Giriş
(1)

IELTS Çalışma Programı

karaca2
Merhaba. Yaklaşık 2 yıldır hep gireceğim dediğim IELTS’e artık girmek istiyorum. Birkaç kere evde çalıştım, cambridge test çözdüm. readingten 6,5-7, listeningten 7-8 almışlığım oldu. Writing ve speaking için böyle bir değerlendirme yapamadım haliyle. Şimdi ben evde masraf yapmadan bu kısımları nasıl
Merhaba. Yaklaşık 2 yıldır hep gireceğim dediğim IELTS’e artık girmek istiyorum. Birkaç kere evde çalıştım, cambridge test çözdüm. readingten 6,5-7, listeningten 7-8 almışlığım oldu. Writing ve speaking için böyle bir değerlendirme yapamadım haliyle. Şimdi ben evde masraf yapmadan bu kısımları nasıl hallederim? Bana çalışma programı öneren olursa çok makbule geçecek. Overall hedefim en az 6,5 en fazla 7,5. Aralık sonuna kadar alınır mı bu skorlar?
0
karaca2
(30.09.20)
zaten yapmanız gerekenleri yapmışsınız.

ielts-simonun writing gönderilerine bakın. tabii yazdıklarını düzeltecek biri olsa süper olur ama olmazsa da burdaki tatikler sizi taşır.

speaking için de hiçkimse yoksa bile kendinizle konuşun. gelen topicle ilgili biraz bakının üç beş yeni kelime öğrenip cümle içinde kullanın.

zaten muhtemelen overall 6,5 alacaksınız. hatta 7,0.

ama writing bir az düşük gelebilir o da normaldir.
0
AlsterWasser
(30.09.20)
(12)

Beyaz ışığı seven bir ben miyim :(

nundu
Geçen hafta odamdaki canım beyaz ışık veren ampul ömrünü tamamlayıp söndü bi anda, hazırda da sadece sarı ampul olduğundan bi haftadır sarı ışıkla hayatımı sürdürüyorum ve aşırı mutsuzum. Güzel beyaz ışığımı, her şeyin net görünmesini özledim. Sarı ışık sevenler bu loş ve baş ağrıtıcı ortamın nesini
Geçen hafta odamdaki canım beyaz ışık veren ampul ömrünü tamamlayıp söndü bi anda, hazırda da sadece sarı ampul olduğundan bi haftadır sarı ışıkla hayatımı sürdürüyorum ve aşırı mutsuzum. Güzel beyaz ışığımı, her şeyin net görünmesini özledim. Sarı ışık sevenler bu loş ve baş ağrıtıcı ortamın nesini seviyosunuz bi anlatın hele :(

İnternette de insanlar düzenli olarak beyaz ışığa sövüyor depresyona sokuyor vs diye. Anlamıyorum da ne alaka olduğunu. Özledim, beyaz ışığımı özledim :((
0
nundu
(29.09.20)
Ben sevmiyorum.

Sarı tonları kullanıyorum genelde o da tepeden aşağı aydınlatma değil de aşağıdan lambaderlerle birlikte hoş oluyor evde.

Hatta akıllı ampüllere geçtim yavaştan beyaz dışında her renk kullanıyorum da diyebilirim :D
0
AlsterWasser
(29.09.20)
beyaz ışık baş ağrıtır, göz ağrıtır nefret ederim. beyaz ışığı asla evime sokmam dfgsdfg
0
nahtoderfahrung
(29.09.20)
evimde sari isik yok.
0
camussar
(29.09.20)
Şu sarı ışık değil de adam akıllı gün ışığı renkli ampül yok ki sevebileyim ben de sarı ışığı. El mahkum kullanıyorum beyazı.
Beyaza yakın ama gerçekten yakın sarı ampül önerisi olanlar da yazsa ya. Kaynak yaptım :P
0
coca cola
(29.09.20)
@coca cola beyaza yakın sarımsı ampuller "sıcak beyaz" diye geçer
0
nahtoderfahrung
(29.09.20)
Ben de beyaz ışık seviyorum. Sari ışık ruhumu sömürüyor.
0
elorelia
(29.09.20)
bir süre sarı ışık kullandım. acayip uykumu getiriyordu benim. beyaz ışık bana daha iyi geliyor.
0
black holes in the sky
(29.09.20)
Beyaz ışık fakir ışığıdır :(
0
msb
(30.09.20)
Beyaz ışığı seven çok, yalnız değilsiniz. Ben kesinlikle tahammül edemiyorum ama. İğrenç bir hastane ve okul atmosferi canlanıyor kafamda. Buz gibi ve samimiyetsiz bir ortam hissi veriyor ve başımı ağrıtıyor benim. Halbuki sarı ışık öyle miii sıcacık bir hava veriyor ortama, başımı da ağrıtmıyor. Tabi fazla loş sarı ışık rahatsızlık verebilir, uyku da getirebilir.
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(30.09.20)
uzun florasan lambalı evde büyüdüm ben :)
küçüklüğümden beri severim beyaz ışığı. şu an tek kaldığım evde, bütün ışıklar beyaz.
sadece balkondakilerde gereksiz maliyet olmasın diye ve beyaz ışık aydınlatmasına ihtiyaç olmadığı için klasik sarı ampül takılı.
sarı ampül çok yorucu ve uyku getirici geliyor bana.
0
tabudeviren
(30.09.20)
ben de beyaz ışıktan nefret ederdim, ama şu anki evimde gizli spot var ve duvardan yansıyarak geliyor haliyle o ışık, hafif loş ama loş da değil, böyle yumuşak bir beyaz ışık oldu, güzel oldu. ama yine de gün ışığı ampul rulezzzz
0
pasp
(30.09.20)
ne beyaz ne sarı, gün ışığıdır gün ışığı...
0
lcha
(30.09.20)
(29)

Elinizde fırsat olsa hangi mesleği yapmak isterdiniz?

havadakarada
Mevcut mesleğinizle birlikte yazarsanız daha iyi olur.Uluslararası ilişkiler mezunu işsizim - Köpek eğitmeni olmak isterdim.
Mevcut mesleğinizle birlikte yazarsanız daha iyi olur.

Uluslararası ilişkiler mezunu işsizim - Köpek eğitmeni olmak isterdim.
0
havadakarada
(26.09.20)
Mühendisim.

Doktor olmak isterdim.
0
himmet dayi
(26.09.20)
çok iyi maddi imkanım olsa. para kazanmak gibi bir derdim olmasa.

dünyanın en düz stabil işini yapmak isterdim. müzede bekçilik vs.
0
duyurukullanıcısı
(26.09.20)
Değişmezdi
0
paramolacak
(26.09.20)
@paramolacak mesleği de belirtebilir misiniz?
0
🌸havadakarada
(26.09.20)
Ingilizce ogretmeni - arkeolog ya da astrofizikçi olmak isterdim.
0
yollarbenibekler
(26.09.20)
Sivil Toplum Kuruluşunda Çalışıyorum @havadakarada
0
paramolacak
(26.09.20)
Pdr > Tercümanlık
0
coca cola
(26.09.20)
Jeofizik müh işsiz > profesyonel sörfçü
0
freebird5406_2
(26.09.20)
Matematik öğretmeniyim, film eleştirmeni olmak isterdim.
0
epistemic_regress
(26.09.20)
Son zamanlarda kendim için düşündüğüm alternatif meslekler şunlardı:

Youtuberlik
Stand up komedyenligi
Aşçılık
Yetişkin film oyunculuğu

Hiçbirine yeteneğim yok, depresyondayım sadece.
0
epistemic_regress
(26.09.20)
Makinist, kondüktör ya da bunun gibi trenlerle ilgili bir iş yapmak isterdim.
Ya da marinalarda tekneler ile ilgili bir işte çalışmak isterdim.

Lan... Aslında bu istekler yapılamaz mı acaba...
0
burka
(26.09.20)
ben keşfedilmemiş bir basketbol yeteneği olduğuma inanıyorum.
Çok mütevaziyimdir. :D

profesyonel basketbolcu olmak isterdim sanırım.
0
AlsterWasser
(26.09.20)
Fotoğrafçıyım, müzisyen ya da ressam
0
olaylar olaylar
(26.09.20)
Orta büyüklükte bir atölyede tek başına veya bir yardımcım ile ahşap ustası olarak el yapımı mobilya üretmek..
0
jepa
(26.09.20)
Deli gibi para kazanan bi youtuber olmak isterdim.
Minimum efor maksimum para.
Harika!
0
Kittie
(26.09.20)
@yollarbenibekler ikinci öğretim arkeoloji okuyabilirsiniz. Mesleğinizi bırakmanıza da gerek yok. Kenarda durmuş olur.

@epistemic bir blog açıp veya varsa film eleştiri sitesi gibi bir şeye üye olup amatörce film elestirisi yapmaya başlayamaz mısınız? İşinizi de etkilemez.

@alsterwasser yaş çok mu geç üzerine gidip iyi çalışsanız? Daha sonra antrenör olup iyi oyuncular yetiştirmeye çalışırsınız mesela.

@eileengray antropoloji dalında daha sonra yine yüksek lisans yapıp o alanda devam edemez misiniz?

@jepa bu tamamen bir yerde yaşa başa bakmadan çırak olarak başlamaya kalmış bir şey muhtemelen.

@aloha hocam into the wild filmi geldi aklıma ama sizin daha güzelmiş teknoloji de var.
0
🌸havadakarada
(26.09.20)
işinden nefret eden bir avukat olarak - üniversitede tarih hocası, water polo'cu, avrupada bir gençlik hosteli işletmecisi, sanat tarihçisi...
0
sanguine
(26.09.20)
işimi epey seviyorum. Ama işimi yapmasaydım serbest paraşütçü olmak isterdim. Eğitmeni. Muhtemelen hava kuvvetlerinde.
0
velvetmorning
(26.09.20)
Standart beyaz yakalıyım; şu ara moda fotoğrafçılığına sardım, güzel olurdu.
Müzik prodüksiyonuna sarmıştım bir ara ama o konuda çok yol kat etmem lazım ve azmim yok. İşi gücü bırakıp ona yoğunlaşmak güzel olurdu.
0
Bruce
(26.09.20)
tasarimciyim
deri veya ahsap urunleri yapardim, mevcut isim de zanaat sayilir ama bi nevi fiziksel olanini istiyorum iste. atolyede saatlerce ugrasmaca, puruzsuzlestirme, astar boya moya. keyifli geliyor. spor meslekten sayilir mi bilmiyorum ama sayiyorsan erken yaslarda baslamis bir eskrim sporcusu olmak isterdim hepsinden cok.
0
hjarteblod
(26.09.20)
Striptizci
0
heidi'nin dedesi
(26.09.20)
henüz göreve başlamamış tıp mezunuyum, belli bir zenginliği olan ve kafasına estikçe istediği gruplarla tura çıkan, istemediğinde yatan bir turizm rehberi olmak isterdim

Ya da avrupa'nın güzel bi ülkesinde uzun yıllar diplomatlık yapıp oradan türkiye'de siyasete atılmak da fena fikir değil dshhsd
0
nundu
(26.09.20)
İş analistiyim. Analitik olmayı ve işimi seviyorum ama sanatçı olmayı, yaratıcı işler yapmayı isterdim.

Pandemi olmasaydı bu yol için bir adım atmıştım ama eğitimim ileri tarihe alındı. Ben de pandemi var diye gitmeye korkacağım sanırım. Seneye artık.
0
jazzabel
(27.09.20)
Tedarik zincirinde çalışıyorum.
Matematiksel modelleme üzerine akademik kariyer yapmak isterdim, belki matematik belki endüstri mühendisliği üstünden. Üniversitede iki dönem falan ders danismanligi yapmıştım, bir kac kere ek ders vs yaptım orada ders anlatmak, yardım etmek cok hosuma gitmisti ki modellemenin de hastasiydim.

Bir de spor alanında akademik olarak calisip amerikan futbolu, rugby takimlarinda strength training koçu olmak da isterdim.
0
logisticsmanager
(27.09.20)
Yazılımcıyım.

Barmen olmak isterdim. Ama öyle zottiri zottiri kokteylleri sürekli istemeyin uğraştırmayın. Günde on tane falan yeter. Onun dışında barın arkasında oduncu göyneğimle bardak silmeli falan.

Şaka maka iş olmasa da hobi olarak yapıcam galiba ya. Mutfak sanatlarını böbrekle ödeme almaya ikna edebilirsem şahane olur.
0
Giovanni Pipitto
(27.09.20)
Psikologum işimi de seviyorum ama küçüklüğümden beri (kuzenler diye bir dizi vardı trtde, onu izlerdim) çiçekçi açmaya karşı ayrı bir hevesim vardır. Çeşit çeşit çiçeklerle dolu bir dükkan, aranjmanlar, arkada minik bir bahçe..

Çiçekci olmak isterim sanirim.
0
fraise
(27.09.20)
@sanguine ankara üniversitesi uzaktan eğitim fakültesinde sanat tarihi olması lazımdı. Bitirince yüksek lisans da yapabilir, işinizi etkilemeden başka bir kariyer de inşa edebilirsiniz.

@hjarteblod atölye ve eskrime hobi olarak başlayıp devam edebilirsiniz belki mesleğiniz dururken.

@nundu doktorluktan parayı toplayıp ara verdiğiniz zaman Ege'de tatil yaparken 2 sene turist rehberliği bölümü okuyabilirsiniz.
0
🌸havadakarada
(27.09.20)
hocam sen de iyice "derdinizi yazin cozum bulalim" diyen adama dondun. "cok borcum var" diyen adama "sana para lazim." diyordu o da jsdkdjd elbette her yasta baslanabilir bu islere de, isin maddiyat, motivasyon, zaman, firsat maliyeti gibi konulari var iste malum.
0
hjarteblod
(27.09.20)
çocukluğuma gidip asker olmak isterdim. denizci olmak istemezdim. ya havacı ya da kara kuvvetleri. sivasın da batısına geçmek istemezdim.
0
blue eyes white dragon
(27.09.20)
(7)

Sıfırdan Almanca Öğrenmek

metalstorm
Almanca ile uzaktan yakından alakam yok lakin ileri dönemde işime yarama potansiyeli çok yüksek 1 yıl boyunca her gün yarım saat ayırmak bu öğrenime ayırmak istiyorum.Kursa gitme yada özel ders almak kısa vadede istemiyorum. Almanca konusunda her türlü tavsiye'ye açığım.
Almanca ile uzaktan yakından alakam yok lakin ileri dönemde işime yarama potansiyeli çok yüksek 1 yıl boyunca her gün yarım saat ayırmak bu öğrenime ayırmak istiyorum.

Kursa gitme yada özel ders almak kısa vadede istemiyorum. Almanca konusunda her türlü tavsiye'ye açığım.
0
metalstorm
(20.09.20)
yarım saatle bir yere varmanız 5 yıl sürer.

ama genede memrise + duolingo + facebook almanca gruplarında önerilen ders kitapları + youtube kanalları(easy german, lingoni)
0
xiii
(20.09.20)
Deutsche Welle'nin görsel, işitsel ve metinsel kaynaklarından faydalanabilirsiniz.

www.dw.com
0
horror vacui
(20.09.20)
almancayı türkiyede öğrenmek için çok çaba sarfetmeniz lazım, çok maruz kalmanız lazım. a2.2 yaptıktan sonra b1 olmak için dw'nin basitleştirilmiş makaleleri podcastlerini dinlerseniz dinleme de gelişir kelime dağarcığında. ayrıca ingilizcen iyiyse bir tarafı ingilizce bir tarafı almanca kitaplar var onlar da yardımcı olur.
0
nahtoderfahrung
(20.09.20)
çeşitli alternatifleri denemiş biri olarak tek önerim. şimdi kursa başla bir sene sonra b2'ye gelirsin. bu ara kurslar online devam ediyor. bu sekilde ilerleyebilirsin. diger öğrenme yöntemleri bende pek işe yaramadı.
0
helenart
(20.09.20)
Yaklaşık 1 yıl önce sıfırdan başlayıp, ara sıra uzun süre boşlayıp, son 1 aydır kaldığım yerden devam eden biri olarak naçizane bazı tavsiyelerim olacak. bu arada tam olarak hangi seviyede olduğum hakkında net birşey söyleyemiyorum ama a1'in içinde bir yerlerdeyim diyebilirim. Şansıma işyerindeki şefim almanca biliyor ve bazen ona laf atıyorum, oda yeni başladığımı bildiği için benim seviyemde cümleler kuruyor, söylediklerini genel itibariyle anlıyorum ama o cümleleri ben kuramam. Seviyem tam olarak bu :)

Öncelikle bizim gibi daha önce almanca ile hiç tanışmamış kişiler için popüler uygulamaların hepsi başlangıç açısından yararlıdır. Ben de genel çoğunluk gibi önce duolingo ile başladım. Her ne kadar Türkçe'de kullanmayacağımız saçma cümle örnekleri olsa da kelime öğrenme ve kulak dolgunluğu açısından çok faydalı. Hala günde 15 dakikamı duolingoya ayırıyorum, tavsiye ederim.

Seneler önce Busuu'ya İngilizce için kaydolmuştum. Sonra geçen sene Almanca'ya heveslendikten sonra 2. dil için premium üyelik istediğini farkettim. Bir ara indirim yaptılar ve bir sene için 85 tl gibi bir ücrete üye oldum ve Almancayı da aldım. Aslında başlangıç için fena değildi hatta oranın seviyesine göre a1'i bitirdim a2'ye devam ediyordum ama açıkçası anlatım biçimnden midir nedir bir süre sonra sıkmaya başladı ve geçenlerde devam etmeyi bıraktım. Muhtemelen de bir daha açmam.

Memrise, bence duolingo ile birlikte kelime öğrenme açısından çok faydalı. Küçük videolarla birlikte tabiri caizse kafanıza vura vura kelimeleri öğretiyor. Onun da günlük kişisel hedeflerini yapıyordum ancak son bir haftada ne oldu bilmiyorum yeni kelime öğrenme kısmında sorun var ve o bölüme geçmiyor. Belki düzelmiştir bir ara girer devam ederim.

Seedlang, yaklaşık 10 gün önce tanıştığım, Youtube'de uzun zamandır takip ettiğim Easy German (o kısımlara da geleceğiz) ekibinin memrise, duolingo gibi bir uygulaması. Kelimeleri sadece kelime olarak değil cümle içinde kurarak öğretiyor ve her bir cümle için videolar çekilmiş, yazıp geçmemişler yani. Hatta doğruda yapsan yanlışta yapsan sonuçlar için bile 5-10 saniyelik videoları var. Büyük ihtimalle premium üyeliğini alacağım. Özellikle trivia oyunu çok zevkli. Normal üyelere günde 2 oyun hakkı veriyorlar premiumlara sınırsız. Kullandığım uygulamalar arasında bana en çok hitap eden bu.

Goethe'nin şu uygulaması da (oyun da denebilir) oldukça faydalı lernen.goethe.de oyunun içindeyken etraftan gelen sesler bile sizi Almanya'daymış gibi hissettiriyor. Yine kelime öğrenme açısından çok faydalıdır.

Youtube bu tür konular için dipsiz bir kuyudur. Yukarıda da yazdığım gibi Easy German kanalını mutlaka takip edin.

Lingoni German var ama anlatım şekli ya da ortam çok fazla kurs gibi, ilk başlarda biraz baktm ama bana çok hitap etmedi sonra devam etmedim. Size uygunsa bakabilirsiniz.

Şu çatlak kızı mutlaka takip edin :) www.youtube.com

www.youtube.com başlar başlamaz değil ama biraz Almanca ile haşır neşir olduktan sonra bu videoyu mutlaka izleyin ama sadece izlemeyin :) ben şöyle bir yöntem buldum kendim için. Öncelikle videoyu Almanca alt yazı ile izliyoruz bu arada eksiup.com şuradaki gibi aynı anda sağ taraftan konuşma metnini de açıyoruz. Ben bu video özelinde -doğru yada yanlış- şu şekilde ilerliyorum; arada anlayabildiğim cümleler olduğu için hepsini değil ama anlayamadığım cümlelerin hem almancasını hem de türkçesini deftere not ediyorum. Bütün videoyu bitirdikten sonra başa dönüp vidoyu sadece almanca altyazılı birkaç sefer, en sonunda da almanca altyazısız bir şekilde izlemeyi düşünüyorum. Evet çok uzun bir yöntem ama bunu hedefledim kendime. Siz daha kısa videolar bulursanız daha iyi olabilir bende bu karşıma çıktığı için bırakamıyorum ama ne olursa olsun o almanca konuşulan videoyu almanca altyazı ile izleyin.

Bunların dışında pandemi öncesi goethe, olmazsa marmara üniversitesinin kursalarına gitmeye niyetlenmiştim çünkü kendi adıma konuşuyorum, bir yerden sonra etkileşim içinde olmadan fazla ilerleyemeyeceğimi biliyorum. Bu iki kursta araştırmalarıma göre en iyi ve aynı zamanda en pahalıları ama parayı gözden çıkartmıştım. Şu anda goethe sadece online kurs veriyor ve bana kalırsa tek bir kur online kur için o ücret çok fazla. Ayrıca her kuru kendi içinde de 2'ye bölüyor, yani a1.1 a1.2 gibi. Bende en azından eğer bir gün kursa gidersem hiç Almanca ile tanışmamış olmamak adında kendi başıma belli bir seviyeye gelmeye çalışıyorum. Hatta bir ara bu başlangıç aşamasını bedavaya getimek için ismek'in kurslarına gitmeyi de düşündüm ama kurslar kapalı ve ne zaman açılacağı belli değil.

