Giriş
(5)

Mini Cooper Countryman

izmitcan
Merhabalar, bu aracın 2016sını düşünüyorum 1.6 benzin otomatik türkiye paketi. Bu aracın sahibindendeki ilanlarına göre biraz daha pahalı olması gerekmez miydi? kronik problemi falan mı var bilgisi olan yardımcı olursa sevinirim
Merhabalar, bu aracın 2016sını düşünüyorum 1.6 benzin otomatik türkiye paketi. Bu aracın sahibindendeki ilanlarına göre biraz daha pahalı olması gerekmez miydi? kronik problemi falan mı var bilgisi olan yardımcı olursa sevinirim
0
izmitcan
(22.05.24)
aracı bilmiyorum. eğer muadillerine göre ucuzsa ya kronik bir problemi vardır ya da ikinci eli çok yavaştır
0
paintov
(22.05.24)
ben bu aracı normal kullanan görmedim. anırta anırta kullanan ise çok gördüm. sakarya nezdinde konuşuyorum.
0
bisorumvargaliba
(23.05.24)
mini cooper tipik bir bmw, 10 yasina gelmisse, hele gecmisinde hor kullanilmissa ocagina incir agaci diker.
0
cooperr
(23.05.24)
sanayide iyi bir usta bulun. o araçları zorlamayan yok. zaten bu tarz araçlarda belli yıldan sonra arızalar oluşuyor.
0
mikahakkinen
(23.05.24)
Tamirci bir yakın arkadaşınız yoksa almayın. Zaten öyle bir arkadaşınız olsa bize kalmazdı, o söylerdi almamanızı.

Dört tanıdığımın Mini Cooper'ı vardı, dördü de sürekli tamircideydi. Uzun süren tamirler sonrası arıza ışığı sönüyordu ve birkaç gün sonra yeni bir şey için yanıyordu. 5-10 yaş arasındaki arabalar bunlar. Bu arkadaşlarımdan biri tamirciyle o kadar samimi oldular ki bir yılbaşında birlikte dışarı eğlenmeye gittiler.

Yüzlerce kişiden feedback almadım ama dörtte dört. Ben o yüzden Mini Cooper'dan korkarım.
0
michael_knight
(23.05.24)
(2)

YouTube videomda şu atraksiyonu nasıl yaparım?

sekizdokuzon
Aşağıdaki videoda olduğu gibi kendimi sağ altta küçük bir daire içinde göstermek, ekranın çoğunu sunuma ayırmak için hangi programı kullanmalıyım? https://youtu.be/oB6-t0ehR7w?si=QNDYTzsZ6SQgef0HTeşekkürler.
Aşağıdaki videoda olduğu gibi kendimi sağ altta küçük bir daire içinde göstermek, ekranın çoğunu sunuma ayırmak için hangi programı kullanmalıyım?

youtu.be

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(22.05.24)
Ekranı o şekilde kaydeden ekran kaydedici programların olduğunu biliyorum. Ama isimlerini veya detayları bilmiyorum.
"Ekran kaydı + webcam" gibi aramalar yapabilirsiniz.
0
michael_knight
(22.05.24)
Mac kullanıcısı iseniz final cut pro'da da yapabilirsiniz.

Mantıken üst üste 2 videoyu koyuyorsunuz ve sonra kendinizinkini küçültüp sağ alta yerleştiriyorsunuz.

michael'in dediği programlara örnek eskiden Camtasia Pro vardı ama hala duruyor mu bilmem. Üni'de kendi videomuzla birlikte sunum yapmamız gerektiğinde onu kullanıyorduk. Tabi bahsettiğim yüzyıllar önce : )
0
la traviata
(23.05.24)
(14)

İzmirden İstanbula iş için gider misiniz?

Kediyi üzdün
Selamlar, 10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanı
Selamlar,

10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.

İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanız bu tarz bilgileri sevinirim.

(ben iş veren tarafından biri olarak soruyorum. karşı tarafa teklifte bulunacağım onun açısından düşünmek istiyorum)

Medeni durumunuzu bekar olarak düşünün.
0
Kediyi üzdün
(22.05.24)
istanbul'dan kacanlardaki en yaygin sebepler: kesmekes, insan profili ve kaos. eger birinin bu sehirde yasamasini isteyecekseniz. bunlari minimize edecek teklifler sunmalisiniz.

atiyorum, istanbul'un nezih bir semtin sakin bir daire yada ayni kriterde bir co-working space uyeligi.
0
buenosdias
(22.05.24)
insanlar istanbuldan kaçmak istiyor. o yüzden çok cazip bir teklif yapılması gerekebilir.

kusura bakmayın düz bakacağım da.
şirketin ne tarz bütçe kalemleri var. yoksa 2 kat maaş da hepsini kapsayabilir.

acıbademi kapsayan özel sağlık sigortası cezbedici olur. taşınma yardımı olabilir. ek 1 hafta yıllık izin olabilir.
0
jülsezar
(22.05.24)
Sadece İstanbul seviyesinde maaş yeterli.
Bir insanın İzmir'den İstanbul'a gelme isteği yoksa zaten hiçbir şey ikna edemez, isteği varsa zaten her teklifi kabul eder.

Eğer patron olsam durum üzerinde çok kontrolüm olmadığını kabul ederdim. Teklifimi yapıp cevabımı beklerdim. Onun aklını çelecek ilginç bir teklifle onu İstanbul'a getirirsem bir süre sonra elimden kaçacağını düşüneceğim için ilginç bir teklif yapmazdım.
0
michael_knight
(22.05.24)
Mevcut maaşımın min 3 katını vermiyorsa gitmem. Tabii şu anki maaş nedir o önemli. 50 bin alıyorsanız misal, 150 bine gidilmez. Ben olsam gitmem yani.

Buenos +

İzmiri bırakıp istanbula geldiğinizde, en nezih muhitte oturamayacaksanız, geldiğinize pişman olursunuz.
0
saturn
(22.05.24)
Relokasyon paketi şart tecrübeliyi getirmek için. İstanbul'dan İzmir'e versiyonunu çalıştım çok; adayın beklentisine göre değişiyor içerik.

-toplu para veriyim nerede nasıl istiyorsa kullansın modeli. Buna nakliye, 1veya2 aylık kira, emlakçı payı, kapora desteği(75k gibi fix bi tutar) dahil. Sen parayı önden veriyorsun sözleşme yapıp, hangi nakliye firması, hangi semt o karar veriyor.

Bunun artıları esneklik ama kurulu düzeni olan bunlarla uğraşmak istemeyebilir. O durumda ikinci model iş yapar.

-çalışanın nasıl bir yerde yaşamak istediğine göre bölge belirler, oradan emlakçı ile anlaşır, önden parasını verir, bu adama yardımcı ol dersin. Kurumsal firmalar daha iyi yapıyor bunu remax, cb gibi.
Çalışana yine bir kira desteği sunarsın ama diğer modele göre daha az olur, üstünü kendi tamamlar. 1 ay vermek yeterlidir sonra zaten yeni maaşını almış olacak.
Bu modelde nakliye şirketini de ayarlarsan çalışan için cezbedici olur.


Ve tabii ayrıca protokol yapıp yaptığın masrafa göre 1 ya da 2 sene içinde ayrılırsa parayı geri alacağını belirtmen gerek.
0
Bruce
(22.05.24)
istanbul dünyanın en güzel 3-5 şehrinden bir tanesi. tabi ki giderim.

150bin üstü brüt maaş istenmeli.
0
tchuck
(22.05.24)
para, kira yardımı/kalacak yer, araba, prim, ekstra izin, tatil-hediye çeki vs.
0
jelly bear
(22.05.24)
çalışacağın yer hangi ilçe olacak benim için bu çok önemli, atıyorum levent ise kiralar 30-40dan falan başlıyor, istanbulu genelde kimse gözünde canlandıramıyor ama toplu taşıma keşmekeş metrosuda metrobüsüde deli kalabalık mesafeler uzun trafiği mesela kimse gözünde canlandıramıyor ama iş çıkışı geröekten duran bir trafik var.

yaşamın orta üstü ise istanbulda en en az 100k lazım kirada oturacaksan, birde sosyal yaşantı önemli burada insanlar biraz daha canavar özellikle aman iş yerinde bulurum arkadaş diyorsan sektör çok önemli, kuyu kazma iyi görünüp arkadan bıçaklama genel bir algı çoğu şirkette. demografi çok karışık

bence istanbulda insanlar daha stressli bu da iş yaşamına aşırı yansıyor, bu kafa yapısı içine girebilecekmisin.

istanbulun beşiktaş nişantaşı kadıköy kısımları harici çoğu merkezi yeri basmane gibidir, tabi bu sizin izmirde nasıl bir hayat yaşadığınızlada ilintili

ps. bir kadın olarakta araba yoksa biraz gece çıkmak zorlar diyorum
0
eja
(22.05.24)
İstanbul'da doğmuş büyümüş, Üniversite okumak için İzmir'e gelmiş bir kız arkadaş, 'Asla İstanbul'a dönmem.' deyip uzun yıllar direndi. İzmir'de kariyeri tıkanma aşamasına gelip, işsiz kalma korkusuyla yüzleşince İstanbul'a döndü.

Her iki şehirde de uzun yıllar yaşamış biri olarak ona çok hak vermiştim. Orada izole bir yaşam sağlayabileceğim çok çok cazip bir maaş dışında asla gitmem.
0
Mirket
(22.05.24)
benzer koşullarda istanbul'a geçen, title ve maaşları da oldukça yükselen iki kadın arkadaşım maaş artmasına rağmen yaşam standartlarının düştüğü, asosyalleştikleri, yalnız yaşamakta ciddi sıkıntı yaşadıkları gerekçesiyle izmir'de iş kovalıyorlar şu anda.

bu birazda mizaçla ilgili sanırım. iş teklifi yapılacak kişi gerçekten tam bir survivor modundaysa gider ve tutunma ihtimali de görece daha yüksek olabilir.
0
Phoebe
(22.05.24)
İş için şehir değiştiren insanların en büyük kaygısı ev bulma ve taşınma konusunda oluyor. Eğer bu kişiyi ikna etmek istiyorsanız taşınma ve ev bulma konusundaki yardımlar çok yardımcı olabilir. Ama bahsettiğim yardım al sana taşınma parası şeklinde değil. Zor olan zaten bütün bu organizasyonun kendisi.

Örneğin " Sen işi kabul ettiğinde biz tüm taşınma işini organize edeceğiz " derseniz bu çok daha değerli olur. Yapacağınız şey ise sadece evden eve nakliyat yapan düzgün bir firma ile anlaşmak o kadar. Bu, vereceğiniz ekstra prim vs den çok daha ucuza gelen ama değeri yüksek bir teklif.

Ayrıca 10 yıllık çalışanın ayda 24 gün resmi izni olur. Ama iş değiştirildiğinde bu 14'e düşer. Kendisine yıllık izinlerinin korunacağını ve 24 günden devam edeceğini söylemeniz de bence sizin için maliyeti düşük ama karşı taraf için epey şahane bir offer olabilir.
0
thracia
(22.05.24)
izmirliyim iş için istanbul'a taşındım. öyle yüksek maaşlar ya da ayrıcalıklı teklifler olmadı.çağırdılar , geldim. öncesinde birkaç defa toplantı için çağırmışlardı. İzmir uzaktan belki çok güzel rahat sakin vs vs ama istanbul ülkemizin kalbi . çok güzel bir şehir. sanat ve sosyal açıdan ne arasan var . konserler , tiyatrolar , festivaller her şey burada .
0
devilone
(22.05.24)
Maaşı söylemişsiniz onun haricinde benim bakacağım ilk şey depreme dayanaklı muhit ve depreme dayanıklı bina olurdu. Birde ev ve iş arası mesafe.
0
etna
(22.05.24)
İzmir malum sebeplerden dolayı diğer büyükşehirlere nazaran geri kalmış bir büyükşehir bu yüzden iş imkanları kısıtlı İzmir'in gençleri çalışmak için İstanbul'a göç etmek zorunda kalıyor şahsen iş için İzmir'den İstanbul'a göç eder miydim bilmiyorum ama burada belirleyici olan maaş ve haklardır.
0
doharkoman
(22.05.24)
(5)

kapadokya-denizli gezi planı

hatasızcoololmaz
temmuz- ağustos gibi fiyat performansı yüksek bir plan yapmak istiyorum. bilgisi olanları defansa beklerim :)
temmuz- ağustos gibi fiyat performansı yüksek bir plan yapmak istiyorum. bilgisi olanları defansa beklerim :)
0
hatasızcoololmaz
(22.05.24)
Arabayla mı bisikletle mi otostopla mı otobüsle mi?
Her ikisine de gitmedim ama Temmuz Ağustos'ta her ikisinin de cehennem gibi sıcak olacağını ve gölge bulunmaz yerler olduğunu düşünüyorum.
Bu kötü hava sıcaklıklarına rağmen yabancı turistler bu tarihlerde geleceği için fiyatlar da yüksek olacaktır. Bu gezi için Eylül ortası daha iyi bir seçim gibi görünüyor bana.
0
michael_knight
(22.05.24)
denizli için sadece pamukkaleyse 1 gün yeterli.
0
mikahakkinen
(22.05.24)
Denizli'de yemek için Garson Şükrü'yü önermeye geldim.
0
nonik
(22.05.24)
Nevşehir'den bildiriyorum.
Kapadokya hiçbir zaman cehennem gibi sıcak olmaz. Sadece öğle saatlerinde 2-3 saatlik bir dilimde sıcak olur ki onda da gölge 5-6 derece daha serin olur.
Kapadokya için yaklaşık 3 gün yeterli. Çok detaylı gezmek istiyorum, ne kadar mağara varsa, ne kadar kilise varsa, ne kadar yeraltı şehri varsa hepsini gezmem lazım derseniz 1 hafta.
Balonlar inanılmaz pahalı, şu anda fiyatlar 180-250 euro arası. Değer mi? Bence değmez.
Mutlaka görmelisiniz dediğim yerler;
- Göreme Açık Hava Müzesi
- Paşa Bağları
- Ihlara Vadisi (Kapadokya içinde yer alsa da biraz uzak kalıyor)
- Aşk Vadisi (sabah balonları izlemek için en uygun ama en kalabalık yer)
- Kaymaklı ve/veya Derinkuyu Yeraltı Şehri
- Uçhisar Kalesi
- Kızılçukur vadisi (gün batımını izlemek için harikadır)

Aklıma gelenler bunlar. Her bütçeye uygun otel var ama ben özellikle cave otelleri tavsiye ederim, buranın havasını daha iyi hissedebilmeniz için. Herhangi bir konuda danışmak isterseniz yeşillendirebilirsiniz, yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.
0
mustafakesekci
(22.05.24)
Ya çok şart değilse ikisine de yazın gitme. En iyisi bahar.

Denizli’de yaşadım daha önce. En son temmuzda gittiğimde de kafamda şapka varken ve sürekli su içmeme rağmen gölgede güneş çarpmıştı kaç gün yattım.
Kapadokya’da da yazın gidince sıcaktan hiç bir şey anlamadım. Baharda harikaydı.
0
Gradient_tabanlı_mor
(22.05.24)
(14)

Görücü usulü evlilik sizce çağdışı mı?

ulukayin
Eskiden daha toyken çok saçma ve çağdışı gelirdi. İki tane uzun ama başarısız ilişkiden sonra gayet mantıklı gelmeye başlıyor bu durum. Her iki ilişkimde de en başından evlilik odaklı yürümüşken yolun ortasında ve sonunda fikirsel anlamda aldatıldığımı gördüm. Evlilik bu kadar korkunç değil bana gör
Eskiden daha toyken çok saçma ve çağdışı gelirdi. İki tane uzun ama başarısız ilişkiden sonra gayet mantıklı gelmeye başlıyor bu durum. Her iki ilişkimde de en başından evlilik odaklı yürümüşken yolun ortasında ve sonunda fikirsel anlamda aldatıldığımı gördüm. Evlilik bu kadar korkunç değil bana göre. Hatta sevdiğin, değer verdiğin insanla bir ömür geçirme fikri bana nirvanaymış gibi geliyor bu hayata dair. Hâl böyle olunca dedim ki kendime madem sonuç odaklı bir şey istiyorsun, madem sürüncemede kalmış ilişkilerden nefret ediyorsun neden görücü usulü düşünmüyorsun?

Erkek tarafı benim bu arada.
0
ulukayin
(22.05.24)
Görücü usulü evlenmek çağ dışı, görücü usulü tanışmak şu devir için en mantıklı şey bence.
Sosyal medya sayesinde herkes istediği dünyayı yaratabiliyoeir, kim gerçek kim değil anlayamıyor insan. Bence arada ortak akrabalar/arkadaşlar gerekiyor artık. Sonra da tanışma süreci başlar.
0
numlock
(22.05.24)
Görücü usulü tanışsanız ne değişecek ki? Yani evlilik temelli ilişkiye başlamak nasıl oluyor ki? Evlilik temelli başlamadığınız ilişki olsa ve bu süreçte birbirinize gerçekten ısınıp evlenmek isteseniz "ama evlenemeyiz, evlilik temelli başlamadık ki biz" mi diyeceksiniz?

Ya da ailenizin uygun gördüğü biriyle tanıştınız diyelim, ikiniz de evliliğe fitsiniz. Böyle olunca sevgi de yanında otomatik mi geliyor?

Benim görücü usulü evlilik yapanlarda gördüğüm genel bir tavır var. Eşlerinden anneleri gibi bahsediyorlar. Evliliği baya kurumsal bir şey olarak görüyorlar genelde. Hatta çoğu evlendikleri kişiye çok bir bağ hissetmiyor, gözleri dışarda oluyor. Elbette herkes böyle değildir.

Eşinizi bulmak ve ilişkinizi düzene sokmak için çaba ve zaman harcayıp kötü ve güzel zamanlar geçirerek bir şeyler kurup öyle evlenme kararı almak yerine başkalarının, işin en zor kısmını sizin için halletmesini bekleyince bunun bir etkisi oluyordur diye düşünüyorum ya. Bu manzara bana şeyi hatırlatıyor,

Aileler ufak çocuklarını tanıştırır ya birbirleriyle "hadi arkadaş olun bakim" diye. Ondan nitelik olarak çok bir farkı yok sanırım.

İnsan kendi yuvasını kurabilecek yeterliliğe sahip olmalı. Bence doğrusu bu. Bu kadar karamsar olmayın.

Tabi burada gerçekten "görücü usulünden" bahsediyorum. Yoksa aileler tanışmada sadece aracı olup sizi bıraktılarsa (ki kaç aile var böyle?) birlikte bir şeyler kurmak için bir alanınız olduysa bunun ortak arkadaş yoluyla tanışmaktan çok bir farkı yok. Görücü usulü böyle bir şey değil.
0
akhenaten
(22.05.24)
çağdışı olsun olmasın, ne fark eder? bu sevgili olaylarından ağzı yanan insanların sarıldığı bir can simidi gibi bi şey. ailelerin/arkadaşların önerdiğinin tanışılan insandan daha uyumlu olacağı beklentisini çok anlamsız buluyorum.
0
deartheodosia
(22.05.24)
annenin, teyzenin "şu kızla konuş bak" diye darladığı görücülükse evet fazla geleneksel ce moderniteden uzak ama birileri aracılığıyla tanışmak diyorsan etrafımdaki çoğu bekar kişi bunu istiyor. e ilişkilerdeki belirsizlik ve beklentiler zorlayınca bu yöntem mantıklı

fekat evliliğe dair görüşünüz biraz gerçeklerden kopuk geldigini söylemeliyim. hayat arkadaşla ömür mömür dediğiniz şey ev arkadaşlığı. hatta içinde çok kez "fikirsel aldatmalar" yaşanabilir biraz daha evli arklardan fikir alabilirsiniz
0
ala09
(22.05.24)
Görücü usülü aslında yanlış biliniyor. Görücü usülünde, evleneceğiniz kişiye sizden başkaları karar veriyor. Bir geliyorsunuz, hiç tanımadığınız biri için: "işte bu senin karın olacak, hafta sonu düğününüz var" diyorlar.

Sizin bahsettiğiniz "şu kişi ile iyi anlaşırsınız", "şu kişiyle bir görüşün" tarzı anlaşmalı, görüşme usülü ilişkilerde hiç bir sorun yok. Görüşürsünüz, beğenirseniz devam edersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.05.24)
kartal +1. demek istediğim tam buydu.
0
numlock
(22.05.24)
benim bir omur gecirecegim partnerimi baskalarinin secmesi cagdisiligin otesinde mantiksiz.

benim partnerimde aradigim fiziksel ve fikirsel ozellikleri en yakin akrabayi gectim anne/babanin bile bilmesine imkan yok zira hepimiz bambaska insanlariz.
0
cooperr
(22.05.24)
Yaşadıklarınıza "başarısız ilişki" olarak değil; tecrübe olarak yaklaşırsanız, bir ilişkide yaşadıklarınızı önce sizin nasıl karşıladığınızı öğrenme fırsatınız olur. Daha sonra karşı cinsin hayat stratejilerine maruz kaldığınızda sizin geliştireceğiniz stratejilerin onlardaki tepkilerini öğrenirsiniz.Ailenizin görüşünü önemsemenizi anladığımı düşünüyorum. Bununla birlikte; hayatı, ilişkileri, ihtiyaçları karşılama isteği artık onların zamanındaki gibi değil. Yani, güncel değil. Onların vasıtasıyla tanışmak olabilir. Ancak "evlilik" niyetiyle baştan yaklaşmak, mantıklı olmaz diye düşünüyorum. Aynı şekilde; karşı tarafın da ilişki deneyimi azsa, "akıl almalar" ve yönlendirmelerle süren, ilişkilerden biri yaşanmış olunuyor.
0
from where i ride
(22.05.24)
Çoğu evlilik araştırmaları akademik yayınlar iyi evliliğin kendi benzer sınıfımızla, ekonomimizle, değerlerimizle örtüşen insanlarla olduğunu söylüyor

Yani öngörüsüne inandığın aileden birinin ya da bir arkadaşının, şöyle bir tanıdığım var, kafanız karakteriniz uyuşuyor gibi, bir de tanışıp siz vakit geçirip görün demesi aslında çok iyi bir filtreleme yapabiliyor

Bu tanışma önerme görücü usülü sayılmaz ya da modern görücü usülü diye bir isim takabiliriz :)
0
grimavi
(22.05.24)
bence de kafanizda kavram kargasasi olusmus. kartal +1. duyuru bana su karikaturu hatirlatti: 64.media.tumblr.com

gorucu usulu konseptinin icinde hic tanimadigin biriyle evlenip hop diye ayni eve tasinmak cinsellik yasamaya baslamak falan var. iki tarafin da secim sansi yok, gorucu usulunu radikal bir sey yapan da bu. diger turlu zaten secim ve tanima sansin olsa o normal dating olur, gorusecegin kisiyi ha uygulamadan bulmussun ha halanin karsi komsusu bulmus arada bir fark yok.

gorucu usulune geri donersek, bu devirde hangi kadin hic tanimadigi bir erkekle evlenmeyi kabul eder, onu bir canlandir kafanda.
0
hot potato
(22.05.24)
Cevap veren herkese teşekkür ederim. Fakat benim çevremde ve benim bildiğim görücü usulü evlilik hadi haftaya evleniyorsunuz değil. Bak işte şunun kızı varmış, şöyle şeylerle uğraşıyormuş (iş, hobi vs) görüştürelim mi sizi şeklinde bir görücü şeklindeydi aslında sormak istediğim soru.
Ayrıca bu devirde hadi şununla evleniyorsun, şu gün istemeye gidiyoruz diye bir şey kaldı mı ya? :)
0
🌸ulukayin
(22.05.24)
Şurada çoook güzel bir görücü usulü evlilik hikayesi var.
Kulaklığınızı takın, gözlerinizi kapatın bir 45 dakikanızı ayırın.
Seveceksiniz.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.05.24)
Sizin tarif ettiğiniz "görücü usulü evlilik" değil.
Sizin tarif ettiğiniz "referanslı tanıştırılma."

