Giriş
(12)

Bursa'da nerede iskender yiyeyim

aguen
Merhaba duyuru,Yarin Bursa'da olacagiz da sevgili kisisi oruc tutuyor, tercihen rezervasyon yaptirabilecegimiz, iftarda uzmeyecek nereler vardir.
Merhaba duyuru,

Yarin Bursa'da olacagiz da sevgili kisisi oruc tutuyor, tercihen rezervasyon yaptirabilecegimiz, iftarda uzmeyecek nereler vardir.
0
aguen
(14.03.24)
winston insani
(14.03.24)
Tabii ki mavi kapili meshur iskender’de. <3
Cemal cemil ustayi hic sevmedim ben, seveni var tabii
0
mor oje
(14.03.24)
Botanik park İskender
0
piotr
(14.03.24)
mavi kapılı meşhur iskender = bursanın en büyük kazığı

uludağ kebapçısı çok güzel, orada yiyebilirsiniz. ya da kayhan çarşısında pideli köfte yiyebilirsiniz. ben pideli köfteyi tercih ederim.
0
mustafakesekci
(14.03.24)
haydaaaa iskenderoglu'nda yenmiyor muydu konak vs olan
0
ala09
(14.03.24)
Cemal cemil usta, uludag olan. Ayni yer yani. Iskender degil kalin kesilmis et resmen. Fiyat olarak da hic de az degil. Meshur iskender mavi kapili olan her daim number one.

Ek olarak pideli kofte de iyi fikir evet. Cantik da cok guzel ama iftar yemegi icin az gelir. Yemek ustune ulku pastanesinden marsal pastasi veya tarihi abdal firininda tahanli.
0
mor oje
(14.03.24)
Kebapçı İskender, soru mu bu?
0
doharkoman
(14.03.24)
hepsi kazıkcı ve hizmeti kötü mekanlar.
ramazandan nasıl olur bilmiyorum ama popüler mekanlarda sıra beklersin, hemen ye kalk muamelesi yaparlar.
fiyatlar da kol gibidir.
0
nuisance2
(14.03.24)
daha bugün konuştuk, mavi kapılı yer ve cemal cemil hem kazık, hem de eski lezzeti yok, kayhan köftecisi diye bir yer var, balkan köfteleri yapıyor, oraya gidin lezzeti yaşayın.
0
ravenudon
(14.03.24)
illa iskender yemek istiyorsanız başka bir şey ama .
O fiyatı verene kadar, gider Uludağ yolunda mis gibi manzaralı yerde, lezzetli sucuk, et köfte vb. yersiniz.
yer aile işletmesidir, isim de dolubaba et mangal.
0
Rao
(14.03.24)
kebapçı tamer
0
mhm
(14.03.24)
Herkese tesekkurler, bi tur mavi kapılıda bi tur kebapçı iskender'de yedik. ikisi de iyiydi bence.

O degil de cantık olayını iskenderden daha çok sevdim ben :D
0
🌸aguen
(18.03.24)
(5)

mali müşavir ücreti ne kadar?

istististist
bir şahıs şirketi için, mali müşavirden ne kadar aylık ücret karşılığı hizmet anıyorsunuz?
bir şahıs şirketi için, mali müşavirden ne kadar aylık ücret karşılığı hizmet anıyorsunuz?
0
istististist
(14.03.24)
Ltd, 2250. Personel var diye 3000 oldu.
0
Shepard
(14.03.24)
1500 TL. Tek başıma çalışan avukatım personelim yok.
0
drako
(14.03.24)
Şahıs Şirketi, 1400tl
0
hayalhayal
(14.03.24)
hangi bölgede olduğunuza göre değişir, eğer online işler yapacaksanız Gidip istanbul vb. gibi pahalı şehirlerde şahıs veya ltd kurmanıza gerek yok, aynı firmaları doğu, iç anadolu vb. gibi bölgelerde çok daha uygun muhasebeci ücretleri vererek kurup, düşük muhasebeci ücretleri ile devam ettirebilirsiniz.
0
Rao
(14.03.24)
1.600 TL personelsiz çalışan avukatım
0
Smithsonian
(14.03.24)
(4)

bu fiyatlandırma iyi mi yoksa yine mi öpüldüm?

theseachange
son açtığım duyuru üzerine arabam 2 gün sanayide kaldı. arabanın yakıt sisteminde bir takım arızalar vardı ve ne olduğunu anlamaları için söküp bakmaları gerekiyordu. üç seferdir sorun yok diyip bilgisayarla arızayı silip geri gönderiyorlardı beni ama bir süre sonra lambalar tekrar yanıyordu. arızay
son açtığım duyuru üzerine arabam 2 gün sanayide kaldı. arabanın yakıt sisteminde bir takım arızalar vardı ve ne olduğunu anlamaları için söküp bakmaları gerekiyordu. üç seferdir sorun yok diyip bilgisayarla arızayı silip geri gönderiyorlardı beni ama bir süre sonra lambalar tekrar yanıyordu. arızayı tespit ettiler ama bu arıza bujilerin de yanmasına sebep olmuş. arabada fena sarsıntı oluyordu motor artık zıplıyordu resmen. o yüzden bütün bujiler de değişti. ek olarak yakıt basınç müşürü denen parça değişti. usta mekanikçi olduğu için aracı dışarda bir elektrikçiye götürdü ve orada da beyin resetlendi ve sensörlerdeki elektronik arızalar giderildi.

tüm masraf kalemleri burada: hizliresim.com
ödediğim para içime oturdu. bu işlerin ederi bu mudur sizce yoksa öpüldüm mü? sadece işçilik için 3500 TL aldılar :(
0
theseachange
(13.03.24)
eğer sorunu dediğiniz gibi çözdülerse gayet iyi. ama sanayiye son 2 senedir çok araç götürdüm ve sorun para değil çoğu zaman, yapılan işin iyi olmaması veya bir yeri yaparken diğer tarafı bozmaları. vites için götürdüğüm yerden, aracın arka perde motoru bozulmuş şekilde aldığım oldu.
0
malheiros
(13.03.24)
Ucuz değil, ama problemi gerçekten bulup çözdülerse çok şey etmemek lazım.
Bu arada orada yazan kalemler benim gözümde hikaye. Kafalarında bir toplam var, ona göre yazıyorlar kalemleri.
Malzeme 7400, işçilik 2000 de yazabilirlerdi senin gönlünü hoş etmek için.
0
burfak
(14.03.24)
İstisnalar hariç araç ve mekanikten ne kadar az anlarsanız o kadar çok öperler, gerisi teferruattır.
0
Rao
(14.03.24)
Fiyat hesaplı görünüyor umarım sorun giderilmiştir. Malheiros'un belirttiği gibi sorun ücret değil iş ahlakı ve oto tamircilerinin, ustaların çoğunda bu sorun var bu yüzden pahalida olsa her zaman yetkili servisi tercih ederim yetkili servislerde de iş ahlakı oto tamircilerden farklı değil ancak karşımda en azından muhattap alınacak birileri var insanın kafası rahat oluyor. Sorun çözüldü ise ne ala, çözülmedi ise de kafanıza takmayın ustaların çoğun böyle Allah kimseyi tamircilerin ustaların eline düşürmesin.
0
doharkoman
(14.03.24)
(39)

Evlilik ve tükenmişlik hissi, boşanma düşünceleri, tavsiye..

ustapasta
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş ki
Selamlar, biraz uzun yazacağım. Doldum fakat tanıdığım biriyle dertleşmek istemiyorum. Eşimin mahremiyetini ihlal etmiş olurum diye tanıdık biriyle konuşmayı doğru bulmuyorum. O yüzden burada oversharing'in dibine vuracağım üzgünüm. Nasılsa kimse beni tanımıyor. Evli ya da başından evlilik geçmiş kişiler (özellikle kadın) özelden yazarsa ne güzel olur.

Yaş 33, 5 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendik, hala da seviyorum. Güvenilir, merhametli, iyi kalpli bir insan. Neşeli çocuk ruhlu biri, ailem de onu kendi çocuğu gibi sever. Sorun ne diyecek olursanız, sorun 5 yıl geçmesine rağmen hala oturmayan bazı şeylerin beni artık tüketmiş olması. Her şey ama her şeyin benim ittirmemle, benim iknamla yapılması. En basitinden, ikimiz de çalışıyoruz ve haftasonları 1 gün temizlik yapılması gerekli. Bunun için hala her haftasonu mutlaka bir gerginlik olur. “Ben bugün yapmayacağım sen kendi payına düşeni yap. Ben yarın yaparım. Şu zaman yaparım bu zaman yaparım.” İşten geliyorum o içerde yatarken ben yemek yapıyorum yiyoruz (yemek bende, bulaşık onda). Mutfakta bulaşıklar gece saat 10 11’e kadar bekler kokar. “Biraz yatayım yapıcam, yoruldum, maça gideyim gelince toplicam.” Her şey bir savaş evde. En basic rutinler bile devamlı gerginlik sebebi. Haftasonu temizliğimizi iki üç saatte halledip güle oynaya bir yere çıkamıyoruz. Kavga edip bozuşuyoruz ve tüm haftasonu evde küs geçiyor bazen. Böyle günlerde kendimi camdan atasım geliyor ruhum daralıyor. Onun çok da umrunda olmuyor. Karşımda 36 yaşında bir erkek değil de, annesi tarafından devamlı dürtülen 15 yaşında bir ergen var gibi hissediyorum. Bunlar basit örnekler ama demek istediğimi anlamışsınızdır. Hiç bir iş yapmadan yatarsak ondan iyisi yok, o zaman kavga etmeyiz. Sarılıp yatmak ister bütün gün.


Eşim çocukları çok seviyor, ben de istiyorum 10 aydır çocuk deniyoruz ancak henüz olmadı. Her ne kadar temas bağımlısı olsak da bu biraz şefkat ağırlıklı olmaya başladı, cinsellik çok çok seyrekleşti. Ovulasyon günleri dışında nadiren beraber oluyoruz. Belli günlerde olunca vazife gibi oluyor, kendimi çok kötü hissediyorum, istek duyamıyorum. Bunu onunla birkaç kez konuştum, bari şu ovulasyon günlerinde biraz beraber zaman geçirsek, biraz romantik bir ortam olsa da ben kuluçka makinesi gibi hissetmesem. Ama bir türlü aşamadık, tamamen tatsız isteksiz, çocuk yapmak üzerine yaşanan bir eyleme döndü. Açık açık ona cinsel yaşamımızdan inanılmaz mutsuz olduğumu söyledim. Güzellikle söyledim olmadı, kavga ettim olmadı. 60 yaşında bir çiftin yaşamı bizden iyidir, inanın artık uğraşmıyorum ve geçtim bu konudan.


Gelelim bugün kopan kavganın sebebine. Bu ay doktora gittim ve birkaç gün ovulasyon takibi yapıldı. Pazartesi yumurtlama gördü ve üç gün birliktelik olmasını önerdi doktor. Pazartesi yaptık iyi hoş. Salı yani dün akşam eve geldik, yemek faslı. Sonra aslında haftasonu yapması gereken fakat yine ertelediği bazı ev işlerini yaptı. Sonra dışarı terziye gitti, çıkmışken biraz arkadaşlarının yanına uğradı ve 22.30 civarı eve geldi.


Ben bu arada haftasonu memleketten topladığımız bazı taze otları ayıklayıp haşlayıp buzluğa atmakla meşguldüm. Amk otları tam gününü buldu fakat ertesi güne kalsa artık bozulacaktı. Uzun da bir iş. Neyse benim saat 00.30 gibi işim bitti. Bu arada salonda yatıyor, asla gelip yardım teklif etmiyor. Ovulasyon var değerlendirmemiz lazım, zaten saat geç olmuş. Yardımın dokunmasa bile gel, napıyosun canım de, bi ilgilen. İşim bitti salona geçtim yatıyor, eline sağlık dedi yanıma gelsene dedi. Gerçekten o kadar istemedim ki o an, duşa girip yatıcam dedim ve gittim, çıktığımda uyumuştu. O gece bir şeyler yaşanacaksa o akşam biraz daha ilgili olunmasını, moda girilmesini istiyorum, çok mu abes bir şey istiyorum ki?


Bu sabah kalktık, modum düşüktü. En değerli gün boşa geçmişti çünkü. Noldu diye sorduğunda kavga koptu. Beni suçluyor, bütün sorun akşam sana mutfakta yardım etmemem mi diyor. Bendeki birikmişliği asla ama asla anlamıyor, kaç kez anlatmama rağmen. Gece seni yanıma çağırdım gelmedin diyor. Artık vazife gereği yapılan randevulu ilişkilerden de sıkıldığımı söyledim. Ovulasyon zamanında da biraz isteksiz yapıverelim idare et diyor. Sanki o günler dışında yapıyormuşuz gibi. İnanılmaz kötü kavga ettik, birkaç kez ayrıl benden o zaman dedi, bana çok ağır bir cümle kurdu hatırladıkça gözlerim doluyor. Benden ayrıl o zaman, kendini yaptırtacak birini bulursun çok meraklısın ya zaten dedi (elbette bu kelimelerle değil). İnanamadım, hiç bu kadar ağır cümleler kurmazdık kavga ederken.


Bu lafı yutamıyorum. Her ay aynı günlerde, her haftasonu aynı günlerde aynı konulardan kavga etmekten artık tükendim. Dışardan bakıldığında iyi bir çiftiz, ayrı ayrı bakıldığında belki de iyi insanlarız. Ne desem yapar, ama kendisi asla bir şey planlamaz. Kendi kendine bir fikir ortaya atmaz. Bütün erkekler mi böyle? Ne istedin de yapmadım diyor, çok basit, ben o da bir şeyler istesin istiyorum. Her şeyi düşünmek zorunda kalmak istemiyorum, biraz ipleri eline alan, bu kadar edilgen olmayan bir eş istiyorum. Gerek güzellikle gerek kavga ile kaç kere konuştuk. Hep dikkat edeceğim diyor ama olmuyor.


Bu akşam eve gitmeyi düşünmüyorum o ağır lafın üzerine. Boşanmak istiyor muyum? Bilmiyorum, ama eşimi artık bu haliyle istemediğimi biliyorum. Eskisi gibi olsun istiyorum. Ben hiçbir kavgada ayrılık kelimesini kullanmam ama o bugün birkaç kez söyledi. Ayrılmak öyle zor geliyor ki. Yeniden bir hayat kurmak, bütün rutinlerinden vazgeçmek, hayatın tepetaklak olması. Bu ruh haliyle bunlarla başa çıkamayacak gibi hissediyorum. Çift terapisi işe yarar mı bilmiyorum.


Her akşam evde boş boş yatarak geçirdiğimiz bir hayat, ben talimat verdikçe sorunsuz olan, duygusal olarak çok bir şey beklemediğim evliliğim. Bütün evliliklerin sonu bu mu? Erkekler bu rutin yaşamı sorun etmiyor biz mi ediyoruz? Şiddet yoksa aldatma yoksa her şey okey midir? Artık intihar eden insanların ruh halini bile anlayabiliyorum. Eskiden çok şaşırırdım, madem hayatından vazgeçecek duruma geldin, bari her yolu dene, ölümden kötü ne olabilir evden ayrıl aç kal sürün, olmazsa yine intihar edersin derdim içimden. Şimdi anlıyorum, insan bunlarla uğraşmayı göze alamayacak, savaşamayacak kadar tükenmiş oluyormuş. Uğraşmak istemiyormuş sadece bitsin istiyormuş. Ayrılmak istemiyorum, tüm bunlarla uğraşacak, aileme laf anlatacak, yeni bir hayata başlayacak gücüm yok. Tüm bunları göğüslesem bile boşanınca hayat daha mı iyi olacak, bunun garantisi yok. Ama böyle de o kadar mutsuzum ki.
0
ustapasta
(13.03.24)
hocam şöyle bir şey var, evliliklerin çok azı aradaki sevgi ve aşkın azalmasından dolayı bitiyor, daha çok böyle sorumsuzluklar ve hayatı paylaşmamak yüzünden bitiyor ve bir taraf tükeniyor

sizin kafanızı karıştıran şey "ama çok iyi bir insan, aileme ve çevreye çok iyi"

bu düşünce karar vermenizi zorlaştırıyor, ben böyle bir insanın değiştiğini görmedim, 50-60 yaşına gelip hayatının çoğu böyle angaryalarla harcanmış, tükenmiş çok kadın var

hocam bir de korunun bu çocuk konusunu hemen araya sıkıştırmayın, çocuğunuz olursa bu sorunlarınızın üstünü bir süre daha örtecek, çocuk büyürken zamandan da yemiş olacaksınız, çocuk bir adet sorumsuz ebeveyn ve bundan dolayı sürekli gergin ve öfkeli ebeveynin olduğu çok huzursuz bir evde büyüyecek, çocuk olunca eşiniz değişmeyecek, siz yine ev işleri, ev dışı sorumluluklar, çocuk bakım sorumluluğu hepsiyle tek başına uğraşmak durumunda olacaksınız

33 yaş çok genç daha, siz içinde bulunduğunuz koşullar yüzünden enerjisiz ve karamsar hissediyorsunuz, 40ındaki kadınlar hayatı yeniden yaşamaya başlıyorlar daha mutlu daha enerjik
0
grimavi
(13.03.24)
Öncelikle şunu söylemeliyim,

Bu olanları maalesef çoğu evli çift yaşıyor. Erkek ve Kadın versiyonu olarak azıcık farklılıklarla çoğu yerde duyuyorum bunları. Yaşayanlardan birisi de benim. Bu yaşadığınızın erkek tarafındayım.

Her şeyi denedim, profesyonel ve geleneksel olarak tüm tavsiyeleri yumuşak başla uyguladım. Olmuyor.

7 yıl sonra Bebek oldu, onun hikayesi de çok başka ama; takibi ve tedaviyi de ben kontrol ediyorum tabi ki. Yani size şunu desem anlarsınız, eşim ne zaman regl olacak bilmiyor ve takip etmiyor. Kendisi de mühendis bu arada. Makina sahasında imkansızı ürettirmeyi başaran kadın. Demekki böyle, evilik başka bir yetenek.

Boşanmak, bana da yorucu geldi. Tam ciddi kararlar evresinde bir sürü major değişiklik ve kayıplarım oldu. Saldım.

Amatörce ama çok doğru; olmayınca gerçekten olmuyor.
0
achilles
(13.03.24)
@edmond honda aslında hiçbir iş yapmıyor değil. Her şeyi yarı yarıya yapıyoruz, ama sorun bunu bir rutin olarak kabullenememesi. Hep benim söylemek zorunda kalmam. Herkesin işi belli, o yapmazsa ben elimi bile sürmem onun işine.

Dünyanın en sevgi dolu insanı bu arada, yeğenim bile ona bayılıyor çok güzel anlaşıyorlar. çocuk yaparsak sevgisiz asla kalmaz ama ev işleri büyük sorun olur. Bu beni de çok düşündürüyor. Sevmekle olmuyor, sevgi dolu ama tembel.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
en doğrusu minik darılmaları biriktirmemek. az önce bulaşık nedeniyle kavga ettiğin insanla sevişmek istemiyorsun. istediği kadar seksi olsun. bunu aklından çıkarma. senin için de öyle değil mi? güzel güzel konuşun. ikiniz de adım atın. birbirinizi yıpratmamak için elinizden geleni yapın. umarım düzelirsiniz ama ayrılmak dünyanın sonu değil. bazı kalıplara girmek zorunda değilsin. evlilik kutsal değil.

edit: imkanınız varsa haftada bir iki kez yardımcı tutun. öncesindeki gün bulaşık temizlik yapmayın, onları da yapar. haftada 2 gün dışarıdan söyleyip bulaşık çıkarmadan işinizi halledin. bir gün arkadaş aile ziyareti yapın. bir gün de dışarıda yiyin :) haftada bir iki günden fazla evde yemek yapmayın. o kadar büyük dert olmaz. eşin bu ve bunu değiştiremezsin. belki orta yolu bulabilirsin. istiyorsan.
0
gabe h coud
(13.03.24)
evli değilim hiç olmadım. o yüzden evlilikle ilgili yerlere girmicem, yaşayanlar daha iyi bilir. ama şunu görmek zor olmasa gerek, şimdiden böyle olan bir adam çocuk olunca sizce kendiliğinden sorumluluk üstlenip de çocukla ilgilenir mi? sizi rahat ettirir mi? yoksa siz 'iki' çocukla uğraşırken heder mi olursunuz? bence cevap ortada. bu senaryoda evet çocuğa da yazık olur ama bence yazığın en büyüğünü kendinize etmiş olursunuz. 33 yaşında böyle hissetmek normal değil, bunu ömrünüzün geri kalanına da yaymayın, bu adamdan çocuk yapmayın.

bu ruh haline girmek mutlak son değil, normal değil, doğal değil, herkes böyle olur evlilik böyledir vs diye bir şey yok, yaşadıklarınız düzeltmeniz gereken şeyleri gösteriyor, kabullenmeniz gerekenleri değil. çocuk fikrinden vazgeçip ilişkinizi değerlendirip iyileştirmeyi deneyebilirsiniz, bunun için çift terapisi iyi olabilir. ama işe yaramazsa da gencecik bi insansınız ayrılıp çok da güzel fıstık gibi yaşarsınız, hem de büyük küçük kimseye annelik veya hizmetçilik etmeden.. savaşacak da bir şey yok. düzgün bi insansa zaten ayrılırken sorun yaşamazsınız. çevreniz dar kafalı değilse sonrası da sorun olmamalı. milyonlarca bekar var, nasıl yaşıyorlarsa öyle yaşayacaksınız. maaşınız varsa kendinize göre evinizi tutuyorsunuz ve sadece kendi mutluluğunuzu dert ederek keyifle yaşamaya başlıyorsunuz. çok güzel oluyor valla, istediğinizde istediğinizi yapıyorsunuz, kimseye hesap vermiyorsunuz, rica minnet iş yaptırmıyorsunuz, laf anlatmıyorsunuz, caz trip çekmiyorsunuz, başkasının derdiyle hantallığıyla uğraşmıyorsunuz, sadece kendinizi düşünüyorsunuz falan şahane bi hayat. daha heyecanlı ilişkiler de yaşayabilirsiniz, size kalmış, istemeseniz de yaşamazsınız, kafanız rahat oh mis. teknik ve halledilebilecek zorluklara takılıp hayatı kaçırmayın, içinde bulunduğunuz ruh halinde olumsuzluklara odaklanmanız normal, ama yaşayınca ya niye daha önce yapmamışım diyeceksiniz sadece. kendinizi sonunu bildiğiniz bu yorucu hayata hapsetmeyin. kendiniz için yaşıyorsunuz, iyileştikçe bunu daha iyi görür insan, iyileşmeye odaklanın.

hiçbirini yapmıyorsanız bile kendinizi seviyorsanız şu an katiyen çocuk yapmayın derim naçizane, denemelere son verin. (30k)

ek: söylediği lafı unutmuşum, direkt o kısım bile ayrılık sebebi ama neyse.. hak etmediğiniz lafları yutmayın. iyi insan falan filan diye onur kırıcı sözlerini alttan almayın. o kısma takılmışsınız diye açasım geldi ama hocam zaten ortalama insan iyi insan oluyor. bariz kötülük yapmadığı sürece herkes iyi valla. sıradan bi şey bence. tek başına tutunulacak bi özellik değil.
0
nic cage
(13.03.24)
İnsanların evliliklerini yürütmemelerindeki temel sebeplerden en önemlilerini saymissiniz. Kadınların çalışma hayatındaki sorumlulukları yetmiyormuş gibi eve gelince de sorumlulukların devam etmesi, erkeklerin anne evinden sonra eşlerini de evin işlerini yapmak zorunda olan kişi olarak mimlemeleri kültürel olarak bizde zaten çok yaygın. Bunu kavga ederek, kuserek de tamir edemezsiniz. Anlaması gerekir. Önemli nokta şu, anlamaya gönlü var mı?


İkinci nokta aslında evliliklerde çok çok önemli fakat bizde kültürel olarak konuşulmaz. Biten evliliklerin çoğunda cinsel problemler vardır. İnsanlar bunu yok sayamazsa boşanır, yoksa da hayatları boyunca evlilik doyumundaki en önemli noktalardan biri eksik olarak hayatına devam eder. Zaten kadının cinsel doyum bekledigini söylemesi de genelde abes karsilanir. Eşinizin söylediği söz karşısında kirilmissiniz ve bu gayet anlasilir. Ama o da zaten sorunun kendinden kaynaklı olduğunu düşündüğü için ve bunu kabullenmekte zorlandığı için agresif bir tutum takinmis.

Yukaridakilere katılıyorum, bence böyle bir durumda çocuk yapmayı bir süre erteleyin ve eşiniz de kabul ederse birlikte çift terapisine gidin. Çözülmeyecek noktadaysa boşanmak dünyanın sonu değil ama en azından çaba sarf etmiş olursunuz. Çözülecek bir sorun varsa da karşılıklı iletişimle cozebilirsiniz. Sevgi ve aşk ise çok farklı olgular. Aşk yıllar içinde elbette şekil değiştirir ama sevginin baki olması gerekir. Birbirinize vakit ayırın, rutinlerim dışına çıkmaya çalışın.

İlişkilerimize duygusal yatırım yapıyoruz, emek veriyoruz. Bu yüzden bittiğini kabullenmekte zorlanıyoruz bazen ama şunu aklimizdan cikarmamak gerekir; "her iyi insan ve iyi baba, iyi bir eş olacak diye bir kaide yok".

Not: ben de evli ve çocuksuz bir kadın olarak yazdım bunları.
0
fraise
(13.03.24)
hepsini okudum.

bence bu sorunu çözebilirsiniz. adam kötü bir adam değil anladığım kadarıyla.
bence çocuk için acele etmeyin. yani şu an çocuk için yeterince enerjiniz yok.
ev işlerini tekrar bir bölüştürün ya da konuşun.
kendinize çok vakit ayırın.
amk otunu bırak bozulursa bozulsun yani.
birbirinze güzel şeyler söyleyin. film izleyin falan.
yani birbirinze vakit bulamamanızın bütün sebebi bu ev işleri mi.
erkekler biraz daha vurdumduymaz oluyor ama bence eşiniz de elinden geldiğini yapıyor.

burada ayrıl falan diyenleri ciddiye almayın. bekara karı boşamak da kolay diye bir laf var.
bence bu evlilik kurtarılır.

ama söylediği o laf biraz ayıp etmiş bence ciddi değil sinirlenince ağzından çıkmış.
0
OgutucuRecep
(13.03.24)
Erkek tarafıyım. Harekete geçme konusunda çok benzer durumlar yaşadım. Zamanla ortada buluştuk.
Her ikinizin de birbirinize doğru adımlar atmanız gerektiğini düşünüyorum. Bulaşıkları yıkamaması değil sizin sorununuz, sizin uygun gördüğünüz saatte yıkamaması.
Siz her konuda onu harekete geçirmek zorunda hissettikçe dürtükleyen bir insan oldunuz, o da dürtüklenme olmadan hareket etmeyen bir insan oldu. Sorun, sorunu doğurdu.
Çift terapisinin işe yarayacağını düşünüyorum.

Akşam eve gitmeme kararınızı bence gözden geçirin çünkü orası sizin eviniz. Zaten iyi bir durumda değilken bir de rahat etmediğiniz bir ortamda uyumakla uğraşmayın.

Çok şanslısınız ki çocuk konusunda acele etmenize gerek yok, henüz 33 yaşındasınız. İlişkiniz istediğiniz hale gelene kadar o işi biraz duraklatabilirsiniz.

