Giriş
(22)

yurt disinda mutlu olamadigim icin vicdan azabi cekiyorum

bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin y
evet dostlar, üzgün veya mutsuz degilim ama mutlu da degilim. konuyu biraz acayim.

disaridan bakinca herkesin cok yasamak isteyecegi bir sehirde ve muhitte yasayip, cogu insanin yapmayi dileyecegi bir isi yapiyorum ama hayata karsi inanilmaz nötrüm. sosyal medyada turk timeline'ina bakip insanlarin yurt disi hayallerini, isteklerini görünce veya yurt disina cikmis insanlarin mutlulugunu gorunce kendime kendime "ulan sen neden mutlu degilsin, ne buyuk sorunun var hayatta" diyorum ve kendime kiziyorum.

zamaninda okuyup calistigim yere birkac yillik turkiye arasindan sonra sirketin istegiyle geri geldim. dilini biliyorum, egitimim bu ulkeden, ortami biliyorum, tanidiklarim var ama icimde hicbir ekstra sevinc yok. turkiyede nasil yasiyorduysam ayni duygularla yasiyorum. diger insanlar gibi ne guzel iyi bir ulkede yasiyoruz diyemiyorum.

insanlarin avrupada cekilmis herhangi bir sokagin fotografina verdikleri tepkileri gorunce sasirip, insanlar senin bu hayatina ne kadar ozlem duyuyor ama sen sifir neşe ile oturuyorsun diyorum kendi kendime ve yasadigim hayata karsi nankörlük yapiyormusum gibi hissediyorum.

es dostun bir kismini turkiyeden taniyorum, bir kismi da bu ulkenin insani ama hicbir türk'e bu konuyu acamadim. nedense biraz cekindim bu konuyu konusmayi. belki onlar da benle ayni duygulari paylasiyor ama emin olamiyorum.

birkac haftadir dikkat ediyorum. is sonrasi veya hafta sonlari yaptigim aktiviteler ve bulusmalar bir gorevmis gibi gelmeye basladi. inzivaya cekilip kendi kendime evde kafa dinlemeyi istemem sanki yasadigim hayata nankorluk gibi geliyor.

evet, kazanc olarak daha iyi durumda oluyorsun. her ne kadar turkiyeden gorundugu kadar olmasa da maddi olarak rahatliyorsun. evet, sehirler guzel ve planli. evet, insanlarin hepsi olmasa da cogu daha duzgun. evet, daha huzurlu vs. fakat bunlarin hicbiri beni daha neşeli kilmadi.

gecenlerde turkiyeden yeni gelmis (sanirim okumak icin) ve bana bir konuyu danismak isteyen iki gencle tanistirdilar. nasil mutlular, nasil yuzleri guluyor anlatamam. ben de onlaro oyle gorunce mutlu oldum ama modumun onlar kadar yuksek olamamasina kizip durdum sonrasinda.

bu soruyu acma nedenim de aslinda yurt disinda en azindan bir 5 yili devirmis arkadaslarin ne hissettigini ogrenmek. ben calisan sinifa mensup bi insan olarak yine calisan kesimden, orta sinif arkadaslarin duygularini merak ediyorum.
0
bagirir bu raylar o sahte o kart duzene
(27.05.21)
10 seneye yakın okul+iş milano. şu an geri istanbul.
Şehir ülke insanı mutlu etmeye yeten şeyler olmadığı gibi mutsuzluk sebebi de değil aslında.

dünyanın en klasik sorusu bu, "sen hayatta ne yapmak istiyorsun? istediğin, sana iyi gelecek şey nedir?" cevabını ucundan yakala ve peşinden koş. her gün 7/24 mutlu olunamayacağını kabullen, kabullenmeyi kabullen ve içinde bulunduğun anda dur ve sana iyi geleni fark etmeye çalış.
her akşam yastığa kafayı koyduğumda kurduğum hayali milano'da gerçekleştiremeyeceğimi görüp istanbul'a döndüm. döndüğümün 3. senesi hayalin yarısı gerçekleşti. acelenin, telaşın, kendini yiyip bitirmenin gram faydası yok, akısına bırakıp sana iyi gelen şeyleri hatırla, hayal kur. kıstasın ayda ne kazandığın değil ayda kaliteli geçirebildiğin zaman olsun.

sıkma canını, yaşadığı yerden bağımsız insan aynı insan, senin de mutsuz olma memnun olmama hakkın var.
atalet-erteleme gelmeden sana ilham verecek beynini besleyecek bir şeyler bulmaya bak.

sevgiler
0
nwnd
(27.05.21)
kendini neden seninle benzer şartlarda olmayan insanlarla karşılaştırıyorsun ki...
0
heeresgruppe
(27.05.21)
Yurtdisina hic cikmadim ancak izin verirseniz cevaplamak istiyorum.

Bilgisayar muhendisiyim ve iyi bir devlet okulundan mezunum, su anda da yuksek lisansima devam ediyorum.

Etrafimdaki hemen hemen herkes yurtdisina tasindi ya da tasinma hayali kuruyor. Yurtdisi sihirli degnekmis gibi davraniyor insanlar. Giden insanlar da sanki orda en ufak bir zorluk cekmiyormus her sey muhtesemmis gibi anlatiyor ve davraniyor.

Yurtdisina gitmek bir nevi hayatin instagram versiyonu gibi. Nasil orda kimse kotu anini paylasmiyorsa gidenler de onu yapmiyor. Cok asiri minnettar olmaniz gereken dunya nimetiymis gibi davraniliyor disardan.


Ben her seyde oldugu gibi bunu da abartili buluyorum. Siz herhangi bir sahip oldugunuz sey yuzunden, millet buna gipta ediyor diye cok sukretmeliyim, %200 mutlu olmaliyim hissi yasamak zorunda degilsiniz.

Size ozenen insanlara da ozenen milyonlar var ona bakilirsa.

Olayin sehirden ziyade kendinizle ilgili oldugunu dusunmeniz gerekiyor. Kendinizi mutlu ve tatmin olmus hissedebileceginiz yollar arayin. Bu da illa spor ya da hobi ile ilgili olmak zorunda da degil. Belki bir ogrenciye burs verirsiniz belki alaninizdaki birilerine mentorluk saglarsiniz. Bambaska seyler de olabilir ama kendiniz aramali ve bulmalisiniz. Basakasinin onerdigi sizi tam anlamiyla tatmin etmez.
0
tessera
(27.05.21)
Yurtdisina geldigim icin mutluyum da bir yerden sonra geciyor yani ne yapacagim her gün Fransa'da yasadigima dua ederek kalkacak değilim. Belli yerden sonra rutin, normal hayat olmasi kadar normal birşey yok.

Yani ben de ilk geldiğimde oha ne güzel falan oldum ama artik alistim yani. Tamam maas guzel, yeme icme kaliteli, insanlar iyi ama polyanna gibi de dolasamayiz :) 5. Seneye giriyorum bir kac aya. Her Türkiye'ye gidince geri dönesim geliyor hemen o kadar daralıyorum.
0
logisticsmanager
(27.05.21)
Gecen bir yerde okumustum, "yurtidisina gidince arka fon degisiyor sadece, sen yine ayni sensin"

Not: 3 sene yurtdisinda yasadim.
0
brkylmz
(27.05.21)
4 yildir almanyadayim. bende hemen hemen benzer duygular icersindeyim. vicdan azabi cekmiyorum da buraya hicbizaman ait olamayacagimdan sanki bosuna burda zamanimi harciyormusum gibi geliyor. daha yeni izinden geldim türkiyeden. sanki hep orda rahat yasabilmek icin bu zamanimi feda ediyormusum gibi geliyor.

türkiyede az paraya calistigim üzüldügüm seyler olmamis gibi sebepsiz bir özlem duygusu oluyor.
galiba tipik bir almanci olma yolunda ilerliyorum.
0
vhs kaseti
(27.05.21)
Devlet okulundan koleje gecmis gibi oluyorsun, okul yine okul hergun derse giriyorsun.
Mutlu olmak zor bence.
0
divit
(27.05.21)
olay biraz nerde olduğun değil kimle/kimlerle olduğunda bence. ben de iki sene atinada çok mutsuz yaşadım, sonra ankaraya taşındım çok mutlu bir sene yaşadım.
0
sipsiyah
(27.05.21)
sikinti yasadigin hayatta veya kisiliginde degil, sikinti kendini baskasiyla karsilastirmanda. kendini degistirmene veya kafandan bir seyi silmene gerek yok. baglarini koparmana da gerek yok. kafana gore takil iste. evde durmak istiyorsan da evde dur, 'ben olsam hep gezerdim' diyen de ciksin gelsin kendisi gezsin. hem sanane baskasinin ne yaptigindan/yapacagindan, onlara ne senin ne yaptigindan?

ben de hic hazzetmiyorum turkiye'de yasayan cogu kisiyle konusmayi. resmen insani yurtdisinda yasadigi icin suclu hissettiriyolar. sanki hayat bi orda zor amk. biz burda yattigimiz yerden para kazaniyoruz sanki. evet refah duzeyi yuksek, zaten o yuzden geldik ama napayim yani benim sucum mu? kimle konussam 'oh lan kurtuldun valla, oh lan ne guzel istesen ferrari alirsin orada araba ucuz, oh valla ne guzel is hayati cok kolay' diye diye insani konusmaktan sogutuyolar. hic takmican.
0
icim urperiyor
(27.05.21)
20 seneyi devirdim.

Yurtdisi luks bir restaurant gibi. Dekor super, servis harika, tabak canak masa duzeni inanilmaz. Bir yemek soyluyorsun geliyor tabak harika hazirlanmis. Sonra bir catal aliyorsun tadi bombok.

Turkiye'de esnaf lokantasi, iceri korkarak girersin bazen saga sola dokunmak istemezsin. Onune bir yemek koyarlar goruntu olarak birseye benzemez, catallar bardaklar kirlidir vs. Sonra bir tadina bakarsin soka girersin.

Uzun sure disarida yasamayanin anlayabilecegi mevzular degil bunlar. Obur taraftan ne olursa olsun cikmak isteyenleri de anliyorum. Ama ciktikdan sonra iluzyon 3-5 sene icinde dagiliyor, bu da bir gercek.
0
cooperr
(27.05.21)
Maddi olarak rahatlamak, düzenli şehir evet güzel şeyler ve ilk akla gelenler de Türkiye’den kaçış furyası o kadar basit değil. Siz ne kadardır yurtdışındasınız bilmiyorum Göz göre göre her gün daha kötüye uyanmak çok yıpratıcı, gelecek kaygısı sadece maddi yönlü değil. Sorunların her zaman üstünün örtülmesi, hukuksuzluk, eskiden eğitimin, görgünün, yeteneğin getirdiği bütün avantajların yerini kaotik bir düzene bırakması... Boğulmak üzere hissediyor gençler o yüzden bu kadar büyük bir olay. Siz kendi düzeninizde bu hissiyata elbette uzaksınız o yüzden aşırı gelmesi çok doğal ama işte normal koşullarda değiliz. Aslında dediğiniz gibi sıradan bir Avrupa şehri fotoğrafına delirmek saçma.
Ha sizin haftasonu aktivitenizle bunun ne alakası olabilir? Orada durum kişisel bence. Evinizde oturun, dışarı çıkın kime ne? Bence bu mutsuzluk meselesini kendi şartlarınızda değerlendirin, cevabı yurtdışındaki çevreniz, yaşadıklarınız çerçevesinde arayın. Türkiye’nin olağanüstü şartları, bunalımı sizi yanlış yönlendirir.
0
not dark yet
(27.05.21)
8-9 aydir yurtdisindayim, oncesinde istanbul'da rahatim yerindeydi. Burda da rahatim yerinde. Farkettim ki icinde olmasam bile turkiye gundemi beni etkiliyor. Artik dolar arttiginda "napicaz yau" demiyorum belki ama yine uzuluyorum. Yasama kalitesi/gelir acisindan filan belki yurtdisi daha rahat ama kopamadim ben henuz turkiyeden. Kopabilecegimi de sanmiyorum. 5 haftalik tatilimin en az 2 haftasini turkiyede geciririm herhalde bundan sonra da.
0
fakyoras
(27.05.21)
ben olayin mantigini anlamadim.

yurtdisinda oldugun icin mi mutsuzsun? turkiye'de daha mi mutlu olacagini dusunuyorsun? yazdiklarindan anladigim kadariyla cevabin "hayir" - ayni hissediyorsun.

o zaman mutsuzlugunla yurtdisinda olmanin alakasi nedir onu cozemedim. hayattan tad alamiyorsun, belli ki bir cesit depresyondasin. nerede olursan ol bu problem cozulmedikce boyle hissedeceksin sonucta. butun meselenin yurtdisiyla alakasini anlamadim ozetle.

acaba "turkiye'de mutsuzum, yurtdisina gidersem mutlu olurum" diye dusunup gittin de hayal kirikligina mi ugradin? o zaman biraz daha anlasilir, ama problemin kaynagini degistirmiyor: bir cesit depresyon icindesin demek ki. bir profesyonelle gorusursen yardimci olur bence.
0
robokot
(27.05.21)
Bulundunuz yerde kök salamamissiniz.

Derdiniz, anlattiginiz kadariyla bu.

Insan iliskileri ictenlikli, samimi olacak. Oylesine kurulan arkadasliklarin tabii ki sosyallesmek adina bir onemi var. Ancak samimi olacaginiz, icerisindeyken cok rahat hissedeceginiz bir sosyal cevreye ihtiyaciniz var.

Avrupa´dayim, 5 yili da devirdim.

Surekli ilerlemek, kendimi gelistirmek amaciyla gelmistim, bir dakika bile "durmaktan" inanilmaz rahatsiz oluyordum. Sonunda istedigim ulkeye gelmistim, hicbir seyi geciktiremezdim. En kucuk sorunda da demoralize oluyordum. Kendimi bu yaris psikolojisinden cikartmam zamanimi aldi.

Burada her anim mutlu mesut gecmek zorunda degil. Karsilastirma yapmiyorum, surekli karsilastirma yapmaktan yoruldum. Benimle yakin tarihlerde baska sehirlere gocen arkadaslarimda da durum bu. Biz burada bir hayat kurduk. "Türkiye´de olsam simdi nasil olurdum?" sorusu sadece ve sadece yipratici.

Yasadigim ulkenin vatandasi da oldum. Burada bir hayat kurdum. Ve bu hayattaki sorunlar sadece benimle ilgili. Yasadigim yerin firsatlarindan, islerin ve hayatin kolayligindan memnunum. Bunlar minumum, bunlar standart. Insanca yasamanin minumum gereklilikleri saglaniyor diye ben niye neseleneyim?

Türkiye ormanindan cikinca, evet, ilk sene ben de cok neseli ve enerjiktim. Survivor modundan ciktiktan sonra normale dondum. Avrupa´dan anlasilacak sey cennet degil, sadece insani standartlari saglamis yer olmali.
0
buf-e kür
(27.05.21)
biraz beklentiyle alakalı bir problem var burada. ben 1 sene yaşadım daha önceden, giden, kalan ve dönen de çok arkadaşım var. yurtdışında yaşamak kendi evinde yaşamaya göre çok daha büyük ve sürprizlere açık bir challenge. zaten bu kadar çok göz önünde olmasının sebebi de bu, gidenlerin çoğu "acımadı ki" modunda "biz aşırı memnunuz, 1 liraya 10 kilo et alıyoruz" diyor ancak işin duygusal yönünde hissettikleri sakatlıkları anlatmıyorlar. dolayısıyla bir kere kesinlikle yalnız değilsin, sadece işin bu noktası konuşulmuyor. özellikle psikolojik açıdan gurbet gerçekten zor, bunun vizyonla falan da alakası yok. bunu amerikaya giden alman da yaşıyor, japonyadan avrupaya taşınan japon da. 40 milletten sadece biz bunu ayıplıyoruz, halbuki gavur homesickness diye terim bile üretmiş.

ikincisi, o uzak ülkede bir yabancı olarak kendi evini özlemen çok ama çok normal. kendine haksızlık etme kesinlikle. farklı çıkış yolları ararsın, denemeler yaparsın, ama işin sonunda ben trde 3 kuruş daha az kazanırım ama kendi çöplüğümde yaşarım dersen bu ayıplanacak bir şey değil, aksine çok normal bir şey. ben şahsen böyle düşünüyorum 1 senelik tecrübemin sonunda, ve o zamanlar kalma imkanım olduğu halde kalmadığım için de genel olarak çok memnunum, iyi ki de öyle yapmışım. her ne olursa olsun yabancılar şubesiyle uğraşmamak, kendimi anlatmak zorunda kalmamak, önyargılarla uğraşmamak, arkadaşlarına ve aileme yakın olmak, ailemden biri hasta olduğunda koşabilmek, kendi anadilimi konuşabilmek (ki 2 dili çok iyi seviyede biliyorum) bunların hepsi benim için paradan çok ama çok daha önemliydi, o yüzden mutluyum. zorlukları var evet, cool bir şey de değil, ama belki de bu iş sana göre değildir? yani öyle bi zaman gelir ki lan keşke istanbulda olsaydım da gidip çöplükte bira içseydim ama yanımda şu arkadaşım olsaydı dersin, işte o önemli bi detay. biraz makina olmak, duygusuz olmak lazım yani, fazla düşünmemek lazım.
0
roket adam
(27.05.21)
herkes farklı. Kimi insan arkadaş ilişkilerini veya ailesini özlüyor dönüyor mesela. Mutsuzsan dönmeyi de değerlendir tabii FAKAT tek söylemek istediğim bir şey var, lütfen mümkünse oranın vatandaşlığını almaya çalış (zaten 5+ yıldır oradasın sanırım), B planın ve garantin olarak dön Türkiye'ye. Çünkü burada işler iyi gitmiyor, belediyenin verdiği Gri pasaportlarla insan kaçakçılığı falan yapılıyor öyle düşün. Ben Türk pasaportunun hiçbir değeri kalmadığını ve ileride en ufak vize için bile çok zorlanacağımızı düşünüyorum. Gitmişken elin boş dönme.

Bu arada gördüğüm çoğu arkadaşım ilk 2-3 yıl içinde çok alışıp(başta zorlanıp) sonra "ya Türkiye'de bunu nasıl yapmışız çılgınlık" moduna giriyorlar. Good for them.
0
nhk ni youkosu
(27.05.21)
Merhaba,

Çok uzun süre sayılmaz ama bir yıl yurt dışında yaşayıp yaklaşık 4 ay önce geri döndüm. Kalıcı olmasam da bir yıl daha kalma imkanım vardı ama dönmeyi tercih ettim.

Benim gördüğüm kadarıyla sizin durumunuz o yurt dışına imrenip "kaçarcasına" Türkiye'den gidenler gibi değil. Yani sizin gitme motivasyonunuz muhtemelen o "Süper bir ülkeye geldik. Türkiye'den kurtulduk" diyenler kadar yüksek değilmiş. O nedenle böyle düşünmeniz oldukça normal geliyor bana. Sizinkisi iş için ülke değiştirmek gibi olmuş.

Ben de görece güzel bir ülke ve şehirde yaşadım. İşim buradakine göre oldukça hafifti. Büyük bir şehirdi ama doğası güzel, sessiz sakin bir yerdi. Ama inanın kendimi bu kadar güvensiz hissettiğim bir yer daha olmamıştı. Silahlı soygun ve ölümler çok yüksekti. Akşam hava kararmadan eve girmeye özen gösteriyordum. Markete giderken sürekli etrafı kolluyordum. Her şey mükemmel olmuyor maalesef. Bununla birlikte pandemi sebebiyle sosyal ortamım da olmadı. Ben de döndüm. Dönünce de "Biz, sen orada kalırsın artık diye düşünüyorduk." dediler hep. Öyle bir imaj var hep. Bu anlattıklarımı duysalar inanmazlar. :)
0
shatskikh
(27.05.21)
Bence genel olarak hissettiklerinizin yaşadığınız ülkeyle bir alakası yok. Biraz orta yaş bunalımına girip hayatı anlamlandırma noktasında zorluk çekiyorsunuz gibi gördüm yazınızdan.

Gelişmiş ülkeler sihirli bir şekilde sizin psikolojinizi düzeltecek, size hayat sevinci verecek diye bir şey yok bana göre. Size rahat ve mutlu bir hayat yaşamanıza yardımcı olacak şeyler veriyor sadece.

Türkiye'de zaten hayatın default zorluklarına ek olarak her geçen gün oldukça kötüye giden şeyler var. Insanlar önünü göremiyorlar. Düşünün orta sınıf görülen iyi eğitimli bir kişi, kıçı kırık ikinci el bir araba alabilmek için yıllarca çalışmak zorunda kalıyor. Fazla uzatmaya gerek yok ama buna benzer bir sürü olumsuzluk var siz de biliyorsunuz zaten. O yüzden insanların size imrenmeleri, daha mutlu olduğunuzu düşünmeleri normal.
0
synthetic a priori
(28.05.21)
Buna aslında kişilik ya da karakter diyoruz. Depresyonda olduğunu düşünmüyorum. Bir şeye nankörlük ettiğin de yok Neyden keyif alıyorsan ona devam.
0
velvetmorning
(28.05.21)
1 ay kadar falan once bir instagram reels izledim ve jeton tam manasiyla dustu: mutluluk depresyon gibi bir uc noktadir. her zaman mutlu olamazsin, aranan duygu tatmin olmaktir (being content)..

Bunun ustune epey bir dusundum cunku hayatindan genel olarak tatmin olan bir insan olarak bu deliler gibi mutlu olma kismi beni hep zorluyordu. Boyle bir baski var uzerimizde cunku ve bu bizi oldugumuzdan farkli olmak icin zorluyor. Yani evden ise isten eve rutiniyle gayet iyi gecinen bir insanim, kalabaliklarda olmak, arka planda istemedigim muziklere maruz kalmak (ki mutlulugun tanimini yapamam ama gercek bir mutsuzluk sebebidir benim icin), small talk dedikleri nane mutlu etmiyor beni ama cizilen portre o. bunun bir gereklilik olmadigini anladim o videoyla.
0
2oda1salon
(28.05.21)
Mutlu ya da mutsuz olmanın fonla değil insanın kendisi ile alakası var. Ama mutlu/mutsuz bir insanın tr'de mi mutlu/mutuz olması daha güzeldir yoksa insan hayatına değer verilen bir yerde mi diye sorarsan 2ncisini seçerim. Tr'nin kötü yanlarını kimi kesin her gün tadıyor, kimisi her gün tv'den izliyor, kimisi ise hayatında 1-2 defa yaşıyor. Fakat herkes etkileniyor. Bu gerçekliği denklemden çıkarırsan sen senle başbaşa kalıyorsun. Mutlu olmak oradan sonra sana kalmış durumda.
0
twelfth
(28.05.21)
Twelfth +1000

Soyledigi sey cok dogru. Kucuk cocuguyla yasayan bekar bir anne olarak, kendi can ve mal guvenligim icin ekstradan endiselenmek durumunda degilim. Turkiye'ye gelmemek icin en buyuk sebeplerimden birisidir bu. Erkeksiniz anlamayabilirsiniz bu durumu ama boyle bir rahatlik var.

Ekonomik olarak enflasyondu oynak fiyatlardi gecim icin endiselenmek durumunda degilim. 8. seneye giriyorum burada, tupgaz fiyatlari artmadi aksine geldigim zamankinden daha dusuk (buyuk bir rezerv bulunmustu geldigim sene onun etkisi oldu deniyor), bakliyat, sebze ve meyve yetisebilme bolluguna gore fiyati artar ve azalir. bu da 8 senedir hemen hemen ayni fiyatlarla olur. Bol zamaninda ne kadara dusecek, kit doneminde ne kadara yukselecek kafamda belli ve 8 senedir degismedi. 8 senedir degisen yeni sivi yag fiyati oldu. Oradaki artista tek yon sehir ici toplu tasima ucretine tekabul ediyor (2 lolipop parasi). Fiyatlarin artmamasina o kadar alismisim ki cok geldi bana.

bu tip artilar var

u
0
2oda1salon
(28.05.21)
(13)

fiziksel olarak yaşlandığınızı ne zaman hissettiniz?

dokunmakalbime
artık eskisi gibi hızlı koşamıyorum, erken uykum geliyor gibi hafif semptomlar değil de, eskisi gibi dinç değilim, çok hareket edince şuram ağrıyor gibi şeyleri soruyorum.
artık eskisi gibi hızlı koşamıyorum, erken uykum geliyor gibi hafif semptomlar değil de, eskisi gibi dinç değilim, çok hareket edince şuram ağrıyor gibi şeyleri soruyorum.
0
dokunmakalbime
(23.05.21)
Halı saha maçında anladım. Koşmaya devam etsem bayılacaktım. Oysa fişek gibiydik. Arka arkaya 2 maç yapardık.
0
alicandan
(23.05.21)
Gençlik heyecanı da vardı tabi ama eskiden seks için şehir değiştirir, nefes almaksızın cima ederdik. Şimdi masturbasyon için bilgisayarı kalkıp almaya üşenip, uyuyorum.
0
allah yazdiysa bozsun
(23.05.21)
pandemiden sonra anladım. bldiğin on yıl yaşlandırdı beni merdiven çıkamıyorum
0
photo85
(23.05.21)
istedigim gibi iki gunde gobek eritemedigimde anladim
0
ala09
(23.05.21)
Ben bisiklet turunda daha 27 iken dizi parcaladim, duzelmiyor. Surekli sizim var. Ortapedistim 18-20 yasindan sonra spor yapilinca bir sekilde dizlerin zarar gorebilecegini, Tanri´nin pek de bu konuda pek de iyi bir is cikarmadigini soyledi. Dizler dandik yapilmis.

