Giriş
(13)

Borsadan hisse senedi alınca nasıl ortak oluyoruz?

ya ben lan neyse
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
ben bir şirkete 1/1000 oranında hisse yoluyla ortak olduğumda o şirket 1000 dolar kar etse bana 1 dolarını vermiyormuş. canı isterse temettü adıyla veriyormuş. e bu nasıl ortaklık? ben kardan pay almıyorsam neden hisse senedi diye bir şey var? ben o hisseyi neden alıyorum?
0
ya ben lan neyse
(11.05.24)
yani...
0
malheiros
(11.05.24)
kurallar öyle

zaten kar dağıtsa da şirketten para çıkışı olduğu için hissenin fiyatı sistemsel olarak düşürülüyor
0
bir soru sorcam
(11.05.24)
Ortak degil hissedar oluyorsunuz, adi ustunde hisse senedi - hissedar.

Ortak olsaniz sirket yonetiminde karar alma yetkiniz de olurdu.
0
sertac akin
(11.05.24)
Çok bilmiyorum ama şirket hissedarlara kar payı dağıtmıyorsa patrona da dağıtmıyor diye tahmin ediyorum.
Yani kazanılan paranın tamamını şirketi büyütmek için şirket içinde tutuyorlar.

Şirketin yarısının sahibi patron da bir kuruş almıyor bin liralık hisse sahibi de bir şey almıyor.
Öyledir herhalde.
0
michael_knight
(11.05.24)
temettu finansal tablolara bakılıp verilen bir şey. Buna da şirketin yönetim kurulu karar verir. Yani şirketin paraya ihtiyacı varsa sırf temettü vermek için temettü vermek demek geleceği satmak demek. Temettü çok onemliyse sürekli temettü veren sirketlerden hisse alınabilir. Misal benim çalıştığım şirket 100 yıldır her sene temettü vermiş.

Hissedar olmanın kuralları önceden belirli. Sizin mantığıniza göre şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi ama yapmiyor.
Siz ortak degilsiniz yani, share owner. Piyasada 10 milyon hisse varsa ve siz 10 milyonda bir hissenin sahibisiniz.

Neden aliyorsunuz? Ileride temettu oder diye, ileride hisse fiyati degerlenir diye. Başka bir şeyden alınmıyor.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
@logistic: aydınlandım resmen. yani temettü vermeyen şirketin hissesi aslında deniz kabuğu gibi bir şey. sadece kendi aramızda "bu da değerliymiş meğerse" diye ortak karar verdiğimiz bir şey doğru mu?
0
🌸ya ben lan neyse
(11.05.24)
Temettü dağıtmak yönetim kurulunun keyfine kalmış birşey.
Edilen karı şirkette tutup yatırımda kullanmayı tercih ederler genelde. Böylece şirket büyür. Senin hissen de daha çok para eder.
0
parka
(11.05.24)
Yok aslında o kadar basit değil. Şöyle ki sizin dışınızda aslında şirketin elindeki kapitallere vs bakarak da şirketin piyasa değerinin olup olmadığına bakilabilir.
Misal bugün koç şirketinin hissedi düşse 100 milyon lira olsa; bu koc'un değeri bu mu demek? Ya da Yükselse 100 milyar dolar olsa bu mu demek? Birincisinde şirketin karina, cash flowuna, elindeki malzemelere bakarak ucuz olduğu soylenebilir. Ikincisinde de bunlarla alakasız piyasa fiyati denebilir. Misal tesla'nin fiyatinin şirketin elindeki fabrikalar, inventory, cashflow hiçbir şey ile alakası yok. O tamamen sizin dediginiz "beyler Tesla çok iyi hisse" diyip yükselttiği bir fiyat.

Misal sirketler satilirken de bu piyasa fiyatı olmuyor her zaman. Misal bugün nvidia almak isteyecek biri tabiki 3 trilyon dolar ödemeyecek.

Bu arada şirketin hisse değerini etkileyen çok şey var ama evet sizin benim gibi insanlarin psikolojik fiyatlamasi var. Ama tabiki büyük oyuncularin yaptıkları asıl bizi yonlendiriyor.

Bu arada temettu vermeyen hisse kötüdür denemez. Misal teknoloji şirketleri yeni vermeye başladı çünkü hayvan gibi para birikti. Ama vermeyen sirketin finansal tablolarina bakmak lazım. Şirket gelen parayı kendine yatırıyorsa ve bir planı varsa neden olmasin? Ha sirket temettu verememe sebebi hayvan gibi operating expense olduğundan zarar edecek olmasiysa bu noktada şirketin iyi yönetilmedigini anlayabiliriz.

Yani aslında deniz kabuğu değil. Misal bugün temettü vermeyen ama füzyon enerjisini planlayan sirket sizce deniz kabuğu mu? Yoksa belki de gelecekte çok değerli olacak bir hisse mi? Misal kontrolmatik yeni veriyor galiba ama vermiyor diyelim.
2021 yılında 10 bin lira kontrolmatik alsaydıniz (1100€) su an elinizde 163bin lira (4674€) olacakti. Buradaki sebep sizin ne düşündüğünüz değildi, firma hayvan gibi iyi yönetilen, geleceği iyi olan, çok iyi yatırımlar yapan, finansal açıklamalari iyi olan bir firma. Kısacası deniz kabuğu değil yani, siz olmasaniz da bu firma başarılı olurdu ama belki de hisselerini satması ile yarattığı kapital sayesinde iyi yatirimlar yapti ve hisse fiyati daha da artti haliyle win-win oldu.
0
logisticsmanager
(11.05.24)
borsadaki hisseler adi hisseler. bir de bunların imtiyazlıları oluyor. kurucu hisseler gibi. işte onlar asıl ortaklığa eşit hisseler fakat artık bu hisseleri görmek zor. borsamızda sanırım 3 hisse bunu sağlıyor, gerisi adi hisse.
0
false pretension
(12.05.24)
Hisse alınca gerçekten o şirketin sahipliğinde bir pay sahibi oluyorsunuz. Tabi büyük ortaklarla veya nitelikli hisse sahipleriyle aranızda farklar var ama genel kurulda oy hakkınız vs de oluyor. YK üyesi, %5'ten fazla pay sahibi ortaklar, A imtiyazlı hisse sahipleri ve sizin gibi borsadan hisse alanların hepsi kelime anlamıyla ortak ama hukuki anlamda, hak ve sorumluluklar anlamında farklılıklar nüanslar var. O yüzden kabaca ortaksınız, bunda bi yanlışlık yok.

Asıl sorunuza gelince: Adı üstünde şirket. Kendi tüzel kişiliği var. Diyelim biriyle ortak market açtınız. Yıl sonu geldi, kar etmişsiniz. Karı şirketten çıkarıp kendinize almak yerine, yandaki dükkanı da alalım, ya da biraz fazla mal stoklayalım, şirkete bi araba lazım veya önümüzdeki dönem riskli, şirketin kenarda güvencesi olsun mevduata ve dövize koyalım vs vs diyebilirsiniz. ya da şirket zarar da edebilir, o zaman eğer şirketin ihtiyacı yoksa şirkete ek para koymanıza gerek olmayabilir, içerideki parayla karşılarsınız. Aynı mantıkla, temettü (kar payı) dağıtmak da şirketin duruma göre vereceği bir karar. Şirket 100X kar ettik ama 20X'i dağıtalım, kalan 80X'le yeni fabrika yatırımı yapalım diyebilir, borç ödeyeceğiz diyebilir vs. Bunlar şirketin stratekik ve finansal kararlarıdır. Kar payı dağıtma kararı verilirse tüm diğer pay sahipleri gibi siz de sahipliğiniz oranında alırsınız. Ömer Koç da kar payı dağıtma kararı almayan şirketlerden temettü almıyor, siz de hisse sahibiyseniz siz de almıyorsunuz. Anormal bir durum yok.
0
perferil
(12.05.24)
Hissedar olmanın kuralları>
hissedar olmak ortak olmak zaten, ortaklık dediğimiz şey bu. sözlükteki teknik anlamının dışında bir hissedarlık nasıl oluyor. adamlar bunu soruyor. bir dükkana ortak olup, sermayesine para koyup* nasıl gerçek hissedarlar gibi aylık kazançtan bir meblağa kendi namıma el koyamam. soru bu.
yönetim kurulu için kurallar farklı, bu anlaşılabilir de.

şirket zarar ederse de sizden para istemeliydi> hissedarın parası zaten eriyor?
hangi şirket zarar edince hissedarlardan zarara mukabil para istiyor, sermaye mi artırıyor. rutin kazancından mı ödüyor. 2si denk şeyler mi
örnek: aylık 50 liralık iş yapıyor ve para kazanıyor. bunun haricinde 100 liralık kredi alıp yatırım yaptı ve o işi batırdı. batmasaydı kendi kendini öderdi*. şimdi 100 lira kredi borcunu gerçek hissedarlar cebinden mi ödeyecek.

ortak degilsiniz yani, share owner> arkadaşlar hadi doğruyu söyleyelim, paydaşlarının gönüllü savunusunu yaptığı bir sanal ve hülyalı ortaklık icad edilmiş. bana para ver, spkda fazla fazla kıymet biçilsin, ben de kolayca kredi bulayım= borsa.
buna da adi hissedarlık ve imtiyazlı hissedarlık gibi bir şekilde kıvam vermişler

ileride hisse fiyati degerlenir diye> gerçek hissedarlar cebine harçlık da koyuyor. hatta borsadan toplaya toplaya bir şirketin 50%+ hissesiyle sahibi olanlar var. sanaldan gerçek ortaklığa geçiş oluyor demek ki.

son bi deney yapalım. birisi A şirketinin 4% ortağı olsun borsa üzerinden. temettü de vermiyor. 10 sene para kazansın şirket. 11. sene batsın. gerçek ortaklar çocuğunu okul ayağına ingilterede tatil yaptırtmışken 4%lük ortağımızın elinde ne var
0
lambırcek
(12.05.24)
şirketin zararına ortak olmuyorsun diye bir durum yok
şirket kapanıyor hiçbir hak iddia edemiyorsun
ya da bedelli sermaye arttımınında cebinden para çıkmak durumunda
0
bir soru sorcam
(12.05.24)
"Doğuş grubu, geçen yıl, yine yasal ve meşru olan ‘vergiden kaçınma’ amacıyla Doğuş GYO’yu @dogusotomotiv’e sattılar.

Elbette bu işlemin bir diğer amacı da borsadaki ortaklarıyla kârı minimum derecede paylaşmaktı."
x.com

:ddd
ortak oluyoruz kardeşim aynen
0
lambırcek
(23.05.24)
(4)

istanbul'dan atina'ya arabayla gidilir mi?

mr.goodcat
12 saat falan gösteriyor. sabah erkenden çıkıp araçla gidilir mi sizce? bir yerde kalınmadan direkt. tek şöför. yollar falan nasıl? mantıklı mı?planda selanik'e kadar gidip orda gezip gelmek vardı ancak atina mı yapsak deniyor da.ilk giderken bir yerde kalınmayacak. dönerken konaklaya konaklaya dönü
12 saat falan gösteriyor. sabah erkenden çıkıp araçla gidilir mi sizce? bir yerde kalınmadan direkt. tek şöför. yollar falan nasıl? mantıklı mı?

planda selanik'e kadar gidip orda gezip gelmek vardı ancak atina mı yapsak deniyor da.

ilk giderken bir yerde kalınmayacak. dönerken konaklaya konaklaya dönülecek.
0
mr.goodcat
(11.05.24)
Sınır kapılarında kaybedeceğiniz zamanı ve molaları hesaplarsanız 12 saate girmek imkansız. Şoför iyiyse gidebilir ama pert olur.
0
kimlanbu
(11.05.24)
Biraz yorucu olur ama gidilir. O tek şoför kendine güveniyorsa, gençse halledilir.
Ama tabi gümrükte normalin ötesinde bir bekleme olursa (mesela 2-3 saat) o zaman bir yerde konaklamak gerek. (Ben iki şoför olarak yapmış ve aşırı yorulmuştum.)
0
michael_knight
(11.05.24)
Ben yaptım bunu. Hafta içi giderseniz gümrükte çok beklemezsiniz bence. Ben hiç dinlenmeden geldim istanbula kadar hatta alexandrapoli’de durdum yemek vs yedim tekrar devam ettim. Yalnız bu noktada araba çok önemli. Ben üst segment bir arabayla seyahat ettim ama egea kıvamında arabaysa bunu gerçekleştiremezsiniz çok yorar.
0
Boris
(11.05.24)
Biz gittik üç kişi ama Selanik aktarmalı gittik bir gece konakladık, arada başka yerlere uğradık vs.

Direkt gidilir mi gidilir elbette ama en az iki şoförle ve c sınıfı ve üstü bir araçla yapmanızı tavsiye ederim.

Yollar güzel, hız sınırı çoğunlukla 130 km, bazen 5-10 km'de bir, bazen 20-30 km'de bir gişeler oluyor kart veya nakit ödeyebiliyorsunuz.
0
chicha_v2
(11.05.24)
(33)

hayatim kaydi...

jacoba benzer jojuk
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okul
Arkadaşlar, ben 27 yaşındayım. Geçen sene ulkenin en iyi universitelerinden birinde Elektrik Elektronik Mühendisliğinden mezun oldum. Şu anda İtalya'da yüksek lisans yapıyor, aynı zamanda İtalya'nın en büyük holdinglerinden birinde part-time olarak gömülü sistem mühendisliği işiyle uğraşıyorum. Okulum yemeğimi içmeğimi, ulaşımımı karşılıyor, üstüne bir de yılda 5500 euro harçlık veriyor. Part-time çalışsam da, maaşım aylık 1100 euro ve İtalya koşullarında bu çok iyi bir rakam. Her şey yolunda gibi görünüyor, değil mi? Aslında harika bir hayatım olması gerekirken, hiç bu kadar intihara yaklaşmamıştım. Bunun sebebi tamamen aç gözlülük, aşırı kazanma hırsı ve kumarbaz dürtülerim.

Hikayemi biraz geriye sarayım. 2020'nin sonlarında Ukraynalı çok güzel bir kız arkadaşım vardı, o bir dis hekimiyken ben hâlâ öğrenciydim ve bu zoruma gittigi icin ilk defa hayatimda gelir elde etmenin yollarını aramaya baslamistim. Korona krizini fırsata çevirip, online sınav ve ödev yardımı yaparak iyi paralar kazandım. Paranın tadını aldıktan sonra duracak değildim ya; nasıl daha çok kazanırım diye araştırmalar yaparken kripto paralarla tanıştım. İlk başlarda herkes gibi kaybettim. Saçma sapan al-sat işlemleriyle paramı eritiyordum. O sıralar kaldıraçlı işlemlerle tanıştım ve tüm yatırımımı kaybetmem sadece 10 dakika sürdü. Sonra oturup işin ilmini öğrenmeye başladım. Temel analiz, grafik analizi, haber analizi... Günlerce, haftalarca bu konularda kendimi geliştirdim. Bir yandan çalışmaya devam ediyordum. Yaklaşık 1000 dolar gibi bir sermayem birikince piyasaya yeniden girdim. Ama artık spot kesmiyordu, kaldıraçın zehrini bir kere almıştım çünkü. Mahvolmuş bir psikoloji, uykusuz geceler, istahsizlik ve hayalet gibi günler geçirdikten sonra, kaldıraçtan kazansam ne olacaktı ki? Sermayem yine erimişti. Sonra kaldıraçtan tövbe ettim, daha çok çalışıp bir süre sonra tekrar 1000 dolar civarı sermaye edindim. Spottan doğru yatırımlarla sermayemi biraz artırdım. Sonra gem coin avcılığına başladım ve doğru stratejilerle uzun vadede çok büyük kazançlar sağladım. Para arttıkça borsa dışına alıp araba satın alarak realize ediyordum. Prime zamanıma ulaştığımda yaklaşık 300 BNB'm ve 2 arabam vardı. Öğrenci halimle aylık en az 2 bin dolar harcıyor, lüks bir hayat yaşıyordum. Ta ki gem coin piyasalarında hacim ölene kadar. Fiyatlar kımıldamamaya başladıkça benim sabrım tükeniyordu ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu. Kaldıraçın zehri tekrar etkisini göstermeye başlayınca, kazandığım her şeyi yeniden kaybettim. Bir bağımlı gibi davranıyor, her kayıp sonrası telafi etme çabalarıyla daha da çok kaybediyordum. Her şeyimi kaybedene kadar durmadım tabii ki. Arabaları sattım, onları da kaybettim. Sonra yine tövbe ettim, biraz huzura kavuştum; okuluma odaklanıp mezun oldum ve İtalya'ya geldim. Burada her şeyin normal ve harika olması gerekiyordu ama ne maaşımdan ne de bursumdan tek kuruş harcayabiliyorum, çünkü bu bataklığa yeniden battım. Varlık içinde yokluk çekiyorum. Üstelik artık bankalar da bana çocuk muamelesi yapmıyor; 200 bin TL kredi kartı limiti ve 100 bin TL kredi bir anda veriliyor. Tabii ki onları da kaybettim. Sacma sapan igneler, binance botlari, girdigim islem yonunun tersine haber gelmesi hep beni buluyordu. Zaten hep oyle olurdu... Hep oyle derler...

Şu an borçlarım var. 5500 euro bursum yattığında borçlarımı kapatacaktım, ancak 5500 euroyu da kaldıraçla iki günde kaybettim ve borçlarım yüzünden ortada kaldım. Mecburen ailemle konuştum ve yer yerinden oynadı. Çünkü daha önce defalarca söz vermiştim ama kayıplarım hep kazandıklarımdan fazlaydı. Borçlara daha önce hiç bulaşmamıştım. Cok kotu durumdaydim. Canım annem altınlarını satıp borc verdi, kredi kartı borçlarımı ödedim. Artık sadece 11 ay kredi taksidim kalmıştı. Sadece 11 ay sıkıntıya katlanacaktım ve sonra her şey bitecekti. Ama dayanamadım; annemin ödediği borçlardan acilan limitle tekrar girdim ve yine kaybettim. Bu utancla yasayamiyorum

Şu an hiç param yok, yuklu borcum oldugu gibi duruyor ve artık aileme de söyleyemem. Hayalet gibi yaşıyorum, yemek yemiyorum, okula gitmiyorum. Bu utançla yaşayamıyorum ve intihar etmek istiyorum. Birkaç kez çok yaklaştım ama cesaretim olmadı. Ama yüksek bir yerden atlamak ya da kafama sıkmak gibi anlık fırsatlar elime geçerse, ne kadar düşünürüm bilmiyorum. Bunun sebebi, artık bir çıkış yolumun olmadığını düşünmem. Üç gün sonra maaşım yatacak, ancak kredi kartı borcum 165 bin TL, ek hesap borcum 35 bin TL, kredi taksidi 13 bin TL. Anneme de 65 gram altin... Bunları nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum, nasıl bir strateji izlemem gerektiğini de bilmiyorum. Henüz öğrenci olduğum için çalışma iznim 20 saatle sınırlı, o yüzden ek iş de yapamıyorum. Belki burada bana yol gosterecek yada motivasyon saglayacak birileri vardir. Hicbir sey cikmasa en azindan mevcut durumda en az aci ve izdirapla bu borclari nasil bir sistemle odemem en mantiklisi bununla ilgili bir plan onerisi sunacak olanlar vardir. Cunku ben isin icinden cikamiyorum... Muhtemelen beni aşağılayacak, küçük görecek, hakaretvari konuşacak insanlar da olacaktir. Onlara peşinen söylemek istiyorum, insan kınadığını yaşamadan ölmezmiş. Umarım sizin başınıza gelmez. Kumar o kadar kötü bir şey ki, uyuşturucudan kötü. Allah düşmanımın başına vermesin.
0
jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Geçmiş olsun. Üzülmeyi kesip bunu bir hastalık olarak görüp tedavisine başlaman lazım.
0
parka
(09.05.24)
Ricky gervaisin dizisinde İntiharı bir çeşit süper güç gibi görünüyor istediğini yapıyordu. Bu vakte kadar istediğini yapmışsın kanki zaten, borç yaptın diye niye tribe sokuyorsun kendini. Hayatının dibini arıyorsan eğer daha yaklaşmış bile değilsin emin ol. Para alt tarafı ödenir. Bu noktada kumar bağımlıları yakınlardan aileden destek alır sonra ödemez, hala keyfine bakar. Kimisi de gider psikiyatriye tedavi görür, gider bankaya borçları yapılandırır. Şımarık kalmaya devam etmek de senin seçimin, ağlayıp intihar etmek de, yetişkin gibi sorumluluk almak da. Keyfine göre. Kimsenin umurunda değil açıkçası ailenden başka senin dertlerin. Yanımda olsan iki tokat atardım kendine gel diye. Benjm yerime sen yap
0
hasmetizm 2046
(09.05.24)
Sağlığına kavuşursan ödenmeyecek borç değil.
0
parka
(09.05.24)
kapatılamayacak büyük bir borcun yok, yapman gereken çok kolay ve çok açık bir şey var sadece, kaldıraçlı işlemlerden ve borçlarını kapatana kadar genel olarak investment'tan uzak durmak.

sonra da her ay ne kadar biriktirebiliyorsan sp500'e at.
0
king lizard
(09.05.24)
Yani üzülsem de hasmetizm'in direktligi size lazım gibi. Çünkü hastasiniz ve canım cicim olur halledilir ile olmaz sizin işiniz.

Burada kim size ne derse boş çünkü zaten bu yollardan 50 kere geçip 51.ye çıkış ariyorsunuz. 52 olmama ihtimali düşük. Bence olay borç nasıl ödenir değil siz nasıl hastaliktan kurtulursunuz, doğru soru bu olmali.

Borç ödenir, ben burada bunun kaç katı borcu olanlar okudum ki eski paralarlaydi. Ama siz duzelecek misiniz? Okuduklarimdan onu göremedim pek.

Okurken streslendim.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
tedaviye basladim ancak bu uzun vadeli bir cözüm. zaten kaybedecek hic param kalmadı ve uzunca bir süre de olmayacak. borc gelirlerimin cok üzerinde nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum ama teşekkür ederim görüşleriniz icin.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Durumunuzu anlatan bir e-postayı yakınınızda hizmet veren psikiyatristlere gönderin.
5 yıl sonra ödemek üzere seans talep edin, yardım isteyin.

Profesyonel yardım almadan değişmeniz mümkün görünmüyor.
Bunun bir hastalık olduğunu kabul edin. Grip bir insan burnunun akmasını nasıl engelleyemiyorsa siz de kumarı engelleyemiyorsunuz. Bunu düşünerek sorumluluk hissinden kurtulun demiyorum, tedavi olmak için acele edin diyorum.

Maddi olarak altından kalkamayacağınız bir durum değil. İyileşince halledersiniz. Özellikle de Avrupa'da 3-5 maaşlık bir borcunuz var. Halledilir.
20-30 maaşlık borçlar bile hallediliyor, o kısmına çok takılmayın.
0
michael_knight
(09.05.24)
Bir tane sorunun var, başka da bir sorunun yok. Kumar bağımlısısın ve bundan kurtulana kadar ucu kumara çıkan her şeyi bırakmalısın. Bu tekrar ettiğine göre basit tavsiyelerle bırakabileceğin bir şey gibi durmuyor. Profesyonel destek alman lazım. Kumar bağımlılığı konusunda destek veren dernekler, kurumlar mutlaka vardır. Onları araştır.

Kumarı bırakabildiğin takdirde gayet güzel bir hayat var önünde. İntihar mintihar sakın düşünme. Çaresiz bir durumda değilsin. Kumarı bırakıp mevcut borçlarını eritmek için bir süre zorluk çekeceksin. Sonrası için mesleğin var, ailen var vs vs.

Kumarı bırak. Başka bir şeye odaklanma. Senin ana sorunun ailene karşı olan utancın, kendine karşı özsaygını yitirmen, bu borcu nasıl öderim derdi vs asıl sorununun komplikasyonları. Kumar bağımlılığı sorununu çözünce onlar da hallolacak. Kumar bağımlılığına odaklan.
0
perferil
(09.05.24)
olan olmuş, biz de gençken az bok yemedik. totalde borcun ne kadar delikanlı? her ay totalde ne kadar ödeme yapman lazım onu de sen bana?
0
numlock
(09.05.24)
Bir daha en ufak bahis, iddia dahi oynamayacagina dair kendine yemin etmekle basla ve asla oynama.
Yaz geliyor okulun bitmek uzeredir. Sana receteye mavi yaka, beden isi yaziyorum. Bulundugun ulkede bulabilirsen kacak gocek ya da Turkiye'de gunde en az 10-12 saat fabrika, insaat, mutfak isinde calisman lazim tatil boyunca. Ki hem helal yoldan para kazan ama asil onemlisi paranin, emegin degerini ogren. En buyuk terapi budur, odanda 4 duvar arasinda durur, surekli dusunur, stres yapip, pc'ye telefona gomulursen kafayi yersin. Isten geleceksin kafayi devirip sizacaksin, sonra ertesi gun 5'de kalkip gene isine gideceksin yaz boyunca. Bunu uygula duzelmezsen gene sorarsin.
0
freedonia
(09.05.24)
evet ozellikle ailemin de artik sabri kalmadi ve kahroldular. son kez yardim eli uzattilar ve bunda da onlari dinlemezsem bir daha onlara ulasmamam gerektigini ve artik benden vazgececeklerini soylediler. ben de son kez soz vermistim ama nasil oldugunu bile anlamadan kendimi kaybedip yine bu boku yedim. onlari da kandirmis oldum. artik kesinlikle soyleyemesem de bunun utanci ve kahri beni mahvediyor. ozellikle onlarin da ekonomik olarak iyi durumda olmadigini bildigim icin...
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
iki sey soyleyecegim. biri duymak istemeyecegin biri duymak isteyecegin.

1. kaldirac, coin falan zehir degil. maalesef o zehir senin icinde. hirsini, benligini tetikleyen boyle seylere karsi zaafin var. borctur odenir, biter ama yarin obur gun alkol, kumar, iddaa bagimliligi olarak geri donebilir. oncelikle bu hirsini, sevkini, enerjini dogru seylere kanalize etmesine ogren.

2. daha 27 yasindasin. gencsin. borc, harc, hatalar elbet yapilir. bunlar duzelmeyecek seyler degil. onunde kocaman bir hayat var. hala herseye sifirdan baslayabilirsin. her hafta kemoterapiye giren yada diyalize giren bir hasta oldugunu dusun. tatile gidemiyorsun, calisamiyorsun, gelecek plani yapamiyorsun, gunbegun eriyorsun. cok sukur oyle bir durumun yok. hersey duzelir.
0
dokunmakalbime
(09.05.24)
@numlock yazida da belirttigim gibi aylik 13k kredi taksidi odemesi, bu aya toplam 140k kredi karti borcu, 35k da ek hesap borcu var. gelirim 1100 euro.

@freedonia hocam zaten calisiyorum sabahin 6'sinda kalkip ise gidiyorum ama gelirim borclari kapatmaya yetmiyor.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
Öncelikle diğer herkesin dediği gibi kumarı bırak. Sen yatırım adı altında kumar oynuyosun. Yatırım yapmak, paradan para kazanmak bu değil.

Psikiyetrik tedaviye ve psikoterapiye ihtiyacın var sanırım. Online psikolog dolu her yer.

Sen iyi ol her şey düzelir. Bu cümle sana ne kadar inandırıcı geliyo ne kadar samimi geliyo bilmiyorum ama ben çok samimi söylüyorum. Sen sağlıklı oldukça para kazanılır, ki sen gayet güzel eğitimli birisin.

Borçlar da gerçekten kendini bataklıkta hissedeceğin boyutta değil. Asla ödenmeyecek rakamlar değil.

Öncelikle kredi kartı ve nakit hesap borçlarını her ay asgari tutar ödeyerek ilerle. Kredi borcunu da bankayı arayıp yapılandır. ayda 13 bin değil de ayda 7-8 bin olacak şekilde vadeyi uzatsan daha iyi olur. borçlu olduğun bankalar Türkiyede değil mi?

Sen kumar oynamaktan kararlı bir şekilde vazgeçersen ve elindeki parayı sadece borçlarına ödemek için kullanırsan bu yolla ödeyebilirsin.

elinde ekstra para kalırsa onu da hemen bankadan gram altın almak için kullan. Bu arada annene vereceğin para da birikmiş olur. Yani elimde 100 euro kaldı hemen onu da katlamaya çalışayım deme sakın.

