Giriş
(8)

salyangozlar

in pyjamas
neden yağmurlu havalarda kabuklarından çıkıp ortalığa düşüyorlar? bilimsel açıklaması nedir bunun?
neden yağmurlu havalarda kabuklarından çıkıp ortalığa düşüyorlar?
bilimsel açıklaması nedir bunun?
0
in pyjamas
(27.10.14)
nemli ve ıslak toprak vs. salyangoz nemi sever.
0
dimitri iskete
(27.10.14)
salliyorum. cok gunesli havalarda gunes vie sicak muhtemelen bunlara zarar veriyor. nemli dokularini kurutuyor olabilir. o yuzden genelde nemli sabah satlerinde ve islak cayirlarda goruyoruz bu guzel hayvanlari.

images6.alphacoders.com
0
exlibris
(27.10.14)
daha hızlı hareket ediyorlar diye akıl yürütüyorum.
0
reavelyn
(27.10.14)
toprak altinda yasadiklari bosluklara yagmur suyu giriyor cunku, bogulmamak icin yuzeye cikiyorlar. solucanlar icin de gecerli bu.
0
archvile
(27.10.14)
Yalnız kabuklarından çıkıp demişsin, bundan kastın nedir? Sümüklüböcekle salyangozu karıştırmıssın gibi geldi de.
0
Haldamir
(27.10.14)
@haldamir
aynı şey olduklarını sanıyordum. bahsettiğim şu işte: scontent-b-fra.xx.fbcdn.net
0
🌸in pyjamas
(27.10.14)
Sümüklüböcek salyangozun kabuksuzu oluyor. Farklı türler yani. Soruyu öyle görünce sorayım dedim.
0
Haldamir
(27.10.14)
salyangozlar için nem çok önemli. ortam nemlenince metobolizmaları hızlanıyor, harekete geçiyorlar. çok sıcak ve çok soğukta yaşayamıyorlar pek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(27.10.14)
(5)

steam türk lirasi ile satin alma

gorilabi00
daha önce steam'den alisveris yapmadim ama islerin nasil yürüdügünü az cok okudum. tl ile satis yapmaya baslaynca ve ben de finansal bagimsizligimi ilan edince witcher 3'ü pre-order yapayim dedim. almanya'da yasiyorum, Burda 50€ olan oyun, steam tr'den girince 80 tl (23 € civari) gözüküyor. tl ile s
daha önce steam'den alisveris yapmadim ama islerin nasil yürüdügünü az cok okudum. tl ile satis yapmaya baslaynca ve ben de finansal bagimsizligimi ilan edince witcher 3'ü pre-order yapayim dedim. almanya'da yasiyorum, Burda 50€ olan oyun, steam tr'den girince 80 tl (23 € civari) gözüküyor. tl ile satin alabilmem icin steam, satis esnasinda ip'den konumu dogruluyormus; yani tr disindan bir yerden tl ile satin alma sansim yok. diye okudum forumlarda.

sorum ise sudur ki: ben aralikta türkiye'ye gittigimde alman kredi kartiyla tl olarak bu oyunu satin alabilir miyim yoksa türk bankasindan bir kart mi lazim. eger aldim dielim oyun subatta ciktiginda almanya'ya döndügümde sorunsuzca oynayabilir miyim, türkiye-ab arasinda bölge sinirlamasi olur mu?
0
gorilabi00
(27.10.14)
denemedim ama türkiye'ye geldiğinizde oyunu alman kredi kartınızla sorunsuz alabilirsiniz. Hatta paypal ile ödeyin . Ben öyle yapıyorum. Çok temiz işleyen bir sistemi var. Almanya'ya geri döndüğünüzde de oyunu oynamaya devam edebilirsiniz.
0
maxhoper
(27.10.14)
almanya'da kullandığınız kredi kartı uluslararası alışverişlere açık ise ( visa, master card, american express olacak ) kullanabilirsiniz. onun dışında havale gibi seçenekler geldi. paypal ile alışveriş özelliği kaldırıldı...

diğer ödeme yöntemleri için; store.steampowered.com

bölge kilidi olayına gelirsek diyelim türkiye'de yayında olan bir oyun almanya'da yayında değil. türkiye'de oyunu satın alıp hesaba işlediğiniz anda almanya'da oyuna erişebilirsiniz. bu yüzden key satın alanlar proxy ayarı falan yapıyor oyunu hesaba ekleyene kadar... kısaca oyun hesabınıza eklendikten sonra gerisi önemli değil, dünyanın her yerinde oynayabilirsiniz...
0
synche
(27.10.14)
bölge koruması olan oyunlar haricinde hepsini alabilirsiniz. Bölge koruması dediklerim ise misal bu oyun sadece şuraya fatura adresi olarak gösterenler ve oradan kartı olanlar alabilir diye belirtiliyor genelde. ama türkiye'ye özel böyle bir durum görmüş değilim.

onun dışında kartınızla rahatlıkla alabilirsiniz. türkiye üzerinden artık paypal geçerli değil sanırım steam'de. artık eklenemiyor en azından yeni ödeme türü olarak. bu da not olarak düşülebilir.
0
advice duck
(27.10.14)
Ama Almanyada'ki hesabınla alamazsın. Almanyada açtığın steam hesabı ile Türkiyede giriş yaparsan fiyatlar tekrar Euro olarak karşına gelir. Hesabı da Türkiyeden açman gerek.
0
Haldamir
(27.10.14)
herkese cevaplari icin tesekkürler, kafamda soru isareti kalmadi artik. kredi karti uluslararasi alisverise acik. hesabi zamaninda türkiye'deyken acmistim burdan login olunca dogal olarak euro gösteriyor. türkiyeye gidince denicem, olmadi witcher 3 icin fazlasina da degecegini düsünüyorum.
0
🌸gorilabi00
(27.10.14)
(4)

bir sürü fotoğraf bastırtmaca

nimberjack
merhaba duyuru sakinleri,muhtemelen 400'den fazla fotoğraf bastırtacağım. hatıra olarak albümlerde saklama amaçlı, eski usul yani, fotoğraflar sadece usblerde hard disklerde durmasın diye. yani anlayacağınız aşırı kaliteli olmalarına gerek yok, fakat çok dandik olsunlar da istemiyorum. çok fazla bas
merhaba duyuru sakinleri,

muhtemelen 400'den fazla fotoğraf bastırtacağım. hatıra olarak albümlerde saklama amaçlı, eski usul yani, fotoğraflar sadece usblerde hard disklerde durmasın diye. yani anlayacağınız aşırı kaliteli olmalarına gerek yok, fakat çok dandik olsunlar da istemiyorum. çok fazla bastıracağımdan aşırı pahalı da olmasa iyi olur sanki.

gönül istiyor ki iphoto'dan fotoğraf kitapları yapma uygulamasını artık türkiye'ye de getirsin apple, ama mağazalar açılmasına rağmen hala gelmedi o tür bir hizmet. fotoğrafları doğrudan kitap olarak bastırabilsem ona da mutlu olurdum, illa tek tek fotoğraf olarak elimde durmak zorunda değiller.

eski duyurulara bir baktım konuyla ilgili, bir dönemler teknosa gibi yerler basıyormuş ucuza ama sanırım artık yok öyle hizmetler, ya da ben bulamadım.

nasıl bastırayım ben bu fotoğrafları? fotoğrafçılarla mı konuşayım, yoksa mesela büyük ozalitçilere gitsem, belli bir kalite kağıt seçsem falan, oralarda da bir çoklu baskı yöntemi bulunur mu acaba, yoksa daha mı pahalı olur öyle? şehir istanbul bir de.
0
nimberjack
(26.10.14)
aşırı pahalıdan kasıt nedir? bütçe ne?

sıradan bir fotoğrafçıya gidip fotoğraf kağıdına tek tek bastırırsanız meblağ yüksek olabilir ama elbette 400 fotoğraf için sağlam bir pazarlık da yaparsınız. yine de "dijital baskı merkezi" ayarında bir yerler bulup orada yaptırırsanız daha ucuz olacaktır diye düşünüyorum. kitap/katalog vb baskılara hakim oldukları için 400 fotoğrafı kısa sürede kataloglaştırıp tek seferde baskısını yapabilir ve ciltlerler. işçilikleri çok daha az ve techizatları çok daha uzun ömürlü olduğu için size yansıtılan fiyat da düşük oluyor.
0
karaage
(26.10.14)
1. gidip internet sitesinden baskı kağıtları alınır. kalitesine göre.

2. fotoğrafçıya gidilir. fiyat alınır pazarlık yapılır. uygun gelirse bastırılır.

3. çok pahalı gelirse alınan kağıtlarla özalitçi ya da adam gibi renkli baskı yapan makinesi olan bi kırtasiyeye gidilir. daha uygun olur ama sanırım kaliteden azcık ödün verilir. bu baskının kötü olacağı anlamına gelmez ama.

özalitçiler bu işi çoğu fotoğraf stüdyosundan daha iyi yapabilir hatta işi bilen bi yerse hem de daha uyguna yapar. çünkü oradaki adamın maliyeti daha düşük oluyor sürüm anlaşması yaptığından.
0
ergenpezeveng
(26.10.14)
Tek fotoğrafı o kiosk gibi yerlerden 1 liraya, toplu olarak (50 tane) tanesini 30-35 kurusa basıyorlar. 400 için tanesi bundan da dusuk olmalı. Rakam konusunda fikir olsun diye söylüyorum.
0
Lim5
(26.10.14)
lukapu.com Böyle bi site vardı, biraz pahalı olabilir ama bak derim.
0
Haldamir
(26.10.14)
(5)

microsoft office patladı, yardımcı olana bira ısmarlıcam

shineonyoucrazydiamond
içim sıkıştı şu saçma crack muhabbeti yüzünden. ekteki gibi bi uyarı alıyorum. sunum hazırlamam gerekiyor acele. zaten word'e, excell'e falan da sürekli ihtiyaç duyuyorum. ve lütfen artık sevgili google dostları, tamam hepimiz seviyoruz google'ı, ama lütfen artık drive'ı önermeyin, bir yerden sonra
içim sıkıştı şu saçma crack muhabbeti yüzünden. ekteki gibi bi uyarı alıyorum. sunum hazırlamam gerekiyor acele. zaten word'e, excell'e falan da sürekli ihtiyaç duyuyorum. ve lütfen artık sevgili google dostları, tamam hepimiz seviyoruz google'ı, ama lütfen artık drive'ı önermeyin, bir yerden sonra kullanışlı değil orada program kullanmak.

özelden mesajla iletişime geçerseniz sevinirim.

ve evet, yardımcı olana beşiktaş'ta bira ısmarlıyorum. :)
0
shineonyoucrazydiamond
(22.10.14)
Office 365 ogrenciler icin 4 yilligi 150 lira. Ogrenci degilsen 5 bilgisayar icin yilligi 190 tl, 5 arkadas girebilirsiniz. Uygun aslinda.
0
Haldamir
(23.10.14)
acil lazımsa libre office kur işini görür :/
0
yuto
(23.10.14)
sürümü kaç crack atayım
0
bluebey
(23.10.14)
Buradan yazıyorum çünkü başka insanlara da lazım olabilir.

Deneme süresi bitti de mi aktive etmeye çalışırken bu hale getirdin?

Eğer öyleyse regedit'ten Office'in aktivasyon kodları ile ilgili her şeyi silmen lazım. Öyle değilse bile sen sil onları. Sonra baştan crackle.

smallbusiness.chron.com

Alkol kullanmıyorum.
0
Lim5
(23.10.14)
office in online hizmetini kullanabilirsin.

office.com
0
bluesbass
(23.10.14)
(12)

Kartvizit için anlamlı bir söz beyler!

fayntenks
Bir psikolog için kartvizit basıyorum ve arka tarafına kısa ve öz bir söz yazmam gerekiyor. Şu ana kadar derbeder bir sürü söz buldum. Ama vurucu kısa ve öz hiç bir şey yok. Var mıdır aklınızda birşeyler? öptüm kendine iyi bak. SÇS.
Bir psikolog için kartvizit basıyorum ve arka tarafına kısa ve öz bir söz yazmam gerekiyor. Şu ana kadar derbeder bir sürü söz buldum. Ama vurucu kısa ve öz hiç bir şey yok. Var mıdır aklınızda birşeyler? öptüm kendine iyi bak. SÇS.
0
fayntenks
(21.10.14)
Sen seni bil sen seni, sen seni bilmezsen senden sorarlar seni...
Beni bende araman, ben bende değilem, bende bir ben vardır, benden içerû...
0
arockm
(21.10.14)
"şüphesiz ; sen , sen değilsin.."
iyice kafaları karışsın
ccc ramiz reyis ccc
0
waterhardeningsteel
(21.10.14)
Kartvizitini bastığınız psikolog kimlerden etkilenmiştir bilemiyorum ama Piaget, Jung, Bandura, Vygotsky ve benzeri isimlerden bir şeyler bulabilirsiniz. Shakespeare de epey yardımcı olabilir.
0
fotrsapka
(21.10.14)
sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(21.10.14)
aramaya inan yaz.
0
fallthepieces
(21.10.14)
ben psikolog olsam ko' götüne rahvan gitsin yazardım. ama bu durumda bana ihtiyaç kalmazdı.
şuraya bi bak:
tr.wikipedia.org
belki çıkar bişi.
0
namus ninjası
(21.10.14)
Know thyself
0
Haldamir
(21.10.14)
Birinin sana seni hatırlatması gerek.
0
hll4747
(21.10.14)
heritage
(21.10.14)
ağladığın geceleri, kalbindeki acıları
çekinmeden bana getir, sen tükenme beni bitir
0
superb
(21.10.14)
Hayat kısa, sanat uzun, tecrübe aldatıcı, hüküm vermek güçtür.
0
compadrito
(21.10.14)
'bu de geçer, ya hû!'
0
icim urperiyor
(21.10.14)
(1)

Office Paket

your majesty
Böyle word, excel, office olan bir paket lazım bana 64bit w7 için.Hangi seneninki iyidir hoştur, nereden bulabilirim komple paketi?
Böyle word, excel, office olan bir paket lazım bana 64bit w7 için.Hangi seneninki iyidir hoştur, nereden bulabilirim komple paketi?
0
your majesty
(16.10.14)
Office 365'in seneliği 5 kişi için 190 tl, öğrenci isen 4 seneliği 150 tl. Karşılığında dediğin her ofis programı var. Hatta onedrivedan 1tb alan da veriyor.
0
Haldamir
(16.10.14)
(3)

Prntscr nasıl alınır?

ayazma
evet basit bi' olay haliyle. normal ekran görüntüsü almayı sizler gibi bende biliyorum. ama bilmediğim, merak ettiğim konu, tüm sayfanın tek seferde görüntüsünü almak. malum sayfayı açtığınızda tarayıcı pencerenizden sayfanın yarısını görüyorsunuz ve bu görüntüyü alabiliyoruz sadece. benim merak ett
evet basit bi' olay haliyle. normal ekran görüntüsü almayı sizler gibi bende biliyorum. ama bilmediğim, merak ettiğim konu, tüm sayfanın tek seferde görüntüsünü almak. malum sayfayı açtığınızda tarayıcı pencerenizden sayfanın yarısını görüyorsunuz ve bu görüntüyü alabiliyoruz sadece. benim merak ettiğim görünmeyen kısmıda böyle kopyala-yapıştır tarzında alabilirmiyiz. (görsel-metin ne varsa kopyalayıp painte yapıştıracaz)
0
ayazma
(07.10.14)
Chrome'da webpage screenshot diye bir extension var bunun icin. Diger tarayicilar icin de benzerleri olsa gerek.
0
fotrsapka
(07.10.14)
Firefox için de FireShot eklentisi var..

addons.mozilla.org
0
EkimBebesi
(07.10.14)
Chrome icin Awesome Screenshot eklentisini oneririm. Piyasadaki en kullanisli screenshot araci.
0
Haldamir
(07.10.14)
(11)

bunu yersem ölür müyüm

kedidir o kedi
Dr.oetker in hic acilmamis vanilyali pudingi var elimde. Son kullanma tarihi caps de. Yapiyim diyorum canim cok cekti. Cope atmaya kiyamadim. Napsam?
Dr.oetker in hic acilmamis vanilyali pudingi var elimde. Son kullanma tarihi caps de. Yapiyim diyorum canim cok cekti. Cope atmaya kiyamadim. Napsam?
0
kedidir o kedi
(02.10.14)
büyük ihtimalle.
0
ufukcel
(02.10.14)
Bence bişe olmaz gibi. Sonuçta içinde olanlar belli nişastadır, şekerdir felan paket açılmamışsa dayanır gibi.

Tabi yine de benimki tavsiye değil, nolur nolmaz ölürsün de hayaletin dadanır felan sen yaptın diye.
0
Haldamir
(02.10.14)
1 yıl süreli geçmiş olanını yaptım, görüldüğü üzere yaşam belirtisi gösteriyorum.
0
yorumlu yorum
(02.10.14)
kanserojen olabilir sonuçta hazır gıda ve bi dünya kimyasal var onun bozulmuşunu düşün işte. ne gerek var?
0
neferkitty
(02.10.14)
bir de tadı ve kıvamı bozuk olur zaten
0
neferkitty
(02.10.14)
yapiyorum o halde.
0
🌸kedidir o kedi
(02.10.14)
ya yenir mi allaaskına. ay gecmıs üstünden.
0
all girls dream
(02.10.14)
Bakmadan bir yıllığını yapıp yemisligimiz var, olmedik.
0
Lim5
(02.10.14)
olmezsin muhtemelen ama ne gerek var kardes. git marketler kapanmamistir, al bir paket
0
exlibris
(02.10.14)
bozulmamıştır merak etme. çoğu gıda maddelerinde kanun gereği son kullanma tarihleri normal ömürlerinden çok kısa yazılıyor. normal ömrü 2-3 yıl olan ürüne 1 yıl son kullanma ömrü yazılıyor kanunlar yüzünden.
0
readmymind
(02.10.14)
ölmesen de içinde olması gerektiğinden daha fazla mikroorganizma falan türemiştir. onları vücuduna almış olursun. allahını seversen 3 liralık şeyin neyine kıyamadın. at çöpe.
0
merena
(02.10.14)
(6)

Erasmus stajı için nereyi seçsem

spektrum9000
3 tane seçeneğim var. Stajım 3 aylık ve nereye gidersem gideyim maksimum gelirim aylık hibe +1000 tl. Yaşam şartları, hayat pahalılığı fln dikkate alarak bana bir akıl verin nereyi seçeyim?- Bruksel : Mesleki olarak bolumumle alakası olmayan bir yer bir nevi sekreterlik yapacağım. Kalacak yer ucuza
3 tane seçeneğim var. Stajım 3 aylık ve nereye gidersem gideyim maksimum gelirim aylık hibe +1000 tl. Yaşam şartları, hayat pahalılığı fln dikkate alarak bana bir akıl verin nereyi seçeyim?

