Giriş
(3)

Bacakta ödem ve cilt ağrısı

yaren
SelamAnnemin sol alt bacağı aşırı şişti, kıpkırmızı oldu ve boncuk boncuk kabarcıklardan ödem akıtıyor. Doktora gitti, doktorun verdiği ilaçları kullanıyor ama ilk defa çok ağrısı var, ağrıdan uyuyamıyor. Bu ağrı için hangi ağrı kesici vardır ne içirilir bilen var mı, acile götüremem yürüyemiyor.
Selam

Annemin sol alt bacağı aşırı şişti, kıpkırmızı oldu ve boncuk boncuk kabarcıklardan ödem akıtıyor. Doktora gitti, doktorun verdiği ilaçları kullanıyor ama ilk defa çok ağrısı var, ağrıdan uyuyamıyor.

Bu ağrı için hangi ağrı kesici vardır ne içirilir bilen var mı, acile götüremem yürüyemiyor.
0
yaren
(24 saat)
Geçmiş olsun. Sizin götürmenize gerek yok, ambulans çağırın.
0
lil siztah
(16 saat)
Erizipel olabilir.
Ağrı kesiciyle olmaz. Ambulansla acile götürün.
0
pro9it9is9
(14 saat)
kalcayi duvara yaklastirip ayaklari duvara yaslama ,
çare degil ama bacaklari rahatlatabilir,

www.instagram.com
0
designer
(59 dk)
(8)

Ehliyeti aldım! Birkaç sorum var sizlere

art cat chocolate
3. sınavımda aldım sonunda :d (manuel) benim sorunum zaten kötü ve hatalı sürmek değildi, aşırı fazla heyecandı. sınav heyecanı. derslerde iyiyim. şimdi de yine heyecanlandım ama aşırı değil bu sefer.normalde hocam ve arabam başkaydı. hiç binmediğim arabayla başka bir hocayla ve başka bir komisyonla
3. sınavımda aldım sonunda :d (manuel) benim sorunum zaten kötü ve hatalı sürmek değildi, aşırı fazla heyecandı. sınav heyecanı. derslerde iyiyim. şimdi de yine heyecanlandım ama aşırı değil bu sefer.

normalde hocam ve arabam başkaydı. hiç binmediğim arabayla başka bir hocayla ve başka bir komisyonla girdim bu sınava. benden önce bir erkek girdi sınava bu araba ve hocalarla. çocuk çıktı, komisyon üyesi adamla gülüştü el sıkıştı ve sonra yanıma gelip bana dedi ki "ben ehliyeti aldım, komisyon hocası adam çok iyiydi, umarım siz de alırsınız" tebrik ettim teşekkür ettim ve biraz rahatladım.

kaput bagaj sorularından sonra bindim arabaya. her şeyi ayarladım. vitesi 1'e aldım, el frenini indirdim. debriyajdan ayağımı çektim, gaza da bastım ama araba gitmiyor. vites geçmedi sandım tekrar tekrar yaptım stop ettirdim daha dakika bir gol bir. arabanın hocası geldi dedi bu araba senin sürdüğün araba gibi değil, bunda debriyajdan ayağını çok çekmen ve gaza çok basman lazım dedi. ben de diğerine alışık olduğumdan temkinlice az çekiyordum, diğerini çok çekince stop ediyordu çünkü. neyse bu yüzden komisyon hocası bana bir triplendi daha başta.

L parkı sorunsuz yaptım, 25'liği sorunsuz yaptım. U dönüşünde hafif bir yokuş var. debriyajın ve gazın farkına daha tam alışamamışken orada biraz fazla gaza basıp biraz fazla ileri gittim. dönünce az daha çizgilere basacaktım. yanımdaki komisyon hocası adam dışarıdakine sordu. o devam devam deyince devam ettim. paralel parkları da sorunsuz hallettim. sonra güzergah turuna geçtik. bir daha hiç stop ettirmedim. hiçbir tane sinyali unutmadım, vitesimi de sürekli uygun şekilde değiştirip durdum. sadece bir caddede arkamdaki taksici sinyalimi göre göre ben sola yanaşırken dibime kadar gelip hızlıca yanımdan geçip önüme geçiverdi. ben hemen fark edip direksiyonumu sağa çevirdim. yanımdaki komisyon üyesi adam da bi panik oldu elini tam uzatıyordu ama benim kurtardığımı görünce elini çekti.

orayı da atlattık, yine sorunsuz şekilde sürdüm devam ettim. 30-35le gitmeme rağmen yanımdaki arkamdaki arabalar korna çalıyor. yol vereyim diye biraz kenara kayarak sürdüm, yana çarpacaksın dedi yanımdaki adam ama hiç de çarpmayacaktık ve çarpmadık da yani ben görüyorum herhalde yani. yol verdim dedim. neyse. başlangıç yerine gittik, vitesi boşa aldım el frenini çektim arabadan indim. hoca geçtin dedi. teşekkür ettim.

komisyon üyelerine de teşekkür edeyim diye inmelerini bekledim, adamın elin sıkıp teşekkür ettim yüzüme bile bakmadı cevap bile vermedi. arkadaki kadın üye hayırlı olsun dedi.

ne bu tavır? yanlış bir şey mi yaptım? ehliyeti hak etmedim mi yani ne bu tavır? ilk defa başka bir araba sürdüğüm için başta bocaladım diye mi? cidden tek bir sinyal atlamadım, vitesimi de hep hızıma göre ayarladım, döneceğim zaman ve durduğumda hep 1'e aldım. aynaları hep kontrol ettim. gerçi aynayı paralelden sonra birazcık geç düzelttim unutup ama o da nazar boncuğu :d benden önceki erkek de bir kere stop ettirmiş u dönüşünde. o yapınca sorun değil de ben yapınca mı sorun? hem o da aynayı çok yukarı almış yer gözükmüyordu, ben düzelttim.


---- diğer bir soru ----
iş arkadaşlarıma baklava ısmarlayayım diyorum. şişli'de nereden sipariş edebilirim? kaliteli olsun. şerbetli tatlılar. :d
-1
art cat chocolate
(12.09.26)
İnsanların tepkilerine takılmayın. Tebrikler, hayırlı olsun.
0
yadigar
(12.09.26)
Karakteri öyledir, uyuzun teki belli ki. Benimki de hata yapmadığım halde heyecanlanıyorum diye tribe girip ne var ki heyecanlanacak diye saçma sapan konuşmuştu.
0
ekimoloji
(12.09.26)
teşekkürler :) :d

kadınım diye mi böyle yaptı acaba? ön yargılı mıydı ki?
-1
🌸art cat chocolate
(12.09.26)
Öncelikle tebrikler, çoook hayırlı olsun!

Siz hakkınızı aldıysanız gerisi boş verin. Dünyanın bin türlü hali var, o gün kendisi gün içinde başka birinden haksızlık görmüştür ve sinirlenmiştir, ya da biriyle ters düşmüştür. İhtimaller bitmez. iş hayatına yansıtması çok profesyonel davranış değil ama insanları bir davranışından yargılamamak lazım.

Siz zaten teşekkür etme inceliğini göstermişsiniz. Gerisi onların problemi.
+1
substituent
(12.09.26)
Kişisel almayın bence,neticede o da bir insan ve ayrıca çalışan.sizin için büyük bir olay,ehliyet sınavı;geçsen mutlusun,kalsan mutsuz. Onun içinse sıradan bir iş günü,belki sıkıcı bir iş gününde son sınav hatta sizinki.detaylara takılmayın,zaten geçmişsiniz. Allah kazasız sıkıntısız kullanmayı nasip etsin :)
+2
denizciman
(12.09.26)
teşekkür ederiiimmm ^^
benden önceki erkek adaya güleryüzlü davranıp hemen 10 dk sonra bana böyle kötü davranmasına şaşırdım yani :/ neyse bakalım belki cidden yorgunluktandır :d
0
🌸art cat chocolate
(12.09.26)
Önemli olan sınavı geçmiş olmanız. Boş verin. Artık önemi yok. Sonuca bakın.
Baklavayı da gönlünüzden koptuysa alın tabi. İlla ki bekliyorlarsa, zaten mecbur alınacak.
Şişli'yi bimem. Bilenler önersin.
0
pro9it9is9
(12.09.26)
Belki dindardir, elini sıkmak zorumda kalmak hosuna gitmemistir. Sinavla ilgili oldugunu sanmam.ona simavi gecme borcun yok sonucta
-1
üğpoıuy
(12.09.26)
(13)

bir kısım garip hisler

euteamo
Sevgili duyurucular,Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü. Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir k
Sevgili duyurucular,

Çok yakın çok da sevdiğim bir arkadaşım var. Burda daha önce de bi duyuru açmıştım hakkında, doğum günü kutlaması/kutlayamaması ile ilgili. Son 3-4 yıldır yurt dışında yaşıyordu döndü.

Ben hassas bir dönemden geçiyorum. Hayatımda kimse olmadığı için. Sürekli de konuştuğumuz bir konu. Dating appler vs kullanıyorum ama ne yazık ki istediğim gibi biriyle tanışamadım. Bu da onunla konuştuğumuz bir konu. Her zaman sorar dateler nasıl gidiyor vs diye. Ama son konuşmalarımızda işte “ben üçüncüye dönüyorum hadi sen de başla.” “sen hiç evlenmedin, anlayamazsın” gibi cümleler kurdu ve hoşlanmadım. Ben hiç evlenmedim o iki kere evlendi.

Bunu şunun için anlatıyorum belki de kendi yaşadığı karışık durumdan kaçmak için sürekli benim olamayan ilişkilerimi soruyor olabilir ve bende detaylı bir şekilde anlatıyorum.

Şimdi arkadaşım ikinciye boşanmayı planlıyor. Boşanacağı kişinin bundan haberi yok. Ama aynı zamanda iş yerinden yeni biriyle flört ediyor. Benim de tanıdığım bu kişiyle flört ettiğini bana anca ben ısrar ettikten sonra söyledi. Normal şartlarda böyle konularda asla ısrar etmem anlatması için hiç kimseye ama o bana sürekli dateler nasıl gidiyor diye sorduğu için sorma gereği duydum.

İkimizde aynı yaştayız, tahmin edeceğiniz gibi kadınız. Asla hayalim evlenip çocuk yapmak olmadı. Gayet ciddi 8 yıllık bir ilişkim oldu. Hiç aldatmadım, aldatmayı aklımdan bile geçirmedim bunu da bilir. Ama arkadaşım flörtöz bir insan. Ve sanki artık ben hiç evlenmediğim ve şu anda ciddi bir ilişkim olmadığı için beni küçümsüyor gibi geliyor.

Ben net bir insanım hisselerimi de genelde paylaşırım. Buraya yazdığım gibi ona da dedim, bu espriler hoşuma gitmiyor diye. Ama hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyorsun diyor ama aslında anlattığı şeyler bölük pörçük ve mevzunun sadece bilmemi istediği kısmını anlattığı için anlayamıyorum. Anlamak da zorunda olduğumu da düşünmüyorum.
Özetle, arkadaşımın iyi niyetinden şüphem yok ama sizce neden benimle böyle yarışa girme gereği duyuyor?
0
euteamo
(07.09.26)
açıkcası benim arkadaşınızın iyi niyetinden şüphem oluştu :) siz söylediğiniz halde hala sen hiç evlenmedin beni anlamıyosun diye diretiyosa.. bu artık takılmadan çok iğnelemeye dönerdi bende. kaldı ki kusura bakmasın kendisi de 2.kez boşanacak ve daha boşanmadan flört ediyosa onla bunla demek ki kendisi de çok evlilikten anlamıyormuş.

ben olsam söylediğim halde bu söylemlere devam eden birinden ister istemez soğurdum. hemen kavga dövüş kin nefret değil tabi ki ama, bi mesafe alırdım. hoş değil kesinlikle.

sizin hassas olduğunuz konuları, hangi cümlelerin sizi kırdığını, üzdüğünü biliyo, buna rağmen yapıyo. ben art niyet ve küçümseme ararım
0
chanandler bong
(07.09.26)
Fazla rahatlık ve yakınlıktan oluyor. Üstüne sizin hislerinizi önemsemiyor. Herkesin benzer arkadaşlıkları olmuştur. Nüfusunuza almadıysanız salın, gitsin.
0
gabe h coud
(07.09.26)
Eşini aldatan biriyle arkadaş kalamayacağım için benim hakkımda düşündükleri de umurumda olmazdı açıkçası.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(07.09.26)
Hoşunuza gitmediğini söylediğiniz halde devam etmesi saygısızlık, sınırını bilmezlik.
Hayatımda tutmazdım böyle birini.
Aklıma bir kadın arkadaşıma "hala birini bulup yatamadın mı" diyen bir patavatsızı getirdi.
Evlilik başarı mı yani? Hele de daha boşanmadan onunla bununla flört etmek...
0
pro9it9is9
(07.09.26)
bu tamamen bir akis meselesi. hermetik geleneğin ana prensiplerinden biri "içeride ne varsa dışarıda o vardır" idir. tasavvufta da vardır bu. the doors, guns'n roses bu konularda şarkılar yazmıştır.

"people are strange" the doors
"estranged" guns'n roses

özdeğerinizi yükseltmek için çalışmalar yaparsanız, (ne çalışması olduğu size kalmış) hem bu tür yanıtlar almazsınız hem de sağlıklı bir ilişkiniz olur.

ekim'de venüs retroya giriyor. herkes için her türlü ilişkilerde gölgeler ile yüzleşme ve sorunların kökenine inerek dönüşüme doğru ilerleme vakti. bu dönemi değerlendirmenizi öneririm. ister psikoterapi alın, ister sadece günlük tutun birçok yöntem var.

bu kısım herkese:
sizin gibi düşünmeyen insanlara deli muamelesi yapmayı bırakmanızda fayda var. sonra bir gün o insanlarla aynı fikirde olacaksınız ve "meğer doğru söylüyormuş" diyeceksiniz. sevgiler.
-1
janderzel zartanyan
(07.09.26)
Arkadasin söyledikleri bence tamamen geyik. Benim de arkadaslarimla konusmam böyle herkes birbirini gömüyor. Ama hicbir art niyet olmadigini biliyoruz.

Bence sizin arkadas da art niyetli yapmiyor. Biraz abartmış olabilir sadece. 2 kez evlenip bosanmis olmanin nesi havali bir sey allaskina gkfkfk sizin durumunuzdan daha kötü onun durumu.
Yeni Tanistigi birine evlenmis ve neden bosanmis oldugunu anlatmasi lazim.
Sevgilileri anlatmasan da olur salla.

Evlenmedin anlayamazsin laflarini ben de önceden anlayamamistim. Su an anliyorum. Iliskiler her ne kadar samimi ve güzel yasansa da aile tarafindan nikah olmayinca ciddiye alinmiyor. Evleniyorsun ve kaynanan gelin beni neden aramadi beni sevmiyor mu diye alakasiz maydonoz olmaya basliyor. Adam tekken katilmayacagi dügünlere artik aile olduk katilmamiz lazim diye seni de sürüklüyor. Kastettigi sey cok da matah bir sey olmayabilir.
0
Purple life
(07.09.26)
@perple life normal şartlarda haklısın. Hiç sallamam böyle söylemleri ama son zamanlarda benim neden doğru düzgün bir ilişkim yok diye sorguluyorum ve onunla da konuşuyorum gayet samimi bir şekilde hislerimi anlatıyorum. “Sen hiç evlenmedin anlayamazsın” aşırı saçma çünkü evet hiç evlenmedim ama ikili ilişkilerden anlamak için ille de bi yere imza atmak gerekmiyor. Ay bilmiyorum. Bir sürü insan evliliği statü olarak görüyor ve belki o da böyle düşünmeye başladı.
0
🌸euteamo
(07.09.26)
@ janderzel zartanyan hiç anlamadım :)
0
🌸euteamo
(07.09.26)
belki de boşanmadan flörtleşmelerini kendince haklı kılmak için öyle diyordur,
hani evlilerin eşimle sorunlarım var klişesi gibi, vicdanen huzursuz hissedip ama evlilikte o işler öyle olmuyor sen anlamazsına getiriyor böyle kamufle ediyordur.
0
siyah gece
(08.09.26)
Bence sen tamamen normalsin, ancak arkadaşın...
O flörtöz demişsin ama başka bişey olmasın o,eskiden daha farklı söylüyorlardı çünkü,hakaret de sayılmasın da.
Arkadaşlığını gözden geçir bence.
0
denizciman
(08.09.26)
Biz birini bile bulamazken, milletin 2.ciyi boşayıp 3'e doğru yürümesi....
0
Kahvedesu
(08.09.26)
@kahvedesu hahahaha valla öyle. o da onun dalgasını geçiyor benimle aslında :-)
0
🌸euteamo
(08.09.26)
Valla evlenmek bir basari olmadigi gibi, bosanmak da bir basarisizlik degil bence. Seda Sayan sanirim bir kez millet gomlek degistirir gibi sevgili degistiriyor, ben sevgili olmak yerine evlenip bosanmayi tercih ediyorum, demisti. Herkesin hayati kendine bence, kimse kimseden ustun degil. Herkes nihai olarak neden ve nasil burada olgumuzu bilmedigimiz bir dunyada bi sekilde yasamaya calisiyor iste, cok da abartacak bir yani yok, kimsenin tam olarak bir sey bildigi de yok.
Arkadasinizin kotu niyetli olup olmadigini bilemem ama bana daha cok zor bir donemden geciyormus gibi geldi, size isine geldigi kadar bilgi vermesi, kafayi saracak bir yerler aramasi filan, muhtemelen hafife almaya calistigi ama agir bir donemden geciyor. Bununa birlikte, kiriliyorum dediginiz halde soylediklerine devam etmesi vs biraz uzaklasmanizin daha iyi olacagini gosteriyor. Bazen bazi arkdasliklari kurtarmak icin bi sure uzaklasmak gerekir. Iliskilerden anlamak icin evlenmeye gerek yok, size katiliyorum ama bence iliskilerinizi ve iliskilerinizdeki rolunuzu irdelemek icin dogru kisi de bu arkadasiniz degil, belli ki yapici elestiri ya da icgoru saglayamiyor.
0
kassiopeia
(09.09.26)
(3)

dolandırıcı sms'i - benim numaram üzerinden

biseysorcaktim
yasal sahibi olduğum ama kardeşim tarafından kullanılan numaradan, yani kardeşimden mesaj geldi: "e-tebligatınızın süresi dolmuştur, lütfen irtibata geçiniz. XYZ hukuk bürosu"bahsi geçen hukuk bürosunu arama motoruna yazınca buna benzer yüzlerce sms gönderilmiş.sorum şu: dolandırıcı kendi numarasınd
yasal sahibi olduğum ama kardeşim tarafından kullanılan numaradan, yani kardeşimden mesaj geldi: "e-tebligatınızın süresi dolmuştur, lütfen irtibata geçiniz. XYZ hukuk bürosu"

bahsi geçen hukuk bürosunu arama motoruna yazınca buna benzer yüzlerce sms gönderilmiş.

sorum şu: dolandırıcı kendi numarasından değil de, tanıdık bir numara üzerinden bana nasıl sms atıyor? kardeşim iphone kullanıyor. telefonuna yüklediği şüpheli bir uygulama yüzünden olduğunu sanmıyorum.
0
biseysorcaktim
(02.09.26)
shadowfollower
(02.09.26)
hattınız vodafone mu? geçen sene benim başıma çok sık şey geliyordu, dolandırıcılar benim numaradan insanlara sms atıyordu. çok da görmüştüm internette benzer şeyler.

engellemesi çok kolay ama tr operatörleri tabii ki yapmıyordu öyle mantıklı şeyler.
+2
aguen
(02.09.26)
Ağabeyimin adına kayıtlı üç aile telefonu (kendisi, eşi ve annem kullanıyor) Papara üyeliği, bir sürü internet pazaryeri üyeliği, muhtelif tanışma siteleri üyeliği için kullanılmıştı. Hepsi de Vodafone. Vodafone'da bir şeyler dönüyor. Aklıma geldi @aguen yazınca.
+2
pro9it9is9
(02.09.26)
(30)

Ehliyetinizi kaç yaşında aldınız

yakalayamadığın.ışıklar
Soru başlıkta
Soru başlıkta
0
yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
18
+2
üğpoıuy
(16.08.26)
Yerli 18, yabanci 35
0
sertac akin
(16.08.26)
Ben çok geç aldım, 29
-3
arbre
(16.08.26)
sorunun amacı ne bilmiyorum ama biraz detay bilgi vereyim.
30 yaşında aldım.
araba alana dek hiç sürücülük tecrübem olmadı. gerçek anlamda trafiğe çıkmam 45 yaşında oldu. 8 yıldır araba kullanıyorum.
0
lazpalle
(16.08.26)
19 da aldım ama 26 yaşında gerçek manada trafiğe çıktım
0
niyazi mısri
(16.08.26)
18
0
alaimisema
(16.08.26)
Sorunun amacı geç kalmış hissetmek
0
🌸yakalayamadığın.ışıklar
(16.08.26)
Araç 21, Motor 29
0
ananiyimioguz
(16.08.26)
Yirmili yaşların sonuna doğru.
Babam ağabeyime çok küçük yaşta araba kullanmayı öğretti. Ama kız kısmına yasaktı.
Ancak iş güç sahibi olunca kursa gittim.
+1
pro9it9is9
(16.08.26)
33, geçen yıl.
0
ekimoloji
(16.08.26)
18
11 yaşımda binek tip toros ile öğrendim.
11-15 arası ehliyetli biri nezaretinde uzun yolda ve müsait yollarda kullandım.
15-18 arası orta-küçük bir şehirde aktif olarak kimsenin nezareti olmadan düzenli kullandım. (Manuel vites nissan pick-up'tan otomatik e serisi mercedes'e kadar)
18 yaşımda ehliyet aldım.
Ehliyetsiz kullanırken hiç kaza yapmadım. Sadece nevruz günü çevirmeye yakalanıp mahkemede taksirli suçtan para cezası yedim.
Ehliyet alınca İstanbul'da kullanmaya başladım.
20 yaşımda sıfır bir bmw arabam oldu. Trafik canavarı oldum. Gece sağnak yağmurda e-5'te 200 üstü hızlarla gidip makaslar alıyordum. Yaşayacağım varmış, hiç yüksek hızla kaza yapmadım. Kendimi usta şoför sanıyor, trafikte terör estiriyordum.
30 yaş sonrası uslandım. Adam gibi kullanmaya başladım.
40'lı yaşlarda toyota'ya biniyor, hız limitlerini aşmıyor, efendi efendi tüm kurallara riayet ederek kullanıyorum. 600bin km üstü yol yapmışımdır totalde.