Benim aklıma gelen ve birebir uyguladığım yöntemler bunlar. Ayrıca ne kadar metal müzik sevmeyen biri olsam da sırf işe yaradığı için Rammstein dinlemeye başladım :) Şarkılarındaki bazı cümeleler sanki almanca öğrenmeye yeni başlayan kişiler için yazılmış. Bunu da tavsiye ederim.
0
braveheart xakah
(20.09.20)
Almancanın sürekli 7/24 kendinize dile maruz bıraktığınız müddetçe ve durmadan hergün saatlerce gramer vs. çalıştığınız müddetçe öğrenme süresi yaklaşık bir yıl. tabii bu spektrumun en uç kısmı. demiyorum ki bir sende öğrenirsiniz. sadece ekstrem duruma göre kendi yolunuzu çizin diye diyorum zaten Türkiyeden bunu yapmak imkansız demek ki süre uzayacak.

daha önce hangi dilleri öğrendiniz hangi dillerde tecrübeniz var bilmiyorum ama almancada gramer bilmiyorsanız gıgıkınız çıkamaz. "ich" der kalırsınız. örneğin ingilizceye kıyasla.

bu dilin ingilizceden farkı bana göre iyi bilen ile çok iyi bilen arasındaki farkın çok daha belirgin olması. demek ki daha derinlikli bir dil. her duruma özel spesifik kelimeler var. alman disiplini klişesini aratmayacak gramer kuralları var.

demem o ki, gramer öğreneceksiniz. ondan sonra da kendinizi dile maruz bırakacaksınız. okuma dinleme vs.

ama yetmeyecek birileri ile aktif öğrenmeye geçmeniz lazım. yani konuşup, yazmak. bu ya arkadaşınızla olur ya da bir kursla.

onun haricinde deutsch perfekt olsun, dw olsun, youtube olsun kaynak bol. bir google'a yazmaya bakar.

a2 bitene kadar sabrederseniz gerisi gelebilir. çünkü bırakanlar genelde buraya kadar gelemeyip bunalan veya anlamlandıramayanlar oluyor. ingilizce ile falan kıyaslayıp bu ne biçim dil yahu diyip soğuyorlar. ben de başlarda böyle yaptım ve zaman kaybettim sonra dili olduğu gibi kabul edip öğrenmeye odaklandım ve o zaman ilerledim.


not:

kelimeleri izole öğrenmeyin. size verebileceğim en büyük püf noktası bu.

bir kelimeyi öğrenirken artikeli ile öğrenin ve çoğul halini de öğrenin.

bir fiili öğrenirken zaman çekimleri ile öğrenin ve hangi edatlarla beraber kullanılır öyle öğrenin.

sözlük okumaya dikkat edin.

örneğin verlangen fiilini gördünüz.

onu etw. akk. (von jmdm.) verlangen. şeklinde öğrenin. sonra zaman çekimlerini öğrenin.

yoksa konuşamıyorsunuz bu dili valla benden söylemesi.
0
AlsterWasser
(20.09.20)
Öncelikle tüm cevaplar için teşekkür ediyorum.

Kendime bir yol haritası çizmek için yeterli bilgiler var ki ara ara tekrar tekrar dönüp bakacağım.

Özellikle braveheart xakah ve AlsterWasser'a uzun cevapları için ayrıca teşekkürler.
0
🌸metalstorm
(21.09.20)
(3)

Türk modernleşmesi ne zaman başlar

iddaaci
Merhaba, Türk modernleşmesi nasıl ve ne zaman başlar? Özellikle sanat alanında?Ben modernleşmenin 3. Selim ve 2. Mahmut döneminde başladığını düşünüyorum. Sanat alanında ise Tanzimat’ı mimliyorum. Ya siz ne dersiniz?Aykırı fikirler memnuniyetle karşılanır.
Merhaba, Türk modernleşmesi nasıl ve ne zaman başlar? Özellikle sanat alanında?

Ben modernleşmenin 3. Selim ve 2. Mahmut döneminde başladığını düşünüyorum. Sanat alanında ise Tanzimat’ı mimliyorum. Ya siz ne dersiniz?

Aykırı fikirler memnuniyetle karşılanır.
0
iddaaci
(16.09.20)
Sanat alanında Lale Devri 18. yüzyıl başları.

sosyal alanda tanzimat. tabi yine bunun öncesinde III. Selim ile başlayan küçük küçük değişiklik hamleleri var.

not: konunun uzmanı değilim. kafamda böyle kalmış. yanlışsam düzeltin de öğreneyim.
0
AlsterWasser
(16.09.20)
Lale Devri ve akabinde Tanzimat Fermanı baz alınır genelde.
0
adivar
(17.09.20)
(5)

Kilo veriyorum ama göbek kısmen az eriyor.

ismim ibrahim
boyum 1.85, 85-86 kilodan 80 kiloya düştüm, göbek de eridi ama hala şu bel kısmında kemerin üzerinden hafif sarkan kısımları sıfırlayamadım. tek yaptığım spor günde 6-7 kmtempolu yürüyüş. ağırlık çalışma vs gibi işlere mi girmek lazım bu bel çevresini inceltmek için ?
boyum 1.85, 85-86 kilodan 80 kiloya düştüm, göbek de eridi ama hala şu bel kısmında kemerin üzerinden hafif sarkan kısımları sıfırlayamadım. tek yaptığım spor günde 6-7 kmtempolu yürüyüş. ağırlık çalışma vs gibi işlere mi girmek lazım bu bel çevresini inceltmek için ?
0
ismim ibrahim
(13.09.20)
(bkz: skinny fat)
0
AlsterWasser
(13.09.20)
Şekerli beslenmek bel çevresi yağlanması yapar, olabildiğince kesin şekeri.
Farklı egzersizler sıkılaşmanız için çok işe yarayacaktır fakat bu konuda daha bilgili arkadaşlar yazsa daha iyi olur.
0
megalomaniac
(13.09.20)
Aynı sorun için Chloe Ting önermişti duyurudakiler, kısa programlar var göbek için, tabii ki başlayamadım:)
0
kaset
(14.09.20)
Vücut ağırlığıyla da olur başta. Daha fazla protein tüket bir de.
0
arnold schwarzeneger
(14.09.20)
kas kütleni artıman lazım
0
yuzo
(14.09.20)
(10)

Trafiğe tek başınıza ilk ne çıktınjz

regina phalange
Yani ehliyet aldınız ertesi gün hemen tek başına trafiğe cıktınız mı? Ben 10 sene önce aldım ehliyeti ama çok pratiğim yok. 10 tane direksiyon dersi alsam 11. Dersi tek başına trafikte geçirebilir miyim ki ne diyorsunuz. Araç otomatik bu arada.
Yani ehliyet aldınız ertesi gün hemen tek başına trafiğe cıktınız mı? Ben 10 sene önce aldım ehliyeti ama çok pratiğim yok. 10 tane direksiyon dersi alsam 11. Dersi tek başına trafikte geçirebilir miyim ki ne diyorsunuz. Araç otomatik bu arada.
0
regina phalange
(12.09.20)
çıkmadım. tecrübeli biri yanımda biraz pratik yaptım trafikte. sonra emin olunca tek başıma çıktım.

direk çıkmayın bence. tecrübeli bir arkadaşınızı alın biraz trafikte sürün.

bu arada muhabbet arabayı sürmek değil trafik tecrübesi.

günlük rutin kullanacağınız güzergah üzerinde biraz pratik yapsanız iyi olur önceden.

not: maneul ehliyet.
0
AlsterWasser
(12.09.20)
Ehliyet aldıktan iki ay sonra araba aldım. "Ben bu arabayı nasıl eve götürecğim" diye çok düşündüm, bir arkadaşla birlikte (ben kullandım o komut verdi) onun arabasının olduğu yere kadar gittik, o arabayı oraya park etti, sonra başka bir arkadaşım aldı arabayı oradan benim evimin oraya getirip park etti. Trafiğe çıkmaya hiç hazır değildim. 7 özel ders aldım, hazırdım, sonra araya korona girdi arabayı kullanamadım (sokağa çıkma yasakları), bayağı soğudum. Yasaklar kalktığından beri gidiyorum bir yerlere ve ilk günkü halimle şimdiki halim arasındaki farkı çok net görüyorum.
0
pati
(12.09.20)
Trafiğe ilk Arnavutluk’ta çıktım. Ehliyet Cepte 2 sene falan gezdi çünkü arabam yoktu. Yabancı ülkede 800km yol yapınca şoförlüğe de alıştım.
0
catch the arrow
(12.09.20)
Tabi ki yapabilirsin.
Ben ehliyeti aldım, sonra yaklaşık 4-5 ay geçti, sonra yalnız başıma trafiğe çıktım(araba benim değildi). Evden 35dk mesafede bir yere gittim, sabah 5gibi çıkmıştım:D o günden sonra hep kullandım.
0
megalomaniac
(12.09.20)
massey ferguson 1996, ehliyetsiz. köy tarlası + yolunda :-)
0
ankara06
(13.09.20)
2009'da ehliyet aldım, 2012 Eylül gibi ilk defa trafiğe çıktım. Trafiğe çıkmadan önce 2 kez, toplam 4 saat, direksiyon eğitimi aldım. Sonrasındaki hafta kendi kullanacağım araçla direksiyon eğitimi aldığım yerlerde turlayarak trafiğe ilk girişi yaptım, sonra da trafikten çıkamadım. 500.000km rahat(eksiği yok, fazlası vardır).

not: manuel.
0
late viper
(13.09.20)
direksiyon sınavına araba sürerek gittim.
0
scudman1
(13.09.20)
Ehliyeti almadan önce arkadaş ile boş arazide pratik yapmıştım. Sonrasında ehliyeti aldım. uzun zaman araç kullanmadım. Pratik sıfır yani :)

2013 te akdeniz oyunlarında çalışırken bir ekipmanı koordinatörlükte unuttuğumuzu farkettik. arkadaşım al Doblo'yu git dedi. mesafe yaklaşık 5 km ama nispeten düz bir yol. Ehliyet var ama pratiğim yok dedim. Ne güzel pratik olur sana dediler. aldım arabayı gittim geldim.

yani işin özü, götünüz sıkıya gelmeden olmuyor bu işler. Sürerim lan ben bunu diyerek trafiğe çıkacaksınız. sadece sol şeridi işgal etmeden sağdan usul usul gideceksiniz.
0
janavarorion
(13.09.20)
Lisede ehliyetim yokken okula araba ile gitmişliğim vardır ev-okul arası yaklaşık 20 dk mesafe idi. Nissan Skystar diye bir pickup'ta araç kullanmayı öğrenmiştim hey gidi yaş 16 asjşlfdikfd.

Kişiden kişiye değişiyor, bence o derslerin hiçbirine gerek yok. Trafiğin sakin ve yolların geniş olduğu (İstanbul için Kurtköy, Halkalı tarzı) yerlerde birsüre yanında birisiyle kullan. Sonra yavaş yavaş ara sokaklar, E5-TEM tarzı yerlere çıkarsın.
0
Lethe
(13.09.20)
Cts pztr sabahı çıkın. Aralarda yavaş sürün. 1 aya hazır olursubuz
0
EasyTiger
(13.09.20)
(9)

sizce türkiye'de mühendislik ne açıdan almanya'dan geri?

bohr atom modeli
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
türkiye'de mühendisliğin şu probemleri vardır ve bunlar böyle olsaydı almanya gibi olurduk diyebileceğiniz şeyler nelerdir?
0
bohr atom modeli
(10.09.20)
bence eğitim.

türkiyede zehir gibi insanlar var. ya yurtdışına gitmek zorunda kalıyor ya da türkiyede iyi eğitim verecek imkan sağlayacak okul bir elin parmaklarını geçmeyeceği için potansiyel işlenemiyor.

almanların bırakın teknik üniversiteyi Fachhochschulesi bizim ülkenin mühendislik fakültelerinin çoğunu cebinden çıkartır bana göre.
0
AlsterWasser
(10.09.20)
Almanya iyisiyle kötüsüyle ikinci dünya savaşını yaşadı sanki ondan
0
freebird5406_2
(10.09.20)
bence eğitim konusunu biraz abartıyorsunuz. ben almanya'da yüksek lisans yapıyorum ve eğitimde biraz fark olmasına rağmen öyle vay be ne almanya'ymış demedim hiç, ki bulunduğum üniversitenin sıralamasına türkiye'de yaklaşan okul yok. bunun temel neden olabileceğini düşünmüyorum.

türkiye'de de kocaeli üniversitesinden mezunum bu arada. öyle itü odtü falan da değil.
0
🌸bohr atom modeli
(10.09.20)
Muhendislik olarak bir eksiklik yok, hatta bilgi fazlaligi bile var(yan konularda cok fazla ders veriliyor turkiyede)

Zihniyet, disiplin ve onemlisi imkan sorunu var.
0
c1b2k3
(10.09.20)
Bu konuda kitap yazılır. Mühendislikten önce eğitim açısından değerlendirmek gerekiyor. İçten yanmalı motoru bulan Nikolaus Otto bir Alman. Dizel motorunu bulan Rudolf Diesel bir Alman. Bu insanların bunları başarmasında temel etken eğitim. Onların yaşadığı dönemde Osmanlı Devleti'nde dağılmamak için çözümler aranıyordu. Halkın büyük çoğunluğu okuma yazma bilmiyordu. Bu sorun Türkiye'den başlamıyor, Osmanlı Devleti'nden başlıyor. Bizim geri kalma sebebimiz şimdiden çok daha eskilere gidiyor.
0
dissendium
(10.09.20)
Yurtdisi ile karsilastirinca gordugum sikintilar, butun meslek kollarini kapsayacak sekilde bence sadece muhendislik icin gecerli degil:

1- ezbere, hiza dayali sistem, sindirerek ogretme cok arka planda. Ezbere dayali sistem zaten yaraticiligin icine ediyor.
2- Moda diye bolum okuma. Bizim zamanimizda endustri muhendisligi cok populerdi, sonra gida one cikti. Simdi durum ne bimiyorum.
3- Universite mezunu olman yeter, ne okudugun pek onemli degil kafasi.
4- Biran once mezun olmaya calisma, 30 yasindan sonra "artik yaslandin" kafasi.
5- Insanlarin kafasinin icindekilere degil dis gorunusune gereginden fazla onem verilmesi.
6- Adam kayirma, artik bariz olarak yapilan torpil.
7- Yabanci dil eksikligi, okullarin yabanci dil ogretememesi. Buna cogu yabanci dil egitimi veren ozel okullar da dahil.
8 - Beyin gocu, yetismis kaliteli adamlarin bir sekilde ulkeden ayrilmasi ve cogunlukla emekli olana kadar geri donmemesi.

VS
0
cooperr
(10.09.20)
Ar-Ge cok kisitli olmasi
0
kuehles blondes
(10.09.20)
hoca kalitesi üc aşagi bes yukari ayni bence (tabii bunu söylerken bozok, adiyaman ya da burdur mühendislik bölümlerini kastetmiyorum, gerci yurtdisi doktorali zehir gibi hocalar da cikabiliyor taşrada), asıl sebebi egitime yapilan yatirim. yani hoca süper ama lab yok, ortak calisacak arge şirketi yok, bir cihaz almaya kalksa üniversite para vermiyor. yök'ün bütcesi ile diyanet'in bütcesini karsilastirin, yök'ün bütcesi ile ivy league ya da munih teknik bütcelerini karsilastirin.

su da bir google ile buldugum bir yazi, okumanizi tavsiye ederim.

t24.com.tr
0
proteus
(10.09.20)
Tamamen yapilabilecek seylerdeki imkan kisitliligi, yonetim kadrolarinin vizyonsuzlugu/butcesizligi.

Cok kaliteli muhendisler var ama muhendislerin rahatca calisabilecekleri arge sirketleri, buyuk uretim tesisleri vs cok kisitli. Butceler kisitli, tesvikler yok. Yonetim kadrolari kar etme pesinde, bu sebeple hersey garantici. Risk almak buyuk tehlike, risk alanlarin arkasinda duran yok. Ortalama bir muhendis mezun olduktan sonra ortalama bir yerde ise girip calisiyor, iyi sandigimiz yerler bile dunya geneline gore gayet ortalama kaliyor, boylece yetenekleri de ilgili yerlerin sunabildiklerine gore gelisiyor. Olay sadece egitim degil, esas gelisim egitimden sonra gercek hayatta uretim yaparken oluyor, burda tikaniyoruz.
0
taurina
(11.09.20)
(5)

kitap önerisi

clones
Dünya klasikleri, felsefe ve tarih türünde kitap önerilerinizi alabiir miyim? Şimdiden teşekkürler
Dünya klasikleri, felsefe ve tarih türünde kitap önerilerinizi alabiir miyim? Şimdiden teşekkürler
0
clones
(10.09.20)
Ne okuyup okumadağınızı bilmiyorum o yüzden çok risk almadan yazacağım.

Klasik: Dostoyevski - Suç ve Ceza

Modern Klasik: H.Lee - Bülbülü Öldürmek

Felsefe: B.Russell - Batı Felsefesi Tarihi

Tarih: F. Braudel - Uygarlıkların Grameri

Bonus:

Bilim Kurgu: Stanislaw Lem - Solaris
0
AlsterWasser
(10.09.20)
Sefiller’i mutlaka okuyun
0
Unde bach canim
(10.09.20)
Sefiller Suç ve Ceza +1
Kürk Mantolu Madonna dünya klasiği midir bilmiyorum ama kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yerantından Norlar okumadıysanız en az iki kere okuyunuz.
Monte Kristo Kontu çok hoşuma giden film izleme tadında bir kitap.
Felsefede de ütopyaların anlatıldığı kitaplar hoşuma gitti. Pek felsefeyle aram olmamasına rağmen düşündürüyor. Katılıyorsunuz eleştiriyorsunuz karar veremiyorsunuz güzel oluyor.
Tarih bende yok.
0
cahs
(10.09.20)
Listenize rus edebiyatından kitap koyun derim.
Gogol dosto Tolstoy çehov...

Şiirde Türk romanda rus
0
tamyaglipeynir
(10.09.20)
ince memed
oblomov
insancıklar
ölü canlar
kuyucaklı yusuf
0
ayseee
(10.09.20)
(3)

video mülakat

Pertev nail
merhaba, bir bankanın video mülakatını gerçekleştireceğim. online olmayacak sistemden bana sorulacak soruları yanıtlayacağım. gömlek-kravat ile katılmak abartı mı olur sizce?
merhaba, bir bankanın video mülakatını gerçekleştireceğim. online olmayacak sistemden bana sorulacak soruları yanıtlayacağım. gömlek-kravat ile katılmak abartı mı olur sizce?
0
Pertev nail
(09.09.20)
karşında biri olmayacak sanırım. ama kopya çekme diye videoya alınacak mülakat büyük ihtimalle. kravat olmasa da gömlek olun.
0
himmet dayi
(09.09.20)
abartı olcak olsa bile zararı olmaz.
0
fezagezgini_4
(09.09.20)
olmaz. kravat sen bilirsin ama gömleksiz girme.
0
AlsterWasser
(09.09.20)
(15)

Bugün başıma gelen olay

ya ben lan neyse
dostlar, selamlar,ben okb hastasıyım. bu pandemi öncesinde de böyleydi. hastayım baya. ilaç kullanıyorum. bunun içinde mikrop kapma endişesi de var.işe gidip gelirken kullandığım bir özel hat var. 6-7 sabit şoför var.15-16 kişilik eski ve çoğu penceresiz minibüslerle gidip geliyoruz. 40km yol.yolcul
dostlar, selamlar,

ben okb hastasıyım. bu pandemi öncesinde de böyleydi. hastayım baya. ilaç kullanıyorum. bunun içinde mikrop kapma endişesi de var.

işe gidip gelirken kullandığım bir özel hat var. 6-7 sabit şoför var.

15-16 kişilik eski ve çoğu penceresiz minibüslerle gidip geliyoruz. 40km yol.

yolcuların yarısı maskeyi doğru düzgün takmıyor.

ben de hep cam kenarına oturup yol boyunca kafamı eğiyorum (herhalde fazla eğiyorum) tek elimle ağzımı kapatıp uyuyorum. bugünde kapıya yakındım.

bugün tam inerken şoför "bir daha kafanı eğip gideceksen binme arabaya. özel arabayla git. yolcular da rahatsız oluyor. geçemiyorlar senin yüzünden." dedi. diğer şoförler de rahatsız oluyor dedi. baya azarlar gibi.

bir de bu ay içinde 3-4 sefer araca bindim, baktım maske takmayanlar var geri indim, birkaç kere maske takmayanları uyardım... onları da hep kendi aralarında konuşup bu şoföre anlatmışlar. bu da onların başkanıymış. zaten kabadayı bir şey. direkt döktü içini adam. "sen gelme ayı" dedi resmen.

ben bu adamlarla 3 senedir gidip geliyorum. bu pandemi zamanı böyle yaptım. 3 sene hiç sorun yoktu.

çok kötü oldum lan. olay öğle vakti oldu olay ama nabzım hala yüksek. hala dayak yemiş gibiyim. kendimden utandım. göğsüm ağrıyor öğleden beri.

yolcular, şoförler... sanki minibüste deli var gibi rahatsız oluyormuş. ben nasıl insan içine çıkacağım bir daha. zaten 10 bin nüfuslu yer mutlaka yayılır olay. keşke yapmasaydım.

okb falan anlatılacak kişiler değiller. zaten anlasalar da çekmezler öyle yolcuyu.

ben yarın nasıl devam edeceğim hiçbir şey yokmuş gibi?
0
ya ben lan neyse
(08.09.20)
kafanızı eğmeniz onları neden rahatsız ediyormuş ? o kısmı anlamadım , nasıl geçemiyorlar
0
fezagezgini_4
(08.09.20)
olayı eksik anlatıp kendini mağdur gösteriyor olabilir misin? mesela kapı tarafına oturup yolu kapatıp insanlara engel oluyor musun? başka insanlar senin yüzünden inip çıkarken zorlanıyor gibiler öyle anladım ben
0
avatar is back
(08.09.20)
@avatar is back: yok anlattım her şeyi. sorun tuhaf davranmam özetle. varsa merak ettiğiniz söyleyeyim. kapıyı yüzde 15-20 kapattım herhalde. ama çeyreği değildi.
0
🌸ya ben lan neyse
(08.09.20)
kafani egiyorsun, agzini kapatiyorsun, cam kenarinda oturuyorsun, yolcular ssenin yuzunden gecemiyor. Kafamda olayi canlandirayim canlandirayim diyorum olmuyor, dogru duzgun anlatin sunu, beynim yandi:)
0
freedonia
(08.09.20)
Oturma pozisyonunu anlamadım +1 .
Bir sıkıntı varsa söyle şoförlere en başta. abi böyle böyle rahatsızım diye, şoförün yanındaki ön koltuğu oturup camı açabilirsiniz diye düşünüyorum.
0
mutlu yillar sana
(08.09.20)
Bulunduğunuz yerde ''insan'' denen canlı yok herhalde! Bunlar nasıl kafalar?
0
zekicalik
(08.09.20)
dostlar, uçakta tehlike anında kapanma pozisyonu var ya. o pozisyonla dik durma pozisyonu arasında yolculuk yapıyordum. bir elimle de ağzımı kapatıyordum maskede boşluk kalmasın diye. dirseğimi de bacağıma dayıyordum.

@mutlu yıllar: şoföre hastayım nefes problemi oluyor, dedim. bura tedavi merkezi değil özel araçla git dedi.