- Bruksel : Mesleki olarak bolumumle alakası olmayan bir yer bir nevi sekreterlik yapacağım. Kalacak yer ucuza bulabilirim diye düşünüyorum.

- Westminster üniversitesi / Londra : Güzel bir üniversitede bir araştırma grubunda staj seçeneği. Ama bu parayla Londra da yasanabilir mi bilmiyorum (hibe :600 €)

- Glasgow ismi s ile başlayan bir üniversite : İş nedir hiç bir bilgim yok. Maddi kaygılarım burası için de geçerli.

Siz olsanız hangisini seçerdiniz, neden?
0
spektrum9000
(30.09.14)
Ben Brüksel diyorum. Belçika'yı severim. Şehir olarak Brüksel gayet güzel bi yer.
Londra'da kalacak yer vereceklerse belki ama yine de çok zorlanırsın. Yok vermeyeceklerse o paraya orada yaşaman imkansız.
0
buff
(30.09.14)
Brüksel de pahalı. Ayrıca inanılmaz sıkıcı bir şehir. 2 kez gittim, güven bana. Avrupanın Ankara'sı. Mesleğinle alakasız ve sekreterlik yapacağın bir yeri seçme sebebin oranın mükemmel bir yer olması olabilir ancak. Üç şehir de pahalı olduğuna göre senin yerinde olsam en güzelini, Londra'yı seçerdim. Ayrıca bir araştırma grubunda bulunmak da cabası.
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(30.09.14)
ben erasmus stajını brüksel'de yapmıştım. harika bi yazdı. orayla ilgili sorun olursa cevap verebilirim.

ekleme: bi de, brüksel'e sıkıcı, avrupa'nın ankarası diyen adam, brüksel'de yaşamamıştır, en fazla uğramıştır 1-2 defa. brüksel keşfettikçe güzelleşen bir şehir.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(30.09.14)
@bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
evet ben sadece gezmeye gitmiştim, yaşamadım. eğer sen yaşadıysan ve eğlenceli diyorsan öyledir. hatta oradayken "belki de brüksel bile eğlenceli bir şehirdir, yaşayanların takıldığı yerler filan güzeldir belki" filan demiştik. ama yine de pahalıydı ya. ben doğu almanya'da yaşadım baya bir süre. batıya her gidişim ekonomik çöküntüyle sonuçlandı.
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(01.10.14)
İlk bakışta biraz soğuk duruyor, kabul ederim bunu. Bana da öyle gelmişti. Ama keşfedince çok güzeldir.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(01.10.14)
Çok sosyal değilimdir ve çok içki içmem bi lüksüm kaliteli kahve vardır, ortalama tutumlulukta bir şekilde londra'da üç ay erasmus stajı yaptım toplam giderim 3200 GBP felan. Genelde erasmus hibesi kiraya bile yetmiyor.

Londra genel olarak Türkiye'den gelen para ile yaşanamayacak bir şehir çünkü bize göre her şey çok değerli/pahalı.
0
Haldamir
(01.10.14)
(3)

ingiltere staj

walser
merhabalar. önümüzdeki yaz dönemi için ingiltere'de 3 ay staj yapmayı çok istiyorum. okulun erasmus sınavına gireceğim ama kesin gidebilmek açısından alternatif olarak aracı kurum düşünüyorum. önerir misiniz bunu? önerirseniz şirket ismi verirseniz çok sevinirim. buna ek ve genel olarak ingiltere'd
merhabalar. önümüzdeki yaz dönemi için ingiltere'de 3 ay staj yapmayı çok istiyorum. okulun erasmus sınavına gireceğim ama kesin gidebilmek açısından alternatif olarak aracı kurum düşünüyorum. önerir misiniz bunu? önerirseniz şirket ismi verirseniz çok sevinirim. buna ek ve genel olarak ingiltere'de staj yapmış birisi bana yardımcı olursa da çok memnun kalırım!
0
walser
(28.09.14)
Şu an stajdayım ben. Genel sorularına yardımcı olabilirim. Ama alternatif aracı kurumdan kasıtını anlamadım. Erasmus öğrencisi olmadan mı gitmekten bahsediyorsun?
0
Haldamir
(28.09.14)
aracı kurum dediğiniz bu avukatlar, acentalar filan herhalde. bence hiç gerek yok. erasmus olmazsa kendiniz başvurun. internette tonlarca bilgi var. biraz araştırırsanız bulursunuz. paranıza yazık olmasın. o kurumlar çok istiyor :(
0
allanpoe
(28.09.14)
aracı kurum dediğiniz sanırım size staj yeri bulması için diyorsunuz? iletişim bilgilerinde ingiltere varsa uzak durun derim. bu tarz para çarpma işlemleri çok oluyor.
0
secilmis uye
(28.09.14)
(6)

Uzaya kıyafetsiz çıktığımızda

tchuck
ne oluyor arkadaşlar tam olarak?fizik/kimya bilgim düşük ve kısıtlı, hani benim gibi vasat adamların anlayabileceği şekilde anlatır mısınız?ya anlamadığım şey, vücudumuzdaki oksijenin köpürmesi meselesi (belki de yanlış okumuşumdur) bu köpürme olayının sebebi ne acaba?
ne oluyor arkadaşlar tam olarak?
fizik/kimya bilgim düşük ve kısıtlı, hani benim gibi vasat adamların anlayabileceği şekilde anlatır mısınız?

ya anlamadığım şey, vücudumuzdaki oksijenin köpürmesi meselesi (belki de yanlış okumuşumdur) bu köpürme olayının sebebi ne acaba?
0
tchuck
(25.09.14)
dünyadayken, atmosferin vücuduna yaptığı basınç vücudunun kan basıncını dengeliyor. ama uzaya çıktığında sana dışarıdan uygulanan bir basınç olmadığı kan basıncından dolayı ebeninkini tersten görüyosun en kibar tabirle.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(25.09.14)
Öncelikle "uzay" çıkılabilecek bir yer değil. Atmosfer dışına çıkmaktan bahsediyorsun
0
dinsiz adam
(25.09.14)
Kanin fokur fokur kayniyor. Ama zaten damarlarun patliyor basincsizliktan, kaynamaya kalmadan olursun. Atmoafer basinci yok, vucut ic basincin galip geliyor. Atmosfersiz ortamdaki vakum etkisi yani. Cam sisenin icindeki havayi agzinla cektiginde dudaklarini iceri ceken vakum olayi. Atmosfer basinci azaldilca suyin kaynama sicakligi duser bu arada.
0
delifaruk
(25.09.14)
Filmlerde gördüğünüz şeyler kesinlikle olmuyor. Yani öyle patlamalar çatlamalar falan olmuyor. Misal akciğeriniz tüm oksijeni boşalttığı için hiçbir zarar görmez, hatta kulak zarınız bile yırtılmaz. Kanda oksijen olduğu sürece bilinciniz de kapanmaz. Güneş'i gören bir bölgedeyseniz yanma tehlikesi yaşarsanız ama direkt görmüyorsanız donma tehlikesi de yaşamazsınız zira oksijensiz boşlukta ısı iletkenliği çok düşük olduğu için saatler boyunca vücut sıcaklığınızı koruyabilirsiniz. Bu durumda sizi ne öldürür? Tabii ki oksijensizlik. Akciğerleriniz oksijeni boşalttıktan sonra 14/15 saniye içinde ölürsünüz, onun dışında öyle ekstrem bir olay olmuyor. Onun dışında bir de radyasyon sorunu var. Uzay boşluğunda bol miktarda radyasyon olduğu için bir şekilde oksijensizlikten ölmezseniz yoğun radyasyona maruz kalıp içorganların hasar görmesiyle ölürsunuz. Tabii bunların aynısı yeryüzünde de olabiliyor, uzay boşluğuna özel bir durum değil.
0
angelus
(25.09.14)
Kanın kaynaması gibi bir olay yok. Vakumda başına gelen ilk şey oksijensizlikten bilincini yitirmen bu 15-20 saniyede gerçekleşiyor bu. Daha önce uzayda vakuma maruz kalan astronotlar var. Adamlar ağızlarındaki tükürüklerin kaynadığını hissetmişler ama vücutun içindeki basınc derinin sağlamlığı ile desteklendiği için kaynama veya patlama olmuyor. Ha öldükten sonra olabilir ama ölüm sebebi başka şeyler olur.
0
Haldamir
(25.09.14)
haldamir'e katılıyorum. hatta sanırım aynı kaynaktan öğrenmişiz bu bilgileri. onu da paylaşayim en altta. sanırım deneyimlenmemiş bir şey olduğu için sadece tahmin edilebiliyor. o nedenle bu kanalın dedikleri da belki yanlıştır. şahsen insan vücudunun nasıl bu kadar dışarıya kapalı bir sistem olduğunu (basınçlandırma açısından) anlayamıyorum. o zaman koca uzay giysisine gerek yok, götümüze tıpa, başımıza kask takıp çıkalım (tamam fazla oldu ama sadece bir düşünce).

www.youtube.com
0
raikkonen
(25.09.14)
(6)

May contain traces of nuts

speedy
Yoğurdun ambalajında yazıyor: "May contain traces of nuts". Ne demek bu?
Yoğurdun ambalajında yazıyor: "May contain traces of nuts". Ne demek bu?
0
speedy
(25.09.14)
ceviz olabilir diyo içinde.
0
reavelyn
(25.09.14)
ya ne cevizi hocam:) sade yoğurt bu, ah resmi: www.google.com.tr
0
🌸speedy
(25.09.14)
peanuts diyorsa eger fistik alerjisi olanlari uyariyordur.
0
atmaca.ged
(25.09.14)
@atmaca.ged sadece nuts
0
🌸speedy
(25.09.14)
eser miktarda fındık türlerinden içerebilir diyor peanut, hazelnut vs
aynı üretim hattında fındık içeren bişeyler üretmelirnden dolayı sorumluluk almamak için -dendiği gibi alerji şeysinden dolayı
0
niye ama
(25.09.14)
Ingiltere'de çoğu üründe görürsün. Onu yazınca birinin kabuklu yemiş alerijisinden zarar görmesi durumunda sorumluluktan kurtuluyorlar. Orada koca koca yerfıstığı, fındık paketlerinde bile görürsün :)
0
Haldamir
(25.09.14)
(3)

ebola

yol
http://www.internethaber.com/olumcul-hastalik-istanbula-mi-geldi-725030h.htmbunun üstüne çok yorum yapamıyorum, göz göre göre geliyorum dedi malum thy o noktalara her gün uçuyor, insandan insana nasıl bulaştığı tam olarak bilinmiyormuş, o adamın geçirdiği gün, temas ettiği kişiler vs tam çıldırmalık
www.internethaber.com

bunun üstüne çok yorum yapamıyorum, göz göre göre geliyorum dedi malum thy o noktalara her gün uçuyor, insandan insana nasıl bulaştığı tam olarak bilinmiyormuş, o adamın geçirdiği gün, temas ettiği kişiler vs tam çıldırmalık.
0
yol
(25.09.14)
thy ile ne alakasi var anlamadim. adami bedavaya tasimiyoruz ya. thy seferleri iptal etse baska havayolu ile gelecek. salgin hastalik iste ulkenizi izole edemezsiniz
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(25.09.14)
bence haklisin. thy'nin acgozlugu. ne yani havaalanimizi nijeryadan tgelen tum ucuslara kapatsak ne kaybedecez?
0
mayeskuel
(25.09.14)
Ebola sadece vucut sıvıları ile bulaşıyor. Yani öyle havadan bulaşmıyor. Bunun için o ülkelere kapatılmaz ülke.
0
Haldamir
(25.09.14)
(5)

iskoçya'daki referandum

oymak beyi
nereden takip edebiliriz oy sayımını? var mı bir internet sitesi?tabii muhtemelen bizdeki gibi oturup kağıt saymıyorlardır ama yine de bir şekilde takip edilebiliyordur herhalde :)
nereden takip edebiliriz oy sayımını? var mı bir internet sitesi?

tabii muhtemelen bizdeki gibi oturup kağıt saymıyorlardır ama yine de bir şekilde takip edilebiliyordur herhalde :)
0
oymak beyi
(18.09.14)
Bizdekine benzer secim yasaklari var. Bi saate kadar oranlar gosterilmiyor. O bi saat de epey gec, gece 2-3 gibi. Sonuclar ise yarin sabah 7 gibi aciklanir.
0
Haldamir
(18.09.14)
yuh. oy verme işlemi kaça kadar sürüyor ki?
0
🌸oymak beyi
(18.09.14)
Gece 10'a kadar.
0
Haldamir
(18.09.14)
Türkiye saati tle 12ye kadar.
0
phoenixboy
(18.09.14)
gece 22ye kadar oy verilicek, oylar toplanip sayilicak saat 2-3 gibi ilk sonuclar yavas yavas gelmeye baslar, sabah 6.30-7.30 arasi da son sonuc aciklanir diyorlar. tabi turkiye saati icin bunlarin hepsine +2.
0
gerard
(18.09.14)
(11)

fosforlu stickerlar radyasyon yayar mı?

shubulubapshubaptishaluva
selamlarminik kuzene ışık görünce bi süre karanlıkta parlayan ay şeklinde üç boyutlu güzel bir duvar süsü aldım.dayı da tutturdu bunlar radyoaktif, ben bunu asmam. bakındım internete ama konuya ilgili ingilizce bir makale bulamadım. belki de doğru aramadım.sizin bilginiz var mı?en doğrusu bunu yazan
selamlar

minik kuzene ışık görünce bi süre karanlıkta parlayan ay şeklinde üç boyutlu güzel bir duvar süsü aldım.
dayı da tutturdu bunlar radyoaktif, ben bunu asmam. bakındım internete ama konuya ilgili ingilizce bir makale bulamadım. belki de doğru aramadım.
sizin bilginiz var mı?
en doğrusu bunu yazan bilimsel içerikli bir desteğiniz var mı?
en kötü üretici şirketi arayıp onlara sorucam yarın..

ah ürün de şu:
www.duvarstickeri.com
0
shubulubapshubaptishaluva
(15.09.14)
parladığı için radyoaktif olduğunu düşünüyor. ona doğadaki kararlı hali radyoaktif değil, yalnızca parlıyor uyarılınca demek istedim, ama emin olamadım parlak oyuncaklarda radyoaktif izotoplarının kullanılmadığından.
mesela saat kadranlarında var ya uranyum..
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(15.09.14)
bu mantıkla düşünürsek fosforlu olan her şey radyoaktif olması lazım, mesela forforlu kalemler?
0
trajikomix
(15.09.14)
hayır, fosforlu kalemler ışığa maruz kaldıktan sonra bir müddet karanlıkta parlamazlar. onlar renk tonlarından dolayı "fosforlu" diye adlandırılırlar.
benim kastettiğim stickerlerin ışıkla uyarılabilirlikleri
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(15.09.14)
www.buzlu.org
parlama mantığı aşağı yukarı bu. bunu anlat dayına.
0
bass solo take one
(15.09.14)
Evet radyoaktif olduğu doğru. Ama radyoaktif ışımayı sadece görünebilir spektrumda yeşil renkte yapıyor.

Neyse geyiği geçeyim de, saatlerde uranyumun kullanılma sebebi durmadan parlaması içindir. Onların ışıkta "şarj" olmalarına gerek yoktur, yıllarca parlarlar. Gece süslerinde ise bu tarz maddeler bulunmaz.
0
Haldamir
(15.09.14)
www.baskent.edu.tr

burada "düşük düzeyde radyasyon yayarlar" yazıyor.
0
disfori
(15.09.14)
yanlış yeri okumadıysam, yukarıda bahsettiğimiz saatler onlar. evet o saatlerde uranyum var ve radyasyon yayıyorlar.yine de teşekkür ederim zaman ayırıp bakındığın için
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(15.09.14)
Sonuç ? Kullanılabilir mi rahatlikla
0
kreider
(15.09.14)
@kreider,
çıkarımıma göre fosforlu yıldızlar vb çıkartmalar kullanılabilirler.
fakat uzun süre (mesela tüm gece) parlak kalan saatlerin gece parlamaları gibi parlaklık yayanlar radyoaktif. şurada örnekteki gibi tüm gece parlak kalanlar onlardan:
www.modakulvar.com

piyasadaki pek çok fosforlu çocuk stickerleri için zaten radyoaktif değildir ibaresi yazıyor.bunda net belirtilmediği için merak etmiştim.
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(15.09.14)
Şurda çok güzel bir açıklama var.

science.howstuffworks.com

Parlayan şey fosfor. Fosfor'un parlamak için enerjiye ihtiyacı var. Bu oyuncaklar ışıkla şarj oluyor. Kullanılan kimyasala göre birkaç dakika veya bir kaç saat ışık veriyor. Kol saatlerinde ise tritium denen radyoaktif bir madde var. Böylece sürekli parlayabiliyorlar.
0
zombi
(15.09.14)
evet yayar.

