Giriş
(1)

Motivasyon Hakkında

infernalcadre
Ekim ortası gibi gireceğim bir sınav var ve ben bu sınav çalışma ve soru çözme işine biraz uzak kaldım.Lakin sınavı geçersem hayatımın geri kalanında çok rahat edeceğim.Nasıl motive olup harıl harıl çalışabilirim ?
Ekim ortası gibi gireceğim bir sınav var ve ben bu sınav çalışma ve soru çözme işine biraz uzak kaldım.

Lakin sınavı geçersem hayatımın geri kalanında çok rahat edeceğim.

Nasıl motive olup harıl harıl çalışabilirim ?
0
infernalcadre
(18.06.20)
motivasyonun gelmesini beklemeyerek.

yapılan en büyük hata (ben de yapıyorum) bir şeylere başlamak için motivasyon/ilham vs. beklemek.

halbuki ıkına sıkıla oflaya poflaya da olsa mini bir plan yapıp başına oturmak gerekiyor.

aranılan motivasyon tam da biraz ritim kazandıktan sonra kendi kendine geliyor.

hayat tecrübesidir faidelenebilirsiniz.
0
AlsterWasser
(18.06.20)
(19)

avrupa'nın en overrated şehri

asilyis
https://eksisozluk.com/avrupanin-en-overrated-sehri--6568328?a=popular&p=8çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.siz ne düşünüyorsunuz
eksisozluk.com

çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.

gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.

siz ne düşünüyorsunuz avrupa'nın en overrated şehri ve paris hakkında?
0
asilyis
(17.06.20)
paris avrupa'nın en kozmopolit şehri, iyi yerleri de kötü yerleri de var. bu açıdan istanbul'a benzetiyorum. hayatını istanbul'da geçirmiş biri için paris nasıl kötü geliyor anlamadım. cihangir'de boğaz manzarası izliyorsun mis gibi, 500 metre ötede tarlabaşına git aynı sidik kokusu. daha bile tehlikeli hatta, sidik olsa keşke diyorsun.

ben paris'i seviyorum çünkü büyük. istanbul'a alışmış bünyeye diğer her şehir küçük ve "turistik" geliyor. ama paris benim için yaşanabilecek bir şehir. küçük şehirleri geziyorsun bitiyor, her yerini gezdiğin bildiğin şehirde yaşamanın getirdiği bir klostrofobik his var. paris'te bunu hissetmedim, aksine yürü yürü bitmediği için "özgür" hissettirdi bana.

bu kadar büyük olan şehirlerin her noktasının "muhteşem" olmasını bekleyerek giden cahil tipler overrated buluyor genelde. 100 bin kişilik orta çağdan kalma şehirle kıyaslarsan tabii ki güzel gelmez. bastille'de de kaldım 2 gece, hani cidden kötüsünü de gördüm. ilk gece sokakta grup kavgası çıktı zenciler arasında, 2. gece otelin önündeki arabada saatlerce seks yaptı 2 genç. sidik kokusunu aldığın yerler tabii ki var, seine civarında almışlığım çok. ama roma'da da aldım o kokuyu, amsterdam'da da. bu tip detaylar bence şehre ruh katıyor, daha "gerçek" geliyor bana. halivud sahnesi isteyen müze şehirlere gitsin, burası gerçek kardeşim gerrrrçeekkk diyesim geliyor o tiplere.

benim için en overrated barcelona ama o da diğerlerine göre nispeten öyle. barri gotic(ufak bir alan şehrin geneline göre) ve belirli turistik alanları geç, kalan yerlerdeki o fazla muntazam ve ruhsuz mimari ruhumu kemirdi resmen. elle çizilmiş yollar, her yer birbirine benziyor; labirent gibi. ama denizi olması çok büyük bir artı benim için, o yüzden barcelona'da da yaşarım.
0
Bruce
(17.06.20)
Paris overrated değil. ayıp. Taş olur insan. Sadece popüler..popüler olunca gömme tepkisi yaşanmış belli ki. önemli ve güzel bir şehir paris.

En overrated şehir München.
0
AlsterWasser
(17.06.20)
Alster wasser'e katılıyorum. Paris sadece ünlü olduğu için gömülüyor. Bakmayı biliyorsanız Paris'te çok katmanlı bir tarih görebilirsiniz. Tek başına louvre'un içi ve dışı bile paris'i diğer birçok şehrin önüne koymaya yeter. Aynı şekilde Notre damme dini tarihi ve edebi açıdan çok önemli bir yapı. Ben de aynı şekilde münih'in çok abartılan bir şehir olduğunu düşünüyorum. Berlin'i tam gezemedim ama berlin de biraz abartılıyormuş gibi geldi bana.
0
stronzo
(17.06.20)
Yaşamak için güzel şehir degil acikcasi paris(ile de france hatta) Fransa'nin 1m< az kisili sehrinde yaşayan biri olarak paris'e gittigimde kalabaliktan ölüyorum.
Yalniz paris gezmek için kotu bir yer degil, nerede gezdiğine bagli. Gidip Saint denis'de kalirsan tabi sehrin guzel yanini goremezsin. Izmir'e gelen birini de arapderesinde konaklatsam o da ayni seyi der. Ailemi götürdüm ve begendiler. Ben de gezmek icin begeniyorum ama yasayamam.

Bu kisilere gore turistik olan her yer abartili.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
Venedik olabilir; sırf gondol muhabbeti tüm şehri overrated kılmaya muktedir.

Avrupa'da gittiğim her yer bir hareketlenme yarattı ruhumda ama şöyle İskandinav böyle Viking denilen Stockholm'de hiçbir şey bulamamıştım. O açıdan Stockholm'ü de bir miktar abartılmış buluyorum.
0
vedatchilipeppers
(17.06.20)
Milano. konu kiit
0
neverletyougodown
(17.06.20)
Benim için de Milano gereksiz abartılmış bir şehir.

Paris yukarda soylebildigi gibi kalabalik ve büyük olduğu için gereksiz yere yeriliyor bence de; yoksa tek başına müzeleri bile yeter güzel bulmak için.
0
fraise
(17.06.20)
Paris diyeni çok ciddiye almamak lazım. Pisliğini ve kokusunu Parislilere sorsanız, kimse yalanlamaz zaten. Öyledir Paris. Kimse dünyanın en temiz şehri diye sevmez zaten Paris'i.

Yukarıda Münih denmiş. Bence Münih harika bir şehir, gidip görmeyi özlediğim, bir bahane bulup yılda bir iki kez yolumu düşürdüğüm bir yer hatta.


Aklıma gelen 'overrated' bir şehir yok. Ama tek bir manzara, tek bir fotoğraf ile ünlü şehirleri sevemiyorum, ikinci kez gitme isteğim olmuyor, fazla abartılmış buluyorum. Avusturya'nın ve İsviçre'nin bazı köy ve kasabaları dahil buna. Turist o instagram açılı fotoğrafı çekiyor ve bitiyor onun için o şehir.

Genellemelerden bahsedecek olursak, birçok insandan duyduğum Brüksel. Sıkıcı, kasvetli bulanı çoktur. Ben oldukça zevk alarak gezmiştim, gece hayatı hakkında çok bir bilgim yok, belki cidden kötüdür gece hayatı.
0
buf-e kür
(17.06.20)
2 defa gittim Paris’e ve keyifli değildi gezilerim. Yani sahiden çok büyük, renkli ve gezilip görülecek bir sürü yer var ama beklentiler çok yüksek olunca overrated oluyor. Benim de beklentilerim karşılanmadı fakat fırsat bulduğumda tekrar gitmek isterim.
0
but that was just a dream
(17.06.20)
overrated sehir belirleyecek kadar cok yer gezmedim avrupa'da ama paris'i cok begenmistim. guzeldi bence.

populer oldugu icin gomuluyor olabilir +1
0
exlibris
(17.06.20)
Paris'e bok atan kisiler ne bileyim cuneyt ozdemir gibi balon kisiler benim gozlemim. 30 sene bulunsam her sene ayri hayat yasayarak paris'teki kulturel zenginligi bitiremem. bu cesitlilik acisindan muhtemelen dunyanin en iyisi...

hicbir sehre balon diyemiyorum, ne bileyim bratislava benim icin sikici bir yer ama kimsenin orayi sisirdigini gormedim tabi, dolayisiyla konu disi...

Milano uzaktan bakinca kesin overrateddir gibi geliyor ama gitmedim, bi ara overrated tescili icin giderim...
0
hewit
(17.06.20)
Milano filan demişsiniz ama kimse övmüyor ki. Bulunduğu ülkenin diğer şehirlerine göre(Örnek; Roma, Floransa) sönük kaldığı için bildim bileli hep alt klasman bir şehir gibi ifade edilir. Milano demek doğru değil. Öven fazla insan yok çünkü.
0
bitchesaintshit
(17.06.20)
bitchesaintshit +1 bu arada, milano'ya ucuz bilet bulmasam gitmezdim ben de; popüler bir şehir olduğunu ve övüldüğünü düşünmüyorum. rotayı oradan başlatmışken gezeyim madem dedim, gayet beğendim. hatta daha popi olan viyana'ya tercih ederim bile. bak viyana da bence kendi klasmanında overrated sayılır. ama asıl overrated -gitmememe rağmen- venedik olabilir cidden. hatta öyle overrated algısı var ki bende, yol üstüyken bile gitmedim.
0
Bruce
(17.06.20)
başıma bir iş gelmeyecekse paris'i sevmiyorum:) üstte yazılan gibi milano, münih vs denebilir ama bu şehirler genelde çok övülen şehirler değil. paris'in imajı çok iddialı, yok romantik, yok estetik, sürekli övülen bir şehir. tek gittim, sevgilimle gittim, arkadaşımla gittim, hayran olunacak bir şey görmedim. beğenmedin de niye ısrarla gittin diyenlere, ilki meraktan, diğerleri bir nevi mecburi. turistik noktaları, yerellerin takıldığı sokaklarını gezdim. montmartre ve orsay müzesi sevdiğim yerler, tekrar gidersem de yine uğrarım. paris kesinlikle gezilmeli ama ben de abartıldığını düşünenlerdenim.
0
asteriks
(17.06.20)
@bitchesaintshit Milano nasil populer degil ya, Italya'ya gidenlerin 70i Milanoya kesin gitmistir. Sadece Turkiyedeki algisina da bakmayin tum Avrupa oraya akiyor moda, alisveris baskenti diye iyi pazarliyorlar. Kalibinin adami olmayan biri varsa kesinlikle Milano bence
0
neverletyougodown
(18.06.20)
@neverletyougodown

Popüler değil demedim ben. Yanlış okumuşsunuz sanırım. Sadece bugüne kadar kimseden ''Bence Milano, Roma ve Floransa'dan daha iyi'' dediğini duymadım. Yani seveni tabii ki çok ama öyle aman aman da övüldüğünü çok duymadım.
0
bitchesaintshit
(18.06.20)
3 senedir milano'da yaşıyorum ve avrupa'da 30'dan fazla şehir gezdim. şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki avrupa toprakları üzerinde kendisini ziyaret eden turistlere en çok ”bu muymuş mk?” dedirten şehir açık ara milano'dur.

yaşamaktan da bayağı memnunum bu arada. ama bir turiste sunduğu imkanlarla karşılaştırınca fazla büyük marka değeri
0
tejeve
(18.06.20)
Bitchesaintshit, özellikle moda, alışveriş vs için Milano oldukça övülen bir şehir. Denildiği gibi sadece Türkiye için düşünmeyin, Avrupa genelinde populerdir. Ben de ilk gittiğimde çok güzel mağazaların olduğu, moda dünyasının kalbi olan bir yer göreceğim diye gitmiştim bu övgüler sebebiyle.
0
fraise
(18.06.20)
turistik gezi kriteriyle tartisiliyorsa gittigim en vasat sehir oslo'ydu
0
hot potato
(18.06.20)
(4)

İngilizce Öğrenmeden Almanca Öğrenmek

in a world of magnets and miracles
net bir sorum var. anadili türkçe olan sizin benim gibi birinin, ilk öğrenmeye çalıştığı dilin almanca (veya fransızca) olması, ilk öğrenmeye çalıştığı yabancı dilin ingilizce olmasına nazaran daha zor mudur kolay mıdır? yani ilk ingilizce öğrenmeye çalışırsak (tr'de yaşayan çoğu kişi gibi) almanca
net bir sorum var. anadili türkçe olan sizin benim gibi birinin, ilk öğrenmeye çalıştığı dilin almanca (veya fransızca) olması, ilk öğrenmeye çalıştığı yabancı dilin ingilizce olmasına nazaran daha zor mudur kolay mıdır? yani ilk ingilizce öğrenmeye çalışırsak (tr'de yaşayan çoğu kişi gibi) almanca bize aşırı zor gelip yapamayacakmışız gibi gelebilir mi? bana geldi de ondan soruyorum.
0
in a world of magnets and miracles
(30.05.20)
Yapı olarak Almanca daha karışık. Öte yandan da her dilin farklı zorlukları var. O yapamayacak hissinin sebebi İngilizceyi önce öğrenmemek değildir. Nasıl bir sürü kişi öğreniyorsa siz de öğrenebilirsiniz.
0
senolll
(30.05.20)
bir dil öğrenmek için önce ingilizce bilmek şart değil tabii ki.

şart olan bu zaman da ingilizce bilmek. o ayrı konu tabii.

almanca ingilizceden çok daha zor bir dil hatta bana kalırsa kıyaslanamaz bile. ingilizce, almancanın yanında tarzanca gibi bir şey hatta. (gerçi kökenleri bir nevi ortak ama öğrenim açısından söylüyorum) ister ingilizce bilin ister bilmeyin zorluyor.

ha ingilizce bilmenin avantaj sağladığı çok nadir yerler olur ama o da ingilizce bilmekten çok başka bir yabancı dili öğrenme sürecinden edinilmiş tecrüben gelir.
0
AlsterWasser
(30.05.20)
once almanca ogrendim. anadili almanca olan bir liseye gittim 0 ingilizceyle. sonra da ingilizce’yi universitede ogrendim ve o kadar kolay geldi ki.

almanca ingilizce’den daha komplikedir burasi gercek. o yuzden ingilizce gibi basit bir dilden sonra almanca cok kafa karistirici gelebilir. mesela “ama ingilizce boyle istisnalar yoktu” diye kiyaslamalara girip almanca’yi gozunuzde buyutebilirsiniz. o yuzden direkt almanca’dan baslayin hazir kafaniz bosken
0
wagner love
(30.05.20)
"ilk ingilizce öğrenmeye çalışırsak (tr'de yaşayan çoğu kişi gibi) almanca bize aşırı zor gelip yapamayacakmışız gibi gelebilir mi? bana geldi de ondan soruyorum."

Bunun sorumlusu ingilizcenin beynini kolaya alistirmasindan ziyade bir dili ogrenmenin devamli olarak kullanmaya motive olmadikca cok zor olmasindan kaynaklaniyor. Kimse ozel bir ilgi ve motivasyon duymadan turkiye'de oturdugu yerden almanca ogrenemez, cok ciddi disiplin gerekir ki butun diller icin boyle. Ingilizce ise her yerde, internette ingilizce, sinemada ingilizce, okulda ingilizce, televizyonda ingilizce, turizmde ingilizce falan oldugu icin sindirmek daha kolay. Ister istemez ogreniyor yani insan. Bunu gidip kendini Almanya'da yasmaya falan zorlamadikca Almanca icin yapmak zor.
0
hot potato
(30.05.20)
(14)

Zekice kitaplar

ats
Merhaba, iyi bayramlar. Okuduğunuz en zekice yazılmış romanlardan örnek verebilir misiniz? I, robot’u okurken böyle düşünmüştüm mesela. İnternetteki listelere baktım, sizin okuduğunuz önerileri merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler
Merhaba, iyi bayramlar. Okuduğunuz en zekice yazılmış romanlardan örnek verebilir misiniz? I, robot’u okurken böyle düşünmüştüm mesela. İnternetteki listelere baktım, sizin okuduğunuz önerileri merak ediyorum. Şimdiden teşekkürler
0
ats
(25.05.20)
K.Vonnegut-Slaughterhouse 5 ve sanırım diğer kitapları da öyle (daha henüz okumadım)

Bilim-Kurgular zaten genelde o hissiyatı veriyor.iyi yazılmış kitapların hepsi zekice bence klasikler dahil. pek anlamadım aslında soruyu ama tarz olarak yukarda yazdığım ilginç idi o yüzden bunu örnek verdim.
0
AlsterWasser
(25.05.20)
Maymunlar Gezegeni
0
cemallamec
(25.05.20)
Ted Dekker - Oyun iyiydi bayağı

En kötüsü ise Markus Zusak - Hiç Kimse Sıradan Değildir.
0
matilda
(25.05.20)
Androidler elektrikli koyun düşler mi?
Vakıf serisi
Körlük
0
zihua
(25.05.20)
ikinci cümlenize gelmeden bile aklıma Asimov'un robot serisi geldi aklıma. (bkz: #62133925) farklı gezegenler, hepsinin farklı sosyolojik yapıları, insan robot ilişkisinin ve hatta robot psikikolojisinin irdelendiği muhteşem kitaplar.
imparatorluk ve vakıf serisi de güzeldir.

dune serisi siyaset, din, dünyadaki su sıkıntısı olasılığı gibi konularda ufuk açan metaforlar içeriyor.

philip k. dick kitapları genelde çok iyi bir bilimkurgu fikri, o kadar da iyi olmayan bir sona bağlayarak bitse de çok orijinaldir. Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi (blade runner'ın orijini olan kitap), sondan bir önceki gerçek kitaplarını bilhassa tavsiye ederim.

Arthur c. clarke'ın 2001 a space odyssey ve devam kitapları da farklı uzay aracı ve yabancı gezegen tasvirleriyle şaheserdir.

genel olarak bilim kurgu kitap tavsiyeleri oldu ama aklıma gelen olursa eklerim.
0
unalub
(25.05.20)
Jose Saramago - Körlük
Kartal Koltuğu - Carlos Fuentes
Jose Saramago - Görmek
Dostoyevski - Suç ve Ceza
Tolstoy - Anna Karenina
Tolstoy - Savaş ve Barış
0
levpontryagin
(25.05.20)
dune serisi ve vakıf serisi demeye geldim.
bir de tom clancy özellikle jack ryan serisini beğenirim.
0
ozdek
(25.05.20)
J.R.R Tolkien ve Ursula K. Le Guin’in bütün kitapları müthiş bir hayal dünyası ve zekanın ürünleri.
0
astrid
(25.05.20)
Karamazov Kardeşler. Özellikle mahkeme sahnesinde kim ne derse ikna oluyordum.
0
ruhen hastayim ben
(25.05.20)
Yukarıdaki bütün bilimkurgu önerilerine +1
Ayrıca Madde 22.
0
kobuzchu kiz
(25.05.20)
Şibumi
Papillon
0
gurur
(25.05.20)
Tatar Çölü
0
kaset
(26.05.20)
kafka dava
0
durgunfoton
(26.05.20)
Zekiceden kasıt nedir bilmiyorum ancak Saatleri Ayarlama Enstitüsü beni çok etkiledi. Biraz ağdalı bir dili var ancak psikolojik tahliller, kurgu, felsefi düşünce bir bütün halinde satır aralarından öyle güzel sızıyor ki, gerek monologlarda gerek diyaloglarda öylesine kendini gösteriyor ki bu harmanın muhteşemliği karşısında şaşıp kalıyor insan. Yazarlarda gözlem yeteneği ve bunu okura aktarmak zaten olması gereken bir şey ancak bunu ahenkle ve kıvamında yapabilmek üst düzey bir sanatsal zeka örneği kanımca.
0
vedatchilipeppers
(26.05.20)
(2)

macbook air'de oynayabileceğim uçuş simülatörü oyunu

nathanieltroy
macbook air'im var bi tane, 2017 model. oyun oynamaya müsait bir bilgisayar olmadığını biliyorum, normalde oyun da oynamam zaten ama uçak uçurmak istiyorum :) zorlanmayacağım bir oyun biliyor musunuz? ücretli ücretsiz fark etmez.
macbook air'im var bi tane, 2017 model. oyun oynamaya müsait bir bilgisayar olmadığını biliyorum, normalde oyun da oynamam zaten ama uçak uçurmak istiyorum :) zorlanmayacağım bir oyun biliyor musunuz? ücretli ücretsiz fark etmez.
0
nathanieltroy
(25.05.20)
X-Plane
0
AlsterWasser
(25.05.20)
X-Plane MacBook Air'de çalışmayabilir. Grafikleri çok iyi görünüyor. Para vermeden denemenin bir yolunu ara bence.
0
himmet dayi
(25.05.20)
(14)

yurt dışında yaşanılacak şehir

bruges
merhaba arkadaşlar,aylık 2000 euro ile geçinilebilecek yaşam standardı en yüksek avrupa şehri hangisidir sizce? kira + yeme içme + faturalar gibi sabit giderleri düşünürsek sadece. sağlık, gezme tozma, tatil gibi masrafları hiç düşünmeden.teşekkürler.
merhaba arkadaşlar,

aylık 2000 euro ile geçinilebilecek yaşam standardı en yüksek avrupa şehri hangisidir sizce? kira + yeme içme + faturalar gibi sabit giderleri düşünürsek sadece. sağlık, gezme tozma, tatil gibi masrafları hiç düşünmeden.

teşekkürler.
0
bruges
(24.05.20)
Yaşam standardı yüksek bir şehir için 2000 Euro biraz düşük kalabilir bu saydıklarıni dahil edince.
0
pass
(24.05.20)
Berlin ucuz diyorlar, pek bilmiyorum yaşama konusunu ama. Bir sefer hamburger restoranında menüye 5 6 euro vermiştik. Benzer düzeydeki hamburger restoranları fiyatları isveç'te 12-20 euro arası değişiyor misal.
0
senolll
(24.05.20)
Küçük bir şehir ancak leipzig olabilir. Kendim birebir deneyimledim, hayat almanyadaki diğer yerlere göre ucuz.
0
kojonotsuki
(24.05.20)
Prag.
0
evrim halkasi
(24.05.20)
Almanyanın küçük şehirleri.
İtalya Bologna falan ya da yine nispeten küçük şehirlerri
.
2000 euroyu sabit gelir gibi düşünüyorum tabii*
Yani küçük şehirlerde daha az kazanılır falan o da var.
0
jimjim
(24.05.20)
dogu avrupanin (ozellikle euro zone disindaki ulkelerin) kucuk sehirlerinde gul gibi yasarsin.
0
in vino veritas
(24.05.20)
Budapeste(burada krallar gibi yasarsin ama ben hep turist icin gittigim icin cok da bir sey soylemeyeyim)


granada; ispanya'nin orta buyuklukte bir sehri, muthis bir yer, sehre entegre olursan tum avrupa'da en keyifli hayat bu cevrede yasanir gibime geliyor, sicak endulus insaniyla kaynasilir, yazin da kuzeye tatile gidersin... 2000 euro ile rahatca yasarsin


Montpellier/Toulouse : Guney fransa'nin iki guzel sehri, Montpellier'i aile varsa Toulouse'u yalnizsan oneriyorum. Toulouse da ciddi bir latin nufus da var, kozmopolit ve buyuk bir sehir. Toulouse fransa'nin muhtemelen 4. buyuk sehridir, montpellier de 7. filan. bu iki sehirde de tek kisi icin 2 bin euro rahat rahat yeter.


