Giriş
(2)

hgs ogs falan

kibritsuyu
bu hgs, ogs gibi sistemlerde niye cama bir şey yapıştırma, alete oradan okutturma gibi bir sistem var? alet yoksa plakadan tespit edip ceza gelmiyor mu, hgs varken alet okumayınca plakadan tespit edip plakaya kayıtlı bakiyeden düşmüyor mu?e abi madem plakayı okuyup eşleştirme yapabilecek bir teknolo
bu hgs, ogs gibi sistemlerde niye cama bir şey yapıştırma, alete oradan okutturma gibi bir sistem var? alet yoksa plakadan tespit edip ceza gelmiyor mu, hgs varken alet okumayınca plakadan tespit edip plakaya kayıtlı bakiyeden düşmüyor mu?

e abi madem plakayı okuyup eşleştirme yapabilecek bir teknolojisin, cama alet niye yapıştırıyoruz? aleti okuyacağına doğrudan plakayı okusun işte?
0
kibritsuyu
(04.09.13)
Plakayı saklayan motorcular var en basitinden. Kaçak geçiş veya cihazı algılamama sebebiyle kaçak görünen oran çok daha düşüktür, yani operasyonel yükü azdır. Tüm araçların bu tür bir süreçle değerlendirilmesi yükü arttırır.

Söylediğine benzer bir yöntem Kanyon otoparkında var sanırım. Girişte kart almıyorsun, çıkarken plaka bazlı kontrol ederek giriş saatine göre ücreti belirtiyorlar. Müşteri açısından daha faydalı, 10 saniye beklememiş oluyorsun ama sistemin veya operasyonun yükü daha ağır eskisine oranla.

Maliyet / fayda analizi yapılmıştır bunun mutlaka.
0
cakabo
(04.09.13)
köprü gibi tek giriş çıkışlı yerlerde bu sistem çalışır elbet ama otoban gibi elli tane girişi ve çıkışı olan yerde çalışması için hayvani bir server ağı kurmak lazım. bunun yerine kartta giriş çıkış bilgisini tutmak zamanında daha kolaydı. şimdi teknoloji daha gelişti bu server ağı biraz biraz kuruldu ogs hgs de bunu görüyoruz. fakat hala kamera ile giriş çıkış mahali tespitini otomatik yapamıyorlar. çok işlem gücü istiyor sanırım. onu kaydedecek karşılaştıracak falan tonla dert. ogs ya da hgs bu tanım bilgisini zahmetsizce getiriyor zaten. oh ne güzel kısaca.
bir de ogs hgs yi satmak, aboneliğinden kazanmak varken neden plakana yapsın bu sistemi. sonra kim nereden para kazanacak değil mi?
0
ozdek
(04.09.13)
(4)

samsung galaxy s3 bug (ters mikrofon)

kibritsuyu
iki ay önce yine sormuştum, doğru düzgün cevap gelmemişti. o yüzden tekrar soruyorum. entry olarak da girdim.çok angut bir donanımsal bug var bu telefonda. yanı umarım tahmin ettiğim gibi donanımsal değildir de yazılımsaldır, ayarlardan falan düzeltilebiliyordur. yoksa hakikaten angutluğun kitabını
iki ay önce yine sormuştum, doğru düzgün cevap gelmemişti. o yüzden tekrar soruyorum. entry olarak da girdim.

çok angut bir donanımsal bug var bu telefonda. yanı umarım tahmin ettiğim gibi donanımsal değildir de yazılımsaldır, ayarlardan falan düzeltilebiliyordur. yoksa hakikaten angutluğun kitabını yazacaklar.

şimdi bu telefonda video çekiminde ses kaydını stereo olarak yapabilmesi için iki tane mikrofon var. biri telefonun üstünde (kulaklık girişinin öteki tarafında), biri de telefonun altında tam üsttekinin hizasında. çok iyi düşünülmüş.

lakin düşünülmeyen bir şey var. telefonda video çekerken, videonun düz durmasını istiyorsanız, yani televizyon ekranında, bilgisayar ekranında tepetaklak olmadan, düzgün şekilde izlemek istiyorsanız telefonu sola devirerek çekim yapmanız gerekiyor. yani çekim yaparken menü tuşu sağ tarafta, samsung yazısı sol tarafta kalacak şekilde yan tutmanız gerekiyor. yani telefonun alt tarafındaki mikrofon sağ, telefonun tepesindeki mikrofon sol taraftaki sesleri almalı. ama öyle değil işte. telefonu öyle tutup çekim yaptığınızda sağdaki mikrofon soldaki sesleri, soldaki mikrofon sağdaki sesleri alıyor, ters. bildiğin ters.

inanılır gibi değil.

edit: videosu da varmış: www.youtube.com

bazı arkadaşlar dedi ki "sen de telefonu sola devirerek değil, sağa devirerek, yani menü tuşu solda, samsung yazısı sağda kalacak şekilde video çek". öyle video çektiğim zaman ses doğru oluyor da bu sefer de görüntü ters oluyor. emekleyen bebeğim tavanda yürüyor. ben çektiğim videoyu telefondan izlemiyorum ki ya bilgisayara atıp izliyorum, ya da flashdiske çekip televizyondan izliyorum.

şimdi sizden şu cevaplardan birini istiyorum:

1. onun bilmemnerede ayarı var. o ayarı yaptığın zaman mikrofonların yeri değişiyor.
2. onun bilmemnerede ayarı var. o ayarı yaptığın zaman telefonu sağa devirerek çekim yaptığında görüntü ters olmuyor.
3. evet telefonda öyle bir bug var.
4. senin telefonun arızalı. sensörleri bozuk.

lütfen bana geçen seferki gibi "ehehe telefonu sağa devirerek çekim yapınca görüntü de düz olur heleölö" demeyin ol-mu-yor. oluyorsa ayarını söyleyin. daha da olmuyorsa telefonun bozuk diyin. ama oluyor, olur mutlaka demeyin. alın telefonu elinize, deneyin görün.
0
kibritsuyu
(03.09.13)
biraz araştırdığım kadarıyla bazı note 2 kullanıcılarıda aynı sorunla karşılaşmış. bence net yazılımsal bir sorun donanımsal değil. ama çözüm için malesef birşey diyemeyeceğim,apple fanboyum
0
GibsonRules
(03.09.13)
sorun donanımsal değil. aslında çok basit bir patch ile düzelebilir. ekranı otomatik çevirme özelliğini açtığında da bu sorun hala devam ediyor mu ? bu özellik ile telefon hangi yöne doğru tuttuğunu anlayabilir. belki sağ ve sol mikrofonu buradan tespit ediyordur.

bir alternatif çözüm daha farklı video kaydedici programları denemek.
0
orpheus
(03.09.13)
sorun donanımsal değilse marketten farklı bir video kaydetme programı ile video çekip deneyin.
0
ayin yazari
(03.09.13)
Yazilimda atlanmistir muhtemelen. Basit audio video editorler ile sag sol kanallari takas ederek veya pc hoparlorlerinin yerini takaslarak idare edebilirsiniz. Bu arada bir bug-fix cikar muhtemelen ama biri bunu raporlamazsa hic farkina varmayabilirler
0
nop
(03.09.13)
(5)

youtube'a video yükleme

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar. özellikle telefonu dik tutarak veya ters tutarak çektiğim videoları youtube'a yüklediğimde youtube nereden anlıyorsa bu videoları düzeltip öyle oynatıyor. yani ayakta duran adamı telefonu dik tutarak çekmişsem normalde bunu oynatırken videonun yan olması gerekir. youtube'a yükled
sevgili arkadaşlar. özellikle telefonu dik tutarak veya ters tutarak çektiğim videoları youtube'a yüklediğimde youtube nereden anlıyorsa bu videoları düzeltip öyle oynatıyor. yani ayakta duran adamı telefonu dik tutarak çekmişsem normalde bunu oynatırken videonun yan olması gerekir. youtube'a yüklediğimde soluna ve sağına siyah boşluk koyup düzeltiyor. düzeltmesin. nasıl çektiysem, aynen öyle yan yan oynatsın. yüklerken bununla ilgili herhangi bir ayar göremedim. olmuyor mu?
0
kibritsuyu
(31.08.13)
www.youtube.com

yanlış hatırlamıyorsam youtube kendisi düzeltiyordu. düzenleyip bilgisayardan atmıyorsanız öyle yapıyor.
0
wiillii
(31.08.13)
evet işte kendisi düzeltiyor. ama ben özellikle yan olamsını istiyorum. çektiğim konu yan olması gereken bir şey. atıyorum adam aslında yerdeki kayalarda sürünüyor. ama ben kayalık dağlara tırmanıyor gibi gözüksün diye yan çekiyorum. bu düzeltip bütün konsepti mahvediyor. yani tabii yanlışlıkla dikey çekilmiş videoyu düzeltmesi güzel de bunu bana sorması gerekmez mi "düzelteyim mi" diye?
0
🌸kibritsuyu
(31.08.13)
dikey video çekmemelisin. bunun cevap olmadığını bilyiorum ama istediğin şey zaten olmaması gereken bir şey.

www.youtube.com

upload etmeden önce çevirmeyi düşündüğünü tahmin ediyorum.
0
celeron 300a
(31.08.13)
hocam mesele dikey çekmek değil. onu ben örnek olsun diye söyledim. asıl yapmak istediğim şudur bakınız eski bir duyuruda açıklamışım. cevaplarıyla birlikte iyice okuyun önce: eksiduyu.ru

özet geçeyim. samsung galaxy s3'ün video çekiminde stereo mikrofonları ters. telefonu sola yatırarak çekim yaptığımda sol mikrofon sağdaki, sağ mikrofon soldaki sesleri alıyor. bunu sorduğumda herkes "o zaman telefonu sola değil sağa yatır" dediler. telefonu sağa yatırınca ses doğru oluyor da bu sefer de görüntü ters oluyor. herkes diyor ki olmaz. yav oluyor diyorum kimse inanmıyor. telefonu sağa yatırarak video çektim. televizyonda ve bilgisayarda (media player classic ve windows media player ile denedim) oynatırken dediğim gibi ters oluyor. millete göstereyim diye youtube'a yüklüyorum. youtube bunu düz çeviriyor. çevirmemesi lazım ki ben de "hehe telefonu o zaman telefonu sağa yatırsana hehe" diyenlere "aha bak sağa yatırınca da görüntü ters oluyor" diye gösterebileyim.
0
🌸kibritsuyu
(31.08.13)
hee şimdi anladım. o zaman samsung ya da android'in danalığı gibi görünüyor.

youtube'un görüntüyü analiz edip tersini düzünü anladığını sanmıyorum, codec jpeg'deki exif gibi bir not düşüyor olsa gerek. çok detaylı incelemedim ama "android video orientation" diye google'lamak bir şeyler çıkarıyor, bir bak istersen.
0
celeron 300a
(01.09.13)
(1)

bir görsel (çizim) arıyorum

kibritsuyu
Eğitimle ilgili bir projede kullanmak üzere tepesi böyle tencere gibi, daha doğrusu böyle menteşeli bir kapağı varmış ve o kapak da açık olan bir çocuk kafası görseli arıyorum. Böyle kafaya bilgiler doluyor gibi bir şeyler yapılacak. Şekil gözünüzde canlanmıştır büyük ihtimalle. Google'da ne yazıp
Eğitimle ilgili bir projede kullanmak üzere tepesi böyle tencere gibi, daha doğrusu böyle menteşeli bir kapağı varmış ve o kapak da açık olan bir çocuk kafası görseli arıyorum. Böyle kafaya bilgiler doluyor gibi bir şeyler yapılacak. Şekil gözünüzde canlanmıştır büyük ihtimalle. Google'da ne yazıp aradıysam bulamadım. Teşekkürler.
0
kibritsuyu
(29.08.13)
en yakın bunu bulabildim. thumbs.dreamstime.com
0
sen git ben geliyorum
(29.08.13)
(4)

bir atasözü

kibritsuyu
"başa gelen çekilir", "başımıza geldi artık naapalım katlanıcaz mecbur" durumuna uygun mümkünse küfürlü, esprili falan bir atasözü arıyorum. hep "göte giren şemsiye açılmaz" diyesim geliyor ama o bu anlama gelmiyor sanırım. onun gibi bir şey. "götüme girdi artık naapiyim mecburum" falan gibi bir şe
"başa gelen çekilir", "başımıza geldi artık naapalım katlanıcaz mecbur" durumuna uygun mümkünse küfürlü, esprili falan bir atasözü arıyorum. hep "göte giren şemsiye açılmaz" diyesim geliyor ama o bu anlama gelmiyor sanırım. onun gibi bir şey. "götüme girdi artık naapiyim mecburum" falan gibi bir şey.
0
kibritsuyu
(27.08.13)
"kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek" gibi mi?
0
saatgeceninonikisi
(27.08.13)
"tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bak" diye sapkın bir laf var, atasözü değil ama...
0
robin crusoe
(27.08.13)
@saatgeceninonikisi: evet en çok bu uygun oldu kafandaki tanıma. bir de "el mahkum göt gardiyan" geldi aklıma. ama yine de varsa benzerleri duymak isterim.
0
🌸kibritsuyu
(27.08.13)
göt çıkmışsa kısmetten, yarak gelir bağdat'tan.

yarağı çift r ile söylersen iki katı mutlu olursun.
0
robep
(27.08.13)
(4)

excel - renk kopyalayıp yapıştırma

kibritsuyu
dandik bir excel dosyasındaki yazıların tamamı mor. ama skalada olmayan özel bir mor. ama kodumun tek bir hücresi siyah. normal siyah. şimdi ben o hücredeki yazının da aynı mordan olmasını istiyorum. yazıtipi rengi seçeneklerinde o sıçtımın moru yok. mor olan herhangi bir hücreden sadece rengi kopya
dandik bir excel dosyasındaki yazıların tamamı mor. ama skalada olmayan özel bir mor. ama kodumun tek bir hücresi siyah. normal siyah. şimdi ben o hücredeki yazının da aynı mordan olmasını istiyorum. yazıtipi rengi seçeneklerinde o sıçtımın moru yok. mor olan herhangi bir hücreden sadece rengi kopyala yapıştır yapamıyoruz mu? kopyala özelyabıştır diyince oradan neyi seçelim? biçimler, yabıştır diyince bir sürü başka şeyi de yapıştırıp tablonun şeklini bozuyor. birleştirilmiş hücrelerin hede hödödü değiştirilemez diyip değiştirmiyor.

naapıcaz?
0
kibritsuyu
(23.08.13)
format painter senin işini görür gibi geldi bana.
0
[silinmiş]
(23.08.13)
Bicim boyacisini denesen olmaz mi?
0
de jure
(23.08.13)
Hiç olmazsa print screen yap, paint gibi bir programda o rengin değerlerine bak ayarla.
0
creepy
(23.08.13)
morlu hücrelerden herhangi birini copy paste ile siyahlı hücrenin olduğu yere kopyala. herşeyi ile aynı şekilde kopyalaması lazım. şimdi test ettim emin olmak için, basit CTRL C ile kopyalayıp CTRL V ile yapıştırdım ve birebir aynı. sonra hücre içeriğini elle yeniden yaz. istediğin renkte olacaktır.

öte yandan biçim boyacısı (format painter) ile de olması lazım.
0
puc
(23.08.13)
(1)

canon ef-s 55-250 IS II lens

kibritsuyu
bu lens türkiye'de kaç paraya satılıyor acaba? çok değişik fiyatlar gördüm. ankara'da tripod foto'da faturalı garantili marantili 800 küsur lira. gittigidiyor'a bakıyorum 400-500 lira. istanbul'da hayyam'da ne civarda? şimdi amazon uk'den bakıyorum 138 pound. yani yaklaşık 450 liraya denk geliyor. t
bu lens türkiye'de kaç paraya satılıyor acaba? çok değişik fiyatlar gördüm. ankara'da tripod foto'da faturalı garantili marantili 800 küsur lira. gittigidiyor'a bakıyorum 400-500 lira. istanbul'da hayyam'da ne civarda? şimdi amazon uk'den bakıyorum 138 pound. yani yaklaşık 450 liraya denk geliyor. türkiye'de de o fiyatlara sorunsuz sıfırını (gittigidiyor vs) bulabiliyorsam türkiye'den alayım. yoksa ingiltere'den gelecek bir arkadaşıma oradan aldırtayım. ne dersiniz?
0
kibritsuyu
(22.08.13)
bu spesifik lensi bilmiyorum, ama hayyam ile ingiltere fiyatlarını birçok lenste karşılaştırdım, hayyam aşırı pahalı artık, anlamsız.

138 pound dediğiniz de 405 lira gibi bir şey ediyor.

ebay.co.uk de daha ucuza da var açıkçası. ama baktığım marketlerde hepsi 199 pound.
0
cedric tweedledee
(22.08.13)
(12)

çorap

kibritsuyu
kimi erkeklerdeki bu çorap bağımlılığının nedeni nedir? kadın çorabını seksi bulma hadisesinden değil, her durumda ve her koşulda giydiği çoraptan vazgeçememe hadisesinden bahsediyorum. hava deli gibi sıcaktır, üstünde atlet, altında donla sıcaktan pişer ama ayağındaki çorabını çıkarmaz. bodrum'da p
kimi erkeklerdeki bu çorap bağımlılığının nedeni nedir? kadın çorabını seksi bulma hadisesinden değil, her durumda ve her koşulda giydiği çoraptan vazgeçememe hadisesinden bahsediyorum. hava deli gibi sıcaktır, üstünde atlet, altında donla sıcaktan pişer ama ayağındaki çorabını çıkarmaz. bodrum'da plajda elinde torbayla balık satan amca suyun içinden yürüdüğü halde ayağında terlik ve çorap vardır.

nedir abicim bu çoraptan vazgeçememe hadisesi? çorap giymeyince götveren mi diyorlar, "çorap giymemiş demek ki o. çocuğu" falan mı diyorlar? her gün balık sattığı plajda suyun içinden yürüyeceğini bile bile o çorabı giymek nedir? bir nedeni olmalı. yaz kış çoraptan nefret eden, mecbur olamdığım anda ayağımdan çıkarıp atan bir adamım. kışın evde ayağım donsa bile çorap giymem. ne diyorlar arkamdan? einstein'a da "çorapsız geziyor" demişlerdi geçenlerde. ne oluyormuş yani çorap giymeyince?
0
kibritsuyu
(21.08.13)
senin dediğin gibi bir durum yok abartıyorsun. ama erkeklerin ayakları kokar ve kadınlar kadar bakımlı değildir. bundan dolayı daha fazla kullanırlar çorabı evet.
0
dahili meddah
(21.08.13)
(bkz: tespit sıçmak ) hiç öyle bir şey yok.

don atlet olayı ok da.çorap olayı yok yani.ha beyaz çorap desen ok
0
kendihalindekiyaratık
(21.08.13)
dediğim gibi bir durum var abartmıyorum. siz fark etmiyorsanız onu bilemem. ayağında çorapla oyy çok sıcak pişiyom yanıyom diye don atlet oturan çok adam gördüm. keza yazlık yerde tiril tiril giyinmiş ama asla ayağındaki çorabı eksik etmeyen çok adam gördüm. adam denizin içinden yürüyerek satış yapan bir adam ve ayağında çorap var diyorum. daha nesini abartmayayım? hani spor ayakkabı giyiyor olsa anlarım da terlik giymiş zaten.

einstein'a da "çorapsız geziyor" dendi. haber.sol.org.tr

bir şey var bu çorapta. nedir şifresi?
0
🌸kibritsuyu
(21.08.13)
Şimdi farkettim de ben de çorapla daha rahat oluyorum (şortla çorap giyen bir insan canlanmasın gözünüzde)
Daha temiz olmaz mı lan? Hani çıplak ayak gezip ayağımı kirletmiyorum da çorabı kirletip onu çıkartıyorum oh mis oluyor gibi?
0
yarin bos musun
(21.08.13)
Maalesef yok öyle bir şey..eski nesilde hala giyenler vardır belki ama ben görmedim
0
kibris sehitlerinde tur atan genc
(21.08.13)
Çorapsız giyince ayaklarım ayakkabıya yapışıyor sanki yahu. Ayaklar terliyor, ter ayakkabıya geçiyor kokuyor filan işte. Birde ayakkabıyı çıkartırken tabanındak zımbırtı ayağa yapışıyor ayakla birlikte dışarı çıkabiliyor vs. vs. vs.

Geçende yen ayakkabı aldım. çorapsız giyeyim dedim, giydim işte, sonra ağzıma sıçtı hacı 23- yerden vurdu, parmaklar su topladı filan. Ertesi gün çorapla giydim mis gibi hiç bir acı sızı yok.