(Babam 35'inden sonra aldı. Yurt dışı dahil binlerce km süren uzun yollar dahil hep kıllandı. Yaş 80 olmak üzere hâlâ kullanır. 40'ından sonra alıp bir iki sene içinde orta karar şöför olup düzenli kullanan arkadaş da var. Geç değil)
0
yadigar
(16.08.26)
27 yaşında almıştım. İlk arabamı da 29 yaşında alıp trafiğe çıktım.
0
Mirket
(16.08.26)
20 ve hemen kullanmaya başladım.
0
gurur
(16.08.26)
18’de aldım ve kullanmaya başladım çünkü —ankaralılar iyi bilir— i. melih gökçek kinci bir adamdır ve bizim oradan ona oy çıkmadı diye evimizin civarına gelen otobüsleri iptal etmişti. metro da yoktu o zamanlar. sizin için şöyle diyebilirim; bu işin “geç kalmışlığı” yok bence. sizin şartlarınızda bu süreye kadar ihtiyacınız olmadıysa olmamıştır.
+1
eileengray
(16.08.26)
Alış 18, gerçek anlamda trafiğe çıkış 26-27
0
fikrim sabit degil
(16.08.26)
21'de aldım ama trafiğe 33 yaşında çıktım, aradaki 12 senede sürücü koltuğuna bir kez bile oturmadım-araba kullanmayı sevmiyordum.

size uygun zaman şimdiymiş, geçmiş değişmeyecek hiçbir şekilde, şimdiden sonrası önemli. Kıyas, hele geç kalmışlık konusundaki kıyas, sadece zarar verir.
+1
umutt
(16.08.26)
20 yasinda aldim ama araba kullanmaya 28 gibi basladim. oncesinde arabam yoktu.
0
antikadimag
(16.08.26)
23 yasinda aldim. Yas 30 hala araba kullanmayi bilmiyorum.
-2
Purple life
(16.08.26)
21 yaşında aldım. 9 sene önce tam bu sıralar. En son direksiyon sınavında araba kullandım. Ehliyetim 2 senedir kırık, bi ara yeniliycem üşeniyorum zaten kullanmıyorum diye. Araba kullanmaya başlamadan tekrar kurs alırım bir gün ihtiyacım olursa
0
nundu
(16.08.26)
ehliyeti 18 yasinda, ilk aracimi 20 yasinda aldim.
0
cooperr
(16.08.26)
35
0
clones
(16.08.26)
30'a 3 ay kala. Hâlâ aktif araba kullanmıyorum.
0
Amaranta ursula
(16.08.26)
21 yaşımda ehliyeti aldım ama 26 yaşında araç alınca aktif kullanmaya başladım
0
chanandler bong
(17.08.26)
30'larimda köye tasininca aldim. viyana'da, dünyanin en iyi isleyen ve en ucuz toplu ulasim sistemiyle hayatimda hicbir zaman araba eksikligi cekmemistim. viyana'da araba sahibi olmak sadece hayvani bir masraf kapisi + stres. toplu ulasim bana uymadiginda taksi cagiriyordum, üc dk icinde beni kapimdan aliyordu. ne park derdim, ne servis derdim, ne kis lastigi yaz lastigi derdim vardi. üstelik toplu ulasim + keyfi olarak taksi kullanimi bile araba sahibi olmaktan daha ucuza geliyordu. muazzam lüks.
sonra köye tasindim. 7 km ötedeki köye toplu ulasimla 2 saat 20 dakikada varildigindan ötürü ilk is kosa kosa ehliyet aldim, sonra da araba.
gec kalinmislik diye bir sey yok. ihtiyac duyup duymamak diye bir sey var. yaris degil ki bu.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.08.26)
18
0
co2s2
(17.08.26)
19 ama yıllar önce
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
22 de ehliyet aldım, 29da ilk arabamı aldım.
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
18.

ama aktif araba kullanmaya 30'umdan sonra basladim.
0
sir gawain
(17.08.26)
35 yasimda aldim. araba kullanmayi sevmiyorum. anca bu kadar direnebildim. tercih siram soyle: yurumek > bisiklet > toplu tasima > araba
0
banach
(18.08.26)
18
0
iwasbornonamountainside
(18.08.26)
(4)

Meb mazeret tayini? (engelli birey) Sağlık çalışanları cevaplayabilir mi?

mikahakkinen
Eşimin kardeşi yüzde 80 raporlu engelli ve vasisi eşim. O sayede ben bulundukları şehire geldim. Ancak eşim seneye meb engelli mazereti ile seneye tayin yazacaktı. 2026 da yönetmelik değiş ve raporunda tam bağımlı birey yazması gerekiyor. Kardeşinin raporu 2010 yılında alınmış ve o zamanki raporlard
Eşimin kardeşi yüzde 80 raporlu engelli ve vasisi eşim. O sayede ben bulundukları şehire geldim. Ancak eşim seneye meb engelli mazereti ile seneye tayin yazacaktı. 2026 da yönetmelik değiş ve raporunda tam bağımlı birey yazması gerekiyor. Kardeşinin raporu 2010 yılında alınmış ve o zamanki raporlarda öyle bir ibare yok.

Yeniden rapora başvurduk ancak yüzde 80 engelli raporu ile tam bağımlı birey raporu alabilir miyiz?
Yatalak değil, fiziksel bir engeli yok.
0
mikahakkinen
(14.08.26)
Yatalak değil, fiziksel bir engeli yok. = tam bağımlı birey raporu alamaz
+1
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(14.08.26)
evet alabilirsiniz.
ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK 4/m maddesine bakın, Tam bağımlı engelli birey tanımı orada yapılmış.

Tam bağımlı engelli birey: Engel durumuna göre engel oranı %50 ve üzeri olduğu tespit edilenlerden doku, organ ve/veya fonksiyon kaybı ve/veya psikiyatri tanısı bağlantılı olarak muhakeme yeteneği değerlendirilmesine göre günlük yaşam aktivitelerini yardım almasına rağmen kendi başına gerçekleştiremediğine karar verilen bireyi ifade eder.
+1
de jure
(14.08.26)
Yatalak olmasa bile, ağır zeka geriliği varsa ya da ellerini kendine bakım için hiç kullanamıyorsa bağımlı raporu alabilir.
+1
pro9it9is9
(14.08.26)
yemeğini kendi yer, ancak önüne koymazsan yemez veya açım demez. üstünü değiştir dersen değiştirir ancak yeni kıfayet vermezsen değiştirmez. yardımsız banyo ve wc yapamaz.
0
🌸mikahakkinen
(14.08.26)
(20)

Cocuk sahibi olmak

Kittie
Nasil tarif edersiniz?Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?Yoksa iyi ki mi?Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.Tesekkurler
Nasil tarif edersiniz?
Artik hicbi sey eskisi gibi olmuyor mu?
Pismanlik duydugunuz anlar oldu mu?
Yoksa iyi ki mi?
Ozellikle hic dusunmeyen ama sonradan bir sekilde kendini anne/baba olarak bulan kisilerden cevap bekliyorum.
Tesekkurler
0
Kittie
(13.08.26)
Dünyanın en güzel duygusu. Tarif edilemez.
+3
Mirket
(13.08.26)
Şu an hamileyim sona yaklaşıyorum. Bir insanı baştan şekillendirmek, onu mutlu etmeye uğraşmak beni cezbediyor tipini karakteri nasıl olacak bunları merak ediyorum.

İlk öğrendiğimde bir şey hissetmemiştim ama o kalp atışını duymak beni şırıl şırıl ağlatmıştı mutluluktan
0
Hallegadola
(13.08.26)
Ülkenin hali ortada
Dünyada küresel ısınma, su kıtlığı ve yapay zeka sebebiyle ekonomik belirsizlik hat safhada. Bencillik etmeyin derim tabi dolar milyarderi değilseniz.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
hicbir sey eskisi gibi olmuyor +1
Pismanlik duydugunuz anlar oldu - hayir. basa donsem yine yaparim.

cocuk yapmak bir luks artik, bunun bilincinde olman lazim.
hakkini vermek icin maddi manevi ciddi efor sarfetmek gerekiyor.
3+ cocuk yapanlar bu isin nasil altindan kalkiyor anlamis degilim.
+1
cooperr
(13.08.26)
6 aylik bir anneyim. 32 yasimda isteyerek anne oldum, cok guzel bir hamilelik gecirdim. buna ragmen lohusalik tokat gibi carpti, hazir degil miydim daha erken miydi diye sorguladim kendimi ilk aylarda. oyle buyuk bir degisim yasaniyor ki sok edici ve hazirlanmanin bir yolu yok.

o sarsici kismi birkac ay icinde geciyor ve dunyanin en guzel zamanlari basliyor. hayattaki baska hicbir seye benzemiyor, tarifi yok ve muthis bir sey. kendi adima konusursam pismanlik sifir. bunu da cok gulluk gulistanlik bir yerden yazmiyorum, cok fazla zorlugu ve ozellikle kadin icin bedeli var. buna ragmen hayatta daha tatmin edici, insana yasadigini ve ozunu hissettiren pek bir deneyim oldugunu sanmiyorum.
0
la mort heureuse
(13.08.26)
1,5 yıllık babayım. Az önce kızımı uyuttum. Uyuması yaklaşık yarım saat sürdü ve sürekli kucağımda pış pışladım. Terledim çünkü baya efor gerektiriyor. Büyük ihtimalle sabaha kadar milyon defa uyanacak. Ve genelde çok az uyuyoruz.

Bu işin zor kısımlarından küçük bir parça.

Ama masmavi gözleriyle bakıp baba dediğinde içim eriyor. Tarif edilemez bişey. Bazen bakarken gözlerim doluyor.

Hiç bir şey eskisi gibi olmuyor evet. Hayatımıza kendi canımızdan kanımızdan biri girdi. Hem çok zor hem çok kolay. Bazen isyan ettiriyor. Ama kesinlikle pişman değilim. Günden güne büyüdüğünü ve değiştiğini görmek çok güzel.
+1
scudman1
(13.08.26)
Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
Eğer eş, bir şeylerin ucundan tutacak biriyse, anne birazcık nefes alabilir ve kendine bir miktar alan bulabilir.
Onun dışında, anne olmak sınırsız sevgi ve fedakarlık anlamına geliyor zaten. Eşin katkısı olsun ya da olmasın.
Çocuk sahibi olmak, temelde üreme içgüdüsüne dayanan; psikolojik ve sosyal yönleri olan bir karar.
Lojik olarak, maddi olanağım sınırsız olsaydı bile, bugünkü aklımla düşünmezdim, kendi adıma.
Çünkü, o yavru kendi iradesiyle dünyaya gelmiyor.
Büyük kısmı cefa ile geçecek bir yaşama geliyorsa, bunun ona haksızlık olduğunu düşünüyorum. Sadece maddi olanak yeterli değil. İyi bir aile ortamı ve ebeveyn gerekiyor.
+2
pro9it9is9
(13.08.26)
Pişman olmuyorum sevgisi bambaşka bir duygu. Sadece eski beni, kimseyi düşünmeden özgürce hareket ettiğim günleri özlediğim oluyor.
+3
ekimoloji
(13.08.26)
Bu cevabı hastane odasından yazıyorum, eşim sabaha doğum yapmış olacak kısmetse. Henüz kucağımıza almadığımız için çok net cevap verme şansım yok tabii ki ama bana nedense olmasından kaçmak isteseydim de kaçamazdım gibi geliyor. Hayat değişecek mi evet, değişsin mi evet, değişmeli mi evet. Değişince gelecek zorluklar da olacak güzellikler de, her şeyde olduğu gibi bu böyle ve ciddi bir ön kabullenme içindeyim. Sağlık yerinde olduğu sürece de pişmanlık gibi bir kavramın aklımın ucundan dahi geçeceğini düşünmüyorum.

Sevdiğiniz insandan emin olmakla da çok ilgili bir durum. Herkese gönlüne göre versin.
+1
awlmi
(13.08.26)
Hiç düşünmüyordum ben ama 30'dan sonra birden istemeye başladım. 3 yaşına girecek yakında. Pişman değilim çok seviyorum iyi ki var. Ama çook zor iş ya. Çok çok istediğinden emin olmayan yapmamalı.
0
mezzosprite
(13.08.26)
Hayatin bidmesi... kendinden vazgectiysen cocuk yap
Her an pisman oluyorum, hic iyi ki demedim ama cocuk sahibi olmasam da pisman olacaktim. Daha az pisman olacagim yolu sectim

Ha oğluma aşığım, o ayri konu
0
üğpoıuy
(13.08.26)
- Tarif etmesi zor. Tamamen savunmasız ve hiç bir geçmişin hatıran olmadığı halde belki de hayattaki en değerli kişi oluveriyor.
- Hiç birşey eskisi gibi olmuyor.
- Pişmanlık duymadım ama normal zorluklarının yanında duygusal yükü de çok fazla. Savunmasız bir canlı ve korkuyorsun ister istemez.
0
mbond
(13.08.26)
Çocuğum yok. Çevremde Genelde hep çok zor ama her zorluğa değiyor şeklinde yanıt veriyor anne babalar bu soruya. İyi ki yapmışız ama Yapmadan önce çok emin olmak lazım diyen de çok. İçten içe pişman olanlar da çocuğumu istemiyormuşum gibi olmasın ya da bu sebeple cezalandırılmayayım korkusuyla pişmanım demiyor olabilir gibi geliyor bana. Yani kolay kolay keşke çocuk yapmasaydım dediğini duymayız bence kimsenin. İlk defa birinin “hiç iyi ki demedim” dediğini gördüm şaşırdım mesela.
0
dfn4
(13.08.26)
İstemiyor değildim, “özellikle” şartını sağlamıyorum.

-Evet, artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.
-İki tane var. Biri bu yıl üniversite imtihanına girecek.
-Şimdiki aklım olsa 3-4 yapardım.

Çocuksuz hayata dair pek fikrim yok açıkçası, ezelden beri ebeveynlik yapıyorum sanki. Çocuk süper bir şey. Allah iyi ebeveynlik yapabilecek herkese nasip etsin…
+1
yadigar
(14.08.26)
Korunmaya rağmen oldu açıkçası çocuk hiç düşünmüyorduk. Ben de doğurana kadar hiç bir şey hissetmedim içimde insan var gibi bile değildi.
Sonra doğdu ve 2 senedir bambaşka bir dünyadayım bir saniye bile pişman olmadım.
Evet çocuk bakmak zor ama zorluk derecesi kişiye göre değişiyor. Mesela kaygılı bir tipsen daha zor, eğitimliysen daha zor, desteksizsen daha zor, tv verirsen kolay, yediğine içtiğine dikkat etmezsen kolay. Bunun gibi.

aklım olsaydı doğurmak için de bu kadar sene beklemezdim açıkçası.
+1
yenibirgüzelnick
(14.08.26)
Babalar için söyleyeyim,

Hani bir laf var. Kızı zürafa isteyen baba salonun boyunu bir ölçermiş : )))

Dünyada iyi ki denebilecekler listesinin en üstlerinde sanırım.
+4
la traviata
(14.08.26)
düşünsene aileye bir kişi daha katılıyor.
beraber gezip tozup eğlenecek +1 kişi daha.
+1
duyuruuser
(14.08.26)
kisiye gore degisir. bi tanidigim cocugu yapti, annesine baktirdi 7/24. Cocuk oz annesini degil de babannesini secer oldu, anne bildi. onlar icin cok bi sey degismedi mesela. Bazen haftanin 6 gunu babannede kaliyordu cocuk, pazar gunu kendi evine gidip merhaba merhaba diyip geliyordu. anne ve ozellikle baba aynen devam ettiler hayatlarina uzun sure.

aile dinamigine ve imkanlara gore degisir yani. kendimiz bakariz derseniz cok sey degisiyor hayatinizda evet. kimisi sever, kimisi sevmez bu degisikligi.

cocuklu hayat cok zor, ama cocuksuz hayat daha zor benim icin mesela.
0
icim urperiyor
(14.08.26)
anne baba olmak tarif edilebilecek bir şey değil. bir kaç sene geceniz gündünüz birbirine giriyor. plan yapamaz hale geliyorsunuz. kendi hayatınızın direksiyonunu başkasına teslim etmiş oluyorsunuz. hatta direksiyonu kimseye teslim etmiyorsunuz, araba kendi kendine, sağa sola çarpa çarpa gidiyor bir yerlere. hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. yapmam dediğiniz her şeyi yapıyorsunuz, keşke yapsam dediğiniz hiçbir şeyi yapamıyorsunuz. özgürlüğünüz gidiyor. kesintisiz uykularınız gidiyor. tüm öncelikleriniz değişiyor. hobilerinizden, sevdiklerinizden uzaklaşıyorsunuz. kendinize vakit ayıramıyorsunuz. zihinsel ve fiziksel olarak aşırı bir yorgunluk oluyor. gelecek kaygısı yaşamaya başlıyorsunuz.

hele hele planlamadan bu yola girdiyseniz, sizin için büyük bir şok olacak. tüm hayatınız alt üst olacak. şaşkınlık yaşayacaksınız, bocalayacaksınız. kimse anne bba olmaya hazır değil aslında. herkes sonradan öğreniyor.

eski hayatınızı özleyecek misiniz? evet.

ama bir kez bile pişman olmayacaksınız. hayatınızda bir dolu küçük mucize olacak, bir dolu mutluluk olacak. hep "iyi ki anne/baba oldum" diyeceksiniz.
0
co2s2
(14.08.26)
Çocuk sahibi olmak, sordugunuz soruların hepsine evet cevabi verdiğiniz bir şey.
Hayatınız eskisi gibi olmuyor, iyi ki diyorsunuz, pişmanlık duyduğunuz zaman da oluyor. Deneyimlemeden asla nasil bir şey olacağını anlayamayacağıniz bir olay.
Sözün özüne geleyim, 1 çocuk sahibi olmak, anne baba olma sorumluluğunu kaldırabilecek herkesin yapması gereken bir şey olduğu kanaatindeyim. Bir dernekte bir profesor ile tanışmıştık. Çok saygın, tam bir Cumhuriyet kadını birisi. Mesleki idealleri uğruna çocuk yapmamış. El üstünde tutulan çok da güzel işler başarmış, yani bir insani duygusal olarak tatmin edecek herşeyi yaşamış birisi. Hayattaki tek pişmanlığınin çocuk yapmamış olmak olduğunu söylemişti.
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
(13)

sözlük sol frame düzenli olarak göz gezdiriyor musunuz?

kurmalifare
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıkların
uzun bi süredir sözlükle ilişiğimi kestim yalnızca login oluyorum. entry girmiyorum, artık gündemi de troller yüzünden takip ettiğim yok. peki siz ne şekilde sözlükten istifade ediyorsunuz? sol frame alışkanlığınız halen devam ediyor mu yoksa yalnızca debe'i mi okuyorsunuz? badilerinizin yazdıklarına bakıyor musunuz?

asıl merak ettiğim şu, sözlüğü ne amaçla kullanıyorsunuz yoksa yerini twitter ve diğer sosyal medya siteler mi aldı?
0
kurmalifare
(09.08.26)
Günde bir iki kez açıp bakıyorum. Bakmasam da olurmuş deyip kapatıyorum. Onda da sol tarafa göz atıyorum. Açıp içerik okumuşluğum epeydir yok.
Eskilerin alışkanlığıyla bakıyorum yani. Yerini başka şeyler dolduramadı. Yeri boş da, İçi de boş. Bomboş.
+1
Mirket
(09.08.26)
Sadece debe ve takip ettiklerim.
0
kisa
(09.08.26)
Artik hic bakmiyorum
3 5 yil oncesine kadar mudavimdim
0
üğpoıuy
(09.08.26)
Makale ve kitap aranan duyurulara bakıyorum. Ulaşabiliyorsam, bulduklarımı gönderiyorum.
Bazı filmler için, izlemeden önce yorumlara bakıyorum.
Bir ürün alacaksam, yorumlara bakıyorum.
Sol tarafa şöyle bir bakıyorum ama genellikle açıp okumuyorum. Sözcüğün tam anlamıyla gündemden "tiksindim".
+2
pro9it9is9
(09.08.26)
Gündeme dair başlık açma tekeli Timur'un filleri midir nedir ona verildikten sonra ilgim iyice azaldı. Sol frame neredeyse tamamen bu satılmış haber başlıklarından ve genel olarak "Kadınların X olması", "Erkeklerin hep Y yapması" üzerinden dönen troll başlıklarından oluşuyor.
+3
salihdt
(09.08.26)
Bakıyorum ama çok kötü. Seviye diye bir şey yok. Sevdiğim yazarlar ne yazmış diye bakıyorum, onları okuyorum ve çıkıyorum.
0
rock n roll
(09.08.26)
başlıkların ne olduklarına bakıyorum ama yazılanları okumuyorum. trollerin gündeminde ne var görmüş oluyorum, iki küfredip kapatıyorum. bazen de sinirlenip 1-2 yazıyorum, boşluğa gönderiyorum. eskiden her olayı haber sitelerinden önce sözlükten öğrenirdik, bu durumu üzücü.
+2
eileengray
(09.08.26)
sadece bakıp geçiyorum. bir chrome eklentisi ile görmek istemediğim başlıkları blurluyorum. bu sayede abuk subuk şeylere maruz kalmıyorum. ama eskisi gibi girip bişeyler yazayım derdinde de değilim.
0
scudman1
(09.08.26)
Debe dahil bakmıyorum, arada takip'e bakıyorum. Gün içinde defalarca gündeme bakarım. Ciddi başlıklar ilgimi çekmiyor artık, kırk yılın başı ilgimi çeken bir şey çıkarsa yazıyorum, veya yeni bir şey almışımdır vs.
0
kimlanbu
(09.08.26)
neredeyse hiç
0
bartholomew87
(09.08.26)
Gunde 1 defa sol başlıklara bakıyorum ama pis itici gereksiz haberleri görmüş oluyorum. Derhal çıkıyorum. Arada film yorumlarını okuduğum oluyor. İlaç kullanımı falan o da iyi
0
deepness
(09.08.26)
hayır. bazen debeye bakıyorum.
0
gurur
(10.08.26)
Her sabah düzenli debe ve takip ettiklerimi okuyorum, gün içinde de ara ara girersem bir kaç başlığa bakıyorum o kadar.
0
kumandanim
(10.08.26)
(33)

bu aile beni zorlar gibi değil mi?

homohominilupus
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için. o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim
kız arkadaşımla ciddi bir ilişkimiz var, evlilik planlıyoruz vs. bir nedenle bir tartışma yaşadık ben de biraz vakit geçtikten sonra gönlünü almak için sürpriz yaptım kız arkadaşımın haberi yoktu hediye vs iş çıkışı karşısına çıktım barışmak için.
o da annesi ile telefonda konuşuyordu annene benim geldiğimi söyleme iki yetişkin gibi konuşalım o da uzaktan bizi merak etmesin birer kahve içer konuşuruz dedim. meraklandırma insanları dedim. yaşlar 30 +bu arada:)

Ama kız arkadaşım hemen annesine benim geldiğimi söyledi ,annesi de kıza " sen çağırmışsındır hominilupusu, anlaşıp buluştunuz değil mi şimdi " vs demeye başladı. kız da annesini ikna edemeyince , annesini ikna etmem ve sakinleştirmem için bana verdi teli.(ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım da etkisiz kalmıştı ben de ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli)
ben de kızdan telefonu aldım , ellerinizden öperim rahat ol güzel teyzem biraz konuştum ettim hal hatır vs yumuşattıktan sonra " ayşe teyzeciğim, merve'nin bir suçu yok , görüşüp planlı bir buluşma değil bu, ben sürpriz yaptım bir çay içeceğiz, konuşacağız" dedim.

kadın bir anda bana "Hayırrr Yalan konuşuyorsun yalan konuşma kesin merve çağırdı seni " diye çıkıştı(bağırdı yani) neye uğradığımı şaşırdım. annemin babamın kız arkadaşıma nazik , ilgili davranışları aklıma geldi kadınsa beni daha şimdiden telefonun ucundan azarlayıp itham ediyor falan.
yanımda kız arkadaşım olduğu için saygısızlık yapmadım durumu sakince tekrar açıklayıp kızın suçu olmadığına ikna ettim anneyi.

bu kez de anne zaten ben tüm anlaşmazlıklarınızı biliyorum hepsinde de sen yanlışsın diye de tek taraflı konuşmaya başladı ama aramızdaki özel hakkında ne biliyor da böyle konuştu anlamadım ama o an kafamda bitirdim bu insanlarla anlaşamam gibi hissettim. haklısın teyzem özür dilerim dedim kız arkadaşım zorda kalmasın diye ve annesine saygısızlık etmemek için. kız arkadaşım da annesine hiç saygısızlık yapmadığım ,hep alttan aldığım için teşekkür etti , sarıldık daha da bir şey konuşmadan geri döndüm.

o da belli ki her şeyi abartarak ve taraflı şekilde annesine anlatmış en ufak şeyleri bile.
ben bu kayınvalide adayı ve aile ile yapamam değil mi?
-1
homohominilupus
(09.08.26)
Cok dandik sorunlu iliskiler.