Burada okuduğumuz birkaç satırla "bu evlilik devam etmemeli" gibi bir sonuca varan olursa asla kulak asmayın. Yapıcı tüm tavsiyeleri dikkate alıp yıkıcı tüm tavsiyeleri göz ardı etmenizi öneririm.
0
michael_knight
(13.03.24)
bence adamın pasif rol almasından zaten bunalmışken bu çocuk meselesi tuz biber olmuş. bence çocuk konusunu erteleyip diğer sorunları çözmeye odaklanın ve gündeminizden ovulasyonu vs. çıkarın.

gördüğüm kadarıyla ve eşimi de düşünürsem çoğu erkek kendisinden bir şey istenmeden bir şey yapmamaya plan program yapmamaya eğilimliler, bu doğru.

edit: bu arada ettiği laf konusunu unutmuşum ciddi anlamda özür dilemesi gerekiyor. telafi etmesini beklerdim ve eve gitmeyebilirdim ben de.
0
sanguine mcqaer
(13.03.24)
okudum hepsini
çocuk yapma işini durdurun öncelikle böyle bir ilişkiniz varken. bu sağlıksız bir karar, bence. sonrasında da mutlaka iyi bir terapist bulup terapiye gidin birlikte. iki taraf da çözmek istiyorsa halledersiniz. kavga etmeden konuşma ortamı yaratıp oturup konuşun bir de. belli ki bir şeyler yaşandıkça kavga ederek konuşuyorsunuz. sorun çıkmadığı bir anda oturun konuşun, randevulaşın hatta dışarı çıkın bir yerde oturup bir şeyler içerken konuşun.
0
veritaslibertas
(13.03.24)
Genel olarak bu düşüncede misiniz yoksa bir an için sinirlendiğinizde mi böyle hissediyorsunuz?

Bence sıkıntınız büyük. Eşiniz sizin söylediklerinize rağmen konfor alanından vazgeçmiyor. Ben de evlenmeden önce elimi sürmezdim işe. Ailem sağolsun yapardı.

Şimdi evlilikten sonra işbölümümüz var ve uyuyorum buna. Ama buna eşim zorlamadı.Ben kendim uymak zorunda olduğumu idrak ettim. Kimse çocuk değil.

Hatta işleri bir an önce bitirelim de rahat rahat oturalım diyorum eşime de. Bir de bu kadar iş yapmıyor diye söylenirken çocuk düşünüyorsunuz. Çok ilginç.
0
drako
(13.03.24)
bu akşam eve gitmeyeceksen de haber ver yüzünü göresim yok, şuradayım vs gibi. habersiz eve gitmemek büyük hata olur.

ev işi olayı dışında nasılsınız? eğleniyor musunuz? mutlu musun? beraber vakit geçirmekten hoşlanıyor musun? birbirinize hala değer veriyor musunuz? bunların cevabını düşün. olumlu ise kurtarmaya bak. sen boşanmak istemiyorsun çünkü bence.

temizlikçi tutun imkan varsa. yani belli bu adam temizlik yapmak istemiyor. ve iki yetişkinin yaşadığı evde de her hafta detaylı temizlik yapmak gerekmiyordur bence. bizde 1,5 yaşında bebek ve kedi var mesela. bazen sadece süpürge yapıp geçiyoruz. tozu gördüğüm halde toz almadığım hafta sonları oluyor. onun yerine ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum. gerçekten kılı kırk yaracak kadar önemli mi bu temizlik meselesi? yapmayın evi bok götürsün demiyorum da bazı haftalarda da olduğu kadar yapıverin. inan sen kafana taktığın için bu mesele bu kadar büyük görünüyor gözüne. akşam yemeğinden sonra 10-11e kadar bekler bulaşıklar demişsin. beklesin. ne kadar kokabilir ki? sonuçta 11de de olsa kaldırıyor. yani sen onun öğretmeni, annesi, ev arkadaşı değilsin. senin sınavından 100 almak zorunda değil. 5 sene kavga etmişsin, konuşmuşsun olmamış. demek ki başka bir yol bakılmalı.

ipleri eline alsın diyorsun, edilgen olmasın diyorsun ya. bu adamın karakteri. sen adamdan A değil B olsun istiyorsun. sen zaten A ile evlenmişsin. değişmesini beklemen saçma değil mi? hani farklı bi durum olur değişmesini beklersin ama adam karakter olarak pasif demek ki. şimdi şöyle düşün. sen çok planlı, programlı, her şeyin kendi istediği gibi yapılmasını isteyen birisin diyelim. eşin de 5 sene sonra gelsin desin ki ben bu kadar dominant bir kadın istemiyorum, pasif olsun istiyorum. sence olur mu öyle bir şey? insanın karakteri neyse odur ya, değişmez. hele otuzlardan sonra hiç değişmez. törpülersin, dikkat edersin ama bir yere kadar.

cinsellik konusuna gelirsek. bazı insanlar isteksizdir. bunu kabul edelim. bir de adam yanıma gelsene demiş. kendisine göre gayet hoş bi davet. sen de reddetmişsin. suçu kendinde görmüyor doğal olarak. o güne otları bırakmak, buzluğa atmak filan senin kafanda yarattığın, çok da gerekli olmayan bir iş. iki saatini harcayıp yoruldun ve hırsını ondan çıkardın. hayatımda ot haşlayıp dolaba attığımı hatırlamıyorum bu arada. neyse. sonuç olarak çok da istekli biri değil belli ki ve hamilelik takvimi işi iyice rutine bindirmiş iki taraf için de.

bence çocuk işini erteleyin. zaten bu temizlik durumu çocuktan sonra seni daha da delirtir. hele taze otu buzluğa atan bi insanın bebek ek gıdaya geçince yapacağı şeyleri düşünemedim bile. sen kendini yorarsın eşin sadece güle oynaya ilgileneceği kadar ilgilenir. gelsin daha büyük kavgalar.

çocuk işini erteleyin. evlilik terapisi alın. ama gerçekten boşanma isteği varsa bir süre belirle. değişim görmek istediğini net bi şekilde belirt. baktın değişim yok o zaman boşanırsın.
0
elorelia
(13.03.24)
5 yıllık evli ve 20 aylık çocuk sahibi er birey olarak yazıyorum;

Sizin probleminiz çözülmeyecek bir problem değil ancak ikinizin de gönüllü olması ve psikolog desteği almanız gerekiyor. Buradan ya da cevrenizden alacağınız tavsiye ile çözemezsiniz.
Şunun kararını vermen lazım gerçekten bu kişi ile evliliğini devam ettirmek istiyor musun?

Eğer devam ettirmek istiyorsan eşini karşına alıp de ki "Ben seninle hayatıma devam etmek istiyorum ancak bu şartlarda değil psikolog desteği alalım" de o da eğer seninle devam etmek istiyorsa zaten kabul edecektir.

Eşimle iletişimimiz çok güçlü ve paylaşımcıyızdır ona rağmen çocuk olduktan sonra çok kez tartıştık çok zorlandık çünkü hem yorgun hem de tahammül azaldığı için sürekli gerginlik oluyor, çocuğun uykuları yeni oturmaya başladı ve ancak kendimize gelebildik bu problemleri aşmadan sakın çocuk yapmayın.
0
mirty
(13.03.24)
elorelia +1

1. çocuk işini erteleyin
2. genel temizlik için birini alın, haftalık ya da iki haftada bir mesela
3. mükemmeliyetçi tavrınızı törpülemeye çalışın, her hafta ev süper tertemiz olmak zorunda değil. bulaşıklar da 11 gibi makineye konsun, idare edilir bunlar

bu arada evli biri olarak yazıyorum, diğer şeyler bir yana, eşinizin itiraz etmeyip her programa katılması o kadar güzel bir şey ki. varsın program yapmasın, hepsine uyması bile güzel.
0
noxie
(13.03.24)
yazdıklarınız boşanmayı gerektirecek bir durum değil gibi, düzeltilebilir şeyler. eşiniz ev işleriyle çok istekli olmayabilir. peki boşanıp yeni birini bulduğunuzda istediğiniz gibi biri olacağından emin misiniz ve hatta birini bulabilecek misiniz?

erkeklerin büyük çoğunluğu eşiniz gibi. bence bi orta yol bulmaya çalışın.

bu arada eşiniz kötü konustuysa ayıp etmiş.
0
tabudeviren
(13.03.24)
teşekkür ederim fikirlerinizi okumak iyi oluyor öyle dolmuştum ki. Ot konusuna bu kadar takılmayın evet zamanlaması biraz saçma olsa da:) ot olmaz b.k olur, mesele yetişkin bir insana 5 yıldır hala devamlı ne yapması gerektiğini söylüyor olmak. Cevabın birinde dediği gibi bulaşık için tartıştıktan sonra kimse kimseyi arzulamaz. Birbirinden alakasız gibi görünen bu konular tamamen iç içe geçti ve birbirini etkilemeye başladı.

@eloreila ve diğer herkes, normalde (yani sorumluluklarımız söz konusu olmadığında) gayet iyiyiz. Beni hiç kırmaz hayır dediğini kolay kolay hatırlamam, ben de aynı şekilde ona değer veriyorum, mesela bu akşam eve gitmek istemiyorum ama ailemin evine de gitmek istemiyorum anlarlar onun hakkında kötü düşünürler diye:/ Sanırım gerçekten bizim en sık kavga nedenimiz ev işleri, haftada bir temizlikçi işini düşünebilirim. İkinci sorun bana göre cinsel yaşam, çocuk konusu zaten kötü olan şeyi daha kötü hale getirdi. Bunu bir süre erteleyeceğim. Eşime boşanmanın tüm zorluklarını göze alacak kadar katlanamıyor değilim, sadece bu döngüyü tekrar tekrar tartışmak ve çözememek beni yordu. Tükenmiş ve kendimi anlatamıyormuş gibi hissediyorum. O kadar laf anlatmama rağmen dün mutfakta yardım etmemem mi tüm sorun demesi mesela. Bunların beni ne kadar yıprattığını anlayamıyor, kendisi benim kadar etkilenmediği için.
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Selamlar henüz 2 yıllık evliyim (29E). Hepsini okudum bir şeyler karalamaya geldim.

Ben de ilişki anlatmayı veya okumayı çok severim o yüzden paylaştığınız için ve net, uzun yazınız için teşekkürler.

Biz de bu tarz olmasa da çok kavgalar ettik. Öncelikle şunu anlamak gerekiyor. Kadınların sorun ettiği şeyler bizim beynimizde "bu niye sorun şimdi ya", "bunu niye tartışıyoruz şimdi", "ben nerdeyim zaman dursa keşke uçsam gitsem şuan" gibi şekillerde yorumlanıyor. Yani önce bunu kabul etmek lazım. Ben de şu açıdan eşinize benziyorum, sorun sevmem, gerginlik sevmem. Evde yapılması gereken bir iş varsa o hemen yapılmayabilir yarın yaparım öbür gün yaparım haftaya yaparım. Evlenince tabi bu ertelemeleri biraz kısalttım. Ben biraz kısalttım, hanım biraz rahatlaştı derken ortada buluşmaya çalışıyoruz.

Bazen kadınların tepkileri o kadar anlamsız geliyor ki güne "bugün ne olsa da sorun yapıp büyütsem ve günü, seksi, hafta sonunu, geceyi mahvetsem..." diyerek başladıklarını düşünüyorum. Çünkü yaşanıyor bunlar yani.

Ne oldu diyorum hayatı sorguluyorum. Ne oldu yine yani çöpü mü atmadım gece film izlemedim ve odama mı gittim, belli bir gün geçti de çiçek veya hediye almayı mı unuttum, bulaşıkları mı dizmedim ne oldu??

Çünkü yetişkin bir kadın bunların herhangi biri yüzünden hem kendi hayatını hem partneri için hayatı zindana çevirebilir.

Ve sorun şi ki tam da sizin anlattığınız gibi bir şey anlatmadan bozuluyorsunuz ve neye bozulduğunuzu anlamamız gerekiyor. Bazen 50 kere de olsa söylemeniz gerekiyorsa söyleyin lütfen.

Gelin yardım et deyin. Ben şuna bozuldum deyin. Konuşun biraz iletişim lazım susarak, içten içe kurularak, içerlere gidip ağlayarak bize bir şey anlatamıyorsunuz bunu anlayın artık.

Biraz dümdüzüzdür ama anlarız yani. Ve de ne olsa da bozulsam diye değil de, ne olsa da ben bunu bir güzelliğe çevirebilirim, huzursuzluğa değil de huzura yorarım diye düşünmek lazım.

Siz bizden ince düşünüyorsunuz. Evi, kendinizi, bizi. Biraz salmanız gerekiyor eve de bişey olmaz ota da bişey olmaz. Yani olsa da bişey olmaz yani 3 günlük dünyada ot çöp yüzünden geri gelmeyecek zamanlar bir hiç uğrana gitmemeli ya.

Gidin sırnaşın onun yerine. Veya çok acilse iki ses edin yardım gelmiyorsa onu mutlu mutlu isteyerek yapın. Yok yapmak istemiyorsanız da salın gitsin. Bizim evde mesela bazen 2-3 günlük bulaşık duruyor, kim denk geliyorsa o hallediyor.

Ben hep evdeyim, bazen hanım gelmeden her yeri süpürüyorum, toparlıyorum, çamaşırları bulaşıkları yıkıyorum, yemek hazırlıyorum. Ama bazen de evde olmama rağmen tezgahın üstü bulaşık kaynıyor. Hanım da yorgun geliyor zaten bazen yapıyor bazen yapamıyor. Ama hiç bir zaman sorun etmiyoruz. En azından bu konuda çözdük bir şeyleri. Bizde de başka konular var.

Neyse, bunlar erkek gözünden bir yorum olsun diye yazdıklarım. Objektif bakarsam da şu çıkarımı yapıyorum. Evet bazen anlamıyoruz, dümdüzüz falan diyorum ama işin şu boyutu da var,

Kadın mutsuzsa yerde gördüğü çoraba bile bozuluyor. Ama mutluysa senin coraplarını yerim essek diyor icinden. Kadın mutluysa evin ortasına da sıcsan der ki "yalnız şu ortalıga sıcma olaylarını bir kaç bin yıl önce bırakmıştık hatırlatırım" der kaldırır yıkar.

Tam beyninizin çalışma yapısını anlamasam da mutsuzken pireyi deve yapıyorsunuz gibime geliyor. O yüzden sizin mutlu olduğunuz şeylere odaklanmalı, sizi üzecek şeylere takılmamanız lazım. Sorun ottan çöpten ziyada başka şeyler olabilir, biraz daha derine inip onları çözmeniz lazım.

Çocuk konusuna gelince, bence de sakın kalkışmayın. Mutsuz bir kadın olarak mutluluğu çocuk üzerinden bulmaya çalışmayın. Bir çocuğun en son isteyeceği şey kendisi mutsuz, ilişkisi kötü bir anne tarafından dünyaya getirilmektir.

Ben de bu sorunlarınızın çözülebileceğine inanıyorum ancak, baktınız çözülmüyor. Evliliğin kutsal olduğuna da inanmıyorum. Mutsuzsan ayrılacaksın. Hayata 1 kere geliyorsak öncelik kendi mutluluğunuz olmalı. Eşinizin veya çocuğunuzunki değil.

Siz mutlu olasınız ki eşinize, ailenize, arkadaşlarınıza veya ileride olursa eğer çocuğunuza verecek mutluluğunuz kalsın.

Netflix de "Kuvvetli bir alkış" ı izlemediyseniz birlikte izleyin belki çocuk yapmaktan biraz vazgeçersiniz :D

Teyzem geçen 60 yaşında boşandı. Çocuklar için katlandım yıllarca dedi. Katlanmak zorunda değilsiniz. Yani başından çözebilirsiniz. Bunu siz veya eşiniz kötü olduğu için değil, birbirinize uymadığınız için yapmalısınız. Uymak zorunda da değilsiniz ama zıtlığın uyumunu bile yakalayamıyorsanız o ilişkiyi sürdürmenin hiç bir anlamı yok.

Sanki ayrılsam başkası daha mı iyi olacak düşüncesi yanlış. Sorun daha iyi veya kötü olması değil zaten. "Daha uyumlu" olması. ki bu da vardır.

Ama bazen eşin 6 tane özelliği çok iyidir, 4 tanesiyle baş etmeye alışırsın, devam edersin. Bu da kafidir. Bazen de 9 özelliği çok iyidir, kim gelse eşinizi havada kapar, o kadar iyidir. Oma o kötü 1 tane özelliği size o kadar batar ki koşarak uzaklaşırsınız. Benim daha önce böyle bıraktığım uzun ilişkilerim oldu. Gram pişman değilim. Herkes dengini bulmalı. Zihnen, bedenen, ruhen, mantıken.. artık nereden bakıyorsanız.

İlla %100 anlaşılacak diye bir şey yok ama birbirinizi idare etmeyi, sorunları idare etmeyi öğrenmeniz lazım. Bakın katlanın demiyorum. Baş etmeyi öğrenmek lazım. Baktınız sizi çok zorluyor, olmuyor, ümitsiz vaka. O zaman bitirmek yanlış bir seçenek değil bana göre.
0
ananiyimioguz
(13.03.24)
Hepsini okudum o iş olmaz çocuk sahibi olmayın erteleyin önce aranızı düzeltin derim.
Eşiniz yanlış yapmış
40e 15 yıllık evliyiz
0
basond
(13.03.24)
Evli bir kadın olarak yorum yapmak istiyorum burayı okuyup gaza gelme. Bu saydığın sebepler boşanma sebebi değil.
Sadece sen yönetmeye yatkınsın, eşin de tembelliğe. Tıpkı benim evliliğim gibi :)
Başlarda bizim de böyle problemlerimiz oluyordu çünkü ben tembelim ev işi sevmiyorum yapmak da istemiyorum. Eşim de sizin gibi her şey tam düzenli ve muntazam olmalı diye düşüyordu.
Tezgahta patates soyarken neden altına bir şey sermemişim, neden salatalıkların kabuğunu orda kurutmuşum filan. Dedim bunun sana ne zararı var? Patatesi soyunca en son tezgahı siliyorum o yüzden altına bir şey koymak istemiyorum. Bu sadece bir örnek. Böyle onlarca olay vardı. Bir süre düşündü ve bana hak verdi. Haklısın aslında onun kimseye zararı yok ama ben alışmadığım için yanlış bir şey yapıyorsun gibi geliyor dedi. Dedim yanlış filan değil bu benim tarzım. Benim hayatım. Kimseye zararım yok.
Demem o ki bulaşığın 9 da değil de 11 de yıkanması kimseye zarar etmez. Hatta erkesi güne kalsın. Ne olabilir ki huzurdan önemli mi.
Kocam bu huylarını bıraktı valla 2 senedir cennette yaşıyorum. Kendisi için de öyle büyük bir stres kaynaği kalkmış oldu. Skeym tezgahı da bulaşığı da yani. Takıntı bunlar hep.
0
yenibirgüzelnick
(13.03.24)
yazacak çok şey var ama öncelik olarak çocuktan net olarak vazgeçin.
ondan sonra sağlıklı bir şekilde düşünüp karar verin.
çocuk sonrası boşanmak çok zor hele kadın için.
0
nuisance2
(13.03.24)
sorun sadece ev işleri meselesi ise bu konuda sorumluluğu daha fazla almanız gerektiğini düşünüyorum.
evet bencilce, fakat ev arkadaşı gibi iş bölümü yapmak erkeğin doğasına uymuyor.
modern yaşam erkekleri kadınlaştırıyor sonra da kadınların erkeğin bu şekilde olmasından rahatsız oluyor.

diğer konularda bir sorun olmadığından eminseniz kocanızı ev işlerine hiç bulaştırmayıp bir süre gözlemleyin(gerekirse yardımcı v.s.), bence işler değişecektir.

planlı çocuk yapma konusuna gelirsek, yumurtlama dönemi v.s. takip etmek bunları tamamen çöpe atın. aklınıze bile getirmeyin.
biz bu şekilde 1 yıla yakın uğraştık sonra ara verip normal sürece girdiğimizde çocuk olmuştu.
bu işlerde psikoloji > fizyoloji.
ayrıca kendinize eziyet etmenize gerek yok.
0
nuisance2
(13.03.24)
@ananiyimioguz teşekkürler kendi açından anlattığın için. Meşhur bir kitap var ya Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten, bana onu hatırlattı söylediklerin. İçeriği günümüze göre artık biraz seksist kalıyor ama bakış açımı bayağı değiştirmişti okuduğumda. Erkeklerin bizim gibi olmadığını ve olamayacağını kabul edersek ve bu ön kabule göre davranırsak mutlu olabileceğimizi anlamıştım. Orada da yazıyordu mesela, "Erkeklerin kadınların aklından geçenleri tahmin etme gibi bir sorumluluğu yok": Yalan yok buna çok içerliyorum ama dikkat etmeye çalışıyorum. Mesela ilk çocuk düşünmeye başladığımızda ayın o belli günlerine neden hiç dikkat etmiyor diye sinir olmuştum. Sonra gittim söyledim, her ay şu şu günler önemli, o günlerde lütfen biraz daha birbirimizle ilgilenelim ortam yaratalım, vazife gibi olunca kendimi kötü hissediyorum diye. Şimdi bunu bir iki kere söylemiş olmam ve tamam demiş olması yetmiyor mu? Her ay da söylenmez diye düşünüyorum, her ay gerekliyse pes.
Bir de ben bu kitabı okumuş ve biraz da olsa kendimi düzeltmeye çalışmıştım, ondan da okumasını rica ettim ama okumadı. Aklıma geldi şimdi :|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
Sizin biraz bosvermeniz biraz da kabullenmeniz lazim. Is sizin istediginiz gibi yapildi mi kismina değil is en sonunda yapildi mi kismina odaklanip sukretmek lazim, erkeklerin en beceriklisi bile bu kadar oluyor max, bunun otesi instagramda evin her tarafini fosur fosur yikayan adam.

Ovulasyon gunlerine bağlı seks yapmak sıkıcı ama garanti bir yontem. Ovulasyon takip ederken hamile kalamiyosam takip etmesem hic kalamam diye dusunmustum (kaldim). Ilk gun neyse de sonra ovulasyon donemi diye görev gibi 3 gun arka arkaya yapmak canimi sikiyordu mesela. Artik 3. gun naparsan yap gorev oluyor o.

Benzer yollardan gecmis biri olarak (35 k, 5 yil evlilik) duzelmeyecek şeyler değil ama iki tarafın da kendinden odun vermesi lazim biraz. Bence takmamayi ogrenmenin yollarini gelistirerek mutlu bir evlilige kavusabilirsiniz.
0
instant crush
(13.03.24)
@nuisance2 buna katılmıyorum ya, ev işleri erkeği kadınlaştırıyor diye hem dışarda çalışıp hem evin çoğu yükünü alırsak bizim suçumuz ne? O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de. Çünkü bu kadar yükle ben de kadın olmaktan çıkarım.

çocuk konusunda da, evet yumurtlama takibi nefrettt bir şey. Ama işte dediğim gibi sık sık yapan bir çift olsak zaten denk gelir diye düşünerek özellikle o günleri kovalamam. Ama sık yapmayınca bari o günlerde olsun diye dikkat etmeye başlıyorsun ister istemez:|
0
🌸ustapasta
(13.03.24)
temizlik-yemek işinin kadının vazifesi olması bi şekilde insan örfüne yerleşmiş.

siz rolleri değişmişsiniz, kentli modern çift filan. kocanız yeni rolü pek de kabullenemediği ama söylemeye çekindiği için işi ağırdan alıyor bence.

"O zaman erkekleşiyorum diyip dışarıdaki işimi bırakayım ben de." evet. yapabiliyorsanız yapın. geçim de erkeğin yüküydü. roller değişti. insanlığın son birkaç yüzyılının macerası bu.

çocuk yapamama meselesi evlilikleri sarsıyor. bu normal.

çocuk yapamadığı için erkekliği incinmiş olabilir onun da. diğer ihtimaller de var, evlilik değil bekarlık istiyor olabilir ama bunlar spekülasyon olur.

boşanma lafzı hoş değil ama konuşulabilir

burada afedersiniz d*yy*sluk ettiği şey, gidip başkasından yaparsın demesi. çüş. karı koca birbirine böyle derse, hukuklarını büyük yaralar. o yara özürle bile tamamen kapanmayabilir.

bu sonuncu konuyu bi irdeleyin. meselenin ayıbını tane tane anlatın. pişmanlıkla af dilerse, gafletse söylediğini derse, bi şans verebilirsiniz. size kalmış.
0
lambırcek
(14.03.24)
bi twit vardı, evlilikte kadının en büyük sorunu yemeği kim yapacak değil bugün yemekte ne yapsak ne yesek sorunu. ben de bunu yaşıyorum. yemek işi bende ama cidden bugün napacağım olayı beni yoruyor mesela.

diğer konuda da kimi zaman benim kimi zaman eşimin motivasyonu veya enerjisi olmuyor. darılmamamızın sebebinin birbirimize açık olmak olduğunu düşünüyorum. her şeyimizi açık açık o an söyleyip bitiriyoruz. sonu kavga da olsa seks de olsa bunu yapıyorum ben
0
Hallegadola
(14.03.24)
12 yil evli erkek olarak yazayim.
Sizin durumunuzdaki ciftler bosansa evliliklerin yarisi falan biterdi.
Bence esinizin tabiatinda mutfakda zaman harcamak yok.Is bolumlerini tekrar kontrol edin.Gerekirse alisveris, temizlik vb. esinizin yapabilecegi isleri yapsin.
Esiniz muhtemelen sizin gecimsiz, yuzu gulmeyen, surekli dirdir eden sorun cikartan biri oldugunuzu dusunuyor.Ettigi gereksiz kufurden de bir seyleri yerli yerine oturtmaktan, huzurluzluktan biktigini gosteriyor.bence overthinking yapmayi birakip guler yuzlu biri olmaya calisin. Erkekler icin evin bal dok yala olmasi yada evde guzel yemek yapilmasi degil guler yuzlu ve anlayisli bir es daha onemlidir.Esinizin cocuk ruhlu oldugunu yazmissiniz.Bilmem farkinda misiniz ama cocuk ruhlu birine karsi despot anne rolunu oynuyorsunuz.Bu sekilde gecimsizlik olursa yatakta da sorun olmasi cok normal.Ben sizi daha haksiz buldum.Biliyorum bu yazdiklarim hosunuza gitmeyecek bana kizacaksiniz ama dusunmeye deger bence.Yangina korukle gitmeyin.
0
turkuaz
(14.03.24)
yani mutsuz bir evlilik evet ama toksik bir evlilik değil. sadece rutine ve tekdüzeliğe hapis olmuş gibisiniz. tutku, arzu ne bileyim heyecan kalmamış pek. çocuk yapsanız da eşinizden ekstra destek, anlayış göremeyebilirsiniz. bu sizi daha çok üzebilir. çok çocuk heveslisi olsa eşiniz kendisi zaten bu süreçte takip eder, elinden geleni yapardı.
bu arada şeyi anlıyorum özellikle uzun süreli denemelerde bir noktada neden olmuyor stresi ile beraber insan darlanıyor ve zul gelmeye başlıyor. ama bu başka bir bıkkınlık boyutu gibi. gençsiniz, bence hayatınızı mutlu olmadığınız bir ilişkide feda etmeyin, çocuğu da mutsuz ve anlamsız bir birlikteliğin içine doğurmayın.
anlıyorum anne olmak istiyorsunuz, ama sizin anne olma hakkınız, çocuğunuzun mutlu ve sağlıklı bir ailede büyüme hakkından daha öncelikli değil maalesef.
0
wild honey suckle
(14.03.24)
erkekler gene bildiğimiz gibi... "ne var canım daha fazla fedakarlık yapsan" noktasından bakmışlar.
eşinin sana ettiği laftan sonra diğer şeylerin konuşulmasını çok saçma buluyorum. o sebeple kısa kestim.
0
suyin
(14.03.24)
Benim düsüncem senden beklenen; tipik ev kadınlığı ama adama rahat da vermemişsin o da küfür etmiş. Mutlu değilsen yaşın gençken ayrıl.
0
Coma
(14.03.24)
tüm evlilik ile ilgili sorunların temel sebebi, farkında olmadan yükselen stres seviyemiz. Hızlı yaşam, strese, stres huzursuzluk ve tahammülsüzlüğe , ve bunlarda insan ilişkilerine olumsuz olarak yansıyor, diğer her şey bahane ve teferruattan başka bir şey değildir.

