gerekli.

yeni alacaklar içinde öyle yok wifi bağlantılı yok ai lı yok 10 programlı diyen pahalı modellere kanmayın. daha uygun olanlarını alabilirsiniz. tabi oral-b veya philips olmak kaydıyla. hepsi aynı işi görüyor. pillilere bulaşmayın yeter.
0
my fault
(31.03.26)
pilli alma çabuk bitiyor, yavasliyor+1 alistiktan sonra manuel tatmin etmiyor
0
ala09
(31.03.26)
alacaksanız yedek başlıklarına bakarak alın. philips iyi ama orjinal yedek başlıkları çok pahalı.
0
inheritance
(31.03.26)
tüm dişçiler öneriyor. sarjlı alın oral B iyidir. el fırçalarından daha iyi temizliyor. dipte kalan parçaları falan alir
0
koela
(31.03.26)
25 yıldır kullanıyorum. Tavsiye ederim 😊
0
gabe h coud
(31.03.26)
(17)

İlk defa Duyuru'dan birisiyle yüz yüze tanıştım

silverleaf
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burad
Almanya'dan kedim için mama getirdi ve mamayı almam için buluştuk. Gönül İşleri'ne açtım duyuruyu ama hemcinsim kendisi, arkadaş olduk. Bazılarınızın dedikodusunu da yaptık. :) Günlük hayatımda Duyuru kullanan o kadar kimse yok ki bu kısmı paylaşmak çok ilginç ve keyifliydi. Ne insanlar varmış burada dedirten buluşmalar yaşadınız mı hiç?
+7
silverleaf
(30.03.26)
Kimleri konuştunuz anlat bakalım :)
-15
arbre
(30.03.26)
Valla bir sürü tanıdık kullanıcı adı olan kişiyi konuştuk ama kimse hakkında düzgün bir şey de bilmiyormuşuz. :D
0
🌸silverleaf
(30.03.26)
Buluşma yaşamadım.

Benim hakkımda neler konuştunuz? Umarım güzel şeyler soylemişsinizdir 😂
0
rock n roll
(30.03.26)
Evet, çok... ozellikle bir tanesi de içimde ukte

Size de mutluluklar xd kafa dengi hemcins arkadas bulmak hariku
0
üğpoıuy
(30.03.26)
iyi böbreğini çalmamış he. yıllar önce biriyle tanıştım, torbaci çıkmıştı
-1
runaway
(30.03.26)
Bundan 10 sene kadar önce duyuru radyomsu bir şey var oldu kısa bir süre. Yani radyo desen değildi ama tam adını da hatırlamıyorum. Bir nevi chatroom gibi bir şeydi aslında duyurudan insanların gelip takıldığı.
Ortaya youtube üzerinden bir şarkı açılıp, geyik yapılıyordu. İsteyen sesli konuşuyor, isteyen yazıyordu. Bir süre sonra ister istemez her gece düzenli orada takılan çekirdek bir kadro oluşmuştu. Hatta emin olmamakla beraber sonradan telegram grubu mu bir şey de kurulmuştu.
Onlardan biriyle kadıköyde görüştüm bir kere. Buluşmak değil de yani, ayak üstü görüştük. Fotoğraf çekilip, ekibin geri kalanına atmıştık.

Ben duyurudaki çok bariz delirmiş profiller dışında kimseye dair fikir sahibi olmadığımdan dedikodu olmamıştı :(
0
cay koy geliyorum
(30.03.26)
Hatırladığım kadarı ile altı kişi ile filan tanistim. (On beş yıl içinde)
İlk tanıştığım, aynı üniversitede okuduğumuz kullanıcı hayatımın bir kısmını zehir ettiği için uzun yıllar duyuruyu kullanmamış tövbe etmiştim. Ne korkaklık ne cahillik. Selam olsun. Güzel dersti.

Sonra tanıştığım insanlar tatlı tatlıydı.

Terapistimi bile burada tanıştığım hemcinsim bir arkadaşım sayesinde bulmuştum. Kaç yıldır devam ediyoruz. Hey gidi.

İlk kedimizi de buradan sahiplenmiştik, nasıl yazmayı unuturum.
0
a perfect lie
(30.03.26)
Ben de yıllar yıllar önce görece soğuk bir zamanda kamp yapacağım için uyku tulumunu ödünç verebilecek var mı diye sormuştum.

Faruk isimli bir abi bana North Face'in kaz tüyü bir uyku tulumunu ödünç vermişti. Hayatımda o kadar sıcaklamadım ve tulumun başına bir iş gelir korkusuyla da bütün günü endişeyle geçirdim çünkü bir maaşım kadar falandı muhtemelen fiyatı :)

Buradan tekrar kendisine teşekkürlerimi sunayım. O zaman bir şey ısmarlamamı da kabul etmemişti gibi hatırlıyorum çünkü.
0
chicha_v2
(30.03.26)
dedikodu detayı itici gelse de ve tanıştığım kişi sadece eski duyuru nickimi bilse de, yazayım.
10 yıl kadar önce, bi avrupa başkentiyle ilgili bir sorumun üzerine attığı mesaj sayesinde, dünyanın en tatlı insanlarından biri ile tanışmıştım. şehre gittiğimde, hiç o yönde bir talebim olmamasına rağmen, kendisinin ısrarlarıyla çok güzel üç yere götürmüştü beni <3 duyuruda yıllardır yazmıyor sanırım ve sosyal medyayı da pek sevmiyor ama arada mesajlaşıyoruz. hayalimiz, onun iznine denk getirip, birlikte benim tatil mekanıma gitmekti; bilmem gerçekleşir mi..
bu arada günlük hayatımda tanıdığım ve duyuru kullanan kimse yoktur umarım :/
-6
lil siztah
(30.03.26)
Internetten cok ama cok kisiyle tanistim ama eksi sözlük ve duyuru bunlardan olamadi. Tanismak da istemem sanirim anonim olmak daha güvenli. Bir sürü seyimizi özelimizi yaziyoruz burada.

Birkac duyurum öncesi cocuk yapip yapmamak üzerine. Böyle bir seyi kimseyle konusamam ben.
+2
Purple life
(30.03.26)
ay ne güzel, daim olsun arkadaşlığınız. benim sözlük kullanıcısı birkaç arkadaşım var (sadece biriyle sözlükten tanıştık), ama duyuruyu kullanmıyorlar
0
mezzosprite
(31.03.26)
Çok fazla kişi ile yüzyüze görüştük burada güzel dostluklarım oldu
0
basond
(31.03.26)
bir meslektaş kardeşimle tanıştım. sayesinde o dönem çalıştığı firma ile çok güzel ticaret yaptım, yaklaşık 13-14 yıldır da ticaretimiz devam ediyor. kendisi de şu anda ülkenin gururu projelere imza atıyor.

onun yanı sıra ekşi sözlük yazarlarının kurduğu bir beşiktaş grubumuz var. içerisinde çok kıymetli insanlar var. hepsi yaşını başını almış, hayatta bir noktaya evrilmiş insanlar.

internetten biriyle tanışmak gibi kümeyi büyütürsek, eşimle icq' da tanıştım :)
0
galahad reloaded
(31.03.26)
buradan edindiğim çok güzel arkadaşlıklarım var. yurtdışına taşındı mesela biri, daha geçen hafta izmir'e geldiğinde buluştuk, sarmaştık. yine burda tanıştığım bir çift var, düzenli görüşemesek de kimin bir şeye ihtiyacı olsa diğeri elinden geleni yapar. gibi gibi.
0
Phoebe
(31.03.26)
ben de bi tanesiyle tanışmıştım, şimdi sebebi uzun girmeyeyim ama yemeği ben ödeyecektim, masada ödeyip wc'ye gittim. bu koca yürekli arkadaş da gelen para üstüyle bahşiş vermiş garsona :d kimseyi de çekiştirmediydik, sıfır kazançla ayrıldım yanından...
aslında uzun yıllardır duyurudayım ama sanırım bütünlüklü bir persona yaratma konusunda iyi değilim ve buraya kendimi çok fazla açmadım. yoksa belki benim de arkadaşım olurdu, evlenenleri falan görünce bunu düşünüyorum.
0
suyin
(31.03.26)
ekşi'den çok güzel arkadaş ortamım oldu. Üni hayatım sayelerinde çok renklendi, Istanbul'da aktif olarak görüştüğüm 17-18 senelik arkadaşlarım var ama burada ben çok asosyalmişim ahah mesajlaştığım bile olmadı
0
croswell
(31.03.26)
Ben burada zamaninda 50kisiden fazla katilimli ZIRVE düzenledim, kadikoy komsular zirveleri vardi… nelerr neler gördü duyuru. Cok güzel insanlar var burada, güzel seyler bunlar:)
0
c1b2k3
(31.03.26)
(5)

Bodrum tatil

arbre
Merhaba. Bodrum tatil için iyi mi? Bu yaz için seçeneklerden biri olarak düşünüyorum. Benim için önemli olan denizin güzel olması. Bodrum'u bilenler anlatabilir mi? Teşekkür ederim.
Merhaba. Bodrum tatil için iyi mi? Bu yaz için seçeneklerden biri olarak düşünüyorum. Benim için önemli olan denizin güzel olması. Bodrum'u bilenler anlatabilir mi? Teşekkür ederim.
-10
arbre
(30.03.26)
sizin güzel denizden ne istediğinize bağlı. bodrum'da kumsal sahil çok az, varsa bile taşlı-kumlu falan. onun dışında çoğu yere de iskeleden giriliyor ve genellikle çok rüzgarlı olduğu için sezonun toplasanız belki 3 haftası falan deniz durgun ve dalgasız. bu da borum yarımada olduğu için her yerde değişik. kuzeyde bir yerler ayarlarsanız deniz çok keyifsiz olur. güneyde merkeze yakın yerlerde güzel olur ama çok kalabalık olur falan...
0
malheiros
(30.03.26)
bodrum denizi çok soğuktur. hep temmuzda gittim soğuk hep soğuk. deniz güzel bölgesine göre taşlı, gittiğiniz yerdeki yorumlara bakarak kummu taşmı ayrımı yapabilirsiniz. deniz mis gibi temiz berrak dalgasız ama soğuk.
izmirde ağustos ortasına göre hep dalgalıdır mesela, ılıcada dalga varsa diğer plajlara falan gidilir dalgasız rüzgara göre plaj aramak gerekir.
0
eja
(30.03.26)
Cok fazla sahili plaji olan bir ilce degil Bodrum. Denizi guzel olan koylar oteller ve beachler tarafindan cevrilmis durumda. Ya da gunluk tekne turlariyla gidiliyor. Bitez, gumusluk, akyarlar vs plaj olan ve ucretsiz ya da daha ekonomik (ekonomik derken Bodrum ortalamasina gore) erisimi olan sahillerin denizi de super degil, yine guzel ama o kadar degil.

