Giriş
(2)

samsung galaxy s3 dropbox klasörü

kibritsuyu
arkadaşlar telefonda dropbox kurulu, ama dropbox'ım boş, bomboş. hiçbir şey yok. kullanmıyorum da.ama galeride dropbox diye bir klasör var. içinde de güya ne olduğu belirsiz 5 tane dosya var. klasörü seçiyorum, silme düğmesi çıkmıyor. içine girip dosyaları seçiyorum, yine silme şeyi çıkmıyor. ne bul
arkadaşlar telefonda dropbox kurulu, ama dropbox'ım boş, bomboş. hiçbir şey yok. kullanmıyorum da.

ama galeride dropbox diye bir klasör var. içinde de güya ne olduğu belirsiz 5 tane dosya var. klasörü seçiyorum, silme düğmesi çıkmıyor. içine girip dosyaları seçiyorum, yine silme şeyi çıkmıyor. ne bulabiliyorum, ne silebiliyorum. sinirimi bozuyor. nasıl kurtulurum galerideki bu hayalet klasörden?
0
kibritsuyu
(13.03.15)
quickpic kullan rahat et. basılı tutup klasörü gizleyebilirsin. s3'ün orjinal romunu hiç kullanmadığım için tam bilemiyorum. birde o klasörü herhangi bir dosya yöneticisiyle telefon hafızasındaki dropbox klasörünü silerek kurtulabilirsin.
0
cetoxim
(13.03.15)
basılı tutunca hiçbir seçenek çıkmıyor, sadece "slayt gösterisi başlat" çıkıyor. zaten kullanmıyorum, telefonla birlikte geldiği için duruyor öyle.

veriyi sil demek de işe yaramadı, hala duruyor.
0
🌸kibritsuyu
(13.03.15)
(4)

sabiha gökçen'den beşiktaş'a

kibritsuyu
sabah saatlerinde sabiha gökçen havaalanından bahçeşehir üniversitesi'ne nasıl gidilir? gidecek kişi istanbul cahili diyebileceğimiz kadar az biliyor istanbul'u. havaş mavaş gibi bir teknoloji var mı? bir de kaç saat sürer yol?
sabah saatlerinde sabiha gökçen havaalanından bahçeşehir üniversitesi'ne nasıl gidilir? gidecek kişi istanbul cahili diyebileceğimiz kadar az biliyor istanbul'u. havaş mavaş gibi bir teknoloji var mı? bir de kaç saat sürer yol?
0
kibritsuyu
(11.03.15)
bahçeşehir üni'nin beşiktaş kampüsüne gelecekse havaalanından kadıköy havataş'a binip oradan da beşiktaş vapuruyla beşiktaşa gelebilir. artık orada kime sorsa gösterir.
0
erlkonig
(11.03.15)
E-11(göztepe köprüsünde inebilirsin) + Harem otobüsü 16A olması lazım veya minibüs + Üsküdar-Beşiktaş motoru.
en hızlı yöntem bu gibi.
0
widee
(11.03.15)
Havataş taksim'e de varmış. Taksim'e gidip oradan taksiyle geçmek daha mı uzun sürer?

Yolda inip otobüs dolmuş bilmeyen adama zor.
0
🌸kibritsuyu
(11.03.15)
evet daha uzun sürer. köprüde trafik de olabilecepğini versayarsak.

o zaman en temizi havataş'la kadıköy'e git. az ilerde beşiktaş vapuruna bineceksin. 2 dk yürüyüp bahçeşehir üni. gidebilirsin.
0
widee
(12.03.15)
(4)

kontakt lenslerde BC değeri

kibritsuyu
lensin eğriliğini ifade eden BC değeri ne kadar önemli ve ne kadar tolore edilebilir bir değer?yıllardır lens kullanırım. en son 5 yıl kadar önce lens muayenesi olmuştum, doktor lens numaralarımı verdi, BC değerimin de 8.7 olduğunu söyledi. (o günden sonra gözlük için muayene oldum, numaralarım deği
lensin eğriliğini ifade eden BC değeri ne kadar önemli ve ne kadar tolore edilebilir bir değer?

yıllardır lens kullanırım. en son 5 yıl kadar önce lens muayenesi olmuştum, doktor lens numaralarımı verdi, BC değerimin de 8.7 olduğunu söyledi. (o günden sonra gözlük için muayene oldum, numaralarım değişmedi, görüşümde de bir sıkıntı yok, o yüzden lens için tekrar muayene olamdım, lensmarketten sipariş veriyorum geliyor. o zamandır niye doktora gitmedin demeyin, şikayetim yok diye gitmedim, hala da yok bir şikayetim).

8.7 BC sadece acuvue advance'de var. bunca yıldır da sorunsuz kullandım. lakin biri diyor oasys süper, biri diyor yok efendim air optix şahane. hayır bi sefer değiştireyim diyorum, oasys alayım ama BC 8.8 var. ötekine bakıyorum 8.6. alsam da uymazsa yazık olacak. lensmarket bunların tester'ını gönderemiyormuş. başka yerden de bulamadım.

ne dersiniz risk almalı mıyım, yoksa hiç bozmadan acuvue advance ile devam mı edeyim?
0
kibritsuyu
(10.03.15)
düşük olması sıkıntı oluyor ama bir tık fark olması çok sıkıntı olmaz sanırım.
benim 8.9, mecburen 8.8 oasys kullanıyorum. bir sorun olmuyor. advance veya oasys işini görür.
0
lily briscoe
(10.03.15)
Onemli. Uygun hangisiyse onu al. Tolere molere ugrasma.
0
baldur2
(10.03.15)
8.7 ise 8.4-9 arası kullanabilirsin ama fark attıkça batma rahatsızlık artar.

Benim de 8.9 mecbur 9 kullanıyorum.
0
lcha
(10.03.15)
sakin alma. gozunden kayar, hayattan sogursun
0
mayeskuel
(10.03.15)
(10)

kahvenin yanında ikram edilen lokum vs.

kibritsuyu
babam diyor ki kahvenin yanında ikram edilen lokum, çikolata vs. gibi şeylere bir şey deniyormuş. yani o ikram edilen şeyin özel bir adı varmış. (çifte kavrılmuş lokum falan değil bahsettiği. o ikram ritüeline verilen bir isim gibi)ben hiç duymadım. bilen duyan var mı?
babam diyor ki kahvenin yanında ikram edilen lokum, çikolata vs. gibi şeylere bir şey deniyormuş. yani o ikram edilen şeyin özel bir adı varmış. (çifte kavrılmuş lokum falan değil bahsettiği. o ikram ritüeline verilen bir isim gibi)

ben hiç duymadım. bilen duyan var mı?
0
kibritsuyu
(09.03.15)
Sanki varmış da hatırlamıyor gibiyim.
Bilen çıkmaz ve çok aklınıza takılırsa www.galeriset.com adresine mesaj atıp sorabilirsiniz. Bu her yerde çıkıp Türk-Osmanlı kahve geleneğini (genelde abartarak) anlatan amcanın yeri.
0
whoosie
(09.03.15)
sanırım yabancı bir isim. sırf türk kahvesi olarak düşünmeyin. ecnebi kahveleri için de düşünün.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.15)
ikramlıkların olduğu tabağa ''gülbahar sahan'' deniliyormuş, onu mu diyor ki acaba?

kahveolog.blogspot.com.tr
0
neferkitty
(09.03.15)
hayır değil. tabağın adı da değil, yandan çarklı da değilmiş.

yabancı, ecnebice bir isim düşünün.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.15)
confectionery? bunun türevleri?
0
[silinmiş]
(09.03.15)
sider
0
safepassage
(09.03.15)
brasserie,
crunch ? sallıyorum tamamen
0
safepassage
(09.03.15)
rahatlı kahveden yola çıkarak

"rahat-ul hülkum" demek istiyorum. lokum kelimesinin aslı burdan gelir bildiğim kadarıyla. boğaz rahatlatan demek.
0
paranoyak kedi
(09.03.15)
cookie en sevdiğim o yüzden cookie dicem :3
0
neferkitty
(09.03.15)
aslında söyleseniz de "hah tamam buydu" diyebileceğim bir şey değil, çünkü inanır mısınız ben de bilmiyorum.

ama "brasserie" diyen arkadaştan sonra aklıma "snack" geldi. en olabilecek kelime bu sanki. hani içeceğin yanına atıştırmalık hesabı.
0
🌸kibritsuyu
(09.03.15)
(3)

kızılay'da mantıcı (ankara)

kibritsuyu
kızılay'da en güzel ev mantısını nerede yeriz? böyle cak cuk hamur olmasın, içinde soya moya değil, hakiki kıyma olsun. doya doya ev mantısı yiyelim.
kızılay'da en güzel ev mantısını nerede yeriz? böyle cak cuk hamur olmasın, içinde soya moya değil, hakiki kıyma olsun. doya doya ev mantısı yiyelim.
0
kibritsuyu
(06.03.15)
sakarya caddesinden mithatpaşa caddesine doğru devam edin. sol tarafta en son pasajın(sakarya pasajı mıydı la ora?) girişinde iki tane kayseri mantıcısı vardı. daha önce yemediğimi de belirteyim.
0
undertaker
(06.03.15)
sıhhıye - gül piknik

mantı dahil kızılay - sıhhıye civarında yediğim en lezzetli ev yemeklerini yapan mekandır.
0
corneillus
(06.03.15)
undertaker+1
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(06.03.15)
(6)

milletvekili aday adayları

kibritsuyu
bu milletvekili aday adayları niye posterle, afişle, bangır bangır otobüs gezdirerek falan reklam yapıyorlar? aday adayını ben mi seçeceğim sanki? gidip parti yönetimine "bu adamı aday gösterin" mi diyeceğim? aday adayları içinden milletvekili adaylarını zaten parti seçmeyecek mi, bana ne yahu dolan
bu milletvekili aday adayları niye posterle, afişle, bangır bangır otobüs gezdirerek falan reklam yapıyorlar? aday adayını ben mi seçeceğim sanki? gidip parti yönetimine "bu adamı aday gösterin" mi diyeceğim? aday adayları içinden milletvekili adaylarını zaten parti seçmeyecek mi, bana ne yahu dolanıp duruyorsunuz, her yere afiş, poster yabıştırıyorsunuz? hele bir aday olun da ondan sonra oy isteyin.
0
kibritsuyu
(04.03.15)
Parti de seçecek olsa kimin halk tarafından daha çok desteklendiğini gözlüyor. Ondan hep o gezmeler.
0
devilred
(04.03.15)
halk arasında ne kadar popüler olursan o kadar iyi onlar için. parti yönetiminin gözüne girmek için halkın arasında olmaları şart. yoksa adaylığı ancak rüyalarında görürler.
0
teknikekip
(04.03.15)
Bence yalan bu benim arkadaşımın babası bi ilçeye belediye başkan aday adayıydı çok da destek alıyordu bir sürü afiş astılar, reklam yaptılar, adam anket bile yaptırmıştı ilçede 1. çıkmıştı zira o bölgede çok sevilen bir imammış. Neyse sonuçlar açıklandı partiye 2 milyon lira bağış yapan bi adam çıktı. Sonra da diyorlar belediyelerde neden rüşvet, usulsüzlük var acaba o 2 milyonu neden verdi o adam, her şey kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla yapılıyor. Yerken arada iki çalışırlarsa da haa bu da yiyor ama çalışıyor da oluyor işte.
0
ekaterina
(04.03.15)
chp bir çok yerde ön seçime gidiyor. dolayısıyla onları o bölgenin partiye kayıtlı seçmeni seçiyor. ama diğerlerini bilemeyeceğim tabi.
0
c1b2k3
(04.03.15)
Tamamı olmasa da çoğu gereksiz.
[Tek tük istisnaları hariç diyelim]
Eylemleri hk.da kafa yormaya bile değmez.
0
gece lampulu
(04.03.15)
chp'de ön seçim olacak. bu nedenle kapı kapı dolaşan aday adayları bile var. örneğin; Ankara 2. bölge aday adayı Bilal Yılmaz. üyelerin listesi elinde o sokaktan bu sokağa, o apartmandan bu apartmana dolaşıyor adam. ki bence bu yöntem afiş ve otobüslerden daha mantıklı. en azından daha az rahatsız edici.
0
sheridans
(04.03.15)
(5)

bilirkişi ücreti ne kadar?

kibritsuyu
şimdi uşak'taki bir mahkeme, kendi listelerinde uzman bilirkişi bulunmadığı için müzekkere yazıp dosyayı ankara'ya göndermiş. müzekkerede diyor ki "dosyanın, konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi, ... bilirkişilere 250'şer tl'den olmak üzere 750 tl bilirkişi ücreti ödenmes
şimdi uşak'taki bir mahkeme, kendi listelerinde uzman bilirkişi bulunmadığı için müzekkere yazıp dosyayı ankara'ya göndermiş. müzekkerede diyor ki "dosyanın, konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi, ... bilirkişilere 250'şer tl'den olmak üzere 750 tl bilirkişi ücreti ödenmesi...". 750 liralık ücret de dosyaya yatırılmış.

dosyayı alan ankara'daki mahkeme de artık nasıl işliyor bunlar bilmiyorum, üç kişilik bilirkişi heyetine gerek duymamış olacak ki (gerçekten de üç kişilik heyete falan gerek yok), dosyayı sadece bana verdi bilirkişi olarak. dosyada tek bilirkişiyim. heyet meyet yok.

şimdi ben tek başıma olduğum için bu 750 liranın tamamını ben mi alırım, yoksa bir kişilik ücret 250 lira olduğu için 250 lira mı alırım da kalanı iade olur?
0
kibritsuyu
(26.02.15)
250 tl alacaksınız. kaç bilirkişi varsa her bilirkişiye bir birim düşer. daha fazla alınamaz.
0
microfiction
(26.02.15)
SMMM olarak bilir kişilik yaptınız sanırım, 750 alacaksınız. Biz o şekilde alıyoruz.
0
elikası
(26.02.15)
@microfiction. sanırım tam anlatamadım. soruyu da editledim bu yüzden.

kaç bilirkişi varsa herkese bir birim düşer de. üç kişilik bilirkişi atansın denmiş, üç kişilik para da dosyaya yatırılmış. ama sadece bir tane bilirkişi atanmış. üç kişi yok, bir kişi var.

şimdi o bir kişi, tek başına üç kişilik ücreti mi alacak, yine tek kişilik ücret alacak da kalan ücret iade falan mı olacak?
0
🌸kibritsuyu
(26.02.15)
gider avansı iadesi diye birşey var, muhtemelen size 250 TL ödenecek ve geri kalan tutar dosyaya avansı yatıran tarafa iade edilecek.
0
loch ness
(26.02.15)
250 tl olucak
0
isimmisimyok
(26.02.15)
(3)

arabaların şurası niye tek parça?

kibritsuyu
görselde boyamaya çalıştım. dikkat ettim de neredeyse bütün arabalarda bu kısım tek parça. yani marşpiyel kırılsa ve değişmesi gerekse ben niye arka çamurluğu da değiştireyim ya? kapıların üstündeki kısım ayrı, marşpiyel ayrı, arka çamurluk ayrı olsun, ekli olsun. olmuyor mu? ban ön çamurluk ayrı me
görselde boyamaya çalıştım. dikkat ettim de neredeyse bütün arabalarda bu kısım tek parça. yani marşpiyel kırılsa ve değişmesi gerekse ben niye arka çamurluğu da değiştireyim ya? kapıların üstündeki kısım ayrı, marşpiyel ayrı, arka çamurluk ayrı olsun, ekli olsun. olmuyor mu? ban ön çamurluk ayrı mesela. arka çamurluk niye değil?
0
kibritsuyu
(20.02.15)
belki tek parça olunca daha sağlam oluyor. sökülebilir bir parça olsa dayanıklılık azalıyordur belki çarpma sırasında.
0
sutlu nescafe
(20.02.15)
fabrikasyon çıkışı tek parça mı emin değilim, ama yedek parça olarak arka çamurluk aldığında ek ve kaynak yaparak yerine takılıyor.
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(20.02.15)
Estetik amaçlı olan ilave parçanın haricinde, marşpiyer öyle kolayına değişmiyor diye biliyorum. Oradaki profil şesenin taşıyıcı elemanı aynı zamanda. Aynı şekilde tavanda da boyadığın noktada profil var. Arka tarafta boyadığın yerde de C sütünu var.
0
zombi
(20.02.15)
(7)

samsung galaxy s3 bildirim gelmemesi vol.43253456

kibritsuyu
gözünüzü seveyim, çapağınızı yiyeyim çözün şu sorunumu gençler. daha önce de sordum. kesin bir ayarı var, ya da bozuk.bu telefona mobil veri açıkken her zaman değil ama bazen bildirim gelmiyor. gelmiyor arkadaş. bildirim atması gereken programı açıp içine girmeden o bildirimi alamıyorum. ya da wi-fi
gözünüzü seveyim, çapağınızı yiyeyim çözün şu sorunumu gençler. daha önce de sordum. kesin bir ayarı var, ya da bozuk.

bu telefona mobil veri açıkken her zaman değil ama bazen bildirim gelmiyor. gelmiyor arkadaş. bildirim atması gereken programı açıp içine girmeden o bildirimi alamıyorum. ya da wi-fi alanına girip bağlanınca tinng şıngırr guguk falan, gelememiş ne kadar bildirim varsa geliveriyor.

whatsapp atıyorlar gelmiyor. anca tesadüfen kişinin chat sayfasını açınca geliyor 3 saat önceki mesaj. kelimelik oynuyorum eşimle. ben kelime yazınca onun telefonu çinng yapıyor, bildirim geliyor (o da samsung amk, galaxy note 3), o bana yazıyor ses yok. anca oyuna girince görüyorum.

nereden açılıyor bunun ayarı, kurcalamadığım yeri kalmadı. rootlu falan değil, kies üzerinden alınabilecek en güncel android sürümü (4.3) de yüklü.

ne yapmalıyım da şu gelmesi gereken bildirimler telefon standby'da iken anında gelsin? neresini açayım? ya da yolu yok diyin başımın çaresine bakayım. whatsapp mesajlarını üç saat sonra almak istemiyorum.
0
kibritsuyu
(17.02.15)
Bu olay sadece Whatsapp'da ve 3g ile bağlıyken mi oluyor? Farklı rom yükleme seçeneğini garantiden dolayı mı tercih etmiyorsun? Çünkü s3 kendi romuyla eziyet bir telefon haline geldi, cm11 ile uçuyor.
0
osurdum
(17.02.15)
sadece whatsapp değil, bildirim gönderen tüm programlar için böyle. akşam eve gidiyorum mesela biip (twitter), luklik (facebook), zırn (gmail), dutdurudut (kelimelik oyunu), guguuuk (whatsapp) bir anda geliveriyor evdeki wifi alanına girince. hatta arada nasıl ses çıkardığını bilmediğim "samsung acoount güncelleyin hede hödö" diye bildirimler falan da gelmiş oluyor artık nasıl birikmişse.

ama kimi zaman ofiste tüm gün wifi'da olduğu halde whatsapp gelmediği oluyor. bağlantı türü değişince mi, yoksa mobilden wifi'ya geçince mi onu da çözemedim.

garanti için farklı rom yüklemiyordum, garantisi de bitti. yükleyecem ama üşeniyorum.
0
🌸kibritsuyu
(17.02.15)
Cyanogenmod installer var, kendi kuruyor 5 dakikada. Senin sorunun çözümüyle uğraştığın zamanla 10 kere kurar düzene sokarsın telefonu. Çünkü bu sorunu yaşayanlara verilen tavsiyelerin hepsini yapmışsındır eminim, boşa aynı şeyleri yazmayalım.
0
osurdum
(17.02.15)
rootlu değil ki telefon. installer çalışması için bile önce bi root yapmam lazım galiba.

üşenmemin nedeni o değil. sanırım telefon fabrika ayarlarına dönecek. içinde kaybetmek istemediğim mesajlar falan var. onları yedeklemeye falan üşeniyorum.
0
🌸kibritsuyu
(17.02.15)
zaten rom yüklemek yerine stock rom'u root'lu kullanıp o senin deiklerini yapmak ilk niyetim. yine de fabrika ayarlarına dönüp içindekiler silinecekse üşenirim ama.
0
🌸kibritsuyu
(17.02.15)
background data yı aktıflestırmen lazım.
0
bryan fury
(17.02.15)
Cyanogenmod installer telefonu rootlayıp kurulumu yapıyor kendisi. Tabi sıfırdan kurulduğu için uygulamalar ayarlar falan uğraşacaksın biraz. Telefonu sadece rootlayıp gereksiz uygulamaları silmenin bu sorunu düzelteceğini sanmıyorum. Telefonu sadece rootlamak da fabrika ayarlarına döndürmez.
0
osurdum
(17.02.15)
(7)

anne ile babanın arasında uyuyan çocuk

kibritsuyu
maalesef böyle bir durum var başımızda.çocuk 2.5 yaşında erkek. kendi yatağında uyumama gibi bir problemi yok. öğlen uykularını kendi yatağında uyuyor. hatta akşamları da annesi uyutup yatağına koyuyor. uyku problemi de çekmiyor. bir sefer gece uyanması dışında deliksiz uyuyor. zaten sorun da o gece
maalesef böyle bir durum var başımızda.

