Giriş
(11)

Hoşlanılan kişiyi gözde çok büyütünce ne yapalım?

duygusalatasi
Onu kendimizden üstün görünce, hak etmediğimize inandığımızda mesela. Ve artık şöyle düşüneceğim, diyerek zihnimizden ve kalbimizden geçenleri hemen değiştiremediğimizde. Ne yapalım, ne düşünelim, kendimize ne diyelim de bu hislerden kurtulalım? Eğer önemi varsa benim hikayemde malum kişi bir erkek.
Onu kendimizden üstün görünce, hak etmediğimize inandığımızda mesela.

Ve artık şöyle düşüneceğim, diyerek zihnimizden ve kalbimizden geçenleri hemen değiştiremediğimizde.

Ne yapalım, ne düşünelim, kendimize ne diyelim de bu hislerden kurtulalım?

Eğer önemi varsa benim hikayemde malum kişi bir erkek.
0
duygusalatasi
(23.07.24)
Ama soylediq sana, bas geç uzun vadeli dusunme
0
abuzer
(23.07.24)
Böyle durumlarda bahsettiğin kişiye ya çok yaklaşacak ya da göremeyecek kadar uzaklaşacaksın. İki türlü de büyü bozulur. Esas soru, sen büyü bozulsun istiyor musun?
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
S.çarken düşün
0
grimavi
(23.07.24)
Yan yana görenler genelde bana senin bu adamla ne işin var diyor aslında. Bahsettiğim bu değil. Benim kendi kafamda kurduğum ve dert ettiğim şeyler çoğu. Beni yetersiz mi görüyor acaba, kesin beğenmiyor gibi düşünceler.
0
🌸duygusalatasi
(23.07.24)
Kamu spotu = Her gün eski sevgilisini sözlükte halka açık şekilde tehdit eden ama kızın babasından korkup koşa koşa evden kaçan birinden yeterlilik dersi almayınız lütfen.

Kimseyi gözünüzde büyütmeyin hocam. Onlar sizi büyütsün.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.24)
Gözde küçüleceğine büyüsün. İlişkiyi diri tutar.
0
gabe h coud
(24.07.24)
aranızda karşılıklı bir aşk varsa ve böyle bir eziklik tribine girip adama saçını süpürge etme kıvamına gelmek gibi bir psikoza girmiyorsan bir şey yapmana gerek yok bence öyle kalsın. ne güzel işte sen onu gözünde büyüt o da seni büyütsün gül gibi geçinip gidilir böyle.

yok senin sevgin tek taraflıysa ya da henüz bilmiyorsan karşı tarafın hislerini o zaman sıkıntı biraz bu karşıyı ilahlaştırma işi. kötü yanlarına odaklan onları tekrarla kendine derim ama ben bu moda geçince direkt soğuyorum karşıdan. ben daha kontrollü yaparım o işi dersen denenebilir ama zor bence onu başarmak. ortada bir şey olma ihtimali kalmadıysa bu moda geçmek lazım sanki o yüzden sizde durum ne aşamada bilmiyorum. eğer bir şey olma ihtimali varsa hala onun yerine kendi iyi yanlarına odaklanabilirsin. fiziksel ve karakter olarak pozitif özelliklerini düşün tekrarla kendine sık sık ve adamın seviyesine çıkar kendini bu şekilde.
0
semaforo de medianoche
(24.07.24)
sıçarken düşün +1 o da insan nihayetinde, maks ne kadar kusursuz olabilir ki? HELE DE BİR ERKEK... ayrıca ilişkide olduğun birini kendinden üstün görüyorsan özgüven ve özsaygı ile ilgili çalışmanı öneririm, en basitinden bu konularda yazılmış psikoloji kitapları okuyup sorununu kökten düzeltebilirsin.
0
Mossy
(24.07.24)
Bu konuda en sık kullanılan ve önerilen yöntem onu tuvalette kaka yaparken hayal etmek.

Eğer bu kişiyle bir ilişki içindeyseniz bu düşünceleriniz söyleyin. Size yeterince iltifat etmiyor, sizin hakkınızda düşündüğü güzel düşünceleri paylaşmıyor olabilir. Bunu söyleyince bol bol iltifat duyarak daha iyi hissedersiniz. Bundan sonra da bu konuda daha dikkatli bir partneriniz olmuş olur.

Eğer bu kişiyle ilişki içinde değilseniz onun da herhangi biri olduğunu kendinize hatırlatın. Kusursuz bir insan yok.
0
michael_knight
(24.07.24)
Nasilsa birakip gideceksin günün birinde, bunlari da düsün.
0
Yourcousinmarvinberry
(24.07.24)
Yorumum silinmis.. saygilar……
Bi daha yaziyorum


Ilk heyecan doneminde hormonlar ve duygular daha coskun oluyor, bunu bildiginde aslinda bunun hormonlardan kaynaklandigini kaniksadiginda bir tik normallesiyor. + daha once ilk zamanlarda gozunde buyutup aslinda oldugundan cok daha fazla gordugun ama sonra “bu muymus” dedigin insanlari bi aklindan gecir, bu da onlardan biri goreceksin. + kendine zaman tani. Heyecan bu. Mantiksiz bisi yapma tabii bu surecte.
0
mor oje
(24.07.24)
(18)

Futbol sizin için ne ifade ediyor?

sekizdokuzon
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil. Sizdeki karşılığı nedir?Teşekkür ederim.
Benim çok uzak olduğum bir alan ama baktığımda en mahalle çocuğu da kendinden bir şey buluyor bu sporda, en entelektüel, kelli fellisi de. Belli ki futbol yalnızca futbol değil.

Sizdeki karşılığı nedir?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbol > Hayattaki bazı diğer şeyler.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.07.24)
Dünya Kupası ve ve EuroCup dışında hiç bir şey.
0
Yourcousinmarvinberry
(23.07.24)
Hayatımda gençliğime dair tüm güzel anıların 1.objesi

Herşeyde Galatasaray var. Yaşam biçimi gibi.

Kadınlar gider, Galatasaray kalır.
0
baldan kaymak
(23.07.24)
dunyanin en buyuk ve onemli sporu. dunyanin her yerinde herkesin oynadigi ve baglanabildigi bir oyun. tek bir top ile, top olmadiginda ezilmis kutu kola, hatta pet sise kapagi ile bile oynanabiliyor. diger sporlar gibi pota, file, sopa gibi ekipman derdi yok.

accessible ve populer. bayiliyorum. dunya kupasini olimpiyatlardan daha cok kisi izliyor. bu serefe nail tek spor.

turkiye ligini 15 yildir izlemiyorum. turkiye'de yuksek para donen her sektorde oldugu gibi asiri kokusmus bir ortam. o yuzden istanbul takimlarini da, turkiye ligini de cok umursamiyorum. gonul bagiyla bagli oldugum zamaninda formasini terlettigim sanli genclerbirligi'dir.

ama milli takimlari, sampiyonlar ligini, ve ingiltere premier ligini severim. futbol tarihini de iyi bilirim.

oynamasini da cok severim. futbol hayatimda cok onemli bir yer kapliyor.
0
antikadimag
(23.07.24)
Derbi ve dünya kupası maçları dışında bakmıyorum.

Küçüklüğümden beri galatasaraylıyım, her dönem sadece 3-4 oyuncuyu biliyorum.

Takımı say desen sayamam. Pes Fifa oynarım ama zevkine. Çok fazla bir alakam yok futbol ile.

Zaten tr de oynanan futbol da leş bence. Oyunu ayrı seyircisi ayrı fanatiği ayrı leş.
0
ananiyimioguz
(23.07.24)
Hayatımda baştan sona izlediğim iki maç var, 2002 dünya kupası türkiye - senegal ve türkiye - brezilya. Onlar da hangi maçtı diye az önce google'dan baktım :D 2002 kupasında ülke genelinde çok aşırı büyük bir ilgi vardı, bana kadar gelmiş işte düşünün.

İşte bu kadar :D

Edit: Bir de Liverpool Beşiktaş vardı, onu unutmuşum. İnsanların tepkileri maçtan daha çok ilgimi çekmişti. İlginç de bir maçtı cidden. Evde herkes toplandı diye izlemek durumunda kalmıştım, pişman olmadım ne yalan söyleyeyim :D
0
akhenaten
(23.07.24)
Data olsun diye yazayım.

Hiçbir şey ifade etmiyor. Hayatımın herhangi bi evresinde ilgi duymadım.

Ayıptır söylemesi çok sevdiğim biri futbol muhabbeti yapınca içimden piii de diyorum :D
0
hedep
(23.07.24)
İzlemesi çok güzel, eğlenceli. Sürprizlere açık yapısı heyecanı yüksek tutuyor.

Türkiye'deki ortam leş ama normalde arkadaşlarla dalga geçmek, karşılıklı sataşmak açısından müthiş bir eğlence kaynağı.

Sırf farklı takımı tutuyor diye düşmanlık beslemek ise aptalca. Bizde son zamanlarda yaratılmak istenen ortam bu maalesef.
0
pispinti
(23.07.24)
Hangi takımlısın dediklerinde Beşiktaş derim ama sorsan bir tane futbolcu bilmem.
Futboldan çok hoşlanmıyorum.

Siyasi sebeplerden sempati duyduğum iki takım var;
Adana demirspor
Amed spor

Futbolla ilgim bu kadar :)

Voleybol, basketbol, tenis vs izlemek daha keyifli geliyor bana. Bir de genel olarak holiganlıktan hiç hoşlanmıyorum futbolu sevmeme sebebim de biraz bu holigan kitle.
0
mutekebbir
(23.07.24)
Adana Demirspor'daki fonetikte ben de çok varım.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Futbolu takip etmeyi, hikayelerini okumayı, peri masallarına tanık olmayı seviyorum ama maç izlemeyi sevmiyorum. Beşiktaşlıyım, son 1-2 sene öncesine kadar da baya iyi beşiktaşlıydım ama hayatımın hiçbir evresinde düzenli maç izleyen biri olmadım. Beşiktaş kazanırsa özet izle, kaybederse bir hafta mutsuz gez tadında beşiktaşlıydım hep. Artık milli takım turnuvaları dışında neredeyse hiç maç izlemiyorum. CL finalini bile izlemedim ama Euro 2024'te maç kaçırmadım neredeyse.

Yani Eurolar ve Dünya kupası hariç maç izlemeyen, sahanın dışına çok hâkim, sahanın içinden her geçen sene kopan biriyim.

Yine de hayatımda en mutlu anlar listesi yapsam ilk 10'a iki üç tane futbol anısı girer. Bunun sorusunu da sordum birkaç ay önce. Mesela çocukluğumdan beri kariyerini takip ettiğim, öz abim dediğim Messi'nin dünya kupasını kazanmasına evdeki sevincimi Buenos Aires halkı görse biraz abarttın abi der yani öyle diyim :d bu ayıplanacak ya da hor görülecek bi şey de değil çünkü futbol sevinci apayrı bir tür. Hayatımda mutlu anlarım, kişisel başarılarım, sevdiklerimle geçirdiğim güzel günler çok oldu ama tuttuğun takımın şampiyonluk getiren son dakika golü apayrı bir olay. Rasyonel bir açıklaması yok ama onun yerine koyacak bi şey de bulamıyosun kolay kolay
0
nundu
(23.07.24)
@nundu: Sanırım bütünün parçası olma hissinin verdiği vecd hali. Ben insan olmayı böyle yerlerde arıyorum, muazzam bence.
0
🌸sekizdokuzon
(23.07.24)
Hobi olarak bakıyorum.

Tablo incelemek çok hoşuma gittiği için puan durumlarına baktığım oluyor.
0
put it in your appropriate place
(23.07.24)
hiçbir şey.
0
inheritance
(24.07.24)
Sadece dunya kupasina bakarim oda vaktim olursa yasa mesela ronaldinho gibi futbolcular olur mersk ederim bakarim internetten

Bunun disinda bi anlami yok

Turkiyede herseyde fanatik oldugumuz icin futboldada boyleyiz heralde
0
Zetnikov
(24.07.24)
babamla cocukluktan beri en yakin oldugumuz anlar hep futbol izlerken futbol konusurken oldu. orta yasa geldim babam da iki katim. hala bugun bile konusacaksak ilk futboldan baslariz.
ayni sekilde gozlerimi acar acmaz, evimizde hep bir kitaplik hep bir (doneme gore) plak/kaset/cd arsivi olurdu, babamin icini doldurdugu. ayni bakis acisiyla bugun hala muzigi de edebiyati da cok seviyorum.
babamla iliski kurabilmeme yardimci oldugu icin cok seviyorum sanirim futbolu. sadece futbolu degil, muzigi ve edebiyati da.
0
lanetolasibeyaz
(24.07.24)
Ailemde fanatik futbol izleyicileri var. Babam beni küçükken birçok maçı izlemeye kahveye/lokale falan götürürdü. Severdim o ortamı koca koca amcaların hop oturup hop kalkmasını, gol olunca delice sevinmesini :)

E biz de oynardık tabi evde, sokakta, okulda, okul çıkışı, köyde bulduğumuz her şeyle.

Oynayınca daha da takip edesin geliyor, "profesyoneller" nasıl pas veriyor, nasıl sahada konumlanıyor, frikik veya korneri nasıl kullanıyor. Taktikler, verkaçlar, ara paslar...

Bir de stada maç izlemeye gitmeye başlayınca iş bambaşka bir boyut alıyor. On binlerce kişiyle aynı tezahüratı yapmak, maç öncesi/sonrası etkinlikleri, o dumanlı köftenin lezzeti, yenilgi sonrası boynu bükük bir sürü adamla aynı otobüste/metroda gitmek vs. bir bağ kuruyorsun takımla, semtle ve o insanlarla.

Passolig geldiğinden beri hiçbir maça gitmedim. Galatasaray maçlarını takip ediyorum ama alışkanlıktan o da. Eskisi gibi zevk almıyorum şampiyonluklar gelse de.

Hafta sonu zevkli olabileceğini düşündüğüm İngiltere, İspanya ve bazı İtalya ligi maçlarını izliyorum. Bizim lige göre daha çok keyif veriyor o taraf da eskisi gibi olmamasına rağmen.
0
chicha_v2
(24.07.24)
İticilik, çirkinlik.
0
michael_knight
(24.07.24)
(13)

Klima

sorucu
Klima almak istiyorum da. Diyorlar ki klimayı alıyorsun ama montaj için bir türlü gelmiyorlar vs. Yani klimayı aldığım gün taktırmak istiyorum. hepsiburada.com'dan klimayı alınca bekliyor muyuz öyle montajı? Gidip direk Arçelik bayiiden satın alsam daha hızlı netice alabilir miyim?
Klima almak istiyorum da. Diyorlar ki klimayı alıyorsun ama montaj için bir türlü gelmiyorlar vs. Yani klimayı aldığım gün taktırmak istiyorum. hepsiburada.com'dan klimayı alınca bekliyor muyuz öyle montajı? Gidip direk Arçelik bayiiden satın alsam daha hızlı netice alabilir miyim?
0
sorucu
(23.07.24)
Bayiden alsanız daha hızlı olabilir belki. İnternetten alınca da arayıp randevu alıyorsunuz ona göre geliyorlar. Ama aynı gün gelme ihtimali her türlü çok düşük hele de şu mevsimde. Biz birkaç ay önce dükkana aldık slaon tipi klima. Bayiden aldığımız halde 1 hafta sonra gelip kurdular.
0
pianeta
(23.07.24)
bayiden alırsan bayiyi darlıyorsun, aynı gün tanıdık değilse kurdurmak çok zor, 20 gün önce kurulum servisleri için 1 hafta vermişlerdi.
0
eja
(23.07.24)
önce montajı arayıp erken gelebilecek markayı bulup o markadan alabilirsin.
0
gabe h coud
(23.07.24)
arkadaşım izmirde 1 ay bekledi montaj için. marka ve yaşadığınız şehire göre değişiklik gösterebilir.

ben arçelikten aldım. küçük bir yerde olduğum için 2 günde bağlandı.
0
false pretension
(23.07.24)
ist daikon falan 1 ay sonraya randevu veriyor mecburen hangi bayiide stokta ne varsa onu aliyorlar o da 1 hafta
0
ala09
(23.07.24)
Arçelik servisi tamire gelmek için 15 gün sonraya randevu vermiş kardeşime. Montaj için durum ya aynıdır ya da daha kötüdür diye düşünüyorum.
Klima değil ama kurutma makinesinde bayiden aldığım için çok hızlı çözülmüştü. Akşam konuştuk, sabah geldiler, taktılar gittiler. Klima için de süreç aynıdır herhalde.

Çok aceleniz varsa ikinci el klima satan klima tamircilerine de bakabilirsiniz.
0
michael_knight
(23.07.24)
f/p nedir bir fikrim yok ama ben nedense mobil klimaları tavsiye ediyorum. taşınabilir olsun ama ne kadar soğutur, me kadar elektrik tüketir vs gerçekten bir fikrim yok. montaj derdi yok.
0
janderzel zartanyan
(23.07.24)
Keşif için Mitsubishi'den 10 gün sonrasına randevu alabildim. Henüz montajın konusu bile açılmadı.
0
auroraaurora
(23.07.24)
@janderzel mobil klima çok kötü bir şey. Hiç kullanmadığınız için size iyi bir fikir gelmiş olabilir ama çok kötü bir ürün.
Öncelikle pek mobil değil. O kocaman ağır kutuyu oradan oraya taşımak pek kolay değil. Taşırsanız borusunu da taşımak gerekiyor, su akacak kovasını da, fişini de
Soğuk hava üretmek için sıcak hava da üretmek gerekiyor. O sıcak hava soba borusu boyutlarında bir boruyla pencereden dışarı çıkarılıyor. Bunun için pencerenin açık kalması gerekiyor. Kumaştan bazı aparatlar var ama yine de pencere açık sayılır.
Split klimaların dışarıda duran ünitesi bunun kendi üstünde, o yüzden o muazzam gürültü de soğuttuğu odanın içinde, sürekli gürültü. Bir de dışarıya sıcak hava atan boru adeta bir kalorifer peteği gibi odayı ısıtıyor.

Pencerenin aralık bırakıldığı bir odada zaten çok güçlü olmayan bu klima çok iyi performans gösteremiyor. Gürültüsü hiç durmuyor. Kovaya akan suyu da boşaltmak lazım günde iki kere.
Uyuduğunuz odada çalıştırmak bu gürültü sebebiyle imkansız, çalıştığınız odada gürültüden çalışamazsınız, salonda tv izlerken bile rahatsız edecek derecede bir gürültü.

Çok mecbur kalındığında kullanılabilecek bir alet ama alan herkesin pişman olduğuna inanıyorum.
0
michael_knight
(23.07.24)
Hepsiburadadan almayın kesinlikle. 1 ay sonraya gün verdiler bana takmak için.

Sonra iptal edip bayiden aldım. 1 haftada gelip kurdular.

Bayiden alın mutlaka.
0
drako
(23.07.24)
dün mitsubishi electric bayisine gittim(saat 15.00'de), ellerindeki envanteri öğrenip montaj konusunu sordum. ekip uygunluğu var dediler, bugün montaj tamamlandı. (istanbul/acibadem)
0
akiskan
(23.07.24)
Hem yetkili satıcı hem yetkili servis olanlar var. Onları bulmanız lazım. Kurulum gününü pazarlık konusu edersiniz. Hele ki nakit ödeyecekseniz, gelin kurun ödeyim dersiniz.

Yetkili servisi de kendilerinde değilse hepsiburada'dan almakla bayiden almak arasında bir fark yok.

Ben online'dan Arçelik klima almıştım. Montaja gelenler, evin tipini beğenmeyip kurmadan gittiler. Bahsettiğim gibi LG bayisi + servisi olan bir yere gittim. Durumu anlatıp bu şekilde takacaksanız alırım dedim. Tadilatı yapacak ustayı bile ayarlayıp geldiler.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.07.24)
Airfel aldım 3 günde geldiler kuruluma bölgedeki yoğunluğa bağlı sanırım.
0
Murat1407
(24.07.24)
(12)

Ümraniye Ataşehir arasındaki mesafe?

Kahvedesu
İstanbul havalimanına ineceğim. Ataşehir'de arkadaşımda kalmayı planladım ama Ümraniye'de de arkadaşım var. İkisi arasındaki mesafe otobüs ya da dolmuşla gitmek için uzak mı?
İstanbul havalimanına ineceğim. Ataşehir'de arkadaşımda kalmayı planladım ama Ümraniye'de de arkadaşım var. İkisi arasındaki mesafe otobüs ya da dolmuşla gitmek için uzak mı?
0
Kahvedesu
(23.07.24)
Ataşehir ve Ümraniye'nin nereleri olduğu da bu konuda çok belirleyici. İkisi arasında mükemmel bir ulaşım ağı yok ama ikisinden de E-5'e indiğinizde bir şekilde diğerine gidersiniz.
Özellikle Ataşehir toplu taşıma konusunda biraz daha zayıf. Bütçeniz çok sıkı değilse taksiyle gidersiniz. Bu mevsimde taksi bulmak biraz daha kolay, kış gibi değil.
0
michael_knight
(23.07.24)
Elimde valiz olacak, ortada kalmak istemiyorum. Taksiciler de almıyor da durmuyor da.
0
🌸Kahvedesu
(23.07.24)
taksiler bir süredir yoğun saatler dışında duruyor. ikisi de yanyana ilçeler ama michael knight ın dediği gibi konumlar çok belirleyici.
0
kisa
(23.07.24)
BiTaksi programını yükleyin telefonunuza, kredi kartınızı da kaydedin.
Eğer işe gidiş, işten çıkış saatine denk gelmezseniz taksi bulma ihtimaliniz bence %85 (bilimsel veri değil, şahsi fikrim)

BiTaksi'den taksi çağırırken hem önceden 20 lira bahşiş veriyorum hem de "gelirken taksimetre açık şekilde gel" diyorum. O zaman taksi bulmaya başladım. Tabi okullar kapalı olduğu için böyle durum.
0
michael_knight
(23.07.24)
Gelirken de taksi metre açık gelsin? Ne kadar ödedin hocam?
0
🌸Kahvedesu
(23.07.24)
İstanbul'da taksiye binebildikten sonra paranın bir önemi yok, valla hatırlamıyorum.
2-3 yıldır bu dediklerimi yapsam da gelmiyordu taksi. Son birkaç aydır birkaç defa taksiye binebildim.
0
michael_knight
(23.07.24)
hahaha taksiciye yorduk abi seni deseydin.
0
🌸Kahvedesu
(23.07.24)
Şaka olarak diyorsun ama gerçekten de "kusura bakma, seni de yorduk" gibi bir tavırla iniyoruz taksiden.
0
michael_knight
(23.07.24)
ilçelerin nereleri olacağına bağlı olarak, 10 ve 13 numara ile iki ilçe arasında geçiş yapabilirsiniz. minibüs hattı da var.
0
altinci nesil caylak
(23.07.24)
michael, o kadar cok yasadim ki. simdi taksi onayliyor gelmesi 80-90₺ buluyor acilis falan da yalan oldu
0
ala09
(23.07.24)
mantıklı soru
ataşehirin neresi ümraniye nin neresi?
alandan havaist lere bin karşıya geçen tepeüstü durağında inersen ümraniye ye yakın bir bölge.
aynı otobüs yenisahra durağında indirirse orası da ataşehir e yakın.
ama ataşehirin neresi ümraniyenin neresi.
0
jamswety
(23.07.24)
ataşehir ümraniye arasında çok rahat taksi bulabilirsin.
en kötü tiktak moov v.s. var
0
nuisance2
(23.07.24)
(4)

Etrafınızın bu saatten sonra yapılmaz dediği neyi yaptınız?

ofelia
ben biraz karşıyım bu saatten sonra muhabbetine, bazı hayallerim var zamanında izin verilmedi ya da denk gelmedi. mesela çocukluk hayalim köpek eğitmeni olmaktı, 30 yaşımda oldum. şimdi kendi köpeğimle köpekli arama çalışıyoruz. at antrenörlüğü okumak istedim lisanstan sonra babam izin vermedi :) bi
ben biraz karşıyım bu saatten sonra muhabbetine, bazı hayallerim var zamanında izin verilmedi ya da denk gelmedi. mesela çocukluk hayalim köpek eğitmeni olmaktı, 30 yaşımda oldum. şimdi kendi köpeğimle köpekli arama çalışıyoruz.

at antrenörlüğü okumak istedim lisanstan sonra babam izin vermedi :) biliyorum gerekli şartları sağlayıp onu da öğrenebilirim.

şimdi yazılım kursuna başlıyorum, zaten grafik tasarımcıyım web sitesi yapmayı öğrenmek istiyorum.

lisansta 40-45 yaşlarında sınıf arkadaşlarım vardı. hiç de bu saatten sonra dememişler lisansa gelmişler helal olsun. 3. 4. sınıfta bölüm değiştirenler oldu.

siz ne yaptınız "bu saatten sonra"?
var mı ilham olacak bir hikaye, ya da size ne ilham oldu?
0
ofelia
(23.07.24)
38 yaşında ünv sınavına girdim, ank ünv uzaktan eğitim arap dili edebiyatı okumaya başladım. olmaz dediler ama şu an 2.sınıftayım ve gayet iyi gidiyor şükür.
bir de 35 yaşında motosiklete heves ettim, çoluk çocuğun var bu yaştan sonra motor öğrenip napacaksın dediler. şimdi motosikletle eşimi de alıp uzun geziler yapıyorum.
0
mustafakesekci
(23.07.24)
ilham verici hikaye değil de rive.app diye bir program var. Sizin için daha uygun, daha keyifli olabilir. İsterseniz ona da bir göz atın.
Lottie dosyaları oluşturmak da ilginizi çekebilir.

Yazılım öğrenmeyin demiyorum, bunlar size daha fazla keyif verebilir ve faydalı olabilir diye belirtmek istedim

30 yaşında Türkiye'de mesleğe başlayan arkadaşımın ismi 5 yıl sonra Game of Thrones'un jeneriğinde yazıyordu. Daha ne hikayeler var, her şey mümkün.
Zaten "yapamazsın" diyenlere kulak asanlar gerçekten de yapamaz. Çok umursamayın.
0
michael_knight
(23.07.24)
IT sektöründeyim, 35 yaşımda bitki koruma okuyup mezun oldum, organik tarımdan GDO'ya, böcek biliminden şehir bitkilerine bir çok az bilinen konuda akademik düzeyde bilgi aldım, yaşama olan saygım ve anlayışım arttı çok şey kattı bana. bence yaş bilginin değerini ve önemini daha iyi kavramanızı sağlıyor ve önceki birikimlerle bu severek edindiğiniz yeni bilgiler arasında çok sağlam ve kalıcı bağlar kurabiliyorsunuz. açıkçası hocalar da sınıfta gerçekten kendilerini dinleyip anlayan bir insan evladı olduğunda vitesi artırabiliyor ve tam potansiyellerini ortaya çıkarabiliyorlar. bir yerde gençlerin de ilgisi çekiliyor ve müthiş bir sinerji oluyor.
0
engelbert humperdinck
(23.07.24)
kısmetse ben de yapacağım bunu 37 yaşımda. yeni bir bölüm okuyacağım.
0
dilhun
(23.07.24)
(6)

Döviz hesabına şubeden döviz yatırma

thin capitalization
Başka birinin hesabına yatirdigimda ücret alıyor mu bankalar?
Başka birinin hesabına yatirdigimda ücret alıyor mu bankalar?
0
thin capitalization
(23.07.24)
Hesap o şubede değilse alabilirler.
TL'de alıyorlar bu şekilde.
0
burfak
(23.07.24)
hangi banka?
ing ve fiba denedim almamışlardı
0
eja
(23.07.24)
başka birininse alır. bu para transferine giriyor.
0
jelly bear
(23.07.24)
Başka birinin tl hesabına bankadan para yatıramıyorsun diye biliyorum. Yani elden, sadece hesap sahibi yatırabiliyor. Durum, döviz için de bundan farklı olmasa gerek.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(23.07.24)
"para yatırma" olmuyor onun adı "para transferi" oluyor. O yüzden ücreti var.
0
michael_knight
(23.07.24)
50bin dolara 250 lira gibi bir şey aldı garanti. (internet üzerinden yapsaydım 40-50 lira çıkacaktı)
0
brkylmz
(23.07.24)
(8)

Booking’den Aldığım Otel’i 2 Kez Ödedim

sislerrr
Selamlar Dün bookingden 1 gecelik için Paris’ten bir otel almıştım. Sabah otele geldiğimde ise otel resepsiyonu bu paranın kendilerine gelmediğini booking rezervasyon için bu parayı ganrati altında tuttuğunu ve benden ödeme almaları gerektiğini belirttiler. Ama bu para henüz hesabıma geri gelmedi v
Selamlar

Dün bookingden 1 gecelik için Paris’ten bir otel almıştım. Sabah otele geldiğimde ise otel resepsiyonu bu paranın kendilerine gelmediğini booking rezervasyon için bu parayı ganrati altında tuttuğunu ve benden ödeme almaları gerektiğini belirttiler. Ama bu para henüz hesabıma geri gelmedi ve 2 kez karttan çekilmiş gözüküyor , normal bir durum mu ?

Teşekkürler
0
sislerrr
(22.07.24)
Değil. Otele ödeme yapmadan önce direk booking ile iletişime geçin
0
spacevan
(22.07.24)
Değil bookinge yazın
0
jülsezar
(22.07.24)
Tekrar otelle konuştum, booking check-out tan sonra ödemeyi geri yapacağını belirtitiler. Booking müşteri hizmetlerini aradım, açan yok, ben de mesaj attım.

@spacevan ödemeyi hem booking hem de otele yapmıştım.
0
🌸sislerrr
(22.07.24)
Booking.com'dan size gelen email'de ödemeyle ilgili bilgi olması gerek. Bir kere daha, dikkatlice bakın isterseniz.
0
michael_knight
(22.07.24)
@michael-knight

Şöyle bir şey yazıyor

Ön ödeme
Ön ödeme yapmanıza gerek yok ancak tesis rezervasyonu yaptığınız kredi kartından bir depozito alabilir. Bu işlem kartın geçerliliğini onaylamak ve kayıp ya da çalıntı bir kart olmadığından emin olmak için yürütülen rutin bir prosedürdür. Bu depozito geçicidir ve tutar size eksiksiz şekilde iade edilecektir.
0
🌸sislerrr
(22.07.24)
bana otel sallıyor gibi geliyor ama hayırlısı. Booking'i bilgilendirdiğinize emin olun.

İnternetten ödediğim şeyleri otelde hiç ödemedim, rezervasyon için kart bilgisi alınanlarda da hiç çekmediler otelde gidince ödedim. O son gün iptal edersem full fiyatı çekmek için kaydediliyor diye biliyorum. Ama her koşulda booking'de bunun açıkça yazması lazım.

edit: olabilir otel açık provizyona alıp bi çekip bakıyor olabilir. İptalin yansıması vakit alabiliyor onu diyorlardır. Ama yine de takip edin gerçekten iki kere çekilmiş olmasın. (birkaç güne banka uygulamasında dönem içi işlemlere geçenlere bakın)
0
nhk ni youkosu
(22.07.24)
@sislerr
Otel doğru söylüyor gibi geldi bana.
Çünkü oteli önceden ödemiş olsaydınız "ön ödeme" veya "depozito" gibi laflar olmazdı. Önceden ödemediğinize göre otelde ödeyeceksiniz.