Zaten mezun olduğunda daha yüksek maaş alırsın. o maaşınla da yatırım danışmanlığı hizmetini profesyonellerinden alarak değerlendirirsin. sen kendi kendine yapmaya çalışınca kendini durduramıyorsun anladığım kadarıyla.

bir de bence kendine öğrenci bütçesi ile takılınacak ortamlar bul. mesela lüks mekanlara gitmeye çalışacağına öğrenci arkadaşlarınla öğrenci mekanlarında takıl. Gidip de saçma sapan insanlara özenme.

Kendini iyileştirecek olan sensin. Kendine bu kötülüğü yapmayı bırak. Önünde çok güzel bir hayat var bunun farkına var bir an önce ve kendine acımayı da bırak. zavallı falan değilsin. zaaflarını kontrol etmeyi öğrenmelisin sadece.
0
turuncu tonlarda
(09.05.24)
7 senedir kripto borsasının içindeyim, kazanırken yatırımcısın, kaybederken kumarbazsın..böyle iki yüzlü bir şey bu para, adamı vezir de eder rezil de.

sizin durumunuza gelelim, ne kumarbazsınız ne yatırımcısınız..sorun bağımlılık, dediğiniz gibi yatay seyreden piyasada volatileye alışmış bünye için durmak çok zor. bu kadar kaybın açıklaması da plansızlık olabilir sadece. bu plansızlığın sebebi de denildiği gibi içinizdeki zehir yani başka işle uğraşsanız da işin ucuna gidip batma noktasına getirecek, bu zehri yönetebilmenin yöntemlerini arayın +1

borç kısmı denildiği gibi halledilebilecek seviyede insanlar cep telefonundan aranmayla 15-20 maaş dolandırılıyorlar, asgari ücretle çalışmalarına rağmen beden gücüyle ödüyorlar.

kripto borsasında spotta kalabilmek için kaldıraçlı işlemlerde trade yapmak gerekebiliyor yoksa %15 karla spotu bozup büyük yükseliş kaçırılıyor. bunu yaparken de futures'da anaparanın %10'unu geçmeyecek bakiye bulundurmak, pozisyona futures bakiyesinin %20'sinden fazla girmeyek(likidite tutmak) ve yüksek kaldıraçtan(4x+) kaçınarak yapmak lazım, başlarda belki daha düşük yüzdelerle. ve tabii ki en önemlisi borç olmayan parayla yapmak.
0
gule gule
(09.05.24)
Öncelikle hayatınızın kaydığı yok endişelenmeyin.

Ancak upuzun yazınızın hiçbir yerinde "bu sorunumla ilgili olarak bir uzmana başvurup terapi süreci başlattım" gibi bir şey göremedim.

"Ve artık adrenalin ihtiyacımı karşılayamıyordu." demişsiniz. Siz bir şey kazanmaya ya da geleceğinizi kurtarmaya çalışmıyorsunuz. Siz kumar da oynamıyorsunuz, oyun oynamak gibi bir niyet göremedim ben. Siz sadece heyecan peşinde koşuyorsunuz. Şu an yaşadığınız bu çöküntü bile sizin için bir çeşit heyecan anlamına geliyor olsa şaşırmam. Finansal piyasalar kazansanız da kaybetseniz de bir "zehir" değil. İsterseniz yastıkla adam boğabilirsiniz. Bu yastığı tehlikeli bir şey yapmaz, sizin davranışınız tehlikeli olur. Sizin yaptığınız daha çok sosyal medyada gökdelenlere tırmanıp, binaların çatılarında sağa sola atlayarak video çeken insanlarınkine benziyor. Ancak ekstrem sporlarla uğraşan insanlar için ölüm-kalım çok daha somut bir kavram olduğu için muhtemelen onlar sizden daha tedbirli ve eğitimlidir.

Çok açık konuşacağım, normalde insanlar çok sık şekilde birilerine bir psikiyatri uzmanına danışın diye öneri veriyor ama sizinki böyle sıradan bir senaryo değil, bu kapsamda düşünmeyin.

Gidip bir psikiyatriste danışın. Bütün bunlar hiç normal değil, sözü uzatmanın çok anlamı yok. Hayatınızın kaydığı falan yok, ancak eğer bu durumu bir psikolojik bir rahatsızlık olarak görüp önlem almazsanız kayacağı kesin. Şu aşamada çözülmeyecek bir sorun yok.
0
akhenaten
(09.05.24)
Şirketinizden avans isteyebiliyorsanız borçlarınızın bir kısmını yatıştırabilir ve ödeme yaptıkça limit düşümüne giderek süreci toparlayabilirsiniz. Kredi taksidiniz aylık ücretiniz karşısında çok bir meblağ değil. Borcunuz rakamsal olarak büyük değil fakat öğrenci bir insan için hayli fazla. İntiharı aklınıza getirmeniz bile saçma bu durumda. İntiharın arkanızda bırakacağı enkazı düşünün sizi seven insanlar için. Yakın bir arkadaşınız varsa durumu iyi olan ufak miktarda kısa vadeli borç alarak ailenizi haberdar etmeden üstesinden gelebilirsiniz. Bankalarınızı arayarak adres değişikliğini yapın ve ailenizin olduğu adres olmadığına emin olun bu durumda aileniz haberdar olmaz ve sizi daha kötü bir buhrandan uzak tutar. 1 seneye kalmaz ben bu düşünceye nasıl kapılmışım diye hayıflanırsınız. Hayat böyle maalesef. Ben 26 yaşında -560bin ile başladım hayata ve şu an + olarak çok daha fazlasına sahibim. Riskli işlerden uzak durun yaptığınız şey ile aylık kazancınız 20bin euro olsa bile aynı durumu tekrar edersiniz. Bir uzmandan destek almayı en önceliğiniz yapın. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değiyor.
0
odiyus
(09.05.24)
Bu kadar okuduktan sonra cidden milyonluk borçlar var sandım. Bahsettiğiniz borç ödenmeyecek bir şey değil. Tabi öncelikle bir şekilde tedavi falan olmak ve tekrar bu işe girmemek. Sonrasında her türlü ödenir. Benim mevcutta daha fazla borcum vardır, evliyim ev geçindiriyoruz üstüne. Aramızdaki tek fark kendi işimi yapıyor olmam ama son 3 ayda 2 asgari ücret tutarında para kazanabildim, ama bir şekilde çeviriyorum. Napayım borç yüzünden hayatımı karartacak değilim. Kimse paramı ver diye canımı almayacağına göre, bir şekilde öderim ben de. Ama öderim her türlü geç de olsa. Sizin durumda en büyük sıkıntı mevcut alışkanlığınız. Onu bıraksanız ve kendinize artık yapmayacağınıza dair güvenseniz, borçlar bir şekilde ödenir. Bankalar kimsenin peşine tetikçi takmıyor borç yüzünden. En fazla 3-5 sene bankalardaki siciliniz kötü görünür o kadar.
0
pianeta
(09.05.24)
Borcun ödenmeyecek bir şey değil. Farz et ciddi bir rahatsızlığın oldu ve tedavisi için bu borçları yaptın.

Gerçekten ciddi bir rahatsızlığın da var ancak aldığın bu ders ve travma iyileşmenin başlangıcı olabilir.

Borsa denilen saçmalığı siktir edip elle tutulur emtialara, her şeyden önce de kendi yetkinliğine yatırım yap. Kazandığın parayı borçlarını kapatmak için kullanırken bir yandan da her gün kendine bir yatırım yap örn. dil öğren ya da derslerine çok daha fazla yoğunlaş ya da bir yetenek edin.


Paradan para kazanılmaz. Para mal ve zaman edinmek için kullanılan bir mediumdur.

Benim yaşıtlarım zamanında finansal okuryazarlık (çok önemli bir yetenektir, kesinlikle edin.) konusuna dalıp sonra borsa oynamaya başladı. Paradan para kazanırlarken ben kendime yatırım yaptım. Çok para biriktiremedim evet ancak şu an yurtdışında çok uluslu bir şirkette astronomik maaş ile çalışıyorum. Yurtdışında yaşıyorum ve vatandaşlık yolundayım. Borsacı tayfa da istanbul'da ev kredisine girmiş. Ben burada 2. arsayı nereden alsam diye bakıyorum. :) Paran ve borcun seni tanımlamaz yeteneklerin, prensiplerin önemli. Para gelir gider.
0
ThomasJefferson
(09.05.24)
Şu kadarcık şey için intihar mı edilir? Aslında hiçbir şey için edilmez de, abartılacak bir durum yok. Annen zaten o borcu geri istemez, isterse de süresiz bir borç almışsın, 3 sene sonra ödesen yine problem olmaz. Varsın bankalar da haciz göndersin, ne yapabilirler, canını mı alacaklar ki sen zaten ondan da vazgeçmişsin?

Az para alsan ya da TR'de olsan farklı iş bul derdim ama gayet iyi yerdesin, burada kalıp devam etmen lazım. Daha yüksek ücretli iş bulman ya da gerekiyorsa git akşamları kaçak çalış, bulaşıkçılık yap, yerleri süpür ne gerekiyorsa yap derim ama anlaşılırsa oradan şutlarlar seni, bu yüzden otur ayda kaç TL ödeyebilirsin onu hesapla, kiranı, mutfak masrafını ayır, geri kalan para ile kartlarının ve kredinin asgarisini öde ama en önce bunları öde ki cebindeki parayla yine saçma sapan işlere bulaşma. Üstüne faiz biner ama yine de biter o borç. Ama tabii ki bir daha o kaldıraçlı işlemlere bulaşmaman lazım, bunun için destek alman lazım.

Utanılacak bir durum yok, bu bir hastalık, kimse de bu yüzden seni aşağılayamaz. Sıkıntılı 2-3 seneden sonra bu günlerini hatırlayıp gülersin.
0
Tutkun
(09.05.24)
@pianeta @tutkun hocam 10 yil once karti alirken babamin da imza attigini hatirliyorum. babama bulasirlar diye korkuyorum. o zaman intihardan daha kotusu olur benim icin
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
dostum geçmiş olsun ama diğer arkadaşlara katılıyorum, senin yapman gereken tek şey eline geçen parayla oynamayı bırakmak. yavaş yavaş düze çıkacaksın, çıkarsın. belli ki kafası da çalışan bir adamsın. yeter ki hırs yapma, kumarı bırak, cebine giren paraya göre yönetmeye çalış hayatını. eğer bir noktada "ulan böyle yaşanır mı" dersen kendine şunu sor: çok kazandın, çok lüks yaşadın, her şey çok iyiydi, madem öyle niye bu noktaya geldim?

"bırakamıyorum" diyorsan kesinlikle profesyonel destek al çünkü kumar bağımlılığı az buz bir şey değil. utanacak, sıkılacak bir şey yok. hastaysan eğer hasta olduğunu kabul edip tedavi yoluna gireceksin.

saydığın miktar hele ki avrupa'da yaşamaya devam edip euro üzerinden kazanırsan inan kapanmayacak borç değil. kapanmamayı geçtim görece rahat kapatırsın yani, yeter ki cebine giren parayı RİSKLİ İŞLERLE arttırmaya çalışma.

intihar etme. sen kendi hayatını kendi yanlışlarıyla bozmuş genç birisin. yaşadığın utancı, mutsuzluğu anlıyorum, buna saygım var ama öyle 50 yaşında çoluğunu çocuğunu sokaklara atmış ve onlarca insanın ahını almış biri değilsin en azından bak. kendin düştün, kendin çıkarsın. sen eğer bu yola girer, borçlarını yavaş yavaş kapatmaya başlarsan zaten ailen de çok mutlu olacaktır eminim. annen senden yarın 65 gram altın istemeyecek. ama onlara ihtiyacı varsa bile senin düzgün yaşaman, yavaş yavaş taşları yerli yerine koyman onu mutlu eder. ya hepsini geçtim olm intihar diyosun, düşünsene, sence annen "iyi oldu paramızı yiyodu şerefsiz" deyip senin ölümüne sevinecek mi?

sen de biliyorsun şu an sadece çıkmazda olduğun, utandığın için böyle düşünceler içerisindesin. hayatının geri kalanında bu borcundan ÇOK DAHA FAZLA para kazanabileceğini de, kendini de aileni de toparlayabileceğini biliyorsun.

ailen şu zamana kadar zaten senin yanında durmuş. onlara sarıl, kendine gel, kumar gerçekten durduramadığın bir hastalık haline gelmişse tedavi gör.

senin farkında olabileceğin üzere en başta bu büyük deliği kapatman lazım. gelen para kumara, kaldıraca, coin'e gitmeyecek abi. şu kısmını bir hallet hele. emek edip çalışarak para kazanma konusunda sorun yaşayan biri değilsin belli ki, o yüzden bu deliği kapattığın zaman alıp yürürsün, her şey yoluna girer.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
bazi yorumlar beni mental anlamda gercekten cok etkiledi. acikcasi bu postu acarken hic bu kadar yapici yorumlar beklemiyordum. sonucta kumar borcu edip bunu kapatabilmek icin anasina altinlarini sattirip onunla tekrar kumara giren bir adamim. bunun yuku de bana bir omur yeter heralde.
0
🌸jacoba benzer jojuk
(09.05.24)
noteri dolandırıp üstüne mal geçireni, iddaa bağımlılığından çalıştığı bankayı dolandıranı, kumarda söylemesi ayıptır eşini masaya koyanı çalıştığımda yer de gördüm. bunların hepsi bağımlılık tedavisi gerektiren durumlar. senin de artık profesyonel yardıma ihtiyacın var. bu dünyada temiz kalmak en zoru. ben hiç bir insan görmedim çalışarak zengin olsun.

yaşayacağın hayatı yaşamışsın, artık durup tedavi görüp bir yerden gtü toparlamaya başlamalısın.
0
mikahakkinen
(09.05.24)
Babanız ne için imza attı tam olarak bilmiyorum ama banka tutup da sizin borcunuzu babanızdan istemez.
Ama şu olabilir evet: bankanın telefonlarını açmazsanız aile bireylerinizi arayabilirler. Ben daha önce çok da büyük olmayan bir meblağdan dolayı icralık olmuştumi kara listeye girmiştim. En son banka köydeki dedemlerin evini aramış. Ne alaka, nerden buldular, neden orayı aradılar bilmiyorum tabi. Annem babam varken tutup da orayı aramak garipti, ama aramışlardı ulaşamıyoruz kendisine diye. Onun dışında iletişimde kaldığnız sürece banka sizi atlayıp ailenizi aramaz ya da para istemez.
0
pianeta
(09.05.24)
gabe h coud
(09.05.24)
Tedaviyi uzun vadeli bir çözüm olarak görüyorsanız geçmiş olsun, tedavi olmak istiyor musunuz? Önce buna bir karar vermelisiniz.
Hiç endişe etmeyin , bu mutsuzluk hali bir yerden para bulup borçlarınız bir bölümünü ödediğinizde , tekrar kumar oynadığınızda geçecektir. Bir yerlerden para bulmaya çalışın, tek çözüm bu mutlu olmanız için.
0
peri harfler narla
(09.05.24)
Valla Allah etrafındakilere sabır versin kendin etmiş bulmuşsun üzülme çözüme odaklan aman aman çözülmeyecek bir para değil tedavi olmaya bak+1

Haşmet+1
0
basond
(09.05.24)
Ysiniz genc.Bu hatalar normal.Onemli olan hatalardan ders almak
0
turkuaz
(09.05.24)
Kumar bir hastalıktır iradeli olun uzak durmayın tövbe edin hayatınızdan tamamen çıkarın kumardan kimse kazanmaz bu size beyninizin oynadığı bir oyun. Beyninizin ödül mekanizmasını değiştirip kumar yerine başka bir şey koymalısınız ya da bu güdünüzden bastırmalısınız. Başa çıkamayacak kadar iradesizseniz tedaviye başlayın. Para ödenir zararın neresinden dönerseniz kardır. Hayatınızdan kumarla ilgili her şeyi çıkararak başlayabilirsiniz. Gerekirse farklı bir yere taşının.
0
doharkoman
(10.05.24)
Yorumlara baktım da, "üzülme, ödenir" tarzı yorumlar yaşanan süreç içinde iyice anormal hal alan bir durumu basitleştirmek normalleştirmek gibi ele alınmış sanki.
Oysa daha ihtiyatlı düşünme gayreti içerisinde olmak lazım.

Zamanla gittikçe daha fazla risk ve borç içine girmenin temelinde aile gibi bir yerlerden maddi destek alma hususunda güveninin olduğunu düşünüyorum.
Kısaca,
- evet bu dertlerim borçlarım var ama şuradan/şunlardan zaten karşılarım.. gibi bir düşünce ile hareket ediyoruz sanırım.
Eşin veya ailenin yardımını hazırdaki bir bonus gibi görüyoruz.

Oysa yapılması gereken, tammen kazanma hırsı içinde risk alarak uçurumun başından aşağı doğru bakmak değil, uçurumun başından da uzak durmak olmalı.

Ömrümde dolar almadım,
borsa, kripto para işlerine girmedim, kredi kartım yok, masada kumar hayatımda da olmadı. Bankanın bir kaç ay sonra vereceği maaş promosyonunu bile şimdiden belirleyeceğim fakir ailelere paylaştırmayı düşünen asgari ücretli biriyim.
Başkasının aldıklarına yaptıklarına trend de de takılmam.

Maddi kayıpları derinden yaşadıktan sonra aldığımız nefesin bile değerinin farkında olmalıyız.

Maneviyata ağırlık ver.
Kazanmayı, tamamen yaşamın amacı olarak düşünme.
Başkalarına destek olmayı da öne al.
Fiziki manada alım satım işleri herhalde sana çok daha uygun olur.

Ayrıca böyle borçlar veya arkası karanlık sözde ticari işler için değilde hastalık vs hayati durumlar için hiç dokunmayacağın bir birikimin kenarda fiziki altın olarak dursun.

İntihar mı? O da çözüm değil.
İntiharla sadece bu dünyadan uzaklaşıyorsun belki ama diğer taraf daha fena.
Kendimizi düzeltmeden, ahirete gitmenin ne anlamı var?
0
diyecevaplandı
(10.05.24)
Hasmet +1

Kripto ve benzer konular disinda kaldiracli isteme benimde cok kayiplarim oldu.

Kredi ve kredi karti borcu ailemin paralarini kaybettim.

Bu bagimliliklarin ailemini cok uzuyordur oncelikle.

Bedava peynir fare kapaninda olur sozunu avuc icinde dove yaptir.

Kolay para kazanma hirsi seni bu hale getirmis.

Bulundugun konusma geldigine gore akilli adamsin. Var olan borcununda 1-2 senede odersin.

Bu enflasyonist ortamda zamanlar TL borcun eriyecektir.

Fakat bu yaptigin sacmaliklara bir son verdigin surece.

Bu enerjini farkli konular yogunlastir.

Ben yaklasik 3 senede borcumu bitirmek uzereyeyim. Bu enflasyon sayesinde odedigim taksitler devede kulak kaldi.

Ticarete yogunlastim. Maasli bir iste calismak istemiyorum.

Kendi projelerim var. Bunlari nasil gerceklestiririm bunun yollarini arastiriyorum.

Emir cumlelerime lutfen takılma sabah sabah afyonum patlamadı henuz.
0
kaiserr76
(10.05.24)
sende öyle bir irade var ki, tekrar yükselirsin.

sorunun olduğunu kabul etmiş olman zaten en büyük adım. bundan sonra tıbbi/profesyonel destek alman iyi olur.

vent etmek istersen yaz. konuşuruz.
0
janderzel zartanyan
(10.05.24)
(5)

Yatmayan emekli maaşı için SGK'ya mı bankaya mı gitmeli?

william morris
E-devlette herhangi bir kesinti gözükmüyor, ikramiyeler yatmaya devam ediyor ama son 2 aydır emekli maaşının kendisi yatmıyor ilginç bir şekilde. (ölüm aylığı)Daha önce böyle bir şey başına gelen oldu mu? Bu durumda sorun bankadan mı yoksa SGK'dan mı kaynaklanıyor?
E-devlette herhangi bir kesinti gözükmüyor, ikramiyeler yatmaya devam ediyor ama son 2 aydır emekli maaşının kendisi yatmıyor ilginç bir şekilde. (ölüm aylığı)

Daha önce böyle bir şey başına gelen oldu mu? Bu durumda sorun bankadan mı yoksa SGK'dan mı kaynaklanıyor?
0
william morris
(09.05.24)
Devlet bazen kişiden ölmediğini kanıtlamasını istiyor. Belki öyle bir durumdur.
Kişinin bankaya bizzat gitmesi ölmediğini kanıtlamaya yetiyor olmalı.
SGK'ya telefonla sorsanız belki söylerler veya bilen bir arkadaş şimdi cevaplar.
0
michael_knight
(09.05.24)
maaşı yatmayan kişi yakın zamanda babasından aldığı maaş - kocasından aldığı maaş arasında bir seçim ya da değişiklik yaptı mı?
bunun dışında eğer kocasından kalan maaşı alıyorsa, kişinin kızı yakın zamanda kendisine babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasını talep etti mi?
0
de jure
(09.05.24)
de jure, maaş babadan geliyor ve maaşı yatmayan kişi bekar. dolayısıyla herhangi bir değişiklik durumu yok, yasalara göre de hala maaşı almaya hakkı var. ilginç bir şekilde e devlette de gözüküyor zaten maaş ama nedense 2 aydır banka hesabına yatmıyor.
0
🌸william morris
(09.05.24)
maaşı alan kişinin annesi ya da diğer kardeşlerinin durumunda herhangi bir değişiklik yoksa, SGKnın hatası olabilir, SGKya gidip durumu öğrenmeye çalışmaktan başka bir yol gelmiyor aklıma.
0
de jure
(09.05.24)
Sgk ya gitsen daha iyi bence
0
Topalordek
(09.05.24)
(6)

Tv seçimi

lrdrylgh
Merhabalar yeni bir tv almam lazım. Gün içerisinde işte olduğumuz için tv izlemiyoruz. Akşamları da öyle çok fazla oturup izleme fırsatımız olmuyor ama arada film felan denk gelirse oturur izleriz. Yeni teknolojilere bakıyorum en iyisi oled fakat onlarda pahalı baya. Biraz bakınca oled teknolojisine
Merhabalar yeni bir tv almam lazım. Gün içerisinde işte olduğumuz için tv izlemiyoruz. Akşamları da öyle çok fazla oturup izleme fırsatımız olmuyor ama arada film felan denk gelirse oturur izleriz. Yeni teknolojilere bakıyorum en iyisi oled fakat onlarda pahalı baya. Biraz bakınca oled teknolojisine yakın Samsung'un qled veya lg'nin qned televizyonlarını gördüm. Oled ile bu modeller arasında görüntü açısından ciddi bir fark var mı acaba? Bizimki gibi kullanım için oled tv almaya gerek var mı yoksa bahsi geçen modeller işimizi görür mü?
0
lrdrylgh
(09.05.24)
OLED çok güzel bence gerek var.(Elbette bütçeniz varsa)
2 yıl önce LG'nin OLED'in bir altındaki en iyisi olduğunu düşünerek Nanocell'in en üst modelini aldım. Ciddi de bir para verdim.
Şimdi unuttum ama herhalde ben en iyi Nanocell'i 17 bin liraya aldım, en düşük OLED 25 bin liradan başlıyordu. (Ama o zaman bu paralar az paralar değildi)

Çok pişmanım. Keşke OLED alsaydım.
Siyah üzerine beyaz yazı yazdığında yazının etrafı da ışıklı, yarı beyaz oluyor. Sinir ediyor beni. Boyut belki etkilidir bu durumda, 65 inç olanı aldım.

Şimdilik yazılımda bir sorun yaşamadım ama bazen "Android işletim sistemli" alsam daha mı iyi olurdu diye düşünüyorum.
Bir de diyorum ki görüntü kalitesini vs. her şeyi boşverip Philips Ambilight alsaydım keşke. O zaman yazıların etrafındaki beyazlığı da umursamazdım.

Alacağınız televizyonu 10-15 yıl kullanacağınızı göz önüne alarak bence en beğendiğinizi alın. 10 bin lira daha pahalı bir model aslında aylık 80 TL daha pahalı. (10 yıldan hesapladım)
0
michael_knight
(09.05.24)
düz led aldım. bence oled gereksiz pahalı.
düz modellerden alabilirsiniz gayet. paranız çoksa alın tabii oled ama değmez bence.
0
jelly bear
(09.05.24)
cevaplar için teşekkür ederim. peki marka olarak hangisini önerirsiniz? önceki televizyonum samsung du fakat smart tv olmadığından donma kasma gibi bir problemim olmadı. şimdiki tv lerde böyle problemler var mıdır onu da bilmiyorum ama hangi tv nin kullandığı sistem daha iyidir?
0
🌸lrdrylgh
(09.05.24)
bence son yıllarda en iyi televizyonları philips yapıyor.
0
summerjam0306
(09.05.24)
düz modellerde karanlık sahnelerde çaprazdan izleyen kişi karanlığı grimsi görüyor. tam karşıdan izleyen siyaha yakın görüyor. ucuz olan modellerde bunu aklınızda bulundurun. minimum 65" almakta fayda var.
0
walter white kilikli
(09.05.24)
Yoğunlukla gece ve film izleme odaklı kullanacaksanız projeksiyon da alabilirsiniz
youtu.be

Fiyatları da uygun bir araştırın bu modeli isterseniz

İçinde dahili hoparlörü ve android işletim sistemiyle geliyor, yani smart tv özellikli
0
grimavi
(09.05.24)
(4)

Balık tutmak nasıl bir uğraş?

kukuleta
Ara ara sahilde oltayla balık tutanları görüp bi çekiliyorum mevzuya ama bilgi sıfır.Vakit var, ama nereden başlamak lazım? Farklı yemler, oltalar vb vb...Üsküdar sahil bana yakın mesela. Oradan hangi balıkları tutabilirim?Başlangıç için nasıl bir ekipman lazım?
Ara ara sahilde oltayla balık tutanları görüp bi çekiliyorum mevzuya ama bilgi sıfır.

Vakit var, ama nereden başlamak lazım? Farklı yemler, oltalar vb vb...

Üsküdar sahil bana yakın mesela. Oradan hangi balıkları tutabilirim?

Başlangıç için nasıl bir ekipman lazım?
0
kukuleta
(08.05.24)
Aşırı keyifli bir iş.
7-8 kişinin balık tuttuğu her yerde en azından bir tane balık malzemeleri satan adam olur.
Ona gidip öğrenmek istediğinizi söyleyin.

Oltayı olması gerektiği hale getirip size saatlik olarak kiralar ve nasıl yapılacağını gösterir.

Şimdiden uyarayım ki o dünyaya girince çoğu insan daha güzel olta, daha güzel misina, çapari, vs. almak için para harcar.
Rasgele.
0
michael_knight
(08.05.24)
micheal knight +1

ama şöyle de bişey var, acemiysen insanlardan biraz uzakta tutmaya başla. senin oltan diğerlerinkine takılır, laf etmeye başlarlar.
0
numlock
(08.05.24)
www.eksiduyuru.com

Aynı soruyu sormuş ve 6 ay önce balık tutmaya başlamış biri olarak cevaplamak isterim.
Daha çok başında ve pek bir şey de tutamamış biri olarak çok keyifli bir uğraş.