"abi sen 1 kere söylesen anlarım ilk seferde bu nasıl üslup?" dedim. "ben sana başka üslupla da konuşurum." dedi. baya bilenmiş adam. diğer şoförler de rahatsızmış durumdan.
0
🌸ya ben lan neyse
(08.09.20)
gidip direk bineceksiniz yarın yine. adamın dediği şeye de dikkat edin tabii ama gidip binin yani. bu olayın üzerine geri adım atıp binmezseniz bir daha binemezsiniz.
0
AlsterWasser
(08.09.20)
öncelikle geçmiş olsun.

maalesef küçük yerlerde olayların dedikodusu ve tepkiler böyle saçma boyutlara varabiliyor. sizden bağımsız bir durum aslında bu, insanlar kendilerinden olmayan ya da kendileri gibi hareket etmeyen insanlarla aynı ortamda bulunmak istemiyorlar.

her şeye rağmen iyi niyetle düşünüp haliniz ve kendinizi koruma isteğiniz covid-19 taşıyıcısı ya da başka bir bulaşıcı hastalık taşıdığınızı düşündürüyor olabilir ve bundan çekiniyorlardır. çalıştığınız yerde veya bindiğiniz araçta makul birisiyle bu durumu konuşup durumu anlatmanız en iyi çözüm bence.

tekrar geçmiş olsun
0
mcsword
(08.09.20)
Bizim insanimizda gucsuz gordugunu ezme icgudusu var maalesef. Kibar davransan ibne derler, kendi normlari disinda davransan manyak derler. Sizi de boyle egilmis, agzini yuzunu kapatan biri olarak gorup manyak bu herhalde diyip otomatik olarak ezmeye calismislardir. Pes ederseniz sizi unutup hemen ezecek baskasini ararlar.
0
marcelorios
(08.09.20)
Boyle insanlarla muhattap olmak zorunda kalmak gercekten cok zor. Ruh halinizi tahmin edebiliyorum. Gercekten cok zor. Bir tanesiyle yakin zamanda bi yakinim karsilasmis. Seninkinden cok daha berbat birisiyle. Halden anlamayan bir odun. Taniyan biriyle haber gonderdim. Neye bulastiginin farkinda degil, akilli dursun, neyini ne yapmayayim diye. 1 gun sonra rahatsiz ettigi kisilere gidip ozur dilemis. Benden istediginiz, yapabilecegim bir sey var mi diye sormus.

Siz ne kadar guzel kendinizi ifade etmissiniz ama maalesef anladiklari dil baska. Bu dil elinizden gelmiyorsa bu insanlardan uzaklasmalisiniz. Ya da eyvallah diyip devam edeceksiniz. Uzerinde durup dusunmeye, kendini uzmeye degmez. Kisa cop, uzun copten bir gun mutlaka hakkini alacaktir. Oyle ya da boyle.
0
Kirmizibavul
(08.09.20)
Öyleyse araba/motor almaktan başka çare gözükmüyor.
0
mutlu yillar sana
(09.09.20)
yukarıdakileri unut. benim önerimi dinle :)

gerçekten de saçma bir imaj çizmişsin hem şöförler hem yolculara karşı. bahsettiğin oturuş tarzı çok anormal görünüyor ve kapı ağzında ise kadınlar rahatsız olmustur tam kalçalarına denk geldiği için. seni şikayet etmişler belli ki. sen de zaten maske takın falan dediğin için iyice göze batmışsın.

yapacağın şey şu. şöförlerle ahbap olacaksın. bu şöför tersmiş. önce ters olmayan şöförle konuş. normal şeylerden konuş, az sesin çıksın. sonra abi ben böyle yolculuk ediyorum diye şikayet olmuş galiba ama böyleyken böyle de durumu açıkla. kısacası uzaylı muamelesi yapmamaları için kaynaş. zaten 6-7 sabit şöför var demişsin, sen onları onlar seni tanıyor anlaşılan. sen de oturuşunu değiştir, gerçekten çok saçma bir oturuş şekli. kambur olursun yahu. ben olsam ben de derim bu ne deli midir nedir diye

yukarda yazmışlar yok kullanma o araçları, yok muhatap olma. 40km yol nasıl gideceksin başka türlü. muhatap olmasan iyice sorunlu ve deli gibi muamele göreceksin. hayatta buna benzer olaylar olur. uzlaşman gerekir. eğer süreci iyi yönetirsen seni azarlayan şöförle kanka bile olursun.
0
dafuq
(09.09.20)
Hocam noldu bindin mi minibüse
0
eksimeksi
(10.09.20)
bindim minibüse mecburen hocam. başka çarem yoktu. gayet normal gözükmeye çalıştım. daha yazıdaki şoför denk gelmedi. bakalım ne olacak.
0
🌸ya ben lan neyse
(10.09.20)
(6)

Salgın hiç bitmeyecek mi?

asaf
Aşı ya da mutasyon seçenekleri gerçekleşmezse yıllarca okullara gitmeyip, maske takıp, yarım, tatsız, bereketsiz bir hayat mı yaşayacağız?
Aşı ya da mutasyon seçenekleri gerçekleşmezse yıllarca okullara gitmeyip, maske takıp, yarım, tatsız, bereketsiz bir hayat mı yaşayacağız?
0
asaf
(05.09.20)
aşı bulunmazsa ve mutasyon (kötüye) vs. gibi şeyler olmazsa, yeterince insan öldükten sonra bağışıklık kazanacak insanlık ve yeni normaller ile hayat devam edecek.
0
AlsterWasser
(05.09.20)
evet :-(
0
ankarakecisi
(05.09.20)
Bu salgından önceki Sars salgını 1,5 yılda bitmiş. Bu salgın 2019 yılının sonunda çıktı. Daha bir yıl olmadı. Eğer önceki Sars salgını gibi olursa önümüzdeki bir yıl içinde bitebilir. Herkes yazın gelmesine iyi gözle bakıyordu ama bence kış etkileşimi azaltabileceği için (tatil ve gezme anlamında) vaka sayısının azalmasında faydalı olabilir. İşin kötü kısmı Sars salgınları belirli aralıklarla tekrar ortaya çıkıyor. Şimdi geçse bile 10, 15 yıl sonra tekrar gelmeyeceğini kimse bilemez.
0
dissendium
(05.09.20)
bu lanet virus en erken 2025'e kadar bizimle birlikte. 2025 sonrasi normal grip virusu gibi her sene asi olup korunabilinir bir sey haline gelecektir.

2025 dememin sebebi: asi calismalarinin tamamiyle bitirip, milyarlarca insan icin asiyi hazirlamak, ulastirmak ve uygulamak en az 4-5 yil surecek. zaten 2020 bitti sayilir.
0
rm
(05.09.20)
Aşı bulundu. Büyük oranda hafif geçirilmesine fayda sağlayacak. Sürü bağışuklığı yok. Her yıl o aşı güncellenerek yapılacak. Aşıdan sonra en az 5 yıl tedbire devam edeceğiz
0
photo85
(05.09.20)
Aşının 20 yıl sonra bulunduğu bir sürü hastalık var. Bir ikincisi bir kez hasta olmakla bağışıklık kazanılmayabiliyor. Bir doktor bir kez atlatmış, ikincisinde hayatını kaybetmiş. Sürü bağışıklığı deneyen ülkeler de fena çuvalladı. İsviçre ve İngiltere.
0
🌸asaf
(05.09.20)
(6)

mesut süre meme

duyurukullanıcısı
bu adamın en komik lafı ne sizce?bayrak yapıcam.bokumu?bak aslanım?sıçayım böyle işe?böyle meme şeklinde varsa daha iyi olur.örnek,https://www.youtube.com/watch?v=YUnxdLJkW8E&ab_channel=AniBayrak
bu adamın en komik lafı ne sizce?

bayrak yapıcam.

bokumu?
bak aslanım?
sıçayım böyle işe?

böyle meme şeklinde varsa daha iyi olur.

örnek,

www.youtube.com
0
duyurukullanıcısı
(05.09.20)
naif beddua severim,
memelik
0
scudman1
(05.09.20)
"hay sıçam"

"ekran başındaki beleşçi"

"......beni tanı"
0
AlsterWasser
(05.09.20)
Tut şunu diyip konukla kavga edecekmiş gibi mikrofonu seyirciye uzattığı bi an var. Meme olsa en çok buna gülerdim.
0
IncredibleMau
(05.09.20)
Kolları serbest salıp çiçeğim beb, ağacım ben diyor ya.
0
baal
(05.09.20)
baal'ın dediği şeyleri yaptığında ben de pek gülüyorum.

ama böyle bayrak gibi bir şey için daha signature olarak "beni tanı" olabilir. "böyle diyemezsin, şöyle yapamazsın" gibi lafları oluyor bazı durumlara karşılık ama onlardan böyle bayrak olmaz. "beni tanı aslanım" gibi de olur.
0
nimberjack
(05.09.20)
lh3.googleusercontent.com

şunu yapcam galiba.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.09.20)
(2)

Hızlı okuma tekniği

clones
Bu teknik öğrenmeye değer mi? Sırf kısa sürede daha çok kitap okumak için okuma kalitesini de düşürmek ve zihnen kendimi de yormak istemiyorum. Kitap okuma aşkıyla yanıp tutuşan biri olarak bunu önerir misiniz? Önerirseniz önerebileceğiniz kaynaklar var mı? Yoksa boşver kendin bildiğin gibi mi yap d
Bu teknik öğrenmeye değer mi? Sırf kısa sürede daha çok kitap okumak için okuma kalitesini de düşürmek ve zihnen kendimi de yormak istemiyorum. Kitap okuma aşkıyla yanıp tutuşan biri olarak bunu önerir misiniz? Önerirseniz önerebileceğiniz kaynaklar var mı? Yoksa boşver kendin bildiğin gibi mi yap dersiniz?
0
clones
(05.09.20)
okuyarak zaten bir derece hızlanıyorsun. bence zevk ıcın okunan bir kitabı sulandırmaya gerek yok.
0
Techsavvy
(05.09.20)
edebiyat okuyacaksan hızlı okuma falan tamamen boş işler. bir edebi eserde bir ton teknik var. insan bazen sindirmesi gerekebilir zaten dikkat etmesi gerekebilir.

düzenli okumaya yapmaya başlayınca zaten beynin o işi yapan kısmı bu işe alışmaya başlıyor ve giderek biraz daha hızlanıyorsun ve daha uzun süreler başında durabiliyorsun. sonuçta da bir kitap daha hızlı bitiyor.

hızlı okuma uyguluyorum günde 2 kitap okuyorum falan diyenlere gülüyorum ben açıkcası. anca gözden geçirme gibi bir şey olur o okuma.
0
AlsterWasser
(05.09.20)
(7)

Remington vs Braun vs Philips

whyamy
Almak istediğim ürün benzer şekilde üç markada da var. İnternetteki bazı yorumlar çok olumluyken bazıları da çok olumsuz. Karar veremedim. Özellikle yetkili servis, yedek parçalar vs. açısından hangisini önerirsiniz?
Almak istediğim ürün benzer şekilde üç markada da var. İnternetteki bazı yorumlar çok olumluyken bazıları da çok olumsuz. Karar veremedim. Özellikle yetkili servis, yedek parçalar vs. açısından hangisini önerirsiniz?
0
whyamy
(05.09.20)
Philips
0
since1907
(05.09.20)
Philips +1
0
Tochinoshin
(05.09.20)
braun aşı yapsa gider yaptırırım
0
kelepir
(05.09.20)
ben braun kullanıyorum.

ama remington'a da göz kırpıyorum.
0
AlsterWasser
(05.09.20)
braun bu işin kompedanı olmuş. braundan şaşma derim.
0
hemsta
(05.09.20)
ürünün ne olduğuna bağlı olarak değişir. mesela traş makinesinde philips çok iyi ken remington saç şekillendiricilerinde iyi. braunun hiç bir bokta iyi olduğunu düşünmüyorum bu arada.
0
xrated
(05.09.20)
Ürün IPL cihazı. Hepsinin özellikleri neredeyse aynı. Üçünün beğeneni de şikayet edeni de çok. Bari servisi falan göz önüne birine alıp karar vereyim dedim.
0
🌸whyamy
(05.09.20)
(4)

Esnaf Lokantası İngilizce Nasıl söylenir?

put it in your appropriate place
Online konuşma dersinde birkaç defa esnaf lokantasını söylemeye çalıştım ama sadece çalıştım. Ne konuştunuz da Esnaf Lokantası bahsi geçti diye sorarsınız sonuncunda konu dating'di diğerini hatırlamıyorum.Neyse sitedeki çeviriden ve google translate'den baktığımda artisan restaurant olarak geçiyor a
Online konuşma dersinde birkaç defa esnaf lokantasını söylemeye çalıştım ama sadece çalıştım. Ne konuştunuz da Esnaf Lokantası bahsi geçti diye sorarsınız sonuncunda konu dating'di diğerini hatırlamıyorum.

Neyse sitedeki çeviriden ve google translate'den baktığımda artisan restaurant olarak geçiyor ama bilemedim açıkçası. Doğru mudur? Değilse nedir doğrusu
0
put it in your appropriate place
(04.09.20)
local restaurant
0
condom kurşunu
(04.09.20)
valla konuşmas esnasında local restaurant der geçerdim.

esnaf lokantası kavramı yoktur sanırım ya da ben bilmiyorum
0
AlsterWasser
(04.09.20)
aradiginiz cevap greasy spoon

artisan restaurant diye kullanima hic raslamadim, artisan food icin kullaniliyor. Artisan el yapimi, usta isi anlami katiyor. Yani fabrika, endustriyel uretim degil, bu da o kelimeyi posh, havali yapiyor. Artisan kesinlikle olmaz bence, tam tersi anlam verir.
0
neverletyougodown
(04.09.20)
Karşı taraf doğu avrupalı ise milk bar derseniz anlar.
0
nickimin hakkini veremedim
(05.09.20)
(7)

Vücut neden günlük olarak dışarıdan kalori almak zorunda?

matrix
Merhabalar;Bedenimizin, tüm gün yatakta hiç hareket etmesek dahi enerjiye ihtiyacı oluyor. Haliyle kalori yakıyor. Her yerde hesabı yapılabiliyor. Boy, kilo, yaş giriliyor ve ortalama olarak günlük alınması gereken kalori miktarı veriliyor. Peki ama neden? yani neden gerekiyor demiyorum. sonuçta org
Merhabalar;

Bedenimizin, tüm gün yatakta hiç hareket etmesek dahi enerjiye ihtiyacı oluyor. Haliyle kalori yakıyor. Her yerde hesabı yapılabiliyor. Boy, kilo, yaş giriliyor ve ortalama olarak günlük alınması gereken kalori miktarı veriliyor.

Peki ama neden? yani neden gerekiyor demiyorum. sonuçta organların çalışması için bile enerji lazım. o kısım mantıklı. Merak ettiğim kısım; neden ille de dışarıdan almaya ihtiyaç duyuyor? sonuçta bedenimiz enerji deposu değil mi? yağlarımız var vs. Onları kullanamıyor mu da dışarıdan almaya ihtiyaç duyuyor.

Bunu şuna bağlayacağım.

Atıyorum benim 2000 kalori almam gerekiyor o hesaplara göre. ama ben 1000 kalorilik yiyecek tükettiğimde bile işkence çekmiyorum diyelim. yani tok hissedebiliyor. hal böyle olunca 2000 yerine, 1000 alsam, üstüne de spor şu bu derken daha çoğunu yaksam, kısa sürede daha fit hale gelmez miyim? yağlarımı daha kısa sürede eritmez miyim?
0
matrix
(04.09.20)
bak, bilim insanları yazmış. azıcık okusan diyorum...
dag.org.tr
hiç bir şey yemezsen/ sadece vücuttakileri yaksan ölürsün.
0
ankarakecisi
(04.09.20)
son paragrafta yazdığınızı bir daha bir okuyun bence.

size gerekli olan 2000.

aldığınız 1000.

üzerine bir de spor yapıp daha da yakasam diyorsunuz..

evet fit olursunuz. çünkü kısa sürede "yok" olursunuz.
0
AlsterWasser
(04.09.20)
yakıyosun zaten? hiç yemek yemediğin zaman yarım saatte ölmüyorsun değil mi? neyi yakıyor vücut? önce yağları sonra kasları vb. yakıyor yani içeridekini. yoksa yemek yemediğin an ölürsün. sen aç kaldığın zaman ölmüyorsan bunun sebebini düşünmelisin.
0
eşki sözlük yazarı
(04.09.20)
basit hesapla nefes verirken bile co2 veriyoruz sadece o2 alıp co2 veriyoruz yani carbon kaybediyoruz sırf bu sebeple bile vücut dışarıdan karbona ihtiyaç duyuyor
0
basond
(04.09.20)
Birazdan Angelus gelecek ve sana cevabını verecek
0
ihanet kac kisilik
(04.09.20)
Bunu anlamak için vücudun enerji metabolizmasını anlamak lazım. Vücuttaki çalışan her mekanizmanın enerji metabolizması ve anlık duruma göre kullandığı enerji kaynağı farklıdır. Yani benim vücudumda 20 kilo yağ var vücut bunu kullansın ben yemek yemeyeyim gibi bir şey olmuyor ne yazık ki.

Neden?

Şu nedenle: Vücut yağlarının enerji metabolizmasında kullanılması için oksijen gerekir, yağlar oksijene okside olarak Krebs Döngüsüne girer ve ATP üretilir, bunun için de kalbin düşük tempoda çalışması gerekir, kalp atışı hızlandıkça kalbin dokulara oksijen taşıması güçleşir, yağlar oksijene okside oldukları için oksijen azaldıkça kullanılabilirliği de azalır enerji üretemez. Senin beklentini yıkan ilk aşama bu. Yani birnoktadan bir noktaya yürürken yağ kullanılıyor ama tempo arttıkça işler değişiyor, nedenini aşağıda açıklayacam. Yani evet yağların var ama yağlar "duruma göre" kullanılabiliyor sadece.

Peki yağlar kullanılamayınca ne oluyor? O zaman dışarıdan aldığın karbonhidratlar devreye giriyor. Karbonhidratlar glikoza yıkılıp kaslara ve karaciğere depo edilir, fiziksel aktivite sırasında oksijen düştüğü zaman kullanılması için oksijene ihtiyacı olmayan bu karbonhidratlar enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlar. Yani atıyorum sen salına salına yürürken (yağ yakarken) aniden biri takıldı peşine seni kovalamaya başladı sen de can havliyle koşmaya başladın, hah işte bu noktada anlık olarak birkaç saniye içinde önce fosfokreatinden enerji üretirsin sonra kas glikojenleri devreye girer hızla koşmaya başlarsın, bunu vücut yağı ile yapamazsın zira bunun için oksijen lazım, patlayıcı bir güç uyguladığında, mesela sprint attığında dediğim gibi glikojen gerekir, bunun için de karbonhidrat lazım, onu da dışarıdan alacaksın.

Şimdi diyeceksin ki "ben almıyorum kardeşim ölecek miyim?" Hayır ölmezsin ama sistem bir yolunu bulur. Misal glikoza/şekere/karbonhidrata ihtiyaç duyarsa ve sen vermiyorsan sistem bu sefer Alanin isimli aminoaside gider zira bu aminoasit glikojne çevrilir, yani sen dışarıdan karbonhidat vermezsen sistem aminoasitleri glikojene çevirir sen de kas kaybedersin, hadi diyelim karbonhidrat verdin protein vermedin, bu sefer de kaslarını besleyemediğin için yine kas kaybedersin, hadi diyelim ikisinden de az az verdin yağ vermedin, bu sefer hasarlı hücrelerin tamir olmaz cinsiyet hormonların üretimi durur vs. Gördüğün gibi bu da senin beklentini yıkan ikinci bölüm. Bunların üstüne bir de spor yaptın diyelim, yani hem vücudu beslemedin hem spor yaptın, e bu kaslar ne ile tamir olacak? Yine kas proteinlerin kullanılacak. Her şekilde zarardasın yani. Burada önemli olan nokta, en az besinle yaşamak için neredeyse sıfır harekette olman lazım, ne kadar az hareket edersen o kadar az kaloriye ihtiyaç duyarsın.

Bunların dışında, dışarıdan kalori almanın nedenlerinden biri, içorganlar çalışmak için yağa ihtiyaç duysa bile beyin ve sinir sistemi şekerle/glikozla çalışır, onun için de karaciğere şeker yüklemen gerekir zira beyin ve sinir sistemi kandaki şeker seviyesi 3/4 gramın altına düştüğü an karaciğerdeki şekeri çekerek kullanmaya başlar, beyin ve sinir sistemi sadece karbonhidratla çalışır, ha yağdan üretilen ketonla da çalışır ama onun için de yine yüksek yağ alman gerekir o sisteme geçmek için, o da yüksek kalori almak anlamına gelir. Diyelim ki sen yine inat ettin karaciğere şeker yüklemedin, sistem yine Alanin aminoasidini yıkarak glikoz sağlar beyin yine şekeri kullanır, o da senin yine kas kaybetmene neden olur, kas kaybı da bağışıklık sisteminin çökmesi hastalıklara açık hale gelmek olduğu için oldukça sağlıksız bir sonuçtur.

Yani bunlar dışarıdan neden kalori almak zorundayız sorusunun birkaç cevabı, daha fazla da var aslında ama elzem nedenler bunlar.
0
angelus
(04.09.20)
dediğin doğru. Zaten zayıflama böyle oluyor. Harcadığından az kalori alırsan zayıflarsın. Vücutta varsa aslında yemek zorunda değilsin.
0
prizmatik
(04.09.20)
(7)

Memuriyet - atanma / bu il & ilçelerden hangilerini önerirsiniz?

hadi ya la
Merhaba. Bir arkadaşım açılan yerleri inceliyor.Liste sıradaki gibi;- Bolu Göynük- Hatay Altınözü- Hatay Antakya- Gaziantep Şahinbey- Gaziantep Şehitkamil- Van Edremit- Van İpekyolu- Gaziantep Oğuzeli- Amasya Taşova- Adıyaman Besni- Adıyaman Gölbaşı- Adıyaman Merkez- Batman Merkez- Mardin Midyatİzmi
Merhaba. Bir arkadaşım açılan yerleri inceliyor.