Bunun imkan elverdiğinde doğa içinde küçük bir köy ve ilçede yaşamak için plan yapın , hayatınız yavaşladıkta , toprak ve doğra ile temas ettikçe her şeyin yavaş yavaş düzeldiğini göreceksiniz.

Belki inanmayacaksınız ama deneyin, yoğun şehir hayatı insanın doğasına en baştan uygun değildir .Ne varki bu şekilde yaşamayı farkında olmadan zorlanıyoruz.
0
Rao
(14.03.24)
@Rao, başta kulağa mantıklı gibi gelse de benden 2 önceki kuşak köyde yaşamışlar ve köy ortamında da gayet kavga, atışma, küslükler, cinayetler, adam kaçırma, tecavüz, adam vurma.. biraz daha doğuya gidersek töreler falan...

Ya komşu komşuya bahçesine ağaç sarktı ve bişey yapmadı diye 3 yıl küs kalır mı?

Kalır, onların dünyası da o çünkü.

Babaannem alzheimer olmasaydı da anlatsaydı size neler çektiğini. Kırsalda yaşayan bir kaç nesil öncemizde katlanma diye bir şey vardı. Artık kadınlar 1900lerden sonra iş hayatlarına girdiğinden beri bu pek kalmadı. Kimse birinin kahrını çekmek istemiyor veya sesini çıkarıyor artık.

Yani ben kendi dünyamızı büyültmenin veya küçültmenin sorunu değiştireceğini düşünmüyorum. İnsanın olduğu her yerde huzursuzluk, kavga, atışma olurmuş gibime geliyor. Doğamızda var yani. İstediğiniz kadar küçültük, heidi gibi yaşayın, artık o dünya sizin için yine normal olacak.

Ama şehrin, işlerin, kalabalığın vb. bir dünya etkenin bizi aşağı çektiği konusunda haksız değilsiniz.

@ustapasta, tekrar gelmişken şeyi demeyi unuttum, evet yukarıda da yazmışlar, kadınlar mesela eleştirirler annen miyim ben senin diye ama anne gibi davranmaktan da alıkoymazlar kendilerini. Burada bir çelişki yok mu.

İlişkinin başlarında eşim biraz evhamlı ve biraz kontrolcüydü. Yemek yedim mi, camı kapattım mı, üstüme bişey aldım mı, üşüttüm mü, kurulandım mı vs vs saymakla bitmez. ya kontrol eder ya da arar sorardı sürekli.

Anlam veremeyeceğim şekilde strese girer, meraklanırdı. Huzursuz olurdu. Bazen bir şeyi yapmadıysam sinirlenirdi, küçük çocuğa yapar gibi söylenirdi.

Ben de aşırı sülalem rahat bir insanım. Onu gördükçe iyice heyheyleri geliyordu.

Sonra ne olduysa bir ara aydınlanma geldi. Ya ben niye strese giriyorum koca adam gece yemek yiyemedi mi, dolapta bişey yoktu aç mı kaldı falan diye, huzursuz oluyorum. Gider en kötü makarna yapar, hiç bişey olmazsa yemek söyler açlıktan ölecek hali yok ya.

Diye bir ara gelince söylenmişti. Ondan sonra da böyle kontrolcülük yaptığını görmedim.

Ben onun beni yine düşündüğünü başka şeylerde anlayıp hissedebiliyorum ama bu tarz konularda "annelik taslama" huylarından erkenden uzaklaşmasına ben çok sevindim.

Yani bazen kızdığınız şeyi siz kendiniz yapıyorsunuz, çok takılmamak lazım. Hem siz rahatlarsınız hem eşiniz.
0
ananiyimioguz
(14.03.24)
@ananiyimioguz

Her türlü senaryoda negatif örnekle her zaman vardır, buna şans vb artık ne derseniz.
Ancak şöyle bir durum var ki ,yaşanılan yere bölge insanına , vb. göre çok değişkenlik gösteren bir durum.
Kal di ki, bundan insanlar ve nesiller değişiyor, bundan 50 sene önceki ve bugün ki toplum yapısı aynı değil.

Tüm olumsuzluklara rağmen ,doğanın, sessizliğin, temiz havanın , türlü kirlilikten uzaktan durmanın ve yavaş hayatın insana katacağı pozitif etki gerçeğini değiştirmez.
0
Rao
(15.03.24)
@ananiyimioguz aslında hiç anaç biri değilimdir. Mesela dışarda bir planım varsa onun evde ne yediğini ne yiyeceğini sormuyorum, kadınlar olarak erkeklerin beslenmesinden sorumlu olmamalıyız diye düşünüyorum. Hani tepki anlamında sormamak değil, bunu sormak ya da düşünmek aklıma gelmiyor. Birçok kişi böyle değil. Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız. Bence bu durum erkeklerin de hoşuna gitmiyor zaten. Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım, bunun baya baya yaygın olduğunu fark edince de şok yaşamıştım:D


Eşimin şahsi konularında müdahaleci değilim rahatım, kendi tercihleri sonuçta. Ama ev düzeni beni de etkilediği için her şeye de bana ne diyemiyorum işte. Biraz aşmaya çalışıyorum, bahsettiğim kitaptan sonra oldu bu hatta. Mesela eşimin annesi yemek konusunda çok kendini yoran biri değil, o da öyle alışmış. Önüne bir çeşit koysan ya da kahvaltı gibi geçiştirsen okeydir. Bizde ise yemek çok çok önemliydi, ben de öyle alışmışım öyle devam ettirmem gerekiyor gibi davranıyordum hep. İşten gelip üç çeşit yemek yapmak, ya da uğraştırıcı güzel yemekler yapmak için iki saat uğraşıyordum, haliyle çok yorulup hırçın oluyordum eşime kızıyordum. Ben iki saat ayakta yemek yapayım, o gelsin 10 dkda bulaşıkları toplayıp geçsin oh ne ala diye. Sonra kitapta okudum, sizden talep edilmeyen fedakarlıklar yapıyor ama karşılığını göremeyip üzülüyorsanız, belki de o fedakarlığı yapmamalısınız diye. O anda bir aydınlanma geldi, adamın benden üç çeşit yemek beklediği yok, ben kendime bu işi çıkarıyorum, hem yoruluyorum hem haksızlığa uğradığımı düşünüp kızıyorum. Üstelik annem çalışmıyordu, ben işten gelip neden bunu yapıyorum diye düşündüm ve bıraktım. Basit şeyler yapıyorum, yalnızca yemek konusunda değil diğer konularda da rahatladım.

Ama işte dışardan baktığında mesela iş paylaşımımız var. Etrafımda birçok kadın da "söylediğinde yapıyorsa ona da şükür" modunda. Fakat ben 36 yaşında bir insana devamlı ne yapılması gerektiğini söylemeyi kabullenemiyorum. Erkekler böyledir diyip geçmeyi de öyle, acaba böyle midir yoksa böyle mi alıştırıldılar? Dm'den bu "zihinsel yük" ile ilgili güzel bi çizim gelmiş onu da paylaşayım: ekmekvegul.net
Mesela ben de kahvaltı sonrası çayımı içerken yalnızca çayımı içiyor olmayı isterdim. Çay içerken akşam yemeğinin malzemelerinden neler eksik, dışarı çıkıp ne almak lazım diye düşünmek yerine. O zaman sen de düşünme diyip geçilemiyor, saat akşam 7 olunca o malzemeler bir anda belirmeyecek çünkü. Eşim olsa akşam yemeği saatine kadar bir şey düşünmez, saat 7 olunca duruma ayıkır. Bu kafa rahatlığı acaba nasıl bir şey, biz de bayılmıyoruz bir şey yaparken başka şey düşünmeye. Düşünen olmayınca ev işleri aksadığından mecbur kalıyoruz. Yahu mesela yemeği ocağa ısıtmaya koymuşum bir iş çıkmış beş dk içeri geçmişim, eşim mutfakta sigara içiyor telefonda bir şeyler izliyor. Mutfağa giriyorum ki cazır cuzur ses geliyor yanacak yemek nerdeyse. Mutfakta ama onu fark etmiyor mesela, çünkü kendisine söylenmemiş. Hani bu kadar obvious bir şeyin söylenmesi de biraz insanın zekasına hakaret sayılmaz mı? Bu kadarının da yapısal olduğu bence biz kadınlara yutturulmuş bir yalan.

Eşimle konuştuk bu arada. Ettiği kötü söz ile ilgili, sigarayı bıraktığı için bazen anlamsız bir öfke yaşadığını söyledi, bunun mazeret sayılmadığını biliyorum dedi ve özür diledi. Doktor sperm analizini görünce sigarayı bırakmasını istemişti, çocuk sahibi olmayı çok istediği için hemen bıraktı (oversharing reis online).

Temizlik konusunda da, temizlik günleri yaşadığımız gereksiz gerginlikler için şunu dedi, "ben sana sinir olmuyorum, temizlik yapma eylemine sinirli oluyorum. Yani temizlik yaptığım için gergin oluyorum." Ama bunu yapmak zorunda olduğumuzu, benim de bayılarak yapmadığımı, bu gerginliği bana yansıtmasının saçma olduğunu anlattım dikkat edicem dedi bakalım ne olacak. Çocuk gelince sorumluluğumuzun daha fazla olacağını, şimdi böyleysek ileride daha çok sorun yaşayacağımızı, o yüzden çocuk düşüncesini ertelemek istediğimi söylediğimde üzüldü. Artık daha düzenli olalım ben de dikkat edicem dedi. Temizlik için birini ayarlamayı düşünüyorum, en azından yüzeysel şeyler kalsın bize. Durumlar şimdilik böyle.
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
". Tatile giderken eşinin valizini hazırlayan kadınlar olduğunu öğrendiğimde şaşırmıştım,"

amacım laf söylemek değil ama böyle düşünüyorsanız aile olmanız zor.
çok bencilce bir düşünce bence.
siz ev arkadaşı olarak görüyorsunuz bence.
0
nuisance2
(15.03.24)
@nuisance2 herkesin “kendi” valizini hazırlaması nasıl bencilce oluyor anlamadım. Tam tersi senaryo olsaydı ne diyecektiniz? Eşim benim valizimi hazırlasın o zaman öyle aile olalım, o olmuyor ama dimi? Çocuklar bile 3-4 yaşından sonra ne giyeceğini kendi seçmek istiyorken bu durum bana komik gelmişti ama görüyorum ki burada bile varmış:D
0
🌸ustapasta
(15.03.24)
"Mesela annemlere gittiğimizde eşim tişörtle balkona çıktıysa annem hemen bana döner, "kızım çocuk üşüyecek montunu ver istersen". "Çocuk" üşürse içeri gelip montunu alabilir sanki, bu kadar verici olmamalıyız"

komiklikten ziyade mevzu şu aslında, adam(kadın) üşümüyor olabilir. ama eşi tarafından en azından kendisini düşündüğüne yönelik jesttir, iyi hissettirir. adam(kadın) evde açlıktan ölmez belki, ama dışardaki eşin onu da düşünerek belki yemek hazırlayıp
bırakması da aynı şekilde jesttir. adam(kadın) valiz hazırlamayacak kadar yorgun olabilir. eşin valizi hazırlaması jesttir. adam(kadın) ilaçlarını takip etmeyi unutabilir. eşin bunu bilip onun yerine hatırlaması hoştur. bu tip ufak gibi görünen davranışlarla zaten bir aile ortamı oluyor. nuisance +1 ev arkadaşlığı konusunda.
0
sarahkerrigan
(16.03.24)
Parantez içinde hep kadın da yazmışsınız ama, pratikte bu tür “jest”leri yapanların genelde erkek olmadığını hepimiz biliyoruz.

Daha bugün twitterda bir video gördüm, erkek işten eve kadından önce geliyor ve yemeği hazırlamış oluyor, kadın bunu videoya almış ve gayet mutlular. Yorumları görmeliydiniz, aşağılama ritüeli demişler, kadın erkeği s.kiyor demişler, bir adam bunu nasıl kabul eder demişler:D mesele beraber yenecek yemeği erkeğin hazırlamış olması.

Tam tersini düşünelim, kadın işten eve erkekten önce geliyorsa yemeği hazırlamaması söz konusu bile olabilir miydi? Sanmıyorum. Gerçek hayatta neyin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. “Jest” yapan da, aman nolcak canım seviyorsa yapmalı, bunların hesabını yapıyorsa sevmiyordur denilen de kadın oluyor.

Konu benim konumdan çıktı şu an, şaşkınlıktan eşime şükrederek feminist manifesto yazıcam az kaldı:D
0
🌸ustapasta
(16.03.24)
okumaya bile dayanamıyorum bazı yorumları. sen bildiğin gibi devam et pasta bence...
0
suyin
(16.03.24)
(3)

MacBook Pro için araç şarj çözümü

Rao
Merhaba, Malum bu cihazlar yüksek akım çekiyor standart araç şartları uygun değil, Xl4016 tarzı devrelerle direk sigorta kutusundan hat mı çekmeli veya tavsiye edebileceğiniz şarj çözümleri var mıdır ? Şimdiden teşekkürler.
Merhaba,

Malum bu cihazlar yüksek akım çekiyor standart araç şartları uygun değil, Xl4016 tarzı devrelerle direk sigorta kutusundan hat mı çekmeli veya tavsiye edebileceğiniz şarj çözümleri var mıdır ?

Şimdiden teşekkürler.
0
Rao
(09.03.24)
Arabanın çakmak girişini 220v haline getiren çeviriciler var. Bi kaç kez lazım oldu kullandım. İşe yarıyor. Ama çeviri aygıttan garip bir ses geliyor çalışırken. O yüzden mecbur kalmadıkça kullanmıyorum.

Çakmak yerine doğrudan sigortaya bağlamanın tehlikesi olur mu bilmiyorum
0
biseysorcaktim
(10.03.24)
anker 737 diye bir powerbank var araçta işinizi görür. 24bin mah kapasitesi ve 140w çözümü var.

sürekli araçta yaşıyorsanız başka çözümlere bakmak gerek.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(10.03.24)
Güncelleme:

inverter pratik gelmedi, powerbank fiyatıda hayli yüksek olunca.

Ugreen Type-C PD USB 69W Araç İçi 3 Portlu Hızlı Şarj Cihazı alarak, sorunu çözdüm. Teşekkür ederim.
0
🌸Rao
(20.03.24)
(14)

Antep fıstığını nasıl açalım?

gabe h coud
Aldığım Antep fıstığının yarısı tırnaklarla çok zor açılıyor. Tırnaklarım kırıklar çatlaklar içinde kalıyor, dipleri acıyor. Ne yapsak, nasıl açsak bunları maniküre zarar vermeden? :)https://soz.lk/i/f1fkvbmw
Aldığım Antep fıstığının yarısı tırnaklarla çok zor açılıyor. Tırnaklarım kırıklar çatlaklar içinde kalıyor, dipleri acıyor. Ne yapsak, nasıl açsak bunları maniküre zarar vermeden? :)

soz.lk
0
gabe h coud
(09.03.24)
Dişinle kır.
0
rock n roll
(09.03.24)
Bıçak
0
birmilyonunvarmi
(09.03.24)
Dişlerim parçalıyor, minik sert parçalar halinde hiç olmuyor.

Aleti yok mudur bunun, ceviz kırma aleti gibi. Bıçak tehlikeli.

Böyle bir şey varmış. ama işe yaramaz.
www.trendyol.com
0
🌸gabe h coud
(09.03.24)
Ceviz kırma aleti için Antep fıstığı küçük kalır, kıramaz. Ya da deneme yap ceviz kiracaginin içine Antep fıstığı doldur, denk gelebilir birkaç tane. Bir de hazır Antep fıstığı içi satılıyor bir daha ondan alırsın
0
rock n roll
(09.03.24)
üstüne bez örtüp oklavayla vurun demişler. iç fıstık almayı ben de biliyorum rock n roll, aça aça yemek ayrı zevkli. belki bir tekniği vardır bu işin diye sordum aslında.
0
🌸gabe h coud
(09.03.24)
Mutlaka biliyorsundur, senin bir şeyi bilmeme ihtimalin yok. Neyse, en olmadı taş bul onunla kır.
0
rock n roll
(09.03.24)
onun da ayrı kıracağı var daha küçük. geçenlerde antep bakırcılar çarşısından almıştım. şöyle bir alet: amzn.eu
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(09.03.24)
Pense ağzındaki ara boşluklu kısımla kırın
0
diyecevaplandı
(09.03.24)
Antep fistiginin acik kismi alt kesici dislerin oraya gecirilir ve ust kesici dislerde bastirarak ikiye ayrilir. Elle acarak antep fistigi yemek amelelik bence
0
floydian
(09.03.24)
dikkat ederek pense ile, veya özel tasarlanan fıstık kıracakları ile
0
Rao
(09.03.24)
İlk önce ağzı en açık antep fıstığını fedai olarak seçip elinle açıyorsun.
Sonrasında ikiye ayrılan o kabuklardan birini alıp diğer az açık fıstıkların arasına sokup çeviriyorsun. Bir nevi basit makine görevi gördüğü için hiç zorlanmadan açılıyor.
Kendimi bildim bileli antep fıstığını bu yöntemle açarım. Tırnaklarımın bozulduğu olmadı henüz.
0
juliette
(09.03.24)
pense / kargaburun ile hafifçe bastırarak.
veya üzerinde soğan domates dilimlediğimiz kesme tahtasını dik olarak vurarak.
0
tabudeviren
(09.03.24)
juliette +1

Bir tane kabukla diğer kabukların içine sokup çevir direk açılır
0
yenibirgüzelnick
(09.03.24)
diger antep fistiklarinin kabuklariyla acabilirsiniz. kabugu sokup ince aciklik kisminda dondurunce aciliyor. :D
0
supergirl
(10.03.24)
(3)

Teknik işlerden anlayanlara soğutucu sorusu

Rao
Selam sayın teknik bilenler, Arçelik marka buzdolabı mevcut cihaz çok sesli çalışıyor 10 yıllık alet , motor kısmında fan yok, dolayısı ile ses ve yoğun titreşim motor kısmından geliyor. Motora çalışır halde baskı uyguladımda titreşim dolayısı ile ses azalıyor. Motorun bağlantı bölgesinde titreşi
Selam sayın teknik bilenler,

Arçelik marka buzdolabı mevcut cihaz çok sesli çalışıyor 10 yıllık alet , motor kısmında fan yok, dolayısı ile ses ve yoğun titreşim motor kısmından geliyor. Motora çalışır halde baskı uyguladımda titreşim dolayısı ile ses azalıyor.
Motorun bağlantı bölgesinde titreşim sönümleyici kauçuklar mevcut, muhtemelen bunlarda özelliğini kaybettiği için
titreşimden dolayı ses dahada artıyor.

Bu şekilde sadece, bağlantı kauçuklarını değişirsem ses problemi büyük oranda çözülür mü ?
Bu konuda tavsiyeleriniz var mı ? teşekkürler.
0
Rao
(07.03.24)
Kompresörün hemen üstünde buharlaşma kabı var mı? O gevşeyip kompresöre temas ediyordur. Bir bakın o çok ses yapar.
0
Ruprect
(08.03.24)
Sayın @Ruprect hayır mevcut değil, yanıt için çok teşekkürler.
0
🌸Rao
(08.03.24)
Bende mini buzdolabı vardı, arkasındaki plastik kısımlara elimle baskı yapınca sesin daha da azaldığını fark edince bulduğum bir plastik parçası ve sıcak silikonla sabitledim. Ses yarı yarıya azalmıştı. Motorun işleyişini bozmayacak şekilde sabitleyin bir şekilde, faydası olur mutlaka.
0
mikro patlama
(08.03.24)
(6)

Dolaptaki sebze meyveler donuyor?

ananiyimioguz
Dondurucu kısmı altta, normal kısım üstte olan bir model.Dolap şu: https://www.hotpoint.co.uk/hotpoint-ffu3d-x-1-fridge-freezer-stainless-steel-f160803/pÜst tarafın en alt kısımda sebze meyve haznelerinde, -dondurucuya değen zeminde yani- ne varsa buz kesiliyorlar.Daha önce böyle bir şey yaşanınız o
Dondurucu kısmı altta, normal kısım üstte olan bir model.

Dolap şu: www.hotpoint.co.uk

Üst tarafın en alt kısımda sebze meyve haznelerinde, -dondurucuya değen zeminde yani- ne varsa buz kesiliyorlar.

Daha önce böyle bir şey yaşanınız oldu mu nasıl çözüldü?

Usta çağırmadan çözülebilecek bir şey mi?
0
ananiyimioguz
(06.03.24)
Dolap kaç derecede?
0
Tina
(07.03.24)
+2 +4 +6 +8

dereceleri var üst taraf için. +6 da duruyor.

alt taraf da -18 den -26 ya gidiyor o da -20 de duruyor
0
🌸ananiyimioguz
(07.03.24)
-18 yaparsanız düzelir diye düşünüyorum yani bizimki öyle
0
Tina
(07.03.24)
termostat bozulmustur belki de, yani 6 derecere sabit tutması gerekirken daha düşük ısılara iniyor olabilir. ek olarak da buzdolabının duvarlarından 4-5 cm uzak koymak gerekiyormus ürünleri. fazla yakın olması da dondurabiliyormus
0
delidiyorum
(07.03.24)
Dolabın fazla dolu olması, hava geçecek yer olmaması sebep olabilir, bir şey yapmadan önce ona dikkat edin.
0
michael_knight
(07.03.24)
muhtemel durumlar

-dolap hava sirkilasyon fanı bozuk
-hava akışını kesecek şekilde yiyecek istiflenmesi yapılmış
-dolap termostat vb. ilişkili ekipmanlarda sorun var.
0
Rao
(07.03.24)
(4)

mutfak tartısı için öneriler

semaforo de medianoche
amazonda aratıp popülerlerden birini almak yeterli mi sizce veya şu özellik önemli şuna bak dediğiniz bir durum var mı? veya direkt şu markaya bak dediğiniz bir ürün varsa ona da bakabilirim. hiç bilmediğim bir dünya olduğu için bir sormak istedim.profesyonel kullanmayacağım tabi ama yorumlara bakıy
amazonda aratıp popülerlerden birini almak yeterli mi sizce veya şu özellik önemli şuna bak dediğiniz bir durum var mı? veya direkt şu markaya bak dediğiniz bir ürün varsa ona da bakabilirim. hiç bilmediğim bir dünya olduğu için bir sormak istedim.

profesyonel kullanmayacağım tabi ama yorumlara bakıyorum da mesela darayı alınca çok çabuk ürünü yerleştirmeniz gerekiyor yoksa sıfırlanıyor denmiş bir üründe bu sinir bozucu olur. bu tarz siniz bozucu şeyler olmasın bir de çabucak bozulacak dandiklikte bir şey olmasın yeterli.
0
semaforo de medianoche
(29.02.24)
Her yerde üzerinde farklı etiket basılmış şekilde ucuza satılan bir mutfak tartısı var.
www.trendyol.com

Bu tartıyı yaklaşık iki yıldır günde iki defa 135 gramlık köpek mamasını tartmak için kullanıyorum ve pek özenli de davranmıyorum. Bozulmadı, teklemedi.
Daha şık veya profesyonel bir cihaza ihtiyacınız varsa seçenekleri bilmiyorum ama bu ucuz cihaz benim işimi gördü. Hassasiyetiyle ilgili bir bilgim yok, hiç başka tartıyla karşılaştırmadım.
0
michael_knight
(29.02.24)
rossmandan alirdim
0
ala09
(29.02.24)
bir çok marka çinde fason yaptırıyor, tartıları karşılaştırın görünüm olarak birbirinin aynısı olup, en ucuzunu sipariş geçin gitsin.
0
Rao
(01.03.24)
biz de şunu almışız www.amazon.com.tr eylül 2023'te. sorun çıkarmadı.
0
Improbable
(01.03.24)
(7)

Neden gayrimenkul yatırımı konusunda olumsuz konuşuluyor?

twelfth
1- Fed faiz politikasında yumuşamaya gidecek. 2- TCMB de aynı şeyi yapmaya başlayacak. Sertleşme durdu zaten.3- Evet politika faizi düşünce illa kredi faizi muslukları hemen açılacak diye bir kural yok hatta bazen tersine de çalışabiliyor fakat bir noktada konut kredisi tekrar akmaya başlayacak.4- B
1- Fed faiz politikasında yumuşamaya gidecek.
2- TCMB de aynı şeyi yapmaya başlayacak. Sertleşme durdu zaten.
3- Evet politika faizi düşünce illa kredi faizi muslukları hemen açılacak diye bir kural yok hatta bazen tersine de çalışabiliyor fakat bir noktada konut kredisi tekrar akmaya başlayacak.
4- Bu da gayrimenkul fiyatlarını yukarı taşıyacak.
5- Bunlar hızlı olmasa bile fazlaca değerli Türk Lirası, ya düzeltme ya da seçim öncesi yapılan hareketlerin enflasyon etkisi ile güçsüzleşecek. Bu da gayrimenkul piyasasında yine yukarı yönlü hareket yaratabilir.

Analizimde neresi yanlış?
0
twelfth
(28.02.24)
1. Yanlış. Epey bi süre stabil gidecek.
2. Külliyen yanlış.
Dolayısıyla 3 ve 4 yanlış.
5. Hiç kimse konut TL fiyatlarının artmayacağını söylemiyor zaten. Enflasyon oranında artmayacağını söylüyor.

Sonuç : Bugünkü banka faiz oranlarından kredi ile konut alabilmek çok olası değil.

Neden olumsuz konuşulduğuna gelince, ekonomide bazı zamanlarda bazı ürünlerin fiyatı kontrolsüz ve mantıksız bir şekilde artabiliyor.
Örnek: COinler
Bir başka örnek : Sasa ve Hektaş
Sonra bir tab noktasında durup mantıklı seviyeye iniyor. Konut fiyatları ve kiralar da böyle olacak. TL bazında yükselecek. Reel değerlerinde kayıp olacak.

böyle diyor ekonomistler.
0
Mirket
(28.02.24)
Yanlış olan şu, türkiyede enflasyonun %40’ları geçip %80’lere geldiği ortamda bile %1-1,29 civarı oranlarla kredi verilirken, enflasyonun %10-15 olduğu 2008-2018 arasında bile yıllık %20-25’den aşağı kredi yoktu. 2020-2022 arası saçmalık ötesi kredi politikasının tekrar olmasını beklemeniz yanlış olan.

Eğer tcmb liyakatli yönetim ile kalır ve rte karışmazsa, ki seçim dönemi karışmadıysa sonrasında pek karışacağını sanmam, enflasyonun altında kredi verilmeyecek. 2016-2018 civarlarında bile enflasyona eşit kredi verilmiyordu. O zamanın konut sektörü sıkıntıya girince kredi kampanyaları başlamıştı.

Özetle;

1- normal şartlar altında faizler düşse dahi krediler enflasyonun üstünde seyretmeye devam eder.
2- deprem bölgesi + istanbul kentsel dönüşüm planları + bekleyen 250k toki projesi derken önümüzdeki 3-4 sene konut ve inşaat sektörü sıkıntı yaşamayacak, haliyle kazan kaldırmalarını gerektirecek bir şey yok.

Eğer işler değişti diyebiliyorsak değişen tek şey faiz oranları değil. Mesela 2010-2015 arası yıllık enflasyon ve yıllık konut kredisi faizlerine bakarsanız anlarsınız
0
avatar is back
(28.02.24)
- Konut kredi faizlerinde düşüş gelmediği sürece konut fiyatları reel anlamda artamayacak.

