Giriş
(2)

özel sektörde akademik yapmak

kibritsuyu
kendim için değil, merakımdan soruyorum.uzmanlığını alıp mecburi hizmetini de tamamladıktan sonra özel bir hastanede çalışmaya başlayan bir hekim akademik kariyer yapabilir mi? yani herhangi bir üniversite hastanesinde falan olmadığı halde doçent, profesör falan olabilir mi? yoksa akademik kariyer y
kendim için değil, merakımdan soruyorum.

uzmanlığını alıp mecburi hizmetini de tamamladıktan sonra özel bir hastanede çalışmaya başlayan bir hekim akademik kariyer yapabilir mi? yani herhangi bir üniversite hastanesinde falan olmadığı halde doçent, profesör falan olabilir mi? yoksa akademik kariyer yapabilmek için illa üniversite hastanesinde mi hekimlik yapmak gerekiyor?
0
kibritsuyu
(10.05.12)
akademik kariyer üniversitede yapılır. dolayısıyla devlet, vakıf ya da özel üniversitelerde akademik kariyer yapabilir ama özel hastanede yapılamaz. özel hastanelerde doç, prof gibi ünvanlar kullananlar üniversiteden özel hastaneye geçmiş olanlardır.

edit: yani üniversitelere bağlı hastanelerde yapılabilir ama üniversiteye bağlı olmayan hastanelerde yapılamaz.
0
kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci
(10.05.12)
vakıf üniversitesi hastanesinde yapar : misal başkent
özel hastanede yapamaz misal: memorial
0
niye ama
(10.05.12)
(4)

kordon kanı saklamak

kibritsuyu
bebek doğduğunda kordon kanını saklama konnusunda bilgisi olan varsa paylaşabilir mi? google'dan kordon kanı bankası diye bir yer çıkıyor ama pek güvenilir gelmedi bana. daha çok üniversite hastanelerinde durum nedir, saklanıyor mu, saklanmalı mı, gereksiz bir aktivite mi, maliyeti nedir falan bilgi
bebek doğduğunda kordon kanını saklama konnusunda bilgisi olan varsa paylaşabilir mi? google'dan kordon kanı bankası diye bir yer çıkıyor ama pek güvenilir gelmedi bana. daha çok üniversite hastanelerinde durum nedir, saklanıyor mu, saklanmalı mı, gereksiz bir aktivite mi, maliyeti nedir falan bilginiz varsa rica ediciim.
0
kibritsuyu
(05.05.12)
Saklandığında kalitesinin düştüğünü duymuştum, üniversite hastanelerinde böyle bir birim yok, türkiye de 3 yada 4 özel kurum yapıyor bu işi ayrıca kişi büyüdükçe vücut hacmi arttığından kordon kanındaki kök hücre sayısı tedavide yetersiz olmaktadır demiş bir doktor. Bu yüzden kordon kanı yalnızca çocukluk ya da erken ergenlik çağındaki hastaların tedavisinde kullanılabilmektedir vs.
0
elbar
(05.05.12)
sorduğun konuyu bilmiyorum da şöyle bir şey var, göbek bağının geç kesilmesinin çocuğun uzun vadede sağlığı için çok iyi olduğuna yönelik araştırmalar var. 2-3 dklık gecikme bile yarar sağlıyormuş. bu yüzden artık avrupa ve amerikada doğumdan 1-2 saat sonra kesiyorlarmış.
0
goldentitan
(05.05.12)
bir tanıdığım doğum yapacak yakın zamanda. ingilterede yaşıyorlar. Türkiye'deki kordon bankasıyla iletişime geçtiler. ilk seferde 2500 euro daha sonra da her ay için 100 euro gibi bir ücret talep ettiler. daha sonra ingilterede farklı bir yöntem kullanan bir kordon bankası buldular. hem de çok çok ucuz bir fiyata daha basit yöntem kullanan bir banka. uzun lafın kısası bu iş tr'de henüz gelişmedi. o yüzden pek mantıklı görünmüyor orayı kullanmak..
0
lepetitprince
(05.05.12)
benim iki çocuğun da var, birini burada birini yurt dışında doğurdum. türkiye'deki firma necbb (new england cord blood bank) ile anlaşmasını feshetmiş, ama bizimm kordon kanı hala saklanıyormuş.

aylık ücreti isteyenlerden çekin, bir kere bir ücret ödeyip yılda 100 dolar gibi br şey veriyoruz biz. yurt dışındaki cbr - necbb veya cord blood registry'nin türkiye'de şubesi varsa bizimkilerinkiler orada. şu yılda, şu tıp imkanlarında çok faydası olan veya olmayan bir şey olup olmadığından ziyade x yıl sonra gerekir mi dye düşünüp yaptık biz. istersen msg at, seni cbr'a refere edeyim bizim önümüzdeki seneki de bedava oluyor o zaman hem :)
0
zkurmus
(05.05.12)
(1)

samsung galaxy ace s5830i

kibritsuyu
hepsiburada.com yorumları çok iyi. telefonun özellikleri çok iyi. fiyatı da çok iyi. sözlükteki başlığı da fena değil. tek kafamı karıştıran want2die'ın olumsuz yorumları oldu. 5830i değil düz 5830 alın demiş hep. düz 5830'un fiyatı da 80 lira daha pahalı.nedir şimdi farkı? eşime (ben erkeğim, eşim
hepsiburada.com yorumları çok iyi. telefonun özellikleri çok iyi. fiyatı da çok iyi. sözlükteki başlığı da fena değil. tek kafamı karıştıran want2die'ın olumsuz yorumları oldu. 5830i değil düz 5830 alın demiş hep. düz 5830'un fiyatı da 80 lira daha pahalı.

nedir şimdi farkı? eşime (ben erkeğim, eşim kadın) almayı düşünüyorum. 3d oynatmıyor, kasıyor vs çok mu önemli problemler? yani telefonda 3d denilen nedir? yani bu 3d oynatmama hadisesi "boşver oynatmayıversin" denecek bir şey değil midir? illa olmalı mı? 80 lira verdiğimize değecek bir şey mi? nedir ne değildir, tavsiye etmez misiniz yani?

want2die özellikle sen gelince bi mesaj at ayrıntılı sorayım abicim.
0
kibritsuyu
(03.05.12)
Ben de 5830 kullanıcısıyım. 5830i ile ilgili değişik yerlerde olumsuz yorumlar okudum. Bence i'ye bulaşma.

@want2die Sözü açılmışken hangi romu kullandığını öğrenebilir miyim?
Bir de bu rom işlerini takip edebileceğim, tercihen Türkçe site verebilir misin?
0
arig
(03.05.12)
(2)

dil sorusu: x düşkünü olana ne denir?

kibritsuyu
öncelikle tdk'nın neyi kabul ettiğini değil, işin doğrusu neyse onu soruyorum, akla mantığa uygununu. tdk bir sürü yanlışı da doğru kabul ediyor.bir şeye düşkün olana ne denir? mesela işine düşkün olana "işkolik" diyoruz. tdk bile almış sözlüğüne koymuş.soru şu: bir şeye düşkün olma yapım eki "-koli
öncelikle tdk'nın neyi kabul ettiğini değil, işin doğrusu neyse onu soruyorum, akla mantığa uygununu. tdk bir sürü yanlışı da doğru kabul ediyor.

bir şeye düşkün olana ne denir? mesela işine düşkün olana "işkolik" diyoruz. tdk bile almış sözlüğüne koymuş.

soru şu: bir şeye düşkün olma yapım eki "-kolik" midir? yani alkol düşkünü aslında "alkolkolik"tir de biz aradaki "kol" kısmını düşürüp mü "alkolik" yapmışız?

bana öyle geliyor ki bir şeye düşkün olan anlamı katan yapım eki -kolik değil -ik. yani alkol düşkününe alkolik demişiz, sonra dangalağın teki çıkmış, bu kelimedeki "kolik"i almış her haltın sonuna ekleyip o haltın düşkünü haline getirmiş.

ne dersiniz, sizce -kolik mi, -ik mi?
0
kibritsuyu
(24.04.12)
sonunu -kolik olduracak şekilde geliyor gibi.
mesela melankoli-k. diğer durumlar zaten bariz aşk-kolik, maç-kolik vs.
0
asilsiz suclama
(24.04.12)
aşırı sevene perest denildiği de olur.
0
vincenzo
(24.04.12)
(2)

bir excel formülü

kibritsuyu
şimdi excel tablomuz bir banka hesap dökümü. tablonun B sütununda tutarlar var. C sütununda da Y veya Ç harfleri var. Ç harfi olan satırlarda hesaptan çekilen tutarlar, Y harfi olan satırlar ise bankaya yatan tutarlar yazıyor.benim bütün tablo boyunca bankadan çekilenlerin ve bankadan yatanların top
şimdi excel tablomuz bir banka hesap dökümü. tablonun B sütununda tutarlar var. C sütununda da Y veya Ç harfleri var. Ç harfi olan satırlarda hesaptan çekilen tutarlar, Y harfi olan satırlar ise bankaya yatan tutarlar yazıyor.

benim bütün tablo boyunca bankadan çekilenlerin ve bankadan yatanların toplamına ihtiyacım var. yani C sütununda "Ç" harfi olan satırların B sütunlarını topla şuraya yaz, C sütununda "Y" harfi olan satırların B sütunlarını topla, onu da buraya yaz dedirtmem lazım. vardı sanki bunun bi formülü. EĞERSAY gibi bir şeydi ama EĞERSAY sadece kaç tane olduğunu sayıyor. bana adedi değil, içeriklerinin toplamı lazım.

bu arada türkce excel kullanıyorum.
0
kibritsuyu
(15.04.12)
=SUMIF(C1:C100;"=Ç";B1:B100)
türkçesi EĞERTOPLA galiba.
0
galadnikov
(15.04.12)
türkçe ise etopla. açıklamak gerekirse;

=ETOPLA(ç ve y yazan sütun; aranan değer ; tutarların olduğu sütun)
0
supergirl
(15.04.12)
(3)

duvar kağıdı mı pahalıdır, boya mı

kibritsuyu
12 metrekarelik bir odanın duvarlarını kaliteli bir su bazlı boya ile boyatmak mı daha pahalıdır, yoksa duvar kağıdı kaplatmak mı?her ikisi de işinin erbabı usta tarafından yapılacak. kendimiz yapmayacağız. yani işçilik bedelini de göz önünde bulundurun.
12 metrekarelik bir odanın duvarlarını kaliteli bir su bazlı boya ile boyatmak mı daha pahalıdır, yoksa duvar kağıdı kaplatmak mı?

her ikisi de işinin erbabı usta tarafından yapılacak. kendimiz yapmayacağız. yani işçilik bedelini de göz önünde bulundurun.
0
kibritsuyu
(14.04.12)
Duvarı kendin boyayabilirsin ama kağıdı yapman daha zordur. O sebepler boya yap daha uygun olur. Malzeme olarakda boya yine daha ucuzdur.
0
poseidon1
(14.04.12)
Duvar kağıdı iyi bir seçenek olabilir ama sıkılıp değiştirmeyi düşündüğünüzde eğer duvarınız alçı veya yumuşak yüzeyse kağıt sökülürken problem olur duvar zarar görür. Duvar kağıdı hesabı yapılırken kaç m2 kaç tl kriteri + işçilik gözönünde bulundurulmalı.
0
sakman
(14.04.12)
duvar kağıdı daha pahalıdır.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(14.04.12)
(3)

konut kredisindeki inanılmaz mantık hatası

kibritsuyu
bir mali müşavir olarak benim aklım basmadı. yardım istiyorum.efem halihazırda aylık 675 liraya kirada oturuyorum. ev almak istiyorum tabii ki krediyle. internetten bakıyorum beğeniyorum evin biri mesela 240.000 lira. anneden babadan, altın bozdurarak birikimle falan hepi topu 110.000 lirasını peşin
bir mali müşavir olarak benim aklım basmadı. yardım istiyorum.

efem halihazırda aylık 675 liraya kirada oturuyorum. ev almak istiyorum tabii ki krediyle. internetten bakıyorum beğeniyorum evin biri mesela 240.000 lira. anneden babadan, altın bozdurarak birikimle falan hepi topu 110.000 lirasını peşin verebiliyoruz. kaldı mı 130.000 lira. orada kredi hesaplama şeyleri de var. aylık ödeyebileceğim taksit belli. taş çatlasın 2000 lira. diyorum ki 130.000 lira kredi alsam 10 yıl (120 ay), aylık 1900 lira ödersin diyor bana. e güzel. nah güzel.

1900 lira x 120 ay = 228.000 lira. bunun 130.000 lirası anapara, gerisi faiz. yani 228.000 - 130.000 = 98.000 lira faiz ödeyeceğim.

böl 98.000 lirayı 120 aya, ayda 820 lira faiz ödüyorum. e amına koyim 10 yıl boyunca ödeyeceğim kiradan daha fazla faiz ödüyorum değil mi? ben o zaman niye kredi alayım ki? 10 yıl kirada otursam, ödeyeceğim 1900 lira kredi taksidinden kiramı düşüp kalanını bankaya mevduat hesabına yatırsam, zaten 10 yıl sonunda kredisiz falan trink parayla ev alıyorum? bankada getireceği faiz de cabası. öyle değil mi?

kirada olabilecek artışları gözardı ettim zira zaten burada 6 yıldır oturuyorum, 500'den 675'e çıktı. 10 yıl sonunda taş çatlasın 800-900 olur. zaten bankada getireceği faizi de gözardı ettim.
0
kibritsuyu
(12.04.12)
sen 10 yıl boyunca 675 lira kira olsa 675*12*10=81.000 lira kira ödeyeceksin. kira seneye 750 olursa. 5 sene sonra 1000 lira olursa. 10 sene sonra 1500 olursa ödeyeceğin parayı ayrı ayrı hesap et. belki 10 senede 150 bin kira ödeyeceksin

ikincisi ve en önemlisi sen 10 sene kira ödersen 10 sene sonra ceketini alır o evi terkedersin. ama şimdi alacağın 240 bin liralık ev 10 sene sonra belki 500.000 bin lira değerinde olacak. belki de daha fazla
0
efruz
(12.04.12)
almak istediğiniz evle de ilgili bu.
mesela toplu konut projelerinin çoğunda faizsiz ya da düşük faizli ödeme imkanları sunuyorlar bu sorun yüzünden.

uygun fiyatlı bir evi yatırım amacıyla alıp (taksitle ya da verebileceğiniz peşin parayla), 2-3 yıl sonra değerlendiğinde satıp, üzerine daha az para koyarak (ya da koymayarak) istediğiniz başka bir evi alabilirsiniz.
bunu yapan çok var.
özellikle ağaoğlu, dumankaya gibi şirketlerin evleri 2-3 yılda ikiye, hatta üçe katlayabiliyor değerini.
0
blatta hiberna
(12.04.12)
10 yıl boyunca ödeyeceğiniz kira, en az enflasyon oranında artış gösterecek. yani her yıl sabit kira ödemeyeceksiniz ama kredi ödemeniz sabit kalacak ve enflasyon oranında eriyecek. 10 yıl sonra ayda 820TL'nin alım gücü kimbilir ne olacak? yani ödeyeceğiniz kredi taksitlerinin hepsini bugüne getirip ödeyeceğiniz toplam kirayla karşılaştırmanız lazım.
0
guro1907
(12.04.12)
(5)

digiturk, d-smart falan nedir

kibritsuyu
birbiriyle bağlantılı seri sorular geliyor.digiturk, d-smart falan nedir? bunların alıcısı bildiğimiz sıradan uydu anteni ve sıradan uydu alıcısı değil mi? bütün olay bunların kanallarını şifreliyor olması ve abone olana özel verdikleri kartlarla bu şifreleri çözdürüyor olması değil midir? yani kart
birbiriyle bağlantılı seri sorular geliyor.

digiturk, d-smart falan nedir? bunların alıcısı bildiğimiz sıradan uydu anteni ve sıradan uydu alıcısı değil mi? bütün olay bunların kanallarını şifreliyor olması ve abone olana özel verdikleri kartlarla bu şifreleri çözdürüyor olması değil midir? yani kart takılabilen herhangi bir uydu alıcısına digiturk kartı taktığımızda ilgili kanalları izleyebiliyor muyuz?

dur devamı var. şayet böyle veya değil. bu adamların alıcılarındaki tuner tipi nedir?

şimdi evdeki led tv'de dahili uydu alıcısı var (dvb-s2 denen uydu alıcısı tuner). yani antenden gelen kabloyu direkt olarak tv'ye takıp receiver'a gerek kalmadan uydu izlenebiliyor. ayı şekilde dvb-c tuner'ı da var, kablo tv kablosunu talıp conax modlüe de teledünya kartını takınca box olmadan teledünya izlenebiliyor.

