Giriş
(7)

Şiddetli baş ağrısı kaç gün geçmezse tehlikeli olabilir

egerbiryolcu
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
Beş gündür şiddetli baş ağrım var zaman zaman hafifliyo ama son iki gündür aralıksız şiddeti de arttı. Stresli yorucu bir üç beş gunun ardından başladı normaldir dedim ama uzayınca endişelendim. Sadece sol basım ozellile üst arka bölümler. Ve bir de gözüme alnima vuruyor. Sağ tarafta hicbi şey yok.
-1
egerbiryolcu
(08.06.26)
5 gün ciddi bir süre. Doktora gözük bence.
+1
gobekliraki
(08.06.26)
Tansiyonunu ölçtünmübu süre içinde? Bende de oluyor stres, uykusuzluk sebebiyle ve az su içtiysem. Genelde başımın üst kısmı ve şakaklar ve bazen ensede oluyor ama tansiyonum normal çıkıyor. Birkaç gün dinlenmeme dikkat edince düzene giriyor.
0
truf
(08.06.26)
bence doktora gözükme zamanınız gelmiş
0
art cat chocolate
(08.06.26)
Daha önce yaşamadığınız tipte ve şiddette olduğunu sanıyorum.
Doktora başvurun, en kısa sürede.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Tansiyon aklıma gelmedi eve gidince hemen ölçeyim.
0
🌸egerbiryolcu
(08.06.26)
Tansiyona bakın tabi ancak tek taraflı ağrı tansiyona uymaz. Ama tansiyonun ciddi bir sonucu olabilir.
Bu yüzden doktora gidin.
+1
pro9it9is9
(08.06.26)
Merhaba, çok geçmiş olsun. Çok uzun yıllar önce farklı tarihlerde iki kere başıma geldi çok şükür daha sonrasında yaşamadım. Benim ağrılarım kesintisiz bir ay ve daha fazla sürmüştü. Mr'lar, tahliller vs. sonuçsuz kaldı.

Bir şekilde migrenin bir turu olan küme tipi baş ağrısı teşhisi konuldu. Bir kaç ilaç kullandım o dönemler iyi gelmişti.

Sizin bahsettiğiniz ağrı gibiydi benimkide başımın tek tarafı ağrıyordu ve agri gözüme vurduğu için gözümde ağrıyor ve sürekli yaş akıyordu, yaşarmaktan küçülüp şişmişti tek gözüm.

Umarım bu tarz bir rahatsizlik değil daha basit ve cabuk gececek bir şeydir. O zamanlar bu tani zor koyulmuştu, şimdi tıp daha ilerledi tabii. Sadece aklınızda böyle bir rahatsızlığın olduğu bilgiside kalsın.

Acil şifalar.
+2
icimdekipollyannatinerebasladi
(08.06.26)
(8)

İlaçlı mr ve su tüketimi

egerbiryolcu
Ailemden bir hastamız için daha önce iki üç defa normal mr çekildi. Her defasinda mesane boş gözüktü ve değerlendirilmedi. Hastamız yaşlı ve mesela belli bir noktaya kadar tuvaletini tutturabiliyor belli ölçüde su ictirebiliyoruz. Hatta birinde baya sıkışıktı yine de boş gözüktü. (Mesane tümörü için
Ailemden bir hastamız için daha önce iki üç defa normal mr çekildi. Her defasinda mesane boş gözüktü ve değerlendirilmedi. Hastamız yaşlı ve mesela belli bir noktaya kadar tuvaletini tutturabiliyor belli ölçüde su ictirebiliyoruz. Hatta birinde baya sıkışıktı yine de boş gözüktü. (Mesane tümörü için bakılıyor)

Şimdi ise ilaçlı mr yapılacakmış. Doktor aç karnına gelsin demiş ama su içsin sıkışık olsun diye bir şey belirtmemis. Yapay zekalara sorduğumda bu mr türünde de mesanenin dolulugunun önemli olduğunu belirttiler. Yani yine su tuketimi ve idrar olmalı mı. İlaçlı olduğu için mesane bos da olsa tespit edilmesi sanırım daha kolaymış ama emin olamadik biz şimdi hastamıza doktora götürmeden önce bol su icirelim mi tuvaletini tutturalim mi? Daha öncekilerden sonuç alamadığımız için özellikle daha bol su icirmeye mi çalışalım. Yaşlı olduğu için artık kadını yollarda surundurmek istemiyoruz bir türlü tespit edilemedi canımızı sıkıyor bu durum....



Eksiledin ve müthiş havalı oldun Allah'ın ilgi manyağı.
0
egerbiryolcu
(01.06.26)
Önceden su içirmeye gerek yok. Sadece aç olsun. İlaçlı su orada verilecek.
Hem MR'ın yoğunluğu belli olmaz ve hasta sıkışıp rahatsız olur, hem de önceden içilen ve mesaneyi dolduran su ilaç yoğunluğunu düşürebilir.
+1
pro9it9is9
(02.06.26)
Sorunuzun cevabı değil ama.. Emar ilaçlı olduğundan, kontrast madde böbreklerine zarar vermeden hızlıca vücuttan atılması için, işlem sonrasında da bol su içip bol idrara çıkmalı. Belirtmiş olayım. Geçmiş olsun
+2
yadigar
(02.06.26)
kontrast maddeli (ilaçlı) mr inanılmaz detaylı bir görüntüleme. yumuşak dokuda ne var ne yok cam gibi gösteriyor. su içmesi gerekiyorsa bile suyu orada verirler endişe etmeyin hiç. (su içirmeyebilirler de bu arada)

(mesaneyi bilmiyorum ama beyin mr'ında mesela, mr'dan önce kolda damaryolu açılıyor ve mr'a bu şekilde giriyorsunuz. başta kontrast madde olmadan çekiyorlar, sonra mr'ın ortasında gelip damar yolundan kontrast maddeyi verip öyle devam ediyorlar. suda da benzer bir durum olabilir, yani bir şey demedilerse kafanıza göre aksiyon almayın.)

*bir dipnot, kontrast madde vücuttan böbreklerle atılan yoğun bir ilaç. her kontrastlı mr'da 15 gün içinde yapılmış kreatinin değerinin olduğu kan tahlili istenir. hastanın eğer kreatinin değeri uygun değilse mr kontrast madde ile çekilmeyebilir. kontrast madde ile mr çekilmişse de 2-3 gün normalden daha fazla su içmeli kontrast maddeyi atabilmek için.
+2
makbur
(02.06.26)
Herkese çok teşekkür ederim gerçekten içim rahatladı🙏
O zaman sonrasında bol su tukettirmemiz daha doğru olacak.
Kreatin için evet kan tahlili yapmıştık ben sonucu hatırlamıyorum ama bir sorun yoktu sanırım ki doktor da olumsuz bir şey demedi bu konuda.
0
🌸egerbiryolcu
(02.06.26)
ben batın ve karaciğer çektireceğim hafta sonuna doğru. çekim formuna 6 saat aç gelinmeli yazmışlar ama su konusunda bişey yazılmamıştı. randevum akşam üzeri olduğundan ve bu havada susuz kalmak zorlayacağından dün ilaç yazdırmak için gittiğimde sordum; içmesen iyi olur, çekimi etkilemesin dediler. sizin çekim farklı olduğundan sormanız faydalı olurdu; devlet hastanesinde randevu çok ileri tarihlere veriliyor zaten, riske atmamak lazım.
0
lil siztah
(02.06.26)
İlaçlı mr doktor çekmek istemedi. Özellikle kesin çekilecek mi diye sordurmustuk. Kreatin idrar tahlili vs almislardi. Şimdi gidince böbrekleri iflas edebilir vs seklinde konuşup en risksiz şekilde tespit etmeliyize getirip konuyu tekrar ultrason idrar tahlili vs istedi. Bu süreç gerçekten yıprattı bizi belki on defa idrar kan, üç defa ultrason çekildik zaten:/ (eğitim ve araştırma hastanesi) anneannem de strese girdi ve eve dönmüş bulunduk.
+2
🌸egerbiryolcu
(02.06.26)
Ne saçma bir sistem var ya. Kreatinin değeri uygun çıkmamışsa aslında sizi arayıp söylemeleri gerekirdi. Hadi normal hastayı arama etme de 65 yaş üstüne, hele ki takipli ağır hastalara özel ihtimam gösterilmesi gerekir..

Çok üzüldüm, tekrar geçmiş olsun.
0
makbur
(03.06.26)
@makbur
Aslında değerlerinde bir sorun yok diye biliyorum doktor ya da hastane politikasindaki bir sebep mi bilmiyorum sırf çok yaşlı diye sürekli bizi tahlilden tahlile suruklediler her gittiğimizde. Ultrason çekin dedi mesela ve belki bugün çekmezler diyolar. Daha önce zaten üç defa falan çekildi de sonuç alınamadı diyoruz. Kan tahlili idrar tahlili hep normal sorunsuz çıkıyor yakın zamanda da istemistiniz yaptık diyoruz. Dalga geçer gibi tekrar tekrar aynı şeyler ya isyan edip hiçbirini yaptırmadan döndük eve. Bu kadının geldiği mesafe 40-50 km bir yol. Madem yaşının zorlugunun farkındasınız sanki iki adım yolmuş gibi bu kadın durmadan nasil hastaneye gelsin. Ve gecesinde de anneannem yataktan dustu ve biz bugün göz kapağı ameliyatından çıktık başka bir hastaneden.

Sorumluluları Allah'a havale ediyorum. Stresten oldu çünkü... Hatta bakın bu olaydan önce zaten gelişmelerden bahsederken anneannem strese girdi demişim. O gece başımıza neler geldi..
0
🌸egerbiryolcu
(04.06.26)
(5)

Ferritin düşüklüğü

jonas
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gere
Ferritin değerim 20 çıktığı için 3 aydır günde tek Feramat 100 mg kullanıyorum. Doktorum 3 ay sonra testi yenilememi istemişti, onun zamanı geldi.

İnternetteki bazı kaynaklarda yanıltıcı yüksek sonuçların önüne geçmek için demir ilacını testten birkaç gün önce (3 gün, 5 gün, 7 gün gibi) bırakmak gerektiği belirtiliyor. Bir diğer seçenek olarak da ilacın emilim başarısını görmek için ilacı kesmeden de test yapılabildiği belirtiliyor.

Bugün bu konuyu laboratuvarlara telefon açarak sordum, doktorunuza danışın dediler. Doktorun sekreterine ulaştım, o da biz sizi ararız dedi ama aramadı. Bu yüzden kafam karışık şu an.

Aramızda ferritin düşüklüğü sebebiyle demir ilacı tedavisi görmüş olanlar var mıdır acaba? Varsa siz test öncesi ilaç kullanımı işini nasıl yapmıştınız?
0
jonas
(01.06.26)
Ben görüyorum uzun senelerdir. Hiç ilacı kesip gitmedim. Kendi doktoruna görünmesen bile kullandığın ilaçları soruyorlar, değerlendirme de ona göre yapılıyor.
0
truf
(01.06.26)
Sadece ferritin ölçülecekse ilacı kesmeye gerek yok.
Serum demiri de bakılacaksa 24 saat önce kesilmesi öneriliyor.
0
pro9it9is9
(01.06.26)
ferritin düşükse demir almak bazen arttırmıyor.
doktorların neredeyse hepsi bunu reddeder ama demir eksikliği için çinko almak demirin işlenmesi prosesine etki ediyor ve demir yükseliyor.

denedim... ilaçla yükselmedi, takviyeyle yükselmedi.
2 şey yaptım
1. çinko bakır takviyesi (demir takviyesi ile birlikte alamazsınız, arasında 2 saat olması lazım) 60 kapsülü tamamladıktan sonra 15 gün ara verip sadece çinko devam ettim, onu da 60 gün kullandıktan sonra 15 gün ara verip tekrar çinko bakır'a döndüm ve bu döngüyü her 60 günde bir tekrarladım.
süreç çinko+bakır- 15 gün ara - çinko - 15 gün ara - çinko bakır

2. 60 gün çinko bakırdan sonra demir takviyeleriyle boş vakit harcamadım. demir balık aldım. sipariş üzerine saf demirle hazırlanır ve yemek pişirirken içine atarsınız. ilaçlar hem gereksiz kimyasal yük, hem ekonomik değil hem işlevselliği zayıf.
www.dokumcubaba.com
reklam vs... değildir. google'da demir balık yazarsanız ilk bu çıkıyor zaten.
bunu yemek pişirirken kullandığınız zaman demir eksikliğiniz sona erer. ben çorbalarda kullandım ve içerken bol limonlu kullandım. demir takviyesini kesinlikle c vitamini ile birlikte alın. c vitamini ile birlikte alırsanız demirin emilimi hızlanır, c vitamini olmazsa demirin bir çoğunu dışkılar ve atarsınız...

geçmiş olsun.
-1
hiphopotam
(01.06.26)
ferritin düşüklüğü bazen vücudun "demir bağlama kapasitesi" ile de alakalı olabiliyor. doktorunuza muhakkak sorun.
0
makbur
(02.06.26)
@makbur Demir bağlama kapasitesi ve demir seruma da bakılmıştı zaten, onlar normal değerlerde çıkmıştı. Bir tek ferritin düşüktü.
0
🌸jonas
(02.06.26)
(16)

Aynı tatili seneye bir daha yapar mısınız ?

garavel
Geçen sene yunanistan’da ( rodos’un lindos bölgesi ) güzel bi tatil yapmıştık, bu sene türkiye’de her şey dahil konsept mi yunanistan mı derken 29 - 26 yaşında bir çift için her şey dahil sıkıcı olur yunanistan yapalım dedik ve kriterlere göre geçen sene tatil yapıp aşırı memnum kaldığımız otele çık
Geçen sene yunanistan’da ( rodos’un lindos bölgesi ) güzel bi tatil yapmıştık, bu sene türkiye’de her şey dahil konsept mi yunanistan mı derken 29 - 26 yaşında bir çift için her şey dahil sıkıcı olur yunanistan yapalım dedik ve kriterlere göre geçen sene tatil yapıp aşırı memnum kaldığımız otele çıktı yine yollar. Aslında bodrum çok kalabalık olmasa ve fiyatlar insancıl olsa orası da iyi olurdu ama tamamen yolmaya yönelik.

İlk kriter izmirden ulaşımın çok zor olmaması, dönüşte de havalimanı olması. Direkt londra’ya döneceğiz oradan çünkü.

Crete, corfu gibi adalar da var ama çoğunun otelinin kendi beachi yok ya da otel kötü vs.

Siz yapar mıydınız aynı tatili? Bu normal bir şey mi?
+1
garavel
(01.06.26)
Geleceğinizi etkilemeyecek, keyif ve eğlenceye dayalı planların en güzel özelliği hiç kafa yormadan size en iyi hissettiren şeyi tercih etme rahatlığı olsa gerek. Geçen seneki tatilinizi beğendiyseniz ve yine gidecek olmak sizi heveslendiriyorsa niçin düşünüyorsunuz ki? Yine gidin, seneye tekrar bakarsınız. Yine heyecanlandırıyorsa yine gidin. Eğer her seferinde iyi hissediyorsanız gerekirse ömrünüzün sonuna kadar bunu yapın. Olay bu zaten.

Edit: Ayrıca bence "biraz bilinen yerde" tatil yapmanın ek güzellikleri de var. Sağı solu biraz tanıyorsunuz, ama tam her yeri bilmiyorsunuz. Hem aa şurda şu vardı, burada bunu yapmıştık diyebildiğiniz bir yer, hem de daha yapacak şeyler var. İki katmanlı.
+2
akhenaten
(01.06.26)
Biz yapiyoruz, benzer sekilde begendikleri otellere her sene tekrar giden arkadaslarimiz da var. gayet normal bir durum.
0
sertac akin
(01.06.26)
Aynı tatilleri yaparım. Aynı otellerde olmak üzere kaş, cunda adası'nda birkaç yıl üstüste yaptım, çok mutlu oluyorum. Müdavimciliği seviyorum
0
gadlemler
(01.06.26)
Yapmam.
Onun yerine baska yere giderim. .
-1
Purple life
(01.06.26)
Yaparım ama ilk tercihim olmaz.
0
gabe h coud
(01.06.26)
ayni adaya gitmezdim herhalde , ama baska adaya giderdim.
bir de adadan adaya feribotla gecip farkli adalari da gunubirlik gormek isterdim.
gecen sene 2 gun kalimnos yaptik fena degildi. sakiz falan da guzeldir gitmediyseniz.

yunan candir yaw, adamlar bozmadan koruyarak, bakim yaparak isi goturuyorlar. biz ise rantci ve yok edici sekilde ilerliyoruz. ben olsam bodrum'a falan bulasmam.
0
cooperr
(01.06.26)
10 küsür yıldır her yaz -bazen iki kez olmak üzere- aynı tesiste tatil yapıyorum. deniz tatilini asla riske atmam; bundan sonra da aynen devam etmeyi planlıyorum.
0
lil siztah
(01.06.26)
Valla ben de geçen yıl gittiğim oteli çok beğendim. Ulaşımı da çok kolay. Odamı bile özledim. :D olur neden olmasın, iyi otel bulmak zor, 3 5 günü riske atmaya gerek yok, sıkılırsan çıkıp gezersin
-5
arbre
(01.06.26)
farklı ada ya da farklı bölgeler tercih ederdim. yunan adasında denize sıfır otelde kaldım ama otelin denizinde hiç girmedim hep farklı koylara girdim. aynı denize 2 gün girmek sıkıyor beni.
0
jelly bear
(01.06.26)
Memnun olduğumuz için, uzun yıllar ailecek aynı tesiste tatil yaptık. Risk almak istemedik. Tabi çocuk da vardı.
Sürekli aynı yere gittiğimiz için de çalışanlarla bir tanışıklık ve özel hizmet avantajı da hoştu.
0
pro9it9is9
(01.06.26)
aynı adada, aynı otelde kalmak bence gayet makul bir tercih. mutlu olduysanız aynen devam edin.

ama herşey dahil meselesine bir itirazım var. tatilden ne beklediğinize bağlı olarak, herşey dahil konsepti gayet de makul olabiliyor. benim o yaşlarda tatilden beklentim, kahvaltıdan sonra deliler gibi içmeye başlayıp, denize girip içmeye devam etmekti. herşey dahil bunu sağlıyor:)
0
co2s2
(02.06.26)
3 yıldır gökçeada'ya gidiyoruz. bu sene de iple çekiyorum. canım gökçeadamm.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.06.26)
bildiğiniz ve güvendiğiniz yer iyidir , amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok
0
devilone
(02.06.26)
Eğer yeni yerler görme isteğim o anki duygu durumuma göre çok yüksekse aynı tatili yapmam ama konfor alanımdan çıkmak istemezsem aynı tatili yaparım, bu senede 1 kez yaptığım bi şey sonuçta, kendimi mutşu hissetmeliyim bir şeyler zorlama olmamalı.
0
Sadece soruyorum
(02.06.26)
Gravel Lindos'ta hangi otelde kaldin ? Belki seneye listeme alirim.Aciktan yazmak istemezsen ozelden de yazabilirsin
0
turkuaz
(02.06.26)
yeni bir yer görmek her zaman için daha iyi ama mutluysanız bu tatilden neden olmasın bir daha gidin
0
darthvader
(03.06.26)
(32)

sevgilinin absürt cümlesi.

addison
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yap
kız arkadaşım bir ara öyle otururken ve aptalca şakalaşırken bana, "bazen karşıdan yakışıklı bir adam görürsem beni domaltıp sikse keşke diye düşünüyorum." dedi ve güldü. ki normalde asla böyle bir geyiğimiz olmaz olamaz. benim şok halimi görünce şaka yaptım dedi. daha sonra da ben sabah bir şey yapmıştın ona gıcık oldum. onun için canını acıtmak istedim dedi.

sizce bu kabul edilebilir bir şey midir? sonrasında olay küllendi ve gittim ailesiyle filan tanıştım bunun (1,5 yıllık ilişki)

şimdi de kaldıramıyorum. bu söz sürekli aklıma gelip duruyor. sizce ayrılmalık bir durum mu bu..

benim yaş 30 onun 27
📊 ?

Bu anket sona erdi. 82 oy kullanıldı.

0
addison
(31.05.26)
Apaçık yazdığın gibi söylediyse artık güvenmek çok zor.
0
artıküyeolmakistiyorum
(31.05.26)
yeminle bu şekilde açık açık söyledi. bin kez özür diledi sonrasında ama kafama kuşku girdi bir kere. beni tanıyorsun ben başka bir erkeğe kafamı kaldırıp bile bakmam dedi ama artık bir acayip oldum güven dağıldı. bir de nöbetli çalışıyorum ben.
+2
🌸addison
(31.05.26)
Kadroda eksik olduğunun işareti. Ayrılmayın, büyümeye gidin. Paylaştıkça çoğalır bazı şeyler.
-3
beyfendi
(31.05.26)
Düşünce olarak normal. Söylemesi anormal
0
benaslindayohum
(01.06.26)
Ayrılmak için daha ne demesi lazımdı? sınırınızı merak ettim. sınır neydi emekti
+4
Rondak
(01.06.26)
O an ayrılsanız neyse de zaman geçmiş zor bir soru.

Tamamen gerçekten güvenip güvenemeyeceğinize kalmış onu da siz bilirsiniz.

Bilerek benzer ayarda bir yersizlik yapmak bir seçenek.

Neden öyle bir şey demiş onu konuşmanız lazım. Bazı kadınların böyle saçma foreplayleri oluyor. "Ben varken seni kimse sikemez" falan gibi cevaplar bekliyorlar o tarz saçma bir şey olabilir mi
0
aguen
(01.06.26)
o an birden ayrılabilecek bir konumda değildim. ya da şu an öyle bahane buluyorum bilmiyorum. birden elime ayağıma sarıldı ve özür diledi. ama özrün ne kabulü var ki şu cümleyi kullandıktan sonra değil mi?
0
🌸addison
(01.06.26)
Her şakada bir gerçeklik payı vardır (Sigmund Freud).
Böyle şaka olmaz.
+5
pro9it9is9
(01.06.26)
'Tecavüze uğrama fantazisi' diye Google'da aratın. Hiç de öyle nadiren karşılaşılan bir şey olmadığını göreceksiniz. Ama istisnaları saymazsak bu sadece fantazi olarak kalacaktır.

Mesela (bkz: yüksekten aşağı bakınca doğan atlama isteği) ki psikolojide buna boşluğun çağrısı denir, her insan hissedebilir de kimse atlamaz.