Herkes kendine göre bir eş bulmak ister. Belki de ön yargıdır ama ben bu şekilde biriyle tanışmayı kabul eden bir kadınla mutlu bir evlilik kurabileceğime inanmıyorum. Bu gereksiz bir ön yargı olabilir çünkü annesi-teyzesi değil de kankası-arkadaşı tavsiye etse benim kafamda herhangi bir sorun yok.

Etrafın ne düşündüğünü çok da umursamayın, denemek istiyorsanız girin o işe.
0
michael_knight
(22.05.24)
Görücü usulü ile evlenmek çağ dışı. Birilerinin "iyi anlaşırsınız bence" diyerek tanıştırması, sonucunda evlenseniz bile görücü usulü evlenme sayılmaz. Haliyle çağ dışı da değil.
0
nawar
(22.05.24)
(6)

Teknik Servislerin Korkunç Fiyat Politikası?

eisberg
2 ay ara ile bulaşık ve çamaşır makinemiz bozuldu, ikisi de farklı markalar (vestel ve hoover). Servis arıza tespit için geldiğinde kafadan 500₺ tespit ücreti alıyor. 2 dk tespit koyup ikisinde de 5 bin tl üzeri tamir fiyatı çıkarıyor.Bu fiyatlar çok yüksek değil mi? Onarım yolu falan denenmiyor mu
2 ay ara ile bulaşık ve çamaşır makinemiz bozuldu, ikisi de farklı markalar (vestel ve hoover). Servis arıza tespit için geldiğinde kafadan 500₺ tespit ücreti alıyor. 2 dk tespit koyup ikisinde de 5 bin tl üzeri tamir fiyatı çıkarıyor.

Bu fiyatlar çok yüksek değil mi? Onarım yolu falan denenmiyor mu hiç? Sizin başınıza gelse ne yapardınız? Ben yeni ürün alma yoluna gidiyorum maalesef ama bu durum da can sıkıcı oluyor.
0
eisberg
(21.05.24)
yetkili servis yerine esnafa yaptırırsanız genelde daha az ödersiniz.

birkaç kere üst üste arıza çıkaran 15+ yıllık makine vardı son arızasında pes edip yenisini aldık.

5 bin tl para hayatta vermem tamire. tamirci değiştir. garantisi bittiyse yetkili servisi arama asla.
0
jelly bear
(21.05.24)
Bölgemizin suyu aşşırı kireçli olduğu için termosifon arıza yaptı. Servis çağırdım. Servis ücreti, rezinstan değişimi, yoğuşma musluk değişimi falan derken yenisinin yarı ücretine yaklaştı.
Yenisini alsam, 7 taksit, iki yıl garanti ücretsiz montaj avantajlarım olacaktı.
Böyle olacağını bilsem kesin yenisini alırdım.
0
Mirket
(21.05.24)
Yetkili olmayan, sizin mahallenin servisini çağırın o da bir baksın. Çok daha ucuza tamir edebilir.

Ama daha önce de duymuştum, şimdi Twitter'da yine gördüm. Tamir için aramış birisi, makineyi alıp götürmüşler. Gitmişler. Makineyi çalmışlar yani :)
Google haritalar'da Street View ile kontrol edin gerçek bir dükkan olup olmadığını.
0
michael_knight
(22.05.24)
Benzeri başıma geldi. Pompa arıza yapmış makinede. Fiyat çok yüksekti ama servisin elinde fazla sipariş geçilmiş parça varmış adam onu taktı fiyatı az aldı. Esnafa göster ama onunda yaptığının garantisi yok. 5bin tamir masrafı ise illa ödenecekse yeni makine al.
0
Topalordek
(22.05.24)
yapabileceğim bir şeyse kendim yapıyorum. geçen youtubedan baka baka ç. makinesinin kömürlerini değiştirdim. daha önce de tuş panelini değiştirmiştim.
0
ya ben lan neyse
(22.05.24)
Aynen boyle bir gercek varmis, televizyon bozulmustu mahalledeki tamirci servisin beste biri fiyatina yapti, kullaniyoruz sorunsuz kac senedir. Kombide de ayni durum. Bakim yaptiralim dedik verdikleri fiyatin yarisina mahalleden bulduk gene.
0
freedonia
(22.05.24)
(5)

Dedektiflik suc mu

kafamdabiseyvar
Merhaba instagramda birisinin whatsapına girebilen bir dedektiflik hizmeti gordum. Bir panel veriyorlarmis ordan giris yapiyormussun. Bunun cezasi olur mu dolandirici midir?
Merhaba instagramda birisinin whatsapına girebilen bir dedektiflik hizmeti gordum. Bir panel veriyorlarmis ordan giris yapiyormussun. Bunun cezasi olur mu dolandirici midir?
0
kafamdabiseyvar
(21.05.24)
Bu bir dedektiflik degil. Bilişim suçu.Yasa karşısında da cezası var.
0
limonlu eksi
(21.05.24)
en iyi ihtimal dolandırıcıdır

suç +1
hukukçu değilim ama olası suçlar büyük ihtimal şu şekildedir
özel hayatın gizliliğinin ihlali + bilişim sistemine girme suçu + haberleşme gizliliğinin ihlali + kişisel verilerin hukuksuzca kaydedilmesi

suç olması zaten bu işe kalkışılmamasına yeter ama

ben bu tarz işlerde zaten adamın para istediği iban hesabından korkarım, suça bulaşmış hesap diye

hadi diyelim böyle bir hizmet ?! sunuyor, gerçek, 2 gün sonra size şantaj yapmaya kalkması da olası (kardeş para gönder yoksa seni baktığın hesaba söylerim vs vs.)
0
jülsezar
(21.05.24)
Suç olmasının yanında dolandırıcıdır whatsapp'a girmek mümkün değil
0
cometome
(21.05.24)
Dedektiflik suç değil ama bu hizmet suç.
0
michael_knight
(22.05.24)
Bu dedektiflik değil ve bilişim suçu/siber suç.

Geçenlerde "para aktarma işi güvenli ve yasal mı?" diye soran biri vardı. Biri bir aynı tema.

Nasıl "acaba?" oluşabiliyor bu tür konularda kafanızda? Pamuklara sararak mı büyüttü aileniz? :)
0
nawar
(22.05.24)
(5)

bebek seti

patronaj1
selamlar. yataş'ın şu setinden alan oldu mu? daha iyisi vs öneri olur mu acaba?https://www.yatasbedding.com.tr/baby-shower-hediye-seti-anne-bebek-uyku-seti-48787
selamlar. yataş'ın şu setinden alan oldu mu? daha iyisi vs öneri olur mu acaba?

www.yatasbedding.com.tr
0
patronaj1
(21.05.24)
Kesinlikle almayın. Bebeklere yorgan, battaniye kullanılmıyor artık. Uyku tulumu kullanılıyor.

Yorgan ve battaniye gibi ürünlerin ani bebek ölümlerine sebep olabildiğine dair araştırmalar var. Artık bebeğin yatağına bebek dışında hiç ama hiçbir şey koyulmuyor.

Uyku tulumu alabilirsiniz. Bebeğin doğacağı aya göre ne kadar sıcak tutacağını göz önüne alarak bir seçim yapabilirsiniz. www.owliturkiye.com
0
michael_knight
(21.05.24)
Pakedi Kullanmadim. Amacin onemli oldugunu dusunuyorum, kendinize mi aliyorsunuz yoksa bir hediye mi bu.

Kesin almayin demem. yukaridaki girdiye tam olarak bu anlamda katilmiyorum. Evet yorgan ve battaniyenin "yeni dogan" da risk olusturdugu dogru ama bu battaniye ve yorgan tek seferlik urunler degiller. Yani hem baska amaclarla kullanilabiliyor hem sonra da kullanilabiliyorlar. net bir sekilde bu kutuyu almayin tulum alin eslenik bir cevap degil. Ben battaniye kullandim, kullaniyorum ve bunu doktor tavsiyesiyle yapiyorum cunku hic bir tulum hic bir kundak yonteminde durmadi cocuk yani elimde premiumun dan dandgine 7 tane falan tulum var. Elbette cok kontrollu bir sekilde, yani risk gercek ona itiraz yok ancak her bebek farkli her bebegin cozum yollari fakrli.

Benim icin paket icerigindeki komik olan sey yastik. Bebek yastigi diye bir sey yok. Bebekler duz zeminde uyuyorlar.
Yeni dogan yatagi TR de gorup ozendigim bulundugum ulkede fakrli nest versiyonlari olan bir urun. Misal tek o alinabilir.
emzirme yastigi denen arkadasta cok spesifik bir urun yani annenin kendisinin secmesi dogru olur yoksa bosa urun olur.

Ozetle eger hediyeyse cok verimli olmayabilir, kendiniz baktini kafaniza yattiysa olabilir. Dedigim gibi yenidogan yatagi nest olan yani tek basina alinabilir. Bebegi koyacak yer gerekiyor kendi esas yatagi disinda.
0
wallcan
(21.05.24)
bence de bu set gereksiz ya. tulum zaten var, bi de biraz büyüyünce yatak dışında bi yerde yatarken üzerine atmalık bi battaniye falan okey.
teşekkürler.
0
🌸patronaj1
(21.05.24)
buradakilerden sadece yatağı ve anne emzirme yastığını kullandık. ikisini de 2 aydan sonra daha kullanmadık. hediye ise bebek bezi almak daha mantıklı. kendiniz kullanacaksanız evde envai türlü şeyden alternatiflerini yapabilirsiniz. zaten pahalıymış
0
etna
(21.05.24)
Emzirme yastığı ve yatağı ebebekten daha uyguna alabilirsiniz fiyatı kontrol edin. O yatak gibi olan şey Max 2-3 ay kullanılıyor sonra zaten bebekler durmuyor. Yorgan ve yastığı yeni doğana almaya gerek yok. Yan pozisyonda tutacak yastıklardan uyku tulumlarından alın hatta yarı kundak yapan uyku tulumları var onlar daha iyi
0
iwillsee
(21.05.24)
(22)

Bebeklerin yemek yemesinden tiksinmek

Gradient_tabanlı_mor
Kendim de hamile olmam dolayısıyla sosyal medyada karşıma sürekli bebek çocuk videoları çıkıyor. Bunların da yemek yeme videoları beni aşırı tiksindiriyor. Eskiden beri sevmem. Hiç de sevimli değil. Bunu siz de iğrenç buluyor musunuz? Acaba daha düzgün yemek yedirilemez mi bebeğe/çocuğa? Ağzı burnu
Kendim de hamile olmam dolayısıyla sosyal medyada karşıma sürekli bebek çocuk videoları çıkıyor. Bunların da yemek yeme videoları beni aşırı tiksindiriyor. Eskiden beri sevmem. Hiç de sevimli değil.
Bunu siz de iğrenç buluyor musunuz?

Acaba daha düzgün yemek yedirilemez mi bebeğe/çocuğa? Ağzı burnu bulaşık vıcık vıcık her yere bulaşmış filan. Niye düzgün yedirmiyorlar veya peçeteyle silmiyorlar?
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
Ben tiksinmiyorum. Ne kadar düzgün yedirirsen yedir bebek tükürebiliyor, kusabiliyor. Peçeteyle siliyorlar, yine de çıkartabiliyor.
0
rock n roll
(21.05.24)
Çocukların belli bir miktar dağınıklık ve pislikle barışık olması gerekiyor. Her kaşıktan sonra yüzünü sildiğinizde çok rahatsız oluyorlar, oysa yemek yemeyi keyifli bir deneyim olarak yaşaması gerekiyor yiyecekle sağlıklı bir ilişki kurabilmesi için. Ayrıca kokuları, dokuları yemeğe dokunarak, biraz atarak, koklayarak öğreniyorlar. Özetle bu "insan olma" deneyiminin bir parçası.

Tabi ki bu her yeri, kafası, bacakları yemek olsun öyle yesin demek değil. Sadece belli bir mihtar rahatlık onların keşifleri için gerekli.
0
fotrsapka
(21.05.24)
@fotrsapka, ya tamam rahat olsunlar da sevimliymiş gibi paylaşılmasın o zaman sosyal medyada. Zira iğrenç :D
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
%90'ı sevimli değil. Hatta canlısı, videodan kötü ama tiksinmiyorum. Hamile olduğun için tiksiniyor olabilirsin. Uzmanları daha iyi açıklar. Doğurduğunda bebek yedirme videoları ile fenomen olduğunu görmeyelim sonra. Ahahq
0
nawar
(21.05.24)
@nawar hamilelik öncesi de tiksiniyordum. döke saça yemek yenmesi beni mahvediyor. doğurunca umarım düzgün yemek yer çocuğum :(
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
Bana sevimli geliyor. Düşünürseniz de iğrenç değil. Yenecek kadar temiz bir şeyin yanağınıza, burnunuza değmesinde hijyen açısından bir sıkıntı yok.
Bebeğinizin gelmesiyle belki sizin de konuya bakış açınız değişir.

Çocuğun düzgün yemek yemesini beklemek biraz hayalcilik olur. Aylar boyunca ne yaptığında kolunun hareket ettiğini, ne yaptığında hareket etmediğini anlamaya çalışıyor bebek. 6. ay civarında başlıyor anne sütü dışındaki besinleri yemeye.
0
michael_knight
(21.05.24)
Valla bana baya net sevimli geliyor :D
0
akhenaten
(21.05.24)
Başlığı okur okumaz midem bulandı. Yıllardır yemek yiyen bebeklerin sevimli olmadığını toplum baskısı yüzünden dillendiremiyorum. Gerçekten mide bulandırıcı.
0
ruhen hastayim ben
(21.05.24)
Seni rahatsız eden şeyi çocukluktan getirdiğin çok belli, terapi almazsan aynısını çocuğa da geçirirsin. Sevmezsin normal de iğrenç bulmak çok sağlıklı değil bence.
0
hasmetizm 2046
(21.05.24)
sevimli buluyorum.

anne baba yedirirken her kaşıktan sonra silmelerinden bahsediyorsanız hem çok vakit harcar hem de peçete yetişmez. ayrıca sık sık silmek hassas tenlerini tahriş eder. bir kaşık sonra tekrar sileceksek silmenin manası yok.
bebeklerin kendilerinin yemesinden bahsediyorsak belli bir aydan sonra döke saça da olsa kendi başlarına yemeyi öğrenmeleri gerekiyor, motor becerilerin gelişmesi önemli.
0
hrskrs
(21.05.24)
ben de çok iğrenç buluyorum ama ben bebekleri ve küçük çocukların kendilerini de sevimli bulmuyorum :) kendimi bildim bileli de çocuk sahibi olmayı istemiyorum. Ben çok da küçük yaşta değilken kardeşim doğdu ve o bebekken de çok muhatap olmuyodum :d şimdi koca kız oldu üniversiteye geçecek neredeyse aramız çok iyi

edit: ben yemekle ilgili şeylerden çok tiksinirim ama o da var. Kan, hastalık vs yani çok takmam gore olayı pek etkilemez beni ama ıslak ekmek, alakasız yemeklerin birbirine karıştırılması falan direkt midemi kaldırır. Ünide bk, mcdonalds gibi yerlerde yemek yedikten sonra bi arkadaşım masada kalan patates, kola, soslar ve bi yerde karıştırıyodu sıkıntıdan öyle sohbet ederken iş olsun diye. Bi gün baya şiddetli tepki göstermiştim yapma şunu midem bulanıyor diye sdjjsd

Yani döke saça, salyalı yemek yeme olayı zaten bana ters
0
nundu
(21.05.24)
Ben huylu biri olmama rağmen bundan tiksinmem. Çocuk işte motor becerileri henüz gelişmediği için ağzını tam tutturamıyor, tükürüyor, eline yüzüne bulaştırıyor. Bunu yapmadan düzgün yemeyi öğrenemez, üstünü batıracak, rahatsız olacak ve düzgün yemeyi öğrenecek.
0
playing star again
(21.05.24)
İğrenç falan değil alış yani durmadan kusacak o bebek
0
Tina
(21.05.24)
olaca çocuğun için tehlikeli bir düşünce bu.psikiyatriste görün.
bebeklerin hiç bir şeyi çirkin olamaz.
0
deepex
(21.05.24)
iğrenç gelmiyor bana
0
basond
(21.05.24)
@deepex, yok bir de hastaneye yatayım istersen. Ne kadar abarttın. Alt tarafı pis görüntü sevmiyorum.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
Yemek yemeleri ne ki :)
Öyle yemek yemeleri taa kaç ay sonra. O zamana kadar milyon defa kusacak, ağzını 100 defa silsen de bir şekilde her yeri kusmuk olacak. Sonra o alt açılacak, poposu temizlenecek, hele bir de erkekse alt açılınca her yere işeme riski olacak.
Kısacası yemek yenecek duruma gelesiye kadar geçirdiklerinden o zamana kadar o duruma çoktan alışmış olacaksın. Gözün görmeyecek bile ve hatta sana çok normal ve temiz gelecek.
0
yeninesiltupcu
(21.05.24)
@yeninesiltupcu evet muhtemelen kendi çocuğumdan tiksinmem. Ama başka bebeklerden tiksinmeye devam ederim :))
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(21.05.24)
bizimki doğunca hemen kraliyet akademisine gönderdik.
şu an yemek adabı konusunda şu noktada;
www.youtube.com
0
elorelia
(22.05.24)
Bebeğe yemek yedirirken bulaşır, bunun bulaşmama gibi bir yolu yok. Her bulaştığında da silemezsin çünkü ciltleri çok hassas, kağıt veya bez ne ile silersen sil tekrarlandıkça tahriş eder. O yüzden yeme işlemi bitince silinir temizlenir.
0
curukturpkokusu
(22.05.24)
beni de tiksindiriyor. o cake smash fotoğrafları falan var ya, hayatımda o kadar iğrendiğim başka az şey vardır.
annem de tiksinir.
bebekleri çok seviyorum ama yemekle oynamalarından, bunu da sevimli gibi gösterilmesinden aşırı nefret ediyorum.
burada iddia edildiği gibi bebeğin kusması ya da altını açmak gibi şeyler tiksindirmiyor. ama yemeğin böyle oyuncak edilmesine dayanamıyorum.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(22.05.24)
sen düzgün yedirirsin, tiksindiğin çocuk gördüğünde de (bu da nasıl vicdansa), bakmazsın olur biter. sanki kucağında yiyorlar. kendi çocuğuna verirsin 3 yaşında eline çatalı bıçağı, yanına ıslak mendili, yaslanırsın arkana. mis gibi.
0
numlock
(28.05.24)
(5)

Kiracı - ev sahibi - komşu

metal69
Kiracısı olduğum Evin duşakabin kısmından alt komşuya su sızmaktadır ve tavanda sarı lekeler oluşturmuş. Bu zarardan oluşacak masrafları kiracıya mı komşuya mı ev sahibine mi kalıyor daha önce başına böyle bir olay gelen yazarların yardımlarına ihtiyaç duyarız teşekkürler. Yani ev sahibine yazayım
Kiracısı olduğum Evin duşakabin kısmından alt komşuya su sızmaktadır ve tavanda sarı lekeler oluşturmuş. Bu zarardan oluşacak masrafları kiracıya mı komşuya mı ev sahibine mi kalıyor daha önce başına böyle bir olay gelen yazarların yardımlarına ihtiyaç duyarız teşekkürler.

Yani ev sahibine yazayım mı böyle bir durum var diye?
0
metal69
(21.05.24)
Masrafı ev sahibi karşılayacak.
Ev sahibine haber vermelisiniz ki masrafı o ödeyeceği için hangi ustaya hangi yöntemle tamir ettireceğine de o karar vermeli.
Ev sahibiyle konuşmadan kendi kendinize yaptırıp sonra ondan para isteyemezsiniz.

Tesisat önemli ve tamiri zor bir sistem olduğu için ev sahibine haber vermeden yaptırmamalısınız da. İyi niyetle ben ödeyeyim diyerek bile yaptırmamalısınız.
0
michael_knight
(21.05.24)
tesisat ev sahibine aittir

iyi niyetle bile yaptırmamalısınız +1

benim tanıdığım vardı şöyleydi böyleydi diyebilir ev sahibi ve haklıdır da.
0
jülsezar
(21.05.24)
aynısı bizim evde oldu ev sahibi kendisi yaptırdı. durumu bildirin ve yaptırmasını isteyin yanaşmazsa yaptırırım ama kiradan düşerim dersiniz.
0
Kediyi üzdün
(21.05.24)
Ev sahibi yaptırır. Bir an önce bildirin. Bildirmezseniz hukuki anlamda sorun yaşayabilirsiniz
0
jackyr
(21.05.24)
Sakın siz yaptırmayın ev sahibine haber verin
0
mirty
(21.05.24)
(5)

vize için adli sicil kayıt belgesi

dali dili havali korna
Adli Sicil Kayıt belgesinin aslı ve fotokopisi istenmiş. E-devletten aldığım belge işimi görür mü yoksa adliyeden ıslak imzalı bir belge mi almam daha mı garanti olur? Sonrasında bunların noter onaylı tercümesi ve apostil damgası vurulması işi de var.
Adli Sicil Kayıt belgesinin aslı ve fotokopisi istenmiş. E-devletten aldığım belge işimi görür mü yoksa adliyeden ıslak imzalı bir belge mi almam daha mı garanti olur? Sonrasında bunların noter onaylı tercümesi ve apostil damgası vurulması işi de var.
0
dali dili havali korna
(21.05.24)
Apostilli istendiyse direkt adliyeye gitmeniz gerekiyor. Adli sicil kayıtlarına apostil adliyeden alınıyor.

10dan fazla adli sicil kayıdı veriliyordu galiba. Çevirtmenize vs gerek kalmayacak adliyeden istediğiniz dilde alabilirsiniz.
0
jülsezar
(21.05.24)
Turistik vize mi? E-devletten birçok dilde alınabiliyor, noter onaylı tercümeye, apostile gerek yok. E-devletten aldığınız yeterli olur. Ben yıllardır defalarca kez böyle yaptım. Ancak özellikle apostil istendiyse o zaman evet adliyeden almanız lazım.