şu nedenle soruyorum çok uzattım. ben digiturk (veya d-smart) anteninden gelen kabloyu tv'nin dvb-s2 girişine taksam, abone olup digiturk'ten alacağım kartı da conax modüle taksam aynen teledünya izlediğim gibi digiturk de izleyebilir miyim ayrıca receiver falan olmadan?
0
kibritsuyu
(06.04.12)
şimdi çok bilmediğim teknik terimler kullanmışsın ama bu digiturk aboneleri bi aygıt veriyo, böyle durumlarda kullansınlar diye; kart gibi neyim bişey ince uzun. Onu sokuyosun tv ye modül gibi yani, içine de kartı sokuyosun.
Uyumlu mudur değil midir bilemedim
edit: Bahsettiğim bu
imageshack.us
0
arden v2
(06.04.12)
Digiturk conax şifreleme sistemi kullanmıyor teledünya gibi, irdeto kullanıyor yani öyle çözmeniz mümkün değil. onu geçtim başka bir kutudan getirip(ligtv paketi tanımlıydı o karta) bizim kutuya taktığımız kartı bile çalıştırmadı kart seri numarasıyla cihaz seri numarası tutmadı diye. digiturk böyle güvenlik kullanıyorsa d-smart da kullanıyordur herhalde.
öte yandan yasal olmamakla birlikte dreambox çözümü var, bir araştırın.
0
montreal
(06.04.12)
her iki platformda, eğer tv'nizde direk kart girişi varsa kullanılabilir. Fakat kullanmaya başlamadan evvel müşteri hizmetlerini arayıp bunu belirtmeniz gerekir. Aksi halde, yanlış reciever/hatalı kart uyarısı alırsınız.
0
waryemez
(06.04.12)
duyuruna cevap değil ama şifreleme sistemleriyle ilgili birkaç kelam edeyim. belki merak eden olur.

bir defa her iki şirketin de şifreleme sistemlerinin kırılması imkansız değil. ama farklı koruma yöntemleri de var. yanılmıyorsam digiturk ilk versiyon philips receiverlarında kullanılan kartları verilen receiver dışında bir module takınca kart kendi kendini formatlıyordu. sonralarda kullanılabilecek receiverlar artınca bu sistemi rafa kaldırdılar.

ama şu kadarını söyleyeyim, kırılmaz denilen sistemler için bundan 7-8 yıl önce adamlar derbi maçlarında 2. yarıda devreye girecek keyleri dağıtıyorlardı. olaya o kadar hakimdiler yani. sonra forum sahiplerine dava açıldı, haberlerden öğrendiğimize göre birçoğu hapse girdi, güle oynaya kırılan şifreler birden bire kırılmaz olup çıktılar.
0
vito andolini
(06.04.12)
teşekkürler. zaten aslen istediğim şey kırmak veya illegal kullanmak değil. bütün olayı kanal şifresi çözebilen bir uydu alıcısı+şifre çözme kartı mı değil mi onu merak ettim. ki anladığım kadarıyla olay tam olarak bu. yani teorik olarak uydu alıcısı içeren bir tv ve kart takılabilen bir modül ile digiturk'ü de kutusuz izlemek mümkün. modül takılacak yuvanın adı common interface zaten. ben teledünya kullandığım için oraya conax modül taktım. digiturk farklı bir şifreleme kullanıyorsa common interface yuvasına coax değil de irdeto modülü takıp digiturk izleyebilmem lazım teorik olarak. tabii seri numarasından da ayrı bir şifre koyuyorlarsa onu da digiturk'e bildirmek lazım ki ona göre ayar çeksinler di mi?
0
🌸kibritsuyu
(06.04.12)
(1)

sony kamera bataryası

kibritsuyu
2003-2004 yıllarında aldığım digital8 kasetli bir el kameram var. şimdi satsam para etmez kesin. kullanayım desem bataryasını güya şarj ettim ama kesin iki dakikada bitiyordur. ya da en azından eski performansı yoktur. gerçi yıllardır da kullanmadım, bataryasını çıkararak çantada sakladım. şimdi sor
2003-2004 yıllarında aldığım digital8 kasetli bir el kameram var. şimdi satsam para etmez kesin. kullanayım desem bataryasını güya şarj ettim ama kesin iki dakikada bitiyordur. ya da en azından eski performansı yoktur. gerçi yıllardır da kullanmadım, bataryasını çıkararak çantada sakladım. şimdi sordum yeni batarya 160 lira diyor sony'ci amcalar.

buna daha ucuz veya yan sanayi batarya bulabileceğim ama güvenilir (kullanılmış veya bozuk bataryaları itelemeyecek) bir internet sitesi veya ankara'da bir dükkan var mıdır?

gagul amcadan aratınca siteler çıkıyor ama güvenemedim. çok daha uzun süre giden modeline 70 lira diyen satıcı var gittigidiyor'da. yan sanayi falan da dememiş. güvenilir mi şimdi bu adama?
0
kibritsuyu
(06.04.12)
www.batterybay.net

türkiyeye gönderim var.
0
halitkin
(06.04.12)
(5)

çikolata ambalajı

kibritsuyu
antep fıstıklınınki yeşil, tamam.bitter çikolatanınki siyah veya kahverengi, o da tamam.e ulan fındıklı çikolata niye mavi, sütlü çikolata niye kırmızı? fındığın neresi mavi, sütün veya ineğin neresi kırmızı ulan?
antep fıstıklınınki yeşil, tamam.
bitter çikolatanınki siyah veya kahverengi, o da tamam.

e ulan fındıklı çikolata niye mavi, sütlü çikolata niye kırmızı? fındığın neresi mavi, sütün veya ineğin neresi kırmızı ulan?
0
kibritsuyu
(04.04.12)
beyaz çikolatanın ambalajı beyaz olduğundan dolayı sütlüyü beyaz yapmamış olabilirler en çok tercih edilen çeşit olduğu için hemen görülmesini sağlamak istemiş olabilirler. bu arada sarellede hepsinin ambalajı mavi
0
sirena
(04.04.12)
her marka için aynısı geçerli değil. siz sadece ülker üzerinden düşündüğünüz için size öyle geliyor.

örneğin nestle damak antep fıstıklının ambalajı beyaz.
0
9uncu nesilim ama para bende
(04.04.12)
sütlü için söyleyeyim, kırmızı kan dolaşımını hızlandırdığı için besin maddelerinin paketlerinde sıkça kulanılır, diğer renkler halihazırda diğerlerinde kullanılmışken, giriş ürününü kırmızı yapmak bana kalırsa mantıklı.

kaldı ki, bademli sarı oluyor bu normal, e elimizde sarı, kırmızı, yeşil siyah falan varken bu skalayı tamamlayacak en güçlü renk mavi, o sebeple fındıklı da bu sebeple mavi olabilir.
0
sanal hayvan
(04.04.12)
iyi hoş da şu yaptığını gavur yapmaz.
evden çık bakkala git çikolata al ohooo

sonradan akla gelen:

daha dün derste dinledim ben nası hemen unutmuşum :D bu piyasadaki ürünün olgunluk seviyesine ulaştığında var olan pazarı koruma ve kendinden sonra çıkan rakipleri ile mücadele amaçlı ürün farklılaştırma politikasıdır. aynı ambalaj örneğini sana üzerinde verdi hoca. bi ara sana yenilendi yeni sana diye çıktılar ortaya ama bileşenleri aynı ambalajının rengini değiştirdiler iki sana yağ da aynı anda satılırken biri yeni sana diye satıldı hiçbir fark olmamasına rağmen.
çikolata örneğini ele alırsak diğerlerinden farklı bir şey yapmalı ki dikkat çeksin söz ettirsin. kırmızı çikolata dediğimiz anda ülkerle özdeşleştirelim.

evet bence bu ürün farklılaştırma.
0
cecilia
(04.04.12)
@9uncu nesil: hayır sadece ülker'i düşünmüyorum. nestle damak zaten sadece fıstıklı üreten, nestle'nin alt markası. onun fındıklısı, sütlüsü falan yok zaten. eti ve son dönemde görmeye başladığımzı torku da bu şekilde.

milka kurumsal rengi olan mor üzerine, fıstıklıyı açık yeşil, fındıklıyı koyu yeşil, sütlüyü mavi yaparak fark yaratmış. nestle'nin ise bütün paketleri kurumsal rengi olan kırmızı zaten. görsel olarak fındık fıstık fotoğrafı kullanmış. ama genel eğilim dediğim şekilde.
0
🌸kibritsuyu
(04.04.12)
(1)

gp pil şarj aleti

kibritsuyu
arkadaşlar mediamarkt'ta gp'nin 15 dakikada, 1 saatte falan şarj eden aletleri var. lcd ekranlı, şarj olunca güç kesmeli, şarjın dolduğunu, pilin arızasını falan göstermeli.1. hakikaten 1 saatte ve hatta 15 dakikada şarj ediyor mu? bu şekilde şarj ettiği zaman pillerin ömrü kısalıyor mu, yoksa hiç f
arkadaşlar mediamarkt'ta gp'nin 15 dakikada, 1 saatte falan şarj eden aletleri var. lcd ekranlı, şarj olunca güç kesmeli, şarjın dolduğunu, pilin arızasını falan göstermeli.

1. hakikaten 1 saatte ve hatta 15 dakikada şarj ediyor mu? bu şekilde şarj ettiği zaman pillerin ömrü kısalıyor mu, yoksa hiç farkı yok mu?

2. bu şarj aletleri yanında 4 tane 2700 mAH pille birlikte 200-250 lira. lakin bilen bilir, ankara ulus konya sokak'tak bir pilcide (her türlü pil ve batarya satan bir dükkan) aynı alet 80-90 lira. vakumlu falan aynen orijinal kutu, aynı ürün. bunların çakması oluyor mu? çakma mıdır bu 80 liralık olan? hiç çakma gibi durmuyor ama.
0
kibritsuyu
(02.04.12)
%100 doldurmuyor hızlı şarjlar. %85 civarı diyebiliriz. haliyle ömründen götürüyor.

gp nin çakmasına hiç rastlamadım. ama çakma olma ihtimali var. (sony ve phillips inkine rastladım)
0
Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebilece
(02.04.12)
(6)

bulgaristan'dan gelen cevapsız çağrı

kibritsuyu
arkadaşlar götümüzden uydurduğumuz tahminleri sormuyorum, tam ve net olarak ne olduğunu soruyorum.bu +359...'la başlayan bulgaristan'dan gelen cevapsız çağrıların dolandırma yöntemi nedir? yani çağrı bırakan numarayı aradığımızda telefon faturası mı aşırı giriyor? bu şekil telefon parası üzerinden b
arkadaşlar götümüzden uydurduğumuz tahminleri sormuyorum, tam ve net olarak ne olduğunu soruyorum.

bu +359...'la başlayan bulgaristan'dan gelen cevapsız çağrıların dolandırma yöntemi nedir? yani çağrı bırakan numarayı aradığımızda telefon faturası mı aşırı giriyor? bu şekil telefon parası üzerinden bir dolandırma mı sözkonusu? hani eski 900'lü hatlar gibi, veya hala bazı kanallarda gece yarısı reklamı çıkan "ara beni seninkinin de boyunu ölçeyim" tarzı erotik hatların, reklamda aşağıdan ışık hızıyla geçen ücretlendirmesinde gördüğümüz üzere dakikası 10-15 lira ücreti olan abuk numaraları gibi bir şey mi?

yoksa nizami bulgaristan'ı arama parası ödüyoruz da karşımıza seksi hatun sesi çıkıp bizi tavlıyor ve ona para göndermemizi, gönderdiği paralarla yanımıza geleceğini falan söyleyip bizden para mı koparıyor?

artık şu olay bir açıklığa kavuşsun da bilelim bu numaraların ne şekilde dolandırdığını. herkes diyor ki "sakın arama dolandırıcı numarası o". bana tek giren bulgaristan'ı arama parasıysa (ki o da zaten turkcell'e gidiyor, dolandırıcıya falan değil), karşıma seksi hatun sesi çıkıp "aşkım bana para gönder de yanına geleyim sevişelim" dese bile "hadi lan ordan" diyip telefonu kapatsam olmuyor mu yani ki bu numaraları aramaktan öcü gibi korkuluyor?
0
kibritsuyu
(30.03.12)
aramaya karşılık verince ücretin bilmem kaçı kesiliyor gibi bir şey olamaz. o dediğiniz sms onayıyla ilgilidir. ararsan eğer ücret neyse onu ödersin. yalnız aradığın numara bizim ülkedeki 0900 lü hat gibi bir numara olabilir, o durumda kol biraz daha kalın gelebilir sana. ama neticede sadece aramakla dolandırılmaz.

ulan bu kadar merak ettirdin, ararsan da bari neticeyi yaz. ha bana kalırsa arama, insanın başına 2 şeyden dolayıasfasfasf
0
avkatbey
(30.03.12)
yani sana girecek olan sadece bulgaristan'ı arama parası. her şekilde taahhüt ederim bunu.
0
nesilsiz
(30.03.12)
arama ile dolnadırıcılık değil bu, kadın arıyor diyor ki geliyorum ben . Sen de düşünüyorsun ki vay be bulgaristandan hatun düşürdüm. Sonra kadın gelecem para lazım diyor sen gönderiyorsun, sonra diyor vizede problem çıktı sen gönderiyorsun. Yolda şu oldu bu oldu diyip tırtıklıyor seni. Olay bu.(git:www.habersok.com )
0
aspo
(30.03.12)
bana da çağrı geliyor arada. umrumda değil.
0
yün prenses
(30.03.12)
"götümüzden uydurduğumuz tahminleri sormuyorum"lu götlü mötlü duyuruya yanıt verilmez ama moderatörsün hadi, verelim:

ikisi de var işte.

abim fransa'da iken oranın kodu da benzer idi.

geri aradım, kadın seksi seksi "merhaba canım" diyordu şaşırdım kapadım ayrıntıya baktım 7-8 saniye için çok deli bir meblağ yoktu ama yine de fazla idi. dakikası 2-3lira falandır ?

böyle işte.
0
truvaiti
(30.03.12)
ankesörlü telefondan ara sonuçları bizimle paylaş ;)
0
ggm
(30.03.12)
(2)

pdf'den excel dosyası

kibritsuyu
sevgili garanti bankası hazretleri mükellefimin banka ekstresini pdf formatında gönderdi. dosyadaki bilgiler tablo şeklinde. ilk sütun tarih, ikinci sütun açıklama, üçüncü sütun tutar, dördüncü sütun bakiye.lakin pdf benim hiçbir işime yaramıyor, çünkü kağıt baskıdan farkı yok. excel olsa tek tek hü
sevgili garanti bankası hazretleri mükellefimin banka ekstresini pdf formatında gönderdi. dosyadaki bilgiler tablo şeklinde. ilk sütun tarih, ikinci sütun açıklama, üçüncü sütun tutar, dördüncü sütun bakiye.

lakin pdf benim hiçbir işime yaramıyor, çünkü kağıt baskıdan farkı yok. excel olsa tek tek hücreleri seçerim, toplatırım, satır silerim. hatta muhasebe programım otomatik olarak excel dosyasını okuyup kayıtlarını yapar.

ben şimdi bu pdf halindeki dosyayı sütun sütun olacak şekilde excel dosyası yapabilir miyim? kopyala yapıştır yaptım, satır satır oldu ama hepsi uç uca olacak şekilde ilk sütundaki gücreye geldi. nasıl sütun sütun ayırırım bunu?
0
kibritsuyu
(26.03.12)
Abbyy FineReader diye bir program var. PDF'i word'e veya Excel'e çevirebilirsin.
0
himmet dayi
(26.03.12)
(7)

yattığın yerden işeyebilmek

kibritsuyu
geçen ay ameliyat olmuştum ya, bütün ameliyat sürecinin canımı en sıkan, en zor kısmı, ameliyattan sonra şişe şişe serumu yiyip çişimin gelmesi idi. öyle hop diye anında kalkabileceğim bir rahatsızlık olmadığından kalkıp tuvalete de gidemedim. ördek denilen acaip bir kap verdiler elime bunun içine i
geçen ay ameliyat olmuştum ya, bütün ameliyat sürecinin canımı en sıkan, en zor kısmı, ameliyattan sonra şişe şişe serumu yiyip çişimin gelmesi idi. öyle hop diye anında kalkabileceğim bir rahatsızlık olmadığından kalkıp tuvalete de gidemedim. ördek denilen acaip bir kap verdiler elime bunun içine işe diye. deli gibi sıkıştığım halde zorla zorla yapamadım yatarken. uğraş didin olmadı. "daha da yapmazsanız sonda takıcaz" dediler. sırf sonda monda takmasınlar diye nöbetçi doktorları çağırıp yataktan onların gözetiminde kalktım gittim tuvalete işedim.

şimdi sorum şu. yattığın yerden pipiyi ördeğe sokup işemek hakikaten zor mudur, ben mi beceremedim, bir püf noktası var mıdır, yan dönerek falan yapsak olur mu, sorun bende midir, psikolojik midir nedir? başıma tekrar gelirse bileyim ona göre gideyim.
0
kibritsuyu
(22.03.12)
yine mi erkek oldun sen :(
geçmiş olsun bu arada. ben de bacağımı kırdığımda sondaya mahkum olmuştum ve gerçekten zor oluyor yattığın yerden yapmak. öyle yapılmadığını bildiğimiz için beceremiyoruz. sonda kötü bir şey değil taktırmaktan neden çekiniyorsun ki? ördeğe işenmez sıçratır her yere ıyy pis
0
neira
(22.03.12)
zor. yan dönerek de zor. yatağa işiyormuş gibi hissedildiği için sanırım. psikolojik yani. (yer çekiminin negatif etkisi var mı bilemiyorum ama düşey pozisyonda işi kolaylaştırdığı kesin)

ha bir de dıştan takılan sondalar da var bildiğim kadarıyla.
0
jangara
(22.03.12)
geçmiş olsun. daha önce öyle yapmadığın için zorlanıyorsun. ayakta tuvaletin başında durduğunu hayal et ve iyice konsantre ol. başaracaksın.
0
bilan
(22.03.12)
ya benim oğlumun 40 bile çıkmamıştı sonda taktılar, korkma bence:)
0
bitter cikolata
(22.03.12)
bence hiç bir zorluğu yok. ameliyat ertesinde işemekte zorlanma olabilir(ameliyat esnasında sonda takıldığı için olur dediler) onun içinde sıcak su torbalarını karın bölgesine koyunca bir süre sonra daha rahat yapılabiliyor.
0
foradream
(22.03.12)
fıtıktın sanırım. geçmiş olsun.

evet işemek baya baya problem. anneme de salıver annem biz aşağıyı destekledik falan demiştik de kıyamam annem çok utanmıştı senin gibi doktorla hemşireyle gitmişti lavaboya.

sondayı başka bir sıkıntı da babama takmışlardı. bilinçsizdi. ama böyle pıt diye olmuştu sanki on saat uğraşmadılar odadan çıktık hemen geri bitti demişlerdi.

sonda işine fazla kasma, olur. insanlık hali hastalık falan böyle düşün rahatlat kendini.

yatakta işemeyi de hakkaten çok çözümsüz durumda olmayanlar ve dünyadan kopmuş yaşlılar hariç rahat rahat ördeğe salanı çok değil. mantık kabul etmiyor sanırım.
0
cecilia
(22.03.12)
ben yalnızken yapabildim. etrafta birileri varsa çok zor oluyor önceleri.
öneri olarak karnına sıcak ıslak havlu koyabilirsin. o şekilde rahatlayıp yapabilirsin.
0
sutlu nescafe
(22.03.12)
(2)

acil durumlar için mobil internet

kibritsuyu
normal zamanda evde de ofiste de sınırsız ttnet adsl kullanıyorum. lakin acil durum oluyor, bilgisayarı ev ve ofis dışında kullanmam gerekiyor.şu usb'den takılan mobil internetlerin en ucuzu hangisidir? kota falan gerekmez. ennn en fazla 1 gb yeter de artar bile. yeter ki ucuz olsun, oradan buradan
normal zamanda evde de ofiste de sınırsız ttnet adsl kullanıyorum. lakin acil durum oluyor, bilgisayarı ev ve ofis dışında kullanmam gerekiyor.