çocuk 2.5 yaşında erkek. kendi yatağında uyumama gibi bir problemi yok. öğlen uykularını kendi yatağında uyuyor. hatta akşamları da annesi uyutup yatağına koyuyor. uyku problemi de çekmiyor. bir sefer gece uyanması dışında deliksiz uyuyor. zaten sorun da o gece uyanması.

ama sıpa gece uyandığı zaman annesi de uyurgezer midir nedir, bilinçsiz bir şekilde çocuğu alıp yanımıza getiriyor. azıcık pış pış yapıp geri koysa çocuk yatağında devam edecek ama artık işine mi geliyor, farkında mı değil anasının da nedir, o çocuk yanımıza geliyor. çoğu zaman sabah uyandığımızda "bu çocuğu ben yine ne zaman getirdim" diyor. hatırlamıyor bile. benim uykum tavşan uykusu olduğu için ben hatırlıyorum ama. saatine kadar hatırlıyorum. anneinden önce ben duyuyorum çocuğun sesini, anneeaa diye sesleniyor (baba da demiyor eşşolusu). seslenince ben kalkıyorum annesinden önce, kucağıma alıp iki pış pış yapıp geri koyayım diyorum, ı-ıh illa annesi gelecekmiş. ıııh anneeaaaaa anneeeeaaaeaaa diye baırıyor. anneye sarılmak istiyor. hakikaten de annesine sarılınca hemen uykuya geri dalıyor. ama annenin farkında olarak veya olmayarak kucağında beri uyutup yerine koyması mümkün olmuyor. o da haklı eşşek gibi çalışıyor bütün gün, sabah da 6:30'da kalkıyor. uykusunu feda etmek istemiyor. çocuk da gece uykusunun arasında babaya pas vermiyor ki ben ilgileneyim, annesi uyusun.

dediğim gibi uyku problemi olan, anne baba yatağı isteyen bir çocuk değil ama her gece aramızda. beni geçtim, şikayetim yok ama çocuk için sıkıntı olacak diye korkuyorum.

öneriniz var mı?
0
kibritsuyu
(12.02.15)
annesi, çocuk uyuyana kadar yanında dursa? kalkarsa tekrar uyuyana kadar durabilir. ben de çocukken sürekli annemi çağırıyordum. hatta bir keresinde annem duymadı mı ne olduysa babam geldi. sen git annem gelsin diye bağırmıştım. anne çocuk arasındaki bağ daha güçlü.
0
rock n roll
(12.02.15)
@rock: güzel bir fikir, zaten olan da onun gibi bir şey. ama çocuğun yatağı 130 boyunda ve etrafı parmaklıklı olduğu için zaten uyurgezer gibi bilinçsiz kalkıp gitmiş annenin o yatağa tırmanıp içine kıvrılması pek olmuyor. olsa bile kesin çocuk uyuyunca kalkamazi kendi de orada uyur sabaha kadar.

ya da ben alıcam battaniyemi gidicem başka yere. bizim yatak bu ikisinin olacak. ben koltukta takılıcam :)
0
🌸kibritsuyu
(12.02.15)
o zaman sen anneyi götürüp getiricen. çocuk kendi yatağında yatmalı. senin koltukta uyuman da çözüm değil. sizin yatağa alıştı mı koparmak daha zor olur. kaç aylıktan beri kendi yatağında yatıyor?
0
merhum
(12.02.15)
nolursa olsun kendi yatağında uyuması lazım. sen koltukta uyuma :)
0
rock n roll
(12.02.15)
doğduğundan beri kendi yatağında uyuyor. ilk 6-7 ay bizim odada park yatağında, sonra büyüyünce kendi odasında kendi yatağında. ilk uykuya dalma aşaması annesi ile bizim yatağımızda sarılarak. sonra annesi alıp yatağına koyuyor.

ama annesi evde yokken vs. ben gayet güzel doğrudan yatağına koyup bırakıyorum, bazen başına müzik açıyorum, kendi kendine uyuyor, huysuzluk etmiyor. yatağında uyuma konusunda veya ilk uykuya dalma konusunda bir sıkıntısı yok. annesi evdeyken ben götürüp yatırsam, odasına bile benimle gitmiyor, illa anne olacak. oysa geçen sene ben gayet yatağına koyup uyuturdum annesi evdeyken bile.

yazın tatile gittik, orada ayrı odası yoktu, mecbur yanımızda yattı, o ara ayarı bozuldu galiba.
0
🌸kibritsuyu
(12.02.15)
valla ben 10 yaşına kadar böyleydim.. 2.5 çok erken. annemle babamın sevişmesine uyanınca bi daha yemedi gidip uyumaya aralarında. travmayla beraber yatağıma alıştım :(
0
achtundsiebzug
(12.02.15)
hiç sıkıntıya girmenize gerek yok. uykuya dalarken ayrı uyuyorsa sizin yatağınızdan sonra ayrılır. beraber yatması çocuğun psikolojisi için daha rahat. daha güvende hissediyor. zamanla uyanmamaya başlayınca rahatlarsınız.
anne de uykusuz kaldığı için uykusu bölünmesin diye yanında yatmasına razı olacaktır..
bence kafana takma....
0
gotic
(12.02.15)
(5)

kuşum ötmüyor

kibritsuyu
erkek bir kanarya kendisi. annemle babamın evinde idi. aslında çok güzel öterdi, hatta yanında konuşulmazdı. yeter azıcık sus da ne dediğiimizi duyalım derdik.annemi kaybettikten sonra babam da işe geldiği için gündüzleri evde yalnız kalır oldu. yazın ofise getirdik, yaz sonu geri eve götürdük ama
erkek bir kanarya kendisi. annemle babamın evinde idi. aslında çok güzel öterdi, hatta yanında konuşulmazdı. yeter azıcık sus da ne dediğiimizi duyalım derdik.

annemi kaybettikten sonra babam da işe geldiği için gündüzleri evde yalnız kalır oldu. yazın ofise getirdik, yaz sonu geri eve götürdük ama o gün bu gündür ciyyk dışında öttüğünü duymadık. şimdi babam yine almış ofise getirmiş yalnız kalıyor diye.

nasıl eskisi gibi şakıya şakıya öter bu kuş? görünüşü falan gayet sağlıklı. bir problemi olduğunu sanmıyorum.

ofiste bir kanaryamız daha var, o çok güzel ötüyor. birbirini görmeyeceği ama sesini duyabileceği farklı odalara koyduk. faydası olur mu acaba?
0
kibritsuyu
(11.02.15)
bu yaşta olur öyle şeyler geçer :P şaka şaka yanına bi kuşçuk daha koyun belki arkadaşlık eder
0
neira
(11.02.15)
arkadaş lazim.
0
jaygatsby
(11.02.15)
(bkz: arnavut şevket)
bu taktiği uygula, aç youtube'dan bir kanarya videosu, sesi sona getir. ötmezse adam değilim.

en iyi ispinozlar alemdağında çıkar...
0
Tears of Devil
(11.02.15)
kanaryalar yanına eş alınırsa hiç ötmez arkadaş alın önerisine kulak asmayın bu bir. İkincisi kanaryalar yer değişikliğini de hiç sevmezler. Yeri sabit olmalı. Hele cereyanda kalırsa anında hastalanıp ölüyorlar, çok narin hayvanlar. Yerini sabitleştirip vitamin vermeyi deneyin. Bir de benimki müzik sesi duyunca ötmeye başlıyordu. Müzik açın yanında bol bol bakalım tepki verecek mi
0
kaçanbalık
(11.02.15)
müzik +1
0
merhum
(11.02.15)
(7)

lens odak uzaklığı - açı

kibritsuyu
arkadaşlar fotoğraf makinesi lenslerinin özelliklerinde hep odak uzaklıkları belirtilir değil mi? işte 18-55mm, 24-70mm, 70-200mm falan.vefakat hep bu lenslerden bahsedilirken "açı" muhabbeti yapılır. örnek diyalog:- hacı bi geniş AÇI lens alacağım ne alayım?- canon 10-22mm al.lan hani açı? bana laz
arkadaşlar fotoğraf makinesi lenslerinin özelliklerinde hep odak uzaklıkları belirtilir değil mi? işte 18-55mm, 24-70mm, 70-200mm falan.

vefakat hep bu lenslerden bahsedilirken "açı" muhabbeti yapılır. örnek diyalog:

- hacı bi geniş AÇI lens alacağım ne alayım?
- canon 10-22mm al.

lan hani açı? bana lazım olan açı. verilen özellik odak uzaklığı. tamam odak uzaklığı ne kadar azsa lens o kadar geniş açılı olur da bu muhabbet niye:

- haci bi geniş AÇI lens alacağım ne alayım?
- canon 130 derece al.

veya

- haci bi az odak mesafeli lens alacağım. ne alayım?
- canon 10-22mm al.

şeklinde geçmiyor? pek anlatamadım derdimi galiba. ama lensten bahsederken hep açı açı açı. ama lensin kullanım kılavuzu harici özelliklerinde açı ile ilgili zerre yok. niye belirtilmiyor, madem açı bu kadar önemli?
0
kibritsuyu
(10.02.15)
lenslere derece verirken açıyla değil mm ile vermişlerdir? abi 29 santime 35 santim çıktı almak istiyorum dersen, A3e bas diyebilirler. ya da senin belirttiğin her açıyı karşılayacak bi lens yoktur, tamamen sallıyorum sabah sabah.
0
freya
(10.02.15)
Buradaki bilgiler işine yarayabilir fotografya.fotografya.gen.tr
0
delicevat
(10.02.15)
Sizin dediğiniz şekilde belirtilmesi pek mümkün değil. Odak uzaklığı çarpanı fotoğraf makinesinin sensör ebatına göre farklılık gösterir. Örneğin, full frame bir makinede 24mm objektifin sağladığı görüş açısı, APS-C makinelerde 24mm objektifin sağladığı açıya göre çok daha geniştir.
0
Sandeman
(10.02.15)
@sandeman: evet, ama croplu makinede o lensten hala 24mm diye bahsediyoruz. crop oranı ile çarpıp kaça denk geliyorsa onu söylemiyoruz. lensin özelliği 24mm. ama 1.6x croplu makineye takarsan 38mm'ye denk geliyor ama biz o lense hala 24mm diyoruz.

takıldığı makineden bağımsız olarak veya ff makineye takılıyormuş gibi düşünerek gördüğü alan kaç derece ise o da özelliklerinde niye belirtilmiyor?

hadi belirtilmiyor, niye "açı" deniyor odak uzaklığına? açısını belirtmeyecekse "geniş açılı lens" denmesin, "kısa odaklı lens" densin. niye denmiyor?
0
🌸kibritsuyu
(10.02.15)
bence volkswagen golf al kafan raad olsun kladjsfalskj

şaka bir yana bence takılma buna. 10-22mm'deki mm'yi açı birimi olarak düşün, öyle isimlendirildiğini kafana yaz raad et. bunları da düşüneceksek hepten çekelim emaneti sıkalım kafamıza.
0
teritori
(10.02.15)
arkadaşlar da yazmış ama özet geçeyim. lensin odak uzaklığı fiziksel bir özellik. değişmiyor hiç bir şekilde. yani 24mm bir lensi ayfona da taksan canon eos bilmemneye de taksan hubble teleskobuna da taksan 24mm olacak. açı ise lens ve film (veya sensör) kombinasyonuna göre değişen bir olay. şimdi sık olarak kullanılan iki tip sensör var. biri aps-c yani crop diğeri 35mm yani full frame. crop ile ff arasında 1.6 kat fark var alan açısından haliyle aynı lensi iki farklı sensöre takınca 1.6 kat daha fazla (veya az) alan kapsıyor. bu yüzden bu lens 50 derecelik lens olayı olmuyor malesef. bu yüzden de çoğu firma daha düşün boyutta sensörlü makineleri için (ve hatta telefonlar için) lensin kendi odak uzaklığının yanısıra 35mm eşdeğer odak uzaklığı da der lensin özelliklerini belirtirken. çünkü mesela iphone 5'teki lensin odak uzaklığı 6mm civarı olması lazım. ama çarpanı 6x olduğu için yaklaşık olarak 36mm odak uzaklığına eşdeğer davranıyor 35mm standartlarında.
0
argent dawn
(10.02.15)
Özelliklerinde açı belirtilmiyor demişsin ama şimdiye kadar özelliklerinde görüş açısı yazmayan lens görmedim. Hepsiburada.com gibi işi fotoğrafçılık olmayan bir sitede bile lesnlerin görüş açıları özellikler bölümünde yazıyor.
0
slayerrr
(10.02.15)
(1)

dosya ismini tarih olarak değiştirecek program

kibritsuyu
fotoğraf makinemle çektiğim fotoğrafları makine IMG_7896.jpg, IMG_9564.jpg şeklinde kaydediyor. fotoraflara bilgisayardan bakarken sorun yok, sağ tıklayıp özellikler diyince çekim tarihini görebiliyorum.ama ben bu fotorğaflardan baskı da alıyorum. baskı alınca hangi fotoğraf ne zaman çekilmiş göremi
fotoğraf makinemle çektiğim fotoğrafları makine IMG_7896.jpg, IMG_9564.jpg şeklinde kaydediyor. fotoraflara bilgisayardan bakarken sorun yok, sağ tıklayıp özellikler diyince çekim tarihini görebiliyorum.

ama ben bu fotorğaflardan baskı da alıyorum. baskı alınca hangi fotoğraf ne zaman çekilmiş göremiyorum. fotoğrafın üstüne nal gibi tarih damgası yapmak da istemiyorum.

dikkat ettim ki, tab edilmiş fotoğraf kartlarının arkasında dosya isimleri yazıyor. fotoğrafçının aleti yazıyor demek ki. cep telefonuyla çektiğim fotoğrafların dosya adı tarih_saat olduğu için onların çekim tarihi kabak gibi görünüyor. tam istediğim şey.

şimdi benim şöyle bir programa ihtiyacım var. ben bu IMG ön ekli fotoğraf dosyalarını seçeceğim, program toplu olarak bu dosyaların isimlerini, exif'ten okuduğu çekim tarihi_çekim saati olarak değiştirecek.

var mıdır böyle bir program?

tek tek yap demeyin, binlerce fotoğraf var.
0
kibritsuyu
(04.02.15)
google'a "change name exif date" yazıp ilk çıkan sonucu paylaşıyorum.

www.digicamsoft.com
0
mr.goodcat
(04.02.15)
(11)

nerelerden randevu alalım?

kibritsuyu
eşim, kendisi 35 yaşında kadın, doktor kontrolüne gitmek istiyor.doğumdan önce demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık vardı, demir hapı kullandı. yine kansızlıktan şüpheleniyor. geçen hafta laboratuarda kan tahlili yaptırıp sonuçlarını aldık. (demir ve ferritin epey düşük, uibc yüksek, hbg, hct, mc
eşim, kendisi 35 yaşında kadın, doktor kontrolüne gitmek istiyor.

doğumdan önce demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık vardı, demir hapı kullandı. yine kansızlıktan şüpheleniyor. geçen hafta laboratuarda kan tahlili yaptırıp sonuçlarını aldık. (demir ve ferritin epey düşük, uibc yüksek, hbg, hct, mcv, mct düşük, rdw yüksek. doktor olmayan göt kafamla ben kabak gibi bir demir eksikliği anemisi var diyorum ama yine de doktor söylesin, ilaç verecekse doktor versin).

1. bu kan tahlillerine bakıp sıkıntı var mı yok mu söyleyecek bir doktor.

2. annesinde meme kanseri öyküsü var. kendisi de kontrol ettirmek istiyor, buna bakacak bir doktor.

3. böbrek civarında hafif bir ağrısı olduğunu söylüyor, böbrek olmayabilir de tabii bilemiyoruz. buna bakacak bir doktor.

şimdi kimden/kimlerden randevu alayım?

edit: doktor veya hastane adı sormuyorum, gideceğimiz hastane belli. o yüzden şehir belirtmedim. aradığım cevap dahiliyeye git, hedehödölojiye git falan gibi bir şey.
0
kibritsuyu
(03.02.15)
Hangi şehirde ikamet ediyorsunuz? Ona göre öneriler de daha kesin olur diye düşünüyorum.
0
sevgikusunkanadinda
(03.02.15)
böbrek için nefroloji, meme için genel cerrah, kan için de hematoloji.

kan testinin sonucuna nefroloji doktoru ya da genel cerrah da yorum yapar gerçi. ileri bir şey varsa hematologa yönlendirir.
0
nick konusunda kararsizim
(03.02.15)
2 için bende de aynı potansiyel olduğundan smear çektirdiğim zamanlarda ek olarak durumu anlatıp radyoloğa da yollamasını söylüyorum ve ultrasonla bakılıyor. 40 yaşından önce mamografi çekilmiyor. Bunu her sene yaptırması gerekiyor, smear'i de 6 ayda bir yaptırması gerekiyor.
0
aychovsky
(03.02.15)
Doktor arkadaşım öncelikle İç Hastalıkları diyor. Meme için genel cerrahi bakıyor ancak İç Hastalıkları doktoru da sizi yönlendirecektir.
0
kaset
(03.02.15)
Kan için hematolojiye gidin. Gideceğiniz hastanede var mıdır bilmiyorum ama özellikle Onkoloji bölümündeki hematoloji uzmanları daha iyi oluyor. Kansızlığın nedenini bulmaya çalışıyorlar, demir hapını verip yollamıyorlar.
0
elikası
(03.02.15)
endokrinolojiye gidin bence. hormonal sorun olabilir
0
joe dalton
(03.02.15)
abicim ortada daha fol yok yumurta yokken bütün hastaneyi dolaştırdınız. dahiliye, nefroloji, genel cerrah, hematoloji, endokrinoloji. gitmişken beyin cerrahına, kulak burun boğaza falan da gidelim mi?

neyse ben vazgeçtim. dahiliyeden alayım yeter. o göndersin amk.
0
🌸kibritsuyu
(03.02.15)
kan değerleri için hematoloji +1

eskiden bana senede bir 6 aylık demir hapı verip gönderirlerdi. artık b12 ve başka bir ton şey de bakıyorlar. eğer hematoloğa giderseniz ek tahlil isteyebilir. bende b12 eksikliği ve akdeniz anemisi taşıyıcılığı da çıktı. doktorun dediğine göre bu durumda demir seviyesinin daha fazla yükselmesi beklenmezmiş zaten, bu nedenle demir hapını şimdilik kesti mesela. artık ek olarak ömür boyu b12 iğnesi ve folik asit kullanacağım. müsait bir zamanda da mide endoskopisi yaptıracağım. işte böyle.

geçmiş olsun.
0
manuel mandalina
(03.02.15)
Kizmissiniz da hepsine birden bakan bir bolum yok malesef, o zaman gidin saglik ocagina, aile doktorunuz yonlendirsin sizi.
0
pinking of you
(03.02.15)
hepsine birden bakan doktor aramıyorum zaten, ama "şoram ağrıyor" şeklindeki bir şikayeti komşu teyze modeli kendi kendimize böbreğe yorduk. kaynımda da var, kesin böbrek daşı dedik. ama belki de gaz var yani ne bileyim. osuruk gazını nefrolojiye mi gösterelim? buna ilk başta "hmm böbrek olabilir" diyebilecek, ya da "böbrek değil, kas ağrısı bu" diyip ilgili birime yollayacak bir doktor yok mu? kendi "kaynımda da var" şeklindeki teşhisimle mi seçeyim doktoru? internetten "ne ağrısı olabilir"lere bakıp öyle mi bulayım doktoru? böyle mi işliyor bu işler?
0
🌸kibritsuyu
(03.02.15)
meme için genel cerrahi.

kansızlık için önce kadın doğum. çünkü dahiliye öncelikle kadın hastalıklarını ilgilendiren bir durum var mı yok mu onu bilmek ister söz konusu kişi kadın olduğu için. kadın doğum bizlik birşey yok derse hem kansızlık hem de böbrek ağrısı (sizin tarifinize göre) için dahiliye. hematoloji , nefroloji filan daha ileri tetkikler sonrası olacak olan işler.
0
montauq
(03.02.15)
(4)

hgs problemi

kibritsuyu
geçen gün hgs alıcam, bunun kart olanını nasıl alırım diye sormuştum. işte böyle zevzek durumlar için kart istiyordum. bankadan aldım (niye ptt'den değilde bankadan aldım, çünkü bakiye makiye uğraşmak istemiyorum, kredi kartıma bağladılar fortumu), etiket varmış sadece. iyi dedim ver. aldım, yapıştı
geçen gün hgs alıcam, bunun kart olanını nasıl alırım diye sormuştum. işte böyle zevzek durumlar için kart istiyordum.

bankadan aldım (niye ptt'den değilde bankadan aldım, çünkü bakiye makiye uğraşmak istemiyorum, kredi kartıma bağladılar fortumu), etiket varmış sadece. iyi dedim ver. aldım, yapıştırmadım, elimle cama tutarım dedim. ankara'dan çıkarken sarı ışık yandı, okumadı. neyse, gittim, gebze'den çıkarken yine cama tuttum, voivoivoi kaçış 146 lira dedi. haydaa. açtım internetten baktım camla ilgili bir sıkıtı mı var diye, arabam 2001 model clio rxt. diyor ki clio sport modellerde metalik cam vardır, AYNANIN ARKASINDAKİ noktalı yere yapıştırın. o akşam istanbul'a gittim, fsm'den karşıya geçtim geçerken gişe yoktu. dönüşte boğaziçi köprüsünden geçerken aynanın arkasındaki noktalı yerde tuttum etiketi, voivoivoi kaçış 46 lira. la havle vela kuvvet. dedim herhalde yabıştırmadım diye okumuyor, araba da clio sport değil, tarifedeki gibi yapıştırdım cama. dönüşte gebze'den yine girdim otobana, sarı ışık. ankara'ya geldim, akıncı gişesinden çıkarken voivoivoi bu sefer kaçış 165 lira.

sokim etiketine. bununla mı uğraşıcam lan? hadi kayıtlı plakadan düşüyormuş. düşmezse de ceza gelirse peşinden mi koşturacam ben bunun?