30 yasinda bir kadin erkek arkadasini annesine cekistirerek ne bekliyor? Kadin tabii ki damat adayina cephe alicak. Arkadasini bile tek tarafli dinlesen duygusal tepki verip sevgilisinden soğursun.
+10
Purple life
(09.08.26)
aile sizi zorlar, evet. ancak bunun sebebine bakıldığında, bunun, kız arkadaşınızın idare beceriksizliği yüzünden olacağı anlaşılıyor.

karşımdaki anam ve sorun yaşadığım sevgilim değil de, iki canım kardeşim dahi olsa, iki taraftan da izin almadan telefonu birinin eline tutuşturmayı aklımdan bile geçirmem şahsen. annesini olaylara bu kadar bulaştırıp, işin içinden çıkmayı size bırakması, size karşı tavrının ve niyetinin çok da temiz olmadığı izlenimi bıraktı bende, ek olarak. yaşlar 20 deseniz hadi bir derece de, kız arkadaşınız zorda kalmasın diye sizi düşürdüğü durumu da bir değerlendirin bence.

bütün bu olanların kısmen haklı çıkarılabileceği tek senaryo, söz konusu tartışmada sizin ciddi bir kusur işlemiş olmanız gibi görünüyor bana. değilse, aileden önce, 30 yaşında anlattığınız biçimde davranan kadının sizi daha çok zorlayabileceğini değerlendirmenizi öneririm.
+8
lil siztah
(09.08.26)
evet yaptıkları ithamlara cevap veremedim çünkü kız arkadaşımın bariz hataları vardı anne babası bunları duysun ve onlara karşı mahcup olsun istemedim zaten desem de bir şey değişmezdi kadın bana “ merve bizim her şeyimiz o ne derse ne isterse biz onu yapmakla yükümlüyüz” diyor. başka bir şey duymak istemiyor. kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Sal abi.

Hayatinda aldigin en önemli karar esinin kim oldugu. Insanin cocugu bile belli bir yasa geliyor evden gidiyor bayramdan bayrama görüsüyorsun.

Esin hep seninle dolayisiyla böyle drama yaratan cözüm üretmek yerine kendine sunulan cözümü bile implement etmekte yetersiz bir kadinla ne isin var.

Sen daha dengeli, akilli ve zeki bir arkadasa benziyorsun. Kendin gibi birini bul. Bu dramalar cekilmez.
+5
Purple life
(09.08.26)
O telefonu eline tutuşturma davranışına iyi bak. Bu bir tutum. Yani sürekliliği olan bişey.
Evlendiğinizde eşinin kendi sorumluluklarını senin kucağına bırakması durumu ile başedebileceksen yaparsın. Katlanamayacaksan işkence olur.
Değişmesini beklemek de milli piyango bileti almak gibi düşünebilirsin.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(09.08.26)
Anne psikolojik olarak problemli. Kız arkadaşın çok tecrübesiz. Onun annesini sakinleştirmek senin işin mi. Kaçman için son 5, 4... saniye
-5
arbre
(09.08.26)
ben de teli istedim çünkü kız arkadaşım ile annesi konuştukça annesi gerilmeye başladı kız arkadaşım etkisiz kalmıştı ben de annesini bir sorun olmadığına ikna etmek ve kadının içini rahatlatmak için istedim teli. tabi kız arkadaşım başta anne bir işim var, arkadaşlarlayım vs dese sorun olmayacaktı pat diye benimle görüştüğünü söyleyince böyle oldu:/
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Ben bu tür insanlarla lisede üniversitede arkadaşlık bile yapmadım kadın halimle, siz aile falan diyorsunuz.. Yanınızdaki insana saygı duyduğunuzu anladığım için yazıyorum cevabı da, yoksa avukat arkadaşım kimden para kazanacak o para kazanamazsa bana gezerken nasıl eşlik edecek. Deli para kazanıyor bu tür ilişkilerden..
Ben arkadaş bile olmam sevgilinizle. Bir yere gidip bi kahve içsek akşam annesi tüm hayatımı bilecek, iki gün sonra kızla aramız bozulacak benim hiçbir şeyden haberim olmayacak çünkü annesi bana sinir olmuş olacak, evine misafir olsam saçma sapan tripler çekeceğim.. Hayır genç de değil 30 yaşında.
Üst katımda var bu versiyondan. Nişan düğün sürecinde yaşananlardan sonra mesafe koymuştuk. İş rezillik boyutuna ulaşınca arkadaşla da eşiyle de iletişimi kestik. Kız en son bebek çalışmalarını anasıyla planlıyordu. Bu muhabbetten sonra saldık zaten. Siz bilirsiniz yine de. Kolaylıklar dilerim.
+1
asue
(09.08.26)
iyinin iyisini düşünelim. kızla evlendin, çoluk çocuğa karıştın. acaip de mutlusun. ee annesi hiç rahat durmayacak ki, senin anana babana kadar laf sokmalar, sen şöylesin, böylesinler.

kız annesiyle görüşmese olmaz. belli ki herşeyi annesine de anlatıyor. huzur falan da kalmayacak, evlilik de kalmayacak.

bak en iyi ihtimalleri söylüyorum, hani eşinle problemin yok herşey yolunda, senin anne babanda sıkıntı problem yok falan.
+1
omer460
(09.08.26)
Burada ne diyorlarsa tersini yap. Eksiduyuru kullanıcıları ilişkiler konusunda beceriksizdir.
-8
Cezcez
(09.08.26)
Bekara (burada ben oluyorum) karı boşamak kolay ama yol almakta büyük yarar var gibi görünüyor. Evli değilken bunlar yaşanıyorsa evlilikte yaşanacakları hayal bile edemiyorum.
+3
10551037
(09.08.26)
Biz y kuşağı anamıza babamıza bir şey anlatmazdık, anlatsakta anlamazlardı. Yaş farkı 30 üzeriydi. Her ebeveyn çocuğunun her anına dahil olmak istiyor bunu baba olunca anladım. Ama düşününce çok sinir bozucu, çocuğun her şeyine her anına müdahil olmak bireyi zorlar. Şimdi kardeş ne diyek benimde kızım var, benim kızımı bir oğlan üzüp dursa onun hayatını fuck ederim. Senin açından düşünsem bu kız neden anasına anlatıyor derim. Valla yeni nesil ilişkiler böyle mırç mırç olacak. Bu yeni tarz ebevynliğin sorunu. Evlilik öncesi sınavları geçmen lazım. Kızın anası sana laf ettiyse içinden şunu diyordur: oğlana olan lafı söyledim hiç terslemedi. Sana artı yazar. Kız almak zor artık başkan ben kızımı kolay kolay vermem. Bana damat olacak adamın işi zor.
0
mikahakkinen
(09.08.26)
En büyük sorun her şeyi annesine anlatması. Üç yıldır evliyim 7 yıldır eşimle birlikteyim bir kere bile olsun eşimin kötüsünü aileme anlatmadım anlatmam. Eşim de birkaç kere acemilikten anlattı ailesine. Hem ben uyardım eşimi hem de eşimin ailesi eşime kızmıştı ahahahahah bize bir şey anlatma diye o da bıraktı ilk başlarda anlatıyordu zaten.


Sevgilinizi uyarın sizin iyinizi kötünüzü ailesine arkadaşlarına anlatmasın. Siz artık iki kişisiniz ama tek bir birey gibi davranmanız gerek
0
Hallegadola
(09.08.26)
Evet
0
osssy
(09.08.26)
kız ailelerini çok iyi anlıyorum zaten üzersem haklılar ama en azından sen kızıma böyle bir yanlış yapmışsın aslı astarı nedir diye sormuyorlar ki. son tartışmamızda ben iş nedeniyle şehir dışındaydım hemen gidip gönlünü alamadım telefonlarıma da bakmadı son çare annesini aradım hani teyze biz tartıştık yanlışım olduysa özür dilerim demek için son çare. o da bakmadı telefonlarıma. ben en son özür için gittiğimde telefonda bana diyor ki sen kaç gündür aramadın etmedin şimdi mi geliyorsun? ben de iş durumumu biliyorsunuz telefonuma da bakmadınız dedim, sen beni üç kere aramışsın peşpeşe aradın benim küçük kızım hasta, hasta çocuğu olan birini bu şekilde aramak saygısızlıktır tabi bakmam dedi:) sonra geri dönebilseydiniz daha önce özrümü iletebilirdim dedim. hayır senin beni araman saygısızlıktır dedi. kız arkadaşım bizimkileri istediği zaman arardı bizimkilerde kızım bizim oğlanın sana bir yanlışı vs olur çekinme der yardımcı olurlardı oysa ki.
tamam teyze doğrudur özür dilerim kusuruma bakmayın dedim helalik istedim konuyu kapattım artık düzgün iletişim kuramayacağımı anladığım için saygısızlık yapmadan defteri kapatmak istedim.
-1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
Son açıklamadan sonra yazdığımı sildim. Yaşlar 30 mu gerçekten?
0
Mirket
(09.08.26)
Senin gibi yapıcı ve uyumlu insanlar genellikle bu tip ailelerin içine düşüyor maalesef. Yapacak bişey yok, çekeceksin, evren o karmaşalı aileyi biraz düzene sokmak için rahatlatmak için seni görevlendirdi.
+1
megalomaniac
(09.08.26)
İlişkilere aileleri karıştırmak çok saçma değil mi? Evlenecek yaşa gelmiş iki yetişkinsiniz kendi sorunlarınızı kendiniz çözün, çözemiyorsunuz da ayrılın gitsin başka insan mı yok.
Bu kadar ana babalı yüz göz olunan ilişkilerden hayır gelmiyor.
+2
ekimoloji
(09.08.26)
evet yaşlar 30. zaten bu yaşta böyle şeylerle uğraşmayı hiç istemezdim kız arkadaşıma da bu söyledim iki yetişkin insanız neden özelimizi ailen biliyor hani 20-25 yaşında olsak toyluğuna vereceğim ama öyle de değil.
0
🌸homohominilupus
(09.08.26)
10 senelik evliyim, sevgiliyken durum buysa evlilikte burnundan gelir, kaç.

Kız arkadaşın 30 yaşında olmasına rağmen kendi hayatında söz sahibi değil, kaynanan hayatı sana dar eder.
+5
kimlanbu
(09.08.26)
aranızdaki tatsızlık dediğiniz olay çok büyük bir şey değilse anne çok sıkıntılı. bu tipler sınır bilmez, görüşmeseniz bile sürekli telefon üzerinden taciz ederler. bu yüzden bence kilit o yaşanan sorunun büyüklüğü. siz ona göre tepkisini tartın.

Kızı da anladığım kadarıyla annenin davranışlarını normal buluyor? Kız bu durumu normalleştirdiyse ve sınır çizemiyorsa koşarak kaçın. yoksa 60+ yaşında bir eşiniz olacak yakında :)
+2
eileengray
(09.08.26)
Herkes Anneyi ve annesiyle sınır koyamadığı için kızı suçlamış da;
Kızın elinden telefonu alan ve tartışmaya dahil olan sizsiniz.
Kız telefonunuza cevap vermiyor diye annesini arayan sizsiniz.
Telefonu açmayan, yani sizinle görüşmek istemeyen anneyi üç kere peşpeşe arayan sizsiniz.
Bence ailede değil, sizde bir kendinizi konumlandırma sıkıntısı var.
Bence hatayı kendinizde arayın.
-1
Mirket
(09.08.26)
ikidir şunu yazıyorsunuz: ”annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin.”

neden endişelenecekler? hapisten yeni mi çıktınız? endişelenme kısmı bana garip geldi.daha önce büyük bir suç işlemişsiniz gibi.
+1
eileengray
(09.08.26)
elbette hatayı kendimde arıyorum. ancak bazı yanlış anlaşılmaları düzeltmek isterim.
kız arkadaşımla buluştuğumuzda annenleri endişelendirme konuşup düzeltelim öyle söylersin dedim. ama o hemen telefona sarıldı anne size bir şey diyeceğim sakin olun biz homini ileyiz şimdi diyince aniden kadın bir şey varmış gibi panik yaptı kız arkadaşımın elinden telefonu çekip almadım yanımda konuşuyordu panik olunca annesi konuşmaları uzun sürdü o da bana attı topu ikna et dercesine ben de konuşup sakinleştirmek istedim. saygılı bir şekilde konuşunca beni anladı ama tavrı anlattığım gibiydi.

2)benim arama mevzum ise bundan çok daha önceydi kız arkadaşımla tartışınca o kızgınlıkla telefonlarıma bakmadı ben de aslında büyütülecek bir şey yok demek için aradım zira zaten izinde düğün işleri için görüşecektik beni de dinlemedikleri için küçük bir tartışmayı tek taraflı büyük bir şey zannetmesinler diye gayet kibarca durumu izah etmek için aradım.
üç kez de üç gün boyunca aramadım. aynı gün içinde o an kimseye ulaşamanın üzüntüsü ve paniği ile arayıp nazikçe durumu izah etmek için aradım. daha da aramadım akabinde zaten.

3) aramama rağmen kendileri aramadım gelmedin diye eleştiriyorlar zaten. ben de aradım ulaşamadım bakmadınız diyince bu cevabı verdi zaten. sonra da istesen bir şekilde arar ulaşırdın dediler arasam suç aramasam suç ne yapayım ben?
neden gelmedin dediler ilk iznimde geldim dedim 900 km mesafe var ya.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
evet hapisten çıktım üç müebbettim vardı. allah korusun hayır kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor. buluştuğumuzu öğrenince yarım saatte bir ne yaptınız ne konuştunuz diye arayacakları görüşmemizi bölecekleri için dedim. ki öyle oldu her zamanki gibi annesi yarım saatte bir aradı.ne konuştunuz neredesiniz? ne karar verdiniz?
hep böyleler bu yüzden rahat rahat konuşalım istedim.
mesela bir gün buluştuk kulağının tekinde çınlama hissetti kahve içiyoruz ama saat akşam 10 , galiba sağır oldum diye panik yapmaya başladı 5 dk dur sakin ol geçmezse doktora gidelim dedim hemen hayır ben sağır oldum dedi annesini aradı durduk yere kadın panik oldu hemen özel hastaneye götürdüm acil baktı hiçbir şey çıkmadı. ama o arada annesi telefonda kızım iyi misin diye evham yapıyor bir yandan onu sakinleştirmeye çalışıyorum bir yandan kızı doktora götürüyorum vs. böyle çok şey yaşadım bu en basiti o yüzden böyle paniklerini bildiğim için öyle dedim.
+1
🌸homohominilupus
(09.08.26)
karşı tarafın ailesiyle tek muhattabın kızın kendisi olmalı, senin telefonu alıp konuşman büyük hata. kendi ailesiyle arasına sınır koyamayan, iletişim becerisi olmayan, cevap veremeyen insan o ailenin kuklasıdır, evlenirsen onunla değil telefonda konuştuğun anasıyla evlenmiş olursun büyük ihtimalle. daha evlenmeden en ufak olaya ailesini dahil etmiş abi, olay ciddiye binmeden uzaklaşman en doğrusu.
+4
nahtoderfahrung
(09.08.26)
"kız arkadaşıma yetişkin insanlarız neden her şeyi anne babana anlatıp hem onları üzüyorsun hem de özelimizi açıyorsun küçük değiliz diyorum benim herşeyim onlar ben yalan söyleyemem ki diyip çıkıyor işin içinden"
Bunun üzerine söyleyecek bir şey yok.
Kız arkadaşınızla değil ailesiyle evleneceksiniz anlaşılan.
Yol yakınken bitirin.
+4
pro9it9is9
(09.08.26)
Sen nicin kızın elinden telefonu alıyorsun ki ahahsh kız ile annesinin arasını düzeltmek sana mı kaldı. Ne ergen işler bunlar ya.
Kızın her şeyi annesine anlatması çocukça ama senin de sana kibar davranılmasını umarak telefonu kizdan alman çocukça.
+1
abelardo
(10.08.26)
Yapamazsın bu aileyle. Normalde ilişkiler çok patametreli denklem, hemen ayrıl demek çok zor ama burada hem kız hem ailesi sıkıntı. Biri sıkıntı olsa belki idare edilirdi ama laftan anlayacak tiplere benzemiyorlar. Bitir de burunları sürtsün.
+2
playing star again
(10.08.26)
eşinin ailesiyle de evlenmediğin bir evlilik çok zor. ne olursa olsun aileler müdahil oluyor. yaşın kaç olursa olsun, mesafe ne olursa olsun, aileler işin içine giriyor, çocuklarına akıl veriyor, taleplerde bulunuyorlar.

bunu evlenen kişilerin engellemesi gerekiyor ama kız arkadaşınızın telefonu size vermesi, gelecekte olacakların habercisi gibi geldi bana.
+1
co2s2
(10.08.26)
kaç kaç kaç kaç!
0
summerjam0306
(10.08.26)
kız tarafını dinlemedik bilmiyoruz, tamamen senin yorumlarına göre diyorum ki kaç kaç kaç.
aşağıdaki şey ne yahu cidden böyleyse evlenince her allahın günü 10 kere telefonda konuşup bütün gün yiyip içip konuştuklarınızı annesine anlatacak.

" kız arkadaşımın ailesi biraz panik insanlar kız arkadaşım da panik biri. annesi , kız kıza olsalar bile gün içinde en az 3 kere arıyor 1 saat arabayla bir yere gitse yol boyunca annesi ile konuşuyor."

sırf bu yüzden boşanan arkadaşım oldu benim.
olmaz böyle. yaşlar 30 diyorsunuz bi de.
çoluk çocuk işler ya.
+1
rayde
(10.08.26)
evet sikintili ama mukemmeli ararsan evlenmen imkansiz, her ailede sana garip gelen seyler cikacaktir. ha herkes evlenmek zorunda da degil orasi da ayri mesele.
evlilik bir esneklik sanati, koseli insanlara gore degil.
+1
cooperr
(10.08.26)
(16)

Sallıyorum

ananiyimioguz
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim."Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.

Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim.

"Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya "örnek veriyorum" derim mesela.

Kısa istiyorsan örneğin... de, misal... de, varsayalım... de ne bileyim yani "sallıyorum" nedir abi.

Edit: Bu arada mesela "sallamasyon" rahatsız etmiyor ama nedense "sallıyorum" pis geliyor.
-9
ananiyimioguz
(06.08.26)
Hoş değil bence de.
-1
mutekebbir
(06.08.26)
Ben de düşündüm şimdi, daha çok mesela kullanıyormusum.ama atıyorum veya sallıyorum diyenden de rahatsız olmadım hiç.
+1
etna
(06.08.26)
Neden abi neden? Geçen de birisi niye den rahatsız oluyordu. Rahatsız olacak başka şey mi kalmadı
+3
Rondak
(06.08.26)
ekmeğini dilden kazanan yılların edebiyat öğretmeni ve kelimeler üzerine düşünmeyi hobi olarak da çok seven biri olarak herhangi bir kelimenin itici veya çekici gelmesi hakkındaki görüşüm şudur: kelimeleri itici veya çekici yapan şey çoğunlukla kullandıkları bağlam, yer, zamandır. eğer bir kelime bir dilde varsa, o gereklidir, olması gerektiği için var olmuştur.

ortam ve hitap edilen kişiler daha ziyade itici, sevimli algısını bizde oluşturur. yani en azından benim açımdan öyle. sallıyorum, örneğin, söz gelimi, varsayalım, söz temsil vs vs. bunların hepsini yerine göre, ortama göre, kişilere göre kullanırım. tahminime göre çevrenizdeki kişiler bağlamdan bağımsız olarak çoğunlukla ''sallıyorum'' u kullanınca sizde bir antipati oluşmuştur.

hatta el yükseltiyorum bir kelimeyi bozup, deforme edip, karikatürize edip kasıtlı olarak telaffuz hatası yapmak bile sempatik bir hava katar gene yerine göre. her neyse hiçbir kelime rahatsız edici değildir. rahatsız edici yapan başka unsurlardır. kamu spotu: kelimeleri seviniz, kullanınız. bu sıcak günlerde dilin zenginliğini kullanarak yaptığınız sohbetlerde farklı farklı kelimeler kullanınız. çünkü onlar biz kullandıkça varlar.
+3
wilhelmwasmuss
(06.08.26)
Siz abinin sallamasından değil abiden rahatsız olmuşsunuz. Atıyorum dese de siz kıl olursunuz.
+3
mikahakkinen
(06.08.26)
tamamen aynı görüşteyim. 'atıyorum'u arada kullanıyorum (azaltmaya çalışıyorum ama) ve duymaktan da rahatsız olmuyorum; ancak sallıyorum'a aşırı uyuz oluyorum. çok varoş bir ifade hissiyatı yaratıyor.
-2
lil siztah
(06.08.26)
@mikahakkinen, hayır ya adamı severim sadece ondan çok maruz kalınca iyice rahatsız etmeye başladı. Yoksa mesela bir youtuber ı izliyorum o da çok kullanıyor, bana kaba ve varoş geliyor +1 @lil siztah
0
🌸ananiyimioguz
(06.08.26)
Rahatsız etmez ama çeşitlendirilmesi hoşuma gider. Yani her defasında sallıyorum demek yerine mesela, örneğin, atıyorum, sallıyorum vs gibi farklı seçenekler arasında rotasyonlu şekilde kullanmak daha güzel geliyor kulağa.
0
nundu
(06.08.26)
Sevmeyince yük olur karınca,
Sevince filler karınca.

Adamdan gıcık almışsın sadece.
0
ground
(06.08.26)
bazılarının ağzına yapışıyor ve sürekli söyleyince itici oluyor. "atıyorum" kelimesi için de geçerli aynı şey. bunlar bir de ağzını yaya yaya atıyorum veya sallıyorum der iyice itici olurlar.
0
abelardo
(06.08.26)
Atmak ya da sallamak.
İkisi de itici. Özellikle sallamak, daha argoya kaçıyor.
Neyi sallıyorsun yani?
+1
pro9it9is9
(06.08.26)
Atiyorum
Mesela
Ornegin
Diyelim

Bunlar salliyorumdan daha populer, yaygin. Salliyorum epey nadir bir kullanim gibi duruyor.
0
baldur2
(06.08.26)
Normalde pek rahatsız olmuyorum ama iş görüşmesinde örnek verirken "sallıyorum" veya "atıyorum" diye cümle kuranları garipsiyorum.
Bu adaylar nerede ne demesi gerektiğini tam kestiremiyorlarmış gibi geliyor.
0
burfak
(06.08.26)
Hiç rahatsız etmedi, etmez.