ışık da elektromanyetik radyasyondur.

kesin bilgi.

p.s. radyoaktif bilgisi yalan, fosfor radyoaktif değil. ayrıca birçok gıdada da bulunan bir madde. doğrusu fotolüminesans olacak.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(15.09.14)
(12)

işid infazları

tosunpasa
bu adamlar koyun gibi dikilip ,niye kesilmeyi bekliyorlar bi türlü anlamlandıramadım.Bi küfür et , kaçmayı dene silahla vurul hiç olmazsa.2 dakika sonra kafanı kesecekler zaten daha kötü ne olabilirki?
bu adamlar koyun gibi dikilip ,niye kesilmeyi bekliyorlar bi türlü anlamlandıramadım.Bi küfür et , kaçmayı dene silahla vurul hiç olmazsa.2 dakika sonra kafanı kesecekler zaten daha kötü ne olabilirki?
0
tosunpasa
(14.09.14)
Iskence?
0
hurma
(14.09.14)
adamların belli bir planı var ve o sıraya göre gidiyorlar bence.bu adam direndi buna işkence yapalım diğerini keselim diyeceklerini sanmıyorum.
0
🌸tosunpasa
(14.09.14)
lan aynı şeyi ben de düşünüyorum hep. Ne kadar sakin duruyorlar bir de la. Değişik bir psikoloji tabii, biz bilemeyiz.
0
oğlum çok zor lan
(14.09.14)
Aga illaki bsy diyolardir. Bana kacarsaniz sakin durmazsaniz derinizi yuzerim deseler put gibi dururum.
0
hurma
(14.09.14)
o bıçak boğazına girerken bile emin ol "lan belki affeder de vazgeçerler" diye umut ediyorlardır.
0
diabolus79
(14.09.14)
atardamar kesilince ölüm hemencecik geliverir.burada katil bazı yerlere mesaj vermeye çalışmaktadır.
yani boğaz kesip videoda yayınlamak işin politik boyutudur.boğazı kesilen insan faza acı çekmez. kurşun yiyen daha çok acı çeker.
0
labanon
(14.09.14)
madde veriyorlardır belki.
0
bass solo take one
(14.09.14)
Toplu infazlarda adamlar zaten kabullenmiş ölümü, orada bir şey yapamıyorlar. Gazeteci infazlarında ise olay çok farklı. O adamları psikolojik olarak tamamen yıkıyorlar. Bunda kullanılan yöntem genelde sahte infaz oluyor. O infaz sahnesini adama defalarca yaşatıyorlar. Argo filmini izlediyseniz orada da vardı. Her seferinde ciddi bir şekilde sıfırdan başlayıp adama yaptıracaklarını yaptırıyorlar ve bıçağı boğazına dayadıkları anda yarıda bırakıp adamı geri götürüyorlar. Adam muhtemelen gerçek çekimde de alıştığı gibi metni okuyor, gerçekten keseceklerini düşünmüyor ve orda bitiyor her şey.
0
Haldamir
(14.09.14)
bunu daha once de konusmustuk aratamiyorum simdi mobil. bence son anda askerler vs gelip kurtarabilir bir umit besliyorlardir.
0
xenophobe
(14.09.14)
korkudan donakalmak, kıpırdayamamak gibi şeyler mümkün.
0
roboute guilliman
(14.09.14)
ben de mesela o kafası kesilen amerikalı gazeteci mi ne onun ölmeden önce ağlamaklı olmayan bir ses tonuyla ve o kadar net nasıl cümle kurabildiğini çözememiştim. baya garip çünkü. birazdan hayatın bitecek bunu biliyorsun ve buna rağmen o kadar düzgün konuşuyor olabilmek çok normal gelmedi bana.
0
kuul
(14.09.14)
teatral bir çalışma belki de, stüdyonun hazırlanması ve çekimler için tarantinodan yardım almış bile olabilirler.
bir kişi üç kişi beş kişi tamam da onlarca kişinin içinde biri bile mi farklı tepki vermez? şüphe uyandırıcı.
0
dafaiss
(14.09.14)
(9)

Lor peyniri ile shake yapmak

oddyseus
Akşamları 250 gram lor peynir ile shake yapmak istiyorum ama şimdi bu lor peyniri kesin olarak kazein mi yoksa whey mi? Aniden kana karışırsa böyle bi shake yapmanın anlamı olmaz ama kazeinse uyku proteini olarak kullanabilirim bu shake'i.İnternetten kesin bilgi bulamadım peynir altı suyundan yapıld
Akşamları 250 gram lor peynir ile shake yapmak istiyorum ama şimdi bu lor peyniri kesin olarak kazein mi yoksa whey mi? Aniden kana karışırsa böyle bi shake yapmanın anlamı olmaz ama kazeinse uyku proteini olarak kullanabilirim bu shake'i.

İnternetten kesin bilgi bulamadım peynir altı suyundan yapıldığı için whey diyenler ağırlıkta. Kazein olan süt loru vs yok mudur? Varsa kilosu kaç paradır?
0
oddyseus
(11.09.14)
bu sorunun cevabını merak etmekle birlikte, zayıflattıgı yonunde bılgıler de yayılmakta. fitness için uygun mu değil mi merakım da arttı. kotu..
0
usul usul
(11.09.14)
Lor kazein. Lorun yapilisina bakin anlarsiniz. Peynir alti suyundan yapilmiyor lor. Sutten yapiliyor.
0
ay nov kung fu
(11.09.14)
ay nov kung fu , aldığım paketin altında bizzat peynir altı suyundan yapılmıştır yazıyodu. internette de öyle diyolar.
0
🌸oddyseus
(11.09.14)
Sütten peynir yapılırken süt çökertilince iki faz olur, sıvı kısım peynir altı suyu yani whey, katı kısım ise lordur yani kazein.
0
Haldamir
(11.09.14)
@Haldamir hocam kesin bilgi mi yayalım mı? internette whey diyolağ
0
🌸oddyseus
(11.09.14)
Dur kesin bilgi degil ortada bir yanlis anlasilma var :D

Olay su evimizde yaptigimiz lor peyniri sute asidik bir sey ekleyerek yapiliyor. Bu lorun buyuk cogunlugu kazein.

Ama endustriyel lor (veya ricotta denilen) zaten kazeini cokturulmus peynir alti suyunun bir daha cokturulmesi ile yapiliyor. Yani whey proteinleri iceriyor.

Ben de yeni ogrendim, loru kesilmis sutun kati kismi saniyordum sadece, degilmis.
0
Haldamir
(11.09.14)
Ben endustriyel olmayan lor yapimini dusunerek kazein dedim.
0
ay nov kung fu
(11.09.14)
şimdi benim peynirci babadan aldıgım lor peynırı ne oluyor:)
0
usul usul
(11.09.14)
Lor peyniri whey'dir, ayrıca kazein için uygun olanı beyaz peynirdir.
0
angelus
(11.09.14)
(4)

majör/minör hasta

sonsuzluk
Tıp literatüründe böyle bir kullanım var mı?AğırÖnemsiz hasta mı desem yoksa çeviride?Teşekkürler.
Tıp literatüründe böyle bir kullanım var mı?

Ağır
Önemsiz

hasta mı desem yoksa çeviride?

Teşekkürler.
0
sonsuzluk
(11.09.14)
var...
geçen acile gittim. hastane afiş asmış.
acilde gelen hastaları kategorilere ayırdıklarını, kategoriye göre hizmet sunduklarını, nezle gibi acil olmayan rahatsızlıklarda bekleme süresinin 2 saat, hatta daha fazla sürebileceğini belirtiyorlardı!
0
cliquot
(11.09.14)
Acil servislerde triyaj uygulaması vardır. Gelen hastalar durumunun ciddiyetine göre kodlanıp o sırada müdahale edilir. Sonuçta burnu akan adam önce gelmiş diye trafik kazasından gelen iç kanamalı hastayı bekletemezsin.
0
Haldamir
(11.09.14)
Şuraya göre minör major kavramı triyajla aynı değil. Hukuki bir ayrım gibi duruyor. 18 yaşından küçükler ve büyükler şeklinde. www.msv.org
0
Lim5
(11.09.14)
Zaten minor ingilizce resit olmayan olarak kullanilir. Aslinda ingilizceden ceviri yapiyorsan orjinalini yazarsan daha iyi olabilir.
0
Haldamir
(11.09.14)
(19)

Çok su içiyorum

ben bunu bilir bunu soylerim
Merhaba,Bir günde dönüyorum dolaşıyorum yine kendimi su içerken buluyorum. litre olarak hesapladım ama 5-6 litre oluyor en az. bunun zararı var mıdır, neden bu kadar susuyor olabilirim?
Merhaba,

Bir günde dönüyorum dolaşıyorum yine kendimi su içerken buluyorum. litre olarak hesapladım ama 5-6 litre oluyor en az. bunun zararı var mıdır, neden bu kadar susuyor olabilirim?
0
ben bunu bilir bunu soylerim
(11.09.14)
böbreklerine baya zararı olur eminimm. nedenini bilemedim :(
0
glori
(11.09.14)
Şekerle alakalı olabilir.
0
arnold schwarzeneger
(11.09.14)
kullandığın herhangi bir ilaç var mı hali hazırda? lityum vs gibi özellikle. ben bol su içmenin faydalı olduğuna inanangillerdenim ama 5 - 6 litre su böbreklerine zarar verir.
0
fucking machine in my head
(11.09.14)
herhangi bir ilaç yok kullandığım. bir hastalığım da yok görünürde. şekerim olup olmadığımı nasıl anlarım?
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(11.09.14)
Doktora giderek.
0
arnold schwarzeneger
(11.09.14)
yaz sıcağında 3-4 litre normal olabiir ama hergün 6 litre su ihtiyacı biraz garip tabi.
0
trocero
(11.09.14)
için yanıyor heralde. o kadar su içme. 3 litreyi geçme günde

(bkz: su zehirlenmesi)
0
fallthepieces
(11.09.14)
Bi arkadaşımın annesi çok su içmekten dolayı su zehirlenmesi yaşayıp hastanelik olmuştu :) Aman diyim :)
0
lcha
(11.09.14)
En iyisi doktora gideyim ben ya kana kana su içiyorum valla artık rahatsız olmaya başladım bu kadar su içmekten
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(11.09.14)
günde 3-4 litre normal değil önce onu söyliyim. günde 2 litreye normal diyebiliriz. özel bi durumun var ne bileyim böbrek taşı düşürme çalışmaları olur, selülit problemini çözmek olur falan filan bu durumlarda 4 litreye kadar çıkılabilir ama 6 litre su içmek çılgınlık.
0
mosakale
(11.09.14)
zehirlenirsin dikkat et.
0
matematik koyu
(11.09.14)
Bugün mesela daha an itibariyle 1.5 lt su içmiş bulunmaktayım
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(11.09.14)
bir arkadaş demiş de su da zehirler haberin ola. efor harcayacak işler yapmıyorsan kendine hakim ol biraz. bir süre sonra böbrek sıkıntısıyla hastanede bulabilirsin kendini.

böbreklere sahip çıkalım!
0
petitjoueur
(11.09.14)
sudan zarar gelmez ama yinede bi doktora danış.
0
seyduna6687
(11.09.14)
vücut suyu atarken, mineral tuz gibi diğer maddeleri de atıyor.
az su içersen, bunları atması zor olur, taş yapar ne bileyim terin kokar, ya da bi sıkıntı çıkarır

çok içersen de suyun yanında gene bişiler atar, bu da kemikleri zayıflatır, sinir sistemini tehlikeye atar.
her şey kararında tüketilmeli
0
joe dalton
(11.09.14)
Eger cok terlemiyor, fiziksel aktivitede bulunmuyorsan gunde 5-6 litre suya ihtiyac duymuyor olman lazim. Su zehirlenmesine gelince, onemli olan kisa surede cok fazla s icmemek. Yani bir saatte 3 litre su icersen sakata gelebilirsin ama gun boyu 5-6 litre icersen zehirlenmezsin muhtemelen. Ama yine de vucudundaki mineraller akar gider, daha cabuk hasta olursun basin doner falan. O nedenle cok terleyip su kaybetmiyorsan gunde 4 litreden fazla icmek pek normal degil.
0
sckxyss
(11.09.14)
Aşırı su tüketmek ayrıca diyabet belirtisidir. En kısa zamanda doktora görün.
0
Haldamir
(11.09.14)
Doktora gittim, 3 tüp aç karnına 2 tüp tok karnına kan verdim. Bir de idrar tahlili için 1 tüp idrar verdim.

Gelen sonuçlara göre;

*kandaki üre ve kreatinin normal
*ürik asit normal
*aç karnına glikoz de normal
*tok karnına glikoz beklenen seviyenin az biraz altında
*insulin ve insulin reziztans normal
*folik asit beklenenden düşük
*idrarda glikoz, kan ya da protein yok, beklenen gibi.

doktor anormal bir şey göremedi, folik asit için ilaç verdi sadece. çok su içmem hakkında endokrin hastalıklarına gitmemi önerdi detaylı inceleme için.
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(12.09.14)
baban ne kadar su içiyordu günde litre olarak?
0
🌸ben bunu bilir bunu soylerim
(12.09.14)
(5)

gta 5 pc için kaç paradan satışa sunulur ?

proletarier aller lander vereinigt euch
sb.
sb.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.14)
89-119 lira arası bir fiyattan piyasaya sürer"aral game".
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(02.09.14)
pek orijinal oyun piyasasını takip etmem hatta hiç etmem. o yüzden soruyorum peki beklersek düşer mi kısa zamanda yoksa direk almak mantıklı mı ?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.14)
Dijital olarak almak daha mantıklı bence. Önce malum yerlerden indirip pc kaldırıyor mu diye test edersin,baktın sıkıntı yok,amazon,belki steam,gamersgate vb. sitelerden dijital olarak daha ucuza alabilirsin. Kısa zamanda düşer mi bilmem ama ön sipariş yahut ilk çıktığında almak her zaman daha pahalıya gelir.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(02.09.14)
60 dolardan satılmaya başlar muhtemelen. İyi bir indirim ise uzun bir süre olmaz, ilk 6 ay aynı fiyattan devam eder, arada yılbaşı var belki o ara bir %25 max indirime girer. Onun dışında ara sıra %10'luk indirimler olur.
0
Haldamir
(02.09.14)
Sistemini kontrol ettikten sonra (kaldırıp kaldırmama durumu) steam + yılsonu indirimi + enpara üçlüsü ile uygun fiyata temin edilebilir sanırım..
0
EkimBebesi
(02.09.14)
(2)

Klorin ne demek?

ya ben lan neyse
arama yaptığımda direkt klor çıkıyor wiki ilk sonuç olarak? klorun eş anlamlısı mı?
arama yaptığımda direkt klor çıkıyor wiki ilk sonuç olarak? klorun eş anlamlısı mı?
0
ya ben lan neyse
(02.09.14)
Klorun ingilizcesi Chlorine. Klorin de direk turkcelesmis hali gibi duruyor.
0
Haldamir
(02.09.14)
(Cl)2
iki klor atomunun kovalent bağlı hali. klor diyoruz biz ona.
0
namus ninjası
(02.09.14)
(4)

1962 yılının 7000 lirası

nerdeyim ben
Bugünün kaç parasına tekabül eder aşağı yukarı? Beynim yandı hesaplamaya çalışırken.
Bugünün kaç parasına tekabül eder aşağı yukarı? Beynim yandı hesaplamaya çalışırken.
0
nerdeyim ben
(28.08.14)
Dolar kurundan yola çıkmayı dene. O zaman 7000 TL'ye kaç dolar alınıyordu, şimdi kaç para ediyor.

En stabil para birimi dolar olmuştur bunca geçen yılda.
0
cakabo
(28.08.14)
62 yılında 1 dolar=13,06 lira diyor google aramasında. Kaynak tbmm sitesi. Yani bahsettiğin 7000 lira ile 536 amerikan doları alınabilirmiş. 1962nin 536 doları enflasyon ile bugünün 4.187 dolarına eşit.
0
me gusta
(28.08.14)
Bulabildigim kadari ile o tarihte bir dolar 9 turk lirasi imis. O paraya 777 dolar aliniyor. 777 dolarin gunumuz degeri ise 6000 dolar civari bir sey oluyor. Yani 13 bin lira.

Baktim da harbi TBMM 13.06 TL diyor. Merkez bankasi da 9 TL diyor. Bi gariplik var ama, acaba serbest piyasa ile resmi kur arasinda fark mi varmis o zamanlar?
0
Haldamir
(28.08.14)
doların da enflasyonu var, o günün 1 doları bugünün 4 doları falandır.
0
desdinova
(28.08.14)
(11)

Yazık Değil Mi - 47 Uçakla Prova Yapmak

yatagants
Şuan ankara semalarında 45 adet jet uçağı, 1 adet askeri özel jet, 1 adet kargo uçağı ile bilumum helikopter 30 ağustos provası yapıyorlar.Nerden bakılırsa bakılsın bir uçak için en az 4-5 bin dolar maliyeti var bu işin.Yazık değil mi? bu paralar bizim cebimizden çıkıyor? Neyin güç gösterisi bu?
Şuan ankara semalarında 45 adet jet uçağı, 1 adet askeri özel jet, 1 adet kargo uçağı ile bilumum helikopter 30 ağustos provası yapıyorlar.



Nerden bakılırsa bakılsın bir uçak için en az 4-5 bin dolar maliyeti var bu işin.


Yazık değil mi? bu paralar bizim cebimizden çıkıyor? Neyin güç gösterisi bu?
0
yatagants
(26.08.14)
iç ve dış tehditlere karşı caydırıcılık geyiği.
0
zgrydn
(26.08.14)
haklısın.. ne zaman yerdeki israfı hallederiz sonra havaya geçelim

ülkemizin şuanki cumhurbaşkanının yaklaşık 30 koruması ve konvoyunda minimum 12 araç olduğunu, milletvekillerimizin tamamının özel şoförü hatta bakanların özel kalemlerinin bile özel aracı ve şoförü olduüunu biliyor musun

uçaklara gelince, 30 ağustos zafer bayramıdır ve kutlanmalıdır.. giderek azalan 23 nisan, 29 ekim ve 19 mayıs günlerimiz mevcut..

bunlar prova yapmasa ve direk uçuşa geçse, bir kaza olsa.. daha mı iyi olur
0
monreve
(26.08.14)
@monreve evet biliyorum. Bu provaları eleştirdim diye hemen akpli damgası koymayı ço iyi biliyorsunuz.