Kredi kartınızdan depozito çekilip geri yatırılacağını söylüyor sizdeki email. Otel de o şekilde anlatmış durumu.

Yine de booking'e yazmanız iyi olmuş, emin olursunuz.
0
michael_knight
(22.07.24)
sorun yok.

anladığım kadarı ile otel, kart numarasından provizyon almış.

eğer rezervasyonu kullanmasaydın iptal politikasına göre 1 gece ya da tüm konaklama bedeli provizyondan ödemeye çevirilecekti.

konaklama sona erdikten sonra bankaya provizyon için iptal talebi geçecekler.
0
sinek kral
(22.07.24)
(2)

AB vatandaşı arkadaşımla Yunan adalarına birlikte gitmek?

dejame
Kapıda vize uygulamasıyla önceden hazırlayacağımız belgeleri seyahat acentesine bir hafta önceden yolluyorum. Aynı firmadan iki kişilik feribot bileti alıyorum fakat arkadaşım hem Türkiye hem Bulgaristan vatandaşı. İstediği gibi Schengen bölgesinde dolaşabiliyor fakat feribotla birlikte giderken hiç
Kapıda vize uygulamasıyla önceden hazırlayacağımız belgeleri seyahat acentesine bir hafta önceden yolluyorum. Aynı firmadan iki kişilik feribot bileti alıyorum fakat arkadaşım hem Türkiye hem Bulgaristan vatandaşı. İstediği gibi Schengen bölgesinde dolaşabiliyor fakat feribotla birlikte giderken hiçbir belgeyle uğraşmadan Bulgaristan pasaportu ile direkt olarak feribota benimle birlikte binebilir, ve aynı sıradan. geçebiliriz, değil mi?
0
dejame
(22.07.24)
Evet sizinle birlikte binebilir.
Ama adaya geldiğinizde o çok hızlı şekilde geçecek siz önce AB vatandaşlarını, sonra Schengen'i olanları bekleyip en sonunda "kapıda vize alacaklar" olarak girmeye başlayacaksınız.
Kötü senaryoda arkadaşınızla sizin ülkeye girişiniz arasında 2 saat süre olabilir.

Yıllar önce bu şekilde girdiğimde kapıda vize için önce bebeklileri aldılar, sonra yaşlıları, sonra aileleri, sonra kadınları en sonunda da bekar erkekleri aldılar. Durumun değiştiğini sanmıyorum.

Bazı günlerde yoğunluk daha az olur, bazı adalarda işler daha hızlı ilerler ve bazı günler gümrükte daha fazla memur olur diye tahmin ediyorum.

1 günlüğüne kesinlikle gidilmez. En azından birkaç gün kalacaksanız gidin.
0
michael_knight
(22.07.24)
Michael+1
0
jülsezar
(22.07.24)
(20)

Okumayı Öğrenen Çocuk

princess eugenie
Merhaba,5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak
Merhaba,

5.5 yaşında bir oğlumuz var, kendiliğinden okumayı öğrenmiş. 2018 ekim doğumlu. ekim doğumlu olduğu için eylülde 2019'lular ile bir yıl daha anaokulu okuyacaktı ama okumayı da söktüğüne göre acaba ilkokula mı yollasak diye düşünmeye başladık. Diğer konularda da gelişimi iyi bir çocuk, ancak yazıp çizme ilgisi pek yok.
0
princess eugenie
(22.07.24)
Okula erken başlayanlara genelde bu konuyu sorarım. Neredeyse %90'ı bu durumdan şikayetçidir.
Bir uzmanın ne düşündüğü elbette daha önemli ama ben çocuğu okula erken yazdırmanın onun hayatını zorlaştırdığına inanıyorum.
0
michael_knight
(22.07.24)
Beni herkesden 1 sene once okula yazdirdilar ve hayatim karardi


1 yas kucuk yastaki cocuk icin cok buyuk bir fark cok sikinti yasar hayat boyu
0
Zetnikov
(22.07.24)
Uzman değilim ama daha önceden okuduğum bir makalede Kanada'da buz hokeyi sporunda başarılı olan çocukların neredeyse tamamının ocak-şubat-mart doğumlu olduğunu çünkü küçük yaşlarda birkaç ayın bile vücut koordinasyonuna büyük ölçüde etki ettiğini ortaya koyuyordu.

Diğer yandan okuma yazma bilen çocuklarda ADHD yatkınlığı konusunda da çalışmalar var. Akranlarıyla sıkılıp dikkat eksikliği de yaşayabilir yani ilerleyen hayatında.

O nedenle en mantıklı olan şey bir uzmana danışıp, çocuğa özel bir karar vermek gibi görünüyor.
0
marla is in my head
(22.07.24)
Bu olay biraz kumar sanırım. Ben de erken başlayanlardanım. Benim hoşuma gidiyordu, üniversite bitene kadar her ortamda en küçük ben oldum. İnsanların beklentileri daha kolay karşılanıyordu. "Aaa daha kaç yaşındasın sen" muhabbeti çok dönüyordu ben de "yaa evet evet" deyip geçiyordum. Bir ortamdaki en genç insan olmakla ilgili bir problemim yoktu. Arkadaşlarımla aramda zaten sorun olmadı hiç. Bu tarz muhabbetler genelde hocalarla falan yapılıyor.
0
akhenaten
(22.07.24)
Ben de kendi kendimi ogrenmisim. Anaokuluna yazdirmaya goturmustu annem. Mudur ilkokula alalim demisti. Bana siniflari gostermisti. Bak burada oyuncak var, burada defter kitap var demisti. Ben birinci sinifi tercih etmistim. Annem daha kucuk diyip (cilizdim da) anaokuluna vermisti. Bende ters tepti. Yasim gelince ilkokula bi gectim kimse bi sey bilmiyor. Cok sikiliyordum. Ve butun yil ogretmen benle dogru duzgun ilgilenmedi bile. Cunku ben her seyi hemen yapiyordum. Yanima ugramiyordu. Sen zaten yapmissindir diye. Millet heceliyor (normal olarak) bana cok salak geliyordu herkes. Cocukluk iste. Hep bi adim onde oldum siniftakilerden. Zaten caliskan ve akilliydim yasitlarima gore hep ama ekstra bi sey olusturmustu bu durum. Kendimi farkli hissediyordum kotu anlamda. Garip bi duyguydu.

Bir yastan bi sey olmaz onun disinda. Vardi lisede bizden bir yas kucukler. Hic sorun olmuyordu.
0
Kittie
(22.07.24)
Ben de 5 yaşında öğrendim ama normal zamanda okula başladım, o zamanlar 7 yaştı. Sınıftakiler bilmiyor, ben biliyordum ancak öğretmen bunu farketmedi bile sessiz bir çocuk olduğumdan. Açıkçası kendi kendine okuma yazma öğrendi diye herkes genius çıkacak diye bir şey yok. Her şey vaktinde güzel, bence zamanında başlasın. İçimde hiç 'ayy keşke 1 sene erken yazılsaydım' hissi ya da pişmanlığı olmadı. Hayata 1 sene erken atılmaya bence gerek yok, oyununu oynasın çocuk.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(22.07.24)
2011 kasım dogumlu kızımı beklemeyip erken baslattık. okuması vardı, tekrarlı aktivitelerden sıkılıyordu, yeniden ana sınıfı onu bayar diye düşündük asıl etken, fiziksel olarak yasının ilerisindeydi. yani bir sonraki sene göndersem sınıfın en irisi olabilirdi. bu denklemde bir sorun yaşamadık. benim çevremde gördüğüm okula erken başlayan çocuk minyon ise büyüklerin arasında baya zorlanıyor, eğer mental ve de fiziken büyük duruyorsa gönderebilirsiniz. ek not, her çocuk kendi içinde değerlendirilmeli , siz yine kendi durumunuza bakın. son not, erken okuması eğitim hayatında acayip bir fark yaratmadı, dikkatli bir öğrenci o kadar.
0
delidiyorum
(22.07.24)
Okula bir şekilde gidecektir. Çocuktaki saklı becerileri ortaya çıkarmaya bakın. Yıllar süren sınavlar sonunda değil de , şimdiden belirli bir meslek hususunda ayrıca yönlendirme yapın.
0
diyecevaplandı
(22.07.24)
Beni de yaşıtlarımdan iri olduğum için 5.5 yaşında okula gönderdi ailem. Zorbalanma gibi bir durumla karşılaşmadım. Üniversitede de hazırlık atladım. Benden en az 2 yaş büyüklerle okudum. Sınıfın gerisinde kalmadım.
0
gnosis
(22.07.24)
ben yanlış mı biliyorum diye düşündüm ama zaten okul yaşı gelmiş, göndermek istemiyorsanız dilekçe vermeniz gerekecek, adresine bağlı okula kaydı düşmüştür bile. 2018 kasım doğumlu kızımızı yazdırıyoruz biz bu sene.
0
Improbable
(22.07.24)
Devlet okulunda zorbalık görür. Ayrıca çocuğunuz üstün yetenekli - üstün zekali olabilir. Bence bu konuda profesyonel bir destek alın.

Zorbalık riskine karşı uzaktan eğitim veya özel okul en temizi. Ayrıca sınıf atlamayı da düşünün.
0
ferenc
(22.07.24)
Bazı arkadaşlar sorun yaşamadık vs yazmış. bişeyler söylemek istiyorum.

ben 86 dogumluyum. 6 yasında okula yazdırıldıktan sonra ilk okulda herkes benden iriydi ezilmek kaçınılmaz oldu. orta okul ve lisede de o dönemde bilenler bilirler doğudan cok fena göç vardı. bu göç eden cocuklar okullarda gruplasarak teror estiriyorlardı.
devletin okullarından bahsediyorum. hele ki cok gelısmemıs yada varoşumsu bi yerde cok göç almıs bı yerde ise bu okul cocugunuzu baya ezerler.

dersenki bu durum bize uymuyor o zaman gönderin.
0
Zetnikov
(22.07.24)
Sınıf öğretmeniyim, yazdırmayın. Okul sadece okuma yazmadan ibaret değil. Yazıp çizmeyle arası yok demişsiniz çünkü ince motor becerileri henüz gelişmedi. Yaşını beklemeden gönderirseniz ite kaka bir şekilde sınıftakilere uyum sağlar ama ön plana çıkan bir çocuk olma ihtimali düşer. Kendi yeğenimi de bir yıl bekletmiştim hiçbir zararı olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(22.07.24)
Bazı aileler hiç okula vermeden evde eğitimi tercih ediyorlar. Bunu da düşünebilirsiniz. Okulun sosyalleşme yönü olsa da bazı açıdan zaman israfı. Şimdi sınıfında suriyeli olacak falan.. hiç gerek yok.
0
ferenc
(22.07.24)
ben de 5,5 yasinda baslamistim -ki basladigimda okuma yazma biliyordum. bir avantaji oldugunu dusunmuyorum. hatta onlardan kucuk oldugum icin sinif arkadaslarim dalga geciyorlardi. lisede bile siniftakiler dogumgunumde fenerbahce formasi alip arkasina dogum yilimi yazdirmislardi bu nedenle. ahaha

4 yil lise okuyup 21 yasinda muhendislik fakultesini bitirdim. o yasta avrupa'daki genclerin yarisi okula yeni basliyor.
0
bohr atom modeli
(22.07.24)
Bir hoca özellikle böyle çocukları istiyordu. Sonra bu öğrencileri yarışmalara, olimpiyatlara vs. girdirip madalya topluyordu. Bu çocuklar sonradan çok iyi bölümlere girdiler. Eğer çocuğun herhangi bir alanda yetenekli olduğunu düşünüyorsanız, o yönünü desteklemeye çalışın. Erken yaşta alınan kaliteli ve verimli bir eğitimin yerini tutacak hiçbir şey yoktur. Elalemin yaramaz çocukları bizimkini ezer korkusuyla çocuğun potansiyelini harcamayın.
0
emirleblebikemir
(22.07.24)
okul öncesi öğretmeniyim, yazdırmayın +1

ekim kasım aralık ayı doğumlular için ilkokulu öteleme hakkı tanıyor devlet. benim mottom her zaman devlet bi hak tanırsa kullanmak yönündedir. yılın son 3 ayında doğmuş çocuğu olan velilere bu hakkı kullanmalarını salık veriyorum. kimi dinliyor kimi dinlemiyor. dinlemeyenler 1.dönemin sonuna doğru ağlayarak geri geliyor. hocam siz demiştiniz ama biz yine de yazdırdık çocuğu ama olmadı öğretmeni oturmuyor diyor dersleri dinlemiyor evde ödev yaptıramıyoruz diyerek geliyorlar. normal çünkü çocuk henüz o hazırbulunuşlulukta değil. okuma-yazma öğrenmek ilkokula başlamak için kriter değildir. bizim çocuğun boyu uzun, bizim çocuk çok okula gitmek istiyor, bize çanta bile aldırdı, sayı saymayı biliyor, renkleri biliyor 1.sınıfa göndericez diyip götüren çok. ha uyum sağlayan da yok mu tabiki var. ama ne gerek var. 1 sene daha anaokuluna gitmesinde hiçbir sakınca yok. kasım doğumlu yeğenim ertelemeden başladı şu an 3.sınıfa geçti annesi inanılmaz zorlanıyor, çocuk da öyle. hep bişeylere yetişme derdinde. sınıftakilerin kolayca yapabildikleri, anlayabildikleri şeyleri o daha fazla efor sarfederek yapmaya çalışıyor. bi yerde de bırakmak istiyor çünkü alfa kuşağı her şeyden çok çabuk sıkılıyor.

çok uzun yazdım bilmem okur musunuz ama her zaman söylerim, ebeveyn olarak çocuğunuz için en iyisini siz bilirsiniz. çocuğunuzu en iyi tanıyan sizsiniz. çocuğun iyiliğine olacaksa yapın. 1 yıl eğitim-öğretimi ötelemek çocuğunuza hiçbir şey kaybettirmez.
0
dedim ben sana
(22.07.24)
Annem babam bir köyde ilkokul öğretmeniydi. (1-2-3 ve 4-5 birleştirilmiş sınıflar) , köy yeri olunca derslere kafama göre girip çıkıyormuşum , öğrencilerde bana bakıyormuş falan. Ben de beş yaşında öğrenmiştim okumayı. İlkokul birinci sınıfta yediğim dayağın haddi hesabı yoktu , sanırım sıkılıyordum millet okuma öğrenmeye çalışırken onlara sarıyordum.
Bende kötü olmuştu bu durum.

Bence anaokuluna gitsin , zaten yazma ayrı bir olay. Bu yaşta ince motor becerileri eksiktir , ondan size öyle geliyor. Her şey yaşında güzel.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
herkese teşekkürler. öğretmeniyle de konuştum. bir yıl daha anaokulu okuyacak.
0
🌸princess eugenie
(24.07.24)
ben de 4 yaşında annem abime fişleri öğretirken öğrenmişim, yaşıtlarımla okula gönderildim ve iyi ki öyle yapmışlar. asla erken gönderilmeyi istemezdim. kendi oğlumu da 1 yıl geç göndermeyi düşünüyorum. kaçıracağı hiçbir şey yok.
0
deartheodosia
(24.07.24)
(4)

çocuklar için pasaport başvurusu

atcapar
Merhabalar, 3 yaşındaki kızım için pasaport başvurusu yapacağım. Çocuklar için en fazla kaç senelik pasaport alınabilir? Harç ve defter bedeli ödenmesi gerekiyor mu? Teşekkürler
Merhabalar, 3 yaşındaki kızım için pasaport başvurusu yapacağım. Çocuklar için en fazla kaç senelik pasaport alınabilir? Harç ve defter bedeli ödenmesi gerekiyor mu? Teşekkürler
0
atcapar
(22.07.24)
Defter bedeli her türlü ödeniyor ondan kaçış yok.
Eğer çocuk öğrenciyse yani MEB e bağlı bir okula gidiyorsa harçtan muaf oluyor. Buna kreş-anaokulu da dahil diye biliyorum. Aksi durumda harç da ödemeniz gerekir.
Öğrenciler en fazla 5 yıllık pasaport çıkarabiliyor.

Ben de yakın zamanda pasaport almayı düşünüyorum kızıma. Bunlar kendi araştırma sonuçlarım. Yanlış bilgi olabilir.
0
nuevo
(22.07.24)
5 yıllık veriyorlar. 8-10 bin lira gibi bir harç masrafı var.

Öğrenci olsaydı bedava olacaktı ama 6 aylık oğlum öğrenci olmadığı için para ödememiz gerekti.

Biyometrik fotoğraf çekilmesi gerektiğini de hatırlatayım. Bebekler için fotoğraf kuralları daha esnekmiş.
2024 Mart ayında oğluma pasaport çıkartırken edindiğim bilgiler bunlar.
0
michael_knight
(22.07.24)
Ek bilgi: Çocuğa pasaport çıkartmak için nüfus müdürlüğüne hem annesi, hem babası hem de bebeğin bizzat gitmesi gerekiyor.
(Noterden bir kağıt alıp vs. başka bir yöntem vardır ama standardı bu şekilde)
0
michael_knight
(22.07.24)
defter kesin ödüyorsunuz. öğrenci değilse harç da ödüyorsunuz. normal şartlarda 5 yıllığına veriliyor ancak sizin bebek şu an öğrenci değilse ve seneye anaokuluna vs başlayacaksa şu an kısa süreli alınıp sonrasında harçsız pasaport almak daha mı ekonomik olur, bi hesaplamak lazım.
0
elorelia
(22.07.24)
(18)

siyasete girmek istiyorum ama desteklediğim hiçbir siyasi parti yok?

deartheodosia
bir şeyler yapmak istiyorum ama?
bir şeyler yapmak istiyorum ama?
0
deartheodosia
(22.07.24)
139 tane siyasi parti var. Hiçbiri sana uymuyorsa 140. yı da sen kur.
0
Mirket
(22.07.24)
@mirket, bunu da düşündüm ajsjsjs fazla fazla büyük düşünmek ama öyle kolay bir şey değil. çevre gerekiyor en başta.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
doğuluysan aşiret kartından git yaparlar.

bu işte bile torpil var kolay kolay aday adayı olamazsın iyi para gömeceksin.
0
Hallegadola
(22.07.24)
Son listeye göre 146 parti varmış hatta şimdi baktım :d

Yani bu 146 partinin minimum 120'si hayatınızda ismini duymadığınız partiler. Kalan 26'sının 20'si de güncel siyasi düzlemde pek etkisi olmayan partiler. Kalan 5-6 partilik alanda da kitlesel denebilecek partiler var ve bir parti ne kadar kitlesel olursa, parti mensuplarının düşünceleri arasındaki farklar o kadar artış gösteriyor. Sağlıklı olan da bu yoksa öteki türlü bir lider kültü etrafında toplanan ve hiçbir ideolojisi olmayan yığınlar oluşuyor.

O yüzden kendinizi "özel bir kar tanesi" olarak görmek bu açıdan mantıksız. Hepimizin siyasi/sosyal/ekonomik düşünceleri birbirinden farklı. Siyasi partilerin içindekilerin de öyle. Sonuçta siyasi parti çatısı altında toplanıp benzer politikaları güdüyorlar. Siyasi parti içinde alınan çoğu karara da içeriden itiraz geliyordur ama makul çatıda buluşuluyor ya da itiraz edenler "kol kırılır yen içinde kalır" tepkisi veriyor. Vermeyenler de ayrılıyor işte.

"Beni temsil eden hiçbir parti yok" ifadesi o yüzden çoğunlukla boş bir söylem. Hiç bir parti sizi yüzde yüz temsil edemez çünkü partiler iktidara gelmek ister ve toplumdaki her kesime bir şekilde iyi görünmeye çalışır. Ya da en azından iktidara gelmesine yetecek kadarına iyi görüneyim diyip kalanı kutuplaştırabilir tabii. Ama temelde kitle partilerinin seçmeni de olsanız, mensubu da olsanız, ve hatta başkan düzeyinde de olsanız, partinin her dediği sizi mutlu etmeyecektir.

146 parti var demiştim. 120'si dediğim gibi ya kumar oynamaya kılıf olarak ya da grandiyöz şizofreni hastası birinin "Ülkeyi sadece ben kurtarabilirim" kafasıyla kurduğu partiler yani, siz kalkıp "Hiçbir parti beni temsil etmiyor" derseniz bu listeye adını sadece benim gibi hobi olarak yargıtay siyasi partiler sitesini açıp düzenli kontrol edecek kişilerin duyduğu bir partimiz daha olur, siz de para kaybedersiniz sadece.

Daha ufak 20 partiye katılayım derseniz belki bir şekilde isminizi duyurabilirsiniz ilçe örgütlerinden başlayıp ama sonrasında büyük bir partiye transfer olmayacaksanız yine bir işlevi pek olmaz. Anca belki TİP gibi sosyal medyayı aktif kullanan partilerden bir kitle yaratabilirsiniz ama sonrasında ne yapacaksınız? CHP'den TİP'e geçebilirsiniz ama TİP'ten CHP'ye geçiş daha zor olacaktır.

Geriye kalan herkesçe bilinen büyük partilere de ilçe örgütlerinden başlayıp ilerleyebilirsiniz belki ama bu da çok düşük bir ihtimal. Ya popüler bir figür olacaksınız ya da spesifik alanda uzmanlığı ve bu yolda harcayabilecek parası olan biriyseniz makul yerlere gelebilme ihtimaliniz olur.

Dönem dönem çıkış yakalayan partiler olur. Siyasi görüşünüze uygun birine dahil olup kariyer siyasetçiliği yapabilirsiniz belki ama bunlar hep şans tabii :)

Devlet memuru olmasam ben de kesin olarak siyasete kıyısından köşesinden dahil olurdum şimdiye kadar ama şu an partilere üye olamıyorum. Sendikalar da işlevsiz haldeler. Belki ileride bürokraside devam edebilirsem oradan bir yol bulurum :d
0
nundu
(22.07.24)
Siyasete neyi düzeltmek ya da neye hizmet etmek için girmek istiyorsun? Kadın hakları konusunda mı çalışmak istersin, şehir ve çevrecilik mi, sağlık hizmetinin iyileştirilmesi mi? Bu tabii senin halihazırda yapıp ettiklerinle de örtüşmeli. Örneğin bir tıp doktoruysan sahada edindiğin tecrübeler ışığında sağlık sistemini iyileştirecek önerilerde bulunabilirsin ya da öğretmensen eğitim tarafında çalışmalar yürütebilirsin. Çorbada benim de tuzum olsun, taşın altına ben de elimi sokmak istiyorum diyorsan yaşadığın il ya da ilçedeki parti merkezlerini ziyaret ederek ya da maille projelerinden haberdar olabilirsin. Yine amaçlarına uyumlu bir sivil toplum örgütü arayışına girebilirsin. Önemli olan senin ne vereceğin ve hangi parti ya da stk'nin bu alanda sana nasıl bir alan açabileceği. Diye düşündüm.
0
sekizdokuzon
(22.07.24)
doğulu değilim, aşiret vs bilmiyorum.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
hep aklımda olan bir şeydi. çocukluğumdan beri. ama son yıllarda iyice aklıma yattı. ülkenin şu durumu ve kimsenin (halk) bir şey yapmıyor oluşu beni çıldırtıyor. insanlarla iletişimim iyi, çok kolay anlaşırım. ama sebepler de bunlar değil aslında, içimde devamlı beni siyasete iten bir şeyler var.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
Büyük küçük demeden, derdini anlatabilecegini düşündüğün bir yapıyla iletişim kurmanı ümit ederim. Bana da ilham oldun bu arada :) Hiçbir şey yapmadan olduğun yerde söylenmenin kimseye faydası yok.
0
sekizdokuzon
(22.07.24)
nundu, kendimi hiç özel kar tanesi sendromunda biri olarak görmüyorum. yalnızca desteklemediğim oluşumlarda yer alamam. ismi olan partiler bana uymuyor, yeni siyasi partilere ihtiyaç var. ailem de siyasette gibi bir şey ama fikirlerim örtüşmüyor.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
ilerlesem ailemden ilerlerim ve çok da kolay olur ama bana uymuyor.
0
🌸deartheodosia
(22.07.24)
Siyasete girmeyi düşünürseniz %100 uyuşacağınız bir parti bulmanız mümkün değil.
Birilerini etkileyerek karar alma süreçlerinde söz sahibi olmak istiyorsanız siz de birileriyle ortada buluşmak zorundasınız.

İktidar olmak için 65 milyon seçmenin yarısının oyunu almak gerekiyor.
33 milyon kişinin binlerce konuda aynı fikirde olması mümkün değil. Herkes konuları kafasında bir önem sırasına koyup o şekilde oy verme kararını veriyor.

O yüzden siz de %100 uyuştuğunuz bir siyasi parti aramayı bırakın. Öyle siyasi parti olmaz.

Gerçekten bir şeyler yapmak, katkıda bulunmak istiyorsanız bir yerden başlayın.
0
michael_knight
(22.07.24)
bir cemaat oluşturarak siyasi partilerin ayağına gelmesini sağlayabilirsin.

cemaat kurmak, parti kurmaktan kolay. sonuçta her dediğine inanan insanlar var.
0
durbidakka
(22.07.24)
türkiye'de siyasi alternatifsizliğin sebeplerinden biri, ara steplerin atlanıp direkt siyaset sahnesine atlama hevesi/isteği.

kimsenin bir şey yapmadığını düşünen no name birinin, siyasete girene kadar, yapabileceği bir sürü şey var esasen. örneğin, oy ve ötesi kurucuları, bu inisiyatifi kurmak yerine parti kursalardı, kimsenin tanımadığı, kimseye faydası olmayan, birkaç bin alan bir parti üyesi olurlardı. şu an hem türkiye siyaseti hem de halk için önemli iş başarıyorlar.

bu nedenle, öncelikle sivil mücadele / örgütlenme tarzı bir yapı içerisinde olmanızı, kendiniz gibi düşünen insanları bulmanızı öneririm. belki siyasete girmenize bile gerek kalmaz.
0
sailor
(22.07.24)
Madem niyetin ciddi ve farklı bir yolla ve hızlı ilerlemek istiyorsun. Youtube ve twittwrda birer hesap oluştur ve kendini anlatmaya başla. Arkanda büyük bir kitle oluşturabilirsen ilk hareket noktanı oluşturmuş olursun.
0
Mirket
(22.07.24)
içindekini anlıyorum.

bu kadar basit şeyleri nasıl göremiyor çözemiyorlar diyorsunuz

gözünün içine soktuğum halde 1 telefonla çözülecek sorunları çözmekten aciz insanlar siyasetçiler.

ben çok uğraştım ama yıldım bu liyakatsizler ordusundan

en güzeli bir platfom oluşturup sesini duyurmak.

işbirrliği istersen mesaj
0
topkapiaksaray
(22.07.24)
Girsen de sıkılır bırakırsın hocam , sıkılmam dersen üç dört seneye yükselirsin zaten.

Değişik mevkilerde çocukluğumdan tanıdığım arkadaşlarım var (ilçe başkanı , ilçe meclis üyesi , büyükşehir meclis üyesi , bir tanesi de vekil olduydu), bir kere makamlarına gitmişliğim yoktu , arada denkgelir ''bir emrin var mı ?'' derler , oğlum sana ne emrim olacak lan falan derim samimiyetimize güvenerek.

öğrencilerim de (şu an değil eskiden öğretmendim)gençlik kollarından başladı iyi kötü bir yerlere geldiler kendince. Kötü bir ortam var , ben desteklediğim parti için arada müşahit oluyorum ki o bir gün de bile bizim partililerin kafasına deliriyorum :d Aktif olmak istesem sanırım 1.sene atılırdım partiden.

Neyse sen tabela partilerinin birinden başla , bir yere gelince senin çayını içmeye gelirim :d çağırırsan yani.
0
ketcapli dondurma
(23.07.24)
eksisozluk.com izlemeni tavsiye ederim
0
hurt
(23.07.24)
Karar verici mekanizmalar üzerinde etkili olmak için tek yol siyasi partiler değil.

Bir twitter hesabı, bir dernek, bir email grubu, bir imza kampanyası gibi şeyler hem daha etkili olabiliyor hem de başlamak/başlatmak siyasete göre daha kolay genelde. O seçeneği de değerlendirin.
0
michael_knight
(23.07.24)
(4)

Kira sözleşmesinde kefil imzası yaptırımı var mı?

ermanen
Kira sözleşmesinde kefil de soruluyor ve imzası da isteniyor. Kefilden imza almadan olur mu?Ev sahibi veya emlakçı diretebilir mi bunu? Kefil imzası olmadan sözleşmeden vazgeçebilir mi?Kefil imzalamak istemiyorsa ne yapmak lazım?Bu arada kefil imzası istemeyen ev sahipleri ve emlakçlılar da var. ama
Kira sözleşmesinde kefil de soruluyor ve imzası da isteniyor. Kefilden imza almadan olur mu?

Ev sahibi veya emlakçı diretebilir mi bunu? Kefil imzası olmadan sözleşmeden vazgeçebilir mi?

Kefil imzalamak istemiyorsa ne yapmak lazım?

Bu arada kefil imzası istemeyen ev sahipleri ve emlakçlılar da var. ama sonradan isteyenler mi arttı acaba...
0
ermanen
(19.07.24)
Kefalet, kira sözleşmesinin geçerliliği için şart değildir.
0
medusa
(19.07.24)
Sorunuzu yanlış anlamış olabilirim, hukukçu veya konunun uzmanı değilim.
1- Ev sahipleri bugünlerde her şeyi istiyor. Kabul etmek zorunda değilsiniz ama o zaman onun evini tutamazsınız. Devlet bu konuda bir zorlama yapamaz.
2- Kefil olmadan da sözleşme yapabilirsiniz. Ev sahibi bu şekilde de kabul edebilir.
3- Kefilden imza almayınca kefil olmamış oluyor
4- Kefilin sorumluluğu var. Asil ödemezse kefil ödemek zorunda.

Son yıllarda artmasının sebebi %25 yasası ile artan ev sahibi - kiracı sorunları.

Ek: Tahliye taahhütnamesi istemeyen ev sahibi bulduysanız şanslısınız.
0
michael_knight
(19.07.24)
Kefil imzasının geçerli olduğu bir kira sözleşmesini hayatım boyunca görmedim.



Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesi şöyledir:

"Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.



Dolayısıyla sözleşmeye sadece kefil yazıp altını imzalatmak yeterli değildir.

Kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması,
kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefil olması durumunda; kendi el yazısıyla "müteselsil kefil" olduğunu belirtmesi şarttır.


Örnek kefalet sözleşmesi

"___________ tarafından _________ tarihinden itibaren konut olarak kiralanan __________İstanbul adresindeki mecurun kira sözleşmesi kapsamında Kiracı'nın ____(**)_____ Kefili sıfatıyla sorumlu olduğum azami tutar _________ TL (____________________) ile sınırlıdır. ____(**)_____ kefaletim kira süresi ve takip eden 10 yıl boyunca işbu Sözleşme kapsamında tahakkuk eden tüm alacaklar için geçerlidir. "

(**) El yazısı ile "müteselsil" yazılmalı.
0
adwokat
(20.07.24)
Yani imzala geç. Nasılsa geçersiz.
0
adwokat
(20.07.24)
(15)

Hayatimda ilk kez devlet hastanesine gidicem

Kittie
Biraz cekiniyorum.Ortopediye gidicem.Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.Ondan biraz rahatca aldim.Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum. Biliyorum feci
Biraz cekiniyorum.
Ortopediye gidicem.
Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.
Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.
Ondan biraz rahatca aldim.

Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum.
Biliyorum feci snob, feci itici bir yazi oluyor ama durum bu :(

Yeni bi sehir hastanesi sectim. Temiz oluyorlar diye. Ona guvendim.
Peki ya ortopedi de olsa kan aldirmak isterlerse?
Anksiyetem tutacak diye korkuyorum.
Ya hijyenik degilse diye.
Kan isterlerse yaptiramam galiba :(

Bi de hastane cok kalabalik olur mu?

Su ana dek gittigim en alt seviye hastane de medicana.
Ordan bile memnun olmayan insanim. Ama acibadem, memorial da asiri artti biktim.
0
Kittie
(19.07.24)
Sıranı kaptırmamaya dikkat et.
Temizlik görevlileri, güvenlikçiler, kayıt kontrol gibi yerlerde çalışan insanlar aşırı gergin ve agresif olabiliyorlar. Bir şey derlerse üstüne alınma, herkese öyleler.
Sıran gelmeden zinhar doktorun odasına girme, paparayı yersin.
Hijyen konusunda olumlu ya da olumsuz bir şey diyemem.
Anksiyete atağı yaşayabilirsin, çıkışta zamanın varsa sakinleştirecek bir etkinlik planla.

Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(19.07.24)
Kan aldırırken çekinme, her malzeme tek kullanımlık.

Hastane kalabalık olabilir, sıranı kaptırma+1
Araya kaynak yapmaya çalışanlar olabiliyor, doktora bir şey soracağım falan diye doktorun odasına girmeye çalışıyorlar sıra almadan işini halletmeye çalışıyorlar.

Hastanede çalışan herkes gergin oluyor genelde, yoğunluktan dolayı kişisel alma.

Özel hastanede göreceğin özeni göremeyebilirsin. Çünkü maalesef para dünyada her şeyden daha fazla saygı görüyor.

Geçmiş olsun
0
rock n roll
(19.07.24)
Hiç korkmayın.
Belki 20 yıldan uzun süredir özel sağlık sigortam var, kendim için devlet hastanesine hiç gitmem gerekmedi.

Birkaç yıl önce devlet hastanesinde muayene ve tedavi olmam gerekti bir hastalık için. Belki bana öyle geldi ama özel hastaneden hiçbir farkı yoktu. Neredeyse yoktu diyeyim. Elbette biraz daha kalabalıktı, bankodaki kişi biraz daha az gülümsüyordu ama hiçbir sorun yaşamadım, yabancılık çekmedim. Bahsettiğim hastaneler İstanbul'da, şehir içindeki yoğun hastanelerdi.

Ama bu yaz tatilinde Milas'ta acil servise gittim oğlum için, o deneyim güzel değildi. Doktor çok zor durumdaydı, çok çalışıyordu ama 80-90 dakika kadar bekledik doktoru görmek için vs.

Yani özetlersem randevulu gittiğimde hiçbir sorun yoktu. Kan vermem de gerekti, yerini söylediler, sıra numaramı aldı, sıram gelince içeri girdim, güleryüzlü hemşireler kanımı aldı, çıktım.

Ek: Devlet hastanesinin kendine göre bazı kuralları vardı. Kan testi için kan vereceksem saat 11:00'e kadar alıyorlardı mesela. Bu gibi alışık olmadığınız durumlar olabilir ama bir sonraki gün doğru saatte giderseniz hiç sorun olmaz.
0
michael_knight
(19.07.24)
Hijyenle alakalı bir sorun yaşamazsınız. İçiniz rahat olsun.
0
pispinti
(19.07.24)
Sizi temin ederim ki ortalama bir devlet hastanesinde malzeme sterilliği, en iyi özel hastaneden iyidir. Ayrıca doktor kalitesi ve tedavi hizmetleri de Türkiye'de en iyi üniversite ve eğitim araştırma/şehir hastanelerindedir
0
nundu
(19.07.24)
ilk kez gidene hiçbir şey olmaz korkma.
0
ferenc
(19.07.24)
Nundu +1

Düzgün bir devlet hastanesi her zaman her yerde özelden iyidir (çok spesifik bir şey değilse). Belki konforu daha azdir belki Gülen yüzü daha azdir ama yetkinlik vs ben özel ile karsilastirmam. Bunu da ailesinde 30 sene sağlık alaninda çalışmıs bir anne baba, bir hemsire, bir laborant, iki doktor olan biri olarak yazıyorum.
0
logisticsmanager
(19.07.24)
Ailecek özel sağlık sigortamiz var, amerikan ve Memorial arasında geçti hep ömrümüz.

Taa ki 2021'de covid olana kadar. 2021 Mart'ta covid oldum baya ciddilesti durumum ateşim vs inmiyor (vaka sayıları tavan donem) Memorial da amerikan Hastanesi de almadı full dolu diye.

Basaksehir cam ve sakura'da çok yakın bir doktor arkadaşım var dedi gel buraya. Sagolsun ilgilendi odaya çıkardı. 1 hafta yattım orada ve Amerikan hastanesinin odaları bile o kadar lüks değildi:)

Daha sonra da çok gittim oraya. Her şey inanılmaz pratik. Kimliğini çipten okutup tak diye gidiyorsun kan veriyorsun film cektieiyorsun sıra vs yok.

Bütün aletler en son teknoloji -amerikan ve Memorial'da yok bir çoğu-

Tabii işin üzücü kısmı bunları aslında Türk vatandaşları amaç edinerek yapmamislar. Sağlık turizmi amaclanarak bir çok şehir Hastanesi bu kadar lüks yapılmış. Pandemi patlayınca mecburen halka hizmet tadında :)

Öte yandan tüm bunların yanında doktor arkadaşımla gezerken ne kadar doktorla karsilastiysak hepsi çok mutsuzdu. Liyakatsiz yerleştirilen bashekimler yuzunden organizasyonda hep sıkıntılar var ve hepsi doktorlara patlıyor vs

Sözün özü şehir hastaneleri hem doktor hem de hastane olarak pek çok özelden iyi, hele medicana Acıbadem falan kıyaslama dışı bile kalır.

İçin rahat etsin, Sait çiftçi vs gibi eski devlet hastaneleri bile medicana ve Acıbadem'den iyidir.
0
makbur
(19.07.24)
Hastanede beyaz önlüklü ve yesil önlüklü birtakim kisiler göreceksin, çekincen olmasin, onlar doktor ve de hemsireler.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.07.24)
Makbur: benim de ozel saglik sigortam var ama kullanamiyorum memorialin muayenesinde. Memorialin oldugu pakete de amerikan giremiyor denildi bana. Bu sigortaci kandiriyor mu beni diye dusunuyorum su an. Bununla ilgili de bi duyuru acayim bir ara
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Ben zamanında Şanlıurfa'da bir devlet hastanesine gitmiştim. Ortamı görseydiniz heralde orada ruhunuzu teslim ederdiniz.

Niye bu kadar panik oldunuz anlamadım. hiçbirşey olmaz.
0
komando kani var bende
(19.07.24)
Hijyen değil de kalabalık rahatsız edebilir. Sağlık personelinin steriliteye, temizliğe dikkati aynıdır ama size muamelesi biraz avam gelebilir size
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.07.24)
Ne insanlar var şu duyuruda... Hayattan kopuk, gerçeklerden uzak. Anksiyete diye sayıklayan.
0
Shepard
(19.07.24)
Sorma shepard hayat cok zor be
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Terapist de çözmek için uğraşıyor, halbuki devlet hastanesine git, metroya bin vs dese çözülecek bütün ruh hali.
0
Hallegadola
(20.07.24)
(3)

Hangisi mantıklı?

pianeta
40.000TL lik bir şey alacağız diyelim, kredi kartına taksitle.Elimizde 14.000TL kadar da döviz var.Alışveriş yapacağımız kredi kartının genelde asgarisini ya da bir tık üstünü yatırıyoruz.Bu durumda 40.000TL lik alışverişin tamamını taksitlendirip, ekstre zamanı da elimizde dövizi bozdurup, üstüne p
40.000TL lik bir şey alacağız diyelim, kredi kartına taksitle.
Elimizde 14.000TL kadar da döviz var.
Alışveriş yapacağımız kredi kartının genelde asgarisini ya da bir tık üstünü yatırıyoruz.
Bu durumda 40.000TL lik alışverişin tamamını taksitlendirip, ekstre zamanı da elimizde dövizi bozdurup, üstüne para ekleyerek ekstreyi mümkün olduğunca fazla yatırmak mı daha mantıklı?
Yoksa dövizi bozdurup, ödemenin bir kısmını bununla yapıp, geri kalan 26.000TL'yi taksitlendirmek mi daha mantıklı?
Verilen sayılara çok takılmadan finansal açıdan hangisi daha akıllıca olur?
Dediğim gibi kişinin ekstre dönemi ancak asgari kadar ya da bir tık üstü yatırabilme gücünde olduğu da önemli bir detay.
0
pianeta
(19.07.24)
Taksit yaptırmak daha mantıklı. Elbette ne kadar vade farkı ödeyeceğinizi de bilmek gerek.

Sayılara çok dikkat etmedim ama bugünlerde genel olarak kredi kartı borcunun tamamını ödemek daha mantıklı. Çünkü kredi kartı faizleri yükseldi.
Elbette burası Türkiye, dolar bir anda yükselebilir ve bu karar hatalı olabilir.

Bahsettiğiniz para çok yüksek bir meblağ olmadığı için hatalı bir karar vermekten korkmayın. Yapacağınız hata olsa olsa iki McDonalds menüsü değerinde olacaktır.

40 binlik üründen bağımsız olarak asgari değil ödeyebildiğiniz kadarını ödemenizi öneririm.
0
michael_knight
(19.07.24)
Sıkıntı da aslında biraz orda. Kredi kartı ekstresinin tamamı ödenemiyor geçmişten gelen de borçlar olduğu için. Aylık ortalama 40bin de ekstre geliyor diyebiliriz. Bu alışverişi tamamen taksitli yapınca ekstre en az 46-47bin olacak. E zaten 40bini ödeyemeyen insan 46bini de ödeyemeyip yine asgari yatıracak, kısır döngü olacak.
Ha bu alışverişi hiç yapmasa yine asgari yatırıyor orası ayrı...
Ama dövizi bozdurup, 26bin kadarını taksit yaptırsa en azından ekstre de 47 yerine 43 gelecek (sallıyorum sayıları yine).
Ha bu sefer de elindeki dövizden olacak.
Bilemedik.
0
🌸pianeta
(19.07.24)
taksit +1
0
baldan kaymak
(19.07.24)
(9)

Uçakta maksimum taşınabilecek ağırlık

ferenc
23kg diye biliyorum. Kabin bagajı buna dahil mi?
23kg diye biliyorum. Kabin bagajı buna dahil mi?
0
ferenc
(19.07.24)
Ağırlıklar uçuşa, firmaya ve biletinizin sınıfına göre değişiyor. Genelde X Kg check-in bagajı ve Y kg kabin içi diye hesaplanıyor eğer check-in hakkı varsa (23kg + 8 kg gibi mesela)

Bilet alırken koşullarda belirtiliyor.
0
salihdt
(19.07.24)
Tek bir parça valiz 32kg geçemez, onun dışında maksimum kuralı yok.
0
jülsezar
(19.07.24)
@julsezar

mesela 90 kg alabiliyor muyuz yani maksimum yok derken? Benim bildiğim ücret ödeyerek bile 30 kg fazlası olmuyor
0
🌸ferenc
(19.07.24)
Ben 33 +8 ile uçtum hocam geçen aylarda

Misal:
Türk Hava Yolları online kanallarından tek seferde en az 3 kg veya 1 parça; en fazla 230 kg veya 10 parça ekstra bagaj satın alınabilir

www.turkishairlines.com
0
jülsezar
(19.07.24)
@jülsezar +1 uzunca bir süredir tek parça 32 kiloyu geçirmiyorlar. Çoğunluğu banttan gitse de insan müdahalesi de gerektiği yerlerde o adamlar bel fıtığı olmasın diye :)

Ama bagaj sınırlaması düşündüğünüz kadar az değil. Geçenlerde uluslararası bi bilet almıştım 2x23 kg bagaj hakkım vardı bir de kabine aldım yaklaşık 10 kg iki parça hiçbir sorun olmadı.
0
chicha_v2
(19.07.24)
Makul bir ucretle 23-30 kg oluyor, hatta daha farkli rakamlar da olabilir. Onun disinda kilo isi ayrica satiyorlar, bunun fiyati daha pahaliysa geliyor genelde.
0
mbond
(19.07.24)
Bir parça için en büyük ağırlık 30 veya 32 kilo diye biliyorum. Çünkü onu da bir insanın kaldırıp indirmesi gerekebiliyor bazı noktalarda.
Mesela köpek taşıyacağız biz uçağın kargo bölümünde, kutusuyla birlikte toplam ağırlığı 50 kiloyu geçemiyor.

THY'den geçen gün bilet alırken gördüğüm kadarıyla 3 seçenek vardı.
- Sadece kabin bagajı
- Kabin + 23 kg
- Kabin + 30 kg


Ekstra bagaj hakkı ihtiyacınız varsa bileti satın alırken almak daha ucuza geliyor. Benim aldığım güzergahta 230 kiloya kadar izin veriyordu ama tabi bir parça bu kadar ağır olamaz, bunu parçalara bölmek lazım. Bir de daha ucuz desem de yine de ciddi bir para.
0
michael_knight
(19.07.24)
Thy öğrencilere yurtdışı uçuşlarda 40kg hak veriyor.(yaptık bunu) Tek parça 32yi geçemediği için 2 parça alıyorsun. Abd kanada uçuşlarında da bilete direkt 2x 23kg dahildi diye hatırlıyorum. Parayla daha da alınabiliyor mu bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(19.07.24)
Ağır bir yükünüz varsa, valiz olmak zorunda değil.

Oversize baggage kısmı da var bu işin. Çamaşır makinesinden biraz büyük 70-80 kiloluk sandıklarla iş için ülke ülke gezmişliğim var.

Bunun için, çekçek arabayla, havalimanında bu kapılar nereye açılıyor dediğiniz kapılardan geçip yükünüzü teslim ediyorsunuz.
0
nop
(19.07.24)
(11)

Bir yüz(eme)me dramı

hrvl
Herkese merhaba. 32 yaşında bir arkadaşınızım. Yüzme bilmiyorum, daha önce 1 ay bile sürmeyen bir grup dersi deneyimim olmuştu. Ama yarım bırakmıştım, birebir ilgilenilmediği için tedirgin olup. Bu yıl özel ders almaya başladım. Öncelikle boyum 1.74, girdiğim havuz 1.50. İlk ders gayet güzeldi, bu y
Herkese merhaba. 32 yaşında bir arkadaşınızım. Yüzme bilmiyorum, daha önce 1 ay bile sürmeyen bir grup dersi deneyimim olmuştu. Ama yarım bırakmıştım, birebir ilgilenilmediği için tedirgin olup. Bu yıl özel ders almaya başladım. Öncelikle boyum 1.74, girdiğim havuz 1.50. İlk ders gayet güzeldi, bu yaşıma kadar hiçbir yere tutunmadan ayağımı yerden kesemeyen ben (makarna ile dahil), ilk ders önce makarnayla köpekleme yüzmeye çalıştım. Hoca makarnayı bırak dediğinde makarnasız da gitmeye çabaladım, yarım yamalak da olsa ilerledim en azından bırakmaya cesaret edebildim. Ama dersler ilerledikçe ben geri gitmeye başladım sanki. 7. dersimi aldım ve olur olmaz panik oluyorum. Gayet güzel ilerliyorum mesela suda, ilerlemekten kastım köpekleme yüzüyorum aslında. Sonra birden panik olup ya ayağımı yere basmaya çalışıyorum ya da duvardan tutunmaya çalışıyorum. Artık yüzme bilmemek değil psikolojik bir boyutu olduğunu düşünmeye başladım. Terapiye de başladım aynı zamanda ama benzer durumu yaşayan, aşabilen, özellikle İstanbul Anadolu yakasında bir hoca deneyimleyen var mıdır? Her yoruma öneriye açığım, artık sinirlerim bozulmaya başladı. İlerlerken birden durduğum için kendime de kızıyorum ve kursa gitmekten soğudum artık, ayaklarım geri geri gidiyor.
Ek bilgi: Kafamı suya sokmakla ilgili sorunum yok, nefes çalışması vs için 10 kez üst üste suya sokabiliyorum kafamı.
0
hrvl
(18.07.24)
Ben de çok iyi yüzme bilmiyorum ama sana tavsiyem sudan korkma. Kendini serbest bırak, batmadiğını göreceksin. Benim en sevdiğim şey havuzda, denizde sırtüstü yatıp öyle durmak. Çok dinlendirici oluyor. Belki bu dediğimi korkunu atmak için deneyebilirsin. Sırtüstü yat, kalçanı yukarı it, kollarını iki yana aç, öyle bekle.

Ben Bir keresinde uyuyakalıyordum neredeyse :)

Paniklersen hiç öğrenemezsin yüzmeyi.

Hatta sana çocukken yüzme dersi travmamdan bahsedeyim. Çocukken yüzme kursuna gidiyordum, havuz 4.5 metre. Hocamız teker teker bizi tutup havuza atıyor. Sonra havuzun kenarına oturuyor, ayağı havuzun içinde. Boğulmak üzere olduğunu düşündüklerini ayağıyla kenara itiyordu ve çok sogukkanlıydı :))

Babam da havuzun kenarında bekliyordu. Bütün veliler tribünde, babam havuzun başında. Boğulursam atlayacak. Babam çok iyi yüzerdi :)
0
rock n roll
(18.07.24)
Siz profesyonellerden ders alıyorsunuz ve büyük ihtimalle konu hakkında araştırıyorsunuzdur da. O yüzden belki ukalalık olacak ama yüzme dersinin asıl kısmı ilerlemek değil suyun üzerinde kalmaktır zannediyordum.
Küçük yaşta yüzme öğrendiğim için durumu anlayamıyor olabilirim ama bence öncelik suyun üzerinde hafif bacak ve kol hareketleriyle durmak olmalı. Suyun üzerinde durabildiğinizi görünce tedirginliğiniz geçecek. O noktaya ulaştıktan sonra suda hareket etmek, ilerlemek işin kolay kısmı.
0
michael_knight
(18.07.24)
Aynen ben de bu sekilde TSYD'de basladim yillar once, ilk kur gecti sorunsuz, ikinci de fena degildi ama hoca tekrar etmemi istedi, 2 kez 2. kuru yapip 3'e gectim, ve 3. kuru defalarca kez yaptim. Bildigin geri gittim. 3. kurdakilere ayak uyduramayacak noktaya geldim. Neyse ben oyle biraktim. Ancak farkettigim durum su oldu, hoca cidden cok farkediyor. Kimisi hatani iyi gorup cok iyi yonlendirirken kimisi ezbere ayni seyleri soyleyip duruyor. Boyle begendiginiz bir hoca varsa 1-2 ozel ders de alinabilir.
0
mbond
(18.07.24)
şahsi görüşümdür tabi.
bence panikleyince bir şekilde tutunmakta destek almakta sorun olmamalı. bu şekilde yavaş yavaş panikleme frekansı uzayacaktır. biraz zaman harcanır ama bu şekilde de olur bence.
hoca tavsiye edemem ama bir şekilde suda eğlenmeye çalışmanız da işe yarayabilir.
araba kullanırken de ilk zamanlar bir çok şey çok düşünülerek yapılıyor sonra her şey otomatikleşiyor. biraz zaman tanıyın kendinize.
0
kisa
(18.07.24)
Çok katılıyorum. Suda durmayı öğretiyor belki ama bana şu güveni kazandıramadı bence. Dengem bozulsa da toparlarım, batmam. Sırtüstü biraz yatabiliyorum, ama yattığım andan itibaren düşündüğüm tek şey şu, nasıl kalkacağım, kendimi nasıl toparlayacağım.

Hocanın beni anlamadığını düşünüyorum. Bana sanki söylediklerini anlamıyormuşum gibi davranıyor. Ama ben onun söylediği hareketleri, yapmam gerekenleri anlıyorum. Yapacak cesareti kendimde bulamıyorum sadece. Neden durdun ne güzel gidiyordun diyor, anlamıyorum ki neden durduğumu ben, durma tutunma ihtiyacı hissettim ve durdum.

5 dersim kaldı, muhtemelen bu dersler bittikten sonra tekrar ders almak isteyeceğim ama bu kez gerçekten eğitim konusunda uzman bir hocadan. Yüzme bilmekle, yüzmeyi öğretmek aynı şey değil maalesef.

Bırakmak da istemiyorum, yıllardır erteledim eşim çok fazla ısrar etti başladım. Şimdi başladım ve yapamadım düşüncesi, bundan sonra başka bir işe başladığımda da beni olumsuz etkileyecek gibi geliyor. Gerçekten çok istiyorum yüzmeyi, korku ya da panik her neyse bunu yenmek istiyorum.
0
🌸hrvl
(18.07.24)
@kisa bende şöyle bir şey oldu son derste. Mesela havuzun yarısına gittim orda tutunma ihtiyacı hissettim. Sonra tekrar ilerlemeye çalıştım daha az gittim, tekrar denedim daha da az. O dersi o şekilde tamamladım diyebilirim. En son suya yatmamla kalkmam bir oldu hiç ilerleyemedim.
0
🌸hrvl
(18.07.24)
bir şekilde paniklemişsiniz işte. tamamlanması çok iyi olmuş bence. aklıma bir de şu geldi, belki nefes alış sıklığı artıyordur yorulunca ve o şekilde yüzmeye çalışında panik oluyorsunuzdur? bir sefer de kenardan yüzmeyi deneyin, o durma ihtiyacı gelince durun, hatta isterseniz çıkın iyice nefesiniz düzelsin, bir daha devam edin. bakalım o şekilde yine bu bırakma zamanlarının arası kısalacak mı yoksa uzun mu kalacak?
0
kisa
(18.07.24)
Hocanın yaptığı aslında doğru sana nizami tekniği oturtmaya çalışıyor çok daha iyi hoca da aynısını yapacak ama senin korkun ağır basıyor

Hoca olmadan havuzu kullanabileceğin saatler yok mu ?

Kendi kendine biraz üstüne gitmen lazım, yüzmenin ilk adımı kendini bir duba olarak hayal etmek, ters dönsen de batsan da hareketsiz dursan da suyun seni yüzdüreceğini düzelteceğini, suyun tepkisini fiziğini kendin deneyimle

Artık bir dubaya döndüğün an olduğun yerde kalmaktan sıkılıyorsun, madem su beni kaldırıyor ben ileri geri de istediğim gibi içinde hareket edeyim isteği geliyor

Yüzerken korku gelirse biyere tutun ya da tutunmadan sağa sola bak duba olmaya dön, zamanla bu duruşlarının gereksiz olduğunu anlayıp suda hareketlerle barışırsın

Sonra da hocanın nizami tekniklerini uygulamaya başlarsın
0
grimavi
(18.07.24)
havuzda yüzmeyi öğrenmek, özellikle de belirli bir yaştan sonra, çakıllı bir yolda bisiklete binmeyi öğrenmek gibi olur. sizin denizde öğrenmeniz gerekli ve merak etmeyin obez falan değilseniz boğulmazsınız, sadece ciğerlerinizde tuttuğunuz hava bile can simidi gibi kafanızın su üzerinde kalmasını sağlar.
0
malheiros
(18.07.24)
Ilk yorumdaki gibi ilk backend hallolmali bence de. Yazilim da da oyle, backend olmadan frontend olmaz.
0
lapaz
(18.07.24)
güvendiğin tanıdık biriyle denizde yüzün. Deniz(tuzlu su) havuzdan daha fazla kaldırma kuvvetine sahip. Ayaklarının basacağı yerde başla, gerektiğinde yere basma sırt üstü yat. Sırt üstü bişey olmaz zaten ben çok uzaklaştığımda dönerken öyle dinleniyorum mesela. Ona güvenebildiğin zaman ayağının basmadığı yere de gidersin, gerekirse sırt üstü ayaklarını kollarını hareket ettirerek bile geri dönersin. Hani en kötü durumda "suya yatabiliyorum lan" dediğin anda korkun gider bence.
0
nhk ni youkosu
(18.07.24)
(7)

Kuyumcular nasıl para kazanıyor?

michael_knight
Kuyumcular nasıl para kazanıyor? En fazla para kazandıkları işler neler?Fakir kuyumcu gördünüz mü?İflas eden kuyumcu gördünüz mü? (Kumar, hatalı ev almak, dolandırılmak vs. gibi başka sebepler değil de kuyumculuk işlemlerinde başarısızlık sebebiyle iflastan bahsediyorum.)
Kuyumcular nasıl para kazanıyor?
En fazla para kazandıkları işler neler?

Fakir kuyumcu gördünüz mü?
İflas eden kuyumcu gördünüz mü? (Kumar, hatalı ev almak, dolandırılmak vs. gibi başka sebepler değil de kuyumculuk işlemlerinde başarısızlık sebebiyle iflastan bahsediyorum.)
0
michael_knight
(18.07.24)
döviz al-sat makası bence günlük baya kazandırıyordur
0
Sumashi
(18.07.24)
Dün akşam gün için gram altın alırken kuyumcuya havale kabul ediyor musunuz diye sordum evet dedi işte sevindim yanımda arkadaşım vardı aramızda bak alıyorlar havale ne güzel derken kuyumcu lafa girdi aslında almıyoruz pek dedi. Nedenini sordum ben de
"öyle olunca fatura kesmek gerekiyor o zaman da al-sat komisyonundan bir şey kazanmıyoruz" falan dedi.
Yani kuyumcu komisyondan kazanıyor tabi bu bilezikte takıda farklıdır gramda farklı.
Fakir kuyumcu görmedim, tanıdığım, gelirine mal mülküne aşina olduğum bir tane var baya iyi kazanıyor. İflas eden varsa da ben tanımadım.
0
Kediyi üzdün
(18.07.24)
kuyumcularda zarar kavramı olmaz. vergide vermedikleri için deli gibi para kazanıyorlar. teknik olarak 100 liralık ürünü satıyor gibi görünseler de, piyasadan onu 97'ye alıp 102'e falan satıyorlar. birincisi buradan manyakça bir para kazanıyorlar. ikincisi, altının artışından da kazanıyorlar. örneğin bir kuyumcu diyelim, dükkanda 50 milyon liralık altın ve kuyum var. ons $ bazlı son aylarda %20 arttı. otomatik olarak adamın sermayesi 10 milyon artmış oluyor. evet bozma işleminde de maliyeti artmış oluyor ama onu günlük çeyrek al satlar gibi şeylerle dengelemiş oluyor.
0
avatar is back
(18.07.24)
Ucuza altın al, pahalıdan altın sat. İşçiliği yüzde 10 olan takıya yüzde 15-20 işçilik fiyatı çekme falan. Altını öyle toptan, direkt üreticiden alamadığın için aracı olan kuyumcuya komisyon ödemek zorunda kalıyorsun. Mesela gir bir kuyumcuya, gram altın al, sonra aynı gram altını aynı dakika içinde aynı kuyumcuya sat. Kuyumcu 100 lira kazanacak.
0
prole
(18.07.24)
@prole o 100 liralık kazanç kuyumcunun gelirinin çok küçük bir kısmıdır diye düşünüyorum.
Bir ay boyunca günde 20 tane o şekilde al-sat yapsa ay sonunda edeceği para topu topu 60 bin lira.
İki elemana asgari ücret vermenin maliyeti ve dükkana söylenen çay-oralet-kola parası anca çıkar oradan.

Bu hesabımda kuyumcu daha bir kuruş kazanmadı, dükkana kira ödemedi, eve giderken bir somun ekmek bile alamadı.
0
🌸michael_knight
(18.07.24)
@michael_knight Günlük 20 gramlık al sat mı? :) Hocam kendim kuyumcudan 100 gramlık bilezik alırken, 220 gram altın alan da gördüm aynı anda. 300 gramın komisyonunu bir çarpın isterseniz. Kimisi yatırımlık geliyor 10 gram alıyor, kimisinin düğünü oluyor +100 gram alıyor. Komisyonculuk sonuçta, üretim yok, hırsızlık dışında risk yok ve hep ihtiyaç var.
0
furry burns
(18.07.24)
Bazı kuyumcular müşterilerinin altını saklar bir nevi kasa gibi düşün. Müşteri gelir 10 gr altın alır, kuyumcu bunu kartın üzerine not alır, müşterisine altını vermez sadece ihtiyacı olduğunda parasını verir. Ama arada geçen sürede müşterinim parasını, altının işletir.
0
1917
(18.07.24)
(17)

İnsanlar neden cruise/gemi turlarına gidiyor?

ermanen
İnsanlar neden cruise/gemi turlarına gidiyor?bana çok saçma ve gereksiz geliyor. okyanusun ortasında olma, kısıtlanılmışlık, belli kalabalıklara mazur kalma, fırtınaya yakalanma riski, gemide salgın riski, batma riski, limanda durunca belli saatte dönme kısıtlaması ve gemiyi kaçırma riski vs. benim
İnsanlar neden cruise/gemi turlarına gidiyor?

bana çok saçma ve gereksiz geliyor. okyanusun ortasında olma, kısıtlanılmışlık, belli kalabalıklara mazur kalma, fırtınaya yakalanma riski, gemide salgın riski, batma riski, limanda durunca belli saatte dönme kısıtlaması ve gemiyi kaçırma riski vs.

benim hiç ilgim yok mesela. tembel tatili gibi ama limanda durunca da koştur koştur yapacaksın. tatil köyü çok daha iyi olur dinlenme tatili olacaksa.
insanların niye ilgisi var? sizin var mı?

not: neden kapadokya'ya gidiyorlar sorusundan esinlendim. cruise turları çok daha rererö.
0
ermanen
(17.07.24)
Çünkü normalde lokasyon degistirmek bissuru iş. Araba ya da uçağa binicen, yolculuk, valiz. Bu haliyle sen havuzda serinlerken birden başka ülkede oluyosun <3
0
abuzer
(17.07.24)
Bu aktivitenin altında bayağı primitif bir dürtü de var gibime geliyor. Hani 150 yıl önce yaşasa balina avına çıkacak insanların torunları paraya kıyıp bir çılgınlık yapıyor gibi.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Bu arada param olsa ben giderim. Dedem de Jack London değil ama ben giderdim. Bence bayağı heyecanlı bir aktivite.
0
sekizdokuzon
(17.07.24)
Cruise fikri çok güzel. Ben duruyorum ama etrafım değişiyor.