Bunun disinda fiziksel aktiviteye bagli olarak daha dinc ya da daha kirilgan hissediyorum. Bence hissetmekten cok, biraz akillanip, kendini deli dehset yormamak fiziksel ve de ruhsal "olgunluk" gostergesi. 19 iken yarin ne kadar basimin agriyacagini, yorgun olacagimi dusunup ve tartip ona gore davranmazdim.
0
buf-e kür
(23.05.21)
performansla ilgili çok sorun yaşamıyorum sanırım. yüzme gibi sakin nefes kontrollü sporlarda daha iyi bile olabilirim ama bu hayat tarzımın da yaşla beraber değişmesinden olabilir, bi de arkadaşlar da yaşlandı kimle kıyaslayacaksın. bir tek şu, eskiden neredeyse donsuz gezerken şimdi arabanın klimasından çarpılıp iki gün ağrı çekiyorum.
0
engelbert humperdinck
(23.05.21)
35 yasimdayken falan oldu: bizim apartmanin sokaga acilan dis kapisi kilitli kalmis. gayet dusunmeden yandaki duvardan sokaga atladim. atladim dediysem duvarin yuksekligi belime geliyor max. atladiktan sonra ayaklarimin yere degmesiyle, nasil denk geldiyse sirtimda omurgamin ortasinda bir simsek cakti, nasil bir aci. canim hic tatli degildir ama bagiracaktim neredeyse. orasi hala ara ara sizlar. bu kadar basit bir fiziksel aktiviteden zarar gorebilme ihtimaliyle karsilasinca kendimi ilk kez dede gibi hissettim.

bir de 1-2 sene once uzuuun zaman sonra ilk defa düştüm. belki de ilk ergenlikten beri falan ilk defa, baya takilip dustum.

aman yarabbi yetiskin koca adamken dusmek ne pis bir seymis... cocukken gunde 50 kere duserdik farketmezdik bile. topallamadan yurumem iki hafta aldi. yaralar maralar rezalet yani.
0
robokot
(24.05.21)
20-26 yaş arasında istikrarlı bir şekilde acayip kilo aldığım için benim değerlendirmem çok isabetli olmayabilir zira bi' nevi hızla yaşlandırmış oldum kendimi ama 24-25 yaş civarı gerçekten "böyle yaşanmaz" demeye başladığım aralıktı.

20-24 arasında sigara da içiyor olmama rağmen lazım olduğunda hala aygır gücüm olduğunu hissediyordum. konser olsun, gezi olsun, başka bi etkinlik olsun vs. yani "oha ben fiziksel olarak bu kadar güçlü müydüm?" sorusunu sorduğum oluyordu, "hala gençmişiz be heheyt" diyordum.

25 ve sonrasında ise sigarayı bırakmama rağmen dizler başta olmak üzere çoğu yer bitti, düz yolda devrilir hale geldim. fiziksel acı çekmeden ne zaman hareket ettiğimi hatırlamıyorum bile.

kısmetse işte şu kiloyu bi verip bakıcam tekrar, tamamen şişkoluktan mıymış acaba yoksa 25-26 yaşından sonra gerçekten de ne kadar uğraşırsan uğraş ağrı sızı kalıcı mı oluyormuş.
0
der meister
(24.05.21)
29 yaşında majör spor sakatlığı geçirdim ama 35’e kadar doğru düzgün etkilemedi. 35’ten sonra aynı sakatlığın etkisini bütün vücutta hissetmeye başladım. Keskin bir kırılma yok ama yavaş yavaş eskisi kadar hızlı recover olmadığımı hissediyorum.
0
arnold schwarzeneger
(24.05.21)
Yaş 36, erkek kişisi olarak cevap yazayım;

Vucüt sinyal vermeye başladı. Geçen sene farkettirdi.
0
put it in your appropriate place
(15.06.25)
naçizane şimdi ben gibi ihtiyar dostlarıma umut ışığı olacak bi şey söyleyeyim tam aksine: 23-24 yaşındayken "artık genç değilim yau" demiştim. sonra bi konsere gittim moshpit'li filan. o gece dedim "vücutta bi şey yokmuş aslında, kafa yavaşlamış". daha sonra 20'lerin sonunda baktım gerçekten merdiven çıkarken bile zorlanıyorum, dedim aha kaçınılmaz son geldi, emekliliğe de daha çok var piiii. sonra fiziksel olarak ağır bi işe girdim, iki hafta geçti geçmedi, vücudumdaki kasların adeta uyandığını, uyandırılmış hücre gibi sağa sola sataşmaya başladığını hissettim.

diyeceğim o ki spesifik bi sağlık sorununuz yoksa ÇOĞUNUZ yaşlı değilsiniz arkadaşlar. "nasıl değiliz şerefsiz 19 yaşındaki adamla 30'dakinin performansı aynı olur mu?" demeyin. hiçbi şey yapmayınca profesyonel sporcu bile çöker zaten, o vücudun kapasitesinin düştüğünü göstermiyor ki.

ha eskiden maraton koşardım şimdi yarısında tıkanıyorum diyenler vardır ona bi şey diyemem, onlar zaten yaşıtlarının yüzde 99.9'undan daha sağlıklı ve dinç insanlar, onlar gerçekten "gerileme" görmüş olabilir.

amma çoğunuz vücudu kullanmadığınızdan dolayı hamsınız sadece. 3-5 ay dikkat edin, 19-20 yaşındakinden daha ayu ve aygır olmazsanız benim adım da mark değil.

velhasıl hayat yolculuğunda muhakkak "ulan bitmişiz he, eskiden yapıyoduk şimdi yapamıyoruz" dediğiniz pek çok şey olacaktır ama bu fiziksel kapasitenizin düştüğü anlamına gelmiyor. BAŞKA BİR SAĞLIK SORUNU OLMADIĞI TAKDİRDE 50 yaşından önce yaşlandığını söyleyen kişilere gördüğüm yerde omuz atacağımı bildirir, sağlıklı ve keyifli pazarlar dilerim. iyisiniz iyi.
0
mark greg sputnik
(15.06.25)
30 yasindan sonra hafif semptom dedigin seyler basladi ama bence onlar hafif semptomlar degil. futbol oynarken yorulmak ve kosamamak bunun ilk belirtisi.

erken uykum gelmiyor da ortalama 6 gibi kalkiyorum ve buna bayiliyorum. bugun 5'te kalktim mesela. dun 11'de yatmistim.

@mark greg sana katilmiyorum ve laflar hazirladim. profesyonel sporculara bakarak vucudun ne zaman yaslanmaya basladigini anlarsin. 30 yasindan sonra sporcular sapir sapir dokulmeye basliyor ve cogu kariyerini noktalamak zorunda kaliyor. 35'ten sonra neredeyse hic yok ozellikle kendine bakanlar ve longevity kasanlar disinda. onlarin da performansi cok ciddi dusuyor.
0
antikadimag
(15.06.25)
Eskisi kadar uzun yol yürüyemiyorum. Zaten bu yüzden araba kullanmayı öğrenmek zorunda kaldım. Arabalara karşı ilgim sıfırdı birden tavan yaptı.

Ayrıca sabah zor uyanıyorum ve multitasking olayı da azaldı
0
runaway
(15.06.25)
(14)

Kriptoda varımı yoğumu kaybettim

bare gud dømmer meg
Anaparam 120 bin liraydı. 53 binini babamdan almıştım. Kalan para 45 bin lira. 2 gündür üzüntüden ne doğru düzgün uyuyabiliyorum ne yemek yiyemiyorum. Çaresizce zararına satış yaptım... Zararı toparlayabilsem anında uzaklaşırım bu pislik sektörden. Nolur bana bir yol gösterin
Anaparam 120 bin liraydı. 53 binini babamdan almıştım. Kalan para 45 bin lira. 2 gündür üzüntüden ne doğru düzgün uyuyabiliyorum ne yemek yiyemiyorum. Çaresizce zararına satış yaptım... Zararı toparlayabilsem anında uzaklaşırım bu pislik sektörden. Nolur bana bir yol gösterin
0
bare gud dømmer meg
(22.05.21)
2 yıllık maaşımı kaybettim. İşe zaten 2 yıl önce başlamış bir gencim. Bütün birikimim gitti.
0
🌸bare gud dømmer meg
(22.05.21)
uzun vadeli düşünüp, küçük küçük oynayıp biraz kazanmaya bakabilirsiniz.

Hiçbir şekilde tek bir yere yatırım yapmamak gerekli. Risk almışsınız. Kazanabilirdiniz de, ama olmamış.

Maalesef bunu bir ders olarak almanız gerekecek.
0
burfak
(22.05.21)
Neler yaptığınızı yazabilir misiniz?
0
stewie
(22.05.21)
şu an faydası olur mu bilmiyorum ama durumun o kadar kötü ödenmeyecek bir para değil

youtu.be
11.10 dan itibaren izle istersen
0
freebird5406_2
(22.05.21)
Zararına satış yaptıysan zaten parti senin için bitmiş. Bu işleri bırak, daha garanti yatırımlara yönelmen lazımdı. Pahalı bir ders olmuş.
0
roket adam
(22.05.21)
nerden hangi coin alıp nerden sattıgınızı ve şu an hangi coine sahip oldugunuzu yazarsanız belki faydalı bir öneri gelebilir.
0
dafuq
(22.05.21)
zararına satış konusunda durumumuz aynı. öncelikle şunu kabul edelim ikimiz de kriptoda zararına satış yapmaktansa anaparanın eridiğini görsek bile satmayıp beklememiz gerekirdi. ikimiz de satarak hata ettik. ama öte yandan şunu söyleyebilirim ki piyasaya emin ol yine canlanacak. senin yapacağın şey şu an artacağı kesin olan sağlam coinlerden düşüş anlarını bekleyerek düştükleri zaman almak ve sonra unutmak. daha sonra da coinlerin değerinin çok arttığı bir zaman diliminde anaparana tekabul edecek kadarını satıp anaparanı almalısın. sonra zaten kalan para ana paran olmayacağı için kafan rahat olur. kısa vadeli al sattan uzak dur kaldıraça girme. detaylar için özelden birbirimize moral verebiliriz. geçmiş olsun üzülme 6 aya kalmaz anaparanı geri alacaksın ama sakın hırs yapıp büyük riske girme ve benim gibi zarardayken satış verme
0
photo85
(22.05.21)
Gecmis olsun. Varini yogunu cok oynak bir araca koyarak hata yapmissin. Once saglik. Kendini cok uzme. Sonra da hatani dogru anla.
0
dunal
(22.05.21)
borsa da veya kripto da ister teknik analizi, temel analizi çok çok iyi bilin en önemli nokta psikolojik olarak hazır olmaktır. ilk önce hedefinizi belirlemek ve stop loss noktalarınızı belirlemeniz gerekir. eğer stop loss noktanız yok ise zararına satış yaparsınız ki bu sizi geri döndürülemez bir noktaya sokar. şunu ilk olarak anlamanız lazım, bu parayı kısa sürede toparlayıp çıkıcam en büyük yanılgılardan biridir. Panik sizi daha da hata yapmaya iter. Durumu kabullenin, sağlığınızı tehlikeye atmayın. hangi coine yatırım yapacağınızı iyi belirleyin, nerede alacaksınız ve kaç olunca satacaksınız. Stop lossunuz ne olacak bilin. 3 günde bu parayı çıkartmalıyım düşüncesini de aklınızdan çıkartın. borsa veya kriptoda en tehlikeli durum panik yapmak.
0
hlt1985
(23.05.21)
Bu toplanmayacak bir para değil. Para bulunur ama sağlık bulunmaz. İnsanlar neler yaşıyor üzülmeyin.


Ama finansal okuryazarlığınızı acilen yükseltin.
Yatırım için ayırdığın para ihtiyacın olmayacak, kaybedersen de üzülmeyeceğin bir miktar olmalı derler. Yine warren buffet'in bir lafı var "borsa sabırlı insanların, sabırsız insanların parasını aldığı yerdir"

Kripto aslında bir yatırım da değil spekülasyon piyasası.

Mesela yatırım sepeti nedir bunu bir araştırın. Tüm birikimi aynı enstrümana kullanmanın risklerini inceleyin. Buradan çıkaracağınız derslerle ilerde böyle şeyler yaşamamanız dileğiyle.

Bu arada aciliyetle bir psikologla görüşün. Sağlığından kıymetli değil hiçbir şey.
0
anten
(23.05.21)
Herkesin mutlaka böyle kaybettiği paralar vardır ders çıkartmak gerekir babanıza borçlanmak yine iyi bir yerde başka insanlar olmamasından iyidir. Sağlığınız olduğu zaman kazanırsınız halledersiniz, bu dönemde düşünmemek için spor özellikle yürüyüş yapın arkadaşlarınızla konuşun ama lütfen bu konuları çok açmayın açtıkça kafanızda büyür
0
esinikaybetmiscorap.
(23.05.21)
"zarari cikartmak" klasik kumar yanlisidir. dunyanin en spekulatif piyasasinda islem yapmak hardcore kumardir. zararini "sans yuzune gulerse" cikarabilirsin, ama devam edersen orta / uzun vade kalan 45'i de kaybetme ihtimalin DAHA yuksek. Kabullenme ve ders alma asamasina gecmek daha mantikli. gecmis olsun.
0
robokot
(23.05.21)
üzülme 60-70 k para değil. gençsin yerine koyarsın. ama bu işlere girme bir daha. dolar altın al beklet.

birde okuyanlar için bir uyarı: allah aşkına kaldıraç kullanmayın. forex gibi kriptoya göre çok çok az volatil olan piyasada bile nice ocaklar battı. kriptoda kaldıraç kullanmak müthiş bir çılgınlık. normal hali zaten hayvan gibi dalgalı. yapmayın etmeyin.
0
xrated
(23.05.21)
Senin için süreç tamamlanmış ve işlemini zararla kapamışsın. Malesef bu sektör böyle. Bu aşamadan sonra zararınla ilgili kimse birşey yapamaz. Bundan sonra bana göre bilmen gerekenler;

- Borç para ile yatırım yapılmaz. Zararı toplayayım derken o 45 bin TL'den de olursun.
- Hırsla yatırım yapılmaz. Borç aldığına göre demek ki "baba bu işte iyi para var, sen de yatır daha çok kazanalım" yaklaşımında oldun.
- Kısa/orta vadede lazım olacak parayla yatırım yapılmaz. O paraya gerçekten 1-2 sene ihtiyacın olmayacaksa yatırımda tut.
- Kripto piyasaları kısa yoldan kolay para yapma yeri değildir. Bunu bu şekilde görmeyin. Malesef geniş bir kesim daha pis yüzüyle yeni tanıştı.

Doğru bildiğimi tekrar tekrar söyleyeceğim. Bitcoin ve/veya diğer coin'lerin fiyatından bağımsız yıllardır bunu söylüyorum:

- Alt-coin denen varlıkların tamamı (istisnalar kaideyi bozmuyor) nitelikli dolandırıcılık organizasyonudur. Kumar niyetine %3-5'in ötesinde kesinlikle alınmamalıdır. Yatırım yapılacaksa uzun vadeli olarak ve düzenli (aylık/haftalık) şekilde (pat diye 100-150-300-500 bin TL olarak değil) Bitcoin biriktirmeli ve kar ettikçe satmalısın.

- Kriptoda olacaksan tüm varlığının belli bir yüzdesini (10-20-30) kriptoda tut ve o belirlediğin yüzdeyi geçme.
0
Lethe
(23.05.21)
(4)

Psikolog sorunsalı

dembudemdirdembudem
ayda 4 defa psikolog seansı alıyorum ve totalde 10 seansı aştık diyebilirim. sorunların %50'si öyle ya da böyle çözüldü. ancak şu sıralar aklımda olan şey şu: ortada bir suistimal var mı ? böyle giderse belki de 20 seansların üstüne çıkacak gibi görünüyor. marjinal fayda belli bir noktada istediğim
ayda 4 defa psikolog seansı alıyorum ve totalde 10 seansı aştık diyebilirim. sorunların %50'si öyle ya da böyle çözüldü. ancak şu sıralar aklımda olan şey şu: ortada bir suistimal var mı ? böyle giderse belki de 20 seansların üstüne çıkacak gibi görünüyor. marjinal fayda belli bir noktada istediğim yere geldi ancak bir süreden sonra artık zarara dönecekmiş gibi hissediyorum.

Sözün özü: her ihtimale karşı, olası bir kötü niyet nasıl anlaşılır ? (bilinçli süre uzatımı gibi ya da göreceli bi kavram ama faydanın analiz edilmesi gibi)
0
dembudemdirdembudem
(21.05.21)
Terapi seansları ve sayıları tam olarak ifade ettiğiniz şekilde yürümez.

Sorunlar ve dokunmak istediğiniz ya da süreç içerisinde dokunmanız gereken noktaların bittiğine inanıyorsanız bunu terapistinizle paylaşın. Neden devam ettiğinizi açıklar bence ki 10 seans çok az bu arada.

Psikolog değilim bu arada sadece uzun yıllardır bu deneyimin içindeyim.

Hasılı konuşun direkt terapistle
0
ruh i tibbiye
(21.05.21)
Suistimal olacak bir sey yok, kimi insan ömür boyu psikologa gider spora gider gibi, kimisi hayat kalitesini dusuren bir sey oldugunda gider, ve o mesele cozulunce birakir bir dahaki sefere kadar. Bu tamamen sana bagli, eger problemim cozuldu diyorsan tesekkur edip ara vermek veya birakmak istedigini soyleyebilirsin. yani bir psikolog 100% iyilestigini gormeden "artik gelme ya" demez, niye desin? suistimal etmek istediginden degil - sen seansa katiliyorsan istiyorsundur fayda gordugunu dusunuyorsundur. o yuzden tamamen sana bagli.

ayrica hic bir problem izole de degildir, kazdikca incelenebilecek yeni seyler cikar. kimisi bunlari konusmayi desmeyi sever, kimisi hayat kalitesini etkiledigii dusunmuyorsa desmek istemez. sen konunun ilerleyisinde seanslara devam ediyorsan istekli katilimci oldugun varsayilir yani. daha otesiyle ilgilenmiyorum dersen sen birakabilirsin.

veya en kotu bu dusuncelerini psikologunla paylasirsan sana soyler ne dusundugunu.
0
robokot
(21.05.21)
Bence danışan eğer terapiden aydınlanmış, rahatlamış çıkıyor ve sonrasında hala kalan bir şey olduğunu düşünerek tekrar, iradi olarak kendi güdüleniyorsa gitmek için ders devam ediyordur.
0
Lir Psikoloji
(21.05.21)
2 seneden fazladir haftalik seans aliyorum. Kazdikca yeni seyler cikiyor kafamin icinden. Hic fark etmedigim seyler fark ediyorum hala.

Maddi olarak belli bir yuk var dogrudur. Guven iliskisini de suistimal eden vardir kesin ama x seans yeterli gibi bir kavram yok.
0
cleric
(21.05.21)
(4)

Hangi polikliniğe gitmem gerek

Mossy
Ciğerlerim düşecek gibi öksürüyorum ve boğazım acıyor :(
Ciğerlerim düşecek gibi öksürüyorum ve boğazım acıyor :(
0
Mossy
(18.05.21)
Öncelik aile hekimi. Hastane için Kulak Burun Boğaz uygun olabilir.
0
dissendium
(18.05.21)
bu aralar salgın varmış valla, aile hekimi yonlendirir.

saka bir yana, tabii ki covid testine gideceksin.

edit: postlarina baktim, covidmissin zaten. hastaneye yattin mi hic? cigerlerin kotu durumda demek ki, oksijen saturasyonunu olcuyor musun? cok oksuruyorsan covid klinigine gitmen gorulmen gerekir herhalde.
0
robokot
(18.05.21)
Robokot ben covid değilim ev arkadaşım covid oldu. Izole falan da olmadı öyle çok fazla ama ben bu süreçte (onun hastalığı geçtikten sonra da) 3 kez covid testi oldum ve hepsinde negatif sonuç aldım. Yani sanmıyorum bir şey olduğunu.

Son zamanlarda çok fazla üşüttüm dün de soğuk bir şeyler içtim, sigara falan derken iyice kötüleşti.

Aile hekimim burada değil başka bir şehirdeyim. Kulak burun boğaz mı uygun olur bilemedim çünkü boğazımdan ziyade ciģerleim kötü.
0
🌸Mossy
(18.05.21)
Yalanci negatiflik diye bir sey var. Ciger filmi ile pozitif olup olmadiginiz anlasilir. Covid suphesi ile gogus hastaliklarina gidin.
0
65 derece
(18.05.21)
(9)

Kirada oturduğum evden çıkarken ayrıca temizlik ücreti alınır mı?

Pleiades
Merhaba,Ev sahibi ile evdeki zararlar konusunda anlaştıktan sonra(istemeye istemeye) evi teslim ettim. Senedimi aldım. Sözleşmeyi yırttı geri vermedi. Ondan evi eksiksiz teslim ettiğime ve alacak verecek olmadığına dair imzalı kağıt aldım. Her şey bitip eve geldikten 1 saat sonra bana senden temizli
Merhaba,
Ev sahibi ile evdeki zararlar konusunda anlaştıktan sonra(istemeye istemeye) evi teslim ettim. Senedimi aldım. Sözleşmeyi yırttı geri vermedi. Ondan evi eksiksiz teslim ettiğime ve alacak verecek olmadığına dair imzalı kağıt aldım. Her şey bitip eve geldikten 1 saat sonra bana senden temizlik parası almayı unuttum mesajı attı. Ödemeyeceğim ama en azından ararsa tekrar elim kuvvetli olsun.

Çıkarken ayrıca temizlik parası alma gibi bir yasal hakkı var mı? Sözleşmede ne yazıyor hatırlamıyorum.

Not 1: evi temiz aldım. Ama zararlar konusunda benden fazla para aldı.
Not 2: Bununla ilgili aşağıdaki metni buldum.

“Türk Borçlar Kanununun 317. maddesi uyarınca “Kiracı, kiralananın olağan kullanımı için gerekli temizlik ve bakım giderlerini ödemekle yüküm- lüdür. Bu konuda yerel âdete de bakılır.” Kiralananın kullanımının doğal bir sonucu olarak ortaya birtakım masraflar çıkmaktadır. Bu masraflar bazen kiraya veren bazense kiracıya ait olmaktadır. Genel olarak aksi kararlaştırıl- mamışsa mülkiyet hakkından doğan masraflar kiraya verene kullanım sebe- biyle oluşan masraflar ise kiracıya aittir. Dolayısıyla kiralananın kullanılması sonucu gerekli temizlik ve bakım giderlerinin kiracıya ait olması gerekir.”
0
Pleiades
(17.05.21)
çıkarken temizlik parası alınmaz ya. depozito aslında o. hani temiz verdim temiz alırım temiz değilse parasını alırım gibi.
0
kljgslsdkjsd
(17.05.21)
hepsi depozitodan kesilir, temizlik parasi diye ayri bir sey yok.
0
robokot
(18.05.21)
Temizlik parası nedir? Evi ahır gibi kullandıysanız adam zaten depozitodan düşerdi.

Temizlik çok göreceli bir kavram. Ancak genel olarak konuşursak eve girdiğinizde yerlerde görünür pislik yoksa temizdir. Çıkarken de aynı şekilde görünür pislik yoksa temizdir.

Ancak ben bir eve girsem, görünür pislik olmasa da baştan aşağı tamamen temizlerim veya birini tutar temizlettiririm. Banyosudur mutfağıdır hepsinin güzelce deterjanlarla elden geçmesi gerekiyor. Camların silinmesi, yerlerin tozunun alınması vs.