Onlarda israf. Bak hatta o durumun daha önce başlığını açmışım;

eksisozluk.com

"artık oha dediğim hallerdir. dün cepa balkonda otururken, yolda birden bire trafik kesildi 10 dakika boyunca hiç araç geçmedi. daha sonrasında ise önde 8 motorluk kortej arkasından sayabildiğim kadarıyla 32 araçlık başbakan koruma konvoyu geçti. işin en ilginç yanı ise konvoyun hemen üstünden bir helikopterinde takip etmesiydi.

sonra vay efendim hizmet yapıyorum. senin her gittiğin bir kilometrenin masrafı ile bir aile bir ay doyar be adam.
"
0
🌸yatagants
(26.08.14)
ben asla akpli damgası vurmadım.. vurmam da.. sadece bir noktaya dikkat çektim.
hem akpliysen bana ne.
0
monreve
(26.08.14)
yapacaklar tabi, caydiricilik geyigi demiş bir tanesi de. te allam ne günlere kaldık. bunlar bakkal falan sanıyorlar ülkeyi iyice.
0
fallthepieces
(26.08.14)
beni maliyetlerinden ve soğuk savaş dönemi gövde gösterileri zamanından kalma caydırıcılık opsiyonlarından daha çok yaptıkları gürültü ilgilendiriyor şu anda. akm'nin dibinde olan çalışma yerimde pencereden bakınca kolumu uzatsam tutacakmışım kadar yakından geçiyor şu an o uçaklar ve kulak zarım s*kildi resmen. başıma ağrılar girdi.

komutan, bürokrat, vekil eşleri bakıp da ağlasın diye hem cebimizden para çıkıyor hem de beynimiz deliniyor kaç gündür. her bayram aynı terane.
0
in pyjamas
(26.08.14)
30 Ağustos anması için ne yapılsa azdır. olsa da 147 uçak uçsa.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(26.08.14)
Eski evim ucaklarin rotasinin altindaydi. Bir hafta onceden sabah 9'da ucaklar ucmaya baslarlardi. Cidden rahatsiz edici bir durum olabiliyor gurultuye katlanmak istemeyenler icin. Ama su da var 30 Agustos belki bu ulkedeki en onemli gun. Bir ulkenin zafer - bagimsizlik bayraminin kutlamasi icin hicbir masraftan kacinilmamali. Bizde ise uzucu kisim sadece o hipodroma giden kucuk bir kesime hitap ediyor bu bayram, geri kalanlar icin sadece tatil. Keske halkin buyuk bir kisminin katilimi ile coskulu bir sekilde kutlanabilse.
0
Haldamir
(26.08.14)
her durum için maliyet hesabı yapılmaz. maliyet hesabı yapılmayacak durumlardan biri de, ulusal kutlama günleridir bence.

buradan yazık değil mi hassasiyetini devletten, bireye indirgersek, doğum günü kutlaması için o kadar pasta, içecek harcanıyor, bunlar hep cebimizden gidiyor diye düşünmeye benziyor.

kaldı ki bu tür uçaklı,helikopterli organizasyonlar zaten başkentte olur sadece, hadi olsa olsa istanbul'da, izmir'de olsun. çok küçük ve sembolik kalıyor zaten.

o uçaklar için yapılan harcamanın devlet bütçesindeki yükü, bir vatandaşın doğum günü kutlamasının o kişinin bütçesi üzerindeki yükü kadar bile değildir, oran olarak.

manevi boyutu, maddi boyutundan önemli olan durumlarda, bu tip hassasiyetler gereksiz.
0
wilhelmwasmuss
(26.08.14)
it's show business. halkın gururunu okşamalısın
0
neseranni
(26.08.14)
sanmiyorum ki oraya harcanan para harcanmasa ulkenin kalkinmasina harcansin.
varsin ucsunlar
0
jedilance
(26.08.14)
(16)

yabancı devletler su sorununu nasıl çözüyor?

oymak beyi
su doluluk oranı %17'ye geriledi. biraz daha yağmazsa teemmüm yapacağız herhalde.bu vesileyle bir soru sormak istiyorum. dünyada bir yerlerde illa ki gelişmiş devletlerden biri ya da birkaçı kuralıkla falan boğuşuyordur, peki bu devletler su problemini nasıl çözmüş veya çözmek için ne yapıyorlar (çö
su doluluk oranı %17'ye geriledi. biraz daha yağmazsa teemmüm yapacağız herhalde.

bu vesileyle bir soru sormak istiyorum. dünyada bir yerlerde illa ki gelişmiş devletlerden biri ya da birkaçı kuralıkla falan boğuşuyordur, peki bu devletler su problemini nasıl çözmüş veya çözmek için ne yapıyorlar (çözmüşlerdir diye düşünüyorum)? bizimkiler gibi bulutlara bakmıyorlar herhalde?
0
oymak beyi
(24.08.14)
israil deniz suyunu arıtıyor.
0
baldur
(24.08.14)
Mal gibi araba yıkayıp durmuyorlardır kesin.
0
sapkasiz cikmam abi
(24.08.14)
avustrulya da deniz suyunu aritiyor. gecen aritma tesisilerinin belgeseli vardi. cok maliyetli bir sey o aritma icin kullanan seyler ama yuzde 99.8 oraninda aritiyormus ve ulkenin yuzde 70-80ini idare edecek duzeye cikaracaklarmis.

edit: avusturya yazmisiz. olur oyle vakalar pescador :f

esit 2: buyurun; belgeselizle.tv
0
kutsalbok
(24.08.14)
çok bilgili olduğum bir konu değil ama gelişmiş ülkelerde kuraklık problemi yok. sebebi çeşitli, bazısı su kaynağı bol, bazısı dikkatli kullanıyor vs.

edit: bildiğim kadarıyla gelişmiş ülkeler hep bol su kaynağına sahip ülkeler. zaten gelişmişliklerinde de başrol oynuyor. istisnalar vardır elbet misal japonya.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.08.14)
su bitince bakanları bıyıklarını kesiyor. halk; "hmm tmm peki" diyor.
0
ykyt
(24.08.14)
@kutsalbok, avusturya hangi denizin suyunu arıtıyor ki? yani nasıl bir sistemle çekiyorlar suyu, arıtıyorlar? belgeselin adını sanını hatırlıyorsan bana da atar mısın, merak ettim :)
0
pescador
(24.08.14)
sadece içme suyunu sormuyorum. günlük kullanım için de mi deniz suyunu arıtıyorlar?

hangi kanaldaydı avusturya'nın belgeseli? (avustralya mı yazacaktın ya da?)
0
🌸oymak beyi
(24.08.14)
kuraklık, barajların doluluğu vs gibi konular birin bin yapıldığı konulardır. maksat gerçekten böyle bir şeyin olabilme ihtimali olmadan halkların bilinçlendirilmesidir.
0
baldur
(24.08.14)
gelismis ulkelere baktigimizda cogu avrupada ve orada pek kuraklik yok gibi. hatta ingiltere falan surekli yagis alan yerler.

ama kuraklik gibi tehditle karsi karsiya kalsalar, kesin bir bilgilendirme yapiyorlardir. ve halki da uyarilara kulak kabartiyordur.

ben su ana kadar haberlerde bir yetkilin cikip da az suyumuz kaldi idareli kullanalim tasarruf edelim dedigini duymadim. sadece haberlerde barjlardaki doluluk oraninin azaldigini iceren haberler gorduk.

insallah yagmurlar gelir de rahatlariz.
0
exlibris
(24.08.14)
Şu an Kaliforniya tarihinin en büyük kuraklığını yaşıyor. Araba yıkamaya, gereksiz çim sulamaya felan ciddi cezalar var.
0
Haldamir
(24.08.14)
bizde kuraklık falan yok ki, devlet ne sudan anlıyor ne sulamadan; ne de suya dair bir düşünüşü bir politikası var böyle giderse kuraklık da olcak gerçi. insanlar ne kadar bilinçli kullanırsa kullansın devlet suyu yönetemediği sürece su sorunu olur.
ülkenin üçte birinin istanbul gibi metrekare bazında türkiyenin tamamına kıyasla kedi çükü kadar kalan yere yığılmasına müsaade edilirse tabi su sorunu olur.
"su kaynaklarının yönetimi" esas mevzu. Geçenlerde öteki gündemin konusu buydu, bir ekolojistle dilaver demirağ isimli bir yazar konuştu. O programa bakabilirsin yuutuptan soruna cevap "nasıl olmalı" ve "neden böyle bizde"ye dair.
0
dafaiss
(24.08.14)
Deniz suyunu kullanıyorlar. Türkiye'de de kullanan küçük yerler var. (Bazı tatil kasabaları)

Bunlara ekstra olarak 3,4 yıl önce idrarı içilebilir suya dönüştüren bir sistem gerçekleştirdiklerini duymuştum. Bunu astronotlar için yapmışlardı gerçi. Bir de haber bulayım dedim tam olsun; www.hurriyet.com.tr
0
secilmis uye
(24.08.14)
peki deniz suyunu kullanmak da uzun vadede bir problem değil mi? yani deniz suyuna bağımlı hale gelmek, ileride deniz suyunu çok çok daha fazla kullanıyor olmak bir problem olmayacak mı?
0
🌸oymak beyi
(24.08.14)
barajlar boşaldığnda seçim yaklaşıyorsa "sular bitiyor demeyelim de oy atsınlar" demiyorlar mesela. dikkatli kullanın diyorlar.
0
kamera motor
(24.08.14)
İşin tekniğini veya bilimsel açıklamasını bilmiyorum ama düz bir mantıkla bakacak olursak; buzulların erimesiyle zaten deniz seviyesi sürekli yükselmekte.
0
secilmis uye
(24.08.14)
bir kısmı deniz veya okyanus suyu kullanıyor. ayrıca bazı ülkelerde (abd- california) lağım sularını arıtıp tekrar barajlara veya göletlere veya doğrudan şebekeye veriyorlar (uzun ve pahalı bir işlem ama yapıyorlar yine de)

küçük bir örnek:
www.youtube.com
0
yemrem
(24.08.14)
(2)

als hastalığı için bağış

dwight
als.org.tr'ye yapılan bağış hangi yolda kullanılıyor bileniniz var mı?yurtdışı sayfasında şu şekilde bilgi vermişler bizim sitede yok:http://www.alsa.org/about-us/financial-information.htmldirekt yurtdışına mı bağışlasam?
als.org.tr'ye yapılan bağış hangi yolda kullanılıyor bileniniz var mı?

yurtdışı sayfasında şu şekilde bilgi vermişler bizim sitede yok:
www.alsa.org


direkt yurtdışına mı bağışlasam?
0
dwight
(22.08.14)
hangi yolda kullanıldığını bilmiyorum ama yurtdışındakine bğaışlama. 10 milyon doalrdan fazla para toplamış onlar son zamanlardaki farkındalık çalışmasıyla. Türkiyede ise sadece 10 bin liraya yakın para toplanmış diye biliyorum. Ne yodla harcandığı konusunda fikrim yok ama Türkiyedeki tek als kuruluşunun ihtiyacı vardır elbet yardıma

Ameriakda 30bin als hastası 10 milyon dolar yardım
Türkiyede 6bin als hastası 10 bin dolar yardım sen düşün.
0
memories
(22.08.14)
Yurtdışında hastaların hayat kalitesi + bilimsel araştırmaya gidiyordur muhtemelen. Türkiye'de ise muhtemelen sadece hayat kalitesini arttırıyorlardır.
0
Haldamir
(22.08.14)
(4)

Als hastası mı?

ordinaryday
Şu videonun 2. dakikasından itibaren ne anlatıyor? Kısaca bir özetler misiniz lütfen? Anneannesi, annesi als hastasıymış. Kendisi de mi als olmuş? Adamın hikayesini merak ettim, ne anlatıyorsa orada yazar mısınız?http://www.youtube.com/watch?v=h07OT8p8Oik
Şu videonun 2. dakikasından itibaren ne anlatıyor? Kısaca bir özetler misiniz lütfen? Anneannesi, annesi als hastasıymış. Kendisi de mi als olmuş?

Adamın hikayesini merak ettim, ne anlatıyorsa orada yazar mısınız?

www.youtube.com
0
ordinaryday
(22.08.14)
Genetik olarak ailesinde varmış ALS. Anneannesi ondan ölmüş, kendisi lisedeyken annesine teşhis konulmuş. Kendisine de 5 ay önce, 26 yaşındayken teşhis konulmuş. Korkuyor, annesini gördükçe kendisinin de aynı duruma geleceğini bilerek yaşıyor. Hatta video sonuna doğru ellerinin güçsüzleştiğinden felan bahsediyor. Bunun korkunç bir hastalık olduğunu söyleyip şimdiye kadar insanların bundan haberdar olmadığını, normal insanlar buz kovası paylaşımlarından rahatsız olsa ve umurlarında olmasa bile bir kampanyalarının başarıya ulaşmış, insanların bilinçlenmiş olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söylüyor. Ayrıca Amerikada 30000 civarı hasta olduğunu ve büyük ilaç firmaların ALS'ye bir tedavi/ilaç geliştirmeyeceğinden çünkü kendilerinden kar edemeyeceğinden bahsediyor.
0
Haldamir
(22.08.14)
Teşekkür ederim. Bir de şu videoda annesi ne anlatıyor? Çok üzüldüm...

vimeo.com
0
🌸ordinaryday
(22.08.14)
annemde bu hastalık varken ben ona bakıyordum, şimdi hastalık bende var ve oğlum bana bakıyor . şimdi de onda var . her zaman hatırladığım ben tedavisi olmayan bir hastalığa sahibim ancak onları iyileştirebilecek tedavi varken çocuklar ölüyor. şimdi hangisi daha kötü ?

valla gerisini ben tam anlayamadım
0
dijital dunyadaki analog adam
(22.08.14)
Çevirisi yapılmış. Paylaşmak istedim.

www.youtube.com
0
🌸ordinaryday
(27.08.14)
(4)

Gerçek mermi mi sıkıyor polis?

justinial
Bu videoda polis harbiden öldürüyor mu Melih gökçek cinayet felan demiş de öldürecek olsa tek olmadı 2 kere sıkar ya da niye öldürsün ayağına sıkar felan bu daha çok plastik mermi gibi geldi, ne diyorsunuz? teşekkürlerhttp://videonuz.cdn.ensonhaber.com/flv/flvideo/siyahi-gencin-abd-polisi-tarafindan
Bu videoda polis harbiden öldürüyor mu Melih gökçek cinayet felan demiş de öldürecek olsa tek olmadı 2 kere sıkar ya da niye öldürsün ayağına sıkar felan bu daha çok plastik mermi gibi geldi, ne diyorsunuz? teşekkürler

videonuz.cdn.ensonhaber.com
0
justinial
(21.08.14)
demir bilye gibi mermileri olması lazim sallamiyorsam cok.

ama öldürmek için sıktıkları belli, şöyle de birşey var, silahını bırak demesine rağmen polisin üstüne yürüyor. polisin vurma hakkı var yani.
0
archely
(21.08.14)
Gerçek mermi sıkıyor ve öldürüyor. Adamın elinde bıçak varmış ve polisler bırakması için defalarca bağırıyor. Adam ise "Shoot me" diye diye üstlerine yürüyor. Adam daha da yaklaşınca vuruyorlar. Tabi dediğin gibi ölümcül olmayan bir yere sıksalar aynı işe yarayacak. Sonuçta ACAB.
0
Haldamir
(21.08.14)
dediğiniz gibi drop the gun down diyormuş polisler şimdi farkettim hiç de silahı da var gibi gözükmüyor ama. adam bok yoluna gitti aq
0
🌸justinial
(21.08.14)
böyle durumlarda ayağına sıkma gibi bi risk yok, öyle öğretilmiyor çünkü adamlara. bacağına tıraş bi darbe alınca o adrenalinle durmayıp bıçakla koşmaya devam edebilir adam. öldürücü güç gösteriliyor ve kanunen de öyle yazılmış.
0
xenophobe
(21.08.14)
(3)

entry girerken kendi kendinize sırıtıyor musunuz?

yapma volkan
böyle birine komik bir şey yazarken "hıh, huh, tıss " gibi sesler çıkarıyor musunuz? sonra "bu hareketler ne lan" deyip kendinize çeki düzen veriyor musunuz?
böyle birine komik bir şey yazarken "hıh, huh, tıss " gibi sesler çıkarıyor musunuz? sonra "bu hareketler ne lan" deyip kendinize çeki düzen veriyor musunuz?
0
yapma volkan
(16.08.14)
bana o kadar etkileyici gelen entry'm olmadı ama başkalarının yazdığını okurken zaman zaman öyle sesler çıkarabiliyorum gayri ihtiyari.
0
nereye bu gidis
(16.08.14)
evet. etrafımdakiler de merak ediyorlar.
hatta bazen entry yazarken, mesaj ayazarken daha komiğine denk gelip kahkahayı basınca etrafımdakiler "mal mı bu?" bakışı atıyor, ailem bile.
0
m e b
(16.08.14)
Aynen bana çok eğlenceli, komik gelen bir şey yazıyorsam farkına varmadan sırıtırım. Sonra bi bakarım otobüsün ortasında manyak gibi kendi kendime sırıtıyorum.
0
Haldamir
(16.08.14)
(9)

film tavsiyesi

thracian
children of men gibi, world war z gibi, post apocalyptic ya da kıyamet senaryosu tadında, melankoli, hüzün içeren, gelecekte dünyanın durumunun iç karartıcı olduğu bir film istiyorum.buna benzer seyrettiklerim:the roadthe book of elichildren of menworld war z28 serisizombieland hatta tüm zombi filml
children of men gibi, world war z gibi, post apocalyptic ya da kıyamet senaryosu tadında, melankoli, hüzün içeren, gelecekte dünyanın durumunun iç karartıcı olduğu bir film istiyorum.

buna benzer seyrettiklerim:

the road
the book of eli
children of men
world war z
28 serisi
zombieland
hatta tüm zombi filmleri
contagion

şimdiden teşekkürler!
0
thracian
(16.08.14)
I am legend olabilir.
0
ontheroad
(16.08.14)
Tam olarak aradigin gibi olmayabilir ama District 9'a bir bakabilirsin.
0
another crack on the wall
(16.08.14)
I'm legend da izlendi. district 9 da öyle. yazmayı unutmuşum. film illa uzaylılar veya zombiler hakkında olmayabilir. sadece gelecekte geçsin ve dram olsun. bu arada in time'ı da izledim.
0
🌸thracian
(16.08.14)
sen temiz temiz battlestar galactica'ya basla o zaman
0
another crack on the wall
(16.08.14)
blade runner
cyborg
0
nereye bu gidis
(16.08.14)
Bicentennial Man (aralarında en duygusal olanı bu)
I,Robot
A.I
0
air
(16.08.14)
A.I. çok duygusaldı harbiden.
0
nereye bu gidis
(16.08.14)
Carriers filmini seversin.
0
Haldamir
(16.08.14)
Post Apocalyptic filmlerin şahı Mad Max serisidir aslında bir de Waterworld var. Bunlar B sınıfı filmler ama kıyametsonrasıcılığın (o ney lan) tadı başka türlü çıkmaz sanki.
0
mandatorium
(16.08.14)
(13)

acil - meteor mu başka bi şey mi

o degil dee
merhaba, davutlarda(kuşadası) yazlıktayız bütün site gökyüzüne bakıyoruz. 10 dk öncesinde çok fena uzay filosu gelmiş gibiydi. göreniniz var mı? fotoğraflayan kameraya alan bir şey yapan?en az 50 tane bir mavi bir kırmızı yanıp sönen noktacıklar vardı. uçak ışığı gibi düşünün. yatayda çok az hareket
merhaba,

davutlarda(kuşadası) yazlıktayız bütün site gökyüzüne bakıyoruz. 10 dk öncesinde çok fena uzay filosu gelmiş gibiydi.


göreniniz var mı? fotoğraflayan kameraya alan bir şey yapan?

en az 50 tane bir mavi bir kırmızı yanıp sönen noktacıklar vardı. uçak ışığı gibi düşünün. yatayda çok az hareket ettiklerini gördük, uzaklaştılar ve azaldılar. şu an bir iki tane görünüyor.

nolur bunu başkaları da görmüş olsun.
0
o degil dee
(15.08.14)
bu aralar meteor yağmuru dönemi , meteordur heyecan yapmayın
0
neferkitty
(15.08.14)
Oha, deprem oluo böyle şeyler görünce, çok tırstım şu an.
0
Lola90
(15.08.14)
meteor böyle olmaz, kayan yıldız dediğimiz şeyleri ve bu meteor yağmurların hepsini izledim şu ana kadar. böyle bir şey görmedim, böyle bir şeyin vidyosunu falan da görmedim internette.

bir 15 dk seyrettik aynı yerde duruyordu bunlar.
0
🌸o degil dee
(15.08.14)
meteorlar bir saniye içerisinde kayıp yok oluyo gökyüzünde, bir de o kadar sık ve yoğun bir şekilde görülebileceğini zannetmiyorum çıplak gözle, başka bir şeydir o
0
neseranni
(15.08.14)
Meteor ayırt etmesi kolay bişe, adam değil diyorsa değildir. Aklıma jetler felan felan geldi, üstünüzde yükseklerde talim felan oluyor olmasın?
0
Haldamir
(15.08.14)
Bütün siteden bir tane video çıkmaz mı?
0
colorwithnotexist
(15.08.14)
ege bölgesinde çok fazla askeri tatbikat yapılıyor. uçak helikopter karışık gitmişlerdir, son kalanlar büyük ihtimal helikopterdir.
0
yatagants
(15.08.14)
Yakindaki bi dagin tepesinde amerikanin gozlen ussu var ama jet de olamaz cunku yerinde duran jet gormedim ben henuz :/ istila ediliyoruz diye korktum ben.
0
🌸o degil dee
(15.08.14)
En teknolojik benimdir emekli sitesi. Benim s3umun kamerasi yetmedi cekmeye.
0
🌸o degil dee
(15.08.14)
twitter.com

twitterda da bir şey yazmamış kimse.

