Giriş
(14)

Kızartma yağını 1 defa mı kullanıyorsunuz

mg3929
Tek yaşayan biri olarak, mesela tencereye yağı döktüm baya bi yağ kızartmaya yetecek kadar. Aldım 5dk 2 tabak kabak kızarttım. Bu yağı atmam mı gerekiyor? Çok az kullanılmış oluyor çünkü tekrar kullanılmaz mı? Dışarda yediklerimiz akşama kadar aynı yağda tonla kızartma yapıyorlar muhtemelen, hatta b
Tek yaşayan biri olarak, mesela tencereye yağı döktüm baya bi yağ kızartmaya yetecek kadar. Aldım 5dk 2 tabak kabak kızarttım. Bu yağı atmam mı gerekiyor? Çok az kullanılmış oluyor çünkü tekrar kullanılmaz mı? Dışarda yediklerimiz akşama kadar aynı yağda tonla kızartma yapıyorlar muhtemelen, hatta belki ertesi güne bile kalıyordur birçok yerde. Biz evde 5dk kullanıp atıyo muyuz bu işin usulü nedir?
0
mg3929
(27.07.21)
sebze falan kizartinca 2 hatta bazen 3 kere kullaniyoruz. kalani soguyunca bir kavanoza dokup sonra tekrar kullanilir yani.

et ile kullanilan yag (kofte falan yaptin diyelim mesela) direk atiliyor.
0
robokot
(27.07.21)
Hamur işleri ya da sebze kızartması gibi işlerde 2-3 kez kullanıyoruz.
Et konusunda robokot+1
0
pro9it9is9
(27.07.21)
patates kızartması yağını en az 10 defa falan kullanıyorum. en son da çıtır tavuk yapıp çöpe.
0
jelly bear
(27.07.21)
2-3 kere kullanabilirsin ayçiçek yağını. dışarıda kullanılan yağlar senin evde kullandıklarından değil. yanma ve tütme derecesi daha yüksek olan yağlar kullanılıyor.
0
Acil kan
(27.07.21)
2-3 kez kullanıyorum. Hatta çok sevmeme rağmen nadiren kızartma yapıyorum ve 2-3 gün üst üste yiyince kızartmaya doyuyorum her seferinde.
0
ms brownstone
(27.07.21)
Patates kızartması için 3-4 defa kullanıyoruz, diğer kızartmalarda bir defa.
0
hayirsiz
(27.07.21)
Kızartma işlemini zeytinyağı ile yapıyorum ve birden fazla kullanmıyorum. Aksini yazanları okuyunca şaşırdım hatta.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
Bende tek yaşıyorum ailemle yaşarken 2-3 kez kullanıyordum fakat tek yaşarken mümkün olmuyor çünkü bir kere kızartma yaptıktan sonra bir sonraki sefere çok zaman geçiyor, yağın içindeki kalıntıları süzsemde içime sinmiyor, fakat birkaç gün sonra kızartma yapacaksam kullanırım. Bu sorunu kızartma yapmayarak çözdüm
0
rapisa
(27.07.21)
çok defa kullanıyoruz. ayrı bir kızartma tavası yada tenceresi oluyor genelde, yağ da bunun içinde bekliyor.
0
trajikomix
(27.07.21)
@trajikomix+1
0
hrvl
(28.07.21)
Kızartma çok çok nadiren yapıyorum, yaptığımda da o yağı bir kere kullanıyorum sadece. Neyi nasıl kızarttığınıza bağlı olarak (kızarttığınız şey parçacıklı değilse, yağın ısısı sabit kalıyorsa) 2-3 kereye kadar tekrar kullanılabilir sanıyorum ama yağ ısındıkça yapısı bozulan ve kanserojenleşen bir şey, dolayısıyla riske etmek istemem.
0
evde liyakat kalmamis
(28.07.21)
Defalarca kullanıldığını okuyunca şaşırdım bende yav. Hatırlıyorum Cook önceden TV de dikkat programları falan vardı TV de, aman birden fazla kullanmayın falan diye. Yıllardır tek sefer kullanılıyor bizde.
0
primetime
(28.07.21)
4-5 sefer kullanıyoruz kavanozda saklıyoruz. iyice siyahlaşmaya başlayınca döküyoruz.

aylık 30k gelirim olsa her seferinde kullanır atardım ama. tamamen maddiyatla alakalı yani. yaptığımın sağlıklı bir şey olmadığının farkındayım ama mecburum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(28.07.21)
Öğrenciyken sömestr tatilinde fritozdeki yağı boşaltır aile evine gider, tatil bitimi geldiğinde yeni yağı döker yaz tatiline kadar kullanırdım. Hala hayatta olmam mucize bence.

Şimdi max 3-4 kez patates kızartması için.
0
materyalist imam
(28.07.21)
(12)

1. doz ve 2. doz aşınızın arasında kaç gün vardı?

vestasy
Yarın 2. dozumu olacağım, ikisi arasında toplamda 25 gün olmuş olacak. Doktor bir yakınım bu sürenin aşının işe yaraması için az olacağını söylüyor ve sabahtan beri en azından haftaya olmam için ısrar ediyor. Ne yapacağımı bilemedim, internette de çok fazla farklı görüş var. Sizin yorumunuz nedir bu
Yarın 2. dozumu olacağım, ikisi arasında toplamda 25 gün olmuş olacak.

Doktor bir yakınım bu sürenin aşının işe yaraması için az olacağını söylüyor ve sabahtan beri en azından haftaya olmam için ısrar ediyor.

Ne yapacağımı bilemedim, internette de çok fazla farklı görüş var.

Sizin yorumunuz nedir bu duruma? Sizinkinde arada kaç gün vardı?
0
vestasy
(27.07.21)
ikinciyi tam 30 gün sonra oldum ben
0
cay koy geliyorum
(27.07.21)
geçen 8 hafta olunca en iyi antikor oluşumu olduğunu söyleyen bir yazı okumuştum.
0
jelly bear
(27.07.21)
Bu persembe 2.dozumu olcam. Arada tam olarak 29 gun olmus olcak. Ilk dozda hissettigim yan etkiler cok fazlaydi, 2.doz icin ne yalan soyleyim tirstim :D Zaten bayramda da evde tek basimaydim. Hazirsan git ol bence cunku delta ve deltadan tureyen varyantlar bayagi ciddi boyutlara ulasacak gibi duruyor. Doktor arkadasin niye oyle bi tavsiye vermis bilemedim.
0
e mice
(27.07.21)
28 gün.
0
pro9it9is9
(27.07.21)
21 Gün. İsrail ve USA biontech iki doz arasını hep 21 gün olarak uyguladı.
0
hayaletimsi
(27.07.21)
sinovac - tam 28 gun sonra ikinci dozu oldum.

bir iki gunun o kadar etki edecegini sanmiyorum. madem rahat etmeyeceksiniz iptal edip, 4-5 gun daha bekleyip 30. gunde olun bence
0
exlibris
(27.07.21)
CDC'nin biontech için tavsiyesi 21 gün. Doktor yakınınız neden az olduğunu söylüyor ki, merak ettim?

www.cdc.gov
"The recommended interval between doses is 21 days for Pfizer-BioNTech and 28 days for Moderna; however, up to 42 days between doses is permissible when a delay is unavoidable."
0
kobuzchu kiz
(27.07.21)
25, 27 idi one cektim, oyle gerekiyordu, muhtemelen cogumuz asi olup yine de hasta olacagimiz icin cok da umrumda degil 3 gun once 5 gun sonra...
0
hewit
(27.07.21)
21 gün.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
25.
0
invictae
(27.07.21)
Sinovac, tam 28 gün arayla oldum.
0
hrvl
(28.07.21)
28
0
tss
(28.07.21)
(10)

yaz güneşinde siyah giymek

hlot
bir davet için siyah giymeyi düşünüyorum da yaz güneşinde simsiyah gömlek/tişört giyene "salağa bak" diyen çıkar mı?halbuki siyahın giymenin kişiyi daha sıcak hissettirdiği konusunda fikir birliği yok. tersi doğru bile olabilir. siyah giyerseniz pişersiniz diyen var zaten ama misal şu tam aksini idd
bir davet için siyah giymeyi düşünüyorum da yaz güneşinde simsiyah gömlek/tişört giyene "salağa bak" diyen çıkar mı?

halbuki siyahın giymenin kişiyi daha sıcak hissettirdiği konusunda fikir birliği yok. tersi doğru bile olabilir. siyah giyerseniz pişersiniz diyen var zaten ama misal şu tam aksini iddia ediyor: gizmodo.com

şunu da şimdi buldum: www.wired.com

"OK. Let's be clear. This black vs. white clothing isn't exactly a settled issue. People actually study this stuff—here is an article from Nature published in 1980: "Why do Bedouins wear black robes in hot deserts?". "
0
hlot
(24.07.21)
sicakliktan degil de cenazeye mi gelmis diye dusunulmen daha olasi olabilir.
0
baldur2
(24.07.21)
sadece gömleği siyah giyeceğim. niye ya, nikahta düğünde siyah-giyen gören yok mu?
0
🌸hlot
(24.07.21)
Fikir birliğine gerek yok, bilimsel bir veri bu.
Bence şık olup olmaması önemli. Aşırı sıcak açık havada gündüz partisinde siyah lacoste olmaz mesela ama akşam şık bir keten gömlek olur gibi gibi..
0
rewlack
(24.07.21)
baştan aşağı siyah olunmadığı müddetçe kimse bir şey demez bence. mavi kot ve siyah t-shirt veya siyah efil efil bir gömlek gayet de sade şık bir yaz kombini olabilir.
0
the guy from batman
(24.07.21)
@rewlack: fikir birliğine gerek yok da ne demek? buna karşı çıkanlar da bilimsel verilerle karşı çıkıyor zaten. kaldı ki bedeviler çölde yüzlerce (belki de binlerce) yıldır siyah giyiyor. insanlar salak değil herhalde, siyahın pişirdiğini 1000 yılda anlarlardı.
0
🌸hlot
(24.07.21)
Güneşe maruz kalınırsa gerçekten siyah çok ısıtıyor. Bunun dışında baştan aşağı siyah değilse sorun olmaz.
Kadınlar düğünlerde siyah elbise giyiyor mesela. Ben buna karşıyım. Matem değil, canlı bir şeyler giyilmeli.
Ama pantolon da siyah olmazsa sorun değil.
0
pro9it9is9
(24.07.21)
why do you care what others think?

<3
0
janderzel zartanyan
(24.07.21)
gömlek incecik efil efil yazlık değilse, polyesterden parıl parıl parlıyorsa giymemek daha iyi.
0
violetsky
(24.07.21)
Bedeviler koca çölde radyasyon ve ultrabiyoleden kolay seçilebilmek için koyu renk giyiyor olabilirler mi acaba? Ayrıca arap çöllerinde de islam ve mahrem kavramları siyaha yönlendiriyor genelde.. neyse. Hangi bilimsel veri acaba bulursak okuyalım.
Neden yükseldiysem bu kadar :D Gereksiz yere sinir yaptı sıcakta siyah rengi düşünmek bile herhalde .
0
rewlack
(24.07.21)
bedevilerle ilgili makale: www.nature.com
0
🌸hlot
(24.07.21)
(4)

Son 5 yılda hayatımda hiçbir şey değişmemesi

karayel
Bakıyorumda resmen çöp. ev araba dahil hiçbir şey değişmedi. Her gün ben nabıyorum lan demekten bıktım. Güzel bir işim var seviyorum ama onu bile bırakmayı düşünmeye başladım. İşi bırakıp ne yapacağımı da bilmiyorum ama gerekirse sürüneyim ama bir şeyler değişsin isitoyrum.Var mı benim gibi olan?Ne
Bakıyorumda resmen çöp. ev araba dahil hiçbir şey değişmedi.

Her gün ben nabıyorum lan demekten bıktım. Güzel bir işim var seviyorum ama onu bile bırakmayı düşünmeye başladım. İşi bırakıp ne yapacağımı da bilmiyorum ama gerekirse sürüneyim ama bir şeyler değişsin isitoyrum.

Var mı benim gibi olan?

Neler yapıyorsunuz?
0
karayel
(24.07.21)
Bende senin gibiydim
Şehir değiştirdim, iş değiştirdim, evleniyorum, yeni insanlar tanıdım, bağlama kursu alıyorum, satranç öğrenmeye çalışıyorum vs. vs.
Değişiklikler tavsiye ederim, iyi gelir.
0
etna
(24.07.21)
imkanin varsa gez, daha fazla sehir, daha fazla ulke. yas kac?
0
baldur2
(24.07.21)
konfor alanından çıkman lazım demek ki.
rahatını, keyfini boz. sonra hayatını düzene sokmaya çalışırken sıkıntın geçer :)
0
noxell
(24.07.21)
Her değişiklik olumlu yönde olmuyor.
Benim için son beş yıl olumsuzluklarla geçti.
0
pro9it9is9
(24.07.21)
(5)

Prize takılan sivrisinek kovucular cam kapalıyken kullanılır mı?

alperz
Soru başlıktadır. İnternette yaptığım araştırma neticesinde bununla ilgili bir bilgi bulamadım. Şu sıvı olanlardan kullanacağım.Cam kapalı uyusam sabaha helvamı yer misiniz?
Soru başlıktadır. İnternette yaptığım araştırma neticesinde bununla ilgili bir bilgi bulamadım. Şu sıvı olanlardan kullanacağım.

Cam kapalı uyusam sabaha helvamı yer misiniz?
0
alperz
(19.07.21)
Üzerinde solunum yoluna nüfuzu halinde öldürücüdür yazıyor. Bir de ücretsiz danışma hattı telefonu var. 0800 211 33 79 . Bir ara istersen.
Benim, tablet olanlarla o şekilde uyumuşluğum var.
0
Mirket
(19.07.21)
Yüzlerce kere cam kapalı kullandım. Hala yaşıyorum.
0
Neyazayım
(19.07.21)
Yıllarca çoluk çocuk camlar kapalı olarak tabletlerden kullandık. Hiçbir şey olmadı.
Ancak oğlum geçenlerde kutunun üzerini okudu. Oda kapısını biraz aralık bırakıyor :)
0
pro9it9is9
(19.07.21)
Onun amaci evdeki sinekleri uzak tutup pencereden kacirmak degil mi zaten.
Cam kapaliysa neden calisiyor ki?
0
divit
(19.07.21)
Cam kapali ama bulamadigim sinekler var ne zaman uyku moduna gecsem ortaya cikiyorlar. Avcilik yapasim yok.
0
🌸alperz
(19.07.21)
(5)

Kot ceket yorumlamaca

vestasy
Arkadaki lastikli kısmı beğenen de çok oldu, beğenmeyen de. Kararsız kaldım, size sorayım dedim.https://cdn.dsmcdn.com/mnresize/1200/1800/ty98/product/media/images/20210404/06/967146a3/57042022/1/1_org_zoom.jpghttps://cdn.dsmcdn.com/mnresize/1200/1800/ty94/product/media/images/20210404/06/4bf2ae84/5
Arkadaki lastikli kısmı beğenen de çok oldu, beğenmeyen de. Kararsız kaldım, size sorayım dedim.

cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
0
vestasy
(17.07.21)
Beni rahatsız etmedi açıkçası
0
elorelia
(17.07.21)
Bence güzel.
0
pro9it9is9
(17.07.21)
Guzel. Hatta lastiksiz olsa bel kismi cok genis kalacakti ve yanlara dogru kova agzi gibi acik kalacati ve kotu durakti. Bu sekilde lastikli bel daha iyi.
0
stavro
(17.07.21)
hic begenmedim.
kot cekette orijinallik guzel geliyor bana.
0
Kittie
(17.07.21)
Giydikçe yukarıya doğru toplanabiliyo beli lastikli giysiler o da çok rahatsız ediyo insanı. Bundan da bağımsız, güzel değil hiç ceket :/
0
hindistan cevizi
(17.07.21)
(6)

Ehliyete basvuracak acemi için duz vites mi otomatik vites ehliyeti mi?

Acil kan
32 yaşindayim ama daha once sofor koltuğuna oturmuslugum yok o kadar araba surme bilgisinden yoksunum (trafikte araba kullanmaktan korkuyorum açıkçası daha once almama sebebim bu). Kurumsal yerlerden iş teklifi var ama ehliyet istiyorlar biraz mecbur kaldim almaya. Duz+otomatik ehliyeti ve otomatik
32 yaşindayim ama daha once sofor koltuğuna oturmuslugum yok o kadar araba surme bilgisinden yoksunum (trafikte araba kullanmaktan korkuyorum açıkçası daha once almama sebebim bu). Kurumsal yerlerden iş teklifi var ama ehliyet istiyorlar biraz mecbur kaldim almaya. Duz+otomatik ehliyeti ve otomatik ehliyeti ayri ayri alınabiliyor galiba. Duz vites olayi biraz kompleks geliyor el koordinasyonu sıkıntili olan bana. ogrenebilir miyim yoksa direk otomatik alsam ne olur?
0
Acil kan
(11.07.21)
düz vites araba kullanmayacaksan otomatik al.

ama lazım olur öğreniyim diyosan da normal manuel al. öğrenirsin çok büyütülüyor araba sürme olayı.
0
jelly bear
(11.07.21)
Kurumsal şirketler manuel araç da verebilir. Bu yüzden manuel araç için almak daha mantıklı.
0
pro9it9is9
(11.07.21)
Adam sana düz vites aracı verirse ne olacak? Bilmiyorum diyemeyeceğine göre düz vites al. Otomatiği sonra da öğrenirsin.
0
dissendium
(11.07.21)
Bizim sirket kendi sinavini duzle yapip sonra rastgele araba veriyor.

Duz sinavini gecemezsen otomatigi de vermiyor.
Sinava arabayla gittigim halde zor gecmistim.
0
divit
(11.07.21)
Kesinlikle düzle al. Tutarsın bi özel hoca bi kaç günde halledersin. Zor değil düz kullanmak, ehliyeti alınca otomatik kullan bi şey olmaz.
0
zimbirik
(11.07.21)
dehb olmama ragmen ilk seferde sinavi gecmistim. alistiktan sonra vites, debriyaj zor gelmiyor. ancak rahat oldugu icin su an otomatik vites kullaniyorum. 32 yas bir sey ogrenmek icin cok gec degil, pratik yaparak alisirsiniz. basarilar.
0
yine de donuyor
(11.07.21)
(13)

İstifa Vereyim Mi?

Etanglement
Yeni mezunum. Mühendisim.Şirkette 3. ayım dolmak üzere.Girerken yapacağımı zannettiğim işleri değil başka işleri yapıyorum. Yeni işe alımlar yapıyorlar, sonrasında beni daha mühim bir pozisyona geçireceklerini biliyorum. (seniorların önünde co-founder tarafından deklare edildi) Bu mutlu edici bir ha
Yeni mezunum. Mühendisim.
Şirkette 3. ayım dolmak üzere.
Girerken yapacağımı zannettiğim işleri değil başka işleri yapıyorum.
Yeni işe alımlar yapıyorlar, sonrasında beni daha mühim bir pozisyona geçireceklerini biliyorum. (seniorların önünde co-founder tarafından deklare edildi) Bu mutlu edici bir haber olsa da, geç kaldılar.
Her gün on dakikada bir istifa verip ihbar sürecine girmek istiyorum. Ki ona girmem bile (3 ay bile olmadı yahu)

Mülakat sürecinde bulunduğum üç yer var. Üçü de heyecan verici ve bana çok şey katacak, daha kurumsal yerler. Bunlardan birinde çözmek için vaka bekliyorum, diğerinde kurucu ile mülakatı geçtim yüz yüze sınama yapmaya çağırdılar. Üçüncüsü ile de 45 dakikalık tam istediğim gibi bir mülakat geçirdik ve sunum aşamasına kalacağım kesin. Yani umut var, kesinlikle var!

Ancak bu üç başvurum da olumsuz sonuçlanabilir. İster işe yeğenini sokabilir, pozisyonu kapatabilir, işe iade davası yüzünden birini geri alabilir... Ben de kaka gibi ortada kalmak istemiyorum. Çok sağlam pişman olmak falan, korkutuyor.

Burada mutsuzum. Şu andsa mutsuzum mesela.

Ne yapayım? Şımarık mıyım acab?
0
Etanglement
(07.07.21)
Durdugun kabahat
0
ir mania
(07.07.21)
"Yeni işe alımlar yapıyorlar, sonrasında beni daha mühim bir pozisyona geçireceklerini biliyorum. (seniorların önünde co-founder tarafından deklare edildi) Bu mutlu edici bir haber olsa da, geç kaldılar."

yalan.
0
bronz böcek
(07.07.21)
Yeni bir iş kesinleştikten sonra et.
0
himmet dayi
(07.07.21)
Sacma. Ise gir oyle istifa et. Uc yerin de olumsuz donmesi gayet ciddi bir ihtimal. Muhendissen bundan daha analitik olman lazim bence.
0
hot potato
(07.07.21)
İşe alınmadan istifa etmek mantıklı görünmüyor.
Seni daha iyi bir pozisyona alacakları da büyük ihtimalle yalan.
Performansını iyi görürlerse daha ciddi işlere geçebilirsin. Ama bu motivasyonsuzlukla zor. yaptığın işi sevmeden zor.
Seni işe alırken yapacağını söyledikleri işi aynı ekipten başkaları yapıyorsa yalnızca sana güvenmeyi bekliyor olabilirler.

ilk 3 ay çok basit görevler alman hatta görev alamaman falan çok normal. Neden problem ettiğini anlamadım.

Diğer işlere alınmama ihtimaline neden olarak hep şirketle alakalı şeyleri söylemişsin ama seni beğenmeme ihtimalleri de var. Bence sen biraz kendini beğenmiş, ukala biri gibisin. Evet şımarıksın.

yeni mezun dönemimde bir grup mülakatında okulumdan mezun biriyle karşılaştım. Bizim okulu hiç sevmiyorlar o yüzden beni hep eliyorlar dedi. Ben hiç öyle bir şey fark etmemiştim. Grup mülakatında farkettim ki çocuk herkesin sözünü kesiyor. Kimseyi dinlemiyor vs. ve böle biri olduğunu fark etmemiş, onu okulu nedeni ile elediklerini düşünüyordu garibim. Senin de cümlelerini ona benzettim.