Kızcağızın aptallığı bunu olmayacak yerde dillendirmesi olmuş. Bir an seni kankası sanmış olmalı. Gülün geçin ve unutun bence.
+6
Mirket
(01.06.26)
Ben okuyunca şok oldum, siz duyunca ne oldunuz kim bilir. O an şakalaşıyormuşsunuz ve sanırım gaza gelmiş. Artık hep kız arkadaşınızın bu tarz düşünceler içerisinde olduğunu bileceksiniz. İnsanoğluyuz, aklımızdan abes düşünceler geçebiliyor ama bunu dillendirmek, hele de bu şekilde söylemek çok farklı bir boyut. Aklımızdan her geçeni söyleseydik, kimse birbirinin yüzüne bakamazdı. Böyle bile olsa siz sıradan bir arkadaşı da değilsiniz üstelik, yaşlar da olgun yaşlar. Ama akıl öyle değil sanırım. Ezcümle bence ayrılın.
+1
huzurlarinizda huzursuzluk
(01.06.26)
küpün içinde ne varsa dışarıya da o sızar.
buna benzer şeyler daha önce de yazılmıştı.
ne hayatlar var anlamıyorum.

sevmek, karşıdakinin kusurunu da kişinin görmesini engeller denir
ama onun bu sözü, kusurdan da öte daha olumsuz anlamlar içeriyor.
bir kadının/kızın aslında kendini böyle anlarda anında salıvermesi değil, muhafaza atmesi, susması gerekmez mi ?
mutluluğu yanlış yerlerde arıyor belli ki .
0
diyecevaplandı
(01.06.26)
birini çekici bulmak farklı, biriyle ilişkinin olması ve bunun sorumluluklarını bilmek farklı. yani rahatsız edici bulmanı anlıyorum da kocaman insanlarsınız bunun için ilişki mi bitirilir, güzel birini görürsün vaaaay dersin iki saniye sonra çıkar aklından. bu bana da oluyor ama kimseyi yatırıp zikmedim daha.

hele ki bu tür sorularda buranın gazına hiç gelme derim. bir kadın yanlışlıkla koluna çarpsa heyecandan düşüp bayılacak patolojik incel lavuklar sana ahlak, adamlık, cinsellik dersi filan verecek çünkü. hepsini geçtim bu işin doğrusu yanlışı olmaz sonucu yaşayacak olan da kendini ve sevgilini tanıyan da sensin.
-1
der meister
(01.06.26)
düşünmek ile söylemek çok farklı şeyler. söylediği şey çok çocukça, aynı zamanda güven zedeleyici bir durum.
bir kadının bırakın böyle çirkin birşeyi, basit bir küfrü etmesini bile yakıştıramıyorum. kadın nazik olmalı, kadin erkek gibi olmamalı bence.
-1
monicapp
(01.06.26)
özgür turhan (komedyen) ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsanız yol yakınken ayrılın.
+3
shadowfollower
(01.06.26)
Bu tür durumlarda her zaman "aynısını senin anana bacına söyleseler ne hissederdin" sorusu sorulmalı, sorun olmaz deniliyorsa sen de etme.
0
kizil karga
(01.06.26)
Şaka olarak da kabul edilebilir değil ki bu. Ben böyle bir şaka yapamazdım. Ayrıca zaten şaka olmadığını söylemiş kendisi, gıcık olduğu bir şey için canınızı yakmak istemiş. Ki bu şakadan daha büyük bir sorun. Daha kaç farklı şekilde ve zamanda böyle bir işe girişecek? Mesela gıcık olma durumuna göre bu şakanın gerçeğini de yapıp "ama sen de bunu yapmıştın?" Bahanesiyle gelecek mi? Duyulmamış şeyler değil. Peki daha kaç farklı şekilde sizi manipüle etmeye yelteniyor olabilir?

Ortada bir ayarsızlık var gibi. Ayarsızlık beni çok tedirgin ediyor açıkçası. Siz ne yaptınız, ne çeşit bir duruma gıcık oldu bilmiyoruz, ancak hareket çok fevri duruyor. Fevri insanlardan hep korkarım ben. Fevri insanın yapabileceği şeyler ancak hayal gücüyle sınırlı.
0
akhenaten
(01.06.26)
insanın bilinçaltında yatan bir şeyi karşı tarafın canını acıtmak için söylemesi gaddarlıktır. evlenmeden senden öç alan biri evlenince çıkarcı davranabilir. hayat boyu sırtını yaslacağın insanın sana gıcık olduğu için bunu yapıyorsa, ileride neler yapmaz?
+2
mikahakkinen
(01.06.26)
en başta düşünmeniz gereken şey, sizi o kadar da beğenmiyor. bu dünyada benim için en yakışıklı insan eşimdir mesela. diğer erkekleri gözüm görmüyor bile. biraz da bu açıdan bakın.
0
Hallegadola
(01.06.26)
Bundan daha "ayrılmalık" bir durum görmedim uzun zamandır.
Büyük densizlik, insan böyle bir şeyi aklından geçirince bile kendini kötü hissetmeli ki bir de aranızda bu tür muhabbetler yokken pat diye söylemiş.
0
mutekebbir
(01.06.26)
bugün can yakmak için dile getiren yarın daha büyük bir can yakma ihtiyacı hissettiğinde yapar da. hadi onu geçtim sevdiği adamın yüzüne karşı "elin adamı beni domaltıp sikse keşke" diyebilen bir yaratıkla hayat mı geçer? seviyesizlik bile yeterli bence.
+3
matematisyen
(01.06.26)
Ciddi bir ilişkiye döndürmezdim.
-1
gabe h coud
(01.06.26)
İçine o kurt düşmüş. Ayrılmazsan seni yer bitirir. Uzatmaya gerek yok.
+1
Zulm
(01.06.26)
tut ki içinden böyle bişey geçirmiş, bunu sevgiliye söylemesi; sonra da açıklama yapayım derken üstüne tüy dikmesi falan ağır ofsayt. bu densiz hanımın tek vukuatı bu olamaz diye düşünüyorum. ayrıca bu, başkasına sorulacak bişey değil bence; tamamen kişinin mide hassasiyetine göre tavır alınmalı.
0
lil siztah
(01.06.26)
fantezisi olabilir, hayal kurabilir bu çok normal ama tutup da senin canını acıtmak için söyledim demesi en büyük sıkıntı. asıl üstünde durulması gereken nokta bu bence.
+1
my fault
(01.06.26)
Benim de guzel kizlari sikesim geliyor ama bunu sana boyle soylemiyorum deseydin ya.

Ben genis insanimdir mesela ama boyle lafi duysam ayrilirim.
-2
synesthesia
(01.06.26)
Ayrılmak için birden fazla sebep vermiş zaten. Güven meselesine girmiyorum, o sizin bileceğiniz iş. Böyle bir "şakayı" yapabilecek kadar düşük zekaya sahip olması bir sebep olabilir. Alkollü falan olsa hadi neyse diyeceğim ama ağızdan bir anda çıkmış bir şey de değil, bir şeylerin intimakını almak için kafasında tasarlamış. Bu da ikinci ayrılık sebebi.
-1
himmet dayi
(01.06.26)
ayrıl. içini yer durur.
0
summerjam0306
(01.06.26)
öncelikle tespitim sebebiyle alınmayın lütfen. sağlıklı bir ilişkiniz yok sizin. birbirinizle her konuda samimi bir şekilde konuşamamışsınız.

ilişkinin süresine ve kızcağızın kendini affettirmek için şekilden şekile girişine bakılacak olursa sizi kalbiyle seviyor ama iç dünyasında da fırtınalar kopuyor. iç dünyası renkli bir abla yani.

ben haz ile aşkı ayırıyorum birbirinden. bunu öyle kolay yapabiliyorum sanılmasın ama. zor oluşu, keyifli olmasının da sebeplerinden biri. ne saçmalıyor bu diyenleri duyar gibiyim :)
+1
benimkibu
(01.06.26)
bence senin hatun baya ac. aci da doyurmak zor olur.
ben olsam bunu salarim gitsin.
35i gecmeden evlenme, aranda da en az 6-7 yas olsun.
+2
cooperr
(02.06.26)
kurduğu cümle çok ağır. cümlenin kendisinden daha ziyade, size karşı saygısının olmaması daha büyük bir problem. o cümleyi affedip yoluna devam edersen belki seni aldatmaz ama artık çok kolay bir şekilde fırsatını bulduğunda saygısızca davranır.
0
korkut
(02.06.26)
(5)

Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

mertumursamaz
Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz? Gün içindeki zorluklarla mücadele edebilmek pes etmemek motive olabilmek için kendi öforinizi nasıl yaratıyorsunuz? Öforibir kişinin yoğun esenlik, sevinç, mutluluk ve heyecan duyguları yaşadığı zihinsel ve duygusal durumhttps://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96foriMüzikle
Öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

Gün içindeki zorluklarla mücadele edebilmek pes etmemek motive olabilmek için kendi öforinizi nasıl yaratıyorsunuz?

Öfori
bir kişinin yoğun esenlik, sevinç, mutluluk ve heyecan duyguları yaşadığı zihinsel ve duygusal durum
tr.wikipedia.org

Müzikle yaratıyorum ben zor işler yaparken sürekli sevdiğim şarkıları dinliyorum

kendi öforinizi sizler

Türler

Egzersize bağlı
Müzik kaynaklı
Seks kaynaklı
İlaca bağlı
Sanrılar
Uyarıcılar
Depresanlar
Opioidler
Cannabinoidergics
İnhalanlar
Glukokortikoidler
Oruç tutmanın neden olduğu
Mania
Epilepsi
Migren
Multipl skleroz
Cinsiyet coşkusu

Hangisiyle yaratıyorsunuz?
0
mertumursamaz
(31.05.26)
Doğada yürüyerek. Mümkünse yeşil içinde. Yalnız migrenle nasıl öfori yaratılır ya? Öforinin tam tersi bir hisse sebep olmuyor mu?
0
Amaranta ursula
(31.05.26)
Epilepsi, migren ve MS?
0
pro9it9is9
(31.05.26)
ağırlık kaldırma (fitness antrenmanı değil)

ağırlık kaldırmazsam modum düşüyor, içkiyle teselli buluyorum. sırf bu yüzden spor salonuna gidemediğim zamanların telafisi için evimin bir odasını gyme çevirdim.
0
yurtsuz john
(31.05.26)
Bunun tek bir yolu yok benim için.

Sevdiklerime sarılıp öperek, fiziksel ya da sözlü iletişim ile (Kedi, Köpek, At, Kuş vb. dahil)
Müzikle,
Doğa yürüyüşleriyle,
Bir şeyler tamir ederek (elektronik, mekanik, tesisat, kırtasiye, mobilya, inşaat, yazılım aklınıza ne gelirse)
Oyun ve bulmacalar ile (özellikle birebir rekabetin olmadığı olsa bile size yakın insanlarla olmayan yani kazandığında sevdiğiniz birinin suratının düşmediği takım oyunları ya da bireysel dijital ya da fiziksel oyunlar)
Bir konu hakkında derin okuma ve derin düşünme ile (bir nevi trans hali ama meditasyon değil)
Mevsiminde taze sebze ve meyveler yiyerek, bunun yanında özenle hazırlanmış güzel yemekler.
Soğuk denizde yüzerek,
Birine yardımcı olarak (tanıdığım ya da tanımadığım birine yardım etmek bende inanılmaz bir öfori yaratıyor. bu yardımların maddiyatla hiç alakası yok.)
Fikir ve tartışma ortamları
Bildiğin bir şeyi birine öğretmek ya da bilmediğin bir şeyi öğrenmek.
Detay temizlik (bir şeyleri detaylı bir şekilde temizlemek ve yenilenmesini görmek, temizlik hastalığı gibi değil ama daha çok renövasyon bahsettiğim)
Araç kullanmak, ne olduğunun çok önemli yok araba, bisiklet, motorsiklet, uçak, kayık, kano, atv, ekskavatör vb.
Arada sırada, alkol
+1
Jazz
(31.05.26)
ibadet şükür paylaşım
+1
mantık
(31.05.26)
(4)

Tarım hakkında

omer460
Bayramın birinci günü şöyle bir rota yaptım.https://yandex.com.tr/maps/?ll=27.644334%2C40.807300&mode=routes&rtext=41.156958%2C27.838467~40.676700%2C26.764576&rtt=auto&ruri=ymapsbm1%3A%2F%2Fgeo%3Fdata%3DCgoyMjE2NzYzNjk0EjxUw7xya2l5ZSwgVGVraXJkYcSfLCDDh29ybHUsIEVzZW50ZXBlIE1haC4sIEVtbGFrIEtvbnV0bGFyx
Bayramın birinci günü şöyle bir rota yaptım.

yandex.com.tr

Dönerken de Enez üzerinden döndüm.

yandex.com.tr

Abi birşey çok dikkatimi çekti! Bu gittiğim rota üzerinde gözümün alabildiği heryerin ayçiçek ekili tarlalar olması gerekirken; bir tane bile ayçiçek tarlası görmedim. Ara ara kanola ekili tarlalar gördüm, geri kalanı hep boştu. Adilhan ve Enez taraflarında bir kaç çeltik tarlası gördüm. Çiftçilerimiz artık ekim yapmıyor mu? Böyle giderse seneye ayçiçek yağını 1000liradan alırız. Ne bileyim kaç yıldır Trakya'da yaşıyorum, hiç böyle birşeyle karşılaşmadım? Sizin gözlemleriniz, düşünceleriniz nelerdir? Ne olacak bu işin sonu?
0
omer460
(30.05.26)
Şu tivitten mi bahsediyorsun?

x.com
-2
Mirket
(31.05.26)
@Mirket, hayır ben twitter falan takip etmiyorum. sadece gördüğümü söyledim. onu da dikkatimi çektiği için söyledim.
+1
🌸omer460
(31.05.26)
Ayçiçeğinin çiçek açmasına daha var. Bitkiler küçük şu an. Fark etmemiş olabilirsin.
-1
jackyr
(31.05.26)
Trakyalı bir arkadaşım var.
Hayır, artık ekmiyorlar. Hatta tarlaları elden çıkarmaya çalışıyorlar.
+1
pro9it9is9
(31.05.26)
(25)

Başkalarına normal gelen ama sizin katlanamadığınız şeyler?

ekimoloji
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
Yalnız olmadığımı bilmek istiyorum, yemek yedikten sonra kürdanla diş karıştırılması midemi alt üst ediyor, yapana asla bakamıyorum. Bana göre medeniyesizce bir davranış. İlla yapılacaksa WC’de yalnızken falan yapılmalı diye düşünüyorum.
0
ekimoloji
(30.05.26)
El ile ağız kapatılıyorsa kürdan problem değil benim için.
Ama şu var:
eksisozluk.com
0
bumbum
(30.05.26)
Evet. İğrenç bir şey.

El öpmek. Tuvaletten çıkınca elini yıkamamış birinin elini öpüyorsun belki.
Koronavirüs varken ne güzel el sıkma bitmişti.

Sünnet de bana ters gelmeye başladı. 18 yaş altı olan birinin vücuduna geri döndürülemez bir zarar veriliyor.

Nişan alışverişi denen garip şey. Evlenmeden önce kadının X gram altın istemesi.

Düşünsem çok bulurum.
-4
arbre
(30.05.26)
Geçen gün metrobüs sırası bekliyordum. Geldi bi tane önde barikat gibi duran birkaç kişi yüzünden binemedim ama heralde yolları uzun bomboş gelene binecekler diye düşündüm. Ardından gerçekten bomboş metrobüs geldi ben de önümdeki herkes binecek nasılsa diye önümdekilerin binmesini bekledim. Baktım sağdan soldan herkes bindi önümdeki duvar gibi duran kişiler yine binmedi ve ben zar zor onları aşıp binebildim anca. Ama asla sağa sola da ayrılıp yol vermiyolar. O kadar sinir oldum anlatamam. Sonra binerken soylendim kendi kendime kimse tepkili gözükmüyordu. Bu durum çok yaşanıyor yani metrobüse binmeyeceksen neden yolu kapatıp en önde duruyorsun veya yol vermiyorsun.

Bir de kaldirimda duran hareket etmeyen insanlara da tahammül edemiyorum. İstanbul kalabaliginda zaten yürünecek alan çok az bir de insanlar duruyor. Bir de onları aşmaya çalışıyoruz yolumuza gidebilmek için.
+2
egerbiryolcu
(30.05.26)
koltuklara ayaklarını toplayıp tüneyerek oturan insanlar. ev ortamında sıkıntı yok ama ayakkabılarla oturduğumuz yerin temas etmesine hep tilt olmuşumdur.
+3
suicmeyenadam
(30.05.26)
Kürdan komple zarar aslında, ama beni rahatsız etmez.

Fazla işlevselcilik beni çok rahatsız ediyor ama ya.
Hiç sürahi yokmuş gibi yoğurt kabında ayran yapmak olsun, düzgün çöp kutusu yokmuş gibi beş litrelik su şişesinden çöp yapmak olsun, düzgün sabitleyiciler varken masanın bacağının altına koyulan kağıt karton falan olsun, deli oluyorum içten içe.

Bunları yapan insanların da çok hoşuna gidiyor, pratik zeka falan deniyor. Ana fikri anlıyorum ama her fırsatta "pratik zekaya" sarılmak da gereksiz bence ya. Günü kurtarmak için yapılır bunlar ama, genelde öyle olmuyor birçok insan için.

Yukarda da denmiş, kaldırımın ortasında duran veya orta yerden ağır ağır yürüyen, karşıdan karşıya geçerken sanki kır yürüyüşü yapıyormuş da hiçbir anını kaçırmaması gerekiyormuş gibi ağır ağır geçen insanlar içime sıkıntı bastırıyor cidden.
+2
akhenaten
(30.05.26)
Kapali alanlarin olur olmaz mevsimlerde gereksiz sicak yapilmasi. Mesela Mayis ayi disarisi 18 derece ve kalabalik bir kapali mekanda isitma acik. Havasiz hamam gibi igrenc bir ortam, ayni sey kisin da gecerli, zaten iyi giyinilmis oluyor, her yeri hamam gibi yapiyorlar.
+2
mbond
(30.05.26)
avuç içine hapşırılması. sonra da ellerini yıkamıyorlar. sonra o ellerle bir şeylere dokunuyorlar.

buna katlanamıyorum.

o an peçete yoksa dirseğin iç kısmına hapşırılmalı.

ayrıca wc sonrası elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.

ayrıca sifona bastıktan sonra elini yıkamayanlara da katlanamıyorum.
+3
art cat chocolate
(30.05.26)
misafirliğe gittiğinizi düşünün. karşınızdaki kişinin çorapsız ayakkabı , terlik giymesi beni çok rahatsız eder. çok ciddiyetsiz bişey.
+1
omer460
(30.05.26)
herkesin telefonundan surekli degisik sesler cikmasi. tiktok izliyorlar sanirim, bir sesten baska bir sese gecis yapiliyor surekli. bunu icat eden gun yuzu gormesin ya. ucakta beklerken bile aciyorlar bunu gina geldi artik.

bu arada mbond +1, her yer cok sicak.
+7
arakaali
(30.05.26)
Elle ağzını kapatarak kürdan kullananlar bana daha çok hanzo geliyor.
-1
dapda
(31.05.26)
Bu insan bunu nasıl yapabilir, sorusu hayatını en çekilmez kılan şeydir ve hiç bir şeyi çözmez. Söylemen gereken cümle, "Bu insan da böyle görmüş, yetişmiş böyle cahil kalmış, yazık" der, geçersin. O zaman hayat daha kolay olacak. Başka yolu yok, böyle insanlar ve hatta çok daha kötüleri hep olacak.
+2
mehmetakar
(31.05.26)
Yukarıdakilerin neredeyse hepsi artı taharet. Ne elinden bir şey yerim, biliyorsam karşıdakinin bunu yaptığını ne el sıkışırım, ne havlumu tutarım yanında.
Aklım hayalim almıyor şunun halen yapılabiliyor olmasını.
+2
asue
(31.05.26)
Toplu ortamda telefondan sesli bişeyler izlenmesi, öZellikle reels vs, sürekli anlamsız değişen sesler
+2
mavibalık
(31.05.26)
araba kornası
+2
yurtsuz john
(31.05.26)
+sonsuz listelesem kesinlikle başı çeker. Olayın varlığını düşünmek bile mide bulandırıcı.
-1
🌸ekimoloji
(31.05.26)
Bir Fransız lisesinde, müdür yardımcısı bizle konuşurken serçe parmağıyla yemek artıklarını çıkarıyordu.
Bu anekdottan sonra, soruya gelirsem:
- Fiziksel şakalar, izinsiz dokunma (kişisel alana saldırı)
- Korna
- Randevuya ve tüm diğer saatli işlere uymama
- Sıra olan yerde öne geçme
- Yoğun trafikte sersem tavuk gibi kendini arabaların altına atıp, karşıya geçemeyen arkadaşına sırıtanlar
+3
pro9it9is9
(31.05.26)
online bağış yapanlar.
sadaka olur, bağış olur, yardım olur. hepsi gözümde böcekten farksız. bunların içinde yüksek oranda beyaz yakalılar da var.
-5
plastic_angel
(31.05.26)
ufacık bir yardıma bile engel olurlar
0
mantık
(31.05.26)
Taharet derken elle alınması mı rahatsız ediyor? B.klu mu gezilmeli? Ben tuvalet ıslak mendili kullanıyorum.

Neden kimse el yüz yıkanan yere ayağı sokup abdest almak dememiş? İlginç
-4
Kahvedesu
(31.05.26)
Nedense sadece kadınlarda gördüğüm göz çapaklarını parmak ucuyla silip bir de uzun uzun inceleme hareketi var. Midemi bulandırıyor.
0
beyfendi
(31.05.26)
Yurt disinda devlet pozisyonunda calisiyorum. Senior yonetici muhendis konumundayim. HR bir egitim organize ettiginde herkes katilmak zorunda. Cogu zaman egitimi veren kisiler bizim ne yaptigimizi bilmiyor. Hatta cogunun bizim alanda (petrol & dogal gaz) hic bir tecrubesi yok.

Saatlerce oturup, bir sey ogrenmeden bu kisileri dinlemek zorunda kaliyorum. Bu durum beni gercekten yoruyor artik, ve tahammul etmekte zorlaniyorum.

Haftaya yine MIT CBL, VDL, pressure transient analysis diye bir egitim var. 20'li yaslarda bir kadin 20 senedir yaptigim isi bana anlatacak... Hic katlanamiyorum boyle kurumsal seylere...
-3
thetruenorthstrongandfree2
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 soruya cevap vermek yerine neden özgeçmişini, kendinle ilgili cool olduğunu düşündüğün şeyleri yazmayı tercih ettin merak ettim.

İyi bildiğin uzmanı olduğun bir konuda yetkin olmayan birinden eğitim almak başkalarına normal geliyor da bir tek sende mi kaşıntı yapıyor bu? Duyurudaki soruya uygun bir cevap bile değil bu. Hiç gereği yokken özgeçmişini okuduk.
+5
beyfendi
(31.05.26)
@beyfendi

Hahaha :D. Ne guldum. iki satir teknik bilgi gorunce ozgecmis mi sandin? Benim CV'nin %90'ini sozluksuz okuyamazsin :))

Amacim cool gorunmekmis :D Yemin ederim bazi insanlar yer cekimini fiziksel olarak degil zihinsel olarak yasiyorlar :D

Bana kisisel olarak niye saldiriyorsun? Duyuruda sorulan soruya cevap yaz gec.

Konu ben degilim. Soru ben degilim.
-5
thetruenorthstrongandfree2
(31.05.26)
@thetruenorthstrongandfree2 kvkk'ya göre rızan dışında veri işleme suç sayılacağı için tabii ki oturup her soruya verdiği cevabı ai modele verip kişilik analizini yapmasını istemedim ama yapsaydım eğer eminim zank diye sosyoekonomik narsisizm ve statü takıntısı, sınıf kibri, değerini finansal güç üzerinden tanımlama, hiyerarşik küçümseme ve kibir, düşük empati gibi insanın kendine yakıştırmayacağı sonuçlar çıkarırdı.

sana kişisel olarak saldırmıyorum. seni tanımıyorum. konu sen değilsin ama konu sen olmak istiyorsun.
+5
beyfendi
(31.05.26)
parfüm kullanmak
0
sadegazoz
(11.06.26)
(22)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(5)

Kahve rengi

dolantindr
Merhaba. İyi bayramlar. https://ibb.co/zzTgbFKGörseldeki Türk kahvesi rengi normal mi? Yani tadı gayet güzel de, rengi bana açık geldi. Çitlekçi'den almıştım. Kahve dünyası falan içiyordum, o bu renk değildi sanki.
Merhaba. İyi bayramlar.

ibb.co

Görseldeki Türk kahvesi rengi normal mi? Yani tadı gayet güzel de, rengi bana açık geldi. Çitlekçi'den almıştım. Kahve dünyası falan içiyordum, o bu renk değildi sanki.
0
dolantindr
(28.05.26)
Nohutlu gibi
0
artıküyeolmakistiyorum
(28.05.26)
daha koyu olur normalde.
+1
summerjam0306
(28.05.26)
Evet normal nispeten az kavrulmuş. Kötü kahve çekirdeğinin kusurlarını örtmek için çok kavururlar, meşhur markanın damak tadımıza attığı en büyük kazık budur, o kahvenin aromasız sadece acılık bırakan yanık tadı artık standardımız oldu
+4
grimavi
(28.05.26)
Az kavrulmuş kahve bu. Kavurma süresi uzadıkça koyulaşır.
0
Mirket
(28.05.26)
Normal renk. Az kavrulmuş.
Efendili kahveleri çok acı olduğu için ben de içemiyorum.
Ne yazık ki, artık insanlar yanık olmayan kahveleri beğenmiyorlar.
0
pro9it9is9
(28.05.26)
(18)

Hayattaki en büyük sansiniz

Purple life
Nedir veya neydi?
Nedir veya neydi?
-3
Purple life
(28.05.26)
Ailem
0
peki madem
(28.05.26)
Ailem +1

Bir de ailemden kabul ettiğim arkadaşım.
+1
rock n roll
(28.05.26)
Lise ve üniversite eğitimimin iyi olması
İnsan kendi hayatını kendi kurtarıyor
Diploma deyip geçiyorlar ama çok önemli bir şey benim gözümde
-8
arbre
(28.05.26)
Henüz intihar etmemiş olmak
+5
genki
(28.05.26)
İkili eğitim veren, akademik ve sosyal çevre olarak son derece düşük düzeyli, ilçenin tek lisesindeki matematik öğretmenimdir.
Lise 1'den itibaren, liseden mezun oluncaya dek desteğini esirgemedi. Fizik ve kimyanın sıfır olduğu bir okulda, matematik bölümü mezunu sözleşmeli o öğretmen; bir öğretmenin bir çocuğun hayatını değiştirebileceğinin örneğidir. Ama o kadar az sayıdalar ki...
Bu destek sayesinde sayısal puanım yükseldi ve istediğim fakülteyi kazandım.
Böyle bir şansım olmasaydı, şimdi ağır nevrotik bir ev kadını olarak yaşıyor olacaktım.
+5
pro9it9is9
(28.05.26)
Ailem cevabını verenlere imrendim ya ne güzel
Benim sanırım en büyük şansım küçük yaşta kitapların dünyasını keşfetmek, o dünyaya sığınarak kendi kendimi yetiştirmek oldu.