Bir bilenin yardımı işinizi çok kolaylaştırır. İhtiyacınız olan bilginin çoğu Youtubeda mevcut fakat uygulamak ilk başlarda zorluyor. Az da olsa bilen birinin yardımıyla çok daha rahat başlayabilirsiniz bu işe. Bilen biri çıkmazsa ekipmanınızı alıp , mağazalardan neye ihtiyacınız olduğunu sorup bilgi alabilirsiniz yardımcı olacaklardır, herhangi bir merada balıkçılardan da yardım isteyebilirsiniz. Ben yardım istediğimde kimse terslemedi. Herkes yardımcı olmaya çalıştı. 1-2 hafta bolca başlangıç ile ilgili videolar izleyin mutlaka. Kafanızda oturmaya başlayacaktır. Ekipman almak içinde acele etmeyin. Farklı disiplinleri de anlamak için lrf, spin , surf , dip gibi konuları araştırın.
0
Depik
(08.05.24)
Yaşlı işi, top sakal, balık kokan amcalar, akşam rakı bira, beyaz saç, kırışık kavruk ten. Bende böyle algı yer etmiş
0
hunharca ben
(09.05.24)
(7)

Tuketici cayma hakki

eja
Magazadan alinip acilip kullanilip begenilmediginde 7 gun icinde kosulsuz iade hakkimiz var midir?Konuya sebep olan bir adet supurge kullanildi suan 6. Gunu yarin sorun cikmadan media mrkt aldigim subeye iade goturebilirmiyim?
Magazadan alinip acilip kullanilip begenilmediginde 7 gun icinde kosulsuz iade hakkimiz var midir?
Konuya sebep olan bir adet supurge kullanildi suan 6. Gunu yarin sorun cikmadan media mrkt aldigim subeye iade goturebilirmiyim?
0
eja
(08.05.24)
mağazadan koşulsuz iaden hakkın yoktur. fakat mağazalar inisiyatif ile iade alabilirler. ama almaması yasalara aykırı değildir. git şansını dene. nakit iade vermezler de hediye çeki verebilirler.
0
jelly bear
(08.05.24)
hayır.
0
neden beni sevmedin
(08.05.24)
Mağazadan alınan ürünlerde cayma hakkı yok. Gördün, aldın.
İnternette cayma hakkı olmasının mantığı görmeden almak zorunda olmamız.

Sizin süpürgenin ambalajı açılmış, kullanılmış, haznesi toz dolmuş. Yeni bir müşteriye satılamayacak durumda. O ürün mediamarkt için artık çöp. Büyük ihtimalle iade almayacaklardır.
Yine de belli olmaz. Müşteriyi memnun etmek için iade alırlar belki.
0
michael_knight
(08.05.24)
Nedennnnn hayir ;( googleda hem var hem yok gibi bu cok uzduu konussamda tamam peki der kapatirim ya cazgir olamafdm bi turlu sgdhdjj
0
🌸eja
(08.05.24)
Neden mi hayır?
Çayma hakkın olmadığı için hayır.
Görerek alıp üstüne üstlük kullandığın ve içine toz girmiş bir süpürgeyi iade etmek sence ne kadar olası?
0
zimbirik
(08.05.24)
Soru anlaminda degil bir nayir nolamaz anlamindaki "neden"di acikcasi
Hic kedi kilina ise yaramadi ya bosa 35k verdik
0
🌸eja
(08.05.24)
Farklı uçları ekstra satılıyor bazı markaların. Özellikle kedi kılı, tüy gibi şeyleri toplayan başlıkları oluyor, iade edemezseniz ona bakabilirsiniz
0
zimbirik
(08.05.24)
(5)

hastanelerden kişinin muayene raporlarını istemek

hadeoradan
merhaba, bir kişiye ait hastaneleri arayıp, o hastanelerde olduğu muayenelerin raporuna isteyen herkes ulaşabilir mi?çok bilinir 3 hastaneyi arayıp muayene raporlarımı istedim. ad-soyad ve muayene tarihini verdim ve bana sorgu, sual olmadan yolladılar. bu normal bir şey mi?
merhaba, bir kişiye ait hastaneleri arayıp, o hastanelerde olduğu muayenelerin raporuna isteyen herkes ulaşabilir mi?

çok bilinir 3 hastaneyi arayıp muayene raporlarımı istedim. ad-soyad ve muayene tarihini verdim ve bana sorgu, sual olmadan yolladılar. bu normal bir şey mi?
0
hadeoradan
(08.05.24)
KVKK kapsamında kendi şirketinde çalışan kişinin kan grubunu bile kapalı şekilde kimlik bilgisi verilmeli ve sadece yetkili kişi görecek demişlerdi bu ilk kvkk çıktıgında, belki sonra değişmiştir.

muhtemelen boşluğuna gelmiştir paylaşan kişinin, malesef diyelim.
0
liberal
(08.05.24)
Bashekimlige yazi ile basvurulup sadece kendisine veriliyor evrak. isterseniz sikayet edebilirsiniz kvkk onayi almadan yaptilarsa ceza alirlar, veya onceden su kisiler ile belge paylasabilir diye mail telefon vermeniz ve bunu yine kagitta imzaniz ile beyan ederek yapmalisiniz
Ben bu sekilde yaptim a plus hastanede
0
eja
(08.05.24)
Normal değil.
Burası Türkiye, normal.

Hayal meyal hatırlıyorum büyük takımlarda oynayan veya birine transfer olmak üzere olan bir futbolcunun sağlık durumuyla ilgili bilgiyi telefon edip öğrenmişti sanki bir taraftar. Belki de sadece deneyip başaramamıştı.

Daha önce Florence Nightingale'den bazı belgeler talep ettiğimde çok titiz davranmışlardı. KVKK onayı vermediğim için belgeleri göndermemişlerdi, hastaneye bizzat gidip KVKK onayı verdikten sonra oradaki email adresine göndermişlerdi.
0
michael_knight
(08.05.24)
Devlet hastanesinde memurum bırakın belge paylaşmayı iki hasta yakını arasında bile bilgi paylaşamıyorum.
Mesela hastaya gelini bakıyor ya da refakat ediyor ama kızı arayıp durumunu sordu bilgi veremiyorum yasak.
Hasta yakınından öğrenin diyorum.
Ya da bilgim varsa ikisinden de o zaman bilgi veriyorum.
Belge paylaşmak çok ayrı bir şey asla vermem kimseye iki kardeşten birisi arayıp belge istemişse diğer aile fertlerine tek tek arayıp soruyorum şu kişi benden şunu istedi sizin bilginiz var mı? Vs.
Şikayet edilse ceza alırlar
0
kirmizipilotkalem
(08.05.24)
KVKK'nın ciddi cezaları var buna rağmen toplumdaki cezasızlık algısı yüzünden toplum iflah olmuyor. Normal bir şey değil suç.
0
doharkoman
(08.05.24)
(8)

Ozel hastaneye gitsem serum taktirabilir miyim?

sckxyss
Çok hasta değilim ama hafif ateş ve halsizlik var. Kendimi biliyorum, 4-5 günde gitmiyor bu. Önceden daha kötü durumda acile gittiğimde takılan serumun çok iyi geldiğini tecrübe ettim. Acile gitsem, bir serum yiyip kendime gelsem diye düşünüyorum. Mantıksız mi? Zararı var mi? Gideceğim hastane olduk
Çok hasta değilim ama hafif ateş ve halsizlik var. Kendimi biliyorum, 4-5 günde gitmiyor bu. Önceden daha kötü durumda acile gittiğimde takılan serumun çok iyi geldiğini tecrübe ettim. Acile gitsem, bir serum yiyip kendime gelsem diye düşünüyorum. Mantıksız mi? Zararı var mi?

Gideceğim hastane oldukça boş bir hastane, yani başka bekleyenlerin sırasını falan almış olmayacağım.
0
sckxyss
(07.05.24)
Takarlar.
Çok insan bunu yapıyor. Twitter'da doktorların bunu eleştirdiğini görüyorum ama tanıdığım doktor ve hemşireler kendileri de biraz halsiz kalınca bi serum takıyorlar. Hem kendilerine de etrafındakilere de.

Siz yine de gıcık bir doktora rastlarsanız diye bodoslama "serum takın" demeyin de "serum bana genelde iyi geliyor, faydası olur mu?" gibisinden sorun. Kesin takarlar.
0
michael_knight
(07.05.24)
Özelde serum takarlar. Doktorlar da alıştı gibi hastalsrın bu isteklerine. Ama serum eskisi gibi fayda etmiyor. Eskiden serumu yer, bir güzel uyur, uyandığımızda çok daha iyi olurduk. Şimdi ne serum uyutuyor, ne de içindeki ilaçlar iyi geliyor.
0
birşeylersoracağım
(07.05.24)
Serum dediğiniz şey tuzlu su.
Kendine serum takan doktorlar içine çeşitli vitaminler falan karıştırıyor kendi tercihlerime göre.
Bana serum takın diye giderseniz tuzlu su içip dönmüş olursunuz.
0
zimbirik
(07.05.24)
Parasını verdiğin sürece ya da özel sağlık sigortan kapsıyorsa neden takmasınlar? Önce bir de özeldeki doktorun muayenesi gerek diyerek onun parasını da alırlar. Özel hastanenin canına minnet. Ticarethane gibi işliyorlar.
0
nawar
(07.05.24)
serumun içinde özel bir şey yok ki. içine ateşin varsa parol, ağrın varsa arveles koyuyorlar.
serum taktırana kadar eczaneden bunlardan veya soğuk algınlığı ilacı al daha iyi.
0
my fault
(07.05.24)
Serum bir çok ülkede halsizlik ve kırgınlıklara karşı çözüm olarak kullanılıyor fakat buna hekim karar verir Ismarlama olarak serum takacaklarını sanmıyorum zaten böyle bir şey olmamalı da. Tıp ticarileştirilmemeli.
0
doharkoman
(07.05.24)
serumu keyfe keder yapmasalar bile iğne yaparlar ki aynı şey oluyor zaten. serumun içine ağrı kesici ateş düşürücü falan koyuyorlar direkt damardan bol miktarda alınca hızlı ve etkili şekilde iyi hissetirmeye başlıyor. iğne de aynı sebepten direkt damardan verince ağrı kesici ateş düşürücüyü hızlıca kendine getirtiyor. paracetamol, ibuprofen falan gibi klasik etken maddeler ama aldığınız şey özel bir şey değil yani eczaneden aldığınız grip ilaçlarında da bunlar var.
0
semaforo de medianoche
(08.05.24)
özeller parası ile herşeyi yapar, kokteyl derseniz onlar anlar
0
eja
(08.05.24)
(2)

Sakarya-Antalya Arası Gezi planı

Zima Blue
merhaba,kız kardeşimin düğünü nedeniyle önümüzdeki ay antalyaya gitmem lazım. düğün günü yol gidip sonra düğüne katılmak istemiyorum. 2 gün önceden yola çıkmak istiyorum ama antalya da konaklamak da pahalı. acaba diyorum bu güzergahta konaklayarak hem de gezerek 2-3 saat araç kullana kullana gitsem
merhaba,

kız kardeşimin düğünü nedeniyle önümüzdeki ay antalyaya gitmem lazım. düğün günü yol gidip sonra düğüne katılmak istemiyorum. 2 gün önceden yola çıkmak istiyorum ama antalya da konaklamak da pahalı. acaba diyorum bu güzergahta konaklayarak hem de gezerek 2-3 saat araç kullana kullana gitsem buraya. ama nereye uğramaya değer nerde kalınır gezilir hiç bilmiyorum.

var mıdır önerisi olan?
0
Zima Blue
(07.05.24)
Turistik bir yer olduğu için Antalya'da konaklamak daha ucuzdur.
Hem arabanız olacak hem de denize girilen sezon. Denize girilebilecek günleri Afyon'da sucuk yiyerek, Konya'da etli ekmek yiyerek harcamayın bence.
0
michael_knight
(07.05.24)
Gunlugu 13_15 bin tl de ev diyollar. Hem 20 aylik bir oglan da olacak yanimda denizden nefret eden. o yuzden o plan bana cok hitap etmiyor. tesekkur ederim yine de
0
🌸Zima Blue
(07.05.24)
(6)

Faydalı bir eğitim aldınız mı?

michael_knight
Birkaç saat veya birkaç günde verilen eğitimlerden bahsediyorum. Böyle bir eğitim aldınız mı? Çok faydalı veya çok faydasız mıydı?
Birkaç saat veya birkaç günde verilen eğitimlerden bahsediyorum.
Böyle bir eğitim aldınız mı? Çok faydalı veya çok faydasız mıydı?
0
michael_knight
(07.05.24)
datacamp.bogazici.edu.tr

iki gun cok iyi yukleme olmustu.
0
gule gule
(07.05.24)
ileri düzey excel eğitimine katılmıştım, çok faydasını gördüm. o eğitim olmadan kendim araştırarak, video izleyerek de öğrenir miyim? belki evet ama uzun zaman alabilirdi.
onun dışında 1-2 günlük çok eğitime katıldım, birçoğunun kalıcı bir faydasını görmedim. bir tek segem sertifikası almak için katıldığım eğitim dolu doluydu. diğerleri çer çöp
0
mustafakesekci
(07.05.24)
Yöneticilik programında bir eğitim aldim (uygulamalı bir egitimdi, ekip yönetimi icin) kendim hakkında çok şey öğrendim. Üzerinden bir sene geçti hala aklımda.

Onun dışında etkili sunum eğitimi de çok iyiydi Amerika'dan bir danışman tarafından verildi.

Bir de insights egitimi almistim. Onda garip olan insights sonuçları yesil/sari/kirmizi giderken 20 kisilik ekipte beni yüzde 70 kırmızı yüzde 40 sarı koydular kimse yeşil, mavi demedi :)

Design thinking eğitimi de aldım. Acayip güzeldi, iki gün boyunca sıfırdan bir ürün dizayn edip bütün design thinking metodlarini kullandık. Su an bile beyin firtinasi yaparken kullanıyorum hatta Amerika'daki ekipten randevu Alip "şöyle bir şey var, hangi metodlari kullanayim" diyorum.

Vallaha soru sayesinde son bir senede çok güzel egitimler aldığımı gördüm.

En kötüsüyse COVID dönemi olan genç lider programiydi. Normalde Avrupa'da hep beraber bulusup vs oluyor ama olmadi patladi. Hep onlinedi sunumlar falan kesinlikle aynı etki değildi. Oradan hiçbir şey hatırlamıyorum eğitim olarak misal.

Bir de filipinlilerle nasıl calisilir eğitimi almistim, kadının "bunlar her şeye pozitif yaklasir her şeyi yapariz der yapamayacak olsa bile" demesi hala aklımda. Harbiden oyleler :)
0
logisticsmanager
(07.05.24)
Almanya’da liderlik eğitimine katıldım. Aldığım en iyi eğitimlerden. Beni gerçek anlamda değiştirdi.
0
gabe h coud
(07.05.24)
Merhaba, mesleki eğitimler yıllar içinde çok faydalandıklarım oldu.
Şahsım adına aldığım en iyi eğitim, Şiddetsiz İletişim eğitimleriydi. Herkese öneririm. Kendime, hayata bakış açım inanılmaz değişti ve gelişti.
0
from where i ride
(08.05.24)
Cevaplar hep mesleki eğitimlerden geldi ama sorarken benim aklımda daha çok nefes eğitim, özşefkat, yoga, hızlı okuma vs. gibi konular vardı.
0
🌸michael_knight
(08.05.24)
(9)

Pazar alışverişi 430 lira tuttu

noxie
selam dostlar, pazara gittim az önce, 430 tl tuttu. akşam daha ucuz oluyor biliyorum ama şimdi gitmem gerekiyordu. sizce çok mu bu tutar?güncelleyerek yazıyorum. fiyatlarını hatırladıklarımı da ekledim.aldıklarım: 1 kg kuru soğan, otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) (10, 10, 10
selam dostlar,

pazara gittim az önce, 430 tl tuttu. akşam daha ucuz oluyor biliyorum ama şimdi gitmem gerekiyordu. sizce çok mu bu tutar?

güncelleyerek yazıyorum. fiyatlarını hatırladıklarımı da ekledim.

aldıklarım:

1 kg kuru soğan,
otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) (10, 10, 10, 20 = 50 tl buna verdim)
2 adet enginar (60 tl)
1 kg bezelye (35 tl)
1 kg kabak,
1 kg şeftali (40 tl)
yarım kilo erik (50 tl)
1 kg domates (25 tl)
1 kg biber,
1 kg salatalık (20 tl)
1 küçük yuvarlak sarı kavun (100 tl)

tüm pazarı almışım yuh
0
noxie
(07.05.24)
neyi ne kadar aldınız onu yazmamışsınız.

iki hafta önce enginarın tanesi 25 lira civarındaydı. 4 tane almış olsanız 100 lirası enginar yapıyor sadece.
0
inheritance
(07.05.24)
öncelikle kaçar kilo aldığını bilmeden yorum yapamayız. belki çoğu normal fiyatlıdır ama erik ve kavun toplam tutatı aşırı yükseltmiş olabilir. kalem kalem kıyaslama yapman daha doğru olur.
0
hrskrs
(07.05.24)
maydanozun tanesini kaça aldınız? bana uygun göründü bir tane kıvırcığa 50 tl veriyorum beylikdüzü pazarı çok pahalı ya.
benim pazarın pahalı olması öngörüm maydanoz endeksli

erik kilosu 100 lira burda yarım almışsınız kafadan 50 tl zaten
0
eja
(07.05.24)
İyi fiyata almışsınız.
Elbette her yerde her kalite ve fiyatta ürün var, az veya çok dememiz çok anlam ifade etmez. Ama ben dün 1 kilo erik aldım 295 TL'ye. Ama en güzel erikten.
0
michael_knight
(07.05.24)
enginar, şeftali, kavun zaten şu an pahalı şeyler. 200 lira sadece bunlar zaten.
diğer fiyatlar da uygun.
0
livaneli_kadir
(07.05.24)
ankara güncel market fiyatlarını veriyorum:

1 kg kuru soğan - 15 lira
otlar (birer adet maydonoz, roka, kuzu kulağı, semiz otu) - her biri 9 lira
2 adet enginar - 50 lira
1 kg bezelye - 30 lira
1 kg kabak - 17 lira
1 kg şeftali - 30 lira
yarım kilo erik - 25 lira
1 kg domates - 28 lira
1 kg biber - 30 lira
1 kg salatalık - 20 lira
1 küçük yuvarlak sarı kavun - fikrim yok.
0
summerjam0306
(07.05.24)
şeftali ve bezelye olmadan 500 lira tuttu migrosta.

sizin elliye aldığınız demet yeşilliklerin tümü yaklaşık 80lira sanalmarkette.
bezelye benzer fiyattı ama sepete eklerken stokta kalmadı.
şeftali de benzer olsun.

600e varıyor yine de sizin listede online'da.
böyle kıyaslayınca bana makul geldi 430 tüm bunlar için.

hatta şöyle amme hizmeti olsun:
i.hizliresim.com
enflasyona hayıflanırız resim durdukça
0
biseysorcaktim
(07.05.24)
Sadece kavun ve eriğin mevsimi henüz değil bu yüzden çok pahalı, 2 hafta sonra fiyatlar daha da düşer, diğer fiyatlar normal geldi (aslında normal değil, her yerde aşağı yukarı benzer fiyatlar demek istedim)
0
Tutkun
(07.05.24)
burası normak gibi hocam, kavun ve erik şişirmiş burayı ama mevsimi olmadığı için bu fiyatlar normal.


daha doğrusu yeni normal yani, yoksa ot dediğin şey 10 tl uçuk tabi ama yeni normaller böyle maalesef. 50 liraya avokado alıyorum, 3 sene önce 7-8 tl ye alıyordum 10ar 10ar
0
kumandanim
(07.05.24)
(5)

tek başına japonya'ya gitmek

semaforo de medianoche
daha önce tek başına yurt dışı seyahatiyle ilgili soru sormuştum https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1579299/tek-basina-yurt-disi-gezisi şimdi daha spesifikleştirerek sormak istiyorum. tek başına japonya'ya gitmek sizce pişman olunacak bir hareket mi olur? açık ara en çok seyahat etmek istediğim yer.
daha önce tek başına yurt dışı seyahatiyle ilgili soru sormuştum www.eksiduyuru.com şimdi daha spesifikleştirerek sormak istiyorum. tek başına japonya'ya gitmek sizce pişman olunacak bir hareket mi olur? açık ara en çok seyahat etmek istediğim yer. çok merak ettiğim ve gezmek istediğim bir ülke ama çok uzak ve çok farklı bir kültür (beni cezbeden kısmı da bu aslında). bu ilk kez yurtdışına çıkan ve bunu da tek başına yapacak biri için önemli sıkıntılara yol açar mı?

bir de eylül-ekim gibi gitmeyi düşünüyordum ama bu uzakdoğunun iklimi değişik o mevsimlerde yağmur fırtınadan gezemezsin asla gibi bir şey olur mu?
0
semaforo de medianoche
(07.05.24)
ilk kez yurtdışına çıkan biri için Japonya'da pişman olmazsınız ama zor gelebilir. Tokyo'da bile İngilizce bildiğim halde yer yön bulmak zor olmuştu.

Uzakdoğuda genelde ekvatora yaklaştıkça ve muson iklimi altında kalan yerlerde hava sıkıntılı olabilir. Japonya'da hava kaynaklı çok sorun yaşamazsınız.
0
kaptan memo
(07.05.24)
Japonya'ya gidip bir hafta kalıp dönmek herhalde ucuzundan yapılırsa 100 bin TL civarında tutacaktır.
Bence önce 10-15 bin liralık 2-3 gecelik mesela Belgrad tatili yapın. Kendinizi bir sınayın.

Japonya'ya gitmedim ama çok az insanın İngilizce bildiğini söylüyorlar. Metro hatları çok karışık olsa gerek, alfabe bambaşka, kültür aşırı farklı.
0
michael_knight
(07.05.24)
Tek başına gidebileceğin en uygun yer.
Google maps iyi çalışıyor.
Metro alışınca kolay, çözersin.
Heryer de 7/11 falan var, yemek işi de problem değil.
0
durgunfoton
(07.05.24)
@michael_knight: yurtdışı seyahati bütçe ve zaman meselesi. ikisi de bende çok olmadığından belgrad'a gidip kendimi sınama fikri biraz lüks gibi. hiç görmediğim bir ülkeye tatile gidiyorsam 2-3 gün kalmak istemem bir kere. belgrad ve tokyo maliyeti kıyaslarsak uçak biletleri açısından 50k fark olacak evet ama kalma gezme masrafı çok farklı değil. yani tokyo'da 100'lük olacaksam belgrad'da da 50'lik olacağım o yüzden çok mantıklı gelmiyor. şartlara göre tokyo planından vazgeçip belgrad/balkanlar yapabilirim ama ikisi birlikte aynı yılda zor biraz.

@konusma: alfabe farklılığı o kadar sıkıntı olabilecek bir şey mi ya? yabancı dil olarak ingilizce biliyorum sadece zaten. yani fransa'ya gitsem de tabela falan okumak için translate kullanmam gerekecek. burada da google translate'in kamerasıyla hallederim çok sorun olmaz gibi geliyor bana. kaldı ki vazgeçersem alternatifim sırbistan orada da alfabe farklı.
0
🌸semaforo de medianoche
(07.05.24)
telefonuna esim indir, internetin olsun sıkıntı yaşamazsın japonyada. tek başında da gayet gezilir, güvenli bir ülke japonya. ben aralık ayında gezdim hava mükemmeldi, ben olsam ekimde giderim, yazın çok sıcak oluyormus üstüne high season daha pahalı
0
monicapp
(07.05.24)
(9)

Tv izlemek için koltuk vs. önerisi

sakince
Arkadaşım 6 ay yanımda kalacak, akşamları film falan izliyoruz. Açıkcası sandalyede rahat edemiyor. Bana şöyle pahalı olmayan şeyler önerir misiniz? armut tipi koltuk düşünüyorum ama o da yer kaplıyor ne biliyim onun şişme hali var mıdır veya hızlıca katlanacak vs.
Arkadaşım 6 ay yanımda kalacak, akşamları film falan izliyoruz. Açıkcası sandalyede rahat edemiyor. Bana şöyle pahalı olmayan şeyler önerir misiniz? armut tipi koltuk düşünüyorum ama o da yer kaplıyor ne biliyim onun şişme hali var mıdır veya hızlıca katlanacak vs.
0
sakince
(07.05.24)
bütçe ne?
0
numlock
(07.05.24)
taksitle almayı düşünüyorum.1000 lira altı bulabiliyorsak iyi ama diğerleri daha işlevselse piyasayı bilmediğim için birşey diyemiyorum.
0
🌸sakince
(07.05.24)
Sandalyelerin fiyatları 1000 TL civarında.
Bir koltuk aldıktan sonra sadece onu bir kamyonetin getirmesi ve bir işçinin sizin eve taşıması en ucuzundan 250 TL.

Sahibinden.com'da mahallenizdeki satılık koltuklara bakın bence. Güzel bir şey yakalayabilirsiniz.
0
michael_knight
(07.05.24)
poeng falan olabilir

ama ne kadar alan var, ne kadar bütçe var bunlar çok önemli
0
gurur
(07.05.24)
google'a en ucuz tekli koltuk yazıp, ucuzdan pahalıya doğru sıraladığımda baştan ikinci koltuk bu. bana rahat gözüktü

www.trendyol.com

bunun yorumlar daha iyi
www.trendyol.com
0
Fodera
(07.05.24)
@gurur alan bir koltuk sığacak kadar sıkıntı yok. Ama odamda fazlalık olsun istemiyorum yani katlayıp koyabiliyim.

poeng çok güzel öneri sırtı geniş.
@fodera oturmak için çok güzeller ama yaslanıp izlemek için sıkıntı olur.
0
🌸sakince
(07.05.24)
haklısın ama ben google tv koltuğu yazdım sen yazma, fiyatlar biraccık dudak uçuklatacak seviyede...
0
Fodera
(07.05.24)
şöyle br şişme koltuk nasıl olur?

www.hepsiburada.com
0
🌸sakince
(07.05.24)
tek kişilik yataklı koltuklar var. onlar süper oluyor o durumda.
0
gurur
(10.05.24)
(7)

Kırık ayak ile yemek

kondansator
bugün otobüsten inerken ayağımı burktum. Hafif bir kırık var diye doktor da alçıya aldı. Şansa yarın akşam için de arkadaşlarla yemek yiyecektik. Ben rahat giderim ama abuk mu olur alçıda ayak ile yemeğe katılmak ? Zaten restoran eve çok yakın
bugün otobüsten inerken ayağımı burktum. Hafif bir kırık var diye doktor da alçıya aldı. Şansa yarın akşam için de arkadaşlarla yemek yiyecektik. Ben rahat giderim ama abuk mu olur alçıda ayak ile yemeğe katılmak ? Zaten restoran eve çok yakın
0
kondansator
(07.05.24)
Ayağımız alçıda diye eve mi kapanalım hocam..
0
jülsezar
(07.05.24)
Bişiy olmaz
0
anon1m
(07.05.24)
İlk defa kırık ile tanışınca ne yapacağımı bilemedim. Sağolun var olun
0
🌸kondansator
(07.05.24)
sıkıntı yok. ekstra muhabbetini yaparsınız
0
paintov
(07.05.24)
Yok ya bişey olmaz. Ben öyle kırığı çıkığı olan görünce hatta geçmiş olsun bile diyorum göz göze gelirsek :)
0
numlock
(07.05.24)
gittiğinde yanına keçeli kalem götür arkadaşlarına alçıya bişeyler yazdırır/imzalatırsın. güzel bir anı kalır
0
wendyangelamoiradarling
(07.05.24)
Abuk olmaz da sağlıklı olmaz.
Yıllar önce benim ayağımı alçıya aldıklarında doktor "şu kadar süre fazla hareket etme, üstüne sakın ağırlık verme" gibi şeyler söylemişti. Sizde de durumun farklı olduğunu sanmıyorum.
Daha bir gün önce kırılmış ayakla yemeğe gitmezdim ben. Daha 60-70 yıl kullanacaksınız o ayağı.
Kırıldıktan bir hafta sonra gidecek olsanız bu kadar garip gelmezdi bana.
0
michael_knight
(07.05.24)
(4)

bluetooth kulaklık ömrü ne kadardır?

abelardo
benim huawei freebuds 3i bluetooth kulak içi kulaklık 2.5 sene kullanım sonrası bataryası çok zayıfladı, bir tane kulağından hiç ses gelmiyor, çok ciddi bağlantı sorunları yaşıyor. çoğu zaman bağlanmıyor. normal mi?siz kaç yılda bir yeniliyorsunuz?
benim huawei freebuds 3i bluetooth kulak içi kulaklık 2.5 sene kullanım sonrası bataryası çok zayıfladı, bir tane kulağından hiç ses gelmiyor, çok ciddi bağlantı sorunları yaşıyor. çoğu zaman bağlanmıyor. normal mi?
siz kaç yılda bir yeniliyorsunuz?
0
abelardo
(06.05.24)
Bluetooth veya değil, 2 seneden sonra hepsi gidiyor eğer çok iyi bir şey almadıysanız.