Biraz sabret. Böyle düşmesin motivasyonun. bu düşünce tarzı ile mutlu olman çok zor.
0
zimbirik
(07.07.21)
Üç ay bile olmamış ancak yeni pozisyon vermek için geç bile kalmışlar (!)
En azından yeni iş bulup istifa edin mutsuzsanız.
0
pro9it9is9
(07.07.21)
Şu şartlarda yeni iş kesinleşmeden istifa etmeyin bence. 'Mutlu değilseniz istifa edin' lafı bu ülkede ne kadar geçerli. Türkiye'de çalışan bir kişi hayvani mesai saatleri ve iş yükü sebebiyle işinden ne kadar mutlu olabilir ? Herkes söve söve işe gidiyor. En azından 1 yıl dolsun bence.
(Aynı sebepten istifa ettim)
0
sumuklurakun
(07.07.21)
is hayatina giris 101: yeni is kesinlesmeden istifa edilmez.
0
in vino veritas
(07.07.21)
3 ayda ben olsam kimseyi yükseltmem valla. Hele bir bakalım nasıl çalışıyor, nasıl insan filan...
0
firez
(07.07.21)
"sonrasında beni daha mühim bir pozisyona geçireceklerini biliyorum. (seniorların önünde co-founder tarafından deklare edildi)"

neden? birinin yeğeni misin? 3. ayda kim kimi mühim bir pozisyona getirir? doğru bile olsa daha sonra dedikleri şey aylarla ölçülmüyordur. bence şımarıksın.
0
timmie
(07.07.21)
iş en iyi işteyken bulunur. kesinleşince istifa et +1

güzel yerlerle görüştüğüne göre etiket üniversitelerden ve/veya yüksek ortalamayla mezunsun. ama sorun şu ki sadece üç aylık deneyimin var. boğaziçi kimya mezunu üstüne şirketin mühendislik yönetimi masterı yaptırttığı ve kendi alanında 3 toplamda on yıllık iş deneyimi olan arkadaş geçen sene pandemi döneminde istifa etti artık dayanamayıp, dört ay işsiz kaldı, girdiği yer ise ona birşey katmayan başka bir yerdi. gerçi bir sene dolunca çok daha iyi ve kurumsal bir yerde iş buldu ama bu sefer çalışmakta iken buldu. bu tip parametreleri ve örnekleri de göz önüne al derim naçizane.
0
pasp
(07.07.21)
Ihbar sureci dedigin 6 aylik kideme kadar 15 gun, diger isler kesinlesine kadar devam ederdim ben olsam
0
pofudukayi
(08.07.21)
"Yeni mezunum."
"Şirkette 3. ayım dolmak üzere."
"beni daha mühim bir pozisyona geçireceklerini biliyorum. (seniorların önünde co-founder tarafından deklare edildi) Bu mutlu edici bir haber olsa da, geç kaldılar."

3 ayda sıfır tecrübe ile başlanıp terfi edilmez. he böyle bir kural yok tabi ama 3 ayda ne öğrendin ki terfi bekliyorsun? ben 3 sene bekledim.

ayrıca arkadaşlara katılıyorum. yeni bir iş bulmadan istifa edilmez +1

ayrıca; gelecekte cv'nde kısa süreli çalıştığın yerler mümkün olduğunca az olsun. sonra "neden bu kadar iş değiştirdiniz, hemen çıkıverdiniz" diye soruyorlar. dezavantaj yani
0
oekuklu
(08.07.21)
(3)

ruh ve sinir hastalıkları

diffarentiationation
ruh ve sinirin birbiri ile ne alakası var? buradaki sinir, sinir sistemindeki sinir mi yoksa başka bir şey mi?
ruh ve sinirin birbiri ile ne alakası var? buradaki sinir, sinir sistemindeki sinir mi yoksa başka bir şey mi?
0
diffarentiationation
(06.07.21)
Ruh hastalığı kısmı daha ilginç bence
0
hasmetizm 2046
(06.07.21)
Merkezi sinir sisteminin nerede olduğu nu bilirsek sorun kalmaz sanırım. Duyum, algı anlamlandırma ve davranış bunlar sinirden çok ayrı meseleler değil
0
Erva
(06.07.21)
Eskiden ruh ve sinir hastalıkları uzmanlığı birlikte alınıyordu. Bu adı taşıyan hastaneler şimdi bile var. Sonradan psikiyatri ve nöroloji olarak ayrıldı.
Yani sinir denilince sinir sistemi anlaşılıyor.
Beyin olmasa ruh olmazdı. Böyle bir alakası var.
0
pro9it9is9
(06.07.21)
(8)

damacana pompası

fff02561
çok az su çıakrıyor. daha doğrusu biraz iyi geliyor. sonra ne oluyorsa bir sonraki doldurmada çok az su geliyor vs. nedir bunun çözümü bilen var mı
çok az su çıakrıyor. daha doğrusu biraz iyi geliyor. sonra ne oluyorsa bir sonraki doldurmada çok az su geliyor vs. nedir bunun çözümü bilen var mı
0
fff02561
(03.07.21)
içeride vakum oluyor olabilir.
0
sttc
(03.07.21)
Borunun ağıza yakın kısımlarında delik olabilir.
0
neysene
(03.07.21)
Pompa damacanaya bağlandığı yerde gevşemiş olabiliyor.
0
pro9it9is9
(03.07.21)
ne yapılabilir. bağlantı yerini koli bandıyla falan bağlasam olmaz mı
0
🌸fff02561
(03.07.21)
Eskiyse yenileyin. Yeni aldıysanız iade edip sağlamını alın.
0
neysene
(03.07.21)
Çare narpump çift motor. Hayat kalitesi yükselten bi icat.
0
Jux
(03.07.21)
yeni de 15 liraya mı ne almıştım. iade etsem kargo parası daha çok çıkar muhtemelen.ki çalışmasına çalışıyor ama az su çıkarıyor.
0
🌸fff02561
(03.07.21)
Montajını doğru yapmamış olabilirsiniz bir kaç defa farklı bağlayarak deneyin
0
kararsızataletfilozofu
(03.07.21)
(17)

Lohusa depresyonu şımarıklık mıdır?

neil manke
evetse neden, hayırsa neden açıklarsak sevinirim.
evetse neden, hayırsa neden açıklarsak sevinirim.
0
neil manke
(03.07.21)
neden şımarıklık olsun, bunu doğuran kadınlar cevaplasın ama empati kurduğumda belki dünyada en mutlu şeylerden biri diğer tarafta bilinmezlik değişim kaygılar, bunun yanında fizyolojik değişimler, hem zihinsel hem hormonlar sebepli duygular çatışması, insan breakdownlar yaşamayıp depresyona girmesin de napsın
0
freebird5406_2
(03.07.21)
Bence değil. Yakınen ablamdan biliyorum. Etrafta bulunan yakın uzak herkesin her şeye müdahale etmesi, çok biliyormuş gibi çocuk her ağladığında, aç bu yedir, acaba sütün mü yetmiyor tarzında konuşması, kadının altına girmiş olduğu sorumluluk, dinlenmeden uyumadan geçen günler, acaba doyuyor mu gazı mı var gerçekten yetemiyor muyum gibi düşünceler, emzirirken göğsü yara olduysa çektiği acılar vs. derken gerçekten zor bir süreç. Eğer bu süreci depresyonsuz atlatan varsa gerçekten helal olsun. He şımarıklığa çevirip bu durumu kullanan var mıdır? Olabilir, bir şey diyemem.
0
hrvl
(03.07.21)
Çok hassas bir canlıya bakmak onu iyi bir insan olarak yetiştirme sorumlulugunda olmalısın
Ben erkek olarak bile lohusa depresyonuna girerdim baba olsam
0
howfaristhesky
(03.07.21)
değildir ama lohusa depresyonunun şımarıklık olup olmadığını düşünmek şımarıklıktır bence. neden değil olduğu konusu freebird+1
0
Mossy
(03.07.21)
Mossy +1
Ayrıca depresyonun herhangi bir türü şımarıklık değildir.
0
amugochi
(03.07.21)
ben hormonlardan kaynaklı olduğunu ve insanın elinde olmadığını düşünüyorum
0
iwillsee
(03.07.21)
Hayır değil. Çocuğum 2 yaşına girecek, anlam veremediğim değersizlik, kaygı, endişe, hüzün halinden yeni yeni çıkabiliyorum. Şımarık bir insan değilim, bu süreçte de şımarıklık yapmadım, ama depresifim. Değişen hormonlar, yaşam tarzı ve sorumluluklara karşılık psikolojik bir denge arayış hali bence. Kimisi 40 günde buluyor dengeyi, kimisi 2 senede.
0
curukturpkokusu
(03.07.21)
Degildir.
Bir daha asla degistiremeyecegin, geri veremeyecegin, iptal edemeyecegin bir varlik hayatina giriyor. Artik hicbir sey eskisi gibi olmayacak. Buyuk bir sorumluluk. Agir bir degisim.
0
brkylmz
(03.07.21)
Içinden bir canlı çıkıyor. Böyle kollu, ayaklı bir canlı. Bu bile başlı başına travmatik. Bu travmayı atlatamayanlar zaten direkt psikoz haline giriyor. Bebegini kabul etmeme, halüsinasyon vs. Bence hamilelik, doğum, sonrası hassas ruhlar için bütünüyle atlatması çok zor süreçler.
0
velvetmorning
(03.07.21)
Hayır, değil.
Yukarıda yeteri kadar nedenleri anlatılmış.
Hele de destek yerine köstek olan yakınları ve kılını bile kıpırdatmayan, şımarıklık olarak gören bir kocası varsa, vay o lohusanın haline.
0
pro9it9is9
(03.07.21)
mossy +1
0
candide
(03.07.21)
Gebeyken kadının vücudundaki vitamin mineral doku vs reservinin bir kısmı bebeği beslemek için, bir kısmı da bebeğe ait dokuları oluşturmak için kullanılır. Yani kadın doğum yaptığında birçok eksiklikle başbaşa kalır. Önce gebelikle sonra doğumla birlikte birçok hormonal değişiklik yaşayan kadın bir de o eksikliklerle birlikte depresyona girebilir, çok doğaldır. Bunu bilip de bunun ardına sığınabilen kadın çok yüksek ihtimalle beceremeyecektir, doğuran kadınlar depresyona girebilirler ama şeytanlaşamazlar, herkesi kendiniz gibi bellemeyin.
0
1bir1bir1
(03.07.21)
doğum yapmış biri olarak yanıtlayayım, değil. duygular hormanlar nedeniyle öyle bir boyuta ulaşıyor ki kontrol edilemiyor, ben edemedim. zamanla geçti ama korkunçtu. ben o sıra eşimle ayrılık ve başka zorluklar da yaşamıştım, onların da etkisi olabilir tabii, prenses gibi yatıp şımarmak isterdim, o da tüm doğum yapmış kadınların hakkı bence (şu an bunları da klavyeye uzanmaya çalışan 11 aylık bir bebekle mücadele ederek yazıyorum)
0
deartheodosia
(03.07.21)
iki-üç ay boyunca saat kur ve her üç saatte bir uyan. Başka bir şey yapma, sadece uyan, sonra tekrar uyu. Yalnızca bu sebepten bile depresyona girersin.
Bir de bu üçer saatlik aralarda başka işler yapmaya çalışmayı dene, arada hiç uyumadan diğer üç saate geç filan. Hakikaten zor.
0
burfak
(05.07.21)
hayır
cevap basit: hormonlar

hormonlar duygu durumunu değiştiren en önemli (hatta tek) şey olmasaydı bile doğum yapmak başlı başına depresyona elverişli bir olay. içinden insan çıkıyor. olmayan bir varlık önce oluyor sonra içinden çıkıyor.
0
rewlack
(05.07.21)
Ben bunu ilk çocuğumu doğurduktan 5 ay sonra yaşadım. İlk 3 ay manyak pompalanmış hormonlar sayesinde ilnsan bir şekilde ayakta kalıp atlatıyor ama ondan sonra sistem bir anda çöküyor. Sebep uykusuzluk, stres; sütüm yetti / yetmedi, çevreden , akrabalardan gelen binbir türlü yorum ve karşılaştırma, bazen ebeveynler arası iş paylaşımının getirdiği hem bedeni yorgunluk hem de insanın haksızlığa isyanı vs. vs. Bir de bunu "şımarıklık" olarak tanımlamak üzerine tüy dikmek valla.
Dediğim gibi ilk çocuğumdu, neyi nasıl yapacağımı tam bilmiyordum (ilkler hep öyle olur zaten), kesintisiz 6 saat uyku uyuyamamak beni çok yormuştu, üstelik annem çok yardımcıydı bana ama mesela kvalide bu yardım konusunda çok laf söylüyordu. Ben de dolduruşa gelip örneğin hafta sonları annemi mümkün olduğunca karıştırmamaya çalıştım, sonuçta sinirli, bağırıp çağıran biri haline dönüştüm. Buna halden anlamaz bir işyeri yöneticisini de ekleyin. Huniyi geçiriyordum kafama. Hala daha o dönemi ürpertiyle hatırlarım.
Şükür buna uyanıp kendimi tekrar anneciğimin ellerine bıraktım, eşim eve gelince zaten yardım ediyordu ama bunun dışında annesini dizginlemeyi de başardı, öyle öyle atlattım.
0
SiyamkedisiZorro
(05.07.21)
lohusa depresyonu dediğiniz şey hormonların anormal derecede dalgalanmasından ortaya çıkıyor bu nasıl şımarıklık olabilir? ayrıca bebeğin doğumundan sonra yaşanan şeyler her ama her anne için çok zor bir süreç insanın depresyona girmesi an meselesi
0
iwillsee
(05.04.22)
(22)

Bu tarz elbiseler nasıl görünüyor sizce?

vestasy
Bu modellerde, genelde bu tarz desenleri olan elbiseleri beyaz spor ayakkabıyla günlük giyiyorum. Ne zaman giysem üç dört kişiden ''inek sağmaya giden köylü kızı'' esprisi duyuyorum. Yaşlı işi diyenler de çok aslında. Yirmili yaşlarda ve ufak tefek ince bir kadınım, bu tarz elbiseler beni tombul tey
Bu modellerde, genelde bu tarz desenleri olan elbiseleri beyaz spor ayakkabıyla günlük giyiyorum.

Ne zaman giysem üç dört kişiden ''inek sağmaya giden köylü kızı'' esprisi duyuyorum.

Yaşlı işi diyenler de çok aslında. Yirmili yaşlarda ve ufak tefek ince bir kadınım, bu tarz elbiseler beni tombul teyzeler gibi gösteriyormuş.

Siz ne düşünüyorsunuz? Haklılık payları var mı? Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.


cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
0
vestasy
(29.06.21)
Bence gayet güzeller, ben de benzeri elbiseleri seviyorum, özellikle pazen basma falan olanlar gerçekten ferah. Şahsen boylarını biraz daha diz seviyesinde seviyorum, diğer türlü hem kısa gösterebiliyor hem de bacaklarıma dolanıyor. Her ağzı olan da yorum yapmasın artık bence.
0
whoosie
(29.06.21)
çok hoş elbiseler bence. uzun boylu kadınlarda çok daha hoş durur. bir erkek olarak kot pantolonu göğsüne kadar çeken kızlardansa bunları giyenleri tercih ederim.
0
Pertev nail
(29.06.21)
bence de bu tarz elbiseler güzel, siz de rahat edip yakıştırıyorsanız asla haklı değiller. gönlünüzce giyin.
0
evde liyakat kalmamis
(29.06.21)
tasarım gibi alanların %100 subjektif olduğu yanılgısına sahip kişilerde yeterince düşünmeden, bilgi sahibi olmadan yorum yapma durumu var. bir de insanların çoğu bir görseli algılarken bilinçaltında genelde bildikleri şeyleri arıyorlar, tanıdık bir şeylere benzetmeye çalışıyorlar. bu tarz bir deseni sadece köylü kadınların üzerinde gördüyse biri ilk olarak aklına ‘’köylü kızı!’’ gelmesi normal, bunu ifade ederken espri malzemesi haline getirmesi de tartışılır. nerenin köyünden bahsettiği bile belli değil sonuçta :)

neyse ben de çok güzel buluyorum bu elbiseleri, doğru fiti bulunca tarzına uyan her kadının da taşıyabildiğini düşünüyorum.
0
william morris
(29.06.21)
Ne güzel elbiseler, keşke taytvari pantolonlar yerine böyle elbiseleri daha sık görsek.
0
reactionic
(29.06.21)
elbiseden önce çevreni bi değiştir. 2012'de facebook'ta esprisi yapılan biten bir konuydu bu kıyafetlerin teyzeye benzetmesi olayı. ikincisi, herhangi bir nesne bir şeye benzetilerek yeriliyorsa, bahseden kişi başkalarının dünyasında yaşıyordur. gece gündüz elinde telefon instagramda gezen kişilerden duymuşsundur bunu muhtemelen.

tanım : benim ve kız arkadaşımın da en çok beğendiğimiz elbiselerden bu. pek anlamam ben etek boyu kısaları beğenmiyorum. kollarda da uzunları sevmiyorum. kısa kol + uzun boy kombinasyonu en ideali gibi
0
avatar is back
(29.06.21)
Bir dönem çok giyerdim ben de. Sanırım bıkmış olduğumdan, artık hoşuma gitmiyor. Daha düz, rahat kesim elbiseleri seviyorum artık. Ama bunları spor ayakkabı ile giymeniz güzel bence. Elbisenin klasik havasını dağıtır biraz.
0
curukturpkokusu
(29.06.21)
Çok güzel elbiseler. Tam yazlık.
Böyle konuşanları dikkate almayın. Hatta uzak durun.
Genellikle kompleksli, çekemeyen kişiler alay ederler.
"Alay etmek basit insanların eğlencesidir"
0
pro9it9is9
(29.06.21)
Ben birkaç yıl öncesine kadar beğenmiyordum bu tarz elbiseleri ama sneakerla çok güzel geliyorlar artık gözüme.

Yalnız diz altı elbiseler sadece uzun boylularda güzel duruyor bence. Ben beğensem de hiç giyemiyorum o yüzden. Şöyle bi 10 cm falan uzun olsaydım gayet giyerdim severek.
0
ms brownstone
(29.06.21)
efsane.
0
brakgn
(29.06.21)
Ingilizlerden gordugum kadariyla bunlari sevgilisi, esi olan, orta yas ve ustu kadinlar daha cok tercih ediyor, yaz icin muhafazakar kaliyor bunlar onlarin standardina gore. Gencler daha curetkar, dekolteli, kisalarini giyiyor. Not: Ingiltere
0
neck_and_neck
(29.06.21)
Ben çiçekli ve renkli şeyleri sevmem ama çevremdeki herkes böyle giyiyor.
0
jazzabel
(29.06.21)
Beyaz sneaker ile rutin kombinim benim de.

Milletin ne dediğine bakmadan içinde rahatsanız ve kendinize yakıştırıyorsanız giymeye devam edin.
0
purplee
(29.06.21)
Ben cicekli-bocekli elbiseleri seviyorum. Ama oturmuyorsa üste, evet biraz demode gozukebiliyor. Yasli isi diye hic dusunmedim. Linktekiler bence cok zor elbiseler. Biraz kivrim varsa, demodeye kolayca kacabilir. Dumduz, kate moss vucutlarda oyle durmuyor mesela.

Daha modern durmasini istiyor musunuz? Soyle kombinlere bir bakin: www.rouje.com

Ufak tefek ise belki etek boyu biraz yukariya cekilebilir?
Ya da su boydaki romantik elbiseler: www.rouje.com

100% kendi tercihimdir. Siz neyi nasil seviyorsaniz ona devam edin.
0
buf-e kür
(29.06.21)
erkek gözüyle yazlık, tatil yeri vs. dışında giyilmesi garip duruyor kesinlikle.
0
bronz böcek
(29.06.21)
Giyim kuşam/güzellik konusunda genellikle motive edici konuşmaya çalışırım ama bu elbiseleri gördüğüm zaman hep “Nereden bulup da giymiş bunu?” diye düşünüyorum. Aslında kötü olan ne elbiselerin boyu, ne yakası ne de çiçek desenleri. Kötü olan üçünün bir araya gelmiş olması. Örneğin çiçekli, renkli, uzun ama askılı bir elbise daha şık bence. Veya yakası kapalı, bol ama kısa elbiseler daha tarz duruyor gibi… Yine de siz beğeniyorsanız giyin bence.
0
ruhen hastayim ben
(29.06.21)
Ben de hep rahat olabilecegini dusunsem de almadim hic cunku ciddi anlamda "Fatmagul'un sucu ne" dizisinden firlamis gibi geliyor goruntu itibariyle.
0
e mice
(29.06.21)
Çok seviyorum ben böyleli elbise ekstra spesifik bir yakışmama durumu yoksa genelde güzel bi tarz bence.

(erkek)
0
hedep
(29.06.21)
ben de arkadaşlarının aldığı havayı alıyorum ama giyin gitsin nolcak ya püfür püfür. sizi görünce ben ferahlıyorum :D
0
olutaklidi
(29.06.21)
bu kıyafetlere bayılıyorum ben (erkek,33).

yalnız bu kıyafetler yüz güzelliği ve fena olmayan bir fizik talep ediyor maalesef. bu tarz birini acayip tarz gösteriyor. sizi bilmediğim için yorum yapamıyorum maalesf.

ek: etek boyunu diz mesafesinde olursa daha iyi olur diye düşünüyorum ama bu da olur.
ek2: altına güzel bir beyaz spor ayakkabı.
0
syozkn
(29.06.21)
Ben de seviyorum, hem sevimli hem kadınsı.
0
alfred
(29.06.21)
Yaşlı işi diyenlerde kabahat yok, köy yerinde giyilen basma eteklerin biraz daha hat belli edenleri.

Gördüğün gibi beğenen de çok, o yüzden hoşuna gidiyorsa giy ama ben de hep böyle giyinen birine takılabilirim.

Modern aksesuarlarla, çantayla bu algı kırılabilir tabii, bir kemer bir fular bile havayı değiştirir. Keza ayakkabı seçimi de. Ama beyaz spor ayakkabı da her şeyle giyilir dene dene basite kaçtı artık.

Kişisel görüşüm ise giyecek elbise mi bitti yönünde. Hep aynı tarz giyinmek sıkıcı zaten, ara ara giyersen dikkat de çekmez.
0
Jux
(29.06.21)
(9)

Burun ameliyatı olayım mı?

vatanperver
Daha rahat nefes almak için. Doktora sordum, "sen bilirsin, istersen burun kemiğindeki hafif eğriliği düzeltiriz" dedi. Özellikle geceleri ağzımı açıyorum daha rahat nefes almak için. Gündüzleri iyiyim genellikle. Bazı ameliyat olanlar diyor ki, "ilk bir sene iyiydi, sonra eski haline döndü." Öyle o
Daha rahat nefes almak için. Doktora sordum, "sen bilirsin, istersen burun kemiğindeki hafif eğriliği düzeltiriz" dedi.

Özellikle geceleri ağzımı açıyorum daha rahat nefes almak için. Gündüzleri iyiyim genellikle.

