Giriş
(18)

bebek gelecek evde kedi ?

administ
3 ay sonra bebeği olacak olan bir eve şimdiden kedi getirmenin bir zararı var mıdır? bebeklerle anlaşabiliyorlar mı bir zararı olabiliyor mu?
3 ay sonra bebeği olacak olan bir eve şimdiden kedi getirmenin bir zararı var mıdır? bebeklerle anlaşabiliyorlar mı bir zararı olabiliyor mu?
0
administ
(27.06.24)
Bizim için çok iyi gitti iyi ki kedimiz var diyoruz çocuğumuz iki yaşına basmak üzere. Ama yeni bir kedi ile nasıl olur bilemiyorum tabii. Bizim kedimiz zaten 6 yaşındaydı ve 4 ayşıktan beri bizimleydi.
0
kullanıcıadımbuolsun
(27.06.24)
Getirmeyin.
Mecbur değilseniz getirmeyin.

Çoğu kedi anlaşabiliyor ama yine de tetikte olmak gerek.
Bebek o evdeki hayatı zaten altüst edecek. Uykusuz geceler, endişeler, gazlar vs.

Bir kedinin sorumluluğunun eklenmesi için hiç de iyi bir zaman değil. Medikal olarak bir zararı yok bildiğim kadarıyla.
0
michael_knight
(27.06.24)
Hayvanların yeri doğal yaşama ortamlarıdır. Evler değildir. Bebekten bağımsız.
0
pavlis
(27.06.24)
Ben zararı olacağını düşünmüyorum benim de kedim var ve iki ay sonra doğum yapacağım.

Ama zararı olmasa bile getirmeyin. O kedilere genelde bebekten sonra ilgi azalıyor bakımı aksatılıyor. Üç ay içerisinde rutine oturmaz bazı şeyler diye düşünüyorum. Sonrası zor olur.
0
Gradient_tabanlı_mor
(27.06.24)
Kedi insan yavrusunun ne olduğunu anlayabilen ve ona göre davranabilen bi canlı. Özellikle evde hali hazırda kedi varken bebeklenen aileler gayet sıkıntısız oluyor.

Fakat hali hazırda bebek gelecekken ekstra bir can sorumluluğu daha almaya gerek var mı onu düşünmek gerek. Kediyi bırak kendilerini bile ihmal edecekleri bir 3 sene bekliyor kendilerini zira. Daha sonra kedilenseler daha mı iyi olur acaba.
0
hedep
(27.06.24)
Allah aşkına doğal yaşam ortamı mi kalmış dışarıda? Asfaltın üstünde, kaldırımda, arabaların ezmesi riskiyle mi yaşamaları mi normal olanı? Keşke yorum yaparken biraz düşünsek.


Soruya gelecek olursak, kediler genelde bebeklerle anlaşıyor. Kedili evlere gelen bebeklerin alerji riski yok denecek kadar az oluyor, ayrıca empati duyguları gelişiyor. Yani çoğu bakımdan bebeğin gelisimine de katkı sağlıyor.

Tek sorun, kediyle ilgilenebilecek misiniz? Sonuçta o da bir canlı ve ilgi istiyor. Bir köpek ya da bebek değil ama tek başına birakmak da onu strese sokabilir. Eğer bu konuda bilgisiyseniz ve ilgilenebileceginize inanıyorsanız kedili ev dezavantaj değil, aksine avantaj olur bebek için.
0
fraise
(27.06.24)
halihazırda kedi varsa bebek gelecek diye kediyi göndermeye çalışmayın. aşıları falan tamsa bebeğin veya annenin sağlığına bir zararı olmaz, bebeği de kolaylıkla kabullenir.

halihazırda kedi yoksa bebek gelecek eve kedi getirmeyin. o da bir can, ona da ilgi lazım. bütün ilgi bebekte olacak, muhtemelen kediyi pek takan olmayacak. size de zor olacak hem yeni bebek, hem eve alışmaya çalışan yeni kedi.

hayvanların yeri doğal yaşama ortamı lafını da kabul etmiyorum. cangılda mıyız, vahşi hayvanı evde beslemeye mi çalışıyoruz. sokaktan aldım getirdim kediyi eve. daha doğrusu kendi geldi yamandı salak. şimdi yediği önünde yemediği arkasında, yumuşacık yastıklar, sürekli sevip mıncıklayan insanlar, rahat rahat takılıyor. sokakta bıraksam muhtemelen kışı bile çıkaramayacaktı.
0
kibritsuyu
(27.06.24)
İki kedim var, eşim hamile. Ama senin için, ne gerek var? Yarın bir gün ikisi ile uğraşamayıp kediden kurtulmaya çalışma ihtimaliniz var.
0
prole
(27.06.24)
@pavlis dostum evcil hayvan kavramini oturtamamissin. ev kedisi diye biyolojik bir tur var. bu leopar veya balina degil. bu mantikla inegi koyunu falan da kamyona doldurup ormanin ortasina atalim.
0
hot potato
(27.06.24)
@sıcak patates, hayvanları eve koyunca evcil oluyor size göre. Kedi kışı geçiremezmiş, şimdi denk bir örnek aklıma gelmedi de x hayvan nasıl geçiriyor?

Hayvanı at sokağa iki güne yolunu bulur. Ölmesi gerekiyorsa da ölür. Kediler evcildir diye bir şey yok. İşinize gelince evcil, gelmeyince deyil.
0
pavlis
(27.06.24)
Ben de pavlise katılmayanlardanım. Evde kedi gayet de bakılır. Benim minnoş kedimin yeri benim yanım, sokak filan değil. Anası ona kurban olsun.

Neyse soruya gelirsek; bebek gelecekse kedi almayın. Biz 20 gündür kedi bakıyoruz. Bence başlı başına evin patronu oluyor. Bir bebekle kediye aynı anda bakmak için ikisinden birinin oturmuş bir düzeni olmalı sanırım. Kedimiz geldiğinden beri evde bir olağanüstü hal var. Üstelik geçen hafta sonu ishal oldu ve veterinere 5.300 tl para verdik. 1 aylık maması 900 tl. Kumu ayrı para. Kısırlaştıracağız o ayrı para. Çocuğum olsa çok zorlanırdım. Ben bazı günler işten çok yorgun geliyorum eve. Bulaşıkları bile toplamadan yatıp uyuduğum oluyodu normalde. Ama geliyorum yorgun bile olsam kumunu temizliyorum. Mama - su kabını yıkayıp tazeliyorum vs. Üstelik bunlarla kalmıyor. Kedi bu oyun istiyor. Evde bağımsız takılıyor biraz ama yazık çocuğa. İlla ilgilenmek biraz oynatmak lazım topuyla filan.

Bi de bu çocuk gerçekten bence bizi özlüyor. Normalde kendini sevdirmiyo ama mesela gece biz uyuduğumuz için sabah uyandığımızda kapıda bekliyo oluyo. Yatağa gelip sevdiriyo kendini filan. O ayrı bir bebek yani. Evdeki biblo gibi değil. Ben 20 günlük kedi bakıcısı olarak asla ve asla önermiyorum. Kendinizi bu aşamada böyle bir şeyin içine sokmayın. Hem size yazık hem kedişe. İlerde düzeniniz oturunca inşallah yine düşünürsünüz.

Ben bir süre daha bebek düşünmediğim için sahiplendim kediyi. Bebek düşünürsek o zamana kadar zaten düzenimiz oturur diye düşünüyorum.
0
turuncu tonlarda
(27.06.24)
benim bebegim yok ama sahiplenilene kadar kedilere bakiyorum rutin olarak. 20-30 farkli kedi gidip gelmistir evime simdiye kadar, 2 hafta ila 3 ay arasi kaliyorlar genelde.

hemen hemen hepsi kabaca 2 hafta icinde rutine alisiyor. rutin dedigim de iste sabah 10-11 gibi kahvaltilarini, aksam 6-7 gibi de aksam yemeklerini vermek. gece yatarken de ortada kuru mama filan birakiyorum cogu zaman ki sabah 5te beni uyandirmasinlar. onun disinda gun icinde takiliyorlar kedni hallerinde, firsat bulursam arada top firlatiyorum, oltayla kovaliyorum filan ama bunlara ayirdigim toplam zaman gunde 30 dakikayi gecmez. aksam tv izlerken isteyen yanima gelip oturuyor, o zaman da seviyorum bol bol.

yavru kediler daha oyuncu, yetiskinler daha agirbasli. birbirleriyle arkadas 2 kedi bulursaniz onlar birbirleriyle oynuyor zaten gun boyu. yemegini suyunu verin, kumlari temiz olsun yeter, buna da ayirmaniz gereken sure gunde 10dk dan fazla degil.

yani bence kedi bakimi oyle cok buyuk bir sorumluluk degil, 3 ayda da hayli hayli alisirlar rutinlerinize. zaten gunluk yemeklerini uykunuzu fln sabit tutarsaniz daha da hizli alisirlar. tek sorun cok korkak urkek bir kediye denk gelirseniz eger, evin bir kosesinde aylarca saklanabilir alisana kadar. ama normal bir kedi icin 3 ay gayet guzel bir sure.

tekrar edeyim ama, bende bebek yok ve gun icinde hep evdeyim, kedilerle istedigim gibi oynayabiliyorum firsat buldukca. evde yanliz kaldiklari cok nadir oluror.
0
taurina
(27.06.24)
kedi evcil hayvandır. kedinin doğal ortamı evdir. başka bir doğal ortamı yoktur.
0
paintov
(27.06.24)
@taurina

Yok ya valla bir mesele bence kedi bakmak. Mesela ben normalde evin çöpünü 3 günde 1 filan atıyordum. Şimdi kedinin kumunu temizlediğim anda üşenerek çöp konteynerine götürüyorum çünkü bekletirsem çok pis kokuyor. Bebekli kadın duşa bile girecek zamanı olmayacak. Onunla uğraşması çok zor bence.
0
turuncu tonlarda
(27.06.24)
Annede kediye alışkanlık varsa bebeğe hiçbir şey olmaz. Ama anne de baba da alışkın değilse alışma süreci geçirilir, alerji gelişebilir, belli olmaz. Buna göre değerlendirin.
0
muhayyer divan
(28.06.24)
Bu alışkanlık dedişim şey kanda kedi tüyüne kedi varlığına gerekli antikorların oluşmuş olması demek. O antikorlar annede varsa bebeğe de geçer, hiçbir sıkıntı olmaz. Onu demek istedim.
0
muhayyer divan
(28.06.24)
ilgi ve kıskançlık konusu: kayınpeder ve kayınvalidenin kedisi vardı. kızım doğduktan sonra onlarda çok vakit geçirdi, haliyle kediye olan ilgi azaldı. şimdi kızımı inanılmaz kıskanıyor, malesef pek iyi anlaşamıyorlar.
alerji konusu: kızımda kediye alerji de oluştu, zaten bebeklerin neye alerjisi olacağı belli olmuyor, seçenekleri artırmaya gerek yok diye düşünüyorum.

gelen mesaj sonrası edit: bebeğimiz ilk sene tamamen kedi ile aynı evde kaldı, sonraki senelerde de gündüzleri kedi ile aynı evde kaldı. şimdi 5,5 yaşında.
0
hrskrs
(28.06.24)
bizim önce kedimiz vardı, kızımız sonra geldi. ama tersi olsaydı yapmazdım. kedimi de seviyorum ama çocuktan sonra ilgim azaldı mı derseniz azaldı çünkü enerjim kalmıyor başka bi canlıya. sağdan soldan, bebeğin ağzından bile kıl çıkması cabası... zar zor uyuttuğum bebeği uyandırdığı da oldu daha ilk aylarda kafasını ısırdığı da. yapmaz diye bir şey yok, kedi bu yani sahibinin gözünü çıkaran kedi de var. ha anlaşıyorlar, aralarına müdahale etmiyorum, kediyi sıkıştırdığında karşılığını tırnak ya da dişle alıyor, ağlıyor ve hayatına devam ediyor. ama ilk başlarda çok korkuyordum tabi zarar vermesinden.

doktorum sağlık açısından herhangi bir problem olmayacağını söylemişti ama hamileyken. zaten evcil hayvanların onlarla büyüyen çocuklara fiziksel ve psikolojik anlamda olumlu geldiği biliniyor. bi 'ama'sı var işte.

bir de kedi var kedi var. kimi çok sakin, kimi çok saldırgan, kimisi oyuncu... size en uygununu bulana kadar deneme şansınız yok ki bunu. risk almaya değer mi bilemiyorum.
0
elorelia
(28.06.24)
(7)

yazın sahilde midye dolma satışı ve yiyenler

tabudeviren
cehennem gibi sıcakta sahilde satılan midye dolmadaki et bozulmaz mı, yiyince rahatsız etmez mi? sonuçta az da olsa et var.az diye mi rahatsız etmiyor yoksa? :D
cehennem gibi sıcakta sahilde satılan midye dolmadaki et bozulmaz mı, yiyince rahatsız etmez mi? sonuçta az da olsa et var.

az diye mi rahatsız etmiyor yoksa? :D
0
tabudeviren
(27.06.24)
En fazla mide bozuyor diye biliyorum yoksa leş bir yiyecek bir kez denedim, üstüne para verseler bir daha yemem.
0
pavlis
(27.06.24)
Bunu hep ben de merak etmişimdir.
Ama @pavlis iyisini iyi yerden yememiş.
0
Mirket
(27.06.24)
İyisini en iyi yerde denedim mirket. İzmir'de, adam Türkiye'ye kargo ediyormuş. Kendi mahsülü. Kuzenim denedi, bayıldı, öldü, bitti. Bende öyle denedim zaten fakat maalesef, leş.
0
pavlis
(27.06.24)
10 ve üstü ishal garantili. böyle olacağını bile bile yiyorum bazen henüz hastanelik olmadım.
0
administ
(27.06.24)
Sahilde yüzdükten sonra insan aç oluyor. Tatilde de olduğu için aç gözlü de oluyor.
Midye denizden geldiği için bir yatkınlık da oluyor.

Görürsem ve cebimde nakit varsa hemen yiyorum. Bir de tatil yerinin midyesinin lezzeti de farklı oluyor, onu da denemek istiyorum.

Bozulup rahatsız ediyor olsa midyeci onu satmaz. O da salak değil ya her gün aynı sahili dolaşıyor, zehirlenenlerle kavga mı etsin? Büyük ihtimalle birkaç saat içinde bitiyor tepsideki midye, o yüzden bozulmuyor.