Liste sıradaki gibi;

- Bolu Göynük
- Hatay Altınözü
- Hatay Antakya
- Gaziantep Şahinbey
- Gaziantep Şehitkamil
- Van Edremit
- Van İpekyolu
- Gaziantep Oğuzeli
- Amasya Taşova
- Adıyaman Besni
- Adıyaman Gölbaşı
- Adıyaman Merkez
- Batman Merkez
- Mardin Midyat

İzmir'den ulaşımı göreceli kolay, güvenlik sorunu daha az olan bir liste yapmak istedi. Fikri olanların yardımını bekliyoruz, teşekkür ederiz.
0
hadi ya la
(31.08.20)
van edremit. iyi yer. izmire uçuşlar var vandan sürekli.

bu ilçeler arasından bir de bolu göynük iyi baya benim bildiğim ama ulaşım durumunu izmire bilemiyorum.

ama edremit çok iyi yer.
0
AlsterWasser
(31.08.20)
Hatay - Antakya
0
levpontryagin
(31.08.20)
1-antakya, altınözü değil ama
2-amasya
3-goynuk
0
primetime
(31.08.20)
Oğuzeli havaalanına yakın, merkeze de yakın. 25 30 km bi şeydi. Antep de güzel zaten.

Ama öncelik batı olmalı, sonra edremit, sonra batman, sonra oğuzeli gelebilir.
0
antihero
(31.08.20)
Antep iki ilçeside merkez ilçe.
Batman merkez
0
1917
(31.08.20)
Antep Sehitkamil ve Sahinbey merkez ilceleri. Oguzeli ise havalimaninin oldugu ilce. Benim tercihim merkez ilceler olur. Okullari arastirin ve okulun konumunu. Imkaniniz varsa gidin gorun okulun bulundugu semti kultur şoku yaşamamak adina.
2 sene Antep'te gorev yaptim. Bir ayagim hala orada. 3-4 ayda bir gider gelirim.
0
balpolen
(31.08.20)
Gölbaşı ve Besni sakin yerlerdir fakat imkanları sınırlıdır. Tek avantajları lokasyonları iyi, Antep, Maraş, Malatya gibi şehirlere 1-2 saat mesafedeker.

1. Hatay - Antakya
2. Gaziantep - Şahinbey
3. Gaziantep - Şehitkamil
0
but that was just a dream
(01.09.20)
(11)

Siyah Takıma Ne Renk Gömlek

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selam,Ne renk gömlek gider? Klasik italyan kesim takım.
Selam,

Ne renk gömlek gider? Klasik italyan kesim takım.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(30.08.20)
siyah, beyaz

zaten takım dediğin siyahtır yüzde 80. içine de kravat kemer ve ayakkabıyla uydurursun istediğini.
0
biseysorucam
(30.08.20)
Siyah gömlek olur mu cidden?
0
🌸6 yasimdan beri metal dinliyorum
(30.08.20)
beyaz ve açık mavi dışında bir şey düşünmeyin bence.
0
tabirimekruh
(30.08.20)
tabi ki olur neden olmasın?

images.app.goo.gl
0
biseysorucam
(30.08.20)
nerde giyiceğinize bağlı. genelde beyaz garantidir

iş görüşmesinde siyah takıma siyah gömlek pek tavsiye etmem. ama başka bir şey içinse gider tabi.
0
AlsterWasser
(30.08.20)
Siyah takıma siyah olmaz.
Beyaz gömlek en iyisi. Kendinden desenliler var, çok şık duruyor. Onlardan alın.

Hele iş görüşmesine siyah takım siyah gömlek olmaz. Lacivert takım beyaz veya açık mavi gömlek her zaman en iyisidir.
0
Hallegadola
(30.08.20)
başvurduğunuz pozisyon mafyalık değilse siyah takıma sadece beyaz olur.
0
brakgn
(30.08.20)
neden herkes iş görüşmesi diye yorum yapmış? öyle bir durum olduğunu belirtmemiş soran kişi? iş görüşmesine olmaz tabi ama özel bir günde vs gayet şık ve tercih edilen bir kombindir bu. işte bunlar hep kurtlar vadisi etkisi..
0
biseysorucam
(31.08.20)
beyaz en garantisi. renk istiyorsan onu kravatla ve mendille vereceksin.
0
sir gawain
(31.08.20)
Giyim kuşam otoriteleri döktürmüş yine. Bir de didaktik didaktik kestirip atmıyorlar mı dhdhssdhdf

siyah takım içine, katılacağınız organizasyona ve zevkinize göre istediğiniz renk gömlek giyebilirsiniz. Gömleğe uygun renk skalasına sadık kalarak çeşitli aksesuarlar da kuşanabilirsiniz.
0
joker hakki
(31.08.20)
Çok açık pembe bir gömlek giyerdim ben.
0
vedatchilipeppers
(31.08.20)
(6)

Ankara-Çankaya yerleşkelerini bilen arkadaşlar

inte17
Çankaya- Ön-cebeci diye adlandırılan bölge nezih mi? İnsan kalitesi ve gelir düzeyi bakımından.İstanbul da bostancı varsa Çankaya da dengi hangi bölgedir?Şimdiden teşekkürler.
Çankaya- Ön-cebeci diye adlandırılan bölge nezih mi? İnsan kalitesi ve gelir düzeyi bakımından.

İstanbul da bostancı varsa Çankaya da dengi hangi bölgedir?

Şimdiden teşekkürler.
0
inte17
(30.08.20)
Oncebeci için çok nezih diyemeyiz. Öğrencilerin çoğunlukta olduğu bir bölge.

Bostanciyi bilmiyorum ama beklenti ve bütçenizi belirtirseniz yardımcı olabiliriz
0
kablelvuku
(30.08.20)
çankaya bildiğimiz ankaranın 2 yarısından biri. Nezih yerleri var bambaşka yerlere kadar da uzanıyor.

cebeci @kablelin de dediği gibi nezih bir yer değil öğrenci-evi, dükkan vs yerleri.. nezih değil derken öyle belalı gidilmez bir yer anlamında değil. Çankayada nezih bir yer diye düşününce kimsenin aklına cebeci gelmez çünkü standart yukarda baya Çankaya olunca.
0
AlsterWasser
(30.08.20)
Bostancı arıyorsanız tam karşılığı esat’tır
0
iddaaci
(30.08.20)
İstanbulu Bostancı’yı bilmem. Ama 25 yıldır yaşadığım yeri, Çayyolu’nu öneririm.
0
Hallegadola
(30.08.20)
70-80 yıllık semttir cebeci. nezih olmasa da sorunlu bir yer değildir.
0
ankarakecisi
(30.08.20)
Cebeci için genelde ölmüş akraba semti derler. Herkesin cebecide hikayesi olan bir akrabası vardır Ankara'da mutlaka. Sorunlu bir yer falan değildir. yaşlı ve genç nüfus bir arada yasar. Farkındalığı yüksek insanlardir. Öğrenci muhitide denebilir.Bostancı karşılığı bencede Esat ve Bahçelievler olabilir.
0
primetime
(31.08.20)
(2)

hes kodunu ne zaman almalıyım?

steve rogers
çarşamba günü uçuşum var. ne zaman almalıyım?bir de dönüşüm belli değil. dönüş için de mi geçerli olacak bu kod?
çarşamba günü uçuşum var. ne zaman almalıyım?
bir de dönüşüm belli değil. dönüş için de mi geçerli olacak bu kod?
0
steve rogers
(30.08.20)
uçak bileti alırken HES kodu soruyor zaten ? yoksa alınmıyordu en son.

1 sene geçerli
0
AlsterWasser
(30.08.20)
Süresiz hes kodu alın. Sene sonuna kadar geçerli sanırım
0
Unde bach canim
(30.08.20)
(3)

Alman ekonomisi

dakota
2. Dünya savaşından harap halde çıkan Almanya nasıl oldu da ekonomik sıçrama yaşadı?
2. Dünya savaşından harap halde çıkan Almanya nasıl oldu da ekonomik sıçrama yaşadı?
0
dakota
(29.08.20)
"wirtschaftswunder" yazarak araştırabilirsiniz bir çok şey çıkar. anahtar kelime vermiş olayım.
0
AlsterWasser
(29.08.20)
(Bkz: Marshall yardımı)
0
Unde bach canim
(30.08.20)
Marshall yardımı +1

Almanya bugünkü refahını ABD’ye borçludur.
Bunun haricinde iki dünya savaşı Almanya’yı çok sarsmış ancak halen daha elinde nitelikli mühendisler, bunların bilgisi ve sağlam fabrikalar vardı. Almanların arabalarını yapanların hepsi Nazi değildi, ya da Bosch her şeyini savaş sürecinde kaybetmedi. Ya da Adidas savaşta bir anda yok olmadı. Bu sanayiiler her zaman vardı orada. Türkiye’de ama sanayinin s’si yoktu, olanlar da 50lerde kapandı. Türkiye’ye marshall planı kapsamında sen tarım ülkesisin tarım yap dediler. Biraz kahvehane ağzı oldu ama en açıklayıcı yol bu.

Almanya’dan çok Japonya’yı konuşsak daha iyi. ABD yardımı Japonya’da da vardır. Bu adamlar biz Tanzimat fermanı yaparken Meiji restorasyonu yaptılar, bizim gibi değil kökten değiştirdiler bazı şeyleri. Bir de Uzakdoğu düşünce yapısı Asya’nın yükselişinde etkendir. Asya kaplanları da önemli burada.

edit: imla
0
Hallegadola
(30.08.20)
(6)

bulaşık elde nasıl yıkanır?

antikadimag
şimdi kaldığım evde bulaşık makinesi yok. bulaşıkları nasıl yıkıyoruz? mesela çatal, bıçak, tabak kirlendi. bulaşık deterjanı döküp süngerle ovalayarak mı temizlemek lazım? nedir bunun metodu?
şimdi kaldığım evde bulaşık makinesi yok.

bulaşıkları nasıl yıkıyoruz? mesela çatal, bıçak, tabak kirlendi. bulaşık deterjanı döküp süngerle ovalayarak mı temizlemek lazım? nedir bunun metodu?
0
antikadimag
(28.08.20)
youtube'a yazabilirsiniz bir sürü video çıkıyor.

ben bazen nasıl temizleyeceğimi bilmediğim bir şey olunca youtubeta aratıyorum ordan öğreniyorum
0
AlsterWasser
(28.08.20)
Deterjanı süngere dökün
0
fezagezgini_4
(28.08.20)
ıscak su ile yumuşat, ıscak süngerle ovala, soğuk su ile durula :-)
0
ankarakecisi
(28.08.20)
Sürekli suyu açık bırakarak yıkama hep su israfı. Bir kaba elini yakmayacak sıcaklıkta su koy ve deterjan ekle. Önce bardakları sonra diğer bulaşıkları yıka. Sonra da durula.
0
ekşi duyuru sever
(28.08.20)
Kucuk bir kaseye deterjan ve su koy. Sungeri bunlara batir. Once hepsini Ovala, bir kenara koy. Sonra hepsini durula. Bu yontemle hem zaman hem de sudan tasarruf edersin.
0
baldur2
(28.08.20)
ekşi duyuru sever +1, elde bulaşık yıkamak su israfına çok müsait bir yöntem. bulaşık leğeni edin bir tane, önce içinde sıcak su varken temizle, boşalt, sonra doldur içinde durula. son kez de çeşmede biraz akıt.
0
Bruce
(28.08.20)
(4)

dogu konferansi - NBA

baldur2
kim finale cikar buradan? bucks mi raptors mi celtics mi?
kim finale cikar buradan?
bucks mi raptors mi celtics mi?
0
baldur2
(28.08.20)
raptors bence.
0
tantunisultansuleyman
(28.08.20)
bucks çıkar finale.
finalde de lakers'a 4-2 veya 4-3 kaybederler.

toronto çok şuta dayalı oynuyor. ikinci bir planları yok gibi geldi bana hep.
0
teritori
(28.08.20)
bana raptors ya da bir ihtimal celtics çıkar gibime geliyor. bucks final yapamaz.
0
anti-kahraman
(28.08.20)
Milvaki baks diyorum
0
AlsterWasser
(28.08.20)
(8)

geç keşfettiğiniz için pişman olduğunuz film/kitap/müzik

tabudeviren
"keşke daha önce, daha erken yaşlarda haberim olsaydı" dedikleriniz...varsa paylaşır mısınız?
"keşke daha önce, daha erken yaşlarda haberim olsaydı" dedikleriniz...
varsa paylaşır mısınız?
0
tabudeviren
(26.08.20)
ben Muse'u çok geç dinledim. nedense inatla dinlememiştim. ilk dinleyince tam da duyuru başlığındaki hissiyatı yaşamıştım.

keza Tool da öyle oldu.

Ghost ile de benzer bir hikayem var.

Kitap konusunda da Sabahattin Alide böyle bir hissiyat yaşadım biraz geç okumuş bulundum ama buna değdi.

Film hatırlamıyorum.
0
AlsterWasser
(26.08.20)
Mark Knopfler/ Dire straits hatta bazen keşke 80'lerde doğsaydim diyorum. Zira a night in London konseri keşke ben de orda olsaydım dediğim konserlerden biri.

Kitaplar için bunu diyemiyorum çünkü ben her kitabın okunacaği bir zaman olduğunu deneyimledim. Bazen eline alırsın ne yapsan da ilerleyemez kenara atarsın ama yıllar sonra bı elime alayım hele dediğinde hemencecik bitiriverirsin. Sanki kitapların da bir kaderi var ilginç:/

Ha yazar olarak dersen Zygmunt Bauman' i daha erken okumak isterdim.
0
Amaranta ursula
(26.08.20)
Karmaşıklık
(27.08.20)
morrissey ve the smiths olabilir, yani üniversiteye başladığım yıl keşfetmiştim, 17 yaşında falandım, keşke lise dönemim de onunla geçseydi demiştim. ama şu da var ki aslında ne kadar geç keşfedersek o kadar iyi diye düşünüyorum, zira eskitme potansiyeli daha düşük oluyor -gerçi çok aşırı sevdiğin birşey olduğunda da "daha ne kadar ömrüm kaldı ki bunu dinleyecek/izleyecek/okuyacak?" diye de düşünebiliyorsun.
0
pasp
(27.08.20)
Tam zamanında keşif ettim ama yine de söyleyeyim:
10 Mart 2007 İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi Konseri
0
Karmaşıklık
(27.08.20)
Niye "daha erken yaşlarda haberim olsaydı" diyelim ki bir film/kitap/müzik için?

Aklıma şöyle bir şey geldi:

İçimizdeki Şeytan'ı lisede okuyup bayılmıştım. Lise bittikten 10 yıl sonra askerde elime geçti, tekrardan okudum, baya sıkıldım. Yani kitaptan tat aldığımı hatırlıyorum, iyi ki "daha az gelişmiş" bir zamanımdayken okumuşum da keyif vermiş. Geç keşfettiğim için "liseli pluton severdi bunu, şimdi sarmıyor" gibi bir pişmanlık yaşayabilirdim belki.
0
plutongezegendegilmi
(27.08.20)
@plutongezegendegilmi +1 tam tersi oldu. Bu sene Brave New World dizisi çıkacak diye tekrar okudum ve aslında bi miktar dandik buldum. Aynı şeyi beraber okuduğum arkadaşım da hissetti. Konuşurken ikimiz de gömdük bol bol. Ha beklentisiz ve ilk kez okusam farklı olabilirdi.

Kitap konusunda neden daha önce okumadım dediğim olmadı. Hatta genelde 2. kez okuduğum ve beğendiğim kitaplarda keşke daha geç okusaymışım ilk okumamda acele etmişim diyorum.

Müzik olarak var normalde eskiden hiç sevmezdim bu sıralar taktım. Ümit Sayın- Fatih Erkoç- Ege falan dinliyorum. Böyle Akdeniz sahillerindeymiş gibi tat veriyor azcık esinti de olunca :D (Pandemi etkisi)

Dizi olarak ben de Altered Carbon izlememekte direnmiştim. Bu sene izleyip bayıldım.
0
eatpraylaw
(27.08.20)
françois truffaut filmleri için düşündüm bunu bir süre önce. özellikle antoine doinel karakterinin gelişimini ele aldığı the 400 blows, antoine and colette, stolen kisses gibi filmleri izlerken "keşke daha önce izleseymişim" dedim.
0
vacigok
(27.08.20)
(9)

"Hi guys'

bagcivan
Cinsiyetçi bir kullanım mı? Yani bazı durumlarda kadınlar için kullanılıyor ama genelde erkekler arasında gibi. Siz ne düşünüyorsunuz
Cinsiyetçi bir kullanım mı? Yani bazı durumlarda kadınlar için kullanılıyor ama genelde erkekler arasında gibi. Siz ne düşünüyorsunuz
0
bagcivan
(26.08.20)
günlük konuşma dilinde guys ifadesi (çoğul) genelde gender free olarak kullanılıyor. ama tabii bir yandan da öyle değil ama günlük konuşmada artık ihtiyaçtan mıdır bilmem bu şekilde kullanımında sorun yok gibi.

tabii bir yandan da günlük söylevlerimizde bile ne kadar erkek merkezciyiz diye bakanlar olabilir. ona da çok lafım yok. çok da şey etmemek lazım.
0
AlsterWasser
(26.08.20)
Bana gore cinsiyetci. Non native biri ilk ogrendiginde sasiriyor zaten nasi yani biz bunu kizli erkekli grup icin de kullanabiliyoruz mu hadi ya falan oluyor. Ingilizce o konuda biraz fakir kalmis, gerci you plural da oluyor you all, you lot, y'all falan var ama you guys hepsinden daha iyi agza oturuyor sanki gruba hitap ederken
0
neverletyougodown
(26.08.20)
yabancılarda bildiğim kadarıyla, özellikle Fransa'da, bir topluluk eğer kadın-erkek karışıksa, hem kadınlara hem erkeklere hitap edilebildiği gibi yalnızca erkeklere de hitap edilebiliyor.
fakat toplulukta yalnızca kadınlar varsa o zaman sadece kadınlara hitap ediliyor.

bunu ben şuna benzetiyorum, mesela bir çift yemekteyken garson sadece erkekle muhatap olur ya? bu da onun gibi bence, kadınların yanındaki erkeklere hitap ediliyor.
0
attirmayin makedonun kafasini
(26.08.20)
Her iki cins icin de kullaniliyor gunluk dilde ama evet kok itibariyle cinsiyetci oluyor.
0
invictae
(26.08.20)
Günlük hayatta kullanılan bir kalıp, çoğu zaman bir itirazla karşılaşmazsınız ama yine de dilin cinsiyetçi tarafını yansıtan bir kalıp o yüzden sevmeyenler de var. Hey all gibi daha nötr hitaplar daha şık oluyor. Hem sonuçta değişim dilde başlar. Ayrıca y'all'ı da yazılı olarak kullanmayı çok sevmiyorum, özellikle Amerikanlar ile konuşurken çünkü belli bir yöresel bir kesim tarafından kullanılan bir kalıp o yüzden biraz yapmacık hissettiriyor.
0
Haldamir
(26.08.20)
hem erkek hem kadınlara istinaden kullanılıyor doğru; zaten kelimeyi cinsiyetçi yapan da bu.
tıpkı
"adam gibi" yapmak sözünün herkese ithafen kullanılması ama sözün son derece cinsiyetçi olması gibi.

*guys, adam gibinin yanında daha naif bu arada
0
jimjim
(26.08.20)
hey ladies dediği için bir arkadaşım soruşturma geçiriyor şu an pandemiden dolayı 6 aydır soruşturuluyor. dolayısıyla hi guys da gayet sıkıntılı.

sene 2020 artık gender native kelimeler kullanmalıymışız çünkü kimin ne olduğunu bilemezmişiz. bunun için 1 gün eğitim aldık.
0
ozdek
(26.08.20)
ortamina gore unisex bir hitap, bence cinsiyetci degil ama takintili tiplerin hi guys & gals seklinde kullandigina sahit oldum.

Hitap konulari enteresan, "guys"'dan dolayi kimse bana cikismadi ama ilk yurtdisi is deneyimimde "dear xx" diye email yolladigim bir eleman bana "please don't dear me" diye cikistiktan sonra "dear"i kestik :) bu da boyle bir animdir..
0
cooperr
(26.08.20)
Unisex olarak kullanılıyor ama özü guys old için Hey people şeklinde kullanan da var, ben arada böyle kullanmaya çalışıyorum.
0
kaset
(27.08.20)
(10)

Yulaf ezmesi süt ve yoğurt haricinde neyle yenir?

neotunc
Soru başlıkta. Süt ve süt ürünlerinden uzak durmaya çalışıyorum.Şekerli vs olmayan alternatifler önerirseniz iyi olur. Varsa...
Soru başlıkta. Süt ve süt ürünlerinden uzak durmaya çalışıyorum.

Şekerli vs olmayan alternatifler önerirseniz iyi olur. Varsa...
0
neotunc
(25.08.20)
Vegan sütlerle yenir, badem sütü, soya sütü...
Porridge yapıyorsanız suyla da pişiriyorlar, belki tarçın falan bol bol eklerseniz tadı bir şeye benzer.
0
kobuzchu kiz
(25.08.20)
vaktiniz varsa eğer:

(git: eksisozluk.com)
0
ackapaackapaartema
(25.08.20)
Az sütlü opsiyonu; yulafı rondodan geçirip yumurta ve az süt ile pankek harcı yapmak.
0
archmage mahmut
(25.08.20)
Ben mücvere koyuyorum cok az olculerde, unu azaltmak icin tam tahil halindeki yulafi kullaniyorum.
0
buf-e kür
(25.08.20)
Kefir tabii ki
0
mahsus mahal
(25.08.20)
Domates suyuyla pişiriyorum. Kavrulmuş mantar ekliyorum bazen. Güzel oluyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(25.08.20)
"Kefir, inek, koyun veya keçi sütüne kefir mayası eklenerek yapılan sağlık için çok faydalı fermente bir içecektir."

Yani kefir yoğun olarak süt içeriyor. Probiyotik ve gaz yapmaz derseniz o kısmıyla fazla ilgilenmiyorum.




Muz da aynen diğer pek çok meyve gibi şeker içeriyor.




Reçel ve kuru üzüm de şeker demek.
0
🌸neotunc
(25.08.20)
biraz kaynatıp, içine meyve doğruyarak yenilebilir.
0
reanarchy
(26.08.20)
Tavada sıcak su ile haşlayıp yumurta ile çırparak omlet yapabilirsiniz. Yulafı öğütüp krep vb. tariflere un yerine ekleyebilirsiniz.
0
glavina
(26.08.20)
su.

ben direk suda pişiriyorum biraz. sonra porridge tarzı bişiler yapıp tüketiyorum



not: veganspor.
0
AlsterWasser
(26.08.20)
(8)

50 cc motosiklet ile otoyola çikmak

rahip janick
ben bir süredir motosiklete heveslenmiş, sürekli ilanlara ve aea (allah rahmet eylesin) videolarına bakınan bir kimseyim. aslında 150 cc bir motosiklet bakıyordum ancak fiyatlar uçtuğu için ve henüz elimde hiç nakit bulunmadığı için "50 cc alayım, hem öğrenirim hem işe giderim" diye düşünüyorum. anc
ben bir süredir motosiklete heveslenmiş, sürekli ilanlara ve aea (allah rahmet eylesin) videolarına bakınan bir kimseyim. aslında 150 cc bir motosiklet bakıyordum ancak fiyatlar uçtuğu için ve henüz elimde hiç nakit bulunmadığı için "50 cc alayım, hem öğrenirim hem işe giderim" diye düşünüyorum. ancak iş yerime gitmem için otoyolda 10 km katetmem gerekiyor -ki bu yolu tırlar vs. de çok kullanıyor.