Ben girmeden hemen evvel ev sahibi bunları göreceğim şekilde yaptıysa/yaptırdıysa çıkarken de ücretini teslim ederim tabi. Ama hiç bir ev sahibi bunu yapmaz. Görünür pislik yok, temizdir der geçer. E siz de ahır gibi kullanmadıysanız böyle bir ücret vermenize gerek yok.
0
sylr
(18.05.21)
Engelle gec.
Yuz buldukca ustune cikar bu tipler.
0
divit
(18.05.21)
Apartman temizlik parası falan olmasın o ?
0
primetime
(18.05.21)
engelle geç. +1 temizlik parası ne ya
0
Hallegadola
(18.05.21)
@robokot bir şekilde depozitoya yattı zaten. Kesebileceği başka yer kalmadı. Ekstra para istiyor. Neden yattığını bir önceki gönderide anlattım.
0
🌸Pleiades
(18.05.21)
tamam depozitoyu da aldiysa artik (gecmis ola) daha da borcun yoktur. dedigim gibi, depozito o masraflar icin zaten.
0
robokot
(21.05.21)
temizlik parası falan diye bir şey yok, yeni yeni şeyler icat ediyorlar.
zaten evi temiz bırakmışsınızdır diye tahmin ediyorum, artık sonra yapacağı temizlik sizi ilgilendirmez.

yine de, benim eski ruh hastası mal sahibi bana tamamen söğüşleme amaçlı, haksız ve hukuksuz bir dava açmıştı ve bilir kişi de, ben evi pırıl pırıl halde boşalttıktan bir yıl sonra ev ahır haline gelmişken gezip "temizlik ücreti" diye 200 lira masraf çıkartmıştı.
yani böyle abuk subuk şeyler uyduruyorlar.
diğer konularda anlaşamamış olsanız böyle saçma hakları olabilir derdim ama bir temizlik parası için resmi ya da hukuki işlem yapmaya kalkacağını sanmıyorum.
0
blatta hiberna
(21.05.21)
(4)

Tl'nin Dolar Karşısında Değer Kaybetmesine Devalüasyon Denir mi?

onkiloversemtamamım
Tanım olarak aklıma takılan bir detay bu. Devalüasyon ingilizceden çevirirsek değersizleştirme manasına geliyor. Böyle düşünürsek kullanılır. Ama bildiğim kadarıyla ekonomide devalüasyon merkez bankasının sabit kur rejimi uygulamasına deniyor. Türkiyede sabit kur rejimi olmadığına göre buna başka bi
Tanım olarak aklıma takılan bir detay bu. Devalüasyon ingilizceden çevirirsek değersizleştirme manasına geliyor. Böyle düşünürsek kullanılır. Ama bildiğim kadarıyla ekonomide devalüasyon merkez bankasının sabit kur rejimi uygulamasına deniyor. Türkiyede sabit kur rejimi olmadığına göre buna başka bir şey mi demek lazım?
0
onkiloversemtamamım
(16.05.21)
Denemez. Devalüasyon sabit kur rejiminde ya da yarı sabit kur rejiminde para politikası aracı olarak devlet eliyle yapılırsa olur. Şimdiki gibi serbest kur rejiminde devalüasyon olmaz "paranın değerinin düşmesi" (depreciation) olur.
0
istanbul beyefendisi
(17.05.21)
denir.
istersen mahmut de toplamda fakirleşiyoruz.
0
aslindasorunumpsikolojik
(17.05.21)
ingilizce kelime anlami olarak denir. teknik olarak dendigi gibi sabit kur sisteminin ele yuze bulastirilmasi icin kullaniliyor yoksa.
0
robokot
(17.05.21)
istanbul beyefendisi +1. Bu bir makroekonomi terimi.
0
hot potato
(17.05.21)
(5)

Özel hastane rapor verir mi?

messina123
Gözüm kıpkırmızı oldu. Ekrana bakamıyorum ve işim sabahtan akşama kadar ekrana bakmakla geçiyor. Yarın özel bir hastaneye gidecem. 1 haftalık rapor verir mi?
Gözüm kıpkırmızı oldu. Ekrana bakamıyorum ve işim sabahtan akşama kadar ekrana bakmakla geçiyor. Yarın özel bir hastaneye gidecem. 1 haftalık rapor verir mi?
0
messina123
(16.05.21)
Verebilir ki verir de gozun aciyorsa falan
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
Teorik olarak verebilir tabii ki.
0
invictae
(16.05.21)
Tabi ki verir.
0
suicides underground
(16.05.21)
1 haftalik? neden kipkirmizi olduguna gore degisir. akı kizardiysa sabaha gecebilir bile.
0
robokot
(17.05.21)
verebiliyor. hatta sokak aralarındaki bazı saçma sapan küçük hastanelere girdiğinizde "rapor almak istiyorum" diye girdiğinizde muayene ücreti karşılığında haldır haldır veriyorlar.
0
co2s2
(17.05.21)
(6)

ülkeye girişte nakit para

dafuq
10bin avro ve üzeri için bildirimde bulunmak gerekiyor.kim nereden bilecek ki benim üzerimde 10bin avro para oldugunu?çantaya, valize, cüzdana, cebe, donumun içine sokarım ayrı ayrı 100bin euro da getiririm. nereden bilecekler?
10bin avro ve üzeri için bildirimde bulunmak gerekiyor.
kim nereden bilecek ki benim üzerimde 10bin avro para oldugunu?
çantaya, valize, cüzdana, cebe, donumun içine sokarım ayrı ayrı 100bin euro da getiririm. nereden bilecekler?
0
dafuq
(16.05.21)
Yastık altında saklayacaksan yakalanmama ihtimali var. Bankaya yatırırsan nerden geldi bu para diye sorabilirler.
0
himmet dayi
(16.05.21)
kalın desteyi bulurlar. sonuçta arama yapıyorlar fiziksel olarak. valizde xrayde de gözükür.

kripto para olarak sokarsın ama.
0
xrated
(16.05.21)
Geçirirsiniz, geçiren birçok kişi oluyordur sanıyorum. Ama yakalanırsanız sıkıntı olur, şimdi baktım paranın tümüne el konması da mümkünmüş. Ben bir defasında uzun uçuştan gelmiş iç hat terminaline geçecekken yorgunluktan hangi yöne gideceğim diye biraz etrafıma bakındım, iç hatta geçiş kapısında normalde kullanılmayan xraydeki görevli şüphelenip beni çağırdı, sadece benim bagajları xrayden geçirdi mesela.
0
mikro patlama
(16.05.21)
Gurbetçiler de tam olarak böyle düşünüyor. Yastık içine, ceketin içine diktikleri gizli ceplere, çay paketlerine vs. saklıyorlar.
Ve yakalanıyorlar.

turizmavrupa.net
0
dre mithatoğlu
(16.05.21)
butun parayi kaptirma ihtimali olunca hic bir sekilde degmez.
0
robokot
(17.05.21)
Bir deste 10000€ Bizim gurbetçiler külotunda getiriyor genelde.
0
gatherer
(17.05.21)
(8)

Kondom doğum kontrolü için tek başına yeterli mi

okadardakolaydegilmis
Islaklıkla bile hamile kalma olasılıkları efsane mi?Doğum kontrol için kondom yeterli bir önlem mi?
Islaklıkla bile hamile kalma olasılıkları efsane mi?
Doğum kontrol için kondom yeterli bir önlem mi?
0
okadardakolaydegilmis
(16.05.21)
çok büyük oranda korur ancak asla %100 koruma sağlamaz.
0
candide
(16.05.21)
patlak değilse yeterli.
0
xrated
(16.05.21)
Olasılığı sıfırlamaz ama sıfıra oldukça yaklaştırır. Sadece doğru takıldığına ve ilişki sırasında çıkmadğına/patlamadğına emin olun.
0
kojonotsuki
(16.05.21)
Dogru kullabilirsa yeterli.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
kondom + çekilme çok daha garanti. işi hiç şansa bırakmamak gibi bir şey. eğer kafaya takacağınız bir durumsa böyle yapmanızı tavsiye ederim.
0
avianthem
(16.05.21)
kondom patlamadıysa hem doğumdan hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklardan %100 korur. arada bariyer varken mantıken mümkün değil zaten.
0
nathanieltroy
(16.05.21)
İçindekini aynı kıvamda tutabilirsen çift kat güvenli
0
theroyalgiant
(16.05.21)
@nathanieltroy cinsel yolla bulasan hastaliklardan %100 korumaz, herpes, hpv gibi virusler acik bolgelerin temasiyla bulasir, kondomun sadece sınırlı bir faydası olur. yani kondom var ben hpv / herpes kapmam denemez.
0
robokot
(17.05.21)
(6)

Telif Meseleleri Filan..

silah taciri
Şimdi bir internet sitesi açtık diyelim. Burada Youtuber şahısların videosunu doğrudan Youtube bağlantısıyla paylaşıyoruz diyelim. Bunda telif vb. açıdan sıkıntı olur mu?
Şimdi bir internet sitesi açtık diyelim. Burada Youtuber şahısların videosunu doğrudan Youtube bağlantısıyla paylaşıyoruz diyelim. Bunda telif vb. açıdan sıkıntı olur mu?
0
silah taciri
(16.05.21)
Olmaz. İstersen o videoları direkt youtube üzerinden kendi sitene embed edebilirsin.
0
mg3929
(16.05.21)
kullanici videoyu embed etmeni engellemek isterse o opsiyonu secebiliyor zaten. O zaman videoyu embed ettiginde kullanici videoyu sitenden izleyemiyor, tikliyor youtube aciliyor, oradan izleniyor. ama nadirdir o opsiyonu secen.
0
robokot
(16.05.21)
Embed link olarak paylaşım yapmakta bir sakınca yok. Ancak eğer Google Adsense ile para kazanmayı düşünüyorsanız sitenizde videoların olduğu postlarda aynı zamanda metin içerikleri de olması gerekiyor. Sadece videolardan oluşan bir siteye Google para kazanmak için onay vermiyor, onu ek olarak belirteyim.
0
gak
(16.05.21)
geçenlerde sezen aksu'nun (yani onun telif işlerini takip eden kurum kimse) bir siteye iddiaya göre sadece gömülü (embeded) olarak kullandıldığı halde dava açtığı konuşulmuştu.

link: www.kulturservisi.com
0
Ufuk
(16.05.21)
Embed demek istemiştim ben de.. youtube linki doğrudan video sahibinin paylaştığı video olacak. Benim sitem üzerinden tıklandığında benim sayfam üzerinde onun youtube videosu izlenecek..
0
🌸silah taciri
(16.05.21)
o zaman dedigim gibi kullanici embedi bloklamadiysa bir sey olmaz. blokladiysa da uyari cikar zaten izlenmez site uzerinden.
0
robokot
(17.05.21)
(21)

Karpuz-peynir-ekmek üçlüsünü kim yiyor?

Jux
Bir marmaralı olarak bu üçlüyü yiyen kimseyi görmedim gerçek hayatta. Hangi yöreye ait bu yeme stili? Sözlükte bu kadar seveni görünce acaba belli yörelerde mi meşhur diye düşündüm.
Bir marmaralı olarak bu üçlüyü yiyen kimseyi görmedim gerçek hayatta. Hangi yöreye ait bu yeme stili? Sözlükte bu kadar seveni görünce acaba belli yörelerde mi meşhur diye düşündüm.
0
Jux
(16.05.21)
4 kuşak istanbul beykozlu bir birey olarak vazgeçilmezimiz
0
delikedidilimiyedi
(16.05.21)
adana'da meşhur olduğunu biliyorum. hatta sokak satıcıları plastik kaplara karpuz peynir kesip satıyorlardı. ekmeği hatırlayamadım. diyarbakır'da yaşayan dayım arada aile grubunu fotolarken bu kombinle çok foto atmıştı yaz dönemlerinde. belki de karpuzu meşhur olan illerden çıkıp yayılmış bir gelenek olabilir.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
Hatay Antep bölgesi önde gelir sanırım bu konuda. Kırıkhan ilçesinde de zaten kavun üretilir. Karpuzun yerine geçer bazen
0
Erva
(16.05.21)
7 göbek istanbulluyum, dedem takım elbiseyi vitali hakkodan alır karpuzu peynire bandırır yermi$.
0
goodz
(16.05.21)
Nevşehir’de genelde bağa tarlaya çalışmaya gidilince orada yenir. Yeni nesil yemiyor tabi.
0
hepbiarayisicinde
(16.05.21)
her yerde yenir ki, asıl sizin kimseyi görmemeniz garip.
0
candide
(16.05.21)
@candide, her yerde yendiğine nasıl bu kadar emin olabiliyoruz? Yenmesini garip karşıladığımı düşünüp önyargılı yorum yaptığınızı düşünüyorum. Halbuki öyle bir ima içermiyor sorum.
0
🌸Jux
(16.05.21)
izmirli göcmen cocuguyum. cocuklugumuz bu üclü ile gecti.
0
spivak
(16.05.21)
istanbul dogumluyum, kendimi bildim bileli yerim. aile dedeler falan dogu anadolu, onlar da yerler. ancak ekmek olayini gormedim hic ben de, karpuz + peynir sadece.
0
robokot
(16.05.21)
yazın sabahları işe gitmeden yapıyordum. valla mükemmel gidiyor herkese öneririm. sabah kalk çay koy bayat ekmeğe reçel sür falan hiç uğraşmaya gerek yok.

dolaptan çıkar buz gibi karpuzu, biraz da peynir, bunun yanına ekmek bile yesen bayat gibi gelmiyor.

kimden çıktığını hiç bilmiyorum. ben de istanbulluyum hep çevremdekiler seviyor bunu.
0
bohr atom modeli
(16.05.21)
biz de istanbulluyuz, gayet severek yiyoruz. yazın bildiğin ara ara ana akşam yemeğimiz bu oluyor.
0
roket adam
(16.05.21)
herkes yer bunu.
0
baldur2
(16.05.21)
Tüm Türkiye
0
yarey
(16.05.21)
denizden gelince ne yicen, kahvalti gibi cikarip yeriz biz.
0
durgunfoton
(16.05.21)
Bütün dünya her:)
Şaka bir yana, Trakya da, İstanbul un çeşitli yerlerinde, Çanakkale, Ayvalık, Karadeniz sahil şeridi, Ankara, Gaziantep, Hatay, Mersin, egeyde bir çok yerde yendiğini gördüm.
Ekmek her zaman eşlik etmiyordu ama sevilmediginden değil, asıl unsur olmamasından.
Evet sizde yenmedigine göre teknik olarak her yerde yeniyor diyemeyiz elbette ama belli bir hata payı içerisinde her yerde bilinen ve yenilen bir şey diyebiliriz.
0
kisa
(16.05.21)
bulgar göçmenleri de yer.
0
slow like honey
(16.05.21)
Antalya'da karpuz toplarken bizde yerdik.
0
komando kani var bende
(16.05.21)
Marmara'da doğdum büyüdüm, çevrede garipseyen görmedim. Yöresel değil, genel bir fenomen gibi ama böyle şeyler aileye de bağlı biraz. Ben de karides yeme fikrine sıcak bakamıyorum, annem böcek gibi derdi çocukluğumdan beri. Sevmiyorum değil, yeme fikri kötü geliyor. Belki sizin ailede de böyle bir durum varsa, yenmemiştir. Aile dışında da dikkatinizi çekmemiştir.
0
evrim halkasi
(16.05.21)
garip gelecek ama fransa'da bile yeniyor :D

chevre denilen keci peyniri, karpuz, pancar veya kayisiyla falan salata yapiliyor.

ayrica yesil uzumle de cok guzel gider bu kombinasyon.
0
chezidek
(16.05.21)
Marmara'nın tam olarak neresindensiniz bilmiyorum ama ben Balıkesirli olarak sürekli bu döngüdeyim. Görmemenizi garipsedim
0
laputa
(16.05.21)
Yalovalıyım, Ankara'da yaşıyorum, inşaata gelen işçiler hariç hiç görmedim ben de.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
(6)

Tavan yapacak hisseye alış emri fiyatı nasıl verilmeli?

fobfilm
Mesela bir şirketle ilgili çok olumlu bir haber olduğunda ardarda % 10 artışlar oluyor. Pazar akşamı açılış için değeri 4 lira olan bir hissenin alış emrini kaç tl olarak girersek satın alabiliriz?Bunun tam tersi de mümkün tabi. 4 tl hisse değeri olan şirket taban yapacaksa elden çıkartabilmek için
Mesela bir şirketle ilgili çok olumlu bir haber olduğunda ardarda % 10 artışlar oluyor. Pazar akşamı açılış için değeri 4 lira olan bir hissenin alış emrini kaç tl olarak girersek satın alabiliriz?
Bunun tam tersi de mümkün tabi. 4 tl hisse değeri olan şirket taban yapacaksa elden çıkartabilmek için satış emrini kaçtan girmek gerekir?

Naci Ağbal'ın görevden alındığı haftasonu elimdeki hisselere o anki değerlerinden satış emri vermiştim ama sabahtan taban yaptığı için hepsi elimde patladı mesela.
0
fobfilm
(15.05.21)
sen siradan vatandassan oyle garanti paralari sana yedirmezler.
sen ne emir verirsen ver sana sira geldiginde is isten gecmis olur, ozetle.
0
robokot
(15.05.21)
aracı kurumun kimse ara sor yarın için emiri en erken kaçta verebilirim diye. Genelde 18:14 falan oluyor. Tam o dakikada tavan fiyattan emir gir. Şansın varsa sırada önlerde olduğun için sana gelebilir. Ama bunu robotla milisaniye dahilinde yapanlar olduğu için sana mal ancak tavandan kitlendiğinde gelir. Aldığınla kalırsın. Satış için de geçerli. Hatalı olduğun yer limit emir vermişsin, piyasa versen belki giderdi.
0
zoghurt
(15.05.21)
@zoghurt Tavandan kitlendiğinde gelmek ne demek? Tavan fiyattan emir girip o fiyattan alıyorsam neden aldığımla kalayım?
0
🌸fobfilm
(15.05.21)
Pazar akşamı değil cuma akşamı seans bitince vermeniz lazım emri. Birçok kurum 18:15de açıyor bazıları 18:20 bazıları 18:25.

Önemli olan kendi kurumunuza ilk sıradan girebilmek. Sabah ise aracı kurumlar tek seferde spkya gönderiyor emirleri. Sanırım spk da hergün sırayı değiştirerek bir kurumu öne alıp sırayla her kurumdan bir bir gidiyor. Son kısım benim tahminim.
0
prodeq
(15.05.21)
Prodeq+1 ama son kısmı hariç. Emirler SPK ya vs iletilmiştir. 18:15 te tavana alım emri girersen olur da tavandan düşük bir fiyatta eslesirse oradan alır.
0
primetime
(15.05.21)
İletilmiştir değil iletilmez olacak . Mobilde duzeltemedim.
0
primetime
(15.05.21)
(10)

Ünlü zenginlere çok mesaj gönderiyorlar mıdır insanlar?

etna
Yani Bill Gates veya LeBron James veya cem yılmaz ne bileyim Abdurrahim Albayrak gibi zengin bilinen insanlara sosyal medyadan çok mesaj gönderiyorlar mıdır? Açım, işim yok, bisiklet alicam maaşı yardım eder misiniz gibi?
Yani Bill Gates veya LeBron James veya cem yılmaz ne bileyim Abdurrahim Albayrak gibi zengin bilinen insanlara sosyal medyadan çok mesaj gönderiyorlar mıdır?
Açım, işim yok, bisiklet alicam maaşı yardım eder misiniz gibi?
0
etna
(15.05.21)
Evet. Özellikle yorumlar kısmında bir sürü böyle yorum var.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
Pahalı ayakkabı ve telefon olduğunu görenler o kişiden para istiyor. Düşün yani sadece buna bakarak.

Dediğin kişilerden kesinlikle çok isteyen vardır. Sadece isteme de değil. Mesela benzin almak ister pompacı bahşiş ister, mekana gider garson bahşiş ister.
0
rene
(15.05.21)
Bence evet.
0
invictae
(15.05.21)
Ohoo. YouTube'da, Instagram'da takipçi sayısı 10 bin olan kişiler bile mesajlara çok olduğu için bakamıyorum dediğine göre onlara binlerce mesaj geliyordur.
0
dissendium
(15.05.21)
Bill gates lebron falan ülkenin en büyük gazeteleri bile ulaşmak için ajanslar aracılığıyla mesaj gönderiyor çok mesaj gidiyor mu ne? :)

1 milyon takipçisi olan adama sosyal medyada aktifse günde 3-4bin mesaj atılıyordur emin ol
0
avatar is back
(15.05.21)
Bana bile gunde 10 tane mesaj geliyorsa(eksiden) onlar bildirimleri acamiyorlardir.
0
divit
(15.05.21)
Ünsüz olduğum halde ben bile günde birkaç mail alıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
sirf sizofrenler gunde binlerce mail atiyorlardir.
0
robokot
(15.05.21)
Her yer modern dilenci dolu.

Bir ürünle ilgili distribütörlük sayfam var instagramda.deneme için ürün seti isteyenler,300 takipçiyle ürün tanıtımı yaparımlar,ürün göndermezsem kötü reklam yapacağını iddia edenler gırla gidiyor.numuneci dolu ortalık.
0
duptıs
(15.05.21)
Saydigin isimlere ben zaten her gün beni evlat edinmeleri yonunde bilincalti telkinler iceren atıyorum.
0
yuzo
(16.05.21)
(1)

Valtrex 500mg ihtiyaci/alternatifi

6 underground
MerhabaUçuk problemim en son eritema multiforme'ye evrildigi icin valtrex kullanmaya baslamistim. 2 yil sonra sadece uçuk hissettiğimde kullanmaya devam ettim doktorumun tavsiyesi ile. O yuzden evde hep olur fakat 11 mayis sali gunu aile hekimimin kafasina gore dukkani kapatmasi yüzünden! yazdiramad
Merhaba
Uçuk problemim en son eritema multiforme'ye evrildigi icin valtrex kullanmaya baslamistim. 2 yil sonra sadece uçuk hissettiğimde kullanmaya devam ettim doktorumun tavsiyesi ile. O yuzden evde hep olur fakat 11 mayis sali gunu aile hekimimin kafasina gore dukkani kapatmasi yüzünden! yazdiramadim ve 2 gundur hissettigim ucuklari aseton vs ile bastirmaya calisiyorum altermatif tip seklinde. Evi talan ettim bir tane ilac kalmistir cantamda biyerlerde diye. Uçuklara engel olamadim. Pazartesi gunune kadar kotu hale geleceginden korkuyorum. En yakin nobetci eczane/hastane bile uzakta. Ne yapmaliyim? Bir oneri bir tavsiye bir dermatolog? Bu vesileyle kronik ve agir bir hastaligi olan ve ilaca erisimi olmayan herkese acil sifalar diliyorum ictenlikle.
0
6 underground
(15.05.21)
evde bu ilaca alternatif bulamazsin. ucuga oyle bir cozum olsa hepimiz kullanirdik - bu ilac sinifi ilk bulundugunda mucitleri nobel aldi oyle diyim sana. herpes virusune baska hic bir sey ise yaramaz, kesin bilgi.

nobetci eczane ceza sebebiyle gitmiyorsan sayet, eczaneye her turlu gidebilirsin saniyorum. uzak da olsa gidilir yani. gecmis olsun.
0
robokot
(16.05.21)
(5)

Çok takıntılı biriyim napmalıyım?

namidigerkokuc
Hayatı normal insanlar gibi yaşayamıyorum. Kafayı bir şeye taktığım zaman, o şey o anda çözülmesi gerekiyor meselenin benim için. Normalde eğer o şeyin belli olacağının zamanı varsa, normal insanlar gibi 'şu anlık yapacak bir şey yok işime bakmam lazım' demem gerekiyor, bunu da biliyorum. Ama yapamı
Hayatı normal insanlar gibi yaşayamıyorum. Kafayı bir şeye taktığım zaman, o şey o anda çözülmesi gerekiyor meselenin benim için. Normalde eğer o şeyin belli olacağının zamanı varsa, normal insanlar gibi 'şu anlık yapacak bir şey yok işime bakmam lazım' demem gerekiyor, bunu da biliyorum. Ama yapamıyorum. Hayatımın akışını çok bozuyor benim bu durumum. İlerde evlenince o kişiye de bu huyumun ceremesini çektirmek istemiyorum. Napacağımı bilemiyorum
0
namidigerkokuc
(13.05.21)
Bu tür sorular da biraz zaytung haberi gibi oluyor. Yani "takıntılı olduğunu öğrenen genç şimdi de nasıl takıntılı olunmayacağını takıntı haline getirdi" tarzında değişik bir döngü oluyor.

Benim tavsiyem düz mantık, bu kadar üstüne düşünmemek. Artık kendine bir meşgale mi bulursun ya da "salla gitsin" moduna mi girersin bilmiyorum ancak düşünme. Tabii düşünmediğini de düşünme bu sirada. Olmuyorsa da artık profesyonel destek almaya çalış.
0
j r r tolkien hayrani
(14.05.21)
Soyledigin seylerin "kisilik ozelligi" veya "psikolojik / psikiyatrik rahatsizlik" farkini anlaman icin sorman gereken tek soru var: bu durum benim gunluk hayatimi, hayat kalitemi kontrol edemeyecegim sekilde (ve negatif anlamda) etkiliyor mu?

cevabin evetse profesyonel destek almalisin - bunun icin doktor arastirman gerekli. buldugun ilk kisiye gitme.

eger cevabin hayir ise yapacak cok bir sey yok. bu soruyu ara ara kendine tekrar sor ne olur ne olmaz.

edit: durumun yoksa kendin de bilissel terapi calisabilirsin.
0
robokot
(14.05.21)
Yapılacak şeyi planlayabilirsiniz. Bu konuyla salı günü şu saatte ilgileneceğim gibi.