Lyon; Kocaman metropol istiyorsan baskentler disinda onerebilecegim bir sehir tam bir fransiz metropol hayati yasanir ilgin varsa. 2 bin euroya merkezde havali bir yer tutamazsin belki ama metroyla 2 3 durak otede makul bir ev tutup yasarsin, 2 bin in yarisi kiraya gidebilir ama keyifli yasanir.

Strasbourg: Burasi orta ufak buyuklukte bir Fransiz\alman sehri, sehrin cevresi dogal guzellikleriyle dagiyla bayiriyla cok hos, ucuz bir yer degil ama tramvaya binince son durak almanya, insanlar da alisverisi oradan yapiyorlar zaten...


Lille; Buraya entegre olamazsan sikici buyuk bir sehir, entegre olabilirsen muthis bir yer, ailen olur cikar. entegrasyon her sehir icin oldugundan daha onemli lille'de, siyah ile beyaz gibi ayiriyor, eger tam entegre olur, fransizca ogrenir yerlilerle takilirim diyorsan gayet guzel lokasyonu olan bir yer.


Krakow; Bir baska Krallar gibi yasanacak guzel sehir, ama polonya'nin baska yerlerine cok ugramamak gerek, yaramaz sanki, krakow da ise 1 2 yil yasanip oldukca keyifli vakit gecirilir, dinamik canli bir sehir.


not; bu sehirlerden bazilarini yahut cevrelerini sadece ziyaret ettim, bazilarindan 1 ay yahut daha uzun kaldim, bazilarinda ise uzun sureli yasadim.

kisisel not; ben olsam orta vadede ne kadar param olursa olsun paris'te yasamaya calisirim. 2 bin euroya da studyo bir daire tutup rahatca yasanir.
0
hewit
(24.05.20)
Fransa; 2000 euro gelir vergisi dusulmus net ise cok da güzel yasanir. Ile de france disinda geri kalan %80 yerde yasanir.
Ben 700 bin kisilik yerde pahalı güvenli bir bölgede is ev 10 dk mesafede 2+1 ici yeni yapilmis eve 810 euro veriyorum isinma dahil. Ustune 21 euro 1gb hizda internet, 20 euro sinirsiz internet ve arama paketi, 18 euro su , 30 euro gibi bir fiyat elektrik, 29 euro spor salonu, 30 euro yakit, 25 euro ev sigortasi, 70 euro araba sigortası. Bunlardan sana 1000 euro para kaliyor. Aylik yemek masrafimiz alkolu, italyan sarkuterisi vs dahil 700 euro. Benim esim olmasa ben her gun tavuk, salata yiyip gecinirim de kendisi yemekle ilgili oldugundan bilmemne soslu bilmemne yiyoruz genelde o yuzden daha pahalı. Sen benim gibi duz insansan max 400-500 max o da pahali marketten yoksa lidl falan gidersen daha da ucuz. Geriye sana kemiksiz 500-600 euro kalir. Bunun 400 eurosunu kenara atsan senede 4800 euro yapar. Iki sene para biriktirip misal 2015-2016 model araba alirsin rahat (ben alicam diye biliyorum 2018 ibiza 1.0 tsi xcellence 13bin euro 27bin km).

Ha eve esya dersen yatagi orta pahali aldim, televizyona okuz gibi para verdim iyi olsun diye (tl fiyati 7-8bin), evin kitapligi, koltugu, masasi, sandalyesi vs esyalari ikeadan, buzdolabi samsung a+++, camasir makinesi beko a+++ vs. Bunlarin hepsine ben 4000 euro odedim, 3bin kredi. kısacası sen benim gibi yapmazsan sirf televizyondan bile kurtarirsin.

Neyse cok uzun oldu ama 2bin euro kotu bir para degil. Kral gibi yaşamazsin ama " bu nasil hayat lan" hayatta demezsin fransa'da. Ama dedigim gibi ile de france olmaz. Ben orasi icin 1bin euro fazla isterim en az.

*Bahsettigim hesaplamalarda daire 2+1, asansorlu, ici yeni yapilma, otoparkli, karsisinda firin, kasap, pastane, veteriner vs var direkt. Manzaram daglar, yeşillik falan. Studio tutsan böyle yerlerde 600 civari olur heralde.
0
logisticsmanager
(24.05.20)
Acı Vatan Alamanyamızın küçük şehirleri +1 hatta zorlarsanız büyük sayılebilecek bilindik bir iki şehirde dahi yapabilirsiniz.

standart olarak diğer çoğu avrupa şehrinden daha iyidir.

çok çok az bir miktar değil
0
AlsterWasser
(24.05.20)
Berlin +1
0
chitosan
(24.05.20)
Viyana

Brastislava
0
kanlakarisikyagmur
(24.05.20)
2000€ net ise iskandinav ulkeleri ve paris haric her yerde yasanir.
0
kuehles blondes
(24.05.20)
+budapeste vs denmis evet yasanir ama oralarda bu maasi alacak adamin bize sormasına gerek yok. Ben su an 2600 euro net aliyorum, budapestede benzer pozisyonda 1300 anca oluyor. 2000 demek 10 yillik deneyimli muhendis/mudur olur.

2 bin Euro almanya, fransa, ispanya, italya gibi ortalama ustu avrupa ulkelerinde tek kisiye ünlü metropoller disinda pasalar gibi yeter para artar. Ha dendigi gibi İskandinav ülkelerinde digerlerine oranla bir tik zor olur hayat.
0
logisticsmanager
(24.05.20)
Lİzbon
0
durgunfoton
(24.05.20)
(11)

kitap okumak

bir soru sorcam
şimdi twit, ekşisözlük, forum, blog, makale, köşe yazısı okumak aynı kapıya çıkmıyor muvaktinde klasikleri okudum zaten yenilerden zevk alarak okuduğum roman azdır
şimdi twit, ekşisözlük, forum, blog, makale, köşe yazısı okumak aynı kapıya çıkmıyor mu

vaktinde klasikleri okudum zaten yenilerden zevk alarak okuduğum roman azdır
0
bir soru sorcam
(22.05.20)
kitap; derinlemesine olan gerekli bir kaynak. diğerleri yan kaynak sayılabilir. gereksiz değil.
0
xiii
(22.05.20)
çıkmıyor.

kurgu kitaplar, belli bir olay örgüsü, bir akışı olan zihninizi belli edebi tekniklerle yer yer zorlayan yer yer çalıştıran, başlı başına zihninize yararlı bir aktivite.

kurgu dışı kitaplar, zaten malum, belli başlı bir araştırmayı mantıksal bir çerçevede argüman argüman sunan yazılar.

bir kere tweet : çöp, yarı-cahil hapı.

ekşi sözlük entrysi :eğer yararlı bir entry ise anca yol gösterici olabilir. yetersiz.

blog:kalmadı. varsa da ekşi sözlük entrysi gibi anca kapı açar daha başka derinlemesine okumalar için

makale : tamam bu yararlı işte ama sadece makale oku nereye kadar. akademik uğraşlar dışında kaç kişi yayın takip ediyor.

valla tweet gibi 10dklık youtube videosu gibi hap bilgilerle her konuda yarı cahil olacağıma; bizzat araştırıp zaman geçirdiğim, okuduklarımdan öğrendiklerimle yetinmeyi ve kalan diğer konularda da yarı cahil olacağıma, cahil kalmayı tercih ederim sanırım.




edit: Hocam sen kitap okuma boşver. tweet falan takıl devam.
0
AlsterWasser
(22.05.20)
roman okumakla eksi sozluk okumanin ayni sey oldugunu dusunuyorsan bosver zaten eksi'ye devam et.
0
der meister
(22.05.20)
ben ekşi ye ilk yazmaya başladığımda 12 yaşındaydım. ekşi dışında hiçbir şey de okumuyordum o sıralar. hocalar da ısrarla kitap okumayan güzel yazı yazamaz demesine rağmen ciddi manada iyi bir yazı yazma yeteneğim vardı. hala da bunu ekşi ye bağlıyorum çünkü gerçekten çok okuyordum.

kitabın insana kattığı ufuk bence uzun vadeli. kitap insana uzun vadede çok katkı sağlayan, düşünce sistemini şekillendiren, ki özellikle biyografiler, müthiş kaynaklar. eksi artık ne yazık ki kısa vadede bile ufuk açıcı değil, ama uluslararası haber sitelerinde mesele opinion yazılarını okumak bence kısa vadede çok ciddi kazanımlar getirebilir.

ben artık kitap okumanın öneminin eskiye nazaran çok çok düştüğünü düşünüyorum. mesela en basitinden reddit te tanıştığım dil arkadaşlarım sayesinde öğrendiğim şeyleri sanmıyorum ki bana kitaplar ogretebilisin. hani çok gezen mi çok uyan mi derler ya, ben hep çok gezen tarafında olduğun için de böyle düşünüyor olabilirim. çünkü bu gezmek gibi. farklı kültürler, milletler ve ülkeler hakkında derin bilgiler edinme şansınız var.

makale bence kitapların da üstü. hiç şüphesiz faydalı zaten. ama tweet, forum vs bunlar COP. saymaya gerek bile duymam. çöp.
0
mehmed resad
(22.05.20)
AlsterWasser:
bilgi açısından bakarsak youtube, okumaktan daha etkili
hem görsel hem işitsel
zaten not alıp çalışmadıktan sonra ikisi de akılda kalmaz

olay örgüsünden bahsedersek, dizi izlerken de aynı mekanizma çalışıyor
ancak hayal kurmayı kısıtlıyor

der meister: tek bir kaynaktan beslenmekten bahsetmiyorum
ayrıca roman metinleri edebi açıdan çok mu zengin

bir diğer nokta kendi yorumunu yazabilmek
zihni bu daha çok geliştiriyor
0
🌸bir soru sorcam
(22.05.20)
"tweet, forum vs bunlar COP"

tam aksine nitelikli insanları takip edersen çok faydalı

burada teknik araştırmadan, deney yapmaktan, bir şey icad etmekten bahsetmiyorum

düşünme yeteneğini geliştirmek, farklı fikirler edinmek açısından daha etkili
tabi gerçek hayatta bu fikirleri kelimelere döküp beyni çalıştırmak gerekli
0
🌸bir soru sorcam
(22.05.20)
Zweig ve İş Bankası'nın diğer kısa klasiklerini okuyun, internetle farkı göreceksiniz:)
0
kaset
(22.05.20)
Aynı kapıya çıkar bence. Hatta bence sadece tweet okunmalı. romanların da diziye ya da filme uyarlanmış halini izlersin. Kitap falan boş iş. Twitter'a devam.
0
bayc
(22.05.20)
hala kitap okumak klişesini kullanıyorsunuz
bahsettiğim kaynaklar bir kitaptan çok daha fazlasını sunuyor doğru içerikleri seçince

bir şey üretmek için okumaktan bahsediyorsak çok yönlü düşünmek gerekir

şu da var bazı insanlar okuyarak daha kolay öğrenir bazıları dinleyerek/izleyerek
youtube videosunu küçümsemek de ilginç gerçekten, üniversitelerde hocalar farklı bir içerik sunuyor gibi

şu açıdan düşünün önce masal okursunuz sonra hikaye sonra roman zihinsel gelişiminiz bir olgunluğa erişir farklı bilgi kaynaklarından beslenmeye devam edersiniz

açıkçası roman okumaktan zevk almıyorum skor olsun diye de okuyacak değilim
insanların edebiyata ilgi duymama hakkı da var
0
🌸bir soru sorcam
(22.05.20)
Çok ilginç aynı türlerin en güncel bilgilerini internette özet olarak okuyabiliyorsun Üstelik interaktif olarak düşüncelerini paylaşıp geri dönüş alıyorsun
0
🌸bir soru sorcam
(22.05.20)
Gerekli cevaplari almissin. Bunlara ek olarak tek kitapla tum videoari karsilastiriyorsun. Videoya erisiminin daha cok olmasi seni yaniltiyor. Once inanip sonra bunu savunmaya calistigin icin videonun istedigin gibi en iyisini ve dogrusunu secerken, karsilastirmak icin karsisina zevk almadigin kitabi seciyorsun. Karsilastirma yapacaksan bugun icerisinde kac saat video izledin neler ogrendin, kac saat blog okudun neler ogrendin, kac saat kitap okudun neler ogrendin, bunlarin karsilastirmasini yapman sana daha iyi bir fikir verir. O zaman goreceksin ki hepsinden farkli farkli seyler ogreniyorsun ve youtube videosu aktif ogrenmek icin hic de verimli bir yontem degil.
0
dunal
(22.05.20)
(10)

karantina-kitap siparişi nereden verelim?

damba
Bu aralar kitapların yavaş tedarik edildiğini duyuyorum. En son idefix siparişim hüsranla sonuçlanmıştı. Yakın zamanda sipariş verip, hızlıca ürüne ulaşan var mı?Kitapyurdu, D&R...?
Bu aralar kitapların yavaş tedarik edildiğini duyuyorum.

En son idefix siparişim hüsranla sonuçlanmıştı.

Yakın zamanda sipariş verip, hızlıca ürüne ulaşan var mı?
Kitapyurdu, D&R...?
0
damba
(17.05.20)
amazon
0
ehti
(17.05.20)
idefix hep öyle.

ben hepsiburadadan söyledim hızlı geldi. (satıcı hepsiburada olacak şekilde yoksa uzar)

onun dışında babilden söyledim o da hızlı geldi.
0
AlsterWasser
(17.05.20)
En son ilknokta.com'dan kitap aldım, beklediğimden uzun sürdü. Eganba (aynı zamanda Babil ve Odakitap) kesintisiz çalışıyor.
0
kobuzchu kiz
(17.05.20)
eganba (babil vs) önermiyorum. Stokta olan kitabı 1 haftadır gönderemediler.
0
shezo
(17.05.20)
Ramazan ayı öncesinde Dr'dan 5 kitap almıştım. 1 haftada geldi.
0
put it in your appropriate place
(17.05.20)
Eganbadan pazartesi verdigim siparis bugun kargoya verilmis. 25 kitap. Belki biraz yavas ama bu donemde canimi sikacak kadar degil. Idefix, d&rdan uzak durun.
0
sadakatsiz
(17.05.20)
Pandora - sanirim bi haftaya geldi
0
euteamo
(17.05.20)
Hepsiburada, ertesi gün geldi. Satıcının Hepsiburada olması önemli.
0
lana del rey
(17.05.20)
eganba'dan üç defa sipariş verdim sorunsuz geldi.
0
nickimin hakkini veremedim
(17.05.20)
Kitapyurdu. 8 gün dediler 5 gün olmadan geldi.
0
black holes in the sky
(17.05.20)
(3)

youtube daki nobody: yorumunun anlamadı nedir?

hopp
mesela iki kişi var yorumdanobody: x: bla bla yazmıslar, direk cumleyi yazmaktan farkı ne anlamadım.bir de tek kişi var videoda bazen tek basına konusuyor ona da yazmıslar kimseden bahsetmıyorken.tam olarak anlamı nedir?
mesela iki kişi var yorumda

nobody:

x: bla bla

yazmıslar, direk cumleyi yazmaktan farkı ne anlamadım.

bir de tek kişi var videoda bazen tek basına konusuyor ona da yazmıslar kimseden bahsetmıyorken.

tam olarak anlamı nedir?
0
hopp
(17.05.20)
gereği yokken bir şeyi abartı şekilde yapmak.

ya da bir internet femoneni ile bütünleşmiş bir söz/eylemin vurgusunu yapmak.
0
AlsterWasser
(17.05.20)
Yani sürekli aynı şeyi tekrarlıyor. Kimse ona o konu hakkında bir şey demese bile. Durup dururken diyor.
0
ruhen hastayim ben
(17.05.20)
Youtube yorumlarında bazı klişeler çıkıyor ve defalarca dönüyor. Bu yorum da artık o kadar çok kullanılıyor ki, girdiğim her videonun altında onlarca kez görüyorum.

Genellikle saçma sapan şekilde kullanılıyor sırf like alabilmek için ama gerçek kullanılışı bi şeyi çok sık söyleyen youtuberlar için. Yani artık kimse bi şey demese de, kimse sormasa da onu tekrar ediyor anlamında.
0
nundu
(17.05.20)
(3)

Patates, soğan, yağ, salça ve kıyma yapılabilecek tarifler?

winston insani
MerhabalarDolaptan biraz kıyma çıkardım, salça, yağ, soğan ve patates var.İyi bir sulu yemek tarifi verir misiniz deneyeyim bu malzemelerle?
Merhabalar

Dolaptan biraz kıyma çıkardım, salça, yağ, soğan ve patates var.

İyi bir sulu yemek tarifi verir misiniz deneyeyim bu malzemelerle?
0
winston insani
(17.05.20)
Kiymali patates
0
kuehles blondes
(17.05.20)
patates yemeği?

sıvı yağ dök

soğanları doğra kavur

salçayı kavur

patatesi doğra kavur

sıcak su dök

tamamdır.

ben kıyma tüketmediğim için yazmadım ama dahil edebeilirsiniz.
0
AlsterWasser
(17.05.20)
Patlıcan varsa 4-5 adet hemen alacalı soyup hafif yağlayıp fırında 30 dk kızartın. Sonra kıyma harcı koyup tekrar 20 dk fırına verin mis. Karnıyarığı yağda kızartmaktan bin kat daha iyi. Pratik
0
Semi
(17.05.20)
(6)

İngilizce roman okumak üzerine

kljgslsdkjsd
SelamlarŞimdi benim ingilizcem fena olmasa bile okuma ve yazma konusunda berbat durumda diyebiliriz. çünkü ben televizyondan öğrendim evet. Diyorum ki ben türkçe çevirisi de bulunan ya da hali hazırda türkçesini okuduğum bir kitap alıp okuyayım. ne önerirsiniz kitap olarak? mesela dünya klasiklerind
Selamlar

Şimdi benim ingilizcem fena olmasa bile okuma ve yazma konusunda berbat durumda diyebiliriz. çünkü ben televizyondan öğrendim evet. Diyorum ki ben türkçe çevirisi de bulunan ya da hali hazırda türkçesini okuduğum bir kitap alıp okuyayım. ne önerirsiniz kitap olarak? mesela dünya klasiklerinden bir şey okumaya kalksam ne kadar zorlanırım? robinson crusoe, tom sawyer okumaya falan kalksam dil çok değişmiş midir? Ya da dil seviyesi zorlar mı acaba?