- Seçime kadar bir konut kampanyası olmaz ise, seçimden sonra uzun bir süre en azından ilk evi alacaklar haricindekilere olmayacağı aşikar görünüyor

-Oy kaybetmeyi göze alarak sıkılaşmayı devam eden ekonomi politikasının seçin sonrasında da tersi bir durum yapması normal şartlarda beklenmez.
0
Rao
(29.02.24)
Ben olumlu konuşuyorum. Gayrimenkul için alım zamanı satım için ise yanlış bir zaman. Şu an ki dönem geçici bir dönem bu fiyatları mumla arayacağız. Analiziniz doğru zaten beklentide bu yönde.

Ayrıca gayrimenkul uzun vadeli bir yatırımdır mukayese yapılırken en az 5 yıllık zaman diliminde hesaplamak lazım. 5 yıl ve üzeri hesaplarsaniz enflasyonun kat ve kat üzerinde karlı bir yatirim olduğunu görürsünüz.
0
doharkoman
(29.02.24)
Bu tarz kriz ortamlarında, en güzeli nakitte kalmaktır. Nakit derken, döviz, altın veya hemen paraya çevirilebilecek herhangi bir mal.

Konutu hemen değerinden paraya çeviremezsiniz ve bir süre $ bazından değeri düşer. Ancak yine de enflasyonun %150-%200 olduğu bir ortamda ev fiyatlarının seneye, TL bazında en az 2 katına çıkacağı beklenir.

Kira sıkıntılarından dolayı: eviniz yoksa, mutlaka bir ev alın. Yatırımlık ev alacaksanız Eylül, Ekim gibi güzel fırsatlar çıkacaktır. Bugün 100bin dolara alacağınız evi, pazarlıkla 50-60 bin dolara alabilirsiniz.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir. Burası Türkiye, bir karar alırlar, hepsi değişir. Benim, şu anki tahminim bu şekilde.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.02.24)
1- fed'in faizi indirmesi icin bir sebep yok. muhtemelen uzun yillar uc asagi bes yukari bu seviyelerde olur faiz.

2- tcmb'nin ne yapacagi belli olmaz.

3- ev fiyatlari seve seve dusecek. kimse yeni ev mev alamaz bu sartlarda. vatandasin parayla veya krediyle ev almasi cok zor artik. yabancilara satisi da kestiler dolar bazindan siniri yukselterek. kisacasi talep cok dustu, dolayisiyla insanlar evlerini satamiyor.

yabancilar lux rezidanslara yonelmek zorunda kaliyor. su anda turkiye'de 30 yillik apartman daireleri $100-150k'ya satilmaya calisiliyor. evlerin dolar bazinda deger kazanmasi sacmaligi kesinlikle geriye donecek. bu arada evini yuksek fiyata satanlar iyi yapti. evler merkez bankasinin para politikasina gore deger kaybedebilir, dogaldir. zaten merkez bankasinin en onemli gorevlerinden biri enflasyon kontroludur. amerika'da catir catir dustu evlerin fiyatlari %20 kadar.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(29.02.24)
şöyle bişey olabilir mi bilemedim, şu an emlak piyasası durgun olduğundan ev sahipleri fiyat arttırmadı 2024e geçişte, krediler açılırsa piyasada alım başlarsa ev sahipleri direk zammı yapar o yüzden ev fiyatları artacak diye olumsuz konuşmalar olabilir.

bir eylülden beri baya bir ev takbimde hiç zam olmadı. 6 aydan uzun süredirde satılmadı bu evler
0
eja
(29.02.24)
(10)

Skoda servisin yıllık bakıma 8500 TL istemesi?

birşeylersoracağım
2015 Skoda Octavia için rutin yıllık bakıma 8.500 TL normal mi sizce?
2015 Skoda Octavia için rutin yıllık bakıma 8.500 TL normal mi sizce?
0
birşeylersoracağım
(27.02.24)
Hangi km de olduğu da önemli bence ama 8.500tl 10 sene öncesinin 850TL'si şuan.

Dışarıda 3-4bin e falan yaptırabilirsiniz bence bu arada ama özel servisler biraz üstünde oluyor bu şekil.

Eğer sadece filtre ve yağ değişecekse çok geldi.
0
ananiyimioguz
(27.02.24)
Araç 2024 model de olsa 2010 model de olsa aynı fiyatı çekiyorlar diye biliyorum. 2024 skodası olana da koymaz. Diğer uygun markalar da zaten kampanya yoksa 5-7bin liradır. Zaten garantisi bitmiş. Uygun yağı filtreyi alıp sanayiye gidin.
0
prole
(27.02.24)
sanayi +1

dsg var ise iyi niyet garantisi devam ediyor ise belki düşünülebilir ama vw grubunun bakım fiyatları yüksek. bende eski skoda aracımla 5 sene gittim geldim servise, sonunda özel servisin yolunu tuttum. filtrelerinizi yağınızı alın, facebook skoda gruplarından da usta tavsiyelerine bakın derim.

edit: bu arada filtrenizi kendiniz alırsanız mann ve filtron tercih edebilirsiniz. zaten çoğu markanın orjinal ürünlerini de onlar tedarik ediyor.
0
delidir yakalayin
(27.02.24)
benim fiat için de 7500 istediler. garanti bittiği için sanayide yaptıracağım.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.24)
Normal değil. Normal rutin değişecek şeylerden en önemlisi de motor yağı sonraki ise filtrelerdir.

Bir kaç ay kadar önce iternette baktığım kadarıyla Liqoui Moly fiyatı uçmuştu 1500lere, ben de alternatif olarak yaklaşık 800 tlye 5/30 Shell aldım .
Hava ve polen filtresi olarak ise Mann markasını almıştım.(bosch markasına göre biraz daha pahalı oluyor)
2016 model aracı 1 ay kadar önce normal bir ustaya götürdüm.
usta, polen filtresinin değişimine ise az kullanımından dolayı gerek yok dedi.
Diğerlerinin değişimi için ise 250 tl aldı.
Sizinkinde fren balataları değişiminin yanı sıra bazı extradan şeyler de işin içinde olsa yine de o kadar tutmaz diye düşünüyorum ama
araçların kendi servislerinde ise tutuyor ya da bir şekilde tutturuyorlar bu meblağı.
Aracınızın marka modeliyle ilgi bilgi içeren facebook gruplarına bakın.
0
diyecevaplandı
(27.02.24)
iyi bir özel servis, en az %30 daha düşük fiyat alırsınız
0
Rao
(27.02.24)
yurtdisinda $350-400 civari olduguna gore, kura bakarsan normal..
ama 10 yasindaki garanti kapsami disindaki araci servise goturmek lazim mi, bence degil..
iyi bir vw grubu ustasina gecmen lazim araci tutacaksan.
0
cooperr
(27.02.24)
Cumartesi günü Skoda Rapid Spaceback aracımın yıllık bakımını yaptırdım. Ön ve arka yeni sileceklerle birlikte 3000 lira ödedim.
0
pispinti
(27.02.24)
10 yıllık arabayı servise götürmenin bir anlamı yok bence. sanayiye gidin. içiniz rahat etmeyecekse özel bir servise götürün
0
paintov
(27.02.24)
2016 vw golf için yetkili servis 7800 fiyat verdi. özel bi servis buldum, 5500 TL'ye yaptırdım bakımı. herşey gözümün önünde oldu, zaten yetkili servisin kullandığı yazılımı kullanıyordu. standart motor yağı, filtre değişimi için 8500 çok bence.
iyi niyet garantisi 7 yıl demişlerdi bir de bana, 7 yıl sonunda özel servise götürmeye başlamıştım.
0
bcdhms
(28.02.24)
(2)

Uzaktan çalışan asosyal için taşınacak şehir-muhit önerisi

Acil kan
surisinden arabından uzakta sessiz sakin yaşanabilecek yer önerilerinize açığım.
surisinden arabından uzakta sessiz sakin yaşanabilecek yer önerilerinize açığım.
0
Acil kan
(27.02.24)
Fiber internetin ve çelik kapının olduğu her yer yuvadır.
0
gece abisi
(27.02.24)
kirada kalacaksınız, turizmin olmadığı, nufus artışının az olup konut arzının çok olduğunun bölgeleri seçmenizi tavsiye ederim. Aksi durumda ev sahibi ile kira ücreti konusunda çok sorun yaşayabilirsiniz.
0
Rao
(27.02.24)
(13)

uykuya dalmak için takviye, ilaç, yol, yordam, yöntem?

mr.goodcat
melatonin denendimagnezyum denendipapatya çayı ve türevleri denendirahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendibir işe yaramıyor. yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılık
melatonin denendi
magnezyum denendi
papatya çayı ve türevleri denendi
rahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendi

bir işe yaramıyor.

yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılıklar, o gün yaşadıklarım, yarın yaşayacaklarım vs. vs.

tek çözüm alkol ancak o da kötü yöne doğru gider. başka bir yolu olmalı.

var mı tavsiye?
0
mr.goodcat
(26.02.24)
Ben de aynı durumdayım. Uyumak istediğimde genelde kombo yapıyorum her şeyi. Bade marka( diğer markalarınki kötü) lavanta yağından 4-5 damla bir kağıt havluya damlatarak yastığımın üstüne koyuyorum kokusu mayıştırıyor. Uyku müziği olarak bende iş yarayan tek müzik; m.youtube.com
0
blonde redhead
(26.02.24)
Bir dakikada uyutan teknik diye Google la. Henüz 1 dakikayı tamamlayamadım. Yani 1 dk dolmadan uykuya dalıyorum ben o teknikle. Ama sadece mecbur kalınca kullanıyorum.
0
gece abisi
(26.02.24)
redepra 15mg
0
arakaali
(26.02.24)
Doktora gittiniz mi? Tam olarak sizinle aynı sebepten uyuyamama sorunu yaşıyordum gittim, ilaç yazdı aynı gece mışıl mışıl uyudum bitti.

Bence siz kolayı varken zoru seçmişsiniz sanki.
0
akhenaten
(26.02.24)
4-7-8 nefes tekniği diye bir yöntem var gevşemek için. uykuya dalmak için de stresli bir ortamda gevşemek için de çok işe yarıyor. Google'da nasıl yapıldığına dair birçok anlatım var. İwatch'da da benzeri bir nefes uygulaması var.

@gece abisi +1 diyorum. Defalarca uygulamışımdır.
0
Mirket
(26.02.24)
doktora gitmeni tavsiye ederim. 1 senedir aynı sorunu yaşıyorum. bir çok ilaç kullandım.
şu anda magnezyum, melatonin, keday xr 50 mg ve imovane kullanıyorum.
0
gabe h coud
(26.02.24)
redepra falan bunlar antidepresan ilaçlar. doktor tavsiyesi olmadığı sürece kullanmayın.

bu yöntemler işe yaramadı çünkü listede düzenli egzersizi göremedim. :P o yüzden benzerlerini önermeyeceğim ama şu bir gerçek ki uyku olmadan yatağa girersen uyuman iyice zorlaşıyor. benim de uyku sorunum var daha doğrusu uyku düzenim bozuk. geç yatıp geç kalkıyorum. şöyle ki normalde 2-3 gibi uyku böyle inceden bir yoklar ama yatağa girersem uyuyamam, sağa sola döner uykumu kaçırırım. o yüzden kendimi anında yatağa atacak duruma hazırlarım. yani uyku öncesi diş fırçalama, magnezyum içme vb. hazırlıkları tamamlarım. sonra sevdiğim, kafamı dağıtacak bir şeyler açıp izlerim karanlık salonda. o ara bir melatonin atarım ağzıma (venatura 3 mg) onu emdikten bir süre sonra gözlerim kapanırken hemen tv'yi kapatıp yatağa geçer ve uyurum.

ama sizde aşırı düşünme durumu olduğu için bir psikolog ile görüşseniz iyi olabilir.
0
motosiklet burclu adam
(27.02.24)
Beyin aslında bu konuları unutmamak için senin önüne getirip duruyor.
Zihnini yarın bu konularla ilgileneceğine ikna etmen gerekiyor. Bu konularla ilgileneceksin ama şuan değil, yataktayken gece değil.

Bunu bir kaç şekilde öneriyorlar.
Evindeki spesifik bir yerde detaylarıyla bir kutu hayal et, kitaplıktaki mavi bir kutu. Tüm detaylarıyla hayal et kutuyu, büyüklüğü, rengi dokusu, hangi rafta duruyor vs. Bu kutu senin yarın değerlendirilecekler kutun. Eğer gece bi konuyu kafanda kapatamıyorsan o zaman bu kutuyu tüm detaylarıyla hayal edip, o kutuya gittiğini ve aklındaki o konuyu o kutuya bırakıp kapağını kapattığını hayal et.
Bu şekilde bir hayal kurduğunda beyin bu konuyu yarın bakmak üzere kapattığına ikna olabiliyormuş.
20 sene önce olan rezil olma anını bile kapat kutuya gitsin.

Eğer beynin böyle hayali bir şeyle ikna olmuyorsa o zaman bir defter kalem alıp gece beyninde döndüğü için seni uyutmayan bir düşünce varsa o düşünceyi not alıp, bu konuyu not aldım, yarın bu konuyu düşünmeye devam edeceğim falan gibi telkinler vermen gerekiyormuş kendine.

Yani amaç beyninin unutmak istemediği konuyu not almak ve ertelemek.

Ben de aynı sorunlarla muzdaripken okumuştum bi yerlerde. Raftaki kutu olayı çoğunlukla bende işe yarıyor.
0
zimbirik
(27.02.24)
Uyku hijyeni diye bir şey var, bir bakın isterseniz ama en önemlisi süreklilik:

www.cdc.gov
sleepeducation.org
0
biryazgünü
(27.02.24)
Sağlıklı beslenme, spor, uyku hijyeni +1

Deprem sonrası çok kaygılı dönemler geçirdim, tam olarak bu şekilde atlattım. Gün içinde fiziksel olarak kendimi o kadar yordum ki gece uykuya adeta "düşer" hale geldim.

18 sonrası hiçbir şekilde kahve içilmemeli.
Yatmadan bir yarım saat önce birkaç kaşık yoğurt...
0
silverleaf
(27.02.24)
Benim de uykuya dalma güçlüğüm var. Normalde uyku için kullanılan bir ilaç olmamasına rağmen kaygı ve depresyon için prozac kullandığımdan beri uykuya kolay dalıyorum. Yani en azından yarım saat 1 saat içinde uykuya geçmiş oluyorum. Prozacı kesince en az 2 saat yatakta dönüp duruyorum.
Prozacı gece değil, gündüz alıyorum ama bir şekilde bendeki bazı mekanizmaları düzenlediği için uykuma da olumlu etkisi oluyor bence.
0
curukturpkokusu
(27.02.24)
bir adet terapist kedi, inanmıyorsanız araştırın.
0
Rao
(27.02.24)
bir süre için kahve ve çayı sıfıra indir.
0
orpheus
(27.02.24)
(13)

her ay kenarda 40 bin lira kalsa ne yapardiniz?

bohr atom modeli
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?

gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
0
bohr atom modeli
(25.02.24)
%10-15 kripto, geri kalani altin.
0
gule gule
(25.02.24)
Hocam elime her ay hiçbir yere harcamam gerekmeyen 40 bin lira geçiyor olsa, kinayeli olarak söylemiyorum, ilk yapacağım işlerden birisi bunlara kafa yoracak bir yatırım danışmanlığı hizmeti almak olurdu.
0
akhenaten
(25.02.24)
4 e böler, çeyreğine fiziki altın, çeyreğine ALTINS1, kalanına vade sonuna yakın EUROBOND alırdım.
0
Mirket
(25.02.24)
Fon da güzel seçenek. Tek tek hisse seçmek zor, ayrıca fonlar sadece hisse değil kıymetli maden fonu falan da olabiliyor. Uzun vadeli iyi bir yatırım olacağını düşünüyorum.

Yüksek risk yüksek getiri olarak da spesifik hisseler ve kriptoparalar(ama marketin genel halini gözeterek)
0
nhk ni youkosu
(25.02.24)
hep altın, hepsi altın, her zaman altın olurdu.
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Çocuğunuz varsa Nasdaq borsa indeksli bir fonda biriktirip, üniversiteyi bitirdiğinde çocugunuza verin, ne istiyorsa yapsın karışmayın.

Çocuğunuz yoksa kuyumcudan gram (yani külçe) altın alın. Dunya genelinde her an her şey olabilir gibi görünüyor.

Bu iki yaklaşım da aklınıza yatmadıysa, Youtube'da Tunç Şatıroğlu veya Işık Ökte'yi izleyin ve kendi kararinızı kendiniz verin. En doğrusu budur.
0
alfired
(25.02.24)
bu şekilde bir soruya cevap vermek doğru olmaz. Risk ve getiri beklentiniz, vadeniz , yaşınız , psikolojiniz vb bilmek gerek.
0
Rao
(25.02.24)
Borsa
0
gabe h coud
(25.02.24)
altın, fon ve borsa. her birinin getirisi ve dolayısıyla riski farklı. ağırlığın nasıl dağıtılacağına kişi kendisi karar vermeli.
0
estranged
(26.02.24)
Tamamına hisse senedi alırdım.
0
doharkoman
(26.02.24)
Altın dolar borsa faiz. Hiçbiri enflasyon kadar yüksek değil. Yani para durduğu yerde nerde duruyorsa orda eriyecek.
0
gece abisi
(26.02.24)
Fiziki altın.

Borsa diyenler dikkatli olsun. Borsa bir anda çakılabilir! En azından paranızın yarısını başka şekilde yatırım olarak kullanın. Ya da 100bin yatırdınız diyelim, paranız 300bin oldu. 100bin TL'nizi çekip, fiziksel altına yatırın. 200bin borsada kalsın. Batsa da, çıksa da paranızı korumuş olursunuz.


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.02.24)
eğer bu parayı hemen likite çevirmeniz gerekmiyorsa eurobond ya da hisse alırdım.
0
false pretension
(26.02.24)
(9)

I. Dünya Savasi'ndan sonra ingiltere sömürgesi olsaydik..

Yourcousinmarvinberry
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?

(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
0
Yourcousinmarvinberry
(25.02.24)
Hindistan, Pakistan, Irak, Gana, Nijerya vs İngiliz sömürgesi olup hiç de refah içinde olmayan onlarca ülke var. Hatta Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda dışında tersi örnek yok ki onlar da izole olmaları sayesinde geliştiler sakince
0
nundu
(25.02.24)
Niye Suriye'yi, Irak'ı, Lübnan'ı, Mısır'ı değil de oraları örnek verdin anlamadım.

Biz sömürülmezken kendi kendimizi bu hale getirebilen bir ülkeyiz. Sömürülürken kimbilir nasıl olurduk.

Ayrıca Sevr haritasında gördüğün gibi tek bir ülke olarak bırakmıyordu bizi sömürenler.

Ayrıca, Yeni Zelanda, Kanada gibi farklı bir ülke. Büyük coğrafya,Az nüfus, Kaynak fazla ama yaşam şartları zor. Onu bir kenara bırakırsak, saydığın diğer ülkelerde mutlu azınlık dışında bir refah olduğundan emin misin?
0
Mirket
(25.02.24)
Arka planda bir tür sömürgeydik zaten. Her türlü üretim planımız engellenir sümen altı yapılır ve dışarıya beyin göçü vermemiz bunun örneklerinden sadece biri.
Abdyle birlikte takip eden süreçte yeni yeni onların etkisinden uzaklaşmaya başladık.
İngiltere birinci dünya savaşı öncesi hakkımızda öyle refah gibi iyi şeyler düşünen bir ülke değil.

Şu an bile orta doğuda diplomasi yönünden etkinler ama başka devletler eliyle bu işleri yürütüyorlar.

Rusyayla ikinci yılını dolduran bu savaşta Ukrayna'nın talan edilmesinde ve savaşın hala bitmemesinde İngiltere'nin etkisi büyüktür.
Sonra da Putin'i yargılama hayalleri kurdururlar medyalarında (!)
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
hayır. sömürge kelimesi ingiltere iki şekilde kullanılıyor: dominion, colony

dominion ingiliz göçmenlerin çogunlukta olduğu kendi kendini yönetebilen ülkeler: kanada, avustralya, yeni zelanda, güney afrika, vb
bu ülkelerde zaten doğal olarak halk cahil olmadıgı için refah içinde bir demokrası var. kendi kendilerini yönetiyorlar zaten

colony ise diğerleri: nijerya, gana, guyana, malezya, vb. bu ülkelerde halk cahil ve ingiltere doğrudan yönetiyor. bu ülkelerde refah pek yok

türkiye birinci grupta olmayacağı için değişen bir şey olmazdı.
0
benarrivo
(25.02.24)
kanada zaten batılı, yzelanda ve avustralya halkı batılı olan devletler. türkiye bu ülkelerden değil. diğer gelişmemişler tarafında. hiçbir batılı tarafımız yok. güney afrika gibi zengin beyazlar durumu da yok. ki güney afrika da gelişmiş bir ülke değil
0
paintov
(25.02.24)
türkiye ingilizlere yenildi zaten. ve istediği her şeyi aldı ingiltere. verilenlere asla ittihatçılar gibi göz dikmeyecek bir rejim ve bir anlayış tesis edildi. karşılığında buna denk düşen refahı verdiler. aralarına kabul ettiler.
0
lambırcek
(12.03.24)
Kesinlikle hayır. Nundu'nun örneği daha doğru. İki ihtimali var ya vali atayarak direkt koloni olduğunu yüzüne vura vura Ürdün-Filistin Bölgesi-Mısır civarında yaptıklarını yaparlardı ya da din ile uyutacak bir tek adamı başımıza dikip eğitim sisteminden uzaklaştırır gelişimin önünü keser ve sorgulamayan nesille sömürebildikleri kadar sömürürlerdi. İkincisi, taze cumhuriyet döneminde yapamadıkları halde sonradan başardıkları için tanıdık geliyor, değil mi?

Yukarıdaki İngiliz zaferi konusu tamamen hatalı bir yorum.
0
nawar
(12.03.24)
ingiliz etkisi o kadar güçlü savaşı kimin kazandığı ve kimin istediğini aldığı konusunda bile hurafelerle bezeli kafalar türetti.
0
lambırcek
(24.03.24)
ülke sömürge olmadı belki ama sömürülmekten beter edildi. Hiç bir ırk birbirinden üstün değildir, ama bir gerçek varki, ülke bu kadar kısır , dar ve başkaları ne der kafa yapısını çoktan terk etmiş olurdu.
0
Rao
(24.03.24)
(8)

İş yerinde yemelik neler yapabilirim?

Kahvedesu
Tavuk pilav yapabiliyorum. Başka.
Tavuk pilav yapabiliyorum. Başka.
0
Kahvedesu
(23.02.24)
iş yerinde dolap yoksa diye içinde et ve süt ürünü bulunmayan 4-5 saat dışarda bozulmayacak ve tekrar ısıtma gerektirmeyen şeyler önerdim, mikrodalga varsa her türlü tencere yemeği

kısır
mercimek köftesi
nohut dürüm (dürümlerin içini çeşitlendirmek yeşillik turşu vs sana kalmış)
mantar sote dürüm (mantarla birlikte kırmızı biber yeşil biber başka sebzeler de soteleyebilirsin)
yeşil mercimek salatası
patates salatası
evde hazır yufkadan yapılmış gözleme (soğuk da güzel oluyor)

kış sebzelerinden portakal sulu zeytinyağlı kereviz, portakal sulu zeytinyağlı pırasa, ısıtmadan soğuk yenir, tariflerine internetten bak. zeytinyağlıları öğrenirsen yazın taze fasulye, patlican, kabak, barbunya gibi soğuk yenebilecek yemekleri de repertuarına eklemiş olursun

yeşil mercimekten şöyle bir köfte tarifi var, en hızlı video olduğu için bunu ekledim
youtube.com

hem lezzetli hem insanı uzun süre tutuyor 4-5 tane yiyince yetiyor, ister dürüm yap ister yanına yoğurt ya da başka sosa batırarak ye, tadı soğukken de çok güzel

falafel de yapabilirsin, yapması oldukça basit aslında
0
grimavi
(23.02.24)
Kiloluk konserve ton balıkları alıp, küçük kavanozlara ayırıp. Salata üzeri pratik bir şeklide tüketebilirsiniz.
Ayrıca döküm bir tost makinesi ile tost vb. benzeri şeyler yapılabilir.
0
Rao
(24.02.24)
makarna salatası, tercihen ton balıklı
arpa şehriyeli tavuklu salata
0
nolmus yani
(24.02.24)
Ben çorba dahil her türlü ev yemeğini götürüyorum. En son ıspanak ve tavuk götürdüm mesela.
0
ruhen hastayim ben
(24.02.24)
Tost
Sandviç
0
etna
(24.02.24)
en mantıklısı dışardan dürüm söylemek
kuruyemiş ve meyveyi evden getirmek

öğlen yemeği söz konusu ise
akşamki yemeği getirmek
0
mantık
(24.02.24)
cok sulu olmadigi surece her seyi goturuyorum ben isyerine. zaten bizde disaridan yiyen pek yok herkes evden getiriyor.

fakat ayni problem bende de var. cok kisa surede donguye giriyorum. bu basliktan ilham alacagim. haha.
0
bohr atom modeli
(24.02.24)
Mantik, yurtdisindayim ne durumu.
0
🌸Kahvedesu
(24.02.24)
(7)

Ev fiyatları artışı ne zaman enflasyonu geçmeye başlar?

parka
Son birkac senedir ev fiyatları, gerçek enflasyonun oldukça altında seyrediyor.Ama nüfusta artıyor her şekilde.Ev fiyatları yeniden ne zaman uçar?
Son birkac senedir ev fiyatları, gerçek enflasyonun oldukça altında seyrediyor.
Ama nüfusta artıyor her şekilde.
Ev fiyatları yeniden ne zaman uçar?
0
parka
(23.02.24)
Bence uzun süre uçmaz. Özellikle de %25 kira artışı ve mahkemelerin yıllar sürmesi sorunları çözülene kadar uçuşa geçeceğini hiç sanmıyorum.
Nüfus artıyor ama alım gücümüz de düşüyor. Nüfus artış hızımızın düştüğünü de hatırlatmak isterim.

- Ev almak mecburiyetinde olan ve limitlerini zorlayarak ev alabilecek neredeyse herkes evini aldı.
- Vatandaşlık almak için ev alacak neredeyse herkes de evini aldı. (Zaten limiti de iki katına çıktı)
- Yatırım yapmak için ev alanlar da evlerini aldı.
Geriye kalanlar isteseler de kolay kolay ev alamayacaklar.

En azından 5 yıl boyunca ev fiyatlarının dolar bazında ciddi bir artış yaşayacağını düşünmüyorum.
0
michael_knight
(23.02.24)
Türkiye'de bir konut ağalığı sistemi var. 20-30 kirada evi olan adamlar falan. Anladığım kadarıyla hükümetimiz bu sistemi ortadan kaldırmak niyetinde. (sadece tahmin)

Kentsel dönüşüm ve Toki konusunda da bazı planları olduğunu ve seçim sonucu uygulamaya koyacağını düşünüyorum. Murat Kurum'un başkan adaylığının bu sebeple olduğunu tahmin ediyorum.

Niyet ve uygulama hakkında bilgimiz olmadığı için fikir yürütülemez bence.

Ama en azından bu faiz oranlarıyla birkaç yıl zor olduğunu söyleyebilirim.
0
Mirket
(23.02.24)
Türkiye'de büyük konut ihtiyacı ve para kıtlığı var. Gelen kaçaklar + depremden dolayı ihtiyaç var. Devlette de bunu finanse edecek para yok.