Adli sicil ve/veya arşiv kaydınızı İngilizce , Fransızca , Almanca , İtalyanca , İspanyolca , Felemenkçe , Danca , Portekizce , Arapça , Rusça , Çince , Arnavutça , Bulgarca , Japonca , Korece , Letonca , Makedonca , Rumence , Slovakça , Boşnakça , Hırvatça , Sırpça , Moğolca , Kazakça , Özbekçe , Kırgızca , Tacikçe , Türkmence , Bengalce , Çekçe , Darice , Bahasa Endonezya , Farsça , Fince , Hintçe , İbranice , İsveççe , Lehçe , Karadağca , Macarca , Malayca , Urduca , Yunanca dillerine tercüme edilmiş sorgulama sonucu olarak alabilirsiniz.
0
orient blue
(21.05.24)
turistik değil 90 günden uzun süreli eğitim amaçlı.

"Adli Sicil Kayıt belgesinin aslı ve fotokopisi" yazmışlar fakat apostil için valiliği adres göstermişler. e-postayla sorduk vize firmasına, cevap gelecek mi bakalım.
0
🌸dali dili havali korna
(21.05.24)
İstanbul Çağlayan için "ıslak imzalı apostilli adli sicil kaydı" almak için sistemi size söylüyorum. Turistik vize değil de iş için gidenlerin ihtiyacı oluyor sanırım. Sırada bekleyen gördüklerimin hepsi çalışmak veya okumak için bir ülkeye gidiyordu.

C kapısının yanında (kapıdan girmeden) "Adli Sicil Kaydı" gibi bir ok var, onu takip edin. Bir pencereden adli sicil kaydınızı verecekler. Sonra adliyenin içine girip ikinci katta "bişiy kurulu"nu bulacaksınız. O kağıdınızı alacak, size bir imza attıracak. 4-5 dakika sonra ondan yeni bir kağıt alıp biraz ilerideki beyaz masaya gideceksiniz. O kağıdınızı alacak 5-20 dakika sonra "apostiller" diye seslenecek. Kendi kağıdınızı alacaksınız. Bu işlem ücretsiz. Tahminen 30-60 dakika sürer toplamda.
0
michael_knight
(21.05.24)
Garanti olması için orjinal alın. Diğer belgelerin apostili için kaymakamlık yapıyor, adli sicil kaydının apostili sadece adliyeden
0
jülsezar
(21.05.24)
(5)

Nick Saklama

rock n roll
Selam, aklımda bir fikir var, siz ne dersiniz. Şimdi bazen burada sorduğumuz soruları anonim de olsak bazen çok detay vermeden soruyoruz, belki sorduğumuz sorudan gerçek hayatta bizi tanıyan olursa diye. Böyle durumlar için nick Saklama butonu olsa o soruda nick yazmasa ya da modlar sabit bir nick b
Selam, aklımda bir fikir var, siz ne dersiniz. Şimdi bazen burada sorduğumuz soruları anonim de olsak bazen çok detay vermeden soruyoruz, belki sorduğumuz sorudan gerçek hayatta bizi tanıyan olursa diye. Böyle durumlar için nick Saklama butonu olsa o soruda nick yazmasa ya da modlar sabit bir nick belirlese herkese o nick yazsa. Nasıl olur sizce? Çok linç gelirse silebilirim. Compumaster "icat çıkarma" der mi acaba? :)
0
rock n roll
(20.05.24)
Üyelik alımları açıldığından beri sırf bu amaçla 3er 5er nick aldı herkes. Hala açıksa sen de al, söylediğini yapmakla uğraşmaz zira kimse.
0
Bruce
(20.05.24)
Yedek nick alınabilir bunun için ama açılan duyurularla veya duyuruda istenen bir yardım ilgili özelden mesaj atma zorunluluğu da oluyor. Mesajı atacak olan,
mesajın kime gittiğini,
mesajın kim vurduya gitmek istemediğini bilmek ister.
0
diyecevaplandı
(21.05.24)
Öyle bir sey olsa güzel olurdu
0
robert bosch
(21.05.24)
Bence hem bunu yapmakla uğraşmazlar hem de güven vermez.
Bir gün o "nick saklama butonu" bozulur. Kabak gibi ismin yazar. Veya en azından ben böyle bir şey olabileceğini düşünerek o butona asla güvenmezdim.
0
michael_knight
(21.05.24)
Sag üst tarafta liberal yazması bana da çok garip geliyor. iş yerinde falan başkaları kabak gibi görebilir. burada bu gözükmese bile yeter.
0
liberal
(21.05.24)
(4)

1 sene ingiltere’de yaşayacak arkadaş için hediye fikri

eurhka
rains yağmurluk fikrim var şimdilik.bunun dışında müze kart gibi bi şey var mı oralarda acaba? her müzeye girebilmesini sağlasam da tatlı olurmuş. başka bi fikir varsa açığım. teşekkürler
rains yağmurluk fikrim var şimdilik.

bunun dışında müze kart gibi bi şey var mı oralarda acaba? her müzeye girebilmesini sağlasam da tatlı olurmuş. başka bi fikir varsa açığım.

teşekkürler
0
eurhka
(20.05.24)
Yağmurluk çok mantıklı. Müze kart için bence biraz bekle, gitsin yerleşsin, ne var ne yok etrafta öğrensin.
Ama güzel bir çay takımı da hoş olur.
0
numlock
(20.05.24)
İngiltere'de müzeler bedava:) Paralı olan özel koleksiyonlar vs. illa var ama gezeceği esas yerler bedava işte.

Aslında Easyjet'ten falan puan/para hediye etme şeyi varsa kredi hediye edersin, o istediği zaman İskoçya vs. bir yerlere gider gezer. Ben sevinirdim.
0
nhk ni youkosu
(20.05.24)
Benzer bir durumda kaliteli şemsiye almıştım arkadaşıma. Çok sevmişti. Beşiktaş'ta bir şemsiyeci var ya, ondan almıştım.
Ama yağmurluk fikri size ait. Ona daha uygun bir hediye olabilir. Bence güzel seçim.
0
michael_knight
(20.05.24)
-Pound sigacak boyutta cuzdan (banknotlar TL'den daha yuksek, klasik Turk cuzdanlarina sigmiyor)
-Bahsettiginiz muze vs. giris icin yillik uyelik paketi :www.nationaltrust.org.uk (National Trust olarak gecer, arkadaslarin soyledigi klasik ucretsiz muzelerden farklidir. Ulkenin en el degmemis, dogal, tarihi, korunan yerlerine bedava girebilir bu kart ile)
-Arac kullanacaksa, saka maiyetinde "Highway Code" kitabi olabilir
0
quaker
(21.05.24)
(8)

12 taksit daha mı ucuz? (ekonomi)

architects creed
merhaba, bildiğimiz üzere tr'de enflasyon %300 civarında. bunu geçen yıl aldığınız ürünlerin bugünkü fiyatlarına bakarak çıkartabilirsiniz. her ürün yaklaşık 4 katına çıkmış. ben hayatımda hiçbir şeyi taksit ile almadım, peşin alamıyorsam param yetmiyordur felsefesindeydim. bugün düşünürken bir şey
merhaba,

bildiğimiz üzere tr'de enflasyon %300 civarında. bunu geçen yıl aldığınız ürünlerin bugünkü fiyatlarına bakarak çıkartabilirsiniz. her ürün yaklaşık 4 katına çıkmış.

ben hayatımda hiçbir şeyi taksit ile almadım, peşin alamıyorsam param yetmiyordur felsefesindeydim.
bugün düşünürken bir şey fark ettim: eğer ürünleri diyelim ki 12 taksit ile alırsak, zaten paranın değeri 4 kat düşeceği için, birkaç ay sonra ürün için ödediğimiz para çok düşük kalmayacak mı?
neredeyse bedavaya almış olacağız ürünü.
yani peşin almak kerizlik mi? taksit ile almamak büyük bir hataymış gibi geldi düşününce.

sizce her şeyi 12 taksitle almaya mı başlamalıyım?
0
architects creed
(20.05.24)
Evet öyleydi he seneye de dört katına çıkarsa fiyatlar yandık açıkçası o kadar çıkacağını düşünmüyorum ama vade farkı yoksa (bazen varsa bile alacağım ürüne bağlı) seçebildiğim en çok taksit sayısı ile alışverişimi yapmaya çalışıyorum uzun zamandır.

Araba alırken bile 12 ay vadeli taksitli nakit avans çekmiştim kredi kartımdan kuş kadar kaldı son taksitleri öderken.
0
chicha_v2
(20.05.24)
Evet taksitle alışveriş yapmaya başlamalısın.
"Vade farkı almadan taksit yapıyoruz." dediklerinde bu cümleyi "bedavaya para dağıtıyoruz" şeklinde duymalısın.
Ama genelde 2-3 taksit yapıyorlar, vade farksız 12 taksit zor.
0
michael_knight
(20.05.24)
bu sene %40la kapatır enflasyon
0
bir soru sorcam
(20.05.24)
saticilar tamamen salak degil. millet normalde almayacagi seyleri sirf taksitli (bunu "indirim"ler icin de soyleyebiliriz) diye aldigi icin bu taktigi uyguluyorlar. dikkat edersen cok elzem urunler hic oyle 12 ay faizsiz taksite girmez, insanlarin duzenli olarak almadigi, kar marji cok yuksek urunler girer. son olarak alisveris yaparak kara gecilmez, birikim, yatirim yaparak gecilir.
0
hot potato
(20.05.24)
vade farkı olsa bile baştan en az %50 fazladan söylemeliler ki eşitlensiz değeri, öyle bir satış politikası yoksa %300 enflasyonda her türlü taksit karlı oluyor gibi.

@hot potato , bahsettiğim ürünler de üretim araçları ve sarf malzemeleri.
0
🌸architects creed
(20.05.24)
enflasyonun negatif olmadığı her durumda eğer taksitli fiyatıyla peşin fiyatı aynı ise taksitli almak finansal açıdan karlıdır.

hatta taksitli fiyatı yüksek bile olsa taksitli almak karlı olabilir, onu hesaplamak lazım. bugünkü değer hesabı formülünü kullanabilirsiniz.

örnek olarak enflasyonun %100 olduğu varsayımıyla 12 taksitli fiyatı 5000 lira olan bir malı aldığınızda cebinizden çıkan para 3365 lira olmuş olur. peşin olarak 3365’in altına alabiliyorsanız peşin almak mantıklı, aksi halde taksitli.

hassas olmasa da şöyle de hesap edebilirsiniz. mesela 5000/12 yaptığınızda ilk taksidi ödedikten sonra kalan parayı mevduat yapın, bunu her ay tekrarlayın. bir faiz geliriniz olacak, bunu toplam ödediğiniz 5000’den düştüğünüzde de benzer sonuç çıkacaktır. tabii gerçek enflasyon verisini kullanmak, onunla kıyaslamak lazım.

bir not daha; taksitle öderken elde kalan anaparayı değerlendirmeniz şartıyla bu hesap geçerli tabii.
0
orient blue
(20.05.24)
vade farkı yoksa sen peşin ediyorsan ve ürün 500 tl üstüyse evet kerizsin.
düşük tutarlar için aradaki fark önemsiz bence o yüzden 500 dedim.

düşünsene 100.000 tllik ürün alıyorsun. 12 taksitle almak varken peşin ödüyorsun. 100 binin aylık faizi 4000 tl şu an. kaybettiğin paraya bak ilk aydan.
0
jelly bear
(20.05.24)
%300 enflasyon yok o sizin yanılgınız enflasyon hesaplaması bu şekilde yapılmıyor zaten herneyse, yüksek enflasyon dönemlerinde taksitli alışveriş avantajlıdır vade süresi uzadıkça avantaj artar ama iş işten geçti artık.
0
doharkoman
(20.05.24)
(10)

Emeklilik sisteminin kârlılığı

twelfth
Varsayımlarımız şunlar olsun:- Maaş değil ama sağlık açısından babasından güvencesi olduğunu düşünelim elimizdeki kişinin. Yani işin içine sağlık güvencesini katmayalım bile.- 20 yıllık prim günü kalmış olsun. Emekli olduğunda da 20 yıl daha yaşayacağını varsayalım. Yani 20 yıl ödeyecek. 20 yıl da m
Varsayımlarımız şunlar olsun:

- Maaş değil ama sağlık açısından babasından güvencesi olduğunu düşünelim elimizdeki kişinin. Yani işin içine sağlık güvencesini katmayalım bile.
- 20 yıllık prim günü kalmış olsun. Emekli olduğunda da 20 yıl daha yaşayacağını varsayalım. Yani 20 yıl ödeyecek. 20 yıl da maaş alacak.
- Ülkenin durumu, 20 yıl sonra araplar bilmemne muhabbetlerini de bir an için unutalım.
- Şu an en düşük aylık dışarıdan prim ödemesi tutarı 6.500 TL. En düşük emekli maaşı ise 10.000 TL. Bu ikisinin arasındaki oranın sabit kaldığını varsayalım.

En düşük aylık prim ödemesi şu an 6.500 TL. En düşük emekli maaşı ise 10.000 TL. Enflasyonun ve dolayısıyla faizin sıfır olduğu durumda 20 yıl x 6.500 TL = 780.000 TL ödeyip 20 yıl x 10.000 TL = 1.210.000 TL geri alıyorsun. Bu da reel 55% ortalama getiri demek. Tabiki normalde ilk ödediğin 6.500 TL'den sağladığın getiri çok fazla iken son ödediğin 6.500 TL'den sağladığın getiri çok daha az. Fakat ortalama olarak yatırdığın paranın enflasyondan arındırılmış 55%'i kadar getiri elde ediyorsun eğer 20 yıl yaşarsan.

Yanlışım var mı? Benzer düşük riskli yatırımlarla kıyaslanınca daha avantajlı değil mi?
0
twelfth
(18.05.24)
Biz bu hesabı niye yapıyoruz? Devlet saçmalıyor demek için mi? Bu iyi bir yatırımdır demek için mi?

O bir yatırım sistemi değildir. Sigorta sistemidir.
Sosyal devlet, halkına bakar. Bakmak, aç ve açıkta bırakmamak zorundadır. Ancak öyle bir bakıma muhtaçlık durumu söz konusu olduğunda (ki bu durum, bir kaza, bir kronik hastalık ile her an ya da yaşlılıkla olabilir), o günler geldiğinde, senin, varsa eşinin ve çocuklarının bir nebze daha iyi şartlarda hayatınızı idame edebilmek için girmek zorunda olduğun bir sosyal ve sigorta sistemidir.

Yatırım olarak değerlendirilmesi yanlıştır.
0
Mirket
(18.05.24)
@Mirket Bu iyi bir yatırımdır demek için.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
- Erkeklerde emeklilik yaşı 65. Beklenen yaşam süresi 75 yıl.
- Hesabında hata var 20 yıl boyunca ayda 6500 ödersen toplam 1.560.000 TL ödemiş oluyorsun. (6500*20*12)

Senin bakış açına bu yeni bilgiler ışığında bakarsak;
1.560.000 TL ödeyip 1.200.000 TL geri alıyorsun (20 yıl prim ödemek - 10 yıl yaşam süresi)

Para toplu halde olunca sahip olduğu güç nasıl hesaplanır, açıklanır. Terimleri bilmiyorum ama toplu para aydan aya gelen paradan çok daha güçlüdür.
20 yıl o parayı biriktirmiş olsan onu değerlendirebileceğin farklı yatırım kapıları açılır.
0
michael_knight
(18.05.24)
Hesabı 10 yıla göre yapmışsınız 20 yılda 1.56m ödeme yapıp kalan 20 yılda 2.4m ödeme alırsınız. Oran doğru ama, %53,85.

Ancak gerçek şu ki evdeki hesap çarşıya uymuyor. Emeklilik maaşı hiçbir zaman kârlılık üzerine kurulu değil. Emeklilik maaşı = güvence. Emekli maaşları her zaman için minimum hayatta kalma gereksinimlerini karşılamaya yaklaşıyor. En düşük emekli maaşının üstünde bir maaş da alsanız bugünkü gibi bir kriz ortamında zamlar oransal değil taban yükseltilerek yapıldığı için aldığınız maaş gittikçe asgariye yakınsıyor. Yani sizin birikiminiz eriyor bir yerde. Neticede emekli maaşı size stabil bir satın alma standardı vermiyor. Sadece hayatta tutuyor.

Yani anlatmak istediğim aslında emekli maaşı bir birikim değil. Böyle bakmayın. Emekli maaşı "hak kazanılan" bir şey. Hak kazandığınız şey ölene kadar minimum standartlarınızı karşılayacak bir devlet güvencesi elde etmek.

Bunun olumlu ve olumsuz yönleri var, en büyük olumlu yönü ölene kadar maaş alacak olmak. En büyük olumsuz yönü paranın işleyişinin kontrol edilemiyor olması.

Bu açıdan emekliliğe hak kazanmak her halükarda önemli, ancak bunu kârlılık açısından değerlendirebilir miyiz bilemedim. Bence şu soruyu sorun, "Ölene kadar minimum gereksinimlerimi karşılamak için 20 yıl boyunca her ay belirlenecek tutar kadar ödeme yapmayı ve bugünkü standartlarımı bu ödemenin eşdeğeri kadar kısmayı istiyor muyum?"
0
akhenaten
(18.05.24)
@Mirket, teşekkürler açıklamalar için
@michael_knight haklısınız 20 yıl yerine 10 yıl ile çarpmışım. Ama aynı hatayı hem cash inflow için hem de cash outflow için yapmışım. Yani aynı noktaya geliyor. Parayı toplu ödemediğim için ve toplu halde de almayacağım için ikisinin etkisini aynı sayabiliriz diye düşündüm.
@akhenaten Teşekkürler. Evet hata yapmışım hesapta. Sonucu etkilemiyor dediğiniz gibi.

Arkadaşlar SGK'nın ne olup olmadığını biliyorum. Finansal bir hesap olarak sorduğumu düşünün bunu lütfen. Yoksa zaten SGK'lıyız allaha şükür. Maaşımızdan bir miktarını semi-aktif yöneceğimiz şekilde yatırıma mı yönlendirsek yoksa SGK primi olarak mı yatırsak diye karar vermeye çalışıyoruz sadece. O yüzden ceteris-paribus tarzında diğer değişkenleri sabit tutarak sınırlı ve çerçeveli bir modelde bu reel getirinin makul olup olmadığını anlamaya çalışıyorum.

Özetle soru şuna evriliyor: Kimi dönemde yıllık enflasyondan arındırılmış %100 getiri bile sağlayabilirsiniz. Kimi dönem de tüm yatırım enstrümanlarının getirileri enflasyonun altında kalır ve yatırımlarınız reel olarak erir. Fakat 20 yıl boyunca her yıl enflasyondan arındırılmış kesin %2.7 (%53.85 / 20 yıl) getiriyi hiç fon yönetimi yapmadan sürdürmek harika bir şey midir diye anlamaya çalışıyorum.

PS: Böyle bir karşılaştırma yapmak için de 2024 yılındaki 10.000 TL'nin en kötümser hesabı vereceği bariz. Çünkü emekli hiç bu kadar fakir olmamıştı. Dipteyiz yani. Bu dibe rağmen iyi getiri ise her türlü iyidir diye düşündüm.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
Dipte değiliz.
0
Mirket
(18.05.24)
@twelfth parayı toplu ödüyorsun sayılır. İlk yıl değil ama 20.yıla geldiğimizde eğer paraları kenara atsaydın toplu para sahibi olacaktın.
Bu arada gerçek hayatta aylık prim ödememiz çok daha yüksek oluyor ama emekli maaşı bir süre sonra en düşük emekli maaşı haline geliyor.

Emekli maaşında dipte değiliz şu anda 310 dolar. 169 dolara düştüğü zaman olmuş daha birkaç yıl önce.
cdn.kisadalga.net
0
michael_knight
(18.05.24)
@twelfth Ne kadar kazanıyor olduğunuz da önemli aslında. Burada konuşuyoruz ama temayı bilmiyoruz tam. Ayda 6.500tl sizin için önemli bir tutar değilse tabi ki mantıklı. O parayı harcamak yerine bunu yapabilirsiniz. Ancak emekliliğinizi "ana yatırım planı" olarak kurgulamaktan bahsediyorsanız ve diğer yatırımları kısmanız gerekecekse bence bir daha düşünün.

ben sizi anladım aslında, muhtemelen diğer arkadaşlar da anladı ancak tekrar vurgulamakta fayda var, sanırım anlatmakta zorlandığım şey şu;

Emeklilik (sgk emekliliğinden bahsediyorum, bes'lerden ya da sizin kişisel olarak emekliliğinize yönelik yaptığınız yatırımlardan bahsetmiyorum) bir yatırımdan daha çok bir hizmet alımı aslında. Yukarda @mirket sigorta demiş, ben de güvence derken bunu vurgulamaya çalışıyordum.

Şimdi bu neden önemli?

Eğer çalışarak emekli olamıyorsanız ancak dışardan prim ödeyerek emekli olmak mantıklı mı diye soruyorsanız tabi ki mantıklı olur. Neden yapabiliyorken ölümünüze kadar devlet güvencesi almayasınız?

Eğer zaten çalışarak emekli olabilecekseniz ve emekliliğe ekstra kaynak ayırıp prim ödeme tutarınızı artırmak istiyorsanız ben kişisel olarak önermezdim. Neden böyle yapasınız ki? Yani yüksek emekli maaşı da alsanız zaten bu ister istemez oransal olarak değer kaybedecek ve muhtemelen 20 yıl yaşamanız da bir şey fark ettirmeyecek çünkü siz 10. yılda falan baya eritmiş olacaksınız maaşınızı. Yani yaptığınız bütün o ödemeleri yapmasaydınız da neredeyse o kadar maaşı yine alıyor olacağınız bir senaryoya ilerleyeceksiniz. Bunun böyle olmaması için varsayımınızdaki senaryonun ciddi ciddi gerçekleşmesi gerekiyor.

Ek olarak bunu @michael_knight'ın da söylediği bir şey için yani düzenli maaş ödemesi için yapcaksınız. Toplu para ya da eşdeğeri ev, arsa vb. varlıklarınızdan kısmış olacaksınız. Yani emeklilik dışında yapacağınız potansiyel birikimin de önemli bir kısmını yaşlanınca maaşınızı nispeten yüksek tutmak için kullanmış olacaksınız.
0
akhenaten
(18.05.24)
@michael_knight En düşük derken, 10.000 TL'nin alım gücünü kastettim. Emekli maaşının geçinmeye "bu kadar" yetmediği bir dönem oldu mu emin değilim. Fakat dolar cinsinden emekli maaşı, bu durumu net olarak açıklamaz.