Bizi rahatsız eden şeyler aslında daha çok kendimizle de ilgili bir şey söylüyor olabilir.

Nasıl hissettiriyor sizi bunu duymak, ne zaman kimden duydunuz da rahatsız hissettiniz, o kişiyle normalde ilişkiniz nasıl, mesela çok sevdiğiniz bi arkadaşınız da ya da kardeşiniz vs söyleyince de aynı şekilde rahatsız oluyor musunuz?

Bi yöneticim vardı. Daha önceki işyerimde yaptığımız bi işi/başarıyı anlatırken “biz şu ödülü almıştık, şunu yapmıştık” falan diyince çıldırıyordu adam. Biz değil ben diyeceksin diye. Yanı tek başıma almamışım ki ödülü ekipçe almışım tabii biz diyeceğim.
İnanılmaz bir ego, adam başkasının biz demesine bile sinirleniyor.

Tamamen böyledir demiyorum sizin için ama bi düşünmek iyi olur bence. Başka hangi ifadeler rahatsız ediyor sizi, ne hissettiriyor..
0
selenophile
(06.08.26)
"Sallıyorum, atıyorum" kelimeleri ile "örnek veriyorum, mesela" kelimeleri aynı anlamı karşılamıyor. Daha doğrusu ben farklı yerlerde kullanıyorum.

"Örnek veriyorum" daha çok doğru ifadelerden bahsederken kullanılıyor. Verdiğim örnekte gerçek değerler kullanıyorum.
Örn: Altının hiç kar getirmediği dönemler oldu, örnek olarak 2011'de altın alanlar 2016'da ilk defa kara geçti.

Altın gerçekten de 2011-16 arasında yataya bağladı. Başka dönemler de var ama ben bu kısmı örnekledim.

"Atıyorum" da ise örneğin doğruluğu önemli değil. Karşı tarafın kıyaslama yapabilmesi ve somutlaştırması için kullanıyorum. Senaryo üretiyorum yani.
Örn: X firması her zaman daha çok maaş verir, atıyorum diğerleri 80-90 bin maaş veriyorsa X 90-100 bin verir.

Burada benim piyasadan haberim yok, maaşlar daha düşük ya da daha yüksek olabilir. Değerleri attım çünkü önemli olan X'in diğerlerinden yüksek maaş verdiğini vurgulamak.

Evet, sallıyorum biraz daha kaba kaçıyor, atıyorum daha fonetik ve uyumlu.
+2
iustitia omnibus
(06.08.26)
pro ortamlarda ben de takılıyorum bu kelimeye. "atıyorum" bir nebze kabul edilebilir ama "sallıyorum" rahatsız edici. arkadaş ortamında kabul edilebilir.
0
exlibris
(06.08.26)
(12)

Son kalp kırıklığınız neydi?

starbuck
Sadece romantik ilişkiler bazında düşünmeyin. Arkadaş, aile ya da iş ortamı içinde de vuku bulan kırgınlıklarınızı merak ettim. Haklarında kolay konuşulmuyor... en azından burada, anonim olarak iç dökümü gerçekleşsin.
Sadece romantik ilişkiler bazında düşünmeyin. Arkadaş, aile ya da iş ortamı içinde de vuku bulan kırgınlıklarınızı merak ettim. Haklarında kolay konuşulmuyor... en azından burada, anonim olarak iç dökümü gerçekleşsin.
0
starbuck
(06.08.26)
sonuncusu, birkaç yıl süren ilişkimin, yüz yüze bir konuşmaya dahi tenezzül edilmeden, alelade bir telefon konuşmasıyla sonlandırıldığını öğrenmem ve akabinde muhatabın ortadan kaybolmasıyla aslında zaten hiçbir zaman gerçek bir ilişki olmadığını fark etmemdi.

ilki de galiba, yanlış yerde, yanlış zamanda doğduğum hissinin ilk kendini hissettirdiği an gerçekleşmiştir.
0
lüzumsuz adam
(06.08.26)
12-13 yıllık yakın arkadaşımın beni instagramdan silmesi ve engellemesi. arkadaşlığımız boyunca okul hayatında mı destek olmadım, senelerce evimi kendi evi gibi mi kullanmadı, kendi çalıştığım şirkete mi sokmadım, orada terfii almasına ön ayak mı olmadım neler neler... vefasız insanlar cidden artık kalp kırıklığının ötesinde sinir bozuyor. ama o ilk sildiğini engellediğini gördüğüm an sinirden önce kalp kırıklığı yaşadım yalan değil.
0
chanandler bong
(06.08.26)
işten dolayı tanışıp, bir arkadaş grubu olmuştuk, herşey de güzeldi, çok eski olmadığımız için çok koymadı ama mutlaka arkadaş grubunda bir problem çıkmalı ve tepkiler ölçülmeli onu anladım.
doktora savunmamın olduğu hafta bu gruptan bir kız benim moralimi bozmaya çalıştı. 1 kişi hariç hiç kimse buna sen ne yapıyosun demedi.
sebebi bunun hoşlandığı çocuk benden hoşlandığını söylemiş.
0
Coma
(06.08.26)
İdolüm ilan ettiğim hem cinsimin yaşça büyük benimle diyalogu kesmesi...
0
cccbehzatccc
(06.08.26)
Bir önceki işyerimde cidden iş arkadaşından öte arkadaş olarak gördüğüm biri işten ayrıldıktan iki hafta sonra beni instagramdan silmişti. Cidden üzülmüştüm.
-1
sekizdokuzon
(06.08.26)
İş hayatında neredeyse her gün kalbim kırılıyor
0
emirdoruk
(06.08.26)
Eski patronumuzun yediği haltlar ve yetmezmiş gibi hala duygu sömürüsü yaparak bizi süründürmeye devam etmesi. Küfür etmeden daha fazla devam edemiyorum.
0
peki madem
(06.08.26)
Yine yeniden, "sevgili öz oğul" karşısında "üvey kız" muamelesi görmek.
Kemalettin Tuğcu romanları da neymiş.
+2
pro9it9is9
(06.08.26)
2020 Eylül, 5,5 yıllık sevgiliden ayrılış hikayesi. Sonrasında kalbimi kırılacak kadar açmadım.
0
gabe h coud
(06.08.26)
çok sevdiğim bir arkadaşımın borç diye benden epey miktarda para alıp aklı sıra bana sağladığı faydaların yerine üstüne yatması. bu olay tabii onu bende bitirdi. ucuza sattı kendini.
0
santimantal
(06.08.26)
10 yıldan daha eski samimi bir arkadaşımla ( hemcinsim ) yakın lokasyonda oturuyoruz . telefonla aradığımda %85 açmıyor . whats app ile mesaj yazınca dönmüyor.
işi , planı olmayınca hadi kahve içelim ben sana geleyim , sen bana gel ya da bir yere gidelim demek için o arıyor ben de hep telefonu çaldığı an açıyorum ve görüşüyoruz .
mesela buluştuğumuzda bir şey konuştuk ertesi gün whats app ile sordum asla dönmüyor .
sonra görünce de dönüş yapmıyor .
onun faydasına olacak bir konu bile olsa
ya da pazartesi arasam cuma gününe kadar dönmüyor cuma o beni arıyor . çok yoğundum korkunç bir haftaydı falan diyor haftada 2 gün işe gidiyor ,3 gün evden çalışıyor .
son günlere kadar çok takmıyordum ama artık kırıldığımı hissediyorum .
mesela pazar beni arıyor bana geliyor . konuşma sırasında cumartesi taksim'e gittik falan diyor beni çağırmak zorunda değil tabi ama yani çok yoğun değil diye düşünüyorum
0
devilone
(06.08.26)
son kalp kırıklığım neydihatırlamıyorum ama kalp kırıklığıyla özdeşletirdiğim bir şarkım var. gider o şarkıyı dinlerim.

www.youtube.com
0
exlibris
(06.08.26)
(11)

Hayatınızda iyi giden şeyler

arbre
Bunları çevrenizle ya da internette paylaşıyor musunuz? Bozulmaması için gizli mi tutuyorsunuz? Sevgili olur, eşinizin hamile olması olur, ev araba olur...
Bunları çevrenizle ya da internette paylaşıyor musunuz? Bozulmaması için gizli mi tutuyorsunuz? Sevgili olur, eşinizin hamile olması olur, ev araba olur...
-9
arbre
(05.08.26)
Eskiden çok yakın sandığım kişilerle paylaşırdım. Artık paylaşmıyorum.
Bozulacağına inanıyorum.
İnternette hemen hiç paylaşım yapmıyorum zaten.
+2
pro9it9is9
(05.08.26)
bir şeyler tamamlanana kadar anlatmamaya dikkat ediyorum. aile dışında kimseye ev alıyoruz demem mesela ama aldıktan sonra da özel çabayla gizlemem. ne çok herkese her şeyi yaymak lazım ne de aşırı gizlemek. İlişkiyi gizleyip çat diye evlendiğini duyuranlar var mesela. O kadarı art niyet gibi. Hayatında iyi giden şeyler bir şekilde görünüyor zaten dışarıdan. özel günlerde seyahatlerde vs birkaç paylaşımdan zarar gelmez. ama oturup da iyi giden bir evliliği ya da kariyeri detaylı detaylı anlatmaya gerek yok bence de
+4
dfn4
(05.08.26)
Ne sevincimi ne de üzüntümü detaylı paylaşıyorum. Derdimle keyiflenen, mutluluğuma haset eden insanlar var. Tanıdıkça mimliyorum bunları ve yanlarında ketumlaşıyorum.
+4
auroraaurora
(05.08.26)
Gizli kalması iyi olur .
Eşler arası kavgalar, küslükler de güven
ve samimiyet olduğu sürece gizlenmeli.
Güven kalmadığında artık o olması gereken gizliliğin yerini otomatikman ifşalar alıyor malum.
Eşler arası uyumlu giden bir hayatta çevreden olabildiğince gizli kalmalı.
İnsanın insanı fikren manen oyduğu, birbirlerlerine kaeşı haset etmek için bir çok nedenlerinin olduğu bir zamandayız.
Gençliğmizde sınavdan alınan güzel not bile kıskançlık için yeterli.
Düğünde başkasının üstünde görülen altınlar kıskançlık için yeterli .
Aynı ünvana , aynı çalışma süresine sahip kişiler arasındaki 200 TL lik maaş farkı bile (bir döner parası belki ) kıskançlık için yeterli .
Verilen kilolar bile kıskançlık için yeterli.
Nasibimizde olmayan belki hayır getirmeyecek şeylerin peşinde koşarak bir hayat tüketiyoruz .

Rakip olarak içselleştidiğimiz kimi tanıdıklarımızın bir şekilde yerin dibine geçmesi ve ellerindeki imkanlarının gitmesi için iç dünyamızda zaman harcıyabiliyoruz .
İş yerlerinde bu ayak kaydırmalar açıkça görülür.

Maddi imkanlar da çoğunlukla saklı kalmalı . Yoksa borç isteyen adaylarla karşılama olasılığı çok yüksek. Maaşı aldığının ertesi günü borç isteyenler
bile var.

Bazı sorunlara çözüm için sorunlar/konular anonim olarak internette sorulabilir ki örneklerini
kimi sosyal gruplarda görüyoruz.
+1
diyecevaplandı
(05.08.26)
Eğer gerçekleşeceğine dair beklenti / işaret varsa bunu çok kısıtlı çevreme (2-3 kişi) paylaşırım. Olursa da konusu geçtiği takdirde paylaşırım. herkesin bilmesi için özel çabaya girmem.
0
kurmalifare
(05.08.26)
Hemen hemen hicbir seyi paylasmam. Bir felsefe hocamin sosyal medyasinin biyografisinde yazdigi sey cok hosuma gitmisti: Paylasimlarinda kamu yarari gozetir. Yani araba almaniz, tatile gitmeniz vs'nin kamu (takipciler) icin hicbir yarari yok. Bunun arkasindaki motivasyon da aslinda hava atmak, kendizi bu anlamta tatmin etmek. Bir sey paylasiyorsam mutlaka altina bilgilendirici, anlamli bir seyler yazmaya calisiyorum, paylasimlarimi buna gore yapiyorum. "Bozulmamasi" gibi seylere de zaten inanmiyorum.
+3
Sour
(05.08.26)
evet gizli tutuyorum.. bu konuda hepten takıntılı hale geldim.. çünkü inanılmaz etkilendiğimi düşünüyorum.. beni boşver objektif gözlemim: bizim toplum aşırı fesat.. bir standart avrupalı ya da japon senin hayatını aşırı umursamaz bireysellik ve mesafeden dolayı.. o yüzden bir norveçte japonyada nazar değmiyor ama anadolu nazarın başkenti..bizim toplum ise tam tersi..hatta şöyle söyleyeyim.. mesela senin hayatında güzel bir olay oldu işte herhangi bir olay kariyer ailede vs.. en yakın dediğin kişiler bile buna içten içe hasetleniyor çünkü sende olan şey onda yoksa o sende eksikliğini görüp tetikleniyor.. buna o kadar çok ama o kadar çok şahit oldum ki.. hiç beklemediğin insanlardan..tabi bu kişiler biz hasetlendik demiyor ama davranış ve sözleriyle belli ediyor.. hatta daha da beteri mesela bi kişi sana haset etmiyor ama sende olan bir nimeti çok beğendi ve çok övdü diyelim..keisnlikle nazar değiyor ve mutlaka o nimetle ilgili bir olumsuzluk yaşıyorsun.. o kada rçok şahit oldum ki.. orantısız övüldükten sonra çok tatsız hadiseler başıma geldi. tabi her şeyini saklayamıyorsun bi noktada ortaya çıkıyor..yapacak bişi yok.. en azından tavsiyem herkese her şeyi anlatayın sosyal medyada paylaşmayın.
+1
iwillsee
(05.08.26)
Yok ki
+1
Rondak
(05.08.26)
ben berbere bile bütün hayatımı anlatıyorum.
+1
antihero
(05.08.26)
hiç bişeyi eşime dostuma bile söylemiyorum. bırakın interneti. herşeyi herkesin bilmesine gerek yok. gereken kişiler bilsin yeterli. zaten öyle millete bişeyler gösterme derdinde de değilim.
+2
omer460
(05.08.26)
Güzel şeyler yazmışsınız teşekkür ederim
-5
🌸arbre
(05.08.26)
(2)

elektrik faturası

patronaj1
selamlar. bu nasıl oluyor ya? https://hizliresim.com/k8bvgz1aynı abonelik numaramda fatura öderken 3'er gün arayla saçmasapan miktarda borç olduğunu gördüm. ne alaka bu?ck boğaziçi/istanbul avrupa
selamlar. bu nasıl oluyor ya? hizliresim.com
aynı abonelik numaramda fatura öderken 3'er gün arayla saçmasapan miktarda borç olduğunu gördüm. ne alaka bu?
ck boğaziçi/istanbul avrupa
0
patronaj1
(05.08.26)
Yeni abonelikse, abonelik ücreti ilk aylarda taksitlendirilip faturaya eklenmiş olabilir, bazen geçmiş borçlar taksitlendirilebiliyor, bir de son olarak devlet desteği vardı bir dönem, o sonlanınca tutar artmış olabilir.
0
(05.08.26)
Gediz Elektrik beş bin TL'ye yakın ekstra fatura çıkardı. Gidip sordum, güvence bedeli deyip salladılar. Ticari işletme değiliz. Konut elektriği.
Tüketici Hakem Heyeti'ne yazdık. Oradan da artık eskisi gibi hakkaniyetli kararlar çıkmıyor.
Sormak gerekiyor yani ama kimse vatandaşı ciddiye almıyor.
0
pro9it9is9
(05.08.26)
(14)

Hastayı tedavi etmeyi reddeden doktoru şikayet

summerof69
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istend
Merhaba, bugün bir devlet hastanesinde başımdan tatsız bir olay geçti, ne yapacağıma karar veremedim.

Öncelikle doktorlar yanıt verirse memnun olurum.

Diyabetik nöropati (şeker hastalığı nedeniyle sinirlerin zarar görmesi, sonraki aşamalarında organ ampute ediliyor) tanısı koyulan annemden EMG istendi ve tedavi olduğumuz hastanede 3 ay sonrasına gün verdiler.

Ben de yakınımdaki devlet hastanesine gidip, nöroloji doktorunun odasındaki tıbbi sekretere en yakın EMG gününün ne zaman olduğunu sordum ve 2 gün sonra boş gün olduğunu söylerken, doktor, odaya girip

"nerede tedavi olduysan orada EMG testini yaptır, acil bir durumu olsaydı zaten bu testi yaparlardı. Ben bu testi size yapmam"

diyerek tedavi etmeyi reddetti. Kendisiyle hiçbir diyaloğa girmeden bunu söyledi. Annemin ayağında yaraların ortaya çıktığını, şikayetlerinin arttığını vakit kaybetmeden çekim yapılması gerektiğini söylesem de doktorun tek yanıtı "dışarı çık" oldu.


Bunun üzerine başhekim ile görüştüm ve dilekçe ile şikayet etmemin doğru olacağını söyledi. doktorun odasına tekrar gidip, sadece tıbbi sekreter ile diyaloğa girip, kendisini tanık olarak yazacağımı ve ismini istediğimi söyledim. O da ismini vermeden de tanık yazabileceğimi söyledi. Bu esnada doktor bir anda parlayarak, "dışarı çık, git kime şikayet edersen et, bir de beni tehdit ediyor" diye bağırmaya başladı. (Kendisiyle diyaloğa bile girmedim, ne de "sizi şikayet edeceğim" gibi gözdağı verdim. Ki bunu desem bile tehdit suçu oluşmaz. Bu benim yasal hakkım) Sesini yükseltemeyeceğini söyleyip polikliniği terk ettim.

Doktorun hastayı reddetme hakkının olduğunu biliyorum, ilgili kanun ve yorumları okudum. Ama cevap bulamadığım nokta şu, kamu doktorları, daha hastayı görmeden, hastadan bağımsız gerekçelerle, bendeki örnekte olduğu gibi, hastayı reddetme hakkı var mıdır? Kanunda ve hukuki yorumlarda farklı görüşler var ama bunlardan en temeli doktorun hastanın tedavisini tehlikeye atmayacağı durumlarda ve makul gerekcelerle hastayı tedavi etmeyi hastayı reddedebileceği söyleniyor. 4 farklı hastaneye sordum ve hepsi de bu test için en erken 1 ay süre veriyor iken, bu doktor annemi reddederek, onun 2 gün içinde test edilerek erken teşhis almasını engellemiş ve onun sağlığını da tehlikeye atmış olmuyor mu?

Bu durumda, bu doktoru gorevi ihmal nedeniyle cimer e ve alo 184 e şikayet etmem doğru olmaz mı? Öyle haberler okuyorum ki, doktor yerine, hastayı reddeden doktoru şikayet eden hastalar ceza alıyorlar. Bu yüzden ne yapacağıma karar veremedim.


Teşekkürler.


Edit: yanlış, eksik anlaşılmalar olmuş. Yorumlarda düzelttim. Lütfen onlara da bakın.
0
summerof69
(20.07.26)
öncelikle çok geçmiş olsun. hasta takibinin bölünmemesi, odaya ikinci kez girip şikayet dilekçesi için sekreteri şahit göstermeye çalışmak ve isim istemek, hekim üzerinde baskı (mobbing) kurmaktır. ortada bir acil servis başvurusu veya acil müdahaleden kaçınma durumu yoktur; usulsüz bir test talebinin reddi vardır. Bu nedenle "görevi ihmal" suçlamasıyla cimer veya 184 üzerinden yapacağınız bir şikayetten lehinize bir sonuç çıkması hukuken pek olası değildir.
0
wu
(20.07.26)
@wu, 2. Kez girdiğimde içeride hasta yoktu. Odaya girmeden tıbbi sekreterin rızasını nasıl alabilirdim? Hatta başhekime de bu yüzden gittim, bu durumu belgelemek istediğimi soylemistim ama o da belgeye gerek olmadığını söylemişti. Dolayısıyla şahit dışında iddiamız destekleyecek bir dayanak noktam kalmıyordu.


Acil servis onaylarsa test olup, olabileceğimizi sordum, ona da yanıtı "çık dışarı oldu". Enabizdan randevu alıp, test olacaktık, Usulsüzlük ile neyi kastettiginizi anlayamadim?
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Evet ama Tetkik yapabilmesi için öncesinde tedavi etmesi gerekiyor, ki bunun için randevu alacaktım.
0
🌸summerof69
(20.07.26)
Çok geçmiş olsun. Hiçbir şey çıkmaz buradan ama kayıtlara geçmesi için siz şikayetinizi yapın, detaylıca da anlatın. Umudum yok ama belki bir gün kamu hastanelerinde yapılanlar için adalet arayabiliriz. Öyle bir gün gelirse bunların hepsi kayıtlı olsun.
0
asue
(20.07.26)
Yaşanan, "tedavi etmeyi reddetmek" değil, başkasının istediği tetkik için hastanenin keyfi olarak kullanılmasını reddetmek.
Önce, o hastanede poliklinikte bulunan hekim tarafından muayenesi yapılır. O hekim gerek duyarsa EMG ister ve öyle yapılır.
Diyabetik nöropatide EMG, acil bir inceleme değildir. Tedavi üzerinde yönlendirici etkisi yoktur. Klinik bulgular zaten tanıyı koydurur ve tedavinin esası sıkı bir kan şekeri kontrolüdür. Nöropatiye ait belirtiler varsa, onlar için de ayrıca ilaç verilir.
Eğer yaralar açılacak derecede bir hastalık varsa, nöropati de genellikle vardır ve EMG sadece rapor olarak destekleyici olur. Önemli olan kliniktir.
Şikayet etseniz de, bu söylediklerimi söyleyeceklerdir ve bir sonuç çıkmayacaktır.
+3
pro9it9is9
(20.07.26)
siz yine de sikayet edin bence. uslubu cok sikintili. baska hastalarla da boyle iletisim kuruyorsa kayit altina alinmis olur. hakkinda cok sikayet gelirse bir umit belki kendini toparlar.

yukarida mobbing ve keyfi denmis, halt edilmis. bu durumda sikayet etmek en dogal hakkiniz. keyfi diyenler kendi annesine olsa aynisini dermiydi acaba, yoksa araya birilerini sokup emg gununu one mi cekerdi?
+3
banach
(21.07.26)
@pro9it9is9,

İddia ettiğinizin aksine, emg yi isteyen uzman doktor, emg sonucuna ve nöropatinin ulaştığı seviyeye göre tedavinin daha doğru yapılacağını söylemişti.

Yanlış anlamışsınız, Doktor baktığında yaralar orta çıkmamıştı. Emg yi bekleme sürecinde ortaya çıktı. Hasta zaten sıkı bir şeker kontrolüne de başladı.