Ben de JBL'in klasik kulaküstü olanlarından 2 senedir kullanıyorum. Genel olarak iyi gidiyor ama nadiren geç bağlanmaya başladı. yer yer manuel bağlamam gerekiyor vs. Bir de earbuds 2 pro var o henüz 1 senesini doldurmadı bir sorun yaşamıyor
0
akhenaten
(06.05.24)
Beats Solo 2 kulaklığımı 2019 yılında almıştım ve halen kullanımda. Son bir yıldır eskisi kadar aktif kullanmıyorum ancak hala hem bağlantı hem ses hem pil konusunda çok çok iyi.
Bir dönem Senheiser bluetooth kulaklık almıştım şarj süresi abartısız 2 saatte bitiyordu ve lanet etmiştim kulak içi kulaklık mevzusuna. Bir kaç defa kullanmaya çalışıp kullanamadım resmen çöp oldu, çekmecemde bir yerlerde sonsuza kadar bekleme modunda artık.
Son 1 yıldır iş sebebiyle günlük olarak abartı bir şekilde airpods 3 kullanıyorum, neden bu zamana kadar almamışım dedirtti. Ses kalitesi olsun şarj süresi olsun çok memnunum. Bakalım bu ne kadar gidecek..
0
foolrules
(06.05.24)
Önceki kulaklığı xiaomi mi airdots pro'nun hem kulaklık hem de kutu bataryası 2 sene sonunda ömrünü doldurmuştu.

Şimdi kullandığım Jabra Elite 85T ise 2 seneyi doldurdu. Batarya performansında düşüş var ama hala gayet iyi, benim kullanımımda hala kulaklığın şarjı bitmeden benim kulaklıkla işim bitmiş oluyor. Yani performans düşüşü benim kullanımını etkileyecek düzeyde değil. Kulaklığın performansında da bir sorun yok, arıza vs yaşamadım. 3 seneden fazla kullanırım bu gidişle diye düşünüyorum.
0
10551037
(06.05.24)
2019'da kendime aldığım AirPods 2'yi babam halen kullanıyor. 5 yıl olmuş.
Bir şarjda yaklaşık 30-40 dakika telefonla konuşabiliyor, 1 saat civarında da müzik-video dinleyebiliyormuş.
0
michael_knight
(06.05.24)
(6)

Ustanın ağzındaki contayı su sayacına takması

ya ben lan neyse
gelip sayacı değiştiren adam ağzındaki contayı sayaç bağlantısına taktı. şimdi suyu kullanırken tiksiniyorum. tükürüklü su kullanma ihtimalim nedir?
gelip sayacı değiştiren adam ağzındaki contayı sayaç bağlantısına taktı. şimdi suyu kullanırken tiksiniyorum. tükürüklü su kullanma ihtimalim nedir?
0
ya ben lan neyse
(05.05.24)
musluğa gelene kadar barajdan su borularından gelen suyu görsen elini bile yıkamazsın belki.

tükürüklü su kullanma ihtimalim nedir?
%0000,9
0
exlibris
(05.05.24)
"eser miktarda" bile sayılmaz.

İtiraf etmeliyiz ki genelde eve gelen işçilerle aramızda yaşam,huy, kültür farkımız var ve bize uygun düşmeyen hareketleri görüntüleri daha çok dikkate alıyoruz.

Belki de beklediğin buydu
Onun da önlemi alınmış :)
www.adjustbrand.com
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
Adam tükürük kusmuyorsa ciddi bir sorun yok.
0
rock n roll
(05.05.24)
akan suya tükürmekten farkı yok...
0
jülsezar
(05.05.24)
Aldığınız her nefeste hepimizin osuruğu var ama nefes almaktan vazgeçmeyin. Çünkü çok az. Önemsemeyeceğiniz kadar az.
Contadaki tükürük de bizlerin osuruğu gibi. Önemsemeyin.
0
michael_knight
(05.05.24)
Mirket +1

Soruya cevabım, akan su miktarı çok fazla olacağı için seyrelme miktarı artacaktır. Dolayısıyla tükürüklü su miktarının çok düşük olacağını söyleyebiliriz.
0
xuma
(05.05.24)
(11)

yemeklik zeytinyağını kahvaltıda yemek

beklenen buyuk istanbul depremi
https://www.komilizeytinyagi.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcms.komilizeytinyagi.com.tr%2FUploads%2Feab39639cb5d42a19ec963949c8f81f3.jpeg&w=750&q=75kahvaltılarda bir senedir komili'nin kahvaltıda yenmeye daha uygun bir zeytinyağından yiyordum (yukarıdaki görseldekilerden biri ama hangisiydi ta
www.komilizeytinyagi.com.tr

kahvaltılarda bir senedir komili'nin kahvaltıda yenmeye daha uygun bir zeytinyağından yiyordum (yukarıdaki görseldekilerden biri ama hangisiydi tam dikkat etmedim), bitti o. yakın zamanda da yemekler için kullanmak için yine görseldeki ikinci sıradakini almıştım, komili riviera yani. "kızartmalar ve tencere yemekleri için ideal" yazıyor açıklamasında, ama önceki bitince kahvaltıda da bundan tüketmeye başladım.

çok bilgim yok zeytinyağı konusunda ve denk geldiğim kadarıyla genel olarak komili falan da pek önerilmiyordu zaten de, orayı geçerek soruyorum: kahvaltı için ayrı bir zeytinyağı alasım gelmedi ve bu riviera ile kahvaltıda tüketmek için daha uygun olanlar arasında büyük bir fark oluyor mu (fayda bakımından, veya "riviera'nın kahvaltılık -banarak- tüketimde bir zararı olur mu" bakımından), bunu merak ettim kısacası. bilen varsa, aydınlatırsa çok memnun olurum, çok teşekkürler. (kahvaltı, salata vesaire için kesin bunu al kullan dediğiniz bir marka falan varsa öyle tavsiyeleri de alabilirim bu arada)
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
Riviera çok kötü bir yağ. Bilgisi olan bir kaşık bile kullanmaz. Ne kahvaltıda ne de yemekte.

Ama damak da sağlık da sizin. Sonuçta sigara bile içiyoruz.
Bence en kısa zamanda kahvaltı için "sızma" zeytinağı alın.
0
michael_knight
(05.05.24)
yemekte kullanmak için ne önerirsiniz?

görseldeki komili'nin "natürel sızma"ları da mı kötü; hem yemek hem kahvaltı için onlardan birini kullanamaz mıyım acaba, merak ettim.
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
Zeytin yağı zeytin yağı değil midir, yemeklik kahvaltılık diye ayrılıyor mu ?
0
jülsezar
(05.05.24)
@jülsezar Çoğu insan (ben de) daha lezzetli olanı kahvaltıda, salatada, ekmek banmak için kullanıyoruz. Lezzeti biraz daha düşük olanları da yemek yaparken kullanıyoruz.

@beklenen Ben yemekler için de sızma kullanıyorum. Bütçenizi zorlamayacaksa size de öyle yapmanızı öneririm.
0
michael_knight
(05.05.24)
Çiğ olarak tüketmek için sızma zeytinyağı alın. Onu da plastik ve veya şeffaf ambalajda satandan almayın. Evde cam yağdanlığa falan koyacaksanız dolap içi falan gibi karanlık bir yerde muhafaza edin.

Haşlama tipi bir yemek yaparsanız biraz soğuyunca üzerine o yağdan dökün. O yağı pişirmeyin.

Yemeklik diye satılan ve yemek pişerken yemeğin içine konan veya kızartmalarda kullanılan zeytinyağlarını pek de zeytinyağı gibi görmeyin.
Bence.
0
Mirket
(05.05.24)
o zaman cevaplardan anladıklarım şunlar:

- tüm çeşitleri plastik/pet şişede satan bir marka olduğu için komili'nin sızma zeytinyağını almamak gerek (cam yağdanlığa koyuyor olsam bile)
- kahvaltı için kesin sızma zeytinyağı; yemek için de yine sızma olsa iyi olur
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
riviera biz de kullanmıyoruz. saklama koşulları da çok önemli. ışık görmemeli ve serin yerde saklanmalı.
0
paintov
(05.05.24)
Süpermarketten almak zorundaysam ben Komili alıyorum. Diğer markalara göre bana daha çok güven veriyor.
0
michael_knight
(05.05.24)
bir zaman incelemiştim komili yağlarını, içlerinden en iyisi "banmalık" versiyonu.
rivieraya verdiğiniz paraya yazık. eğer maddi olarak değil de kolay geldiği için market yağlarına yöneliyorsanız banmalık alın. yok internetten söylerim gelsin derseniz de yemekler için 0,5, 0.8 asit oranlarına sahip yağlar yeterli. komilinin görece iyi zeytinyağları da 0.8lik diye hatırlıyorum. genelde ise iyi firmalar 0.5lik ürün çıkarıyor. onları hem yemekte hem kahvaltıda kullanıyoruz biz. fakat biraz daha tadını çıkaracağım derseniz 0.2-0.3 asit oranıyla enfes yağlar var ülkemizde. (özem-kisthene, oleamea gibi) hem içersiniz hem kahvaltıda kullanırsınız.
özem zeytinyağları çok güzeldir. olgun hasatları da var onların, onu yemeklere kullanıp erken hasat yağları kahvaltılık yapabilirsiniz. ben de normalde erken hasat kullanırdım ama olgun hasatını alıp yemeklerde kullanacağım.
özem'in ay sonlarında indirimi oluyor, takip ederseniz biraz daha uyguna alırsınız. bi de şu var, son hasat zamanında yani 2023 sonunda rekolte düştüğü için genel olarak firmalar zeytinyağının fiyatını çok yükselttiler ama her zamanki satışlara ulaşılamadığı için önümüzdeki zamanlarda iyi kampanyalar gelebileceği söyleniyor.
nermin hanım çiftliği de çok zam yaptı ama onların da yağını seviyorum. onlar da dönem dönem %15 indirim yapıyor.
başka markalar da sayarım ama genel olarak yüksek fiyatlar işte..
0
suyin
(05.05.24)
Söylediklerimi teyid eder bir yazı şurada

-Sızma'nın 93 dereceden fazla ısıtılması sakıncalı
-Diğerleri kimyasal işlem görmüş

www.milliyet.com.tr
0
Mirket
(05.05.24)
çok teşekkürler cevaplar için, çok faydalı oldular.

marketten almamın nedeni de, bir tane daha almakla uğraşmak istemememin nedeni de kolaya kaçmaktı, yoksa iyi/kaliteli/sağlıklı bir marka bildiğim durumda alırım ondan, elimdeki bitince de öyle yaparım muhtemelen. @suyin'in önerdiği markalara göz atayım.

@Mirket öyleyse tüm yemekler için, soğan bilmem ne kavururken vesaire, ayçiçek yağı kullanmak gerekiyor gibi (bir önceki mesajda bahsettiğiniz gibi haşlama + zeytinyağını soğuyunca üzerine dökme tercihini bir yana bırakırsak). ben önceleri zeytinyağı kızartmaya uygun diye okumuştum gerçi ama tekrar bir araştırayım yine de, teşekkürler.
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
(7)

Öğrenme amaçlı araç kiralamak mantıklı mı?

rayde
Öğrenme amaçlı araba almadan önce kiralayarak sürüş yapmak istiyorum. Sıfır değilim, daha önce farklı araçlar sürdüm, 2 kere özel ders aldım ama arabam olmadığı için biraz araya zaman girdi ve cesaretlenmem lazım araç almadan önce.Sorum şu aslında, 1 aylık veya 2 aylık kiralayacağım. Herhangi bir ka
Öğrenme amaçlı araba almadan önce kiralayarak sürüş yapmak istiyorum. Sıfır değilim, daha önce farklı araçlar sürdüm, 2 kere özel ders aldım ama arabam olmadığı için biraz araya zaman girdi ve cesaretlenmem lazım araç almadan önce.

Sorum şu aslında, 1 aylık veya 2 aylık kiralayacağım. Herhangi bir kaza, sağa sola sürtme gibi durumlarda sorun yaşar mıyım? Kiralama işleminde ekstra güvence paketi almak mantıklı mı? Ya da kiralama işleminde ekstra dikkat et dediğiniz bir durum olur mu?
0
rayde
(03.05.24)
senin hatalı olmadığın durumları zaten karşılıyor. alkollü falan sürmezsen sorun olmaz. ekstra sigorta da yaptırırsın.
0
jelly bear
(03.05.24)
en az 2 yıldır ehliyetinin olması gerekiyor.

öğrenmek için kiralayacaksan ekstra paket almak mantıklı. küçük çizik vs için polis tutanağı ararsın yoksa. ya da cebinden çıkar.

geçen hafta araç kiraladım, paket falan almadım. adam arabayı geri alırken direkt arabanın altına elini sokup çizmişsin dedi. 2 bin lira verdim. paket 3 bin liraydı, yine kar ettim ama arabanın altı dahil her yerini video kayda alsaydım para vermezdim. arabayı sürtmediğimden emindim. neyse, çakallıklara dikkat et yani.
0
gabe h coud
(03.05.24)
Mantıklı.
Bence saatlik kiralanan arabalarla başla.
0
michael_knight
(03.05.24)
saatlik mantıklı. aylık çok para ödersin.
günde 1 saat kiralasan daha az ödersin.
0
jelly bear
(03.05.24)
Umarım başınıza öyle bir şey gelmez ama MOOV ile kaza yaptım ben. Bundan yaklaşık 3-4 yıl önce.

Karşıdan gelen arabayla kafa kafaya çarpıştık. Tamamen benim suçumdu. Tek yönlü sandığım yol çift yönlüymüş. Far kırıldı, kaput yamuldu, belki radyatörü de etkilemiştir. Ciddi bir hasar vardı MOOV aracında. Karşıdaki araçta da ciddi bir hasar vardı.

Süreç çok kolay oldu. Karşılıklı rapor tuttuk, imzaladık. Raporu MOOV aracın torpidosuna koydum, aracı kilitledim gittim.
Hiçbir para ödemedim.
0
michael_knight
(03.05.24)
Ehliyet en az 2 yıllık olacak, bazıları yaşa göre farklı fiyat uyguluyor, bazıları belli yaş altına vermiyor. Bazı firmalar findeks notuna bakıp aracı teslim etmiyor, misal windy car.

Kiralama yapacaksanız sıfır aşımlı hasar sigortası ve cam, lastik gibi şeyleri kapsayan ufak sigortayı yaptırın mutlaka. Kurumsal bir yer dışında (Enterprise, europecar, sixth, Alamo) sakın kiralama yapmayın.

Moove gibi saatlik kiralayan firmalardan uzak durun, 2 sene önce arkadaşım yola atlayan bir yayaya çarptı, araca 18k ödedi, yayaya da bundan daha fazlasını ödemek zorunda kaldı. Sanırım firma tiktak tı.
0
kimlanbu
(03.05.24)
Bence değil, acemi oluyor insan sonuçta ne olacağı belli olmaz. Ayrıca araç yoksa tecrübeli olman için sürekli kiralaman lazım o da mantılı değil, kendi aracında öğrenmek en iyisi bence
0
lorne malvo
(04.05.24)
(8)

hurmanın glikoz şurubuna batırılması

gule gule
eskiden de bu kadar popüler miydi bilmiyorum ama son günlerde önüme çokça şu cinsten haberler düşüyor.hurmanın kendisi glikoz şurubunda bekliyor,içeriğinde hurma yazıyorsa glikoz şurubuna batırılmıştır.reklam olmasın bazı markaların barlarının ve çeşitli ürünlerinin içeriği sağlıksız değil diye alıy
eskiden de bu kadar popüler miydi bilmiyorum ama son günlerde önüme çokça şu cinsten haberler düşüyor.

hurmanın kendisi glikoz şurubunda bekliyor,
içeriğinde hurma yazıyorsa glikoz şurubuna batırılmıştır.

reklam olmasın bazı markaların barlarının ve çeşitli ürünlerinin içeriği sağlıksız değil diye alıyoruz fakat bu haberleri gördükçe bunlardan da uzaklaşacağız gibi gözüküyor. nedir bu işin aslı?
0
gule gule
(03.05.24)
Marketten hurma alırken içindekiler kısmına bakıyorum.
O dediklerinizde içindekiler kısmına "hurma, glikoz" gibi bir şey yazıyor.
Sadece "hurma" yazanları tercih ediyorum.

Neyse ki halen çoğu firma içindekiler kısmında yalan söylemiyor.
0
michael_knight
(03.05.24)
@michael_knight cevap için teşekkürler, sorumun çıktığı yer aslında içindekiler kısmında(barlar için) sadece hurma yazıyorsa bu hileye(glikoz şurubuna batırma) bulaşmamışlar şeklinde çıkarım yapabilir miyiz sorusu onu merak ediyorum.

malum yurtdışında ve türkiye'de aynı isimli ürünlerin içerikleri farklı ve her gün başka bir kimyasalın adını öğreniyoruz kabul edilmeyip geri gönderilen ihracat mallarından, hiçbir şeye güven kalmadı.
0
🌸gule gule
(03.05.24)
Ben içindekilerde yazmayınca glikoz olmadığını düşünüyorum. Ama ne sektörü tanıyorum ne de mevzuatı ve cezaları biliyorum.
Fakat fiyatından ve lezzetinden anlaşılıyor.

Glikozlu hurma 50 lira, glikozsuz hurma 200 lira (Elbette daha ucuz ve pahalı satılanlar da var ama genel olarak diyorum)
0
michael_knight
(03.05.24)
a101 çerezya medine hurması arkasında sadece hurma yazıyor 250 gramı 100tl gibi bişeydi
0
eja
(03.05.24)
Haberleri bilmiyorum fakat hurmaya glikoz şurubu eklenmesi yasal ve en masum olanlarından. İşin aslı şudur iktisadi şartlardan ve Türkiye'de bilinçli tüketicinin az olmasından dolayı küresel gıda şirketleri bakanlıklarda kuvvetli lobicilik yapıyor ve mevzuatı çoğunlukla kendi menfaatlerine uygun olarak düzenlenmesi için baskı yapıyorlar bu sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde böyle fakat iktisadi şartlardan dolayı (kıt bir kaynağın nüfusa paylaştırılması) Türkiye'de bir çok ürünün kalitesi müreffeh ülkelere daha düşük ve tağşiş oranı yüksek. Bir de işin pazarlama kısmı var ürünlerin şeker miktarı arttıkça tüketimde artıyor.
0
doharkoman
(03.05.24)
Bu işin aslı nedir? Türkiye'de gıda seviyesi o kadar kötü ki neyin aslı olduğunu bilemezsin. Içine istediğini de katsa kontrol mekanizmalari yavaş ya da yok.

Sonuçta bakanının dünyanın en büyük gıda firmalarından birine danışman olduğu ülkede her şey olabilir.
teyit.org

Ustünde glikoz şurubu yazmayanı alıp olmadığına inanacaksiniz.

Ülkenin tombikler ülkesi olmasının sebeplerinden biri de gıda kalitesinin düşmesi zaten.
0
logisticsmanager
(03.05.24)
Bakanımızın geçmişte küresel bir şirkette kariyer yapmış olması olsa olsa alanındaki liyakatini ve tecrübesini gösterir bir de buraya teyit linki bırakmışsınız hiç gerek yoktu biyografisini okumanız yeterli olurdu bu konu sır değil ki (geçenlerde Diyanet işleri başkanımıza biyografisinde Arapça bildiği yazmasına rağmen yapılan itibar suikastına benziyor nasılsa her şeye inanan malum bir kitle var) malum bakanlıklarda artık teknokrasi var alanında liyakatli kişiler bakanlık yapıyor her neyse şartlar ortada bakanımızın kariyeri kısa vadede realiteyi değiştirmeyecektir komplike bir konu tek bir sebebi yok tağşiş oranının yüksekliği kıt kaynakların nüfusa paylaştırılması ile alakalı iktisadi bir konu uzun vade de böyle devam edecek her şeyin bir maliyeti var.
0
doharkoman
(03.05.24)
@doharkoman; prim oluyor mu böyle yapınca yoksa düz maaşın içinde mi var? Bir de sadece eksiduyurudan mi sorumlusun yoksa baska sosyal medyalar da gerekiyor mu mesai saati içinde ? Umarim maaş enflasyona yenilmemistir. Kolay gelsin, zor is seninkisi de.
0
logisticsmanager
(03.05.24)
(3)

İstanbulda kamelyası olan, mangal yapılabilen piknik alanı?

jackyr
Böyle bir yer var mı bildiğiniz? Yarın gideceğiz hafif yağmur olacak bu yüzden üzerimizde kamelya olsa çok iyi olur
Böyle bir yer var mı bildiğiniz? Yarın gideceğiz hafif yağmur olacak bu yüzden üzerimizde kamelya olsa çok iyi olur
0
jackyr
(03.05.24)
Anadolu yakası Aydos oba çadırı
0
obscure
(03.05.24)
Belgrad Ormanı'nda kamelyalar var. Tabi erken gidip kapabilirseniz.
0
michael_knight
(03.05.24)
çatalcada bir çok piknik yerinde var geçerken görürsünüz, çatalca flamingo köyü fena değil biz gittiğimizde çok kalabalıktı.
www.google.com

antikköyde fena değildi geçen sene
www.google.com
0
eja
(03.05.24)
(9)

Discord nedir?

michael_knight
Discord nedir? Neden tercih ediliyor? Sahibi kim?
Discord nedir?
Neden tercih ediliyor? Sahibi kim?
0
michael_knight
(03.05.24)
Eski forumların uygulamalı(App) hali gibi düşün.

Sesli, görüntülü görüşmeye de izin veriyor. Genelde oyun oynayanlar onun üzerinden yayın veya paylaşım yapardı ama bizim arkadaş grubumuzun discord serverı da var mesela. WhatsApp veya telegram göre daha düzenli, tablı(başlıklı) sekmeler açabiliyorsun. Bence cidden yeni nesil forum bu işte :D
0
nhk ni youkosu
(03.05.24)
Twitch'in yan ürünü olarak ortaya çikti. Twitch'deki chat'in farkli bir versiyonuna da sahip. Ayrica Telegram gibi yazip konusabiliyorsun private olarak.
0
Yourcousinmarvinberry
(03.05.24)
Arkadaş grubuyla iletişimde kalabilmenin en kolay ve iyi yolu.

Sunduğu özellikleri (bütün server üyelerine görünür, sürekli açık voice channel, ekran paylaşımı vs.) Discord kadar iyi sunan başka bir uygulama benim bildiğim pek yok.

Birisini aramaya üşenen ve çok da sosyal olmayan bir insan olarak, arkadaşlarımın server'da hali hazırda zaten konuşuyor olduğunu görünce direk bağlanıp 15-20 dk. sohbet edip daha sonra istediğin zaman çıkmak kadar sosyal olarak tatmin edici bir şey yok.

Sahibini tanımıyorum.
0
king lizard
(03.05.24)
Arkadaşlar gerçekten aptala anlatır gibi anlatabilir misiniz?
Sadece özel server'lara bağlanarak mı çalışıyor yoksa Whatsapp gibi merkezi bir yere de bağlanıyor mu yoksa ikisi birden mi?
Gizlilik sağlamak için Whatsapp ve Telegram'a göre bir avantajı var mı?

Yapay zeka tool'larından bazılarını kullanabilmek için girmek zorunda kalıyorum ama hiçbir şey anlamıyorum.
0
🌸michael_knight
(03.05.24)
Kurulan server'ları adı server ama aslında kendi altyapını kurmuyorsun tabii ki hepsi Discord'un kendi altyapısında, Discord'a bağlı.

O yüzden Whatsapp ve Telegram'a göre gizlilik sağlamak için bir avantajı olduğunu sanmıyorum.
0
king lizard
(03.05.24)
elinizde 3 kişilik, 500 kişilik ve 100 bin kişilik 3 grup/topluluk var diyelim. bu 3 gruba da aynı anda hizmet verebilen(yönetim veya katılımcı iki taraflı da) bir uygulama olduğu için kullanılıyor.

istediğiniz gibi özelleştirebiliyorsunuz, yönetebiliyorsunuz ve arayüzü de çok kolay. serverlar @king lizard'in dedigi gibi.
0
gule gule
(03.05.24)
bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri teknik olarak başarılı olması. tüm platformlarda ve web'de iyi şekilde kullanılıyor.

gizlilik konusunda bir iddiası olduğunu sanmıyorum, varsa bile mesnetsizdir ve o amaçla kullanılamaz.

kendisi aynı zamanda kahvehane gibi. server'ları kahvehane, içindeki odaları da masa gibi düşünün. istediğin kahveye gidip istediğin masaya oturabiliyorsun.

özelleştirme oranı yüksek. hem ücretli hem ücretsiz seçeneklerle kullanılıyor.

biz evden çalışıyoruz ve iletişim, dosya paylaşımı, başka araçlarla entegrasyon, geçmiş konuşmalarda arama, video görüşme, ekran paylaşımı gibi amaçlar ile hem slack hem zoom kullanıyoruz.

discord bu işleri iyi yapıyor. o yüzden aramızda "slack ve zoom'a para ödemekten vazgeçip, bedava discord'a mı geçsek" tartışması oldu. bedavasında bazı özellikler kapalı, paralısına geçersek bile daha az ödemiş oluruz şeklinde konuşuldu.

kendine ait bir sunucuya kuramıyorsun. yani data'n onlarda.
hatta oluşan datayı satmak ve özel amaçlar için kullanmak konusunda cömertler bildiğim kadarıyla.
0
biseysorcaktim
(03.05.24)
Biz çok bir özelliğini kullanmıyoruz, en basit olarak server oluşturmayı whatsapp grubu kurmak gibi düşünün bu serverların içerisinde sürekli aktif olan ses kanalları var buraya bağlandığınızda (bağlanmak derken tek tıkla oluyor bu) o an orada olan diğer kişilerle doğrudan konuşmaya başlayabiliyorsunuz, arama kapama çaldırma vesaire yok. Bununla birlikte aynı ekranda yazışma paneli de bulunuyor. Ortak kanaldan müzik vs dinletme, ekran görüntüsü üzerinden yayın açma gibi özellikleri de var.

Ses çözünürlüğü skype gibi muadillere göre daha tatmin edici. Oyun oynarken kullanıyoruz. Başka topluluklarla bir ilişkimiz yok, sadece grup içi iletişim.

Güvenlik konusunu da düşünmedik hiç bu sebeple. Ekstra bir güvenlik sunduğunu sanmıyorum +1
0
akhenaten
(03.05.24)
Eskiden teamspeak vardı, oyunun içerisinde teamspeak ile oyuncular birbiri ile konuşabilirdi. Teamspeak bazı yönlerden yetmediği (arkadaşının oyununu izlemeyediğin, karşılıklı oynayamadığın vs.) için discord geliştirildi diyebiliriz. Discordun çıkış mantığı budur. Gerçek amacı ise; oyun içerisinde sesli sohbet ortamı yaratmasıdır. Misal bu özellikler bugün PS5' e bile entegredir.

Mesajlaşma sistemi merkezidir. Yazdığın yaptığın herşey discord sunucularında saklanır.
0
krtkartal
(03.05.24)
(7)

Anneler gününde kadın müşterilere hediye önerisi?