Kendi iskelesi olan falan bir otelde kalacaksaniz Turkbuku, golturkbuku kisimlarinda guzel yerler var..

Zaten biz kendi koyu olan 5* resortta kalacaktik derseniz o zaman zaten iyi, ama o paraya Cote d'azur, sardegna falan gidebilirsiniz.

Benim tecrubem bu sekilde
0
mirafiori
(30.03.26)
İskeleden nefret ederim. Kıyıdan girmek istiyorum. Sığ olmasın. Derinleşmesi için 50 metre gitmek zorunda kalmayayım. Taş olması daha iyi. Kum batırıyor kıyafetleri. Soğuk denizi de hiç sevmem. Bana göre değil o zaman. Bu kadar insan neden gidiyor.
-7
🌸arbre
(30.03.26)
bir yer hakkında hiç bu kadar yanlış yorum görmemiştim :D
Bodrum'un torba , gündoğan ve turgutreis gümüşlük tarafları hariç deniz her zaman sakindir.
Torba, gündoğan ve turgutreis tarafları da zaten tatil için pek güzel seçenek değil.

Akyarlar bodrum'un en güzel yeri denizi soğuktur tabii kıyıdan girebilirsin, oteller daha uygundur fiyatlıdır.
Bitez tarafı yine bodrum'da kıyıdan denize girilebilecek bir yer otel sayısı azdır genelde bodrum'un yerlisi buradadır.
Gümbet zaten uzak durulması gereken yer her şey dahil leş oteller bu bölgede bulunur ucuz gece hayatı için gidilir.
Yalıçiftlik tarafı bana göre bodrum'un en güzel denizi burada merkeze de 15-20dk uzaklıkta sakin bir tatil için en tercih edilebilir bölge burası.
Göltürkbükü yine deniz güzel ancak genel olarak Bodrum'un güneyinde deniz daha güzeldir. Burada oteller pahalıdır.

bodrum'da tatil her zaman keyiflidir her bütçeye göre de tatil imkanı var. Boşuna dünyada fenomen bir destinasyon olmadı :)
+2
croswell
(30.03.26)
(20)

Konsere gitme ihtiyacı duymayanlarınız var mı?

yadigar
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
Hayatında hiç isteyerek konsere gitmemiş, konserlere hiç ihtiyaç duymayan var mı aramızda hiç?
“Saçmalama, konsersiz olur mu?” diyenler için de anket koyayım:
📊 Fikren değil, şahsen konsere gitme ihtiyacı duyar mısınız?
Konser buldum mu affetmem. %9.1 (7)
Elimden geldiğince giderim ara ara. %13 (10)
Sadece çok beğendiğim sanatçıların konserine giderim. %40.3 (31)
Müzik dinlesem de, konsere gitme ihtiyacı hissetmem. %37.7 (29)
Müzik dinlemem. %0 (0)
0
yadigar
(29.03.26)
ihtiyaç duymam ama çok sevdiğim sanatçıların konserlerine gitmeyi isterim. hayatımda toplasan 5-6 kez gittim mesela ama hepsi en güzel günlerim arasındadır. zaten sınırlı ve sıkıcı yaşayan biriyim, o yüzden nadiren de olsa böyle şeyler bana çok iyi geliyor. aramam, kovalamam, genelde param da olmaz ama böyle denk gelince gidiyorum.
+4
der meister
(29.03.26)
Gitmeyi çok istiyorum ama kız arkadaşım olmadığı için gidemiyorum çoğu zaman. Param, zamanım oluyor. Çok müzik dinlerim. Ama olmuyor.
-12
arbre
(29.03.26)
beğendim ve dinlediğim sanatçılara gitmeye çalışırım.

her gittiğimde de pişman olurum insanlardan, mekandan, ses kalitesinden veya ortamdan vs. konser işi benden geçmiş derim, bir daha gitmeyeceğim derim.

sonra başka bir sanatçı gelir yine gitmeye çalışırım. böyle bir döngü.
+1
AlsterWasser
(29.03.26)
bayağıdır gitmedim ama sevdiğim şarkıcıları takip etmeye çalışıyorum. uygunsa gitmeye çalışıyorum. yalnız gitmeyi pek sevmem ama arkadaşlarımla da ortak dinlediğimiz şeyler çok değil, o yüzden kısıtlı oluyor :D
+1
black holes in the sky
(29.03.26)
Sevdiğim grupların konserleri benim bir sonraki yılı iple çekmek için en büyük motivasyondur. Tüm senelik izin programımı, yurtdışı gezilerimi falan buna göre yaparım. Bütün şarkıları bilip, bağıra çağıra eşlik edeceğin bir konserden daha tatmin edici bir his yok benim için. Özetle ben <3 konser.
+1
lil siztah
(29.03.26)
kalabalik, sira, gürültü bana cok hitap etmiyor.
-1
Purple life
(29.03.26)
Beni heyecanlandıran bir sanatçı olmadığı için gitmiyorum. Freddie Mercury'nin mezardan falan çıkması lazım.
-1
yurtsuz john
(29.03.26)
bu zamana kadar hiç konsere bilet almadım. üniversite zamanı bahar şenliklerindeki konserlere giderdim, yine o zamanlar beyoğlundaki mekanlarda çalışan arkadaşlarım vardı onlar beni konserler sokarlardı. sırf ortam olsun diye gitmediğim konser kalmazdı. o zamanlarda saatlerce ayakta beklenen gürültülü ortamlardan hoşlanmazdı. şimdide bilet alıp gitmem. hele ki son dönemde bu fiyatlarla. bir çilekeşe niyetlendimdi o da bilet fiyatını görene kadar.
0
my fault
(29.03.26)
Yanıtlara baya şaşırmış olmakla birlikte çok sık giderim. Gerçi sanırım soru zorla gidenlere ve sevmeyenlere.

Öğrenciyken de çok giderdim. Neredeyse yaşlandım hala çok severek giderim. Oturuyorsam ve açık hava konseri ise hele tadından yenmez. Ama if, Jolly joker gibi küçük mekan konserleri de çok samimi oluyor onları da ayrıca severim. Ayda iki üç konser gittiğim bile olur.
0
a perfect lie
(29.03.26)
ilk konserime 26 yasinda falan gittim sanirim. 2 sene boyunca nonstop konserlere gittim sonra iki karsi cins arkadasla beraber. icki dans eglence guzel ortamlardi. e yanimda kadinlar olunca diger kadinlarla sosyallesmem de cok kolaylasti iyiydi guzeldi.

hem o grup dagildi hem ben evlendim falan bayagidir gidememistim. son senelerde birkac kez gitmeyi denedim ama trde konsere asla gidilmez.

- duzgun konser salonu yok, kapasitenin cok ustunde bilet satiliyor, ses sistemi her yerde rezil. gurultulu, bunaltici bir ortam oluyor.

- sanatcilar saygisiz. 9daki konsere girebilmek icin 8de kapi aciliyor, sanatci 10:30da cikiyor. yarim saat bir seyler soyleyip ara veriyor. sonra 1 saat daha takiliyor. degmez bunun icin. bir zamanlar en sevdigim yerli grubu (athena) sirf bok gibi konserleri sebebiyle komple dinlemeyi biraktim.

- bu konserler niye bu kadar pahali. blind guardian ankaraya geliyor abartili olmayan bi paraya cikiyor. dandik turk sanatcilar 2 3 kat para istiyor.


en son gecen ay jolly jokerde can bonomo konserine gittim. eskiden sahne performansi cok iyiydi, artik o bile salmis. dayanamayip yarida terk etmek zorunda kaldik. yakin zamanda turk konserlerine gitmeyi dusunmuyorum.
0
aguen
(29.03.26)
eskiden dakka başı konser olurdu ve reşit olmadığım için giremezdim. şimdi konser az ama çok pahalı o yüzden en fazla senede 1 gidiyorum.
0
neira
(29.03.26)
Konserlere yıllardır düzenli olarak giderim, hatta dün April Rain konserine gittim, rock-metal-elektronik-indie vs müzik türlerini canlı dinlemeyi severim, İstanbul konser açısından zengin bir şehir, değerlendirmek iyidir.
+1
blue rebel motorcycle club
(29.03.26)
metal grubu geldi mi kaçırmam.
0
spirit crusher
(29.03.26)
Hamile olduğum için Kanye west konserine gidemiyorum. Şehir değiştirmekten çekiniyorum.