şimdi de forumlarda diyor ki camın en altında bi çerçeve var. altta ama sileceklerin orda. aynanın arkasında falan değil. hakikaten oranın rengi bi değişik. oraya yapıştıracaktın diyor. arabanın kullanım kılavuzuna baktım, orayla ilgili bir açıklama yok. e hgs etikeri talimatlarında da yok. ben de yapıştırdım. napayım şimdi? plakadan tespit ettire ettire mi kullanayım, yenisini alıp oraya mı yapıştırayım, yine okumazsa gidip kime danışayım?

şimdi de sistemden sorguluyorum, otoban geçişimi ve köprü geçişimi normal normal düşmüşler ama dönüş yolundaki ile ilgili ne kaçak geçiş var, ne normal geçiş var, hiç gözükmüyor. neymiş şimdi, plakamdan mı tespit edip düşmüşler, yoksa ben okumadı zannederken, voivoivoi diye ötüp kaçış yazarken meğersem okumuş mu? düzgün okuyunca oraya anında mı düşüyor, vakit geçip düşünce plakadan mı tespit edilmişim demek oluyor?

off sinirlendim de ne yazdım kusura bakmayın abuk bi mevzuyu epey uzattım, içimi dökesim gelmiş.
0
kibritsuyu
(02.02.15)
ceza gelmiyor merak etme.
0
sta
(02.02.15)
Aynı plakaya ikinciyi vermiyorlar, yani ben alamamıştım. Plakadan tespit ederler demişlerdi hatta.

Bunun dışında yeni para yükleyince bir süre okumamazlık yaptığı da söyleniyor.
0
heritage
(02.02.15)
ceza gelmemesi veya sorun olmaması da önemli değil. madem bana etiket satıp, onu da cama yapıştırtıyor, düzgün çalışmasını bekliyorum, sonradan tespit edip normal ücreti çekiyor da olsalar her geçişte hırsız gibi voivoivoi diye ötüp de kaçak yazması can sıkıyor. sadece düzgün çalışsın istiyorum.

iki gün sonra biri "ulan seninkini bugüne kadar hiç okumamış, ne uğraştırıyon bizi tespitle mespitle" diyip cezayı basıverse al başına belayı. yok itiraz dilekçesi, yok bilmemne kaydı inceleme, yine ben uğraşacağım.
0
🌸kibritsuyu
(02.02.15)
ben sol üste yapıştırdım şu anda hiç sıkıntı çekmeden okuyor
0
sta
(02.02.15)
(1)

çocuklar duymasın (derdimi dürteyim)

kibritsuyu
dün kanalları gezerken şu son yayınlanan sezona ait bir tekrar gösterime denk geldim. haluk nezarethaneye düşmüş. yan hücredeki elemana niye düştüğünü anlatıyor, biz de flaşbek şeklinde izliyoruz anlattıklarını, oluyor sana dizi. yok efendim yeni eve taşınmışlar, yok eşya almışlar, yok borca girmişl
dün kanalları gezerken şu son yayınlanan sezona ait bir tekrar gösterime denk geldim. haluk nezarethaneye düşmüş. yan hücredeki elemana niye düştüğünü anlatıyor, biz de flaşbek şeklinde izliyoruz anlattıklarını, oluyor sana dizi.

yok efendim yeni eve taşınmışlar, yok eşya almışlar, yok borca girmişler, yok yeni iş kurmuşlar. arada sahne tekrar nezarethaneye dönüyor. yandaki herif "ee taşınırken mi oldu, ondan mı düştün buraya" diyor, haluk yok diyip anlatmaya devam. "eee eşya alırken mi oldu?" yok. "ee iş kurarken mi oldu?" yok. amk içim şişti televizyon başında, çeviremedim de merakımdan, yandaki herif de "niye düştün onu söyle pezevenk amma anlattın" demedi de demedi.

uyumuşum en sonunda. niye düşmüş lan nezarethaneye?
0
kibritsuyu
(28.01.15)
kel komşusunu dövdüğü için diye hatırlıyorum.
0
zebragibi
(28.01.15)
(2)

ankara'da sokakta akordeon çalanların çaldığı ezgi

kibritsuyu
şu günlerde galiba hava soğuk diye pek yok ama bilenler bilir, ankara'da sokakta akordeon çalan kadınlar vardır. bunlara pek sokak müzisyeni diyemeyeceğim, çünkü sabahtan akşama aynı ezgiyi çalarlar. üstelik doğru da çalmazlar.3/4'lük ritmde bir parça. eski bir vals olsa gerek. hatırlayan bilen duya
şu günlerde galiba hava soğuk diye pek yok ama bilenler bilir, ankara'da sokakta akordeon çalan kadınlar vardır. bunlara pek sokak müzisyeni diyemeyeceğim, çünkü sabahtan akşama aynı ezgiyi çalarlar. üstelik doğru da çalmazlar.

3/4'lük ritmde bir parça. eski bir vals olsa gerek. hatırlayan bilen duyan bana bu parçanın ne olduğunu söyleyebilir mi?

tornadan çıkmış gibi hepsi sabahtan akşama bir bu sorduğum ezgiyi, bir de "hatırla ey peri"yi çalıyor. uç uca ekleyip bir onu bir öbürünü bir onu bir öbürünü.
0
kibritsuyu
(23.01.15)
tepedeki psychedelic adam
(23.01.15)
Bulgar akordeon çalan ablalar ederlezi çalıyor.

www.youtube.com
0
Fayfa
(23.01.15)
(3)

hgs alacağım

kibritsuyu
garanti bankası'ndan hgs alacağım. lakin cama yabıştırılan etiketlerden değil de bi de bunun kart gibi olanlarından var (ogs'den bahsetmiyorum, yine hgs ama kart şeklinde). onlardan da alabiliyor muyuz, tercih meselesi mi?
garanti bankası'ndan hgs alacağım. lakin cama yabıştırılan etiketlerden değil de bi de bunun kart gibi olanlarından var (ogs'den bahsetmiyorum, yine hgs ama kart şeklinde). onlardan da alabiliyor muyuz, tercih meselesi mi?
0
kibritsuyu
(20.01.15)
HGS'nin kartlıları mevcut. Bankalar etiket veriyor sanırım. Ben işbank'tan almıştım etiket mi kart mı istersiniz diye sormadı.
0
teknikekip
(20.01.15)
yahu kgs değil hgs. hızlı geçiş sisteminin etiket olmayıp kart olanı.

store.donanimhaber.com
0
🌸kibritsuyu
(20.01.15)
Etiket bile olsa cama yapışması gerekmiyor. Plaka kayıt edilince, camda olmasa bile hesapta para olduğu sürece sistem sorunsuz işliyor.

Kaynak: Akıncı Gişeleri Karayolları Ofisi.
0
heritage
(20.01.15)
(1)

sezen cumhur önal'ın sunduğu müzikler

kibritsuyu
liseliler pek bilmez, sezen cumhur önal isimli mükemmel bir adam vardır. müzik programı yapardı ve programında şahane müzikler çalardı. o zamanlar dilimizde "hafif batı müziği" olarak adlandırılan müzik türünün karşılığı günümüzde ne oluyor?hatta abartayım. trt 2'de şevket uğurluer'in sunduğu anılar
liseliler pek bilmez, sezen cumhur önal isimli mükemmel bir adam vardır. müzik programı yapardı ve programında şahane müzikler çalardı. o zamanlar dilimizde "hafif batı müziği" olarak adlandırılan müzik türünün karşılığı günümüzde ne oluyor?

hatta abartayım. trt 2'de şevket uğurluer'in sunduğu anılarla müzik diye bir program vardı. şevket amca o programda şahane parçalar çalardı.

bunların türü ne olarak geçiyor?
0
kibritsuyu
(19.01.15)
müzik yelpazesi'ni diyorsun. alkışlarla yaşıyorum'da bulabilirisn belki bazı bölümleri.

easy listening, latin pop, r&b, caz (swing)
0
m e l t e m
(19.01.15)
(4)

bir android oyunu

kibritsuyu
geçen gün metroda yanımda oturan çocuk (çocuk dediğim lise yaşlarında) android telefonunda bir oyun oynuyordu. ne yapmaya çalıştığını ve oyunun mantığını pek anlamadım ama mavi, yeşil ve gri renkler hakimdi. 1980 yılının atari oyunları gibi piksel piksel bir görüntüsü vardı. çocuk ekrana tıkladıkça
geçen gün metroda yanımda oturan çocuk (çocuk dediğim lise yaşlarında) android telefonunda bir oyun oynuyordu. ne yapmaya çalıştığını ve oyunun mantığını pek anlamadım ama mavi, yeşil ve gri renkler hakimdi. 1980 yılının atari oyunları gibi piksel piksel bir görüntüsü vardı. çocuk ekrana tıkladıkça blok blok blok diziyordu, blokların üstüne basılı tutunca bloğu yıkıyordu. bir şeyler inşa ediyor gibiydi.

ne olduğunu anlamadım ama ilginç bir şey ebenziyordu. anlatabildim mi bilmiyorum ama nedir bu oyun anlayabilen var mı?
0
kibritsuyu
(18.01.15)
kesin 1010.

la.cdnmob.org
0
ufukcel
(18.01.15)
türk oyunu bu arada bu 1010. en büyük başarılarımızdan herhalde mobil oyun sektöründeki.

(bkz: 1010)
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(18.01.15)
teşekkürler ama bu değil. böyle iki boyutlu değil, bayaa 3d grafikleri olan bir oyundu ama görüntüler 90 model doom oynuyor gibi. ağaç olduğunu, deniz olduğunu tahmin ettiğim şeyler var. ama ağaç köşeli köşeli.
0
🌸kibritsuyu
(18.01.15)
minecraft mı diyorsun acaba?
0
ufukcel
(18.01.15)
(10)

oğlumu elektrik çarpmış olabilir mi?

kibritsuyu
yoksa elektrik çarpsa anlar mıydım, zira anlam veremediğimiz bir şey oldu.kayınvalidemler yeni eve taşındı. biz de yardıma gittik, çocuk da yanımızda. ortalıkta başına kaza gelmesin diye gözümüze çarpan her türlü tedbiri aldık ama her yer ayakta olunca, çocuk da hareketli ve yardım etmeyi seven bir
yoksa elektrik çarpsa anlar mıydım, zira anlam veremediğimiz bir şey oldu.

kayınvalidemler yeni eve taşındı. biz de yardıma gittik, çocuk da yanımızda. ortalıkta başına kaza gelmesin diye gözümüze çarpan her türlü tedbiri aldık ama her yer ayakta olunca, çocuk da hareketli ve yardım etmeyi seven bir çocuk olunca insanın kafasına takılıyor.

her birimiz bir iş yaparken evdeki 30 mA'lik kaçak akım rölesi attı, attığı anda da çocuk ağlamaya başladı (2.5 yaşında erkek). hem sigorta atıp hem çocuk ağlayınca anneannesi panikledi "çarpıldı çocuğum" diye. anında koştuk, çocukta hiçbir anormallik yok. en yakın prizin 2 metre gerisinde, o prizde de elektrik süpürgesinin fişi takılı yani parmak dürtülebilir durumda değil. priz duvardan sökülmüş değil. üstelik çocuk ayakta duruyor ve herhangi bir yeri ağrıyor gibi bir belirtisi yok. görünürde hiçbir şey yok. ağlaması da çok kısa sürdü. koşup kucağımıza alınca hemen sustu. eli kolu da boştu, hani bir şeyle dürtmüş de olamaz. elektrik zannetmemizdeki tek kriterimiz kaçak akım rölesinin atması ile ağlamasının aynı anda olması. daha önce de sormuştum (git: 871864), oğlum henüz konuşmuyor, derdini konuşarak anlatmıyor ama her şeyi çok iyi anlayıp sessiz sinema ile çok iyi anlatıyor. "ne oldu niye ağladın" diye sorduğumuzda prizi gösteriyor. ya da biz priz zannettik diye bizi trollüyor, anlamadım.

şimdi sorum şu. bu çocuğu elektrik çarpmış olabilir mi? gözle görünür olsun, çocuğun davranışları olsun hiçbir anormallik ve elektrik çarpma belirtisi yok. oğlumun mühendis dayısı "30mA'lik kaçak akım rölesi attığına göre zaten çarpmış olsa bile zarar vermez hemen atmıştır" diyor.

görünürde hiçbir şey olmamasına rağmen endişelenmeli miyim?
0
kibritsuyu
(18.01.15)
Ses ciktiysa ondan korkmus olamaz mi?
0
ay nov kung fu
(18.01.15)
sigorta attiginda prizden kivilcim cikmistir gürültü ile. o yüzden korkmustur.
0
jaygatsby
(18.01.15)
bizim de aklımıza çat diye röle atınca korkmuş olabileceği geldi. yani 3 saniye içinde prizden iki metre geriye gidip orada ayakta duruyor olması mantıklı değil di mi? hani allah korusun çarpılıp geriye fırlasa bile ayakta durmaz kıç üstü düşerdi en azından iki buçuk yaşındaki çocuk. elini parmağını her tarafını inceledim, bir anormallik yok.

ama sorunca prizi gösteriyor, bir yerin acıdı mı diyince elini gösteriyor. ya biz panikledik diye bizi trollüyor, ya da başka bir şeyi anlayıp ona cevap veriyor.

24 saatten fazla zaman oldu, hala bir anormallik yok. yoksa yoktur değil mi?
0
🌸kibritsuyu
(18.01.15)
Gürültü + kıvılcım + ajite anane
0
steward
(18.01.15)
muhtemelen eliyle dokunmuş çarpılmıştır.endişe edilecek bir şey yok.
elektriğe maruz kalmamıştır. ben de çivi sokmuştum meraktan ama bir şey olmadı sağlamım..
korkudan geri kaçmıştır... 2 metre geride olması normaldir. ya da prize dokunmuştur priz deki kablolar birbirine değmiş sigorta atmış olabilir. o prize bir baksaydınız yanık falan var mı diye...
0
gotic
(18.01.15)
daha önce hiç takmadığımız bir prize ütü masası getirip takmıştık. evde bir sürü insan, bir telaşe durumu vardı. neyse, ütü masasının fişi prizde takılıydı. aniden çat diye bir ses ve ışık çıktı prizden. ütü masasının başında da ben, kalpten gidiyordum. öyle bir durum olmuştur, korkması normal. geçmiş olsun. daha dikkatli olun, güvenli olmayan ortamda birinin gözü hep üzerinde olsun.
0
oinone pe
(18.01.15)
hayır.
0
rygard
(18.01.15)
çok küçük ihtimal elektrik süpürgesinde şase varsa belki? metal kısmına dokunup sigortayı artırmış olabilir.
0
mrthany
(18.01.15)
rain man terk.
0
sehnoc
(18.01.15)
Bemi elektrik carpmisti kucukken (prize civi sokmak sureti ile) acik diyorum aglamayi bile akil edemeyecek kadar mala baglamistim yani elektrik carpmasi oldugunu sanmiyorum, prizden ses/kivilcim ciktiysa ondan korkmus olabilir diyorum.
0
selam
(18.01.15)
(2)

yetenek sizsiniz X butonu sesi

kibritsuyu
hani jüri yarışan yarışmacıyı beğenmeyip önündeki X butonuna basınca zööörrt diye bir ses çıkıyor ya, bunun wav veya mp3 şeklinde olanını bulabilir miyiz?aynı o ses olacak ama. telefona alarm yapma niyetindeyim.
hani jüri yarışan yarışmacıyı beğenmeyip önündeki X butonuna basınca zööörrt diye bir ses çıkıyor ya, bunun wav veya mp3 şeklinde olanını bulabilir miyiz?

aynı o ses olacak ama. telefona alarm yapma niyetindeyim.
0
kibritsuyu
(12.01.15)
bana o sesin olduğu bi youtube linki falan ver ayarlayayım.
0
alperz
(12.01.15)
zam sampiyonu domates
(12.01.15)
(7)

20 yaş dişi çekimi sonrası

kibritsuyu
geçen hafta yarı gömülü, yarı çıkık 20 yaş dişimi çektireceğim için bilgi sormuştum.dişim çekildi. cerrah çekti ama herhangi bir cerrahi müdahale de yapmadı, tornavida gibi bir şeyle kanırtıp tutacak yer açtıktan sonra pense gibi bir aletle çeke çeke söktü. kırılmadan etmeden kaymak gibi çıkardı. so
geçen hafta yarı gömülü, yarı çıkık 20 yaş dişimi çektireceğim için bilgi sormuştum.

dişim çekildi. cerrah çekti ama herhangi bir cerrahi müdahale de yapmadı, tornavida gibi bir şeyle kanırtıp tutacak yer açtıktan sonra pense gibi bir aletle çeke çeke söktü. kırılmadan etmeden kaymak gibi çıkardı. sonrasında ağrı sızı da çok olmadı, durum iyi.

lakin dişin çıktığı yer haliyle kuyu gibi delik. içine yemek artığı kaçıyor, orada kalıyor, rahatsız ediyor, dilimle sürekli orayı kurcalama isteği içindeyim. delik kapanacak dedi doktor ama ne zaman kapanacak bu, sinir etti beni. çok sürer mi kapanması? bir de içini temizlemenin bir yolu var mı, bırakayım mı kendi haline?
0
kibritsuyu
(12.01.15)
dil ile fazla kurcalamamak lazım, operasyonun büyüklüğüne ve bünyeye göre süresi değişebiliyor. en sağlıklısı bir şeyler yedikten sonra ağzı çalkalayıp orada yemek artığı bırakmamak.

benim de yaklaşık 2 hafta sürmüştü yemek girmeyecek hale gelmesi.

geçmiş olsun bu arada.
0
arma aski
(12.01.15)
Benim olayımda aynen anlattığınız gibi olmuştu. Temiz iş. 4-5 güne kapanıyor o yarık. Bir kaç gün sulu yemekler yemenizi tavsiye ederim. Gün içinde aklınıza geldikçe ağzınızı su ile çalkalayın. Geçmiş olsun.
0
teknikekip
(12.01.15)
Merhabalar, 20'lik diş çekimlerinden sonra çekim boşluğu bazen uzun süre kapanmayabilir, her yaraya dikiş atılmayabiliyor bu da sekonder iyileşme dediğimiz daha geç olan bir iyileşmeyle sonuçlanıyor, bu süreç bazen bir kaç ay bile sürebilir. Yemeklerden sonra su ile çalkalamak, günde en az 2 defa ve o boşluğun önündeki dişin arkasını yani o boşluğa bakan yüzeyini çok güzel bir şekilde fırçalamak gerekir, genellikle o bölgeye yemek artıkları dolabildiği için o dişin arkası hassaslaşabilir ve sıkıntı olabilir, ayrıca günde iki defa fluorurlü bir ağız gargarası kullanmak da faydalı olabilir, listerine total care zero' yu öneririm bunun için, geçmiş olsun.
0
dronurozturk
(14.01.15)
arkadaşlar o kısımda hala rahatsız edici bir ağrı var. tam bir hafta oldu. bu kadar ağrıması normal mi? operasyondan önce o bölgede ödem var diye antibiyotik verdi doktor (augmentin 1000 mg). operasyona kadar 1 hafta kullandım. operasyondan sonra da 3 gün devam ettim (doktor öyle dedi, kafama göre yapmıyorum bunları tabi). toplamda 10 gün kadar antibiyotik kullandım. ama hala ağrı kesici almazsam rahatsız eden bir ağrı mevcut. apse falan mı yaptı acaba?
0
🌸kibritsuyu
(15.01.15)
Tekrar merhabalar, hala devam eden ağrınız için vakit kaybetmeden diş hekiminiiz tekrar ziyaret etmenizi öneririm.
0
dronurozturk
(17.01.15)
dün akşam tekrar diş hekimimi ziyaret ettim. kontrol etti, alveolit (çekim boşluğu iltihabı) olmuş dedi. augmentin' bi tertip daha devam et, yemekten sonra çalkalayarak yemek artıklarını temizle ve andorex gargara ile çalkala dedi.

bakalım geçer umarım.
0
🌸kibritsuyu
(17.01.15)
abse bende de oldu, yanagim filan feci sismisti. antibiyotik ve andorrex iyi geldi ayrica sislik varsa ve abse olduysa buz koyma, sicak kompres yap derim. Hem agriyi rahatlatiyor hem sisligi indiriyor. Buz cekimin oldugu gun faydali.

