Giriş
(5)

Kiralık emekli üstüne olması vs beyaz yakalı üstüne olması

regina phalange
Bir ev kiralanacak içinde bir emekli bir beyaz yakalı çalışan kalacak. Bu durumda hangisinin üstünde olursa daha avantajlı olur ya da olur mu?
Bir ev kiralanacak içinde bir emekli bir beyaz yakalı çalışan kalacak. Bu durumda hangisinin üstünde olursa daha avantajlı olur ya da olur mu?
0
regina phalange
(06.08.24)
Emeklinin sabit maaşi var.
0
halk
(06.08.24)
Eğer ev sahibiyseniz emeklinin kontrata imza atması daha iyidir. Çünkü asla bitmeyecek kayıtlı geliri var. Bir gün kira ödemezlerse mahkemeyle alırsınız.
Beyaz yakalı borçları ödememek için sigortasız çalışabilir, mallarını başkası üzerine geçirebilir vs.

Ama yani bunlar aşırı düşük ihtimaller, düşündüğünüze değmez.

Çirkin bir düşünce ama emekli kişi kiracı olursa ve vefat ederse sanırım kontrat bitmiş olur, evi daha pahalıya başkasına kiraya verirsiniz böylece.
0
michael_knight
(06.08.24)
emekli maaşına haciz konulması kanunen yasak. O yüzden ben olsam beyaz yakayı tercih ederdim. Hatta kefil olarak da emekliyi istemezdim kefil olarak da başka bir beyaz yakalı veya memur isterdim.
0
nuevo
(06.08.24)
kontrat mirasçısına geçiyor @michael_knight

emekli maaşına haciz gelen durumlar var detaylı bakmak lazım

beyaz yakalı daha mantıklı bence. emekli maaşı ne kadar ki zaten ?
0
jülsezar
(06.08.24)
Emekli maaşına haciz sıkıntılı. O yüzden beyaz yaka
0
Unde bach canim
(06.08.24)
(7)

Araç kiralama hakkında fikir verebilir misiniz?

@stubborn inferno
Selamlar dostlar, bu ay içerisinde istanbuldan denizliye ve aydına gideceğim iki günlüğüne. Uçak ve Otobüs biletleri uçmuşken, tek başıma ve araba konforunda yolculuk yapmak daha mantıklı geldi, fiyat farkı çok yok sonuçta. Özellikle ziyaret edeceğim birkaç farklı yer olduğundan gideceğim şehirlerde
Selamlar dostlar, bu ay içerisinde istanbuldan denizliye ve aydına gideceğim iki günlüğüne. Uçak ve Otobüs biletleri uçmuşken, tek başıma ve araba konforunda yolculuk yapmak daha mantıklı geldi, fiyat farkı çok yok sonuçta. Özellikle ziyaret edeceğim birkaç farklı yer olduğundan gideceğim şehirlerde de toplu taşımayla uğraşmamış olacağım.

Fakat daha önce hiç araç kiralamadım. Dikkat etmem gereken noktalar varsa aydınlatabilir misiniz? Hangi firmayı kullanmak fp açısından daha mantıklı? Süreç nasıl işliyor? Sabiha gökçene yakınım, oradan teslim alıp yine oraya bırakabilirim. 2 günlük kiralamayı düşünüyorum. Kafamdaki rota 1000 kmyi aşıyor gidiş dönüş yaptığım senaryoda, ama farklı şehirde teslim yapılabiliyorsa giderken arabayla gidip dönerken Otobüs uçak da yapabilirim yorgunluğuma bağlı olarak.

Bu arada 27 yaşındayım ve ehliyetim 2.5 senelik.
0
@stubborn inferno
(05.08.24)
yakın zamanda kiralamadım ama
günlük 500km limit var diye bir kural hatırlıyorum.
başka şehirde bırakma işi cezaya tabi. araç kiraladın 1000tl a şehrinden b şehrine gidip bıraktın 1500-2000 ek ödeme yapılıyordu zamanında.
online olarak bir kaç firmadan fiyat al, kafana yatıyorsa gittiğinde araç teslim alırken sağını solunu kontrol et. ufak tefek bereler için bile tutanağa eklet.
kurumsal firma ile çalış kesinlikle.
karttan ödeme alırlar, provizyon bedeli çekerler.
0
qxgviper
(05.08.24)
Bazı araçların km limiti 3000e kadar çıkıyor, bazılarının 700 km mesela. Araçtan araca değişiyormuş. Başka şehirde bırakma meselesi de kiraladığım şirketin Başka şehirde şubesi veya teslim noktası olması halinde oraya bırakmak aslında ama ücretinde artma oluyor anladığım kadarıyla. Teşekkür ederim :)
0
🌸@stubborn inferno
(05.08.24)
- Farkli sehirde arac teslim etmek genelde arabayi geri getirmekten cok daha masrafli olur.
- Mini hasar sigorta yaptirmanizi tavsiye ederim. Riski sifirlamasa da ufak bir problemde dert olmaz.
- Gunluk km sinirlari var ona mutlaka dikkat edin.
- Kurumsal firmalar (avis, budget, enterprise, sixt, garenta), rent go ve elit car sanirim yerli ama onlar da olur.
- Bir kaza durumunda mutlaka rapor tutulmali.
- Araci alirken iyice kontrol etmenizde fayda var, video cekerek kontrol etseniz daha iyi.
0
mbond
(05.08.24)
sık sık kiralıyorum. aldığımdan başka yere de bıraktım. cevaplayabilirim.

şuan en uygun kiralama yapan yer avec. bir çok yerde var. pazara yeni girmişler sanırım. türkiye merkezli. başka yere bırakma ücretine bi kaç hafta önce 3bin ödemiştim. yer ve zamana göre değişmekle beraber yaklaşık 4bin lira bugünlerde. online sistemden bakabilirsin. acente daha pahalı olabilir.

europcar, enterprise, avec, avis bunlardan kiraladım hep. ufak tefek çizikler dışında sorun yaşamadım. hep uzun mesafe ve bilmediğim yollara gittiğimden full sigorta yaptırdım. bence günlük 300 verin, sigorta yaptırın. uzun yolda ne olacağı belli olmaz (not: çizik bile olsa polisi arayıp çağırmanız gerekiyor. mini hasar 5-10bin arasında değişiyor firmaya göre, ama bbugünlerde bi çizik bile bu tutara mal oluyor.)

kurumsal olmayan yerler dışında hiç kiralama yapmadım. hep olumsuz duydum. bu saydıklarım arasında hiç problem yaşamadım.

findeksinize bakarlar gittiğinizde, o önemli.
bir de rezerve yaptığınız kredi kartınız yanınızda olmalı ve sizin adınıza olmalı.

km sınırı genelde 400 oluyor günlük. üstüne para ödüyorsunuz. sözleşmede yazar. ortalama 2buçuk lira bugünlerde km başına.
0
biseysorcaktim
(05.08.24)
Çok teşekkür ederim cevaplar için. Sigorta yaptırırım evet söyledikleriniz mantıklı.

Bu arada kredi kartı olmak zorunda mı? Banka kartı kabul etmiyorlar mı?
0
🌸@stubborn inferno
(05.08.24)
Kredi kartı olmak zorunda.
Kiralayan kişi ile kredi kartı sahibi aynı kişi olmak zorunda. Findeks puanınıza bakacaklarını söylemişler ama ben de tekrar etmiş olayım.

Bir miktar da ekstradan para çekiyorlar karttan onun çekilebilmesi için yeterince limit de olmak zorunda.
0
michael_knight
(05.08.24)
naçizane tavsiyem, sabiha'dan izmir'e uçakla gelin, oradan araba kiralayın. otoban ücreti ve benzin parası git-gel uçak parasından daha çok oluyor.

yazılanları okumadım eminim güzel şeylerdir. ben aracın her yerini video çekerek gezer, ezik ve çizikleri parmakla işaret ederim teslimden önce. sonra kıllatmasın kimse. iç koltukları falan da çekerim hatta, yasak olsa da sigara içenler oluyor. yakıyorlar sağı solu.

yolcu360, booking.com vb sitelerden mutlaka bakarım. fiyatlar daha ucuz olabiliyor. ya da ekstraları daha ucuz oluyor. kredi kartlarımda, hatta gsm hattımda bile kampanya olabiliyor. onları da mutlaka kontrol ederim.
0
bir ileti paylastim
(05.08.24)
(5)

ev boyatırken renk seçimleri

antheros
Tüm evi boyatmayı düşünüyorum. Bu sefer farklı bir şeyler olsun istiyorum. Duvar kağıdı kesinlikle düşünmüyorum. Sizin denediğiniz ve memnun kaldığınız ya da başka evlerde görüp güzel olmuş dediğiniz renkler var mı? Odalar farklı renklerde olabilir.
Tüm evi boyatmayı düşünüyorum. Bu sefer farklı bir şeyler olsun istiyorum. Duvar kağıdı kesinlikle düşünmüyorum. Sizin denediğiniz ve memnun kaldığınız ya da başka evlerde görüp güzel olmuş dediğiniz renkler var mı? Odalar farklı renklerde olabilir.
0
antheros
(05.08.24)
odalarda üç duvarı bej ya da açık gri, bir duvarı koyu ama parlak tonda hoş bir mavi/yeşil vs yapmak çok yakışıyor. Aynı odada iki renk kullanmayla ilgili araştırmalar yapıp bakabilirsiniz
0
nundu
(05.08.24)
Çoğunluğu beyaz, bazı duvarları koyu bir bordo ve koyu bir yeşil yaptık. Çok hoşuma gitti.

Bir veya iki duvarın koyu renkte olması çok şık görünüyor bana.

Başka bir evimizde mutfakta irice bir kolon vardı. Tebeşirle yazılan kara tahta boyasıyla boyattık.

Oraya notlar, çiçekler, şarkı sözleri, yemek isimleri vs. yazıyorduk o da çok keyifli oluyordu. Ama tebeşir tozu oluyor yerler, onu da söylemiş olayım.
0
michael_knight
(05.08.24)
gri ve altın sarısı çok yakıştırıyorum.
3 duvar gri kapı karşısı altın sarısı kulağa kötü gelebilir ama aplik ile tamamlanınca güzel oluyor.

www.duvarbeton.com
0
eja
(05.08.24)
şarap rengi güzel. beyaz şarap.
0
jelly bear
(05.08.24)
Ben standartın dışına çıkacaksam koyu tercih edenlerdenim. Yeşilin 50 tonu diyorum :)

1-hizliresim.com

2- hizliresim.com

3- Her yeri değil ama tavanı renklendirmek de bir seçenek hizliresim.com


4-hizliresim.com

Tabi bunları yapınca iyi ışık alması veya gündüz de olsa ışıklandırmanın yeterli olacağı dekorasyonlar gerekir.
0
Kediyi üzdün
(05.08.24)
(6)

Banka çalışan promosyonu ne kadar ki tahminen

damladamla
Özel sektör de bir şirket demiş ki zam yok ama banka size 3 yıllık promosyon verecek Herkese de eşit olacakTahminen ne kadardır bu?Garanti bankasından alınıyor
Özel sektör de bir şirket demiş ki zam yok ama banka size 3 yıllık promosyon verecek
Herkese de eşit olacak
Tahminen ne kadardır bu?
Garanti bankasından alınıyor
0
damladamla
(05.08.24)
yıllık 5-10 bin
şirkete göre değişir. daha da yüksek olabilir
0
jelly bear
(05.08.24)
3 yılda bir verilen promosyon sizin hakkınız. Zam ile takas teklifi gaddarca olmuş. Tek seferlik 10-20 bin olur maks.
0
ruhen hastayim ben
(05.08.24)
İyi maaşlar ödeyen bir şirket bu yıl Ocak ayında 3 yıllık promosyon olarak 44 bin lira yatırdı.

Promosyon miktarı sanırım sadece maaşların ne kadar olduğuna bağlı değil. Şirketin bankayı ne kadar kullandığı, ne kadar büyük paraların banka üzerinden geçtiği, beklediği ile de ilgili olsa gerek.
0
michael_knight
(05.08.24)
Kurumun çalışan sayısı burada
önemli faktör.
Ona göre promosyon da artıyor.

Kuruma bağlı bütün şubeler tek bir yerden değil de, il bazındaki her yönetim banka ile anlaştıysa promosyonlarda da farklılık olabiliyor. En yüksek promosyon alımı tek bir yerden alınan kararla olmalı.

Diğer yandan çalışanların az almasının sebeplerinden biri de kurum yöneticilerinin bankalarla arka plandaki özel anlaşmalarının olduğu da ara ara internette dile getirilen şeylerden. Çalışanın alacağı 20.000 TL ise 15.000 TL de eline geçebiliyor aradaki fark malum. Marabaların 3'ün birini alması gibi bir durum.

kendim, bu parayı araştırıp muhtaç olduğuna karar verdiğim yerlere taksim ederek dağıtıyorum.
0
diyecevaplandı
(05.08.24)
Biz geçen yıl 50 küsur aldık. Bazı şirketler -ki benim çalıştığım şirket böyle yaptı - bankanın verdiği promosyonun bir kısmını cebe atıyor.
0
auroraaurora
(05.08.24)
şuan bankalar ile promosyon pazarlığı aşamasındayız o yüzden iyi biliyorum :)

senelik kaç maaş veriyorlar, toplam maaş tutarı ne kadar, ayın kaçında maaş ödüyorlar, kaç gün içerde kalır para. bunlar önemli. bir de tabi firmanın banka tarafında iyi, paralı bir müşteri olması da çok etkiliyor.
0
delidir yakalayin
(06.08.24)
(3)

Garanti kredi kartı taksitli para

alimcgraw
Nakit avans değil de taksitli para çekmeye çalışıyorum. İlk taksidi bugün olarak gösteriyor. Nedir bunun olayı? Yani bugün para çekip ilk taksidi bugün mü ödeyeceğim yani?
Nakit avans değil de taksitli para çekmeye çalışıyorum. İlk taksidi bugün olarak gösteriyor. Nedir bunun olayı? Yani bugün para çekip ilk taksidi bugün mü ödeyeceğim yani?
0
alimcgraw
(05.08.24)
Ama ekstre 31 temmuzda kesildi. İlk taksit yine de bugün gorunuyor
0
🌸alimcgraw
(05.08.24)
Kartınla git herhangi bir mağazadan taksitli alışveriş yap ilk taksit yine bugün olarak görünecek. Aynı mantık.

Ekstre kesilir son ödeme tarihinde ödenir +1.
0
10032007
(05.08.24)
10032007+1
Taksit bugün kredi kartından çekilecek. Bugün alışveriş yapmışsın gibi.
Kartın son ödeme tarihi geldiği gün ödeyeceksin.
0
michael_knight
(05.08.24)
(20)

Babanız vefat ettikten sonra 75 yaşındaki annenizin evlenmesine

sonhakan
Karşı çıkar miydiniz?
Karşı çıkar miydiniz?
0
sonhakan
(04.08.24)
Babası evlenecek olsa kendi eliyle ve hatta onu bu isteğinde çok da haklı görerek -malum, o bir erkek ve kadına ihtiyacı var- evlendirecek insanlar konu anneleri olunca nedense dertten derde sürükleniyor, kafalarına soru işaretleri üşüşüyor. Kadıncağız 75 yaşına gelmiş ama kendi hayatı için karar verirken hala birilerinin iznine tabi olmak zorunda. Bu ülkede kadınlara ancak ölünce özgürlük var sanırım.

Annemin seçtiği adamın düzgün biri olmasını umar, mutlu olmasını dilerim. Ömrünün son döneminde yakalama ihtimali bulunan mutluluğa karşı çıkacak kadar bencil değilim.
0
moonie
(04.08.24)
kendinizde nasıl böyle haklar görüyorsunuz ya. hem de para için? 75 yaşındaki canım anamı başımın üstünde taşırım ister evlenir ister boşanır
0
ala09
(04.08.24)
Moonie yetişmiş bile imdadıma, kalemine sağlık
0
ala09
(04.08.24)
Karşı çıkmam, adayda sıkıntı yoksa desteklerim de.
0
Bruce
(04.08.24)
Benim babam erken yaşta öldü, bunu ben de çok düşündüm ve ilk gençlik yıllarımın getirdiği ayılıkla tabii ki "öyle bir şey olamaz" dedim ama sonradan biraz biraz medenileşince ve yontulunca hiçbir insanın yalnız kalmayı hak etmediğini ve mutlu olması gerektiği sonucuna ulaştım, aradan uzun yıllar geçti babam ve annem birbirlerine çok aşık oldukları böyle bir şey olmasını beklemedim ama şimdi bile olsa karşı çıkmam mutlu olmasıyla mutlu olurum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(04.08.24)
Önce bir dinlerim. Mantıklı gelmezse babama da anneme de karşı çıkarım. Mantıklı değilse arkadaşıma da kardeşime de kendime de karşı çıkarım aga...
0
prole
(04.08.24)
Annem erkek seçme konusunda çok kötü ve çok saf olduğu için izin vermem. Babam yaşıyor ama yaş farkları çok fazla. Allah inşallah sıralı ölüm verir de annem tek kalırsa yaşı kaç olursa olsun asla evlenmesine izin vermeyeceğim. Bunu yüzüne de söyledim.

Diyeceksiniz ki manyak mısın insan bunun hesabını mı yapar. Haklısınız. Fakat 7-8 yıl önce ben bunun rüyasını gördüm ki hiç rüya gören bir insan değilimdir. Hala gözümün önündedir. Tam annemin tipi Göksel Arsoya benzer bir herif gelmiş annemi tavlamış, her şeyi cukkalayıp kadını sokağa atmıştı. Direkt gittim konuştum annemle, beni de göm öyle evlenirsin anca dedim. Ben bıkmışım erkekten ne diyon be dedi, ne kadar doğru bilmiyorum.
0
titanyum22
(05.08.24)
30larımın başında 1 çocuklu insan olarak bi daha evlenmeyi düşünmüyorum. anneme de babama da izin vermem. böyle de bencil bi yaratığım. 75 yaşında ne evliliği ya. illa evlenicem derse de evlilik anlaşması yapılmasında aşşşşırı aşırı ısrarcı olurum.
0
deartheodosia
(05.08.24)
mutlu olacaksa karşı çıkmam. ben kimim ki başka bir insanın hayatına karışayım. çıkan da net köylüdür.
0
sir gawain
(05.08.24)
Çok mantıklı sebeplerle ikna etmesi lazım yoksa mümkün değil.
17 yaşındaki kızımın evlenmek istemesi ile aynı hisleri uyandırırdı muhtelemen. O yaşta kendini koruyamaz, eziyet çeker, rahat etmez. İçime de hiç sinmez.
Evlenmesinler öyle takılsınlar çok istiyorlarsa.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.08.24)
Gradient +1
0
kisa
(05.08.24)
"75 yasina gelmis bir insanin hayatina karismak ne haddime" diye yazanlar,

Bu yastaki birisi miras, alim-satim vs isleri yapmak istediginde akli dengesinin yerinde olup olmadigina dair heyet raporu almasi gerekiyor, hatirlatayim dedim.
0
Yourcousinmarvinberry
(05.08.24)
karşı çıkmazdım, babam 19 yıl önce vefat etti, annem şu an 80 yaşında. isteseydi neden hayır diyeyim ki, hatta neden izin verme hak ve yetkisi bende olsun ki? ben evlenirken izin aldım mı ki o benden izin alsın. ama önceden sağlam bir istihbarat çalışması yapardım adam hakkında, devir kötü. sorunlu bir adamsa o zaman işler değişirdi.
bir kaç kere ağzını da aradım niyeti varsa ya da olursa çekinmesin söylesin diye ama asla dedi.
yalnızlık çok zor. gençken bile insan evde bir ses, bir nefes istiyor, hele ki yaşlılıkta elin ayağın tutmuyor, her gün ayrı bir yerin ağrıyor. bazen arıyorum telefonu kapalı ya da cevap vermiyor bir kaç saat, aklım çıkıyor düştü mü, kaldı mı inme mi indi, bin türlü senaryo geliyor aklıma. yanında birinin olmasını, birbirlerine destek olmalarını, birinin anneme yoldaş olmasını isterdim tabi ki, keşke babam olsaydı ama kader değilmiş. annemin yeniden evlenmesi, annemin babamı sevmediği veya unuttuğu anlamına gelmez ki. hayırlı biri olsun, düzgün, efendi bir adam olsun yeter. bir köroğlu bir ayvaz geçinir giderler.

şeklinde idi düşüncelerim. artık 80 yaşında, yemek yeme konusunda bile doğru kararlar veremiyor, evlilik konusunda aklı başında bir karar alması pek mümkün değil.

miras için benim daha çok hakkım var diyenlere, acaba babanız çalışıp o serveti yaparken anneniz ne yapıyordu siz ne yapıyordunuz ki kendinizde daha çok hak görüyorsunuz? anneniz evi çekip çevirmese sizin arkanızı toplamasa o servet olur muydu? çok servet meraklısı iseniz devretsin anneniz haklarını size ya da evlilik sözleşmesi yapsınlar da kadını rahat bırakın son demlerinde mutlu olsun bari.
0
halanne
(05.08.24)
Mirasın evleneceği adama geçmeyeceği şekilde ayarlayabilirsek evliliğini desteklerim.
O yaşlarda yalnız kalmak hiç güzel değil. Kendine bir hayat arkadaşı bulduğu için sevinirim.

Evlenmeden birlikte yaşamalarını öneririm ama mutlu olacaksa evliliğini desteklerim.
Fakat malları çocuklarına versin annem, hem karşı tarafın samimiyetinden de emin olmuş oluruz.
0
michael_knight
(05.08.24)
İzin vermem. Anneme de babama da. Miras aklıma bile gelmez ama o yaştaki biri, eşini kaybetmişken oturup evlenmeyi düşünmesi bile bana tuhaf geliyor, Ama daha genç yaşlarda olsa evet derdim.
0
cemallamec
(05.08.24)
annem asla evlenmez böyle bir durumda ona eminim

velev ki oldu

Gradient +1
0
Hallegadola
(05.08.24)
Arkadaş otur torun sev, 75 yaşında ne evliliği. Hele ki mal mülk varsa evlenen kişinin niyeti üç aşağı beş yukarı bellidir.
0
kimlanbu
(05.08.24)
evet
0
abelardo
(05.08.24)
Hala evlenmediyse 75 yaşındaki babamla evlendirelim.
0
nickini vermek istemeyen uye
(05.08.24)
Aday duzgun biriyse cikmazdim. Hatta mutlu olurdum annem icin.
0
Kittie
(05.08.24)
(5)

Olta takımı nereden alınır?

hlt1985
İstanbulda? internetten almak istemiyorum, gidip kafamdaki soruları da sorabileceğim bir yerden almak isterim. Decathlon eledim, oradan aldığım bir olta düzgün kullanmama rağmen kamışı kırıldı ve iade veya değişim kabul etmediler. Daha profesyonel bir yerden alma niyetim var.
İstanbulda? internetten almak istemiyorum, gidip kafamdaki soruları da sorabileceğim bir yerden almak isterim. Decathlon eledim, oradan aldığım bir olta düzgün kullanmama rağmen kamışı kırıldı ve iade veya değişim kabul etmediler. Daha profesyonel bir yerden alma niyetim var.
0
hlt1985
(04.08.24)
Üsküdar’da Cengiz Balıkçılık’tan alınır. Veya o sokak ve yan sokağındaki diğer mağazalardan alınır.
Ama önce günlerce forumlarda ve web sitelerinde ne alacağınıza bakarsınız. Fikir değiştirirsiniz sürekli. En son onlar yardımcı olur seçim yapmanıza.
0
michael_knight
(04.08.24)
Ek: Decathlon’dan daha profesyonel bir yer arıyorsanız onu bilmiyorum. Yoktur herhalde.
0
michael_knight
(04.08.24)
eminönü, karaköyde ve üsküdarda balık malzemeleri satan birçok dükkan var. ilk aklıma gelen karaköy spotbalık ve kısık balıkçılık. üsküdar da cengiz balıkçılık.
aslında en fazla malzeme bulacağınız yer bunların toptancılarının olduğu istoç.
0
my fault
(04.08.24)
@michael_knight bilemedim sanki decathlondan alacağım ürünler çok profesyonel olmayacak gibi geliyor. Dediğim gibi 2 ürün aldım 2'si de kırıldı. Hadi ilki benim hatamdı ama ikincisinde hiç hatam yok:( profesyonelden kastım sorduğum soruların cevaplarını verebilecek birilerinin olması aslında. Genelde decathlonda o bölümde çalışan kişi sadece o alanın eğitimini almış oluyor, direkt o alanda deneyimi olan biri değil. Decathlon önerir misin ki?
0
🌸hlt1985
(04.08.24)
Decathlon’daki çoğu şey çok iyi olsa da mesela snowboard ekipmanı ve olta için hiç kullanmadım. Pek sevmedim ürünlerini. Decathlon önermem.

Kamışın kırılması %90 kullanıcı hatasıdır. Giriş seviyesi, en ucuzlardan bir kamış bile gayet dayanıklı ve esnek olur.

Olta işinin ikinci eli de bol bol satılır. Forumlarda yığınla var. İkinci el almayacaksanız bile forumlarda övülen, test edilmiş bir marka model alın içiniz rahat etsin.

Mesela surf kamış arıyorsanız Okuma’nın çok beğenilen modelleri vardı ben araştırdığımda.