Geceler
Merhaba, e ticaret yapıyorum, kadın müşterilerimizin paketine ufak bir not ve bir hediye koymak istiyorum. Bu hediye ne olabilir sizce? İstoça vs da gidebilirim fakat aklıma bir tek plastik gül ve toka geliyor olur mu ki? Sizin aklınıza birşey geliyor mu? Tebessüm ettirebilecek yaaa dedirtecek birşe
Merhaba, e ticaret yapıyorum, kadın müşterilerimizin paketine ufak bir not ve bir hediye koymak istiyorum. Bu hediye ne olabilir sizce? İstoça vs da gidebilirim fakat aklıma bir tek plastik gül ve toka geliyor olur mu ki? Sizin aklınıza birşey geliyor mu? Tebessüm ettirebilecek yaaa dedirtecek birşey :)
0
Geceler
(03.05.24)
Bana pek iyi bir fikir gibi gelmedi eğer doğrudan annelere yönelik ürünler satmıyorsanız. Kadınlar günü değil anneler günü. Anne olmayan, olmak istemeyen kişiler için pek anlamlı bir gün değil.
0
fotrsapka
(03.05.24)
fotrsapka +1


olmak isteyip de çeşitli nedenlerden olamayanlar için de üzücü olabilir ..
0
jülsezar
(03.05.24)
üsttekiler +1

kadın=anne algısına yol açacak bir hediyeye gerek yok. Hediye koymadınız diye kimse laf etmez ama bu hediyeden rahatsız olanlar olabilir. Hele not yazarsanız falan iyice kötü bir izlenim
0
nundu
(03.05.24)
anne olduğuna emin olduğunuz müşteriler için hoş bir izlenim olur muhakkak ama haricindekiler için kaş yaparken göz çıkartıyor misali olur.

düşünceniz kadınlar günü için daha iyi bir fikirmiş aslında.
0
since1907
(03.05.24)
Çok kötü bir fikir.
Anne olmayanlar var. Anne olamayanlar var. Anne olmak istemeyenler var. Annesini kaybettiği aklına geleceği için ağlayanlar var.
Bu hediyenizin mutsuz hatta sinirli yapacağı birçok müşteriniz var. Yapmayın.
0
michael_knight
(03.05.24)
anne oldugunu bildiginiz kisilere de lutfen hamur kesme aparati filan koymayin, anne olmak mutfakta isci olmak demek degil. kadinlar icin olan bir hediye yeterli olabilir, mutfak hediyesi kadin hediyesi degildir. yukardakiler +1
0
kassiopeia
(03.05.24)
marteniçka gibi ipli bileklik olabilir
0
turuncu tonlarda
(03.05.24)
(9)

Kadıköy'deki en güzel park hangisi

kahver
Selamlar. Kadıköy'deki parklardan, en güvenlikli, en temiz, en nezih, hello cello tiplerin çok olmadığı park hangisidir? Yani insan kız arkadaşı veya ailesi ile hangisine gitse daha huzurlu olur.Teşekkürler.
Selamlar. Kadıköy'deki parklardan, en güvenlikli, en temiz, en nezih, hello cello tiplerin çok olmadığı park hangisidir? Yani insan kız arkadaşı veya ailesi ile hangisine gitse daha huzurlu olur.
Teşekkürler.
0
kahver
(02.05.24)
Çok fazla var ama ilk aklıma gelen Profesör Dr. Kriton Curi Parkı.
0
michael_knight
(02.05.24)
diğerlerini pek bilmem ama kriton curi gayet nezih
0
jülsezar
(02.05.24)
benim en sediklerim evime de yakın olması sebebiyle özgürlük parkı ve göztepe 100. yıl parkı. göztepe parkında kahve içmeyi tercih ediyorum , hafta sonları çok kalabalık olabiliyor. özgürlük parkında ise sandalyeni, şarabını, biranı alıp arkadaşlarında oturup eğlenebiliyorsun. tatil günleri yine çocuklar sebebiyle kalabalık olabilir ancak diğer zamanlarda keyifli bir park.
0
hypathia
(02.05.24)
özgürlük parkı ve Göztepe parklarında problem yaşamazsınız.
0
co2s2
(02.05.24)
kalamış marina demeye geldim. hem yeşillik hem deniz manzarası, kitle nezih, haftasonu bile sakin.
0
patlamis misir
(02.05.24)
benim gördüklerimin arasında, günün her saati en nezih göztepe özgürlük parkı, kalamış da güzel ama hep çok fazla ıssız gelmiştir. özgürlük parkı da çok büyük olsa da , haftasonu hava güneşliyse çok çocuklu aile oluyor
0
gadlemler
(02.05.24)
Fenerbahçe parkı ve özgürlük parkı koskoca ilçede fazla seçenek yok zaten
0
doharkoman
(02.05.24)
sahil kenarı istiyorsan kalamış parkı ve dalyan parkında bahsettiğin tipler pek olmaz.
0
orpheus
(02.05.24)
kesinlikle Fenerbahce parki
0
oscar
(03.05.24)
(3)

levent civarı ev bulmak

duyurukullanıcısı
sarı site dahil bir çok yere bakıyorum ama sanki eskiden daha çok ilan olurduinsanlar başka bir yere mi ilan veriyor? yoksa camlara bakıp orasını aramak mı lazım?
sarı site dahil bir çok yere bakıyorum ama sanki eskiden daha çok ilan olurdu

insanlar başka bir yere mi ilan veriyor? yoksa camlara bakıp orasını aramak mı lazım?
0
duyurukullanıcısı
(02.05.24)
kiralar çok yükseldiği için insanlar mevcut evlerinden eskisi gibi çıkamıyorlar. bu yüzden de boş ev daha az, daha az ilan var.
0
co2s2
(02.05.24)
Emlakçı Çekmeköy'deki evimize 24 saat sonra kiracı buldu. Hem de sahibinden'deki ilanlardan %15-%20 civarında daha fazla talep etmiştik. Siteye ilanı akşam girdi, öğlen kiracıyı buldu.

Levent hem popüler hem de bütçe sorunu olmayan insanların tercih ettiği bir bölge. Evlerin önemli bir kısmı ilana hiç çıkmadan emlakçının ve mal sahibinin tanıdıklarına, sürekli müşterilerine kiraya veriliyor olabilir.

Bunlar bilgi değil, akıl yürütme. Konuyla ilgili bilgi sahibi olan varsa onun dediklerini dikkate alın.
0
michael_knight
(02.05.24)
Genel olarak arz düştü. Takip ettiğim iki mahalle var, ilan sayılarında ciddi düşüşler gözlemliyorum.

%25 olayından sonra ev sahibi "evimi boş tutarım daha iyi" mantığında. Mevcut kiracı çıkmak istemiyor, mahkemeler doldu taştı. Kiracılı evler satılmıyor. Bu nedenlerden ilan sayılarında düşme var.

Bazı satışlar/kiralamalar el altından yapılıyor ve ilana çıkmaya gerek bile kalmıyor. Bölge emlakçıları ile birebir iletişimde olman fayda sağlar.
0
Lethe
(02.05.24)
(6)

Ev hakkında sıfır bilgi sahibi olmam (Vana nedir, nasıl açılır vs)

put it in your appropriate place
Ev hakkında direkt cahil kaldım. :// Yani vana nedir, bilmiyorum elbet ama yarın öbür gün sıfırdan ayrı eve çıkma durumunda elim kolum bağlı olacak. Doğalgaz nasıl açtırılır, elektrik nasıl bağlatılır, bunun gibi durumları nasıl ve nereden öğreneceğim?Babamın pek öğretici tarafı yok, zaten derdimi/d
Ev hakkında direkt cahil kaldım. :// Yani vana nedir, bilmiyorum elbet ama yarın öbür gün sıfırdan ayrı eve çıkma durumunda elim kolum bağlı olacak. Doğalgaz nasıl açtırılır, elektrik nasıl bağlatılır, bunun gibi durumları nasıl ve nereden öğreneceğim?

Babamın pek öğretici tarafı yok, zaten derdimi/durumu anlayacağı da yok. Yani yapabileceğini bilsem, reis nedir bu işin aslı diye sorarım tabii ama işte soracak yetkili kişi de yok.
0
put it in your appropriate place
(01.05.24)
Biz varız ya.
0
Mirket
(01.05.24)
İnsan mecbur kalınca her şeyi hallediyor. Şimdiden endişelenmeye gerek yok.
Böyle şeyleri ailemden öğrenmedim, yaptırmak zorunda kalınca öğrendim. Çok zor işler de değil, düşünsene Türkiye'de 20-25 milyon kişinin yapabildiği bir şeyi sen haydi haydi yaparsın.
0
michael_knight
(01.05.24)
sorup hepsini tek tek öğreneceksin. sonuçta kalp ameliyatı yapmıyorsun. bu dediklerinin çoğu online başvuru ile artık oluyor. evde birşey yaptırırken önce usta çağıracaksın. onlar seni kazıkladıkça işi öğreneceksin. buna deneyim kazanmak deniyor zaten :D
0
kendicoplugundeotenhoroz
(01.05.24)
Devam ediyorsunuz kısaca.
0
🌸put it in your appropriate place
(01.05.24)
bkz. YouTube :)
0
alfired
(01.05.24)
(bkz: )youtube.com
0
from where i ride
(02.05.24)
(6)

Ceo’ya terfi maili atarken let me congrats you diye başlanır mı

condom kurşunu
Ya da nasıl giriş yapılır?
Ya da nasıl giriş yapılır?
0
condom kurşunu
(30.04.24)
Congratulations on your new role. Wishing you continued success on this time.

Ya da şöyle mi yazsam
0
🌸condom kurşunu
(30.04.24)
ChatGPT bu konuda bana çok yardımcı oluyor, size de olur.
Mesela "Let me congrats you" yanlış bir cümle, öyle yazmayın.
0
michael_knight
(30.04.24)
@condom kurşunu neden "on this time" dediniz? Sadece bu seferlik başarılı olsun, başka zaman başarısız olsun mu istiyorsunuz?
Bakın yazdığınız çok yanlış bir anlama gelebiliyor. Mutlaka chatgpt'den yardım alın.

Ondan yardım alınca da emin olmayın. Ona yazdırdığınız metni ona bir daha sorun. Hatalarını bul, yanlış anlaşılan bir şey var mı diye kontrol et diyerek onu yorun.
0
michael_knight
(30.04.24)
“congratulations and all the best on your new position.”

bu kadar yeterli. uzatmaya gerek yok.

ceo’ya congrats denmez, onu eşine dostuna söylersin.

“on this time” bence de çok falso. sanki önceki pozisyonunda başarısız olmuş da bu defa başarılı olmasını diliyormuşsun gibi bir iması var.
0
sir gawain
(30.04.24)
Senin pozisyonun nedir, aranızda kaç dikey var?
Çok varsa "please accept my congratulations on your new role" de.
0
Bruce
(30.04.24)
CEO'ya terfi maili eger CFO, COO falan degilsen atilmaz.
0
cooperr
(30.04.24)
(3)

2. El eşya satışı, vergi ve diğer şeyler

akhenaten
Bilgisayarımı satmayı düşünüyorum, daha önce internetten hiç satış yapmadım onun için kafam karışık.1- Bunların vergilendirilmesi gerekiyor mu? 2- Satışta benim adıma kesilen faturayı da alıcıya vermenin herhangi bir sakıncası olur mu? Teşekkürler
Bilgisayarımı satmayı düşünüyorum, daha önce internetten hiç satış yapmadım onun için kafam karışık.

1- Bunların vergilendirilmesi gerekiyor mu?
2- Satışta benim adıma kesilen faturayı da alıcıya vermenin herhangi bir sakıncası olur mu?

Teşekkürler
0
akhenaten
(29.04.24)
2. Sorudaki cümle biraz düşük olmuş, ben ürünü alırken bana kesilen faturadan bahsediyorum.
0
🌸akhenaten
(29.04.24)
1- Yıllık belli bir tutara kadar bu gibi alışverişler vergiden muaf olmalı. Şimdi bilen biri gelip anlatır.
2- Faturayı vermenizde bir sakınca göremiyorum.

Çok dikkatli, temkinli olmak istiyorsanız "şu bilgisayarı şu kişiye sattım" diye bir kağıt yazıp karşı tarafa da "alıcı" olarak imzalatın. O bilgisayarla suç işlenmesi gibi bir durumda açıklamanız kısa sürsün. Ama o kadar düşünmeye gerek yok bence.
0
michael_knight
(29.04.24)
Vergiden muaf, satabilirsiniz. Adınıza kesilmiş faturayı karşı tarafa vermenizde bir sakınca yok.
0
doharkoman
(29.04.24)
(6)

Sizce bu ürüne bu fiyat verilir mi?

dedeminhirkasi
Bu ürün bu fiyat eder mi değil sorum zira ülkede hiç bir ürün ederi fiyatta değil.Değer mi sadece alıp almamak arasında gitgeller yaşıyorum.Spigen iPhone 14 / iPhone 13 Kılıf Optik Armor MagFit MagSafe özellikli Black - ACS05070https://app.hb.biz/XachRZcNsby6
Bu ürün bu fiyat eder mi değil sorum zira ülkede hiç bir ürün ederi fiyatta değil.
Değer mi sadece alıp almamak arasında gitgeller yaşıyorum.

Spigen iPhone 14 / iPhone 13 Kılıf Optik Armor MagFit MagSafe özellikli Black - ACS05070
app.hb.biz
0
dedeminhirkasi
(29.04.24)
bana gore telefonun orjinal klasindan asiri uzaklastiran bir kilif. o kamera kapatma slideri cool gorunuyor ama muhtemelen kimse kullanmaz.
0
buenosdias
(29.04.24)
bi kılıfa 100 tlden fazla vermediğim için bence gereksiz.
0
jelly bear
(29.04.24)
Ben vermezdim. Çünkü daha önce aldığım iki farklı Spigen marka kılıfın da arkası soyuldu, çirkin bir görünümü oldu.
O günden beri markasız kılıflar kullanıyorum telefonumda.
Telefonun başına bir şey gelmesinden korktuğum için en kaba, en çok koruyan kılıfı çirkin olsa bile kullanıyorum.

MagSafe özelliğini kullanmayacaksanız o kılıf kesinlikle alınmaz. Kullanacaksanız olabilir.
0
michael_knight
(29.04.24)
merhaba. yıllardır spigen kullanırım. her yeni telefon aldığımda ilk işim spigenimi satın almak oldu. sülalem rahat geziyorum. o kadar çok düşürdüm ki telefonu. hiçbir zaman sorun olmadı.

tough armor kullanıyorum.
0
bir ileti paylastim
(29.04.24)
Yakın zaman önce yıllarca kullandığım telefonumu değiştirirken bolca kılıf bakmak zorunda kaldım. Eski telefonumda Spigen Touch Armor Tech kullandım, çok memnundum. Elbette zamanla yıprandı ama çok uzun bir süre kullandım, telefonu da güzel korudu. Marka olarak Spigen bence gayet iyi, kafanız rahat olsun derseniz tercih edilebilir. Ben bu modeli kullanmadım ama etrafımda Spigen kullanan çok insan var, herkes memnun.

Yakın zaman önce bolca kılıf baktım, gördüklerim şöyle:

- İyi markaların fiyatları daha da artmış.
- Çok fazla aşırı dandik ürün var ve fiyatlar aşırı değişken. Fiyat yüksek, ürün kalitelidir diye düşünmeyin, çok pahalı ve bir o kadar kalitesiz ürün çok fazla.
- Eskiden çok azdı, şimdi ekseriyetle şeffaf kılıflar var. Şeffaf kılıflara verilen paraya acıyorum zira kısa süre içinde sararıyor.
- İğneyle kuyu kazar gibi araştırma yaparsanız Spigen gibi markalara denk kalitede biraz daha ucuz ürünler bulabilirsiniz.

Kamerası kapaklı bir ürün arıyorsanız, Spigen kalitesinde ve birazcık daha uygun fiyatlı marka olarak Supcase'i bulabilmiştim. Supcase'in bilgisayarı korumak için üretilen bir ürününü satın aldım, gayet memnunum. İsterseniz telefon kabına da bir bakın, ben yorumlara bakmıştım insanlar memnundu genel olarak. Biraz kaba ama telefonu korusun isterseniz fena değil gibi.

www.kisa.link
0
10551037
(29.04.24)
şu an 909 tl gösteriyor bende, alıyorsanız kaçırmayın.
0
adivar
(29.04.24)
(4)

Kaziklaniyor muyum?

mirty
Selamlar,Bugün iç-dış parazit ve genel kontrol için 23 kilo köpeğime 1400 lira ödedim. Lokasyon: Ankara. Fiyat algısı kalmadığı için emin olamıyorum kazıklanıyor muyum?
Selamlar,

Bugün iç-dış parazit ve genel kontrol için 23 kilo köpeğime 1400 lira ödedim. Lokasyon: Ankara. Fiyat algısı kalmadığı için emin olamıyorum kazıklanıyor muyum?
0
mirty
(29.04.24)
Normal gibi. Dış parazit 2 ay önce 650 liraydı ki zam gelecek deniyordu.
0
prole
(29.04.24)
2 gün önce de 650 tl.
evet kazıklanmışsın.
köpek büyük diye fark da bu kadar büyük olamaz herhalde.
0
OgutucuRecep
(29.04.24)
Ben de benzer bir ücret ödüyorum İstanbul, Şişli. Tam dikkat etmiyorum ama bu civarda. 28 kiloluk köpeğim var.
Parazit için iki farklı marka var, veteriner daha ucuz olanı öneriyor ben daha pahalı olanı tercih ediyorum. Bravecto sanırım pahalı olanın markası. Bir de NexGuard var, o da iç parazit galiba, emin değilim.
Bildiğim kadarıyla 10 kiloluk sınıflara ayırıyorlar köpekler. 21 kilo veya 30 kilo olan köpek aynı dozda alıyor. Fiyatı da 10 kiloluk köpeğin 3 katı oluyor.
0
michael_knight
(29.04.24)
5 kilo kediye 750 veriyorum bana normal geldi. denilen gibi kilo üzerinden yapılıyor bu aşılar kendi içlerinde markasına göre fiyatları değişiyor karnesinden bakın hangi aşıyı yapmış marka verirseniz fiyat karşılaştırılması yapılır
0
eja
(29.04.24)
(13)

Ne versen yiyecek misafir ve itibar konusu

beyfendi
Misafirin "yemek için zahmete girme çok, ne varsa onu yeriz" diyeni sizin gözünüzde profili küçük, genel konularda da zahmete girmeye değmez biri konumunda biri midir?Sorudaki maksadı, aradaki samimiyetin durumu vs. gibi konuları uzun uzun yazıp daha net bir şey sorayım istedim ama gelecek cevabı ma
Misafirin "yemek için zahmete girme çok, ne varsa onu yeriz" diyeni sizin gözünüzde profili küçük, genel konularda da zahmete girmeye değmez biri konumunda biri midir?

Sorudaki maksadı, aradaki samimiyetin durumu vs. gibi konuları uzun uzun yazıp daha net bir şey sorayım istedim ama gelecek cevabı manipüle etmemek adına en yalın haliyle ilk akla geldiği şekliyle soruyorum.

ek: çok samimi olmadığınız, yeni yeni tanıştığınız biri olduğunu varsayın.
0
beyfendi
(29.04.24)
aksine profili yüksek, can dostum, tam güvendiğim kişi/kişiler demektir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.04.24)
El üstünde tutulması gereken, profili en yüksek kişidir.
0
rock n roll
(29.04.24)
Hocam gelen misafir "Ben bi biftek alayım" dese daha mı hayırlı misafir olacak anlamadım. Ben ki çok yemek seçen biriyim, gittiğim evde ne yemek varsa onu yerim, olması gereken budur yani
0
nundu
(29.04.24)
Ben çok şaşırdım böyle bir soruya. Hayır değildir tabi ki, hiç böyle bir şeyin düşünülebileceğini bile bilmiyordum.

Yani zahmet etmeyin diyen insanın bunu söylerkenki niyeti değişebilir. Kimi laf olsun diye söyleyip aksinin yapılmasını bekler, kimi gerçekten samimi şekilde söyler. Ancak "ben misafir gittiğim yerde iyi yemek beklerim" diyen birisiyle hiç karşılaşmamış olsam da, böyle birini görsem çok şaşırır ve hakkında olumsuz düşünürdüm.

Yani aslında cidden şaşırdığım için ne desem bilemedim. Ben yemeği özensiz buldum, daha iyi olmalıydı diyen biriyle karşılaşacağımı hiç sanmıyorum.

Sizin nereden aklınıza düştü ki bu? merak ettim.
0
akhenaten
(29.04.24)
Nundu +1
Akhenaten +1
0
jülsezar
(29.04.24)
Profili düşük? Aklıma bile gelmez.
0
unabomber
(29.04.24)
Yemek daveti gerçek bir durum değil sadece örnekti aslında. Gelecek misafirin yemek için özel siparişinin olması kulağa abes şekilde nasıl küstah geliyorsa, benim örnekte de nezaket kör göze parmak olmuş. Asıl kastettiğim aslında nezaketin, iyi niyetin yanlış anlaşılıp, insanın kendine ne kadar değer veriyorsa başkalarının da ona sadece o kadar değer vermesiyle ilgiliydi. Aşağılık kompleksi olan, öz değeri düşük birinden de benzer durumlarda benzer şeyler söylemesi beklenir ya hani, bunun ayrımını bizi çok da iyi tanımayan insanlar yapabiliyor mu acaba onu merak ediyorum.

"ne versen yiyecek misafir" deyimini geçen haftalarda fatih altaylı'nın yayınlarından birinde duymuştum. o başka bir bağlamda kullanmıştı bunu ama aklıma bunu getirmişti.
0
🌸beyfendi
(29.04.24)
Misafir ağırlayacaksam ve yemekli olacaksa güzel bir ana yemek ve meze, tatlı vs olur masada. Eğer birisi ben et, tavuk, balık yemem derse mezelerle bile idare edebilir. Hele ki en baştan "zahmet etmeyin" dedilerse gerekirse dışardan istediği bir yemeği söylerim, eşim evdeki mevcut malzemelerden bir şeyler ayarlar.

Eğer evime çağıracak kadar değer veriyorsam en iyi şekilde ağırlamaya çalışırım, hiç kimse için "zahmete değmez" demem.

Çok samimi bir arkadaşım geliyordur, o zaman duruma göre gerekirse dışardan pizza söylesem de sıkıntı olmaz. (hatta pizza daha pahalıya geliyor sdfgsdf)
0
kimlanbu
(29.04.24)
@beyefendi, anladım. Eh tabi, insanın kendine verdiği değer nasıl muamele gördüğünü de etkiliyor ister istemez. Ancak örnek biraz zorlayıcı olmuş gerçekten. Yemek konusundaki tavırlar genelde kültürel kodlarla sıkı sıkıya sınırları çizilmiş şeyler.

Örnek bir açıdan da iyi olmuş, çünkü "insanın kendine verdiği değer" talepkarlıkla ilişkili değil her zaman. Şımarıklık ve bencillik gibi kavramlar da var. Eğer kendine saygı konusu yanlış anlaşıldıysa belli bir zihinsel çıta aşılıp bu olumsuz sınırların içine de ilerlemek olası.

İnsan hakkını koruyabimeli, gerektiğinde mesafe koyabilmeli bu daha çok karakterle alakalı bir durum. Kendine saygısı olan insan şunları şunları yapar demek çok güç. Birçok konuda bu geçerli, davranışlar ortamın kokusuna göre anlam kazanır. Kendine saygısı olan ve olmayan insanlar arasındaki fark da onlar istese de istemese de kendisini bu sebeple hissettirir zaten.

Çevrenizdeki insanlar da haliyle farkında olsunlar ya da olmasınlar bunu algılayacak ve ona göre davranacaklardır.
0
akhenaten
(29.04.24)
Empati, nezaket, tevazunun eziklik olarak algılandığı bir toplumda, evet “düşük profil.” Ben düşük profilliyim mesela bu bakış açısına göre. Ama bencil, kaba ve kibirli olacağıma ezik olayım daha iyi.
0
auroraaurora
(29.04.24)
Bence öylesine söylenen, otomatik bir laftır. Hiçbir anlam ifade etmez.
0
michael_knight
(29.04.24)
Ben de gittiğim yerlerde bunu. söylerim ama öylesine değil, samimiyetle. Asıl maksat görüşmek konuşmak ne de olsa.
Düşük profilli biri olma meselesi değil bu bana göre.
Arkadaşlarının yanına hal hatır sorma kılıfı altında sadece midesi için gidenlerden ben de hoşlanam.
0
diyecevaplandı
(29.04.24)
enteresan bir soru, hic dediginiz gibi bakmamistim.
soyle yazmissiniz; iyi niyetin yanlış anlaşılıp, insanın kendine ne kadar değer veriyorsa başkalarının da ona sadece o kadar değer vermesiyle ilgiliydi. Aşağılık kompleksi olan, öz değeri düşük birinden de benzer durumlarda benzer şeyler söylemesi beklenir ya hani, bunun ayrımını bizi çok da iyi tanımayan insanlar yapabiliyor mu acaba onu merak ediyorum.

buna istinaden sanirim ben soyle dusunuyorum, ben degerliyim, benim degerim bana hazirlanan sofra ile belirlenmedigi gibi sofrayi hazirlayan kisi tarafindan da belirlenmiyor. ama kendi degerimi bildigim icin bana ozen gosteren insanlarla birlikte olmayi seciyorum (ve ben de ozen gosteriyorum). yeni tanistigim birinin hazirladigi/hazirlamadigi sofra benim degerimden cok onun ozeni/ozensizligi/zamani olup olmadigi/aliskanliklari/kulturu ile ilgilidir. dolayisiyla bu konuya deger uzerinden degil bu cercevede yaklasirim. zamani olmamis olabilir, ya da ozensiz biri olabilir. eger yakin arkadaslarim davet ediyorsa zaten ne varsa onu yeriz evet, bazen de yemeyiz, mukellef sofra hazirlarlar.

son olarak, beni yemege davet eden birine hic dediginiz gibi bir sey deme ihtiyaci duymadim acikcasi, beni yemege davet ettiyse ztn ne pisirip pisirmeyecegini dusunmustur, o onun sorumlulugunda olan alandir, boyle bir yorum yapma ihtiyaci duymam, tesekkur ederim, gidip gidemeyecegimi soylerim ve bir sey getireyim mi derim, hele hele de yeni tanistigim biriyse.

yakinimsa zaten usulunu bildigim icin kendini misafir agirlamak icin paralayan biriyse soylerim boyle bir sey sanirim. dediginiz yorumu genellikle kendim birine gitmeyi teklif ettiysem soylerim, yani 'ayse sana geleyim aksam ama lutfen bir sey hazirlama vs.' gibisinden.
0
kassiopeia
(29.04.24)
(5)

Pasaport yenilemek ne kadar sürüyor?

michael_knight
Pasaportumu yenilemem gerekiyor. Ama bir yandan da pasaportla yapmam gereken işlemler var yakın zamanda o yüzden ne kadar süreceğini merak ediyorum.- İstanbul'da son zamanlarda pasaport yenileyen oldu mu, kaç gün sürdü?- Yeni doğan oğluma 15-20 gün önce ilk pasaportunu çıkarttırmıştım ve 5-6 gün sür
Pasaportumu yenilemem gerekiyor. Ama bir yandan da pasaportla yapmam gereken işlemler var yakın zamanda o yüzden ne kadar süreceğini merak ediyorum.

- İstanbul'da son zamanlarda pasaport yenileyen oldu mu, kaç gün sürdü?
- Yeni doğan oğluma 15-20 gün önce ilk pasaportunu çıkarttırmıştım ve 5-6 gün sürmüştü, benim pasaportumun yenilenmesi de aynı süre midir?
0
michael_knight
(28.04.24)
maks 10 gün
0
numlock
(28.04.24)
yenileme diye bir olay yok sıfırdan pasaport başvurusu yapıyorsunuz her halükarda. sonra da ankaradan postayla geliyor. bu ara randevu sıkıntısı yok hemen tamamlarsını başvuruyu. bir ay önce benimki 3 günde geldi. geçen hafta arkadaşınki ertesi gün ulaştı. ikisi de istanbul. yolda kaybolma gibi ekstrem bir olay yaşanmadığı sürece 1 haftayı geçmez.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(28.04.24)
- İstanbul'da son zamanlarda pasaport yenileyen oldu mu, kaç gün sürdü?
+ İkinci pasaport başvurusunu 22 Mart Cuma yaptım, 25 Mart günü gelmişti.

@kanatlı kontun müşfik öpücüğü -- +1
0
put it in your appropriate place
(28.04.24)
eskisini iptal ettirmenize gerek yok bu arada. ikinci pasaport olarak yasvuru yapacagim deyip nedeninizi sundugunuzda ikinci pasaportu alabiliyorsunuz, ilki de sizde kaliyor.
0
sanal uyku
(29.04.24)
Merak eden olursa bilgi olsun;
29 Nisan'da başvurdum.
30 Nisan'da postaya verdiler ve Posta Takip Kodu verilmişti.
3 Mayıs sabahı ilçenin PTT'sine geldi.
6 Mayıs'ta getirdi görevli.

Yani pasaport çok hızlı hazırlandı, PTT biraz uzun sürdü ama toplamda yine de 7 gün.
0
🌸michael_knight
(13.05.24)
(10)

Ekşi duyuru hakkında

Mirket
Sorulan sorulara bazan çok güzel cevaplar veriliyor.Soruyu soran cevapları thickliyor, bu kısmı tamam ama verilen cevaplardan bazıları gerçekten çok doyurucu oluyor. Bu tip cevapları diğer üyeler de beğenebiliyor olsalar ve beğeni sayısı da cevabın yanında görünüyor olsa çok güzel olmaz mı?Mesela dü
Sorulan sorulara bazan çok güzel cevaplar veriliyor.