Lezzetli bir yiyecek. Midye sevmeyenlerin hepsi irticacıdır. Laik bir insan midye sever, görünce yer.
0
michael_knight
(27.06.24)
Bana şimdiye kadar bir şey olmadı valla, muhtemelen çok sağlıksızdır ama göz görmeyince gönül katlanıyor :D
0
akhenaten
(27.06.24)
mutlaka sağlıksızdır. ama ben de yerim. bir keresinde midem bozulmuştu midye yüzünden bir kaç gün ceremesini çekmiştim.
0
paintov
(27.06.24)
(24)

Bir ay içinde evlenmek istediğini söyleyen sevgili

cenkay burker
Daha üç ay önce tanıştık. Tanıştığımız gün belli etmeden arkadaşça randevuya çağırdı. Bir hafta boyunca her gün buluştuk. Birinci haftanın sonunda benim ruh eşi olduğumu düşündüğünü söyledi. Birinci ayın sonunda aşığım sana, benimle evlen demeye başladı. Beni ailesine anlatmış, tanıştırmak istiyor.
Daha üç ay önce tanıştık. Tanıştığımız gün belli etmeden arkadaşça randevuya çağırdı. Bir hafta boyunca her gün buluştuk. Birinci haftanın sonunda benim ruh eşi olduğumu düşündüğünü söyledi. Birinci ayın sonunda aşığım sana, benimle evlen demeye başladı. Beni ailesine anlatmış, tanıştırmak istiyor. Ben de kendisini sevdim ama duyguları zamanla perçinlenen bir insanım, her şeyi tam olarak yaşayıp görmeyi ve sonra karar vermeyi seviyorum. Yine de evlenirsek mutsuz olurum gibi gelmiyor.

Bu üç ay içerisinde istemediğim halde benim için bir ton para harcadı, bir sorunum olduğunda düşünmeden anında yanımda bitip yardım etti. Her gün beni çok sevdiğini söylüyor ve hissettiriyor da.

Ben kadın, o erkek kişisi. Yaşlar 27. genç olduğumuz için de böyle olabilir. Bilemedim. ama daha önce böyle bir şey yaşamadığım için tam anlamlandıramıyorum. Benden önce 5 yıllık bir ilişkisi varmış. Benimle tanışmadan 2 ay önce kendi isteğiyle bitirmiş. benimse hiç ciddi ilişkim olmamıştı.

dostlar, şu an yaşadığım şeyler sizce normal midir? insanlar böyle şıp diye mi birbirine aşık oluyor, evlenmeye karar veriyor? yoksa dengesiz bir durum mu var, çok ani olduğu için bir anda biter diye korkuyorum ve kendimi kaptırmamaya çalışıyorum. Sizce bir anda bu şekilde aşık olmak mümkün müdür, yoksa biten bir ilişkinin tesellisini mi veriyorum bir insana emin olamadım. Fikirleriniz çok değerli benim için, sağ olun.
0
cenkay burker
(27.06.24)
Sen evlenmek için acele etmek istemediğini söyle bakalım, foyası ortaya çıkar.
0
sekizdokuzon
(27.06.24)
Bkz: uzun ilişkiden çıkıp 2 ayda evlenen erkek.
0
Kahvedesu
(27.06.24)
Ağa okurken kahkaha atacaktım. Tipik Türkiye Cumhuriyeti insanı. İçindeki boşluğu doldurmak için giremeyeceği kalıp yok
0
pavlis
(27.06.24)
Normal değil bence de. Sizi rahatsız ediyorsa ediyordur bu durum.

Yoksa 3 haftalık tanışıkşıktan sonra evlenen insanlar tanıyorum.
0
jülsezar
(27.06.24)
hep söylüyorum, ilişkiler ilk 3-5 ay zaten harika genel olarak. sakın sakın sakın. ve tavrınızı net koyun, açık konuşun, kaybetme korkusuyla hareket etmeyin. acele etmek istemediğinizi net bir şekilde söyleyin.
hepsini geçersek partnerin bana sağlıklı gelmedi. 5 yıllık ilişkiden çık, 3 aydır tanıdığın insana evlenmek istediğini söyle falan. çok sağlıksız.
0
veritaslibertas
(27.06.24)
Aman çok dikkat edin.
Elbette her insan farklıdır ama uzun ilişkiden çıktıktan hemen sonra evleneyim diye uğraşan çok insan var.
Bu şekilde başlayan bir evliliğin sağlıklı olması çok zor.

Evlenmek için biraz daha tanışmak gerek. Bir mecburiyet yoksa neden acele edelim ki?
Daha önce soğuk havada hiç görmediğiniz bir insanla bundan sonraki 50 yılınızı birlikte geçirmek için bir sözleşme imzalamak çok cesur bir hareket.

Henüz 27 yaşındasınız, hayatınızın tadını çıkarın.
0
michael_knight
(27.06.24)
(bkz: kişinin evleneceği insanı ilk gördüğünde anlaması)

bu başlığı açan benim..
böyle şeyler olabileceğine inanıyorum. bunu yaşayan tanıdıklarım var arkadaşlarım var.

ama böyle bir şey olsa bile bu kadar kısa sürede olmaması lazım. ben sizin yaşınızdan büyüğüm, yani iş evlenmeye varacak olsa biraz daha acele etmek isterim ama bu kadar değil :)

"Benden önce 5 yıllık bir ilişkisi varmış. Benimle tanışmadan 2 ay önce kendi isteğiyle bitirmiş."

bu ne hız :D
0
tabudeviren
(27.06.24)
şu anki eşimle 20 yaşında tanışıp 27 yaşında evlendim. tabi ki biz öğrenci olduğumuz için 7 yıl bekledik normal şartlarda 7 yıl beklenmez ama 3 ayda da evlenilmesin bir zahmet ya. böyle kısa sürede evlenmek istemek bana her duyduğumda çok saçma geliyor. bunu yapmak isteyen biri bence evliliğe doğru anlamı yüklüyor olamaz. evlilik böyle hemen çabucak karar verilebilecek bir şey değil. anlaşamasan ayrılayım desen 5 sene ayrılamıyosun istinafıydı temyizi derken.
0
turuncu tonlarda
(27.06.24)
bu arada bence 5 yıllık ilişkisinden ayrılan kişinin içinde "bir daha onun gibisini bulamam, kimseyi bulamayacağım zaten kaç yaşına geldim" gibisinden bir korku oluyodur. sırf o korkunun etkisiyle de sana yapışmış olabilir bu arkadaş. belki de bilinçaltında kendisine umudun hala var olduğunu ispat etmeye çalışıyordur.
0
turuncu tonlarda
(27.06.24)
Mirket
(27.06.24)
Lovebombing gibi geldi bana.
0
peki madem
(27.06.24)
Evliliğe iyiden iyiye "ciddi ilişki" muamalesi yapılmaya başlandı gibi geliyor bana. Süper saçma bir düşünce şekli bence.
Yakın zamanda tanıştıktan 3 gün sonra evlenmeye karar veren insanlara canlı canlı tanık oldum. Şaka, abartı falan yok. Gerçekten 3 gün. 72 saat ya.

"Bir anda bu kadar aşık olmak mümkün mü" konusunda bana cevap hayırmış gibi geliyor. Ki zaten evet olsa bile "bu kadar süre sonra evlenme kararı almak mantıklı mı" farklı bir soru. 3 ay önce tanışmışsınız. Bence karşındaki insana anlamlı bir şekilde "seni seviyorum" demek için bile anca yeterli olabilecek bir süreden bahsediyoruz. Biriyle evlenebileceğine ikna olmak bu kadar basit bir şey değil. 3 ayda bir insanı hayatınızın geri kalanını onunla geçirebileceğinize ikna olacak kadar tanıyabilmek için o 3 aya çok şeyin sığdırılmış olması lazım. Hayatın normal akışında olabilecek bir şey asla değil. Siz bu insanla kaç kere kavga etmiş olabilirsiniz mesela? Hiçbir fikriniz yok muhtemelen yarın kavga ettiğinizde ne kadar çirkinleşebileceğine dair. Bu sadece bir örnek.
Bu tarz evlilik girişimlerinde ciddi problemler, yoğun çaresizlik kokuları geliyor benim burnuma. Normal de bulmuyorum, ciddiye de alamıyorum.
0
cay koy geliyorum
(27.06.24)
(bkz: love bombing)
0
kobuzchu kiz
(27.06.24)
Dikkatli olun borderline bir kişi ile birebir aynı başlayan çok ağladığım kötü bir hatıram var.

(bkz: borderline kişilik bozukluğu)
0
cilekli pasta
(27.06.24)
Kirmizi bayraklar yaldir yaldir dalgalaniyor yurdumun toksik koselerinde. Eger inaniyorsaniz ve asik da olduysaniz 15 seans terapiniz simdiden hayirli olsun.
0
mor oje
(27.06.24)
Love bombing +1. İyi bir şey çıkma ihtimali yok değil ama kötü bir şey çıkma ihtimali çok daha fazla.
0
playing star again
(27.06.24)
Sakın sakın sakın.
0
andy kaufman
(27.06.24)
Ne kadar mantıklı bir insansın. Helal olsun.
0
gabe h coud
(28.06.24)
arkadaşın günahını almayayım ama o beş sene boyunca diğer arkadaşla evlenmek için çeyiz düzmüş, sonra da çeyizdeki eşyaların modası geçmeden bir an önce evleneyim demiş diye yorumladım.
0
hrskrs
(28.06.24)
Onda eksik sendr fazla olan şeyleri ve parayla olan ilişkisini bi gözden geçir derim.
0
muhayyer divan
(28.06.24)
sırasıyla şöyle ilerleyecek; love bombing, gaslighting (mansplaining ile iç içe geçer çoğunlukla), grey rock, ghosting. bu tiplerde asla sekmez.
0
Phoebe
(28.06.24)
Breadcrumbing? Yok mu breadcrumbing :)
0
gabe h coud
(28.06.24)
erkek kişisi 5 yıllık ilişkisinde muhtemelen terk edildi veya aldatıldı. derhal birini bulup boşluk duygusuyla baş etmek , kaybettiği sevgiliyi yeni kişide aramak -(kısa bir süre sonra kıyaslamalar baş gösterir) , hızlıca evlenip eski sevgiliye nispet yapmak (kaybeden ben değilim sensin mesajı vermek) gibi son derece bencil tek taraflı ve düşüncesizce niyetlere sahip olduğunu hissediyorum. ilişki 2 kişiliktir, sizin neyi doğru bulduğunuz, ne hızda ilerlemek istediğiniz de son derece önemlidir. bencil ve makyavelist olmalısınız demiyorum ama kendi isteklerinizi ve önemli kararlara ilişkin tarzınız ile sınırlarınızı fazla ihlal ettirmemeniz gerekir diye düşünüyorum.
0
loch ness
(30.06.24)
(3)

Chatgpt - yazılımda yardımcı olarak

tchuck
ben bi süredir chatgpt'yi asistanım gibi kullanıyorum ama biraz amatörde kullanıyorum sanırım.yani örneğin bnim bir projem var; diyelim ki "user" sürecini yapacağım. bunun için;controller, model, action, validation rule, route ve viev dosyası oluşması gerekiyor.bunların hepsinin standardları benzer.
ben bi süredir chatgpt'yi asistanım gibi kullanıyorum ama biraz amatörde kullanıyorum sanırım.

yani örneğin bnim bir projem var; diyelim ki "user" sürecini yapacağım. bunun için;
controller, model, action, validation rule, route ve viev dosyası oluşması gerekiyor.


bunların hepsinin standardları benzer. yani ben yalnızca chatgpt'ye migration dosyamı ilettiğimde, buna uygn olarak tamamını üretebiliyor.

ama ben bunu talep ederken işleri her seferinde fazla karıştırıyorum. işte eksik namespaceler iletiyorum, eksik talepte bulunuyorum bazı dosyaları yüklemeyi unutuyorum vs.

ya işi özeti şu;
ben chatgpt'ye yaklaşık tüm projemi yükleyip. "chatgpt böyle bir projem var. bundan sonra senden yeni bir entity istediğimde bu mimariye uygn olarak dosyalarımı hazırlar mısın" diyebiliyor muyum? böyle bir opsiyonu var mı bu arkadaşın?

daha önce dosyalarımı yüklemeyi denedim, tek sefrde 10 dosyaya izin veriyor sanırım. ve daha kötüsü şu ki; dosyalarımın hiçbirini doğru okyamamıştı.

"chatgpt aşağıda migraiton dosyam var, buna uygun olarak order entitysi oluşturur msuun" dediğimde genel mantığı hazırlamasını isteyebilior muyum yani? zaten hiçbir koşulda kusursuz bir şey çıkarmıyor ama çoğu ayak işinden kurtarıyor beni.

böyle bir komple dosya veya komple proje yükleme opsiyonu var mı?
0
tchuck
(27.06.24)
direk gpt'yi bu şekilde kullanmasam da benzer şeyler yapıyorum, problem zihnindeki düşünceleri detaylı yazacak kadar sabrımızın olmaması, hızlıca olsun bitsin bizim zihnimizdekini anlasın istiyoruz, oysa azcık sabır ile detayları vererek istediğin noktaya getirebiliyorsun.

istediğin noktaya getirdiğin pencereyi kullandığın sürece daha önceki direktifleri kullanır.
0
selam
(28.06.24)
Denemedim ama bu yeni GPT yaratma işi bu sizin istediğinizi yapıyor olmalı.
"Create GPT" ona tüm kuralları, projeyi tanıtın ve her seferinde kullanın.

@selam ben çok sabır ve bol detay vererek script yazdırıyorum, bazen beni çıldırtıyor. Sizin dediğiniz kadar kolay olmuyor o iş, en azından benim için.
0
michael_knight
(28.06.24)
custom gpt deneyecektim ama 20 dosyadan fazlasına izin vermiyor. bu da projenin %3üne falan tekabül ediyor. başka çözüm lazım heralde. nyse artık
0
🌸tchuck
(29.06.24)
(14)

Esnaf yok olacak di mi?

michael_knight
Domestos gerekti. Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. P
Domestos gerekti.
Trendyol market'te 49,50 liraya kapıma kadar getiriyorlar (sepeti 300 liraya tamamlamak gerek galiba ama kolayca tamamlanıyor)
Bizim mahalledeki temizlik malzemeleri satan dükkana gidip aldım, 49,50 liraydı orada da.

Bu esnaf düzgün bir insan, dükkanı temiz, çeşidi bol, güleryüzlü. Para kazandırmak isterim. Ama aynı fiyata kapıma getirirlerken, kayıtlı kredi kartımdan otomatik para çekerken nasıl alışveriş yapayım esnaftan?

Bu işin sonunda tüm esnaflar yok mu olacak? Dünyanın başka ülkelerinde bu süreci yaşayıp tamamlamış toplum var mı?
0
michael_knight
(27.06.24)
Herkes online alışveriş yapmıyor/yapmayı tercih etmiyor bu nedenle tüm esnaf yok olmaz öyle ayrıca sürekli müşterileri oluyor. Belki o esnaf Trendyol satıcısı olur yada olmuştur bile
0
pembediken
(27.06.24)
elbette ben esnaf olsam böyle olmasını tercih etmem ama geçmişte olup şimdi olmayan bir çok meslek var.
0
jülsezar
(27.06.24)
Yok olmasa bile sayıları ciddi oranda azalacaktır.

Sancılı ama her daim olan bir şey. Kalaycılar, bakırcılar, kunduracılar, seramikçiler, terzilerin günlük giyime yönelik ezici bir çoğunluğu yok oldu.