"Bu arada gerçek hayatta aylık prim ödememiz çok daha yüksek oluyor ama emekli maaşı bir süre sonra en düşük emekli maaşı haline geliyor."

demişsiniz ya tam olarak tartışmaya çalıştığım konu bu. Şu anki 6.500 TL'lik aylık prim ödemesi ile 10.000 TL'lik emekli maaşı oranının (65%) ne yönde ilerleyeceğini anlamak çok değerli olur. 10.000 TL'nin alım gücünün yerlerde olduğunu biliyoruz. Fakat yine de 6.500 TL'den daha yüksek. Bu oran mı daha iyi yoksa portföy tutmak mı? (toplu parayı elde tutma avantajını gözardı edelim.) Bu oran gelecekte hangisinin lehine değişecek?

@akhenaten Güzel noktalara değindiniz ama iş böyle karışmasın diye finansal bir analizden ibaret tutmaya çalışmıştım. Şöyle açıklayayım. Maaşım yüksek, yüksekten ödenen SGK'm var, ben ve ailem için ömürboyu devam edecek geniş kapsamlı özel sağlık sigortam var, bireysel emeklilik sahibiyim, ayrıca gayrimenkul yatırımım ve finansal yatırımlarım var, SGK'lıyım ve 6.500 TL'yi ödemek konusunda bir zorluğum yok. Burada eşim için ekstra bir 6.500 TL ödemek ile bunu dışarıda yatırıma yönlendirmek arasındaki marjinal farkın ibreyi nereye doğru ittiğini anlamaya çalışıyorum. Eşimin de finansal ve sağlık sigortası anlamında riskli bir durumu yok. Yani aç açıkta kalma riski oldukça düşük. Bu nedenle konuyu devletin ömürboyu vatandaşına bakması vb. parametrelerinden uzağında tutarsak bile 20 yıl öde, 20 yıl geri al şeklinde bir yatırım düzeneği finansal olarak mantıklı geliyor, katılır mısınız? 6.500 TL'yi harcamakla SGK'ya ödemek arasında bir karşılaştırma tabiki anlamsız olur bu arada. 6.500 TL ödemek ile karşılaştırılabilecek en mantıklı "rakip plan" uzun vadede enflasyonun her sene ortalama 2.7% kadar üstünde getiri sağlamasına rağmen riski sıfıra yakın bir yatırım planı olmalı diye düşündüm. Böyle bir plan da var mı çok emin değilim. SGK planının yumuşak karnı ise 6.500 TL ödemeler çok artarken 10.000 TL maaşların daha az artması olur, ki bunu da tam kestiremiyorum açıkçası.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
20 yil ayda 6500 faize / dolara / altina / borsaya koysan muhtemelen daha karli olur. Kar var evet ama kar var diye mantikli anlamina gelmiyor. Alternatifleri de degerlendirmek gerekiyor. "Reel getiri" dusunurken enflasyon ve alim gucunu de isin icine dahil etmek lazim.
0
The_Lollok
(18.05.24)
(8)

İstanbul düz dönerci tavsiyesi

avatar is back
Hem et hem tavuk için cevaplara açığım ama dümdüz olanı istiyorum. Mesela etse yaprak döneri ekmek arası olsun sadece, tavuksa iyi kızarmış tavuk lavaş ya da somun arasında, içinde max marul ve 1-2 parça domatesli olanları kastediyorum. Artık öyle bir hale geldi ki 40 çeşit sosa daldırıp çorba yapıy
Hem et hem tavuk için cevaplara açığım ama dümdüz olanı istiyorum. Mesela etse yaprak döneri ekmek arası olsun sadece, tavuksa iyi kızarmış tavuk lavaş ya da somun arasında, içinde max marul ve 1-2 parça domatesli olanları kastediyorum.

Artık öyle bir hale geldi ki 40 çeşit sosa daldırıp çorba yapıyorlar hiç sevmiyorum öylesini. Direkt bahsettiğim, küçüklğğümüzün dönerini nerden bulabilirim?

İlçe lokasyon farketmez
0
avatar is back
(17.05.24)
Lokanta 1973
Bayramoğlu
Farika
Zümrüt büfe
Barış büfe
0
numlock
(17.05.24)
Besiktas karadeniz
Bayramoglu +1
Donerci serkan usta (ben pek sevmem ama)
Etiler cardak
Besiktas define bufe
0
mor oje
(17.05.24)
Dönerci şahin usta'yı tek geçerim. Yalnız döneri erken bitiyor. Geç kalma.
0
Mirket
(17.05.24)
Karadeniz Dönercisi - Beşiktaş.
Saat 15:00'ten sonra gitme, biter.
Yağlı döner seviyorsan İstanbul'da en beğendiğim burası. Yağlı döner sevmiyorsan beğenmezsin.

Kapıda sıra olduğunu göreceksin, gözün korkmasın. İçeri gir, üst kata çık. Yukarıda iki kat var. En yoğun zamanda bile en çok 3-4 dakika sonra bir masa boşalır ve oturursun. Sıradan daha kısa sürer. Oturma yeri rahat değildir hemen ye çık.
Dönerin başındaki Asım Usta'nın yaşına bak ve bir süre sonra bu döneri yiyemeyeceğini farkederek üzül.

Afiyet olsun.
0
michael_knight
(17.05.24)
@michael +1 bu arada. Bu da vardı aklımda ama Michael öyle güzel yazmış ki şu an canım çekti yemin ederim :))
0
numlock
(17.05.24)
Tavuk döner bilmem. Yukarıda önerilenlerden Bayramoğlu, Beşiktaş Karadeniz, Zümrüt, Define ve Şahin'de defalarca yedim, hepsi çok iyi dönerler. Bayramoğlu daha farklı, daha az yağlı iken diğerleri daha yağlı büfe dönerleri. Büfe döneri seviyorsanız bence denk kalitede aşağıdaki mekanları da deneyebilirsiniz.

Fiori
Dönerci Sadık Usta (koyun eti kullanır, kimisi sevmez)
Dönerci Engin Usta
Dönerci Hacı Osman
0
10551037
(17.05.24)
hocapaşa kasap osman. zamanında en güzel et döner burada çıkardı. bir keresinde burada döner yerken russell crowe ile selamlaştığımız bile olmuştu. ama sirkeciden uzakta kaldım o yüzden şimdi ne haldedir bilemiyorum.
0
bravoteam
(18.05.24)
Şahin usta dedikten sonra bu twitin karşıma çıkması ilginç oldu doğrusu

x.com

Yorumlar pek öyle demiyor ama onların da başka önerileri var.
0
Mirket
(18.05.24)
(11)

Akrabayla alışveriş vs

Cremisi
Gerçekten asabım bozuldu, karmaşık yazabilirim.Kick boks dersi veriyorum, kuzenim, 9 yaşındaki yeğeni için ders almak istedi. Garantiye almak için hiç spor geçmişleri olmadığından deneme dersi yaptım, sevdiler! düet 10 ders satın aldılar. 2 ders yaptık, 3.sünde çocuk ağladı yapmadı, kuzenimle yaptık
Gerçekten asabım bozuldu, karmaşık yazabilirim.
Kick boks dersi veriyorum, kuzenim, 9 yaşındaki yeğeni için ders almak istedi. Garantiye almak için hiç spor geçmişleri olmadığından deneme dersi yaptım, sevdiler! düet 10 ders satın aldılar. 2 ders yaptık, 3.sünde çocuk ağladı yapmadı, kuzenimle yaptık.
Şimdi de ağlıyor gelmek istemiyor diye iade istediler, salonumda da iade yok, ona rağmen hocam 10 ders düet reformera dönüştürelim dedi.
Kuzen diyo ki ben hesapladım 10 ders az, vs. Ben de, normalde ödeme alındığından ders değişiminde hoca vs farklılığı olduğundan bu bile yapılmaması gerekiyor ama rica ettiğim için oldu, ki ben aldığım ödemeyi reformer hocasına vericem dedim. Şimdi diyo ki kendim ders alsam daha kârlı yol vs reformer zararda oluyorum:)
Şeytan diyor ki lanet olsun de ve kendi cebinden iade et. 2 kuruş için gidip patronlarıma tekrar anlatmak istemiyorum, ayrıca kuzenime de şu saatten sonra ders vermek istemiyorum. Şuurlu düşünemiyorum, akıl verirseniz sevinirim.
0
Cremisi
(17.05.24)
yetki sende değil abi sonuçta. salon iade etmiyor benlik bi şey yok de geç.
0
jelly bear
(17.05.24)
Ver kendi cebinden, bunu da güzel bir tecrübe olarak +hanene yaz. Akrabayla ticaret olmaz.
0
numlock
(17.05.24)
kendi cebinden falan iade etme. kuzenin cingene. iade falan yok. sen orada profesyonel olarak calisiyorsun. kuzenin aklinca seni asagilamaya calisiyor bence.
0
hot potato
(17.05.24)
Kuzene patronun telefonunu verin, aradan çekilin.

Kuzene "bu patron çok paragöz, iade etmiyor. Sen konuş" deyin.
Patrona "bu kuzen çok paragöz, 10 ders yetmez diyor" deyin. Sonra sinemayı izleyin.

Belli olmaz, kuzen patronu ikna edebilir de.

Bu kuzeni üzmemek için kendi cebinizden kesinlikle para vermeyin. Zaten hayatınızda olmasının size fayda getireceği bir insana benzemiyor. Kırılırsa kırılsın.

Ek: Şimdilik sakinleşin. Mümkünse bu konuyu soğutun. Hafta sonu boyunca ne kuzenle ne patronla konuyu konuşmayın.
0
michael_knight
(17.05.24)
Ortada sizin herhangi bir kusurunuz olmadığı için cebinizden para ödemeniz saçma olur. Salonun sahibi ya da yetkilisi değilsiniz sonuçta, çalışanısınız.

Patronun telefonunu vermek pek iyi bir fikir olmayabilir. Patronun size bakışı açısından size negatif yazar.
0
pispinti
(17.05.24)
Zararda oluyorum vs deyince, valla mahcup da oldum patronuma çünkü bunlar kesin kural, yoksa kontrol edilemez önü alınamaz. doktora gittim sporu yasakladı iade verin diyorlar, 10 günü kalmış:) diye cevap yazdım.
Şimdi kendisi sırf eksiği olmasın diye boksa devam etmek isteyebilir ve ben bunu istemiyorum. O yüzden iade etmeyi düşündüm aslında. Ki empati yapıyorum sırf kuzenimi çalıştığı yerde zora sokmamak adına teklif dahi edemezdim, kendisi bi de avukat:)
0
🌸Cremisi
(17.05.24)
Abi sen dediğimi yap seni zora sokmayacaksa tabi. Lanet olsun de kapat mevzuyu, bunu da ders olarak al. İş yerine kötü olmaya gerek yok. Hiçbir işletme böyle bir "akraba durumu" yüzünden para iade etmek istemez.
0
numlock
(17.05.24)
Sorun "akrabayla alisveris" falan degil. Sorun kuzeninin Turk olmasi hocam.
"salonumda da iade yok" demissin. Salonun kurali "bizde iade yok ama musteri calisanimizin kuzeni ise var" degil, salonun kurali "iade yok".
Su noktadan sonra kuzenin embesil olmakta israr ederse, bence "e tamam, git salon yonetimi ile sen konus" de.
Hani "al, kendi cebimden veriyorum, bir daha da beni rahatsiz etme" diyeceksen ona da OK'im. Ama eger kendi cebinden vereceksen, kendi cebinden verdigini bilsin, sirf "yeter artik, sus be yuzsuz adam" diye verdigini bilsin, ve bir daha muhatap olma.

Ya urun yada hizmet iade hakkini savunmak istiyorsa siktirip gitsin, Tuketici Hakem Heyetine basvursun... Seni neden butun bu surecin parcasi yapiyor? Sen ders veriyorsun orada, salonun sahibi yada yoneticisi degilsin.

Hocam, acik acik suratina soylesene bunlari...
0
malmoth
(17.05.24)
#malmoth'un dediği benim de aklıma gelmişti, git kendin konuş demek VS gibi ama karşındaki profil fazla çirkef - kusura bakma kuzenin ama durum bu-
Ayrıca patronun en nihayetinde senin akrabanın ısrarlarını, çamura yatmalarını, 3 kuruşluk hesaplarını çekmek zorunda kalacak ve bu günün sonunda sana karşı bir negatiflik yaratacak.
0
numlock
(17.05.24)
Var mı yazılı sözleşmeniz falan? Kuzeniniz kanuni olarak haklı. Hizmet vermediğiniz ücreti iade etmeniz gerekir. Ahlaki olarak da bu böyledir dini olarak da. Can sıkıcı bir durum fakat hazmetmeniz lazım hizmet vermediniz sonuçta bu tür durumlarla daha çok karşılaşacaksınız ona göre esnek olun bu da size tecrübe olsun akrabalıktan ziyade bizim toplumumuzda e istediğini bilmeyen kararsız insan çok fazla başlıklara bakın bir kaç liralık ürünleri bile beğenmeyip iade edenler var (bana ters gelse de hakkıdır)
0
doharkoman
(17.05.24)
Kayıt olmadan önce form dolduruluyor, orada da hepsi yazıyor. Ayrıca ben kendilerine böyle bir durum olmasın diye deneme dersi yapmışım, ki yukarıda da dediğim gibi öyle bir durumda eğer ki sabancı değilseniz hiçbir işletme ayakta kalamaz. Ciddi sağlık durumunda vb durumda zaten yardımcı olunuyor işte bizim keyfi durumda dahi başka ders önerimiz ya da devir gibi. Sözleşmede hepsi yazıyor.
0
🌸Cremisi
(17.05.24)
(9)

1 milyon tl faiz mi dolar mı?

respect
vay be yazınca ne kadar da büyük durdu :)1 milyon tl ye dolar almıştım ama bozup faize yatırayım mı?
vay be yazınca ne kadar da büyük durdu :)

1 milyon tl ye dolar almıştım ama bozup faize yatırayım mı?
0
respect
(16.05.24)
soru buysa yarısı faiz yarısı dolar, kafa rahat. aynısını ben bugün düşündüm, %100 kriptodaydım, askerde bakamayacağımdan tamamen altına geçicem yarın.
0
gule gule
(16.05.24)
Yarısını bozdurup faize yatırın.
0
archmage mahmut
(16.05.24)
Yanlış hesaplamış olabilirim, siz de bi hesaplayın ama kabaca şöyle:

Parayı %53'ten 180 günlük faize koyarsanız 1.250.000 TL haline geliyor.
Bundan 180 gün sonra dolar 40 TL olursa faizle aynı oluyor.

Şu anda dolar 32 TL. Bundan 180 gün önce 28 TL'ymiş. Bundan 365 gün önce 19 TL'ymiş.

Bu tabloya bakınca faiz bana daha mantıklı görünüyor ama size nasıl görünüyorsa öyle davranmalısınız.
0
michael_knight
(16.05.24)
faizler de inişe geçecek bu ivme devam ederse
gerçi mevcut mevduatı etkilemez herhalde
0
bir soru sorcam
(16.05.24)
Tabii ki faiz. Rasyonellik bunu gerektirir. Bütün tahminlerde USD yıl sonu tahmini 40 TL civarında olacak. USD tahmini geçmişe bakılarak yapılmaz.
0
doharkoman
(16.05.24)
Yatırım fonlarına bir bakın bence
0
substituent
(16.05.24)
Soruna cevap veremem ama bildigim bise varsa o da bu sene faizin indirilmeyecegi yonde. Bi yerden duymuslugum yok sadece biseyleri toparlamak icin baska care kalmadi
0
KidLazer
(17.05.24)
bozmadan eurobond yapabilirsin, makastan zarar etmemiş olursun.

bozacaksam, altın fonu GGK alırdım.
0
gabe h coud
(17.05.24)
Soru yanlis.Dolar yatirim araci degildir.Dolar alip vadesizde mi bekliyorsunuz?
Paranizi dolar bazli kazandiracak bir yontem bulmaniz lazim. Kisa donem faiz, altin,hisse senedi,yabanci hisse senedi,kripto,arsa/arazi vs.

YUksek faiz fazla hircinlasan ati sakinlestirmek icin vurulan kirbac gibi dusunun.Devamliligi olmaz.Kisa donem icin cekicidir ve balon olusan diger kalemleri dizginler ve ekonomide sikilastirici etkisi vardir. Faize yatiracaksaniz da diger kalemlere vaktinde girebilecek beceriniz olmali.Yoksa birkac ay faiz ne guzelmis dersiniz uzun vadede diger kalemlerin arkasindan bakarsiniz.
0
turkuaz
(17.05.24)
(13)

isviçre'deki arkadaşım paket lahmacun istedi

duyurukullanıcısı
bana lahmacun yollar mısın diye mesaj atmış ciddi ciddi.daha önce türk kahvesi vs vs göndermiştim ama lahmacun falan yemek nasıl olur bilemedim.iyice sarıp sarmalayıp ertesi gün kargosu ile göndersem olur mu?
bana lahmacun yollar mısın diye mesaj atmış ciddi ciddi.

daha önce türk kahvesi vs vs göndermiştim ama lahmacun falan yemek nasıl olur bilemedim.

iyice sarıp sarmalayıp ertesi gün kargosu ile göndersem olur mu?
0
duyurukullanıcısı
(16.05.24)
önce iyi bir yerden lahmacunlar alınır. ikiye katlayıp oda sıcaklığında kurumaya bırakılır. Fırında da olabilir.
iyice kuruduktan sonra iyice sarıp sarmalayıp ardından havalı poşete sarılarak yollanır.
0
deepex
(16.05.24)
kurubuzla göndermen lazım bayatlar
0
bir soru sorcam
(16.05.24)
Hayvansal gıdayı İsviçre'ye öyle gonderemezsiniz ki? Gümrükten geçmez. Dondurmaları bile atıyorlar.

Ayrica hemen her donercide lahmacun da var. İsviçre'dekileri begenmiyorsa Almanya'ya geçsin arabayla iki-uc saatte, ne yiyecekse yesin. Lahmacun istenir mi ya?
0
fraise
(16.05.24)
Ona bu videoyu gönder: www.youtube.com
0
orangesandsea
(16.05.24)
et, süt, köklü herhangi bir bitki falan sokamazsin. les gibi kokar bir de o lahmacun. dalga geciyor herhalde.
0
robert bosch
(16.05.24)
Lahmacun gönderilmez, kokar bozulur. Ya kendi yapacak ya da arkadaşların dediği gibi Berlin'e bir yere gidecek.
0
muhayyer divan
(16.05.24)
İsviçre gibi bir ülkeye öyle kafanıza göre gıda gönderemezsiniz. Gümrükte çöpe gider bu arada yurtdışında yaşayan insanımızda salça lahmacun börek sevgilisi kabardı. Bir lahmacunu kendisi orda da yapabilir. Alt tarafı ekmek hamurunun üstüne kıyma domates ve biberle hazırladıgı harcı bir şişeyle bile düz hale getirdiği hamurunun üzerine sürüp fırına airfryere koyacak. Siz yaptıgı eziyete degmez. Bence lahmacun tarifi gönderin
0
limonlu eksi
(16.05.24)
arkadaşı 10 kavanoz domates sosu isteyen duyurucuda sen miydin?
bu gurbetçleri anlamak mümkün değil beleşe diye mi yapıyorlar yeminle arkasındaki sebebi anlamıyorum gayette isviçrede neredeyse her şehrinde iyi bir türk restoranı var ya.
böyle sığ arkadaşlıkta ne bileyim.
0
eja
(16.05.24)
İsviçre Türklerin yoğun yaşadığı bi yer gitsin yesin. İlla antep lahmacunu istiyosa da kalkıp burda yesin bir zahmet. Burdan oraya giden lahmacundan hayır mı gelir zaten.

Ayrıca internette de sırf yurtdışında yaşayıp lahmacun özleyenler için bir dünya tarif var avrupadaki marketlerde bulunabilecek ürünlerle. Onlara baksın.
0
nundu
(16.05.24)
bizde fırına pide harcı götürüp pide yaptırdığımız gibi acaba kıyma, soğan, domates falan pide içi yapıp pizzacıya götürse, hamuru ince açıp üstüne bunu yayarak pizza yaptırsa. buradan gıda kargolamaktan daha mantıklı hareket.
0
kibritsuyu
(16.05.24)
arkadasiniza bir tarif:

markette hazir pizzateigler oluyor. ondan aliyor hemen bir tane, sonra evde robotta malzemeleri cekip pizzateig ustune yayip pisiriyor. 20 dkda lahmacun hazir.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(16.05.24)
En iyisi arkadaşınıza sormak bence.
0
michael_knight
(16.05.24)
zeytin bile sokamazsın isvicreye
0
ala09
(16.05.24)
(3)

bilgisayari monitöre baglamak

c1b2k3
merhaba,benim bilgisayar macbook pro 14" ve elimde bir tane eski philps 223v5lhsb2/00 monitör var.bu ikisini hdmi ile bagliyorum ama sadece görüntüyü daha büyük görüyorum. yani aslinda pc de nasilsa ayni ölcekte sadece daha büyük. daha fazla alani görmem mümkün olmuyor mu? cizim yapiyorum ve bana da
merhaba,

benim bilgisayar macbook pro 14" ve elimde bir tane eski philps 223v5lhsb2/00 monitör var.


bu ikisini hdmi ile bagliyorum ama sadece görüntüyü daha büyük görüyorum. yani aslinda pc de nasilsa ayni ölcekte sadece daha büyük.

daha fazla alani görmem mümkün olmuyor mu? cizim yapiyorum ve bana daha büyük cizim alani lazim. mesela bayni yakinlastirma ölcüsünde; projede sadece tek kesiti görürken ben alyni yakinlastirma ölcüsünde 3 kesiti de beraber görmek istiyorum.

umarim anlatabilmisimdir. var midir bi yolu?
0
c1b2k3
(16.05.24)
ekran (display) ayarlarına girip, çözünürlüğünü artırmanız gerekli. bu monitör için ayrı, mac masaüstü için ayrı olur mu bilmiyorum, hatırlamıyorum.
0
malheiros
(16.05.24)
Var.
Monitör ve MacBook ekranı farklı iki ekran olsun, biri sağda biri solda olsun şeklinde ayarlayabilirsiniz.
Farklı ekranlar olmasını ayarladıktan sonra çözünürlüğü de ayarlayabilirsiniz.
Sol üstteki Apple Menüsü>System Settings>Displays menüsünde seçenekler.

Bu arada Mac OS'ta ekrana zoom özelliği de çok pratik. Ayarlamak gerekiyor galiba.
System Settings>Accesibility>Use Scroll Gesture with modifier....+ Modifier Key for scroll gesture (Bende klavyenin sol en altındaki "kntrl" tuşu ayarlı)
O tuşa basıp mouse wheel'i ileri yapınca zoom in giriyor, geri yapınca zoom out yapıyor. Çizim yaparken ekranı tam istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz böylece.
0
michael_knight
(16.05.24)
1080p çözünürlükte gibi gözüküyor bahsettiğiniz monitör macbook ise 3024 x 1964 çözünürlükte ve 2x scaling ile retina çalışıyordur muhtemelen. yani yine 1080'den daha fazla bi çözünürlük. Daha fazla yeri görmek için daha fazla çözünürlük gerekiyor 4k bir monitöri 2k scaling ile çalıştırırsanız daha makul bir görüntü alırsınız.