Bu düşünce aklınıza gelirse, onu planladım bile diye savuşturursunuz.
0
EasyTiger
(14.05.21)
Ve robokot +1

Psikologa gitmeni öneririm. Çözdükten sonra hayat farklı oluyor.
0
EasyTiger
(14.05.21)
Dogru psikiyatriye.
0
invictae
(14.05.21)
(19)

Hazır baklavayı mı daha çok seviyorsunuz ev baklavası mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Sorum basit: Ev baklavası mı seviyorsunuz yoksa hazır baklava mı? Ben hazır baklava seviyorum nedense. Ama hafif olmalı. Annemin yaptığı baklava efsanedir. Bayramda herkes anneme baklava yapıp yapmadığını sorar, gelen gidene yetmez bile. Ama buna rağmen ben nedense hazır baklava s
Merhaba arkadaşlar,

Sorum basit: Ev baklavası mı seviyorsunuz yoksa hazır baklava mı? Ben hazır baklava seviyorum nedense. Ama hafif olmalı. Annemin yaptığı baklava efsanedir. Bayramda herkes anneme baklava yapıp yapmadığını sorar, gelen gidene yetmez bile. Ama buna rağmen ben nedense hazır baklava seviyorum. Siz ne seviyorsunuz?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(13.05.21)
kaliteli bir baklava ise hazır baklava. kalite standartım yüksektir, baklavanın içindeki fıstığın kalitesini, kullanılan tereyağını çok rahat bir şekilde ayırt edebilirim. antep'te bile 6-7 tane baklavacıyı kaliteli sayabiliyorum.


onun haricinde her şey için ev baklavası. hatta sütlü ev baklavası :)
0
a darkness coming
(13.05.21)
Ben annemin yaptigi baklavayi diger tum denediklerime tercih ederim. Yalniz hazir baklava denen tek bir sey de yok ki, farkli farkli yerlerin farkli farkli baklavalari var. Belki biyerlerde annemden daha guzel baklava yapan yerler vardir ancak ben henuz denememisimdir.
0
j r r tolkien hayrani
(13.05.21)
Hazır ya
0
ananiyimioguz
(13.05.21)
ev baklavasını hiç sevmem. pastane baklavasına ise ba-yı-lı-rım.
0
hlot
(13.05.21)
Bu soru benim için cevizli mi fıstıklı mı anlamına geliyor. Yediğim tüm ev baklavaları cevizliydi çünkü. İkisi arasında fıstıklıyı tercih ederim kaliteli bir yerden ama cevizli yiyeceksem şayet kesinlikle ev baklavası diyorum dışarıdan cevizli baklava almam. Belki de alırım çok canım çektiyse bilemedim şimdi hepsi benim bebeklerim.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.05.21)
hazır. zaten neredeyse her şeyin ev yapımından ziyade hazırını severim.
0
candide
(13.05.21)
ev baklavasının en iyisi bile belli bi standardı yakalayamıyor ki çok benim diyen kişiden yedim.

Hazır baklavaların da dandiği çekilmiyor hiç ama kalitelilerine bayılırım.

Tabii ki fıstıklı olacak bi de
0
nundu
(13.05.21)
yaslandikca ev baklavasini daha cok sevdigimi fark ettim.
0
baldur2
(13.05.21)
Cevizli de ev baklavasi, fistikli ise Antep Kocak baklava
0
balpolen
(13.05.21)
karar veremedim ya. cevizli ev baklavası da orgazmik.

ben fıstıklı hazır tel kadayıf üstüne kaymak deyip geçiyorum.
0
bohr atom modeli
(13.05.21)
ev baklavası acı bir tecrübedir.
0
mikahakkinen
(13.05.21)
Ev baklavası hayatımda yediğim en noktan tatlı olabilir ya. Kim yaparsa yapsın. Sözde annem de iyi yapar. Dedim anne bu şeyi yapma. Kullandığın şekere yazık. En kötü hazır baklava, en iyi ev baklavasına 10 basar 8 e katlar.
0
allah yazdiysa bozsun
(13.05.21)
baldur2+1
Yas aldikca ev baklavasi daha iyi gelmeye basladi. Hazirlar sekerli hamur gibi geliyor artik. Bizde ev baklavasinin dilimi tas gibi agirdir, ozellikle en alt tabaka mukavva gibi olur. Ici ceviz doludur, kivamini, agdasini cok iyi tutturur annem. Gavurun dedigi acquired taste kavramina ornek bence ev baklavasidir
0
neverletyougodown
(13.05.21)
Hazır. Ev baklavasından hoşlanmıyorum.
0
meraklitursucu
(13.05.21)
hazır baklavayı daha çok seviyorum. fakat güzel yapılmış ev baklavasının da tadı bi başka oluyor.
0
false pretension
(13.05.21)
valla gaziburma gibi yerlerde yapılan hazır baklava ev baklavasını ikiye böler beşle çarpar.

düzgün hazır baklava her türlü ev baklavasını yer bitirir.
0
avianthem
(13.05.21)
ev baklavasının hastasıyım. anneannem muhteşem yapardı ve yarım tepsiyi 3 günde tek başıma yerdim. onun tarifiyle ben de yaptım ama onunki kadar güzel olmadı. ama inanıyorum bir sonraki denememde daha güzel olacak.

cevizli ev baklavası kalp ben.
0
batlegolas
(13.05.21)
Ev baklavası kötü ya.
En büyük sebebi o hamurunu zar gibi açmak ya makine ya da profesyonellikle mümkün. Tabi baklava için özel unlar falan da var. Mesela hazır baklava hamuru(açılmış) satılıyor marketlerde. Onunla yapınca ancak hazıra yakın oluyor. Öteki türlü, ev baklavası şekerpareden farksız geliyor bana, tortu gibi.

Evde soyarak kızartılan patatesle burger king patatesi kadar farklı.
0
neysene
(14.05.21)
hazir iyidir. ev baklavasini kimin yaptigina gore ve o gunku sansina gore 1000 cesidi oluyor. hazirda ne cikacak biliyorsun. dandiginin de pahalisinin da kendine gore bir standardi var.
0
robokot
(14.05.21)
(11)

Eti çok pişirince ziyan mı oluyor?

vatanperver
Sözlükte hep öyle diyorlar. Halbuki ben çok pişmiş seviyorum.
Sözlükte hep öyle diyorlar. Halbuki ben çok pişmiş seviyorum.
0
vatanperver
(12.05.21)
evet, ortası mora çalmalı en kenarı kahverengi olmalı. yumuşacık ve sulu, mis.
0
hayaletimsi
(12.05.21)
nasıl seviyorsan öyle yemelisin, diğer türlü ziyan olur. yakmadığın sürece istediğin kadar pişirebilirsin. proteinlerin denatürasyonu (özellikle miyoglobin) ve etin kuruması dışında önemli bir etkisi olmaz.
0
bluntaf
(12.05.21)
yeni moda oldu bu da utanmasalar hayvanı canlıyken yiyecekler :D orta pişmiş bile gelse midem bulanıyor benim, hiç yiyemiyorum.
0
theseachange
(12.05.21)
evet suyu gidiyor saman gibi oluyor.
0
jelly bear
(12.05.21)
Sevdigin sekilde olmazsa ziyan oluyor sadece.

Sadece kalori degil, keyif icin de yiyorsan, nasil seviyorsan oyle yapacaksin. Eger sevdigin gibi olmuyorsa ziyan olmus demektir. Cok pismis seviyorsan ama birileri oyle diyor diye az pismis yapip yiyip begenmiyorsan ziyan olmus demektir.

O yuzden nasil istiyorsan oyle yap ve göm.
0
robokot
(12.05.21)
Çeşitli pişirme tekniklerine göre lezzet ölçüsü değişir.
Tandır yaparsanız az pişmiş gibi bir şey olmaz ancak şu da bir gerçek ki, neyin iyi olduğu bir kriterdir fakat sevdiğiniz şekilde yemek yiyorsunuz diye kimse bir şey diyemez
0
kisa
(12.05.21)
En iyisi nasil seviyorsan odur. Az pismis zevk alamayacaksam cok pismis ye, ziyan olmaz. Hosuna gitmeyerek yersen ziyan olur. Gatekeeping'e gerek yok
0
fakyoras
(12.05.21)
sürekli çevir 10 dakika yeter işte. ben mesela orta pişmiş severim.
0
alt4y
(12.05.21)
Çok fazla pişirince kuruyor.
0
chavezding
(12.05.21)
niye "ziyan" olsun yahu? bu f/p neslinin sigligi beni olduruyor.
0
hot potato
(12.05.21)
ya ziyan derken şöyle, etten ete lezzet farkı var ya, çok pişirince hepsi kuruyup birbirine benziyor. ama orta - az pişmiş, içi hafif sulu etlerde gerçekten etin tadını alabiliyorsun. o yüzden ziyan demişlerdir. sütlü kahve içenlerin kahve tadını anlamaması gibi bir şey (ben)
0
roket adam
(12.05.21)
(7)

İf clause cümlede was were kullanımı

neysene
Ekteki görselde was ve were seçilerek herhangi birini kullanabiliyor muyuz yani, “if i were you” kalıbı için? Burada was kullanılmaz diye öğretildi hep.
Ekteki görselde was ve were seçilerek herhangi birini kullanabiliyor muyuz yani, “if i were you” kalıbı için? Burada was kullanılmaz diye öğretildi hep.
0
neysene
(09.05.21)
Kullanabilirsiniz.
0
dissendium
(09.05.21)
"if I was you" amerikanlar pek sevmez. "if I were you" en sık kullanilir.
0
robokot
(09.05.21)
buradaki kullanilan grammer kalibi subjunctive mood. bir nevi dilek/sart kipi.
0
rm
(09.05.21)
Üç örnek de unreal conditional, bu durumda genellikle was kullanımı doğru kabul edilmez.
0
nerobianco
(09.05.21)
@nerobianco
Ben de öyle biliyorum fakat cambridge university press olan kitaptan alınan örnekti bu. Raymond murphy’nin kitabı
0
🌸neysene
(09.05.21)
subjunctive oldugu icin were. hatta was kullanimi yanlis kabul edilir.

buyurun buradan:
www.bbc.co.uk

bon jovi de bir sarkisinda if i was your mother diyor gerci...
0
yoggi
(09.05.21)
Nero+1, cambridge british oldugu icin farkli olabilir.
0
pofudukayi
(09.05.21)
(5)

Zeka oyunlarında başarısızlık

vizivozo
Çok da gerizekalı biri değilimdir, hatta matematiğim okulda hep çok iyi idi.üniversite sınavında da ilk yüzde üçe girmiştim. Mühendislik okudum.Fakat zeka küpü olsun, dama olsun, go olsun hiç beceremiyorum. Bu tür oyunlarda bir hamle ötesini tasavvur edemiyorum. Bilgisayara karşı 500 kere go oynamı
Çok da gerizekalı biri değilimdir, hatta matematiğim okulda hep çok iyi idi.üniversite sınavında da ilk yüzde üçe girmiştim. Mühendislik okudum.
Fakat zeka küpü olsun, dama olsun, go olsun hiç beceremiyorum. Bu tür oyunlarda bir hamle ötesini tasavvur edemiyorum. Bilgisayara karşı 500 kere go oynamışımdır, gram ilerleme yok. Yoksa ben zurna mıyım ?

* Odaklanma sorunum, performans anksiyetem var ve hafızam kötü.
0
vizivozo
(08.05.21)
Öyle lanse edilse de bu tarz oyunların zekayla pek ilgisi yok. Taktik öğrenmen lazım.

Satranç'ta mesela 1-2 tane açılışı çok iyi öğrendim, oyun ortasında üstünlük kurduğum an taş değişiyorum, eğer bi dikkatsizlik yapmazsam oyun sonuna fazla taşla girip kazanıyorum genelde. Bunun zekayla çok bi ilgisi yok. Hafıza ve odaklanmayla ilgisi var ama.

Eğer bu oyunlarda iyi olmak istiyorsanız taktikleri öğrenin. Go'da da vardı işte merdiven, 3-5 taşlık senaryolarda ne yapılması gerektiğini falan ezberleyebiliyorsunuz. Onları ezberledikten sonra sizden daha az şey ezberleyebilen insanlara karşı kazanırsınız.

Profesyonel seviyede işler değişiyordur belki de hobi amaçlı baya bi yürürsünüz bu şekilde.
0
plutongezegendegilmi
(08.05.21)
Zeka tekil bir yapi degil globaldir, bir suru komponentten olusur. Bir kisim bilissel islevlerde iyi bir kisminda kotu olabilirsiniz. Ornegin yurutucu islevler denen beynin daha ziyade dorsolateral prefrontal korteksinin sorumlu oldugu islevlerde daha zayif (bu tarz oyunlar siklikla yurutucu islev performansi gerektirir), hesaplama islerini yuruten bolgeler acisindan daha iyi performansli olabilirsiniz.
0
gibicibicis
(08.05.21)
plutongezegendegilmi'nun dedigi gibi ama tam oyle de degil. bu oyunlarin zeka ile ilgisi yok diyemeyiz tabi ki ama taktik'leri stratejileri bilmek onemli. mesela zeka kupunu cozmen icin bilmen gereken 7 hamle var(hobbylark.com). bu 7 hamle sayesinde zeka kupunu cozebilirsin. asiri zeki birisi tabi bu hamleleri kendisi de bulup/gorebilir ama zeka kupunun zeka ile alakasi yok gercekten.


satranc/go gibi oyunlar ise temelinde strateji oyunu. satrancta acilislari, oyun ortasi stratejilerini ve oyun sonu stratejilerini bilmek lazim. ama bunlar yeterli degil tabi ki. rakibin stratejisini de cozebilmen lazim. tabi ihtimal agaci asiri buyuk oldugu icin zeka kupu gibi butun stratejiler belli degil. bir noktadan sonra senin oyunu ne kadar iyi okuyabildigin, rakibini nasil tuzaga cekebildigin ve zihninde ihtimal agacinda ne kadar derine inebildigine bakiyor. go da ayni sekilde
0
crucio
(08.05.21)
abi zekan dusukse dusuktur benim de oyun zekam dusuk, ben kabullendim.

Kabul etmeyenler ya taktik ogrenir o sekilde one gecer, ya da zekanin baska turleri var diye kendini avutur.
0
divit
(08.05.21)
calismasini bilmiyorsun. mesela go, bilgisayara karsi amacsiz 1000 kere oynasan da pek ilerleyemezsin. bu her sey icin gecerli, atiyorum piyano karsisina gecip aylarca dugmelere bassan yine pek ilerleyemezsin, bir duvar olur onu asmasi zor olur.

bu tip mevzularin uzuun gecmislerinde nesilden nesile insanlarin ömürler harcayip bulduklari ipuclari vardir, ogrenmek isteyen bu kisayollari kullanir. yani calisir, ders calisir gibi ogrenir. yani bir amaca yonelik calisarak, bir "metodla" ogrenirsin. ecnebiler buna "deliberate practice" diyor.

O zeka kupunu cozenler, cok iyi satranc, go oynayanlar vs. bunlari calisiyor. Mesela zeka kupunu sifirdan cozmek cok zordur. Ama metodlari (algoritmalari) var ezberlemen gereken bir kac tane. 5-10 algoritmayi ogrenip her konfigurasyondaki kupu max 3 dakikada cozebilirsin (algoritmalar da oyle bir zeka istemez, iste "su ve bu renk suradaysa bu hareketleri yapacaksin ki digerleri oynamadan bunlar yan yana gelsinler vs. seklinde). daha hizli olsun istersen daha fazla algoritma ogrenmen, ve oturup el hareketlerine calisman gerekir. go icin satranc icin vs metodlar kitaplar sunlar bunlar var, cok ilgini cekiyorsa oturur calisirsin, anca oyle olur bu isler.
0
robokot
(09.05.21)
(14)

Yazılım eğitim içeriklerininin kalitesizliği

plutongezegendegilmi
Daha doğrusu "video" içeriklerinin kalitesizliği. Güzel kitaplar var yoksa.Giriş seviyesi için de "iyi" sayılabilecek içerikler/kurslar var evet. Ama orta-ileri seviye için videolu güzel kaynak yok arkadaş.System design bakıyordum, şöyle bir videoya denk geldim: https://www.youtube.com/watch?v=uzeJb
Daha doğrusu "video" içeriklerinin kalitesizliği. Güzel kitaplar var yoksa.

Giriş seviyesi için de "iyi" sayılabilecek içerikler/kurslar var evet. Ama orta-ileri seviye için videolu güzel kaynak yok arkadaş.

System design bakıyordum, şöyle bir videoya denk geldim: www.youtube.com

60 bin abonesi olan bir kanal. İyi para kazanıyordur diye düşünüyorum. Buna rağmen video içeriği rezalet. Yani adam hiç düşünmemiş, oturup o an tasarlamaya çalışmış, olmamış, baya bir hatası var falan filan.

Para olan bir sektör diye tahmin ediyorum, buna rağmen niye kaliteli advanced seviye içerik çıkmıyor? Giriş seviyesi içeriğin daha çok olmasını anlıyorum, orada çok müşteri var, tamam. Advanced ES kursu arıyorum, bulsam 200-300 $ veririm, ama yok (bkz: udemy screenshot'ı). 10-20 $'a "intro to JS" kursu vermekten daha kârlı da olabilir (mi?) kursu hazırlayan insan için.

Niye böyle sizce?
0
plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Ben bunun altında ileri düzey bilginin herkesle paylaşılmak istenmemesinin olduğunu düşünüyorum. İleri düzeye gelmek için herkes çaba harcıyor. Yüksek lisans yapan var, doktora yapan var, o konuda 20 yıldır çalışan var. Bir kişi elde etmek için yıllarını harcadığı bilgiyi neden herkesle paylaşsın ki? Burada kâr zarar hesabı yapılabilir. Udemy'den gelecek kazanç, o kişinin bir gün uzmanlığının değerini yitirmesine değer mi? Herkes o konuyu öğrenirse doğal olarak o konudaki bilgili insan sayısı artar. O konuda bilgili insanların fazla olduğu bir ortamda bilgilerini paylaşanın da uzmanlığı riske girer.
0
dissendium
(04.05.21)
www.oreilly.com
www.packtpub.com

Bence üzerinde çalıştığın şeyin kendi dokümantasyonu ve üstteki gibi birkaç kaynak hariç internetin gerisi kalitesiz içerikten oluşuyor. Udemy gibi yerlerdeki içeriklerin çoğu zaten bir şey öğretmek için değil, biraz bilen birilerinin "ulan bi kurs satıp para kazanayım" diye açtığı kurslar.
0
hayirsiz
(04.05.21)
@hayirsiz, hocam valla packt'i denedim, orada da udemy ile aynı durum. Kitap tamam ama video işi aynı yine. Oreilly üye olmadan hiçbir şey göstermediği için kayıt olmamıştım, bakayım ona, teşekkürler.

@dissendium, ya açıkçası zannetmiyorum. ben bilgimi paylaşınca bir şey kaybetmem ki? kaldı ki kitap yazıyorlar, yani paylaşma konusunda sıkıntıları yok, kitaptan para kazanabildiklerini de sanmıyorum çok. paylaşma formatı video değil sadece.
0
🌸plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Valla hocam bunu ben de düşündüm çünkü cidden bazı şeyler hep birbirinin kopyası. Vardığım sonuç, kişilerin elde ettiği gelir/tatmin sanırım harcadıkları çabaya oranla çok az kaldığı için pek devam etmedikleri.

Udemy üzerinden ilerleyelim mesela, orada şu an daha çok yazılıma giriş yapmak isteyen kişilere yönelik eğitim verenler kazanıyor çünkü yazılımci olmayanların sayisi yazılımcilardan daha fazla. Talebi oluşturanlar hep dışardan kişiler, hal böyleyken biri video çekerek para kazanmayı amaçlıyorsa piyasadaki talebe göre hareket ediyor. Yani çok iyi bilen adam da gidip advance anlatacağina temel anlatmayi tercih ediyor.

Devamlılık olayı da önemli. Mesela bazen bakıyorum bazı konularda süper videolar oluyor. Videoda da kişi seri olacağını falan anlatıyor, sonra millet o ilk videoyu pek izlemedigi için adam da devam etmek boşuna deyip ilk videodan sonra bırakmış oluyor vs.

Video ile anlatmak da biraz daha mesakatli, gidip içeriği iyi hazırlaman gerek, diksiyonu falan ayarlaman gerek, edit yapma olayı olabilir, öncesinden gidip kodu falan iyice tekrar edip hata vermemesini sağlaman gerek falan filan. Talebin fazla olduğunu bilmediğin sürece kolay kolay girişmek istemezsin bu işe. Ileri seviyenin dezavantajı da bu. Senin o içerik arada kaybolup gidebilir çünkü hitap ettiğin kişi az. Bir de kimse seni bilmiyorsa gidip sana para vermek istemez.
0
j r r tolkien hayrani
(04.05.21)
Ben de dissindium'a katılıyorum. Birincisi bu işin gerçekten uzmanı olan, buradan profesyonel olarak para kazanan insanlar oturup udemy videosu eğitimi hazırlamakla uğraşmıyorlar, böyle bir gelir beklentileri de, motivasyonları da yok, çünkü bu video hazırlama işi başlı başına çok, ama çok zor bir iş. Gerçekten hakkını vermek için full time oturup vakit harcamak lazım yani. Adam profesyonel kariyerine ayıracağı vakitle daha çok para kazanabiliyor, oturup bunlarla uğraşmaya tenezzül etmiyor.

İkinci olarak da giriş seviyesi bir python dersi 100 milyon izlenecekken, orta ve ileri seviyede çok detay bir konuyu anlatacak adam 1000 izlenecek (yaşanmış olaylar bizzat) dolayısıyla para kazanma, izlenme şansı da yok. Talep olan yere yöneliyor insanlar özetle. 3 tane adama 300'er dolardan aşırı detay ve teknik bir kur hazırlayacağıma, intro to js kursu açarım 30 liradan 1 milyon satılır gibi düşünebilirsin.

Örnek veriyorum, zamanında güvenlik üzerine türkçe içerik üretmek üzere bir araştırmaya giriştim hem kendim hem çalıştığım firma için. virüsten nasıl korunulur gibi bir içerik, ya da güvenlikçi nasıl olunur gibi bir video, güvenlik otomasyonunun bilmenmesi videosundan milyonlarca kat daha çok izlendi. 1. si daha az bilgi ve uğraş gerektiriyordu ama daha çok para getirdi, 2.'si çok ciddi bir çaba ve yılların emeğini gerektiriyor, ama 200-250 falan izlenmiş.
0
roket adam
(04.05.21)
Ya tamam ama insanlar girip hep junior seviyede mi kalıyor? Bugün sektöre 100 kişi giriyorsa, 2 sene sonra 100 kişinin advanced kurs ihtiyacı olmayacak mı? Udemy kurulalı 12 sene olmuş, yani bir noktada bu bahsettiğim kırılımın gerçekleşmiş olması gerekmiyor muydu? 2-3 tane "intro to python" kursu olur, bunlar varken yine bi intro to python kursu açmak maddi anlamda da feasible değil gibi geliyor bana.

Hep kurs hazırlayan kişinin incentive'lerinden bahsediyoruz ama advanced içeriğe de hiç talep yok herhalde. Acaba neden.
0
🌸plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Talep işte vardır da yok sayılacak kadar azdır. Şu aynı kursun fazla olması da referans olayına bağlı olabilir. Mesela atıyorum adam gidip JavaScript ile ilgili giriş seviyesinde ders anlatmış ve iyi satmış daha sonra aynı adam gidip kolaylıkla Python giriş eğitimi de çekebilir çünkü çok bir şey öğrenmesine gerek yok. Onu diğer kurstan tanıyanlar da "oo x eğitmen şu kursu yapmış kesin iyi anlatmıştır gideyim onu alayım" der sonra aynı adam gider "sql giriş" dersi açar yine aynı döngü yaşanır falan.

Sektöre bişekilde giren adam da açıkçası pek zorunda kalmadıkça kendini geliştirmeye çabalamıyor. Genelde herkesin beklentisi o kurslar ile bişekilde sektöre girip iş bulmak. Iş bulduktan sonra "şu kursu alıp bunu iyice öğreneyim" olayı pek olmuyor. Hatta isin daha ilginç yanı sektöre giren bu kişilerin çoğu advance kurs ile kendini geliştirmek yerine "benim neyim eksik" deyip o "x e giriş" eğitimi çekmeye başlıyor.
0
j r r tolkien hayrani
(05.05.21)
Yaklasik 7 yildir bu sektordeyim, video acip izleyerek ogrendigim sayilidir. kendi dokumantasyonlari gayet yeterli.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(05.05.21)
Quora'da python bilenler için para kazanma yöntemlerini sormuştu biri. En çok oy alan kişi iyi-orta-yeni öğrenmiş diye üç sınıfa ayırmış ve ne yapılabileceklerini yazmış. En alt seviye bilenlere önerdiği şey; "kurs videosu çekin" idi.
0
tey tey
(05.05.21)
tahtakafa
(05.05.21)
@jrr +1

Giriş seviye içerikler hem yeni başlayanların çokluğu hem de üreticinin çok da kafa yormadan içerik hazırlayabilmesi sebebiyle çok fazla var.

coursehunter.net ve tutflix.io bu iki site bu anlamda baya işime yarıyor benim. Amacım kursları ücretsiz edinmek değil, yeni kaynaklar öğrenmek. Herhangi bir kursu indirip izlemek (coursehunter'da indirmene de gerek yok, izlenebiliyor siteden) istediğim kalitede mi değil mi anlamak kolay oluyor. coursehunter rus sitesi bildiğim kadarıyla. çok fazla rus içerik var. ruslar baya güzel eğiliyor bu işe. Altyazı imkanı olsa bu bile denenebilir.
0
IncredibleMau
(05.05.21)
Nanodegree programları işinizi görebilir belki.
0
synthetic a priori
(05.05.21)
Bu oldukca bilinen bir fenomen. Beginner icerik girla vardir cunku yazmasi kolaydir. Advanced icerik gorece baya vardir, guzel yazmasi zordur ama advanced adam ne dendigini asagi yukari anlar ne kadar kotu de olsa.