Bazı ameliyat olanlar diyor ki, "ilk bir sene iyiydi, sonra eski haline döndü." Öyle olacaksa hiç boşuna ameliyat olmayayım. Ya da otrivine kullanayım ara sıra.
0
vatanperver
(29.06.21)
Bizim ailede de var bu. Biri annem olmak uzere 4 yakinim ameliyat oldu. Hepsi de maalesef birkac sene sonra geriledi diyorlar ama ameliyat olmadan onceki hale gore yine iyilermis.


Bende de ayni sorun var, ben de kararsizim olup olmamak konusunda.
0
invictae
(29.06.21)
Valla ben yıllar önce oldum, bi farkını da hissetmedim en başından beri.
0
noluyo yaa
(29.06.21)
Ben de oldum ve herhangi bir gelisme olmadi. Yani basta iyiydi sonra tekrarladi diye bir durum yok, hic iyilesmedi. Bazilarinin sansi daha iyi oluyor tabi.
0
hot potato
(29.06.21)
yıllar önce oldum, hala iyiyim. benim için hayatımı değiştiren bir ameliyattı. geceleri ağzımdan nefes aldığım için sürekli üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirdim. (yılda min 5-6 kere)
0
ofelia
(29.06.21)
eğrilik dışında problem varsa, mr ve tomografi ile baktıysa nefes almada güçlük çekiyorsan olmayı düşünebilirsin

ama orjinali bozma değmez
0
bir soru sorcam
(29.06.21)
bende de herhangi bir gelişme olmadı, hatta zaman zaman daha da kötüleşmiş gibi hissediyorum.
0
vestasy
(29.06.21)
ben oldum. süper bir şey. sen de ol. nefes alabieleceksin.
0
silver apple
(29.06.21)
Çok gerekli olsaydı, bence doktor "sen bilirsin" demezdi.
Sadece burundan değil, geniz eti de sorunun nedeni olabiliyor.
Mentollü ajanlar (Vicks gibi) da burun delikleri çevresine dıştan sürülünce rahatlatıyor.
0
pro9it9is9
(29.06.21)
Ben de cuma günü olucam bu ameliyattan. Yıllardır aynı sorunu yaşayıp duruyorum. Bir süre sonra geri dönerse aralıklı olarak radyofrekans uygulatmayı düşünüyorum. Yine de bu haline göre iyi olur bence.
0
dougsampson
(29.06.21)
(5)

Elmali tariflerinize talibim

balpolen
Bugun cok yogun kullandim burayi. Elmali tart, kurabiye, kek ve galette disinda baska neler yapilabilir elmali?Tesekkurlerrr
Bugun cok yogun kullandim burayi. Elmali tart, kurabiye, kek ve galette disinda baska neler yapilabilir elmali?

Tesekkurlerrr
0
balpolen
(28.06.21)
Elma tatlısı.
0
pro9it9is9
(28.06.21)
Elmaları ince ince dilimleyip fırında cips yapabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(28.06.21)
apple crumble. bi nevi tart gerçi ama çok lezzetli oluyor. bu sıcakta yanına dondurma şart.
0
anthemis nobilis
(28.06.21)
Biraz kışlık ama crumble +1 çok pratik
0
aquarium
(28.06.21)
Apfel strudel
0
rockinside
(29.06.21)
(4)

ananem ve supradyn vitamin sevdası

freebird5406_2
kullandığı zaman ne ağrısı ne çarpıntısı kalıyor bütün sorunlarına çare oluyor, vitamin zararlı olmaz diye alıyorum fakat sürekli kullanmak istiyor, eczacılar da bu gibi vitaminlerin sürekli değil iki kutu arası en az bir ay ara verilmesini öneriyorlarananeme göre her sorununa iyi geliyor, bunun vit
kullandığı zaman ne ağrısı ne çarpıntısı kalıyor bütün sorunlarına çare oluyor, vitamin zararlı olmaz diye alıyorum fakat sürekli kullanmak istiyor, eczacılar da bu gibi vitaminlerin sürekli değil iki kutu arası en az bir ay ara verilmesini öneriyorlar

ananeme göre her sorununa iyi geliyor, bunun vitamin olduğunu aslında etkisi olmadığını açıklamadım büyüsü kaçmasın diye

bu supradyn yerine placebo başka ne kullanılabilir
0
freebird5406_2
(26.06.21)
vücutta birikmeyecek b,c vitaminli bişeyler olabilir belki eczacıya danışsan daha iyi olur. Ama supradynde de herşeyden azıcık vardı diye hatırlıyorum.

Zamanında ilaç kutusuna bonibon koyan bir çocuğun hikayesini dinlemiştim :D niye olmasın.
0
nhk ni youkosu
(26.06.21)
Bir hastamın kızı annesine Bonibon içirdiğini söylemişti.
Bunama vardı ve sürekli ilaç istiyordu.
0
pro9it9is9
(26.06.21)
şekeri bonibonu ayırt eder zihni maşallah çok açık :)
0
🌸freebird5406_2
(26.06.21)
Nootropil diye bir işe yaramayan bir ilaç var. Günde bir adet alsa...
Prospektüsü de okur mu :)
0
pro9it9is9
(26.06.21)
(7)

Salı günü pişirilip dolaba konan köfte

condom kurşunu
Bozulmuş mudur
Bozulmuş mudur
0
condom kurşunu
(25.06.21)
Ben yerdim.
0
ruhen hastayim ben
(25.06.21)
yenir.
0
sutlu nescafe
(25.06.21)
Bozulmaz.
Yenir.
0
pro9it9is9
(25.06.21)
kokusu ve goruntusu normalse ben yerdim.
0
in vino veritas
(25.06.21)
ısıttığın tavaya tereyağ bas eskisinden iyi olur
0
srjkvon
(25.06.21)
Bende yerdim
0
rapisa
(26.06.21)
üç kuruşluk köfte için riske girmeye değer mi, at gitsin diyenler gelmeden önce söyleyeyim, ben olsam ben de yerim, hiçbir şey olmaz.
0
kibritsuyu
(26.06.21)
(14)

Erkeklerde kolye, zincir keko işi mi?

neysene
Hayatımda bileklik dışında bir takı takmadım. Onu da uzun zamandır takmıyorum. Esasen takı da sevmiyorum yalnız son zamanlarda keko hissi verse de zincir kolyelere bir sempatim oluştu. Özellikle tshirt üzerinde güzel duruyor.Şu tarz: https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQhoqUvAvdyFl
Hayatımda bileklik dışında bir takı takmadım. Onu da uzun zamandır takmıyorum. Esasen takı da sevmiyorum yalnız son zamanlarda keko hissi verse de zincir kolyelere bir sempatim oluştu. Özellikle tshirt üzerinde güzel duruyor.

Şu tarz: encrypted-tbn0.gstatic.com

Bir erkeğin zincir kolye takması sizce keko işi mi?
0
neysene
(23.06.21)
kolye, zincir olayları yakışıklı ve tarz erkeklere yakışıyor sadece. onun dışında evet keko gibi bence :)
0
rose parks
(23.06.21)
Kisa cevap vermek gerekirse evet.
0
hot potato
(23.06.21)
güzel&yakışıklı olunca en keko sayılan şey bile güzel oluyor. yorma kendini. hoşuna gidiyorsa boşver başkalarını tak hevesini al.
0
lazpalle
(23.06.21)
Zincire göre değişir. İnce uzun gümüş zincirler kötü değil bence.
0
Josephine.
(23.06.21)
Linkteki keko değil. Kombinin bağlı. Gömlekle falan keko evet ama düzgün bir tişörtle havalı da durabiliyor.
0
bugun hava gunluk gureslik
(23.06.21)
Uygun kombin,uzun boylu yakisikli erkekse ok :)
0
matilda
(23.06.21)
Fotoğraftaki gibi zarif kolyeler keko gibi durmuyor.
Gömlek içi kalın zincirler ise keko duruyor. Bir de Nuri Alço'yu akla getiriyor :)
0
pro9it9is9
(23.06.21)
Tak gitsin ya.
0
elorelia
(23.06.21)
Fotograftaki guzel.
0
invictae
(23.06.21)
Bizim insanimizin en buyuk sikintilarindan biri devamli olarak "baskasi ne dusunur" kiskaci altinda yasamasi. Tak gitsin, disarda zenciler yazin ortasinda leopar desenli cakma kurkle dolasiyor :D
0
cooperr
(23.06.21)
hot potato +1
0
camussar
(23.06.21)
Bence bileklik de keko ama kekoluk tanımı kişiden kişiye değişir yukarıda yazanlara göre.
0
howfaristhesky
(23.06.21)
kanki çirkinsen belli kalıpların dışındaki bütün giyim kuşam tarzın karşı taraf için keko muamelesi görecek, türkiye gerçekleri böyle
0
nahtoderfahrung
(23.06.21)
Abi hoşuna gidiyorsa tak. Sana keko diyecek olan lord mu ?
0
ycaycayca
(24.06.21)
(25)

İşinizi seviyor musunuz?

chillbabe
Ne iş yapıyorsunuz ve işinizi seviyor musunuz? Bir de yakın vadede iş değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
Ne iş yapıyorsunuz ve işinizi seviyor musunuz? Bir de yakın vadede iş değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
0
chillbabe
(23.06.21)
Tedarik zincirinde operasyonel satin alma müdürüyum.
Seviyorum ama aynı pozisyondan 3-4 sene daha devam etmem, ayni seyi uzun süre yapamam. Daha 1 senelik müdürüm.
Is yerimi değiştirmem çünkü zaten büyük firma, bir sürü pozisyon var ve cok canım sıkılırsa farkli bir ülke/sehir düşünebilirim ama içimden bir ses 15-20 sene bu firmadayim diyor.
0
logisticsmanager
(23.06.21)
işimi seviyorum, ama iş yerimi yeni değiştirdim ihbar süresindeyim 15 gün sonra yeni iş yerime geçeceğim
0
nahtoderfahrung
(23.06.21)
Öğretmenim, çok seviyorum.
0
ruhen hastayim ben
(23.06.21)
Tercüme ofisinde calisiyorum. Cok seviyorum ama daha kurumsal ve rahat, daha yuksek bi maas hayalim var cunku hak ettigim paranin yarisini aliyorum. Ayni yerde calisip benden 4 sene once ayrilan kisiden 500 tl daha az maas aliyorum oyle soyleyeyim
0
matilda
(23.06.21)
Psikologum. Bu bölüm için hukuk fakültesini bitirdigim halde ikinci üniversite okudum; dolayısıyla seviyorum ama şu an çalıştığım konumu sevmiyorum. Yüksek lisansin tamamlanmasını bekliyorum.
0
fraise
(23.06.21)
Sirket kurtaricisi yazilimciyim, isimi seviyorum insan sevmiyorum.
Sirketi kurtarinca ya kovuyorlar ya da istifaya zorluyorlar.

Tam keyfini surecekken kaciriyorlar.
Keske manav olsam.
0
divit
(23.06.21)
Mesleğimi seviyorum ama piyasada dayatılan şartları, mobbingi, işçi haklarını gasp edenleri ve şark kurnazlarını sevmiyorum.

Dsi kurumlarından birinde müdür olsaydım benden mutlusu yoktu.
0
neysene
(23.06.21)
Ben meslegimi seviyorum ama işimi pek sevmiyorum. İlaç sektöründe ar ge de çalışıyorum. Aslinda işimi de seviyorum da bu işi turkiye de yapmayi sevmiyorum.
Ve evet sektor degistirme ulke degistirme fikirlerim var.
0
a perfect lie
(23.06.21)
mühendisim, işimi seviyorum ama yakın zamanda sadece işimi değil kariyerimi değiştirmeyi planlıyorum
0
sttc
(23.06.21)
tıp bitirdim geçen yaz ama doktorluğu sevmediğim için bir sene atanmayıp evde kaldım, tus çalışıp laboratuvar ağırlıklı, hasta ile işi minimum olan daha çok bilimsel araştırma yapılabilecek bir bölüme girdim. Bir aya başıyorum. Çocukluktan beri hayalim bu aslında bilim insanı olmak vs ama son yıllarda bundan da soğudum, şimdi elimde olsa uluslararası ilişkiler okumuş olmayı isterdim ki aöf'te okuyorum onu :d
0
nundu
(23.06.21)
Psikiyatri hekimiyim. Bu is icin tip fakultesine girdim ve cok severek basladim. Tus'ta psikiyatri tek tercihimdi. Pek cok yayin yaptim-halen yapiyorum, isin daha ziyade akademik tarafiyla ilgileniyorum. Ulkenin, insanlarin ve yonetimlerim durumu nedeniyle su an yaptigim seyden nefret ediyorum. Aylardir bekledigimiz istifa yasaginin 1 temmuzda kaldirilacagi bugun duyuruldu ve cok sevincliyim. esimle birlikte istifa ederek daha insani sartlarda İngiltere'de calismak icin calisacagiz buyuk ihtimalle.
0
gibicibicis
(23.06.21)
Hekimim.
Son derece idealist duygu ve düşüncelerle, akademisyen olma yoluna girdim. Oldum da. Ama bitmeyen mobbing, çifte standart, liyakatsizlik, cahil kişilere hizmet vermenin zorluğu (tehdit, şiddet, uygunsuz rapor ve ilaç istekleri), haksız soruşturmalar ve mahkemeler ile yıldım.
Ayaklarım her sabah geri gidiyor. Ama zorunluyum, okutacak bir evladım var. Emeklilikte bir sürü maddi kayıp olduğu için katlanıyorum.
0
pro9it9is9
(23.06.21)
yurtdisindayim, muhendisim, isimi seviyorum ama parasal olarak tatmin etmiyor.
emlakcilardan nefret ediyorum ama sanirim sirf para icin istifayi basip emlakci olacam. iki tane sikindirik kursu var, onlara yazilmayi dusunuyorum.

simdiki aklim olsa kesinlikle tip okurdum. Eger olmuyorsa duz isletme falan cakip biran once ticarete atilirdim.
0
cooperr
(23.06.21)
Bircok sektör degistirdim is sevmenin bir yolunu bulamadim ama mobbing yoksa, maasi ve sartlari iyiyse bir sekilde bir sure idare ediliyor.
0
passive aggressive
(23.06.21)
Patron şirketlerinde çalıştığımdan hiç bir işi sevmedim. Mobbingin allahı yapılıyor ve bu insanlarla sürekli kavga ediyorum. Bir kere ücretsiz izne bile yollandım. Birinin ahı mı tuttu anlamıyorum.
0
ashleybon
(23.06.21)
akademideyim, çok entrika dönüyor, bunaldım.
0
passion rules the game
(23.06.21)
Özel bir bankada kobi portföy yöneticisiyim. İşimi çok seviyorum. Tempo her zaman yüksek. Durağan bir işte ömür geçiremem.
0
Kresto
(23.06.21)
çalışmıyorum, seviyorum.
0
su492
(23.06.21)
mali müşavirim. işimi seviyorum. bir yerde 3 max. 4 yıl çalışınca sıkılmaya başlıyorum. rahat da batıyor bi yerden sonra bana. :)
0
naksidil
(23.06.21)
seviyorum da iş yükü çok fazla oluyor zaman zaman "overwhelm" olmaktan iş yapamaz hale geldiğim oluyor o zamanlar sevmiyorum.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.06.21)
Herkes işini ya da mesleğini seviyormuş ne güzel :D

Yazılımcıyım, memnunum ben de. Yakın zamanda iş değiştirmem çünkü yeni değiştirdim, ama zaten 2 yıl kaldığım bir şirket olmadı henüz. Seneye bakınmaya başlarım.

Uzun vadede başka bir şey düşünebilirim ama, çünkü tüm gün bilgisayar başında oturmak çok sağlıksız bir şey. Yani haftada 2-3 gün spora giderek telafi edilemiyor gibi hissediyorum.
0
plutongezegendegilmi
(23.06.21)
reklam sektöründe metin yazarlığı, dijital pazarlama, marka yöneticiliği falan fisman yapıyorum. full uzaktan çalıştığımız ve maaşımın da 7x civarı olması
sebebiyle seviyorum. maaşım 4x civarı iken hic sevmiyordum mesela. yani durum biraz maaş ile de ilgili.

mobing faktörü yok, mesai benim departman özelinde pek yok. nerden çalıştığımıza karışan da yok. mühim olan isler doğru olsun, falan disman.

bence: isini sevmek diye bir şey yok. yaptığın şeyden keyif almayı öğrenmek var.
0
picassoishere
(24.06.21)
muhasebe/finans

işimi sevmiyorum ama parası iyi. halihazırda çalıştığım pozisyon ise çok boş beleş, sıfır sorumluluk, sıfır yaratıcılık ve iş tatmini hiç yok ama parası çok iyi. şirkete pandemi başlamadan kısa süre önce girdim o zamandan beri evden çalışıyoruz. muhtemelen kalıcı olarak evden çalışmaya geçeceğiz, o durumda iş falan aramam. Ama ofislere geri döneceğiz derlerse direkt iş aramaya başlarım çünkü parası dışında beni mutlu eden hiç bir şey yok.
0
zikardo
(24.06.21)
Araştırma görevlisiyim, hiç sevmiyorum (çok hevesli ve idealist başlamıştım ama öyle devam etmedi).
İş değiştirmeyi düşünüyorum, doktoramın bitmesini bekliyorum. Bir yandan da ne yapabilirim/ne öğrenebilirim diye düşünüyorum. Evli olmasaydım çoktan istifa ederdim ama eşime karşı da sorumluluğum olduğunu düşündüğüm için kendimi zorluyorum.
0
marla is in my head
(24.06.21)
Yazılım - seviyorum - değiştirmeyi düşünmüyorum
0
alaimisema
(24.06.21)
(1)

biontech aşısı ve celebrex ilaç

yay
merhabalar yarın biontech aşısı olucam.ensemdeki şişlik için celebrex kullanıyorum.paroldan başka ağrı kesici kullanmayın diyorlar.celebrexin etkisi ne oluraşımı iptal etsem mi?
merhabalar yarın biontech aşısı olucam.ensemdeki şişlik için celebrex kullanıyorum.paroldan başka ağrı kesici kullanmayın diyorlar.celebrexin etkisi ne olur
aşımı iptal etsem mi?
0
yay
(20.06.21)
Celebrex sakıncalı olduğu söylenen gruptan değil. Ancak devam etmek zorundaysanız, aşıya karşı bağışıklık yanıtını azaltabilir deniyor.
Açıkçası tüm ilaçlar için de bilgi henüz az. Celebrex'in olumsuz bir etkisine ait veri yok. Bu ilacı öneren kişiye sorabilirsiniz devam edip etmeyeceğinizi.
Not: Enfeksiyoncu ya da romatolog değilim. Bildiklerimi yazdım.
0
pro9it9is9
(21.06.21)
(3)

jakarlı poplin gömlek nedir?

duyurukullanıcısı
normal beyaz gömlekten farkı nedir?
normal beyaz gömlekten farkı nedir?
0
duyurukullanıcısı
(19.06.21)
Jakar kumaşın kendinden desenli olması demek. Poplin de kumaşın türü.
0
suicides underground
(19.06.21)
Kumaşın kendinden desenli olarak dokunması durumuna jakarlı deniyor.
Normal beyaz gömlek düz bir bez gibi iken, jakarlı kumaşlarda küçük, yakından bakılınca görülen desenler olur. Bazen büyük desenli olan kumaşlar da var ama bunlar daha çok döşemelik oluyor.
0
pro9it9is9
(19.06.21)
jakar hafif parlak olur bi de. poplin kumas pamukludur ama kalip gibidir serttir dökumlu degil ve kirisinca izi de kalir oyle yika giy kumasi deeeldir
0
ala09
(19.06.21)
(8)

sürekli yorgun hissetmek

rofwts
merhabalar arkadaşlar sabahları 12-1 den önce yataktan çıkamıyorum.ve kendimi sürekli yorgun hissediyorum.kan testi yaptırdım değerler normal çıktı.sebebi ne olabilir?şimdiden teşekkürler
merhabalar

arkadaşlar sabahları 12-1 den önce yataktan çıkamıyorum.ve kendimi sürekli yorgun hissediyorum.kan testi yaptırdım değerler normal çıktı.sebebi ne olabilir?

şimdiden teşekkürler
0
rofwts
(13.06.21)
Unlu ve şekerli gıda seni çok yoruyor olabilir. Onları en az yarı yarıya azaltırsan çok rahatlarsın.
0
muhayyer divan
(13.06.21)
b ve d vitaninin eksiktir muhtemelen, kan tahili yaptır bence. bu iki eksiklik depresyondan çarpıntıya kadar bir sürü şeye neden oluyor.
0
captainmrg
(13.06.21)
Depresyon da bir olasılık.
0
pro9it9is9
(13.06.21)
Muhtemelen gilbert sendromu
0
messina123
(13.06.21)
- un-şeker ve yulaf hariç tahılı hayatından çıkar
- D vitamini ve kaliteli bir omega 3 destegini en az 3 ay kullan.

kan testleri bazı hücre içi değerleri tam göstermeyebilir. örneğin magnezyum eksikliğini bu şekilde göremezsin. bu konularla uğraşan bütüncül tıp konusunda uzman bir hekimden görüş almanda fayda var.
0
orpheus
(13.06.21)
Kaç saat uyuyorsun?
0
sta
(14.06.21)
Yukardakiler +1
Ayrıca tahlil sonuçları normal derken bizde referans aralıkları sağlıklı olmak için gereken aralıklar değil, ölmeyeceğin aralıklar.

Misal d vitamini için verilen alt sınır, raşitizm olmayacak sınır. Oysaki sağlıklı iyi hissetmen için gereken bunun çok daha üstü, avrupada 60 civarı isteniyor. Bizde de ekrana çıkan bazı doktorlar artık bunu gündeme getiriyor, hastanelerdeki referanslar yeterli değil diye.
B12 için de 200 civarıysa normal görünür ancak 500 olması gerekir.
Bunun gibi nedenler de olabilir.
0
epitaf
(14.06.21)
demir eksikliği
0
ercumentcozer
(14.06.21)
(10)

Trafik tazminatı 8 bin çok mu sizce?

ya ben lan neyse
a ehliyeti olmayan sürücü motorla yaya yolunda adama çarpıp kolunu kırıyor. yüzde 100 kusurlu bulunuyor. çarptığı kişide orta dereceli hasar bırakmış.8 bin tazminat4 bin davalı avukatı ücreti3 bin sair15 bin toplam.sizce adil mi? miktar az mı çok mu?edit: kaldırım değil, yaya geçidi. ben yanlış beli
a ehliyeti olmayan sürücü motorla yaya yolunda adama çarpıp kolunu kırıyor. yüzde 100 kusurlu bulunuyor. çarptığı kişide orta dereceli hasar bırakmış.