Kıyıda balık tutan birine sorsanız size keyifle anlatır hatta yüzde doksan ihtimalle size satabileceği bir kamışı vardır.
0
michael_knight
(05.08.24)
(5)

Macbook Air

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
1. seçenek: 1710€, M3 chip, 512 gb, 16 gb2. seçenek: 1810€, M2 chip, 1 tb, 16gb3. seçenek: 1810€, M2 chip, 512 gb, 24 gbdiğer tüm özellikler aynı, hepsi 15.3 inç. 1. seçeneğin aynı zamanda vade farksız 5 taksit imkanı var. ne amaçla kullanılacak? iş ve bireysel. lightroom ve ps kullanarak fotoğraf v
1. seçenek: 1710€, M3 chip, 512 gb, 16 gb
2. seçenek: 1810€, M2 chip, 1 tb, 16gb
3. seçenek: 1810€, M2 chip, 512 gb, 24 gb

diğer tüm özellikler aynı, hepsi 15.3 inç.
1. seçeneğin aynı zamanda vade farksız 5 taksit imkanı var.
ne amaçla kullanılacak? iş ve bireysel. lightroom ve ps kullanarak fotoğraf ve kısa video editleme.

siz hangisini seçerdiniz? ben 1. ve 3. seçenek arasında çok kaldım.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.24)
24gb ramden dolayı ben olsam 3. seçeneği alırdım, m3 rami 24gb yapınca kaç euro oluyor arada çok fark yoksa o da tercih edilebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.08.24)
Daha uzun süre kullanabilmek için tercihim 3 olurdu.
M2-M3 Mac alırken en önemlisi RAM.
0
michael_knight
(04.08.24)
@duyulması gerektigi kadar 536 euro fark ediyor o ya :D
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.24)
3. Seçeneği aldım. Ram yüksel diye hafızadan vazgeçtim. Umarım pişman olmam :) hafızayı bir şekilde halledebilirim ama ram'i sonradan yükseltemem diye düşündüm.
0
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.08.24)
Dogru dusunmussunuz, film arsivi yapmiyoruz ki, ben eski kafali oldugum halde depolama alanini hep minimumda tutuyorum. Tabii ozel bir ihtiyaciniz yoksa.
0
mbond
(05.08.24)
(1)

26 bin TL maaş alan bir satış personelinin SGK primi

alimcgraw
Ne kadardır? Teşekkür ederim
Ne kadardır? Teşekkür ederim
0
alimcgraw
(04.08.24)
Buradan hesaplayabilirsiniz.
“Netten Brüte” seçeneğini seçin en üstte.

www.verginet.net
0
michael_knight
(04.08.24)
(9)

Şu meslek kolu Türkiye’de yasak olur muydu?

wild honey suckle
Amerika Birleşik Devletleri’nde bir iş kolu var, Olay şu; Aynen bizim vesikalık fotoğrafçı gibi bir ultrason Stüdyosu açıyorlar. Doktor vizitleri arasında Bebeğinizi görmek isterseniz bu işte tamamen keyfi bir şey de olabilir ya da bebeğin hareketlerini hissetmediğiniz için olabilir ya da cinsiyeti
Amerika Birleşik Devletleri’nde bir iş kolu var, Olay şu; Aynen bizim vesikalık fotoğrafçı gibi bir ultrason Stüdyosu açıyorlar. Doktor vizitleri arasında Bebeğinizi görmek isterseniz bu işte tamamen keyfi bir şey de olabilir ya da bebeğin hareketlerini hissetmediğiniz için olabilir ya da cinsiyeti öğrenmek için olabilir buraya gidiyorsunuz içeride teknisyen var doktor falan yok ve siz de 15 dakika 20 dakika işte 1 saat gibi paketler sunuyor. Bebişinize bakıyorsunuz fotoğrafları alıyorsunuz hatta belki doktorlardan birtık daha bile işin estetik yönü ile alakalı oldukları için güzel fotoğraflar sağlayabiliyorlar. Dilediğiniz kadar gidip bakabiliyorsunuz. Dediğim gibi herhangi bir medikal müdahale yapılmıyor. Sadece ultrason teknisyeni olma şartı var. Böyle bir meslek Türkiye’de yasal olarak mümkün olur muydu ya da mantıklı olur muydu?
Sadece cinsiyet konusunda mesela dünyada gen testi ile cinsiyet belirlemek yasalken Türkiye’de benim bildiğim kadarıyla belli bir haftaya kadar yasak o yüzden böyle gizli saklı söylüyorlar cinsiyetleri doktorlar. Hatta benim doktoruma laboratuvar sadece pembe kalp emojisi atmıştı direkt yazmak yerine. Hani cinsiyet kaynaklı kürtaj gibi durumlar olmasın diye. Belki bir tek cinsiyetin belirlenmesi hususunda sıkıntı çıkar ama onun dışında Türkiye’de böyle bir meslek konumun olmamasının bir sebebi vardır herhalde.
0
wild honey suckle
(04.08.24)
çok gereksiz bir şey olduğu için böyle bir meslek yoktur bence. zaten jinekolojik muayene oluyor gebeler dakka başı öyle değil mi?
0
neira
(04.08.24)
Ultrason cihazları öyle çok pahalı şeyler değiller bildiğim kadarıyla ancak Amerika'da olmasının sebebi insanların çoğunlukla sigortasız, tıbbi süreçlerin de aşırı pahalı olması olabilir. Bu nedenle doktora, hastaneye gidip ultrasonu orada çektirmek ve çok yüksek tutarlar ödemek yerine bu tür yerleri tercih edebilirler. İşin yasal boyutunu bilemedim, yani Türkiye'de reçetesiz lens de satılamadığı düşünülürse, ultrason gibi bir şey için de bir düzenlemesi olması muhtemel.
0
salihdt
(04.08.24)
@neira aslında öyle değil çoğu özel hastane doktoru ekstrem bir durum yoksa 3 ya da 2 haftada bir görüyor. Devlet ise 1 aya dek arayı açabiliyor müsaitliğe bağlı olarak.
0
🌸wild honey suckle
(04.08.24)
Bizde olmaz.
Çünkü Türkiye'de zaten ultrason cihazına erişim çok kolay. Yanında uzman doktor da var. Bedavadan biraz pahalı.

Siz bu işi açsanız talep edeceğiniz parayla doktor muayenesi parası arasında çok fark yok.

Hamilelik sırasında sigortamız sınırsız muayene karşılıyordu, doktor da bu konuda anlayışlıydı.
Neredeyse her hafta muayeneye gidip dediğiniz şekilde ultrasondan bebeğe baktık.
0
michael_knight
(04.08.24)
@michael_knight yok ben açmayacağım zaten de:) hangi gebeyle konuşsam keşke canımız istediğinde görebilirsek ya da daha estetik fotolar elde edebilsek falan diyor. Doktor bazen bana çıktı bile vermiyor mesela ya da uğraşmıyor güzel poz almak için gibi gibi..
Ayrıca atıyorum benim randevularım iki haftada bir, arada bir göresim geliyor sırf görmek için hastaneyi ara randevu varsa al, gir çık uzun bir süreç. Bu daha pratik gibi.
0
🌸wild honey suckle
(04.08.24)
Bu arada zaten radyoloji dal merkezlerinde sadece ultrasona gidebilirsiniz ya da yine hastanelerde yalnızca ultrason randevusu alabilirsiniz. Cinsiyetin söylenmesinin sebebi belli olmaması. Genital organların gelişmesi gerekiyor görmek için.
Gen testinde cinsiyet paylaşılmıyor. Ultrasonda görünce söylüyorlar ama hafta ilerledikçe daha iyi bir pozisyonda bebeği görürseniz değişebiliyor çünkü ilk başlarda bu bir tahmin oluyor ç, çocuğun rahimdeki duruşu eli kolu, göbek kordonu önünü kapatabiliyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(04.08.24)
açılsa iyi para yapar. zaten böyle gebelik, annelik falan şeylerine deli para gömen bir kitle var. onların ilgisini çektin mi iş yürür.
0
my fault
(04.08.24)
kızım abdde doğdu. cihazlar türkiyeyle kıyaslanamayacak kadar standart. üç boyutmuş renkliymiş vs doktorun özel muayenehanesinde bile yoktu. düz standart iki boyutlu fotokopi gibi veriyor, sağlıklı mı değil mi bakıyor gönderiyor:)

sizin dediğiniz olayı görmedim ama üstte anlattığım durumdan dolayı sektör oluşmuş olabilir abdde. güzel fikirmiş.
türkiyede olmamasının sebebi ise, hastaneye gittiğinizde dr. çocuk değişik taraflardan poz verebilsin diye anneye çikolata bile yediriyor. yani anne zaten dr.un odasından elinde üç boyutlu, renkli, her yönden çekilmiş fotolarla mutlu şekilde çıkıyor.

denenir mi denenir. ama dr.lar ve hastaneler karşı çıkar diye düşünüyorum.
0
artci sarsinti
(04.08.24)
Yurtdışında bizdeki gibi fazla doktor görmüyorsunuz bebekte bir sorun olmadığı sürece.

Bizde otel gibi paket satılıyor vip oda, 3d ultrason vb. O nedenle bizde ihtiyaç yok. Özel muayenehane doktoruna whatsapp'tan yazıyorsun, en ufak şüphede zaten ultrason erişimi var.
0
marla is in my head
(04.08.24)
(12)

okuduğunuz pratik yararı en yüksek kitap

duyurukullanıcısı
akışkanlar mekaniği olabilir, bir tıp kitabı olabilir, hukuk kitabı olabilir, suç ve ceza olabilir, felsefe kitabı olabilir, arabanızın kullanma klavuzu bile olabilir fark etmezşu ana kadar okuduğunuz ve pratik yararı en yüksek kitap ne idi?
akışkanlar mekaniği olabilir, bir tıp kitabı olabilir, hukuk kitabı olabilir, suç ve ceza olabilir, felsefe kitabı olabilir, arabanızın kullanma klavuzu bile olabilir

fark etmez

şu ana kadar okuduğunuz ve pratik yararı en yüksek kitap ne idi?
0
duyurukullanıcısı
(04.08.24)
How to Make Friends and Influence People - Dale Carnegie
0
michael_knight
(04.08.24)
Bağlanma
0
abuzer
(04.08.24)
İyi psikopatın yaşam kılavuzu
0
komando kani var bende
(04.08.24)
Scrum: The Art of Doing Twice the Work in Half the Time
Addictive Thinking: Understanding Self-Deception
Thinking, Fast and Slow
0
salihdt
(04.08.24)
@geveze yazar +1 kişisel gelişim kitaplarını sevmememe rağmen bu bambaşka bir kitap. kaç kez okudum bilmiyorum. Bir çok arkadaşıma da hediye ettim. Ne zaman işler boka sarsa okuyup telkinleri tekrar edip rahatlıyorum.
0
pervasiz kedi
(04.08.24)
tongue fu
0
titanyum22
(04.08.24)
David Burns İyi Hissetmek
0
muhayyer divan
(04.08.24)
Kuran. Okumasaydım mazallah müslüman olabilirdim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.08.24)
@konuşma
Sesli güldüm.
Ben OK’im, Sen OK’sin.
Herkesin okuması lazım. Henüz yarısına bile gelmedim, ama başucu kitabım olacağına eminim.
0
auroraaurora
(04.08.24)
White, T. D., & Folkens, P. A. (2005). The Human Bone Manual. Elsevier.
0
akhenaten
(04.08.24)
Şimdilik Atomik Alışkanlıklar.

Gerçi daha bitmedi ama olsun.
0
put it in your appropriate place
(04.08.24)
Tembellik hakkı, bakış açımı değiştirmişti.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.08.24)
(4)

Yllık İzin 1,2 Gün Düşmesi

captainimsi
Merhaba, sektöründe öncü ve Türkiye’de en çok bilinen firmalardan birinde çalışıyorum. Çalışma saatleri 07.30-17.30 ve cumartesi tatil. Ancak yıllık izin kullandığımızda sistemden 1,2 gün düşüyor. İnsan kaynaklarına bunu sorduğumda net olarak neden olduğunu açıklayamıyorlar. Sadece SGK’ya cumartesin
Merhaba, sektöründe öncü ve Türkiye’de en çok bilinen firmalardan birinde çalışıyorum. Çalışma saatleri 07.30-17.30 ve cumartesi tatil. Ancak yıllık izin kullandığımızda sistemden 1,2 gün düşüyor. İnsan kaynaklarına bunu sorduğumda net olarak neden olduğunu açıklayamıyorlar. Sadece SGK’ya cumartesinin de çalışma günü olarak bildirildiğini, benim pozisyonumdan ötürü cumartesi çalışmadığımı ve bu yüzden her kullandığım yıllık izne + 0,2 gün eklendiğini söylediler. Hatta benim yıllık 14 gün değil de 11,67 gün iznim var o zaman dediğimde evet doğrudur şeklinde onayladılar.

Çok mantıksız ve saçma geldi. Şirkette çalışan herkes bu durumu kabullenmiş. Bu kadar büyük ve bilinen bir firmanın bunu yapabilmesi daha saçma geliyor. Böyle bir yasal zemin var mı? Yoksa var da ben mi bilmiyorum? İnternette buna dair hiçbir şey bulamadım.

Böyle bir durumda olup mantıklı açıklamasını yapabilecek olan var mıdır?
0
captainimsi
(04.08.24)
Haftalık total çalışma saati 45 saat. Yazmış olduğunuz mesai saatlerine göre 1 saat yemek arası düşerek sizin de 45 saat çalıştığınızı görüyorum. Bu durumda cumartesinin iş günü sayılması ve bunun izne yansıtılması bence kanunsuz. HR’a mail atıp yazılı cevap alın sonra da bir avukata danışın derim.
0
gokank4
(04.08.24)
Yasal zemini iş kanunu ve sizin işe giriş sözleşmeniz. Bu durumu herkes işe girerken sözleşmesinde okuduğu için kabullenmiştir. Ben 4 farklı büyük kurumda çalıştım, hepsinde aynıydı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02.03.2021 tarihli Esas No: 2021/897, Karar No: 2021/5272 kararında, cumartesi fiilen çalışma günü olmayan iş yerlerinde cumartesinin yıllık izin günü sayılıp sayılmayacağını belirleyecek olanın iş sözleşmeleri olduğu karara bağlandı. Eğer çalışanın iş sözleşmesinde ya da toplu iş sözleşmesinde cumartesi günü “hafta tatili” günü olarak belirlenmişse, çalışanların izin haklarında bu gün hafta tatili olarak değerlendirilecek.

Cumartesi günü fiilen çalışma olmamasına rağmen, İş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesinde cumartesi gününün hafta tatili olduğunu bildiren bir ibare yoksa işveren çalışanın yıllık izin süresi içine denk gelen cumartesi günlerini yıllık izin süresinden sayabilecek.
0
irene
(04.08.24)
Neredeyse bütün büyük şirketler çalışanla haftalık 45 saatlik sözleşme yapar ama Cumartesi çalışılmadığı için haftada 40 saat çalışılır.
O yüzden mesela Cuma gününü izin alırsanız Cuma+Cumartesi şeklinde 2 gün düşer izninizden.
Veya bir haftanın tamamını aldığınızda 6 gün düşer izninizden.

Fakat sizin anlattığınız durumu hiç duymamıştım. O çok saçma. Çok sivri zekalı biri icat etmiş. Yasal olarak doğru değil.
Ama böyle küçük konular için şirketle inatlaşmaya girince kaybeden çalışan olur.
0
michael_knight
(04.08.24)
Normal şartlarda gokank4 +1
Ama sanırım sizde ara dinlenme 1 değil 1,5 saat sayılıyor, o yüzden 45 dolmuyor.
Gün içinde yemek ve kısa mola süreniz ne kadar? Belirlenmiş bir süre varsa ve toplamda 1 saati geçiyorsa yaptıkları kılıfına uydurulmuş.
0
Bruce
(04.08.24)
(7)

Bu pahalilikta tatil bolgesinde yasama hayali suya mi duser sizce?

Zetnikov
Bu aralar bakiyorum herseyi yuzde 500 pahaliya satiyorlar ve cok fazla kazikci esnafi oluyor. bi insan gidip tatil bolgelerinde hayat kurabilir mi sizce artik. Normal gelir duzeyinden bahsediyorum. Gecinme olabilir mi. Pandemidenbonce istanbulda 200tl olan gunes kremini 700 den assagi satmiyorlardi
Bu aralar bakiyorum herseyi yuzde 500 pahaliya satiyorlar ve cok fazla kazikci esnafi oluyor. bi insan gidip tatil bolgelerinde hayat kurabilir mi sizce artik. Normal gelir duzeyinden bahsediyorum. Gecinme olabilir mi. Pandemidenbonce istanbulda 200tl olan gunes kremini 700 den assagi satmiyorlardi
0
Zetnikov
(04.08.24)
hayatı boyunca şehirde yaşamış biri için bence hiç uygun değil küçük yer.

ha doğup büyüdüğün sonra kopmak zorunda kaldığın bi yerdir, çevren eşin dostun akraban vardır, o zaman no problem.

ama 1 hafta bodrumda tatil yaptım çok iyi geldi buraya yerleşeyim kafasında olanların çoğu pişman. çünkü öyle yerlerin esnafı da köylüsü de kazıkları yağlamış şehirli gelse de soksak diye bekleyen çakallar sürüsü ekseriyeti.
0
rentts
(04.08.24)
"normal gelir duzeyi" icin hic mumkun olmadi ki bodrum falan. nufus ve turizm arttikca bu durum butun butun tatil yorelerine yayildi, o da normal bir sey. herkesin gitmek istedigi bir yerde yasamin pahali olmasi beklenen bir durum, ki Turkiye'ye de ozel degil.
0
hot potato
(04.08.24)
Yerli gider BİM'den domates-yumurta alıp kendine menemen yapar, tatilci bir tabak menemene 500 TL öder.

Kira harcamanız biraz yüksek olabilir ama yine de şehirden daha uygun olma ihtimali de gayet yüksek.

Üç harfli marketler her yerde var, onun dışındaki çoğu ihtiyacımızı da zaten internetten sipariş ediyoruz. Tatil yerinde kazıklanabileceğiniz hizmetler çok sınırlı (klima tamiri, fayans yaptırmak, terzi vs.)

O yüzden pahalılık tatil bölgesinde yaşamayı zorlaştırdı diyemeyiz. Şehirde ne kadar zorlaştırdıysa ondan biraz daha az zorlaştırdığını düşünüyorum tatil yerleri için.

Bu bilgiler tamamen tahmin, fikir yürütmedir. Yaşayan biri daha iyi bilir ama herkes her konuda yaşadığı yerden şikayet eder, o memnuniyetsizliği filtreleyerek okumalısınız gelecek cevapları.
0
michael_knight
(04.08.24)
Ben antalya'da yaşıyorum tatil yöresinde yaşanmaz. Ankara'da yaşa ama tatil yöresinde yaşama. İmkanım olsa başka yöre göçerdim ama yok.
0
komando kani var bende
(04.08.24)
bana da tatil yöreleri yaşamak için hiç çekici gelmiyor ya. tamam istanbul'a da bayılmıyoruz da antalya falan nedir yani. sırf leş gibi sıcağı bile yaşamamak için neden. ipini koparan oraya gidiyor. kırosu, rusu musu. herkes mı sıcağı seviyor diye düşünüyorum bazen.
0
nothing in my way
(04.08.24)
Tatil bölgesinde yaşıyorum yaz kış 7 senedir. Yazın hayat kalabalıktan zor oluyor ama onun dışında çok fark etmiyor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(04.08.24)
4 sene önce Antalya'dan İstanbul'a taşındım, mevcut gelirimle Antalya'da rahat rahat yaşarım, ama Antalya'da kalsaydım şu an kiramı bile ödeyemezdim (Dubleks dairede kalıyordum, şimdi kirası muhtemelen 30k'dan aşağı değildir)

Antalya'da organize sanayi olmasına rağmen maaşlar rezil durumda, kendi işinizi yapmıyorsanız tatil beldesinde yaşamak kısıtlı iş imkanları yüzünden çok zor.

şimdi aslında şehir farketmeksizin yaşamak çok zor, hayat gerçekten çok pahalı.
0
kimlanbu
(04.08.24)
(5)

İnternette okuduğunuz şeyleri arşivlemek

logisticsmanager
Şimdi yıllardır arada baktığım bazı spor yayınları var ama bunların sürekli erişilebilir olacağından şüpheliyim.Bunları ne yaparsam böyle arsivlerim de ileride risksiz dönüp bakarım?
Şimdi yıllardır arada baktığım bazı spor yayınları var ama bunların sürekli erişilebilir olacağından şüpheliyim.
Bunları ne yaparsam böyle arsivlerim de ileride risksiz dönüp bakarım?
0
logisticsmanager
(04.08.24)
ben ekran görüntüsü alıyorum.
0
tabudeviren
(04.08.24)
Yazdır deyip pdf yapmak da iş görür.
0
hububrad
(04.08.24)
herkesçe erişilebilir web sayfaları ise web.archive.org
0
inveniam viam
(04.08.24)
getpocket vardı bunun için
0
abelardo
(04.08.24)
Instapaper kullanıyordum eskiden. Paralı üyelik satın aldığım için süresiz ve sınırsız şekilde saklıyordu. Daha iyi hizmetler de mutlaka vardır.
0
michael_knight
(04.08.24)
(4)

Yöneticimle Açık Açık Konuşsam mı?

auroraaurora
Merhaba,1,5 yıldır çalıştığım iş yerinde hibrit çalışmayla ilgili yöneticimle konuşmaya verdim. İş görüşmesinde bu konuya değinilmemişti; ama başka departmanlarda benim pozisyonumda çalışan herkes hibrit devam ediyor. Ben diğer arkadaşları örnek gösterip kendim için de aynı şartları talep edeceğim.
Merhaba,
1,5 yıldır çalıştığım iş yerinde hibrit çalışmayla ilgili yöneticimle konuşmaya verdim. İş görüşmesinde bu konuya değinilmemişti; ama başka departmanlarda benim pozisyonumda çalışan herkes hibrit devam ediyor. Ben diğer arkadaşları örnek gösterip kendim için de aynı şartları talep edeceğim. Trafikte yoruluyorum, kendime yeterince zaman ayıramıyorum diyeceğim. Mesai saatim 07:00-16:30. Hafta içi bir şeyler yapsam 3 gün kendime gelemiyorum. Cuma da dahil buna.
Sorum şu; direkt hayır derse ve tahmin ettiğim gerekçeyi öne sürerse ben kendimi biliyorsam ya öfkeden kendimi yiyip bitiririm ya da direkt "O zaman bana müsaade!" derim.
Acaba hiç bu topa girmeyip bir yandan hibrit bir iş mi baksam? Cazip bir teklif alırsam bunu koz olarak kullanabilirim belki.
Son alternatif ise dizimi kırıp oturmak. Evden çalışma imkanı olmaması dışında şirketle ilgili büyük bir sorunum yok.
0
auroraaurora
(29.07.24)
Talebinizi yöneticinizle konuşun. Kendi yaşadığınız sıkıntılardan da bahsedin ama öncelikle bu şekilde daha iyi performans vereceğinizi anlatın.
Hayır derse de öfkelenmeyin, öfkelenecek bir şey yok. Hiçbir konuda öfkelenmeyin, ne gerek var.
Hem yeni bir iş bakmaya başlarsınız hem de bu işi biraz daha az umursamayarak çalışmaya başlarsınız. Belki bazı günler geç kalırsınız, alarmınız çalmaz, yolda kaza olmuş olur vs.
0
michael_knight
(29.07.24)
O şekilde duygusal tepkiler size fayda vermez. Talebinizi tabii ki iletin ve kabul ettirmek için uğraşın. Kabul görmezse alternatiflerinize bakarsınız.

Masayı dağıtmak size hiçbir şey getirmez.
0
pispinti
(29.07.24)
sirketle sorununuz yoksa, boyle bir seyi sormadan 'zaten hayir derler' diye is bakmaya baslamak gereksiz. gerekceniz, kendime zaman ayiramiyorumdan ziyade, diger ekiplerin bunu yaptigi ve sirket icinde halihazirda hibrit calismanin ise yaradigina dair ornek oldugu, trafikte gecirdiginiz zaman, yarattigi yorgunluk ve stres ve verimliliginizin dusmesi olmali. ve bunun sizin icin onemini sakin kalarak ve olgun sekilde anlatmaniz gerekli.
redderse de ofkeden kendinizi yemenize gerek yok,evet cevabi kadar hayir cevabi da olasi, bunda bir sey yok. hayir derse o zaman ne yapacaginizi dusunursunuz, is yasaminda ani restlesmelerin pek bir hayrini goremedim ben, hele de boyle bir konu icin. bu sekilde calismaya devam edemeyeceginizi dusunuyorsaniz is bakip sonra ayrilirsiniz.
0
kassiopeia
(29.07.24)
Bence önce konuşun sonra olumsuz gelirse cevap öfkenizi içinizde susturur ve o zaman iş bakarsınız.
0
Kediyi üzdün
(30.07.24)
(6)

40a merdiven dayamışken bese başlamak

inheritance
mantıklı mı? ayda 20k kadar yatırabilirim.
mantıklı mı? ayda 20k kadar yatırabilirim.
0
inheritance
(29.07.24)
mantıklı. 20 sene sonra iyi ki dersin.
0
numlock
(29.07.24)
46'da başla
0
gabe h coud
(29.07.24)
Kendi kendine parayı biriktirip yatırımlara yönlendiremeyenler için BES çok mantıklı. %90'ımız böyleyiz, o yüzden büyük ihtimalle siz de öylesiniz ve BES yaptırmak mantıklı.

İki farklı BES poliçesi yapmanızı öneririm. Mesela birine ayda 5 bin TL diğerine 15 bin TL yatırın. Bir gün acil ihtiyacınız olursa hangisi gerekiyorsa onu bozdurursunuz, diğeri yaşlılığınıza kalır.

BES şirketi seçerken en önemli kriter yönetim gideri kesintisi, onun en az olduğu şirketi tercih edin. Bir de "yıllık devlet katkısı üst limiti" var. Emin değilim ama yıllık 280 bin lira civarında olabilir. Yıllık 280 binden fazla yatırmayın, geri kalanını başka bir yatırıma yönlendirin.
0
michael_knight
(29.07.24)
20 yıl sonra bildiğin zengin olursun. tabii tüm yatırımını hisse senedi fonlarına yönlendirirsen.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.07.24)
Mantıklı. Zaten 56 yaşında sonra geri alabiliyorsun.
10 sene ve 56 yaş kuralı var.
Alternatif olarak 6 sene bekleyip sonra tüm parayla BES'e de girebilirsin.
0
burfak
(29.07.24)
mantıklı.

her türlü yatırım ve birikim mantıklı.

ama fon seçimi önemli.
0
gurur
(29.07.24)
(25)

Yerde 200 lira bulsanız naparsınız ?

grimavi
Akşam marketten çıktım 50 metre yürüdüm 200 lira buldum markete döndüm parayı bırakayım markete gelen ya da marketten çıkan biri düşürdüyse belki tekrar dönüp sorar, kimse sormazsa uygun birine verirsiniz dedim parayı kabul edemeyiz dediler
Akşam marketten çıktım 50 metre yürüdüm 200 lira buldum markete döndüm parayı bırakayım markete gelen ya da marketten çıkan biri düşürdüyse belki tekrar dönüp sorar, kimse sormazsa uygun birine verirsiniz dedim parayı kabul edemeyiz dediler
0
grimavi
(29.07.24)
İyi etmişler. Belki marketten çıkan birinden düşmemişti, belki tamamen alakasız bir yerden gelmişti.

Almasaydın iyiydi.
0
muhayyer divan
(29.07.24)
Hiç dokunmam.
0
yenibirgüzelnick
(29.07.24)
Muhtemelen almam, biri görürse diye çekinirim.
Alırsam da döner markete kedi maması alır mahallenin kedilerine ziyafet çekerim.
0
pianeta
(29.07.24)
Aç olanı doyururum.
0
numlock
(29.07.24)
Dokunmam.
Anca cüzdan falansa bakarım içinde bilgi var mı diye o kadar.
0
mutekebbir
(29.07.24)
kaybeden yürüdüğü güzergahı kontrol etmek için geri dönüp arayabilir diye düşünerek almam. isterse 200 dolar olsun.
0
tabudeviren
(29.07.24)
almam da aramak maksadıyla geri dönecek kişi için görünür bir yere koyarım
0
Hallegadola
(29.07.24)
Dokunmam
0
gabe h coud
(29.07.24)
cuzdan bulursam icinde cok daha fazlasi da olsa dokunmam sahibine ulasmaya calisirim, en kotu karakola birakirim.

basibos para bulursam cebime atar devam ederim..
0
cooperr
(29.07.24)
20 liradan az para bulursam hemen cebime atarım.
50 lira ve fazlası para bulursam alırım, ihtiyacı olduğu belli olan (dilenci olmayan) birine veririm.
0
michael_knight
(29.07.24)
Markette sorardım sahibi yoksa cebe atardım. Salaklığın lüzümü yok
0
respect
(29.07.24)
herkes dokunmam demiş kgjhgjhkgh direkt alırım ne alaka
0
veritaslibertas
(29.07.24)
alırım ve kendime bir şey ısmarlarım.
0
elorelia
(29.07.24)
Asla dokunmam.
0
rock n roll
(29.07.24)
Eskiden olsa ihtiyacı olduğunu düşündüğüm birine verirdim. Şimdiki aklımla oralı bile olmam. Üzerime vazife olmayan işleri dert etmemeye karar verdim. Cebime mi atayım, birine mi vereyim, sahibine mi arayayım? Bana ne "amk"!
0
auroraaurora
(29.07.24)
geçenlerde marketin önünde gördüm, markete gidip verdim arayan olursa diye. kabul edemeyiz dediler onlar da. bende bir gün bekleyin alan olmaz ise kedi maması alıp dağıtın dedim o zaman kabul ettiler.
0
delidir yakalayin
(29.07.24)
Geçen sene 50 lira mı 100 lira mı ne bulmuştum attım cebe öğrenci kardeşime o tutarı havale yaptım anında.