İnsanlık tarihinin çok ezici bir bölümü, neredeyse tamamında seramik kaplar hayatın vazgeçilmez parçasıydı örneğin. Bugün kırsalda bile seramik kap kullanımı kalmadı. Özellikle bu konu beni çok şaşırtıyor düşününce. Pişmiş toprak kaplar gerçekten 10 bin yıl boyunca insan hayatında çok büyük öneme sahipken bugün bizim için sanki hiç yok, hiç olmamış gibiler ve bu tarihin geneline kıyasla neredeyse aniden gerçekleşti.

Esnaflığın bitmesi daha çok zaman alır büyük ihtimalle ama küçük perakendecilerin sayısında azalma olacaktır evet. Bu düşüş trendinin geriye dönmesi de çok güç görünüyor.
0
akhenaten
(27.06.24)
esnaf full dolandırıcı olmus zaten online alısverıs daha iyi

tek sıkıntı var alacagın urunu kendın tam olarak ınceleyıp secemıyorsun

mesela karpuz soyledın getırcek cocuk dırek bı tanesını alıp ozellıkle iyi mi diye secmıyorsa kelegı yeme ihtimalın yuzde olarak artabılıyor.
0
Zetnikov
(27.06.24)
Herkes gibi esnaf da farklilasmaz ise yok olur. Burada esnafin sucu herkesin ulasabilecegi bir urunu satmaya calismak, yok kardesim o zmn sen organik deterjan satacaksin, bitkisel satacaksin. Yogurdu sutaş degilde kendi ilcendeki mandiradan getirteceksin
0
duyurukullanıcısı
(27.06.24)
Bir çok ülkede Türkiye'de ki gibi esnaf yok daha çok zincir mağazalar var ticaret Türkiye'de ki kadar gelişmiş değil. Burada e-ticaretin getirmiş olduğu konfor ve avantajdan bahsetmişsiniz. Aslında pazarlama taktiği 300 TL'de limit var. Küçük esnaf tabii ki unicorn trendyol ile rekabet edemez. Gelecekte esnaf yok olmayacak fakat pazar oluşmuş bir bölgede sayıları azalacak. Bir bölgede 10 bakkal varsa bu sayı 3'e düşecek.
0
doharkoman
(27.06.24)
şimdi piyasada yer edinebilmek için düşük fiyat çekiyorlar.
yoksa bir elemanın sadece bir kişiye en az yarım saat hizmet etmesinin maliyeti ve yol hiç de ucuz değil.
küçük esnaf yok olabilir ama üç harfli indirim marketler hep yaşayacaktır.
0
parka
(27.06.24)
abi bahsettiğin şey "ticaret", asla yok olmayacaklar. sayılarının azalacağını da düşünmüyorum.
0
tchuck
(27.06.24)
@tchuck ticaretin yok olacağını düşünmüyorum. Küçük esnafın bu ticarette yer bulamayacağını düşünüyorum.
Ticaretten (dayanıklı tüketim malları satışı mesela) 50 bin şirket ekmek yerken bu sayı 500'e düşecek mesela. Sizce öyle olmayacak mı?
0
🌸michael_knight
(27.06.24)
Bence önlem alınmazsa olacak. Zaten zincir marketler üreticileri de önce kendine bağımlı yapıyor sonra batırana kadar sömürüyor.

Büyük sermaye dediğin toplarken yemesin diye kölelerin kafasına demir maske takan tipler. Buldukları her zaafiyeti değerlendirirler.

Ulus devletler kendilerini korumazlarsa tedricen ücretler de ortadan kalkabilir.
0
hebanon
(27.06.24)
sevsek de sevmesek de en kötü esnaf tekel olmuş büyük şirketlerden iyidir. ucuzsa bugün ucuz. rakibi kalmayınca böyle olmayacak. tekel olursa rakibi olmayacak.

ben esnaflığın tamamen biteceğini düşünmüyorum ancak evet sayıları epey azalacak. belki ekonomik avantajı da olmayacak. az şubeli orta ölçekteki zincir marketler bile yenilik yapmadığı sürece zora girecekler bence.

---
bakkal ya da mahalle marketlerini her zaman sevmesem de; ekmek,yoğurt gibi basit şeyleri buralardan almayı seviyorum. büyük marketlere girdiğimde sadece yoğurt alıp çıkmıyorum yanına daha bir sürü şey alıyorum, üstüne bir de dükkan içinde bir sürü dolaşıyorum kasada uzun süre bekliyorum. açıkçası günlük alışverişlerimde büyük marketler hiç yer etmiyor. benim yaşadığım yerde bakkal ve büyük marketler hepsi bana eşit mesafede. işte bu durumda çok fazla fiyat farkı olmadığı ve olumsuz bir tavrı olmadığı sürece küçük esnafı tercih ederim.

ama trendyol market konusunda haklısınız. günlük ihtiyaç için bile minimum tutara ulaşılıor, kısa sürede eve geliyor ve gidip almamla aynı, hatta bakkalda bulabileceğimden daha iyi. neden trendyol market'i kullanmayayım. ister istemez ben de kullanıyorum kolayıma geldiği için ama küçük esnafın yok olmasını da istemiyorum.
0
biseysorcaktim
(27.06.24)
kucuk esnafa kolay kolay bisey olmaz, olsaydi kuzey amerika'da bakkal kalmazdi.
dukkan senin oldugu surece korkacak bisey yok.
0
cooperr
(27.06.24)
mahalle esnafı özellikle ahlaklı ise bence desteklemek lazım. adamı paket servise yönlendirebilirsin, zaten çoğu esnaf elinden geldiğince yapıyor paket servisi. abi/abla evden çıkamıyoruz eve servis yapar mısınız, kapıda posdan öderiz vb. gibi cümlelerle ikna edebilirsiniz o esnafı. 300 lira harcayacaksanız her alışverişte ben esnaf olsam getirirdim :)
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.06.24)
Online alışverişin en çok eleştirilen yönü bu. Tekelleşme riski.
Türkiye henüz ayırdına varmadı ama dünyada ciddi tartışılıyor.

Aslında bu dediğiniz amerika'daki walmart istilasının online versiyonu gibi.
Amerika'da walmart küçük yerleşim yerlerine gidiyor.
Ama gittiği yerde kasap var, bakkal var, manav var, mobilyacı var...
Walmart müşteri çekmek için ne yapıyor?
Orada zarar etmeyi göze alarak fiyat kırıyor.
Kasaptan daha ucuza et satıyor.
Walmart'ın gücü var, zarar ediyor. Başka dükkanlardan gelen parayla orayı döndürüyor.
Ama kasap tek dükkan fiyat kıramıyor.
İflas ediyor. Başka iş de bilmediği için gidiyor walmart'ta kasap oluyor.
Tüm esnaf yaşıyor bunu.
Bir noktadan sonra dükkanların çoğu kapanıyor.
Dükkan sahipleri o zincir marketin çalışanı oluyor.
Marketin de rakibi kalmıyor istediği ürünü, istediği fiyatı dayatıyor.

Ben bu işin de buraya evrileceğini düşünüyorum ama kişisel fikrim tabii.


Burada şunu tartışmak lazım Türkiye'de bakkallar batarken, her yeri zincir markalar sararken, Almanya'da mesela türk bakkallar nasıl ayakta kalabiliyor?
Mesela hollanda'da bir zincir marketin hemen karşısında dimdik duran bir "bakkal" görebilirsiniz. Çünkü devlet ikisinin de ticari çıkarını koruyor.

Cevap basit, regülasyon ve vergi politikaları.

Şimdi gelelim ilk soruya.

Şöyle bir veri var. Hatırladığım kadarıyla Türkiye'de günlük perakende'nin şu anda sadece %25'i online dönüyor. Buraya kadar sorun yok.

sorun şurada başlıyor. Online perakendenin, yani o %25'in %70 %80'i birkaç büyük markanın elinde.

Gerçek hayatta bu çok mümkün değil fantastik bir oran. Yani düşünün bir avm'de ya da bir çarşıda, bir ilçede dönen ticaretin %80'i sadece 3 mağazada dönüyor ne olur?

Şu anda e-ticaret markalarını seviyoruz. Ucuzlar, eve servis yapıyorlar. Ama bu bir yerde duracaktır. Çünkü şu anda pazarlarını büyütmeye ihtiyaçları var. Rakipleri kalmayınca da ya da güçsüzleşince de bu avantajlar sürecek mi?

Rekabet tüketici lehinedir. Ama biri pazarı domine ettiği zaman tüketici zararlı çıkar.

Burada esnafı "dijitalleşsin o da" diye suçlamak da manasız.

Esnaf tüm bunların farkında. Esnaf da biliyor app yapmayı, e-ticareti vs.
Ama esnafın sermayesi trendyol'la amazon'la rekabet etmeye yetmiyor.

O yüzden o pazaryerlerinde dükkan açıyor.
Orada dükkan açınca da onların kölesi oluyor.

Bu arada mahalle esnafı ahlaklı ve dürüstse desteklensin kısmı da şaibeli.
Yani o büyük zincirler öyle şeyler yapıyor ki bazen en "esnaf" bile yanında masum kalır.

Ama zincir markalar, onlara bayılıyoruz. Esnaf hep kötü gözümüzde.
Bu da algı.
0
anten
(28.06.24)
(15)

Araba kapı kolu kırmaktan hapse girilir mi?

michael_knight
Bir arkadaşım akrabasının arabasını akrabasının apartmanın otoparkına sokacakmış, bir araba otopark kapısına parketmiş, girememiş.Korna çalmış gelmemiş, arabada telefon numarası aramış yokmuş.Arabanın kapısı açık mı diye denemiş ve arabanın kapı kolu kırılıp elinde kalmış. Araba sahibini de bulamamı
Bir arkadaşım akrabasının arabasını akrabasının apartmanın otoparkına sokacakmış, bir araba otopark kapısına parketmiş, girememiş.
Korna çalmış gelmemiş, arabada telefon numarası aramış yokmuş.
Arabanın kapısı açık mı diye denemiş ve arabanın kapı kolu kırılıp elinde kalmış.

Araba sahibini de bulamamış, mahalledeki trafik de kilitlenmiş. Arkadaşım da arabayı paralı otoparka parketmiş, geri dönüp bakmış araba sahibi yine yok. E onun da kalemi vs. yokmuş. yanında. Zaten çok gönlü de yokmuş.

Bırakmış gitmiş.
1- Dava vs. açılırsa sabıka kaydında görünür mü?
2- Siz ne yapardınız ve konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
0
michael_knight
(26.06.24)
dava açılırsa değil, dava sonunda hüküm giyerse sabıka kaydında görünür. ben olsam plakasını not eder, bir karakola gidip durumu izah ederdim. onlar araç sahibine ulaşır ve olay tatlıya bağlanırdı. plakasını aldıysa dediğim gibi yapsın bence olay tatsız bir hal almadan.
bu arada hapis falan olmaz, zararını tazmin eder, hagb verilir en kötü ihtimalle. bu durumda da dava giderleri ve karşı tarafın avukat masrafı da arkadaşınıza yüklenir. semeriyle seksene patlar. en iyisi yukarıda dediğim yöntem.(hukukçu değilim, kişisel görüş ve tahminim bu)

Mala zarar verme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinde “Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
0
mustafakesekci
(26.06.24)
Verilen bazı bilgiler şaibeli.

Bir insan başkasının arabasının kapısını niye zorlar?
.nasıl bir zorlama, eğer kasıt yoksa kapı kolunu kırar?
Kapı açık olsaydı ne yapılacaktı?

Bence de acilen arabanın sahibi aranıp zarar tazmin edilip iş tatlıya bağlanmaya çalışılsın. Çünkü olay tam olarak hırsızlık teşebbüsü görüntüsü veriyor.
0
Mirket
(26.06.24)
Arkadaşım gidip bakmış, arabayı bulamamış. Plakasını da almamış. Olay bitmiş.

@Mirket kapıyı denemesinin sebebi hem telefon numarası bırakmayan hem de bütün gürültüye rağmen arabasına bakmayan kişi kapıyı açık bırakmış olabilir. Böylece arabayı boş viteste geri geri ittiririp otoparka girilebilir hale getirmek veya arabanın içinde telefon numarası aramak.
Kapı kolu gerçekten de çok zorlanmadan kırılıvermiş. Şunun gibi olmuş arabam-blog.mncdn.com
0
🌸michael_knight
(26.06.24)
Tamam ben iknayım da,
araba sahibi olsam ben arabamı çalmaya çalışmışlar diye polisi ararım öyle bir durumda.
Polis de 'normal şartlarda hırsızlıktan işlem başlatır, parmak izi aramasıyla da 5 dakikada bulur.
O durumda da, mala zarar verme suçuyla değil de hırsızlık teşebbüsü suçuyla muhatap kalır arkadaşın. Onu diyorum ben.
0
Mirket
(26.06.24)
Kapının kolu o vakte kadar araç sahibinin elinde kalmadıysa , arkadaşınızın kolu çok hızlı şekilde, tekrarlı olarak ve hırsla çektiği ortada.
0
diyecevaplandı
(26.06.24)
Arkadisiniz araca kasıtlı zarar vermiş, bu ifadeyi karakol savcilıkta vs verirse bi tarafları ile gulerler ona.

Adamın kaskosu vs varsa sigorta rucu edebilir.

Bir sinirle iş yapmış, adamla uzlaşması mantıklı.
0
Fritz-X
(26.06.24)
hape gireceğini sanmıyorum ama büyük ihtimalle suçlu bulunur. çünkü arabanın kapısı açık mı diye kontrol edeyim derken arabanın kapı kolunun kırılması pek inandırıcı gelmiyor.
0
abelardo
(26.06.24)
dava açılmadan önce uzlaşmacı var, tazminat ile hayata devam edilir. neyin hapsi? + dava olmadığı için sabıka oluşmaz.

hiç bişi yapmam, adam çekip gitmiş zaten razı gelmiş, ona da ders olmuş bir daha elalemin otoparkına park etmez.
0
selam
(26.06.24)
Araba sahibi şikayet ederse mala zarar vermeden dava açılır. 4 ay ile 3 yıl arasında bir hapis cezası var. hagb kararıda verilebilir ama hagb kararı verilirse tekrar suç işlediği zaman katlamalı ceza alır.
0
komando kani var bende
(26.06.24)
arkadaşın belli ki öfkeyle asılmış kapı koluna.

o değilde hayal ettiği ya da hafifletici unsur gördüğü şeyleri yapamaz. ne münasebet açacak kapıyı yok arabayı itecek, yok içinde numara arayacak. siz insanları evde bulamayınca kapıyı açıp içerde bir şeyler arıyor musunuz? hırsızlığa teşebbüsten yargılansa yeridir. dua etsin araç sahibinin arabadan kaybolan bir şeyi yoktur. net bir şekilde haklıyken haklılığını kaybetmiş arkadaşınız.
0
air
(26.06.24)
Arkadaşlar biraz abartıyorsunuz gibi geldi bana.
Arabayı çalıp birkaç gün gezip bıraksa bile ceza alacağından şüpheliyim ben. Aynı Türkiye'de yaşamıyor muyuz?
0
🌸michael_knight
(26.06.24)
mala zarar vermenin yanısıra hırsızlık teşebbüsü bu resmen. arkadaşın ayvayı yedi yani eğer adamın uğraşası varsa:D
0
kaptan maydanoz
(26.06.24)
abartmıyor musunuz demişsin ama soru başlığı hapse girilir mi direkt :D
0
jülsezar
(26.06.24)
valla işte sabıkalı vs değilse arkadaşın sıkıntı büyük. genelde çünkü sokak ortasında adam vuruyorlar bir şey olmuyor sen ben bir arbede yaşıyoruz bir dünya başımız ağrıyor. o hesap sade vatandaşsa epey bir ağrıtabilirler başını.
0
air
(26.06.24)
Bir şey olmaz. Mala zarar verme suçundan HAGB alır en fazla. Onda da adamla uzlaşırsınız hallolur mesele. Hapse mapse girmez eğer sabıkası yoksa. HAGB sabıka kaydında görünmez ayrıca.