8 bin tazminat
4 bin davalı avukatı ücreti
3 bin sair

15 bin toplam.

sizce adil mi? miktar az mı çok mu?

edit: kaldırım değil, yaya geçidi. ben yanlış belirttim.
0
ya ben lan neyse
(12.06.21)
hapis cezası yemediğine şükretsin. az bile yemiş.
0
false pretension
(12.06.21)
Orta derece hasar bırakan bir kaza için 8 bin tazminat az bence. Ancak kol hayati tehlike bölgesi sayılmadığından düşük olabilir mi bilemedim.
0
pro9it9is9
(12.06.21)
Az bile ehliyet yok kaldirimdaki adama carpiyor.
0
kuzey li
(12.06.21)
Adil değil ve az bana göre. Bu rakamın motorcuyu aynı şeyi bir daha yapmaktan caydıracak bir miktar olduğunu düşünmüyorum.
0
mikro patlama
(12.06.21)
Türkiye'de insan hayatı bu kadar değerli, çok az zaten de karşılaştırma yapmak açısından almanyada sigorta limitleri 15-20 milyon Euro'larda geziyor. Bizde 300-400 bin lira.

Akp Türkiyesi için fazla bir rakam, insanlık namına ise sadaka bile degil.
0
sanguine
(12.06.21)
Az. Hem ehliyetsiz, hem de yaya geçidindeki adama çarpıyor yuh.
0
angina pektoris
(12.06.21)
Kesinlikle çok az.
0
duptıs
(12.06.21)
çok az, ama türk kanunlarında sebepsiz zenginleşme gibi bir durum var. çarptığı kişi zengin değilse tazminat talebi de çok yüksek olamıyor.
0
orpheus
(12.06.21)
karşı tarafın avukatı kamu çıkarı açısından olayı yargıya taşıyıp sürücüye daha ciddi ceza verilmesini sağlamalıdır.
bu kazayı berlinde yapsanız "berlinde hakimler var" sözü ne demek öğretirler.
hatta insanlık adına siz ihbarda bulunup olayın bu şekilde bedavaya kapanmasını önleyin.

espri edit: eli değmişken 3000 tl fark ödeyip birde tecavüz etseydi :)
0
aslindasorunumpsikolojik
(12.06.21)
Anladığım kadarıyla Bu para sadece manevi tazminat.
Yaralanan kişi, motorun trafik sigortasından (sigorta yoksa güvence hesabından) da tazminat alacak.
Sigorta şirketi de ödediği parayı sürücünün ehliyeti olmadığı için motorun sahibinden isteyecek.
Sigorta şirketinin ödeyeceği tazminat, yaralanan kişinin yaşına, gelirine, sakatlık oranına göre değişiyor.
Yaralanan kişinin sigorta şirketine dava açıp 100 bin lira aldığını farz ettiğimizde, davanın sonunda; vekalet ücreti, yargılama masreafı icra vekalet ücreti icra masrafı vs toplamda sigorta şirketinden 150 bin civarı para çıkar ve sigorta şirketi, motorun sahibinden 100 bin değil 150 bin ister ve dava açar.
150 bin liranın dava masrafı, icra masrafı, dava vekalet ücreti, icra vekalet ücreti vs. 200 bin lirayı rahat geçer.
Bu hesaba faiz dahil değil bu arada.
0
de jure
(13.06.21)
(2)

Nescafe sütlü köpüklü kafein miktarı

havadakarada
Miktar yazmıyor ama sütü bol olduğu için az mıdır acaba. Sabah bir bardak içince kafein miktarı etkili olur mu?
Miktar yazmıyor ama sütü bol olduğu için az mıdır acaba. Sabah bir bardak içince kafein miktarı etkili olur mu?
0
havadakarada
(12.06.21)
Bildiginiz sicak sut... Ayilmak icin etkili olacagini sanmam.
0
invictae
(12.06.21)
Sütlü olanlarda kafein yok gibi neredeyse.
0
pro9it9is9
(12.06.21)
(2)

efervesan tablet

diffarentiationation
bu neden var? neden hap veya sıvı formda etken maddeyi almak varken suda çözdürüyoruz? bu ihtiyaç nereden çıkmış?
bu neden var? neden hap veya sıvı formda etken maddeyi almak varken suda çözdürüyoruz? bu ihtiyaç nereden çıkmış?
0
diffarentiationation
(12.06.21)
her etken maddenin emilim süresi aynı olmadığı için
0
angelofdeath
(12.06.21)
Sindirilmesi güç maddeler önceden çözünmüş oluyor.
Mide ya da yemek borusunu tahriş eden maddelerin kullanımı kolaylaşıyor.
pH değişikliklerine duyarlı maddeler önceden korunmaya alınmış oluyor ve hemen uygulama olanağı sağlanıyor.
Yüksek dozları verme olanağı sağlıyor.
Işık, nem ve ısıya duyarlı maddeler yoğun biçimde korunmaya alınıp sonradan kullanılmaya hazır oluyor.
Güzel tat ve sıvı alımını artırma, tableti tutamayan kişiler için uygulama kolaylığı da var.
0
pro9it9is9
(12.06.21)
(17)

Toplumda çok sevilirken bir anda büyük bir kesimin nefretini kazanan ünlü

ms brownstone
Bu tanıma uyan kimler geliyor aklınıza?Örnek olarak benim aklıma Arda Turan geliyor ilk. Gençken çoğunluk seviyordu ama şu an birçok insanın nefretini kazanmış durumda. Serenay Sarıkaya da biraz bu tanıma uyabilir ama Arda gibi bir nefret değil de Cem Yılmaz sonrası polularitesinin düşmesi gibi onun
Bu tanıma uyan kimler geliyor aklınıza?

Örnek olarak benim aklıma Arda Turan geliyor ilk. Gençken çoğunluk seviyordu ama şu an birçok insanın nefretini kazanmış durumda. Serenay Sarıkaya da biraz bu tanıma uyabilir ama Arda gibi bir nefret değil de Cem Yılmaz sonrası polularitesinin düşmesi gibi onun durumu daha çok.

Başka kimler vardı böyle?
0
ms brownstone
(11.06.21)
kerem bürsin
0
alisamadim
(11.06.21)
son feci bisikletin solisti.

yani çok sevilmiyordu tabii de tek bir hareketle yok oldu bence. ekşideki sorulardan da anlaşılıyor.

orhan gencebay bir de kesinlikle.
0
bohr atom modeli
(11.06.21)
Güner Ümit geliyor benim aklım direkt. İner misin çıkar mısın diye bir yarışmayı sunuyordu. Çok popülerdi kendi zamanında. Aleviler için çok yersiz bir şaka yapmıştı ve azalarak değil bir anda bitti.

Ozan Güven diyebiliriz. Eskiden mizahını seversin sevmezsin, kimsenin nefret edeceği bir tip değilken sevgilisine şiddet uygulayıp bir de mağdur kendisi gibi rol yapınca ekranlardan siliniverdi.

Yavuz Bingöl. Herkesin malumu.

Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar.
0
himmet dayi
(11.06.21)
Hakan Şükür Fetö öncesinde seviliyordu.
0
dissendium
(11.06.21)
emrah serbes
0
anais
(11.06.21)
Oytun erbaş
0
freebird5406_2
(11.06.21)
Sezen Aksu
Erkan Oğur
0
dediysem dedim
(11.06.21)
Muharrem ince.
0
j r r tolkien hayrani
(11.06.21)
Orhan Gencebay

Cevaplar biraz da "siyaset üstü bir kişi iken akp'ye yanlayanlar listesi" olacak gibi. Öyle olunca da toplumun yarısı nefret ederken diğer yarısı da sevmiş oluyor. Some kutuplaşma problems.
0
temasettin
(11.06.21)
Sonradan itibarını yeniden kazandıysa da (ki bence çok daha fazla saygınlığı hak ediyor) bu tanıma en çok uyan isim Ahmet Kaya olabilir. Çocukken hatırladığım kadarıyla kendisine inanılmaz bir sevgi ve saygı vardı. Sonrasında olanlar malum...
0
jacque
(11.06.21)
Canan Karatay
0
dediysem dedim
(11.06.21)
güner ümit miydi ya, şu yarışma programında mum söndü mü oynuyorsunuz diyen?

ebru gündeş de bu sınıfa girer bence.

kara melekte oynayan kadın da en yakın arkadaşının kocasıyla arabada öpüşürken yakalanıp ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı.
0
halanne
(11.06.21)
aliye dizisindeki oyuncu, adini unuttum.
0
durgunfoton
(11.06.21)
Kevin Spacey, Bill Cosby.
0
kobuzchu kiz
(11.06.21)
80liler icin direk Guner Umit'tir herhalde. Herif Turkiye'nin o zamanlar en unlu adami iken tek kelime ile bitti.

Hakan Sukur'de kafaya oynar.
0
cooperr
(11.06.21)
Okan BAYÜLGEN
Necati ŞAŞMAZ
Muharrem İNCE
Fatih TERİM
0
her seye atarlanan adam
(11.06.21)
Sezen Aksu
Kadir İnanır
Yavuz Bingöl
0
pro9it9is9
(12.06.21)
(13)

türkiye'de neden yabancı okullar var?

ardt
türkiye'de (aslında sanırım sadece istanbul'da) amerikan okulları var mı bilmiyorum ama bir sürü alman ve fransız liseleri var (en çok da fransız, sürüyle).bu okullar dini misyonerlik okulları mı? öyleyse, misyonerliği bırakmak zorunda kaldıktan sonra neden varlıklarına devam etmişler?bunların varol
türkiye'de (aslında sanırım sadece istanbul'da) amerikan okulları var mı bilmiyorum ama bir sürü alman ve fransız liseleri var (en çok da fransız, sürüyle).

bu okullar dini misyonerlik okulları mı? öyleyse, misyonerliği bırakmak zorunda kaldıktan sonra neden varlıklarına devam etmişler?

bunların varolma sebebi osmanlı'nın bir zamanlar sömürgemsi bir devlet olmasından mı kaynaklanıyor? öyleyse, bu okulların ülkemizde bulunması bizim için bir utanç kaynağı değil mi?

sorumsu bir cümle: herhalde almanya, fransa, ispanya gibi yerlerde başka ülkelerin okulları bulunmuyordur?
0
ardt
(06.06.21)
Pek çok ülkenin pek çok ülkede okulları var.

Evet misyonerlik amacı var ancak utanç kaynağı da değil.

Bu ülkenin en eski Amerikan okullarından biri Tarsus’ta.

Bunlar üşkenin zenginliği olarak görülmeli. Şunu da kabul etmek gerekiyor bu ülkede cidd bir entelektüel baskınlığı var kolej mezunlarının. Bu da kötü demek değil.

Türkiye’nin de başka ülkelerde okulları var aynı şekilde.

Ayrıca bizimkiler de misyoner okulları.
0
tessera
(06.06.21)
@tessera: "Pek çok ülkenin pek çok ülkede okulları var."

gelişmiş ülkelerin, gelişmiş ülkelerde okulları var mı?

milliyetçi bir insan değilim ama bir fransız lisesinde, fransa'nın kültürünü ve değerlerini, önemli kişiliklerini bizim türk çocuklara öğretmek bana oldukça saçma geliyor. sanki biz medeniyet görmemişiz de fransızlar bizi medeniyetle tanıştırıyormuş gibi geliyor.
0
🌸ardt
(06.06.21)
saçma geliyorsa gönderme çocuğunu o okula, öğrenmesin? ben almanca okudum okulu ss subayı olmadım.
0
nahtoderfahrung
(06.06.21)
tessera +1

Hollanda ve Almanya'da Amerikan okulları var örneğin. Google'da bulabilirsiniz detaylarını.
0
fotrsapka
(06.06.21)
Gelismis ulkelerde de var.
Los angeles'ta, berlin'de fransiz liseleri var.

Fransa'da yaşadığım şehirde Amerikan lisesi var.
Kısacası tahmininiz yanlış.
0
logisticsmanager
(06.06.21)
fisna.org Kuzey Amerika kıtasındaki Fransız okulları
www.internationalschoolparent.com Birleşik Krallık'taki Fransız liseleri
www.completefrance.com Fransa'daki uluslararası okullar
en.wikipedia.org/wiki/Category:British_international_schools_in_Germany Almanya'daki İngiliz okulları
vesaire vesaire.

Gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkelerde okulları var evet, aşağılık kompleksi yapılacak bir mevzu değil.

Edit: Wiki linki tuhaf çıktı, alternatif olarak Almanya'daki uluslararası okullar linki:
www.expatica.com
0
kobuzchu kiz
(06.06.21)
Hemen hemen her yerde italyan fransız okulları var.

Mesela diplomatlar ve benzeri işlerdeki insanlar çocuklarını fransız okullarına yollar. Neden derseniz birkaç nedeni var. Birincisi bakalorya veriyorlar ki her yerde lise eğitimi geçerli olsun diye. İkincisi her ülkede o eğitim aynı seviyede ya da yakın seviyede. Ülke değiştirmek zorunda kaldıklarında çocuklarınon problem yaşamasını önlüyor. Tabi bi de uluslar arası ilişkiler dünyasında fransızca değerli bir dil, statü gibi biraz da.

Her ülkenin her yerde yok ama çoğu gelişmiş ülkenin çok fazla yerde var.
0
tessera
(06.06.21)
Fransizlar cok eski.
misyonerlik amacli acilmistir italyadan fransaya falan gecmistir.
Misyonerlik deyince osmanliyi batirmak icin degil kendi aralarindaki kavgadan da dolayi var. Papayla falan kavgalari barismalari vs.. cok degisik tarihleri vardir.
Bundan cikanlar turkcu falan olur fransizlardan nefret eder.
Mezunlardan cogu elci konsolos falan olurdu eskiden.

Amerika okullari sonradan acilmis, 1. Dunya savasi oncesi osmaliyi parcalamak icin.
Savastan sonra cogu kapatilmis.

Kalanlar amerikan aski pompalar. Ogrenciler amerikayi cok sever.

Aha bunlar yabanci o zaman dusmandir diye tek potaya koymamak lazim hepsinin amaci kulturu falan farkli.

Zaten kanunlari yonetmelikleri falan ayri, tarih dersini gidip yabanci dilde vermeleri yasak falan.
0
divit
(06.06.21)
Şu anda en iyi eğitimi bu okullar veriyor. Adam devşirme kısmı bence de var. Aileler genellikle de yurt dışına gidiş olanağı için çocuklarını gönderiyor.
Rahatsız olan göndermez.
Yerli ve milli okullarımız var ne de olsa.
0
pro9it9is9
(06.06.21)
Bu arada eski derken gercekten eski, istanbul'un fethinden daha once acmislar okulu.
0
divit
(06.06.21)
Türkiye'nin de yurt dışında okulları var. Hatta kurulduğu zaman cumhurbaskani ziyaret ediyor. Umarım Türkiye'ye de başka ülkelerin iyi okulları gelir, Türkiye de iyi okullar açar. Örneğin Japonya bir lise açıp iyi bir mühendislik dersi verebilir.
0
howfaristhesky
(06.06.21)
Yabanci okul mezunuyum.
Hic de o ulkenin degerlerini, onemli kisiliklerini, tarihini filan ogrenmedik.
Turk dili ve edebiyati dersimiz vardi, tarih ve cografya da turkceydi ve turk müfredatina goreydi. Milli guvenlik dersimiz de vardi, ordudan emekli birisi geliyordu hatta.

Alman dili ve edebiyati dersimiz vardi, okulun asil diliydi sonucta. orada tabi ki onlarin onemli yazarlarini, edebi donemlerini vs ogrendik, bunda yanlis bir sey gormuyorum.
Matematik, fizik gibi derslerde konular turk mufredatindan farkliydi, o yuzden yurtdisina hazirladiklari bir gercek. Turkiye’de okumayi isteyen öss’ye iyi hazirlayan, son senesinde raporla okula gitmeyecegi yerli ve milli bir okula gitmeli zaten, bu okullar bunun icin yanlis yerler ama mezunlarinin cogu da turkiye’nin en iyi universitelerine girmeyi basarabiliyorlar her seye ragmen.

Gelismis ulkelerin gelismis ulkelerde okullari var, evet.
0
kuehles blondes
(06.06.21)
Okullar kültür emperyalizminin önemli bir parçasıdır. Mesela ispanyollar da esmer, türkler de. Ama ispanyollar bundan gocunmuyor hatta avrupa'da oldukça yakışıklı / güzel bulunurken, türkler kendilerini sarışın ve renkli gözlü yapmak için deliriyor.

Acaba neden?

Batı ülkeleri birbirilerinin sınırları içinde okullar açıyorlar. Almanya fransa'da, fransa amerika'da. Ama bu daha çok kültürel bir dayanışmanın ve ekonomik işbirliklerinin bir parçası. Bir diğer amaç da o ülkede kendi çıkarlarına uyacak insanlar da yetiştirmek. ATıyorum abd'deki fransız şirketlerinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek de bu okulların misyonu. Tabii yine kendi içlerinde ufak istihbarat faaliyetleri de yürütüyorlardır bu okulları paravan olarak kullanarak.

Ama dediğim gibi batı ülkelerinin birbirleri içinde okul açması daha çok kültürel dayanışmanın bir parçası.

Asıl mevzu, batı ülkelerinin gelişmekte olan ülkelerde açtıkları okullar. Özellikle 18-20 yüzyılda bu okulların bir çoğu misyonerlik ve emperyalist faaliyetler için kuruldu.

Bu tarz faaliyetlere yumuşak güç denir. Elbette kimse gelip de öğrencilere hadi ülkenizden nefret edin demiyor. Tam tersine, okulu kuran ülke kendi değerlerini sevdirmeye ve sempati toplama gayretinde oluyor. Kitle iletişim kuramlarında fikir ekme gibi bir teori vardır. Muazzam bir yöntemdir. Sempati toplayarak, telkinlerle ya da farklı tekniklerle insanların bir fikri benimsemesini sağlarsınız. Örneğin batı medeniyetinin üstünlüğünü orta okul çağında aldığınız çocuklar üniversiteye gelene kadar tatlı tatlı benimsetebilirsiniz. Burada bahsettiğim teknik ya da ekonomik üstünlük değil.

Mesela Osmanlı'nın son dönemlerinde, cumhuriyet döneminin neredeyse tamamında batılı insan tipi epey yüceltilmiştir. İnsanlar bir alman, fransız, ingiliz karşısında kendini daha yetersiz hissediyor. Güzellik algımız bile böyle şekillenmiş. Ülkenin yarısının sarışın renkli gözlü olmak istemesi tuhaf değil mi? Yukarıda bahsettiğim gibi, ispanyollar bizimle benzer fiziksel özelliklere sahip olmalarına rağmen bundan gocunmuyorlar. Çünkü bizim kadar kültürel emperyalizme maruz kalmadılar.

Bunda osmanlı entelektüellerinin ve ilk dönem cumhuriyet entelektüellerinin önemli bölümünün dönemin yabancı okullarında okumuş olmasının etkisi büyük bence. 1. dünya savaşı'ndan sonra ülkedeki tüm gazetecilerin, yazarların, bürokratların okudukları lisenin bağlı olduğu ülkenin mandasına girmeyi savunması tesadüf olmasa gerek.

Dediğim gibi kimse bu insanlara gidip de "bizim için çalışın" demiyor. Ama propaganda öyle güçlü bir silah ki, insanlar farkında olmadan kendilerine dayatılan düşünceyi büyük bir istekle kendi fikirleri gibi benimseyebiliyorlar.

Fransız okullarından mezun çok arkadaşım var. Birçoğu farkında olmadan fransızlara benzemeye çalışıyor. "parissienne" görünmeye çalışıyorlar. Tarif etmesi çok garip bir psikoloji bu. ama ne demek istediğimi anlatabildiğimi sanıyorum. Sürekli "ben fransız kültürüyle büyüdüm" imasında bulunuyor çünkü o kültürü daha üstün görüyor bilinçaltında. gibi gibi...

Ha türkiye de bunu yapıyor farklı ülkelerde okullar açarak elbette. JAponlar da... Ama batı medeniyeti daha yayılmacı bir politika izlediği için bu daha ilginç noktalara varabiliyor.

Bu arada "yeni kültürler tanımaktan ne çıkar" algısı da gelişmekte olan ülkelere öğretilen bir tavır. Elbette yeni kültürlere açık olmak çok değerli. Ama siz fransa'da
müfredatının türkler tarafından belirlendiği, türk kültürünün baskın olduğu bir okul açabilir misiniz bir düşünün:) Bir türk olarak okul açabilirsiniz. Ama türk kültürünün baskın olduğu bir okul fransa'da türkiye'deki fransız okullarından daha fazla baskı görür.

Şu bir gerçek ki, milliyetçiliğin ve patriotismin modası geçti anlayışı sadece nedense gelişmekte olan ülkelerde oldukça yaygın. Batı medeniyeti kendi sınırları içinde son derece patritotic, milliyetçi ve muhafazakar olabiliyor. Yabancı dil öğrenmek için bizim kadar gereksinim duymuyorlar mesela.
0
anten
(07.06.21)
(9)

Ekmeğe parfüm sinmiş.

bare gud dømmer meg
Çantanın içine biraz parfüm dökülmüş. Çantaya koyduğum ekmeğede parfüm kokusu sinmiş. Dün öğleden beri duruyor. Halbuki ekmek ayrı bir poşetin içindeydi çok ilginç. Markete uzak bir lokasyondayım bu ekmek yenir mi?
Çantanın içine biraz parfüm dökülmüş. Çantaya koyduğum ekmeğede parfüm kokusu sinmiş. Dün öğleden beri duruyor. Halbuki ekmek ayrı bir poşetin içindeydi çok ilginç. Markete uzak bir lokasyondayım bu ekmek yenir mi?
0
bare gud dømmer meg
(05.06.21)
Kesinlikle yenmez.
0
hayirsiz
(05.06.21)
biraz poşetin dışında havalandır. sonra tadına bak. tatta bişey yoksa ye. ya da kabuğunu soy içini ye
0
xrated
(05.06.21)
@hayırsız neden yenmez hocam?

@xrated havalandırdım ama sonuç yok. Tadına baktım azıcık sinmiş ağzıma parfüm geliyor
0
🌸bare gud dømmer meg
(05.06.21)
yeme o zaman. sonuçta ozon tabakasına bile zarar veriyor diyorlar.
0
xrated
(05.06.21)
Ekmek yok başka
0
🌸bare gud dømmer meg
(05.06.21)
yeme bence
0
oekuklu
(05.06.21)
Yenmez.
0
bigbadabum
(05.06.21)
Doğrudan üzerine dökülmemişse yenir. İçini yiyebilirsiniz.
Marketten alındığında bile böyle kokular sinmiş oluyor yiyeceklere.
0
pro9it9is9
(05.06.21)
Cevabım geç oldu, kusura bakmayın.