En büyük hayallerimden biri keane konserine gitmek.
0
Hallegadola
(30.03.26)
hatun sayesinde gittim. yoksa öncesinde hep sahne, bar arkası, salon falan. izleyici değil çalışan
0
birdirbir
(30.03.26)
ben ozellikle gitmiyorum artik cunku genelde sahne performanslari o kadar kotu ki beni sevdigim sarkicidan sogutuyor.

en son seneler once turkiye'de candan ercetin'e gittim berbatti, ordan oraya kosturup durdu, sarki soyleyecek nefesi kalmamisti.
0
cooperr
(30.03.26)
daha kötü müzik için ekstra masraf ve çaba olarak görüyorum.
albüm versiyonu o kadar düzenlemeden geçiyor en ideal haline getiriliyor, canlı performansın en iyisi bile daha üstüne koyamıyor. bazıları çok takıntılı şarkıcıların canlı performansının iyi olması konusunda, autotune kullananı küçümsüyor vs. ama benim için tüm süreç sonunda ortaya çıkmış olan eser önemli. canlı performansı 10 kat kötü olan bi şarkıcının eseri çok iyi düzenlenmiştir albüm versiyonu mükemmel olmuştur benim için o başarılıdır mesela.

aynı şarkıcıyı beğenme dışında muhtemelen başka hiçbir ortak yanım olmayan o kalabalığın bağırışın çağırışın içinde daha kötü performansı dinlemek yerine evimin konforunda en iyi haliyle iki tıklayıp erişebileceğim aynı şarkılara, konserde ne işim var?
0
konetsu
(30.03.26)
Her yıl ortalama 30 konsere gidiyorum.
0
hayirsiz
(30.03.26)
Yılda birkaç defa klasik müzik konserine giderim. Günlük hayatta dinlediğimi söyleyemem açıkçası, ama canlı dinlemeyi seviyorum.

Onun dışında çok sevdiğim için Adamlar konserine gittim en son. Yaş ortalamasını yükselttim. :D 40 yaş üstü çok az insan vardı.

Tekrar gelirse Joan Baez konserine gitmeyi çok isterim.
0
auroraaurora
(30.03.26)
konser buldum mu affetmem.

bu hafta salı blanket hill, bent, hatespeech (hardcore punk)
perşembe green onions experience (blues)
cuma hteththemeth, symphress, awake the demons (senfonik metal)
cumartesi luna amara (grunge)

konserlerine gideceğim.

salı ve cumartesinde çalanları birebir tanıyorum. arkadaşlarım.
0
rain when i die
(30.03.26)
(5)

Askerlik yaparken karsilastiginiz en acayip, en komik, en absurt, en dumura ugratici olaylar nelerdi?

kullaniciadinizkullaniciadimdir
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum. Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim. Ankara'da GAT
Askerligi yillar once yaptim. Kotu yanlari olsa da ben ne olursa olsun uzun donem askerligin benim hayatima cok sey kattigini bir erkegin olgunlasmasina katki sagladigini anladim. Karsilastigim en acayip olaylardan birkac tanesini hemen yaziyorum.
Sizler de uzun uzun yazin da okuyalim.

Ankara'da GATA misafirhanesinde yapmistim, Etlik'te. Ust devrelerden birisi Gata da hemsirelik staji yapan ve misafirhanede kalan kizlardan birisiyle sevgili mi olmus yada flort mu ediyormus ne..
Tam terhis gunu eleman sivil olarak kapidan cikip artik misafirhanenin asagisindaki yola yuruyup taksiye binip otagara gidecekken bunu ihbar etmisler o gun. Misafirhane komutani hemen pesinden asker gondermisti. Adami taksiye binmeden tekrar geri getirdiler askeri kamuflajlari giydirip yarim saat sonra ayni kapidan 2 hafta icin direk askeri hapishaneye gonderdiler. Disiplinsizlik yapmis...
Ben kapida nobet tutan askerlerden biriydim sahit oldum olaya. Eleman giderken gule oynaya gidiyordu. Hapisten ciktiktan sonra nizamiyeden ayrilirken resmen bitik haldeydi, kafayi sifira vurmuslar zayiflamis belki 10 kilo vermis orda boyle deli gibi bisey olmus oyle hareketler yapiyordu cikarken.
Ben yine kapida nobetteydim o zaman. Bu olay cok etkilemisti beni. Dusunsenize 18 ay sonra ozgurluk ama birden direk 2 hafta tekrar askerlik hem de hapishanede buyuk depresyon..

Diger olay, alt devre elemanlarindan tekini tuvalette baya baya yemek sandavic falan yerken yakalamistik. Adam koymus ekmegini salamini peynirini cayini falan klozet kapaginin ustune. Yere de oturmus yemek yiyordu oyle. Tuvaletin kapisini da kilitlememis bi actik kapiyi, bu, ulan nabiyosun falan diye cikistik direk topladi yiyeceklerini kacti tuvaletten. Ust devrelerden yemekhanede baski taciz falan goruyormus cok yemek yerken. Hem uzucuydu hem baya gulmustuk o zaman o manzara karsisinda

Mesela, sivil kadin memurlar da calisiyordu misafirhanede yemin ediyorum yazici siviller saat tam aksam 6 yi vurdugu anda aninda alip cantalarini pir ucup gidiyorlardi. 1 saniye bile durmuyorlardi mesai bittikten sonra. Sonra butun isi askerlere yikiyorlardi. Komutan falan bile is veremiyordu onlara saat 6 yi bir saniye bile gecse..

baska bir suru olay var da son hatirladigim. Bazi cumartesi geceleri ust devre askerlerden birkaciyla misafirhanenin arka kapisindan sivil olarak kacip, sehir disindan gelen sivil arkadaslarin arabalarina atlayip tum ankarayi geziyorduk, Eskisehir'e gidiyorduk birkac arkadasin Eskisehir de universiteye giden kiz arkadaslari vardi. O kizlar da baska kiz arkadaslarini getiriyordu beraber takiliyoduk sabah kadar pazar oglen gibi arka kapidan gizlice misafirhaneye daliyoduk yine.

Simdi dusunuyom da cok buyuk cesaret ve aptallikmis bu yaptigimiz. Yakalansak, basimiza bir isler gelse disarda ayvayi yemistik kac hafta askeri hapishanede surunmece...

Evet askerligini yapmis duyurucu arkadaslar sizlerin var mi basindan gecen en ilginc sahit oldugunuz olaylar?
+3
kullaniciadinizkullaniciadimdir
(29.03.26)
tamamı yedek subay 120 kişilik bölükle birlikte marşlar eşliğinde 1-1,5 saat yürüyerek silah atış alanına gittik. g3 piyade tüfeğiyle önce 25 metreden sıfırlamasını yapacaktık, ardından da 150 metreye yatacaktık. yedişerli sırayla istasyonlara yerleşiliyorduk, atış bittikten sonra da sırası gelen hedef kağıdını almaya gidiyordu. benden önceki kişinin kağıdı boş çıktı. şaşırdık çünkü silah tecrübemiz olmasa da tüfekle 25 metreden üç merminin üçünü de tutturamamak daha zordur. sonra benim sıram geldi, benimkinden altı mermi çıktı, yanımdaki benim hedef kağıdına sıkmış.

devamı da ilginç:

sıfırlamalar yapıldıktan sonra 150 metreye gittik. atış hazırlığındayız. yanımdaki eleman hedefi nişanlama gayretinde, nefesi tutmalı falan bi ton şey anlatılmış uyguluyor. tüfeği kendine çekti biraz, ölçtü biçti. 150 metre ötedeki hedef için atış emri verildi, bizim eleman bu sefer de önündeki kum torbasını vurmayı başardı. bi anda torba yarıldı, yarım metre kadar öne gitti, dedik noluyor, adam torbayı vurmuş.
+1
yap desem yapmazsin he
(29.03.26)
Bir bedelli askeri nizamiyeye yürürken yakalamıştım. Napıyorsun dedim. Canım çok tavuk ızgara çekti, konuşsam yardımcı olurlar mı demişti. Nizamiyede de teğmen var nöbetçi. Yoldan çevirmeseydim ne olurdu merak ediyorum.
-2
arbre
(29.03.26)
-rapor alıp askerliği bir ay kısalsın diye parmağını kıranlar vardı.

-bizim bölükten uzun dönem bi çocuk uyuşturucu komasına girdi iki üç kişi dili boğazına kaçmasın diye uğraşıyordu gecenin bir yarısı

-kantinci bi çocuk vardı beni görünce devamlı bir şeyler anlatıyordu ama tek kelime bile anlamıyordum. kelimeler kulağa türkçe gibi gelmesine rağmen hala hangi dilde konuştuğunu anlamış değilim.
0
yurtsuz john
(29.03.26)
Askerleri toplayıp atış sahasına götürüyorlar bende acemiyim herkes atışı yaptı çok az bir avuç asker kaldı toplayıp akşam içtimasına götürdüler bizim atış kaldı ertesi güne.

Ertesi gün aynı senaryo: askerler 3 atış yapıyor sonra silah kontrol edilip her asker atış yaptığı kağıdın yanına gidiyor kötü atış yapanın Çarşı gidiyor, tabi ben hazırlıklıyım, herkesten önce koşup 100 metre ötedeki kağıdı inceliyor bahanesiyle önünü kapattım cebimdeki kurşun kalemi çıkardım ve kağıdın merkezini 3 yerden birbirine yakın şekilde 12 den deldim. Evet atıcı nişanı mı ne vermişlerdi epey de çarşıya çıktım :)
+2
Teran
(29.03.26)
burada yazılanlardan da anlaşılacağı üzere bunların %95'i yalan. kalan %5'i de abartıdan ibarettir.
-3
yazar yazmaz yazan yazar
(30.03.26)
(6)

Şu olay ne

arbre
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.2. Ben markete girince bu kızın arkad
Geçen small talk sorusu sormuştum. Olay biraz değişti.

Bana sürekli sorular soran kasiyer bir kız var. Ben markete girince şunlar oluyor.

1. Bu kızın bir kız arkadaşı var. Ben bu kızın kasasına gidince diğer kızı çağırıp yeni kasa açtırıyor. Benim işlemimi almıyor.