50 cc bir motosikletle otoyola çıkılır mı?

bir defa kuba trendy kullanmıştım, çok sevimli ve rahat gelmişti. bu arada motosiklet tavsiyesi için ihtiyaç olursa diye, 170cm boy, 70 kg, patates bir erkeğim.

şimdiden teşekkürler.
0
rahip janick
(25.08.20)
max hızları 48 falan onların. rahat edebileceğin hız 40-45 arası.
otoyolda cinayete kurban gidersin gazetelerde okuruz. motorun ilk kuralı kaçmaktır. kaçamayacağın motora binme.
0
ozdek
(25.08.20)
Kanun değişmediyse bunlar "motorlu bisiklet" sınıfında değerlendiriliyor, yani yasal olarak otoyola zaten çıkamaman lazım.

Yukarıdaki bilgi net değil, yanlış hatırlıyor olabilirim.

Ama net olan bir şey varsa bu ülkede, özellikle büyükşehirlerde hızlı akan yollarda bu güçte bir motorl büyük tehlikeler atlatırsın.
0
John Bloor
(25.08.20)
50cc motosikletler sanırım karayolları sınıflandırmasına göre L1 olarak adlandırılıyor. dolayısıyla otoyollara çıkamıyor olmaları lazım. otoyoldan kastım paralı yollar tabii.
0
orient blue
(25.08.20)
Çok tehlikeli. 125cc'lik minnak bir motor kullanıyorum. Uzun yolda sıkıntı çekmedim ama istanbul trafiğinde 125lik bile gerçekten riskli durumlarda kalabiliyor tecrübesizlik durumlarında. Bu arada eğitim almanızı öneririm öncelikle, madem sürekli AEA videolarına bakınıyorsunuz, eğitimin öneminin de farkında olmanız lazım. Önce eğitim - sonra hangi motorun daha güvenli olduğunu kendiniz göreceksiniz zaten.

Kazasız sürüşler dilerim.
0
amelie poulain
(25.08.20)
50cc ile anca pazara gidilir o zaman. teşekkürler yanıtlar için.
0
🌸rahip janick
(25.08.20)
otoyol en az 250cc diyolar,

hızlanma çok önemli
0
duyurukullanıcısı
(25.08.20)
Barkın reisin kemiklerini sızlattın bu soruyla be rahip :.)
0
AlsterWasser
(25.08.20)
@alster barkın'ın söylediklerini dinliyorum, çok da mantıklı geliyor haliyle ama o kadar sabırsızım ki... :/
0
🌸rahip janick
(25.08.20)
(7)

yeşillik yemenin faydası

Tochinoshin
Yeşil ot yediğiniz dönemle yemediğiniz dönem arasında fark hissediyor musunuz? Sanki olmasa da olur gibi geliyor bana. Domates, soğan, biber yetmez mi günlük sebze olarak?
Yeşil ot yediğiniz dönemle yemediğiniz dönem arasında fark hissediyor musunuz? Sanki olmasa da olur gibi geliyor bana. Domates, soğan, biber yetmez mi günlük sebze olarak?
0
Tochinoshin
(24.08.20)
yetmez.

yeşillik yemediğim zaman ile yediğim zamanki cildim, enerjim, sindirimim arasında dağlar kadar fark var.
0
AlsterWasser
(24.08.20)
ot yemeyle ciltte dağlar kadar bir fark olacağına inanmıyorum. başlık sahibine katılıyorum.
0
owaki
(25.08.20)
Fark edilebilecek kadar fark olsaydi herkes yedigine dikkat ederdi. Oyna dewamke.
0
baldur2
(25.08.20)
Hic yeşillik yemeyen arkadaşım kıvanç Tatlıtuğ gibi gezerken ben hakkı bulut gibi dolanıyorum
0
yarey
(25.08.20)
fazlasıyla hissediyorum. başta sindirim sisteminde değişiklik hissediyorum. bir kaç gün yemediğimde sivilceler artıyor. ağzımda yaralar çıkıyor. bağışıklığı düşürüyor. eksikliğini görmek istemem. buzdolabında bolca bulunur. yakında saksıda yetiştiricem.
0
cliquot
(25.08.20)
bu farkla ilgili adamın teki oturup 60 gün sadece yeşillikle beslenmiş. hatta istisnai bir durum olmadigini gostermek icin kendisi gibi baska bir adama da aynisini yaptirmis ve sonuçlarını da belgesel çekerek paylaşmış.

www.youtube.com

ben izledim. özeti. adamın tüm kronik rahatsızlıkları son buluyor ve mental ruhsal açıdan çığır atlıyor.
0
buenosdias
(25.08.20)
Kişiden kişiye de değişiyor. Ben de aşırı çiğ yeşillik tüketimi anormal bir şişkinlik yapıyor.
0
arnold schwarzeneger
(25.08.20)
(23)

yurtdışı iş teklifi

turbo sadık
öncelikle merhaba. meksika'dan petrol platformundan iş teklifi aldım. 3 yıllık yenileme süreci. yapısal vardiya amiri olarak çağırıyorlar. 8 ay hiç karaya ayak basamıyoruz. 15 gün izin sonra devam. ulaşım helikopterle oluyor acil durumlar için. ya da platforma yakın her daim nezaretçi gemi var orad
öncelikle merhaba. meksika'dan petrol platformundan iş teklifi aldım. 3 yıllık yenileme süreci. yapısal vardiya amiri olarak çağırıyorlar. 8 ay hiç karaya ayak basamıyoruz. 15 gün izin sonra devam. ulaşım helikopterle oluyor acil durumlar için. ya da platforma yakın her daim nezaretçi gemi var oradan tedarik sağlanıyor.

ciddi anlamda maaş teklif ediyorlar. ancak bu paraya o kadar da ihtiyacım yok. hiçbir zaman da çok para kazanayım edeyim demedim. şöyle bir durum var biz iki kardeşiz ve abim yurtdışında çalışıyor. aileme bir şey olunca ben ilgileniyorum ilgilenmek de istiyorum aynı zamanda ben ilgilenmek de zorundayım. evli değilim yani annem ve babamdan başka bağlayıcılığım yok.
abime sen istanbul'a gel annemle babamla kal.( yengem de annem ve babamla aynı sitede oturuyorlar. abim bilerek yakına yerleşti yenge yabancı pek bir şey bilmiyor). abime her ay ben senin aldığın maaşı vereyim diye, teklifte bulundum, oldu ki işten çıktın bir şey oldu ne yaparız ya da bu piyasadan çıkarsam aynı şekilde dönemem dedi ki haklı da. annem ve babam bizi düşünme nasıl istiyorsan öyle yap diyor. geçen sene dedem vefat etti abim gelene kadar dedemi çoktan defnetmiştim. ya da abimin gelmesi gerekiyordu covid'den sebep gelemedi daha yeni geldi. şimdi dönecek dönemedi. özel uçakla katar'a oradan ırak'a mı ne gitti saçma sapan işler. ayrıyetten benim midem çok sıkıntılı. her yemeği yiyemiyorum. uzun süre mide problemi çektim şimdi psikolojik takıntılarım var uçağa vs asla binemiyorum otobüse de binemiyorum. midem bulanır da çıkarırım uluorta diye. sinemaya da gidemiyorum. kapalı ve istediğin zaman çıkamayacağın sıkış tıkış yerlere girince daralıyorum.

bir de şöyle bir sıkıntım var. işi paslayan arkadaşım üniversiteden ve beni hala eskisi ya da üstüne koymuş olarak tahmin ediyordur. ama işin aslı öyle değil. örneğin biz daha sıkıfıkı iken çatır çatır ingilizce ve fransızca konuşurduk şimdi ise my name is pencil modundayım yıllarda hiç kullanmadım. ancak şuna eminim ki 2 ay içinde eskiye dönerim. ve gitmem için en az 4 ay daha vaktimin olduğu söylendi. ancak gidilecekse şimdiden imzaları vs atman gerekiyor açık deniz olduğu için isg kuralları ve diğer iş kanunlarının çoğu yok olanı da çok farklı işliyor. bu arada mevcut işim de çok stresli, ha işimi seviyorum uyum evet ama memnun değilim türkiye şartları bu işi çok zorlaştırıyor.

bambaşka bir dünyaya mı başlasam yoksa bu kokuşmuş sistemde devam mı etsem. he o paraları biriktirdikten sonra şunu yaparım ederim diye bi gayem de yok. zaten çoğu şeyi gördüm tattım.

bilemiyorum altan... çok uzun yazdım kusura bakmayın.

edit: pek gitmek istemiyorum açıkcası ama sanki biraz da gitmek istiyor gibiyim.

bu işin bana tek artısı yüksek bir maaş başka artısı yok. kariyer vs değil. cv'im epey kabarık zaten.

edit2 maaş için söylenen miktar onyedibin dolar ama bunun içinden meksika için ingiliz firması için ve türkiye için sigorta parası kesilecek. türkiye'de bu parayı kıyameti kopartsam yine de kazanma şansım yok.

edit3 bu tür yerlerde çalışan personeli firma seçmiyor. proje koordinatörü oluyor. onun bir bütçesi var kar da ederse ona ayrılan bütçeden zarar da ederse ona ayrılan bütçeden ve bu işin önayağında benim arkadaşım var. yani şöyle diyeyim firma size koordinatör olarak şurada şu yapılacak ekibini kur ve yönet diyor. az sayıda insanla çok tehlikeli işler yapıyorsunuz herkes birbirini seveli takım çalışmasına yatkın olmalı. herhangi birisine sinirlensen kavga etsen adam kıçına tekme atsa denizde ölür gidersin ölünü bile bulamazlar. bu işler için bunlar normal, düz sondajcılar bile buna yakın alıyorlar. gözünüze öyle basit iş gelmesin. hatta 50 k civari alanlar da var.
www.youtube.com
buradan örneklerine bakabilirsiniz. önemli olan bosiet. onu da firma size eğitimini aldırıyor.
0
turbo sadık
(24.08.20)
Ben biraz gitmeme taraftarı olduğunu hissettim yazdıklarından.

Böyle durumlarda artı eksileri yazmak, buna gore karar vermek iyidir.
0
Filinta61
(24.08.20)
Yazdıklarından şunu anladım sen orada ayar kaçırırsın.
0
duptıs
(24.08.20)
tek katkısı para olacaksa, anlattığınız şartlar altında ben olsam gitmezdim.
0
oz suser
(24.08.20)
Yurt dışı deneyimim olsun, buralardan sıkıldım vb gibi bir amaçla değil de çok da ihtiyacınız olmayan bir meblağ için gidiyorsanız, behsettiğiniz özelliklerinize bakarak bence "değmez" diyorum.
0
nickfury
(24.08.20)
Yazdıklarınız yüzünden pek gitme taraftarı olmadığınızı düşündüm; Avrupa ülkeleri, Amerika, kanada vs gibi ulkelerden biri olsa biraz zorlayıp gidin, en kötü beğenmezseniz dönün derdim de şu şartlar altında kendinizi zorlayıp boşu boşuna psikolojik baskı altında hissetmenize gerek yok gibi geldi.
0
fraise
(24.08.20)
giderseniz pişman olacaksınız sanki. öyle bir hava sezdim yazdıklarınızdan. üçüncü bir göz olarak burdan böyle gözüküyor.
0
AlsterWasser
(24.08.20)
Maaş dolarla olacaksa, 3 yıl sonunda Türkiye'den bir iki ev alacak kadar para kazanacaksan git.
0
dissendium
(24.08.20)
vergileri sigortası vs kesilince alacagın para 13.000 dolar diyelim. bu paralara iş teklifi gelen biriysen türkiyede'de en azından 15.000-20.000 tl maaş alıyorsundur. bu paraya zaten burada istediğini yaparsın, bi de bonus alsan zaten para derdi yok.
yurtdısında alacagın para ciddi anlamda fazla bi para ama zaten burada da parasal anlamda sıkıntı yaşamıyorsun ki. hee diyorsan ki ben burada 1-2 sene calısıp sonra kazandıgım parayla iş kurucam ya da emekli olucam mantıklı tabi.

ve son olarak unutma. zamanın geri dönüşu yok, paranın var. böyle fırsat her zaman önüne gelmeyedebilir. durumu her yönüyle düşün öyle karar ver.
0
monicapp
(24.08.20)
tinyurl.com

platformda hayat için şu linki oku. biri Q&A yapmış reddit te.

öncelikle internet berbat. film dizi oyun ps4 xbox kitap vs götürmen gerek.
8 ay çok uzun bi süre. 15 gün karaya ayak bas sonra dön. ve 3 sene tekrarla. hapis bu
midende sorun var demişsin. doktor görmek isteyeceksin. test tahlil xray bilmemne, bunlar için 8 ay beklersen ölürsün
tr de bişey oldu, kardeşin ilgilendi, peki er ya da geç gitmen gerektiğinde ne olacak? 8 ay mı bekleyeceksin?

3 yıl kontrat olmasa sadece 8 ay olsa belki yapılır. belki hiçbi sorun olmasa iki kez yapılır, 16 ay, 1,5 sene olabilir. ama 3 sene çok uzun geldi. ayrıca 3 sene kontrat imzalarsan 4. kez gittiğinde erken dönmen gerekecek, buna okey diyorlar mı? yoksa 5x8 ay = 40 ay kalman gerekecek.
0
sttc
(24.08.20)
Hayat kısa, belki bazıları için daha kısa. Hayatının 3 senesini böyle bir işte çalışarak geçirmek ister misin?

Ben bunu bi düşünmeni isterdim.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(24.08.20)
Paraya ihtiyacın yoksa boşver.
0
iwasbornonamountainside
(24.08.20)
vergi sigorta ne kesilecek bilemiyorum ama ben 3 sene için gider sonra da emekli olurdum. 36 ay maaş alacağını düşünsen hiç masrafın olmayacak gibi düşünüyorum. ayda 13 bin net kalsa 468 bin dolar eder. bu parayla ev falan alacak kadar salak olmadığını düşünüp misal bunu eurobond vs bassan yılda 20-25 bin dolar civarı faiz alırsın. ben düşünmez giderdim.

3 sene çile sonra da emeklilik. oh mis.

ahkam kesiyorsun diyenlere: zorluklarını tahmin ediyorum. internet ve telefon çekmeyen çöl ortamlarında aylarca çalıştım. en yakın yerleşim birimine bile ulaşım imkansız, doktor gerekse 5-6 saat mesafedeydi. yani helikopterle doktor falan imkanı mükemmelmiş. böyle ortamlarda ölmüyorsunuz hatta biraz güçlenerek çıkıyorsunuz.

not: csb çalışması olduğunu düşünüyorum. 7 verdim.
0
ozdek
(24.08.20)
psikolojik sıkıntılarınız var ise ve paraya da ihtiyaç yok ise gitmeyin derim. sevgiliniz yok, yani size destek olacak birisi de yok.

olurda abd'den, kanada'dan falan teklif alırsanız orayı düşünürsünüz.
0
chomaristan
(24.08.20)
Anne babanız için iyi eğitimli bir bakıcı ayarlayıp gidin.
0
jz
(25.08.20)
Psikolojik durum gözardı edilemeyecek kadar muhim. Hatta her şeyden daha önemli. Sizin çok fazla soru işaretleriniz var, ağır pişmanlık yaşayıp dönmek isteyebilirsiniz. Bence gerek yok, baya pis bir iş ve tehlikeli
0
dragons
(25.08.20)
Psikolojik durum gözardı edilemeyecek kadar muhim. Hatta her şeyden daha önemli. Sizin çok fazla soru işaretleriniz var, ağır pişmanlık yaşayıp dönmek isteyebilirsiniz. Bence gerek yok, baya pis bir iş ve tehlikeli
0
dragons
(25.08.20)
Selam,

Tek çocuk olmama rağmen söylüyorum, bana bugün bu teklifle gelseler, adamların konuşmalarının bitmesini beklemeden "nereyi imzalıyoruz?" derdim.

30 yaşındayım. Tek çocuğum.

Ancak 3 senelik gurbetten sonra hem ailenize daha iyi bakabilecek bir duruma geleceksiniz, hem de ileriki hayatınız kolaylaşacak. Bence de duruma göre iyi bir bakıcı/yardımcı ayarlayıp gidiniz.
0
susamli cubuk
(25.08.20)
kimisi yazdığımı okumamış uzun diye herhalde ya da başlığı okuyor kafasında bir yargı oluşuyor sonrasında yazdığımı okusu da gene kafasındaki önyargıya göre yazıyor. çok kırıyorsunuz beni.

yukarıda da dedim, 1-2 sene çalışayım bu kadar biriksin de şunu yaparım diye bir amacım yok. lakin şöyle de bir durum var para yani bu. her adımında lazım. cebinde fazla para olsa fena mı? sadece önceliğimde yok. daha önce bundan fazla paraları batırdım ben de ailem de. rahip krizinde. resmen bedavaya hastane yaptım 1 kuruş da alamadık hasbdhsj.
ha bir daha o kadar çalışabilir miyim? öyle çalışma şansımız yok. gerek yaş gerek ortam olarak. neyse konu dallanmasın.

@sttc orada beni zorlayacak olan yemek ve istanbul'dakiler olacaktır diye tahmin ediyorum. diğer şartlara benzer şartlarda çok çalıştım. yani bir de iş ahlakı var. elbette ki yapamayınca yapamıyorum diyebiliyorsun kafana silah dayamıyorlar ama çok uzun süreç belirli günlerde helikopter geliyormuş mesela. ve yerine adam bulacaklar. kendi işimden de biliyorum. birisine bir işi verdiğinde bırakıp giderse ne olur. çok büyük zarar veriyorsun iş geri kaldığı için. doktor sayısı yemek kumanyası suyun her şey sayılı, adamlar sana göre plan yapılıyor keza iş de sana göre planlanıyor. arkadaşım bana güvenmiş beraber çalışma ortamı sunmuş. ben yapamıyorum gidiyorum diyip onu utandırmak benim iş ahlakımda yok. ki aynısını da geçmişte yaptım. sırf arkadaşıma söz verdim diye 5 şantiyeye aynı anda baktım 1 sene de maaş almadım. yokluklar içinde toparladık büyüdük.
kısacası kendi malım olsa parasına sıçayım diyip çoğu şeyi yakarım yakmışımdır da ama işin içine başkaları girince kendi malımdan kendi işimden daha çok özen gösterir emaneti olarak bakarım.

yani bir de aileme sürekli olarak bakma değil benim dediğim acil ağır durumlarda. şuanda da zaten şehir dışındayım sürekli de farklı illerde oldum ama acil bir şey olsa ertesi güne düşüyordum ya da ameliyat olacaksa o güne ayarlayıp gidiyordum. ben annemden babamdan da böyle gördüm. ben üniversitede hasta iken annem her ay 10 günlüğe eve gelir kalır dönerdi. bunu türkiye içinde de yaptı. rusya'ya ve kazakistan'a gelerek de yaptı.

son olarak dumbest söylediklerinizden şunu mu çıkartmalıyım, hocam duyurudan bi eleman var benim bu iş için gerekli yetilerimin olmadığını söylüyor sen her ne kadar uygunsun desen de o olmaz dedi. demek ki yokmuş ben sizinle çalışamam. kusura bakma mı diyeyim?
0
🌸turbo sadık
(25.08.20)
mayış 10bindolares var mı?
0
duyurukullanıcısı
(25.08.20)
@duyuru kullanicisi. yok efenim asgari ucret+ sinirsiz akbil ve ticket. cumartesileri oglene kadar.
0
🌸turbo sadık
(25.08.20)
@turbo o zmn bulaşma hacı. cumartesi çalışılmaz.
0
duyurukullanıcısı
(25.08.20)
Off shore deneyimini yurtdisi deneyimi olarak algilamak yanlis bence. Daha cok parali askerlik gibi. Fazlasiyla kuralci, herseyin kisitli oldugu bir hayat.
0
erectrode
(25.08.20)
"her yemeği yiyemiyorum. uzun süre mide problemi çektim şimdi psikolojik takıntılarım var uçağa vs asla binemiyorum otobüse de binemiyorum. midem bulanır da çıkarırım uluorta diye. sinemaya da gidemiyorum. kapalı ve istediğin zaman çıkamayacağın sıkış tıkış yerlere girince daralıyorum." bundan sonrasini okumadim, sen platforma ciktiktan sonra baski balata kacirmaya baslar, 8 ayin sonunu getiremezsin.

kimse kimseye haybeden oyle bir maasi vermez, genelde oldukca sikintili ulkelerde kamplarda silahli korumalar esliginde falan expat olarak takiliyorsan petrol sirketleri para muslugunu sonuna kadar acar seni cekebilmek icin. Benim bu tarz isleri yapan tanidigim biri var ama herif kopuk ucurtma, 50 yasina gelmis hala hayatini duzene sokamamis gunluk yasayan kafasi hafif(nazikce hafif diyorum) gidik biri. Normal insanin yapabilecegi isler degil bunlar, akil sagligini kaybedersen milyon dolarlarin da olsa bir boka yaramiyor.
0
cooperr
(25.08.20)
(3)

ingilizce öğrenme uygulamaları

cum dederit dilectis suis somnum
duolingo'yu kimse önermiyor ama giriş seviyesi için nasıl? a1 yani beginner için soruyorum. ekşi'de başlığını okudum ama bir de buraya sorayım didim. ayrıca yine beginner için busuu, memrise nasıl?
duolingo'yu kimse önermiyor ama giriş seviyesi için nasıl?
a1 yani beginner için soruyorum.

ekşi'de başlığını okudum ama bir de buraya sorayım didim.

ayrıca yine beginner için busuu, memrise nasıl?
0
cum dederit dilectis suis somnum
(24.08.20)
Hepsini her gun ayni anda kullanmani oneririm farkli acilardan destek almak onemli.
0
hot potato
(24.08.20)
duolingo a1 için her dilde iyi. insanların sıkıntısı "sadece" duolingo ile c1 falan olacaklarını sanmaları ve zamanla bir şey öğrenemeyince de duolingoyu suçlamaları. :/
0
AlsterWasser
(24.08.20)
Başlangıç için youtube ya da udemyden kurslara bakın. Cake adında bir uygulama var a2 seviyesine geçtiğinizde çok işinize yaratacaktır.