Bu yüzden devlet, bir kaç senedir ev fiyatlarını düşürmek için elinden geleni yapıyor. Ancak satan pişman olur. Satıp faize yatırayım, altın alayım vs. tarzı işlere girmeyin.

Hiç eviniz yoksa da bir an önce borç/harç ev almaya çalışın. Bir miktar daha fiyatlar sabit gitse de alınmışın zararı olmaz. Artışı kaçırırsanız, daha büyük zararınız olur.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.02.24)
Mevcut durumda , ülkenin konut ihtiyacı çok fazla, maliyetler yüksek, yeni konut üretimi yeterli değil hal böyle iken fiyatların üzerindeki tek baskı yüksek faizler.

Be seyirin değişmesi ekonomi politikası ile ilgili bir durum, ne zamanki faiz indirim sürecine gireriz o zaman uzaya ev gönderen ilk ülke ünvanını alırız.

Konut ağaları vb. dillendirilmiş ben onların üzerinde bir baskı oluşacağını düşünüyorum, zira politikacılarda gayrimenkul zengini olduklarına göre kendi ayaklarına sıkmış olurlar.

Nüfusun artmaması evlere olan talebin azalacağı anlamına da gelmiyor, çünkü boşanma sayılarıda çok yüksek hal böyle olunca, insanlar baba evine dönmeyip kendilerine yeni ev açıyorlar.
0
Rao
(23.02.24)
2020 ve gunumuz arasinda ev fiyatlari enflasyonla en kotu paralel hatta yer yer uzerinde seyretti
0
floydian
(23.02.24)
Yazdıklarınızın hemen hemen hepsi yanlış.

- Son 9 ay hariç, ev fiyatlarındaki artış enflasyonun üzerindeydi.
- Nüfus artmıyor hatta durma noktasına geldi Türkiye'de.
- Ev fiyatlarındaki artış enflasyonun ve dövizdeki yükselişin çok altında kalacak 2-3 sene kadar çünkü hem evin yatırım aracı olmak gibi bir cazibesi yok (kira zorlukları vs.) hem de faizler çok yüksek ve böyle kalmaya devam edecek.
0
synthetic a priori
(24.02.24)
Son bir kaç senedir ev fiyatları gerçek enflasyonun oldukça altında seyretmiyor.
0
benarrivo
(24.02.24)
(5)

bir araba sorusu

scudman1
evde iki araç var. derdimiz tek araca düşmek ve suv araç almak. piyasa malum kötü. beklentimizi karşılayacak sıfırlar 1500 civarı. ne elimizdekileri satabiliyoruz ne de sıfır alabiliyoruz. 2020 sonrası, az km'li toyota c-hr veya yaris cross düşünüyorum. 1100-1200 civarı bulmak mümkün. (vw, skoda vey
evde iki araç var. derdimiz tek araca düşmek ve suv araç almak. piyasa malum kötü. beklentimizi karşılayacak sıfırlar 1500 civarı. ne elimizdekileri satabiliyoruz ne de sıfır alabiliyoruz.

2020 sonrası, az km'li toyota c-hr veya yaris cross düşünüyorum. 1100-1200 civarı bulmak mümkün. (vw, skoda veya seat'ta olabilir.)

araçlardan birinin fiyatını 650ye ve diğerini 700ye çekersem kısa sürede satılır diye düşünüyorum. bu durumda;

1. 400 civarı araç kredisi çekip 1 milyona tamamlayıp üstte belirttiğim gibi bir araç alabilirim.

400K, 24 ay, 25-30K civarı ödemesi var. Rahatlıkla öderim. Ayrıca 2. araçtan boşta kalacak 600K civarındaki parayı en azından mevduattan daha fazla getirisi olacak fonlarda değerlendirebilirim. Veya doğrudan mevduata gömerim. En kötü senaryoda bu para krediyi öder.

2. İki araçtan gelen parayla araç alırım ve elimde az da olsa bir miktar para kalır. Kredi derdim olmaz.

Seçim sonrası her şeyin daha da kötüleşeceğini düşünüyorum ve araba derdinden kurtulmak istiyorum. Siz olsanız ne yaparsınız?
0
scudman1
(23.02.24)
bu öngörülmesi çok zor olan ortamda nakitim varken kredi çekmem ben. alın tertemiz nakitle, geceleri daha rahat uyuyun
0
mustafakesekci
(23.02.24)
@mustafa evet haklısın. ama tüm parayı arabaya bağlamış olucam.
0
🌸scudman1
(23.02.24)
Aracın tekini satıp + 400k min vade (mesela 5 ay) ile kredi çekerdim.
0
gece abisi
(23.02.24)
ikisini de satın kafanız rahat olsun bence.

fonun getirisi garanti değil.
0
gurur
(23.02.24)
öncelikle enflasyon tahmini yapacaksınız, kredi süresi boyunca toplam enflasyon yüzdesi , kredi maliyetinizin yüzdesinde fazla olacak ise kredi çekmeyi düşünebilirsiniz belki.

Yoksa değil ise ikinci arabanızı satıp , sepet yaparak değerlendirebilirsiniz.

Araç fiyatların seçim sonrası döviz farkını alarak bir miktar yükseleceğini ancak, faiz indirimi gelmedikçe fiyatların reel bazda enflasyonun altında kalacağını düşünüyorum.
0
Rao
(24.02.24)
(13)

Kuyumcuya altın gönderip fizikisini almak

avatar is back
Elimde devlete ait x bank hesabında biraz gram altınlarım var. Bunu fizikiye çevirebilmemin yolu nedir? Normal satış kuru acayip kötü baya makas var. Bir de üstüne kuyumcudan alırsam 2 kere zarar edicem. Acaba kuyumculara altını havale etme gibi bir şansım var mı? Ya da göndereyim, bana direkt tl ka
Elimde devlete ait x bank hesabında biraz gram altınlarım var. Bunu fizikiye çevirebilmemin yolu nedir? Normal satış kuru acayip kötü baya makas var. Bir de üstüne kuyumcudan alırsam 2 kere zarar edicem. Acaba kuyumculara altını havale etme gibi bir şansım var mı? Ya da göndereyim, bana direkt tl karşılığını kendi alışından hesaplayıp versin. Nasıl oluyor bu işler?
0
avatar is back
(20.02.24)
Nadir Gold'un Kuveyt Türk, Garanti ve Yapı Krediyle şöyle bir anlaşması var. Diğer bankaların durumunu bilmiyorum.

www.nadirgold.com
0
Mirket
(20.02.24)
@mirket, ben mi yanlış görüyorum yoksa adamlar 1 gr karşılığı 1,35 gram transfer mi istiyor? deli miyim neden böyle bir şey yapayım?
0
🌸avatar is back
(20.02.24)
Sen söyleyince farkettim. İlginç bir saçmalık :)
0
Mirket
(20.02.24)
Öncelikle şunu bilmelisiniz. Hesabınızdaki şey altın degil. Sadece altın fiyatına endeksli bir yatırım enstrümanı. Fiziki altınla tek alakası fiyat olarak ona baglı olması. Yatırdıgınız para için altın fiyatının yükseliş oranına göre pozitif veya negatif faiz geliri alıyorsunuz. Onun dışında altın hesabındaki paranın fiziki altınla hiç bir alakası yok. Altınla alakası olmayan bir şey için banka niye size fiziki altın versin ki?
0
limonlu eksi
(20.02.24)
varsa fiziki altınlarını sanal dönüştürmek isteyen arkadaş ve yakınlarınızdan takas yapabilirsiniz, fizikiyi alır gram altınları havale olarak gönderirsiniz.

onun haricinde kuyumcularada sorabilirsiniz mutlaka kabul eden olacaktır, tabiki belirli bir komisyon ile.
0
Rao
(20.02.24)
nadirgold'un yaptığı şu altınını yüzde 35 komisyonla bozuyor. bankadan bozup kuyumcudan alsan bile zararın yüzde 10u geçmez
0
paintov
(20.02.24)
Alım satım markasının bu kadar büyük olması dolandırıcılığa girmiyor mu? Muhtemelen devlet de bu durumu destekliyor, ülkede muhalefet diye birşey yok ki, vatandaşın hakkını savunsun.
0
parka
(21.02.24)
Ben de aynı durumdayım ve aklıma satıp fiziki almak dışında başka bir çözüm gelmedi.
0
Amaranta ursula
(21.02.24)
kuveyt türk bankası fiziki altın ödemesi yapıyor. kendi bankanızdaki altınları buraya transfer edip, buradan çekmeniz mümkün bildiğim kadarıyla. daha önce lazım olmuş ve araştırmıştım. ancak özel şartları var mı bi öğrenseniz iyi olur. belki altınların saflık derecesi farklıdır.

www.kuveytturk.com.tr
0
biseysorcaktim
(21.02.24)
Seçimden sonra makaslar dahada açılır. Fizikiye geçin.

Son 40 gün...


.
0
kartallar yuksek ucar
(21.02.24)
Kuveyt türk’ü araştıracağım teşekkürler. Olmazsa zaten bankadan bozdururum. %7500 komisyon nedir ya haha :) şu al sat makası %3,5-4 civarı ama alış fiyatı ile piyasa fiyatı makası %1,4.

Ayrıca bankadan alınan “altına endeksli yatırım” değil, arkasında bankanın altın rezervi var gerçekte. Hayali bir şey almıyoruz :) öyle olsa gider paxgold alırım binance’dan zaten. Ayrıca seçim sonrası muhabbeti de baydı bişey olmayacak, hesaplarımıza çökmeyecekler. 20 senedir baydı artık, cevap harici şeyler yazmayın
0
🌸avatar is back
(21.02.24)
Hiçbir şekilde akdi altını, komisyonsuz nakdi altına ceviremezsiniz.
@limonlu eksi çok güzel açıklamış zaten. Üzerine söylenecek söz yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.02.24)
Ayrıca bankadan alınan “altına endeksli yatırım” değil, arkasında bankanın altın rezervi var gerçekte. Hayali bir şey almıyoruz :) demişssiniz.
arkasında bankanın altın rezervi var demişsiniz fakat bu kısmın bankanın ortagı olmadıgınız için sizinle hiç bir alakası yok. banka o rezervi kim bilir hangi yatırımlarına hangi fonlara hangi borçlara bagladı? bankacılık maalesef sizin yazdıgınız gibi işleyen bir şey degil. bankalar şu poşetteki avatar is back'in emaneti kimse dokunmasın gibi sizin altınlarınızı saklamıyor.

bazı bankalar altın hesabınızdaki parayı (bakın altın demiyorum) size altın olarak verebilir. daha dogrusu komisyonunu alıp size altın satar. hepsi bu. 2. bir yol gerçekten yok.
0
limonlu eksi
(21.02.24)
(2)

Mangal alirken dikkat edilmesi gerekenler

mirafiori
Cok butcem yok, bahce icin mangal istiyorum, , adana tarzi sisle kebap yapacagim icin muhtemelen dikdortgen mangal daha iyi olacaktir yuvarlaga gore. Internette buldugum ucuz modellerde nelere dikkat etmek gerekir baska? Daha kolay yakmak icin kontrol icin mesela alt kismin acilir kapanir havalandir
Cok butcem yok, bahce icin mangal istiyorum, , adana tarzi sisle kebap yapacagim icin muhtemelen dikdortgen mangal daha iyi olacaktir yuvarlaga gore. Internette buldugum ucuz modellerde nelere dikkat etmek gerekir baska? Daha kolay yakmak icin kontrol icin mesela alt kismin acilir kapanir havalandirmasi olmasi gibi veya kapakli olsun olmasin vs...
0
mirafiori
(14.02.24)
sac kalınlığı, paslanmazlık , katlanır özellikle olup olmaması, alt havalandırma özelliği.
0
Rao
(21.02.24)
saç kalınlığı
üst ızgara demirlerinin kalınlığı sonuçta hep adana yapmayacaksınız

çok dilim yandı ucuza kaçmayın
çok genç değilseniz ,sabit duracaksa ,çok alçak bir mangal almayın ,eğil kalk çok yoruyor
0
çınarım
(21.02.24)
(6)

Kredi notum niye yükselmiyor?

10032007
4 yıldır kredi kartı kullanıyorum. Güncel limitim resmi gelirimin çok çok üstünde, nerdeyse 1 yıllık maaşım kadar limitim var. Banka senede 2-3 arayıp isterseniz limitinizi yükseltelim diyor her seferinde kabul ettim bu hale geldi. Kartı kullanmaya başladığımdan beri günü gününe ödemesini yapıyorum,
4 yıldır kredi kartı kullanıyorum. Güncel limitim resmi gelirimin çok çok üstünde, nerdeyse 1 yıllık maaşım kadar limitim var. Banka senede 2-3 arayıp isterseniz limitinizi yükseltelim diyor her seferinde kabul ettim bu hale geldi. Kartı kullanmaya başladığımdan beri günü gününe ödemesini yapıyorum, asgarisini ödediğim ay bile yok ekstre ne geliyorsa hep ödüyorum. Geçen sene küçük bir ihtiyaç kredisi kullanmıştım onu da günü gününe ödedim.

Krediyle ev almayı düşünüyorum bugün bankayla görüşmeye gittiğimde kredi notunuz düşük onaylanmayabilir dediler. 1367 çıkmış. Kart limitim yüksek diye mi kredi notum böyle veya bu zıkkımı yükseltmek için ben daha ne yapayım?
0
10032007
(12.02.24)
Findeks risk raporu alın. Raporda listelenen her banka kredisini ve kredi kartını kontrol edin. Belki 1 TL tutarında filan unutulmuş ve ödenmemiş borç kalmıştır.
www.findeks.com
0
alfired
(12.02.24)
+1alfired, notlu risk raporu alıp unutulan açık hesaplarınızı kapatın, ödeme geçmişinizi kontrol edin. Bir de kart limitinizin tamamını kullanmayın, direkt riskli kabul ediliyorsunuz. 5 lira limit varsa 3'ünü kullanın ve tamamını gününde ödeyin. 90 günde bir puanınızı tekrar kontrol edin, iyileşmeleri görürsünüz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(12.02.24)
Raporda ödenmemiş hiçbir şey görünmüyor fakat Toplam Limit Ve Borç kısmında limit için 3TL yazmışlar. Bu neyin limiti ki 3TL?
0
🌸10032007
(12.02.24)
muhtemelen iş bankası kullanıyorsunuz. Benimde aynı şekilde 3 yıldır yükseltmiyor. Yoksa özel bankalardanda k.kartı başvurusu yapıp kullanmaya başlayın. Ayrıca arkadaşların dediği gibi findekten düzenli takip yapın
0
Rao
(13.02.24)
Kart limitlerinizin herhangi birini yüzde 60 ve üstü kullanmak puan düşürüyor.
0
alimcgraw
(28.07.24)
aynı şekilde iş bankası kartı kullandığınızı düşünüyorum. Bu banka limit konusunda çok cimri adete tok satıcı.
Ancak, maximum black olarak yeni kart başvurusu yaparsanız onaylanması durumunda limit 250.000 tl olarak verilebiliyor.
0
Rao
(03.08.24)
(5)

Faizler düşücek mi şimdi

condom kurşunu
Konut kredi faizlerinde seçim öncesi kampanya gelir mi acaba?
Konut kredi faizlerinde seçim öncesi kampanya gelir mi acaba?
0
condom kurşunu
(03.02.24)
mb başkanı faiz artırıyor diye görevden alınmadı bence. aynı politika devam eder, düşmez
0
paintov
(03.02.24)
Başkan değişikliğinin faizlerle bir ilgisi yok bence de. Zaten Mehmet Şimşek'in önerdiği başka bir isim yerine geldi. Anladığım kadarıyla bu seferki istifanın nedeni para politikası vs değil. Kaç haftadır ortada dönen haberler nedeniyle yaşandı bu istifa.

Dolayısıyla seçimlerden önce ya da sonra keskin bir değişiklik beklememek gerekir para politikasıyla ilgili.
0
fraise
(03.02.24)
öyle bir şey gündemde bile değil
0
benarrivo
(22.02.24)
hafize fazla dejenere oldu o yüzden değiştirdiler.
0
ferenc
(22.02.24)
sıkıp ,suyunu çıkarma politikaları aynen devam, faiz indirimi söz konusu değil.
0
Rao
(22.02.24)
(5)

eticaret kariyeri

kondansator
selamlar sevgili duyurucular. eticaret sektöründe 10 yıl gibi bir süre çalışan birisini düşünelim. operasyonel ve sistem taraflarında aktif rol oynamış. sistem derken, yazılım ekipleriyle şirket arasındaki bağlantıyı sağladı diyelim. bu kişi kendisini nasıl geliştirmeli sizce? lojistik taraflarına m
selamlar sevgili duyurucular. eticaret sektöründe 10 yıl gibi bir süre çalışan birisini düşünelim. operasyonel ve sistem taraflarında aktif rol oynamış. sistem derken, yazılım ekipleriyle şirket arasındaki bağlantıyı sağladı diyelim. bu kişi kendisini nasıl geliştirmeli sizce? lojistik taraflarına mı yoğunlaşimalı, yazılım test uzmanlığı mı, reklam tarafı mı?
0
kondansator
(30.01.24)
scrum master
0
buenosdias
(30.01.24)
E ticaretten parayı bulup finansal özgürlüğünü ele alsa artık?
0
alimcgraw
(30.01.24)
@alimcgraw ilgili kişi personel, öyle parayı vurmalık durumları olamadı maalesef
0
🌸kondansator
(30.01.24)
-entegrasyon yazma odaklı yazılım öğrenebilir
-bilgisine güveniyorsa ilgili konularda danışmanlık yapabilir , firmalar için alp yapı seçimi vs.
-bayiilik vb. gibi seçenekler varsa bunları alıp, satış ve destek için kendi firmasını kurabilir.
-otonom depolar ile ilgili kariyer hedefleyip bu konuda çalışabilir
0
Rao
(30.01.24)
Sirketleri e-ticaret ama daha da iyisi e-ihracata hazirlayan danisman olur.

Gerci bence en guzeli kendisi yapsin bi seyler. Mesela ben bi sektorde calistim belli bi sure o sektoru biliyorum, o yuzden de kafamda hep o sektorde kendi cabamla bir atilim yapma fikri var. Bekliyorum sartlarin olgunlasmasini
0
floydian
(30.01.24)
(7)

sıfır girilen kiralık evde sıfır izolasyon olması

anlamsiz geliyor
merhaba. 3-4 senelik yeni bir daireye kiracı olarak girdim. apartmanda ses izolasyonu sıfır. alt ve üst komşular ne yapıyorsa naklen duyuyorum ve bazen saatler sürüyor. psikolojim bozuldu bazı geceler uyuyamıyorum. eve yeni girdiğimden ve izolasyon konusunun girerken hiç belirtilmemesinden ev sahibi
merhaba. 3-4 senelik yeni bir daireye kiracı olarak girdim. apartmanda ses izolasyonu sıfır. alt ve üst komşular ne yapıyorsa naklen duyuyorum ve bazen saatler sürüyor. psikolojim bozuldu bazı geceler uyuyamıyorum. eve yeni girdiğimden ve izolasyon konusunun girerken hiç belirtilmemesinden ev sahibinden evin tamamını veya en azından bazı odalar için ses izolasyonu yaptırmasını isteme hakkım var mıdır?
0
anlamsiz geliyor
(27.01.24)
Böyle bir şey talep edemezsin. Etsen de yapılabilir bir şey değil zaten.
0
Mirket
(27.01.24)
Ses izolasyonu olan yer ben gormedim valla. Evinde yeterince eşya var mı? Ev boş olunca ses çok olur. Bir de zamanla bu seslere çok dikkat etmiyorsun. İlk etapta taktığın için daha da rahatsız edici oluyor. Zaten sonradan ses yalıtımı da olmaz. Onu inşaat sırasında yapmaları lazım. Tavsiyem, bir süre kulak tıkacı ile uyuman.
0
prole
(27.01.24)
üsten gelen ses için yapacağınız per bir şey yok, ancak alttan gelen sesleri birazda olsun engellemek için, uyuduğunuz veya oturduğunuz odalar için kalın halılar serebilirsiniz.
0
Rao
(27.01.24)
Benim bildiğim Türkiye'deki yeni yapılarda eskilere oranla daha ciddi bir sorun bu ses yalıtımı. John bloor da demiş zaten.
Malesef bir hakkiniz yok :/
0
logisticsmanager
(27.01.24)
arkadaşım yumurta kartonu ile kaplamıştı tavanını süper ses izalasyonu.internette bolca görseli var.
0
jamswety
(27.01.24)
Ses yalıtım paneli diye aratırsanız bir çok çözüm var.
0
rumpleteazer
(28.01.24)
türkiyede toplu konutlarda ses izolasyonu kötü, tünel kalıp binalarda ses izolasyonu yok, bilmemkaç kat üsttekinin sesini bile duyuyoruz diyenler çok ama tünel kalıp toplu konuttayım ve şikayetim yok benim. istisnalar var ve istenirse yapılabiliyor demekki?

pcde ses sistemi olarak açık hava müzik sistemi kullanıyorum, 1100watt. 2 tane 1 metreden yüksek kabin var 30'ar cm'lik subwooferlar var kabinlerde. bu ses sistemiyle dizi film izleyip müzik dinlerken sabahlıyorum da yani gecenin 3'ünde 4'ünde bile kullanıyorum. tabi max seste değil :D max seste kendim dayanamıyorum :P ama kısık ses kullanmıyorum yani normal bi 5+1 sistemin max sesinden yüksek olabilir kullandığım ortalama.

geçenlerde jeneratör aldım hatta test etmek için 4-5 saat balkonda jeneratör çalıştırdım. kapıya dayanan şikayet eden olmadı.. üst komşuya ben gidip sordum, sesini duymamışlar bile. ki sormaya gittiğim sırada bile jeneratör çalışmaya devam ediyordu.

ben de üst kattan nadiren ses duyuyorum o da ya baca deliğinden geliyor ya banyodaki havalandırma şeysilerinden.

ha asıl soruya gelelim, sanmıyorum böyle bir talepte bulunabileceğini. sana ses yalıtımlı burası diye özellikle yanlış bilgi verdilerse ve bunu kanıtlayabilirsen belki? kendi imkanlarınla bişey yapabilirsen yaparsın yoksa dayanamıyorsan taşınırsın.
0
konetsu
(28.01.24)
(5)

matlaşan bardaklara ne yapılır?

oldtimer
internette bir sürü çözüm var, bunlardan sirke karbonat vs denedim hiçbir etkisi olmadı. bulaşık makinasında matlaşan bardaklara denenmiş, kesin bir çözüm bilen var mı? yoksa yapılacak bir şey yok mu bu soruna?
internette bir sürü çözüm var, bunlardan sirke karbonat vs denedim hiçbir etkisi olmadı. bulaşık makinasında matlaşan bardaklara denenmiş, kesin bir çözüm bilen var mı? yoksa yapılacak bir şey yok mu bu soruna?
0
oldtimer
(24.01.24)
süngerin sert kırmıyla iyice ovala sonra da seyreltilmiş çamaşır suyuna bir kaç saat yatır.
0
gabe h coud
(24.01.24)
Makinede teflon yıkama alışkanlığınız varsa teflondan kopan minik parçalar cam yüzeyini çize çize öyle mat görünmesine neden oluyormuş. Çaresi yok yani.
0
Tina
(24.01.24)
Makinede bulaşık parlatıcı mutlaka olsun ve makine iyi kurutsun.
Eğer ince çizikler varsa onlar artık çöp
0
photo85
(24.01.24)
Makinaya tuz ve parlatıcı ekleyerek normal yıkamaya devam ederseniz düzelir ancak tekrar parladıklarında tuz kullanmadığınız için çizikler oluştuğu daha belirgin olacak. Çiziklerse geçebilen şeyler değil.
0
akhenaten
(24.01.24)
-matlaşma problemi önlem için dönemsel olarak su sertliğini ölçüp makinanın tuz ayarını değiştirmek gerek.
-bardakları eski haline getirmek içinse, Dremel veya pasta cila makinası ile sıfır sulu zımpara kullanmayı deneyebilirsiniz.
0
Rao
(24.01.24)
(6)

Kapıda kaldık

hunharca ben
Arkada anahtar takılı bizde anahtar var ama olmuyor. Kart soktum denedim olmadı. Siz nasıl açardınız çilingir mi çağırdınız ve ne kadar ödediniz?
Arkada anahtar takılı bizde anahtar var ama olmuyor. Kart soktum denedim olmadı. Siz nasıl açardınız çilingir mi çağırdınız ve ne kadar ödediniz?
0
hunharca ben
(24.01.24)
Ben şu videodan bakıp açmıştım
www.youtube.com
0
Tina
(24.01.24)
röntgen filmi ile çok rahat açılır
0
Rao
(24.01.24)
binadaki tüm çelik kapılar aynı modelse, karşı ya da alt/üst komşunun kapısının diline bakıp nereye denk geldiğine iyi bakın.

sizin kapıda da tam oraya denk gelen yeri yuakrıdaki yöntemlerle kurcalayın.

kesilmiş pet şişe, kart, vb esnek ama sağlam plastik bişeyler ile o dili itebilirsiniz.

Tam karşısından itmek zor olur, hafif üstten aşağı doğru çapraz uğraşlarla deneyin.
0
John Bloor
(24.01.24)
Eski evimde kapıda kaldım, çilingir geldi, kapı kilitli mi diye sordu, hayır dedim, pet şişe ile 10sn'de açtı.

Eğer önceden yaptıysanız ve dilin geldiği yeri biliyorsanız bir kaç dakikada açarsınız, uç bir güvenlik önlemi yoksa en acemi adam videoya bakarak 10dk'da açar.

Google'dan il ilçe çilingir şeklinde arayıp fiyat alabilirsiniz, zaten her kata 500 tane çilingir magneti yapıştırmışlardır, çok aramanıza gerek kalmayabilir.

Son olarak açmak için mümkünse araç yağ bidonu gibi görece kalın plastikten bir parça kesip denerseniz başarılı olma şansı artar.
0
kimlanbu
(24.01.24)
bir ay önce aynı durumu yaşadım. kartla denedim asla olmadı. çilingir çağırıp, 350 tl ödedim - Kadıköy Hasanpaşa.
çilingir de kapıyı alttan ince uzun demir bir çubukla açabildi
0
livaist
(24.01.24)
Bu şekilde bir kere ben de kaldım. Kapıcı halletti sağ olsun.

Kapıcı veya güvenlik varsa bir sorun, yoksa çilingir...


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
(3)

360 derece kayıt yapabilen araç kamerası var mı?

duyulmasi gerektigi kadar
özellikle gece kaydı güzel olan bir kamera varsa önerebilir misiniz?
özellikle gece kaydı güzel olan bir kamera varsa önerebilir misiniz?
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.01.24)
Ne yazık ki çoğu kamera benzer sensörü ve çipi kullanıp görüntü işleme yazılımını kendisi yapıyor ve kaliteleri üç aşağı beş yukarı aynı.

www.youtube.com

360 derece kamera bence motor kullanmıyorsanız pek iyi bir seçim değil.

www.youtube.com
0
kimlanbu
(24.01.24)
Araç içi kamerası için bu başlığı takip etmenizi öneririm:
forum.donanimhaber.com

Bu da genel kategori linki:
forum.donanimhaber.com
0
iustitia omnibus
(24.01.24)
360 derece çok gerekli değil, ancak isterseniz bir den fazlaı noktaya kamera montajı yapabilirsiniz.
Kamera seçimi için ise özellikle sıcaklık ve soğukluk değerlerine dikkat etmeniz gerek, özellikle yazın sıcaklarda araç içi sıcaklığı çok yüksek olduğu bu konu çok önemli.
0
Rao
(24.01.24)
(14)

Kredi kartı meselesi

adwokat
Merhaba hayatımda hiç kredi kartı kullanmadım. Bunu duyan arkadaşlarım çok şaşırıyor ve kredi kartı çıkartmam için beni ikna etmeye çalışıyor.Ben her şeyi nakit almayı seven bir insanım. Ancak yatırım kafası olan arkadaşlar onun yanlış olduğunu söylüyor. Hatta bir arkadaşım internetten üç taksitle a
Merhaba hayatımda hiç kredi kartı kullanmadım. Bunu duyan arkadaşlarım çok şaşırıyor ve kredi kartı çıkartmam için beni ikna etmeye çalışıyor.