Ama zaman zaman ayakkabıya ve kıyafetime göre çorapsızda giydiğim oluyor.
0
poseidon1
(21.08.13)
çorapla giyilecek ayakkabı var, çorapsız giyilecek var. mesela spor ayakkabıyı çorapsız giyenler itici bence. koku yapar, terletir falan. hem görüntü olarak, spor bir çorap her zaman daha iyidir mesela spor ayakkabılarla. terlik, sandalet vs. ile çorap giyenlerden bahsetmek bile istemiyorum :) bir de aklıma geldi, bu yaz sahilde ince çorapla ayaklarını denize sokan kapalı bir hatun gördüm. sanırım erkek cinsini tahrik etmemek için alınmış bir önlemdi, denizde çorapla gezen adamla yarışır.
0
strangerinhere
(21.08.13)
bizden iki onceki jenerasyon tipik bir tarim toplumu idi. bagda bahcede tarlada ayagina bir sey batmamasi da, ayagindan soguk alip usutmemen de o donem insani acisindan hayati derecede onemlidir. kullandigi deyimler de buna paraleldir; guvenilir kisi icin 'saglam pabuc', fakirlere 'yalinayak', 'baldiri ciplak' vb. denir. anadoluda yasli neneler bos vaktinde patik orer hala. toruna torbaya zorla giydirir. dost basa dusman ayaga bakar. falan filan. ayak saglik icin, saglik da emege dayali uretim yapan toplumda daha fazla uretmek ve zenginlesmek (ya da en azindan fakir dusmemek) icin onemli kisaca. boyle baslayan corap sevdasi da zamanla corap giymemenin dusuk statu isareti olmasina evrilip yoluna oyle devam etmis.
0
joelskellington
(21.08.13)
hocam bazı insanların ayakları hassas... hemen çatlıyor... benim 5-6 arkadaş çorapsız çıkamaz. ayağın kuru haline bile katlanamadıklarını söylüyorlar.
ben de çorapsız geziyorum ama kuru haline alıştığım için rahatsızlık vermiyor. ayrıca arada vazelin sürüyorum...
0
inanmazsan inanma
(21.08.13)
Benim kesinlikle alışkanlık. Annem küçükken hasta olmayayım diye yaz kış çıkartmazdı ayağımdan çorap ve halada öyle gider. Ayrıca yaz kış havlu çorap giyerim hiç rahatsız olmam. Spor olacaksa kısa patik dedikleri cinsten giyerim ama mutlaka giyerim. Evet terlikle yada sandaletle çorap giyenler gerçekten cok komik oluyor onlara bende anlam veremiyorum ama onu yapanlarda cok görüntü düşünen kişiler olmasa gerek.
0
spica
(21.08.13)
O sıcakta, o kumlarla, o mesafeyi, o terliklerle ve çorapsız yürümeyi denemeden, o adamın durumu hakkında fikir beyan edilemez.
0
compadrito
(22.08.13)
en yeni çorap modelleri pullhaze sitesinde. her kaliteden, her çeşit çorap ürünlerini bulabildiğiniz siteyi incelemenizi şiddetle öneririm.

pullhaze.co
0
ardaakay
(12.01.20)
(10)

hediye gelmesi olayı

kibritsuyu
şimdi aşağıda bir arkadaş samsung galaxy s4 satıyor. hediye geldiği ve kullanmayacağı için. hayırlısı olsun, mevzu o değil.çoğunlukla satılık ilanlarında görüyorum, iphone 5 hediye geldi kullanmiycam satıyorum, playstation 3 hediye geldi ihtiyacım yok satıyorum. yok 55 inç led tv hediye geldi lazım
şimdi aşağıda bir arkadaş samsung galaxy s4 satıyor. hediye geldiği ve kullanmayacağı için. hayırlısı olsun, mevzu o değil.

çoğunlukla satılık ilanlarında görüyorum, iphone 5 hediye geldi kullanmiycam satıyorum, playstation 3 hediye geldi ihtiyacım yok satıyorum. yok 55 inç led tv hediye geldi lazım değil satıyorum.

abicim kim kime alıyor bu hediyeleri bu devirde çok merak ediyorum.
0
kibritsuyu
(21.08.13)
hatunlara daha fazla hediye gelir, belki ondandır.
0
ravenudon
(21.08.13)
o ilanlarda yazanların 90 ı yalan bence.
0
rentts
(21.08.13)
Birebir aynı soruyu soracaktım ben de. Uçan balon almıyorlar lan bana hediye olarak. İlla ticaretle falan uğraşmak gerekiyor sanırım.
0
yarin bos musun
(21.08.13)
babam yarı özel yarı resmi bir yerde çalışıyor her ay hatta 2 haftada 1 de diyebilirim onlara da böyle teklifler geliyor hatta daha pahada ağır ürünler. birçoğu rüşvet amaçlı. hani açıktan değilde onların adamı olması için onların istediklerini yapması için bir nevi yem. sana şimdi bunları veriyoruz ama ileride dahasını da vericez gibi bişey.
0
tuborg yesili
(21.08.13)
beni eleyebilirsin şıklar arasından. bana ne gelir, ne gider o tip hediyeler.
0
icim urperiyor
(21.08.13)
Coguna gelmiyor. Satış bahanesi
0
efrasiyab87
(21.08.13)
iş hayatında olur böyle şeyler
0
ssyumusakg
(21.08.13)
hocam iş hayatında olur da biz de işsiz güçsüz pezevekler değiliz ki. şu iş hayatında gelen en değerli hediye, beyannamesini yapıp da para almak istemediğim adamın getirdiği bir kutu madlen çikolatadır. o da sağolsun. onu getirmeyen de var, o da sağolsun. anlamadığım, ne iş yapıyorsunuz da iphone 5 falan geliyor onu merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(21.08.13)
valla ben de aynen senin gibi düşünmekte idim.

fakat manevi olarak müşkül bir durumdan çıkardığımız bir arkadaş iphone 5 getirdi mesela. amerikadan gelirken. kaydını falan da kendi yaptı sağolsun. kutusu ile teslim etti. akıllı telefon işlerinde hiç yokum. satsam satardım ama taktım sim cardı nokia 3310 gibi kullanıyorum anasını satayım

ama o ilanlara falan bakınca önemli bir bölümü partaldır. ya almıştır malı hafif kusurlu çıkmış iade edememiş internetten itelemektedir, ya paraya sıkışıktır, ya da öyle bir şeydir. o kadar fazla hediye sirkülasyonu ben de görememekteyim çevremde.
0
rosencruz
(21.08.13)
babası belediyede çalışan, vali olan kısacası bir çok kişinin işinin düşebileceği insanlar tanıyorum. Bunlara, bvlgari saatler mi dersin, iphone mu, tablet mi, bilmem kaç yıllık içkiler mi, halılar mı... neler gelirdi :D he bunlar satmaz onlarla hava atmaya çalışırlardı ama işine yaramayanlar da satıyordur. bir kısmı da bahanedir.
0
april12th
(21.08.13)
(6)

oğlum kediden parazit kapar mı?

kibritsuyu
oğlum ege bir yaşını doldurdu ellerinizden öper. biz kendisini her zaman hayvan sevgisi ile büyütüyoruz. şimdi geçen hafta da yazlıktaydık. sitede de bizim arkadaki evin bahçesine yavrulamış bir kedi var. sokak kedisi. yavrular da öyle sevimli ki. ege ile hoplaşa zıplaşa oynadılar. ege gitti kediler
oğlum ege bir yaşını doldurdu ellerinizden öper. biz kendisini her zaman hayvan sevgisi ile büyütüyoruz. şimdi geçen hafta da yazlıktaydık. sitede de bizim arkadaki evin bahçesine yavrulamış bir kedi var. sokak kedisi. yavrular da öyle sevimli ki. ege ile hoplaşa zıplaşa oynadılar. ege gitti kedileri sevdi. hatta bir tanesi (en maskara olanları oydu) geldi ege'nin ağzının kenarına bulaşmış mama kalıntılarını yaladı. güldük eğlendik falan. lakin birkaç gün sonra yalayan yavru kediyi kucağıma almış severken bir de ne göreyim, kedinin poposundan bildiğin bağırsak kurdunun yarısı dışarı çıkmış sallanıyor.

şimdi bu kedi benim oğlumun ağzını yaladı. aşılı falan ev kedisi değil, sokak kedisi. bir şey kapar mı çocuk bundan? ne gibi tedbirler alalım?
0
kibritsuyu
(14.08.13)
O kadar kisa etkilesimde bir sikinti olacagini dusunmuyorum. Ayni evde yasiyor olsaniz tedbir amacli haplar var ama bence endise etmeyin siz.
0
kegums
(14.08.13)
Kapar tabi ki bu yaşlarda özellikle sokak hayvanlarından uzak tutun temiz olsa bile kedinin kılı tüyü bile hasta eder hayvan sevdirecez diye çocuğu hasta etmeyin.
0
fuerteventura
(14.08.13)
hayvanların dışkısıyla haşır neşir olmadıkça bildiğim kadarıyla iç parazit anlamında bir sorun yok. dış parazitlerden daha çok korkun, kene, pire vs gibi, bu hayvanlar da parazit veya hastalık taşıyıcı olabiliyor, matruşka misali. ancak anne kedi ve yavrularını bu konuda korumaya alamazsınız emzirirken.
0
kediebesi
(14.08.13)
hayvanların aşısı olsa da kılı tüyü hasta falan etmez, önce bunu düzelteyim.
birçok kişi doğduğu andan itibaren kedisiyle köpeğiyle bir arada büyüyor.

dışkısıyla muhatap olmadığı sürece kapmaz.
ama yüzde 1'lik bile olsa bir ihtimal var sonuçta.
isterseniz tedbir olarak ne yapabileceğinizi doktorunuza sorun.
yani belki bir ilaç vs vardır.

bunun dışında kediebesi +1
0
hypnosis
(14.08.13)
paraziti bilemiyorum ancak 3-4 yaşına kadar her tür hayvandan uzak durması solunum sistemi sağlığı açısından daha iyi çocukların.
bilhassa kedi ve köpeğin yol açtığı bir solunum sistemi rahatsızlığı var şu an adını ve içeriğini tam hatırlayamadığım, kıl tüyden dolayı.
0
dafaiss
(14.08.13)
Çocukların doğayla iç içe büyümesinin, toz toprakla olsun hayvanlarla olsun etkileşim halinde olmasının, bağışıklık sistemi açısından daha faydalı olduğunu düşünenlerdenim. Alerji olsun astım olsun bu hastalıklar hep şehirde doğadan uzak büyümüş çocukların hastalıkları ve yaşam kalitesini çok olumsuz etkileyen tedavisi olmayan hastalıklar. Kediden kapacağı parazit belki onu hasta edecek ama kalıcı bir etkisi olmayacak.
Bu tabiki kediden kapacağı parazit için ihmalkar davranmak anlamına gelmiyor. Kedi yalanarak temizlenen bir hayvan olduğu için parazit yumurtaları her tarafına bulaşmıştır. Eğer çocuğunuz ellerini yıkamadan bir şeyler yediyse parazit bulaşmış olma riski çok yüksek. Bir test yaptırmanızda fayda var.
0
zombi
(14.08.13)
(16)

bu tavuğu yiyelim mi?

kibritsuyu
%100 eminim ki yeme, çöpe at diyeceksiniz ama yine de soracağım.mart ayının sonlarına doğru marketten taze taze alınmış, 26 mart 2013 olan son kullanma tarihi henüz dolmadan -18 derecelik derin dondurucuya atılmış ve o gün bugündür orada duran tavuğu eritip yersek zehirlenir miyiz? -18 derecede 4 ay
%100 eminim ki yeme, çöpe at diyeceksiniz ama yine de soracağım.

mart ayının sonlarına doğru marketten taze taze alınmış, 26 mart 2013 olan son kullanma tarihi henüz dolmadan -18 derecelik derin dondurucuya atılmış ve o gün bugündür orada duran tavuğu eritip yersek zehirlenir miyiz? -18 derecede 4 ayda bozulur mu?
0
kibritsuyu
(11.07.13)
yahu yeni tavuk alın 3.5 tl verip.
0
efrasiyab87
(11.07.13)
sağlığınızı riske atmaya hiç gerek yok. yemeyin.
0
nick konusunda kararsizim
(11.07.13)
canımız tavuk istediği için veya parasızlıktan aç kaldığımız için yemek istemiyoruz. şu ramazan günü eğer yenilebilecekse, saçma bir şüphe yüzünden koca tavuğu çöpe atmaya kıyamıyorum o kadar.

kriteri nedir bunun yani? sağlığımızı tehlikeye atmayalım elbet. ama sağlığımızı tehlikeye atmak veya atmamak arasındaki sınır ne? "tavuk x aydan sonra derin dondurucuda olsa da bozulur" denklemindeki x kaç? ona göre sağlığımızı düşünelim. "1 ay" deseydim yine at diyecek miydiniz? "2 hafta" deseydim? nedir buradaki çizgi? yani aradığım şey tavsiye değil, bilgi. sonuçta et ürünleri derin dondurucuda son kullanma tarihinden daha sonraki tarihlere kadar da saklanabiliyor. o son kullanma tarihi +4 derecedeki buzdolabı için geçerli.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.13)
6 aya kadar ömrü var diye biliyorum, ama bu kırmızı et için mi yoksa beyaz et için mi söylenmişti hatırlamıyorum. belki farketmiyordur. bir de buzunu nasıl çözdüğünüz de çok önemli. dışarıda bırakmayın sakın, buzdolabında çözülsün buzu.
0
dreamscape
(11.07.13)
bence yenir. kaç aydır derin dondurucudaymış. bozulmamıştır.

kırmızı beyaz et belki aynı şey değil ama geçen kurban bayramından beri dolapta bekleyen eti yedik. çok da lezzetliydi.
0
sutlu nescafe
(11.07.13)
tavuk eti ile şaka olmuyor.
0
oshamahue
(11.07.13)
tavuklar zaten sanayi ürünü. hormondan geçilmiyor. doğru şartlarda saklanmış ya da son kullanım tarihi geçmemiş olsa bile zararlı. derin dondurucuda son kullanım tarihi sıkıntı olmuyormuş 6 ile 12 ay arası saklanıyormuş ama ben olsam çoktan atmıştım.
0
nick konusunda kararsizim
(11.07.13)
çözülsün, koklayın. Onun dışında yapılacak çok şey yok. Eğer alır almaz dondurdunuzsa herhangi bir sıkıntı olmaz.
0
whoosie
(11.07.13)
hocam hiç merak etmeyin bir şey olmaz.
şoklamışsınız zaten tavuğu -18 derecede. 1 yıl bile beklese bir şey olmaz. babam tavukçu, oradan biliyorum. şoklanmış tavuğa bir şey olmaz.

edit: hormonlu tavuklar diyen gerizekalılara da pek kulak asmayın. çözüldükten sonra bir koklayın ama. sağında solunda yeşillik var mı kontrol edin.
bunu neden söyledim_? çünkü buzluğa konmadan önce ne kadar bekledi, ne kadar durdu normal dolapta bilmiyorum. o yüzden koklayın diyorum.
ayrıca koksa bile ağır bir koku değilse bir şey olmaz. çekinmeyin. biraz sos yapın üstüne, kokudan da eser kalmaz.
0
mahsunkul
(11.07.13)
bence derin dondurucuda bişiy olmaz.
çözülsün kokla sonra ye/at
0
basond
(11.07.13)
uğur derin dondurucu, bütün tavuk -18 derecede 10 ay saklanır diyor. ben mehmet ali erbilin yalancısıyım.
0
nicki martin
(11.07.13)
derin dondurucuda durmuş, yenir. tavuğu dondurucudan çıkarıp yiyemeyeceksek ne anlamı var? sadece buzparmak saklamak için mi o dolaplar? ye güzelim.
0
trachemys scripta elegans
(11.07.13)
yahu ne saçma şüphesi son kullanma tarihi 4 ay geçmiş! 4 gün değil. Zehirlenmek isterseniz yiyin tabi.
0
yetkili birine benzeyen abi
(11.07.13)
hiçbir şey olmaz. yiyin afiyetle. benim şubat ayından bütün tavuğum var buzlukta. bugün ben de çıkarıp yiyeceğim.

edit: tavuğun senin dediğin ısıda bile 1 yıl ömrü vardır. 1.5 sene beyaz et üreticisi firmada çalıştım az çok biliyoruz.
0
pomaklar
(11.07.13)
arkadaşlar bir soruya bilmiyorsanız cevap vermek, yorum yapmak zorunda değilsiniz. hayatında et dondurmamış, etlerin derin dondurucuda son kullanma tarihinden sonralara kadar saklanabildiğini, son kullanma tarihinin raf ömrü, yani market rafındaki veya normal buzdolabında her an tüketilmeye hazır olarak saklanması durumunda geçerli olduğunu bilmeyen, hayatında duymamış, uygulamamış, en ufak fikri olmayan kişiler gelip cevap yazmak zorunda değil. yorum değil bilgi istediğimi belirtmiştim.

aylar önce de derin dondurucuda sakladığımız anne sütlerini bebeğin içmemesi ile ilgili bir soru sormuştum, yine gelip çocuğu olmayan, anne-baba olmayan, konu hakkında en ufak fikri olmayan, anne sütünün dondurularak saklanabilen bir şey olduğundan, hatta sırf bunun için özel olarak üretilmiş steril poşetler bile olduğundan haberi olmayan adamlar gelip "anne sütü dondurulur mu bebeği zehirleyeceksiniz hede hödö" diye yorumlar yapmıştı.

bilginiz yoksa cevap vermeyin arkadaşlar. faydadan çok zarar veriyorsunuz. bu soruda da beklediğim şey illa "yenir bir şey olmaz" demeniz değil elbette. "tavuk donmuş da olsa -18 derecede 1 ayda bozulur, yeme" veya "12 ay dayanır ye gitsin" gibi bir cevap. bilgi.
0
🌸kibritsuyu
(11.07.13)
son kullanma tarihi geçmeden dondurucuya koyduysanız bozulmamamıştır ama siz çözülünce kokusuna da bir bakın içiniz daha rahat olur
0
sirena
(11.07.13)
(2)

samsung galaxy s3 aynı anda birkaç program

kibritsuyu
böyle bir şey yapılıyordur herhalde di mi, yani programına göre değişiyor mu? diyelim ki bir uygulama kullanıyorum, bir oyun oynuyorum vs. o anda internete bakmam icap etti. oyunu kapatmadani oyundan çıkmadan arkaya atayım, internete gireyim, bakacağıma bakayım, sonra tekrar kaldığım yerden oyunuma
böyle bir şey yapılıyordur herhalde di mi, yani programına göre değişiyor mu? diyelim ki bir uygulama kullanıyorum, bir oyun oynuyorum vs. o anda internete bakmam icap etti. oyunu kapatmadani oyundan çıkmadan arkaya atayım, internete gireyim, bakacağıma bakayım, sonra tekrar kaldığım yerden oyunuma döneyim.

teknik bir adı vardır kesin bu dediğimin. hatta 4.1.2 sağolsun bazı uygulamaları aynı ekranı ikiye bölüp de açıyorum ama her uygulama öyle aynı ekranda olmuyor. boşver, aynı ekranda olmasın ama bir uygulamayı kapatmadan öteki uygulamaya nasıl bakıyoruz? home tuşuna basınca çıkıyor uygulamadan. her uygulamadan değil ama benim istediğim uygulamalardan komple çıkıyor.
0
kibritsuyu
(09.07.13)
Home tuşuna basılı tutunca, o an (arka planda) açık olan tüm uygulamalar önünüze geliyor. Bunlardan istediğini seçip yarıda kalan programa geçebilirsin. Home tuşuna basınca zaten kapatmıyor o programı. Yani mesela Candy Crush oynuyorsun; oynarken home'a bas, git menüden Facebook'u aç, dolaş. Sonra home'a basılı tutup çıkan listeden Candy Crush'ı seçerek kaldığın yerden devam et.