Soruyu soran cevapları thickliyor, bu kısmı tamam ama verilen cevaplardan bazıları gerçekten çok doyurucu oluyor. Bu tip cevapları diğer üyeler de beğenebiliyor olsalar ve beğeni sayısı da cevabın yanında görünüyor olsa çok güzel olmaz mı?

Mesela dün sorulan 1929 kriziyle ilgili soruya @nundu'nun verdiği cevap çok güzeldi ve ben bu cevabı oylamak isterdim.
0
Mirket
(28.04.24)
Evet güzel olurdu.
0
rock n roll
(28.04.24)
çok saçma olurdu. duyuru başına onlarca cevap gelse filtrelemek adına biraz mantığı olurdu. bari burda "beğeni" işi olmasın. cevabı beğenen beğenir zaten.
0
numlock
(28.04.24)
buraya uygun bir sistem olurdu. çünkü burası bir soru cevap ve yardımlaşma platformu. diğer mecralar gibi sosyal medya paylaşım platformu değil. duyuruda bir film sorulmuş bu ne diye mesela, 2 kişi farklı yazmış ama biri doğruysa girip onu oylamam "evet bu cevaba katılıyorum" demem gerekir yazmadan. ya da adam laptop önermiş 4-5 cevap var, birinin fp önerisi çok iyi ona like atıp o cevabı öne çıkarmam gerekir
0
avatar is back
(28.04.24)
Teşekkür ederim öncelikle güzel düşünceleriniz için :D

Bence burası sözlük ya da twitter gibi daha fazla like almak için insanları saçmalamaya itecek bir platform değil, o yüzden like sistemi mantıklı olabilir. Mesela çok sık iki çanta/saat/tişört vs arasında seçim sorusu soruluyor. Teker teker cevap yazmak yerine halihazırda yazılan cevaplardan biri likelanabilir
0
nundu
(28.04.24)
Bence güzel olmazdı. Oy almak için soruya cevap olmayan garip cevaplar verilirdi.
Çok beğendiğiniz cevaplarda mesaj atıp teşekkür edin bence.
0
michael_knight
(28.04.24)
Bence de güzel olurdu. Artık bazı geliştirmelerin yapılması lazım.
0
pispinti
(28.04.24)
guzel olabilir bence ama daha tik koymayi bilmiyor cogu insan. ugrasip cevap yaziyosun, duyuruyu acan gordu mu, gordu de begenmedi mi belli degil. moderasyon "tesekkur ederim" mesajlarini bile silmeye ant icmisken sitenin ozelligi olan tik koymayi es gecmeyi pek umursamiyor.
0
supergirl
(28.04.24)
Yillardir istenen bir ozellik. Sorulara cevaplara + - gelmesi cok iyi olurdu. Stackexchange sitesi gibi. Eksi duyuru isteklerinde de en ust sirada.

Compu'ya kalmis. Kafasina eserse yapar ama burayi oluruna birakmis gibi yillardir. Yapay zekaya yaptirabilir :)
0
ermanen
(28.04.24)
şöyle bir ekstra ile donanımhabere dönmesinin önüne geçilebilir.

yoruma verilen "like" ya da adı her neyse, herkes tarafından değil sadece duyuru sahibi ve yorum sahibi tarafından görünür olur. böylece hem duyuru sahibine "bu cevap daha doğru" demiş olunur, hem de yorum sahibine takdir/teşekkür edilmiş olur. üçüncü kişiler için akış ve görünüm eskisi gibi doğal haliyle kalır.
0
robin crusoe
(29.04.24)
Duyurunun domain ücreti otomatik ödemede olmasaydı eğer büyük ihtimal erişimi kesilir birkaç ay fark edilmezdi bile :D Duyurunun şusu olsa ne iyi olurdu demeyi 2016-17 yıllarında bıraktım ben şahsen. Hakkı teslim edilecek bir şey varsa el yordamıyla en kötü +1 bile yapılabilir
0
beyfendi
(29.04.24)
(6)

İşverenin size güvenmemesi

psmstc
Şöyle ki işvereniniz önemli bir topluluğa sunum için sizi görevlendiriyor. Ama bir meslektaşınızı da dinleyiciler içerisinde tüm gün tutuyor. Ve gün içinde de aynı iki seansa da kendi ara ara katılıyor. Ve 1 yıl beraber çalışmışsınız. Bu ne anlama gelir? Nasıl algılamalıyım? Tam güvenmiyorsan neden
Şöyle ki işvereniniz önemli bir topluluğa sunum için sizi görevlendiriyor. Ama bir meslektaşınızı da dinleyiciler içerisinde tüm gün tutuyor. Ve gün içinde de aynı iki seansa da kendi ara ara katılıyor.

Ve 1 yıl beraber çalışmışsınız.

Bu ne anlama gelir? Nasıl algılamalıyım?

Tam güvenmiyorsan neden görev veriyorsun diyorum içimden. Demoralize edici çünkü.

İçimi de dökmek istedim.

Şimdiden teşekkürler…
0
psmstc
(27.04.24)
Guvensizlik, o is siz yapabilecekken baskasina verilmesidir. Bu soylediginiz sey yaptiginiz isin kontrol edilmesidir yalnizca, ki bence her alanda herkesin bu tarz bi kontrol mekanizmasina tabii olmasi gerekiyor. Bu tarz olaylari kisisel almamanizi onemiririm.
0
bosver nicki
(27.04.24)
Bence de güvensizlik değil bunun adı. Kontrol kelimesi daha uygun. Siz işveren olsanız böyle önemli bir sunum için her şeyin yolunda gidip gitmediğini kontrol etmez miydiniz bir şekilde? Biz her hafta başında toplanıp ekip yöneticimize bir önceki hafta neler yaptığımızı anlatıyoruz. Biz çalışıyor muyuz çalışmıyor muyuz buna olan güvensizlikten mi mesela bu :) hayır kontrol mekanizması ile ilgili. her şeyin yolunda gidip gitmediği, işlerin yürüyüp yürümediği vs.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(27.04.24)
Sunumu nasil yaptiginizi merak etmesi kadar dogal bir sey yok. Size guvenmese hic size yaptirmazdi. Ki onemli bir sunum diye kendiniz diyorsunuz. Kendinize guvenin, gelip izlemesinden de zevk duyun, bunu govde gosterisine cevirin hatta. Gozune daha cok girin bu firsatla
0
mor oje
(27.04.24)
Güvenmeyen insan sizi görevlendirmez.
Diğer meslektaşınızın orada tüm gün olma sebebi belki de onun da o işi öğrenmesini istemesi.
Sizi kontrol etmesi de çok saçma olmazdı.
0
michael_knight
(27.04.24)
Sunumu senden başka yapabilecek arkadaşların mutlaka vardır ama seni seçmiş. Bu sana güvendiğini gösterir. Bir de çok rica ediyorum artık kendini bir sal.
0
rock n roll
(27.04.24)
Bu durumu güvensizlik olarak algılamadım.
0
basond
(28.04.24)
(5)

Sizce bu ürün alınır mı (masaj şeysi)

tchuck
https://www.hepsiburada.com/yasomi-relaxon-x10-katlanabilir-elektrikli-tam-vucut-isitmali-masaj-yatagi-p-HBCV0000619ZZL?magaza=Yasomiyani ilk kez görüyorum bunu, bütün yorumlar da çok iyi gözüküyor.galiba sırta çok bişey yapömıyormuş ama bacak boyun parçaları çok iyiymiş vs.sizce alınır mı?
www.hepsiburada.com

yani ilk kez görüyorum bunu, bütün yorumlar da çok iyi gözüküyor.
galiba sırta çok bişey yapömıyormuş ama bacak boyun parçaları çok iyiymiş vs.

sizce alınır mı?
0
tchuck
(26.04.24)
Tam dolapta gereksiz yer işgal eden, atsan atılmaz satsan satılmaz bir alete benziyor.
0
orangesandsea
(26.04.24)
O ürünü bilmiyorum. Ben masaj da sevmiyorum. Ama daha ucuz olan şu ürünü (mutlaka bu olmak zorunda değil, buna benzer farklı markalar var, aynı üretici üretiyor herhalde) eşim, annem, kayınvalidem, kuzenim, arkadaşım beğenerek kullanıyorlar. Birbirinde görünce hepsi kendine de aldı.
www.hepsiburada.com
0
michael_knight
(26.04.24)
abi o ne. alınmaz.
0
gabe h coud
(26.04.24)
Boyun, omuz için bende bu var. Çok memnun kaldım, anneme de aldık.
ty.gl
Eğer sadece bu bölgeler için istiyosanız bu alet yeter bence. Ama aldıgınızda çift yöne de dönüyor mu kontrol edin. Anneme aldıgımızda tek yöne dönüyodu iade edip tekrar aldık.
0
mellifica
(27.04.24)
Bizim bütün sporcular tabanca gibi olanlardan kullanıyor. Bunun üstüne mi yatacaksın olmaz ki.
0
gece abisi
(27.04.24)
(6)

Bes mantıklı mı yapan var mı

meraklitursucu
Bes için ne düşünüyorsunuz? Devlet katkısı ve fonları düşününce mantıklı geldi ama bilemedim.
Bes için ne düşünüyorsunuz? Devlet katkısı ve fonları düşününce mantıklı geldi ama bilemedim.
0
meraklitursucu
(26.04.24)
maaştan otomatik kesildiği için ben çıkmadım, hiç yoktan birikim oluyor , bana öyle bir faydası var, fonu da en riskli fonu seçtim getirisi yüksek şuan için.
0
jülsezar
(26.04.24)
BES yaptırmak mantıklı. Çünkü o para otomatik kesiliyor, bozdurması zor, 56 yaşımı veya biraz daha devlet katkısı hak etmeyi bekleyeyim diye insan bekliyor ve böylece para birikiyor. Unutuluyor.

BES finansal olarak mantıklı değil. Kendiniz her ay o kadar parayı alıp bir yatırım aracında değerlendirseniz daha fazla kazanırsınız ve istediğiniz anda bozup başka bir yatırıma geçebilirsiniz.

BES yaptırın. Ama fonları olduğu gibi bırakmayın, kendiniz seçin.
Önemsemediğim ve neredeyse varlığını unuttuğum BES sayesinde zamanında ev aldım.
0
michael_knight
(26.04.24)
fonlar riskli, yüksek getiri istiyorsanız riskli fonlar seçeceksiniz ben seçtiğimde kaybım çok oldu, dengeli fonlar ise aşırı az kazandırıyor dolara yatırsam daha çok kazanırdım o para ile. 10. senem seneye dolunca çıkıcam devlet para veriyor diye getirisi düşük yatırım aracında kalmak istemiyorum açıkçası.
0
eja
(26.04.24)
kenara para atılmış oluyor. biriken parayı da doğru fonlara koyarsanız, mevduat faizlerinin ya da döviz artışlarının çok üzerinden bir gelir elde etmeniz mümkün olur.
0
co2s2
(26.04.24)
15 yıl boyunca düzenli olarak artan miktarlarda bes birikimi yaparsan (hisse senedi fonlarında) multi milyoner olursun emekli olunca. bu kadar net.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(26.04.24)
Eğer siz yatırım araçlarına hakimseniz ve aktif olarak kullanabiliyorsanız; yaptığınız yatırımlar denk gelen risk kategorilerine göre BES fonlarının üzerinde değerleniyorsa BES mantıksız olur.

Ama yatırım anlamında derinlemesine bilginiz yoksa ya da bilginiz olsa bile gerekli dikkati veremeyecek bir iş hayatına sahipseniz BES mantıklı olur. En azından hayatınız boyunca yapacağınız yatırımların bir bölümünü de BES'in oluşturması işinize gelir.

Hiçbir yatırım aracı tek başına saf doğru olan değil. Eğer öyle olsa herkes ona yönelirdi. Her türlü yatırımın pozitif ne negatif yönleri var. Örneğin BES çok kafa yormanız gerekmeyen dertsiz bir yatırım, ayrıca devlet desteği alan bir yatırım. Sonuçta idare etmesi kolay, bozması zor. Diğer taraftan tam olarak kontrolünüzün olmadığı bir yatırım. Size birikim sağlar, ancak BES'le çok sıra dışı yüksek bir birikim elde etme olasılığınız yok, BES fonlarını bu derece iyi yönetiyor olsanız zaten kendinizi BES fonlarıyla yetineceğiniz bir alana kısıtlamazsınız, yani neden yapasınız ki bunu? BES'te aktif bir yönetime sahip değilsiniz. Paranız sadece BES fonlarında kalır. Fon getirileri düştüğünde alıp tek tek seçeceğiniz hisselere, emtialara, kripto varlıklara vs. dağıtamazsınız.
0
akhenaten
(26.04.24)
(3)

Yıllık izin anlaşmazlığı

oldz
Müdür yıllık iznimi bölmek istiyor 10 gün ve 4 gün tek seferde kullanmama izin vermiyor. Ne yapılabilir? Mevzuata göre bölünemez yazıyor, anlaşma halinde bir bölümü on günden az olmamak şartıyla bölünebilir yazıyor. Anlaşmazlık durumunde ne yapabiliriz? İk’ya yazmak çözüm mü?
Müdür yıllık iznimi bölmek istiyor 10 gün ve 4 gün tek seferde kullanmama izin vermiyor. Ne yapılabilir? Mevzuata göre bölünemez yazıyor, anlaşma halinde bir bölümü on günden az olmamak şartıyla bölünebilir yazıyor. Anlaşmazlık durumunde ne yapabiliriz? İk’ya yazmak çözüm mü?
0
oldz
(26.04.24)
Hukuki olarak yapabileceğiniz pek bir şey yok. Aslında en az 10 gün kesintisiz kullandırmak zorunda ama bu kanunun uygulandığı çok az işyeri var.
İznin ne zaman olacağını belirlemek işverenin yetkisinde. Eğer ters giderseniz hiç izin kullanmak istemediğiniz bir Kasım ayında size 10 gün izin verebilir. Zararlı çıkarsınız.

Pratikte de müdürünüzle anlaşamayıp İnsan Kaynaklarına yazmak pek iyi sonuç vermez. İnsan Kaynakları doğal olarak yöneticinin tarafını tutacaktır.

Müdürünüzle anlaşmak dışında bir çözüm göremiyorum.
0
michael_knight
(26.04.24)
Aslında izin 14 gün değil, 2 hafta. Dolayısıyla 2 hafta blok veya 1 hafta-1 hafta kullanmak doğru olan.

Ancak burada iş durumunuzu ayarlamak, sezonsallık varsa bunlara dikkat etmek lazım.

Müdürünüze 2 hafta blok kullanmayı teklif edin. Eğer kabul etmezse, 1 hafta 1 hafta kullanın. Sizin durumunuzu bilmem ama izne çıkıp, 2 hafta sonra Perşembe günü iş başı yapmak, can sıkıcı olur.

Teklifinizi kabul etmezse, "müdürüm bir İK'ya danışsak mı, belki bir yolu vardır" diye onun üzerinden sorun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.04.24)
müdürün dediğini yapman lazım iş durumuna göre ayarlamıştır
ya da çok boş zamanda hepsini kullanma riskini al bekleyip
0
bir soru sorcam
(26.04.24)
(12)

Dyson tipi süpürgelerin hazneleri cok küçük değil mi

condom kurşunu
Mesela 3+1 100 m2 evi süpürmek için habire haznenin boşaltılması mı lazım yoksa baya bir şey alıyor mu?
Mesela 3+1 100 m2 evi süpürmek için habire haznenin boşaltılması mı lazım yoksa baya bir şey alıyor mu?
0
condom kurşunu
(26.04.24)
Her markanın hazne boyu ayrı, hepsine küçük diyemeyiz. Bu sizin süpürge ve silme sıklığınıza bağlı olarak da değişir. İdeal olanı her kullanımda boşaltmanız az çok bakmadan.
0
orangesandsea
(26.04.24)
sık sık boşaltman lazım. çabuk doluyor. zaten bu tip süpürgeler bütün evin süpürge işini baştan aşağı yapmaya uygun değil. bizde asıl klasik yatay süpürge var. dyson'ı çabuk kirlenen yerleri arada süpürmek için kullanıyoruz.
0
sir gawain
(26.04.24)
4+1 evi komple süpürünce boşaltıyorum hazneyi. Boşaltmasam bir iki yer daha süpürülür aslında. Hemen dolmuyor öyle. Ya da evim temiz ahdkshsk.
0
kaptan maydanoz
(26.04.24)
Evde iki kedi var, sık sık süpürüyor olmama karşın 2+1 evde sürekli doluyor. Küçük yani haznesi. Ama boşaltması çok pratik. O yüzden rahatsızlık vermiyor bu durum
0
biseysorcaktim
(26.04.24)
sık sık boşaltılmalı. bizde genelde kedi tüyü doluyor. halisiz odalarda hic sikinti yok haliya bi geciyoruz hazne doluyor
0
ala09
(26.04.24)
X3 Kedi tüyü dolduruyor hemen.
0
hasmetizm 2046
(26.04.24)
boşaltması aşırı kolay, 2+1 evde dyson v15 3 kere süpürüyor, sonra doluyor.
0
benaslinda
(26.04.24)
bizde v11 var, haznesi gayet genis, en azindan birkac kez supurmek sorun olmuyor evi. ama v15 gordum gecen kuzende, haznesi kucucuk, 1 kerede dolabilir gibi. hepsi ayni degil yani.
0
lemmiwinks
(26.04.24)
Kedi varsa 3+1 evi komple alinca tika basa doluyor. (V12)
Ben ok’im ya, en azindan ruhumu bile cekiyor supururken. Dolsun, bosaltirim. Faydasina bakarim.
0
mor oje
(26.04.24)
Dert edilecek bir konu değil bence. Ev kirliyse belki bir kere boşaltmak gerekebilir ama o bile belki.
Küçük yapmalarının bir sebebi de bize süpürgenin fazla kir topladığını hissettirmek bence. Ayrıca hazne büyüdükçe ağırlık artacak, şekil bozulacak.
Dyson v15'i boşaltmak birkaç saniye sürüyor. O hazneyi her boşaltmak insana ayrı bir keyif veriyor, en azından bana.
0
michael_knight
(26.04.24)
Bir sürü evde kullandım, boşken evi temizleyeme başlayıp da bitirmeden dolduğunu hiç hatırlamıyorum. En kötü tam doluyor ev 4 veya 5 odalı olsa bile.

Kullandıklarım: dyson, philips, grundig
0
ananiyimioguz
(26.04.24)
küçük, ben kullanmıyorum ama köpekli arkadaşımın evinde evi haftada 1 süpüren biri için 2 odada bir boşaltmak gerek ve şarjı yüksek ayarda çabuk bitiyor v15ti sanırım modeli.
hatta neden herkes buna bu kadar yükselmiş ki dedim sadece fırça ucunu sevdim içinde dönen fırça var tüyleri çok güzel alıyor.
0
eja
(26.04.24)
(11)

ilişkimiz 2 hafta sürdü diyen birileri ne yaşıyor?

mr.goodcat
herkesin herkesle flörtleştiği bir dönemdeyiz. bazısına sorulduğunda ilişkimiz 2 hafta sürdü diyor mesela. bu kadar kısa süren bir ilişkinin başlangıç miladı mı oluyor o halde? zaten 1-2-3 hafta dediğin periyot flörtleşme periyodu. yani bir şey oluyor da o bir anda ilişkiye mi dönmüş oluyor, ne oluy
herkesin herkesle flörtleştiği bir dönemdeyiz. bazısına sorulduğunda ilişkimiz 2 hafta sürdü diyor mesela. bu kadar kısa süren bir ilişkinin başlangıç miladı mı oluyor o halde? zaten 1-2-3 hafta dediğin periyot flörtleşme periyodu.

yani bir şey oluyor da o bir anda ilişkiye mi dönmüş oluyor, ne oluyor yani?
0
mr.goodcat
(25.04.24)
onlar genelde hayatında birisi olsun diye beraber oluyorlar, diğer taraftan başkalırıyla görüşmeye devam ediyorlar. daha iyisini bulunca da ayrılıyorlar. bunu genelde yeni kuşak yapıyor. 38 yaşındayım, benim zamanımda böyle değildi. şimdi her şey çok hızlı gelişiyor ve her şey çok normal kabul ediliyor.
0
numlock
(25.04.24)
bunu diyen birinin görece daha uzun ya da daha derin bir iliskisi olmamistir herhalde. senin iliskiye yükledigin anlam belki daha uzun süren daha derin bir sey icin gecerli. ama o da bu duyguyu yasamak, bir seylere anlam yüklemek istedigi icin böyle diyor. biraz daha yasi kücük birinin yapacagi bir sey gibi bence de.
0
robert bosch
(25.04.24)
aslında sorumu tam doğru yöneltemedim.

ben ilişki neden 2 hafta sürüyor demiyorum. 2 hafta süren bir ilişki nasıl başlıyor. yani buna nasıl ilişki denebiliyor? bana göre 2 haftalık şey flörtleşmedir. yani ilişki demek için 2 haftanın öncesinde bir flört aşaması geçmesi gerekiyor.

yani;

flört --->> x --->>> ilişki --->> 2 hafta sonra the end

bu x'de ne oluyor yani?
0
🌸mr.goodcat
(25.04.24)
onu 2+2=4 mantığında düşünemezsin. evet anlıyorum demek istediğini ama belli bir süreç söylenemez. olsun olsun ortalama 20 gün olsun flört. başlangıç düdüğü yok bu işin.
0
numlock
(25.04.24)
flört yok bence direkt one night two night stand ama bir yandan da cok zaman da gecirmece sonra ayrilik. :(
0
robert bosch
(25.04.24)
bir ay bir yerde calisan da iki sayfa cv yaziyor su projeyi ustlendim, sunu cozdum, bunu hallettim vs, ayni hesap.
0
cooperr
(25.04.24)
Bir yerden kabul ediyorlar işte. Kimi dating uygulamalrını silince başladık sayıyor, kimi üstüne konuşup anlaşınca, kimi daha tanışır tanışmaz... Neticede insan bir noktada "evet benim artık bir ilişkim var" diyor, doğru olsun ya da olmasın. Çünkü bazen tarafların biri kendi kendine de gelin güvey oluyor.

İlişkiler söz konusuysa her şey mümkün. Çok anlamaya çalışmayın.
0
akhenaten
(25.04.24)
hiç bir şey olmuyor. sadece lafta 2 hafta. nereden sayarsan say
0
abelardo
(25.04.24)
Ben uzun süredir o dünyadan uzaktayım ama ilk sevişmeden itibaren sayıldığını düşünüyorum.
Yani sevişmişler, görüşmeye devam etmişler ve 14 gün sonra "bir daha görüşmeyelim" demişler.
0
michael_knight
(25.04.24)
Seni seviyorum dendiyse o ilişki başlamıştır benim için. Kriterim bu.
0
kaptan maydanoz
(26.04.24)
@kaptan maydanoz ilişkinin başlamasıyla "seni seviyorum" denmesi arasında ortalama 3-4 ay var benim tecrübelerimde.
Bence o çok büyük bir adım.
0
michael_knight
(26.04.24)
(3)

Mutfak musluğundan az su gelmesine çözüm?

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Kiracısı olduğum evde linkteki gibi bir mutfak musluğu başlığım var. Lavabodaki musluk ya da duştaki gayet bol akarken mutfaktaki sabır terbiyecisi gerçekten. Bunu ev sahibine demeden ya da tesisatçı çağırmadan kendi başıma halledebikir miyim? Nasıl daha fazla su akmasını sağlarim
Merhaba arkadaşlar,

Kiracısı olduğum evde linkteki gibi bir mutfak musluğu başlığım var. Lavabodaki musluk ya da duştaki gayet bol akarken mutfaktaki sabır terbiyecisi gerçekten. Bunu ev sahibine demeden ya da tesisatçı çağırmadan kendi başıma halledebikir miyim? Nasıl daha fazla su akmasını sağlarim? Ek olarak 1.kattayim hani üst kat olsa yine anlayacağım:/

images.app.goo.gl

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(24.04.24)
Buna benzer kasetli sistem banyo bataryası bozulmuştu. Tesisatçı çok para istediği için kendim alıp taktım. İlk kez böyle bir şey yaptım. O günden beri o musluktan az akıyor.
Sığ tecrübelerime dayanarak diyebilirim ki söküp takarsanız düzelir.
0
michael_knight
(24.04.24)
Lavabonun altında bir tane sıcak su ve bir tane de soğuk su için 2 adet ara musluk vardur.
O muslukların içinde devreden gelen kireç ya da pisliğin bataryaya zarar vermemesi için filtre vardır. Bazan o filtreler dolup tıkanabiliyor.
Açıp temizlemesi çok kolay.
Youtube'da ara musluk filtresi temizleme diye aratırsam video çıkacaktır.
Video bulamazsan ara muslukların fotoğrafını koyarsan yardımcı oluruz.

Aha bu da video
www.youtube.com
0
Mirket
(24.04.24)
Arkadaşlar çok teşekkür ederim.
Dediğiniz gibi eyvenin altında 2 musluk varmış. Ben tek musluk olduğunu onun da çamaşır makinesine gittiğini sanmıştım. Şimdi diğerini açınca su epey çok geldi. 4 aydan beridir mum gibi akan suyla bulaşık yıkıyorum. Keşke daha erken sorsaydim buraya.
0
🌸Amaranta ursula
(24.04.24)
(9)

Aşırı zenginler hangi ürünleri kullanıyor?

michael_knight
Jeff Bezos, Ali Koç kadar varlıklı zenginlerden bahsediyorum, hangi günlük ürünleri kullanıyorlar?Diş macunu Colgate, el sabunu Dove değil herhalde Ali Koç'un.Bizim asla adını duymadığımız çok özel markalar var mı bu insanlar için yoksa Macro Center'da satılan en iyi ürün neyse onu mu kullanıyorlar?
Jeff Bezos, Ali Koç kadar varlıklı zenginlerden bahsediyorum, hangi günlük ürünleri kullanıyorlar?
Diş macunu Colgate, el sabunu Dove değil herhalde Ali Koç'un.

Bizim asla adını duymadığımız çok özel markalar var mı bu insanlar için yoksa Macro Center'da satılan en iyi ürün neyse onu mu kullanıyorlar?

Diş macunu, tuvalet kağıdı, sabun, gazoz, parfüm, şampuan, deodorant ve bunun gibi aklıma gelmeyen ürünler.
0
michael_knight
(24.04.24)
gizemli urunler kullandıklarını sanmıyorum. ya marketteki ürünlerden yada channel, gucci gibi pahalı ama bilinen şeyleri kullanıyorlardır. zira bu ürünleri aramak, keşfetmek ciddi emek ve zaman gerektirir. dünya kadar işlerinin arasında bunları araştıracaklarını sanmıyorum.
0
buenosdias
(24.04.24)
www.vice.com

bunu ornek olarak verdim, bu tarz bir suru baska butik, luks urun/marka var. adini bile duymadigimiz daha da luks urunler elbette ki vardir. colgate de kullanan zengin vardir illa ki ama cogunlugu luks marka kullaniyordur diye dusunuyorum. bu urunleri aramak, kesfetmek icin ciddi zaman harcamalik bir durum yok cunku sadece zenginleri hedef alan pazarlamacilar var onlara ulasan.
0
hot potato
(24.04.24)
Ozel kozmetikciler var kisiye gore urun uretiyor
0
duyurukullanıcısı
(24.04.24)
foucauldian
(25.04.24)
Bill gates casio saat kullanıp mcdonals'tan yiyor.
0
ferenc
(25.04.24)
yani bezos kadar olmasa da çok çok zengin genç ve yaşlı sanayici tanıdıklarım var. normal senin benim kullandığımız ürünleri kullanıyorlar. sadece şimdi sen sorunca fark ettiğim parfüm konusunda daha farklı şeyler kullanıyorlar. ama öyle binlerce dolarlık parfümler değil, bulmuş kendine yakışan kokuyu sadece onu kullanıyor. hepsinin yadigarlık lüks saatleri var ama günlük yaşamda takmazlar pek.
0
numlock
(25.04.24)
Birbirlerinden görerek markalar yayılıyor zaman harcamaya gerek yokx
Ali Koç’u bilemem de Rebul’un sıvı sabunu 700 lira mesela. Vakti zamanında bir çevrede iken sabun kolonya oda için koku çubukları vs hep aynı kokudan kullanırdım. Benim evdeki sabun Rebul ise onların bizim hiç bilmediğimiz markalardan seçimleri olabilir veya Dove alıp geçebilirler tabii hepsi aynı halt diye :)
0
cilekli pasta
(25.04.24)
Aşırı zenginleri, dünya ile bağlarını koparmış, günde 20 saat çalışan uhrevi kişiler gibi görenler var. Ben de birkaç yıl önce aynı şeyi cep telefonu olarak merak edip sormuştum yani dünyadaki milyarderler, bizim beyaz yakalının borç harçla aldığı son model akıllı telefonlarla aynı şeyi mi kullanıyor diye; o zaman da yok zenginler çok takmıyor, tuşlu telefon kullanıyorlar vs diyen vardı. Yani böyle takılan zenginler de vardır da gösteriş hastası petrol zenginleri falan da var bu dünyada. Bence kesin altın kaplama klozet tadında gereksiz lüks tüketim günlük eşyaları vardır.