2. Ben markete girince bu kızın arkadaşı gülmeye başlıyor. Whatsapp'ta bir şeyler yazıyor.

3. Bana sorular soran kız beklediğim mesajı aldım diyor bağırarak.

Benim markete geldiğimi mi haber veriyor?
-21
arbre
(28.03.26)
Kız sana deliler gibi aşık
+2
kullaniciadimvar
(28.03.26)
kullaniciadimvar, ciddi soruyorum :D Yaşları benden küçük
-9
🌸arbre
(28.03.26)
Size ilgilsi var belli ki. Diger arkadasi da bunu biliyor. Siz gidince aralarinda gulup konusuyorlar, durum bu gibi geldi
0
acelaacedebela
(28.03.26)
hoşlanıyordur büyük ihtimalle. kasa olayından ele verdi.
0
neira
(28.03.26)
Bana hoşlanma gibi gelmedi, tanıdık sima olarak gorup bir iki laflamak istemişler siz her seferinde ha- he deyip geçiştirmişsiniz, onlar da sizi mimlemişler “geldi yine tipini s…..m” şeklinde haberleşiyorlar işte.
+8
covered
(28.03.26)
Bence dalga geçiyorlar
+5
Hallegadola
(29.03.26)
(6)

askerde zimmetli silahı kaybetmek

put it in your appropriate place
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.Nasıl bir şey?
18 gün olsa bile askerliğini yapmış, kışla havasını solduğumdan tahmin edebiliyorum nasıl bir şey olduğunu ama yine de sormak istiyorum.

Nasıl bir şey?
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
ben gece silahçılığı yaptım.
tüm silahlar numara sırasına göre silahlıkta durur. gece nöbetinde sırası gelen silahını alır ve deftere aldım imzasını atar. aynı şekilde nöbet bitiminde silahını teslim eder ve görevli olarak alır rafa koyarsın. silahın kaybolması söz konusu olamaz. hadi diyelim kayboldu ki bu kasıtlı bir davranıştır. uzman çavuştan tut bölük komutanına kadar sağlam bir dayak yer sonra diskoya (disiplin koğuşu) atılırsın. tabi bunu mahkemesi de var.
0
yurtsuz john
(26.03.26)
Bulunana kadar gergin oluyor. 20 yıllık uzman çavuş tutuşmuştu bölükte silah kaybolduğunda.
-2
arbre
(26.03.26)
Bizim alay'da bir kama kaybolmuştu ve tüm alay 3 saat boyunce çöp, atık aklına ne gelirse içine girip aramistik, bulana kadar arama bitmeyecekti. Silah kaybolursa bilmiyorum ne olur...
0
mirty
(27.03.26)
şöyle bir şey; takım komutanından bölük komutanına kadar herkes topun ağzına gelir. 1-2 kelle kopar. ayrıca vazifeyi ihmalden yargılanır.

silahın bedeli sorumlu kişiden alınır.

ama asıl sorun kaybolan silah bir terör eyleminde veya cinayette kullanılırsa, silahın ilk zimmet sahibi ve o dönemdeki sorumlu komutanlar ağır bir soruşturma içine girer. düşünebiliyor musun devletin silahı bir mafya hesaplaşmasında kullanılıyor.
0
galahad reloaded
(27.03.26)
ground
(27.03.26)
Zamanında uzun dönem arkadaşımız askerliğinin bitmesine bir kaç ay kala 2 g3 şarjörü kaybetti, toplam cezası kaybolan kurşun başına yanlış hatırlamıyorsam 12 gündü. 40 kurşun ediyorz hesabı siz yapın.

Arkadaş o kadar panik yaptı ki bir kaç saat aradıktan sonra eşyalarını toplayıp kaçıyordu, kapıda durdurdular bulduk diye.

Hücum yeleğinin cebinde unutmuş, başka askerde nöbete giderken onun kullandığı yeleği almış herif gelince 2 şarjör yerine üstünden 4 şarjör çıkınca durum anlaşıldı.

Özetle hayatın kayar.
+1
kimlanbu
(28.03.26)
(11)

Small talk

arbre
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
Bu sporu yapıyor musunuz? Bana çok boş geliyor ama başıma geliyor sürekli. Atıyorum marketteki kasiyer kız gözükmüyorsun falan diyor. Ne alaka diyorum. Aldığım şeylere yorum yapıyor. Bunlarla doyuyor musun falan diyor. He doyuyom mu diyeyim. Siz konuşuyor musunuz?
-13
arbre
(26.03.26)
Hiç beceremiyorum. Sıfır
0
put it in your appropriate place
(26.03.26)
Ciddi sorduğunuzu varsayarak ciddi cevap vereceğim. Öyle bir soruya "ne alaka" diye yanıt dönene "yabani" derler. Size değer verip selam verene birkaç cümleyi neden esirgiyorsunuz? Bir gülümseme, bir-iki cümle gündelik sohbet kişideki sosyal nezaketin işaretidir.
+3
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
zaman ilac degil insanlar unutkan, bu kısım yanlış anlaşılmış. Ben eksik yazmışım. İçimden ne alaka diyorum. Yabani biriyim sanırım.
-7
🌸arbre
(26.03.26)
@arbre, İçinizden dediyseniz o benim yanlış anlamam olsun, kusura bakmayın. Özü aynı ama, sizi sempatik görenin n'aber'ini, nasıl gidiyor'unu bence cevapsız bırakmayın.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(26.03.26)
Hayatım small talk yaparak geçiyor
-2
Hallegadola
(26.03.26)
evet, zorunda kalıyorum. yaşadığım yerde kamusal hayat resmen bunun üstüne kurulu hatta. sokakta herkesle yapınca bir süre sonra bayıyor. çoğu zaman yapmacık olsa da bazen ilginç etkileşimlere yol açıyor. iki gün önce sırada beklerken small talk sayesinde sokakta çaprazımdaki adamın houston rockets’ın sahibi olduğunu öğrendim. işime yaradı mı, hayır ama kulaktan kulağa fısıldaşırken bulunduğum topluluğa dair bir aidiyet hissettim.
0
eileengray
(26.03.26)
Bu sporda olimpiyat şampiyonlugum var. O derece iyiyimdir.
0
duster
(27.03.26)
evet , yapmak durumunda kalıyorum cogu zaman
0
acelaacedebela
(27.03.26)
small talk daha derin konulara girmeden once yaptiginiz, on sevisme gibi bir sey. niye bu kadar gomuluyor anlamis degilim. yolda karsilastiginiz insanla pat diye politika konusmak cok absurd degil mi mesela, ne konusacaksiniz yani baska?
+1
kakaolu kremali biskuvi
(27.03.26)
bence small talk çok güzel bir şey. insanın halinin hatrının sorulması insanı mutlu ediyor. insanların anlık olarak birbirini mutlu etmesi kesinlikle iyi bir şey. insanlar arasındaki gerginliği azaltıyor.
0
nickini degistiren yazar
(27.03.26)
small talk'tan nefret ederim. /aksi sirin mod off
"gozukmuyorsun" diye sorana uzatmadan cevap veririm ama "bunlarla doyuyor musun?" haddinin bildirilmesi gereken bir laubaliliktir. /fularli mod off
0
warrior princess
(27.03.26)
(12)

"Ghostlama"nın hayatınızdaki yeri ne?

starbuck
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde b
Biliyorsunuz son zamanlarda ikili ilişkiler bağlamında hayatımıza giren görece yeni kavramlardan biri. Ben şahsen taciz edilmediğim müddetçe buna başvurmuyorum çünkü sağlıklı bir yetişkinim, biriyle görüşmek istemiyorsam (bu benimle ya da onunla alakalı da olabilir) karşımdakini kırmayacak şekilde belirtiyorum ve kaba bir tepki aldığım, benimle bu yüzden laf dalaşına giren biri olmadı şimdiye dek (Bir iki kişi açıkça konuşmama rağmen hiçbir şey olmamış gibi ısrarcı davranmıştı ama istisnalar kaideyi bozmaz).

Neyse gel zaman git zaman etrafımda bu naneyi çok sık gözlemlemeye başladım. Buna bu kadar sırt yaslamak, insan gibi derdini anlatıp başka yollara gitmek varken ortadan kaybolmak sizce neden tercih ediliyor? Bağlanma korkusu mu, uğraşmak mı istemiyor kimse kimseyle, ifade yeteneksizliği mi, komplekse mi giriliyor, eski sevgili hortlamaları mı? Size neden ghosting yapıldı ya da siz neden yapıyorsunuz?