Bir de o bosluk.. yemeklerden sonra gargara guzel ama gargara da bitecek, delik hala duruyor olacak. Kurdan ile mekanik temizlik ise yarar, sonra su ile calkalama
0
fallopian
(17.01.15)
(4)

telefonu bilgisayara (kies) nasıl bağlayacuk?

kibritsuyu
hanımın telefonunu değiştirdik. rehber zaten google'daydı, oradan geldi. fotoğraflar, müzikler vs usb'den bellek gibin bağlayıp yine kopyaladım o da tamam.peki sorun ne o zaman derseniz şu ki, bir de sms'ler, notlar vs, öyle usb bellek gibi takılıp alınmayacak şeyler var. samsung hazretleri bunun iç
hanımın telefonunu değiştirdik. rehber zaten google'daydı, oradan geldi. fotoğraflar, müzikler vs usb'den bellek gibin bağlayıp yine kopyaladım o da tamam.

peki sorun ne o zaman derseniz şu ki, bir de sms'ler, notlar vs, öyle usb bellek gibi takılıp alınmayacak şeyler var. samsung hazretleri bunun için kies diye bi porogram yapmış. lakin bağlıyorum, aygır terbiyecisi başarılı olamadı falan diyor. mtp aygıtını yüklemiyor. aha görselde mevcut. kies bir türlü telefonu göremiyor. bellek gibin bağlıyken oklar dönüyor dönüyor dönüyor.

nasıl gösterticez?

telefon samsung galaxy w, bilgisayar windows 7 64 bit, kies 3 son sürüm yüklü.
0
kibritsuyu
(05.01.15)
kardeşimin samsung s4 telefonunu bilgisayara bağlayınca bilgisayar telefonu görmedi. ayarlardan usb modunu değiştirince görmeye başladı. o ayarı değiştirip öyle deneyin derim.
0
inheritance
(05.01.15)
bu dedenin bi ayarı falan yok ki, kurcalamadık yerini bırakmadım.
0
🌸kibritsuyu
(05.01.15)
shiftdelete forum'da bir yöntemden bahsetmişler:

Başlat - Çalıştır - Regedit e girin
EEC5AD98-8080-425F-922A-DABF3DE3F69A bu dizini aratın (bulunduğu yer hkeylocalmachine > system > current control set > control > class) dizini bulduktan sonra yan tarafta UpperFilters dizinini silin. Telefonu veya cihazı bilgisayardan çıkartın. Bilgisayarı tekrar başlatıp telefonu veya cihazı tekrar pc ye takın. Direk okuyacaktır.
0
teknikekip
(05.01.15)
orada upperfilters diye bir satır yok maalesef, o da olmadı.
0
🌸kibritsuyu
(05.01.15)
(8)

media markt mı, vatan mı?

kibritsuyu
Akıllı telefon alınacak, fiyatlar her ikisinde de aynı. Hangisinden alalım? Hani satış sonrası vs.
Akıllı telefon alınacak, fiyatlar her ikisinde de aynı. Hangisinden alalım? Hani satış sonrası vs.
0
kibritsuyu
(04.01.15)
Mediamarkt
0
amator filozof
(04.01.15)
media markt. müşteri hizmetlerinden daima memnun kaldım.
0
cetoxim
(04.01.15)
Mediamarkt, hatta şöyle diyeyim, köşe basindaki dandik telefoncu mu vatan mi dersen kbdt derim.
0
yemrem
(04.01.15)
hepsiburada
0
baal
(04.01.15)
MM +1
0
jedilance
(04.01.15)
gir internetten al kardeşim , aynı telefonu çok daha uygun bulursun...ben n11.com dan geçen aldım çok memnun kaldım tavsiye ederim

distribütör garantisi olduğu sürece sıkıntı olmaz
0
adanalıbeckham
(04.01.15)
Vatan. Sadece disbrutor garantisi yüzünden söylüyorum.
0
skahvecioglu
(04.01.15)
media markt'tan alındı. herkese teşekkürler.

henüz telefonu açmadım bile, yamuk çıkarsa bilemem. ama buradaki yorumlar dışında tercih etmemin sebebini de açıklayayım.

eşime telefon alıyorum. aylardır note 3 istiyordu. ben alana kadar note 4 de çıktı. ama çok pahalı ve kendisi için gerekli olabilecek artıları olmadığı için hala note 3 istiyor. ama benim aklım da note 4'e kayıyor.

note 4 tabii ki daha yeni ve daha özellikli bir cihaz. her yeni çıkan cihaz gibi. yeni çıkanı eskisinden daha özelliksiz olacak değil ya. ama arada 600-700 lira gibi ciddi bir fiyat farkı var.

her satıcıya özellikle sordum. "bak kardeşim, note 4 elbette daha özellikli. ama ortalama bir kullanıcı olan eşim için 600 lira fark vermeye değecek ne artısı var? tamam, sen üst düzey kullanıcı olarak bilmemne özelliğine mutlaka ihtiyaç duyarsın ama klasik bir kadın kullanıcıya ne artı sağlar" diye sordum. vatan dahil hepsi "ooo çok özelliği var kıyaslanmaz bile. bilmem ne kadar ekran çözünürlüğü var, şöyle işlemcisi var, böyle sensörü var" metal kasa dışında elle tutulur bir artı söyleyen çıkmadı. tamam daha pahalısını övüp satmak niyetindesin ama ben de dürüstlük arıyorum. benim karım ekran çözünürlüğü 4k değil de 1080p olsa da cam gibi izler, hatta en üst kullanıcıya da çıplak gözle ikisini izletsem fark edeceğini sanmıyorum. note 3'ün işlemcisine artı bir işlemci gücüne, ne bileyim kalp sensörüne ihtiyaç duymaz. adam diyor ki ultra güç tasarrufunda siyah beyaz kullanırsan 15 gün şarjı gidermiş. lan az önce 4k amoled mamoled diyordun. şimdi şarjı öveyim diye nokia 3310 ayarında kullan diyorsun. hangi klasik whatsapp, twitter vs kullanan kadın bunlara illa ihtiyaç duyar ki. ama mediamarkt dışında kimse bunu anlamadı. bir tek oradaki görevli dürüstçe "gayet yeterli, onun yapıp da bunun yapamadığı çok bir şey yok, bir tek çok düşürüyorsa metal kasa" dedi. o da 600 lira etmez. bunu diyenden aldım ben de. şimdi diyeceksiniz ki duymak istediklerimi söylemedikleri için tercih etmemişsin, ama gerçekleri söylemişler. doğru ama abicim ben "ne farkı var" diye özellik farkı sormuyorum ki, kafanda standart kadın kullanıcıyı canlandır abi, öyle bir şey söylemelisin ki 600 lira vermeye değsin. bunu söyleyemediğin halde, saydığın bütün farklar (metal kasa hariç) sadece üst düzey kullanıcıya hitap ettiği halde "oo çok fark var" dememelisin.
0
🌸kibritsuyu
(04.01.15)
(8)

20 yaş dişi operasyonu

kibritsuyu
pazartesi günü sol alt 20 yaş dişim alınacak. daha önce hiç 20 yaş dişi operasyonu geçirmedim. diş gömülü değil, yamuk falan da değil, hatta oldukça düzgün şekilde çıkmış durumda ama tam olarak da çıkamıyor mu, çeneme mi sığmıyor nedir kaç gündür sızlıyor. bugün diş hekimim film çekti, "problemsiz g
pazartesi günü sol alt 20 yaş dişim alınacak. daha önce hiç 20 yaş dişi operasyonu geçirmedim. diş gömülü değil, yamuk falan da değil, hatta oldukça düzgün şekilde çıkmış durumda ama tam olarak da çıkamıyor mu, çeneme mi sığmıyor nedir kaç gündür sızlıyor. bugün diş hekimim film çekti, "problemsiz görünüyor, almamız lazım ama ödem var, 1000 mg augmentin'e başla, pazartesi gel alalım, cerraha bile gerek yok, ben alabilirim. ufak bir kesi atarız, belki bir de dikiş atarız" dedi (endodonti uzmanı bir profesör kendisi). normalde cerrahlık işi olanlar için bir cerrah arkadaşını çağırıyor. yine de çağırayım, ben yapamazsam o geçer ama gerek olacağını sanmıyorum dedi. yine de çağırır mı, çağırmadan kendi halleder mi bilmiyorum.

dikkat etmem gereken şeyler var mı neferkitty'den veya operasyonu geçirmiş kişilerden biraz bilgi alabilir miyim? zor mudur, acılı mıdır, sonrası sıkıntılı mıdır? dişçiden, iğneden, frezden falan korkan bir adam değilim ama yine de operasyon falan diyince tedirginim haliyle.
0
kibritsuyu
(03.01.15)
zor değil. o an da acılı değil, sonraki üç beş saat haliyle başın ve çenen ağrıyacak. ilk gün sigara içmeyeceksin bir süre taneli şeyler yemeyeceksin. pek de bir şey yok başka. çıkmış ise böyle tornavida gibi bi aletle dişini itekleyerek ayırıyor sonra da çekiyor işte. o kadar çok çektirdim ki. üzerine afiyet 5 tane var bende
0
kablelvuku
(03.01.15)
Çok sık şişmiyorsa benim dr. Cerrahi müdahale önermiyor. Çok doku kaybı oluyor. Ayda bir şişiyorsa aldır gitsin. Kırk yılda bir şişiyorsa ilaçla indir devam et.
0
amator filozof
(03.01.15)
aynı doktorum daha önce (belki bir 8-10 sene önce) yine film çekmişti. o zaman bu kadar çıkık değildi, sadece ucu görünüyordu. "bu diş normal çıkmaz. ağrı sızı yapıyorsa alalım, yapmıyorsa durmasının bir sakıncası yok" demişti. aslında kırk yılda bir ağrırdı, iki güne de geçerdi. ama 4-5 gün oldu sızlıyor. gece uyurken zonklamasını hissediyorum. bu kadar olmamıştı. uzun da sürdü, ilk defa ağrı kesici içmemi gerektirdi. lüzumsuz bir diş, alınsın da kurtulayım diyorum yani.
0
🌸kibritsuyu
(03.01.15)
Dişin ucu dişetini delip de yüzeye doğru baş vermişse.mutlaka aldır. Yok gömülüyse aldırma. İlaçla indir devam et. Not 2 tane aldırmış biriyim
0
amator filozof
(03.01.15)
üstler komple gömülü. alt sol neredeyse tamamen çıkmış. alt sağ da sadece azıcık baş vermiş durumda.

sol alttaki tamamen çıkmış gibi olan alınacak.
0
🌸kibritsuyu
(03.01.15)
Hayırlısı
0
amator filozof
(03.01.15)
benimde seninle benzer durumum vardı, diş gayet normal çıkmıştı herhangi bir anormallik yoktu.

gelelim operasyona, öncesinde ilaç vermişti doktor onu kullanıp gittim, 2 tane iğne vurdu ben bir tane daha istedim sağolsun kırmadı onu da yaptı (iğneden korkarım ama göt korkusu işte çekilirken daha fena ağrır diye istiyor insan)vurduktan sonra 5 dakkaya uyuştu (bu sırada doktorla yanındaki kızla hemşire mi, yardımcı mı artık kimse oynaştı onunla hafiften) ardından başladı,

''fazla kan çıkmasın diye biraz uğraştıracam seni ama merak etme acımayacak'' falan dedi, ne kadar iğnede yapsa hafif bir acı oluyor ama beni acıdan daha çok rahatsız eden şey doktorun dev gibi ellerini ağzımın köküne kadar sokması oldu, neticesinde çekti 2-3 dakikada, ağzıma pamuk falan soktu ama ben rahat durmadım aldım attım onu eve gidince başladı kanamaya. aralıksız bir gün kan geldi meğersem onu 2-3 saat çıkarmamak gerekiyormuş. sonrasında çenem kilitlendi bir hafta sadece sıvıyla beslenmek zorunda kaldım. kötüydü netekim.. doktorun tavsiyelerine dikkat edin. geçmiş olsun.
0
ada meltemi
(03.01.15)
-tamamen kendi deneyimlerim üzerine yazdığım, kesinlikle hiçbir geçerliliği olmayan ve tamamen öznel bir yazı.-

hiçbir zorluğu yok. ben vaktiyle -farklı farklı zamanlarda- dördünü de aldırmış biriyim ve muayenehane ortamında, işinin ehli biriyle olması emin ol daha iyi. ilkini diş hastanesinde uzman bir cerrah almıştı ve o günün izlerini hala taşıyorum.
-dişimi parçalayarak aldı ve kaçan parçalar boğazıma kaçtı, boğuluyordum.
-çeneme uyguladığı baskı sonucu çenemi oynattı ve üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen (aşağı yukarı 10 yıl kadar) hâlâ fazla esnediğimde çenem kilitleniyor.
diğer 3'ünü özel muayenehanede aldırdım. onları bir bütün halinde yarıp aldı doktor. 1 gün çektip sıkıntısını, ertesi gün toparladı.

bu da böyle bir anımdır.
0
air
(03.01.15)
(7)

milli piyango yılbaşı ikramiyesi çılgınlığı

kibritsuyu
böyle düşünen tek ben miyim bilmiyorum. anlam veremiyorum.milli piyango yılbaşı büyük ikramiyesi 50 milyon tl. normalde 6 haneli olan biletler 7 haneli olarak basılıyor, deli gibi bilet satılıyor. millet büyük ikramiye hayalleri kuruyor. keza süper loto falan 10-15 hafta devredip yüksek rakamlara ul
böyle düşünen tek ben miyim bilmiyorum. anlam veremiyorum.

milli piyango yılbaşı büyük ikramiyesi 50 milyon tl. normalde 6 haneli olan biletler 7 haneli olarak basılıyor, deli gibi bilet satılıyor. millet büyük ikramiye hayalleri kuruyor. keza süper loto falan 10-15 hafta devredip yüksek rakamlara ulaşınca millet kupon oynamak için kuyruklara giriyor.

abicim bu milli piyango her 10 günde bir çekiliyor ki zaten. az buz da para değil, yine milyonlu rakamlar veriyor. neyinize yetmiyor? 50 milyon olunca ayrı bir coşuyorsunuz? yıl boyu tek bilet almayan adam 50 milyonu duyunca serisini alıyor.

hayır milli piyango da bunu biliyor 50 milyon diye ikramiye yapıyor. maksimum 4 kişi seviniyor buna da. ulan 50 tane 1 milyon koysan, 50 kişi, hatta çeyrek biletle 200 kişi sevinse ya? 250.000 liranın nesini beğenmiyonuz birader? evet 50 milyona veya çeyrek bilet 12.5 milyona göre daha az sevinirsin ama çıkma ihtimali daha yüksek lan işte. bilmiyorum 10 milyonda bir ihtimalle ödül kazanacağımıza 200 binde bir kazansak olmuyor mu?

magnum çubuğu hediye verir, lamboghini. ulan o lamborghini ile 20 tane passat alırsın. alıp dağıtsan alan adamın daha çok işine yaramaz mı, ben dondurmadan çıkan lamborghini'yi dikmen'deki apartmanın önüne mi park edecem?
0
kibritsuyu
(31.12.14)
birilerinin daha çok işine yaraması, o ikramiyeyi verenin umurunda değil. o partiden elde edeceği kara bakar o insan. ne kadar yüksek değerli hediye/ikramiye, o kadar çok talep; böyle işliyor insan mantığı/içgüdüleri.
0
devilred
(31.12.14)
ikramiye çıkma olasılığı kaç kişinin bilet aldığıyla değil, piyango biletindeki sayıların kombinasyonuyla hesaplanabiliyor.

örneğin sayısal loto'da tutturma ihtimali 49*48*47*46*45*44 = 10.068.347.520'de 1 ihtimal. bileti koca ülke sadece sen alsan da, 1 milyon kişi alsa da tutturma ihtimalin değişmiyor; bir kura var neticede.

verilen ikramiye büyüdükçe insanların bütçelerinden şans oyununa ayıracakları pay da artabiliyor ya da adam herhangi bir zaman bilet almayı gereksiz görüyorsa bile büyük bir ikramiye söz konusu olunca "şansımızı deneyelim" deyiveriyor. bence son derece normal bir durum. bu arada ben bilet bulamadım. bulsam kesin bana çıkacaktı.
0
karaage
(31.12.14)
hayal satın alıyoruz biz de bliyoruz çıkma ihtimalinin düşük olduğunu.
0
nuka cola
(31.12.14)
ayrıca milli piyango yılbaşı çekilişine ayrı bir güven var. ben mesela çok uzun zamandır sayısal-süper loto falan oynamıyorum: herifler çekişi yayımlamıyor bile anasını satayım, parayı önceden belirlenen kişilere havale ediyorlar sadece (memleketin her yerinden pislik akıyor malesef). yılbaşı çekilişi canlı yayında verileceği için şaibe olmayacak.
0
karaage
(31.12.14)
dondurmadan çıkan lamborghiniyi dikmen'deki apartmanın önüne park edersen sevinirim, barikatta kullanırız.
0
rygard
(31.12.14)
artık gelenek olmuş milli piyango bileti almak ondan dolayı. az-çok heyecana giriyorsun işte 20-30 tl karşılığında
0
metalika
(31.12.14)
Ben arada şu 10 günlük biletlerden alan biriyim. Her bilet aldığımda şu aklıma geliyor: Bir zamana kadar uçağa bineceğim, uçağın düşme olasılığı ile bunun bana çıkma olasılığı aynı. Ben uçağa binmeye korksam da aynı olasılık için biniyorum. Ama bir yandan da uçağın düşmeyeceğine olan inancım ile piyangonun bana çıkacağına olan inancım arasında dağlar kadar fark var. Bunun biraz da Fayda Teorisi ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Hani, sinemaya gidersin ama sinema bileti paralıdır. Para kaybedersin, mali açıdan batmış olabilirsin ama aldığının verdiği fayda kaybettiğinin verdiği zarardan fazladır gibi. ALdığım biletin verdiği bir fayda var, umut. O umut da normalde arada bir 3-5 TL'den değerli demek ki.

Yılbaşı bileti, biraz biletten ötesi gibi. Ne bileyim, milli birlik ve beraberlik anı gibi. Herkesle aynı hayali ve aynı heyecanı paylaşmak güzel. Galiba tek geleneğim. (Zorlasam bir iki tane daha bulurum sanırım)

Keşke daha küçük, daha kurtarıcı hediye verseler ama bu sefer de verilen umudun değeri 12.5 TL etmeyebilir belki.
0
aychovsky
(31.12.14)
(6)

parasal değer güncelleme

kibritsuyu
1988 yılındaki bir tutarın bugün kaç paraya denk geldiğini nasıl hesaplayabiliriz?altı sıfır atılmış olması biraz işleri karıştırıyor sanki. yani o tarihte 3.000.000 lira olan bir tutarı asıl çevireceğiz? 3 olarak mı alacağız? ya da 3.000.000 olarak alıyorsak bulduğumuz sonuçtan altı sıfır mı atmalı
1988 yılındaki bir tutarın bugün kaç paraya denk geldiğini nasıl hesaplayabiliriz?

altı sıfır atılmış olması biraz işleri karıştırıyor sanki. yani o tarihte 3.000.000 lira olan bir tutarı asıl çevireceğiz? 3 olarak mı alacağız? ya da 3.000.000 olarak alıyorsak bulduğumuz sonuçtan altı sıfır mı atmalıyız?

ulaşabildiğim kadarıyla o günkü altın fiyatına endeksliyorum, ayrıca dolar fiyatına endeksliyorum, o tarihteki asgari ücrete endeksliyorum, birbirinden aşırı farklı çıkıyor. az da olsa yakın olması gerekmez mi?
0
kibritsuyu
(29.12.14)
o günün dolar kurunu bulup dolar üzerinden enflasyon hesaplayıp tekrar türk lirasına çevirirseniz belki doğru sonucu verir? bilemedim.
0
gaborit
(29.12.14)
Alinabilen ekmek sayisina gore oranlama gibi biseyler hatirliyorum fena salliyor da olabilirim
0
lynda.com
(29.12.14)
hayır, birbirine yakın olması gerekmez.

o dönem 3 milyon ile 10 kilogram kıyma alınıyor ise şu an 10 kilogram kıyma 300 lira, o halde 300 liraya ile eşdeğerdir demek kesinlikle yanlıştır.