Tüm kırılmalardan, dış dünyanın zorluklarından kitaplarla korudum kendimi. Pişman değilim
+10
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.05.26)
çizim&görme yeteneğim, estetik&simetri algım.

bu sayede gsl ve gsf okudum. bu sayede eğlenceli bir işim var.
+2
art cat chocolate
(28.05.26)
müthiş sol ayağım. halı sahalarda ender görülen, az koşan ama teknik solak benim.
+1
yap desem yapmazsin he
(28.05.26)
anne/baba/buyume ortami/cevre derim bende.
ilk cocuk ilk torun olarak sevildigimi ciddi olarak hissettim.
cocuklugum guzel gecti. aile dostlari falan da saglamdi, hepsi murekkep yalamis insanlardi.
-1
cooperr
(28.05.26)
Bu soruya verecek cevap arıyorum sabahtan beri, bulamamak beni üzdü. Gayet şanssız, korunmasız ilerliyorum hayatın kum torbası olarak.
+2
sekizdokuzon
(28.05.26)
İnanılmaz bir merakımın ve hafızamın olması, arkadaşlarım, kardeşlerimle aramın iyi olması.

Ayrıca cevapları eksileyen ergenlerin umarım en azından terapiye verecek paraları vardır, acınası haldesiniz ezikler.
0
nefertarii
(28.05.26)
zaman, para ve saglik sorunumun olmamasi 36 yas itibariyle. zaten isteyecek baska bir sey de kalmadi.
+1
baldur2
(28.05.26)
Benim sorularimi engelliyorlar.
Ama yoldasim copperr da eksilendigi icin kim olduğunu anliyorum.
Sorularin aninda eksilenmesi de söz konusu kişinin göbeginin capi hakkinda bilgi veriyor.
-1
🌸Purple life
(28.05.26)
iyi insanlarla yollarımın keşismesi. kötülükle 32 yaşında tanıştım ve ayıktım
0
ala09
(28.05.26)
valla saka maka bulamadim ya. sadece zeka diyebilirim yoksa dogdugum sartlarda ve sosyal sinifta kalsaydim fena gg olacakti. hep istisnai basarilarla yukseldim ama. bir sinavda turkiye derecesi yaptim orada sicradim. abd'de mastera full burslu kabul aldim orada sicradim. ama bunlara sans denemez sonucta loto degil kisisel basari. inek olmadan yaptim bir de bunlari asil basari o bence. bir sonraki sicrama gelmiyor ama rat wheel'da takili kaldim ve bu beni tekrar huzursuz etmeye basladi. sanirim is kurmam gerekecek.
+1
antikadimag
(29.05.26)
Mesleğimin yurtdışında işverenler tarafından talebi yüksek ve nitelikli eleman sıkıntısı yaşanan bir alan olması. Türkiyede “ofis işi” diye daha düşük maaş teklif edilirken yurtdışında saha ekibinin %50 fazlası maaş veriyorlar.

Ve çok zor bulunabilen sponsorluğu mesleğim sayesinde buldum.
0
filipis
(29.05.26)
Ailem ve kuzenlerim.

Annem, babam ve abimin eleştirecek çokça özellikleri ile davranışlarını var ama yine de büyük şansım diyebilirim. Şöyle hem en büyük şansım hem en talihsiz şanssızlığım.

Kuzenlerim de iyidir.
0
put it in your appropriate place
(29.05.26)
Kaç gündür bu duyuruyu görüyorum; "Benim şansım neydi acaba?" diye düşünüyorum ki şimdi kendime en net yanıtı buldum:

Türkiye'den girilmesi, çalışılması çok zor bir uluslarası sektöre; sektörün kendi içinde çalışanların bile girmekte oldukça zorlandığı pozisyonda girebilmek. Bunu da çok ilginç bir rastlantı ile gerçekleştirebildim, baktığım zaman resmen hayatım değişti diyebiliyorum.
+1
burka
(29.05.26)
(3)

Babaannem icin yetiskin hasta bezi tavsiyesi

nefertarii
Babaannem yatalak oldu ve ozellikle bacaklari cok zayif ve kullanilan hasta bezleri inanilmaz sizdirma yapiyormus. Iyi bir marka onerisi olan var mi?
Babaannem yatalak oldu ve ozellikle bacaklari cok zayif ve kullanilan hasta bezleri inanilmaz sizdirma yapiyormus. Iyi bir marka onerisi olan var mi?
+1
nefertarii
(29.04.26)
Annem için birçok markayı denedikten sonra, kalınlık ve emicilik bakımından Medcare maxi 8 damla emici külotta karar kıldık.
Bizde özellikle gece idrar çıkışı artıyor. Bu yüzden üst üste iki külot giydiriyoruz geceleri. Hatta külot içine emici olsun diye ped de koyuyoruz.
Tek bir muhteşem bez önerisi olmadı ne yazık ki ama çözümü böyle bulduk.
+1
pro9it9is9
(29.04.26)
Medcare +1
Medikallerden alıyorduk biz. Diğerlerine göre pahalıdır ama en iyi marka bu.
0
asue
(30.04.26)
devlet yatalak hastalara bez yardımı yapıyor eğer rapor çıkartırsanız, 4-5 sene önce rapor çıkarmışlardı.. çok ufak bir para olsada hiç yoktan iyidir. malesef ne raporu olduğunda bilgim yok, aynı zamanda eve deoktorda geliyor yatalak hastaya aile hekimleri ile görüşün yardımcı olurlar.
0
eja
(30.04.26)
(9)

Muadil ilaç

egerbiryolcu
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Me
Eskiden eczanelerde reçete edilen ilaç yoksa muadilini verelim mi diye belirtirlerdi. Bana mı çok denk geldi bilmiyorum ama artık sormadan muadilini veriyorlar. Telefonla sipariş edilen sistem var. Orda da mesela hangi ilacın muadilini verileceği soylenmeden direkt kapıya muadilini getirdiler. Merak ettiğim bu muadil ilaçlarda hassas (riskli bir hastalık, çok yaşlı olması vb durumlar) hastalar için sıkıntı olabilecek bir durum olabilir mi?
0
egerbiryolcu
(04.04.26)
Sorduğumda hep "birebir aynısı" dediler, içeriğinde farklı bi şey varsa sormadan söylemeleri lazım aslında
0
mezzosprite
(04.04.26)
Söylemeleri gerekir, tamamen aynı olmayabiliyorlar. Üniversite 1deyken bir ara glucophage kullanmıştım, bir süre sonra muadil olarak glifor vermeye başladı eczane. Bu arada gerçekten muadil olarak gözüküyor üstteki linkte ancak glifor benim sindirim sistemimi mahvetti. glucophageda yaşamadığım diareyi gliforla her gün yaşadım ve bünyem alışamadı. Sonra bıraktım ben de.
+2
eileengray
(04.04.26)
etken maddesinin ayni olmasi demek yan maddelerinin ayni oldugu anlamina gelmiyor. muadil ilac kullanmistim bir defasinda, basdönmesinden hastanelik olmustum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.04.26)
Evet, muadil ilaç hasta için sıkıntılar yaratabiliyor.
Epilepsi hastaları mesela, SSK'nın kendi ürettiği ilaçlara geçince nöbet geçiriyorlardı. İki yıl nöbetleri kontrol altına almışsın, belki doz azalacak ya da kesilecek. Pat, başa dönmüşsün.
O da magnezyum bu da magnezyum diye eczane bir ilaç verdi. Sindirim sistemim mahvoldu. Karşılaştırdım içeriklerini. Diğerlerinin hiçbirinde olmayan sodyum siklamat var. Görünüşte "muadil".
Birer ticarethane olan eczaneler, belli firmalarla anlaşıp muadil ilaç veriyorlardı. Israr ederseniz orijinalini veriyorlardı.
Ama artık o dönemi de geçtik. Özellikle ucuz olan ilaçlar piyasadan çekiliyor. Hayati ilaçlar olsa bile. O yüzden, aman bulunsun da muadili olsun diye razı oluyoruz.
+1
pro9it9is9
(04.04.26)
Ekşide bu konular çok tartışıldı. 3-4 farklı başlığı var. Eczacılar değişik sebepler sunuyor ama bilemiyorum. Mesela: eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(04.04.26)
Bi keresinde diş iltihabı nedeniyle antibiyotik yazıyordu doktor, emzirmeye uygun mu dedim, uygun olanını yazayım ama eczane verir mi bilmem dedi. Nasıl yani dedim, muadil verebilirler dedi. Yani içeriği farklı mı dedim, yok aynı ama sadece birinin prospektüsünde emzirmeye uygun olduğu yazıyor dedi 🤷‍♀️ böyle de değişik boyutları olan bi konu demek ki
+1
mezzosprite
(04.04.26)
benim kullandığım ilaçta bir fark olmadı muadil kullandım diye
boşuna yıllarca katkı payı ödemişim esas ilaca
0
mantık
(04.04.26)
Söylemeleri gerek, artık reçete bile yok, içeriğini görebildiğin bir yer elbet vardır ama barkodla yolluyor eczaneye ilacı alıp çıkıyorsun, doktor ne yazdı, acaba eczaneden o ilaç mı verildi bunları da takip etmek mi gerekiyor.
Bizim eczacımız yıllardır sabit güvendiğimiz biri diye fazla kurcalamıyorum muadil vermesi gerektiğinde söylüyor ve kullanıyoruz şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadık ama insanlar bunları nasıl takip ediyor ya çok zor.
0
mutekebbir
(04.04.26)
@mutekkebir
Aynen öyle bir de takibiyle uğraşmak gerekiyor. E nabız üzerinden hangi ilaçların reçete edildiğine bakıyoruz bir de yine yanlış hatırlamıyorsam SMS ile ilaç isimleri de belirtiliyordu bu da mı kaldırıldı acaba. Ve evet sanırım eczaneye özellikle aynı ilaç mi var yoksa muadil mi gondereceksiniz diye bunu da sormak gerekiyor artık.
0
🌸egerbiryolcu
(04.04.26)
(2)

Makale Aranıyor

pro9it9is9
Bulundu.https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/14740338.2025.2467813?scroll=top&needAccess=true"treating psychosis in people with parkinson’s disease"leora l. borek, joseph h. friedmanexpert opinion on drug safety. 24:513-518, 2025doı: 10.1080/14740338.2025.2467813ulaşabilen olursa...çok teşek
Bulundu.

www.tandfonline.com?
scroll=top&needAccess=true

"treating psychosis in people with parkinson’s disease"
leora l. borek, joseph h. friedman
expert opinion on drug safety. 24:513-518, 2025
doı: 10.1080/14740338.2025.2467813

ulaşabilen olursa...
çok teşekkür ederim.
[email protected]
0
pro9it9is9
(24.03.26)
Yolladım, göremezseniz spam’e bakın.
+1
eileengray
(24.03.26)
Çok teşekkür ederim.
+1
🌸pro9it9is9
(24.03.26)
(4)

Diş tabiblerine basit soru - diş macunu

jean baptiste grenouille
Merhabalar, mordor’da yaşıyorum. Signal White Now dişlerimi parlak yapıyor ama acaba diyorum minesini ve durumunu koruyor mu bilmiyorum. Sensodyne kullandım dişlerim sarardı. Anlamadım. Siz ne tavsiye ediyorsunuz?
Merhabalar, mordor’da yaşıyorum. Signal White Now dişlerimi parlak yapıyor ama acaba diyorum minesini ve durumunu koruyor mu bilmiyorum. Sensodyne kullandım dişlerim sarardı. Anlamadım. Siz ne tavsiye ediyorsunuz?
+1
jean baptiste grenouille
(22.03.26)
Benim diş hekiminin bu soruya verdiği cevap şöyleydi:

Günde iki defa, en az ikişer dakika ve mutlaka doğru şekilde dişlerinizi fırçalayın.
Macun kullanmasanız da olur.
Kullanıyorsanız, bezelye tanesi büyüklüğünde olsun.
+1
Mirket
(22.03.26)
Diş hekimliği fakültesi 1. ders - piyasada bulunan 2-3 diş macunu hariç over-the-counter diş macunlarının tamamı aynı.
0
huladancer
(22.03.26)
Bu konu çok muallak ağa
Günde 30 kez dış fircalayip dişi çürüyen var bir de ömrü boyunca ağzını calkalamaktan aciz ama dişleri sapasağlam bembeyaz olanlar var. İkincisi sana abartı gelmesin çünkü kendisi kuzenim. Kola içmeyi, sodayi ağzıyla açmayı da çok sever. Yani sen istediğin kadar fircala konu başka
0
artıküyeolmakistiyorum
(22.03.26)
Ek bilgi olarak, diş hekimimin bana söylediği, beyazlatıcı macunların koladan bile daha fazla dişlere zararlı olduğuydu.
+1
pro9it9is9
(22.03.26)
(13)

bebek sonrası yaşam

kondansator
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zam
selamlar, doğum sonrası eşim yaklaşık 1 senedir izinli, yıl sonuna kadar da izin devam edecek. tek başına pek dışarı çıkmıyor, anca gündüz parka bahçeye sağa sola gidiyorlar. hafta sonları beraber çıkıyoruz imkanlar dahilinde. bu süreçte de iş çıkışı direkt eve gitmeye çalışıyorum. hem bebişle zaman geçirmek hem eşimi yalnız bırakmamak adına. bu döngü nasıl normalleşiyor? örneğin, iş çıkışı spora gitmek ne zaman normaldir? şmdi iş çıkışı plan yapmak da bencilce geliyor, diğer türlü 7/24 eşim hem bebekle yalnız, hem onunla da zaman geçirememiş oluyorum. bu sayede spor falan iptal ettik, göbek de ilerledi orası ayrı da. ya da evde x bir konuda çalışacağım zaman yine bencilce geliyor sanki evdeki telaştan uzaklaşıp kendi dertlerime yoğunlaşıyor muşum gibi. siz bu dönemi nasıl yönettiniz?
+2
kondansator
(13.03.26)
Babanne/annanne gibi birileri etrafta yoksa genelde normallesmiyor. Maddi imkanlar varsa bir sure sonra cocukla oynayacak birileri ayarlanabilir. Esiniz uzun vadede calisacaksa zaten muhtemelen bakici gerekecektir. Benim hayatimda etkisi buyuk oldu, tatil bile cocugu eglendirecek birseyler icermeli ki devam edebilesin, yoksa cocukla sehir yuruyusu falan zor.
+1
mbond
(13.03.26)
eskiye ne zaman dönecek sorusuyla cebelleşirken artık kendi hayatınıza dair "eski günler" inşa etmeye başladınız. bir süre sonra bu üzerine düşündüğünüz şeyler gücünü yitirmeye başlayacak. ara ara damara giden kan gibi, spora gitmek veya arkadaşlarla program yapmak gibi aktiviteler aklınıza gelecek, yapamadığınız için belki üzülecek belki sinirleneceksiniz ama şimdikinden daha hızlı unutacaksınız, diye tahmin ediyorum. en azından benim deneyimim buna benzer olmuştu.

artık bunların üzerine düşünmediğiniz faza girdiğinizde, haftasonu beykoz sahilde (istanbuldaysanız :) güneşli bir günde birlikte gezmenin ne kadar da huzur verici olduğunu damarlarınızda hissedeceksiniz. artık keyif onlarsız düşünülemeyecek. artık siz sadece siz değil, bir aile babası rolünü tamamıyla içselleştirmiş olacaksınız.
+2
birdirbir
(13.03.26)
Eşiniz sürekli bebekle olduğu için suçluluk duyuyorsunuz gibi geldi bana, Yani eşinize kişisel zaman yaratsanız, çocukla siz tek başınıza ilgilenseniz sonrasında sizin kenid kişisel zamanınızı oluşturmanız hem sizin açınızdan hem de eşiniz açısından gayet mantıklı olur gibi geldi bana.
+6
kumandanim
(13.03.26)
eşim maalesef tek başına program yapma tekliflerini red ediyor. çıksın havası değişsin istiyorum ama red ediyor. sadece beraber çıkıyoruz.
0
🌸kondansator
(13.03.26)
5 yaşını geçtik. ne anane ne babane yardımcı oldu. eşimde bende 2 dk oturamıyoruz. ancak çocuk 9.30 10 gibi yatıyor o zaman kendimize zaman kalıyor. onda da genelde öbür güne hazırlıkla geçiyor. er kişisi olarak yarım saat yürüyüp yatıyorum. eşimle ortak bir şey yapmayı unuttuk. kendine zaman ayırma diye bir kelime artık hayatından çıksın. sakın eşine gidipte benim kendime zamanım yokta deme. kadınlar çocuğunun yükünün çoğunu alıyor zaten. aynen bencilce geldiği için iş yerinde kendime döndüm.
+1
mikahakkinen
(13.03.26)
Eşinizin tek başına plan yapmayı reddetmesi ile ilgili mesajınız şu videoyu aklıma getirdi:

www.youtube.com

Belki böyle bir yöntem deneyebilirsiniz?
+1
peki madem
(13.03.26)
Bebeğiniz sağlıkla büyüsün.
İçinde bulunduğunuz durum normalleşmiyor maalesef. Yeni normaliniz bu oluyor.
Yürüme işini bir süre erteleyin. Evde spor yapmaya çalışın.

Siz işe gidiyorsunuz yine bir süre kafanız farklı şeylere yoğunlaşıyor, ama belki wc'ye gitmeye vakti olmayan eşiniz var karşınızda. Şu dönem ne yaparsanız yapın ona batacak zaten, o yüzden spor vs aksiyonlara girmeye gerek yok:)
Çocuk sahibi olmak bu mu, evet direkt bu. Bakacak kimsesi olmayan biz de, siz de, herkes bu yoldan geçiyor. Önemli olan en az kayıpla geçmek.
+3
artci sarsinti
(13.03.26)
Kızım ve oğlum da biraz nefes alsın, çocukla biraz ben ilgileneyim diyen büyükanneler ve büyükbabalar yoksa, asla normalleşme olmuyor.
Böyle bir destek olsa, siz de eşiniz de kendiniz için ayrı plan yapabilirsiniz.
Gerçi çocuk ne kadar büyürse büyüsün hayat eskisi gibi olmuyor, o ayrı konu.
0
pro9it9is9
(13.03.26)
Eşin aynı oranda ne zaman sosyalleşebilirse o zaman normal olur. Muhtemelen uzunca bir süre olmaz.
Zaten şöyle bir hayat olmuyor. İki gün sen çık, iki gün ben çıkayım, kalan günler ailecek vs gibi… olmuyor yani. Hele yardımcı olacak aile büyüğü vs yoksa çok zor.

Sakın gidip de ne zaman spora gideyim ya filan diye sormayın.

Evde tek başına bebek bakmanın ne demek olduğunu hiçbir erkek anlayamaz ya. Hani o tuvalete bile zor gidiyorum hikayeleri gerçek yani. O sebeple bence bir süre bu düşüncelerden ziyade eşiniz ve çocuğunuza odaklanın. Onların hayatını nasıl kolaylaştırırsınız, onu düşünün.

Belki bi daha hiç spora gidemeyeceksiniz, ama çocuğunuz hep sizinle olacak. Artık normaliniz bu.
0
elorelia
(13.03.26)
Mutlu anne-baba mutlu bebek. Kendinize zaman yaratmaya çalışın yoksa stresten birbirinize sararsınız.
0
ekimoloji
(13.03.26)
Öncelikle güle güle sağlıkla büyüsün bebeğiniz. Çok şanslı olduğunuzu unutmayın.
Şu videoyu izlemenizi öneririm :) bana çok iyi geliyor bu hocanın ayarları :) youtu.be
0
duhan
(13.03.26)
çok zor bir dönem. karşılıklı anlayış gerekiyor. şunu unutmayın, annelik, hele hele 7/24 annelik, sizin çalışacağınız tüm işlerden çok daha zor bir iş. bol bol görev paylaşımı yapın. üzerinden bol bol yük alın. bebekle bol bol vakit geçirin. bir daha ele geçiremeyeceğiniz zamanlar bunlar. bebeğe bakmanız gerektiği kadar anneye bakmanız da gerekiyor.

bir de aslında sizin bir çift olduğunuzu da unutmayın. yavaş yavaş bebeği bir kaç saatliğine birine bırakıp, köşedeki kafede bari olsa iki kişi dışarı çıkın.
+1
co2s2
(13.03.26)
bence ilk önce hiç bir zaman önceye /eskiye dönmek diye bir şey yok onu kabullenmek gerekiyormuş bu süreçte bizim öğrendiğimiz bu oldu :) artık yeni bir normal yaratmak gerekiyor , bazen ufak ufak bazen de büyük alanlar açmaya çalışarak, bakıcı yada anneanne/ babaanne yoksa gerçekten çok daha zor. ama bebek anneden biraz daha ayrılır hale gelince mutlaka eşinizle birlikte zaman yaratmaya çalışın önce, çünkü her ne kadar destek olsak da sandığımızdan daha fazlasına ihtiyaçları oluyor. ardından da dönüşümlü olacak şekilde kendinize bireysel alanlar bırakabileceğiniz bir plana geçmeye çalışın- bu arada çocuğun hastalanması, diş çıkarması, atakları falan onlar hep plan bozucu zaten saymıyorum dahi ama yine de kendiniz için ve birbiriniz için bir şeyler yapabileceğiniz hissi veren planlamalarınız olsun, sonrası yapabildiğiniz kadar zaten
0
darthvader
(14.03.26)
(10)

Kendime vakit ayiramıyorum

egerbiryolcu
Ne yapacağım ben?Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abi
Ne yapacağım ben?

Aile evindeyim. Evli ve çocuklu değilim. Ama sorumluluklarım hiç bitmiyor. Hastalık hastane gibi ilgilenmem gereken durumlar vardı mesela bir aydır. Ve devam da edecek. Ondan önce başka şeyler. Birkaç senedir hep bu tempodayim. Şu an çalismiyorum ama ise giricem. Evde annem var. Abim benim gibi her işe koşturan biri değil. Bencil ve aileden kopuk biri. Annem de ev hanımı evle daha iyi ilgileniyor. Onun dışında yaşlı bakıyoruz. Çok seviyorum ama hep odada onun yanında olmak durumundayım. Bir sürü hayal ettiğim proje vardı hiçbirine başlayamadim. İki aydır kendi odamı bile kullanamıyorum. Hep salonda oturup gece salonda uyuyorum. Annem de çok yoruluyo babamin vefatından sonra. Evimiz müstakil bahçesi büyük. O yüzden bahçe işleri de yoğun olabiliyor. Bu sebeplerden ben de anneme kıyamıyorum ve elimden geldiğince her şeye el atmaya çalışıyorum böyle olunca da kendimden vazgecmisim gibi oldu. Yüzümde bir sürü garip sivilceler çıktı. Gezme alışveriş etkinlik sosyallik sıfırlandı. Bunlari düşünmüyorum ama bir gün geliyor ve modum çok düşüyor sanki sadece başkaları için yaşıyorum.
+3
egerbiryolcu
(07.03.26)
Yaşlı bakımı zor ve yıpratıcı bir süreç. Abiniz çalışıyorsa, maddi durumunuz müsaitse bakıcı tutmayı düşünün. Annenizin de yükü azalır biraz.
+1
?
(07.03.26)
ben kendimi anamın isteklerine göre şekillendirsem, eşimi boşayıp çocuğumla ilgilenmemem gerek. o evi terket kendi evine çık. ana baba evinde iş bitmez, illaki sana yaptırcak iş bulurlar.
+1
mikahakkinen
(07.03.26)
Herşey değişiyor her şey geçici . Sorunlar da öyle . Evde kalmaya devam et.
Dua da almaya çalış bu Ramazan vakitlerinde.
Kur'an-ı Kerim de "zamana" yemin ediliyor . Boşuna değil
-6
diyecevaplandı
(07.03.26)
Ben sebebi tam anlamadım. Ama herhalde bu kendinize ayırmak istediğiniz vakti evin dışında geçirmeniz gerekecek. Öyle yapın.