Bulduğum yerde ne insan vardı ne dükkan. Biri düşürmüş işte bi şekilde.
0
chicha_v2
(29.07.24)
alir cebe atar yoluma devam ederim. ne yapacagima sonra karar veririm.
0
bay b
(29.07.24)
ben almıyorum gördüğümde.
0
enteg
(29.07.24)
ben yerde görünce alıyorum çantamın ayrı bir yerine koyup yaşlı bir dilenci görünce ona veriyorum.
ben almasam başkası alacak diye düşünüyorum bari ihtiyacı olan biri sevinsin.
geçende 100 lira bulmuştum alıp çöplerden kağıt toplayan yaşlı bir amcaya zorla verdim almak istemedi birkaç defa ısrar edince sevindi aldı.
0
devilone
(29.07.24)
ben losev kutusu varsa ona atiyorum ya da mehmetcik vakfina falan.
0
spherical
(29.07.24)
Mahallede kağıt toplayıcılığı yaparak geçinen adama verdim
0
🌸grimavi
(29.07.24)
alır cebe atarım. ancak çok merkezi bir yerde çanta dolusu para bulursan düşünürüm, belki onu polise veririm. yoksa atar cebe devam ederim.
0
my fault
(29.07.24)
200 lirayda cebe atarım. Yüklü bir meblağ ise ellemem. Bkz. No country for old men
0
mirty
(29.07.24)
alırım.

kedilere, köepklere yaş mama alırım o parayla ama.
0
janderzel zartanyan
(29.07.24)
(3)

bu kişi ne zaman emekli olacak? (prim günü, yaş vs)

avatar is back
e-devlette 2 tane emeklilik şartları var.1- emeklilik yaşı 56 yaş prim gün sayısı 5400 gün / kalan gün 685 sigortalılık süresi 15 yıl / kalan süre 0 gün 2- prim gün sayısı 7200 gün / kalan gün 2485 sigortalılık süresi 20 yıl / kalan süre 0 günilgili kişi 50 yıl 4 ay yaşında / sigortalılık süre
e-devlette 2 tane emeklilik şartları var.

1- emeklilik yaşı 56 yaş
prim gün sayısı 5400 gün / kalan gün 685
sigortalılık süresi 15 yıl / kalan süre 0 gün


2- prim gün sayısı 7200 gün / kalan gün 2485
sigortalılık süresi 20 yıl / kalan süre 0 gün

ilgili kişi 50 yıl 4 ay yaşında / sigortalılık süresi 29 yıl 3 ay.

1 ve 2 temelde aynı sadece birbirlerinin alternatifi mi? ikincisinden çocuk doğum borçlanması eklenince (3 çocuktan dolayı 720*3), 325 gün falan kalıyor. kısacası 2 üzerinden emekli olmak gün sayısından dolayı daha mantıklı mıdır?

son olarak doğum borçlanması oldu diyelim, kaldı 325 gün. bunu ne kadar bi parayla ödeyip emekli olunabilir? teşekkürler
0
avatar is back
(28.07.24)
bir de kişi 95 işe girişli, yani 1'den emekli olabiliyor. 1'den olsun mu? ben hiç bilmiyorum ama eyt ile emekli olmak dezavantajlı diye düşündüm, ne bileyim 7200'den emekli olmak sanki daha mantıklı. yarın öbürgün de hem eyt, hem 5400 diye maaş daha düşük olabilir mi?
0
🌸avatar is back
(28.07.24)
Bildiğim kadarıyla (uzman değilim ama benim de durumum bu şekilde iki senaryolu) 1 numaralı şartlarla emekli olursan mesela alacağın maaşla 2 numaralı senaryodan emekli olursan alacağın maaş arasında %20-%25 gibi bir fark oluyormuş.
Bana öyle dediler.
0
michael_knight
(29.07.24)
Ağustos ayı başlamadan emekli olan EYT'liler için daha avantajlı bir durum var diye duymuştum, yanılıyor olabilirim. Kulaktan dolma bilgi. Onu acilen öğrenin.
0
michael_knight
(29.07.24)
(9)

Bir Araba Uzun Süre Çalışmazsa Ne Olur?

depresif çocuk
Yeni sayılacak bir arabam var.Aldım ama hiç kullanabileceğim bir durum oluşmuyor.Bunun 5-6 ay otoparkta beklemesinin bir sakıncası var mı?İlle de arada bir çalıştırmak gerekiyorsa, kontak çevirip biraz beklemek yeterli olur mu?
Yeni sayılacak bir arabam var.
Aldım ama hiç kullanabileceğim bir durum oluşmuyor.
Bunun 5-6 ay otoparkta beklemesinin bir sakıncası var mı?
İlle de arada bir çalıştırmak gerekiyorsa, kontak çevirip biraz beklemek yeterli olur mu?
0
depresif çocuk
(28.07.24)
Akü bitebilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.07.24)
ben bir seneliğine aracımı kapalı otoparka bıraktım. bırakmadan önce motor yenileme ustası akrabama sordum hiçbir şey olmaz bırak git dedi. en kötü ihtimalle aküsü biter dediç yakında döneceğim sonucu göreceğiz :D
0
bussuru1
(28.07.24)
6 ay kapalı otoparkta bıraktım döndüğümde bir sorun yoktu
0
sacrilegious
(28.07.24)
ChatGPT'ye göre doğabilecek sıkıntılar:

Akü Boşalması:

Akü, uzun süre kullanılmadığında kendiliğinden boşalabilir. Bu da arabanın çalışmamasına ve elektrikli sistemlerin devre dışı kalmasına neden olabilir.

Lastiklerde Hava Kaybı:

Lastikler, araç kullanılmadığında zamanla hava kaybedebilir. Bu, lastiklerin basıncının düşmesine ve hatta düzleşmesine neden olabilir.

Yakıt Bozulması:

Yakıt tankında kalan benzin veya dizel, uzun süre boyunca bozulabilir ve tortu oluşturabilir. Bu da yakıt sisteminde tıkanmalara neden olabilir.

Motor Yağının Kalitesinin Düşmesi:

Motor yağı, uzun süre kullanılmadığında viskozitesini kaybedebilir ve motor parçalarının yeterince yağlanmamasına neden olabilir.

Fren Sistemi Problemleri:

Fren hidroliği, zamanla nem çekebilir ve fren performansını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, fren diskleri ve balataları paslanabilir.

Paslanma:

Araç kullanılmadığında, özellikle nemli ve yağışlı bölgelerde, metal aksamlar ve egzoz sistemi paslanabilir.

Süspansiyon Sorunları:

Uzun süre hareketsiz kalan araçlarda süspansiyon sistemi esnekliğini kaybedebilir ve amortisörler sorun yaratabilir.

Elektrik Sistemi Problemleri:

Elektrik kabloları ve bağlantıları, uzun süre kullanılmadığında oksitlenebilir veya fare gibi kemirgenler tarafından zarar görebilir.

Klima ve Havalandırma Sistemi Sorunları:

Klima gazı ve sistemdeki sızdırmazlık zamanla azalabilir. Ayrıca, havalandırma kanallarında küf veya bakteriler üreyebilir.

Sıvıların Bozulması:

Soğutma suyu, fren hidroliği ve diğer sıvılar zamanla özelliklerini kaybedebilir ve işlevlerini tam olarak yerine getiremeyebilir.
Kayış ve Contaların Sertleşmesi:

Kayışlar, contalar ve diğer elastomer parçalar uzun süre hareketsiz kaldığında sertleşebilir veya çatlayabilir.

Elektronik Sistemlerin Kalibrasyonunun Bozulması:

Modern araçlardaki elektronik sistemler, uzun süre hareketsiz kaldıklarında kalibrasyonlarını kaybedebilir ve arıza gösterebilir.
0
ananiyimioguz
(28.07.24)
detaylıca yazılmış, bildiklerim

akü bitebilir
yağlama sorun yaratır
0
baldan kaymak
(28.07.24)
ChatGPT +1
0
pispinti
(28.07.24)
Araba dizelse 6 ay çalıştırılmaması daha büyük sıkıntı galiba. Emin değilim.
0
michael_knight
(29.07.24)
akü biter. 2 haftada bir 10-15 dk çalışması gerekir.
lastiklerin içindeki teller zarar görür. hareket etmesi lazım.
yağ oturabilir ve kalitesi bozulur. çalıştırılması lazım.
0
false pretension
(29.07.24)
haftada bir 25 km kullandığım ve 4-5 ayda bir 600km kullandığım aracın lastikleri çürümüş bombe yapmış. az kullanıldığı için dediler. kapalı otoparktır umarım.

akü bitmesine karşı akünün çıkartılması bir seçenek.
0
janderzel zartanyan
(29.07.24)
(2)

İstanbul Anadolu yakasında nereden boyoz siparişi verebilirim?

sonhakan
Getir de yok. Varmı bildiğiniz bir yer?
Getir de yok. Varmı bildiğiniz bir yer?
0
sonhakan
(28.07.24)
Kozyatağı Carrefour da oluyordu
0
ferenc
(28.07.24)
TrendyolYemek ve TrendyolMarket'i genel olarak da tavsiye ederim. Fiyatlar, çeşitler çok daha iyi. Özellikle market kısmında.
İstanbul Şişli'de şu anda adresime boyoz getiren 10 farklı yer var TrendyolYemek'te. Sizin orada da mutlaka vardır.
0
michael_knight
(29.07.24)
(8)

Sabit fikirli ve inatçı sevgili

Jux
Çok detaya girmiycem, sabit fikirli ve kendi doğruları haricindeki fikirlere ön yargılı yaklaşan bir kadına aşığım. Doğru düzgün tartışamıyoruz bile; ya benim fikirlerimi baştan yanlış olarak değerlendirip ciddiye almıyor ya da mantık ışığında yaptığım üst üste açıklamaları "saldırı" gibi görüp çirk
Çok detaya girmiycem, sabit fikirli ve kendi doğruları haricindeki fikirlere ön yargılı yaklaşan bir kadına aşığım. Doğru düzgün tartışamıyoruz bile; ya benim fikirlerimi baştan yanlış olarak değerlendirip ciddiye almıyor ya da mantık ışığında yaptığım üst üste açıklamaları "saldırı" gibi görüp çirkefleşiyor.

Mesela dişlerini yemekten önce fırçalamanın daha faydalı olduğunu düşünüyor, dişlere koruma kalkanı oluyormuş. Öyle olmadığını anlatıyorum kibarca, hatta bilimsel makalemsi şeyler de okutuyorum; ikna olmuyor. En fazla hmm olabilir diyor ama yine kendi bildiğini yapmaya devam ediyor.

Bunun gibi sokağa çıkıp herkesin çoğunluğun yanlış düşünüyormuş diyeceği örnekler de var, yüzde yüz doğruya ulaşılamayacak şeyler de. Ne olduğundan bağımsız, ama peki şöyle de olamaz mı diye kendi fikrimi temellendirmeye çalışıyorum, agresifleşiyor.

Okumuş etmiş mesleği elinde bir kadın, 30 yaşında. Anksiyete ve majör depresyon öyküsü var. Geçmişinde dini muhafazakarlık var ama onu aşmış mesela, şu anda dinsiz. bu bile aslında açık fikirli olabildiğinin göstergesi. Ama fikri olarak bildiği doğrulara muhafazakar biçimde yaklaşıyor.

Ben yapı gereği kendi bildiklerini sorgulayan, biri o öyle değil böyle dediğinde dur bakayım diyen biriyim. Fikirlerine önem veriyorum ve entelektüel tartışmalardan da zevk alıyorum ama bu sebepten ciddi-fikri sohbetlere giremez oldum.

Yöneticisi de bu minvalde eleştirmiş kendisini geçen, bana sordu. Evet inatçısın biraz gibilerinden yüzeysel geçiştirmeye çalıştım ama bozuldu. İnatçı olduğunu da kabul etmiyor, sen de öylesin diye ad hominem yapıyor. Evet ben de öyleyim ve bunun farkındayım, bunun insanları rahatsız edebileceğinin de farkındayım; o yüzden törpülemeye çalışıyorum dedim. Ama ben bunu kabul ediyorum, sen kabul bile edemiyorsun dedim. İnatçı ve sabit fikirli olmadığını düşünüyor.
Sonunda tatlıya bağladık ama bu konu üzerine konuşamayacağımızı anladım.


1 seneye yaklaştık, ciddi de düşünüyorum ama bu konu kafamı kurcalıyor. Aslında Günlük hayatta beni çok etkilemiyor, bazı konularda he diyip geçmeye de başladım ama bu da hoşuma gitmiyor. Evet insanlar birbirlerini idare etmeli ama daha ciddi mevzularda sıkıntı yaratabilir gibi geliyor bu huyu.

Gelelim soruya: sizce bu değişrbilecek bir huy mu? Törpülenir mi, olursa nasıl olur, nasıl yaklaşmalıyım? Sabit fikirli bir insan nasıl daha açık görüşlü hale gelir?
Değişmeyecekse, idare etmek nereye kadar sürer. Ne yapmamı önerirsiniz?
0
Jux
(28.07.24)
Hocam yat kalk şükret. Keşke benim de hayatıma giren insanlar inatçı olsa.
0
numlock
(28.07.24)
inatçı ve sabit kafalı biriyle yaşamak istiyorsan ana babanın evine dön, en azından boşa kira vermezsin. kadın olsun erkek olsun inatçı insanlar yorucusunuz. ben olsam tutmam yani ama sen de inatçıymışsın. bırakıp da başkasının başını yakma :)
0
titanyum22
(28.07.24)
Bu durum seni rahatsız etmiş ki duyuru açmışsın. Bence onunla ömür geçiremezsin, ya da çok zorlanırsın. Sen bilirsin ama görebildiğim şu, bu hatun kendini son derece güvenliksiz hissediyor, kendi aklı ve muhakemesi hariç hiç kimseye ve hiçbir şeye güvenemiyor. Farklı önermeler karşısındaki hırçınlığı ve huysuzluğu tamamen anksiyetesinden, kötü bir şey olma korkusundan ya da başarısızlık, kaybetme gibi ayrıca yaşadığı başka korkular da olabilir. Yanlış anlaşılmak bile olabilir. Müthiş endişeli.

Eğer onunla gerçekten ciddi düşünüyorsan onun psikolojik destek almasını sağlamak ve ona destek olmak en iyi çözüm olur. Travma terapileri çok iyi gelecektir. Biraz yol aldıktan sonra tekrar değerlendir derim.
0
muhayyer divan
(28.07.24)
Bence bu değişmeyecek bir özellik. Olsa olsa bir miktar azalır.
Böyle bir insanla ilişkiyi ciddi aşamaya taşımak mesela çocuk yapmak beni çok korkuturdu. Kendi dişini yemekten önce fırçalaması belki beni sadece gıcık eder ama çocuğumuza da buna benzer, hiçbir temeli olmayan ve yanlış hareketleri yapacak/yaptıracak olması çok korkutucu.

Bana söylemesi kolay ama ben olsam ayrılırdım. O biraz daha olgunlaşıp bu özelliğini törpülediği zaman daha mutlu bir ilişki kurabilir belki ama sizin ilişkiniz içinde bunun değişeceğini hiç sanmıyorum.
0
michael_knight
(28.07.24)
Sorunum tamamını okumadım ama bana siz de en az onun kadar inatçı geldiniz. İnsan dişini istediği zaman fırçalayabilir. Neden illa sizin haklı olmanız lazım ki? Bir de yemeğin hemen sonrasında fırçalamak da iyi değil dişler hemen aşınmaya daha meyilli oluyor.
0
playing star again
(28.07.24)
@playing star again, konu benim haklı olmam değil ki; haklı haksızdan bağımsız herhangi bir konu üzerine karşıt fikir belirtemediğimden bahsediyorum. Dişlerini sonra fırçalamalısın demedim ona mesela. Öyle yapma böyle yap demiyorum.
0
🌸Jux
(28.07.24)
Bence sizi rahatsız eden şey sizin göstermeye çalıştığınız “bilgili, araştıran insan” imajının ona geçmemesi.

Çünkü normalde çiftler böyle bilgi yarıştırmazlar. Münazara takımı değil bu.

Ayrıca dişler yemekten sonra fırçalanmaz. İlk 1 saat yediklerinizin içtiklerinizin asiti diş minenizi yumuşattığı için diş fırçası uzun vadede dişleri aşındırır.
Bu konuyu buraya bile taşıyan bir insan olduğunuza göre siz de en az onun kadar inatçısınız ve hatta bilmediğiniz konularda bilmişlik yapıyorsunuz.
0
zimbirik
(28.07.24)
bu anlattığınız benim çocukluğumdan beri tanıdığım biri, şu an bu huyları dahada arttı herkes he diyip geçiştirdiği için, mesela gökyüzü mavi ise yeşil diyip tutturuyor kimse birşey demese bile saaatlerce konuşuyor, ben baya azalttım görüşmemi ama kocası sıyırmış durumda. yani o kadar anlamsız yerlere manipule ediyor ki konuyu insan dönüp bakınca şaşırıyor bu neydi diye. bahsettiğim kişi ciddili anti depresanlar kullanıyor ilk başta piyasanın klasik anti depresanları ile başlamıştı.

her konu her konuşma buraya evriliyor huydan ziyade konuşma biçimi olduğu için çekilmiyor. canım su istiyorsa neden kola almalıyım şeklinde gelişiyor.
0
eja
(29.07.24)
(2)

Kredi çekip fon almak

encokbenisevinnolur
Ihtiyac kredisi ile, krediyi çektiğim bankadan farklı bir banka üzerinden fon alsam, bunun yaptırımı oluyor mu?Bir sürü şey yazılmış ama net cevap bulamadım.
Ihtiyac kredisi ile, krediyi çektiğim bankadan farklı bir banka üzerinden fon alsam, bunun yaptırımı oluyor mu?

Bir sürü şey yazılmış ama net cevap bulamadım.
0
encokbenisevinnolur
(27.07.24)
Şimdiye kadar kimseye yaptırım yapıldığı görülmedi, duyulmadı.
0
michael_knight
(27.07.24)
Kredi çekerken yatırımlık kullanmamanız gerektiğine dair bildiri bankanın kendini garantiye alma çabasından başka bir şey değil. Yasaya göre yatırım için kredi vermemeleri gerekiyor ancak sonuçta paranın nereye harcanacağı bankanın değil, müşterinin bileceği iş. Banka aradan sıyrılıyor sadece.
0
desdenova34
(27.07.24)
(11)

miras sorusu

antheros
Bir siz olsanız ne yapardınız sorusu. Toplamda beş evlat var. Baba bir evladına yaşarken sözlü olarak şu arsa senin olsun diyor. Miras paylaşımındaki diğer mallarda da diğer kardeşlerle eşit paya sahip olacak. Diğer kardeşler babalarının sözüne riayet mi etmeli yoksa malların hepsinin yasadaki şekli
Bir siz olsanız ne yapardınız sorusu. Toplamda beş evlat var. Baba bir evladına yaşarken sözlü olarak şu arsa senin olsun diyor. Miras paylaşımındaki diğer mallarda da diğer kardeşlerle eşit paya sahip olacak. Diğer kardeşler babalarının sözüne riayet mi etmeli yoksa malların hepsinin yasadaki şekliyle bölünmesinde ısrar mı etmeliler?

edit: Bu arsayı bırakma mevzusunu babasından duyan kardeşler var. Daha ayrıntıya girersek bu arsanın üzerinde bir dükkan var ve bu dükkan senelerce bu arsa bırakılan kişi tarafından kardeşlerine herhangi bir bedel ödemeden kullanılıyor. Dükkan yıkılma aşamasında ve müteahhite verilmesi düşünülüyor. Kardeşlerden bu duruma razı olanlar da var olmayanlar da var.
0
antheros
(27.07.24)
Arsa bırakılan evlat olsam kabul etmez, kardeşlerimle paylaşırdım. Kardeşlerden biri olsam laf etmezdim muhtemelen. Öyle bir enayiyim. Bir kişi bile itiraz etse eşit dağıtılmalı. Çok vermek istiyorduysa sağken vermeliydi ki o bile geri döndürülebiliyor dava yolu ile.
0
Godless
(27.07.24)
babanın "şu arsa senin olsun" sözünün o kardeşten başka tanığı var mı yok mu o önemli. tanığı varsa ben isteğe uyulmalı derim.
0
beatbox yapan metalci
(27.07.24)
birincisi kanit var mi diye bakilir. yazili bir metin yoksa hukuken zaten esit dagitilacak.

eger baska sahitler de varsa, yani baba herkesin yaninda bunu demisse arsanin diger mallar icinde ne kadar %'lik degere sahip oldugu onemli.

yani toplam yekunun %5'i falansa cok dert degil. ama %30'unu kapliyorsa o zaman sorun. kimse yedirmez onu.
0
antikadimag
(27.07.24)
Aile içi iletişime, yaşananlara bağlı.
Kendi ailemde olsa bu söze uyardım ama benim ailemde böyle bir söz söylenmez. Söylense bile o zaman babamla bu durumu neden kabul edemediğimi anlatırım, o da bana neden böyle bir karar verdiğini anlatır ve sonuca bağlarız.

Böyle bir durumda bu söze uyan veya uymayan kardeşleri de ayıplamam. Her ailenin kendi içinde bambaşka olaylar yaşanmıştır, bambaşka dengeler vardır.
0
michael_knight
(27.07.24)
istediği kadar tanığı olsun yazılı, resmi bir belge yoksa sonuna kadar itiraz ederdim.
eğer bana bırakıldıysa zaten en başında yazılı bir belge almaya çalışırdım.
0
my fault
(27.07.24)
Yazılı resmî belgeye, eğer tanık varsa gerek yok. Adam ciddi ciddi vermiş işte hür iradesiyle. Bu o demek.

Herkes vicdanlı davranmalı tabii. Vicdanından şüphelenilen kardeş varsa hukuki yola başvurmak lazım.

Vicdan sorunu yoksa babanın vermesi önemli, onun dışında o kişiye mirastan başka pay kalıyorsa onu da vermek lazım âdil bir şekilde. Kalmıyorsa da kalanı diğer dört kardeş paylaşmalı, dükkanın kârından kardeşlere oay verilmeli, en azından şimdiye kadarki kullanım için.

Bence.
0
muhayyer divan
(27.07.24)
kolaylıkla çözülsün.

bizim dayı da aynı şeyi iddia ediyor. annem de biliyormuş ama annem mevta.
vermiyoruz iki kardeş. biri verdi çoktan.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
bu tarafların kendi hür iradeleri ile almaları gereken bir karar. yazılı bir bağış olmaması bu durumu çetrefilli bir duruma getirmiş. ayrıca belirtilen arsanın tüm malvarlığına oranı nedir? örn; toplam servetin 200 milyon edeceğini varsayarsak, sadece o arsanın 50 milyon ve üzeri gibi rakam etmesi durumunda arsanın bağışlandığı varsayılan kardeşin toplam malvarlığı bir anda 80 milyona varır ki bu çok adil bir paylaşım olarak görünmez.

resmi olarak tüm işlemler yapılıp vergisi ödenerek tapuda da bağışlansa da saklı pay hakkının aşılmasından dolayı muvazalı bir duruma gelecektir ki bu da miras muvazaası talebiyle mahkeme tarafından bozulabilecektir.
0
phonex
(27.07.24)
O kardeşi diğerlerinden ayıran nedir? Hiçbir şey. Haklarını arasınlar.

Arsa bırakılan evlat ben olsam önce ben itiraz ederdim haksızlık bu diye.
0
pispinti
(27.07.24)
@phonex açıkçası tüm malvarlığına oranını tam olarak bilmiyorum ama öyle cüzi bir miktarı da değil.
0
🌸antheros
(28.07.24)
@antheros, dediğim gibi tarafların oturup konuşarak bir karar alması önemli. rahmetli babam bana tüm gayrimenkullerini devretmeyi teklif ettiğinde (öyle ahım şahım bir şey değildi. ata toprağında 10 kadar dedesinden kalma 50de 1 pay tarla hisseleri vardı.) kabul etmedim. çünkü medeni kanun bu konularda gayet net. babamın vefatından sonra kardeşimle anlaşıp (ikimizde bekarız) ikimizde annemizin üzerine devrettik. hâlâ olduğu gibi hisseler annemin üzerinde duruyor. durduğu yerde kıymeti arttı. kardeşimle pek anlaşıp görüşmesek de mirasçıların anlaşamadığı durumlarda ortak mal yok pahasına satılıyor. vazgeçilecek pay meblağ yüksekse bu çok adilane olacak bir durum olmaz. annem ve kızkardeşleri, küçük erkek kardeşleri yetim olarak doğduğu için ona, gerek dedeleri gerekse kendileri oldukça kıyak geçmişti. kendisi de ciddi yatırımlarla malını arttırsa da genç denilecek yaşta yıllar evvel vefat etti. şuna inanan biriyim miras mala, beddua ya da başkaca birinin hakkı giriyorsa kalan kişiye pek hayır etmiyor.

özetle; tarafların hür iradesine bağlı bir durum.
0
phonex
(28.07.24)
(10)

Bu zamana kadar aldiginiz en iyi doğum günü hediyesi neydi?

Zetnikov
27 yasindaydim yurtdisindaydim 2,500 dolar dogum gunu hediyesi almistim.Aasirmistim neden para verdiniz doye sorunca, bana kendi hediyemi kendim secersem daha iyi olacagini soylemislerdi. Unutulmaz anilar kisminda yerini aldi.
27 yasindaydim yurtdisindaydim 2,500 dolar dogum gunu hediyesi almistim.

Aasirmistim neden para verdiniz doye sorunca, bana kendi hediyemi kendim secersem daha iyi olacagini soylemislerdi. Unutulmaz anilar kisminda yerini aldi.
0
Zetnikov
(27.07.24)
Soylemeyi unuttum ondan sonra kimse bana hicbiryerde dogum gunu hediyesi almadi kismetim kapandi
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
2000 yılı falandı galiba. Discman almışlardı, Ahmet kaya ve Eminem dinliyordum başka Cd yoktu çünkü :)
0
numlock
(27.07.24)
babam otuz yasindayken bana bir hediye vermisti. simdiye kadar aldigim en iyi hediye grubuydu

buyuk bi paket. aciyorum icinden kucuk paketler cikiyor. paket icinden baska baska paketler, kutular.

ben cocukken satilan oyuncaklar, sekerler, misketler. o donemler meshur olan her sey.

tam 1 senede toplamis :( canim babam
0
foster
(27.07.24)
22 yaşındayken bir arkadaşım uzaktan kumandalı araba almıştı.
O zamanlar sevgilimle birlikte yaşadığım öğrenci evim vardı, arabam vardı. Çocukken de pek çok uzaktan kumandalı arabam hatta uzaktan kumandalı hovercraft'ım bile olmuştu. Yani çocukluğumda sahip olamadığım bir şey de değildi uzaktan kumandalı araba.

Ama aşırı sevinmiştim. Bir sonraki gün şarj edip hemen onu kullanabileceğim bir yere gitmiştim.

Hediye konusunda ben hep "insanın kendi kendine almayacağı şeyler" seçmeye çalışıyorum. En sevmediğim hediyeler giyim ürünler, ayakkabı gibi bence "ihtiyaç" olan ve zaten almaya paramın yettiği şeyler. Kendi kendime almaktan utanacağım veya almayacağım hediyeler gelince seviniyorum.
0
michael_knight
(27.07.24)
yil 2000 olmasi lazim. gri spor araba. uzaktan kumandali.
0
antikadimag
(27.07.24)
40 yaşımda nikon fotoğraf makinesi ve laptop (manitten), dürbün (iş arkadaşları) vermişlerdi hediye olarak.
0
janderzel zartanyan
(27.07.24)
teknede parti vermişlerdi geçen sene. detayları anlatmayayım.
0
gabe h coud
(27.07.24)
@geveze yazar

Ekitap okuyucu bende kindle var hayatimda yaptigim en iyi alisveris
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
ben hayatım boyunca 2 doğum günümde hediye aldım. ikisinde de çocuktum. biri atlet, biri beslenme çantası. atleti veren fakirdi. o en değerliydi.
0
ya ben lan neyse
(27.07.24)
Sene 1991, yaş 12. Yazlıktayız. Sokakta bulduğum bir kediyi eve almışım besliyorum. Dönerken Ankara'ya götürmek istiyorum ama annem izin vermiyor, burada besle, giderken götüremeyiz diyor.

İşte o doğumgünümde annemin bana aldığı hediye, hayatımın en güzel hediyesiydi. Kedi tasması. Yani kedi bizimle Ankara'ya geliyordu.

13 yıl yaşadı bizimle, 2004'te kaybettik.
0
kibritsuyu
(28.07.24)
(25)

Para kazanmamak icin cabalayan bir babam var. Peki ya sizin?