Ben her şeyi nakit almayı seven bir insanım. Ancak yatırım kafası olan arkadaşlar onun yanlış olduğunu söylüyor.

Hatta bir arkadaşım internetten üç taksitle altın bilezik alıp kenara atmanın çok mantıklı olduğunu söylüyor. Ben ise hayatım boyunca altınımı vakıfbanktan alıp Biriktirmiş bir insanım :)

Siz ne düşünüyorsunuz? Kredi kartı yatırımcı için olmazsa olmaz mıdır...
0
adwokat
(24.01.24)
Nakitle alışveriş mi yapılır ya enflasyon ortamında? Mesela aralık ayında vade farksız 9 taksitle spor ayakkabı aldım, hiç enflasyon olmasa bile ocakta ve temmuzda maaşıma iki kez zam geleceğini düşünürsek yine kârdayım. Ben yanımda 100 liradan fazla nakit taşımıyorum bile, herhangi bir alışverişimi maaş kartıyla yapalı da birkaç yıl olmuştur. Kârlı olmasını geçtim, sadece kolaylığı bile apayrı.

Ha hiç taksitle altın falan almadım. Alınır tabii de ben altını fiziksel olarak sevmiyorum, yapacaksam sizin gibi banka üzerinden alırım. Ama onun dışındaki her şey için kredi kartı. Faturalardan, market alışverişine, kılık kıyafetten, kişisel harcamalara her şeyi kredi kartıyla yapıyorum. Ödeyebilsem kiramı bile kredi kartıyla öderim dsjdsj
0
nundu
(24.01.24)
Kart ile yatırımın doğrudan bağlantısı yok fakat şu an olduğu gibi yüksek enflasyon dönemlerinde peşin fiyatına taksitle alışveriş yapmak finansal açıdan daha doğru. Örneğin 10 lirayı 5 taksitle ödemek varken neden peşinen veresiniz?

Altın konusu ayrı mesele, bireysel kartlara altında taksit yapılmaz, ticari kart olması lazım ama aldıktan sonra taksitlendirme seçeneği varsa onu bilemem. Taksit olsa bile peşin fiyatına yapmazlar, kredi kartıyla taksitsiz alımda bile fark koyar kuyumcular. Dolayısıyla ilk golü en başta yiyorsunuz, borç ödenene kadar altının değeri ödediğiniz toplam bedelin üstüne çıkıyorsa (enflasyonu da ekledikten sonra) kardasınız ama altının artacağının garantisini kimse veremeyeceği için o riski almış oluyorsunuz.
0
orient blue
(24.01.24)
Kredi kartı kullanmamak ve avret yerini incir yaprağı ile örtmek hemen hemen aynı şeyler.
0
allah yazdiysa bozsun
(24.01.24)
Bu biraz gelirle de alakalı. Kredi kartının 2 büyük faydası var:
1. peşin almaya paranız yetmeyen ürünleri taksitle aldırabilmesi.
2. internetten alış veriş. Bunun için sanal kart çıkartabilirsiniz.

Evet bir dönem Kredi kartı faizleri çok düşüktü ve güzel avantajları vardı ama şu an o kadar da yok. 3 taksitle altın alan arkadaşınız, %4-%8 komisyon ödüyor.

Eğer paranız yetiyorsa, hiç bulaşmayın kredi kartına.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
benim şaşırdığım kısım hiç mi pahalı istediğiniz bişey olmadı, atıyorum bir beyaz eşyadır ne bileyim yemek yiyorsun dışarda en az 2000 tl, kim yanında 1000-2000 tl taşırda nakit verir belki dedem yapar bunu.
0
eja
(24.01.24)
Ben de çok çok nadiren taksitli alışveriş yapıyorum genelde sadece bilgisayar, telefon gibi ürünler alırken taksit yapıyorum onlar da 3-6 taksit arası oluyor.

Ancak sakıza kadar tüm harcamalarımı sadece kredi kartından yapıyorum. Bunun bence faydası büyük.

Tüm harcamalarınızı görüp bütçenizi buna göre ayarlamak çok daha kolay. Nerelerde gereksiz harcama yapmışsınız, maaşınızın tam olarak ne kadarını harcamışsınız gibi istatistiki şeyleri rahatça görüp plan yapabiliyorsunuz. Ödeme günü geldiğinde de o aya ait tüm harcamalarınızı tek seferde ödediğiniz için harcama konusunda daha farklı bir bilinç gelişiyor. Tüm harcamalarınızı tek bir yerde görmek sandığınızdan daha ufuk açıcı bir durum.

2.si para taşımamak büyük rahatlık. Pandemi başından beri nadiren elime para değmiştir. Önceden sadece otobüs kartı yüklemesi için para kullanıyordum ancak artık o da uygulamadan yapılıyor. Nakit paraya uzun zamandır dokunmadım. Kredi kartımı unutsam bile telefondan karta ait tüm özellikleri kullanabiliyorum.

3.sü nakitle sadece yüz yüze alışveriş yapabilirsiniz ancak kredi kartları dijital ortamın tek ödeme yöntemi olmasa da en genel-geçer hali. Her türlü ürün satış sistemi başka diğer yöntemlerin yanında kredi kartlarına da tamamen entegre edilmiş halde olduğu için herhangi bir yöntem düşünmenize gerek kalmıyor.
0
akhenaten
(24.01.24)
kredi kartı matematiksel olarak çok mantıklı, enflasyon ortamında her türlü kara giriyorsun, taksit yapmasan şimdi alıp ay sonu ödeyince bile kara geçiyorsun artı bonuslar kampanyalar vs. tek kötü yanı psikolojik, cebinden para çıkıyor gibi olmadığından ayarsız harcayabiliyorsun.
0
hobarey
(24.01.24)
Şu an çok farkında değilsiniz belki ama herkes kredi kartına fark koymaya başladı, ya da yakında koyacak. Peşine ne olur dediğiniz zaman daha düşük fiyat teklif edecekler.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.01.24)
mesela arkadaşlarınla bulustunuz yemek yediniz, kahve içtiniz, mağazada uzun zamandır ihtiyacınız olan bir eşya /giysi gördünüz ve indirimde almaya karar verdiniz. 10 bin lira harcadınız. bu kadar nakit mi taşıyorsunuz her defasında?

cep telefonu almaya karar verdiniz 40bin lira. bankadan 40bin lira çekip telefoncuya mı gidiyorsunuz?

hiç internetten alışveriş yapmadınız mı?

çamaşır makinesi, buzdolabı nasıl alıyorsunuz?

ve son soru aileniz memur mu?

hiç kredi kartı kullanmamış olmak için 18 yaşında olmak veya memur çocugu olmak lazım

kredi kartı kullanmak hem pratik hem de enflasyonist ortamda karlı.

insanlar kredi kartı ile geçtiğimiz sene motorsiklet falan alıyordu sırf yatırım olsun diye
0
abelardo
(24.01.24)
-kredi kartı harcamaya çok seven, iç kontrol mekanizması zayıf kişiler için büyük tehlikelidir.
-Bilinçli olup, gerektiği kadar harcama ve yatırım yapan kişeler için ise türkiye gibi enflasyonist ülkelerde kullanılması avantajdır.

alışveriş yapacağınız yer nakite yeterli indirimi yapıyorsa k.kartı kullanılmayabilir. Çünkü bir çok işyeri k.kartı pos masraflarını ürün fiyatına yedirdikleri için nakitte özel bir indirim yoksa k.kartı kullanmak yerinde olur.
0
Rao
(24.01.24)
bu kadar enflasyonun oldugu bir ulkede KK kullanmamayi aklim almiyor ne yazik ki, benim 4 tane kartim var 3'unun hesap kesimleri 1-10-20 olacak sekilde her ay. kesileni kullaniyorum ki boylece her odemem min 30 max 40 gun vade ile odemis oluyorum. piyasada hicbir tuccar pesin parayla calismaz mumkun mertebe vadeli alir her seyi. sizi ticaret yapanlardan farkli kilan ne o zaman? pesin fiyatina taksit firsatlari da cabasi.
0
bay b
(24.01.24)
(bkz: kredi puanı)
sırf şunun için bile gerekirse az limitli bi kart alıp kullanmak lazım. İleride kredi alman gerekse bu yüzden alamayabilirsin.

www.hangikredi.com
0
nhk ni youkosu
(24.01.24)
Arkadaşlar banka kartım var tabii ki. Kredi kartım yok :)
0
🌸adwokat
(24.01.24)
Eğer banka kartı ile döndürebiliyorsan harika.
Sayısal olarak kredi kartı avantajlı gibi duruyor (taksitle geç ödeme enflasyonist ortamda daha ucuza ürün almak demek oluyor, bunun yanında ek bonuslar, ki bonuslar bence kara sokmuyor, daha çok harcamaya itiyor), ancak bence kredi kartı kesinlikle tüketimi körüklüyor.

Kredi kartı, eğer bugünkü tüketim alışkanlıklarını koruyacaksan senin için de faydalı olacaktır, ama ben alışkanlıkları değişmeyip, nakit olarak almayacağı şeyi kredi kartıyla da almayan kimse görmedim.
0
burfak
(25.01.24)
(6)

trendyol satıcısından iade işlemi

oldtimer
trendyolda bir satıcıdan figür aldım. satıcı puanı 8.9 idi güvendim ama kırık ve kötü kondisyonda bir ürün geldi. iade ettim ancak satıcı para iadesi kısmında sıkıntı çıkarırsa trendyol nasıl devreye giriyor, böyle bir tecrübe yaşamış olan var mı?amazon başka satıcı da olsa müşteriyi mağdur etmiyor
trendyolda bir satıcıdan figür aldım. satıcı puanı 8.9 idi güvendim ama kırık ve kötü kondisyonda bir ürün geldi. iade ettim ancak satıcı para iadesi kısmında sıkıntı çıkarırsa trendyol nasıl devreye giriyor, böyle bir tecrübe yaşamış olan var mı?

amazon başka satıcı da olsa müşteriyi mağdur etmiyor ama trendyol bu konuda nasıl? para iadesi işlemi sorunsuz çözülür mü eğer satıcı kaynaklı bir sıkıntı olursa?
0
oldtimer
(23.01.24)
Uzun ve zorlu bir süreç sizi bekliyor. Satıcı trendyol olsa bile süreç degişmiyor. Dua edin de satıcı iadenizi kabul etsin. Ederse paranız 15 gün içinde yatar. Eger etmezse geri gönderdiginiz ürünü size geri kargolar. Kırık ve şekilsiz bir figürle başbaşa kalırsınız
Trendyol müşteri hizmetlerine yazarsınız 1 ay sizi oyalar. En sonunda lanet olsun diyip çöpe atıp hayatınıza devam edersiniz
0
limonlu eksi
(23.01.24)
satıcının sıkıntı çıkartabileceği tek konu kargodan almanız gerekn hasar tespit tutanağı. onda da, zaten kargo bıraktı gitti, açmamı beklemedi, nereden bilebilirdim ıvır zıvır sallarsanız sorun yaşamazsını. kırık tarafını düşünürsek, zaten normalde tutanak tutmak gerekiyor ve tutanak istemek de müşteriyi mağdur eden bir durum değil, olması gereken. yok ürün sadece kalitesiz geldi derseniz de keyfi iade hakkınız mevcut.
0
kondansator
(23.01.24)
Ben gelen ürünü kargo kutusunu bile açmadan iade ettim, hatta kargoya teslim ederken fotoğraf da çekmiştim hiç açılmadığı belli olacak şekilde, satıcı kabul etmedi. Trendyol maalesef yapabileceğimiz bir şey yok dedi.
0
namandigurai
(23.01.24)
terndyol kendi iade yapyor, sorun olmaz
0
mtgs
(23.01.24)
bu tip durumlarda kargoyu açarken en baştan kamera kaydı almak gerek ki , herhangi bir itilaf ta elinizde delil bulunsun.
0
Rao
(23.01.24)
neyse ki satıcı kötü niyetli biri çıkmadı ve ertesi gün iade işlemini gerçekleştirdi. teşekkürler cevaplar için.
0
🌸oldtimer
(25.01.24)
(8)

Erkek için yüz bakım ürünü

sanguine
Artık suratımin yaşlandığını fark ediyorum. Uyanınca yüzünü dahi yikamayacak kadar cilt bakımıyla arası olmayan bir insanım. Esasında genel olarak bir sıkıntım yok (akne gibi) fakat özellikle uykumu alamadığım gecelerin sabahında yüzümün fark edilir şekilde sarktigini görüyorum. Elmacık kemiği bölge
Artık suratımin yaşlandığını fark ediyorum. Uyanınca yüzünü dahi yikamayacak kadar cilt bakımıyla arası olmayan bir insanım. Esasında genel olarak bir sıkıntım yok (akne gibi) fakat özellikle uykumu alamadığım gecelerin sabahında yüzümün fark edilir şekilde sarktigini görüyorum. Elmacık kemiği bölgesi bildiğiniz top top oluyor.

Kolayla edilebileceğim ve artık bundan sonra düzenli kullanabileceğim bir krem veya başka bir bakım ürünü var mı. Fiyatı abartı olmadığı sürece önemli değil.
0
sanguine
(22.01.24)
Hemen hemen ben de aynı durumdaydım. Ancak bu konu derya deniz. Ivır zıvır bir sürü şey var.
Bence aylık düzenli olarak cilt bakımına gidin. Ordaki uzmana da sorun günlük yapmam gereken ne var diye. En mantıklısı bu. Yani ben böyle yaptım.
0
nuevo
(22.01.24)
*kolayca sipariş verebileceğim olacaktı.

@nuevo: nereye gidiyorsunuz İstanbul'da mi, bı de ücretleri nasıl.
0
🌸sanguine
(22.01.24)
Ankaradayım valla paket olarak sattılar hocam 3-4 ay önce seans başı 400 gibi birşeydi. Belki artmıştır yılbaşından sonra
0
nuevo
(22.01.24)
Cildinize bakmanın en kolay yolu cilt tipinize uygun bir yıkama jeli ve nemlendirici krem alıp düzenli kullanmak. Gece duş alma alışkanlığınız varsa gece kremi alın, krem sürüp öyle yatarsınız. Sabahçıysanız gündüz kullanımına uygun krem alın. Bir de yüz için güneş kremi alın, yaz kış, bulutlu hava dahil dışarı çıktığınız her gün kullanın. Özellikle güneşli günlerde 2-3 saatte bir tekrar sürün. Baktınız iyi geliyor, düzenli kullanabiliyorsunuz, serumlar, tonikler falan da eklersiniz sonra.
Ürün öneremiyorum, büyükçe bir Rossmann/Watsons/Gratis'te ürün seçmenize yardımcı olurlar, sonrasında Dermoeczanem gibi bir siteden alabilirsiniz. (Kozmetik kremlerin kırışık önlemesi, var olan kırışıkları doldurması gibi şeyler azıcık yalan dolan, iyi bir nemlendirici olsun yeter.)

Uykusuzluk şişkinliği için yüzü soğuk suyla yıkamak, sabah 3-5 dakika soğuk kompres yapmak iyi gelir, rahatlatır.

(Cilt bakımı bence düzenli yapmanız gereken bir şey değil, özellikle yaz aylarında cildin güneş hassasiyetini artırır, lekelenmeye yol açabilir.)
0
kobuzchu kiz
(22.01.24)
ev yapımı sabunlar alıp ( zeytin, battım, vs ) yüzünüzü sık sık yıkayın.
Nemlendirmek için ara ara, buharlı sıcak su ve havlu tekniği kullanın
evinize alovera bitkisi alıp, ara ara bu bitkiden bir dal kırıp, , içerisindeki jeli yüzünüze sürerek masaj yapın.
0
Rao
(22.01.24)
Öneriler için teşekkürler. Direkt "şunu al sür" diyebileceğiniz bir şey var mi
0
🌸sanguine
(23.01.24)
Hindistan cevizi yağını birkaç damla badem yağıyla karıştırıp günlük nemlendirici niyetine yüzüne yedir. 1 ay sonra bana dua et.

Kozmetik sektörü tümden yalan. Doğal yağlara, çözümlere inan.
0
kukuleta
(24.01.24)
bol su ic arti gunes kremi sur her gun.

baska hicbir seye ihtiyacin yok.
0
baldur2
(24.01.24)
(3)

işteki gerginliğin eşe/sevgiliye yansıtılması

gule gule
eşiniz veya sevgiliniz bunu yaptığında ne yapıyorsunuz?ben gerginliğimi kendi içimde çözebildiğimden yansıtmıyorum fakat karşı taraf istemeden de olsa yaptığı zaman bana nasıl davranılması gerektiğini bilmediğimden empati kuramıyorum donup kalıyorum, daha da batırıyorum durumu.nasıl davranıp, ne yap
eşiniz veya sevgiliniz bunu yaptığında ne yapıyorsunuz?

ben gerginliğimi kendi içimde çözebildiğimden yansıtmıyorum fakat karşı taraf istemeden de olsa yaptığı zaman bana nasıl davranılması gerektiğini bilmediğimden empati kuramıyorum donup kalıyorum, daha da batırıyorum durumu.

nasıl davranıp, ne yapıyorsunuz? (2.5-3 sene)
0
gule gule
(19.01.24)
Eşim yapmıyor ama bazen ben yapıyorum.

Çok gergin, stresli olduğum zamanlarda belki 1 2 saat sabırla beni dinliyor. Ben de tüm stresi gerginliği kusuyorum. haklı da olsam haksız da olsam eşimden destek görmek hoşuma gidiyor. Sonra kafamı dağıtmak için bir şeyler yapıyoruz yürüyüş film vs.

Yapılabilecek en makul çözüm bu. Zaten anlayışla seni dinleyen biri olunca insanın stresi de geçiyor hemen.
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.01.24)
eve girince yapılacak ilk şey önce bir sinir , kas ne varsa gevşetmek

bunun için,

önce duş , özellikle soğuk duş
sonra güzel bir masaj aleti kullanarak duruma göre, , ayak, boyun, bacak, bel kaslarına masaj yapmak.
daha sonra mümkünse kısada olsa uyku almak.
0
Rao
(19.01.24)
İletişim, açık iletişim. Çok gergin olduğum zamanda bunu özellikle hemen söylüyorum ki şartları bilelim. Bir de yüzleşmek/ yüzleştirmek fayda sağlıyor. Bir gerginlik oluyor "şimdi sen bana mı kızdın, yoksa şirketteki X'e mi" dediği zaman yaptığın hatayla yüzleşiyorsun.
0
SiyamkedisiZorro
(24.01.24)
(6)

Çocuk yolcu için güvenli şehirlerarası seyahat

Rao
Selamlar, Bir akrabamızın çoçuğunu yarı tatilde misafir etmek istiyorum (12 yaş üstü erkek ) , ancak bulunduğu şehirde havaalanı mevcut değil. Mevcut şartlarda geriye otobüs ve araç paylaşımı olarak iki seçenek kalıyor ve tek başına seyahat etmesi gerekecek. Mevcut düşüncelerim, 1- İyi bir otob
Selamlar,

Bir akrabamızın çoçuğunu yarı tatilde misafir etmek istiyorum (12 yaş üstü erkek ) , ancak bulunduğu şehirde havaalanı mevcut değil.

Mevcut şartlarda geriye otobüs ve araç paylaşımı olarak iki seçenek kalıyor ve tek başına seyahat etmesi gerekecek.


Mevcut düşüncelerim,

1- İyi bir otobüs firması seçip , muavine özellikle uyarıda bulunmak, dikkat etmesini sağlamak.
2- Çok sayıda yüksek puanı olan bir araç kullanıcısı bulup, araç paylaşım sistemini kullanmak.


Seçeneklerden hangisi daha güvenli ve mantıklı olur, veya siz neleri tavsiye edersiniz.

Teşekkürler.
0
Rao
(19.01.24)
İyi bir otobüs firması türkiyede sadece pamukkale truzim var. Çocuk hangi şehirdeyse oranın otogar şubesine olayı anlatın, muavinin numarasını alıp durumu muavine de. Gelince de bahşiş verirsen sıkıntı olmaz.
0
mikahakkinen
(19.01.24)
mesafe ne kadar uzak? otobüs yolculuğu molalı mı ekspres mi?

11 yaşındaki oğlumu 2 yıldır ankara'dan otobüse bindiriyoruz, nevşehir'de dedesi karşılıyor. otobüs otobandan gidiyor, yolculuk 4 saat sürüyor ve mola vermiyor.

ama yol uzun. arada mola varsa, çocuk da o kadar yalnız kalmaya alışık değilse uygun olmayabilir. illa başına bir şey gelecek diye bir şey yok ama çişi gelir, molada iner, otobüsü bulamaz, panikler, ya da inmemek için çişini tutar, rüya görür korkar vs.

mesafe ve mola durumu önemli.
0
kibritsuyu
(19.01.24)
@kibritsuyu teşekkürler, mesafe 500 km civarı , ilgili güzegahta otobüs olarak molasız bir seçenek yok.
Otobüs şehir otogarları vb. derken 5 farklı noktada duruyor.
0
🌸Rao
(19.01.24)
Tabiki otobüs.
Ayrıca Türkiye'de bir tek Pamukkale güvenilir demek bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak demektir. Yerelde de otobüs firmalarının çoğu kalitelidir ve güvenilirdir. Çocuğun bulunduğu şehirdeki en iyi otobüs firmasını arayarak çözmeni öneririm
0
etna
(19.01.24)
12-13 yaşında tek başına izmir ankara arasına otobüs ve trenle olmak üzere ayrı ayrı gidip gelmişliğim var. Tabii ki bi 15 sene öncekine göre ülkenin durumu daha tehlikeli diye düşünebiliriz ama bilindik bir otobüs firmasında sorun çıkacağını sanmıyorum. Ben de Pamukkale'den başkasına çok güvenen biri değilim. Yerel firmalarla ilgili çok tecrübem yok ama.

Pamukkale varsa kullanacağı hatta, otobüse binerken yanındaki yetişkin otobüsün muaviniyle konuşsun. Özellikle molayla ilgili söylesin. Çişe falan gideceği zaman muavin eşlik eder en azından. Alınca da bahşiş verirsiniz.

13 yaş çok da ufak bir yaş değil günümüzde ya, 500 km yol gidip gelinebilir hele ki aman korkar endişelenir denecek bir durum da pek yok bence. Tam tersi tatlı bir heyecan olur çocuk için. Yanında telefon, kitap, tablet vs zaman geçireceği bir şey olduğunu varsayıyorum :)
0
nundu
(19.01.24)
@etna burada marka yazıp değerlendirmenin anlamı yok. türkiye de tek el değiştirmeyen otobüs firmasını önerdik diğerlerinin hali belediye otobüsünden hallice.
0
mikahakkinen
(19.01.24)
(5)

Fazladan para bu dönemde nasil degerlendirilmeli

optimistbakunin
Merhaba su donemde ekstra gelmis 100k tl 120ktl civarinda turk lirasi nasil degerlendirilmeli ne yapilmalidir sizce. Kisa orta uzun vade ayri ayri fikirler olabilir
Merhaba su donemde ekstra gelmis 100k tl 120ktl civarinda turk lirasi nasil degerlendirilmeli ne yapilmalidir sizce. Kisa orta uzun vade ayri ayri fikirler olabilir
0
optimistbakunin
(18.01.24)
ben olsam ,
1-her sene birer tane BES açarım ufak ufak oraya atarım.
2-dolar hem fiziki hem bankada bulundururum.
3-altın fiziki alırım.
4-faizler yüksekken bir kısmını faizde değerlendiririm.
ytd.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.24)
Yarısına para piyasası fonu (BGP,IDL,RPP), yarısına da borsadan ALTINS1 alırdım.
0
Mirket
(18.01.24)
Borsa dışında her seçenek sacmalik
0
alimcgraw
(19.01.24)
seçim bitene kadar : tamamıyla fiziki altın.
seçim sonrası : ucuz kalan sağlam hisse senetleriden orta uzun vadeli seçilmiş hisseler. Ve diğer yatırım araçlarından oluşun yatırım sepeti.
0
Rao
(19.01.24)
hisse senedi yoğun fon alıyorum ben
0
veritaslibertas
(19.01.24)
(9)

Trafik kazası oranı

basubadelmevt
Selam, her arabay bindigimde, trafige cıktıgımda kaza yapacakmısım gibi hissediyorum. Araba fena degıl, söforlugum iyi.Sehir içinde cok fazla endıselenmıyorum ama ana yollara cıktıgımda baya anksiyete sarmaya basladı. Sürüşümü etkilemiyor . Son sürecte sanki maliyet artısından dolayı otobüs, kamyon
Selam, her arabay bindigimde, trafige cıktıgımda kaza yapacakmısım gibi hissediyorum. Araba fena degıl, söforlugum iyi.

Sehir içinde cok fazla endıselenmıyorum ama ana yollara cıktıgımda baya anksiyete sarmaya basladı. Sürüşümü etkilemiyor . Son sürecte sanki maliyet artısından dolayı otobüs, kamyon bakımları da aksatılıyor gibi.

Trafik kazası yasama istatistiği nasıl Türkiye'de? Nasıl yaklasmam gerekir olaya?
0
basubadelmevt
(18.01.24)
hiç kaza yapmayacakmış gibi ama her an biri mallık yapabilirmiş gibi süreceksin. endişeyle araba kullanılmaz ama dikkati elden bırakma gözün aynalarda olsun sürekli.
0
jelly bear
(18.01.24)
Biri gelip vursa, napabilirsin?

Dikkatini ver, hayatına devam et.

Maalesef sen ne yaparsan yap risk hep var.
0
baldan kaymak
(19.01.24)
10 yıllık şöförüm. Usta da diyebilirim kendime. Şimdiye kadar hiç kazam olmadı fakat her arabaya bindiğimde sizinle aynı hisse kapılıyorum. Çünkü sen ben ne kadar iyi kullanırsak kullanalım geri kalan çogunluk berbat kullanıp kurallara uymuyorlar. İstisnasız her gün arabayı kazadan kurtarma aksiyonum oluyor. Normalde geçiş hakkında kurallara göre sende fakat ama yola atlayan mı dersin
Aynaya bakmadan şerit mi değiştiren dersin hepsi var millette. Onun için kafaya takmamak lazım. Mesela sen nasıl beceriyorsun dersen
-Birincisi devamlı aynalarımı paronayak gibi kontrol ediyorum. Sagımdan solumdan geleni önündekileri devamlı takip ediyorum.
-hız kurallarına uyup genel olarak biraz da altında yavaş kullanıyorum.
- yol hakkı bendeyse bile yavaşlıyorum. Çünkü sürücüler genelde takmayıp yola atlıyor.
- sag tarafın parkedilmiş arabayla dolu oldugu yollarda en sagdan gitmiyorum. İlla kapı açan oluyor
-önünü görmediğim şerite girmiyorum.
-tırlardan ve otobüslerden uzak durup dibine girmiyorum.
-takip meselesine her zaman uyup sinyal vermeye her zaman dikkat ediyorum.