İkisi de kamu hastanesi, bahsettiğiniz "hastanenin keyfi olarak kullanılması" ne demek oluyor? Bir devlet hastane tedavimizi gerceklestiremiyorsa, başka bir devlet hastanesinde tedavi olunca "keyfi" mi davranmış oluyoruz?
0
🌸summerof69
(21.07.26)
Siz yine de şikayet edin.
0
pro9it9is9
(21.07.26)
ortada hasta yokmuş ki doktor hastayı veya tedaviyi reddetmiş olsun. görevi ihmal falan yok yani anlattığınız olayda. üslubu daha dikkatli olmalıymış denilebilir en fazla ama onun için de hikayeyi bir de kurttan dinlemek lazım. velhasıl siz yine şikayetinizi oluşturun ama bir şey çıkmaz.
+4
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.07.26)
Yalnız doktoru değil, üç ay sonraya gün verilmesini de şikayet edin.
+5
pro9it9is9
(21.07.26)
@pro, iyi de bu detaylari biz siradan vatandaslar bilemeyiz ki... EMG sadece destekmis de, tani boyle koyulurmus da falan... onu doktor bilir ve doktor "EMG lazim" demis, bu kadar. Adam da (kadin ya da erkek) daha erken çektirmek mumkun mu diye baska bir hastaneye danismis.

Iki tarafi da dinlemeden bilinemez orasi tabii ki ayri
-1
üğpoıuy
(21.07.26)
benzer bir konuda; son derece küstahça cevaplar veren bir doktoru şikayet ettim (beykoz devlet hastanesi). hatta hasta hakları birimi dilekçeyi yazmama yardımcı oldu vs. Sonuçta son derece alakasız bir yanıt vererek konuyu kapattılar. Bişey çıkacağını sanmam ama şikayetinizi edin yine. geçmiş olsun.
-1
lil siztah
(21.07.26)
yapmanız gereken emg için tıbbi sekreterle görüşmek değil, doktora danışıp "hocam başka bir doktor emg istedi, bir de size muayene ettirip fikrinizi almak istedik" demek olmalıydı. doktorun üslubu kesinlikle yanlış ama sizin de izlediğiniz yol hatalı. şikayetten birşey çıkacağını sanmıyorum.
+2
faberkastelli
(21.07.26)
Yağ çekip bir taraflarını kaldırmaya gerek yok , izlenilen yol yanlış falan değil böyle böyle tepemize bindiler.Maaş alıyorsa hizmet etmek zorunda, değilse devlet hastanesini bıraksın
-5
ayağiniza gelen overlokçu
(23.07.26)
(4)

Elektrikte Güvence Bedeli Var mı?

pro9it9is9
İzmir ve Manisa bölgesine dağıtım yapan bir şirket var, malum.Her ayın 15'inde sayaç okunur, birkaç gün içinde faturayı öderiz.15 Temmuz'da yeni fatura gelir nasıl olsa diye düşünürken, şeytan dürttü. Faturaları kontrol ettim ve 1 Temmuz son ödeme tarihli 4.900 TL bir fatura daha çıkmış ve ben bunu
İzmir ve Manisa bölgesine dağıtım yapan bir şirket var, malum.
Her ayın 15'inde sayaç okunur, birkaç gün içinde faturayı öderiz.
15 Temmuz'da yeni fatura gelir nasıl olsa diye düşünürken, şeytan dürttü. Faturaları kontrol ettim ve 1 Temmuz son ödeme tarihli 4.900 TL bir fatura daha çıkmış ve ben bunu 6 Temmuz günü gördüm. Daha da gecikmesin diye ödedim.
Müdürlüğe bugün gidebildim. Böyleyken böyle diye anlattım. Neyin nesi diye sordum.
Görevli kişi bunun güvence bedeli olduğunu, tarife değiştiği için aslında hesabımıza iade edip tekrar istediklerini söyledi. Hesaba gelen böyle bir para yok. İnsanı ahmak yerine koydular anlaşılan.
Ne yapmalıyım şimdi?
Memlekette nereyi tutsan elinde kalıyor. Size akıl danışmak istedim.
Teşekkürler.
0
pro9it9is9
(14.07.26)
geçen ay 2 takside böldürüp ilk taksidini yatırdık güvence bedelinin. bize söylenen olası bir fatura ödenememesi durumunda bu bedelden tahsil edileceği şeklindeydi. eğer fatura sahibi değişirse de geri iade yapılacakmış. 1.200.000 gibi bir rakam ödendi. (menderes ve 400 küsuz kişinin kullandığı trafo için)
0
ground
(15.07.26)
@ground, böyle bir bilgiyi verip mi ödeme aldılar?
Ben tesadüfen fatura olarak gördüm.
Geçmiş faturalara baktığımda da böyle bir fatura görünmüyor.
Elimdeki tek kanıt banka dekontu.
0
🌸pro9it9is9
(15.07.26)
ticari işletmelere uygulanıyor. teminat mektubu veya nakit olarak yatırmanızı istiyorlar
0
bravoteam
(15.07.26)
Konuta uyguladılar.
Yeniden başka bir elemana başvuralım dilekçeyle.
Çok teşekkür ederim.
0
🌸pro9it9is9
(15.07.26)
(16)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(14.07.26)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
+1
pro9it9is9
(14.07.26)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+4
baldur2
(14.07.26)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(14.07.26)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+3
co2s2
(14.07.26)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+4
Hallegadola
(14.07.26)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14.07.26)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14.07.26)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
+1
msb
(14.07.26)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14.07.26)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Enayiyim verdim
+2
messina123
(15.07.26)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
+1
guitarissimo
(15.07.26)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
+1
mutekebbir
(15.07.26)
Hep güvenilir geldi ama vermedim
-1
gadlemler
(15.07.26)
Vermedim ama verene de "neden verdin?" demem. Ben Lösev'den devam.
0
halitkin
(15.07.26)
Açıkaçık’ta listelenmeyen hiçbir stk’ya bağış yapmam prensip olarak.
-1
kullanıcıadımbuolsun
(15.07.26)
(30)

Eşimin yaptığı çocukça şımarıklık mı yoksa bende mi sıkıntı var.

hakyememyemekyerim
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı bi
bugün eşimin doğum günüydü, ayrıca da beraber yanyana evlendikten sonra kutladığımız ilk doğum günü olacaktı evlenmeden önce de 3-4 yıl çıkmıştık, ben o dönemlerde doğum günlerinde hep ona güzel hediyeler aldım, ipad, steamdeck ya da işte pahalı ve güzel şeyler, o da bana alıyordu öyle karşılıklı birbirimize hediyeleşiyorduk, evlendikten sonra borcumuz var demeye başladı, halbuki daha düğün falan da yapmadık kuru bi nikah yaptık ve ben onun bekar evine hiçbir eşya dahi almadan yerleştim, neyse sorun bu değil, bana bi kaç ay önceden sakın bana doğum günümde bi şey alma, gerçekten her şeyim var paranı harcama vs vs gibi şeyler söyledi kafamda alacağım şeyler listeliydi ama o kadar çok beni bastırdı ki ben de iyi madem sonra bi şeyler düşünürüz o halde dedim,

bu sabah kalktım, işte başka bi muhite gittim işte bi hediye alayım en azından böyle kuru kuru da olmaz dedim ve tatlış bi oyuncak beğendim karı koca figürlü böyle komik de buldum onu aldım sonra bizim mahallede satılan pekala da fiyatları fahiş ama oldukça da hakeden bi yerden pasta aldım daha önce rastgele aldığımda beğenmişti o nedenle orada işimi şansa bırakmak istemedim ve güzel de bi çiçek aldım, bi de akşam ona yemek hazırlarım diye söylemesi ayıp et aldım, neyse eve gittim ve hediyelerimi falan verdim ama yüzü düştü suratı asıldı. neden diye sordum senle ilgili değil dün geceden kalmayım vs dedi.. sonra öğle yemeği için dışarı çıktık ama suratı gerçekten de sirke satıyordu sonrasında zorladım ve şey dedi "evet hayal kırıklığına uğradım, bana bi doğum günü kartı bile yazmamışsın, üstelik ben peluş oyuncakları sevmem neden benle bağlantısı olmayan bi şey aldın anlamadım 5 poundluk lego alsaydın daha iyiydi" dedi ben de bu oyuncağı gördüğümde bizi hatırladım oldukça da sevimli buldum ondan aldım beni gülümsetmişti böyle düşünceğini bilmiyordum daha önceden çok lego aldığım için almadım dedim. sonra bastırmaya devam etti, aylar önce haftalar önce düşünmüş olman gerekirdi, son dakika koşturup alman hoşuma gitmedi dedi.. ben de benim bi şeyler almamam için bana çok baskı yaptın ben de o nedenle basit tutmak istedim, çiçek ve pastayı da 1 hafta önceden alamam dedim. açıkça bana aldığım hediyeyi beğenmediğini söyledi, sonrasında lafı dolandırıp hızlıca düşünülüp alınmış bi şey dedi, ben de 1 hafta önceden de alsaydım bi şey değişmeyecekti olay bi kaç zaman önce almam değil hediyeyi basbayağı beğenmedin ve bahane uyduruyorsun daha önce de sana kart falan yazmadım ama hediyelerden başın dönmüş olsa gerek hiç kart bahanesiyle gelmedin dedim.. bugün gerçekten hediye aldığıma ve alacağıma pişman oldum, ilk defa ağladım hediyeyi aldığıma da pişman oldum.. siz olsanız naparsınız? bugün doğum günü ama kütüphaneye geldim ve gerçekten onunla vakit geçirmek istemiyorum.


www.ebay.co.uk
-1
hakyememyemekyerim
(06.07.26)
bu arada ben kadın 31, eşim 35 erkek
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
ayriyetten şey dedi ablam da bana geçmişte aynısının farklı bi versiyonunu son dakika almıştı ve kendimi kötü hissetmiştim bla bla dedi ama anlamadığım şey benim birincisi bundan haberim yoktu ikincisi güzel tatlı bi şey bulmak için gerçekten epey dolandım, üçüncüsü de temsili bi şey aldım tamamen o alma diye baskıladığı için.. ama asıl iki yüzlülük şurada sonradan hatırladım kendisi de aynı serinin siyahını kendi yeğeni için almıştı...
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
oha. ben sizi erkek sanmıştım.
eleman baya şımarıkmış. cidden kötü. hediyeye kötü denir mi? ayrıca kendisi ısrar etmiş. resmen dengesiz tripli olgunlaşamamış bi erkek.
+2
jelly bear
(06.07.26)
Gerçekten düşüncesizmiş. Önemli olan düşünüp emek vermiş olmanız. 5 yaşında çocuk gibi hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmak çok immatür bir davranış.
+4
tekdir ile uslanmayan kiz
(06.07.26)
Eskiden böyle düşünmezdim. Bana ne oldu bilmiyorum ama erkekleri bu kadar şımartmamak gerekiyor bence. Ayrıca eşin biraz ılık mı desem ne desem bilemedim. Erkeğin aşırı duygusal olmayanı makbuldür brnce ya. Okurken o kadar çok daraldım ki. Sana gelecek hayatında başarılar diliyorum, zor biriyle berabersin.

Hediye alma diye ısrar ettin diye bastırır üste çıkar daha da uğraşmazdım heralde ben. Zaten çiçek filan ne alaka valla anlam veremedim.
+5
elorelia
(06.07.26)
baya kötü. ben de hediye alma dedigi halde hediye almana bozuldum. kocan gözünü boyamis flört döneminde su anda gercek yüzünü görüyorsun.

sen haklisin.
+1
Purple life
(06.07.26)
Duyurunun sonuna kadar ben de sizi erkek sanmıştım.
Olgunlaşamamış.
"Sakın bana doğum günümde bi şey alma" sözüne güvenip almasaydınız, ona da tavır yapacaktı bence.
Henüz çocuğunuz yoksa, biraz daha izleyin bence. Teyze tavsiyesi.
+4
pro9it9is9
(06.07.26)
Ben de cinsiyetler farklı sanmıştım…
Son dk hediyeleri beni de önemsenmemiş hissettirir yalan yok ancak kendisi alma alma diye darlamış, ee daha ne? Siz yine de hazırlık yapmışsınız kutlamışsınız, karta takılmak tartışmak günü berbat etmek için bahane gibi geldi. Niyet o olmasa da dışarıdan öyle görünüyor.
+3
ekimoloji
(06.07.26)
pahalı bir şey alsaydın da bu sefer ben sana alma demedim mi diyecekti. başka bir şey var. oturup konuşmanız lazım. mesele hediye falan değil (onun için). ha itiraf eder etmez bilemem.
+2
brkylmz
(06.07.26)
Ben okurken rahatsız oldum, hediyede maksat düşünmektir. Hediyeyi beğenmeyebilirsin, sorulursa usulünce çok bayılmadığını da söyleyebilirsin ama yine de sevinirsin. Ama surat asılıp trip atılması çok itici geldi bana. Biri bana böyle davransa ciddi ciddi kestirip atar, saçmalamamasını söyler, bir şey diyecek olursa da "ben böyle saçma sapan bir şey duymadım" deyip babaanne tribi atarak kendine gelmesi için yalnız bırakır ve bu konuyu asla tartışmazdım.
+1
akhenaten
(06.07.26)
kalbim çok kırıldı, tartışmadan sonra eve gidip laptop'u alıp çıktım, kütüphanede çalışıyorum ve eve hiç gidesim yok ama bu sefer de beni doğum günümde yalnız bıraktın da diyebilir..
0
🌸hakyememyemekyerim
(06.07.26)
Seni erkek eşimi kadın sandım ahahaha

Benimki de yalvarıyor nolur hediye alma paramız gitmesin diye.

Bu kadar narin erkek de görmedim sorun sende değil.
-1
Hallegadola
(06.07.26)
bosver eve gitme hatta mumkunse gunu bitir oyle git, bir dogum gununu yalniz gecirsin belki biraz olgunlasir.
0
korkut
(06.07.26)
Anlattıklarınıza bakılırsa burada meselenin hediye ya da doğum günüyle pek alakası yok. Bence Oturup konuşmamız gereken şeyler var. Kocanız sizden boşanmak istiyor olabilir
+1
Rondak
(06.07.26)
altında yatan başka bi konu var gibi geldi bana da, ya da gerçekten dengesiz biri hem hediye istememek hem de hediyeyi beğenmemek biraz tuhaf. fazla harcamanızdan rahatsız olduysa rahatsız olmakta haklı bence ama bunu normal bi şekilde ifade etmediği için yine haksız sonuçta.
cinsiyetle ilgili yorumlara katılmıyorum, toksikliğin cinsiyeti mi var?
kendinizi üzmeyin evlilik insanları değiştirebiliyor bunu yaşamışsınız siz de. dünyanın sonu değil. konuşulabilecek makul biriyse sakin bi zamanda konuşur çözersiniz. değilse de çok güzel bi söz gördüm geçen: yanlış trende ne kadar uzun süre kalırsanız eve dönmek o kadar pahalıya patlar. sevgiler
0
mezzosprite
(06.07.26)
Eşşek kadar herife peluş ve çiçek almak ne ya adam haklı.
+5
kullaniciadimvar
(06.07.26)
Ayrıl da gel
0
gabe h coud
(07.07.26)
Nerd tiplerle sevgililik zamanı güzel geçer fakat konu evlilik sorumluluk ve gerçek insani bağlar olunca ergenlikte takılı kalmış oluyorlar
+2
grimavi
(07.07.26)
Valla ben de sizi erkek sandım. Ben de er kişiyim. Erkek tarafının nazlısı, küseni çekilmez. Ben bir erkek olarak hiç bir zaman doğum günün kutlansın hediye falan alınsın istemedim.
+1
mikahakkinen
(07.07.26)
ben de cinsiyetleri tam tersi anladim. Karakterler tersine dönmüş gibi bu nasıl bir nazdir anlayamadım. Çok simarikca. Nasıl olup da hediyeyi beğenmeyip trip atmak. Kadin yapsa hadi bir nebze anlasilir belki ama bir erkeğin bunu yapması çok irite edici cidden.Taviz vermeyin, siz düşünüp ne guzel pastasına kadar almissiniz. Çok ayıp etmiş.
-1
acelaacedebela
(07.07.26)
Kadın sandım prenses erkek çıktı. Niye çiçek aldın ki erkekleri bu kadar şımartmayın. Bunu kötülük için söylemiyorum erkeklerin beklentisi de içgüdüleri de buna uygun değil. Doğada her zaman maddi şeyleri erkek verir kadın alır. siz terse kürek çekip durmuşsunuz. Bırak kocan alsın hediyeyi çiçeği sen de bi öpücükle kutla geç. Emin ol çok daha mutlu olacaksınız.
Ya da bundan boşanıp alfa bir erkekle evlen o da bir seçenek.
0
yenibirgüzelnick
(07.07.26)
Kusura bakma da prenses kocanız tam bir minik kuş. Burada değerli olan şey zaten heves etmiş olmanız, bundan daha fazla değer gösterdiğinizi belli edecek ne var zaten? 35 yaşına gelmiş adam kadın denilen varlığın hevesini kırmamak gerektiğini öğrenemediyse işiniz zor.

Ayrıca bu hediyeleşme işlerinde aklıma hep O. Henry nin Noel Hediyesi isimli hikayesi gelir karşılıklı heves ve aşkın en güzel tasvirlerinden.
+2
apocalipy
(07.07.26)
yengeç burcu erkeği olarak dönem dönem doğumgünlerimde inanılmaz saçma sapan bir alınganlık bir kırılganlık bir mutsuzluk çöküyor bana da. Sizinle alakası olmaksızın bu burç zımbırtısal dönemsel şeylerden olabilir. Yengeç burcunun doğumgünü kutsaldır herkes yanında olsun herkes onu sevsin sürekli kutlansın hiç bir arkadaşı unutmasın ister. Bulunduğunuz yerde pek arkadaşınız yoksa biraz fazla kendiyle kaldıysa bu sebeplerden olabilir. Prenseslik mi ? evet ancak anlaşılacak bir yanı da yok. Yengeç kendini demoralize etmeye mutsuz etmeye ve oradan cıkarttığı kaos ile takılıp tüm dünyanın onun mutsuzluğunu istediğini düşecek kadar da yeri gelince saçmalayabilir.. kendi haline bırakın o kendini toplar. en güzelini yapmışsınız alan tanıyarak.
-2
denizmaniaherif
(07.07.26)
35 yaşında bir erkeğin böyle tepki vermesi. Çok acayip.

Baya prenses gibi büyümüş diyorum ben de. Bildiğin yaptığı da hödüklük.

Beğenmesen bile hediye gelen şeye beğenilmezlik yapılmaz ve surat da asılmaz. Valla bazı insanlar bu yaşa nasıl gelmiş ben anlamıyorum böyle terbiye ile.
0
drako
(07.07.26)
bu ilişkinin sonunda sen ilişkinin erkek tarafı olacaksın o kadın tarafı.
0
rayde
(07.07.26)
eşiniz büyüyememiş maalesef. 35 yaşında hediyeyi beğenmedim diye mızmızlanmaz insan, karşıdakinin düşünüp, emek harcaması mutlu olmak için yeterli bir sebeptir. Beğeneceği bir hediye de almış olsanız ona da muhtemelen başka bir kulp takacaktı. Burada problem hediye de değil bence, başka bir şeye kızıp/kafasına takıp hıncını hediye meselesinden çıkarmış gibi.
0
ciagra
(07.07.26)
@denizmaniaherif evet kendisi de yengeç burcu..
0
🌸hakyememyemekyerim
(07.07.26)
ister yengec olsun ister akrep olsun ister lamba olsun; 35 yasinda biri icin boyle davranis mi olur? biri, "bisey yapmayalim gerek yok" denmesine ragmen dusunmus planlamis yolunu degistirmis oyuncagi pastasi yemegi vs hepsini ayarlamis gelmis bana hediye begenmiyor. YUH. hadi hediyeyi begenmedi, pastayi, cicegi, eti; onun icin harcanmis bu emegi de mi begenmedi? istememis bi de guya. istemedigi halde biseyi "aylar haftalar oncesinden dusunecektin" ne demek, boyle ayarsizlik mi olur? cok mu zor yani "tesekkur ederim karicim bu kadar ugrasmissin, ellerine saglik" demek? tutarli olsa sonrasinda "hediyeye de hic gerek yoktu istememistim zaten bisey, cok da begenmedim zaten ama canin sag olsun dusunmen yeter" diyebilir; aylar oncesinden planlasaydin demez.

rica ediyorum koca koca yetiskinler olarak eksik kalmis insanliginizi "ben zencefil burcuyum yeaa ondan hep" diye sahiplenmeyin. adam %100 haksiz. hediyeyi gercekten begenmemis olabilir, ama bu kendisi icin yapilmis tum diger seyleri gormezden gelmeyi, cocuk gibi saatlerce trip atmayi gerektirmez.

imza: dun 35 yasina girmis birisi.
-1
taurina
(07.07.26)
Erkekler prensesliği geçti kezbanlığa kadar ilerledi demek. Siz para kazanmıyor musunuz sadece onun geliriyle mi geçiniyorsunuz? Eğer öyleyse, yaptığı bunca baskının ardından düşük bütçeli hediye alınmasına bozulmaması lazım. Kendi paranızı kazanıyorsanız da yine önceki baskılaması yüzünden böyle bir hediye seçmeniz gayet mantıklı, hiçbir şey demeye hakkı yok. Oyuncak gayet sevimli. Yemek de şık olmuş. Sanırım regl gününe denk gelmiş, özür diler muhtemelen.
0
megalomaniac
(07.07.26)
"ben bu hediyeleri beğendim de aldım, beğenmediysen git kendi hediyeni kendin al"

çok da uzatmayın, yıllar sonra gülüp geçeceğiniz anılar oluyorlar.
0
co2s2
(08.07.26)
(19)

Ezginin Günlüğünün en sevdiğiniz şarkısı?

substituent
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor. Ben başlayayım:Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
Çok fazla şarkısı var, tüm şarkılarını karıştırıp dinleyince her 5-6 tanede bir bağımlı yapacak bir şarkı çıkıyor.