Zetnikov
İstanbulda yasiyoruz. Önümüze bir suru firsat cikti ve cikiyor.bizim pederin bor suru parasi vardi hic birini degerlendirmedi. Bugun normalde milyoner olmamiz gerekiyordu ama fskirin önde gideni olduk.Hafta sonlari adam bi yere icmeye gidiyor insan bi kafasini kaldirip bakmaz mi köye bim a101 gelmis
İstanbulda yasiyoruz. Önümüze bir suru firsat cikti ve cikiyor.bizim pederin bor suru parasi vardi hic birini degerlendirmedi. Bugun normalde milyoner olmamiz gerekiyordu ama fskirin önde gideni olduk.

Hafta sonlari adam bi yere icmeye gidiyor insan bi kafasini kaldirip bakmaz mi köye bim a101 gelmis neden gelmis?
Adamlar insaat yapmis niye yapmis?
İnsan bir tane arsa almaz mi ya goruyorsun gelisiyor.

Buyuk istanbul havalimani yaptilar bu calisanlar nerede oturacaklar? Etrafina yerlesicekler degil mi? Sen havalimani insaatken neden bir tane arsa almazsin?

Hadi 3km 5km otesinden al adamlar metro getirdi simdi sen bunlari akil edemiyor musun?

Cildirdim resmen ya bu yuzden babamla kavga ettik gecenlerde.

Sansa bak 25sene sonra evimizin onune metro geldi sevincten cildirmisiz bize diyorki evi satalim. Kafami duvarlsra vurasim geliyor

Sizin babaniz ne alemde arkadaslar?
0
Zetnikov
(27.07.24)
Benim babamda ticari zeka var mı, yok mu çok karar veremiyorum. Keyifci bir adam ama. Bu söylediklerin üzerine kafa yormak yerine alır viskisini, çikolatasını, bulur demlenecek bir mesire yeri, öyle takılır arkadaşlarıyla. Bu açıdan ben de babama çok benzediğim için şikayetçi değilim. Parayı idare edemeyiz biz zaten, erken ölürüz.

Benim dışımdaki aile üyeleri bu savurganlığına inanılmaz bileniyorlar. Ama adamın da canını mi alalım, 60 yaşında ve hala çalışıyor. Onun tarzı o. Ben zengin olduğu için aşırı hesapçı, gergin bir baba istemezdim. Öyle bir temayülü de var çünkü, eli para görse kimseyi tanımaz zaten kibirli bir insan. Erkeğin iyisi gereğinden fazla parası olmayanıdır bence, para bu cinsin ayarlarını bozuyor.
0
sekizdokuzon
(27.07.24)
Benim babam ticaret yapardı, her yerde yerimizi hazır etmiş. Dışarıdan kolay zannederdim ben de ama emeksiz olmamış hiçbiri. Zaten bunları akıl edip yapabilmek dediğiniz kadar kolay olsaydı şimdi tüm türkiye milyonerdik.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.24)
sen ne yaptın mesela? derler insana
0
nuisance2
(27.07.24)
en azindan elindekileri millete vermemis, beterin beteri var mesela benimkiler.
0
spherical
(27.07.24)
Oğlum konuşuyor gibi geldi :)
Anne ve babası olarak biz iki boomer, bunak ve salak olarak elimizdekini değerlendirmeyi bilemedik ne yazık ki.
0
pro9it9is9
(27.07.24)
@nuisance2

Adamin babasi ev vermis, is kursun diye sermaye vermis. Tarla bag bostan vermis koye grlip kalsin diye koydede yer yapmis.

Abileri para vermis evlensin altin biriktirsin diye.
Birakta bisey yapsin artik dimi

Ben tek basina ofiste calisan bi isciyim ne yapabilirim tek basima?
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
benim babam tam tersi ticaretini yapıyor basıyor küpe yastık altına. güzel kazanıyor ama yemiyor. bize saklıyor sağolsun :) tabi bizim yaşta geçiyor torunlarına kalacak sanırım
0
xrated
(27.07.24)
Benim babamda çene cerrahı, Türkiye'ye implantı getiren kişi. Zamanında üniversite Almanya'ya göndermiş o da orada kal demelerine rağmen kalmamış dönmüş. Burada öğrencilerine/asistanlarına doğal olarak öğretmiş iyi de yapmış. Ama kendisi ne yapmış akademisyenlige devam etmiş, muayenehane açayım dememiş. Ondan işi öğrenenlerin yatları katları olurken biz ay sonunu getiremiyoruz. Canı sağolsun ben onun yaptığının yarısını başarsam kendimi mutlu hissederim.
0
mirty
(27.07.24)
herkes ticaretten anlayacak diye bir şey yok. çarçur etmesin elindekini, doğru dürüst olsun yeter
0
paintov
(27.07.24)
Yahu adam bunları yapmak zorunda mı? Bazı insanların ticarete almaya satmaya kafası uymuyor. Bir yerden geçibebilecegi kadar para geliyorsa yaşlı başlı haliyle niye koşustursun ki? Bir daha mı gelecek dünyaya. Yapacaksan sen yap. İlla babanın mı fırsat kovalaması lazım?
0
limonlu eksi
(27.07.24)
@limonlu eksi

Destege ihtiyacim var. Destek olan kimse yok. Bankada milyonlari var.
Kardeslere vermiyor is kuralim kolelikten kurtulalim. Hepimiz kirada yasiyoruz sikintilar coni moni hocam
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
sen al şimdi at kenara arsalar falan çocuklar için, düzenli almaya da devam et

gelişiyor bi yerler sonuçta, bim falan aç mesela.

hadi bakalım...
0
duyurukullanıcısı
(27.07.24)
Ya o değilde neyzen tevfik'in bir lafı geldi aklıma "bu dünyada ne kazandıysanız yiyiniz yarın bigün öleceksiniz gömecekler, kalan malını bölecekler memnun kalmayıp sövecekler."
Isparta yöresinde bir laf vardır cimri, para mal mülk toplayan insan için. "yemeyeceksinde ne olacak zikicilere mi?(damatlara) bırakcaksın o kadar malı?" derler.
Belkide bababanız bu gözle dünyaya bakıyordur.
Fakat bu yazımdan babanızı savunduğumu zannetmeyin. kaç çocuğu varsa diyelim 3 kardeşsiniz hiç olmazsa her birinize 1 ev miras kalacak şekilde birikim yapması lazımdı.
0
komando kani var bende
(27.07.24)
babanın sana miras bırakma iyi yaşatma mecburiyeti yok.

sen daha iyisini yap elinden geliyorsa.
0
gurur
(27.07.24)
@gurur

Onun babasida ona miras birakmak zorunda degildi ama catir catir birakti? Herkesin babasi gibi o neden birakmasin soyler misin?
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
@duyuru kullanicisi

Yazilanlari okumadin galiba babadan bisey kalmazsa bir insana en kotu super bi egitimin falan olur aylik 100bin maas kenara koyarsin bimde acarsin arsada alirsin.

Suanki sartlarda yalniz basina sifir destekle bir iste calisip kira veren bir kisi bunlari nasil yapabilir?

Babam anasindan babasindan abilerinden full destek gormus kendine dukkan acmis ev almis. Dukkanin parasini bile abisinden babasindan almis onuda batirdi zaten.
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
Kızmakta haksızsınız.
Babanız sizin çocukkenki masraflarınız karşıladıysa, iyi bir eğitim almanız için elinden geleni yaptıysa, sevgi ve özgüven verdiyse başka bir sorumluluğu yok. 18 yaşınızdan sonra hiçbir sorumluluğu yok.

O kadar emek, zorluk, para harcadığım çocuğum benimle böyle konuşsa herhalde iletişimi bir süre keserdim.

Herkes ticaret konusunda çok uyanık olacak diye bir kural yok.
Neyse ki siz çok iyi biliyorsunuz bu işleri, hayatınız boyunca hiçbir fırsatı kaçırmaz ve zengin olursunuz.
0
michael_knight
(27.07.24)
@michael_knight
Sagolun yorumunuz icin
Egitim konusunda kendisi egitim hayatimi mahvetmisti.

Yasitlarim dershanelere gidip yada ozel hoca ve etut derslerle eksiklerini tamamlayip okulda deli gibi notlar alirken ben onlarla yarismak zorunda kaldim. Kisacasi egitim de alamadim cok fazla. Malesef
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
ben ne yapıyorum ki babama b** atayım. babam daha iyilerini yapabilecek olsa da yapacağının en iyisini yapmış, eğitim/beslenme/barınma sağlamış ben kendime dönüp bakayım bir zahmet.
0
deartheodosia
(27.07.24)
Kuşak farkı.

Onların yetiştiği ortamla bizimki aynı değil.

Yazılanları okudum.

Yaşını bilmiyorum ama babanızın yaşadığı dönem kazanmaktan çok koruma gerektiren dönemlerdi.

90'larda, 80'lerde birçok insan malını mülkünü kaybetti yaşanan krizlerde. Babanız bugüne kadar bunları korumuş o bile yeterli.

Dediğiniz örnekler öyle basit görünüyor ama basit değil. Türkiye'de paranızı koruyabiliyor üstüne de biraz artırıyorsanız şanslınız.

Ticarete adım attı diyelim. Şu anda belki de "babam bütün malı mülkü ticarette batırmış" diye açacaktınız bu başlığı. Ticaret çevre işi. Ve türkiye'de ticaret hayatı hemşericilikle, ahbaplıkla hatta siyaset vb konularla iç içe gider. Sadece sermayen olması yetmez yani.

Arsa konusu da aynı. Havaalanı demişsiniz. Havaalanı yapılacak bölgede arsa alıp kar eden oldu, ama mesela benim kuzenlerim tarlasına imar gelsin diye bekliyor hala.

Eskiden regülasyonlar falan yoktu bugünkü kadar. O yüzden o kuşak bu tarz işlere temkinli yaklaşır. Normal.

Bir de belli bir yaşa gelmiş insanlar artık risk almak istemez. 30-40 yaşındaki adam risk alır. Çünkü zararını yerine koyabilir. 60 yaşında adam için bu daha zor. Evini kaybetse nasıl alacak?

O yüzden babanızı suçlamak yerine kendi yapabileceklerinize odaklanın.

Fırsatlar her zaman var. Bugünden geçmişe bakarak konuşmak kolay.
Emin olun sizin de önünüze bir sürü fırsat geliyor. Kaçırdığınızı bile anlamıyorsunuz.

Belki sizin çocuklarınız da size diyecek bunları. Mesela Bitcoin'i 2010'larda görmedin mi diyecek, e-ticaret çıktığında girmedin mi diyecek, 0,69 krediyle dişini sıkıp bir ev alamadın mı diyecek, diyecek de diyecek.

O yüzden babanıza kızmak yerine kendinize odaklanın.

Bu arada kölelikten kurtulmak istiyorum demişsiniz.
Muhtemelen babanızın sermaye desteğiyle iş kurmak istiyorsunuz. İşinize karışmak istemem ama, bence önce kafa yapınızı değiştirin.

Yani iş kurmak, ya da sermayeden önce girişimci kafası lazım.
Bu biraz doğuştan biraz öğrenmeyle olur.

Para kazanma becerisi öyle bir beceri ki, sermaye şart değil.
Şöyle anlatayım. Para kazanmayı bilen adam cebinde sıfır lirayla iş kurar büyütür.
Bilmeyen adama milyonlar da verseniz batırır.

Şöyle bir örnek duydum mesela:
Adam tatile gidiyor butik otele.
Otelin sahibiyle laflarken uygun fiyatlı sabun vb sarf malzemesi bulmakta zorlandığını öğreniyor. Girişken de bir tip.
İstanbul'a dönünce eş-dost üstünden imalatçı buluyor. Fiyat alıyor.
Sonra oteli arıyor diyor elimde böyle böyle mal var fiyat şu.
Otelci tamam diyor, adam gidiyor imalatçıya siparişi geçiyor, vadeli ödeme istiyor.
Bu aşamada cebinden hiç para çıkmıyor.
İmalatçıdan 1'e alıyor, otelciye atıyorum 3'e satıyor. Herkes mutlu.
Adam bakıyor bu iş güzel, birkaç otelci daha bağlayıp otellere sabun, şampuan dağıtımı yapan bir iş kuruyor.

anlatabildim umarım aradaki farkı:)

Yanlış anlamayın işinize karışmak değil derdim ama bu kafaya gelmeden babanız size tüm muslukları açsa bile istediğiniz verimi alamayabilirsiniz.

Bir de naçizane bir hayat tavsiyesi, başarısızlıkların sorumluluğunu başkalarına atmayın sadece. Dershane örneği verdiğiniz için diyorum bunu. Eğitim hayatımı da mahvetti demişsiniz dersaneye göndermediği için. Ben mesela iyi bir dershaneye gittim, kardeşim döneminde babamın işleri bozuktu ona o kadar iyi bir imkan sunulamadı.

O benden daha iyi bir okulda okudu ama. O da babamı suçlamayı seçebilirdi beni okutmadın diye...
0
anten
(27.07.24)
@deartheodosia

1) Egitiminle hic ilgilenmedi 6 yasinda okula gittim cantami tasiyamiyordum
Herkes dershaneye giderken
Etut dersler alirken
Ozel hoca cagirip anlamadigi dersi gorurken evinde

Ben tek basima yardirmak ve bu insanlarla yarismak zorunda kaldim
İlk okul cocugunun ev odevine bile yardim etmeyen aile olur mu baba olur mu

2 barinma v beslenme annemin bilezikleri sayesinde oluyordu
Babam hicbirsey yaomiyordu gidip arkadaslsriyla takiliyordu

Abileri ubugunu sıkınca eve bakmaya basladi
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
@anten

Kardesim iyi niyetli yazini okudum tesekkur ederim. Girisimci olarak suanda yaoabilecegim maximum hareket kosgeb e gitmek heralde. Ama soylesigin girisimcilik durumlarini dusunecegim. Tesekkur ederim yaoici elestirin icin.
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
@zetnikov rica ederim.

Ama şunu unutmayın, ticaret, girişimcilik herkese uygun olmayabilir.

Kendi mesleğini bile girişimcilik olarak yaptığında yani şirketten ayrılıp kendi işini kurduğunda anlıyorsun bunu.

Para yönetimi, pazarlık, muhasebe, pazarlama vb bunlar önemli beceriler. İş kurmasa bile insanın hayatına faydası var.

O yüzden ticaret ve girişimcilik herkese uygun olmayabilir. Bunu da göz önünde bulundurun.

Bir de çıraklığını yapmadığınız işin ustalığını yapamazsınız.

Restoran mı açmak istiyorsunuz?
Gidin haftasonları bir cafede falan garsonluk yapın. Şaka gibi gelecek bu iş ama hakkaten öyle. Çevre edinirsiniz bir kere. Cebinize de ekstra para girer. Gocunmayın bundan. En azından işleyişi görürsünüz. Para nerden geliyor anlarsınız. Ürün nereden alınıyor, dükkan malzemesi nerden alınıyor, eleman nasıl bulunuyor, dükkan ne kadar kar ediyor...

bugün babanız size "al oğlum 10 milyon git istediğin işi kur" dese mesela ilk adımı nasıl atacağınızı biliyor musunuz? İyi dükkan nasıl seçilir, mobilyası nerden alınır, ucuz mutfak malzemesi nasıl bulunur, nasıl reklam yapılır, müşteri nasıl idare edilir, personel nasıl çalıştırılır, bütün toptancılardan nasıl ucuza mal temin edilir... Bunlar parayla olacak şeyler değil. hatta paranız varsa veişi bilmiyorsanız o toptancılar sizi soyar.

Ne bileyim gidin emlakçı eğitimi alın part time haftasonları. Eski iş yerimde biri yapmıştı bunu. İşten kalan tüm vakitlerinde ev gezdiriyordu millete şimdi bodrum'da bu işi yapıyor full time.

Youtube'da kafe açmak diye bir video vardı 140 journos'un. İş bilmeyip batıranları gösteriyordu. Bir bakın, iş bilmemek nelere maloluyor.
0
anten
(27.07.24)
@anten

Yazilarini keyifle okuyorum cok tesekkur ederim
0
🌸Zetnikov
(27.07.24)
Bol sans diliyim. Monoply e sonradan katilan z kusagi olarak sizi anliyorum. Tum firsatlar kapilmis aq ulkesinde
0
lapaz
(27.07.24)
(5)

Bir yıl içinde Avrupa'daki büyük ve güzel etkinlikler

chicha_v2
Bir yıllık schengen aldım ayıptır söylemesi.Coldplay konserine gitmek istiyorum baktım Yunanistan'da olmuş bu ay başında. Macaristan'da falan da varmış ama geçti onlar. Kovalamaya devam edeceğim.Tomorrowland da geçti bu seneden çok hızlı bir plan yapmam lazım seneye giderim belki.Başka neler var kış
Bir yıllık schengen aldım ayıptır söylemesi.

Coldplay konserine gitmek istiyorum baktım Yunanistan'da olmuş bu ay başında. Macaristan'da falan da varmış ama geçti onlar. Kovalamaya devam edeceğim.

Tomorrowland da geçti bu seneden çok hızlı bir plan yapmam lazım seneye giderim belki.

Başka neler var kışın da olur bunları takip edecek site vs. varsa önerebilir misiniz?
0
chicha_v2
(25.07.24)
TicketMaster'da hesap acip ilgi alanlariniza gore alarmlar kurun hemen haberdar olmak icin. Genelde Coldplay vb konserler bir yil onceden duyuruluyor ve satisa ciktigi hafta tum biletler tukeniyor.

Misal 2025 Nisan'da gidecegim bir konseri 2024 Ocak'ta almisim, yaklasik 15 ay once yani.
0
sertac akin
(25.07.24)
Viagogo.com

Duran duran, Liam gallagher, Jungle, Placebo, Softcell, Keane, Pink... Avrupa turneleri devam ediyor. viagogo üzerinden kontrol et, resmi sitelerinin yönlendirdiği siteden satın al. Daha ucuzu gelir.
0
HellKeePer
(25.07.24)
Octoberfest var Münih'te.
0
Amaranta ursula
(25.07.24)
Tamamen tesadüf şekilde Budapeşte'de olacağım zaman tam da Sziget Festivali(7-11 Ağustos) başlıyormuş, kadroya baktım fena değil, Avrupa'da güzel festivaller oluyor, arada denk geldikçe gitmeyi planlıyorum bunlara.
0
blue rebel motorcycle club
(25.07.24)
Macaristan'da bugün Ozora Festival başlıyor. Hemen bu gece gidebilrsiniz.
0
michael_knight
(26.07.24)
(4)

Whatsapp vs Telegram Grubu?

sweet child o mine
Yaklaşık 100-200 kişilik bir kitle için mesajlaşma grubu oluşturmam gerekiyor. Telefon numarasının gözükmemesi, icloud yedeklemede yer kaplamaması, admin özellikleri gibi bir çok konuda Telegram her türlü daha iyi ama Whatsapp daha popüler, daha çok insanın telefonunda yüklü olduğu için aklım oraya
Yaklaşık 100-200 kişilik bir kitle için mesajlaşma grubu oluşturmam gerekiyor. Telefon numarasının gözükmemesi, icloud yedeklemede yer kaplamaması, admin özellikleri gibi bir çok konuda Telegram her türlü daha iyi ama Whatsapp daha popüler, daha çok insanın telefonunda yüklü olduğu için aklım oraya da kayıyor. Kurulacak grupta insanlar fotoğraf video falan paylaşırsa Whatsapp'ta icloud yedekleme iyice şişecek. Bildiğim kadarıyla Whatsapp yedeklemede seçtiğimiz bir grubu yedeklemeden hariç tutamıyoruz. Telegram bir ara baya popüler olmuştu da sonra sanki kimse yüzüne bakmadı. Kullanım olarak hala popüler mi? Siz olsanız grubu hangisinde kurardınız?
0
sweet child o mine
(25.07.24)
Ben olsam insanların birbirlerinin numarasını görüp görmemesini isteyişim kararımda etkili olurdu.
iCloud yedeğinin boyutu gibi bir kriter listemde en sonda olurdu.

Eğer numaraları görmeleri sakıncalıysa, birilerinin başkalarını taciz etmesi benim başıma iş çıkaracaksa Telegram'ı seçerdim.
İnsanları gruba katılmaya ikna etmem önemliyse Whatsapp'ı seçerdim.
0
michael_knight
(25.07.24)
iş numaradan tacize varmayacaksa whatsapp her zaman daha olumlu bir imaja sahip.
0
sir william jones
(25.07.24)
Bu arada söz konusu Whatsapp grubunun içinde ayarlarda, "gelen medyayı telefona kaydetme" seçeneğini işaretlerseniz iCloud şişmez.
0
etna
(26.07.24)
@etna gelen medyayı telefona kaydetme ayarı bende kapalı ama whatsapp backup icloud'da 10gb yer işgal ediyor şu an. Yani whatsapp icloud'u şişiriyor derken fotoğraf galerisinin icloud'da kapladığı yeri değil, whatsapp backup'ın icloud'da kapladığı yeri kastettim aslında. Whatsapp backup'ın boyutunu düşürmenin tek çaresi whatsapp'taki fotoğrafları videoları falan dosya boyutuna göre büyükten küçüğe sıralayıp whatsapp'tan silmek, o da bana saçma geliyor. Yani tüm bunlara karşılık, Telegram backup'ı icloud'da hiç yer kaplamıyor, bence çok güzel.
0
🌸sweet child o mine
(26.07.24)
(1)

Bungalov tatil evlerini aile için tavsiye eder misiniz?

psmstc
Ve Güvenilir bu evlerden bebekli aile olarak kiralayabileceğimiz kurumsal bir site var mı?
Ve Güvenilir bu evlerden bebekli aile olarak kiralayabileceğimiz kurumsal bir site var mı?
0
psmstc
(25.07.24)
Bungalov bir yapı çeşidi. Sadece bungalov kiralayan bir site görmedim. Genelde küçük bir otel gibi, pansiyon gibi işletmeler oluyor. Bebekle gitmek için bir engel yok.
Çoğu pek çok turizm şirketiyle çalışıyor. Mesela etstur.com'da 80'den fazla tesis var.

Bence siz tatil yapmak istediğiniz bölgeyi veya tatil için istediğiniz kriterleri yazıp tavsiye isteyin.
0
michael_knight
(25.07.24)
(8)

eski eşe olan sadakat duygumu aşamıyorum

deartheodosia
21 yaşımdan beri hayatımda, evlilikte 11. yıl dönümümüze gireli fazla olmadı. öncesinde hayatımda başka kimse olmamıştı -bununla ilgili olabilir sanırım. kimseye karşı bi ilgim yok. eski eşi artık sevmiyorum, bunu biliyorum. ama sadakat duygum hala var? başka erkeklere karşı hiç ilgim yok. yıllardır
21 yaşımdan beri hayatımda, evlilikte 11. yıl dönümümüze gireli fazla olmadı. öncesinde hayatımda başka kimse olmamıştı -bununla ilgili olabilir sanırım.

kimseye karşı bi ilgim yok. eski eşi artık sevmiyorum, bunu biliyorum. ama sadakat duygum hala var? başka erkeklere karşı hiç ilgim yok. yıllardır ayrıyız zaten ama artık sevmiyor olma kısmı yeni.

berbat bir türkçeyle anlattım, kusura bakmayın. ben de istiyorum başkaları ilgimi çeksin, duygusal ya da cinsel ya da başka bir şey. ama sıfır. biz evliyken o başka kadınlarla da ilgileniyordu (erkek doğası falan değil, birçok kadında da mevcut bir durum ve aldatma olmadıkça da normal -sanıyorum).

hayatıma devam etmek istiyorum. bıktım artık. yıllardır yalnızım zaten. bu hissi/durumu nasıl aşacağım? sorunum ne olabilir? neden kimse ilgimi çekmiyor? neden cinsiyetsiz gibiyim?

not: hukuki olarak sadakat yükümlülüğü var, onu biliyorum. yokmuş gibi yazdım.
0
deartheodosia
(24.07.24)
Bence kendini zorlama, daha çok gençsin.
0
sekizdokuzon
(24.07.24)
Kıyamam demeye geldim. Yalnız kalmamaya çalış. Yeni insanlar tanı. Gönüllü işler yap. İçi güzel insanlar tanı.
0
gabe h coud
(24.07.24)
Resmi olarak boşanmadığınız için farkında olmadan kendinizi frenliyor olabilirsiniz bu tür meselelere karşı. Özgürlüğünüzü elde ettiğinizde değişebilir.
0
pispinti
(25.07.24)
piyasada ilgine değecek birini görmemiş olabilirsin. the bar is in the hell. başka kadınlar gibi neden olamıyorum diyorsan o onların midesizliği biraz. yalnız kalmamak için bıraksan ağaca yamanacaklar. eski eşin belki kaliteli bir adamdı her şeye rağmen. sen de haliyle belli bir kalite bekliyorsundur. ama dediğim gibi the bar is in the hell. kalitesizle olacağına hiç olma daha iyi.
0
titanyum22
(25.07.24)
Resmiyette boşanıp bağları koparamadiginz için...
0
abuzer
(25.07.24)
resmi olarak boşandıktan sonra rahatlarsın. bilinçaltın ve vicdanın izin vermiyor, etik gelmiyor.
0
Improbable
(25.07.24)
Hukuki sorun yaratmayacaksa Tinder(veya bugünlerde kullanılan hangisiyse) yükleyin. Bir bakının etrafınıza.
0
michael_knight
(25.07.24)
Flört etmeyi, eğlenmeyi unutmuşsunuz gibi geldi, flört nedir, nasıl yapılır diye biraz araştırın, uzun süreli evlilik veya beraberliklerde oluyor böyle.
0
selam
(26.07.24)
(9)

Kiracılara sorum var...

magni
Ev sahibiniz, oturmakta olduğu evinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacağını ve şu an sizin kirada oturduğunuz evine dönmek istediğini söylerse;1. Durumu anlayışla karşılayıp başınızın çaresine bakacak yolları araştırmaya mı geçersiniz?2. "Çıkmıyorum. Sen kendi başının çaresine bak, istersen ver ma
Ev sahibiniz, oturmakta olduğu evinin kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacağını ve şu an sizin kirada oturduğunuz evine dönmek istediğini söylerse;

1. Durumu anlayışla karşılayıp başınızın çaresine bakacak yolları araştırmaya mı geçersiniz?

2. "Çıkmıyorum. Sen kendi başının çaresine bak, istersen ver mahkemeye." mealinde bir tavırda mı olursunuz?
0
magni
(24.07.24)
Kesinlikle 2, sadece daha kibarca paylaşırdım. Kira bir ticarettir, sözleşme yapılır, bunları başta düşünmeliydi. Kentsel dönüşüm için kira yardımı alacak, kendisi de çıksın kiraya sizi zor durumda bırakacağına. Mahkeme kararı olmadan kesinlikle çıkmayın, ev sahibi dürüst olmayabilir.
0
ZZ
(24.07.24)
eğer amacının beni evden çıkartıp, daha pahalıya yeni kiracı bulmak olduğunu düşünürsem hayatta çıkmam. ama gerçekliğinden eminsem ve evi kentsel dönüşüme girecekse, 3-5 ay ister yoluma bakarım.
0
gitdaddy
(24.07.24)
@ZZ @gitdaddy Evin yıkılacağı kesin. Ortada bir blöf durumu yok yani.
0
🌸magni
(24.07.24)
1.5

ortasını bulup 1-2 ay zaman isteyip taşınma masrafları ile ilgili pazarlık ederdim.
0
biravekahve
(24.07.24)
Blöf olmadığına eminsek madem ne sen madur ol ne ben madur olayım der güzel bir pazarlıkla yeni ev bakarım
0
cilekli pasta
(24.07.24)
Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım olacaksa size imzalı bir şeyler gösterebilir. Bu durumda ben boşaltırdım. Eğer göstermezse aptal yerine koyuyordur besbelli, böyle yapanla da ben uğraşırım.
0
akhenaten
(24.07.24)
Kiracısı ne zaman taşınmış kaç aydır oturuyor o önemli.