Intermediate icerik yazmak (yani beginner ile advanced arasina kopru kurmak) is cok zor. Hem cok emek istiyor hem de iyi sonuc almak icin andragogyi cozmus olmak lazim vs. Yani iyisini yapabileceksen millet ac kapis kapis gider ama yoksa zor. Yani risk / getiri tahammulune bakiyor.
0
robokot
(05.05.21)
yazılım için bakmak gerekirse, @eksi sozlukte eksiyen adam'ın dedikleri çok doğru.

giriş seviyesinde falan izleyerek öğrenmek çoğu kişi için zorunluluk gibi oluyor. gözünde canlanması, yapan adamın pratiklerini görmek gibi. öğrenmeyi kolaylaştıran şeyler.

gel gelelim yazılımda artık ileri seviyeye geçtiğinizde video sizin için sadece zaman kaybı oluyor. kullanacağınız yeni dillerin, tool'ların, framework'lerin, kütüphanelerin yalnızca dokümanına bakmak yeterli oluyor anlamak için. her zaman söylenen bir geyik vardır ya hani "bir dili çok iyi bilirsen ve veri yapıları ile algoritmalara hakim olursa diğer dilleri çok kolay anlarsın" diye. bu geyikten daha çok bir realite.
0
ilgeru
(05.05.21)
(3)

ne demek istiyor?

sparkle kiddle
(well it sounds like) we should be erring on the side of caution.hata yapmamak konusunda ihtiyatlı olmalıyız mı diyor? yoksa uyaracak kadar ihtiyatlı olmalıyız mı diyor?hata yaptığı, yapmış olma olasılığı üzerine bir insana karşı ne tepki vermeliyiz tepki vermeli miyiz önerisi aldıktan sonra kullanı
(well it sounds like) we should be erring on the side of caution.


hata yapmamak konusunda ihtiyatlı olmalıyız mı diyor? yoksa uyaracak kadar ihtiyatlı olmalıyız mı diyor?

hata yaptığı, yapmış olma olasılığı üzerine bir insana karşı ne tepki vermeliyiz tepki vermeli miyiz önerisi aldıktan sonra kullanılan bir karar cümlesi olmalı.
0
sparkle kiddle
(04.05.21)
www.google.com


google ladım. en üstte çıkan açıklama diyor ki:
take a comparatively safe course of action when presented with a choice.


bi olay sonrası bi aksiyondan bahsetmiyor, genel olarak güvenli tarafta kalacak şekilde hareket etmeliyiz gibi bişey diyor sizin cümlenizde
0
sttc
(04.05.21)
caution derken güvenli demek istemiyor dikkat edelim ağzımızdan çıkacak lafa tadımız kaçmasın ali rıza bey diyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(04.05.21)
oyle bir deyim / kalip var ingilizcede. yani iste belirsiz bir durum var diyelim. bir tercih yapman gerekiyor. yanlislikla daha guvensiz olani yapmak yerine daha guvenli olani yapalim gibi bir anlami var.

mesela yemege tuz konulacak. aslinda tam koyman gereken bir miktar var ama bilmiyorsun ne kadar. tam koymaya calisacagina (fazla koyma riskini alacagina) bilerek az koyarsin tuzu, sonra baktin az, uzerine ekleyebilirsin. ama bastan cok koyarsan telafisi yok. O yuzden az risk alip az tuz koyma olayina "erring on the side of caution" deniyor.

"hatayi guvenli tarafa dogru yapalim" yani bir seyi yanlis yapma ihtimalimiz varsa ihtiyatli olalim, az riskli, sonra telafisi olacak sekilde davranalim (idealini yapmaya calismayalim, o zaman telafisiz hata olma sansi var cunku)
0
robokot
(05.05.21)
(12)

yasaklarda araba alabiliyor muyuz?

maresalx
ev ümitköy'de araba etlik'te. e-randevu ile adamin evine yakin notere randevu olusturdum ama daha onaylanmadı. ben yarin ceza yemeden umitkoy'den etlik'e ordan ivedik'te exper'e (arka yoldan cok yakin) ordan da adamin evinin yakinindaki notere ordan da tekrar umitkoy'e gelebilir miyim? yasak varsa n
ev ümitköy'de araba etlik'te. e-randevu ile adamin evine yakin notere randevu olusturdum ama daha onaylanmadı. ben yarin ceza yemeden umitkoy'den etlik'e ordan ivedik'te exper'e (arka yoldan cok yakin) ordan da adamin evinin yakinindaki notere ordan da tekrar umitkoy'e gelebilir miyim? yasak varsa noterler neden acik? gibi gibi
0
maresalx
(02.05.21)
İzniniz yoksa ceza yersiniz. Noterler takdir edersiniz ki sadece araç satışı yapmıyorlar.
0
himmet dayi
(02.05.21)
bunun icin ne izni almam gerekiyor?
0
🌸maresalx
(02.05.21)
riskli duruyor ceza yiyebilirsiniz.

Noterler daha çok şirketlerin iş halletmeleri için açık diye düşünüyorum.
0
hayaletimsi
(02.05.21)
bunun icin alabilecegin bir izin yok. mevcut yasaklar sen bunu yapma diye var zaten.
0
robokot
(02.05.21)
Alamıyorsun yasak
0
KaraSakall
(02.05.21)
yarın deneyimleyeceğim. sonucu buraya yazarım.
0
🌸maresalx
(02.05.21)
Yakalanırsan ceza yersin. Herhangi bir izin kapsamına girmiyor bu şu anda.
0
roket adam
(02.05.21)
noterler birligi sitesinden yarın icin e-randevu aldım. bu neden kabul edilmiyor? madem oyle e-randevu kapatılmalı hatta noterler neden acik? en kotu noter randevumu gosteririm diye umit ediyorum
0
🌸maresalx
(02.05.21)
noterler neden açık diye tekrar sorman garip. noter sadece araç satış işlemi yapmıyor. geçici bir kapanma için adamlar sistemi devre dışı bırakmakla uğraşmıyordur. içişleri bakanlığının yayınladığı bildiri gayet net. zorunlu durumlar dışında ve muaf tutulan işletmelerde çalışanlar dışında sokağa çıkma yasağı var.
0
himmet dayi
(02.05.21)
yasaklardan muafiyet hakki olan ve noterde isi olan insanlar var, onlar icin acik ve randevu alabiliyorlar. sen o kisilerden biri degilsin o yuzden noterden aldigin randevunun bir gecerliligi yok, cunku disarida olma iznin yok zaten.
0
robokot
(03.05.21)
nedir sonuç hocam
0
hayaletimsi
(03.05.21)
arkadaslar baya gec oldu ama belki gore olur diye yazıyorum. yasaklarda arabayı satın aldım fakat adamın ikameti ankara etlik'teydi ve etlik'teki noterler kapalıymış. kazım karabekir'deki bir noter açıktı ve orada alım satım işini yaptık. herhangi bir sorun da olmadı. bu olay tam kapanma dedikleri dönemde oldu.
0
🌸maresalx
(30.05.21)
(5)

Çamaşır makinesi hortumu durmadan su kacırıyor

Filinta61
Belki 5. Kez bauhaustan hortum aliyorum. Camasir makinesi temiz su borusu. Borunun plastigi ile ucuna yakin demir bir kismi var o birlesmeden durmadan su kaciriyor. Baglanti rekorlarindan degil ama o kendi bilezik gibi olan yerinden. Biktim ya , bjnun kalitelisi filan var mi? Artik camasir yikarken
Belki 5. Kez bauhaustan hortum aliyorum. Camasir makinesi temiz su borusu.
Borunun plastigi ile ucuna yakin demir bir kismi var o birlesmeden durmadan su kaciriyor. Baglanti rekorlarindan degil ama o kendi bilezik gibi olan yerinden. Biktim ya , bjnun kalitelisi filan var mi? Artik camasir yikarken vanasini aciyorum, bitince kapatiyorum.

Bi gorsel ekledim. Anlasilsin diye.
0
Filinta61
(01.05.21)
neden kendir yada izole bant kullanmıyorsun ki?
0
babafingo
(01.05.21)
camasir makinesini tamamen ittiginde oradan kivriliyordur belki, uzun sure oyle kalinca da deliniyordur.
0
robokot
(01.05.21)
hortum ile musluk arasında keçe olması lazım, siyah plastik bir şey. o var mı? varsa sağlam mı? degilse kece alin. hortumu degistirmeye gerek yok
0
Leonardo~Da~Vinci
(01.05.21)
Anlatamadim. Sizdiran yer hortumun kendisinde. Baglanti yeri degil. Hortumun kendi malzemesi. Hortumun ucunndaki rekorun hemen oncesinde metal bir kisim var oradan. Baglantida sorun yok.
0
🌸Filinta61
(01.05.21)
Benim bulaşık makinesinde o hortum gevrek bir hal alınca suyu dışarı vermişti. Makineden çıkan tırtıklı hortum
0
tolgan
(02.05.21)
(6)

yaratıcı işlerle uğraşanlar

Jux
ürettiğiniz hiçbir şeyi beğenmediğiniz oluyor mu? şu ara ne yapsam beğenmiyorum ve haliyle hevesim kaçıyor. arkadaşım ne zamandır bir şey üretmiyorsun dedi, kapandım odama iyice uğraştım bişeyler çıkartmak için ama olmuyor. son raddeye geliyorum, biraz bişeye benzedi diyorum. sonra bir daha bakıyoru
ürettiğiniz hiçbir şeyi beğenmediğiniz oluyor mu? şu ara ne yapsam beğenmiyorum ve haliyle hevesim kaçıyor.
arkadaşım ne zamandır bir şey üretmiyorsun dedi, kapandım odama iyice uğraştım bişeyler çıkartmak için ama olmuyor. son raddeye geliyorum, biraz bişeye benzedi diyorum. sonra bir daha bakıyorum ve beğenmeyip iptal ediyorum.

kendime karşı çok eleştirelim, bişeyler yaptığımda bile içime çok sinmiyor. bazen kafam çok boşken bi gazla yapıp insanların beğenisine sunuyorum. bazıları beklediğimden çok beğeniliyor ama benim için "dandik" gibi görünüyor. bazen de benim çok beğendiğimi çoğunluk beğenmiyor.

bir süredir zaten uzaktım, zaten sıkılgan bir insan olduğum için en ufak hoşnutsuzlukta bırakıyorum o an yapıyorsam da bişeyler. yani bir zorlama yok kendi açımdan. öte yandan biraz zorlamadıkça hiçbir şey üretmiyorum.

benimle aynı şeyi yaşayanlar vardır diye düşünüyorum, tam anlatamadım belki. nasıl aşıyorsunuz böyle durumları? bakış açımda mı sorun var? yoksa bu işler biraz böyle mi?
0
Jux
(01.05.21)
bu isler biraz boyle.
www.youtube.com
0
robokot
(01.05.21)
@love and trust, ilhamımı tetikleyecek şeyler yapıyorum aslında. Güzel örneklere bakıyorum, feyzalmaya çalışıyorum. Ama onlar da bir yerden sonra "aynı" geliyor. Döngüde gibi hissediyorum. Teşekkür ederim önerin için.
0
🌸Jux
(01.05.21)
ya insan ne kadar iyi olursa olsun, daima efektif olamaz. zaman zaman doğal olarak tıkanır. yeri gelir yaptığın şeyde aniden çok iyi bi çözüm bulursun, üstüne koyar bitirirsin. yeri gelir, aklına gelen onca şeye rağmen hep bi eksiklik-olmamışlık hissedersin. haliyle üst üste denersin ama olmaz. amk böyle işin dersin. bence insan yaptığı iyi şeyleri "oh tamam güzel oldu" diyip geçmemeli, onunla biraz övünmeli, sindirmeli. çünkü bişeyler ters gitmeye başlayınca hemen bunalıyoruz ve daha çok depresifleşiyoruz. yapılan o iyi iş için ne kadar az mutlu oluyorsak, yanlış giden işlerde o kadar çok karamsarlaşıyoruz yani. herkes böyle olmayabilir tabi ama bu şekilde düşünüyorum. bazen sadece bi cam açıp hava almak gerekir, bazen direk odadan çıkmak gerekir. tabi geri dönmek üzere :)
0
isveperver
(01.05.21)
picasso'nun on binlerce eseri var.

aralarindan en degerli gorulenleri belli basli bir kac tanesi.

10bin tane eseri tamamlayip arasindan 5-10 tane bu olmus diyebilecegin eserler cikarabiliyorsan picasso gibi sansli say kendini


edit: Kaynak

www.britannica.com

50,000 artworks
Picasso is thought to have made about 50,000 artworks during his lifetime, including paintings, drawings, prints, sculpture, and ceramics. From his extensive production there are many celebrated pieces.
0
idexo
(01.05.21)
yaratıcı işlerle ilgili şöyle bir söz duymuştum, kesinlikle imzamı atarım.
Yaratıcı iş üretenler neyin güzel olduğunu değil, neyin çirkin olduğunu bilirler. Ve üretim sürecinde sürekli yeni denemeler yaparak gördükleri çirkinlikleri en aza indirmek için çalışırlar.

İlk çizdiğinde on çirkinlik bulursun, sonra bunu yediye indirirsin, sonra üçe, sonra bire. Çok şanslıysan belki sonunda tam olarak içine siner :)

Denemekten yorulma, denemekten keyif al,
0
michael_knight
(01.05.21)
ben resim yapıyorum kendimde şunu fark ettim; oturup güzel bir resim yapayım dediğimde genelde hayal kırıklığı oluyor ama gerçekten içimden resim yapmak geldiyse ve kasmadan yaptıysam genelde sonuç çok güzel oluyor :) yani güzel bir şey çıkaracağım beklentisiyle başlamak köreltiyor yeteneği bence.
0
lesfeuxdartifice
(01.05.21)
(3)

Yasaklardan sonra otel rezervasyonu

spacevan
19 Mayıs'tan sonra otel rezervasyonu yapalım mı? Yoksa elimizde mi patlar?
19 Mayıs'tan sonra otel rezervasyonu yapalım mı? Yoksa elimizde mi patlar?
0
spacevan
(30.04.21)
2 saat sonrasina sokaga cikma yasagi koyulabilen bir ulkedeyiz :)
0
do you remember me
(30.04.21)
kimse bilemez. "vakalar istedigimiz kadar dusmedi" diyebilirler mesela.
0
robokot
(01.05.21)
Çoğunluk mevcut yasağı takmıyor, herkes sokakta. Psikoloji bir yasağı daha kaldıramaz ve hükümette bunun farkında.

Ayrıca mevcut yasakta bile otele kaçak giden arakaşım var. Çark bir şekilde dönmeli. Cevabım: evet rezervasyon yapabilirsin.
0
kanlakarisikyagmur
(01.05.21)
(3)

Pc gurularına

odinin sakali
https://www.incehesap.com/gaming-x-bronze-fiyati-47267/bu kasa hakkında yorumlarınızı alabilir miyim? bu fiyat verilir mi? ekran kartı bilmediğim bir marka, kararsız kaldım. Bir diğer sorum ise 16*1 ram ile 8*2 ram'in bir farkı var mı performans olarak?
www.incehesap.com

bu kasa hakkında yorumlarınızı alabilir miyim? bu fiyat verilir mi? ekran kartı bilmediğim bir marka, kararsız kaldım. Bir diğer sorum ise 16*1 ram ile 8*2 ram'in bir farkı var mı performans olarak?
0
odinin sakali
(23.04.21)
bence verilir ama beklentini karşılamayabilir. ulan 1 lira daha fazla verseydim de daha iyi ekran kartı alsaydım dedirtebilir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.04.21)
pcyi incelemedim, PNY iyi bir markadir, pek bilinmez onu demeye geldim.
0
robokot
(23.04.21)
8x2 ram daha yüksek performans verir.
canavar bir oyun bilgisayarı aramıyorsanız bu ekran kartı sizi götürür.
bu fiyat da verilir.
0
brakgn
(23.04.21)
(11)

KDV hesaplamaları - veritabanı vb. (yazılım)

tchuck
bu işin doğrusu, oluru nedir merak ediyorum.durumumu da anlatıcam.şimdi veritabanına ürün fiyatlarını ya KDV dahil ya da KDV hariç olarak kaydettirip. yanına KDV oranı fieldı açıcam. (bu kısımdan başlıyor olabilir hata)şimdi;------kullanıcı KDV dahil fiyatı girip, ben veritabanında sadece KDV hariç
bu işin doğrusu, oluru nedir merak ediyorum.

durumumu da anlatıcam.

şimdi veritabanına ürün fiyatlarını ya KDV dahil ya da KDV hariç olarak kaydettirip. yanına KDV oranı fieldı açıcam. (bu kısımdan başlıyor olabilir hata)

şimdi;

------

kullanıcı KDV dahil fiyatı girip, ben veritabanında sadece KDV hariç kısmını kaydedersem;
100TL yazıyor, DB'ye bunun yansıması 84,75TL olarak oluyor. (100/1.18)
Daha sonra ben bunu listelemelerde KDV dahil olarak göstermeyi denediğimde 100,01TL olarak gösteriyor. (100,005'i 100,01'e yuvarlıyor)

Yani kayma oluyor.

----

Bunun tam tersini yaparsam, bu sefer KDV hariç tutar tam eşleşmeyebiliyor.

aklımdaki çözümlerden;

1. decimal olarak virgülden sonra 4 basamak getirtmek. (ama yine de çok küsuratlı tutarlarda sorun olur kesin)
2. db'deki kaydım kdv'siz fiyat - kdv_orani olarak yer alıyor. bunların yanında kdv_tutari diye sütun açmak. (böylelikle toplam tutarı her zaman doğru getirtebilirim)

ama bunların hepsinde küsuratlarla ilgili soru işaretleri kalıyor kafamda. kdv deki 1 kuruşluk kaymalar arıza yaşatmasın istiyorum.

ne yapmak gerekiyor, ne önerirsiniz?
0
tchuck
(25.12.20)
1. Bence kullanıcı ürünleri KDV hariç olarak ekleyecek daha sonra KDV'sini de seçip, KDV dahil olarak göreceği şekilde düzenlenmeli. KDV oranları değişebilir, o zaman kullanıcı sadece bir KDV oranı değişimi ile benzer tüm ürünleri değiştirir. Tersi durumunda KDVsiz fiyatları teker teker yeniden girmek zorunda kalır.
2. Ondalık olayını da, aynen hesap makinesinde çarpma yapar gibi, gördüğün sonucun son iki hanesini yukarı yuvarlayarak yapabilirsin. Excel vb. için bu "göründüğü gibi hesapla" diyerek yapılıyor. Programlama dilinde karşılığı nedir bilemiyorum. Ama döviz bazlı bazı sektörler proforma için son dört hane falan yapıyorlar. Onu bilemem.
0
malheiros
(25.12.20)
kdv hariç olanlarda sıkıntı olmaması lazım. genelde dahil girilenlerde kuruş farkı oluyor. biz logo programını kullanıyoruz.logo'da faturanın içinde "kd düzenleme" diye bir seçenek var. oradan kdv kuruş farkını düzeltebiliyoruz. genel toplam değişmiyor ama farkı matrahtan düşüyor ya da ilave ediyor.
0
naksidil
(25.12.20)
bunun galiba çözümü yok. mali müşavirlerin kullandığı en popüler programlardan biri olan zirve müşavir isimli programımda denedim şimdi.

100 lira yazıp kdv dahil içinden ayır diyince 84,75 + 15,25 = 100 yapıyor. 84,75 kdv hariç diyince 84,75 + 15,26 = 100,01 yapıyor. 84,74 kdv hariç diyince 84,74 + 15,25 = 99,99 yapıyor. kdv hariç yaparak 100 lirayı tutturamıyorum. programa ikiden fazla ondalık girmeye de izin vermiyor.
0
kibritsuyu
(25.12.20)
Bu biraz kullanılan programla alakalı.

Kurumda kullanılan program SAP tabanlı ve virgülden sonra iki rakamla çalışıyor ama gelen faturalarda virgülden sonra üç rakamla çalışıyor dolayısıyla kuruşluk farklar oluşuyor. Daha sonra elle düzeltme seçeneği ile düzeltiyoruz.
0
murtiii
(26.12.20)
bu muhasebe programlarında bile durum buysa, ayvayı yedik gerçekten :)
0
🌸tchuck
(26.12.20)
floating point sayilarla para islemleri yapma kesinlikle. integer kullanacaksin.
0
robokot
(26.12.20)
derdiniz hep yukarı yuvarlamasıysa rounddown yaparsınız aşağıya yuvarlar
0
argent dawn
(26.12.20)
ek olarak: husobee.github.io
0
robokot
(26.12.20)
@robokot,

etkisini ölçmedim ama;

100,00 yerine; 10000 kaydettim diyelim.

kdv'siz halini bulduğumda:

10000/1.18 = 8474,576 çıkacak sonuç.

bu noktaya geldiğimde bunu db ye yuvarlayarak atarsak 8475 çıkacak, yuvarlamadan atarsam 8474.

8474 olarak atarsam, bunun kdv'li halini gösterirken; 9999 olarak gözükecek (son iki basamağa virgül atmam hiçbir şey değiştirmeyecek 99,99)

8475 olarak alırsam (yani site geneli yukarı yuvarlama kullanırsam); 10000,5 olarak alacak. bunu da yukarı yuvarlayarak göstereceğimi düşünürsek yine 100,01 elde edeceğim.

yani integer tutmam halinde nasıl bir standard elde etmem gerektiği konusunda tam doğru cevabı bulamadım şuan.
hesaplama esnasında yukarı mı yuvarlayacağım, yoksa virgülden sonrasını hiç görmeyecek miyim?

hangi standardı kabul edersem edeyim yine doğru cevap alamıyorum.
0
🌸tchuck
(26.12.20)
Brut fiyat, net fiyat, kdv oranı, kdv dahil hariç gibi değişkenler ile hesaplama yaparak sonuca ulaşabilirsin.
0
neymis
(26.12.20)
Bir erp firmasında şu şekilde bir yapı var.

1 - Fiyat bilgisinde kdv dahil mi değil mi bilgisi tutuluyor. (4 haneye kadar detaylı tutulabiliyor.) Zaten genelde satış fiyatları kdv dahil, alış fiyatları kdv hariç giriliyor.
2 - Ürün kartında kdv oranı tutuluyor.
3 - kdv hesapları da fiş girişinde hesaplanıyor.
4 - 84,75 sorunu bazen alış fişlerinde manuel fiyat girişlerinde problem oluyor. Onlarda da alış tutarı vergi dahil olarak girdirilip matrah hesaplanıp daha sonra bu tutardan kdv elde ediliyor. Yani yuvarlama farkı yediriliyor. (Yani kişinin elinde bir fatura var ve sisteme girmesi gerek. 100 TL tutar 84,75 fiyat ve 15,25 kdv. direkt 84,75 fiyat girdiğinde 100,01 oluyor ancak firma diyor ki böyle fark olduysa vergi dahil tutarı 100 gir, program sana ordan 84,75 ve 15,25'i bulsun.)
0
icerden cikan adam
(26.12.20)
(3)

yeni laptop tavsiyesi

charlotte blanc
macbook pro 2009 kullaniyordum. hala calisiyor ama sanirim emekli etme vakti geldi. garip sesler cikariyor. yeni bir laptop icin onerilerinizi bekliyorum. butce iste yeni macbook pro alacak kadar var.macbook pro ?macbook ? veya bir windows laptop. kullanim alani. ofis isleri, arada podcast kurgusu
macbook pro 2009 kullaniyordum. hala calisiyor ama sanirim emekli etme vakti geldi. garip sesler cikariyor.

yeni bir laptop icin onerilerinizi bekliyorum. butce iste yeni macbook pro alacak kadar var.

macbook pro ?

macbook ?

veya bir windows laptop.

kullanim alani. ofis isleri, arada podcast kurgusu
0
charlotte blanc
(25.12.20)
Eger ekran boyutu sorun degilse yeni M1 macbook air, ekran buyuk olsun dersen M1 macbook pro tabii ki.
0
robokot
(25.12.20)
m1 macbook air ile m1 macbook pro'nun ekranları aynı boyutta?!?!?!?

ofis işleri için ise yeni m1 macbook air işinizi rahat rahat görür. (ram'ini 16 yapın herhalukarda)
0
co2s2
(25.12.20)
pardon buyuk m1 macbook pro da cikti sanmistim, hic bakmadim. o zaman air daha iyi olur.
0
robokot
(26.12.20)
(5)

Korona ateş düşürücü

atcapar
Ateşim durmadan yükseliyor hangi ağrı kesici yi alabilirim?
Ateşim durmadan yükseliyor hangi ağrı kesici yi alabilirim?
0
atcapar
(23.12.20)
Parol diyorlar ama o 2 saat etki ediyor anca. Ateşi düşüremiyorsan hastaneye git lütfen. Öksürük de varsa hiç durma acil git.
0
1bir1bir1
(23.12.20)
Üstteki arkadaş haklı, doktor günde 6 taneye kadar parol içebilirsin demişti (tavsiye etmiyorum sadece bana söylenen bu idi) Ama ateş ciddi bişey uzun süre düşmüyorsa bi doktora danışmak lazım. (Özellikle uzun süre diye belirttim benim ateş sürekli çıkıp iniyordu düzensiz bir şekilde 4-5 gün boyunca)
0
infernalcadre
(23.12.20)
Geçmiş olsun bence de doktora haber vermeniz gerekiyor.
0
havadakarada
(24.12.20)
Parol dışında almayin diyorlar. Arada soguk suya girmistim ben ama 2 günden fazla surduyse en azindan aile hekiminizi arayin.
0
red g
(24.12.20)
durumun kötüleşirse hastaneye yatacaksin. Kendine hemen bir tane parmak oksimetre siparis et: urun.n11.com

Bundan. Saturasyonun %92 ve altina duserse hastanelik oldun demektir geciktirme.