şu usb'den takılan mobil internetlerin en ucuzu hangisidir? kota falan gerekmez. ennn en fazla 1 gb yeter de artar bile. yeter ki ucuz olsun, oradan buradan bağlanabileyim.

ne önerirsiniz?
0
kibritsuyu
(12.03.12)
vodafone süper internet kullanıyorum. öneririm. 1gb 9tl civarıydı en son.
0
un
(12.03.12)
Cep telefonun "wifi hot spot" veya benzeri özelliğe sahipse ve sırf acil durumda işimi halledeyim diye istiyorsan ekstradan usb stick alma. Cep telefonun o usb stick görevini görüyor haliyle ve laptop'la gayet rahat bağlanıyorsun. 1 gb internet bana yetiyor telefonda kullanım için zaten (iphone 4) ve çok acil durumda laptopla bağlanmam gerektiğinde kullanıyorum anca bitiyor.
0
cinematography
(12.03.12)
(3)

Türkiye'de çekilmiş ilk sit-com

kibritsuyu
Evet, Türkiye'de çekilmiş ilk sit-com hangi yıl yayınlanmıştır ve adı nedir? Hatta soruyu genişleteyim. Dünyadaki ilk sit-com hangisidir? Yaşımın yettiği ve hatırladığım bir Cosby Ailesi, bir de Alf var. Daha eskisi?
Evet, Türkiye'de çekilmiş ilk sit-com hangi yıl yayınlanmıştır ve adı nedir?

Hatta soruyu genişleteyim. Dünyadaki ilk sit-com hangisidir? Yaşımın yettiği ve hatırladığım bir Cosby Ailesi, bir de Alf var. Daha eskisi?
0
kibritsuyu
(09.03.12)
kaynanalar olsa gerek...
0
ruhibirbanyo
(09.03.12)
wikipdia'ya göre dünyanın ilk televizyon sit-com'u Pinwright's Progress imiş.

hatta wikipedia, ilk türk sit-com'unun Kaynanalar olduğunu da söylemiş.

hepsini doğru söylemiş bence.

en.wikipedia.org
0
ermanen
(09.03.12)
"gülşen abi" dizisi için denir genelde. kaynanalar sit-com'a göre fazla uzundu. (sit-comlar hep yarım saat oluyor ya, başka engel bulamadım).
0
firez
(09.03.12)
(4)

ilaç firması reklamı

kibritsuyu
İlaç firmalarının televizyonda reklam yapması yasal mıdır? İlaç reklamını değil, firma reklamını soruyorum.
İlaç firmalarının televizyonda reklam yapması yasal mıdır? İlaç reklamını değil, firma reklamını soruyorum.
0
kibritsuyu
(07.03.12)
serbest, Abdi İbrahim Van gogh sergisi üzerinden yapıyor.

yine yanılmıyorsam aynı firmanın 'hapı yuttu' temalı reklamlarıda dönüyor bu aralar TV lerde.
0
skywalkeremre
(07.03.12)
şu şekilde yasaldır: bizim xxxx ecza deposu olarak bildiğimiz firmaların hpsi, aslında devlet nezdinde "her türlü tüketim maddesinin alım, satım, ithalat ve ihracatından" tut da "bu amaçla gayrımenkul almak-satmak, inşa etmek..." gibi meşgalelere sahiptir.
0
atesikus
(07.03.12)
firma x ilacını alın başınızın ağrısını şıp diye keser gibi bir reklam yapamaz. yani ilaçların reklamını yapamaz. kurumsal reklamlar yapılabilir. genel sağlık ileilgili reklamlar yapılabilir.
0
ground
(07.03.12)
sponsorlukta sorun yok sanırım van gogh alive'da. hapı yuttu temalı reklamlarda halkı bilinçlendirme amaçlı, kaynım şu ilacı yut dedi tarzı yanlış ilaç kullanımının önüne geçmek için yapılmış filmler. sıkıntı yok. ilaçlarından bi tanesinin reklamını yapsalar bu yasak işte. öyle de olmalı zaten.

toplumu biliçlendirmek için yapılan sosyal sorumluluk projesi gibi bir şey gayet yararlı.
0
merena
(07.03.12)
(2)

sözlük doktorlarına rapor tercüme sorusu

kibritsuyu
efem belki biliyorsunuz, bel fıtığı ameliyatı oldum. problemim de sol ayağımdaki güçsüzlük idi. ameliyattan sonra hastaneden aldığım epikriz raporundaki bazı şeyleri tercüme edebilir misiniz? sadece şu kısımlar yeter. doktorlar (hem ameliyatı yapan beyin cerrahı, hem de iki ayrı ftr uzmanı) muayene
efem belki biliyorsunuz, bel fıtığı ameliyatı oldum. problemim de sol ayağımdaki güçsüzlük idi. ameliyattan sonra hastaneden aldığım epikriz raporundaki bazı şeyleri tercüme edebilir misiniz? sadece şu kısımlar yeter. doktorlar (hem ameliyatı yapan beyin cerrahı, hem de iki ayrı ftr uzmanı) muayene edip, ayağımı çekiştirip itiştirip güçsüzlük kalmadığını, düzeldiğini söylediler ama hala sol topuğumun üstüne basamıyorum gibi. düzelir diyorlar ama kafama takıldı bir kere.

ameliyat öncesi muayene:
ır+/+ pupiller izokorik
fa yok alt kranialler intakt
motor sol TA 4/5
duyu sol L4 hipoestezik
dtr normoaktif, PR yok

ameliyat:
genel anestezi altında sol L3 hemilaminatomi, sol L4 foraminotomi, L3-L4 diskektomi yapıldı.

ameliyat sonrası fizik tedavi değerlendirmesi:
hastanın sol ehl/edb 4+/5
py f/f dtr'ler normoaktif, simetrik

iyileşmiş miyim?
0
kibritsuyu
(05.03.12)
iyileşmişin. düzelir
0
la noix
(05.03.12)
geçmiş olsun hocam, bi' an önce işinin başına dönersin, herşeyi yoluna koyarsın umarım.
0
charlesbukowskiineksi
(06.03.12)
(3)

TL simgesi ile ilgili sorular

kibritsuyu
1. tl simgesini sayının başında kullanıyoruz onu öğrendik. peki cümle içinde geçen tutarı nasıl ifade edeceğiz?eskiden: ... bunun 140.435,35 TL.'sinin marmara şantiyesine, 254.345,78 TL.'sinin karadeniz şanitesine ait olduğu, gerekli malzemelerin 45.453,42 TL.'ye mal olduğu...şimdi? ... bunun TL140.
1. tl simgesini sayının başında kullanıyoruz onu öğrendik. peki cümle içinde geçen tutarı nasıl ifade edeceğiz?

eskiden: ... bunun 140.435,35 TL.'sinin marmara şantiyesine, 254.345,78 TL.'sinin karadeniz şanitesine ait olduğu, gerekli malzemelerin 45.453,42 TL.'ye mal olduğu...

şimdi? ... bunun TL140.435,35'inin marmara şantiyesine, TL254.345,78'inin karadeniz şanitesine ait olduğu, gerekli malzemelerin TL45.453,42'ye mal olduğu...

şeklinde mi olacak? ekler falan nasıl yazılacak?

2. merkez bankası bunu içeren bir yazıtipi yapmış. lakin biz ofiste ya calibri, ya times new roman kullanıyoruz. bu simgeyi bu yazıtiplerinin karakter haritasında alt-gr+t tuşuna karşılık gelecek şekilde manuel olarak ekleyebiliyor muyuz? şu anda her yeri calibri (veya times) ile yazıp, gerekli yerlerde yazıtipini değiştirip TL. simgeleyini ekliyoruz. kendi yazıtipimize ekleyemez miyiz bunu? programla olur, programsız olur.
0
kibritsuyu
(04.03.12)
2- merez bankasının sayfasında proram var bı onu kurunca altgr+t ye endı ekliyor. fontu da kuruyor fln.

www.tcmb.gov.tr

ha bu arada gecmıs olsun, nasıl oldun
0
bryan fury
(04.03.12)
1. yeni simgeyi beğenmediğimden ve bana sorulmadan kafasına göre hükümetin iş yapmasını protesto ettiğimden ben tl kullanmaya devam edeceğim o nedenle soruna cevap veremiyorum.

2. evet merkez bankası bi yazı karakteri oluşturdu simge için. ve duyduğum kadarıyla tüm fontlar için de bir çözüm bulup tüm fontlar içine simgeyi entegre edecekmiş


mac kullanıcıları için: www.sihirlielma.com

merkez bankası sitesinden manuel kurulum için: www.tcmb.gov.tr
0
Fayfa
(04.03.12)
teşekkür ederim büryan kardeş, iyiyim ameliyat oldum yatıyorum çoğunlukla. kah telefonla, kah kucağımda bilgisayarla giriyorum işte. 10-15 güne normal hayatıma dönmeyi umuyorum.

şimdi evet onu kurdum ama içinde olan tek font yükledi. hani font editörü olur calibri'yi edit ederiz, alt-gr+t'nin karşılığını silip abaku isimli tcmb fontundan aldığımız simgeyi oraya koyarız falan. oluyor mu öyle?

ha tüm fontlara entegre ediyorlarsa bekleyelim biraz daha.
0
🌸kibritsuyu
(04.03.12)
(6)

tl'nin simgesi

kibritsuyu
bu tl'nin simgesini sayının başında mı kullanacağız, sonunda mı?
bu tl'nin simgesini sayının başında mı kullanacağız, sonunda mı?
0
kibritsuyu
(01.03.12)
10tl diyorduk ya

şimdi ise 10=t/ olacak işte.

=t/ simgeyi benzettim.

edit: mantık yürüttüm yürümemiş.
0
truvaiti
(01.03.12)
başında kullanıcaz diye duymuştum ben, TL 10 gibi yani
0
hjarteblod
(01.03.12)
her şeyden önce nasıl kullanacağız, ben çok hevesliyim mesela. bi tane .exe dosyası yayınlamışlar, sikseler yüklemem.
0
kivanc1
(01.03.12)
10 TL dersen doğru olur. Ama simgeyle kullanırsan başa koyulur.
0
McScReaM
(01.03.12)
simge başa konuyor.
0
wampex
(01.03.12)
TCMB verdiği örnekte "başına" diyor: www.tcmb.gov.tr
0
valthoron
(01.03.12)
(9)

sakat mı kalayım, işsiz mi kalayım, binlerce lira borca mı gireyim?

kibritsuyu
evet bu sorum da mali müşavir olmayı düşleyenlere ibret olsun.bel fıtığı şüphesiyle doktora gittim, mr istedi. bu akşam çekilecek ama büyük ihtimalle acilen ameliyat olmam gerekecek.ameliyat olursam dünya kadar işim var ve bu işi benden başka yapacak kimse yok, tek başıma çalışıyorum. ha sekreterim
evet bu sorum da mali müşavir olmayı düşleyenlere ibret olsun.

bel fıtığı şüphesiyle doktora gittim, mr istedi. bu akşam çekilecek ama büyük ihtimalle acilen ameliyat olmam gerekecek.

ameliyat olursam dünya kadar işim var ve bu işi benden başka yapacak kimse yok, tek başıma çalışıyorum. ha sekreterim var ama o muhasebeden anlamaz. işimden rapor alma, yapmam gereken işleri zamanında yapmama, beyannameleri zamanında vermeme gibi bir şansım ve lüksüm yok. ameliyat olmazsan bu ayağım düzelmeyecek, belki daha kötüye gidecek. ameliyat olursam ya ofisi kapatıp mükellefleri başkasına devredip işsiz kalacağım, ya da beyannameleri zamanıdna veremeyip tanesi 1000 liradan onbinlerce lira ceza yükü altına gireceğim. üstelik mart ayı geliyor, en yoğun zaman, iyice sıçtım yani.

sakat mı kalayım, yıllar boyu çalışarak kurulmuş köklü bir ofisi mi kapatıp işsiz kalayım, yoksa beyannameleri zamanında vermemekten dolayı onbinlerce lira ceza yükü altına mı gireyim?
0
kibritsuyu
(20.02.12)
başka bir mali müşavirle anlaş, belirli bir ücret karşılığında ondan rica et bence.
0
yemrem
(20.02.12)
yerinize bi süre bakacak deneyimli bi müşavir bulma ihtimaliniz yokmu sağlığınıza kavuşana kadar ? bu şekilde en azından şirketiniz kapanmaz. maaş ödemiş olursunuz sadece. bu da günü kotarabilir gibi geldi bana.
0
3dillustrator
(20.02.12)
geçmiş olsun.
cezayı karşılayabilecek durumdaysanız ve iyileşme sürecinden sonra cezalarını ödediğiniz müşterilerinizle olan işleriniz bozulmayacaksa ceza ödeyin.
eger hem ceza ödeyip hem de işleriniz bozulacaksa gidin ameliyat olun ceza meza ödemeyin, kapatın ofisi, iyileşince tekrar devam edersiniz.
0
vadrigar
(20.02.12)
durumun ne kadar kötü? bende de var bel fıtığı, ilk farkettiğimde sağ bacağımda çok sağlam bi ağrı vardı. gittiğim doktor cerrah olunca adam mr'a bakar bakmaz acil ameliyat dedi zaten. bikaç aya kalmadan "düşük ayak" olursun, şöyle olur, böyle olur dedi.

sonra fizyoterapi doktoruna gittim(ftr'ci değil, tıp doktoru olan), kas gevşetici vs kullandım, masaj, egzersiz... neyse işte 2 sene oldu o mr'ın üstüne, zorlamadıkça hiç bir ağrım sızım yok. sakat da kalmadım.

demem o ki, fizyoterapi doktoruna da görün hastanede. tedavisi, egzersizi var bu işin. ameliyat son çözüm.

geçmiş olsun tabi bu arada.
0
jangara
(20.02.12)
bi ki gunden sonra hastanede calısabilirsin sanki panpa. işleri sen yapıp teslimatları da artık birini bulup yaptırt.

ya da baska musavir birine yaptırt senın adına.

gecmıs olsun.
0
bryan fury
(20.02.12)
Abi kesinlikle bir doktora daha git ameliyattan önce.
0
charlesbukowskiineksi
(20.02.12)
Geçmiş olsun, bel fıtığı, ayakta duyu kaybı vs gibi arazlar verecek kadar ilerlediyse ve ameliyat kaçınılmazsa (ki zaten belli bir süre içerisinde ameliyat olmazsanız sinir basısından kalıcı sekel bırakır) ameliyat olun.

Sadece bir-iki gün hastaneden geçecektir onun dışında yatar vaziyette de işinizi yapabilirsiniz, beyannameleri yatırması için genç dinamik bir çocuk alın işe. Ameliyatlar çoğunlukla endoskopik yapılıyor bu aralar, genel anestezi altında olmadan epidural yöntemle yapılabilirse nekahatiniz de daha kısa sürer.

Bu sadece bir organizasyon problemi canınızı sıkmayın. Sağlık daha önemli.
0
justaddwater
(20.02.12)
Öncelikle geçmiş olsun;

genellikle mali müşavirlerin arkadaşları ve oda da kayıtlı yancıları olur. Bu arkadaşlardan belirli bir süre maaş karşılığında çalışmalarını istesen yardımcı olurlar diye düşünüyorum yada Oda'ya başvur illaki yardımcı olacak kişiler vardır. En azında "MALATYA Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası" bu konuda çok esnektir ve iş ilanından, evde çocuk bakacak bakıcıya kadar sorunları ilanlar şeklinde değerlendirir ve yardımcı olur.
0
t3hn0
(20.02.12)
geçmiş olsun...yıllardır internet üzerindeki çeşitli ortamlarda mali müşavirlik denen rezalet mesleğe insanların bulaşmaması için hem çevremde hemde sosyal medyada bu işin kavgasını yaptım ama insanlarda bir meraktır, bir hevestir ben çözemiyorum biz mi bu işleri yanlış değerlendiriyoruz yoksa insanların bakışı çok mu iyimser anlamıyorum merak edenler, okumak isteyenler hevesli olanlar vakit ayırırsa okuyabilir:

Yapmayınız, girmeyiniz, etmeyiniz, bulaşmayın bu mesleğe. dışardan bakıldığında masa başı, salla başı al maaşı gibi bir meslek olarak görülse de özellikle bunun serbest muhasebecilik,mali müşavirlik dalına hiç bulaşmayınız beyler bayanlar.. illa ben muhasebeci olacağım diyorsanız gidiniz bi şirketin ön muhasebesinde fişleri faturaları giriniz irsaliye falan kesiniz.. aslında ona bile yanaşmayınız sonuçta bu muhasebe denen meret her yerde aynıdır... İlla telefonunuz çalacak bir sorun çıkacak ve sinir bozucu sorunu bulmak için bir şeyler psikolojinizin içine edecek..