çünkü her para birimi altın rezervleri ile doğrudan bağlantılı olduğu için, altın ile kıyaslamak doğru olur.
0
grimer
(29.12.14)
peki 88 yılına ait altın fiyatlarını bulabilir miyiz doğru düzgün?

daha doğrusu google'da var ama abi bu nasıl bir dangalaklıktır yahu. son bilmemkaç yılın altın fiyatları diyor, yanında da bir sayı. ulan ne kadar altının fiyatı o, gramı mı, kilosu mu, onsu mu, cumhuriyet mi, para birimi dolar mı, lira mı, yok.

bir tanesinde (www.altinpiyasa.com) tl/kg yazıyor, bütün siteler de aynısını kullanmış, mümkün değil olamaz. 1988 yılında altının kilosuna 23.000 demişler. o tarihte asgari ücret 126.000 lira imiş. 23.000 lira mümkün değil. hahayt asgari ücretle beş kilo altın mı alınabiliyormuş? 23.000.000 falan olması lazım kesin sıfır hatası var. 1988 yılında 23.000 bir kilo altın için çok çok çok ucuz bir fiyat.
0
🌸kibritsuyu
(29.12.14)
88 değil de 98'i bilirim belki yaklaşmış olursun. 1998'de istanbulda evler yaklaşık 30bin dolardı bu da yaklaşık 7 milyar ediyordu şu an aynı evler 400bin tl falan. özel okullar 5bin dolardı şu an 15bin dolar gibi.
0
divit
(29.12.14)
yok hocam sağol ama bana ezbere veya tahmini değil de net rakamsal sonuçlar lazım. yani farklı çarpanlara ve kriterlere göre çok farklı sonuçlar bulabilirim elbet ama yine de net rakamsal sonuçlar lazım.
0
🌸kibritsuyu
(29.12.14)
(4)

yorumum gözüksün diye 1 yıldız verenler

kibritsuyu
azalarak bitti mi, ne zamandır görmüyorum. yoksa bir yıldız verince yorumun üste çıkması usulünü mü değiştirdi google?
azalarak bitti mi, ne zamandır görmüyorum. yoksa bir yıldız verince yorumun üste çıkması usulünü mü değiştirdi google?
0
kibritsuyu
(25.12.14)
dün denk geldim. yorumum gözüksün diye 1 yıldız verdim ama yine de gözükmedi diye yazmış.

devam ediyor hala yani. ama google değiştirmiş olabilir de sonuçta çocuk gözükmedi de yazmış. ama ben nasıl gördüm? demek ki gözükmüş. swh
0
reanarchy
(25.12.14)
hacker news'de falan haber olmustu zamaninda, google/apple onlem almis oladabilir.
0
pascal borland
(25.12.14)
daha biraz önce denk geldim. en tepede hemde.

play.google.com
0
battal gemalmaz
(25.12.14)
google ona müdahale etti.
0
himmet dayi
(25.12.14)
(12)

çıplak bakır tel arıyorum

kibritsuyu
geçen gün nette bir video gördüm. adam bakır telden uzun bir spiral yapmış. bir kalem pilin de kutuplarına mıknatıs yabıştırmış, pili o şekilde bakır spiralin içine koyunca indüksiyon mudur artık ne haltsa tıkır tıkır yürüyor pil onun içinde.çok sevdim dedim mıknatıslarım var, pilim var, bi bakır te
geçen gün nette bir video gördüm. adam bakır telden uzun bir spiral yapmış. bir kalem pilin de kutuplarına mıknatıs yabıştırmış, pili o şekilde bakır spiralin içine koyunca indüksiyon mudur artık ne haltsa tıkır tıkır yürüyor pil onun içinde.

çok sevdim dedim mıknatıslarım var, pilim var, bi bakır tel alıp bundan yapayım. ne kadar elektrikçi, kablocu, bobinajcı gezdiysem yalıtımı olmayan, çıplak bakır tel bulamadım. adam diyor ki yalıtımlı alıp soy. lan 10 metre teli nasıl soyayım ellerim kesilir hep.

yok mu ankara'da veya internette şöyle 1 mm civarı kalınlığı olan çıplak bakır tel? ulus posta caddesi, konya sokak vs. tüm elektrik, elektronik, kabloculara baktım.

bi de ellerinde var gibi soruyolar yok emaye mi olsun, antikrom mu olsun. lan bildiğin bakır tel olsun işte anlamıyom emaye antikrom falan.
0
kibritsuyu
(24.12.14)
yalıtım olsa olmuyor muymuş?
0
safepassage
(24.12.14)
O içi sert kablolar kolay soyuluyor. Direkt çıplak olsun dersen bobin sökebilirsin ama ince olur. Havya için lehim var çıplak ama elektromanyetik özelliği belki olmaz.
0
Lim5
(24.12.14)
bauhausta vardı o sanırım.. ben bi ara biquad wifi anten yapacam diye çıplak bakır tel aramıştım baya ordan hatırlıyorum.
0
battal gemalmaz
(24.12.14)
eddy current olayı gibi mi? öyleyse bakır boru da olur, alemüyon da. klima tesisatçılarında bulunur bakır.
tam olarak bahsettiğim şu:
www.youtube.com
0
namus ninjası
(24.12.14)
bildiğin 3 telli elektrik kablosu al, uzatma kablosunda kullanılandan içindeki damarları çıkar ve izalasyonu sıyır, yazması zor oldu ama yapması kolay emin ol, dikkat et elini kolunu kesme sıyırırken
0
delicevat
(24.12.14)
4*2,5 kablo 1 metre soy.. hes yada nexans al marka olarak... ttr dersin sorarlarsa :)
0
dokuzonbeş
(24.12.14)
Telin dışındaki kaplama verniktir, elinle soyamazsın belki ama yakabilirsin. Bu da bir seçenektir.
0
yirmisantim
(24.12.14)
şu olur mu?

ticiz.com
0
oinone pe
(24.12.14)
daha kalın gerekiyorsa, filmaşin olarak ara.
0
oinone pe
(24.12.14)
hahaha ne adamlarsınız. güldürdünüz ha.
izolasyonsuz bakır teli spiral yaparsan.spiral birbirine değdikçe kısa devre yapar.
mecburen izolasyonlu kablo kullanacaksın.

dışı plastik kaplı olan kablo da, (manyetik alan plastikten geçer çünkü)
dışı emaye kaplı olan bobin kablosu (emaye bakır kablo dedikleri, bakır renkli olanlar) da işini görür.
ucundan izolasyonu sıyırıp kullacaksın.

hadi senin bilmemen normal de, gezdiğin o elektrikçi ve bobinajcılara diyecek laf bulamıyorum. hep latin alfabesine geçmemizin sonucu bunlar ahahaha.
0
titiraprap
(24.12.14)
teli yakıyorsun. yalıtım yanar bakır kalır. imza; hurdacı muharrem
0
ground
(24.12.14)
Bauhaus'da var.
0
anarche
(24.12.14)
(4)

dolar alayım mı?

kibritsuyu
geçen hafta bir yükseliş yaptı, önceki kadar olmasa da tekrar düştü, şu sıralar 2,32'de stabil.ne dersiniz, önceki yükselişi kaçırdık. şu sıra dolar alayım mı, mantıklı olur mu?
geçen hafta bir yükseliş yaptı, önceki kadar olmasa da tekrar düştü, şu sıralar 2,32'de stabil.

ne dersiniz, önceki yükselişi kaçırdık. şu sıra dolar alayım mı, mantıklı olur mu?
0
kibritsuyu
(23.12.14)
1 milyon dolar almıyacaksan bulaşma.
0
jamswety
(23.12.14)
Aslında çok riskli tayyip oynayıp duruyor ayarlarıyla. Bende takipteyim
0
filipis
(23.12.14)
naber?

Yerinizde olsam ruble alırım, ( Forex toolları kullanabilirsiniz) bugun itibariyle dolar/ruble paritesi 53,8 lere kadar geriledi, önümüzdeki günlerde, dolar arzının artmasından dolayı ruble değer kazanacaktır. paritenin eski seviyesi olan Dolar/ruble 38-40 lara düşeceği öngörülüyor.
0
kakoy
(23.12.14)
aga geçen hafta uçacaktı dolar , katar 5 uçak doalr getirdi 2.40 iken 10 kuruş birden düştü.

şu an 231 yarın ne olur bilinmez, rusya biraz toparladı.

benim fikrim alma
0
intern in the house
(23.12.14)
(8)

geriye dönük kredi masraflarınızı ve kart aidatlarınızı geri alalım

kibritsuyu
bu başlıktaki taleple her gün birileri arayıp "almak istiyorsanız bire basın" diyip duruyor. alınabilecek bir sürü kart aidatım olmasına rağmen bir sefer bile bire basıp görüşmedim ama bugün merakıma yenik düştüm.diyor ki, "size bazı belgeler göndereceğiz, bunları doldurup bankaya iadeli taahhütlü g
bu başlıktaki taleple her gün birileri arayıp "almak istiyorsanız bire basın" diyip duruyor. alınabilecek bir sürü kart aidatım olmasına rağmen bir sefer bile bire basıp görüşmedim ama bugün merakıma yenik düştüm.

diyor ki, "size bazı belgeler göndereceğiz, bunları doldurup bankaya iadeli taahhütlü göndereceksiniz, banka size geçmişe dönük dökümlerinizi yollayacak, sonra o dökümlerdeki tutarı bilmemne yapıp geri göndereceksiniz, banka ödeyecek. bize belge gönderebilmemiz için adresiniz dışında hiçbir bilginizi göndermeyeceksiniz."

şimdi başta zannettim kart numaramı falan isteyip dolandırıcılık yapacak, onu da istemiyor. ee dedim peki sizin kazancınız ne bu işten? "tek seferlik, danışmanlık ve kargo masrafları için 100 lira göndereceksiniz, o kadar" dediler. tüketici hakem heyetiyle mahkemeyle falan uğraşmayacaksınız dediler.

şimdi güvenilir mi bu adamlara, ben pek güvenemedim. yani 100 lirayı veririm, bunlar da belgeleri gönderirler de o belgelerle bir halt edemem gibime geliyor.

ne dersiniz, paşa paşa bir avukata mı gideyim, kendim mi halletmeye çalışayım, güveneyim mi bunlara, ne yapayım?
0
kibritsuyu
(22.12.14)
sakın ha siz geri alın 100 lirasını kesip bana iade edin de.
Tamamen dolandırıcılık.
0
basond
(22.12.14)
direk form ile olsa internete düşerdi bu formlar, ki zaten forumlarda bir çok bilgi var ne yapmanız gerektiği hakkında, para ile satın alınacak türden bilgiler değil.
0
grimer
(22.12.14)
ben de seni akıllı bi adam sanırdım :)

yahu, kendin paşalar gibi halletmen gerek. bağlı bulunduğun belediyenin tüketici hakem heyetine gidiyorsun, bilgi alıyorsun, başvuruyorsun. onlar zaten senin adına tuttuğu avukatlarla geri alıyorlar. beş kuruş çıkmıyor cebinden.

netten araştırsan aslında göreceksin.
0
dessy
(22.12.14)
beni de arıyorlar sürekli. bide sanki resmi bi kurumdan arıyorlarmış izlenimi veriyorlar ilk aradıklarında. banka ve kredi bilmem ne kurumu diye tanıtıyor kendini. sıkıştırınca söylüyor firmayız biz diye.

bir sefer tamam alın yetki veriyorum dedim. gönderin ne belgesiyse imzalayım dedim. ama önce 100 lira ödememiz gerekiyormuş.
lan madem %100 alacağız diyorsun, tamam kabul. sen al benim ödediğim parayı, içinden al 100 lirasını gerisini ver bana. onu da kabul etmiyorlar peşin çalışıyorlarmış.
0
battal gemalmaz
(22.12.14)
kanmayın böyle şeylere. lütfen akıllı olun.
0
fallthepieces
(22.12.14)
ya hocam avukata falan da gitmene gerek yok. Bağlı bulundugun ilçenin kaymakamlıgındaki hakem heyetine git dilekceni ver (orada hepsi hazır zaten, kendine uygun olanını bul doldur) onlar değerlendiriyorlar. bir süre sonra sana ve bankaya birer mektup gidiyor. o mektup bankaya ulaştıgı zaman 1 hafta icinde mi ne ödemek zorunda (aynı hesabın duruyorsa oraya yatırıyorlar) ya da banka seni korkutmak icin falan sana diyorki bak sana karşı dava açıyorum, kazanırım, masrafını falan sen ödersin, vazgeç bu işten diyor. Sen de açmazsan şerefsizsin diyosun, süreç biraz daha uzuyor, ve sonunda senin para sana ödeniyor.
yani o adamların sana sağlayacağı bir katma değer yok. Bunların en masumu, araç muayenesi yaptıran tipler var ya, o usul çalışanlar. Art niyetliler senin kişisel bilgilerine ulaşıyor, banka bilgilerini görüyor vs. Velhasıl hiç bulaşma onlara, git dilekceni ver ve bekle. Bir süre sonra ödüyorlar..
0
primetime
(22.12.14)
hocam inanmış falan değilim zaten, bunu soruda da yazdım. prosedürün nasıl işlediğini de biliyorum.

lakin bunlar form dedi, tüketici hakem heyetine gerek yok dedi. ha diyorum ki böyle bir şey varsa nedir bunların göndereceği form, bulup kendim göndereyim. açıkçası bunu gerçekten yapan avukatlar varken "formları bulup kendim masıl yaparım" diye sormak istemedim. mevzu o. yoksa her "100 lira ver paranı geri alalım" diyene para yollayacak adam değilim. soruyorum işte tecrübesi olan varsa nedir ne değildir diye.
0
🌸kibritsuyu
(22.12.14)
Hocam hakem heyeti zaten ucretsiz basvuru alir. Neden 100 tl veresin ? Zaten hakem heyeti basvuru masasinda ve nette bolca ornek basvuru formu ve dilekcesi var. Dolandiricilik bu. Asla gonderme
0
photo85
(22.12.14)
(6)

"hamlamak"

kibritsuyu
hani uzun süreden sonra spor yapınca kaslar ağrır, "oyyy hamlamışız" denir.bu hamlamak nedir? biyolojik açıklamayı sormuyorum. kelimenin terminolojisini soruyorum.ben bugüne kadar vücut spor yapamamaktan ham hale gelmiş, hamlaşmış (olgunlaşmanın tersi) olarak düşünüyordum. vücudun spor yapmamaktan o
hani uzun süreden sonra spor yapınca kaslar ağrır, "oyyy hamlamışız" denir.

bu hamlamak nedir? biyolojik açıklamayı sormuyorum. kelimenin terminolojisini soruyorum.

ben bugüne kadar vücut spor yapamamaktan ham hale gelmiş, hamlaşmış (olgunlaşmanın tersi) olarak düşünüyordum. vücudun spor yapmamaktan olgunluktan hamlığa dönüşme hali.

ama herkes o ağrıma hadisesine "hamlamak" diyor.

çoğunlukla kullanılana bir örnek:

- ahmet niye gelmedi?
- bacağı hamlamış evde yatıyor.

benim zannettiğime bir örnek:

- bacağın niye ağrıyor?
- hamlamışım (vücudum ham hale gelmiş), o yüzden ağrıyor.

pek anlatamadım galiba ama hangisi doğru?

edit: ne kadar da okumayı sevmiyoruz, okumaya üşeniyoruz arkadaş. upuzun soru yazdım, örnekler verdim, adam geliyor, ilk cümleyi okuyup cevap yazıyor. şaşıp kalıyorum bazen.
0
kibritsuyu
(16.12.14)
ben de senin bildiğin gibi biliyorum o kelimeyi. hayatımda hiç "şuram hamladı" diyen duymadım.
0
sir gawain
(16.12.14)
bi tarafı ağrıyınca "hamlama" ifadesini kullanana hiç denk gelmedim. kullanmaya kullanmaya körelttiğimiz uzuvları (hamlamış uzuvları yani) tekrar kullandığımızda oluşan ağrı için "hamlamışım, her tarafım ağrıyor" filan denir ancak.
0
devilred
(16.12.14)
"bu hamlamak nedir? biyolojik açıklamayı sormuyorum. kelimenin terminolojisini soruyorum."

soruyu okumaya ne dersiniz arkadaşlar? bana düşmüyordu bunu demek ama bu kadar da olmaz ki.
0
devilred
(16.12.14)
kelimenin terminolojisi açısından yazıyorum,
ham kelimesinin tam karşılığı olarak tdk "idmansız" kelimesini uygun görüyor.
örnek cümle olarak da "ham vücutla ancak bu kadar koşabilirim" cümlesini veriyor.
Yani ham olmak idmansızlık, idmansız spor yapınca yaşanan his başka bir şey.
Bu durumda "hamlamışız" kelimesinin anlamının "meğer idmansız kalmışız"a denk düşmesi gerekiyor. hamlık sebebiyle oluşan ağrıya denmemesi gerekiyor yani.
hamlamak kelimesinin anlamı tdk'da şöyle tanımlı "Uzun süre idman yapmama, hareket etmeme yüzünden gücünü veya çevikliğini yitirmek" ona göre kullanılmalı yani bu durumda.
"bacağı hamlamış, evde yatıyor" anlamsızlaşıyor bu durumda. bacağı idmansız kalmış olduğu için ya da uzun süre idman yapmamış olduğu ve çevikliğini yitirmiş olduğu için evde yatmaz bir kimse, idmansız bacakla spor yapıp onu yorup ağrımasına sebep olduğu için yatar.
uzun oldu galiba :)
0
nimberjack
(16.12.14)
"Hamlamak" demek kasların kısalması demek, zorlamaya zorlamaya esnekliğini kaybetmesi demek.

Bacak ameliyatından sonra hamladım, oradan biliyorum.
0
aguilas negras
(16.12.14)
ham=olmamış

hamlamak = olgunlaşmış olamamak. yeniden başlangıça dönmek. ham kalmışsın yani. kaslarını, vücudunu yeterince yetiştirmemişsin, ham kalmışlar. biraz spor yapıp, onları yeniden güçlendirmen, alıştırman, hamlıklarını alman lazım.
0
fayfim
(16.12.14)
(8)

"oysa yoğurtlu sosun içimi ferahlatması gerekiyordu"

kibritsuyu
abi tamam komik de bu niye bu kadar sevildi? sözlükte bugüne kadar yüzlerce quote fenomen oldu. ama hiçbiri bu kadar hızlı sevilip kullanılmadı sanki. dün daha dün abi, çarşamba günü yazılan bir entry'de geçti, arkasından gelen o lafa bkz verip perşembe günü debe'ye girdi, giriş o giriş, patladı git
abi tamam komik de bu niye bu kadar sevildi? sözlükte bugüne kadar yüzlerce quote fenomen oldu. ama hiçbiri bu kadar hızlı sevilip kullanılmadı sanki. dün daha dün abi, çarşamba günü yazılan bir entry'de geçti, arkasından gelen o lafa bkz verip perşembe günü debe'ye girdi, giriş o giriş, patladı gitti. sırf bugün bu lafa gönderme yapan debe'ler var.

nedir lan bunun bu kadar sevilmesinin nedeni?

ilgili entry: (bkz: #47577490)
0
kibritsuyu
(12.12.14)
bence sevildiğinden değil de milletin ben de böyle bir şey yapayım diye istekli olmasından kaynaklanıyor.