Bahçe işleri aksasın, eksik olsun. Onlara bulaşmayın.
Bazı bahçe işleri aslında sadece annenizin oyalanmasını, hareket etmesini, şikayet edecek bir konusu olmasını sağlamak içindir. Bunlar da öyleyse kadını bunlardan mahrum etmeyin.
+1
michael_knight
(07.03.26)
@michael_knight
Sebep yani şu. Hastane, refakat, yaşlı bakımı, ev işleri çoğu bende. Yani ben baya joker biriyim evde. Ben olmasam herkes stresten kafayı yer. Ben bütün işlere el atıyorum. İster ev olsun ister bir yere gidilmeli olan işler olsun. Onun dışında odama gidip nefes alma, mesleğimle veya hobilerimle ilgili konularla ilgilenmeye zaman bulamıyorum.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Seni o kadar iyi anlıyorum ki:') bir yerde dur demeyip kendini iyice ihmal edersen hepten dağılıp kendini hemen toplayamayabilirsin. O günün gelmemesi için yapılacak işleri önem sırasına göre listele, hangilerinde ihale sana kalıyor ortaya çıksın. lla senin yapmana gerek olmayan, başkalarından yardım alabileceğin işleri ele. Her gün kendin için ufak bişi yapmaya çalış, bu bazen bir bölüm dizi, bir film, bazen 50 sayfa kitap, dışarıda içeceğin bir kahve olabilir.

Böyle devam edersen görev olarak üzerine yapışacak bazı işler ve kendine zaman ayırmak istediğinde bencillik ile itham edileceksin..
+4
kullanicadi
(07.03.26)
Düzenli olarak bahçıvan veya temizlik için bir personel tutmayı neden düşünmediniz?
0
Hallegadola
(07.03.26)
@hallegadola maddi durumumuz pek elverişli değildi. Ama iki ay sonra benim de maaşım olacak. Bu süreçte belki gerektiğinde personel tutmaya destek olabilirim veya robot süpürge gibi ev için konforunu artıracak ürünler almayı deneyebilirim. Bahçedeki otlarin bicilmesi için arada cagriyorduk o kadar. Budama işleri için de tutulabilir.
0
🌸egerbiryolcu
(07.03.26)
Yazdıklarınızda kendimi gördüm, bencil abi ve bahçeli ev dahil.
Bizde de öz oğul ve üvey kız var. Ailelerde hep bir kurban bulunur, bekar ya da dul olan, özellikle de kızlar.
Altı aydır devletin verdiği refakat izniyle evde hasta bakıyordum, her tür bakımıyla. Yıl değişince izin uzayabiliyormuş ancak sözünü etmedim bile ve işe döndüm. Şimdi güvendiğimiz birisi bakıcılık yapıyor.
Siz de mümkünse bir an önce işe başlayın.
Şu altı ay içinde işimin değerini anladım. İki üç insan görünce bile insanın mizacı değişiyor. Dışarıda geçirdiğiniz zamanı uzatırsınız kendiniz için.
Annenizin eli ayağı tutuyorsa büyük nimet.
Diğer işlere de arada yardımcı gelir.
+2
pro9it9is9
(07.03.26)
Yaşlı ve hasta bakımı zor be insanı yıpratır hele biraz vicdan sahibi iseniz .
Maddi durumu bilmiyorum ama kendinize illakş vakit ayırabilirsiniz .
Bazen yapabilecek bir şey yoksa kabullenmek en iyisi sonrası zaman .
Çoğu insan İçin müstakil ev bir nimet .
Misal çok yoğun olan biri de belki biraz boş vakti olsa bahçe işleri ile uğraşmak isteyebilir .
0
dunyatuhaf
(09.03.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
0
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(29)

Bakıcı mı okul mu

wild honey suckle
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı? Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
2 yaş bebesi, anneanne ve babanne bakamaz olarak düşündüğümüzde, güvenilir bir okul mu (tam zamanlı maalesef) yoksa referanslı bir bakıcı mı?

Siz olsanız hangisini seçerdiniz ve niye?
+1
wild honey suckle
(25.02.26)
bakıcıdan memnunsam güvenilir biriyse ve anlaşabiliyorsam bakıcıdan devam ederdim. aksi durumda okul.
0
Sadece soruyorum
(25.02.26)
Hali hazırda bakıcı yok, yani sıfırdan bulunacak.
0
🌸wild honey suckle
(25.02.26)
Güvenilir bir bakıcı. 2 çocuklu bir anne olarak 2 yaşın kreş için çok erken olduğunu, 3 yaşa kadar temel bir bakım verenle büyümesi gerektiğini düşünüyorum.
-2
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Bakıcı. Çok küçük daha bence kreş için. 3 yaştan sonra anca.
-7
sadakatsiz
(25.02.26)
Bakıcı kesinlikle. Şirkette bir arkadaş var. Çocuğu 2 3 yıldır ana okuluna gidiyor. 5 yaşında. Çocuk bıkmış durumda. 1. sınıfa tükenmiş olarak başlayacak. Okul zaten başlayınca bitmeyen bir şey. 2 yıl daha dinlensin çocuk.
-8
arbre
(25.02.26)
aile büyüğü bakabilseydi bi sene daha evde kalabilirdi. 3 yaşında zaten kreşe başlayacak. yani son bi sene için bakıcı bulmaya değer mi, güvenilir bakıcı bulunabilir mi bilemedim. yani çocuğumu evde bi yabancı ile bırakma fikri bana biraz korkunç geliyor. gerçekten iyi referansının olması lazım. dolaylı değil hatta birebir görüşmek filan isterim o referansla. her odaya da kamera koyardım muhtemelen. başka türlüsü zor.

güvenilir kreş mi güvenilir bakıcı mı derseniz sanki kreş bana daha mantıklı gibi geliyor. kızım 34 aylık gibi kreşe başladı. mesela bu kreşe ben 2 yaşında da olsa gönderirdim.
0
elorelia
(25.02.26)
Kreş diyorum.
En donanımlı ve hevesli bakıcı bile çocuğa pek de bir şey öğretmeyecek, etkinlikler yapmayacak.
Telefonundan reels kaydırırken çocuk da büyüyecek.

Kreşte ise kötü bile olsa bir etkinlik, şarkılar, boyamalar vs var. Ayrıca diğer çocuklarla sosyalleşmek var.
+12
michael_knight
(25.02.26)
yeni ben bakıcılarla sürekli problem yaşayan 1.5 senede 3 bakıcı değiştiren biri olarak yine de her türlü bakıcıyı tercih ederim.
bebeklerimiz aynı yaşta ve çok küçükler diye düşünüyorum. kreşlerde birebir ilgi görmüyorlar. güvenli bağlanma için de ilk üç yıl bakım verenle birebir ilgi çok önemli.
kreşe de 3 yaşında veririz:)

@michael_knight,
ona göre bir bakıcı bulursan neden olmasın? benim tüm bakıcılarım sürekli etkinlik yaptıran, araştıran çocuğu öncelik yapmış kişilerdi. farklı problemlerle ayrıldık ama bu konuda haklarını yiyemem. sadece çocuğa odaklılardı yani ev işi vs istemedik.
şimdiki bakıcım da öyle. instagramda gördüğümüz ne kadar etkinlik varsa hepsini tek tek yapıyorlar. her gün onlarca kitap okur, şarkı ve dansları öğretir, bilişsel gelişimi için çabalar, boya yaptırır, kum oynatır, su oynatır. gün içinde hiç yalnız bırakmaz.
sahibinden comda buldum bu arada, referans filan yoktu. kamera var evde diye güvendim, güvenim boşa çıkmadı. şimdi bakıcı gelince çocuk koşup sarılıyor hemen seviyor bakıcısını.
ben bile haftasonu o kadar oyun oynayamam etkinlik yaptıramam :)
-3
Gradient_tabanlı_mor
(25.02.26)
Kres tabii.

Cocuklar cocuklarla yetişkinlerden daha iyi anlasir.
+2
Purple life
(25.02.26)
2 yaş sosyalleşme yaşı değil arkadaşlar, onu kaçırıyoruz bence. 2 yaş bebeğin kendi kendine oyun kurmayı dahi yeni yeni öğrenmeye başladığı, her anında güvendiği ve tüm ilgiyi ona veren birini aradığı bir yaş. Bakıcının ana artısı birebir vakit geçirecek olması., etkinlik mesele değil. kitap okusunlar, kağıtları karalasınlar, parka gitsinler, birlikte hamur yoğurup yemek yesinler yeter zaten. 2 yaş için kreş birbirlerinin saçlarını çekip gözlerine parmak soktukları, oyuncaklar için ağladıkları bir yer olacak.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
uzun yıllar anaokulları işletmeciliği yapmış biri olarak kesinlikle anaokulunu tercih ederdim. anaokulu sadece çocuğa bakmak, yedirmek içirmek değildir. çocuğun sosyalleşmesi, toplum hayatına hazırlanması, periyodik (yemek uyku oyun saati gibi ) işlere alışması, paylaşmayı öğrenmesi, el ve motor gelişimini hızlandırması düzenli ve sağlıklı beslenmesi ve sair bir çok konuda faydası var. anneanneler babaanneler bile bir yere kadar bakabiliyor. sabır kalmıyor. dışarıdan tek başına bir bakıcı bir çok açıdan güvenli değil. 2 kızım var ilki bakıcıda yetişti, ikincisi 2 yaşına bile gelmeden kendi kurumlarımızda bakıldı. aralarında bedenseli beslenme alışkanlığı, tertip düzen, okul başarısı gibi onlarca konuda gerçekten büyük farklar var. her konuda küçük daha ileride. ek olarak bakıcılar çocukları gündüz uyutup dinlendiriyor, anaokulu ise gündüz bedensel ve zihinsel olarak yoruyor. ilkinde akşam eve yorgun gelen ebeveynler enerjik bir çocukla başbaşa kalıyor, ikincisinde ise aynı yorgunlukta daha sakin bir çocukla daha rahat bir ortam oluşuyor.
+6
ground
(25.02.26)
Türkiye'de şu an mümkün mü bilmiyorum ama, 9-10 aylıkken kreşe başlamış, okula gidene kadar aktif de kreşte büyümüş biri olarak, kreş tavsiye ederim. Ne kadar erken o kadar iyi. Ev ortamından çocuğun ayrılması, rutin kazanması, bilişsel gelişimini yaşıtlarıyla beraber sosyalleşerek geliştireceği bir ortamda olması bence oldukça önemli
+4
nundu
(25.02.26)
kesinlikle kreş. çocuk dış dünyayı çabuk öğrenmiş olur. beceri ve yetenekleri ona göre gelişir. hayat görüşü bile farklı olur.
+1
gercekdunya
(25.02.26)
Bakıcı, 2 yaş çok küçük. 3.5 4 den önce kreş okul vs düşünmeyin derim. kaynak mabadım tabi.
+2
kisa
(25.02.26)
Eloreli güzel yazmış. +100 diyorum.
-1
luluki
(25.02.26)
Ben de mabaddan atıyorum: sisteme erken giren çocuk daha iyi adapte oluyor.
0
huladancer
(25.02.26)
herkes çocuklarını pamuklara sarmak istiyor ancak öyle olmuyor. 3 yaş öncesi bende göndermek istemezdim bakıcıya vermek yerine kreşe bıraktım. burası türkiye ben hiç bir bakıcıya güvenmiyorum. zor olsa da kreşe bırakırım. keşke 3 yaşa kadar anne bakabilse ama bazen olmuyor.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Bulundugum ulkede anne babaninin cocuga bakmasi cok yaygin degil. Cocuklar kimi zan 15 aylikkenden itibaren okul oncesi egitime basliyorlar. Benim oglum da 18 ayliktan beri gidiyor. Esim de ben de calistigimiz icin benim buyukler trde onun kiler baska sehirde yasadigi icin zaten kendimizden baska kimsemiz yok. Ancak genelde de boyle sadece biz degil. Bazi gunler bakici da geliyor hatta eve.

Oglumun cok sevdigini soyleyemem, bazen gulerek gidiyor ozellikle tekrarli bir sekilde bir sure giderse ama cogu zaman aglayarak. Esas problem tahmin edilemeyecek seviyede kisa bir frekansta hasta oluyor yani 1 ayin 2 haftasi evde oluyor zaten, bu anlamda baya sacma tabii, biz burada rapor alabiliyoruz bu durumda turkiyenin sartlarini bilmiyorum ezbere. Her hasta oldugunda anaokuluna alisma evresi bastan basliyor.

Konustuk defalarca. "Okula gitmek lazim" diyip kafa salliyor 25 aylik velet ama yine de agliyor. Bir de onu almaya gittigimde beni gordugu andaki sevincinin tarifi yok, bu tabii hem iyi hem kotu.
+1
wallcan
(25.02.26)
2 yaşında kızımı yarı zamanlı kreşe verdim, uyumuna göre tam güne çevirdik.
Birçok şey öğreniyor, dil gelişimi ve motor refleks gelişimi ilerledi, kendi yemeğini kendisi yiyor, kuralları biliyor gibi birkaç alanda faydasını gördüm.
Şu an 2,5 yaşında ve severek gidiyor kreşine.
Bizim anaanne seçeneğimiz vardı lakin iş reels kaydırmaya vs geldi, anaanneler kıyamıyor torunlarına.
Bakıcı ile çocuğunu büyüten arkadaşım da var ama çocuğun gördüğü kişi sayısı 3 yetişkin ile sınırlı kalıyor. Beyin gelişimi için zaten dezavantaj.
Kreşin de bir dezavantajı var; ilk sene hasta olacak. Bu kaçınılmaz. Gerçi 3 yaşında da başlasa 7 yaşında da başlasa bu hastalık dönemi olacaktır.
Umarım cocugunuz ve kendiniz için en doğru yolu bulursunuzz
+6
purplee
(25.02.26)
2.5 yaşında başladı oğlum. Şans işi biraz da belki, maaşın yarısını verdim native hocalar havuzlu okullar vs. tekinde çocuğun boğazına ip bağlamış öğretmen nerdeyse boğuluyordu, diğerinde altına kaçırmış kızmışlar gündüzleri bile işemeye başlamıştı. Yine birinde öğretmenin instasından uyumayan öğrencilere söylendiği videoyu yakalayıp attırmıştım. İstediğiniz kadar kameralı okula verin kvkk diyorlar polise veriyorlar görüntüleri sadece.
Benim anneme baktıracak ortamım yoktu sıkıntılı süreçlerim vardı ama eğer anneler yakınsa evine tam zamanlı yardımcı alın onlardan biri baksın bir buçuk sene sonra verirsiniz yeni dönemde okula. En olmadı döşeyin eve kameraları referanslı birini bulup gözünüz üzerinde tutun.
+1
cilekli pasta
(25.02.26)
Çocuğa çok bağlı (git: www.instagram.com )

Ben 2 yaşında kreşe vermeyi çok istedim çünkü kızım çok sosyal bi çocuk, başka çocuklarla bir aradayken çok mutlu oluyor. Bütün gün evde durmak gibi bi yaşam tarzımız olmadı 2 yaşına kadar da, bakıcıyla bütün gün evde sıkılacağını düşündüm. Ama yaşadığım yerde 2 yaş sınıfı olan bi kreş bulamadım. O yüzden mecbur bakıcı şu an. İyi birini bulursanız büyük şans ama bulmak da zor olabiliyor
+1
mezzosprite
(25.02.26)
İki buçuk yaşındayken oğlumu kreşe göndermiştik, anneanne artık bakmayınca.
Çok ezildi, öğretmenler tarafından ayrımcılığa uğradı, çocuklar tarafından zorbalığa uğradı.
Biraz daha büyük yaşta göndermek isterdim. Hala içim acır.
Mümkünse bir süre daha bakıcı.
+1
pro9it9is9
(25.02.26)
Kızımı 9 aylık kreşe verdim. Böyle diyince Türkiye'de hemen herkes bir aaauuvv uuuov diyor ama asla pişman değilim.
Birinci ay haftada 5 gün, günde bir saat ve annenin yanında bulunma zorunluluğu vardı. Tam anlamıyla oyun grubu gibi oluyor. 14 anne + 14 bebek bir saat süresince oyunlar oynuyorsunuz.
İkinci ay iki saate çıkardılar ve bizi sınıfın dışında ama okulun içinde beklettiler, ağladıkları vakit sınıfa alıyorlardı, biz sakinleştiriyorduk, sonra kaldıkları yerden devam ediyorlardı.
Üçüncü ay üç saate çıkardılar ve bize "dışarıda gezin ama okuldan çok uzaklaşmayın" dediler. Çocuk ağlarsa telefon açıyorlardı, okula gidiyorduk.
Dördüncü ay dört saate çıkardılar ve biz normal okul ritmine geçtik, sabah bırakıp işimize gücümüze bakıyorduk ve öğlen alıyorduk.
Sonra bacağı kırılınca iki ay kreşe göndermedim ve evde kaldığı süreçte bariz şekilde sosyalleşmesinde, rutinlerinde, öğrendiklerinde gerileme gördüm. İki ayın sonunda tekrar bir aylık oryantasyon sürecinden sonra kreşe başlattım (ilk anlattığım oryantasyon modelini aylık olarak değil, bu sefer haftalık yaptık).
Haftada 20 ile 25 saat arası kalıyor. Kendi akranlarıyla oynuyor, bağışıklığı güçleniyor, dil gelişimi sürat kazanıyor. Dört duvar arasında 30+ yaşında bir care-giver ile vakit geçireceğine kendi yaşıtlarıyla beraber eğleniyor. Öğleden sonra zaten beraberiz.
+1
alice in potatoland
(26.02.26)
Baba degilim ama 2 yas cok kucuk degil mi ya ? Dusunsene 2 yildir dunyadasin yani cok kucuk yavru ya daha :)
0
oscar
(26.02.26)
2 yaş küçük. Çok sağlam sevgi dolu merhametli şefkatli çocukla oyunlar oynayacak çocuk seven bir bakıcı. yani bir babaannesi aneannesi değil. yoksa aynı onlar gibi demeniz lazım.

Anlaşılır zaten.
-1
mahmuttt
(26.02.26)
2 çocuğumu da 2.5 yaşında kreşe yazdırdım, tavsiye ederim.
0
efx
(26.02.26)
1 buçuk yaşında hiç anlamadığım bir dilde eğitim veren kreşe yollanmış birisi olarak ben de tavsiye ederim. başta zor gibi görünse de erken yaşta sosyalleşmenin ve farklı şeylerle karşılaşmanın hem gelişim hem de bağışıklık açısından pozitif etkisi olduğunu düşünüyorum.
+1
eileengray
(26.02.26)
@gradient tabanlı mor,
Siz herhalde hem çok şanslı hem çok bilinçli hem de bakıcı seçmeyi çok iyi biliyormuşsunuz ama herkesin böyle olacağını sanmıyorum.
Hatta bakıcınız ayrılmaya karar verse ve bir ay içinde yeni bir bakıcı bulacak olsanız bu söylediklerinizi gerçekten yapan birini bulma ihtimaliniz sizce yüzde kaç?
Ben sizin için %10’dan düşük olduğunu, herhangi biri içinse %3’ten düşük olduğuna inanıyorum.
Ortalama bakıcı maaşlarından bahsediyoruz di mi?
Piyasayı bilmiyorum ama piyasa 50 bin lirayken 150 bin lira vermekten bahsetmiyoruz.

Bu arada bakıcının sonradan sigortamı ödemediler diye dava açmasını nasıl engelliyoruz? Sigorta yapalım desek 50 bin maaş vermenin size maliyeti 80 bin civarına gelecek. Asgariden gösterelim desek mahkeme korkusundan yine kurtulamayacağız.
0
michael_knight
(26.02.26)
Arkadaşlar hepinize cevaplarınız için çok teşekkür ederiz hepsi çok değerli.
Kafamız daha çok karıştı bizim kızı aldıralım diyoruz dkdkdkd
Şaka bir yana okul mantıklı gelmeye başladı. Çünkü güvenilir bakıcı nereden temin edilir bilmiyoruz, bir gün giderse ne yaparız bilmiyoruz. Babanne gelse bizde yaşasa cinnet geçiririz. Anneanneye iki saat emanet ettik dört morlukla döndü:)

Velhasıl zor. Allah herkese makul yaşa kadar çocuğuyla beraber olma ekonomik rahatlığı versin. Biz iki senede elendik.
+3
🌸wild honey suckle
(26.02.26)
(11)

Kadinlarin reglken oruc tutamadigini biliyor muydunuz?

floydian
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
Ben gecen sene ogrendim ve bence gayet normal cunku erkegim. Siz erkekler uzun suredir biliyor muydunuz?
-8
floydian
(20.02.26)
evet küçüklükten beri biliyodum
0
jelly bear
(20.02.26)
Bu bilgiyi hangi bağlamda bildiğiniz önemli. Dinen yasak diye mi öğrendiniz yoksa regl döneminde bazı kadınlar oruç tutamayabiliyor şeklinde mi öğrendiniz?

Dinde öyle bişey yok çünkü.
-7
yaren
(20.02.26)
Tutamazlar ama Ramazan' dan
sonra kaza ederler .
Bu halleri geçtikten sonra ise kılamadıkları Namazları da kaza etmezler .
Dinen hüküm böyledir.

Erkeklerde de bazısı rüyalandığı zaman orucun bozulduğunu sanar ama bu durum oruç tutmaya mani değildir.
0
diyecevaplandı
(20.02.26)
bilmiyodum su an ogrendim. 19:12'de.
0
koela
(20.02.26)
tutamadığı değil de, istiyorsa tutmayabilir diye düzeltelim. kendini iyi hissediyorsa tutmasında engel yok. iyi hissetse de isterse tutmayabilir; böyle bir izin ve kolaylık var diyelim.
0
lil siztah
(20.02.26)
Ben küçükken, yanımda kadınlar konuşurlardı. Öyle öğrendim.
Hatta bir kadın, "kirlendim de o yüzden oruçlu değilim" demişti.
Kirlenmek (!)
Regl olan kadının kirli görülmesi fecaat.
Zaten bazı âlimlere göre dinde böyle bir şey yok. Regl olan kadın camiye de girebilir, oruç da tutabilir, namaz da kılabilir diyen var.
+1
pro9it9is9
(20.02.26)
dinin böyle bir hükmü olmamakla birlikte, emevilerden sonra böyle olmuştur.
+1
klassno
(20.02.26)
biraz geç öğrenmiştim.

esasen ben kadınların ergenliğe girdiğinde bir kez regl olduklarını ve sonra bittiğini sanıyordum. 20 küsur yaşında bir kadının 'reglim oruç tutamıyorum' dediğine kulak misafiri olunca oha lan bu yaşta yeni mi giriyo ergenliğe demiştim.
0
yurtsuz john
(20.02.26)
Kız çocuklarının oruçla ilgili öğrendiği ilk şey olabilir. Aslında tutulur deniyor ama genellikle tutulmuyor.
0
sekizdokuzon
(20.02.26)
@pro9it9is9
Burada insanlar arasında söylenen " kirliliği " dini manada anlamak gerek (hadesten taharet, necasetten taharet gibi )
Bahsettiğin o bazı âlimler(!) herşeyde sınır tanımadan güya genişlik tanıyorlarsa o halde dinde yenilik adı altında reformist ve modernist, hatta oryantalizm akımına kapılan kim oluyor ? İşte bunu anlamak imkansız hale gelir .
YouTube da karşımıza çıkan ve her daim ayetlerden konuşan bazı kimselerin ne bozuk , hatta vehhabi kafalı olduklarını bile anlıyoruz çok şükür.