Mali müşavir olacak "ben muhasebeye aşığım arkadaş hayatımın mesleği, bütün gün parayla pulla uğraşacağım ahuahu" diyen arkadaşlar evvela şunu bilsinler ki alacakları eğitimin süresi bir tıp fakültesi öğrencisi ile eşdeğerdir.. Şöyle ki: 4 senelik iktisat işletme gibi lisans mezuniyetinizin ardından şak diye muhasebeci olamıyorsunuz tabiki. bu uzun maceranızın sadece ufak, devede kulak kalacak kısmı. bundan sonra daha kepiniz, mezuniyet balosundaki giydikleriniz gardroplarınıza gitmeden bağlı bulunduğunuz ilin muhasebe odasına başvurup ilk kaydınız için şu an 950 tl civarında olduğu öngörülen ve size 3 sınav hakkı tanıyan meblağyı odanın hesabına yatırıyorsunuz. kayıt sırasında size bağlı olacağınız muhasebe odası bayıldığınız 950 tl karşılğında adresinize sınavla ilgili hiçbir belge göndermiyeceğini ve gelişmeleri internetten takip edeceğinizi söyleyerek ense tıraşınızı alıp izmir marşıyla sizi tıpış tıpış yolluyor.. haa sanmayın ki size staj başlama sınavı ile ilgili kitaplar verilecek açık öğretimdeki gibi. tabiiki o da yok.. bundan sonra türkiye şartlarındaki bu sınavdaki yöntem itibariyle başarı ortalamaları göze alarak bir seçim yapmanız gerekiyor. ya ihtimali daha yüksek olan bir kursa kayıt olup 1000-1500 ytl arasında bir bedel vereceksiniz bütün gün çalıştığınız yetmiyormuş gibi akşamın bir vaktide iktisat, muhasebe, matematik çözeceksiniz ya da başarı ihtimali daha düşük olmakla beraber 100 lira civarında bir bedel vererek yaklaşık olarak 2300 sayfalık kitabı hafızlayacaksınız(3-4 tane en kalınından ansiklopediyi birleştirin o kitaplar çıkar)

seçimi yaptıktan sonra süfer hazırlandınız sınava gireceksiniz. 3 hakkınız var. evet oda allahın hakkı üçtür diyerek eğer bu 3 hakta başarılı olamazsınız kaydınız siliyor. yeniden kayıt olmak için şimdi 950 tl olan bedelin o zamanın enflasyon durumuna göre tekabül eden ücretini ödeyeceksiniz. haa çook sevdiğiniz mali müşavirlik mesleğine erişmek için meslek aşkıyla, şevkle, hırsla çalışarak sınavı kazandınız. iş burda da bitmiyor. bundan sonra sizi süresi 3 sene olan bir staj süreci bekliyor( birkaç sene öncesine kadar 2 sene idi). odanın belirlediği belli bir süreye kadar mutlaka bi staj yeri bulmalısınız. bulamazsanız game over oluyorsunuz. üniversite mezunlarının dahi tırım tırım iş aradığı bir ortamda odanız hiçbir yükümlülük ve sorumluluk almadan size kısacası ne pok yaparsan yap bi staj yeri bul diyor. tanıdık yoksa sonunuz ayva yani.. neyse üç otuz para maaşla onu da buldunuz farz edelim. hadi 3 sene içersinde de çelik gibi bir sinire sahip olup kanunlarla, mükelleflerle, faturalarla, kdvlerle uğraşarak stajı tamamladınız. malimüşavir mi oldunuz ? hayır !! bundan sonra da staj bitirme sınavı adı altında bir sınavla karşı karşıya kalıyorsunuz. ve bu sınav staj başlama sınavı gibi test usulü değil yazılı usulü. size tanınan 4 hakkınız var. eğer ki bu 4 hakta başarılı olamazsanız müstakbel meslek odası size 3 sene sonra buluşalım diyip bundan sonraki staj bitirme sınavınızı 3 sene sonraya alıyor yani 2011 yılı içersinde bu sınavı veremezseniz bir sonraki buluşmanız 2014. tamam bütün bunlara gerek kalmadan staj bitirme sınavını da yazılı usulü bitirdiniz. süpersiniz belgenizi aldınız. hemen bir hesap makinesi çıkarıp minimum öğrenim sürenizi hesaplayalım. üniversitede kalma ihtimalini dahil etmezsek 4 sene tırım tırım tırmaladınız. sonrasında 3 senelik staj süresi( burda da başarısızlık ihtimallerini saymıyorum) ortalama olarak 7 sene. yani devletimiz size o kadar değer veriyor ki bu pis işe sokmak için sizin sabrınızı, sinirinizi 7 sene test ediyor. evet bir doktorla eşit olarak okutuyor. neyse belgeyi aldınız işiniz bitti mi peki ? hayır !! şap diye dükkan açıpta piyasadaki bütün defterleri toplayacağınızı mı sanıyorsunuz ? Ya da ben bu belge ile bir kurumun muhasebesinde işe mi başlarım diyorsunuz fazla umutlanmayın.. kim hiç bilmediği ve mesleğe yeni giren birine aynı standartlar altında defter verip mali yükümlülüğünü devreder ya da eş dost akraba olmadan mesleki tecrübesi stajdan ibaret olan birine kim refah şartlarını sağlayan bir iş imkanını sunar ? İşe alım sürecinde yaşanan torpiller için başka bir blog yazılır neyse...

İşin içine bir kere bulaşmış olarak bu yazımı okuyan sevgili genç arkadaşlarım tamda üniversite tercihlerinin açıkkladığı şu günlerde girmeyin bu mesleğe kardeşim dinleyin beni..valla yazık, billaha yazık. genç yaşınızda yazık etmeyin kendinize...
0
joehigashi
(20.02.12)
(4)

ankara'da sgk anlaşmalı nöroloji veya nöroşirurji uzmanı (bel fıtığı)

kibritsuyu
7 yıl önce bel fıtığı başlangıcı şeklinde teşhisi konulan bel ağrılarım yine başladı. bu sefer üstelik sol bacağımda bir miktar güç kaybı da mevcut. 1-2 hafta geçer diye bekledim ama ağrı azaldı, güç kaybı devam ediyor. bel fıtığı ile ilgili olduğunu tahmin ediyorum.ankara'da sgk ile anlaşması olan
7 yıl önce bel fıtığı başlangıcı şeklinde teşhisi konulan bel ağrılarım yine başladı. bu sefer üstelik sol bacağımda bir miktar güç kaybı da mevcut. 1-2 hafta geçer diye bekledim ama ağrı azaldı, güç kaybı devam ediyor. bel fıtığı ile ilgili olduğunu tahmin ediyorum.

ankara'da sgk ile anlaşması olan bir hastanede nöroloji mi olur artık, nöroşirurji mi olur bir doktor önerebilir misiniz? muhtemelen (ne muhtemeleni, bence kesin) mr isteyecek. istediği mr da sgk anlaşmalı, nispeten ucuz bir yer olmalı.
0
kibritsuyu
(19.02.12)
murad bavbek var
0
pieta
(19.02.12)
@kibritsuyu eğer güç kaybı varsa hiç zaman kaybetme, üzerinden zaman geçtikçe geri dönüşü olmayabiliyor. mümkünse bir fizik tedavi ya da beyin cerrahi uzmanına git, nörolojiyle ilgili olma ihtimali düşük ama olsa da bu branşlar sizi yönlendirir. bana kalırsa size en yakın eğitim araştırma hastanesine gidin, güç kaybınız varsa zaten hemen MR ile EMG isterler.
0
ihe sade
(19.02.12)
Dışkapı 1. Nöroşirürji Klinik şefi Doç. Dr. Zeki Şekerci. 425 62 42 diye bi numara buldum netten. Muayenehanesi olabilir. Ulaşmak için şansını bi dene, ulaşamazsan, 596 20 00'den hastane santralinden 1. Nöroşirürji klinikini istersin, oradan da muayenehane telefonunu istersin. Oradan da ulaşamazsan,
212 64 08 numaralı telefondan, Türk nöroşirürji derneğinden sorarsın. Kalite, bilgi, tecrübe ve cerrahi maharet olarak bir tereddüdün olmasın.
0
compadrito
(19.02.12)
numune'nin kolej tarafında bir şubesi var. yani semt polikliniği ama nöroloğu falan var. mr da çektiriliyor, numune'ye sadece mr çekilirken gidiyorsunuz. nöroşirujici var mı bilemiyorum ama.

bu gibi durumlarda şu randevu veren alo 182 de yardımcı olabiliyor yönlendirmeye.
0
psikolog sulugoz
(19.02.12)
(5)

kızılay-bilkent yol sorusu

kibritsuyu
ankara içi her türlü "nasıl giderim" sorusuna atlayan bir adam olarak bu sefer ben soruyorum.kızılay veya sıhhiye'den bilkent cyberpark'a nasıl giderim?
ankara içi her türlü "nasıl giderim" sorusuna atlayan bir adam olarak bu sefer ben soruyorum.

kızılay veya sıhhiye'den bilkent cyberpark'a nasıl giderim?
0
kibritsuyu
(18.02.12)
sanırım ego 111 numara ile.
0
bgraydin
(18.02.12)
111 numaralı otobüs cyberparka gitmez.175 numaralı beytepe otobüsüne bineceksiniz.111 e binerseniz epey bir yol yürürsünüz
0
ruhadam
(18.02.12)
üniversite içine girmek istiyorsanız 110 numaralı ego ya binebilirsiniz. 111'in kalktığı yerden saat başında kalkar. haftasonları ise 2 saatte bir.
0
exla
(18.02.12)
110 cyberpark'ın önünden geçer. sıhhiye, opera, ulus'dan binebilirsiniz. güvenpark'tan değil atatürk bulvarı'ndan binebilirsiniz.
0
heritage
(18.02.12)
111 diyenlerin tiklerini üzülerek geri alıyorum. evet 111 cyberpark'tan geçmiyormuş. ilk bindiğimde şoförün bilmemesinden kıllanmalıydım aslında. 10 lira taksiye verdim.

ihtiyacı olanlar için söyleyeyim, cyberpark merkez kampüsün içinde. 111 doğu kampüse giriyor.
0
🌸kibritsuyu
(18.02.12)
(3)

bir delinin hatıra defteri'ni akün'de izleyen var mı?

kibritsuyu
bu oyunu izleyebilmiş şanslı azınlık içerisindeyim. lakin ben asıl olması gerektiği yerde, stüdyo sahne'de izledim. stüdyo sahne bildiğimiz sahneler gibi değil. bir sahne ve seyirci koltukları yok. kare şeklinde bir oda düşünün. öyle bir yer. ortadaki vincin etrafına yuvarlak şekilde dizilmiş 150 ad
bu oyunu izleyebilmiş şanslı azınlık içerisindeyim. lakin ben asıl olması gerektiği yerde, stüdyo sahne'de izledim. stüdyo sahne bildiğimiz sahneler gibi değil. bir sahne ve seyirci koltukları yok. kare şeklinde bir oda düşünün. öyle bir yer. ortadaki vincin etrafına yuvarlak şekilde dizilmiş 150 adet plastik sandalyeye oturuyorsunuz. erdal hoca da vincin üstünden vinci döndere döndere her tarafa oynuyor.

akün'de 361 kişilik koltuk olmasına rağmen yine 150 bilet satılıyor. acaba diyorum orada da seyirci koltukları satılmıyor da aynı şekilde sahneye yuvarlak şekilde plastik sandalyeler mi diziliyor? yoksa 150 kişi normal seyirci koltuklarında oturup normal seyirci formunda mı izliyor?
0
kibritsuyu
(14.02.12)
ordada aynı ortada yuvarlak vinç, etrafı çevrilmiş, plastik sandalyelerde izledik.
0
trajikomix
(14.02.12)
ben ikisinde de izledim diyeceğim ve baya tepki göreceğim burada :) ama şunu söyleyebilirim ki, iki sahne arasında hiçbir fark yok.
0
guro1907
(14.02.12)
iki sahne de aynı şekilde dizayn ediliyor. stüdyo sahne'de daha güzel ama son kısmı.
0
psikolog sulugoz
(14.02.12)
(5)

ayak kırılması

kibritsuyu
sabah babam buzda kayıp düşerek sağ ayak bileğini kırmış. hastaneye götürdük, alçıya aldılar. aslında ameliyat olsa olur ama iki büyük ameliyat geçirdiği ve yaşı da ileri olduğu için "narkoz vermeyelim, alçıyla 1,5-2 ay üzerine basmazsa olur" dediler. tabi ambulans devlet hastanesi aciline götürdüğü
sabah babam buzda kayıp düşerek sağ ayak bileğini kırmış. hastaneye götürdük, alçıya aldılar. aslında ameliyat olsa olur ama iki büyük ameliyat geçirdiği ve yaşı da ileri olduğu için "narkoz vermeyelim, alçıyla 1,5-2 ay üzerine basmazsa olur" dediler. tabi ambulans devlet hastanesi aciline götürdüğü için şöyle adam gibi sorup cevap alacağımız bir doktor bulamadık. şimdi evde ayağının altına yastık koyduk yatıyor.

iki tane koltuk değneği aldık (koltuk altından destekli olanlardan) ama onlarla da zor yürüyor. dengesini sağlayamıyor. tuvalet ihtiyacını nasıl görecek? hadi küçüğünü ördekle hallediyor da büyük ne olacak? koltuk değneğine kullandıkça alışır mı? yoksa şu koldan saran değneklerden mi alsak?

ayağonın üstüne basmıyor ama oturduğu zaman ayağını uzatıp topuğunu yere koyması problem olur mu?

banyo olayı, saçını falan nasıl yıkayacak?

şu anda çok az ağrıyor dedi ama ağrısı artarsa ağrı kesici mi alsın ne yapsın, doktor bir şey demedi.

oldum olası çözülemeyen bir kramp problemi var. açıkta kalan ayak parmaklarına falan kramp giriyor. sıcak tutuyoruz ama yine de problem. kramp birmesinin bir zararı olur mu?

son olarak; gerçekten alçı ile tedavi yeterli midir, illa ameliyat gerekebilir mi dersiniz? öyle büyük bir kırık, doku/kas zedelenmesi falan yok. değil anladığım kadarıyla. basit bir şey.

bir de ankara'da ssk anlaşmalı iyi bir ortopedi uzmanı biliyor musunuz?
0
kibritsuyu
(10.02.12)
ortaokuldayken ayağım kırılmıştı ay çok zor :( ördek küçük için evet ama büyük için mecburen tuvalete gidecek. deynek olarak en iyisi şu dirseğe dayanılan gri mekalli olanlardan yani koltuk altına giren tahtalar çok kullanışsız. bi de 15 benim bacağım kırıldıktan 15 gün sonra normal alçıyı çıkarıp cam alçı yaptılar çok rahatlatıyor.
0
neira
(10.02.12)
Özellikle dirsek, el bileği, omuz eklemi gibi çevre eklem kırıklarında dolaşımın bozulması, ağrı ve reflex irritasyonlar, reflex sempatik distrofi denilen bir tabloyu ortaya çıkarabilir.
RSD’de erken tanı çok önemlidir, çünkü bu olayın çıkması tedavi programının değişmesine yol açar. Sendrom, 3 dönemde bulgularını gösterir.1. dönem ağrı, ödem ve kas spazmı ile karakterizedir. Deri şiş, sıcak ve ağrılıdır, sık sık terler.4-6 hafta sonra 2. dönem başlar. Bu dönemde ödem kaybolur, deride incelme ve fibröz dokunun artmasıyla da kas ve bağlarda, eklemlerde hareket kısıtlanması başlar. Ağrı şiddetlidir, yanma ve osteoporoz başlar. Deri parlak, soluk ve siyanotik, tırnaklar atrofiktir. Tedavi edilerek iyileştirilemeyen hastalarda ilerleme devam eder, hastalığın üçüncü ve atrofi dönem belirtileri ortaya çıkar.