Eğer çıkmama hakkım varsa 2'yi yaparım ama doğru söyleme ihtimali vardır, iç işlerini bilemem, sert davranmam.
0
muhayyer divan
(24.07.24)
İyi niyetle yaklaşır ama hakkımı da yedirmemeye çalışırdım.
Aklıma ilk gelen taşınmanız karşılığında ev sahibinden para istemeniz. Bunu bir "şantaj parası" gibi düşünenler var, öyle düşünmeyin.

Bu ev değişikliğinin size olacak maliyetinin %70'ini ondan talep ederdim (bir yıllık kiranın da farkı. Mesela 10 bine oturuyorsanız ve yeni evler 20 bin liraysa ayda 10 bin lira fark var)
10 binden 20 bine kira için;
15 bin lira nakliye parası + 20 bin lira emlakçı parası + 120 bin lira bir yıllık kira farkının %70'i olan 108 bin lirayı talep ederdim. Ona da bu parayı nasıl hesapladığımı anlatırdım.

Sonuçta kentsel dönüşüm denen şey birkaç haftada olmuyor. Aylardır böyle bir şey olacağının farkında. Ayrıca kentsel dönüşüm yapılsın diye büyük ihtimalle oy verdi, evi yeniden yapılınca müthiş değer kazanacak. Yani bu işten karlı çıkacak kişi o. Zaten (yanlış bilmiyorsam) 60 bin lira kira yardımı alacak devletten, bunun üzerine 50 bin lira daha ekleyip size ödeme yapsın ve evine geçsin.

Buna yanaşmazsa, bu konuda ters konuşursa "kusura bakmayın, taşınabilecek maddi gücüm yok" deyin. Sohbeti uzatmayın.

Not: Bütün bu dediklerim eğer siz 2-3 yıllık kiracıysanız geçerli. Eğer daha evi bu yıl tuttuysanız kesinlikle çıkmayın. Siz masraf edip karar verip kendinize orada bir hayat kurdunuz. Değiştirmeyin. İlle o evde oturmak istiyorsa az önce dediğimden daha fazla para versin size.
0
michael_knight
(24.07.24)
tek evi oysa zaten ihtiyaçtan tahliye davası açabilir. boşuna ayak diretmenin manası yok. benzer durum için 1den devam ettik.
0
elorelia
(25.07.24)
(3)

Eski ve Yeni Yoneticiye Mesaj

isiaha
Merhaba Istanbullular, Ofis dısındayım. Pazartesi günü işbaşı yapıyorum. Bugün yönetici degisikliği olmus. Eskisine veda yenisine hayırĺı olsun mesajı atayım mı? Arayayım mı? Ne onerirsiniz? Goruslerinizi merak ettim.
Merhaba Istanbullular,
Ofis dısındayım. Pazartesi günü işbaşı yapıyorum. Bugün yönetici degisikliği olmus. Eskisine veda yenisine hayırĺı olsun mesajı atayım mı? Arayayım mı? Ne onerirsiniz? Goruslerinizi merak ettim.
0
isiaha
(24.07.24)
Yakınsanız eskisini arayıp konuşun. Yakın değilseniz boşverin. Yenisiyle zaten pazartesi görüşürsünüz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.07.24)
Öncekini arayın.

Sonradan geleni de gördüğünüzde hoşgeldiniz dersiniz.
0
diyecevaplandı
(24.07.24)
Bence kesinlikle telefon edip hayırlı olsun deyin. İş hayatında bu kişiye bir gün ihtiyacınız olabilir, şimdi birkaç dakikalık bir telefon görüşmesi için üşengeçlik etmeyin.
0
michael_knight
(24.07.24)
(8)

Midilli turu

windymimas
selamlar izmirden midilliye gideceğiz ama karar veremedik. Ayvalıktan mı yoksa alsancaktan mı gidelim? -ayvalıktan deniz yolu kısa sürüyor daha az eziyet ama bu sefer de arabyı orada bırakma vs sorunu var.-izmirden direkt alsancaktan binip gitmek çok iyi ama bu sefer de feribotla o kadar saat eziyet
selamlar izmirden midilliye gideceğiz ama karar veremedik. Ayvalıktan mı yoksa alsancaktan mı gidelim?
-ayvalıktan deniz yolu kısa sürüyor daha az eziyet ama bu sefer de arabyı orada bırakma vs sorunu var.
-izmirden direkt alsancaktan binip gitmek çok iyi ama bu sefer de feribotla o kadar saat eziyet gibi geliyor.
deneyiminizi paylaşırsanız çok sevinirim.

bir de hem denize girelim hem de gezelim istiyoruz. iki gün kuzeyde bir gün merkezde kalıp taverna havası yapalım dedik ama güneyi çok gezemeyeceğiz belki bir gece daha uzatırız tavsiyeleriniz nelerdir.

çok teşekkürler şimdiden.
0
windymimas
(24.07.24)
hiç gitmesen daha iyi, midillide bir şey yok. ayvalıktan gittim, giderken feribota yakın uğur koleji vardı sanırım, ben onun güvenliği ile görüşüp onların ön otoparkına bırakmıştım aracı, dış kısma. onun karşı tarafında da ara sokaklarda yer bulunabiliyor yukarı doğru.
dediğim gibi merkezde bir şey yok, tembeller, dükkan bile açmıyorlar çoğunlukla. araç kiralamaya da çok fiyat çekiyorlardı geçen sene, fiyatı hatırlamayadım.
merkezde bir plajı vardı, orda takıldık genelde yapacak bir şey olmadığı için. temiz, güzeldi.
0
adivar
(24.07.24)
Mutlaka gidin. Araba ile giderseniz ya da araba kiralarsanız çok güzel tatil yaparsınız. Hem farklı plajları denersiz, 2-3 köy kasaba görürsünüz, hem farklı yerlerde yemek yersiniz. Adada mis gibi deniz, sakin - bağırış çağırış müzik olmayan plajlar, on numara balık meze içki var.
0
archmage mahmut
(24.07.24)
Ayvalık'ta iskelenin karşısındaki otopark çok fahiş fiyat çektiği için onun hemen arkasındaki mahalleye uygun bir yere bırakmıştım ben arabayı iki günlüğüne bir sıkıntı olmadı.

Midilli'de ise merkezde pek bir şey yok evet ama arabayla gidilecek çok güzel yerler var. Arabayı yolcu360'tan Türkiye'dekilerden çok çok daha uyguna kiralamıştım banka kampanyasıyla. Kampanyaları bi inceleyin ve en uygun araç hangisi ise onu kiralayın ellerinde olmayabiliyor bu kez bir üst sınıftan araç veriyorlar. Ben avis'ten kiralamıştım ofisteki eleman aşırı suratsızdı ama bir sıkıntı çıkmadı.

Bir gün merkezde bir gün Plomari'de kalınabilir. Plomari çok güzel ve sakin bir balıkçı kasabası, herhangi bir tavernaya girip taze deniz ürünleri yiyebilirsiniz.

Adanın kuzeyinde de güzel plajlar vardı ama biz gitmedik.

Son olarak dönüş öncesi veto isimli uzo satış noktası var hemen iskelenin karşısında oradan uzo alın mutlaka.
0
chicha_v2
(24.07.24)
Ya arabayla gidin ya da araba kiralayın. Araba olmayınca Midilli pek keyifli değil ama arabayla çok güzel bir ada.
İzmir'den feribot 3 saat sürüyormuş. 4 günden uzun bir tatilse bence 3 saatlik feribot yolculuğu hiç de fazla değil.
0
michael_knight
(24.07.24)
yunan adaları içinde en keyifsizi. denizide en kötü olanı. sakız alternafini göz önüne alabilirsiniz.
0
administ
(24.07.24)
İzmir'den direkt gecis oldugunu bilmiyordum, cok iyiymis, deniz yolculugundan nefret etmiyorsaniz bence İzmir'den gidin direkt, aracla gidilebiliyorsa, araba kiralamak yerine kendi aracinizla da gidebilirsiniz, Midilli merkez gercekten siradan ama adanin diger tarafi cok guzel, Molivos tarafina gidebilirsiniz, kucuk ama cok tatli balikci koylari var, mesela Skala Skamnia aklimda kalan yerlerden biri.
0
(24.07.24)
geçen ay ayvalık'tan gittik. araçla geçtiğimiz için park konusunda yardımcı olamayacağım. ama adada 700 km yol yapmışım. birkaç önerim olabilir.

-ada çok büyük. mutlaka araçla geçin ya da araç kiralayın.

-ada rüzgarı kuzeyden alıyor. bu sebepten kuzeyde petra ünlü bir sahil olmasına karşın denizi hayal kırıklığı olabilir.

-deniz tatili modundan çıkarsanız hemen yanındaki molyvos bence en gezilesi yeri.
akşam yemeği için Le Grand Bleu'yu öneririm.

-madem kuzeydesiniz buraya da bir uğramak isteyebilirsiniz; Skala Sikamineas

-güneyde plomari ve vatera var. plomari'de uzo müzesi de var. müze bence tırt. vatera da dev bir sahil. suyu güzel.

-güney batısında Skala Eresou var. adanın yazlık bölgesi gibi. ben deniz tatili yapacak olsam burayı tercih ederdim.

-doğuda Sigri, küçük tatlı bir kasaba. akşam yemeği için Remezzo Restaurant.

-midilli'de yüzebileceğiniz tek yer Tsamakia. beach club'ı var. giriş 2 euro. aracınız varsa 15 dakika güneyinde 2 güzel koy var. Charamida ve Paralia Agios. Paralia Agios'da tek bir taverna var. mutlaka öneririm ancak yoğunluk yoksa akşamüstü kapatıyor.

iyi tatiller.
0
brakgn
(24.07.24)
midilli'de bütün güzel yerler yazılmış zaten, onlara ek yapamayacağım. Ancak Ayvalık için otoparkın ciddi bir sorun olduğunu ileteyim. Ve lütfen arabayı bıraktığınız yere dikkat edin, sonra millet bir hafta evine girmekte zorlanıyor, bol bol küfür kıyamet evreni dolaşa dolaşa araba sahiplerine ulaşıyor. bir de kapı vizesi çıktığından beri hafta sonları feribot girişinde kilometre bazında, yanlış okumadınız, kuyruk oluyor. İmkanınız varsa hafta içi geçin Midilli'ye.
0
luinanar
(27.07.24)
(7)

3d printer hizmeti

duyurukullanıcısı
50cm*40cm boyutlarında bir kutu baskısı almam lazım, gittiğim yerlerde genellikle küçük hazneli printerlar varistanbul beşiktaş, kadıköy civarlarında geniş hazneli printer nerede bulabilirim?
50cm*40cm boyutlarında bir kutu baskısı almam lazım, gittiğim yerlerde genellikle küçük hazneli printerlar var

istanbul beşiktaş, kadıköy civarlarında geniş hazneli printer nerede bulabilirim?
0
duyurukullanıcısı
(24.07.24)
Beşiktaş'ta Zeki Copy, Deha Özalit'te vardır herhalde istediğiniz makineler, yok mu?
0
michael_knight
(24.07.24)
büyük hazne yok, bulması zor
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.07.24)
Kutu stl i bölüp yapıştırsanız oluyor mu?
0
o kadar da degil aga
(24.07.24)
denedim, aralarda çok büyük boşluklar oluştu, hiç mantıklı olmadı :/
0
🌸duyurukullanıcısı
(24.07.24)
xometry
0
orpheus
(24.07.24)
prusaslicer ile istediğiniz gibi bölüp hatta gerekiyorsa aralara dovetail atıp birleştirebilirsiniz bence. yapamazsanız yardımcı olayım özelden.
0
o kadar da degil aga
(24.07.24)
gittim printer aldım ya,

ucuz filament lazım şimdi :)
0
🌸duyurukullanıcısı
(25.07.24)
(16)

Aileden ve Etraftan Gelen Çocuk Yapın Baskıları Üzerine

tahirkemalbozoglu
Yaşımız 35 e yaklaşıyor, evliliğimizin 7. Senesine girmek üzereyiz. Eşimle ikimizin de baştan beri çocuk konusuna karşı düşüncemiz bir. Çocuk yapmak istememe daha ağır basıyor, fakat bir yanımız da içten içe "acaba ilerleyen vakitte kafamıza dank edip, pişman olur muyuz bu karardan" diye de düşünüyo
Yaşımız 35 e yaklaşıyor, evliliğimizin 7. Senesine girmek üzereyiz. Eşimle ikimizin de baştan beri çocuk konusuna karşı düşüncemiz bir. Çocuk yapmak istememe daha ağır basıyor, fakat bir yanımız da içten içe "acaba ilerleyen vakitte kafamıza dank edip, pişman olur muyuz bu karardan" diye de düşünüyoruz.

Neden istemiyoruz... Çok nedeni var. En önemli neden istek yok. Baba olma, anne olma isteği, geceleri kalkıp bakma, hayatını ona adama.. Çocuk sesi, ağlaması... Yani sanki bu iş bizi mutsuz edecekmiş gibi geliyor. Bu şekilde konuşup düşündüğümüzde yüzümüz gülmüyor içimiz daralıyor.. Bazıları gözleri içi gülerek anlatır ya.. Bizde o yok. Olmadığı için de bu zamana kadar henüz bir girişim içinde olmadık tabii.

Neden istiyoruz... Çok baskı var üzerimizde aile tarafından. "Daha niye yapmıyorsunuz" falan bilinen baskılar, etraftaki arkadaşların da bir bir çocuk yapması.. Bazen bizim de istiyor oluşumuz. Bunlar da düşündüren etkenler.

Hal böyle olunca Sayın arkadaşlar, acaba demeden edemiyor insan. Belki de hala toyuz, bu konuda yanlış düşünüyor olabilir miyiz? Sizler ne dersiniz bu konuda?
0
tahirkemalbozoglu
(24.07.24)
kesinlikle çok zor olacak. içinizden gelmiyorsa girilmesine gerek yok. hele o kadar yıl sonra halen birbirinizi seviyor gibisiniz çocukla bozmaya gerek yok derim ben.
0
enteg
(24.07.24)
Eğer yaşlaninca cocuklarim bana bakar yada mirasim cocuguma kalsin fln dusuncesinde degilseniz bence hic gerek yok
0
Zetnikov
(24.07.24)
herkes çocuk doğurmak zorunda değil öncelikle.

bu bir içgüdü ve olması gereken oluyor. o yüzden ben olsam takılmazdım. aileye de onların ikna olacağı şekilde "ne gelirse Allah'tan, kısmet" minvalinde cevaplar verebilirsiniz.

arada istiyorsanız da artık gelişine bırakabilirsiniz. çünkü kadının hamile kalma olasılığı bir ay içinde 4 gündür. hadi spermi tuttu sıkı sıkı + - 1 gün ekle. 6 gün.

kürtaj yaptırmadığınız sürece bebeğin kararıdır size doğmak/doğmamak.
0
janderzel zartanyan
(24.07.24)
burada asıl düşünülmesi gereken isteseniz bile normal yollarla çocuk sahibi olup olamayacağınız bence. bu yaşlarda tüp bebek harici hamile kalma ihtimali düşük. (sizden veya eşinizden veya her ikinizden kaynaklı)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.07.24)
istemiyorsanız istemiyorsunuzdur. baskı var diye çocuk doğurulmaz. ama belki isteriz gibi bi düşünce varsa yaşınız geçiyor söyleyeyim. 40 yaşında mı anne baba olacaksınız, 50 yaşındayken mi 10 yaşında bi çocuğun peşinden koşacaksınız? vaktiniz daralıyor, bu kes,n. yani net istemiyorum diyorsanız tabi ki doğurmayın, olmuyor deyin geçin hatta. ama bi acaba varsa hemen yapın geç kalmadan.

zorluklar bi noktada azalıyor. bitmiyor tabi. yenileri geliyor vs ama sürekli gece kalkıp çocuğa bakmanız gerekmiyor nihayetinde.

eşimin aklında çocuk fikri yoktu. benim de oldum olası bebeklerle/çocuklarla bi samimiyetim, düşkünlüğüm yoktu. ama çocuksuz evlilik olmaz diye düşünüyordum, yani bi noktada anne olacaktım. şartlar yerine geldi, yaşım 31 oldu. e hadi dedim. kızım 2 yaşında geldi. bin tane acabası olan eşim niye daha önce yapmadık diyor şu an. çocuk gerçekten bambaşka bi duygu. 30 ülke gezmekle kıyaslayanlara filan gülüyorum gerçekten.

istemeyene saygım sonsuz. ama siz istememe konusunda net değilsiniz. bazen istiyoruz diyorsunuz. yaşlar da 35. şu an hadi deseniz belki seneler sürecek. bence boşuna bekliyorsunuz.
0
elorelia
(24.07.24)
Benzer durumdaydık yaptık. Kendiniz istemiyorsanız kesinlikle baskıyla falan çocuk yapmayın. Ben daha çok eşimin istemesiyle yaptım. Bazen kendimi zamanı geri alabilsem keşke diye düşünürken buluyorum. Her türlü çok zor maddi, manevi.

2,5 sene oluyor uykularımız yeni yeni düzelmeye başladı. Size çocuk baskısı yapanlar, bakıma, desteğe ihtiyacınız olduğunda yanınızda olmayacak. Maddi gücünüz kuvvetliyse, doğumdan itibaren sürekli bakıcıyla yapılır. Onun haricinde yapmayın, kendinizi yıpratıp ömrünüzden götürmeyin.
0
mirty
(24.07.24)
Öncelikle çevredeki baskıyı boşverin. Başkasının mutluluğu için çocuk sahibi olunmaz.

Bence siz öncelikle çocuk istiyor musunuz veya istemiyor musunuz ona karar vermelisiniz. Mesajınızdan anladığım kadarıyla istiyoruz ile istemiyoruz arasında bir yerdesiniz. Karşı koyamayacağınız bir gerçek var yaşlanıyorsunuz. Erkek için o kadar problem değil ama kadınlar için belli bir yaştan sonra gebe kalmak birçok riski arttırıyor. Ve bir de herkes her istediğinde çocuk sahibi olamıyor. Yıllarca uğraşanlar var.

Bence isteyip istemediğinize kesin olarak karar verin ve ona göre eğer istiyorsanız maksimum birkaç yıllık planınızı yapın. İstemiyorsanız da hayatınıza devam edin. Üzgünüm ama artık yavaş yavaş belki ileride çocuk sahibi oluruz deme zamanı geçiyor sizin için.

34 yaşında 2 yaşında bir kız babası olarak yazıyorum bunları. Ebeveyn olmak ile ilgili merak ettiğiniz birşey varsa herzaman yazabilirsiniz bana.
0
nuevo
(24.07.24)
İstemiyorsanız kesinlikle yapmayın. İstiyorsanız bile çok düşünerek yapın.
Biz eşimle çok isteyerek çocuk sahibi olduk, bu konuda çok mutluyuz.

Çocuk yetiştirmenin zorluğu etraf baskısının sizde yarattığı zorluğun bin katıdır. Hiç umursamayın etrafı.

Gerçekten çok güzel bir duygu, aşık olmayı tarif etmek nasıl zorsa çocuk sahibi olmanın hissettirdiklerini tarif etmek de çok zor, hatta imkansız. Ama zorlukları da çok fazla. Onlar da saymakla bitmez.

Sonradan pişman olup olmayacağınızı sizin keşfetmeniz lazım, başka birinin hatta eşinizin ne düşündüğü bile bu konuda ne düşündüğü önemli değil.
0
michael_knight
(24.07.24)
bence çocuk "lan acaba istiyor muyum, istemiyor gibiyim ama ileride pişman olur muyum?" gibi sorularla yapılabilecek bi şey değil. böyle bir riske girmek için biraz fazla gözü kara olmak gerekir. ben ve eşim, biz de istemiyoruz ama net istemiyoruz yani. biz bu kadar net olunca aileler mecbur kabullendi.

isteyen ile istemeyen arasındaki fark o kadar net ki. çocuğu olan arkadaşlarımın gözünde görüyorum, ya da isteyen ama henüz olmayanların gözünde. bende o ışık yok, biraz bile yok. o nedenle siz de bi tekrar oturun düşünün.
0
ofelia
(24.07.24)
Aa biz.

Yaşlarımız da aynı sayılır ben 34, eşim 33 yaşında ben erkek tarafıyım ve çocuğa daha sıcak bakan hep ben oldum 5 yıllık evliliğimiz boyunca.

Ama şu an emin olamıyorum çok düşünüyorum, çok gelgitler yaşıyorum. Eşim başta hiç istemezdi acaba pişman olur muyum diye düşünüyor o da. Vaktimizin daraldığının da farkındayız ama karar da veremiyoruz.

Ben oldum olası çocuklarla iyi geçinirim. Hep çocuğum olsun da isterdim ama evliliğimizin öncesinde eşim böyle bir düşüncesi olmadığını söylediğinde saygı duydum, terk etmek vs. aklıma bile gelmedi ve zamanla ben de kanıksadım sanırım bu durumu. Şimdi de bilemiyorum ona iyi bakabilir miyim, şartlar ne olur vs.

Diğer arkadaşların dediği gibi istesek bile belki olmayacak, belki zor olacak çok zor işler çok :)
0
chicha_v2
(24.07.24)
Cocuk ucuncu partinin talebiyle yapilmaz.
Cocuk karsilikli emin olmadan yapilmaz.
Cocuk ortak "cocuk isteme" sebebi harici yapilmaz.
Cocuk kolay degildir.
Cocuk sevgisi sonsuzdur.
Cocuk yapmak olmazsa olmaz degildir.
0
quaker
(24.07.24)
Yukarıdaki genel yorumlara katılıyorum, 35 yaşına gelmişsiniz, söylediğiniz şeyler itibariyle de kendinizi biliyorsunuz belli ki, bir anda kişisel zevklerinizden ve hayat tarzınızdan sıkılıp "Keşke bir bebeğimiz olsaydı da hayatımıza renk gelseydi" deme olasılığınız sıfıra yakın.

Diğer yandan akrabaları da boşverin, sırf birileri bayramdan bayrama görecek diye dünyaya canlı mı getirilirmiş? Hayır bir de bunu söyleyen insanların 10 tane torunu, 5 tane çocuğu falan oluyor... Nasıl bir fetişse...
0
salihdt
(24.07.24)
başkası istiyor diye çocuk yapılmaz.

ben oğlumu ilk 3 yıl tek başıma büyüttüm, ilk 2 yıl emzirdim ve bu 2 yılda her gece ortalama 8 kez uyanıyordum emzirmek için. gün içinde de öyle. sonra gaz attırması, uyutması falan çok zordu ama anne olmayı istediğim ve hazır olduğum için çok mutlu günlerdi benim adıma (şu an ama uyku problemleri yaşıyorum, babası başka evde çocuğu olmamış gibi fosur fosur uyuyordu).

büyüyünce bebeklikten daha zor; telefon tablet olmayacak, sağlıklı beslenecek, sosyalleşecek bir sürü şey :)

başkası istiyor düşüncesiyle asssssla asla çocuk yapılmaz. pişman oldunuz diyelim, ne yapacaksınız çocuk esirgemeye mi bırakacaksınız :p

çocuk yapmayın, hiçbir faydası yok düşüncesine de karşı biriyim, onu da belirteyim. çocuk dünyadaki en güzel varlık.
0
deartheodosia
(24.07.24)
Cocuk yapcaginiza atlayin motora dunyayi gezin. Cocuk maalifyet 1m $ civarinda. O paraya gezmediginiz ulke kalmaz
0
lapaz
(24.07.24)
35 yasinda 3.5 aylik bebek annesi olarak hemen taze tecrubemi paylasayim, acabaniz varsa hemen yapin insan çok yoruluyor bebek bakarken. Zaten birkac ay deneseniz, 9 ay da hamilelik derken cocuk dogana kadar 36-37 yasinda olursunuz. Ama gerçekten istemiyorsaniz da yapmayin cunku isteksiz bir sekilde gece elli kere uyanarak ve yillar boyu sürekli bir canlinin pesinde olarak mutlu olma ihtimaliniz çok dusuk. Yalniz gercek su ki cocuk olduktan sonra hayata dunyaya ve insanliga karsi bakis acisinda degisim oluyor, cocuk olduktan sonra bu sekilde dusunmeyeceksiniz çünkü gereksiz, olmazsa da olur bir sey gibi gelmeyecek.
0
passive aggressive
(24.07.24)
açılın 45 yaşında ve 10 yaşında oğlu olan baba geldi.
birincisi cevapların hepsini okuyamadım, tekrar varsa affola.
ikincisi kimse istiyor diye çocuk sahibi olunmaz.
üçüncüsü biz de benzer durumdaydık ve 10 yıl sonra ne oldu onu anlatayım;

1-ilk 3 -4 yıl zorlu geçecek. eşler arası kavgalar artıp, seks azalacak. Fakat siz hayatınızı ne kadar çocuk odaklı olmaktan çıkarırsanız o kadar rahatlayacak. Bizim çocuk 4 yaşındayken 3 ülke gezmişti bile. çocuk odaklı olmamaktan kastım bu. Yine de ilk yıllar bebek kokusu, tombiş kolları sizi rahatlatacak.
2-4-5 yaştan zonra bakım ihityacı azalıp muhabetten arttıktan sonra tadından yenmemeye başlanacak. onun espirilerine güldükçe, onunla beraber aktivite yaptıkça ya iyi ki yapmışım demeye başlayacaksınız.
3-masraf hiçbir zaman bitmeyecek ve her zaman ya o parayla şunu yapardım diyeceksiniz ama ara sıra büyüyen çocuğunuzun bebeklik fotoğraflarını görünce ne zaman büyüdü diyip gözleriniz dolacak ve harcadığınız emek ve paraya helal olsun diyeceksiniz.
4-Evlilik zamanla monotonlaşmaya başladıkça çocuk ailedeki monotonluğun gazını alacak. Benim gibi 43 yaşında suşi yemeye başlayacaksınız.

sonuç olarak yapın demeye getirmiyorum. deneyimlerimi yazdım. karar sizin.
bu arada geç ebevyn olmak özellikle erkek çocuk (daha hareketli olduğu için) olursa ekstra yoruyor.

edit1: ihtiyaç durumunda çocuğa bakabilecek yakında anne baba varsa bonus. bizde hepsi çok yaşlıydı ve her şey daha zordu. ancak büyüdükten sonra bırakabildik. saçma bakıcılarla uğraştık vs.
0
merhum
(24.07.24)
(11)

Hoşlanılan kişiyi gözde çok büyütünce ne yapalım?

duygusalatasi
Onu kendimizden üstün görünce, hak etmediğimize inandığımızda mesela. Ve artık şöyle düşüneceğim, diyerek zihnimizden ve kalbimizden geçenleri hemen değiştiremediğimizde. Ne yapalım, ne düşünelim, kendimize ne diyelim de bu hislerden kurtulalım? Eğer önemi varsa benim hikayemde malum kişi bir erkek.
Onu kendimizden üstün görünce, hak etmediğimize inandığımızda mesela.

Ve artık şöyle düşüneceğim, diyerek zihnimizden ve kalbimizden geçenleri hemen değiştiremediğimizde.

Ne yapalım, ne düşünelim, kendimize ne diyelim de bu hislerden kurtulalım?

Eğer önemi varsa benim hikayemde malum kişi bir erkek.
0
duygusalatasi
(23.07.24)
Ama soylediq sana, bas geç uzun vadeli dusunme
0
abuzer
(23.07.24)
Böyle durumlarda bahsettiğin kişiye ya çok yaklaşacak ya da göremeyecek kadar uzaklaşacaksın. İki türlü de büyü bozulur. Esas soru, sen büyü bozulsun istiyor musun?
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
S.çarken düşün
0
grimavi
(23.07.24)
Yan yana görenler genelde bana senin bu adamla ne işin var diyor aslında. Bahsettiğim bu değil. Benim kendi kafamda kurduğum ve dert ettiğim şeyler çoğu. Beni yetersiz mi görüyor acaba, kesin beğenmiyor gibi düşünceler.
0
🌸duygusalatasi
(23.07.24)
Kamu spotu = Her gün eski sevgilisini sözlükte halka açık şekilde tehdit eden ama kızın babasından korkup koşa koşa evden kaçan birinden yeterlilik dersi almayınız lütfen.