Müthiş bir oteldeyim. Bu müthiş otelin kapısından her çıktığım gün başka bir şehre açılıyor kapı. Hem de hiç seyahatle, eşyalarımı toplayıp yeniden odamı düzenlemekle vs. uğraşmadan oluyor bunlar.
0
michael_knight
(17.07.24)
Cruise benim çocukluk hayalim sadece yalnız gitmeye çok korkuyorum denizden biraz korkarım :)
Yanıma gelecek bir yoldaş bulduğumda planlama yapmayı çok istiyorum.
0
mutekebbir
(17.07.24)
@abuzer

cruise'a giderken de çoğu insan oraya seyahat ediyor bi şekilde. sonra onun uzun sırasını bekleme ve yerleşme baya meşakkatli bence. cruise'lar tatil köylerine göre daha kalabalık. havuzları tıklım tıklım genelde öeh.

limanda durunca da koştur koştur görüyorsun karadaki yerleri. pek görmüş gibi olmuyorsun o yüzden.
0
🌸ermanen
(17.07.24)
Herkesin şehir gezme anlayışı bir değil ya. Müzeleri hariç tut, dünyadaki herhangi bir şehri 10 saatte "gezerim". Yani tırnak içine aldım çünkü tabii ki her yerini göremeyeceğim onlarca şehir var ama en azından ortalama turistin görmesi gereken her yeri görürüm, iki öğün güzel yemeğini yerim, bi de içkimi içerim mis gibi.

Cruise turu yapan adam da en meşhur yerlere bakıp çıkacak kafada işte. Otel tatili yaparken denizde gezip iki de şehir görürüm diye yapıyor. Hiç Cruise gezisi yapmadım ama baltık denizinden geçmiştim 12-13 saatti sanırım, o bile aşırı keyifliydi manzarası, çok da turistik olmayan o gemide bile yapılacak aktiviteleri falan. Şöyle kaliteli bi cruise gemisiyke karayipler fena akardı yani :d
0
nundu
(17.07.24)
benim çok istediğim bir şey. okyanusun/denizin ortasında olma fikri süper. ayrıca koy koy, liman liman, şehir şehir geziyorsun. çok güzel.
0
benarrivo
(18.07.24)
benim hayalim. tam da okyanusun ortasında olma fikri çok hoşuma gidiyor. o histen çok hoşlanacakmışım gibi geliyor. onun dışında da, odanda otururken camdan dışarı bakınca deniz göreceksin, yeri geldiğinde deniz ile karışık kıyı göreceksin. çok güzel bir histir. kısıtlanmışlık hissinin rahatsızlık derecesine varacağını sanmıyorum, panik atak vs. muzdaribi değilseniz.

tembel tatili ne demek onu da anlamadım :)
0
ahm1
(18.07.24)
Farklı bir deneyim. Bana da çok iyi bir fikirmiş gibi gelmiyor ama gidilir.
0
sevilen progressive türkücü
(18.07.24)
yuzen otel gibi zaten, mis

bence tam tersi insanlar neden cruise tatili yapmiyor, ulkemizde neden populer degil, onu anlamiyorum
0
foster
(18.07.24)
Katılanlar genelde yaşlı oluyor, o kadar sarkmış meme, kol ve kırışık surat görmek istemiyorum. Özellikle havuzda :) Yoksa çok beğendiğim bir konsept.

Alternatif olarak; kafa insanlarla veya aileyle karışık bir kaç gün - bir hafta tekne, gulet gezisi çok keyifli oluyor. Tavsiye ederim.
0
gabe h coud
(18.07.24)
ortalama olarak baya ucuz, yemekler iyi, servis iyi, normalde arabayla/ucakla gidemeyecegin adalara ulasim imkani, hicbirseyle ugrasmadan kafa rahat tatil yapma imkani, daha sayayim mi? :)

bir kere gittim, inanilmaz keyifliydi ki dandik 4 gunluk bir turdu. imkanim ve vaktim olsa yarin tekrar giderim.
0
cooperr
(18.07.24)
İlgi ile alakalı katıldık beğendik gayet lüks rahat geçti
0
basond
(18.07.24)
Fiyat performans orani muthis ayrica. Resmen luks bir tatil yapiyorsun. Onu yapma, bunu yapma, ne yapacak insanlar?
0
baldur2
(18.07.24)
Öncelikle Icon of the Seas gemisine bakmanı tavsiye ederim. Youtube'da videoları var.

Gemi turunu sadece 10 gün gemide hapis geçiriyorsun gibi düşünme. Örneğin dediğim gemi Miami'den kalkıyor, turuna göre Bahamalar, Meksika, Honduras, Porto Riko gibi bölgelerde demirliyor, gün içinde oralarda gezme, okyanusa girme, beach club'larında takılma imkanın oluyor. Bunu yaparken de valiz topla, yola çık, havalimanına git derdin olmuyor.

Gemideki aksiyonlar sınırsız. Çeşit çeşit restorantlar, aqua parklar, havuzlar, akşam çeşitli gösteriler, casinolar, canlı müzikler, publar vs vs gerçekten sınır yok.

Benim bahsettiğim Royal Caribbean turları. Avrupa tarafındakilere yorum yapamıyorum ama incelediğim turlarda gemiler daha küçüktü. Soğuk birkaç ülkede gemiyle tur atmayı tercih etmezdim.
0
Lethe
(18.07.24)
1 kere gidersen müdavimi olursun yatağından kalkıp en geç 10 dakika içinde ulaşamayacağın aktivite yok.
0
iwasbornonamountainside
(18.07.24)
(16)

Neden Kapadokya'ya gidiyorlar?

michael_knight
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.Ayasofya, Efes a
Yabancı turistler neden Kapadokya'ya bu kadar ilgi gösteriyor anlayamıyorum.
Yerli turist olarak benim hiçbir zaman ilgimi çekmedi. İlginç şekilli taşlardan oluşan bir arazi olarak görüyorum. Yeraltı şehri de var. İlginç değil demiyorum ama çok daha ilginç yerler var bence Türkiye'de.

Ayasofya, Efes antik kenti, Pamukkale, Topkapı Sarayı, Göbeklitepe gibi yerlerin neden ilgi çektiğini anlayabiliyorum ama Kapadokya'yı anlayamıyorum.
Neden bu kadar ilgi duyuyorlar?
0
michael_knight
(17.07.24)
çünkü senin kültür anlayışınla onların anlayışı bir değil.
sen tatil deyince avm, alışveriş, kafe vs. kültürüyle yetiştin
onlar ise gerçek turizm kültürüyle yetişti. senin gibi tatilde avm'ye koşmuyorlar. yeni kültür, farklı yaşamlar, farklı hayatlar peşindeler.
0
sizofren06
(17.07.24)
kapadokya guzel
0
ala09
(17.07.24)
Kapadokya'nın kendisinin 50 milyon yıllık bir tarihi var, o bölge komple yanardağ patlamasıyla açığa çıkan küllerin milyonlarca yıl üst iste binmesiyle oluşan bir bölge, bazen o tabakalar çökünce de o şekilli şüküllü taşlar ortaya çıkmış, sence bu ilgi çekici bir doğa olayı değil mi?
0
Bir ben var benden şurada
(17.07.24)
@sizofren benim tatil anlayışım hakkında bir tahminde bulunup bu anlayışı da aşağılamaya çalıştığını hissediyorum, doğru mu anlamışım?
0
🌸michael_knight
(17.07.24)
Ya bu duyuru çok ilginç insanlarla dolu ya bir sorudan hemen size karakter analizi yapıyorlar djdjdjfj

Bildiğim kadarıyla oradaki kiliseler hristiyanlar için çok kutsal bu birinci sebep ikincisi de doğal oluşum bir yapı var bence de çok ilgi çekici üstelik neden yerin altına öyle şehir kurdukları hala bilinmiyor böyle bir gizemi görmek istiyorsunuz haliyle tıpkı küçücük göbekli tepe gibi. Mesela efes, topkakı vs bu kategoride asla olamaz çünkü onlar bir gizem taşımıyor. Bilinmeyene olan ilgi her zaman farklıdır.
Üçüncü sebebim de biraz ig popülaritesi ivme kazandırdı bence. Balonlar, atlar, doğal yapıların arasında kırmızı elbiselerle pozlar tam olarak günümüz sosyal medyasının fenomenlerin aradığı şeyler.
Ha bence üçüncü sebep olmasa da ilgiyi hak ediyor sonuna kadar.
0
Kediyi üzdün
(17.07.24)
Saydığın örneklerde Pamukkale olmasa kendi içinde tutarlı bulup kişiden kişiye değişir tabii derdim ama bence pamukkale ve kapadokya turizm olarak eşlenik yerler ya. İkisi de doğal güzellik üstüne binen tarihi doku şeklinde tanımlanacak yerler. Yani Pamukkale de dünyada başka bi yerde kolay kolay göremeyeceğin bir yapı, Kapadokya da öyle. İkisinde de antik dönemden tarihi eserler var. Birini beğenenin diğerini de beğenmesi gerekiyormuş gibi geliyor bana.

Ama yani doğal güzellikler konusunda da seçici olabilir tabii insan düşününce. Karadeniz coğrafyası bence turistik değil, ne öyle hep orman dese biri "aa ne alaka" demem yani olabilir derim. Belki beyaz traverten hoşuna gidiyodur ama volkanik tüften oluşan kolonlar ilgini çekmemiştir
0
nundu
(17.07.24)
Qanqi Kapadokya bayaaa güzel.. hele yeraltı şehirleri beni büyülemisti

Pamukkale daha boş.. tamam traverten güzel, su, havuzlar vs.. okey.. ama kalkip japonyadan gelinmez etrafı bombos
0
abuzer
(17.07.24)
turistik yer diye. turist turistik yerlere gider. :)

senin soruna karşı yazmadım bu arada. turist aklı böyle yani. balon turları da cabası işte. ama burayı ilginç bulmayan turist de olabilir. insan kendi ülkesindeki turistik yerlere de daha mesafeli yaklaşıyor. ben kapadokya'ya çok daha sonradan gitmiştim, ve ikinci gidişim de daha çok şey keşfedip beğenmiştim.
0
ermanen
(17.07.24)
@abuzer

Pamukkaledeki hierapolis antik kenti benim Türkiye sınırları içinde gördüğüm en güzel antik kentlerdendi ya, ki batı anadoluda ismi bilinen antik kentlerin hemen hepsini + pek çok ufak tefek antik kenti gezdim. Antik kentle beraber bence baya büyüleyici bir yer.
0
nundu
(17.07.24)
@nundu, :( ben pek sevmedim. ben de epey gezdigimi gördüğümü düşünüyorum, ilgi çekici bı yanı yoktu benceee... Acaba hikayesine hakim oldugun için mi etkiledi
0
abuzer
(17.07.24)
kapadokya baya ilgi çekici bir yer. 2 kere gittim bir fırsatım olsa yine giderim. Yeraltı şehirleri bile başlı başına gitmeye değer binlerce yıllık belki çok daha fazlası yatıyor oralarda. Kültürel turizm ise konu kapadokya epey üst sıralarda olur.

Bunlardan hariç sosyal medya manyakları için de iyi bir yer. Balonlar, "ilginç şekilli taşlar" fotoğraf çekilmek için iyi "arka plan" oluyor. Üstelik yıllar içinde turist ala ala konaklama hizmetleri de ilerledi. her bütçeye uygun otel var.

Özetle, gitmek için epey sebep var.
0
ilgeru
(17.07.24)
Kapadokya ve Pamukkale bence mükemmel güzel.
Neden sevildiğini anlamıyor olman turizm anlayışının farklı olmasından kaynaklanıyor. Herkes aynı şeylerden hoşlanacak diye bir şey yok.
0
kaptan maydanoz
(17.07.24)
Herkesin ilgisini çeken şey farklı sonuçta. Kapadokya doğal sit olarak dünyada örneği az olan bir yer. Bir de buna tarihsel kimliğini de eklediğinizde objektif olarak eşsiz bir yer. Ayrıca balona binebiliyorsunuz.

Herkesin seyahat motivasyonu farklı. Kimi doğa temelli hareket eder, kimi yeme-içme, kimi deniz kum güneş, kimi tarih arayışındadır vs. vs.

Sizin örnek verdiğiniz yerler, pamukkale hariç, arkeolojik ve tarihsel kimliği birinci derece ön planda olan yerler. Jeolojik bir ilgisi olan, doğal güzellik peşinde koşan insanlara hitap etmiyorlar. Hitap etseler de bu insanların öncelik sıralamasında daha aşağıda yer alıyorlar. Ki saydığınız yerler de yeterince talep görüyor zaten.

Yani özetle, doğa kaygısıyla geziyorsanız dünyanın çeşitli yerlerinde deniz, dağ, orman, çöl, göl vs. için öne çıkan çok daha ilginç yerler var. Ancak kendi klasında kapadokya dünyada iyi bilinen bir yer. Bu amaçla Türkiye'ye gelinecekse tercih edilmesinden doğal bir şey yok. Pamukkale güzel elbette ama pamukkale sadece gidip görülecek "bir yer." Kapadokya ise komple içinde yaşanılanilen bölgesel bir alan. Genel bir atmosfer.
0
akhenaten
(17.07.24)
Gitmeden önce ben de öyle düşünüyordum.

Bence daha çok tanıtımı yapılmalı, yabancı heyetleri buraya götürüp tanıtım gezisi düzenliyoruz çok beğeniyorlar.

Başka ülkede olsa daha popüler bir yer olurdu
0
Hallegadola
(17.07.24)
Orada bazı elit gruplar pagan ayinleri yapıyorlar.
0
füt
(18.07.24)
Gitmeden önce en çok görmeyi istediğim yerlerden biriydi. Üstte de yazılmış bence ilgi çekici bir doğa olayı. Gün doğumu, gün batımı manzarası müthiş bence. Sırf bunun için kilometrelerce gidilir mi bana kalırsa gidilir gittim de. Evlerin, otellerin mimarisi güzel. Balon türü, atv kiralama da sonuçta farklı aktiviteler. Kapadokya değil sadece çevresindeki yerler de ilgi çekici. Birkaç gün ayrılsa Ihlara yakınında Aksaray'da kalan Niğde sınırındaki bölgede çok fazla kilise, katedral var. Gidene kadar Selime'yi duymamıştım beni orası da büyüledi. Yeraltı şehirleri vs gördükçe bizden binlerce yıl önce yaşayan insanları her haliyle tasavvur etmeye çalışıyorum... Bilmiyorum Aksaray, Nevşehir çevresi beklemediğim kadar şaşırtıcı ve etkileyiciydi benim için. Efes, Hierapolis gibi yerlerden de etkilendim ama bilmiyorum herhalde Kapadokya ve çevresi daha mistik ve bilinmez geldi bana.
0
black holes in the sky
(18.07.24)
(9)

Tetanoz

gnosis
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
Dünyanın en sakar insanlarından biriyim. Kapan kurarken elimi kestim. Kapan yeni, metal, paslı değil. Yara derin:( En son 2021 Aralık ayında tek doz tetanoz aşısı oldum. Şimdi gidip aşı olmam gerekiyor mu?
0
gnosis
(17.07.24)
Daha öncesinde üç doz aşı olduysanız, sonrasında 2021'de olduysanız gerekmiyor. Ama yara derinse ve kirlendiyse pansuman yaptırın siz yine de. Tetanoz dışında bakteri bulaşı olabilir, antibiyotik vs gerekebilir
0
nundu
(17.07.24)
Aşınız olsa da problemli kesik durumlarında gidip aşı olmalısınız zaten. Önleyici olarak aşı yapılıyor bu ayrı, ancak riskli durumlarda tetanoz aşısı yenileniyor.

Tetanoz aşısı sürekli yenilenebilen bir aşı. Özellikle saha çalışması olan meslek gruplarında aşınız olsa da olmasa da bir işe girince aşı olursunuz. Arkeoloji gibi bin yıllık paslı metallerin kesik tehlikesi yarattığı meslekler buna örnek.
0
akhenaten
(17.07.24)
Hep tek doz yapıldığını hatırlıyorum. Çocukken yaptılarsa da enabizda göremedim.
Yarın gideyim yarayı göstereyim en iyisi.
0
🌸gnosis
(17.07.24)
Daha 3 yıl önce aşı olmuşsunuz.
Koruyuculuğu 5-10 yıl gibi bir şey galiba. Çocuklukta aşı olup olmadığınıza göre değişiyor olmalı ama olmuşsunuzdur.
Askere gittiyseniz askerde de aşı olmuşsunuzdur.

Bir doktora sormanız en doğrusu elbette ama 3 yıl önce aşı olduğunuz için gerek olmadığını söyleyecekler sanırım.
0
michael_knight
(17.07.24)
travmatik durumlarda koruyucu aşı setine bakmıyorlar ve son 1 ay içinde tetanoz aşısı olmadıysanız aşı yapıyorlar. yani aşı olmanız gerekiyor en geç 3 gün içinde.
0
surprise
(18.07.24)
aile sağlığı merkezlerinde tetanoz yapıldığı yazıyor ama okul çocuklarını aşıladıklarından aşılar çabuk tükeniyormuş. benim bağlı olduğum asm’de aşı kalmamıştı. acile gittim sonuç: tetanoz+ pansuman yapıldı.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
@gnosis aşı olmanın gerekliliği, koruyuculuğun süresi hakkında bir şey söylediler mi? Söyledilerse biz de öğrenelim.
0
michael_knight
(18.07.24)
Pek işinize yaramayacak ama yazayım. Aile hekimim daha önce 3 doz aşı oldunuz mu diye sordu. Bilmediğimi söyledim. Yabani hayvan kapanı deyince risk almayın aşıyı yaptırın dedi.

Acil kalabalık olduğundan pek sohbet muhabbet ortamı yoktu. Orada en son ne zaman aşı oldunuz diye sorup yaptılar. 3 doz aşı oldunuz mu diye sormadılar.
0
🌸gnosis
(18.07.24)
tek doz tetanoz 1 yil korur sadece.

full doz yaptirip uzun 10 senelik koruma almak lazim. simdi sizin tekrar olmaniz gerekiyor.
0
antikadimag
(18.07.24)
(7)

İşten Ayrılırken yıllık kullanmak mı izin parasını almak mı?

rewlack
Hangisi daha avantajlı?Çok enayice bir soru olabilir, sanırım bi yerde bi noktayı kaçırıyorum.İşten çıkartılacağımı öğrendim. 10 günlük yıllık iznim var içeride. Şimdi diyelim ben ay sonu işten çıkıp bu izin hakkımın parasını alabilirim.Ama eğer izne çıkmak istersem, ay sonu maaşımı çekip bir de 2 h
Hangisi daha avantajlı?

Çok enayice bir soru olabilir, sanırım bi yerde bi noktayı kaçırıyorum.

İşten çıkartılacağımı öğrendim. 10 günlük yıllık iznim var içeride. Şimdi diyelim ben ay sonu işten çıkıp bu izin hakkımın parasını alabilirim.
Ama eğer izne çıkmak istersem, ay sonu maaşımı çekip bir de 2 hafta “izin” yapabilirim. Bu iki hafta hala o kurumda çalışıyor görüneceğim için 2 haftalık maaşım izin sonrası hesabıma yatmayacak mı? E hem izin yaptım, hem parasını aldım. (Sigortam/primlerim iki hafta daha ödendi mesela, bu ekstra bi avantaj değil mi?)

İlk seçenekte izin yapamadım, direkt para aldım. Bunun artısı ne tam olarak?
0
rewlack
(17.07.24)
İşten çıkmanıza 30 gün var diyelim.

İzin kullanmazsanız 30 gün çalışarak 40 günlük para alacaksınız (30 günlük maaş + 10 günlük izin parası)
İzin kullanırsanız 20 gün çalışarak 30 günlük para alacaksınız (30 günlük maaş)

Soru biraz fazla basit geldi bana, belki de anlayamadığım bir kısmı vardır, siz emin olamadığınız için şüpheye düştüm. Sigorta primi açısından hiç düşünmedim konuyu.

Ek: 10 günlük yıllık izni para olarak ödedikleri zaman 1/3 maaş olarak ödüyorlar. İzin olarak kullanırsanız 9 iş günü ofise gitmemiş oluyorsunuz sanırım. (Başka şirketler bu konuda farklı davranıyor olabilir, önemli bir fark yok ama bunu da yazayım dedim)
Ek 2: "İş arama izni" hakkınız da var. Günde iki saatti galiba. Onu da birleştirip kullanabiliyor olmanız lazım, ona da bir bakın.
Ek 3: İşe iade davası açma hakkınız olabilir. Böyle bir hakkınız varsa ve kullanmak isterseniz diye bir avukatla görüşün isterseniz. Bu hakkınızı kullanmasanız bile bu hakkı kullanmamanız için size bir para vermeye karar verebilir şirket, ayık olun. Anlamadığınız hiçbir şeye imza atmayın, mümkünse hiçbir şeye imza atmayın.
Ek 4: İşten çıkarılırken dikkat edin "işsizlik parası" hakkı almaya hak kazanacak şekilde işten çıkmanıza bir engel olmadığına emin olun.
Ek 5: Sizi işten çıkardıklarını yazılı olarak bir yerde görün ki kendi kendinize işe gitmemezlik yapmış olmayın, haklarınızı kaybetmeyin.
Ek 6: Avukat değilim, konunun uzmanı değilim. Tüm söylediklerim hatalarla dolu olabilir.
0
michael_knight
(17.07.24)
"İşten çıkartılacağımı öğrendim" biraz şaşırtıcı bir cümle. Genelde işveren bunu size beyan ettiği zaman altyapısını hazırlar ve sizi hemen çıkartmak ister. Şu aşamada bugün bir hastaneye gidip 30 gün rapor alsanız ne olacak? Pek anlamadım ben sizin işi :)

Onun dışında Michael Knight +1 işe iade davası konusunda ilave bilgi isterseniz mesaj atabilirsiniz. Bol şans.
0
pispinti
(17.07.24)
@Mike isten cikmiyor cikariliyor. 31 agustos tarihinde (mesela) sirketle ilisigi kesilecek gibi dusunmek lazim.

senin ikinci satirda yazdigin senaryolar elemanin sirketteki son gununun ne olacagini belirleyebildigi bir durum uzerinden yazilmis.
0
hot potato
(17.07.24)
Biraz anam babam usulü bir patron şirketindeyim. Dolayısıyla her şey olması gereken kurumsallıkta ilerlemiyor. Neden nasıl ayrılıyorum, şirketin toksikliği falan ayrı konu.

İzin ve ayrılma süresi olayında da şöyle bir anlaşma oldu; sizin örnekten gidersek eğer, 30 gün çalışmak zorundayım (veya bu bekleniyor, bu şekilde mutabık kaldık diyelim) çünkü görevi birine devredeceğim, öğretecek süre lazım vs. Ve benim de işime geldi, 30 gün kalırsam bi maaş daha alırım diye. Ancak hali hazırda 10 gün daha yıllık iznim var. Bunu kendi lehime kullanmak istiyorum ama en ideali hangisi olur?
Soru aslında bu.

*beni bekleyen başka bir iş yok, dolayısıyla yıllık izni paraya çevir direkt yeni işe geç gibi bir seçenek de yok.
0
🌸rewlack
(17.07.24)
@rewlack kaç yıldır çalıştığınıza göre bir ihbar süreniz var. İsteselerdi de "sen yarından sonra işe gelme" diyemezlerdi. Yani diyebilirlerdi ama size ihbar süreniz kadar (mesela 4 hafta için 1 maaş) para ödemeleri gerekirdi. "Al şu parayı, bir daha seni gözüm görmesin parası"

Eğer şirket bana "30 gün devam et, işleri devret" deseydi ona "o zaman 30 gün sonra tüm ihbar süremin parasını verin, o şekilde ayrılayım" diye cevap verirdim.

Normalde "seni isten kovuyorum" diyen bir patron için işleri devretmek konusunda çok gönüllü olmazdım.
Şirketin ne kadar anam babam usulü olduğunun hiçbir önemi yok. Kanunları gayet iyi bilirler.

Hem kovuluyorsunuz hem de işlerin aksamaması için yardımcı oluyorsunuz. O kısım tam aklıma yatmıyor. Elbette sizin tercihiniz. Yine de bir avukatla konuşup haklarınızı öğrenmeniz büyük ihtimalle bu işten kazançlı çıkmanızı sağlar.

Tabi bu işte sadece 3-4 aydır çalışıyorsanız bu söylediklerimin çoğu geçerli değil. Yıllık izniniz olduğuna göre en azından 1 yılınızın dolduğunu düşünüyorum.
Mesela 3 yıldır çalışıyorsanız patron sizi ya 6 hafta daha çalıştırmak zorunda ya da 6 haftalık paranızı verip sizi yollamak zorunda.

Yıllık izin sorunuza gelirsek; sizin için para daha önemliyse izinleri kullanmayın, para olarak alın.
0
michael_knight
(17.07.24)
İzinleri kullanmak daha avantajlı tabi ki.
Zaman sıkıntınız yoksa 10 günlük izni kullanıp öyle çıkın. Ama başka bir işe gireceksiniz veya 10 gün kafam rahat olsun, beni aramasınlar diyorsanız parasını alın.
0
nickini vermek istemeyen uye
(18.07.24)
bir sey farketmez 10 gunluk sigorta harici ayni kapiya cikar
0
bay b
(18.07.24)
(2)

Araba Kiralama

somon sosu
En uygun ve güvenilir yerler neresi? haftalık ya da 3-4 günlük kiralayabileceğimiz Ankara ve İstanbul'da nereyi tavsiye edersiniz
En uygun ve güvenilir yerler neresi? haftalık ya da 3-4 günlük kiralayabileceğimiz Ankara ve İstanbul'da nereyi tavsiye edersiniz
0
somon sosu
(17.07.24)
Adını bildiğiniz firmalardan şaşmayın.
Avis, Budget, Garenta, Enterprise, Europcar, Sixt, Hertz...

Rentalcars.com'dan da fiyatlara, firmalara bakın.
Garenta'da, Avis'te "Turkcell-Vodafone vs. şifresine indirim" gibi kampanya var mı diye ona da bakın.
0
michael_knight
(17.07.24)
Yukarıdaki firmalara ek çizgi'yi kullanmıştım iyiydi
0
abuzer
(17.07.24)
(2)

Mi box s için telefondan kumanda

kibritsuyu
Xiaomi mi box s cihazını aldım yazlığa getirdim. Ama kumandasını unutmuşum. Telefona kumanda uygulaması yükleniyor ama çalışması için telefonla cihazın aynı wifi'ye bağlanması lazım diyor. E kumanda olmadan cihazı yazlıktaki wifi'ye de bağlayamıyorum ki.Nasıl olacak? Ya telefonu cihazla eşlemem, ya
Xiaomi mi box s cihazını aldım yazlığa getirdim. Ama kumandasını unutmuşum. Telefona kumanda uygulaması yükleniyor ama çalışması için telefonla cihazın aynı wifi'ye bağlanması lazım diyor. E kumanda olmadan cihazı yazlıktaki wifi'ye de bağlayamıyorum ki.

Nasıl olacak? Ya telefonu cihazla eşlemem, ya da cihazı wifi'ye bağlamam lazım. Biri olmadan öteki olmuyor. Ya da nasıl oluyor?
0
kibritsuyu
(17.07.24)
USB'den mouse bağlayabilirsiniz. Etrafta mutlaka mouse vardır.
0
michael_knight
(17.07.24)
2 adet telefon varsa telefonlardan biri ile evdeki wi-fi bilgileriyle aynı bir hotspot oluşturuyorsunuz mi box açıldığında bu hotspot'a bağlanıyor diğer telefonla siz de bu hotspot bağlanıyorsunuz sonra remote uygulaması ile ayarlarınızı yapıyorsunuz
0
Sir Anthony Hopkins
(17.07.24)
(6)

Arkadaşa Ev Hediyesi

isiaha
Merhaba, Elimizde eksiğine, ihtiyacına dair çok bir bilgi yok. Hediye olarak ne götürmeli? İhtiyacını öğrenmenin bir yolu var mı sizce? Teşekkürler.
Merhaba,
Elimizde eksiğine, ihtiyacına dair çok bir bilgi yok. Hediye olarak ne götürmeli? İhtiyacını öğrenmenin bir yolu var mı sizce? Teşekkürler.
0
isiaha
(17.07.24)
Paşabahçeden değişik bardak vs olabilir
0
jülsezar
(17.07.24)
yakın arkadaşsa kibarca sorulabileceğini düşünüyorum neye ihtiyacın var diye.
yoksa porselen çay fincanı gibi şık durabilecek şeyler olabilir.
0
black holes in the sky
(17.07.24)
Benim için en güzel hediye "güzel ama gereksiz" dediğim bir şeyi birinin getirip hediye etmesi. Bazı şeyler böyledir, ahşap yontu figür mesela. Kendim gidip hayatta almam, lüzumsuz harcama gibi gelir. Alsam da öylece durur, bir özelliği olmaz ısınmam. Ama biri hediye olarak getirse bayıla bayıla koyarım bir yere. İşlevsel hediyeden daha çok hoşuma gider. Hem uzun süre kalıyor, hem anısı oluyor hem de şık. Yarın bir gün çoluğa çocuğa bile gösterilir ev hediyesi olarak gelmişti diye.

Ya da Paşabahçe'de özel koleksiyon vazolar var mesela. Kendiniz bir vazoya o kadar para verip almazsınız. Ama hediye ederken mantıklı. Siz işlevsel bir şey de alsanız hemen hemen aynı parayı cebinizden çıkaracaksınız. O kişi bir süre bunu kullanacak, sonra eskiyip gidecek. Hiç var olmamış olacak. Halbuki o vazo yeri gelir ömür boyu durur.
0
akhenaten
(17.07.24)
Güzel bir koltuk/TV battaniyesi. Bunun ihtiyaç fazlalığı olmaz, her evde bulunur ve mutlaka bir şekilde kullanılır. Güzel ve indirimli bir tanesi: www.zara.com
0
silverleaf
(17.07.24)
Tepsi çok güzel bir hediye bence.

Hem evde asla yeteri kadar tepsi olmaz hem de yıllarca o evde yaşar ve hediye eden kişi hatırlanır. Bir başka güzelliği de neredeyse hiç yer kaplamaması, kırılacak derdi olmaması.
Çok şirin, çiçekli, esprili seçenekler de var.
Misafirliğe gittiğinizde "sizin tepsiyle getireyim çayları" diyerek ev sahibi de siz de mutlu olursunuz.

Paşabahçeden bardak, vazo, tahta süs eşyası gibi hediyeleri bana alsanız ben üzülüyorum. Gerçek bir üzüntüden bahsediyorum. Çünkü ona evde yer ayırmam lazım. Her geleceğinde "isiaha'nın vazoyu ortaya koyayım da kırılmasın" diye düşünmem gerekiyor. Hayatıma da yük oluyorlar. Öyle kalabalık, yer işgal eden ve işe yaramayan şeyleri hiç sevmiyorum. Almıyorum.
0
michael_knight
(17.07.24)
Yakın arkadaşım evlendiği zaman evli arkadaşlarıma genelde neye ihtiyacınız oluyor diye sormuştum. Pike pike pike diye cevap verdiler. Ben pike almıştım. Diğer alternatiflerim ise kahvaltı takımı(çay keyfi seri diye de geçebilir), nevresim, battaniye ve pikeydi.
0
tulumba
(17.07.24)
(12)

Ne zaman evleneceksin yada neden evlenmiyorsun sorularina ne soylenir?