Aynı ekranda iki uygulama olayı ise biraz daha farklı. Dediğiniz gibi sadece bazı uygulamalar için geçerli. Onun için; home'un sağındaki back tuşuna basılı tutunca solda bir bar çıkıyor. O bardan bir uygulamayı tutup ekrana doğru sürükle, o program açılacak standart şekilde. Sonra yine o barı açıp, başka bir programı daha sürüklersen ikisi aynı ekranda açık/kullanılabilir olacak. Aynı ekranda çift çalışan programların tamamı o sol barda listeleniyor olacak.
0
long live rock n roll
(09.07.13)
Dedigin şeyin adi multitasking. Ram'de yer kaldigi sürece oyun kaldigi yerden devam eder. Tabi oyunun da duzgun yazilmasi gerek. Ama uzun sure baska isle ugrasirsan genelde oyuna yeniden yukleme yapar.
0
lorenzen
(09.07.13)
(1)

bebek tekstili - aradığım çok basit iki şey ulan

kibritsuyu
- 1 yaşında erkek bebek için düz beyaz çorap.- 86 numara, kolsuz, sıfır kollu, alttan çıtçıtlı yine beyaz body. mümkünse şu beşli altılı pakette satılanlardan.ankara'da ne kadar bebek mağazası, bebek ürünü satan giyim mağazası gezdiysem yok arkadaş. şu ikincisinin mothercare'de küçük bedenini buldum
- 1 yaşında erkek bebek için düz beyaz çorap.
- 86 numara, kolsuz, sıfır kollu, alttan çıtçıtlı yine beyaz body. mümkünse şu beşli altılı pakette satılanlardan.

ankara'da ne kadar bebek mağazası, bebek ürünü satan giyim mağazası gezdiysem yok arkadaş. şu ikincisinin mothercare'de küçük bedenini buldum, büyük bedeni de bir tane kavaklıdere mağazasında varmış. hala satılmadıysa gidicem oraya. ankara olur, internet olur, "şurada olabilir" değil, "git şurada var" şeklindeki önerilerinizi bekliyorum. zira şurada olabilir dediğim hiçbir mağazada yok.

yahu abicim çok mu zor anasını satim şu çoraplardan bi de bembeyaz olanını yapmak? bembeyaz ayakkabısının içine mavi çorap giydirmek istemiyorum lan.
0
kibritsuyu
(06.07.13)
şu denk olur mu yaş bilgisi yazmamış: www.ilkebebe.com

şurdan 1 yaş ve beyaz renk diye seçilebiliyor: www.artimagaza.com
0
neyleyim
(06.07.13)
(2)

bebeğe menenjit aşısı

kibritsuyu
geçen ayki rutin muayenemizde doktorumuz menenjit aşısından bahsetti. sağlık bakanlığı takviminde olmayan yeni bir aşı imiş. biraz araştırayım dedim, hiçbir şey bulamadım. daha doğrusu beşli karma aşı içerisinde menenjitin de olduğu yazıyor hep. ayrı değil. aşı sonuçta yapılsın ama öğrenmek istiyoru
geçen ayki rutin muayenemizde doktorumuz menenjit aşısından bahsetti. sağlık bakanlığı takviminde olmayan yeni bir aşı imiş. biraz araştırayım dedim, hiçbir şey bulamadım. daha doğrusu beşli karma aşı içerisinde menenjitin de olduğu yazıyor hep. ayrı değil. aşı sonuçta yapılsın ama öğrenmek istiyorum. bu ayrı yapılan, aşı takviminde olmayan, hatta sağlık ocağındakilerin haberi bile olmayan aşı nedir ne değildir? mesela rotavirüs aşısı da sağlık bakanlığı tarafından karşılanmıyor, ücretli yaptırıyorsunuz ama en azından takvimde var, hatırlatıyorlar, alıp götürünce yapıyorlar. bundan haberleri bile yok.
0
kibritsuyu
(04.07.13)
www.klinilk.com

bu linkte baya bilgi verilmiş. anladığım kadarıyla bu aşı için Türkiye'ye yeni ruhsat verildğinden pek bilinmiyor.
0
dwight
(04.07.13)
ön not: bu cevabı okuyanlar arasında, yurtta kalan, askere gidecek olan varsa, menenjit aşısı yaptırsın. menenjit, özellikle, yurt, asker koğuşu gibi balık istifi yatılan yerlerde hortlar ve öldürür.

öncelikle bu belgeyi yayımlayan kuruluşun ne olduğunu söyleyeyim: "aganın zıçtığı poh üstüne poh olmaz" türünden bir kuruluştur bu. bu konularda pek sidik yarışına girilemez. söylediklerinin üzerine söz söylenemez.

ihtiyacın olan aşı takvimi, bu belgenin 4. sayfası abicim.

www.cdc.gov

gördüğün gibi riskli bölgelerde bebeklere de menejit aşısı yapılıyor. her sene bu kadar çok kişinin hacca gittiği ve orada, özellikle Afrika'dan gelmiş hacılarla et ete, can cana harman olduğu ve sonra da ülkeye burunlarında o bakterilerle geri döndüğü bir bölgenin riskli olup olmadığına sen karar ver artık.

bu sayfanın renkli çıktısını alıp duvarına asabilirsin ya da oğlunun sağlık dosyasında saklayabilirsin.

belgenin 7. sayfasında, 13. maddede şöyle bir ifade geçiyor:

Meningococcal conjugate vaccines (MCV). (Minimum age: 6 weeks
for Hib-MenCY, 9 months for Menactra [MCV4-D], 2 years for Menveo
[MCV4-CRM]).

Konjüge menenjit aşısı en erken 6 haftalık bebeğe; Menactra en erken 9 aylık bebeğe, Menveo ise en erken 2 yaşında bebeğe yapılabiliyor.
Rutin aşılama ise 11-12 yaşlarında yapılıyor ve 16 yaşında da bir hatırlatma dozu yapılıyor. Tabii bu ABD'de. Ama bizimki gibi riski yüksek bölgelerde, bebeğe yapmak lazım.

Gelelim bizimkilerin haberlerinin bile olmamasına: Ülkenin ayıbı, cehaleti. Türkiye'de aşı takviminde ve rutin uygulamada menejit aşısının olmaması; menenjitten ölmüş olan ve gelecekte ölecek olan çocukların ve gençlerin, devletin umrunda bile olmaması ile eşanlamlı. Karar verici konumda olan kişilere bi sor bakalım: Oğulları askere gitsin ve askerde balık istifi koğuşlarda yatarken, menenjit olduğu ve iki gece sonra da öldüğü haberi gelsin isterler miymiş? Ben askerde menenjitten ölen çocuk gördüm. Sence aşılı olsa o çocuk ölür müydü? 3 Kuruşluk sikindirik bi aşı la! Gitti aslan gibi çocuk! Ondan sonra da gelsin "Kaderi böyleymiş, Allah sevdiği kulunu erken alır, Allah geride kalanlarına uzun ömürler versin" teraneleri...

Beşli karma aşıda bahsedilen influenza menenjiti.

www.doktoramcam.com

Hemophilus influenza tip B aşısı( Hib veya menenjit aşısı)
Menenjit sakatlık, zeka özürü, sağırlık ve körlük gibi birçok eksiliğe hatta iyi tedavi edilmezse ölüme bile yol açabilecek bir hastalıktır.

Hib aşısı halk arasında menenjit aşısı diye bilinir. İsminde geçen influenza kelimesinin belki de aşina olabileceğiniz griple yani influenza virusu ile ilgisi yoktur. Haemophilus influenzae tip b (Hib) ilk 5 yaşta menenjit, kanda iltihaplanma, zatürre ve epiglottit gibi ağır durumlara yol açtığı için aşısı bu yaştaki çocuklara önerilir. 2-6 ay arası görülen menenjitlerin büyük çoğunluğunda sebep Hib’dir. Toplumumuz için sevindirici olan birşey de bu aşının 2007 yılından beri Sağlık Bakanlığımızın ulusal aşı programına alınmış olmasıdır.Bu aşının diğer menenjit mikroplarına karşı koruyucu bir etkisi yoktur.

(Yani meningokok bakterilerinin sebep olduğu ve pnömokok bakterilerinin sebep olduğu menenjite karşı korumuyor).


Routine vaccination:
• Administer MCV4 vaccine at age 11–12 years, with a booster dose at age
16 years.
• Adolescents aged 11 through 18 years with human immunodeficiency
virus(HIV)infectionshouldreceive a 2-doseprimary seriesofMCV4,with
atleast8weeksbetweendoses.SeeMMWR2011;60:1018–1019available
at: www.cdc.gov
• For children aged 9 monthsthrough 10 years with high-risk conditions,
see below.
Catch-up vaccination:
• Administer MCV4 vaccine at age 13 through 18 years if not previously
vaccinated.
• Ifthefirstdoseisadministeredatage13through15years,aboosterdose
should be administered at age 16 through 18 years with a minimum interval
of atleast 8weeksbetween doses.
• Ifthe first dose is administered at age 16 years or older, a booster dose is
not needed.
• For other catch-upissues,see Figure 2.
0
compadrito
(04.07.13)
(1)

otomobil satış temsilcisi maaşı

kibritsuyu
bir opel bayiinde satış temsilcisi olan, yani gelenlere arabaları tanıtan, almak isteyenle işlemleri yapıp arabayı satan bir adamın maaşı ne kadardır? sattığı araba başına prim de alır mı? ortalama ayda eline ne kadar para geçer?sırf meraktan soruyorum.
bir opel bayiinde satış temsilcisi olan, yani gelenlere arabaları tanıtan, almak isteyenle işlemleri yapıp arabayı satan bir adamın maaşı ne kadardır? sattığı araba başına prim de alır mı? ortalama ayda eline ne kadar para geçer?

sırf meraktan soruyorum.
0
kibritsuyu
(04.07.13)
opel'i bilmiyorum ama fiat'ta çalışan iki arkadaşım var. biri 1 yıldır çalışıyor, 1200+prim alıyor. sanırım 1600 tl civarı kazanıyor. diğeri 8 yıldır çalışıyor 1650+prim alıyor. o da 2000 falan kazanıyor.
0
lancelot du lac
(04.07.13)
(5)

1 yaş civarı çocuğu olup dubleks evde oturanlar

kibritsuyu
saçma bir kriter oldu ama naapalım.evet 1 yaş civarında olup her yere pıtı pıtı emekleyen, cesaret ettiği noktada da tutunup ayağa kalkarak yürümeye çalışan ufak canavarın merdivenlerden yuvarlanmasını önlemek için ne yapabiliriz?
saçma bir kriter oldu ama naapalım.

evet 1 yaş civarında olup her yere pıtı pıtı emekleyen, cesaret ettiği noktada da tutunup ayağa kalkarak yürümeye çalışan ufak canavarın merdivenlerden yuvarlanmasını önlemek için ne yapabiliriz?
0
kibritsuyu
(02.07.13)
www.facebook.com

Allah bağışlasın.
0
deadline
(02.07.13)
www.parkzon.com.tr
urun.gittigidiyor.com
hem aşağı hem yukarıya şunun gibi bir kapı yaptırabilirsiniz. herhangi bir marangoz çok ucuza yapabilir.
0
nicki martin
(02.07.13)
Kuzenimde de aynı durum söz konusuydu.
Bundan yaptırdılar.

urun.gittigidiyor.com
0
spikey
(02.07.13)
bu arada ne olursa olsun trabzanlarin arasini falan da dusunmenizde fayda var, seffaf pleksiglassla kapatmak mantikli olabilir.

bir de bu gosterilen emniyet kapilarinin bazilari biraz dandik oluyor, sadece orasinin kapali bolge oldugunu gosteriyor, cocuk ona tutunup kalkarsa ya da yuklenirse kirilabilecek kadar gucsuzler, dikkat etmek lazim, adam gibi marangoz cagirip yaptirmak daha dogru olabilir.
0
co2s2
(02.07.13)
merdiven kapısı yaptırın. eğer hazır satılmıyosa. bahçe kapısı gibi bi şey...
0
compadrito
(03.07.13)
(5)

garanti bankası'na alternatif banka

kibritsuyu
zaten malum sebeplerden dolayı doğuş grubuna gıcıktım lakin mecburiyetten de garanti bankası kullanıyorum. ntv tarih olayı bardağı taşıran son damla oldu.şimdi alternatif banka arıyorum. cari ve geçmiş dönem vergi ve sgk ödemelerini yapabileceğim, her şeye otomatik ödeme talimatı verebileceğim, inte
zaten malum sebeplerden dolayı doğuş grubuna gıcıktım lakin mecburiyetten de garanti bankası kullanıyorum. ntv tarih olayı bardağı taşıran son damla oldu.

şimdi alternatif banka arıyorum. cari ve geçmiş dönem vergi ve sgk ödemelerini yapabileceğim, her şeye otomatik ödeme talimatı verebileceğim, internet şubesi düzenli, kullanışlı, android uygulaması falan olursa şahane olur hangi bankayı kullanalım? başlıklarını okursan hepsi birbirinden kötü. ama birini de kullanmak zorundayım.
0
kibritsuyu
(01.07.13)
ziraat bankası.
yeni internet şubesi fena değil.
android uygulaması var mı bilmiyorum.
0
sutlu nescafe
(01.07.13)
yapı kredi kullanıyorum fena diil, hem koç'un, divan otel filan belki tercih edilir:) android uygulaması var.
0
kaputt
(01.07.13)
Androidde mumkunse uygulama kullanmayın zira güvenlik yerlerde...
0
netadam
(01.07.13)
kesinlikle iş bankası.
0
giderbey
(01.07.13)
yapı krediden uzak dur dostum
0
acemikedi
(01.07.13)
(2)

"fışkiye" olayı nedir?

kibritsuyu
yani anladım belediyenin önündeki fıskiye kırılmış da niye fıskiye değil de fışkiye diyoruz? nereden çıktı bu "fışkiye"?
yani anladım belediyenin önündeki fıskiye kırılmış da niye fıskiye değil de fışkiye diyoruz? nereden çıktı bu "fışkiye"?
0
kibritsuyu
(28.06.13)
arog and cmylmz
0
pause
(28.06.13)
www.youtube.com

fışkkiyeyi kırmasınlar
0
klassno
(28.06.13)
(8)

samsung galaxy s3'teki inanılmaz bug

kibritsuyu
entry olarak da girdim, buraya da yazıp sormazsam çatlarım.bugün fark ettiğim çok angut bir donanımsal bug var bu telefonda. yanı umarım tahmin ettiğim gibi donanımsal değildir de yazılımsaldır, ayarlardan falan düzeltilebiliyordur. yoksa hakikaten angutluğun kitabını yazacaklar.şimdi bu telefonda v
entry olarak da girdim, buraya da yazıp sormazsam çatlarım.

bugün fark ettiğim çok angut bir donanımsal bug var bu telefonda. yanı umarım tahmin ettiğim gibi donanımsal değildir de yazılımsaldır, ayarlardan falan düzeltilebiliyordur. yoksa hakikaten angutluğun kitabını yazacaklar.

şimdi bu telefonda video çekiminde ses kaydını stereo olarak yapabilmesi için iki tane mikrofon var. biri telefonun üstünde (kulaklık girişinin öteki tarafında), biri de telefonun altında tam üsttekinin hizasında. çok iyi düşünülmüş.

lakin düşünülmeyen bir şey var. telefonda video çekerken, videonun düz durmasını istiyorsanız, yani televizyon ekranında, bilgisayar ekranında tepetaklak olmadan, düzgün şekilde izlemek istiyorsanız telefonu sola devirerek çekim yapmanız gerekiyor. yani çekim yaparken menü tuşu sağ tarafta, samsung yazısı sol tarafta kalacak şekilde yan tutmanız gerekiyor. yani telefonun alt tarafındaki mikrofon sağ, telefonun tepesindeki mikrofon sol taraftaki sesleri almalı. ama öyle değil işte. telefonu öyle tutup çekim yaptığınızda sağdaki mikrofon soldaki sesleri, soldaki mikrofon sağdaki sesleri alıyor, ters. bildiğin ters.

inanılır gibi değil.

edit: videosu da varmış: www.youtube.com

soru: ayarlarda "mikrofonların yerini değiştir" gibi bir seçenek var da ben mi bulamıyorum, yoksa samsung gerçekten de bu kadar dangalak bir hata yapabilir mi? video yorumlarına bakılırsa s2'de ve note 2'de de aynı böyleymiş.
0
kibritsuyu
(26.06.13)
Telefonu sola değil de sağa yatirirsan sorunun kendiliğinden cozuleceginin farkindasindir umarım!
0
bebic
(26.06.13)
hehe bebic+1

bir de o ikinci mikrofonun asıl amacı, telefonla konuşurken dış sesleri izole etme amaçlı aslında.
0
utkucbkc
(26.06.13)
telefonu sola değil de sağa yatırdığımda kamerayı tam olarak ters tutmuş olacağımın ve çektiğim videoların tamamının ters, baş aşağı, tepetaklak olacağının da sen ve +1 diyen arkadaş farkındasınızdır umarım. bunu yukarıda da yazmıştım zaten.videoları izlerken televizyonumuzu da mı ters çevirmeliyiz?
0
🌸kibritsuyu
(26.06.13)
@kibritsuyu telefonunun otomatik ekran çevirme özelliğinin olduğunun farkında mısın peki sen?
0
utkucbkc
(26.06.13)
Telefondaki zilyon tane sensorden bi tanesinin telefonun duruş şeklini algılayıp, videoyu ona göre kaydettiginin farkindasindir umarım!
0
bebic
(26.06.13)
video çekimine başlamadan önce telefonu samsung yazısını sağa alacak şekilde sağa yatırdığım zaman VİDEO TERS OLUYOR, BAŞAŞAĞI OLUYOR, TEPETAKLAK OLUYOR, İNSANLAR TEPEDEN ARMUT GİBİN SARKIYOR.

evet telefonun ekranı otomatik çevirebildiğinin farkındayım. videoyu telefon ekranından izlerken nereye çevirsem oraya dönüyor teknoloji işte. ama ben bunu allshare vasıtasıyla tıklayıp televizyonda göster dediğimdetelevizyon bunu ters, tepetaklak, başaşağı gösteriyor. bilgisayara atıyorum 20130625_105823.mp4 şeklinde bir dosya geliyor. tıklıyorum. media player classic denen program açılıyor, o da ne? insanlar yine tepeden armut gibi sarkıyor. yine ters, yine tepetaklak, yine başaşağı. madem telefonu öteki tarafa yatırınca düzgün çekmesi gerekiyor ve bende ters, tepetaklak, başaşağı, armut gibi çekiyorsa, hangi öptüğümün sensörü bozuk ya da hangi kodumun ayarını kurcalamam lazım onu söylerseniz sevinirim. ayrıca o zibilyon tane sensörden bir tanesi madem telefonu nasıl tuttuğumu anlıyor, gerizekalı mı bu sensör, telefonu nasıl tutuyorsam görüntüyü çeviriyor da mikrofonları da sağ/sol değiştiremiyor mu tutuşuma göre?

mail adresi verin göndereyim de inanın nasıl ters çektiğine. yalan söylüyoruz sanki arkadaş.
0
🌸kibritsuyu
(27.06.13)
video çekerken de telefonu istediğin yöne çevir, o yönde ayaklar yere paralel olacak şekilde çekime alıyor. gösterim de yine düz oluyor.
0
utkucbkc
(27.06.13)
olmuyor hocam. olmuyor lan olmuyor işte birader olmuyooor. oluyorsa da bende olmuyor. çektim videoyu. bi mail adresi ver göndereyim. youtube'a yükleyince youtube onu kendi düzeltiyor ters olduğunu youtube anlıyor. vimeo'ya yükledim, thumbnail'i ters gözüküyor, oynatmaya başlayınca düzeliyor. ama ben bunu samsung marka led tv'de düz olarak izleyemiyorum. televizyonum bunu anlamıyor. bilgisayarda media player classic ve windows media player ile denedim. onlar da ters gösteriyor. velhasıl olmuyor ulan işte. nasıl olacaksa onu söyleyin. telefonun bozuk derseniz götürüp garantiye vereyim ters çekiyor videoyu diye.
0
🌸kibritsuyu
(27.06.13)
(6)

boardmarker tahta kalemi nasıl çıkar

kibritsuyu
kirada oturduğum evdeki kombinin üstüne boardmarker denilen mavi renkli beyaz tahta kalemi ile #occupygezi ve #direnankara yazdım kocaman. dün fark ettim ki çıkmıyor lan bu amk. kolonyayla denedim olmadı. asetonla denedim, olmadığı gibi bir de kombinin o fırın boyalı beyaz yüzeyini bozdu.nasıl çıkac
kirada oturduğum evdeki kombinin üstüne boardmarker denilen mavi renkli beyaz tahta kalemi ile #occupygezi ve #direnankara yazdım kocaman. dün fark ettim ki çıkmıyor lan bu amk. kolonyayla denedim olmadı. asetonla denedim, olmadığı gibi bir de kombinin o fırın boyalı beyaz yüzeyini bozdu.

nasıl çıkacak lan bu, ev sahibi görse depozitoyu götüme sokar. siyah olanıyla yazdığım yazılar peçeteyle silince bile çıkıyordu. mavi olanı niye yabıştı kaldı anlamadım.
0
kibritsuyu
(24.06.13)
tinerle falan çıkmaz mı acaba denenebilir.bi de niye kombi :)
0
rock n roll
(24.06.13)
şu asetat kalemlerinin arkasındaki sert silgi ile denediniz mi?
0
ron dennis
(24.06.13)
tiner denemedim. niye kombi? duvara mı yazsaydım abi, evin ortasında, parlak yüzey, siyah kalem de silince çıkıyor diye kombi.

aslında duvara yazsam daha iyiymiş amk, üstünü boyardım giderdi.
0
🌸kibritsuyu
(24.06.13)
doğru duvar daha iyi olurmuş :)
tineri bi deneyebilirsin,en azından denemedim demezsin.
0
rock n roll
(24.06.13)
servisi arayıp önpanelin fiyatını sor. depozitodan daha fazla olamaz heralde...
0
sutlu nescafe
(24.06.13)
Camasir suyu, domestos vs. olabilir.
0
modlar bu benim feykim silebilirsiniz
(24.06.13)
(6)

c segmenti araba tavsiyesi

kibritsuyu
artık çekirdek aile olduğumuzdan renault clio yetmiyor. bir boy büyütelim diyoruz. c segmenti olarak adlandırılan küçük aile arabası olarak önerebileceğiniz araba var mı? alırsam sıfır almayı düşünüyorum ve bütçem de maksimum 55.000 civarı.bagaj hacmi ve düşük yakıt tüketimi çok önemli. hatta fabrik
artık çekirdek aile olduğumuzdan renault clio yetmiyor. bir boy büyütelim diyoruz. c segmenti olarak adlandırılan küçük aile arabası olarak önerebileceğiniz araba var mı? alırsam sıfır almayı düşünüyorum ve bütçem de maksimum 55.000 civarı.

bagaj hacmi ve düşük yakıt tüketimi çok önemli. hatta fabrika çıkışı lpg dönüşümüne uygun olursa, yani lpg taktırmak için sıpsıfır arabanın orasını burasını delmezlerse, buna hazır olursa çok süper olur.

benim aklımda honda civic sedan var. ne dersiniz? vw jetta ve opel astra sedan'a da baktım da hem lpg uyumlu olduğuna dair bir şey göremedim, hem de honda'dan daha pahalı gibi.
0
kibritsuyu
(22.06.13)
Sedan konusunda israrci degilseniz citroen c4 hb oneririm. 55k ya dizel otomatik ve confort plus paketli 0 km alabilirsiniz. Ben citroene karsi cok onyargiliydim 4 ay oldu alali ciddi anlamda memnunum, konfor donanim ve ekonomi olarak cok tatmin edici.
Bagaji sinifinin en genis hacimlisi, ici de gayet genis. Cocuklu aileler icin sikinti yaratmaz. Aabayi almadan once yaklasik 3 ay arastirma yaptim, yuzlerce sayfa forum okudum sonra deneme surusu bile yapmadan aldim.
2. Alternatifiniz de eger sedan istiyorsaniz fluence olabilir.
0
mat couthon
(22.06.13)
55 bin lira verip de lpg muhabbetine girmek bana kalırsa saçma.

mat couthon'a katılıyorum, dizel, orta şeker donanımlı bir c4 50 bin lira civarına satılıyor. o fiyata gerçekten güzel araç.