Kimseyi gözünüzde büyütmeyin hocam. Onlar sizi büyütsün.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.24)
Gözde küçüleceğine büyüsün. İlişkiyi diri tutar.
0
gabe h coud
(24.07.24)
aranızda karşılıklı bir aşk varsa ve böyle bir eziklik tribine girip adama saçını süpürge etme kıvamına gelmek gibi bir psikoza girmiyorsan bir şey yapmana gerek yok bence öyle kalsın. ne güzel işte sen onu gözünde büyüt o da seni büyütsün gül gibi geçinip gidilir böyle.

yok senin sevgin tek taraflıysa ya da henüz bilmiyorsan karşı tarafın hislerini o zaman sıkıntı biraz bu karşıyı ilahlaştırma işi. kötü yanlarına odaklan onları tekrarla kendine derim ama ben bu moda geçince direkt soğuyorum karşıdan. ben daha kontrollü yaparım o işi dersen denenebilir ama zor bence onu başarmak. ortada bir şey olma ihtimali kalmadıysa bu moda geçmek lazım sanki o yüzden sizde durum ne aşamada bilmiyorum. eğer bir şey olma ihtimali varsa hala onun yerine kendi iyi yanlarına odaklanabilirsin. fiziksel ve karakter olarak pozitif özelliklerini düşün tekrarla kendine sık sık ve adamın seviyesine çıkar kendini bu şekilde.
0
semaforo de medianoche
(24.07.24)
sıçarken düşün +1 o da insan nihayetinde, maks ne kadar kusursuz olabilir ki? HELE DE BİR ERKEK... ayrıca ilişkide olduğun birini kendinden üstün görüyorsan özgüven ve özsaygı ile ilgili çalışmanı öneririm, en basitinden bu konularda yazılmış psikoloji kitapları okuyup sorununu kökten düzeltebilirsin.
0
Mossy
(24.07.24)
Bu konuda en sık kullanılan ve önerilen yöntem onu tuvalette kaka yaparken hayal etmek.

Eğer bu kişiyle bir ilişki içindeyseniz bu düşünceleriniz söyleyin. Size yeterince iltifat etmiyor, sizin hakkınızda düşündüğü güzel düşünceleri paylaşmıyor olabilir. Bunu söyleyince bol bol iltifat duyarak daha iyi hissedersiniz. Bundan sonra da bu konuda daha dikkatli bir partneriniz olmuş olur.

Eğer bu kişiyle ilişki içinde değilseniz onun da herhangi biri olduğunu kendinize hatırlatın. Kusursuz bir insan yok.
0
michael_knight
(24.07.24)
Nasilsa birakip gideceksin günün birinde, bunlari da düsün.
0
Yourcousinmarvinberry
(24.07.24)
Yorumum silinmis.. saygilar……
Bi daha yaziyorum


Ilk heyecan doneminde hormonlar ve duygular daha coskun oluyor, bunu bildiginde aslinda bunun hormonlardan kaynaklandigini kaniksadiginda bir tik normallesiyor. + daha once ilk zamanlarda gozunde buyutup aslinda oldugundan cok daha fazla gordugun ama sonra “bu muymus” dedigin insanlari bi aklindan gecir, bu da onlardan biri goreceksin. + kendine zaman tani. Heyecan bu. Mantiksiz bisi yapma tabii bu surecte.
0
mor oje
(24.07.24)
(18)

Futbol sizin için ne ifade ediyor?

sekizdokuzon
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil. Sizdeki karşılığı nedir?Teşekkür ederim.
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil.

Sizdeki karşılığı nedir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbol > Hayattaki bazı diğer şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
Dünya Kupası ve ve EuroCup dışında hiç bir şey.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.07.24)
Hayatımda gençliğime dair tüm güzel anıların 1.objesi

Herşeyde Galatasaray var. Yaşam biçimi gibi.

Kadınlar gider, Galatasaray kalır.
0
baldan kaymak
(23.07.24)
dunyanin en buyuk ve onemli sporu. dunyanin her yerinde herkesin oynadigi ve baglanabildigi bir oyun. tek bir top ile, top olmadiginda ezilmis kutu kola, hatta pet sise kapagi ile bile oynanabiliyor. diger sporlar gibi pota, file, sopa gibi ekipman derdi yok.

accessible ve populer. bayiliyorum. dunya kupasini olimpiyatlardan daha cok kisi izliyor. bu serefe nail tek spor.

turkiye ligini 15 yildir izlemiyorum. turkiye'de yuksek para donen her sektorde oldugu gibi asiri kokusmus bir ortam. o yuzden istanbul takimlarini da, turkiye ligini de cok umursamiyorum. gonul bagiyla bagli oldugum zamaninda formasini terlettigim sanli genclerbirligi'dir.

ama milli takimlari, sampiyonlar ligini, ve ingiltere premier ligini severim. futbol tarihini de iyi bilirim.

oynamasini da cok severim. futbol hayatimda cok onemli bir yer kapliyor.
0
antikadimag
(23.07.24)
Derbi ve dünya kupası maçları dışında bakmıyorum.

Küçüklüğümden beri galatasaraylıyım, her dönem sadece 3-4 oyuncuyu biliyorum.

Takımı say desen sayamam. Pes Fifa oynarım ama zevkine. Çok fazla bir alakam yok futbol ile.

Zaten tr de oynanan futbol da leş bence. Oyunu ayrı seyircisi ayrı fanatiği ayrı leş.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
Hayatımda baştan sona izlediğim iki maç var, 2002 dünya kupası türkiye - senegal ve türkiye - brezilya. Onlar da hangi maçtı diye az önce google'dan baktım :D 2002 kupasında ülke genelinde çok aşırı büyük bir ilgi vardı, bana kadar gelmiş işte düşünün.

İşte bu kadar :D

Edit: Bir de Liverpool Beşiktaş vardı, onu unutmuşum. İnsanların tepkileri maçtan daha çok ilgimi çekmişti. İlginç de bir maçtı cidden. Evde herkes toplandı diye izlemek durumunda kalmıştım, pişman olmadım ne yalan söyleyeyim :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Data olsun diye yazayım.

Hiçbir şey ifade etmiyor. Hayatımın herhangi bi evresinde ilgi duymadım.

Ayıptır söylemesi çok sevdiğim biri futbol muhabbeti yapınca içimden piii de diyorum :D
0
hedep
(23.07.24)
İzlemesi çok güzel, eğlenceli. Sürprizlere açık yapısı heyecanı yüksek tutuyor.

Türkiye'deki ortam leş ama normalde arkadaşlarla dalga geçmek, karşılıklı sataşmak açısından müthiş bir eğlence kaynağı.

Sırf farklı takımı tutuyor diye düşmanlık beslemek ise aptalca. Bizde son zamanlarda yaratılmak istenen ortam bu maalesef.
0
pispinti
(23.07.24)
Hangi takımlısın dediklerinde Beşiktaş derim ama sorsan bir tane futbolcu bilmem.
Futboldan çok hoşlanmıyorum.

Siyasi sebeplerden sempati duyduğum iki takım var;
Adana demirspor
Amed spor

Futbolla ilgim bu kadar :)

Voleybol, basketbol, tenis vs izlemek daha keyifli geliyor bana. Bir de genel olarak holiganlıktan hiç hoşlanmıyorum futbolu sevmeme sebebim de biraz bu holigan kitle.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Adana Demirspor'daki fonetikte ben de çok varım.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbolu takip etmeyi, hikayelerini okumayı, peri masallarına tanık olmayı seviyorum ama maç izlemeyi sevmiyorum. Beşiktaşlıyım, son 1-2 sene öncesine kadar da baya iyi beşiktaşlıydım ama hayatımın hiçbir evresinde düzenli maç izleyen biri olmadım. Beşiktaş kazanırsa özet izle, kaybederse bir hafta mutsuz gez tadında beşiktaşlıydım hep. Artık milli takım turnuvaları dışında neredeyse hiç maç izlemiyorum. CL finalini bile izlemedim ama Euro 2024'te maç kaçırmadım neredeyse.

Yani Eurolar ve Dünya kupası hariç maç izlemeyen, sahanın dışına çok hâkim, sahanın içinden her geçen sene kopan biriyim.

Yine de hayatımda en mutlu anlar listesi yapsam ilk 10'a iki üç tane futbol anısı girer. Bunun sorusunu da sordum birkaç ay önce. Mesela çocukluğumdan beri kariyerini takip ettiğim, öz abim dediğim Messi'nin dünya kupasını kazanmasına evdeki sevincimi Buenos Aires halkı görse biraz abarttın abi der yani öyle diyim :d bu ayıplanacak ya da hor görülecek bi şey de değil çünkü futbol sevinci apayrı bir tür. Hayatımda mutlu anlarım, kişisel başarılarım, sevdiklerimle geçirdiğim güzel günler çok oldu ama tuttuğun takımın şampiyonluk getiren son dakika golü apayrı bir olay. Rasyonel bir açıklaması yok ama onun yerine koyacak bi şey de bulamıyosun kolay kolay
0
nundu
(23.07.24)
@nundu: Sanırım bütünün parçası olma hissinin verdiği vecd hali. Ben insan olmayı böyle yerlerde arıyorum, muazzam bence.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Hobi olarak bakıyorum.

Tablo incelemek çok hoşuma gittiği için puan durumlarına baktığım oluyor.
0
put it in your appropriate place
(23.07.24)
hiçbir şey.
0
inheritance
(24.07.24)
Sadece dunya kupasina bakarim oda vaktim olursa yasa mesela ronaldinho gibi futbolcular olur mersk ederim bakarim internetten

Bunun disinda bi anlami yok

Turkiyede herseyde fanatik oldugumuz icin futboldada boyleyiz heralde
0
Zetnikov
(24.07.24)
babamla cocukluktan beri en yakin oldugumuz anlar hep futbol izlerken futbol konusurken oldu. orta yasa geldim babam da iki katim. hala bugun bile konusacaksak ilk futboldan baslariz.
ayni sekilde gozlerimi acar acmaz, evimizde hep bir kitaplik hep bir (doneme gore) plak/kaset/cd arsivi olurdu, babamin icini doldurdugu. ayni bakis acisiyla bugun hala muzigi de edebiyati da cok seviyorum.
babamla iliski kurabilmeme yardimci oldugu icin cok seviyorum sanirim futbolu. sadece futbolu degil, muzigi ve edebiyati da.
0
lanetolasibeyaz
(24.07.24)
Ailemde fanatik futbol izleyicileri var. Babam beni küçükken birçok maçı izlemeye kahveye/lokale falan götürürdü. Severdim o ortamı koca koca amcaların hop oturup hop kalkmasını, gol olunca delice sevinmesini :)

E biz de oynardık tabi evde, sokakta, okulda, okul çıkışı, köyde bulduğumuz her şeyle.

Oynayınca daha da takip edesin geliyor, "profesyoneller" nasıl pas veriyor, nasıl sahada konumlanıyor, frikik veya korneri nasıl kullanıyor. Taktikler, verkaçlar, ara paslar...

Bir de stada maç izlemeye gitmeye başlayınca iş bambaşka bir boyut alıyor. On binlerce kişiyle aynı tezahüratı yapmak, maç öncesi/sonrası etkinlikleri, o dumanlı köftenin lezzeti, yenilgi sonrası boynu bükük bir sürü adamla aynı otobüste/metroda gitmek vs. bir bağ kuruyorsun takımla, semtle ve o insanlarla.

Passolig geldiğinden beri hiçbir maça gitmedim. Galatasaray maçlarını takip ediyorum ama alışkanlıktan o da. Eskisi gibi zevk almıyorum şampiyonluklar gelse de.

Hafta sonu zevkli olabileceğini düşündüğüm İngiltere, İspanya ve bazı İtalya ligi maçlarını izliyorum. Bizim lige göre daha çok keyif veriyor o taraf da eskisi gibi olmamasına rağmen.
0
chicha_v2
(24.07.24)
İticilik, çirkinlik.
0
michael_knight
(24.07.24)
(13)

Klima

sorucu
Klima almak istiyorum da. Diyorlar ki klimayı alıyorsun ama montaj için bir türlü gelmiyorlar vs. Yani klimayı aldığım gün taktırmak istiyorum. hepsiburada.com'dan klimayı alınca bekliyor muyuz öyle montajı? Gidip direk Arçelik bayiiden satın alsam daha hızlı netice alabilir miyim?
Klima almak istiyorum da. Diyorlar ki klimayı alıyorsun ama montaj için bir türlü gelmiyorlar vs. Yani klimayı aldığım gün taktırmak istiyorum. hepsiburada.com'dan klimayı alınca bekliyor muyuz öyle montajı? Gidip direk Arçelik bayiiden satın alsam daha hızlı netice alabilir miyim?
0
sorucu
(23.07.24)
Bayiden alsanız daha hızlı olabilir belki. İnternetten alınca da arayıp randevu alıyorsunuz ona göre geliyorlar. Ama aynı gün gelme ihtimali her türlü çok düşük hele de şu mevsimde. Biz birkaç ay önce dükkana aldık slaon tipi klima. Bayiden aldığımız halde 1 hafta sonra gelip kurdular.
0
pianeta
(23.07.24)
bayiden alırsan bayiyi darlıyorsun, aynı gün tanıdık değilse kurdurmak çok zor, 20 gün önce kurulum servisleri için 1 hafta vermişlerdi.
0
eja
(23.07.24)
önce montajı arayıp erken gelebilecek markayı bulup o markadan alabilirsin.
0
gabe h coud
(23.07.24)
arkadaşım izmirde 1 ay bekledi montaj için. marka ve yaşadığınız şehire göre değişiklik gösterebilir.

ben arçelikten aldım. küçük bir yerde olduğum için 2 günde bağlandı.
0
false pretension
(23.07.24)
ist daikon falan 1 ay sonraya randevu veriyor mecburen hangi bayiide stokta ne varsa onu aliyorlar o da 1 hafta
0
ala09
(23.07.24)
Arçelik servisi tamire gelmek için 15 gün sonraya randevu vermiş kardeşime. Montaj için durum ya aynıdır ya da daha kötüdür diye düşünüyorum.
Klima değil ama kurutma makinesinde bayiden aldığım için çok hızlı çözülmüştü. Akşam konuştuk, sabah geldiler, taktılar gittiler. Klima için de süreç aynıdır herhalde.

Çok aceleniz varsa ikinci el klima satan klima tamircilerine de bakabilirsiniz.
0
michael_knight
(23.07.24)
f/p nedir bir fikrim yok ama ben nedense mobil klimaları tavsiye ediyorum. taşınabilir olsun ama ne kadar soğutur, me kadar elektrik tüketir vs gerçekten bir fikrim yok. montaj derdi yok.
0
janderzel zartanyan
(23.07.24)
Keşif için Mitsubishi'den 10 gün sonrasına randevu alabildim. Henüz montajın konusu bile açılmadı.
0
auroraaurora
(23.07.24)
@janderzel mobil klima çok kötü bir şey. Hiç kullanmadığınız için size iyi bir fikir gelmiş olabilir ama çok kötü bir ürün.
Öncelikle pek mobil değil. O kocaman ağır kutuyu oradan oraya taşımak pek kolay değil. Taşırsanız borusunu da taşımak gerekiyor, su akacak kovasını da, fişini de
Soğuk hava üretmek için sıcak hava da üretmek gerekiyor. O sıcak hava soba borusu boyutlarında bir boruyla pencereden dışarı çıkarılıyor. Bunun için pencerenin açık kalması gerekiyor. Kumaştan bazı aparatlar var ama yine de pencere açık sayılır.
Split klimaların dışarıda duran ünitesi bunun kendi üstünde, o yüzden o muazzam gürültü de soğuttuğu odanın içinde, sürekli gürültü. Bir de dışarıya sıcak hava atan boru adeta bir kalorifer peteği gibi odayı ısıtıyor.

Pencerenin aralık bırakıldığı bir odada zaten çok güçlü olmayan bu klima çok iyi performans gösteremiyor. Gürültüsü hiç durmuyor. Kovaya akan suyu da boşaltmak lazım günde iki kere.
Uyuduğunuz odada çalıştırmak bu gürültü sebebiyle imkansız, çalıştığınız odada gürültüden çalışamazsınız, salonda tv izlerken bile rahatsız edecek derecede bir gürültü.

Çok mecbur kalındığında kullanılabilecek bir alet ama alan herkesin pişman olduğuna inanıyorum.
0
michael_knight
(23.07.24)
Hepsiburadadan almayın kesinlikle. 1 ay sonraya gün verdiler bana takmak için.

Sonra iptal edip bayiden aldım. 1 haftada gelip kurdular.

Bayiden alın mutlaka.
0
drako
(23.07.24)
dün mitsubishi electric bayisine gittim(saat 15.00'de), ellerindeki envanteri öğrenip montaj konusunu sordum. ekip uygunluğu var dediler, bugün montaj tamamlandı. (istanbul/acibadem)
0
akiskan
(23.07.24)
Hem yetkili satıcı hem yetkili servis olanlar var. Onları bulmanız lazım. Kurulum gününü pazarlık konusu edersiniz. Hele ki nakit ödeyecekseniz, gelin kurun ödeyim dersiniz.

Yetkili servisi de kendilerinde değilse hepsiburada'dan almakla bayiden almak arasında bir fark yok.

Ben online'dan Arçelik klima almıştım. Montaja gelenler, evin tipini beğenmeyip kurmadan gittiler. Bahsettiğim gibi LG bayisi + servisi olan bir yere gittim. Durumu anlatıp bu şekilde takacaksanız alırım dedim. Tadilatı yapacak ustayı bile ayarlayıp geldiler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.07.24)
Airfel aldım 3 günde geldiler kuruluma bölgedeki yoğunluğa bağlı sanırım.
0
Murat1407
(24.07.24)
(12)

Ümraniye Ataşehir arasındaki mesafe?

Kahvedesu
İstanbul havalimanına ineceğim. Ataşehir'de arkadaşımda kalmayı planladım ama Ümraniye'de de arkadaşım var. İkisi arasındaki mesafe otobüs ya da dolmuşla gitmek için uzak mı?
İstanbul havalimanına ineceğim. Ataşehir'de arkadaşımda kalmayı planladım ama Ümraniye'de de arkadaşım var. İkisi arasındaki mesafe otobüs ya da dolmuşla gitmek için uzak mı?
0
Kahvedesu
(23.07.24)
Ataşehir ve Ümraniye'nin nereleri olduğu da bu konuda çok belirleyici. İkisi arasında mükemmel bir ulaşım ağı yok ama ikisinden de E-5'e indiğinizde bir şekilde diğerine gidersiniz.
Özellikle Ataşehir toplu taşıma konusunda biraz daha zayıf. Bütçeniz çok sıkı değilse taksiyle gidersiniz. Bu mevsimde taksi bulmak biraz daha kolay, kış gibi değil.
0
michael_knight
(23.07.24)
Elimde valiz olacak, ortada kalmak istemiyorum. Taksiciler de almıyor da durmuyor da.
0
🌸Kahvedesu
(23.07.24)
taksiler bir süredir yoğun saatler dışında duruyor. ikisi de yanyana ilçeler ama michael knight ın dediği gibi konumlar çok belirleyici.
0
kisa
(23.07.24)
BiTaksi programını yükleyin telefonunuza, kredi kartınızı da kaydedin.
Eğer işe gidiş, işten çıkış saatine denk gelmezseniz taksi bulma ihtimaliniz bence %85 (bilimsel veri değil, şahsi fikrim)

BiTaksi'den taksi çağırırken hem önceden 20 lira bahşiş veriyorum hem de "gelirken taksimetre açık şekilde gel" diyorum. O zaman taksi bulmaya başladım. Tabi okullar kapalı olduğu için böyle durum.
0
michael_knight
(23.07.24)
Gelirken de taksi metre açık gelsin? Ne kadar ödedin hocam?
0
🌸Kahvedesu
(23.07.24)
İstanbul'da taksiye binebildikten sonra paranın bir önemi yok, valla hatırlamıyorum.
2-3 yıldır bu dediklerimi yapsam da gelmiyordu taksi. Son birkaç aydır birkaç defa taksiye binebildim.
0
michael_knight
(23.07.24)
hahaha taksiciye yorduk abi seni deseydin.
0
🌸Kahvedesu
(23.07.24)
Şaka olarak diyorsun ama gerçekten de "kusura bakma, seni de yorduk" gibi bir tavırla iniyoruz taksiden.
0
michael_knight
(23.07.24)
ilçelerin nereleri olacağına bağlı olarak, 10 ve 13 numara ile iki ilçe arasında geçiş yapabilirsiniz. minibüs hattı da var.
0
altinci nesil caylak
(23.07.24)
michael, o kadar cok yasadim ki. simdi taksi onayliyor gelmesi 80-90₺ buluyor acilis falan da yalan oldu
0
ala09
(23.07.24)
mantıklı soru
ataşehirin neresi ümraniye nin neresi?
alandan havaist lere bin karşıya geçen tepeüstü durağında inersen ümraniye ye yakın bir bölge.
aynı otobüs yenisahra durağında indirirse orası da ataşehir e yakın.
ama ataşehirin neresi ümraniyenin neresi.
0
jamswety
(23.07.24)
ataşehir ümraniye arasında çok rahat taksi bulabilirsin.
en kötü tiktak moov v.s. var
0
nuisance2
(23.07.24)
(4)

Etrafınızın bu saatten sonra yapılmaz dediği neyi yaptınız?

ofelia
ben biraz karşıyım bu saatten sonra muhabbetine, bazı hayallerim var zamanında izin verilmedi ya da denk gelmedi. mesela çocukluk hayalim köpek eğitmeni olmaktı, 30 yaşımda oldum. şimdi kendi köpeğimle köpekli arama çalışıyoruz. at antrenörlüğü okumak istedim lisanstan sonra babam izin vermedi :) bi
ben biraz karşıyım bu saatten sonra muhabbetine, bazı hayallerim var zamanında izin verilmedi ya da denk gelmedi. mesela çocukluk hayalim köpek eğitmeni olmaktı, 30 yaşımda oldum. şimdi kendi köpeğimle köpekli arama çalışıyoruz.

at antrenörlüğü okumak istedim lisanstan sonra babam izin vermedi :) biliyorum gerekli şartları sağlayıp onu da öğrenebilirim.

şimdi yazılım kursuna başlıyorum, zaten grafik tasarımcıyım web sitesi yapmayı öğrenmek istiyorum.

lisansta 40-45 yaşlarında sınıf arkadaşlarım vardı. hiç de bu saatten sonra dememişler lisansa gelmişler helal olsun. 3. 4. sınıfta bölüm değiştirenler oldu.

siz ne yaptınız "bu saatten sonra"?
var mı ilham olacak bir hikaye, ya da size ne ilham oldu?
0
ofelia
(23.07.24)
38 yaşında ünv sınavına girdim, ank ünv uzaktan eğitim arap dili edebiyatı okumaya başladım. olmaz dediler ama şu an 2.sınıftayım ve gayet iyi gidiyor şükür.
bir de 35 yaşında motosiklete heves ettim, çoluk çocuğun var bu yaştan sonra motor öğrenip napacaksın dediler. şimdi motosikletle eşimi de alıp uzun geziler yapıyorum.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
ilham verici hikaye değil de rive.app diye bir program var. Sizin için daha uygun, daha keyifli olabilir. İsterseniz ona da bir göz atın.
Lottie dosyaları oluşturmak da ilginizi çekebilir.

Yazılım öğrenmeyin demiyorum, bunlar size daha fazla keyif verebilir ve faydalı olabilir diye belirtmek istedim

30 yaşında Türkiye'de mesleğe başlayan arkadaşımın ismi 5 yıl sonra Game of Thrones'un jeneriğinde yazıyordu. Daha ne hikayeler var, her şey mümkün.
Zaten "yapamazsın" diyenlere kulak asanlar gerçekten de yapamaz. Çok umursamayın.
0
michael_knight
(23.07.24)
IT sektöründeyim, 35 yaşımda bitki koruma okuyup mezun oldum, organik tarımdan GDO'ya, böcek biliminden şehir bitkilerine bir çok az bilinen konuda akademik düzeyde bilgi aldım, yaşama olan saygım ve anlayışım arttı çok şey kattı bana. bence yaş bilginin değerini ve önemini daha iyi kavramanızı sağlıyor ve önceki birikimlerle bu severek edindiğiniz yeni bilgiler arasında çok sağlam ve kalıcı bağlar kurabiliyorsunuz. açıkçası hocalar da sınıfta gerçekten kendilerini dinleyip anlayan bir insan evladı olduğunda vitesi artırabiliyor ve tam potansiyellerini ortaya çıkarabiliyorlar. bir yerde gençlerin de ilgisi çekiliyor ve müthiş bir sinerji oluyor.
0
engelbert humperdinck
(23.07.24)
kısmetse ben de yapacağım bunu 37 yaşımda. yeni bir bölüm okuyacağım.
0
dilhun
(23.07.24)
(6)

Döviz hesabına şubeden döviz yatırma

thin capitalization
Başka birinin hesabına yatirdigimda ücret alıyor mu bankalar?
Başka birinin hesabına yatirdigimda ücret alıyor mu bankalar?
0
thin capitalization
(23.07.24)
Hesap o şubede değilse alabilirler.
TL'de alıyorlar bu şekilde.
0
burfak
(23.07.24)
hangi banka?
ing ve fiba denedim almamışlardı
0
eja
(23.07.24)
başka birininse alır. bu para transferine giriyor.
0
jelly bear
(23.07.24)
Başka birinin tl hesabına bankadan para yatıramıyorsun diye biliyorum. Yani elden, sadece hesap sahibi yatırabiliyor. Durum, döviz için de bundan farklı olmasa gerek.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(23.07.24)
"para yatırma" olmuyor onun adı "para transferi" oluyor. O yüzden ücreti var.
0
michael_knight
(23.07.24)
50bin dolara 250 lira gibi bir şey aldı garanti. (internet üzerinden yapsaydım 40-50 lira çıkacaktı)
0
brkylmz
(23.07.24)
(8)

Booking’den Aldığım Otel’i 2 Kez Ödedim

sislerrr
Selamlar Dün bookingden 1 gecelik için Paris’ten bir otel almıştım. Sabah otele geldiğimde ise otel resepsiyonu bu paranın kendilerine gelmediğini booking rezervasyon için bu parayı ganrati altında tuttuğunu ve benden ödeme almaları gerektiğini belirttiler. Ama bu para henüz hesabıma geri gelmedi v
Selamlar

Dün bookingden 1 gecelik için Paris’ten bir otel almıştım. Sabah otele geldiğimde ise otel resepsiyonu bu paranın kendilerine gelmediğini booking rezervasyon için bu parayı ganrati altında tuttuğunu ve benden ödeme almaları gerektiğini belirttiler. Ama bu para henüz hesabıma geri gelmedi ve 2 kez karttan çekilmiş gözüküyor , normal bir durum mu ?

Teşekkürler
0
sislerrr
(22.07.24)
Değil. Otele ödeme yapmadan önce direk booking ile iletişime geçin
0
spacevan
(22.07.24)
Değil bookinge yazın
0
jülsezar
(22.07.24)
Tekrar otelle konuştum, booking check-out tan sonra ödemeyi geri yapacağını belirtitiler. Booking müşteri hizmetlerini aradım, açan yok, ben de mesaj attım.

@spacevan ödemeyi hem booking hem de otele yapmıştım.
0
🌸sislerrr
(22.07.24)
Booking.com'dan size gelen email'de ödemeyle ilgili bilgi olması gerek. Bir kere daha, dikkatlice bakın isterseniz.
0
michael_knight
(22.07.24)
@michael-knight

Şöyle bir şey yazıyor

Ön ödeme
Ön ödeme yapmanıza gerek yok ancak tesis rezervasyonu yaptığınız kredi kartından bir depozito alabilir. Bu işlem kartın geçerliliğini onaylamak ve kayıp ya da çalıntı bir kart olmadığından emin olmak için yürütülen rutin bir prosedürdür. Bu depozito geçicidir ve tutar size eksiksiz şekilde iade edilecektir.
0
🌸sislerrr
(22.07.24)
bana otel sallıyor gibi geliyor ama hayırlısı. Booking'i bilgilendirdiğinize emin olun.