Bi ara ekşide Beymen'deki metal bir kürdanla ilgili başlık açılmıştı, tek kürdan bilmem kaç liraydı. Yani onun gibi şov amaçlı eşyalar vardır zenginlerde, hepsi tibet keşişi gibi maddi yüklerden arınmış sadece çalışarak yaşamıyor sonuçta :)
0
nundu
(25.04.24)
Ben Ali Koç ile aynı tuvalet kağıdını kullandığıma inanmıyorum. (Selpak)
0
🌸michael_knight
(25.04.24)
(16)

Sizi hungur hungur aglatan film/ler

lapaz
Neler?
Neler?
0
lapaz
(23.04.24)
Grave of the fireflies
0
ya volna
(23.04.24)
mar adentro.

ilk kez 15-16 yaşındayken izlemiş, yarısına bile gelmeden "ulen engelli halinle bile karı kız etkileme peşindesin" diye kızıp kapatmıştım ahaha.

sonra ama işte biraz yaşlanıp çelikten yapılmadığımı fark edince, etrafımda bazı insanların benzer durumlar yaşadığını görünce, benim de üç dakika sonra engelli olmayacağımın garantisi olmadığını anlayınca... çok fena vurdu.

kaldı ki filmin teması zaten "engelli adam var, ölmek istiyo"dan ibaret değil, çok şey bulabilir her insan kendinden.

koskoca adamım, gerçek anlamda bir sürü peçete harcayıp salya sümük aralıklı olarak belki bir saat ağlamıştım bu filmde.

***

ikinci olarak "idi i smotri" ama eğer tarihe, ikinci dünya savaşı'na merakınız yoksa gerçekten önermem. ben kahvaltı yaparken savaş videosu izleyen biriyim, bu film psikolojimi bozmuştu. çok kaliteli ama çok ağır. hollywood'un tırt kahramanlık hikayelerine karşı isminin de söylediği gibi "gel ve gör" neymiş savaş diyor. çok fena.
0
mark greg sputnik
(23.04.24)
hachiko
0
hakmut
(23.04.24)
sanırım en son the broken circle breakdown’da hüngür hüngür ağlamıştım.
0
sir gawain
(23.04.24)
Babam ve oğlum. Hanıma da altyazılı izlettim "manyak misin ya böyle film niye izlenir üzücü" dediydi. Katılıyorum.
0
logisticsmanager
(23.04.24)
Manchester By The Sea
Babam ve Oğlum

Bu iki filmi ne zaman izlesem ağlarım, iki filmin de ana mevzusu ortak aslında.
0
blue rebel motorcycle club
(23.04.24)
titanic (kücükken)
prayers for bobby (lisede)

alttakiler 20+ yaslarinda

unsere Mütter, unsere Väter
dedemin insanlari
The Boy in the Striped Pyjamas
hachiko
selvi boylum, al yazmalim
castlevania (dizi ama olsun)

ben kücük bir diaylogdan bile aglayabilirim. günlerce onu düsünebilirim. öyle bir mallik :D
0
robert bosch
(23.04.24)
Field of Dreams
0
heritage
(23.04.24)
ucurtmayi vurmasinlar
0
cooperr
(23.04.24)
Train De Vie
Life is Beautiful
Aslan Kral
Dizi olarak da this is us... ne ağlakmışım ya :)
0
charbiel
(23.04.24)
The Cure (1995)
0
EasyTiger
(23.04.24)
dünyanın ortasında aşk için ağlıyorum
0
basond
(23.04.24)
Precious (2009)
Ağlamaktan mahvolmuştum. Bence dünyanın en üzücü filmi.
0
michael_knight
(23.04.24)
Uçurtmayı vurmasınlar
Canım kardesim
Kız kardeşim Momo
Babam ve oğlum
PS i Love you
0
alimcgraw
(23.04.24)
(bkz: incendies)
0
rentts
(23.04.24)
Gönül yarası. Ne filmdi be..
0
halk
(24.04.24)
(5)

Maaş mı şirket sahibi olmak mı daha kazançlı?

michael_knight
Ayda 100 bin lira brüt maaş alan bir çalışanla ayda 100 bin lira kar eden bir şirket sahibini karşılaştırsak hangisinin cebine bir yılda daha fazla para girer?Şirket sahibinin sadece yeteneği ve zamanını sattığını, herhangi bir malzeme masrafı olmadığını ve 10 bin lira iş yeri kirası ödediğini varsa
Ayda 100 bin lira brüt maaş alan bir çalışanla ayda 100 bin lira kar eden bir şirket sahibini karşılaştırsak hangisinin cebine bir yılda daha fazla para girer?
Şirket sahibinin sadece yeteneği ve zamanını sattığını, herhangi bir malzeme masrafı olmadığını ve 10 bin lira iş yeri kirası ödediğini varsaysak.

Maaşı çalışanın aylık ortalama kazancı 65 bin lira oluyor. Şirket sahibi için nasıl bir tahmin yapabiliriz?
(Pek çok harcamasını masraf yazabilecek ama mesela muhasebeci parası, defter masrafı vs. ödeyecek)
0
michael_knight
(22.04.24)
Şirket sahibi olursanız, hukuki olarak işçi değilsiniz ve işveren olursunuz. Dolayısıyla bazı avantajlarınız olur, ancak örneğin SSK primi yerine BAĞKUR primi ödersiniz ve daha yüksektir. Ayrıca muhasebeci tutmanız ve her ay devlete vergisel konuları iletmeniz gerekir. Bu süreçte hata yaparsanız ceza ödersiniz vs. Yani işveren olmanız çok daha fazla efor ve risk içerir.

Tek müşteriniz olacaksa maaşlı devam edin. Birden fazla müşteriniz olursa zaten fatura düzenlemeniz gerekecek, ve işveren olmanız gerekecektir.
0
alfired
(22.04.24)
Vergilerle ilgili kabaca bir fikir edinmek için sormuştum.
Maaşlı çalışanın eline 65 bin lira geçerken şirket sahibinin eline 80 bin lira mı geçecek mesela?
0
🌸michael_knight
(22.04.24)
Şirket şahıs şirketiyse gelir vergisi oranları ve dilimleri aynı şekilde. Avantaj olarak olarak yemek, benzin vb giderlerinizi vergiden düşebileceksiniz. Dezavantaj olarak muhasebeci ücreti, bağkur primi vb ücretler olacak. KDV konusundan bahsetmemişsiniz, eğer %20 KDV ile fatura kesip brüt 100 bin lira alacaksanız vergi matrahınız düşük olacağından ekstra avantaj olur. 100 bin net üzerine kdv kesecekseniz de o kdv'nin bir kısmını giderlerden dolayı ödemeyeceğiniz için yine ufak bir avantaj olur.

limited şirketse şu an %25 kurumlar vergisine tabi. giderlerinizi de yine düşeceksiniz vergiden. Dolayısıyla 80 bin gibi bir şeye gelecek. sanal ofis ücreti ödemeniz veya ofis olarak kullanabileceğiniz bir adresiniz olması gerekecek. Muhasebe ücreti biraz daha fazla olacak. Bir de ticaret odası aidati var. Ayrıca şirketten kendi hesabınıza para çekerken kar payı ödemesi olarak çekerseniz %15 stopaj var sanırım. Avans olarak çekerseniz yok vergi.

Her iki alternatif için ayrıntılı hesaplama yapmak gerekir ama gider gösterebileceğiniz giderlerinizin büyüklüğüne göre şirket daha avanajlı olur muhtemelen.

tabi diğer arkadaşların da ilettiği gibi kıdem tazminatı, işsizlik ödemesi vb gibi özlük haklarınız olmayacak, yıllık izin, resmi tatil izinleri gibi konular da müşterinizle sözleşmenizin konusu olacaktır.
0
perferil
(22.04.24)
şirket sahibi olmak daha iyi. bankalarla anlasırsın calısanların promosyonuna cokersın :)
0
sizofren06
(22.04.24)
100k maaşı brüt değil net olarak varsayarsak aynı karı elde etmek için en az 2 kat kazanç lazım. İşverenlerin sabit giderleri var, kira, stopaj, muhasebe vs vs. kar oranına göre cironuzun da en az 3-5 kat olması lazım. Özetle ayda 400-500k döndürebilecekseniz şirket açmak mantıklı.
0
kimlanbu
(22.04.24)
(7)

Köpek için gps

avatar is back
Kaybolma kaçırılma durumlarına karşı önlem olarak gps ile takip etmek istiyoruz. Çözümler nelerdir? İlk akla gelen gps’li tasmalar. Önerir misiniz? Bir de deriye vücuda falan var mı gps vs? (Bu kısmı hiç bilmiyorum öyle akla geldiğinden mütevellit sordum)
Kaybolma kaçırılma durumlarına karşı önlem olarak gps ile takip etmek istiyoruz. Çözümler nelerdir? İlk akla gelen gps’li tasmalar. Önerir misiniz? Bir de deriye vücuda falan var mı gps vs? (Bu kısmı hiç bilmiyorum öyle akla geldiğinden mütevellit sordum)
0
avatar is back
(22.04.24)
GPS mutlaka pil gerektirir. Bu yüzden 2-3 günde bir şarj etmeniz şart. Benim bulduğum, kullandığım ve memnun kaldığım tek ürün Alcatel Move Tracker oldu. Türkiye'de Alcatel Bag Tracker ismiyle cihazı ve Dog Collar kılıf olarak tasmaya takılması için olan deri zımbırtıyı satıyorlar.

Ben çok memnun kaldım (yıllardır). Pili en az 2-3 gün gidiyor. Yani köpek kaybolsa bile ertesi gün arayabilirsiniz. Harita üzerinde yerini de cep telefonunuzdan takip edebiliyorsunuz.

Kötü tarafı: Köpeği değil, ama cihazı çalabilirler. Tasmayı çıkarmaları yeterli olur. Benim için köpeğin maddi değeri değil, kendisi önemli. Bu yüzden kullandım ve çok memnun kaldım.
l
0
alfired
(22.04.24)
onun yerine apple airtag daha mantıklı o zaman. 1 yıl giden şarj + yarısından daha ucuza. neyi kaçırıyorum?
0
🌸avatar is back
(22.04.24)
airtag gps değil, etrafta iphone varsa onun lokasyonunu kullanıyor. Uydudan almıyor yani veriyi.
0
nundu
(22.04.24)
@nundu, yine de çözüm olabilir o zaman. kaybolma yeri dağ başı değil de, şehir içi veya kaçırılma durumuna karşı önlem. her iki durumda da yakınlarda bir apple ile temasa geçerek sinyal göndereceğini ve yerini tespit edeceğimizi düşündük. bu şekilde bakınca mantıksız değil gibi duruyor. ev köpeği değil de, bir kaç kulübe köpeği var. evde olsa zaten işler değişirdi, kaçırılma riskleri var, yıllar önce köpeklerden bir tanesi kaçırıldı mesela. köpeğin anlık gps takibine ihtiyacımız yok, bulamadığımızda bir kaç gün içinde fark edildiğinde sinyal ile son yeri, nerede olduğunu görebilelim yeter mantığındayız
0
🌸avatar is back
(22.04.24)
Köpeği çalan insan tasmasında bir cihaz olduğunu farkettiği anda tasmayı çıkarır.. Kötü niyetli insana karşı işe yarayacak bir yöntem değil bence hem de hem pahalı (cihaz fiyatı dışında aylık ödemesi var) hem fazla büyük hem de suya karşı dayanıklı olmayabilir. (su dayanıklılığını bilmiyorum)

Evde yaşayan ve birkaç haftada bir orman gezisine gittiğimiz köpeğim için AirTag kullanıyorum. Onu bir buzdolabı poşetine koyup ağzını sıkıca bağladım sonra güçlü bir bantla tasmasına bağladım. Su geçirmiyor, kopması imkansız (tasmasını koparma huyu olan bir köpek koparabilir)

Kötü niyetli insana çözüm olacak bir şey bence yok.
Pek detaylıca düşünmedim ama belki köpeğin karnına (veya tüysüz bir yerine) cep telefonu numaranızı dövme yaptırmak işe yarayabilir.
0
michael_knight
(22.04.24)
Airtag kullanırsanız kesin yerini bulamazsınız. Mesela Airtag olursa, köpek Beşitaştadır. Ama GPS detekli bir cihaz olursa, nokta atışlı yerini görürsünüz, mesela Beşitaş'taki heykelin 1m sağında gibi.
0
alfired
(22.04.24)
@alfired daha önce AirTag kullanmadınız sanırım.
"Beşiktaş" kadar genel bir bölge vermiyor. En son AirTag ile iletişim kuran iPhone'un tam konumunu veriyor.
Sizin verdiğiniz örnekte AirTag heykelin 1-2 metre yakınından sinyal verecektir çünkü heykelin etrafında çok iPhone var.

Belgrad ormanında olsaydı ormanda en son yanından geçen iPhone neredeyse oradan sinyal verecekti.
GPS kadar mükemmel çalışmıyor, sinyalin geç geldiği zamanlar da oluyor ama gösterdiği konum düşündüğünüz kadar geniş değil.
0
michael_knight
(22.04.24)
(10)

Arabanızda akü şarj cihazı bulunduruyor musunuz?

sasailic
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
Beklenmedik bir anda akünüzün bitme ihtimaline karşı aracınızda akü takviye cihazı bulunduruyor musunuz? Sizce gerekli bir şey mi? Evetse önereceğiniz bir marka veya ürün varsa paylaşır mısınız? Teşekkürler.
0
sasailic
(19.04.24)
takviye kablosu var sadece. şarj cihazı olsa iyi olur da onun şarjını sürekli takip etmek lazım. lazım olduğunda şarjı bitik olursa bir işe yaramaz.
0
inheritance
(19.04.24)
Ortalama akü ömrü 5 yıl ve bitmeye yakın marş sesinden anlaşılıyor. Biterse de etraftan kablo bulunur gibi geliyor bana. Bunun için şarj cihazı taşımak manasız bence.
0
Piukh
(19.04.24)
Hayır. Kimse bulundurmuyor. Sadece oto elektrikçilerde, araba tamircilerinde var. Normal kullanıcı için gereksiz.
Çok az insan takviye kablosu taşıyor. Bir tahminde bulunsam arabaların %5'inde vardır takviye kablosu. Bence onu da taşımak gereksiz.
Akü bitmeden anlaşılıyor veya bitince bir çözüm bulunuyor. Çok düşünmeyin.
0
michael_knight
(19.04.24)
bizde var, bir sabah araba calismayip etrafta yardim edebilecek kimseyi de bulamayinca almistik. daha sonra bir benzinlikte yine araba calismayinca kullandik ve cok isimize yaradi. pahali bir sey degildi, ydisindayiz 90 euro'ya almistik. bence gayet gerekli bir sey.

yani tam olarak sarj cihazi mi bilmiyorum ama arabayi calistirmak icin aküye baglanan batarya gibi bir sey, ikinci bir arabaya gerek kalmadan arabayi calistiriyorsunuz yani.
0
mamu
(19.04.24)
Bende de yok ama olsa fena olmazdı. Ne olur ne olmaz.
0
prole
(19.04.24)
5 yılda 1 başınıza gelecek iş için cihaz alınmaz. Sonuçta Alaska'nın kırsalında ormanda kulübede yaşamıyorsunuz. Yaşıyor musunuz yoksa?
0
Huan8
(19.04.24)
bulundurmuyorum, yol ortasında 220 volt priz denk gelmeyeceğine göre akü şarj pek işime yaramaz. araç takviye ile çalıştıktan sona elektrik sisteminde-aküde bir arıza yoksa zaten aküyü şarj edecektir.

çekme halatı, akü takviye kablosu ve elektrikli kompresör var.
0
orpheus
(19.04.24)
bir kaç sene önce akü bitince takviye kablosu almıştım yakındaki bir benzinlikten. hala o duruyor, yeter bence.
0
co2s2
(19.04.24)
Takviye kablosu bulunduruyorum, bence yeterli
0
mirty
(19.04.24)
kaç sene evvel BIM in verdiği Polo Smart akü takviye aletini almıştım. 2 kere lazım oldu ikisinde de kurtarmıştı beni.
onun haricinde ışık kaynağı ve powerbank olarakta kullanıyorum.

tavsiye ederim bu tip şeyler öyle bir yerde kalıp bir kere lazım olur onda da işinize yarar.
0
gibicibicis
(19.04.24)
(5)

Kamp 101

Lubb
Şimdi ben şu ekonomide tamamen acemi eğlendiren bir kamp işine girişsem zorunlu ekipmanlar ve diğer masraflar dahil ne kadar bütçe ayırmam gerekir?Bu soruya cevap veren tecrübeli arkadaşların giriş sseviyesi ekipman alışverişi konusunda tercihlerini okumaktan da mutlu olurm.[Bahar yaz aylarında Haft
Şimdi ben şu ekonomide tamamen acemi eğlendiren bir kamp işine girişsem zorunlu ekipmanlar ve diğer masraflar dahil ne kadar bütçe ayırmam gerekir?

Bu soruya cevap veren tecrübeli arkadaşların giriş sseviyesi ekipman alışverişi konusunda tercihlerini okumaktan da mutlu olurm.

[Bahar yaz aylarında Haftasonu kampı gibi bir şey için. 2 kişi.]
0
Lubb
(19.04.24)
Soru tam olarak şöyle mi?
İki kişi 2 günlük kamp yapmak için kaç liralık donanım gerekiyor?

Cevap için kamp vahşi doğa kampı mı, kamping kampı mı sorusunun cevabı gerekiyor.

Bir de A101de de kamp malzemesi var, ithal olan da var. Hangisi?
0
Mirket
(19.04.24)
Acemi birine vahşi doğa kampı öneriliyorsa olabilir ama yok hocam sen bir git güvenli alana çadırını kur bir deneyimle diyorsanız camping site.

O yüzden açık bıraktım o kısmı.

Diğer hususlar da benzer.
0
🌸Lubb
(19.04.24)
Kampcılıkla ilgili üyesi olduğum başka bir gurupta var öyle ilk kampını dağda yapmak isteyenler. Bana da çok akıllıca gelmez.

Ben malzemeyi yazayım fiyat ve kalite muazzam değişiyor. Ona internetten sen bak. Bir de kampinglerde özellikle şehre yakın olanlar ve özellikle haftasonları çok uçuk olabiliyor. Otele gitsen çok daha ucuz fiyatları veriyorlar.

3 kişilik çadır.
İki ayrı şişme yatak veya şişme mat.
Alta sermelik mukavva olsa iyi olur. Yoksa onun için de mat gerekir.
İki kafa lambası.
Bir çadır lambası.
Yeme içme malzemesi keyfe kalmış. Kahve tadını iğrençleştiren tahta muglara bayılıyo mesela herkes.
Mangal teşkilatı varsa kömürü tavuğu falan oralardan temin edersiniz.
Tuvalet kağıdı sabun falan bulundurun bence.
Hava durumuna göre uyku tulumu veya ucuzundan hem alta hem üste polar battaniye
kamp sandalyesi, masası, araba varsa tabi.
Elektrik hep problemdir powerbank
Kahvaltılık. Ben zeytini peyniri haşlanmış yumurtayı domates, salatalık biberi, günlük dozlarda kilitli poşete, onu da saklama kutusuna koyuyorum. Bozulacaklar için bagajda hep strafor kutum, buzlukta da buz akülerim hazırdır.
Benim iki kişilik tabak, çatal, bıçak, mug takımı var. Sen tek kullanımlık al.
Hatun kişiler led lamba ve mum olayına bayılıyor. Led lamba, şu yılbaşı ağaçlarına dolananlardan. Çadır önüne asarsın.
Aklıma gelen olursa eklerim.

Kamp yeri bakarken, yakında 3 harfli market var mı konusu çok önemlidir.
En usta kapçının bile daima bir eksiği vardır. Murphy kanunu
Çadır önüne eşya ve özellikle ayakkabı koymayın. 4 ayaklı dostlarımız tekini alıp götürmeye bayılır.

İnsanlar ilk gittikleri kampta ya bu işe aşık olur ya da kamp işinden nefret eder. Bu nefret edici tayfanın elinden sadece bir kez kullanılmış kamp malzemesini 2. el olarak almaya bakın.
Kampın cafesi varsa bile pahalıdır. Çadır önünde bir şeyler içmek çok zevklidir. Malzemeniz olsun.
0
Mirket
(19.04.24)
Instagram storynize "çadırını ödünç alabileceğim arkadaşım var mı?" diye sorun bence.
Çoğu insan böyle konularda yardımcı olmayı sever.
Çadırı ödünç verecek kişi şişme yatak da ödünç verir, diğer malzemeleri de ödünç verir. Nereye gidebileceğinizle ilgili tavsiye de verir.

Eğer bu ödünç alma işi olmazsa çadırı da, yatağı da kiralayabileceğiniz bir kamp alanı ile başlayın. Her kamp alanına telefon etseniz çadır ve yatak ellerinde olacağına ve kiralayacaklarına eminim. Siz de sadece geri kalan eşyalarınızı taşırsınız ve bu işi öğrenmeye başlamış olursunuz.
0
michael_knight
(19.04.24)
Once suyu ve tuvaleti olan bi cadir alaninda 2 gece kalin. Bi daha düsünmezsiniz bile. Masrafa girmeyin.
0
halk
(19.04.24)
(2)

trendyol yemek'te dönen ketenpere

yazar yazmaz yazan yazar
aynı restoran birden fazla isimle hizmet veriyor. mesela normalde sipariş vermediğim bir restoran var ama farklı isimle de satış yaptığı için ben de başka bir yer sanıp sipariş veriyorum ama gelen kutuda bile o istemediğim restoranın logosu var. meğer aynı yermiş.diğer bir katakulli de mesela aynı r
aynı restoran birden fazla isimle hizmet veriyor. mesela normalde sipariş vermediğim bir restoran var ama farklı isimle de satış yaptığı için ben de başka bir yer sanıp sipariş veriyorum ama gelen kutuda bile o istemediğim restoranın logosu var. meğer aynı yermiş.

diğer bir katakulli de mesela aynı restoran hem hamburger hem tatlı satıyor. bunlar için ayrı ayrı profil oluşturmuş. bu yine kabul edilebilir bir şey ama bir aldatmaca var sonuçta farklı isimler.

bu aldatmacaları şikayet edebileceğim bir kurum yok mu? insanları kandırmak bu kadar kolay olmamalı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.04.24)
(bkz: ghost kitchen) olayı buraya da gelmiş sanırım.
0
inheritance
(18.04.24)
Yok.
Resmi olarak şikayet edebileceğimizi sanmıyorum. Çünkü hukuki olarak bir sorun yoktur. Farklı iki şirket kurmuştur muhtemelen.
Trendyol'a şikayet etsek umursayacağını sanmıyorum, zaten o da bu işin bir parçası.

Bizim mahallede bir kebapçı var, puanları iyiydi. Tam sipariş verecekken gördüm ki yorumlarda sushi'lerinin iyi-kötü olduğundan bahsetmiş insanlar. Bizim mahallede de Dürüm Molası ve Meşhur Pideli Döner aynı restoran. Böyle pek çok yer var.
Başarılı bir kebapçı vardı bizim mahallede, puanları çok iyiydi. Sonra çok zam yaptı. puanları düştü. Dükkanın ismi X kebap'tı.
X Kebap ve Baklava adıyla yeni hesap açtılar. Fiyatları düzgündü. Puanları yeniden yüksek hale geldi.

Trendyol da bu işin bir parçası o yüzden bu konuda çözüm bulabileceğimizi sanmıyorum.
0
michael_knight
(18.04.24)
(14)

Mobil tarifenize ne kadar ödüyorsunuz?

kukuleta
Yıllardır kullandığım 40 GB internetli epey bi konuşmalı tarifeme 130 lira gibi bir tutar ödüyordum.Bugün Türk Telekom'dan aradılar. Taahhütüm bitiyormuş, aynı paketin taahhütsüz fiyatı 1900 küsür lira, taahhütlüsü de 580 liraymış.Bana çok uçuk geldi bu artış.Tamam o zaman başka operatöre geçeceğim
Yıllardır kullandığım 40 GB internetli epey bi konuşmalı tarifeme 130 lira gibi bir tutar ödüyordum.

Bugün Türk Telekom'dan aradılar. Taahhütüm bitiyormuş, aynı paketin taahhütsüz fiyatı 1900 küsür lira, taahhütlüsü de 580 liraymış.

Bana çok uçuk geldi bu artış.

Tamam o zaman başka operatöre geçeceğim muhtemelen diyerek kapattım.

Haziran'da taahhütüm bitmeden yeni bir teklif sunarlar mı acaba?

Siz ne kadar ödüyorsunuz?
0
kukuleta
(18.04.24)
30gb işte ek şeyler falan 425tl vodafone
0
duyurukullanıcısı
(18.04.24)
15 gb,1000 dk 125 tl türk telekom faturalı.

taahhüt bitiyorsa kendi numaranızla başka bir firmaya geçin. geçiş yapacağınız firma en az yarı yarıya daha ucuz bir öneri sunacaktır size.

not: türk telekom ev internetim bitti aradım istediğim tarife için 350 tl önerdiler comnet'e geçiş yaptım 170 tl ödüyorum aylığa vurunca.
0
biravekahve
(18.04.24)
30 gb 2000 dk 250 sms tt
320 tl taahhütlü faturalı
0
sevilen progressive türkücü
(18.04.24)
Aynı paket derken aynı içeriklere sahip adı farklı başka bir tarife mi yoksa doğrudan bire bir kendi tarifenizin taahhütsüz fiyatı mı?

Sözlükte bunla ilgili entryler vardı. Operatörler doğrudan kendi kullandığınız tarifenin taahhütsüz fiyatını söylemekten çekiniyor. Gerekirse cimerden bilgi edinme dilekçesi falan atarak tam olarak kendi tarifenizin taahhütsüz ücreti nedir onu öğrenin. Bunun sebebi var olan tarifelerin fiyatlarında değişiklik yapmanın, yeni tarifeye fiyat biçmekten daha zor olması deniyordu. Eski tarifeye sadece zam yapılabiliyor, haliyle %200-300 gibi fark koymak zor oluyor yasal olarak. Ancak yeni tarifeye sıfırdan fiyat vermek başka. Bu yüzden atıyorum 30gb internet görünen ama çok ufak tefek farklılıkların olduğu bir ton naylon tarife var ortalıkta.

Bunun dışında 580 lira piyasa fiyatı, doğrudur. Malesef böyle paket fiyatları.
0
akhenaten
(18.04.24)
taahhutsuz 34GB int+1000dk 550₺

sms bile yok
0
ala09
(18.04.24)
Vodafone 40 GB. 390 TL. Şubat ayında bu tarifeye geçtiğim için böyle ucuz. (Düzeltme: ilk 3 ay böyleymiş sonra 500 küsür bir şey olacaktı galiba, şimdi aklıma geldi.)