Ne yapayım ben?
0
kljgslsdkjsd
(16.05.20)
best seller tarzı kitapların ingilizcesi nispeten basit oluyor. ayrıca akıcı olduklarından elden bırakmak da zor oluyor çok sıkmıyor. o açıdan onları tavsiye ederim. dan brown, stephen king vs
0
n62
(16.05.20)
ben geçen Kurt Vonnegut-Slaughterhouse 5 okudum denk gelince önereyim dedim. direk alın okuyun onu. Kurt reis steril yazıyor gayet anlaşılır.

onun dışında mesela Paul Auster okuyabilirsiniz. Harry Potter serisi olabilir başlangıçta çok önerilir. Yukarda dendiği gibi best seller polisiye-macera kitapları da çerezlik olabiliyor.

Klasikler ise belli olmaz. örneğin Lord of the Flies da sağlam betimlemeler var alışkın olmayan kişiyi zorlayabilir. Biraz deneme yanılma yapacaksınız durumunuzu göreceksiniz.

(çeviri ingilizce değil de orijinali ingilizce olan kitaplar için yazdım.)
0
AlsterWasser
(16.05.20)
Das Parfum ingilizcesi basit ve akici
0
000000
(16.05.20)
bölümlü kitaplara bakabilirsiniz, dünya tarihindeki 20 kadın vs.
0
durgunfoton
(16.05.20)
Harry Potter'a +1
Doctor Who seviyorsanız mesela Doctor Who romanları var Türkçe çevirisi de olan, dizi senaryosu kıvamında oldukları için keyifli okuyabilirsiniz.
0
kobuzchu kiz
(16.05.20)
Halihazırda Türkçesini okuduğunuz kitap +1. Klasiklerdeki dil bugünküne uzak kalabilir ama değişik kelimeler öğrenmek açısından eğlencelidir. Harry Potter okuduysanız/izlediyseniz oradan yardırın. GOT izlediyseniz A Song of Ice and Fire'a bile bakılabilir.
0
wish i could find a way to disappear
(17.05.20)
(39)

Tavuk yiyor musunuz?

msb
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
Doktor bir tanidigim evine dahi sokmuyor. O denli olmasa da ben de mumkun oldugunca az tuketmeye calisiyorum fakat bu davranisim belli bir bilimsel arastirma sonucuna vb dayanmiyor, tamamen esten dosttan duydugum.

Sizde durum nedir? Ayda kac porsiyon tuketiyorsunuz?
0
msb
(16.05.20)
yiyorum. abartıldığını düşünüyorum. doktorları da bu tür konularda pek ciddiye alamıyorum. doktor ne anlar tavuktan veya onun yetiştirilme şeklinden dolayı vücuda verebileceği zararlardan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.20)
çok sağlıklı olmadığını düşünmeyi geçtim biliyorum. mutfakta önemli bir yeri var. kırmızı etle kıyaslamıyorum ama kırmızı etede çok güvenmiyorum. düzenli balık yeme işin sağlıklı kısmını oluşturuyor.
tavuğuda belli yerlerden alarak süper oynanmamış ürün alıyorum diye kendimi kandırıyorum:)
0
qxgviper
(16.05.20)
Her gün 500g
0
shredd
(16.05.20)
Her gün 300 gr.
Sanırım bu tavuklara kolajen enjekte edilmesinden bahsediyorsunuz.
0
Unde bach canim
(16.05.20)
TR de ki herseyini içine bişey koydukları için tavuk pek sıkıntı yaratmıyor.
0
paramolacak
(16.05.20)
Antibiyotik muahbbeti var. Onlardaki antibiyotik yedigimiz icin bize geciyor, oyle oyle insandaki bakteriler antibiyotige daha fazla maruz kala kala Bagisiklik kazaniyormus bakteriler. Sonra superbug dedikleri antibiyotigin etki etmedigi bakteriler oluyormus falan filan. Ayda 2-3 kez yiyorum
0
neverletyougodown
(16.05.20)
Ben pek yemiyorum. Kurbandan kalan et var. Kırmızı et daha sağlıklı, besleyici. Tavuk bana ot gibi geliyor. O yüzden nadiren yerim.
0
prole
(16.05.20)
En az haftada bir kere yerim. paramolacak+1
0
black holes in the sky
(16.05.20)
Gunde 300-400 gr.
Şimdi markette en ucuz tavuk var, üstüne orta seviye var, üstüne yüksek kalite var üstüne organik var.

Ben orta-yuksek kalite arasinda gidip geliyorum.

Yalniz o kadar üründe katki, antibiyotik vs var ki ac kalirsiniz. Bu kadar insani dogal üretimle kim nasil doyuracak?
0
logisticsmanager
(16.05.20)
Abicim antibiyotik tavuğu büyüten, şişiren bir şey değil, bakteri öldürücüdür. Ürününü yediğimiz bütün canlı hayvanlara yapılır, hasta olmasın, mikrop kapmasın diye. Yani et ineğine de, süt ineğine de, et tavuğuna da, yumurta tavuğuna da hatta belki çiftlik balığına bile uygulanan bir ilaç. Yumurtada da, sütte de, hepsinde var antibiyotik. Antibiyotik istemiyorsanız vegan olacaksınız.

Ha hormon derseniz, yok efendim gdo'lu yem derseniz, sağlıksız yetiştirme şartları derseniz onlara eyvallah, yemiyorsanız o yüzden yemeyin.
0
kibritsuyu
(16.05.20)
Abi tavuk yemeyip ne yiyeceksin? Hayvansal protein almak istiyorsun ve bunun kaynakları belli. Günlük 100gr protein almak istesen 500gr et yemen lazım. Tavuk ve hindiyi çıkartınca balık ile kırmızı et kalıyor. Balık dört mevsim taze bulunmuyor. Çiftlikte yetiştirilenlerine de zararlı diyorlar. Kırmızı et pahalı. Karides, kalamar vs. ayda yılda bir yersin zaten. Yemeyelim de, alternatifini sunmuyorlar. Vejetaryen falan olmak istemiyorum. Ne yapalım bu durumda?
0
synesthesia
(16.05.20)
balık civalı, tavuk hormonlu, sebze meyve simsiyah suları olan derelerden sulanıyor. satın alınan her gıda kadar kötü olduğunu düşünüyorum.
0
renegade
(16.05.20)
Ne tavuk ne yumurta.Balık ve eser miktarda kırmızı et yiyorum.
0
guitarissimo
(16.05.20)
Tavuk eti bence kırmızı etten daha lezzetli. Yetişirip yemeyen ise bence tavuk çifliklerinin çok pis kokması ama öyle böyle değil
0
yeliz adeley
(16.05.20)
yemiyorum.

eskiden yediğim zamanlar için de pişmanım.

(biraz önce yumurta sorusuna cevap verince bunu da boş geçmeyeyim dedim.)
0
AlsterWasser
(16.05.20)
@kibritsuyu antibiyotik tavugu buyuten bir sey degil derken? Tavukcunun sitesine girip mi okuyorsunuz bu bilgileri. Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar. Antibiotic resistance diye bir kavram varsa bu gida endustrisinin ciftliklerinin bir urunu
0
neverletyougodown
(16.05.20)
yaklaşık 4 senedir yemiyorum. işyerinde "pilavda tavuk bulyon var mı şef?" diye sormaktan bıktım.
yeri gelmişken tatlıya tavuk eti koyan zihniyeti buradan kınıyorum :)
akdeniztoros.com.tr
akdeniztoros.com.tr
0
g7mor
(16.05.20)
haftada 2-3 kere yiyorum genelde. tadı balığa veya kırmızı ete göre çok daha lezzetli.
0
pearson
(16.05.20)
Solduğumuz havaya kadar her şey bozukken konu tavuğa gelene kadar evden uzaklaştırılması gereken çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum. Haftada 3-4 gün tavuk, 3-4 gün ton balığı, ayda 1-2 defa kırmızı et tüketiyorum. Genel manada beslenmenizi tüm gıdalarla orantılı bir şekilde paylaştırıyorsanız tavuk yiyorsunuz diye size bir şey olmaz. Onlarca parametreye bağlı yaşıyoruz. Bu kadar detaycılık bizi daha uzun ömürlü yapmayacak maalesef :)
0
desdenova34
(16.05.20)
Yaklaşık 20 yıldır ben, ailem ve yakın akrabalar yemiyoruz.
Yılda 1-2 köy tavuğu falan denk gelirse ancak. Ama öyle bir durumda da kaz/ördek gibi seçenekleri tercih ediyoruz.

Aynı durum yumurtada da geçerli. Ben çok sevdiğim için her gün yumurta tüketiyorum ama “organik” olanlardan. Gezen tavuk değil organik.
0
jimjim
(16.05.20)
tavuk sektörüde bir çok sektör gibi kirli. kasaptan aldığınız etler çok mu sağlıklı? hayvan hangi yemleri yiyor? bilmiyoruz. sektörlerin hepsi kirli ama tavuk sektörü diğerlerine göre çok kirli. normal köyde gördüğünüz tavuklardan markette paketli şekildeki etler çok zor çıkar hatta yumurtaları falan küçüktür. 3 ay da bir yerin onu da eşimin canı çekerse.
0
mikahakkinen
(16.05.20)
bir mazbut ben miyim anlamadım. tavuk yerim. etrafımda tavuk yemeyen insan da yoktur.

ucuza lezzetli yemek. tavuğa karşı böyle bir lobiden haberdar değildim açıkçası.
0
antikadimag
(16.05.20)
İki yıldır hiç tavuk yemedim. Öncesinde de tadını sevmediğim için zaten pek yemezdim.
0
legolasin son oku
(16.05.20)
Doktor tanıdığınız neden evine dahi sokmuyor bir söyleseniz de öyle tartışsak. Siz atıyorum bamya neden sevmiyorsanız, o da o yüzden sokmuyordur evine.

Tavuk etini bulgur pilavının üzerine(pirinç de olur) küçük küçük parçalar halinde atıp yemeyi seviyorum. Gerçi her türlü güzel bir tadı var. Üzerine de pul biberi. Oh mis.
0
bitchesaintshit
(16.05.20)
istemezdim ama mecbur yiyorum. kırmızı eti güvenli bulmadığım için protein almam lazım. haftada 2 kere yiyorumdur herhalde. banvit bulursam onu alıyorum. en azından tavuklara tavuk eti yedirmediğini söyleyen tek firma. "brezilyalılara satıldıktan sonra değiştirmedilerse..."
0
ya ben lan neyse
(16.05.20)
@neverletyougodown: tavukçunun sitesine girip okumuyorum. tavuklara hiçbir şey verilmiyor, tavuk sağlıklıdır, yiyin bir şey olmaz gibi bir iddiam da yok. söylediğiniz "Antibiyotigin temel verilme sebebi hayvana hizli kilo aldirmak. Gunluk dozda her gun antibiyotikle besleniyor bu hayvanlar" şeklindeki saçmalığı düzeltmeye çalışıyorum.

antibiyotiğin temel verilme sebebi tavuklara hızlı kilo aldırmak değil. antibiyotiğin kilo aldırıcı bir etkisi yok. antibiyotikle beslenemezler, çünkü antibiyotiğin besleyici bir özelliği de yok.

antibiyotik bakteri öldürücüdür. mikrop öldürür. faranjit olduğunda aile hekimine gidiyon augmentin yazıyo ya, aha hayvanınki de aynı. sen augmentin içince büyüyüp kilo alıyor musun, karnın doyuyor mu?

bin çeşit hayvan hastalığı var. bunların bilmemkaçyüz çeşidi de mikrobik. salmonellası var brucellası var. bin çeşit bakteri var. sen bu antibiyotiği vermezsen hayvanın bakteri kapar. ya ölür, ya bakterili ürün verir. sen dayarsın hayvana antibiyotiği, adamın vücudunda bakteri üreyemez.

ürün veren her canlı hayvanın vücudunda bakteri üreyemesin diye antibiyotik verilir. direkt ineğin memesinin içine basılanı bile var. memesi büyüsün, sütü artsın diye değil, sütteki bakteriler varsa ölsün, yoksa da üremesin diye. sağlıksız mıdır, evet sağlıklı değildir. sonuçta bakteri ölmesin diye ilaç yapılmaktadır, üründe bakteri ürememekle birlikte ilaç katkısı kalmaktadır. o yüzden, ya bakteri üremiş olması yüksek ihtimal olan ürün tüketeceksiniz, ya antibiyotikli ürün tüketeceksiniz, ya da vegan olacaksınız. antibiyotikten korkuyorsanız hayvansal ürün tüketmeyeceksiniz.

tavuğa hızlı kilo aldıran şey katkılı yemlerdir, gdo'lu yemlerdir. ne bileyim hormondur. kilo aldırıcı, çabuk büyütücü ilaç da veriyorlardır. ama bu verdikleri ilaç bir antibiyotik değildir. tavuk yerken çekinecekseniz bunlardan çekinin.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@kibritsuyu valla uzatmak istemiyorum, ama antibiyotik sadece ciftlik hayvanlarini hastaliklardan korumak icin degil hizli buyumeyi, gelismeyi sagladigi icin de kullaniliyor temel olarak. Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden. Komplo teoristcilerin, dunya duzculerin iddiasi falan degil bu
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Antibiyotikler hormonlar gibi büyümeyi doğrudan uyaran maddeler değil. Tavukların büyümesini dolaylı olarak destekliyor.

Antimicrobial Growth Promoters
Antimicrobial growth promoters (AGPs) are antibiotics added to the feed of food animals to enhance their growth rate and production performance. The mechanism by which AGPs work is not clear. AGPs reduce normal intestinal flora (which compete with the host for nutrients) and harmful gut bacteria (which may reduce performance by causing subclinical disease). The effect on growth may be due to a combination of both fewer normal intestinal flora and fewer harmful bacteria.
wwwnc.cdc.gov


According to the National Office of Animal Health (NOAH,
2001), antibiotic growth promoters are used to “help growing
animals digest their food more efficiently, get maximum benefit from
it and allow them to develop into strong and healthy individuals”.
Although the mechanism underpinning their action is unclear, it is
believed that the antibiotics suppress sensitive populations of bacteria
in the intestines. It has been estimated that as much as 6 percent of the
net energy in the pig diet could be lost due to microbial fermentation
in the intestine (Jensen, 1998). If the microbial population could be
better controlled, it is possible that the lost energy could be diverted
to growth.

www.fao.org


Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok.
0
synesthesia
(17.05.20)
6 senedir tüketmiyorum.
Benim yememe başlangıcım şöyle oldu bir gün köy tavuğu yedim. köy tavuğunun etini biraz sert buldum ama köy tavuğu ile diğer market tavuklarını karşılaştırınca vay anasını biz ne yiyormuşuz dedim. kemik boyutu, yağ oranı vs. ondan spnra soğudum ne köy tavuğu ne normal tavuk yedim.
0
fosforlu cevriye
(17.05.20)
@synesthesia "Antibiotic resistance apayrı bir şey ve büyüme ile bir ilgisi yok." Ben ikisi alakali demedim zaten. Antibiyotik resistance ile alakali rasgele bir yazi secmeniz yeterli. Antibiotic resistance olusmasinin temel sebeplerinden birini gida sektorune bagliyorlar, cunku gida sektoru hayvanlari hastaliktan uzak tutmak ve hizli buyume gelisim icin antibiyotikleri asiri kullaniyor. www.theguardian.com
youtu.be
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Aslında demişsiniz ama çok sorun değil. Prensip olarak aynı noktadayız :)

"Antibiotic resistance diye basit bir Google aramasi yaparsaniz ya da antibiotic resistance ile random bir yazi secerseniz guardianlardan tutun tedlere, bbclere, whol'ya yuzlerce yerde bahsediliyor antibiyotigin ciftlik hayvanlarini hizli buyutme etkisinden."
0
synesthesia
(17.05.20)
@never E iyi de buna hızlı büyüme demeniz mantıksız o halde. Büyüme sürecini sekteye uğratmamak için demelisiniz. Hızlı büyüme deyince yanlış algılanması normal. Sanki hormon, takviye gıda veya kolajen gibi algılanmış.
0
Unde bach canim
(17.05.20)
haftada en az 1 defa yiyorum ki 4-5 bile oluyor
0
basond
(17.05.20)
@ Unde bach canim antibiyotigi verince hayvanin vucudu kas yapiyor buyuyor, gelisiyor diyor adamlar iste makalelerde. Hayvanin sindirim sistemini, bagirsak populasyonunu degistiriyorsun sonucunda daha az yag, daha fazla protein oluyor, semiriyor hayvan diyor.(Hastaliktan koruma yan faydasi isin)

Büyüme sürecini sekteye uğratmamak falan bu kelimeler gida endustrisinin politik dogruculugu olur, dolayli falan degil apacik mudahale var hayvana
0
neverletyougodown
(17.05.20)
Farklı türde hayvansal proteinlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Tavuk eti sağlıksız, dana eti doğal değil, sebze meyve gdo'lu dersek yiyecek hiçbir şey bulamayız. Bence yememek daha büyük eksiklikler doğurabilir.
0
Boğazlıkazak
(17.05.20)
Hocam hangi makalede antibiyotik kullanımı hayvanlarda kas yapımına sebep olur diyorsa gösterin lütfen. Öyle bir şey yok.
Sizin dediğiniz "antibiyotik insan ömrünü uzatır" demek gibi oluyor. Ömrü uzatır da, bunu hastalandığımızda başa çıkamayacağımız bakterileri kolayca yok ettiği için yapar. Yani dolaylı bir etkisi var.
0
synesthesia
(17.05.20)
Erkekler yemeyin, erkekliğinizi kaybedersiniz mazallah :((

www.drtus.com
0
yedek
(17.05.20)
hala aynı şeyi söylemek istiyorum. ben zaten antibiyotik kullanılmıyor, antibiyotiğin zararı falan yok demedim. SADECE tavukta değil, çiftlik hayvanlarının HEPSİNDE kullanılıyor dedim.

he tamam hadi onca makalenin hatırına antibiyotik büyütüyor olsun. o zaman ineği de büyütüyor, kuzuyu da büyütüyor, tavuğu da büyütüyor.

yani "tavukta antibiyotik olduğu için yemiyorum, onun yerine dana yiyorum" diyorsanız zoooorrttt yine antibiyotiği aldınız. "yumurta yiyom" diyorsanız zooorrt yine aldınız. "süt içiyorum" dediniz, zooort yine antibiyotik.

velhasıl-ı kelam antibiyotik veriliyor evet. zararlı mı evet. büyütüyor mu, hadi güzel hatırınız için büyütüyor olsun. ama bu zıkkım zadece tavuğa verilmiyor, cümle alemin hayvanına veriliyor.

korkunuz antibiyotikse hayvansal ürün hiç tüketmeyeceksiniz. hepsinde var çünkü tavuğa özgü bir şey değil.

şunu da üçüncü kere yazdırıyorsunuz ya yani.
0
kibritsuyu
(17.05.20)
@ synesthesia www.nhs.uk ordaki rapor: amr-review.org
www.ncbi.nlm.nih.gov
www.ncbi.nlm.nih.gov

Herkes ozgur istedigini de yesin. Sadece antibiyotik hastaliklari onluyor romantikliginizi onlemek icin yazdim, tartisma oldugu icin de uzadikca uzadi, baska da yazmiyorum.
1- hasta hayvana : treatment of disease
2- saglikli hayvana: hasta olmamasi icin onleyicilik
3- saglikli hayavana: growth promotion: increased feed-to-gain efficiency (zurnanin zirt dedigi yer)
0
neverletyougodown
(17.05.20)
(16)

En sevdiğiniz eşyanız nedir?

bugisme
kişisel veya ev eşyası?
kişisel veya ev eşyası?
0
bugisme
(14.05.20)
çok düşündüm de, her eşyamı eşit seviyorum galiba, seçemedim. hatırası olanları biraz daha çok seviyor olabilirim.
aslında duruma göre değişiyor. bazen yatağım oluyor, bazen ananemin aldığı yüzüğüm, bazen kadehlerim, özellikle kışın kombim...
0
pati
(14.05.20)
eşya sevme konsepti benlik değil pek ama sahip olduğum için mutlu olduğum el yapımı don kişot ve sanço panza heykelciklerim var, madrid'den almıştım.
0
Bruce
(14.05.20)
kulaklığım olabilir sanırım
0
Tam1Hi0n3
(14.05.20)
su şişelerimi ve saklama kaplarımı çok seviyorum.
0
Coma
(14.05.20)
kitaplık, lambader, mac, kindle
0
AlsterWasser
(14.05.20)
galiba telefonum :) dusundum baska bisey bulamadim :)
0
in vino veritas
(14.05.20)
Playstation 4
0
eazy
(14.05.20)
yangında kurtarmak isteyeceğim şeyler olarak düşündüm soruyu, liste uzun oldu.

ninemden kalan kurulup içine bozuk para atınca müzik çalan tahta bir kulübe şeklinde olan termometre.
üvey dedemin davul bagetleri, diğer iki dedemin plakları ve el radyosu .
annemin ördüğü battaniyeler ve işlediği goblenler.
annemle babamın evlenirken aldıkları dikdörtgen camlı büfe.
iki tablo.
normalde beyaz olan kısımları da kırmızı olan kırmızı deri converselerim.
bazı yüzüklerim.
yeni aldığım ajandam.
iki yıl önce aldığım bardaklarım.
0
blatta hiberna
(14.05.20)
ps4
0
alt4y
(14.05.20)
Telefonum
0
Sellim
(14.05.20)
Supurge
0
eja
(14.05.20)
Bilgisayarım.
0
hayirsiz
(14.05.20)
Hoperlörüm.