İkincisi savcılığın bunu hırsızlığa teşebbüs olarak düşüneceğinden de oldukça şüpheliyim. Hırsız kapıyı açmak isterse camı kırar, kapı kolunu niye kırıp bıraksın. En kötü yandaki otoparka arabayı park ettiğine dair fişi vs. sunarsa hırsızlık geyiği falan olmaz.

Yorumlarda çok fazla yanlış şey gördüm. Hepsini düzeltemeyeceğim. Hukukçuyum.
0
jangbogo
(26.06.24)
(15)

çikolata (toblerone) bozulmuş mudur?

kibritsuyu
gelecek cevaplardan %99 eminim, riske girmeye değer mi, at çöpe diyeceksiniz ama insan kıyamıyor da.2-3 yıldır kütüphanede (oda sıcaklığında) duran 5-6 paket toblerone var. bir bakayım dedim, son tüketim tarihi mayıs 2023, üstünden 1 yıldan fazla geçmiş.birini açtım baktım rengi yerinde, kokusu yeri
gelecek cevaplardan %99 eminim, riske girmeye değer mi, at çöpe diyeceksiniz ama insan kıyamıyor da.

2-3 yıldır kütüphanede (oda sıcaklığında) duran 5-6 paket toblerone var. bir bakayım dedim, son tüketim tarihi mayıs 2023, üstünden 1 yıldan fazla geçmiş.

birini açtım baktım rengi yerinde, kokusu yerinde, kurt murt yok. ucundan tadına baktım tadı da iyi.

bokboğazlı biri olduğum için kolay zehirlenmem de ishal kusma falan yapar mı, yiyim mi ben bunları? aylardır çikolata yemedim, çok canım çekti.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
Ye gitsin bişey olmaz.
0
duptıs
(25.06.24)
Dün benzer bir şey yedim ve pişman oldum.
0
gabe h coud
(25.06.24)
Yeme bence.
0
rock n roll
(25.06.24)
Ben olsam yerim. Ama sen bilirsin.
0
Mirket
(25.06.24)
Riske girme durumunu çoktan geçmiş bence olay :D O konu son kullanma tarihi taş çatlasın 1-2 ay geçmiş ürünler için oluyor. Tabi ki atın. Neticede toblerone her markette var. Çok canınız istediyse marketten alın kibritsuyu, skt'si 1 seneyi geçmiş çikolatayı yemeyin.
0
akhenaten
(25.06.24)
cikolatanin insan zehirledigi nerede gorulmus? afiyet olsun.

edit: internette saglam yiyecekleri cope attiran teror orgutu yine is basinda. 1 seneyi birakin daha fazla da yenir. zaten o expiration degil best before'dur. cunku cikolata expire olmaz. ambalaji saglamsa sorun yok.
0
antikadimag
(25.06.24)
Bir anlık nefsine yenilme. Devamlı baş dönmesi ve kusmaya dayanabilecek misin?
0
rock n roll
(25.06.24)
abov duyuru ikiye bölündü. ye bişey olmaz diyen de çıktı.

dayanamadım iki tık yedim. bakalım midem dönmezse açtığım paketin kalanını da gömerim.

marketten almak dert değil, gider alırım da insan kıyamıyor 5 paket toblerona.

bu arada tam 8.5 (sekiz buçuk) yıldır ofisteki çekmecemde duran bir paket 150 gramlık yoğurt var. son tüketim tarihi ocak 2016. mekdanılts hamburgerleri yıllarca çürümüyor mitinden gaza gelip 1 yıl oda sıcaklığında saklayıp açacaktım, unuttum. 8.5 yıldır duruyor. bir ara da onu açıp bakacağım, bozulmamışsa yerken video atar fenomen olurum belki. ya da o markanın ajanları gelip beni vurur itibar zedeliyor diye. ya da kendi kendime halledebilirim yoğurdu yiyince o işi.
0
🌸kibritsuyu
(25.06.24)
yiyebilirsiniz.
Zehirlenmezsiniz, olsa olsa lezzeti azalmıştır.
0
michael_knight
(25.06.24)
@antikadimag, hocam saklama koşullarını dahi bilmeden bu denli net bir öneri yapmak cesaret ister. Ne diyeyim :D

@Kibritsuyu Ahahah youtube'da öyle biri vardı 1950'lerden falan konserveleri açıp iyi görünüyorsa yiyordu. Baya bir izleyeni vardı. Eğer sekiz buçuk yıllık hamburger yiyecekseniz bu olayı harcamayın bence de :D

Size sağlık ve mutluluk dileyerekten ben çekileyim.

Siz yine de evdekilere haber verin, ara ara dürtsünler sizi. Bizi de haberdar etmeyi unutmayın cidden merak ettim sonucu.
0
akhenaten
(25.06.24)
bence de yenir. bu tip urunlerin ici koruyucu madde dolu. acilmamis, golgede duran toblerone rahat yenir.
0
hot potato
(25.06.24)
Ben olsam paketi açarım, rengine, dokusuna ve kokusuna bakarım. Göz doldurursa ufak bir parça ile tadına bakarım. Sorun yoksa yerim gider. Yanına da ayran veya yoğurt gömerim, tadı dengelenir ve zehirlenmeyi önler. Gömmezsem de bişey olacağını sanmıyorum.
0
muhayyer divan
(25.06.24)
eriyip donmadiysa muhtemelen sorun yoktur. acip baktiniz, goruntude, kokuda sorun yok, tadina baktiniz, sorun yok. bence biseycik olmaz. ilaclar disinda tum tarihi gecmis urunler icin prosedurum budur benim, henuz basima bisi gelmedi (sukur moment :))
0
in vino veritas
(25.06.24)
çikolata bozulmaz. yani genel anlamda bar şeklinde olanlar (iç dolgusuz vs.). toblerone bozulmaz yani. seneler geçse bile. ambalajsız açık dursa dahi bozulmaz normalde, yani ortam temizse tabii. açık olanın üstünde küf vs. oluşabilir.

yenisine göre biraz tatsız gelebilir süreye bağlı olarak. bazı çikolata uzmanları çikolatanın şarap gibi zamanla tadının güzelleştiğini de söylüyor ama. belki kakao oranı fazla olanlarda.

bazen çikolatanın üstünde beyazlık da oluşabiliyor. bu da bozulduğu anlamına gelmiyor. "chocolate bloom" denen bu durum, kakao yağının yüzeye sızmasıyla oluyor.

ek bilgi: çikolatadan zehirlenme ihtimali var. ama neden? süreye bağlı bozulduğu için değil. eğer yapım aşamasında bakteri girmişse olur. genelde salmonella oluyor. bu çok nadir bir durum. bilindik markalarda olmaz genelde. çikolatanın içinde normal şartlar altında sonradan bakteri üreyemiyor.

Salmonella yüzünden toplatılan Kinder çikolata haberi:
www.ntv.com.tr
0
ermanen
(26.06.24)
arkadaşlar çikoyu akşam yedim, sabaha da beton gibi kalktım. hiçbir sıkıntı olmadı.

sevgiler.
0
🌸kibritsuyu
(26.06.24)
(7)

Cold brew vs. filtre kahve anlaşılır mı?

michael_knight
"Kahve içmeyi severim ve az-çok anlarım" diyen 100 kişiden kaç tanesi içtiği soğuk kahvenin cold brew mü yoksa filtre kahve mi olduğunu anlayabilir?
"Kahve içmeyi severim ve az-çok anlarım" diyen 100 kişiden kaç tanesi içtiği soğuk kahvenin cold brew mü yoksa filtre kahve mi olduğunu anlayabilir?
0
michael_knight
(25.06.24)
Sıcak filtre kahve soğutulursa geçen sürede acılaşır kahvenin aroması kaybolur, damakta metalimsi bozuk para yalamış gibi bir tat bırakır, köşeli bir tadı olur

Cold brewda ise bu acı tat olmaz, daha yuvarlak dengeli kahvenin cinsine göre karamel fındık badem karakterli bir tat kalır

Bunu kaç kişi ayırt eder bilemem
0
grimavi
(25.06.24)
Ben sadece americano'yu ayırabiliyorum. Onu da genelde hep americano içtiğim için yapabiliyorum. Ayırmayı da bilinçli olarak yapamıyorum "bu bi değişik" diyorum sadece.

Filtre kahve cold brew için deney yapmıştık bir kere. Arkadaşla birimiz filtre birimiz cold brew almıştık. Yan yana içince anlaşılıyor, cold brew daha yoğun ve derin. Filtre 2K ekransa coldbrew 4k UHD. Ama ayrı ayrı içsem anlamam.
0
akhenaten
(25.06.24)
Sıcak demlenip yavaş soğuyan kahvedeki acı ve sevimsiz tadı ayırt edebiliyorum ben, ki çok iyi bir damağım/burnum yok. Ama mesela cold brew ve iced espresso'yu (sıcak demlenip çok hızlı soğuyor) ayıramam büyük ihtimalle.
0
kobuzchu kiz
(25.06.24)
Soğuk filtre dediğimiz tam nasıl soğuk? Bekleyip soğuyan kahveyi anlıyorum ben de ama normalde americano ile filtre kahveyi bile ayırt edemem bence :D
0
nundu
(25.06.24)
@nundu makinede yapılan filtre kahvenin bekleyip bir süre sonra buzdolabına koyup soğutulmuş hali demek istedim.
0
🌸michael_knight
(25.06.24)
Ne yaptın Mike? Makinede yapılıp içine buz atılarak hemen servis edilen kahve ile karşılaştırıyorsun sandım. Bu hali ile fark etmeyen 3ü1 arada içince de French press herhalde falan diyordur. Bak o kahvenin acı tadı geldi bir an dilime sanki :)
0
nawar
(25.06.24)
@Nawar'ın dediği gibi uzun cold brew yerine hemen servis edilen bir teknik de var, youtube'dan japanese cold brew diye aratırsan çıkar, hem hızı hem tadı belki uyar sana
0
grimavi
(25.06.24)
(4)

evlilik teklifi yüzüğü

viyana kangurusu
selamlar istanbul'da güzel biraz high end olabilecek ama şubeli olmayan daha çok tek yeri olan güzel işçiliği ve güzel materyal kullanan bildiğiniz kuyumcu var mı? tek taş yüzük almak için?
selamlar istanbul'da güzel biraz high end olabilecek ama şubeli olmayan daha çok tek yeri olan güzel işçiliği ve güzel materyal kullanan bildiğiniz kuyumcu var mı? tek taş yüzük almak için?
0
viyana kangurusu
(24.06.24)
Nuruosmaniye'ye gitmenizi öneririm. Doğrudan bir dükkan önerisi veremem ama saydığınız gibi onlarca kuyumcu bulmanız mümkün. Bütçeniz doğrultusunda çok iyi ürünler bulabilirsiniz.
0
10551037
(25.06.24)
kapalı çarşıya gidin dükkanlara pırlanta ustası herman veya armağan beyin yaptıklarından istiyorum diyin sizi doğrudan yönlendireceklerdir.
0
bravoteam
(25.06.24)
Şeref Efendi sokaktaki Şeref Han'a da mutlaka uğrayın. Alt katına inin. Atölyeler göreceksiniz, istediğiniz ürün oralarda bir yerlerde olabilir.
0
michael_knight
(25.06.24)
strawberry first
(25.06.24)
(7)

2 yil calisip cikmak

robert bosch
ilk iki iste de ikiser yil calisip is degistirmek uzun veya kisa vadede kötü mü görünür?calistigim sektörde büyük insan acigi var. nazar degmesin, sürekli recruiterlar yaziyor. bu dalga böyle gitmez ama elbette, elbet bir gün duracak.bu olay oldugunda benim iki sene calisip is degistirip durmam kötü
ilk iki iste de ikiser yil calisip is degistirmek uzun veya kisa vadede kötü mü görünür?

calistigim sektörde büyük insan acigi var. nazar degmesin, sürekli recruiterlar yaziyor. bu dalga böyle gitmez ama elbette, elbet bir gün duracak.

bu olay oldugunda benim iki sene calisip is degistirip durmam kötü görünür mü?
0
robert bosch
(24.06.24)
buna takilmana gerek yok. daha iyi bir teklif geldiyse/yukseleceksen/maas daha iyiyse cik. sirf cv'de kotu durmasin diye daha vasat bir yerde calismaya devam edecek halin yok.
0
hot potato
(24.06.24)
Bence kötü değil. Ama bunu son 2 yılda 3 iş değiştiren biri olarak yazmam pek doğru olmayabilir. Ancak 2 yıl bence bir yeri tanımak ve tamam mı devam mı diyebilmek için gayet yeterli bir süre.
0
Amaranta ursula
(24.06.24)
Özellikle de ilk iş deneyimlerinizse 2'şer yıl çalışmak kötü görünmez.
Görünecekse bile (ki görünmez) kendinizi geliştirme veya daha fazla para kazanma fırsatını tepmeyin.
0
michael_knight
(24.06.24)
Eskidendi o işler, ben bir ik yöneticisi olarak gençlere 35'e kadar bir iş yerinde 3 seneden fazla çalışmayın diyorum ben. Hatta 30'a kadar max 2 sene diye düzenlemek bile gerekir.

Tr piyasasında iş değiştirme sıklığın yüksek olmak zorunda, hem maaş yüzünden hem de farklı kültür geniş vizyon demek. Dinazor ik'cılar takılır buna ama yeni nesil yöneticiler için bu bir problem değil. Hele ki belli sektörlerde her sene iş değiştirmek bile sorun olmuyor. Yeter ki o değişiklikleri neden yaptığını güzelce açıkla.
0
Bruce
(24.06.24)
Eger ayni seviyelerde is degistiriyorsan su an olmasa da bir sonrakinde sikinti olabilir. İlk ikide ok ama ucuncude en azindan bir tik daha yuksek bir pozisyona ziplaman iyi olur.
0
hrskrs
(24.06.24)
İş değiştirirken, yeni işyeri eskisinden daha büyükse, daha kurumsal ise, daha meşhursa filan iyidir. Aksi halde kötü izlenim bırakırsınız.