Not: dediğim gibi ısrar, taciz vs gibi mevzuları hariç tutarak düşünelim istiyorum. Varsayalım ki karşınızdaki insan gerçekten iyi anlaştığınız, açık iletişim taraftarı, ola ki siz görüşmeyi kesmek isteseniz elbette üzülecek ama size anlayışla yaklaşacak ve yoluna gidecek birisi. Onu da ghostluyor musunuz, ghostluyorsanız neden?
0
starbuck
(25.03.26)
Yapmıyorum

Bence tam anlamıyla kişisel manipülasyon ve akıl oyunu

Seviyorsam çok özlüyorum ama asla aramam.
+1
baldan kaymak
(25.03.26)
Doğal bir kopma bence. Sevgilinle de ayrılacağın zaman konuşmalar azalıyor, bitiyor, iki taraf da biteceğini, bittiğini hissediyor. Bahsettiğin konuşma olunca da iyi hissettirmeyecek. İki ucu da kötü.
-9
arbre
(25.03.26)
ghostlama iyidir.

bosa düsersem geri ararim diyorsun iste ne var.
bayiliyorsunuz ayrilik konusmalarina.dkfjg

drama yok, hard talk yok ne güzel iste.
-7
Purple life
(25.03.26)
bunu romantik ilişkiler için yazmıyorum ama bazen istemeden yapıyorum; bu huyumu da düzeltmeye çalışıyorum. çok fazla işle uğraşırken bazı şeyleri maalesef erteliyorum (önemli olmayan bir konuda bir insana cevap verme gibi şeyler) ve bu erteleme uzadıkça ghostinge dönebiliyor. en azından karşı tarafta öyle bir algı oluşuyor, farkındayım. bu ertelememin sebebi de karşı tarafa daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşünüp "boş bir zamanımda daha güzel bir cevap yazacağım" kafasına girmem. yoksa yüz yüze ilişki yaşadığım birisini bir anda ghostlamam, o garip geliyor.

narsist tacizcilere ölü numarası yapmayı destekliyorum, o ayrı.
+2
eileengray
(25.03.26)
SeverizzZz
-8
üğpoıuy
(25.03.26)
konusmak istemediğim insanla konusmam eğer buna ghostlamak deniyorsa. bazı insanları bilerek görmezden gelirim ama sevmediğim içindir. kimseyle durduk yere muhabbeti kesmem.

ama çok ghostlandım. hala da ghostlanıyorum.
+2
koela
(25.03.26)
Sevmem, saygısızca bulurum. Ancak çok red flag bir hareket olacak veya karşı tarafın da ghostlamak istediğini hissetmem lazım ki genelde birine gıcık olduysam hoşlanmıyorsam karşılıklı olur.
+1
ekimoloji
(25.03.26)
Ghostlamak insanı ortada bırakan saatsiz bir bomba. Ölüm sessizliğinden beter bu durum ghostlanan kişinin zihninde hep aynı soruyu döndürüyor: “Neden?” "Ama..?"

Gençken sık sık sınırı aşabiliyordum. Şimdi ise ne kadar nefes mesafesi versem de, karşımdaki kişinin kendi hayatının realitesine saygı duysam da o arena içinde ideal bir kişi olmak için savaş versem de hiç görmediğim bir yerlerde baş parmak baş aşağı düşüyor ve sadece bana sonu beklemek kalıyor.
Halbuki insan kılıcı muhatabının gözlerinin içine bakarak saplamalı.

Ben sahici kapanışlardan yanayım.
+2
rakicandir
(25.03.26)
muhattabına göre değişir. yani çok iletişiminiz muhabbetiniz samimyietiniz olmayan biriyle görüşmüşsünüzdür. az konuşup görüştükten sonra tekrar görüşmek istemiyorsanız çok da açıklamaya gerek olmayabilir bu ilişkide kendini. bu tarz bi durumda ghostlanan da çok sıkıntı etmez genelde. senin için pek bi değeri olmayan birinin karşına çıkıp veya telefonda yazıp seni yargılamasından daha az sinir bozucu bence hatta.

ama bazı ghostlamalar var ki asla yapılmamalı. yıllarca en yakın arkadaş olduğumuz birisi tarafından ghostlandım mesela. ne bir tartışma ne de bir anlaşmazlık falan vardı ortada. bir kere de benim kendisiyle hiç iletişimim yokken bana ilk adımı atmış ve 6 ay boyunca gece gündüz her gün yazmış gece yarıları arayıp saatlerce konuşmak istemiş bir kız tarafından da bir anda hiçbir şey olmadan ghostlanmaya çalışıldım ki bu deli pdrciydi bir de. üzerinden zaman geçti ikisinin de ama hala aklıma gelir sorgularım bunları. belli bir paylaşım seviyesinin belirli bir samimiyet dozunun aşıldığı ilişkilerde bunu yapmak veya yapmaya çalışmak çok aşağılıkça bence.
+2
semaforo de medianoche
(25.03.26)
bence yalnızca, söyleyecek -gerçekten- tek bir söz kalmadığında iyi bir yöntem.
bir erkek arkadaşımı, son aramasını ghostlayarak bıraktım; çünkü zaten anlamlı tek bir şey konuşmayacaktık. zaten o da ikinci kez aramadı.
bir de çok sevdiğim, yaklaşık 10 yıl çok sıkı arkadaşım olan birini ghostladım. çünkü son zamanlardaki bir kaç hareketi, tanıdığım ve sevdiğim o arkadaştan hiç beklemediğim tarzdaydı ve değişen yaşamıyla birlikte karakteri de değişime uğruyordu belli ki. bunu tartışmaya, hak aramaya falan gerek duymadım; ghostladım gitti. bunun üzerinden 7-8 yıl geçti ama 6 ay-senede bir, niye böyle oldu, yine aklıma düştün vs diye mesaj atıyor; görmemiş gibi yapmaya devam ediyorum.
-2
lil siztah
(25.03.26)
ghostlama iğrenç bir şey. amaç karşı tarafın ümidini öldürmemek, yedekte tutmak.

daha iyisini buldum. sen buralarda dur, yeniden boşa düşersem belki geri dönerim demek.
+2
nickini degistiren yazar
(26.03.26)
@eileengray ile birebir aynı fikirdeyim

hayatımda ilk defa geçenlerde ghostlandım çok saçma bir duygu iletişimi kesmek istiyorsa bir insan neden olduğunu karşısındakine anlatmalı, bilinmezlik muhteşem berbat bir duygu. yukarıdaki arkadaşların dediği gibi boşta olursam bir ara dönerim vs düşüncesi de bence yersiz. size böyle bir şey yapana kim tekrar iletişim kurmak ister ki? Ghosting özsaygısı olmayanların yapacağı bir davranış.
0
belkider
(29.03.26)
(28)

Bucket List'inizde olan 1 şey söyleyin

bloodymoon
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir. Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
Uçabilirsiniz, kaçabilirsiniz. Nihayetinde bu bir "ölmeden önce yapılacaklar" listesi ve gönülden geçen her şey eklenebilir.

Kalbinizde tatlı bir sızı yaratan serüven arzusu olur, muhakkak deneyimlemek istediğiniz bir macera, sizin için önemli biriyle tanışmak, enteresan bir aktivite yapmak gibi.
+3
bloodymoon
(24.03.26)
Antartika Expedition gezisi
güzel bir gezi yol parasi haric 15-20k€. var bi hayalimiz.
+2
Purple life
(24.03.26)
Birkaç sene öncesine kadar tandem yamaç paraşütü büyük hayalimdi.
En yüksek yerden olsun diye Ölüdeniz'de istiyordum, bir de bir zamanlar yaşadığım lokasyonda da yapıldığı için burada da yapmak hayalimdi.
+2
egerbiryolcu
(24.03.26)
Antarktika +1
Ölmeden New York, Manhattan

Sarışın sevgilim hiç olmadı, o olabilir

Yapılacak çok şey var aslında

Yarım akıllılar bunu da eksilemiş asdf sağ ol compu
-16
arbre
(24.03.26)
sayılırsa eğer en başa sosyalist/komünist devrimi koyarım. şu tabloyu canlı yaşamaktan daha büyük bir hayalim yok: prnt.sc

daha ayakları yere sağlam basan hayal olarak,

* geniş ailemi güzel bir tatile çıkarabilmek, çocuk çombalak birkaç gün bile olsa hep beraber güzel vakit geçirebilmek

* portekiz'de atlantik kıyısında bir tepede günbatımını şarap içerek izlemek

* endülüs veya kanarya adaları'nda birkaç gün geçirebilmek.

bireysel anlamda dünyayı tanımak, dağa taşa çıkmak, farklı yerlerde bulunmak gibi şeyler istiyorum. kafamda kemikleşmiş birkaç spesifik senaryo var paylaştığım gibi ama her türlü olur yani atıyorum portekiz'de şarap içmeyiz de vietnam'da oluruz. o da güzel.

sıradan, standart bir hayat yaşayacaksam da sevdiğim insanlara faydam olsun, onların hayatını kolaylaştırayım, onlara hediyeler efendime söyleyeyim tatiller, harçlıklar vs. verebileyim isterim.
+8
der meister
(24.03.26)
La Bombonera stadında bir Boca Juniors maçı izleme hayalim var.
+1
kizil karga
(24.03.26)
canımın istediği yerde canımın istediği şeyleri üretip dünyayı dolaşmak.
+2
klassno
(24.03.26)
atlas okyanusunu ufak bir yelkenliyle geçmek.

bu pek bana bağlı değil ama en azından uzaylılarla iletişim kurulduğunu
görmek isterim.
+1
orpheus
(24.03.26)
beste yapmak.
+1
AlsterWasser
(24.03.26)
Ne güzel bir duyuru bu böyle?

Tek bir şey olsaydı sanırım bir kızım olsun istedirdim. Gerçi bu saatten sonra o da hayal diyebiliriz.

