Giriş
(3)

van'a yardım - bu nasıl bir mantık?

kibritsuyu
daha önce de sormuştum geçen sene deprem zamanı, yine aynı mevzu, yine soruyorum.abi bu nasıl mantık bana bir açıklayın. yukarıdaki duyuruyu gördüm. "kullanılmamış kışlık çocuk kıyafeti" diyorlar. kullanılmamış...tamam "kendi çocuğuna yakınına giydirmeyeceğini gönderme" kısmını anlarım. ama niye kul
daha önce de sormuştum geçen sene deprem zamanı, yine aynı mevzu, yine soruyorum.

abi bu nasıl mantık bana bir açıklayın. yukarıdaki duyuruyu gördüm. "kullanılmamış kışlık çocuk kıyafeti" diyorlar. kullanılmamış...

tamam "kendi çocuğuna yakınına giydirmeyeceğini gönderme" kısmını anlarım. ama niye kullanılmamış yahu? ben de elbette yırtılmış, sökülmüş, yıpranmış, yer bezine dönmüş kıyafet göndermeyeceğim. ama kıyafetler de kullanılamış değil. bilen biliyor 5 aylık bir oğlum var, ege. çok çabuk büyüyor. giydiğini maksimum bir ay giyiyor. ama bu sürede içinde tepiniyor, kakasını yapıyor, kusuyor, o kıyafet belki 10-15 defa yıkanıyor ama gayet sağlam. kendi çocuğuma rahatlıkla giydiririm. ki ege daha doğmadan önce, maddi durumum çocuğuma kıyafet alabilecek kadar yerinde olduğu halde, etrafımdaki çocuğu büyümüş olan tanıdıklarımız; giyilmiş, kullanılmış ama yıpranmamış bir sürü kıyafet verdiler. hiç de saçma sapan gurur yapmadım, hepsini de teşekkür ederek aldım, bebeğime de giydirdim. bi tur da ben eskittim, küçülttüm. hala da sapasağlamlar. kendi aldığım kıyafetleri de kullandım ve küçüldü. onlar da sapasağlamlar.

ben bu kıyafetlerin çöpe gitmesini istemem. çevremde çocuk sahibi olacak veya ege'den küçük çocuğu olan bütün tanıdıklarıma bu kullanılmış giyilmiş kıyafetleri vermeyi teklif ediyorum, gayet de mutlulukla, teşekkür ederek alıyorlar.

şimdi isterim ki ben bu kıyafetleri van'daki ihtiyaç sahibi çocuklara göndereyim. ama diyorsunuz ki "kullanılmamış olacak". ben yıpranmamış, gayet sağlam mis gibi ama sadece kullanılmış olan elbiseyi, van'daki donmak üzere olan çocuklar veya yardıma aracılık eden kişiler sırf kullanılmamış istiyor diye onlara değil, maddi durumu yerinde, çocuğuna kıyafet alabilecek durumda olan tanıdıklarıma, sadece daha az harcama yapabilsinler diye vereceğim. onlar sevinerek kabul ediyor. bana da verdiler ben de sevinerek kabul ettim. ama donmak üzere olan ihtiyaç sahipleri kabul etmiyor. bunun mantığı nedir bana bir açıklayın.
0
kibritsuyu
(28.12.12)
dediklerin dogru ama sorun su, herkes senin gibi hareket etmiyor:))o kadar hassas olmayabilir kullanilmis kiyafet konusunda.

sunu yapabilirsiniz ama 50-100 hayirsever kullanilmis ürünleri kargolayip yollayabilirsiniz ordaki bi ögretmene, muhtara filan onlarda gereken kisilere dagitimini yaparlar. ama büyük kurumlar bunun riskini almak istemez. ve bence onlar acisindan cok etik de olmayabilir:))
0
serabetan
(28.12.12)
evindeki atılacak durumda olan giysileri, "çöpe gitmesin de zor durumda olanlara gitsin, iyilik yapmış gibi görünürüm hem" mantığıyla gönderenler yüzünden oluşan bir önyargı bu. çok göremiyorum ben. çünkü gerçekten iyi niyetli bir toplum değiliz çoğu zaman. oysa şu bahsi geçen ibarenin bulunması bile utanç verici olmalı başlı başına.
0
devilred
(28.12.12)
Soylenildigi gibi herkes sizin kadar hassas olmayabiliyor,o duyurudaki klubun bi parcasiyim etkinligi duzenleyen,daha once kullanilmis-kullanilmamis gibi bi ibare kullanmadan ayni kampanyayi yaptik,tecrubelerimizden yola cikarak boyle bir tutum edindik bu kez,sizin gibi dusunen davranan insanlar da var tabi ama baska tipler de var iste.donmak uzere olan ihtiyac sahipleri kabul etmiyo diye bir sey de yok,onlarin boyle bir talebi de olmadi.su durumda tek dertleri cocuklarin isinmasi.
0
coronaa
(28.12.12)
(11)

cee-eee yapınca ağlayan bebek

kibritsuyu
abicim anlam veremiyorum. bende mi anormallik var, oğlum mu beni sevmiyor nedir yahu valla gücüme gidiyor.oğlum 5 aylık. okuduğumuz bütün bebek gelişimi kitaplarında cee-eee (ellerle yüzü kapatıp cee-eee diyerek açma) çocuğun hem eğlenmesi hem öğrenmesi için güzel bir oyun olduğu söyleniyor bunun. l
abicim anlam veremiyorum. bende mi anormallik var, oğlum mu beni sevmiyor nedir yahu valla gücüme gidiyor.

oğlum 5 aylık. okuduğumuz bütün bebek gelişimi kitaplarında cee-eee (ellerle yüzü kapatıp cee-eee diyerek açma) çocuğun hem eğlenmesi hem öğrenmesi için güzel bir oyun olduğu söyleniyor bunun. lakin arkadaş ben oğluma ne zaman bunu yapsam önce kaşlar küçük emrah oluyor, alt dudak dışarıya bükülüp süper tatlı bir ifade alıyor ve arkasından viaaaa diye ağlıyor lan. babasından korkacak, psikolojisi bozulacak diye korkuyorum. annesi yapınca gülüyor. ben ellerimi kapatmadan bile yüzüne bakıp ceee-eee diyince bile aynısı hep. yaşıt başka bebeklere yapıp kıkır kıkır güldürdüm. benim sıpa ağlıyor babasına. ha onun dışında muhabbetimiz pek iyi. gülüyoruz, agu gugu konuşuyoruz, mutluyuz, o mutluluk anında bi cee-eee diyim anında dudak bükülüyor. problem ne olabilir sizce? valla üzülüyorum yaa.
0
kibritsuyu
(24.12.12)
"cee-eee"lerken fazla bağırmak, birden-çok aniden yapmak, vurgunun yeri ve zamanında bi sıkıntı olabilir mi?
0
halanne
(24.12.12)
kendinizi kaptırıp heyecan yapıyorsunuzdur. Çocuk o heyecanı ceee değil de bööö olarak algılıyordur.
0
SiyamkedisiZorro
(24.12.12)
olabilir. zaten aklımıza ilk o geldi. eşim dedi ellerini çok hızlı açıyorsun. yavaş açtım yine yaptı. ellerimle hiç yüzümü kapamadım, sadece cee-eee dedim, yine yaptı. sesimin tonunu mu sevmiyor acaba, çünkü sesimi inceltiyorum, ince bir tonda söylüyorum, ondan mı korkuyor acaba dedim ama kalın normal sesimle yaptım, yine yaptı. belki aradan fazla vakit geçmeden yaptım. tekrar bi denemem lazım mutluyken. ama denemeye de korkar oldum yine ağlarsa hakikaten babasından korkacak diye.
0
🌸kibritsuyu
(24.12.12)
yakışmıyordur belki sana cee eee yapmak hemen öyle üzülme. ne sebeple sevmediğine yoğunlaşmaktansa, neleri sevdiğine yoğunlaş bence. madem cee eee sevmiyor sen de uçak yap havada hoplat falan. hem akıllı çocukmuş ne o öyle ceee diyince erkek adam güler miymiş hiç. kızlara yapın bunları :) aslanım ege yürü be
0
neira
(24.12.12)
la dur daha. çocuk 1-2 yaşında falan cee eee ye güler.
bu yaşta abartılı olarak yapılan her hareket çocuğa ters gelebilir.
0
enkolaykullaniciadi
(24.12.12)
"pickabu" de istersen bir de.

www.youtube.com
0
[silinmiş]
(24.12.12)
ahah ce eee diyorum sanarak çe eee diyo olma sakın? ç sesinden korkuyodur belki.
0
ari maya
(24.12.12)
bebekler belli bir yaşa gelene kadar sadece surat ifadelerine dikkat edebilirler. yani ce-ee dediğinizde yüzünüzde kızgın, korkutucu bir ifade varsa bebek onu kötü bir şey olarak algılar. buna seni ısırırım derken kaşlarını çatan bir insan örnek verilebilir. bu nedenle ce-ee deyip ellerinizi çektikten sonra yüzünüzde mutlu, gülümseyen bir ifade olmalı. aksi takdirde çocuk espriyi anlamayacaktır.
0
empati kuramayan psikolog
(24.12.12)
yok canım cee-ee yaparken surat asılır mı, tabii ki gülüyorum ama çok şapşal gülüyorsam belki ona sinir oluyor da olabilir. ama yüzümün ifadesinden ziyade sesimden rahatsız olduğunu düşünüyorum. çee-ee diyor olamam çünkü bee-eee mee-eee a-aaa diye değişik harfler de denedim.

şimdi sözlükte de okudum, kitaplarda da aynısı yazıyor. bebeklerde nesne sürekliliği kavramı mevcut değil. yani yüzümü kapatınca benim hala orada olduğumu bilemiyor, ellerimi açıp görünce seviniyor. bunda bir sıkıntı olmamalı. çünkü akşam işten dönünce de beni görünce seviniyor, gülüyor. 8-10 aylıkken bu yeti kazanılıyor. onun için 1-2 yaşında falan bu oyunu yapmak anlamsız, elini de kapatsan senin hala orada olduğunun farkında oluyor. o yüzden zamanı geçmiş oluyor. oyunun tam zamanı. dur bugün bi de hiç ses çıkarmadan elimi kapatıp açayım. çünkü dediğim gibi hiç elimi kapatmadan cee-ee diyince de ağlıyor. muhtemelen sesimde, tonlamamda bi problem var.
0
🌸kibritsuyu
(24.12.12)
aklıma gelen ilk video :)

www.youtube.com
0
oziloz
(24.12.12)
evet bu sabah yine gayet mutluyken yüzümü kapatıp cee-ee demeden, hatta hiç ses çıkarmadan açtım, ağlamadı. birkaç sefer farklı zamanlarda, elimle ve yastıkla kapatarak denedim, ağlamadı. ama gülmedi de. şaşkın şaşkın yüzüme baktı sadece. olsun, hoşuna gitmemiş veya anlam verememiş olabilir, en azından ağlamadı. demek ki problem, çıkardığım sesmiş.
0
🌸kibritsuyu
(25.12.12)
(2)

ücretli telefon uygulamaları (akıllı telefon)

kibritsuyu
akıllı telefonu olmayan bir gariban olarak soruyorum.bu indirilen ücretli uygulamaların parası nasıl ödeniyor? kredi kartı numarası falan mı giriliyor, telefon faturasına mı ekleniyor, kontörden mi düşüyor nasıl oluyor?
akıllı telefonu olmayan bir gariban olarak soruyorum.

bu indirilen ücretli uygulamaların parası nasıl ödeniyor? kredi kartı numarası falan mı giriliyor, telefon faturasına mı ekleniyor, kontörden mi düşüyor nasıl oluyor?
0
kibritsuyu
(24.12.12)
kredi kartıyla oluyor.
ama tabi ki her şeyde olduğu gibi bunda da korsanını bulabiliyoruz. :)
0
sanal uyku
(24.12.12)
ben kredi kartımın yüklü olduğu google wallet hesabımdan ödüyorum.
bazıları telefon faturasına eklenecek şekilde de ödeme seçeneği sunuyor.
0
galadnikov
(24.12.12)
(1)

hgs nedir ne değildir?

kibritsuyu
aşağıda hgs etiketi sorusunu görünce sormak istedim.şimdi hgs başlığındaki entry'leri okudumi internette gezdim falan, hgs alanların neredeyse hepsi ya istanbul'da köprü kullanıyor, ya sürekli otoban kullanıyor.lan ben ankara'dayım. otobanla falan da işim yok. senede bir bilemedin iki kere kızılcaha
aşağıda hgs etiketi sorusunu görünce sormak istedim.

şimdi hgs başlığındaki entry'leri okudumi internette gezdim falan, hgs alanların neredeyse hepsi ya istanbul'da köprü kullanıyor, ya sürekli otoban kullanıyor.

lan ben ankara'dayım. otobanla falan da işim yok. senede bir bilemedin iki kere kızılcahamam'a, ne bileyim abant'a falan gidersem anca çıkıyorum otobana. içinde 10 lira falan yüklü bir kgs kartım var, duruyor arabada.

şimdi ben hgs'yi ne yapayım güzel kardeşim, kırk yılda bir otoban kullanıcaz diye abone ol, sözleşmeler imzala, yok bilmem cama yabıştır, para yükle, yok sınırın altına düştüydü düşmediydi. istemiyorum abi ben. yok mu alternatifi? kgs komple kalkacak mı yani? bizim gibi kırk yılda birciler için bir yöntem yok mu?
0
kibritsuyu
(18.12.12)
calistigin bankadan ogs alabilirsin. ogs'lerin yakin zamanda kalkma durumu yok. hesaba bagli bu ogs ile icine yukleme vs yapmadan eksildiginde otomatik yukler eder.

ozellikle garanti'nin bu konuda hizmeti cok iyi.
0
entrapmen
(18.12.12)
(4)

sağ el uyuşması

kibritsuyu
geceleri, özellikle sol yanıma dönük yatarken sağ elim (üstte kalan elim) uyuşuyor. başka zaman herhangi bir uyuşma, güç kaybı falan yok. sadece gece sol yanıma dönük uyurken ve sadece sağ elim. özellikle de ilk üç parmağım uyuşuyor. bi uyanıyorum sağ elim uyuşuk. parmaklarımı kıpırdatınca, şekil de
geceleri, özellikle sol yanıma dönük yatarken sağ elim (üstte kalan elim) uyuşuyor. başka zaman herhangi bir uyuşma, güç kaybı falan yok. sadece gece sol yanıma dönük uyurken ve sadece sağ elim. özellikle de ilk üç parmağım uyuşuyor. bi uyanıyorum sağ elim uyuşuk. parmaklarımı kıpırdatınca, şekil değiştirince falan geçiyor. hayır altta kalan elim uyuşsa anlarım da üstteki el niye uyuşur ya?

sizce sorun nedir?
0
kibritsuyu
(14.12.12)
lupus :/
0
aynshinqaf
(14.12.12)
Bende de oluyor.. Hatta iki elimde birden olduguda oluyor. Ama hareket ettirince gectigi icin pek uzerine dusmedim.
0
darthcat
(14.12.12)
Yanliz Lupus olmadigindan da eminim.
0
darthcat
(14.12.12)
dostum tek bir belirtiyle teshis.koymak imkansiz. belki dolasim sisteminde, belki sinir belkide kas sisteminde bi sorun var. mesela masabasi calisiyosan ve sag dirsegini dayiyorsan uZun bir muddet, dinlenme halinde boyle bir uyusma normaldir. yani biraz daha ayrinti verirsen daha aydinlatici olur.
0
grace slick
(14.12.12)
(1)

logo bulmaca

kibritsuyu
ya bizim hanım telefonuna logo bulmaca diye bir oyun yüklemiş. logoların kime ait olduğunu buluyorsun. hoşumuza gitti de bir sürü logoyu bulamadık. doğru cevabını da vermiyor alet. bilemediklerimizin çoğunu google görsellerden bulduk da şu üçünü hiçbir yerde bulamadık. google görseller de sonuç vere
ya bizim hanım telefonuna logo bulmaca diye bir oyun yüklemiş. logoların kime ait olduğunu buluyorsun. hoşumuza gitti de bir sürü logoyu bulamadık. doğru cevabını da vermiyor alet. bilemediklerimizin çoğunu google görsellerden bulduk da şu üçünü hiçbir yerde bulamadık. google görseller de sonuç veremiyor. sizden yardım bekliyorum çatliycam yoksa.

kimin bu logolar?
0
kibritsuyu
(14.12.12)
üstteki TAT

en alttaki mynet
0
msb
(14.12.12)
(6)

video döndürme (rotate) programı

kibritsuyu
sanki sadece telefon ekranında izleyecekmiş gibisanki hiç televizyona bilgisayara atıp izlenmeyecekmiş gibitelefonu mal gibi dik tutup çektiğimiz videolarıvar mıdır bir yoluçevirelim saatin tersi yönünedir bunu yapanen kullanışlı program?
sanki sadece telefon ekranında izleyecekmiş gibi
sanki hiç televizyona bilgisayara atıp izlenmeyecekmiş gibi
telefonu mal gibi dik tutup çektiğimiz videoları
var mıdır bir yolu
çevirelim saatin tersi yönü
nedir bunu yapan
en kullanışlı program?
0
kibritsuyu
(13.12.12)
aftereffects'le yaparsın.
daha amatör programlar da vardır sanırım. bi bunun için ae kurmak mantıklı gelmedi.
0
kayranin kedisi
(13.12.12)
hamster video converter yapıyordu galiba.
0
sidd79
(13.12.12)
windows movie maker

sanırım vlc player bile yapıyor
0
fukka
(13.12.12)
vlc player

edit : ama bu şekilde sadece vlc ayarı olarak hatırlar. kesin ve basit çözüm istiyorsan. windows movie maker
0
mayeskuel
(13.12.12)
windows media player mp4 diyince "höö?" diyor.
0
🌸kibritsuyu
(13.12.12)
tv'de, pc'de izlemek için değil de, youtube'a eklenen videolarda öyle bir düzenleme yapılabiliyordu.
0
vizdilva
(13.12.12)
(3)

lightroom'da raw'dan jpg'ye çevirme

kibritsuyu
canon fotoğraf makinesi ile raw olarak çektiğim .cr2 uzantılı fotoğrafları adobe lightroom ile jpg'ye çevirebilir miyim?çeviremezsem ne ile çevirebilirim?
canon fotoğraf makinesi ile raw olarak çektiğim .cr2 uzantılı fotoğrafları adobe lightroom ile jpg'ye çevirebilir miyim?