İnternetten ödediğim şeyleri otelde hiç ödemedim, rezervasyon için kart bilgisi alınanlarda da hiç çekmediler otelde gidince ödedim. O son gün iptal edersem full fiyatı çekmek için kaydediliyor diye biliyorum. Ama her koşulda booking'de bunun açıkça yazması lazım.

edit: olabilir otel açık provizyona alıp bi çekip bakıyor olabilir. İptalin yansıması vakit alabiliyor onu diyorlardır. Ama yine de takip edin gerçekten iki kere çekilmiş olmasın. (birkaç güne banka uygulamasında dönem içi işlemlere geçenlere bakın)
0
nhk ni youkosu
(22.07.24)
@sislerr
Otel doğru söylüyor gibi geldi bana.
Çünkü oteli önceden ödemiş olsaydınız "ön ödeme" veya "depozito" gibi laflar olmazdı. Önceden ödemediğinize göre otelde ödeyeceksiniz.

Kredi kartınızdan depozito çekilip geri yatırılacağını söylüyor sizdeki email. Otel de o şekilde anlatmış durumu.

Yine de booking'e yazmanız iyi olmuş, emin olursunuz.
0
michael_knight
(22.07.24)
sorun yok.

anladığım kadarı ile otel, kart numarasından provizyon almış.

eğer rezervasyonu kullanmasaydın iptal politikasına göre 1 gece ya da tüm konaklama bedeli provizyondan ödemeye çevirilecekti.

konaklama sona erdikten sonra bankaya provizyon için iptal talebi geçecekler.
0
sinek kral
(22.07.24)
(2)

AB vatandaşı arkadaşımla Yunan adalarına birlikte gitmek?

dejame
Kapıda vize uygulamasıyla önceden hazırlayacağımız belgeleri seyahat acentesine bir hafta önceden yolluyorum. Aynı firmadan iki kişilik feribot bileti alıyorum fakat arkadaşım hem Türkiye hem Bulgaristan vatandaşı. İstediği gibi Schengen bölgesinde dolaşabiliyor fakat feribotla birlikte giderken hiç
Kapıda vize uygulamasıyla önceden hazırlayacağımız belgeleri seyahat acentesine bir hafta önceden yolluyorum. Aynı firmadan iki kişilik feribot bileti alıyorum fakat arkadaşım hem Türkiye hem Bulgaristan vatandaşı. İstediği gibi Schengen bölgesinde dolaşabiliyor fakat feribotla birlikte giderken hiçbir belgeyle uğraşmadan Bulgaristan pasaportu ile direkt olarak feribota benimle birlikte binebilir, ve aynı sıradan. geçebiliriz, değil mi?
0
dejame
(22.07.24)
Evet sizinle birlikte binebilir.
Ama adaya geldiğinizde o çok hızlı şekilde geçecek siz önce AB vatandaşlarını, sonra Schengen'i olanları bekleyip en sonunda "kapıda vize alacaklar" olarak girmeye başlayacaksınız.
Kötü senaryoda arkadaşınızla sizin ülkeye girişiniz arasında 2 saat süre olabilir.

Yıllar önce bu şekilde girdiğimde kapıda vize için önce bebeklileri aldılar, sonra yaşlıları, sonra aileleri, sonra kadınları en sonunda da bekar erkekleri aldılar. Durumun değiştiğini sanmıyorum.

Bazı günlerde yoğunluk daha az olur, bazı adalarda işler daha hızlı ilerler ve bazı günler gümrükte daha fazla memur olur diye tahmin ediyorum.

1 günlüğüne kesinlikle gidilmez. En azından birkaç gün kalacaksanız gidin.
0
michael_knight
(22.07.24)
Michael+1
0
jülsezar
(22.07.24)
(20)

Okumayı Öğrenen Çocuk

princess eugenie
Merhaba,5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak
Merhaba,

5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak yazıp çizme ilgisi pek yok.
0
princess eugenie
(22.07.24)
Okula erken başlayanlara genelde bu konuyu sorarım. Neredeyse %90'ı bu durumdan şikayetçidir.
Bir uzmanın ne düşündüğü elbette daha önemli ama ben çocuğu okula erken yazdırmanın onun hayatını zorlaştırdığına inanıyorum.
0
michael_knight
(22.07.24)
Beni herkesden 1 sene once okula yazdirdilar ve hayatim karardi


1 yas kucuk yastaki cocuk icin cok buyuk bir fark cok sikinti yasar hayat boyu
0
Zetnikov
(22.07.24)
Uzman değilim ama daha önceden okuduğum bir makalede Kanada'da buz hokeyi sporunda başarılı olan çocukların neredeyse tamamının ocak-şubat-mart doğumlu olduğunu çünkü küçük yaşlarda birkaç ayın bile vücut koordinasyonuna büyük ölçüde etki ettiğini ortaya koyuyordu.

Diğer yandan okuma yazma bilen çocuklarda ADHD yatkınlığı konusunda da çalışmalar var. Akranlarıyla sıkılıp dikkat eksikliği de yaşayabilir yani ilerleyen hayatında.

O nedenle en mantıklı olan şey bir uzmana danışıp, çocuğa özel bir karar vermek gibi görünüyor.
0
marla is in my head
(22.07.24)
Bu olay biraz kumar sanırım. Ben de erken başlayanlardanım. Benim hoşuma gidiyordu, üniversite bitene kadar her ortamda en küçük ben oldum. İnsanların beklentileri daha kolay karşılanıyordu. "Aaa daha kaç yaşındasın sen" muhabbeti çok dönüyordu ben de "yaa evet evet" deyip geçiyordum. Bir ortamdaki en genç insan olmakla ilgili bir problemim yoktu. Arkadaşlarımla aramda zaten sorun olmadı hiç. Bu tarz muhabbetler genelde hocalarla falan yapılıyor.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de kendi kendimi ogrenmisim. Anaokuluna yazdirmaya goturmustu annem. Mudur ilkokula alalim demisti. Bana siniflari gostermisti. Bak burada oyuncak var, burada defter kitap var demisti. Ben birinci sinifi tercih etmistim. Annem daha kucuk diyip (cilizdim da) anaokuluna vermisti. Bende ters tepti. Yasim gelince ilkokula bi gectim kimse bi sey bilmiyor. Cok sikiliyordum. Ve butun yil ogretmen benle dogru duzgun ilgilenmedi bile. Cunku ben her seyi hemen yapiyordum. Yanima ugramiyordu. Sen zaten yapmissindir diye. Millet heceliyor (normal olarak) bana cok salak geliyordu herkes. Cocukluk iste. Hep bi adim onde oldum siniftakilerden. Zaten caliskan ve akilliydim yasitlarima gore hep ama ekstra bi sey olusturmustu bu durum. Kendimi farkli hissediyordum kotu anlamda. Garip bi duyguydu.

Bir yastan bi sey olmaz onun disinda. Vardi lisede bizden bir yas kucukler. Hic sorun olmuyordu.
0
Kittie
(22.07.24)
Ben de 5 yaşında öğrendim ama normal zamanda okula başladım, o zamanlar 7 yaştı. Sınıftakiler bilmiyor, ben biliyordum ancak öğretmen bunu farketmedi bile sessiz bir çocuk olduğumdan. Açıkçası kendi kendine okuma yazma öğrendi diye herkes genius çıkacak diye bir şey yok. Her şey vaktinde güzel, bence zamanında başlasın. İçimde hiç 'ayy keşke 1 sene erken yazılsaydım' hissi ya da pişmanlığı olmadı. Hayata 1 sene erken atılmaya bence gerek yok, oyununu oynasın çocuk.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.07.24)
2011 kasım dogumlu kızımı beklemeyip erken baslattık. okuması vardı, tekrarlı aktivitelerden sıkılıyordu, yeniden ana sınıfı onu bayar diye düşündük asıl etken, fiziksel olarak yasının ilerisindeydi. yani bir sonraki sene göndersem sınıfın en irisi olabilirdi. bu denklemde bir sorun yaşamadık. benim çevremde gördüğüm okula erken başlayan çocuk minyon ise büyüklerin arasında baya zorlanıyor, eğer mental ve de fiziken büyük duruyorsa gönderebilirsiniz. ek not, her çocuk kendi içinde değerlendirilmeli , siz yine kendi durumunuza bakın. son not, erken okuması eğitim hayatında acayip bir fark yaratmadı, dikkatli bir öğrenci o kadar.
0
delidiyorum
(22.07.24)
Okula bir şekilde gidecektir. Çocuktaki saklı becerileri ortaya çıkarmaya bakın. Yıllar süren sınavlar sonunda değil de , şimdiden belirli bir meslek hususunda ayrıca yönlendirme yapın.
0
diyecevaplandı
(22.07.24)
Beni de yaşıtlarımdan iri olduğum için 5.5 yaşında okula gönderdi ailem. Zorbalanma gibi bir durumla karşılaşmadım. Üniversitede de hazırlık atladım. Benden en az 2 yaş büyüklerle okudum. Sınıfın gerisinde kalmadım.
0
gnosis
(22.07.24)
ben yanlış mı biliyorum diye düşündüm ama zaten okul yaşı gelmiş, göndermek istemiyorsanız dilekçe vermeniz gerekecek, adresine bağlı okula kaydı düşmüştür bile. 2018 kasım doğumlu kızımızı yazdırıyoruz biz bu sene.
0
Improbable
(22.07.24)
Devlet okulunda zorbalık görür. Ayrıca çocuğunuz üstün yetenekli - üstün zekali olabilir. Bence bu konuda profesyonel bir destek alın.

Zorbalık riskine karşı uzaktan eğitim veya özel okul en temizi. Ayrıca sınıf atlamayı da düşünün.
0
ferenc
(22.07.24)
Bazı arkadaşlar sorun yaşamadık vs yazmış. bişeyler söylemek istiyorum.

ben 86 dogumluyum. 6 yasında okula yazdırıldıktan sonra ilk okulda herkes benden iriydi ezilmek kaçınılmaz oldu. orta okul ve lisede de o dönemde bilenler bilirler doğudan cok fena göç vardı. bu göç eden cocuklar okullarda gruplasarak teror estiriyorlardı.
devletin okullarından bahsediyorum. hele ki cok gelısmemıs yada varoşumsu bi yerde cok göç almıs bı yerde ise bu okul cocugunuzu baya ezerler.

dersenki bu durum bize uymuyor o zaman gönderin.
0
Zetnikov
(22.07.24)
Sınıf öğretmeniyim, yazdırmayın. Okul sadece okuma yazmadan ibaret değil. Yazıp çizmeyle arası yok demişsiniz çünkü ince motor becerileri henüz gelişmedi. Yaşını beklemeden gönderirseniz ite kaka bir şekilde sınıftakilere uyum sağlar ama ön plana çıkan bir çocuk olma ihtimali düşer. Kendi yeğenimi de bir yıl bekletmiştim hiçbir zararı olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Bazı aileler hiç okula vermeden evde eğitimi tercih ediyorlar. Bunu da düşünebilirsiniz. Okulun sosyalleşme yönü olsa da bazı açıdan zaman israfı. Şimdi sınıfında suriyeli olacak falan.. hiç gerek yok.
0
ferenc
(22.07.24)
ben de 5,5 yasinda baslamistim -ki basladigimda okuma yazma biliyordum. bir avantaji oldugunu dusunmuyorum. hatta onlardan kucuk oldugum icin sinif arkadaslarim dalga geciyorlardi. lisede bile siniftakiler dogumgunumde fenerbahce formasi alip arkasina dogum yilimi yazdirmislardi bu nedenle. ahaha

4 yil lise okuyup 21 yasinda muhendislik fakultesini bitirdim. o yasta avrupa'daki genclerin yarisi okula yeni basliyor.
0
bohr atom modeli
(22.07.24)
Bir hoca özellikle böyle çocukları istiyordu. Sonra bu öğrencileri yarışmalara, olimpiyatlara vs. girdirip madalya topluyordu. Bu çocuklar sonradan çok iyi bölümlere girdiler. Eğer çocuğun herhangi bir alanda yetenekli olduğunu düşünüyorsanız, o yönünü desteklemeye çalışın. Erken yaşta alınan kaliteli ve verimli bir eğitimin yerini tutacak hiçbir şey yoktur. Elalemin yaramaz çocukları bizimkini ezer korkusuyla çocuğun potansiyelini harcamayın.
0
emirleblebikemir
(22.07.24)
okul öncesi öğretmeniyim, yazdırmayın +1

ekim kasım aralık ayı doğumlular için ilkokulu öteleme hakkı tanıyor devlet. benim mottom her zaman devlet bi hak tanırsa kullanmak yönündedir. yılın son 3 ayında doğmuş çocuğu olan velilere bu hakkı kullanmalarını salık veriyorum. kimi dinliyor kimi dinlemiyor. dinlemeyenler 1.dönemin sonuna doğru ağlayarak geri geliyor. hocam siz demiştiniz ama biz yine de yazdırdık çocuğu ama olmadı öğretmeni oturmuyor diyor dersleri dinlemiyor evde ödev yaptıramıyoruz diyerek geliyorlar. normal çünkü çocuk henüz o hazırbulunuşlulukta değil. okuma-yazma öğrenmek ilkokula başlamak için kriter değildir. bizim çocuğun boyu uzun, bizim çocuk çok okula gitmek istiyor, bize çanta bile aldırdı, sayı saymayı biliyor, renkleri biliyor 1.sınıfa göndericez diyip götüren çok. ha uyum sağlayan da yok mu tabiki var. ama ne gerek var. 1 sene daha anaokuluna gitmesinde hiçbir sakınca yok. kasım doğumlu yeğenim ertelemeden başladı şu an 3.sınıfa geçti annesi inanılmaz zorlanıyor, çocuk da öyle. hep bişeylere yetişme derdinde. sınıftakilerin kolayca yapabildikleri, anlayabildikleri şeyleri o daha fazla efor sarfederek yapmaya çalışıyor. bi yerde de bırakmak istiyor çünkü alfa kuşağı her şeyden çok çabuk sıkılıyor.

çok uzun yazdım bilmem okur musunuz ama her zaman söylerim, ebeveyn olarak çocuğunuz için en iyisini siz bilirsiniz. çocuğunuzu en iyi tanıyan sizsiniz. çocuğun iyiliğine olacaksa yapın. 1 yıl eğitim-öğretimi ötelemek çocuğunuza hiçbir şey kaybettirmez.
0
dedim ben sana
(22.07.24)
Annem babam bir köyde ilkokul öğretmeniydi. (1-2-3 ve 4-5 birleştirilmiş sınıflar) , köy yeri olunca derslere kafama göre girip çıkıyormuşum , öğrencilerde bana bakıyormuş falan. Ben de beş yaşında öğrenmiştim okumayı. İlkokul birinci sınıfta yediğim dayağın haddi hesabı yoktu , sanırım sıkılıyordum millet okuma öğrenmeye çalışırken onlara sarıyordum.
Bende kötü olmuştu bu durum.

Bence anaokuluna gitsin , zaten yazma ayrı bir olay. Bu yaşta ince motor becerileri eksiktir , ondan size öyle geliyor. Her şey yaşında güzel.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
herkese teşekkürler. öğretmeniyle de konuştum. bir yıl daha anaokulu okuyacak.
0
🌸princess eugenie
(24.07.24)
ben de 4 yaşında annem abime fişleri öğretirken öğrenmişim, yaşıtlarımla okula gönderildim ve iyi ki öyle yapmışlar. asla erken gönderilmeyi istemezdim. kendi oğlumu da 1 yıl geç göndermeyi düşünüyorum. kaçıracağı hiçbir şey yok.
0
deartheodosia
(24.07.24)
(4)

çocuklar için pasaport başvurusu

atcapar
Merhabalar, 3 yaşındaki kızım için pasaport başvurusu yapacağım. Çocuklar için en fazla kaç senelik pasaport alınabilir? Harç ve defter bedeli ödenmesi gerekiyor mu? Teşekkürler
Merhabalar, 3 yaşındaki kızım için pasaport başvurusu yapacağım. Çocuklar için en fazla kaç senelik pasaport alınabilir? Harç ve defter bedeli ödenmesi gerekiyor mu? Teşekkürler
0
atcapar
(22.07.24)
Defter bedeli her türlü ödeniyor ondan kaçış yok.
Eğer çocuk öğrenciyse yani MEB e bağlı bir okula gidiyorsa harçtan muaf oluyor. Buna kreş-anaokulu da dahil diye biliyorum. Aksi durumda harç da ödemeniz gerekir.
Öğrenciler en fazla 5 yıllık pasaport çıkarabiliyor.

Ben de yakın zamanda pasaport almayı düşünüyorum kızıma. Bunlar kendi araştırma sonuçlarım. Yanlış bilgi olabilir.
0
nuevo
(22.07.24)
5 yıllık veriyorlar. 8-10 bin lira gibi bir harç masrafı var.

Öğrenci olsaydı bedava olacaktı ama 6 aylık oğlum öğrenci olmadığı için para ödememiz gerekti.

Biyometrik fotoğraf çekilmesi gerektiğini de hatırlatayım. Bebekler için fotoğraf kuralları daha esnekmiş.
2024 Mart ayında oğluma pasaport çıkartırken edindiğim bilgiler bunlar.
0
michael_knight
(22.07.24)
Ek bilgi: Çocuğa pasaport çıkartmak için nüfus müdürlüğüne hem annesi, hem babası hem de bebeğin bizzat gitmesi gerekiyor.
(Noterden bir kağıt alıp vs. başka bir yöntem vardır ama standardı bu şekilde)
0
michael_knight
(22.07.24)
defter kesin ödüyorsunuz. öğrenci değilse harç da ödüyorsunuz. normal şartlarda 5 yıllığına veriliyor ancak sizin bebek şu an öğrenci değilse ve seneye anaokuluna vs başlayacaksa şu an kısa süreli alınıp sonrasında harçsız pasaport almak daha mı ekonomik olur, bi hesaplamak lazım.
0
elorelia
(22.07.24)
(18)

siyasete girmek istiyorum ama desteklediğim hiçbir siyasi parti yok?

deartheodosia
bir şeyler yapmak istiyorum ama?
bir şeyler yapmak istiyorum ama?
0
deartheodosia
(22.07.24)
139 tane siyasi parti var. Hiçbiri sana uymuyorsa 140. yı da sen kur.
0
Mirket
(22.07.24)
@mirket, bunu da düşündüm ajsjsjs fazla fazla büyük düşünmek ama öyle kolay bir şey değil. çevre gerekiyor en başta.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
doğuluysan aşiret kartından git yaparlar.

bu işte bile torpil var kolay kolay aday adayı olamazsın iyi para gömeceksin.
0
Hallegadola
(22.07.24)
Son listeye göre 146 parti varmış hatta şimdi baktım :d

Yani bu 146 partinin minimum 120'si hayatınızda ismini duymadığınız partiler. Kalan 26'sının 20'si de güncel siyasi düzlemde pek etkisi olmayan partiler. Kalan 5-6 partilik alanda da kitlesel denebilecek partiler var ve bir parti ne kadar kitlesel olursa, parti mensuplarının düşünceleri arasındaki farklar o kadar artış gösteriyor. Sağlıklı olan da bu yoksa öteki türlü bir lider kültü etrafında toplanan ve hiçbir ideolojisi olmayan yığınlar oluşuyor.

O yüzden kendinizi "özel bir kar tanesi" olarak görmek bu açıdan mantıksız. Hepimizin siyasi/sosyal/ekonomik düşünceleri birbirinden farklı. Siyasi partilerin içindekilerin de öyle. Sonuçta siyasi parti çatısı altında toplanıp benzer politikaları güdüyorlar. Siyasi parti içinde alınan çoğu karara da içeriden itiraz geliyordur ama makul çatıda buluşuluyor ya da itiraz edenler "kol kırılır yen içinde kalır" tepkisi veriyor. Vermeyenler de ayrılıyor işte.

"Beni temsil eden hiçbir parti yok" ifadesi o yüzden çoğunlukla boş bir söylem. Hiç bir parti sizi yüzde yüz temsil edemez çünkü partiler iktidara gelmek ister ve toplumdaki her kesime bir şekilde iyi görünmeye çalışır. Ya da en azından iktidara gelmesine yetecek kadarına iyi görüneyim diyip kalanı kutuplaştırabilir tabii. Ama temelde kitle partilerinin seçmeni de olsanız, mensubu da olsanız, ve hatta başkan düzeyinde de olsanız, partinin her dediği sizi mutlu etmeyecektir.

146 parti var demiştim. 120'si dediğim gibi ya kumar oynamaya kılıf olarak ya da grandiyöz şizofreni hastası birinin "Ülkeyi sadece ben kurtarabilirim" kafasıyla kurduğu partiler yani, siz kalkıp "Hiçbir parti beni temsil etmiyor" derseniz bu listeye adını sadece benim gibi hobi olarak yargıtay siyasi partiler sitesini açıp düzenli kontrol edecek kişilerin duyduğu bir partimiz daha olur, siz de para kaybedersiniz sadece.

Daha ufak 20 partiye katılayım derseniz belki bir şekilde isminizi duyurabilirsiniz ilçe örgütlerinden başlayıp ama sonrasında büyük bir partiye transfer olmayacaksanız yine bir işlevi pek olmaz. Anca belki TİP gibi sosyal medyayı aktif kullanan partilerden bir kitle yaratabilirsiniz ama sonrasında ne yapacaksınız? CHP'den TİP'e geçebilirsiniz ama TİP'ten CHP'ye geçiş daha zor olacaktır.

Geriye kalan herkesçe bilinen büyük partilere de ilçe örgütlerinden başlayıp ilerleyebilirsiniz belki ama bu da çok düşük bir ihtimal. Ya popüler bir figür olacaksınız ya da spesifik alanda uzmanlığı ve bu yolda harcayabilecek parası olan biriyseniz makul yerlere gelebilme ihtimaliniz olur.

Dönem dönem çıkış yakalayan partiler olur. Siyasi görüşünüze uygun birine dahil olup kariyer siyasetçiliği yapabilirsiniz belki ama bunlar hep şans tabii :)

Devlet memuru olmasam ben de kesin olarak siyasete kıyısından köşesinden dahil olurdum şimdiye kadar ama şu an partilere üye olamıyorum. Sendikalar da işlevsiz haldeler. Belki ileride bürokraside devam edebilirsem oradan bir yol bulurum :d
0
nundu
(22.07.24)
Siyasete neyi düzeltmek ya da neye hizmet etmek için girmek istiyorsun? Kadın hakları konusunda mı çalışmak istersin, şehir ve çevrecilik mi, sağlık hizmetinin iyileştirilmesi mi? Bu tabii senin halihazırda yapıp ettiklerinle de örtüşmeli. Örneğin bir tıp doktoruysan sahada edindiğin tecrübeler ışığında sağlık sistemini iyileştirecek önerilerde bulunabilirsin ya da öğretmensen eğitim tarafında çalışmalar yürütebilirsin. Çorbada benim de tuzum olsun, taşın altına ben de elimi sokmak istiyorum diyorsan yaşadığın il ya da ilçedeki parti merkezlerini ziyaret ederek ya da maille projelerinden haberdar olabilirsin. Yine amaçlarına uyumlu bir sivil toplum örgütü arayışına girebilirsin. Önemli olan senin ne vereceğin ve hangi parti ya da stk'nin bu alanda sana nasıl bir alan açabileceği. Diye düşündüm.
0
sekizdokuzon
(22.07.24)
doğulu değilim, aşiret vs bilmiyorum.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
hep aklımda olan bir şeydi. çocukluğumdan beri. ama son yıllarda iyice aklıma yattı. ülkenin şu durumu ve kimsenin (halk) bir şey yapmıyor oluşu beni çıldırtıyor. insanlarla iletişimim iyi, çok kolay anlaşırım. ama sebepler de bunlar değil aslında, içimde devamlı beni siyasete iten bir şeyler var.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
Büyük küçük demeden, derdini anlatabilecegini düşündüğün bir yapıyla iletişim kurmanı ümit ederim. Bana da ilham oldun bu arada :) Hiçbir şey yapmadan olduğun yerde söylenmenin kimseye faydası yok.
0
sekizdokuzon
(22.07.24)
nundu, kendimi hiç özel kar tanesi sendromunda biri olarak görmüyorum. yalnızca desteklemediğim oluşumlarda yer alamam. ismi olan partiler bana uymuyor, yeni siyasi partilere ihtiyaç var. ailem de siyasette gibi bir şey ama fikirlerim örtüşmüyor.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
ilerlesem ailemden ilerlerim ve çok da kolay olur ama bana uymuyor.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
Siyasete girmeyi düşünürseniz %100 uyuşacağınız bir parti bulmanız mümkün değil.
Birilerini etkileyerek karar alma süreçlerinde söz sahibi olmak istiyorsanız siz de birileriyle ortada buluşmak zorundasınız.

İktidar olmak için 65 milyon seçmenin yarısının oyunu almak gerekiyor.
33 milyon kişinin binlerce konuda aynı fikirde olması mümkün değil. Herkes konuları kafasında bir önem sırasına koyup o şekilde oy verme kararını veriyor.

O yüzden siz de %100 uyuştuğunuz bir siyasi parti aramayı bırakın. Öyle siyasi parti olmaz.

Gerçekten bir şeyler yapmak, katkıda bulunmak istiyorsanız bir yerden başlayın.
0
michael_knight
(22.07.24)
bir cemaat oluşturarak siyasi partilerin ayağına gelmesini sağlayabilirsin.

cemaat kurmak, parti kurmaktan kolay. sonuçta her dediğine inanan insanlar var.
0
durbidakka
(22.07.24)
türkiye'de siyasi alternatifsizliğin sebeplerinden biri, ara steplerin atlanıp direkt siyaset sahnesine atlama hevesi/isteği.

kimsenin bir şey yapmadığını düşünen no name birinin, siyasete girene kadar, yapabileceği bir sürü şey var esasen. örneğin, oy ve ötesi kurucuları, bu inisiyatifi kurmak yerine parti kursalardı, kimsenin tanımadığı, kimseye faydası olmayan, birkaç bin alan bir parti üyesi olurlardı. şu an hem türkiye siyaseti hem de halk için önemli iş başarıyorlar.

bu nedenle, öncelikle sivil mücadele / örgütlenme tarzı bir yapı içerisinde olmanızı, kendiniz gibi düşünen insanları bulmanızı öneririm. belki siyasete girmenize bile gerek kalmaz.
0
sailor
(22.07.24)
Madem niyetin ciddi ve farklı bir yolla ve hızlı ilerlemek istiyorsun. Youtube ve twittwrda birer hesap oluştur ve kendini anlatmaya başla. Arkanda büyük bir kitle oluşturabilirsen ilk hareket noktanı oluşturmuş olursun.
0
Mirket
(22.07.24)
içindekini anlıyorum.

bu kadar basit şeyleri nasıl göremiyor çözemiyorlar diyorsunuz

gözünün içine soktuğum halde 1 telefonla çözülecek sorunları çözmekten aciz insanlar siyasetçiler.

ben çok uğraştım ama yıldım bu liyakatsizler ordusundan

en güzeli bir platfom oluşturup sesini duyurmak.

işbirrliği istersen mesaj
0
topkapiaksaray
(22.07.24)
Girsen de sıkılır bırakırsın hocam , sıkılmam dersen üç dört seneye yükselirsin zaten.

Değişik mevkilerde çocukluğumdan tanıdığım arkadaşlarım var (ilçe başkanı , ilçe meclis üyesi , büyükşehir meclis üyesi , bir tanesi de vekil olduydu), bir kere makamlarına gitmişliğim yoktu , arada denkgelir ''bir emrin var mı ?'' derler , oğlum sana ne emrim olacak lan falan derim samimiyetimize güvenerek.

öğrencilerim de (şu an değil eskiden öğretmendim)gençlik kollarından başladı iyi kötü bir yerlere geldiler kendince. Kötü bir ortam var , ben desteklediğim parti için arada müşahit oluyorum ki o bir gün de bile bizim partililerin kafasına deliriyorum :d Aktif olmak istesem sanırım 1.sene atılırdım partiden.