Bunun haricinde
+ Black Hat'te konuşmacı olmak
+ Almak istediğim üç sertifikayı edinmek
+ Son olarak düşündüm de Londra/Edinburgh ikilisinden birinde başımı sokabileceğim küçük bir evim olsun isterdim
+1
rakicandir
(24.03.26)
heidelberg'e gitmek :D
alanın en iyi sempozyumunda keynote speaker olmak
+2
black holes in the sky
(25.03.26)
Depresyon ve uyku ilaclarindan bir an once kurtulmak.
+3
baldur2
(25.03.26)
oo antartika ben de isteriiimm

kuzey ışıklarını görmek istiyorum ben aslında en çok <3

tüm hayvanları doğal ortamlarında canlı kanlı görmek de istiyorum. sanırım ölümüm aslandan kaplandan olabilir. afiyet olsun ne diyelim.
0
art cat chocolate
(25.03.26)
Yazdığım kitabı bastırmak ve çok uzun tren yolculuklari yapmak,
Trans Sibirya, bernina express ve tüm diğer tren yollarini kullanmak.
0
a perfect lie
(25.03.26)
sadece haftasonlari binebilecegim bir 911.
mumkunse manuel, 997 kasa yeter.
cok $atafatli olmasina gerek yok.
vuralim daglara, virajli yollara.
+1
cooperr
(25.03.26)
- antarktika +1
- parasutle ucaktan atlama
- bi sekilde uzaya gidicem eger erken olmezsem. sirf bunu yapmak icin ayri birikimim var kendince degerleniyor. 10 sene olmaz 20 sene olur 25 sene olur ama gidicem 10dk bile olsa
0
aguen
(25.03.26)
Evi boyatmak.
+1
yadigar
(25.03.26)
Küçük kompakt bir karavan ile türkiye'nin batısından başlayıp çin'de bitecek bir asya turu yapmak.
0
beyfendi
(25.03.26)
bi rninet alsam rahatlıycam
+1
duyurukullanıcısı
(25.03.26)
- Belçika' da 3 bira markasının ortak düzenlediği bir maraton var, onu koşmak istiyorum.
- Fenerbahçe Beko' nun 1 sezon boyunca tüm maçlarını ( deplasmanlar dahil ) saha içinden izlemek.
0
kumandanim
(25.03.26)
eşim ve doğacak çocuğumla birlikte tekneyle 6 ay kadar sürecek bir ege-akdeniz turuna çıkmak. rotamız bile hazır. 6 ay işten güçten mümkün mertebe uzaklaşabilmeyi manifestliyorum.
0
awlmi
(25.03.26)
Gemi yolculuğu. 10-15 saatlik olsa bile yeter

Ayrıca 3 şehir gezmek tek seferde
+1
put it in your appropriate place
(25.03.26)
ikiden fazla ülkeyi yürüyerek gezebileceğim bir serüven yaşamak istiyorum yanımda üç arkadaşım ile.

bu vaziyetle yakın gelecekte zor ama olsun bir gün kesinlikle istiyorum.
0
lüzumsuz adam
(25.03.26)
bahar aylarında Vespa tarzı scooter bir motor üzerinde Sardinya'yı köy köy kasaba kasaba gezmek. önden hiç plan rezervasyon yapmaksızın beğendiğim kasabada kalmak, ılık bir mayıs akşamı sokak aralarından, evlerden duyulan İtalyanca konuşmaları dinleyerek loş sokaklarda sakince yürümek, bulabilirsem kasaba kahvesinde oturup bir şeyler içmek.
+1
phoarbix
(25.03.26)
capetown büyük beyaz köpekbalığı ile kafes dalışı.
0
eurhka
(25.03.26)
Ne kadar çok antarktika varmış, benim de güney ve kuzey kutbunda bulunmuş olmak gibi bir hedefim vardı, artık yok.
şimdi okyanusta bir adada ömrümün kalanını geçirmek var hedef olarak, du bakalım.
0
bartholomew87
(25.03.26)
dalış yapmak ve cruise gemisiyle seyahate çıkmak.
0
koela
(25.03.26)
Asya'da ve Latin America'da yari turist sekilde yasamak.Yari turist dedigim gittigimde en az 3-4 ay donmeden kalmak.
0
turkuaz
(25.03.26)
İsmini yer yüzünde 2 kız arkadaşımla paylaştığım yerde 1 haftalık tatil - tek başıma veya eşimle.

Tokyo ile isviçre arasında gidip gelmeli keyifli ve stressiz bir galeri yöneticisi olmak

Iron Man olana kadar antrenmanları boş geçmemek
0
baldan kaymak
(25.03.26)
(2)

Samsung Galaxy A56'nın kamerası nasıl?

anaphylacticshock
Merhaba,A56 almak istiyorum ama çektiği fotoğraflar fazla soft geldi, blurlanmış gibi. Detayları yutmuş gibi. A56'nın fotoğraf çekimi gerçekten öyle mi? Daha keskin, net ve bütün detayları gösteren fotoğraflar nasıl çekebilirim? S serisinin kameraları iyi diyorlar ama onlar da çok pahalı.
Merhaba,
A56 almak istiyorum ama çektiği fotoğraflar fazla soft geldi, blurlanmış gibi. Detayları yutmuş gibi.

A56'nın fotoğraf çekimi gerçekten öyle mi?

Daha keskin, net ve bütün detayları gösteren fotoğraflar nasıl çekebilirim?

S serisinin kameraları iyi diyorlar ama onlar da çok pahalı.
0
anaphylacticshock
(23.03.26)
S20 FE kullanıyorum. S serisi tavsiye ederim. A serisi kötü.
-4
arbre
(24.03.26)
55 56 dan kat kat iyi
0
jamswety
(24.03.26)
(15)

kahve ve dilim pastaya 270 tl vermek

WithWorth
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
benim için nasıl normalleşti ve ekmek almak gibi sıradan bir fiile dönüştü ?

şuan pahalı geliyor ama yine kalkıp gidiyorum.
+1
WithWorth
(22.03.26)
ucuz geldi. sadece kahve 200 tl.
+7
jelly bear
(22.03.26)
@jelly birlikte alınca indirimli menü yapmışlar 🙁
0
🌸WithWorth
(22.03.26)
Bence de ucuz.
+1
put it in your appropriate place
(22.03.26)
derli toplu görünen pastanede dandik sütlaç bile 350...

saçmalık.
+2
gurur
(22.03.26)
buna ucuz diyenin gelirinin aylık 200 bin tl üstü olması lazım.
+1
biravekahve
(22.03.26)
vurmayın artık arkadaşlar baristanın elini öptüm helalleştik.
+1
🌸WithWorth
(22.03.26)
Sık sık gitmeye devam et.
Evdeki cezve daha temiz ve parlak kalır en azından.
-1
diyecevaplandı
(22.03.26)
Ucuzmuş ya konum atabilir misin
-3
arbre
(22.03.26)
şu sıra gayet makul duruyor 270 lira. üstteki duyuruda tel kılıfına 5 bin lira vermek üzere olanlar var. afiyet olsun...
0
exlibris
(22.03.26)
kira ve işçilik arttı.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.03.26)
bulundugum yerde kahve ile beraber kek alınca minimum 15 usd veriyorum, 600 tl civarı...dünya genelinde para arttı, iş azaldı.
0
monicapp
(23.03.26)
burası internetin caddebostan'ı gibi hissettiriyor.
+2
birdirbir
(23.03.26)
270 gerçekten ucuz bu arada. kahvecide oturup pasta yemek çok huyum değil, buna para vermekten hoşlanmıyorum ama fiyatları görüyorum tabi ki, kahveyi 150 tlye alsan bile pastayı 150ye alamazsın türlü 200 üstü bi fiyat. 270 tlye aldığın yer belediyenin kafesi falandır.
0
Sadece soruyorum
(23.03.26)
Tchibo da her hafta bir tatlı da tatlı+75 tl kahve kampanyası var
dediğin yer burası sanıyorum
0
smokee
(23.03.26)
şimdi bu menünün fotoğrafını çekip herhangi bir imada bulunmadan "şuna 270 lira verdiğime inanabiliyor musunuz" açıklamasıyla paylaş ve yorumları izle.

yarısı "oovv gerçekten çok uygunmuş" diyecek, yarısı "üff o ne lan o paraya kahve tatlı mı olur" diyecek.

herkesin fiyat gerçekliği algısı kaybolmuş durumda.
+1
kibritsuyu
(23.03.26)
(4)

Lazer göz ameliyatı

arbre
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.Miyop ve astigmat bu arada.
Merhaba. Sol gözüm 0,50. Sağ gözüm daha kötü görüyor. Hatırlamıyorum şu an. Sol gözde problem yok. Sadece sağ göz için ameliyat oluyor mu? İki göze de mi yapılıyor? Sağ olun.

Miyop ve astigmat bu arada.
-5
arbre
(22.03.26)
Bu mu derecen 0.50?
-1
Kahvedesu
(22.03.26)
Kahvedesu, sol evet. Onu yaptırmadan oluyor mu demek istiyorum. Sağ daha yüksek.
-3
🌸arbre
(22.03.26)
bates metodunu bir araştırın. kanıtlanmış bir yöntem değil ama düşük numaralarda denenebilir.
sağ gözün kaç numara. 0,50 gibi dereceler çok yüksek değil. bu dereceler için lazer gereklimi tartışılır. tek göz yaptıranı hiç duymadım.
0
my fault
(22.03.26)
selamlar bildiğim kadarıyla tek göze lazer yapabiliyorlar ama kornea kalınlığı gibi faktörlere bağlı olarak yapılabilirliğine karar veriyor doktorlar. tabii işinin ehli bir göz doktoruyla görüşmek en garantisi olacaktır. geçmiş olsun.
0
ma ya
(22.03.26)
(10)

Sakarya karasu neden ucuz

ceann deas
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
Daha once ayni sorunun beylikduzu versiyonunu sormustum beylikduzu diye esenyurttaki ev gosteriliyor vs yazilmisti. Karasudaki evlerde de mi ayni durum var? Denizi plaji gectim 2026 yilinda 1 milyona sifir daire alip barinma ihtimali gercek olabilir mi?
0
ceann deas
(22.03.26)
Denizi deniz değil, her sene kıyıdan yiyor. Dip dalgası bitmez, kirliliği bitmez.
İnsanı desen insan değil.
Tuzlu suya yakın çatım olsun diyen alıyor.