çeviremezsem ne ile çevirebilirim?
0
kibritsuyu
(05.12.12)
lightroom fotoğrafçıların genellikle tercih ettiği bir program, codec indirdi iseniz lightroom ile güzelce işleyebilir ve jpeg olarak kaydedebilirsiniz diye biliyorum. photoshop ve capture nx pro çok iyi bu konuda.
0
ohtararan
(05.12.12)
codec falan indirmedim ama raw dosyasını açıyor. ama neresinden ne yapıp nasıl jpg olarak kaydedebileceğimi bulamadım.
0
🌸kibritsuyu
(05.12.12)
cmd+al+s farklı kaydet photoshopta aynıdır tahminen, alt tarafta photoshop yerine jpeg seçeceksiniz.
0
ohtararan
(05.12.12)
(4)

yetenek sizsiniz'deki müzik/dans türü

kibritsuyu
şimdi zevkler tartışılmaz ama müzik desem müzik değil, dans desem dans değil. bu yetenek sizsiniz'de gençlerin çıkıp çıkıp yaptıkları acaip acaip danslar var ya, yok robot oluyor, yok elini kolunu büküyor, götleri başları ayrı oynuyor, denişik denişik hareketler. arkada da garip bir müzik çalıyor. a
şimdi zevkler tartışılmaz ama müzik desem müzik değil, dans desem dans değil. bu yetenek sizsiniz'de gençlerin çıkıp çıkıp yaptıkları acaip acaip danslar var ya, yok robot oluyor, yok elini kolunu büküyor, götleri başları ayrı oynuyor, denişik denişik hareketler. arkada da garip bir müzik çalıyor. anladınız siz neden bahsettiğimi. hatta ilk sezon mu ne iki tane bebe birinci oldu bunun gibi bir dansla.

bir türü var mıdır bu müziğin, ne deniyor türüne? ya da o danslara ne deniyor?
0
kibritsuyu
(03.12.12)
izlemedim ama, anlattıklarından yola çıkarak dubstep, breakbeat, jungle, idm olabilir. dene şansını bakalım.
0
alperz
(03.12.12)
popping benzeri şeyler yapıyorlar işte.
0
ufukcel
(03.12.12)
www.youtube.com
robotlu değil ama buna ne dersin?
güzeli güzel oluyor.
0
kediebesi
(03.12.12)
@kediebesi: yok, dediğim dans bu değil. bunlar fena değil.

şu mesela: www.youtube.com
ya da şu: www.youtube.com
veya şu: www.youtube.com

popping oluyor sanırım. peki müziğin türü ne ola?
0
🌸kibritsuyu
(03.12.12)
(2)

harddiskteki sistem klasörlerini silmek

kibritsuyu
manyak mısın onlar silinir mi demeyin.geçen ay bilgisayarımın harddiski cortladı. hata mata vermeye başladı ama çalışıyordu da. ben de gittim yeni harddisk aldım, bilgisayara taktım, sistemi kurdum. lakin eski harddisk de hata mata verse de çalışıyor ya, buna da bir harici harddisk kutusu alıp haric
manyak mısın onlar silinir mi demeyin.

geçen ay bilgisayarımın harddiski cortladı. hata mata vermeye başladı ama çalışıyordu da. ben de gittim yeni harddisk aldım, bilgisayara taktım, sistemi kurdum. lakin eski harddisk de hata mata verse de çalışıyor ya, buna da bir harici harddisk kutusu alıp harici harddisk yaptım. çok önemli olmayan şeyleri doldurduğum bir harici harddisk diye kullanıyorum gittiği yere kadar.

lakin bilgisayardan söktüğüm için bunun içinde sistem yüklü. windows klasörü var, program files klasörü var. bunları silmek istiyorum, ama silemiyorum "trusted installer'ın izin vermesi gerekir" diyor bana. lan o kimdir tanımam etmem sil gitsin işte ne yapayım ben harici harddiskteki windows'u.

şimdi unlocker falan diyeceksiniz de ekstra program kurmadan ben bu sistem dosyalarını, o harddiske kurulmuş programları falan komple nasıl silerim? formatlamak da bir çözüm ama yüklediğim şeyler de var onlar gitmesin istiyorum.
0
kibritsuyu
(30.11.12)
yedekleyip formatla.
0
zazazaraeta
(30.11.12)
bilgisayarımı aç...o harici harddiskin üzerine sağ tıkla.
"biçimlendir" seçeneği var,onu seç.
ove o harddiskin içeriğini komple sil..
tabi bu arada o harddiskine kendine ait dosyaların yedeğini almayı unutma.
o harici harddiskini biçimlendirdikten sonra tekrar kopyalarsın.
0
bana da bu yakisir
(30.11.12)
(6)

kış lastiği

kibritsuyu
ankara şartlarında kullanılacak binek otomobil için soruyorum. en iyi kış lastiği hangisidir? kış lastikleri ile ilgili yerli bir test, inceleme, karşılaştırma mevcut mudur? yabancılar var ama ben özellikle türkiye'de yapılmış bir inceleme arıyorum. ve tabii tavsiyeleriniz.
ankara şartlarında kullanılacak binek otomobil için soruyorum. en iyi kış lastiği hangisidir? kış lastikleri ile ilgili yerli bir test, inceleme, karşılaştırma mevcut mudur? yabancılar var ama ben özellikle türkiye'de yapılmış bir inceleme arıyorum. ve tabii tavsiyeleriniz.
0
kibritsuyu
(30.11.12)
Michelin >> Alpin fiyat performans açısından bunu öneriyo çoğu arkadaşım.
0
onakomabunako
(30.11.12)
Nokian'a bak istersen.
0
1917
(30.11.12)
continental
0
heritage
(30.11.12)
aslında michelin alpin ile goodyear ultragrip8 arasında kaldım.
0
🌸kibritsuyu
(30.11.12)
alpin'de ug8'de gayet iyi lastikler ama michelin biraz pahalı. o nedenle ug8 f/p olarak çok iyi bir lastik. Dikmen ve civarında kullanıp memnun olan bir sürü insan tanıyorum. ama param olsa alacağım lastik continental TS850 olur. eğer maddi yönden sıkıntın yoksa düşünmeden al derim.bu da 16" için test sonuçları.

www.adac.de
0
h2
(30.11.12)
Lassa Snoways Era'yı da tavsiye ederim ben.

"Lassa'dır, diğerlerine nispeten ucuzdur. O halde kalitesizdir." gibi bir düşünce kesinlikle olmasın kafanızda. en az yabancılar kadar kaliteli gerçekten.
0
nesilsiz
(30.11.12)
(7)

behzat ç. sorusu ***delicesine spoiler içerir***

kibritsuyu
-----------------------------------------------------------------------------------------behzat ç'nin kolu niye kalkmıyormuş, 77. bölümde kanayan kolundaki çizik ve 78. bölümde gördüğümüz sırtındaki morluk neymiş anlayabildik mi? yani acaba daha ortaya çıkacak mı, yoksa 78. bölümün sonundaki perform
-----------------------------------------------------------------------------------------

behzat ç'nin kolu niye kalkmıyormuş, 77. bölümde kanayan kolundaki çizik ve 78. bölümde gördüğümüz sırtındaki morluk neymiş anlayabildik mi? yani acaba daha ortaya çıkacak mı, yoksa 78. bölümün sonundaki performanstan bir şeyler çıkarmalı mıydık ben anlamadım orayı. beynindeki bebeğe sezaryen falan mı yapmaya çalışmış acaba?
0
kibritsuyu
(29.11.12)
aziz başkomiserle kavga ettiği nerde çıktı , tahmin mi acaba ?
0
proustun bir aski
(29.11.12)
kavga falan yok yahu. aziz ile akbaba kavga etmiş meğersem, geçen sezonun son bölümünde, savcının vurulduğu zaman. en son aziz'i akbaba ve nazlı'ya silah doğrulturken görmüştük, ne oldu diye öyle kalmıştı, onu da akbaba anlattı. behzat ile aziz arasında sadece konuşma geçmiş, kavga yok.
0
🌸kibritsuyu
(29.11.12)
kolu vurulduğu için kalkmıyor. morlukların nedeni daha ortaya çıkmadı. azizle kavga ettiğini nereden çıkarttınız amk? @behzat götünle izlemişsin resmen hacı.
0
mr adige
(29.11.12)
bence de azizle sadece konuştu başka bir şey çıkacak o morluklardan .
0
proustun bir aski
(29.11.12)
(git: 515375)
0
ocanal
(29.11.12)
aziz'le konuşmadı bile amk, adam zarf attı.
0
hocam fazla egon var mi
(29.11.12)
e peki hacı eylül behzat'ın ikinci kişiliği ise gökhan'ın "eylül'ü bul" demesini, bardaki eylül'ü, odada soner moner koko takılmalarını, ercü'nün gelmesini falan nasıl açıklıyoruz? behzat eli kolu bağlı. ercü eylül'ü kenara çekip "bişey yapmiycam velvele yapma" diyor, bar sahibi eylül'e "ne dedi sana" diyor falan. ee ikinci kişilik olayında bunlar nasıl olur?
0
🌸kibritsuyu
(29.11.12)
(4)

Excel sorusu

kibritsuyu
Elimde bir personel listesi var. A sütununda alt alta personelin isimleri yazıyor. yanındaki sütunlarda ise her personelin özlük bilgileri (ana adı, baba adı, işe giriş tarihi, maaşı vsvs. bir sürü)şimdi benim bunu kağıda döktürmem lazım. ama kağıda döktürünce personelin isimleri ve yanındaki 3-4 sü
Elimde bir personel listesi var. A sütununda alt alta personelin isimleri yazıyor. yanındaki sütunlarda ise her personelin özlük bilgileri (ana adı, baba adı, işe giriş tarihi, maaşı vsvs. bir sürü)

şimdi benim bunu kağıda döktürmem lazım. ama kağıda döktürünce personelin isimleri ve yanındaki 3-4 sütun ilk sayfaya, diğer sütunlar sonraki sayfalara yazılıyor.

istiyorum ki diğer sayfalara yazılan sütunların da başında A sütunu olsun, isimler olsun yani. her sayfaya dökülen ilk sütun isimler olsun. baka baka başka yere geçeceğim, hangi bilgi hangi adamın bilgisi görebileyim.

umarım anlatabildim. bu dediğimi özel üstbilgi kullanarak başlıklar her sayfaya dökülsün gibi bir şey yapabiliyorum .ama benimkisi üstbilgi değil, yan bilgi :) başlık üstte değili yanda, solda.
0
kibritsuyu
(21.11.12)
view / freeze panes / freeze first column
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(21.11.12)
bendeki office ingilizce ona göre sırasıyla menüleri söylüyorum.
önce yukarıdaki sekmelerde "page layout"
sonra bu sekmede "Print Titles"
açılan ekranda "columns to repeat at left" alanındayken istediğin kolonu tıklayıp yapabiliyorsun.
0
spadram
(21.11.12)
burada anlatıyor. çevirmeye üşendim şimdi.

office.microsoft.com
0
el magico
(21.11.12)
office'de yazılan her makalenin türkçesi vardır:

işte o makale'nin türkçesi:
office.microsoft.com
0
insan opusen hayvandir
(21.11.12)
(8)

babamın moralini düzeltmek

kibritsuyu
öncelikle üşenmeyin şunu cevaplarıyla birlikte okuyun (git: 490893)son durumdan da sonra, teyzemin kocası olan ve emekli bir genel cerrah olan eniştem dedi ki "abi senin ayağın ne gut, ne iltihap, ne kırık, ne plaka. bypass ameliyatından dolayı zaten o bacaktan bir toplardamar alındı. bir toplardama
öncelikle üşenmeyin şunu cevaplarıyla birlikte okuyun (git: 490893)

son durumdan da sonra, teyzemin kocası olan ve emekli bir genel cerrah olan eniştem dedi ki "abi senin ayağın ne gut, ne iltihap, ne kırık, ne plaka. bypass ameliyatından dolayı zaten o bacaktan bir toplardamar alındı. bir toplardamarın eksik. bir de kırık ameliyatından dolayı kesi yapıldı. ayağında toplardamar yetmezliği var, venöz yetmezlik, toplardamarlar kanı yukarıya yeteri kadar gönderemiyor. ilaca falan hiç gerek yok. külotlu varis çorabı giyeceksin geçecek". mantıklı geldi. babam her ne kadar istemese de sımsıkı külotlu çorapla dolaşıyor. iyi geliyor gibi, ama yine de arasıra ayağı yine şişiyor, yine acıyor. bu işin uzmanı diye kalp damar cerrahisine gitti, "benim konum değil" dedi adam, ilgilenmedi bile. bu arada bypass ile ilgili kontrollerine gittiği kardiyolog hiç konusu olmadığı halde ilgilendi, sağ alt ekstremite bilmemne bilmemne doppler istedi. o da çekildi ama orada da bir şey yazmıyor, bypass'tan dolayı olmayan damarı yazmışlar bir tek. yani 9. aya girmemizle birlikte aynı tas aynı hamam. babaın ayağı hala iyileşmiyor, hala konulmuş kesin bir teşhis yok. bütün kontrolleri yapıldı. tahliller, ekg, eko, akciğer filmi, batın ultrasonu yıllık check up yapıldı, adam turp gibi maşallah hiçbir şeyi yok. ama ayağı bir türlü iyileşmiyor. iyileşmeyi bırak, nedeni bile kesin olarak bilinemiyor hala.

bugüne kadar hayat dolu, canlı, hala koşa koşa işe gidip çalışan babam (birlikte çalışıyoruz) sabah telefon edip "bugün dışarı falan çıkmayacaksan ben gelmiyorum ofise. artık pek de gelemem zaten benden hayır yok sen kendi başının çaresine bak" gibi laflar edip üzdü beni. annemle konuştum, diyor ki ayağı geçmediği için morali bozuk.

şimdi ben bu 9 aydır teşhis konulamadığı için doğru düzgün tedavisi bile yapılamayan ve sürekli şişip moraran ayağının üstüne basamadığı için morali bozulan babamın moralini nasıl düzelteyim söyleyin bana.
0
kibritsuyu
(21.11.12)
ondan birşeyler iste
ona ihtiyacın olduğunu bilsin, anlasın
olabildiğince sakarlaş bu arada
hata yap, ergen davranışlar sergile
annemde işe yaramıştı
0
sadegazoz
(21.11.12)
iyi de adam ayağının ğstğne zor basarken sırf moralini düzelteyim diye ofise mi getirteyim adamı. bastonla falan zar zor yürüyor adam. ya ayağının iyileşmesi için çözüme ihtiyacım var, ya ayağı iyileşmeyecekse bu halde adamı yormadan moralinin düzeltecek çözüme ihtiyacım var. zor durumdayım gel desem alır bastonu, ayağı acıya acıya, topallaya topallaya gelir. bunu istemiyorum.
0
🌸kibritsuyu
(21.11.12)
valla okurken bana bile fenalık geldi.ne biçim hastalık bu?sadegazozun dediğine katılıyorum.ona ihtiyacın olduğunu hissettir.geçmiş olsun.
0
rock n roll
(21.11.12)
büyük hükümdar Timur'un topal oldugunu hatırlat (:
0
zakkum
(21.11.12)
öncelikle çok geçmiş olsun. umarım en kısa zamanda babanız sağlıgına kavuşur. ayağının üzerine basamadığı için zamanının çoğunu evde geçiriyordur. evde yapılacak onu mutlu edecek bi şeyler bulabilirsiniz. sabırlı bi karakteri varsa basitten zora doğru birkaç tane puzzle alıp bitirince çerçeveletip asarsınız. belki hoşuna gider?
0
aliyoni
(21.11.12)
geçmiş olsun. arkamdaki kitaplıkta bir nöroloji kitabı var. yazarı kürşad kutluk. kitabın adı (derdiniz olan konudan bağımsız) "iskemik inme".
giriş kısmında şöyle bir paragraf var. aynen yazıyorum:

"akut inmeyle vücudun yarısının felç olması ağır bir kayıptır. ancak inmeli hastalarımın böyle bir kayıp yaşamamış insanlardan pek farklı davranmadıklarını gördüm. olaydan hafif defisitle kurtulduğu halde ağır depresyona girenler de oldu, ileri sakatlığa uğrayıp neşesini hiç bozmayanlar da. bunu sadece sağ ya da sol hemisferik lateralizasyon, frontal ya da oksipital lokalizasyon, akut ya da kronik dönem özellikleriyle açıklayabilir miyiz, bilmiyorum. belki felçli hastalarımız tıpkı inme inmemiş "normal" insanlar gibi, mutluluğu ya da mutsuzluğu seçiyorlardı."

böyle new age filozofları gibi akıl vermeyi inan ki istemezdim, sonuna kadar pozitif bilime güvenirim yalnız tıbba karşı hep şüpheci tavır takınmayı da elden bırakmam (bkz: iatrojenik), bkz: tr.wikipedia.org şu halimle babana maalesef yeteri kadar ilgi gösterilmediğini düşünüyorum, yani dikkat etmişler belki biaz ama ilgi göstermedikleri için sonuca varamamışlar doktorlarınız. bence öncelikle babanın depresif hallerini doğru yorumlamaya çalış, ona özel bakım için seferber olun. tıbbın uzak köşesindesiniz. bak varis çorabı gibi işe yarayan ve benim de ilk aklıma gelecek çözümlerden biri olan öneriyi yapan da yine akrabanız. yardım motivasyonu tıpçı değil aileden biri kimliği ile harekete geçirmiş onu.
demem o ki, bana kalsa yaraları kötüleştirmeyecek şekilde al pederin ayağı kucağına, günde iki set halinde 15er dakika ovala (ciddiyim). sonuçta primatız. şempanze akrabalarımız birbirlerinin bitlerini temizleyerek sosyal düzen kuruyor, düzenlerini sürdürüyor. ben olsam böyle yapardım.
0
kargn
(21.11.12)
iltihap var dediğiniz için diyorum, benim dayımın da ayağında oluşan bir nasırı kesmişler daha sonra burda açık yara oluştu kapanmadı, derken yara kapandı ama ayak hep şiş ateşler içerisinde yanıyor adeta, en son ayak kesilecek dediler yıkıldı tabii dayım falan ama başka bir doktor duyduk ona gitti, istanbul'da kendisi www.ufuktalu.com bu da adresi, şu an çok iyi tamamen iyileşti, ayak da kesilmedi yani, istanbul'da çok uzak değil ankara'ya bence bir gidin. çok geçmiş olsun.
0
ekaterina
(21.11.12)
"emekli bir genel cerrah olan eniştem dedi ki "abi senin ayağın ne gut, ne iltihap, ne kırık, ne plaka. bypass ameliyatından dolayı zaten o bacaktan bir toplardamar alındı. bir toplardamarın eksik. bir de kırık ameliyatından dolayı kesi yapıldı. ayağında toplardamar yetmezliği var, venöz yetmezlik, toplardamarlar kanı yukarıya yeteri kadar gönderemiyor. ilaca falan hiç gerek yok. külotlu varis çorabı giyeceksin geçecek". mantıklı geldi. babam her ne kadar istemese de sımsıkı külotlu çorapla dolaşıyor. iyi geliyor gibi, ama yine de arasıra ayağı yine şişiyor, yine acıyor. bu işin uzmanı diye kalp damar cerrahisine gitti, "benim konum değil" dedi adam, ilgilenmedi bile."

bir doktora daha götürmeye sabrin kaldi mi bilmiyorum hocam. ama yukaridaki paragrafta yazdiklarindan sonra, yani sizi kalb damar cerrahina sevkeden mantiginizdan cüret alarak, bir doktor önermek istiyorum müsaadenle:

Prof. Dr. İskender Alaçayır
Adres:
İran Cad. No:13 D:22
Kavaklıdere, Çankaya, Ankara
Tel: +90 312 428 83 64

Simdi bana "Bu kadar sacma sey olur mu? Agir sacmaladin!" diyeceksin ama, gercekleri yaziyorum:

Kalb Damar Cerrahisi ya da kardiyovasküler cerrahi diye adlandirilan bilim dali, "cevre" yani kalbten uzaktaki damarlarla pek ilgilenmiyor. (Diyeceksin ki, "E, bacaktan toplardamar almayi biliyor ama!" Dogru, isine geldigi icin, aliyor ama orada duruyor. Kol damari, bacak damari gibi islerle ilgilenmiyor.)