Busuu birkaç yıl önce çok iyi idi. Şimdi bayağı kötü.

Örnek udemy: www.udemy.com
Örnek youtube:
www.youtube.com
0
neysene
(24.08.20)
(14)

Taciz hakkında İdam cezası olmalı mı? Ve Ne gibi Cezalar olmalı?

put it in your appropriate place
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.

Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı ki tamamen önlensin. Önüne geçilsin.
0
put it in your appropriate place
(16.08.20)
Adil bir yargı sistemimiz olsa idi idam olabilirdi. Fakat bu şartlar altında idam cezasının var olması her türlü siyasi davanın istismar edilmesi ve çok büyük yanlışlıklara da kapı açabilir.
0
but that was just a dream
(16.08.20)
Speaking için konuşmak tamam ama işi ciddiye alacaksanız bu sizi beni aşar.
Kanun yapmak, ceza belirlemek çok kolay işler değildir. Tahmininizin çok ötesinde bilgi ve birikim gerekir.
0
kisa
(16.08.20)
ülkemizde zaman zaman idam vb gündeme geliyor. arkadaşın da dediği gibi amaç idamı yasallaştırmak, normalleştirmek.

ondan sonraki felaketi hepimiz tahmin edebiliriz zaten.

verdiğim cevap konuyla alakasız ama suçu normalleştirmek gibi anlaşılmasın lütfen.
0
hem şişko hem deli
(16.08.20)
Taciz ve tecavüz suçlamaları suistimale çok açık suçlamalar. Bir sürü insan sırf birinden nefret etmeye başladığı için bu suçlamalarda bulunabiliyor. Yanlış anlamalar konusu da apayrı, otobüste adamın eli birine çarpsa ve kadın tacizci diye yaygara koparırsa linç ediliyor kişi. İdam falan o yüzden çok ağır cezalar. Suçlu ve suçsuzun çok keskin ayrılabileceği bir suç alanı değil çünkü. Ha caydırmak için nasıl bir ceza olabilir onu ben de bilmiyorum ve @kisa'ya katılıyorum, üstüne iyi düşünülmesi gereken konular.
0
senolll
(16.08.20)
% 100 ispatli sekilde taciz tecavuz cinayet gibi suclarda idam kesinlikle olmali ve uygulanmali..
burada karsi cikilan birkac nokta var:
1- ya masumsa?
onu yazdik, ozgecan vakasi gibi acik net belli olacak, % de 1 bile süphe olmayacak..
2- bizim gibi ulkelerde siyasi olarak kullanilir felan..
hayir, kanun basta net olarak cikarilacak, sucun tanimi yapilacak, taciz tecavuz cinayet net.. baska suclarda uygulanmayacak..
3- caydirici degil..
hayir efendim bal gibi caydirici, "ama iranda var amerikada da var da neden azalmiyor?" nerden belli azalmadigi, aksi denendi mi? Ayrica herkes insan hepimiz insaniz, ucunda mutlak idam oldugu bilinse, insanlarin gozu onunde uygulansa hayvan oglu hayvanin biri hayvana tecavuzde bulunabilir mi?
4- ustteki maddeyle baglantili olarak " efendim idam kurtulus hapis daha agir ceza" diyenler, aynisi basiniza gelse ve ceza verme hakki size taninsa karariniz ne olurdu? ben suphesiz bir tek nefes fazla almamasini isterdim, eger bu konuda anlasmazliga dusulurse karar hakki magdura verilebilir ama bence idam kesinlikle yasatmaktan daha "iyi" bir ceza magdur acisindan
0
alttaraf
(16.08.20)
@playing star again +1 demeye geldim.

İdam cezası konusu benim nazarımda turnusol kağıdı görevi görüyor.

"Gelsincilerin" sığılığı ve yorumlama algoritmaları genelde çok belli ediyor kendini.
0
AlsterWasser
(16.08.20)
1. İşte o yüzde pek kolay bir şey değil
2. O iş de öyle değil. Mevcut kanunlar hakkıyla mi uygulanıyor? Ya da başka suçların eklemeyeceginin garantisi ne?
3. Nereden belli caydırıcı olduğu?
4. Kişilerin isteği burada bir yere kadar önemli.

Kanun nedir adalet nedir hukuk nedir?
Hukugun amacı nedir?
Yapmayın etmeyin. Bu tip şeyler bir sefer yapılır ve ömrünüzü etkiler.
0
kisa
(17.08.20)
Nasil yani tacize mi idam verilsin. Soruyu tacizci-katil olarak aliyorum. Normallestirmiyorum tabii ki olayi, taciz de buyuk bir sey ama cezasi olum mu... tacizci kadar bu dusunceyi ortaya atan da rahatsiz edici benim icin.

Playing star again+1
Alster+1
Savunuculari hangi platformda olursa olsun hayretler icinde izliyorum.
Boyle bir ceza olamaz. Vahsilik.

%100 ispatli olacakmis suclar.. o binde bir rastlar oyle. Amerikada bir suru (belki binlerce) kisi %100 ispatli diye death row'a aliniyor. 15-20 yil sonra sucsuzlugu ortaya cikanlar var. Avukatlari belki 1 hafta gec kalsa olecekler.
Hataya cok acik bi sey.
Caydirici da degil. Cunku amerika ya da turkiyede kimse birini oldurmeden once "yaa dur simdi idam cezasi alirim/kim onca sene hapis yatacak... en iyisi vazgeceyim" demiyor. Bi sucu islemeden once sonucunu dusunmezsin.

Bu tacizci-katiller icin bi rehabilitasyon programi gelmeli. Es zamanli hapis yatip tabi. Cikacaginda sex offender gibi bi damgasi olmali. Rehabilite olamayacagina kanaat getirilenler ise agir. muebbet almali.
0
Kittie
(17.08.20)
Tacizde kişiye ceza verirseniz, karşılığında ceza alacağını bilinirse %80-90'ı engellenir.

Geri kalan, gerçekten sapık, dürtülerini engelleyemeyen kişileri ise ya toplumdan tecrit etmek lazım ya da kimyasal hadım. Bu dürtüleri komple yok etmek lazım. İdam ağır bir ceza olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
İdam geri alınabilir bir ceza değil. Hiçbir suç için olmamalı. En küçük hata ihtimalinde bile kanun gücüyle birinin haksız yere hayatına son vermiş olursun.
0
arnold schwarzeneger
(17.08.20)
Arkadaşlar,
Bir çok kisi zaten karşılığında ceza alacağını bilirse o suç çok büyük bir oranda düşer. Bunun için idam olmasına gerek yok.

Her zaman için suçu işleyen kişi yakalanmayacagini, ceza almayacağını düşünerek işler (her zaman değil tabi büyük oranda)
Yani idam değil ama yine uygun bir ceza belirleyip bunu her suç işleyene uygukayabilseniz istediğinizi elde edersiniz.
Sorun ceza dan, kanundan ziyade yakalamada uygulamada vs.
0
kisa
(17.08.20)
hiç bir kuvvete hiç bir insana geri alamayacağı ceza yetkisi verilmemeli.
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
Bu bahsettiğiniz şeyin adı 'taciz' değil. Kişinin fiziki bütünlüğüne bir saldırı varsa bunun adı taciz değil, yasalar önünde cinsel saldırı oluyor. Taciz diyerek çok önemli bir konuyu biraz küçümsemiş oluyoruz. Düzeltmeyi önemli gördüm bu nedenle.

Bir kadın sokakta sözle rahatsız ediliyorsa, bunun adı tacizdir. Fiziki olanının adı ise cinsel saldırıdır!

Taciz boyutundaki sözlü/yazılı rahatsızlığın da bir caydırıcı yaptırımı olmasını ve bu yaptırımın iki üç davada değil de, düzenli olarak uygulanmasını çok istiyorum. Çok yüklü ödemeler yapması ve sosyal hizmette uzun süre tutulması gibi...

Cinsel saldırının da tacizinde önüne tamamen geçmek herhalde hiçbir toplumda mümkün değil, ama işleyen yasalarla birçok insan ve de hayvan için güvenli bir alan yaratmak mümkün.
0
buf-e kür
(17.08.20)
"Toplum, kendi tabanından gelen ilerici bir değişim ile, refah ve eğitim seviyesinin yükselmesi ile ıslah olur"

bu hikayeye tam uyan İskandinav ülkeleri var. Toplu Tecavüz, Seri Cinayet ne ararsan var. demek ki bu da çözüm değilmiş
0
esref
(17.08.20)
(6)

Bülbülü Öldürmek'ten sonra okunacak kitap tavsiyesi

playing star again
Merhabalar,Bir süredir kitap okumaya ara vermiştim akıcı olmayan, bana hitap etmeyen birkaç kitapla karşılaştıktan sonra. Öneri üzerine Bülbülü Öldürmek kitabını okudum ve epey sardı. Şimdi yine biraz batı edebiyatı (bana göre Türkiye'nin batısı oluyor başka anlamı varsa bilmiyorum) üzerinden devam
Merhabalar,

Bir süredir kitap okumaya ara vermiştim akıcı olmayan, bana hitap etmeyen birkaç kitapla karşılaştıktan sonra. Öneri üzerine Bülbülü Öldürmek kitabını okudum ve epey sardı. Şimdi yine biraz batı edebiyatı (bana göre Türkiye'nin batısı oluyor başka anlamı varsa bilmiyorum) üzerinden devam etmek istiyorum. Elimde olan kitaplar şunlar:

Jane Austen: Northanger Manastırı
Balzac: Vadideki Zambak
Kafka: Dava
Grigoriy Petrov: Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Marquez: Kırmızı Pazartesi

Sizce bu beş kitaptan en akıcısı hangisi? Sıkıcı kitap gelirse yeniden okuyamama dönemine girmekten korkuyorum açıkcası biraz.
0
playing star again
(16.08.20)
vadideki zambak'ı ben sevmiştim ama birçok insana sıkıcı gelir, pek akıcı da diyemiyorum.
jane austen kolay okunur.
beyaz zambaklar ülkesinde de kolay okunan bir kitap.
ince olduğu için de hemen okursunuz aslında.
ama bence bu beş kitabın içinde en "akıcı" olan kırmızı pazartesi.
0
blatta hiberna
(16.08.20)
Bunların arasından bence Dava.

Kafkaesque havalarda kendinden bir şey buluyorsan.

Kırmızı Pazartesi de hoş kitap bu arada ama inceleğine aldanmamak lazım bir çırpıda bitiririm düşüncesiyle dikkatle okunmadan bazı edebi teknikler farkedilmeyebilir.
0
AlsterWasser
(16.08.20)
bülbülü öldürmek hoşunuza gitti ise, balzac, kafka, petrov hic okumayin. austen kitaplari kolay okunur ama benim icin elif safak 19. yy'da yaşasaydı jane austen gibi yazardi, ben okumazdim. kirmizi pazartesi bu secki icinde en okunasi kitap.

eger ulasabiliyorsaniz capote'nin in cold blood, sherwood anderson'in winesburg, ohio'sunu, carson mccullers'in tüm kitaplarini tavsiye ederim. harper lee ile ayni kültürden beslenmis, ayni insanların hikayelerini anlatmis yazarlar bunlar, southern renaissance / southern gothic diye ararsaniz daha birçok başka yazara ulasabilirsiniz. mümkünse ingilizcesinden okuyun, yoksa türkceleri pdf olarak internette, cok ucuz fiyatlara nadir kitapta bulunabilir.
0
proteus
(16.08.20)
kırmızı pazartesi garip bi kitap.yanlış hatırlmıyorsam büyülü gerçekçilik tarzında yazılmış.benim edebiyat altyapım çok olmadığı için hakkını vererek okumadım sanırım.

beyaz zambaklar ülkesinde akıcı kitap ama roman değil.belki sarmayabilir.ben sevmiştim ama.

diğerlerini okumadım.
0
high hopes of the sozluk
(16.08.20)
En akıcısı Kırmızı Pazartesi. Beyaz Zambaklar Ülkesinde roman değil, ama o da akıcıdır.
0
wish i could find a way to disappear
(16.08.20)
Ne olur Vadideki Zambak' en son okuyun. Hatta okumasaniz da olur. O denli sıkıcıydı. Önerim Kırmızı Pazartesi.
0
Amaranta ursula
(16.08.20)
(3)

Word'te yazılan yazılar çok amatör görünmüyor mu?

insomniac
Latex vb. programlara göre görünüm daha kötü değil mi sizce de?
Latex vb. programlara göre görünüm daha kötü değil mi sizce de?
0
insomniac
(23.07.20)
Bilimsel makale vs yazacaksanız elbette latex formatının üstüne yok. Latex altyapısını kullanan scientific work place tavsiyemdir. Bir de hangi alanda kullandığınız da önemli yeri gelir word işinizi görür yari gelir indesign kullanırsınız yeri gelir latex altyapısıyla yazarsınız.
0
creedwar
(23.07.20)
çok matematiksel ifadeler olan bir yazı değilse LaTeX'e gerek olmuyor. Farkmaz o konuda.

ama matematiksel ifadeler falan çok olunca LaTeX iyi evet.
0
AlsterWasser
(23.07.20)
Word ile yazılmış sonra PDF 'ye dönüştürülmüş belgeleri hemen tanıyabiliyorum. Konu sahibi haklı. Latex yazacaksanız iyi bir editör seçin bir çok işi kolaylaştırsın.
0
freemannnn
(23.07.20)
(16)

Kara mizah hakkında ne düşünüyorsunuz?

wmeh
Her türlü kutsalla, Atatürk'le, ölenlerle/öldürülenlerle vs. dalga geçip eleştirildiklerinde de kara mizah yaptığını söyleyen insanlar var biliyorsunuz. Kendilerini eleştirenleri de yobaz ilan ediyorlar hemen. Üstelik birçoğu ergen de değil, koca koca insanlar.Bunlar hakkında düşünüyorsunuz? Kara mi
Her türlü kutsalla, Atatürk'le, ölenlerle/öldürülenlerle vs. dalga geçip eleştirildiklerinde de kara mizah yaptığını söyleyen insanlar var biliyorsunuz. Kendilerini eleştirenleri de yobaz ilan ediyorlar hemen. Üstelik birçoğu ergen de değil, koca koca insanlar.

Bunlar hakkında düşünüyorsunuz? Kara mizah ürünleri gerçekten olması gereken bir şey mi veya eleştirenler gerçekten mizahtan anlamayan yobazlar mı? Yaptıkları düşünce özgürlüğüne girer deyip olduğu gibi kabul edilmeli mi? Veya çoğu sadece dikkat çekme amaçlı mı?
0
wmeh
(23.07.20)
Kara mizah adı üstünde mizah üretir, yani Atatürk'ün ya da bir hastalığın ölümün mizahı yapılabilir ama bizdeki kara mizahcılar kara mizahı aşağılayıp küçük düşürerek hakaret ederek küfrederek yapıldığını düşündükleri için pek verimli mizah üretilemiyor bu alanda. Kara mizahın temeli ironidir, ben ironi kullanılarak kara mizah yapıldığını pek görmedim Türkiye'de.
0
angelus
(23.07.20)
"Olması gereken bir şey" konusu bence sorunlu; sonuçta bu bir şeyin olup olmamasına karar verebilecek bir merci yok, olmamalı da zaten. Kaldı ki bağlam bu tür içerikler için çok önemli; bize yakın, kişisel olarak özen gösterdiğimiz, hassas olduğumuz şeylerle ilgili bu tür bir içerik görünce rahatsız olmak çok doğal. Benzer şekilde güldüğünüz, eğlendiğiniz bir içerik başkası için ofansif mizah örneği de olabilir. Bu konuda kimsenin "Bu kara mizah/ofansif mizah sevmek zorundasın" deme hakkı yok ama diğer yandan da bunun bir şekilde yasaklanmasını doğru bulmuyorum. Bunun mizahtan anlamak, anlamamak ile alakası yok.
0
salihdt
(23.07.20)
Dusunce ozgurlugu ve nefret suclari farkli seyler. Herkesi elestirebiliriz ama nefret sucuna erismedikce. Ornegin bir yoneticiyi yonetici olma ozelliginden dolayi kara mizahla elestirebiliriz, buna hakkimiz var ancak ozel hayati bakimindan elestiremeyiz. Ornegin, bir kadin yonetici surekli cok kizginsa, yonetici olma ozelliginden dolayi kara mizah yapilabilir ama kizgin olmasi seks yapmamasina baglaniyorsa bu kara mizah degil ozel yasama saygisizliktir.
0
howfaristhesky
(23.07.20)
kara mizah ile bu söylediklerinin herhangi bir bağlantısını çözemedim ben. kutsala atatürke, ölenlere falan dalga geçerek laf söylemek kara mizah mı yani? nasıl bir manyak insanlar var çevrende?
0
reanarchy
(23.07.20)
Yasal sınırlar içinde olduğu sürece ben mizahın her türlüsünün normal karşılanması gerektiği görüşündeyim.

Bir kimseye hakaret edilmiyor ise, cinsiyetçi, ırkçı vb. ithamlar yok ise kara mizah bence iyi bir şey.

sıkıntı kara mizahın sınırlarının bilinememesi ya da sınırlar içinde olsa da hazmedilememesi nedeniyle yaşanıyor.

Ofansif mizahı kimse sevmek zorunda değil +1
Biri ofansif mizahı sevmiyor diye ona yobaz demem. Ancak ofansif mizahın ofansif mizah olduğunu fark etmeden bunu ciddiye alıp eyleme geçen adama yobaz derim.

En son yaşanan "Alevileri bir otelde yakmayı bilirsiniz" konulu şaka çok tepki topladı. Ancak bence bu durum 'yakanları' eleştiren bir şeydi ve Alevileri anmaydı. Ancak öyle algılanmadı. Şakayı yapan kadının kendisi de alevi zaten.
0
himmet dayi
(23.07.20)
Bunların yasaklanmasını savunmakla Netflix'in yasaklanmasını savunmak aynı şey. Düşünce özgürlüğü zaten hoşuna gitmeyen şeylerin ifade edilebilmesine karşı olmamak demek. Beğenmeyen takip etmez, olur biter.
0
plutongezegendegilmi
(23.07.20)
Benim çevremle alakası yok. İnternette hiç dolaşmıyorsunuz sanırım çünkü özellikle görmek istemeseniz bile denk gelmeme ihtimaliniz çok düşük. Burada birkaç link de vardı Atatürk ve öldürülen Pınar'la ilgili örnek olarak ama kaldırıldı. @reanarchy
0
🌸wmeh
(23.07.20)
kara mizahın ironi içermesi gerektiğini düşünmüyorum. bir bağlam içerisinde şaka yaptığında o şaka birbirinden bağımsız herhangi bir grup insana komik geliyorsa mizah yapıyor olursun. kime neden komik geldiğinin ya da arkasında farklı bir amaç olmasına gerek yoktur diye düşünüyorum.

kara mizahın amacı dalga geçmek ya da şaka malzemesine hakaret etmek olmak zorunda değil. kara mizah yapanlar birilerinin kutsal değerlerine saldırıyor olmak zorunda da değil. kendi bağlamı içerisinde komikse o şaka, şaka yapılan kim ya da ne olursa olsun, gülünmesinde sakınca görmem ben.

"bazı şeylerin şakası yapılmaz" düşüncesine toptan karşıyım, her şeyin yapılabilir. ama yeri ve zamanı vardır, herkese de yapılmaz. bir şeyin politically incorrect olması onun tü kaka olduğunu da göstermez.

saldırı kısmında durum genelde şöyle oluyor, birine ya da bir kesime saldırmak için yapılan kara mizahın, mizah olsun diye değil saldırı olsun diye yapıldığı belli olur. ama saldırı amaçlı kullanılıyor diye bu durum kara mizahı kaka yapmaz.

mizahtan anlamamak ayrı konu, insanların neye karşı hassas olduğu ayrı konu. mesela şu şaka çoğumuzu rahatsız etmez.
"My favorite film is The Hunchback of Notre Dame. I love a protagonist with a twisted back story. "
ama skolyozu ya da kamburu olan bir insan için bu şaka bir kara mizah örneği olabilir, o kişiyi rahatsız eder.

o zaman hiç mi şaka yapmayacağız?
tecavüz, atatürk, hitler gibi konular daha büyük kesimler için hassastır. ama yer yüzünde birilerinin bu konular hakkında hassasiyet geliştirmemiş olabileceği gerçeğini unutmamak lazım. hadi hitler ve atatürk daha yerel konular, tecavüz hiçbir toplumda kabul görmüyor diyelim. tecavüze uğramış ve bunu aşıp yeri geldiğinde şakasını yapabilen bir kadına ne diyeceğiz ki?

özünde ahlaki problemler tartışmasını içeren bir konu bu ve nasıl ki evrensel bir ahlak yoksa(olmadığını savunanlar için söylüyorum) kara mizah da sınırı olmayan bir konudur.
0
Bruce
(23.07.20)
kara mizah apayrı bir şey. ofansif mizahla karıştırıyorsun. belli kesimlerce kutsal sayılan değerler üzerine mizah yapmak ofansif mizahtır. kara komedi ise içinde dramatik öğeler barındıran komedidir ve sokak mizahından ziyade kitap, film, tiyatro oyunu gibi sanat eserlerince kullanılır. yani iki terimin birbiriyle pek bir ilgisi yok. gerçi cevaplara baktığımda benden başka kimse de bu yanlışa değinmemiş. sanırım yıllar içinde kara komedinin anlamı değişmiş ve ben kaçırmışım.

soruya gelecek olursak, her açık fikirli insanın yapması gerektiği gibi sakınca görmüyorum. küfür, hakaret vs. olmadıkça (ki doğru üslup ve tavırla o bile olabilir) her şeyin esprisi yapılabilir. fikir özgürlüğü tam olarak bu demek oluyor zaten. beğenmediğim kısmını savunayım ama beğenmediğim kısmına düşman olup yok edeyim dersen (sözlüğün %80'i gibi) chp çomarı oluyorsun.
0
sir gawain
(23.07.20)
Ben gülüyorum. Espri gerçekten kaliteliyse kendi inancıma, beğenime yapılana da gülerim. Mizah, ironi bu tarz şeyleri severim. Ama bu konuda da ikiyüzlüyüz. Bir kesim Allah'a, peygambere yönelik kara mizah yapılmasına karşıdır ama Atatürk'e yapılana ağzını yaya yaya güler. Tam tersi de mümkün. Başka şeyler arasında da böyle bir bağlantı kurabiliriz sadece örnek verdim.