Alacagin ilaci ve miktarini doktora sor, durumundan da haberdar olsunlar.
0
robokot
(24.12.20)
(11)

Bir psikoloji kitabı tartışması

hlot
"Hayati Yeniden Kesfedin" kitabini okuyorum. Bir arkadasim tavsiye etti, psikologu onermis ona da. Bestseller olmak icin yazilan bir kisisel gelisim kitabi degilmis. Kitapta şema terapi anlatiliyor. Sanirim yazarlari, şema terapiyi icat edenler. 92'de yazilmis. Kisisel gelisim kitabi hayatimda hic o
"Hayati Yeniden Kesfedin" kitabini okuyorum. Bir arkadasim tavsiye etti, psikologu onermis ona da. Bestseller olmak icin yazilan bir kisisel gelisim kitabi degilmis.

Kitapta şema terapi anlatiliyor. Sanirim yazarlari, şema terapiyi icat edenler. 92'de yazilmis.

Kisisel gelisim kitabi hayatimda hic okumadim. Dolayisiyla elimdeki kitabi, o tarz sacma kitaplardan ayirt edecek gorusum yok. Ben bu kitabi, bir nevi ders kitabiymis gibi, icinde yazanlar yuzde 90-100 dogru seklinde okuyorum (tespitler ve tedavi şekilleri vs.) ama hata mi ediyorum acaba?

Bir an "Cok onemli bir kitap. Herkes okumali, herkese tavsiye edeyim. İlla ki kendilerinden bir sey bulacak insanlar" dedim ama ya icinde yazanlar yanlissa? Acaba bazi seyler yanlis mi? Yanlislanmis mi? İleride yanlislanabilir mi?

Kitap ozelinde bu kitabi okuyanlara sorum: acaba bu kitap ne kadar dogru?
ve bu tarz kitaplar genelinde soruyorum: bu tarz kitaplara nasil yaklasmam lazim?
0
hlot
(22.12.20)
Ben uzak duruyorum .
Böyle biraz olsun ufuk açan cümleler içeren analiz odaklı metinler okunabilir.mesela:

i.hizliresim.com
0
Erva
(22.12.20)
@erva: dedigim gibi bu kitap salak bir kisisel gelisim kitabi degil. Potansiyelinden falan bahsetmiyor. "bugun şu şu durumdaysan cocuklugunda şunlari şunlari yasamissindir" diyor ve dedikleri de sahsimda dogru. Sonra da cozum icin yol gosteriyor.

Dolayisiyla alintiniz bu tarz kitaplar icin yazilmis bir sey degil, kisisel gelisim kitaplari icin yazilmis bir sey.
0
🌸hlot
(22.12.20)
kitabı okumadım ama psikoloji üzerine olan kitaplarla kişisel gelişim kitapları aynı şey değil.

bu tip terapi yöntemlerinin anlatıldığı kitaplarda artık bilinçaltı, bilinçaltının işleyişi ve aile dinamikleri gibi konular birçok farklı terapi yöntemi ve psikiyatri açısından bazı ortak paydalarda buluştuğu için bunları yüzde 90-100 doğru olarak kabul etmek normal.
92'de yazıldıysa belki eksikleri vardır ama yanlışları olduğunu sanmıyorum.
çünkü artık psikolojinin işleyişi olarak birçok farklı yaklaşım, bazı ortak paydalarda buluşuyor dediğim gibi.

sadece hangi kitabın ne olduğunu ayırt edebilmek önemli çünkü artık freud, adler gibi isimlerin dışında kalan psikolojiyle ilgili birçok kitap da kişisel gelişim başlığı altında toplanıyor.
0
blatta hiberna
(22.12.20)
Bu kitabı okumadım. Ama bu tarz kitaplar çevremden birkaç kez bana önerildi. İstisnasız hepsi kişisel gelişim kitabı çıktı. Anlaması çok kolay bence. Kitap size vaatlerde bulunuyorsa bu bir kişisel gelişim kitabıdır. İkna etme çabası, bir pazarlama taktiğidir.

Örnek olarak şu 'iyi hissetmek' kitabını verebilirim. Arkadaşım, tamamen bilimsel bir kitap olduğuna inanarak, okumam için bana verdi. Tipik bir kişisel gelişim kitabıymış. Hatta oldukça tehlikeli bir örneği diyebilirim. İnsanları gerçekleri umarsamamaya ve kendi beyninde farklı bir realite oluşturmaya itiyor. Arkadaşıma anlatmaya çalıştım ama maalesef ikna olmadı. Gerçeklerle yüzleşmemiz gerekirken, yok saymak veya farklı görmek çözüm olmayacaktır.
0
the coon
(22.12.20)
Bu kitabı kişisel gelişim degil self help olarak degerlendirmek daha dogru. Kisisel gelisim kitaplarında genellikle konu ile ilgili bilimsel egitimi olmayan insanlar tarafindan verilen ve 3 gun sonra sonecek hayali bi gaz varken, self help kitaplarinda kitap bittikten sonra da sana kalan bilimsel temellerle desteklenmis bir seyler kalir, ihtiyacın olunca aklina gelir vs. Kitabi bana da psikologum önermişti, terapi sürerken okumuştum. Sema terapi ve semalarin davranislarimizi nasil etkilediği konusunda guzel farkindalik saglayan guzel bir kitap ama ne kadar fayda saglayacagi her seyde oldugu gibi kisiye bagli.
0
passive aggressive
(22.12.20)
Blatta hiberna yine haklı. Bu yayınevi bu tarz kitaplar çıkarıyor. Psikoloji ilgimi çektiği için bu kitap da dahil bu yayınevinden çıkan 6 tane kitabı okudum buna benzer iletişim yayınlarının da 3-4 tane kitabını okudum. Ben ders kitabı olarak bakıyorum ancak şu şekilde işliyor okuma sürecim. Örneğin bir cümlenin sonunda bir makaleye atıfta bulunuyor diyelim. O cümlede anlatılan şey bilgi olarak derinleşmek istediğim bir konuysa, gidip makaleyi buluyorum onu da okuyorum. Makaleyi ararken karşıma çıkan farklı görüşte yazılar varsa onu da okuyorum.
İçinde yazanlar zaten doğru, yanlışı yok ancak eksiği olabilir. Çeviriler de güzel. Kişisel gelişim kitabını kütüphaneme sokmam, bu kitapların onlarla alakası yok.
0
irene
(22.12.20)
İyi hissetmek kitabı gibi bu kitap bir kendine yardım kitabı. Faydalı da. Kişisel gelişimle ilgisi bulunmuyor.
0
EasyTiger
(22.12.20)
Hem bu kitabı hem de aynı yayınevinden çıkan ve diğer yorumlarda bahsedilen "iyi hissetmek" kitabını okudum.

Bu iki kitap da kişisel gelişim değil, self help kitabıdır. Zaten şema terapi "bildiğim kadarıyla" üzerine çok fazla araştırma yapılmış bir terapi modelidir.

Kendi adıma ben iki kitabı da çok seviyorum, ne zaman ihtiyacım olduğunu hissetsem açar okurum, bana cidden daha iyi hissettiriyor.
0
aynenbencede
(22.12.20)
bunlar kişisel gelişim kitabı değil, kendine yardım kitabı + 1

bu tarz kitaplar illa herkese iyi gelecek diye bir kural kaide yok. şu an kafanızda böyle soru işretleri oluştuysa ya kitabı kendiniz için doğru zamanda okumuyorsunuz, ya da sizde çıkması olası şemalarla yüzleşmek istemiyorsunuz. o zaman bırakın bir kenara, başka bir döneminizde yeniden okumayı deneyin.

iyi hissetmek, bağlanma, hayatı yeniden keşfedin kitaplarını pek çok defa arkadaşlarıma hediye etmişliğim vardır. hepsinden de çok olumlu geri dönüşler aldım. kendimde geçmişte bu kitapları okudum, çok faydalandım, kitaplığımda durur, arada açar kafama takılan konularda bilgimi tazelerim.
0
Phoebe
(22.12.20)
Kitabı dediğini gibi kılıkırk yararak okudum ve bana terapi sürecinde ne kadar yardımcı olacağını biliyordum. Kitap zaten bilgi tüketmiyor size, doğru soruları sorup içinizde ne olduğunu buluyor. Doğru soruları sormasında bi sakınca yok sanki?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(22.12.20)
"Hayati yeniden kesfedin" veya ne bileyim "iyi hissetmek" vs. gibi kitaplar bilmemne gurularinin yazdigi self help kitaplari gibi degil, klinik psikolog ve psikiyatristlerin ve bir cok klinik / populasyon testleri sonucu gelistirilmis tekniklerin halkin anlayacagi dilden aciklandigi oldukca faydali kitaplardir. Psikolog / psikiyatriste gitseniz size anlatacagi / yaptiracagi seyler var iclerinde. O yuzden hem referans olarak hem de direk yardimci kaynak olarak guvenle takip edebilirsiniz.
0
robokot
(22.12.20)
(6)

Kodlamadan Keyif Almaca- Python

Bluesque
Selamlar,Bir süredir Python öğrenmekle cebelleşiyorum ama oldukça yavaş gidiyor.Daha önce kodlama temelin var mı derseniz 2016'da okulda aldığım kötü anlatılan bir C dersinden ibaret.Nasıl daha keyifli/verimli bir hale getirebilirim, var mı öneriniz?Teşekkürler..
Selamlar,

Bir süredir Python öğrenmekle cebelleşiyorum ama oldukça yavaş gidiyor.

Daha önce kodlama temelin var mı derseniz 2016'da okulda aldığım kötü anlatılan bir C dersinden ibaret.

Nasıl daha keyifli/verimli bir hale getirebilirim, var mı öneriniz?

Teşekkürler..
0
Bluesque
(20.12.20)
valla kodlama öyle keyif alınacak bir şey değil. ağbi çok eyleniyoruz diyen bence sıkıyordur.

kendine öğrenmek için ara çıktıları olan bir proje hazırlayabilirsin. twitter'da otomatik tweet atan ve takipçi kazanan bir algoritma gibi.

mutlu eden şey çıktılara ulaşmak her zaman.
0
duyurukullanıcısı
(20.12.20)
kodlama gayet keyif alinabilecek bir sey. iste de kod yaziyorum, hobi olarak da kod yaziyorum. benim gibi milyonlarca insan var.

daha motivasyonlu calismak icin cok buyuk olmayan gozune kestirdigin ufak tefek projeler hayal et ve onlari yapmaya calis. becerilerinin tam sınırında olsun. bir suru problemle karsilasip cozeceksin, ama en cok ogrenme bu projeleri hayata gecirirken oluyor.
0
robokot
(20.12.20)
* öğrenmek zorundaysan keyif almana gerek yok.

* değilsen keyif almadığın bir şeyi öğrenmene gerek yok.

bu tarz düşünürsen belki süreç daha farklı ilerler.



onun dışında proje/hedef olacak +1. minik olsun büyük olsun fark etmez. bir problem olacak ve onu çözmeye çalışacaksın işte. akışa gireceksin zihinsel.

ha buna gelemiyorsan zaten boş ver komple.
0
AlsterWasser
(20.12.20)
kodlamadan keyif alınabilir. bazen yazarken değil iş çıkınca oluyor teknik tatmin duygusuyla. bazen de yazarken bir şeyleri çözünce ya da en iyi sekilde yaptığını düsününce de oluyor. böyle şeyler sizi heyecanlandırmıyorsa zaten çok çekeceğini sanmıyorum ilginizi.
0
ayin yazari
(20.12.20)
nasıl bir öğrenme yolu izliyorsunuz ve size uygun öğrenme yolu ne?

Örneğin python'ın dokümantasyonu çok güzel bence. Açıp buradan tek tek başlık başlık okuma mı yapıyorsunuz yoksa "kendi mail server'ımızı kodluyoruz" temalı video mu izliyorsunuz?

bence ikisi de keyifli ancak öğrenileni pratiğe çevirmek ya da pratik uygulamalar üzerinden öğrenmek keyifli olabiliyor.

Yani gidip input output nedir nasıl yapılır okumaktansa basit bir şeyler yazmak ortaya bir şeylerin çıkması işe keyif katıyor.

örneğin (bulursam edit'leyeceğim) non comercial bir python sitesi sizi "adınız ne?" sorusuyla karşılıyordu ve cevabı/girdiyi python syntax'ı ile yapıyordunuz. eğlenceli bir öğrenme biçimi bence.
0
sparkle kiddle
(20.12.20)
Learn Python ve SoloLearn uygulamaları var. Bence gayet kullanışlılar. Forum özelliği var, orada kafanıza takılanları da sorabilirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(20.12.20)
(4)

Kapitalizme direnemiyorum

farrytikki2
Kredi kartı kullanmaya başlayacağım. Kullanmayacam dedim dedim ama 2 cep telefonu ve 1 bilgisayar alacağım önümdeki dönemde, taksiyle almanın tek yolu kredi kartıymış.Kredi çekeyim dedim istenilen belgeleri sağlayamıyorum. 6ay çalışmak vb gibi şartlar vs vs..... Evraksız dosyasız 12000 lira çekmem g
Kredi kartı kullanmaya başlayacağım. Kullanmayacam dedim dedim ama 2 cep telefonu ve 1 bilgisayar alacağım önümdeki dönemde, taksiyle almanın tek yolu kredi kartıymış.
Kredi çekeyim dedim istenilen belgeleri sağlayamıyorum. 6ay çalışmak vb gibi şartlar vs vs.....
Evraksız dosyasız 12000 lira çekmem gerekiyor.
Hangi banka bana bu konuda pürüz çıkarmaz?
Diyelim kredi çekemiyorum. Kredi kartı almam gerekiyor.
Hangi bankanın kartını alayım?
Hediye çeki falan veren, kampanyası bol kredi kartı öneriniz olur muydu?
0
farrytikki2
(20.12.20)
Kapitalizme direnmek nimetlerinden faydalanmamak değil, onun oyuncağı olmamak bence. Günümüz koşullarında kredi kartınız olabilir ancak kartınız var diye sırf indirim, puan vb şeyler yüzünden alışveriş yapmamanız ona karşı bir duruş olabilir.
0
erty_ksk
(20.12.20)
telefonun ve bilgisayarin halihazirda iyi kotu varsa ve yenilerini alacak paran yoksa alma. banka o krediyi sana vermiyor cunku senelerce olan tecrubesinden, milyonlarca insanin kredi donuslerinden vs. ornekledigi uzere o krediyi odeyemeyecegini dusunuyor.

Kredi karti alsan da 12000 limitli kart alacagin mechul bu arada.

bir de yine yukaridakine benzer sebeplerden kredi kartiyla taksitli telefon alimi falan yasaklanmisti izinler tekrar geri geldi mi bilmiyorum. siteler taksit istedigin zaman sana kredi kullandirtiyordu.
0
robokot
(20.12.20)
Elşndekileri eşyaları bir düşün değerlendir ve sat. Ayrıca bazı tanıdıkları dan borç alabiliyorsun al ama Kredi kartına yaklaşma.

Cep telefonları ve bilgisayar umarım çok üst seviye değildir diyeceğim ama 12000 liraya bakınca öyle görünüyor durum. 12000 lira büyük bir para değil ama alacaklarına kıyasla çok yukarıda seyrediyor bu meblağ.
Samimi söylüyorum çok çok orta halli bu 2 telefon 3000lira olur (yurtdışı ve kayıtlı)
Bilgisayarda 3000- 3500 dersek her halükarda 6.500 giderin olur ki kalan kısım cebinde durur. Ben ikinci el almanı tavsiye ederim bu işlerden anlayan bir arkadaşın da yanında olsun
0
Erva
(20.12.20)
Cep telefonuna taksit yapmıyorlar hocam, yani kredi çekip almanız gerekiyor, çünkü kartla alırsanız ve kafanıza göre taksit yapıp öyle ödeyeceğim ben derseniz her ay gecikme faizi ödemeniz gerekir, o da epey yüksek bi miktar. 12.000'i 12 ayda öderim derseniz herhalde 20.000 falan olarak ödemeniz gerekir yıl sonunda. Halbuki kredi çekseniz 14.000 falan ödersiniz. Çekemiyorum demişsiniz, farkındayım, ama arada ciddi bi fark var o yüzden özellikle yazmak istedim.

Kaldı ki banka kredi vermiyorsa o limitte bir kredi kartını hiç vermez muhtemelen.
0
plutongezegendegilmi
(21.12.20)
(5)

sahibinden'de çakallık yapmak

duyurukullanıcısı
bir ürün var ara sıra sahibindende düşüyor ürün 5000tl ise sahibinden'e arasıra geldiği içi 15k-20k gibi fiyat koyuyorlar.ben şimdi 4-5 tane fake hesap açsam hepsine yurtdışından fotolar bulup 5kTL bandına çeksem ürünüyeni ürün koyan adamda bende bu fiyattan koyayım der mi?
bir ürün var ara sıra sahibindende düşüyor ürün 5000tl ise sahibinden'e arasıra geldiği içi 15k-20k gibi fiyat koyuyorlar.

ben şimdi 4-5 tane fake hesap açsam hepsine yurtdışından fotolar bulup 5kTL bandına çeksem ürünü

yeni ürün koyan adamda bende bu fiyattan koyayım der mi?
0
duyurukullanıcısı
(13.12.20)
4-5 fake hesap icin telefon no lazim
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(13.12.20)
Urunun 5000tl olduguyla ilgili algi nereden geliyor? Her malin fiyati arz / talep dengesine gore belirlenir - talep cok arz azsa fiyati yuksek olur haliyle. Ara sira o fiyata gelip sonra kayboluyorsa o fiyata alici buluyor demektir. Dedigin yontem arzin daha cok oldugunu gosterip gercek urunu koyacak saticinin gozunu biraz korkutabilir bence ama fiyati 1/4 yapacagini hic sanmiyorum. Hatta 15/20k gibi fiyatlara gidiyorsa muhtemelen senden o fiyata almak isteyecekler cikacaktir.
0
robokot
(13.12.20)
Sen olsan böyle bir şeye düşer misin :)
0
roket adam
(13.12.20)
ürününü satın almak isteyenlere ne diyeceksin?
0
ardt
(13.12.20)
Bunu yapan whatsapp grupları var.

Piyasada az bulunan otomobil modellerinin fan kulüpleri oluyor ya. Atıyorum "Kia Pro Ceed GT". Whatsapp'tan aracını satacak adam gruba mesaj atıyor. Fiyatı adam 140 bin liraya satmak istiyor diyelim. 10-12 kişi 150-160 bin aralığında aracı için ilan oluşturuyor. Satacak adam da ederinden daha fazlaya satabiliyor böylece. Sonra o sattığı adamın numarasını isteyip gruba ekliyorlar.
0
himmet dayi
(13.12.20)
(6)

Macbook sorusu

cemallamec
Selamlar,Mac ile ilgili 2 sorum var:1- Capslock tuşuna basmama rağmen bazen aktif olmuyor tekrar basmak zorunda kalıyorum. Bu benim kullandığım mac’ten mi kaynaklı yoksa genelde mi bu özellik var?2- Dock kısmını sabitlemek istiyorum, kaybolsun istemiyorum ekrandan. Bunu yapabiliyor muyuz?
Selamlar,

Mac ile ilgili 2 sorum var:

1- Capslock tuşuna basmama rağmen bazen aktif olmuyor tekrar basmak zorunda kalıyorum. Bu benim kullandığım mac’ten mi kaynaklı yoksa genelde mi bu özellik var?
2- Dock kısmını sabitlemek istiyorum, kaybolsun istemiyorum ekrandan. Bunu yapabiliyor muyuz?
0
cemallamec
(13.12.20)
2-Ayarlar->Dock kısmından sabitleyebilirsin.
0
sumuklurakun
(13.12.20)
1- seninki bozulmamış mac'de bazı tuşlarda delay var öyle (that is not a bug that is a feature), ayarlardan capsclock delay'ini kaldırabilirsin eğer hoşuna gitmiyorsa bu özellik.

superuser.com
0
aziz dostum jack
(13.12.20)
Ben bunu bu yaz aldım ama kullanmadım, yeni kullanıyorum. Sorunlu mac mi yollamışlar? Yazsam adamlara hayatta geri de almazlar. Dock için de ekranı büyütünce kaybolsun istemiyorum :( magner’i deneyeyim.
0
🌸cemallamec
(13.12.20)
Yok bozuk degil, yukarida anlatilmis. Genel olarak boyle bir ozellik var, cok kisa basip cekersen devreye girmez - yazi yazarken yanlislikla bastiginda birden capslocka gecmeyi engellemek icin koyulmus bir ozellik, nasil kapatacagini yukarida yazmislar.
0
robokot
(13.12.20)
tam ekran yapınca dock kaybolmasın istersen o tam ekran olmaz. senin istediğin şey aslında pencereyi boşluğa büyütmek. onun için Spectacle isimli ufak yazılımı öneririm alt + cmd + V gibi kombinasyonlarla pencereyi istediğin alana yerleştirebiliyorsun ya da en büyük hale getirebiliyorsun.

Magnet daha iyi ama Spectacle ücretsiz.
0
himmet dayi
(13.12.20)
mac'lerin ekran büyütme şeysi, windows'tan farklı çalışıyor. gerçek anlamda tam ekran yapıyor, ekranda sadece o pencere kalacak şekilde. halbuki windows'ta "başlat düğmesi ve görev çubuğu kalsın, geri kalan yere de bu pencereyi koy" demiş oluyorsunuz.

sizin istediğiniz şey, üstte menülerden "window" kısmından "zoom", sizin istediğinize daha yakın bir şey yapıyor ve başka bir app yüklemeniz gerekmiyor. ama bu da her zaman çare olmuyor, böyle durumlarda pencerenin dört kenarına ayrı ayrı çift tıklamak gerekebilir.
0
co2s2
(14.12.20)
(11)

2021 gelmeden Macbook almak mantıklı mı?

bfm
Merhaba,M1 işlemcili air veya pro alacağım, 13 inç.Yıl sonu olduğu için 2 hafta daha beklememi mi önerirsiniz? Yani 2020 yerine 2021 tarihli mi olacak o zaman? Çok farkediyor mu bu? Bir de 2021 başında 2020 tarihliler indirime giriyor mu?Pek bilgim yok, tecrübenizi paylaşırsanız ona göre karar verec
Merhaba,
M1 işlemcili air veya pro alacağım, 13 inç.

Yıl sonu olduğu için 2 hafta daha beklememi mi önerirsiniz? Yani 2020 yerine 2021 tarihli mi olacak o zaman? Çok farkediyor mu bu? Bir de 2021 başında 2020 tarihliler indirime giriyor mu?

Pek bilgim yok, tecrübenizi paylaşırsanız ona göre karar vereceğim. Sevgiler.
0
bfm
(13.12.20)
çeyrek çeyrek oluyor:)
mid 2019 gibi ibareler yazıyor yani.

bu arada son model ürünler ülkeye anca girer ve satışa sunulur. önce eldeki stokları eritmek isterler düşüncesindeyim.
0
picassoishere
(13.12.20)
ben olsam m1'in yeni modellerini beklerdim. henuz yeni teknoloji oldugu icin muhtemelen eldeki islemciler ciraklik donemi islemcileri. yine de eskilerine gore inanilmaz bir fark var; ama bence bir sonraki jenerasyon daha iyi olur.
0
buenosdias
(13.12.20)
Teşekkürler, m1 çıkmış, var şu an stokta İstanbul’da.
0
🌸bfm
(13.12.20)
m1 var zaten 13 inç macbook pro ve macbook air olarak.

önemli olan bi kaç şey var. henüz kullanıcılar m1 işlemciyi test edemedi, ha hızlı güçlü işlemci ama 6 ay sonra 1 sene sonra sorun çıkıp çıkmayacağı meçhul

apple in booklara koyduğu kelebelk klavye gibi 3 ay sonra bozulacaksa büyük sıkıntılar yaşanır.