Tabii ben o gittiginiz kalb damar cerrahindan, sizi bir "periferik damar cerrahina" yönlendirmesini beklerdim ama yapmamis demek ki.

Sana o yazdigim isim de, Turkiye'yi bilemem ama Ankara'daki en iyi periferik damar cerrahIdIr. Cerrahlarin olaylara yaklasimina ve eniste beyin tecrübesine hürmeten, kurdugunuz bu mantigin dogru oldugunu düsünebiliriz. Eger periferik damarla ilgili olarak yapilmasi gereken ve simdiye kadar yapilmamis bir sey varsa, Iskender hoca, teshisi koyar ve yapar.

Ama "Bu sekilde varis corabiyla idare edeceksiniz, yapacak baska bir sey yok" da diyebilir. Gidecek olursaniz, bu cümleyi duymaya da hazirlikli olun.

Simdi konuyla ilgili olarak yazdigin 3 soruyu da dikkatle okudum ve aklima, pirimiz, mirimiz, üstadimiz Hipokrat'in su sozleri geldi:

Hayat kisa, sanat uzun, tecrübe aldatici, hüküm vermek güctür!
0
compadrito
(21.11.12)
(5)

samsung telefondan medya aktarma

kibritsuyu
aklını sevdiğimin samsung galaxy w ile çekişmiş ve 8 gb'lık kartı doldurmuş yüzlece fotoğraf ve videoyu bilgisayara nasıl aktarıyoruz lan?bilgisayara kies programını kurdum. telefonu da usb'den bağladım. kurmadan bağlayınca aygıt sürücüsü yazılımı yüklenemedi. neyse efendim kies açıldı, cihaz modeli
aklını sevdiğimin samsung galaxy w ile çekişmiş ve 8 gb'lık kartı doldurmuş yüzlece fotoğraf ve videoyu bilgisayara nasıl aktarıyoruz lan?

bilgisayara kies programını kurdum. telefonu da usb'den bağladım. kurmadan bağlayınca aygıt sürücüsü yazılımı yüklenemedi. neyse efendim kies açıldı, cihaz modeli falan çıktı. lakin fotoğraflara tıklıyorum bişey yok, videolara tıklyıorum bişey yok. ha kartı da dolu diye gösteriyor. e içini göster? o da yok. bilgisayarım'dan girip flaşdisk gibi bakayım diyorum ı-ıh yok hiçbir şey açılmıyor. sekmelerde geziyorum, alma/verme var. fotoğrafları bilgisayara al diyorum yok, videoları al diyorum yok.

lan aklına sçtımın bu telefonundaki medyayı nasıl aktarıcaz lan telefona?

kartı çıkarıp bilgisayara takamam. kart mikro, bilgisayarın okuyucusu dana boy. adaptörü de yok.
0
kibritsuyu
(11.11.12)
aygıt yöneticisinden usb girişini kaldırıp bilgisayarı yeniden başlatıp akabinde usbye taktığımda aleti görmüştü kies. denenebilir.
0
army14
(11.11.12)
aleti görüyor zaten. içindekileri görmüyor.
0
🌸kibritsuyu
(11.11.12)
sanal uyku
(11.11.12)
ya wifi de var kies air de var ama ulan akıllı sikli soklu denen telefonu flaşdisk gibi bağlayıp fotoğraf almak bu kadar zor olabilir mi anlamıyorum. o takoz diye amele ayfonu diye aşağılanan nokia 5800 ile yapıyom ben bunların hepsini?
0
🌸kibritsuyu
(11.11.12)
kies air ile wifi'dan denedim, 8 gb şey, ökküz gibi uzun sürüyor. o da zaten yarısında bağlantı koptu, hangisini aktardıydım hangisini aktarmadıydım karıştı gitti. zaten hepsini indir dedim, hepsini de indirmemiş. yarım yamalak.

hayır yediyüzellibin tane özellik koysan da akıllı telefon desen kaç yazar, usb'den bağlayıp altı üstü 8 gb veriyi flaşdisk gibi bilgisayara atamadıktan sonra. şuna bak sözlükte samsung samsung diye atıp tutar millet, şu sorduğum şey nasıl yapılıyor bir allahın kulu cevap veremedi. başka başka yöntemler önerildi.

yuh ulan nokia 5800'ün gözünü seveyim. programa bile gerek kalmadan windows ile aktarıyorum o aletle.
0
🌸kibritsuyu
(11.11.12)
(4)

bebeklerin kafası mı büyük, kolları mı kısa

kibritsuyu
iki elinizi kafanızın üzerinde birleştirin. rahatlıkla yapabiliyorsunuz değil mi?peki bebeklerin elleri kafasının üzerinde niye kavuşmuyor? kafası mı vücuduna göre büyük oluyor, kolları mı vücuduna göre kısa oluyor?
iki elinizi kafanızın üzerinde birleştirin. rahatlıkla yapabiliyorsunuz değil mi?

peki bebeklerin elleri kafasının üzerinde niye kavuşmuyor? kafası mı vücuduna göre büyük oluyor, kolları mı vücuduna göre kısa oluyor?
0
kibritsuyu
(07.11.12)
ikisi de. kemikler ve kas yapisi gelismedigi icin.
0
leyla3
(07.11.12)
kafa büyük evet. yoksa kolları bence vücuduna oranla normal.
0
hope ender
(07.11.12)
Kafa bedenden büyüktür en başta. Sonra beden uçlara doğru gelişir, sonra içe doğru, sonra tekrar uçlara..derken uzar gider.
0
jesterdvine
(07.11.12)
gelişim baştan ayağa doğrudur, bu sebeple kafaları büyük doğarlar vücut sonradan gelişir
0
yue
(07.11.12)
(12)

dondurulmuş anne sütü sorunsalı

kibritsuyu
eylül ayının ortalarından itibaren ege'nin ilerideki ihtiyacını karşılamak üzere sağdırdığımız fazla anne sütlerini süt saklama poşetlerinin içinde derin dondurucuda dondurduk. -18 derecede taş gibi donmuş olarak bekliyorlar. en eskisi 2 aylık. sağılır sağılmaz derin dondurucuya atıldı.bugün hadi ar
eylül ayının ortalarından itibaren ege'nin ilerideki ihtiyacını karşılamak üzere sağdırdığımız fazla anne sütlerini süt saklama poşetlerinin içinde derin dondurucuda dondurduk. -18 derecede taş gibi donmuş olarak bekliyorlar. en eskisi 2 aylık. sağılır sağılmaz derin dondurucuya atıldı.

bugün hadi artık sirküle edelim, eskilerini kullanmaya başlayalım dedik, annesi de işe giderken fazla süt bırakmadı dondurulanlardan içecek diye.

akşamdan dondurucudan çıkardık, buzdolabı kısmında erimeye bıraktık, bugün öğlen saatlerinde eridi. içirmek üzere biberona koyup sıcak su içinde bekleterek ılıttık. lakin bu süt gibi güzel kokmuyor, ekşimsi kokuyor. ege de içmiyor, aç kaldı yavrum.

niye böyle oldu bu sütler? niye kokuyor? neyi yanlış yaptık?
0
kibritsuyu
(06.11.12)
soğuk durumdayken birden sıcak suyun içine salmış olmanız bozmuş olabilir.
0
bilmemkacincinick
(06.11.12)
bebeği zehirleyeceksiniz! tamam ilk 6 ay anne sütü ama mecbursanız işe gitmeden sağsın sabah sütü, derin dondurucuda sağlıklı gelmedi bana. en iyisi doktorla bir konuşup hal çare arayın.
0
9kuyruklukedi
(06.11.12)
Anne sütünü saklama süreleri
Sema Hastanesi’nden Dr. Arzu Gebeşçe anne sütünün saklama sürelerini şu şekilde toparlıyor:
Anne sütü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 °C arasında) saklanabilir.
Süt, tek kapılı buzdolabının buzluğunda (-7 ile -2°C arasında) 3 haftaya kadar, iki kapılı buzdolaplarının buzluğunda 3 ay saklanabilir.
Sütünüzü derin dondurucuda (-18 °C nin altında) 6 aya kadar saklanabilir.

Donmuş sütü eritirken dikkat edilmesi gerekenler
Buzdolabında yavaş olarak eritiniz (100 cc sütün erimesi birkaç saat sürebilir).
Sıcak suyun altında bir kap içinde daha hızlı olarak eritme de yapılabilir.
Donmuş sütü oda sıcaklığında bekleterek eritmeyin.

Sütü ısıtırken dikkat edilmesi gerekenler
Soğuk süt, akan ılık su altında veya bir biberon ısıtıcısında ısıtılabilir.
Sütü fazla ısıtmayın. Sütün kesilmesine ve bazı proteinlerin hasar görmesine neden olabilir.
Sütü eritmek veya ısıtmak için mikrodalga fırınların kullanılması önerilmemektedir.

Anne sütünün saklanmasıyla ilgili diğer önemli konular…
Eritilmiş sütü bir saatten fazla oda ısısında bırakmayın.
İkinci kullanımdan sonra kalan sütü atın.
Eritilmiş sütü tekrar dondurmayın.
Sütü buzdolabının kapağına koymayın.
Sütler bir termos içinde buz ile birlikte taşınmalıdır.
0
zenigt
(06.11.12)
derin dondurucuda anne sütü saklamak bizim icat ettiğimiz bir yöntem değil. sırf bu iş için süt saklama poşetleri bile olan, zaten uygulanan bir yöntem.

hem sabah sağdığı sütü de gün içinde verecek olsa o da süt saklama kabı içinde buzdolabında duruyor. onu da ısıtmak için yöntem aynı, biberonu sıcak suya oturtmak. yani erimiş ama hala soğuk olan süte de uygulanan bu. bu da bozacaksa biz biberonu nasıl kullanacağız? sütü nasıl ısıtalım ki başka?

@zenigt: buradakilere aykırı hiçbir hareketimiz olmadı.

@darknum: buzdolabında eriyen süt oda sıcaklığına nasıl gelebilir ki? buzdolabı sıcaklığına geldi. hem deniyor ki "erimiş sütü oda sıcaklığında 1 saatten fazla tutmayın", hem diyorsunuz ki "oda sıcaklığına gelmeden sıcak suya koymayın".

buzdolabından çıkan şey 1 saatten önce oda sıcaklığına gelmez ki bu havada. nasıl olacak?

poşetin üstündeki tarih 21 eylül. yani 2 ay bile beklemedi donmuş olarak.

özellikle tecrübeli anne babalardan yardım bekliyorum. daha önce dondurarak anne sütü saklama hadisesini bile hiç duymamış olanlardan da anlayış bekliyorum. sağolun ama yardımcı olmuyorsunuz, sadece endişelendiriyorsunuz.
0
🌸kibritsuyu
(06.11.12)
www.anneyeozel.com

belki beklettiğiniz sıcak su fazla sıcaktı?
0
whoosie
(06.11.12)
çocuk kaç aylık bu arada?
0
ayemverihat
(06.11.12)
bir de işin teknik kısmından yüzde 100 emin misiniz?

elektrik kesintisi vs vs?
0
ayemverihat
(06.11.12)
çocuk 3 aylık. elektrik kesintisi nedeniyle eriyip yeniden donmadığına eminiz.

biberon ısıtmak için beklettiğimiz su sıcak olabilir. ama zaten benim bildiğim biberon ısıtma yöntemi budur. yani kaynamış ama altı kapatılmış, hala kaynayan değil bir suyun içine biberonu oturtmak şeklinde bilirim. yani hep öyle önerildi. yoksa ısınmaz ki zaten.
0
🌸kibritsuyu
(06.11.12)
belki annenin o sütü sağdığı gün yediklerinden kaynaklanan bir koku da olabilir? soğan, pırasa, lahana vb gibi kokulu yiyeceklerin, sütün kokusunu tadını kalitesini bozduğu söylenir..
0
sister blister
(06.11.12)
"..cünkü dolapta bekleyen süt ille biraz kokuyo"

www.kadinlarkulubu.com
0
peren perengil
(06.11.12)
www.lansinoh.com.tr

Bir anne olarak bende bu konudan cok dertliyim umarım yardımcı olur sizede

Isısını ölçmeden önce, anne sütünü, kabı içinde hafifçe döndürünüz, çalkalayınız. Üstte biriken kaymak kısmı, bunun sonucunda bütün süte dağılacaktır. (Saklanan sütün kaymak ve sıvı süt olarak ayrışması normaldir.) Kabı çok hızlı ve kuvvetli şekilde çalkalamayınız. Bu, anne sütünün içinde var olan değerli ve gerekli bir takım canlı maddeleri zedeleyecektir
0
abfall
(06.11.12)
annesi işyerinde sağdığı taze sütleri işyerinden öğlen çıkanları kızılay'a getiren servis şoförüne verdi, ben kızılay'da şoförden aldım, eve götürdüm, doydu yavrucağın karnı.

bir haftasonunda, anne de baba da evdeyken süreci baştan sonra gözlemleyerek süt eriteceğim. bu şekilde nerede yanlış yaptığımızı da unutmazsam paylaşırım.
0
🌸kibritsuyu
(06.11.12)
(2)

utorrent.com

kibritsuyu
arkadaşlar bu http://www.utorrent.com sitesi yani utorrent programının resmi web sitesi niye açılmıyor? utorrent programını indireceğim. hadi farklı sitelerden indiriyorum, türkçesine alışmışım dil paketi indireceğim, iki haftadır uğraşıyorum açılmıyor, bağlanmıyor. ne oldu bu siteye?ya da türkçe di
arkadaşlar bu www.utorrent.com sitesi yani utorrent programının resmi web sitesi niye açılmıyor? utorrent programını indireceğim. hadi farklı sitelerden indiriyorum, türkçesine alışmışım dil paketi indireceğim, iki haftadır uğraşıyorum açılmıyor, bağlanmıyor. ne oldu bu siteye?

ya da türkçe dil paketi indirebileceğim bir yer var mıdır?
0
kibritsuyu
(30.10.12)
bilgim yok ama tahminen piratebay gibi engellemişler.
0
fuzzy olmak istemistim
(30.10.12)
peki google dns dışında ulaşmamın bir yolu var mıdır? google dns işlemiyor zira.
0
🌸kibritsuyu
(30.10.12)
(12)

biberon kullanma zamanı geldi - sterilizasyon sorunsalı

kibritsuyu
ege üç aylık oldu, iş kanunlarımız ve vicdansız patronlarımız sağolsun izni biten annesi bugün ağlaya ağlaya işe gitti. bugüne kadar sadece birkaç sefer kullanmış olduğumuz biberon olayına artık zorunlu olarak giriş yapıyoruz.hep naaptık bugüne kadar? kullanılmış biberonu bi fırça ve biberon deterja
ege üç aylık oldu, iş kanunlarımız ve vicdansız patronlarımız sağolsun izni biten annesi bugün ağlaya ağlaya işe gitti. bugüne kadar sadece birkaç sefer kullanmış olduğumuz biberon olayına artık zorunlu olarak giriş yapıyoruz.

hep naaptık bugüne kadar? kullanılmış biberonu bi fırça ve biberon deterjanı yardımıyla yıkayıp temizledik ve kaynar suda 5-6 dakika kaynatıp ve temiz bir tabağın içinde kuruttuk. lakin yoğun biberon kullanım durumunda kaynat kaynat nereye kadar.

sterilizatör alayım dedim. dedim ama gerçekten gerekli mi bu? organik biberon deterjanı ve sıcak suyla fırçalayarak yıkamak ve güzelce durulamak yeterli olmaz mı? yani ben kendi hiçbir bulaşığımı yıkamaktan gayrı temizlemiyorum, sterilize etmiyorum. daha kaç yaşına kadar hijyen içinde yetiştireceğiz, azıcık da mikrop alması gerekmez mi? zaten ne kadar hijyenik tutabilirim bebeği? sokağa çıkıyor, arabaya biniyor, alışveriş merkezi geziyor. biberonu da pis pis kullandıralım demiyorum da, sadece yıkamak yetmez mi? sadece yıkanmış biberondan, vücudunun yenemeyeceği kadar ciddi mikrop kapar mı? yoksa illa sterilizatör mü?

not: bebeğe biberonla verilen şey sadece anne sütü.
0
kibritsuyu
(30.10.12)
sadece yıkayın.çok fazla takıntılı olmayın.biraz da mikropla karşılaşmalı bence.ben bebekken,biberonumu sadece yıkıyolardı.sterilizazyon cihazı kullanmadılar ve hiç bişey olmadı :)
0
rock n roll
(30.10.12)
evde enfeksiyon taşıyan hasta yoksa bir şeycik olmaz, yıkayın temiz olsun yeter.
0
9kuyruklukedi
(30.10.12)
Birkaç biberon başlığı kullanın, biri beklerken diğerinin kullanırsınız. Kalıntı kalmadığı sürece çok sorun olmaz.sterilite manyağı olmayın, dünyada milyarlarca insan temiz su kaynaklarından mahrum büyüyor, tıbbi yardımdan uzakta yaşıyor. onları düşünün.
0
atmacaged
(30.10.12)
denildiği gibi biraz mikrop alması lazım bro. 2 küçük kardeşimde bizimkilerin yaptığı tek şey biberonu kaynatmaktı. hatta deterjan olayını ilk senden duyuyorum. bu kadar takıntılı olmayın :) iki elemanda turp gibi şu anda
0
GibsonRules
(30.10.12)
o kadar ince eleyip sık dokumaya bence gerek yok. arkadaşlarında dediği gibi normal sıcak suda da yıkasanız pek bir şey olmaz.
bizim zamanımızda burnunun sümüğünü yiyen veletler vardı, onlara birşey olmadıysa ege'ye hiç bir şey olmaz merak etme.
yinede içiniz rahat etmezse biberonda 2-3 tane alın, birini yıkayana kadar diğerleriyle idare edin.
0
etna
(30.10.12)
annelerimiz hepimize yıkayıp vermiş, hatta ondan öncekiler de..yıllar yıllardır durum böyle yani..meraklanmayın bence..bu kadar küçük şeyler sorun çıkarsaydı, dünya nüfusu bu kadar artıyor olmazdı, böyle düşünün, içiniz rahat etsin:)

titizlik hastası arkadaşımın bebeği oldu, dediğiniz gibi sterilizatöründen, deli gibi her seferinde kaynatmaya kadar..en sonunda pes etti, sadece yıkayıp geçiyor.