@2 entrisi girip komik olma çabası.
0
m murphy
(12.12.14)
sözlük mal turnusolü çünkü. bakarsanız isterse 99999 defa verilmiş komikli bakınız olsun onu ilk yazan adam debe'ye giriyor 9999 fav alıyor. yani ilk komikli şeyi yazan kazanıyor. eh bir de yazarlar çaylaklar ve okurlar dışında da oylama yapılıyor artık dışardan gelen adam ilk birkaç entry'yi okuyup şükela veriyor sonrasına bakmıyor bile. ilk yazan ne kadar çöp de olsa entry'si coşuyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(12.12.14)
aa sözlük, şu şey değil mi yaa, metroda serkan is my girl diye tepişince çok eğlenceli olduğunu sanan mal sürüsü hani, değil mi?
0
namus ninjası
(12.12.14)
Mal çok, db'yi okumuyorum, bugün gördüğüm bir mesaj üzerine baktım, üç tane bu bkz'ı veren entry db'ye girmiş. Böyle bir salaklık olabilir mi ya?
0
i was made for you
(12.12.14)
sözlüğü takıp takmamak sorun değil.

komik bu ya :) geri zekalının yaptığı edebiyat :)
0
mea maxima culpa
(12.12.14)
O kadar saçma ki, komiklikten eser yok hiçbir yere de yakışmıyor. Ben klasik bkz ları her gördüğümde gülüyorum ama bu gerçekten çok kötü niye ünlendiriyorlarsa hayret bir şey.
0
calyptra
(12.12.14)
ya sözlükten zaten bi şey beklemiyorum ben artık, mal mal entry'ler debe'ye giriyor. bi de debe editi diye bi şey yaptılar of iğrenç. herkes sosyal mesaj kaygısı taşıyor mal mal işler.

ama buna çok güldüm ben ya. haliyle sonradan paylaşanları görünce de komik geliyo. adamın yazım tarzı falan efsane. tam bi mal.
0
pescador
(12.12.14)
podrostok + 1 = le ebic mey mey
0
namus ninjası
(12.12.14)
(8)

samsung galaxy note 3 vs. note 4

kibritsuyu
eşim (kadın) kullanacak. note 4'ün ram'i, işlemcisi, ekran çözünürlüğü falanı filanı dışında teknik olarak eşime gerekmeyecek üstünlükleri dışında, "şöyle bir özelliği var, o yüzden note 3'e kafa atar" denilebilecek bir özelliği var mı? arada 600 lira gibi bir fark var çünkü. teknik artıları dışında
eşim (kadın) kullanacak. note 4'ün ram'i, işlemcisi, ekran çözünürlüğü falanı filanı dışında teknik olarak eşime gerekmeyecek üstünlükleri dışında, "şöyle bir özelliği var, o yüzden note 3'e kafa atar" denilebilecek bir özelliği var mı? arada 600 lira gibi bir fark var çünkü. teknik artıları dışında (işlemci, ram, çözünürlük, dahili hafıza vs) note 3'te olmayıp note 4'te olan ne var? öyle bir şey söyleyin ki 600 lira fazla vermeye değsin.
0
kibritsuyu
(11.12.14)
İlla note mu olacak. Z3 de iyi gözüküyor
0
leo1905
(11.12.14)
note 4 600 lira daha pahalı. o parayla hiç yoktan 4 kez eşinizi güzel bir yemeğe çıkartırsınız. note 2 yerine 3 alınabilir, ama 3 yerine 4 almak bayağı bir lüks tüketim. Ayrıca, 4'ün yazılımsal farkları olsa bile, ben nasıl note 2'm ile note 3 ve s5 özelliklerini rootlayarak kullanabiliyorsam (ultra power safe'den window'lara kadar) 3 ile de 4 özelliklerini kullanabilirsiniz.
0
fucking machine in my head
(11.12.14)
illa note olsa iyi olur. zira note 2'den beri note alacam diyor kendisi. şimdi hamburger isteyen çocuğuna köfte ekmek yapan anne gibi lg alalım desem olmaz sanki :)
0
🌸kibritsuyu
(11.12.14)
gayet makul. note kullanan birisine başka telefon sevdiremezsiniz. uzun bir süre iphone'da kullandım, şöyle söyleyeyim, elimdeki note 2 yi iphone 6'ya yeğlerim.
0
fucking machine in my head
(11.12.14)
note 3 yeterli bence ama siz bilirsiniz yeni çıkan telefonlara genelde yazılmsal özellikler ekleniyor ve rom kurarak bu özelliklere sahip olabilirsiniz. note 4 alınca yine içerik aynı olacak. aynı market aynı uygulamalar aynı oyunlar... pek incelemedim ama yeni bi sensör vs eklenmediyse de ekstra bi fonksiyonu olmayacak note 3 bence ekran ses kamera kalitesi olarak da belli bi doygunluğa ulaşmış bi telefon peki note 4 en çok neyde farkeder 3d oyunlarda onun dışında işlemcisi daha hızlı diye chrome daha hızlı açılmayacak mesela. yine de bu benim görüşüm siz bilirsiniz.
0
toua tokuchi
(11.12.14)
note 3 al abi. ram aynı zaten, işlemci de %4 güçlü olunca bir şey değişmiyor. :) note 3^ün açamadığı ama note 4'ün açtığı bir program mı var sanki? note 4'ün ekran çözünürlüğü çok hayvansı, o kadarını insan gözü bile algılayamaz zaten. fuzuli.

fiyatı düşmüşken note 3 al, yıllarca kullansın.
0
yirmisantim
(11.12.14)
note 3 kafi.
güzel alet. gerek yok diger markalara, kalemini falan da kullanır belki
0
sage
(11.12.14)
Note 3
0
kya
(12.12.14)
(7)

şu tarzın adı neydi? (erkek)

kibritsuyu
saçların yanları makineyle alınmış. üstler, önler uzun ve düzgünce, kalıp gibi taranmış. yüzde sakal var. sakalın yanak kısımları nispeten kısa, çene kısmı daha uzun.son günlerin erkek modası. neydi bu tipin bir adı vardı sanki?
saçların yanları makineyle alınmış. üstler, önler uzun ve düzgünce, kalıp gibi taranmış. yüzde sakal var. sakalın yanak kısımları nispeten kısa, çene kısmı daha uzun.

son günlerin erkek modası. neydi bu tipin bir adı vardı sanki?
0
kibritsuyu
(07.12.14)
hipster
0
air
(07.12.14)
Dar pacasi katlanmis garip renkli pantolonda varsa sopalik diyoruz ona biz.yabanci dergide manken cocukta cok guzel oluyorda bizim anadolu kafasina gotune olmuyor bi geliyo dukkana cirak olmus kucuk besleme,tokatlayip berbere gonderiyorum.cikiyo kirmizi yanaklari.icinden bana zalim pust diyor.
0
cizgilipijama
(07.12.14)
undercut mı?
www.pinterest.com
0
m e l t e m
(07.12.14)
piramit?
0
xenophobe
(07.12.14)
piramit mi kaldı be kardeşim :)
undercut olabilir.
0
secilmis uye
(07.12.14)
Reus
0
omer gibi
(07.12.14)
Pompadour.
0
angelus
(07.12.14)
(25)

oğlum konuşmuyor

kibritsuyu
"erkek çocukları geç konuşur" diyip duruyorlar, iki ay sonra 2.5 yaşı bitecek, bütün yaşıtları şakır şakır söktü, bizim oğlan anne, baba, dede, nene (anneanne), babaanne ve mama'dan öteye gidemedi. erkek yaşıtları da konuştu, bu kadar da geç konuşur mu?doktoru "e konuşuyor ya işte" diyor (anne, baba
"erkek çocukları geç konuşur" diyip duruyorlar, iki ay sonra 2.5 yaşı bitecek, bütün yaşıtları şakır şakır söktü, bizim oğlan anne, baba, dede, nene (anneanne), babaanne ve mama'dan öteye gidemedi. erkek yaşıtları da konuştu, bu kadar da geç konuşur mu?

doktoru "e konuşuyor ya işte" diyor (anne, baba, dede vs). nörolojik konuşma bozuklukları uzmanı bir fizyoterapist olan, yani doğrudan doğruya bu işin uzmanı olan kuzenim normal diyor, "konuşmayı iletişim kurma aracı olarak kodlamamış ki konuşmaya ihtiyaç duysun" diyor. kulakları falan zehir gibi duyuyor, hani öyle bir sıkıntısı da yok.

gerçekten de bu herif konuşmadan her dediğini sessiz sinema ile, pandomimle, ağzıyla yaptığı ses efektiyle veya eliyle göstererek anlatıyor. "anlamayın, mecbur kalsın" diyorlar hep. ama terrible two evresindeki bebenin anlatmak istediğini sıkıysa anlama, kıyametler kopuyor. o kadar da güzel anlatıyor ki sıpa, evde yeni dil geliştirdik, hiç sorunsuz anlayabiliyoruz. ilk defa gören bile anlıyor ne demek istediğini. üstelik anladığımızı ve özellikle anlamıyor gibi yaptığımızı fark ediyor, bu da onu iyice sinirlendiriyor.

bak örnek vereyim. taa küçükken çöpe ellemek istemişti, ben de "çöp o, öğ orası elleme" demiştim. şimdi çöpün adı oldu "öğ". arabaya, otobüse, kamyona da "hınn hınn" diyor hiç öyle arabayı düdüt, hınn hınn diye öğretmediğimiz halde nereden öğrendiyse. motosiklete bürrrr diyor. çöp kamyonu görünce "öğ hınn hınn" diye cümle bile kuruyor.

bir de buraya sormak istedim. "anlamayın da konuşsarak anlatmak zorunda kalsın" demeyin. anlamamak imkansız. anladığımız halde özellikle anlamıyor gibi yaptığımızı fark edecek kadar da akıllı. o yüzden anladığımız halde anlamıyor gibi yaptığımızda inadına yapıyoruz zannedip iyice sinirleniyor. delirtip sinirlerini bozmak da istemiyorum.

tek çare kreş gibi görünüyor ama annesi de yaşının erken olduğunu düşünüyor. bezden kurtulmadan kreşe verme taraftarı değil.

biraz da totem olsun diye soruyorum. buraya ne sorsam iki gün sonra kendiliğinden düzeliyor. evet gençler önerisi olan var mı?
0
kibritsuyu
(03.12.14)
Önerim yok maalesef ama şunu demeye geldim.
Bende çok geç konuşmuşum. 2 yaşımı bitirirken konuşmaya başlamışım. Bizimkilerde panik olmuşlar ama doktora götürmemişler hiç.
Sonra da susmak bilmedim zaten.

Cocuk doktorlari bilir yani sikinti olup olmadigini. Doktorunuz bi problem goremiyorsa biraz daha bekleyin.
Baktiniz evladinizda hala tık yok o zaman doktoru degistirin.
0
kedidir o kedi
(03.12.14)
abi ben üç-üç buçuk yaşına kadar takılmazmışım bizimkilere. senin oğlan maşallah, en azından derdini anlatıyormuş. ben hiç, arada birkaç kelime işte sevinsinler diye.

ha sonra ben bir gün birdenbire elma istemişim annemden. o gün milat kabul ediliyor susmadım hiç daha.

endişe edecek bir şey kesin vardır demiyorum o yüzden. olağan bir şey bu. zaten uzmanlar da öyle demiş sana baksana.
0
reavelyn
(03.12.14)
@for day to break: sayıları ve renkleri daha değil ama bütün hayvanları, meyveleri, organları (kaburgaların nerde diyince bile gösteriyor yani kulak burun falan onları çoktan geçtik) biliyor. ben sorunca gösteriyor. hatta beni elma yerken görmüşse 2-3 gün sonra kitapta elmayı görünce ağzını gösterip şap şap şap yaparak baba hıııı diyor, ben de "evet elma. geçen gün baba yiyordu ya hani" diyip seslendiriyorum oğlumun anlattığını.

her şeyin resminin olduğu bir kitabı var. bak bu çocuk daha beze kaka yapıyor ama klozeti gösterip ıkınma hareketi yapıyor, sonra tuvalet kağıdını gösterip kıçını silme hareketi yapıyor, sonra yine klozetin üstündeki sifonu gösterip hııı diyor, sonra lavaoyu ve sabunu gösterip ellerini ovuşturuyor. sırasını da kaçırmıyor. ama kelime yok abi.
0
🌸kibritsuyu
(03.12.14)
üzmek istemem ama otizm olabilir mi acaba? otizmli insanlar da konuşma konusunda sıkıntı yaşıyorlar.
0
rock n roll
(03.12.14)
onun gibi konuşmayın, doğrusu neyse o sözcüğü söyleyin. ne kadar tatlı ve şirin gözükse de, siz yetişkin gibi konuşmaya özen gösterin. masal anlatın bolca, hikayeler okuyun, canlandırın konuşmanızı. onun duyabileceği şekilde, oyuna dalmış olsun, siz annesi ile bol bol konuşun. işten eve döndüğünüzde o gün ne yaptığını sorun, bekleyin konuşsun. sabırlı olun. bu konudaki endişenizi belli etmeyin. konuşacak, rahat olun. gün içinde annesi o cevap vermese de bol bol konuşsun onunla. aile büyükleri ile daha çok zaman geçirmesini sağlayın.
0
oinone pe
(03.12.14)
Eşimin yeğeni var 4 yaşında. Hala tarzanca anlasiyor ailesiyle. Çocuk gerekirse ağlayıp sizlamali ve konuşmak zorunda bırakılmalı.

Bi de wc kapısını kapatın be hocam. Çocuk önünde zcmak olmaz öyle. .
0
ucu sivri kursun kalem
(03.12.14)
ahahahahahaha "öğ hınn hınn" süpermiş ya.
zeki ve seslere duyarlı bir çocuğum olsaydı bir tane dandiri org alırdım.

edit: zeka ile ilgili bir problem kesin olarak yok değil mi?
0
azizakin
(03.12.14)
yeğenim 4 yaşından sonra konuşmaya başladı. 4 yaşından önce sadece anne ve dede dedi. baba dahi demedi. bu arada bu çocuk 18 aylıktan itibaren de kreş ortamında büyüdü. ama şimdi susturamıyoruz, eğer bir yolunu keşfedebilse uykusunda bile konuşur. :)

konuşma öncesi evre alıcı dil evresi. konuşma evresi de ifade edici dil evresi. alıcı dil evresinde çocuk öğrenir, anlar ama kendi belirlediği temel sözcükler (anne, mama vs.) dışında iletişimi beden diliyle, işaret diliyle ve seslerle (kızdığında bağırarak, sevindiğinde çığlık atarak vs.) ifade eder. kendini hazır hissettiğinde ifade edici dil evresine geçer, konuşmaya başlar. bu süreç ise tamamen çozuğa özgü, başkasıyla kıyaslanamaz bir süreçtir ve ne kadar süreceği de çocuğun kendini konuşmaya ne zaman hazır hissettiğine bağlıdır.

siz hareketleriyle bir şeyleri anlattığında, anlattıklarını sözlü ifadeye dökün. mesela meyve yemek istediğini anlattığında meyve yemek istiyorsun gibi. o beden diliyle anlattıkça, siz onun anlattıklarını yapmadan önce/yaparken sözlü olarak ifade edin. kitap okuyun, resimli kitaplarda resimlerle ilgili konuşun. eşinizle de çocuğunuzun yanında bol bol sohbet edin. olabildiği kadar çok sözcüğe maruz kalsın. zihinsel ya da nörolojik bir problem olmadığı sürece (ki sizin durumda olmadığını biliyoruz)myapabileceğiniz başka hiçbir şey yok. o ne zaman konuşmak isterse o zaman konuşacak. bunu kabullenin ve çocuğu bunaltmayın.

kreşe de son çareymiş gibi bakıp da bizimki gibi kreşe rağmen konuşmazsa bu defa da panik olmayın. unutmayın, ne zaman konuşmak isterse o zaman konuşacak.
0
vesna
(03.12.14)
kuzenim 4 yaşına kadar konuşamadı, şu an hiçbir problemi yok. başka bir neden de olabilir tabii ama her çocuğun gelişimi farklı ilerliyor, ebeveynler (teyzem dahil) endişelendikleriyle kalıyor.
0
sayns
(03.12.14)
Normal. 3 ve 3,5tan sonra konuşmaya başlayanları çok.
0
emirkulu2
(03.12.14)
çocuk belki ilk cümlesinin çok etkileyici olmasını istiyordur, hazırlık yapıyor olabilir.
0
liriamer
(03.12.14)
düzdudak olup olmadığıyla ilgili dr a gösterin
0
mesgul ve huzursuz
(03.12.14)
İlla bir şey olacak değil, herkesin çevresinde geç konuşmaya başlayan birçok normal insan var. Ancak bir arkadaşım da bunu böyle salladı ve şimdi başı belaya girdi. Şu anda 3 yaşında çocuk sahibi. Anne uzun baba uzun, çocuk da haliyle uzun oldu. Şu anda 4-5 yaşında çocuk gibi ve yaşıtlarına göre çok güçlü. Damacana sürüklüyor oyun olarak. O çocuk da henüz konuşmaya başlamadığı için geçenlerde bir doktora gittiler. Meğer durum şu imiş: Çocuk o yaşta anne babasından istemesi gereken şeyleri kendi gücüyle halledebildiği için konuşmaya ihtiyacı olmamış. En fazla tek veya iki heceli şeyleri saçmalamış. Ailesi o zamana kadar çok övünüyorlardı "Öyle güçlü, böyle kocaman benim oğlum" diye. Ama durum sanılandan farklı imiş. Çocuk otistik olmasa bile böyle şeyler çocukları otizme ve anti-sosyalliğe doğru itiyor imiş. Diğer çocuklarla iletişime geçmek istemiyor çünkü salak ve güçsüz, çelimsiz buluyormuş kendine göre. Beğendiği büyük çocuklarla da konuşamıyormuş, anlaşamadığı için de düşmanlaşıyormuş. Bu da zeka geriliği ile ilgili değil, tam tersine zeka ileriliği ile ilgili imiş (anne de baba da zehir), çünkü birçok şeyi yapmada anne babaya gerek duymuyor, doğuştan mühendis velet. Şimdi ise her şeyi çok dikkatli yapıyorlar, haftada bir pedagogdalar.

Pedagogda kare, daire, vb. şekilleri yerlerine sokturuyorlar ya, arkadaşın çocuğu kareyi daireden zorla geçirip "Yaptım" diye mutlu olmuş; yaptım diyemeden tabii. Şu anda çocuğun geleceğin "super villain"ı olmaması için çalışıyorlar. Oysa anne ve baba gayet sakin insanlar.

Tabii ki burada "Bizim bir tanıdık vardı" muhabbetine girmek istememiştim, büyük olasılıkla bir şeyi yoktur ama siz yine de bir gidin.

İki yıl sonra editi: Aynı çocuk kreşe başladı ve birden bire cümlelerle konuşmaya başladı. Bu sorunları çözmeleri birkaç ayını aldı sadece. Şimdi bıdır bıdır konuşuyor, susturmaya çalışıyorlar.
0
aychovsky
(03.12.14)
@rock n roll ve @azizakin: otizmli kişilere, engellilere, felç geçirdiği için konuşamayanlara rehabilitasyon veren işin uzmanı kuzenim (doktor değil ama fizyoterapist, aynı zamanda öğretim üyesi) otizmle alakası olmadığını söyledi. kendi doktoru da (o da özel bir üniversite hastanesinde öğretim üyesi, profesör) bir sıkıntısı olmadığını söyledi. özellikle zeka testine, otizm kontrolüne falan götürmedik ama henüz konuşmaması dışında bundan şüphe duyulacak bir durum yok. bildiğim kadarıyla otizmde iletişim kurma, sosyalleşme gibi problemler de oluyor. bu çocuk insanlarla gayet güzel iletişim kuruyor, arkadaşlarıyla oyun oynuyor. sosyal bir problem gözükmüyor.

@ucu sivri kursun kalem: kapıyı açıp çocuğun önünde zçmıyoruz yahu. tuvalet eeğitiminin bir parçası olarak kendisine kakanın klozete yapılacağını söylüyoruz, hatta alıp oturtuyoruz, kakasını yapmasa da poposunu siliyoruz, sifonu çekiyoruz, ellerini yıkıyoruz.

@mesgul ve huzursuz: doktor bütün kontrollerini yapıyor. bir sorun olmadığını söyledi. konuşamıyor değil ki, fizyolojik bir problemi olsa hiç konuşamazdı sanki. anne, baba, dede falan de diyemezdi. bu konuşabiliyor.

bu çocuk konuşAmıyor değil. konuşmuyor. konuşmak istemiyor.
0
🌸kibritsuyu
(04.12.14)
ilk çocuk di mi? :)

allah şifasız dert vermesin kardeş.

dün bir arkadaşım kızını dersleri kötü diye psikyatriste götürüyor.
muayenehanede kolu olmayan bir çocuğu görünce "derdimi sikeyim" diye apar topar kaçıyor oradan.

senin çocuğun durumu çok normal.

hebsi geçici ve zamanla düzelecek (sevimli ve ileride çok arayacağınız) türde şeyler.
0
mavi istiridye
(04.12.14)
krese ver dostum. ben 2 yasinda verdim oglumu krese.
0
fleshbloodmore
(04.12.14)
yakın akrabalarından biri 7 yaşında bir diğeri de 5 yaşında konuşmuş biri olarak korkunuzu anlayabiliyorum. öncelikle çocuk dediklerinizi anlıyorsa gerisini kafanıza takmayın bir problem yoktur. er yada geç konuşacaktır, biraz daha sabır.

her çocuk kendine münhasırdır. kimi erken konuşur kimi geç, kimi erken yürür kimi geç vs.

içinizi ferah tutun, kendisi isteyince konuşmaya başlar
0
yemrem
(04.12.14)
her kafadan ayrı ses çıkıyor gibi bir durum olacak fakat kreş için erken.


çocuk 2 yaşına kadar henüz anneden ayrı bir birey olduğunun dahi bilincinde olmayan bir varlık.
yani kendini anneyle bir bütün olarak görüyor kendisini.
uzun ayrılıklarda etinden et koparılmış gibi hisseder.
bize yalnızca "ağlama" şeklinde zuhur eden durumun psikolojik etkilerini bilemeyiz.
farkında olmadan çocuklara büyük kötülük yapıyor olabiliriz.

şartlar uygunsa en ideal olan 3 yaşında anaokuluna başlatmak.
0
mavi istiridye
(04.12.14)
son olarak;

benim büyük kız 18 aylıkken yürüdü, ufak kız 7 aylıkken ayaklandı.
büyük 1 yaşındayken konuşmaya başladı, ufak 2,5 ta zor konuştu.
büyük ne kadar sosyal ise, küçük kız o kadar çekingen.

biri epesmer, biri sapsarı.

kardeş kardeşe benzemiyor. çocuk çocuğa nasıl benzesin :)
0
mavi istiridye
(04.12.14)
@mavi istiridye: anne zaten çalışıyor, bütün gün yok. çocuk vaktini evde anneannesiyle geçiriyor.

annesi de aynen sizin gibi düşünüyor (öğretmen kendisi). ama ben de sosyalleşebilmesi açısından erken de olsa en azından yarı zamanlı kreşe gitmesi gerektiğini düşünüyorum. derdini çok güzel anlatıyor, biz de anlıyoruz. anladığımızı bildiği için de anlamıyor gibi yapamıyoruz, yapınca kızıyor. ama kreşte çocuklar ne demek istediğini anlamayacak. gerçekten anlamayacak, ona kızmayacak, en azından inadına anlamadıklarını düşünmeyecek. bu da konuşmasını sağlayacak gibime geliyor.
0
🌸kibritsuyu
(04.12.14)
valla bi önerim yok ama benim eşim 5 yaşında konuşmuş doktor zeki olduğu için konuşmuyor falan demiş eşimin ailesi ne zekisi bildiğin gerizekalı bu çocuk demişler ama şuan gerçekten çok deli işler yapıyo dereceyle bitirdi okulu yani adam zeki.belli ki sizin çocukta öyle olacak. bi sorun yok yani bence.
0
heee
(04.12.14)
Amac sadece sosyallesme ve vakit gecirmekse oyun gruplarina katilsin o halde.