Ben yemezdim, parfüm tadı geldiğine göre bir şekilde sinmiş. Kimyasal bir madde sonuçta, zarar verme ihtimali var.
0
hayirsiz
(06.06.21)
(1)

Lomber ponksiyon sonrası yatış pozisyonu

havana
Zorlu bir LP geçirdim. Baş ağrısından ötürü iki üç dk dan fazla oturamıyorum. Her yerde sırt üstü yatın yazıyor ama o zaman da belim çok ağrıyor yan yatmamda sakınca var mıdır, yoksa yatar pozisyonda olmak yeterli mi? Teşekkürler cevaplar için :’)
Zorlu bir LP geçirdim. Baş ağrısından ötürü iki üç dk dan fazla oturamıyorum. Her yerde sırt üstü yatın yazıyor ama o zaman da belim çok ağrıyor yan yatmamda sakınca var mıdır, yoksa yatar pozisyonda olmak yeterli mi? Teşekkürler cevaplar için :’)
0
havana
(04.06.21)
Özel bir pozisyon yok. Yan da yatılabilir.
Bol sıvı, arada kahve alımı önerilir. Kafeinli ağrı kesiciler gerekiyorsa kullanılabilir. Ama kafeini abartmamak da gerekir tabi.
0
pro9it9is9
(04.06.21)
(13)

Aşı tercihi

dissendium
Merhabalar. 20 ile 30 yaş arasında olanlar, aşı sırası size geldiğinde hangi aşıyı tercih etmeyi düşünüyorsunuz ve neden?
Merhabalar. 20 ile 30 yaş arasında olanlar, aşı sırası size geldiğinde hangi aşıyı tercih etmeyi düşünüyorsunuz ve neden?
0
dissendium
(03.06.21)
seçim tercihi olmayacağını düşünmekle beraber biontech. vize sorunu yaşamamak için.
0
duyurukullanıcısı
(03.06.21)
Yasim belirttiginiz araligin uzerinde ama yine de cevap vereyim, siram geldiginde mumkun olursa BioNTech olacagim.
0
invictae
(03.06.21)
2-3 ay önce olsa sinovac derdim de şimdi tereddütsüz biontech diyorum. koruma oranı daha yüksek, ilk dozda dahi kaydadeğer bir koruma sağlıyor, mutasyonlara karşı da etkisi olduğu belirtildi, bir de ağustos'ta ingiltere'ye gitme olasılığım var sinovac'ı tanıyacaklarını sanmıyorum.
0
signore
(03.06.21)
Ben de seçme şansım olursa Biontech seçerim.
0
buff
(03.06.21)
Biontech'ciler, ilerde çıkabilecek yan etkilersen korkmuyor musunuz ?
0
vizivozo
(03.06.21)
anneme biontech aldık, oldu da. ben de olursam biontech.

Tüm avrupa + ingiltere biontech vuruyor vardır bi bildikleri.
0
phiphi
(03.06.21)
Koruyuculuğu daha az ancak Sinovac daha güvenilir.
0
pro9it9is9
(03.06.21)
onceligim biontech ama siram gelince tursu suyu bassalar bile umrumda degil artik yeter ki salsinlar bizi biktim kendim icin degil ben zaten asosyalim de insanlik icin istiyorum sokaga cikilamayan bir dunya mi olur yeter la
0
der meister
(03.06.21)
Cin asisi olcam, eger tercih hakki verilirse.

almanlara guvenmiyorum.
Asiyi ugur sahin olmak istemedi beni killandirdi.
Volkswagen skandalini daha sindiremedik.
2 yil alman sirketinde calistim projelerde cok kolpa isler yaptilar ayar ettiler beni.

Cin'de en kotu ihtimalle musluk suyu vurulmus oluruz o da oldurmez.
0
divit
(04.06.21)
Bu aşıyı Sadece türklere yaptırıyor olsalar hadi şüpheye düşeyim derdim ama dünyada onlarca ülke gözü kapalı biontech i seçmişken ve sinovac yalnızca tr seviyesinde üç beş ülke tarafından talep edilmişken sinovac olamazdım.
Biontech 1. dozu oldum 2 hafta önce.
0
somethinginthewayshemoves
(04.06.21)
israil ve bahreyn vakalarına bi göz atın derim. ona göre aşınızı olun, geniş ölçekli iki örnek.

ben biontech düşünüyorum.

twitter.com
0
false pretension
(04.06.21)
Tam simdi ustteki grafige bakiyordum, denk geldi.
iki grafik ayni olcekte bile degil.
Bahreynin tepe noktasi digerinin normali gibi.
Zaten vurduklari asi da sinovac degilmis. Baska bir cin asisiymis.
Ulke baskani aciklamasini okudum ramazan bayrami nedeniyle ve test sayisini artirmalari nedeniyle sayilar cosmus.
Zaten nufuslari da 1.5 milyonmus.


Bu medyatik doktorlar niye istatistik manipulasyonu yapar hic anlamiyorum.
Adam nerdeyse sayiyi artiriyor diyecek.
0
divit
(04.06.21)
Belki kötü bi tesadüf ama çevremde son bi ayda biontech aşısi olup kalp krizi geçiren 5 kişi oldu.yaslari 50 ve üzereydi.
0
essoist
(05.06.21)
(13)

Türkçe dil bilgisi kontrolü - aşağıdaki cümle doğru mu?

zimbirik
O gün hava büyük ihtimalle soğukmuştur.O sırada elinde büyük ihtimalle bıçak varmıştır.O gün eve erken gitmiştir.Bu cümlelerin hangileri doğru ya da yanlış. Bizim oralarda bu "muştur" , "mıştır" kalıbı çok kullanılıyor. Bi arkadaş yanlış kullanıyorsunuz dedi. Doğru bilgi verebilecek olan var mı?
O gün hava büyük ihtimalle soğukmuştur.

O sırada elinde büyük ihtimalle bıçak varmıştır.

O gün eve erken gitmiştir.

Bu cümlelerin hangileri doğru ya da yanlış. Bizim oralarda bu "muştur" , "mıştır" kalıbı çok kullanılıyor. Bi arkadaş yanlış kullanıyorsunuz dedi.

Doğru bilgi verebilecek olan var mı?
0
zimbirik
(01.06.21)
"gitmiştir" doğru ama diğerleri konusunda tereddütlerim var.
0
co2s2
(01.06.21)
değil tabii ki :D

"soğuktu/soğukmuş"
"vardı/varmış"
gitmiştir burada varsayım ise doğru olur ancak, neden? o gün eve erken gitmiştir, ondan. onun dışında "gitmiş" veya "gitti"
0
aydonno
(01.06.21)
1 ve 2 yanlış.
3 doğru.
-miş eki alan sözcüklerin farklılığından kaynaklanıyor olabilir. 3. cümlede fiil zaman eki almış. 1 ve 2 için Türkçenin yapısına hakim, bilgili yazarlar yanıt verebilir.
0
pro9it9is9
(01.06.21)
Ağızlarda bu kullanım var,yazı dilinde yok. Büyük ihtimalle deyince soğuktur diye bitirilmeli. İkisi üst üste olmaz.
Büyük ihtimalle bıçak vardır.
0
oyokbuyoknevar
(01.06.21)
1-2 yanlış.
3 doğru.

Açıklama:
"O gün hava büyük ihtimalle soğukmuştur."
tahmin mi ediyor ? (hava büyük ihtimalle soğuktu)
birinden mi duydu? (hava soğukmuş)

açıklama 2:
ilk iki cümle isim cümlesi.
sonuncu fiil cümlesi.

erken açıklama 3:
fiilde de bu yanlışın yapıldığını duydum.
örnek : ben buraya yanlış gelmiştirimdir. :D bu da yanlış. sorulmadan söyleyeyim dedim.

ikisi aynı anda olamaz.
0
rewlack
(01.06.21)
O gün hava büyük ihtimalle soğuktu.
O sırada elinde büyük ihtimalle bıçak vardı.
O gün eve erken gitmiştir.

"Varmıştır" ancak "varmak" olarak kullanırsak doğru olabilir. "Şimdiye kadar eve varmıştır."
Var ve soğuk bu cümlelerde isim-fiil oluyor yanılmıyorsam, o yüzden "gitmiştir" doğru ama diğerleri değil. Birincisi bu.

İkincisi, ilk iki cümle soğukmuş, varmış diye kurulduğunda istediğiniz anlamı veriyor, -tır'ın anlama katkısı yok, o yüzden yanlış.

Edit:
Ama,
O gün hava büyük ihtimalle soğukmuş.
O gün hava büyük ihtimalle soğuktu.
Bu iki cümle arasında da anlam farkı var.
0
kobuzchu kiz
(01.06.21)
Daha önce kullandığım için bi arkadaş uyardı. Sonra biraz bakındım ama kulağıma o kadar doğru geliyor ki değiştiremedim.
Memlekete gidince farkettim bizim ailede herkes bu şekilde kullanıyor :D

Şuan çok kullanmaktan iyice yabancılaştım kelimelere. Açıklamalar için teşekkür ediyorum.
0
🌸zimbirik
(01.06.21)
1 ve 2'yi ben de kullanıyorum ve bazen dalga geçenler oluyor. Yanlış diyenler neye dayanarak yanlış diyor yani kural ne?

Ben bir ara merak edip baktığımda aksi bir bilgi bulamamıştım.

Eylemde kullanılan ifade diğer türlü neden kullanılamıyor? Olmaz diyenler sadece olmaz demiş ama gramatik bir kaynak ya da sebep sunmamislar...
0
bay b
(01.06.21)
İlk iki cümledeki hatalar aslında çok bariz. Bir sözcüğe birden çok ek eylem getiremezsiniz.

soğukmuştur --> soğuk(isim kökü) + imiş(ek eylemin rivayetinin 3.tekil şahıs çekimi) + tur(ek eylemin geniş zamanının 3. tekil şahıs çekimi)

varmıştır --> var(isim kökü) + imiş(ek eylemin rivayetinin 3.tekil şahıs çekimi) + tır(ek eylemin geniş zamanının 3. tekil şahıs çekimi)

gitmiştir --> git(fiil kökü) + miş(duyulan geçmiş zaman kipi) + tir(ek eylemin geniş zamanının 3. tekil şahıs çekimi)

Yani 1 ve 2 yanlış, 3 doğru. Böyle dil bilgisi soruları kesinlikle sadece anlama bakılarak yorumlanmamalı, önemli olan mantık ve yapı.
0
bluntaf
(01.06.21)
ben 1 ve 2'yi yeri gelirse kullanırım.

yanlış olduğu nerede yazıyor güzel bir kaynak varsa inanırım.
yoksa yanlış değildir benim için.
"doğrusu bu" şeklinde gösterilen yazımlar sorudaki anlamı karşılamıyor bence.
0
ofelia
(01.06.21)
@bluntaf

1. ve 1. cümleeki fiillerde neden miş mış eklerini duyulan geçmiş zaman kipi olarak değerlendirmediniz?
0
🌸zimbirik
(01.06.21)
@zimbirik

1 ve 2. cümledeki fiillerde miş mış ekini duyulan geçmiş zaman kipi olarak değerlendirmedik çünkü 1. ve 2. cümlelerde fiil yok. Yalnızca fiiller kip eki alabilirler. Ek eylemin rivayetini ve duyulan geçmiş zamanı karıştırmamak için "mış" ve "miş"i ayırarak kıyaslayabilirsiniz."Ev soğukmuş."u "Ev soğuk imiş" şeklinde yazabiliriz ama "Bilal gitmiş."i "Bilal git imiş" şeklinde yazınca bariz bir şekilde saçma bir cümle oluşuyor. (bkz: imek) (bkz: haber kipi)
0
bluntaf
(01.06.21)
Kelimelere birden fazla ek fiil getiremezsiniz. O yüzden ilk ikisi yanlış. Üçüncü örenğin yükleminde ilki duyulan geçmiş zaman eki, ikincisi ek fiil. O sebeple üçüncü örnek doğru.
0
stronzo
(01.06.21)
(19)

Tıp niye gelişmiyor?

ir mania
Yapay diş yapamıyor saç çıkartamıyor. Ama mühendisliğe bakıyorsun uzaya gidiliyor dünyayı yok edecek bombalar yapılıyor. Teknoloji insan vücuduna gelince neden bu kadar ilkel? Şimdi diyeceksiniz geçmişe bakarsan çok gelişmiş. Bence hala çok ilkel lens takıp çıkarmak bile.
Yapay diş yapamıyor saç çıkartamıyor. Ama mühendisliğe bakıyorsun uzaya gidiliyor dünyayı yok edecek bombalar yapılıyor. Teknoloji insan vücuduna gelince neden bu kadar ilkel? Şimdi diyeceksiniz geçmişe bakarsan çok gelişmiş. Bence hala çok ilkel lens takıp çıkarmak bile.
0
ir mania
(31.05.21)
Süreçler uzun olduğu için, çok para harcanması gerektiği için ilerleme de yavaş oluyor. Bir noktadan sonra hızlanır diye umuyorum. (bkz: crispr)
0
hayirsiz
(31.05.21)
ilaçlar için denek olmak isteyen kaç kişi bulabilirsin ki*
0
sutlu nescafe
(31.05.21)
Gayet gelişiyor. Organ nakli, bypass, stent, kalp pili, lazerle göz ameliyatı gibi onlarca gelişmiş seçenek var.
0
dissendium
(31.05.21)
Daha ne kadar gelişsin 60-70 sene önce en ufak bi mikrobik olayda ölüyordun antibiyotiği buldular ömrün belki de 50-60 sene uzadı, bu bence yeter, ayrıca ilkel bir durum da değil, saç da çıkmasın ne olacak. Ayrıca saç dökülmesi bi hastalık ya da medikal bir sorun değil tıp niye bununla uğraşsın. Ha çok istiyorsan dihidrotestosteronu baskılarsın saç dökülmesi tamamen durur, çok da basit bir olay bu işi gören prostat ilaçları var, tıp buna da bi çare bulmuş aslınsa.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.05.21)
@kaleci yapay diş var mı hocam veya numarası ayarlanabilen çıkarıp takmak gerekmeyen lens. Bu ikisi en basit şeyler onlar bile yok.
0
🌸ir mania
(31.05.21)
Çünkü mühendisliğin konusu olan materyal ile bir canlı olan insan vücudu çok farklı.
Vücut basit bir denklem, bir formül değil.
Her şeye karşın, insan yaşamını uzatan bir sürü gelişme oldu.
0
pro9it9is9
(31.05.21)
para.

kaliteli bir araba düşünelim. üretildiği zaman onbinlerce euro masraf yapıp üretip karıyla beraber satabilirsin. teknik olarak alıcı sayın 7 milyar insanın tamamı. saç vs için o geçerli değil. kafadan dünyanın yarısını ele kadınların ciddi bir dökülme derdi yok. erkeklerin de %30-35'i kel kalıyor. bunların da yarısı bunu dert ediyor. totalde %10 yapmıyor.

yani genel olarak teknolojik gelişmeler (otomotiv telefon iletişim vs) potansiyel müşteri olarak 7 milyara hitap ederken tıbbi gelişmeler o kadar yüksek insan sayısına erişemiyor.
0
avatar is back
(31.05.21)
dental implantlar yapay diştir
0
ceketimi alip cikcam
(31.05.21)
@ceket hocam porselen onlar yahu ben anlı kanlı dişten bahsediyorum
0
🌸ir mania
(31.05.21)
İmplant var işte diş için daha ne yapsınlar, yani yapay karaciğer dalak böbrek üretiyorlar da diş mi üretemiyorlar? Onun dışında göz gibi hassas bir organa takıp çıkarma zorunluluğu olmamayan bir lens icat etmeye çalışmak sence mantıklı mı, bilim bunun için neden uğraşsın sen vücut için yabancı bir cismi alıp göz gibi hassasiyeti yüksek bir organa sürekli takmak istiyorsun, bunun hiçbir anlamı yok.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(31.05.21)
Ar-ge yerine halk sağlığına ayrılıyor bütçe o yüzden. Bir hastalığın tedavisi üzerine çalışmaktansa hastane açıp insanlara sağlık hizmeti vermek daha kazançlı geliyor.
0
bana kedicik derdi
(31.05.21)
diş için implantlar gayet yeterli ve kabul edilebilir bir kalite sunuyor. daha ötesi için uğraşmanın çok bir manası yok.
saç konusunda da saç ektirme teknolojileri fazlasıyla ilerledi.
lens dediğin şey de mucizevi bir madde, malzeme mühendisliğinin son noktası. kalıcı lensler de mevcut, katarakt vs için kullanılıyor mecbur kalırsan.
yani özetle tıp şu an 20 sene önceye göre bile inanılmaz bir noktada. bundan 70-80 sene önce ortalama yaş 40 falanmış yani öyle düşün.
0
roket adam
(31.05.21)
(bkz: crispr) Scissors diye google’dan makaleleri oku bence
Yapılan buluş mars’a gitmekten bile çok daha önemli

Bence sen dünyayı takip etmiyorsun
Bu konularla ilgili dünya çapında harika siteler var
Ekşi sözlük’te gündem olmaz, basında da gündem olmaz
Biz Sedat peker’le yatıp, süleyman soylu ile uyanıyoruz, euro’yla, dolarla, işsizlikle uğraşıyoruz, dünya bambaşka şeyler konuşuyor maalesef
0
otopsicocugu
(01.06.21)
1) mühendisliğin birçok dalında, askeri harcamalar kapsamında nerdeyse sınırsız bütçe ve kadro ile araştırma yapılıyor.
uzaya gidilebilmesi için hibe edilen askeri bütçeyi, son 50 senede tıbbi araştırmalara versek gözümüzden süpermen lazeri bile çıkardı.

2) tıbbın ilerlemesini sağlayan temel araştırmalar büyük oranda hemen para kazandırmıyor. aziz sancar mesela dna'nın kendini tamir etme mekanizmaları için çalışıyor. bu temel bilgidir. bu bilgiyle birilerinin para kazandırcak bir ilaç üretip satması belki 20 sene alacak. durum böyle olunca büyük şirketler temel tıbbi araştırmalara harcama yapmıyor. ancak aziz hoca gibi idealist hocalar, üniversitenin kuş pipisi kadar bütçesiyle birşeyler üretmeye çabalıyor.

ama diğer mühendislik alanlarında yapılan çalışmalar kısa sürede para kazandırm apotansiyeline sahip. sermayede o araştırmalara akıyor haliylen.

3) birde insanlar aslında uzun yaşamı, sağlıklı yaşamı falan önemsemiyor. takmıyorlar. en basitinden şu pandemi ortamında bile en önmeli kriter d vitaminini belli seviyede tutmak, c vitamini ve çinko almak. toplumun yüzde kaçı umursuyor bunu ? mehmet öz bu üçünü özellikle tavsiye etti, türkçe video yayınladı, kimin umrunda ki ? insan ömrünü uzattığı bilinen antioksidanlar var, eczanelerde sigara fiyatına satılıyor. git sor kaç tane satılıyormuş.
0
aslindasorunumpsikolojik
(01.06.21)
Mühendislikte yatırımın çoğu özel sektörden geliyor, tıpta devlet/kamu üzerinden. Bence temel sıkıntı bu. Yani bütçe farkı da vardır, ama tıbbın çok daha sıkı bir şekilde regüle edilen bir sektör olması gelişmesini engelliyor diye düşünüyorum.

Ha tıbbı tamamen özelleştirmek mantıklı mı? Değil. Düzgün bir şekilde yapılması da imkansıza yakın bence, ama bu sebepten dolayı gelişme hızı düşük.
0
plutongezegendegilmi
(01.06.21)
Teknoloji ilkel değil, bence siz tıp bilimini sadece biyomateryaller bakımından değerlendiriyorsunuz. Yapay diş dedikleriniz porselen değil, içeriğinde opaklıktan mukavemete kadar bir çok özelliği etkileyen malzemelerin karışımı. Ama sonuçta yapay bir malzeme ve dişin yerini almak için de gayet yeterli bir çözüm sunuyor aslında. kaldı ki, hücre doku kültürü ile kulak yapıyor insanlar, mesele malzemeyi laboratuvarda yapmakla bitmiyor. vücudun kendine ait bir bağışıklık sistemi var, siz dışardan neyi verseniz kendinden değilse reddediyor. öyle olmasaydı, insandan alınan organlar, kan, kemik iliği başka insanın bedeninde reddedilmezdi. bu konuda bile, kontrollü olarak insan kanındaki tüm bağışıklık hücreleri sıfırlanarak kemik iliği nakilleri yapılıyor.
Onlarca ilaç araştırmasında görev aldım, yaklaşık 50 tane de tıbbi cihazın kapsamlı raporlamasını yapmışımdır.b en bile bu kadar işin içindeyken hala önüme yeni bir üretim teknolojisi, yeni bir tedavi/tanı yöntemi geldiğinde 'ulan tıp ne kadar ilerlemiş' diyorum. kanser hücrelerinin üreme yollarını tıkayan akıllı ilaçlar yapılıyor, ultrasonik patlama yaratarak (böbrek taşının kırılmasındaki mantık) damar içine gönderilen ve oradaki tıkanıklığı açan stentler yapılıyor (bakınız damar içi gibi incecik bir alandan bahsediyoruz), bunların haberleri yapılmıyor diye ilerleme olmadığını düşünemeyiz.

mesela verdiğiniz örnek, numarası değişen lens... neden olsun ki, mevcut optik camlar, farklı materyallerden üretilen yumuşak/sert lensler ve oftalmolojik cerrahi laser uygulamaları bu sorunların çözümü için yeterli seçenekler sunuyor. numarası değişen bir lens olsa, şimdiki lensler kadar saydam, ince, esnek ve geçirgen olabilir mi? laser bile her göze uygun olmadığı için farklı kornea özelliklerine uygun çeşitli cihazlar geliştirildi. neden bu kadar insan ve para kaynağı saç çıkarmak için harcansın ki? tabii ki firmalar da çok masum değil ama saçsızlıktan ölen yok sonuçta... göz cerrahisinde kullanılan o kadar mikrocerrahi alet var ki, bunların gelişimini ve ne işe yaradıklarını okumak bile' oha bunu da mı yapıyorlarmış' dedirtiyor.

bu arada mühendislik bu kadar ilerledi derken aslında tıptaki bu gelişmeleri yine mühendislerin ve doktorların birlikte çalışarak sağladığından habersizsiniz sanırım. tıp mühendisliği, genetik mühendisliği, biyomalzeme mühendisliği diye bir çok alan var. Biyomalzeme konusu hem çok geniş, hem de yukarıda belirttiğim gibi vücudun savunma sistemi tarafından sınırlanan bir alan. Malzemeyi laboratuvarda geliştirseniz bile biyouyumlu olması için birçok testten geçmesi gerekiyor, sitotoksisite, genotoksisite, mutajenite, akut ve kronik toksisite, kan uyumluluğu gibi bir çok test var ve seramik, metal veya diğer canlılardan elde edilen biyomalzemeler de dahil hepsi için %100 biyouyumluluk mümkün değil.
0
curukturpkokusu
(01.06.21)
Özne insan olduğu zaman gelişmeler diğer alanlara göre çok daha yavaş oluyor hocam. Kendi alanımdan örnek verirsem, yapay zeka dünyada son 10 yılda müthiş bir yol katetti. Ancak bu yapay zeka uygulamalarının öznesi insan olan ürünlere entegre edilmesi hala büyük bir problem. Örneğin otonom kara araçları hala insan ölümlü kazalara neden olabiliyorlar. Ya da microsoft yarattığı yapay zekalı twtitter botunu, insanlar tarafından istismar edildiği gerekçesiyle yayından kaldırmak zorunda kalıyor. Ya da hala otonom savaşçı iha/sihalar etkin bir şekilde kullanılamıyor, ufak bir hata sivil insanların/kendi askerlerinin ölümüne neden olabilir.