Bu şekilde kullanırsanız kaza yapma ihtimaliniz çok ama çok düşük.
0
limonlu eksi
(19.01.24)
Üsttekilere ek olarak özellikle kavşaklara, yol ayrımlarına geldiğinde öncelik hakkın olsa da unut ve yeterince yavaşla. Hızını düşürmeyenlere yol ver gitsinler.
0
diyecevaplandı
(19.01.24)
ana yollar işin kolay kısmı bence. şehir içi trafik daha sıkıntılı. dur kalklar, makas atmaya çalışanlar, kırmızıda geçmeye çalışanlar ya da bilgisiz yayalar büyük sorun. ana yolda en kötü orta şeritte 100-120 km ile sorunsuz gidersin.
0
tantunisultansuleyman
(19.01.24)
şehir içinde hiç bir problem yaşamazken şehirlerarası yolda sürekli aynı korkuyla şöförlük yapıyorum. bunda muhtemelen 4 sene önce yaptığım kazanında etkisi var. remote çalışmaya başladıktan sonra aracı neredeyse hiç kullanmamaya başladım, bunun da etkisi vardır. siz de daha önce bir kaza yaşadıysanız bu sebeple bu korkuyu hissediyor olabilirsiniz. acelem yoksa yavaş yavaş gidiyorum bir şekilde korkum azalıyor.
0
amour fou
(19.01.24)
En büyük risk insanların dalgın olmaları ve sürüş esnasında telefon kullanmaları bana göre.

Defansif sürüş tekniklerini öğrenin, hızınızı düşük tutun. Yoksa aracınızda kamera takın veya taktırın.
Kaza potansiyeli yüksel olan yol . bölge, ve hava şartlarında daha dikkatli kullanın.
Emniyet ve trafiğin yol kaza yoğunlu haritaları mevcut seyahattan önce oralara da bakabilirsiniz.
0
Rao
(19.01.24)
15 senelik ehliyetim var, 5 yıldır falan İstanbul'da araç kullanıyorum ama bende de anksiyete oluyor özellikle son zamanlarda.

Başı boş çok var trafikte telefonla oynayan, makası hobi haline getiren, dediğin gibi aracın bakımını vs. aksatan ama spor araba kullanıyormuşçasına aracı limitlerde kullanan hafif ticari vs. terörü mevcut.

Geçen hafta cuma günü 12'den sonra bi yarım saat kadar e-5'ten eve gelmem gerekiyordu. Müziğimi açtım 80-90 arası sağ şeritten gidiyorum bak bir değil iki değil üç farklı araç tamponumu yaladı geçti sürekli aynayı kontrol etmeme rağmen iki tanesini hiç görmedim bile kim bilir nereden hangi hızla geldiler.

3 aktarmayla falan gitmeyeceğim bir yer değilse toplu taşıma candır yine. Özellikle raylı sistem varsa en temizi. Arabayı mümkün olduğunca çıkarmamaya çalışıyorum.
0
chicha_v2
(19.01.24)
çok kez denmiş. aynı durumdaydım hatta daha kötüydüm. birine zarar vermesem bile bi sağ farı patlatsam 15 bin tl gidecek diye düşünüyordum.

trafikte gerçekten hiçbir araca güvenmeyip hepsini aşırı amatör kabul etmek lazım gibi. bugün kaza yaparsam benden kaynaklı değil başkasından kaynaklı olur.
o yüzden trafikteyken yukarıda yazıldığı gibi her an her saniye biri mallık yapacakmış gibi uyanık olmak lazım.
alışınca otomatiğe bindi zaten gayet rahatım.
0
patronaj1
(19.01.24)
(2)

Online yabancı dil konuşma

liberal
Çalıştıgım firma ingilizce konuşmamı iyileştirmem için eğitim bütçesi harcayacak, ben ve bir kaç arkadaş için.Memnun kaldığınız online ve birebir olarak speaking kursu nereden alabilirim, memnun olduklarınız hangileridir?
Çalıştıgım firma ingilizce konuşmamı iyileştirmem için eğitim bütçesi harcayacak, ben ve bir kaç arkadaş için.

Memnun kaldığınız online ve birebir olarak speaking kursu nereden alabilirim, memnun olduklarınız hangileridir?
0
liberal
(17.01.24)
İtalki.com

Dikkat etmen gerekenler

Madde 1 hocanin kac kisiye ders verdigine bakin bugune kadar

Madde 2 cok pahali hocada var uyguna hocada var ortasini bulursun

Madde 3 kendine anlasilir bi aksan bul
0
Zetnikov
(17.01.24)
preply tavsiye ederim, öğretmenler arası rekabet çok olduğu için uygun fiyata iyi öğretmen bulma şansınız yüksek.
Yorumlar, öğretmenin aldığı ders sayısı vb. kriterlere bakılarak seçim yapılabilir.
0
Rao
(17.01.24)
(2)

Değerli muhasebeci arkadaşlarım, Trendyol gibi yerlerde satış yapma hk.

biz siz onlar bensiz daha mutlular
Birkaç sorum olacaktı. Evimden, fazla teferruatı olmayan ürünler satmak istiyorum. Ama izlemem gereken adımlar hakkında nasıl bir yol haritası çizmem lazım.İnternette çok fazla karmaşık bilgiler var. İzlemem gereken yolları anlatabilir misiniz? Ya da şunu da diyebilirsiniz, bir muhasebeci ile anlaş,
Birkaç sorum olacaktı.

Evimden, fazla teferruatı olmayan ürünler satmak istiyorum. Ama izlemem gereken adımlar hakkında nasıl bir yol haritası çizmem lazım.

İnternette çok fazla karmaşık bilgiler var. İzlemem gereken yolları anlatabilir misiniz? Ya da şunu da diyebilirsiniz, bir muhasebeci ile anlaş, sana yardımcı olsun. Ne yapayım ilk aşamada? Bir de masrafım yaklaşık olarak ne olur? vergi levhası, şahıs şirketi kurma, ticaret sicil gazetesi ilanı, noterler, muhasebecinin talep edeceği ücret, vs?
0
biz siz onlar bensiz daha mutlular
(15.01.24)
çok iyi bir iş planınız yok ise, özellikle mevcut daralan ekonomik süreç içerisinde vergi kaydı yapıp, birilerini elini cebinize uzatmasına bence hiç gerek yok.

Öncelikle esnaf muafiyet belgesini araştırın, şartlara bu belge ile satış yapmaya başlayabilirsiniz.

Sonrasında gerekirse şahıs işletmesi kuracaksınız, bunun içinse her ay muhasebeci ücreti, satış olmasada aylık vergiler, vb. bir çok masraf olacak.
0
Rao
(15.01.24)
Şahıs firmam var şu anda bir iş yapmıyorum. Muhasebe dahil her ay 1600 TL sabit gideri var. Bunlar stopaj, muhasebe, e fatura sabit ücreti dahil.
0
hebanon
(15.01.24)
(3)

Kredi ile geçinmece.

ataman
a ve b bankalarında 50 şer binden toplam 100.000 limitli KMH hesabım var. örneğin ocak ayında a bankasından kmh 20 bin çekip , kullanıp30 gün sonra b bankasından 40 bin çekip a bankasına , 20 bin kullanıma.sonraki ay ; yine aynı şekilde 40 bin çekip , 20 bin kmh hesabına , 20 bin harcama.Bu şekilde
a ve b bankalarında 50 şer binden toplam 100.000 limitli KMH hesabım var.

örneğin ocak ayında a bankasından kmh 20 bin çekip , kullanıp

30 gün sonra b bankasından 40 bin çekip a bankasına , 20 bin kullanıma.

sonraki ay ; yine aynı şekilde 40 bin çekip , 20 bin kmh hesabına , 20 bin harcama.

Bu şekilde 1 yıl sürdürülebilir mi ?


12 ay sonunda toplam faiz tutarını 20.700 buluyorum ? (.KMH 4.42 de kaldığı varsayıldı.)
0
ataman
(14.01.24)
yanlis anlamadiysam her ay 20bin harciyorsun. 5 ay sonunda 100 bin harcarsin. disaridan da ek para koymadigin icin limitin kalmaz. diger transferleri tam anlamadim.
0
isminivermekistemeyensuser
(14.01.24)
Bu senaryoda 4. ayın 80.000 borç bakiyesi üzerine bir de arada oluşacak faizleri eklemek lazım. Dışardan para gelmediği sürece 5 ayı göremeden limit biter.
0
en bi orijinal
(14.01.24)
faizle faiz ödemek, maliyetlerin X2 den fazla yapması demektir. Bu şekilde yıl sonuna kadar faiz yükünden dolayı limitler dolacaktır
0
Rao
(14.01.24)
(7)

Kredi kartı limiti

ramazanali
750 bin liralık kredi kartı limitinin bir avantajı var mı sizce ?
750 bin liralık kredi kartı limitinin bir avantajı var mı sizce ?
0
ramazanali
(14.01.24)
Findeks notu ne işi yarıyor ?
Gidip kredi kartından çektirip araba alınabilir mi? faizsiz taksit imkanı filan olur mu :)
0
🌸ramazanali
(14.01.24)
bazı kartllar faizsiz taksit yapıyor. avantajlı oluyor gayet.
0
jelly bear
(14.01.24)
Elinin altinda olmasi avantaj.
Araba alamiyorsun. Ille de kartla odeyim dersen, komisyon koyup tek cekim yapiyor bazi yerler.

Karti internet alisverisine kapatip, sanal kart kullanmani tavsiye ederim.
0
brkylmz
(14.01.24)
Niye internet alışverişine kapatırdınız güvenlikten dolayı mı?
Sanal kartın avantajı ne acaba?
0
🌸ramazanali
(14.01.24)
ileride faizler düştüğünde taksitli nakit avans çekip ihtiyaçlar için kullanılabilir, vb.
0
Rao
(14.01.24)
Kart bilgileri birinin eline gecerse ya da olur da hacklenirseniz kartin limiti yettigince bosaltirlar icini.

Sanal kart, asil kartin bi yansimasi gibi (kart numarasi farkli) ve sanal karta ne kadar limit acarsaniz max o kadar harcama yapabilirsiniz. (Internetten 10binlik bir sey alacaginiz zaman, limitini 10bin yapip alisverisi yaparsiniz.)
0
brkylmz
(14.01.24)
istediğinde limit artırman çok daha zor, banka artırıyorken bırak öyle kalsın. Güvenlik için internete kapat ve online alışverişleri sanal kart ile yap +1
0
nhk ni youkosu
(14.01.24)
(8)

Oda arayan insanlar nasıl insanlar oluyor?

ahm1
Lafım meclis dışı ancak oda arayan ve öğrenci olmayan kişilere karşı önyargım ve korkum var. Yani öğrenci biri gelip evimdeki bir odayı kiralamak istese "öğrenciliğin fıtratında zaten bu var, ailesi karşılıyordur parasını, benim de bir sürü arkadaşım 2-3-4 kişilik evlerde yaşadı" diyorum ve kişiyi b
Lafım meclis dışı ancak oda arayan ve öğrenci olmayan kişilere karşı önyargım ve korkum var. Yani öğrenci biri gelip evimdeki bir odayı kiralamak istese "öğrenciliğin fıtratında zaten bu var, ailesi karşılıyordur parasını, benim de bir sürü arkadaşım 2-3-4 kişilik evlerde yaşadı" diyorum ve kişiyi bir tehdit olarak görmüyorum.

Ancak 10 bin+ kira verebilecek insanlar genelde öğrenciler olmuyor. Görüştüğüm birkaç kişi de sıkıntılı insanlara benziyordu.

Dediğim gibi, genel olarak önyargım var öğrenci olmayıp da evimi kiralamak isteyenlere karşı. Bu konuda tecrübesi olanlar ne diyebilir bu konu hakkında? Gelen herkesi "serseri, bağımlı ya da başka bir şekilde sıkıntılı bir tiptir herhalde" olarak görmeli miyim? Yoksa bu kadar kafaya takacak bir şey yok mu?
0
ahm1
(12.01.24)
Ekonomik sorun dışında o tarz yaşam zaten mantıklı değil. Banyo, tuvalet, temizlik, mutfak.. hepsi sorun
0
ferenc
(13.01.24)
Günümüz ekonomik şartlarında ailesinden uzak yerde işe girmiş insanların en azından tutunana kadar başvuracakları yol eşyalı bir evde oda kiralamak.

Hepsine potansiyel tehlike olarak bakmak yersiz ama ev arkadaşlığı öğrenci olsun, başka şey olsun hem risk ve hem de sorun barındırıyor.

İkna edici bir hikaye dinlemeden ve sosyal medya geçmişini didik didik irdelemeden bir yabancıyı eve kabul etmek cesaret işi bence.
0
Mirket
(13.01.24)
Bir gelir kanıtı, sabıka kaydı vb istemelisin muhakkak. Adam diyelim ki suç örgütü üyesi veya ağır bağımlı. Ne yapacaksın??
0
ferenc
(13.01.24)
Bu konu yaşanılan şehre göre değişir bana göre, örneğin. İstanbuldaysa şartlar kira fiyatlarından dolayı bu tip oda arayan insanların talebi anlaşılabilir.

Ama diyelimki görece kiraların düşük olduğu bir doğu şehrinde yaşıyorsunuz, o zaman biraz daha şüpheci davranılabilir.

Ancak ekonomik olarak şartlar giderek dahada kötüleşiyor, bu durumda insanlar zorunlu olara bu yola başvuruyor olabilirler.

Bence tamamen soğuk bakmamak lazım, gerçekten çok düzgün bir aday olup gerçekten ekonomik şartlardan dolayı zorunlu olarak çaresiz kalınmış olabilir.

Kişinin konuşması, hal ve hareketleri, tutarlılık veya tutaksızlıklarını bakarak, vb. daha bir çok filtreleme ile değerlendirme yapılabilir.
0
Rao
(13.01.24)
Yurt dışında kiralar ve evler pahalı olduğu için çok fazla paylaşımlı ev var.
Yaşa ve statüye bakmıyor, oda kullanan çok insan var.

İstanbulda da bir dönem airbnb yaptık 3 odamız için. 6 ay falan tutan oluyordu. bir sorun yaşamadık.

Bazı iş arkadaşlarım aynı evde kalıyordu. Ekonomi kötüleştikçe, kişi de düzgünse yapılabilir bence. Kira direkt 2 ye 3 e bölünüyor düşünsenize.

Benim böyle ev paylaşma, blablacar gibi araç paylaşma işlerine bakış açım hiç bir zaman kötü olmadı hep kullanırım.

Ama kültürel olarak bizim insanımız o ne öyle evime başkasını mı alıcam, arabama başkasını mı alıcam diye bir bakış açısı var. Halbuki aynı yolu bedava gitmek varken veya teksin diyelim sohbet ede ede gitmek varken fazla para vermek mantıksız gelmiyor.

Tek olsam, kişi düzgün olduktan sonra kalırım ben şahsen.

Yurt dışında eşimle de kalıyoruz airbnb ile. E öyle oluyor da.. şartlar öyle gerektirirse uzun da kalınabilir.
0
ananiyimioguz
(13.01.24)
8 yil once izmitten istanbula farkli bir is icin gecmistim ve 6 ay sonra da evlenecektim ancak kalacak bir yere ihtiyac duydum ve yeni sirkete yakin bir yerde birisi ile anlastik. Ben makine muhendisi isinde gucunde bir adamim ama ihtiyacim oldu bir odaya. Ev tutup sonra degistirsem benim icin kulfetli ve mantiksiz olurdu. (Esimin atama durumuna gore vs ev tutacaktik)

Zamanla beraber kaldigimiz kiside farkli durumlar oldugunu ogrendim, detaya girmiym (o da benim gibi normal bir calisan) ve bir sekilde kirmadan evden ayrildim.

Yani ikimiz de ogrenci degiliz ancak birimiz iyi bir insanken digerimiz tehlikeli.
Ozetle tamamen kisiye bagli ve iyi analiz etmek lazim, kestirip atmamak da lazim.
0
va
(13.01.24)
Kafaya takacak bi durum var bence.
Bu devirde kimseye guvenmem. En duzgun gozukenin bile manyak cikma olasiligi var. Baska yerden para kazanma yollarina bakarim.
Ha tanidigin, guvendigin biri araci olur anca o zaman olur benim icin.
0
Kittie
(13.01.24)
Ne olabilir ki peki en fazla? Adamın çalıştığı yeri falan biliyorum diyelim.

Yani kişi manyak veya atıyorum uyuşturucu kaçakçısı çıksa bile benim hayatımı alt üst edebilir mi? Anladığımda kovarım evden, gelip beni bıçaklayacak insanlar değilse 1-2 gün canım sıkılır belki, sonra unutulur.
0
🌸ahm1
(13.01.24)
(4)

ekonomi ve yatirimdan hic anlamamak

dokunmakalbime
ufak tefek kenara para atabiliyorum. ama bu paranin degerini korumak lazim. bir suru degisken var. iste kullandigin banka, kanal, platformsectigin yatirim aracialis-satis saat ve gunlerimakas farklari vs..hepsini ogrenmek, takip etmek cok yorucu.bunlardan hic anlamayan biri olarak, haftaici mesai sa
ufak tefek kenara para atabiliyorum. ama bu paranin degerini korumak lazim. bir suru degisken var.

iste kullandigin banka, kanal, platform
sectigin yatirim araci
alis-satis saat ve gunleri
makas farklari vs..

hepsini ogrenmek, takip etmek cok yorucu.

bunlardan hic anlamayan biri olarak,
haftaici mesai saatlerinde gir online bankaciliga altin, dolar, hisse senedi al gec.

gibi bir rutin yapsam hata yapmis olur muyum?
0
dokunmakalbime
(09.01.24)
- Tanıdığın kuyumcudan fiziki altın al.
- Az da olsa bir kısmını dolar euro olarak tut.
- Az bir kısmını günlük mevduat TL' de tut.
- Ufaktan borsa ve halka arzları takip etmeye başla.
0
kumandanim
(09.01.24)
Yıllarca para/yatırım konularından köşe bucak kaçtıktan sonra, enflasyonist dönemin mecbur bırakması ile araştırmaya başlamıştım ben de. Şimdierde bloomberg ekonomi programı izleyen birine döndüm.

Sürekli araştırmak, takip etmek istemiyorsanız alternatif bırakayım. Mobil bankacılıkta yatırım hesabı açın, tefas ya da yatırım fonu alırsınız. Hangi fonu alacağınıza tefas.gov.tr'de fon analiz/karşılaştırma kısmından bakabilirsiniz.
0
zihua
(09.01.24)
evde veya bankada kasanız yoksa fiziki altın tutmak çok riskli.
altın dövizden hızlı gidecek bu yıl.

mesleği fon yönetimi olan birisi olarak başlangıç seviye yatırım yapmak isteyenlere tasarruflarını dağıtmayı öneririm her zaman. altın-usd-eur şeklinde eşit dağılım yapabilirsiniz. %+/-5 esneme payları ile paralel artış gösteren değerler bunlar.
belki bunlara gümüş de eklenebilir.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(09.01.24)
gerçekten anlamlı ve perforsmanlı bir getiri istiyorsanız, ekonominin işleyişini öğrenip , haber akışlarını takip etmelisiniz.
Yok edemem diyorsanız, altın, mevduat, bireysel emeklilik, arsa ,toprak vb. gibi oluşan yatırım sepeti oluşturmanız daha doğru olur.
0
Rao
(09.01.24)
(5)

Yabancı dil Okulu

pantahou
Merhabalar, İngiltere'de 3 aylık bir dil okuluna gitmeyi planliyorum. Aracı kurum önerebilir misiniz? (Ankara'da ikamet ediyorum.)
Merhabalar, İngiltere'de 3 aylık bir dil okuluna gitmeyi planliyorum. Aracı kurum önerebilir misiniz? (Ankara'da ikamet ediyorum.)
0
pantahou
(08.01.24)
Öncelikle, neden özellikle dil okuluna gitmek istiyorsunuz. Bunu belirtirseniz daha fazla yardımcı olunabilinir.

Genel olarak mevcut teknolojik şartlar düşünüldüğünde fiyat fayda açısından, native öğretmenlerden birebir online veya yüzyüze ders almanız daha mantıklı olacaktır.
0
Rao
(08.01.24)
3 aylık gitmek demek parayı çöpe atmak demektir. eğer ben gezicem vizemde olsun diyorsan ona bişey demem ama 3 aylık bir eğitim vakit kaybı. ben şahsen 3 yıllık eğitim almıştım çok memnun kalmıştım geri dödüğümde çok iyi konuşuyordum. sana tavsiyem en az 1 yıllık bi program bul en azından özgüven kazanırsın. çünkü 1 yıldan sonra insana tam bi özgüven akıcılık geliyor ayrıca ingiltereyi de tavsiye etmiyorum. amerikan ingilizcesi anlaşılırlığı ve yaygın olma yüzdesi olarak çok ileride. Amerikayı araştırmanı tavsiye ederim.
istanbulda olsaydın aracı firma tavsiye ederdim ankarayı bilmiyorum.
0
Zetnikov
(08.01.24)
min. 6 ay gitmeden fark hissetmek zor, benim de tavsiyem 6-9ay olur.
bir de mumkunse universite bunyesinde bir okul olsun yoksa siniflarda zipirlarla ugrasirsin.
0
cooperr
(08.01.24)
Üç aylık eğitim için vize alma şansın çok çok düşük, ancak ailen zengin olmalı, onda bile altı aylık kalmayla dilini geliştirebilirsin.
0
kaset
(08.01.24)
15 günlüğüne bile vize alabilirsin, amerika için dil okulunun ismi çok önemli, ef ve kaplan gayet iyi kurslar.
0
liberal
(09.01.24)
(3)

Esnafın fiş kesmemesi üzerine

biseysorcaktim
durumu anlamak istiyorum. aranızda ticaretle uğraşanlar da vardır, tersi durumda olan da. polemik olmadan makul bi tartışma olsun lütfen.esnaftan nakit bir şey aldığım zaman eğer fiş kesmezse yüzde 10-20 gibi bir oranda kdv'sini ödemiyor, bu ona kar kalıyor.kredi kartı ile ödediğimde hem pos kullanı
durumu anlamak istiyorum. aranızda ticaretle uğraşanlar da vardır, tersi durumda olan da. polemik olmadan makul bi tartışma olsun lütfen.

esnaftan nakit bir şey aldığım zaman eğer fiş kesmezse yüzde 10-20 gibi bir oranda kdv'sini ödemiyor, bu ona kar kalıyor.

kredi kartı ile ödediğimde hem pos kullanım bedeli hem de vergisini veriyor. yani 100 liraya satılan ürünü nakit satarsa (ve çoğunun yağptığı gibi fiş kesmezse) 20küsür kadar ekstra kazanç sağlayacak.

ama şunu merak ediyorum, esnaf arada bir vergi vermemeyi gözönünde bulundurarak o ürünü 100e satıyor, eğer vergi kaçıramasa idi o ürünün bedeli 120 olmayacak mı?

yani günün sonunda esnafın ödediği vergi, aslında benim ödediğim vergi ve esnaf aracı yapılarak ondan tahsil ediliyor. günün sonunda onun ödememesi vatandaşın ödememesi anlamına gelmiyor mu?
0
biseysorcaktim
(08.01.24)
Aslında doğru tarafından bakmışsınız, KDV satıcının değil, son alıcının cebinden çıkan bir vergi türüdür, sil sile yoluyla toplanıp devlete ödenir.

Ama tabi bizde hiç bir sistem doğru işlemediği için bu da tam anlamıyla doğru değil.

Her sektör birbirinden farklı, hem kar oranları hem de faturalı mal alıp almama durumları her sektörde farklı.

Aslında tüm fiyatlar fiyat + kdv olarak listelenmeli, böylece bu kavgalar da olmaz. Ama sanırım her sektör yasal olarak buna uygun değil. Eğer +kdv olursa fiyatlar, hemen hemen herkes yani kdv ihtiyacı olmayan sıradan halk "nakit alalım, kdv ödemeyelim" yaklaşımında olur.

Sözlükte okuyoruz kdv/fiş/esnaf başlıklarını hani, orada esnafa çemkirenlerin %90'ı "fiş almazsak kaça olur" kafasındaki senin benim gibi insanlar :)
0
John Bloor
(08.01.24)
artık her yer ciddi şekilde kart kullanımına geçtiği için, tüm fiyatlar kdv eklenmiş, elde edilen karın ona göre belirlendiği yerler durumunda. nakit ödemeyip fiş kesilmediği zaman ise ekstra kar durumuna geçiliyor.
0
avatar is back
(08.01.24)
avatar is back +1

şu zamanda tüm fiyat ayarlamaları pos komisyonu ve artı vergilere göre yapılır. Siz nakit ödediğiniz zaman özel bir indirim almıyorsanız, giydirilmiş vergi ve komisyon ücretini peşin ödeyerek , kredi kartı ile ödeme yapanlara göre daha fazla ödemiş olursunuz.
0
Rao
(08.01.24)
(5)

Yüksek faiz ve para emisyonu konusu

Rao
Merhabalar, Cahilliğim için öncelikle özür diliyorum ancak, bu konuyu tam olarak anlamış değilim, bildiğimiz gibi şu anda ülkemizde faizler yüksek, yatırılan mevduatın faizi karşılığında mudilere para ödenmesi gerekiyor. İşte bu noktada merkez bankasının bunu karşılaması için para basma ihtiyacı o
Merhabalar,

Cahilliğim için öncelikle özür diliyorum ancak, bu konuyu tam olarak anlamış değilim, bildiğimiz gibi şu anda ülkemizde faizler yüksek, yatırılan mevduatın faizi karşılığında mudilere para ödenmesi gerekiyor. İşte bu noktada merkez bankasının bunu karşılaması için para basma ihtiyacı oluşmuyor mu? sonuçta içerideki para büyümüş oldu.

Eğer bu şekilde olmuyorsa, faiz için ödenen paralar hangi şeklide karşılanıyor.


Teşekkürler.
0
Rao
(08.01.24)
Bankalar, faiz karşılığı para satın alan, onu da daha yüksek faizle satarak aradaki farkı kar hanesine satan kuruluşlar.

Yani parayı alıp olduğu gibi merkez bankasına teslim etmiyorlar.

Yalnız şu sıralar faizlerin çok yükselmesi sonucu bankalar kredi veremez yani para satamaz hale geldi. O yüzden de mevcut faizle mevduat kabul etmede isteksiz olacaklar. KKM den çıkanlar için cazip mevduat faizi olmazsa dövize kaçış olmasın diye senin dediğin gibi bir emisyon artışı yoluna gidilebilir.
0
Mirket
(08.01.24)
Amaç insanların TL'ye geçmesi.

Hem iç yatırımcı hem dış yatırımcının parasını dövizde değil de TL de tutmaya yönelmesi ve bu sayede dolarizasyonun azalması.

Yüksek faizi direk para basmayla ilişkilendirmek doğru değil. Faiz yüksek olduğu zaman insanlar parasıyla birşeyler alıp ticaret yapmayı değil de bankada tutmayı tercih edebilirler çünkü daha kolay ve garanti bir getiri sağlar ayrıca kredi faizleri çok yüksek olduğundan kredi de çekemedikleri için kimi kesim isteseler de bir şeyler alamaz. Dolayısıyla reelde para dolaşmadığı için para basma ihtiyacı olmayabilir.

Yani aslında bu kadar dışarıya bağlıyken düşük faizli para politikası güdülmesi herkesin para çekmek istemesine sebep olacağı için daha çok para basma ihtiyacı doğurabilir.
0
nuevo
(08.01.24)
@Mirket, @nuevo teşekkürler, evet burada amaçlardan birinin insanları dolardan kaçırmak olduğu aşikar.

mevduatlar bankalardan çekilmediği sürece para emisyonu söz konusu olmayacak diyelim , ancak yüksek faiz ortamı bitip, mudiler parlarını çekmek istediğinde , aradaki fark nereden karşılanacak sorununun cevabı önemli
0
🌸Rao
(08.01.24)
3 seçenekten biri olur.

1. Emisyon artar, enflasyon patlar.
2. Dış borç gelir, Cari açık artar. ( Bu seçenek eninde sonunda birinci seçeneğe dönüşür.)
3. veya Büyüme artar. İç, dış yatırımla ülke ekonomisi büyür. Para ile birlikte mal da artacağı için sorun ortadan kalkar.