Geçenlerde bir iki standupçı baya linç edilmişti mesela. Ülkenin mizah yapıyorum diyeni de mizahın ne olduğunun hiç farkında değil maalesef.
0
black holes in the sky
(23.07.20)
İyi yapılan kara mizahı severim; gülerim. Mutlaka olması gerektiğini de düşünürüm. Ama dediğim gibi burdakı ince çizgi 'iyi yapılmış' olması. Kara mizah yaptığını sananların bir kısmı saçmalamaktan ve komik olduğunu sanarken antipatiklesmekten ileriye gidemiyor maalesef.

Her işte olduğu gibi bunda da zeka, kültürel birikim vs gibi konular öne çıkıyor/ çıkmalı.
0
fraise
(23.07.20)
Immanuel tolstoyevski'nin konuk olduğu flu tv'deki son videoda her şeyin şakası yapılır mı diye konuştular Canikligil'le. Kısaca aklımda kalan yapılır ama yapılan şakadan ne anlam çıktığı ne niyetle yapıldığı yani örneğin yermek için mi övmek için mi yapılıyor o belirleyici dedi. Bir de mesela bir durumun mağdurları da o durumun üstlerindeki ağırlığını azaltmak için şakasını yapabilirler rahatlamak için dedi. Mantıklı geldi bana bunlar.

Dolayısıyla somut örnek üzerinden konuşmak daha doğru olur anlam niyet şakayı yapan kişinin o olaydaki yeri gibi. Bağlam önemli. Gerçi sir gawain'in dediği gibi bu kara mizah değil. Trajik bir durumun içinde olan komik olaylar gibi anlıyorum ben kara mizahı. Mesela Bir Zamanlar Anadolu'daki SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!!SPOILER!!!!!! cinayet olayında savcı-polis-jandarma ceseti bulduktan sonra katilleri ceseti bagajda taşıdılar diye kınadıktan sonra kimsenin taşımak için uygun bir şey getirmediği anlaşıldığında kendileri de yine aynı yöntemi kullanmışlardı.

Konunun başladığı dakikayla beraber flu tv video linki: youtu.be
0
curious mind
(23.07.20)
Mizah turu olarak farketmez.
bir ara Ismet kim ki vardi mesela, ben ona cok guldum. sonra sacmaladilar. ya da lemanda falan cok karikatur olurdu, Ataturkle ilgili.

ama bazi aptallar acik acik sövmeye cesaret edemedikleri insanlara mizah yapiyoruz diye asagiliyorlar, amaclari anlasiliyo zaten. bunlari savunanlarin da bunlardan farki yok.
0
Coma
(23.07.20)
gördüğüm kadarıyla atatürk'e ,kutsallara ağız dolusu küfür etmek serbest ama şu an çok popüler olan bir konuda fikir belirtmek yasak . fikrini söylediğinde gelsin linçler ,gelsin hesap kapatmalar . illaki sürü ile aynı görüşü paylaşmak zorundasın.paylaşmıyorsa da çeneni kapatacaksın.
0
x571
(23.07.20)
yukardaki cevapları okumadım ama;

bu tarz şeyler bu topraklara fazla geliyor ne yazık ki...herkesin bir kutsalı var ülkede mübarek.. ofansif olsun, kara mizah olsun herkes her an her şeyi yanlış anlamaya müsait.

"bana niye baktın" diye insan bıçaklayan var...

ama normatif olarak düşünürsem herhangi bir ifadenin esprinin "olmaması" gerektiğini düşünmüyorum.

kutsallarla da ilgili fikir beyan edilebilmesi hatta stand-uplarda espri malmzemesi yapılabilmesini isterdim.

Şu ölümlü dünyada 2 bacaklı, 2 kollu, tek ağızlı sıradan bir insan evladının kendi şahsi fikrinin ya da esprisinin başkalarını bu kadar etkilemesi çok üzücü. gül geç. umursama geç.
0
AlsterWasser
(23.07.20)
zor konu. mizahın sınırı yoktur, hele yasal sınırı hiç olamaz. bugün sınır buradar, yarın kurnaz köylü sınırın üstünden kazar sen tarafa atar. sınır bi bakmışsın kıçına girmiş.

mizahın her türlüsü türkiye için çok zor konu. bu yüzden bu kadar çok ve güzel üretilebiliyor. ha neden zor konu, çünkü bizim esasa dair çözmemiz gereken problemler varken biz hala usul tartışmaları yapabilecek kadar kendinden bi haber insanlarız. esas kavgası da hiç vermediğimizden, mizahın anlatmaya çalıştığını değil de, nasıl anlattığını bokluyoruz. yoksa; atam, izindeyiz. iki hafta, her yıl.
0
ahmet oturum cerezi
(23.07.20)
(11)

Kişisel gelişim kitabı tavsiyeleri

whyamy
Okuyup beğendiğiniz, size faydası olduğunu düşündüğünüz kişisel gelişim kitapları varsa öğrenmek isterim. Hayatı Yeniden Keşfedin tarzı bir kitap da olabilir. Tavsiye dışında bir şeyler yazacakların, eleştiride bulunacakların yazmamasını rica ediyorum.
Okuyup beğendiğiniz, size faydası olduğunu düşündüğünüz kişisel gelişim kitapları varsa öğrenmek isterim. Hayatı Yeniden Keşfedin tarzı bir kitap da olabilir.

Tavsiye dışında bir şeyler yazacakların, eleştiride bulunacakların yazmamasını rica ediyorum.
0
whyamy
(22.07.20)
Kişisel gelişim kitabı mı bilmiyorum ama beğencieğinizi düşünerek;

Alain de Botton-Felsefenin Tesellisi önerebilirim.
0
AlsterWasser
(22.07.20)
charles dühigg - alışkanlıkların gücü
0
pide
(22.07.20)
kişisel gelişim konusu çok civcivli bir konu. ortalık saçmalık kaynıyor. gerçek bilim insanlarının yazdığı kitapları bulmanızı tavsiye ederim.

kitap önerileri:

1) doğan cüceloğlu - iletişim
www.kitapyurdu.com

2) www.kitapyurdu.com
3) www.kitapyurdu.com


daha fazla öneri içinde bu kanalın şu video serisine bakabilirsiniz: www.youtube.com
0
maden suyu
(22.07.20)
İletişim Yayınlarının Psykhe serisi güzel. Tam olarak kişisel gelişim kitapları sayılmazlar ama onlardan daha yetkin olduklarını söyleyebilirim.
0
black holes in the sky
(22.07.20)
eckhart tolle - şimdinin gücü.

hatta o yazarın tüm kitapları.
0
biseysorcaktim
(22.07.20)
Dale Carnegie-Dost Kazanma sanatı

Dale Carnegie-İsten ve yaşamdan keyif almanın yolları



Bu işin piri Dale amcamızdır,her kitabını okuyunuz.
0
ırene adler
(22.07.20)
ahmet şerif izgören kitapları
0
kararsızataletfilozofu
(22.07.20)
ahmet şerif izgören kitapları +1
elma yayın evi + izgören akademi başarılıdır.
0
MtKrt
(23.07.20)
Açık söylemek gerekirse biraz çocuksu buluyorum onun kitaplarını. Yıllar önce arkadaşım okutmuştu birkaç tane ona ait kitap ve pek beğenmemiştim.
0
🌸whyamy
(23.07.20)
Psikonet Yayınları'nın kendine yardım kitapları.
0
inawen
(23.07.20)
psikonet yayınları +1
0
aynenbencede
(23.07.20)
(9)

Masaj adabi

kuehles blondes
Merhaba, Bugun masaj yaptirdim ve bayadir aklimi kurcalayan soru tekrar aklima geldi ve gerildim resmen. Soru su: masaj yapilirken nasil tepkiler verilir?! Ahh ohh gibi tepkiler verince yanlis anlasilir diye geriliyorum. Hic ses cikarmasam masör bu kez “hic etkim olmuyo mu yav, hic tepki yok?” diyec
Merhaba,
Bugun masaj yaptirdim ve bayadir aklimi kurcalayan soru tekrar aklima geldi ve gerildim resmen.

Soru su: masaj yapilirken nasil tepkiler verilir?!

Ahh ohh gibi tepkiler verince yanlis anlasilir diye geriliyorum.
Hic ses cikarmasam masör bu kez “hic etkim olmuyo mu yav, hic tepki yok?” diyecek gibi geliyor.
Nefesle “ihhh” diye ses cikarsam garip gelecek gibi.

Yani siz masaj yapilirken ses cikariyor muusnuz, bu isin adabi nedir?

Bonus soru: diyelim ki caniniz acidi, “masajin olayi herhalde” diyip gecer misiniz yoksa acidigina dair tepki verir misiniz?
0
kuehles blondes
(22.07.20)
Çok ciddi bir acı yoksa hiç ses çıkarmıyorum. Gözümü kapatıp sakince anın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Arada erkeğe de yaptırıyorum, masaj sırasında ah oh desem yanlış anlarlar.
0
wmeh
(22.07.20)
Bahşişten başka bir şey düşündüğünü sanmıyorum.
0
catch the arrow
(22.07.20)
Ses çıkarmıyorum keyifte alsam acı da alsam.
0
paramolacak
(22.07.20)
soruya güldüm güzeldi.

acısa tepki verirdim ama sanırım buna karşılık bir açıklama beklerdim ya da uyarı.

onun dışında sal gitsin.
0
AlsterWasser
(22.07.20)
masaj salonları açıldımı?
0
mikahakkinen
(22.07.20)
bunlar masörün umrunda bile değil desem?

kuafördeyken falan da aynı şeyleri düşünüyor musun mesela? aklından "oooooh harika oldu" demezsem üzülür" gibi şeyler mi geçiyor?
0
celeron 300a
(22.07.20)
@mika
Benim yasadigim ulkede acik.

@celeron
Evet :/
0
🌸kuehles blondes
(22.07.20)
eğer için geliyorsa çıkar ses bir sıkıntı olmaz neden alınsın parasını alıyor nasıl olsa.
0
mikahakkinen
(23.07.20)
Masajı gevşemek için alıyorsun, hesap kitap yapılmaz. Sal kendini gitsin.
0
arnold schwarzeneger
(23.07.20)
(2)

Nba de kalan tum maclari nasil yetistirecekler

000000
Hatirladigim kadariyla nba de cok yogun takvim vardi
Hatirladigim kadariyla nba de cok yogun takvim vardi
0
000000
(22.07.20)
AlsterWasser
(22.07.20)
takvim açıklandı.
0
mikahakkinen
(22.07.20)
(9)

Bir Türk Native Speaker ayda 2000 $ yapabilir mi?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Üniversiteden yakın bir arkadaşım Native Speaker ve dünyanın her yerinden insanlara ders veriyor. Ayda 2000 $ kazandığını söylüyor. Kendisi üniversitedeki son 2 yılından beri İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor ve bu konuda bayağı kasıyordu. Yani bi 5-6 yıldır kendini geliştiriyo
Merhaba arkadaşlar,

Üniversiteden yakın bir arkadaşım Native Speaker ve dünyanın her yerinden insanlara ders veriyor. Ayda 2000 $ kazandığını söylüyor.

Kendisi üniversitedeki son 2 yılından beri İngilizcesini geliştirmeye çalışıyor ve bu konuda bayağı kasıyordu. Yani bi 5-6 yıldır kendini geliştiriyor. Kendisi önceden yabancı dil kurslarında eğitmen olarak da çalıştı.

Son 1-2 yıldır da online Native Speakerlık yapıyor. Arkadaşıma güveniyorum, hava atmak için abartacağını düşünmüyorum ama bu ülkede bu parayı kazanmak biraz zor değil mi? Siz ne düşünüyorsunuz?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(22.07.20)
nice haketmeyenlerin ne paralar kazandığını, nice hakededenlerin de emeklerinin çalındığını gördüğüm için...şaşırmadım. olabilir.
0
AlsterWasser
(22.07.20)
Ben bu sitede ikcı ve market canavarının kazandığı miktarlara da inanan saf biri olarak buna inanmadım. Çünkü bedavaya Türkçe exchange yapacak çooook kişi var. Bazen ilan görüyorum saati 10 dolar ya da daha az diyor. İnanmadım kısaca.
0
banacevaplazım
(22.07.20)
Dil ogreterek $2000 yapar bunda sasilacak birsey yok da native olmayan adam nasil native ayagina yatiyor onu anlamadim, karsi taraf bunu nasil yiyor? Zira nativelik ogrenilecek birsey degil ki, ancak cakma amerikan, ingiliz aksani yaparsin. Hadi ogrenciler yedi diyelim sana is veren kurum bunu yemez.
0
cooperr
(22.07.20)
öğrencileri yurtdışındansa 2000 dolar çokta bir para değil. japon 2-3 öğrencisi olsun daha fazlasını kazanır.
0
avatar is back
(22.07.20)
banacevaplazım ve cooperr'ın cevaplarının gösterdiği üzere bir hususta boşluk mevcut. Arkadaşınız Türkçe ana dilli eğitmen olarak mı bu işi yapıyor yoksa ana dili İngilizce olmadığı halde İngilizce ana dilli gibi kendisini gösterip İngilizce eğitmeni olarak mı?
0
microfiction
(22.07.20)
Kusura bakmayın, orayı atlamışım. Arkadaşım Türk ama anadili olmadığı halde İngilizce için Native Speakerlık yapıyor. Kendisi bu işe bayağı kafa yorduğu için kendini geliştiriyor. Üstelik İngilizcesi çok iyi ,sırıtmıyor. Bu arada Türkiye'de birçok yabancı dil kursunda İranlıları, Hintlileri falan getirip native diye yutturuyorlar. O yüzden şaşırmayın. Ama arkaşımın hizmet verdiği platformların yetkilileri konusunda haklısınız.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(22.07.20)
Ozguvene bak amk. 3 sene calisarak native olmus. Ben ieltsten 8,5 almisim soranlara ingilizcem cok iyi diyorum. Jauahua.
0
baldur2
(22.07.20)
kendini geliştirip sonradan "native" speaker olanı ilk kez duyuyorum. ama şaşırmıyorum.
tabii şaşırmamam bir tür dolandırıcılık olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
0
not dark yet
(22.07.20)
Tahmin ettiğim gibi Cambly'da uzaktan eğitmenlik yapıyormuş .
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(22.07.20)
(10)

mantık ve kalp arasında kaldığınız zaman nasıl karar verirsiniz?

bez çanta
duygularınız ve düşünceleriniz arasında kaldığınız ve karar vermeniz gereken bir durumda nasıl hareket edersiniz?edit: kelime kullanım hatası.
duygularınız ve düşünceleriniz arasında kaldığınız ve karar vermeniz gereken bir durumda nasıl hareket edersiniz?

edit: kelime kullanım hatası.
0
bez çanta
(18.07.20)
garantici bir insansanız -->mantık

risk alan biriyseniz-->kalp

kendinizi tanıyın.
0
AlsterWasser
(18.07.20)
Bazen duygu kurtarir, bazen mantık. Celiskisine göre değişir.
0
epistemic_regress
(18.07.20)
Mantık!!!
Kalp seçtiğim durumlarda hep çok pişman oldum. Kafamı şeyetselerdi de mantıklı olanı seçseydim. Ama aşık olunca gözü kararttım işte .
Duygular değişir, mantık hep aynıdır.
Aynı değilse mantık değildir o duygudur.
0
pati
(18.07.20)
Bir kere kalbimi dinlemiştim tünelin ucu bombok bir yere çıkmıştı. Akıldan şaşmamak gerek.
0
ruhen hastayim ben
(18.07.20)
genelde mantıklı davrandım böyle durumlarda.
mantıklı davranmak çoğu kez risk almamak ve aptalca bir şey yapmamak oluyor.

hayatını yeni yeni yoluna sokmakta olan bekar bir birey olarak artık risk alıyor ve mantıksız olan davranışları da benimsiyor, hatta hayatıma renk katması için mantıklı olmadığını bildiğim halde kalbimin istediğini yaptığım oluyor.
0
biseysorcaktim
(18.07.20)
Pati +1
Zaten biraz mantıklı, tutulacak yeri olan bir şey olsaydı bu soruyu sormazdın. Ya o ya bu olmazdı durum yani.
0
Giovanni Pipitto
(18.07.20)
Karar vermek için birkaç dakikam dahi olsa düşündüğümde mantığımla hareket etmeye çalıştım.

Anlık kararlarda kalbimi dinlediğim, ben bunu nasıl yaptım diye sorduğum oldu.
0
black holes in the sky
(18.07.20)
duygu ve his ayni sey degil mi? bende ayni. duygu ve mantigi soruyorsun sanirim. duygu ve dusunce arasinda bir secim yapmam gerekiyor.

duygu, dusuncenin sonucunda cikan bir sey. dolayisiyla duygu dusuncenin bir parcasi, hatta sonucu. o an hissedilen duygu yerlesik eski dusuncenin urunu olabilir. ve o an kafadan gecen baska bir dusunce- nami diger mantik- baska seyler ortaya atar.

duygu ve mantik ayni sey. ikisi arasi secim yapilmasi bir seyi degistirmez.
0
Leonardo~Da~Vinci
(18.07.20)
Lifetime mantik i sectim.

Ugruna feda ettiklerimden ordu kurarsin.

Ugruna sahip ciktigim yarim bir akla sahibim, baska da birseyimiz yok be bez canta.
0
baldan kaymak
(19.07.20)
ortaya karışık. olduğu kadar.
0
matrix
(19.07.20)
(13)

Bu Almanların İngilizce ile alıp veremediği nedir?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Geçenlerde CSGO oynarken Alman bir hanımefendi ile ekleştik ve o günden beri ara ara 1-2 saat oyun atıyoruz. Yalnız bu arkadaş ilk konuşmada Alman olduğunu ve İngilizcesinin iyi olmadığını söyledi. Almancam olduğu için Almanca konuşuyoruz ama benim kafama takıldı.Hangi Alman'ı gör
Merhaba arkadaşlar,

Geçenlerde CSGO oynarken Alman bir hanımefendi ile ekleştik ve o günden beri ara ara 1-2 saat oyun atıyoruz. Yalnız bu arkadaş ilk konuşmada Alman olduğunu ve İngilizcesinin iyi olmadığını söyledi. Almancam olduğu için Almanca konuşuyoruz ama benim kafama takıldı.

Hangi Alman'ı görsem ya İngilizcesi iyi değil ya da İngilizce konuşmak istemiyor. Birçok kişi Almanların bu durumundan şikayetçi. Benim anlamadığım sistem İngilizce öğretmiyor mu veya kötü mü öğretiyor yoksa bu arkadaşlar çok mu milliyetçi de Almanca'dan başka bir dili konuşmaya yaklaşmıyor.

Şimdi diyeceksiniz bizde de durum farklı değil ama bizimkilerin kafası basmıyor, önyargı çok, eğitim sistemini falan suçlamıyorum. Suç eğitim sisteminde değil bana göre Türkiye'de. Almanlar bizden her konuda üstün. Nasıl olur da bir Alman İngilizce bilmez, aklım almıyor. Yoksa çok mu şey bekliyorum onlardan? :D Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.07.20)
tanıdığım genç almanlar oldu. ingilizce bilenleri de vardı, bilmeyenleri de. hatta ben de şaşırmıştım, ingilizce ile almanca arasında bu kadar benzerlik varken ne diye öğrenemiyor ya da beceremiyorlar diye.

velhasıl; "milliyetçi olduğu için konuşmuyor" lafı hiç bir millet için bana makul bir sebep gibi gelmiyor. ya konuşabilecek kadar kendine güvenmiyor ya da gerçekten bilmiyordur.
0
biseysorcaktim
(18.07.20)
Tanidigim butun almanlar ingilizceyi catur cutur konusuyodu bi iki tanesi araya fransizca bile sikistiriyodu
0
ishak77
(18.07.20)
ishak77 +1 ingilizce bilmeyen alman hic gormedim. hatta oraya cocukken gidip egitimini orada almis turklerden bile ingilizce bilmeyen gormedim. cogunlukla ingilizce disinda bir dil daha biliyor benim tanidiklarim.
0
in vino veritas
(18.07.20)
Benim tanıdığım neredeyse tüm Almanlar çok iyi İngilizce konusuyordu. Size oyle iki kişi gelmiş. 80 milyon Alman'a genellemek yanlış.
0
howfaristhesky
(18.07.20)
fransızlar da öyle tercih etmiyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(18.07.20)
"Hangi Alman'ı görsem ya İngilizcesi iyi değil ya da İngilizce konuşmak istemiyor." şaşırdım. benim denk geldiğim 1-2 örnek var sadece. onlar da 40lı yaşlarda kişiler. konuşmak istemiyorlar değil de gramer bilgileri kötü.
ishak77 +1
0
ganbatte
(18.07.20)
Benim tanidigim almanlarin ve avusturyalilarin cogu ingilizce biliyor ama yine cogunun rezalet bir aksani var. almanca da bildigim icin bazen onlar konusmayi bitirdikten sonra beynim “tamam hepsini anladim ama almanca mi konustu ingilizce mi?!” Diye kaliyor, ciddi kotu bir aksan.
Kendisini daha iyi gelistirmis olanlar ise en azindan notr bir aksanla konusuyorlar. (Ha tabi native gibi konusanlar da var ama az rastladim 11 yildir)

Turkiyede bence egitim sistemi oldukca sorunlu ingilizce konusunda, sevdiirmek yeirne nefret ettiriyor, yoksa goruyoruz milletin kafasi basiyor bence. (Goruyoruz= Turistik mekanlardaki mezunu teyzeler, dayilar...)
0
kuehles blondes
(18.07.20)
Almanya'ya gittin mi hiç ? Yani kaç almanın üzerinden yapıyorsun bu değerlendirmeyi..

Ben 2 yıl kaldım, hala da ara sıra giderim(Çok daha uzun yıllar kalmış olanlar da vardır, elbet yanılıyorsam düzeltsinler). Hiç de anlattığın gibi bir durum yoktu, gayet konuşuyorlar. Cs-go üzerinden yapıldıysa çıkarım, anca bu kadar olur zaten.
0
akmina
(18.07.20)
3 yıldır Almanya'da yaşıyorum, şimdiye kadar İngilizcem iyi diyen Alman görmedim. Kime sorsan a little bit der ama sonra gayet iyi çatır çutur konuşur. Biraz kendilerini nasıl değerlendirdikleri ile ilgili.
0
Haldamir
(18.07.20)
Ben de iyi olmadigini dusunuyorum. Aslinda dil ailesi olarak bakildiginda daha yatkin olmalilar bir de.
Genelleme yapamam tabii ki o kadar fazla sayida insanla bir araya gelmedim sonucta.
Ama su "milliyetcilikten konusmuyorlar" bizim millet olarak kendimizi surekli asagi gormemizin bi yansimasi sadece.