Detayli bilgim yok fakat boyle etkinlikler oldugunu duymustum kreslerde.
0
mavi istiridye
(04.12.14)
düzdudak çocuk konuşur, ama ne söylediği anlaşılmaz, çok kelime de konuşmaz bu yüzden. ama fizyolojik olarak baktırdıysanız o açıdan sorun yoktur tabii.
0
mesgul ve huzursuz
(04.12.14)
bugün sorulan benzer bir soru neticesinde eski duyurularıma bakıp referans vereyim dedim ve sonucu da yazayım istedim.

üç yaşını doldurup bezden de kurtulunca kreşe verdik. bir ay sonra çözüldü sıpanın dili.
0
🌸kibritsuyu
(11.01.17)
Hadi geçmiş olsun. Benim ne alakam var diyordum bu soruyla, 2014 yılından kalmaymış. Epey de amelece bir cevap vermişim, bunda 2 ay sonra oğlum doğacak, onun da etkisi olabilir. Özür dilerim gerçekten.
0
liriamer
(11.01.17)
(5)

ürolojideki mantık hatası

kibritsuyu
üroloji branşı kadınların ve erkeklerin idrar yolları ile ilgilenmenin yanında, erkeklerin üreme organları ile de ilgileniyor. bu ikisinin tek bağlantısı erkekte idrar ve üreme için aynı orfanın kullanılıyor olması.kadınların üreme organları ile ise jinekoloji ilgileniyor.abi erkeklerin zik daşak ha
üroloji branşı kadınların ve erkeklerin idrar yolları ile ilgilenmenin yanında, erkeklerin üreme organları ile de ilgileniyor. bu ikisinin tek bağlantısı erkekte idrar ve üreme için aynı orfanın kullanılıyor olması.
kadınların üreme organları ile ise jinekoloji ilgileniyor.

abi erkeklerin zik daşak hastalıkları için başka bir branşın olmayıp "aynı organ nasıl olsa ona da sen bakıver" denmiş gibi değil mi sizce de? annemin böbreğinden tümör alanla benim husyelerimi elleyen adam aynı olabiliyor. ama benim böbreğime bakanla, annemin yumurtalığına bakan aynı değil.

saçma değil mi?
0
kibritsuyu
(02.12.14)
Erektil disfonksiyon ve prostat mühim konular.
0
namus ninjası
(02.12.14)
e mühimse o zaman niye üroloji bakıyor işte. zikdaşakoloji diye bir branş daha olsun, kadınlarda bu mevzulara jinekoloj baktığı gibi erkeklerde de o baksın. niye ürolog bakıyor? ya da ürologun olayı ereksiyon, prostat, varikosel falan ise idrar yolu için başka doktor olsun. daha mantıklı değil mi?
0
🌸kibritsuyu
(02.12.14)
zaten tıp şu anda yandallaşmaya doğru gidiyor. önceden nöroloji ve psikiatri, dahiliye kardiyoloji ve göğüs hastalıkları bile beraberdi. yakında ayrılırlar merak etme.
0
la noix
(02.12.14)
yav soruyu yalapşap okumuşum evet.
ama neyse ki heybemden her şeye takacak bir kulp çıkıyor.
şimdi bu bizim testisler böbrekten geliyor. doğunca erkek çocukların testis torbaları boş olur. androjen salgılandıkça böbrekten ilerler ve yerine ulaşır. bu süreçte gecikme çocuğu kısır bile eder ilerki yaşlarında. ne ise..
bizde bu iki fonksiyon iki organda da birleşiyor (ya da kesişiyor) yani. sadece penis değil kesişme noktası.
bir de böbrek tümörlerine nefrolog bakmaz mı ki yav? yani aslında, böbreğin de kendi ihtisas alanı var.
0
namus ninjası
(02.12.14)
kadın genital sistemine kadın doğum bakar kadın genital +doğum var bir de kadın üriner sistemi eklenseydi fazla yüklenilmiş olurdu. üroloji sadece kadın erkek ürinere baksaydı fazla spesifik olurdu aynı şekilde sadece erkek genitalle ilgili bir bölüm de saçma olur çok dar bir alan. ekleyip bir anabilir dalı yapmışlar nesini beğenmedin aga?
0
irsh92
(06.12.14)
(9)

ebay'den gümrüğe takılmadan sipariş sınırı kaç şimdi

kibritsuyu
88 dolarlık flaş alsam gelir mi sorunsuz?
88 dolarlık flaş alsam gelir mi sorunsuz?
0
kibritsuyu
(28.11.14)
75€ limit
0
bira sisesi kapagi
(28.11.14)
gümrükte kargo ücretinide toplam tutara dahil ederler. yani 80 dolareslik bi ürün aldın 10 dolareste kargo varsa gümrükte o malın ederi 90 dolarestir. unutulmasın.
0
bruceandwayne
(28.11.14)
kargo ücreti yok. firi şipik. ama yine de 88 dolar riskliymiş. tüh be çok da ucuzdu ha. neyse iyice pahalıya gelmesinden iyidir.
0
🌸kibritsuyu
(28.11.14)
75 euro,shipping fiyatı etkilemiyor durumu.
yani 75 euro + 20 euro shippingli bir ürün geçer.
malın fiyatı önemli.

5500 kere ebay,asos,sheinside,dx alışverişi yaptım.sorun olmadı bu sekilde hesapladıgımda.

1,244865 x 75=93 dolara kadar yolu var.
0
demoniclewinsky
(28.11.14)
çok rahat gelir, gönül rahatlıgıyla alabilirsin. 88 dolar sınırın altında kalıyor. hele free shipping ise hayli hayli gelir.

120 dolara parça aldım geçen hafta geldi ki daha neler neler aldım 100 dolar ve üstüne geldi.

en son 100 dolara sony kulaklık aldım mesela o da geldi.

88 dolarlık ürün rahat gelir.
0
halitkin
(28.11.14)
@bruceandwayne yanlışın var önemli olan ürün fiyatı. kargo ücreti hariç tutuluyor.
0
mattiadestro
(28.11.14)
bugüne kadar aldığım her üründe gelen paketin üzerinde ayrı ayrı malın değeri ve kargo ücreti yazıyordu. free shipping hariç kargo ücretininde gümrükte total hesaba dahil olduğunuda bana sevgili postacım söyledi :) yalan olmasın shipping ücretininde dahil olduğu total hesap sınırı geçtiği için gümrüğe gidip vergi ödeyen arkadaşımda var. malın kendisi yoksa 75 yuronun altında.

şunuda belirteyim madem konu açıldı. şansa 100 dolarlık 150 dolarlık ürünlerde elinize ulaşabilir. bence bu tamamen gümrük memurunun o anki ruh haliyle alakalı bir durum. yani bazı günler geçer bazı günler geçmez. bunuda belirtmekte fayda var.
0
bruceandwayne
(28.11.14)
@bruceandwayne ggm.gtb.gov.tr

6. soru ve cevabı
0
mattiadestro
(28.11.14)
anlaşıldı, cevap için teşekkürler.
0
bruceandwayne
(28.11.14)
(2)

1988'den bu yana...

kibritsuyu
enflasyon, tüketici fiyat endeksi, dövüz kurlarındaki artışlar, işçi ve memur maaşlarındaki artışlar, altın fiyatları, mevduat banka faiz oranları, borsa endeksleri vs. gibi ekonomik verilere ulaşabileceğim bir adres var mıdır?1988-2014 arası.
enflasyon, tüketici fiyat endeksi, dövüz kurlarındaki artışlar, işçi ve memur maaşlarındaki artışlar, altın fiyatları, mevduat banka faiz oranları, borsa endeksleri vs. gibi ekonomik verilere ulaşabileceğim bir adres var mıdır?

1988-2014 arası.
0
kibritsuyu
(27.11.14)
tuik, kalkinma bakanligi ve tcmb sitelerine baktin mi? cogu veriler aciktir ve istedigin sekilde olusturabilirsin.

not: maas artis oranlarini hicbir yerde gormedim. onlar icin sendikalarin ve odalarin sayfasina bakman gerekir.
0
no avalon
(27.11.14)
merkez bankası arşivinde istediklerinizin bir bölümü var
www.tcmb.gov.tr

die'ne baktınız mı?

edit:
www.tuik.gov.tr
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(27.11.14)
(18)

ben anormal miyim

kibritsuyu
eğlenmeyi mi bilmiyorum acaba?bir eğlence düşünün. lüks bir otelin balo salonunda. ben eş durumundan davetliyim. sahnede meşhur bir şarkıcı şarkı söylüyor. pistte millet dans ediyor eğleniyor.ben ne yapıyorum? sahne ışıklarını kontrol eden elemanın yanında dikilip cihazı nasıl kullandığını, hangi dü
eğlenmeyi mi bilmiyorum acaba?

bir eğlence düşünün. lüks bir otelin balo salonunda. ben eş durumundan davetliyim. sahnede meşhur bir şarkıcı şarkı söylüyor. pistte millet dans ediyor eğleniyor.

ben ne yapıyorum? sahne ışıklarını kontrol eden elemanın yanında dikilip cihazı nasıl kullandığını, hangi düğmeye basınca hangi ışık yanıyor hey hey tey tey diye izliyorum. veya sahnede şarkı söyleyen şarkıcıyı değil, arkasında grupta klavye çalan yine türkiye'nin en iyi klavyecilerinden biri olan abinin klavye çalışını izleyip müzikteki klavyeyi ayırt etmeye çalışıyorum. şarkıcının milleti coşturan performansından çok bunlar beni daha çok etkiliyor. üstelik başka birinin ilgilenmediğini görünce bozuluyorum falan.

şimdi ben anormal miyim?

edit: mühendis değilim. ama içimde uktedir.
0
kibritsuyu
(24.11.14)
Mühendis miydin hocam sen?
0
arnold schwarzeneger
(24.11.14)
bence değilsin çünkü ben de yapıyorum bunu bazen. ha ama belki ben de anormalimdir onu bilemicem :)
edit: mühendisim
0
sta
(24.11.14)
yok değilsin bana da olan bir şey bu, üstelik mühendis değil iç mimar olma çabasında bir adamım. aha yalnız değilim!
0
devorgilla the gunslinger
(24.11.14)
aynı ben.

bence hepimiz aynştaynız.
0
thatam
(24.11.14)
wraith'in duyurusu sandım bir an :)))
aslında sen dans edenlere bakma kimsenin eğlendiği falan yok. anormal değilsin de ilginçsin diyelim.
0
rock n roll
(24.11.14)
Ben de böyleyim.
0
amarikanya fitbolcusu
(24.11.14)
Anormal degilsin. Dayim senin gibiydi hemi de mihendis adam. Diger eglendigini sananlardan daha gercek gelirdi bana.
Ben de biraz boyle oldum hatta gore gore.
0
rayde
(24.11.14)
Sende bizdensin. Bende gol tekrarlarinda tirübündeki elemanlara odaklarinim.

Yada kizin kalcasina bakan bir eleman görünce, direkt o adamin hareketlerini takip ederim :)
0
VIPCH
(24.11.14)
içki mi içmiyosun hocam. patlat 2 duble bak nasıl kendini pistte buluyosun :))
0
aeroflot
(24.11.14)
gayet normalsin. diğer oynayanlarda normal insan aslında ama müzik duyunca coşuyorlar sadece.
0
battal gemalmaz
(24.11.14)
Tabiki anormalsin.
0
doxanikee
(24.11.14)
Geçem gün ben de bir düğünde yaptım aynı şeyi. Bası ayırt etmeye çalıştım ben de "Ne biçim, baksana, bung bung diye ses çıkarıyor" ya da "Bu şarkıda pek baslar yok" diye. Ama sonra da kalkıp oynadım. Herhangi birinin anormallik olduğunu düşünmüyorum, sadece ilgi alanı farklılığı. Bir de Ankara'nın Bağları'ndan kaçış yok.
0
aychovsky
(24.11.14)
anormal değil de, sıkılıyosan olur böyle şeyler. başka şeylere odaklanma gibi.
0
hain kostokk
(24.11.14)
Seninki iyiymis yine, ben konserde bile yapiyorum ayni seyi.
Bi de "Ankara'nin baglari" konusunda hakli aychovsky, guneyde tekne gezisinde bile kurtulamiyoruz.
0
delifaruk
(24.11.14)
oradaki çoğu insandan daha normalsin. kesin bilgi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(24.11.14)
hocam anormal olmak kötü bir şey değil, insanlığı ileriye hep anormal insanlar taşımıştır, normal bir insan olup ot gibi yaşamaktansa anormal olup farkındalıklarda yaşamak daha önemli.
0
gezegen olan pluton
(24.11.14)
normalsin.

veya anormaliz.
0
icim urperiyor
(24.11.14)
Anormal değilsin. Daha akıllı olduğundan oluyo bunlar.
0
compadrito
(25.11.14)
(3)

excel'de sayının basamaklarını birbiriyle toplama

kibritsuyu
bir hücreye girdiğim sayının bütün basamaklarını veya bazı basamaklarını birbiriyle toplamamı sağlayacak bir formül var mı?örnek: bir hücreye 45678 (kırk beş bin altı yüz yetmiş sekiz) yazacağım, öteki hücrede bana 30 diye sonuç verecek (4+5+6+7+8).
bir hücreye girdiğim sayının bütün basamaklarını veya bazı basamaklarını birbiriyle toplamamı sağlayacak bir formül var mı?

örnek: bir hücreye 45678 (kırk beş bin altı yüz yetmiş sekiz) yazacağım, öteki hücrede bana 30 diye sonuç verecek (4+5+6+7+8).
0
kibritsuyu
(19.11.14)
=mıd formülü işini görür diye düşünüyorum.

şöyle ki;

A Hücresi: 1564
B Hücresi: 1847

Diyelim ki biz bu iki hücrenin birler basamağını toplamak istiyoruz

=MID(A1;4;1)+MID(B1;4;1)
0
thracia
(19.11.14)
A hücresi 45678

B hücresi: =MID(A1;1;1)+MID(A1;2;1)+MID(A1;3;1)+MID(A1;4;1)+MID(A1;5;1)
0
thracia
(19.11.14)
dizi formülüyle basamak sayısı sorunu da çözülebilir: support.microsoft.com
0
galadnikov
(19.11.14)
(6)

minik kürenin çapını ölçmek

kibritsuyu
3-4 yıl önce epey popüler olan bir oyuncak vardı bilmem hatırlar mısınız, `neocube` diye. türkiye'de de daha çok hobi mağazalarında ve ilginç şeyler satan sitelerde satıldı. 216 tane neodiyum mıknatıs küreden oluşan bir puzzle.şu: https://www.google.com.tr/search?q=neocube&biw=1366&bih=644&tbm=isch&
3-4 yıl önce epey popüler olan bir oyuncak vardı bilmem hatırlar mısınız, neocube diye. türkiye'de de daha çok hobi mağazalarında ve ilginç şeyler satan sitelerde satıldı. 216 tane neodiyum mıknatıs küreden oluşan bir puzzle.

şu: www.google.com.tr

bundan vardı bende. dün dolapta buldum, saydım 207 tane var. kaybolmuş. internette de tek tek satılan bir mağaza buldum. lakin küre çapı 3 mm diyor. set halinde satılan bir yerde de 5mm'liği var. şimdi benimki kaç mm bunu ben kumpas falan olmadan ev şartlarında nasıl ölçerim. cetvelle başarıya ulaşır mıyım?
0
kibritsuyu
(19.11.14)
Klasik taşırma kabı metoduyla hacimden gidebilirsin.
0
Lim5
(19.11.14)
küreyi bi köşeye (duvara ya da düz bi yere) cetvelle sıkıştırıp cetvelin durduğu noktayı çizip, sonra orayı ölçerseniz, çapı çıkacaktır.

iç ses: umarım doğru anlatabilmişimdir, zira karışık oldu gibi
0
spider03
(19.11.14)
3 unu ustuste koy cetvele yaklastir.3 milimse 1 cm yakin cikacaktir 5 milimse 1,5 cm
0
cizgilipijama
(19.11.14)
@cizgilipijama olayı bitirmiş.
0
zam sampiyonu domates
(19.11.14)
3mm olduğundan emin olduğun bir cisimle kağıda delik del içinden kolay geçiyorsa küçük takılı kalıp zor geçiyorsa eşit. hiç geçmiyorsa büyüktür. haa 3mm emin cisim ne olabilir. mesela vida
0
mr fusion
(19.11.14)
bedava yöntem:

5x5 1 adet ve 4x4 1 adet olarak kullanabilirsiniz.
17 tane de artar onlardan da 2x2 2 tane çıkar. son kalan 1 taneyi de birine verirsiniz.
0
ozdek
(19.11.14)
(2)

duyuru'nun değerli avukatları

kibritsuyu
savcılığa suç duyurusunda bulunabilmek için halihazırda vekalet vermiş olduğumuz avukata, suç duyurusu için ayrı bir vekalet vermek gerekiyor mu? yoksa avukat mevcut vekaletle savcılığa suç duyurusunda bulunabilir mi?
savcılığa suç duyurusunda bulunabilmek için halihazırda vekalet vermiş olduğumuz avukata, suç duyurusu için ayrı bir vekalet vermek gerekiyor mu? yoksa avukat mevcut vekaletle savcılığa suç duyurusunda bulunabilir mi?
0
kibritsuyu
(18.11.14)
Mevcut vekaletle bulunabilir.
0
proculianus
(18.11.14)
avukata verdiğiniz vekaletnamedeki yetkilere bakmak lazım. eğer savcılık nezdinde işlem yapmayı da kapsıyorsa ayrı bir vekalete ihtiyaç yok.

ayrıca, eğer ki belirli bir dosyayla sınırlı olarak vekalet verdiyseniz ayrı bir vekalet vermek gerekir.
0
m e l t e m
(18.11.14)
(4)

tavuk bozulmuyor mu?

kibritsuyu
duyuru'nun değerli gıda israfçıları, tavuk dışarıda bir saat kalınca çöpe attırtanlar.tavuk döner nedir hepiniz biliyorsunuz. hele bir de ankara'da hosta gibi sürümü çok, tekerlek gibi döner takan dönercileri biliyorsanız ne mutlu bana.sorum şudur ki, bu tavuk eti çabuk bozulan ve bozuldu mu adamı z
duyuru'nun değerli gıda israfçıları, tavuk dışarıda bir saat kalınca çöpe attırtanlar.

tavuk döner nedir hepiniz biliyorsunuz. hele bir de ankara'da hosta gibi sürümü çok, tekerlek gibi döner takan dönercileri biliyorsanız ne mutlu bana.

sorum şudur ki, bu tavuk eti çabuk bozulan ve bozuldu mu adamı zehirleyen bir gıda. peki kış günü bir saat açıkta kalınca bozulmuştur at gitsin diyorsunuz da, bu kamyon tekeri gibi tavuk döner ta sabahtan takılıyor, sürekli de dışarıdan dışarıdan aleve, dolayısıyla sıcağa maruz kalıyor. en dış yüzey pişiyor okey. peki o dönerin en iç tarafı ne oluyor? sabahtan taaa akşamın bir saatine kadar açıkta duruyor, üstelik sürekli dışarıdan sıcağı yiyor da yiyor. bozulmuyor mu? akşam o dönerin sonunu yiyen en az 10-15 kişi zehirlenmiyor mu?

ne dersiniz?
0
kibritsuyu
(17.11.14)
bazı enfeksiyonların sadece sebebi zaten tavuk döner malesef :)) yapacak bir şey yok proteinin bedeli.
bakterinin adını hatırlamıyorum.
0
curuk zeytin
(17.11.14)
bizim burada magazin denen ufak bakkaliyelerde tavuk çeviriyolar. bu bazen çok sıcak oluyor. geli gelmez dolaba atamıyorum. bazen de masada poşedinde unutuyorum sabaha dolaba atıyorum. çıkar kes parçala derken 2-3 defa dolapta çıkıp dolaba giriyor. son derece güzel yeniyor. piştikten sonra bozulma daha zor.
0
namus ninjası
(17.11.14)
tamam tavuk çabuk bozulur da

o kadar da değil?
0
kosun lan mevzu var
(17.11.14)
Bizim yan dukkanda adam butun gun pismekte olan doneri satamayinca aksam cikarip dolaba koyuyor sabah tekrar takiyordu. Hic adam olduremedi.
0
divit
(17.11.14)
(2)

canlı canlı neyşınıl coyrafik

kibritsuyu
köpek havlamaları ve hırıltılarıyla cama koştum baktım ki o da ne. yan binanın her tarafı demirlerle çevrili bahçesinde bir kedi. kediyi biliyorum yavruları falan da var orada. bahçenin dört bir yanında kedinin tüm kaçış yollarında erketede bekleyen toplam yedi tane köpek. köpeklerden bir tanesi bah
köpek havlamaları ve hırıltılarıyla cama koştum baktım ki o da ne. yan binanın her tarafı demirlerle çevrili bahçesinde bir kedi. kediyi biliyorum yavruları falan da var orada. bahçenin dört bir yanında kedinin tüm kaçış yollarında erketede bekleyen toplam yedi tane köpek. köpeklerden bir tanesi bahçe kapısını langır langır diye zorluyor. kaydırmalı bir kapı, açamaz. yani şu pozisyonda kedi olduğu yerde durursa köpeklerin hiçbiri kediye ulaşamaz ama kedinin mallığı tutar da bir yerden kaçmaya çalışırsa kesin yakalanır. belgesel gibi izliyorum ne olacak diye. kedi de kabarmış demirlerin üstüne tünemiş. hayır bi düşse ağzına sıçacaklar. gir içeride otur işte.

elleşmeyim doğal hayat dedim ama yediye bir çok adaletsiz. bir iki hoşt moşt dedim, ellerimi çırptım ama dördüncü kattan köpekler beni sallamıyor. köpek kovucu falan yok. evde çoluk çocuk uyuyor çok gürültü de yapamıyorum.