@freekara fransızlar yapamıyor demek de çok güzel bir kafa gerçekten. o yüzden kaç tane dünya devi fransız marka var.
0
mattiadestro
(22.06.13)
o fiyata skoda octavia çok ama çok güzel bir alternatif olarak gözüküyor.. baya güzel yapmışlar 2013 modellerini. bir gidin yerinde görün derim ben. yakıt tüketimi konusunda da iyi olduklarını biliyorum..
0
copy paste
(22.06.13)
@freekara arabadan ne beklediğin ile değişir o durum. benim için az yaksın biraz da konforlu olsun yeterli. sonuçta cebimdeki para belli. peugeot, renault, sitroen isteklerimi karşılıyor.

arkadaş da aynı durumda muhtemelen. 55 bin liraya maalesef çok fazla seçenek yok. önceki mesajımda söylemeyi unutmuşum, toyota corolla da olabilir.
0
mattiadestro
(22.06.13)
honda civic sedan'a ne diyorsunuz? 1.6 motor premium modeli (en dolu modelin bi altı, en dolu modelden üç eksiği var. sunroof, koltuk ısıtması ve xenon far) eco denen lpg dönüşümüne tam uyumlu motor seçeneğiyle 55.000 lira diyor sitesinde. ha bir de 2000 lira civarı lpg dönüşümü tutsa 57.000 falan. ne dersiniz?
0
🌸kibritsuyu
(22.06.13)
Hondanin bir onceki kasasi cik iyidi, bu kasa ile lgili memnuniyetsizlikler duydm, zaten cok tutmadi piyasada, bir onceki kasa ile kiyasladiginizda beklentilerin altinda oldu. Japonlardan toyota hondaya nazaran satis sonrasinda daha iyidir. 2 el, servis yayginligi vs.
Ancak ben gene de o butceye lpg li araba alip les gibi koku cekmek, kapali otoparka girememek gibi faktorleri goz nunde bulundurun derim.
Donanimhaber forumlarindan aracla ilgili basliklara bir goz gezdirin dilerseniz, ben araba alirken bana cok yardimi olmustu forumun.
0
mat couthon
(23.06.13)
(7)

eşya ile duygusal bağ kurmak

kibritsuyu
böyle lanet bir huyum var abi. sanki o eşya bir canlı, ben ondan ayrılırken üzülüyorum. şimdi 2001 model bir arabam var. artık ufak geldiği için değiştirmek istiyorum ama o benim ilk arabam. neredeyse bütün hayatıma tanık oldu. yıllarca sevgilimi gezdirdim, tatillere gittim, düğün arabası yaptım. ba
böyle lanet bir huyum var abi. sanki o eşya bir canlı, ben ondan ayrılırken üzülüyorum. şimdi 2001 model bir arabam var. artık ufak geldiği için değiştirmek istiyorum ama o benim ilk arabam. neredeyse bütün hayatıma tanık oldu. yıllarca sevgilimi gezdirdim, tatillere gittim, düğün arabası yaptım. bağlandım yani bir bakıma. isim falan koydum arabaya. şimdi ben bunu nasıl satacağım, kesin oturur ağlarım. çok mu saçma duygular içindeyim ben? yoksa herkes yaşıyor mu bunları?
0
kibritsuyu
(22.06.13)
yalnız değilsin abi. ama zamanla unutuluyo...
0
compadrito
(22.06.13)
insanlarla duygusal bağ kurmaktan daha iyi bişey yapıyorsun. tebrik ederim.
0
coripack1
(22.06.13)
bende de var. şimdilik iyi güzel de, anlam yüklediğim, duygusal bağ kurduğum hiçbir şeyi atamaya atamaya evimi çöp eve dönüştürme potansiyelim var ilerki dönemde.
0
master tanya
(22.06.13)
araba diyon ben bazen bir çakmağa bile üzüldüm hacı.
ama geçiyo zamanla
0
seyduna6687
(22.06.13)
dünya malına çok bağlanmak iyi değildir. hatta insanlara bile bağlanmak iyi değildir.
0
kakao
(22.06.13)
ben de öyleyim
0
rock n roll
(22.06.13)
ben hala çalınan motosikletime üzülüyorum 2 yıl oldu
0
blossom
(22.06.13)
(17)

eylemciler kime oy verecek?

kibritsuyu
gezi direnişçileri ve akp karşıtları için soruyorum. evet gezi eyleminde herhangi bir partinin önderliği yok. eylemcilerin de neredeyse hiçbirisi kendini herhangi bir partiye yakın görmeyen insanlar. yani eylem bir parti propagandası değil. herkes özellikle belirtip duruyor chp'li değilim, mhp'li de
gezi direnişçileri ve akp karşıtları için soruyorum. evet gezi eyleminde herhangi bir partinin önderliği yok. eylemcilerin de neredeyse hiçbirisi kendini herhangi bir partiye yakın görmeyen insanlar. yani eylem bir parti propagandası değil. herkes özellikle belirtip duruyor chp'li değilim, mhp'li değilim, bdp'li değilim diye.

iyi de abicim önümüzde seçim var. önce yerel seçimler, sonra genel seçimler. illa ki bir partiye yakın hissedeceksin. ona oy vereceksin. seçimde partilere oy kullanılıyor.

hah kimdir abi peki bu parti? illa yeni bir parti kurulursa, chp'nin çok önemli ölçüdeki oylarını iyice bölecek. zaten on yıllardır yapılan hep bu oldu ve o yüzden chp iktidar olamıyor. yeni parti kurulmazsa, eylemci gençlik chp'ye de oy verir mi vermez mi belli değil. büyük ihtimalle hiç oy kullanmayacaklar yada akp hariç diğer partilere rastgele dağılacaklar. yine akp iktidar olacak.

sonuç olarak eylemcilerin fikrini soruyorum. kime oy verilecek bu durumda? meraktan soruyorum.
0
kibritsuyu
(21.06.13)
apolitik biri olarak ikinci seçeneğin gerçekleşmemesi için chp.ye oy vereceğim. oy kullanmmak istiyorum aslında fakat bu durumda akp yine tek başına farkı açacak.
0
dahinnotha
(21.06.13)
Ben akpnin yuvarlağına hülooğğ yazmayı planlıyorum.

Oy verilecek parti yok. Geçersiz atıcam oyu.
0
sadecece
(21.06.13)
geçersiz bir oy ya da barajın altında kalan oylar matematiksel olarak akp'ye gidiyor diye biliyorum.
o nedenle yeni bir oluşum gelmezse chp'ye oy vermek dışında bir olayım yok.

genç bir arkadaşım da nasıl olsa chp iktidar olamaz diyerek osman pamukoğlu'nun partisine oy vermeyi tercih ediyor. bu adam olayın matematiğini benden daha iyi biliyor ama yine de meclisteki partilerden birine oy vermiyor. chp gıcıklığı çogacaip. haklılar mı gıcık olmakta, evet aslında ama...

gelecek yeni oluşumun chp oylarını bölme ihtimalini ben de ilk ayakta görüyorum ama sandığa gitmeyenlerin oyları ve chp'nin dağılan gıcıklık oyları toplanırsa bir şeyler olabilir belki düşüncesindeyim.
0
kralice maud
(21.06.13)
şu durumda chp tek seçenek,
boş, geçersiz, barajın altında kalan partiye oy vermek veya hiç sandığa gitmemek akp ye
+ oy demek olduğundan chp ye oy vereceğim. ama mesela ( yerel seçimlerde)belediye başkanlığında akp ile kafa kafaya giden başka partiden biri varsa ona oy veririm namussuz şerefsiz bir adam olmadığı sürece tabi.
0
seyduna6687
(21.06.13)
Kufrede kufrede chp ye veririm heralde. Gozumde pek de farkli degiller aslinda chp ve akp ama rte nin gazinin alinmasi sart oldu.
Bdp oyumu alabilirdi ama akp gudumunde olduklari surece zor.
0
chavezding
(21.06.13)
Eylemcilerin yüzde 75 i CHP ye oy verecek diye bir anket vardı geçenlerde haber sitelerinde
0
ne nicki be
(21.06.13)
üstünde hemfikir olunan bağımsız adaylar çıkacaktır. onlara oy verilebilir.

oy vermemek çok yanlış. detayı şurda var:
antik.eksisozluk.com
0
merhum
(21.06.13)
emine ülker tarhan için, muherrem ince için evet chp...

ama kılıçdaroğlu dahil görmek istemediğimiz bir çok milletvekili var.
0
tekil3.şahıs
(21.06.13)
yerel seçimlerde partiye değil adaya oy veririm her zaman. ancak genel seçimlerde parti programı, duruşu, söylemi vs önemli. aynı şekilde bağımsız adaylar da değerli. mesela sırrı süreyya benim bölgemden aday olursa ona veririm oyumu. ya da e.ulker tarhan. ancak sırf chp li diye saçma adaylara oy vermem.
konyada yaşasaydım konya torkunun genel müdürüne akp li de olsa oy verebilirdim. adam ağaçlandırma için yaptıklarıyla fena halde kalbimi kazandı mesela.
böyle.
0
mat couthon
(21.06.13)
vah chp vah! adamlara partisinin vizyonu için değil de başka bir parti karşıtlığından dolayı oy veriyorlar.
0
yemrem
(21.06.13)
+1 chavezding
Bunca zaman hep boş oy kullanan biri olarak (hiçbirinden hazzetmediğim için) son seçimlerde akp kazanmasın diye istemeye istemeye chp'ye verdim. O sebeple yine chp'ye vereceğim herhalde. Yalnız maalesef Kemal Kılıçdaroğlu ile işleri biraz zor. Bari Emine Ülker Tarhan olsa.
0
puc
(21.06.13)
Meclisteki AKP çoğunluğunu azaltabilmek adına CHP. CHP'nin güçleneceğini bilsem AKP'ye veririm daha iyi, ama öyle bir ihtimal yok. AKP meclisteki çoğunluğunu kaybetsin yeter, bir kanun geçirirken önce bi tartışılsın, parti sırf çoğunluktan dolayı yasa geçiremesin. Şuanki dağılımda padişah gibi kanun koyuyorlar.
0
vizdilva
(21.06.13)
Yeni bir parti olmasa bile, üstünde hemfikir olunan bağımsız adaylar çıkmasını umuyorum. Böyle bir durumda benim oyum bağımsız çapulculara.
0
zombi
(21.06.13)
Ben de tutumlarından cok memnun olmasam da tek seçenek olarak kötünün iyisi deyip CHP'ye oy vereceğim zira bölünmeler sadece AKP'nin işine yarıyor.
0
fraise
(21.06.13)
Konda bununla ilgili anket yapıp istatistik toplamıştı:

www.youtube.com
0
long live rock n roll
(21.06.13)
bdp kürt milliyetçisi olmasa ona verirdim. en azından bir duruşları var. şu an #direngezi yazıp akp haricinde o piti piti yapmayı planlıyorum. anti kapitalist müslümanlar bi parti kursa falan.
0
pisekar v2
(21.06.13)
CHP dışında atılacak tüm oylar AKP'ye yarayacağından mecburiyetten CHP
0
beholderrulez
(21.06.13)
(1)

canon 550d'nin vizöründeki sayı

kibritsuyu
yarım deklanşör yaptığımda vizördeki göstergelerin en sağında 9 yazıyor. kitapçığına falan da baktım ama "maksimum çekim sayısı" gibi bir şey yazıyor. nedir bu anlamadım ben. ne demek maksimum çekim sayısı? hiç de lazım olmadı.
yarım deklanşör yaptığımda vizördeki göstergelerin en sağında 9 yazıyor. kitapçığına falan da baktım ama "maksimum çekim sayısı" gibi bir şey yazıyor. nedir bu anlamadım ben. ne demek maksimum çekim sayısı? hiç de lazım olmadı.
0
kibritsuyu
(20.06.13)
www.dpreview.com

nays özellikmiş.
0
cedric tweedledee
(20.06.13)
(7)

oğlum olmadık şeyler yedi, korkuyorum

kibritsuyu
ege'yi biliyorsunuz. 11 aylık oldu. dün sabah bi fark ettim ki yatağındaki yastığın kılıfına elini sokmuş, yastığın kendisini de oymuş, içinin elyaflarını çıkarmış ağzında geveliyor. hemen parmağımı sokup çıkardım ağzından ama bir kısmını yuttu mu, ne kadarını yuttu, ben yakalamadan ne kadar zaman ö
ege'yi biliyorsunuz. 11 aylık oldu. dün sabah bi fark ettim ki yatağındaki yastığın kılıfına elini sokmuş, yastığın kendisini de oymuş, içinin elyaflarını çıkarmış ağzında geveliyor. hemen parmağımı sokup çıkardım ağzından ama bir kısmını yuttu mu, ne kadarını yuttu, ben yakalamadan ne kadar zaman önce o yastığı oydu bilmiyorum. (allah cezanı vermesin senin oral dönem gibi)

bu sabah da mama yedirirken lokma lokma tam buğday ekmeği içi verdim. 2-3 lokmadan sonra bi baktım ki ekmeğin kalan kısmı biraz küflenmiş. yediği kısımda var mıydı bilmiyorum, muhtemelen vardı.

çocuğun görünürde bir sıkıntısı yok. yani 4-5 gündür biraz öksürüğü var ama üşütmesine yorduk. 3-5 gün önce elyaf yemiş de hala öksürüyor olabilir mi mesela? sırf bunun için de doktora telefon etmek istemedim, çünkü böyle şeyleri sorunca "yook yav nolacak onlardan, normal böyle şeyler" diyen bir doktorumuz var. iyice galip derviş modeli pimpirikli baba gibi olmamak için doktorumzua değil de size sorayım istedim. bir şey olur mu bunlardan?
0
kibritsuyu
(20.06.13)
pimpirikliliğinizi dokturu aramak için değil de bebeğinizi kontrol altında tutmak için kullanın bence. daha çok ufakmış. 2,3 yaşlarında solunum yoluna kaçabilecek oyuncaklardan, eşyalardan çok çekersiniz bu dikkatsizlikle.

ekmek minikmiş zaten, o kadar küften birşey olmaz. zaten aşırı küflü olsa tadını farkeder çıkarırdı.
elyaf da yapısı itibariyle yutabileceği bir şey değil, ağzında gevelemiştir en fazla.
0
kenar
(20.06.13)
bebeğimizi kontrol etme konusunda birçok anne babadan daha pimpirikliyiz diyebiliriz. bebek sahibi olmayan bilmez arkadaşlar. dikkatli diyorsunuz da bebek bu. ne kadar da dikkat etsen bir yolunu bulup bir şeyler kurcalıyor. cumartesi günü üç kişi gözümüzün önünde hiç yapmadığı şeyi yapıp tutunarak durduğu yerden elini bırakarak yürümeye çalıştı, biz a-aa yürüyo lan diyip kontrole alana kadar da düşüp kafasını dolaba çarptı. anası, babası, dedesi üç tane koca adamın gözünün önünde, ayağının dibinde. evin hiçbir yerinde boğazına kaçabilecek bir şey, ev kazasına neden olabilecek bir şey yok. düşüp çarpmalara karşı köşeler korumalı, prizler korumalı, dolaplar kilitli. gece uyuduğu yatağında kılıfının içinde duran yastığı yorganı oynayıp parçalamışsa biz bunu nasıl fark edebiliriz ki suç üstü yakalamadan? ya kamera koyup 24 saat kayıt altına alıp izleyeceğiz, ya başında bütün gece dikilip izleyeceğiz. bu dediğimi dikkat ile nasıl engelleyebiliriz?

ha evet geriye kalan ekmeğin üzerindeki mercimek kadar küfü görünce huylandım, koparıp verdiğim kısımda yeşil yeşil küfler yoktu eminim, o kadarına da bakıyorum. ama kalan kısımda mercimek kadar yeiş küfün yanında henüz yeşermemiş, ekmeğin kendi renginde organizmalar vardı yakından bakınca. dikkatsizlik dediğiniz bu ise biraz dikkatsizlik olmuş hakikaten.
0
🌸kibritsuyu
(20.06.13)
sakin sakin, küfü yese bile bişey olmaz ekmek küfü bir lokmayla zehirlemez. elyafı da yutmamıştır muhtemelen.
yalnız oral dönem sıkıntı hakketen en çok da altını değiştirirken yalnız bırakmayın. alt açılınca zaten bi keyif bi enerji geliyor çocuklara, iyice ne bulurlarsa saldırıyorlar.
ne kadar pimpirikli olursanız olun çocuk bu, olur böyle şeyler.
0
niye ama
(20.06.13)
babamin yakın bir arkadasinın kızı annesi çalıştığı icin,istedikleri gibi bir bakıcı bulamadıkları icin arada sırada gelip bizde kalıyor.Bundan bir buçuk ay önce babasi sabah bize bırakırken ' dikkatli olun dun aksam oyun oynarken küçük lastik bir tokasi vardı,sanırım onu yuttu.Her yerde aradık bulamadık,yatağın icinde de degildi dedi.' Şaşırdık ama kıza hicbir sey olmadı.

Geçenlerde doktora gittiğinde sormuşlar;'normalde yutamaz,baska bir yere düşürmustur siz yuttu sanmissinizdir hem yuttuysa da o an boğulmadıgi sürece bir sorun olmaz' demiş.