Ne milliyetciligi, uzerine dusmemisler o kadar.
Yani bi devlet yetkilisinin uluslararasi bi kursude kendi dilini konusmak istemesi cok normal geliyor bana (bilse bile ingilizce konusmak zorunda degil) ama sade vatandasin bu konuda milliyetcilik yaptigini dusunmek sacma geliyor bana.
0
Kittie
(18.07.20)
ya bu çok klasik bir muhabbet.

her Alman önce " eheh ingilizcem iyi değildir" der sonra konuşunca bi bakarsın Shakespeare..
0
AlsterWasser
(18.07.20)
Bilmiyorum belki de bana öyle gelmiştir arkadaşlar. Ben Alman Dili ve Edebiyatı mezunu olduğum için bir sürü Alman hocam, arkadaşlarım falan oldu. Hepsiyle de Almanca konuştum, İngilizce konuştuklarım da vardı elbette ama genel olarak Almanca konuşuyorduk. Belki de yanlış ifade etmiş olabilirim. Ama bu mevzuyu okulda falan da çok tartışmıştık. Bilmiyorlar değil de bilip de konuşmamak desek daha doğru olur sanırım.

Ama bu soruyu sormama neden olan arkadaşın İngilizcesinin iyi olmadığını söylemesi cidden şaşırttı beni. Genç bir Alman nasıl iyi İngilizce bilmez diye ortalığı ayağa kaldırasım geliyor.

Bu arada @akmina CS GO diye küçümsediğin oyunu oynayan sıradan bir oyuncunun seninkinden daha fazla Alman arkadaşı vardır emin ol.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(18.07.20)
Her alman almanca bilmiyor. Her alman okulda almanca dersi alıyor olabilir ama hepsi biliyor demek zor. Almanya`da yaşayıp Almanca öğrenmeyene tepkili olup,konuşmayan var. İngilizce konuşurken zorlanan,üşenenler de var. Ayrıca,almanların eğitim konusunda, diğer alanlarda oldukları kadar başarılı olduklarını da düşünmüyorum. Elbette bizden iyiler ama atıyorum bir finlandiya da değiller.
0
asteriks
(18.07.20)
(5)

Halka küpe kullanımı

soyulmus dudak derisi
Sizce halka küpe (özellikle gold renkliler) biraz abiye mi kaçıyor günlük tişört-kot gibi kombinlere? Küçük boyutlular, büyük boyutlular, inceler ve kalınlar; hepsi dahil.
Sizce halka küpe (özellikle gold renkliler) biraz abiye mi kaçıyor günlük tişört-kot gibi kombinlere? Küçük boyutlular, büyük boyutlular, inceler ve kalınlar; hepsi dahil.
0
soyulmus dudak derisi
(17.07.20)
halka küpe iyidir. orta boyutlular falan.
0
AlsterWasser
(17.07.20)
tarzına bağlı olarak abiye kaçıp kaçmadığını söyleyebilirim. eşofmanla bile giyiyorum ben büyüklüsü küçüklüsü.
0
ala09
(17.07.20)
su aralar yuzuk buyuklugundekileri goruyorum gunluk kiyafetlerle cok hos duruyor bence. iri halka kupeler de abiye degil de biraz daha oturakli kiyafetlerle guzel gorunuyor ama yakisan kisiye esofmanla bile yakisiyor aslinda bence.
0
in vino veritas
(17.07.20)
Büyük olanlar veya kalın olanlar günlük kullanılmaz bence. Küçük/orta ve ince olanlar gunluktur. Halka küpenin büyüğü ve kalıbı abiye değil de basit duruyor. Basit derken kötü anlamda basit.
0
elorelia
(17.07.20)
yakisana ne giyse hangi boy taksa (icinden aslan atlatilabilecek kadar buyuk olmasin tabi) yakisiyor. yakismayana da benim gibi ne yapsa yakismiyor.
0
the end of time
(17.07.20)
(8)

CV'ye eklemelik "söz veriyorum" kalıbı

plastic_angel
2020'de bir sertifika almayı düşünüyorum ve bunu CV kısmına eklemek istiyorum.2020 sonuna kadar şu sertifikayı alacağımı taahüt ediyorum, söz veriyorum gibi bir kalıp cümle var mı ENGLISH business language de?
2020'de bir sertifika almayı düşünüyorum ve bunu CV kısmına eklemek istiyorum.

2020 sonuna kadar şu sertifikayı alacağımı taahüt ediyorum, söz veriyorum gibi bir kalıp cümle var mı ENGLISH business language de?
0
plastic_angel
(07.07.20)
"almayı planladığım eğitim" şeklinde yazmışlığım var
0
serbest gezen koala
(07.07.20)
çok kritik bir sertifika, kıytırık eğitim katılım sertifikalarından değil.
0
🌸plastic_angel
(07.07.20)
planned yazabilirsiniz. yine de sertifika programları genelde cv doldurmak için yazıldığından çok ciddi bir noktada değilse önem verilmiyor. yani istediğiniz herhangi bir şekilde belirtebilirsiniz.
0
çıkın evimden
(07.07.20)
planned yazabilirsiniz, zaten kararlı olduğunuzu gösterecektir.
bu taahhüt konusu daha çok bizim kültürümüzde var, zira birbirimize fazlasıyla güvenmiyoruz.
0
cursor
(07.07.20)
"planned" ya da "to be taken" yazabilirsiniz.
0
elektr10
(07.07.20)
sertifika adı......tarih......(expected)
0
AlsterWasser
(07.07.20)
On track.
0
camussar
(07.07.20)
Taahhüt ediyorsan; Pledge
0
the coon
(07.07.20)
(2)

George orwell - 1984

carmenta
Merhaba, 1984 ü okuyan var mı acaba, elimde bir essay var marxism’le alakalı onu inceleyip değerlendirmem gerekiyor, 1984 le alakalı bir içerik var , su an burada paylasamam essay bana ait olmadigi icin ama ozelden yazarsaniz sevinirim. Kısaca 1984’ü okumuş, ingilizce bilen kişiler aranıyor :) teşek
Merhaba, 1984 ü okuyan var mı acaba, elimde bir essay var marxism’le alakalı onu inceleyip değerlendirmem gerekiyor, 1984 le alakalı bir içerik var , su an burada paylasamam essay bana ait olmadigi icin ama ozelden yazarsaniz sevinirim. Kısaca 1984’ü okumuş, ingilizce bilen kişiler aranıyor :) teşekkürler şimdiden.
0
carmenta
(04.07.20)
ben okudum. ingilizce de biliyorum öyle diyorlar. yardımcı olabileceğim bir şeyse olmaya çalışırım olamazsam kızma.
0
AlsterWasser
(04.07.20)
@alster tesekkurler, ozelden yazdim
0
🌸carmenta
(05.07.20)
(2)

Podcast hazirlamak

ala09
Merhaba, cok asiri ilgi cekecegine inanmasam da kendimce paylasmaktan anlatmaktan keyif aldigim bir konu var (dinler tarihi ile ilgili) bunu podcast olarak hazirlayayim istiyorum ama nasil hazirlansam acaba? Once konu sirasini unutmamak icin not almayi denemistim ama notlarim cok uzun oluyor. Direkt
Merhaba, cok asiri ilgi cekecegine inanmasam da kendimce paylasmaktan anlatmaktan keyif aldigim bir konu var (dinler tarihi ile ilgili) bunu podcast olarak hazirlayayim istiyorum ama nasil hazirlansam acaba? Once konu sirasini unutmamak icin not almayi denemistim ama notlarim cok uzun oluyor. Direkt konusmaya mi baslasam mikrofonu acip? Direkt bunu yaparsam konuyu acayip dallandirip budaklandiririm gibime geliyor.
Nasil yapmali sizce? Tecrubelerinizi dinlemek isterim.

Ha bir de sure kac dk olmali? Ortalama kac dk suren podcastler dinliyorsunuz? 40 dk dan daha az konuyu anlatabilecegimi sanmiyorum ben :/
0
ala09
(04.07.20)
r/podcasting
r/podcasts

bir ara ben de niyetlendim sonra çok popüler olunca soğudum. lakin şuralar yardımcı olmuştu.

şahsi olarak 20-25dkdan fazla olan podcastler genelde zor tüketiliyor kendi adıma. ciddi vakit ayırmak gerekiyor o da zor iş.
0
AlsterWasser
(04.07.20)
dinleyici olarak, 15-25 dk arası ideal bence. 40 dk dinlemem için konuyla çok ilgili olmam, ses kalitesinin ve diksiyonun mükemmele yakın olması, anlatıcının konuyu sıkmadan aktarabilmesi lazım.
illa 40 dk olacaksa konuk ile sohbet şeklinde yapmaya çalış.
0
ganbatte
(04.07.20)
(12)

corona ölümleri

duyurukullanıcısı
belçika'da 9.000 ölüm nüfus 11misveç'te 5.400 ölüm nüfus 10malmanya'da 9.000 ölüm nüfus 83mispanya'da 28.000 ölüm nüfus 46mitalya'da 34.000 ölüm nüfus 60mingiltere'de 44.000 ölüm nüfus 67mbu oranlara rağmen türkiye 5.100 ölüm nüfus 84mbiz bu ülkelerden daha iyi ne yaptık da bizim sayımız az çıktı?ak
belçika'da 9.000 ölüm nüfus 11m
isveç'te 5.400 ölüm nüfus 10m
almanya'da 9.000 ölüm nüfus 83m
ispanya'da 28.000 ölüm nüfus 46m
italya'da 34.000 ölüm nüfus 60m
ingiltere'de 44.000 ölüm nüfus 67m

bu oranlara rağmen

türkiye 5.100 ölüm nüfus 84m

biz bu ülkelerden daha iyi ne yaptık da bizim sayımız az çıktı?

aklıma gelen tek cevap virüs ocak, şubat ayında yayılma imkanı bulduğu için ve ocak, şubat ayında tr'ye turist az geldiği için özellikle anadoluda yayıma imkanı bulamadı.

yukarıdaki ülkelerde 12 ay turist geliyor ve adam tüm ülkeyi gezmeden dönmüyor.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.20)
yaşlı sayısı ve genç nüfus.
0
AlsterWasser
(04.07.20)
Yaşlı sayısı ve şaka maka bağışıklık sistemimiz ülkecek bence iyi. Japonya ve Güney Kore de aynı durumda
Avrupa kıtası kadar sağlıksız beslenen kıta yok. Asya da Çin Hindistan ve İran rezil besleniyor ve virüs ebesini belliyor o ülkelerin
Aynı şekilde Güney Amerika da da ölün oranı yüksek

İkinci olarak sağlık sistemimiz ve donanımımız çok yüksek
0
trgydl
(04.07.20)
Onlar çok yıllar yılı rahattı ve iç karışıklık hastalık açlık ve teröre bağlı katliamları ,toplu ölümleri Afrika ,Asya , Orta doğuya has bir durum olarak görüyorlardı.
bizler ise önlemi çoktan almıştık.

Aşırı rahatlık hep rahatsızlık getiriyor. Özgürlükler ülkesi ,dünyanın jandarması ve sürüyle hayali kahramanı olan Amerika da hapın kralını yutmuş durumda kendi derdine düşmüş

Uzmanlar şimdi ikinci dalgayı bekliyor ve (türkiye hariç) belli ülkelerde salgının etkisi daha ciddi olacağı söyleniyor
0
Erva
(04.07.20)
ispanya için yazıyorum. huzurevlerinde toplu ölümler çok çok fazlaydı. mart ayında el pais'te sürekli toplu ölüm haberi görüyordum.
wikipedia'ya göre 18 nisan'a kadar 13,600 huzurevi sakini koronadan ölmüş. toplam ölümlerin %65'i de 80 yaş ve üzeriymiş.
0
ganbatte
(04.07.20)
Yaşlı nüfus
Sağlık sisteminin kötülüğü
0
catch the arrow
(04.07.20)
Bizim hastaneler zaten olağan dönemde de pandemi varmışçasına yoğun olduğu, günde yüzlerce hastaya işlem yapıldığı için sağlık personelinin süreçle başa çıkmakta daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Bir de +65 grubunu kontrol altında tutmak da ölüm oranını düşürdü.
0
wish i could find a way to disappear
(04.07.20)
cevabı ben bilmiyorum ama sadece şu kadarını söyleyeyim, "avrupa kıtası kadar sağlıksız beslenen kıta yok" ya da "bağışıklık sistemimiz iyi, japonya da aynı durumda" diyen birini ciddiye alma bu konuda.

besinin en doğalı ve sağlıklısı avrupa'da. alım güçleri zaten yüksek. avrupa sağlıksızsa kim sağlıklı? ayrıca japonya dediğiniz abartılmış ülke olimpiyatlar yalan olmasın diye TEST YAPMADI. corona krizini en berbat yöneten ülkelerden biri. hala ezbere gelmişler japonya'ya bi şey olmadı falan yazıyolar hiç mi açıp okumuyosunuz, okumuyosanız niye yazıyosunuz bilip bilmeden?
0
der meister
(04.07.20)
Sebebi yasli nufus degil. Yasli nufus demek korelasyon ve nedenselligi birbirine karistirmaktir. Sebebi virus daha Turkiye'de tespit edilmeden aylar once tedbirler alinmasi cok iyi organize edilmesidir. Ayrica batili ulkelerin covud19 politikasi yaslilari olume terkederken turkiye virusle mucadelede politikasinda onceligi yaslilara verdi bu sayede az kayip verdik ve veriyoruz.
0
acebi
(04.07.20)
adamların yaşlı nüfusu müze cafe geziyor süpermarkette kasiyerlik yapıyor hayatın içinde sosyal aktif veya yaşlı evlerinde sohbet muhabbet. bizim yaşlılar normal zamanda bütün gün evde esra erol izliyor zaten. üstüne yasaklar da işe yaradı tabi.
0
kelepir
(04.07.20)
@ganbatte'nin dediğine ek olarak şu an bulamadım o yüzden çok düzgün anlatamayabilirim ama bununla ilgili bir makale okumuştum. Sağlık sistemi olarak yaşlı nüfusun bakımında devletten daha çok aileler sorumlu olduğu için yaşlı nüfüsün izole edilmesi ve korunmasının daha kolay olduğunu ve bu nedenle yaşlı ölüm oranının düşük olduğunu söylüyordu.
0
peki madem
(04.07.20)
Avrupa kıtası en sağlıklı beslenen kıta olabilir. Zaten o yüzden Avrupa'da yaşam süresi daha uzun ve yaşlı nüfus daha fazla.

Avrupa'daki sosyallikle alakalı olabilir ölüm oranlarının fazlalığı. Mesela Türkiye'de çok az oranda olan iç içe dans edilen gece kulüplerini düşünelim Avrupa'nın küçük şehirlerinde bile var ve yaşça büyük insanlar da gidiyor.
0
turkce konusan uzayli
(05.07.20)
benim incelediğim kadarı ile kış turizminin az olduğu yerler daha az etkilenmiş,

doğu avrupa, türkiye vb.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.07.20)
(5)

Listening geliştirmek için Trump dinlemek

eyeinthesky
İyi yapıyor muyum sizce? Net konuşuyor anlaşılıyor.
İyi yapıyor muyum sizce? Net konuşuyor anlaşılıyor.
0
eyeinthesky
(04.07.20)
"tremendous" kelimesini çok kullanıyor. onu çeşitlendirirsiniz.
0
AlsterWasser
(04.07.20)
baya kötü trump.

çizgi film izleyin. ingilizce ve ingilizce altyazılı. avatar vs.
0
duyurukullanıcısı
(04.07.20)
bir kaç ay önce biri daha demişti buna benzer bi şeyi. Çok tuhaf ya, bence kelimeleri çok büzerek, tuhaf bi aksanla çıkartıyor. Yeni başlayan birine tavsiye etmem ben. Baya bi kelimeyi yanlış öğrenir insan.
0
nundu
(04.07.20)
Yeni başlıyorsanız Cnn, Fox gibi önde gelen profesyonel kanalların haber bültenlerindeki spikerleri dinleyin, mümkünse kadın olsun. Çok güzel konuşmaları var ve aksansız konuşuyorlar. İngilizcesi "Are you sex" olan biri bile anlar, o derece.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(04.07.20)
avatar is back
(04.07.20)
(7)

Sizce bu kzın sesi nasıl?

neysene
https://www.instagram.com/p/B_AtmAdAus1/Sesi çok iyi değil mi ya? Ben mi abartıyorum yoksa?Not: aylar önce vapurda dinlemiştim. Fakat o zamanlar hesabı erişime kapalıydı, birkaç gün önce aklıma geldi bakiyim dedim. Vapurda söyleyenlerden ilk defa birinin sesini bu kadar beğendim.
www.instagram.com
Sesi çok iyi değil mi ya? Ben mi abartıyorum yoksa?

Not: aylar önce vapurda dinlemiştim. Fakat o zamanlar hesabı erişime kapalıydı, birkaç gün önce aklıma geldi bakiyim dedim. Vapurda söyleyenlerden ilk defa birinin sesini bu kadar beğendim.
0
neysene
(02.07.20)
dinletiyor. çok iyi diyecek bir şey göremedim ama dinlerim güzel.
0
AlsterWasser
(02.07.20)
alster +1
0
sutlu nescafe
(02.07.20)
bence normal bir ses. artı bir husus göremedim.
0
trajikomix
(02.07.20)
çok iyi değil ama dinlenebilir. abartıyorsunuz.
0
aramızda kalsın
(02.07.20)
dinlenecek bir şey yok bence. yoldan çevirdiğin 100 kişiden 5'i aynı performansı gitar dahil sergiler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.07.20)
Beğenmedim. Kadife sesli de değil bence.
0
black holes in the sky
(03.07.20)
Sıradan.
0
funl
(03.07.20)
(5)

Vegan ogunlerinizin iceriklerini yazabilir misiniz?

my pink
Kahvalti, ogle yemegi, aksam gibi
Kahvalti, ogle yemegi, aksam gibi
0
my pink
(01.07.20)
Mantarlı domatesli yulaf lapası, kahvaltı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(01.07.20)
kahvaltı: yulaf lapası ve meyve karışımı
öğle yemeği vegan olmayabiliyor. sonra da yemiyorum zaten.
0
bohr atom modeli
(01.07.20)
Günde 2 öğün yiyorum. Evdeysem kahvaltıda bazen donmuş meyveler ve genellikle badem sütüyle smoothie yapıyorum ama genelde smoothie beni doyurmadığı için yanında bir şeyler de yiyorum. :D Önceki günden kalan yemek ya da yumurtasız menemen ya da meyve, tahin pekmez, tost, avokado ezme, zeytin gibi şeyler. Bazen yulaf lapası hazırlıyorum. Kahvaltıda öyle çok özenip dikkat etmiyorum açıkçası.

Akşam yemeğini evde yiyorsam aynı anda baklagil ve sebze yemeye çalışıyorum. Mesela dünden önceki gün yeşil mercimekli karnıyarık, şehriye pilavı ve salata hazırladım. Dün vegan mac n cheese ve nohutlu patates salatası yaptım. Bugün enginar yanına maş fasulyeli nohutlu bir salata hazırlamayı düşünüyorum. Pizza, hamburger falan böyle şeyleri de çok sevip tüketiyorum aslında ama evdeysem yanlarına salata arıyorum yine ve yapıyorum üşenmezsem.

Vegan olmayı yeni mi düşünüyorsunuz ya da yeni mi geçtiniz vegan beslenmeye bilmiyorum ama kesinlikle insanların düşündüğü gibi zor ve maliyetli bir şey değil. Çok çeşitli ve renkli öğünler hazırlamak çok kolay. Tofu, soya kıyması, bezelye proteini falan bu tür ürünleri evime hiç almadım mesela henüz. Alınmasına karşı değilim ama benim aradığım şeyler değiller zaten. Yani demek istediğim böyle her evde olmayan ve belki ulaşılması çok kolay olmayan şeyler aslında hiç olmasalar da zaten yeterli ve dengeli beslenmek mümkün vegan beslenirken meyve, sebze, bakliyat, tahıl ve kuruyemişlerle.
0
ms brownstone
(01.07.20)
ben kahvalti icin bir sure bunu uyguladim:
www.instagram.com

ama daha sonra paket olarak satilan, badem sutu, soya sutu gibi cok fazla gida katkisi iceren sutleri almayi biraktigim icin, evde kendim yapana kadar ara verdim. bu tarif gayet besleyici oluyor.

sabahlari: bol yesillik, bazen patates salatasi veya tost makinasinda gozleme cesidi bisiyler (patatesli ve soganli) , mercimek corbasi (suzme degil)

aksamlari: bilimum sebze yemegi...

her ogunde muhtemelen rengarenk bir salata tabagi oluyor, buna kesinlikle dikkat edin derim.

haftanin belirli gunlerinde de eksik olmayacak sekilde, mevsim sebzeleri.. baklagil(kuru fasulye, nohut, barbunya) bulgur pilavi.. arada simariklik olsun diye makarna.
0
kobretti
(01.07.20)
Örneğin bugün:

2 öğün.

1. Porridge (kuru yemiş chia meyve vs.) + filtre Kahve + B12

2. Nohut Dürüm + Şalgam
0
AlsterWasser
(01.07.20)
(2)

İdare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararına itiraz hk.

glore
selamlar,idare mahkemesinde 1 davam var.YD kararı istemiştim ama 2 hakim red, 1 tanesi kabul vermiş, oy çokluğu ile reddedilmiş. sizce 1 hakimin olumlu oy vermesi iyi bir şey mi? YD kararını istinafa götürsem sonuç alabilir miyim? yoksa hiç masraf yapmadan mahkemenin sonuçlanmasını mı bekleyeyim. te
selamlar,

idare mahkemesinde 1 davam var.
YD kararı istemiştim ama 2 hakim red, 1 tanesi kabul vermiş, oy çokluğu ile reddedilmiş.

sizce 1 hakimin olumlu oy vermesi iyi bir şey mi? YD kararını istinafa götürsem sonuç alabilir miyim? yoksa hiç masraf yapmadan mahkemenin sonuçlanmasını mı bekleyeyim.

teşekkür ederim.
0
glore
(28.06.20)
ben olsam giderim istinafa.
0
AlsterWasser
(28.06.20)
1 azlık bence iyi bişey. Dava senin için önemli ve yd de ayrıca önemli ise Bölgeye itiraz et. 130 tl gibi harç var galiba yd itiraz harcı. Birde posta masrafı eklenecek.
0
Topalordek
(28.06.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.