Ha belki macos 1080'i de HiDPI modunda çok ufak 960x540 gibi çözünürlüklerde açmış olabilir ayarlardan displays altından tek tek çözünürlüklere bakın zaten en tepede native çözünürlüğü çıkacaktır monitörün.
0
hedep
(16.05.24)
(6)

bebek arabalı kişilerin metroda asansör kullanması gerekmez mi?

nic cage
buna dair bir kural, uygulama falan yazıyor mu bir yerlerde? hem onlar için hem de diğer insanlar için daha güvenli geliyor bu bana ama arabayla yürüyen merdiven kullanıyorlar. tutamayıp bi devrilse geçmiş olsun, sakatlık ölüm her türlü sonuç mümkün. gelişmiş ülkelerde de böyle mi acaba?
buna dair bir kural, uygulama falan yazıyor mu bir yerlerde? hem onlar için hem de diğer insanlar için daha güvenli geliyor bu bana ama arabayla yürüyen merdiven kullanıyorlar. tutamayıp bi devrilse geçmiş olsun, sakatlık ölüm her türlü sonuç mümkün. gelişmiş ülkelerde de böyle mi acaba?
0
nic cage
(16.05.24)
Aslında senin dediğin doğru. Yürüyen merdivenden indirip çıkarıyorlar aklım çıkıyor. Otobüste, dolmuşta da böyle. Ama otobüs ve dolmuşta ebeveynlerin hatası yok. Rampa olması lazım. Anne ve babayla beraber yolcular hep birlikte bebek arabasını sırtlayıp öyle bindirip, indiriyorlar.
0
rock n roll
(16.05.24)
bu dedigin 2,3 milyonluk avrupa sehri icin mantikli. ama 20 kusur milyon yasiyor bu sehirde. heryerde kuyruk. bi sekilde herkes o an kendisine uygun olan opsiyona yonleniyor.
0
buenosdias
(16.05.24)
Aslında bebek arabalarının yürüyen merdivenleri kullanması yasak ama burası Türkiye kurallar uygulanmıyor.

Adam öldürme, yaralama, dolandırıcılık, iş hukuki gibi bazı alanlarda kanun uygulanıyor ama özellikle sokaktaki düzenle ilgili kuralların çoğu uygulanmıyor.

O bebek arabası o metroya ulaşana kadar kaç tane kaldırıma park eden arabadan, kaldırıma ürün koyan esnaftan, yol verilmeyen yaya geçidinden, yürürken sigara içen insandan, hoparlörle domates satan satıcıdan, kaldırımdan giden motorsikletten kendini koruyarak geldi. Onlarca kanunsuzluğun içinden geçtikten sonra cezası olmayan bu basit kurala uymamaları çok normal.
0
michael_knight
(16.05.24)
Gerekiyor, onun için birçok yerde yürüyen merdivenler önünde engeller var aslında.
0
akhenaten
(16.05.24)
Bir kere avm'de yürüyen merdivendeyken (bant da olabilir tam emşn değişim ama eğimli bantlardan) inilen kısımdaki metallere bebek arabasının tekerlekleri sıkışmıştı. Çok korkunçtu ama allahtan bir şey olmadı, çekip çıkardılar. Tabi onlar çıkarana kadar arkadan gelen insanlar önde birikmeye ve sıkışmaya başladı, bir süre daha çıkaramasalardı hepimiz üst üste düşecektik. Kesinlikle asansör kullanmaları lazım.
0
playing star again
(16.05.24)
maalesef insanların birbirine saygısı yok, bebek arabası ile asansörde binmesi çok zor (tecrübe ile sabit) gençler 1 kat için bile asansör kullanıyor; ihtiyaç sahiplerine sıra gelmiyor
0
sweetoffice
(16.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(7)

Çadırda kalmak için gece örtüsü, battaniye, pike tavsiyesi

ananiyimioguz
Geçtiğimiz haftasonu bir göl kenarında çadır denedik. Günübirlik gittik kalmadık. Çadırı denemek istedik yeni almıştık.İyi güzel sevdik ama gece ister bu mevsimde ister yaz olsun üstümüze bir şeyler örtmemiz gerekecek belli ki. Gece üşürüz çünkü.Tulum kullanılıyor gelende onlara baktım ama biz öyle
Geçtiğimiz haftasonu bir göl kenarında çadır denedik. Günübirlik gittik kalmadık. Çadırı denemek istedik yeni almıştık.

İyi güzel sevdik ama gece ister bu mevsimde ister yaz olsun üstümüze bir şeyler örtmemiz gerekecek belli ki. Gece üşürüz çünkü.

Tulum kullanılıyor gelende onlara baktım ama biz öyle larva gibi duramayız. Belki bir hareket alanı vardır ama illa ki arada üstümüzü açıcaz, birbirimize sarılıcaz falan bana pek kullanışlı gelmedi.

Battaniye desen, bazen motorla gidebiliriz ormana falan, zaten çadır büyük, bir de battaniye taşımayayım çok yer kaplıyor.

Pike deseniz, bana uyar ama hanım gece onunla yazın bile olsa üşüyor bazen.

Bize şöyle yükte hafif ama ısıtmada başarılı bir şey lazım.

Bu tarz bir ürün biliyor musunuz? Termal tagini ekleyince depremzedelere örtülen alüminyum şeyler çıkıyor.

Nasıl bir şey almamız lazım?

Powerbank ile çalışan ısıtıcılı şeyler gördüm ama onlar da çok küçük, vücudu kaplamıyor.
0
ananiyimioguz
(15.05.24)
çadırda her halükarda polarla/kazakla/hırkayla uyumak lazım. buna ek olarak kalın bir battaniye yeter. çadır zaten yatak gibi değil, yatayım da 12 saat uyuyayım bir mekan değil. gece 12-1de yatsan, ister istemez sabah en geç 7-8de uyanırsın. ama dediğim gibi polar tarzı, kapşonlu şeyler şart. ha hayvan gibi içip sızarsan şortla da uyursun o ayrı :)
0
numlock
(16.05.24)
cift kisilik yani fermuarlari birbirine gecen tulumlar var, ayrica tulum dusundugunuz gibi daracik degil deneyin bence mutlaka arkadastab vs alip, en ideali o cunku kamp icin. Hem tasimak hem kullanislilik acisindan
0
tuborg yesili
(16.05.24)
çadır için altına önce bir branda aldım. onun üstüne kuracağız.

sonra yatacağımız yerlere mat sereceğim. yine de rahatsız mı olur?

şişme yatak buldum amazondan bir tane, hatta pompası da kendinde var kenarına bastırdıkça şişiyor. içinde yani pompası. ama yorumlarda geri iniyor çabucak yazmışlar. şişmeden de vazgeçtim.

çok rahatımıza düşkün değiliz mata yatarız da üstümüze ne örtücez onu bulamadım.

tulum konforluysa ona da kayabiliriz ama keşke deneyebilsek bir yerde sdfjsg
0
🌸ananiyimioguz
(16.05.24)
arkadastan odunc alma ihtimali yok sanirim, decathlona gidip orda kurulu cadirlar oluyor onlarin icinde deneseniz? Cadirlarda mat ve tulumda serili oluyor cunku. Bir diger aklima gelen de tulumu alip deneyip begenmezseniz iade etmek.

Sisme yatak cok kisa omru olan bisi, sahsen tavsiye etmem. bu arada mat da ister istemez soguk cekebiliyor dedigjm gibi en iyisi tulum.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
Mat üzerinde yatmak rahat olmaz. En azından şişme mat, uygunu da şişme yatak olur. Dechatlondan alınmış şişme yatağım var. Yıllardır inmedi. İki kişi için iki tane tek kişilik uygun oluyor. Aksi taktirde yani çift kişilik bir tanede diğer kişinin en küçük hareketi uykunun bölünmesine neden oluyor.

En uygunu uyku tulumusur. Hiçbir rahatsızlığı yoktur. Olmazsa yan fermuarını açık bırakırsın, ya da fermuarını hiç kapamayıp yorgan gibi kullanırsın.

Olmaz arkadaş illa ki tulum dışı bir öneri isterim dersen polar battaniye hem hacim ve hem de ısıtıcılık olarak iyidir.
0
Mirket
(16.05.24)
Tuborg+1
kullandım aynı şekilde, çok rahat oluyor.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Decathlon'dan bir şişme yatak alın. Mat almanıza gerek yok, motorsikletle giderken gereksiz yük olur.

Üzerinize kalın eşofman, polar giydikten sonra bir de battaniye alın üstünüze. Battaniye taşımak zor olur diye düşünmeyin, taşımak zorundasınız. Hafiflik ve ısıtmada çok başarılı olduğu için göçebeler yüzyıllardır battaniye kullanıyor.

Şişme yatak masrafından kaçmayın. Rahat uyumanız için elzem.
Yıllardır iki kişilik şişme yataklarda partnerimle yattım, hareketlerden rahatsız olmadım hiç.
0
michael_knight
(16.05.24)
(7)

Ambulans hastalari neden aynı özel hastaneye götürür?

dedeminhirkasi
Çevremde ne kadar kalp krizi geçiren varsa hatta şöyle söyleyeyim Ankara da kalp krizi geçiren çoğu kişi ambulansla istisnasız bu hastaneye götürülüyor. Bunun olayı nedir? Yani mesela bu hastane kalp açısından iyi mi? Bundan dolayı mı?
Çevremde ne kadar kalp krizi geçiren varsa hatta şöyle söyleyeyim Ankara da kalp krizi geçiren çoğu kişi ambulansla istisnasız bu hastaneye götürülüyor. Bunun olayı nedir? Yani mesela bu hastane kalp açısından iyi mi? Bundan dolayı mı?
0
dedeminhirkasi
(15.05.24)
*Hastane özel
0
🌸dedeminhirkasi
(15.05.24)
Ambulansın olayı en yakın yere götürmesi değil mi? Kalp krizi de ani müdahale isteyen bir durum.
0
orangesandsea
(15.05.24)
Belki her gün her saatte nöbetçi kardiyolog olan bir hastanedir.
Bildiğim kadarıyla Kadıköy'de de Siyami Ersek hastanesi bu şekilde. Devlet hastanesi tabi o.
0
michael_knight
(15.05.24)
Bildiğim kadarıyla 112 komuta merkezi en müsait hastaneye yönlendiriyor
0
obscure
(15.05.24)
En yakına götürür,biz özel bir sebepten dolayı başka bir hastane istedik ancak götürmediler.
0
mirty
(15.05.24)
Hangi hastane olduğunu da yazsanız belki yorum yaparız ooo o hastanenin kalp bölümü bir numaradır falan diye.
0
kibritsuyu
(15.05.24)
kardiyoloji/kvc bölümü olan en yakın hastaneye götürülüyor, özel ya da devlet ayrımı olmuyor hayati konularda.
0
nolmus yani
(16.05.24)
(5)

Rocky 4 filmindeki robotun Capitol'de olması

michael_knight
İnternette hiçbir kanıt bulamadım. Hafızam bana diyor ki;18 Eylül 1993 günü Capitol Alışveriş Merkezi'nin açılışında Rocky 4 filmindeki robot vardı. AVM yönetimi bu robotu satın almıştı ve birkaç yıl bu robot AVM'de kalmıştı.Açılış günü Süleyman Demirel ile robot karşılıklı sohbet etmişlerdi.Ama int
İnternette hiçbir kanıt bulamadım.

Hafızam bana diyor ki;
18 Eylül 1993 günü Capitol Alışveriş Merkezi'nin açılışında Rocky 4 filmindeki robot vardı. AVM yönetimi bu robotu satın almıştı ve birkaç yıl bu robot AVM'de kalmıştı.
Açılış günü Süleyman Demirel ile robot karşılıklı sohbet etmişlerdi.

Ama internette buna dair bir iz bulamadım.
Hayrına google'layan olur mu bu konuyu? Hatırlayan zaten yoktur di mi?
0
michael_knight
(15.05.24)
Rocky 4 filminde robot yoktu ki?
0
summerof69
(15.05.24)
nasıl da kendinizden eminsiniz @summerof69

www.youtube.com

Edit: onu geç google'a rocky 4 robot scene yazsan bile bin tane foto var.
0
summerjam0306
(15.05.24)
Sözlükteki başlıkta capitol diye aratınca 2006 tarihli bir entry var sizi doğrulayan.

eksisozluk.com
0
pispinti
(15.05.24)
@pispinti çok teşekkürler. Hafızamdan şüphe etmeye başlamıştım.
Bu kadar büyük bir olayla ilgili internette hiç iz bulamayışım da şaşırtıcı. Kuzenime sorduğumda robotu hatırlıyor ama Rocky 4'teki robot olduğunu hatırlamıyordu.
0
🌸michael_knight
(15.05.24)
kara şimşek abi, 17sn lik sahneyi hatırlayamamışım, kusura bakma.

twitter'da da birisi bahsetmiş :

twitter.com
0
summerof69
(15.05.24)
(2)

Kredi çektiğimi kimler görebilir?

1nisan
Mesela tc nomu bilen herhangi biri ya da bankacı tanıdığı olan biri (başka bankadan) kredi çektiğimi görebilir mi? Öğrenebilir mi? Benim banka hesabımda neler döndüğünü beni tanıyan biri öğrenebilir mi? Yoksa bunlar kişisel veri mi?
Mesela tc nomu bilen herhangi biri ya da bankacı tanıdığı olan biri (başka bankadan) kredi çektiğimi görebilir mi? Öğrenebilir mi? Benim banka hesabımda neler döndüğünü beni tanıyan biri öğrenebilir mi? Yoksa bunlar kişisel veri mi?
0
1nisan
(15.05.24)
Güncel durumu bilmiyorum ama 10-15 yıl önce görmek çok kolaydı.
Ev sahipleri kiracı ile ilgili kredi durumu öğrenirdi bankacı arkadaşlarından. Bankacı arkadaşlarım vardı bakıyorlardı.
Hatta bir arkadaşım sevgili yapmıştı, sağlık sigortası şirketinde çalışan arkadaşımız üzerinden daha önce geçirdiği ameliyatlara bakmıştık.

Evet bunlar kişisel veri ama burası da Türkiye. Ben emin olmazdım.
0
michael_knight
(15.05.24)
Bankalarda bireysel kredi ekranlarına yetkisi olan kişiler TCKN üzerinden kişilerin o bankadaki ve diğer bankalardaki kredi risklerini görür.

Bankacıların yaptıkları her işlem loglanır. Teftiş süreçlerinde x,y kişisinin finansal bilgilerinin neden kontrol edildiği sorgulanacaktır. Şube çalışanı olsam böyle gereksiz bir riske girmem.
0
Lethe
(15.05.24)
(6)

Avrupa'ya döküman göndermek için hangi şirket?

michael_knight
Lüksemburg'a 15-20 dosya kağıdı döküman göndermem gerekiyor.İnternetten baktığım fiyatlar sizce doğru mudur? Saçma göründü bana ama belki de böyledir bu iş.- Ptt 175 TL- UPS 3400 TL- DHL 2000 TLSiz nasıl gönderiyorsunuz? PTT'nin ne kadar süreceğine dair bir deneyiminiz var mı?(Toplam ağırlığı 25 gra
Lüksemburg'a 15-20 dosya kağıdı döküman göndermem gerekiyor.
İnternetten baktığım fiyatlar sizce doğru mudur? Saçma göründü bana ama belki de böyledir bu iş.
- Ptt 175 TL
- UPS 3400 TL
- DHL 2000 TL

Siz nasıl gönderiyorsunuz? PTT'nin ne kadar süreceğine dair bir deneyiminiz var mı?
(Toplam ağırlığı 25 gram olan A4 boyutunda dosya kağıtları)
0
michael_knight
(15.05.24)
PTT ile "Turpex" servisini kullanarak gönderebilirsin. Biraz daha pahalı ama çok daha hızlı diyorlar. eksisozluk.com

Bir yakınım bana paket gönderirken o şube Turpex ile göndermiyormuş, düz takipli airmail ile gönderdi(15x10cm gibi kutu 250 lira tutmuştu, turpex olursa 750 falan tutacaktı galiba), İngiltere'ye girip bana ulaşması 1 ay sürdü. Tabii Türkiye'den çıkış mı uzun sürdü İngiltere'de gümrük işleri mi emin değilim ama normalde Aliexpress veya Almanya'dan DHL ile gelen şey 4-5 günde geliyor.

Ups ve DHL doğru olabilir, ben de bi baktığımda 50-60 dolar çıktığını hatırlıyorum.
0
nhk ni youkosu
(15.05.24)
Fransa'dan Türkiye'ye düz posta ile yolladigim evraklar yaklaşık 3 haftada geliyor. Tahminen aynı mantıkla düz şekilde yollarsaniz 3 hafta 1 aya gelir anca.
0
logisticsmanager
(15.05.24)
PTT 175 ama gideceginin garantisi yok bir de yavas.
UPS/DHL garantili, hizli ve pahali. 48 saatde teslim icin $80 verdigimi net hatirliyorum.

Onemli bir dokumansa asla PTT'yi kullanmam.
0
cooperr
(15.05.24)
PTT
0
doharkoman
(15.05.24)
@copper %100 doğru yazmış.

PTT ve turpex I de denedim biri 1 Ayda gitti , turpex daha pahalı olan 1.5 ay oldu kargo nerede olduğu belli değil , bıraktım aramayı.

Dhl 2 kez İtalya ücra köşesine yolladım max. 48 saat de ulaştı. Ama gerçekten pahalı.

Önemliyse DHL
0
coner
(15.05.24)
Çok teşekkürler arkadaşlar.
DHL çağırdım eve.
Printer'dan bir çıktı almamı istedi. Çıktı aldım, bekliyorum kuryeyi.
0
🌸michael_knight
(15.05.24)
(8)

Oversize erkek eşofman altı

qwertyali
Nereden alınır? Moda olarak oversize değil baya şişko biri için nereye bakılacak bulamıyorum.
Nereden alınır? Moda olarak oversize değil baya şişko biri için nereye bakılacak bulamıyorum.
0
qwertyali
(14.05.24)
Normal mağazalarda bulmak zor ama her şehirde bir iki adet sadece büyük beden satan dükkan bulunur

Eskişehir büyük beden giyim
istanbul üsküdar büyük beden giyim gibi il ilçe şeklinde aratırsanız çıkar
0
grimavi
(14.05.24)
Buyuksunabi.com
Starbattal.com
Tambattal.com
Superbattal.com
0
pro9it9is9
(14.05.24)
Erkeklerde 100-120 kiloya kadar normal markalarda ve mağazalarda kolayca bulunuyor diye biliyorum.
Mesela şu ürün 1.70 boy 100kg için 3XL önermiş satıcı.
1.90 180kg için 6XL önermiş.

www.trendyol.com
0
michael_knight
(14.05.24)
Decathlonda da var 4xl'ler. Genelde sadece online satış oluyor.
Defacto ve lc waikikide online büyük beden satıyor. Yalnız "baya şişko biri için" tabirin hem hoş değil hem de açıklayıcı değil. Boy kilo nedir aşağı yukarı?
0
numlock
(15.05.24)
@numlock burada problem tabirde değil de şişkoluğumda bence. 188 boy ve 125 kilo.
0
🌸qwertyali
(15.05.24)
Çok da abartma, 30-35 kilo fazlan varmış. Yarın düzgün beslenmeye başlasan, haftada Bi kilo versen yılbaşına kalmadan kendine large beden giysi alırsın her mağazadan.
0
numlock
(15.05.24)
@qwertyali ben de obes bir yakının için arıyorsun sanıp o siteleri yazdım.
Babam için oralardan alırdım.
Biraz abartmışsın sanki baya şişko diyerek :)
0
pro9it9is9
(15.05.24)
decatlhon
0
nuisance2
(15.05.24)
(4)

Pasaport yenileme ve Almanya oturum karti?

allstar
Yeni pasaport alinca icindeki numarasi ayni mi oluyor? Eger ayni degilse almanya oturum kartimi da yenilemem lazim. Pasaportumu Türkiyede yenilersem ALmanyaya geri nasil dönücem? Yenisini aldigimda eskisi direkt iptal mi oluyor yoksa bir süre kullanabilir miyim?
Yeni pasaport alinca icindeki numarasi ayni mi oluyor? Eger ayni degilse almanya oturum kartimi da yenilemem lazim. Pasaportumu Türkiyede yenilersem ALmanyaya geri nasil dönücem? Yenisini aldigimda eskisi direkt iptal mi oluyor yoksa bir süre kullanabilir miyim?
0
allstar
(14.05.24)
Pasaport çıkartırken soruyor "eskisini iptal edeyim mi yoksa kullanmaya devam edecek misiniz?" diye.
Gerisini bilmiyorum.
0
michael_knight
(14.05.24)
yenileme derken pasaportunuzun süresi doluyorsa yenileme diyr bir şey yok, sıfırdan alıyorsunuz. numarası farklı oluyor.
0
elorelia
(14.05.24)
oturum kartiniz size verilen bir belgedir, sizin adiniza verilmistir, pasaport numaraniza degil kisi olarak size baglidir. pasaport uluslararasi gecerliligi olan kimlik kartidir, sizin siz oldugunuzu ispat icin. dolayisiyla oturum kartinizi yenilemenize gerek yok. pasaportunuzu oturum kartinin verildigi kisi oldugunuzu ispatlamak icin kullaniyorsunuz.
0
kassiopeia
(14.05.24)
pasaportunu almanya'daki konsoloslukta yenileyeceksin.
alman yabancilar dairesinden oturum karti yenilemesi icin randevu alacaksin.

oturum kartinin bagli oldugu pasaport kartta yaziyor. ülkeye giris cikislarda sorun yasarsin.
0
robert bosch
(14.05.24)
(9)

macbook air’ı olanlar?

sir gawain
elime 2018 macbook air geçti. 256 gb harddisk, 8gb ram. sorun şu ki bilgisayar bomboş olmasına rağmen makine aşırı yavaş, kapanıp açılması işkence. chrome açarken bile abartmıyorum 20 saniye geçiyor. m1 öncesi hepsi böyle mi? bu kadar yavaş olması normal mi? 10 yıllık windows laptop bundan seri çalı
elime 2018 macbook air geçti. 256 gb harddisk, 8gb ram. sorun şu ki bilgisayar bomboş olmasına rağmen makine aşırı yavaş, kapanıp açılması işkence. chrome açarken bile abartmıyorum 20 saniye geçiyor. m1 öncesi hepsi böyle mi? bu kadar yavaş olması normal mi? 10 yıllık windows laptop bundan seri çalışıyor.
0
sir gawain
(13.05.24)
M1'den önce evet gerçekten çok yavaştı.
Sonuçta çok ince ve hafif olsun diye üretiyorlardı. Ama 20 saniyede chrome açacak kadar da değil. O kadarı normal değil.