Fark yok aralarında diyorsanız da hatalısınız demektir. Fark var ki iş değiştiriyorsunuz.
0
alfired
(24.06.24)
kariyerin ilk 20 yilinda 3 senede bir ziplamak lazim, normal.
ikinci 20 yil icin de duzgun bir yer bulup koksalmak.
0
cooperr
(24.06.24)
(5)

Kapı önünde oturan ergenleri kovalamak

gerenkyok
Merhaba, kapının önünde belediyenin koyduğu üstü kapalı bir bank alanı var, biz mahallece oturamıyoruz ama semtin tüm kibrit kafaları toplanıp gürültü, küfürlü konuşma kavga vs merkezi oldu. Kovalasak bize saldırırlar. Polise güvenimiz sıfır. Kendimizce bu alana ne yapabiliriz? Zift mi dökmeli ama n
Merhaba, kapının önünde belediyenin koyduğu üstü kapalı bir bank alanı var, biz mahallece oturamıyoruz ama semtin tüm kibrit kafaları toplanıp gürültü, küfürlü konuşma kavga vs merkezi oldu. Kovalasak bize saldırırlar. Polise güvenimiz sıfır.

Kendimizce bu alana ne yapabiliriz? Zift mi dökmeli ama nereden bulunur, kötü kokan birşeyler olabilir, yapış yapış olsa oturamaz defolurlar. Önerileriniz nelerdir?
0
gerenkyok
(24.06.24)
Ne zifti hocam, çıkıp kovalayacaksınız. Gerekirse güç kullanacaksınız.

Biz böyle yaptık. Dediğiniz gibi polis fln hikaye. Biz Br uyardık iki uyardık, sonra 3 kişi indik patakladık, ağlaya ağlaya kaçtılar.

Laftan anlayacak seviyede çocuklar olsalar zaten uyarınca giderler. O yüzden korku ve Gözdağı dışında bir yöntem yok.
0
sorularimicinfeykhesap
(24.06.24)
Belediyeye söyleyin bankı kaldırsınlar.
0
michael_knight
(24.06.24)
Bazen muhatap olmak yerine çalıyı dolaşmak gerekir. Aynı yerde arabanız da varsa, bir sabah hoş olmayan görüntü ile karşılaşmanız olası
Bankı kaldırtın. Yine çevredeki komşularınızla birlikte hareket edin.
0
diyecevaplandı
(24.06.24)
hocam çocuklar otursunlar ne zararları var varın iki de siz laflayın. bizim akraba dışarda çocuk sesine tahammül edemezdi. Allah ona çocuk vermedi benzetmek gibi olmasın.
0
geveze yazar
(24.06.24)
Telefon kulübesinden kimliğinizi gizleyerek polise ihbarda bulunun. Akşam saatlerinde mahalleden geçen kızlara laf attıklarını söyleyin. Zift olayları zahmetli, biri görmesin diye çok tedirgin olursunuz.
0
HellKeePer
(24.06.24)
(7)

cv (öz geçmiş) hazırlama

atina
Merhaba,işletme yüksek lisans mezunuyum. ancak yeni bölümüm gazetecilik. bir yere cv vermem gerekiyor gazetecilik sektörü ile ilgili. daha önce bitirmiş olduğum lisans ve yüksek lisansımı da yazayım mı cv'ye? dezavantaj olur düşüncesi hakim bende. o yüzden sormak istedim. sonuçta türkiye'de yaşıyoru
Merhaba,

işletme yüksek lisans mezunuyum. ancak yeni bölümüm gazetecilik. bir yere cv vermem gerekiyor gazetecilik sektörü ile ilgili. daha önce bitirmiş olduğum lisans ve yüksek lisansımı da yazayım mı cv'ye? dezavantaj olur düşüncesi hakim bende. o yüzden sormak istedim. sonuçta türkiye'de yaşıyoruz. bilgi sahibi olanların beni aydınlatması dileğiyle. teşekkürler.
0
atina
(24.06.24)
Valla bence yazın. Dezavantaj olmaz.
0
Amaranta ursula
(24.06.24)
Bendeki bilgiler taze değil, 15-20 yıllık.
Gazetecelik sektörü başvurularında CV'de en sevilmeyen bölüm gazetecilik.

Gazetecilik ve iletişim olmayan her türlü bölüm iş başvurusunda avantajdır. Mesela işletmeyi görünce "ekonomi haberlerinde kullanabiliriz" diye düşünürler.
Zaten lisans ve yüksek lisansınınızı CV'ye yazmamanız mümkün değil ki.
0
michael_knight
(24.06.24)
@michael_knight hocam dediğinizi anlamadım. en sevilmeyen derken? başvurduğum yer de bir kanal zaten. gazetecilik sevilmeyecekse ne sevilecek? ironi mi yaptınız anlamadım aslında. benim bölümüm de gazetecilik. henüz mezun olmadım
0
🌸atina
(24.06.24)
@atina ironi yapmadım. Benim karşılaştığım haber yöneticileri "haberciliği zaten ben öğreteceğim, okulda başka bir şey öğrenip gelen insan lazım bana" diyorlardı.
Herhangi bir ekstra yabancı dil, sanat tarihi, edebiyat, sağlık, mühendislik, bilgisayar, finans vs. her çeşit lisans eğitimini gazetecilikten daha faydalı görüyorlardı.

Bu devirde halen gazetecilik okumak ve yapmak isteyen birini görünce şaşırdım. Umarım kendinizi neye sürüklediğinizi biliyorsunuzdur.

Ek olarak CV'nize "yapay zeka" ile ilgili herhangi bir şey eklerseniz öne çıkabileceğinizi düşünüyorum.
0
michael_knight
(24.06.24)
Bu değişen bir durum, her yere gönderilebilecek mükemmel bir cv yok aslında. Hatta bazen özellikle başlangıç pozisyonları için overqualified görünmemek adına mümkün olduğunca kırpmak bile gerekebilir. Kimse bir başlangıç pozisyonuna geçmişinde başka bir sektörde müdürlük olan birini kolay kolay almak istemez örneğin, çünkü bu kişi o pozisyonda hem kendisi rahat edemez hem de mevcut yöneticiyle karakter olarak uyuşmama, onun otoritesini tanımama olasılığı yüksek olur.

Tek kaygınız başvuracağınız işte CV'nizde yazan şeylerin gerekli olduğuna inanmanız olmalı. Bariz örnek olması açısından finans alanında bir işe başvuracaksanız tarih konusundaki yetkinlikleriniz alakasız olurdu. Gazetecilik için de tam zıt şeyler söylenmiş örneğin ancak ucu yine aynı yere çıkıyor. Belli ki gazetecilikte çok yönlülük daha önemli.

CV'nizi okuyan kişinin sadece işine yarayan şeyleri görmesini istersiniz. Kişisel olarak sizin çok yönlü biri olmanızın işin kendisiyle bir ilgisi yoksa bir çalışan olarak sizi seçmelerinin de bir anlamı olmaz haliyle.
0
akhenaten
(25.06.24)
@michael_knight teşekkür ederim anladım. kendi disiplini olan eski bir meslek gazetecilik. maalesef torpilim yok ve yaş olarak olmasa da gazetecilik alanında juniorum. bakalım artık. teşekkür ederim.
0
🌸atina
(27.06.24)
@akhenaten teşekkürler. önemli olan çok yönlülüğü ve donanımı karşı tarafa hissettirmek sanırım. hem yaşım hem de kişiliğim gereği disiplinli ve donanımlı biri olduğumu düşünüyorum. ancak şans faktörü bu ülke için son derece kıymetli. şans yanımda olsun diyelim
0
🌸atina
(27.06.24)
(4)

Copilot efektif kullanım önerileri

akhenaten
Bilgisayarın bir köşesine geldi yerleşti, iyi de oldu. AI güzel, AI seviyoruz. Ama bunu ciddi ciddi gündelik işlerinizi halledecek şekillerde kullanacak önerileriniz var mı? Özellikle de basit ama kalıcılaşabilecek, bu zamana kadar nerdeymişsin denecek tarzda şeyler. Detaylı işlerden çok günlük sıra
Bilgisayarın bir köşesine geldi yerleşti, iyi de oldu. AI güzel, AI seviyoruz. Ama bunu ciddi ciddi gündelik işlerinizi halledecek şekillerde kullanacak önerileriniz var mı?

Özellikle de basit ama kalıcılaşabilecek, bu zamana kadar nerdeymişsin denecek tarzda şeyler. Detaylı işlerden çok günlük sıradan görevlerden bahsediyorum özellikle. Aklıma gelmediği için örnek de veremedim havada kaldı biraz.
0
akhenaten
(23.06.24)
çok etkili değil. bence google aramalarından daha etkisiz.chat gpt'nin bir versiyonu gibi düşün.
0
ferenc
(23.06.24)
İşinizle ve kendi başınıza neyi yapıp neyi yapamadığınıza göre ben yararlı görüyorum. Bana Excel’de faydası oluyor mesela. Kaç defa kurs aldım, ama nadiren formül kullanmam gerektiği için pratiklik kazanamadım. Copilot hallediyor.
İç web’den firmayla ilgili bilgileri çektirip mektup yazdırıyorum.
Email ve makale özetletmekte kullanan var. Güzel sunumlar da hazırlıyor.
Ben beğeniyorum, sürekli de geliştiriyorlar.
0
auroraaurora
(24.06.24)
Aklıma gelen bir başka özellik de görsel tasarlatabiliyorsunuz. ChatGPT’de de var sanırım bu özellikler, ama beleş olunca Copilot’u tercih ediyorum ben.
0
auroraaurora
(24.06.24)
Kendi ihtiyaçlarınızı daha iyi bilirsiniz ama ben yaptırdığım işlemi söyleyeyim, belki fikir verir.

Benim bir çeşit proje dosyalarım var. geçici proje dosyaları. Onlara aslında ihtiyacım yok ama o dosyalar sayesinde o projeden hangi isimle export aldığımı takip edebiliyorum. Bir gün bu işi başkasına devredersem o dosyalar sayesinde yolunu bulabilecek. Ama dediğim gibi aslında dosyanın içindeki bilgi önemli değil, dosyanın konumu(bulunduğu klasör) ve dosyanın tam ismi gerekli.

ChatGPT'ye bu derdimi anlattım. Bana bir script yazdı. Mac OS kullanıyorum. Bu script'i hiç bilmeyen birine nasıl kullanacağını da adım adım anlattı.
O dosyaların tamamını oldukları yerde aynı isimle içi boş bir .txt dosyasına çevirdi. Artık o dosyalar hiç yer kaplamıyor ve benim ihtiyacımı da görüyorlar.

CoPilot'u tanımıyorum ama herhalde o da bu basit işin altından kalkardı.
0
michael_knight
(24.06.24)
(17)

Her gün her gün yaşamak aşırı masraflı değil mi?

sekizdokuzon
Selamlar;Açayım: Ben mesela şu an iş arama sürecindeyim. İki haftada bir iş görüşmesine gidiyorum, haftada üç gün spor yapıp temizlik falan yapsam geriye bir sürü boş zaman kalıyor. Uyuyup uyuyabilecegin günde maksimum 12 saat. E sonra uyanıyorsun, karnını doyurmak masraf, varsa içki, sigara masraf,
Selamlar;

Açayım: Ben mesela şu an iş arama sürecindeyim. İki haftada bir iş görüşmesine gidiyorum, haftada üç gün spor yapıp temizlik falan yapsam geriye bir sürü boş zaman kalıyor. Uyuyup uyuyabilecegin günde maksimum 12 saat. E sonra uyanıyorsun, karnını doyurmak masraf, varsa içki, sigara masraf, gün içinde işte duygu durumunu stabil tutman gerekiyor, külfet. Sosyal hayat yok parasızlıktan, internette millete laf anlatmaya, iletişim kurmaya çalışıyorsun, efor israfı.

Şöyle bir sistem olsa: Desen ki ben hayatımın yoğun olmayan bir dönemindeyim, haftanın dört günü yaşasam yeter. Geri kalan üç gün kış uykusu gibi bir şeye yatsan. Bir şey olursa uyandırın gibi.

Her gün her gün yaşamak aşırı masraflı ya, siz ne diyorsunuz?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(23.06.24)
Evet evrensel temel gelir şart :)
0
grimavi
(23.06.24)
Onun yerine oruç tutabilirsin. Meditasyon ve spor yapıp içkiyi ve sigarayı bırakabilirsin. Yeme içme dışında insanın gerçekten masraflı ihtiyacı yok. Onları da çok uyguna getirmen mümkün.
0
gabe h coud
(23.06.24)
@gabe: hayatı o kadar sevsem içmem zaten :p
0
🌸sekizdokuzon
(23.06.24)
Valla ben herhalde dünyanın en masrafsız yaşayan insanıyımdır. Benim için geçerli değil :)
0
rock n roll
(23.06.24)
Rezalet masraflı hayat ama bence içki yüzünden.
Bende çok içiyorum ve içtiğim günler 1000-2000 kağat bir anda gidiyor. Ne olduğunu anlamıyorum. Bira içeyim hesabimi bileyim diyorum yine o kadar para gidiyor. Çözüm alkol detoksu. Şahsi çözümüm.
Sigara yok bu arada.
0
pavlis
(23.06.24)
Aramızda sorudaki mizahı anlayıp aynı tonda cevap verecek kuduruklar da var, inanıyorum. Bekliyorum:)
0
🌸sekizdokuzon
(23.06.24)
Kış uykusu konusunda ayıları mesela çok kıskanıyorum. Ama ben yazları uyurdum sanırım sıcaktan kaçmak için.
0
peki madem
(23.06.24)
Ay bazında da ayarlanabilir bak. Hem daha yavaş yaşlanırız hem de işi gücü olmayan kalabalık etmez sokaklarda. İnsanlar gerekli şeyleri yapıp uyur. Uyanık kalıp boş işler peşinde koşanlar ayiplanir falan. Süper syber faşizan bir sistem bulduk, koşun.
0
🌸sekizdokuzon
(23.06.24)
hahahaha kahkaha attım güzel fikir :)
0
respect
(23.06.24)
bunun üstüne bir de ev kirani, elektrik su vs yi ekle :)

insanlar bu yüzden pasif gelir kaynagi ariyor. en azindan benim cikis noktam öyleydi.
0
robert bosch
(23.06.24)
Dünya kaynakları da tükeniyor sıcak evimizde oturup ekşi duyuru'da kim troll tartışması yapicaz diye. İlber Ortaylı klasmanında artı değer üretenler yedi gün yaşasın, biz uyuyalım işte. Hiçbir şey üretmiyor, uretemiyor, üstümüze yığılan boş vakit yüzünden, yarı cahillikten de acı çekiyoruz. Hiç gerek yok. Depresyon, intihar oranları da azali
0
🌸sekizdokuzon
(23.06.24)
Acaba intermittent fasting daha az tuketmemiz için bill gates'in bir komplosu mu?
Her gün yasamak gereksiz ==> bu sebepten kalori yakiyoruz, onun yerini doldurmak için ureticilerden ürün aliyoruz onlar da ekstra üretiyor==> haftada çalışmadığımiz iki gün uyutularak daha az tüketmek.
0
logisticsmanager
(23.06.24)
Ekonomik yanı bir tarafa mental olarak yükü beni daha çok zorluyor. Benim hayal çözümüm dondurulmak. Ha sonrasında çözüldüğüm çağ da saçmasapan olabilir :v ama bazen gerçekten hiçbir şey çekilmiyor, tüm fonksiyonlarını durdurası geliyor insanın.
0
lüzumsuz adam
(23.06.24)
Üç gün değil de genelde haftada 5-6 günlük paket sunuyorlar. Saatleri de 09-18 civarlarında olur muhtemelen.
Tabi hepsi aynı kalitede değil ama doğru teklifi kabul ederseniz neredeyse "kış uykusu" sayılacak ortamlar var. Çoğunluğu para da veriyor.