şimdi elleşmeyim, kedinin bildiği vardır, köpekler de uğraşır uğraşır gider mi? yoksa ne yapayım, şu saatte evde millet uyurken giyinip köpek kovalamak için aşağı inemem. hele bir de kediyi bırakıp bana girişirlerse hiç cesaret edemem o işe.

ne yapayım canlar?
0
kibritsuyu
(14.11.14)
Bardak ve su işe yarar
0
oldboy
(14.11.14)
su atmak gerçekten de işe yarıyor, ben bir kediyi bu şekilde kurtarmıştım.
0
rock n roll
(14.11.14)
(13)

avm yürüyen merdiven kazığı

kibritsuyu
son zamanlarda avm'lerdeki yürüyen merdivenlerde, merdivenin tam binişinde, bebek arabası geçemesin diye ortaya dikilen bir kazık var.bunun mantığı amacı nedir hacım bana bir anlatabilir misiniz? ulan zaten elimde bebek arabasıyla çıkabileceğim iki yol var. asansör dediğine herkes doluşuyor, ara kat
son zamanlarda avm'lerdeki yürüyen merdivenlerde, merdivenin tam binişinde, bebek arabası geçemesin diye ortaya dikilen bir kazık var.

bunun mantığı amacı nedir hacım bana bir anlatabilir misiniz? ulan zaten elimde bebek arabasıyla çıkabileceğim iki yol var. asansör dediğine herkes doluşuyor, ara katlarda aşağıdan a yukarıdan da dolu geliyor. siz binin, ben merdivenle çıkayım diye kimse inmiyor haliyle, binemiyorsun. içiden çocuğu alıp çocuğu kucakta, arabayı merdivenden çıkarayım desen onda da kazık var, sığmıyor araba.

ne yapayım ben bu bebek arabasını götüme mi sokayım?

yürüyen merdivenden bebek arabası çıkmasın istiyosan o asansöre de bebek arabası binmesini sağlamak zorunda değil misin o zaman?

görsel bulamadım, gören varsa anlamıştır neden bahsettiğimi.
0
kibritsuyu
(12.11.14)
güvenlik kazığı işte.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(12.11.14)
insanlar umarsızca bebek arabasıyla yürüyen merdiven kullandığı, daha önce de bebeklerin yaralanmasına sebep olan kazalar yaşandığı için, bebekli aileleri daha güvenli olan asansöre yönlendirmek adına yapılan bir uygulama bu.

ayrıca yürüyen merdivendeki bebek arabası başka insanlara da zarar verebilir.

asansör'e insanların tıkışması konusuysa toplumsal bir olgu. çözüm olarak asansörün başında bekleyen veya içerde biriken insanlara gerekli uyarıları yapabilirsin.
0
emfuzi
(12.11.14)
güvenlik cevabı beni pek tatmin etmedi açıkçası.

kendi irademle bindiğim düzgün çalışan bir yürüyen merdivende çocuğu düşürürsem "merdivene binmemize izin verdi" diye dava mı açılacak? tam tersine, koyduğu kazık yüzünden arabasında emniyet kemeri bağlı çocuğu çözüp, arabayı katlayıp yere koymama, çocuğun merdivende daha güvensiz seyahat etmesine sebep oluyor.

asansöre binemediğimi söylemiştim. 10 dakika asansör bekleyip binemedikten sınra o merdivene illa bineceksem bir elimde yeni yeni yürüyen bebek, bir elimde katlanmış araba ile binmem daha mı güvenli? şahsen o merdivene arabayla ve arabaya bağlı çocukla binenediğim için böyle bir sebepten dolayı başıma kaza gelmesi daha olası. kaldı ki kaza gelse bile sistemler düzgün çalışıyorsa avm'nin bir sorumluluğu olmamalı. en iyisi arabayı hiçavm'den içeri almasınlar, hatta çocuk da almasınlar, düşüp müşüp kafasını yararsa sorumluluktan kurtulurlar. böyle güvenlik mi olur?
0
🌸kibritsuyu
(12.11.14)
sadece bebek arabaları için değil o kazıklar. market arabalarıyla binilmesin diye de koyuyorlar. hatta bazı avmlerde market katında var, diğer katlarda yok.
0
the c
(12.11.14)
yürüyen merdivenlerin kenarlarındaki uyarıları okursanız bebek arabası ile binmenin yasak olduğunu görürsünüz. o merdivende çocuğa bir şey olsa want2die'ın dediği gibi AVM'ye patlar kabak. ister senin hatan olun ister olmasın o cezaya AVM'ye kesilir. onlarda bunu engellemek için gayet yerinde olan bir karar verip bebek arabalı binişi engellemek için o kazıkları koymuşlar.
0
kuzey li
(12.11.14)
kendi iradem diye bir şey söz konusu değil. o zaman tüm kazalar kişinin iradesine bağlanır. örneğin emniyet kemeri devletin vatandaşını korumaya yönelik aldığı önlem, bu da iradeye bağlanabilir. ki bu önlem, kişi arabadan fırlayıp başka şahışlara da zarar verebiliri de içeriyor.

bebek arabası sadece size ve çocuğunuza değil, başkalarına da zarar verme potansiyeline sahip. sizin iradeniz dışında gelişen olaylar olabilir yani. kendi iradeniz de olsa, topluluk halinde bulunulan, kaza riski olan alanlarda önlem alınmalı ki toplumsal düzen ve emniyet sağlanabilsin; bu da işletmelerin ve sahiplerinin görevi, olumsuzluk durumunda da sorumlu kişiler onlar.

işte bu alınan önlem sistemlerin düzgün çalışmasına yönelik. ayrıca tüm mekanik, hareket eden aletlerde güvenlik kuralları olacak. bu kafalarına göre aldıkları bir önlem değil, olmuş veya olma ihtimali olan olayların öngörülmesi ile bulunmuş önlemler.
0
uykusunu yakalayan adam
(12.11.14)
kardeşim yuruyen merdivene bindin arabanla arabayımı tutacan yoksa el bandınamı tutunucan?tutmasan dengen kaybolacak ki akmerkezde aynısını yaşadım kadın bebek arabasıyal tepetaklak gerisin geri uçtu merdivenden.akıl var mantık var git 5 dakika sıranı bekle asansörde.seni siktir et bebeğe bişi olmasın.
0
jamswety
(12.11.14)
kibritsuyu ailecek mustarip olduğumuz çok önemli bir konuyu gündeme getirmiş, çok teşekkür ediyorum. Belki okuyan birileri feyz alır da, 18-20 yaşındaki erkekli kızlı grupları asansör sırası bekleyen bebekli anne-babaların önüne geçme yüzsüzlüğünden bir nebze olsa sıyırır.

Konu çok basit: Aynen bir Türkiye gerçeği AVM'lerin "biz önlemlerimizi aldık" diyebilmek için uyguladığı bir sistem bu. Ben şahsen boş arabayı o yürüyen merdivenin önündeki demir dubanın üzerinden kaldırarak geçiriyorum. Dua ediyorum ki bir güvenlik görevlisi "yasak" falan desin, ben de onu kolundan tuttuğum gibi asansörlerin oraya götürüp "biz sıra beklerken bu dingillerin önümüze geçmesi serbest mi peki?" diye sorayım.

Ama ikisi de olmuyor ne yazık ki. Bunda yapılması gerekenler basit:

1) AVM gibi yerlerdeki asansör sayıları arttırılmalı.
2) Asansörlerde öncelik sırasına riayet edecek toplumsal bilinç oluşturulmalı (ana unsur)

Bu ikisi olursa zaten hiçbir aile yürüyen merdivende cambazlık yapmaya çalışmaz.

kibritsuyu'na tekrar içten teşekkürlerimle.
0
gonion
(12.11.14)
bu bizim memleketteki "her yasağı mutlaka sorgulama, yasağı delme ve kendini haklı çıkarma" hastalığına bayılıyorum. hız limitlerinde de böyle bu; karayolları bir limit koyar, bizim millet "amaan bu yolda 50'yle mi gidilirmiş ne saçma" diye bilip bilmeden sorgular ve tamamen kendi kafasına göre bir karar alıp onu uygular. o limit oradaysa vardır bir hikmeti, bir anlamı diye de düşünmez. tamam genel olarak zaman zaman oldukça saçma yasak ve engellemelere maruz kaldığımız oluyor ama bu her yasağı da sorgulama hakkı vermesin.

yürüyen merdivenlere gelince, bebek arabası denilen şeyi hele ki içinde bebek de varken yürüyen merdivende kullanmak riskli bir iştir. bir anlık denge veya dikkat kaybıyla hem bebeğe, hem de etraftaki insanlara ciddi zarar verilebilir. siz çok dikkatli olabilirsiniz ama herkes öyle değil kaldı ki bu sadece dikkat işi de değil.

gelelim işin hukuki/cezai boyutuna. yürüyen merdivende bebek arabası ile bir kaza olduğunda, hele ki allah korusun bir ölüm veya ciddi yaralanma gibi bir şey olduğunda o avm yetkililerine yekten ceza davası açılır çünkü ceza kanunda "taksirle ölüme/yaralanmaya sebebiyet vermek" olarak tanımlanmış bir suç şekli var. taksir dediğimiz şey de özetle "tedbirsizlik ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak" olarak tanımlanabilir. siz öyle bir durumda "tüm suç bendedir" diye bir beyan da verseniz mahkemeye bu avmciler yargılanır ve şartları var ise ceza alırlar. yine benzer şekilde bir tazminat davasına maruz kalırlar ölüm veya ciddi yaralanma söz konusu ise.

bir örnek vereyim, belediyede çalışan makina operatörü bir işçi, o gün kendisine verilen a noktasından b noktasına gidip orada bir iş yapma görevini yapmak üzere yola çıkıyor ancak yolda bakkaldan sigara almak için duruyor. iş makinasını durdurduğu yer de rampa. işçi makinadan iniyor ve bakkala giriyor. bu sırada iş makinası geriye doğru kaymaya başlıyor işçi de panik halde makinanın arkasına geçip aleti durdurmaya çalışıyor. lakin kendisi superman olmadığı için makinayı durduramadığı gibi, kendisi de ezilip ölüyor. o gün o işçiye o görevi veren belediye görevlisi ceza davasında yargılanıyor ve ceza alıyor. işçiye "iş makinasının arkasına geçerek durduramayacağı eğitimi mi versin belediye görevlisi, ne yapsın?" denilebilir ama kazın ayağı öyle olmuyor işte. yani diyeceğim, bir kazada sizin tahmin edemeyeceğiniz kişilerin de hukuken sorumluluğu olabilir, sadece kendi açınızdan düşünmeyin.
0
fengari
(12.11.14)
Gayet yerinde bir uygulama. Market arabasi, bebek arabasi falan guvenlik sorunu olusturuyor yuruyen merdivende.
0
sckxyss
(12.11.14)
asansöre binmenin sıra beklemeyle alakası yok. binenler kalabalıksa sıra da beklerim, bekleyenler içinde öncelik beklemiyorum, milletin arkasından gelip benden önce gelenlerin önüne geçmek de istemiyorum. tek istediğim şey, o beklediğim kata asansörün boş gelmesi. dolu geliyorsa da birilerinin izin vermesi. giriş katından bindim asansöre, en üst kata çıktım. gezdim, en üstten de bindim bi alt kata indim. orayı da gezdim. hah o ara kata asansör boş gelmiyor işte.

gerek güvenlik, gerek farklı bir nedenden dolayı benim bebek arabası ile yürüyen merdivene binmem yasaklanıyorsa, benim her kat arasında gezebilmem mutlaka sağlanmalı. güvenlik diyip bebek arabalıya merdiven yasaklanıyorsa bebek arabasıza da asansör yasaklanmalı ki eşitlik olsun. orada ben de müşteriyim. ben de mağdurum. bebek arabamla yürüyen merdivende cambazlık yapmak hoşuma gitmiyor. arabayı aşağıya indirebilmek için asansördekilerden himmet beklemek veya asansördekilerle tartışmak zorunda da değilim. ama aşağı kata inmeye mecburum. beni asansöre mecbur eden avm yönetimi, bir şekilde benim o asansöre binmemi sağlamalı.

açık değil mi?
0
🌸kibritsuyu
(12.11.14)
market arabası da denmiş.

bakın dikkat ettiyseniz marketin bulunduğu kat ile BÜTÜN otopark katları ve çıkış katı arasında yürüyen merdiven değil, yürüyen bant bulunur. yani market müşterisi asansöre mecbur edilmez. asansör yoksa basamaksız olan yürüyen bant ile ulaşımları sağlanır. market arabasıyla çıkılması anlamsız olan daha üst katlara ise basamaklı merdiven olur ki bu da market arabası üst kata çıkarılmasın diyedir zaten.

peki market müşterisine gösterilen bu kolaylık niye bebek arabalıya göserilmiyor? ya da niye market müşterisine "poşetlerini eline al da arabana öyle git, nasıl gidersen git" denmiyor, yürüyen bant gibi bir kolaylık yapılıyor da bebek arabalının suçu ne? buna da cevap verirseniz sevinirim.
0
🌸kibritsuyu
(13.11.14)
işte avm'nin takdiri o da. avm birçok hizmet sağlıyor veya farklı hizmetler ekleyebiliyor müşteri kazanmak için. örneğin asansörler büyük olabilir veya bebek arabası olana öncelik tanınabilir. bunun da güvenlikle değil hizmet anlayışı ile alakası var. market için gelenler %99, bebekliler %1 ise, ekstra biz hizmet vermek, düzenleme yapmak istemiyor olabilir bebek arabalılar için. bu ancak eleştirilebilir, bir zorunluluk değil ya da bu sebepten dolayı o avm tercih edilmeyebilir.
0
uykusunu yakalayan adam
(13.11.14)
(6)

android rehber - google senkronizasyonu

kibritsuyu
aşağıdaki bir soruyu görünce aklıma geldi.android telefon rehberi, senkronize edildiğinde google hesabında yedekleniyor biliyorsunuz.peki hangisi asıl, hangisi yedek? yani ben telefondan silince google'dan da mı silinecek, ben google'dan silince telefondan mı silinecek? hangisi hangisine kendini uyd
aşağıdaki bir soruyu görünce aklıma geldi.

android telefon rehberi, senkronize edildiğinde google hesabında yedekleniyor biliyorsunuz.

peki hangisi asıl, hangisi yedek? yani ben telefondan silince google'dan da mı silinecek, ben google'dan silince telefondan mı silinecek? hangisi hangisine kendini uyduracak?

ben şimdi google hesabına bilgisayardan girsem, bütün rehberi uçursam. sonra telefondan senkronize et dediğimde telefondaki rehber google'a mı aktarılır, yoksa google'daki silinmiş bomboş rehber telefona mı aktarılır?

ve tam tersi. telefonun rehberini komple silip senkronize et desem, google'dan alıp telefona yeni rehber mi oluşur, google'daki de mi silinir?

süreniz 35 dakika. istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(12.11.14)
telefonda birçok kişiyi ardarda silince soruyor google, bunları gerçekten silmemi istiyor musun diye.

google'dan silince telefondan da siliyor olmalı, ya da belki aynı uyarıyı yapıyordur.

çift yönlü update ediyor bence. emin değilim ama. çoklu silme olduğunda da uyarıyor.
0
lemmiwinks
(12.11.14)
telefondan silince googledan silinecek. googledan silince telefondan silinecek. eşitleme diyince ne anlıyorsun?
0
dafuq
(12.11.14)
sımdı sync dıye bır sey yok.
telefonda sen bır kontagı 1 den fazla yerde yaratabılırsın.
1 sım
2 telefon hafızası
3 google hesabı
eger sen kontagı 3. secenek uzerınde yaratırsan bu aslında google sunucularında yaratılmıs olur. gıder bılgısayardanda sılsen telefonda da sılsen aslında ıslemı google sunucusu uzerınde yapıyorsun. dolayısıyla yaptıgın her degısıklık (sılme-ekleme-cıkarma) her yerde etkin olur.
0
aytimenicir
(12.11.14)
yani ben nasıl olsa google'a yedekledim diye rahat olmayayım mı? telefonumun rehberi kazayla uçup gitse veya kazayla çok gerekli birinin numarasını siliversem google'daki de gidecek öyle mi? e ben ne anladım peki o zaman orada senkronize bir rehber bulundurmaktan?

senkronizasyonu kapalı mı tutmalıyım ki başıma böyle bir iş geldiğinde google'ın haberi olmadan bilgisayardan girip sildiğim numarayı görmeliyim?

sürekli güncel bir rehber yedeğini başka türlü tutmamın yolu nedir?
0
🌸kibritsuyu
(12.11.14)
@kibritsuyu
şöyle yapabilirsin. kişilerini .vcf olarak yedekle. sonra bu dosyayı dropbox'a at. böylece telefonun ve gmail hesabın yok olsa bile kişilerini bulursun.
0
Goldstein
(12.11.14)
kazara nasil sileceksin? telefonun bozulsa acilmasa format atsan rehberin google'da durur. sen rehbere girip tum kullanicilari secip sil dersen bu pek kazara olmaz ve google'dan da silinir. ama google amcamiz rehberinin yedeklerini kendisinde sakladigi icin silinen islemleri geri alabiliyorsun. 10dk, 1 saat, 1gun, 1 hafta veya kendi belirleyecegin bir zamana kadar geriye giderek o anki rehberini aynen geri getirebiliyor. kisacasi "in google we trust". google' da hicbir verin kaybolmaz. rahat ol.
0
crucio
(12.11.14)
(4)

usb disket sürücü

kibritsuyu
1997 yılından kalmış ve içinde çok önemli hatıraların yer aldığı çok iyi koşullarda saklanmış birkaç tane disket buldum. bunları bilgisayara aktarmam lazım.usb disket sürücü diye aratıyorum, bir şey ler çıkıyor ama emin olamadım.sanalpazar'da var 60 lira, hepsiburada.com'da var 400 lira. oha o ne la
1997 yılından kalmış ve içinde çok önemli hatıraların yer aldığı çok iyi koşullarda saklanmış birkaç tane disket buldum. bunları bilgisayara aktarmam lazım.

usb disket sürücü diye aratıyorum, bir şey ler çıkıyor ama emin olamadım.sanalpazar'da var 60 lira, hepsiburada.com'da var 400 lira. oha o ne lan, ssd harddisk alırım o fiyata adamlara bak. 60 liralık da iş görür mü bilemedim.

kısacası usb'den bağlanınca flashdisk gibi kullanıp içine erişebileceğim ve kopyalayabileceğim bir disket sürücü arıyorum. ne tavsiye edersiniz?
0
kibritsuyu
(03.11.14)
Şunu buldum, işini görür diye düşünüyorum hatta satıcıya sorabilirsin:

www.sahibinden.com
0
renascimento
(03.11.14)
Onunla uğraşma. Ses ve ışıklandırma veya çalgı(org, klavye) kullanan adamlarda vardır. Git iki dakikada atarlar flash belleğe. Boşuna para verme.
0
cetoxim
(03.11.14)
fotoğrafçılarda da var cd ye aktarıyorlar. Bazı eski makineler o diskleri kullanıyor çünkü.
0
taqster
(03.11.14)
yalnız aktarmak istediğim şeyler fotoğraf değil, wav uzantılı ses dosyaları. windows ses kaydedivi ile kaydettiğimiz sesler.

fotoğrafçı bunları da atar mı?
0
🌸kibritsuyu
(04.11.14)
(11)

atar yapıp dayak yeme videosu arıyorum

kibritsuyu
türk veya yabancı fark etmez. artistlik yapıp, atarlanıp sonra da atarlandığı kişiden güzel bi sopa yeme videoları arıyorum.birkaç tane önerebilir misiniz?edit: bunları biliyorum. başka? şöyle az bilinenlerinden falan.
türk veya yabancı fark etmez. artistlik yapıp, atarlanıp sonra da atarlandığı kişiden güzel bi sopa yeme videoları arıyorum.

birkaç tane önerebilir misiniz?

edit: bunları biliyorum. başka? şöyle az bilinenlerinden falan.
0
kibritsuyu
(28.10.14)
oğlum bak git
0
delicevat
(28.10.14)
rubenanyukov
(28.10.14)
sisko cocugun intikami
0
nawres
(28.10.14)
"Justice Porn" diye ara.
0
arnold schwarzeneger
(28.10.14)
basond
(28.10.14)
"when victims fight back" serisi var.

1. www.youtube.com
2. www.youtube.com
3. www.youtube.com
4. www.youtube.com
0
sir gawain
(28.10.14)
0
neferkitty
(28.10.14)
www.youtube.com en güzelidir :)
0
xenophobe
(28.10.14)
sıralı tam liste: www.reddit.com
0
diabolus79
(28.10.14)
akjdlksjadşs


www.youtube.com
0
[silinmiş]
(28.10.14)
battal gemalmaz
(28.10.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.