bence çocuğu bu kadar mikroptan korumamak lazım, bbağışıklık sistemi güçlensin..doğudaki çocukları görmüyor musunuz, karın içinde yalınayak geziyorlar da bana mısın demiyor, bizim pamuklar içinde büyüyen çocuklar sürekli hasta..
0
lambada
(30.10.12)
İki çocuğuma da normal suyla elde yıkayıp kullandım ben, ilk bir iki ay dışında kaynatmadım bile. Bakteri ile tanışsın çocuk, zaten anne sütü alıyor bir şey olmaz. O kadar pimpirik yapmayın, pimpirikli olunacaksa olunması gereken daha bir sürü başka şey var...
0
sui
(30.10.12)
cocuk 6 aylik olmadan once, kesinlikle ama kesinlikle sterilizasyon makinesi kullanmadan o biberonu cocugunuza vermeyin.

burda cocuk bakteriyle tanissin diyenleri de kaale almayin lakin bilgisizlik ve cehalet atalarimizdan bizlere aktarilan bir sey oldugu icin, cocuklarin bagisiklik sistemlerinin ilk 6 ay boyunca olmadigini, 6. aydan itibaren bebeklerin bagisiklik sistemlerinin gelismeye basladigini ozellikle belirtmeliyim ki, burdaki annelere de birazcik faydam dokunsun. o yuzdendir ki cocuklara 6 ay boyunca anne sutu verilmesi onerilir ki, olmayan bagisikligi anne sutu kapatsin.

siz lutfen burdaki es-kaza cocuk buyuten annelere ve/veya babalara inanmayin, sterilazyon makinesi kullanmadan o biberonu vermeyin cocugunuza. 6 ayin sonunda zaten bagisiklik sistemi gelismeye baslayacak ve ondan sonra geleneksel yontemlere gecmenizde sakinca olmayacaktir. ancak, 1 sene boyunca, sterilazyon makinesi kullanmanizi oneriyorum.

ayrica: bizim zamanimizda, sumuk felan yiyen cocuklar vardi, onlar tas gibi diyenlere hic itibar etmeyin, lakin bu kisilerin ileri yaslarda herkesten daha fazla kronik hastaliga yakalanma risklerinin cok daha fazla oldugu bilimsel bi gercek.

ayrica: annelerimiz ve annanelerimiz hepimizi yanlis buyutmus, birazcik cocuk gelisim kitaplari okursaniz yaptiklari hatalari teker teker goreceksiniz.
0
uyku semesi
(30.10.12)
@uyku semesi: bir şey sormak istiyorum. 6 aya kadar bağışıklık sistemi yok demişsiniz. peki biz o zaman niye bağışıklık sistemi olmayan bebeğe 6 aylık olana kadar dünyanın aşısını yaptırıyoruz? aşı dediğimiz şey zayflatılmış bir mikrop değil midir, vücuda verelim de vücut o mikroba bağışıklık oluştursun diye yapılmaz mı?
0
🌸kibritsuyu
(30.10.12)
bagisiklik sistemi yok demek, hic olmadigi anlamina gelmiyor. cocuklarin hastaliklara karsi savasmalarini anne sutunden aldiklari yogun antikorlar sagliyor. yani turkcesi su: cocuk emdikce antikorlar gelisiyor ve bagisiklik sistemi olmasi gerektigi hale geliyor. anne sutunu aktif olarak alamayan cocuklarin hepsinde ciddi hastaliklar / hatta olumler goruluyor.

ayrica, asi kismina cok guzel temas etmissin kibritsuyu. antikorlar aptal organizmalar degil, onlari da hafizasi var. o verilen asilardaki mikroplarla savastiklarinda, o mikroba karsi artik nasil savasicaklarini hatirlayip, kalici koruma saglaniyor.

hatta bazi asilar, anne sutunu aktif olarak emen cocuklarda belirli sureler icin pas gecilebiliyor.

ayrica, burda soyledigim herseyi, kendi arastirmalarimdan, doktorumdan aldigim bilgilerle ve okuduklarimla biraraya getirdim. kizim 17 aylik, su yukarida yazdiklarimin hepsini uyguladim. biberon veya emzik hic kullanmadi kizim, hep annesini emdi, hala emiyor, 2 yasina kadar da emmesi icin elimden gelen herseyi yapicam. steril kisminda cocugumu ozellikle 6 ay boyunca, ben bile opmemeye calistim, 6 ay boyunca, alisveris merkezlerine, toplu tasima araclarina, yani insanlarin cok oldugu yerlere goturmedim. hasta oldugum donemlerde eve gitmedim. sonuc: kizim 17 aylik ve bi kere asisindan sonra atesi cikti ve sadece 1 gun surdu ve bi kere bile burnu akmadi. guclu bagisiklik icin, cocugun once iyi korunmasi gerekiyor. mikroplari zaten alacak, onemli olan aldigi mikrobun onu hasta etmemesini saglamak. bu da iyi korunmaktan geciyor..
0
uyku semesi
(30.10.12)
kaynatma ya da steril etme arasında fark olduğunu düşünmüyorum. ben daha rahat olduğu için sterilizatör kullanmıştım. kaynatmaya çalıştığımda ocakta unutuyordum hep.
0
gyne
(30.10.12)
Sterilizatör ilk 6 ay için gerekli. Sonrasında bulaşık makinasında yıkadım (malum daha yüksek ısı) bu süred bulaşık makinasına parlatıcı koymadım.
0
SiyamkedisiZorro
(30.10.12)
(3)

günler bir gün geri mi alındı?

kibritsuyu
ya da bugün pazartesi değil de pazar falan mı? kanal d'de irfan değirmenci yok. irfan değirmenci'yi bırak, sabah haberleri de yok, acemi cadı var. show tv öyle. fox tv'de fatih portakal yok, hafta sonları haber sunan dar gömlek var.nereloloyor?
ya da bugün pazartesi değil de pazar falan mı? kanal d'de irfan değirmenci yok. irfan değirmenci'yi bırak, sabah haberleri de yok, acemi cadı var. show tv öyle. fox tv'de fatih portakal yok, hafta sonları haber sunan dar gömlek var.

nereloloyor?
0
kibritsuyu
(22.10.12)
bayram tatilini bağlamışlar demek ki :)
0
premathe
(22.10.12)
ben de işe bi geldim kimse yok. geri döndüm eve, şimdi hem cevap yazıyor bir yandan da pazar kahvaltımı hazırlıyorum. mis :)
0
brkylmz
(22.10.12)
Sabah kahvaltı yaparken bende İrfan değirmenciyi seyrediyorum genelde. Göremeyince bende saatler geri alındı diye korktum bi ara bi saat erken kalkmış oldugumu düşündüm diğer kanallarda saat aradım ama hersey normaldi.
0
spica
(22.10.12)
(1)

renault clio yol bilgisayarı hesaplama yöntemi

kibritsuyu
efem benzin fiyaltlarından illallah edip 2001 model clio'ma lpg taktırdım. taktırdıktan sonra göstergeleri ve bilgisayarı sıfırlamadım. hala benzinle ölçtüğü değerler mevcut. lpg takılınca dadedim ki bu yol bilgisayarına bir zeval gelecek mi, çalışacak mı, eve dediler çalışacak ama lpg ile ilgili ve
efem benzin fiyaltlarından illallah edip 2001 model clio'ma lpg taktırdım. taktırdıktan sonra göstergeleri ve bilgisayarı sıfırlamadım. hala benzinle ölçtüğü değerler mevcut. lpg takılınca dadedim ki bu yol bilgisayarına bir zeval gelecek mi, çalışacak mı, eve dediler çalışacak ama lpg ile ilgili verileri göstermez. benzin ile ilgili verileri eskiden olduğu gibi gösterir.

şimdi bu yol bilgisayarında bazı değrler var. iki tanesine kafam takıldı.

1. son sıfırlamadan itibaren kaç litre benzin harcandığı
2. depodaki benzinle gidilebilecek mesafe

ulan araç lpg'de çalışıyor. dolayısıyla depodaki benzin ilk çalıştırma ve birkaçyüz metre dışında hiç azalmıyor. ama "son sıfırlamadan itibaren kaç litre benzin harcandığı" bilgisi sürekli artıyor. aynı şekilde depodaki benzinle gidilebilecek mesafe de düşüyor. e ulan benzin azalmıyor ki bunlar neye göre hesap yapıp artıp azalıyor lan?

ha kilometre sayacı normal işliyor. acaba hesap yaparken depoda kalan benzine bakmak yerine "bu herif 30 kilometre yol gittiğine göre depoda da ortalama yakıt tüketimine göre 30 kilometrelik benzin azalmıştır" diye mi bir hesap yapıyor? "dur şu gidilecilecek mesafeden 30 kilometre düşeyim" mi diyor depodaki benzine bakmadan?

şimdi diyeceksiniz ki "be dangalak, göstergeyi sıfırlayıp denesene". iyice sapıtır da hiç ölçemem, eksi meksi değerler verir diye sıfırlamadım.
0
kibritsuyu
(20.10.12)
ortalama tüketimi depoda kalan yakıta bölerek hesaplıyor. lpg ile gidince ortalama tüketim saçmalayacağı için yol bilgisayarının bi manası olmayacak artık.
0
orpheus
(20.10.12)
(8)

pipi (çük) şişmesi

kibritsuyu
hani karşında birisi bişey yiyince senin canın çeker de "pipim şişicek" denir ya. nedir abi bu olayın aslı? karşısında bişey yenen adamın canı çekince pipisi mi şişiyor? canı bir şeyi çok çekince pipisi şişen var mıdır? nereden türemiştir? bu pipi şişmesinden kasıt ereksiyon mu, yoksa başka bir şeki
hani karşında birisi bişey yiyince senin canın çeker de "pipim şişicek" denir ya. nedir abi bu olayın aslı? karşısında bişey yenen adamın canı çekince pipisi mi şişiyor? canı bir şeyi çok çekince pipisi şişen var mıdır? nereden türemiştir? bu pipi şişmesinden kasıt ereksiyon mu, yoksa başka bir şekil şişme mi nedir?
0
kibritsuyu
(19.10.12)
Am, göt, meme harici hiçbişey için şişmedi pipim, zaten şişebilecek kıvama geldiğinde pipi sayılmazdı artık. Yalan yani.
0
lpgli tosbaga
(19.10.12)
bizde kızlara memen şişmesin erkeklere pipin düşmesin derler.
0
bgraydin
(19.10.12)
çocuksal bir kandırmaca. çocuklara yönelik yani.
0
zazazaraeta
(19.10.12)
fırat'a annesi diyodu ya çok şeker yersen çükün paçandan düşer diye.onun gibi bişey işte.

edit(karıştırmışım,şeker ile ilgili değilmiş)

galeri.uludagsozluk.com
0
Skey295
(19.10.12)
ben karşıdanki hatunun sana verecekmiş gibi yapıp vermemesinden dolayı türeyebileceğini düşündüm şimdi. ayn yola çıkıyor :D vurun lan bana :D
0
nemo problemo
(19.10.12)
o yiyecekle bi fantezisi varsa şişebilir bence
0
zenc
(19.10.12)
zamanla argolaşmış bişeydi bu sanırım, normalde içim şişti, yüzüm şişti gibi bişey dönmüş dolanmış "penisin şişmesin" haline gelmiş.
0
hocam fazla egon var mi
(19.10.12)
@nemo problemo, hayır hocam doğru hatırlamışsın şekerle alakalıydı;

3.bp.blogspot.com
0
zazazaraeta
(19.10.12)
(5)

yine aynı bok başıma geldi - ele iğne batması

kibritsuyu
ben biraz gerizekalıyım ya da şanssızım galiba. yine aynı halt başıma geldi. daha önce de olmuştu.dün akşamüstü ben evde yokken evdeki parmak delerek ölçülen şeker ölçüm aletiyle, eve gelen bir misafir (eşimin bir akrabası) şekerini ölçmüş. sonra da parmağını deldiği lanseti çıkarıp peçeteye sarıp s
ben biraz gerizekalıyım ya da şanssızım galiba. yine aynı halt başıma geldi. daha önce de olmuştu.

dün akşamüstü ben evde yokken evdeki parmak delerek ölçülen şeker ölçüm aletiyle, eve gelen bir misafir (eşimin bir akrabası) şekerini ölçmüş. sonra da parmağını deldiği lanseti çıkarıp peçeteye sarıp salondaki sehpaya koymuşlar. ben de peçeteyi buruşturulmuş peçete sanıp alayım çöpe atayım derken elime battı, parmağım kanadı.

misafirin geçmişini bilmyorum ama eşim diyor ki sağlıklı kadın, hepatiti mepatiti yok, geçirmedi. evli barklı iki tane kocaman çocuğu var. şimdi tutup da eve gelen misafirden kan tahlili de isteyemem.

ben aşılı değilim. bütün testlerim (HbsAg, Anti Hbs, Anti HCV, Anti HIV) negatif.

şimdi ben ne yapmalıyım? olay daha bu sabah oldu. hemen gidip hepatit b aşısına başlasam olur mu? test yaptırsam hemen sonuç vermez bunu biliyorum. 1-2 ay şüphe ile test yaptırmayı mı bekleyeceğim?
0
kibritsuyu
(19.10.12)
bence bu kadar stres yapılacak bir şey değil boşver bir şey olmaz
yalnız hiç kusura bakma da misafirinin gerizekalılığı yani gidip sorsan onun yüzü kızarır senin değil
0
neira
(19.10.12)
misafir ne kadar düşüncesizmiş!! bir şey olacağını sanmıyorum ama yine de için rahatlasın istiyorsan aşı ol derim. Zaten gidip misafire sorsan aa evet bende de hepatit vardı canım yaa kusura bakma diyecek hali yok.
0
megerse
(19.10.12)
doktora bir sor sen. Kadının hasta olup olmadığını kendisi bile bilemez ki eşin nereden bilsin.
0
nedendir bilinmez
(19.10.12)
misafirin hatası.öyle bişey ortalığa bırakılmaz.bence doktora git yine de nolur nolmaz
0
rock n roll
(19.10.12)
merhaba..
tıp fakültesi son sınıftayken diabet-nefroloji servisinde kan şekeri bakmak için kullandığımız iğnelerden biri elime batmıştı. servisin yarısında hepb yarısında hepc vardı. iğnenin kimin olduğu da belli değildi.
böyle bir durumda ilk yapılması geren elin sabunlu suyla uzun uzun yıkanmasıdır. parmak ucundan bakıldığı için iğne üstündeki viral yükün fazla olmama gibi bir durumu da var. yani beklemiş iğne, parmak ucu ve sabunlu suyla yıkamayla oran 1/1000'in de altına düşüyor diye hatırlıyorum.

şu aşamada bence ilk yapılması gereken misafire bir hastalığı olup olmadığının sorulması ve enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvurulması.
eğer misafir hastalık tarifliyorsa ona yönelik testler yapılmalı (hepatit için antijen, hepc için karaciğer enzim kontrolü, hiv için 3 ay sonra)
ve mutlaka hepatit b aşısı olunması gerekir.
0
alisveris arabasi
(20.10.12)
(1)

youtube istatistikleri

kibritsuyu
youtube'un bir istatistik sayfası yok mu "bugüne kadar en çok izlenen videolar", "bu yıl içinde en çok izlenenler", "en çok like alanlar", "en çok unlike alanlar" falan filan gibi? aradım bulamadım.
youtube'un bir istatistik sayfası yok mu "bugüne kadar en çok izlenen videolar", "bu yıl içinde en çok izlenenler", "en çok like alanlar", "en çok unlike alanlar" falan filan gibi? aradım bulamadım.
0
kibritsuyu
(17.10.12)
badiparmagi
(17.10.12)
(2)

windows live mail posta import etme

kibritsuyu
harddisk değişti, bilgisayarı baştan kuruyorum. her şey tıkır tıkıri microsot programları dangalaklık edip duruyor.windows live mail programını kullanıyorum. başka program kullan demeyin. harddisk değişmeden önce programdaki bütün mailleri yedekledim, flaşdiske aldım. yenisini kurunca da diyorum ki
harddisk değişti, bilgisayarı baştan kuruyorum. her şey tıkır tıkıri microsot programları dangalaklık edip duruyor.

windows live mail programını kullanıyorum. başka program kullan demeyin. harddisk değişmeden önce programdaki bütün mailleri yedekledim, flaşdiske aldım. yenisini kurunca da diyorum ki flaşdiskten al, mail programının içine koy. gelen kutusu altında bir sürü klasörüm var tek tek ayrı ayrı. bu dangalak güzelce alıyor ama depolama klasörü diye bi zikin altına koyuyor bütün aldıklarını. ya oraya koyma. normal maillerin geldiği klasöre koy. yenileri de üstüne gelsin. yok, illa depolama zikinde duracak. sürükle taşı kopyala yabıştır falan yok.