öteki yanı doların ülkemizdeki durumu, stok durumu, zam gelip gelmeyeceği gibi şeyler.

ben şahsen imac almaya niyetleniyorum m1 işlemcili.
0
killerbee
(13.12.20)
Hocam pro air karar verince beni de yeşillendirirseniz sevinirim
0
andlee
(13.12.20)
@andlee ben ait’de karar kıldım. Önceden pro kullanmıştım üstteki touchbar’ı sevmiyorum. 3 bin fark varmış, onu da vermek istemedim 2 saat fazladan şarj süresi için.
0
🌸bfm
(13.12.20)
şüphesiz biz ilk nesil ipad'in ne kadar hızlı telef olduğunu görüp de ibret almayanlardan olmadık.

bilgisayara ihtiyacın şimdi yoksa 2021 eylül'ü bekle.
0
alperz
(13.12.20)
@alperz acil ihtiyacım var :(
0
🌸bfm
(13.12.20)
Maci 2021 de aldin diye 2021 mac olmuyor. 2021 de cikacak macleri beklemen lazim, yani yeni model. 2 hafta sonra alacagim m1 mac de 2020 model olacaktir.
0
robokot
(13.12.20)
2021 q1'de m1x işlemcili 16" macbook pro'lar çıkıyo. az sık dişini.
0
alperz
(14.12.20)
@alperz ben hafifliğinden ötürü 13 inç ve air istedim, teşekkürler yine de.
0
🌸bfm
(14.12.20)
(14)

Dolandırılmamak için

november rain
Yaklaşık 10 bin TL değerindeki bilgisayarımı satmak istiyorum. Dolandırılmamak için nelere dikkat etmem gerekir? Mesela başka bir şehirden biri almak istediğinde kargoya verme - parayı alma sırası nasıl oluyor? Diyelim ki karşı taraf eft yaptı, hatalı gönderdim diyip kendi bankasına bir şekilde para
Yaklaşık 10 bin TL değerindeki bilgisayarımı satmak istiyorum. Dolandırılmamak için nelere dikkat etmem gerekir? Mesela başka bir şehirden biri almak istediğinde kargoya verme - parayı alma sırası nasıl oluyor? Diyelim ki karşı taraf eft yaptı, hatalı gönderdim diyip kendi bankasına bir şekilde parayı geri çekebilir mi?
Türlü türlü dolandırıcılık hikayeleri okuyunca ister istemez insan paranoyak oluyor. Tecrübe ve yorumlarınızı bekliyorum.
0
november rain
(13.12.20)
Elden hocam, baska kesin guvenli yolu yok...
0
robokot
(13.12.20)
garantici olmak istiyorsanız asla "siz kargolayın ben parayı yollarım" gibisinden işlere girmeyin, sadece kendi yaşadığınız şehirde elden satın. başka şehirden illa almak istiyorsa sizin yaşadığınız şehirde tanıdığı olup olmadığını sorun, onun aracılığıyla elden gerçekleştirin alış verişi. yada alıcının olduğu şehirde sizin tanıdığınız varsa ona yollayın arkadaşınız gerçekleştirsin.

sahibinden det GET ile göya güvenli alışveriş seçeneği var ama açıkları var. misal ben alıcı olarak get ile parayı öderim -para ben malı alıp onay verene kadar size geçmez sahibindende kalır- ardından hoşuma gitmedi diyerek iade oluştururum ama bilgisayar yerine size bir kutu hıyar gönderirim. siz hıyarları alıp sahibinden.com a şikayet edersiniz ama ben bilgisayarı gönderdiğimi sizin yalan söylediğinizi söylerim. kargoyu teslim ettiğim şubedeki kargocu arkadaşım da beni onaylayınca hem param bana iade edilmiş olur hem de sizin bilgisayarınıza çökmüş olurum.

ama tabi ki şahsen öyle bir şey yapmam lakin başkaları yapabilir, o yüzden ayık olun diye yazdım :)
0
issiz karga
(13.12.20)
Nakit para kabul etmeyin. Bankada psrayı görmeden de ürünü teslim etmeyin. Harcama itirazı kredi kartında olur. Havale ve eft de para geldiyse olay bitmiştir.
0
Arthur Dayne
(13.12.20)
havale/eft ile para sizin hesabınıza geçtiyse problem olmaz. parayı hesabınızda görmeden göndermeyin.

bayağı yüksekmiş fiyatı.
kargola-onayla tipi (gittigidiyor hemenal, sahibinden get gibi) göndermeyin, ne olur ne olmaz.
0
tabudeviren
(13.12.20)
olur da şehir dışından birine gönderiyorsunuz, parayı peşin alıyorsunuz tabi.
size parayı gönderen kişi ile sizin kargoyu göndereceğiniz kişi aynı olmalı.
ben sana parayı göndereyim sen de amcaoğluma gönder gibisinden şeyleri kabul etmeyin.
en iyisi de elden teslim ve parayı da banka ile almak.
0
gaza gelen
(13.12.20)
Bankada hesabınızda olması olması lazım paranın. bunu gördükten sonra kargo yapın.
Merak etmeyin karşı tarafta aynı korkuları yaşıyor. Gönderdiği parayı geri çekemez.
0
Erva
(13.12.20)
Böyle nispeten pahalı eşyaları ben sadece elden satıyorum. Özellikle kargoda kırılıp bozulabilecek şeyler her iki tarafı da mağdur edebilir.

En ideal yöntem şudur: Alacak kişi gelir, ürünü inceler beğenir alıyorum der. Parayı sizin banka hesabınıza yollar. Açar telefondan bakarsınız, para geldiği zaman ürünü teslim edersiniz. Tabi bu yöntem İstanbul-Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan insanlar için daha uygun, ufak yerde yaşıyorsanız mecburen kargolamak zorundasınız.

Sahibinden get uygulaması satıcı için büyük risk içeriyor. Alan kişi ürünü kurcalayıp bozup geri gönderebilir, parasını geri alabilir siz de bozuk ürünle baş başa kalırsınız, zararınızı sahibinden karşılamaz.
0
battal gemalmaz
(13.12.20)
Elden vermenizi ve parayı da EFT ile almanızı öneririm. Bunun dışındaki tüm yöntemlerde bir sürü tantana oluyor, get'te bile kargo geldi gelmedi, geldi kırık çıktı vs bir sürü sıkıntı var.
0
roket adam
(13.12.20)
10 binlik cihazın alıcısı çok çıkmaz. İlgilenen varsa ciddidir. Kargo olayına hiç girme derim. Zarar görme ihtimali tahmin ettiğinden çok daha yüksek. Günlük şehir dışına seyahate değer bir para. Keyfi sebeple vazgeçecek biri değilse eğer en kötü gider elden teslim edersin. Hangi bankaları kullanıyormuş mutlaka öğren. Eft değil havale olacak. Eft yapar, hatalı isim yazar ya da numara yapar, "ben anlamam para benden çıktı" diye gereksiz olay çıkabilir. Mutlaka havale olmalı. Dolayısıyla aynı banka hesaplarına sahip olmanız lazım. Ciddi alıcı sendeki banka hesabına sahip değilse de bir arkadaşından ayarlar en kötü.
0
IncredibleMau
(13.12.20)
Bir uyarı daha; alıcı 60 yaşında değilse eğer internet bankacılığı kullanıyodur mutlaka. Uygulamadan bikaç tıkla halledilecek yöntem varken atm'yi de tercih etme. Atm'ye yürürken, arabayla giderken, parayı yatırırken bir dolap çevirebilir alıcı. 10 bin tl dolandırmaya da değer bir para çünkü.
0
IncredibleMau
(13.12.20)
elden gerisi hikaye ve güven arasındaki uyumla alakalı.
0
jamswety
(13.12.20)
Civarinizda az çok alışveriş yaptığınız bilgisayar elektronik satış tamir işleri yapan dükkan tipi bir yer varsa bir sorun, bazıları aracılık edip ufak bir komisyon alıyor, yani siz bilgisayarın model özelliklerini söylüyorsunuz, fiyat söylüyorsunuz, alıcı çıkarsa haber veriyorlar.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.20)
Oncelikle elden satmayi deneyin. Kargo olacak ise para hesabiniza gecsin. Sen kargoya ver ya da eft yaptim hata olmus diye dolandiriyorlar. Istedigi kadar dekont atsin guvenmeyin. Parayi hesabinizda mutlaka gorun
0
oscar
(14.12.20)
degeri belirli bir mebla uzerindeki ikinci el esyalari ben elden satarim.
cok cok degerli urunler icin yurtdisinda insanlar karakolda bulusuyor, mesela altin pirlata taki falan satacaksan, ya da pahali bir saat karakola gidiyorlar.
0
cooperr
(14.12.20)
(8)

2 aydır halsizim - geçmiyor - tahlil capsli

iddaaci
Merhaba, 2 aydır halsizim. Bu halsizlik b12 düşüklüğünden dolayı verilen dodex iğnesinden sonra oldu. iğneleri olduktan sonra tekrar doktora gittim. 200 civarı olan b12 vitaminim 463'e çıkmıştı. ama halsizlik devam ediyordu. Bu 2 aylık halsizliğimden önce temmuz ayında bayılmıştım. yere düşmüştüm. t
Merhaba, 2 aydır halsizim. Bu halsizlik b12 düşüklüğünden dolayı verilen dodex iğnesinden sonra oldu. iğneleri olduktan sonra tekrar doktora gittim. 200 civarı olan b12 vitaminim 463'e çıkmıştı. ama halsizlik devam ediyordu.

Bu 2 aylık halsizliğimden önce temmuz ayında bayılmıştım. yere düşmüştüm. temmuz ayında. sonra ayıldım. kafamı bir yere vurmadım. ama sanki kulaklarımda küçük bir ağrı olmuştu. baygınlık sonrası mide bulantısı, baş dönmesi hatta 5 aydır baş ağrısı bile olmadı. işte ondan 3 ay sonra da doktora gidip b12 iğnesi aldım.

iştahım yerinde. psikolojik bir durum söz konusu değil. ek şikayetim yok. 190 boy 92 kg 36 yaşında erkeğim. tek şikayetim sol kulağımda çınlama uğuldama ve halsizlik.

doktora gitmeden buradan danışayım dedim.

ek tahlil olarak idrar ve demir paneli var. ekliyorum aşağıya.

[url=hizliresim.com]

[url=hizliresim.com]

ana tetkikler:

hizliresim.com
hizliresim.com
0
iddaaci
(12.12.20)
kbb gittin mi vertigo olabilir belki
0
sen nasıl bir insansın
(12.12.20)
@sen nasıl bir insansın baş dönmesi yok ama. gayet düzgün yürüyorum. ama ilk kbb ve beyine gitmeyi düşünüyorum.
0
🌸iddaaci
(12.12.20)
Halsizlik dedigin nasil bir halsizlik? Nasil hissediyorsun?

Uyku durumun nasil? Yeterli uyuyor musun? Veya gece yaninda uyuyan biri varsa bir tuhaflik oldugunu soyledi mi hic? Uyku apnesi falan yorgunluk yapar.

Bunlar disinda, tansiyonu olcuyor musun hic? Tansiyon dusuklugun olabilir mi? Bunun da sayisiz sebebi olabilir.

Kan degerlerinde bir tuhaflik gozukmuyor, akla direk uyku apnesi veya tansiyonla ilgili seyler geliyor.
0
robokot
(13.12.20)
Bir de covid gecirdin mi veya gecirmis olma ihtimalin var mi? b12 dusuklugunu en basta nasil farkettin - neden olcturdun?
0
robokot
(13.12.20)
@robokot her zamanki gibi deliksiz uyuyorum. tuvalete dahi kalkmam. uykum bölünmez. tansiyonumu düzenli ölçüyorum. 11-8 hep. bazen 10'a düştüğü oluyor. ama hep 11'di bu zamana kadar. 12 bile nadir olur. dediğim gibi sol kulağım devamlı çınlıyor. halsizim. hiç covid geçirmedim. saturasyonumu bile ölçüyorum. hep 94-96 arası.

hep ufak tefek b12 eksikliği şikayetlerim olurdu o yüzden ölçtürdüm. Ama halsizliğim hiç bu kadar olmamıştı.

ayağa kalkınca yoruluyorum. devamlı uzanmak istiyorum. evden çalışıyorum. sıkıntım yok. bu işi anlamadım gitti.
0
🌸iddaaci
(13.12.20)
Seker olcme ihtimalin var mi? Oksimetre aldigina gore boyle seylere onem veriyorsun, evde ufak bir glikometre ise yarayabilir. Hastanede yine tahlil yaptiracaksan HbA1c testi yaptirirsan son bir kac aylik seker durumunun ozeti bir deger cikar.

Bir de cok iyi bilmiyorum ama saturasyon icin 94 baya alt sinirda degil mi? Covid hastalari icin 92 olan hastaneye kossun diyor doktorlar - ama deniz seviyesi degeri bu yuksek bir yerde yasiyorsan ozellikle normaldir belki.

Oksimetren parmak tipiyse gece parmagina takip uyumayi deneyebilirsin, uyku apnesi gibi bir durumu en azindan ihtimallerden cikarmis olursun. Cogu oksimetre belli bir seviyenin altina dusunce alarm veriyor, gece uyandirir seni haberin olmus olur.
0
robokot
(13.12.20)
D vitamini değerini göremedim?
0
sta
(13.12.20)
@sta d vitaminim 80
0
🌸iddaaci
(13.12.20)
(4)

Yeni işte başarısız olmak ve baskı

balllooon
Yeni girdiğiniz bir işyerinde aşırı derecede çalışmanıza rağmen beklentiyi karşılayamamak ve bundan dolayı üzerinize gelinmesi durumunda ne hissedersiniz? Ne yaparsınız? Psikolojik olarak ne kadar etkilenirsiniz?
Yeni girdiğiniz bir işyerinde aşırı derecede çalışmanıza rağmen beklentiyi karşılayamamak ve bundan dolayı üzerinize gelinmesi durumunda ne hissedersiniz? Ne yaparsınız? Psikolojik olarak ne kadar etkilenirsiniz?
0
balllooon
(11.12.20)
Kim geliyor uzerine ona gore degisir herhalde.
0
robokot
(11.12.20)
aşırı şekilde çalışmana gerek yok sorun orada zaten.

türk tipi yönetici senin normalin azın veya çokun arasındaki farkı anlayabilecek durumda değil.

sen %90 performansla çalışsan bile adam sana bu kesin %15 falandır ne iş yaparsa beğenmiyeyim daha çok çalışsın mırın kırın ederse işten atarım diye tehtid ederim falan diye düşünür.

görevini yap yeter.
0
duyurukullanıcısı
(11.12.20)
Etkilenirdim. Çözüm bakarsak :

Geri bildirim isteyin yöneticinizden. Şirket içi müşterilerinizle yakın temasta olun. Onları dinleyin, dünyalarını önceliklerini anlayın.
0
EasyTiger
(11.12.20)
Beklentiler gerçekçi mi? Gerçekçiyse sorun sizde, değilse onlarda.

Sorun sizdeyse ve beklentileri karşılayabileceğinize inanmıyorsanız hem kendinizin hem karşınızdakinin vaktinden çalmamanız hayrınıza olabilir.

Aşırı beklenti varsa karşı tarafla konuşun. Olmuyorsa da zorlamayın.

Derdim normalde ama şu zamanlarda da insanlara "başka işe bak" demek de komik oluyor.
0
kalifiye balta sapi
(12.12.20)
(5)

covid aşısı yolda ama ilacı?

NightBringer
Şimdi aşılar sona aşamada haberlere göre.ancak ya ilacı? bunun ilacı tedavisi vs. geliştiriliyor mu? diyelim ki aşının %100 yayılması uzun zaman aldı veya aşıya karşı olanlar aşı olmadı ve korona yine insanlara bulaşmaya devam ettibunun ilacı vs. olacak mı? bunun üzerinde çalışmalar var mı? varsa ne
Şimdi aşılar sona aşamada haberlere göre.

ancak ya ilacı? bunun ilacı tedavisi vs. geliştiriliyor mu? diyelim ki aşının %100 yayılması uzun zaman aldı veya aşıya karşı olanlar aşı olmadı ve korona yine insanlara bulaşmaya devam etti

bunun ilacı vs. olacak mı? bunun üzerinde çalışmalar var mı? varsa ne aşamada?
0
NightBringer
(11.12.20)
ilaç geliştirmek aşı geliştirmekten çok daha uzun bir süreç. o nedenle mevcut ilaçların etkinliğini deniyorlar

en.wikipedia.org
0
asbe
(11.12.20)
"aşıya karşı olanlar aşı olmadı ve yine bulaştı" diyorsunuz. O öyle değil.

This study found that the vaccine has to have an efficacy of at least 70% to prevent an epidemic and of at least 80% to largely extinguish an epidemic without any other measures (e.g., social distancing).
0
owaki
(11.12.20)
owaki

yani aşının tek başına yeterli olamayabileceği konusunda hem fikiriz sanırım
0
🌸NightBringer
(11.12.20)
ilac dendigi gibi cok zor ve seneler alabilecek bir surec (mevcut ilaclar sans eseri ise yaramazsa). Covidin vucuda girmesini engellemek (aşı) nispeten kolay, aşı teknolojisini biliyoruz, aşıya sadece covid virusunun uygun bir fotografini veriyorsun, vucuduna gosteriyor "bunu iceri alma ha" diye, bagisik sistemin de asil virusu gorunce engelliyor. Aşı meselesinde tecrubeli oldugumuz icin bunu nispeten kolay yapabiliyoruz.

Ama bu virus bir kere vucuda girip, vucutta cogalip, organlara zarar vermeye basladiginda olusacak yıkımı bir "ilac" ile engellemesi gorece cok cok daha zor. Cunku daha yikimin kisa ve uzun vadede hangi mekanizmalarla oldugunu bile net bilmiyoruz. Kisa vade, uzun vade kalici etkiler falan ortaya cikmasi baya vakit alacak.

Kalenin kapisini korumakla kalenin icine giren askerleri temizlemeye calismak arasindaki fark gibi dusunmek lazim. Kapiyi koruyabilirsen kafan rahat, ama kapiyi koruyamaz iceri bir suru dusman askerini alip iceride uremelerine bir kere izin verdin mi o yikimi tamir etmesi cok daha zor. Hastaligin kacinci gununde olduguna gore bile degisiyor yapilmasi gereken sey.

Burda ilk defa Fahrettin'e katiliyorum. Asi karsiti olanlar bile bir sure sonra asi olmak icin yalvaracaklar cunku asi olmayanlar asi olanlara gore gorece patir patir dokulmeye baslayacaklar. Asi hastaligi kapsan bile agir gecirmeni de onluyor. Asi olmayip, hastaligi agir gecirip ölen her 1000 kisi icin aşı olan 1 kisi agir hastalik gecirecek. Bu asimetri yuzunden asi karsitlari da onunde sonunda asi kuyruguna girecekler. Hastaligi bir kere atlatmak sonra daha agir atlatmani da engellemedigi icin eninde sonunda olacak ve sonra gerekirse booster asilari da olacaklar.

Tabii bu direnc kirilana kadar bir suru gereksiz ve hatta masum kisi ölecek - bu konuda su an yapilabilecek bir sey yok maalesef.
0
robokot
(11.12.20)
@nightbringer yanlış anladınız. yeteri kadar kişinin aşılanması salgını bitiriyor, herkesin aşı olmasına gerek yok. ki abd'de aşı olmak isteyenlerin oranı %60ların üzerinde rahat olun.
0
owaki
(11.12.20)
(4)

Hastanelerdeki tıbbi cihazların sesi

silent enigma
Hastanede yatarken, solunum cihazı veya kalbinizi düzenli takip eden, yatağınızın başındaki cihazların bazı sesleri oluyor, dıt dıt dıt diye. Bunlar sesi eğer gerekirse kısılabilir veya kapatılabilir cihazlar mıdır? Yani bu seçenek var mıdır üzerlerinde, yoksa her türlü o sesi çıkarırlar mı zorunlu
Hastanede yatarken, solunum cihazı veya kalbinizi düzenli takip eden, yatağınızın başındaki cihazların bazı sesleri oluyor, dıt dıt dıt diye. Bunlar sesi eğer gerekirse kısılabilir veya kapatılabilir cihazlar mıdır? Yani bu seçenek var mıdır üzerlerinde, yoksa her türlü o sesi çıkarırlar mı zorunlu olarak?
0
silent enigma
(10.12.20)
benim bildigim onlar filmlerde dit dit otturuluyor sadece ya.
0
robokot
(10.12.20)
Bizim veteriner kliniğinde ses kısma veya kapatma yoktu. O sesler seni uyanık tutuyor. Ters giden şeylerde işe yarıyor. Az çok böyle diye biliyorum.
0
Amory Lorch
(10.12.20)
Ses kapatılabilir ama açık olması hasta izlemini kolaylaştırır.
0
pro9it9is9
(10.12.20)
Bazi cihazlar sadece sikintili durumda bagiracak sekilde ayarlanabiliyor.
0
cleric
(11.12.20)
(4)

Adsense Başvuru Durumumu Reddetti

sislerrr
Merhabalar,Olayı kısaca ozetlemek istiyorum. Öncesinden su bilgiyi vereyim daha once reklamlarımı izlediğim için adsense hesabımı devre dısı bırakmsıtı. ben de yeni bir youtube kanalı actım. videolarımın hepsini yeniden olusturdum. gerekli kosulları sagladım ve tekrar basvurumu yaptım. bugun adsense
Merhabalar,

Olayı kısaca ozetlemek istiyorum. Öncesinden su bilgiyi vereyim daha once reklamlarımı izlediğim için adsense hesabımı devre dısı bırakmsıtı. ben de yeni bir youtube kanalı actım. videolarımın hepsini yeniden olusturdum. gerekli kosulları sagladım ve tekrar basvurumu yaptım. bugun adsense hesabımı olusturmamı ıstedı. kız arkadasımın ismini ve onun ev adresıni girdim. adsense bana onay vermediğine dair bugun mail gönderdi. acaba neden boyle yaptılar ? net bir acıklama yine yok?
acaba sunlardan dolayı olabilir mi ?
ilk kanalımın mail adresi örneğin [email protected] ise, yeni actıgım kanalın mail adresi ise : [email protected] yani benzer mail adresleri gibi.
ya da sonuc olarak aynı IP kullanılması.
bununla birlikte para kazanmaya tıkladıgımda hala adsense hesabı için işlem devam ediyor diyor.
ben ne yapmalıyım? yine o kadar emeğim boşa mı gitti. ?
yardımlarınızı rica ediyorum.
0
sislerrr
(09.12.20)
Google aldığın nefesi bile biliyor, o kadar çok çapraz takip yöntemi var ki, birini atlatsan diğerine yakalanırsın.
0
mikro patlama
(09.12.20)
eski videolarini kullandiysan oradan da anlamis olabilirler, ayni video oldugunu bilgisayarlar anlayabilir. O videolar, basliklar vs. bir kere mimlendikten sonra bir daha izin vermeyebilir. Bunun gibi bildigimiz ve bilmedigimiz sayisiz yontemi var google'in. Uzun senelerdir dunyanin 4 bir yanindan milyonlarca kisi senin gibi sistemi kandirmaya calisiyor. Adamlarin isi bunlari bulmak.
0
robokot
(09.12.20)
İki arkadaş da haklı, aynı Ip olması, aynı videolar olması, benzer mail olması, aynı bilgisayar / browser'ın kulanılması, aynı adres olması bunların hepsi birer kriter.
0
roket adam
(09.12.20)
Bu arada yukarida yazmayi unuttum, bu mesaj demek degil ki daha once silinen hesabin yakalandi ve bu yuzden kabul edilmedi - adsense bazen icerigi karli gormedikleri icin veya google TOS icindeki bazi diger maddelere uyulmadigi dusunuldugu icin reddedilebiliyor. O yuzden uyumluluk kriterlerini iyice gozden gecirip yine basvurabilirsin.
0
robokot
(09.12.20)
(4)

Mayıs da Hindistan'a gidilir mi?

canbonomobenseno
Merhabalar,Mayıs ayı için Hindistan'a gidilir mi? Pandemi o zamana ne olur sizce? Gezi amaçlı gitmeyi düşünüyorum. Sizce saçmalamayayım mı?Cevaplarınız için teşekkürler.
Merhabalar,

Mayıs ayı için Hindistan'a gidilir mi? Pandemi o zamana ne olur sizce? Gezi amaçlı gitmeyi düşünüyorum. Sizce saçmalamayayım mı?

Cevaplarınız için teşekkürler.
0
canbonomobenseno
(09.12.20)
Mayista hindistanda gezecek luks (covid açısından) cok buyuk ihtimalle olmaz.
0
robokot
(09.12.20)
aklı başında kurumlar ofise dönüş için haziranı gösteriyor. o da kademeli olarak dönüşten bahsediyorum. dolayısı ile mayısta hindistan bence çokça riskli olacaktır. milyar nüfuslu bir ülkeden bahsediyoruz.
0
teritori
(09.12.20)
Mayıs çok erken, Hindistan gibi az gelişmiş ülkeler için en azından 2022-2023'ü beklemek lazım.
0
roket adam
(09.12.20)
covid bitip asi ciktiktan 2 sene sonra ancak gidilir hindistana
0
oscar
(10.12.20)
(8)

covid pozitif biriyle aynı evde yaşamak

bohr atom modeli
merhaba, annemin babası (85) pozitif çıkmış. bir kadın bakıyordu ama pozitif çıktığı için bakmayı reddetmiş sanırım. şimdi annem ve kardeşleri birlikte gidiyorlar. dedem çok yaşlı, muhtemelen "kapının önüne yemeğini koyduk gel al" demezler. odasına girip çıkacaklardır. siz korunmak için ne önerirsin
merhaba,

annemin babası (85) pozitif çıkmış. bir kadın bakıyordu ama pozitif çıktığı için bakmayı reddetmiş sanırım. şimdi annem ve kardeşleri birlikte gidiyorlar.

dedem çok yaşlı, muhtemelen "kapının önüne yemeğini koyduk gel al" demezler. odasına girip çıkacaklardır. siz korunmak için ne önerirsiniz? ekstra vitamin falan gibi şeyler işe yarar mı?

şimdiden teşekkürler.
0
bohr atom modeli
(09.12.20)
şu tek kullanımlık tulumlardan alın.
eldivenleri bir kaç kat takın.
mutlaka bulaşıklarını, tuvalet/banyo temizliğiyle ilgilenin.
gidildiği zaman mutlaka evi güzelce havalandırın.
içecek temiz su, meyve, yiyecek vs gibi ekstra gıda hazırlığına yani ara öğünlere de dikkat edin.
hastanın kıyafetlerini yüksek derecelerde yıkayıp kurutun.


sizin için düzenli D vitamini, C ve çinko.
ayrıca etken maddesi yüksek (sprey değil damla olanı) propolis.
önlem olarak çift maske, mutlaka siperlik ve veya plastik koruyucu gözlük takın.
döner dönmez de iyice yıkayın ellerinizi yüzünüzü, mümkünse duş alın.
şansa güvenmekten başka da bir opsiyonunuz yok zaten : /


geçmiş olsun.
0
jimjim
(09.12.20)
N95 maske ve yüz siperliği
0
sta
(09.12.20)
Maskeyi iki kat taksınlar. Tulum eldiven. Bu dr ların taktığı şeffaf gözlükler var onlardan da alsınlar.
Tabak kaşık çatal tek kullanımlık olsun. Sonuçta sağlık çalışanlarıda pozitiflere bakıyor. Hasta olmayanları var. On gün iyi korunurlarsa bir şey olmaz inşallah.
0
Neyazayım
(09.12.20)
Yarim yuz maske: urun.n11.com

Maske 7501 koydum annenin yuzu ufaktir diye. Eger yuz erkek yuzu kadar buyukse 7502 alin.