Marhall a parayı nasıl verdim bilmiyorum ama çok seviyorum.
0
tessera
(14.05.20)
kol saatim.
0
rose parks
(15.05.20)
telefonum. bozulunca yerini dolduracak benzer bir model olmadığı için üzülüyorum.
0
g7mor
(15.05.20)
Herkes ne kadar da romantik, dur bir kabalık yapayım;

Tabancam, aykırılık ya da espri olsun diye yazmadım. Düşününce en sevdiğim ve ilgilendiğim, üzerine düştüğüm eşyam tabancam.

İkincisi de laptopum olur, değerli bir laptop değil, hatta 7-8 senelik.
0
John Bloor
(15.05.20)
(10)

hiç behzat ç izlememiş olmak

market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
hazır karantina günlerindeyken izlemeye başlasak mı?sb
hazır karantina günlerindeyken izlemeye başlasak mı?

sb
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(12.05.20)
ben de izlemedim. başlamayalım bence.
0
AlsterWasser
(12.05.20)
leyla ile mecnunun bir bölümü hariç ben de hiç izlemedim. başlamayalım boşver
0
avatar is back
(12.05.20)
Yayinladigi donemde izleyip, etrafindakilerle geyigini, kritigini yapmak guzeldi; lost gibi o acidan. Simdi izlersen millet ne abartmis diuyebilirsin.
0
hehehe
(12.05.20)
Ben izliyorum 71. Bölüme geldim tavsiye ederim
0
tuborg yesili
(12.05.20)
hiç izlememiş olmayı ve tekrardan izleyebilmeyi dilerdim :’)
0
theseachange
(12.05.20)
geçen yaz izlemiştim, baya izletiyor kendini.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.05.20)
acayip kıskandım hiç izlememiş olmanı. keşke ben de hiç izlemeseydim de izlemeye başlasaydım...
0
elektr10
(12.05.20)
ankaralıysan veya ankara'ya karşı bir gönül bağın varsa izle. ankara ne lan bol nüfuslu köy xdxdxd diyorsan içten içe zevk almazsın büyük ihtimalle. bence güzel dizi ama hani ankara sevici şapkamı bi kenara koyarsam bile güzel.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.05.20)
bu ara yutuptan kesitlerini izliyorum. mutlu ediyor. özellikle harun'u izlemek güldürüyor insanı. bence kesin başla.
0
anarsika
(12.05.20)
kesinlikle başla
şöyle bir örnek veriyim

dizide düşün ki dısarıdalar , havanın soğukluğunu sen bile hissediyorsun ekran karsısında
normalde dizilerde ne olur? bu yansıtılmaz ya da sen hissettiğinle kalırsın
Ama Behzat Ç de şunu duyarsın
Bu ne biçim hava aq, g.tüm dondu :D

Argoyu savunmak için değil
Dizinin genelindeki samimiyeti anla diye... Kasıtısız, doğal
Bence de izle, bitirdiğinde yeni arkadasların olmus gibi hissedersin, bana hep iyi gelmiştir
0
blackgirl00
(13.05.20)
(6)

Varoluşsal Kaygılar

ahm1
Ölümden korktugumu dusunmuyorum aslinda ama uzun bir suredir, mesela kitap konusunda, "sunlari okuyayim, sunlari bitireyim, onumuzdeki 5 sene en az su kadar kitap okuyayim, sonra soyle bi kutuphane yapayim evin bir kosesine" diyorum, sonra da diyorum ki "e ne olacak peki sonra? Gittikce daha cok ogr
Ölümden korktugumu dusunmuyorum aslinda ama uzun bir suredir, mesela kitap konusunda, "sunlari okuyayim, sunlari bitireyim, onumuzdeki 5 sene en az su kadar kitap okuyayim, sonra soyle bi kutuphane yapayim evin bir kosesine" diyorum, sonra da diyorum ki "e ne olacak peki sonra? Gittikce daha cok ogreneceksin, daha cok seyi bilir hale geleceksin ama ne kadar cok bilirsen -genclik zaten gitmis olacak da- o kadar yasli olacaksin, en cok seyi bildigin an da öleceksin, ee kime ne faydasi var bu ogrenme vs. heveslerinin?"

Biri diyor ki mesela (ornekler kitap uzerinden oldu ama fark etmez, konu degistirilebilir): "bin kitap okudum, hedefim -toplamda, yani hayat boyunca- 3-4 bin kitap okumak" ee? Yani ölüm noktasindaki hedefini soyluyor adam. "ben öldügümde 3 bin kitap okumus olmak istiyorum" diyor. O noktadan sonra ne onemi var ki kac kitap okudugunun? Mesela ben onun yerinde olsam, koydugum hedef, ölüm noktasindan uzak olsun diye "40 yasina kadar su kadar kitap" derdim mesela.

İcimdekileri aktarabildim mi bilemiyorum ama uzun zamandir boyle seyler dönüp duruyor.

Eklemek istediginiz bir sey var midir?
0
ahm1
(12.05.20)
Olayı sadece kitap okumaya indirgemissiniz ki bence bu çok verimsiz bir bakış açısı. Varoluş kaygısı içinde olgunlaşma süreciyle düşünülmelidir bana göre. Her sıkıntı ve buhran yeni bir olgunlaşma evresini beraberinde getirir.
0
olaylar olaylar
(12.05.20)
Aynı sorunu çok öncesi düşünmüştüm ben de. Sonra dedim en azından cahil ölmem, öğrenmeye devam :) Şaka bi yana ben kendimi tatmin etmek için yapıyorum bunu mesela, başkasına show yapmak için değil. Bu düşünceyi benimsediğimden beridir de "yapsam ne olcak, okusam ne olcak, öğrensem ne olcak" gibi sorular hiç oluşmuyor beynimde.
0
superfluid
(12.05.20)
"Öldükten sonra nasıl olsa her şey anlamını yitirecek" düşüncesiyle yaşamak yanlış bence. Bu düşünce biçimine göre oturup, hiçbir şey yapmadan ölmeyi beklemek gerekir.
Hayatta kaldığımız süre zarfında maksimum hazzı sağlayacak program neyse, ona göre hareket etmek gerekir diye düşünüyorum. Örneğin kitap okumak bir insana tek başına en yüksek hazzı veren şeyse, sürekli kitap okumalı. En yüksek hazzı verecek şey bir teori geliştirmekse ve bunun için 500 kitap okuması gerekiyorsa, bu 500 kitabı okumayı bir araç olarak görmeli.

Bir de Kubrick'in bu konuya ilişkin çok güzel bir sözü var: "Karanlık ne kadar derin olursa olsun kendi ışığımızı yaratmalıyız."
0
fobfilm
(12.05.20)
her şeyin yok olacağı gerçeğini ben kendi varoluşumun sonuna değil başına koyarak epey rahatladım. şöyle yani:

her şeyi yaptıktan sonra öleceğim demiyorum.

zaten öleceğim, ne yapmış olursam olayım istikametim belli, diyorum.

yani var olan her şey farklı noktalardan aynı istikamete doğru giderken ve sonrasını bilen kimse yokken, elimizdekilerle sonrasını çözmek yerine kendi benliğime en çok sinen şeyle doldurmaya çalışyorum o yolculuğu.

iyi geceler
0
reavelyn
(12.05.20)
Öğrendiklerin konusunda zamanla birilerinden farklı olursun. Hayat ilerleme gelişmeye bağlı ve her zaman bir değişim içerisinde .
bilginin de güç sayıldığı bir zamandayız. Zaten ölecektik okumayı neden öğrendik ozaman ? Sadece
diploma almak için tabi ki değil.
Belki de bunu ölüme bağlı düşünmek yerine, maddi geliri olmadığı için önemsemiyor olabilirsin.

Okumaya erindiğimiz zamanlar, başka ne tür şeylerle uğraştığımıza baktığımızda durumun pek iç açıcı olduğunu söylemekte zor.

Binlerce kitap okuyup bunu da olumlu yanlarıyla hayatına dökmeyen, konuşmalarına ve tavırlarına yansıtmayan kimseler de gerçekte sadece kitap sayfalarını çevirmiş gözle bir tarama yapmışlardır.
0
Erva
(12.05.20)
tebrikler "saçma" kavramı ile karşılaşmışsınız.

sıradaki adım; "hayatın kendi adınıza anlamını yaratmak".

şu anki bakış açınızda; var olmadığınız bir noktadan, var olduğunuz zamanı anlamdırmaya çalışıyorsunuz. akabinde anlamlandıramıyorsunuz.

halbuki; var olduğunuz zaman boyunca varoluşunuzu anlamlandırmanız gerekiyor.
0
AlsterWasser
(12.05.20)
(3)

güldür güldür ve çghb tarzı yabancı yapımlar

Leonardo~Da~Vinci
çok güzel hareketler bunlar ve güldür güldür gibi skeç tarzı programlar başka ülkelerde de var mı?bu yapımlar türkiye'ye özgü bir şey mi? türkiye'den mi çıktı?
çok güzel hareketler bunlar ve güldür güldür gibi skeç tarzı programlar başka ülkelerde de var mı?

bu yapımlar türkiye'ye özgü bir şey mi? türkiye'den mi çıktı?
0
Leonardo~Da~Vinci
(11.05.20)
SNL (ABD)
0
AlsterWasser
(11.05.20)
Whose line is it anyway var, doğaçlama gerçi. Önce İngiltere (1988), sonra ABD (1998), hâlâ da devam ediyor sanırım.
0
kobuzchu kiz
(11.05.20)
Skeç; monty Python.
A bit of fry and laurie.
0
logisticsmanager
(11.05.20)
(7)

dövmesi olanlara anlamını inadına sormamak

kelepir
siz de yapıyor musunuz inadına gözünün içine baka aa bu dövmenin anlamını nedir diye sormayarak o büyük mesajı verme fırsatını ona vermediğiniz oluyor mu ?
siz de yapıyor musunuz inadına gözünün içine baka aa bu dövmenin anlamını nedir diye sormayarak o büyük mesajı verme fırsatını ona vermediğiniz oluyor mu ?
0
kelepir
(08.05.20)
Valla çok memnun oluyoruz aksine senin gibiler olunca.

Kimse açıklama yapmak için dövme yaptırmıyor çünkü.
0
AlsterWasser
(08.05.20)
dövme niye sorulur ki ortada çok ciddi samimiyet, aşırı tanıma arzusu yoksa?
0
not dark yet
(08.05.20)
Asıl dövmenin anlamı sorulunca tadım kaçıyor. Sanki hayatın anlamı oraya işlenmiş gibi merak ediyor çoğu tip. Sorulmasa daha mutlu ediyor.
0
ruhen hastayim ben
(08.05.20)
valla 7 dövmem var. her sorana farklı bir şey uyduruyorum. kimisinin anlamı özeldir kimisi anlamsızdır. sormamak normali zaten
0
hasmetizm 2046
(08.05.20)
üff ne kadar özelsin herkes ölüp bitiyor sana dövmelerinin anlamını söyleyebilmek için. yaptır kurtul sen de bu kadar özeniyorsan.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.05.20)
Teşekkürler ďövmelerin anlamını sormayanlara. Dusunsene ayni muhabbeti kac kisiyle yapiyorsun hem de her dovme icin ayri.
0
turkce konusan uzayli
(09.05.20)
Dövmeler hiç umrumda olmuyor. Sormuyorum.
0
pro9it9is9
(09.05.20)
(2)

Bir kitap arıyorum

AlsterWasser
saçma bir soru olcak ama belki bilen çıkar diye soruyorum.benim eski kitaplığımda bir kitap vardı onu hatırlamaya çalışıyorum. sanıyorum 6 ila 8 yıl önce satın almıştım Ankara Dosttan. Türkçe, çeviri bir Marx biyografisi. bendeki basımda tüm kitap kırmızı renkteydi. ön kapakta bir marx illüstrasyon
saçma bir soru olcak ama belki bilen çıkar diye soruyorum.

benim eski kitaplığımda bir kitap vardı onu hatırlamaya çalışıyorum.

sanıyorum 6 ila 8 yıl önce satın almıştım Ankara Dosttan.

Türkçe, çeviri bir Marx biyografisi.

bendeki basımda tüm kitap kırmızı renkteydi. ön kapakta bir marx illüstrasyonu vardı sanırım siyah beyaz. sırt kısmında da Marx yazıyordu siyah renkle, sırtın üst tarafında da beyaz bir yıldız vardı.

bu kitabı bu basımını bir türlü internette bulamadım.

bu kitabın yazarı, yayın evini bilen var mı? ya da sahip olan?
0
AlsterWasser
(08.05.20)
www.kitapyurdu.com Marks'ı Anlamak olabilir mi?

Bir de bu var. www.ravzakitap.com
0
kaset
(08.05.20)
@kaset,
maalesef bunlar değil. daha yeni, dinamik bir kapak tasarımı vardı. ama yine de araştırdığınız için teşekkür ederim.
0
🌸AlsterWasser
(08.05.20)
(2)

dilekçe

bbb_1
arkadaşlar bir dilekçe doldurup mail atmam gerekiyor nasıl oluyor bu olay?imzayı nasıl atacağım word'de yazarsam eğer?Ya da elde yazıp taratmam mı daha mantıklı acaba?
arkadaşlar bir dilekçe doldurup mail atmam gerekiyor nasıl oluyor bu olay?imzayı nasıl atacağım word'de yazarsam eğer?Ya da elde yazıp taratmam mı daha mantıklı acaba?
0
bbb_1
(07.05.20)
nasıl yazarsanız yazın, ıslak imzalı ve e-posta şeklinde istiyorlarsa en son taratmak zorunda kalıcaksınız zaten (gerçi o zaman ıslak imza olmuyor tabii).

düzgün el yazınız varsa el yazısı yok imkanım var bilgisayarda yazarım çıkartırım diyorsanız yazın çıktı alın imzalayıp taratıp atın.

mühim olan beyanınız, isim, soyisim, tarih ve imza zaten.
0
AlsterWasser
(07.05.20)
1- word'te yaz dilekçeni
2- boş bir kağıda imza at, imzanın fotoğrafını çekip pc'ye aktar
3- word'e imzayı resim olarak ekle, ad soyadın altına uygun ebatta konumlandır
0
avatar is back
(07.05.20)
(8)

2015 Mac Book Air yazilim guncelleme bitti mi?

damba
bazi uygulamalari surum eski oldugu icin yukleyemiyorum.yazilim guncellemeye baktigimda guncelleme yok diyor.bu macbook air'lar icin guncelleme bitti mi?:(
bazi uygulamalari surum eski oldugu icin yukleyemiyorum.
yazilim guncellemeye baktigimda guncelleme yok diyor.

bu macbook air'lar icin guncelleme bitti mi?:(
0
damba
(05.05.20)
Yo bitmedi, bende 2013 Air var guncel versiyon MacOS yuklu (MacOS Catalina version 10.15.4).
0
crown
(05.05.20)
mba'da hangi işletim sistemi çalışıyor. catalina'ya upgrade ettiniz mi?
0
helenart
(05.05.20)
early 2014 air ile mojaveye kadar çıkabildim (10.14.6). şimdi de sorgulattım güncel diyor ama üstteki linkte de catalina yüklenebilir demiş, neden ola ki?
0
nrmnm
(05.05.20)
2015 early bende de. macOS Catalina'dayım bende. (10.15.3)
0
AlsterWasser
(05.05.20)
işletim sisteminin değişmesi update değil. upgrade şeklinde oluyor. istemezseniz yüklemeyebilirsiniz. o nedenle doğrudan update olarak gelmiyor. appstore'dan download edip güncelleyebilirsiniz. dosyalarınız yedek almak bünyeye huzur verir.
0
helenart
(05.05.20)
@helenart +1

update ve upgrade'i karistirmayin. 2012 ve sonrasi MBAir Catalina yukleyebiliyor.

support.apple.com

nasil yapacaginiz yaziyor ilgili makalede adim adim

nrmnm: siz de bakin
0
yoggi
(06.05.20)
depolama alanim doluymus, oncelikle yukleme yapmamanin sebebi bu olabilir diye dusunuyorum.

inanmazsaniz ama ben el captain'da kalmisim. simdi apple store'dan catalina'yi indiriyorum fakat hakkinda yorumlar cok kotu, bilgisayari yavaslattigini ve sarjinin hizli bittigine dair. umarim pisman olmam. durduramiyorum da indirmeyi.
0
🌸damba
(08.05.20)
olmazsiniz. her yeni surum kotulenir, bu bir gelenektir. yenisi cikincsa bir oncekini over herkes.

mac'ler iphone gibi degil begenmezseniz donebilirsiniz* (dosya sistemi farkli ama, catalina daha hafif olacaktir)

*apple kimliginizle indirdiklerinize donebilirsiniz (normal olmayan yollarla aradakilere de donebilirsiniz)

imza: eski apple calisani
0
yoggi
(08.05.20)
(7)

YL terk diye bir eğitim seviyesi olur mu?

ya ben lan neyse
yüksek lisansı yarıda bırakmış olsanız eğitim durumunuzu soranlara "yüksek lisans terk" der misiniz? yoksa sadece "üniversite" mi dersiniz?çünkü "üniversite terk" diyen kişiler gördüm.
yüksek lisansı yarıda bırakmış olsanız eğitim durumunuzu soranlara "yüksek lisans terk" der misiniz? yoksa sadece "üniversite" mi dersiniz?

çünkü "üniversite terk" diyen kişiler gördüm.
0
ya ben lan neyse
(04.05.20)
ikisi de saçma bence. çok eskiden aile baskısı ve maddi sıkıntılar yüzünden bırakan insanların "üniversite terk" diye belirtmesini anlıyorum ama şu an böyle bir şeye gerek var mı emin değilim.
0
yeteramadenedimherseyi
(04.05.20)
Olmaz, sadece üniversite denmeli. Ayrıca yüksek lisans terk denmesi bence olumsuz bir intiba yaratır, o yüzden ben olsam olabildiğince bahsetmezdim.
0
Haldamir
(04.05.20)
en son neyin diploması varsa odur. cv'ye yazılmaz ama laf arasında falan söylenebilir.
0
bohr atom modeli
(04.05.20)
sadece üniversite tabii ki.
0
pearson
(04.05.20)
ben yarıda bıraktım ama söylemiyorum. öyle uzun bir eğitim muhabbeti olursa belki belirtirim.
0
tabirimekruh
(04.05.20)
Trnin en zon okullarından birinde başladım, 2 yıl dersleri verdim bir yıl da yurt dışına gittim yine ders&tez için. Tezi savunmadım. İş hayatına geçip tamamlama gereği duymadım.
Resmi olarak, cvde falan mezunum demiyorum ama yaptığımdan bahsediyorum.
0
jimjim
(04.05.20)
mezuniyet soruluyorsa lisans.

cv de ise gayet belirtilir.
0
AlsterWasser
(04.05.20)
(3)

Jagermeister

messor
Evde hiç açılmamış bir jagermeister şişesi buldum. Tam olarak ne zaman aldığımı hatırlamıyorum ama en az beş senesi vardır. Üstünde baktım etiketinde veya başka bir yerinde tarih yazmıyor. Son kullanım tarihi var mıdır bunun içilir mi acaba ?
Evde hiç açılmamış bir jagermeister şişesi buldum. Tam olarak ne zaman aldığımı hatırlamıyorum ama en az beş senesi vardır. Üstünde baktım etiketinde veya başka bir yerinde tarih yazmıyor. Son kullanım tarihi var mıdır bunun içilir mi acaba ?
0
messor
(04.05.20)
hiç açılmadıysa sorun olmaz diye biliyorum.

çok severiz kendisini.