@klassno
bak o sevmediğin Emevilerden önce daha neler var ? Hüküm en baştan verilmiş zaten . Kaynaklara dikkat et :
kurul.diyanet.gov.tr

En azından:
- emeviler zamanındaki fukaha yerine ben kendi halime bakmadan nasıl bu kadar kolay fetva veriyorum?
diye düşünmelisin biraz.
Emeviler dönemini eleştirmek yerine, 1800lerden itibaren oryantalizmden beslenen kimi reformist ve protest ilahiyatçıları incelemen gerekli.
-2
diyecevaplandı
(21.02.26)
Tutmasının yasak olması değil, tutmama gibi bir imkanı olarak biliyorum. Bunu ne zaman nerede öğrendiğimi hatırlayamam.

Bunu ramazana oruca çok yabancı olmayan, kadın erkek herkes bilir.
0
lazor
(22.02.26)
(4)

Çok yoğun çok güçlü kireç sökücü

yaren
Selam gençlerElimizde aşırı kireçlenmiş ve kullanmak zorunda olunan bir klozet var. Klozetin sadece dipteki kısmı değil oturulan taşın iç çeperleri de müthiş kireçli. Kokmuş maalesef, temizlenmesi lazım. Bir tane makul gelen bir video buldum onu uygulayacağım ama sizin bildiğiniz bir müthiş kireç sö
Selam gençler

Elimizde aşırı kireçlenmiş ve kullanmak zorunda olunan bir klozet var. Klozetin sadece dipteki kısmı değil oturulan taşın iç çeperleri de müthiş kireçli. Kokmuş maalesef, temizlenmesi lazım.

Bir tane makul gelen bir video buldum onu uygulayacağım ama sizin bildiğiniz bir müthiş kireç sökücü var mı, bir yerden limon tuzu ile çıkarılır diye duydum, onun en yoğun çözeltisi nasıl hazırlanır veya daha güçlü daha uygun bir çözüm var mı?
0
yaren
(20.02.26)
Tuz ruhu döküp bekleyin.

Sakın daha iyi çıkarsın diye başka şeyle karıştırmayın, sadece tuz ruhu.
+4
kibritsuyu
(20.02.26)
Porçoz kirec ve pas çözücü. Kullanıma dikkat.
+2
ırene adler
(20.02.26)
porçözz +1
AMA!!
Kireç üstüne porçöz döktüğünüzde bir gaz çıkışı gözlemleyeceksiniz, lütfen onu asla solumayın. Bu çok önemli, rica ediyorum.
Porçözu döün, pencereyi açıp kapıyı kapayıp dışarı çıkın. 10 dk bekleyin. Sifonu çekin ve bakın durumuna. Gerekirse işlemi 1-2 defa tekrarlayın. En son tuvalet fırçasıyla ciflersiniz zaten.
+3
alice in potatoland
(20.02.26)
Porçöz klozette etkili olacak kadar durmuyor. Kıvamlı formları varsa bilmiyorum.
Zor kireç kalıntıları için, neredeyse bir kutu Selsil Pak'ı eldivenle klozet taşının her yerine sürdüm. Daha fazla da olabilir tabi.
Bir iki gün bekletip fırçalandığında etkili oldu.
Dip kısım için ise tuz ruhu olabilir.
+2
pro9it9is9
(20.02.26)
(1)

Muadil ilaç

Take it away honey
Dostlar Misol 50gr kullanıyorum. Yurtdışından Türkiye'ye gelişim uzayacağı için Lustral 50mg Misol yerine kullanabilir miyim? Muadil olarak geçiyor ancak daha önce kullanmış olan varsa sormak istedim.
Dostlar Misol 50gr kullanıyorum. Yurtdışından Türkiye'ye gelişim uzayacağı için Lustral 50mg Misol yerine kullanabilir miyim? Muadil olarak geçiyor ancak daha önce kullanmış olan varsa sormak istedim.
0
Take it away honey
(18.02.26)
Lustral orijinal ilaç zaten. Bulduğum sürece bunu alıyorum. Diğerleri sonradan piyasaya sürüldü.
Yakın zamanda Türkiye'de Lustral bulmak güçleşti. İstemeyerek eşdeğer ilaç almak zorunda kaldım.
Kısacası, Lustral güvenilir, orijinal preparat.
0
pro9it9is9
(18.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(7)

karşıyaka-göztepe rekabeti

der meister
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz
sadece aynı şehrin takımı olmalarından mı kaynaklı yoksa sosyolojik bir arka planı var mı, atıyorum göztepeliler daha elittir karşıyaka daha işçi sınıfıdır gibi? türkiye'de çoğu rekabet temelde sadece sportif kökene dayanıyor. diğer ülkelerdekine benzer dini, siyasi, ekonomik ayrımlar pek görmüyoruz. yalnız altını çizerek belirteyim ben KESKİN ayrımlardan bahsediyorum. mesela fenerbahçe halkın takımı, galatasaray elitist bir takım diyebilirsiniz ama gerçekte çok farklı sosyal statülerden milyonlarca taraftarı olan takımlar bunlar. ülkenin dört bir yanında, farklı kimliklerde taraftarları var.

karşıyaka-göztepe için de durum böyle mi, semt temelli "buranın ağası biziz" rekabeti mi var? yoksa daha derin boyutu var mı bu işin? ben kendi tanıdığım birkaç izmirlide (karşıyakalı, göztepeli ya da altaylı olduğunu söyleyen) çok bi şey görmedim çünkü yani dümdüz standart orta sınıf türk insanıydılar ama tabii örneklem çok küçük.
+1
der meister
(15.02.26)
Karşıyaka izmir'in en elit semti. Göztepe için varoş diyemeyiz ama aynı ayarda değiller. Karşıyaka taraftarı bir şekilde karşıyaka ile bağı olan - örneğin orada doğup büyümek gibi - kişilerden oluşuyor. Göztepe'nin taraftar profili arka plan açısından çeşitlilik gösteriyor. Mesela göztepe'de hiç yaşamamış orayla alakası olmayıp da Göztepe'yi destekleyen çok kişi var, mesela ben.
+1
michael harddd
(15.02.26)
İki semt de bence aynı elitlikte ama Karşıyakalılarda sinir bozucu bir kibir ve büyüklenme var. Kendilerine otuz beş buçukluyum derler mesela. Diğer ilçeleri küçük görürler.
Düşmanlığa kadar varan taraftarlığın nedeni Karşıyakalıların bu tavrı olabilir.
Son yıllarda İzmir'de elit bir yer kaldı mı ki ayrıca.
+2
pro9it9is9
(15.02.26)
Karşıyaka kendini İzmir üstünde ve dışında görüyor işte 35,5 mevzusu. Onun dışında Karşıyaka'nın Bostanlısı falan elit denebilir de tüm Karşıyaka öyle değil. Göztepe de benzer elitlikte yani. Aynı şekilde Altay'ın merkezi Alsancak da öyle. Bi işçi sınıfı-elit rekabeti yok iki takım arasında. Altay ittihatçıların takımı mesela kuruluşunda, Karşıyaka daha Türk-İslam endeksli kuruluyor ama günümüzde pek yok ayrım işte hepsinin taraftarı tipik İzmirlilerden oluşuyor. Semt kültürü olayı baskın. Bi de ikisi tam körfezin karşı kıyıları yani bakınca birbirini görüyorlar
+1
nundu
(15.02.26)
Bu arada esas sosyal farka dayalı derbi karşıyaka-bucaspor derbisidir. Tamamen zıt 2 semt. Ama bu iki takım uzun zamandır aynı lig'e düşmüyor. Unutuldu gitti.
+1
michael harddd
(15.02.26)
Standart iki şehir takımı rekabetinden öte birinci lige çıkmaya ramak kala karşıyaka çıkmasın diye göstepenin galatasaraya maçı satması ile başlar büyük dava. takımların şehrin iki yakasında olması, klasik rakiplik falan öte düşmanlık bu işten başlar. büyür gide.
bir karşıyakalı olarak açıkça şunu söyleyebilirim ki biri bok diğeri kaka bakarsan.
anlatılacak çok şey var ama kör cahil tribünlere bunu anlatamıyorsun ne yazık ki. o yüzden böyle gelmiş böyle gider bir mevzu baktığında.
0
erty_ksk
(15.02.26)
aynı ayardalar. şehrin 2 köklü takımı. fener gs olayı biraz anadolu takımı avrupa takımı gibidir. ya da gs okumuş elit tabaka, fb tersidir. adanaspor elit zengin takımıdır, adana demirspor işççi varoş takımıdır mesela. izmirde bu şekil ters denge altay/göztepe veya altay/ksk arasında olabilir ancak.
0
ground
(16.02.26)
@erty_ksk süper ligdeki Galatasaray, Karşıyaka'nın üst lige çıkmasını nasıl engelleyebilir söyler misin?
-1
unalub
(16.02.26)
(29)

Can Yaman'ın nesi var?

Kahvedesu
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
Yakışıklı mı bu adam şimdi? Yurtdışında ölüp bitiyorlar bu adama.
0
Kahvedesu
(11.02.26)
Cevap versenize eksikeyeceğinize!!!??!!!

Şaka şaka.

Can yaman yakışıklı, kamera tecrübesi var. Yani direkt orta sınıf oyuncu.
Tipi bize göre (türki) değil belki ama Avrupada iş yapar/yapıyor. O kadar. Maddi olarak orada çok daha az kazanıyordur ama adı yayılıyor işte. En son sandor dizisini kaptı.
0
gobekliraki
(11.02.26)
Demek ki yakışıklı
0
warrior princess
(11.02.26)
Şu sorularda hiç tanımadığım ünlüler denk geldikçe yaşlandığımı fark ediyorum, beni üzüyorsunuz ya.

Neyse, Google'dan bakıp geldim. 20'lerimde olsam düşerdim, yakışıklıymış.
+1
kobuzchu kiz
(11.02.26)
vay arkadaş can yaman bile tartışma konusu olmuş, sırada daha kim var bakalım.
0
gule gule
(11.02.26)
Normal halindeyken hoş biriydi bence ama kaslandıkça yapaylaştı, şu an beğenmiyorum.
0
mutekebbir
(11.02.26)
@kobuchu vay be sen bile! @göbekli rakı, eksileyenler iki kelimeyi bir araya getirip cümle kuramayan ezikler. Sen demesen bakmamıştım.
edit: bence de mağara adamı gibi.
-1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
magara adami gibi gözüküyor. sen haklisin kahvedesu.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(11.02.26)
benim italyanlarda gördüğüm yabancı sanatçıları acaip yukseltiyorlar kendilerine has bir özellikleri sanırım italyanların mika, goerge clooney bi arjantinli manken var sunucu

italyanların olayı bu bence
0
eja
(11.02.26)
yakışıklı değil. kası var.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Çarpılırsın kahvedesuu. Tarzın, tipin olmayabilir ama yakışıklı adam.
-2
gabe h coud
(11.02.26)
Cok iyi bir menajerlik ekibi var.

Daha iyisi yapilamazdi. Belgeseli cekilemezdi. Menajeri olmak isterdim.
Adam italya‘da mercedes benz, dolce and gabanna reklam yüzü falandi. Üstelik yabanci italyan olmayan biri yapiyor bunu. Basari hikayesi.
0
Purple life
(11.02.26)
Ay bu adam ilk piyasaya çıktığında bir dizide oynamıştı, o zaman sakalsız kısa saçlı efendice bir tipti hoş çocuk demiştim. Şimdi gördükçe gıcık oluyorum, hem tip olarak hem de söylemleriyle kendini itici hale getirdi.
0
ekimoloji
(11.02.26)
Öyle böyle değil acayip yakışıklı hemi de. Yerim ben onu. Acayip heycanlandırıyor beni. (Dur ağzımın suyunu sileyim)
-6
naksidil
(11.02.26)
Erkenci kuş dizisinde tanımıştım, aaa hoş adam diyip geçmiştim. Yurtdışında kendisine ölüp bitilmesine ve hatta genelgeçer olarak yakışıklı bulunmasına şaşırmıyorum. 1,88 boyunda, yapılı ve eli yüzü düzgün bir adam sonuçta. Bana apayrı nedenlerden itici geliyor, söylemleri hoş değil biraz da "poser" sanki. Ama yakışıklı değil diyemem hakkını verelim adamın
0
kullanicadi
(11.02.26)
Jason Mamao daha yakışıklı bence hem de itici değil ama bu adama bitiyorlar. Sadece İtalya'da değil, film setlerinde falan bunu bekliyorlar. Dizileri falan da kötüydü, hangisi güzeldi ki?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Aaaaa bak jason momoa gerçekten çok yakışıklı🙈 ama yakışıklılığı iri yarı ve maskülen olmasının yanında çok eğlenceli ve komplekssiz olmasından geliyor. Bence çok kafa dengi ve cool biri kendisi. Sıfır toksik maskülenlik. Kendini kanıtlama çabası sıfır, yeri geliyor pespembe takımları çekip geziyor. Böyle özgüvenli olan birisi her şeyi yakıştırır kendisine
0
kullanicadi
(11.02.26)
geçen bu gözaltına alınınca sırf bunun için bir program yaptılar hatta muhabiri istanbula gönderdiler. kadınlar nasıl ağlıyor üzülüyor... ellerinde pankartlar falan. can ın olaydan haberi bile yoktur belki ama kadınların öyle davranması çok ilginç
0
merkep gibi adam
(11.02.26)
Cok itici hem dis gorunusu hem tavirlariyla. Hele o kaslari. Tek kelimeyle igrenc. Kim nasi begeniyor ben de saskinim.
Ps: ingiliz bir arkadasima gostermistim o da berbat dedi. Avrupai gorunus falan da hikaye yani bu da birilerine sirf karsi gorus sunacak diye hemen isi avrupaya baglayan klasik turk insani argumani.
Italyadaki durumun da abarti oldugunu dusunuyorum. Yani medyanin abartisi. Oyle kitleler pesinden kosuyor izlenimi veriliyor sadece.
-1
Kittie
(11.02.26)
Yok Kittie gerçek bence, burada da programlara katıldı. Haberlere çıktı. Adamı kapıda falan bekliyorlardı. İtici cidden, bronzluğu da yapay. Solaryum mu kaldı?
0
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
Bence de eski hali yakisikliydi. Kasli hali tuhaf
0
euteamo
(11.02.26)
heykel gibi epey yakısıklı adam (dogru kadınlar çirkin erkek seviyordu)
0
koela
(11.02.26)
aynı cinsiyetten bir grubun ooffff dediğine diğer grup ıyyyy diyemez. eğer diyorsa birinden biri yalan söylüyor demektir.

pms, ovulasyon döneminize göre bile yakışıklı/seksi algınız değişiyor. büyük konuşmamak lazım.
-2
yurtsuz john
(11.02.26)
büyük bir genelleme yapacağım ama her görüş sübjektif diyerekten bu şekilde gelişmiş erkekler bana aptal geliyor. bu yüzden çekici bul(a)mıyorum.
+1
eileengray
(11.02.26)
begenmediginiz adami alip manitalarinizla yan yana koysak mi kizlar ya. yakisikli tabii ki ama sadece bu ozelligiyle on plana ciktigi icin cekiciligini ve gercekligini kaybediyor baska bi kulvarin adami bu, benimseyemiyoruz. he fan kulturu icin bir sey diyemem onun ucu bucagi yok

edit; biz cirkin sevmiyoruz erkeklerin geneli cirkin oldugu icin yakisikli olanlar kendini yeterli bulup gelisime kapali oluyo o da bizi tatmin etmio neyasimki
+1
ala09
(11.02.26)
Manita yok kestaneci var:) hani meşhur olmuş turistler foto çektiriyor. Ben onla karşılaştırdım. Bence o adam daha yakışıklı.
+1
🌸Kahvedesu
(11.02.26)
bu adami al helikopterle guney amerika'ya birak, 2 gun sonra git kemiklerini bile bulamazsin, cig cig yerler.

ortadogu yakisiklisi iste, daha ne olsun..
-1
cooperr
(11.02.26)
Bir arkadaşım ve kızının dibi düşüyormuş. Birlikte babadan gizli, ana-kız izliyorlarmış.
Merak edip baktım. Pek hitap etmedi.
0
pro9it9is9
(11.02.26)
Fazla kaslı olmasa fiziği de yüzü de gayet iyi
0
pembediken
(11.02.26)
4-5 sene önce (ya da daha mı eski acaba bilmiyorum) ilk popüler olduğunda twitter'da çok dalgası döndüğü ve "can yaman italyan lisesi mezunu bla bla ve iyi biri" gibi çok popüler bir türk twitter meme'ine konu olduğu için ciddiye alamıyorum. Düz bakarsak yakışıklı eleman ama mağara adamı havası da yok değil.
+1
nundu
(11.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(5)

kopegin kakasını doğadan toplamak

duyurukullanıcısı
yol ok, kaldırım ok, insanların gezdiği yerler ok.tatluş doğada, çimlerde gezinirken yaptığı kakaları da alıyor musunuz?insanın girmeyeceği zaten sokak kedi ve köpeğinin gezdiği yerler.
yol ok, kaldırım ok, insanların gezdiği yerler ok.

tatluş doğada, çimlerde gezinirken yaptığı kakaları da alıyor musunuz?

insanın girmeyeceği zaten sokak kedi ve köpeğinin gezdiği yerler.
0
duyurukullanıcısı
(08.02.26)
ben alıyorum, ben nasıl oralara girdiysem başka biri de köpeğini gezdirmek için ya da başka bir sebeple girebilir. kendi ayakkabıma bulaşsa memnun olmayacağım için her durumda alıyorum.
+4
pide
(08.02.26)
doğa bir ormansa alınmaybilir.

ama park bahçeyse, çim de olsa alınmalı. çünkü senin gibi 20 kişi orda köpeğini gezdirip almasa, sen 1 hafta sonra orda köpeğini gezdiremezsin, tuvalete döner orası.
+2
tchuck
(08.02.26)
Ben doğal olan şeyleri doğada bırakmak, hatta özellikle doğaya atmak taraftarıyım.

İnsanların dolaştığı yer değil de dağ bayır orman ise kakayı almayı bırak, organik atıklarımı (meyve çekirdeği, elmanın kabuğu, koçanı vs) kendi halinde çürüyüp doğaya karışmak üzere toprağa atıyorum.

Ama kavrulmuş ayçekirdeği kabuğunu değil. Onun artık doğal tarafı kalmamış.
0
kibritsuyu
(08.02.26)
Hayır. Doğal bir yerde yaşıyorum ve birinin evinin kenarı vs değilse almıyorum ki kimse almıyor. Zaten oradan inek de at keçi her hayvan geçiyor.
-1
logisticsmanager
(08.02.26)
Park düzenlemesi yapılmış, şehir içi çimlerden toplamak gerekir.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
(7)

Arabanizi neyle yikiyosunuz?

narod
Şampuan olarak kullandiginiz bir urun var mi? Ben evde kendim yikiyorum sungerle.Mecbur kalinca da benzinlikte su kopuk yapiyorum idareten. Onlara da kostikli diyorlar. Cok icime sinmiyor orada yikamak, siz ne dusunuyorsunuz?
Şampuan olarak kullandiginiz bir urun var mi? Ben evde kendim yikiyorum sungerle.

Mecbur kalinca da benzinlikte su kopuk yapiyorum idareten. Onlara da kostikli diyorlar. Cok icime sinmiyor orada yikamak, siz ne dusunuyorsunuz?
0
narod
(29.01.26)
yıkama yerim olmadığı için 2-3 ayda bir iç dış yıkamaya veriyorum.
+1
jelly bear
(29.01.26)
hiç temizleyici kullanmadan benzinliklerdeki bozuk para atılıp su fışkırtan aletler var onlarla yıkıyoruz.

temizleyici zarar veriyor deniliyor. hiç kullanmadım.

en fazla kuş pisliği oluyor onlar da suyu fışkırtınca gidiyor.
0
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(29.01.26)
www.kaercher.com

buradan araç için olanlara bakabilirsin.
0
gabe h coud
(29.01.26)
Aracıma düşkün değilim pek, kolaylık olsun diye köpük işine gireyim dedim, Autoglym'in basınçlı makineyle köpük battaniyesi yapan ürününü kullanıyorum, bi ton para verdim ama çok memnun değilim, kovayla yıkama için bir başka ürünü var, onu baya methediyorlar.
0
diabolus79
(29.01.26)
bir kez aldıktan birkaç gün sonra şu ürün ve mikrofiber bezle sildim www.migros.com.tr

3 aydır başka bir temizlik yapmadım yağmur yağdıkça yıkanıyor işte :D özellikle kuş pisliği görürsem onu siliyorum o kadar

yıkayacak olanlara yine de karşıma çıkmıştı bu video, paylaşayım... bulaşık deterjanının temel problemi üstünde köpüğün kalmaması şurada kıyası var www.youtube.com bir de boyaya zarar ihtimali tabi
0
konetsu
(29.01.26)
hic yikamiyorum valla. herkes yikiyor mu arabasini? yagan yagmurla kiri pasi gidiyor.
0
antikadimag
(29.01.26)
Yıkamıyoruz.
Varoş bir mahalle ile komşu bir yerdeyiz. Gıcır gıcır arabalardan rahatsızlık duyuyorlar kendileri. Pis olması daha iyi.
+1
pro9it9is9
(29.01.26)
(12)

Davet kombini (resimli)

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/5r4eqsdSalon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için e
hizliresim.com

Salon tutulan bir akraba nişanı için bu iki elbiseden biri olur mu?
İkisi de olmazsa nasıl bir şey önerirsiniz?
Şubat ayı içinde olacak salon sıcaklığını bilmiyorum dışardan da uzun bir kabanla idare edilir diye düşündüm.