Tıp biliminde de yaşadığımız süreçte bir aşı geliştirmek bile aylar süren deneylerden sonra ortaya çıkıyor, çünkü her türlü yan etki belirlenmek zorunda ve öznesi insan.
0
ciagra
(01.06.21)
Tıp hatta genel olarak bilim birilerinin elinde tekel durumdadır .
Gelişen de tıp değil tıp endüstrisidir. Konu insana çip yalmaya kadar gelmişken bu zamanda kontrolü kimlerin ele alacağı konuşulmuyor .
Dünyanın bir farklı yerindeki araştırma buluş ve deneyler aslında birbiriyle bağlantılı ve belli bir amaca hizmet etmektedir. Haberler bize ayrı ve parçları birbirinden bağımsız gibi verildiğinden bu parçaları birleştirmek ve anlamlandırmak için ayrıca bilgi temelli alt yapı gerekiyor.

Gen araştırmaları şu an insana zararlı olarak ilerliyor.
insanı değiştirme ve topraktan/doğasından uzaklaştıran her şey temelde insana zararlı olmakla birlikte daha yeni/güncel/zaman uygun ve bilimsel olarak sunuluyor.
İnsanın kendisi şu an bilimsellik adı altında işgal edilmiş durumda.
Bazı Tedavi yöntemlerinin kendisi bizzat hastalık hatta ölüm sebebi oluyor.
Bir ilaç şirketinin vaadleriyle bir doktorun her daim o ilaç şirketinin ilaçlarını reçeteye yazmasına "tedavi " denebilir mi?
Hasta olan insan, aslında böyle bir ortamda ilaç müşterisi olduğunu ne zaman anlayacak?
Evet güzel çalışan sağlık görevlileri de var ama sorun arızalı olanlardan başlıyor zaten.

www.hurriyet.com.tr

www.winally.com

Caps:

i.hizliresim.com

araştırılırsa yok hipokrat yemini yok etik yok tıp ahlakının da
birer örtü ve bir yere kadar olduğu görülür.
0
Erva
(01.06.21)
Nasıl yani? Daha ne kadar gelişsin?Atatürk için diyoruz ya çok erken vefat etti diye. Öldüğünde 57 yaşındaydı. Erken vefat etmedi aslında, o yıllarda yaşam süresi o kadardı. Şimdi 80 civarı. Ortalama yaş süresi 25 yıl artmış, çok çok çok büyük bür gelişme bu.

İmplantı begenmiyor, kanlı canlı diş istiyorsun ya o aslında sıfırdan kanlı canlı insan yaratmak demek. Henüz robot aşamadındayız.
Açıkçası bu soruyu sorman yaşının çok genç olduğunu(20 nin altında) ve herhangi bir bilimin akademik olarak içinde olmadığını düşündürüyor.
0
sumuklu asilzade
(01.06.21)
(2)

birkac sorum var (insaat ve beyin)

ateistanbul
1- tadilat/insaat izninde tek yetkili belediye mi? yazligimi kapsayan belediye encumeni aksi bir karar almamis diye etraf savas alanina donmus, taktuktaktuk sabahtan beri. isin garibi sabah 7'den 19'a kadar legalmis. 7 nasil, kim tarafindan legal olarak belirlenmis olabilir? bana o arkadasi bulabili
1- tadilat/insaat izninde tek yetkili belediye mi? yazligimi kapsayan belediye encumeni aksi bir karar almamis diye etraf savas alanina donmus, taktuktaktuk sabahtan beri. isin garibi sabah 7'den 19'a kadar legalmis. 7 nasil, kim tarafindan legal olarak belirlenmis olabilir? bana o arkadasi bulabilir misiniz?


2- beynimde hipofiz adenomu varmis ama hormonlarima bir etkisi cikmadi. boyle hipofiz adenomu olur mu? hipofizde, hormonlari etkilemeyen adenom olmasina sik rastgelinir mi?
0
ateistanbul
(31.05.21)
1- Evet, genelde sayfiye yerlerinde sezonda inşaata izin vermezler, ama bazı bölgelerde bu yasak yok. Sabah 07 akşam 19 arası da genel kural zaten, pazar günü de özel izin alınarak 10:00 çalışmaya başlanabilir.

2- geçmiş olsun
0
John Bloor
(31.05.21)
2) Olur. Adenomların da türleri var. Bazıları salgılama yapmayabilir.
0
pro9it9is9
(31.05.21)
(6)

burada ne yazıyor?

levybroo
GönNo yazan yerdeki sayılar neler?edit: doğrusu hangisi bilsem ona göre tiklicem ama bilemiyoruz :D herkese benden tik.
GönNo yazan yerdeki sayılar neler?

edit: doğrusu hangisi bilsem ona göre tiklicem ama bilemiyoruz :D herkese benden tik.
0
levybroo
(28.05.21)
999720580598
0
logisticsmanager
(28.05.21)
999720560550
diye okudum.
0
mutekebbir
(28.05.21)
999720560598
0
juliette
(28.05.21)
@juli+1
..72056.. ya da ..72058.. olmalı tam belli değil ancak bana 6 gibi geliyor.
0
j r r tolkien hayrani
(28.05.21)
"imam hatipler kapatılsın" gibi okudum. emin değilim.
0
himmet dayi
(28.05.21)
999720500598
0
pro9it9is9
(28.05.21)
(3)

Süpürge önerisi

wanderernotlost
2 kedili bol tüylü bir eve toz torbalı süpürge alacağım. Var mıdır önerisi olan? Hangi markanın süpürgeleri iyidir onu da hiç bilmem sadece marka tavsiyesi de olur :)
2 kedili bol tüylü bir eve toz torbalı süpürge alacağım. Var mıdır önerisi olan? Hangi markanın süpürgeleri iyidir onu da hiç bilmem sadece marka tavsiyesi de olur :)
0
wanderernotlost
(23.05.21)
rowenta parçası kolay bulunur. philips ya da çok popüler markalara yönelmeyin.
0
mikahakkinen
(23.05.21)
Miele'nin C1 diye bir modeli var 1200TL civarında. f/P ürünü tam olarak. Aldık memnun kaldık, bir tane daha alıyoruz.
0
burfak
(23.05.21)
Bir gün BİM ya da A101'den Fantom süpürge almıştık. Ucuz ancak performansı çok iyi. Hatta eve gelen temizlikçi bayan da çok memnun olmuştu. Şimdi dikey olanından da alacağım.
0
pro9it9is9
(23.05.21)
(2)

Ankara'da biontech ikinci doz

baal
Merhabayın,annem için ikinci doz biontech zamanı haziran ortaları. Bize sistemde müsaade edilen aralıkta Polatlı da dahil olmak üzere 4-5 hastaneye baktım bu klinikte uygunluk yok gibi bir uyarı veriyor. Klinik mi dolu, aşı mı yok, güdüle falan mı bakmam lazım, hiçbir şey anlamadık. 12-24 haziran ka
Merhabayın,annem için ikinci doz biontech zamanı haziran ortaları. Bize sistemde müsaade edilen aralıkta Polatlı da dahil olmak üzere 4-5 hastaneye baktım bu klinikte uygunluk yok gibi bir uyarı veriyor. Klinik mi dolu, aşı mı yok, güdüle falan mı bakmam lazım, hiçbir şey anlamadık. 12-24 haziran kabul edelim aşı aralığını, bu aralık için randevu alamıyorum. Napcez şimdi?
0
baal
(19.05.21)
Lösev'e de bakın
0
malheiros
(19.05.21)
Komşu şehirlere de bakın diyeceğim de.
Mesela Manisa'da aşı bulunmayınca İzmir'de olanlar duydum.
Yine yoksa daha randevular açılmamıştır.
0
pro9it9is9
(19.05.21)
(17)

Korona yasakları saçmalıktır

dafuq
Fikrimi degistirirmisiniz. İki hafta daha kademeli yasaklar devam edecekmiş.Dünyada yasaklar ilk başladığı zaman Amerikalılar buna isyan etmişlerdi, aşağıda duyuruda paylaşmıştım. Ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir ülkenin dünyanın süper gücü olmasına sasmamali. B
Fikrimi degistirirmisiniz. İki hafta daha kademeli yasaklar devam edecekmiş.

Dünyada yasaklar ilk başladığı zaman Amerikalılar buna isyan etmişlerdi, aşağıda duyuruda paylaşmıştım. Ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir ülkenin dünyanın süper gücü olmasına sasmamali. Bizim gibi yasak isteyen milletlerin de geldiği yer ortada. Amerikalılar ne büyük insanlar yahu

www.eksiduyuru.com
0
dafuq
(16.05.21)
biraz eksik görmüşsün bence pandeminin başındaki newyork şehrinde ölüm nüfus oranlarına bir bak, bence başlarda böyle bir uygulama zaman kazanmak için gerekliydi, günümüzde ise tamamen yönetim beceriksizliği
0
freebird5406_2
(16.05.21)
Valla fikrini değiştiremem, çünkü sonuna kadar haklısın.

Gerçi Amerika'da da "aşı olanlar maske takmasın" dediler, şimdi hala "hayır ben açık alanda bile maske takmaya devam edicem" diyenler mevcut. Her yerde var böyle manyaklar, yapacak bir şey yok.
0
plutongezegendegilmi
(16.05.21)
Ilk baslarda mesafeli olmak icin yasaklari destekleyen taraftim cunku tum dunya ayni sekildeydi.
Ama bu son yasaklarda yok filistin, yok sampiyonluk, yok bayram namazi derken bizim gibi aptallara yasak digerlerine bir yasak olmadigi ortaya cikti. Kusura bakmasinlar ama bu saatten sonra yasaklar benim icin yok hukmundedir. Yasaklar sacmaliktir fikrini degistiremem +1
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(16.05.21)
Valla yasaklarin pek ise yaradigini dusunmuyorum. Sokaga cikma yasagi degil de belirli sure kafelerin barlarin sinemalarin vs kapatilmasi makul geliyor bana sadece ama o da bizde fazla uzadi. Ha maddi destegini versin 1 sene kapatsin da bu haliyle buyuk sacmalik.

Ben de olen olsun kafasindayim. Diyorlar ki ama saglik calisanlari cok yoruluyor. Hayatlari boyu saglik calisanlarindan daha fazla yorulan milyonlar var bu ulkede ve yaptiklari is ulkenin gelirinin temelini olusturuyor ama orada da ust sinif alt sinif vatandas ayrimciligi var bariz olarak
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
Zaten bütün mekanlar kapalıyken 21:00 sonrası nasıl bir bulaşma artışı olacak? Hiçbir destek vermeden esnafı ekmeğinden de ediyorlar. Aç kalan esnaf gık bile demiyor, özgürlüğü kısıtlanan halk kırbaçlasalar bile ağzını açmaz. Türkiye bütün dünyanın en büyük eğlencesi bence, bütün kötü olayları hak eden bir topluluk.
0
biravekahve
(16.05.21)
Kısıtlamaları eskiden savunuyordum, belki eski duyurularımı hatırlayanlar vardır. Ama şu andan itibaren a'dan z'ye saçmalık haline geldi diye düşünüyorum. O kadar çok istisna var ve yasaklar o kadar karmaşık hale geldi ki artık hiç bir mantığı kalmadı. 17 gündür mal gibi evdeyiz, o süreçte filistin olayları, maç kutlamaları, saçma sapan bir sürü mesele için insanlar sokağa döküldü. Ne manası kaldı kısıtlamanın.

Ya tam yapılır ya hiç yapılmaz. 55 yaş üstü isteyenler zaten aşılandı. Artık ölen ölsün moduna geçilmeli bence de. Kafayı yiyorum artık her saniye küfür etmekten yoruldum.
0
roket adam
(16.05.21)
Amerika'da yasaklar vardı yalniz, neden yasak yoktu dediniz anlamadim?

Türkiye bu konuda çok kötü yönetiliyor (ne konuda iyi yönetiliyor ayrı konu). Eksiduyuruda sürekli su yasak mi bu yasak mi sorusu var ki anliyorum herkesi.

Fransa'da bayadir aksam 7de couvre feu vardi. O zamana kadar sikinti yoktu yani. 19 mayista o 9'a cikiyor, restoranlar, kafeler falan teraslari aciliyor, haziranda da spor salonlari falan. Disari cikarken de couvre feu saati, telefondan belge doldurup cikiyorsun 5 sn aliyor.

Amerika'nın iyi olmasinin sebeplerinden biri asi. Asi konusunda cogu ülkeden iyiler ki normal. Ama amerika covidde cok iyi falan dogru onerme degil. Olu sayilari falan düşük değil.

Türkiye'nin rezil durumda olması yasaklarin ise yaramadigini göstermiyor bence. Türkiye yasaklari zaten takmadi ki ise yarasin. Kendi hükümeti takmadi yasagi.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
Ha bu arada; kendi hükümeti kongreler, yemekler yaparken halkina evde kal, hakkini helal et diyen bir ülkeden yasaklara uyulmasi da beklenemez. Hele hele her işyerini kapatip "allah vere" kafasiyla yardim etmezsen insanlar kafayi yer. Bu ikisini yapamayacaksan yasak falan koymayacaksin.
0
logisticsmanager
(16.05.21)
tam kapanma dedikleri şeyde resmi olarak izinli olanların sayısı 8 milyonun üzerindeydi. yani tam kapanma falan yoktu zaten. işi gücü olanlar çalışmaya devam etti, işsizler kendi mahallelerinde gezdi, yaşlılar zaten kafalarına göre yürüyüşe çıkıyor, gençler sokaklarda takılmaya devam ediyordu. okula giden bir avuç öğrenci de evden devam etti. oturduğum sokaktan ne araba ne çocuk sesi eksikti. yasak boyunca 3 kere markete çıktım. ana caddeye çıktığımda durum vahimdi. herkesin elinde bir poşet insan trafiği vardı resmen. sokak köşelerinde oturanlar, sağda solda sohbet edenler daha neler neler. halka sıfır destek ver, üretene sıfır destek ver, işsize sıfır destek ver, sonra ben sizi eve kapatıyorum de, yok öyle şey. bizim insanımız biat etmeyi anadan babadan öğrendiği için amerika'daki gibi kitlesel bir yeter artık isyanı anca bıçak kemiğe dayanınca olur. o da bu iş 1 sene daha devam ederse anca olur.

bakın mesela bir kısım ads şampiyon olunca sokağa döküldü, öbürleri israil'i protesto ettiler, beriki beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutladı. kimse de bir şey diyemedi. çünkü insanlar örgütlü olarak dışarı çıktılar. halk örgütlü olursa, birbirlerinin yanında olursa her istediğini alır.
0
golgi aygıtı
(16.05.21)
yarim yamalak yasak koymak bir koyup bir kaldirmak sacmalik evet. ama ciddi manada yasaklama ve kisitlama bu isin en etkili cozumu. son derece siki yasak getiren ve bu yasaklari ciddi sekilde uygulayan Cin, Kore gibi ulkelerde asidan cok once virusu kontrol altina almislardi. yasaklari kaldirip normal hayata donen Hindistan'in da iki hafta icinde ne hale geldigi ortada.
0
crucio
(16.05.21)
ABD'de 140 milyon doz aşı uygulanmış (Mart 2021 haberi)
Bizde aşılama yeterli mi? Aç kapa ile idare ediliyor.
Ne bakımdan iki ülkeyi karşılaştırıyoruz burada?
Fikrinizi değiştirmeye hiç uğraşmam.
Ben sahada gördüğüme bakarım. Öyle karar veririm saçmalık mi değil mi.
0
pro9it9is9
(16.05.21)
Süreç en başından beri yönetilemedi.

- Hatırlarsınız şubat-mart 2020 civarı Türkiye'nin tüm çevre ülkelerinde covid vakaları varken, Avrupa ve İran kırılırken, bu ülkelerden uçaklar Türkiye'ye gelirken olan vakalar açıklanmadı.

- Hidroksiklorokin denen ilaç, hiçbir faydası olmamasına hatta zararı olmasına rağmen ve bas bas bağırılmasına rağmen stoklandı, şimdi tedavi protokolünden çıkarılıyor.

- Vaka sayıları şeffafça açıklanmadı. Belki ülkede günlük 60-70 bin vaka varken her gün dalga geçer gibi 1500-2000'li sayıları gördük. Pozitif çıkan insanların kaç olduğu dahi gizlendi.

- Aşı konusu tam bir felaket. 20 gün sözde tam kapanma oldu, ilerleme bir arpa boyu. Türkiye'de üretilecek denen Sputnik, milyonlarca doz gelecek denen Sinovac ortada yok, Nisan ayında yerli aşı çıkacaktı o da ortada yok.

- Vatandaş, esnaf yeterince desteklenmedi, kaderine terk edildi. Şimdi de helallik isteniyor.

- Zincirleme yanlış politikalar, 3 kuruş döviz için "I'm vaccinated" saçmalığını birlikte getirdi. Yabancı sahilimizin, denizimizin tadını çıkarırken Türk'ler aşağılandı. Kur 6,8 TL iken aklı başında herkes bas bas bağırdı MB rezervlerini kuru tutmak için satmayın diye. Hatalar, israflar, liyakatsizlik, cahilce ekonomi politikaları şu saçmalıkları beraberinde getirdi. Hazırlıksız yakalanıldı.

- Sözde tam kapanma var, İsrail protestoları, bayram namazları, şampiyonluk kutlamaları vs. herkes dışarıda dip dibe. Devamlı uzaktan çalışan kurumda olan kişilere dışarı çıkabilsinler diye izin kağıdı veriliyor. 1 hafta sonra vakalar yine her gün 3-5 bin artıyor olacak.

Hiç zannetmiyorum ama umarım artık vatandaş aklını başına alır.
0
Lethe
(16.05.21)
hükümetin bu süreci düzgün yönetememesi ve yasaklara bizzat uymayarak her şeyi çorbaya çevirmesi elbette yasakların gereksiz ve yararsız olduğu anlamına gelmiyor. yukarıda birkaç kullanıcı daha açıklayıcı bir şekilde anlattığından tek tek yorum yapıp fikrinizi değiştirmeye uğraşmak istemiyorum fakat amerika hakkındaki söylemleriniz bazı popülist twitter hesaplarının gazlaması sonucu ortaya konmuş temelsiz düşünceler olarak yansıdı bana.
0
kedimedi
(16.05.21)
roket adam +1

Ama bir yandan da kısıtlamalar varken bir yolunu bulup izin belgesi çıkarıp keyfine gezenlere, ev partileri verenlere, ay bayramlaşmadan olur mu diye oradan oraya gidenlere hâlâ kızıyorum. Ailece mangal partisi verip hepsi hastalanan akrabam var; genel müdür toplantı yaptı diye hastalanan, ailesine bulaştıran, kayınpederiyle üç gün arayla ölen yakınım var; kısıtlamaların faydasız olduğuna asla katılmıyorum. Ama uygulamayı beceremediğimiz için hiçbir işe yaramıyor.
0
kobuzchu kiz
(16.05.21)
yasakların hiçbir işe yaramadığı düşüncemi hiçbir zaman değiştirmeyeceğim. artık kesinlikle sürü bağışıklığına geçilmeli.
0
nothing in my way
(16.05.21)
"Amerikalılar ne büyük insanlar yahu"

hahah

kapatmamakta ısrar eden brezilya'ya, abd'ye, ingiltere'de yüzbinlerce insan öldü. faşist bolsonaro hala kapatmamakta ısrar ediyor, insanlarına aşı olmayın diyor. herkes adama küfrediyor brezilya'da. ingiltere de "sürü bağışıklığı" stratejisinden vazgeçmek zorunda kaldı, çünkü ölümler alıp başını gitmişti. abd'nin de hali ortada, biden biraz tersine çevirmeye çalışıyor.

avrupa'da yasak yok mu sanıyorsunuz? sizin "biz geri ülkeyiz, o yüzden bizde her şey yasak" algınız var ki çok yanlış. hemen hemen her ülkede yasaklar var. ben pek takip etmiyorum artık ama geçen sene italya'da ordu sokağa inmişti yasakları uygulayabilmek için. mesela fransa: www.dw.com

hangi ülkedeydi hatırlamıyorum, avrupa'da olması lazım, geçenlerde bir futbolcu evinde 15-20 kişilik bir parti verdi diye adama ceza kesmişler.

"ölen ölsün kafasında" olanlar, ingilterece denenmiş ama vazgeçilmiş sürü bağışıklığını savunanlarla aynı ortamda bulunmaktan da ar ediyorum. bu insanlar lütfen gidip anne babalarını arayıp "benim hayatı yaşamama engel oluyorsunuz. ölsenize siz, umrumda değilsiniz" desinler. dürüstlük bunu gerektirir.
0
hlot
(16.05.21)
@hlot annem babam olmek istemiyorsa disari cikmasinlar. Bu kadar basit. Bunu diyebiliyorum yeterli mi? Biraz abartiyorsun gibi
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.05.21)
(10)

Ünlü zenginlere çok mesaj gönderiyorlar mıdır insanlar?

etna
Yani Bill Gates veya LeBron James veya cem yılmaz ne bileyim Abdurrahim Albayrak gibi zengin bilinen insanlara sosyal medyadan çok mesaj gönderiyorlar mıdır? Açım, işim yok, bisiklet alicam maaşı yardım eder misiniz gibi?
Yani Bill Gates veya LeBron James veya cem yılmaz ne bileyim Abdurrahim Albayrak gibi zengin bilinen insanlara sosyal medyadan çok mesaj gönderiyorlar mıdır?
Açım, işim yok, bisiklet alicam maaşı yardım eder misiniz gibi?
0
etna
(15.05.21)
Evet. Özellikle yorumlar kısmında bir sürü böyle yorum var.
0
logisticsmanager
(15.05.21)
Pahalı ayakkabı ve telefon olduğunu görenler o kişiden para istiyor. Düşün yani sadece buna bakarak.