Bu geçici bir dönemse isterseniz iş bulana kadar bir işe girin.

Ek: Youtube kanalının ilk videosu ne zaman gelir?
0
michael_knight
(24.06.24)
@michael: bugün başlıyorum videolara, yaz sonuna kadar bir şeye benzetecegim kanalı diye düşünüyorum. Sağolasın hatırlayıp sorduğun için, çok ince bir davranış.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.24)
@geveze yazar: evet, inşallah tutar. Elimden geleni yapacağım bakalım.
0
🌸sekizdokuzon
(24.06.24)
@sekizdokuzon; matematik videoların yayınlanmaya başlasın kanalına ilk ben abone olacağım. Belki çok ünlü bir matematik öğretmeni olursun çok zengin olursun kış uykusuna yatman gerekmez. Bence olursun :)
Kanalını duyur buradan.
0
rock n roll
(24.06.24)
(3)

Benim macbook.öldü mü şimdi ?

Ben Küçükken Bardakmışım
Selamlar 2010 mid macbook pro'ya sahibim. Az önce açıp kullanayım dedim ama; ne blutut kulaklığımı görüyor ne whatsapp'ın desktop uygulamasını açıyor. her şeyde donuyor. gitmiş bitmiş gibi sanki. çok üzüldüm.buna yapılabilecek birşey var mı, bunu değerlendirebilir miyim yoksa artık sadece biblo fil
Selamlar 2010 mid macbook pro'ya sahibim. Az önce açıp kullanayım dedim ama; ne blutut kulaklığımı görüyor
ne whatsapp'ın desktop uygulamasını açıyor. her şeyde donuyor. gitmiş bitmiş gibi sanki.

çok üzüldüm.

buna yapılabilecek birşey var mı, bunu değerlendirebilir miyim yoksa artık sadece biblo fil gibi bir nesneye mi dönüştü. savaş desen savaşmaz.
0
Ben Küçükken Bardakmışım
(14.06.24)
Onda bir sorun var gibi. Yavaş olabilir ama her şeyde donması, bağlanamaması normal değil.
İçinde 14 yıllık toz varsa belki onu temizlemek kadar kolaydır çözüm.
0
michael_knight
(14.06.24)
hocam 14 yasinda alet, birak olsun artik huzur icinde..
0
cooperr
(14.06.24)
Disk ve ram'ler kutudan çıkan hali ise başka disk ve ram ile formatlamayı deneyebilirsiniz.

Fakat 2011 öncesi mac'lerde online recovery olmadığı için sizin mac'e uygun bir macosx dağıtımı bulup bunu bootable hale getirmek gerekiyor. Lion ve sonrası sürümlerin dvd'si olmadığı için hali hazırda bootable medyası yok. O yüzden tek şansınız bir snowleopard iso'su bulup bunu bootable usb (ya da çalışıyorsa hala dvd) yapıp oradan kurulum yapıp snowleopard üzerine lion yahut high sierra kurmak olabilir. Direkt high siearra bootable yapsak olmuyor mu diceksiniz olur tabii de buyrun yapabiliyorsanız yapın diskmaker x catalina sonrası mac'lerde çalışmıyor hali hazırda eski bir mac lazım.

Şu an eski bir macbook air ile uğraşıyorum oradan biliyorum.
0
hedep
(15.06.24)
(8)

d smart tv'yi nasıl bilirsiniz

patronaj1
selamlar. bunu nasıl bilirsiniz?hiç kullanmadım saçma saçma kesintiler, arızalar vs oluyor mu?kendi evimde kablonet/kablotv kullanıyorum ama kablotv altyapısı olmayan bi yere kurulacak yani o bi seçenek değil.180 kanallı orta pakete 24 aya da 120+cihaz ücreti istiyor bence çok iyi fiyat.tv bi tık es
selamlar. bunu nasıl bilirsiniz?

hiç kullanmadım saçma saçma kesintiler, arızalar vs oluyor mu?

kendi evimde kablonet/kablotv kullanıyorum ama kablotv altyapısı olmayan bi yere kurulacak yani o bi seçenek değil.
180 kanallı orta pakete 24 aya da 120+cihaz ücreti istiyor bence çok iyi fiyat.
tv bi tık eski onda sorun olmaz sanırım.
0
patronaj1
(14.06.24)
D Smart'a bir kere üye olan bir daha asla kurtulamıyor diyorlar. Ben okuduğumda korkmuştum.1
0
michael_knight
(14.06.24)
Standart uydu alıcı alıp ücretsiz izleyin, maceraya hiç gerek yok.
0
orient blue
(14.06.24)
10 senedir D-Smart var evimizde. Yani annem ve babam ulusal kanalları izliyor diye var. Yoksa başka sebepten değil. Bir de uydu üzerinden olduğu için şiddetli rüzgarlar şu bu deyince sanki 90'lardaymışız gibi yayın arada gidebiliyor. Yazılımı vasat. Dekoderleri sorun çıkarabiliyor. Böyle durumlarda 3 sorun birikince çağırıyorsun, gelip birini çözüyorlar ya da yarım çözüyorlar. Boşuna servis ücreti veriyorsun. Sadece ucuz diye kullanıyoruz diyebilirim. Bir de işte biraz D-Smart Go. Şu an orada Euro2024 izliyorum işte
0
nawar
(14.06.24)
Tvniz uyumluysa d-smart d-fix alın. Hem daha ucuz hemde yağmurda çekti çekmedi derdi yok. Tvnin arkasında modül girişi varsa kredi kartı boyutunda modül oraya takılıyor, kendi çanak anteninizi kullanıyorsunuz. Nisanda aylık 49 liraya tüm kanallar açık olacak şekilde 24 aylık aldım. Pazaryeri sitelerinden değil, bayiden alın. N11 de hb de filan pahalı ve yıllık alınıyor.
0
krtkartal
(14.06.24)
Çok pahalı fiyat vermişler. O parayı hak edecek hiçbir şey yok o platformda. Son iki yıl ayda 20TL diye iptal ettirmiyordum. Şimdi 40TL mi ne yaptılar. Dediğiniz paraları asla etmez.
0
pispinti
(15.06.24)
Dsmart uyelik bilgilerimi merdiven alti firmalara satti. Uyelikten ayrildiktan sonra 3 yil surekli ali telekom ayse internet vs vs sacmasapan yerler surekli farkli nolardan arayip kampanya tacizi yaptilar. Nefret ettim bir daha asla almam.
Kablonet candir ya.
0
mor oje
(15.06.24)
Mobilim. Ek: dsmart bir arizada ucretli teknik servis gonderir. Ayrica onlar malzemeden para kazanir. Yani yayin bozuldu diyelim “aa senin kablon bozulmus” deyip 10 tl’lik kabloya 30 tl ister. Muadilleri arasinda malzemesi en pahali firmadir. Isimden dolayi biliyorum.
Kablonet 5 saat icinde sak diye ucretsiz gelir.
0
mor oje
(15.06.24)
d-fix bi mantıklı geldi telefonda konuştuk 24 ay boyunca tüm ama tüm kanallar açık. 99 tl.

ayrıca kablonet altyapısı yok işte, duyuruda yazdığım gibi.
0
🌸patronaj1
(15.06.24)
(1)

günübirlik vizesiz yunan adasına geçiş?

diyojenimtırak
var mı böyle bir seçenek?sabah gidip akşam dönmeli, kapı vizeli bi seçenek kaldı mı?
var mı böyle bir seçenek?
sabah gidip akşam dönmeli, kapı vizeli bi seçenek kaldı mı?
0
diyojenimtırak
(14.06.24)
Böyle bir seçenek yok. Hiçbir zaman olmadı. "Kapıda vize" uygulaması var.

"Kapıda vize"nin ismi kulağa hoş geliyor ama aslında normal vizeyle aynı belgeleri topluyorsunuz, kurallar da aynı.
Bunları seyahatten bir hafta önce acenteye veriyorsunuz, o yapıyor işlemleri.

O şekilde alacağınız vize en fazla 5-6 gün gibi bir şey oluyor.
Tabi siz o belgeleri, parayı verip başvuruyla uğraşıp sabah gidip akşam dönebilirsiniz ama hiç tavsiye etmem. Çünkü sınırda da zaman harcayacaksınız ve size 4-5 saat kalacak geriye. O masrafa, zahmete değmez
0
michael_knight
(14.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(7)

Herşey dahil konseptli otellerin fiyat saçmalığı

nivoandmira
Mısırda sarm el seyh te 3 gece bayram boyu max 20 k Tr de bu konseptlerde min 80k isteniyor.
Mısırda sarm el seyh te 3 gece bayram boyu max 20 k
Tr de bu konseptlerde min 80k isteniyor.
0
nivoandmira
(14.06.24)
oha gerçekten böyle bi durum var mı, ben şok oldum şu an.

80e trde bir hafta kalırsın. 3 geceye 80 verirsen ultra ultra lüks bir yerde kalırsın.

üç farklı tarihe bilet baktım ankaradan mısıra. 15.000 civarı bir kişi gidiş geliş. bizim aile 3 kişi, etti 45. hadi üç günlüğüne bu eziyet değer desem 60.000 etti. ne manası kaldı ben anlamadım.

geçen birisi de tayland için aynı şeyi söylüyordu. bileti nasıl olduysa ölü fiyatına almış. ben yine bilet bakmıştım kişi başı 30.000 civarıydı. (ankara'dan hep aktarmalı olduğu için fiyat çok farkediyor.)

yani evet trde her şey dahil konseptler çooook pahalı kabul. alınan hizmete değiyor mu tartışılır. dışarıda bir mekanda öpülüyorsun ona da kabul. ama şimdi mısırın bir de görünmeyen yüzü var ve sokakta yürünmez diyorlar. e şimdi ben bebekle mısırı gezemedikten ve otelde kaldıktan sonra niye taaaa oraya gideyim?

tayland mesela belki çocuk olmasa yine düşünülebilir ama hastalığı, sineği, yağmuru vs.

bir de ben mesela deniz tatile çıktıysam gezmeyi sevmem, dinlenmek isterim. turistlik yapmadıktan sonra da gitmenin manası kalmıyor.

herkes bi tutturmuş trde tatil yapan salaktır vs. hayır ya değildir. herkesin şartları ve beklentileri bir değil çünkü. hele ortada bebek varsa çok değişiyor işler.
0
elorelia
(14.06.24)
- Turkiye'de bayramda talep Misir'a kiyasla daha yuksek olabilir. Orada da bayram neticede ama belki onlar bayramda bu tarz tatil yapmiyordur. Yurtdisindan gelenler olsa da siradan bir hafta gibidir.
- Iscilik biraz daha ucuz olabilir.
- Fiyatlar biraz ortamin algisiyla alakali, Turkiye'de bu paralari verenler var demek. Misir'dan ziyade Yunanistan da ucuz diyorlar, bu daha enteresan.
0
mbond
(14.06.24)
Türkiye'de de Mısır'da da 20 bin liraya da 80 bin liraya da her şey dahil otel var.
Mısır'ın otel-servis kalitesinin genelde Türkiye'ye göre birazcık daha düşük olduğunu söylüyorlar. Bir de Mısır vatandaşları bayramlarda bizim kadar otellere gitmiyor sanırım.

Sizin dediğiniz gibi %400 bir fark yok, belki %20 civarında bir fark vardır.
0
michael_knight
(14.06.24)
Mısır'a çok yeni giden bir arkadaşım fiyatların uygunluğu karşısında şok geçirmişti. Geldiğinden beri anlatıyor. Carrefour'da 2 poşet alışveriş yaptık 200 tl'ye yakın bi miktara geldi, hala inanamıyorum diyor. Yani saçmalık Türkiye'de, onlarda değil...
0
silverleaf
(14.06.24)
biz de bayramda değil ama ekimde şarm el şeyhe gidicez. bileti uyguna aldık kişi başı 5k bile değildi aldığımızda. (sıkı takip edince yakalanabiliyor) otel için de 2 otel ayırttım ön ödemesiz. 6 gece için biri 20k biri 30k. tarih yaklaştığındaki para durumuma göre karar vereceğim.

tr'de fiyatlar böyle devam ettiği sürece büyük konuşmayayım ama tr otellerine para vermem. tr'de kamptan devam. otel istersem ya mısır ya yunan, param varsa üstüne çıkarım.
0
ofelia
(14.06.24)
Saçma olan nedir anlamadım? Fiyat farkı kastediliyorsa normal bir durum.
0
doharkoman
(14.06.24)
Portekiz’in cennet gibi adasındaki otelin Ağustos dönemi her şey dahil bir hafta fiyatı 80.000 TL. Fahiş uçak bileti fiyatları olmasa gidecektim ben. :( Ben bir aylık ev kiraladım Datça’da. Tüm öğünleri dışarıda yesem bile daha ucuza tatil yapmış olacağım.
0
auroraaurora
(14.06.24)
(3)

Ötvsiz raporla ötv indirimi alınabilir mi?

Wolfware
Soru şöyle aslında. Arkadaşım babaannesi için engelli raporu almış ve bu rapor yüzde 90 çıkmış fakat ilk başvuruda ötv indirimi için başvurmamışlar rapora. Ücret ödenmesi gerekiyormuş. Şimdi bu yüzde 90 raporla araç alınabilir mi onu merak ediyoruz
Soru şöyle aslında. Arkadaşım babaannesi için engelli raporu almış ve bu rapor yüzde 90 çıkmış fakat ilk başvuruda ötv indirimi için başvurmamışlar rapora. Ücret ödenmesi gerekiyormuş. Şimdi bu yüzde 90 raporla araç alınabilir mi onu merak ediyoruz
0
Wolfware
(14.06.24)
alabilirler. herhangi bir bayiye gitsinler onlar yönlendirir zaten.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(14.06.24)
hayır alınamıyor, özellikle belirtmesi gerekiyor. "ötv istisnalı araç kullanılabilir" diye. maalesef çoğu kişi bunu unutuyor yazdırmayı. tekrar meşakatli süreç gerekiyor.
0
yeahbutso
(14.06.24)
Alınamıyor diye biliyorum ben de. Başvururken onu söylemek gerekiyor.
Bunu denemenin çok basit bir yolu da var. Otomobil satan birini aradığınızda sizden rapor numarasını soruyor ve sistemden kontrol ediyorlar.
0
michael_knight
(14.06.24)
(2)

gurmepasaj.com hk

toua tokuchi
güvenilir bir site mi? hakkında hiçbir yoruma denk gelmedim de internette.
güvenilir bir site mi? hakkında hiçbir yoruma denk gelmedim de internette.
0
toua tokuchi
(13.06.24)
Siteyi daha önce kullanmadım. Dolandırıcıya benzemiyor.