580 lira bana biraz fazla göründü. Biraz daha inceleseniz 400 - 450 civarında bir teklif olması gerek gibi geliyor bana. Bilgi değil, his.
Şubat ayından önce 200 TL karşılığında sınırsız internet paketim vardı.
0
michael_knight
(18.04.24)
Vodafone
20gb
1000dk
250 sms

194tl. Faturalı.
0
Amaranta ursula
(18.04.24)
500 lira ödüyorum 20 gb spotify ucretsiz vodafone
0
eja
(18.04.24)
Turkcell yıllık 120GB, 12.000 dakika ve 6.000 SMS paketine aylık 310TL ödüyorum.
0
pispinti
(18.04.24)
Vodafone 260 sanırım. 30 gb faturalı
0
gabe h coud
(18.04.24)
35GB 2000DK 250SMS - 320TL - Türktelekom - 1 Yıllık taahhütlü
0
ananiyimioguz
(18.04.24)
Prime 25 GB ₺140. 2-3 ay sonra yenilenecek. ₺300 falan fiyat çıkar herhalde.
0
nawar
(18.04.24)
Bu arada artık herkes numara değiştirerek operatörün kendi abonelerinden bile daha uyguna paket alıyorlar ve haksızlık oluyor, hem sürekli bir operatör geçişi oluyor vs. diye numara geçişleri arasındaki kampanyaları ya kaldırmışlar ya da düşürmüşler avantajlarını diye duydum, yanlışım varsa düzeltin
0
ananiyimioguz
(18.04.24)
160 ödüyorum sonbaharda yaptım taahhüdü, 12 GB 1000 dk 100 sms Vodafone
0
sanguine
(19.04.24)
(7)

Gereksiz yapılan bebek alışverişleri

wild honey suckle
Sayın sözlükçüler,Hamileyim ve bu konulardan zerre anlamıyorum:)Bebek ve çocuk ürünleri bildiğiniz gibi adam silkeleme şiarıyla oluşturulmuş bir derya. Milyar tane ürün var ve çoğu fahiş fiyatlara. Siz tecrübeli anne babalara soruyorum,Şunu şunu aldık almaz olaydık bir kere kullanmadık dediğiniz şey
Sayın sözlükçüler,

Hamileyim ve bu konulardan zerre anlamıyorum:)

Bebek ve çocuk ürünleri bildiğiniz gibi adam silkeleme şiarıyla oluşturulmuş bir derya. Milyar tane ürün var ve çoğu fahiş fiyatlara. Siz tecrübeli anne babalara soruyorum,

Şunu şunu aldık almaz olaydık bir kere kullanmadık dediğiniz şeyler neler? Mesela bana sürekli sterilizasyon makinası çok gereksiz diyorlar. Siz heves edip neler aldınız ve kullanmadınız? Tabi aynı şekilde kesinlikle al dedikleriniz neler?

Teşekkürler
0
wild honey suckle
(18.04.24)
Kıyafet konusunda çok dikkatli olman lazım. Arkadaşlarınız falan bir anda birçok kıyafet hediye edebilirler, giyemeden küçük kalır. Ayrıca, kıyafet/ayakkabı konusunda geleceğe yatırım yapma. Seneye kış için palto, yaz için tshirt alma. Kış sıcak geçebiliyor, yaz soğuk geçebiliyor, bedeni olmuyor vs.

Kanguru diye bir şey var, süper. Bebeği oyalayacak bir şey bulamadığında yüzü dışarı bakacak şekilde bindirip mahallede (hatta evde) dolaştırıyorsun. Hem kendin nefes alıyorsun, hem bebek eğleniyor.

Şunu aldım birkaç ayda küçük geldi: i0.shbdn.com
Keşke en başından tahta karyola alsaymışım.

Park yatak ödünç aldık. Hiç kullanamadık. Bebek gündüzleri oynamaya oraya girmek istemedi. Geceleri de orada uyutmak mümkün değil. Geceleri bebekle aynı seviyede olmak lazım, yanyana yatıyor gibi.

Şu tarz bir şey al, katlanır bebek bakım seti: encrypted-tbn0.gstatic.com

Hasta oldu nebulizatör aldık. Nefret etti, ağzının önünde bir cisim istemiyor.
0
kanepeee
(18.04.24)
insanlar gidiyor bebege gidip dünya kadar kıyafet alıyor. sonra bebek biraz iri dogunca kıyafetler çöpe. bir de bebekler çok hızlı büyüyorlar bunu hesaba katmıyorlar 20 tane zıbınlık alıyorlar. en fazla 5 tanesini giyiyor. sonra digerleri bebegin büyüme hızına yetişemiyor ve olmuyor. hadi onlarda çöp. bez olayı da öyle . mesela dünya kadar bez stok yapıyorlar. bunların bir kısmı bebegin büyüme hızına yetişemiyor. boşa çıkıyor. veya aldıgı dünya kadar stoklu marka bez bebegin teninde alerji yapıyor. hoppp onlarda boşa..

benim akraba gitti bebek dogmadan otomatik sallanan ana kucagından aldı. dünya kadar para verdi. sonra bebek dogunca ona yatırdı. bebek onun üzerinde hiç durmadı huzursuz oldu. niye çünkü uyurken sallanmaktan hoşlanmıyordu. ama gidip düz yataga yatırınca uyuyordu. hadiii o da çöpe.

bir çok çılgın anne baba gaza gelip daha oturamayan bebege gidip spor ayakkabısı alıyorlar. bunlar da dünya para. bazıları gidip 5 çift ayakkabı alıyorlar. bebek o ayakkabıyı en fazla 1 ay giyebiliyor. digerleri tabiki çöpe gidiyor.

Akrabanın dedesi çocuk dogunca gitmiş akülü araba almış. çocugun o akülü arabaya binebilmesi için en az 4 yaşına gelmesi lazım. gel gelelim bu oyuncakların aküsü 2 sene bile kullanılmayınca ölüyor çöp oluyor. adamlar o heyecanla bunu düşünemiyor
onun için alacagınız şeyler için sakın acele etmeyin. zaten lazım olacak şeye kısa sürede ulaşabilecek çagdayız.
0
limonlu eksi
(18.04.24)
az ve mumkunse ikinci el kiyafet +1

zorunlu seyleri onceden alin, zorunlu olmayan seyleri gerektiginde alirsiniz. zorunlu olanlari da sayiyla alin, abartmayin. hem dosek, hem yatak, hem karyola, hem besik almayin mesela. sterilizasyon makinesi eger biberonla besleniyorsa gerekli olabilir, sadece anne sutuyle besleniyorsa hic gerek yok. bebekten bebege degisiyor.

yani en gerekli seyler, bez, krem, islak mendil, 3-5 takim kiyafet fazlasina gerek yok, bir suru agizlik bez, 1-2 tane battaniye, yatak odasinda yatirmalik yer, diger odalarda yatirmalik yer, bebek arabasi, kanguru dedikleri vucut temasini saglayan zimbirti (uzun bi bez parcasi genelde). Ates olcme aleti falan alacaksaniz onu en kalitesinden alin, dandik olanlar fazla olcuyor bosa panik yaptiriyor. "white noise" yapan seyler guzel. uyku tulumu. ilk aklima gelenler bunlar. bunlarin ustune alengirli seyl almaya gerek yok ilk etapta. yeriniz paraniz ve ihtiyaciniz olunca alirsiniz.
0
icim urperiyor
(18.04.24)
Sterilizasyonu ben çok az kullandım, makina olmadan da sterilize edebilirsiniz kullanıyorsanız biberonları ve emzikleri.

Bebek arabası şart.
Alt değiştirme ünitesi hiç almadım ve ihtiyacım olmadı.
Araba kullanıyorsanız oto koltuğu da şart.
Bez çok almayın, büyüdükçe olmayabilir ve elinizde kalabilir.
Kıyafetler çok sık yıkanıp kirlendiği için yedekli olması iyi elbette ama yine aşırıya kaçmayın derim, bende kullanılmamış/az kullanılmış çok bebek eşyası vardı, ihtiyacı olanlara ulaştırdım en sonunda. Ayakkabı özellikle, giydiği zaman alın ve bence çok çeşitli almayın bütçeniz kısıtlıysa.
Bebek kitapları, oyuncaklar hiçbir zaman fazla olmuyor :) oğlum eski oyuncaklarını hala çıkartıp oynuyor ara ara, yaş aralığından bağımsız.
Park yatak hiç kullanmadım, kanguru almıştım hiç kullanmadım -benimki durmadı içinde. Ama tam tersi şu sallanan ana kucakları (isveçli bir firmadan almıştım, ismini unuttum şu anda ama bayağı ünlüler) elim ayağım olmuştu benim, en çok kullandığım üründü.
0
deartheodosia
(18.04.24)
Biraz karışık ve uzun yazdım maalesef.
İlk 2-3 ayın eşyası dışında bir şey almayın. Her şeyi zamanı gelince alın. Tercihleriniz değişebiliyor, bebeğin davranışları değişebiliyor, birilerinden hediye gelebiliyor, bir akrabanın eski eşyaları gelebiliyor vs.
Mümkün olan her şeyi ikinci el alın çünkü çok kısa sürede gereksiz hale geliyor.

- Park yatak: Kullanmadım diyenlerin nasıl kullanmadığını anlayamıyorum. Bebeği içine koyuyorsun uyuyor. Kendi yatağının da kenarına getiriyorsun, istersen yan tarafını açıyorsun. Bebekle aynı seviyede uyumuş oluyorsun.
- Bebek arabası: Arabanız varsa travel sistem almanızı öneririm, büyük kolaylık oluyor ve oto koltuğu masrafı yapmamış oluyorsunuz.
- Küvet ve file: Trendyol'da en çok satan modeli aldık, katlanıp küçülebiliyor. Memnunuz ama diğer çeşitleri denemedim, bilmiyorum.
- Ana kucağı: Babybjörn'ün taklidi olan Pierre Cardin'i aldık. İşimizi gördü ama şimdiki aklım olsa onu almam. Biraz daha bebeği kavrayan bir model alırım. Elektrikli ana kucağı alan arkadaşım çok memnun kaldı. 8 bin liralık bir ürün aldı, 3bin 500 liraya sattı. Ana kucağı ilk 5-6 ay kullanılabiliyor, sonra çöp.
- Emzik: Kullanıp kullanmamaya karar vermeniz gerek. İnsanlar %50 - %50 ayrılıyor genelde emzik konusunda. Çocuk doktorunuz, büyükleriniz ve internetteki kaynaklara bakarak kendi kararınızı verin.
- Kanguru: kanguru değil de sling'i mutlaka denemek isteyeceksiniz. Basit bir kumaş parçası, çok para vermeden bir tane alın, denersiniz.
- Telsiz: Videolu alayım diye düşününce fiyatlar çok yüksekti, paraya kıyamadım, karar veremedim alamadım. 6 ay oldu. İhtiyaç hissetmedik. Bizim hayat şeklimizle ilgil sanırım. Bence siz de ihtiyacınızın ses mi video mu yoksa kullanmamak mı olduğunu anlayınca satın alın.
- Müslin bez: Ne kadar çok alırsanız o kadar iyi.
- "Keçe Anne Bebek Bakım Çantası" adıyla satılan sepet gibi şey bizim evde çok kullanılıyor. Pek çok bebekli ailede görüyorum.
- Oyuncak: Çok fazla oyuncak almamaya çalışın. Zaten ilk aylarda neredeyse hiç gerekmeyecek. Ben pilli ve düğmeye basınca ses çıkaran oyuncakların zararlı olabileceğini düşünüyorum. Mümkün olduğunca çıngıraklı oyuncaklar tercih ediyorum. Siz de bebeğiniz büyürken farklı tercihler yapabilirsiniz, şimdiden almayın.
- Koku geçirmeyen çöp kutusu: Çok gerekli. Korbell marka bu alanı domine etmiş sanırım. Biz de ondan aldık. Yedek poşetlerini almak da önemli olduğu için bilinmeyen bir marka almayın.
- Çanta: Doğum yaptığımız özel hastane güzel bir çanta verdi, kullanıyoruz. Yaklaşık 1200 TL verip bir çanta daha almıştık, onu daha az kullanıyoruz. Bebek arabası alınca ondan da bir çanta çıktı. Hastane verecekse almasanız da olur. İhtiyacınızı anlayınca daha bilinçli bir seçim yaparsınız.
- Battaniye: En azından 3-4 tane mutlaka gerekli. Yaza yaklaştığımız için belki geciktirebilirsiniz yine de 1-2 tane alın derim.
- Hastane pompası kiralamayın. Bir aylık kira fiyatına alacağınız pompa aynı işi yapıyor. Boşuna kira vermeyin. Almakla, geri götürmekle uğraşmayın.

Eşim batıl inancı sebebiyle 7. aya kadar bebek için alışveriş yapmamıza izin vermedi. Son anda alışveriş biraz zor oldu bize.

Ek: En önemli kısmı unutmuşum. Şimdiden çocuğa yatak almayın. Odasını boğmayın. Benim en beğendiğim yatak bu ama saçma sapan bir fiyatı var. Uygun fiyat böyle yatak yapan bulunca alacağım ama daha zamanımız var sanırım. goodnightkid.com
0
michael_knight
(18.04.24)
biberon ve emzik de kullandık ama sterilizasyon makinesi almadım. temiz içerikli deterjan almıştım. ara ara da kaynattım. çoğu emzik mikrodalgada su içinde temizlenebiliyor zaten. emzik ve biberon da tercihe bağlı biraz. ilk 40 gün önerilmiyor ama illaki emzik veririm diyorsanız bir tane alın, dursun. ne zaman kafayı sıyıracağınız belli olmaz çünkü. damaklı ve kauçuk uçlu olsun ama bir tane yeterli çünkü almayabiliyor bebekler ya da belki sen tercih etmezsin. biberona da hemen gerek yok. zaten gerek olursa ilk başta şırınga ya da kaşık biberon kullanırsınız. ama dediğim gibi şu an gerek yok, ihtiyaç olursa alınır.

ana kucağı fıtık garantili bir ürün. bebeğim kilolu olmamasına rağmen ben çok zorlandım ve kullanmadım. hediye gelmişti, işe yaramadı. para verip almazdım. hani deneme imkanın varsa birinde deneyip alabilirsin belki ileride. yoksa bence gereksiz. zaten bazı bebekler sevmiyor.

park yatak ve beşik hediye geldi. ikisi de kullanıldı ama şöyle. 5 aylıkken işe başladım. park yatağı eşimin ailesine kuruldu, beşik bizim eve kuruldu. ikisi de işe yaradı yani. ama böyle bir durum yoksa ben olsam anne yanı beşik alırım büyük boyutlu. çünkü bebekle aynı hizada olmak ilk aylar çok iyi olurdu. almadığıma pişmanım. mesela biz bebekle yattığımız için bi süre sonra beşik yatak kenarı koruma görevi gördü sadece. 1 yaşından biraz sonra montessori tipi yatağa geçtik rahat ettik. yani büyük hantal bi beşik almaya bence hiç gerek yok. anne yanı beşikten sonra direkt montessoriye bile geçilebilir oda ayrılacaksa. ayrılmayacaksa basit bir beşik yeterli. park yatak alacaksanız da içine mutlaka ekstra sert bir yatak alın bebek sağlığı açısından.

kıyafet konusu da şöyle. aman lazım olmaz diye çok da az alma. yaz bebeği olursa mesela çok terler, günde iki üç zıbın gidebilir mesela. asla bir sürü eldiven şapka vs alma. eldiven zaten ilk hafta sonrası önerilmiyor. şapka da aynı şekilde soğukta dışarı çıkmadığı sürece evde gereksiz ilk günler sonrası. yani hastane çıkışı denilen pahalı pahalı takımlara gerek yok. 5-6 zıbın, 3-4 yakım yeterli. hepsi de aynı kalıp olmasın tabi, büyüklü küçüklü olsun. ilk ayı atlattıktan sonra yine ihtiyaca göre çıkıp alınabilir zaten. 10 mendi yeter. kışın doğacaksa iki pamuk battaniye, yazın doğacaksa 2-3 müslin örtü. alacağın yatak türüne göre sadece çarşaf. yastık-yorgan kılıflı takımlara gerek yok zaten kullanmıyoruz.

her markanın ayakkabı kalıbı farklı. vicco küçük kalıp mesela. o yüzden biraz riskli ama biz yürümeye başlayınca aralıklı beden olacak şekilde stok yaptık. mevsim denk geliyor bi şekilde. bot belki beklenebilir.

alt açma örtüsü al mutlaka paket paket ve alt değiştirirken örtüyü bölgeyi kapatacak şekilde kaldır. o kadar çok kaka ve çiş kazası yaşadım ki. iki saniyede değiştiririm, ne var ki diyorsun ama öyle tazyikli kaka yapıyorlar ki inanamazsın. başlangıç için bir beden bebek bezini günde 15 tane gidecek gibi hesapla. belki daha fazla. bizimkine bu be yeter dedikleri bez yetmedi mesela. ama stok yapmak riskli. iki paket alıp duruma göre stok yapılabilir. ıslak mendil de aynı şekilde. doğru ıslak mendili bulduktan sonra koli koli depolayabilirsin yer varsa. ben öyle yapıyordum. korbell çöp kovası asla aldığıma pişman olmadığım bir ürün. ikinci el de bakabilirsin. poşeti muadil alıyoruz biz ama.

ana kucağı otomatik vs alanlar çok gördüm ama bende dümdüz bi model vardı. fazlasına ihtiyaç duymadım. zaten bu tip şeylerde uzun süre yatması sağlıklı değil. uyutmayı da önermiyorlar. bebek ölümleri bile gerçekleşmiş. kullanacaksan da sen uyanık ol yanında ve kemeri takılı olsun mutlaka. ve bir iki saatten fazla yatmasın.

bebek oturma minderi kullandım hafif oturmaya başladıktan sonra. ucuz bi modeli iş görür.

mama sandalyesi en uygunu alıp geçmek mantıklı. bime filan geliyor, onlar bile olur.

minder ve sandalye 6. ay sonrası için. ama türkiye enflasyonu düşünülürse eğer yerin varsa şimdiden alınabilir şeyler.

otuz tane oyuncağa, kitaba şuna buna gerek yok şimdilik. siyah beyaz kartlar ve bir tane çıngırak yeterli emin ol. saklama kabıyla da oynayabiliyorlar zaten bebeklikte. büyüdükçe alırsınız.

www.hepsiburada.com bu şart. özel sırt çantası uygun bi şey alınmalı. normal çanta verimli olmuyor. çünkü ilk başlarda bir yere giderken yanına bir ton şey alman gerekiyor. ve çok bölmeli, özel gözlü bi çanta iş görüyor. ama bir sene sonra filan boşa çıkar. ama dediğim gibi ilk sene çok işe yarıyor.
bendeki şu. www.hepsiburada.com

işe erken başlayacaksan bi elektrikli sağım pompası şart. yoksa manuel de iş görür. süt-meme durumu değişken olur mu bilmiyorum ama ben olsam şimdiden bi manuel alırdım. ne zaman lazım olacağı belli olmuyor. sütler boşa gitmesin diye bi paket saklama poşeti alınabilir. gümüş kapak aldım, kullandım, işe yaradı mı bilmiyorum. meme başı yarası fena bi şey. ben silikon uç kullandım yara olduğunda. pazar günü nöbetçi eczanelerde aramıştık. yani herkesin başına gelmeyebilir ama şu anki aklımla ilk alacağım şeylerden biri. bir tane meme ucu kremi lansinoh vs bir tane de medikal bir krem, madecassol gibi. lansinohu silmeye gerek yok ama diğeri bebek emmeden silinmeli mutlaka. gümüş kapak almayacaksan da meme başını kıyafetten korumak için muadil kapaklardan al bence. bir de göğüs pedi çok kullandım ben ilk aylarda. emzirme sütyeni almadım. normalde sütyen kullanmıyorsan rahat edemezsin zaten. pedli sporcu sütyenleri filan da iş görüyor.

araba varsa yine enflasyonu düşünerek bir tane oto koltuğu şimdiden. 360 derece dönen modeller pratik oluyor.

bebek arabası ise şöyle. gidin deneyin. en pratik katlanan, sürülen hangisiyse onu alın. koca koca modeller bir süre sonra çöp oluyor. çok pahalı bir şeye gerek yok. zaten bir süre sonra tamamen katlanır modellere ya da baston modellere geçiliyor pratiklik açısından.

telsiz ilk aylar olmasa da sonrasında gerekli. görüntülü filan almadık biz ama.

saydığım hemen her şey ikinci el alınabilir. sıfır olsun diye uğraşma. yatak harici belki hiçbiri ömürlük değil çünkü. dediğim gibi mesela 1 yaşından sonra o hantal bebek arabasına binmeyecek, 8. aydan sonra anne yanı beşikte yatırmak tehlikeli olacak.
0
elorelia
(19.04.24)
yazılanlardan sonra aklıma gelenler oldu, onları da ekleyeyim;

benim aldığım sallanan ana kucağı babyjörn’dü, çok çok memnun kaldım. inanılmaz memnun kaldım. bebeğimi koyup minik minik sallayarak uyuttum hep.
park yatak kullanmadım :) kullanmayan kullanmıyor işte. ihtiyacı olan bir hamileye gönderdim daha sonra.
okbaby’nin banyo aparatını almıştım, bebekken ona koyarak yıkadım hep. büyüdükçe şu ebebek’te satılan minik küvetlere geçtik. benimki banyo yaparken doldurup içinde yıkanmaya bayılıyor.
süt sağma makinası da aşırı kullandığım bir şey olmuştu benim. çok sütüm vardı, maalesef bir çoğu da çöpe gitti ama sadece psikolojik etkisinden dolayı bile alırdım.
telsiz vs. hiç kullanmadım, ev geniş olsa da duyuyordum zaten ya da bulunduğum odada uyuyordu.
mama sandalyesi ilk ikea’dan almıştım, idare etti ama sonra sığmamaya başladı. chicco’dan alarak güncelledim. şu an 3.5 yaşında, yemek yerken hala o koltuğa oturmak istiyor.

ayrıca ne güzel öneriler yazılmış <3 hamileler kaydetsin :)
0
deartheodosia
(19.04.24)
(6)

Siyaset, trollük, beklentiler...

rukayka
Başlığa ne yazacağımı bilemedim. Ekşisözlükte "rögar kapaklarının yola sıfırlanmaması" başlığını görünce yazmak istedim. Şu konuda kanaatlerinizi merak etmekteyim. Yakın tarihte bir yerel seçim olduğu için yerel yönetimler üzerinden sormak isterim. Gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir refleks gelişti.
Başlığa ne yazacağımı bilemedim. Ekşisözlükte "rögar kapaklarının yola sıfırlanmaması" başlığını görünce yazmak istedim. Şu konuda kanaatlerinizi merak etmekteyim. Yakın tarihte bir yerel seçim olduğu için yerel yönetimler üzerinden sormak isterim. Gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir refleks gelişti. Günlük hayatta karşılaşılan eksiklikler, sorunlar vs. yönetimdeki partiye göre klişe atışmalara dönüşüyor. İnsanlar oy verdikleri partinin yönettiği yerde karşılaştıkları sorunlara daha toleranslı davranıyorlar. Mesela bu rögar kapakları ile ilgili sorun 2019'da araç kullanmaya başladığımdan beri dikkatimi çeker oldu. Parti farketmeksizin İstanbul'da ilçelerin hemen hemen tümünde bu sorun mevcut. Aslında şehirde kendini gösteren aksaklıklar yönetici partiye göre değişmiyor. Yani toplumsal olarak kamu hizmetleri ve halkın beklentileri irtifa kaybediyor. Kendimin durduğu yeri şöyle ifade edeyim: Yerel yönetimden kaynaklı sorunları dile getirirken, ilgili yerlere şikayet kaydı v.s. bırakırken partiye göre bir üslup, tavır seçmiyorum. 1995'den beri İstanbul'da toplu ulaşım kullanan biriyim. İETT'de durak ve otobüs içindeki dijital ekranların hayata geçirildiği, otobüslerin yenilendiği bazı dönemler oldu. Hangi başkan dönemiydi hatırlamıyorum ama iyileşme net olarak kendini hissettirmişti. Daha sonra her geçen gün kötüye giden bir İETT oldu. Şu an mesela çalışan ekran hemen hemen yok gibi. Hem otobüsün içinde yolcuyken hem de araba sürücüsü olarak rastlaştığımızda güven vermeyen bir otobüs şoförü profili var şimdi. Şerit ihlali yapan, durağa yanaşmada özensiz davranan, diğer trafik kurallarını ihlal eden sürücülere daha sık rastlar oldum. Tem otoyolunda araç zıplatan asfalt kusurları var... İstanbul'un genelinde yolların şerit çizgileri silik, şerit takibi için öndeki araçtan v.s. göz kararı ile yol takibi yapılıyor. Yani diyeceğim şu ki keşke partizanlık yapmadan, yönetimde kim olursa olsun haklı taleplerimizde ısrarcı olsak...Şunu yazmasam eksik olacak. İstanbul'da adayların otopark sorununu dile getirmediği bir seçim kampanyası yaşadık. Sanırım onlar da halkın beklentilerini (!) doğru okumuşlar ki sorunlara değinme ihtiyacı bile duymadılar.

@Edmond Haklısınız, biraz uzun ve dağınık oldu...
@michael_knight yazdığınız ironik cevapla derdimi anladığınızı anlıyorum:)
@Ufuk Siz de anlatmak istediğimi tam olarak anlamışsınız, teşekkür ederim.
0
rukayka
(17.04.24)
Siz hangi partiyi destekliyorsunuz, ona göre cevap vereceğim.
Benim sevdiğim partiyi mi yoksa düşmanı olduğum partiyi mi?
0
michael_knight
(17.04.24)
Soru nedir, nasıl bir cevap beklentisi var anlamadım ama,
Neyi nereden, nasıl isteyeceğimize karar vermemiz gerekiyor sanırım.

Mesela TEM otoyolu bildiğim kadarıyla ulaştırma bakanlığının. Dolayısıyla asfalt kusuru ile Büyükşehir Belediyesinin bir alakası yok.

Ayrıca Başkanı ayrı partiden Belediye meclisini ayrı partiden seçen biziz. Taksi sayısının arttırılması konusunda bile onyüzbin defa toplantı yapılıp sonuç alınamayan bir şehirden bahsediyoruz. Yanlış seçim tercihleriyle olayı biz kilitlemiş, bir büyüğümüzün tabiriyle Belediyeyi 'topal ördek' haline biz getirmişiz.

Ayrıca o rogar kapakları nerede bilmiyorum ama sorumlusu ilçe belediyesidir büyük ihtimal.

Çöpün toplanmamasında bile kabahati Büyük şehir Belediyesinde arama kolaycılığındayız

vs.
0
Mirket
(17.04.24)
Türkiye siyasetten ve kültürel olarak kutuplaşmış bir ülke ve Halk da bu yanıltıcı gözlüklerle görüyor olayları. Biz-öteki ayrımı kolay kolay son bulmaz.

Böyle olması siyasilerin de işine geliyor. En ağır ihmallerde bile sorumluluk alan yok.
0
Ufuk
(17.04.24)
Bahsettiğiniz sıkıntıyı bugünlerde Twitter'da banyo-jakuzi konusunda görüyorum.

Bir kısım "belediyede banyonun ne işi var" diyor. Bir kısım "jakuzi diye yalan söylediniz" diyor.
Kimse de demiyor ki "hem jakuzi diye yalan söylemek hem de belediyeye 8 tane banyo yaptırmak saçma."

Siz ne diyorsunuz o işe?
0
michael_knight
(17.04.24)
@michael_knight Şöyle yorumluyorum. Belediyede jakuzi yokken jakuzi var diyen kişi yalan söylemiştir, ilgili başkana iftira atmıştır. Ve evet, doğru soru: Belediyede 8 banyonun ne iş var?
0
🌸rukayka
(17.04.24)
durak ekranı akp döneminde geldi.

mor (yarı halk yarı özel) otobüsler logo değişmeden sarı renkle giydirildiler chp döneminde, oradaki kötü şoför profilini iett sanıyor insanlar. bunu niye yaptılar anlamadım. resmen kendi topuğuna sıkmak. ayrıca yeni şoförleri gazi vb çöküntü mahallelelerden alıyorlarsa, ki alıyorlardır, o da etkilidir.

gugıla belediye + memur sayısı yazdım faaliyet raporu çıktı ilk sonuçta. 580 kişi çalışıyormuş binada. 8 duş azmış.

kapak kaldırım bunlar hep ölçüsüz işlerdi. bunlardan evvel sokaktan hayvanları toplamak lazım. şehirler kaldırım yüksekliğinde londra standardında olacak ama baldırınızdan ısırık alacaklar kedi pisliği çocuğunuzun bağırsağını düğümleyecek :)
0
lambırcek
(17.04.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.