Ayrıca çok arz var, komşu kocaali dahil. Senede 5-6 kez geçiyorum oralardan, sürekli yeni inşaat.
+1
Bruce
(22.03.26)
Çünkü insan kalitesi iyi değil.
Denizi tehlikeli. Mevsimi kısa ve Zemin sağlam değil.
+2
huladancer
(22.03.26)
B*k gibi bi yer çünkü.
+5
Mcfly
(22.03.26)
Deprem riski var diye biliyorum
0
baldan kaymak
(22.03.26)
Görmesem deniz olan bir yer hakkında yapılan bu acımasız yorumlara asla hak vermezdim. Fakat evet gerçekten ne denizi ne insanı ne de çevresi hakkında ufacık olumlu görüşüm yok. Bermuda seytan üçgeni içinde kalan bir şehirde yer alıyor
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Her sene denizinde banko iki ölü oluyor
0
Hallegadola
(22.03.26)
Üniversiteyi Sakarya'da okudum. Bir kere gitmedim. O kadar uzak bir yer merkeze. Yaşamak için alacaksan Adapazarı, Serdivan ilçeleri için en az 1 saat sadece gidiş. O da arabayla. Paran çoksa alabilirsin. Yazlık olarak satarsın 10 yıl sonra.
-5
arbre
(22.03.26)
Komşu ilçesi Kocaali’de yazlığım var. 6 sene önce ailem fındık bahçesi almıştı öyle bir gönül bağı kurunca ben de yazlık aldım. Karasu’yu pek bilmiyorum ama deniz ciddi dalgalı girilebilir gün tek tük. Haricinde ben çok seviyorum Kocaali’yi yazlıkta çoğunluk beyaz yaka ve almancılar var bizim sahil tarafında. Sitenin havuzu olduğu için deniz de aramıyoruz pek. Arsamızın olduğu yer daha içerde onlar da emekli tayfa genelde. Muhafazakar bir çevre var ama kimsenin kimseye lafı sözü olmuyor. Kışın çok boş bir de. Dışarda sık vakit geçiren insan için kış sıkıcı olabilir. Ben çok arkadaşıma arsa / ev aldırdım. İmarsız arsa alanlar imar gelince güzel kazandılar. Marmaris’e bütçesi olan ordan alsın elbet dünyanın yedi harikasından değil ama benim gözümde fiyat performans bir yer. 1 milyona ben pek duymadım genelde Ekşioğlu düşük peşinat ve senetle satıyor o tarz bir kampanya olabilir ama genel olarak uygun fiyatlar zaten.
Adapazarı treninin devamı yapılacak Karabük’e kadar. Karasu limanı ve Kocaali istasyonları da olacak, organize sanayi genişliyor ben değerleneceğini düşünüyorum.
0
cilekli pasta
(22.03.26)
adapazarı nın muhafazakar kesiminin yazlıkları yer alır genelde muhafazakarsan keyif alabilirsin değilsen farklı gelebilir.
doğası güzel ama denizi çok tehlikeli. hafif yüzme bilenler için sahile biile inme derim.
0
deepex
(22.03.26)
tarikatlar bölgesi
0
croswell
(23.03.26)
(8)

otel tatili için nereyi seçersiniz

benibulmanlazim
kemer önerir misiniz mesela. ya da siz nereyi seçersiniz.herşey dahil otel amaçlı, istanbul çıkışlı. uçak uçuşlu.
kemer önerir misiniz mesela. ya da siz nereyi seçersiniz.

herşey dahil otel amaçlı, istanbul çıkışlı. uçak uçuşlu.
0
benibulmanlazim
(21.03.26)
Haziran ayı ve ya en fazla 10 temmuz a kadar. Eylül olabilir. Bu tarihler dışında hamam turizmi için uygun kemer.
Armas kapkan paradise ta kaldım. Hesaplı temiz kaliteli bi yerdi. 3 kez gittim. 3 te 3.
Bundan sonra gider miyim? Hayır. 5 lira fazla olsun avrupa tatili olsun.
Her şeye rağmen avrupa.
0
halk
(21.03.26)
Bütçe bilmiyoruz, çocuklu çocuksuz bilmiyoruz, deniz mi havuz mu seversiniz bilmiyoruz

Deniz seven biri olarak Antalya denizleri bana çok kötü geliyor. Fethiye ile İzmir arasındaki denizler güzel.

Bodrum Park Resort mesela çok güzel bir denize sahip. Ama tesis büyük olduğu için içinde biraz yürümek gerekiyor.
-1
michael_knight
(21.03.26)
her şey dahil otel tatili alanyada yapılır.

kemer, belek elbette güzel ama ruhu yok onun için hiç mi hiç şansı yok :)

alanya her şeyiyle güzel. otelden sıkıldın mı çıkarsın gidecek elli tane yeri var. kemerde otelden çıkarsan hiç bir şey bulamazsın. hepsini geçtim kemerde yumuşak kumlu plaj yok.
0
yurtsuz john
(21.03.26)
Geçen yaz gittim Kemer'e. Çok beğendim. Atatürk Bulvarı'nda güzel oteller var. Terminalden ulaşımı kolay.
-5
arbre
(21.03.26)
biz senelerce side'ye gittik. kumu müthişti. otelimiz çok büyük olmayan 5 yıldızlı her şey dahil bir oteldi. aynı sene ikinci durak olarak lara'da kocaman su kaydıraklı falan acayip popüler bir yere gittik. ne otel ne deniz hiçbir şeyden memnun kalmadık.
0
birdirbir
(21.03.26)
eger otelden cikmayacagim 5 yildizli otel olsun her seyimi karsilasinlar diyorsan belek. dunya capindadir.
-1
antikadimag
(21.03.26)
Bizim ilkokul çağında bir çocuğumuz var, kemere gidiyoruz. Hem kafa dinliyoruz hem o eğleniyor.
0
rodeocu
(21.03.26)
Belek denizi kötü, bodrum park resort corona zamanı gayet uygundu. Fiyatı normal geliyorsa denizi çok güzel.
+1
liberal
(23.03.26)
(5)

Şuan kariyer seçimi yapsaydınız AI'i dikkate alır mıydınız?

stefano
AI'ın bazı alanlardaki etkisi çok fazla. Kısaca masabaşı her işe biraz dokunuyor. Şu durumda nasıl bir meslek seçerdiniz?
AI'ın bazı alanlardaki etkisi çok fazla. Kısaca masabaşı her işe biraz dokunuyor. Şu durumda nasıl bir meslek seçerdiniz?
0
stefano
(20.03.26)
AI'den bağımsız kazanabilseydim seçeceğim tek bölüm tıp olurdu.
-3
arbre
(20.03.26)
Tabii ki seçerdim.
Bugün hala saatlerce oturup ders çalışanları görüyorum, olm kimse sizi uyarmiyor mu, bak böyle bir şey var demiyor mu. Saatlerini, günlerini git bir ustalik işine ver daha uzun ömürlü olur. Hayır kafaları çalışsa neyse sütçü imam da edebiyat okumaya ok olan insanlar bunların %99,9u özellikle de bayanlar. Aman şuradan kendimi atayim da ne olacaksa olsun modu.
-4
artıküyeolmakistiyorum
(20.03.26)
Su an icin yapmazdim ama 10 sene sonrasi icin suphelerim var. 15 senedir calisiyorum, dolayisiyla bu 15 sene AI'siz gecti ve belki bir 10 sene daha gecer! :) Su an herkes developer. Herkes AI'ya bana tutacak aplikasyon fikri soyle diyor ve uretip piyasaya suruyor. App Store veya Google Play'e bir language, music, payment falan yaziyorsun on binlerce birbirinin kopyasi, farkli oldugunu iddia eden, farkli olsa da arada kaybolan, zengin olma hayaliyle kurulmus aplikasyon cikiyor. Spotify kopyala falan gordum ben. 3 dakikada aynisini kuruyor sana, ne bu simdi? Her gun kopyala-yapistir yapip onlarca aplikasyonu piyasaya suren insanlar var. Bunlari uretenler soyal medyada hergun 300, 400 otomatik post attiriyor onlarca farkli sayfadan, onlarca farkli dilde, fotografli ve animasyonlu falan. Anlam yok. Herkesin her sey oldugu bir dunyada zengin olamazsiniz, basarili olamazsiniz, aradan siyrilamazsiniz. Dolayisiyla ben AI'nin felsefe, sanat vs. gibi teorik alanlari daha da yuceltecegini dusunuyorum. Ileride insanlarin biraz daha anlam arayisina hitap edebilecek meslege yonelebilirim.
+4
Sour
(20.03.26)
AI'yı dikkate almaya çalışırdım ancak derinlemesine düşününce AI'ın direkt etkileyemeyeceği görece az şey var. Dolaylı etkilerini de katarsak geriye neredeyse hiçbir şey kalmıyor.

Genelde gözden kaçan husus ekonominin bir ekosistem olduğu. Eğer AI neredeyse bütün beyaz yakalı mesleklerini ciddi anlamda etkilerse o saatten sonra diğer AI'dan direkt etkilenmeyen mesleklerin de pek bir anlamı kalmıyor.
Mesela sen bir berber olabilirsin; AI'ın sana dokunamayacağını da düşünebilirsin ancak AI nüfusun önemli bir kısmını işsiz bırakırsa
a) Orta vadede berberlik güvenli liman görüldüğü için berber olmaya talep artacak, ve rekabet yükselecek
b) Genel olarak artan işsizlik nedeniyle insanların alım gücü düşeceği için berberlerin verdiği hizmete talep azalacak

Bugün üniversiteye giren bir gencin AI'yı dikkate alması bence de önemli ama o gencin AI'ın geleceğine dair öngörüde bulunabilmesi de çok zor.
0
salihdt
(21.03.26)
zengin olmak çok kolay. aç bir youtube hesabı. cinsel temalı ai videoları çek. hindistan, pakistan, amerikaya servis et. bitti gitti. oturduğun yerden para kazabilirsin.

risk almak istemiyoruz, tembeliz ve hazıra konmak istiyoruz. işi büyüt. çocuk kanalı aç , spor kanalı aç vs. vs.

ama tembeliz.
-4
plastic_angel
(21.03.26)
(4)

whatsapp ta uzun uzun yazma huyunuz var mı

iwillsee
kendimde fark ettiğim ve hiç hazetmediğim bir özellik. gruplarda ya da birebir yazışmalarda uzun uzun yazdığımı,gereksiz ayrıntılar verdiğimi ya da her şey bazen atladığımı farkettim. düzeltmeye de çalışıyorum biraz yol aldım. ama yine de cool duran, az cevap yazan, uzun uzun açıklama yapmayanlara ö
kendimde fark ettiğim ve hiç hazetmediğim bir özellik. gruplarda ya da birebir yazışmalarda uzun uzun yazdığımı,gereksiz ayrıntılar verdiğimi ya da her şey bazen atladığımı farkettim. düzeltmeye de çalışıyorum biraz yol aldım. ama yine de cool duran, az cevap yazan, uzun uzun açıklama yapmayanlara özeniyorum. geçmişte bu sebepten tatsız olaylar da yaşadığım oldu. sizler hangi gruptasınız ve kendinizde böyle bi özellik olduğunu farkedip yazdıktan ve iş işten geçtikten sonra pişman hisettiğiniz zamanlar oldu mu..nasıl aştınız
0
iwillsee
(20.03.26)
Aşamadım maalesef, “ya kelimeleri tek tek gönderen biri olsaydım” diyerek avutuyorum kendimi.