Ayrıca davutlarda üç sene tatil yaptım, güzelçamlı her türlü alır hacı.
0
yatagants
(15.08.14)
Keske oldugu an soyleseydin hemen cikar bakardik merak ettim ben de simdi.
0
pastörizesüt
(15.08.14)
sizin siteden birini buldum: twitter.com
0
ufukcel
(15.08.14)
bizden sonra izmir'de de görülmüş ya bunlar:

eksisozluk.com
0
🌸o degil dee
(16.08.14)
(8)

Hollanda ifade özgürlüğü

lawist
http://www.aljazeera.com.tr/haber/isid-tweeti-isinden-etti Burada ifadesini açıklayan biri sırf düsüncesi farklı diye işinden olmus ? Nerede avrupada ifade özgürlüğü ? Türkiyeden pek farkı yok ..
www.aljazeera.com.tr Burada ifadesini açıklayan biri sırf düsüncesi farklı diye işinden olmus ? Nerede avrupada ifade özgürlüğü ? Türkiyeden pek farkı yok ..
0
lawist
(14.08.14)
o lafta ifade özgürlüğü kanunlar falan hep başkası uysun diye.

AB otoritesi ile yapılan bir buluşmada bundan bahsettik verdikleri cevap çok netti,

"biz kuralları koyarız, siz uyarsınız" tabi bunu off record bir ortamda muhabbet arasında söylediler.
0
basond
(14.08.14)
Aynen turkiyeden çok da farkı yok sadece kendini kandırıyorlar. Amerikalı arkadaşım Amerika da polisin ne kadar saygılı vs olduğunu anlatıp durmuştu(hayatında büyük ihtimal polisle karşı karşıya gelmemiştir). Şimdi ona bu gunlerde Ferguson da olan olayları soracam nasıl acıklayacak merak ediyorum.Bu da dikkatini çekebilir :
m.bbc.co.uk

Yani demiyorum ki çok iyiyiz, ama onlar da muazzam değil.(3 5 ülke hariç)
0
spektrum9000
(14.08.14)
hollanda'da şu an sinirler çok gergin, bu kadın da çıkıp tüy dikmiş.
şu an bu kadın gibi önemli görevlerdeki devlet memurlarından bu tarz açıklamaları kabullenmemeleri çok normal.

lahey'in ortasındaki müslüman mahallesinde bir gün cihatçı dingiller öbür gün aşırı sağcı hollandalı dingiller protesto düzenliyor izinsiz. birbirlerine girmeleri an meselesi. geert wilders kahveden adam toplayın gelin protesto düzenleyelim o mahallede diyor falan.
üst düzey bir görevli çıkıp bunlar siyonizm oyunu!!!11! diye tweet atınca diego dur ortalık karışık dediler kadına kısacası.
0
lily briscoe
(14.08.14)
bunu, kraldan çok kralcı, yani avrupalıdan daha avrupacı olan türk elitlerine söylemek lazım.
0
m e b
(14.08.14)
bu komplo teorisinin altyapısı antisemitizm. yahudiler var demekten utandığı için siyonizm demiş bir de ama kurtaramamış tabii.
0
niyeti bozuk http nesnesi
(15.08.14)
yuhdilere karşı ırkçılık türkiye'de özellikle o kadar normalleşmiş bir durumda ki bu tweetin baştan sona ırkçı bir ifade olduğunu göremiyorsunuz.

lideri müslüman, üyeleri müslüman, destekleyenleri müslüman bir harekete yahudi oyunu derseniz türkiye'de prim yapar. avrupa'da ırkçı olduğunuz ortaya çıkar.
0
kta
(15.08.14)
İfade özgürlüğü var zaten, bak demiş bir şey ama ceza falan almamış. İşveren ırkçı beyanlar veren birini çalıştırmak zorunda değil.
0
i was made for you
(15.08.14)
Ifade ozgurlugu istedigini soyleyebilirsin demek degildir. Dusuncelerinden dolayi devlet sana ceza veremez, yargilayamaz demektir. Onun disinda soylediklerinin sonuclarina katlanirsin.
0
Haldamir
(15.08.14)
(4)

meteor yagmuru

exlibris
duyurular acildi bir kac gundur.izlemeye gidenler gorebildi mi? ben dun aksam boyunca gokyuzune baka baka boynumu kirdim. hic bir sey goremedim. tamam sehir isiklarindan cok algilanamiyor ama tek tuk gorebilmeliydim.yillar once denk gelmistim. cok guzeldi. ama bu iki gundur hic bir sey goremedim. al
duyurular acildi bir kac gundur.

izlemeye gidenler gorebildi mi? ben dun aksam boyunca gokyuzune baka baka boynumu kirdim. hic bir sey goremedim. tamam sehir isiklarindan cok algilanamiyor ama tek tuk gorebilmeliydim.

yillar once denk gelmistim. cok guzeldi. ama bu iki gundur hic bir sey goremedim. aldatildim, kandirildim, google doodle'in oyununa geldim. sikayetciyim


goren oldu mu? bari goen anlatsin
0
exlibris
(13.08.14)
ben görmedim göremedim sinirlendim yattım uyudum baya da bi saydırdım!
halbuki iki sene evvel bodrumda sabaha kadar izliyodum.

seneye teleskop alıp bulunduğum şehrin çıkılabilecek en yüksek yerine çıkıp izlicem kamp kurucam orada.
0
indescribable
(13.08.14)
ben iki tane gördüm 15 dk aralıkla, cırt cırt geçtiler 1 saniye bile sürmedi :( ama büyüktü bayaaaaa ilk defa mı görüyorum nedir oha dedim. şöyle çoklu ve süreğen halde kaydığını görsem herhalde orgazm olurdum.
0
neseranni
(13.08.14)
benim de boynum ağrıdı, sinirlendim. yattım uyudum. tabi göremememde şehir ışıklarının payı büyüktü, göz ardı etmemek lazım.
0
lionel andres
(13.08.14)
Zaten bu sefer süper ay'a denk geldi ki büyük bir şanssızlık, ayın bu kadar parlak olması epey bir maskelemiştir meteorları. Ki zaten benim bulunduğum yerden yıldız bile görünmediği için bakmadım bile.
0
Haldamir
(13.08.14)
(7)

THY yurtdışı bilet tarih değiştirme

no christ requires
sadece içhatlarda mi degistirme var? oyle diyor. simdi degistiremeyecek miyim tarihini aldigim biletin?
sadece içhatlarda mi degistirme var? oyle diyor. simdi degistiremeyecek miyim tarihini aldigim biletin?
0
no christ requires
(13.08.14)
ablam almanya'dan dönüş biletinin tarihini 60 € vererek erkene çekmişti.
0
oğlum çok zor lan
(13.08.14)
biletin türüne göre olur (veya olmaz) o iş. ben de birkaç ay önce 40 € farkla değiştirmiştim. çağrı merkezini arayın yardımcı olurlar.
0
ezeriko
(13.08.14)
Promosyonlu bilet ise oyle bir sans yok ne yazik ki. Digerlerinde oluyor ama ucretleri felan bilmiyorum.
0
Haldamir
(13.08.14)
eger sinif degisimi olucaksa aradaki farki ve bir miktar ek ucret oduyorsunuz sanirim, arkadasin amerika biletinde bu ekstra miktra 30$di sanirim
0
jedilance
(13.08.14)
pazartesi günü değiştirdim. 50€ aldılar.
0
bira sisesi kapagi
(13.08.14)
bazen iptal edip baştan almak daha mantıklı olabiliyor. çağrı merkezi ile görüşürken bu alternatifi de sorun. biletin esnek bilet olması gerekli bu dediğim için. parkur değişiyorsa eğer iptal/yeni biletleme yapmak değişimden daha avantajlı.
0
icemint
(13.08.14)
burada bilgi olarak bulunsun;

biletimi 300 tl ye almistim, cagri merkezini aradim. istenen ucretler:

-50+10= 60 euro ceza
- bilet fiyat farki (bilet de bin kusur lira oldugundan toplamda 450 euroya geliyordu)

sktrisinler
0
🌸no christ requires
(14.08.14)
(5)

bu halka cidden bu kadar büyük mü?

dahinnotha
resme bakınız, https://fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xfp1/t1.0-9/10418383_10152332158390983_3851420117707696957_n.jpgbiyolojik sınıflandırmada insan bu maddelerden sadece biri. halkanın devamında tüm alemler şubeler vs vs var. tüm bu türler arasında insanın da sadece bir tür olduğunu gös
resme bakınız, fbcdn-sphotos-h-a.akamaihd.net

biyolojik sınıflandırmada insan bu maddelerden sadece biri. halkanın devamında tüm alemler şubeler vs vs var.

tüm bu türler arasında insanın da sadece bir tür olduğunu göstermek için temsili midir bu halka, yoksa cidden öyle bir alemler sınıflandırması var mı?

varsa nasıl yapılmış, kim yapmış, ne zaman başlamış bu sınıflandırma? yüzyıllar sürmüş deseniz inanırım. wikipedia'da falan görüyorum bazen şube, sınıf falan filan detayları. başlık başlığı doğuruyor.
0
dahinnotha
(11.08.14)
böyle bir sınıflandırma elbette var. yoksa nasıl kayıt altına alacaksın o kadar canlı türünü. hadi kayıt altına aldın diyelim, sınıflandırma olmadan nasıl işleyeceksin bu verileri. çorbaya döner valla.

bu resimdeki şekli ise bilemeyeceğim. muhtemelen insanın sadece bir tür olduğunu göstermek için yapmışlardır, ki zaten bu halka ile sınırlı değil. daha bilmediğimiz sayısız canlı türü var. ayrıca bilinen milyonlarca tür de bu halkaya sığacak kadar az değil.

sınıflandırmayı ilk kim yapmış bilmiyorum ama darwin diye sallıyorum (tutarsa artık). bildiğim kadarıyla canlıların sınıflandırılması ve kökeni üzerine ilk ve en tutarlı çalışmayı o yapmıştır. ama yüzyıllardır böyle bir çalışma olduğu kesin.
0
lesmiserables
(11.08.14)
siniflandirma basli basina bi bilim dali zaten. o halka muhtemelen yillar gectikte daha da genisleyecek. her yil yuzlerce-binlerce yeni canli turu kesfediliyor.

denizde 11 bin metre derinlikte yasayan canlilar var mesela. yeni yeni kesfediliyor.
0
she was my baby
(11.08.14)
sınıflandırma var elbette, ama insan yaratısı sonuçta sabit bir oluşum değil, gayet dinamik. kim başlatmışı bilemem ama yavaş yavaş biriken şeyler. dün yumuşakça dediğinin bugün sürüngen çıkması gibi. her yeni teknoloji ile yeni genetik benzerlikler, ayrılıklar bulunup bu sınıflandırmaya dahil ediliyor. hem böylesi insanın doğayı anlamasını kolaylaştırıyor. sınıflandırılamamış canlılar da var.
0
fallopian
(11.08.14)
burda anlatiyor tarihini az bucuk, milattan onceye dayaniyormus. bilim zaten yuvarlanan bir kar topu.

tr.wikipedia.org
en.wikipedia.org
0
she was my baby
(11.08.14)
Arkadaşlar zaten söylenecek her şeyi söylemiş. Ben de resminin linkini bırakayım bari. Zoom yapıp tüm canlıları görebilirsin. Ayrıca bu halka biraz işin sanatsal çalışmaya dökülmüş hali. Dikkatli bakınca tüm canlıları koymadıklarını farkettim.

www.zo.utexas.edu
0
Haldamir
(11.08.14)
(4)

avrupa tatilinde amazon'dan alışveriş yapmak

otshe
Mümkün müdür böyle bir şey? 1 hafta kalacağım fakat farklı farklı yerlerde. gönül istiyor ki amazon'dan birkaç bir şey de alabileyim?
Mümkün müdür böyle bir şey? 1 hafta kalacağım fakat farklı farklı yerlerde. gönül istiyor ki amazon'dan birkaç bir şey de alabileyim?
0
otshe
(10.08.14)
gönderi çıkış yeri bulunduğun ülkeyle uyuşuyosa ve en az 2 gün sabit duracaksan bir yerde neden olmasın alırsın
0
oddyseus
(10.08.14)
suraların haricinde bi yere gidiyosan zor.1 haftadan önce gelmiyor çünkü.

www.amazon.com
0
mayeskuel
(10.08.14)
amazon ayarında elektronik mağazaları varsa, internetten fiyat karşılaştırması yapıp, güvenilirliğini de araştırarak oralardan satın alabilirsin. ben tabletimi bu şekilde almıştım, hiçbir sorun çıkmadı. dönüşte de tax-free yaptırırsın, mis.
0
sevgikusunkanadinda
(10.08.14)
Amazon Prime'nin ertesi gün teslimat seçeneği var. Bir aylı ücretsiz primeyi aktive et. Gideceğin ülkeyi destekliyorsa gitmeden bir gün önce sipariş ver. Keyfini çıkar.
0
Haldamir
(10.08.14)
(2)

internet sitelerinin anatomilerini çıkaran bir internet hizmeti var mı?

lllllllllllllllllll
şu şekilde çalışan bir hizmet var mı: ben bir internet sitesinin adresini gireceğim, o bana o sitenin hangi tool'ları kullandığını, hangi dilde yazıldığını yani sitenin çalışma mekanizmasını çıkaracak, röntgenini çekecek, bir nevi sitenin source kodunu/sayfasını yorumlayacak benim gibi anlamayanlar
şu şekilde çalışan bir hizmet var mı: ben bir internet sitesinin adresini gireceğim, o bana o sitenin hangi tool'ları kullandığını, hangi dilde yazıldığını yani sitenin çalışma mekanizmasını çıkaracak, röntgenini çekecek, bir nevi sitenin source kodunu/sayfasını yorumlayacak benim gibi anlamayanlar için.. böyle bir site var mı ya da ben nasıl anlayabilirim bunu?
0
lllllllllllllllllll
(09.08.14)
şöyle değişik bir arama motoru var, eğer doğru kelimelerle arama yaparsan belki istediğin şeye ulaşırsın, bilemiyorum
www.wolframalpha.com
(ingilizce yapman gerekiyor aramayı)
0
anil
(09.08.14)
Ne kadar işine yarar bilmiyorum ama şu var, siteleri katman katman ayırıp her öğeyi gösteriyor.

hacks.mozilla.org
0
Haldamir
(09.08.14)
(5)

Espresso makinesi

aguilas negras
İyi akşamlar herkese.Eve bir espresso makinesi alacağız. Yıllardır hayalimdi zaten.Şimdi sanırım 2 çeşit makine var. Biri kapsüllü, diğeri kapsülsüz. Bildiğim kadarıyla kapsülsüz olanda da çekilmiş kahveyi bir kaşık gibi bir şeyin içine koyuyorsunuz, makinenin ön tarafına yerleştiriyorsunuz ve makin
İyi akşamlar herkese.

Eve bir espresso makinesi alacağız. Yıllardır hayalimdi zaten.

Şimdi sanırım 2 çeşit makine var. Biri kapsüllü, diğeri kapsülsüz. Bildiğim kadarıyla kapsülsüz olanda da çekilmiş kahveyi bir kaşık gibi bir şeyin içine koyuyorsunuz, makinenin ön tarafına yerleştiriyorsunuz ve makine basınçlı suyu içinden geçiriyor. Çok defa dikkatle izledim, gördüğüm kadarıyla olay bu. Yanlışım varsa söyleyin lütfen. Kapsüllü makinelerde olay nasıl işliyor peki?

Sizce dezavantajları ve avantajları neler, hangisini seçmek lazım? Bir de önerebileceğiniz makine var mı? Makinede süt köpürtme aparatı da olsun istiyorum, cappuccino da içilir çünkü.

Bütçe 1000 TL civarı. Biraz arttırabiliriz de.

Not: Benim içimden kapsülsüz makine geçiyor. Ayrıca alacağımız öğütme makinesinde kahveyi çekip, hazneye koyup öyle yapmak daha cazip geliyor. Diğeri daha mekanik, daha tatsız olacakmış gibi hissediyorum.