Kemikleri de içermek üzere tüm dokularda atrofi ilerler, deri incelir, soğuk ve mat bir görünüm alır. Eklemler tüm hareketlerini yitirirler ve ayrıca biçim bozuklukları ortaya çıkar. İlerlemiş olgularda başarılı tedavi çok güçtür ve bu nedenle de olabildiği kadar erken tedaviye başlaması gerekir.
Tedavide ağrıyı kesmek amacıyla ağrı kesicilerden faydalanılır. Kan dolaşımının çevrede damar genişlemesi yapabilecek kolsitonin tedavisine hemen başlanır. Dolaşımı aktivite etmek için diğer bir yöntem fizik-tedavi ajanlarını kullanmaktır.37c yi aşmayan girdap banyoları, aktif ve pasif egzersizlerin tedavide yeri çok büyüktür. Tedavi 2-3 ay süreyle devam eder.
0
jamswety
(10.02.12)
o koltuk değneği hakikaten zor. kendim de denedim tek ayağımı havada tutarak, ben bile zor yürüdüm, dengemi zor sağladım. babamın yaşı 77. hani onu tam tutamazsa koltuk altından destek alsın diye bundan aldık ama bilmiyorum o mu daha iyi olur acaba?
0
🌸kibritsuyu
(10.02.12)
acaba yürüteç daha mı iyi olur? oturduğu yerden diğer ayağını kaldırıp indirerek de biraz devinim sağlar. çok geçmiş olsun. banyoda da girmesine yardımcı olursanız sanıyorum bir taburede yıkanabilir. alçıyı güzel paketlemek lazım tabi. güzel bir alçı yaptılar mı yoksa bildiğimiz tipte mi yaptılar? ertuğrul şener var ama anlaşmalı mıdır bilemedim şimdi.
0
kediebesi
(10.02.12)
çok geçmiş olsun. umarım amerikan alçı yapmışlardır. eğer normal alçıysa hem koruması zor hem de konforsuz olur.

ben her ikisini de kullandım.

amerikan alçıda banyo meselesi de rahat oluyor. etrafını naylon poşet ile sardığınızda (banyo zeminine kaymayı engelleyen paspaslardan da serin mutlaka) en ideal şekilde yapar banyosunu. ilk birkaç gün zor olur zaten, sonra bir şekilde adapte oluyor insan alçı ile yaşamaya. ilk günler hususi ihtimam gösterin derim.
0
buttercup
(10.02.12)
(3)

ankara'da metil alkol

kibritsuyu
bildiğim kadarıyla metil alkol ucuz bir şey. ankara'da bidonla (5 litre falan) metil alkol alabileceğim bir yer biliyor musunuz? ulus'ta modern çarşı'da olurdu ama çarşı yıkıldıktan sonra kayboldu o kimyacılar. nereden bulurum?sahte rakı falan yapmayacağım. uçakları alkolle yıkadıklarından ilhamla a
bildiğim kadarıyla metil alkol ucuz bir şey. ankara'da bidonla (5 litre falan) metil alkol alabileceğim bir yer biliyor musunuz? ulus'ta modern çarşı'da olurdu ama çarşı yıkıldıktan sonra kayboldu o kimyacılar. nereden bulurum?

sahte rakı falan yapmayacağım. uçakları alkolle yıkadıklarından ilhamla antifrizli cam suyu katkısı diye mavi boyalı su satan şerrefsizler yüzünden arabanın silecek suyuna katacağım donmasın diye. bi zararı olmaz herhalde.
0
kibritsuyu
(04.02.12)
eczanelerden litrelik alabilirsin. bi zararıda olmaz bence.
0
inbiziddid
(04.02.12)
Zararını bilemem de -ki muhtemelen olmaz- kaliteli markaları tercih edersen böyle dertlerin kalmaz sanırım. Cam suyundan daha ucuz olucağını sanmıyorum alkolun. Speedy marka kullanılabilir sanırım.
0
onexey
(04.02.12)
daha ucuz olmaz belki ama en azından işe yarar. üzerinde -30 yazan şey (hadi yarı yarıya suyla karıştırmış olayım, ki değildir, çoğu cam suyudur) -3, -5 derecede donmasın.

eczanelere baktım yok. kaliteli marka derken? hayatımda hiç markalı satıldığnı görmedim metil alkolün.
0
🌸kibritsuyu
(05.02.12)
(2)

hicri gün - kandil

kibritsuyu
arkadaşlar mevlid kandili hangi gün? "bugün" diyeceksiniz. peki hangi bugün?bildiğim kadarıyla hicri takvime göre günler, bizim şu anda kullandığımız gibi saat 00:00'dan 23:59'a kadar olan süre değil. akşam ezanından, bir sonraki akşam ezanına kadar geçen süre. ya da onun gibi bir şey. akşamdan akşa
arkadaşlar mevlid kandili hangi gün? "bugün" diyeceksiniz. peki hangi bugün?

bildiğim kadarıyla hicri takvime göre günler, bizim şu anda kullandığımız gibi saat 00:00'dan 23:59'a kadar olan süre değil. akşam ezanından, bir sonraki akşam ezanına kadar geçen süre. ya da onun gibi bir şey. akşamdan akşama bir gün sayılıyor.

peki kandil ne zaman? dün akşam (2 şubat) başlayıp bu akşam (3 şubat) akşamında biten gün mü, yoksa bugün akşam (3 şubat) akşamında başlayıp yarın akşam (4 şubat) bitecek olan gün mü?

ben sanki sormuş muydum lan bunu daha önce, şimdi yazınca pek yabancı gelmedi.
0
kibritsuyu
(03.02.12)
cuma gecesi diye perşembe gecesi kuran okunduğunu hatırlıyorum ve sorduğumda da cumanın perşembe gecesinden başladığı söylenirdi. eğer hatam yoksa, kandil de dün geceden bu geceye olması gerek.

yine de baktım: www.sadakat.net

sitedeki bilgi doğruysa ilk dediğiniz gibi.
0
tedirginlik hucresi
(03.02.12)
kandil bir gün sürmez, gecedir. tam olarak "Rebiul-evvel ayının 11.sini 12.sine bağlayan gece" ki bu geceye (3. subat 2012) tekabül eder.

tr.wikipedia.org
0
shi aila
(03.02.12)
(3)

yanlış yıkanmaktan çekmiş kazaklar

kibritsuyu
evet çok severek giydiğim 3-4 tane pofuduk pofuduk kalın yün kazağım, zannedersem 40 derecede yıkadığımız için midir artık neyse çekti. göbekli ve maymun kollu bir adam olduğumdan giyince düdük gibi kalmaya başladı.şimdi ben bu kazakları ne yapayım? tekrar sündürmek mümkün değil sanırım. aslında akl
evet çok severek giydiğim 3-4 tane pofuduk pofuduk kalın yün kazağım, zannedersem 40 derecede yıkadığımız için midir artık neyse çekti. göbekli ve maymun kollu bir adam olduğumdan giyince düdük gibi kalmaya başladı.

şimdi ben bu kazakları ne yapayım? tekrar sündürmek mümkün değil sanırım. aslında aklıma van'a göndermek geldi ama dhög'ün duyurusunda kullanılmamış eşya gönderilmesi gerektiği yazıyor. bu kazaklar birkaç senelik. aslında kullanılmış olmakla beraber yepyeni kazaktan da hiç farkı yok. yani elbette giyilmekten püskümüş, aşınmış, orası burası sökülmüş, giyilecek hali kalmamış kazakları "ben bokunu çıkardım, al sen giy" diye başkasına vermek, verilen insanın onurunu kırar , ayıptır. ama sapasağlam kazak işte. en ufak deformasyonu, aşınması, söküğü yırtığı yok. sadece çekti ve küçüldü. üstüme olsa daha senelerce giyerim. benden bir beden küçük adamın üstüne mis gibi olur. ama kendim giyemiyorum, kullanılmış olduğundan yardım olarak da gönderemiyorum, çöpe mi atacağım şimdi mis gibi kazakları?

hayır bilsem çekiştirerek falan eski haline gelir, sündürüp kendim giyeceğim.
0
kibritsuyu
(03.02.12)
ya sen yine mi erkek olduk :P benim kalbimde hep kadındın neyse
dhögü siktiret vanda her türlü giysiye ihtiyaç var öyle kullanılmamış gibi bi lüksleri olduğunu zannetmiyorum. bence gönder bi fayda sağla derim.
0
neira
(03.02.12)
neira oradaki insanların bu durumda olması keçeleşmiş yün kazak giymelerini gerektirmez.

kibritsuyu, muhtemelen o kazak yündü ve çekti dediğin şey keçeleşme, çekelesende eski haline gelmez. böyle çekerek keçeleşmiş kazaklardan eldiven şapka oyuncak falan yapıyorlar güzel oluyor..
0
cinna monster
(03.02.12)
kuru temizlemeye ver,

bir daha da yünlü kazaklarını makinada yıkama.
0
naturelist
(03.02.12)
(3)

haydarpaşa ve trenler olayı

kibritsuyu
ya ben bu habercilerin, haber yapanların hepsinin ta geçmişini koklayayım be. yüz milyon tane haber bülteni izledim, yazı okudum, bi şu sorunun cevabını öğrenemedim.söylenen tek şey: haydarpaşa garı'ndan anadolu'ya tren seferleri 2 yıl durduruldu.öğrenilmek istenen tek şey: lan anladık haydarpaşa'da
ya ben bu habercilerin, haber yapanların hepsinin ta geçmişini koklayayım be. yüz milyon tane haber bülteni izledim, yazı okudum, bi şu sorunun cevabını öğrenemedim.

söylenen tek şey: haydarpaşa garı'ndan anadolu'ya tren seferleri 2 yıl durduruldu.

öğrenilmek istenen tek şey: lan anladık haydarpaşa'dan anadolu'ya tren seferleri durdu. tren seferleri komple mi durdu, yoksa tren seferleri devam ediyor da haydarpaşa'dan mı değil artık? istanbul-ankara veya ankara-istanbul trenleri çalışmıyor mu? yoksa çalışıyor da ilk/son durak haydarpaşa mı değil? yani fatih ekspresi var mı hala nebileyim bostancı'dan kalkan? son durağı bostancı veya neskimse orası olan? yoksa komple istanbul'a/istanbul'dan tren seferi mi bitti?
0
kibritsuyu
(01.02.12)
tcdd.gov.tr'ye girmek aklına gelmedi mi? girer girmez, ana sayfada kocaman şöyle yazıyor:

YOLCULARIMIZIN DİKKATİNE
Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi kapsamında yol çalışmaları nedeniyle, 01.02.2012 tarihinden itibaren 24 ay süreyle;
-Fatih Ekspresi, Ankara Ekspresi, Anadolu Ekspresi, Meram Ekspresi, Eskişehir Ekspresi, Başkent Ekspresi, Cumhuriyet Ekspresi, Sakarya Ekspresi ve Adapazarı trenlerinin seferlerine ara verilmiştir.

-Boğaziçi Ekspresi Ankara-Arifiye-Ankara, İçanadolu Mavi Treni de Adana-Arifiye-Adana arasında işletilecektir.

-Doğu Ekspresi Ankara-Kars-Ankara, Güney Ekspresi Ankara-Kurtalan-Ankara, Vangölü Ekspresi Ankara-Elazığ-Ankara arasında işletilecektir.
0
natura horror vacui
(01.02.12)
peki bunu haberlerde söylemek çok mu zormuş acaba? şu anda işim yok o trenlerle. işim düşmüş olsaydı ilk tcdd.gov.tr'ye bakardım. sadece meraktan soruyorum ve sadece meraktan da dangalak habercilerin söylemeye üşendiği şeyleri araştırmak istemiyorum. aslında benimki "trenler çalışıyor mu"dan çok, bu tip haberlere bir tepkidir.
0
🌸kibritsuyu
(01.02.12)
tv degıl de ınternet haberlerı bıraz daha bılgı verıyor. hurrıyet mılıyet degıl tabi. ntv biraz, bırgun fln gibi daha marjınal kalanlar.
0
bryan fury
(01.02.12)
(4)

olumsuzlu olumsuz olumlu cümle

kibritsuyu
ne demek bu di mi? evet ben de anlamıyorum. az önce bir duyuruda görüp beyin amcıklaması geçirdim. şöyle bir şeydi:"parmaklıklı ev yok desem yalan olmaz"yahu ne anlıyorsunuz böyle olumsuzun olumsuzunun olumsuzu falan cümleler kurmaktan? "parmaklıklı ev yok" deseniz olmaz mı? desemsem yalan olur. des
ne demek bu di mi? evet ben de anlamıyorum. az önce bir duyuruda görüp beyin amcıklaması geçirdim. şöyle bir şeydi:

"parmaklıklı ev yok desem yalan olmaz"

yahu ne anlıyorsunuz böyle olumsuzun olumsuzunun olumsuzu falan cümleler kurmaktan? "parmaklıklı ev yok" deseniz olmaz mı? desemsem yalan olur. desem yalan olmaz falan. ne diyorsanız onu diyin canlar. bayaa parmaklık var mıymış yok muymuş anlamak için matematik problemi gibi "yalan olmaz=doğru olur, demek ki parmaklık yokmuş" diye problem çözdüm. edebi sanat mı sizce bu?

"parmaklıksız ev var demesem yalan olmaz."

önce çözün bunu, parmaklık var mı yok mu.
0
kibritsuyu
(31.01.12)
"parmaklıklı ev yok"la aynı şey değil. "valla parmaklıklı ev görmedim ben, varsa da bilmiyorum" gibi bir şey anlıyorum. hani emin gibi ama kesin de konuşmak istemiyor. ben takdir ederim böyle insanları, hiçbi şey kesin değil sonuşta.

edit: cevap, "parmaklıksız ev göremedim." ama seninki biraz bokunu çıkarmak olmuş afedersin.
0
jangara
(31.01.12)
"parmaklıklı ev yok bile diyebilirim", "parmaklıklı ev bile yok sanki", "neredeyse hiç parmaklık yok" gibi güzel cümleler dururken olumsuzun olumsuzundan olumlu yapıp ondan bi daha olumsuz yaptırtacak cümleye ne gerek var? şu cümlerde olumsuz anlam verilebilecek beş ayrı kelime var:

parmaklıklı/parmaklıksız
yok/var
desem/demesem
yalan/doğru
olur/olmaz

demek istediğimizi anlatabileceğimiz zengin bir dilimiz var. "galiba" anlamını vermek için olumsuzdan olumsuz elde etmeye çalışmak niye?

hem sen çözdün mü sondaki problemi? parmaklık var mıymış, yok muymuş?

@biel bile lades: eee parmaklık var mı yok mu sonuçta, onu söyle.
0
🌸kibritsuyu
(31.01.12)
ne desem yalan olur demeye getirmiş
0
bego
(31.01.12)
demesem yalan olmaz diye bir cümle yok zaten. yalan olması ya da yalan olmaması için her halükarda bir şey söylemiş olması, yani "desem" kullanması gerek.

parmaklı/parmaklıksız ev yok/var desem yalan olmaz/olur. diyebilir.

"parmaklıklı ev yok desem yalan olmaz"'da ise söylediğinden yarı emin olduğunu anlatıyor yani parmaklıklı ev vardır belki ama o olanını görmemiş büyük ihtimal de hiç yoktur diyor.

diğer cümle hatalı bence ama yinede demek istediğini anladım. "parmaklıksız ev yok desem yalan olmaz" demek istemiş yani o bildiği kadarıyla bütün evler parmaklıklıymış.
0
nedensizce
(31.01.12)
(6)

ankara'da apartmanda yaşayanlara

kibritsuyu
apartman görevliniz çöplerinizi saat kaçta alıyor?bizimki saat 20:00 dedin miydi alıyor çöpleri. ulan benim eve gelmem zaten en erken 19:30. yemek hazırsa oturup yemek yememiz, sofra toplayıp çöpleri atmamız falan en erken 20:30. yemek hazır değilse veya ben geldikten sonra hazırlanacak bir şeyse (b
apartman görevliniz çöplerinizi saat kaçta alıyor?

bizimki saat 20:00 dedin miydi alıyor çöpleri. ulan benim eve gelmem zaten en erken 19:30. yemek hazırsa oturup yemek yememiz, sofra toplayıp çöpleri atmamız falan en erken 20:30. yemek hazır değilse veya ben geldikten sonra hazırlanacak bir şeyse (balık mesela) en erkem 21:00. ama bu adam en geç 20:00'de alıyor çöpü. kapı çalmak falan da yok. duyuyorum, çöp arabası da gece saat 01:00 civarında geliyor. ben de inadına balıklı malıklı çöpleri kapıya koyuyorum anasını satayım. apartman kokarsa belki daha geç alması gerektiğini anlar, zira daha önce söyledim de erken alıyorsun diye, munis bir adam olduğundan "hı hı tamam" falan dedi ama sanırım anlamamış. kapalı poşette bırakıyorum tabii ki. akabilecek bir şey varsa da kovasıyla birlikte. ama koktu mu kouyor yine, istediğin kadar kapat.

sizin çöpler kaçta alınıyor? saat sekiz erken değil mi çöp almak için?
0
kibritsuyu
(31.01.12)
bizimki 19.00'da alıyor.

annem evde yoksa çöpleri sabahtan bırakıyorum kapıya mecburen.(kapalı poşette ve kapı önündeki kovanın içine)
0
sanxis
(31.01.12)
8 iyiymiş yine. bizimki 7'de alıyor. anneannemlerinki de 6'da alıyor hatta.
0
letheavendangered
(31.01.12)
18:30-19:00 gibi geliyor. gerçi tek blokta 50 daire var ve hepsinin kapısını çalıp çöpü alıp, yarın sabahın siparişlerini de alıyor. ancak yetiştiriyodur.

yine de bence olması gereken 20:00'den önce gelmemesi.
0
geven kafa
(31.01.12)
saat 20.00'da geliyor(apartman geneli ya memur ya da emekli). eğer çöp kapının dışında değilse de zili çalar mutlaka. aslında çöplerin saat 21.00'dan önce sokağa çıkarılmasının yasak olduğunu okumuştum ama pek uyulmuyor malesef.
0
herkimse
(31.01.12)
bizim sitede alınmıyor çöpler. her katta çöp boşluğu var asansör boşluğu gibi oraya gidip atıyoruz. apartman görevlisi de var ama o sadece apartman temizliği, aidat toplama vs yapıyor.
0
gakgul
(31.01.12)
apartman görevlisinin de sosyal bir insan olduğunu ve 7/24 mesai yapmadığını da dikkate almak lazım.
0
sli
(31.01.12)
(8)

uydu alıcısı sorusu (tavsiye hesabı)

kibritsuyu
evet uydu alıcısı tavsiyesi istiyorum. ürünü anne baba kullanacağı için öyle yok ethernetten server kiralayıp bilmemne paylaşımıyla yabancı uydu hede hödüsü falan olmasına gerek yok.aradığım özellikler:- full hd olsun, en azından turksat'tan yayın yapan 3 hd kanalı izleyebilsinler.- kanalları istedi
evet uydu alıcısı tavsiyesi istiyorum. ürünü anne baba kullanacağı için öyle yok ethernetten server kiralayıp bilmemne paylaşımıyla yabancı uydu hede hödüsü falan olmasına gerek yok.

aradığım özellikler:

- full hd olsun, en azından turksat'tan yayın yapan 3 hd kanalı izleyebilsinler.
- kanalları istedikleri, alıştıkları gibi sıralayabilsinler.
kanal geçişleri insanı ağlatmasın.
- yabancı maçlarda ntvspor, trt 3 falan şifreleniyo ya, o şifreyi açma imkanı olsun (biss key mi deniyor neyse işte o girilebilsin, şimdiki uydu alıcısında girilemiyor)
- kanal arama kaydetme, güncellemesi falan kolay olsun, starın frekansı değişti, ayarlayamadık. bu arada kanal d falan bozuldu. kendimiz beceremedik.
- hem bu eskisinde discovery, bbc, cnn (orijinal), nat geo falan yok. harbi uyduda mı yok, yoksa cihaz mı bulup ayarlayamamış neyse bunlar falan ayarlanabilir olsun.

yani öyle çok teknik manyak şeyler aramıyorum. insani özellikler istiyorum.

tespit ettiğim cihaz da şu: nextstar ye18000 cx-hd, bütçe de maksimum 200 lira olsun hadi.

ne dersiniz bu cihaza?
0
kibritsuyu
(26.01.12)
Seoul Hiremco FX TURBO HD Uydu Alıcısı bunu kullanıyorum gayet memnunun
0
ayhsegul
(26.01.12)
bu arada kanal d falan bozuldu. kendimiz beceremedik.

bunu bende yapamadım ya bilen biri anlatabilir mi? birini ayarlasam diğeri kayhobluyor tam tersinde yine öteki yok oluyor napmak gerek?

sorulana salça oldum ama belki bilen biri çıkar duyuru açmaya gerenk kalmaz
0
alchemistt
(26.01.12)
200 TL değil belki ama Atalanta HD box her türlü işini görür.