Zetnikov
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansizSurekli olarak neden evlenmiyorsunNe zaman evleneceksinGibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyorGenelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyor
Zaten ozel bir durumum var bunu insanlar soylemek imkansiz

Surekli olarak

neden evlenmiyorsun
Ne zaman evleneceksin

Gibi sorular gercekten insanin canini sikabiliyor

Genelde insanlarla muhattap olmuyorum ama siz belkide bi parkta cay icerken ailenizle, gelip pat diye neden evlenmiyorsun diye sorabiliyorlar.

Hakaret etmeden ne gibi cevaplar verilebilir fikrinizi almak istedim yabi bu insanlar nasil real de bloklanabilir
0
Zetnikov
(17.07.24)
"Kısmet" deyince konu kapanır genelde.
0
dolantindr
(17.07.24)
"Şu anda öyle bir düşüncem yok" diye ciddi bir ifadeyle söylüyorum. Normalde kimse üstelemiyor; olur da yaşlı akraba vb. biraz daha üstüne giderse "Olursa haberiniz olur zaten, merak etmeyin" diyorum. Normalde kimseyi ilggilendiren bir şey olmadığı için "Sanane" demek lazım aslında... Ama diğer yandan nazik olayım diye bahane üretmekle, yalan söylemekle de uğraşmanın anlamı yok bence.Onlar daha kötü, çünkü bu sefer gidip o bahaneyi deşmeye başlıyorlar.
0
salihdt
(17.07.24)
sohbetimizin sonuna geldik, yine bekleriz diyip kalkıyorum. flört, sevgili, akraba, arkadaş farketmiyor. bir daha buluşmam max.

örnekteki ilk iki aptalla zaten olmaz, öteki insanlara da ne ise sanki.

anne, baba’yı eğittim sayılır. darlamamaya başladılar ama nerede bir kız görseler ‘bu o!’ modundalar. yıldırdı onlar da.
0
baldan kaymak
(17.07.24)
ben aynı baskıyı çok yaşıyorum.


1. Method
sallama ileri bir tarih veriyorum. net söyleyince milet şaşırıyor.

örneğin bugün 17.07.2024
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ 15 kasım 2029

2. Method
-ne zaman evleniyorsun? yok mu birileri
+ Devlet Bahçelinin dediği gibi ölümle nikahın günü belli olmaz. :)
0
alp9900
(17.07.24)
"Ben de bilmiyorum, bakarız bakayım. [buraya konuyu değiştirmek istediğinizi belli eden şekilde ölü bir muhabbet geliyor: Hava da çok sıcak değil mi?]
0
akhenaten
(17.07.24)
Var biri görüşüyorum ama uğuru kacmasin diye anlatmayayım. Deyiver.
0
halk
(17.07.24)
Tebessüm ederek
"Bunu neden öğrenmek istiyorsunuz"
deyin. Susun, tebessüme devam.
0
alfired
(17.07.24)
ben aşağılıyorum, zayıf yanlarından vuruyorum.
0
numlock
(17.07.24)
ev işlerini kitleyecek birini bulunca evlenicem de :P
şaka şaka kafa dengi birini bulamadım henüz de geç
0
neira
(17.07.24)
Boşanmasını bekliyorum
0
michael_knight
(17.07.24)
"Her düğünde 'artık sıra sende' diyen yaşlılara cenazelerde 'artık sıra sende' demeye başlayınca 'sıra sende' demeyi bıraktılar"

-anonim
0
d max
(17.07.24)
önümüzdeki yaz diyorum istisnasız. bi şok geçiriyolar. sonrasında "kısmet"
0
chanandler bong
(17.07.24)
(4)

Düzgün bir yaşam için ne kadar maaş gerekir?

enesipek
Yorumlarınız?
Yorumlarınız?
0
enesipek
(16.07.24)
yarı aç yarı yok yaşamak için asgari ücret. tok yaşamak için en az iki asgari ücret. ev ve aile geçindirip çocuk büyütmek için beş asgari ücret.

p.s.: barınma maliyeti yok sayılmıştır.
0
phonex
(19.07.24)
Sozlukteki gibi en az 5000 dolarcilar gelmez umarim. :) Phonex yeterince iyi yorumlamis bence.
0
mbond
(19.07.24)
İstanbul'da ayda 50 bin lira kazanan ve 100 bin lira kazanan arkadaşlarımın hayatları arasında bir uçurum yok. Elbette 100 bin kazanan biraz daha rahat yaşıyor ama bambaşka hayatlar da diyemem.
O yüzden kişiden kişiye değişen bir durum gereken gelir.

İstanbul'da, birkaç yıl önce çıktığı evde kirada oturan bekar bir erkek için düzgün yaşam masrafı 35-70 bin gibi düşünüyorum.

Ek: gabe'in yazdığını görünce farkettim. Ben minimum bir hayat gibi cevap vermişim soruya. Elbette "düzgün yaşam" denince bir uşak, bir şoför, tekne, golf klübü üyeliği gibi lükslerin de olduğu bir hayattan bahsedebiliriz. Benim cevap verdiğim düzgün yaşam "kimseye muhtaç olmayacak, aç kalmayacak, senede bir kere Antalya'da ortalama her şey dahil tatil yapacak" gibi bir hayat. Araba alıp alamamak bile net değil benim hesabımda.
0
michael_knight
(19.07.24)
çağırmışlar geldim. düzgün bir yaşam subjektif bir konu olduğu için 8-10k usd diyorum. hani bunun teknesi, villası, bakıcısı, şoförü, ibrikçisi dersen bunlar da lazım düzgün bir yaşam için, milyon usd yetmeyebilir.
0
gabe h coud
(19.07.24)
(6)

Bebek kamerası hk.

esinikaybetmiscorap.
Merhaba,Henüz doğmamış bebeğime kamera almak istiyoruz, yatağına bıraktığımızda her dk odaya gir çık yapmamak adına en ufak dönmeyi, sesi algılayan ve anında bildirim olarak ekranıma düşen kamera sistemine ihtiyacımız var. Xiomi’nin modellerine baktık ama çok fazla modeli var, karar veremedik. Tavsi
Merhaba,

Henüz doğmamış bebeğime kamera almak istiyoruz, yatağına bıraktığımızda her dk odaya gir çık yapmamak adına en ufak dönmeyi, sesi algılayan ve anında bildirim olarak ekranıma düşen kamera sistemine ihtiyacımız var. Xiomi’nin modellerine baktık ama çok fazla modeli var, karar veremedik. Tavsiye edeceğimiz xiomi modelleri veya diğer markalardan yardımınıza ihtiyacımız bulunmaktadır.

Bütçe olarak 3.500-4.000’e kadar çıkabiliriz
Teşekkürler
0
esinikaybetmiscorap.
(16.07.24)
Bütçe belirtmemişsiniz, "iyi bir şey olsun, büyüyene dek sorunsuz kullanalım" derseniz:

www.amazon.com.tr
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(16.07.24)
Şimdi bütçe belirtmişsiniz, o zaman en uygun cihaz şu:

www.amazon.com.tr
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(16.07.24)
ben de çok araştırıp bunda karar kılmıştım.

www.dr.com.tr

iki yıldır kullanıyoruz, çok memnunuz. wifi üzerinden çalışan cihazlara dışarıdan erişimler konusunda kan dondurucu örnekler okudum. o yüzden radyo sinyalli bir cihaz tercih etmiştim.

ekran kapalı moddayken sese duyarlı olarak açılabiliyor. kablosu oldukça uzun. 130 m2 bir evin en ücra köşesinden bile sinyal almaya devam ediyor. odanın derecesini gösteriyor, fazla soğuk ya da sıcakta uyarı veriyor.

çift taraflı mikrofonu var. bir tuşa basıp çocuğunuzun odasına sesinizi gönderebiliyorsunuz (biraz cringe bence). aynı şekilde müzik ya da ortam sesi de verebiliyorsunuz.

2 yıl kullanıma rağmen pil ömrü hala yeterli.
0
brakgn
(16.07.24)
biz bir iki tane ekranlı olan modellerden denedik. memnun kalmadık görüntü kalitesinden.
tp-link tapo c210 wi-fi kamera aldık. wi-fi yönünden sıkıntımız olmadığı için. telefona bildirim geliyor cocuk aglayınca. işteyken de cocuga bakmak mümkün oluyor. tek negatif yanı, başka bir eve giderseniz, yeni wifi ağında kurulum yapıyorsunuz.
www.amazon.com.tr
0
unalub
(16.07.24)
Kendine ait monitörü olmalı ki telefonu hem meşgul etmeyin hem de telefonun şarjını bitirmeyin. Ayrıca telefonunuzun internete veya kameranın internete bağlı olup olmadığını sürekli kontrol etmek mi gerekir, o iş nasıl olur bilmiyorum. Monitörlü modelde bağlantı koparsa alarm sesine benzer bir ses geliyor monitörden

Gerekirse bütçenizi yükseltmeye çalışın çünkü neredeyse 2 yıl boyunca aralıksız kullanacağınız bir ürün.

Motorla VM64 aldım. Pilinin değiştirilemiyor olması dışında bir sıkıntım yok, çok güzel çalışıyor. İnternetten bağlanıp da izleyebilme özelliği benim için gerekliydi. Güvenlik konusunda pek kaygım yok. Bakıcı olduğu için onun bebeğe nasıl davrandığını da görebiliyoruz. Hareket-ses algıladığında 20-30 saniyelik kısa video kayıtları alıyor. Onlara bakarak kaçta uyandığını, uyuduğunu görebiliyorum. Bu kayıt özelliği için sanırım bizden yıllık abonelik parası isteyecek, henüz istemedi.

Pili değiştirilebilir bir model bulursanız ikinci el olarak da alınabilir.

Bu deneyim sizin için önemli olur mu bilmiyorum ama tatile yüzmeye gittiğimizde denize yakın bir odamız vardı. Bebek kamerasını kurup bebeği odada uyuttuk. Monitörü denizde iskeleye koyup oradan uykusunu takip ederek güzel güzel yüzdüm :)
0
michael_knight
(16.07.24)
biz 3 yıl önce xioami mijia smart home modelini almıştık hala bazen kullanırız. muadili şu an www.amazon.com.tr bu gibi. mi home uygulamasını kuruyorsunuz wi-fi'yi ayarlayıp hassas hareketlere kadar bildirim gönder diyorsunuz. oturup dizi film keyfine devam ediyorsunuz. bildirim anında gelir. ister telefona bakmadan odaya gidin, ister bi bakın öyle gidin/gitmeyin duruma göre. hiç sorun yaşamadık.
0
Improbable
(16.07.24)
(2)

Y.dışına swift işleminde masraflar nasıl paylaşılmalı

jülsezar
Geçen sene ev tutarken depozitoyu y.kredi global fast ile göndermiştim, masraf daha azdı karşıta tam tutar geçti. Şimdi dönüp geldiğimde avrupa hesabımı kapattığım için depozitoyu türk banka hesabıma istedim. Wise vb başka hesabım yok. Karşı taraf gönderdi ama galiba swift masrafına ortak olmadı, he
Geçen sene ev tutarken depozitoyu y.kredi global fast ile göndermiştim, masraf daha azdı karşıta tam tutar geçti.
Şimdi dönüp geldiğimde avrupa hesabımı kapattığım için depozitoyu türk banka hesabıma istedim. Wise vb başka hesabım yok.

Karşı taraf gönderdi ama galiba swift masrafına ortak olmadı, hepsi benden kesilmiş gibi. Çünkü miktar eksik geldikten sonra da tekrar kesinti oldu.

2000tl ediyor total kesinti,çok değil ama kafaya taktım.

Bu durumda, ben swiftle istediğim için masrafların benden kesilmesine zihnen okey mi olmalıyım ? Ev sahibi kendinden çıkana bakar gerisine karışmaz diye mi düşünmeliyim ?
Bir de mail de yazmış gönderdikten sonra, swift olduğu için kesinti olacak bunun içiçin üzgünüz diye.

Teşekkürler
0
jülsezar
(16.07.24)
Başka bir ülkeye para transferi isteyen siz olduğunuza göre bunun masrafını da siz üstlenmelisiniz. Çok karmaşık, üzerine düşünülecek bir konu değil.
0
michael_knight
(16.07.24)
karsi tarafi baglamaz.
0
cooperr
(16.07.24)
(13)

Bebek süsü olarak ne dağıtılsın isterdiniz?

Gradient_tabanlı_mor
Çevrenizde yeni doğmuş bir bebeği görmeye gidince hangisi dağıtılsa daha çok hoşunuza gider?1-magnet :https://ty.gl/fuecrbkbc82-açacak https://ty.gl/mae28ec1h33-dekoratif mumhttps://ty.gl/0hf6j2zefv4-anahtarlık https://ty.gl/5t63np8h0sLinkler temsilidir.
Çevrenizde yeni doğmuş bir bebeği görmeye gidince hangisi dağıtılsa daha çok hoşunuza gider?

1-magnet :
ty.gl

2-açacak
ty.gl

3-dekoratif mum
ty.gl

4-anahtarlık
ty.gl

Linkler temsilidir.
0
Gradient_tabanlı_mor
(13.07.24)
İlk tercihim açacak. İkinci tercihim anahtarlık.
0
michael_knight
(13.07.24)
@michael: +1
0
sekizdokuzon
(13.07.24)
saçma. bence hiç biri. böyle garip garip adetler ne zamandan beri var.
0
scudman1
(13.07.24)
Böyle hediye gelen açacaklar aşırı dandik olduğu için ilk kullanımda yamuluyor ve sadece bir buz dolabı süsü haline geliyor. O yüzden açacak değil. Mum ya da anahtarlık.
0
zimbirik
(13.07.24)
Adınıza x derneğe bağış yaptık yazılı bi belge verin şunlara para harcayacağınıza. Hiçbir işe yaramayacak ve dağıttığınız kişilerin çoğunun bir hafta içinde çöpe atacağı zımbırtılara gerek yok
0
nundu
(13.07.24)
Bu olay yeni saçma instagram icatlarından yeni bir tanesi.
Bebek yeni dogdugunda inanın kafanızı kaldırıp da millete mum magnet dagıtma derdinde olmayacaksınız.
0
limonlu eksi
(13.07.24)
@limonlu eksi, nasıl yeni Instagram icadı ya. Ben 32 yaşındayım ben doğarken de dağıtılmış.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(13.07.24)
acacak.

özellikle yakinimsa üzerinde bebegin dogum günü tarihi yazani buzdolabina takmak isterim.
0
robert bosch
(13.07.24)
Limonlueksi: Kimse dagitmiyor ki. Ziyarete gelen aliyor evdeki/hastanedeki bi sepetten, kutudan.

Anahtarlik. Uzerinde bebek adi falan yazmiyor diye. Mum da olurmus da burdaki mum guzel degil uyduruk duruyo
0
Kittie
(13.07.24)
1- açacak
2- anahtarlık
0
ala09
(13.07.24)
Açacak
0
pembediken
(13.07.24)
Açacak.
0
pispinti
(13.07.24)
verilen seyler genellikle cok buyuk butce ayrilmadiysa cok dandik oluyor. cekirdek ailelet disindaki herkes bir sure sonra mecburen cope atiyor. o nedenle ben de bagis yapilmasini daha mantikli buluyorum. ama illa somut bir sey de verilsin isteniyorsa sabun kullanisli olabilir. isteyen saklar isteyen kullanir en azindan direkt cope gitmemis olur.
0
in vino veritas
(13.07.24)
(7)

Kaçak elektrik için neden trafo gerekiyor?

michael_knight
Trafo olmadan olmaz mı?
Trafo olmadan olmaz mı?
0
michael_knight
(13.07.24)
hangi şebekeden çekildiğine bağlı.
34,5kV'luk orta gerilim şebekesinden çekilmişse, trafo ile 230V'luk alçak gerilime düşürülmesi gerekir.
0
lament
(13.07.24)
Çünkü yakında trafo yoktur ya da var olan trafonun kapasitesi yetmiyordur.
0
parka
(13.07.24)
@parka trafonun ne işe yaradığıyla ilgili hiçbir fikrim yok. Elektrikle ilgili olduğunu biliyorum sadece. Daha doğrusu lament sayesinde bir bilgi edindim, voltajı düşürüyor herhalde.
0
🌸michael_knight
(13.07.24)
Elektrik şehirler arasında taşınırken yüksek gerilimde oluyor. trafoyla evde kullanılacak seviyeye getiriliyor.
Elektrik dağıtıcı şirket kaçak kullanıldığını bildiği için fazla trafo kurmak istemiyor.
Onlar da kendi trafolarını kuruyor.
0
parka
(13.07.24)
Yani aslında elektrik çalmak için trafoya ihtiyaç olmaz normal şartlarda.
0
parka
(13.07.24)
ülkenin doğusunda tarlalarda kaçak trafo bulundu haberlerinden bahsediyorsan, bunlar 34.5KV dağıtım şebekesinden saplama yapıyorlar, 34.5 KV'u-380V gerilim seviyesine düşürmek için kullanılıyor.

Adamlar tarlalarından geçen dağıtım şebekesi hattından kaçak elektrik kullanabilmek için bunu yapıyorlar.

Normal ev şebekesinde gerek yok, trafo çıkışı 3faz 380-400V geliyor zaten.
0
sealth
(13.07.24)
Trafo olmazsa, çevredeki evlere hat çekemezsiniz vs. Bkz, sülalenin bir arada yaşaması.
0
alfired
(13.07.24)
(3)

İşletmenin işletim hakkını kiraya vermek nasıl oluyor?

sonhakan
Kira kontratı benim üzerime. İşletmeyi kapatıp devralan kişi mi yeni şirket aciyoyor? Ya da benim işletmem üzerinden mi devam ediyor? İlkinde kira kontratı sorun olur ikincisinde sorumluluk alma..Ben borç. alacak ve eleman bırakmadan sadece cihaz ve ekipman ve mekanın işletmesini kiralayacagim. Ki
Kira kontratı benim üzerime. İşletmeyi kapatıp devralan kişi mi yeni şirket aciyoyor? Ya da benim işletmem üzerinden mi devam ediyor? İlkinde kira kontratı sorun olur ikincisinde sorumluluk alma..
Ben borç. alacak ve eleman bırakmadan sadece cihaz ve ekipman ve mekanın işletmesini kiralayacagim. Kira kontratında benim işimle ilgili bir detay yok çünkü şahıs firması
0
sonhakan
(12.07.24)
Ben bu işleri en az bilen ama meraklı bir kişiyim. Ben saçma şeyler yazayım da gelip düzeltsinler;

Kira kontratı işletmenin üzerinedir herhalde. Yani Sonhakan ltd Şti'nin ismi vardır kira sözleşmesinde.
Siz şirketi satacaksınız. Tüm haklarıyla, kira kontratıyla, elemanlarla olan kontratlarıyla, borçlarıyla ve alacaklarıyla.
Sonra karşılılıklı bir sözleşme imzalayacaksınız, "şu tarihten itibaren oluşan şu gibi borçları ödeme sorumluluğu sonhakan'dadır, bilmem ne çeşit borçların sorumlusu maykılnayttır" diye bir sözleşme. Çok daha detaylıdır mutlaka, ben kabaca diyorum.

Yeni bir şirket açılırsa ne kira sözleşmesi, ne eleman, ne isim hakkı hiçbir şeye sahip olmayacağı için size para ödemesi için bir sebep göremiyorum.
0
michael_knight
(12.07.24)
Ben ne borç ne alacak ne de eleman bırakmadan sadece cihaz ve ekipman ve mekanın işletmesini kiralayacagim. Kontratlı benim isimle ilgili bir detay yok çünkü şahıs firması
0
🌸sonhakan
(12.07.24)
şahıs şirketi değil ticari işletmeyi devrediyorsunuz, kiralıyorsunuz. alt kira veya kira sözleşmesinin devri kiraya verenin izni olmadan mümkün değil.
0
paintov
(13.07.24)
(15)

daha ilk notasından modunuzu düşüren şarkılar?

m e b
selamlar.daha ilk notasından modunuzu aniden düşüren bir yerli bir yabancı şarkı önerebilir misiniz rica etsem?sadece örnek vermek gerekirse:-sezen aksu - hasret.-gary jules - mad world.
selamlar.

daha ilk notasından modunuzu aniden düşüren bir yerli bir yabancı şarkı önerebilir misiniz rica etsem?

sadece örnek vermek gerekirse:

-sezen aksu - hasret.
-gary jules - mad world.
0
m e b
(12.07.24)
Efkan Şeşen - Vay gelin www.youtube.com
0
ananiyimioguz
(12.07.24)
grup alzaymır - beni unutma
www.dailymotion.com

+ bu grubun neredeyse tüm şarkıları
0
biseysorcaktim
(12.07.24)
static - no clear mind

zafer peker - sensiz sabah olmuyor
0
yazar yazmaz yazan yazar
(12.07.24)
-sezen aksu - perisanim simdi


Mod dusurmek demiyelim ona da, duydugun anda duyguyu hissettiren diyeyim.
0
wallcan
(12.07.24)
Alice in chains - nutshell
youtu.be
0
grimavi
(12.07.24)
Radiohead - Karma Police
0
michael_knight
(12.07.24)
Mirket
(12.07.24)
michael_knight
(12.07.24)
East Hastings- GYBE
open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(12.07.24)
Farklı janralardan örnekler verecek olursam:

Pentagram - it's dawn again
Great Lake Swimmers- I Could Be Nothing
Ahmet Kaya'nın tabii ki nerdeyse tüm şarkıları ama özellikle hep sonradan

John Grant- Marz
Alan Parsons Project- Old and Wise
Metallica- Turn The Page cover
Göksel- Gidelim Buralardan cover
Depeche Mode- Wrong
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.07.24)
feyruz - wa habibi
www.youtube.com
0
patronaj1
(12.07.24)
King Crimson - Epitaph
Scorpions - Still loving you
Johnny Cash - Hurt
Cem Karaca - Çok yorgunum, Bu son olsun, Bekle beni (Türkçe sadece Cem Karaca'yla dertleniyorum galiba evet.)
0
kobuzchu kiz
(12.07.24)
gabe h coud
(12.07.24)
Anathema’nın tüm müzikleri
0
olaylar olaylar
(12.07.24)
(27)

bağımlılık

mantarliborekk
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.herkes kendince haklı.sevgi var hala iki tarafta da, çocuklar var,çözü
er geç ilişkiyi sonlandıracak bir sorun var.
her iki tarafta ortayı bulmaya çalışıyor ama bir süre sonra biri sorun çıkarıyor yapamıyor, dolayısıyla hep bir mutsuzsuzluk.
ortada buluşmak imkansız. biri başka diğeri başka hissediyor.
herkes kendince haklı.
sevgi var hala iki tarafta da,
çocuklar var,
çözüm yok.

bazen hararetli tartışmalar , bazen hiç böyle bir derdimiz yokmuş gibi geçen günler...

sevgi herşeyi çözer mi ? onarılması mümkün olmayan şeyler yaşandı. yaşanıyor.
yine de kopacağına inanılan bir evlilikten neden gidilmiyor.

1 gece önce yaşanan kalp kırıklığını telafi etmesini neden bekliyorum mesela?

etse bile aynı şeyin yaşanacağını % 100 iken. neden bu beklenti içindeyim.

kendimi gurursuz hissediyorum.
çaresiz hissediyorum.
0
mantarliborekk
(11.07.24)
Çift terapisi.
Sevginin devam ettiği ama mutsuzluğun olduğu ilişkiler için çift terapisinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Elbette bir mucize veya sihirli değnek değil ama bu yönde ilerlemek istiyorsanız mutlaka deneyin.
0
michael_knight
(11.07.24)
@michael_knight

terapiste gitmeyi eşim reddediyor. başka birine kolayca anlatabileceğimiz bir durum değil ne yazık ki.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
@michael_knight+1
Eşin terapiste neden gitmek istemiyor? Sorunlar çözülsün isteyen buna karşı çıkmaz. Başka biri dediğin bu konu üzerine eğitim almış. Psikolog, psikiyatr bu kişilerden cekinilmez. Onlara her şeyi anlatabilirsin. Seni kınamaz, yargılamaz. Hatta anlatman lazım cozebilmesi için.
0
rock n roll
(11.07.24)
@titanic kemancısı hiç öyle bişey değil. dışardan tanıyan gören herkesin ideal çift dedikleri tipleriz. ikimiz dışında olayı bilen, anlama ihtimali olan kimse yok.

çift olarak benim içimin almadığı ama onun her erkeğin içinde olduğunu iddia ettiği dürtüleri,
bana göre sapıkça ona göre dürüstçe olan bazı istekleri var.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Uzaktan benim için söylemek çok kolay ama diyorum ki;
Eğer karşı taraf bu ilişkiye terapiste gidecek kadar değer vermiyor, daha az değer veriyorsa siz de çırpınmayın. Bir an önce kendiniz ve çocuklarınız için kendinizin en iyi versiyonu olmak için çabalamaya başlayın.
0
michael_knight
(11.07.24)
@rock n roll ona göre çözülecek bir sorun değil aslında.

dışardan herhangi biri tarafından bilinmesini istemiyor.
aslında bende istemiyorum ama bişey duymaya ihtiyacım var. olabilir doğru her erkekte var yada hayır bu sapıkça bir düşünce istek gibi. hangisini duyunca içim soğur onu da bilmiyorum. çıkmazda gibiyim.

tek başıma gidebilirim ama onun istekleri düşünceleri olduğu gibi kalacak bana ne faydası olacak diye düşünüyorum.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Cinsellik ve fantezi dünyası çok çeşitli. Bu konulara biraz kafa yormuş bir insan hiçbir isteği ayıplamaz. Bunun tek istisnası erişkin olmayanlara yönelik düşüncelerdir, onları ayıplarım, yasaklarım.

Üzerine işenmesinden, kaka yapılmasından hoşlananlar var, canının acıtılmasından hoşlananlar var, zorlanıyormuş gibi rol yapılmasından hoşlananlar var daha sayamayacağım pek çok farklı hareket insanları cezbedebiliyor ve bunları kesinlikle ayıplamam.
Bir profesyonel (psikolog veya psikiyatrist) benden çok daha ileridedir ayıplamama konusunda. Onlar meslekleri gereği de aklımıza gelmeyecek acayiplikler görmüşlerdir. Anlattıklarınız onun için şaşırtıcı olmayacaktır.

Şaşırtıcı olacak veya ayıplanacağını zannedecekseniz de öyle olsun. Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?
0
michael_knight
(11.07.24)
"her erkekte var" veya "her erkekte yok" cevabını almanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
Sizin karşınızdaki erkekte var.
Sizin bir hissinizin her kadında olup olmaması bu hissin varlığını değiştirmez.

Ne erkekler ne de kadınlar tek tip değiller.
0
michael_knight
(11.07.24)
erişkin olmayanlara yönelik düşünceler değil.

ama bu konuda kafa yormayan birine ağır gelecek şeyler.
üstelik deneyip zaman zaman yapabileceğimi sandığım ama kalbimi çok kıran kendimi yetersiz yaşlı eskisi gibi çekici olmadığımı düşündüğüm sürekli sorguladığım şeyler.

Ayrılmaktan daha mı önemli ayıplanmak?

bunu soracağım eşime çünkü çözemezsek eninde sonunda bitecekmişiz gibi görüyorum.
deneseydik eğer terapisti belki toparlardık diye pişmanlık duymayız.

inanın bende terapistin faydası olacağını sanmıyorum. yine de başka öneri göremiyorum. değerlendirmek için çabalayacağım.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiste giderken "partnerim değişsin" "terapist ona bunun normal olmadığını anlatsın" düşüncesiyle giderseniz terapiden de pek faydalanmanız mümkün değil.
Öyle düşünmüyorsunuzdur, belki yanlış anlamışımdır.
0
michael_knight
(11.07.24)
maalesef öyle düşünüyorum.
belki de bu düşüncem değişir.

çabalamaya değecek bir ilişki benim için.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Ban başka bir şey söylemek istiyorum.

Ben kendinizi uzlaşmak zorunda hissetmemenizi isterim şahsen. Onun normal gördüğü, size normal olarak dikte ettiği bir şeyi normal olarak kabul etmek zorunda değilsiniz. Ben ilişkilerde sevginin, saygının, huzurun başkasının doğrusuna adapte olmaktan geçmediğine inanıyorum. Bu sizin karşı tarafı bir yanlışlığın kabulüne mecbur bırakmanız için de geçerli.

Evlilik gibi kemikleşmiş bir alışkanlığı terk etmek zor olabilir fakat imkansız değil. Kalbinizi, aklınızı kemiren veya içinize sinmeyen her neyse buna alışma mecburiyetiniz yok. Zaten karşı tarafın orta yol bulma gibi bir çabası da yok anlattığınıza göre. Ona çareyi bulup getiremezsiniz. Çareleri kendi isteğimizle biz yaratırız, tamamen gönüllü olarak ve özveriyle. Tek taraflı çabayla uzatmaları oynamak bana kalırsa sadece vakit kaybı. Şimdilik çeşitli dış yardımlarla hasır altı edeceğiniz her şey bir süre sonra oradan buradan fırlayıp kalbinizi meşgul edeceğine yol vermek, cesaret istese de, en doğrusu.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
"her erkekte var ya da yok" denilen şeyi bilmeden yorum yapmak zor olur. atıyorum strapon istemiş olsun. başka maceralar arayışında olmaktansa eşiyle yaşasın derim. fantezi dünyası geniş çaplı bir yelpaze. ama fantezilerinde ve cinsel birlikteliklere üçüncü bir şahıs falan istiyorsa bu sapkınlığa girer bence.
0
Improbable
(11.07.24)
Erkeklerin çift terapisine gitmek istemesi doğal ve normal bir şey. Erkekler içlerini döktüğü her 10 konudan 8'inin ona silah olarak dönmesinden yorulduğu gerçeğini gözardı ediyor. Ayrıca evlilikte birçok konuyu, sosyal hayatında olduğu gibi çözüm bulamayacağı ya da tartışmanın bile yeni kavgalara yol açacağı için hasır altı ettiği ve terapide bunların gün yüzüne çıkarak mevcut sorunlara yeni sorun olarak ekleneceği gerçeği de var. Çift terapilerinin olumsuz sonuçlanma sebepleri çoğunlukla bunlar. O yüzden buradan değer vermeme tespiti yaptığı için @mike -1

Yani cinsellik içerikli olarak onun bazı istekleri talepleri var (bağımlılık ile bağdaştıramadım) ama siz istemiyorsunuz. Sonra da karşıdakinin değişmesini istiyorsunuz. Belki de siz de değişmeniz gerektiğini kabul etmelisiniz. Kimse istemediği şeyi yapmak zorunda değil ama bir şeyi sizin istemiyor olmanız ya da büyüdüğünüz çevre sebepli olarak size bunun iğrenç bir şey olduğunun söylenmesi onu öyle yapmaz. O yüzden bununla ilgili ve sonraki mesajları için @mike +1
0
nawar
(11.07.24)
burada bir bağımlılıktan söz etmiyorsunuz. önce bu konuda kendinize öfkelenmekten, kendinizi yargılamaktan, gurursuz hissetmekten vazgeçmelisiniz.

cinsel fetişleri, fantezileri her erkekte/kadında var şeklinde sınıflandırmak doğru bir bakış açısı değil sanki. her erkekte var demek bir miktar rıza inşaası yaratmak, manipülasyon için söyleniyor gibi duruyor.

michael_knight'a da katılıyorum. yetişkin olmayanlara yönelik düşünce ve istekler dışındaki herhangi bir konuya sapıklık demek de bir miktar peşin hüküm, ön kabul, ön yargı içeriyor. "bu konuda kafa yormayan" demisşiniz ya mesela, yetişkin bir kadının/erkeğin cinselliğe, bu konudaki isteklere, farklılıklara, yeniliklere vb. kafa yormaması da çok sağlıklı değil.

karşılıklı rıza olduğu müddetçe çiftlerin konuşabileceği, yaşayabileceği şeyler bunlar. sizin durumunuzda siz rıza göstermiyorsunuz, -mış gibi yapıyorsunuz, eşiniz de anladığım kadarıyla ortak bir çözüm bulma noktasında değil. size kötü hissettiren hiç bir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. ortak paydaya yanaşmıyorsa eşiniz (mesela çift terapisi) o istediği şey her ne ise yapmayın çünkü sizde travmaya neden oluyor bu burdan bakınca.