Kredi kartımla alışveriş yaparken dolandırılmaktan korkmuyorum. Bir sorun olursa chargeback yaparım, paramı alırım.
0
michael_knight
(13.06.24)
Güvenilir bir siteye benziyor. .yorum okuyup manipüle edilmek yerine güvenilir site hangi kriterlere sahip olur bunu araştırın seçiminizi bu kriterlere göre yapın.
0
doharkoman
(14.06.24)
(7)

Neden macbook alalım?

veritaslibertas
sb.şu an iyi birinden photoshop ve illustrator öğreniyorum yeni yeni, belki bir kariyer değişikliği olabilir.onun dışında hobi olarak ableton kullanıyorum.oyun oynarım arada, iyi oyunları da oynayabilsem mutlu olurum.office programlarını özellikle exceli yoğun kullanırım.şimdi bunları düşündüğümüzde
sb.
şu an iyi birinden photoshop ve illustrator öğreniyorum yeni yeni, belki bir kariyer değişikliği olabilir.
onun dışında hobi olarak ableton kullanıyorum.
oyun oynarım arada, iyi oyunları da oynayabilsem mutlu olurum.
office programlarını özellikle exceli yoğun kullanırım.

şimdi bunları düşündüğümüzde, 30-40k bandında bir windows notebook almak mı, yoksa yaklaşık iki katı fiyata macbook almak mı ve neden?
hiç apple ürünlerini kullanmadım hayatımda ve mesafeliyim bana biraz şey geliyor. önyargılı değilim ama kullananların mutlaka iyi bir sebebi vardır ama bu kadar fark yaratan şey nedir? neden almalıyız?
edit: macbooklarda crack vs olayları var diye duydum doğru mu? oyun işleri çözüldü mü?
0
veritaslibertas
(13.06.24)
senin ihtiyaçların için macbook saçma olur, ayrıca çok pişman olursun 1 hafta kullanımdan sonra.
0
hops
(13.06.24)
oyun oynayacaksanız alınmaz hocam
0
jülsezar
(13.06.24)
Macbook al çünkü çok daha uzun süre sorunsuz çalışıyor. Daha pratik, hızlı. Güvenilir.
Eğer iş yapacaksan "güvenilir" kısmı çok önemli.
Hem de oyun oynayamaz kendini geliştirirsin :)

Crack olayları mac'te var ama dertli. Bazı program olmuyor, bazısı düzgün çalışmıyor.
Genelde "parasını vereyim de rahat edeyim" dedirtiyor insana.

Çok güçlü bir bilgisayar almana gerek yok. Aslında MacBook Air M1 16GB yeterli.
Ama herhalde şunu alırsın:
www.pt.com.tr

Mac için hem fazla oyun yok hem de performans pek iyi değil.
store.steampowered.com
0
michael_knight
(13.06.24)
bence bu tercihte iki senaryo var. sana hangisi uyuyorsa onu tercih et.

1. parasini verip uygulamalarimi alirim sadece tasarim ve gunluk islerimi hallederim diyorsan mac
2. sunu yuklerim, sunu da yaparim, arkadasla oyun oynarim, karttan, cdden, hdd'den biseyler yaparim diyosan windows.

haa 2 daha mantikli hem daha ucuz diyebilirsin; ama oyle olmuyor. ne kadar cok ozgurluk o kadar cok problem getiriyor. mac'lerin bu kadar basarili olmasinin sebebi de tam olarak bu.
0
buenosdias
(13.06.24)
Bu sorunun cevabı artık bu kadar garanti değil.

Dokunmatik ekran yok, 8gb ram'den başlatıyor, AI konusunda ciddi atılımı yok.

Yeni çıkacak microsoft surface bence bir adım önde. Tablet ve laptopu bir arada kullanıyorsun.

Macbook'un artısına gelirsek, pro alırsan işlemci gücü nedeniyle tercih edilebilir.
0
ferenc
(13.06.24)
6 yıllık grafik tasarımcıyım.

okurken windows laptopımda kullanıyordum programları. iş hayatında hep imac veriyorlar.

imacler tasarımda daha doğru renkleri sağlıyor. ayrıca ios bu konuda daha kolay ve kullanışlı. cidden fark ediyor. en basitinden dosya önizlemeleri, programa görsel atması. programların daha hızlı çalıştığını hissediyorum. akıyor yani.

after effects de öğreneceksen ona windows daha iyi.

oyun için mac olmaz.
0
art cat chocolate
(13.06.24)
1 - grafi tasarimci falan olmaya calisacaksan bulasma, cikmaz sokak.

2 - neden apple: eksisozluk.com
0
cooperr
(13.06.24)
(6)

Japonya'dan iphone almak - sorun çıkar mı?

noxie
selamlar, japonya gezim sırasında telefon almak istiyorum. iphone 15 alacaktım, sizin de önerileriniz doğrultusunda 15 pro almaya karar verdim.ancak çeşitli endişelerim var. japonya için üretilen iphone'u türkiye'de rahatça kullanabilir miyim? işletimde aksamında vs sorun olur mu?
selamlar, japonya gezim sırasında telefon almak istiyorum. iphone 15 alacaktım, sizin de önerileriniz doğrultusunda 15 pro almaya karar verdim.

ancak çeşitli endişelerim var. japonya için üretilen iphone'u türkiye'de rahatça kullanabilir miyim? işletimde aksamında vs sorun olur mu?
0
noxie
(13.06.24)
sorun olabilir ülkelere göre farklılılar oluyor telefonlarda japonya'dan aldığınız telefon türkiye'de servisde tamir edilmeyebiliyor
0
edaddy
(13.06.24)
garanti sorunu dışında fiyat açısından da pek cazibesi yok, kayıt parası eklenince hemen hemen buradaki fiyatla aynı oluyor.
0
orient blue
(13.06.24)
uzun cevap
eksisozluk.com

kısa cevap
sorun çıkmaz
0
rentts
(13.06.24)
Ben japonyadan arkadaşıma 14 pro aldım, hiçbir sorun çıkmadan 1 yıldır kullanıyor. japonyada tax freeyi direk mağazada yapıyorlar, haricen işlem yapmanıza gerek kalmıyor.
0
mustafakesekci
(13.06.24)
@mustafakesekci Japonya'daki telefonlarda kameranın fotoğraf çekme sesi kapatılamıyor diyorlar. Aldığınız telefon da öyle mi?
0
michael_knight
(13.06.24)
ondan emin değilim, sorup size dm'den bilgi veririm.
0
mustafakesekci
(14.06.24)
(6)

Tatil için hangi yunan adası

Mcfly
4-5 gece bi yere kaçalım dedik. Vize var araba var. Hangi adayı önerirsiniz ? Thasos da olabilir. Ada olması da şart değil maksat bizi dudukleyen esnaftan kaçmak. İlk defa Yunan’a tatil amaçlı geçeceğiz.
4-5 gece bi yere kaçalım dedik. Vize var araba var.

Hangi adayı önerirsiniz ? Thasos da olabilir. Ada olması da şart değil maksat bizi dudukleyen esnaftan kaçmak.

İlk defa Yunan’a tatil amaçlı geçeceğiz.
0
Mcfly
(12.06.24)
Halkidiki'ye gidin bence. Ada olmasın, bir de feribotla uğraşmayın.

Halkidiki'yi ben Marmaris'e benzetiyorum. Bir sürü koy ve plaj var, hepsi ayrı güzel. Ben olsam bir Airbnb'de kalır arabayla her gün 1-2 farklı plajına giderdim.
0
michael_knight
(12.06.24)
4-5 gun adalara fazla, dedeagactan devam edip karadan gidin bence
0
mor oje
(12.06.24)
halkidiki +1 bayramda afytos'tayım ben de beklerim
0
karsiyakaliyiz
(12.06.24)
sakız olabilir, dedeağaç olabilir cok güzel plajlar var ve fiyatlar makul dün oradan geldik tavsiye ederim
0
mysql34
(12.06.24)
4-5 gece tek adaya fazla +1

2 gece sakiz tavsiye ederim.
0
cooperr
(12.06.24)
Thasos muazzam bir ada. Denizi cidden bizi mest etti, ayrıca kendi arabanızla geçebildiğiniz için de keyifli oluyor. Rodos mesela pahalı bence. Kos küçük. Sakız'ın plajları aman aman değil. Ya Samos ya Thassos diyorum. 4-5 gece gayet iyi, kafayı sıfırlayıp gelirsiniz.
0
wild honey suckle
(13.06.24)
(12)

Magnum neden zorla Badem satıyor?

michael_knight
Magnum'un en güzeli Beyaz. Classic seven de vardır mutlaka. Ama diğerleri eh işte.Magnum Mini paketlerinde 2 tane Beyaz yiyebilmek için 2 Badem ve 2 Classic yemek zorunda kalıyorum. En sevmediğim Badem çeşidi 6 paketin 4'ünde de var.Algida neden zorla bu Badem'i yedirmeye çalışıyor bize. Onun için b
Magnum'un en güzeli Beyaz. Classic seven de vardır mutlaka. Ama diğerleri eh işte.

Magnum Mini paketlerinde 2 tane Beyaz yiyebilmek için 2 Badem ve 2 Classic yemek zorunda kalıyorum.
En sevmediğim Badem çeşidi 6 paketin 4'ünde de var.

Algida neden zorla bu Badem'i yedirmeye çalışıyor bize. Onun için bir farkı yoktur, istese hepsini Beyaz da üretebilir.
Siz mi Badem'i çok seviyorsunuz yoksa pazarlamada bunun bir ismi mi var?
(Bir ürün satarken yanında başka bir ürün daha satmanın mantığını anlıyorum ama bunlar zaten aynı ürünün aromaları)
0
michael_knight
(12.06.24)
Fazla yemiyorum ama bence en iyisi bademli. Vucudumuza vitamin giriyor gibi hissediyorum. :)
0
mbond
(12.06.24)
bana bademli çok satıyor gibi geliyor açıkçası.
(bkz: kendinde olunca herkeste olduğunu sanmak)
magnum alacağım zaman bademliye gidiyor elim. halbuki beyaz güzel evet ben de severim. pazarlama stratejisi de olabilir, algı olarak magnum bademli ka geliyor bana.
0
veritaslibertas
(12.06.24)
çocukluğumdan beri en sevdiğim bademli. galiba en çok satan o.
0
sanguine mcqaer
(12.06.24)
bi kaç senedir yemiyorum ama eskiden ben de hep bademli yerdim.
0
spirit crusher
(12.06.24)
Ben de double dışında almıyorum. Badem neyse de double dışındakiler çok kötü. Hem double ile iki çikolata yemiş oluyorsun ne güzel:)
0
nothing in my way
(12.06.24)
bademli güzel.
ben classic sevmiyorum.
0
OgutucuRecep
(12.06.24)
badem globalde en sevilen ve muhtemelen en çok satılan çeşit. o sebeple karma kutularda en fazla olması normal gibi.
0
a darkness coming
(12.06.24)
Bademli>beyaz>>>classic gibi sıralarım üçünü

Çocukluktan beri favori magnumum bademli. Beyaz çikolatayı seven biri olarak beyazı da güzel ama piyasada bademli çok ürün olmadığı için (eskiden milka m-joy bademli vardı onu da çok severdim) magnumda genelde bademliyi tercih ediyorum.

Sokakta 100 kişiye favori magnumunu sorduk gibi bir anket yapmadım hiç ama algida yapmıştır yani mutlaka. Bademli hiç sevilmese bu kadar satılmazdı. Siz sevmiyorsunuz diye kimse sevmiyor diye düşünmemek gerekir. Yani bunu ben de yapıyorum bazen kendi sevmediğim ürünler niye popüler diye sorguluyorum ama seven seviyodur diyip geçmek lazım :)
0
nundu
(12.06.24)
neden zorla beyaz satıyor diye de düşünmek gerekir. beyaz çikolata tamamen yapay bir şey değil mi?
0
mikahakkinen
(12.06.24)
Sizin yüzünüzden Bademli yemek zorunda kalıyormuşum yıllardır. Ben de zannediyorum ki tadı kötü olanı zorla kakalıyorlar.
Alacağınız olsun.
0
🌸michael_knight
(12.06.24)
Bademliyi ben de sevmem
0
jülsezar
(12.06.24)
bademli benim de favorim küçüklüğümden beri. classic de severim.

beyaz çikolata çok kötü geliyor bana. sırf magnumda değil, genel. çok şekerli ve margarin gibi.
0
art cat chocolate
(13.06.24)
(12)

kitaplık düzenleme programı

ve sen oyle masum bakiyordun ki
şöyle basitinden bir program arıyorum. kitaplarımı künye şeklinde organize edebileceğim, işte anahtar kelimeler verip (mesela kuşlar hakkında, kediler hakkında vs gibi) o anahtar kelimelere göre bulabileceğim bir şey olsun. çok bakındım ama hep okulların kütüphane programları çıktı karşıma. evimdeki
şöyle basitinden bir program arıyorum. kitaplarımı künye şeklinde organize edebileceğim, işte anahtar kelimeler verip (mesela kuşlar hakkında, kediler hakkında vs gibi) o anahtar kelimelere göre bulabileceğim bir şey olsun.

çok bakındım ama hep okulların kütüphane programları çıktı karşıma. evimdeki kendi kitaplığım için kullanacağım.

illa kitaplık programı olmak zorunda da değil. bu amaçla kullanabileceğim herhangi bir program da olur.

şimdiden teşekkürler.
0
ve sen oyle masum bakiyordun ki
(12.06.24)
calibre bi kitaplık programı. ilk akla gelen e-kitap yönetim programı olsa da, basılı kitaplar için de gayet kullanılabiliyor.
0
biseysorcaktim
(12.06.24)
@arakaali, teşekkür ederim fakat hiçbir şey anlayamadım bu programdan :(
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(12.06.24)
@biseysorcaktim, teşekkür ederim. inceliyorum şimdi onu da.
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(12.06.24)
Bence sizin ihtiyacınız bir excel dosyası.
Onu da google documents'ta bir Spreadsheet'te yapabilirsiniz.

Hatta şöyle bir önerim var kitapların isimlerini bir liste yapın (10 kitapla başlayın denemeye) ve ChatGPT'ye o kitaplarla ilgili küçük özetler ve anahtar kelimeler çıkarmasını söyleyin. O özet ve anahtar kelimeleri Google Spreadsheet'e yapıştırın vs.