Ben başlayayım:
Ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü

“Akşam şarkıları” da çok iyidir.
+1
substituent
(04.07.26)
Gemi güzel.
0
kizil karga
(04.07.26)
Spotify’da tek beğendiğim Gemi’ymiş.
0
gabe h coud
(04.07.26)
Ben de spotifydan baktım hangilerini beğenmişim diye, ebruli ve düşler sokağıymış.
0
truf
(04.07.26)
* Eksik bir şey
* Gemi
* İnsan sever bir kere
* 1980
* aykız
* dutağacı
* zerdaliler
+1
pislick0
(04.07.26)
Gemi
İnsan sever bir kere

Hatırlayamadığım bir iki şarkı daha.
0
yaren
(04.07.26)
Mutlu aşk yoktur.
+1
Caletti
(04.07.26)
Gelen Benim
Yastıklı Şarkı
Mutlu Olmak Varken
Aldatan Şarkı
Unut Gitsin
0
auroraaurora
(04.07.26)
Aşk Bitti
+1
pro9it9is9
(04.07.26)
ben ilk kadrosuyla, ilk ekiplerinin genelde şiirlerinden uyarlamalarını ve türkü seslendirmelerini seviyorum. favorim aykız, odam kireç tutmuyor, ayrılış. orijinal eserlerinde ise 1980, gemi, zerdaliler.
0
black holes in the sky
(04.07.26)
Çok severim sıralamak zor ama…

İnsan sever bir kere
Gemi
Kadıköy
1980
0
ekimoloji
(04.07.26)
ilk aklıma gelenler
aşk bitti www.youtube.com
ebruli www.youtube.com
+2
exlibris
(04.07.26)
bir eflatun ölüm
0
Ufuk
(04.07.26)
Nazende sevgilim
İnsan sever bir kere +1
Gelen benim +1
0
a perfect lie
(04.07.26)
Aşk bitti
+1
gadlemler
(05.07.26)
Ayrilik sarkisi,
Gelmiyorsun,
Camdan sakiz akiyor,
Gelen benim.
0
chihirovekohaku
(05.07.26)
bahsettigin sarkilar grubun ilk doneminden (1990 oncesi). ikinci donemi (1993-2010) bana daha cok hitap ediyor. sevdiklerimden bazilari:

martı (1995, söz: nadir göktürk – müzik: hüsnü arkan)
düşler sokağı (1995, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
ebruli (1996, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
fayton (1996, söz–müzik: nadir göktürk)
aşk bitti (1996, söz–müzik: nadir göktürk)
yastıklı şarkı (1996, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
leyla (1998, söz: hüsnü arkan - müzik: nadir göktürk)
sarhoş balık ile topal martı (1998, söz–müzik: nadir göktürk)
hişt (2002, söz: hüsnü arkan – müzik: nadir göktürk)
zerdaliler (2003, söz-müzik: hüsnü arkan)
0
banach
(05.07.26)
Gemi en güzeli ya
0
liynet62
(06.07.26)
Eskiye göre cevap vereceğim, çünkü artık Ezginin Günlüğü ve genel anlamda melankoli içeren hiçbir şeyi dinlemiyorum. Ama bu soruya cevap verebilecek kadar uzun süre takıktım Ezginin Günlüğüne.

Çok yaygın dinlenenler de dahil olmak üzere en sevdiğim;
-Zerdaliler, bilmeyen birine Ezginin Günlüğü dinleteceksem bunu açardım mesela.

Klasikleşmiş şarkılarını bir kenara koyup yine de çok da derine inmezsek;
-Gemiler Gibi (Gemi değil), çok niş ezginin günlüğü fan şarkısı değil, genel bilindik havasını koruyor

Çerçeveyi daha daraltırsak ezginin günlüğünü tanıyan biri en sevdiğim şarkısını sorsa;
-Selluka veya Mutlu Olmak Varken (1988 versiyonu)

Ama benim için Ezginin Günlüğü zannedersem;
-Ağladığın Geceler, bunu hiç başka biriyle dinlemişliğim yoktur.
0
akhenaten
(06.07.26)
@akhenaten

Ağladığın geceler çok güzelmiş
0
🌸substituent
(07.07.26)
(16)

bugünkü talihsizlikleriniz neler?

lil siztah
s.b.
s.b.
+3
lil siztah
(25.06.26)
Fırında ekmek de kalmamış açma da. Mecburen simit aldım.
+2
etna
(25.06.26)
ben başlıyorum:
sabah komşuların gürültüsüyle olması gerekenden çok erken kalktım. "iyi bari, güne erken başlarım" diyerek erkenden evden çıktım.
çıkmadan önce aradığım bişeyi bulamadığımdan biraz oyalandım; öyle olunca otobüsün saatine yetişmek için durağa kadar koşar adımlarla yürüdüm. çok terledim ama otobüste klimayla serinlerim diye avunuyorum. üstüme de koyu renk bişey giymiştim; teri belli ediyor diye dertleniyorum..
neyse, durakta 5 dk bekleyince uygulamayı kontrol edeyim dedim; o saatteki sefer iptal edilmiş. bir sonraki otobüs de yarım saat sonra. 100 m aşağıdan da yarım saatte bir minibüs geçiyor; bari ona bineyim dedim. o noktaya vardığımda, minibüs tam önümden bastı geçti! yolu yarılamış olduğumdan diğer durağa yürüdüm artık. bu noktada tişörtümü sıksam yarım kova dolduracak kadar terlemiş durumdayım.
gölgede otobüsü beklerken biraz kurudum. sonraki otobüs saatinde geldi neyse ki; bindim ve oturdum.
bir kaç durak gitmiştik ki, dev gibi bir adam bindi; otobüs savrulunca -ne akla hizmetse- kapağı açık bir şişe suyun olduğu eliyle üstteki bara tutunmaya çalışırken, tam bir şişe suyu tepemden aşağı, çantamın içine, telefonumun üstüne, zaten ıslak olan tişörtüme falan dökmüş bulundu :/ ben şaşkınlıkla bakarken, özür dileyeceğine, şu elleri iki yana açık emoji gibi bi poz verdi "ben napiyim ama" gibilerinden.. ona söylemedim artık ama buraya yazayım: "çocuk gibi elinde kapağı açık suyla gezmeyebilirdin mal kardeşim."
sonra favori mekanıma geldim ki yerim kapılmış..

daha saat 11, gelişmeleri bekliyorum bakalım :D
+11
🌸lil siztah
(25.06.26)
kol saatini evde unuttum.
+1
inheritance
(25.06.26)
merdivenlerde düşünce telefonumun ekranı kırıldı ve klimam bozuldu

@lil siztah @rock n roll çok teşekkürler evet cana geleceğine mala gelsin
+3
alester
(25.06.26)
@alester, geçmiş olsun; cana geleceğine mala gelsin diyelim.
+1
🌸lil siztah
(25.06.26)
Daha henüz bir şey olmadı çok şükür ama gün uzun 😂

Geçmiş olsun alester
+1
rock n roll
(25.06.26)
Bugün patronla birlikte çalışma günü :/ kendime dışarıda iş çıkarmaya çalışıyorum bakalım.
+2
mutekebbir
(25.06.26)
Ya dün geceyi yazsam olmaz mı 😅
Fotokopi çektirmeye bir ton yol gittim önemli bir sınavın çıktıları icin. Oradan eve giden otobüsümun peronuna gecmek için önce tramvaya bindim, ayakta kaldim ve üçlü bir koltuk gözüme kestirdim. Sıradaki duraklarda illaki üçünden biri iner ve yer bulur otururum dedim. Yirmi durak geçti tüm koltuklarda inen mutlaka oldu benim ucluden kimse kalkmadı durak sonuna kadar durdugum yerde adamlara sinir oldum. Ve çok yoruldum elim kolum da doluydu çünkü.

Neyse otobüs peronuna geldim on dakika kalmıştı otobüs saatine. Oh dedim yetiştim rahat rahat da gidicem. Otobüs uzun süre ortalıkta gözükmedi. Yarım saat sonra geldi ve şoför arıza yaptı dedi ama sonra gittik. Ama orada da 40 dk beklemiş oldum😅

Nihayet eve geldiğimde fotokopilerime bakayım dedim. En önemli ders için uğruna yol kattetigim slaytlarin rengi meğer siyahmis ve çıktılar kapkara çıkmış hiçbir yazı okunmuyor. Kırtasiyeci uyarladı ben de çok fotokopi olduğu için orda kontrol edememiştim ve bu durum da aklıma gelmemişti zaten. Sadece makaleler ve beyaz renkli slaytlar düzgün çıkmış.

Neyse dedim sabır gunummus galiba ama hala dünün yorgunluğu ve stresi üzerimde duruyor deyip konuyu bugüne de bağlamış olayım😅
+2
egerbiryolcu
(25.06.26)
Arkadaşımın başına geleni anlatayım.
amfisi bozuldu, yola çıktık yenisini alalım diye, Beşiktaşa giderken ellerinde kalmadığını öğrendik. Başka yere geçtik işimize yarar bir şey yok. Salak salak dolanıyoruz şimdi
+1
kisa
(25.06.26)
her gün parkettiğim yerde yer bulamadım mecbur avm otoparkına girdim. çok mutsuzum
+1
chanandler bong
(25.06.26)
tam su içecektim bardak elimden düştü çorapta ıslandı.
+1
mikahakkinen
(25.06.26)
Ev sahibim aradı. Evi kentsel dönüşüme girecekmiş. Çık ya da kirayı rayiç kadar yap dedi. Zaten artışları ortalama üstü yapıyordum 15 senelik kiracıyım. Çalışmadığımı söylemiş miydim?
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
Hava çok sıcak ve kronik rahatsızlıklarım da olduğundan, işe taksiyle gitmek istedim. Normalde kış ve baharlarda yürüyerek gidip geliyorum.
Az sayıda geçen taksiler almadı. Uber'den istek yaptım. Tabii, nispeten yakın mesafe olduğundan "sarı taksi"lerden de beğenen çıkmadı. Israrlı istekler sonucunda "insaflı" bir sarı taksici kabul edip geldi. O kadar çok istek yaptınız ki geleyim dedim dedi şoför bey. Acımış sanırım. Bu arada en az bir saat geçti. İşe gecikmiş oldum.
+2
pro9it9is9
(25.06.26)
Bilgisayarım bozuldu, büyük masraf çıkardı.
+1
put it in your appropriate place
(25.06.26)
@boyalı kuş, @pro9it9is9 ve @put it in your appropriate place, sizlere de geçmiş olsun.
diğer arkadaşlar; sizlere de yüce rabbim başka dert vermesin diyorum :P

ben, bu soruyu açtıktan hemen sonra, bulunduğum mekanın kadrolu -ancak şahsen haberdar olmadığım- delisine denk geldim; bayaa heyecanlı anlar yaşadım ama yoruldum vallahi, yazamıcam olanları :)
+2
🌸lil siztah
(25.06.26)
Soruya cevap değil ve kişisel gelişimci gibi olacak ama talihli olaylara bakarım sadece.
0
pembediken
(25.06.26)
(3)

Aspirin alerjisi nedeniyle stent takılamama durumunu yaşayan var mı?

my fault
babam kalp krizi geçirdi. anjioda iki damarında %80-90, bir damarında %98 darlık görülmüş. ama asa alerjisi olduğu için stent takmadılar. stent takıldığı zaman kan sulandırıcılarla birlikte en az 1 yıl aspirin kullanılması gerekiyormuş. bu damarların çapı 2mm küçük olduğu için zaten takılamazdı tarz
babam kalp krizi geçirdi. anjioda iki damarında %80-90, bir damarında %98 darlık görülmüş. ama asa alerjisi olduğu için stent takmadılar. stent takıldığı zaman kan sulandırıcılarla birlikte en az 1 yıl aspirin kullanılması gerekiyormuş. bu damarların çapı 2mm küçük olduğu için zaten takılamazdı tarzı bir şeyde dediler. şuan kan sulandırıcı verip medikal tedavi önerdiler. ayrıca asa desensitizasyonuda önerdiler ama o da yapılamıyor.
benzer durumu yaşayan oldu mu ? nasıl bir yok izlediniz?
0
my fault
(22.06.26)
Tek başına plavix’in yetmesi lazım diye biliyorum. Birden fazla hekime danıştınız mı?
0
dilemma of subscribtionability
(22.06.26)
Yakınıma açık kalp ameliyatı önerilmişti fakat sağlık sorunları yüzünden yapılmadı. Damarları özel hastanede balon ile kısmen açıldı. Kullandığı ilaçlar arasında aspirin var mıydı hatırlamıyorum. Çok geçmiş olsun.
0
boyalı kuş
(22.06.26)
Yalnız allerji değil, bazı hastalarda direnç de olabiliyor mesela. O zaman başka seçenekler kullanılıyor.
Mutlaka başka bir kardiyologa da danışın.
0
pro9it9is9
(22.06.26)
(4)

Buğunlerde nişan masraflarını kizın snne babası mi karşilıyor?

sonhakan
Yoksa çiftler kendileri mi? Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
Yoksa çiftler kendileri mi?
Anne baba bir evleri birerde emekli maaslari var?
0
sonhakan
(21.06.26)
Kim karşılıyor bilmiyorum ama benden bunu okuyanlara bir ağabey tavsiyesi, bu tip masrafların ailelerden herhangi bir tarafa ihale edilmesi gerektiğine inanan kişilerle bu yola girmeyin. X tarafı y tarafı farketmez.

Ha bence bu işi aileye yıkacaksanız hiç bulaşmayın, ekonomik gücü olan, ailesinin ağzının içine bakmayan bireyler olamadan evlilik şu bu neyinize? Hadi ama hadi elzem bir durum var diyelim o zaman her kalem, her masraf eşit derecede karşılanmalı kardeşim. Bu işin o tarafı bu tarafı olur mu ya, gelenek görenek adı altında et pazarlama bunun adı. Kaba etimin geleneği, bir de bizim orda adet bu derler ya, sanki masai-mara kabilesi aw, tüm hayatı ritüeller çerçevesinde ilerliyor da bunu da geleneksiz yapamıyor.

Hayat müşterekse en başından müşterek olmalı. Anadolu orklarının mabadından uydurduğu saçma salak dayatmalar yüzünden evlilikler daha başlamadan feci derecede yıpranıyor. Sonra boşanmalar neden arttı, neden arttı acaba?
+8
fatihdr
(21.06.26)
Son durumlara uzağım. Eskiden kızın evinde yakın akrabalarla sade, mütevazı bir tören olurdu. Çok özel bir hazırlık olmazdı. Sade ve güzel giyinilir, sohbet edilir, bir aile büyüğü yüzükleri takar, pasta yenir, belki biraz hafif müzik çalınırdı.
Son yıllardaki abartılı, gereksiz aktivitelere üzüldüğüm için yazdım.
Nostaljik bir duygu ile.
Damattan şu kadar gram altın, şu kadar mehir lafları dönüyor, hayretle bakıyorum.
Nasıl dönüşmüş bu toplum, akıl almıyor.
+1
pro9it9is9
(22.06.26)
nisani kizin ailesi yapti, bir yere gittik yemek yedik vs.
dugunu biz yaptik.
0
cooperr
(22.06.26)
nişanı kız tarafı yapar evet. geleneksel olarak böyle. ama anne baba durumu yoksa büyük nişan yapılmak zorunda değil. evde de yapılabilir.
0
elorelia
(22.06.26)
(7)

Şiddetli baş ağrısı kaç gün geçmezse tehlikeli olabilir

egerbiryolcu
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
-1
egerbiryolcu
(08.06.26)
5 gün ciddi bir süre. Doktora gözük bence.
-1
gobekliraki
(08.06.26)
Tansiyonunu ölçtünmübu süre içinde? Bende de oluyor stres, uykusuzluk sebebiyle ve az su içtiysem. Genelde başımın üst kısmı ve şakaklar ve bazen ensede oluyor ama tansiyonum normal çıkıyor. Birkaç gün dinlenmeme dikkat edince düzene giriyor.
0
truf
(08.06.26)
bence doktora gözükme zamanınız gelmiş
0
art cat chocolate
(08.06.26)
Daha önce yaşamadığınız tipte ve şiddette olduğunu sanıyorum.
Doktora başvurun, en kısa sürede.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Tansiyon aklıma gelmedi eve gidince hemen ölçeyim.
0
🌸egerbiryolcu
(08.06.26)
Tansiyona bakın tabi ancak tek taraflı ağrı tansiyona uymaz. Ama tansiyonun ciddi bir sonucu olabilir.
Bu yüzden doktora gidin.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Merhaba, çok geçmiş olsun. Çok uzun yıllar önce farklı tarihlerde iki kere başıma geldi çok şükür daha sonrasında yaşamadım. Benim ağrılarım kesintisiz bir ay ve daha fazla sürmüştü. Mr'lar, tahliller vs. sonuçsuz kaldı.

Bir şekilde migrenin bir turu olan küme tipi baş ağrısı teşhisi konuldu. Bir kaç ilaç kullandım o dönemler iyi gelmişti.

Sizin bahsettiğiniz ağrı gibiydi benimkide başımın tek tarafı ağrıyordu ve agri gözüme vurduğu için gözümde ağrıyor ve sürekli yaş akıyordu, yaşarmaktan küçülüp şişmişti tek gözüm.

Umarım bu tarz bir rahatsizlik değil daha basit ve cabuk gececek bir şeydir. O zamanlar bu tani zor koyulmuştu, şimdi tıp daha ilerledi tabii. Sadece aklınızda böyle bir rahatsızlığın olduğu bilgiside kalsın.

Acil şifalar.
+2
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.06.26)
(8)

İlaçlı mr ve su tüketimi

egerbiryolcu
Ailemden bir hastamız için daha önce iki üç defa normal mr çekildi. Her defasinda mesane boş gözüktü ve değerlendirilmedi. Hastamız yaşlı ve mesela belli bir noktaya kadar tuvaletini tutturabiliyor belli ölçüde su ictirebiliyoruz. Hatta birinde baya sıkışıktı yine de boş gözüktü. (Mesane tümörü için
Ailemden bir hastamız için daha önce iki üç defa normal mr çekildi. Her defasinda mesane boş gözüktü ve değerlendirilmedi. Hastamız yaşlı ve mesela belli bir noktaya kadar tuvaletini tutturabiliyor belli ölçüde su ictirebiliyoruz. Hatta birinde baya sıkışıktı yine de boş gözüktü. (Mesane tümörü için bakılıyor)

Şimdi ise ilaçlı mr yapılacakmış. Doktor aç karnına gelsin demiş ama su içsin sıkışık olsun diye bir şey belirtmemis. Yapay zekalara sorduğumda bu mr türünde de mesanenin dolulugunun önemli olduğunu belirttiler. Yani yine su tuketimi ve idrar olmalı mı. İlaçlı olduğu için mesane bos da olsa tespit edilmesi sanırım daha kolaymış ama emin olamadik biz şimdi hastamıza doktora götürmeden önce bol su icirelim mi tuvaletini tutturalim mi? Daha öncekilerden sonuç alamadığımız için özellikle daha bol su icirmeye mi çalışalım. Yaşlı olduğu için artık kadını yollarda surundurmek istemiyoruz bir türlü tespit edilemedi canımızı sıkıyor bu durum....



Eksiledin ve müthiş havalı oldun Allah'ın ilgi manyağı.
0
egerbiryolcu
(01.06.26)
Önceden su içirmeye gerek yok. Sadece aç olsun. İlaçlı su orada verilecek.
Hem MR'ın yoğunluğu belli olmaz ve hasta sıkışıp rahatsız olur, hem de önceden içilen ve mesaneyi dolduran su ilaç yoğunluğunu düşürebilir.
+1
pro9it9is9
(02.06.26)
Sorunuzun cevabı değil ama.. Emar ilaçlı olduğundan, kontrast madde böbreklerine zarar vermeden hızlıca vücuttan atılması için, işlem sonrasında da bol su içip bol idrara çıkmalı. Belirtmiş olayım. Geçmiş olsun
+2
yadigar
(02.06.26)
kontrast maddeli (ilaçlı) mr inanılmaz detaylı bir görüntüleme. yumuşak dokuda ne var ne yok cam gibi gösteriyor. su içmesi gerekiyorsa bile suyu orada verirler endişe etmeyin hiç. (su içirmeyebilirler de bu arada)

(mesaneyi bilmiyorum ama beyin mr'ında mesela, mr'dan önce kolda damaryolu açılıyor ve mr'a bu şekilde giriyorsunuz. başta kontrast madde olmadan çekiyorlar, sonra mr'ın ortasında gelip damar yolundan kontrast maddeyi verip öyle devam ediyorlar. suda da benzer bir durum olabilir, yani bir şey demedilerse kafanıza göre aksiyon almayın.)

*bir dipnot, kontrast madde vücuttan böbreklerle atılan yoğun bir ilaç. her kontrastlı mr'da 15 gün içinde yapılmış kreatinin değerinin olduğu kan tahlili istenir. hastanın eğer kreatinin değeri uygun değilse mr kontrast madde ile çekilmeyebilir. kontrast madde ile mr çekilmişse de 2-3 gün normalden daha fazla su içmeli kontrast maddeyi atabilmek için.
+2
makbur
(02.06.26)
Herkese çok teşekkür ederim gerçekten içim rahatladı🙏
O zaman sonrasında bol su tukettirmemiz daha doğru olacak.
Kreatin için evet kan tahlili yapmıştık ben sonucu hatırlamıyorum ama bir sorun yoktu sanırım ki doktor da olumsuz bir şey demedi bu konuda.
0
🌸egerbiryolcu
(02.06.26)
ben batın ve karaciğer çektireceğim hafta sonuna doğru. çekim formuna 6 saat aç gelinmeli yazmışlar ama su konusunda bişey yazılmamıştı. randevum akşam üzeri olduğundan ve bu havada susuz kalmak zorlayacağından dün ilaç yazdırmak için gittiğimde sordum; içmesen iyi olur, çekimi etkilemesin dediler. sizin çekim farklı olduğundan sormanız faydalı olurdu; devlet hastanesinde randevu çok ileri tarihlere veriliyor zaten, riske atmamak lazım.
0
lil siztah
(02.06.26)
İlaçlı mr doktor çekmek istemedi. Özellikle kesin çekilecek mi diye sordurmustuk. Kreatin idrar tahlili vs almislardi. Şimdi gidince böbrekleri iflas edebilir vs seklinde konuşup en risksiz şekilde tespit etmeliyize getirip konuyu tekrar ultrason idrar tahlili vs istedi. Bu süreç gerçekten yıprattı bizi belki on defa idrar kan, üç defa ultrason çekildik zaten:/ (eğitim ve araştırma hastanesi) anneannem de strese girdi ve eve dönmüş bulunduk.
+2
🌸egerbiryolcu
(02.06.26)
Ne saçma bir sistem var ya. Kreatinin değeri uygun çıkmamışsa aslında sizi arayıp söylemeleri gerekirdi. Hadi normal hastayı arama etme de 65 yaş üstüne, hele ki takipli ağır hastalara özel ihtimam gösterilmesi gerekir..

Çok üzüldüm, tekrar geçmiş olsun.
0
makbur
(03.06.26)
@makbur
Aslında değerlerinde bir sorun yok diye biliyorum doktor ya da hastane politikasindaki bir sebep mi bilmiyorum sırf çok yaşlı diye sürekli bizi tahlilden tahlile suruklediler her gittiğimizde. Ultrason çekin dedi mesela ve belki bugün çekmezler diyolar. Daha önce zaten üç defa falan çekildi de sonuç alınamadı diyoruz. Kan tahlili idrar tahlili hep normal sorunsuz çıkıyor yakın zamanda da istemistiniz yaptık diyoruz. Dalga geçer gibi tekrar tekrar aynı şeyler ya isyan edip hiçbirini yaptırmadan döndük eve. Bu kadının geldiği mesafe 40-50 km bir yol. Madem yaşının zorlugunun farkındasınız sanki iki adım yolmuş gibi bu kadın durmadan nasil hastaneye gelsin. Ve gecesinde de anneannem yataktan dustu ve biz bugün göz kapağı ameliyatından çıktık başka bir hastaneden.

Sorumluluları Allah'a havale ediyorum. Stresten oldu çünkü... Hatta bakın bu olaydan önce zaten gelişmelerden bahsederken anneannem strese girdi demişim. O gece başımıza neler geldi..
0
🌸egerbiryolcu
(04.06.26)
(5)

Ferritin düşüklüğü

jonas
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gere
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.

İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gerektiği belirtiliyor. Bir diğer seçenek olarak da ilacın emilim başarısını görmek için ilacı kesmeden de test yapılabildiği belirtiliyor.