çift terapisinin sadece eşinize değil, size de katkısı olacaktır muhakkak. sapıklık etiketinin sizdeki çıkış noktasını bulmak belki de sizin bakış açınızı değiştirecek bu ve benzeri konulara. eşinizde bu beklentinin çıkış noktasını öğrenmek de hem onda hem sizde rahatlama yaratacak. diğer taraftan bazen insanlar bu tür durumlarda kendi kök inançlarını bulduklarında oha ya bu muymuş yani deyip konudan uzaklaşabiliyorlar da. bu ikiniz içinde geçerli bu arada, dediğim gibi belki sizde yahu ben buna niye sapıklık demişim ki diyeceksiniz.

çift terapisi + 1
0
Phoebe
(11.07.24)
Bu arada arka planı fark etmeksizin erkeklerin büyük bir kısmında, fantezi etiketiyle sunulan pek çok sapkınlığı aklama gibi eğilim var. Kadınların da, ha fantezi olarak adlandırıyorsan sorun yok, saygı duymak ve anlayışla karşılamak zorundayım çünkü modern düzen, çağdaşlık, özgürlük, zart zurt bunu gerektirir, demesini bekliyorlar. Ben de bunlara denk geldim, geliyorum. Manipülasyonun bambaşka bir çeşidinden fazlası değil bu.

Eşinizin tercihlerini kabul etmek zorunda değilsiniz, o mutlu olsun veya zevk alsın diye fikri dahi sizi rahat hissettirmeyen bir durumun içinde olmak zorunda değilsiniz, hatta kendi kararınızı onların zihninde mantıklı bir zemine oturmanıza bile gerek yok. Bunu bilin, kendinize güvenin ve hem kendiniz hem de çocuklarınız için en doğru kararı verin. Çaresiz değilsiniz, sadece birbirinizden farklısınız.
0
duygusalatasi
(11.07.24)
cevaplar geldikçe ağlamamı durduramıyorum.
güçlü hissetmiyorum onu mutlu etmek istiyorum sadece deniyorum ama her başarısız olduğumuzda ve ben istemiyorum dediğimde olay çıkıyor.
zaman zaman bende manipülasyona uğradığımı düşünüyorum.

kendimi toparladığımda daha düzgün açıklayıcı yanıt vereceğim.
teşekkür ederim.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
Terapiye gitmek istemeyen eşim demişsiniz ama kendisi aynı zamanda bu durumun gerçekleşmesini isteyen kişi, ayrıca "her erkeğin içinde olan" bir şey olarak tanımlamış. Neden bu kadar çekince o halde?

Olayı anlatmamışsınız, ancak eşinizin davranışı çok da tutarlı durmuyor.

Aslında terapiste zaten çoğu zaman başkalarına kolayca anlatamadığınız sorunların çözümü için danışırsınız. Gideceğiniz terapist zaten birebir sizin hikayenizi duymasa da benzeri onlarcasını görmüştür ve önemsemeyecek bile. İşin güzel tarafı siz de terapisti bir daha görmeyeceksiniz ve bu olay yaşadığınız soruna çözüm olabilecek somut bir adım. Tam bir win-win durumu. Hal böyleyken bu olasılığı denemeden ayrılmak ilerde keşke denmesine yol açma potansiyeline sahip. Hala birbirimizi seviyoruz dediğiniz için söylüyorum.

Ancak gerçek şu ki olayı dahi bilmeyen yabancı insanlar olarak bizim terapiste git demekten başka olayın çözümüne yönelik somut olarak söyleyebileceğimiz çok bir şey yok gibi. En fazla olmuyorsa ayrıl denir.

Bence siz terapist konusunu daha çok ciddiye alın. Ayrıca eşinizin kendisini haklı gördüğü bir konuda bu kadar gizlilik arayışını ben hayra yormadım. Manipüle edilmediğinizden de emin olun lütfen.
0
akhenaten
(11.07.24)
bu kadar etkileniyorsanız çift terapisine gelmiyorsa eşiniz siz kendiniz başlayın. çünkü bu rıza inşaası, buna karşı duramamak, denemek ve denedikçe başarısız hissetmek/hissettirilmek görüyorum ki sizi çok travmatize ediyor. onu beklemeyin, kendiniz çok hızlı aksiyon alıp terapiye başlayın zira bu ikna olmaya mecbur hissetme haliniz de sizde başka çözülmesi gereken konulara işaret ediyor. birini mutlu etmek isteğinin kapsamı bu değil, olmamalı. sizin durumunuzda toplumsal cinsiyet rollerinin de etkisi var sanıyorum.

ağlamak istiyorsanız da ağlayın, rahatlayın. çoluk çocuk sahibi olmanız, burda sanal bir ortamda olmanız vesaire sizin şu anki hislerinize engel olmasın.

kendisiyle açıkça konuştunuz mu onun bu beklentisinin kendinizi yetersiz, yaşlı, eskisi gibi çekici olmadığı hissi yarattığını?
0
Phoebe
(11.07.24)
@Phoebe evet söyledim.

durumun benimle alakası olmadıgını beni hala çok güzel bulduğunu fakat monotonlaşan ilişkimize heyecan aradıgını söylüyor. ben yapmak istemediğimde mutlaka olay çıkıyor kalbimi kırılıyor. tamam diyor sonra tekrar ikna etmek için saatlerce konusuyor. 1 hafta 10 gün devam ediyoruz ve yeniden aynı döngü başlıyor.

yapmam için zorlamıyor. ikna ediyor.sonra tamam lanet olsun keşke dürüst olmasaydım diğer erkekler gibi arkandan iş çevirseydim falan diyor.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
duygusalatasi+1
agir manipulasyon. saygi duysaydi ikna/yalvarma/olmazsa olay cikmasi gibi durumlar olmazdi. fazla muhatap olmayin bu adamla mesafenizi koyun. kimse kendini degersiz hissettirilmesine musade etmemeli eger bu rahatsizligini ciddiye alsaydi bos "tatli dili" disinda bir sey yapabilirdi ama verdigin tavsiyeye de karsi. geriye senin kabul etmen disinda yol birakmiyo dunyanin en "normal" fantezicisi^.^
0
ala09
(11.07.24)
şöyle bir durum da var.
istese bu durumu kendi benim ruhum duymadan yapar. zaten savunması hep böyle sevmesem her türlü işimi hallederim diyor. seninle olsun istiyorum. seni sevdiğim için renk olsun diye işte daha uzun sürsün diye monotonluk bitsin diye. bu dünyaya bir kere geliyoruz deneyim olsun bilmem ne..
hep bu sözlerle yeniden başa dönüyor döngümüz

bu olay dışında elle tutulur tek birşey yok. zaten ayrılıyorum dediğimde kendi ailemde olmak üzere herkes şoka girer.
0
🌸mantarliborekk
(11.07.24)
sizi manipüle ediyor. tamam hepimiz eser miktarda birbirimizi manipüle ederiz ama bu boyut başka şeylere işaret ediyor. diğer erkeklerle evli değilsiniz siz, onunla evlisiniz. bu kıyas bile oldukça toksik bir yaklaşım.

sizi böyle ağlatan, kendinize saygınızı zedeleyen, kendinizi yetersiz hissettiren hiç bir şeyi yapmak mecburiyetinde değilsiniz. sevgi, sadakat, saygı, ortak cinsel hayat, monotonluktan sıyrılmak vesaire, hiç birinin tanımı bunları içermez, içeremez, içermemeli.

lütfen en kısa zamanda uzman desteği almaya başlayın zira sizin öz saygı, öz şefkat, öz güven vb. alanlarınızda ciddi zedelenmeler yaratmaya başlamış bile bu konu.

ayrıca bu olay yeterince elle tutulur bir şey. psikolojik şiddet zira bu.
0
Phoebe
(11.07.24)
Istediği şey tahmin ettiğim şeyse benzer konular suslusozluk te var.ordan fikir edinebilirsiniz . Illa ilişkiyi sonlandırir diye düşünmeyin. Bu arada onun gerçekten istemeyeceğini düşündüğünüz şeyi teklif edin belki vazgeçer
0
pembediken
(11.07.24)
Evet sizi manipüle ediyor, çok tipik klasik davranışlar.

Ben şahsen bana bir konuda yapsam ruhun duymaz diyen birine güvenemem. Hatta geçmişte bunla ilgili başım ağrıdığı için bu benim için "duydun mu kaç" lafıdır. Burada da daha önce birkaç soruya cevap verirken bunu aynı şekilde telrarlamışlığım vardır.

Bir insan istemediğiniz bir şey için sizi zorlayamaz. Siz ikna ediyor diyorsunuz ama zorlamak kolundan tutup yaptırmayı gerektirmiyor. Haftalarca, günlerce birisi üstünde bir şeyi yapmak konusunda ısrarcı olmak, hem de bunu o istemediğini söylediği halde yapmak, hem de bunu ilişki sallantıdayken yapmak açık seçik, bir zorlama ve psikolojik şiddet durumu.

Gizli tutmak isteme sebebi de tam olarak bu olsa gerek zaten. Her erkeğin içinde var, normal, zaten başkasıyla yaparım ama senle olsun istiyorum falan, gerçekten çok klasik laflar bunlar.

Sizin cidden bir harekete geçme zamanınız gelmiş. Eşinizi bırakın, kendiniz gidin bir uzmanla görüşün lütfen. Olayı anlatmanıza gerek yok. Sadece "bir olay var" deyin. Bu olayın çevresinde dönen şeyler sorun, olayın kendisinin ne olduğu önemli değil.
0
akhenaten
(11.07.24)
çok güzel cevaplar gelmiş, onlara ek olarak bir şey söylemek istiyorum.

parafili sahibi biriyle senin kadar uzun süre geçirmedim, çocuğum olmadı ama bir süre ilişkim oldu. ki onunki abartı bir şey de değildi, genel olarak kabul gören bir şeydi ama ben nefret ediyordum. ilk başlarda istemediğimi söyledim ama öyle bir ikna ediyor ki, aynı sana söylediklerine benzer şeyler söylüyordu. onu yapmayınca boşalamamaya başlamıştı, ben de kendimi zorunda hissediyordum.

gittikce seks bana zevk vermesi gerekirken sadece ona odaklı olmaya başladı. beni de düşünüyordu ama yaptığımız şeyden dolayı ben zaten istediğim gibi zevk alamıyordum, olmuyordu. tek taraflı gitmeye başladı, ve ben kendimden nefret etmeye başladım.

kilit nokta bu. bak kaç sene oldu, hala düşündükçe midem kalkıyor, ben neden devam ettim buna diyorum. kendime saygım neredeydi? özsevgim neredeydi?

kendine haksızlık etme nolur. parafili sahibi insanlar sağlıklı düşünemiyor, bu nedenle aynı parafili sahibi kişilerle beraber olmadıkları sürece sağlıklı bir ilişki mümkün olmuyor. sana yaptığı gibi manipülasyon dolu bir iletişim oluyor. bir taraf hep buruk kalıyor.

kendini dinle... kendine önem ver.
0
rallied
(11.07.24)
Normalde cinsel bir sorun olsa ve bir tarafın istekleri ile diğer tarafinkiler hiç uyusmasa sıkıntı var derdim çünkü olmuyor yani cinsellik çok önemli bir kısmı bu işin.

Ama sizinkinde diğer arkadaşların dediği manipülasyon olayları var. Yani şimdi golden shower falan denilen şeyleri (hatta daha ilerisini) seven kadin/erkek var. Bunu 1 saat yalvararak, trip atarak yaptırmaya çalışmak sıkıntı olani, bunu istemek değil. Bu noktada bence tek sıkıntı cinsel farklilik değil.

Terapi iyi tabi ama rallied dediği gibi kendinizi dinleyin. Manipülasyon kısmı beni cinsellikten daha cok düşündürdü.
0
logisticsmanager
(12.07.24)
(9)

İşimden memnunum ama maaşım düşük ne yapmalıyım?

skr1292
7 aydır çalışıyorum. Yaptığım işi severek yapıyorum çok yoğunum bu yoğunluk hoşuma gidiyor ne ara 7 ay geçti anlamadım, arada yöneticiye biraz ayar oluyorum o kadar.İşim iyi ama maaşım çok düşük bana göre. asgari ücretin %30 fazlasını alıyorum. bana göre bu maaş en az 4-5 bin lira daha artması gerek
7 aydır çalışıyorum. Yaptığım işi severek yapıyorum çok yoğunum bu yoğunluk hoşuma gidiyor ne ara 7 ay geçti anlamadım, arada yöneticiye biraz ayar oluyorum o kadar.

İşim iyi ama maaşım çok düşük bana göre. asgari ücretin %30 fazlasını alıyorum. bana göre bu maaş en az 4-5 bin lira daha artması gerek.

yöneticiye söylediğimde sen gireli 6-7 ay olmuş zam istemen absürt olur 1 seneyi doldurunca maaş pazarlığı yapabilirsin anca dedi. bu doğru mu ? kendisini de çiğneyip bir üst yöneticiye gitmek istemiyorum. ne yapılır bu durumda?
0
skr1292
(10.07.24)
eğer bir şeyler öğrenebiliyorsan, yaptığın iş sana bir şeyler katıyor ve ileri için anlamlı bir katkı sağlıyorsa çalışmaya devam et. en az bir sene iki sene takıl.

sonra zam istersin, vermezlerse iş ararsın. yeni iş bulmadan istifa etme.
0
tabudeviren
(10.07.24)
Yöneticine de ki "talebimi lütfen yönetime iletir misiniz? İsterseniz ben de konuşabilirim"
Yöneticini çiğneyip bir üst yöneticiye gitme. Senin için kötü olabilir.

İş imkanlarına mutlaka bak.
Bu şirket sana zam yapmak zorunda değil ama sen de daha iyisini bulursan burada kalmak zorunda değilsin.

Sen talebini yap, şirket düşünsün sana nasıl hayır diyeceğini.
0
michael_knight
(10.07.24)
O zaman bu maaş 7 ay önce de düşüktü. Yani düşük maaşla başlamışsın. İşe girerken zam, izin politikası vs. daha dikkatli görüşüp değerlendirmen lazım. Bu da bir tecrübe. Yeni işinde daha dikkatli olursun.

Aynı şirkette kalmak istiyorsan yöneticini dinle ama her zaman alternatifleri takip et. Ara sıra iş görüşmelerine gidip kendi iş piyasanın ne kadar olduğunu anlamaya çalış. Daha iyi maaş veren çıkarsa ayrılırsın zaten.
0
merhum
(11.07.24)
şu an bu maaşla geçinebiliyorsan yılbaşına kadar sabret. o zaman zam istersin.

benim yıllık kazancım $2.000.000 civarında olmasına rağmen yetmiyor. sürekli iş bakıyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.07.24)
yılbaşına kadar istediğin maaşı hakedecek şekilde performans göstermeye bak. şu an için yeni eleman konumundasın.

bu arada $20.000.000 yıllık maaşım varken ben bile iş bakıyorum. 2 mio alan garipler aramasın da ne yapsın.
0
lazpalle
(11.07.24)
yılbaşına kadar sabret derim ben de.

ben 18 yaşımda aylık 2.000.000$ kazanıyor olmama rağmen iş bakıyorum bu arada. maaşımı söylemiş miydim aylık 2 milyon dalırs falan yani.
0
oekuklu
(11.07.24)
Ben büyükannemden kalan trust fund nedeniyle reşit olmamama rağmen aylık 250.000 CHF stipend alıyorum yani çalışmsam da olur herhalde, fakat yine de ayağımı yorganıma göre uzatmaliyim. Sana tavsiyem 3-4 bin lira ne ki, takma bu kadar.
0
sanguine
(11.07.24)
Daha yenisin, o yüzden su an negatif gelebilir maas konusmak.

Vazgecilmeyecek duruma gelip, olmasa da olur pozisyonundan ciktiktan sonra elin daha rahat olur.

Bakma sen 20.000.000$ fakirlere ben 20.000.000 kuveyt dinari kazanmama ragmen sürekli is bakiyorum.
0
c1b2k3
(11.07.24)
işimi seviyor ve öğreniyorum diye hiç maaş pazarlığı yapmadım.
"performansını beğendiğimizden sana diğer arkadaşlara göre daha iyi oranda zam yaptık" dediler hatta ben de sevindim.

yaşım otuzu geçti ve benden önce cevap veren arkadaşlar gibi kazanmıyorum.
0
biseysorcaktim
(11.07.24)
(4)

Harita üzerinde görev ataması yapmak ama nasıl?

sustum
Selam.Gün içinde 10-15 yere uğramam gerekiyor ve bunların bazıları ben ofiste değilken ortaya çıkıyor. Haliyle ofistekilerle telefonla haberleşip yeni ayarlama yapmamız gerekebiliyor ve bu biraz da zor oluyor. Dolayısıyla ben de şöyle bir program arıyorum: Maps, yandex veya başkaca herhangi bir konu
Selam.

Gün içinde 10-15 yere uğramam gerekiyor ve bunların bazıları ben ofiste değilken ortaya çıkıyor. Haliyle ofistekilerle telefonla haberleşip yeni ayarlama yapmamız gerekebiliyor ve bu biraz da zor oluyor.

Dolayısıyla ben de şöyle bir program arıyorum: Maps, yandex veya başkaca herhangi bir konum gösteren harita üzerinde ofistekiler görev ataması yapsa ben de anlık olarak harita üzerindeki güncellemeleri görebilsem. Var mıdır bir yolu a dostlar?
0
sustum
(10.07.24)
bir fikir:
google mapste rehber oluşturuluyor ya gezilecek yer vs gibi , sonra da link paylaşılıyor, kategorilere ayrılabiliyor vs o sistemle bence yapılabilir.
0
jülsezar
(10.07.24)
İşini değiştir
0
topkapiaksaray
(11.07.24)
Google my maps
Trello
0
avatar is back
(11.07.24)
Daha pratik bir yöntem mutlaka vardır ama Google Maps'te bu dediğiniz yapılabiliyor diye hatırlıyorum.

Önce haritayı yapıp sonra ekibinize "haritayı değiştirme yetkisi" de vererek paylaşacaksınız.
www.google.com

Aradığınız cevap bu değil biliyorum ama size bir faydası yoksa "son dakikada güzergah değişimi kabul etmiyorum" deyin. Bahsettiğiniz gibi son anda bir yerlerin eklenmesi çok verimsiz.
0
michael_knight
(11.07.24)
(15)

Bebek aşıları için asm’mi hastane mi?

eisberg
Selamlar. Aşılar için Aile Sağlığı Merkezi’ne mi gidiyorsunuz? Normal ziyaretlerimde pek memnun olduğum söylenemez. Hemşirelerin de aşıların saklama koşullarına vs. dikkat ettiklerini düşünmüyorum (bunu düşündürecek bazı olaylar gözledim) o yüzden şehir hastanesine götüreyim diyorum ama öte taraftan
Selamlar. Aşılar için Aile Sağlığı Merkezi’ne mi gidiyorsunuz? Normal ziyaretlerimde pek memnun olduğum söylenemez. Hemşirelerin de aşıların saklama koşullarına vs. dikkat ettiklerini düşünmüyorum (bunu düşündürecek bazı olaylar gözledim) o yüzden şehir hastanesine götüreyim diyorum ama öte taraftan evimizin de dibinde asm burada halletmek de kolaylık olur.

Aşı saklama vb. konularda onları takip eden, yaptırım uygulayan bir sistem var mı?
0
eisberg
(10.07.24)
Aşı karşıtıyım, özellikle doğum hassasiyetlerini kullanarak bebekleri her türlü ilacın aşının ve tedavinin denekleri olarak kullanabiliyorlar, son derece ikircikli bir durum. Öncelikle bunu belirteyim.

Şehir hastanesi sizi kabul etmeyebilir. Asm'ler aşılarınızı yapacaktır burada kalabalık etmeyin diyebilirler. Malum suriyeliler bizden öncelikli.

Güvenilir bir hekiminiz varsa hangi aşıların kesinlikle yapılması gerektiğini ve hangi aşılar ile tahlillerin kesinlikle yapılması gerekmediğini ondan öğrenin, mutlkaa bilgisi vardır ondan bilgi alın. Gerçekten asm'deki hemşirelerin ilaç/aşı/vs saklama titizliklerinde sorun görüyorsanız bunu lütfen sağlık bakanlığına bildirin ki orası bir denetlensin bir soruşturma geçirsin. Söylemedikçe artar çünkü.
0
muhayyer divan
(10.07.24)
Asm aşı saklama koşullarından şüpheniz olmasın. Bakanlık online olarak sürekli aşı dolabının sıceklığını takip ediyor (il sağ müd değul BAKANLIK). ASM personeli de, ister sevin ister sevmeyin, vatan haini veya câni değil genel olarak. Aşıları dolapta muhafaza ediyorlar.
Ben asm'yi tercih ettim yine onları tercih ederim
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.07.24)
Özel hastanedeki çocuk doktorumuz "aşı için hastaneye gelmenize gerek yok, ASM'de yaptırabilirsiniz. Hatta onlarda daha sık aşı yapıldığı için hem daha taze oluyor hem de sıcaklığını çok sıkı takip ediyorlar" demişti.
0
michael_knight
(10.07.24)
evet, aile sağlığı merkezine gidiyoruz.

hatta, eşim de hastane personeli olduğu için, hastaneye götürüp yaptırtmayı düşünmüştüm. aşı uygulaması sadece asm de yapılıyor dendiği için asm ye götürmüştüm.
0
wilhelmwasmuss
(10.07.24)
İlk cevabı veren arkadaşa katılmıyorum. Bebekler her türlü aşı/ilaç/tedavi derneği olarak kullanılmıyor. Yıllardır süregelen, yapılması gereken aşılar yapılıyor. Oğlum 8 yaşında, sadece göçmenlerin aşısız gelmesi sonucu 7yaşında yapılması gereken karma aşısı (geçmiş zaman ne kadar oldu hatırlamıyorum) daha erken yapıldı. Onun haricindeki aşılar bildiğimiz, bizim de çocukluğumuzda yapılanlar. Üstelik aşısız gelen göçmenler ve aşı karşıtları sebebiyle maalesef sonuna gelinmiş olan kızamık ve su çiçeği yeniden hortladı. Üstelik aşı karşıtları/aşısızlar da çocuklarının (haklı olarak) kamusal alanlarda oynqtıyor/gezdiriyorlar ve bu mikroplar maalesef daha hızlı yayılım gösteriyor.
Ben oğluma ekstra yapılan rota aşısını da yaptırdım. Yaptırmayan tüm anne babalar - maalesef hayatlarının ilk 3 yıllık döneminde hastanade yatmak zorunda kalırken ben hiç bir problem yaşamadan oğlumu bu yaşa getirdim. Kaldı ki ben de oğlum da alerjik bünyeliyiz. Buna rağmen ne oğlumun aşılarında bir sıkıntı yaşadım ne de (kuduz aşısı a alerjim olmasına ve yaşım ileri olmasına rağmen) bana yapılan 5doz covid aşısında bir problem yaşadım...

Aşı karşıtı olan arkadaşlar, hastalandıklarında yine tıbbın ve bilimin çözümlerine başvurmayacaklarsa karşıtlıklarını da son derece samimi buluyor ve hak veriyorum.
Menenjit aşısını da doktorunuzla görüşerek değerlendirmenizi tavsiye ederim.
Ve evet, asm'de sürekli bir aşı sirkülasyonu ve bakanlık soğutucu denetimi var. Asm hekimi 4 arkadaşım var, bizzat onlardan biliyorum.
0
strawberry first
(10.07.24)
biz de hep asm'de yaptirdik, sadece asi takviminde olmayan rota ve menenjit asilarini takip eden cocuk doktorumuz yapti. onun haricinde benim de edindigim bilgi asmlerin asi konusunda oldukca guvenilir oldugu ve soylendigi gibi asi sirkulasyonu daha fazla oldugundan tazeligi konusunda da endiseye yer olmadigi seklindeydi.
0
in vino veritas
(10.07.24)
biz de hep asm'de yaptırdık. rutin kontrolleri için özel hastnaeye gidiyoduk. eğer kontrol aşı zamanına denk geliyorsa onu hastanede yapıyorlardı. ama doğduktan sonra ilk dozların tamamı asm'de yapıldı. sonraki hatırlatma dozları hastanede yapıldı.

saklama koşullarından yana endişeniz olmasın.
0
kibritsuyu
(11.07.24)
asm'de yaptırabilirsiniz.

ek bi hatırlatma rota virüs gibi bazı aşıları sağlık bakanlığı aşı kapsamında dahil değil, bunları varsa doktorunuzla takip edip zamanında yaptırın.

not : aşı karşıtlarını sosyal medyada ve gerçek hayatta ignore edin.
0
nuisance2
(11.07.24)
Yanıtlar için teşekkürler. Peki arkadaşlar aşı vakti gelince arıyorlar mı asm’den yoksa biz takip edip mi götürüyoruz?
0
🌸eisberg
(11.07.24)
devletin karşıladıklarına ek olarak ücretli rota ve menenjit aşılarını da sağlık ocağında yaptırdım.

aşı karşıtı olanlar keşke alınlarına dövme yaptırsa da kendileri ve çocukları ile toplumda yan yana gelmekten kaçınabilsek.

bizim sağlık ocağı bazen arıyor bazen aramıyor. zaten hangi aylarda yapılacağı önceden belli. kendiniz takip etseniz daha sağlıklı olur.
0
elorelia
(11.07.24)
Aşıların buzdolabındaki sıcaklıkları merkezi aşı takip sistemi (ATS) tarafından buzdolabındaki sensörle takip ediliyor. Sıcaklıklarda oynama olduğu zaman uyarı geliyor. Aşılar kullanılamaz sıcaklıklara gelirse çok yüksek ceza veriliyor. Rahat olun o konuda.
0
unalub
(11.07.24)
Bi arkadaşımın babası aile hekimiydi, bi keresinde evlerinde otururken telefonuna uyarı gelmişti asm'de elektrik kesintisi var aşıları taşıyın gibi. Apar topar çıkmıştı. Yani asmler gerçekten iyi denetleniyor aşılar konusunda merak etmeyin.

Aşı karşıtlarını ignore edin +1. Geçen de benzer bir başlıkta yazdım, covid mrna aşısı gibi yeni bir aşıyı olmak istememek hadiii bir nebze makul karşılanabilir (ki bence normal değil de neyse), yıllardır yapılan ve çocuk sağlığında inanılmaz öneme sahip çocukluk aşılarına karşı olanı direkt hayatımdan çıkarırım. Fakültede hocalarımızın dediği çocuk sağlığı açısından hiçbir çocuk doktorunun karşı olmaması gereken iki şey var anne sütü ve çocukluk çağı aşıları. Bunlara karşı olan biri mesleğini doğru yapmıyordur. O yüzden takvimdeki aşıları ve hatta bence arkadaşların da belirttiği gibi takvim dışı aşıları yaptırın. Hiçbir çocuğu aşı adı altında denek olarak kullanmıyorlar merak etmeyin
0
nundu
(11.07.24)
bebeğimin tüm aşılarını asm de yaptırdım
asm ile iletişime geçin (ki sizi takip ediyorlardır, bizim asm hemşireleri aşı zamanı geldiğinde bize haber veriyor) randevu bile almadan gidip yaptırabilirsiniz. bebeklere her zaman öncelik tanıyorlar.
aşı karşıtı olanlar, tek söyleyebileceğim allah belanızı versin. kuzenimin 2 aylık bebeği yoğun bakımda yattı ölümden döndü çocuk, neymiş büyük kızının arkadaşlarından biri aşılarını olmamış (annesi aşı karşıtıymış), parkta toplaşmışlar bir gün ve o "arkadaştan" kızamık kapmış!! o arkadaşın annesi çocuğunun hasta olduğunu söylememiş çünkü hafif ateşi varmış sadece !!!
0
wendyangelamoiradarling
(11.07.24)
takvimdeki aşılar için asm'den arayıp haber veriyorlar. takvimde olmayan aşıları kendini takip etmeniz gerekiyor.

bu arada takvimde olmayan rotavirüs ve menenjit aşılarını da eczaneden alıp asm'de yaptırabilirsiniz. illa özel doktora gitmeye gerek yok. aşıyı yapıyorlar, sadece diğer aşılar gibi ücretsiz karşılamıyorlar.
0
kibritsuyu
(11.07.24)
evet bizim de takvimdeki asilar icin ariyorlar hatta plan yapiyorlar bize gore (su gun su saatte yaslilarin asilari var siz su saatte gelebilir misiniz? gibi). ve evet ayrica soylemeden gecemiycem ben de, asilarini ihmal etmek, hele ki asi karsitligi tum cocuklara buyuk haksizlik ve zalimlik bence. hicbirimiz doktor degiliz cocuklari denek olarak kullaniyorlar demek icin hicbir yetkinligimiz yokken sagdan soldan duydugu dayanaksiz cumlelerle tum cocuklari riske atanlardan gercekten uzak olalim dilerim. sayelerinde neredeyse bitme noktasina gelen hastaliklar hortladi. bahanesi de sey, "olursa benim cocugum hasta olacak sana noluyor???" saka gibi bir cehalet gercekten!
0
in vino veritas
(11.07.24)
(3)

bu takım ve bu gömlek sizce güzel mi?

alp9900
kilolu biri için aşağıdaki takım ve gömlekler sizce nasıl?takım elbiseler slim fit olması problem yaratır mı?yakın zamanda takım elbise alan biri varsa dinlerim https://www.dsdamat.com/ds-damat-slim-fit-lacivert-mono-yaka-cift-yirtmacli-astarli-takim-elbise-yelekli-8682060832870/https://www.dsdamat.
kilolu biri için aşağıdaki takım ve gömlekler sizce nasıl?

takım elbiseler slim fit olması problem yaratır mı?

yakın zamanda takım elbise alan biri varsa dinlerim

www.dsdamat.com

www.dsdamat.com

www.dsdamat.com
0
alp9900
(10.07.24)
Kilolu erkekler ne giyseler slim fit gibi duracaktır onun için slim fit almamanız doğru olur. Boy kilo bilgisi olsa daha iyi tahmin yürütebiliriz
0
muhayyer divan
(10.07.24)
Slim fit olması problem yaratır.

Düğüne ne giysem diye de sormuştunuz bugün. Bence kesinlikle takım elbise almamalısınız. Zaten bu havada ceket giymek imkansız. Fotoğrafta ceketli görünmek için 5 dakika giyerseniz sırılsıklam terlersiniz. Giymeyin.