Bütün bebekler arada sırada boyle seyler yapıyorlar sanırım,korkmanıza gerek yok diye düşünüyorum ben.
0
fraise
(20.06.13)
İkizlerim var ve tek bakıyorum. Ben yetişene kadar klozete ellerini bile soktukları oldu. Bağışıklık sistemleri kuvvetlenir en fazla diye kendimi avuttum. Temel güvenlik önlemlerini aldıktan sonra çok fazla takmayın derim ben. Bebekler sandığımızdan daha güçlü ve dirençli.
0
ev hapsi
(20.06.13)
böyle durumlarda en iyisi gözlemdir. yemesi, içmesi, kakası gözlemlenir. bence de bişi olmaz pek. en fazla bağışıklık geliştirir. tabi daha fazla elyaf yutmasa iyi.
0
kediebesi
(20.06.13)
ekmeğinizi buzdolabında saklayın.

yastığını değiştirin. sağlam bi şey olsun, kıyısından köşesinden elini sokup malzeme araklayamasın içinden...
0
compadrito
(21.06.13)
(4)

kurtlar vadisi (ilk seri)'den iki sahne arıyorum

kibritsuyu
öncelikle (bkz: derdimi sikeyim)sonralıkla tarif edeyim. 2003-2005 yılları arasında yayınlanan ilk seri kurtlar vadisi'nin 54. bölümünde bir sahne vardı. bilenler bilir. abdülhey hüsrev ağa'nın sağ kolu olan şehmuz'a erdal itoğluitinin cesedini getiriyordu. abdülhey bunu polat'ın gönderdiğini söyley
öncelikle (bkz: derdimi sikeyim)

sonralıkla tarif edeyim. 2003-2005 yılları arasında yayınlanan ilk seri kurtlar vadisi'nin 54. bölümünde bir sahne vardı. bilenler bilir. abdülhey hüsrev ağa'nın sağ kolu olan şehmuz'a erdal itoğluitinin cesedini getiriyordu. abdülhey bunu polat'ın gönderdiğini söyleyince şehmuz ellerini taşak avuçlama hareketi yaparak "senin abinde naah bu gadar var" diyordu. şehmuz'un canlandıran nedim doğan'ın hatırasına bu sahneyi arıyorum. dvd rip olanlarını buldum lakin ilgili sahne kesilmiş. tv rip'lerde mevcut.

hatta aynı bölümde polat abdülhey'e soruyordu "naaptı şehmuz" diye, abdülhey de aynı hareketi yapıyordu, kah kah gülüyorlardı.
0
kibritsuyu
(20.06.13)
okumam ile gözlerimden yaşlar boşalıncaya kadar gülmek ve sonrasında internet geçmişini taramak suretiyle ulaştım.
www.yaygara.tv
umarım link işe yarar, tüm seriyi tekrar bu siteden izlemiştim.
0
bitbit
(20.06.13)
tr.wikipedia.org(dizi)

bu belki ilgini çekebilir oyuncular vs ama bir sürü hata var , mesela nesrin çakır 97. bölümde trafik kazasında öldü diyor.
0
bitbit
(20.06.13)
yok abicim maalesef bunda da kesmişler. ilgili sahnede "lan alın bunu gömün" derken ellerin taşak avuçlama şeklinde olduğu görülüyor da o dediği laf bunda da kesilmiş. bu da dvd rip. televizyondaki ilk yayınında vardı bir tek. hatta bir yerden bulmuştum bunu. silmediysem bilgisayarda vardır aslında ama bulamadım. bulursam yüklerim birlikte güleriz.
0
🌸kibritsuyu
(20.06.13)
tam dört yıl sonra buldum. birisi youtube'a yüklemiş.

izlemek isteyenler için:

www.youtube.com
0
🌸kibritsuyu
(15.06.17)
(6)

gizli şeker, insülin direnci vs. tahlili

kibritsuyu
sevgili arkadaşlar. bu gizli şeker denen, insülin direnci denen mevzudan şüpheleniyorum. doktora gideceğim lakin ondan önce bir kan tahlili yaptırmak istiyorum. yakınlarımda bir poliklinik var fakat orada bu konunun uzmanı doktor yok. gidip "kan tahlili yaptırmak istiyorum şunu şunu istiyorum" falan
sevgili arkadaşlar. bu gizli şeker denen, insülin direnci denen mevzudan şüpheleniyorum. doktora gideceğim lakin ondan önce bir kan tahlili yaptırmak istiyorum. yakınlarımda bir poliklinik var fakat orada bu konunun uzmanı doktor yok. gidip "kan tahlili yaptırmak istiyorum şunu şunu istiyorum" falan diyip kan tahlili yaptırabiliyorsunuz (lütfen bunun doğruluğunu yanlışlığını anlatmaya çalışmayın, yaptığım doğru bir şey olmayabilir farkındayım).

şimdi sorum şudur ki benim bu gizli şeker, insülin direnci konusunda fikir vermesi için hangi kan tahlillerini yaptırmam gerekiyor?

şimdi eminim ki oradaki kan tahlili isteyecek doktora gizli şeker için, insülin direnci için tahlil yaptırmak istiyorum desem kesin bir şeyleri eksik yazacak. ben yazıp eline vereyim de hepsini tam istesin.
0
kibritsuyu
(19.06.13)
hocam bu konuda ders vermemeniz gerektiğini özellikle rica ettim. evet benim zihniyetim bu. keyfi olan cevap versin, kanına dokunan da cevap vermesin tamam mı? oradaki sürgün yemiş, hayattan bezmiş adama şikayetimi söyleyip anlamadığı şeylerin tahlilini yapsın istemiyorum ben. her doktor her haltı bilmiyor maalesef. öyle bir memleketteyiz. kalçası ağrıyan annemin çekilen kalça grafisine ve mr'ına bakıp "ben bundan anlamam, ben sadece kırık çıkıktan anlarım" diyen bir ortopedist çalışıyor ankara'nın en büyük ve en lüks özel hastanesinde biliyor musunuz? şimdi ben nasıl güveneyim konunun uzmanı olmayan adamın tüm tahlilleri tam isteyeceğine?
0
🌸kibritsuyu
(19.06.13)
böyle şeylere neden bu kadar celallenilir anlamamki, adam yaptırmak istediği tahlil/tahliller icin bir ön bilgi sahibi olmak istemiş, zaten buradan aldıgı listeyi de gidip doktorun eline verecek degildir cok cok büyük ihtimalle, "hekim arkadaş varsa da cevap vermesin" bu nedir ya? olması gereken bence şudur ki hekim arkadaş varsa bu soruya kendi uzmanlıgı cercevesinde cevap verip, üstüne üstlük genelde şunu yazmazlar sen bunu da istiyorum diye ekstra yol göstermeliler
diye düşünüyorum
Soruya gelince
aynı şikayetlerden süphelendim, önce medikoda açlık tokluk insülin değerlerine baktırdım. Sonra cıkan sonuca istinaden beni endokrin polikliniğine yönlendirdi (ref aralıgından yüksek cıkmıştı) orada birkaç saat şeker yüklemesi yapıp kan aldılar ve kan şekeri değerine baktılar. Sonrasında da glisemik endeksi düşük yiyecekler içeren bir diyet verdiler, onu uyguladıktan sonra da kontrole cagırdılar. Diyet sonrası insülin direnci kırılmıştı (son cümle sonucu merak edenlere :)
0
primetime
(19.06.13)
yakinlarinizdaki plonikigin aile saglik merkezi var mi? (bunlar devletinki gibi olmayanlar) orada bir sansinizi deneyebilirsiniz. ben de yaptirmistim aynisi ve bunun icin aile saglik merkezine gitmistim istanbulda. yalniz bunu ozel saglik sigortam karsilamisti o yuzden anlasmali bir kurum yeterli olmustu. yapi kredi sagligin ankaradaki anlasmali kurumlarini buldum bir arayip sorabilirsiniz belki. ( tahlil sonuclarim ulasabilecegim bir yerde olmadigindan dolayi tam olarak cevap veremedim sorunuza ama belki bir yardim olur diye yaziyorum)
gecmis olsun
www.yksigorta.com.tr
0
65 derece
(19.06.13)
Tam tamına 10 saat oruçtan sonra, kan vereceksin abicim.

Gece saat 10'dan sonra bir şey yeme ve ertesi sabah saat 8'de kan ver mesela. Bunun gibi... Su içmek serbest. Onun dışında her şey yasak bu 10 saat süresince.

Yapılacak testler, Açlık Kan Şekeri, Açlık İnsülini, Hemoglobin a1c (Hba1C) ve C peptid

Bunlar yapılsın. Bunların sonucuna göre, ya

Oral Glukoz Tolerans Testi ve Eş zamanlı insülin de yaptırırız, ya da,

günde bi saat yol yürü, (hem beline de çok iyi gelir)
tatlıyı azalt,
koladan, gazozdan, aystiden dörtnala uzaklaş,
günde iki porsiyondan fazla meyve yeme,
ekmeğe, makarnaya, pizzaya abanma, kibar ve insanî ölçülerde ye

gibi önerilerde bulunuruz.

Hazır kan alınmışken, "tüm metabolik panel"e bakılması da, "senede bi defa kabilinden" şık bir hareket olur.

"Biz açlık insülini bakamıyoruz" filan derlerse, dörtnala uzaklaş oradan.

Hatta, mesleğinle alâkalı olarak, ben senin yerinde olsam, paraya kıyar ve Vitamin D3 seviyesine de baktırırdım.
0
compadrito
(20.06.13)
al buyur işte abi. ben bilmiyor muyum olacakları? burada compadrito üstadımın yazdığı tahlilleri de kağıda yazdım gittim üstelik. dedim ki özel bir doktora gittim, insülin direnci için, gizli şeker için tahlil istedi, bunları yaptırmak istiyorum diye. sanki ben hiç insülin direnci dememişim gibi, sanki compadrito "açlık insülinine bakmıyorlarsa oradan kaç" dememiş gibi, sanki kağıda yazıp vermemişim gibi sen insüline minsüline bakma. açlık kan şekeri, o kadar, yallah. hazır kan alınmışken şuna şuna da bakılsın falan zaten yok. benim evde parmağımın ucunu delip ölçtüğümden gayrı bir şey istememiş. insülin direncine bakılacak ama açlık insülinine bakılmayacak. bilmiyorum. doktor değilim ama bana çok saçma geldi. sonra gelip buradan sorunca yok efendim doktora saygısızlık. adım gibi eminim o doktor benim ne için test yaptırmak istediğimi bile anlamadı. "şeker" lafını duyunca şekerimi ölçtü o kadar.
0
🌸kibritsuyu
(21.06.13)
abicim o doktor insülin direncinin ne olduğunu bilmiyodur bile. açlık insülin sonucu bilinmeden, insülin direnci ölçülemez.

Tunus Caddesi No: 95 06680 ANKARA
Tel: 0 312 468 70 10 (9 hat pbx)
Tel: 0 312 427 81 70 (4 hat pbx)
Fax: 0 312 427 81 74
Çalışma Saatleri: Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi: 08.30 - 20:00, Pazar: 08:30 - 18:00

Gördüğün üzere, Düzen laboratuarı haftada 7 gün çalışıyor.

Gidiyorsun oraya, paraya kıyıyorsun ve bu dediğim dört teste baktırıyorsun.

açlık kan şekeri
açlık insülini
hemoglobin a1c
c-peptid

bu sonuçları bana yazıyosun, ben sana insülin direncini hesaplıyorum. (Düzen bu hesaba da ayrıca para alıyo galiba. Onu ödemeyesin diye yani). Eğer bunlarda bi anormallik varsa,

oral glukoz tolerans testi ve eşzamanlı insülin

ile belki vitamin D3 seviyesi de baktırırsın.

herhangi bir doktor istem kağıdına filan lüzum yok. orada zaten doktor var. gidip o doktora, "ben bu testleri yaptırmak istiyorum" diyeceksin. o da sana "ne kadar akıllı bi adammışsınız siz! hekim misiniz yoksa?" diyecek.

pahalıdır bunların tamamı ama senin sağlığından daha değerli değildir. Ege bebek babasız kalmasın!
0
compadrito
(23.06.13)
(1)

mıknatıslı pano arıyorum - ankara

kibritsuyu
arkadaşlar, ofiste üzerine notlarımı asabileceğim mıknatıslı pano arıyorum. ankara'da nereden alabilirim? internette çeşitli sitelerde buldum ama hem siteye güvenemedim, hem de onun için kargo falan uğraşmak istemiyorum. büyük kırtasiyelere falan sordum yok, hep iğneyle saplamalı mantar pano var.gör
arkadaşlar, ofiste üzerine notlarımı asabileceğim mıknatıslı pano arıyorum. ankara'da nereden alabilirim? internette çeşitli sitelerde buldum ama hem siteye güvenemedim, hem de onun için kargo falan uğraşmak istemiyorum. büyük kırtasiyelere falan sordum yok, hep iğneyle saplamalı mantar pano var.

görerek alabileceğim bir yer biliyor musunuz?
0
kibritsuyu
(15.06.13)
dusunuyorumoyleysevurun
(15.06.13)
(3)

biber gazı ve lens

kibritsuyu
daha önce de soruldu biliyorum.1 haziran ankara kızılay'da gözümde lens varken biber gazına maruz kaldım. gaz bulutunun içinde kalmadım ama uzağa atılan gazdan üç sefer etkilendim. yaklaşık 2 saat kadar gözümde o lenslerle durdum. keyfimden değil, eve gidene kadar mecburiyetten. çıkarıp atsam burnum
daha önce de soruldu biliyorum.

1 haziran ankara kızılay'da gözümde lens varken biber gazına maruz kaldım. gaz bulutunun içinde kalmadım ama uzağa atılan gazdan üç sefer etkilendim. yaklaşık 2 saat kadar gözümde o lenslerle durdum. keyfimden değil, eve gidene kadar mecburiyetten. çıkarıp atsam burnumun ucunu göremiyorum çünkü. o gün pek bir olumsuz etkisi olmadı. eve gelince de lensleri çıkarıp çöpe attım. o gün bugündür de gözlük takıyorum.

lakin bu sabah yepisyeni sıfır lenslerimi açıp gözüme taktım ama gözlerim çok fena sulandı. biraz durayım geçer dedim, duramadım. çıkarıp kutuya koydum, yine gözlük taktım.

ne oldu şimdi sıçtım mı gözlerimin içine? psikolojik midir? ne dersiniz?
0
kibritsuyu
(12.06.13)
hayır o günden sonra lensle veya lenssiz olarak, tekrar gaza veya başka bir şeye maruz kalmadım.

lakin o günkü lensli halimle biber gazı yemiş olmam, gözlerime, korneaya falan kalıcı bir hasar bırakmış falan olabilir mi diye endişeliyim.

hayır bir ihtimal de alerjik rinit sahibi bir insanım. şu günlerde zaten normalin üstünde bir göz yaşarması ve hapşırıkla mücadele ediyorum. ondan da olabilir. ama gaz yemeden önce de vardı, lens bir sıkıntı yaratmıyordu.

bana biraz psikolojik gibi geliyor ama.
0
🌸kibritsuyu
(12.06.13)
kalıcı olmasa da gözde lens varken biber gazına maruz kalmanızdan dolayı, gözde ufak tefek kılcal damar problemleri, gözünüzün oksijensiz kaldığı için hassaslaşması falan sözkonusu olabilir. bir doktora görünün belki göz damlası falan verir, kalıcı ciddi bir problem olsa lens takmadan da belli olurdu bence de.
0
alice practice
(12.06.13)
psikolojik diyorum ben. lensle çeşit çeşit biber gazı da yedim, çeşit çeşit solüsyon da sürüldü üstüne. o lenslerle geceleri geçirmek zorunda da kaldım, olumsuz bir etkisini görmedim. o yüzden psikolojiktir.
0
devilred
(12.06.13)
(4)

neden taklit marka?

kibritsuyu
bunu geçen yıllarda yine sormuştum. cevaplar tatmin etmemişti, o yüzden bir kere daha sormak istiyorum. lütfen sormak istediğimi doğru anlayın.daha çok giyim ürünlerinde rastladığım bir durum. üreticiler neden "taklit marka" kullanıyorlar, kullanmak zorunda hissediyorlar?örneğin ayakkabı. üstüne dör
bunu geçen yıllarda yine sormuştum. cevaplar tatmin etmemişti, o yüzden bir kere daha sormak istiyorum. lütfen sormak istediğimi doğru anlayın.

daha çok giyim ürünlerinde rastladığım bir durum. üreticiler neden "taklit marka" kullanıyorlar, kullanmak zorunda hissediyorlar?

örneğin ayakkabı. üstüne dört tane çizgi çekmiş, markasına da abidas demiş. ucuza satıyor.

şimdi buraya not düşeyim, "herkes senin gibi zengin değil, durumu olmayanlar alıyor onu hede hödö" yazaacak taşkafalar siz ayrılın kenara.

niye ucuza ayakkabı satıyorlar demiyorum. niye üstüne "abidas" diye taklit marka basıp, adidas'ın amblemini taklit ediyor diyorum. çünkü bu ayakkabıyı alacak kişi markaya önem verilen bir ortamda giyecekse zaten ortamın taşak oğlanı olur. yok markaya önem verilmeyen bir ortamda giyecekse, sadece ucuz olsun diye alıyorsa üstünde abidas yazmasa da olur. hiçbir şey yazmasın.

niye illa taklit marka basılıyor? düz, boş olarak satılsın. ya da kendi markasını bassın. niye illa taklit?
0
kibritsuyu
(05.06.13)
samsunda rus pazarı var, yerli üretim adidas, nike vs. satılıyor. oradan alışveriş yapan insanların gidip nikedan ayakkabı alacak parası yok ama nike giymek istiyor bu yüzden gidip nixe alıyorlar 15 liraya. şahsen ben utanırım almaya, giderim 20 liraya kinetixdi zarttı zurttu alırım. ayrıca oradan alan insanların çoğu da bilmiyor onların taklit olduklarını( hmm adidas diye bir markanın böyle bir ayakkabısı varmış, bunlarda abidas yapmış demiyor yani )
0
utkucbkc
(05.06.13)
evvela şunu belirtmek isterim; marka ismi vermeyeceğim lakin, bazı taklit diye satılan ürünler Türkiye içinde üretiliyor, orijinal markaların Çin' de üretilen ürünlerinden çok daha dayanıklıdırlar. gerek boyası, gerek dikişi gerek kumaşı ile.

diğer bir boyutu olarak, yine marka vermeyeceğim lakin dünya üzerinde çok büyük markalar olduğu bilinen markaların bazı ürünleri Türkiye' de üretiliyor. oraya gitmek için denetimden geçemeyen ürünler, burada yine marka logosu yahut bazen logosu sökülerek satılıyor. fiyatlarını da biliyorum hadi girmeyeyim :)

sizin bahsettiğiniz konuda ise, ilk bakışta ayırt edilemeyecek olarak basılan markalar var. bu ürünler zaten pazarlarda, kapalı çarşı yanında, sultanahmette, aksarayda falan satılıyor. marka bağımlısı birisi elbette gidip almayacaktır, dalga konusu dediğiniz gibi. burada işin özü, o markayı değil, markadaki bir modeli beğenen birisine o modelin kopyasını satmaktır. kendi logosu yahut boş olarak satsa o model olduğunu bilmeyecektir. bir nebze bu kitle hedefleniyor. saatlerde de mesela aynı durum söz konusu. patek philippe modelidir o, amaç patek philippe takıyorum demek değildir.
0
ohtararan
(05.06.13)
müşteri: abi abidas ne ya bu kadar mı çakma olur.
satıcı: kardeş adidasa bu adamlar üretim yapıyor, bu da kendi markaları.
müşteri: )(=++'^=(+%=^'!

bana kalırsa olay şekildir, sonuçta yolda yürürken kimse ayağındaki adidas mı abidas mı diye bakmaz fakat görüntü itibariyle hepsi adidastır.
0
dibini gor
(05.06.13)
Tasarım'ı bedavaya getiriyorlar bence. Renk seçimi, ayakkabının şekli, desenler vs, güzel görünüyor.
0
franz kafka
(05.06.13)
(2)

araba sahibi olmak için

kibritsuyu
ehliyet sahibi olmak şart mıdır? yani benim ehliyetim yok diyelim. gidip araba satın alabiliyor muyum?
ehliyet sahibi olmak şart mıdır? yani benim ehliyetim yok diyelim. gidip araba satın alabiliyor muyum?
0
kibritsuyu
(05.06.13)
alabilirsin sadece kullanmamalısın
0
sirena
(05.06.13)
benim de ehliyetim yok,ama arabam var.alabilirsin
0
rock n roll
(05.06.13)
(4)

siyah beyaz film banyosu

kibritsuyu
öncelikle daha önce hiç yapmadım ve internette okuduğum yazılar ve izlediğim videolar dışında hiç bilgim yok. uygun ekipmanı ve kimyasalları edindiğimde banyoda kendi kendime filmi yakmadan becerebilir miyim bu işi? kursu mursu var, kurs falan illa gerekli mi? yapmak istediğim şey film banyosu. kart
öncelikle daha önce hiç yapmadım ve internette okuduğum yazılar ve izlediğim videolar dışında hiç bilgim yok. uygun ekipmanı ve kimyasalları edindiğimde banyoda kendi kendime filmi yakmadan becerebilir miyim bu işi? kursu mursu var, kurs falan illa gerekli mi? yapmak istediğim şey film banyosu. kart baskısı değil. sadece film banyosu kolay görünüyor.
0
kibritsuyu
(30.05.13)
yaparsın. ışıktan tamamen izole bir ortam yaratman lazım.
bir adet film yıkama tankı ve film spirali gerekli. filmi asarak kurutmak için de mandallı askılar var.
kullandığın filmlerin kutularını atma, farklı ürünlerin banyo süreleri farklı, kutuların iç yüzünde yazıyor o teknik bilgiler; lazım olur.
bir de kimyasalların yanında, mümkünse saf su lazım.
(online teknik destek veririm gerekirse) =)
0
kobuzchu kiz
(30.05.13)
peki ışıktan izole ortam sadece filmi spirale sarıp tanka koyana kadar mı? tanka koyup kapattıktan sonra ışığı açabilri miyiz? yoksa bütün o kimyasal ekleme dökme işini de karanlıkta mı yapıcaz? tankın kapağını açıp geliştiriciyi koyarken ışık alacak mı?
0
🌸kibritsuyu
(30.05.13)
filmi spirale sarıp tanka yerleştiriyorsun, tankın kapağının tam olarak kapandığından emin olunca ışığı açıyorsun. benim tam anlamadığım bir tasarım dolayısıyla, tanka sıvı doldururken (ve tanktan sıvı dökerken) ışık almasını engelleyen ikinci bir kapak var.
0
kobuzchu kiz
(30.05.13)
basit bir sey. gerekli donanimlar varsa yaparsin. en zor kismi karanlikla filmi spirale sarmak. onun icin de elinde varsa yanmis bir makara filmle aydinlikta bir iki kere pratik yap. elin alissin.
0
chavezding
(30.05.13)
(3)

fotoğrafçılara teknik bir soru

kibritsuyu
aşağıdaki duyurulardan birinde gördüğüm bir fotoğraf: http://thesportpicz.com/wp-content/uploads/2013/05/Casey-Stoner-Racing-Moto-GP-Sport-HD-Wallpaper.jpgbu fotoğrafta bir hile, bir fotoşok falan mevcut mu?niye? arka planda ve tekerleklerde hareket var. yavaş enstantane ile çekilmiş. lakin motor ve
aşağıdaki duyurulardan birinde gördüğüm bir fotoğraf: thesportpicz.com

bu fotoğrafta bir hile, bir fotoşok falan mevcut mu?