Elbise seçmeye çok vakit ayırmak istemediğim için elde olan en uygun bunları buldum.
+1
egerbiryolcu
(19.01.26)
İkisi de olur ama siyah daha güzel gibi bence.
0
orient blue
(19.01.26)
siyah +1
ayakkabilari degistir allahasen..
0
cooperr
(19.01.26)
@cooper
Ya evet on yıl önce giymiştim de topuklu giymeyi hiç beceremiyorum bakicam bı şeyler:/
0
🌸egerbiryolcu
(19.01.26)
siyah +1
2-5 cm'lik bir topuklu ayakkabıyla sorun yaşamazsınız. şimdiden alıp şubata kadar alıştırma yapabilirsiniz :D
+1
black holes in the sky
(19.01.26)
Siyah +1
0
kisa
(19.01.26)
Maşallah diyerek kırmızı
+1
messina123
(19.01.26)
Siyah bana daha nikah gibi bir ortama uygun göründü. Renkli, desenli falan bişey daha iyi olurdu bence. Ama devir ekonomi devri derseniz, siyah olsun.
0
lil siztah
(19.01.26)
Siyah +1
0
pro9it9is9
(19.01.26)
lise mezuniyetiyse ikisi de ok
-4
artıküyeolmakistiyorum
(19.01.26)
kırmızı diyorum
ama başka bir ayakkabı giy altına.
0
rain when i die
(19.01.26)
İkiside garip kaçmaz.
0
kertenkeleyi kerpetenle ketenpereye getiren
(20.01.26)
kırmızı mevsime uygun değil çok günlük gibi duruyor. siyahın duruşunu sevmedim.
o yüzden öneriyle geldim.
www.koton.com

Geçen görmüştüm giyecek etkinliğim olsa da giysem diyordum :))
tam olarak mankenin kombin şubatta kapalı mekan akraba nişanına uygun bence.
+1
Kediyi üzdün
(20.01.26)
(4)

Yılbaşında aileyle izlemelik ne var?

ekimoloji
Tv programları sarmıyor, bu yıl canım anam misafirimiz olacak. Şöyle yılbaşı temalı veya değil eski yeni farketmez program/film öneriniz varsa müteşekkir olurum.
Tv programları sarmıyor, bu yıl canım anam misafirimiz olacak. Şöyle yılbaşı temalı veya değil eski yeni farketmez program/film öneriniz varsa müteşekkir olurum.
0
ekimoloji
(30.12.25)
Birkaç yıldır Halk TV'nin yılbaşı programını izliyoruz.
Saat 19.00'da başlıyor. Müzik ağırlıklı tabi ama diğer kanallara göre gayet düzgün bir program.
0
pro9it9is9
(30.12.25)
cem yılmaz yeni gösterisi yayınlanacak netflixte.

o ses türkiye de sarar.
0
jelly bear
(30.12.25)
360 tv de 90'lar özel yayını varmış. ona bakıcam ben
www.tv360.com.tr
0
exlibris
(30.12.25)
Halk tv’yi unutmuşum annem bu fikre bayılacak biz de sıkılırsak Cem yılmazı açarız teşekkürler :)
0
🌸ekimoloji
(31.12.25)
(6)

evde yılbaşı partinizi nasıl renkeldireceksiniz?

hunharca ben
sbkareoke-müzik -''ibo show'' - o ses türkiye3-2-1 geri sayım atmosferini evde nasıl planladınız?
sb

kareoke-müzik -''ibo show'' - o ses türkiye

3-2-1 geri sayım atmosferini evde nasıl planladınız?
0
hunharca ben
(30.12.25)
Nr1 ya da Power tv'de yılbaşı gecesi 2025'in enleri, hit müzikleri falan çalıyor. Son yıllarda o kanalları izliyorum yılbaşı gecesi.
0
Cesario
(30.12.25)
Tvde tekelleşen acunun programını izlemeyeceğim, aileyle izlenecek bir şeyler arıyorum henüz bulamadım…
0
ekimoloji
(30.12.25)
annem kabak tatlisi yapiyor. merakla bekliyoruz.
0
baldur2
(30.12.25)
Tombala ve bi çılgınlık yapıp uno da oynayabiliriz
0
benim bir gizli bildiğim var
(30.12.25)
Birkaç yıldır Halk TV'nin yılbaşı programını izliyoruz.
Saat 19.00'da başlıyor. Müzik ağırlıklı tabi ama diğer kanallara göre gayet düzgün bir program.
0
pro9it9is9
(30.12.25)
Balkonda havai fişek izleyerek
0
pembediken
(30.12.25)
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
(6)

yazamamak

deranzo1
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japo
cidden düzgün yazabiliyor musunuz? senelerdir isim soyisim imza atmaktan başka kalem tutmayan narin ellerim iki cümle yazamıyor. cümlelere küçük harfle başlayıp büyük yazma isteği mi dersin, devasa boşluklar bırakmak mı dersin, sakince başlayıp sona doğru kalemi elden atmak istercesine darlanıp japonca olarak bitirmek mi dersin türlü rezillikler... düşünce hızıma yetişemiyor ellerim, doktorlara hak verir oldum valla.

yazı yazma işi bu kadar gerilenen bir şey miydi ya?
0
deranzo1
(23.12.25)
yakın zamanda kendime elle yazı yaz diye mail atmıştım.
i.imgur.com
buna sebep olan da 56 yaşındaki kuzenimde başlayan demans hastalığı. bir gün bir yerde form doldurması gerektiğinde yazamadığını farketmiş. teknoloji bir çok işimizi kolaylaştırsa da bir yandan bize büyük zararlar veriyor.
0
lazpalle
(23.12.25)
Pratik yapmadığımız her konuda zamanla zorlanır ve yavaş yavaş unuturuz.
Not alarak çalışmak, belki günlük tutmak faydalı olabilir.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
Ben hayatımın hiçbir döneminde güzel yazan, yazdığını rahat okuyan biri olmadım. Hiç sevmiyorum yazı yazmayı. Üniversitede falan hiç not tutmuyordum mesela. Şu an da ayda yılda bir elle bir şey yazmam gerektiğinde içim kıyılıyor böyle huzursuz oluyorum. Yani yazabiliyorum ama bilgisayarda dakikada 100 kelime civarı hızla yazabiliyorken elle yazmak cidden hamallık geliyor
0
nundu
(23.12.25)
genelde bir şey konuşurken ya da dinlerken elimin altında kalem kağıt varsa rastgele kelimeler veya duyduklarımı yazarım. genel yazı yazmaya ne kadar etkisi vardır bilemem de okul okumuyorum, ders almıyorum yine de düzgün yazıyorum şu an aktifte. yazımı da severim kendimce. ama bir şeyi çok uzun zaman yapmayınca elbet geriliyordur
0
chanandler bong
(23.12.25)
yazım okunaklı değildir. çoğu zaman ben dahi okuyamıyorum. dolma kalem kullanıyorsa zaten mürekkebin akışına bırakıyorum kendimi daha da okunmaz oluyor.
0
black holes in the sky
(23.12.25)
Yazı yazma, beynin gelişimi sırasında en son kazanılan ve en karmaşık bilişsel işlevdir. Bu yüzden, teknolojinin kucağına doğmuş gençlerde yazmanın zaten yeterince öğrenilmemiş olması da kullanmayınca hızla bozulmaya neden oluyor. Güzel yazı dersi görmüş ve mürekkep hokkası taşımış boomer nesilde ise yazma daha iyi korunuyor.
Öte yandan, @lazpalle'nin de dikkat çektiği gibi, bunamada önce imza atma, ardından yazma bozuluyor.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
(8)

Eczacılar oksapar ilacı reçeteli alamadımda?

eja
oksapar yazdı kardıyoloji doktoru, diş çekimi olacağı için coraspirin bıraktık lakin eczane dediki bu ilaç raporsuz alınmaz reçetesi olsa dahi?sistem üzerinden yazdı e reçete hemde, neden alamıyorum ben bu ilacı özel bi hastanedeki sgk anlaşmalı doktoru yazdı sistemden yazdı?
oksapar yazdı kardıyoloji doktoru, diş çekimi olacağı için coraspirin bıraktık lakin eczane dediki bu ilaç raporsuz alınmaz reçetesi olsa dahi?
sistem üzerinden yazdı e reçete hemde, neden alamıyorum ben bu ilacı özel bi hastanedeki sgk anlaşmalı doktoru yazdı sistemden yazdı?
0
eja
(09.12.25)
Bir eczacıyı daha arayıp sorsanız ya?
Ben covid sonrası uzun süre kullandım; kimi bulduysam ona yazdırmıştım. Rapor falan hiç söz konusu olmadı. Arada değiştiyse bilemiyorum ama yani sizin durumunuz gibi kısa süreli kullananlar n’apıcak öyleyse, anlamsız geldi bana.
0
lil siztah
(09.12.25)
öncelikle eczacı değilim ama benzeri bir sıkıntıyı bende yaşadım. eşim hamileyken doktor bu ilacı kullanması gerek dedi ve reçete etti, eczacı da aynı size dediği gibi "sistem ödemiyor" tarzı bir şey dedi. doktorun yanına geri gittim ve uygun tanıyı girdi öyle alabildim. rapor falan yoktu.

Sizin özelmiş zaten eczacıdan uygun tanıları öğrenip doktoru arayıp o tanıyı girmesini söyleyebilirsiniz.
0
eisberg
(09.12.25)
lil siztah gerçekten eczaneye sorabilsem şuan yerimden ayrılıp çıkıp sorarım ama malesef ayrılamıyorum, o arada belki deneyimi olan vardır diye buraya soruyorum, malesef ki yanıta başlayış biçiminiz soru cevap fasilitesi için garip kaçıyor.
istersem gptye de sorabilirim bu imkanlarım tabi ki mevcut.

@eisberg tanı olayı mantıklıymış ben yarın olmadı bir doktorada danışayım
0
🌸eja
(09.12.25)
cevabım tepkisel geldi sanırım ama niyetim öyle değildi; sonunda ünlem olan değil, soru işareti olan ya manasında. ayrıca farkındaysanız çıkıp sorun demedim; arayın dedim. üstüne de deneyimimden söz ettim. yine de beğenmediyseniz, siz bilirsiniz. geçmiş olsun.
+2
lil siztah
(09.12.25)
Bugün eczane ile görüştüm. Yeni bir değişiklik olduğunu söylediler.
Annemin kalça kırığı için bir buçuk ay kullanması gerekiyor. Hastanede yatarken kullanıldı. Taburcu eden doktor yazdı ama alamadık.
Rapor olmaksızın, sadece acil işlemlerde ödeniyormuş. Acil bir ameliyat vs.
Aksi takdirde rapor gerekiyormuş. Yani gidip ortopedi doktorundan rapor çıkarmam ya da ücretli almam gerekiyor.
+1
pro9it9is9
(09.12.25)
herhangi bir eczaneyi arayıp sorabilirsin.
-1
jelly bear
(09.12.25)
pro9it9is9 evet bende doktor ile görüştüm O da rapor veya acilin yazması gerek dedi ama acil sadece 1 adet yazabiliyormuş

Arkadaşlar Gerçekten eczaneyi arayacak Aklım var Fikrimde var teşekkür ederim
Yani Zaten eczane ile konuştum rapor dedi Onuda da ilk mesajımı da belirtmişim ben daha Detay bilgi bekliyorum
Arayada biliyorum eczaneleri Telefonum da var Onu da Dipnot düşeyim hem iş yerinde normal hatlı telefon hem de cep telefonum var onun da hattı var numara girince arayabiliyor inanmazsınız
0
🌸eja
(09.12.25)
Emin değilim ama muhtemelen Nisan 2025’ten sonra ayaktan sadece acilde yazılırsa ödeniyor aksi halde sadece yatan hastaya veya raporlu hastaya ödeniyor diye biliyorum.
0
krank milli
(09.12.25)
(9)

Sorum kadınlara: ince çorabın içine babet çorabı giyiyor musunuz?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büy
Merhaba arkadaşlar,

Ben normalde hem ayağı soğuktan koruduğu için hem de tırnaklardan ötürü çorabın kaçmasını önlediği için ince çorap altına babet çorabı giyiyorum. Ancak son aldığım ayakkabı ince çorapla giyinen klasik bir model olduğu için içine babet çorabı giyince ayağımı sıkıyor. Bir numara büyüğü de büyük geliyor. Derdimi öpebilirsiniz ama acaba ince çorap altına babet çorabı giyen bir tek ben miyim? Siz ayaklarınızı üşütmemek ya da çorap kaçmasın diye ince çoraba dair nasıl önlemler alıyorsunuz?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
+1
Amaranta ursula
(08.12.25)
Rahat ayakkabıların içine kalın babet çorabı giyiyorum, hem üşümemek hem de çorabın kaçmaması için.
Ama klasik ayakkabı için aynı ince çorap gibi, ince patik çoraplar giyilebilir.
0
pro9it9is9
(08.12.25)
ben bi kere denedim ama parmaklarım hemen karıncalandı çok sıktı olmadı yani
0
neira
(08.12.25)
Ayaklarım üşümesin diye klasik ayakkabı giymem ki ayakkabıcı olduğum halde hiç uğraşamam.

Giymem gerekirse de altına babet çorabı giymem babet çorabı çok çirkin bir şey değil mi ya kayıyor ayaktan çıkıyor falan.
0
suicides underground
(08.12.25)
Ofiste calisiyorum, ince corabi ayaktan kacirmadim henuz acikcasi ama ayaklarim usumesin diye ince corabin uzerine patik corabi giyer, ise gidince keyfime gore ayakkabi degistiririm (patik corabi da cikartirim haliyle), ofis sicak oluyor. Bir de yasadigim yer soguk, araba vs olayi yok, artik oyle incecik 5den 10den corap giymiyorum valla, harika siyah tam karartan coraplar var, daha cok onlari kullaniyorum.
0
kassiopeia
(09.12.25)
normal corap giyiyorum altına
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.12.25)
cok guzel cevabim var ama cinsiyetten kaybettik, pas..
0
cooperr
(09.12.25)
babet çorabı giymiyorum, kayıyor +1. Siyah harici ince çorap zaten hiç giymem. siyahı da kışın opak giyince üşümüyorum. botun içine bazen görünecek şekilde ekstra normal çorap giyiyorum ama nadir.
0
eileengray
(09.12.25)
En kalınından siyah opak çorap giyiyorum. Beni çevrem bu konuda çok uyardı. Avammış. İngiliz soylusu da olsam kalın çorap giyerim çünkü üşüyorum.
0
gnosis
(09.12.25)
ince çorap hiç giymiyorum; kışın opak çorap giydiğimde, alta mutlaka pamuklu çorap giyiyorum. ama sebebim, naylon çorabın ayağa değme hissinden hoşlanmamam. ayağım büyük olduğundan mıdır nedir, babet çorapları çok çabuk sıyrılıyor bende. bu sebeple bilekteki çoraplardan giyiyorum. kışlık ayakkabılarımın genelde boğazı yüksek olduğundan, lastik izi de görünmüyor.
ancak aynı darlık sorununu bazen ben de yaşıyorum. kışlık ayakkabılarım genelde kalın havlu veya yünlü çorapla giyilmeye alışık olduklarından, zaten biraz genişlemiş oluyorlar zamanla. yazlık ve şekli bozulmasın istediğim ayakkabılarımı iki çorapla zorlamıyorum çoğunlukla; çünkü sonra tek çorapla giydiğimde gelen o ayağın içinde hareket etme hissine sinir oluyorum.
sizin naylon çorapla temas sorununuz yoksa en iyi çözüm, naylon babet çorabı olur sanıyorum.
0
lil siztah
(09.12.25)
(28)

Lise kütüphanesi için kitap desteği yapar mısınız?

kobuzchu kiz
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğre
Tekirdağ'da bir anadolu lisesinin kütüphanesi için kitaplara ihtiyaç var. Hepimiz 3-4 kitap göndersek çok güzel olmaz mı? :)

Direkt internetten satın alıp göndermek, evdeki kitapları kargolamaktan daha ucuza geleceği için ve Amazon'da istek listesi paylaşmak çok kolay olduğu için okulun edebiyat öğretmeni bir liste oluşturdu. Direkt oradan alıp öğretmenimize ulaşmasını sağlayabilirsiniz. (Satın alınan kitaplar listeden düşüyor, özellikle kontrol ettim, böylece aynı kitabı birden fazla kişi almamış oluyor.) Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen.

4 Şubat 2026 editi: Bu postu paylaşmamın üzerinden iki ay geçti. Artık wishlist linkini kaldırıyorum, hâlâ destek olmak isteyen olursa doğrudan @üğpoıuy'la iletişim kurabilir.
+6
kobuzchu kiz
(04.12.25)
var mı benden başka yollayan :D (gaza gelen olur mu acaba?)
+4
kisa
(04.12.25)
kisa +1
+3
lazpalle
(04.12.25)
Ben listeden özellikle en sevdiğim kitapları seçtim yolladım valla. Listede olmayan bir kitabı da göndermek istiyordum, öğretmenimiz eklerse bir tur daha alışveriş yapacağım. :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Yolladım ben de.
+4
kumandanim
(04.12.25)
en uygunlardan bi sepet yaptım ben :D iyi düşünmüşsünüz.
+4
elorelia
(04.12.25)
destek oldum ben de.
+5
koela
(04.12.25)
Affınıza sığınarak sorayım.
Buradaki konu nedir?
Yurdumun fakir yörelerinde bir ilkokul için olsa anlayacağım,
Evinin kütüphanesini bağışlayıcılar hedefleniyor olsa yine anlayacağım.
Tekirdağ, Lise ve Amazon kelimeleriyle bağış konusunu bir araya getirmeye çalıştım.
Başaramadım.
Neyi kaçırıyorum ben.

Ben görev yaptığım lisede şöyle bir şeye heveslendim, (bana) desteğinize ihtiyacım var şeklinde bir açıklama olsa, ona da tamam diyeceğim de.
+4
Mirket
(04.12.25)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Amazon'dan alıp göndereceksen bu liste dışından gönderemiyorsun diye biliyordum (o yüzden göndermek istediğim bir kitabı listeye eklesinler diye bekliyordum) fakat şimdi tekrar baktım, listeden herhangi bir kitabı sepete ekledikten sonra başka kitap eklersen beraber gönderebiliyorsun. Listeden bir şey eklemezsen hediye olarak gönderemiyorsun, @üğpoıuy'dan adres alıp adresi girerek göndermen gerekiyor.

Diğer soruların cevabı bende yok. :)
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@Mirket
(git: 1616433) şu duyuru üzerine ben @üğpoıuy'a ulaşıp bilgi istedim, kitapları göndereceğimiz okulun kütüphanesinin çok zayıf olduğunu ve kütüphaneye kitap eklemeye çalıştıklarını söyledi. Kendi kitaplığımdan kitaplar seçip göndermeyi düşündüm fakat kargo çok pahalı, kitap gibi ağır nesnelerin kargosu daha da pahalı oluyor, o yüzden evden göndermek yerine internetten satın alıp göndermeyi daha mantıklı ve ekonomik buldum.

Sonra da, duyuruda belirttiğim gibi, Amazon'da istek listesi yapmak ve oradan alıp göndermek çok pratik geldiği için böyle bir şey yapabilirler mi diye sordum, yaptılar. İlk duyuru çok az görüntülendiği ve artık bir de istek kitap listesi eklendiği için yeni duyuru açtım. Mevzu bundan ibaret.

Arzu ederseniz evinizin kütüphanesinden de gönderebilirsiniz elbette. Ya da mantıklı bulmadıysanız hiçbir şey yapmazsınız. Ve maalesef ülkemizin her yerinde fakir okullar, boş kütüphaneler var. (İzmir'in göbeğinde okulun hademesi olmadığı için çocuklarının sınıfını nöbetleşe temizleyen veliler tanıyorum, "fakir yöre" olmasına gerek yok.)
+4
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
iyi niyetli kolektif eylemler çok hoşuma gidiyor.
bir kaç kitap aldım listede yer alan, 1 tane de listede bu da olmalıydı dediğim bir kitabı yolladım. umarım daha önce alınmış olduğu için listede görünmüyor değildir.

çok güzel bir seçki yapılmış, kimisi okuduğum çoğu ise okumak için heves ettiğim kitaplar.

mirket'in sorgusu yerinde bence. ama okullarda kitaba bütçe ayıramayan çok öğrencinin olması ve bazen bir kitap okumanın bile insanlara fayda sağladığı düşünülünce; alınan bazı kitapların hiç okunmayacağı ihtimalini de göze alarak okul kütüphanesi oluşturmayı çok yerinde buluyorum. teşekkürler.
+7
biseysorcaktim
(04.12.25)
Şu kitaplar olur mu diye mesaj attım @üğpoıuy'a, mesaj okundu ama geri dönüş yapmadı.
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(04.12.25)
@biseysoracaktim'in yazdığı ilk cümlenin etkisiyle çorbada tuzum olsun isterim. Adres paylaşılırsa Amazon'dan ama liste dışı katkıda bulunmak isterim.
+4
Mirket
(04.12.25)
@mirket listeden mesela en ucuz kitabı sepete atıp sonra üstüne başka kitaplar ekleyince göndermek mümkün oluyor, alternatif çözüm olarak ekleyeyim buraya.

@i'm gonna start a revolution from my bed yapacaktır, o sırada zamanı yoktur ya da o da öğretmene sorup cevap bekliyordur belki :)
+3
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
@kobuzchu kiz, Konuya senin yaklaşımına ve yaptıklarına ancak saygı duyulur. Maksadımı aşıp seni eleştirmiş gibi oldumsa, üzdümse bağışla.
+2
Mirket
(04.12.25)
@Mirket yok yok, olur mu öyle şey, hiç sorun yok, ben de neyin ne olduğunu daha net açıklamış oldum işte :)
+1
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Şu duyuru ve altındak, konuşmalar ülke kalitesini 0,01 yükseltmiyosa ben de bi' şey bilmiyorum.
+3
kumandanim
(04.12.25)
Çok pratikmiş Amazon üzerinden göndermek. Organize edenlerin eline sağlık.
+3
auroraaurora
(04.12.25)
Lise ve kitap denilince, hemen aklıma elimdeki hiç kullanılmamış üniversite sınavına hazırlık soru bankaları geldi. Ancak baktım ki mesele bu değilmiş.
Duyuru daha açık yapılamaz mıydı acaba?
Elimizdekilerden de gönderebilir miyiz mesela?
Yoksa deprem zamanında olduğu gibi, illaki sıfır giysi ve yatak, battaniye isteyen kuruluşlara yapılan bağışlar gibi mi olacak?
Amazon'dan ve belli serilere ait kitaplar (!)
-3
pro9it9is9
(04.12.25)
@pro9it9is9
"Kendi kütüphanenizden veya başka bir site üzerinden göndermek isterseniz detaylı bilgi için @üğpoıuy'a mesaj atın lütfen."
0
🌸kobuzchu kiz
(04.12.25)
Bir de şöyle bir şey var.

www.ptt.gov.tr
+1
Mirket
(04.12.25)
ben de gönderdim, aracı olduğunuz için teşekkür ederim.
+3
awlmi
(05.12.25)
Guncelleme: kitaplarin bi kismi bugun ulasmis cok tesekkurler <3 fotografli guncelleme de gelecek
+2
üğpoıuy
(05.12.25)
satın alındı listesini de görebileceğimiz bir yer var mı?
satın alınanlar listede görünmediği için bazı alımlar mükerrer oluyor ister istemez.
+3
biseysorcaktim
(06.12.25)
@üğpoıuy aslında Google drive'da falan bir spreadsheet oluşturup paylaşsan çok güzel olur gerçekten, alınan kitapları güncellersin geldikçe.
+1
🌸kobuzchu kiz
(06.12.25)
Fotografli tesekkurlu guncelleme: hizliresim.com simdiye dek ulasan kitaplar icin katki veren herkese tesekkurler

@bisey, alinanlar listeden ciktigi icin mukerrer alım amazonda olmuyor. ama @kopuscuyla konustuk bireysel gonderimde boyle bir durum ortaya cikabiliceni hatirlatti. O yuzden onerdigi listeyi hazirlicaz
+1
üğpoıuy
(08.12.25)
Paylaşım için teşekkürler, gönderdim ben de.
+2
daddy
(08.12.25)
Kardeşlerimize feda olsun :)
Vesile ve destek olanlara helal olsun !
Çok fazla aynı kitaplardan olmaması adına seçtiklerimi paylaşıyorum.

Kuzgun
Bozkır – Bir Yolculuk Hikayesi
Pal Sokağı Çocukları
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Morgue Sokağı Cinayetleri
Köpek Kalbi
+1
erty_ksk
(09.12.25)
Arkadaslar cok özür ama listeyi hazirlamaya vakit bulamiyorum kesinlikle, bazi ozel durumlardan oturu :( yeni gonderim yapacak birileri olursa buradaki kitap ismi paylasimlarina goz atmanizi rica etsem affiniza siginarak

Bi de zaten okul cok kalabalik. Bir kitabin birden cok olmasi pek kaynak israfi da olmayacaktir bi yandan
+1
üğpoıuy
(16.12.25)
(3)

Favori Ferdi Özbeğen şarkınız

sekizdokuzon
Uzun süredir ara verdiğim arabesk serisine devam. Bugünlük bu diyelim, opsiyonel: https://open.spotify.com/track/0iOFXoyUG7c758lAIuBasa?si=1VwsKw4ISQaf65rKpWXwsQTeşekkürler.
Uzun süredir ara verdiğim arabesk serisine devam. Bugünlük bu diyelim, opsiyonel: open.spotify.com

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(03.12.25)
www.youtube.com

pamela versiyonunu orijinalinden daha çok seviyorum www.youtube.com
+2
exlibris
(03.12.25)
youtu.be
Elini sallasan ellisi
Saçını sallasan tellisi
0
grimavi
(03.12.25)
Ağla halime.
0
pro9it9is9
(03.12.25)
(2)

koroner bta'da verilen ilaç şiddetli baş ağrısı yapar mı?