Göndermeden önce okuma alışkanlığım vardı bir dönem o sayede kısaltıyordum, gereksiz yerleri kırpıyordum ama yorucu ve başımı ağrıtıyor diye bunu yapmamaya çalışıyorum artık belki siz bir süre denemek istersiniz.
+2
mutekebbir
(20.03.26)
Eskiden çok yazışırdım ama sesli, görüntülü konuşmaya alıştığımdan beri sıfıra indi. Ama yazışmanın da ayrı keyfi var.
-3
arbre
(20.03.26)
Konuşma olarak az konuşurum ama WhatsApp yazışmalarında çok uzattığımı fark etmiştim. Bunun sebebi de bir olay anlatınca karşı taraf net doğru anlasın eksik bir detay atlamiyim bağlam degismesin gibi sebepler. Fark edip kafa sisirmis gibi hissetmemek adına ya dalgaya vuruyorum " roman yazmışım " vs deyip ya da özellikle özet geçmeye çalışıyorum.

Cool durma durumu ise yazdiklarimda haddini aşan insanlar varsa oylelerine artık çok açıklama yapmıyorum ki hadsizlik yapmaya yeltenilmemesi adına. Çünkü iyi niyetimizle bazen açıklama yapıyoruz karşı taraf bunu yanlış anlıyor. O açıklamalara göre senin hayatına karışmaya hak görüyor. Halbuki amaç o değil. Böylelerine artık yüzeysel gizemli ve kısa konuşuyorum.
+2
egerbiryolcu
(20.03.26)
Kısa yazıp zırt bırt bildirim atanlardanım

Veya

Roman gibi oluyor
0
baldan kaymak
(21.03.26)
(16)

Çocukken maddi durum anlamış mısınız?

michael_knight
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
Çocukken maddi durumunuzun iyi-kötü-orta olduğunu zannedip sonra bambaşka olduğunu farkettiniz mi? Yoksa doğru mu anlamışsınız?
-2
michael_knight
(19.03.26)
kötüydü. baba alkolik ve kumarbaz olunca anlaşılmayacak gibi değildi.
varlıklı olmalarına rağmen şu veya bu sebeple aşırı tutumlu yaşayan aileler de vardır tabi. çocuk bunu sonradan idrak eder.
0
lazpalle
(19.03.26)
Kötüydü, doğru anlamamız sağlanıyordu.
+1
mbond
(19.03.26)
Basbayağı yoksul olduğumuzu biliyor, ayırdindaydık. Bilmememize imkan yoktu.
0
Amaranta ursula
(19.03.26)
Babama iyiydi. Üvey anneme daha iyiydi. Ben ve kardeşlerim aşırı yokluk çektik.
+1
gabe h coud
(19.03.26)
Kendi evimiz olmasaydı çok kötü olurdu. Kendi evimin olmaması evlenmememin en büyük nedeni. Benim gözümde kendi evi olmayan herkes fakir.
-6
arbre
(19.03.26)
Kötüydü, farkındaydım. Alışveriş zamanları en ucuzunu seçerdim. Bütçeyi hafif zorlayacak bir şey olduğunda bizimkiler alalım hallederiz dediklerinde bile almak istemezdim.
+1
anatomik
(19.03.26)
Giderek daha kötü hale geldi ama iyi olduğu zamanlar bile annem/babam mahçup olmasın diye bir şeyleri hiç istemediğimi istesem alacaklarını ama zor durumda kalacaklarını da biliyordum.

Yeri geldiğinde de kimsenin sahip olmadığı şeyleri aldılar, kimsenin evet demeyeceği şeylere onay verdiler. Allah razı olsun onlardan.
0
chicha_v2
(20.03.26)
yanlış anlaşılabilecek bir durum yoktu. sınıf kinimi o günlere borçluyum.
+1
anon1m
(20.03.26)
Farkinda degildim. Herkes bizim gibi rahat yasiyo saniyordum. Devlet okulunda okuyan cocuklarin ailesini fakir degil, cimri saniyordum. Oyle bir farkinda olmayis icindeydim yani.
+1
Kittie
(20.03.26)
farkındaydık. zengin muhitte yaşayan orta halli olunca okulda, sokakta bunu zaten çok net görebiliyorsun. ayrıca evde sürekli bir para hesabı - tutumluluk yapılınca bazı kaynakların sınırlı olduğunu çocuk bile olsan anlıyorsun. anlamasan da aile sana hissettirmek zorunda ki durup durup olmayacak şeyler isteme.
0
orpheus
(20.03.26)
çevremize göre ortada bir yerde olduğumuzu anlamıştım. bizden kötüsü de iyisi de vardı.

meğer daha ne zenginlikler, ne fakirlikler varmış. bunu lise 1'de instagram'ın hayatımıza girmesiyle fark etmeye başlamıştım.
0
art cat chocolate
(20.03.26)
Annem babam öğretmendi, iki kardeştik, ailelerinden gelen ev, destek vs olmadığı için iyi durumda değildik ama babamın aşırı tutumlu olması nedeniyle çocukken bizi aşırı fakir sanırdım. Düşük gelirli ailelerin oturduğu mahallelerde oturduğumuz için üzerinde düzgün kıyafet bile olmayan çocukları görünce kendimi şanslı görüyordum, Llkokul sonrası Anadolu Lisesini kazanınca ve orada varlıklı çocuklarla tanışınca ve daha ilginci bizim gibi anne babası öğretmen olanları görünce bizim biraz gereksiz fakirlik yaşadğımızı anladım. Çok sevmeme rağmen eve muz alınmazdı, abur cubur gibi şeyler bizim için aşırı lükstü, kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız kolay kolay yenilenmezdi. Bunları alamayacak kadar fakir olmadığımızı sonradan anladım.
+3
creepy
(20.03.26)
Kenar mahallede oturup daha elit semtte okula gittigim icin 7 yasindan itibaren gayet barizdi dusuk gelirli oldugumuz.
0
hot potato
(20.03.26)
Orta okul liseye kadar normaliz sanıyordum sonra etiler dışındaki hayatı az buçuk görünce orta üstü olduğumuzu idrak etmiştim. Ben herkesin evinde para sayma makinesi var sanıyordum mesela tost makinesi, televizyon gibi.
-1
ruhen hastayim ben
(20.03.26)
Oldukca fakirdik. Babam hapisteydi ve yogurt, salatalik, su karisimina ( cacik diye isimlendirildigni bile sonradan ogrendim) ekmek dograyip yerdik. Bazi aksamlar o bile olmaz ac yatardik. Kara lastik disinda ayakkabim olmadi. Hic parka gitmedim, salincakta sallanmadim, kaydiraktan kaymadim. Yoklugu biliyorduk ama kendimi fakir hissettigimi hatirlamiyorum cunku dogunun en kucuk sehirlerinden birinde sosyoekonomik acidan oldukca dusuk koy gibi bi mahallede buyudum. Bir kalemi iki kardes ortaklasa kullaniyorduk. Ben sabahciydim, ablam oglenci. Bir gunde bir tek adet 0.7 ucu bitirdigim icin ablamdan firca yedigimi hatirlarim. Ilkokul ogretmenim Zubeyde Hanim. Trabzon'lu. Allah ondan razi olsun. Universite sinavinda ilk ikibine girdiysem en cok onun sayesinde. Anadolu lisesi sinavlarina beni sokup calismam icin bi test kitabi vermisti. Ilk spor ayakkabimi Anadolu lisesine basladigim zaman almistim. Bembeyaz bir spor ayakkabi. Ilk gun sira olup iceri girerken mudur yardimcisi beni kenara ayirmisti. Spor ayakkabi yasak, kundura giymen lazim demisti. Nasil yasak olabilir! Ben giymeye kiyamiyordum, yasak olmasini anlayamamistim bir turlu. Fakirligin buz gibi elini yuzumde bir tokat gibi sanirim o zaman hissettim. Neyse.
+5
krmzbvl
(21.03.26)
Zengin olduğumuzu bilmiyordum. Tüm ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca, sadece "maddi durumumuz ortalamanın az üstünde" zannediyordum. Sebebi, anne ve babamın tüm hayatları boyunca lüksten uzak yaşamalarıydı. Okulda kırtasiye, giyim, aksesuar, oyuncak vb. şeylerde hep sınıf ortalamasının altında oldum. Yaşadığımız şehrin en zengin beş ailesinden biriymişiz o dönem...

Artısı, şımarık olmamam oldu ama üniversite ve genç yetişkinlik yıllarım hep içimde kalan çocukluk uktelerini gerçekleştirmekle geçti...

İlk uçurtmamı 39 yaşımda uçurdum. Halen bisiklet kullanmayı bilmiyorum.
+1
yadigar
(21.03.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.