Arkaplanda başka uygulamalar çalışıyor olabilir.
Bir de Safari kullanmanızı öneririm.
0
michael_knight
(13.05.24)
normal degil, bastan ios yukle..
0
cooperr
(13.05.24)
17 mbp var, 18 air'e denk sayılır, arc browser kullanıyorum bende herhangi bir sıkıntı yok. tek sıkıntısı virtualbox'ta sanal linux/windows kullanmak, çok konforsuz.

browser'i kapatıp tekrar açtım, 2.33 sn.
0
gule gule
(13.05.24)
Bende 2014 Macbook Air var, çatır çatır açıyor tarayıcı sayfalarını.
0
hayirsiz
(13.05.24)
2013 Air'da Chrome canavar gibi calisiyor. M2 Air da var, ona kiyasla daha yavas tabi ama oyle 20 saniyeler degil. Sizdeki makinede baska bir sorun olabilir.
0
sertac akin
(13.05.24)
aynı makineden yazıyorum yaklaşık bi senedir çok aktif kullanıyorum hiç yavaşlama vs yok. bi sıkıntı olmalı hiç normal değil.
0
entropik
(13.05.24)
Bende Mid 2012 var gayet güzel çalışıyor. MacOS High Sierra yüklü. Belki OS fark ediyordur.
0
pispinti
(13.05.24)
çare temiz kurulum

recovery modunda (başlarken cmd+r basılı tutarak)açıp aldığı en son os'i kurun fakat kurmadan önce installer içindeki disk utility ile diski tamamen formatlayın, farketmesi lazım performansın.

tabi tüm disk gidecek yedek almayı unutmayın.
0
hedep
(13.05.24)
2018 modeller destekliyor mu emin olamadım ama boot camp ile windows 10 da kurabilirsiniz. Ben 2017 air’e bootcamp üzerinden windows 10 başlatırsam 6-7 saniyede açılıyor, macos başlatırsam pin girdikten sonra boot etmesi 20 saniye sürüyor. High sierra’dan sonraki os’lar boot hızını iyice yavaşlattı.
0
phoarbix
(13.05.24)
(11)

Muz ağaçlarına dadanan komşu

entropik
apartman ve havuz arasına muz ağaçları dikildi, 2. kattan bir kişi benim "havuz manzara"mı kapatıyor diyerek yönetime şikayet etti ve tüm muzlar kesildi. tabi muzlar arsız tekrar çıkıyor sürekli ama bu manyak ayağıyla eze kıra yine çıkmasını engelliyor bu muzların. ne yapmak gerekir yönetime dilekçe
apartman ve havuz arasına muz ağaçları dikildi, 2. kattan bir kişi benim "havuz manzara"mı kapatıyor diyerek yönetime şikayet etti ve tüm muzlar kesildi. tabi muzlar arsız tekrar çıkıyor sürekli ama bu manyak ayağıyla eze kıra yine çıkmasını engelliyor bu muzların. ne yapmak gerekir yönetime dilekçe yazıp imza mı toplayalım. yada bunu ağaçlara zarar veriyor diye şikayet edebileceğimiz biyer var mı? ağaçlara zarar verirken videoya alıp sosyal medyaya atayım dedim bu sefer ben haksız duruma mı düşerim.
yoksa en temizi adamı muz ağazıyla dövmek mi ?
0
entropik
(13.05.24)
Yönetim niye kesiyor


Bi daha ağaç dikin, yönetim kesmesin
0
jülsezar
(13.05.24)
@jülsezar aynen yönetiminki salaklık ama bu komşu çok bastırmış rahatsız oluyorm manzaram engelleniyor diye. yeni dikmeye gerek yok bi rahat verse 1 aya toparlanacak kökleri duruyor çok hızlı büyüyor muzlar. ama manyak işte ağaç filizlendikçe kendisi eziyor kırıyor falan.
0
🌸entropik
(13.05.24)
En temizi sizi dövmek.
Ağaç seviyorsanız ya evinizde besleyin ya da ormana gidin.
Havuz manzarası sayesinde belki değeri 5 milyon TL olan ev ağaç düşkünü manyaklar sebebiyle 3-4 milyon TL'ye düşüyor.

Muzu manavdan alın.
0
michael_knight
(13.05.24)
@cosmicstring havuz dediğin betondan ibaret. ama havuzdaki ablalar da bir manzara oluşturuyor tabiki amcamın derdi de o.

@michael_knight muzu yemiyoruz ama gölgesinden faydalanıyoruz, çoluğumuz çocuğumuz havuza rahat giriyor dayılar balkondan izlemeden. ağaç düşkünü manyak nedir ya şey gibi bu doğayı hayvanları seven manyaklar gibi bişey:)
0
🌸entropik
(13.05.24)
Yanlis mi anladim acaba.Yonetimin karari olmadan kendi kafaniza gore ortak alana muz agaci mi diktiniz acaba?

Eger boyleyse komsu sikayet etmekte hakli.Kafaniza gore ortak alana agac dikemezsiniz
0
turkuaz
(13.05.24)
@turkuaz şöyle detay vereyim. sitede 2 havuz var, havuzun birinin komple etrafı, benim bahsettiğim havuzun ise 4te 3ü muzlarla çevrili, site yönetimi yaptı bunu. çok da güzel oldu hem tropik bi hava verdi, hem gölge yapıyor kocaman ağaçlar hem de havuzların etrafı kapanmış oldu. ama sadece bu amcanın şikayeti üzerine bir bölümdeki ağaçlar kesildi.
0
🌸entropik
(13.05.24)
komşunuz haklı.
0
tchuck
(13.05.24)
Bir 'Balkonların havuzu görmesini nasıl engellerim' vakası mı bu?

Benim balkon da havuz manzaralı. Sırf bu manzara için aldım bu evi. Gece yağmur başladığında elimde şarapla anında balkondayım. Işıklı mavi havuzda yağmur damlalarını seyretmek kadar zevk aldığım bir şey yok. Kimse kesemez valla manzaramı.

Balkondaki dayılardan rahatsız olanlar için haremlik selamlık havuzlar vardır mutlaka bir yerlerde.

Gerçi biraz sert söylemiş ama @michael_knight yerden göğe haklı.
0
Mirket
(13.05.24)
@Mirket sadece balkonlar görmesin değil tabiki. çıplak çıplak duracağına etrafı ağaçlarla çevrili olsun vakası. çok ilginçmiş havuz manzarası sevmek benim evim de aynı havuza bakıyo bu arada. ama beton mermer vs havuzu izleyeceğime mis gibi tropik ağaçları izlerim. neyse apartmandakiler de ağaçları korumak istiyorlar ben yine de bi dilekçe yazıp imza toplayıp şansımı deniycem.
okuyan cevap yazan herkese teşekkürler.
0
🌸entropik
(13.05.24)
Bizim manzara da sırf beton değil. Şimdi saydım da, geniş bir yeşil alan, 7 tane palmiye ağacı, bir nar, bir turunç, epey bir de çalı formatında bitki var. Güzel bir peyzaj çalışması yapılmış. Çok güzel bir görüntü. Hiçbir ağaç birilerinin önüne perde olsun, birilerini gizlesin diye dikilmemiş.

Şöyle şeyler var. Hem yeşile bakıyorsun hem kimse görmüyor. İki amaç bir arada. Tavsiye ederim.

www.cihancit.com.tr
0
Mirket
(13.05.24)
Havuz manzarası da ne saçmqymış.
Muz harika bir ağaç. Bahçemde 7-8 tane oldu. Havuz zaten içeriden görünmüyor ama görünseydi de ağacı tercih ederdim.

Gölet filan olsa neyse.. yüzme havuzu yahu. Mozaik çukura doldurulmuş su
0
nop
(14.05.24)
(9)

Akli Dengesini Kaybetmeye Başlayan Yaşlı Komşu

norek
Selamlar.Oturduğum 4 katlı apartmanın yöneticisi ve 1. kat mukimiyim. Yöneticilik bizde dönüşümlü olarak (2 yılda bir değişecek şekilde) yapılıyor, o yüzden itiraz etmeden sıram gelince vazifeyi aldım.En üst katta 80'li yaşlarda, yalnız bir hanımefendi oturuyor. Kendisi Türkiye'nin ilk kadın nüfus m
Selamlar.
Oturduğum 4 katlı apartmanın yöneticisi ve 1. kat mukimiyim. Yöneticilik bizde dönüşümlü olarak (2 yılda bir değişecek şekilde) yapılıyor, o yüzden itiraz etmeden sıram gelince vazifeyi aldım.
En üst katta 80'li yaşlarda, yalnız bir hanımefendi oturuyor. Kendisi Türkiye'nin ilk kadın nüfus müdürlerinden birisi. Çok iyi eğitimli ve akıllı bir teyze. Herkes onu çok seviyor. Bu hanımefendi hem kanser hastası, hem sol tarafı felçli, hem de geçen sene beyin kanaması geçirdi. Yani sağlığı hiç iyi değil. Bununla beraber son zamanlarda zihinsel olarak da sıkıntı yaşamaya başladı.
Uzun yıllar önce bu teyzenin alt katında oturan ailenin Tayfun adında genç bir oğlu varmış. Tayfun ve ailesi sonradan taşınıp gitseler de bu teyzem Tayfun'un oradan hiç taşımadığını, hemen altlarındaki dairede sonradan oturan komşularımızın hepsi tarafından saklandığını ve gece kendisini korkutarak, uyumasını engelleyerek ve hatta alt kattan yatağına elektrik vererek kendisine eziyet ettiğini iddia ediyor.
Gece kafasını camdan çıkarıp "Yeter artık 10 numaradaki hayvan" falan diye bağırıyor.
Alt katta da yine yalnız yaşayan 40lı yaşlarında bir edebiyat öğretmeni beyefendi vardı. Kendisi bu sıkıntıları bir süre çektikten sonra taşındı gitti. Şu an o daire boş, fakat bizim teyzeye göre Tayfun hala orada saklanıyor.
En son taşınıp giden bu edebiyat öğretmeninin kapısına gece polis göndermişti bu teyze. Öğretmen Bey, yönetici olduğum için benden bu durumun tutanağını yazmamı istedi.
"Şu tarihte, şu kişinin şikayeti üzerine apartmanınıza polis intikal etmiş olup işlem yapmadan ayrılmıştır" falan yazıp karar defterine koydum. Şimdi de daire boş olmasına rağmen yine polis gönderiyor, "polise de kapıyı açmıyorlar" diye bana söyleniyor.
Ben bu teyzeye çok üzülüyorum. Bir şekilde bir yakınının telefonuna erişebilsem arayıp konuşacağım durumu ama cesaret edemiyorum kendisinden istemeye (sebebini aşağıya yazdım). Anlattığına göre yeğenleri doktormuş zaten, durumu anlayacaklardır.
Muhtara gidip istesem acaba erişebilir miyim bir yakınının telefonuna, bu size ilk sorum.
Bir diğer sıkıntı, bu teyze bu durumu mahallenin esnafına da anlatıyormuş. Marketlere ve eczanelere gidip anlattığını duymuş diğer komşular. Yarın bir gün başına bi şey gelse esnaf da "kadını el birliğiyle öldürdüler" falan diye düşünür mazallah çok o yüzden karışmak istemiyorum ama ben de yöneticiyim aksi gibi.
Teyzeyi rahatsız olduğuna ikna etmek de bir yol, lakin ona da yeltenmedim daha. Bir keresinde yine bana bunları anlatırken "bunlar gerçek, paranoya değil" falan dediği bir an "nereden biliyorsunuz" diye sormuş bulundum, sesini yükseltti, kızdı bana. İkna olacağını sanmıyorum. İkna edebilsem belki hastaneye gidip, örneğin ilaç alıp sakinleşecek. Gece boş daireden sesler gelmediğini fark edecek, o duyduğu sesler kesilecek ve kendisi de rahatlayacak.
Bu durumda ben çok kendimi de ortaya atmadan ne yapabilirim, fikirlerinize açığım.

Okuduğunuz için teşekkürler.
0
norek
(13.05.24)
Teyzeyi ikna filan edemezsiniz. Polise gidip anlatacaksınız, madem sürekli geliyorlar. Polis de çoluğu çocuğu varsa onlara ulaşacak. Polisten akıl alın bence.
0
orangesandsea
(13.05.24)
Benim ilk aklıma gelen teyzenin apartmanı içinde Tayfun'la birlikte yakması ihtimali olurdu.
Bu durum nereye şikayet ediliyor bilmiyorum ama önce bu şikayeti yapardım. Zaten yakınları ilgileniyorlarsa haberdar olurlar durumdan.

Şu anda teyzenin bir yakınıyla konuşmanız hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
0
michael_knight
(13.05.24)
polise gidin +1 polis yakinlarina ulasacaktir. yegenlerinin bu durumdan haberi olmayabilir ya da ciddiyetinin farkinda olmayabilirler en basitinden. Yegenleriyle ayda yilda bir telefonda gorusuyorsa ya da haftada bir 1 saat gorusuyorsa alt kattaki soyle yapiyor boyle yapiyor diye soyleniyor olabilir o zaman durumun ciddiyetini anlamazlar.
0
kassiopeia
(13.05.24)
Ya Nihat amca da beni çok sıkı takipte, acaba?!?!?!?
0
orangesandsea
(13.05.24)
Nihat Amca mı? Anlamadım.
0
🌸norek
(13.05.24)
Sizinle ilgili değil, benim yaşlı komşum da beni süper takip ediyor, yoksa ben de onun Tayfunu muyum diye şüphe düştü içime.
0
orangesandsea
(13.05.24)
Tanışıyoruz sandım bir an ya ))
Rahmetli babamın ismi de Nihat, o da o apartmanda otururdu, 2 sene önce kaybettik.
Bir an bi kontak çıktı sandım pardon.
0
🌸norek
(13.05.24)
Bence akrabaları kadının hastalıklarından haberdarlar bu yüzden uzak duruyorlar, ister okumuş olsunlar ister meslek sahibi olsunlar yaşlı bakımı zor, siz bu yaşananları anlatınca aa biz sahip çıkalım o zaman ilgilenelim demeyecekler, yine kendi haline bırakacaklar, gerçek dünya böyle maalesef, siz yine ulaşmayı deneyin tabi
0
grimavi
(13.05.24)
"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çağrı Merkezlerinden Alo 183 Şiddetle Mücadele Hattı aracılığı ile aile, kadın, çocuk, engelli, yaşlı, şehit yakınları ile gaziler ve gazi yakınlarına yönelik hizmetlere ilişkin çağrılar değerlendirilerek rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunulmaktadır."
0
zihua
(14.05.24)
(11)

Okuma Alışkanlığı kazandıran kitaplar

somon sosu
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
Okumayla arası çok olmayan ama bunu değiştirmek ve kitapları sevebilmek için okunması gereken kitaplar nelerdir?
0
somon sosu
(13.05.24)
stefan zweig kitapları.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(13.05.24)
Herkes için farklı olsa gerek. Biyografiler benim çok hoşuma gidiyor.
Okumayla arası çok olmayan kişinin ilgisini çekebilecek birinin biyografisi olabilir.

Steve Jobs, üç büyüklerden sevdiği takımdan bir futbolcu, Escobar aklıma gelen örnekler.
0
michael_knight
(13.05.24)
Gerilim, fantastik kitapları tercih ederim ben.

Stefan king, Dan Brown, LOTR, Harry Potter serisi olarak okunabilir.

Dünya klasiklerinden başlamayın derim.
0
drako
(13.05.24)
Cep kitapları ile bu alışkanlık kazanılabilir.
0
diyecevaplandı
(13.05.24)
Emine ışınsu-çiçekler büyür. Okumaya niyet edip de tavsiye isteyen herkese sabit önerim. Hem doyurucudur hem ilgi çekici hem de çok rahat okunur. Bir kere alıştıktan sonra kervan yolda düzülüyor
0
kel aynak kusu
(13.05.24)
Bülbülü öldürmek
0
playing star again
(13.05.24)
bulbulu oldurmek -9999

bu amacla baslamistim. birak aliskanlik kazandirmayi olan hevesimi de kirdi. 30. sayfada afakanlar basmisti.
0
buenosdias
(13.05.24)
Herkes için farklı.
Benim soluksuz okuduklarim hep polisiye. Misal bosch serisi, soluksuz okuyorum. Bir de sandmanler, onlar da soluksuz gidiyor.
0
logisticsmanager
(13.05.24)
jean-louis fournier kitapları sevdirebilir, tavsiye ederim.
0
gule gule
(13.05.24)
herkes için farklı+
ben gerilim/korku okumayı seviyorum mesela ya da bilimkurgu. kafamı dağıtıyor.
en son “o başlattı/sian gilbert” okudum, pek de tavsiye etmiyorum biraz girly vibe’ı var ama ben hızlıca okudum.
0
deartheodosia
(14.05.24)
Okuma aliskanligi kazanmanin birinci kurali kindle ebook almaktir. Deli gibi okursunuz ve istediginiz kadar kitap tasirsiniz.

Kitap olarak frank mccourt angela'nin kulleri tavsiye ederim
0
Zetnikov
(14.05.24)
(2)

Kazılmış çukur- araç hasarı

Olric
Merhabalar. Cuma günü akşam mahallede park yeri arıyordum. Kazılmış ve kapatılmamış bir çukur varmış herhalde dalgınlığıma denk geldi derin olduğunu fark etmedim. Üstünden geçince aracım ciddi hasar aldı. O akşam çekici ile aracı sanayiye çektirdim. Kaskom var. Sorum şu ki burada sorumluluk o çukuru
Merhabalar. Cuma günü akşam mahallede park yeri arıyordum. Kazılmış ve kapatılmamış bir çukur varmış herhalde dalgınlığıma denk geldi derin olduğunu fark etmedim. Üstünden geçince aracım ciddi hasar aldı. O akşam çekici ile aracı sanayiye çektirdim. Kaskom var. Sorum şu ki burada sorumluluk o çukuru açıp bırakan kurumda mıdır? Henüz çukuru açan belediye mi yoksa iski vs gibi başka bir kurum mu bilmiyorum. Belediyeyi arayıp sordum ama talep oluşturdular henüz kim çalışma yaptı bilmiyorum. Burada eğer sorumluluk belediye ya da kurumda ise benim nasıl ilerlemem gerekir? Kasko şirketi aracı yaptırır, kurumdan kendisi mi tahsil eder? Yoksa ben mi kuruma bir başvuru yapmalıyım hasarı karşılamaları için?
0
Olric
(13.05.24)
Sen kaskoyla muhatap ol. Gerisine karışma. Belediye muhalefettense değer kaybı davası falan da düşünebilirsin.
0
Mirket
(13.05.24)
Kasko parayı öder, aracı yaptırır. Ondan sonra kimin suçu olduğuna göre karşıdan para alabilecekse alır. Ama kaskonun karşı taraftan para alıp almaması sizin hayatınızı etkilemez.

Kaskom bozulmasın derseniz siz uğraşacaksınız belediyeyle. Böyle işlerle uğraşmamak için kasko yaptırıyoruz.
0
michael_knight
(13.05.24)
(3)

F/p hava temizleyici

hede hodo
Hangi markaya yoğunlaşayım? Evde kedi de var.
Hangi markaya yoğunlaşayım? Evde kedi de var.
0
hede hodo
(12.05.24)
Winix.
Çünkü hem çok önerildiğini görüyorum hem de gittiğim iki hastanede Winix marka kullanıldığını gördüm. Fiyatı da makul.
Cihazın çalışma mekanizması da havayı içine çekerken birkaç katman filtreden geçirmek diye anladım. O yüzden çok araştırmaya, para vermeye gerek yok diye düşünüyorum.
Dyson aldım ama gereksiz fazla para harcadığımı düşünüyorum.

Yine de benimki konu hakkında uzman olmayan müşteri görüşü. Uzman bir arkadaş cevap verirse onun cevabını dikkate alın.
0
michael_knight
(12.05.24)
bende çok araştırmıştım winx pro en iyisi ama en az 6 ayda bir filitre değiştireceksiniz unutmayın.
0
eja
(12.05.24)
hangisinin filtresi en büyükse onu alın. Hava temizleyiciler 2 adet filtre ve bir adet fandan oluşur başka hiçbir teknolojileri de yoktur.
0
ThomasJefferson
(12.05.24)
(4)

Tv boyutu seçimi

lrdrylgh
Merhabalar yeni bir tv almam gerektiğinden daha önceden de bir kaç kez tv ile alakalı soru sormuştum. Tv modelini aşağı yukarı belirledim ama şimdide hangi boyutu tercih etmeliyim tam karar veremiyorum. Tv nin bulunduğu yerde tv ile karşı koltuklar arası mesafe yaklaşık 2.6-2.7 metre arası. İnternet
Merhabalar yeni bir tv almam gerektiğinden daha önceden de bir kaç kez tv ile alakalı soru sormuştum. Tv modelini aşağı yukarı belirledim ama şimdide hangi boyutu tercih etmeliyim tam karar veremiyorum. Tv nin bulunduğu yerde tv ile karşı koltuklar arası mesafe yaklaşık 2.6-2.7 metre arası. İnternette tv boyutunun belirlenmesi ile ilgili hesaplara baktığımda bu mesafe için en fazla 60 inç tv uygun diyor. Tabii bu karşı koltukların mesafesi olduğundan yandaki koltuklar biraz daha yakın. Öyle olunca en makulü 55 inç miş gibi duruyor. Fakat konuştuğum bir kaç kişi 65 inç de olur dedi. Tv yi bir kerelik alacağımdan acaba 65 inç mi alsam diye aklımda soru işareti oluştu. Sizce bu bahsettiğim ortam için kaç inç tv en uygun olur?
0
lrdrylgh
(12.05.24)
benzer bi mesafeden izliyorum. 55' almistim ama keske 65' alsaydim dedim.
Büyük ekran iyidir
0
vhs kaseti
(12.05.24)
vhs kaseti +1

küçük olması sorun yaratır ama büyük olması sorun yaratmaz, gözünüze batmaz. daha rahat olur.
0
MtKrt
(12.05.24)
Aşağı yukarı aynı mesafeden izliyorum, 65' var bende. Memnunum.
0
pispinti
(12.05.24)
"Bu televizyon çok büyükmüş, izlemek hiç rahat değil, keşke daha küçük olsaydı." dediğim hiç olmadı. O yüzden o mesafe-inç hesabını hiç umursamıyorum.
Bütçeniz yetiyorsa daha büyüğünü alın.
Ben 65 inç aldım keşke 75 alsaydım diyorum.
Siz de en azından 65 alın bence 3 metrelik mesafe için.
0
michael_knight
(12.05.24)
(13)

Borsadan hisse senedi alınca nasıl ortak oluyoruz?

ya ben lan neyse
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
0
ya ben lan neyse
(11.05.24)
yani...
0
malheiros
(11.05.24)
kurallar öyle

zaten kar dağıtsa da şirketten para çıkışı olduğu için hissenin fiyatı sistemsel olarak düşürülüyor
0
bir soru sorcam
(11.05.24)
Ortak degil hissedar oluyorsunuz, adi ustunde hisse senedi - hissedar.