Phoebe
dün saat 2 civarında koroner bta yapıldı. akşam korkunç bir baş ağrısı başladı ve hala geçmedi. normaldeki migren ataklarım gibi değil, farklı, bambaşka bir baş ağrısı. bu işlemi yaptıran ve sonrasında şiddetli baş ağrısı yaşayan oldu mu? ya da bilgisi olan var mı?
dün saat 2 civarında koroner bta yapıldı. akşam korkunç bir baş ağrısı başladı ve hala geçmedi. normaldeki migren ataklarım gibi değil, farklı, bambaşka bir baş ağrısı.

bu işlemi yaptıran ve sonrasında şiddetli baş ağrısı yaşayan oldu mu? ya da bilgisi olan var mı?
0
Phoebe
(23.11.25)
geçmiş olsun
sizinkinden bağımsız olarak bir yakınımıza bacak damarlarında tıkanıklık olduğu için bir ilaç verildi (damar genişletici bir ilaç) kullandığı süre zarfında çok şiddetli baş ağrıları oldu ve doktora sorarark kesti ilacı. kontrendikasyonlarında şiddetli baş ağrısı da yazoyordu. sizde de anjiografi esnasında verilen benzer bir ilaç olduysa ondan kaynaklanabilir. doktorunuza danışın.
0
exlibris
(23.11.25)
BTA'de kullanılan iyotlu kontrast maddeler nadiren de olsa baş ağrısı yapabilir. Ancak genellikle baş ağrısı bu kadar şiddetli, geç başlangıçlı ve uzun süreli olmaz.
Beyin görüntülemesi yapılmadan, ilacın beyinde birikimi mi söz konusu, yoksa ilgisiz başka bir durum mu var bilinemez.
Acil bir kontratsız beyin BT iyi olur.
0
pro9it9is9
(24.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(8)

Narsist, toksik bir insan kendini sizce değiştirebilir mi?

mahmuttt
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü? Mümkünse nasıl?Teşekkürler.
Kişi değişmek istiyor. Çevresi durumundan Rahatsız . Bu Değişim reel açıdan mümkün mü?
Mümkünse nasıl?


Teşekkürler.
0
mahmuttt
(05.11.25)
Reelde mümkün değil.
Kişilik özellikleri (ya da bozuklukları) değişmez. Belki biraz törpülenir ama o bile çok büyük irade ve emek ile.
+1
pro9it9is9
(05.11.25)
Narsist birisi zaten narsist olduğunu, kendisinde bir sıkıntı olduğunu kolay kolay kabul etmez. O yüzden çoğunlukla terapiye de gitmez. Narsist in delirttiği normal insanlar daha çok gider terapiye.

Ama narsist tanısını teşhisini kim koydu o da önemli tabi. İnternetten okuyup okuyup "aa bu aynı bizim x, demek narsistmiş" gibi bir tanı söz konusuysa belki de narsist değildir o kişi.

Ben konunun uzmanı değilim ama bir yerlerde tedaviye en dirençli ve en uzun süre terapi gerektiren kişilik bozukluklarından biri olduğunu okumuştum.
+4
kullanicadi
(05.11.25)
imkansız. 39 yıllık hayatımda böyle birinin bırakın değiştiğini hafifçe düzeldiğini bile görmedim. aileden değilse uzak durmak en güzeli. ailedense, zaruri olarak bir bağ varsa işiniz zor tabii. uğraşmanız lazım.
0
awlmi
(05.11.25)
Neredeyse imkansız. İmkansız.

En iyi senaryolardan biri yönlendirme olabilir. Narsisistik duygularini deşarj edebilecegi/yönlendirebileceği bir alan.
0
WithWorth
(05.11.25)
sadece yazdiginiza dayanarak bu kisinin narsist olup olmadigi konusunda suphelerim var. mesela klinik teshis konulmus mu? sanmiyorum. neden? cunku narsistler narsist olduklarinin farkina varmazlar, fakat sizin durumunuzda kisi kendi durumunun farkinda, yani durumun yanlis, kendisinin hatali, problemli oldugunu kabul ediyor ve bunu degistirmek istiyor. bu narsizmin dogasina aykiri. dolayisiyla narsist degil, fakat bazi semptomlari gosteriyor olabilir. bence cevresi cok erken davranip kafasina gore teshis koymus. biliyorsunuz, bu tarz psikolojik/psikiyatrik rahatsizliklar halk arasinda karmasaya neden olabiliyor, canimiz sikildiginda depresyon, kendimizi ovdugumuzde narsist, supheci oldugumuzda paranoyak teshisi koyabiliyoruz kolaylikla.

soruya gelecek olursak bu durumundaki kisi (yani kendi hatalarinin farkinda ve bunu degistirmek isteyen kisi) klinik bir vakaya gore daha kolay degisebilir. narsist olan kisilerde bu degisim arzusu yoktur, zaten mukemmel olduklarini dusunurler. narsistlerin degismesi daha direncli, daha zor, ama mumkun.

kisa cevap: evet.
+1
Sour
(05.11.25)
cok zor. oyle. Durduk yere değişebilecek bir şey değil.
0
koela
(05.11.25)
kimsenin bile isteye narsist ve/veya toksik olduğunu düşünmüyorum. hatta bu özelliklerini kabul edeceğini de düşünmüyorum. kısa vadede böyle bir değişim mümkün değil. yıllar geçtikçe, hayat tecrübesi değiştikçe belki toparlar.
0
co2s2
(05.11.25)
Değişmek isteyen, değişmesi gerekliliğini ve sebeplerini kendi içinde fark eden kişi narsist değildir. Değişir. Her şey çabayla, değişmek de çaba ister. Narsist kendini hatalı görmez. Bir hatası olmadığı için de değişmeyi aklına bile getirmez. Eğer kendinden minicik bir miktar dahi şüphe edebiliyorsa, yav ben mi yanlış yaptım acaba diyebiliyorsa, hatası varken hatasını bulabiliyorsa o narsist değildir. Kendi hatasını bulabilmesi önemli.
0
muhayyer divan
(05.11.25)
(4)

mavi'nin (erkek) montları nasıl?

sanat guresi
özellikle de soğuğa karşı performansları? kullanıp memnun kaldınız mı?
özellikle de soğuğa karşı performansları? kullanıp memnun kaldınız mı?
0
sanat guresi
(04.11.25)
mavinin kadın olarak montlarını kullandım ve hiç memnun kalmadım. Kullanan erkek arkadaşlarımda oldu onlar da memnun kalmadılar.
Öneri istememişsiniz ama decathlon montlarda tam bir fiyat performans markası. Aldığım monttan çok memnunum.
+2
mermaidd
(05.11.25)
Oğlum kullandı. Soğuğa karşı çok yetersiz.
Ankara'da kullanılmaz mesela. İzmir gibi bir yerde idare ediyor. O da arabadan in, kısa mesafe yürü.
Ankara'da Columbia giyiyordu.
+2
pro9it9is9
(05.11.25)
ucuz, dandik.

mavi artık lcw gibi bir şey.
+1
OgutucuRecep
(05.11.25)
mavi montlarında görüntü güzel ama kalite içler acısı uzak durun derim.
+1
koela
(05.11.25)
(5)

Felsefi ifade

rakicandir
Son zamanlarda hayatınızda zaman akıp giderken kafanızın içinde sürekli çınlayan, gece sizi uykudan uyandıran bir cümle bir söz bir felsefi ifade var mı ?
Son zamanlarda hayatınızda zaman akıp giderken kafanızın içinde sürekli çınlayan, gece sizi uykudan uyandıran bir cümle bir söz bir felsefi ifade var mı ?
0
rakicandir
(04.11.25)
Aynalara baka baka , beğeni takip kasa kasa yaşlandık.
+1
diyecevaplandı
(04.11.25)
uykudan uyandıran bir cümle varsa, bu durum psikolojik bir sorun göstergesi olabilir. Profesyonel yardım gerekebilir, oraya dikkat.

Ama uykudan uyandırmadan benim aklımda sıkça tekrarlanan cümle bu aralar şu; "başkalarının tırmandırdığı ağaçtan inemezsin, düşersin"
+1
sinematematikci
(04.11.25)
Uzun zamandır "öğrenilmiş çaresizlik" ve "rat race" kavramları kafamda çınlıyor.
Kilometre doldurmak da denebilir bir bakıma.
+1
pro9it9is9
(05.11.25)
tek bir cumle yok, cok var. su videoda cok fazla ornek var:

www.youtube.com
0
Sour
(05.11.25)
çevremdeki boşanan evli arkadaşlarım ya da birlikteyken bile sürekli cep telefonuna bakan sevgilileri görünce bu sözün tam bizim zamanımıza uygun bir ifade olduğunu anlıyorum.

"aşk bugün sınırsız tercih özgürlüğünün, seçeneklerin çeşitliliğinin ve mükemmellik zorlamasının kurbanı olmuş. olanakların sınırsız olduğu bir dünyada aşk, artık olanaklı değildir"

byung-chul han / eros'un ıstırabı
0
devilone
(05.11.25)
(22)

Arada kalmak

camlicagazoz
Merhabalar,15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama
Merhabalar,

15 kasımda aile dostumuzun oglunun dügünü varmis. Annem aradı söyledi. Dügün de oturdugumuz yere 1.5 saat mesafede. Annem de şey dedi. Öglen gideriz, dügünden sonra da geliriz dedi. Dügün saat 19:00' da.

Eşim 15 kasimda 38 haftalik hamile olacak. Yani ben gitmeyecegim dedi ve haklı da. Ama ben anneme söyleseme annem beni bastiracak. Bir sey olmaz gibisinden. Çekiniyorum da annemden. Ama eşim de hakli. Ne yapacagim ben?
-2
camlicagazoz
(03.11.25)
Öncelikle annenizden çekinmeniz yanlış çünkü sizin bir aileniz var.
Kaldı ki eşiniz o dönem 38 haftalık hamile olcakmış ve düğün de oturduğunuz yere 1.5 saat mesafedeymiş allah muhafaza doğum gerçekleşse yada olmamasını temenni ederim ama aksi bir durum olsa eşinizin yanına gitmeniz 1.5 saatinizi alacak. O dönemde olmanız gereken yer düğün değil eşinizin yanı bence. Bu şekilde açıklama yapabilirsiniz annenize.
+4
mermaidd
(04.11.25)
ben aileye bir butun olarak bakiyorum, kendi annem/babam/kardesler ve hanimin annesi/babasi/kardesleri..

annem beni al bu dugune gotur getir derse, yaparim. bu iki kez yaptim, hanim gicirdadi, cok da fifi dedim gectim. yine gotur derse yine gotururum.

senin hanim 38 haftalik hamile olabilir ama bu cocugun o gun dogacagi anlamina gelmiyor, bunun onceden bazi belirtileri var. Tavsiyem birkac gun onceden doktora gotur, dogumla ilgili bir gelirme var mi baktir. Eger hersey sakin ise o zaman 1.5 saat cok bir yol degil, acil bir durumda erken cikar donersin. Yok eger doktor eli kulaginda heran gelmeniz gerekir derse ayri mesele. Biz mesela son kontrolden sonra ayni gun hastaneye gittik dogumu baslattilar, 48 saat sonra dogum gerceklesti.
-19
cooperr
(04.11.25)
Bence bu tip soruları burada sormayın.
Burada 'Bir ilişki sorusu sorulsa da kadını haklı görsem.' diye bekleşen büyük bir güruh var. Anne kutsaldır, ne derse yapılır.
cooperr +1 diyorum.
-14
Mirket
(04.11.25)
Ben anlamadim anneniz istiyor diye 38 haftalik hamile esiniz dugune mi gitmek zorunda? Yoksa siz mi gitmek zorundasiniz? Ikisi de yetiskin olmus kendi ailesini kurmus (ya da olamamis/kuramamis) bir insan icin fazlasiyla absurt de, esiniz gitmeyecegini soyleyemiyorsaniz bir tik daha enteresan geldi. Yani ne yapacagim ben diye sormaniz da enteresan, esimi yalniz birakmayacagim demek yeterli olmali. Siz annenizin kocasi degilsiniz.
+7
kassiopeia
(04.11.25)
18 yıllık evliyim. Ailem de klasik anadolu (hatta doğu) ailesi. Anneme de inanılmaz düşkünüm. Tüm kardeşler arasında anne-babamla en çok ilgilenen, rızalarını alan da benim. Bunları belirtmiş olayım önce.

Eşiniz hamile olmasa ve düğüne gitmek istemese yine haklı. Zorlamamak lazım. Annenizin de böyle bir hakkı yok. Ama 38 haftalık hamile bir insanın değil 100 km, yan mahalledeki düğüne dahi katılmaması anlayışla karşılanmalı normalde. Kaldı ki, aileden birinin düğünü bile değil… (Yazdığınız tam net anlaşılmıyor. Bunları “eşimin gelmek istememesini anneme nasıl söyleyeceğim” demiş olma ihtimaliniz üzerine yazdım.

Yok eğer mevzu sizin eşinizi bırakıp gitmek istememeniz ise, haklısınız. En iyisi, annenizden rica edip, 17:30-18:00 gibi çıkarsınız. Düğünde yarım-bir saat görünür, hediyenizi verir, dönersiniz. Eşinizin doğumunun yakın olduğunu bilen herkes de anlayış göstermek zorunda. Göstermezlerse onların ayıbı. Sizin yanlışınız olmaz.

Yahut annenizi götürme ihtimali olan akraba vs. varsa ve anneniz uzun kalmak istiyorsa onlarla gider, siz bir görünür, tebrik eder dönersiniz.

Bu tarz konularda mutlak tavsiyem, eşinizi üzmemeniz. Anneler daha affedici oluyor, eşler olumsuzlukları yıllar içinde daha da büyütebiliyor. Üstelik doğum yakın, lohusa depresyonu kapıda. Ailenizden önemlisi olmamalı hayatınızda. Elalem umurunuzda olmasın. Anne-Baba da anlayış göstermeli. Göstermiyorlarsa da, saygı çerçevesinde tatlıya bağlanacak şekilde dik durulabilmeli. Evliliğin sağlığı için bağımsızlık şart. Zamanla öğreniliyor bu…
+2
yadigar
(04.11.25)
Ya bu erkekler bir konu hakkında da fikir sahibi olmazsa çatlayacaklar herhalde. Bak neymiş doğum öyle hemen başlamazmış belirtisi olurmuş. Beyefendi kaçıncı doğumunu gerçekleştirdi de konuşuyor çok merak ettim.

Doğum öyle belirti melirti demeden şak diye başlayabilen bir şey. 38.haftada şak diye doğurmuş bir birey olarak konuşuyorum.

Anne kutsaldır filan saçma sapan kendinizi şartlamayın. Ben de anneyim gelinimi karnı burnunda düğüne çağırmam bile en başta zaten. Anneyse bunu düşünmeli. Ayrıca annenden korkarak hiç bir zaman sağlıklı ve mutlu bir aile hayatı yaşayamacaksın gerçek sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi böyle bir şey değil.
+7
yenibirgüzelnick
(04.11.25)
Cevaplara gözlerim kanadı. Annenizin doğurdu doğuracak karınızı uzak bir yerdeki düğüne götürme düşüncesi, sizin annenizden çekinip bu durumu açıklayamamamız falan sizce de çok garip değil mi? Anneniz istiyorsa kendisi gitsin. Annenize ne karınız ne de siz eşlik etmek zorunda değilsiniz. Çoluk çocuk sahibi olmak üzeresiniz annenizden çekindiğiniz konuya bakar mısınız? Allah kocanın da hayırlısını versin diyorum :d
+12
sadakatsiz
(04.11.25)
Şöyle bir şey ekleyeyim. Annemi ben götürmeyecegim. Yani babamla gidecekler. Beni düsündüren şeylerden birisi de şu. Dügünü olan cocuk benim düğüne gelmişti.
-9
🌸camlicagazoz
(04.11.25)
ya bu kadinlarin kayinvalide ile ilgili olan takintisini anlamasi guc..guc savasi vs. garip ya, sanki her ailede micro taht kavgalari yasaniyor :)

sunu idrak etmeniz lazim, erkeklerin anneleri ile arasinda farkli bir bag var, o bizim hayatimizdaki ilk kadin. erkegin annesiyle olan iliskisinin sizinle olan iliskisi ile alakasi yok.

birisi sak diye dogurdum demis, ikinci ucuncu cocuk degilse o biraz zor kardesim. benim de cocugum var, cevrede de birden fazla cocuk sahibi olan insan sayisi oldukca fazla, ilk dogumlarin hic sak diye oldugunu duymadim.

ayrica doguma da girdim, yaw normal bir dogumda ters gidebilecek o kadar cok sey var ki, olay zaten bir mucize, hastaneye yetisememe olasiligi tersliklerin icinde ilk 5'de bile degildir. en kotu cagirirsin bir ambulans gotururler. zaten erkek eger doktor degilse ne yapacak hatunu kuvete sokup dogum yaptirtacak degiliz, arabaya atip hastaneye goturuyoruz sonra da doktor ne derse o yapiliyor zaten. olay bir hastalik degil ve dogal kendi halinde bir sureci var bu ve surec oyle 1-2 saatlik bir mevzu da degil.

adam zaten zorla esini goturmeye calismiyor ki ben de olsam zaten goturmem 38 haftalik hamile esimi. gerekli onlemleri alirsin, a/b/c plani yaparsin, saat basi kontrol edersin, binbir turlu cozumu var.

annesi istiyorsa kendi gitsin falan, bunlari kadinlar gitsin kendi anasina soylesin, beni baglamaz. ama bana 5 tane cocuk dogursa da, bana cikip anana soyle kendi gitsin falan gibi bisey soylese esim, kotu bozarim. erkek cocugu olan hanimlar, yarin oburgun oglunuz gidip sizin gibi birini bulursa, o hatun da size "gitsin kendi isini kendi halletsin" diye mesaj yollarsa, ne dedigimi daha iyi anlayacaksiniz. umarim boyle bisey basiniza gelmez.
-17
cooperr
(04.11.25)
Evet anneniz düğüne gitmek istiyorsa a b c planları yapar eşinizi birilerine bırakırsınız, onlar da arar ambulansı doğuma götürürler nedir yani. Anne önemli. Anne düğüne gitmek istiyorsa iki eliniz kanda da olsa düğüne gideceksiniz. Karınız bir şekilde doğurur önemli olan anacığınızla ilişkiniz.... :d
+8
sadakatsiz
(04.11.25)
kadın doğum doktoru bile her doğum kendine özeldir derken bazıları çevresindeki doğumlardan örnek vererek senin karın da şak diye doğurmazz yhaaaa diye güvence veriyor. adamın gördüğü doğum sayısı benim kadın doktorumun gördüğü doğum sayısından fazla heralde.

ben 8 haftalık doğum iznine çıktığımda evde tek iken kafada kurup duruyordum acaba şu an suyum mu geliyor, acaba bu hissettiğim sancı mı vs diye. mesela su gelmesi öyle dizilerde olduğu gibi bardaktan su boşalması gibi de olmuyormuş vs vs.

yani ayrıca illa kadının o an doğurma ihtimalinin olmasına gerek yok. işin biraz psikolojik tarafı var.

zaten anneniz yolda kalmış değil, babanızla gidecek. sizin de bu durumda heidyeyi göndermeniz yeterli. yani hangisi önemli. karnı burnunda eşiniz mi yoksa diğerleri mi? evet bazı durumlarda bu kadar nettir her şey.

ha bu arada eşiniz yüzde doksan dokuz ihtimalle o gün doğum yapmayacak. ama siz onun isteğini geri çevirip düğüne giderseniz doğurmamış olmasının bi önemi yok, size kırılmış olacak.
+6
elorelia
(04.11.25)
düğün günü sabahtan anne hanımın ağrısı var de. gelemiyecek de, erkenden ananı uyarma.
+2
mikahakkinen
(04.11.25)
doğuma bir ay kala rutin doktor kontrolüne gittik. doktor akşama doğuracaksın, dedi. biz eşimle birbirimize bakıp şaka yapıyor dedik. ama şaka değilmiş. yani çokta öyle önceden belirti veren bişey değil.

38 haftalık eşini evde bırakıp düğüne anneni götürme. saçmalama. annende saçmalamasın.
+2
scudman1
(04.11.25)
hocam öncelikle umarım tüm süreciniz sağlık sıhhat içinde gerçekleşir. yengeye de hürmetler :)

sizin de gönlünüz gitmek istemiyor besbelli. tabi ki eşinizin yanında kalacaksınız. annenize 'gece çok ağrısı oldu gelemiyorum' dersin olur biter. hatta düğünde dedikodunuz bile yapılır..
+2
galahad reloaded
(04.11.25)
Merhaba, eşinizi yalnız bırakmayın, bunu 2 kız çocuğu babası olarak yazıyorum.
+6
devorgilla the gunslinger
(04.11.25)
yani bunu buraya soracak kadar sıkışmış olmanız bile çok enteresan. gitmemek zaten çok makul ama en uçta yapılacak şey şu: o gün gelsin bakıcam anne siz planınızı yapın, ben öğlen gelip akşam dönemem ama bir şekilde sizden sonra gelip yarım saatliğine görünmeye çalışırım tabi eşim iyiyse. söylenecek şey bu. o gün de illaki gitmek istiyorsanız, yani evlenen arkadaşınız sizinkine gelidiği için orda olmak gibi bir derdiniz varsa ve eşiniz de o gün rahatsa 6-7 gibi çıkar, 15 dak-30dak görünür, 9:30-10 gibi dönersiniz.

edit: çocuğunuzu sağlıkla kucağınıza almanızı dilerim
+5
awlmi
(04.11.25)
her şeyi geçtim, insan kendi doğacak çocuğu için sorumluluk hissetmeli, doğumla ilgili farkındalığa sahip olmalı. hiç mi heyecan duymuyorsunuz bebeğinizin gelecek olmasıyla ilgili? hiç mi endişeniz yok eşinizin sağlığıyla ilgili? başka hangi hissiyat bunların önüne geçebilir? yemişim tanıdığın düğününü, sizi böyle bir durumda arada bırakan ebeveyni vesaire. bebeğiniz ve eşiniz hariç her şey "şu aşamada" fasa fiso, fındık fıstık. gündelik rutin bir süreçten bahsetmiyoruz ki.
+8
Phoebe
(04.11.25)
hocam onceki duyurulariniza soyle bir baktim, yardim alin, ciddi olarak soyluyorum, cok icten sekilde. gobek bagi kesilmemis insanlari ciddiye almayin, yetiskin ve saglikli bir birey olmak boyle bir sey degil.

Baba olacaksiniz, aile kurmussunuz, ayri bir yasam kurmussunuz ve su anda yasaminizin merkezine bir bebek geliyor, tum yasami size bagli bir can, ebeveyn olmak demek insanin kalbinin disarda atmasi demek, kadin olarak hamilelik sureci zaman zaman 'lan bi tik fazla yemek yedim bebise bir sey olur mu' diye manyaklik derecesinde endise duyma, baba olmak da 'ailemin nasil guvenligini saglarim, nasil bakim veririm' gibi bir delilik hali, bunu hissetmiyorsunuz ve hala 'insanlar ne der' diyorsunuz, 'anama 38 haftalik hamile esimi ve bebegimi birakamam diyemiyorum' diyorsunuz. Phobe cok guzel yazmis, icinizde bir yerde cekirdek ailenize duydugunuz sorumluluktan fazla bir sorumluluk duyuyorsunuz. Esime, bebegime ne olursa olsun, didinin didisinin dugunune gitmem gerek diyorsunuz. Ha hicbir sey de olmayabilir evet, ama yani bir baba olarak yerim kocasiyla dugune giden anamin yani degil de kendi esimin ve bebegimin yani demiyor musunuz? evet tarlada da doguruyor millet evet, bebek dogumu 48 saat da surebilir ama bi tik evrilmedik mi yahu, bi tik insanlik ogrenmedik mi, bi tik gelismedik mi.
Ve isin daha da manyakcasi annenizin kocasi olan kisi yani babaniz annenizi goturecekmis, ve ne anneniz ne babaniz olum manyak misin esinle birlikte kal, senin bir ailen var demiyor ve siz de manyak mi bu insanlar benim su donemde yerim esimin yani, demiyorsunuz. Altininizi gonderirsiniz olur biter. Bana cok cok garip geldi acikcasi.