Bugün bu konuyu laboratuvarlara telefon açarak sordum, doktorunuza danışın dediler. Doktorun sekreterine ulaştım, o da biz sizi ararız dedi ama aramadı. Bu yüzden kafam karışık şu an.

Aramızda ferritin düşüklüğü sebebiyle demir ilacı tedavisi görmüş olanlar var mıdır acaba? Varsa siz test öncesi ilaç kullanımı işini nasıl yapmıştınız?
0
jonas
(01.06.26)
Ben görüyorum uzun senelerdir. Hiç ilacı kesip gitmedim. Kendi doktoruna görünmesen bile kullandığın ilaçları soruyorlar, değerlendirme de ona göre yapılıyor.
0
truf
(01.06.26)
Sadece ferritin ölçülecekse ilacı kesmeye gerek yok.
Serum demiri de bakılacaksa 24 saat önce kesilmesi öneriliyor.
0
pro9it9is9
(01.06.26)
ferritin düşükse demir almak bazen arttırmıyor.
doktorların neredeyse hepsi bunu reddeder ama demir eksikliği için çinko almak demirin işlenmesi prosesine etki ediyor ve demir yükseliyor.

denedim... ilaçla yükselmedi, takviyeyle yükselmedi.
2 şey yaptım
1. çinko bakır takviyesi (demir takviyesi ile birlikte alamazsınız, arasında 2 saat olması lazım) 60 kapsülü tamamladıktan sonra 15 gün ara verip sadece çinko devam ettim, onu da 60 gün kullandıktan sonra 15 gün ara verip tekrar çinko bakır'a döndüm ve bu döngüyü her 60 günde bir tekrarladım.
süreç çinko+bakır- 15 gün ara - çinko - 15 gün ara - çinko bakır

2. 60 gün çinko bakırdan sonra demir takviyeleriyle boş vakit harcamadım. demir balık aldım. sipariş üzerine saf demirle hazırlanır ve yemek pişirirken içine atarsınız. ilaçlar hem gereksiz kimyasal yük, hem ekonomik değil hem işlevselliği zayıf.
www.dokumcubaba.com
reklam vs... değildir. google'da demir balık yazarsanız ilk bu çıkıyor zaten.
bunu yemek pişirirken kullandığınız zaman demir eksikliğiniz sona erer. ben çorbalarda kullandım ve içerken bol limonlu kullandım. demir takviyesini kesinlikle c vitamini ile birlikte alın. c vitamini ile birlikte alırsanız demirin emilimi hızlanır, c vitamini olmazsa demirin bir çoğunu dışkılar ve atarsınız...

geçmiş olsun.
-1
hiphopotam
(01.06.26)
ferritin düşüklüğü bazen vücudun "demir bağlama kapasitesi" ile de alakalı olabiliyor. doktorunuza muhakkak sorun.
0
makbur
(02.06.26)
@makbur Demir bağlama kapasitesi ve demir seruma da bakılmıştı zaten, onlar normal değerlerde çıkmıştı. Bir tek ferritin düşüktü.
0
🌸jonas
(02.06.26)
(5)

Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

mertumursamaz
Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz? Gün içindeki zorluklarla mücadele edebilmek pes etmemek motive olabilmek için kendi öforinizi nasıl yaratıyorsunuz? Öforibir kişinin yoğun esenlik, sevinç, mutluluk ve heyecan duyguları yaşadığı zihinsel ve duygusal durumhttps://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96foriMüzikle
Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

Gün içindeki zorluklarla mücadele edebilmek pes etmemek motive olabilmek için kendi öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

Öfori
bir kişinin yoğun esenlik, sevinç, mutluluk ve heyecan duyguları yaşadığı zihinsel ve duygusal durum
tr.wikipedia.org

Müzikle yaratıyorum ben zor işler yaparken sürekli sevdiğim şarkıları dinliyorum

kendi öforinizi sizler

Türler

Egzersize bağlı
Müzik kaynaklı
Seks kaynaklı
İlaca bağlı
Sanrılar
Uyarıcılar
Depresanlar
Opioidler
Cannabinoidergics
İnhalanlar
Glukokortikoidler
Oruç tutmanın neden olduğu
Mania
Epilepsi
Migren
Multipl skleroz
Cinsiyet coşkusu

Hangisiyle yaratıyorsunuz?
0
mertumursamaz
(31.05.26)
Doğada yürüyerek. Mümkünse yeşil içinde. Yalnız migrenle nasıl öfori yaratılır ya? Öforinin tam tersi bir hisse sebep olmuyor mu?
0
Amaranta ursula
(31.05.26)
Epilepsi, migren ve MS?
0
pro9it9is9
(31.05.26)
ağırlık kaldırma (fitness antrenmanı değil)

ağırlık kaldırmazsam modum düşüyor, içkiyle teselli buluyorum. sırf bu yüzden spor salonuna gidemediğim zamanların telafisi için evimin bir odasını gyme çevirdim.
0
yurtsuz john
(31.05.26)
Bunun tek bir yolu yok benim için.

Sevdiklerime sarılıp öperek, fiziksel ya da sözlü iletişim ile (Kedi, Köpek, At, Kuş vb. dahil)
Müzikle,
Doğa yürüyüşleriyle,
Bir şeyler tamir ederek (elektronik, mekanik, tesisat, kırtasiye, mobilya, inşaat, yazılım aklınıza ne gelirse)
Oyun ve bulmacalar ile (özellikle birebir rekabetin olmadığı olsa bile size yakın insanlarla olmayan yani kazandığında sevdiğiniz birinin suratının düşmediği takım oyunları ya da bireysel dijital ya da fiziksel oyunlar)
Bir konu hakkında derin okuma ve derin düşünme ile (bir nevi trans hali ama meditasyon değil)
Mevsiminde taze sebze ve meyveler yiyerek, bunun yanında özenle hazırlanmış güzel yemekler.
Soğuk denizde yüzerek,
Birine yardımcı olarak (tanıdığım ya da tanımadığım birine yardım etmek bende inanılmaz bir öfori yaratıyor. bu yardımların maddiyatla hiç alakası yok.)
Fikir ve tartışma ortamları
Bildiğin bir şeyi birine öğretmek ya da bilmediğin bir şeyi öğrenmek.
Detay temizlik (bir şeyleri detaylı bir şekilde temizlemek ve yenilenmesini görmek, temizlik hastalığı gibi değil ama daha çok renövasyon bahsettiğim)
Araç kullanmak, ne olduğunun çok önemli yok araba, bisiklet, motorsiklet, uçak, kayık, kano, atv, ekskavatör vb.
Arada sırada, alkol
+1
Jazz
(31.05.26)
ibadet şükür paylaşım
+1
mantık
(31.05.26)
(23)

Başkalarına normal gelen ama sizin katlanamadığınız şeyler?

ekimoloji
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
0
ekimoloji
(30.05.26)
El ile ağız kapatılıyorsa kürdan problem değil benim için.
Ama şu var:
eksisozluk.com
0
bumbum
(30.05.26)
Evet. İğrenç bir şey.

El öpmek. Tuvaletten çıkınca elini yıkamamış birinin elini öpüyorsun belki.
Koronavirüs varken ne güzel el sıkma bitmişti.

Sünnet de bana ters gelmeye başladı. 18 yaş altı olan birinin vücuduna geri döndürülemez bir zarar veriliyor.

Nişan alışverişi denen garip şey. Evlenmeden önce kadının X gram altın istemesi.

Düşünsem çok bulurum.
-4
arbre
(30.05.26)
Geçen gün metrobüs sırası bekliyordum. Geldi bi tane önde barikat gibi duran birkaç kişi yüzünden binemedim ama heralde yolları uzun bomboş gelene binecekler diye düşündüm. Ardından gerçekten bomboş metrobüs geldi ben de önümdeki herkes binecek nasılsa diye önümdekilerin binmesini bekledim. Baktım sağdan soldan herkes bindi önümdeki duvar gibi duran kişiler yine binmedi ve ben zar zor onları aşıp binebildim anca. Ama asla sağa sola da ayrılıp yol vermiyolar. O kadar sinir oldum anlatamam. Sonra binerken soylendim kendi kendime kimse tepkili gözükmüyordu. Bu durum çok yaşanıyor yani metrobüse binmeyeceksen neden yolu kapatıp en önde duruyorsun veya yol vermiyorsun.

Bir de kaldirimda duran hareket etmeyen insanlara da tahammül edemiyorum. İstanbul kalabaliginda zaten yürünecek alan çok az bir de insanlar duruyor. Bir de onları aşmaya çalışıyoruz yolumuza gidebilmek için.
+2
egerbiryolcu
(30.05.26)
koltuklara ayaklarını toplayıp tüneyerek oturan insanlar. ev ortamında sıkıntı yok ama ayakkabılarla oturduğumuz yerin temas etmesine hep tilt olmuşumdur.
+3
suicmeyenadam
(30.05.26)
Kürdan komple zarar aslında, ama beni rahatsız etmez.

Fazla işlevselcilik beni çok rahatsız ediyor ama ya.
Hiç sürahi yokmuş gibi yoğurt kabında ayran yapmak olsun, düzgün çöp kutusu yokmuş gibi beş litrelik su şişesinden çöp yapmak olsun, düzgün sabitleyiciler varken masanın bacağının altına koyulan kağıt karton falan olsun, deli oluyorum içten içe.

Bunları yapan insanların da çok hoşuna gidiyor, pratik zeka falan deniyor. Ana fikri anlıyorum ama her fırsatta "pratik zekaya" sarılmak da gereksiz bence ya. Günü kurtarmak için yapılır bunlar ama, genelde öyle olmuyor birçok insan için.

Yukarda da denmiş, kaldırımın ortasında duran veya orta yerden ağır ağır yürüyen, karşıdan karşıya geçerken sanki kır yürüyüşü yapıyormuş da hiçbir anını kaçırmaması gerekiyormuş gibi ağır ağır geçen insanlar içime sıkıntı bastırıyor cidden.
+2
akhenaten
(30.05.26)
Kapali alanlarin olur olmaz mevsimlerde gereksiz sicak yapilmasi. Mesela Mayis ayi disarisi 18 derece ve kalabalik bir kapali mekanda isitma acik. Havasiz hamam gibi igrenc bir ortam, ayni sey kisin da gecerli, zaten iyi giyinilmis oluyor, her yeri hamam gibi yapiyorlar.
+2
mbond
(30.05.26)
avuç içine hapşırılması. sonra da ellerini yıkamıyorlar. sonra o ellerle bir şeylere dokunuyorlar.

buna katlanamıyorum.

o an peçete yoksa dirseğin iç kısmına hapşırılmalı.

ayrıca wc sonrası elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.

ayrıca sifona bastıktan sonra elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.
+3
art cat chocolate
(30.05.26)
misafirliğe gittiğinizi düşünün. karşınızdaki kişinin çorapsız ayakkabı , terlik giymesi beni çok rahatsız eder. çok ciddiyetsiz bişey.
+1
omer460
(30.05.26)
herkesin telefonundan surekli degisik sesler cikmasi. tiktok izliyorlar sanirim, bir sesten baska bir sese gecis yapiliyor surekli. bunu icat eden gun yuzu gormesin ya. ucakta beklerken bile aciyorlar bunu gina geldi artik.

bu arada mbond +1, her yer cok sicak.
+7
arakaali
(30.05.26)
Elle ağzını kapatarak kürdan kullananlar bana daha çok hanzo geliyor.
-1
dapda
(31.05.26)
Bu insan bunu nasıl yapabilir, sorusu hayatını en çekilmez kılan şeydir ve hiç bir şeyi çözmez. Söylemen gereken cümle, "Bu insan da böyle görmüş, yetişmiş böyle cahil kalmış, yazık" der, geçersin. O zaman hayat daha kolay olacak. Başka yolu yok, böyle insanlar ve hatta çok daha kötüleri hep olacak.
+2
mehmetakar
(31.05.26)
Yukarıdakilerin neredeyse hepsi artı taharet. Ne elinden bir şey yerim, biliyorsam karşıdakinin bunu yaptığını ne el sıkışırım, ne havlumu tutarım yanında.
Aklım hayalim almıyor şunun halen yapılabiliyor olmasını.
+2
asue
(31.05.26)
Toplu ortamda telefondan sesli bişeyler izlenmesi, öZellikle reels vs, sürekli anlamsız değişen sesler
+2
mavibalık
(31.05.26)
araba kornası
+2
yurtsuz john
(31.05.26)
+sonsuz listelesem kesinlikle başı çeker. Olayın varlığını düşünmek bile mide bulandırıcı.
-1
🌸ekimoloji
(31.05.26)
Bir Fransız lisesinde, müdür yardımcısı bizle konuşurken serçe parmağıyla yemek artıklarını çıkarıyordu.
Bu anekdottan sonra, soruya gelirsem:
- Fiziksel şakalar, izinsiz dokunma (kişisel alana saldırı)
- Korna
- Randevuya ve tüm diğer saatli işlere uymama
- Sıra olan yerde öne geçme
- Yoğun trafikte sersem tavuk gibi kendini arabaların altına atıp, karşıya geçemeyen arkadaşına sırıtanlar
+3
pro9it9is9
(31.05.26)
online bağış yapanlar.
sadaka olur, bağış olur, yardım olur. hepsi gözümde böcekten farksız. bunların içinde yüksek oranda beyaz yakalılar da var.
-5
plastic_angel
(31.05.26)
ufacık bir yardıma bile engel olurlar
0
mantık
(31.05.26)
Taharet derken elle alınması mı rahatsız ediyor? B.klu mu gezilmeli? Ben tuvalet ıslak mendili kullanıyorum.

Neden kimse el yüz yıkanan yere ayağı sokup abdest almak dememiş? İlginç
-4
Kahvedesu
(31.05.26)
Nedense sadece kadınlarda gördüğüm göz çapaklarını parmak ucuyla silip bir de uzun uzun inceleme hareketi var. Midemi bulandırıyor.
0
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 soruya cevap vermek yerine neden özgeçmişini, kendinle ilgili cool olduğunu düşündüğün şeyleri yazmayı tercih ettin merak ettim.

İyi bildiğin uzmanı olduğun bir konuda yetkin olmayan birinden eğitim almak başkalarına normal geliyor da bir tek sende mi kaşıntı yapıyor bu? Duyurudaki soruya uygun bir cevap bile değil bu. Hiç gereği yokken özgeçmişini okuduk.
+5
beyfendi
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 kvkk'ya göre rızan dışında veri işleme suç sayılacağı için tabii ki oturup her soruya verdiği cevabı ai modele verip kişilik analizini yapmasını istemedim ama yapsaydım eğer eminim zank diye sosyoekonomik narsisizm ve statü takıntısı, sınıf kibri, değerini finansal güç üzerinden tanımlama, hiyerarşik küçümseme ve kibir, düşük empati gibi insanın kendine yakıştırmayacağı sonuçlar çıkarırdı.

sana kişisel olarak saldırmıyorum. seni tanımıyorum. konu sen değilsin ama konu sen olmak istiyorsun.
+5
beyfendi
(31.05.26)
parfüm kullanmak
0
sadegazoz
(11.06.26)
(22)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(5)

Kahve rengi

dolantindr
Merhaba. İyi bayramlar. https://ibb.co/zzTgbFKGörseldeki Türk kahvesi rengi normal mi? Yani tadı gayet güzel de, rengi bana açık geldi. Çitlekçi'den almıştım. Kahve dünyası falan içiyordum, o bu renk değildi sanki.
Merhaba. İyi bayramlar.

ibb.co

Görseldeki Türk kahvesi rengi normal mi? Yani tadı gayet güzel de, rengi bana açık geldi. Çitlekçi'den almıştım. Kahve dünyası falan içiyordum, o bu renk değildi sanki.
0
dolantindr
(28.05.26)
Nohutlu gibi
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
daha koyu olur normalde.
+1
summerjam0306
(28.05.26)
Evet normal nispeten az kavrulmuş. Kötü kahve çekirdeğinin kusurlarını örtmek için çok kavururlar, meşhur markanın damak tadımıza attığı en büyük kazık budur, o kahvenin aromasız sadece acılık bırakan yanık tadı artık standardımız oldu
+4
grimavi
(28.05.26)
Az kavrulmuş kahve bu. Kavurma süresi uzadıkça koyulaşır.
0
Mirket
(28.05.26)
Normal renk. Az kavrulmuş.
Efendili kahveleri çok acı olduğu için ben de içemiyorum.
Ne yazık ki, artık insanlar yanık olmayan kahveleri beğenmiyorlar.
0
pro9it9is9
(28.05.26)
(17)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(3)

Babaannem icin yetiskin hasta bezi tavsiyesi

nefertarii
Babaannem yatalak oldu ve ozellikle bacaklari cok zayif ve kullanilan hasta bezleri inanilmaz sizdirma yapiyormus. Iyi bir marka onerisi olan var mi?
Babaannem yatalak oldu ve ozellikle bacaklari cok zayif ve kullanilan hasta bezleri inanilmaz sizdirma yapiyormus. Iyi bir marka onerisi olan var mi?
+1
nefertarii
(29.04.26)
Annem için birçok markayı denedikten sonra, kalınlık ve emicilik bakımından Medcare maxi 8 damla emici külotta karar kıldık.
Bizde özellikle gece idrar çıkışı artıyor. Bu yüzden üst üste iki külot giydiriyoruz geceleri. Hatta külot içine emici olsun diye ped de koyuyoruz.
Tek bir muhteşem bez önerisi olmadı ne yazık ki ama çözümü böyle bulduk.
+1
pro9it9is9
(29.04.26)
Medcare +1
Medikallerden alıyorduk biz. Diğerlerine göre pahalıdır ama en iyi marka bu.
0
asue
(30.04.26)
devlet yatalak hastalara bez yardımı yapıyor eğer rapor çıkartırsanız, 4-5 sene önce rapor çıkarmışlardı.. çok ufak bir para olsada hiç yoktan iyidir. malesef ne raporu olduğunda bilgim yok, aynı zamanda eve deoktorda geliyor yatalak hastaya aile hekimleri ile görüşün yardımcı olurlar.
0
eja
(30.04.26)
(9)

Muadil ilaç

egerbiryolcu
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Me
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Merak ettiğim bu muadil ilaçlarda hassas (riskli bir hastalık, çok yaşlı olması vb durumlar) hastalar için sıkıntı olabilecek bir durum olabilir mi?
0
egerbiryolcu
(04.04.26)
Sorduğumda hep "birebir aynısı" dediler, içeriğinde farklı bi şey varsa sormadan söylemeleri lazım aslında
0
mezzosprite
(04.04.26)
Söylemeleri gerekir, tamamen aynı olmayabiliyorlar. Üniversite 1deyken bir ara glucophage kullanmıştım, bir süre sonra muadil olarak glifor vermeye başladı eczane. Bu arada gerçekten muadil olarak gözüküyor üstteki linkte ancak glifor benim sindirim sistemimi mahvetti. glucophageda yaşamadığım diareyi gliforla her gün yaşadım ve bünyem alışamadı. Sonra bıraktım ben de.
+2
eileengray
(04.04.26)
etken maddesinin ayni olmasi demek yan maddelerinin ayni oldugu anlamina gelmiyor. muadil ilac kullanmistim bir defasinda, basdönmesinden hastanelik olmustum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Evet, muadil ilaç hasta için sıkıntılar yaratabiliyor.
Epilepsi hastaları mesela, SSK'nın kendi ürettiği ilaçlara geçince nöbet geçiriyorlardı. İki yıl nöbetleri kontrol altına almışsın, belki doz azalacak ya da kesilecek. Pat, başa dönmüşsün.
O da magnezyum bu da magnezyum diye eczane bir ilaç verdi. Sindirim sistemim mahvoldu. Karşılaştırdım içeriklerini. Diğerlerinin hiçbirinde olmayan sodyum siklamat var. Görünüşte "muadil".
Birer ticarethane olan eczaneler, belli firmalarla anlaşıp muadil ilaç veriyorlardı. Israr ederseniz orijinalini veriyorlardı.
Ama artık o dönemi de geçtik. Özellikle ucuz olan ilaçlar piyasadan çekiliyor. Hayati ilaçlar olsa bile. O yüzden, aman bulunsun da muadili olsun diye razı oluyoruz.
+1
pro9it9is9
(04.04.26)
Ekşide bu konular çok tartışıldı. 3-4 farklı başlığı var. Eczacılar değişik sebepler sunuyor ama bilemiyorum. Mesela: eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(04.04.26)
Bi keresinde diş iltihabı nedeniyle antibiyotik yazıyordu doktor, emzirmeye uygun mu dedim, uygun olanını yazayım ama eczane verir mi bilmem dedi. Nasıl yani dedim, muadil verebilirler dedi. Yani içeriği farklı mı dedim, yok aynı ama sadece birinin prospektüsünde emzirmeye uygun olduğu yazıyor dedi 🤷‍♀️ böyle de değişik boyutları olan bi konu demek ki
+1
mezzosprite
(04.04.26)
benim kullandığım ilaçta bir fark olmadı muadil kullandım diye
boşuna yıllarca katkı payı ödemişim esas ilaca
0
mantık
(04.04.26)
Söylemeleri gerek, artık reçete bile yok, içeriğini görebildiğin bir yer elbet vardır ama barkodla yolluyor eczaneye ilacı alıp çıkıyorsun, doktor ne yazdı, acaba eczaneden o ilaç mı verildi bunları da takip etmek mi gerekiyor.
Bizim eczacımız yıllardır sabit güvendiğimiz biri diye fazla kurcalamıyorum muadil vermesi gerektiğinde söylüyor ve kullanıyoruz şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadık ama insanlar bunları nasıl takip ediyor ya çok zor.
0
mutekebbir
(04.04.26)
@mutekkebir
Aynen öyle bir de takibiyle uğraşmak gerekiyor. E nabız üzerinden hangi ilaçların reçete edildiğine bakıyoruz bir de yine yanlış hatırlamıyorsam SMS ile ilaç isimleri de belirtiliyordu bu da mı kaldırıldı acaba. Ve evet sanırım eczaneye özellikle aynı ilaç mi var yoksa muadil mi gondereceksiniz diye bunu da sormak gerekiyor artık.
0
🌸egerbiryolcu
(04.04.26)
(2)

Makale Aranıyor

pro9it9is9
Bulundu.https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/14740338.2025.2467813?scroll=top&needAccess=true"treating psychosis in people with parkinson’s disease"leora l. borek, joseph h. friedmanexpert opinion on drug safety. 24:513-518, 2025doı: 10.1080/14740338.2025.2467813ulaşabilen olursa...çok teşek
Bulundu.

www.tandfonline.com?
scroll=top&needAccess=true

"treating psychosis in people with parkinson’s disease"
leora l. borek, joseph h. friedman
expert opinion on drug safety. 24:513-518, 2025
doı: 10.1080/14740338.2025.2467813

ulaşabilen olursa...
çok teşekkür ederim.
[email protected]
0
pro9it9is9
(24.03.26)
Yolladım, göremezseniz spam’e bakın.
+1
eileengray
(24.03.26)
Çok teşekkür ederim.
+1
🌸pro9it9is9
(24.03.26)
(4)

Diş tabiblerine basit soru - diş macunu

jean baptiste grenouille
Merhabalar, mordor’da yaşıyorum. Signal White Now dişlerimi parlak yapıyor ama acaba diyorum minesini ve durumunu koruyor mu bilmiyorum. Sensodyne kullandım dişlerim sarardı. Anlamadım. Siz ne tavsiye ediyorsunuz?
Merhabalar, mordor’da yaşıyorum. Signal White Now dişlerimi parlak yapıyor ama acaba diyorum minesini ve durumunu koruyor mu bilmiyorum. Sensodyne kullandım dişlerim sarardı. Anlamadım. Siz ne tavsiye ediyorsunuz?
+1
jean baptiste grenouille
(22.03.26)
Benim diş hekiminin bu soruya verdiği cevap şöyleydi:

Günde iki defa, en az ikişer dakika ve mutlaka doğru şekilde dişlerinizi fırçalayın.
Macun kullanmasanız da olur.
Kullanıyorsanız, bezelye tanesi büyüklüğünde olsun.
+1
Mirket
(22.03.26)
Diş hekimliği fakültesi 1. ders - piyasada bulunan 2-3 diş macunu hariç over-the-counter diş macunlarının tamamı aynı.
0
huladancer
(22.03.26)
Bu konu çok muallak ağa
Günde 30 kez dış fircalayip dişi çürüyen var bir de ömrü boyunca ağzını calkalamaktan aciz ama dişleri sapasağlam bembeyaz olanlar var. İkincisi sana abartı gelmesin çünkü kendisi kuzenim. Kola içmeyi, sodayi ağzıyla açmayı da çok sever. Yani sen istediğin kadar fircala konu başka
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Ek bilgi olarak, diş hekimimin bana söylediği, beyazlatıcı macunların koladan bile daha fazla dişlere zararlı olduğuydu.
+1
pro9it9is9
(22.03.26)
(13)

bebek sonrası yaşam

kondansator
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator
(13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.

artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:

www.youtube.com

Belki böyle bir yöntem deneyebilirsiniz?
+1
peki madem
(13.03.26)
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün.
İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor.
Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.

Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:)
Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor.
Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz.
Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz.
Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.

Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.

Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.

Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
0
elorelia
(13.03.26)
Mutlu anne-baba mutlu bebek. Kendinize zaman yaratmaya çalışın yoksa stresten birbirinize sararsınız.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın.
Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.

bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
0
darthvader
(14.03.26)
(9)

Kendime vakit ayiramıyorum

egerbiryolcu
Ne yapacağım ben?Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abi
Ne yapacağım ben?

Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abim benim gibi her işe koşturan biri değil. Bencil ve aileden kopuk biri. Annem de ev hanımı evle daha iyi ilgileniyor. Onun dışında yaşlı bakıyoruz. Çok seviyorum ama hep odada onun yanında olmak durumundayım. Bir sürü hayal ettiğim proje vardı hiçbirine başlayamadim. İki aydır kendi odamı bile kullanamıyorum. Hep salonda oturup gece salonda uyuyorum. Annem de çok yoruluyo babamin vefatından sonra. Evimiz müstakil bahçesi büyük. O yüzden bahçe işleri de yoğun olabiliyor. Bu sebeplerden ben de anneme kıyamıyorum ve elimden geldiğince her şeye el atmaya çalışıyorum böyle olunca da kendimden vazgecmisim gibi oldu. Yüzümde bir sürü garip sivilceler çıktı. Gezme alışveriş etkinlik sosyallik sıfırlandı. Bunlari düşünmüyorum ama bir gün geliyor ve modum çok düşüyor sanki sadece başkaları için yaşıyorum.
+3
egerbiryolcu
(07.03.26)
Yaşlı bakımı zor ve yıpratıcı bir süreç. Abiniz çalışıyorsa, maddi durumunuz müsaitse bakıcı tutmayı düşünün. Annenizin de yükü azalır biraz.
+1
?
(07.03.26)
ben kendimi anamın isteklerine göre şekillendirsem, eşimi boşayıp çocuğumla ilgilenmemem gerek. o evi terket kendi evine çık. ana baba evinde iş bitmez, illaki sana yaptırcak iş bulurlar.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Herşey değişiyor her şey geçici . Sorunlar da öyle . Evde kalmaya devam et.
Dua da almaya çalış bu Ramazan vakitlerinde.
Kur'an-ı Kerim de "zamana" yemin ediliyor . Boşuna değil
-6
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ben sebebi tam anlamadım. Ama herhalde bu kendinize ayırmak istediğiniz vakti evin dışında geçirmeniz gerekecek. Öyle yapın.

Bahçe işleri aksasın, eksik olsun. Onlara bulaşmayın.
Bazı bahçe işleri aslında sadece annenizin oyalanmasını, hareket etmesini, şikayet edecek bir konusu olmasını sağlamak içindir. Bunlar da öyleyse kadını bunlardan mahrum etmeyin.
+1
michael_knight
(07.03.26)
@michael_knight
Sebep yani şu. Hastane, refakat, yaşlı bakımı, ev işleri çoğu bende. Yani ben baya joker biriyim evde. Ben olmasam herkes stresten kafayı yer. Ben bütün işlere el atıyorum. İster ev olsun ister bir yere gidilmeli olan işler olsun. Onun dışında odama gidip nefes alma, mesleğimle veya hobilerimle ilgili konularla ilgilenmeye zaman bulamıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Düzenli olarak bahçıvan veya temizlik için bir personel tutmayı neden düşünmediniz?
0
Hallegadola
(07.03.26)
@hallegadola maddi durumumuz pek elverişli değildi. Ama iki ay sonra benim de maaşım olacak. Bu süreçte belki gerektiğinde personel tutmaya destek olabilirim veya robot süpürge gibi ev için konforunu artıracak ürünler almayı deneyebilirim. Bahçedeki otlarin bicilmesi için arada cagriyorduk o kadar. Budama işleri için de tutulabilir.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Yazdıklarınızda kendimi gördüm, bencil abi ve bahçeli ev dahil.
Bizde de öz oğul ve üvey kız var. Ailelerde hep bir kurban bulunur, bekar ya da dul olan, özellikle de kızlar.
Altı aydır devletin verdiği refakat izniyle evde hasta bakıyordum, her tür bakımıyla. Yıl değişince izin uzayabiliyormuş ancak sözünü etmedim bile ve işe döndüm. Şimdi güvendiğimiz birisi bakıcılık yapıyor.
Siz de mümkünse bir an önce işe başlayın.
Şu altı ay içinde işimin değerini anladım. İki üç insan görünce bile insanın mizacı değişiyor. Dışarıda geçirdiğiniz zamanı uzatırsınız kendiniz için.
Annenizin eli ayağı tutuyorsa büyük nimet.
Diğer işlere de arada yardımcı gelir.
+2
pro9it9is9
(07.03.26)
Yaşlı ve hasta bakımı zor be insanı yıpratır hele biraz vicdan sahibi iseniz .
Maddi durumu bilmiyorum ama kendinize illakş vakit ayırabilirsiniz .
Bazen yapabilecek bir şey yoksa kabullenmek en iyisi sonrası zaman .
Çoğu insan İçin müstakil ev bir nimet .
Misal çok yoğun olan biri de belki biraz boş vakti olsa bahçe işleri ile uğraşmak isteyebilir .
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Çok yoğun çok güçlü kireç sökücü

yaren
Selam gençlerElimizde aşırı kireçlenmiş ve kullanmak zorunda olunan bir klozet var. Klozetin sadece dipteki kısmı değil oturulan taşın iç çeperleri de müthiş kireçli. Kokmuş maalesef, temizlenmesi lazım. Bir tane makul gelen bir video buldum onu uygulayacağım ama sizin bildiğiniz bir müthiş kireç sö
Selam gençler

Elimizde aşırı kireçlenmiş ve kullanmak zorunda olunan bir klozet var. Klozetin sadece dipteki kısmı değil oturulan taşın iç çeperleri de müthiş kireçli. Kokmuş maalesef, temizlenmesi lazım.

Bir tane makul gelen bir video buldum onu uygulayacağım ama sizin bildiğiniz bir müthiş kireç sökücü var mı, bir yerden limon tuzu ile çıkarılır diye duydum, onun en yoğun çözeltisi nasıl hazırlanır veya daha güçlü daha uygun bir çözüm var mı?
0
yaren
(20.02.26)
Tuz ruhu döküp bekleyin.

Sakın daha iyi çıkarsın diye başka şeyle karıştırmayın, sadece tuz ruhu.
+4
kibritsuyu
(20.02.26)
Porçoz kirec ve pas çözücü. Kullanıma dikkat.
+2
ırene adler
(20.02.26)
porçözz +1
AMA!!
Kireç üstüne porçöz döktüğünüzde bir gaz çıkışı gözlemleyeceksiniz, lütfen onu asla solumayın. Bu çok önemli, rica ediyorum.
Porçözu döün, pencereyi açıp kapıyı kapayıp dışarı çıkın. 10 dk bekleyin. Sifonu çekin ve bakın durumuna. Gerekirse işlemi 1-2 defa tekrarlayın. En son tuvalet fırçasıyla ciflersiniz zaten.
+3
alice in potatoland
(20.02.26)
Porçöz klozette etkili olacak kadar durmuyor. Kıvamlı formları varsa bilmiyorum.
Zor kireç kalıntıları için, neredeyse bir kutu Selsil Pak'ı eldivenle klozet taşının her yerine sürdüm. Daha fazla da olabilir tabi.
Bir iki gün bekletip fırçalandığında etkili oldu.
Dip kısım için ise tuz ruhu olabilir.
+2
pro9it9is9
(20.02.26)
(1)

Muadil ilaç

Take it away honey
Dostlar Misol 50gr kullanıyorum. Yurtdışından Türkiye'ye gelişim uzayacağı için Lustral 50mg Misol yerine kullanabilir miyim? Muadil olarak geçiyor ancak daha önce kullanmış olan varsa sormak istedim.
Dostlar Misol 50gr kullanıyorum. Yurtdışından Türkiye'ye gelişim uzayacağı için Lustral 50mg Misol yerine kullanabilir miyim? Muadil olarak geçiyor ancak daha önce kullanmış olan varsa sormak istedim.
0
Take it away honey
(18.02.26)
Lustral orijinal ilaç zaten. Bulduğum sürece bunu alıyorum. Diğerleri sonradan piyasaya sürüldü.
Yakın zamanda Türkiye'de Lustral bulmak güçleşti. İstemeyerek eşdeğer ilaç almak zorunda kaldım.
Kısacası, Lustral güvenilir, orijinal preparat.
0
pro9it9is9
(18.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(7)

karşıyaka-göztepe rekabeti

der meister
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz. yalnız altını çizerek belirteyim ben KESKİN ayrımlardan bahsediyorum. mesela fenerbahçe halkın takımı, galatasaray elitist bir takım diyebilirsiniz ama gerçekte çok farklı sosyal statülerden milyonlarca taraftarı olan takımlar bunlar. ülkenin dört bir yanında, farklı kimliklerde taraftarları var.

karşıyaka-göztepe için de durum böyle mi, semt temelli "buranın ağası biziz" rekabeti mi var? yoksa daha derin boyutu var mı bu işin? ben kendi tanıdığım birkaç izmirlide (karşıyakalı, göztepeli ya da altaylı olduğunu söyleyen) çok bi şey görmedim çünkü yani dümdüz standart orta sınıf türk insanıydılar ama tabii örneklem çok küçük.
+1
der meister
(15.02.26)
Karşıyaka izmir'in en elit semti. Göztepe için varoş diyemeyiz ama aynı ayarda değiller. Karşıyaka taraftarı bir şekilde karşıyaka ile bağı olan - örneğin orada doğup büyümek gibi - kişilerden oluşuyor. Göztepe'nin taraftar profili arka plan açısından çeşitlilik gösteriyor. Mesela göztepe'de hiç yaşamamış orayla alakası olmayıp da Göztepe'yi destekleyen çok kişi var, mesela ben.
+1
michael harddd
(15.02.26)
İki semt de bence aynı elitlikte ama Karşıyakalılarda sinir bozucu bir kibir ve büyüklenme var. Kendilerine otuz beş buçukluyum derler mesela. Diğer ilçeleri küçük görürler.
Düşmanlığa kadar varan taraftarlığın nedeni Karşıyakalıların bu tavrı olabilir.
Son yıllarda İzmir'de elit bir yer kaldı mı ki ayrıca.
+2
pro9it9is9
(15.02.26)
Karşıyaka kendini İzmir üstünde ve dışında görüyor işte 35,5 mevzusu. Onun dışında Karşıyaka'nın Bostanlısı falan elit denebilir de tüm Karşıyaka öyle değil. Göztepe de benzer elitlikte yani. Aynı şekilde Altay'ın merkezi Alsancak da öyle. Bi işçi sınıfı-elit rekabeti yok iki takım arasında. Altay ittihatçıların takımı mesela kuruluşunda, Karşıyaka daha Türk-İslam endeksli kuruluyor ama günümüzde pek yok ayrım işte hepsinin taraftarı tipik İzmirlilerden oluşuyor. Semt kültürü olayı baskın. Bi de ikisi tam körfezin karşı kıyıları yani bakınca birbirini görüyorlar
+1
nundu
(15.02.26)
Bu arada esas sosyal farka dayalı derbi karşıyaka-bucaspor derbisidir. Tamamen zıt 2 semt. Ama bu iki takım uzun zamandır aynı lig'e düşmüyor. Unutuldu gitti.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Standart iki şehir takımı rekabetinden öte birinci lige çıkmaya ramak kala karşıyaka çıkmasın diye göstepenin galatasaraya maçı satması ile başlar büyük dava. takımların şehrin iki yakasında olması, klasik rakiplik falan öte düşmanlık bu işten başlar. büyür gide.
bir karşıyakalı olarak açıkça şunu söyleyebilirim ki biri bok diğeri kaka bakarsan.
anlatılacak çok şey var ama kör cahil tribünlere bunu anlatamıyorsun ne yazık ki. o yüzden böyle gelmiş böyle gider bir mevzu baktığında.
0
erty_ksk
(15.02.26)
aynı ayardalar. şehrin 2 köklü takımı. fener gs olayı biraz anadolu takımı avrupa takımı gibidir. ya da gs okumuş elit tabaka, fb tersidir. adanaspor elit zengin takımıdır, adana demirspor işççi varoş takımıdır mesela. izmirde bu şekil ters denge altay/göztepe veya altay/ksk arasında olabilir ancak.
0
ground
(16.02.26)
@erty_ksk süper ligdeki Galatasaray, Karşıyaka'nın üst lige çıkmasını nasıl engelleyebilir söyler misin?
-1
unalub
(16.02.26)
(27)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(16)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(5)

kopegin kakasını doğadan toplamak

duyurukullanıcısı
yol ok, kaldırım ok, insanların gezdiği yerler ok.tatluş doğada, çimlerde gezinirken yaptığı kakaları da alıyor musunuz?insanın girmeyeceği zaten sokak kedi ve köpeğinin gezdiği yerler.
yol ok, kaldırım ok, insanların gezdiği yerler ok.

tatluş doğada, çimlerde gezinirken yaptığı kakaları da alıyor musunuz?

insanın girmeyeceği zaten sokak kedi ve köpeğinin gezdiği yerler.
0
duyurukullanıcısı
(08.02.26)
ben alıyorum, ben nasıl oralara girdiysem başka biri de köpeğini gezdirmek için ya da başka bir sebeple girebilir. kendi ayakkabıma bulaşsa memnun olmayacağım için her durumda alıyorum.
+4
pide
(08.02.26)
doğa bir ormansa alınmaybilir.

ama park bahçeyse, çim de olsa alınmalı. çünkü senin gibi 20 kişi orda köpeğini gezdirip almasa, sen 1 hafta sonra orda köpeğini gezdiremezsin, tuvalete döner orası.
+2
tchuck
(08.02.26)
Ben doğal olan şeyleri doğada bırakmak, hatta özellikle doğaya atmak taraftarıyım.

İnsanların dolaştığı yer değil de dağ bayır orman ise kakayı almayı bırak, organik atıklarımı (meyve çekirdeği, elmanın kabuğu, koçanı vs) kendi halinde çürüyüp doğaya karışmak üzere toprağa atıyorum.

Ama kavrulmuş ayçekirdeği kabuğunu değil. Onun artık doğal tarafı kalmamış.
0
kibritsuyu
(08.02.26)
Hayır. Doğal bir yerde yaşıyorum ve birinin evinin kenarı vs değilse almıyorum ki kimse almıyor. Zaten oradan inek de at keçi her hayvan geçiyor.
-1
logisticsmanager
(08.02.26)
Park düzenlemesi yapılmış, şehir içi çimlerden toplamak gerekir.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
(7)

Arabanizi neyle yikiyosunuz?

narod
Şampuan olarak kullandiginiz bir urun var mi? Ben evde kendim yikiyorum sungerle.Mecbur kalinca da benzinlikte su kopuk yapiyorum idareten. Onlara da kostikli diyorlar. Cok icime sinmiyor orada yikamak, siz ne dusunuyorsunuz?
Şampuan olarak kullandiginiz bir urun var mi? Ben evde kendim yikiyorum sungerle.

Mecbur kalinca da benzinlikte su kopuk yapiyorum idareten. Onlara da kostikli diyorlar. Cok icime sinmiyor orada yikamak, siz ne dusunuyorsunuz?
0
narod
(29.01.26)
yıkama yerim olmadığı için 2-3 ayda bir iç dış yıkamaya veriyorum.
+1
jelly bear
(29.01.26)
hiç temizleyici kullanmadan benzinliklerdeki bozuk para atılıp su fışkırtan aletler var onlarla yıkıyoruz.

temizleyici zarar veriyor deniliyor. hiç kullanmadım.

en fazla kuş pisliği oluyor onlar da suyu fışkırtınca gidiyor.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
www.kaercher.com

buradan araç için olanlara bakabilirsin.
0
gabe h coud
(29.01.26)
Aracıma düşkün değilim pek, kolaylık olsun diye köpük işine gireyim dedim, Autoglym'in basınçlı makineyle köpük battaniyesi yapan ürününü kullanıyorum, bi ton para verdim ama çok memnun değilim, kovayla yıkama için bir başka ürünü var, onu baya methediyorlar.
0
diabolus79
(29.01.26)
bir kez aldıktan birkaç gün sonra şu ürün ve mikrofiber bezle sildim www.migros.com.tr

3 aydır başka bir temizlik yapmadım yağmur yağdıkça yıkanıyor işte :D özellikle kuş pisliği görürsem onu siliyorum o kadar

yıkayacak olanlara yine de karşıma çıkmıştı bu video, paylaşayım... bulaşık deterjanının temel problemi üstünde köpüğün kalmaması şurada kıyası var www.youtube.com bir de boyaya zarar ihtimali tabi
0
konetsu
(29.01.26)
hic yikamiyorum valla. herkes yikiyor mu arabasini? yagan yagmurla kiri pasi gidiyor.
0
antikadimag
(29.01.26)
Yıkamıyoruz.
Varoş bir mahalle ile komşu bir yerdeyiz. Gıcır gıcır arabalardan rahatsızlık duyuyorlar kendileri. Pis olması daha iyi.
+1
pro9it9is9
(29.01.26)
(12)

Davet kombini (resimli)

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/5r4eqsdSalon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için e
hizliresim.com

Salon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?
İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?
Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.

Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için elde olan en uygun bunları buldum.
+1
egerbiryolcu
(19.01.26)
İkisi de olur ama siyah daha güzel gibi bence.
0
orient blue
(19.01.26)
siyah +1
ayakkabilari degistir allahasen..
0
cooperr
(19.01.26)
@cooper
Ya evet on yıl önce giymiştim de topuklu giymeyi hiç beceremiyorum bakicam bı şeyler:/
0
🌸egerbiryolcu
(19.01.26)
siyah +1
2-5 cm'lik bir topuklu ayakkabıyla sorun yaşamazsınız. şimdiden alıp şubata kadar alıştırma yapabilirsiniz :D
+1
black holes in the sky
(19.01.26)
Siyah +1
0
kisa
(19.01.26)
Maşallah diyerek kırmızı
+1
messina123
(19.01.26)
Siyah bana daha nikah gibi bir ortama uygun göründü. Renkli, desenli falan bişey daha iyi olurdu bence. Ama devir ekonomi devri derseniz, siyah olsun.
0
lil siztah
(19.01.26)
Siyah +1
0
pro9it9is9
(19.01.26)
lise mezuniyetiyse ikisi de ok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
kırmızı diyorum
ama başka bir ayakkabı giy altına.
0
rain when i die
(19.01.26)
İkiside garip kaçmaz.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
kırmızı mevsime uygun değil çok günlük gibi duruyor. siyahın duruşunu sevmedim.
o yüzden öneriyle geldim.
www.koton.com

Geçen görmüştüm giyecek etkinliğim olsa da giysem diyordum :))
tam olarak mankenin kombin şubatta kapalı mekan akraba nişanına uygun bence.
+1
Kediyi üzdün
(20.01.26)
(4)

Yılbaşında aileyle izlemelik ne var?

ekimoloji
Tv programları sarmıyor, bu yıl canım anam misafirimiz olacak. Şöyle yılbaşı temalı veya değil eski yeni farketmez program/film öneriniz varsa müteşekkir olurum.
Tv programları sarmıyor, bu yıl canım anam misafirimiz olacak. Şöyle yılbaşı temalı veya değil eski yeni farketmez program/film öneriniz varsa müteşekkir olurum.
0
ekimoloji
(30.12.25)
Birkaç yıldır Halk TV'nin yılbaşı programını izliyoruz.
Saat 19.00'da başlıyor. Müzik ağırlıklı tabi ama diğer kanallara göre gayet düzgün bir program.
0
pro9it9is9
(30.12.25)
cem yılmaz yeni gösterisi yayınlanacak netflixte.

o ses türkiye de sarar.
0
jelly bear
(30.12.25)
360 tv de 90'lar özel yayını varmış. ona bakıcam ben
www.tv360.com.tr
0
exlibris
(30.12.25)
Halk tv’yi unutmuşum annem bu fikre bayılacak biz de sıkılırsak Cem yılmazı açarız teşekkürler :)
0
🌸ekimoloji
(31.12.25)
(6)

evde yılbaşı partinizi nasıl renkeldireceksiniz?

hunharca ben
sbkareoke-müzik -''ibo show'' - o ses türkiye3-2-1 geri sayım atmosferini evde nasıl planladınız?
sb

kareoke-müzik -''ibo show'' - o ses türkiye

3-2-1 geri sayım atmosferini evde nasıl planladınız?
0
hunharca ben
(30.12.25)
Nr1 ya da Power tv'de yılbaşı gecesi 2025'in enleri, hit müzikleri falan çalıyor. Son yıllarda o kanalları izliyorum yılbaşı gecesi.
0
Cesario
(30.12.25)
Tvde tekelleşen acunun programını izlemeyeceğim, aileyle izlenecek bir şeyler arıyorum henüz bulamadım…
0
ekimoloji
(30.12.25)
annem kabak tatlisi yapiyor. merakla bekliyoruz.
0
baldur2
(30.12.25)
Tombala ve bi çılgınlık yapıp uno da oynayabiliriz
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.12.25)
Birkaç yıldır Halk TV'nin yılbaşı programını izliyoruz.
Saat 19.00'da başlıyor. Müzik ağırlıklı tabi ama diğer kanallara göre gayet düzgün bir program.
0
pro9it9is9
(30.12.25)
Balkonda havai fişek izleyerek
0
pembediken
(30.12.25)
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.