niye? arka planda ve tekerleklerde hareket var. yavaş enstantane ile çekilmiş. lakin motor ve adam aşırı net ve keskin görünüyor. ilk bakışta çok başarılı bir pan tekniği uygulaması gibi. lakin pan tekniği ile çekilmiş fotoğraflara baktığımda görüyorum ki ne kadar başarılı çekilirse çekilsin sabit olması gereken konunun ucundan kıyısından mutlaka kaçıyor, bu kadar net olmuyor. yani öyle yavaş enstantane ile pan tekniği çekip (ki bilen bilir bu teknikte makineyi konuyla birlikte oynatmanız lazım) konuyu bu kadar mükemmel sabitlemek mümkün değil bence. üstelik de hani motor da yatay düzlemde dümdüz hareket etmiyor hani yatay ve dikey hareketi ayrı vidalarla sabitlenip gevşetilen bir tripod kafası ile sadece yatay şeysini gevşetip çekilmiş de olamaz. motor da makine de düz durmuyor, çapraz.

ne dersiniz, oynanmış mı sizce?
0
kibritsuyu
(28.05.13)
Pan yapmak için düşük enstantane uygulamak gerekmiyor illa ki. Sen 1/500'le bile çeksen tekerlek zaten öyle çıkacak, o çok hızlı. O kadar olmasa da motor da hızlı, yani motora odaklanarak panlamayı başarabilirsen arka planın da öyle olması normal.

Motorun yatay ve düşey hareketleri var, doğru. Ama düşey/yatay hızı en fazla 1/100'dür. (1 km/saat değildir kesin düşey hız) Yani düşey hız çok küçük, ve dediğim gibi 1/500'le filan çekersen o hız görünmez.

Şimdi esas soru; motor bu hızda giderken o motora odaklı panlamak mümkün mü? Bence zor ama mümkün. Bu fotoğrafı çeken adamın işi o zaten. Ona göre tripod kurup yerleştiriyor. Bunu da ilk seferde çıkarmıyor elbet, 50 tur dönüyor adamlar, hızlarını biliyor vs. Öyle bir şey var mı bilmiyorum ama, otomatik bir hızda dönen tripod kullanılıyordur muhtemelen.

Yani bence legit.
0
long live rock n roll
(28.05.13)
evet dediğiniz gibi 2yön olmasından dolayı pan uygulamak kolay değil.

kabuzchu kiz ın dediği gibi varsa da mükemmel uygulamışlar , ancak ve ancak

motorun gidiş yönü belli , yakalaması imkansız değil ama tekerleklerin yönü çok bir bambaşka olmasından dolayı adamın net tekerleklerin flu olmasında bir mantık hatası olduğunu düşünmüyorum.
0
sadun.net
(28.05.13)
bence oynanmış, eğer çok kısa ama çok hızlı bir pan durumu yoksa(ki çok zor) yol kenarındaki çizgilerin kırmızı ve beyazlarının daha fazla üstüste binmesi beklenirdi. bana kalırsa hızlı enstantaneyle çekilip arka plana efekt uygulanmış, tekerlekler çok hızlı olabileceği için onlar doğal olabilir. görüşüm profesyonel değil bu arada.
0
yakuza123
(28.05.13)
(2)

rihanna konseri???

kibritsuyu
bildiğim kadarıyla inönü stadyumunda yapılacak. ve de tribünden de bilet satıldı.e abicim son lig maçında beşiktaş taraftarı hatıra diye stadyumu talan etti, ne koltuk bıraktı ne tribün. şimdi tribünden vip bilet diye alan adam taşa, daha da kötüsü yarısı kırılmış birazı kalmış sivri koltuk plastiği
bildiğim kadarıyla inönü stadyumunda yapılacak. ve de tribünden de bilet satıldı.

e abicim son lig maçında beşiktaş taraftarı hatıra diye stadyumu talan etti, ne koltuk bıraktı ne tribün. şimdi tribünden vip bilet diye alan adam taşa, daha da kötüsü yarısı kırılmış birazı kalmış sivri koltuk plastiğine mi oturacak? iki gün sonra yıkılacak stadyuma konser için yeni koltuk mu takılacak? nasıl olacak?
0
kibritsuyu
(28.05.13)
Koltuklar vodafone tarafindan takilacak cunku yonetim insanlarin bu sekilde yagma yapmasi durumunda karismayacagini bildirmis anlasma yaparken
0
kegums
(28.05.13)
sahanın çimlerini bile rulo yapıp söktüler. saha içi, yok bilmem diamond circle falan diye binlerce lira verilmiş en süper yerlerde de çamura bata çıka konser dinlemeyeceklerdir herhalde.
0
🌸kibritsuyu
(28.05.13)
(6)

canon 550d'ye ne lens alalım?

kibritsuyu
18-135 mm ve 50 mm 1.8 var. abi herkesin çantasında mutlaka bulunmalı hede hödö diye aldım bu 50mm'yi, dedim diyaframı da iyi, ege'nin flaşsız fotoğraflarını iyi çekerim. bu ne biçim lens abi bir netleme motoru bu kadar mı yavaş bu kadar mı kütük olur yahu, ampul ışığında fotoğaf çekeyim dedim (kıpı
18-135 mm ve 50 mm 1.8 var. abi herkesin çantasında mutlaka bulunmalı hede hödö diye aldım bu 50mm'yi, dedim diyaframı da iyi, ege'nin flaşsız fotoğraflarını iyi çekerim. bu ne biçim lens abi bir netleme motoru bu kadar mı yavaş bu kadar mı kütük olur yahu, ampul ışığında fotoğaf çekeyim dedim (kıpırdanıp duran bebek fotoğrafı) 6400 iso'da kullanabileceğim en yavaş enstantane ile (1/60) 18-135'in diyaframı yetmedi. 50mm'yi taktım, eh ışığı kurtardık da lan vızz t-t-t-t-t-t vızzzz t-t-t-t-t şeklinde bir netleme olayı var. önce netliği sonuna kadar boz, sonra minik minik adım adım adım doğrusuna denk getirmeye çalış. e bebek de durmuyor ki yerinde. bir fotoğrafı bile netleyemedi kodumun lensi. zaten de prime olması memnun etmedi beni. insan biraz kadraj ayarlamak istiyor.

tamron 17-50 f2.8 sabit diyafram bir lens. netleme hızı nasıldır? bütçe ayırayım mı dersiniz?
0
kibritsuyu
(27.05.13)
birkaç hafta önce tamron 17-50 aldım, 50mm 1.8 de sahibiyim. İkisi de güzel lensler, video çekiminde 50mm'yi de çok seviyorum.

Anladığım kadarıyla liveview modunda(ekranla) fotoğraf çekiyorsunuz. O yüzden netleme hızı o kadar yavaş! Vizörden bakarak odaklarsanız farkı göreceksiniz. Bunun sebebi de işlenmesi gereken veri miktarlarının değişmesi. İlla ekrandan bakacağım diyorsanız odaklama modunu "AF Quick"e alabilrsiniz. Ama bunda her odaklayışınızda fotoğraf çekiyor gibi aynayı indirip kaldıracak o yüzden shutter ömründen yiyeceksiniz(yine de pek sorun değil)

İnternetteki yorumlarda tamronun netleme hızının yavaş olduğu söyleniyor. Ben aldım, bir yavaşlık görmedim ama çok karanlık ortamda da kullanmadım. Bir de genelde video için kullandığımdan manuel netliyorum genelde o yüzden çok net birşey söyleyemiyorum. Aralık olarak da 18-135 daha işinizi görür sanki, şu an lenslerinizi değiştirmeyin bence.

edit: bu arada, amaç bebek fotoğrafı çekmekse kompakt bi makina daha iyi bile olabilirdi aslında. Hani dslr iyi hoş da, anlık hızlı çekimler için kompakt bi makina daha kurtarıcı olabilir.
0
rodriguez2
(27.05.13)
video için kullanmıyorum. kapalı mekan ve düşük ışıkta fotoğraf için kullanıyorum. live view modunda da kullanmıyorum, vizörden bakıyorum. hatta live view modunu "du bakim nasıl oluyomuş" diye denemek dışında hiç kullanmadım bugüne kadar. olur da video için kullanırsam zaten manuel netlediğim için (video çekerken otomatik netlemesi yok bizim makinenin) motorla falan pek işim olmuyor.

düşük ışıkta 50mm f1.8'in netleme hızı bir felaket. açık havada bunu hiç kullanmadım. çünkü ben bu lensi sadece düşük ışıkta kapalı mekanda bebek fotoğrafları çekebilmek için aldım. zira öteki lensim 18-135'in aydınlıkta da karanlıkta da netleme hızı gayet iyi. bir usm kadar olmasa da yetiyor. ama onun da az ışıklı kapalı ortamlar için diyaframı yetersiz kalıyor. 2.8 sabit diyafram beni cezbetti.

6 sene canon'un en iyi, sensörü en büyük kompakt makinelerinden birini kullandım. çok da memnun kaldım ama amacım doğrultusunda kompakt bana yetmezdi. zira maksimum 400 iso vardı alette. ha onun yerine 3200 iso'ya kadar çıkan bir kompakt da alabilirdim ama amacım sırf bebek fotoğrafı çekmek de değil tabii. bu benim hobim. fotoğrafçılıktan da az çok anlarım. makineyi değil, lensi bebek çekmek için aldım.
0
🌸kibritsuyu
(27.05.13)
o zaman size tavsiyem, tamron almayı düşünüyorsanız bile önce sağdan soldan birinden bulun istediğiniz şartlarda bir deneyin. Tamron bana yetiyor bence hızlı da, ama canon 18-55, 18-135 gibi değil büyük ihtimalle. (optik kalite ve f değeri olarak gayet iyi tabii ki)
0
rodriguez2
(27.05.13)
Makineyi bünyesinde kontrast farkı barındırmayan bir noktaya tutuyorsanız belki ondan da zorlanıyor olabilir.

Canon 50 mm 1.4 lenslerde USM mevcut bu arada. Belki o da bir seçenek olabilir.

Bir de makinenizde odaklama yardımcı ışığı vs gibi düşük ışıkta odaklanmayı hızlandırıcı özellikler varsa onları kullanmayı da deneyebilirsiniz. Kısa aralıklarla flaş patlatacağı veya konu üzerine kırmızı ışık yansıtacağı için bebek rahatsız olabilir yalnız.
0
youkoso hitori bocchi
(27.05.13)
af yardımcı ışığı var ama dediğiniz gibi arka arkaya flaş çakarak yapıyor o işi. flaş çakacak olsam zaten flaşlı çekerim, hiç düşük ışık problemim olmaz. flaşım sürekli kapalı. yani ayarlardan da kapalı. düğmesine basıp açsam bile çakmıyor rahatsız olmasın diye. benim eski kompakt turuncu bir ışık verirdi af yardımcısı olarak. bunda o yok.

aslında daha çok tamron 17-50 hakkındaki fikirlerinizi soruyorum. yorumları çok iyi ama netleme hızı ile ilgili net bir yoruma ulaşamadım.
0
🌸kibritsuyu
(27.05.13)
iş öğretiyor gibi olmak istemem ancak, düşük ışıkta sadece 1 adet netleme noktası kullanmanız işinizi çok kolaylaştıracaktır. Yoksa ben netleme hızından gayet mutluyum.
Tamron 17-50'ye gelince kesinlikle pişman olmazsınız. sabit diyafram büyük kolaylık sağlıyor. Çok memnunum yalnız dikkat etmeniz gereken nokta Tamron 17-50 lenslerde kronik bir kalibrasyon sorunu mevcut. ancak aldığınız lenste bu tip bir durum olur ise garanti kapsamında kalibrasyon yapıyorlar ücretsiz. aldığınız zaman kontrol ediniz ilk iş. (Sorun ile ilgili bilgiyi Front/back Focus şeklinde aratarak bulabilirsiniz.) Sorunu da şu şekilde test edebilirsiniz. ((git: www.canonturk.com))Ancak bu sizi vazgeçirtmesin. Fiyat performans olarak güzel bir objektif.
0
ventruefox
(27.05.13)
(8)

alerji doğuştan mı olur, sonradan mı olur

kibritsuyu
arkadaşlar çok ağır olmamakla birlikte, gelir bahar ayları gevşer burnumun boğazımın gözümün yayları kıvamında alerjik bir adamım. hapşırık, öksürük, burun tıkanıkığı ve akıntısı, geniz kaşıntısı, gözümü açamamak, nasonex, fexofen vsvs.şimdi 10 aylık bir oğlum var biliyorsunuz, ege. ellerinizden öpe
arkadaşlar çok ağır olmamakla birlikte, gelir bahar ayları gevşer burnumun boğazımın gözümün yayları kıvamında alerjik bir adamım. hapşırık, öksürük, burun tıkanıkığı ve akıntısı, geniz kaşıntısı, gözümü açamamak, nasonex, fexofen vsvs.

şimdi 10 aylık bir oğlum var biliyorsunuz, ege. ellerinizden öper. böyle alerjik falan olsun istemiyorum. yapabileceğim bir şey varsa yapmak isterim. tabii doğuştan gelen veya kalıtımsal bir durum ise yapacak bir şey yok ama yapılabilecek bir şey varsa ileride benim gibi olmasın.

edit: anne değilim yahu babayım ben.
0
kibritsuyu
(23.05.13)
sanmiyorum.

bende 25 sonrasi cikti polen alerjisi:)
0
serabetan
(23.05.13)
Hem kalıtımsal hem edinsel bir rahatsızlık saman alerjisi, maalesef engellemek adına yapabileceğiniz hiçbir şey yok olacaksa oluyor. Vücuda giren haptenlerin antikorlar tarafından sebepsizce tutulup reaksiyon vermesiyle ilgili bir durum olduğu için her yaşta ortaya çıkabilir.
0
deliverance
(23.05.13)
Annemde 40 yasından sonra basladı.
0
degisim90
(23.05.13)
benim polen alerjim de 12-13 yaslarindan sonra basladi. fexofen guzel ama, sabahtan bir tane atiyorum, diger sabaha kadar sikintisiz geciyor.
0
osuruklu
(23.05.13)
İkisi birden. Misal; annemde, kardeşimde, teyzemde ve bende alerji var. Fakat annanemde ya da dedemde yok. Şans işi gibi biraz. Bebeğini korumak adına aşırı titiz bi anne de olma. Hepiniz için çileye döner olay. Dr kontrolüne gittiğinde bi de onun tavsiyesini al. Bi de hayırlı olsun bebişin
0
felegin gozunu kamastiran adam
(23.05.13)
aşırı titiz ve temiz olmanın alerjik reaksiyonları arttırdığı gibi bir bilgi var aklımda. sanırım japonyada alerjilerin beklenenden daha sık görülmesi ile ilgili bir araştırmada okumuştum.
0
ismail yk
(23.05.13)
Bir de büyüme evresinde baharatlar, ıtırlı bitkiler, çilek, çekirdek vs gibi kaşındırıcı şeyleri geç tatması belki de fayda sağlar. Hazır gıdalar, hormonlu besinler, ketçap, mayonez vs gibi şeylerle geç tanıştırabilirsin oğlunu.
0
felegin gozunu kamastiran adam
(23.05.13)
doğuştan da olur, sonradan da olur. varken bitebilir de.

ama ben neredeyse 18 yaşıma kadar baharları işkence gibi geçirdim. son 4 yıldır idare ediyorum, neredeyse hapşırmadan.
annem 40 yıl alerji nedir bilmezken şimdi garip garip bir sürü şeye alerjik tepki veriyor.
0
goldentitan
(23.05.13)
(7)

saç kesme makinesi

kibritsuyu
10 aylık olan oğlumun saçları çok uzadı. berbere götürsem kesin durmaz. diyorum bari bir makine alayım da makineye vurayım. ama onbaşı gibi üç numara da olsun istemiyorum. çocuğun saçını çekmeden, canını acıtmadan, bıngıldağına zarar vermeden tıkır tıkır kesen bir makine önerebilir misiniz? en aradı
10 aylık olan oğlumun saçları çok uzadı. berbere götürsem kesin durmaz. diyorum bari bir makine alayım da makineye vurayım. ama onbaşı gibi üç numara da olsun istemiyorum. çocuğun saçını çekmeden, canını acıtmadan, bıngıldağına zarar vermeden tıkır tıkır kesen bir makine önerebilir misiniz? en aradığım özellik ise dediğim gibi mümkün olduğu kadar uzun kesebilecek tarakları olsun ki çocuk onbaşı gibi kalmasın. biraz uzun olsun ama eşit kessin.

ankara'da kıpır kıpır edip muhtemelen ağlayacak olan çocuğu güzelce traş edecek berber önerisi de olur.

herkes moser 1400 diyor, berber makinesi. ama onun öyle uzun tarakları yok galiba.
0
kibritsuyu
(20.05.13)
tırnaklar genelde 10'a kadar olur. daha uzununu istiyorsan parmak tekniğini kullanmak zorundasın.
0
zazazaraeta
(20.05.13)
moser 1400'ün paketinde sadece 1 numara vardı benim de...

ayrıca burada var seti:www.fonexkozmetik.com
tarağını bulursanız makine güzel, sakal için kullanıyorum ben genelde 0'la.
0
ucan spagetticanavari
(20.05.13)
o takmalardan bahsetmemiştim ben, onlar en fazla 4'e kadar oluyor benim bildiğim. 10 numara falan rahat işini görür o zaman. 100 liraya almıştım ben şu arkadaşı,

images.gittigidiyor.com

her bi haltı kesiyor. önerebilirim.
0
zazazaraeta
(20.05.13)
Bende de moser 1400 var, çok güzel makine. İçinden 18 mm'ye kadar ayarlanabilir başlık da çıktı. dümdüz 3 numaraya vurmadan üstleri uzun, yanları kısa kesip ense traşı biraz da makasla düzeltme yaparsanız 10 numara olur.
0
dampire
(20.05.13)
bence çocuk hoplayıp zıplayıp kendine zarar verir. o riske değmez. kesmeyin bıngıldak sertleşene kadar.
0
tukenmez adam
(20.05.13)
kafası konak içinde kaldı. küçükken olmayan konak problemi 10 aylıkken çıktı. hava da ısındı çok terliyor. kafasının biraz hava alması gerektiğini düşünüyorum. konak problemi artar da bi de kaşıntı falan başlarsa eziyet olur iyice çocuğa. zaten bir yandan da diş çıkarıp duruyor.
0
🌸kibritsuyu
(21.05.13)
dediğim makinayı alıp o tırnağı takarsanız sorun olmayacağını düşünüyorum. 4-5 numaradayken falan istese de zarar veremez kendine.
0
zazazaraeta
(21.05.13)
(5)

telefona dadanan spam mesajcılardan kurtulmak

kibritsuyu
son 1-2 aydır telefonuma spam mesajcılar dadandı. sürekli farklı numaralardan alanya'da bilmemne otelde tatil, kemer'de beş yıldızlı ultra her şey dahil, yok ne bileyim çeşme'de denize sıfır hede hödö. hepsi de farklı numaralardan geliyor. aynı numaradan gelse vereceğim savcılığa görsün ebesininkini
son 1-2 aydır telefonuma spam mesajcılar dadandı. sürekli farklı numaralardan alanya'da bilmemne otelde tatil, kemer'de beş yıldızlı ultra her şey dahil, yok ne bileyim çeşme'de denize sıfır hede hödö. hepsi de farklı numaralardan geliyor. aynı numaradan gelse vereceğim savcılığa görsün ebesininkini.