Her türlü tavsiyenize açığım. Teşekkürler herkese.
0
aguilas negras
(08.08.14)
ben kapsulsuz olani tercih ederdim.

cekirdek kahveyi espresso makinesine gore cektirip kullanabilirsiniz.

kapsulluler daha endustriyel oluyor. farkli aromali olanlari var.

delonghi makineleri guzeldir. www.delonghi.com

ama yok kapsullu olsun dersen tchibolara bakabilirsin cafissimo


turkiyede satiliyor mu bilmiyorum ama bir de fiyatlarini da bilmiyorum su markaya da bakabilirsin. baba markadir. www.reneka.com
ama biraz profesyonel makina bunlar pek ev tipi degil
0
exlibris
(08.08.14)
Kapsüllü makinada o kaşığa konan kahve önceden hazırlanmış kapalı bir plastik kapsülde geliyor. O kapsülü hazneye koyup öyle demliyorsun. Ama benim önerim kapsülsüz alman taze çekilmiş kahvenin tadını asla yakalayamazsın aksi takdirde.
0
Haldamir
(08.08.14)
Gerçek bir espresso hazzı yaşamak istiyorsan mutlaka kapsülsüz, klasik makinelere yönelmen lazım. Bu işte zirve La Marzocco firmasının makineleridir, lakin gel gelelim eve konulabilecek olan makinesi dahi 6-7 bin dolarlar seviyesinde :)
Grinder seçiminde de dikkatli davranmak gerekiyor. Paraya kıyıp güzel bir öğütücü almanı şiddetle öneririm.
0
histercumani
(09.08.14)
bir kahve manyağı olarak;
elbette kapsülsüz derim. neticede o kapsül plastik (sıcak su ile etkileşim vb) ve hangi marka makina alırsan o makinanın kapsüllerin, almak zorunda kalıyorsun. oysa kapsülsüz aldığında git tchibo'ya starbucks'a istediğin gibi çektirerek kahve al, git markete istediğin marka kahve al. seçeneğin sınırsız.

ama esas espresso içmek için, italyanların kullandığı, ocağın üstüne yerleştirilen bir makina var. bu, elektriksiz %100 manuel çalışıyor. çift haznesi oluyor, alttakine su konuyor, suyun üstüne bir süzgeç içerisinde kahvenin konacağı bir parça oluyor ve üst parçası monte ediliyor. ateşte kaynayan su, kahvenin içinden de geçerek üst hazneye doluyor. sen de fincanına koyup içiyorsun. hem en ucuzudur, hem de en klasiği... buradada resmi var: whatscookingamerica.net
0
jeanluc
(09.08.14)
Tekrardan şöyle bir yorum yapma gereği duydum. İyi kahve içmek için bu işe iyice kafa yatırmayacaksanız, peşinden koşturmayacaksanız bu kadar para harcamayabilirsiniz. Espresso makinesi kullanması kolay olsa da ustalaşması epey zordur. Çok uğraştırabilir hayalinizdeki kahveyi demlemek için.

Jeanluc size Moka Pot denen demleme yöntemini önermiş, hiç denemedim ama oldukça methediyorlar.

Ben de geçenlerde Aeropress denen aleti aldım. Biraz french press ile espresso karışımı. Kahveyi suyla karıştırıp sonra basınçla filtreden geçiriyorsun. Ben şahsen alırken bu kadar kaliteli bir kahve beklemiyordum ama cidden oldukça başarılı. French press ve drip machine'den daha iyi, genelde pek espresso içmediğim için onunla kıyaslayamıyorum.

Ayrıca kahve öğütme makinesi için iki seçenek var, kahveyi metal bıçakla öğüten ve değirmen tarzı çarklarla öğüten makineler. Değirmenlerin daha iyi olduğunu söylüyorlar ama tabi bu işin en uç kısmı.
0
Haldamir
(09.08.14)
(10)

sade, işlenmemiş yulaf ezmesi nasıl yenir?

livaneli kadir
önceden mısır gevreği yiyordum,yulaf ezmesi daha faydalı dediler.bir kuruyemişçiden katkısız yulaf ezmesi aldım.bu sabah denedim ama gerçekten çok zor yedim,hatta birazını çöpe dökmek zorunda kaldım.süt ve biraz reçel eşliğinde yemeye çalıştım, olmadı.siz nasıl yiyorsunuz?
önceden mısır gevreği yiyordum,
yulaf ezmesi daha faydalı dediler.

bir kuruyemişçiden katkısız yulaf ezmesi aldım.
bu sabah denedim ama gerçekten çok zor yedim,
hatta birazını çöpe dökmek zorunda kaldım.

süt ve biraz reçel eşliğinde yemeye çalıştım, olmadı.
siz nasıl yiyorsunuz?
0
livaneli kadir
(04.08.14)
Genelde çiğ yenmiyor, yurtdışında onu süt veya suyla kaynatıp porridge denen lapaya çevirip öyle yiyorlar. Daha önce mısır gevreği gibi üzerine süt döküp yemeyi denemiştim, meyveyle yememe rağmen kaseyi bitirememiştim, porridge'yi de denemeyi gözüm kesmedi.
0
Haldamir
(04.08.14)
az sütle, teflon sahanda pişirin. üzerine de tarçın serpin.
0
balik kraker
(04.08.14)
Ustunu kapatacak kadar sut ekleyip pisirin. Sonra uzerine bol bol taze meyve ekleyin.
Veya 100 gr yogurda 2-3 corba kasigi olacak sekilde yulaf ekleyip karistirin. Ustune yine taze meyve, badem vs.

Edit: ustune tarcin da cok guzel oluyor evet.
0
ay nov kung fu
(04.08.14)
Biliyorum olayın doğasına aykırı ama içine biraz şeker atmayı deneyebilirsin.
0
zombi
(04.08.14)
ben kuru üzüm ve gün kurusu ile karıştırıp üzerine sıcak süt ilave ederek afiyetle tüketiyorum.


gereksiz edit: 10 gündür bu şekilde kahvaltı ediyorum.(bayramda biraz abanmış olabilirim.)öğlen normal öğle yemeği,akşam da ya yoğurtla yumurta ya da salata tüketiyorum. ayrıyetten haftada 3/4 gün karaköyden fındıkzadeye yada beşiktaştan fındıkzadeye koşuyorum. bu şekilde 2 kilo verdim.
0
camiroquay
(04.08.14)
pişiriniz + 1
(200 ml süt, 35 gr yulaf, opsiyonel 1 çay kaşığı kakao, opsiyonel 1 çay kaşığı tarçın, 1 muz)
süt ve yulaf muhallebi kıvamına erişinceye kadar pişirilir. kaynadıktan sonra 7-8 dk istiyor kıvam alması, orta harlı ateşte. kıvamını alınca istenirse kakao ve tarçın eklenir, muz dilimleri de eklenir ve güzelce harmanlanır. soğutmadan yenir.


yoğurt ya da kefirle karıştırıldığında pişirmeden de güzel oluyor. ama yulafını az koymak lazım. 200 gr yoğurda 20 gr yulaf gibi. ayranla da olur sanırım.
0
icemint
(04.08.14)
sütle ısıt (tercihim soya sütü)
tarçın serp, muz doğra
çok lezzetli olur
0
lily briscoe
(04.08.14)
dolu dolu iki yemek kaşığı yetiyor zaten bir öğüne...
ben acelem varsa yoğurt ve pekmez ile karıştıp yiyorum. tarçını her çeşidine ekle, tadını getiriyor.
0
cliquot
(04.08.14)
pişmeden de rahatlıkla yiyebilen birisi olarak (soğuk süte katarak) mutfak robotundan yulaf ezmesini, yumurta lor-kaşar peyniri ile beraber 10-15 saniye geçirdikten sonra tavada pişiririm bazı zamanlar.
0
candanag
(04.08.14)
Sütle pişirirken içine kuru meyveler katarak doğallığı ve sağlığı bozmadan da yiyebiliyoruz.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(04.08.14)
(8)

dağda ayı ile karşılaşmak

tabudeviren
dağda ayı ile karşılaşıldığında ayıyı uzaklaştırmak için ne yapılabilir? silah hariç..
dağda ayı ile karşılaşıldığında ayıyı uzaklaştırmak için ne yapılabilir? silah hariç..
0
tabudeviren
(02.08.14)
Ayiya bulasmamak
0
diss0640
(02.08.14)
Ayıyla karşı karşıya gelirsen öncelikle ayı kaçar. Yavrusu varsa koruma içgüdüsüyle saldırabilir tabiki. Yokuş aşağı koşamazlar diye biliyorum. Ön ayakları kısa olduğu için. Ağaca falan çıkma olmaz tabi ki :) % 90 kaçar merak etmeyiniz.
Ayı saldırdımı bildiğin tekme tokat dalar bu arada.
0
arockm
(02.08.14)
Bugs bunny ölü taklidi yapıyordu. Vardır bir bildiği.
0
ay nov kung fu
(02.08.14)
bir anda karşı karşıya gelirseniz tokatlar. uzaktaysa bulaşmayın. kendi çeker gider zaten
0
mattiadestro
(02.08.14)
gözlerinin içine bakmayacan, tüm vahşi hayvanlar için geçerli bu.
0
seksen9
(02.08.14)
Ayılar genelde insan varlığını öğrenmiş olduğu için ayıyla karşılaşınca, sakin bir şekilde konuşarak göz teması kurmadan geri çekilin diyorlar.
0
Haldamir
(02.08.14)
Ayı, insan görünce kaçar. Ha tabii siz ayı insan görünce kaçar bilgisine istinaden ayıya olmadık hareketler yaparsanız bu sefer sizi tehdit olarak algılayıp pençeler. O nedenle soğukkanlılığınızı kaybetmeden ayının geçip gitmesini beklemek en olması gereken hareket ama muhtemel korkuydu adrenalindi falan derken kaçarsınız ayı da sizi yakalayıp parçalar. Üzgünüm.
0
angelus
(02.08.14)
bir laf vardır, "ormanda bir iğne yere düştüğünde şahin görür, geyik duyar, ayı kokusunu alır".
ayı koku alınca damak zevkine kalmış. koşar yakalar yer. araziye çıkan jeolog, haritacı vs tayfası yüksek sesle türkü söyleyerek yürürler bu yüzden. ormanda sesini ne kadar duyurabilirsin, açık alanda korkutup kaçırmak başka, orman gibi av olmaya müsait yerlerde gafil avlanmak ihtimali başka tabii.
0
namus ninjası
(02.08.14)
(10)

neden terli terli su icersek hasta oluruz

nicki martin
ya da daha spesifik olarak soguk su icersek?
ya da daha spesifik olarak soguk su icersek?
0
nicki martin
(01.08.14)
Vücut ısısının ani değişikliğinden olsa gerek diye düşünüyorum, yanılıyor olabilirim.
0
Octavarium
(01.08.14)
Herhalde bu biraz bize ozgu bi mit. Internette bakindim da biraz, bilgi olmamasini gectim, spor yaparken soguk su icmenin daha iyi oldugunu soyluyorlar.
0
Haldamir
(01.08.14)
türklere özgü bir mit tamamen. ecnebilerde böyle bir mefhum yok.
0
microfiction
(01.08.14)
Ben de bir yerlerde okumuştum zamanında terli terli su içmek hasta etmiyormuş, bize özgü bir inanışmış bu. Bilimsel nedenleri filan da yazıyordu, hastalığa başka bir şeylerin neden olduğu filan.
0
pokepoke
(01.08.14)
yıllardır içiyorum bir b.k olduğu yok. yalan bence
0
neseranni
(01.08.14)
spor sırasında buzlu su içiyorum, daha ölmedim.
0
ucan spagetticanavari
(01.08.14)
yokmuş böyle bişi: evrimagaci.org
0
acccra
(01.08.14)
Bence terli terli soguk su icmek degil ama terli kalmak hasta ediyor. Bizim eskiler verileri yanlis yorumlamis.
0
ay nov kung fu
(01.08.14)
boğazdaki flora bozulur
0
anonymice
(01.08.14)
çabuk hasta olan bir çocuktum çocukken.
ama cayır cayır terli terli su içerdim, bir şey olmadı.
tamamen yalan bir şey.

terliyken o atleti değiştirmezsem hasta oluyordum, onu fark ettim annem sayesinde. ortaokulda atlet değişmeye başlayınca hayat kalitem yükseldi. ya da sırtıma havlu falan koyuyordum.

bazı şeyler çok basit aslında ama milletçe işi zorlaştırıyoruz.
0
siradisi00
(02.08.14)
(5)

ekmekteki katkı maddeleri.

g7mor
http://www.tusaf.org/TR/dosya/1-1975/h/unda-kil-iddiasina-cevap.pdfbir gazete yazarı ekmeklik unda l-cystein adlı katkı maddesinin kullanıldığını, bu maddenin de insan saçı kılı, domuz ve ördek yüyünnden elde edildiğini yazmış.un sanayicileri federasyonu ise yalanlamış.hangisine inanalım?
www.tusaf.org
bir gazete yazarı ekmeklik unda l-cystein adlı katkı maddesinin kullanıldığını, bu maddenin de insan saçı kılı, domuz ve ördek yüyünnden elde edildiğini yazmış.
un sanayicileri federasyonu ise yalanlamış.
hangisine inanalım?
0
g7mor
(30.07.14)
soruna yanıt değil ama ekmeğin içinde % 0.1 oranında bulunan bir katkı maddesinin bir hayvanın tüyünden olması seni bu kadar rahatsız ediyor mu?

hayvanın tüyünü yemek de mi harammış? ya da bu kadar dindar mısın tabi o da var...

makinalaşan bir toplumda sağlıksız olmadığını düşündüğüm için benim şahsen umrumda bile olmaz, o bakımdan.
0
siradisi00
(30.07.14)
:(
ben asıl insan saçı kullanılmasından rahatsız olmuştum, hatta domuzu insana tercih edebilirim çok mecbur kalırsam.
dindarlık bir yana herkes rahatsız olmalı bence gıda maddelerindeki insan aklını ve midesini zorlayan katkı maddelerinden.
inançsız olsam yine aynı şekilde düşünürdüm.
0
🌸g7mor
(30.07.14)
Isin icinden bildiriyorum ikisinede inan.
0
ihb
(30.07.14)
l-cystein falan bilmiyorum da ona gelene kadar çok iş var. pastanelerin ve fırınların depoları, üretim alanları gerçekten kötü durumda bu daha önemli bir sorun.
0
mattiadestro
(30.07.14)
Öncelikle L-Cystein bir aminoasit. Yani vücudundaki proteinlerin temel taşlarından birisi. Ekmekte bulunmasının bir sakıncası yok. Endüstriyel üretimi ise insan saçı, ördek tüyünün hidroliz edilmesi yoluyla elde ediliyor. Burada hidroliz kelimesi önemli çünkü saçı öyle direkt katmıyorlar. O saçı komple parçalayan kimyasal işlemlerden geçtikten sonra l-cystein saflaştırılıyor. Helal ve koşer olmadığı için tamamen sentetik üretme yolları da var ama daha maliyetli. Üreticinin de sentetik mi organik mi kullanacağı ona kalmış.

Şahsen bana tusaf'ın açıklaması daha mantıklı geliyor. Gençliğimin büyük bir kısmını bir un değirmeninde geçirdim ve hiç bir zaman una ek bir madde katıldığını görmedim ama büyük firmalar aminoasit katıyorlarsa bilemem ki o bile benim için sorun değil.
0
Haldamir
(30.07.14)
(9)

Neden uzaya fırlatılan araçlarda nükleer yakıt kullanılmıyor?

horozmayk
Bu şekilde 1985 yılından beri yakıt ikmali yapılmadan çalışan bir uçak gemisi var. Hem de ağırlıktan kar etmezler mi? Biri diyebilir o uranyumu işleyen reaktörü nereye koycaz diye ama bilen arkadaşlar dalga geçmeden aydınlatırsa sevinirim.
Bu şekilde 1985 yılından beri yakıt ikmali yapılmadan çalışan bir uçak gemisi var. Hem de ağırlıktan kar etmezler mi? Biri diyebilir o uranyumu işleyen reaktörü nereye koycaz diye ama bilen arkadaşlar dalga geçmeden aydınlatırsa sevinirim.
0
horozmayk
(30.07.14)
Sebebi o gemilerde elektrik motoru kullanılması ve nukleer enerjinin elektriğe çevrildikten sonra kullanılması. Roketlerde ise bu mümkün değil çünkü hareketi bir motor değil de yanma sonucu oluşan gazların oluşturduğu itme gücü kullanılıyor. Elektrik bakımından ise termonükleer jeneratörler geliştiriliyor. Curiosity'de o var mesela.
0
Haldamir
(30.07.14)
kullanılıyor. uzay sondalarında kullanılıyor. kastettiğin fırlatma için ise, bu imkansız tabii.

uzay araçlarında elektriği harekete çeviren motorlar görece küçük. mars kaşifi vb ranger robotlarda mars güneşe yakın olduğundan akülü güneş panelli sistemler var.

jüiter ve satürn ve ötesine ise plütonyum plakalı falan, ufak yakıt plakalı elektrik üreteçleri tasarlıyorlar.

cassini uzay aracı bu tür bir uzay sondasıydı mesela.
0
namus ninjası
(30.07.14)
Şu sebeple de soruyorum. 39 yıllık fosil yakıt rezervi kaldığı söyleniyor. O dönemde itiş gücünü ne aracılığı ile yapacaklar merak ediyorum.
0
🌸horozmayk
(30.07.14)
Ve ayrıca nükleer yakıt kullanarak var olan havayı yüksek derecelere çıkarıp itiş gücü sağlayamaz mıyız? Bunu küçük bir alanda yapmamız bile şart değil. Çorum kadar bir uzay mekiğini bu şekilde reaksiyonlarla havalandırmak bunu hava kullanarak yapmak imkansız mı?
0
🌸horozmayk
(30.07.14)
sorular aslında gayet şık.

bir kere 39 yıl olayına artık inanmıyorum, 5 yıl önce de 25 yıllık kaldı diyorlardı. petrolün fiyatı arttıkça daha maliyetli petrol kaynakları kabul edilebilir fiyatlarda kabul edilmeye başlanıyor. ayrıca petrol çıkarma teknikleri de gittikçe gelişiyor.