Ortak olsaniz sirket yonetiminde karar alma yetkiniz de olurdu.
0
sertac akin
(11.05.24)
Çok bilmiyorum ama şirket hissedarlara kar payı dağıtmıyorsa patrona da dağıtmıyor diye tahmin ediyorum.
Yani kazanılan paranın tamamını şirketi büyütmek için şirket içinde tutuyorlar.

Şirketin yarısının sahibi patron da bir kuruş almıyor bin liralık hisse sahibi de bir şey almıyor.
Öyledir herhalde.
0
michael_knight
(11.05.24)
temettu finansal tablolara bakılıp verilen bir şey. Buna da şirketin yönetim kurulu karar verir. Yani şirketin paraya ihtiyacı varsa sırf temettü vermek için temettü vermek demek geleceği satmak demek. Temettü çok onemliyse sürekli temettü veren sirketlerden hisse alınabilir. Misal benim çalıştığım şirket 100 yıldır her sene temettü vermiş.

Hissedar olmanın kuralları önceden belirli. Sizin mantığıniza göre şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi ama yapmiyor.
Siz ortak degilsiniz yani, share owner. Piyasada 10 milyon hisse varsa ve siz 10 milyonda bir hissenin sahibisiniz.

Neden aliyorsunuz? Ileride temettu oder diye, ileride hisse fiyati degerlenir diye. Başka bir şeyden alınmıyor.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
@logistic: aydınlandım resmen. yani temettü vermeyen şirketin hissesi aslında deniz kabuğu gibi bir şey. sadece kendi aramızda "bu da değerliymiş meğerse" diye ortak karar verdiğimiz bir şey doğru mu?
0
🌸ya ben lan neyse
(11.05.24)
Temettü dağıtmak yönetim kurulunun keyfine kalmış birşey.
Edilen karı şirkette tutup yatırımda kullanmayı tercih ederler genelde. Böylece şirket büyür. Senin hissen de daha çok para eder.
0
parka
(11.05.24)
Yok aslında o kadar basit değil. Şöyle ki sizin dışınızda aslında şirketin elindeki kapitallere vs bakarak da şirketin piyasa değerinin olup olmadığına bakilabilir.
Misal bugün koç şirketinin hissedi düşse 100 milyon lira olsa; bu koc'un değeri bu mu demek? Ya da Yükselse 100 milyar dolar olsa bu mu demek? Birincisinde şirketin karina, cash flowuna, elindeki malzemelere bakarak ucuz olduğu soylenebilir. Ikincisinde de bunlarla alakasız piyasa fiyati denebilir. Misal tesla'nin fiyatinin şirketin elindeki fabrikalar, inventory, cashflow hiçbir şey ile alakası yok. O tamamen sizin dediginiz "beyler Tesla çok iyi hisse" diyip yükselttiği bir fiyat.

Misal sirketler satilirken de bu piyasa fiyatı olmuyor her zaman. Misal bugün nvidia almak isteyecek biri tabiki 3 trilyon dolar ödemeyecek.

Bu arada şirketin hisse değerini etkileyen çok şey var ama evet sizin benim gibi insanlarin psikolojik fiyatlamasi var. Ama tabiki büyük oyuncularin yaptıkları asıl bizi yonlendiriyor.

Bu arada temettu vermeyen hisse kötüdür denemez. Misal teknoloji şirketleri yeni vermeye başladı çünkü hayvan gibi para birikti. Ama vermeyen sirketin finansal tablolarina bakmak lazım. Şirket gelen parayı kendine yatırıyorsa ve bir planı varsa neden olmasin? Ha sirket temettu verememe sebebi hayvan gibi operating expense olduğundan zarar edecek olmasiysa bu noktada şirketin iyi yönetilmedigini anlayabiliriz.

Yani aslında deniz kabuğu değil. Misal bugün temettü vermeyen ama füzyon enerjisini planlayan sirket sizce deniz kabuğu mu? Yoksa belki de gelecekte çok değerli olacak bir hisse mi? Misal kontrolmatik yeni veriyor galiba ama vermiyor diyelim.
2021 yılında 10 bin lira kontrolmatik alsaydıniz (1100€) su an elinizde 163bin lira (4674€) olacakti. Buradaki sebep sizin ne düşündüğünüz değildi, firma hayvan gibi iyi yönetilen, geleceği iyi olan, çok iyi yatırımlar yapan, finansal açıklamalari iyi olan bir firma. Kısacası deniz kabuğu değil yani, siz olmasaniz da bu firma başarılı olurdu ama belki de hisselerini satması ile yarattığı kapital sayesinde iyi yatirimlar yapti ve hisse fiyati daha da artti haliyle win-win oldu.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
borsadaki hisseler adi hisseler. bir de bunların imtiyazlıları oluyor. kurucu hisseler gibi. işte onlar asıl ortaklığa eşit hisseler fakat artık bu hisseleri görmek zor. borsamızda sanırım 3 hisse bunu sağlıyor, gerisi adi hisse.
0
false pretension
(12.05.24)
Hisse alınca gerçekten o şirketin sahipliğinde bir pay sahibi oluyorsunuz. Tabi büyük ortaklarla veya nitelikli hisse sahipleriyle aranızda farklar var ama genel kurulda oy hakkınız vs de oluyor. YK üyesi, %5'ten fazla pay sahibi ortaklar, A imtiyazlı hisse sahipleri ve sizin gibi borsadan hisse alanların hepsi kelime anlamıyla ortak ama hukuki anlamda, hak ve sorumluluklar anlamında farklılıklar nüanslar var. O yüzden kabaca ortaksınız, bunda bi yanlışlık yok.

Asıl sorunuza gelince: Adı üstünde şirket. Kendi tüzel kişiliği var. Diyelim biriyle ortak market açtınız. Yıl sonu geldi, kar etmişsiniz. Karı şirketten çıkarıp kendinize almak yerine, yandaki dükkanı da alalım, ya da biraz fazla mal stoklayalım, şirkete bi araba lazım veya önümüzdeki dönem riskli, şirketin kenarda güvencesi olsun mevduata ve dövize koyalım vs vs diyebilirsiniz. ya da şirket zarar da edebilir, o zaman eğer şirketin ihtiyacı yoksa şirkete ek para koymanıza gerek olmayabilir, içerideki parayla karşılarsınız. Aynı mantıkla, temettü (kar payı) dağıtmak da şirketin duruma göre vereceği bir karar. Şirket 100X kar ettik ama 20X'i dağıtalım, kalan 80X'le yeni fabrika yatırımı yapalım diyebilir, borç ödeyeceğiz diyebilir vs. Bunlar şirketin stratekik ve finansal kararlarıdır. Kar payı dağıtma kararı verilirse tüm diğer pay sahipleri gibi siz de sahipliğiniz oranında alırsınız. Ömer Koç da kar payı dağıtma kararı almayan şirketlerden temettü almıyor, siz de hisse sahibiyseniz siz de almıyorsunuz. Anormal bir durum yok.
0
perferil
(12.05.24)
Hissedar olmanın kuralları>
hissedar olmak ortak olmak zaten, ortaklık dediğimiz şey bu. sözlükteki teknik anlamının dışında bir hissedarlık nasıl oluyor. adamlar bunu soruyor. bir dükkana ortak olup, sermayesine para koyup* nasıl gerçek hissedarlar gibi aylık kazançtan bir meblağa kendi namıma el koyamam. soru bu.
yönetim kurulu için kurallar farklı, bu anlaşılabilir de.

şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi> hissedarın parası zaten eriyor?
hangi şirket zarar edince hissedarlardan zarara mukabil para istiyor, sermaye mi artırıyor. rutin kazancından mı ödüyor. 2si denk şeyler mi
örnek: aylık 50 liralık iş yapıyor ve para kazanıyor. bunun haricinde 100 liralık kredi alıp yatırım yaptı ve o işi batırdı. batmasaydı kendi kendini öderdi*. şimdi 100 lira kredi borcunu gerçek hissedarlar cebinden mi ödeyecek.

ortak degilsiniz yani, share owner> arkadaşlar hadi doğruyu söyleyelim, paydaşlarının gönüllü savunusunu yaptığı bir sanal ve hülyalı ortaklık icad edilmiş. bana para ver, spkda fazla fazla kıymet biçilsin, ben de kolayca kredi bulayım= borsa.
buna da adi hissedarlık ve imtiyazlı hissedarlık gibi bir şekilde kıvam vermişler

ileride hisse fiyati degerlenir diye> gerçek hissedarlar cebine harçlık da koyuyor. hatta borsadan toplaya toplaya bir şirketin 50%+ hissesiyle sahibi olanlar var. sanaldan gerçek ortaklığa geçiş oluyor demek ki.

son bi deney yapalım. birisi A şirketinin 4% ortağı olsun borsa üzerinden. temettü de vermiyor. 10 sene para kazansın şirket. 11. sene batsın. gerçek ortaklar çocuğunu okul ayağına ingilterede tatil yaptırtmışken 4%lük ortağımızın elinde ne var
0
lambırcek
(12.05.24)
şirketin zararına ortak olmuyorsun diye bir durum yok
şirket kapanıyor hiçbir hak iddia edemiyorsun
ya da bedelli sermaye arttımınında cebinden para çıkmak durumunda
0
bir soru sorcam
(12.05.24)
"Doğuş grubu, geçen yıl, yine yasal ve meşru olan ‘vergiden kaçınma’ amacıyla Doğuş GYO’yu @dogusotomotiv’e sattılar.

Elbette bu işlemin bir diğer amacı da borsadaki ortaklarıyla kârı minimum derecede paylaşmaktı."
x.com

:ddd
ortak oluyoruz kardeşim aynen
0
lambırcek
(23.05.24)
(4)

istanbul'dan atina'ya arabayla gidilir mi?

mr.goodcat
12 saat falan gösteriyor. sabah erkenden çıkıp araçla gidilir mi sizce? bir yerde kalınmadan direkt. tek şöför. yollar falan nasıl? mantıklı mı?planda selanik'e kadar gidip orda gezip gelmek vardı ancak atina mı yapsak deniyor da.ilk giderken bir yerde kalınmayacak. dönerken konaklaya konaklaya dönü
12 saat falan gösteriyor. sabah erkenden çıkıp araçla gidilir mi sizce? bir yerde kalınmadan direkt. tek şöför. yollar falan nasıl? mantıklı mı?

planda selanik'e kadar gidip orda gezip gelmek vardı ancak atina mı yapsak deniyor da.

ilk giderken bir yerde kalınmayacak. dönerken konaklaya konaklaya dönülecek.
0
mr.goodcat
(11.05.24)
Sınır kapılarında kaybedeceğiniz zamanı ve molaları hesaplarsanız 12 saate girmek imkansız. Şoför iyiyse gidebilir ama pert olur.
0
kimlanbu
(11.05.24)
Biraz yorucu olur ama gidilir. O tek şoför kendine güveniyorsa, gençse halledilir.
Ama tabi gümrükte normalin ötesinde bir bekleme olursa (mesela 2-3 saat) o zaman bir yerde konaklamak gerek. (Ben iki şoför olarak yapmış ve aşırı yorulmuştum.)
0
michael_knight
(11.05.24)
Ben yaptım bunu. Hafta içi giderseniz gümrükte çok beklemezsiniz bence. Ben hiç dinlenmeden geldim istanbula kadar hatta alexandrapoli’de durdum yemek vs yedim tekrar devam ettim. Yalnız bu noktada araba çok önemli. Ben üst segment bir arabayla seyahat ettim ama egea kıvamında arabaysa bunu gerçekleştiremezsiniz çok yorar.
0
Boris
(11.05.24)
Biz gittik üç kişi ama Selanik aktarmalı gittik bir gece konakladık, arada başka yerlere uğradık vs.

Direkt gidilir mi gidilir elbette ama en az iki şoförle ve c sınıfı ve üstü bir araçla yapmanızı tavsiye ederim.

Yollar güzel, hız sınırı çoğunlukla 130 km, bazen 5-10 km'de bir, bazen 20-30 km'de bir gişeler oluyor kart veya nakit ödeyebiliyorsunuz.
0
chicha_v2
(11.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(5)

Yatmayan emekli maaşı için SGK'ya mı bankaya mı gitmeli?

william morris
E-devlette herhangi bir kesinti gözükmüyor, ikramiyeler yatmaya devam ediyor ama son 2 aydır emekli maaşının kendisi yatmıyor ilginç bir şekilde. (ölüm aylığı)Daha önce böyle bir şey başına gelen oldu mu? Bu durumda sorun bankadan mı yoksa SGK'dan mı kaynaklanıyor?
E-devlette herhangi bir kesinti gözükmüyor, ikramiyeler yatmaya devam ediyor ama son 2 aydır emekli maaşının kendisi yatmıyor ilginç bir şekilde. (ölüm aylığı)

Daha önce böyle bir şey başına gelen oldu mu? Bu durumda sorun bankadan mı yoksa SGK'dan mı kaynaklanıyor?
0
william morris
(09.05.24)
Devlet bazen kişiden ölmediğini kanıtlamasını istiyor. Belki öyle bir durumdur.
Kişinin bankaya bizzat gitmesi ölmediğini kanıtlamaya yetiyor olmalı.
SGK'ya telefonla sorsanız belki söylerler veya bilen bir arkadaş şimdi cevaplar.
0
michael_knight
(09.05.24)
maaşı yatmayan kişi yakın zamanda babasından aldığı maaş - kocasından aldığı maaş arasında bir seçim ya da değişiklik yaptı mı?
bunun dışında eğer kocasından kalan maaşı alıyorsa, kişinin kızı yakın zamanda kendisine babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasını talep etti mi?
0
de jure
(09.05.24)
de jure, maaş babadan geliyor ve maaşı yatmayan kişi bekar. dolayısıyla herhangi bir değişiklik durumu yok, yasalara göre de hala maaşı almaya hakkı var. ilginç bir şekilde e devlette de gözüküyor zaten maaş ama nedense 2 aydır banka hesabına yatmıyor.
0
🌸william morris
(09.05.24)
maaşı alan kişinin annesi ya da diğer kardeşlerinin durumunda herhangi bir değişiklik yoksa, SGKnın hatası olabilir, SGKya gidip durumu öğrenmeye çalışmaktan başka bir yol gelmiyor aklıma.
0
de jure
(09.05.24)
Sgk ya gitsen daha iyi bence
0
Topalordek
(09.05.24)
(6)

Tv seçimi

lrdrylgh
Merhabalar yeni bir tv almam lazım. Gün içerisinde işte olduğumuz için tv izlemiyoruz. Akşamları da öyle çok fazla oturup izleme fırsatımız olmuyor ama arada film felan denk gelirse oturur izleriz. Yeni teknolojilere bakıyorum en iyisi oled fakat onlarda pahalı baya. Biraz bakınca oled teknolojisine
Merhabalar yeni bir tv almam lazım. Gün içerisinde işte olduğumuz için tv izlemiyoruz. Akşamları da öyle çok fazla oturup izleme fırsatımız olmuyor ama arada film felan denk gelirse oturur izleriz. Yeni teknolojilere bakıyorum en iyisi oled fakat onlarda pahalı baya. Biraz bakınca oled teknolojisine yakın Samsung'un qled veya lg'nin qned televizyonlarını gördüm. Oled ile bu modeller arasında görüntü açısından ciddi bir fark var mı acaba? Bizimki gibi kullanım için oled tv almaya gerek var mı yoksa bahsi geçen modeller işimizi görür mü?
0
lrdrylgh
(09.05.24)
OLED çok güzel bence gerek var.(Elbette bütçeniz varsa)
2 yıl önce LG'nin OLED'in bir altındaki en iyisi olduğunu düşünerek Nanocell'in en üst modelini aldım. Ciddi de bir para verdim.
Şimdi unuttum ama herhalde ben en iyi Nanocell'i 17 bin liraya aldım, en düşük OLED 25 bin liradan başlıyordu. (Ama o zaman bu paralar az paralar değildi)

Çok pişmanım. Keşke OLED alsaydım.
Siyah üzerine beyaz yazı yazdığında yazının etrafı da ışıklı, yarı beyaz oluyor. Sinir ediyor beni. Boyut belki etkilidir bu durumda, 65 inç olanı aldım.

Şimdilik yazılımda bir sorun yaşamadım ama bazen "Android işletim sistemli" alsam daha mı iyi olurdu diye düşünüyorum.
Bir de diyorum ki görüntü kalitesini vs. her şeyi boşverip Philips Ambilight alsaydım keşke. O zaman yazıların etrafındaki beyazlığı da umursamazdım.

Alacağınız televizyonu 10-15 yıl kullanacağınızı göz önüne alarak bence en beğendiğinizi alın. 10 bin lira daha pahalı bir model aslında aylık 80 TL daha pahalı. (10 yıldan hesapladım)
0
michael_knight
(09.05.24)
düz led aldım. bence oled gereksiz pahalı.
düz modellerden alabilirsiniz gayet. paranız çoksa alın tabii oled ama değmez bence.
0
jelly bear
(09.05.24)
cevaplar için teşekkür ederim. peki marka olarak hangisini önerirsiniz? önceki televizyonum samsung du fakat smart tv olmadığından donma kasma gibi bir problemim olmadı. şimdiki tv lerde böyle problemler var mıdır onu da bilmiyorum ama hangi tv nin kullandığı sistem daha iyidir?
0
🌸lrdrylgh
(09.05.24)
bence son yıllarda en iyi televizyonları philips yapıyor.
0
summerjam0306
(09.05.24)
düz modellerde karanlık sahnelerde çaprazdan izleyen kişi karanlığı grimsi görüyor. tam karşıdan izleyen siyaha yakın görüyor. ucuz olan modellerde bunu aklınızda bulundurun. minimum 65" almakta fayda var.
0
walter white kilikli
(09.05.24)
Yoğunlukla gece ve film izleme odaklı kullanacaksanız projeksiyon da alabilirsiniz
youtu.be

Fiyatları da uygun bir araştırın bu modeli isterseniz

İçinde dahili hoparlörü ve android işletim sistemiyle geliyor, yani smart tv özellikli
0
grimavi
(09.05.24)
(4)

Balık tutmak nasıl bir uğraş?

kukuleta
Ara ara sahilde oltayla balık tutanları görüp bi çekiliyorum mevzuya ama bilgi sıfır.Vakit var, ama nereden başlamak lazım? Farklı yemler, oltalar vb vb...Üsküdar sahil bana yakın mesela. Oradan hangi balıkları tutabilirim?Başlangıç için nasıl bir ekipman lazım?
Ara ara sahilde oltayla balık tutanları görüp bi çekiliyorum mevzuya ama bilgi sıfır.

Vakit var, ama nereden başlamak lazım? Farklı yemler, oltalar vb vb...

Üsküdar sahil bana yakın mesela. Oradan hangi balıkları tutabilirim?

Başlangıç için nasıl bir ekipman lazım?
0
kukuleta
(08.05.24)
Aşırı keyifli bir iş.
7-8 kişinin balık tuttuğu her yerde en azından bir tane balık malzemeleri satan adam olur.
Ona gidip öğrenmek istediğinizi söyleyin.

Oltayı olması gerektiği hale getirip size saatlik olarak kiralar ve nasıl yapılacağını gösterir.

Şimdiden uyarayım ki o dünyaya girince çoğu insan daha güzel olta, daha güzel misina, çapari, vs. almak için para harcar.
Rasgele.
0
michael_knight
(08.05.24)
micheal knight +1

ama şöyle de bişey var, acemiysen insanlardan biraz uzakta tutmaya başla. senin oltan diğerlerinkine takılır, laf etmeye başlarlar.
0
numlock
(08.05.24)
www.eksiduyuru.com

Aynı soruyu sormuş ve 6 ay önce balık tutmaya başlamış biri olarak cevaplamak isterim.
Daha çok başında ve pek bir şey de tutamamış biri olarak çok keyifli bir uğraş.

Bir bilenin yardımı işinizi çok kolaylaştırır. İhtiyacınız olan bilginin çoğu Youtubeda mevcut fakat uygulamak ilk başlarda zorluyor. Az da olsa bilen birinin yardımıyla çok daha rahat başlayabilirsiniz bu işe. Bilen biri çıkmazsa ekipmanınızı alıp , mağazalardan neye ihtiyacınız olduğunu sorup bilgi alabilirsiniz yardımcı olacaklardır, herhangi bir merada balıkçılardan da yardım isteyebilirsiniz. Ben yardım istediğimde kimse terslemedi. Herkes yardımcı olmaya çalıştı. 1-2 hafta bolca başlangıç ile ilgili videolar izleyin mutlaka. Kafanızda oturmaya başlayacaktır. Ekipman almak içinde acele etmeyin. Farklı disiplinleri de anlamak için lrf, spin , surf , dip gibi konuları araştırın.
0
Depik
(08.05.24)
Yaşlı işi, top sakal, balık kokan amcalar, akşam rakı bira, beyaz saç, kırışık kavruk ten. Bende böyle algı yer etmiş
0
hunharca ben
(09.05.24)
(7)

Tuketici cayma hakki

eja
Magazadan alinip acilip kullanilip begenilmediginde 7 gun icinde kosulsuz iade hakkimiz var midir?Konuya sebep olan bir adet supurge kullanildi suan 6. Gunu yarin sorun cikmadan media mrkt aldigim subeye iade goturebilirmiyim?
Magazadan alinip acilip kullanilip begenilmediginde 7 gun icinde kosulsuz iade hakkimiz var midir?
Konuya sebep olan bir adet supurge kullanildi suan 6. Gunu yarin sorun cikmadan media mrkt aldigim subeye iade goturebilirmiyim?
0
eja
(08.05.24)
mağazadan koşulsuz iaden hakkın yoktur. fakat mağazalar inisiyatif ile iade alabilirler. ama almaması yasalara aykırı değildir. git şansını dene. nakit iade vermezler de hediye çeki verebilirler.
0
jelly bear
(08.05.24)
hayır.
0
neden beni sevmedin
(08.05.24)
Mağazadan alınan ürünlerde cayma hakkı yok. Gördün, aldın.
İnternette cayma hakkı olmasının mantığı görmeden almak zorunda olmamız.

Sizin süpürgenin ambalajı açılmış, kullanılmış, haznesi toz dolmuş. Yeni bir müşteriye satılamayacak durumda. O ürün mediamarkt için artık çöp. Büyük ihtimalle iade almayacaklardır.
Yine de belli olmaz. Müşteriyi memnun etmek için iade alırlar belki.
0
michael_knight
(08.05.24)
Nedennnnn hayir ;( googleda hem var hem yok gibi bu cok uzduu konussamda tamam peki der kapatirim ya cazgir olamafdm bi turlu sgdhdjj
0
🌸eja
(08.05.24)
Neden mi hayır?
Çayma hakkın olmadığı için hayır.
Görerek alıp üstüne üstlük kullandığın ve içine toz girmiş bir süpürgeyi iade etmek sence ne kadar olası?
0
zimbirik
(08.05.24)
Soru anlaminda degil bir nayir nolamaz anlamindaki "neden"di acikcasi
Hic kedi kilina ise yaramadi ya bosa 35k verdik
0
🌸eja
(08.05.24)
Farklı uçları ekstra satılıyor bazı markaların. Özellikle kedi kılı, tüy gibi şeyleri toplayan başlıkları oluyor, iade edemezseniz ona bakabilirsiniz
0
zimbirik
(08.05.24)
(5)

hastanelerden kişinin muayene raporlarını istemek

hadeoradan
merhaba, bir kişiye ait hastaneleri arayıp, o hastanelerde olduğu muayenelerin raporuna isteyen herkes ulaşabilir mi?çok bilinir 3 hastaneyi arayıp muayene raporlarımı istedim. ad-soyad ve muayene tarihini verdim ve bana sorgu, sual olmadan yolladılar. bu normal bir şey mi?
merhaba, bir kişiye ait hastaneleri arayıp, o hastanelerde olduğu muayenelerin raporuna isteyen herkes ulaşabilir mi?