(herhangi bir sağlık sorununda sorumluluk kabul etmiyorum) :D


edit: bir de böyle bir şey buldum 1061evansville.com

özet: A full and originally closed bottle of Jägermeister is limitless maintainable.
0
AlsterWasser
(04.05.20)
@AlsterWasser

Hiç açılmamış bir şişe. Yalnız soğuk bir dolapta veya odada değil normal odada duruyordu. Ama anladığım kadarıyla açılmadıysa sorun olmaz denilmiş. Teşekkürler.
0
🌸messor
(04.05.20)
hicbirsey olmaz, olsa da icsek ya benim sise bitti.
0
cooperr
(04.05.20)
(9)

kedi dostları bakabilir misiniz?

tekkisilikbirordu
merhaba kediseverler,hayatımda hiç kedi beslemedim. ama kedilerle kimyamız çok iyi tutar.artık evde kedi beslemeye karar verdim. balkonlu falan geniş bir ev.bi arkadaşımda iran kedisi vardı, çok severdim. ben de iran kedisi besleyeyim diyorum.iran kedisi istememin en büyük sebebi1. sevimli olması2.
merhaba kediseverler,

hayatımda hiç kedi beslemedim. ama kedilerle kimyamız çok iyi tutar.
artık evde kedi beslemeye karar verdim. balkonlu falan geniş bir ev.
bi arkadaşımda iran kedisi vardı, çok severdim.
ben de iran kedisi besleyeyim diyorum.
iran kedisi istememin en büyük sebebi
1. sevimli olması
2. miyavlamadan sessiz sedasız öylece oturması.

bu kriterlere uyan başka kedi türü de olabilir ama o familyadan pek anlamıyorum.

şimdi ben bu kediyi nasıl temin edebilirim?
ne önerirsiniz, bu yolculuğa nasıl başlamalıyım?
0
tekkisilikbirordu
(03.05.20)
sevimli olması ve miyavlamadan sessiz sedasız öylece oturmasını istiyorsanız gidin peluş kedi alın. sizin gibilerin hayvan sahibi olmamasını öneririm.
0
matilda
(03.05.20)
bence bu yolculuğa barınaktan veya etrafınıza bildiğiniz gördüğünü ihtiyac sahibi kedişlerden başlayın.

çok güzel olur bence bu şekilde.
0
AlsterWasser
(03.05.20)
bunu çok uzun uzun anlatabilirim, ama şu anda özet geçeyim.

iran kedisi bakımı zordur.
hiç kedi beslememiş insan için daha zordur.

ama illa iran kedisi diyorsanız, evden atılmış, sahibi ölünce evsiz kalmış vb. bir sürü iran kedisi oluyor.
hayvan sahiplendirme sayfalarını takip ederseniz 1-2 ay içinde muhakkak bulursunuz bir tane.
0
blatta hiberna
(03.05.20)
Instagram sayfalarında terkedilen çok kedi var aralarında cins kedi de var lütfen para verip satın almayın sokaktan bir kedi sahiplenip onunda hayatını kurtarın.
0
Topalordek
(03.05.20)
sokakta veya çevrenizde yeni doğum yapmış veya yapacak kedileri takip edin ve yavrulardan birini alın bence. yavruyken alıp birlikte büyümek ayrı bir şey oluyor bence. ayrıca cins kedi = sağlık sorunu oluyor genelde. sırf tipi güzel instaya 2 foto atarım diye alıyorsanız hiç bulaşmayın bazen sabahın 5inde sırf zevk için miyavlarken cinnet getirebilirsiniz.
tuvaletini her sabah temizleyebilecek misiniz?
2 yaşına kadar yaptığı yaramazlıklara dayanabilecek misiniz?
kızgınlık döneminde başınıza gelecekleri kaldırabilecek misiniz?
her gün suyunu değiştirip mamasını verebilecek misiniz?
günde en az 2 saat onunla ilgilenebilecek misiniz?
bu soruları kendinize sorun ondan sonra bir daha düşünün. ayrıca ister iran ister fas kedisi olsun tüm kediler canı sıkılınca öyle bir miyavlar ki şaşırırsınız.
0
golgi aygıtı
(03.05.20)
ya siktir et allağaşkına ne kedisi hiçbir kedi boş boş oturup miyavlamaz sana öyle denk gelmiş o kısa sürede. sürekli bi şeyler kırar, miyavlar kafanı şişirir, ayak altında dolaşır hele hele tüy dökme üff felaket sürekli ağzından tüy ayıklarsın yemek yerken falan hiç girme o işlere boşver arkadaşının evinde sev geç.

hele bi de bakımı var ki hiç girmeyeyim. iran kedisi dersen tekir masrafı x3 de. tekirin bile senelik ortalama 2k masrafı var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(03.05.20)
Ahahahaha matilda +1

Siz kedileri ne saniyorsunuz cidden merak ediyorum. Oldu olacak çalışmasını talep edin de masraflarını da karşılasın.
0
elorelia
(03.05.20)
İran kedisinin tüy bakımı zordur bence. Dişi kedi bakın. Erkek kediler sağa sola koku bırakıyor. Hayatınıza çok değer katacak.
0
elitoangelito
(03.05.20)
hayatını paylaştığın kedi ister istemez dünyanın en mükemmel kedisi oluyor senin için. hatta evime gelen insanlar nasıl tapmıyorlar ona anlamakta güçlük çekiyorum. Kedi de öyle durduk yere miyavlayan bir canlı değil (eğer azmamışsa). tür sevdanızdan lütfen vazgeçin gerçekten çok anlamsız.
0
guitarissimo
(03.05.20)
(3)

Çalışılan İş Yerinden Maske Alma Durumu?

technicalte
selamlar,yeni çıkan duruma göre artık eczanelerden maske alınamayacak, herkes kendi çalıştığı iş yerinden alacak malum.Peki iş yerleri nereden alınacak bunla ilgili bir açıklama göremedimçalıştığınız yerlerde bi duyuru geldi mi ? maska alıp çalışanına dağıtabilen patron var mı bildiğiniz?
selamlar,

yeni çıkan duruma göre artık eczanelerden maske alınamayacak,
herkes kendi çalıştığı iş yerinden alacak malum.

Peki iş yerleri nereden alınacak bunla ilgili bir açıklama göremedim

çalıştığınız yerlerde bi duyuru geldi mi ? maska alıp çalışanına dağıtabilen patron var mı bildiğiniz?
0
technicalte
(03.05.20)
kamu kurumları DMOdan isteyecekmiş. kayıt mayıt yapılıyor sisteme ama benim de tek bildiğim bu.
0
AlsterWasser
(03.05.20)
infernalcadre
(03.05.20)
biz ito'dan talep ettik. duyurular kısmında vardı maske talep formu. Tabi talep ettik anca daha gelen giden yok.
0
denizgonen
(03.05.20)
(7)

film önerisi

kuzey li
Mağaramda çıktım ve yıllar sonra black swan izledim. benzer film önerilerebilir misiniz?
Mağaramda çıktım ve yıllar sonra black swan izledim. benzer film önerilerebilir misiniz?
0
kuzey li
(02.05.20)
Jagten
0
AlsterWasser
(02.05.20)
yönetmenin diğer filmleri diyorum: ör. the wrestler.
0
ganbatte
(02.05.20)
titanic ve esaretin bedeli
0
bohr atom modeli
(02.05.20)
The red shoes, bs yi etkileyen film
0
000000
(03.05.20)
Whiplash +1
Direkt Black Swan'den esinlenildiği bile söylenebilir.
0
fobfilm
(03.05.20)
(bkz: Nightcrawler)
0
Bruce
(03.05.20)
o zaman black swan'ın ilham aldığı filmi söyliyeyim. perfect blue. anime ama.
0
sanat guresi
(03.05.20)
(1)

Okuma yapma

docrivers
Elimde Halil inalcık'ın rönesans ve türkiyenin modernleşme süreci kitabı var . İçerik oldukça doyurucu , ancak bu 400 500 sayfalık kitabı nasıl okumam gerektiği hakkında kafam karışık, neredeyse her satırında yeni bir bilgi, önemli ve uzun süreli hafızaya geçirebilmek için adam öldürebileceğim anekd
Elimde Halil inalcık'ın rönesans ve türkiyenin modernleşme süreci kitabı var . İçerik oldukça doyurucu , ancak bu 400 500 sayfalık kitabı nasıl okumam gerektiği hakkında kafam karışık, neredeyse her satırında yeni bir bilgi, önemli ve uzun süreli hafızaya geçirebilmek için adam öldürebileceğim anekdotlar içeriyor, bu tarz akademik kitaplar nasıl okunuyor, işe yarar bir tekniği olanınız var ? Bu tip onlarca kitap geçti elime, hepsini bir an önce bitirme gibi bir acele ve kıpır kıpırlıkta var içimde .
0
docrivers
(02.05.20)
öncelikle;

ön okuma.

yani cumburlop bir metine atlayınca afallıyor insan. dolayısıyla konu ile alakalı küçük küçük ön araştırmalar yapmak biraz terminolojiye alışmak biraz da hangi alandaysa o alanda kitap nerede konumlandırılabilir tarihsel bağlamda, yazar bağlamında ne derece önemlidir vs. vs. bu konularda hazırlık yapmak.

içindekiler tablosu, başlıklar ve kitap akışının kuş bakışı taranması. bu kısıma aşina olmak çok önemli bence. bu nerden nereye varıcam, neredeyim, nereye gidiyorum sorularına yardımcı oluyor. burda kendinize özel sınıflandırmalar da yapabilirsiniz okuma rahatlığı açısından.

okurken;

renk kodları tanımlayarak farklı renklerle gerekli yerleri altını çizerek bir akış elde edebilirsiniz.

kitap koskocaman bir metin olabilir ama en azından bir mantıki bir düzenle, bir amaç için yazıldığından kitaptaki bölümleri ve düşünceleri birbirine bağlayan püf noktaların haritasını çıkartabilirsiniz. küçük notlar alarak. bu geriye döndüğünüzde okuyacağınız onca sayfanın en öz hatırlatıcıları olacak ve zaman kazandıracak.

ayrıca metinde fikirler gelişirken kitabın yanına o sayfada küçük küçük ok işaretleri ile bağlayarak düşünce balonları yapabilirsiniz. bu fikirden şunu çıkardı, şuraya bağladı ordan da şunu çıkardı vs. gibi. grafik bazlı özet akış.

bol sayfalı kolay tüketilmeyecek bir kitap ise çok ara vermeden ara verince de geriye dönük tekrarlar yaparak nerdeydim nereye gidiyorum sorularına cevaplar vererek devam edebilirsiniz.

terminoloji konusunda da bunun da küçük bir listesini yapabilirsiniz eğer kitapta yoksa. bilmediğiniz yerde durup araştırma yapıp sonra konuyu kaldığınız yerden bağlayıp devam edebilirsiniz
0
AlsterWasser
(02.05.20)
(5)

Macbook'u LG Smart TV'ye nasıl bağlayabiliriz?

blackidom
Sb.
Sb.
0
blackidom
(02.05.20)
kablo yok ise chrome ile deneyebilirsiniz.
0
helenart
(02.05.20)
thunderbolt HDMI converter + HDMI

ama sanırım bunu sormuyorsunuz?
0
AlsterWasser
(02.05.20)
kablosuzsa apple tv gerek. kablolu zaten hdmi ile olur.
0
jelly bear
(02.05.20)
Ne icin baglayacaksiniz? Cogu sey icin Chromecast yeterli oluyor kablosuz baglanti olarak.
0
crown
(02.05.20)
App Store da Mirror TV uygulaması var. Onu indirdikten sonra televizyon ve bilgisayar aynı internet ağına bağlıysa görüntü televizyona yansıtılabiliyor ama internet hızına göre kopma veya görüntünün geç gelmesi olabiliyor.
0
ejderha kuyrugunun ucunda yanan ates
(02.05.20)
(6)

kindle e -reader alan var mı ?

problem34
iphonedan ne farkı var ? Buna para verilir mi ?
iphonedan ne farkı var ? Buna para verilir mi ?
0
problem34
(02.05.20)
verilir. iphone ışığı karanlıkta gözünü yorar bunda kağıt hissini yaşıyorsun.
0
mythralioz
(02.05.20)
var.

biri elma diğeri armut. (karıştırmayalım o yüzden.)

e-ink teknolojisini guugıllayın..

kitap okuma alışkanlığı olan biriyseniz (özellikle yabancı dilde kitap), alınır.

düzenli kitap okumuyorsanız, size uygun değil. boşa yatırım olur.
0
AlsterWasser
(02.05.20)
Eğer düzenli kitap okunuyorsa verilir, net! Türkçe ve yabancı dilde kaynaklar ve kitaplar gerçekten çok fazla.
Tablet veya telefondaki gibi gözü yormuyor, keyif veriyor, kitap üzerine not alınabiliyor, anlık dil çevrilebiliyor vs.
0
hakmut
(02.05.20)
"Bu para verilir mi?" sorusunun cevabı bazı koşullara göre değişir. Mesela ekrandan okuma sorunu olmayan, basılı kitap tercih eden, kitap okumayan, vb. insanlar için verilmez. Verecek parası olmayan kişi için de verilmez. Zira Avrupalı'nin 1 günlük yevmiyesi ile alinabilen bir aletken bizim maaşın büyük bir kısmını bırakmamız gerekir. Ama kindle'ı tabletle bile değil, iphone ile kıyaslayan biri için bence çok da elzem değil.
0
prole
(02.05.20)
Benim için kesinlikle verilir. Özellikle karantinada kargolar çok sıkıntılıyken büyük avantaj. Türkiye'de her kitap e book halinde satılmıyor ancak telifi geçmiş kitaplar gutenberg, hattusa gibi sistemlerde bulunuyor.
Ayrıca pushtokindle gibi eklentilerle gördüğünüz makaleleri de kolayca kindle'a yollayıp gözünüzün ağzına sıçmadan okuyabiliyorsunuz.
iphonedan farkı iphoneun telefon olması kindle'ın kitap okuyucu olması
0
eatpraylaw
(02.05.20)
Evet kullanıyorum, yukarıda yazıldığı gibi telefonla okumakla kıyaslanmayacak birşey. Ben amazondan 3 aylık sınırsız kindle üyeliği de almıştım, çok fazla her alanla ilgili kitaba ulaşma şansım oldu.
0
astrid
(02.05.20)
(8)

Kediler ve yeme alışkanlıkları

AlsterWasser
selamlar. biraz tecrübesizim o yüzden danışma gereği duydum.1) bir kedi mama kabının hepsini tüketir mi? sanıyorum tüketmiyor köpekler gibi ama bilmiyorum sanki illa bırakacaklar biraz sağda solda değil mi bu normal mi?2) kedi mama kabında kıyıda köşede biraz mama kalmış olsa da (yani çoğunluğunu y
selamlar. biraz tecrübesizim o yüzden danışma gereği duydum.

1) bir kedi mama kabının hepsini tüketir mi? sanıyorum tüketmiyor köpekler gibi ama bilmiyorum sanki illa bırakacaklar biraz sağda solda değil mi bu normal mi?


2) kedi mama kabında kıyıda köşede biraz mama kalmış olsa da (yani çoğunluğunu yemiş) ama kabın dibi görününce durmadan miyavlamaya başlaması normal mi ?
0
AlsterWasser
(02.05.20)
ikisi de normal. genelde hepsini bitirmezler, bırakırlar. daha sonra da o kalanları bayatlamış oldukları için yemek istemiyorlar. kapta kalanların üstüne yeni mama ekleyip karıştırmak lazım ama kedi fazla şımarıksa o karışımı da yemeyebilir.
sen yine de çok şımartma sonra başedemezsin.
0
pati
(02.05.20)
Kediler önüne konan tüm mamaları bitirmezler. Ben zamanında tepeleme yapar azalırsa üstüne eklerdim. Mama kabında az kalırsa üstüne ekleme yapın.
0
cemallamec
(02.05.20)
Kediler doyunca yaş mamayı bile bırakıyorlar. Yaş mama.. Dikkatinizi çekerim :D Köpekler gibi şuursuzca yemiyorlar neyseki :)

Mama kabında az kalmışsa ve miyavlıyosa başka derdi olabilir. Benimki 3-5 lokma da görse açım diye miyavlamaz. Genelde kendilerini sevdirip sonra tekrar yemeye devam ediyorlar, belki öyle bi durum mu ki sizinkisi de?
0
superfluid
(02.05.20)
@superfluid, gözlemlediğim kadarı ile mama kabının dolu olmasını istiyor..doldurunca susuyor. valla çok akıllıca ya hayat ona güzel. :)
0
🌸AlsterWasser
(02.05.20)
Bizimki yavruyken ne koyarsak anında yiyordu. Gerçi hala yavru sayılır, 1 yaşında bile değil ama zaman geçtikçe doydugunda mamayı bırakmaya başladı. Acıkınca gidip yiyor. İkinci öğün geldiginde hala önceki öğünden mama kaldığı da oluyor.

Yine de kediden kediye degisiyodur, bana normal geldi.

Ölçülü vermeye dikkat edin.
0
elorelia
(02.05.20)
2. O kadar normal ki hakkında karikatürler var :)
theoatmeal.com
0
kobuzchu kiz
(02.05.20)
2. si gerçekten çok normal ya. psikopatlar dibini görünce mav mav bağırmaya başlıyo.
0
kedi kovalayan astronot
(02.05.20)
bazı kediler baya seçici olabiliyor. özellikle mama hava alınca tıpkı bizim hava alan bisküvi ya da cipsi yemediğimiz gibi onların da hoşuna gitmiyor. o yüzden azar azar öğünlük vermeye, olmuyorsa da en azından bir günü tam çıkarabilecek kadar mama vermeye çalışın, tepeleme aşırı mamalama kedi ve sağlığı için iyi değil. bir de mama kabını sık sık yıkayın-silin-kurulayın. bazı kediler tahmin edemeyeceğiniz kadar titiz. kedi tuvaleti biraz dolunca bizimki muhakkak uyarır mesela, her gün az çok demeden temizlerim ben. wc ve mama kabının aynı odada olmaması da önemli.
0
bugisme
(02.05.20)
(4)

2 dilim ekşi mayalı ekmek yemek çok mu olur

condom kurşunu
Kahvaltıda Yedim gerçi artık da Çok mu oldu ki? Siz kaç dilim ne ekmeği yiyorsunuz kahvaltıda?
Kahvaltıda Yedim gerçi artık da Çok mu oldu ki? Siz kaç dilim ne ekmeği yiyorsunuz kahvaltıda?
0
condom kurşunu
(01.05.20)
hiç dilim ekmek yiyorum kahvaltıda.

boş ver afiyet olsun. kalori hedefin varsa sonraki öğünde dengelersin.
0
AlsterWasser
(01.05.20)
40 kilo bir kadın için çok, 200 kilo bir sumocu için az. kişiye göre değişir.
0
diffarentiationation
(01.05.20)
Cok olup olmadigi beslenme aliskanliklariniza ve amaclariniza gore degisir. Kilo vermek isteyen biri icin cok olabilir mesela.
Ekmek yemiyorum.
0
pike
(01.05.20)
Kahvaltı için bence çok değil, öğle-akşam yemekleri için baya çok.
0
aseton
(01.05.20)
(7)

whatsapp emoji anlamı

diffarentiationation
https://i.hizliresim.com/dbH0C1.pngkısmızı işaretlileri görünce ne anlamalıyım? bir de bu kadın iki elini kafasının üstünde birleştiriyor. "kafam girsin" anlamını çıkarmamak için ne düşünebiliriz o emoji için?
i.hizliresim.com

kısmızı işaretlileri görünce ne anlamalıyım? bir de bu kadın iki elini kafasının üstünde birleştiriyor. "kafam girsin" anlamını çıkarmamak için ne düşünebiliriz o emoji için?
0
diffarentiationation
(01.05.20)
ilkinden bana ne, beni bağlamaz, sen bilirsin anlarımları çıkıyor. ikincisinden dans, mutluluk, keyfiler gıcır. ellerini kafasının üstünde birleştiren kız içinse şu an çok heyecanlıyım. ben bunları anlıyorum.
0
anarsika
(01.05.20)
çok anlam yükleme.

bazıları sırf kullanmak için kullanıyor.
0
AlsterWasser
(01.05.20)
öyle anlamamalısın :) rastgele kullanıyoruz. ben sırf gülen surata benziyor diye bikini emojisi atıp duruyorum mesela.
0
fingers of fury
(01.05.20)
İlki al işte burda zaten, hali hazırda mevcut anlamında
İkincisi Flamenko yapan kadın, mutluluk ve "o zaman dans"
Üçüncüsünü ise sarılmak anlamında kullanıyoruz biz
0
hakmut
(01.05.20)
oha ne alaka "kafam girsin" falan emojipedia.org
kafa sokma olayi evrensel degil ki, turkiye'de var. bir de emoji'nin kaynagi japonya.
0
hot potato
(01.05.20)
herkes farklı bir şey söyledi burada bile.
0
🌸diffarentiationation
(01.05.20)
dediklerinden ikincisini kullanıyorum, mutluluk verici bişeyler olunca. iki eli kafa üzerinde birleştirmeyi ise kafam girsin anlamında kullanıyorum kendimce, kimseden de anlamasını beklemiyorum. kendimle benim aramda bir espri.
0
olutaklidi
(01.05.20)
(4)

İspanyolcacılar buraya. İspanya ve Güney Amerika İspanyolca farkı?

mikahakkinen
İspanyolca Portekizce farkını sormuyorum. İspanyol yapımı bir dizi film izlediğimde hızlı ve rahatsız edici bir konuşuyorlar gibi geliyor. Sanki seslerini inceltiyorlarmış gibi geliyor. Ancak Narcos izlediğimde Meksika ve Kolombiya da daha farklı konuşulduğunu düşündüm. Bir şive farkı falan mı var?
İspanyolca Portekizce farkını sormuyorum. İspanyol yapımı bir dizi film izlediğimde hızlı ve rahatsız edici bir konuşuyorlar gibi geliyor. Sanki seslerini inceltiyorlarmış gibi geliyor. Ancak Narcos izlediğimde Meksika ve Kolombiya da daha farklı konuşulduğunu düşündüm. Bir şive farkı falan mı var?
0
mikahakkinen
(01.05.20)
ispanyolca bilmiyorum sevmiyorum da zaten ama Kolombiyalı bir ev arkadaşım olmuştu zamanında.

kendisi inatla en düzgün ispanyolcayı biz konuşuyoruz ispanyadakiler değil diye sürekli söylüyordu. ordaki dil çok bozuk falan diyordu. vardır bir bildiği heralde (kendisinin azıcık milliyetçi olması dışında tabii), sizin deneyiminizle de uyuşuyor çünkü.
0
AlsterWasser
(01.05.20)
İspanyolca İspanya'da bile farklı konuşuluyor. Örneğin Galiçyada simple past kullanılması, present perfect kullanılmaması gibi.