nasıl alırım lan bi daha o kadar klasörü tek tek açmak da istemiyorum. ayrıca da eskisi yenisi hepbir dursun isyiroum. eskiler depolama şeyinde, yeniler gelen kutusunda olmasın lan çok mu zor bi şey istiyorum?
0
kibritsuyu
(16.10.12)
eski wlm sürümüyle şimdi kullandığınız sürüm farklıysa yedekleri kabul etmeyebilir
0
zombie0
(16.10.12)
farklı değil. ayrıca yedekleri kabul ediyor. ama gelen kutusu altında değil depolama klasörü adı altında bir yere kopyalıyor. oradan alıp başka yere de taşıyamıyorum.
0
🌸kibritsuyu
(16.10.12)
(3)

caaanım masaüstü resmim - oda şeklinde 3d çizim

kibritsuyu
bition'da görmüştüm birinin masaüstü kepçırıydı. kullandığı duvar kağıdının linkini de vermişti. boş bir oda. sol duvarda raflar var. sağ duvarda mantar pano var. kenarda bir masa var. şeklinde bir 3d çizimdi. bition'da kim paylaşmıştı ve linki vermişti bilemedim. yoğun duyuru kullanan elemanlardan
bition'da görmüştüm birinin masaüstü kepçırıydı. kullandığı duvar kağıdının linkini de vermişti. boş bir oda. sol duvarda raflar var. sağ duvarda mantar pano var. kenarda bir masa var. şeklinde bir 3d çizimdi. bition'da kim paylaşmıştı ve linki vermişti bilemedim. yoğun duyuru kullanan elemanlardan biriydi, nicki buradan tanıdıktı hatta. bilenlerden ricamdır bi buldurun be. hatta kendi görecek büyük ihtimalle "bendim" diyecek.
0
kibritsuyu
(16.10.12)
kül
(16.10.12)
değil ama çok benzer. görüş açımız böyle tepeden değil, göz hizasından. raflar da kütüphane gibi değil, duvara çakılı raf gibi.
0
🌸kibritsuyu
(16.10.12)
sutlu nescafe
(16.10.12)
(2)

firefox'ta araç çubukları yeri

kibritsuyu
arkadaşlar firefox'ta sekme çubukları ile adres çubuğunun yerini değiştirebiliyor muyuz? sekmeler yukarıda, adres çubuğu onun altında duruyor. sekmeler aşağıda dursun, adres çubuğu yukarıda dursun. sürüklenmiyor. var mı bir yolu?
arkadaşlar firefox'ta sekme çubukları ile adres çubuğunun yerini değiştirebiliyor muyuz? sekmeler yukarıda, adres çubuğu onun altında duruyor. sekmeler aşağıda dursun, adres çubuğu yukarıda dursun. sürüklenmiyor. var mı bir yolu?
0
kibritsuyu
(16.10.12)
en yukarı gelip özelleştire basınca taşınabiliyor.
0
sutlu nescafe
(16.10.12)
adres cubugu yukari aliniyor sanirim ama sekme cubuklari menu gizliyken hareket etmiyor. menu gizli degilken menu yanina adres cubugunu cekip, digeri altta kalmasi saglanabilir. (sag tik > ozellestir)
0
entrapmen
(16.10.12)
(2)

windows 7 kurulum problemi

kibritsuyu
laptop'ımın tekleyip duran harddiski sonunda hakkın rahmetine kavuştu. problemi ve çözümünü bildiğim ve kendi başıma yapabileceğim halde servisine götürdüm. o da aynı teşhisi koydu, tık diye harddiski değiştirdi. kurulumunu da yapayım dedi, yok dedim kendi recovery cd'lerimden kendim yaparım. getird
laptop'ımın tekleyip duran harddiski sonunda hakkın rahmetine kavuştu. problemi ve çözümünü bildiğim ve kendi başıma yapabileceğim halde servisine götürdüm. o da aynı teşhisi koydu, tık diye harddiski değiştirdi. kurulumunu da yapayım dedi, yok dedim kendi recovery cd'lerimden kendim yaparım. getirdim açtım, cd'den boot ettim, yapılması gerekenleri yaptım, ama kurulum yaparken bir noktada, dosyaları bilgisayara kopyalıyor, sonra kurulum başlıyor "yapılandırılıyor" diye, %bilmemkaç olunca "windows kur windows'u bu bilgisayarın donanımı üzerinde çalışacak şekilde yapılandırılmadı" şeklinde bir hata veriyor. bilgisayardan yaptığım windows 7 home premium 64 bit recovery cd'lerile denedim olmadı. kutusundan çıkan 32 bit cd'leriyle denedim olmadı. olmuyor da olmuyor. sıfır harddisk takıldı, bu mu bozuki niye yükleyemiyorum windows 7'yi?
0
kibritsuyu
(15.10.12)
harddisk kablolarında bir problem olabilir mi?
0
gozyakansakiz
(15.10.12)
BIOS ayarlarından AHCI modunu değiştirin. Aktifse pasif yapın, pasifse aktif yapın.
0
ahmetcan44
(16.10.12)
(10)

ankara'da fotoğraf çekmelik yer

kibritsuyu
canon 550d'nin hakkını vereyim diyorum artık. aldığımdan beri oğlumun fotoğrafını çekip duruyorum evin içinde. istiyorum ki şöyle hanımı çocuğu alıp çıkayım makinemle sahaya, hem gezmiş olalım, hem de fotoğraf çekeyim. sümüklü çocuk da olur, kırışık dede de olur. kibritsuyu photography olayım artık.
canon 550d'nin hakkını vereyim diyorum artık. aldığımdan beri oğlumun fotoğrafını çekip duruyorum evin içinde. istiyorum ki şöyle hanımı çocuğu alıp çıkayım makinemle sahaya, hem gezmiş olalım, hem de fotoğraf çekeyim. sümüklü çocuk da olur, kırışık dede de olur. kibritsuyu photography olayım artık.

nereye gidelim biz?
0
kibritsuyu
(12.10.12)
çok uzaklaşmak istemiyosan yenimahalleden şentepe'ye doğru çık, oraların ankara manzarası da güzel, yaşlı emmi sümüklü bebe de çok.

edit: gündüz vakti çok da sorun olmaz hacı bey ara mahallelere girme yine de.
0
hocam fazla egon var mi
(12.10.12)
ankara kalesi?
0
himmet dayi
(12.10.12)
(bkz: hamamönü)
0
cevab veremedi
(12.10.12)
ulus-meydan-hacıbayram-bentderesi(akşam ve ailecek gitmemenizi öneririm )kaleye çıkarken çıkrıkçılar yokuşu-beypazarı-imkan bulabilirseniz odtü güzel mekanlardır fotografa malzeme olma konusunda..
0
hicmimar
(12.10.12)
tam odtü zamanı şu an yapraklar falan sarardı. gece aydınlatması da iyi.
0
ayiadam
(12.10.12)
cevizlidere tarafına, mhp'nin oralara gel iyice çık yukarı. cevizliderede iki tane yokuş var, gelirsen diye tarif ediyorum akyurtun oradaki yokuşun en üstünden bir manzara var, ağzın uçuklar. sırf ona bakarak yürüyebilmek için akşamları 6-7 durak önce iniyorum. mhp binası harika gözüküyor, ankara harika gözüküyor her şey o kadar mükemmel ki...
0
zazazaraeta
(12.10.12)
eymir
0
acemiyazar
(12.10.12)
- yenimahalle şentepe civarında manzara iyi de orada götümüzü keser, makineyi de alır giderler gibime geliyor. şentepe tekin bir yer değil bildiğim kadarıyla. ben karım ve iki aylık oğlumla gitmek istiyorum.

- ankara kalesi ve hamamönü iyi fikir.

- odtü ve eymir'e girebiliyor muyuz ki kafamıza göre. eymir hadi neyse, arabayı girişe koyup yürürüz de (bi de otobüs muhabbeti vardı en son), ostü'ye içerideki odtülü arkadaşımızın referansıyla bile birbir sorguyla giriyorduk daha geçen sene.

- @zazaza: evimiz o civarda zaten, balkon manzaramız da dediğine yakın. tam dediğin yerdeki caminin arkasında köşede, tam yamacın başında bi ev var kartal yuvası gibi. gözüm var o evde :)
0
🌸kibritsuyu
(12.10.12)
Sizin ilacınız bilkent de doğramacızade cami ve çevresidir.
0
mayday
(12.10.12)
CanonTURK Ankara grubu geziler duzenliyor ara sira, istersen onlara da bi bakiver ;)
0
oligomer
(12.10.12)
(7)

ayak bileği problemi - artık tak etti

kibritsuyu
uzun uzun anlatacağım. cesareti olmayan okumasın. artık ne yapacağımızı bilmez haldeyiz.babam şubat ayında buzda kayıp düşerek ayak bileğini kırdı (git: 366548). çevreden yetişip ambulansla ankara'nın en büyüklerinden biri olan devlet hastanesine götürdüler (babamı almak için sedyedi getiren ambulan
uzun uzun anlatacağım. cesareti olmayan okumasın. artık ne yapacağımızı bilmez haldeyiz.

babam şubat ayında buzda kayıp düşerek ayak bileğini kırdı (git: 366548). çevreden yetişip ambulansla ankara'nın en büyüklerinden biri olan devlet hastanesine götürdüler (babamı almak için sedyedi getiren ambulans görevlisinin de aynen babamın bastığı yere basıp, aynı şekilde düşmesi de ayrı bir yazının konusu olabilir, allah'tan adama da bir şey olmadı, babamı da henüz sedyeye koymamışlardı). hastanede ayak alçıya alındı, ama doktor da dedi ki "alçıyla olmaz, kırık kötü yerde, tutmaz, ameliyat olması gerekli". ama babam 76 yaşında ve bypass ameliyatlı olduğu için pek razı gelmedik. doktor da dedi ki "peki madem bi 10 gün alçıda dursun, hiç üstüne basmasın, 10 gün sonra kontrole gelin bakalım". 10 gün sonra tekrar o devlet hastanesine gitmedik. artık emekli olmuş bir doktor akrabamızdan bir ortopedi doktoru tavsiyesi aldık. ankara'nın özel hastane denince ilk akla gelen büyük bir özel hastanesindeki bir ortopedisti önerdi. hastaneyi değil doktoru önerdi. doktor tekrar röntgen çekti ve alçı ile olmayacağını, ameliyatın şart olduğunu söyledi. dış malleol kırığı imiş. neyse naapalım dedik, babam ameliyat oldu, ayağına plaka vidaladılar. kırığı kısa sürede iyileşti. doktor kontrollerini aksatmadı. iyileştikten sonra dediler ki tam eklemdeki vidayı almamız gerekli, yoksa bileği tam bükemezsin. neyse yine narkoz aldı, vidayı ufak bir operasyonla aldılar.

kırık iyileşti, ama ameliyat yeri tam iyileşmedi. bileğindeki şişlik ve acı da tam geçmedi. ameliyat eden doktor "6 aya kadar düzelir, 6 aydır bizim için önemli olan" falan dedi. babamın ayağı ayakkabı giyemeyecek kadar şiş. kıro gibi ayakkabısının topuğuna basarak geziyor ama yürüyor yani. şişlik azalmadı, ameliyat yerinde de 1 cm kadar iyileşmeyen bir yara vardı.

neyse yaz geldi, babam o şekilde tatile gitti. ayağındaki şişlik duruyor. yara da iyileşmediği için denize de girmiyor mikrop kaparım diye. ha bu arada raporlu ilaçlarını yazdırmak için gittiği bilumum doktor (ameliyat eden dahil) ozonize edilmiş zeytinyağı diye saçma sapan bir şey dahil bir sürü yara merhemi verdiler, hepsini kullandı. neyse yara kapandı.

bir gün yine tatilde babam içtiği bir kase işkembe çorbası sonrasındaki gece bileğindeki şişlik ve acı müthiş arttı. ertesi gün hastaneye gidildi. hastanedeki ortopedist kimsenin aklına gelmeyen bir teşhis koydu: "gut". ilaçları verildi, diyet verildi, ilaçları kullanınca şişlik de acı da epey azaldı. oh dedik neyse en azından neden olduğu meydana çıktı.

tatil bitti dönüldü. babamın ayağında yine sancı, yine şişlik. kan tahlilleri yapılıyor, ürik asit biraz düşmüş, ilaçların dozu arttırılıyor, acı azalıyor, iki gün sonra tekrar şişiyor, acıyor. ilaçların dozu daha da arttırılıyor, bir türlü geçmiyor.

babama diyoruz ki "doğru düzgün bir doktora git". ulan diyor kaç tane doktora gittim, hangisi doğru düzgün, söyleyin ona gideyim. neyse gut işinin uzmanının "romatolog" olduğunu öğreniyoruz. ara tara ankara'da bir özel üniversite hastanesinde buluyoruz romatolog. o da gut teşhisini doğruluyor, ilaçları ayarlıyor, röntgen de çekip kırığa bakıyor ve kırık ile alakalı olmadığını söylüyor. hatta ürik asit düşürücü ilaçtan dolayı ürik asit <1 değerine kadar düşüyor (ölçülemeyecek kadar düşmüş yani) ama ağrı sızı şişlik aynı. babam ilaçları kullanmaya devam ediyor. internetten gut ile ilgili yazıları okuyoruz, babamın acısı ile pek benzemiyor. hep diyor ki "çarşaf değse acıtır", oysa babamın ayağı sadece üstüne basınca acıyor. öyle değmekle, dururken falan acımıyor. diyor ki "ilaçları alınca gut atağı kısa sürede sonlanır", haftalar geçiyor bir iyileşme yok. doktordan ayar yemek pahasına diyor "gut acısına pek benzemiyor bu" diye, doktor diyor ki "olur öyle, geçer geçer ilacını iç". sonuçta adam doktor. biz ise internetten hastalık araştıran gariban hastalarız. doktordan iyi bilemeyiz elbette.

en son yine tahlil yaptırmak için gittiğimiz o en baştaki devlet hastanesinin polikliniğindeki fizik tedavi uzmanı diyor ki "iltihap var yahu, enfeksiyon kapmış, bakın ayaktaki o kapanan yaranın altı yumuşak, kan tahlilinde de crp değeri yüksek, genel cerrahiye gidin yaradan kültür alsınlar. ürik asit evet yüksekmiş, sınırın üstünde ama gut denecek kadar da değil". (merak eden için ürik asit tatildeyken ilk ölçüldüğünde 8.8, sonradan 7.4, sonradan <1, daha sonradan da 5.5 oldu ve normal sınırlara geldi, ama ayak aynı duruyor).

ulan bakıyoruz taa o tatilin başından beri yapılan bütün testlerde ürik asitle beraber crp değerine de bakılmış ve hep yüksek. internetten bakıyoruz crp nedir diye "vücutta bir enfeksiyon varlığında yükselir" yazıyor. biz "guta benzemiyor" dedikçe, tahlillerde crp hep yüksek olduğu halde kimse enfeksiyon olabilir falan demiyor. yine de doktorun işine karışılmaz. denir mi doktora "yav bak crp yüksek, enfeksiyon olamsın bu" diye. doktordan iyi mi bileceğiz?

genel cerrahi yara kapalı diye kültür almıyor. babama antibiyotik veriliyor. 1 hafta kullanıyor, tekrar tahlil yapılıyor, crp iyice yükselmiş. bir antibiyotik daha ekleniyor. şu anda onu kullanıyor.

ayak hala aynı. şubat'tan beri.

1. ameliyatı yapan ortopedist
2. tatilde gidilen özel hastanedeki ortopedist
3. romatolog
4. devlet hastanesi polikliniğindeki fizik tedavi uzmanı
5. aynı poliklinikteki genel cerrah
6. ve tahlilleri yaptırmak ve raporlu ilaçlarını yazdımak için gittiği ve durumdan bahsettiği "aç bi bileğini bakiyim" diyen bilumum doktor.

gidilen dört ayrı hastanede en az sekiz ayrı doktor:

1. kırıktan dolayı, 6 aya kadar geçer
2. gut, ilaçlarını al geçer
3. iltihap var, antibiyotik iç geçer

şeklinde üç ayrı teşhis koydu. şu anda antibiyotik kullanıyor ve bir düzelme yok. yıl olmuş 2012, zannedersin tıp literatüründe çığır açacak bir problem, sekiz aydır çözülemiyor. altı üstü ayak bileğinde şişlik ve acı var, şubat ayından beri çözülebilmiş değil.

şimdi soruyorum. biz ne yapalım, kime gidelim de bu bilek iyileşsin. "başka doktora git" falan demeyin lütfen, altı tane başka doktora gittik işte. diyecekseniz de ankara'da isim soyad telefon falan vererek "aha şu doktora git, kesin halleder" diyin. diyin de artık iyileşsin adamcağızın ayağı.
0
kibritsuyu
(09.10.12)
eğer romatolojik bir durum varsa crp antibiyotik ile yok olmaz. ayrıca crp'yi yükseltebilecek olan bir sürü şey var. artrit var sanki. ama gut teşhisi koyan doktorun bunu da düşünmesi lazımdı. yine romatolojik bir durum varsa ha deyince teşhis konulamamasından dolayı gözden kaçmış da olabilir. doktor değilim romatoid artrit hastasıyım.
0
sutlu nescafe
(09.10.12)
Açıkcası sorunun tam cevabını veremem çünkü tıpbi bilgim google amcayla sınırlı. Yazınızı üşenmeden sonuna kadar okudum ve geçmiş olsun demek istedim. Belki şu ana kadar üzerinde konuşulan tüm herşeyi unutup yeniden bir doktora gitmek gerekir.
0
nisansayısı
(09.10.12)
bu arada yazmayı unutmuşum. sözlüpe entry olarak da girdim, "gut olduğunda da crp artar" diye mesajlar geldi. tabii farklı tahliller de var (mesela sedimantasyon da 35 civarı. romatoid faktör var, gayet normal) ben sadece crp'yi söyledim. bir de en son fizik tedavi uzmanına gitmeden önce kapanan ameliyat yerinin üzerinde yumuşak bir tomurcuk oluştu. onun üstüne iltihap olduğu düşünüldü zaten. bir de merhem verildi, o merhemi kullanınca o tomurcuk patlayıp içinden bir şeyler aktı ve düzeldi. ama ayak hala aynı. fizik tedavi uzmanına gitmemizin nedeni, romatolojinin fizik tedavi ve rehabilitasyonun bir dalı olduğunu öğrenmemiz (bkz: #19008427) ve gittiğimiz semt polikliniğinde ortopedi bölümünün bulunmaması. yoksa biz de pek yakıştıramadık babamın ayağındaki problemle fizik tedaviyi. sağolsun fizik tedavi uzmanı da iltihap var diyip antibiyotik verdi ama içinin rahat olmadığını, bu tedavinin "körleme" bir tedavi, olduğunu, işin uzmanının ortopedist olduğunu, ameliyat yapan doktora gitmemiz gerektiğini, cerrahide genellikle cerrahların birbirinin yaptığı işe müdahale etmeyi uygun görmediklerini söyledi. ama biz ameliyatı yapan doktora gitmek istemediğimiz için işi layıkıyla çözebilecek bir ortopedist arayışı içindeyiz. "sadece tahlil yetmez, o değerler bilmemne olduğunda da artar milyon tane nedeni olabilir" diyorsanız lütfen başka neye de bakılması gerektiğini söylerseniz, ilgili doktora bilerek gidelim. 2012 senesinde ayak bileğindeki şişlik ve acıyı çat diye teşhis edebilecek bir teşhis yöntemi vardır mutlaka. böyle 77 yaşındaki adama deneme yanılma usulü "şunu da kullan", "bi de bunu dene bakalım" diye diye hangisi denk gelirse tedavi etme yönteminin doğru olduğunu düşünmüyorum. (babamın yaşına en başta 76 yazdım, şimdi 77 yazdım. siz ayar vermeden önce ben söyeyeyim, babamın ayağı iyileşene kadar babam bir yaş daha yaşlandı. ben götümden sallamadım yani, bir hata yok orada.)
0
🌸kibritsuyu
(09.10.12)
76 seneden beri bir problemi yokken bir sabah gut olmak hele de böyle bir operasyondan sonra gut olmak bir doktor olarak bana pek mantıklı gelmiyor açıkçası. Şimdi 'koca koca hocalar gördü sen kimsin ki lan?' diyeceksin muhtemelen ama babana 'gut değildir' demek de kimsenin işine gelmiyor açıkçası. Neden? çünkü sedimantasyon yüksek, crp yüksek, ürik asit yüksek, ayak bileği şiş ve ağrı var. Siz romatoloji doktoruna görünüyorsunuz misal adam bakıyor ki daha önce kendisine başka bir doktor tarafından gut teşhisi konulmuş ve mevcut tahliller de yüksek 'gut değil dese' bir faydası olmayacak zaten halihazırda gut'un tedavisi belli iken 2-3 tane ilaç yazıyor 'gut olabilir diyerek'. Zaten ilaçlar da belli oranda inflamasyonu engellediği için başta kısmen fayda görüyor hasta ancak sonradan tekrar problem ortaya çıkıyor. velhasılı kelam diyeceğim odur ki bu tür operasyonlardan sonra o bölgenin kanlanması bozulduğu için 1 seneye kadar ayak bileği şiş kalabilir, vücut yeni damarlar oluşturdukça şişlik inecektir hele de babandaki kalp hastalığını falan da düşünürsek belki biraz daha uzayacaktır bu süre.
Ben olsaydım ne yapardım?
Gut teşhisini ekarte etmek için iyi bir hocaya görünürdüm. Çünkü buradaki asıl mesele sedim-crp yüksekliği. yani sedim crp neden yüksek? yara yeri enfeksiyonu mu var? kemik enfeksiyonu mu var? bunun aydınlatılması lazım. Gitmediyseniz Meral Çalgüneri romatolojinin Ankara'daki babasıdır. romatolojik değil derse o zaman iyi bir ortopedist bulmanız gerekecek.
0
i am what i am given
(09.10.12)
son durum: babam romatolojiye gittiği özel üniversite hastanesindeki bir ortopedist profesör doktora gitti bugün de. doktor guta benzemediğini gut olduğunu zannetmediğini söyledi. yarayı açıp içinden kültür aldı. antibiyotik etkisinde olduğundan çok doğru sonuç vermeyeceğini, antibiyotiği kesip perşembe günü yeniden kültür vermek üzere gelmesini söyledi. iltihap olduğunu, iltihabın nedeninin de kırık nedeniyle kemiğe takılan plaka olduğunu, kemiğin kaynamış olduğunu, plakanın fonksiyonunun kalmadığını, ufak bir ameliyatla plakanın alınması gerektiğini söyledi. sanırım önce antibiyotik ile iltihabı temizleyip, sonra da ameliyatla plakayı alacaklar.