@alchemistt: uydu.turksat.com.tr adresinden Kanal D'nin frekans ayarlarını alıp, tek TP tarama ya da transporder tarama kısmına bu değerleri girerek tarama yapın. Bulduğunuz yeni kanal kalsın, eskisini silin, bu kadar. kolay gelsin.
0
ordabiyerde
(26.01.12)
d smart alın ayda 6 lira gibi bi ücret. hd olması içinde 5-6 lira daha veriliyor. cazip gayet. cihaz da hediye oluyor.
0
cubrisa
(26.01.12)
çok sevgili arkadaşlar. tavsiye ettiğiniz cihazlar çok güzel, teşekkürler. ama bakın diyorum ki 70 yaşındaki anne baba kullanacak. über özellik istemiyorum. şu saydıklarım olsun yeter. 400 liralık cihazlar önermeyiniz. hadi bilemedin 210-220 lira olsun.

nextstar ye-18000 cx-hd

diyorum 200 liranın altında. bu özelliklerin hepsi var sanıyorum. yok derseniz hangisi yok, tavsiye eder misiniz, etmez misiniz? "kanal sıralayamazsın, biss key giremezsin" der misiniz?
0
🌸kibritsuyu
(26.01.12)
bana kalırsa bahsettiğiniz alet anne baba için fazlasıyla yeter, hatta artar bile. Özellikleri içinde BISS ile ilgili bişey yazılmamış ama muhtemelen vardır o da.

bu arada benim bahsettiğim cihaz iki tip, 400 küsürlük olanı da var ama sanırım şu da yeterli olabilir sizin için:

www.hepsiburada.com
0
ordabiyerde
(26.01.12)
D-smart.
0
erim
(26.01.12)
redline T serisi var.

www.multivizyon.tv
hd, media box özelliği var 200 lira civarına olması lazım.
işini görür güzel cihaz. desteğini falanda alırsın yazılımı burada yapılıyor.

www.multivizyon.tv
bu da minik makina yazılım aynı lcd tvler için 168 lira.
0
orpheus
(26.01.12)
(6)

hangi bal, iyi bal ama ucuz bal

kibritsuyu
4 kilosu 100 liraya satılanlar dandikmiş onu anladık.şimdiiii deniyor ki hakiki karakovan balı çok az üretilir, üretimi zordur ve çok pahalı olur. o zaman geçiniz, hakiki karakovan olmayıversin. süzme alacağım için kovanı çok şeyimde değil. yani varsın petekleri çıtaların arasına telle tutturulmuş b
4 kilosu 100 liraya satılanlar dandikmiş onu anladık.

şimdiiii deniyor ki hakiki karakovan balı çok az üretilir, üretimi zordur ve çok pahalı olur. o zaman geçiniz, hakiki karakovan olmayıversin. süzme alacağım için kovanı çok şeyimde değil. yani varsın petekleri çıtaların arasına telle tutturulmuş balmumundan yapay petek olsun. karakovan olmasın boşver.

yeter ki peteklerin içindeki balı gerçek olsun. yani arı hayvanı hakikaten uçsun, gitsin çiçeklerden mi çamlardan mı nerelerden topluyorsa toplayıp bal yapsın, getirsin bu yapay peteğe doldursun. kovanların önüne şeker konularak yapılmasın. hele hele arı müdahalesi bile olmayan doğala özdeş bal aromalı kaynamış şeker (bildiğin ağda yani) hiç olmasın.

evet bu şartları sağlayan hangi bal, ne marka bal?
0
kibritsuyu
(19.01.12)
tanıdık bildik üreticiden alınan baldır. bu tür balı köylünün kendisinden alınız.şehirde açık satılan x köyün y balına rağbet etmemenizi öneririm. çünkü balda çok fazla hile var. bulabiliyorsanız güvenilir tanıdığınız memleketinden gelen balı almaya özen gösterin.

yok ben marketten alırım diyorsanız balparmak birde anavarza piyasanın iyilerindendir.

not: eniştem köyde kendisi yaptığı balı petekli olarak 15-20tl/kg olarak satıyor. ben trabzon'da iş yeri arkadaşımın köyünden 30 TL'ye süzmesini alıyorum. (ikiside çiçek balı)
0
1917
(19.01.12)
o dedigin bali ucuzada istiyorsan markasiz bulacaksin. van, erzurum civarlarinda guzel ballar var. hatta karakovan olmayan ama dogal petekli ballari bile nispeten ucuza bulabilirsin. tanidiklarin varsa haber sal. bir ureticiye ulasabilirsen kargo ve havale ile halledebilirsin.
0
oharro
(19.01.12)
Ankaradaysan AOÇ bal
0
primetime
(19.01.12)
tv'de reklamları dönen ballardan kesinlikle almam.

ailem marketten veya tv'de reklamı dönen ballardan almaktansa kilosu 25-30 tl'den kendisi bal üreten birinden bal alıyorlar.

yani diyeceğim odur ki marketten almaktansa kendisi bal üreten tanıdığı olan bir arkadaşınıza söyleyin. o şekilde alın.

edit: sanırım balparmak tadı fena değil. bir de her "bu balı köyde kendim üretiyorum" diyene inanmamak lazım. çok hile hurda oluyor. ama kısmen tanıdık biri varsa o şekilde alabilirsiniz bence.
0
gogu delen adam
(19.01.12)
maliyet düşürmek için arının önüne şekerli su hatta glikoz şurubu koyma olayını köyde arıcılık yapanlar da yapıyor artık. bir de şu var ki yaşanan yörenin balını yemenin alerjilere karşı bünyeyi güçlendirdiğini gösteriyor araştırmalar. ankara'da aoç'ye katılıyorum dolayısıyla.
0
lykos
(19.01.12)
bizim çok güvendiğimiz bir balcımız var. mesela o karakovan balını petekli haliyle kilosu 180'e satıyor. tv reklamlarını konuşup gülüyoruz bazen. dolandırıcılar diye. yani diyeceğim, güvenilir, tanıdık, kazıt atmayacak birini bulacaksınız. biraz da parayı gözden çıkaracaksınız.
0
faideli bilgiler
(19.01.12)
(5)

kim milyoner olmak ister yarışmasında...

kibritsuyu
yeni icat edilen bu "soruya cevap verme süresi" (ilk 2 soruda 15 saniye, sonraki 5 soruda 45 saniye sanırım) cevap veremeden bittiğinde ne oluyor? yarışmacı soruyu bilemedi mi sayılıyor (yanlış cevap vermiş gibi), yoksa cevap vermemiş gibi mi sayılıyor (o andaki ödülü alıp yarışmadan çekilme gibi)?
yeni icat edilen bu "soruya cevap verme süresi" (ilk 2 soruda 15 saniye, sonraki 5 soruda 45 saniye sanırım) cevap veremeden bittiğinde ne oluyor? yarışmacı soruyu bilemedi mi sayılıyor (yanlış cevap vermiş gibi), yoksa cevap vermemiş gibi mi sayılıyor (o andaki ödülü alıp yarışmadan çekilme gibi)?
0
kibritsuyu
(18.01.12)
eleniyorsun, barajı geçtiysen 1000 TL paranı alıp gidiyorsun diye biliyorum
0
Bysb
(18.01.12)
bilememiş sayılır ve önceden garantilediği bir para ödülü yoksa parasız ayrılır yarışmadan.

aksi takdirde yarışmacılar yüksek ödüllü soruları görüp cevap veremeyeceğini anlayınca sessiz kalmayı tercih ederdi.
0
cakabo
(18.01.12)
ilk iki soru 15 saniye, 15.000 e kadar 45 saniye ve 15.000 den sonra sınırsız.
cevap veremez ise diye birşey yok. bittiği an hemen cevap vermek durumunda.
yani süre bitince kenan ışık soruyor.süreniz bitti,cevabınız nedir?
yani zaaaaaaart süren bitti malesef demiyorlar:)
bir kaç kez denk geldim.
hatta süre bitti karı 3-4 saniye daha bekledi ve cevap vermişti.
0
Jan Valjan
(18.01.12)
bu arada iyi sallamışsınız vallahi.
eleniyormuş falan :)
adam süren bitti dediği zaman "yaa ne cevap versem, bilemedi ki?" diye demiyorsun herhalde.direk bir cevap söyleyip soruyu geçiyorsun yada çekilmek istiyorum diyorsun.
0
Jan Valjan
(18.01.12)
jan vajina haklı. kenan ışık soruyo son kez.
0
baldur2
(18.01.12)
(2)

statik elektrik kokusu

kibritsuyu
arkadaşım elektrik dediğin şey kokar mı yahu? kokarsa bu neyin kokusu? nereden geliyor bu koku? sabah kazağımı giyiyorum, çatır çutur elektrikleniyor ve o tanıdık bildik statik elektrik kokusu geliyor burnuma. fotokopi makineleri ve fotokopiciler de böyle kokuyor, eski tüplü televizyonların ekran ca
arkadaşım elektrik dediğin şey kokar mı yahu? kokarsa bu neyin kokusu? nereden geliyor bu koku? sabah kazağımı giyiyorum, çatır çutur elektrikleniyor ve o tanıdık bildik statik elektrik kokusu geliyor burnuma. fotokopi makineleri ve fotokopiciler de böyle kokuyor, eski tüplü televizyonların ekran camları da (iç tarafındaki ısınmadan dolayı oluşan kablo, devre, lehim vs kokusu değil) böyle kokuyor.

bu kokan ne? tam olarak ne kokuyor? nereden geliyor bu koku? (elektronların bilmemnesi kokuyor falan gibi bir cevap bekliyorum)
0
kibritsuyu
(17.01.12)
Ozon' dan kaynaklanıyor:
answers.yahoo.com

Açıklayayım:
Durağan(statik) elektrik, havadaki Oksijen moleküllerinin(O2) bir kısmını ayrıştırır ve ayrışan atomlar(O+O) başka Oksijen moleküllerine bağlanarak Ozon'u oluşturur(O2+O->03). Koku, Ozon gazından kaynaklanır. Aynı koku yıldırım çarpması sonrasında da hissedilir.
0
Simrug
(17.01.12)
ozon doğru cevap
fazla miktarı zararlı bir gazdır ayrıca.

ark olan yerde ozon oluşur.
0
sttc
(17.01.12)
(1)

**televizyon** - program arası reklamlarda bug mı var?

kibritsuyu
geçen aylarda reklam kuşaklarında bir düzenleme olmuştu. 8 dakikalık reklamlar yerine 4 dakikalık reklamlar girer olmuştu ama girme sıklığı değişmişti. zırt pırt reklam giriyordu.şimdi de daha beter olmuş sanki. 4 dakikalık reklam giriyor, reklamlar bitiyor, kanalın kendi program tanıtımı giriyor, s
geçen aylarda reklam kuşaklarında bir düzenleme olmuştu. 8 dakikalık reklamlar yerine 4 dakikalık reklamlar girer olmuştu ama girme sıklığı değişmişti. zırt pırt reklam giriyordu.

şimdi de daha beter olmuş sanki. 4 dakikalık reklam giriyor, reklamlar bitiyor, kanalın kendi program tanıtımı giriyor, sonra tekrar 4 dakikalık reklam giriyor. özellikle atv yapıyor bunu.

bug buldular da onu mu istismar ediyorlar, nedir bunun kuralı kaidesi şimdi?
0
kibritsuyu
(13.01.12)
Aynen oyle, 8 dakika boyunca reklam yapmalari yasaklanmisti onlar da reklami ikiye bolduler.. Araya da kendi reklamlarini soktular. Mevzuata uygun mudur? Bence uygundur..
0
yilmazyildirim
(13.01.12)
(18)

sözlük mühendislerine çözümü imkansız tesisat sorusu

kibritsuyu
evet konumuz 8 katlı, 32 daire ve 2 dükkandan oluşan bir işhanının kalorifer kazanı ve tesisatı ile ilgili.efendim bu kazan yaklaşık 2 aydır su eksiltiyor. görevli 4 bar'a kadar dolduruyor, daha akşam olmadan 3'e sabaha 2'ye falan düşüyor. en üst katlar ısınmıyor tabii bu durumda. yani ciddi bir kaç
evet konumuz 8 katlı, 32 daire ve 2 dükkandan oluşan bir işhanının kalorifer kazanı ve tesisatı ile ilgili.

efendim bu kazan yaklaşık 2 aydır su eksiltiyor. görevli 4 bar'a kadar dolduruyor, daha akşam olmadan 3'e sabaha 2'ye falan düşüyor. en üst katlar ısınmıyor tabii bu durumda. yani ciddi bir kaçak sözkonusu. lakin ne dairelerden, ne dükkanlardan, ne komşu apartmanlardan "su akıyor" falan gibi bir şikayet almadık. ki iki aydır her gün bu kadar su kaçsa koca apartman sel olur akardı. ne tesisatçılar ne mühendisler geldi de çözemedi nereden kaçak olabileceğini.

tek aklımıza gelen, hiçbir daire veya dükkanla teması olmayan, tamamen toprağın altından biri binanın sağ tarafına, biri binanın sol tarafına giden iki adet borudan kaçak olacağı, suyun doğrudan binanın temeline veya kendi açtığı yoldan bilinmeyene gidebileceği oldu (diğer boruların hepsi açıkta veya duvar içinde. oralardan olsa kesin bir yerler ıslanır). bir haftasonu, işhanı kapalıyken su tamamen dolduruldu, sağ tarafa giden borunun vanaları kapatıldı, su yine eksildi. tekrar dolduruldu, sağ tarafın vanaları açıldı, sol tarafın vanaları kapatıldı, su yine eksildi. tekrar dolduruldu, her iki vana da kapatılınca su eksilmedi. fakat bir süre sonra vanalar açılınca kalorifer kazanının hacmi kadar su bir anda foşş diye kazana dolup (sesinden anlıyoruz tabii kazanın içini görme şansı yok) eksildi.

bu sefer dedik ki herhalde kazan su kaçırıyor. ama nereye kaçırıyor anasını satayım. dışındaki korumanın içine kaçsa bir yelrerden akar. hadi yandığı için buharlaşıyor bacadan çıkıyor desen yanmazken de kaçırıyor. kazanın etrafında falan hiç ıslaklık yok. kazanın altı da beton yani, kazan dairesinin zemini. boru gibi doğrudan toprak değil ki emsin gitsin.

nereden kaçıyor abicim bu su? ankara kızılay'dayız. bugün demirdöküm'den gelecekler. onlar da çözemezse, "çözerim" diyen delikanlı mühendis ücreti mukabili gelip çözsün gözünü seveyim bu suyun nereden kaçıp nereye gittiğini.
0
kibritsuyu
(13.01.12)
tesisatı yapanlarda planını projesını ıste abi, ordan anlasılır su nerelere basılıyormus fln.
0
bryan fury
(13.01.12)
40 senelik bina abi nereden bulayım tesisatı yapanı.

hayır büyük ihtimal kazan su kaçırıyor, borulardan değil. öyle olsa, vanasını kapattığımızda bir şekilde kaçak dururdu. kazan kaçırıyor da nereye kaçırıyor? kaçan su miktarı epey fazla. kazanın normal kaloriferi ısıtmak için yanmasıyla buharlaşıp gider mi bacadan? başka ihtimal kalmadı çünkü.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.12)
kazan delinmip buharı yalıtım katmanına da veriyor olaiblir abi. tesisat seması ondan muhım suyu nereye basıyor cevrım nasıl bakma gerek.