Telaffuz olarak da İspanyollar ağızlarında su varmış gibi daha kaba konuşuyor bence. Yani en azından bana öyle geliyor. Latin Amerikalılar da evet daha ince tonlamalar var. Onlar da hiç tu demez hep ustedli, voslu konuşurlar.

Örnek: www.youtube.com
0
geçerkenugradım
(01.05.20)
Narcos’un başrolü brezilyalı bu arada. Kolombiyalılar nasıl konuşuyora referans olamaz o yüzden.
0
selimcigimisik
(01.05.20)
@selimcigimisik escobarı oynayan eleman brezilyalı ama ispanyolca konuşuyor. hadi onu geçtik narco meksika ve el çapo meksikalı.
0
🌸mikahakkinen
(01.05.20)
(13)

hangi tarayıcıyı kullanıyorsunuz ve neden?

pelovann
beğendiğiniz eklentileri de söyler misiniz? belki işime yarayan bi şeyler çıkar içinden. ben google chrome kullanıyordum fakat sebebini anlayamadığım bir şekilde bilgisayarı inanılmaz kastırıyordu, ben de kökten programı kaldırıp mozilla kullanmaya başladım ve inanılmaz bir hız farkı oluştu. chrome
beğendiğiniz eklentileri de söyler misiniz? belki işime yarayan bi şeyler çıkar içinden. ben google chrome kullanıyordum fakat sebebini anlayamadığım bir şekilde bilgisayarı inanılmaz kastırıyordu, ben de kökten programı kaldırıp mozilla kullanmaya başladım ve inanılmaz bir hız farkı oluştu. chrome sürekli kafasına göre davranıyordu sebebini çözemedim ben de. bunun hakkında da bi fikriniz var mıdır?
0
pelovann
(01.05.20)
chrome iyi de adblock plus beni kandırıyormuş yıllardır. ublock origin'e geçtim rahatladım.

şimdi de chrome dan türeme brave var diyorlar ona göz atacağım.

ayrıca opera da kullanıyorum o da fena değil bence.
0
ozdek
(01.05.20)
opera kullanıyorum.

artılar
built in ad blocker
built in VPN
built in snapshot
built in whatsapp web
dark mode
picture in picture

eksiler
tam erkanda bazen patlıyor
ad blocker dolayısıyla bazı sitelerde sorun oluyor
0
AlsterWasser
(01.05.20)
ublock origin'i şimdi sizden görüp mozilla'ya ekledim ben de. bundan sonra mozilla forever ahah
0
🌸pelovann
(01.05.20)
opera kullanıyorum. artılar yukarıda yazılmış, bir de yerleşik "my flow" özelliğini seviyorum. diğer tarayıcılarda var mı araştırmadım pek.
eksi noktasıysa youtube'da a ş ı r ı kasması. çözemedim bir türlü.
0
ryhmer
(01.05.20)
(bkz: microsoft edge)

yeni chromium tabanli microsoft edge, operadan gecmistim. stabil surum yayinlanali birkac ay oldu. diger tarayicilar agirlasip kasma hissettirirken, bu inanilmaz hafif ve hizli geliyor, bayadir kullaniyorum ve memnunum.
0
murakami
(01.05.20)
Opera çünkü tüm yenilikleri burdan çalıyor diğerleri :D.
0
bahoho
(01.05.20)
Chrome, alismis kudurmustan beterdir.
0
durgunfoton
(01.05.20)
brave kullaniyorum. chrome altyapisi kullaniyor, telefonda da reklamlari engelleyebiliyor. firefox'un eski kurucusunun yeni browser'i. baska cesitli faydalari da var.
0
fakyoras
(01.05.20)
Amma çok Opera kullanan varmış. Türkiye'de %5 gibi bi orandayız diye biliyordum :D

Artıları sayılmış ki aslında hepsini kullanmıyorum da. Genel olarak arayüzünü seviyorum ve bu iş tamamen alışkanlık işi. Chrome'a alışan için en iyisi odur ve başka bir tarayıcıda aşşşşırı önemli bir özellik görmediği sürece değiştirmez. Benim için de Opera öyle. Eski İnternet Explorer dahil Chrome, Firefox uzun süre, Vivaldi, Brave vs kısa süre kullandım. Şu ana kadar en sevdiğim Opera oldu.
0
nundu
(01.05.20)
ücretsiz olduğundan beri opera kullanıyorum... evet opera bir zamanlar ücretliydi. o zamanlar eşi benzeri yoktu zaten. chromium öncesi sürümlerde hemen her şeyini değiştirebiliyorduk, hastasıydım. chromium olunca uzun süre eski sürümlerini kullandım. sonra el mahkum chromium tabanlı opera'ya geçtim.
0
late viper
(01.05.20)
Chrome çok ram tüketiyor. Opera eklentileri sevmedim. Yeni edge güzel beğendim.
0
Topalordek
(01.05.20)
Yıllardır ana tarayıcı Firefox.
Sonra Opera.
Bazı siteler zorladığı için chrome. Java yüzünden explorer.
0
neymis
(01.05.20)
firefox. yılların alışkanlığı, hic sorun yasatmadi.
0
unabomber
(01.05.20)
(6)

Macbook

cemallamec
10 yıllık Asus laptop’ım parçalarına ayrılmış durumda. Yeni bir tane alayım diyorum. Sizce MacBook Air alınır mı? Kaç yıl gider? Ya da alternatif ne önerirsiniz?
10 yıllık Asus laptop’ım parçalarına ayrılmış durumda. Yeni bir tane alayım diyorum. Sizce MacBook Air alınır mı? Kaç yıl gider? Ya da alternatif ne önerirsiniz?
0
cemallamec
(30.04.20)
yeni macbook air alınır. Önceki 5000 liralara bulunan çok eski, ekranı kötü vs.

Ne yapacaksınız bu laptopla? Basit işler için (internet, bir şeyler izleme, word-excel-powerpoint) yeni macbook air veya macbook pro 13 baya götürür, minimum 6-7 yıl diyorum.(düzgün bakılırsa tabii, ki asus'u 10 yıl kullanmışsınız bunu da 10+ kullanırsınız diye düşünüyorum eğer harddisk falan yetersiz gelmezse)
0
nhk ni youkosu
(30.04.20)
2014'te aldığım Macbook Air'den yazıyorum. 2760 liraya almıştım. Çok memnunum.
0
hayirsiz
(30.04.20)
early 2015 var bende.

ilk günkü gibi.

(nazar değmesin)
0
AlsterWasser
(30.04.20)
macos’ta çalışan özel bir yazılım kullanmıyorsanız ipad pro tavsiye ederim. 120hz ekranı bile tek başına yeterli bir sebep bence ama siz bilirsiniz tabii. içerik tüketen birisi icin bence macbook hantal.
0
orient blue
(30.04.20)
2010 model macbook prolar hala taş gibi çatır çatır çalışıyor. geçenlerde de 2013 model air geçti elime o da çatır çatır çalışşıyordu. bence alınır. eğer yeni modellerde parça kalitesi bozulmadıysa en azından 6-7 yıl kemiksiz götürür.
bence mutlaka retina ekran alın bu arada. bende 2012 pro var sırf retinaya geçebilmek için satışa koydum. satıp 2015-2016 pro retina alacağım gibi. bu arada ikinci ele de yönelebilirsiniz temiz ve az kullanılmışları oluyor.
0
golgi aygıtı
(30.04.20)
Ben öneririm açıkçası, mid 2011 macbook air'dan yazıyorum, maşallahı var. Bir kere pilini değiştirttim sadece. Office (mac'in kendi programları dahil) dışında pek özel bir program kullanan biri değilim, o yüzden gayet rahat kullanıyorum yıllardır. Beklentinize göre almak isteyebileceğiniz model değişir. Ya da tabi PC'ye özel programlarla işler yapmak istiyorsanız, onda yaptıklarınıza alışıksanız onu düşünmeniz gerekebilir.

Bir daha PC laptop'a dönmek istemem ben örneğin, yine bir laptop almak zorunda kalsam yine Mac alırım maddi gücüm el verirse. Çünkü uzun yıllar sorun yaşamadan kullanabileceğimi biliyorum.
0
nimberjack
(30.04.20)
(15)

Alışveristen sonra aldıklarınızi yıkıyor musunuz dışarda mi bekletiyorsunuz

fraise
Alışveriş artık benim için bir işkenceye döndü desem yeridir. Gitmeden önce bir sey kapar miyim stresi ayrı bir dert, alisveriş sırasında insanlara yaklaşmamak için verdiğim çaba ayrı, geldikten sonra dezenfekte işlemi ayrı dert.Son 2 seferdir artık sürekli yıka, kurula, yerleştir işleminden bıktığı
Alışveriş artık benim için bir işkenceye döndü desem yeridir. Gitmeden önce bir sey kapar miyim stresi ayrı bir dert, alisveriş sırasında insanlara yaklaşmamak için verdiğim çaba ayrı, geldikten sonra dezenfekte işlemi ayrı dert.

Son 2 seferdir artık sürekli yıka, kurula, yerleştir işleminden bıktığım için buzdolabına acil girecek şeyleri (süt şişesi, peynir kutusu vs) yikayıp, kurutuyorum. Geri kalanları balkonda iki gün bırakıp sonra içeriye alıp yerleştiriyorum. Bu sefer de içime kurt düşüyor ama doktorlar 'virüsün üstünde yaşaması ile bulaşma riski oluşturması farklı şeyler. Bir günden fazla açık havada kalan bir üründen korkmayın' dediği için bu yolu tercih ettim. Çamaşır suyu şişesini çamaşır sulu su ile silmek artık fazlaca yoruyor beni.

Siz hangisini yapıyorsunuz? Üşenmeyip tek tek yıkamak daha mı mantıklı?

Edit: çamaşır suyu yazınca herkes çamaşırsulu su kullanıyorum sanmış. Sürekli çamaşır suyu kullanmıyorum tabi, sabunlu su mutfaktakiler için, diğer kutuları çamaşır sulu suyla siliyorum ama. (Deterjan kutusu ve gibi)
0
fraise
(29.04.20)
virüse karşı ne kadar etkili bilmiyorum ama fıs fıslı şişelerin birine sirkeli su yapıyorum. marketten aldıklarımın hepsini bu şekilde ıslatıp kurulayıp dolaba atıyorum.

asıl sorun pazardan aldıklarım. birkaç kaba sirkeli su hazırlıyorum. tüm aldıklarımı içine koyup biraz bekletiyorum. sonra dolaba yerleştiriyorum.

biraz uğraştırıcı oluyor, evet ama içim böyle rahat ediyor.
0
lesmiserables
(29.04.20)
Lesmiserable, sirkenin virüs üzerinde hiçbir etkisi yokmuş ama. Hatta dso meyve ve sebzeler için uzun uzun akan suda yikasaniz yeter diyor. Diğer ürünler için de mecburen ya kolonya ya da sabunlu/ çamaşır sulu su.
0
🌸fraise
(29.04.20)
antiseptik yüzey temizleyici spreyle tek tek silip yerleştiriyorum. tabii silinebilecek olan şeyleri.
can sıkıcı :/
0
AlsterWasser
(29.04.20)
artık direkt yerlerine yerleştiriyorum çünkü yıldım. ama siz silmeye devam edin.
0
rose parks
(29.04.20)
hiçbir şey yapmıyorum. o kadar çamaşır suyuyla haşır neşir olsam kanser olurum.
0
glamdr1ng
(29.04.20)
eski düzen devam. ilk günden beri değişen bir şey olmadı gelen eşyalarla ilgili.
0
helenart
(29.04.20)
benim hayat düzenimde bir değişiklik olmadı pek.
eskiden de market alışverişimi online yapıyordum, şimdi de öyle yapıyorum.
eskiden de sebzeyi meyveyi ve özellikle yeşillikleri sirkeli suda bekletirdim, şimdi de öyle yapıyorum.
eskiden de kavanozlu, şişeli vb. yani direkt dolaba girecek olan şeyleri yıkar veya silerdim, şimdi de öyle yapıyorum.

tek fark olarak, siparişi getiren kuryelere torbaları mutfağın önündeki balkona bıraktırıyorum.
giriş katında olduğum için sinekliği açıp hemen bırakabiliyorlar.
orada bazen 1-2 saat, bazen daha uzun süre bekletebileceğim şeylerse bekletiyorum.

marketlerden aldığınız ürünler zaten güvercinlerin üzerine kaka yaptığı, toz içindeki kolilerden falan çıkıyor ya da o şartlarda rafa girmeyi bekliyor.
rafa, o pis kolileri açan, bütün gün elleri leş gibi olmuş reyon görevlileri tarafından diziliyorlar.
rafta dururken bazı ürünleri onlarca, yüzlerce insan alıp inceleyip yerine geri koyuyor.
kasada bütün gün parayla haşır neşir olan kasiyer hepsine tek tek dokunuyor.
zaten normalde evinize çok pis ürünler sokuyorsunuz farkında olmadan.
onları silmeden dolaba, sonra çıkarıp tezgaha koyuyorsunuz belki.
(20'lerimin başındayken part time marketlerde çalıştım iki yıl boyunca)

şu anda da o virüsün marketten gelen ürünlerden size bulaşması için, her ürünün o virüsle kaplı falan olması lazım.
onun için de hasta ya da taşıyıcı reyon görevlisinin ürünleri siz torbanıza atmadan hemen önce yalaması, üzerine hapşırması, öksürmesi, sizin de beş dakika içinde o ürünü yüzünüze gözünüze sürmeniz gerekiyor.

bu ürünler zaten reyonda bekliyor, market alışverişiniz bitene kadar sepetinizde dolaşıyor, kasada duruyor, torbaya girip sizinle eve gelene kadar bir şekilde havalanıyor yani.
yapacağınız şey sadece suyla, sabunla, hadi bilemediniz bulaşık deterjanlı süngerle falan yıkamak, ama bunu virüs için değil, yukarıda yazdıklarım nedeniyle genel temizlik amaçlı yapmanız yeterli.
o kadar panik olmayın.

bütün bunlara dokunan ellerimizi çamaşır suyuyla değil, normal suyla sabunla yıkamak yetiyorken, her şeyi çamaşır suyuyla yıkamaya gerek yok ki.
hatta sürekli çamaşır suyuna temas etmek ve solumak sağlık için daha zararlı.
normal deterjanlı bir bezle ya da akan suyun altında sabunla, bulaşık deterjanıyla yıkayın yeter.
0
blatta hiberna
(29.04.20)
hiçbirisini yapmıyorum yapmayı da düşünmüyorum.
0
Goldstein
(29.04.20)
Paketini atabildiklerimizi atıyoruz, kabuklu meyve sebzeleri (limon, portakal) sabunlu suya koyuyoruz, bu sırada paketini atamadığımız ürünleri bulaşık deterjanı ile yıkayıp, kurulayıp kaldırıyoruz. Marul, maydanoz, soğan gibi şeyleri balkona atıyoruz, kullanacağımız zaman alıp, akan suda yıkayıp kullanıyoruz. Iki gün sonra onları da dolaba yerleştiriyoruz..
0
gmzo
(29.04.20)
Camasir suyunu suyla karistirdim. Fis fisa koydum. Plastikleri vs siliyorum. Ama ben bunu onceden de yapardim. Soda siselerinin ustune ayakkabiyla ciktiklarini gordukten sonra yapmaya basladim.
0
durgunfoton
(29.04.20)
Bulaşık deterjanıyla yıkıyorum ben çamaşır suyu hiç kullanmadım.
Eğer 1 haftadan önce kullanmayacaksam hiçbir şey yapmadan bir dolaba koyuyorum orda öylece bekliyor. Süt gibi şeyleri hemen yıkıyorum.
0
sta
(29.04.20)
1-2 gün kapının girişinde bekletiyorum. Buzdolabına koymam gereken şeyleri %70 alkollü dezenfektanı üstüne sıkıp siliyorum, virüs varsa ve hepsi ölmese bile bir kısmı gitmiş olur. Çok hasta olanlar "maruz kaldığı virüs miktarına" göre oluyor deniyordu.
0
nhk ni youkosu
(29.04.20)
Meyve sebzeleri bolca su ile yıkayıp sirkeli suda bekletip durulayıp kaldırıyorum. Şişeli konserveli şeyleri sabunlu su ile yıkıyorum. Çamaşır suyu daha zor arındığı için kullanmıyorum. Evde buharlı temizleyicim var. Kargo vs gelince balkona koyup 3-4 saat bekletiyorum sonra buhar makinesi ile 100 derece su buharına tutuyorum. Araştırmalar 70 derecenin üstünde bakteri mikrop virüs vs yaşamadığını gösteriyor. Kapı kulplarını, damacanayı, kargoları vs buharla temizliyorum.

Bu virüs muhabbetinden önce de kavanoz ve teneke konserveleri hep yıkardım. Depoların ne kadar leş ortamlar olduğunu hepimiz biliyoruz. Bundan sonraki süreçte de sanırım her şeyin pis olması durumu takıntı haline geldi bende, o yüzden bunları yapmaya devam edeceğim gibi duruyor.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(29.04.20)
meyve, sebze aldıysam onları şöyle bir sudan geçiririm.
geri kalanları aldığım gibi yerleştiririm.
ben, biraz gevşek ve üşengeç birisiyim bu konularda.
0
pangea
(29.04.20)
her şeyi bulaşık deterjanı ve suyla yıkıyorum. meyve, sebzelerin sadece poşetlerini değiştiriyorum ve eskisi gibi yiyeceğim zaman yıkıyorum.
0
no ne na hayır
(01.05.20)
(7)

Konser kayıtları

astrid
Şu aralar dizi, filmden çok youtubedan konser izlemeye sardım.https://youtu.be/x2wbzTVYZSYÖrnekteki gibi zevkle dinleyeceğim ve izleyeceğim eski-yeni konser tavsiyeleriniz varsa ne güzel olur.Herkese mutlu ve sağlıklı haftalar
Şu aralar dizi, filmden çok youtubedan konser izlemeye sardım.
youtu.be
Örnekteki gibi zevkle dinleyeceğim ve izleyeceğim eski-yeni konser tavsiyeleriniz varsa ne güzel olur.
Herkese mutlu ve sağlıklı haftalar
0
astrid
(27.04.20)
www.youtube.com şu taze geldi sayılır.
0
desdenova34
(27.04.20)
radiohead yüklüyor konserleri şu sıralar.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(27.04.20)
sağol sana da iyi haftalar

youtu.be
0
yedek
(27.04.20)
Appollonia
(27.04.20)
Metallica: Live in Munich: www.youtube.com

The Unforgiven II bile var!
0
halitkin
(27.04.20)
Dire straits - alchemy live

Sting - live in berlin (filarmoni orkestrasıyla birlikte)
0
temasettin
(27.04.20)
www.youtube.com

Iron Maiden seviyorsanız eğer :)

Rock am Ring, Germany 2014
0
AlsterWasser
(27.04.20)
(5)

Okuma önerisi

metingiller
Distopya kelimesiyle çok sık karşılaşmaya başladım son zamanlarda. Ufak bir araştırma sonucu distopyadan önce ütopya kavramını anlamam gerektiği sonucuna ulaştım. Bu konuda okuma yapmak kavramları kafamda detaylandırmak istiyorum. Okuma önerilerinize ihtiyaç duyuyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.
Distopya kelimesiyle çok sık karşılaşmaya başladım son zamanlarda. Ufak bir araştırma sonucu distopyadan önce ütopya kavramını anlamam gerektiği sonucuna ulaştım. Bu konuda okuma yapmak kavramları kafamda detaylandırmak istiyorum. Okuma önerilerinize ihtiyaç duyuyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler
0
metingiller
(27.04.20)
distopyadan önce ütopya okumanız gerekmiyor. istediğinizle başlayabilirsiniz.

ister ütopya olarak Thomas Moore-Utopia okuyun, ister distopya A.Huxley-Brave New World.

aşağı yazarlar ben başlatmış olayım en bilindikleri
0
AlsterWasser
(27.04.20)
George Orwell 1984 ve Hayvan Çiftliği

Fahrenheit 451

Türün ilk örneklerinden Zamyatin'in Biz kitabı var. Demir Ökçe de distopya diye anılır zaman zaman ama açıkçası Jack London'un politik görüşlerini içeren bir yapıt sadece.
0
black holes in the sky
(27.04.20)
Campanella'nın Güneş Ülkesi de eski ütopyalardandır.
0
wish i could find a way to disappear
(27.04.20)
yevgeniy ivanoviç zamyatin distopyanın atası kabul edilir. zamyat'in biz kitabı distopik dünyanın ilk eseridir. öyle ki, orwell'in 1984 kitabı bu kitabın sönük bir örüntüsüdür. ithaki yayınları/biz kitabıyla başlaman doğru olur kanısındayım.
0
galaksi yolcusu
(27.04.20)
Zamyatin- Biz ile başlamanı öneririm
0
purplee
(27.04.20)
(4)

Sizce 40 lı mı yoksa 80 li mi?

smokee
Filtre kahve kağıdı olarak hangisi mantıklı(Orta düzey 3 kişi için)https://www.avansas.com/filtre-kahveler-c-354229?q=:score-desc&sort=price-asc
Filtre kahve kağıdı olarak hangisi mantıklı(Orta düzey 3 kişi için)

www.avansas.com
0
smokee
(27.04.20)
Eskiyen, bozulan bi şey değil. Yapıştır 80'li gelsin.
0
himmet dayi
(27.04.20)
benim kendi kahve makinamda kendi filtresi var ama kullanım sıklığımı düşündüğümde açıkcası 80lik hatta 100lük alırdım. 40lık az bence.
0
AlsterWasser
(27.04.20)
filtre başına fiyata bak. kalitesini bilemem ama coffee time 4 numara 40lı en uygun olanı. 2 numaraya bakmadım.