Şu an birinci seçenekteyiz. Hükümet ikinci seçeneğe geçmeye çalışıyor.

Not: Verginin dibine vurursun şeklinde bir seçenek daha vardı. Onu söylemeyi unuttuk :)
0
Mirket
(08.01.24)
arkadaşlar açıklamış ama ben alttaki ikinci soruna cevap vereyim;

"yüksek faiz ortamı bitip, mudiler parlarını çekmek istediğinde..." aslında bu durum direkt olarak gerçekleşmiyor. mesela hazirandan beri, 7 aydır faiz arttırılıyor ve muhtemelen ocakta bir artış daha olacak ve haziran temmuza kadar sabit kaldıktan sonra indirim başlayacak. %45 oranında kalırsa faizler, insanlar uzun bir dönem (eylülden beri %47 alan insanlar var) mevduat almış olacak ve bu muhtemelen temmuza kadar sürecek. bu süreçte konut ve araç fiyatları dolardan da mevduattan da düşük getiri verdi. bugün mevduattan aylık %3,75-4 civarı aylık alan biri, dolar artışına karşı da enflasyona karşı da kendini koruyor. yazın ise şu olacak, geçen sene 2 ay peşpeşe %10 enflasyon geldi, şu an aylık enflasyon %3'ün biraz altı, diyelim ki yazın 2 ay %2 enflasyon gelirse geçen seneki %20(%10+10 direkt 20 dedim) silinip yerine %4 eklenecek ve enflasyon baz etkisinden bir an da %16 düşecek. enflasyon da diyelim ki bu şekilde diğer ayların da etkisiyle %28 oldu, işte bu zaman mb faizleri mesela düşürüp önce 40'lara sonra 35'lere getirecek. hem 1 sene mevduat alımının etkisi, hem düştüğü görülen enflasyon hem de varlık fiyatlarındaki balonun az da olması sönmesi etkisiyle mevduat düşse dahi insanlar bir an da mevduattan çıkmıyorlar.

2010'lar öncesi ve sonrasına bakarsan zaten enflasyonun tek haneye indiği ama mevduatta %15-18 civarı oranlar olduğu zamanlar çok fazlaydı. haklı olarak insanlar 2021-2023 mayıs arası yaşananlardan dolayı aşırı düşük faiz ortamı gördüklerinden yine onu görecekler sanıyor ama muhtemelen olmayacak. 1,5 sene sonra diyelim ki enflasyon düştü yıllık %15'e, muhtemelen mevduatta %20-25 bandında kalacak. yani en azından şimdiki mb'nin gidişat ve söyleminden o anlaşılıyor.
0
avatar is back
(08.01.24)
(2)

Yurt disi alisverislerinde ticari kart ile taksitlendirme yapiliyor mu?

screwedup2
Bireysel kart ile yapilamadigindan eminim. Ticari kart ile yapmak mumkun mu acaba?
Bireysel kart ile yapilamadigindan eminim. Ticari kart ile yapmak mumkun mu acaba?
0
screwedup2
(08.01.24)
maalesef.
0
kablelvuku
(08.01.24)
para politikaları gereği kaldırıldı yapılmıyor
0
Rao
(08.01.24)
(5)

Motor yağ kapağında pekmezleşme

angina pektoris
500 km önce yağ ve antifirizi değiştirdim. Daha önce yağ kapağını açar kontrol ederdim. İlk kez böyle bir şey gördüm. Size iki sorum var.1) Kesin conta kaçırıyor diyebilir miyiz?2) Tahmini masrafı ne olur?Araç renault clio 3 1.2https://hizliresim.com/gp1xqs8
500 km önce yağ ve antifirizi değiştirdim. Daha önce yağ kapağını açar kontrol ederdim. İlk kez böyle bir şey gördüm. Size iki sorum var.

1) Kesin conta kaçırıyor diyebilir miyiz?
2) Tahmini masrafı ne olur?

Araç renault clio 3 1.2

hizliresim.com
0
angina pektoris
(07.01.24)
Masrafa buaradan birsey yazamayız ancak aracı çalıştırmadan yaptırmaya götürün.
0
mirty
(07.01.24)
yağına su karıştığı kesin. ama motor açmadan masrafını bilmek imkansız.
contadan kaçırabilir, blokta çatlak çıkabilir, blokta yüzeyde çürük-kılcal çatlak olabilir.

daha fazla çalıştırmadan servise çektirmek iyi fikir.
0
orpheus
(08.01.24)
conta kaçırmasının özel testleri var. onlar yaptırılmadan bilinemez.

www.youtube.com

thetruenorthstrongandfree doğru diyor ayrıca.
0
rain when i die
(08.01.24)
merhaba öncelikle doğru yağ ve doğru antifiriz kullandığınıza emin misiniz? (doğrudan kastım orjinal ve üreticinin önerdiği)

-yağ viskozitesi veya antifiriz karakteristiğinden dolayı normalde olmayacak bir durum oluşmuş yağa su karışmış olabilir. (Kastetmeye çalıştığım şu oring ve contalar sahte yağdan dolayı kaçırma yapıyor olabilir.)

-motorda su ve yağ kanalları yakın olduğu için üst kapak sökülüp silindir kapak contası kontrol edilerek teşhis konulabilir. (conta kaçak testi farklı bir yöntem ile çalışmakta ve çok birebir sonuçlar vermemekte tamamen yoruma ve o anki şartlara bağlı bana göre )

-benim başıma gelse önce yağı soğutucusu ile termostatı kontrol ettirir. sonrasında yağı ve antifirizi üreticinin önerdiği şekilde orjinali ile değiştirir. sorun tekrar ediyor mu ona bakardım.

eğer tekrar ederse üst kapak söktürme işlemine öyle geçerdim.(silindir kapak contamı mutlaka orjinali ile değiştirirdim)
0
alp9900
(08.01.24)
tek başına delil olarak gösterilemez, motor suyunda yağ karışması vb. varmı vs. gibi daha farklı şeylerede bakılması gerekir.
0
Rao
(08.01.24)
(20)

Sizce bu kişi finansal açıdan kötü kararlar mı vermiş?

dejame
Düşünün ki üniversite yıllarından beri aralıksız çalışıyorsunuz. Birkaç iş değiştirdikten sonra devlette kariyer memuru olarak başladınız ve 40 yıllık iş temposunun ardından küçük bir şehirde emekli oldunuz.Bugüne kadar birikimleriniz şu şekilde:- 4/5 milyon TL değerinde ev,- 6 milyon TL değerinde y
Düşünün ki üniversite yıllarından beri aralıksız çalışıyorsunuz. Birkaç iş değiştirdikten sonra devlette kariyer memuru olarak başladınız ve 40 yıllık iş temposunun ardından küçük bir şehirde emekli oldunuz.

Bugüne kadar birikimleriniz şu şekilde:

- 4/5 milyon TL değerinde ev,
- 6 milyon TL değerinde yazlık
- 400 bin TL değerinde araba
- Kenarda çok az nakit

Bu kişi hiçbir zaman dışarıdan yemek yemiyor, dışarı para harcamaya çıkmıyor, sadece pazar alışverişi yapıyor ve yazları yazlıkta oturuyor. Hayatında hiç kredi kartı kullanmamış, sadece nakit alışveriş yapıyor. Sadece yazlığın bir kısmını emlakçı yönlendirmesiyle krediyle almış, diğerlerini zamanında uygun fiyattan maaşıyla biriktirdiği nakitle almış.

Bu soruyu sorma nedenim 10 yıllık arabasını yenilemek istiyor fakat yenileyemiyor. Çünkü satsa bir üst modelini alacak parası yok.

Sizce finansal açıdan bu kişinin durumu nasıl?
0
dejame
(07.01.24)
duran varlık var ama nakit atışı kötü.
bu kişinin kağıt üzerinde de olsa 10-11 milyon tl varlığı sadece barınma amacıyla kullanması hata.
birini ya kiraya verecek ya da satıp temettü alacağı şirketlere yatıracak, sadece birinde oturması lazım.

geçmişte başarılı/başarısız v.s. demenin bir anlamı yok, geçmiş geri gelmeyecek.
0
nuisance
(07.01.24)
ailesinden miras kalan evler olmadığı için kira geliri yok gibi gözüküyor
elinden geleni yapmış
emekli olunca arabayı yeniler
yazlığa geçip evini kiraya verir ya da tam tersi
0
bir soru sorcam
(07.01.24)
Borçlanmaktan korkan birisi sanırım.
Bu ülkede de borçlanmadan bir şey alınamıyor. Para biriktirsen durduğu yerde eriyor.
Tek eksisi mantıklı borçlanma yapmamış olması.
0
Euxinos
(07.01.24)
herkes borsa simsarı olacak diye bir şey yok. garanti hayat da gayet yaşanabilir, finansal açıdan da oldukça mantıklı bir hayattır. bu kişinin de finansal durumu nereden baktığına göre değişmekle birlikte ortalama bir vatandaş için gayet iyidir yeterlidir. varlığı kendisine yetiyor, duran varlık olsa da değerli, yaz kış farklı yerlerde yaşayabiliyor, ne ala. sakın ha alakasız kişileri dinleyip birinden birini satıp borsaya oraya buraya yatırmamalıdır, ki bu kararları yönetecek bir profili de yok. arabasını satar, nakti üstüne ekler, kredi çeker yeni araba alır. o kadar imkansız görünmüyor.
0
nic cage
(07.01.24)
Şu ana kadarki edindiklerine bakarsak bence gayet iyi şeyler başarmış. Ancak bu şekilde devam ederse kötü bir karar vermiş olacak. Yazlıkta eğer yılın 3-4 ay veya daha fazlasını kalmıyorsa yazlığı boş tutmanın hiçbir manası yok. Ya kiraya verilsin ya da satılıp 6 milyon'a kiraya vereceği 1 veya 2 ev alınsın. Böylelikle emekli maaşı dışında da nakit akışı sağlasın. Tek sıkıntısı maaş dışında nakit akışının olmaması.
0
ilgeru
(07.01.24)
Tüm yaşıtları gibi, Türkiye'nin 'emekli maaşıyla bir araba yenilemesi yapılamayacak bir ülke haline getirilecek kadar kötü yönetileceğini ve bu hallere düşeceğini idrak edememiş.

Ufkunun elverdiğinin fazlasını yapmış. Ufku da epey geniş bir abimizmiş.

O dönemi bu dönemin kafasıyla ve bakış açısıyla yargılarsak bu bizi yanlışa götürür.
0
Mirket
(07.01.24)
Mirket +1
Ulkenin bu kadar dandik yonetilecegini bilse farklı yapardı büyük ihtimal. Ama gene de eleştirilecek bir yanı yok.
Bence tek sorun yazlik; türk kültüründe sıkıntı olan şeylerden biri bence bu. Insanlar hiç gezmemis, yurtdışına çıkmamış. Ev- yazlık arası geçmiş hayatlar. Eğer harbiden yazlikta 4-5 ay geçirmiyorsa bir tek ona bakmak lazim.

Onun dışında benim ailem de böyle tabi onlar kredi falan çekti, daha az gelirli özel sektörden gelme. Memur olsalar daha da fazla olurdu herhalde.

Bundan sonra yeni nesil o evi bile alamiyor. Birakin yazlik falan.
0
logisticsmanager
(07.01.24)
Mirket+1 log+1

elinden geleni yapmış, başarılı. emekli biri finansal açıdan kötüdür. başka geliri de yok. araba alması için yardım etmeye değer mi gibi bi düşüncedeyseniz evet yardıma ihtiyacı var
0
ala09
(07.01.24)
küçük şehirde 4-5 milyon'luk ev saray kıvamındadır. 6 milyonluk yazlıkta küçük şehre yakın ve köy tarzı bir yerdeyse o da harikadır. bunları bugün istanbulda alabilmen için 25-30 milyon civarı para gerekiyor.

her ne kadar şu an iyi gözükse de 1970-80'den beri çalışan birisi için çok da ahım şahım şeyler değil. sadece doğru zamanda girmiş diyebiliriz.

araba için ya biraz daha bekler piyasanın düzelmesiyle alabilir ya da çocuk yardımıyla alabilir. kalan her şeyini dünyalığını yapmış emekliliğinin tadına bakması gerekiyor. para harcamayı bugün 60 yaş üstünün çoğu yapmıyor pek zaten hayatları yokluk içinde geçtiği için.

evet bir nakit akışı olsa iyi olabilirdi ama isterse yazlığı satıp şehirde 4 milyona ev alıp oradan gelen kira ile ek gelir elde edip kalan 2 milyon lira ile de yatırım + araba yenileme + döviz çok şey yapabilir.

evi var, yazlığı var. kışın evde yazın yazlıkta, arabası iyi kötü var ve emekli. daha ne yapacak :) arkadaşlarıyla takılsın, balığa gitsin pikniğe vs gitsin keyfine baksın. belirli bir yaştan sonrası artık rutin ve standart oluyor. elinden gelenin fazlasını yapmış bence de
0
avatar is back
(07.01.24)
40 yıllık iş hayatı varsa muhtemelen en az 60 yaşındadır. Yani şu saatte sonra para olsa bile yapılabilecek bir çok şeye geç kalmış. Sadece yazın kullanıdıgı bir yazlık var ve buna 6 milyon baglamış. ama altındaki arabayı degiştirecek parası yok. Ömrü para biriktirmekle geçmiş gitmiş. Şu saatten sonra yorum yapmaya gerek yok. Mirascıları onun yerine yaşar mis gibi
0
limonlu eksi
(07.01.24)
Evi var, arabası var, maaşı var. Muhtaç durumda değil. Borcu yok.

Bence gayet başarılı. Hem burada önemli olan benim için veya buradaki kullanıcılar için başarılı olup olmaması da değil ki, kendisini mutlu hissediyor mu, sorulacak soru budur.
0
hayirsiz
(07.01.24)
her şeyden olan olmuştur, kişinin sağlıklı ise , en büyük finansal başarılaradan bir tanesi budur
yani sağlıklı kalabilmek, diğerleri teferruattır.

Ama yinede değerlendirmek gerekirse, kişinin mevcut yatırımlarını çoğunlukla borçlanmadan yaptığı için doğal olarak mevcut varlıklar bu seviyede kalmış, ama her şeye rağmen kişi bu haliyle bile mutlu olmalı, çünkü genelde iyi senaryolar düşünülür ancak kötü senaryolar hiç dikkate alınmaz.
0
Rao
(07.01.24)
40 sene çalış bu kadar mal olsun. 20 yaşında çalışmaya başlasa 60 yaşında emekli olsa bu saatten sonra o mal onun konforudur. Evini satıp yazlıkta arabayla takılsın. Tek yanlışı dışardan yemeden mala kendini bağlamak.
0
mikahakkinen
(07.01.24)
borcu yok, başarılı derim direk.
0
allezz
(07.01.24)
Borçtan/krediden uzak kalması güzel.
Araba 10 yıllık olsa da böyle birinin aracı herhalde kullanım açısından 6-7 yıllıktır ve yıpranmamıştır.
0
diyecevaplandı
(07.01.24)
Bir onceki jenerasyonda devlette calisan hemen herkesin standart olarak yaptigi seyi yapabilmistir.Kotu denemez ama ucma kacma da yok.Aci olan su ki torunlari standart performans ile bunlari beceremeyecek.Ayni standardi yakalamalari icin cok iyi kararlar vermek zorundalar artik
0
turkuaz
(07.01.24)
40 yıllık iş hayatında sürekli pasif gelir ve iyi bir emeklilik planı oluşturamadıysa evet kötü finansal yönetim diyebiliriz.

türkiye şartlarında bu kişi kötü durumda mıdır, değildir.
0
orpheus
(07.01.24)
gayet iyi. küçük bi azınlık şu bikaç şeye sahip.

kredi kartına takla attırıp maaşını bi günde ezen aşırı sosyaller ev kirasına çalışıyorlar ve çalışacaklar bundan sonraki hayatlarında
0
yanlishayvan
(07.01.24)
tipik memur/maasli beyaz yaka iste.
ev + yazlik + araba. gelismis ulkelerde de ezici cogunluk buna calisiyor hayati boyunca.

bence gayet basarili..
0
cooperr
(08.01.24)
bekarsa belki borçlanmayarak yanlış yapmış olabilir (ki kredi alıp bir şeyler alma eski nesil için çok kabul edilebilir değildi) evet ama tek maaşla bir aile geçindirdiyse çocuklarını sosyal imkanlara sahip, iyi eğitim aldırarak okuttuysa, belki evlenirken desteklediyse gayet iyi. en yüksek dereceden emekli olan kariyer memurunun da emekli maaşı fena değildir, yaşar gider işte. araba alamama konusu herkes için geçerli bir saçmalık olarak halini koruyor.
0
red g
(08.01.24)
(2)

Ani su ısıtıcısısı kaynaklı elektrik kaçağı

Rao
Selamlar, Evde veito marka ani su ısıtıcısı mevcut, cihazın bağlı olduğu musluklardan birini çıplak ayak ile tutarken hafif eletrik hissettim voltmetre ile musluğu ölçüğümde 26 v civarı bir elektrik akımı ölçüm. Bildiğiimiz gibi bu cihazlar 220 v ile çalışıyor, elektrik kaçağı olması durumunda ayn
Selamlar,

Evde veito marka ani su ısıtıcısı mevcut, cihazın bağlı olduğu musluklardan birini çıplak ayak ile tutarken hafif eletrik hissettim voltmetre ile musluğu ölçüğümde 26 v civarı bir elektrik akımı ölçüm. Bildiğiimiz gibi bu cihazlar 220 v ile çalışıyor, elektrik kaçağı olması durumunda aynı vollta bir akım iletir diye düşünüyorum.

Ancak bu şeklide olması çok garip . Muhtemelen evde kaçak akım röleside yok, bu durumu çözmek için ne yapmak gerekir.

Çok teşekkürler.
0
Rao
(07.01.24)
su ısıtıcısının topraklanması lazım, ayrıca ana sigortaya bir kaçak akım rölesi takılırsa çok iyi olur.

ölçümü nasıl yaptın bilmiyorum ama 220V görmeyebilirsin. bu tamamen musluğun o an toprakla ve nötr ile olan direncine ve ısıtıcıdaki kaçağın hangi noktadan bağlı olduğuna göre değişir. bir de pratikte 26 voltu hissedemezsin. demek ki orada daha yüksek bir voltaj var. voltmetrenin AC voltaj konumunda bir ucu şebekenin toprağına diper ucu musluğa değecek şekilde ölçülmeli. ısıtıcının kademeleri arası geçisinde bu voltaj değişebilir.

bu ani su ısıtıcılar çok fazla akım çekiyor, standart bir elektrik prizinin kapasitesinin üstüne çıkıyor. bu yüzden buatdan su ısıtıcıya uygun kalınlıkta kablo çekilmiş olmalı.

imkan varsa ani su ısıtıcısından kurtulup elektrikli termosifona geçin.
0
orpheus
(07.01.24)
güncelleme:

orpheus : teşekkürler, dediğiniz gibi yaptım ve musluğuna gelen kaçak akım 220v çıktı, detaylı araştırdığımda ise su ısıtıcı, direk kablo çekilmediğini prize bağlandığını , ısıtıcı fişinin topraklama hattı temas bağlantısınında bükülüp içerde kalarak, aslında prizle temas etmediğini gördüm, fişi düzeltim , şu an bir kaçak yok.

Ancak yinede , her ihtimalı karşı bu cihazı söktürüp atacağım. bu tip cihazların imalatının yapılması bile insan canına kast etmekten başka hiç bir şey değil. Ne kadar tedbir alınırsa alınsın , kullanmak büyük risk.
0
🌸Rao
(07.01.24)
(9)

hangi tv markası "genel olarak" iyidir?

avatar is back
benim aklıma sadece samsung geliyor iyi olarak, philipsten uzak durun deniyor.şimdi biraz araştırdım da 50-55inch'e kadar tv'ler iyi şekilde geliyor ama 65" ve sonrasında aşırı kaliteli olmadığı sürece bir şekilde o tv patlıyor anladığım kadarıyla. başta 65" falan düşünmeme rağmen bu yüzden radarımı
benim aklıma sadece samsung geliyor iyi olarak, philipsten uzak durun deniyor.

şimdi biraz araştırdım da 50-55inch'e kadar tv'ler iyi şekilde geliyor ama 65" ve sonrasında aşırı kaliteli olmadığı sürece bir şekilde o tv patlıyor anladığım kadarıyla. başta 65" falan düşünmeme rağmen bu yüzden radarımı 50 ve 55'lere çevirdim. samsung harici neye bakmalıyım sizce? vestel nasıl mesela? benim önyargım vardı ama bazı yorumlarda fiyatına göre çok iyi olduğunu gördüm. toshiba'da var çok ucuza ama vestel üretiyor onları sanırım.

bütçem çok yüksek değil, birincisi boyuttan da ziyade spor için yüksek hz ve dizi için gerçek bir 4k deneyimi istiyorum. 65" civarları yerine bu sebeplerden dolayı 50-55'lere kaydım. yani bilindik markalar hariç çok marka var. tcl için bozuk ürün geliyor yorumu çok, grundig var nasıldır bilmiyorum ama bi tık daha uygun fiyatlı vs

not: izleme mesafesi detayını biliyorum zaten boyuta göre bir oturma düzenine geçeceğim o konuyu atlayabiliriz.
0
avatar is back
(06.01.24)
Oturup tek tek modellere bakmadım ama sanıyorum vestel, Grundig, Arçelik ve türevi markalarda zaten 100/120hz tv yok. Dolasıyla elde sadece bilindik yabancı (hoş, diğerlerine ne kadar yerli denirse) markalar kalıyor. Bence onlardan şaşmayın. Sony alın derdim ama Türkiye’den çıkıyorlardı, son durumu nedir bilmiyorum.

4k, 100-120hz ve 50-55 inç diye arayınca zaten Samsung, LG ve Philips çıkacaktır. Toshiba’da da olabilir ama ben almazdım. Bütçem çok yüksek değil demişsiniz, 40-50 civarı değilse zaten 120hz alınmaz sanıyorum.
0
orient blue
(06.01.24)
Valla Philips ambilight kullanıyorum aşırı memnunum. Sony de fena değildi.
0
sanguine
(06.01.24)
Tv samsung lgdir. Sony yatırım yapmıyor. Philips her alana girmiş bir firma.
0
mikahakkinen
(06.01.24)
samsung ve lg sadece.
0
jelly bear
(06.01.24)
Samgun'um var memnunum.
Aslında genel olarak çoğu marka iyi de asıl olay model. Aynı arabalarda olduğu gibi.

Bence en önemli şeylerden biri de yazılım. Samsung smartta baya iyi benim tv yani, hiç sorun yaşamıyorum.
0
logisticsmanager
(07.01.24)
istediğiniz özellikleri hesaba katınca minimum 30k'yı gözden çıkarmanız lazım. o fiyata da LG 50QNED816RE, Philips 50PUS8808, TCL 55C735 tercih edilebilir.

led deyip geçmişler ama genelde va panel kullanıyorlar bunlarda, televizyona 90 derecelik bir açıdan bakmanız lazım, tam karşısına oturarak yani, farklı açılarda ekrandan verim alamazsınız.
www.donanimhaber.com

modeline de bağlı olarak samsung, lg, philips, sony, tcl, xiaomi markaları başlıca tercih edilebilir.

toshiba 2015'te tv işini bıraktı, lisansını vestel aldı, artık o üretiyor. kötü bir yazılımı ve kumanda sistemi vardı.
0
kesmekes laleler
(07.01.24)
TV dediğiniz cihaz, bir görüntü panelinden lcd vs, ses sistemi ve anakart vb ve yazılımdan oluşur.

Burada en önemlisi kullanılan panelin özelliği ve kalitesi , sonrasındada elektronik komponentlerin kalitesidir.
Bu anlamda öncelikle kullanılan panel ve sonrasında komponentlerin özelliklerine bakarak karar verebilirsiniz.
Bu nedenle markadan çok model konusuna odaklanmanızı tavsiye ederim.
0
Rao
(07.01.24)
samsung ve lg'den şaşma!
0
halitkin
(07.01.24)
şundan aldım, aşırı memnunum tavsiye ederim;

www.youtube.com
0
trajikomix
(07.01.24)
(2)

gss prim borcu nasil sildirilir?

insanlik icin buyuk bir adim
2 senedir yurtdisinda yasiyorum. turkiye'den istifa edip adresimi vs alip gittim fakat istifa ettigim tarihten itibaren gss yazmaya baslamis. nereye gideyim de isim cozulsun? birkac kurumu aradim hatta direkt olarak gittim fakat top cevirdiler.
2 senedir yurtdisinda yasiyorum. turkiye'den istifa edip adresimi vs alip gittim fakat istifa ettigim tarihten itibaren gss yazmaya baslamis. nereye gideyim de isim cozulsun? birkac kurumu aradim hatta direkt olarak gittim fakat top cevirdiler.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(03.01.24)
benim zamanında annem gitti sgk mi ne, yurtdışında yaşadığımı belgeleyen şeyleri verdi (pasaport kopyasi vs). Sildiler.
0
logisticsmanager
(03.01.24)
bağlı bulunduğunuz sgk müdürlüğüne , yurtdışına çıkış yaptığınız ve yaşadığınızı gösteren çeşitli belgeler ile birlikte müracaat edilmesi gerekir.
0
Rao
(03.01.24)
(4)

tl mevduat faizi

lamentoftheperishingroses
şu anda tl'ye en yüksek mevduatı %50 ile denizbank veriyor ama vade 92 gün. sizce geçmek mantıklı mı? (100bin tl kadar bir param var sadece ve borsadan kriptodan filan hiç anlamıyorum finansal okur yazarlığım yok) sizce faiz yükselmeye devam eder mi? bir de malum denizbank olayından ötürü çekiniyoru
şu anda tl'ye en yüksek mevduatı %50 ile denizbank veriyor ama vade 92 gün. sizce geçmek mantıklı mı? (100bin tl kadar bir param var sadece ve borsadan kriptodan filan hiç anlamıyorum finansal okur yazarlığım yok) sizce faiz yükselmeye devam eder mi? bir de malum denizbank olayından ötürü çekiniyorum.
0
lamentoftheperishingroses
(03.01.24)
Denizbank'tan çekinmene gerek yok. Paran devlet güvencesinde.
92 gün vade bu devirde çok fazla gibi. Ben senin yerine olsam yatırım hesabı açıp para piyasası fonlarından alırdım. Faizi günlük işler. İstediğin gün bozdurursun. Getirisi o söylediğin faizi bulur.
Karar senin.
0
Mirket
(03.01.24)
ülkemizde faiz sihir gibidir, kazanmış gibi gözüksede aslında paranın değerini korumaz.

Ancak, kısa süreli, parayı park etme ihtiyacı olduğunda ve faizlerin yüksek olduğu dönemlerde borsa endeksi veya borsaya bağlı fonlar yeterli performans göstermediği için alternatif olarak faiz düşününebilir.

Burada vadenin seçime kadar olması çok önemli, zira seçim sonrası döviz kurundaki muhtemel hızlı artışlar nedeniyle, vadelide kalmak pişman ettirebilir.
0
Rao
(03.01.24)
Nkolay bono diye bir şey var. İsterseniz sitelerine girip bakabilirsiniz. Ufak bir uyarı yapayım, kendi sitelerinde de yazdıkları gibi bu olay vadeli mevduat değil. Bono. Detaylıca incelemek isterseniz nkolay bono yazın, sitesinde her şeyi açıkça yazmışlar.
0
ulukayin
(03.01.24)
ulukayin +1
bende yıllardır aktifbank ve nkolay kullanıyorum, hem kullanımı pratik hemde getirisi herzaman en üstlerde.
0
gencfb
(04.01.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.