ha bir de kayagazı olayı var ki abd'nin petrole son dönemde ihtiyacının iyice azalmasını sağlamış bir kaynak. gavur 5 - 10 yılda petrole alternatif bulurken biz yerimizde sayıyoruz, yanarım buna yanarım. bor mu kayagazı mı desen tabi ki kayagazı derim ben.

konuyu dağıttık. nükleer enerji ile ısı üretiyorsun. o ısıyı hareket enerjisine çevirmek için biliyorsun suyu buharlaştırıyoruz. ama atmosfere yükselmiş bir cihazda su buharı ile itiş gücü sağlayabileceğimizi sanmıyorum.
ha bir de nasa'nın tahmin edilenden çok daha az bütçesi var. her teknolojiyi hemen gerçekleştirelim diyemiyorlar... :(
0
siradisi00
(30.07.14)
uzay araçlarını fosil yakıtlarıyla atmıyorlar zaten.

elektrolizla hidrojen ve oksijen üretip sonra bunları tekrar yakıyorlar.

fosil yakıtları uzay aracı için fazla hantallaştırıcı.
0
namus ninjası
(30.07.14)
büyük bir alanı starcrafttaki terran kontrol merkesi gibi falan havalandırmak bilimkurgu gibi geliyor kulağa. bunu geleneksel olarak havayı basınçlandırma ile yapamazsın ama. gezegenden kaçış hızını yakalayamazsın. yeterli havayı basınçla depolaman gerek. bunlar hep sıkıntı.

bir uzay aracını fırlatabilmek için kullanılan yakıtın büyük kısmı aslında yakıtın kendini taşımak için kullanılıyor. yani paradoks gibi.

hiç öyle ani hızları hemen sağlayacak itki teknolojisi geliştirilmedi henüz. ağır ağır hızlanıyor koca roketler. başta metre metre yükselip sonra saniyede kilometreler mertebesine ulaşıyor. zaten belli bir ivmede olmalı işler, sağ salim canlı fırlatamazsın yoksa. dakikalarca yüksek g kuvvetlerine maruz kalan insanlarda damar vs sorunları yaşanabilir belki. bilemiyorum o kısmını.
0
namus ninjası
(30.07.14)
Az buçuk kavradım olayı, eyvallah. Tutsaydı bu işe girecektim. Ben yine damızlık tavuk işini düşeneyim en iyisi.
0
🌸horozmayk
(30.07.14)
Roketlerde genelde ilk aşamalarda fosil yakıt kullanılıyor. Petrolden elde edilen kerosenin değişik bir türü diye hatırlıyorum. Tabi tek yakıt o değil çeşitli amaçlar için farklı yakıtlar kullanılıyor. Ayrıca nükleer patlamalar kullanılarak itme sağlanmasına dair çeşitli projeler var ama yakın gelecekte çok ümit vaad etmiyorlar.
0
Haldamir
(30.07.14)
(5)

feysbukta twitterda falan

earthangell
9gag benzeri neler var beğenebileceğim? çok hoşuma gidiyor o tarz paylaşımlar.
9gag benzeri neler var beğenebileceğim? çok hoşuma gidiyor o tarz paylaşımlar.
0
earthangell
(27.07.14)
reddit ama alışması zor.
0
ozzpwnz
(27.07.14)
reddit +1

bir sitede her şey olabilir mi yahu ? reddit'te var. alışması azıcık zaman alıyor ama 4chan kadar zaman almıyor. komünitenin daha hızlı bir parçası haline gelebiliyorsun sanki reddit'te.

daha basit bir şey olarak: buzzfeed
imgur (sosyal ağ gibi bir şey bu bence, fotoğraf paylaşım sitesinden çok daha fazlası. yorumları bile güzel)
bir de stumbleupon'a göz at.
0
empati kuramayan psikolog
(27.07.14)
reddit 4chandan daha karışık bence. hiddenlol da takılıyorum ben 9gag bitince
0
metehan01
(27.07.14)
ben mi yanlıs anladım soruyu? facebook'ta falan böyle yerler var mı demis.

www.facebook.com
0
ufukcel
(27.07.14)
Imgur'da anasayfayı takip et. Redditte paylaşılan nerdeyse her şey orası aracılığı ile paylaşılır. Internette viral olan bir resim de ilk oraya düşer. Hatta şöyle diyeyim orayı takip etmeye başladığımdan beri arkadaşlarım 9gag'dan bir resim paylaşınca genelde birkaç gün önce imgurda görmüş oluyorum. Ayrıca komünitesi de oldukça güzel.
0
Haldamir
(27.07.14)
(4)

8dk videoyu nasıl yollayabilirim?

cusoon
Gençler erkek arkadaşımın doğumgünü yarın. yanında olamicam oyüzden video çektim bitane 8 dakika 610mb :( nasıl yollarım bu videoyu? gece yarısına yetiştirmem lazım engin bilgilerinize muhtacım şuan
Gençler erkek arkadaşımın doğumgünü yarın. yanında olamicam oyüzden video çektim bitane 8 dakika 610mb :( nasıl yollarım bu videoyu? gece yarısına yetiştirmem lazım engin bilgilerinize muhtacım şuan
0
cusoon
(25.07.14)
Kalite çok önemli diilse kücültebilirsin video edit programlari ile..
0
la traviata
(25.07.14)
Youtube'a liste dışı yükleyip linkini atsan olmuyor mu?
0
Haldamir
(25.07.14)
vk.comya da Yandex.Disk
0
hematom
(25.07.14)
teşekkür ederiim sağolun :) valla dropboxa attım hemen yüklensin diye yetişmedi ama 1 saat gecikmeli de olsa ulaşıcak inşallah :)
0
🌸cusoon
(25.07.14)
(2)

İngilizce "k" neden 1000 demek?

neil manke
3k = 3.000500k = 500.000gibi.açılımı falan var mıdır ??
3k = 3.000
500k = 500.000

gibi.


açılımı falan var mıdır ??
0
neil manke
(25.07.14)
Kilo kelimesinin kısaltılmışı. Kilo da yunancadaki bin kelimesinden ingilizceye geçen bir kelime. O yüzden hep binli ölçülere kilogram,kilometre,kilohertz,kilobayt diyoruz.
0
Haldamir
(25.07.14)
haldamir +1
kilo bin
mega milyon
giga milyar
tera peta vs... gider böyle
0
Ezequiel
(25.07.14)
(4)

Alkol ve su kaybı

youshookmeallnightlong
Belli bir kimyasal oranı var mı? Örneğin 1 mol alkol sindirilirken ne kadar su tüketir? Ya da 1 bira kaç ml su gibi.
Belli bir kimyasal oranı var mı? Örneğin 1 mol alkol sindirilirken ne kadar su tüketir? Ya da 1 bira kaç ml su gibi.
0
youshookmeallnightlong
(25.07.14)
Kimyasal oranını bilmiyorum ama alınan alkolle birlikte çişin rengi koyulaşmaya başladığında alkolü kesip su içmeye başlamak gerekiyor.
0
angelus
(25.07.14)
Biraz yüzeysel bakındım ama kesin bir bilgi bulamadım. Ama alkol metabolizması epey kompleks bir sistem o yüzden kesin şudur diye bir sayı bulamayabilirsin. Ayrı su sadece alkol sindirilirken harcanmaz. Alkol idrardaki su miktarını arttırdığı için oradan da bir kayıp olur.
0
Haldamir
(25.07.14)
aldığınız alkollü içkinin üç katı kadar su tüketmeniz önerilir. genelde, tek ölçek rakı (yaklaşık yarım rakı bardağı) üç ölçek su (1.5 rakı bardağı) eşliğinde içilir ya, bu sebeptendir derler.
0
okumakistiyorumburadakileri
(25.07.14)
200 ml bira 320 ml idrar atımına sebep olur diye bir bilgi kalmış aklımda. yani ekstra 120 ml diyebiliriz.
bu da 10 ml alkole denk geliyor denebilir aşağı yukarı.

normalde saatte X ml idrar üretiyoruz. (kiloya göre değişen şekillerde 60 ml, 80 ml neyse) ve tuz oranı artıp su oranı azalınca idrar üretimi azalıyor normal şartlarda. ama alkol alınca idrar üretimi artıyor. bu yüzden, "o zaman o ekstra 120 ml attığım idrar yerine 120 ml su içtim dengelerim" demek olayı çözmüyor. çünkü o su da idrarla gidecek. problem idrar üretiminin artıyor olması. illaki bir dehidrasyon olacak yani.

tam cevap olmadı, çok doğru bilgiler de olmayabilir. okul yıllarından, yarım yamalak hatırladığım kadarı ile cevapladım.
0
icemint
(25.07.14)
(4)

ISS Türkiye üzerinden geçiyor mu?

hadi ya la
Haritadan baktığım kadarıyla yörünge buralardan geçmiyor. Bu yörünge sabit mi yoksa Türkiye üzerinden geçtiği dönemler oluyor mu?http://www.isstracker.com/
Haritadan baktığım kadarıyla yörünge buralardan geçmiyor. Bu yörünge sabit mi yoksa Türkiye üzerinden geçtiği dönemler oluyor mu?

www.isstracker.com
0
hadi ya la
(15.07.14)
gunde 16 tur atiyormus dunya uzerinde mutlaka gectigi oluyordur. orada gorunen yorunge degisken. daha dogrusu dunya da hareket ettigi icin iss hep farkli yerlerden geciyor

bak surada canl yayini bile var www.ustream.tv
0
exlibris
(15.07.14)
geçiyor, istasyondaki astronotların twitter'da istanbul fotoğrafı paylaştığı da oldu.
0
kobuzchu kiz
(15.07.14)
spotthestation.nasa.gov

Bu linkten şehrini seçip mail listesine üye olabilirsin. Üzerimizden geçeceği zamanlar saat kaçta, hangi yönde, kaç dk görüneceğini maille atıyorlar.
0
Haldamir
(15.07.14)
iss.astroviewer.net

location kismina sehrini yaz tumu gozukuyor
0
jedilance
(16.07.14)
(11)

Bilimsel araştırmalara daha çok kaynak ayrılsa kesin bir şeyler yapılır mı?

ya ben lan neyse
neresi olduğu farketmiyor. her daldan bilim adamlarına şimdikinin binlerce katı kaynak ayrılsa önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük icatlar-keşifler-ilerlemeler olur mu?
neresi olduğu farketmiyor. her daldan bilim adamlarına şimdikinin binlerce katı kaynak ayrılsa önümüzdeki 10 sene içinde çok büyük icatlar-keşifler-ilerlemeler olur mu?
0
ya ben lan neyse
(13.07.14)
"10 sene içinde ışınlanırız" diye bir kesinlik veya öyle bir şey yok ama olacak şeyi hızlandırır, büyük ivme kazandırır.
0
aychovsky
(13.07.14)
Bu gibi şeyler kaynağın büyüklüğünde ziyade kaynak planlaması ile oluyor. Zaten ar-ge konusunda başı çeken ülkelerde bilimsel çalışma yapan gruplara akla hayale gelmeyecek hibeler veriliyor ve imkanlar tanınıyor.

Plansız dağıtılan para, kaynak israfı olacağı gibi ihtiyaç fazlası para ihtiyaç fazlası istihdam doğuracağından personel niteliği de düşecektir. Hatta sonucunda beklenenin aksine bilgi kirliliği de getirecektir. Bir de tabi kaynak ayırmak kadar önemli diğer bir konu da bu kaynağı yönetecek ileri görüşlü kadrolara sahip olmak. Bu nedenle ben doğrusal bir bağlantı kuramıyorum, ama muhakkak ki bilimsel gelişmelerin ivmesi artar.

Bunun bir örneği de aslında Türkiye. Son 4-5 yıldaki ar-ge yatırımlarına ve sonuçlarına bakarsanız yukarıda söylediklerimin canlı bir örneğini görürsünüz.
0
johan sebastian
(13.07.14)
Johan +1,

Şu an türkiye ar-ge ve araştırma sektörüne deli gibi hibe veriyor. Son yıllarda verilen hibe muazzamn bir ivme içerisinde ve Şu an ülkede daha fazla hibe verilecek kalifiye araştırmacı bulunamıyor.

Çok kaynağın sonuçlarından birisi bu. Bilimadamlarına sınırsız para verileceğine, eğitimin kalitesi yükseltilip daha kalifiye araştırmacılar yetiştirilebilir.

Türkiye örneğinde de görüldüğü gibi parayı bastın mı adamlar süper bilim yapmıyorlar.
0
Haldamir
(13.07.14)
La sen ne diyorsun bu memlekette o parlak beyinler var ki birçoğunu hali hazırda dünyanın en saygın üniversitelerinde ve önemli olayların geliştiği laboratuarlarda iyi pozisyonlarda bulabilirsin. Bir de bu adamların Türkiye'de olduğunu ve kaynaktan ziyade dertlerini anlatabilecek bir ortamın olduğunu düşün.
Çünkü icat yapmak için paraya gerek yok her zaman o icadın en temelinde mantığını kavrayabilecek kapasitede bir çoğunluğa ihtiyac var. Çünkü o zaman para sorununu zaten kolay çözüyorsun.
0
Solem
(13.07.14)
üniversitelerde pratik eğitime ağırlık verilmeli kaynak artırımıyla. Yoksa laboratuvarlar müze gibi gezilip mezun olunuyor.
her üniversitenin, her bölümün kısa ve uzun vadeli hedefleri olmalı ki planlı bir şekilde gelişme sağlansın. Şu anki durumda aynı anabilim dalında çok farklı konular üzerinde çalışan akademisyenler mevcut. herkes ayrı telden çalıyor yani. Birlik söz konusu değil.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(13.07.14)
kaynağım olsa üzerinde çalışmak istediğim çok uçuk konular var mesela. ha başarılı olunur, olunmaz orası ayrı ama bi şeyler değişeceği kesin.
0
icim urperiyor
(13.07.14)
öyle bir garanti yok. sadece olma olasılığını arttırırsınız.
0
gurur
(13.07.14)
eğer kaynağı araştırmaya verir araştırmacıya vermezsen bir bok gelişmez. tübitak araştırma projelerine destek oluyorum ayağına para veriyor projelere. maddi yardımın yanında araç-gereç yadrımı da yapıyor. millet araştırmadan para alamadığı için sırf bilgisayar vs. aldırabilmek için tübitak'a proje yapıyormuş gibi duruyor. dandik dandik projeler yapıyorlar. sonuçları falan belli değil. ama o projeden 4 tane apple bilgisayar alıyorlar.

araştırmaya kaynak vermek iyi de araştırmacı aç olduktan sonra araştırmaya kaynak vermenin mantığı yok. araştırmacılar aç aç araştırma yapmamak için özel sektöre kayıyor. özel sektörde de aç kalacak olan adamlar araştırma işini kabul ediyor. çünkü özel sektörde de yükselemeyecek nasıl olsa bari tübitaktan üç beş bilgisayar falan cukkalar.

araştırmaya özendirecek bir ortam yok. büyük icatları keşifleri bu işe büyük ilgisi olan adamlar yapar. araştırmaya ilgisi olan adamları biz yurt dışına kaçırıyoruz ya da türkiye'de özel sektöre kaptırıyoruz. çünkü adamlar araştırmayla aç kalmak istemiyor. ayda 2400 tl para verip adama bilimde çığır açacak bir şey yap diyorsun. herifin aklının %90ı ay sonunu nasıl getireceğini düşünmek için çalışıyor.

bir de ilginç bir örnek vereyim. geçen sene ekimde hollandada bir konferansa gittik. konferansta çalışmamızı sunduk. bizimle aynı çalışmayı yapmış bir de amerikalı bir grup vardı. bizim çalışma ekibimiz 2 kişi. veriyi 2 kişi topladık 2 kişi işledik makaleyi de 2 kişi yazdık.

adamlar para verip 100 kişiye veri toplatmışlar. aynı zamanda bir gsm operatöründen veri satın almışlar, 20 kişi de veriyi işlemiş. o adamlar 6 milyon dolarla bitirmişler projeyi. biz kendi cebimizden verdiğimiz 260tl ile aynı projeyi kapattık. tabii onların araştırmasının genişliği 100 birim ise bizimki 3-4 birim oldu.

bizde önce sunum yaptılar ve inan hiç hevesim kalmadı o an sunum yapmaya. çıkıp öylesine konuştum.

soruna bu örnek üzerinden cevap verirsem. para muhteşem keşifleri ilerlemeleri garanti etmez. fakat doğru yatırım mevcut araştırmaların kalitelerini çok üst seviyelere çıkarbilir.
0
godsparticle
(13.07.14)
Ben buna biraz kendi alanımdan yaklaşmak istiyorum, bu yüzden teknik konuşacağım. Olayın sadece para olmadığını anlatmaya çalışacağım. Sıkıcı veya anlaşılmaz olabilirim, uzun olacağım ise kesin. Optimizasyon çalışıyorum, yaptığım iş bir şeyin en iyisini bulmak. Bu da bir fonksiyonun en büyüğü veya en küçüğünü bulmak üzerine.
accp1.org

Örneğin, yukarıdaki şekilde en küçüğü bulmaya çalışalım. Diyelim ki hiç fonksiyonun şeklini de hiç bilmiyoruz. Bir arazi var ve o arazinin en alçak noktasında bir hazine gömülü ve biz de o hazineyi arıyoruz. Zamanımız da çok kısıtlı, öyle her yeri dolaşabilecek gibi değiliz. Biri de bizi C noktasına yukarıdan atıyor, orada bırakıyor. C noktasının yüksekliği dışında başka bir bilgimiz yok. Sağa doğru gidince dağ var, sola doğru gidersek vadi gibi bir yere iniyoruz. Doğal olarak biz de bölgedeki en alçak noktayı aradığımızdan vadiye inmeye meyilliyiz. “Şu dağı bir çıkayım” demiyoruz ama “Şu vadiye bir ineyim, bakalım daha ne kadar aşağı iniyor” demeye meyilliyiz.

Bu arada ortalıkta 3 kişi daha var hazineyi arayan, onlar da benim vadiye indiğim bilgisini aldılar, “aychovsky aşağıya iniyormuş her geçen saat” dediler, aşağıya doğru gittiğim için beni başarılı gördüler ve önüme geçmek için A, B ve D noktalarından aramaya başladılar. Hepimizin eninde sonunda varacağı yer x1 noktası ve hiçbirimiz hazineyi bulamayacağız. Çünkü o hazine dağın arkasındaki vadideki x2 noktasında saklı. Buna yerel optimum noktası diyoruz, Calculus almış olan herkesin bileceği bir şey. Türev al, sıfıra eşitle, noktayı bul, ikinci türevi al, konveksliği incele, ona göre karar ver.