çok bilinir 3 hastaneyi arayıp muayene raporlarımı istedim. ad-soyad ve muayene tarihini verdim ve bana sorgu, sual olmadan yolladılar. bu normal bir şey mi?
0
hadeoradan
(08.05.24)
KVKK kapsamında kendi şirketinde çalışan kişinin kan grubunu bile kapalı şekilde kimlik bilgisi verilmeli ve sadece yetkili kişi görecek demişlerdi bu ilk kvkk çıktıgında, belki sonra değişmiştir.

muhtemelen boşluğuna gelmiştir paylaşan kişinin, malesef diyelim.
0
liberal
(08.05.24)
Bashekimlige yazi ile basvurulup sadece kendisine veriliyor evrak. isterseniz sikayet edebilirsiniz kvkk onayi almadan yaptilarsa ceza alirlar, veya onceden su kisiler ile belge paylasabilir diye mail telefon vermeniz ve bunu yine kagitta imzaniz ile beyan ederek yapmalisiniz
Ben bu sekilde yaptim a plus hastanede
0
eja
(08.05.24)
Normal değil.
Burası Türkiye, normal.

Hayal meyal hatırlıyorum büyük takımlarda oynayan veya birine transfer olmak üzere olan bir futbolcunun sağlık durumuyla ilgili bilgiyi telefon edip öğrenmişti sanki bir taraftar. Belki de sadece deneyip başaramamıştı.

Daha önce Florence Nightingale'den bazı belgeler talep ettiğimde çok titiz davranmışlardı. KVKK onayı vermediğim için belgeleri göndermemişlerdi, hastaneye bizzat gidip KVKK onayı verdikten sonra oradaki email adresine göndermişlerdi.
0
michael_knight
(08.05.24)
Devlet hastanesinde memurum bırakın belge paylaşmayı iki hasta yakını arasında bile bilgi paylaşamıyorum.
Mesela hastaya gelini bakıyor ya da refakat ediyor ama kızı arayıp durumunu sordu bilgi veremiyorum yasak.
Hasta yakınından öğrenin diyorum.
Ya da bilgim varsa ikisinden de o zaman bilgi veriyorum.
Belge paylaşmak çok ayrı bir şey asla vermem kimseye iki kardeşten birisi arayıp belge istemişse diğer aile fertlerine tek tek arayıp soruyorum şu kişi benden şunu istedi sizin bilginiz var mı? Vs.
Şikayet edilse ceza alırlar
0
kirmizipilotkalem
(08.05.24)
KVKK'nın ciddi cezaları var buna rağmen toplumdaki cezasızlık algısı yüzünden toplum iflah olmuyor. Normal bir şey değil suç.
0
doharkoman
(08.05.24)
(8)

Ozel hastaneye gitsem serum taktirabilir miyim?

sckxyss
Çok hasta değilim ama hafif ateş ve halsizlik var. Kendimi biliyorum, 4-5 günde gitmiyor bu. Önceden daha kötü durumda acile gittiğimde takılan serumun çok iyi geldiğini tecrübe ettim. Acile gitsem, bir serum yiyip kendime gelsem diye düşünüyorum. Mantıksız mi? Zararı var mi? Gideceğim hastane olduk
Çok hasta değilim ama hafif ateş ve halsizlik var. Kendimi biliyorum, 4-5 günde gitmiyor bu. Önceden daha kötü durumda acile gittiğimde takılan serumun çok iyi geldiğini tecrübe ettim. Acile gitsem, bir serum yiyip kendime gelsem diye düşünüyorum. Mantıksız mi? Zararı var mi?

Gideceğim hastane oldukça boş bir hastane, yani başka bekleyenlerin sırasını falan almış olmayacağım.
0
sckxyss
(07.05.24)
Takarlar.
Çok insan bunu yapıyor. Twitter'da doktorların bunu eleştirdiğini görüyorum ama tanıdığım doktor ve hemşireler kendileri de biraz halsiz kalınca bi serum takıyorlar. Hem kendilerine de etrafındakilere de.

Siz yine de gıcık bir doktora rastlarsanız diye bodoslama "serum takın" demeyin de "serum bana genelde iyi geliyor, faydası olur mu?" gibisinden sorun. Kesin takarlar.
0
michael_knight
(07.05.24)
Özelde serum takarlar. Doktorlar da alıştı gibi hastalsrın bu isteklerine. Ama serum eskisi gibi fayda etmiyor. Eskiden serumu yer, bir güzel uyur, uyandığımızda çok daha iyi olurduk. Şimdi ne serum uyutuyor, ne de içindeki ilaçlar iyi geliyor.
0
birşeylersoracağım
(07.05.24)
Serum dediğiniz şey tuzlu su.
Kendine serum takan doktorlar içine çeşitli vitaminler falan karıştırıyor kendi tercihlerime göre.
Bana serum takın diye giderseniz tuzlu su içip dönmüş olursunuz.
0
zimbirik
(07.05.24)
Parasını verdiğin sürece ya da özel sağlık sigortan kapsıyorsa neden takmasınlar? Önce bir de özeldeki doktorun muayenesi gerek diyerek onun parasını da alırlar. Özel hastanenin canına minnet. Ticarethane gibi işliyorlar.
0
nawar
(07.05.24)
serumun içinde özel bir şey yok ki. içine ateşin varsa parol, ağrın varsa arveles koyuyorlar.
serum taktırana kadar eczaneden bunlardan veya soğuk algınlığı ilacı al daha iyi.
0
my fault
(07.05.24)
Serum bir çok ülkede halsizlik ve kırgınlıklara karşı çözüm olarak kullanılıyor fakat buna hekim karar verir Ismarlama olarak serum takacaklarını sanmıyorum zaten böyle bir şey olmamalı da. Tıp ticarileştirilmemeli.
0
doharkoman
(07.05.24)
serumu keyfe keder yapmasalar bile iğne yaparlar ki aynı şey oluyor zaten. serumun içine ağrı kesici ateş düşürücü falan koyuyorlar direkt damardan bol miktarda alınca hızlı ve etkili şekilde iyi hissetirmeye başlıyor. iğne de aynı sebepten direkt damardan verince ağrı kesici ateş düşürücüyü hızlıca kendine getirtiyor. paracetamol, ibuprofen falan gibi klasik etken maddeler ama aldığınız şey özel bir şey değil yani eczaneden aldığınız grip ilaçlarında da bunlar var.
0
semaforo de medianoche
(08.05.24)
özeller parası ile herşeyi yapar, kokteyl derseniz onlar anlar
0
eja
(08.05.24)
(2)

Sakarya-Antalya Arası Gezi planı

Zima Blue
merhaba,kız kardeşimin düğünü nedeniyle önümüzdeki ay antalyaya gitmem lazım. düğün günü yol gidip sonra düğüne katılmak istemiyorum. 2 gün önceden yola çıkmak istiyorum ama antalya da konaklamak da pahalı. acaba diyorum bu güzergahta konaklayarak hem de gezerek 2-3 saat araç kullana kullana gitsem
merhaba,

kız kardeşimin düğünü nedeniyle önümüzdeki ay antalyaya gitmem lazım. düğün günü yol gidip sonra düğüne katılmak istemiyorum. 2 gün önceden yola çıkmak istiyorum ama antalya da konaklamak da pahalı. acaba diyorum bu güzergahta konaklayarak hem de gezerek 2-3 saat araç kullana kullana gitsem buraya. ama nereye uğramaya değer nerde kalınır gezilir hiç bilmiyorum.

var mıdır önerisi olan?
0
Zima Blue
(07.05.24)
Turistik bir yer olduğu için Antalya'da konaklamak daha ucuzdur.
Hem arabanız olacak hem de denize girilen sezon. Denize girilebilecek günleri Afyon'da sucuk yiyerek, Konya'da etli ekmek yiyerek harcamayın bence.
0
michael_knight
(07.05.24)
Gunlugu 13_15 bin tl de ev diyollar. Hem 20 aylik bir oglan da olacak yanimda denizden nefret eden. o yuzden o plan bana cok hitap etmiyor. tesekkur ederim yine de
0
🌸Zima Blue
(07.05.24)
(6)

Faydalı bir eğitim aldınız mı?

michael_knight
Birkaç saat veya birkaç günde verilen eğitimlerden bahsediyorum. Böyle bir eğitim aldınız mı? Çok faydalı veya çok faydasız mıydı?
Birkaç saat veya birkaç günde verilen eğitimlerden bahsediyorum.
Böyle bir eğitim aldınız mı? Çok faydalı veya çok faydasız mıydı?
0
michael_knight
(07.05.24)
datacamp.bogazici.edu.tr

iki gun cok iyi yukleme olmustu.
0
gule gule
(07.05.24)
ileri düzey excel eğitimine katılmıştım, çok faydasını gördüm. o eğitim olmadan kendim araştırarak, video izleyerek de öğrenir miyim? belki evet ama uzun zaman alabilirdi.
onun dışında 1-2 günlük çok eğitime katıldım, birçoğunun kalıcı bir faydasını görmedim. bir tek segem sertifikası almak için katıldığım eğitim dolu doluydu. diğerleri çer çöp
0
mustafakesekci
(07.05.24)
Yöneticilik programında bir eğitim aldim (uygulamalı bir egitimdi, ekip yönetimi icin) kendim hakkında çok şey öğrendim. Üzerinden bir sene geçti hala aklımda.

Onun dışında etkili sunum eğitimi de çok iyiydi Amerika'dan bir danışman tarafından verildi.

Bir de insights egitimi almistim. Onda garip olan insights sonuçları yesil/sari/kirmizi giderken 20 kisilik ekipte beni yüzde 70 kırmızı yüzde 40 sarı koydular kimse yeşil, mavi demedi :)

Design thinking eğitimi de aldım. Acayip güzeldi, iki gün boyunca sıfırdan bir ürün dizayn edip bütün design thinking metodlarini kullandık. Su an bile beyin firtinasi yaparken kullanıyorum hatta Amerika'daki ekipten randevu Alip "şöyle bir şey var, hangi metodlari kullanayim" diyorum.

Vallaha soru sayesinde son bir senede çok güzel egitimler aldığımı gördüm.

En kötüsüyse COVID dönemi olan genç lider programiydi. Normalde Avrupa'da hep beraber bulusup vs oluyor ama olmadi patladi. Hep onlinedi sunumlar falan kesinlikle aynı etki değildi. Oradan hiçbir şey hatırlamıyorum eğitim olarak misal.

Bir de filipinlilerle nasıl calisilir eğitimi almistim, kadının "bunlar her şeye pozitif yaklasir her şeyi yapariz der yapamayacak olsa bile" demesi hala aklımda. Harbiden oyleler :)
0
logisticsmanager
(07.05.24)
Almanya’da liderlik eğitimine katıldım. Aldığım en iyi eğitimlerden. Beni gerçek anlamda değiştirdi.
0
gabe h coud
(07.05.24)
Merhaba, mesleki eğitimler yıllar içinde çok faydalandıklarım oldu.
Şahsım adına aldığım en iyi eğitim, Şiddetsiz İletişim eğitimleriydi. Herkese öneririm. Kendime, hayata bakış açım inanılmaz değişti ve gelişti.
0
from where i ride
(08.05.24)
Cevaplar hep mesleki eğitimlerden geldi ama sorarken benim aklımda daha çok nefes eğitim, özşefkat, yoga, hızlı okuma vs. gibi konular vardı.
0
🌸michael_knight
(08.05.24)
(9)

Pazar alışverişi 430 lira tuttu

noxie
selam dostlar, pazara gittim az önce, 430 tl tuttu. akşam daha ucuz oluyor biliyorum ama şimdi gitmem gerekiyordu. sizce çok mu bu tutar?güncelleyerek yazıyorum. fiyatlarını hatırladıklarımı da ekledim.aldıklarım: 1 kg kuru soğan, otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) (10, 10, 10
selam dostlar,

pazara gittim az önce, 430 tl tuttu. akşam daha ucuz oluyor biliyorum ama şimdi gitmem gerekiyordu. sizce çok mu bu tutar?

güncelleyerek yazıyorum. fiyatlarını hatırladıklarımı da ekledim.

aldıklarım:

1 kg kuru soğan,
otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) (10, 10, 10, 20 = 50 tl buna verdim)
2 adet enginar (60 tl)
1 kg bezelye (35 tl)
1 kg kabak,
1 kg şeftali (40 tl)
yarım kilo erik (50 tl)
1 kg domates (25 tl)
1 kg biber,
1 kg salatalık (20 tl)
1 küçük yuvarlak sarı kavun (100 tl)

tüm pazarı almışım yuh
0
noxie
(07.05.24)
neyi ne kadar aldınız onu yazmamışsınız.

iki hafta önce enginarın tanesi 25 lira civarındaydı. 4 tane almış olsanız 100 lirası enginar yapıyor sadece.
0
inheritance
(07.05.24)
öncelikle kaçar kilo aldığını bilmeden yorum yapamayız. belki çoğu normal fiyatlıdır ama erik ve kavun toplam tutatı aşırı yükseltmiş olabilir. kalem kalem kıyaslama yapman daha doğru olur.
0
hrskrs
(07.05.24)
maydanozun tanesini kaça aldınız? bana uygun göründü bir tane kıvırcığa 50 tl veriyorum beylikdüzü pazarı çok pahalı ya.
benim pazarın pahalı olması öngörüm maydanoz endeksli

erik kilosu 100 lira burda yarım almışsınız kafadan 50 tl zaten
0
eja
(07.05.24)
İyi fiyata almışsınız.
Elbette her yerde her kalite ve fiyatta ürün var, az veya çok dememiz çok anlam ifade etmez. Ama ben dün 1 kilo erik aldım 295 TL'ye. Ama en güzel erikten.
0
michael_knight
(07.05.24)
enginar, şeftali, kavun zaten şu an pahalı şeyler. 200 lira sadece bunlar zaten.
diğer fiyatlar da uygun.
0
livaneli_kadir
(07.05.24)
ankara güncel market fiyatlarını veriyorum:

1 kg kuru soğan - 15 lira
otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) - her biri 9 lira
2 adet enginar - 50 lira
1 kg bezelye - 30 lira
1 kg kabak - 17 lira
1 kg şeftali - 30 lira
yarım kilo erik - 25 lira
1 kg domates - 28 lira
1 kg biber - 30 lira
1 kg salatalık - 20 lira
1 küçük yuvarlak sarı kavun - fikrim yok.
0
summerjam0306
(07.05.24)
şeftali ve bezelye olmadan 500 lira tuttu migrosta.

sizin elliye aldığınız demet yeşilliklerin tümü yaklaşık 80lira sanalmarkette.
bezelye benzer fiyattı ama sepete eklerken stokta kalmadı.
şeftali de benzer olsun.

600e varıyor yine de sizin listede online'da.
böyle kıyaslayınca bana makul geldi 430 tüm bunlar için.

hatta şöyle amme hizmeti olsun:
i.hizliresim.com
enflasyona hayıflanırız resim durdukça
0
biseysorcaktim
(07.05.24)
Sadece kavun ve eriğin mevsimi henüz değil bu yüzden çok pahalı, 2 hafta sonra fiyatlar daha da düşer, diğer fiyatlar normal geldi (aslında normal değil, her yerde aşağı yukarı benzer fiyatlar demek istedim)
0
Tutkun
(07.05.24)
burası normak gibi hocam, kavun ve erik şişirmiş burayı ama mevsimi olmadığı için bu fiyatlar normal.


daha doğrusu yeni normal yani, yoksa ot dediğin şey 10 tl uçuk tabi ama yeni normaller böyle maalesef. 50 liraya avokado alıyorum, 3 sene önce 7-8 tl ye alıyordum 10ar 10ar
0
kumandanim
(07.05.24)
(5)

tek başına japonya'ya gitmek

semaforo de medianoche
daha önce tek başına yurt dışı seyahatiyle ilgili soru sormuştum https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1579299/tek-basina-yurt-disi-gezisi şimdi daha spesifikleştirerek sormak istiyorum. tek başına japonya'ya gitmek sizce pişman olunacak bir hareket mi olur? açık ara en çok seyahat etmek istediğim yer.
daha önce tek başına yurt dışı seyahatiyle ilgili soru sormuştum www.eksiduyuru.com şimdi daha spesifikleştirerek sormak istiyorum. tek başına japonya'ya gitmek sizce pişman olunacak bir hareket mi olur? açık ara en çok seyahat etmek istediğim yer. çok merak ettiğim ve gezmek istediğim bir ülke ama çok uzak ve çok farklı bir kültür (beni cezbeden kısmı da bu aslında). bu ilk kez yurtdışına çıkan ve bunu da tek başına yapacak biri için önemli sıkıntılara yol açar mı?

bir de eylül-ekim gibi gitmeyi düşünüyordum ama bu uzakdoğunun iklimi değişik o mevsimlerde yağmur fırtınadan gezemezsin asla gibi bir şey olur mu?
0
semaforo de medianoche
(07.05.24)
ilk kez yurtdışına çıkan biri için Japonya'da pişman olmazsınız ama zor gelebilir. Tokyo'da bile İngilizce bildiğim halde yer yön bulmak zor olmuştu.

Uzakdoğuda genelde ekvatora yaklaştıkça ve muson iklimi altında kalan yerlerde hava sıkıntılı olabilir. Japonya'da hava kaynaklı çok sorun yaşamazsınız.
0
kaptan memo
(07.05.24)
Japonya'ya gidip bir hafta kalıp dönmek herhalde ucuzundan yapılırsa 100 bin TL civarında tutacaktır.
Bence önce 10-15 bin liralık 2-3 gecelik mesela Belgrad tatili yapın. Kendinizi bir sınayın.

Japonya'ya gitmedim ama çok az insanın İngilizce bildiğini söylüyorlar. Metro hatları çok karışık olsa gerek, alfabe bambaşka, kültür aşırı farklı.
0
michael_knight
(07.05.24)
Tek başına gidebileceğin en uygun yer.
Google maps iyi çalışıyor.
Metro alışınca kolay, çözersin.
Heryer de 7/11 falan var, yemek işi de problem değil.
0
durgunfoton
(07.05.24)
@michael_knight: yurtdışı seyahati bütçe ve zaman meselesi. ikisi de bende çok olmadığından belgrad'a gidip kendimi sınama fikri biraz lüks gibi. hiç görmediğim bir ülkeye tatile gidiyorsam 2-3 gün kalmak istemem bir kere. belgrad ve tokyo maliyeti kıyaslarsak uçak biletleri açısından 50k fark olacak evet ama kalma gezme masrafı çok farklı değil. yani tokyo'da 100'lük olacaksam belgrad'da da 50'lik olacağım o yüzden çok mantıklı gelmiyor. şartlara göre tokyo planından vazgeçip belgrad/balkanlar yapabilirim ama ikisi birlikte aynı yılda zor biraz.

@konusma: alfabe farklılığı o kadar sıkıntı olabilecek bir şey mi ya? yabancı dil olarak ingilizce biliyorum sadece zaten. yani fransa'ya gitsem de tabela falan okumak için translate kullanmam gerekecek. burada da google translate'in kamerasıyla hallederim çok sorun olmaz gibi geliyor bana. kaldı ki vazgeçersem alternatifim sırbistan orada da alfabe farklı.
0
🌸semaforo de medianoche
(07.05.24)
telefonuna esim indir, internetin olsun sıkıntı yaşamazsın japonyada. tek başında da gayet gezilir, güvenli bir ülke japonya. ben aralık ayında gezdim hava mükemmeldi, ben olsam ekimde giderim, yazın çok sıcak oluyormus üstüne high season daha pahalı
0
monicapp
(07.05.24)
(9)

Tv izlemek için koltuk vs. önerisi

sakince
Arkadaşım 6 ay yanımda kalacak, akşamları film falan izliyoruz. Açıkcası sandalyede rahat edemiyor. Bana şöyle pahalı olmayan şeyler önerir misiniz? armut tipi koltuk düşünüyorum ama o da yer kaplıyor ne biliyim onun şişme hali var mıdır veya hızlıca katlanacak vs.
Arkadaşım 6 ay yanımda kalacak, akşamları film falan izliyoruz. Açıkcası sandalyede rahat edemiyor. Bana şöyle pahalı olmayan şeyler önerir misiniz? armut tipi koltuk düşünüyorum ama o da yer kaplıyor ne biliyim onun şişme hali var mıdır veya hızlıca katlanacak vs.
0
sakince
(07.05.24)
bütçe ne?
0
numlock
(07.05.24)
taksitle almayı düşünüyorum.1000 lira altı bulabiliyorsak iyi ama diğerleri daha işlevselse piyasayı bilmediğim için birşey diyemiyorum.
0
🌸sakince
(07.05.24)
Sandalyelerin fiyatları 1000 TL civarında.
Bir koltuk aldıktan sonra sadece onu bir kamyonetin getirmesi ve bir işçinin sizin eve taşıması en ucuzundan 250 TL.

Sahibinden.com'da mahallenizdeki satılık koltuklara bakın bence. Güzel bir şey yakalayabilirsiniz.
0
michael_knight
(07.05.24)
poeng falan olabilir

ama ne kadar alan var, ne kadar bütçe var bunlar çok önemli
0
gurur
(07.05.24)
google'a en ucuz tekli koltuk yazıp, ucuzdan pahalıya doğru sıraladığımda baştan ikinci koltuk bu. bana rahat gözüktü

www.trendyol.com

bunun yorumlar daha iyi
www.trendyol.com
0
Fodera
(07.05.24)
@gurur alan bir koltuk sığacak kadar sıkıntı yok. Ama odamda fazlalık olsun istemiyorum yani katlayıp koyabiliyim.

poeng çok güzel öneri sırtı geniş.
@fodera oturmak için çok güzeller ama yaslanıp izlemek için sıkıntı olur.
0
🌸sakince
(07.05.24)
haklısın ama ben google tv koltuğu yazdım sen yazma, fiyatlar biraccık dudak uçuklatacak seviyede...
0
Fodera
(07.05.24)
şöyle br şişme koltuk nasıl olur?

www.hepsiburada.com
0
🌸sakince
(07.05.24)
tek kişilik yataklı koltuklar var. onlar süper oluyor o durumda.
0
gurur
(10.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.