illaki vardır onun cizimi vs.
0
bryan fury
(16.01.12)
cumartesi kazanı söküp bakmışlar, cillop gibi. kazandan da değil.
0
🌸kibritsuyu
(16.01.12)
hea o zmn tesisatın cizimini bulacan hacı.
0
bryan fury
(16.01.12)
şimdi gerçekten çok ilgisizim konuyla ama böyle çok heyecanlı yerinde biten dizinin diğer bölümünü bekler gibi şu işin sonunu merak ettim açıp açıp bu duyuruya bakıyorum ne olmuş diye :D
0
cecilia
(16.01.12)
peki pompalara bakıldı mı, ordan baska bıyere basıyor olmasın.
0
bryan fury
(16.01.12)
dün akşam dükkanların birinin bodrum katından patladı su. "duvarlardan sıcak su akıyor, kovayla boşaltıyoruz" şikayeti üzerine bugün dükkanın zemini ve duvarları hiltiyle kırılıp patlak boru tamir edildi. daha doğrusu hala ediliyor. kaçağın buradan olup olmadığından henüz emin değiliz. ancak tamirat bitip tesisata su doldurulunca anlaşılacak.
0
🌸kibritsuyu
(17.01.12)
aaaaaa yazık tükancıya ben o kadar su temelden toprağa gidiyo diye düşünüyodum
0
cecilia
(17.01.12)
zaten büyük ihtimalle temelden toprağa gidiyor. yoksa iki aydır tonlarca su mutlaka çıkardı bir yerden.toprağa giderken kendine dükkanın duvarından tabanından bir yol daha bulup belli etti kendini demek ki. iyi de yaptı. yoksa sittin sene bulamazdık.

daha da sorunun bu olduğundan da emin değiliz. belki bu da tamamen bambaşka bir patlak. olmaz değil ya. hele tamirat bitsin, su doldurulsun, eksilmiyorsa tamamdır.
0
🌸kibritsuyu
(17.01.12)
evet maalesef su hala eksiliyor. hem de eksilme hızında bir düşme yok. aynı hızda eksiliyor. demek ki o patlayan yerden değilmiş. ya da başka bir yerden hala kaçak var.
0
🌸kibritsuyu
(18.01.12)
binayı söküp bakın :D babam mühendis bu arada plan olmadan binayı söküp bakmaları gerekir dedi :)
0
cecilia
(18.01.12)
plan olsa kaç yazar ki? plan bize sadece boruların nereden geçtiğini gösterir, hangi kısmının toprak altında olduğunu öğrenmemizi sağlar. bunu öğrenmek çok zor değil. kaldı ki az çok biliyoruz veya tahmin ediyoruz. önemli olan hakikaten binayı sökmeden, kaçağın yerini bulabilmek. toprak altındaki hangi borunun kaçırdığını bilmek. plan bize suyun nereden, borunun neresinden kaçtığını söyler mi? zira bunu bulabilmek için hakikaten dükkanlara hilti ile, kompresör ile girip zarıl zarıl bütün boruların geçtiği zemini kırmamız lazım.

patlak olabilecek borunun iki ucundan hava basıp içerideki basıncı ölçen bir aletler varmış. bir ucundan basılan hava öteki ucundan olması gerekenden düşük basınçla ölçülüyorsa bir yerinden patlak olduğunu gösteriyormuş. şimdi o cihazlarla müdahale edilecek.
0
🌸kibritsuyu
(18.01.12)
eee binaya ne oldu ? son durum
0
cecilia
(19.01.12)
son durum ne simdi
0
bryan fury
(24.01.12)
değişiklik yok arkadaşlar. merak etmeyin, bir değişiklik olduğunda yazacağım buraya.
0
🌸kibritsuyu
(24.01.12)
oha üstünden beş yıl geçmiş, ben sonucunu yazmamışım. hala okuyan varsa yazayım.

neticede biz suyun nereden kaçtığını bulamadık. hiçbir yerden sızmadığına göre, toprak altındaki borulardan binanın temeline veya kendisi bir yol açıp kanalizasyona vs sızdığını düşünerek toprak altından geçen boruları toprak üstünden by pass ettik. yani borunun toprağın altına girdiği yerden kestik, toprağın üstüne tekrar çıktığı yere dışarıdan bağladık. su yeni borudan gider oldu. toprağın altında kalan kısım ise işlevsiz, kullanılmaz olarak kaldı.

böyle yapınca su eksiltmesi durdu. demek ki sorun gerçekten de toprak altındaki borularda imiş.

kaçağın hangi taraftaki borudan olduğunu hiç anlayamadık. tek tarafın vanasını kapattığımızda eksiltmesinin nedenini ise bir mühendis "vakum yapıyor" şeklinde açıkladı. yani sağ vanayıp kapatıp suyu soldan verince eksiliyordu. sol vanayı kapatıp suyu sağdan verince de eksiliyordu. iki tarafı da kapatınca eksilmiyordu. meğer tek taraf kapalı olduğu için diğer taraftan vakum yapıp yine aynı boruya su gidiyormuş.
0
🌸kibritsuyu
(11.01.17)
artık rahat uyuyabılırım
0
bryan fury
(04.02.17)
(6)

bu ne vurdumduymazlıktır, kabullenmeciliktir insanlardaki...

kibritsuyu
arkadaş üç ayrı örnek vereyim.1. ankara konya sokak'ı kesen sokaklardan birindeki apartmanda bir tabela, aynen şu yazıyor: "serbest MUHABESEBECİ mali müşavir bilmemkim"2. ankara karşıyaka mezarlığında bir mezar taşı: "bilmemkim YORULMZA" (zaa xdxd tövbe yarabbim) (bir insanın "yorulmza" diye soyadı
arkadaş üç ayrı örnek vereyim.

1. ankara konya sokak'ı kesen sokaklardan birindeki apartmanda bir tabela, aynen şu yazıyor: "serbest MUHABESEBECİ mali müşavir bilmemkim"

2. ankara karşıyaka mezarlığında bir mezar taşı: "bilmemkim YORULMZA" (zaa xdxd tövbe yarabbim) (bir insanın "yorulmza" diye soyadı olabileceğine ihtimal vermiyorum, ha dedik belki nüfus memuru yanlış yazmıştır, lan sülalenin soyadı yanlış oldu herif yüzünden, aynı durum mermerci için değil nüfus memuru için geçerli o zaman)

3. ankara sıhhiye lale sokak'ta bir büfenin camekanındaki yapıştırma harfler "sıkma POTRAKAL suyu"

ulan denyo musunuz birader, hadi tabelacı mermerci dangalak, yazdığı şeyi okumadan basmış, nasıl kabul edip kullanıyorsunuz lan onları? ben olsam yapanın kafasında kırardım yeminle yahu. nedir insanlardaki bu vurdumduymazlık, kabullenme? "s.ktir git doğrusunu yap getir beceriksiz herif" diyemiyorlar mı? "yapmışsın madem, boşver öyle kullanalım" denecek hatalar mı lan bunlar?
0
kibritsuyu
(12.01.12)
ama bunu yapanların mal olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
0
clones
(12.01.12)
Merhum Yorulmaz'ın yakınları "Oha, bu ne yaa? Olmaz kardeşim, bunu yeniden yap" demiş ve mermerci de "Abi, başka bi işe gittiydim, çırağın dikkatsizliğine gelmiş, patlattım tokadı ensesine ama olan oldu, sizden para almayım bari" demiş olabilü.

Muhasebecinin kafa da rakamlarla meşgul olduğundan tabelayı görmemiştir.

Büfecinin bildiği Türkçe o kadardır. Onda bi hata yok. Göstersen gene anlamaz.
0
compadrito
(12.01.12)
onlar yine iyimiş. Bornova özkanlarda bi' cafenin tabelasını ters monte etmişler, öyle duruyor :)
0
maimai
(12.01.12)
kibritsuyu ben kesinlikle katılıyorum, bana kalırsa doğal falan da değil. küçük bir detay ya da büyük birşey olması farketmez, rakı masası muhabbetine dökmek istemiyorum ama bu tip özentisizlikler bizi milletçe pek güzel tanımlıyor.
0
fotrsapka
(12.01.12)
abi bütün bunların, yazdığındaki yanlışı sorun etmeyen y.rrak kafalı internet kullanıcılarından kaynaklandığına dair bir teorim var sözüm meclisten dışarı.
0
fredi
(12.01.12)
Şöyle bir araştırma var (bkz: sublexical units and the split fovea)
Belki buna güvenerek kimsenin farketmeyeceğini düşünüyor olabilirler :)
0
johan sebastian
(12.01.12)
(5)

ankara karşıyaka mezarlığı'na gidiş

kibritsuyu
arkadaşlar ankara karşıyaka mezarlığı'na toplu taşıma ile (tercihen kızılay veya sıhhiye'den, ama ulus'tan falan da olur) nasıl ulaşabiliriz? aslen gitmek istediğimiz yer cenazelerin kalktığı cami. mezarlığın ne tarafında kalıyor onu da bilmiyorum.
arkadaşlar ankara karşıyaka mezarlığı'na toplu taşıma ile (tercihen kızılay veya sıhhiye'den, ama ulus'tan falan da olur) nasıl ulaşabiliriz? aslen gitmek istediğimiz yer cenazelerin kalktığı cami. mezarlığın ne tarafında kalıyor onu da bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(10.01.12)
o bahsettiğin camiyi çok iyi biliyorum. toplu taşıma ile karışık. ovacık yönünden giden bir araca binmek gerekiyor o camiye gitmek için. şu link işini görür.

webcache.googleusercontent.com
0
atmosphere
(10.01.12)
metroyla hastane durağına kadar gidip oradan aktarmayla mezarlığa gidebiliyorsunuz. 6.kapıya kadar gidiyor aktarma otobüsleri.
0
suspendline
(10.01.12)
Sıhhiye Sezenler Sokağı (Atatürk Lisesi'nin önü) ile Strasbourg caddesinin köşesine yakın bir yerde 281 diye hatırlıyorum numarasını, Yükseltepe mi ne öyle bi otbiz geçiyo. Seni Karşıyaka 6. kapıya götürüyo ama o dediğin cami o kapıya ne kadar yakın bilmiyorum.

Düzeltme: Durak yeri değişmiş:

www.ego.gov.tr

(bkz: #3328065)
0
compadrito
(11.01.12)
bilgi olsun diye yazayım. suspendline'ın dediği yolla gittim. metro ile hastane duğarına, oradan 210 numaralı otobüs ile tam caminin önüne kadar geldim. otobüs 5 numaralı kapıdan girdi. 5 numaralı kapı önünde freekara'nın dediği ulus dolmuşları ve kimsenin burada söylemediği sıhhiye dolmuşları duruyor. yani sıhhiye köprüsünden de gidip varmış. demetevler yahyalar dolmuşu mu neyse.

cami 6. kapıya yakın. compadrito'nun dediği yolla da gidilirmiş.

asıl sorun gitmek değil dönmekmiş canlar. 210 numaralı otobüs saat başı camiden geri götürürmüş. biz kaçırdığımız için onu bekleyemedik. compadrito'nun cevabını da daha anca gördüğüm için hemen oradaki 6. kapıdan çıkıp otobüse de binemedik. dedik 5. kapıya yürüyüp dolmuşla dönelim, ama o 5. kapıya yürümek hiç de göründüğü gibi kolay değilmiş. dön dön dön kilometrelerce yol yürüyüp indik neyse, oradan sıhhiye dolmuşuna binip geldik.
0
🌸kibritsuyu
(11.01.12)
ben de bilgiye katkıda bulunayım:

281 Yükseltepe otbiziyle 6. kapıya gidiliyo. 1. kapıya filan gidecekseniz, zinhar binmeyin o otbize!!! Ben yaptım o hatayı ve 6'dan 1'e yürümek zorunda kaldım saatlerce, içim dışım mezar oldu. 1. kapı civarına gitmek için Sıhhiye köprüsünün Hacettepe kavşağından dolmuşlar gidiyo, Demetevler, Yahyalar mı ne, onlara binmek lazım. Demem o ki, 6. kapı Etlik Ayvalı ise, 1. kapı Demetevler, Yahyalar. Yani tamamen ayrı semtler. Gideceğiniz kapı numarasını iyi öğrenin, toplu taşıma aracının şoförüne de iyice sormadan binmeyin "Falanca kapıdan geçiyo musun?" diye...
0
compadrito
(11.01.12)
(2)

bin ve cue dosyalarını cd'ye yazma

kibritsuyu
efem öncelikle söyleyeyim, bilgisayarıma ek bir program kurmam pek mümkün değil. yani daemon tools veya nero falan kuramam. bilgisayarımda cd yazmak için sadece bilgisayarla birlikte gelen toshiba'nın disc creator yazılımı var.şimdi bir şey indirdim, içinden bin ve cue dosyaları çıktı. ben bunları a
efem öncelikle söyleyeyim, bilgisayarıma ek bir program kurmam pek mümkün değil. yani daemon tools veya nero falan kuramam. bilgisayarımda cd yazmak için sadece bilgisayarla birlikte gelen toshiba'nın disc creator yazılımı var.

şimdi bir şey indirdim, içinden bin ve cue dosyaları çıktı. ben bunları açıp kullanmak istiyorum. cd'ye yazdırmam gerekiyorsa yazdırayım, sanal sürücüye falan gerek yok yani.

nasıl yaparım?
0
kibritsuyu
(03.01.12)
yazılımsız olmaz ama aşağıdaki program taşınabilir (kurmaya gerek yok):
portableappz.blogspot.com
0
f2dx
(03.01.12)
bu soruyu cevaplayabilmek için şunun cevabını bilmek gerek "ms dos ta CD yazabilirmiyim?"

yazılırsa bin dosyasını her türlü okuturuz gibi geliyor dos a
0
miucee
(03.01.12)
(6)

psikopat güvercin

kibritsuyu
artan bayat ekmekleri ıslatıp pencerenin önüne koydum güvercinler yesin diye. 3-4 tane güvercin fark etti, geldiler. lakin bir tane güvercin var, ne kendisi yiyor, ne de diğerlerine yediriyor. resmen gelip ekmeklerin başında nöbet tutuyor. hayır kendi yese neyse de kendi de yemiyor, başka güvercin g
artan bayat ekmekleri ıslatıp pencerenin önüne koydum güvercinler yesin diye. 3-4 tane güvercin fark etti, geldiler. lakin bir tane güvercin var, ne kendisi yiyor, ne de diğerlerine yediriyor. resmen gelip ekmeklerin başında nöbet tutuyor. hayır kendi yese neyse de kendi de yemiyor, başka güvercin gelince üstlerine yürüyüp onları da kovalıyor. dünyanın ekmeği var, hepsine de yeter.

kendi aralarındaki meseleye karışmayım diyorum ama üzülüyorum da, hayvanlar aç ama yiyemiyorlar. kendisi de yemiyor ipne. naapiyim ben bunlara?
0
kibritsuyu
(02.01.12)
yanda başka bir pencere varsa biraz ekmek de oraya bırakın. ikisinde aynı anda nöbet bekleyemez ya psikopat olan. o sırada diğerleri de nasiplenir.
0
kedili madam
(02.01.12)
Bence dokunma. Vardır bir bildiği :)

En nihayetinde doğadaki denge. Bozulmaya gelmez.
0
jesterdvine
(02.01.12)
bu ekmeklerde bi bokluk var diye düşünüp bodyguardlık yapıyordur :P
0
neira
(02.01.12)
(git: 347870)

burda sonlarda yazdım.

bir tane büyük ekmek olunca bir kabadayı çıkıyor da ekmeği parçalayıp mesafeli atınca (3 çapı 3 lük bit alana...) kabadayı hepsine yetişemiyor tabi.