şimdi ben bunlara ne yapabilirim? her birini ayrı ayrı savcılığa mı vereyim, tek dilekçeyle oluyor mu? karşımda tek bir muhatap yok ki kimi arayayım hangi birine hesap sorayım?
0
kibritsuyu
(17.05.13)
herkesin ortak problemi. devlet dingonun ahırına döndüğü için herkes kafasına göre takılıp taciz ediyor. bence en güzeli kıssasa kıssas. bi şekilde numaralarını bulup, boş kaldığında sürekli arayıp küfürsüz saydıracaksın.
0
dokunmakalbime
(17.05.13)
Gelen mesajı 2780'e yollarsanız (iletirseniz) gönderici engellenecektir. Bu Turkcell için geçerli. Diğer operatörleri bilemiyorum. Ayrıca yine Turkcell'in online işlem menüsü altında bununla ilgili bir ayar var. Buradan bu tip mesajların tamamını engelleyebiliyorsunuz.
0
insan opusen hayvandir
(17.05.13)
aveada online işlemlerden kapatılıyor.
0
sifirin altinda
(17.05.13)
arkadaşlar sağolun da kapatmak, üstünü örtmek değil istediğim. tamamen kurtulmak. zaten her gün farklı numaralardan mesaj geliyor zaten. aynı numaradan bir daha gelmiyor ki kapatmanın, numara engellemenin kime faydası var.

kim servis etmişse numaramı, onun götüne girsin istiyorum ben.
0
🌸kibritsuyu
(17.05.13)
android telefonun varsa gönderen numarasından tutta mesaj içeriğindeki kelimelere kadar engelleme yapabiliyorsun bir program ile
0
velhasilkelam
(17.05.13)
(10)

anlam verilemeyen bebek davranışları

kibritsuyu
çoğu bebek aynıdır aslında. ben bunun mantığını anlamaya çalışıyorum.abi bir insan uykusu gelince ne yapar? yatar uyur. yatacak imkanı yoksa da bulunduğu yerde uyuklar. yani uykusu gelen insan uyur abi. yanlış mıyım?bebek denen insan yavrusu niye uyumaz peki? uykusu var, hem de deli gibi uykusu var.
çoğu bebek aynıdır aslında. ben bunun mantığını anlamaya çalışıyorum.

abi bir insan uykusu gelince ne yapar? yatar uyur. yatacak imkanı yoksa da bulunduğu yerde uyuklar. yani uykusu gelen insan uyur abi. yanlış mıyım?

bebek denen insan yavrusu niye uyumaz peki? uykusu var, hem de deli gibi uykusu var. uyumasına engel bir durumu da yok. karnı tok, altı temiz, ağrızı sancısı yok (ağrısı, sancısı, sıkıntısı olunca farklı tepkiler veriyor çünkü). hiçbir sıkıntısı yok ve deli gibi uykusu var. e o zaman uyu işte çocuk. gözünü kapattığın anda uyuyacaksın. niye kapatmıyorsun?

evet niye büyük insan gibi uykusu gelince her türlü imkanı sağladığımız halde sızmıyor bu çocuk da ağlayıp duruyor? içinice uykusu gelince uyumak yerine ağlayan var mı?

aklıma bir tek bastıran uykuyu, tanımlayamadığı rahatsız edici bir şey zannetmesi falan geliyor bir tek.

not: diş çıkardığı veya karnı ağrıdığında yaşadığı huzursuzluğu bu bahsettiğim durumdan ayırabilecek kadar tecrübe edindim. o yüzden gazı vardır, karnı ağrıyordur, diş çıkarıyordur demezseniz sevinirim.
0
kibritsuyu
(16.05.13)
sana göre bir engel olmayabilir. ona göre vardır. en büyük nedenlerden biri huzursuzluktur, eğlenceli bişi varsa bile uyuyamayabilir. ayrıca büyükler de uykusu gelince uyumuyor, direniyor manyak gibi.
0
kediebesi
(16.05.13)
kibritsuyu abi korkutmak gibi olmasın ama...
ben 3 aylıkken de uyumuyormuşum :) annem 5 çocuk, bi sürü yiğeni + bizim evde büyüyen babamın yiğenleriyle birlikte düzinelerce çocuk büyüttü hala der sen oldum olası sevmezdin uykuyu diye
30 yaşına geldim hala uyuyamıyorum...yatıyorum 2 saat sürüyor uyumam uykum olmasına rağmen uyuyamıyorum ancak pilim bitecek de sızacam.
mizaç abicim, huy işte sevmiyor çocuk
0
niye ama
(16.05.13)
içinden mao zedung yoldaşım türküsünü haykırıyordur.
0
mega idea
(16.05.13)
anaokulları da işletmiş birisi olarak söylemeliyim ki; (bu ne şimdi?)
bebeklerde ve çocuklarda enerji yüksek oluyor. bu enerjinin mutlaka boşaltılması lazım. yoksa uyuyamadıkları gibi sürekli de hareket etmek zorunda kalıyorlar. uyku saatinde krize giren, kızaran, ağlayan bir ton çocuk var. incelediğimizde kalorisi yüksek gıdalara maruz kalmaları olası. enerjisi yüksek ve boşalmamış bir çocuğun uyutmaya zorlanması sakıncalı. çünkü o eğlenmek ağlamak,elini kolunu hareket ettirmek ister. çoğunun ağlayarak yatmasının 2 sebebi var. ya enerjisini bu şekilde boşaltıyor ya da uymamak için direniyor. bir çok yaramaz, hiperaktif ve zarar verici davranışları olan çocuğu spora yönlendirdiğimizde adeta kuzuya dönmesinin sebebi de budur.
düşünün redbull ve bolca kahve içtikten sonra yatağa girip uyumaya çalışmak sizi ne kadar strese sokarsa bebek için de çocuk için de aynısı geçerli.
0
ground
(16.05.13)
ben de bunu çok düşünürdüm. yat di mi arkadaş? her şeyin tamam, ne duruyorsun ya da ne aglıyorsun. aglayacagına uyu yani!
ama neyseki ben kızımda böyle seyler yasamadım, bilakis uyuycam dıye aglardı. hemen yatırırdık, sımdi bile hadı uyuyalım derım aksam saat 9 sıralarında, hemen kosa kosa gıder uyumaya. benimki uykuyu severdi, en cok bundan yana sanslıyım, ne guzel hıc uykusuzluk cekmedik, sabaha kadar fosur fosur yatardı, taa bebeklıgınden beri.
sımdı ise 2 ye yaklasıyor yaşı.
0
Coşgun
(16.05.13)
ground'a büyük oranda katılıyorum.
ve şunu eklemek istiyorum:
bebeklerin huzursuzluğu çoğunlukla bedensel değil duygusal sebeplerden kaynaklanır, özellikle 1. derece yakın bakıcı (çoğunlukla anne) ile kurduğu bağ ve güven ilişkisi bebeğin huzurlu/tatmin olmuş ya da tam tersi hissetmesi etkiler.
0
pinkket
(16.05.13)
Ağlayınca yanına gideceğinizi, ilgi göreceğini kodlamıştır. Uyumuyorsa yeterince yorulmamıştır da. Gün içinde enerjisini boşaltabileceği oyunlar inanılmaz işinize yarar. Eğer yorulmak dışında uykudan korkuyor ya da tek başına uyumaktan korkuyor ise de güvenli hissedeceği bir ışık miktarıyla, sevdiği bir ögeyle odasında bırakıp uyumasını bekleyin derim. İlk günlerde ağlamasına cevap vermemek dayanılmaz gibi bişiy fakat zamanla ebeveynlerden ziyade bebek uyku düzeni açısından rahata kavuşuyor.:)
0
zippo namik
(16.05.13)
zippo uyku odasinsa isik hormanlari olumsuz etkiler. genelde anneler bu yanilgiya dusup isikla yada daha kotusu sesi kapali televizyonla uyutuyorlar
0
102030
(16.05.13)
Yani yazmamışım ama, uyuduktan sonra ışığı kapatmak üzere :)melatonin salınımı için uyku ortamında ışık olmaması gerekiyor evet.
0
zippo namik
(17.05.13)
peki o zaman :) melatoninleri kurtarmissiniz :)
0
102030
(17.05.13)
(18)

yemek üzere hayvan öldürme tekniği

kibritsuyu
çok merak ettiğim bir şey var. islami usulleri falan bir kenara bırakalım.şimdi biz bir veya birkaç ineği veya koyunu alıp hava almayan bir odaya kapatsak, hayvanlar orada nefes alamayıp havasızlıktan çırpına çırpına ölseler, sonra da hemen alıp pişirip yesek, daha doğrusu böyle bir et elde etme tek
çok merak ettiğim bir şey var. islami usulleri falan bir kenara bırakalım.

şimdi biz bir veya birkaç ineği veya koyunu alıp hava almayan bir odaya kapatsak, hayvanlar orada nefes alamayıp havasızlıktan çırpına çırpına ölseler, sonra da hemen alıp pişirip yesek, daha doğrusu böyle bir et elde etme tekniği olsa ne düşünürsünüz bu konuda? fikirlerinizi bekliyorum.
0
kibritsuyu
(14.05.13)
niye böyle sadistçe?
0
rock n roll
(14.05.13)
neden öyle yapıyoruz? öyle daha mı lezzetli oluyor et?
0
öteki ben
(14.05.13)
hayvana uzun süreli acı çektireceğine kısa süreli acı çektir, çal boynuna bıçağı.
0
eksi was here
(14.05.13)
niyesine bilahare geleceğiz. öncelikle fikirlerinizi alayım.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.13)
korkunç
0
rock n roll
(14.05.13)
Smyrna +1

Ne düşünürüm, kötü düşünürüm her vicdan sahibinin düşüneceği gibi. Ayrıca bol bol da kötü laflar hazırlarım.
0
jesterdvine
(14.05.13)
o zaman buna şöyle cevap vereyim, tam olarak olayı bilmemekle beraber. havasız bıraktığında hayvan bir ton hareket edecek koşacak edecek çırpınacak. bu sırada laktik asit falan salgılayacak olabilir tamamen atıyorum. normal kesim halinde de adrenalin vs gibi kimyasallar vardır herhalde hayvanın vücudundan salgılanan ama bence bu durumda etin lezzeti eskisi gibi olmaz gibime geldi.

edit: bilimsel bir dayanak bulacağım diye çok kastım ama aslında götünden sallamanın bir örneğini sergiledim
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(14.05.13)
agır sapıksın sen arkadaş.
0
tadutadu
(14.05.13)
Onun yerine controlled athmosphere killing diye bir yöntem var. Ortamı %100 Azot dolduruyorsun. Hayvan farkına varmadan azot soluyor, 0 oksijen tabi ortamda. Bir süre sonra da pat diye düşüp ölüyor ne olduğunu bile anlamıyor, sıfır acı. Bir ara idam yöntemi olarak da düşünülmüştü bu yöntem.
0
Haldamir
(14.05.13)
dini açıdan et mundar olmuştur. yenmez...
bıçağı çalmak daha mantıklı.
0
inanmazsan inanma
(14.05.13)
texas'ta bogarak olduruyorlar diye biliyorum hayvanlari.. diger musluman olmayan bolgelerde de oyle olabilir
turkiye'deki gibi kesince hayvanin kani gidiyor sulu sulu olmuyor sonra eti

ama tabi odaya kapatmiyorlardir o cok sadistce cidden.. o ne yavas yavas iskence ede ede.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(14.05.13)
peki. yeteri kadar fikir edindik. şimdi asıl meseleye gelelim.

olaya maliyet, etin lezzeti, din vs. dışında yaklaşıp sadistlik, sapıklık, canilik, vicdansızlık, korkunç olarak değerlendiren arkadaşlar lüp lüp yedikleri balıkların aynen bu şekilde öldüğünün farkında mı acaba? kendileri balık sevmemek, vegan olmak vs. dışında sırf bu nedenle (balıklar eziyet çeke çeke ölüyor diye) balık yemiyorlar mıdır? ineğe, koyuna gelince korkunç da balık olunca şahane mi? balığı tek tek kesip öldürme şansı yok diye havasızlıktan çırpına çırpına öldürmeye hakkımız mı oluyor? balık, inek kadar bir hayvan değil mi, ne farkı var? aynen bu şekilde öldürülen bir ineği görse yeri yerinden oynatan hayvan hakkı savunucuları bir tekne dolusu balığın nefes alma çabası içinde ağızlarını umutsuzca açıp kapamalarına, çırpınmalarına nasıl duyarsız kalıyor?

asıl merakım budur. şimdi sadist, korkunç, sapıkça falan diyen arkadaşlardan buna açıklama bekliyorum.

bence de canice ve sapıkça bir yöntem. lakin balığın da bu şekilde öldüğünün farkında olduğum halde o canice gelmiyor. ve bu ikiyüzlülüğümü kendime açıklayamıyorum. açıklayabilecek olan var mı merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.13)
GibsonRules
(15.05.13)
vay arkadaş demek hakkaten daha ucuz olduğu için bu yöntem tercih ediliyormuş
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(15.05.13)
cahil cahil konuşmayın alın izleyin yok atalarımız böyleymiş yok doğanın kanunu bu. anarchistpanda.blogspot.com

çift lavaş adana olsa da yesek.
0
forbidden archangel
(15.05.13)
balık bağırmıyor, inek bağırıyor. en büyük sebebi bu sanırım. insanların o kadar önemsememesi ve rahatsız olmamasının sebebi... tabi işin içinde maliyet vs. derken birçok etki eden şey var ancak bu bir gerçek, balığın bağırdığını duyabilsek bu durumda olmazdı sistem.
0
ucan spagetticanavari
(15.05.13)
bu pazar ilk defa oltayla balıklar tuttum biraz.
ve yemin ediyorum kancayı çıkarırken tırnağıma batmış bir dikenin kanırtmasındaki irkilme hissi vardı orda.
aklıma şu geldi yediğimiz balıklar oltayla tutulunca kancadan
ağla tutulunca havasızlıktan
bombayla şoktan ölüyor olmalılar.
piliçleri kesiyorlar kuzuları gırtlaklıyorlar danaları çömeltiyorlar bıçaklarını kanırtıyorlar.
rokayı kökünden sökünce bitkinin imanı dini toprağıyla geliyor.
neyle düşünmeli bilemedim bunun adı ekoloji diyorlar komodinin üzerinde küçük prens kitapları koyup sivirisinekleri bununla pat diye yetmişbeşe bölerek dağıtıyor olabiliriz.
yeme içme tekniğinde bir çıta vardır belki de
adını tam bilmiyorum.
şu gayet açık böyle düşünerek yaşanmıyor yaşam standartlarındaki vicdan meselesi için kedileri sevdiğimizin yüzde biri tabiatı seven insanlarla dolsaydı şu medeniyet ne kürkler ne pandalar ne de nesli azalan yüzlerce dünya yaradılmışı yokolup gitmezdi.
şunu anladım ayarıyla sevmediğimiz gibi
ayarıyla nefret de edemiyoruz.
0
agy3
(15.05.13)
islami açıdan kan akması bıçak değmesi lazım. öyle ölürlerse hem hayvana işkence ettiğin için günah, hem de eti mundar etmiş olursun.
tavukçuların fln kesim fabrikaları var mesela, salak mı bunlar, illaki başka yolları vardır öldürmek için, niye uğraşıyorlar hayvanlarla keselim diye?
0
sirkelimon
(15.05.13)
(4)

excel özel yapıştır

kibritsuyu
arkadaşlar excel 2010 kullanıyorum ve bu özel yapıştır ile başım dertte. bir yerden bir şey kopyalıyorum ve "özel yapıştır/değerleri" demem lazım ki kopyaladığım yerden sadece değerleri alsın, yazıtipini, boyutunu, kenarlığını falan almasın. lakin kimi zaman (ne zaman olduğunu da anlamadım) şu ilk r
arkadaşlar excel 2010 kullanıyorum ve bu özel yapıştır ile başım dertte. bir yerden bir şey kopyalıyorum ve "özel yapıştır/değerleri" demem lazım ki kopyaladığım yerden sadece değerleri alsın, yazıtipini, boyutunu, kenarlığını falan almasın. lakin kimi zaman (ne zaman olduğunu da anlamadım) şu ilk resimdeki şey çıkıyor. bu çıkmasın yahu, bu nedir ki, şu ikinci resimdeki özel yapıştırma ekranı çıksın.

niye bu ilk resimdeki çıkıyor, çıkmaması için, hep ilk resimdeki çıksın. ne yapmam gerekiyor?
0
kibritsuyu
(14.05.13)
dışarıdan aldığın (excel dışı) verileri 2. halde özel yapıştırır. exceldeki bir veriyi 1. gibi.
0
[silinmiş]
(14.05.13)
iyi de aldığım yer de excel tablosu. excel dışı bir şey değil ki. bir excel tablosundan başka bir excel tablosuna kopyalıyorum. sen yetkili bir abisin anlarsın. muhasebe programımdan çıkan mizanı, excel'de kendi oluşturduğum formattaki tabloya aktarmak istiyorum. muhasebe programına "excel dosyası olarak export et" diyorum, mizanı bana excel dosyası olarak çıkarıyor. ben de oradan kopyalayıp kendi formatıma yapıştırmak istiyorum. bazen istediğim, bu ikincisi çıkıyor, yapıyorum. bazen çıkmıyor, birincisi çıkıyor yapamıyorum. bak mesela bu iki görüntüyü de aynı işlemi, aynı tabloyu kopyalayıp yapıştırırken aldım. bi çıktı bi çıkmadı.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.13)
böyle bir cevap verilmiş.
msgroups.net

excelin birden fazla açılması neden oluyormuş. Bir tane excel açıp orada işlem yaparken başka excel açmak gerekirse bu excelin içindeki menüden open ya da new demek gerekiyormuş.

bir de excel'in register value'sunu değiştirerek aynı anda birden fazla excel açılmasının önüne geçilebilirmiş.
0
[silinmiş]
(14.05.13)
Excel'de bir hata veya kafa karıştıran bir özellik var. Eğer Excel'in içinden yeni bir dosya açarsan, aynı program içinde ikinci dosya olarak açılıyor ve formülleri, metin formatını vb. kopyala/yapıştır yapabiliyorsun.

Eğer start menü'den ikinci bir excel açarsan, bu birincisinden ayrı çalışıyor. Ve sadece değerleri yapıştırabiliyorsun. Formatı/formülleri vb. yapıştıramıyorsun.