Krem rengi keten pantolonun üstüne beyaz gömlek giyin. Ya da bunun gibi bir kombin.

Kilolu olmanız ne giyeceğinizde bu kadar belirleyici olmasın. Siz kendinizi ilk olarak "kilolu" olarak tanımlamayın ki etrafınızdakiler de öyle tanımlamasın. "alp9900" olarak tanımlayın kendiniz. Kilonuzu reddedin demiyorum ama düğüne giderken ilk aklınıza gelen kilolu olmanız olmasın. Neşeli, dakik, esprili, iyi kalpli, damadın yakın arkadaşı, ekşiduyuru kullanıcısı, kilolu gibi tanımlayın.

Şurada 5 numaradaki yaz kombinleri iyi görünüyor.
erkekgiyimrehberi.com

Bir Boyner'e gidin. Aklınıza yatan bir markanın reyonuna yaklaşın "Düğüne gideceğim, keten pantolon arıyorum" deyin. Onlar halleder.
0
michael_knight
(10.07.24)
kilolu biri olarak söylüyorum, bir zamanlar öyle olsam da şu an ne slim ne de fitim. bedeni uygun slim fitleri giydiğimde fazla doldurulmuş sucuk gibi hissediyorum. regular fit iyidir, zorlamamak lazım.
0
stimpak
(11.07.24)
(8)

Yurtdışındaki sağcı solcu kavramı

regina phalange
Fransada solcular kazandı biliyorsunuz. Sağcılar kazansa mültecileri yollayacktı diyorlar. Bizde ise tam tersi. İdeolojik olarak da farklı mı yani türkiyedeki sağcı solcu kavramı ile dışardaki durum?
Fransada solcular kazandı biliyorsunuz. Sağcılar kazansa mültecileri yollayacktı diyorlar. Bizde ise tam tersi. İdeolojik olarak da farklı mı yani türkiyedeki sağcı solcu kavramı ile dışardaki durum?
0
regina phalange
(10.07.24)
Şöyle düşün.
Sağcılar milliyetçi.
Bizde bu kategoride bir tek Zafer Partisi var gibi görünüyor. (Burada 'görünüyor' kelimesini büyük harflerle yazmak gerek. Herşeyin göründüğü gibi olmadığını defalarca gördük, gösterdiler çünkü.)

Diğerleri bir süredir bir garip oldular.

Olayın detayını kavramak istiyorsan da tee 1969 lara, Büyük Adana Kongresine falan gitmen gerekiyor.
0
Mirket
(10.07.24)
Evet, Türkiye'deki ve yurtdışındaki sağcı-solcu kavramı arasında ciddi fark var.

Ama bu konuda fark yok.
Türkiye'de de sağcı fikirler mültecilerin gitmesi yönünde, solcu fikirlerse onların entegre edilmesini önemsiyor.

Sağ parti olarak tanımlansa da Ak Parti'nin sol olarak değerlendirilebilecek pek çok politikası da var. O yüzden Ak Parti'yi sadece sağ veya sol diye tanımlamak doğru olmaz. MHP'nin durumunu anlamakta pek çok insan gibi ben de zorlanıyorum, Ak Parti ile farklılaştıkları noktaların neler olduğunu birisi mesaj atıp yazsa okurum.

O yüzden mülteciler konusunda Türkiye'de sağ-sol karmakarışık halde.
Bazı partiler de tüm politikalarını "Ak Parti ne diyorsa tam tersi" şeklinde yürütüyorlar. Onların da aslında mültecilerle ilgili fikri sadece bu karşıtlık sebebiyle.

Zamanın Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım'ın şu sözleriyle bitirmek isterim "Sistematik bir şey yok. Abur cubur dolduruyorsun, herkes ihtiyacını oradan alıyor ama hiç de karışmıyor. Bu bilişim, fazla kafa yorarsan sıyırırsın. Nimetlerinden yararlanıp işini göreceksin. Kafayı taktın mı o zaman işin kötü."
0
michael_knight
(10.07.24)
sağ diye bir şey yok

sol: sosyalist, sosyal demokrat, günümüzde bunlara sjw woke tayfa eklendi. sol denince akla bu geliyor.
türkiyede temsilcisi işçi partisi. işçi partisi entegrasyon savunuyor

chp sol parti değil. chp zaten göçmenler konusunda hiç bir zaman net olmadı. hala net değil. ne yapacağı belli değil yani. kendileri de ne yapacaklarını bilmiyorlar bence

sağ derken: muhafazakar dindar anlaşılıyor türkiyede. halbuki ateist faşist birisi sağ mı mesela?

türkiyedeki siyasi yelpaze islam yüzünden karışık. göçmenlerin tamamı müslüman oldugu için sağ partiler göçmenlerin kalmasından yana.

ama islami olmayan milliyetçi parti zafet gitmesinden yana.
0
abelardo
(10.07.24)
Sağcı ve solcu yurt dışında Türkiye'den farklı. Sağ sol olayları zaten sıkıştıkça arada kavramı bulanıklaştırılan, "gerçek x o değil" denilen ve değiştirilen konular.

Bu söylediğin noktada Türk sağı ile Fransa sağı aynı fikirde ama. Türkiye mültecileri değil, Arap ve/veya müslüman mültecileri istiyor. Uygur Türkleri gram umurlarında değil. Göçmenler Hristiyan balkan milleti olsalardı. Bu kadar kucaklayıp olası bir ırkçılığa uğrayan göçmenlerin dibine gidip özür dilemezlerdi. Aynı şekilde Filistin bir şekilde güçlenmiş olsa ya da 20 yılda bir denedikleri gibi Araplar İsraillileri yok etmeye çalışsa, Yahudi göçmenleri aynı şekilde kucaklamazlardı. Ümmetçilik oynuyor Türk sağı, halife hayalleri kuran cumhurbaşkanımızla el ele vererek.

Avrupa'da da konu benzer. Gelenler müslüman olduğu için istemiyorlar genelde. "Müslümanlar, müslüman ülkede kalsınlar Türkiye alsın" ve Suriyeliler ile olay çıkınca "Müslümanlar bile müslümanları istemiyor, biz niye alalım?" deme sebepleri o. Yani Fransız ırkçılıkğı 1. sırada değil. Göçmen karşıtlığı ve müslüman karşıtlığı ilk sıralarda.
0
nawar
(10.07.24)
Şimdi ilk önce Fransa'da sol koalisyon partisi en çok koltuğu aldı ama çoğunluk yok. Çoğunluk bulunması için koalisyon oluşması lazım (ben nedense çok karamsar değildim ilk bir iki günlük lider konusmalarindan ama bakalim).

Sagcilar milliyetciden öte ırkçı. Bunu neden diyorum; bunların babası zidane'a bile laf derdi, rengi sebebiyle viera'ya falan laf derdi. Bu adamlar fransizim diyor, hayatlari Fransız ama bunlarin ilk kurucusuna göre değil (baba le pen. Kızı daha ılımlı çünkü başka türlü oy alamazdi).


Türkiye'deki partiler ile fransa'daki partiler aynı seviyede sol ya da sağ değil (Aynisi abd için de geçerli. Misal abd demokrat parti Fransa'da Cumhuriyetci olurdu).

Misal Fransa'da mhp kapatilirdi, olamazdi bile.
Zemmour var, o bence tam mhp gibi. Ama çok ufak tabi.
Le pen partisi sağcı olsa da bakkal yonetemez. Adaylari falan çok dandik. Benim yaşadığı yerdeki adayi dinledim, çok komik yani düzgün konuşamıyor bile. Bazi yerlerde adaylarin tanitimi bile yoktu.
Cumhuriyetci parti tam bir chp. Yani CHP Fransa'da solcu değil sağcı olur.

Macron'un karşılığı Türkiye'de yok. Solcularda da bence yok çünkü Türkiye'de solcu olmak için solculuk dışında herhangi bir şekilde ülke yönetecek solculuk göremiyorum.

Türkiye'de yöneten parti göçmene bir şey yapmadığı için diğer partiler bu konuya yöneliyor. Fransa'da da iki konu var; ekonomi/isci haklari(bazen eski gazetelere bakıyorum taaa 70-80lerde bile aynı şeyler konuşuluyor) ve göçmen. Göçmen sorunu açıkçası böyle bütün fransa sorunu değil. Oy verilen yerlere bakarsan akdeniz/guney tarafi full rn vermis ki oralarda göçmen daha fazla, misal breton bölgesi sıfır rn çıkmış.

Bir de bu göçmen sorununu hiç görmeyip "tvde gördüm baska sehirlerde ondan rn veriyorum" diyenler de vardı.

Neyse, solculuk ile göçmen sorunu tartismamak gibi bir şey yaratılmaya calisilsa da aslında yok. Fransa bir iki tane var sol lideri; ekonomide solcu, sosyalde sagcilar. Yani ben açıkçası artık solcu olmanin lgbti ne derse dogrudur, göçmenler canimizdir seviyesinde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebepten ekonomik olarak solcu olanlar da kendini buraya koyamıyor bu sebepten.

Neyse yani aslında çoğu ülkede sagci/solcu aynı değil. Ama Türkiye ile Fransa kiyaslarsan apayri.
0
logisticsmanager
(10.07.24)
Kafalar o kadar karışık ki,

Milliyetçilik deyince hemen konuya din karıştırılıyor.

Sonra Müslüman olmayan Türk Türkten sayılmadığı gibi (Gagavuzlar, Yakutlar)
Müslüman Türkler de Arap olmadığı için Müslümandan sayılmayabiliyor ( Uygurlar)
0
Mirket
(10.07.24)
Sağ ve sol kavramlarının çok farklı olduğu görüşlerine katılmakla birlikte ilave etmeliyim ki Avrupa'daki mülteci kaeşıtlığının da buradakiyle bir benzerliği yok.

Türkiye'de Avrupa'daki sağ partilerin mültecilere bakışıyla ilgili komik yorumlar görüyorum.

Türkiye çok konuda uçlarda yaşıyor.
0
hebanon
(10.07.24)
gavurlar musluman olmadiklari icin onlarin sagcilari biz bu kara kuru musluman adamlari ulkemizde istemeyiz kafasindalar. gocmenler hristiyan olsalar ki aradan hristiyanlari zaten mis gibi ayiklayip aliyorlar, o zaman sikinti cikmazdi.

bizim sagcilar gelenler musluman oldugu icin, icine osmanlicilik da katarak, ummeti musluman yardim ediyoruz, bizim imparatorluk gelenegimiz ve dinimiz bunu grektirir kafasindalar.

bir de milliyetciler sag var yine iki tarafta da. onlar da yaw dindas isek gelsin kalsin, ama misafirligin bir siniri olur yerlesik duzene gecmesinler, zamani gelince cektirip gitsinler diolar.
0
cooperr
(11.07.24)
(4)

Vialand gitmeli mi?

horizon
7 yas cocuk için eglenebilecegi bir yer mi? Maksimum ne kadar zaman ayırmak yeter ?
7 yas cocuk için eglenebilecegi bir yer mi?
Maksimum ne kadar zaman ayırmak yeter ?
0
horizon
(10.07.24)
7 yaşın eğlenebileceği bir yer olarak biliyorum ama o yaşlarda biriyle gitmedim hiç.

Zaman olarak tüm günü ayırmalısınız çünkü bilet günlük.
10 saatlik para verip 3 saat eğlenmek olmaz. En azından 6-7 saat ayırmak gerek.
0
michael_knight
(10.07.24)
kuyruklardan binemezsiniz basiniza gunes gecer. gezi ayagina gitmistim oradaki calisan bile bayilmisti no yani gitmeyin
0
ala09
(10.07.24)
yaşa değil de boya takılıyor çocuklar, her oyuncağı kullanamıyorlar. her yerde bulabileceğiniz basit şeylere kalıyorlar. 130-140 cm ise boyu genel olarak eğlenir. değilse uyduruk şeylere kalır, atlı karınca falan :)

ayrıca başınıza güneş geçer +1 illa gideriz diyorsanız güneş kremi, şapka + şemsiye alın.
0
Improbable
(11.07.24)
Cok beklendigini ben de duydum. Zamanina gore 45-50 dk bir seye binmek icin bekleniyor diyorlar. Bu kadar beklemektense daha az iyi bir yere gitmeyi tercih ederim.
0
mbond
(11.07.24)
(4)

Taç kulaklık şeklinde "kulak tıkacı işlevi yapacak aparat" var mıdır?

santimantal
Çevredeki gürültülerden işime odaklanamıyorum.Kulak içi kulaklık ve tıkaçlar takıyorum ama rahatsız ediyor.Böyle taç kulaklıklar gibi bir ses engelleyici var mıdır dünyada veya o işlevi de yapacak soğuktan koruma kulaklığı?Taç kulaklıklar da belki bu işlevi yapabilir. Ama müzik çalmadan takmak üzere
Çevredeki gürültülerden işime odaklanamıyorum.
Kulak içi kulaklık ve tıkaçlar takıyorum ama rahatsız ediyor.
Böyle taç kulaklıklar gibi bir ses engelleyici var mıdır dünyada veya o işlevi de yapacak soğuktan koruma kulaklığı?

Taç kulaklıklar da belki bu işlevi yapabilir. Ama müzik çalmadan takmak üzere... Bende olmadığı için denemedim. Deneyen var mı? Önerilir mi?
0
santimantal
(10.07.24)
Noise cancelling özelliği olan kulaklıklarda müzik açmadan da ses azaltma özelliğini kullanabiliyorsunuz. Ama sesi tamamen kesmiyor tabii. Belki daha kalitelileri kesiyordur, benimki (JBL tune 660) tamamen kesmiyor :D
0
kobuzchu kiz
(10.07.24)
İş güvenliği ekipmanı satan yerlerde var, asfalt delici, hilti vs kullananlar taksın diye. Günlük hayatta ne kadar verimli ve rahat olur bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(10.07.24)
Yıllar önce patlayıcı fabrikasına gitmiştim, orada bir kulaklık vermişlerdi gerçekten tamamen sessiz olmuştu ortalık. Çok şaşırmıştım. Kaliteli ve pahalı bir şeye benziyordu.

Sizin amacınız sadece sesi kesmek değil dışarıdan da çok dikkat çekici şekilde belli olmaksa öyle bir şey kullanabilirsiniz. Ama dikkat çekmek istemiyorsanız yanlış bir seçim olur.

Odaklanma konusunda tek suçlu sesler olmayabilir, onu da değerlendirin.
0
michael_knight
(10.07.24)
yabancılar bebelerini maça götürürken takıyor o tür bir şey işinize yarar gibi geldi.
encrypted-tbn0.gstatic.com

3m markası iyidir ama burada satılıyor mu bilmiyorum.
0
titanyum22
(11.07.24)
(3)

15 temmuzda noter

meraklitursucu
Noterler açık mı, doğru düzgün bilgi bulamadım.
Noterler açık mı, doğru düzgün bilgi bulamadım.
0
meraklitursucu
(10.07.24)
kapalı
0
jamswety
(10.07.24)
15 Temmuz'da noterlerin hepsi kapalı.
Ama mesela 14 Temmuz pazar günü nöbetçi noterler açık.

Buradan bakabilirsiniz:
portal.tnb.org.tr
0
michael_knight
(10.07.24)
cumartesi açık olan var ama 15 temmuzda açık olan yok
0
basond
(10.07.24)
(2)

online fotoğraf baskı

elorelia
telefonla çektiğim 50-60 kadar fotoğraf bastıracağım da hangi siteyi önerirsiniz? bi sürü site çıktı, seçemedim.hız önemli değil, acelem yok. fotoğraflar telefonla çekilmiş günlük fotoğraflar olduğu için kalite de önemli. bütçe çok önemli değil.
telefonla çektiğim 50-60 kadar fotoğraf bastıracağım da hangi siteyi önerirsiniz? bi sürü site çıktı, seçemedim.

hız önemli değil, acelem yok. fotoğraflar telefonla çekilmiş günlük fotoğraflar olduğu için kalite de önemli. bütçe çok önemli değil.
0
elorelia
(09.07.24)
sosyopix'i kullanıyorum ben hep.

Hiç araştırmadım. Ne kalite ne de fiyat olarak diğer seçeneklere bakmadım. Mutlaka daha iyileri vardır. Sosyopix'i defalarca kullandım, hiç sorun çıkmadı. O yüzden devam ediyorum.

Bütçe mi, kalite mi, sorunsuzluk mu, hız mı aradığınızı belirtirseniz arkadaşlardan daha iyi öneriler gelecektir.
0
michael_knight
(09.07.24)
netbaski.com
Şimdiye kadar sorun yaşamadım.
0
gradacion
(09.07.24)
(9)

eskiden araç kilitleri vardı

tabudeviren
hani direksiyon ile debriyaj veya fren arası bağlantı oluyordu.az evvel ekşi'de gezerken hatırladım.hiç görmüyorum.artık araba çalmak daha mı zor? gerek kalmıyor mu?
hani direksiyon ile debriyaj veya fren arası bağlantı oluyordu.
az evvel ekşi'de gezerken hatırladım.
hiç görmüyorum.
artık araba çalmak daha mı zor? gerek kalmıyor mu?
0
tabudeviren
(09.07.24)
Immobilizer teknolojisinden dolayi daha zor sanirim. Peki eski arabalar neden calinmiyor? Teyp de cok calinirdi onceden, insanlar misafirlige gidince yanina alirdi vs. Buna bir cevabim yok, eskisi kadar karli bir is degildir belki.
0
mbond
(09.07.24)
Bunlar bilgi değil, tahmin;
-İmmobilizer sebebiyle araba çalmak zorlaştı. İmmobilizer olmayan araba zaten çalmaya değecek değerde değil.
- Her yerde Mobese kamerası olduğu için arabayı da, çalanı da kolayca buluyorlar artık.

Bahsettiğin şey "direksiyon kilidi"
O yıllarda ben de kullanıyordum. Trafikte kavga çıkarsa diye de güven veriyordu insana :)
0
michael_knight
(09.07.24)
geçen sene arkadaşın babasının mercedesi çalındı, mafyatik tipler çalmış arabayı bulsalarda ellerinden alamadılar asdsadsad bence çok değişen bişey yok sadece sayısı azaldı vizyon değişti.
0
eja
(09.07.24)
Eskiden şarjlı elektrikli testereler yoktu hırsızların baston kilidi kesmesi çok zaman alıyordu. Şimdi şarjlı testere var 1 dakikada keser o kilidi.immobilizer falan da demeyin hırsızlar için çocuk oyuncağı immobilizeri açmak. askerde cono bir arkadaşım vardı bana ben 2.5- 3 dakikada çoğu aracı çalarım diyordu.
0
komando kani var bende
(09.07.24)
Bu arada iki not daha paylasayim;

Hollanda'da 2023 yilinda Toyota Starlet arabasi icin bunlardan kullanan birini gordum ve sok gecirdim. Araba 1990 model falan Toyota Starlet'di.
Gene Avrupa'nin bir kisminda, Bearlock(ayi kilidi) denen bir kilit cesidi var ve bunu sigorta sirketleri bence motokaravanlar icin zorunlu olarak istiyor. Calisma prensibini tam bilmiyorum arka plandaki ama arabayi geri vitese takiyorsun, vitesin yanindaki kilitten kilitliyorsun. Araba daha geri vitesten cikamiyor.
0
mbond
(09.07.24)
Eskiden dediğiniz dönemde İstanbul'da bir günde 100 araba çalınırdı. Taksim meydanı'nda dakika başı kapkaç olurdu güvenlik kameraları bu kadar yaygın değildi cezalar bu kadar ağır değildi ve alım gücü bu kadar yüksek değildi.
0
doharkoman
(09.07.24)
Eskiden babam takardı (2000lerin başı sanırım)

İngiltereye geldim, her gün birkaç tane görüyorum :D
0
nhk ni youkosu
(09.07.24)
kimse de adını yazmamış.

(bkz: baston kilit)
0
nuisance2
(09.07.24)
İngiltere de bu kilitten olmayan araç göremezsiniz, tüm araçlarda buna benzer kilit hala kullanıliyor
0
coner
(09.07.24)
(13)

bes mantıklı mı değil mi?

duyulmasi gerektigi kadar
türkiye gibi bir ülkede her 5-10 yılda bir enflasyon patlıyor, döviz krizi de üretiyoruz sürekli. bu gibi durumları da göz önüne alınca 35-40 yaş arasındaki biri için bes mantıklı mı yoksa başka yatırım araçlarını mı düşünmeli? aylık 1000 lira gibi bir şey atıp, devlet desteğini de alalım. fonlarla
türkiye gibi bir ülkede her 5-10 yılda bir enflasyon patlıyor, döviz krizi de üretiyoruz sürekli. bu gibi durumları da göz önüne alınca 35-40 yaş arasındaki biri için bes mantıklı mı yoksa başka yatırım araçlarını mı düşünmeli?

aylık 1000 lira gibi bir şey atıp, devlet desteğini de alalım. fonlarla birlikte değerlensin, amaç ileride yandan ufak da olsa bir akış olsun. bu kişinin evi, arabası var. büyük ihtimalle kira getirisi olan mülkü de olacak.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(09.07.24)
paranı kendin çok iyi yönetim anlık manevralarla pozisyon alamıyorsan, düzgün fonlar seçerek mantıklı.
0
rentts
(09.07.24)
Bes mantıklı.

İnsanların %90'ı için BES mantıklı. Çünkü kendi kendimize para biriktirme disiplinimiz yok.
Aslında her ay bir çeyrek altın alsan veya beğendiğin şirketlerden hisse alsan daha fazla kazandırır ama bunu yapsan zaten yapardın. Yapamıyorsun.

Devlet katkısı denen şeyi öyle bedava para gibi düşünme. Zaten sistemde uzun süre kalınca yönetim gideri kesintisi gibi kalemlerle senden kesilen paraları ancak sıfırlıyor o devlet katkısı. O katkının hangi fonda değerleneceğini de seçemiyorsun vs.
Çok detaya girmeyeyim ama "devlet %25 bedava para verecek bana" şeklinde de düşünme.

BES mutlaka yaptır. BES ile alınacak fonların neler olduğunu kendin seç, default halinde bırakma onu. Sonra da unut.
10 yıl o parayı unut. 10 yıl sonra bak ve devam et. Bi 10 yıl sonra yine bakarsın.
0
michael_knight
(09.07.24)
michael_knight+1

Ama, bir şekilde finansal okuryazarlık öğren. Sonra da her ay fon dağılımını gözden geçirip ekonomideki gelişmelere göre yeniden düzenle. Belirli bir fon dağılımı yapar yıllarca hiç ilgilenmezsen tatmin edici bir fayda sağlayamazsın.
0
Mirket
(09.07.24)
2009'dan beri BES'teyim bence de mantıklı (ve çalışan/emekli oranı dikkate alınırsa gelecek için de oldukça önemli)
Ama aktif olarak ben paramı idare ederim yatırımlarımı seçerim ve yönetirim diyorsan gerek olmayabilir.
0
bartholomew87
(09.07.24)
eskiden değildi ama son dönemde şartları daha iyi oldu diye biliyorum.
fon getirisi ve devlet katkısı dışında ödediğin primi maaşından kesilen vergiden düşebiliyorsun bildiğim kadarıyla.
aslında bes'li biri örnek rakamlarla açıklasa çok iyi olur.
ben de soruya yancı olayım.
0
merhum
(09.07.24)
zibilyon tane fon var sürekli yükseldimi düştümü takip etmek gerek, devlet 100 tl ek verecek diye param çar çur oldu, az kaldı 10 senedim dolmasına dahada bes'e girmem.
kendim parayı her ay kesin kenara koyarım diyorsan faiz daha iyi ya, fonum %26 artmış son 3 ayda %13 bu sene, tefeden bile düşük, diğer fonlar çok dalgalı riskli fona giriyorsun bu sefer yatırımından kaybediyorsun.
bence uğraşılmaz

9 sene önce 3.56 dan dolar almıştım artış % kaç sen hesapla. benim için bes pişmanlık.

ps. anadolu hayat emeklilikten uzak dur kaç kere aradım danışmanlık vermiyorlar illa banka şubesine gitcekmişim, şubeye gidiyorsun bes yatırımcımız yok diyorlar. anlamıyorsan bes ek pişmanlık.
0
eja
(09.07.24)
16 yıllık BES aracısı lisansım var.

46 yaşında girip 56 yaşında emekli olacaksan mantıklı. Daha önce girersen mantıklı değil, alternatif yatırımlar daha mantıklı.
0
gabe h coud
(09.07.24)
bes mantıklı olduğunu düşünüyorum, fakat buradan 56 yaşından sonra ele gelecek bir anlamı olacak bir para olabilmesi için mevcut gelirinin %10-15'inin bu tarafa aktarılması lazım.

ayda 1000 tl ile birikim yapsak enflasyon sıfır olsa bugünün parası ile emekli olduğunda (30 yaşında olduğunu varsayıyorum) devlet katkısı ile beraber 400bin tl bir para alacaksın.
0
prezarlatif
(09.07.24)
''Mantıklı'' mı değil mi bilmiyorum ama yatırım bilmeyen biri için garanti olduğu bir gerçek.
0
doharkoman
(09.07.24)
bence bes mantıklı değil enflasyon yüzde 100 besin yılda getirisi yüzde 25
0
sizofren06
(09.07.24)
kime göre neye göre sorusuna göre değişiyor.

vatandaşların çoğunun finansal okuryazarlığı yok ya da yatırımdan anladıkları şey kumarla aynı. birikim yapamıyor ya da ilk fırsatta hemen birikimini bozuyor.
işte böyle tipler için bes mantıklı. danışmanlık ve fon yönetim ücretleri çok yüksek. 10-15yılın sonunda doğru düzgün almadığın danışmanlık için can yakar bir meblağ ödemiş olacaksın. devlet desteği biraz bunu subvanse ediyor.

velhasıl, söylediklerim öncekilere paralel olarak, daha iyi yatırım araçları var ancak ülke insanın hali pür melali ortada finansal okuryazarlık noktasında.
o yüzden çoğu kişi için, az hiçten iyidir minvalinde, mantıklı.
0
biseysorcaktim
(09.07.24)
@sizofren06 %25 getiriyi nasıl başardınız ki? Benim yıllık getirim güncelde %86. O da ben hiç fırsat bulup bakamadım dümdüz önerilen paket neyse ona dağıttım fonları, sıfır efor. Sizin galiba bütün fon sepetiniz mevduat ve türevleri üstüne kurulu. %25 hiç duymamıştım şimdiye kadar. Siz eğilin bence bunun üstüne, bir terslik var.

@duyulmasi gerektiği kadar. Benim gördüğüm kadarıyla bes bu soruyu soran herkes için mantıklı. Bes'e ihtiyaç duymayacak insanlar neden ihtiyaç duymadıklarıyla ilgili sayfalarca bir şeyler söyleyebiliyorlar. Ben söyleyemiyorum örneğin. Benim piyasaya kafa yoracak çok vaktim de yok, işim de finansla içli dışlı değil. Yatırım disiplinim de yok. Bes kredi kartından kendi kendine ekleme yapıyor unutsam da.
0
akhenaten
(09.07.24)
Fikir vermesi açısından yazayım. 2009 kasımda sisteme girdim.
Toplam bugüne kadar benim BES'e ödemem: 22.682 TL
Bugün BES'ten çıkarsam alacağım tutar: 195,398 TL
Genel olarak ödeyebileceğim minimum tutar neyse aylık onu ödüyorum, şu an için aylık 125 TL.
Çok fazla sepet içeriğini değiştirmiyorum ama allianz aylık bilgilendirme gönderiyor fonlar ile ilgili yani bu tutarı yukarı çekmek de mümkün dikkatli şekilde takip edilirse.
0
bartholomew87
(10.07.24)
(14)

Ev fiyatları yükselir mi?

deepest
Merhaba,ev alma düşüncem var. elimde birikmiş bir para var. fakat sizce ev almak için uygun zaman mı? ev fiyatları bir süre daha yatay devam eder mi? kısaca soru şu; elimdeki nakiti yatırıma yönlendirip değerlendireyim mi 6 ay kadar, yoksa şu an fırsatı değerlendirip ev fiyatları daha fazla yükselme
Merhaba,
ev alma düşüncem var. elimde birikmiş bir para var. fakat sizce ev almak için uygun zaman mı? ev fiyatları bir süre daha yatay devam eder mi? kısaca soru şu; elimdeki nakiti yatırıma yönlendirip değerlendireyim mi 6 ay kadar, yoksa şu an fırsatı değerlendirip ev fiyatları daha fazla yükselmeden elimi çabuk mu tutmalıyım?

teşekkürler
0
deepest
(09.07.24)
nşada 6 ay içinde anlamlı yükselmesi beklenmiyor.
oturmak için alıyorsanız beğendiğiniz bir ev bulduysanız beklemeyip alın derim.
0
nuisance2
(09.07.24)
bence eve ihtiyacın varsa bir an önce al fiyatlar bir anda artar yetişemezsin. ben evi 2 sene önce 625 bine aldım şu an 4 milyon oldu. o yüzden alacaksan al elinde sonunda artacak aldıgın evde.
0
sizofren06
(09.07.24)
Dusuk faizli kredi durumlari olmazsa yukselmez diye dusunuyorum ama soylentisi bile yeter fiyatlari etkilemeye.
0
mbond
(09.07.24)
Konut, 'Hadi alayım.' dediğiniz gün gidip alınacak bir şey değil ki. Günlerce, haftalarca, bazen aylarca aramanız gerekiyor.
Yatırın paranızı uygun bir Para Piyasası Fonuna. Başlayın ev aramaya. İçinize sine bir ev, pazarlıkla, emsallerine göre çok ucuz haldeyse o gün çekersiniz paranızı faiziyle, alırsınız evi.
Şu sıralar nakit paranız varsa çok büyük bir pazarlık gücünüz de oluyor. Çok inanmayın sarı sayfalardaki fiyatlara.
0
Mirket
(09.07.24)
şu 2 şartı sağlıyorsan 3-5 ay içinde al;
1-kiradan kurtulup oturacağın ev olacaksa
2-kredi kullanmayacaksan veya kredi kullanıp gelirine göre ödeyebileceksen.

mevduat faizine yakın getirisi olan Tefas para piyasası fonlarına bak. buna yatırıp mevduat süresini beklemeden nakite dönebilirsin. o sırada da ev araştırırsın. zaten uygun evi bulmak bir kaç ay alır. ev işi biraz da şans ama nakit hazır olmalı. Bazen uygun evi 1-2 günle kaçırabilirsin, başkası alır.
0
merhum
(09.07.24)
trde her an her şey olabileceği için eğer ihtiyaçtan alınıyorsa hemen al. yatırımlık alıyorsan alma bence.
0
elorelia
(09.07.24)
Oturmak için alacaksanız hemen alın. O konuda hiçbir şüphe yok.

Ama yatırım için alacaksanız o zaman düşünmek gerek. Türkiye burası. Hiçbir şey belli değil. Özellikle de ev sahiplerine ek vergi gibi muhabbetlerin çok konuşulduğu bugünlerde neler olacağını kestirmek zor.