öyle yapın.
0
29ekim2011
(02.01.12)
aynen.ekmeği bölün.

bende veriyorum kuşlara.
ilk başta 2 tane falan vardı.
1 hafta sonra bütün tanıdıklarını çağırmış.
13 tane saymıştım en son.
cephe olarak iki tane yanyana binayız.cadde ye değil de diğer binaya bakan tarafta pencere..
sıra sıra dizilmişlerdi..
ne güzel yiyorlar ama.
leylek besliyoruz yahu biz.
çatı katına koyuyoruz leylekler sabah yiyorlar.
0
Jan Valjan
(02.01.12)
www.youtube.com

alternatif method olaraktan...
0
skywalkeremre
(02.01.12)
(4)

bunları hala kullanan var mı?

kibritsuyu
çok merak ettim. 90'ların ortalarında akşam olunca işyerindeki bilgisayarların kasası, monitörü ve klavyesi hususi bu iş için yapılmış kılıflar ile örtülürdü toz olmasın diye.laptop'ları geçelim, şimdi her yerde bakıyorum hepsi leş gibi toz içinde. bu kılıflardan hala satılıyor mu, alıp kullanan var
çok merak ettim. 90'ların ortalarında akşam olunca işyerindeki bilgisayarların kasası, monitörü ve klavyesi hususi bu iş için yapılmış kılıflar ile örtülürdü toz olmasın diye.

laptop'ları geçelim, şimdi her yerde bakıyorum hepsi leş gibi toz içinde. bu kılıflardan hala satılıyor mu, alıp kullanan var mı?

tüplü monitör kullananlara ek: ekranına ekran filtresi takan var mı? lcd kullandığı halde taka var mı? bu ekran filtresi denen şey hala satılıyor mu?
0
kibritsuyu
(29.12.11)
fena halde nostalji havası yaratmak istiyosun sen herhalde?
o filtler sadece karartıyordu diye biliyorum
0
seljax
(29.12.11)
mutfaktaki küçük tv'ye filtre takan adam tanıyorum ben.

cevap: satılmıyor.
0
locco
(29.12.11)
daha birkaç gün önce babama sormuştum bunu. crt ekranına takıyormuş hala. 94-95 civarı bi model HP'si var.
0
hikaye mesture
(29.12.11)
bizim 96'da alınan bi bilgisayar var, onda hala takılı duruyor. alışkanlıktan.
0
xenophobe
(29.12.11)
(1)

demo tonerin doluluk yüzdesi

kibritsuyu
hp laserjet p1102w model lazer yazıcının, ilk satın alındığında yazıcı ile birlikte gelen ve tam dolu olmayan demo tonerinin içinde ne kadar toner vardır? yani tam dolu değildir de yüzde kaçı doludur? bu tonerle 800-900 sayfa yazdıran, normal tam dolu tonerle ne kadar yazdırır?
hp laserjet p1102w model lazer yazıcının, ilk satın alındığında yazıcı ile birlikte gelen ve tam dolu olmayan demo tonerinin içinde ne kadar toner vardır? yani tam dolu değildir de yüzde kaçı doludur? bu tonerle 800-900 sayfa yazdıran, normal tam dolu tonerle ne kadar yazdırır?
0
kibritsuyu
(27.12.11)
Takribi %25- %30 doluluk oranı vardır.Hp genelde bu tip strateji izler.
%30 u 900 sayfa yazdırıyorsa %100 2700 sayfa eder ama ,ortalama 2500 sayfa yazdırman gerekir.
0
TufanHan
(27.12.11)
(1)

behzat ç. 45. bölüm - aman diyim feci spoiler içerir

kibritsuyu
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------45. bölümün sonundan hiçbir şey anlamadım. hadi selim köstebekmiş onu anladık. anladık da bu herif artık cinayet büroda değil bu bir. tahsin "bu operasyon gizli olacak, eda'nın yaka
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

45. bölümün sonundan hiçbir şey anlamadım. hadi selim köstebekmiş onu anladık. anladık da bu herif artık cinayet büroda değil bu bir. tahsin "bu operasyon gizli olacak, eda'nın yakaladığı kel adamın da bizde olduğunu bilmiyorlar, öldü diye servis ettik" dediğinde de orada değil bu iki. nezaretteki kel adam buluşma yerini hayalet'e yazıp verdiğinde de selim savcının odasında yok bu üç.

selim neyin haberini uçurmuş yani? bunlar kel adamın ölmeyip nezarette olduğunu, buluşma yerini söylediğini/söyleyebileceğini, polisin o depoya geleceğini falan nereden bilmiş? daha doğrusu selim nereden bilmiş de söylemiş?

ben şahsen köstebek yine akbaba*, olmadı hayalet, o da olmadı döt korkusundan cevdet falan sandım da selim ne alaka?
0
kibritsuyu
(26.12.11)
selim'i o memduh başganların yanına gitmesini isteyen bence savcı esra'ydı. bence.
0
leni 09
(26.12.11)
(3)

ing bank nasıl banka?

kibritsuyu
yahu günlük paket diye bir şey var ing bank'ta. diyorlar ki vadesiz hesap, buna bağlı kredili hesap, kredi kartı ve iki adet otomatik ödeme talimatı verin, ne karttan, ne hesaptan ücret almayalım, havaleleri eft'leri bedava yapın, bir de üstüne otomatik ödemelerinizin %2'sini bonus diye geri ödeyeli
yahu günlük paket diye bir şey var ing bank'ta. diyorlar ki vadesiz hesap, buna bağlı kredili hesap, kredi kartı ve iki adet otomatik ödeme talimatı verin, ne karttan, ne hesaptan ücret almayalım, havaleleri eft'leri bedava yapın, bir de üstüne otomatik ödemelerinizin %2'sini bonus diye geri ödeyelim.

ben bunların hepsini garanti'den alıyorum zaten. hadi otomatik ödeme talimatı verince hesaptan ücret almıyorlar ama havale 1 lira, eft 2.75 lira, aynı gün eft istersen 5 lira, kart ücreti 45 lira. 400-500 liralık otomatik ödeme talimatım var. İNG BANK ayda 8-10 lira bonus verecek durduk yere.

bu ing bank'ta bi çapanoğlu mu var, sonradan sürpriz çıkarmasınlar, ya da banka ile ilgili sıkıntı yaşamayayım? gittim bankaya konuştum çok süper geldi. bilen kullanan var mı?
0
kibritsuyu
(23.12.11)
eft'lerini cepten yaparsan ücretsiz oluyor garanti'de (ama havale konusunda bilgim yok).. bilmiyosundur belki diye söyleyeyim dedim..
0
buzzlightyear
(23.12.11)
donanımhaber sıcakfırsatlarda konusu vardı şimdi bulamadım ama çok problemli bir çok kişiden ücret kesmişler bonusları vermemişler bilmem ne. ben de niyetlenmiştim ama biraz okuduktan sonra siktir et demiştim. müşteri çekip düdükleme amaçlı bir şey gibi geliyor bana. bir de bankanın amblemi çok itici. bir kere işim düştü çalışanları da pek tuhaf. en iyisi ykb dir bence, pahalı ama kaliteli.
0
alchemistt
(23.12.11)
valla internet bankacılığıyla havale eft bende bedava. 1 kuruş bile almıyorlar. banka kartım var kart ücreti vs. de ödemiyorum.
ama atm çok yok çıldırtıyor beni. para lazım gidiyorum atm'ye geçici bir süre hizmet veremiyoruz diyor iyice delleniyorum. hani avmlerde atm kısmı olur ya çoğu avmde ing bank atmsi de olmuyor ama genel olarak memnunum
0
metehan01
(23.12.11)
(1)

bir entry vardı onu arıyorum

kibritsuyu
reklam tasarımı yapan birisi girmişti sanki. victorinox isviçre çakısı reklamı idi. ilk başta koca bir alet kutusunun içinde victorinox şeklinde bir reklamken, müşteri ilk tasarlanan haline karışa karışa değiştirmişti. ilk haliyle alakasız saçma sapan bir hale dönüşmüştü. resimleriyle anlatan bir en
reklam tasarımı yapan birisi girmişti sanki. victorinox isviçre çakısı reklamı idi. ilk başta koca bir alet kutusunun içinde victorinox şeklinde bir reklamken, müşteri ilk tasarlanan haline karışa karışa değiştirmişti. ilk haliyle alakasız saçma sapan bir hale dönüşmüştü. resimleriyle anlatan bir entry idi.
0
kibritsuyu
(16.12.11)
www.eksisozluk.com şurdan facebook videosu linki verilmiş. videoydu diye hatırlıyorum ben de.

edit:
elmaaltshift.com
www.eksisozluk.com
0
yuto
(16.12.11)
(3)

başkasının döküp saçtığı şeylerde strese girme

kibritsuyu
başlık saçma oldu.efendim üst katımdaki ofiste çalışan komşu sürekli yerlere bir şey düşürüyor, döküp saçıyor. tam tepemden çarkhşşş diye bir şeyin (mesela ataş kutusu, kalemlik vs) düşüp dağılma sesini duyunca sanki dağılan şeyleri ben toplayacakmışım gibi strese giriyorum. oysa ki bana ne, benle a
başlık saçma oldu.

efendim üst katımdaki ofiste çalışan komşu sürekli yerlere bir şey düşürüyor, döküp saçıyor. tam tepemden çarkhşşş diye bir şeyin (mesela ataş kutusu, kalemlik vs) düşüp dağılma sesini duyunca sanki dağılan şeyleri ben toplayacakmışım gibi strese giriyorum. oysa ki bana ne, benle alakası bile yok, başka bi adamın ofisi orası.

anormal miyim sizce?
0
kibritsuyu
(16.12.11)
değilsiniz, sadece sanırsam düzen seven bir insansınız. bir de sürekli olduğundan bu durum kendinizi şartlamışsınız, şimdi yine dağıtacak ortalığı diye bekliyorsunuz. bazen ben de yaşıyorum aynı durumu, hatta gidip müdehale edesim geliyor.
0
elikası
(16.12.11)
biraz titizsiniz. gülüp geçmeye çalışın, ya da komşu ile samimiyetiniz var sa, "yardım lazım mı" diyerek, ufaktan dalga geçin.
0
SiyamkedisiZorro
(16.12.11)
ne kadar strese girdiğinize göre değişir. rahatsız olunabilir mesela ama bayağı bayağı kafayı takıyorsanız, başka işler yapmanızı engelliyorsa bi sorun var demektir.
0
jimicik
(16.12.11)
(2)

behzat ç. ikinci sezon (spoiler içerir)

kibritsuyu
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------izleyenler bilirler. bildiğiniz üzere behzat geçirdiği travma sonucunda ikinci sezona suskunlukla başladı ve hiç konuşmadı. "ilk söyleyeceği laf ne olacaki ne zaman ilk
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

izleyenler bilirler. bildiğiniz üzere behzat geçirdiği travma sonucunda ikinci sezona suskunlukla başladı ve hiç konuşmadı. "ilk söyleyeceği laf ne olacaki ne zaman ilk defa konuşacak" diye tartışılırken, adına sözlükte başlıklar açılırken, ikinci bölümde tren istasyonunda otururken gayet normal, hiçbir şey olmamış gibi abisiyle konuşmaya başladı.

arada bir şey mi kaçırdım ben? yani ilk konuşma anının özel olacağını, "aaa amirim konuştu, behyzat konuşmaya başladı" falan gib bir olay olacağını bekliyordum, herkes de bunu bekliyordu. ama birinci bölümü konuşmayarak bitirip, ikinci bölümde de hiçbir şey yokmuş gibi normal normal konuştu, kimse de şaşırmadı. böyle oldu di mi? arada kaçırdığım bir sahne falan olmadı?

edit: (bkz: behzat ç.'nin ağzından çıkacak ilk kelime) artı dizinin kendi başlığı.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
ben o kadar tartışıldığını görmedim veya duymadım, eğer gerçekten öyle bir hava yaratılmışsa bildiğin sözlükçülerin abartmasıdır, her zamanki gibi yine tribe girdi, bir süre konuşmadı. sonra konuştu, öyle çok abartılacak bir şey değil bence. yani bir şey kaçırmadın.
0
ocanal
(15.12.11)
tahsin sahnesi abisiyle tren istasyonunda konuştuğu sahneden daha sonra idi.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.11)
(9)

"tüp taktırsak mı" sorunsalı

kibritsuyu
kurşunsuz benzin litresi: 4.22 liraotogaz litresi: 2.39 liraaraba 2001 model renault clio 1.4 16V. şehir içi tüketimi 100 litrede 8 - 8.5 litre.bir depo kurşunsuz benzin ile 450-480 km. gidiyoruz, depomuz 180 liraya doluyor.soru: stepneyi çıkarıp yerine takılan simit şeklindeki lpg deposu kullanırsa
kurşunsuz benzin litresi: 4.22 lira
otogaz litresi: 2.39 lira

araba 2001 model renault clio 1.4 16V. şehir içi tüketimi 100 litrede 8 - 8.5 litre.

bir depo kurşunsuz benzin ile 450-480 km. gidiyoruz, depomuz 180 liraya doluyor.

soru: stepneyi çıkarıp yerine takılan simit şeklindeki lpg deposu kullanırsak, bir full depo lpg kaç litredir, kaça dolar ve bununla kaç kilometre yol yaparız?

eksik parametre kalmadı galiba ama varsa hatırlatın ekleyeyim.
0
kibritsuyu
(15.12.11)
Clio'nun stepnesi yerine konacak depo muhetmelen 40 lt kadar olur. Onun tamamını dolduramayacakları için 32-34 lt gaz doldurabilirsin. Eğer agresif kullanmazsan o miktar gaz ile 400 km'ye yakın mesafe yaparsın. Kışın aracın motorunun ısınıp tüpe geçmesi zaman aldığı için çeyrek depo benzinin her zaman araçta olsun. Bu istatistikler kardeşimin tüplü Polo aracından alınmıştır.
0
plastik turambar
(15.12.11)
lpg ile benzin ayni miktarda yakar, yani lpg'de 100km de 8civari yakacak. sizin avantajiniz fiyatta olacaktir.

ortalama 450kmyi 90-100 tl arasi gidersiniz
0
kreider
(15.12.11)
yılda 10.000 km'den fazla yol yapmıyoruz. en fazla 10.000 yani. lpg dönüşümü de bi 2500 lira falandır herhalde. yani depoda 90-100 lira tasarrufla, parasını anca 30 depo sonra amorti edecek.

sizce değer mi yılda 10.000 km kullandığımız araba için? gerçi lpg olunca daha fazla kullanır mıyız, servisle gittiğimiz işe arabayla gitmeye başlar mıyız onu da bilmiyorum ama.
0
🌸kibritsuyu
(15.12.11)
simit depo taktırmayın bence. bir de sıralı sistem yaptırın. gaz aldığınız yer de iyi bir yer olsun.
(bkz: #6314377)
0
inheritance
(15.12.11)
40-44 lt, stepnenin bulunduğu havuza göre ufak tefek oynamalar oluyor.
90 liraya depo doluyor. hepsi dolmuyor 35 lt falan gaz alıyor.

kaç km yapacağın çok esnek. bu aralar 20 liralık gazla 70-75 km falan gidiyorum. (araç civic, normalde 9 -10 lt yakıyor.) 40 lirayla 135-150 arası km şehir içi gidiyorum. genelde kısa mesafelerde kullanıyorum aracı. temmuz ayında inebolu (kastamonu)-seyrantepe (640km) arasını 110 liralık gazla gelmiştim. ama düzceye kadar 90 ı geçmedim. gidebildiğin km tamamen esnek.

gaz ayarı da önemli yazın gittiğimde gaz ayarım biraz daha az yakma üzerineydi. yalnız araç doluyken yokuşları çıkarken sorun çıkmaya başladı, daha sonra tekrar ayarlattım, şu an yokuşlarda iyi, tabi biraz daha fazla yakıyor.

gaz olsa dahi arada benzin almak gerekiyor, ilk çalışmayı benzinle yapıyor 1-2 km boyunca benzin yakıyor, daha sonra gaza geçiyor.
0
vincenzo
(15.12.11)
"gerçi lpg olunca daha fazla kullanır mıyız, servisle gittiğimiz işe arabayla gitmeye başlar mıyız onu da bilmiyorum ama"

kesinlikle daha fazla kullanırsın ama açık konuşayım daha rahat ve keyifli kullanırsın, nasıl olsa gaz var diye. benzindeyken ayağımın altında yumurta varmışcasına basardım, şimdi bir yere gideceksem düşünmüyorum.

temmuzda bana maliyeti
1100 tl gaz sistemi
150 civarı muayene
25 sızdırmazlık
80-100 ruhsat cart curt
aracın vergisini ödemiyordum muayene yaptırmak için bir de vergi girdi :D
ama kafam rahat
0
vincenzo
(15.12.11)
kibritsuyu kardeşim lpg candır. iyi bir ustaya taktırdıktan sonra lpg taktırmış olduğu için pişman olan bir kişi bile görmedim.

LPG benzinden birazcık daha fazla yakıyor. 100 kilometrede 8.5 ila 9.5 litre yakar şehir içi.

Hiç hesaplamalara girmeden sonucu söyleyeyim. Yıl bazında değil de 11000 km'den fazla kilometre yapan her araç lpg taktırdığı için kara geçecektir.

Simit tank 37-39 litre lpg alır. Bu da 90 lira eder 410-420 km gidersin.

Hiç düşünme.
0
istanbul beyefendisi
(15.12.11)
yaptirdigin usta cok önemli, markadan ziyade. dogru düzgün bir yerde yaptirir ve takip ettirirsen bir sorun cikmaz. öteki türlü sanayiden cikamazsin.
0
jackofalltrades
(15.12.11)
hocam düşündüğünüz hata. kesinlikle taktırın. Lpg ile muhtemelen 9 litre falan yakacaktır. Ama o simit tüp olayı kalktı diye hatırlıyorum ben. eminde değilim. İyi bir usta aramak yerine markaların yetkili bayiileri var, onlara taktırın.
Benim aracımda atiker var ve çok memnunum.
Ankara'da iseniz
www.atiker.com.tr
üstün otoyu tavsiye ederim bölge merkez bayii.
0
chaoslord
(15.12.11)
(2)

spk lisanslama sınavı süresi

kibritsuyu
dördüncü keredir giriyorum. tek modülden gireceğim ama hatırlamıyorum. affedersiniz küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi, bu babasının avradını sevdiğimin kılavuzunda da "sınav x dakikadır" falan yazmıyor. ilk 30 dakika ve son 15 dakika çıkılmaz yazıyor. en az 45 dakika olduğunu çıkarabiliyoruz
dördüncü keredir giriyorum. tek modülden gireceğim ama hatırlamıyorum. affedersiniz küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi, bu babasının avradını sevdiğimin kılavuzunda da "sınav x dakikadır" falan yazmıyor. ilk 30 dakika ve son 15 dakika çıkılmaz yazıyor. en az 45 dakika olduğunu çıkarabiliyoruz da anasını satayım toplamı kaç dakika be? kaç dakika ulan tek modülden girilen sınavın süresi?
0
kibritsuyu
(10.12.11)
hangi ders?
0
kakao
(10.12.11)
bağımsız denetim sınavının sermaye piyasası mevzuatı modülü.
0
🌸kibritsuyu
(10.12.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.