Şimdi işi büyütelim ve 10 değişkenli şöyle bir fonksiyonda en küçük noktadaki hazineyi bulalım.
www.sfu.ca

Bu durumda, durum iyice fenalaştı. İyice körüz bu arazide. Üstelik görüş açımız çok az, çünkü her yanımız dağ tepe. Herhangi bir noktaya fırlatmışlar bizi sağımızı solumuzu zor görüyoruz. Sadece tepeyi inmeye çalışıyoruz. Nerede ne tepesi var, ondan da doğru düzgün haberimiz yok. Görebildiğimiz sadece 2 değişken için aşağıdaki şekil, 10 değişken için bunun çok çok kat fazlası.
deap.gel.ulaval.ca

Dolayısıyla tepeyi inmeyi başaran birini bekliyoruz. O başarılı olunca biz de onun hareketlerini taklit etmeye çalışıyoruz. Konduğumuz nokta önemli ama tepe sayısının çokluğundan zaten yokuş aşağı gittiğimizde %99.9’umuzdan fazlasının konacağı yer yerel minimum.

Bu noktada ise başka başka algoritmalar geliştiriyoruz. Birisi birimize “Sen bir şu yöne git”, diğerimize “Sen de tam tersi yöne git”, bir başkasına “Sen de şu tarafa dosdoğru git” gibi ama böyle rastgele değil de bir sistematiğe bağlı öneriler veriyor. Biz de onları takip ederek en alçak noktadaki hazineyi bulmayı umuyoruz. Elimizdeki en büyük risk “Burası en alçak nokta” diyerek hazinenin olmadığı bir yerel optimumda hazineyi aramak. Bu yüzden bazı algoritmalara “çılgınlık” operatörü eklenir. Hazineyi arayan elemanlardan birine “Şimdi seni bu noktadan alıp rastgele başka bir noktaya atıyorum, bakalım ne yapacaksın” deniverir, o eleman haritada hiç açılmamış bir alanı keşfetmeye çalışır.
Ar-Ge’yi buna benzetmiyorum. Çünkü yukarıda başarılı bir davranışım taklidi var, bu da Ar-Ge’nin tanımına ve doğasına ters düşen bir şey. Ancak, Ar- Ge harcama planlarını tamamen buna benzetiyorum. Eskaza güzel bir momentum yakalanıyor, sonra da herkes o momentumun peşine takılıyor ve aynı vadiyi iniyor. Çünkü, bilimin para dışında çok daha büyük bir baskısı var: Hızlı bilim. Amerika’nın başını çektiği “hızlı bilim” ekolü dağın ötesine geçmeye pek izin vermiyor. O kadar giderseniz, siz hızlılık kriterlerini karşılayamadığınız için projenize para da alamazsınız, işinizden de edilirsiniz. Dağın arkasında bir küresel optimum olup olmadığının garantisini veremez kimse ama keşfedilmedikçe o dağın arkası bizim için ayın görünmeyen yüzü gibi hiç görmeyeceğimiz bir şey olarak kalır.

Bu durumda Avrupa ne yapıyor. Avrupa kültürü gereği çılgınlığa daha yatkın. Hatta, Rönesans kültürünün getirisi ile geleneksel olarak böyle bir kültür vardır. Çılgınlık ise sabır gerektirir ve sonucu belirsizdir. Dolayısıyla çok büyük bir risk var elde ve siz avucunuzu açıp beklemek zorundasınız. Bu sırada dünyanın gözünde “Hiçbir şey yapamayan, bir şey beceremeyen bir araştırma bütünü” olarak kalıyorsunuz. Bir yandan da karşınızda sürekli “fast food” gibi “fast science” üreten bir Amerikan ekolü var. Çok üretken ve bu üretkenlik dünyanın dilinde. Siz ahesteliğiniz ile onlarla yarışmaya kalkıyorsunuz. Herkes de sizin bir şey bulup bulmayacağınızdan umudu kesmiş. Bu durumda ortaya Bologna Süreci çıkıyor ve Avrupa Kültürü’nü Amerikan Ekolü’nde dönüştürüyor. Avrupa’da da bir fast science kültürü oluşmaya başlıyor ama bir alışmadık götte don durmuyor; geneli yalpalıyor, yetişemiyor. Bu durumda, Avrupa çılgınlığı elden bırakmış durumda. Geri dönerse en baştan başlamak zorunda, çok zaman kaybetti. Kaybedilen zamanı kaldırmayı göze alamıyor. Dolayısıyla bir şekilde bu fast science’a adapte olmak zorunda hissediyor kendini.

Avrupa’nın şu anda yaşadığı duruma yönetimde yol bağımlılığı – path dependency deniyor. Path dependency de şu: Siz en başta bir seçenek seçerek, daha sonra seçebileceğiniz seçeneklerin bir kısmını elersiniz, çünkü seçeceğiniz şey ilk seçtiğiniz şey ile tutarlı olmalı. İkinci bir seçimle de aynı şekilde ilerideki seçeneklerinizi sınırlandırırsınız.
amr.aom.org

Yukarıdaki şekilde path dependency daha açık görünüyor. Oradaki noktaların/yıldızların hepsi birer seçenek. Siz seçenekleri seçtikçe, ilerisi için kendinizi kısıtlıyorsunuz. Bunun en son vardığı nokta ise, artık tek bir yoldan başka yolunuz kalmadığı, diğer yolların maliyetlerinin çok fazla olacağı. Bundan da vakit çok geç olmadan, birileri “Gittiğimiz yol, yol değil” demeden fark edip, o yoldan dönmek, başka seçeneklere sıçramak gerekiyor.
Bu yol bağımlılığını oluşturan en önemli etkenlerden biri de geçmiş başarıları kendine örnek almak ve bilgi körlüğü. Bir konunun ne kadar içine girerseniz, o kadar büyük resme bakamaz hale gelir ve ayrıntılara boğulursunuz. Ayrıntılara boğuldukça da çeşitli seçeneklerin varlığını fark edemeyebilirsiniz. Aynı şekilde, daha önceki başarılı çalışmaları “2 Hidrojen, 1 Oksijen her zaman su verir” mantığı ile takip etmek de insanı en sonunda tek seçeneğe mahkum eder, böylelikle dağın arkasında vadi mi var, cennet mi var; zamanla oraları da vahşi bitkiler sarar, iyice görülmez hale gelir.

Türkiye’deki üniversiteler için de konuşmak gerekirse çoğunun daha bir kimlik veya ekol oturtmadığını söyleyebiliriz. Boğaziçi ise her zaman Amerikan ekolü ile çalışmıştır. Diğer üniversiteler de artık rotalarını hızlı bilime doğru çevirmektedir. Örneğin, Şenol Pişkin adlı bir doktora öğrencisi açık kalp ameliyatını sıfır hata ile gerçekleştirme konusunda yaptığı doktora tezi ile büyük bir ödül kazanmışken; tezini 6 yılda bitiremediği, yani bilimi yeterince hızlı üretemediği için işinden araştırma görevliliğinden olmuştur.
www.sabah.com.tr

Kötü bir noktada mıyız dünyacak? Bilemeyiz, karşılaştıracağımız paralel evrenlerin hiç birini bilmiyoruz. Yine de bu kadar hızlı bilim için akademisyenlerin günü kurtarmak durumuna gelmesi ve paranın bilimi en hızlı üretene verilmesi ile, üstüne de bu yola artık bağımlı olunması ile, ilerideki bir cenneti kaçırdığımıza inanıyorum.
0
aychovsky
(14.07.14)
yine standart bir türk yaklaşımıyla pragmatizm üzerinden soru sormuşsunuz.
parayı bastırırsın bilim olur (veya olur mu?)
ama işte sıkıntı türk tipi pragmatizmde, bunu sözlükte de yazmıştım. bir makineye ihtiyacınız varsa, parayı bastırmanız onun geliştirilme sürecini hızlandırabilir.
ama aslında o makinenin çalışma ilkelerini tümüyle değiştirecek bir gelişme elde etmenizi sağlamaz.
bilim adamlarının da farklı disiplinden bilim adamlarıyla hatta fizikçilerin, mühendislerle, felsefecilerle bir arada bulunması gerekir böyle şeyler için.
perişan haldeki sosyal bilimleri geçin, bugün toplumumuz bir fizikçinin sonunun işsiz kalmak olduğunu düşünüyor. temel bilimler tamamen yük olarak görülüyor bu ülkede, bu şekilde davranırken, mühendislerin önüne ne kadar para, ne kadar malzeme yığarsanız yığın, sonuçta elde edeceğiniz sınırlı olur.
0
yalnux
(14.07.14)
neresi olduğu farkediyor hocam.

yaratıcı düşünce, buluşcu düşünce, baskıcı ortamlarda serpilip gelişmez. kırbaç zoruyla falanca silahı buldurursun belki. ama deha sınırına yakın veya deha derecesindeki beyinlerin üzerindeki baskıyı kaldırdığında, onları demotive edecek faktörleri birer birer elimine edip, ''mümbit'' zemini oluşturduğunda, bir kaç 10 sene içinde beklenmedik gelişmeler yaşanabilir.

o beyinlere çocukluklarında, 'otur! icat çıkarma şimdi!' denmemiş olmalıdır.

tek eksik para değil. onyıllar içerisinde, yüksek potansiyel taşıyan beyinlerin bir araya toplanmaları, iyi yönlendirilmeleri, demotive edilmemeleri, nesillerden gelen bir yüceltme 'değer'iyle taltif edilmeleri ve iyi organize edilmeleri gerekir.

godsparticle hocam, ne kadar çarpıcı bi örnek vermişsin öyle!
0
compadrito
(14.07.14)
(6)

Sitcom Önerisi

guguklusaat
Friends gibi bi sit-com önerin ya bana.(Himym, tbbt ve two and a half men'i izledim)
Friends gibi bi sit-com önerin ya bana.
(Himym, tbbt ve two and a half men'i izledim)
0
guguklusaat
(11.07.14)
elbette ki seinfeld. gelmiş geçmiş en iyi dizi.
0
velasco
(12.07.14)
hastanede geçeni; scrubs.
0
m7rv7
(12.07.14)
scrubs, black books
0
foma
(12.07.14)
coupling. ayrıca episodes'u da izle, seversin.
0
noluyo yaa
(12.07.14)
Community
0
Haldamir
(12.07.14)
3rd rock from the sun
0
halitkin
(12.07.14)
(14)

uzun, çok uzun vadeli yatırım neye yapılır ?

proletarier aller lander vereinigt euch
öğrenciyim. ara sıra elimde fazladan para oldukça abuk sabuk yerlere harcamak yerine bir yerlere atayım dursun diye düşünüyorum ama ne alsam bilmiyorum tek bildiğim şey altın alabilirim veya iş bankası gibi büyük köklü sağlam bir bankadan hisse alabilirim veya başka büyük şirketlerden 30 tane büyük
öğrenciyim. ara sıra elimde fazladan para oldukça abuk sabuk yerlere harcamak yerine bir yerlere atayım dursun diye düşünüyorum ama ne alsam bilmiyorum tek bildiğim şey altın alabilirim veya iş bankası gibi büyük köklü sağlam bir bankadan hisse alabilirim veya başka büyük şirketlerden 30 tane büyük şirket mi ne varmış bi de öyle bi şey duydum. napayım ?

uzun vade derken de en az 4-5 yıl.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(10.07.14)
Saglam sirketlerden hisse senedi almak makul ama sadece hisse senedi almayin. sepet yapmayi ihmal etmeyin.
0
nereye bu gidis
(10.07.14)
hö. sepet yapmak derken ? hiç anlamıyorum açıkçası.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(10.07.14)
Bireysel emeklilik fonu aç bir tane. Şu %25 devlet payı olanlardan. Kafadan %25 artış işte daha nolsun.
0
Haldamir
(10.07.14)
cok uzun vadeli diyorsan kesinlikle toprak
0
joy stick
(10.07.14)
65 yaşına kadar sen bekleyeceksen benim yerime olur haldamir :)

toprak nasıl olsun hocam elimdeki fazla ufak miktarları kullanıcam diyorum elime büyük para geçmez ki benim öğrenciyim diyorum.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(10.07.14)
Sepet=biraz senet, biraz fon, biraz vadeli hesap

Evet, bireysel emeklilik de olabilir.
0
nereye bu gidis
(10.07.14)
bireysel emeklilik asla düşünmüyorum 65 yaşımdan sonra napayım ben o gelecek parayı.

peki neden sepet yapmalıyım ?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(10.07.14)
sepet yapmak farklı yatırım araçlarına yönelip riski azaltmak demektir, sadece hisse alman durumunda borsa aşağı indiğinde paracıklarım ühü moduna girmeni önleyici bir yaklaşımdır. yani bi yatırım portföyün olur bunun 50% si hisse senedi olur 25%i tahvil olur 25%i de altın olur. ya da bir miktarını likitte (nakit para + vadeli mevduat) tutarsın. örneğin tarihsel veriye baktığımızda borsa düştükçe tahvillerin daha fazla kazandırdığı görülmüştür, arada ters bir ilişki vardır. bu sadece bir örnek.
0
inscrutable
(10.07.14)
sepet: farklı kaynakarlarda deperlendirmek biraz döviz biraz altın biraz fon gibi
çünkü birine bağlarsan sert bi düşüş olursa kötü olur ama sepetin hepsi birden -ekonomik büyük bişi olmadıkça- göçmez. borsa düşse döviz çıkar gibi.
0
niye ama
(10.07.14)
Bireysel emeklilik demek behemehal 65 yaş demek değildir. Arastiriniz.
0
nereye bu gidis
(10.07.14)
inscrutable, peki her zaman risk var mıdır atıyorum öyle kulaktan dolma bildiğim bir şey altın denen şeyin asla değer kaybetmediği bunca zamandır o zaman bu altını çok sağlam bir yatırım kapısı yapmaz mı yoksa böyle bir tarihsel veriye rağmen altında bile behemehal risk var mıdır ? behemehal gibi anladığım günlük dilden konuşursan sevinirim ayrıca paracıklarım ühü falan anlamıyorum ben :)

ha bir de bireysel emeklilik konusunda ne düşünüyorsun pek bir bilgim yok ama bu kadar kolay ve basit bir sistemse kesin çalışan halkın zararınadır gibi geliyor bana. çünkü hiçbir şey kolay ve faydalı olmaz halk için. sen ne düşünüyorsun ?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(10.07.14)
Bireysel emeklilikte 4-5 senede hicbir sey yapamazsiniz. Koyulan kurallar var faizi alabilmeniz vs icin. Yoksa hangi akli basinda yer 4-5 yil icin % 25 faiz verir?
0
logisticsmanager
(10.07.14)
arsa hatta tarla.
0
seyduna6687
(10.07.14)
ah ulan ah öğrenci olmak vardı gene. günaydın panpa taptaze uyanış sonrası kendine gelememiş beynimle yazayım spor olsun:

öncelikle paracıklarım ühü meselesi, o benim üslupsal başarısızlığım. demek istediğim şudur, sen yatırımını sadece hisse senedine yaparsan bununla orantılı olarak büyük bir risk almış olursun çünkü başbakanın da dediği gibi, borsa (endeksi) iner çıkar, yani volatilitesi yüksektir. duyurunda dediğin gibi 30 en büyük şirketten almış olsan (buna endeks fonu deniyor [index fund], gayet tercih edilen bir yatırım seçeneğidir) sen bu iniş çıkışlardan birebir etkilenirsin mesela, yükselince para kazanmış, düşünce para kaybetmiş olursun. ancak sadece hisse değil de tahvil, altın, döviz de alırsan o zaman ne olur, iniş çıkışlardan gene etkilenirsin, ama daha az etkilenirsin, riski diğer enstrümanlara dağıtmışsındır çünkü. tabii bunun sonucu olarak potansiyel kazancın da biraz daha düşük olur çünkü tahvil, altın, döviz vs hisse kadar kazandırmaz.

gelelim kazanç mevzusuna. öncelikle kazanç olayını reel olarak düşünmen daha makul olur. reel nedir, enflasyonu da hesaba katan demektir. enflasyonun ne olduğunu açıklamayayım şimdi aq da paran her yıl enflasyon oranınca değersizleşir gibi düşün. dolayısıyla ortalama yıllık getirin enflasyon oranının üstüne değilse parana değer katmış olmazsın, anca paranı enflasyondan korumuş olursun. bunun altınla alakası şu: evet altın risksiz bir araç, evet "kazandırıyor", "güvenli liman", ama reel getirisi de düşük. neyin güveni amk bu o zaman diyeceksen, altın şahane bir enflasyondan koruma aracıdır, çünkü harcanmaz, tüketilmez, birincil işlevinin "parayı korumak" olduğuna dair bir konsensus vardır. dolayısıyla altın dediğin şeyin uzun vadedeki değeri büyük ölçüde aynı, "güvenli" kalmıştır. gene tarihsel olarak baktığımızda tahviller ve hisse senetleri her zaman altından fazla kazandırmıştır, reel bir yükseklikten bahsediyorum, örneğin hisselerin ortalama yıllık reel getirisi 6.5% falandı galiba. yani evet iner çıkar ama bakıyosun ki uzun vadede her türlü değerleniyor paran. zaten bu yüzden hisseler uzun vadeli bir seçenektir.

bireysel emeklilik konusunda çok da olumsuz bir şey düşünmüyorum bence makul bir sistem. burada bahsedilen her yatırım aracından bir oran seçiyorsun, sepet yapıyosun yani (ya da adamlar senin için yapıyo) ve atıyon paranı adamlar senin için alıyor. koyduğun anaparanın üstüne de devlet 25% ekliyor, makul lan işte. benim var hesabım mesela. senin düşüncene gelince, proleterler birleşin nickine sahip öğrenci bir arkadaşımızdan başka bir görüş beklemezdim, sıkıntı yok. ama gerçekten oturup bir değerlendir. o kadar büyütülecek dramatik bir şey yok ortada, olay insanları biraz olsun tasarrufa teşvik etmek.

bu arada ben borsacı, yatırımcı, bankacı vs değilim tamamen amatör olarak ilgileniyorum onu da söyliyim. yatırım tavsiyesi de vermiyom yani (zaten yassah). merak ede ede bi senelik bi finans yüksek lisansı yapacam eylülde, o kıvama geldim. ondan sonra fikirlerim biraz daha rafine olur herhalde.
0
inscrutable
(10.07.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.