umarım 77 yaşındaki bypass ameliyatlı babam için zor ve riskli bir ameliyat değildir. gerçi çok şükür bütün fonksiyonları düzgün çalışıyor. herhangi bir yetmezliği yok. spinal anestezi yapılabileceğini söylemiş ortopedist. tabii en doğrusunu anestezi doktoru bilir.
0
🌸kibritsuyu
(13.10.12)
bir hiperbarik oksijen merkezine görünün mutlaka.
0
vejeteryanvampir
(21.11.12)
sevgili kibritsuyu,
aileden de tanıdığımız ve beni bambaşka bir alanda hayata donduren bir ortopedi hocam var. tansel hocamdır. web adresi şudur:www.ortopedimerkezi.net
ilk muayene 30 ytl dir. sgk gecerlidir. anadolu ortopedi yaşamkentte. ameilyat da yapar. ama mr istrse onu maltepeden cektireceksiniz. tansel hocam candır.bir deneyin derim; umarım işe yarar.
0
earth linger
(27.11.12)
(3)

öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran... mı acaba?

kibritsuyu
arkadaşlar bu absinth (ya da nasıl yazılıyorsa işte) isimli yüksek alkollü çek içkisi var ya. bunun markası mı absinth, içkinin çeşidi mi absinth? yani görüyorum ki çeşit çeşit bunlar. ulan hangisi gerçek diye kafayı yiyip duruyorum. sanırım hepsi gerçek ve hepsi farklı markaların absinth'leri öyle
arkadaşlar bu absinth (ya da nasıl yazılıyorsa işte) isimli yüksek alkollü çek içkisi var ya. bunun markası mı absinth, içkinin çeşidi mi absinth? yani görüyorum ki çeşit çeşit bunlar. ulan hangisi gerçek diye kafayı yiyip duruyorum. sanırım hepsi gerçek ve hepsi farklı markaların absinth'leri öyle mi?

bacardi de bir marka imiş, içkinin kendisi rom imiş mesela öyle mi?
0
kibritsuyu
(09.10.12)
bir nevi likördür kendisi, farklı alkol derecelerine göre veya farklı üretim yerlerine göre ismi değişiyor bildiğim kadarıyla;

(bkz: absente)
(bkz: absynth)
(bkz: absinthe)
0
mesopotamian
(09.10.12)
bacardi marka içki rom o konuda da doğrusun.
j&b marka içki whiskey gibi.
0
mesopotamian
(09.10.12)
absinth ickinin cesidinin adi. cesitli markalari var. pek onermem bu arada; kayda deger bir yani yok. ozellikle de turkiye'deki fiyatlarini goz onune alinca icmeye deger bir sey degil.

bacardi bir rom markasi evet. turkiye'de yaygin olarak havana club diye bir marka rom da satiliyor.
0
wpi
(09.10.12)
(4)

hepatit b aşılı olmak

kibritsuyu
aşağıda hepatit b aşısının tutup tutmadığını soran kullanıcıdan sonra ben de bunu sormak istiyorum. doktorlar cevab veremedi.geçen sene babam protez diş yaptıracağı zaman diş hastanesinde hepatit b testleri yapıldı. anti hbs pozitif. yani hepatit b'ye karşı aşılı görünüyor. aşı oldun mu dedim, hayır
aşağıda hepatit b aşısının tutup tutmadığını soran kullanıcıdan sonra ben de bunu sormak istiyorum. doktorlar cevab veremedi.

geçen sene babam protez diş yaptıracağı zaman diş hastanesinde hepatit b testleri yapıldı. anti hbs pozitif. yani hepatit b'ye karşı aşılı görünüyor. aşı oldun mu dedim, hayır kesinlikle aşı falan olmadı. daha önce geçirmediğinden de emin. zaten geçirmiş olsa hbsag falan da pozitif çıkıyor galiba. öyle tek doz yapılan bir aşı da değil ki bi ara yaptırmış da hatırlamıyor olsun.

üç ihtimal var.

1. 2007 yılında bypass ameliyatı oldu. ameliyattan önce veya sonra hastanede tek doz yaptılar, o da tuttu.

2. yine bypass ameliyatı için 8 ünite kan istemişlerdi. aşılı birinin kanını verdiler, o kan babamın vücudunda da bağışıklık oluşturdu.

3. babam her sene grip aşısı olur. bi sene grip diye hepatit b aşısı yaptılar veya grip aşısına karıştırdılar hepatit b aşısını da ikisini de tek shotta oldu.

başka nasıl olur arkadaş?
0
kibritsuyu
(05.10.12)
Anneden kalan bir bağışıklıktır. Doğuştan yani.
0
nedendir bilinmez
(05.10.12)
bana belli aralıklarla 3 aşı mı ne yapmışlardı, tek aşıda tutacağını sanmıyorum.
0
r_u_h
(05.10.12)
hastalığı kapar ama vücudu kendi kendine başa çıkar yani bir nevi aşının yapacağı şeyi kaptığı virüs yapar
ya da genetik olarak geçer - ben de bağışıklıyım, annem, kız kardeşlerim de. annemden mi geçti bilmeden geçirdik mi bilmiyoruz :)ben laboratuvar çalışanı olduğum için 10 yıldır kan testlerim yapılıyor ve antikor düzeyim hala yeterli seviyede...
0
niye ama
(05.10.12)
babanın aşı olmasına gerek yok. aşı da illa 3 doz olmaz. ben doktorum tek doz oldum diğerlerini olmaya vaktim olmadı ama geçen baktığımda Anti-Hbs (+) idi. Yani önemli olan kaç doz olduğun değil.
0
juanolujuan
(05.10.12)
(2)

kamera hareketleri

kibritsuyu
kameranın yatayda (sağ-sol) hareketi: pandikeyde (yukarı-aşağı) hareketi: tiltkameranın ileri-geri hareketinin ismi nedir? bir ismi var mıdır? zoom değil, kameranın hareketinden bahsediyorum. dolly olabilir mi?bonus: kameranın objektifinden girip bataryasının oradan çıkan bir eksen düşündüğümüzde o
kameranın yatayda (sağ-sol) hareketi: pan
dikeyde (yukarı-aşağı) hareketi: tilt

kameranın ileri-geri hareketinin ismi nedir? bir ismi var mıdır? zoom değil, kameranın hareketinden bahsediyorum. dolly olabilir mi?

bonus: kameranın objektifinden girip bataryasının oradan çıkan bir eksen düşündüğümüzde o eksen etrafında dönme (sağa yatma, sola yatma) hareketinin adı ne? uçaklarda roll deniyor galiba. kamerada da aynı mı?
0
kibritsuyu
(05.10.12)
öne-arkaya hareket dolly-in, dolly-out olarak geçebiliyor. İlla dolly kullanmanıza da gerek yok böyle belirtebilirsiniz bence.

Bonus hakkında bir bilgim yok ama dediğiniz gibi roll olabilir sanki.
0
rodriguez2
(05.10.12)
evet dolly denir ileri geri hareketine kameranın. ikinci hareketin ise ismi yok çünkü deneysel çalışmalar hariç kullanılan bir kamera hareketi değildir.
0
sijwocaq
(05.10.12)
(1)

hepsiburada.com'dan samsung telefon

kibritsuyu
hepsiburada.com'da satılan samsung telefonların garantisi ne garantisidir arkadaşlar? bildiğim kadarıyla genpa, telpa, kvk ve samsung kendisi getirip dağıtıyor türkiye'de. hepsiburada.com'unki hangisi?
hepsiburada.com'da satılan samsung telefonların garantisi ne garantisidir arkadaşlar? bildiğim kadarıyla genpa, telpa, kvk ve samsung kendisi getirip dağıtıyor türkiye'de. hepsiburada.com'unki hangisi?
0
kibritsuyu
(05.10.12)
2-3 sene önce hepsiburada'dan nokia e72 almıştım kvk'ydı. ama hiç işim düşmedi garantiye. şimdi nasıldır bilmiyorum ama ne garantisi olduğu yazıyordu sanki sitede, ya da arayıp/mail atıp sorun öyle alın.
0
royal
(05.10.12)
(2)

fotoğrafçılık aksesuarları

kibritsuyu
hangi lensin ne işe yaradığını, nerelerde kullanıldığını öğrendik.şimdi öğrenmek istediğim lens aksesuarları. özellikle extension tube, tele converter, close up filtre, lensi ters takma adaptörü vs nedir, ne işe yararlar, nasıl kullanılırlar, bunlarla ve bunlar olmadan çekilen fotoğrafların karşılaş
hangi lensin ne işe yaradığını, nerelerde kullanıldığını öğrendik.

şimdi öğrenmek istediğim lens aksesuarları. özellikle extension tube, tele converter, close up filtre, lensi ters takma adaptörü vs nedir, ne işe yararlar, nasıl kullanılırlar, bunlarla ve bunlar olmadan çekilen fotoğrafların karşılaştırmaları falan gibi bir kaynak arıyorum. internette olursa daha iyi olur.
0
kibritsuyu
(02.10.12)
sayın kibritsuyu, bütün fotoğrafçılık derslerinizi buradan birlikte hallettik çok şükür :)

bunlar için kaynaklar genellikle ingilizce olur, ne işe yaradıkları ise kullanıcıları arasında sırdır söylenmez :)

öncelikle şunu belirteyim ki, bu tip aparatlar ile aman muhteşem sonuçlar alırım demeyin, "ucuz" ve kullanımları emek isteyen, meşakkatli çözümlerdir.

extansion tube, close up giltre ve ters bağlama adaptörü macro çekim adına atılmış adımlardır.
bunlardan ilk ikisi odak mesafesini kısaltıp, daha yakın bir çekim yapmanıza olanak sağlar sağlar. lakin odak problemleri ve bulanık çekimler yapmanız (en azından başlarda) daha büyük olasılıktır. aynı 70-300 lenslerin hakiki makro yani 1:1 olmaması gibi, bunlar da makro çekim yapmazlar. tüplerde büyük ışık kayıpları da yaşarsınız.
ters bağlama adaptörü, optik elemanları ters çevirerek büyüme elde etmenizi sağlar, kullanımı zor lakin sonuç olarak iyi bir tekniktir.

tele converter ise adından da anlaşılacağı gibi 1,1.5,2 gibi değerler ile size tele olarak yakınlaşma imkanı vermektedir. odak problemi yine vardır, ayrıca kenarlarda (bazen kabul edilebilir olarak) bozulmalar meydana gelmektedir.

selamlar.
0
ohtararan
(02.10.12)
www.kitapyurdu.com

giriş-teknik-kompozisyon ve güzel ipuçları var. ayrıca ekipman bilgisine yer verilmiş, ama daha çok artıları eksileri. okuduğum için öneriyorum.
0
elmalili hamdi yazar
(03.10.12)
(3)

bebek bakım ürünleri (kozmetik)

kibritsuyu
kime sorduysam mustela önerdi zamanında. ama her banyodan sonra yüzüne sürmediğimiz halde sırf saçından durulanan şampuanın akmasıyla yavrucağın cildi kupkuru oluyor. dün de baktım bacakları kuru kuru. yine mustela'nın eşantiyon olarak ufak boyu verilen nemlendirici kremi vardı. sürdüm, sürmez olayd
kime sorduysam mustela önerdi zamanında. ama her banyodan sonra yüzüne sürmediğimiz halde sırf saçından durulanan şampuanın akmasıyla yavrucağın cildi kupkuru oluyor. dün de baktım bacakları kuru kuru. yine mustela'nın eşantiyon olarak ufak boyu verilen nemlendirici kremi vardı. sürdüm, sürmez olaydım, iyice kurudu.

hani demeyin ki "bebeğin cildinde kuruma problemi var, şampuandan değildir". hayır, illa banyodan sonra oluyor. sonra kendiliğinden geçiyor, cilt kendi kendine kuruluğu yok ediyor. kimi zaman sadece boş su ile yıkıyoruz, o zaman yine olmuyor. illa ki şampuanlı banyodan sonra oluyor.

velhasıl nemlendirici olarak babadan kalma yöntemle saf zeytinyağı sürmeye karar verdik de (başka öneriniz varsa değerlendirelim, johnson's baby oil falan), asıl sorun, biz bu oğlanı neyle yıkasak da cildi kurumasa, olması gerektiği gibi, bebek gibi yımışacık olsa?
0
kibritsuyu
(01.10.12)
sebamed ürünlerini kullanmıştım ben. bebek şampuanı, sabunu ve de bebek yağı. bir sorun yaşamamıştım. tavsiye ederim. bir de popo temizliği için yağlı mendilleri var. hafif pişik olunca o mendillerle temizlik yapıyordum, hemen geçiriyordu.
0
gyne
(01.10.12)
sebamed+1... şampuanı ve yağı çok iyidir.
bi de her seferinde şampuana gerek yok. haftada 1 şampuanlıyorum ben.
0
delfina
(01.10.12)
www.kozmetikguzellik.com

babe pediatrik şampuan
0
merena
(01.10.12)
(2)

bokeh: bu harbiden oluyor mu?

kibritsuyu
diyafram kaç bıçaklıysa, daha doğrusu diyaframın şekli nasılsa bokehin de o şekli aldığını biliyoruz.http://www.diyphotography.net/diy_create_your_own_bokehpeki şu linkteki olay gerçek mi abicim? lensin önüne diyafram gibi şekilli zıvırtı takarak şekilli bokeh oluyor mu lan hakikaten? lensin önü kap
diyafram kaç bıçaklıysa, daha doğrusu diyaframın şekli nasılsa bokehin de o şekli aldığını biliyoruz.

www.diyphotography.net

peki şu linkteki olay gerçek mi abicim? lensin önüne diyafram gibi şekilli zıvırtı takarak şekilli bokeh oluyor mu lan hakikaten? lensin önü kapanmaz mı? köpeğin arkasındaki ışıklar kalpli bokeh olmuş. lan peki köpeğin koca kafası o lensin önündeki küçücük delikten nasıl geçti? diyafram gibi geride değil ki bu taktığın, lensin önünde. kapatıyor.
0
kibritsuyu
(01.10.12)
o aradan çekiyor işte. oluyor ve de, evet. o resime dikkat et bayağı küçük zaten, kesilmiş küçük bir görüntü alabilirsin çekilen büyük resimden.
0
loveinaflipbook
(01.10.12)
o olayı biz kağıtla yapıyoruz yani, linkteki örnekten gideceksek, kağıda kalp şeklinde delik açıp tüm ışıkların kalp şeklinde görünmesini elde ediyoruz. daha fantastik şeyler yapanlar da var ama zaten ben fotoğrafçılıkla ilgilenmediğim için işin bu kadarındayım.

yanımda profesyonel fotoğrafçı arkadaşım var ona da sordum. dediki o görüntü geçer ordan normal daha ufak bir delik olsaydı ordan da geçerdi dedi. o lensin önündeki dalgamotor olmasaydı daha büyük bir resim elde ederdin ama işin matematiği değişiyor tabi dedi işine döndü.

bilmem anlatabildim mi : )
0
kumdan kale
(01.10.12)
(4)

fotoğraf makinesine yan sanayi ürün

kibritsuyu
canon eos 550d ile kullanmak üzere orijinal ürün değil de yan sanayi ürünler kullansan makineyi elimize alır mıyız, veya garanti kapsamı dışına çıkarır mıyız?pil falan hadi neyse kullanmaya tırsıyorum da ne bileyim canon tepe flaşı yerine yongnuo marka beşte bir fiyatına satılan flaşlardan kullansak
canon eos 550d ile kullanmak üzere orijinal ürün değil de yan sanayi ürünler kullansan makineyi elimize alır mıyız, veya garanti kapsamı dışına çıkarır mıyız?

pil falan hadi neyse kullanmaya tırsıyorum da ne bileyim canon tepe flaşı yerine yongnuo marka beşte bir fiyatına satılan flaşlardan kullansak, ebay'de iki dolara satılan kablosuz uzaktan kumandalardan kullansak makineye bir zarar verir mi bunlar. yani ne bileyim bi sinyal gönderir işlemcisinin hımına kor falan korkuyorum. yoksa bir şey olmaz mı?

edit: canonturk'te incelemesi yapılan bu yongnuo marka flaşları nereden alacoğuk abicim, hiçbir yerli internet sitesinde ve dahi mağazalarda bulamıyorum. amazon'dan ebay'den alsam da kesin gümrüğe takılır. ee alan nasıl alıyor o zaman? illa yurtdışına mı çıkıcaz?
0
kibritsuyu
(28.09.12)
markasından markasına değişir. mesela phottix diye bi marka var yan sanayinin iyisi. fakat markasız çin işi bişey alırsan sıkıntı olabilir.
0
yuto
(28.09.12)
özellikle uzaktan kumanda ve flaş için soruyorum. yani bir uzaktan kumanda ne kadar boktan olursa olsun makineye zarar verebilir mi? veya tepe flaşı.