2 tane 40lı bir tane 80liden uygunsa 2 tane 40lı almak daha mantıklı.
0
inheritance
(27.04.20)
dün akşam şunu sipariş verdim, 80li:
www.trendyol.com

Daha önce hep Starbuckstan 40'lı Caffeo alıyordum 11.90 mıydı neydi, ilk defa internetten alıyorum. (tchibonun kendi sitesinde kargo parası var, trendyoldan alınca kargo bedava :D saçma ama o yüzden trendyoldan sipariş verdim)
0
nhk ni youkosu
(27.04.20)
(7)

çağının ötesinde olduğunu düşündüğünüz teknolojiler ?

bugisme
güncel ya da tarihi fark etmez hangi teknoloji, diğer gelişmelere oranla çağının ötesindeydi sizce?ben başlayayım: teletext. 90’lı yıllarda henüz internet yokken bir kaç saniyede canlı maç sonucu, haberler vesaire öğrenebilmek bence çok büyük lükstü :) liseliler bilmez tabii :)
güncel ya da tarihi fark etmez hangi teknoloji, diğer gelişmelere oranla çağının ötesindeydi sizce?

ben başlayayım: teletext. 90’lı yıllarda henüz internet yokken bir kaç saniyede canlı maç sonucu, haberler vesaire öğrenebilmek bence çok büyük lükstü :) liseliler bilmez tabii :)
0
bugisme
(27.04.20)
daktilo tarzi bir cihaz ile yazilan bir yazinin uzaktaki bir cihazda basilmasi, yani teleprinter denilen uzaktan baglantili yazicinin en.wikipedia.org 1800 lu yillarin sonunda bulunup kullanilmaya baslanmasi beni sasirtmisti. 2020 yilindayiz bazen sirketteki yaziciya baglanirken bile sorun yasadigimiz oluyor. gunumuzde tty cihazlarinin yazilim versiyonlarini uzaktaki serverlari yonetmek veya cep telefonlarinda iletisim blog.prepscholar.com icin kullaniyoruz.
0
emrahday
(27.04.20)
bence işlemci teknolojisi, muazzam bir mühendislik örneği, hücre boyutlarında devre tasarlayabilmek beni çok etkiliyor.
0
nahtoderfahrung
(27.04.20)
Bu alanlar ilgimi çekmekle beraber özellikle oturup araştırdığım yoktur, yanıtımı mazur görürerek değerlendirin lütfen. İlk aklıma gelen nano teknoloji oldu.
0
burka
(27.04.20)
kindle. e-ink teknolojisi. gözü yormayan bir ekranda, uzun süre şarj etmeden kitap okuyabilmek büyük nimet. çantada ağırlık da yapmıyor.
0
unalub
(27.04.20)
taharet musluğu.

ciddiyim.

öyle ki hala çağdışı kalan yerler var.
0
AlsterWasser
(27.04.20)
Fransa'da Minitel varmış, tabii kullanmadım ama o döneme göre efsane bir şeye benziyor
0
encokbenisevinnolur
(27.04.20)
Havacılık sektörü, uçuş teknolojisi. Örneğin, 1944 yılında ilk türk yolcu uçağı ankara'dan istanbul' a uçmuş.
0
kraltaci
(28.04.20)
(6)

bu kitap ne kadar eder?

matilda
herkese selam, elimde 1940 basımı, goethe'nin genç werther'in acıları isimli kitabı var (türkçe çevirisi) 2. baskı. temiz bir kitap. ben tabii ki bu kitabı satmayı düşünmüyorum. çocuklarıma miras kalsın istiyorum. ama şu anda ya da ilerde para eder mi, ederse ne kadar eder diye de merak ediyorum. bu
herkese selam,
elimde 1940 basımı, goethe'nin genç werther'in acıları isimli kitabı var (türkçe çevirisi) 2. baskı. temiz bir kitap. ben tabii ki bu kitabı satmayı düşünmüyorum. çocuklarıma miras kalsın istiyorum. ama şu anda ya da ilerde para eder mi, ederse ne kadar eder diye de merak ediyorum. bu konuda bir bilgisi olan var mı?
0
matilda
(27.04.20)
kisisel deger disinda pek bir degeri yok acik söylemek gerekirse.

seveni icin belki 100 lira eder. belki 300 ama öyle 100 bin olmaz yani.

bende almanca ilk baski jules verneler var mesela, onlarin bile degeri 150-200€ filan. evde sürüyle 1900 önesi basim kitap var hatta.

sakayla karisik gercek, goethe imzali türkce eser olsaydi ederdi :)

cocuk icin güzel hediyedir ama, o baska.
0
duygusuzromantik
(27.04.20)
Andre Gide'in artık baskısı olmayan 1960 basım Ayrı Yol kitabına ve Jack London'un yine baskısı yapılmayan 1944 basım Dağdan İnme kitabına toplam 20 lira bile ödemedim. Genç Werther'in Acıları daha popüler ama yine de çok bir şey edeceğini zannetmiyorum. Bence çocuklarınıza bırakın.
0
black holes in the sky
(27.04.20)
68 baskisina 25lira istiyorlar: www.nadirkitap.com

cok iyi durumda, ciltli falansa belki 50-100 arasi eder. bazi eski kitaplarin sayfa kalitesi cok iyi oluyor. oyle bir seyse belki biraz daha koyar. bende 1950lerden kalma muhendislik kitaplari var, kagit kalitesi nasil iyiyse sifir gibi namissizlar..
0
ubi dubium ibi libertas
(27.04.20)
açıkçası düşündüğünüz kadar değerli bir şey değil.

1774 yılında basılmış Almanca bir kitabın 1940 yılında üstüne bir de Türkçe çevirisi..

20 lira falan iyi gerçekten.
0
AlsterWasser
(27.04.20)
Özel bir kitap olmadığı için pek para etmez. Çevirmenin imzası, eski sahibinin damgası, 10/10 durumda ilk baskı falan olsa 200-250 tl eder. Bu haliyle 25-50 tl arası.

İleride de pek bir şey etmez malesef.
0
lancelot du lac
(27.04.20)
1960 yılı öncesi baskıları nadir kapsamda değerlendiriyoruz fakat bu parasal kıymeti ifade eden bir durum değil de teorik bir kategorize... Arkadaşların verdiği cevaplardaki genel kanaat doğrudur. Yıpranmamış, derli toplu, temiz bir nüsha ise çocuklarınıza, sevdiklerinize v.s. hediye, hatıra olur... Kütüphaneciyim. Eski kitaplarınız itinayla değerlendirilir:)
0
erdoyil
(27.04.20)
(9)

Elektrikli dis fircasinin olayi nedir?

freedonia
Asagida bir duyuruda dis fircasi sorusunu gorunce aklima geldi. Ben de elektrikli dis fircasinin olayini sorayim? Ne yapiyor bu meret, para tuzagi falan mi yoksa, kullanan var mi?
Asagida bir duyuruda dis fircasi sorusunu gorunce aklima geldi. Ben de elektrikli dis fircasinin olayini sorayim? Ne yapiyor bu meret, para tuzagi falan mi yoksa, kullanan var mi?
0
freedonia
(25.04.20)
Para tuzağı. Doğru diş fırçalama tekniği bu değil. Diş etinden ucuna doğru süpürme şeklinde olmalı.
0
catch the arrow
(25.04.20)
mükemmel bir şey. ben kullanıyorum. ama "uzun vadede" diş etini çektirdiğine dair bilgiler de var bilmiyorum ne kadar doğru.

ama özellikle timerlı olanları diş fırçalama konusunda baya etkili oluyor. örneğin seni uyarıyor artık yer değiştir vs. şeklinde. optimal süreler dolunca titriyor falan.

eski tarz fırçalar baya amelelikmiş diye düşünüyor insan. her dişe daha rahat ulaşıp daha fazla ilgi gösterebiliyorum bu şekilde.

manuel arabadan inip otomatik vitese binmek gibi bir şey.
0
AlsterWasser
(25.04.20)
Para tuzağı falan değil. Elektrikli diş fırçası ile bir de doğru teknikle fırçalarsan manuele göre çok daha iyi sonuç alırsın.

Ayrıca bazı modellerinde olan bir özellik bu: ağzın her bölgesine aynı baskıyı uygulayarak fırçalamanı sağlıyor. Diş etine ve dişe zarar verecek şekilde fazla bastırarak fırçaladığında uyararak aşınmaları engelliyor.

ve de diş etinden ucuna doğru süpürmek ise bir tür diş fırçalama tekniği fakat her hastaya uygun olan bir yöntem değil.
Diş eti çekilmesi yaşayanlar ve periodontal sorunu olanlar bu şekilde fırçalayabilir. Herkes bu şekilde fırçalamalı diye bir şey yok.
0
fingers of fury
(25.04.20)
bi kere kullan bir daha normal fırça kullanmazsın. o kadar.
0
sizofren06
(25.04.20)
para tuzağı değil, bana doktor önermişti, öyle kullanmaya başladım. elektrikli diş fırçası kadar dişlerimi hiç bir şeyle temizleyememişim, kullanmaya başladığımda onu anlamıştım, baya iyi temizliyor.

beyazlatmakla ilgili bir derdim olmadığı için o kısmını bilmiyorum ama temizleme konusunda baya iyi bence. plağı gidermede iyi olduğu ve uzun vadede ağız sağlığını koruduğu üzerine de sanırım çalışmalar var, ben de şimdi meraktan google'dan baktım. aratırsanız bulabilirsiniz.
0
nimberjack
(25.04.20)
tercih meselesi biraz ama gerçekten bağımlılık yapıcı. çok daha az efor sarf ediyorsun diş fırçalarken ve çok daha plaksız dişler elde ediyorsun. yalnız en son aşırı pahalıydı o paraları hak etmediğini açıkça söyleyebilirim max, en kralı en üst kalitesi 100 liradır ederi. o yüzden para tuzağı da diyebiliriz ama çok güzel namussuz herhalde bozulsa gider yine alırım.

ha şu da var tabii bozulmuyor meret. 5 senedir falan kullanıyorum hala taş gibi. gayet de giriş seviye model.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.04.20)
sayesinde artik dis macunu bile kullanmiyorum. memnunum yani.
0
yoggi
(25.04.20)
Manuel fırçayı en son çocukken falan kullanmışımdır herhalde. Kesinlikle para tuzağı değil.
0
msb
(25.04.20)
Diş etlerimde problem vardı. Diş eti uzmanının tavsiyesiyle basit bir model aldım. Çok memnunum. Keşke daha önce alsaymışım.
0
inawen
(25.04.20)
(11)

son zamanlarda kitap alışverişi

barisa
için hangi siteleri kullandınız? Uzun zamandır internet üzerinden alışveriş yapmıyorum da mağdur etmeyecek uygun fiyatlı site öneriniz nelerdir?
için hangi siteleri kullandınız? Uzun zamandır internet üzerinden alışveriş yapmıyorum da mağdur etmeyecek uygun fiyatlı site öneriniz nelerdir?
0
barisa
(25.04.20)
basılı kitap alacağım zaman en son babil.com u kullanmıştım.

gayet iyi ama 3D secure yoktu en son ama güncellenmiş olabilir.. Olmasa da gerçi sanal kartla öderseniz yine güvenli olur diye düşünüyorum.

ilgilenmişlerdi ve hızlıydı. bir de eşantiyon not defterlerini seviyorum.

eskiden idefix kullanıyordum beni kanser etti artık oraya bulaşmıyorum.
0
AlsterWasser
(25.04.20)
kitapyurdu. hem hizmet hem de fiyat açısından en iyisi bence.
0
candide
(25.04.20)
istanbul kitapçısı kullandım. fiyat makul. stokta olup olmadığını görebiliyorsun. direkt adet yazıyor.
0
tabudeviren
(25.04.20)
Kidega
0
fragile lady
(25.04.20)
Amazon,kidega,ilknokta
0
lumos
(25.04.20)
en hızlı amazon. fiyat kontrolü yapıp çekinmeden sipariş verebilirsin. idefix çok çok geç gönderiyor. babil ve istanbulkitapcisi da fiyat için bakılabilir. kitapyurdu da sıkıntılı biraz bu aralar
0
burya
(25.04.20)
Nadirkitap.com

Bu dönemde sahaflara özellikle destek olmaya çalışıyorum. Fiyatları uygun ve şimdiye kadar teslimatla ilgili hiç bir sorun yaşamadım.
0
fotrsapka
(25.04.20)
Hayvanlara yardim..ettigi icin son zamanlarda kitapkoala dan alisveris yaptim. Enpara kampanyasindan dolayi cok uzun bir sure her ay kidega kullandim, herhangi bi aksilik yaşamadım.
Babil i de protesto edip kullanmıyorum. Çok eskiden onu da kullanirdim.
Arada da odakitap kullaniyorum. Orada da herhangi bir sorun yaşamadım.
Kitapyurdu nu da protesto ediyorum. Kullanmiyorum. Ama iş yerinde kullananlar vat kargosal sorunlar yasiyorlar arada.
0
a perfect lie
(25.04.20)
Kitapyurdu +1
0
black holes in the sky
(25.04.20)
Kidega
0
unalub
(25.04.20)
Amazon 2 gunde getirdiler
0
paramolacak
(25.04.20)
(3)

Goodreads hakkinda birkac soru

sırtçantalı
Merhaba,Ekledigim kitaplarin altini cizdigim yerlerini alinti olarak nasil ekliyorum?Kitap listeme girip kitaplarimi actigimda alintiladigim yerleri gormek istiyorum. Boyle bir secenek goremedim, arayuz biraz karisik geldi.Ve hali hazirda eklenmis alintilari gormek istiyorum. Bu sekmeyi de goremedim
Merhaba,
Ekledigim kitaplarin altini cizdigim yerlerini alinti olarak nasil ekliyorum?
Kitap listeme girip kitaplarimi actigimda alintiladigim yerleri gormek istiyorum. Boyle bir secenek goremedim, arayuz biraz karisik geldi.

Ve hali hazirda eklenmis alintilari gormek istiyorum. Bu sekmeyi de goremedim. Yalnizca gorus ekleme vad
0
sırtçantalı
(24.04.20)
kindledan direk highlight yaptığınız yerlerin gelmesini mi diyorsunuz?

yoksa manuel olarak alıntı mı girmek istiyorsunuz?

community sekmesinde quotes kısmına ya da kendi profil ikonunun altında quotes kısmına baktınız mı?

orda add a quote kısmı var.
0
AlsterWasser
(24.04.20)
Kendim alintilamak istiyorum da soylediginiz secenek mobilde yok sanirim. Browserdan mi gireyim?
0
🌸sırtçantalı
(24.04.20)
evet browserdan görebilirsiniz.
0
AlsterWasser
(24.04.20)
(6)

sabah akşam hayıflanmak

ahm1
tam bir sene önce çok salakça bir hareket yaptığım için belimi çok kötü yaptım. yürüme bile zar zor yürüyebiliyorum.belimin tıbbi konusuna girmek istemiyorum, sorum psikolojik. sabah akşam, gece yatağa yatarken, sabah kalkarken, kitap okurken, çalışırken, "o hareketi yapmasaydım şimdi şöyle olacaktı
tam bir sene önce çok salakça bir hareket yaptığım için belimi çok kötü yaptım. yürüme bile zar zor yürüyebiliyorum.

belimin tıbbi konusuna girmek istemiyorum, sorum psikolojik. sabah akşam, gece yatağa yatarken, sabah kalkarken, kitap okurken, çalışırken, "o hareketi yapmasaydım şimdi şöyle olacaktım, ne salakça bir şeydi o, tamamen mallık, seni geri zekalı" vs. vs. diyorum. çok boş vaktim olmamasına, uğraşacak ve yapmam gereken şeylerim olmasına rağmen sürekli böyle hayıflanıyorum (sürekli kendini hatırlatıyor çünkü).

bunu nasıl yenebilirim? psikoloğa gitmeyi düşünüyordum ama yalan oldu tabii en az 1 sene daha.

gerçi birkaç sene önce de kısa bir süre psikoloğa gitmiştim ama psikoloğun dedikleri çok yalan geliyor bana. yani beni inandırması imkansız gibi bir şey. ben ne kadar kötü durumda olduğumu söylesem de o "evet, kötü durumdasın" demeyecek ve beni çeşitli laf cambazlıklarıyla kandıracak gibi geliyor. psikolog dürüst olamaz, o zaman da ben de hiçbir lafına inanamıyorum. o yüzden psikoloğa ya da kime gidersem gideyim konuşarak hallolacak bir konu değil gibi geliyor. e geriye de fiziksel olarak iyileşmek kalıyor, o da zor gözüküyor. o zaman da geçmiş olsun sanırım.
0
ahm1
(23.04.20)
Modlar kalp koymus basliga. Daha cok saglik konusu bu, alegori yok duyuruda :)
0
🌸ahm1
(23.04.20)
çözüm istiyor musun istemiyor musun?

istemiyorsan eğer seni sadece insanlar anlasın mı diyorsun? anladık diyelim. ne olacak ? durumunda ne değişecek? geçmişime mi gideceksin?

çözüm istiyorsan sana çözüm önerileri ile gelen insanları dinleyeceksin, deneyeceksin vs.

yok çözüm istemiyorsan da hayıflanmayacaksın kimseye de sorunlarından bahsetmeyeceksin.

mentaliten çok kapalı. tüm önerilerin önünü kapatmışsın mucize bekliyorsun.

kusura bakma biraz sert girdim ama belki de aradığın bu :)
0
AlsterWasser
(23.04.20)
Her turlu sertlige acigim :) zira gercekten, sanki "cikmaz" isteyen bir zihnim var.
0
🌸ahm1
(23.04.20)
iyileşebilir bir durum mu?

zamanla unutacaksın yaptığın salaklığı ama yıllar geçse bile aklına gelecek zaman zaman saçma bir ses çıkaracaksın tek başınaysan, banyo yaparken aklına gelecek farklı bir senaryo yazacaksın
böyle devam edecek

sorun psikolojik değil hafızası olan herkesin başına gelen bir şey
bazıları daha çabuk üstesinden gelir o kadar
aşk acısı çekip başkasıyla evlenip mutlu olmak gibi

engelli insanları düşün sürekli o durumla yaşamak zorundalar, insan her şeye alışır, dünya böyle
0
bir soru sorcam
(23.04.20)
İyilesebilir bir durum oldugunu sanmiyorum. Gitmedigim doktor kalmadi cunku ama bir sey yapamiyorlar.
0
🌸ahm1
(23.04.20)
Allah şifa versin
o zaman planını kötü duruma göre yap
iyileşirsen daha mutlu olursun

bende de bipolar var, ömür boyu ilaç, beyinle alakalı bir hastalık olduğu için düşünmediğim saniye yok ama bıktım yani zamanla (3 yıl) adapte oluyor insan
0
bir soru sorcam
(23.04.20)
(13)

İzlediğiniz ve hatrınızda kalan reklamlar

halen
Geçmişten bugüne sizde iyi ya da kötü yer etmiş ve aklınızda kalabilmiş reklamlar hangileri ? Sağlıklı günler
Geçmişten bugüne sizde iyi ya da kötü yer etmiş ve aklınızda kalabilmiş reklamlar hangileri ?