Dediğin kişilerden kesinlikle çok isteyen vardır. Sadece isteme de değil. Mesela benzin almak ister pompacı bahşiş ister, mekana gider garson bahşiş ister.
0
rene
(15.05.21)
Bence evet.
0
invictae
(15.05.21)
Ohoo. YouTube'da, Instagram'da takipçi sayısı 10 bin olan kişiler bile mesajlara çok olduğu için bakamıyorum dediğine göre onlara binlerce mesaj geliyordur.
0
dissendium
(15.05.21)
Bill gates lebron falan ülkenin en büyük gazeteleri bile ulaşmak için ajanslar aracılığıyla mesaj gönderiyor çok mesaj gidiyor mu ne? :)

1 milyon takipçisi olan adama sosyal medyada aktifse günde 3-4bin mesaj atılıyordur emin ol
0
avatar is back
(15.05.21)
Bana bile gunde 10 tane mesaj geliyorsa(eksiden) onlar bildirimleri acamiyorlardir.
0
divit
(15.05.21)
Ünsüz olduğum halde ben bile günde birkaç mail alıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
sirf sizofrenler gunde binlerce mail atiyorlardir.
0
robokot
(15.05.21)
Her yer modern dilenci dolu.

Bir ürünle ilgili distribütörlük sayfam var instagramda.deneme için ürün seti isteyenler,300 takipçiyle ürün tanıtımı yaparımlar,ürün göndermezsem kötü reklam yapacağını iddia edenler gırla gidiyor.numuneci dolu ortalık.
0
duptıs
(15.05.21)
Saydigin isimlere ben zaten her gün beni evlat edinmeleri yonunde bilincalti telkinler iceren atıyorum.
0
yuzo
(16.05.21)
(19)

hayatın tadını çıkarmak

chihirovekohaku
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür? azıcık paylaşalım.
- yaşadığınız hayattan keyif alıyor musunuz?

- sizce hayatın tadı nasıl çıkarılır? doyumlu bir hayat nasıl sürülür?

azıcık paylaşalım.
0
chihirovekohaku
(15.05.21)
-Almıyorum
- Türkiye için konuşuyorum Para ile
0
paramolacak
(15.05.21)
1. Hayır
2. İnsanların çoğunun yaptığının aksini yaparak.
bu da tabi işin içindeyken değil de işin/meselenin dışında bir gözlem yoluyla oluyor.
Hayatın her ortamında siyahlar içinde yaşamaya çalışan kimselere yine siyahın yanlışlığını zararını anlatmak zordur.

Örneklerle griden başlamak lazım ki sonrasında beyaza geçilmesi kolay olsun.
0
Erva
(15.05.21)
Hayatın tadı bence gezerek çıkarılır. Türkiye'yi, dünyayı gezen biri bence hayatını yaşıyordur.

Doyum için kesinlikle kişisel gelişim şart. Sadece parayla doyum olmaz. Kitap okumak, film izlemek, yabancı dil öğrenmek, enstrüman öğrenmek, bir sporda uzmanlaşmak, hobi sahibi olmak doyum için gerekli.
0
dissendium
(15.05.21)
- Evet
- insanın içinde olan bir şey bu. doğru bir mindset'e sahip bir insan yerde gördüğü sümüklü böcekten bile mutluluk duyar, bir muhabbet çıkartır. olumsuz insan aşırı zengin olsa en kral yere gitse bile mutsuz olur.
0
roket adam
(15.05.21)
"bende su eksik, su arkadasimda olan sey bende de olsa" kafasindan cikarak tadi cikarilir.
0
hot potato
(15.05.21)
Pandemi sebebiyle almıyorum ama öncesinde elimden gelenin en iyisini yapıyordum.

Hayatın tadı merak edilerek çıkarılır. Bu biraz istek meselesi, içten gelmeyince gelmiyor. Ama insan ne kadar çok şey öğrenirse o kadar çok merak etmeye başlıyor. O yüzden kendini yeni şeyler öğrenmeye biraz zorlar ve bir şeylerin üzerine düşünme eylemini pratik hale getirirse o zaman kendiliğinden gelişiyor.

Merak ettikçe yeni şeyleri öğrenme hevesi geliyor. Ne kadar çok şey deneyimlersen o kadar fazla tanıyorsun kendini, neyin seni memnun ettiğini, neyden keyif aldığını daha somut bir şekilde anlıyorsun. Dünyanın en lezzetli meyvesini yiyen bir köylü bunun farkında olmaz çünkü daha kötüsünü yememiştir. O meyveden keyif alması gerektiğinin farkında değildir. Şu anda yaşadığın hayat belki de keyif alman için yeterli ama alternatifleri görmeden bunu bilemezsin. Ya da alternatifleri görüp keyfin farkına varabilir, hayatını buna göre değiştirebilirsin.

Doyuma ulaşma hissi bence bunun önünde engel, her zaman daha iyisi vardır. Çünkü deneyim o kadar öznel bir şey ki, ve içinde bulunduğun dinamiklerden o kadar etkilenir ki; doyduğunu düşündüğün senaryo bir zaman sonra sıkıcılaşabilir. Daha önce seni doyurmayan başka bir senaryo değişen dinamikler yüzünden doyurucu hale gelebilir. Bunun için de bu merak-öğrenme-deneyimleme-farkına varma süreci sen bunlardan yorulana kadar devam etmelidir. Amaç bir yere ulaşmak değil, yolculuğun kendisi diyip klişeyle de bağlıyım.

Neleri yapmaktan zevk aldığını keşfetmen lazım kısaca, sonrası gelir.
0
Jux
(15.05.21)
- pandemiyi saymazsak evet.

- biraz kisisel sanirim ikinci soru, bana gore ulasilabilir beklentiler olusturup, onlari yavas yavas gercege cevirerek cikarilir.
0
fakyoras
(15.05.21)
hayatın tadını çıkaran insanlar genelde gamsız ve birazda saf insanlar oluyor şahsi fikrime göre.
0
komando kani var bende
(15.05.21)
- almıyorum. pek beklentim de yok.

- sağlıklı olmak birinci gereklilik. sonrasında çevrende güzel insanların olması belki ikinci sırada olabilir. bu ikisi olduktan sonra üç, dört, beş doldurulur elbet şimdilik bilmiyorum. kendi adıma yeterince kazandığım için parayı yazmadım ama muhakkak şart. iki bira alırken düşünüyorsan bunun getireceği mutsuzluk ve stres de fazladır tahminimce.
0
nehara
(15.05.21)
-basladim
-bolca yer görerek, iyi insanlarla zaman geçirerek, tüketmek yerine üreterek (örneğin tatilde en az parayı harcayıp en çok yeri görerek), yürüyüş yaparak, hayatı oku, çalış, evlen, çocuk bak, emekli ol çizgisinden kurtararak
0
howfaristhesky
(15.05.21)
-evet artik keyif almaya başladim.

-kpss'yi hayatimdan çıkardım mesela. Yillardir eberjimi sömürüyormuş resmen. Birikim yapıcam diye kendimi kasmayi da biraktim. Gezmeye, yeme icmeye, kiyafete, bakimima ve ilgi alanlarima çok kendimi aşmadan harcama yapmaya başladım. Beni mutlu eden iyi hissettiren şeylere yöneldim.ve antisosyalliği bir kenara birakip kaliteli insanlarin oldugu bir cevre edinmeyi de dusunuyorum. Yalnizlik sıkıcı geliyor artik.
0
pikap
(15.05.21)
@komando kani var bende +1
1) Almıyorum.
2) Değiştirilemez koşullar (seçilen meslek, çalışma koşulları, zorunlu ailevi ilişkiler, bakmakla yükümlü olunan kişiler) ve aşırı vicdan varsa hayatın tadı çıkmıyor.
"Doğduğun ev kaderindir" sözüne inanıyorum. Kişilik yapımız, kararlarımız hep buna bağlı. Gamsız, bencil olamıyorum. Böylece hep bir şeyler ayak bağı oluyor.
Sağlıklı olduğuma seviniyorum. Bir de Polyannacılık oynamaya çalışıyorum.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
Aliyorum hem de cokkk

BENCE hayatın tadını cikarmamda ilk ve en önemli temeli gelecek kaygimin olmamasiyla attim. Sonrasında üzerine, surekli gezmek, sevdiğim insanlarla ve sevdiğim bir coğrafyada yasayarak keyifli zamanlar geçirmek şeklinde bina inşa ettim. Kendimi kimseyle/bir şeyle kiyaslamamayi öğrendim çünkü daha fazlasi her zaman var. Bunun sonunun olmadigini, insanı sadece insanin mutlu ettigini ve kendi degerimi kesfettigimden beri keyifsiz çok az zamanim olmuştur.
0
abuzer
(15.05.21)
hiçbir şekilde keyif almıyorum.

paylaşarak bence. ama gerçekten. sosyal medyadan degil.
0
darkcran
(15.05.21)
almıyorum.
canının istediğini istediği zaman yapıp, istemediğini yapmayarak.
0
candide
(15.05.21)
bence hayatın tadı çeşitlilikten geçer, sürekli gezsek bile 10 gün sonra mutsuz olmaya, sahip oldugumuzu hafife almaya ve değerini bilmemeye başlarız

inisiyatif alabildiğimiz, çeşitli aktivitelere finansal durumumuzun elverdiği, konfor alanımızdan hafif şekilde çıkmak zorunda kaldıgımız sürekli zorlayıcı fakat devamlı stresli olmayan bi işten çıkıp akşam eve geldiğimizde yaptıgımız aktivitelerle hayattan zevk alırız

uzun zaman canım ne isterse onu yaparak keyif almaya çalıştım ve asla tatmin olmadım. shiç işim olmasa bile sabah kalkıp kitap okumak gibi bir eylem yapıyorum. kendime görevler tanımlayıp yerine getiriyorum, daha sonra daha cok zevk aldıgım aktiviteleri yapıyorum. bu akşama kadar huzurlu olmamı saglıyor :)
0
megacracker
(15.05.21)
-genelde almıyorum ama imkanlar olgunlaşınca bu tatsızlık geçecek diye düşünüyorum

-kendini gerçekleştirmek için çabalayarak, keyif aldığın şeylere ayıracak zamanı ve maddi imkanı bulabildiginde
0
Micella
(15.05.21)
Ben de hayattan keyif alamayanlardanım. Pandeminin ve yurdum sorunlarının ruh halimde etkisi büyük. Hayattan eskisi kadar keyif almadığımı farkettim bir süredir. İstanbul'dan da çok bunaldım. Yokuşlarından, betonundan, gürültüsünden.

Yokuş çıkmadan yeşilliğinin içinde yürüyebildiğimde, istediğim alanda çalışabildiğimde ve çalışmak dışında gezmeye, yeni hobiler edinmeye zaman ayırabildiğimde yeniden mutlu hissedebileceğimi umuyorum.
0
🌸chihirovekohaku
(16.05.21)
Nasil konusunda abuzer guzel yazmis bana kalirsa. Buna belki bir seyler uretip ona emek vermeyi ekleyip cevreyi biraz daha vurgulayabilirim. Ruh hali sirayet eden bir sey, kotu bir cevrede iyi olmak bu acidan cok zor. Cevreden gelen stres etkenleri de cabasi. Sehir yasami zaten eksik bir yasam, hele hele Istanbul hic insani degil. Diger yandan herkesi geren pandemi korkusu sadece bir korku, gercekci degil ve fazlaca pompalaniyor. Yurt sorunlarini ise herkes birakti. Zaten cozumu elinde olmayan dertleri birakmamaktan baska yapilabilecek bir sey yok, dusununce bunlari bastan yuklenmis olmak sorunlu. i.imgur.com
0
dunal
(17.05.21)
(6)

Sağlık çalışanlarının yakınlarına aşı yaptığı iddiası?

anarsika
Bir tanıdığımız ikinci doz aşıya gittiğinde, ikinci dozun acıdığını birincisinin hiç acımadığını yan etki görmediğini aşıyı yapan hemşireye söylemiş, hemşire ise bazıları aşıyı alıp yakınlarına yapıyor dikkatli olmak lazım tarzında konuşmuş. Yani bu ülkede hiçbir şeye olmaz diyemem ama aklıma kurt d
Bir tanıdığımız ikinci doz aşıya gittiğinde, ikinci dozun acıdığını birincisinin hiç acımadığını yan etki görmediğini aşıyı yapan hemşireye söylemiş, hemşire ise bazıları aşıyı alıp yakınlarına yapıyor dikkatli olmak lazım tarzında konuşmuş. Yani bu ülkede hiçbir şeye olmaz diyemem ama aklıma kurt düşürdü. Böyle bir şey duyan eden oldu mu?
0
anarsika
(15.05.21)
Hemşire mi kaynağımız yani. Mesleğini bir aşı uğruna kaybetmeyi göze alacağını sanmıyorum. Ayrıca aşıyı gayet gözünüzün önünde flakondan çekiyorken neyin paranoyası bu.
0
zoghurt
(15.05.21)
aşı servisindeki çok yakın bir hemşire arkadaşımız, zimmetlerindeki tek bir doz sinovac aşısı eksik çıktığı için servisteki 8 arkadaşıyla birlikte aylardır soruşturma geçiriyor.

o kayıp aşıya ne oldu bilmem ama öyle alayım da yakınıma yapayım şeklinde bir rahatlık sözkonusu değil.

babama aşıyı yapan hemşire de aşı kutusuna evladı gibi sarılıyordu. dedi ki bunu bırakıp tuvalete bile gidemiyorum. illa diğer bir hemşireye emanet ederek ayrılıyorum. kutu hiç yalnız kalmıyor.

yani hemşire vs düzeyinde böyle bir şey mümkün değil. aşıyı getiren yüksek bürokratlar düzeyinde derseniz orada her şey olabilir.
0
kibritsuyu
(15.05.21)
Paranoya ne alaka? Birisinden duydum başka duyan var mı mümkün mü diye soruyorum işte.
0
🌸anarsika
(15.05.21)
Hayır duymadım. Mümkündür. Özellikle biontech dondurulmuş olarak geliyor ve aşılama öncesi eritiliyor. Aşı randevusu olup gitmeyenlerinki çöpe gitmesin diye arar yakınlarını onları aşılar.

Usulsüz iş kabul ama çöpe gideceğine birine vurulsun daha iyi.
0
IncredibleMau
(15.05.21)
Tanık olmadım. Bizim kurumda hemşire ve doktor birlikte çalışıyorlar ve anında sisteme kayıt yapılıyor. Aşı teslimatına iki personel birlikte gidiyor. En fazla 20 dozluk aşı veriliyor. Bitince tekrar alınıyor (Sinovac)
Bazı yerlerde belki randevuya gelmeyenin aşısı yapılmıştır.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
randevusuna gelmeyen kişinin çöpe gidecek aşısını da yakınlarına yapabileceklerini hiç sanmıyorum.

kurumsal şirketlerde bile gün sonunda artan öğle yemeğini aşçının/personelin evine götürmesine, ihtiyacı olanlara dağıtmasına vs. izin verilmez, yemek çöpe dökülür. çünkü izin verilirse bu durum suistimale uğrar.

"randevusuna gelmeyen kişinin hakkı olan aşı, boşa gitmesin diye o sırada hakkı olmayan bir kişiye yapılamaz, imha edilir" diye kesin bir şekilde talimat verildiğine neredeyse eminim. hemşire arkadaşımdan doğrulayınca editlerim.
0
kibritsuyu
(16.05.21)
(2)

Pazartesi saat kısıtlaması kalkıyor mu?

hadi ya la
Akşam 7 veya 9'a kadar eve dönmemiz gerekiyordu tam kapanmadan önce, kalkacak mı?
Akşam 7 veya 9'a kadar eve dönmemiz gerekiyordu tam kapanmadan önce,
kalkacak mı?
0
hadi ya la
(15.05.21)
daha açıklamadılar pzt açıklayacaklar yüksek ihtimal 9 yasağı devam edecek haziranda 23.00e falan çekilecek. saçmalık ötesi yani.
0
garavel
(15.05.21)
Daha değil.

www.google.com

Burda Deniz Zeyrek duyumlarını özetlemiş.
0
pro9it9is9
(15.05.21)
(10)

Yeni baslayan iliskide ufak tuhafliklar

karanlik yanim
Yeni iliskiye basladigim kadinla ilgili, kendisini cok begenip sevsem de, kafama takilan bazi seyler var. > Durduk yere bende “daddy issues” denilen seyden var diyor, babasiyla problemli, bu yüzden ailesinin geri kalanindan da uzak. Bu diger insanlarla iliskilerini nasil etkiliyor sorusuna kacamak y
Yeni iliskiye basladigim kadinla ilgili, kendisini cok begenip sevsem de, kafama takilan bazi seyler var.

> Durduk yere bende “daddy issues” denilen seyden var diyor, babasiyla problemli, bu yüzden ailesinin geri kalanindan da uzak. Bu diger insanlarla iliskilerini nasil etkiliyor sorusuna kacamak yanit veriyor.

> Iliskilerde fevri olabiliyorum, kafama yatmayan birsey olursa aniden cok soguyup arkama bakmadan uzaklasabiliyorum gibi birseyler söylüyor arada bir, gecmis iliskilerden örnekler veriyor.

> Su ana kadar beni haketmedigim sekilde iltifatlara bogup göklere cikariyor. Sürekli ne kadar mükemmel, ne kadar da asmis bir insan oldugumu ima eden seyler söylüyor her 10 dakikada. Sakaya falan vuruyorum ama iltifatin dozunu da ayarlayamadigini hissediyorum.

Bu seyler birbiriyle baglantili mi bilmiyorum, ama biraz tuhaflik hissediyorum, bu is bir yerde patlayacakmis hissi veriyor nedense. Varsa yorumlarinizi alirim.
0
karanlik yanim
(14.05.21)
Psikiyatrist değilim ancak borderline olabilir mi diye düşündüm.
0
pro9it9is9
(14.05.21)
herkesin kendine göre sorunları var aslında, kimse "geçmişsiz" değil. ama kendine çok net tanımlamalar koyan biri bundan da kolay kolay vazgeçip daha iyi olabilirmiş gibi gelmedi bana. yüzde 80 bir yerde patlayacak. ilişki başlı başlına zor bir şey zaman zaman iyi günü var kötü günü var anlaşamayıp hır gür birbirinize girdiğiniz dönemi var, hele sağlıklı bir psikolojide olmayan biriyle zor.
0
barisa
(14.05.21)
Şöyle bir olay olabilir. Diyelim kavga ettiniz. Üzüldü. Sen de diyelim çocuk gibi onunla ilgilenmedin. Daddy issues denen şey yüzünden seni suçlayabilir. Benimle ilgilenmedin gibi.

İkinci durumda da kavga ederseniz uzun bir süre konuşmayabilirsiniz. Çünkü soğuyunca her şey başa döner. Aranın düzelmesi zaman alır. Bu çok sık olursa yorucu olabilir.

Üçüncü durum da heyecandan. İlişki yeniyse taraflar o anki heyecanla böyle davranabilir. Bu durum zamanla normalde dönebilir.
0
dissendium
(14.05.21)
kız önceden uyarmış işte.

aynı şey başıma geldi birden fazla kez. "her gün mü böyle hoş bir hanımla tanışıyorum canım, birbirimizi sevmişsek yoluna oturturuz bi şekilde <3 <3" diyerek görmezden geldim. hepsinde bir süre sonra sanki hiç tanışmamışız gibi terk edildim djfjdk.

ben yol yakınken geri dön derim. "iyi de kızdı yahu, acaba denesek nasıl olurdu?" dediğin düşünce can yakmaz, bi süre sonra da gider. ama işte kendini verdiğin bir ilişki biterse belki yıllarca üzülüyor veya travma yaşıyorsun. kafana yatmıyorsa hiç girme bence o topa, bu tür problemlerin kendi kendini çözdüğü veya ilişki sırasında yok olduğu sanırım neredeyse hiç görülmemiştir. bugün görmezden gelirsin, yarın büyüyerek seni yutar o sorun.
0
der meister
(14.05.21)
Üçüncü madde için (bkz: love bombing)
Tuhaflık hissediyorsanız kızın aşırı ilgisi samimi olmadığındandır belki.
0
kobuzchu kiz
(14.05.21)
daddy issues var diyorsa kacarak uzaklas. sana bir dost tavsiyesi
0
nibba
(14.05.21)
Bence ilginç olmaya çalışıyor. Daddy issues'ün bile ne olduğunu bildiğini sanmam. Her babasıyla arası kötü olanda daddy issues olacaksa yandık. Eğer yeniyse ilişki sen kendin gözlem yapmaya, tanımaya çalış. Ilk baştaki sezgiler yanıltmaz ama genelde.
0
velvetmorning
(14.05.21)
Bomboş bir kız bence. Bende şu varrrrr, bende bu varrrr, ben tehlikeli nasty ve horny bir kızımmmm kafası. İlginizi çekiyorsa devam edin ne diyelim.
0
Hallegadola
(14.05.21)
ailedeki bir sorununu anlatmasi guzel. ancak kacamak yanit veriyor diyorsunuz, yani sizi bos bilgiye boguyor; sizin ne yapmaniz gerektigini, sizinle olan iliskisine yansimasini konusmuyor?

simdi verdigi bu "fevri davranip pat diye giderim." bilgisiyle siz ne yapabilirsiniz? bunu size niye anlatti?

asiri iltifat ve "basip gitme" tehlikesini soylemesi pek uyusmuyor. bir tuhaflik var, dogru hissediyorsunuz. kimse heyecandan on dakikada bir sizi arsa cikartmaz.

bu kadar hizli cikislarin, hizli da inisi oluyor.
0
buf-e kür
(14.05.21)
@velvet+1
Bana da sanki olduğundan farklı bir kişilik çizmeye çalışıyor gibi geldi. Çok kaptırma o yüzden kendini.
0
j r r tolkien hayrani
(14.05.21)
(8)

yalancı negatif covid testi ihtimali

anlztrk
Şiddetli öksürük, ateş, baş ağrısı, burun akıntısı/hapşırık gibi şikâyetlerim var. Pazartesi PCR testi yaptırdım, negatif çıktı. Şikâyetler artınca bugün de yaptırdım, yine negatif. Tomografi sonucum temiz. Aşı olmamış bir 70+, iki 55+ kişiyle yaşıyorum. Negatif sonuçlara ne kadar güvenmeliyim?
Şiddetli öksürük, ateş, baş ağrısı, burun akıntısı/hapşırık gibi şikâyetlerim var. Pazartesi PCR testi yaptırdım, negatif çıktı. Şikâyetler artınca bugün de yaptırdım, yine negatif. Tomografi sonucum temiz. Aşı olmamış bir 70+, iki 55+ kişiyle yaşıyorum. Negatif sonuçlara ne kadar güvenmeliyim?
0
anlztrk
(13.05.21)
Güvenme hocam, tedbirli ol. Yani bu tip vakaların olduğu bilimsel olarak da rapor edilmiş bu sebeple elinden geldiği kadar dikkat et.
0
giovanne
(13.05.21)
Pozitiflik yüzde elli.
0
pro9it9is9
(13.05.21)
Gripsin, zorla bela alma başına. Gripsin yani en fazla bronşitin vardır belki.
0
1bir1bir1
(13.05.21)
Tomografi cektirmissin ve temiz cikmissin daha niye endiseleniyorsun ki :)