phottix'in uv filtresini aldım güzele benziyor. pili de vardı aldığım yerde ama işte güvenemiyorum akar makar.
0
🌸kibritsuyu
(28.09.12)
ikisi de zarar vermez. orijinallerinin birebir klonları oldukları ve aynı işlevi aynı etkileşim ile gördükleri için.

ebay'dan free shipping ürünlere bakacaksın, kargo ücreti ödememen açısından.

alacağın ürünün 75€ veya 100$'ı geçmiyor olması gerekiyor.

tahminimce bu flaşta geçmiyordur o halde gümrüğe takılması için hiçbir neden yok.

yardım almak istediğin başka bir konu olursa mesaj kutumu yeşillendirmekten çekinme.
0
guest
(28.09.12)
makineye zarar vermez ama performansı düşük olabilir. mesela flaş çok iyi aydınlatmayabilir veya ömürleri kısadır muhtemelen. kumanda 5 kere basınca elinde kırılabilir. öyle şeyler. yoksa makineye bir zararı olmaz.
0
r_u_h
(28.09.12)
(2)

ankara'daki müthiş trafik

kibritsuyu
gençler. an itibariyle ankara'da meşrutiyet, mithatpaşa ve civarı sokaklarda milim ilerlemeyen dehşet trafiğin nedeni ne ola?
gençler. an itibariyle ankara'da meşrutiyet, mithatpaşa ve civarı sokaklarda milim ilerlemeyen dehşet trafiğin nedeni ne ola?
0
kibritsuyu
(27.09.12)
zafer çarşısının üzerinde yangın çıktı
fotogaleri.hurriyet.com.tr

edit: En son 1 saat kadar önce civarındaki yollar komple kapalıydı hala, çatıdan bir şeyler düşüp arabadakileri pert etmesin diye tedbir amaçlı muhtemelen.
0
ali desidero
(27.09.12)
şeker binası yandı da o yangın çıkalı 6 saat oldu abi? başka bişey olmasın soğutma yapıyorlardı en son
0
niye ama
(27.09.12)
(7)

nedir bu illa o fontu kullanma inadı

kibritsuyu
kesin hepiniz görmüşsünüzdür. hatta behzat ç. seni kalbime gömdüm gilminin jeneriğinde bile vardı. hata mıdır, vurdumduymazlık mıdır, umursamazlık mıdır nedir sizce?olay ne? bir fontı çok beğenmişsinizdir. lakin o fontta türkçe karakter desteği yoktur. yani fontun ğ, ş, ç, falan gibi harfleri yoktur
kesin hepiniz görmüşsünüzdür. hatta behzat ç. seni kalbime gömdüm gilminin jeneriğinde bile vardı. hata mıdır, vurdumduymazlık mıdır, umursamazlık mıdır nedir sizce?

olay ne? bir fontı çok beğenmişsinizdir. lakin o fontta türkçe karakter desteği yoktur. yani fontun ğ, ş, ç, falan gibi harfleri yoktur. yazacağınız metin de türkçedir.

peki bu durumda niye inatla o fontu kullanırsınız? hadi o fontu kullandınız, harflerin noktasızı yerine var olmayan türkçe harfleri niye times new roman ile yazıp çirkinleştirirsiniz? nedir bunun amacı? font mu kalmadı? hadi çok beğendin, al o fontun G harfini, üstüne çizik koy bi editörle bari daha az belli olsun. koca film yapmışın, jenerikteki isme bak.
0
kibritsuyu
(24.09.12)
inattan ziyade önemsememek gibi geliyor bana. "laan kim bakar ki buna" diyorlar galiba.
0
arnatuile
(24.09.12)
o "times new roman" ı fotoşop (veya hangi yazılımsa artık) kendi koyuyor karşılığı olmayınca.. ama grafikerin özensizliği + bilgisizliği söz konusu.. deneyimli olunca font indirirken bakıyorsun zaten..
0
thalamus
(24.09.12)
Emin misiniz grafikerin cahallığından olduğuna? Böyle şeyler kullanan birçok yapım var. Özellikle kullanıyorlar, bazen özdeşleştirdikleri bile oluyor temayla.
0
Adram3lech
(24.09.12)
nasreddin hoca'nın eşekten düşüp de "ben zaten inecektim" demesi gibi şuna "özellikle yapılmış, onun özelliği o, bilerek vs" demeyin yahu. son derece çirkin bir şey bu. özellikle yapmışsa kazara yapmasından beter. cahilliğinden değil belki ama düşüncesizliğinden yapıyor olsa gerek. ben bir izleyici olarak şuna "vay be bilerek ne de güzel yapmış" demem. "salağa bak bi isim yazmayı becerememiş" derim.
0
🌸kibritsuyu
(24.09.12)
Vallahi o işi yapan adamın font konusunda bu derece bilgisiz ya da dikkatsiz olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca bilerek yapıyorlar çok da iyi çok da güzel oluyor tamam mı dediğim de yok sadece öyle yapanları, bunu temanın bir öğesi olarak kullananları gördüm.
0
Adram3lech
(24.09.12)
ııyy kötü olmuş hakikaten. bence üşeniyorlar ve umursamazlığa vuruyorlar.
0
yue
(24.09.12)
bunun gibi yüz tane iş varsa anca ikisi bilinçlidir geri kalanı amatörlüğün dibidir bence.. zaten mesela sinema sektörü korsana karşıdır eyvallah ama kimsenin şu fontun yaratıcısına para ödediğini sanmıyorum.. ticari bir işte kullandığın için hayvan gibi para ödemen lazım normalde..
0
thalamus
(24.09.12)
(4)

odtü mensubu olmadan eymir gölü'ne girmek

kibritsuyu
böyle bir imkan var mı? arabasız veya bisikletle oluyormuş ama öyle değil, normal odtü mensubu gibi arabayla girebilme şansımız var mıdır, ne gereklidir? ücret, referans vs.
böyle bir imkan var mı? arabasız veya bisikletle oluyormuş ama öyle değil, normal odtü mensubu gibi arabayla girebilme şansımız var mıdır, ne gereklidir? ücret, referans vs.
0
kibritsuyu
(24.09.12)
benim hatunla beni de götürürsen sokarız panpa. bir mezun bir okuyanız fakiriz arabamız yok.

kapıdaki elemanlar baya bir anlayışlı. biraz yalvarınca salma ihtimalleri yüksek.
0
ayiadam
(24.09.12)
yok ben daha çok kendi başımıza yasal yollardan girebilmenin yolunu soruyorum. yani kartı gösterip geçicez, yalvarmaya gerek kalmadan.
0
🌸kibritsuyu
(24.09.12)
exes
(24.09.12)
exes de yazmış, 13 ekimden itibaren arabasıyla odtülüler bile giremiycek.

yani bi bakıma siz de odtü mensubu gibi girebileceksiniz :D
0
bipolar
(24.09.12)
(3)

fotoğraf makinesi uv filtresi

kibritsuyu
18-135 lensime lensi korusun diye bir tane uv filtre aldım. lens çapı 67mm. ben de gittim 67mm aldım. markası phottix.lakin filtre lense böyle fırt fırt diye kolaycana vidalanmıyor. bayaa bi zorlaya zorlaya döndürdüm, hatta gıyyk gıyyk diye sürtünme sesleri bile geldi.hani acaba zamanla gevşeyip düş
18-135 lensime lensi korusun diye bir tane uv filtre aldım. lens çapı 67mm. ben de gittim 67mm aldım. markası phottix.

lakin filtre lense böyle fırt fırt diye kolaycana vidalanmıyor. bayaa bi zorlaya zorlaya döndürdüm, hatta gıyyk gıyyk diye sürtünme sesleri bile geldi.

hani acaba zamanla gevşeyip düşmesin diye mi böyle takılıyor, yoksa bir yerlerde bir yanlışlık mı var, kola şişesinin kapağını kapatır gibi kolayca mı vidalanmalıydı? çapı doğru ama hani olur ya eğik olur bişey olur.
0
kibritsuyu
(24.09.12)
normalde yağ gibi kayması lazım. çok zorluyorsa değiştir. hatta hiç uv filtre kullanma. yıllardır en pahalı lenslerim dahil hiç birinde uv filtre kullanmadım. görüntü kalitesini etkileyen bir unsur. koruma amacıyla kullanılıyor ama bence mantıklı değil.
0
holydreamer
(24.09.12)
belki ilk takışta hafif yamuk takmış olabilirsin. hafif hafif döndürmen lazım ki yuvasına tam oturduğunu anlayasın. bugüne kadar kaç tane takıp çıkardım, böyle zorlama yaşatmaması lazım.
0
average
(24.09.12)
filtrenin kalitesine göre değişiyor kalite bozma mevzuu sanırım. filtre ya da lensin ucu yamuktur belki.
0
yuto
(24.09.12)
(9)

emzirirken alkol almak

kibritsuyu
alkol dediysem oturup sarhoş olana kadar rakı içmek değil.bir yemeğe gidiyoruz mesela. ortam güzel, muhabbet güzel, yemekler güzel. eşimin canı yemeğin yanında 1 veya 2 kadeh kırmızı şarap çekiyor. ama emzirdiği için içmiyor. 1-2 kadeh kırmızı şarap anne sütüne geçer mi, etkiler mi, bebeğe bir zarar
alkol dediysem oturup sarhoş olana kadar rakı içmek değil.

bir yemeğe gidiyoruz mesela. ortam güzel, muhabbet güzel, yemekler güzel. eşimin canı yemeğin yanında 1 veya 2 kadeh kırmızı şarap çekiyor. ama emzirdiği için içmiyor. 1-2 kadeh kırmızı şarap anne sütüne geçer mi, etkiler mi, bebeğe bir zarar verir mi? yoksa ne olur ne olmaz içmesin mi?
0
kibritsuyu
(24.09.12)
anne ne yer ne içerse sütüne dolayısıyla bebeğe geçiyor. sigara içiminde bile sütte nikotin tespit etmişler. içmesin bence.
0
yue
(24.09.12)
etkiler.
0
enkolaykullaniciadi
(24.09.12)
İçemiyoruz malesef:(
0
bitter cikolata
(24.09.12)
etkileyeceğini düşünüyorum. kaldı ki etkilemezse bile erkek olarak düşünüyorum içmezdim. birde ben odunum yani. kadınlar hayli hayli içmez. içmemeli de. gerek yok anladın mı? biraz sabretse iyi olacağı kanaatindeyim.
0
nemo problemo
(24.09.12)
etkiler. anneye o miktar azcık bile gelse aynı orada bebeğe geçeceği için bebekte etkiler daha ağır olur.
0
merena
(24.09.12)
şu bilgiler ışığında değerlendirilmesi;
- 3 aylık bebeğin karaciğer fonksiyonları yetişkinlerin yarısı kadardır.
- alkol aldığınızda, kandaki alkol oranı ile sütteki alkol oranı aynı olur.
- normal bir insanın sindirim sistemi günde 3 gr ethanol üretir.

1 kadeh (~100cc) şarap çocuğa herhangi bir zarar vermez. alacağı alkol miktarı 0.2 gr'ın altındadır ki 8-9 kiloluk bir bebeğin bile farkedeceği bir şey değil. emzirdikten hemen sonra içerek de çocuğa geçecek alkol miktarı azaltılabilir. hiç olmadı 1 öğün mama verirsiniz.
0
screamshot
(24.09.12)
@screamshot
bilgiler bilimsel ama yorumlar bilimsel değil.
0
enkolaykullaniciadi
(24.09.12)
nesi bilimsel değil anlamadım. sütle geçecek alkol miktarının bebeğin sindirim sisteminde kendi ürettiği alkol miktarından daha az olacağını demek istemiştim.

mama kısmı yorum evet. alkolden etkileneceğini düşünüyorsanız 1 öğün mama verin bişey olmaz. süt birikir.

başka yorum ekleyeyim. biz günaşırı 1 tuborg gold içiyoruz annemizle birlikte. sütü kesinlikle artırıyor. bebeğim dünyanın tadı. annemiz mutlu oluyor üstüne. kesin faydaları, olası zararlarından çok daha fazla bence. aha yorum.

saygılarımla,
0
screamshot
(23.10.12)
süte geçer diye biliyorum.çocuk sarhoş olur bi de :)ama gerçekten çok da gerekli bişey değil.içmesin
0
rock n roll
(23.10.12)
(1)

bir dizi, ton, gam, makam, neyse adı

kibritsuyu
sevgili müzisyenler, müzikten armoniden anlayanlar.şimdi önünüze bir piyano alın veya aldığınızı farz edin.şimdi o piyanoda sırasıyla do#, re, re#, fa#, sol, la, la# notalarına basın.bu oluşturduğunuz dizinin ya da ton mu gam mı makam mı neyse onun adı nedir? birçok parçada karşıma çıkıyor bu. mesel
sevgili müzisyenler, müzikten armoniden anlayanlar.

şimdi önünüze bir piyano alın veya aldığınızı farz edin.

şimdi o piyanoda sırasıyla do#, re, re#, fa#, sol, la, la# notalarına basın.

bu oluşturduğunuz dizinin ya da ton mu gam mı makam mı neyse onun adı nedir? birçok parçada karşıma çıkıyor bu. mesela dandini dandini dastana ninnisi, kasap havası, hele loy loy kibar yarim esmerim vs. daha aklıma gelmeyen bir sürü parça. hep bu notalardan oluşan dizi ile çalınıyor. kafayı yiycem bi adı olmalı. x tonu, x makamı falan gibi.

nedir?
0
kibritsuyu
(21.09.12)
çok anlamam, başladığı bittiği yer yanlış olabilir. ben genel olarak bu notalar ile çalınan birçok parçaya denk geldim. ortak özelliklerini merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(21.09.12)
(2)

saatli radyoya pil takabilmek

kibritsuyu
bunu daha önce de sormuş muydum emin değilim.sony marka güzel bir saatli alarmlı radyom var, elektrikle çalışıyor. lakin imal edilen memlekette elektrik kesintisi diye bir kavram olmadığı için imal eden sivri zekalılar buna pil yuvası falan bişey koymamış. 1 saniye elektrik gitse, ne bileyim voltaj
bunu daha önce de sormuş muydum emin değilim.

sony marka güzel bir saatli alarmlı radyom var, elektrikle çalışıyor. lakin imal edilen memlekette elektrik kesintisi diye bir kavram olmadığı için imal eden sivri zekalılar buna pil yuvası falan bişey koymamış. 1 saniye elektrik gitse, ne bileyim voltaj düşse bütün kayıtlı istasyonlar, saat ayarı, alarm ayarı yalan oluyor. geceleyin güvenip de alarm bile kuramıyorsun yani.

bi yolu var mıdır buna back up pili gibi bir pil taktırabilmenin, ne bileyim en azından ayarlarını şöyle 1-2 saat bozmadan tutabilmenin?
0
kibritsuyu
(20.09.12)
adaptöründe kaç volt kaç amperle çalıştığı yazıyodur, pillerinde voltajı amperi belli, seri paralel bağlantı olaylarından anlıyorsan biras kendinde yapabilirsin.
0
hasmetizm1
(21.09.12)
adaptörü yok. sadece kablonun ucunda fiş var. büyük ihtimalle transformatörü cihazın kendi içinde. adaptör dışarıda olsa dediğiniz gibi kolay olurdu.
0
🌸kibritsuyu
(21.09.12)
(1)

4:3 fotoğrafı 3:2 yapmak

kibritsuyu
eski fotoğraf makinemin çektiği fotoğrafların en boy oranı 4:3 ama piyasadaki fotoğraf kartları 3:2karta bastırdığım zaman sağda solda boşluk kalıyor (ya da boşluk kalmasın dersen alttan üstten cropluyorlar).onlar croplamadan ben fotoşokta bunu yapmak istiyorum. yapıyorum da ama kolayı olsun. tek tı
eski fotoğraf makinemin çektiği fotoğrafların en boy oranı 4:3 ama piyasadaki fotoğraf kartları 3:2

karta bastırdığım zaman sağda solda boşluk kalıyor (ya da boşluk kalmasın dersen alttan üstten cropluyorlar).

onlar croplamadan ben fotoşokta bunu yapmak istiyorum. yapıyorum da ama kolayı olsun. tek tıkla olsun. fotoşokta rectangular marquee seçip fixed ratio 3:2 giriyorum, 3:2 oranında seçim yaptırıyor.

hani kıllısını istemek gibi olacak ama ben fotoğrafa bi tıklayayım, 3:2 oranında fotoğrafın tamamını kaplayacak seçim pıt diye çıkıversin. böyle sol yukarıdan sağ aşağıya doğru mouse ile çekmeden. olur mu ki öyle?

hadi o da olmadı, fotoğrafların hepsini seçeyim, 4:3 iken 3:2 yapacak şeklinde çevirsin oranını. ama fotoğrafı bozmadan. yayarak değil, croplayarak.
0
kibritsuyu
(20.09.12)
hepsini aynı şekilde kesmek istiyorsanız, bir fotoğrafta action oluşturup, daha sonra açtığınız bütün fotoğraflarda automate/batch ile bu action' ı seçerek tek tıklama ile oranı değiştirip, istediğiniz klasöre kaydetmesini sağlayabilirsiniz, ancak bu şekilde hepsi aynı şekilde croplanır, o kesim seçeneğini tek tek yerleştirmek istiyorsanız olmaz.
selamlar.
0
ohtararan
(20.09.12)
(12)

yürüyen merdivenin sağında bekleme mevzuu

kibritsuyu
şimdi yine biri bi başlığa yazmış da aklıma geldi.gençler merak ediyorum, yürüyen merdivenden çıkan insanların niye sağda beklemesini, sol şeridi boş bırakmasını istiyorlar? orada yukarı çıkmak için tek alternatif yürüyen merdiven değil ki? yürümeyen sabit merdiven de var? yani yürüyerek çıkmak iste
şimdi yine biri bi başlığa yazmış da aklıma geldi.

gençler merak ediyorum, yürüyen merdivenden çıkan insanların niye sağda beklemesini, sol şeridi boş bırakmasını istiyorlar? orada yukarı çıkmak için tek alternatif yürüyen merdiven değil ki? yürümeyen sabit merdiven de var? yani yürüyerek çıkmak isteyen normal merdivenden de çıkabilir.

ha anlıyorum, amaç kendi hızına yürüyen merdiven hızını da katıp yukarıya daha hızlı varmak. peki bu durumda insanlardan yürüyen merdivenin sağında beklemelerini istemek, o yürüyen merdivene, yürüyen merdivenin kapasitesinin yarısı kadar insan binmesini istemek değil midir? bu nasıl bir bencilliktir? o yürüyen merdiven insanlar yan yana dururken 100 kişi alıyorsa, sırf bu paşa normal merdivenden çıkmayıp yürüyen merdivenin hızını da ekleyip 30 saniye erken çıkacak, az yorulacak diye niye 50 kişi eksik binecek merdivene?

hayır bu nasıl bir düşünce yapısı, nasıl bir bencillik, "ulan herkes sağda durursa bu yürüyen merdivene %50 daha az adam biner, ben 30 saniye hızlı çıkıcam diye 50 kişiyi merdivene eksik bindirmek istiyorum" diye empati kuramıyorlar mı? kaçırdığım bir nokta mı var, yanlış mı hesaplıyorum biri bana açıklasın lütfen.
0
kibritsuyu
(17.09.12)
yanlışlardasın kirpit. aynı kuralı otoyollara da uygularsan mantıksızlık ortaya çıkar. hızlı gidenler soldan yavaş gidenler sağ şeritten gidiyor. yani senin mantığınla yollar %50 veya &33 daha az araç alıyor ve trafik sorunu yaşanıyor gibi bir şey. yürüyen merdivenlerde dikkat edersen binerken sıra falan olmuyor. hatta izmirde yaşıyorsan seni metro üyol durağına davet ediyorum. devasa uzunlukta merdivenler var ve sanırım yürümeyen merdiven seçeneği yok. toplamda 2 upuzun merdivenden sonra metroya veya yer yüzüne ulaşıyorsun. hatta 2 adette kısa merdiven vardı galiba epeydir kullanmadığımdan hatırlamıyorum.iddianızın aksine sağda duranlar ve soldan ekstra yürüynlerle daha çok insan alıyor bu nalet olası merdivenler.
0
ground
(17.09.12)
Teoride öyle ama pratikte öyle olmuyor. Yürüyen merdivende sürekli bir insan sirkülasyonu olduğu için normal şartlar altında yürüyen merdiven dolu olmuyor ve sağ tarafta boş yer oluyor. Bu durumda illa solda duranlar biraz rahatsız edici bence.