O yüzden bence elinizdeki nakit parayı kenarda tutun ve fırsat kovalayın. Hem çok beğendiğiniz hem de değerinin altında satılan bir ev görürseniz alın.
Şu an evinin 100 lira olduğunu zanneden bir insan satmak zorunda kalınca 50 lira veren bile olmadığını görecek. İşte o gün o insana "istersen 40 liraya evini alırım" diyeceksiniz.
0
michael_knight
(09.07.24)
kasımdan beri takip ediyorum ev fiyatları bir sene başında arttı, 2025e kalmadan kendin oturacaksan oturacaksan al, kiracı ile uğraşılmıyor bir boya badana olmuş 30k, yatırımlık düşünüyorsan iyi faiz bulursan kiracısı kadar faiz alırsın.
0
eja
(09.07.24)
şuan fiyatlar çok uygun ve ne olacağı belli olmaz. bir ay önce bir tanıdığıma ev aldım. emlakçılar şuan para varsa ev alma zamanı diyorlar çünkü satış yok fiyatlar çok düşük.
0
entropik
(09.07.24)
Gayrimenkul fiyatları uzun vadede hiç bir zaman geriye gitmedi fiyatların fırlaması faiz indirimine bakar. Şu an gayrimenkul yatırımı yapmak için cazip bir dönem beklerseniz bir daha bu fiyatları yakalayamazsınız.
0
doharkoman
(09.07.24)
Hocam şu an ev almaya niyetlenseniz, araması, bulması, bulduğunuz evin ekspertizi, tapu randevusu derken en az 1,5 2 aylık bir süreç:)

Oturmak için alınacaksa mantıklı olabilir.

Ama eldeki nakiti direkt eve bağlamak da tartışılır. Sizin kararınız yani.

Elinizde ne kadar birikmiş var, kredi alma şansınız nedir vs gibi bir sürü kriter var sorgulanması gereken.

Bir de şu var fiyat artışıyla evin değer artışı aynı şey değil. Anlatması zor ama yatırımlık olarak düşünüyorsanız ona göre iki kere düşünün. KRediyle alıp kiracıya ödetiyorsanız ayrı tabi.
0
anten
(09.07.24)
Faizler eninde sonunda dusecek, o zaman ev fiyatlari artacaktir cok buyuk ihtimalle. Ne zaman olur belli degil. Sene sonu diyen var, seneye diyen var. Muhtemelen yavas yavas dusureceklerdir faizi. Kisa vadede faize koymak da guzel bir alternatif. Ev fiyatlarinda birden bire artacak gibi bir durum yok gibi gorunuyor kisa vadede. Uzun vade icin dusunuyorsaniz su an ev fiyatlari uygun. Kredi kullanmak pek mantikli olmayabilir.
0
The_Lollok
(09.07.24)
yanıtları okumadım yine. ama düşeceğini hiç sanmıyorum. deprem bile olsa yükselir yine.
0
deartheodosia
(09.07.24)
Fiyatların hiç bir zaman reel olarak düştüğünü görmezsiniz ancak %20 civarı altını teklif ederseniz bu piyasada alma şansınız olabilir.

Beğendiğiniz, depreme dayanıklı, oturacağınızve piyasa fiyatlarının üzerinde değilse, pazarlık yapabiliyorsanız ve paranız varsa alın. Bu kadar çok bileşeni toplamak her zaman mümkün olmuyor.
0
morcivert
(10.07.24)
(16)

bu mertebeye ulaşmak için ne yapmak gerekiyor?

kibritsuyu
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mut
daha doğrusu bu anlatacağım mertebede bir arkadaş olabilmek için ne olması lazım?

doğumgünüm oluyor. arkadaşlarım arıyor, mesaj atıyor, doğumgünümü kutluyor. unutulmuyorum, hatırlıyorlar sağolsunlar. yaza denk geldiği için yazlıktaysam yazlık arkadaşlarım geliyorlar, yüzyüze kutluyorlar, sağolsun mutlu ediyorlar. burada kadar sorun yok.

ama instagram'a bakıyorum mesela. bazı arkadaşlarım, doğumgünü olan arkadaşıyla birlikte fotoğraflarını story yapıp "iyi ki doğrun iyi ki varsın" tarzı paylaşımlar yapıyorlar. hatta gün sonunda doğumgünü sahibi bunları kendi story'sine ekliyor falan.

bana hiç böyle şeyler yapan olmuyor. yani beni telefonla arayan yakın arkadaşım bana böyle bir şey yapmıyor, ama başka arkadaşına yapıyor. benim birlikte fotoğrafı paylaşılıp cümle aleme "bak bu benim canım arkadaşım, doğumgününü herkese ilan ederek kutluyorum" şeklinde paylaşılmak için nasıl bir arkadaş olmam lazım?

genellikle kadınlar kadınlara yapıyor gibi. ama hayır, beni arayıp kutlayan yakın kadın arkadaşım, kadın arkadaşlarına da yapıyor, erkek arkadaşlarına da yapıyor. yani yakınlık derecelerini bilmemekle birlikte çocukluktan beri neler neler neler yaşadığım 35 yıllık arkadaşımın beni paylaşmayıp belki benden daha az görüştüğü üniversite arkadaşını paylaşmasının nedeni ne olabilir?

yani benim neyim eksik olabilir? kötü arkadaş mıyım, soğuk muyum, uzak mıyım, gıcık mıyım, götveren miyim, ne olabilirim?

yani bana öyle bir şey söyleyin ki "bunun başına gelmesi için arkadaşlarınla şöyle şöyle olman lazım" falan diyin ki bileyim kendimi. zira hayatımda hiç böyle bir şey yaşamadım. şimdi yazarken düşünmesi bile heyecanlandırdı.
0
kibritsuyu
(09.07.24)
İnstagram'da çok story, post paylaşmıyorsan rahatsız olacağını düşünmüşlerdir.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Bu taraklarda bezin yoksa olur öyle. En basitinden sen kimseye bunu yapmıyorsan sana da yapmazlar. Ya da sosyal medya kullanımı vs konularında ketumsan hoşuna gitmeyeceğini düşünebilirler.
0
Bruce
(09.07.24)
Arkadaşlarının doğum günlerini hikayede kutlayan ve kutlanan doğum gününü hikayelerinde paylaşanların %99,99'u kadın. O kutlanılan kişiler de aynı şekilde başkalarının doğum günlerini böyle kutluyorlar. Onlar için bir düzen haline gelmiş. Bu kişiler genelde sık sık hikaye paylaşan kişiler tabii.
0
nawar
(09.07.24)
bu mevzuyu ben de daha onceden dusundum. ulastigim sonuc su:
bazi civiklar, bu tarz seyleri dillendirmeyi seviyor. bu tiplerin iliskileri de daha vicik vicik oluyor, sonra bir anda sona erebiliyor.

bizim gibi insanlar ise stabil, ongorulebilir. ben vicik vicik degilim, dolayisiyla etrafimdaki civiklar da bana pek bulasmiyor. ama arkadasliklarimi bitirdigim cok cok nadirdir, cok buyuk bir kazik yersem belki.

gereksiz dogumgunu mesajlarinin onune gecmek icin ben dogumgunumu heryerden kaldirdim, cok cok mecbur kalmadikca kimseninkini de kutlamiyorum. bos isler..
0
cooperr
(09.07.24)
sen arkadaşlarına yaparsan onlar da sana yapmaya başlar, senin yaptığını gören başka arkadaşlarında senin gününde sana yapmaya başlar, bu bir döngü.
0
noxie
(09.07.24)
taktik vereyim kullanırsın; telefonunu çekmeceye koyuyorsun kapatıp.

gidiyorsun yanlarına. 1-2 kişi en sevdiklerine yapıyosun bu taktiği de.

çok tatlı/yakışıklı olmuşsun falan. hadi resim çekilelim. çekiliyosun. sonra da onlar gitmeye yakın diyosun ki ya fotoğrafları da alamadım tel şarjı yok, story atın beni de etiketlersiniz anı kalır hem napalım böyle olsun diyorsun. sonra da ilk buluşmada ‘ya benim hoşuma gitti bu story işi, ne güzel anı kalıyor falan dersin. onlar da aa bunu sevdi hep yapalım moduna girerler.

atmayanlar seninle görünmek istemiyorsa şutungen bile yapılır :d

bol şans.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
dün doğum günümdü benim, bir hafta geç yazdırdıkları ve o gün de artık resmi tatil olduğu için benim doğum günüm resmen duyurulmuyor, milletin doğum gününü herkes odasına gelip kutlarken benim doğum günümü bilen sadece 4 yakın arkadaşım kutladı iş yerinden mesela. özellikle söylemedim söylemek istemiyorum.

sanırım bu ben de travma çünkü doğum günüm yaza geldiği için okul arkadaşlarımdan sadece en yakınları arayıp kutlardı o kadar. ben bir kıza lisede başarı bursumdan ayırıp para vermiştim hediyesi için 10 kişi para verdi biz 3 enayi arkadaş para verdik sonra onlardan alırız diye, diğerleri de vermedi. kıza hediyesini verdik hediyeyi aldı sarılmadı bile bastı gitti yanımızdan. böyle böyle çok olay var.

bu yüzden sadece ailemin arkadaşlarımın kutlamasını çok önemserim, instagramdan falan kimseyi paylaşmam doğum günü için, bunları biraz da şov olarak görüyorum.
0
Hallegadola
(09.07.24)
- Instagram' da çok aktif değilseniz yapmıyor olabilirler.
- Siz onlara yapıyor musunuz? Büyük ihtimalle hayır, siz yapsanız onlar da yapar gibi geldi.
0
kumandanim
(09.07.24)
Benim en yakınlarım doğumgünlerini unursamıyor mesela. Bir yıl unutulur, bir yıl kutlanır kimse kimseye alınmaz.

Ama doğumgünlerini umursayıp büyük olay gören daha az yakın olduğum insanlar da var. Onlar unutursa alınırım.

Biraz ilişkilerin dinamiğiyle alakalı bu bence. Birisi önemli gördüğü bir şeyi sizin özelinizde önemsemiyorsa bu kötü. Ancak zaten aranızda böyle bir şey yoksa bu iyi ya da kötü değil.

Burda da talep eden taraf olarak iş size düşüyor. Siz önemsiyorsanız önemsediğinizi belli etmelisiniz.
0
akhenaten
(09.07.24)
Ne istediğini dile getiren bir arkadaş olman yeterli olacaktır. Ya böyle videolar görüyorum, çok hoşuma gidiyor, böyle bir sürpriz beni de çok mutlu ederdi vb ben dili ile kendini ifade edersen seneye alırsın videonu. Kim olduğundan ziyade ne istediğin ne sevdiğin ve bunu ne nasıl duyurduğun ile ilgili olay.
0
hasmetizm 2046
(09.07.24)
siz yapmadığınız için yapmıyorlardır. Siz yakınlarınızın doğum gününü storyden kutlarsanız onlar da sizinkini kutlar genelde.
0
alaimisema
(09.07.24)
sen yaparsan sana da yaparlar.
Çok üzerine düşünülecek bir konu değil.
0
michael_knight
(09.07.24)
Ben bunu yaparlar diye korkuyorum mesela. Niye? Çünkü onlar yapınca alıntılayıp siz de paylaşmak zorundasınız nezaketen. Öyle olunca da sadece paylaşımda gördüğü için yazan bir sürü samimiyetsiz kutlama oluyor. Beni birinin arayp hatta yanıma gelip kutlaması hepsinden daha kıymetli.

Sebebine gelince ben de diğer 15655 cevap gibi düşünüyorum. Sizin bu tarzı sevmediğinizi düşünüyor olabilirler ki ben daha hiçbir erkek arkadaşımın bu şekilde kutlandığını da görmedim. Zaten çok aşko kuşko kızlar bunu yapar.
0
Kediyi üzdün
(09.07.24)
Aşırı keko bi haraket bence bu arada. Bazen kardeşler kuzenler birbirine yapıyor veya belli bir gurup arkadaş kendi aralarında döndürüyorlar, bana böyle salavat zinciri gibi geliyor.

Kesin biri başlatmıştır o yapınca o da yapmıştır sonra adet olmuştur.

Bana biraz sululuk gibi geliyor mesela ben böyle bir şeye özenmem. Beni bilen arkadaşlarım da bana böyle bir şey yapmaz. Ha olur da ben birine yaparım, o da bana yapar herhalde.

Bu tarz şeyleri arkadaşlarını pazarlamak için yapan da var bu arada. Hani yalnızsa biri sorsun da tanıştırırım belki diyen.
0
ananiyimioguz
(09.07.24)
Ben de yaz doğumluyum ama aklına gelip de arayan veya mesaj çeken insan sayısı 3 bile olmuyor bazen. Geçmiş yıllarda kimsenin aklına gelmediğimi bilirim.

Bence bahsettiğin durumlarda biraz menfaat düşüncesi ya da beklentisi rol oynuyor. Onu vurgulayayım ki benim şuyumu unutmasın, onu ön plana çıkarayım ki o da aynısını bana yapsın gibi.

Benim böyle davalarım yok. Unutulmak gerçekten yaralıyor ama karşılık olarak ben de onları unutuyorum, yalnızlaşmaya giden süreç zaten böyle işliyor.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
Yani bu yaşadığın şey sana ait bir eksiklik veya yanlışlık değil. Menfaat dünyası bana göre.
0
muhayyer divan
(09.07.24)
(24)

Sinemaya gidiyor musunuz?

put it in your appropriate place
Pandemi öncesi birkaç ayda bir giderdim ama pandemi sonrası senede 3 filan. İşte görsel efektiyle ön plan çıkan filmleri tercih ediyorum veya bir şekilde izlemiş olduğum belli bir serinin devam filmi sinemadaysa gidiyorum.İşte en son Dune'un ikinci filmine gitmiştim. Ondan önce ise John Wick'in dörd
Pandemi öncesi birkaç ayda bir giderdim ama pandemi sonrası senede 3 filan. İşte görsel efektiyle ön plan çıkan filmleri tercih ediyorum veya bir şekilde izlemiş olduğum belli bir serinin devam filmi sinemadaysa gidiyorum.

İşte en son Dune'un ikinci filmine gitmiştim. Ondan önce ise John Wick'in dördüncüsüne gittim. A Quiet Place: Day One gitmeyi düşünüyordum ama sanırsam kötü filmmiş.
0
put it in your appropriate place
(08.07.24)
Eskiden ayda bir giderdim ama en son Poor Things'e gittim.
0
new day new life
(08.07.24)
ben sinemaya en son joker filmine gittim. daha da gitmedim. emin ol cok ucuz fiyat olsa bile gitmem. sinema cazibe alanımdan cıktı.
0
sizofren06
(08.07.24)
poor things +1
0
rentts
(08.07.24)
Çoook ünlü ya da beklediğim bir film olursa. Ya da festival filmine denk gelirsem. Senede 1-2'ye tekabül ediyor.
0
Amaranta ursula
(08.07.24)
kendim için yıllardır gitmiyorum. 5 yaşındaki kızımı götürüyordum bir ara ama genelde filmlerin sonunu getirmeden çıkmak istediği için bayadır onu da bıraktık. sonbahar kış döneminde arkadaşlarla aramızda film gecesi yapıyoruz haftada bir sadece.
0
hrskrs
(08.07.24)
Neden gideyim ki evinde 55 inç tv, rahat koltugum. 40 dk neden reklam izleyeyim?
0
Fritz-X
(08.07.24)
Ben hala gidiyorum, bir çeşit ibadet gibi algılıyorum onu.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
genel olarak hollywood'u boykot ediyorum ve daha fazla zengin etmek istemiyorum. dolayisiyla bir ton para verip sinemada film izlemem cok nadirdir su aralar. son 12-15 ayda sadece dune 2'yi izledim sinemada.
0
hot potato
(08.07.24)
Pandemi öncesinde de çok nadir gidiyodum. Pandemiden sonra ilk kez geçen sene gittim ve bir senede 3 film izleyerek kendi adıma baya yüksek bir sayıya ulaştım.

Spiderman across spiderverse
Oppenheimer
Barbie

Üçlüsünü izledim. Barbie'den beri gitmedim. Bayramda Inside out 2'ye gitmek istiyordum kardeşimle ama burda sadece Türkçe dublaj varmış sinemalarda. Evde izleriz diyip vazgeçtik
0
nundu
(08.07.24)
oldum olası sinema(salonda izleme) meraklısı değildim. malum ortamlardan indirip izlerdim. bir tek sinemia zamanı her hafta bir filme gitmeye başladımdı.
o kapandıktan sonra araya pandemi girdi. ardından da bilet fiyatları anlamsız şekilde arttı. bu sürede maks 3 filme gitmişimdir. o da arkadaşlarımın ısrarıyla.

zaten filmlerde bir iki ay sonra malum ortamlara düşüyor.

eskiden sinemadan handycam çekimi izlemek için saatlerce torrent arardık hey gidi günler hey. artık dijitale gelen 4k torentte.
0
my fault
(08.07.24)
Gitmiyorum.
Son 4 yılda herhalde bir kere gitmişimdir.

Artık çok rahatsız edici geliyor.
Dikkat süresiyle de çok ilgili bence durum. Dikkat sürem çok kısaldı ve bu konuda yalnız olduğumu düşünmüyorum, bence birkaç milyar kişilik bir aileyiz biz.

120 dakika boyunca sadece bir kere ara vermek, tuvalete gitmek yasak, telefona bakmak yasak, gidip su almak yasak, mısır alsan bitiyor, etraftan seyircilerin sesi geliyor vs. Artık evde izlemeye çok alıştığım için çok konforsuz geliyor ve pause tuşu yok.

Bir daha beni sinemaya götürebilecek bir film gelmiyor aklıma. Matrix 4 geldi, ona bile gitmedim.
0
michael_knight
(08.07.24)
pandemiden beri gitmedim ama en son ne zaman gittiğimi de hatırlayamadım.

sanırım en son aslan kral'a gittim. (2019) sonra gittim mi bilmiyorum.
0
tabudeviren
(08.07.24)
Hayır. Yılda 1 kere belki. En son Dune: Part 2'ye gittim ben de. Türkiye'deki sinema salonları asla hak etmiyor ödenen ücretleri. Havalandırması berbat, sürekli öndekilerin telefonlarının ışıkları ve hışırtılar ile dikkatinin dağıldığı, berbat aydınlatma ve vasat ses sistemli çakma IMAX için 300 küsur lira vermek delilik.
0
nawar
(08.07.24)
Pandemiden önce çok sık gidiyordum bazen ayda 4-5 kez. Pandemiden beri hiç gitmedim.
0
yazdonumu
(09.07.24)
Dune 2'ye bile gitmedim. Öyle bir boşvermişlik benimkisi.
0
sevilen progressive türkücü
(09.07.24)
Quiet place kötü bir film zaten. Sırf oyuncular için izledim.
0
sevilen progressive türkücü
(09.07.24)
degecek film ise gidiyorum, senede 1, max. 2

en son Top Gun: Maverick'e gittim..
0
cooperr
(09.07.24)
İstanbul Modern'den sinefil üyeliğl aldım. Ayda birkaç defa gidiyorum. Bunun dışında ön gösterim ve festivalleri takip etmeye çalışıyorum.
0
auroraaurora
(09.07.24)
çok ilgimi çeken bir filmse gidiyorum, onda da eğer mahallemdeki sinemaya gelmişse ancak. farklı semtte, eski filmleri filan gösteren bir sinema daha var ama resmen üşendiğimden gitmiyorum. kötü bir şey aslında.
0
noxie
(09.07.24)
paribu bir bilete bir patlamış mısır verip bizi kandırıyor maalesef.

en son fall guy filmine gittik güzeldi.
0
Hallegadola
(09.07.24)
Pandemiden beri sadece Dune ve Dune 2'yi sinemada izledim.

Öncesinde Marvel filmlerine falan giderdik. Bir aksiyonlu gürültülü filmleri, bir de ağır yavaş sanat filmlerini sinemada izlemeyi seviyorum. (Birincisi dev ekranda bangır bangır güzel oluyor, evde sesi çok açarsak komşular rahatsız olacak diye geriliyorum. İkincisini de sinemada odaklanıp izleyebiliyorum, evde filmi sevsem de dikkatim dağılıyor bitiremiyorum.) Ama aşırı hevesle beklediğimiz filmler dışında "ya şu film gelmiş, gitsek ya" diyoruz, sonra üşeniyoruz. Böyle böyle Dune'dan başka bir şeyi sinemada izleyemedik işte.
0
kobuzchu kiz
(09.07.24)
en son "Doctor Strange in the Multiverse of Madness (2022)" izledim sinemada. onu da başkası istediği için. türkiye'de değildi. bi daha sinemaya gider miyim bilmiyorum. belki bir arkadaşım ısrar ederse olabilir. kendi isteğimle gitmem yani.

evde izlemek en iyisi...
0
ermanen
(09.07.24)
öyle bir noktadayız ki sinemanın ev imkanlarından fazla vadettiği pek bir şey kalmadı. herkesin evinde dev tv'ler, ses sistemleri var. üstelik bir yandan rakınızı, biranızı içebiliyorsunuz. bir de bana son yıllarda bir huysuzluk hali geldi. sinemaya gittiğimde çatır çutur cips yiyen, yanındakiyle sohbet eden, telefona bakan insanları görünce kuruluyorum, dikkatim dağılıyor. o yüzden sadece bir platforma gelmesini bekleyemeyecek kadar merak ettiğim filmlere gidiyorum.
0
brakgn
(09.07.24)
Pandemiden sonra çok azaldı ama bunun salt pandemi ile değil fiyat artışlarıyla ilgisi var en azından benim için.

Şu an film festivalleri dışında tek tük gidiyorum çok merak ettiğim ilgimi çeken bir şey olması lazım mesela en son inside out 2 için gittim.
Kinds of Kindness var şu an merak ettiğim ama sanırım gitmem sinemaya bilmiyorum kararsızım şu an.
0
mutekebbir
(09.07.24)
(2)

Bebekle uçuşta koltuk seçimi

fotrsapka
Çağrı merkezini aramadan önce sizin bilgi ve deneyiminizi sormak istedim.1.5 yaşında oğlumla İstanbul-İzmir uçuşu yapacağız. THY'de bebek yolcu eklediğimde bana koltuk seçeneği olarak sadece cam kenarlarını sunuyor, koridorlar dolu görünüyor (aynı uçuşta bebek yolcuyu kaldırdığımda tüm koltukların m
Çağrı merkezini aramadan önce sizin bilgi ve deneyiminizi sormak istedim.

1.5 yaşında oğlumla İstanbul-İzmir uçuşu yapacağız. THY'de bebek yolcu eklediğimde bana koltuk seçeneği olarak sadece cam kenarlarını sunuyor, koridorlar dolu görünüyor (aynı uçuşta bebek yolcuyu kaldırdığımda tüm koltukların müsait olduğunu görebiliyorum).

Bana koridor daha mantıklı gelmişti, sıkıldıkça kalkar yürürüz diye. Böyle bir kısıtlama yapmalarının can güvenliği açısından bir mantığı var mı? Veya benim düşünemediğim başka bir şey? Nedir düşünceniz?

Teşekkürler.
0
fotrsapka
(08.07.24)
Kalkış ve inişte bebişiniz allah korusun koridora doğru uçmasın diyedir belki.. çocuk sonuçta. Cam kenari olursa en fazla on koltuga carpar vb..
0
olsun demekte zor artik
(08.07.24)
Güvenlik veya konfor sebebiyle olsa gerek. Bilgim yok, akıl yürütüyorum sadece. Siz bir bilenden öğrenin.

Bebek kucağınızda olacağı için koltuktaki diğer yolcular tuvalete kalkmak istediğinde zor bir operasyon olacak. Bebekle ayağa kalkmak, geri oturmak. Yolcu tuvaletten geldiğinde tekrarlamak vs.
Bir de mesela bebek kucağınızda uyursa o zaman koltuktaki diğer yolcular tuvalete gitmek istese de bebeği uyandırmamak için belki de kalkamayacaklar.
Ayrıca koridordan birileri yürüyor, yemekler ve içecekler geçiyor onlara uzanabilir.
Ayrıca cama yakın iki koltuğa sıcak içecek servisi yaparken bir sarsıntı veya kaza olursa bebeğin yanma riski var.

Pek çok sebepten bebekli yolcu için cam kenarı daha doğru görünüyor.

Acil durumlarda da cama yakın olan iki yolcu koridor sırasında oturan bebek ve yolcuyu ezip üstlerinden atlamaya çalışıp sıkıntı yaratabilir belki.
0
michael_knight
(08.07.24)
(25)

Bir Önceki Duyurucu

rock n roll
Geçmişte olmuştu bu tarz bir duyuru hadi yine yapalım. Herkes bir üstte cevabı olan duyurucu hakkındaki görüşlerini yazsın. Belki küsler barışır, barış olanlar küser :))Ama lütfen kötü şeyler yazmayalım. Eğer olumsuz düşünceler varsa hiç yazmayalım, direkt geçelim.
Geçmişte olmuştu bu tarz bir duyuru hadi yine yapalım. Herkes bir üstte cevabı olan duyurucu hakkındaki görüşlerini yazsın. Belki küsler barışır, barış olanlar küser :))
Ama lütfen kötü şeyler yazmayalım. Eğer olumsuz düşünceler varsa hiç yazmayalım, direkt geçelim.
0
rock n roll
(08.07.24)
İlk kurşunu ben sıkıcam.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Vitrin Duyurucu. Duyuru/cevap trafigini artirdi cok. Site eski ozlenen zamanlarina doner mi bilmem ama fetret doneminden cikti evet kendisinin payi var.
0
isiaha
(08.07.24)
@isiaha ilk defa gördüğüm bir nick, hocam sitedeki kaçıncı hesabın :)
0
grimavi
(08.07.24)
@isiaha: Yani sen bana Çelebi Mehmet mi diyorsun, aşkımın salatası?

@grimavi: Ağır abi. İyi anlamda.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
pek çok mesajı var, staklamadım, yazınım olumlu
0
bir soru sorcam
(08.07.24)
@bir soru sorcam.. o bir sorunun ardından 100 tane soru soracak gibi yapın var
0
olsun demekte zor artik
(08.07.24)
Keşke "de" yi ayırsaydın :)
0
numlock
(08.07.24)
@numlock; de nerede? Varsa bile göremiyorum, kusura bakma.
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
@rock sana yazmadım ki? Bir üstteki duyurcunun nickine atıfta bulundum.
0
numlock
(08.07.24)
Sabahtan beri "de" arıyorum çok pardon :))
0
🌸rock n roll
(08.07.24)
Sana her şey serbest. İstersen hiçbişeyi ayırma, biz anlarız.
0
numlock
(08.07.24)
Henüz bayiden gelmemiş arabasını, tatile gitmem için bana vermeyi teklif etti.
Biraz fazla verici bir insan galiba. Bizim için güzel de kendine haksızlık yapıyor olabilir.
Güzel bir insan olduğu çok uzaktan belli oluyor.
0
michael_knight
(08.07.24)
@michael_knight: gizli forvet. Duyurudaki favlarimdan.
0
sekizdokuzon
(08.07.24)
Yakacağımıza yanalım be maykıl :)
0
numlock
(08.07.24)
Kötü şeyler yazmayalım dediğin için sadece 5 kişi cevap verdi galiba, ne güzel uslu durmuş herkese afferim.
0
Bruce
(09.07.24)
@Bruce
Genelde pek kimseyi tanımıyorum ama cevaplarına önem verdiklerimden
0
epitaf
(09.07.24)
@epitaf eti puf musun nesin, kaç yıl oldu duyuruda bilmiyorum, seni de tanımıyorum. zaten bi önemi de yok.
0
baldan kaymak
(09.07.24)
@Bruce; kötü enerji yaymaya gerek yok. İsteyen bu duyuruma sevdiği duyurucuları da yazabilir. İnsanların modu yükselsin biraz.
0
🌸rock n roll
(09.07.24)
Pek çok soru sorup pek çok cevap vermesine rağmen nedense pek tanımadığım, mesajlaşmadığım kişi.
Kötü kalpli biri olsa hemen farkederdim ve hatırlardım. İyi biri olsa gerek. "Satın alma, sahiplen" felsefesini benimseyen biri olduğunu biliyorum sadece.
0
michael_knight
(09.07.24)
Eskilerden yardımsever bir duyurucu ama nickini çıkaramıyorum.
0
Amaranta ursula
(09.07.24)
@Amaranta: Heteroseksüel erkek olsam yüzde yüz yürürdüm. Heteroseksüel kadınım, yürüyemiyorum.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
@rock: ikizler burcunun insan sevgisi bir insan olsa kendisi olurdu.
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
Herkese bir sözü, her söze bir cevabı olan kadın.
Ekşi duyurunun neşesi
0
Mirket
(09.07.24)
@Mirket: Akil adam :)
0
sekizdokuzon
(09.07.24)
iki üç gündür görüyorum, ancak olumlu hisler besledim kendisine.
0
biseysorcaktim
(09.07.24)
(4)

kabin bagajı yerine outdoor sırt çantası kullanılabilir mi?

ted
kabin valizim var ancak şu an yanımda değil, bir kere kullanmak için de almak çok mantıklı gelmedi, decathlon'dan falan boyutuna bakarak trekking falan için olan sırt çantalarından alsam onu kabin valizi olarak kullanabilir miyim uçakta? en azından bir tane trekking çantam olmuş olur dedim. bir yand
kabin valizim var ancak şu an yanımda değil, bir kere kullanmak için de almak çok mantıklı gelmedi, decathlon'dan falan boyutuna bakarak trekking falan için olan sırt çantalarından alsam onu kabin valizi olarak kullanabilir miyim uçakta? en azından bir tane trekking çantam olmuş olur dedim. bir yandan boyutlarda hata olmadıktan sonra sıkıntı olmaz gibi geliyor ancak diğer taraftan da sonuçta çanta valiz değil yine de sığmayabilir gibi geldi emin olamadım.
0
ted
(08.07.24)
Kabin bagajını ne ile taşıdığınızın bir önemi yok.
Boyutlara ve ağırlık kriterine uyması yeterli. Naylon poşetle de taşıyabilirsiniz, sırt çantasıyla da, valizle de.

Alacağınız sırt çantasının o boyuta sığacağına emin olun.

Kıvırarak, ittirerek sizin havayolunun ölçülerine sığıyorsa sorun yok.
x.com
0
michael_knight
(08.07.24)
Decathlon'dan aldığım 30 L çantayı kabin bagajı olarak kullandım yurtiçi ve yurtdışı uçuşlarda. Şimdiye kadar bir sorun çıkmadı.
0
peki madem
(08.07.24)
Aslinda kafami kurcalayan sey su. Ornegin Pegasus 55x40x20 cm demis. Valiz cok sekil degistirmeyen bir sey oldugu icin cok problem yok. Ancak ben diyelim ki 50x26x20 cm canta aldim. Teoride bir problem yok ancak canta cok daha kolay sekil degistiren bir sey oldugu icin az esya koysam bile 20 cm 21 olabilir ve sigmayabilir diye dusundum, ama dogru mu onu da bilmiyorum
0
🌸ted
(08.07.24)
Çantanın kolay şekil değiştirebilen bir yapıda olması sizin için avantaj.

Yüzde 95 ihtimalle kimse hiçbir şey demeyecek. Olur da birisi dikkat ederse de size diyecek ki "şunun içine sığıyor mu, oraya koyup bana gösterin" siz de çantayı ittirip şekilde değiştirerek onun içine sokacaksınız.
0
michael_knight
(08.07.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.