Mutasyonlar pcr da gozukmeyebiliyormus ama tomografi kesin sonuc veriyor diye soylemisti haberlere cikan hekim guruhu :)
0
e mice
(13.05.21)
Genelde tomografide de bir şey yoksa negatiftir deniliyor. İki kere de negatif cikmis. Bence çok paniğe kapılmadan dinlenip normal bir soğuk algınlığı gibi kendinize bakın. Şu dönem mevsim geçişi de olduğu için soğuk algınlığı olması ihtimali de hiç küçük degil.
0
fraise
(13.05.21)
Bildigim kadariyla hapsirik ve akinti zaten korona belirtisi degil normal gripsin belli ki.
0
c1b2k3
(14.05.21)
Grip olmusa benziyorsunuz. Ates vs diyince oyle dusundum soguk alginligindan ziyade.
Kendinizi izole edin, dinlenin, yeri gelirse ates dusurucu vs alirsiniz.
0
kuehles blondes
(14.05.21)
Annem ve kardesimde de burun akıntısı ve hapsurma vardı, ilk üç dört gün negatif, sonra pozitif çıktılar, grip de olabilirsiniz tabi ama dikkatli olun, geçmiş olsun.
0
bitse de gitsek
(14.05.21)
(4)

ciğer kontrolü

kondansator
babamda koah var, ben de tedirginim bu konuda. koşarken tıkanabiliyorum. ciğerlerimi kontrol ettirmek gibi bir niyetim var. hastanede hangi birimden randevu almam gerekir bu konuda? bir de randevu aldığım doktora, bir şikayetim yok sadece kontrol ettirmek istedim desem ters teper mi sizce
babamda koah var, ben de tedirginim bu konuda. koşarken tıkanabiliyorum. ciğerlerimi kontrol ettirmek gibi bir niyetim var. hastanede hangi birimden randevu almam gerekir bu konuda? bir de randevu aldığım doktora, bir şikayetim yok sadece kontrol ettirmek istedim desem ters teper mi sizce
0
kondansator
(12.05.21)
Göğüs hastalıkları.
Koşarken tıkanabiliyorum diyorsunuz. Onu söyleyin.
Şikayetim yok demeyin, hoş olmaz.
0
pro9it9is9
(12.05.21)
Babam koah hastası ben de önlem olarak baktırmak istiyorum dersiniz doktora.
0
hayaletimsi
(12.05.21)
"göğüs hastalıkları" yerine "göğüs cerrahisi"ne randevu almayın yalnız. ben yaptım daha yeni. göğüsü görünce direk basmışım muayene al tuşuna. neyse ki baktılar yine :)
0
la traviata
(12.05.21)
Göğüs hastalıkları. Solunum testine yollarlar oradan, kullanıyorsanız eğer o gün sigara içmeyin en azından. Maksimum ciğer kapasitesini ölçecekleri için gelirken nefes nefese kalmışsanız o bile etkiliyor.
0
heathen
(12.05.21)
(9)

Egzama ve çözüm arayışları

Lanovaromana
Merhabalar, yüzümde egzama var. Arada bir atak yapardı, son iki senedir sürekli atakta ve inanılmaz rahatsız edici. Kortizonlu ilaç kullandığımda hemen geçiyor ama bıraktığımda hemen geri geliyor. 3 farklı doktora gittim, aynı ezberden şeyi söylüyorlar, ya kortizonlu ilaç ya da kortizonsuz istiyorsa
Merhabalar, yüzümde egzama var. Arada bir atak yapardı, son iki senedir sürekli atakta ve inanılmaz rahatsız edici. Kortizonlu ilaç kullandığımda hemen geçiyor ama bıraktığımda hemen geri geliyor. 3 farklı doktora gittim, aynı ezberden şeyi söylüyorlar, ya kortizonlu ilaç ya da kortizonsuz istiyorsam elidel ki onun prospektüsünde de kanser olasılığından bahsettiği için kullanmak istemiyorum.
Eskiden coresatin vardı kortizonsuz inanılmaz iyi geliyordu ama onun da formülünü değiştirmişler artık hiçbir şey yapmıyor.
Onun dışında da bir sürü şey denedim/deniyorum, kudret narı, Hindistan cevizi yağı, sarı kantaron vs vs.
Kendi tecrübesinden rahatlatmış ya da yenmiş olan var mı?
Şimdiden teşekkürler.
0
Lanovaromana
(12.05.21)
Yüzünüzde yaygın şekilde mi belli bir bölgede mi?

İki önerim var, bioderma atoderm serisi ve l-prolin krem. Bunlarda tedavi edici değil bu arada ama steroid icerikli kremleri sürekli kullanmaktan iyidir.
0
malwethiel
(12.05.21)
Hep olan yerler burun yanları ve kaş altı ile göz kapağı üstünde kalan bölge. Eğer müdahale etmezsem çeneye de yayılıyor. Teşekkürler.
0
🌸Lanovaromana
(12.05.21)
seboreik dermatit hastasıyım. saçımdakini şampuanlarla kontrol edebiliyorum ama sakal ve bıyık kısımlarını çok kontrol edemiyordum.

ben iki sene önce bir profesöre gittim.
dedim ki "bakın pek çok doktora gittim. kortizonlu ilaçlar kullandım. düzeldi sonra tekrarladı vs vs" anlattım uzunca.

kadın dedi ki

"bunu vücudun yapıyor. içtiğimiz sulardan, yaşadığımız yere kadar pek çok şey etkiliyor. belki doğuda yaşayan biri olsaydın böyle bir şikayetle gelmeyecektin. yediklerine, içtiklerine dikkat et, neyin bunu azdırdığını vs. takip et"

baya şey söyledi ama ben bunun kontrol edilemeyecek bir hastalık olduğunu kabullenmek istemedim hiçbir zaman.

ellidel krem ile exoderil sprey vermişti bana da, kortizonlu bir şey istemiyorum dediğimde.

seboreik dermatit başlığına bakın sözlükte, orada rahatlatan tonlarca şey yazmış insanlar. ama hiçbiri kesin çözüm değil. lanet hastalık.
0
la traviata
(12.05.21)
Kortizon deriyi inceltir. bir süre sonra damarların belirginleşir. sorunu içeriden çözmeye çalış. Şeker, un ve hazır gıdadan uzak dur. probiyotikli gıdalar tüket(ev yapımı turşu, yoğurt vb.)
0
elitoangelito
(12.05.21)
Kola, kahve, baharat, her türlü paketlenmiş gıda, şeker ve gluten'in hayatınızdan çıkarılması büyük ölçüde rahatlatıyor.
Stres atak nedeni olabiliyor.
Head and sholders clinical strength şampuan'ın haftada iki kez, uygulanıp 5-10 dakika beklemeli kullanılması epey işe yarıyor.
Başkaca uygulamaların plesebo etkileri işe yarayabiliyor.
En son ben, kolajen kullanıp çok faydasını gördüm.
0
Mirket
(12.05.21)
Oğlum bıttım sabunu kullanıyor. Mevsimsel mi düzeldi yoksa yazın azıtacak mı bilmiyoruz. Birkaç aydır iyi.
0
pro9it9is9
(12.05.21)
Bağırsak mikrobiyotanızda yararlı ve zararlı bakteriler arasındaki denge bozulmuştur. Sızıntılı bağırsak sendromu ise diyeti (fodmap) çok zor bir diyet. Candida bakterisi kontrolsüz artmışsa onun diyeti de ayrı. Bunu tespit edebilecek fonksiyonel tıp eğitimi almış bir doktordan yardım alabilirsiniz.

Ya da
Sağlıklı beslenme sürecine girersiniz. Tüm paketli gıdalar, şeker (meyve bile fazla yenilmemeli), süt hayattan çıkarılmalı. sağlıklı yağlar (sade yağ, zeytin yağı), tohumlar, kuruyemişler, et ve bakliyatlar en önemlisi de sebze odağında tahılsız glutensiz bir beslenmeyi hayatınıza oturtun. Cidden katkısını göreceksiniz.
Seboreik dermatit başlığında biraz anlatmıştım.
0
mellifica
(12.05.21)
Bağılıklık sisteminizi güçlendirmelisiniz. Bir bal, arı sütü, propolis, polen karışımını tavsiye ederim. Bu arada ben kızarmış ekmeğin üzerine sürüp üzerine kaymak sürüyorum harika oluyor
0
rapisa
(13.05.21)
Birde uykunuz düzensizdçse düzenleyin
0
rapisa
(13.05.21)
(5)

Bir İngilizce sorusu

dissendium
Küçük bir sorum var.Fetal kelimesinin sözcük türü sıfat. Bu kelimenin cenin çevirisi var. Ama cenin kelimesinin sözcük türü TDK sitesinde isim.Sözcük türü sıfat olan bir kelimenin Türkçe çevirisinin isim olması kafa karışıklığı yaratıyor. Bu durum nasıl açıklanabilir?
Küçük bir sorum var.

Fetal kelimesinin sözcük türü sıfat. Bu kelimenin cenin çevirisi var. Ama cenin kelimesinin sözcük türü TDK sitesinde isim.

Sözcük türü sıfat olan bir kelimenin Türkçe çevirisinin isim olması kafa karışıklığı yaratıyor. Bu durum nasıl açıklanabilir?
0
dissendium
(11.05.21)
Çeviri doğru değil.
Cenin fetus (isim)
Ceninle ilgili fetal (sıfat)
0
pro9it9is9
(11.05.21)
“Cenin pozisyonunda yattım.” derken ordaki gibi anlamı olursa sıfat olarak kullanılıyor.
0
sta
(11.05.21)
Google Çeviri ve Tureng cenin çevirisini veriyor. Yanlış olsa çıkmazdı sanki?

translate.google.com.tr

tureng.com

Bir de fetal position ifadesi cenin pozisyonu şeklinde çevrilmiş. Cenin çevirisi olmasa bu şekilde nasıl çevrilecek ki?
0
🌸dissendium
(11.05.21)
-al ekleri kelimeyi sifat yapiyor, orneginizde fetal adjective, fetal position dedigimizde ise iki kelime birlikte isim oluyor, bu tarz soz obeklerine phrase de diyorlar (bizdeki isim tamlamasi bir nevi), kafanizi karistiran bu sanirim. clinical trials, societal problems vs. clinical trials derken mesela klinik denemeler, klinik calismalar diye ceviririz kliniksel calisma, klinikle ilgili calisma da diyebiliriz ama kulak tirmaliyor Turkce acisindan gereksiz laf kalabaligi da yapiyor klinik calisma diye cevirmek daha uygun oluyor
0
neverletyougodown
(11.05.21)
herkese +1, bir de şu var, google da tureng de kullanıcı müdahalesi nedeniyle yanlış sonuçlar verebiliyor.
0
kül
(12.05.21)
(3)

antikor testi sonucundan anlayan var mi?

buenosdias
https://resimyukle.io/r/LK3OwJ5wVCyorumlarsaniz cok sevinirim.
resimyukle.io


yorumlarsaniz cok sevinirim.
0
buenosdias
(07.05.21)
0,8'den büyükse pozitif, değilse negatif diye belirtimş zaten.

sonuç 0,4

0,4, 0,8'den küçük.

edit: sonuç negatif yani.
0
himmet dayi
(07.05.21)
aslinda merak ettigim.

-daha once gecirmis miyim?
-antikor uretmis miyim?
-iyi durumda miyim kotu mu?
0
🌸buenosdias
(07.05.21)
Sonuç negatif.
1) Covid geçirmemiş olabilirsiniz.
2) Geçmişte geçirmiş olabilirsiniz ancak yeterli antikor gelişmemiş olabilir. Ya da Covid ile enfekte olmuşsunuzdur ancak henüz antikor gelişmemiştir.
3) Yanlış negatiflik olabilir.
Ayrıca, zaman içinde antikorların düşüp düşmediği de bilinmiyor.
Klinik olarak geçirip de antikorunuz yüksek, pozitif olsaydı daha güvenilir bir sonuçtu. Negatif olması birçok olasılığa işaret edebilir.
0
pro9it9is9
(07.05.21)
(6)

unutkanlık problemi

panamera
Selamlar, konuşma esnasında örneğin iki konudan bahsedeceğim. ilkinden bahsederken ikinci konuyu unuttuğum oluyor. bir anda aklımdan gidiveriyor. sıfır. sonra uğraş dur tekrar hatırlamak için. ayrıca bazen daha önceden konuşulan konuları da unutmuş oluyorum. bir seviyeye kadar unutmak normal karşıla
Selamlar, konuşma esnasında örneğin iki konudan bahsedeceğim. ilkinden bahsederken ikinci konuyu unuttuğum oluyor. bir anda aklımdan gidiveriyor. sıfır. sonra uğraş dur tekrar hatırlamak için.

ayrıca bazen daha önceden konuşulan konuları da unutmuş oluyorum. bir seviyeye kadar unutmak normal karşılanabilir, hani karşı taraf biraz bahsedince hatırlarsınız; bende o da olmuyor, hatırlama sıfır.

40+'yım; alzheimer olacağım diye korkuyorum. benzer durumda olanlar, önerisi olanlar var mı?
0
panamera
(05.05.21)
Ben benzer durumdayım b12 yi tavan yaptırdım vücutta ama bir şey değişmedi.
0
bigbadabum
(05.05.21)
long covid olabilir belki
0
buenosdias
(05.05.21)
Ailede Alzheimer öyküsü var mıdır acaba....
0
pro9it9is9
(05.05.21)
covid öncesi uzun süredir olan birşey.
ailede de yok aslında.
0
🌸panamera
(05.05.21)
bende de oluyor eskiden beri ama ciddi bir şey olduğunu sanmıyorum. dikkatsizlik ya da hızlı düşünme olabilir sebepleri.
0
bohr atom modeli
(06.05.21)
bu dediklerin bende uykusuzken oluyor. uykun düzenli mi?
0
antihero
(06.05.21)
(8)

duş jeli bitmiş. şampuanla yıkansam

isimsiz uye
temizlik sağlar mı?
temizlik sağlar mı?
0
isimsiz uye
(05.05.21)
Sağlar
0
kisa
(05.05.21)
vücut kılların ahenkle dans bile eder.
0
himmet dayi
(05.05.21)
aynı şeyler zaten aslında. farklı şişelerde.
0
jelly bear
(05.05.21)
Yeni taşındığımız sırada, acil olarak sıvı el sabunu bile hem şampuan hem de duş jeli görevini görmüştü. Yani kullanılır.
0
pro9it9is9
(05.05.21)
Her turlu...
0
invictae
(06.05.21)
Sabunla yıkan ne şampuanı ya.
0
1bir1bir1
(06.05.21)
Sabun yok mu evde. Milletin bu duş jeli yüzünden cildi bozuk. İnsanın üzerinden kıyafet kayıyor durulanmıyor duş jeli. Nerede kaldı Gül kokulu beyaz hacı Şakir.
0
Hallegadola
(06.05.21)
Durulanmak sıkıntılı oluyor şampuanda. 'Durulandım' hissi bir türlü oluşmuyor.
0
Mirket
(06.05.21)
(5)

İngilizceyi nasıl çalışmalıyım?

neysene
Dışarıdan destek alacak yani özel öğretmene ödeyecek param maalesef yok. Haliyle kendime bir program oluşturmalıyım.A2 seviyesinde bir ingilizcem var. Gündelik konuşmaları biraz dil kurallarını katlederek de olsa yapabiliyorum, anlaşabiliyorum.1 adet günde 1-2 saat konuşma pratiği yapabildiğim bir a
Dışarıdan destek alacak yani özel öğretmene ödeyecek param maalesef yok. Haliyle kendime bir program oluşturmalıyım.
A2 seviyesinde bir ingilizcem var. Gündelik konuşmaları biraz dil kurallarını katlederek de olsa yapabiliyorum, anlaşabiliyorum.

1 adet günde 1-2 saat konuşma pratiği yapabildiğim bir arkadaşa sahibim. Kendisi ielts ten 7.5 alarak c1 seviyesinde olduğunu söylemişti.
Fark ettiğim en büyük eksiklerim kelime bilgim az ve edatları kullanmakta bayağı kötüyüm. 1 sene sonunda nasıl bir program izlemeliyim ki en azından b2 seviyesine geleyim? Çünkü ielts sınavından b2 seviyesinde puan almalıyım.

İnternette birçok kaynak var fakat bunları nasıl kullanacağımı bilmiyorum.
Bazılarının tavsiyeleri ise hep tek yönlü. Mesela birisi diyor kelime öğren halledersin. İyi de o kelimeyi doğru yere koymayı bilmedikten sonra lego birleştirir gibi kelime dizince karşımdaki kişi bunu anlamıyor ki. Başka biri diyor ki konuştukça öğrenirsin fakat ben yurtdışında yaşamıyorum. Günün 10 saati zorunlu olarak maruz kalmıyorum ki dediği doğru olsun. Bana bu imkanlarım göz önünde bulundurularak dengeli bir program lazım ama...

Mesela robert koleji nasıl bir program izliyor da mezun olduğunda mükemmel bir ingilizcen oluyor? Ben bu öğrenme sistemini arıyorum esasen.
0
neysene
(04.05.21)
Kitap okuyarak baslayabilirsin. Hem kelime ogrenirsin, hemde kelimenin nerede ve nasil kullanildigini. Sozluk olarak longman'e bakabilirsin (online kullanimi mevcut, bolca ornek verir).
0
tahtakafa
(04.05.21)
Aradığın yöntemi söylüyorum: temel gramer öğren, her şeyini öğreneceğim diye gramerle kafayı bozma.

Sonra okuyorsun. Oku ama her alanda her şeyi oku. Hikaye olur, haber olur, magazin olur, makale olur. Okurken bilmediğin kelimelere sözlükten bak. Yavaş ilerleyeceksin ama öğrenerek gideceksin. Bir noktadan sonra cümle içindeki bazı kelimeleri bilmeden de cümlenin ne anlama geldiğini anlamaya başlayacaksın. Sonra o bilmediğin kelimeleri de gördükçe/duydukça öğreneceksin.

Üniversitede Amerikalı gramer hocam vardı, adamın söylediklerini anlayamıyordum. Bir gün yanına gittim, dedim ben anlamıyorum sizi. Bana şunu söyledi ve gitti: "Don't worry, you will."
0
do you remember me
(04.05.21)
A2 seviyesindeyseniz gecmis zamandaki bir olayi ornegin yaz tatilinizi Ingilizce anlatabilirsiniz demektir. Yaklasik 1500 kelime biliyor olmalisiniz. B1'de kelime sayisi 4500'e, C1'de 9000'e cikmali. En onemli olan kelime yoksa Would you please be so kind to pass me ....? Pass you what? Kelimeyi bilmezsen ne kadar gramer bilirsen bil en havali kaliplarda bile durursun.

Ben ogrencilerime bunu oneririm: www.victoria.ac.nz
0
howfaristhesky
(04.05.21)
Dört dil bilen biri olarak kendi tecrübemi paylaşmak isterim. Ben oturup gramer çalışmayı hiç sevemedim. En güçlü tekniğim gün içinde düşündüğüm herşeyi öğrenmeye çalıştığım dilde de söylemeye çalışmak. Mesela markete mi gideceğim, markete gideceğim nasıl derim. Bunu çözdüm mü, peki markete gittim nasıl derim? Markette alacaklarımı nasıl söyleyim vb vb birbirine bağlaya bağlaya arata arata öğreniyorum. Bu dediğim teknik çok yorucu çünkü normalde düşünme tarzımızın tamamen dışında ve normal bir düşünceyi çok yorucu bir hale getiriyor ama en güçlü teknik diyebilirim.
0
Lanovaromana
(05.05.21)
Robert Koleji'ni bilmiyorum da Amerikan Koleji'nin eğitimine tanık oldum.
Hazırlık sınıfından itibaren, öğrencilerin Türkçe konuşma olanağı sadece kantin ve bazı sözel dersler ile sınırlı. İngilizce drama ve sunumlar yapma, makale ve günlük yazma, yılda birkaç adet Shakespeare gibi yazarların ağır eski İngilizce ile yazılmış kitaplarını okuma, modern dönem edebiyatın klasikleşmiş kitaplarını okuma ve filmleriyle karşılaştırma gibi aktiviteler yapılıyor.
0
pro9it9is9
(05.05.21)
(3)

Gerçekten nefes darlığı yaşayıp yaşamadığımı anlamamı sağlayacak bir metot?

jonas
selamlar.yakın bir zamanda henüz genç yaşlarda bir tanıdığımın covid'den dolayı vefat ettiğini öğrendim, şok oldum. bu durum psikolojimi etkiledi de evham mı yaptım veya bir anda bastıran sıcak havalardan mıdır bilmiyorum ama son 2-3 gündür "daha zor nefes alıyormuşum gibi" hissediyorum. malum, nefe
selamlar.

yakın bir zamanda henüz genç yaşlarda bir tanıdığımın covid'den dolayı vefat ettiğini öğrendim, şok oldum. bu durum psikolojimi etkiledi de evham mı yaptım veya bir anda bastıran sıcak havalardan mıdır bilmiyorum ama son 2-3 gündür "daha zor nefes alıyormuşum gibi" hissediyorum. malum, nefes darlığı covid'in belirtilerinden biri olabiliyor.

gerçekten nefes darlığım var mı yok mu kısmını tam ayırt edemiyorum şu an yani. bunu anlamama yardımcı olacak türde bir yöntem var mıdır acaba? "şu kadar süre nefesini tutup bekle" vs. falan gibi mesela; bu fikir verme açısından makul bir yöntem midir?
0
jonas
(04.05.21)
kandaki oksijen seviyesi minik bi cihazla kontrol ediliyor. belki bu fikir verir.
0
sttc
(04.05.21)
brakgn
(04.05.21)
Nefesinizi tam olarak verin; bundan sonra ağzınız açık olarak alabildiğiniz kadar havayı ciğerinize çekin ve sayı sayarken bu havayı yavaş yavaş dışarı verin. 50'ye kadar sayabiliyorsanız sorun yok.
0
pro9it9is9
(04.05.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.