Ayrica hormon eksikligine bakmanizi da tavsiye ederim. Yani bu sordugunuz sorudan bagimsiz olarak bu konuda calismanizi tavsiye ederim, elalem ne der diye diye cekirdek ailenizi kaybederseniz bir gun buradaki kimse ne yaninizda ne de sizin yerinizde olacak.
+8
kassiopeia
(04.11.25)
Hocam, verdiğiniz ek bilgiye binanen şöyle diyorum: hediyenizi babanız ile gönderin. Damadı da arayıp, durumunuzu (doğum her an olabilir) samimi bir şekilde anlatın. Mutluluk dileyin. Anlayış göstermek zorundalar. Göstermezlerse de kendi problemleri. Çocuk bir aylık, 40 günlük falan olunca da eşiniz ve çocukla beraber hayırlı olsuna gidebilirsiniz isterseniz.

Çekirdek aileniz sizin birinci sorumluluğunuz. Elalemi takmayın. Ailenizi asla arka plana atmayın.

Çok önemliyse gitmek sizin için (ki olmamalı), atlar gider 10 dk görünür dönersiniz.
+1
yadigar
(04.11.25)
sorun bence sizin bir isteginizin olmamasi. yani once buna odaklanin, siz hangisini istiyorsunuz, esinizle kalmak mi yoksa annenizi goturmek mi?
+1
Sour
(04.11.25)
Anne kutsaldır, ne isterse yapılır diye bir şey yok.
Düşüncesiz annelerin her istediği yapılmaz. Ya da bencil ve narsist annelerin...
+5
pro9it9is9
(04.11.25)
1,5 saatlik mesafe pek uzak değil, bence siz anneniz ve babanızla beraber katılın düğüne, sanki karısı 38 haftalık hamile olanlar sürekli evde mi oturuyor, örneğin istanbulda insanların evi ile işin arası ortalama 1 saat mesafede. trafiğe göre artıyor bile. bu hesapta karısı hamile olan kimsenin işe bile gitmemesi lazım.

karın gelmek istememekte haklı oldukça ağırlaşmış olmalı, ödem vs. kaldı ki kocaman karnıyla giyecek kıyafet bulması bile zor.
-6
Sadece soruyorum
(04.11.25)
(2)

bu reçetede ne yazıyor?

kernelpanic
dideral'i okuyorum ama başında sonunda yazan şeyleri okuyamıyorum.https://hizliresim.com/fu1783e
dideral'i okuyorum ama başında sonunda yazan şeyleri okuyamıyorum.

hizliresim.com
0
kernelpanic
(21.10.25)
DIB bir kutu verin.
1x1/2 günde 1 defa yarım tablet.
Rx reçete demek.
+1
pro9it9is9
(21.10.25)
başında yazan da şu:

"Doktorların reçetelerinde 'Rx' ne anlama geliyor?
Rx sembolünün genellikle "almak" anlamına gelen Latince "recipe" kelimesini temsil ettiği söylenir. Genellikle reçete başlığının bir parçasıdır."
+1
kibritsuyu
(21.10.25)
(2)

8yaş erkek çocuk hediye

benim bir gizli bildiğim var
Çocuk gs tutuyor ve bunla ilgili bişey alsam diyorum. Forması, topu neyin var. Yine de bişeyler bulurum belki. Ne alsam aklınıza geliyor mu.
Çocuk gs tutuyor ve bunla ilgili bişey alsam diyorum. Forması, topu neyin var. Yine de bişeyler bulurum belki. Ne alsam aklınıza geliyor mu.
0
benim bir gizli bildiğim var
(20.10.25)
Oğlum o yaşlardayken Galatasaray battaniyesi hediye gelmişti.
Bir fikir olur belki.
0
pro9it9is9
(20.10.25)
kalaşnikofla maklube tenceresi arasında geniş bir skala var. bence gs'yi boşver, her çocuğun seveceği bir şey al mesela kurşun asker gibi, babasının almayacağı 30'lu 40'lı monami takımı gibi. oyuncak ekskavatör, vinç, grader, front loader, otobüs, kamyon gibi.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.10.25)
(4)

İzmir’de su faturanız ne kadar geliyor ?

nivoandmira
iki kişi için aylık 1000 tl geldi. Bi kaç aydır kallavi şişirilmiş faturalar geliyor gizli bi zam mı oldu ne ?
iki kişi için aylık 1000 tl geldi. Bi kaç aydır kallavi şişirilmiş faturalar geliyor gizli bi zam mı oldu ne ?
0
nivoandmira
(09.10.25)
yok artık. tesadüfen dün akşam tüm apartmanın faturalarının fotosunu çekip kıyaslama yapmıştım. 4 kişiyiz, deli gibi duş bulaşık çamaşır işlerimiz oluyor. ayrıca 2 terasta ağaçlar ve bitkiler var onları da suluyoruz ve teraslar yıkanıyor. 998 tl. apartmandaki diğer faturalarda aşağı yukarı o kadar. sıfır gelen de var 100 tl gelen de var onlar pek kalmayanlar. ben aslında elektrik çok geliyor diye kıyas yapacaktım su faturalarını görünce onları da hallettim.
0
ground
(09.10.25)
bana normal geliyor, tek kişiyim, ama böyle yüksek tutarlarda geldiğini başkalarından da duydum inceleme için başvurabiliyorsunuz sanırım
0
veritaslibertas
(09.10.25)
1400 TL geldi en son.
Bir kez 4000 TL geldi. Olamaz dedim,
İZSU'ya gittim. Ya bahçe sulamaktan ya da su arıtmadan deyip savdılar. Gelip sayacı kontrol etmediler. Bahçe sulamıyoruz ve sittin senedir kullandığımız arıtmayı kontrol de ettirdim. Sayaç başında bekledim, hiç kimse kullanmıyorken dönüyor mu, kaçak var mı bir yerden diye. O da yok.
Nasıl olsa terlik koysak seçeceksiniz diye düşünüyorlar.
0
pro9it9is9
(09.10.25)
suyun en pahalı olduğu şehir izmir. 2 kişi için 1000 anormal değil, özellikle yaz aylarında gayet normal
0
runaway
(09.10.25)
(15)

Demir eksikliği (Kadın duyuruculara soruyorum)

gnosis
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kol
Dönem dönem demir eksikliği yaşamayan var mı? Bende 2-3 yılda bir ferritin düşük çıkıyor ve ilaç kullanımıyla birkaç ayda toparlıyorum. Kırmızı et sevmiyorum, kanamalarım yoğun geçiyor, çay-kahve tüketimim fazla vs vs Dahiliye uzmanları genelde ilacı yazıp geçerler. İlk defa bir doktor endoskopi-kolonoskopi dedi. Sizi de gastroenterolojiye yönlendirdiler mi?
0
gnosis
(07.10.25)
erkekler neden cevap veremiyor anlamadım ama belki faydası olur diye yazayım. doğru yapmışlar. ilk defa bu doktor daha önce kaç sefer gitmişsin ama geçici tedavi sonuç vermemiş deyip gerçek sebebi bulmaya çalışıyor. geçici bir şey olabilir diye belki bir iki kez demir takviyesi denenebilir, sonuç alınmıyorsa da detaylı bir tahkik gerekebilir. endişelenecek bir şey yok.midede bağırsakta kanama yapacak bir şeyler var mı diye bakacaklar en azından (daha fazlası da olabilir, bilmiyorum) geçmiş olsun.
0
kisa
(07.10.25)
@kisa erkeklerin düzenli olarak kan kaybetmesi için bir sebep olmadığından-.-
0
🌸gnosis
(07.10.25)
:) o bir detay, aslında soru demir eksikliği için gastroenterolojiye yönlendirilmenin durumu ya, erkekler de kadınlar da semptom tedavisi işe yaramadığında gastroenterolojiye gitmeliler. neyse, durum doğru görünüyor, endişelenme.
0
kisa
(07.10.25)
evet, bazıları yönlendiriyor ve direkt ilişkisi var. özellikle uzun süreli ve kronikse.
0
evrim halkasi
(07.10.25)
beni kimse yönlendirmedi şimdiye
0
Kahvedesu
(07.10.25)
Benim de hep düşük çıkıyor dediğin gibi 2 yılda 1 ilaç kullanıyorum 3-4 ay. Gastroya yönlendiren olmadı hiç, ama bende akdeniz anemisi taşıyıcılığı da var pasif hücreler varmış, onun da etkisi var biraz.
0
Sadece soruyorum
(07.10.25)
erkeğim, düzenli olarak kan kaybetmiyorum ama bu konuda bilgim var. cevap verebiliyor muyum?
0
abelardo
(07.10.25)
bugün kan testi yaptırdım, 30larda çıktı demirim. demir ilacı verip duruyorlar, damardan takviye de aldım kaç kez ama toparlanmıyor.
0
deartheodosia
(07.10.25)
Çok iyi bir doktorunuz varmış öncelikle. Verdiği tahlilleri muhakkak yaptırın.
Demir eksikliği çeşitli sebeplere dayanır. Gastroskopi ve kolonoskopi istemesi gayet olumlu. Bağırsak polipleri, bağırsak ülserleri, kolit gibi iltihaplı bağırsak hastalıkları, gastrit ya da helikobacter pylori enfeksiyonu demir eksikliği yapar. Doktorunuz bunları elemek istiyor. Bağırsak duvarı sağlam mı, düzleşme gibi yapısal bozukluklar, incelme, iltihap var mı bakılacak.
Eğer çok şiddetli adet kanamanız olmuyorsa, menstruasyon tek başına demir eksikliği için bir sebep değil.
Bazı insanlar genetik olarak bağırsaktan demir emilimi konusunda şanssız. Bazı insanlar da ne kadar B12 hapı kullansa bile B12'yi yükseltmezler mesela aynı sebepten, çünkü genetik itibariyle B12 bağırsaktan emilmez. Demir de aynen böyle. Bu kişiler özellikle demir içeren preparatları alınca ishal olurlar.
Tahliller umarım iyi gelir. İyi gelmesi durumunda
1. Demir hapını her zaman c vitamini ile beraber almanızı
2. Düzenli probiyotik kullanmanızı
3. Bioyararlanımı yüksek preparatlar seçmenizi
tavsiye ederim.
Gyno Ferro Sanol çok harikadır mesela. İyonik ferrous formdadir ve direkt bağırsak hücrelerince emilir.
0
alice in potatoland
(07.10.25)
Bende de ayni durum var. Doktor bana da bakmak istedi ama siniri 40 yasmis, ben 40 yas oncesi cok gerek duymuyorum dedi. Yalniz benim oyle pat diye dusmuyor tekrar. Ben kendime bakmiyorum oyle dusuyor. Ama bakilabilir yani sorun yok. Zaten bana da istersen bakalim demisti. Kanini dusuren bir kacak vs mi var diye bakiliyor. Kotu bi sey degil endiselenme.
0
Kittie
(07.10.25)
çocukluğumdan beri hiç demir eksikliği yaşamadım.

ilk regl olduğum yıl (14y) reglim 10 gün sürerdi ve günde 7-10 ped değiştirmeli. çok yoğun ve uzundu yani. buna rağmen kanımda sorun olmadı. sonraki 4 yıl da bu şekilde devam etmişti.

son 2.5 yıldır da vejetaryenim. tahlillerim hala çok iyi.
0
art cat chocolate
(07.10.25)
Demir eksikliği bulunan kadın hastalar, özellikle de 50 yaşın altındakiler endoskopiye gönderilmiyor.
Bir erkekte demir eksikliği varsa, bu ciddi bir durum ve mutlaka endoskopi yapılıyor.
Demir eksikliği nedeni olacak her şeyi saymışsınız zaten. Bunlar düzeltilmeden başka nedenler aramak garip bir durum.
Gastroenterologlar önce dışkıda tekrarlayan gizli kan testleri yapıp ona göre girişim planlıyorlar.
Özel hastane ise dikkatli olmak lazım.
0
pro9it9is9
(07.10.25)
Kendimi bildim bileli demir ve ferritin değerlerim yerlerde, hucrelerimin demir bağlama kapasitesi çok yüksek. Regl dönemlerim çok yoğun kanamalı geçiyor. En son kan testimde 27 filan gelmişti 50-170 arasında olması gerekirken. Ama hic endoskopi ya da kolonoskopiden bahseden olmadı . Demir hapı yazıp gönderiyorlar.
0
Amaranta ursula
(07.10.25)
yiyeybirlimisiniz bilmiyorum da "dalak" çok faydalı oluyor. Bence tadı çok kötü değil ama bazılarına garip gelebiliyor. ilaç falan yan etkileri de çok oluyor.
0
high hopes of the sozluk
(08.10.25)
@pro9it9is9'in bahsettiği duruma Gender Bias in Medicine diyoruz.
Kadınlar 50 yaşın altında genelde gastroskopi ve kolonoskopiye yönlendirilmezler çünkü kadınların şikayetleri abartılı olarak değerlendirilir, ve ağrı ve şikayetleri genelde küçümsenir. Tamamen aynı hastalık için kadınların tanı alması erkeklere göre 2.5 sene daha uzun sürüyor.
Bu durum son 10 senede oldukça patlamış, üstesinden gelinmeye (en azından bir nebze) çalışılan bir konu.

Benim ortaokul arkadaşıma, regl sancısı, premenstrual syndrome, postmenstrual syndrome diye diye tam 13 sene IBS tanısı koyamadılar. Ayın hangi döneminde giderse gitsin, doktorların hep bir bahaneleri vardı kızın şikayetleri için. Arkadaşım kendine tanı koyabilmek için tıp okudu.
Şahsen tavsiyem, her sorununuzun sebebi adet kanamalarınız değil. Devlet yapmıyorsa, gidin bir özel hekime ve diyin ki, durum böyleyken böyle, ben bu durumun kanamalarımdan kaynaklandığına dair kesin bir tanı istiyorum.
Tahlillerinizde hiçbir şey çıkmasa bile en azından bir kontrolden geçmiş olursunuz, ilerisi için bir milestone tahlili olur.
0
alice in potatoland
(17.10.25)
(11)

Abartıyor muyum? Sadece 'makara' mı?

derbeder ve süklüm
Biriyle flört ediyorum. Kendisin sosyal medyada belli ölçüde kitlesi var. Kısaca videolar izleyip espriler yapıyor üç beş erkek arkadaşıyla ve bu videolar çok izleniyor. Ekibin başı olan ve ekibi yönlendiren de kendisi. Geçen hafta 16-17 yaşlarında başı örtülü bir kız çocuğunun videosunu izlemişler.
Biriyle flört ediyorum. Kendisin sosyal medyada belli ölçüde kitlesi var. Kısaca videolar izleyip espriler yapıyor üç beş erkek arkadaşıyla ve bu videolar çok izleniyor. Ekibin başı olan ve ekibi yönlendiren de kendisi. Geçen hafta 16-17 yaşlarında başı örtülü bir kız çocuğunun videosunu izlemişler. Kız kendi halinde tatlı bir video çekmiş ve videoda dini hiçbir şey yok. Bunlarsa alakasız şekilde kızın örtüsü hakkında çok aşağı bir seviyede sözler sarf edip dalga geçiyor ve gülüyorlar. Benim şahıs direkt espri yapmıyor ama bunların sözlerine yüzü kıpkırmızı olacak kadar gülüyor. Sonrasında bu videoyu Instagram'da bir sayfa paylaşmış ve video kısa sürede yaklaşık 10 milyon izlenmiş. Altında sarf edilen cümlelere tepki gösterenler de var ama daha ziyade kızla dalga geçiliyor ya da kıza küfrediliyor. Başka sayfalar da paylaşmış ve birkaç milyon o sayfalarda da izlenilip yorumlar yapılmış.

Bu benim en açık tabirle içime oturdu açıkçası. Dini hassasiyetleri olan biri değilim ama insanlara bu konu üzerinden zorbalık yapılmasından rahatsız oluyorum. Ayrıca yaşı küçük olduğu belli olan bir kız çocuğunu binlerce insanın önüne atmak, hele de o videonun kesinlikle paylaşılacağını bilerek bunu yapmak... Bilmiyorum ya. Abartıyor muyum? Sadece makara denilerek geçilebilir mi? Şakaları doğrudan o yapmasa da aşırı gülerek bunu komik bulması, onaylaması normal karşılanabilir mi? Üstelik o ekibi yönlendiren ve domine eden de kendisiyken. Yaşı 40'a yakın yani çocuk da değil ki. Ona göre anlık makara hepsi ve abartmamak lazım ama bunların yüzünden bir kız çocuğu internette özellikle de erkekler tarafından günlerdir zorbalanıyor. Üzerine bu tavrın altında ben kadın düşmanlığı seziyorum. Bence o videoyu bir erkek çocuğu çekse bu espriler asla yapılmazdı. Bu zihniyete sahip olması da soğutmuştur belki beni ondan. Bunların dışında aslında benim bu zamana kadar tanıdığım adam hassastı, saygılıydı, düşünceliydi, ince fikirliydi. Arada tek tük garip esprileri dışında bu tonda bir hareketine hiç rastlamamıştım. Abartıyor muyum sizce? Soğumakta haksız mıyım?
0
derbeder ve süklüm
(21.09.25)
sogumakta haklisiniz.
0
supergirl
(21.09.25)
insanın karakteri açısından güzel bir turnusol

Bazı insanlar böyle, bu işi bu hale ben getirmedim ben çözemem o yüzden sorumlusu da ben değilim, önüme geldiyse güler geçerim, sadece makara diye düşünüyorlar.

Olayları daha boyutlu düşünebilen ve tavır alabilen insanlarla yakınlığı seçiyorum

Edit: kapalı çarşı bu esprisini yapan elemansa tam bir mal :)
0
grimavi
(21.09.25)
benim keşfette önüme düşen bir video vardı. size link gönderdim. ondan mı bahsediyorsunuz?
0
bitli su perisi
(21.09.25)
Bunun herhangi bir görüşe/inanca karşı hassasiyetle ilgisi yok yapılan çok ayıp ve saygısızlık. Böyle detaylar insanın karakteriyle ilgili ipucudur, kendisi bir şey dememiş diyorsunuz ama orada onlara eşlik etmiş ve gülmüş bulunduğu ortamdan memnun yani eğlenebiliyor bununla.
Abartmıyorsunuz soğumakta son derece haklısınız.
0
mutekebbir
(21.09.25)
Son derece haklısınız
0
black holes in the sky
(21.09.25)
Soğumakta son derece haklısınız.
Hele ki çocuk ya da ergen olmayan birinin bunu yapması kabul edilemez.
Saygılı, düşünceli görünen kişi iyi ki kendini belli etmiş.
0
pro9it9is9
(21.09.25)
Yüzde yüz haklısın. Aferin sevdim
0
Cezcez
(21.09.25)
Abartmiyorsun
0
ala09
(21.09.25)
Abartmıyorsun, normal bi çağda yaşamıyoruz. Sadece çocuklar değil yetişkinlerin bile böyle şeyler karşısında mental sağlığını koruyamadığı, zorbalandığı için çok mutsuz olduğu, ailesinden baskı gördüğü, kısıtlandığı hatta intihar edenlerin olduğu bi çağdayız. Mizahın da bi çizgisi olmalı. Bi tane yörük kız vardı videoları milyon izlenen, öyle salak iftiralar attılar ki kıza ailesiyle ters düştü videoları yüzünden. Bunlar yaşanırken bir kızcağıza böyle bi kötülük yapılmamalı.
0
ofelia
(21.09.25)
ben de aşırı soğurdum. karakterini önceden öğrenmişsin. bir de yaşı da küçük değilmiş, yazık.
0
flowerday
(21.09.25)
Bu sadece makara abi ya kafasi lise bitimi en fazla universite baslarina kadar tolere edilebilir. Sonrasi cahillik zaten, kendi cenahindan biri boyle zorbalansa kiyameti koparacak, karsi cenaha etmedik laf birakmayacak adamlar bu tarz isler yapmakta bir beis gormuyorlar, ustelik kiz denkleri bile degilken.

Birakin makarayi, o yastaki kiz benim adimla video cekse ciddiye alip cevap vermem.

Bu arada prim yapar bu hareketler, cunku entelektuel zeka azligi bu tarz hareketleri komik bulma cizgisiyle dogru orantili. Elbette insanlar makara ve geyik yapacaklar, hatta arkadaslar arasinda her seyin geyigi yapilir ama public bir konuda yaparken 2 kere dusunmeyen insan veyahut yaptigi hatayi anlamayan insan ile ayni seviyede olmadigimi dusunurum ben. Baska doneleri de toplar ona gore bir yon cizerim kendime.
0
bosver nicki
(21.09.25)
(11)

Severek dinlediğiniz radyolar

solenkol
Online veya normal hangi kanalları seviyorsunuz. Ben kıyı radyo var benim icin cok bilinmeyen mesela.
Online veya normal hangi kanalları seviyorsunuz. Ben kıyı radyo var benim icin cok bilinmeyen mesela.
0
solenkol
(19.09.25)
erty_ksk
(19.09.25)
sabahları alem fm "kafa açan uzman"
eskiden nihat sırdar dinlerdim ama kafa kelimesi ile ilgili her yere hukuken saldırınca izlemeyi bıraktım. sadece sabah dinleyebiliyorum.
0
ground
(19.09.25)
Trt3 ve yutubda lofi
0
mirty
(19.09.25)
anlatamadım süper fmde sonradan youtube üzerinden dinlliyorum akşamları var sadece
0
eja
(19.09.25)
eksen
açık radyo
trt3
0
nwnd
(19.09.25)
best fm, lounge fm,
0
koela
(19.09.25)
Radyo spor. Sabahları işe giderken tek zevkim.
0
gobekliraki
(19.09.25)
radyo ilef var ankara'da yayın yapan. internetten de dinlenebiliyor.
0
tabudeviren
(19.09.25)
Online olarak Radyo Voyage, Cinemix ve Accuradio.
0
pro9it9is9
(19.09.25)
Kafa radyo
Radyo eksen
80s 80s (alman)
0
HellKeePer
(19.09.25)
Eksen. 20yıldır. E vitamini favorim.
Kafa açan uzman. Çok değil ayda 5 doz. Yoksa çok yapmacık geliyor
0
hunharca ben
(20.09.25)
(2)

Rayiç bedel artışları

prole
Bu değerin ve haliyle emlak vergisinin fahiş oranda artışı mevzusu varmış. Şimdi biraz araştırdım, birincisi ikamet ettiğimiz yerin 2026 rayiç bedellerine ulaşamadım. Ulaşamadığım şeyi bilmem de zor haliyle. İkincisi, itiraz dilekçesi verin deniyor 7 Eylül'e kadar, onu da kaçırdık haliyle. E hadi it
Bu değerin ve haliyle emlak vergisinin fahiş oranda artışı mevzusu varmış. Şimdi biraz araştırdım, birincisi ikamet ettiğimiz yerin 2026 rayiç bedellerine ulaşamadım. Ulaşamadığım şeyi bilmem de zor haliyle. İkincisi, itiraz dilekçesi verin deniyor 7 Eylül'e kadar, onu da kaçırdık haliyle. E hadi itiraz etmedik de komşum etti. Komşumun emlak vergisi düşük, bizimki yüksek mi çıkacak? Bu ne iş ben hiçbir şey anlamadım.
0
prole
(13.09.25)
#1610419

Bizim belediyenin sitesinde komisyon kararıyla belirlenen 2026 değerleri var. Duyurular başlığı altında.
Yukarıdaki numaralı duyuruda bu konuyu sormuştum ve gelen yanıtlarda dava açmak gerektiği söylenmişti.
Bu konularla ilgilenen bir avukatla görüştüm. Belediyeye verilen dilekçenin etkili olmadığını, dava açılması gerektiğini söyledi. Ayrıca bilirkişinin karar vereceğini, bir kazanım elde edemeyebileceğimi, az bile artmış diyebileceğini söyledi.
Ben de dava açmadım.
Yalnız, aynı sokakta birisi dava ederse ve olumlu sonuçlanırsa, o sokaktaki tüm binaların yararlanacağını söyledi.
0
pro9it9is9
(13.09.25)
- İtirazlar için dava açılması lazım yılsonuna dek uzatıldı. Kaynak: www.oncememleket.com

- Benim oturduğum site yönetimi güncel rayiçleri iletti. bizde 2,5 katına çıkmış. Belediyenizden öğrenebilirsiniz.

- Komşunun emlak vergisi düşük, senin daha yüksek olmza tabi ki. Rayiç bedeller cadde-sokak bazında belirleniyor. O caddenin rayiç bedeli yüksek bulunduysa düşürülebilir bundan da oradaki tüm konutlar etkilenir.
0
Lethe
(13.09.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.