Sağlıklı günler
0
halen
(22.04.20)
tut şunun ucunu döşeyelim abi

www.youtube.com
0
AlsterWasser
(22.04.20)
akbank reklamı
www.youtube.com

nil karaibrahimgilli hazırkart reklamı
www.youtube.com

son dönemlerden, peak
www.youtube.com

cem yılmaz opet reklamı
www.youtube.com

cem yılmaz alaturka reklamı
www.youtube.com

25 yaşındayım, ilk bunlar geldi aklıma.
0
bos dusunce balonu
(22.04.20)
hakem golumuzu yedi Evin ana, gelin, gelin evin ananizin corbasindan icin
bir bilmecem var cocuklar cayda kahvaltida yenir ......
onlarin anlayisi forklii, kulturu forklii
macips her maca gidiyor her macta yeniyor

Cok vardi da bunlar aklima geldi bir cirpida olumlu olarak
7-8 yildir tv izlemiyorum, yeni donem yok hic aklimda
0
speedy
(22.04.20)
On yüz bin milyon baloncuk (ilk hali)
0
kisa
(22.04.20)
cola turka reklamı www.youtube.com

cem yılmaz telsim reklamı www.youtube.com

kemal sunal ekolay reklamı www.youtube.com
0
cekcekli
(22.04.20)
sheer driving pleasure www.youtube.com bu reklami cok basarili bulmustum zamaninda
0
exlibris
(22.04.20)
babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?
0
black holes in the sky
(22.04.20)
alo garanti
www.youtube.com

cep bank
www.youtube.com

cola turka
www.youtube.com

nil karaibrahimgil - özgür kız reklamları
0
hayirsiz
(23.04.20)
Fiat palio
youtu.be

(Bisikletli efsane reklam:))
0
kraltaci
(23.04.20)
Anadolu Sigorta-Street Fighter reklamı

www.youtube.com
0
nundu
(23.04.20)
aganiginaganigi

:)
0
bugisme
(23.04.20)
kemal sunal'lı e-kolay reklamları.
0
nothing in my way
(23.04.20)
Macar dansı eşliğinde, arabadan robota dönüşen (ya da tersi) Citroen reklamı.
0
pro9it9is9
(23.04.20)
(2)

en sevdiğini yabancı hip hop

dafuq
en sevdiğiniz yabancı hip hop şarkısı nedir. söyleyin dinleyelimhttps://www.youtube.com/watch?v=Kbj2Zss-5GY
en sevdiğiniz yabancı hip hop şarkısı nedir. söyleyin dinleyelim
www.youtube.com
0
dafuq
(22.04.20)
benim için guilty pleasure gibi oldu ama;

SIDO- Bilder im Kopf www.youtube.com

SIDO- Schlechtes Vorbild www.youtube.com

SIDO ft. Samra & Kool Savas - High www.youtube.com

SIDO- Geboren um frei zu sein www.youtube.com

Kool Savas - Rhytmus meines Lebens www.youtube.com

SXTN- Die FTZN sind wieder da ! www.youtube.com

SXTN- FTZN im CLB www.youtube.com

SXTN- Bongzimmer www.youtube.com

Fabri Fibra - In Italia www.youtube.com
0
AlsterWasser
(22.04.20)
Ya kanka ben bir tane yazamam. Çok seviyorum bu namussuz türü :D

Asap rocky - LSD
www.youtube.com

*bunun klibi çok güzel ve alkolle değil, öbür türlü kafayı kurtarınca dinlemesi çok keyfli oluyor. Tam trip parça bayılıorum. Kafa güzel sevişirken efsane oluyor.

Nas - N.Y state of my mind
www.youtube.com

* O beat, o beatin üstüne böyle harika bir flow, sözler, new york zenci mahallesini harika betimlemiş herif. Şarkının başında nasıl gireceğimi bimiyorum demesi ama rap tarihinin en güzel şarkısını yapması. Seviyorum bu herifi.

Eminem - Still Don't give a fuck
www.youtube.com

*Eminem'in böyle kızgın ve atarlı olduğu halleri seviyorum. Ki bu şarkı nedense çok popüler değil ama döktürmüş.
''i walked into a gunfight with a knife to kill you,
and cut you so fast when your blood spilled it was still blue"

Coolio - Gangsta Paradise
www.youtube.com

* Çok güzel ya, çok özel bir parça.

House of Pain - Jump Around
www.youtube.com

* Bunun eğlenceli yapısını seviyorum. Yıllardır dinlerim hala enerji ve gaz seviyor. Ve ''ben asla domuz yemem, çünkü polisler domuzdur'' sözüne bayılıyorum :DD

Wu tang clan - Protect ya neck
www.youtube.com

* Wu tang işte :D Grup üyelerinin hepsi tek parçada kariyerlerinin en iyi işini çıkartmış. Ol' dirty bastard ise zirveyi görmüş.

Wu tang Clan - C.R.E.A.M
www.youtube.com

*Bu da Gangsta paradise gibi rap tarihinin özel parçalarından. Bayılıyorum.

Rae Sremmurd - Swang
www.youtube.com

* Kafa güzelken dinlemesi keyifli oluyor :D

YG - Go Loko
www.youtube.com

* Dans :D

Kendrick Lamar - Pride
www.youtube.com

*Yeni dönemin özel şarkılarından. Sözler çok iyi. Kendrick işte, seviyorum bu adamı diğerlerine göre çok çok farklı kafası var.

Dr. Dre - The day the niggaz took over
www.youtube.com

*bizi ilgilendirmeyen 92 L.A isyanını anlatıyor ama beat ve flowlar çok iyi. Rbx döktürmüş.

Notorious big - Party And bullshit
www.youtube.com

* Bu herif zaten flow kralı gibi bir şey. Bu şarkıda da akmış gitmiş, bu herifin önüne herhangi bir ses ver hiç zorlanmadan akar gider.

IDK ve Denzel Curry
www.youtube.com

* Bu ikisi porno çekse koydukları siteye yıllık abone olurum. Öyle uyumlu ve yetenekliler.

Joey Badass - Christ Conscious
www.youtube.com

* Şöyle yaparım, böyle yaparım, atom bombası gibiyim tripleri çok iyi. Gaza getiriyor :D
0
eazy
(23.04.20)
(7)

kindle sorusu

durgunfoton
alsam mı almasam mı? diye günlerdir düşünüyorum.almak istememin sebebi, ingilizcem gelişsin diye ingilizce kitap okumaya başladım. farklı farklı konularda kitap alıyorum, kindle alsam ekitap daha uygun fiyata gelecek şimdi düşündüğüm tek artısı bu.ve biraz daha hafif.almak istemememin sebebi, metrod
alsam mı almasam mı? diye günlerdir düşünüyorum.

almak istememin sebebi, ingilizcem gelişsin diye ingilizce kitap okumaya başladım. farklı farklı konularda kitap alıyorum, kindle alsam ekitap daha uygun fiyata gelecek şimdi düşündüğüm tek artısı bu.
ve biraz daha hafif.

almak istemememin sebebi, metroda falan kullananları görüyorum ekranı çok küçükmüş gibi sanki.
kitabın üstünü çiziyorum.
bir de güzel kitaplar alıyorum sonuçta, kütüphaneme eklerim.
alırsam sanki bikaç kez kullandıktan sonra, bir köşeye atacakmışım gibi geliyo.
tabletim var.

sizin önerilerinizi merak ediyorum başka bir özelliği vs. varsa da öğrenmek isterim.
teşekkürler.
0
durgunfoton
(21.04.20)
once kindle uygulamasini kurarak kitap okumayi dene.

hosuna gidiyorsa kindle al. gercekten guzel bir deneyim.

ama ben bir sey itiraf edeyim misal iphone x oled ekrani gordukten ve onda kitap okuduktan sonra kindle'a donemiyorum. diger lcd ekranlara kindle kesinlikle bes basar ama oled ekran ve gece modu ile iphone x (ve oled olan digerleri - 11 degil misal) rakipsiz.
0
ozdek
(21.04.20)
kitap okuma alışkanlığı olan özellikle de yabancı dilde kitap okuyan ve seyahat eden kitaplığından uzak kalan biriyseniz alın.

e-ink teknolojisi ve oled falan bambaşka şeyler bu arada. e-ink teknolojisi kullanmayan bir şey üzerinden kindle e-book deneyimini yaşayamazsınız o yüzden telefondan ipadden okumak falan kıyas yapabileceğiniz şeyler değil. yani oled sevdiyseniz ordan devam edin. gözününüz için ne kadar iyi bilemem ama o şekilde. araştırmak lazım.

az kitap okuyorsanız ne bileyim ayda bir kitap okuyorsanız falan boşa yatırım. düzenli bir okursanız alın paranız boşa gitmesin.
0
AlsterWasser
(21.04.20)
Bence bir de bunda okunulan kitaplarında etkisi var, benim okuduğum kitapların hiç biri nın e kitap versiyonu yok. Anca klasikler falan
0
paramolacak
(21.04.20)
aldıktan sonra bir kenara atamıyorsunuz ya ben benimkine çok derin sevgi besliyorum mesela. kedi canını senin... diyorum. ekran küçük değil gayet ideal. elde tutuşu açısından da çok ideal. puntoyu büyütüp küçütebiliyorsunuz malumunuz, en küçük seviyede normal bir kitap puntosunda, normal kitap sayfasından 5 10 satır az alır belki.

çok fazla artısı var. ekran ışığı ile karanlık ortamlarda okuyabilmeniz, çok ışıklı ortamlarda(güneşli hava vs) tablet veya telefon ekranı gibi görmekte asla zorlanmamanız, wifi ile kablosuz şekilde kitapları indirebilmeniz, uzuun süren şarj kapasitesi, ekranın hiç mi hiç göz yormaması, birkaç kitap aynı anda okuyorsanız hepsini birden yanınıza alabilmeniz, çok kalın kitapları incecik kindle'ınızda taşıyabilmeniz, okurken sağa sola dayayıp handsfree vaziyette okuyabilmeniz :) böyle gider bu liste. altını çiziyorum kitaplara not alıyorum demişsiniz, onları kindle'da da yapabiliyorsunuz, hatta kindle ayrı bir kitapçık oluşturuyor bu altını çizdikleriniz için. highlight edebiliyorsunuz kitap üzerinde. hemen kitap üzerine not da ekleyebiliyorsunuz. bi yerlerdde paylaşabiliyorsunuz yanlış hatırlamıyorsam. dahası sözlüğü var ve internet erişimi açıkken okuduğunuz yabancı dildeki kitaptaki bilmediğiniz kelimeyi şak diye hemen aratabiliyorsunuz. türkçe kitap okurken bile bir türkçe kelimeyi wikipediadan aratabiliyorsunuz. wifi biraz şarj yiyor ama haberiniz olsun.

bu kadar artısı varken hiç mi eksisi yok derseniz tabii ki var. mesela kitabın başında bir harita var. okurken çok ilerlediniz, öyle hemen dönemiyorsunuz. aslında yer imi ekleyerek o problemi de çözebilirsiniz. sonra kitap okuma deneyimi biraz yüzeysel kalıyormuş gibi hissediyorum ben şahsen. kitap kokusu hissi sayfalar... romantikliğine yorulabilir bu durum. öte yandan bir kütüphanenin hantallığının yanında her şey çok pratik.
0
olutaklidi
(21.04.20)
İngilizce bilmediğiniz bir kelime gördüğünüzde kelimeye basıyorsunuz ufak bir pop-up ile sözlük tanımı açılıyor. Amaç dil öğrenmekse sırf bunun için bile alınır. Üstelik bu kelimeleri kayıt ediyor, daha sonra erişilebiliyor.
0
nabrukk
(21.04.20)
3 yıl önce aldım, toplamda 10 kitap okumuşumdur. Yani aldım ve bir kenara attım aslında fakat yine de iyi ki almışım.
0
but that was just a dream
(21.04.20)
tabletle kindle aynı değil. tablet gibi ekranlara bakmak hele bilgisayarda çalışan biriyseniz gün boyu, akşam da tablette kitap okuyayım çok zor. bende var kindle toplamda 100 kitap okumuşumdur. hala da kullanırım ara sıra. öğrencilikte kitaba para vermek istemediğim dönemde baya işime yaramıştı.
0
barisa
(21.04.20)
(11)

sizi en komaya sokabilen şarkı hangisi?

Techsavvy
merhaba,bir düşünün.... en gelmişi ve geçmişi beyninizde flaş misali aydınlatan şarkı hangisi?teşekkür.benim icin: düş sokağı sakinleri-kan revan içindeyim.
merhaba,

bir düşünün.... en gelmişi ve geçmişi beyninizde flaş misali aydınlatan şarkı hangisi?


teşekkür.


benim icin: düş sokağı sakinleri-kan revan içindeyim.
0
Techsavvy
(20.04.20)
feuer und wasser, rammstein. ne zaman "dur lan bayagidir dinlemedim, aciyim de dinliyim ozledim" desem mal mal duvara bakmaya basliyorum, 13 yas ve sonrasi film seridi gibi geciyor. 25 yasindayim zati.
0
der meister
(20.04.20)
valla Maiden'ın 88 seventh son albümü baştan sona.. o kaset..

ordan hangi tını gelse bir zaman yolculuğu yaptırıyor..

the evil that men do diyeceğim.

www.youtube.com


...Living on a razor's edge, balancing on a ledge...
0
AlsterWasser
(20.04.20)
Yalnızlık ömür boyu
İlave: ahmet kaya - nereden bileceksiniz
0
pati
(20.04.20)
şu kısa filmle beraber kombo yapıp öyle komaya sokuyor.
www.youtube.com
cinematic orchestra-to build a home
0
Bruce
(20.04.20)
Valla bu soruya başka zaman başka bir yanıt da verebilirim. Değişiyor yani. Ama bu aralar:
Muse- Unintended
youtu.be
0
Amaranta ursula
(20.04.20)
kaçak - ölünür de
ama şu video ile www.youtube.com
0
amour fou
(20.04.20)
Ahmet Kaya ayrılığın hediyesi.
0
deer hunter
(20.04.20)
Bir süredir Nilüfer - (git:youtu.be Çarem Benim).
0
faith no more
(20.04.20)
Bir ara Pink Floyd - Hey You. Gitar solosu felakettir.
0
black holes in the sky
(20.04.20)
Fikret Kızılok - Gönül
0
libby
(20.04.20)
soruyu görünce ilk aklıma gelen illuminate my heart my darling oldu.

www.youtube.com

ama cevaplarda fikret kızılok'u görünce onun da öyle çok şarkısı var aslında. serserinim ilk aklıma gelen oldu ordan da mesela. ana göre değişebilir.
0
tepedeki psychedelic adam
(20.04.20)
(3)

tavuk & yumurta & et

pgup
bu tavuk yumurta ve et konusunun hayvanlara eziyet edilmeden elde edilmesi durumu var mıdır? bunu yapan herhangi bir kurum veya kuruluş var mı ülkemizde? hiç et ve et ürünü yememek protein mevzusundan dolayı sağlıksız diye biliyorum. peki nasıl olacak bu işler?
bu tavuk yumurta ve et konusunun hayvanlara eziyet edilmeden elde edilmesi durumu var mıdır? bunu yapan herhangi bir kurum veya kuruluş var mı ülkemizde? hiç et ve et ürünü yememek protein mevzusundan dolayı sağlıksız diye biliyorum. peki nasıl olacak bu işler?
0
pgup
(20.04.20)
Vejetaryen değilim. Hiç et ürünü tüketmeden çok da sağlıklı beslenen ve yaşayan insanlar var hatta bence benden daha sağlıklı besleniyorlar ama ben kendi hayatım için pratik bulmuyorum. Sürekli bakliyatla beslenmek istemediğim ve diğer vejetaryen/vegan alternatifler de özellikle Türkiye'de pahalı olduğu için ekonomik de bulmuyorum.

Sadece köyde serbest gezen tavuk yiyen, serbest gezen tavuk yumurtası tüketen insanlar var. Sadece oltayla tutulmuş balık yiyen var. Köyde çiftlikte gördüğü danadan et alan var... Kendi inanışına göre farklı yönelimleri var işte insanların.
0
kobuzchu kiz
(20.04.20)
sorularınıza cevap vereyim uzatmadan araştırması biraz da size kalsın.

1) zulümsüz ve sömürüsüz hayvansal ürün tamamen bir ütopya. Dünyamız böyle bir yer değil. Hayvansal ürünün zulümsüz ve sömürüsüz elde edilmesi mümkün değil. İnanmayın yani.

2) yok.

3) hiç et ürünü yememek protein konusunda hiçbir sıkıntı çıkarmaz dengeli ve çeşitli beslendiğiniz sürece. Protein sadece et ürünlerinde mevcut olan bir şey değil. Bu tamamen bir hurafe. Hatta protein belki de en son dert edineceğiniz şey.

4) nasıl olacak bu işler? vegan olmak çok kolay.

bonus : 5dk. www.youtube.com
0
AlsterWasser
(20.04.20)
Ne vegan, ne de vejetaryen olacağımı hiç sanmam, kaldı ki bizim diyet sistemimiz için uygun olduğunu da hiç düşünmüyorum. (peşinen söyleyeyim, bunun zıttını kanıtlamak için video vs atmayın, meraktan misli ile hepsini izledim, hepsi vicdanen doğru konuya el atıyor gibi görünseler de eninde sonunda bir akıl tutulmaması yaşıyorlar ve neredeyse güven unsuru olmayan aynı araştırma ve olaylar üzerinden yürüyorlar.)

Gıda sektöründe kalite için mümkün olduğunca eziyetten kaçınılır, hayvanlar ve hayvanların yavruları buzağılar vs. yaşatılmaya çalışılır. büün bunlar sadece vicdanlı olduğu için değil, akisinin günün sonunda daha pahalı olduğunun da anlaşılması nedeniyledir. Hayvanları hastalandırmamaya çalışırlar, Tavukçulukta bu durum hala pek iç açıcı olmasada diğerlerinde hasta yapıcı durumlar ile elden geldiğince mücadele edilmektedir. Ayrıca, hayvan öldürülmeden önce de mümkün olduğu kadar ölüme gittiğinin hissetirilmemesi için çalışılır, zira ortaya çıkan stres etin tadını rengini ve kalitesini etkiler ve de işi zorlaştırır ve süt verimini düşürür.

Ama dediğim gibi özellikle yiyecek olarak bakılan hayvanlar iyi şartlarda mutlu yetiştirilselerde de eninde sonunda o bıçağın ucunu göreceklerdir. Yani eninde sonunda pek de vicdanlı bir sistem değil ama en azından insaflı olabilir.
0
cursor
(20.04.20)
(4)

Felsefe dersine kitap önerisi

annesütü
Bir talebe yavrumuzun aşağıdaki sorusuna benim verdiğim, camus, sartre, zamyatin, the picture of dorian gray, herman hesse önerileri dışında kıymetli fikirlerinizi rica ederim."Çağdaş dünya klasiklerinden yabancılaşma, kapitalist sistemin getirdiği çöküntüler, normalleşme kavramı, siyasal eşitlik, m
Bir talebe yavrumuzun aşağıdaki sorusuna benim verdiğim, camus, sartre, zamyatin, the picture of dorian gray, herman hesse önerileri dışında kıymetli fikirlerinizi rica ederim.

"Çağdaş dünya klasiklerinden yabancılaşma, kapitalist sistemin getirdiği çöküntüler, normalleşme kavramı, siyasal eşitlik, mükemmel güzellik kavramlarıyla ilgili bir öneride bulunabilir misin?"
0
annesütü
(19.04.20)
F.Kafka - die Verwandlung (Dönüşüm) / yabancılaşma, sistemin getirdiği çöküntü

F.Kafka- der Proceß (Dava) / yabancılaşma, sistemin getirdiği çöküntü

Thomas Mann - der Tod in Venedig (Venedikte Ölüm) / mükemmel güzellik

G.Orwell - Animal Farm / siyasal eşitlik
0
AlsterWasser
(19.04.20)
Teşekkürler. Yazmayı unutmuşum. Kafka ve Orwell'leri hatmettirmiş hocası.
Thomas Mann'ı ileteceğim.
0
🌸annesütü
(19.04.20)
yusuf atılgan - aylak adam

dünya klasiği değil ama türk romanları içinde apayrı bir yeri var bence, yabancılaşma için de çok iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum.
0
reavelyn
(19.04.20)
bu sayılanlardan güzellik kavramı hariç hepsini en derin sorgulatan kitap bence suç ve ceza. bir ömürde en az 2 defa okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken çok derin bir eser.
0
ala09
(19.04.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.