6035 kartus: urun.n11.com

gozluk: urun.n11.com

Eve giren ve dedeyle iletisim kuran herkes bu setupi kullanirsa, tak cikari ve el yikamasini duzgun yaparsa hic bir sey olmaz. Oyle cerrahi maskeyle falan takilirlarsa her turlu kaparlar (kucuk ihtimal deden bulastirici olmayan hastalardansa bir sey olmaz o da %20).

Turkiye'de pek dillendirilmese de aerosollerle bulastigi bu hastaligin artik kesin gibi. O yuzden sadece yakinda, ayni odadayken degil eve girdigi zaman bu gerecleri kullanmasi yerinde olur.
0
robokot
(09.12.20)
Yukaridakilerle ugrasamam denirse minimum: FFP2 maske, etrafi kapali gozluk + siperlik.

Eldivenleri birden fazla kat takmanin hatta takmanin pek anlami yok duzgun yikanacagi icin.
0
robokot
(09.12.20)
N95 uzerine 2 kat cerrahi maske takiyor covid hemsireleri
0
eja
(09.12.20)
N95 maske yoksa çift kat maske
Siperlik
Hastane tipi tulum
Eldiven
Ve dezenfektan
0
limonlu eksi
(09.12.20)
"N95 / FFP2 yoksa cift kat maske" gibi bir tercih soz konusu degil. Bu hastalik icin pozitif biriyle surekli temas edecek, ayni evde bulunacak birini korumaz.
0
robokot
(09.12.20)
(7)

ekrem imamoğlunun ihraç ettiği eurobond nedir?

soru icin geldim
anlamadığım için soruyorum. hükümetin belediyenin kaynaklarını kısıtlaması sonrası ekrem imamoğlu eşi benzeri görülmeyen büyük bir iş başardık 500 küsür milyon dolarlık eurobond ihraç ettik dedi. nedir bu eurobond? mantığı nedir? avantajları? sistem nasıl işliyor? bir çeşit borçlanma falan mı? açıkl
anlamadığım için soruyorum. hükümetin belediyenin kaynaklarını kısıtlaması sonrası ekrem imamoğlu eşi benzeri görülmeyen büyük bir iş başardık 500 küsür milyon dolarlık eurobond ihraç ettik dedi. nedir bu eurobond? mantığı nedir? avantajları? sistem nasıl işliyor? bir çeşit borçlanma falan mı? açıklarsanız sevinirim.
0
soru icin geldim
(08.12.20)
ben bir kağıda 1000usd yazıyorum ve sama 900usd'den satıyorum. senim elinde üzerinde 1000usd yazılı bir kağıt benim cebimde 900usd var.

sonra sana diyorum ki 5 yılda 200'ler usd olarak ödeyeceğim bunu.

5 yılın sonunda senin cebinde 1000usd benim elimde 1000usd yazılı bir kağıt oluyor.

5 yıl zarfında da ben o 900usd ile iş yapıp para kazanıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(08.12.20)
Soruya soru eklemek gibi olacak ama detayını bilen var mı? Vadesi faizi nedir? Hazine’nin ihraç ettiği ile aynı faizi mi verdi acaba yoksa farklı kredi derecesi olduğu için daha düşük faizle ihraç etmiş olabilir mi?
0
catch the arrow
(08.12.20)
mobilde hiçbir şey yapılamadığı için yeni mesaj olarak yazmak zorunda kalıyorum. Mod isterse silsin ikisini de.

%6.6 ve 5 yılmış. Hazine %6 ile satmıştı.
www.ibb.istanbul
0
catch the arrow
(08.12.20)
her yerde var zaten
www.isbank.com.tr
0
ankarakecisi
(08.12.20)
Hükümet İBB'nin kaynaklarını mı kısıtlamış? Mesela hangi kaynaklar kısıtlandı? Eğer kısıtlandıysa hangi gerekçeyle ve yetkiyle kısıtlandı? İBB'de Türkiye'nin hiç bir belediyesinde olmadığı kadar gelir var zaten. Eurobond demek uzun vadeli yabancı borçlanma demek. Avantajı borcun uzun vadeli ve düşük faizli olmazı. Yani olayın özeti şu: Sürekli dış borçlanmadan şikayet eden muhalefetin belediye başkanıda dış borç almış.
0
berkan11
(08.12.20)
@berkan11

www.ibb.istanbul

"Meclis, geçen yıl onayladığı 4.6 milyar liralık borçlanma yetkisi 648 milyon liraya düşürüldü. Covid-19 salgınının İBB’ye maliyetinin 6,5 milyar liraya ulaştığını açıklayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu süreçte Güney Kore Hükümetinin yerel yönetimlere 135 milyar lira kaynak ayırdığını, Türkiye’de ise belediyelerin kasasına girmiş bir kuruş olmadığını, üstüne kendi kaynak arayışlarına engel olunduğunu söyledi."

IBB nin cok geliri var da AKP doneminde borc almiyor muydu kendi kendini mi ceviriyordu saniyorsun? Her zaman aldigi borcu kisitlamislar iste, IBB de mecburen yabanci borc bulmus.
0
robokot
(09.12.20)
eskiden kamu bankaları ibb ve abb'ye borç veriyormuş. artık vermiyorlarmış. bir de metrolar ile ilgili tcdd'nin daha önceden almadığı bir ödeme artık alınıyormuş. yani finansman kaynağı azaltılmış olduğu gibi, ekstra masraf yaratmışlar.
0
co2s2
(09.12.20)
(3)

Covid'de akciğer tutulumu

her şey
Selam.Yakın zamanda covid'den vefat eden bir tanıdığım ve sosyal medyadan gördüğüm şekliyle, hastalar en çok akciğer enfeksiyonu sebebiyle vefat ediyor. Hastaneye covid olan çocuğu için gidip sol akciğerinin büyük oranda enfeksiyona maruz kaldığını tesadüfen öğrenen var. Farz edelim covid olduk, fil
Selam.
Yakın zamanda covid'den vefat eden bir tanıdığım ve sosyal medyadan gördüğüm şekliyle, hastalar en çok akciğer enfeksiyonu sebebiyle vefat ediyor. Hastaneye covid olan çocuğu için gidip sol akciğerinin büyük oranda enfeksiyona maruz kaldığını tesadüfen öğrenen var. Farz edelim covid olduk, filyasyon ekibi geldi, ilaçları kullanın dedi. Halsizlik, ateş var, belki tat/koku kaybı var. Belki hiç bir şey yok, sadece nefes darlığı var, sadece hafif öksürük belki.
Akciğer enfeksiyonu olup geri dönüşsüz bir noktaya gelme ihtimaline karşı, hangi noktada hastaneye başvurmalıyız? İlk öksürük mü? Hafif bir nefes darlığı mı?
Yani hastaneye gidip ciğerini dinledim, önemli gözükmüyor, filme gerek yok, şu şu olursa gelin; şu an uzman doktorumuz yok; öncelik sırasında değilsiniz; kronik rahatsızlığınız yok zaten gibi ih(ti)mallere karşı kendim ve çevrem için soruyorum.
Özellikle hastalığı geçirmiş veya bir şekilde tecrübe etmişler cevaplarsa sevinirim.
0
her şey
(08.12.20)
Tüm ailem hastalığı geçirdiği için belirteyim, belirtin olmadığı sürece test yapılmıyor, gerçekten kötü olup nefes darlığın vs olmadığı sürece de hastanede tedavi altına alınma imkanın yok. O yüzden ilk öksürükte "eyvah kötü bir şeyler oluyor" deyip hastaneye gitsen de bir şey değişmeyecek.
0
roket adam
(08.12.20)
Oksimetre alınıp evde kandaki oksijen değerine bakılabilir. Tabi doğru bir sonuç verir mi bilmem ama en azından bir kontrol yöntemi olur.
0
bigcaptain
(08.12.20)
doktor degilim ama doktorlarin aciklamalarindan anladigim su: normal tuberkulozda ciger kapasitenin dustugunu cabuk anliyorsun, fakat covid tutulumunda bir sekilde cigerinden karbondioksit bosaltimi nispeten cok daha az engelleniyor bu yuzden aslinda yeterli oksijen almadigini anlamiyorsun.

Insanda nefes alma refleksini tetikleyen sey oksijensiz kalmak degil, kanda karbondioksitin fazla olmasi. karbondioksiti bosaltabildigin surece oksijen alamasan da vucudun hic bir alarm vermiyor - bu durumda farketmeden ölebiliyor insanlar. Mesela ucakta kabin basinci dustugunde yuksekte cok az oksijen var ama cigerlerin kandaki fazla karbondioksiti kolayca disari verebiliyor. Boyle bir durumda hic farkinda olmadan, nefes nefese kalmadan insan bilincini yitirip olebiliyor. Bu duruma hipoksiya deniyor.

Kisace covid'de de akciger tutulumunun cinsi sebebiyle oksijen alamadigini anlamiyorsun, kanindaki oksijen seviyesi dusmesine ragmen karbondioksiti bosaltabildigin icin hic bir sey farketmiyorsun.

Evde bu kandaki oksijen saturasyonunun dustugunu anlamanin en pratik yolu yukarida da dendigi gibi parmaga takilan oksimetrelerden bir tane alip ara ara kandaki oksijen saturasyonunu kontrol etmek. Normalde %98 civari olmasi gereken bu deger cok duserse (92 altina ozellikle) oksijen alinmasinda bir sorun var demektir. Bu deger dusmeye baslar ve yukselmezse suphelenilebilir diyebiliriz.
0
robokot
(08.12.20)
(10)

Anksiyete nedir?

valarmurgulis
Nedir bu herkesin ortak sorunu, somut olarak örnek vererek anlatabilir misiniz? Kelime anlamını biliyorum ama kafamda tam oturmuyor.
Nedir bu herkesin ortak sorunu, somut olarak örnek vererek anlatabilir misiniz? Kelime anlamını biliyorum ama kafamda tam oturmuyor.
0
valarmurgulis
(07.12.20)
doğmamış bebeğe don biçmek (olumsuz yönde)
0
nahtoderfahrung
(07.12.20)
İnsanın ilkel hayatta kalma içgüdüsü, sürekli kötü bir şey olacak kaygısı ve her an tetikte olmanın getirdiği gerginlik.

insanoğlu yıllardır bu temel içgüdüyü bu zamana kadar taşıyor ve hayatı tehdit eden unsurlar(yırtıcı saldırısı, mevsim şartları vb..) ortadan kalkmış olmasına rağmen yerine gereksiz şeyleri koyarak bu içgüdüyü devam ettiriyor.
0
montakristokondu
(07.12.20)
anksiyete bir hastalıktır. çok kötü bir hastalık hem de. insanın hayat kalitesini sıfıra düşürür. şimdi insanların bahsettiği anksiyete bu anlattığım değildir. ufak tefek moral bozukluğudur. anksiyete şiddetine göre ilaç tedavisi ve psikoterapi gerektirir.
0
iddaaci
(07.12.20)
öf. berbat bir şey. kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. ben ağır bir anksiyete hastasıyım. günlük ihtiyaçlarım için gittiğim süpermarkette bile korkuyorum. birisi ters bir şey söylerse, kasiyer beklemediğim bir laf ederse, ya paramı evde unuttuysam... böyle abuk sabuk onlarca korku söz konusu. hiçbir zaman kafam rahat değil. hep bir şeylerden korkuyorum. bazen korktuğum başıma geliyor ve korktuğum şeylerin aslında o kadar da korkunç olmadığını fark ediyorum. böyle olunca daha çok sinirleniyorum.

mesela ben "çıkıp yürüyüş yapayım" diye düşündüğümde aklımda direkt olarak "umarım bıçaklamazlar" düşüncesi beliriyor. "bıçaklasalar hastaneye yetişebilir miyim?" diye düşünüyorum. "ölürsem annem çok üzülür mü? kardeşim ne yapar?" falan gibi düşünceler geliyor aklıma.

şaka yapmıyorum maalesef. bir nevi AŞIRI farkındalık hali diyebiliriz. kafada kötü senaryolar dönüp duruyor. şöyle arkana yaslanıp kahve içecek olsan, "acaba çin amariga'ya savaş ilan etti mi??? ya şu an nükleer bombalar dünyanın bir ucundan diğer ucuna uçuyorsa??" diye düşünüyorsun.

benim tedavi olacak param yok açıkçası, yavaş yavaş kafayı yiyorum böyle. acayip saçma ve lüzumsuz düşünceler olduğunu biliyorsun ama kafa kendi kendine çalışıyor işte, durduramıyorsun. kafasına eseni yapıyor.

sonuç itibariyle çok ürkek, her türlü deneyimden kaçınan, sıradan bir insan için "sıradan" olan eylemler için ekstra efor sarf etmek zorunda olan birine dönüşüyorsun.

inanılmaz boktan bir şey. bazı insanlar öyle topluluk önünde konuşurken heyecanlanmayı anksiyete zannediyor... anksiyete öyle bir şey değil. aslında belli düzeyde anksiyete zaten insana gerekiyor. hepimiz bazı şeylerden korkuyoruz, bazı şeylere karşı temkinliyiz. anksiyete bu "korkaklık" halinin seni tümüyle ele geçirmesi, her şeyden korkar hale gelmek.

ben bazen patronumun yaptığım işi hiç beğenmediği için çok sinirlendiğini düşünüyorum mesela. telefon sessizde. "aramış mı?" diye bakıyorum. aramamışsa bile kendi kendine çok sinirlendiğini, benim de hassas olduğumu bildiği için kalbimi kırmamak adına ses etmediğini düşünüyorum misal. halbuki adam "bak şunu yanlış yapmışsın" derken bile beni öven, her zaman iyi davranan, benimle çalışmayı kendisi istemiş bir insan.

anksiyete korkunç ve bombok bi şey. tüm dünyanın yükünü omuzluyorsun, yatıp uyumak da dahil hiçbir eylemi KAFAN RAHAT gerçekleştiremiyorsun.
0
der meister
(07.12.20)
çok kahve tüketimi tetikliyormuş diye okumuştum.
0
walter white kilikli
(08.12.20)
Anormal bir şekilde kaygılı hissetmek.
Bende belirsizliğe katlanamama gibi durumlar da olmuştu.
Mesela bir süre evde yalnız kalmam gerekiyordu.10 gün boyunca eve hırsız girer diye doğru düzgün uyuyamamıştım.
Uykusuzluktan ölsem de gece uyanıp sabaha kadar ayakta duruyordum.En ufak bir ses duyunca bir daha uyuyamıyordum.

İnsanın hayatını cehenneme çeviren bir hastalık yani, tedaviden sonra demiştim ki “dünyadaki cehennemde yaşıyormuşum.”
0
Fiyu
(08.12.20)
Diger insanlarin normal karsiladigi durumlarda (senin de gecmiste 100% normal karsiladigin durumlarda) biri kafana silah dayamis ve seni oldurmek uzereymis gibi bir vucut / zihin tepkisi verdigini dusun. Bunun sacma oldugunu rasyonel olmadigini tum benliginle bildigin halde bu tepkini durduramadigini dusun. Hatta durdurmaya calistikca kotulestigini dusun. Senin kontrolun disinda, ve seni kontrol eden, beyninin primal taraflarinin kontrolden cikmasi sonucu ortaya cikan bir korku. gereksiz oldugunu bildigin, ama bilginin isine yaramadigi bir teror.

Bunun sonucu zamanla o acilari hissetmemek icin o durumlardan kacmak, normal hayatta fonksiyonunu yitirmek, belki isini - iliskilerini kaybetmek, bazen artik evden cikamayacak duruma gelmek. Kontrol altina alinmazsa.
0
robokot
(08.12.20)
Düzeyleri de var sanıyorum, ben yukarıda arkadaşların bahsettikleri şiddette değil ama daha hafifini yaşıyorum birkaç senedir. Kadınlarda hormonal döngüyle birlikte de zaman zaman şiddetlenip hafifleyebiliyor, benimki öyle.

Yanlış teşhis koyulan (alerjik astım dediler alakası yok) bir nefes darlığım vardı mesela. Meğer kaygıdan dolayı ağızdan nefes alıp verdikçe nefes açlığı oluşuyormuş, tam nefes alamıyormuş gibi hissedip ağızdan daha derin nefes almaya çalışıyordum (esnemeyle mesela), bu da kısır döngüye sokuyormuş iyice. Nefes egzersizleri, yoga, meditasyonla çözdüm.

Sonra mesela uçağa binmekten hiç korkmazdım, korkar oldum. O da uçma anksiyetesiymiş, bağlantılı diğer kaygılı halimle. Uçağa binince özellikle kalkana kadar kalbim atıyor, karnım ağrıyor, ellerim terliyor. Havalandıktan sonra uçak sakin uçmaya başlayınca geçiyor :) Gereksiz bir korku olduğunu bilsem de engelleyemiyorum, alkol yardımcı olabiliyor.

Bazen de mesela sevdiklerime bir şey oldu / olacak kaygısı yaşıyorum, alakasız durumlarda. Atıyorum eşim markete gittiğinde bile gelebiliyor bu korku, halbuki ne alakası var? Bunun gibi şeyler.
0
gmzo
(08.12.20)
Sürekli olumsuz düşüncelere sahip olma. Herşey yolunda gittiğinde bile başına felaket gelecek hissi. İşler yolunda gitmediğinde depresyonla beraber görülüyor bende.
0
ashleybon
(08.12.20)
Babamlarin haylaz ve garip bir kedisi var, 8-9 aylık falan. Kedinin garipliği bir şekilde garip olmadik bir yere saklanıp bulunamaması ve uzun süre oradan cikmamasinda, yani 1 gün boyunca bulunamayabiliyor.

Geçenlerde de bunu yapmış, işte konusuyoruz telefonda, dedim ki ya o girmiştir saklanmıştır bir yere cikar. Ama çıkmamış bir yerden. Ama 24 saat bile geçmemesine rağmen (ki diyorum ya kedinin huyu da bu) 70 türlü senaryo yazmışlar, ölmüş camdan atlamış araba çarpmış, zehirlenmiş, bir şeyden elektrik çarpmış kablo kemirirken ama evin içinde bulamıyoruz, dışarı atladı ama evi bulamıyor... ama o kadar yazmışlar ki annemle beraber dinlerken "e öldü herhalde yapcak bir şey yok" moduna geçtim.

işte anksiyete budur, olmayanı olmayacağı olmuş; ölmeyeni ölmeyecegi ölmüş yapar.

ha sonra kediye noldu, buzdolabının arkasında herhalde sıcak hoşuna gitmiş uyumuş, sabah da uyandırmış bizimkileri.
0
encokbenisevinnolur
(10.12.20)
(4)

kişilik bozuklukları

berkan11
1. Kişilik bozuklukları psikoz olarak mı nevroz olarak mı tasniflendirilmektedir?2. Tedavi ile şifa mümkün müdür?
1. Kişilik bozuklukları psikoz olarak mı nevroz olarak mı tasniflendirilmektedir?
2. Tedavi ile şifa mümkün müdür?
0
berkan11
(07.12.20)
kisilik bozuklugunun ne olduguna gore degisir tamamen.
0
robokot
(07.12.20)
kişilik bozuklukları geniş bir alan şizotip kişilik bozukluğu psikozken, bağımlı kişilik bozukluğu nevrozdur.

psikozların tedavisi çok zordur. davranışsal bilişsel terapilerle ilerleme sağlanbilinir.
0
mikahakkinen
(07.12.20)
Kabaca evet, bu şekilde sınıflandırılabilir.
Ancak, bir çok rahatsızlığın ortak küme elemanı bulunur, tanı için hangi gruba dahil etmek biraz hastalığın prognozunu bilmekle de alakalıdır.

Evet, elbette mümkün.
Ancak ruh sağlığına ülkemizde gerekli önem verilmediği için bu tür hastalar maalesef giderek bozuk bir tabloya sahip oluyorlar.
Bilinçli yönlendirme, aile desteği ile hasta topluma adapte olup gündelik işlerini rahatça yapabilir hale gelebilir.
Epizod dönemlerini takip etmek yeterli olur.
0
Lir Psikoloji
(08.12.20)
Psikoz ve nevroz diye ayrılmaktadır rahatsızlık türleri genel olarak.

Batı temelli ve insanı maneviyatından ayrı "madde" olarak ele alan bir tedavi anlayışıyla mümkün değil.
Yıllarca kullanılan İlaçların çoğunlukla yatıştırması ve uyuşturması ve uyutması da ayrı bir mesele

Bu gibi bazı hususları biraz derin araştırmak için kaynak gerekiyor. ama denk gelirseniz bunun için eskiden yazılı olan bir kaynakta, adını hatırlayamıyorum ama profesör birinin elde ettiği tespite bakılırsa böyle hastalıkları tasavvuf erbabının tedavi ettiği yazılıyordu. Duruma bakılırsa çözüm uzaklarda değil bu topraklarda.
0
Erva
(08.12.20)
(4)

Korona olmuş ihtimalim nedir?

birşeylersoracağım
Cuma akşam işten geldim. Daha sonra hiç dışarı çıkmadım. Bugün tekrar çıktım ve işe gittim. Öğleden sonra baş ağrısı başladı. Şu an zonkluyor. Kan şekerim de düştü, işe falan odaklanamadım, çıktım eve geldim. Sabah bulaşmış olsa, akşama hemen belirti gösterir mi? Korona olmuş olabilir miyim?
Cuma akşam işten geldim. Daha sonra hiç dışarı çıkmadım. Bugün tekrar çıktım ve işe gittim. Öğleden sonra baş ağrısı başladı. Şu an zonkluyor. Kan şekerim de düştü, işe falan odaklanamadım, çıktım eve geldim.

Sabah bulaşmış olsa, akşama hemen belirti gösterir mi? Korona olmuş olabilir miyim?
0
birşeylersoracağım
(07.12.20)
Virusu ilk aldiktan sonra en az 5 gun gecmesi gerekiyor belirtilerin baslamasi icin. Bas agrisi tek basina endiselendirici bir sey degil bence ama normalden farkli hissediyorsan bu donemde her turlu kendini dinle.
0
robokot
(07.12.20)
Tedbirli olmakta fayda var ama belirtiler covid gibi değil. Bir de robokot'un dediği gibi 5 gün falan geçtikten sonra belirtiler ortaya çıkıyor. Hatta temastan sonra enfekte olsan da pcr testi negatif çıkabiliyor. Birçok örneği mevcut.
0
himmet dayi
(07.12.20)
5 gün ortalama bir değer, belirtilerin ortaya çıkma süresi 2-14 gün arasında kabul ediliyor, bu bilgi her yerde var.
0
mikro patlama
(07.12.20)
Zonklayıcı tarzda tek taraflı baş ağrısı genelde migrende olur. Eğer bulantınız, kusmanız, ışık ve sese hassasiyetiniz varsa bu migrenden kaynaklı olabilir. Yukarda da bahsedildiği gibi semptomlar hemen ortaya çıkmaz. Ancak baş ağrınız geçmez, yaygın kas ve kemik ağrınız olursa, nefes darlığı ve öksürük başlarsa covid testi yaptırmanız faydalı olur. Geçmiş olsun.
0
esmeralda villalobos
(07.12.20)
(15)

Bu üç rengin ismi nedir?

pass
Renk ismi özürlü bir birey olarak bu iki rengin isimlerini öğrenebilir miyim? Teşekkürler.
Renk ismi özürlü bir birey olarak bu iki rengin isimlerini öğrenebilir miyim? Teşekkürler.
0
pass
(06.12.20)
Mürdüm, lila ve camgöbeği
0
dilemma of subscribtionability
(06.12.20)
1. patlıcan moru
2. lavanta rengi
3. turkuaz
0
candide
(06.12.20)
1)Hex renk kodu #741849, eflatun-pembe'ın orta koyu bir tonudur.
2)Hex renk kodu #994cec, mavi-mor'ın orta açık bir tonudur.
3)Hex renk kodu #0dd7fb, camgöbeği'ın bir tonudur.
0
topraam
(06.12.20)
mürdüm, eflatun, camgöbeği (cyan)
0
battal gemalmaz
(06.12.20)
Bordo ve fuşya.
0
1bir1bir1
(06.12.20)
Üçüncü camgöbeği.
0
1bir1bir1
(06.12.20)
araba kataloğunda yazan "uzay tozu grisi" falan gibi antin kuntin isimler sormuyorsan,

1. mor
2. eflatun
3. turkuaz
0
kibritsuyu
(06.12.20)
1 - burgundy
2 - mor
3 - turkuaz
0
cooperr
(06.12.20)
Fuşya mor turkuaz
0
Hallegadola
(06.12.20)
Online olarak öğrenme siteleri var.
What is this color, yazın ve sonuçlarda çıkan bir siteye bu görseli ekleyin.
0
Erva
(06.12.20)
açılın erkek geldi: kahverengi mor mavi
0
robokot
(06.12.20)
1) kirmizi
2) pembe
3) mavi

:)
0
crucio
(06.12.20)
Vişne çürüğü, lila ve açık turkuaz.
0
Jux
(06.12.20)
Vişne çürüğü
Erguvan moru
Cam göbeği
0
curukturpkokusu
(06.12.20)
Bordo lila cam göbeği
0
eylul
(06.12.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.