Neyse sen tabela partilerinin birinden başla , bir yere gelince senin çayını içmeye gelirim :d çağırırsan yani.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
eksisozluk.com izlemeni tavsiye ederim
0
hurt
(23.07.24)
Karar verici mekanizmalar üzerinde etkili olmak için tek yol siyasi partiler değil.

Bir twitter hesabı, bir dernek, bir email grubu, bir imza kampanyası gibi şeyler hem daha etkili olabiliyor hem de başlamak/başlatmak siyasete göre daha kolay genelde. O seçeneği de değerlendirin.
0
michael_knight
(23.07.24)
(4)

Kira sözleşmesinde kefil imzası yaptırımı var mı?

ermanen
Kira sözleşmesinde kefil de soruluyor ve imzası da isteniyor. Kefilden imza almadan olur mu?Ev sahibi veya emlakçı diretebilir mi bunu? Kefil imzası olmadan sözleşmeden vazgeçebilir mi?Kefil imzalamak istemiyorsa ne yapmak lazım?Bu arada kefil imzası istemeyen ev sahipleri ve emlakçlılar da var. ama
Kira sözleşmesinde kefil de soruluyor ve imzası da isteniyor. Kefilden imza almadan olur mu?

Ev sahibi veya emlakçı diretebilir mi bunu? Kefil imzası olmadan sözleşmeden vazgeçebilir mi?

Kefil imzalamak istemiyorsa ne yapmak lazım?

Bu arada kefil imzası istemeyen ev sahipleri ve emlakçlılar da var. ama sonradan isteyenler mi arttı acaba...
0
ermanen
(19.07.24)
Kefalet, kira sözleşmesinin geçerliliği için şart değildir.
0
medusa
(19.07.24)
Sorunuzu yanlış anlamış olabilirim, hukukçu veya konunun uzmanı değilim.
1- Ev sahipleri bugünlerde her şeyi istiyor. Kabul etmek zorunda değilsiniz ama o zaman onun evini tutamazsınız. Devlet bu konuda bir zorlama yapamaz.
2- Kefil olmadan da sözleşme yapabilirsiniz. Ev sahibi bu şekilde de kabul edebilir.
3- Kefilden imza almayınca kefil olmamış oluyor
4- Kefilin sorumluluğu var. Asil ödemezse kefil ödemek zorunda.

Son yıllarda artmasının sebebi %25 yasası ile artan ev sahibi - kiracı sorunları.

Ek: Tahliye taahhütnamesi istemeyen ev sahibi bulduysanız şanslısınız.
0
michael_knight
(19.07.24)
Kefil imzasının geçerli olduğu bir kira sözleşmesini hayatım boyunca görmedim.



Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi şöyledir:

"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.



Dolayısıyla sözleşmeye sadece kefil yazıp altını imzalatmak yeterli değildir.

Kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması,
kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefil olması durumunda; kendi el yazısıyla "müteselsil kefil" olduğunu belirtmesi şarttır.


Örnek kefalet sözleşmesi

"___________ tarafından _________ tarihinden itibaren konut olarak kiralanan __________İstanbul adresindeki mecurun kira sözleşmesi kapsamında Kiracı'nın ____(**)_____ Kefili sıfatıyla sorumlu olduğum azami tutar _________ TL (____________________) ile sınırlıdır. ____(**)_____ kefaletim kira süresi ve takip eden 10 yıl boyunca işbu Sözleşme kapsamında tahakkuk eden tüm alacaklar için geçerlidir. "

(**) El yazısı ile "müteselsil" yazılmalı.
0
adwokat
(20.07.24)
Yani imzala geç. Nasılsa geçersiz.
0
adwokat
(20.07.24)
(15)

Hayatimda ilk kez devlet hastanesine gidicem

Kittie
Biraz cekiniyorum.Ortopediye gidicem.Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.Ondan biraz rahatca aldim.Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum. Biliyorum feci
Biraz cekiniyorum.
Ortopediye gidicem.
Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.
Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.
Ondan biraz rahatca aldim.

Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum.
Biliyorum feci snob, feci itici bir yazi oluyor ama durum bu :(

Yeni bi sehir hastanesi sectim. Temiz oluyorlar diye. Ona guvendim.
Peki ya ortopedi de olsa kan aldirmak isterlerse?
Anksiyetem tutacak diye korkuyorum.
Ya hijyenik degilse diye.
Kan isterlerse yaptiramam galiba :(

Bi de hastane cok kalabalik olur mu?

Su ana dek gittigim en alt seviye hastane de medicana.
Ordan bile memnun olmayan insanim. Ama acibadem, memorial da asiri artti biktim.
0
Kittie
(19.07.24)
Sıranı kaptırmamaya dikkat et.
Temizlik görevlileri, güvenlikçiler, kayıt kontrol gibi yerlerde çalışan insanlar aşırı gergin ve agresif olabiliyorlar. Bir şey derlerse üstüne alınma, herkese öyleler.
Sıran gelmeden zinhar doktorun odasına girme, paparayı yersin.
Hijyen konusunda olumlu ya da olumsuz bir şey diyemem.
Anksiyete atağı yaşayabilirsin, çıkışta zamanın varsa sakinleştirecek bir etkinlik planla.

Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(19.07.24)
Kan aldırırken çekinme, her malzeme tek kullanımlık.

Hastane kalabalık olabilir, sıranı kaptırma+1
Araya kaynak yapmaya çalışanlar olabiliyor, doktora bir şey soracağım falan diye doktorun odasına girmeye çalışıyorlar sıra almadan işini halletmeye çalışıyorlar.

Hastanede çalışan herkes gergin oluyor genelde, yoğunluktan dolayı kişisel alma.

Özel hastanede göreceğin özeni göremeyebilirsin. Çünkü maalesef para dünyada her şeyden daha fazla saygı görüyor.

Geçmiş olsun
0
rock n roll
(19.07.24)
Hiç korkmayın.
Belki 20 yıldan uzun süredir özel sağlık sigortam var, kendim için devlet hastanesine hiç gitmem gerekmedi.

Birkaç yıl önce devlet hastanesinde muayene ve tedavi olmam gerekti bir hastalık için. Belki bana öyle geldi ama özel hastaneden hiçbir farkı yoktu. Neredeyse yoktu diyeyim. Elbette biraz daha kalabalıktı, bankodaki kişi biraz daha az gülümsüyordu ama hiçbir sorun yaşamadım, yabancılık çekmedim. Bahsettiğim hastaneler İstanbul'da, şehir içindeki yoğun hastanelerdi.

Ama bu yaz tatilinde Milas'ta acil servise gittim oğlum için, o deneyim güzel değildi. Doktor çok zor durumdaydı, çok çalışıyordu ama 80-90 dakika kadar bekledik doktoru görmek için vs.

Yani özetlersem randevulu gittiğimde hiçbir sorun yoktu. Kan vermem de gerekti, yerini söylediler, sıra numaramı aldı, sıram gelince içeri girdim, güleryüzlü hemşireler kanımı aldı, çıktım.

Ek: Devlet hastanesinin kendine göre bazı kuralları vardı. Kan testi için kan vereceksem saat 11:00'e kadar alıyorlardı mesela. Bu gibi alışık olmadığınız durumlar olabilir ama bir sonraki gün doğru saatte giderseniz hiç sorun olmaz.
0
michael_knight
(19.07.24)
Hijyenle alakalı bir sorun yaşamazsınız. İçiniz rahat olsun.
0
pispinti
(19.07.24)
Sizi temin ederim ki ortalama bir devlet hastanesinde malzeme sterilliği, en iyi özel hastaneden iyidir. Ayrıca doktor kalitesi ve tedavi hizmetleri de Türkiye'de en iyi üniversite ve eğitim araştırma/şehir hastanelerindedir
0
nundu
(19.07.24)
ilk kez gidene hiçbir şey olmaz korkma.
0
ferenc
(19.07.24)
Nundu +1

Düzgün bir devlet hastanesi her zaman her yerde özelden iyidir (çok spesifik bir şey değilse). Belki konforu daha azdir belki Gülen yüzü daha azdir ama yetkinlik vs ben özel ile karsilastirmam. Bunu da ailesinde 30 sene sağlık alaninda çalışmıs bir anne baba, bir hemsire, bir laborant, iki doktor olan biri olarak yazıyorum.
0
logisticsmanager
(19.07.24)
Ailecek özel sağlık sigortamiz var, amerikan ve Memorial arasında geçti hep ömrümüz.

Taa ki 2021'de covid olana kadar. 2021 Mart'ta covid oldum baya ciddilesti durumum ateşim vs inmiyor (vaka sayıları tavan donem) Memorial da amerikan Hastanesi de almadı full dolu diye.

Basaksehir cam ve sakura'da çok yakın bir doktor arkadaşım var dedi gel buraya. Sagolsun ilgilendi odaya çıkardı. 1 hafta yattım orada ve Amerikan hastanesinin odaları bile o kadar lüks değildi:)

Daha sonra da çok gittim oraya. Her şey inanılmaz pratik. Kimliğini çipten okutup tak diye gidiyorsun kan veriyorsun film cektieiyorsun sıra vs yok.

Bütün aletler en son teknoloji -amerikan ve Memorial'da yok bir çoğu-

Tabii işin üzücü kısmı bunları aslında Türk vatandaşları amaç edinerek yapmamislar. Sağlık turizmi amaclanarak bir çok şehir Hastanesi bu kadar lüks yapılmış. Pandemi patlayınca mecburen halka hizmet tadında :)

Öte yandan tüm bunların yanında doktor arkadaşımla gezerken ne kadar doktorla karsilastiysak hepsi çok mutsuzdu. Liyakatsiz yerleştirilen bashekimler yuzunden organizasyonda hep sıkıntılar var ve hepsi doktorlara patlıyor vs

Sözün özü şehir hastaneleri hem doktor hem de hastane olarak pek çok özelden iyi, hele medicana Acıbadem falan kıyaslama dışı bile kalır.

İçin rahat etsin, Sait çiftçi vs gibi eski devlet hastaneleri bile medicana ve Acıbadem'den iyidir.
0
makbur
(19.07.24)
Hastanede beyaz önlüklü ve yesil önlüklü birtakim kisiler göreceksin, çekincen olmasin, onlar doktor ve de hemsireler.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.07.24)
Makbur: benim de ozel saglik sigortam var ama kullanamiyorum memorialin muayenesinde. Memorialin oldugu pakete de amerikan giremiyor denildi bana. Bu sigortaci kandiriyor mu beni diye dusunuyorum su an. Bununla ilgili de bi duyuru acayim bir ara
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Ben zamanında Şanlıurfa'da bir devlet hastanesine gitmiştim. Ortamı görseydiniz heralde orada ruhunuzu teslim ederdiniz.

Niye bu kadar panik oldunuz anlamadım. hiçbirşey olmaz.
0
komando kani var bende
(19.07.24)
Hijyen değil de kalabalık rahatsız edebilir. Sağlık personelinin steriliteye, temizliğe dikkati aynıdır ama size muamelesi biraz avam gelebilir size
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.07.24)
Ne insanlar var şu duyuruda... Hayattan kopuk, gerçeklerden uzak. Anksiyete diye sayıklayan.
0
Shepard
(19.07.24)
Sorma shepard hayat cok zor be
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Terapist de çözmek için uğraşıyor, halbuki devlet hastanesine git, metroya bin vs dese çözülecek bütün ruh hali.
0
Hallegadola
(20.07.24)
(3)

Hangisi mantıklı?

pianeta
40.000TL lik bir şey alacağız diyelim, kredi kartına taksitle.Elimizde 14.000TL kadar da döviz var.Alışveriş yapacağımız kredi kartının genelde asgarisini ya da bir tık üstünü yatırıyoruz.Bu durumda 40.000TL lik alışverişin tamamını taksitlendirip, ekstre zamanı da elimizde dövizi bozdurup, üstüne p
40.000TL lik bir şey alacağız diyelim, kredi kartına taksitle.
Elimizde 14.000TL kadar da döviz var.
Alışveriş yapacağımız kredi kartının genelde asgarisini ya da bir tık üstünü yatırıyoruz.
Bu durumda 40.000TL lik alışverişin tamamını taksitlendirip, ekstre zamanı da elimizde dövizi bozdurup, üstüne para ekleyerek ekstreyi mümkün olduğunca fazla yatırmak mı daha mantıklı?
Yoksa dövizi bozdurup, ödemenin bir kısmını bununla yapıp, geri kalan 26.000TL'yi taksitlendirmek mi daha mantıklı?
Verilen sayılara çok takılmadan finansal açıdan hangisi daha akıllıca olur?
Dediğim gibi kişinin ekstre dönemi ancak asgari kadar ya da bir tık üstü yatırabilme gücünde olduğu da önemli bir detay.
0
pianeta
(19.07.24)
Taksit yaptırmak daha mantıklı. Elbette ne kadar vade farkı ödeyeceğinizi de bilmek gerek.

Sayılara çok dikkat etmedim ama bugünlerde genel olarak kredi kartı borcunun tamamını ödemek daha mantıklı. Çünkü kredi kartı faizleri yükseldi.
Elbette burası Türkiye, dolar bir anda yükselebilir ve bu karar hatalı olabilir.

Bahsettiğiniz para çok yüksek bir meblağ olmadığı için hatalı bir karar vermekten korkmayın. Yapacağınız hata olsa olsa iki McDonalds menüsü değerinde olacaktır.

40 binlik üründen bağımsız olarak asgari değil ödeyebildiğiniz kadarını ödemenizi öneririm.
0
michael_knight
(19.07.24)
Sıkıntı da aslında biraz orda. Kredi kartı ekstresinin tamamı ödenemiyor geçmişten gelen de borçlar olduğu için. Aylık ortalama 40bin de ekstre geliyor diyebiliriz. Bu alışverişi tamamen taksitli yapınca ekstre en az 46-47bin olacak. E zaten 40bini ödeyemeyen insan 46bini de ödeyemeyip yine asgari yatıracak, kısır döngü olacak.
Ha bu alışverişi hiç yapmasa yine asgari yatırıyor orası ayrı...
Ama dövizi bozdurup, 26bin kadarını taksit yaptırsa en azından ekstre de 47 yerine 43 gelecek (sallıyorum sayıları yine).
Ha bu sefer de elindeki dövizden olacak.
Bilemedik.
0
🌸pianeta
(19.07.24)
taksit +1
0
baldan kaymak
(19.07.24)
(9)

Uçakta maksimum taşınabilecek ağırlık

ferenc
23kg diye biliyorum. Kabin bagajı buna dahil mi?
23kg diye biliyorum. Kabin bagajı buna dahil mi?
0
ferenc
(19.07.24)
Ağırlıklar uçuşa, firmaya ve biletinizin sınıfına göre değişiyor. Genelde X Kg check-in bagajı ve Y kg kabin içi diye hesaplanıyor eğer check-in hakkı varsa (23kg + 8 kg gibi mesela)

Bilet alırken koşullarda belirtiliyor.
0
salihdt
(19.07.24)
Tek bir parça valiz 32kg geçemez, onun dışında maksimum kuralı yok.
0
jülsezar
(19.07.24)
@julsezar

mesela 90 kg alabiliyor muyuz yani maksimum yok derken? Benim bildiğim ücret ödeyerek bile 30 kg fazlası olmuyor
0
🌸ferenc
(19.07.24)
Ben 33 +8 ile uçtum hocam geçen aylarda

Misal:
Türk Hava Yolları online kanallarından tek seferde en az 3 kg veya 1 parça; en fazla 230 kg veya 10 parça ekstra bagaj satın alınabilir

www.turkishairlines.com
0
jülsezar
(19.07.24)
@jülsezar +1 uzunca bir süredir tek parça 32 kiloyu geçirmiyorlar. Çoğunluğu banttan gitse de insan müdahalesi de gerektiği yerlerde o adamlar bel fıtığı olmasın diye :)

Ama bagaj sınırlaması düşündüğünüz kadar az değil. Geçenlerde uluslararası bi bilet almıştım 2x23 kg bagaj hakkım vardı bir de kabine aldım yaklaşık 10 kg iki parça hiçbir sorun olmadı.
0
chicha_v2
(19.07.24)
Makul bir ucretle 23-30 kg oluyor, hatta daha farkli rakamlar da olabilir. Onun disinda kilo isi ayrica satiyorlar, bunun fiyati daha pahaliysa geliyor genelde.
0
mbond
(19.07.24)
Bir parça için en büyük ağırlık 30 veya 32 kilo diye biliyorum. Çünkü onu da bir insanın kaldırıp indirmesi gerekebiliyor bazı noktalarda.
Mesela köpek taşıyacağız biz uçağın kargo bölümünde, kutusuyla birlikte toplam ağırlığı 50 kiloyu geçemiyor.

THY'den geçen gün bilet alırken gördüğüm kadarıyla 3 seçenek vardı.
- Sadece kabin bagajı
- Kabin + 23 kg
- Kabin + 30 kg


Ekstra bagaj hakkı ihtiyacınız varsa bileti satın alırken almak daha ucuza geliyor. Benim aldığım güzergahta 230 kiloya kadar izin veriyordu ama tabi bir parça bu kadar ağır olamaz, bunu parçalara bölmek lazım. Bir de daha ucuz desem de yine de ciddi bir para.
0
michael_knight
(19.07.24)
Thy öğrencilere yurtdışı uçuşlarda 40kg hak veriyor.(yaptık bunu) Tek parça 32yi geçemediği için 2 parça alıyorsun. Abd kanada uçuşlarında da bilete direkt 2x 23kg dahildi diye hatırlıyorum. Parayla daha da alınabiliyor mu bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(19.07.24)
Ağır bir yükünüz varsa, valiz olmak zorunda değil.

Oversize baggage kısmı da var bu işin. Çamaşır makinesinden biraz büyük 70-80 kiloluk sandıklarla iş için ülke ülke gezmişliğim var.

Bunun için, çekçek arabayla, havalimanında bu kapılar nereye açılıyor dediğiniz kapılardan geçip yükünüzü teslim ediyorsunuz.
0
nop
(19.07.24)
(11)

Bir yüz(eme)me dramı

hrvl
Herkese merhaba. 32 yaşında bir arkadaşınızım. Yüzme bilmiyorum, daha önce 1 ay bile sürmeyen bir grup dersi deneyimim olmuştu. Ama yarım bırakmıştım, birebir ilgilenilmediği için tedirgin olup. Bu yıl özel ders almaya başladım. Öncelikle boyum 1.74, girdiğim havuz 1.50. İlk ders gayet güzeldi, bu y
Herkese merhaba. 32 yaşında bir arkadaşınızım. Yüzme bilmiyorum, daha önce 1 ay bile sürmeyen bir grup dersi deneyimim olmuştu. Ama yarım bırakmıştım, birebir ilgilenilmediği için tedirgin olup. Bu yıl özel ders almaya başladım. Öncelikle boyum 1.74, girdiğim havuz 1.50. İlk ders gayet güzeldi, bu yaşıma kadar hiçbir yere tutunmadan ayağımı yerden kesemeyen ben (makarna ile dahil), ilk ders önce makarnayla köpekleme yüzmeye çalıştım. Hoca makarnayı bırak dediğinde makarnasız da gitmeye çabaladım, yarım yamalak da olsa ilerledim en azından bırakmaya cesaret edebildim. Ama dersler ilerledikçe ben geri gitmeye başladım sanki. 7. dersimi aldım ve olur olmaz panik oluyorum. Gayet güzel ilerliyorum mesela suda, ilerlemekten kastım köpekleme yüzüyorum aslında. Sonra birden panik olup ya ayağımı yere basmaya çalışıyorum ya da duvardan tutunmaya çalışıyorum. Artık yüzme bilmemek değil psikolojik bir boyutu olduğunu düşünmeye başladım. Terapiye de başladım aynı zamanda ama benzer durumu yaşayan, aşabilen, özellikle İstanbul Anadolu yakasında bir hoca deneyimleyen var mıdır? Her yoruma öneriye açığım, artık sinirlerim bozulmaya başladı. İlerlerken birden durduğum için kendime de kızıyorum ve kursa gitmekten soğudum artık, ayaklarım geri geri gidiyor.
Ek bilgi: Kafamı suya sokmakla ilgili sorunum yok, nefes çalışması vs için 10 kez üst üste suya sokabiliyorum kafamı.
0
hrvl
(18.07.24)
Ben de çok iyi yüzme bilmiyorum ama sana tavsiyem sudan korkma. Kendini serbest bırak, batmadiğını göreceksin. Benim en sevdiğim şey havuzda, denizde sırtüstü yatıp öyle durmak. Çok dinlendirici oluyor. Belki bu dediğimi korkunu atmak için deneyebilirsin. Sırtüstü yat, kalçanı yukarı it, kollarını iki yana aç, öyle bekle.

Ben Bir keresinde uyuyakalıyordum neredeyse :)

Paniklersen hiç öğrenemezsin yüzmeyi.

Hatta sana çocukken yüzme dersi travmamdan bahsedeyim. Çocukken yüzme kursuna gidiyordum, havuz 4.5 metre. Hocamız teker teker bizi tutup havuza atıyor. Sonra havuzun kenarına oturuyor, ayağı havuzun içinde. Boğulmak üzere olduğunu düşündüklerini ayağıyla kenara itiyordu ve çok sogukkanlıydı :))

Babam da havuzun kenarında bekliyordu. Bütün veliler tribünde, babam havuzun başında. Boğulursam atlayacak. Babam çok iyi yüzerdi :)
0
rock n roll
(18.07.24)
Siz profesyonellerden ders alıyorsunuz ve büyük ihtimalle konu hakkında araştırıyorsunuzdur da. O yüzden belki ukalalık olacak ama yüzme dersinin asıl kısmı ilerlemek değil suyun üzerinde kalmaktır zannediyordum.
Küçük yaşta yüzme öğrendiğim için durumu anlayamıyor olabilirim ama bence öncelik suyun üzerinde hafif bacak ve kol hareketleriyle durmak olmalı. Suyun üzerinde durabildiğinizi görünce tedirginliğiniz geçecek. O noktaya ulaştıktan sonra suda hareket etmek, ilerlemek işin kolay kısmı.
0
michael_knight
(18.07.24)
Aynen ben de bu sekilde TSYD'de basladim yillar once, ilk kur gecti sorunsuz, ikinci de fena degildi ama hoca tekrar etmemi istedi, 2 kez 2. kuru yapip 3'e gectim, ve 3. kuru defalarca kez yaptim. Bildigin geri gittim. 3. kurdakilere ayak uyduramayacak noktaya geldim. Neyse ben oyle biraktim. Ancak farkettigim durum su oldu, hoca cidden cok farkediyor. Kimisi hatani iyi gorup cok iyi yonlendirirken kimisi ezbere ayni seyleri soyleyip duruyor. Boyle begendiginiz bir hoca varsa 1-2 ozel ders de alinabilir.
0
mbond
(18.07.24)
şahsi görüşümdür tabi.
bence panikleyince bir şekilde tutunmakta destek almakta sorun olmamalı. bu şekilde yavaş yavaş panikleme frekansı uzayacaktır. biraz zaman harcanır ama bu şekilde de olur bence.
hoca tavsiye edemem ama bir şekilde suda eğlenmeye çalışmanız da işe yarayabilir.
araba kullanırken de ilk zamanlar bir çok şey çok düşünülerek yapılıyor sonra her şey otomatikleşiyor. biraz zaman tanıyın kendinize.
0
kisa
(18.07.24)
Çok katılıyorum. Suda durmayı öğretiyor belki ama bana şu güveni kazandıramadı bence. Dengem bozulsa da toparlarım, batmam. Sırtüstü biraz yatabiliyorum, ama yattığım andan itibaren düşündüğüm tek şey şu, nasıl kalkacağım, kendimi nasıl toparlayacağım.

Hocanın beni anlamadığını düşünüyorum. Bana sanki söylediklerini anlamıyormuşum gibi davranıyor. Ama ben onun söylediği hareketleri, yapmam gerekenleri anlıyorum. Yapacak cesareti kendimde bulamıyorum sadece. Neden durdun ne güzel gidiyordun diyor, anlamıyorum ki neden durduğumu ben, durma tutunma ihtiyacı hissettim ve durdum.

5 dersim kaldı, muhtemelen bu dersler bittikten sonra tekrar ders almak isteyeceğim ama bu kez gerçekten eğitim konusunda uzman bir hocadan. Yüzme bilmekle, yüzmeyi öğretmek aynı şey değil maalesef.

Bırakmak da istemiyorum, yıllardır erteledim eşim çok fazla ısrar etti başladım. Şimdi başladım ve yapamadım düşüncesi, bundan sonra başka bir işe başladığımda da beni olumsuz etkileyecek gibi geliyor. Gerçekten çok istiyorum yüzmeyi, korku ya da panik her neyse bunu yenmek istiyorum.
0
🌸hrvl
(18.07.24)
@kisa bende şöyle bir şey oldu son derste. Mesela havuzun yarısına gittim orda tutunma ihtiyacı hissettim. Sonra tekrar ilerlemeye çalıştım daha az gittim, tekrar denedim daha da az. O dersi o şekilde tamamladım diyebilirim. En son suya yatmamla kalkmam bir oldu hiç ilerleyemedim.
0
🌸hrvl
(18.07.24)
bir şekilde paniklemişsiniz işte. tamamlanması çok iyi olmuş bence. aklıma bir de şu geldi, belki nefes alış sıklığı artıyordur yorulunca ve o şekilde yüzmeye çalışında panik oluyorsunuzdur? bir sefer de kenardan yüzmeyi deneyin, o durma ihtiyacı gelince durun, hatta isterseniz çıkın iyice nefesiniz düzelsin, bir daha devam edin. bakalım o şekilde yine bu bırakma zamanlarının arası kısalacak mı yoksa uzun mu kalacak?
0
kisa
(18.07.24)
Hocanın yaptığı aslında doğru sana nizami tekniği oturtmaya çalışıyor çok daha iyi hoca da aynısını yapacak ama senin korkun ağır basıyor

Hoca olmadan havuzu kullanabileceğin saatler yok mu ?

Kendi kendine biraz üstüne gitmen lazım, yüzmenin ilk adımı kendini bir duba olarak hayal etmek, ters dönsen de batsan da hareketsiz dursan da suyun seni yüzdüreceğini düzelteceğini, suyun tepkisini fiziğini kendin deneyimle

Artık bir dubaya döndüğün an olduğun yerde kalmaktan sıkılıyorsun, madem su beni kaldırıyor ben ileri geri de istediğim gibi içinde hareket edeyim isteği geliyor

Yüzerken korku gelirse biyere tutun ya da tutunmadan sağa sola bak duba olmaya dön, zamanla bu duruşlarının gereksiz olduğunu anlayıp suda hareketlerle barışırsın

Sonra da hocanın nizami tekniklerini uygulamaya başlarsın
0
grimavi
(18.07.24)
havuzda yüzmeyi öğrenmek, özellikle de belirli bir yaştan sonra, çakıllı bir yolda bisiklete binmeyi öğrenmek gibi olur. sizin denizde öğrenmeniz gerekli ve merak etmeyin obez falan değilseniz boğulmazsınız, sadece ciğerlerinizde tuttuğunuz hava bile can simidi gibi kafanızın su üzerinde kalmasını sağlar.
0
malheiros
(18.07.24)
Ilk yorumdaki gibi ilk backend hallolmali bence de. Yazilim da da oyle, backend olmadan frontend olmaz.
0
lapaz
(18.07.24)
güvendiğin tanıdık biriyle denizde yüzün. Deniz(tuzlu su) havuzdan daha fazla kaldırma kuvvetine sahip. Ayaklarının basacağı yerde başla, gerektiğinde yere basma sırt üstü yat. Sırt üstü bişey olmaz zaten ben çok uzaklaştığımda dönerken öyle dinleniyorum mesela. Ona güvenebildiğin zaman ayağının basmadığı yere de gidersin, gerekirse sırt üstü ayaklarını kollarını hareket ettirerek bile geri dönersin. Hani en kötü durumda "suya yatabiliyorum lan" dediğin anda korkun gider bence.
0
nhk ni youkosu
(18.07.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.