Aslında senin için sıkıntı yok. Bu pencereyi görüyorsan zaten sadece kopyalıyordur.
0
zombi
(14.05.13)
(2)

analog fotoğraf makinesi alırken

kibritsuyu
kaç perdede olduğunu bilmiyoruz. satan da bilmiyor. nesine bakıcazi neresini inceliycez. pozometre çalışıyor. başka nesine bakıcaz. mesela perdesine, prizmasına, aynasına falan bakıcaz da bakıp ne anliycaz nasıl inceliycez? yanımızda anlayanı götürüp inceletme şansımız yoksa. dıştan cillop gibi görü
kaç perdede olduğunu bilmiyoruz. satan da bilmiyor. nesine bakıcazi neresini inceliycez. pozometre çalışıyor. başka nesine bakıcaz. mesela perdesine, prizmasına, aynasına falan bakıcaz da bakıp ne anliycaz nasıl inceliycez? yanımızda anlayanı götürüp inceletme şansımız yoksa. dıştan cillop gibi görüniyor, tertemiz. ya içi? nasıl inceleriz? perdesi murtaza olmuşsa nasıl anlarız? başka nesi vardır?
0
kibritsuyu
(10.05.13)
en iyi metod bir film takıp 3-5 kare çekmek. sonra onu banyo yaptırıp bastır ondan sonra satın al.
bi de sensör olmadığından perde sayısı pek önemli değil bunda. çünkü dijitalde mekanizma daha hassas ve ayrıca perde açık kaldıkça/açıldıkça yıpranıyor eskiyor filan.
0
ben smyrna
(10.05.13)
okul yıllarından kalan çokça cılız bir bilgiyle öteceğim

vizörden bakınca bir lekecik olup olmadığına ve bunun aynada bulunmadığına emin olmaya,
pozometrenin en uçtaki değerlerinde perdenin kapanış hızındaki oranın istikrarlı olup olmadığına (eğer başka bir analog makine yanında bulundurabiliyor isen (dijital de olur sesi dinleyerek) eş hızlara sahip olup olmadığını aynı anda deklanşöre basarak kontrol ederek)
ve aynı yöntemle, dijital ya da analog bir makineyle aynı noktaya sabitlediğinde pozometre değerlerindeki yakınlığına,
mekanik makaranın düzgün sarıp sarmadığına,
perdenin arka arkaya basışlardaki çalışma tertibine,
deklanşörün baskıya verdiği tepki hızının kusursuzluğuna,
gövdeyi ve objektifi farklı yerlerinden iki elle farklı yönlerde çevirerek bir oynama olup olmadığına,
kapağın kapalıyken gövdede parmakla salındırıldığında sabitliğine vs

dikkat edebilirsin.
0
agy3
(10.05.13)
(5)

çipetpet çipetpet

kibritsuyu
ilgili videoyu biliyorsunuzdur. arnavut şevket isimli kuşçu bir amca kuş ötüşlerinden örnekler veriyor.http://www.youtube.com/watch?v=fC6hRKD0Etkpeki bu amcanın yansımasını yaptığı sesleri, lezzetli çipetpet'i (cibili cibili şakşakşak), amatörü eğlendireni (criling criling prrr cakcakcak bjining bji
ilgili videoyu biliyorsunuzdur. arnavut şevket isimli kuşçu bir amca kuş ötüşlerinden örnekler veriyor.

www.youtube.com

peki bu amcanın yansımasını yaptığı sesleri, lezzetli çipetpet'i (cibili cibili şakşakşak), amatörü eğlendireni (criling criling prrr cakcakcak bjining bjining aniyyaaa zırrr) falan kuşun kendisinden duyabileceğimiz bir video var mıdır?

bi de bu ne kuşudur? saka diye tahmin ettim ama.
0
kibritsuyu
(09.05.13)
bunu izlediniz mi? goo.gl
0
yapacakbirseyyok
(09.05.13)
aradığınıza duyusal olarak cevap değil ama görsel olarak güzel hazırlanmış

www.izlesene.com
0
adam
(09.05.13)
bahsi geçen kuş saka.

istanbul'un kuşçuları belgeselini izlersen bu sesleri duyabiliyorsun. ama birebir böyle ötmüyorlar. yani biz kuşlar hakkında bir bok bilmeyenler için pek de bir şey ifade etmiyor ötüşleri ne yazık ki.
0
sir gawain
(09.05.13)
Çok güzel bir belgesel bu arada. İlla kuşlarla alakan olmak zorunda değil bana göre (benim hiç ilgim yok mesela). Gerçekten değişik bir dünya ile tanışıyorsun, yapanların ellerine sağlık.
0
dungangadunganga
(09.05.13)
saka kuşu evet ama kaç video izledim o sesleri duyamadım, anca çipetpet çipetpet. bide bence o adamlar farklı bir dil geliştirmiş, onlar gibi duymak zor :)
0
kronik
(09.05.13)
(5)

analog (filmli) fotoğrafçılara bir soru

kibritsuyu
400 asa bir filmde (`ilford hp5 plus`) bu kadar gren olması normal mi? yoksa yanlış banyo mu yaptılar filmime?banyosunu kendim yapmadım, işinin ehli olarak düşündüğüm bir fotoğrafçıya verdim, banyo edip taradılar.http://i.imgur.com/Fv1sdNN.jpg hayır yeni yeni heves ediyorum, böyle bir şey görünce he
400 asa bir filmde (ilford hp5 plus) bu kadar gren olması normal mi? yoksa yanlış banyo mu yaptılar filmime?

banyosunu kendim yapmadım, işinin ehli olarak düşündüğüm bir fotoğrafçıya verdim, banyo edip taradılar.

i.imgur.com

hayır yeni yeni heves ediyorum, böyle bir şey görünce hevesim kırıldı. yani cam gibi beklemiyordum ama çok fazla grenli bu da. en azından bileyim de normali buysa ona göre çekim yapayım.
0
kibritsuyu
(08.05.13)
film ne kadardir, hangi kosullarda bekliyordu. filmi makineye taktiktan sonra ne kadar makinede kaldi. o anki işik iso durumu neydi makinede. bunlar da etkiler filmin durumunuç

400 asa film gren yapar, ama diger kareleri de görmek, hangi kosullarda cekildigini bilmek lazim. bu yüzden eger yeni başladi iseniz filmli cekmeye, her bir kare icin kullandiginiz ayarlari ve ortam bilgisini kayit edin bir not defterine. sonradan karsilastirma icin elinizde veri olur.
0
atmacaged
(08.05.13)
makineyi kaç ASA'ya ayarladığın da önemli tabii. 400lük filmde mekineyi 800'e ayarlarsan gren oluşur.
0
loveinaflipbook
(08.05.13)
makinede maksimum iki hafta kalmıştır. bir hafta da fotoğrafçıda kaldı (sadece çarşamba günleri s/b banyo yapıyorlarmış), üç hafta falan.

kapalı mekan fotoğrafları (f:2 diyafram, 1/60 enstantane) daha felaket.

makine de 400 asa'ya ayarlıydı. ama benim bildiğim analog bir makinede yapılan asa ayarı, sadece pozometrenin doğru hesap yapabilmesi için var. çekime doğrudan herhangi bir etkisi yok. yani 400 asa film takıp 800'e ayarlarsanız, pozomoetre size "tamam" der ama sizin fotoğrafınız karanlık çıkar. çünkü o ayar 400 asa'ya göre eksik pozlar. yani greni değil pozlamayı yanlış yaptırtır. pozlama konusunda bir sıkıntım yok. yani varsa bile sorduğum şey o değil. onun etkisi olduğunu sanmıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(08.05.13)
sözlük'ten winsome'a ulaşırsan tüm sorularına cevap bulabilirsin.
0
thalamus
(08.05.13)
bence 400 çok yüksek gelmiş. günlük güneşlik havada iso yüksek olunca da gren olur.
0
safcocuk
(08.05.13)
(6)

film banyosu

kibritsuyu
artık pek kalmadı gerçi ama, fotoğrafçılar (fotoğraf dükkanları) bu banyo edilsin diye verdiğimiz filmleri tıpkı internette karanlık odada film banyosu tariflerindeki gibi karanlık odada spirale sar, tanka koy, kapat, önce developer'ı ver, süresi kadar bekle, stopper koy bekle, fixer koy karıştır, ç
artık pek kalmadı gerçi ama, fotoğrafçılar (fotoğraf dükkanları) bu banyo edilsin diye verdiğimiz filmleri tıpkı internette karanlık odada film banyosu tariflerindeki gibi karanlık odada spirale sar, tanka koy, kapat, önce developer'ı ver, süresi kadar bekle, stopper koy bekle, fixer koy karıştır, çıkar, yıka, kiraç çözücü koy, as, kurut vsvs) mi banyo ediyorlar, yoksa otomatik makinesi var, kasetten çıkan filmi bi ucundan veriyon, öbür ucundan banyo edilmişi çıkıyo şeklinde mi banyo ediyorlar?

bi de filmli fotoğraf çekmeye heves ettiysek (özellikle siyah beyaz) illa karanlık odaya da mı heves etmeliyiz? "oo hacı filme çekiyosan banyosunu da kendin yapıcan" diye bi genel kabul görmüş durum var mı? bu ikisi eküri midir? yoksa güzel banyo eden yeri buluyorsak sadece çekim işini yapsak olur mu? siyah beyaz filmi hakkıyla banyo ederler mi?
0
kibritsuyu
(08.05.13)
ilk soruyu ben de bilmiyorum ama ikinci konusunda bence ilgin yoksa yapmak zorunda değilsin tabii. "analog çekim yapıyorsun diye banyo yapmak zorundasın hacı" gibi bir yaklaşımla karşılaşırsan koşarak uzaklaş. imkan ve istek meselesi nihayetinde.
0
kronik
(08.05.13)
ve evet banyo eden yerler var, özellikle sirkeci'deki hayyam pasajının oralarda uygun yerler bulabilirsin. sakın sokak arasındaki vesikalık çeken fotoğrafçılara gitme, pek beceremiyorlar ve pahalılar genelde.
0
kronik
(08.05.13)
karanlık oda, sonuçta elde ettiğin fotoğrafın yarısı

orada fotoğraı kırpıp, işte develop olayını istediğin gibi yapıp kendince efekt bile ekleyebiliyosun. saçma sapan çektiklerimi karanlık odada düzelttiğim çok olmuştur

he ama ben fotoğraf konusunda uzman biri değilim
0
la noix
(08.05.13)
eskiden filmli fotoğraf makinem varken film tab ettirmeye gittiğimde filmi bir makineye soktuklarını, daha sonra da o makineden fotoğrafları çıktı olarak aldıklarını görmüştüm.
0
kedili madam
(08.05.13)
@kedili madam: banyo edilmiş filmi makineye sokuyorlar ve karta basılı fotoğraflar makineden çıkıyor. onun otomatik makinesi var biliyorum. myle tek tek agrandizörde karta işleyip, küvette yıkayıp, ipe asmıyorlar. makine yapıyor.

ama benim sorduğum, makineden yeni çıkmış, banyo edilmemiş filmi banyo etme işlemi. bu işlem otomatik de olsa karanlık odada olmak zorunda olduğu için (bir makineye takılıyorsa bile filmi muhafazadan çıkarıp makineye koyana kadar bile ışık görmemesi lazım) ortalıkta görünen bir makinesi yoktur, olamaz.
0
🌸kibritsuyu
(08.05.13)
siyah beyaz film banyosunu elle yapıyorlarmış bugün sordum.
0
🌸kibritsuyu
(09.05.13)
(4)

kan tahlili yorumu

kibritsuyu
arkadaşlar 65 yaşındaki teyzemin kan tahlili biraz kritik çıkmış. tabii bu sonuçlara bakarak neyi olduğunu söylemek zordur elbet ama en azından fikir verebilirsiniz belki. resim ekte. doktor "çok çok ciddi bir durum var, ileri tetkik yapmamız lazım" demiş. çok çok ciddi durum derken neden bahsesdiyo
arkadaşlar 65 yaşındaki teyzemin kan tahlili biraz kritik çıkmış. tabii bu sonuçlara bakarak neyi olduğunu söylemek zordur elbet ama en azından fikir verebilirsiniz belki. resim ekte. doktor "çok çok ciddi bir durum var, ileri tetkik yapmamız lazım" demiş. çok çok ciddi durum derken neden bahsesdiyor olabilir? ihtimaller nelerdir? adını söylemek istemiyorum ama kanser falan mı demek istiyor, nedir sizce?

i.imgur.com

bir de burada gözükmüyor ama sedimantasyon da 0-20 arası olması gerekirken 67.
0
kibritsuyu
(23.04.13)
bence ciddi durum derken kansızlığından bahsetmiştir. enfeksiyon da var galiba teyzede. özel hastane ise yatırırlar.
0
mustafa34
(23.04.13)
Teyzenizin anemisi var. Bu anemi demir eksikliğine bağlı olabilir veya teyzenizin kronik bir hastalığı varsa ona bağlı olabilir. Başka da sebepleri olabilir. Sedimantasyon da enfeksiyon olabileceğini gösterir ama spesifik bir belirteç değil. Beyaz kürenin de yüksek olması enfeksiyonu düşündürdü bana. Çok çok ciddi durum derken anemisinden bahsetmiştir bence. Geçmiş olsun.
0
forzabjk
(23.04.13)
Anemisi var. Sebebini mutlaka araştırın.
0
old possum
(23.04.13)
dışkıda gizli kan istemiş mi?

ileri tetkik tıbbi görüntüleme mi, yoksa gene kan tahlili mi? buna dair bir ipucu var mı?
0
compadrito
(24.04.13)
(1)

excel formülü - azıcık acil

kibritsuyu
uzun zamandır formül kullanmamıştım, unutmuşum. yapmak istediğimi açıklayayım.D sütununun verdiğim aralığında "NAKİT YATAN" cümlesini arayacak, bulduğu satırların B sütunundaki sayıları birbiriyle toplayacak. n(nakit çekilen yazanları da çıkaracak ama o da aynı formül haliyle, sonuna eksi diye ekler
uzun zamandır formül kullanmamıştım, unutmuşum. yapmak istediğimi açıklayayım.

D sütununun verdiğim aralığında "NAKİT YATAN" cümlesini arayacak, bulduğu satırların B sütunundaki sayıları birbiriyle toplayacak. n(nakit çekilen yazanları da çıkaracak ama o da aynı formül haliyle, sonuna eksi diye eklerim).

bir de yine D sütununda "CÜZ.YAZ." cümlesini arayacak, bulduğu satırı komple silecek (D sütununda CÜZ.YAZ. geçen satırları sil). bu ikincisi şarrt değil, olmasa da olur ama oluyorsa şahane.
0
kibritsuyu
(18.04.13)
SUMIF aradığın formül. Eğer NAKİT YATAN hücre değeri olarak değilde hücrede geçen metin içinde aranacaksa tavsiyem önce bir sütunda search fonksiyonuyla o hücrede olup olmadığını buldur, sonra da IF ve SUMIF bağlantısıyla toplamları aldır.

Excel fonksiyonları kendi kendine satır silemez, ancak makrolarla olur. Özelden ulaşırsan makrosu konusunda yardım edebilirim.
0
cakabo
(19.04.13)
(1)

kablosuz modem tavsiyesi

kibritsuyu
dört sene önce aldığım airties rt-205 murtaza oldu. acil bir kablosuz modem tavsiyesine ihtiyacım var.çekimi iyi olsun, bir de veri aktarım hızı iyi olsun yeter (internet hızı deemiyorum, o yüzden ttnet zaten maksimum 8mbit, fazlasını naapıcan demeyin. samsung telefondan samsung televizyona allshare
dört sene önce aldığım airties rt-205 murtaza oldu. acil bir kablosuz modem tavsiyesine ihtiyacım var.

çekimi iyi olsun, bir de veri aktarım hızı iyi olsun yeter (internet hızı deemiyorum, o yüzden ttnet zaten maksimum 8mbit, fazlasını naapıcan demeyin. samsung telefondan samsung televizyona allshare ile video izletirken hızlı aktarsın ki takılmasın. aynı şekilde airdroid kullanırken de aktarımı hızlıca yapsın).
0
kibritsuyu
(15.04.13)
bunu almayı düşünebilirdim ben. 300mbps hızı var. film için yeter. ayrıca üzerinde usb portu var. oradan hdd bağlarsın. film izlersin, müzik dinlersin tvden telefondan.
www.tp-link.com.tr

ama almışken gigabit portlu al. hem 2 usb portu var. birinden yazıcı bağlarsın birinden hdd. olmadı ethernet destekli hdd aldığında gbit porttan bağlayıp daha yüksek aktarım hızı elde edersin.
www.tp-link.com.tr
0
sutlu nescafe
(15.04.13)
(4)

bal tokmağı

kibritsuyu
bu `bal tokmağı` denen mutfak aletinin olayı nedir arkadaşlar? yani balı kavanozdan alıp başka yere aktarmak konusunda herhangi bir kaşıktan daha üstün ne özelliği var? daha fazla bal taşıyor desen değil, daha az akıtıyor desen değil, nedir bu bal tokmağının özelliği?
bu bal tokmağı denen mutfak aletinin olayı nedir arkadaşlar? yani balı kavanozdan alıp başka yere aktarmak konusunda herhangi bir kaşıktan daha üstün ne özelliği var? daha fazla bal taşıyor desen değil, daha az akıtıyor desen değil, nedir bu bal tokmağının özelliği?
0
kibritsuyu
(14.04.13)
hiçbir özelliği yok sadece şekli güzel.
kanallı falan bal tutuyo denebilir ama kaşık kadar olamaz.
0
basond
(14.04.13)
kayserili mantığı yoksa adam değilim.

artımlı olsun ama gösterişli dursun.
süremediğin için zaten o bal bi türlü bitmiyor leyleğin tabaktan çorba içmesi gibi dilinin ucuyla bal tadı alıyorsun o kadar.
ama şık duruyor. matah birşeymiş gibi duruşu var namussuzun.
0
cecilia
(14.04.13)
daha bu sabah kahvaltıda arkadaşımın evinde tecrübe etmiş biri olarak cevaplıyorum :)

işlevsel, şöyle ki balı normalde kaşıkla aldığınızda o kaşıktan pat diye aşağı inmeye başlıyor,kaşığı döndürüp hızını ayarlıyamıyorsunuz, bunu döndürmek çok kolay olduğundan akan balı daha rahat kontrol edebiliyorsunuz, dolayısıyla oraya buraya damlama bulaşma sorunu ortadan kalkıyor..

şekil itibariyle de hem sempatik hem yakışıklı, akla wini-dı-puu yu da getiriyor :)
0
lambada
(14.04.13)
kaşığı döndürürsen yine akar tabak gibi diye ama bu akmaz. lambada demiş zaten çift baskı oldu.
0
kediebesi
(14.04.13)
(5)

üç gün önce alınmış televizyonun iadesi

kibritsuyu
arkadaşlar son deree sinirliyim şu adna. yapılabilecek bir şeyler olmalı.annemler geçen pazar günü samsung mağazasından bir televizyon aldılar. çarşamba günü teslim edilecekti. televizyon çarşamba günü akşam saat 21:30'da geldi, kuruldu (ben yoktum), teslim edildi diye imza atıldı. bugün ben gittim
arkadaşlar son deree sinirliyim şu adna. yapılabilecek bir şeyler olmalı.

annemler geçen pazar günü samsung mağazasından bir televizyon aldılar. çarşamba günü teslim edilecekti. televizyon çarşamba günü akşam saat 21:30'da geldi, kuruldu (ben yoktum), teslim edildi diye imza atıldı. bugün ben gittim annemlerin evine görmeye, o da ne? televizyon bildiğin kirli, tozlu, arkasındaki askı vida yerlerinde vida izleri, kutusunun üstü değil de altı açılıp bantlanmış belli. bildiğin teşhir ürünü göndermişler sıfır diye. üstelik de bu televizyon teknosa'da 100 lira daha ucuzken şerefsizin evladı "biz samsung mağazasıyız, teknosa teşhirdekileri paketleyip gönderiyor, bizde öyle şey olmaz" falan demiş. yaşlı başlı insanlar da gece karanlığında zaten servisin acele acele getirip kurduğu televizyonun tozunu görmemişler, ha gündüz de olsa görmezler belki 77 yaşında insanlar. ben bugün gördüm. şidmi şerefsiz herif "teslim alırken imza attınız, o zaman baksaydınız" diyor.

yapılabilecek bir şeyler olmalı. ne yapılabilir? alışveriş merkezi içindeki samsung mağazası lan bu, samsung'un kendi mağazası. teknoloji market falan değil. mahkemeyse mahkeme, noterse noter. ha televizyon çalışıyor mu, çalışıyor, ama tozlu mozlu teşhir malı belli. 3 günde olacak toz değil. ben bunu nasıl kanıtlarım?
0
kibritsuyu
(13.04.13)
Hocam niyetin ciddiyse tüketici hakem heyetine başvur. Bilirkişi iste. Bilirkişiye fatura tarihini ve televizyonu göster. Adam o televizyonun satış tarihine ve durumuna bakarak satılmadan önce kullanıldığını tesbit eder. ama uzun bir süreç. 2 ayı geçiyor.
0
arnatuile
(13.04.13)
iki ayı geçsin sorun değil de iki ay sonra bilirkişi gelip o iki ayda tozlanmış işte falan demesin?
0
🌸kibritsuyu
(13.04.13)
tüketici hakem heyeti tabii ki. adamı tekrar ara, sesini kaydet bu sırada. bana teşhir ürünü yolladınız de. o cümlesini kursun yine. gerçi bu tarz bir kayıt mahkemede delil olarak kullanlır mı bilmiyorum. hatta suç bile olabilir kaydetmek, emin değilim.

ikincisi, şurayı bir oku. burada kurallar yazılı. benim bildiğim, ayıplı ürünü bir ay içinde götürürseniz değiştirmekle yükümlüler. www.mainboard24.com
0
sen git ben geliyorum
(13.04.13)
Kanitlanacak bir durum soz konusu degil ki zaten su an. Siz once sikayetinizi satin aldiginiz yere tekrar bildirip konuyu musteri memnuniyeti acisindan tekrar degerlendirilmesini isteyin. ve mutlaka teknik servise kayit actirin. elinizde konuyla ilgili bir servis takip numarasi olsun yani. Size tekrar degerlendirmeye gerek yok derlerse direk tuketici mahkemesine basvurun. Bu yaptiklariniz aleyhinize kullanacaklari argumanlari dusurmeye yariyor.

Samsung Turkiye size yeni garantisini vermek ya da sizi o urunun yeni olduguna ikna etmek zorunda zaten. "Teslim alirken baksaydiniz" tarzi siçtim kaçtim isler yapamiyorlar artik eskilerde kaldi onlar.
0
kratos
(13.04.13)
ekonomi.haber7.com yardimci olabilir
0
eick
(13.04.13)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.