Tabii ki kalabalık oldu mu kimse "Soldan hızlı gidicem, sağda dursunlar" demiyor ama merdiven boşken, insanların dama tahtası dizilimine sahip olması sinir bozucu bir şey.

Bu arada ben yürüyen merdivende yürümem, sağda dururum insan gibi.
0
alicia_dominica
(17.09.12)
50 kişi merdivene eksik binmiyor, bilakis sol taraftakiler yürürken daha fazla kişi kullanmış oluyor merdiveni.
sağda beklemek zorunda kalanlar ise soldan sağa geçerken en fazla 1-2 saniye kaybeder.
kim bencil acaba?
rusya daki yürüyen merdivenlerde- ki aşağı inmesi 5 dk falan sürer- yürüyen merdivende sol tarafta mal gibi bekleyenleri uyarmakla görevli çalışanlar var. adamların tek işi bu.
0
ozmania
(17.09.12)
* mod on
yürürken çıktığın/indiğin 3,50 merdiven rıht yüksekliği+basamak genişliği ortalama)
yürüyenlerde aynı işleme 1 basamak karşılığında denk geliyor.
* mod off

ayrıca şahsen insanlar dururken merdivende yürüme bandında falan çok komik geliyorlar.
0
dikenlitel
(17.09.12)
sonuna kadar katılıyorum. yürüyerek çıkacaksam normal merdiveni kullanırım, kimseyi rahatsız etmem. Yürüyen merdivende de paşa paşa dururum merdiven sen yürüme diye yapılmış zaten. 5 adım az atmak için böyle bir kültür yaratılmış olması mantık sınırlarının tamamen dışında. akıllılar ya ben den önce binecekler metroya. 15 saniye sonra vagonda yan yana duruyoruz.
0
r_u_h
(17.09.12)
Anam ben ne cahal kalmışım bu dünyada :) yürüyen merdivende, duracakların sağda durduğunu, ekstradan yürüyüp gideceklerin de soldan yol aldığını ilk defa duydum. Zibilyon kere kullandığım o alette de daha önce hiç sağı solu yardırarak koşa koşa çıkmaya çalışan kimseyi görmedim. Yoksa ben Mars'ta mıyım? Herkes biner ve yukarı çıkar, kalabalıksa zaten koşturamazsın, değilse de insanlara takılmak gibi bir sorununun olmaz.
0
saatgeceninonikisi
(17.09.12)
filmlerde falan rastgeldiğimiz bir elemanı takipte metro geçişlerinde elemanı kaybetmemek için bile önem arzediyor solun boş olması:) artık modern kent hayatında 3-5-10 saniye önemli hale gelmiş. ha bir de örneğin bir hatunun fordçu-abaza bir tip varsa arkasında 1 dakika süren bir merdiven macerası bile ızdırap olsa gerek, soldan yardırma ile bir nebze daha rahat edebilir insan.
0
candanag
(17.09.12)
soldakilerin yurumesiyle yuruyen merdivenin kalabalik zaman diliminde tasimis olacagi insan sayisi artmis olacak. 50 kisi kalmayacak.

otoyol ornegi de guzel orneklemis daha rahat anlayasiniz diye.

hafif oturup sistem modellemesi mantigiyla bakilsa, objektif dusunulse gorulebilecek seyler bunlar.

pardon gecebilir miyim diye seslenenlerden biriyim.
0
the beyin
(17.09.12)
otoyol örneği iyi olmuş da dediğiniz sistem alternatifi olmayan, tek çıkışın yürüyen merdiven olduğu durumlarda mantıklı. otoyolun bir başka alternatifi olsa haklısınız, onun başka bir alternatifi yok, daha hızlı gidene yol açmak lazım. kimse size illa yürüyen merdivende dur, tıngır tıngır çık demyior ki, sabit merdivenden çık?

inanmazsınız ama kalabalıkta bile "solda durmayın ben koşayım" diyenler mevcut. kızılay metro istasyonunun çıkışına yazı bile asmışlar ki kızılay metro istasyonunun çıkışlarını bilen bilir ben anlatmayayım. "kuyruk olmuyor" diyenler gelsin bi görsün.

ayrıca da herkes sol şeridi boş bırakıp sağda dursa gören de zanneder soldaki boşluktan gürül gürül adam yürüyor. belki 2-3 kişi yürür oradan, merdivenin solu boş boş durur. bu "solda durmayın" diyenler de o 2-3 kişi olur zaten. zira yine ankara'daki bilumum metro istasyonunda merdiven bomboşken bile daha fazlasını görmedim.

peki niye normal merdivenden yürümediğinizi sorabilir miyim? hususi saniye tutarak ölçtüm yine kızılay istasyonunda, trenden inip yeryüzüne varmam (3 kat) tüm yürüyen merdivenlerde beklemek ve yürüyen merdivende koşmak arasında 1,5 dakika falan fark ediyor. yürüyen merdivenden koşmak ile sabit merdivenden koşmak arasındaki fark ise taş çatlasın 30 saniye. hatta ikişer üçer atlayarak çıkarsanız yürüyen merdivenden daha hızlı bile çıkıyorsunuz. yürüyen merdivenin basamakları geniş olduğu için ikişer üçer atlamak zor. ama biraz yoruyor.

sen yorulmayacaksın ve sadece 30 saniye kazanacaksın diye niye insanları hizaya sokuyorsun ki buyur sabit taraftan koş, azıcık yorul ve sadece 30 saniye kaybet. hatta hızlı koşarsan erken bile varırsın. hem yorulmayayım, hem hızlı çıkayım, herkes de bana yol versin. engelli asansörü de var, en hızlı o çıkıyor. zerre kadar da yormuyor?

ha diyorsanız ki "yürüyen merdivenden başka sabit merdiven yok, tek yol yürüyen merdiven", o zaman sonuna kadar haklısınız.
0
🌸kibritsuyu
(17.09.12)
50 basamaklık bir yer için;
yürüyen merdivende 20 adım atarak o mesafeyi çıkarken,
normal merdivende 50 adım atarak çıkarsınız.

yürüyen merdivende bir adım için bir birim yorucuyken,
normal merdivende üç-dört birim yorucudur.

o saniyeler bazı insanlar için sandığınızdan daha değerli olabilir.
önümdeki insanların ter kokularını çekmekten hoşlanmıyorum.
önümdeki arkamdaki insanların gerizekalıca ve bağırakak konuşmalarına maruz kalmaktan da hoşlanmıyorum.
müzik dinlemesini bilmeyenlerin saygısızlığına da maruz kalmak istemiyorum.

yarım adım ile sağda durma herkes için çözüm oluyorken, bunun bu kadar sorun olmasını da ben anlamıyorum.

***
ekleme:
kitap okuyorsam ve yukarıda sebeplerden herhangi birisi mevcut DEĞİLSE sağda dururum, diğer hallerde ve/veya acelem varsa soldan geçerim.
0
holy diver
(17.09.12)
@holy diver: peki bunların hiçbirini istemiyorsan normal merdivenden çık tutan mı var? haa onca şey istiyorum, bir de yorulmayayım istiyorum. hepsini de aynı anda istiyorum. bence bu kadarı fazla.

boş merdivende sağda dur, nerede istersen dur. kalabalık olmayan merdivende zaten nerede durursan dur çok fazla makas atmadan çıakrsın yukarı yürüyerek. ama kalabalık merdiven. makaslaya makaslaya çıkamayacağın kadar kalabalık demek ki. hesap yapmışsın, ben de yapayım. kalabalık bir metro çıkışında 50 basamaklı merdivene yan yana durarak 100 kişi biner. sol şeridi boş bırakırsan 50 kişi biner. metrodan 120 kişi indiyse, o merdiven 100 tanesini tek seferde yukarı taşır. solda durmadan merdivene binerlerse 50 kişi merdivene biner, en yukarıdaki tepeye vardığında daha 51. kişi daha en aşağıda merdivene yeni biniyor olur, 100. kişi ise epey gerilerde olur. niye? kalan 20 kişi daha az yorularak azıcık daha hızlı çıkabilsin diye mi? mantıklı mı peki?
0
🌸kibritsuyu
(18.09.12)
@kibritsuyu,

evet tutan var valla;) 160cm ve 47 kiloyum. ve sırtımda da sürekli bir sırt çantası oluyor genelde kitaplar,vs olan. ve beni yoruyor o kadar merdiveni çıkmak. ama yürüyen merdivenin hızıyla çıktığım/indiğim zaman o kadar yorulmuyorum.

ve saydığım diğer sebepler de bu yorulmadan daha da önemli bir yere sahip. işe gidip gelirken metroyu kullanıyorum. daha biraz önce gelirken, arkamda duran kişinin hemen altta basamakta durup ağzımın içine girmesinni verdiği rahatsızlığı burada hangi kelimelerle hangi cümlelerle anlatabilirim acaba bilmiyorum ki. aslında ben anlatabilsem de anlaşılacağından o kadar şüpheliyim ki... insanlar daha "özel alan" diye bir şeyden haberdar değil, bunu kadını da erkeği de yapıyor. ve istanbul'un maslak gibi en büyük en lüks iş alanlarından birinden bahsediyorum. her sabah/akşam birileriyle tartışayım mı, özel alandan haberleri olmadığı için ağzımın içine girdiklerinden dolayı?

artı, hiç taksim metrosunun maslak çıkışını iş saatlerinde kullandın mı bilmiyorum ama insanların o kalabalığını ve sağda durmak için nasıl sıra oluşturduğunu görmek lazım. bak soldan gitmek için bile değil, sırf beklemek için.

"hem bla bla bla hem de bla bla istiyorsun" tarzı bir şey söylemişsin ya;
benim (ve benim gibi düşünen hatta hali hazırda yıllardır da uygulayan) kişilerin bu davranışları beklemek isteyenlerin hiç birine bir zararı yok ki? 20 cm sağa kaymak mı bu kadar büyük dert olan. sanki bekleyen kişilerden dünyanın en büyük lütfunu istemişiz gibi ifade etmişsin. solda bekleyen insanlar da oluyor, ben onlara denk gelince ya bekliyorum ya da müsaitse yol istiyorum. senin gibi birine denk gelirse ve negatif bir şeyler sayarsa zaten "peki" diyerek beklerim, konuyu uzatmam bile.

neyse, ben seni gördüğüm zaman sağda beklerim bundan sonra, yeter ki senin istediğin olsun;)

****
önemli bir noktayı eklemeyi unutmuşum;

insanların saygısızlıklarına dair saydığım o maddelerde; bahsettiğim insanların görgüsüzlükleri/saygısızlıkları/medeniyetsizlikleri/yetersizlikleri olarak görmek yerine, insanların saygısızlıklarına maruz kalmak istemiyorsam normal merdivenden çıkmam gerektiğini düşünerek o saydığım şeyleri meşrulaştırma mantığı da derin düşüncelere gark etmedi değil.

o maddeler bile bana soldan geçme hakkını veremedi yani, tüh ya;)

öğrendiklerimi tekrarlıyorum; yürüyen merdiven kullanmak istiyorsam mutlaka durmak zorundayım ve diğer insanların yapacağı her türlü görgüsüzlük ve terbiyesizliğe boyun eğeceğim, bağırarak yaptıkları konuşmaları dinleyeceğim, kulaklıktan zorla bana da dinletmek isteyenlerin müzik olmaktan çıkmış gürültülerini dinleyeceğim ve ağzımın içine giren insanların pis kokularını çekeceğim (burnum fazla hassas).

namaste,
0
holy diver
(18.09.12)
(7)

akıllı telefon - samsung

kibritsuyu
samsung galaxy s3 zaten alamam, o kadar param yok.bana samsung galaxy w yerine samsung galaxy s2 almamı gerektirecek kadar iyi bir fark, iyi bir özellik söyleyebilir misiniz? 500 lira daha kastırmama değecek bir veya birkaç özellik.
samsung galaxy s3 zaten alamam, o kadar param yok.

bana samsung galaxy w yerine samsung galaxy s2 almamı gerektirecek kadar iyi bir fark, iyi bir özellik söyleyebilir misiniz? 500 lira daha kastırmama değecek bir veya birkaç özellik.
0
kibritsuyu
(17.09.12)
hjarteblod
(17.09.12)
galaxy w'de hemen hemen her işini görür tercih meselesi yani. benim açımdan önemli farklar şunlar; 32 gb dahili hafıza, çift çekirdekli cortex a9 işlemci, 1 gb ram, gorilla glass cam ve süper amoled ekran
0
h2
(17.09.12)
www.gsmarena.com

en onemli fark bence ram. sonra icsel hafiza ve son olarak kamera geliyor. islemci yonunden muthis farklar gormek icin oyun oynuyor olmak sart. yani normal sartlarda 1.4 ghz'lik w'nin islemcisi de fazlasiyla yeterli gelecektir.

s ii'nin fiyati bana kalirsa fazlasiyla yuksek.

biraz beklerim dersen hepsiburada atrix'i yeniden satisa koyacakmis. bence o fiyata alinabilecek en iyi telefon hala atrix.

www.gsmarena.com
0
entrapmen
(17.09.12)
w alma s2 al.
aradaki fark çok.
s2 sana s3 konforu verir.
w ise ace konforu.
0
QwertyKlavye
(17.09.12)
peki diyelim ki galaxy w aldım. 6 ay sonra üst modelini almak için gayet temiz kullanılmış olarak satmak istesem, 700 liraya aldığım bu telefon kaç para eder, kaç paraya satılır?
0
🌸kibritsuyu
(17.09.12)
Bir kere ekran kaliteleri arasında ciddi fark var. Cihaz neredeyse ekran zaten o yüzden sadece bu fark bile yeterli aslında. Ancaak, burada bitmiyor farklar. Ram farkı kritik, aynı anda açık tutabileceğin uygulama sayısı arasında uçurum olacak, galaxy w ile sürekli bir şeyleri kapatmak durumunda kalırken S2 ile rahat rahat takılabileceksin. S2'de çok kaliteli bir kamera varken W vasat, çok bir işe yaramaz bilgisayara aktarmayı düşünüyorsan fotoları. Daha da yazılır yanı S2 halen güncelleme alacak, şimdi Jelly Bean geliyor misal. Ne kadar fark yarattıığına youtube'dan ya da ekşide yazılanları okuyarak falan bakabilirsin, detaya girmeyelim.

S3'1le S2 arasında hayati farklar yok. S2 S3'ün yaptığı her işi belki bir %10 performans düşüklüğüyle yapıyor, ufak tefek farklar var. S2 ile W arasındaysa uçurum var.
0
tahsin sutcuoglu
(17.09.12)
500-
piyasaya gore degisir rakam. 6 ay sonra birden bire galaxy s'lerin fiyatlari falan dusecek olursa veya dolarda bir seyler olursa daha da dusuge gider. 300'e kadar yolu var. tum elektronik urunler giib bu iste. biraz sans. lakin 500'den fazla etmeyecegine emin olabilirsin.
0
entrapmen
(17.09.12)
(1)

google groups iptali

kibritsuyu
müşterilerimden birisi iş için kullandığım mail adresini, kendi üyelerinin kayıtlı olduğu google group'a kaydetmiş. her gün milletin onlarca saçma sapan forward'ları geliyor. hem de sadece iş için kullanmak istediğim mail adresime. maillerde "çıkmak için unsubscribe bilmemneye mail at" falan diye ad
müşterilerimden birisi iş için kullandığım mail adresini, kendi üyelerinin kayıtlı olduğu google group'a kaydetmiş. her gün milletin onlarca saçma sapan forward'ları geliyor. hem de sadece iş için kullanmak istediğim mail adresime. maillerde "çıkmak için unsubscribe bilmemneye mail at" falan diye adres yok, link yok, hiçbir şey yok. google groups sayfasından nerelere gireyim, nerelere mail atayım da çıkayıp şu saçma gruptan? bulamadım bir türlü. grubu buluyorum, "üye olmak veya çıkmak için kayıt olmalısınız" diyor. kayıt falan olmak istemiyorum, zaten dallamanın teki kaydetmiş adresimi sadece çıkmak istiyorum. kendi adresimi çıkarmak istiyorum.
0
kibritsuyu
(15.09.12)
[email protected] a boş mail atarsan çıkarsın.
0
galadnikov
(15.09.12)
(1)

balgat-öveçler civarı ayvalık tostu

kibritsuyu
ankara balgat veya öveçler civarlarında güzel, dolu dolu ayvalık tostu yapan bir yer var mı önerebileceğiniz? yemeksepeti üyesi olursa daha da güzel olur ama olmazsa da gidip alırım problem değil.edit: yapan çok var da ben tecrübe edilmiş ve garantisi olan "şurada yedim, pek güzel" şeklinde tavsiye
ankara balgat veya öveçler civarlarında güzel, dolu dolu ayvalık tostu yapan bir yer var mı önerebileceğiniz? yemeksepeti üyesi olursa daha da güzel olur ama olmazsa da gidip alırım problem değil.

edit: yapan çok var da ben tecrübe edilmiş ve garantisi olan "şurada yedim, pek güzel" şeklinde tavsiye arıyorum.
0
kibritsuyu
(11.09.12)
neli diye bi mekanda yapıyolardı ceyhun atıf kansu'da ama yemedim garantisi yok :) bide dikmendeki shell içinde bodrum büfe var şimdilik hatırladığım.
0
h2
(11.09.12)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.