Ben olsam bu zahmete girmezdim.
Çok kısa süre sonra (belki 2 yıl) siz kütüphanenizin fotoğrafını çekeceksiniz ve yapay zeka sizin evinizdeki kitapların isimlerini hafızasına atacak. Hatta arkadaşlarınızın kütüphanelerini de çekersiniz.
"Kütüphanemde kuşlarla ilgili kitapları bul, en yeni olandan en eskiye doğru sırala, ansiklopedileri hariç tut" diyeceksiniz. Tüm bilgiler karşınıza gelecek.
0
michael_knight
(12.06.24)
@michael_knight, excel'i de düşündüm açıkçası. sonum oraya bağlanacak gibi. çünkü tam olarak aradığımı bulamıyorum. bir de uğraşmak hoşuma gidiyor açıkçası. yapay zekanın şu anda halihazırda yaptığı her şeyi ben elde yapmayı seviyorum. oldschool biriyim :) teşekkür ederim bu arada.
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(12.06.24)
kitapyurdu'nun kutuphanem diye bir uygulamasi vardi, barkoddan veya isminden kitabi bulup kutuphane veritabani olusturuyordu, bunlari kategorize edebiliyordunuz, isterseniz excel ciktisi da veriyordu. ona bir bakabilirsiniz ama stabil calisiyor mu emin degilim.
0
kesmekes laleler
(12.06.24)
@kesmekes laleler, kitapyurdu'nun uygulaması sadece kitapyurdu'nda satışı olan kitapları kategorize ediyor. elimde bol miktarda yabancı menşeli kitap var. o yüzden işimeçok yaramadı o da.

playstore'da benim kütüphanem diye bir uygulama buldum. aradığım bu tarz bir şey ama pc'de çalışmıyor. olmazsa oradan devam edeceğim ya da excel'de yapacağım.

çok teşekkür ederim bu arada.
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(12.06.24)
iphone varsa ve notes uygulaması boşsa onu kullanabilirsin.

hem klasörleme, hem etiketleme hem de akıllı klasörleme var.
0
buenosdias
(12.06.24)
excel çok pratik bir şekilde istediğiniz şeyi yapacaktır ama bir sonrası olsun, biraz da şekilli olsun istiyorsanız, airtable kullanabilirsiniz. şöyle bir şablonları var:

www.airtable.com
0
co2s2
(12.06.24)
@buenosdias, android kullanıyorum :( teşekkür ederim yine de.

@co2s2, airtable da güzele benziyor. şimdilik notion kullanmaya karar verdim. stabil olmazsa airtable'a geçeceğim. çok teşekkür ederim.
0
🌸ve sen oyle masum bakiyordun ki
(12.06.24)
goodreads.com

Ben okuduğum kitapları işaretliyorum ama bence sizin de işinizi görür.
klasörlere (shelf:raflara) ayırma sistemi de var. Bir kitap birden çok rafa isaretlenebiliyor. Yorum bırakarak not da eklenebilir her kitap için.
0
unalub
(12.06.24)
İstediğini ücretsiz olarak yapmanın en iyi yolu ilk arkadaşın dediği gibi NocoDB.

1. Windows kullandığını varsayarsak buradan istemciyi indir: github.com
2. Daha sonra bu bağlantıyı tarayıcından aç: localhost
3. Bir kullanıcı oluştur ve istediğin sütunları ekleyerek tablo oluştur

Bunu yapabileceğin diğer en iyi program Excel ama onun inceliklerine hakim değilsen NocoDB daha pratiktir.
0
kadirgali huseyin olmayan adam
(13.06.24)
(1)

istanbul'da soğan, fasulye, maydanoz, maruz vb tohumu nerede bulabilirim?

tabudeviren
köyde ekmek için.
köyde ekmek için.
0
tabudeviren
(12.06.24)
Semt pazarında da olması lazım.
0
michael_knight
(12.06.24)
(3)

İstanbul'da gyros yiyebileceğimiz mekan

sekizdokuzon
Yunanistan'da ki standart bir kafede yapılan gyrosu iyi kötü yapan bir yer biliyor musunuz İstanbul'da? Koskoca helenik kültürde özlediğim tek şey. Ekmekten taşacak böyle taze taze. Güzel pişmiş et, taze yeşillik, arada sürpriz soslar. Teşekkür ederim.
Yunanistan'da ki standart bir kafede yapılan gyrosu iyi kötü yapan bir yer biliyor musunuz İstanbul'da? Koskoca helenik kültürde özlediğim tek şey. Ekmekten taşacak böyle taze taze. Güzel pişmiş et, taze yeşillik, arada sürpriz soslar.

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(11.06.24)
Ki bitişik.
0
🌸sekizdokuzon
(11.06.24)
Bence siz "Gyros"değil "Souvlaki" yemek istiyorsunuz, en azından ben öyleyim.
İstanbul'da ben hiç rastlamadım.
0
michael_knight
(11.06.24)
Gyros bilmiyorum fakat benzer ürün shaurma var. Taksim Anas Chicken.
0
doharkoman
(12.06.24)
(4)

instagram takipten çıkanları gösteren program

emfuzi
böyle bir program varmış, takipten çıkanları gösteren. nedir ne değildir bilen var mı?
böyle bir program varmış, takipten çıkanları gösteren.

nedir ne değildir bilen var mı?
0
emfuzi
(11.06.24)
Bilgisayar ile instagram'a browser'dan girip konsola bunu yapıştırıp run diyoruz

davidarroyo1234.github.io
0
hedep
(11.06.24)
hesabınıza program üzerinden giriş yapmanız gerekiyor, bu da şifrenizi çalmalarına davetiye çıkarır.

mantık basit. programa girdiğiniz zaman takipçileri liste olarak kaydediyor.
sonra listede değişiklik olursa bildiriyor.
0
jülsezar
(11.06.24)
@jülsezar evet ben de ondan korkuyorum aslında, çekincem bu.
0
🌸emfuzi
(11.06.24)
ChatGPT'ye ne istediğinizi tarif ederseniz size bir programcık yazarak bunu yapabilir sanırım.
Veya siz webden takipçilerim kısmına girip tüm takipçilerinizi görecek kadar sayfayı aşağı kaydırırsanız sonra o sayfanın kodunu chatgpt'ye verirseniz tüm takipçilerinizi liste yapacaktır.
Bir süre sonra aynı işlemi yapıp listeyi elde edip karşılaştırabilirsiniz.
0
michael_knight
(11.06.24)
(10)

Yurtdışında Türk Banka Kartı Kullanılabiliyor Mu?

french lover
Londra'da hırsızlık olaylarını okuyunca biraz korktum. Yanımda çok fazla nakit taşımak istemiyorum.Burada mesela Enpara, Finansbank gibi banka kartlarımız varsa, bunları olduğu gibi yurtdışında da kullanabiliyor muyuz?
Londra'da hırsızlık olaylarını okuyunca biraz korktum. Yanımda çok fazla nakit taşımak istemiyorum.

Burada mesela Enpara, Finansbank gibi banka kartlarımız varsa, bunları olduğu gibi yurtdışında da kullanabiliyor muyuz?
0
french lover
(11.06.24)
Evet ama Troy çok yaygın değil henüz. Master ve Visa sorunsuz çalışır hem kredi hem debit kart için.
0
nuevo
(11.06.24)
dünyanın en dandik yerlerinde türk kredi kartı kullandım hiç bir sorun yaşamadım. yukarıda bahsedilen gibi troy hariç visa ve mastercard sorunsuz.
0
delidir yakalayin
(11.06.24)
Evet kullanabiliyorsunuz ama komisyon oranı ve kur farkı sebebiyle bu pahalı bir yöntem. O yüzden tercih edilmiyor.
Bilen biri açıklayacaktır.
0
michael_knight
(11.06.24)
mastercard/visa ise kullanılır. troy ise üzerinde veya arkasında discover (cobadge) logusu varsa kullanılır.
0
inheritance
(11.06.24)
zaten istesen de çoğu yer nakit kabul etmeyebiliyor. master veya visa ile ödemiştik çoğu yerde.
0
alembic
(11.06.24)
Banka kartı yerine kredi kartı kullansan daha iyi olabilir. Ben garanti ve yapıkredi kartımı arada kullanıyorum, fakat bir iki kere atmden tr hesabımdan burada pound çekmem gerekti ayrıca çekim ücreti vs kesti.(kur farkı dışında) banka kartıyla alışverişte de öyle ayrı bişey var mı bilmiyorum. Kredi kartında tek olay kur farkı. (gbp->usd->tl dönüşümü yapıyorlar:)
0
nhk ni youkosu
(11.06.24)
Aslında komisyonun ve kur farkının da çözümü var. Hesap ekstrenizi usd ve euro'ya çevirebilirsiniz. Diyelim kartınızla 50 euro'luk bir şey aldıysanız kredi kartınızı ödeme zamanı geldiğinde 50 euro yatıracaksınız ve onunla ödeyeceksiniz. Kimsenin yazmamasına şaşırdım :)
0
i am a legal alien
(11.06.24)
Pound dolara çevriliyor. Ben onu yapıyorum ama bankalar sadece dolar ve eur ekstre veriyor gördüğüm kadarıyla. Yine de iyi tabii.
0
nhk ni youkosu
(11.06.24)
bankanızı arayıp (ya da mobil bankacılık üzerinden) kredi kartınızı yurtdışına açın/açtırın. bu işlem önemli.

kredi kartı ekstranızı döviz olarak da alabilirsiniz. ekstre geldiğinde döviz olarak ödersiniz ve zararınız daha az olur. hiç bi şey yapmazsanız sterlin -> dolar -> tl şeklinde o anki kura dair çevrim olduğu için maliyeti biraz yüksek olabilir.

ancak yüklü miktarda alışveriş yapmayacaksanız bu kur çevrimini dert etmeyin, ciddi bir şey değişmez çay/kahve/ulaşım vs gibi şeyler için.
0
biseysorcaktim
(11.06.24)
Evet. TROY Yurtdışında Discovery ve Diners club altyapısı ile çalışıyor.
0
doharkoman
(12.06.24)
(9)

Günlük süt bu mudur?

michael_knight
Bebeğe yoğurt yapmak için günlük süt almamı söylediler.Şunu aldım:https://www.icim.com.tr/urunler/icim-tam-yagli-pastorize-sut-pet-sise/Bu değil dediler. Bence doğru aldım.Ama şu da aklıma takıldı ismi "günlük süt" ama son kullanma tarihi 9 gün sonra. Benim hatırladığım günlük sütlerin raf ömrü 2-3
Bebeğe yoğurt yapmak için günlük süt almamı söylediler.
Şunu aldım:
www.icim.com.tr

Bu değil dediler. Bence doğru aldım.
Ama şu da aklıma takıldı ismi "günlük süt" ama son kullanma tarihi 9 gün sonra. Benim hatırladığım günlük sütlerin raf ömrü 2-3 gündü.

Bebeğe yoğurt yapmak için doğru süt hangisi?
(Doktor özellikle pastörize olması gerektiğini söylemişti)
0
michael_knight
(11.06.24)
Kimi çiğ süt ile yapıyor ama pastörize süt ile yapmak isterseniz aldığınızı kullanabilirsiniz. Ben şunu alıyorum genelde: www.migros.com.tr Yağ oranı ne kadar yüksekse o kadar iyi tutuyor, aklınızda olsun.
0
fotrsapka
(11.06.24)
Bir arkadaşım kendine yoğurt yapmak için bimdeki günlük sütün iyi olduğunu söylüyordu
0
grimavi
(11.06.24)
Pastorize sutleri günlük sut olarak satıyorlar. Uht sutler de uzun omurlu sut.
0
instant crush
(11.06.24)
mandıradan jersey ineğinin sütünü alın pişirin ve yapın. en iyi süt o.
0
al basmadan donu var
(11.06.24)
@al basmadan o dediğiniz ürün pastörize değil galiba.
0
🌸michael_knight
(11.06.24)
Evet, yoğurt yapılabilir süt odur. Ancak yağ oranı ile oynanmamış sütleri tercih edin. Besleyicilik için bu gerekli.

Doktor sağlık kaygısıyla pastörize demiş olmalı. Bu konuda maya çok daha önemli. Mayayı nereden ne şekilde temin edeceksiniz. Bakteri varsa mayada vardır. Zaten çiğ sütü kaynatıyorsunuz da maya öyle değil.

Mayalama ısısını tespit için süte parmak sokulup sayı sayılır ki bence o parmak da bir bulaş riskidir başlıbaşına.

Yoğurdu yoğurt makinesiyle değil de atadak kalma usulle yapacaksanız o parmakla kontrol yerine gıda ısısı ölçme aleti almanızı işlem bitiminde de alkol, sirke vs ile silmenizi öneririm.
Şunu yani
www.trendyol.com
0
Mirket
(11.06.24)
onur market varsa yakınınızda a2 sertifikalı çiğ jersey sütü var fiyatı 3kg yaklaşık 300 tl gibi bişey bayadır aldığım en iyi süt kendisi
0
eja
(11.06.24)
@eja @mirket doktor pastörize almamızı söyledi. Pastörize süt arıyorum.
0
🌸michael_knight
(11.06.24)
Bizim hanım sadece TİRE ORGANİK SÜT ile yapıyor. Başka kullanmıyor.
0
etna
(11.06.24)
(5)

Bayram trafiği

housedaki topal doktor
Merhaba duyuru sakinleri. Malum bu bayram tatilinin tarihleri biraz talihsiz oldu. İstanbuldan çıkışlarda aşırı bir trafik olacak gibi. Ben ne zaman yola çıksam karar veremedim, sizler hangi gün saat kaçta planlıyorsunuz?
Merhaba duyuru sakinleri. Malum bu bayram tatilinin tarihleri biraz talihsiz oldu. İstanbuldan çıkışlarda aşırı bir trafik olacak gibi. Ben ne zaman yola çıksam karar veremedim, sizler hangi gün saat kaçta planlıyorsunuz?
0
housedaki topal doktor
(11.06.24)
edirne istikametine (ipsala) cuma gece 12:00-01:00 gibi istanbuldan çıkmayı planladık. umarım yeterli olur.
0
semyasa
(11.06.24)
Direkt cuma gece saat 2 gibi antalya'ya yola çıkacağız. muhtemelen çok trafik olmayacak. ama pazar dönüşü düşünmek bile istemiyorum:)
0
wild honey suckle
(11.06.24)
İstanbul'dan cumartesi sabah 5-6 gibi yola çıkıp Osmangazi köprüsünden gitmeyi planlıyorum.
0
michael_knight
(11.06.24)
Cuma gunu saat 19:00'da sabiha gokcene inicez insallah. Ev samandira'da. Cumartesi sabah da kusluk vakti (hanim ve cocugu uyandirabilirsem) samandira giselerden kuzey marmaraya baglanip Ankara, Konya uzerinden toroslara dokulmeyi planliyorum :) Yorucu bir seyahat olacak.
0
va
(11.06.24)
bayramın 2.veya 3.günü en sakin gün olacaktır.
0
100binZar
(11.06.24)
(3)

OneDrive'da paylaşılan klasörün kaybolması

mustafakesekci
OneDrive'da benimle paylaşılan bir klasörü windows gezgininde görüp normal pc'deki klasörler gibi gezinebiliyor ve işlem yapabiliyordum. bugün birden kayboldu. onedrive hesabımı web üzerinden açıp paylaşılan klasörün yanındaki "dosyalarıma kısayol ekle" dediğimde yine windows gezginine kısayolu ekli
OneDrive'da benimle paylaşılan bir klasörü windows gezgininde görüp normal pc'deki klasörler gibi gezinebiliyor ve işlem yapabiliyordum. bugün birden kayboldu. onedrive hesabımı web üzerinden açıp paylaşılan klasörün yanındaki "dosyalarıma kısayol ekle" dediğimde yine windows gezginine kısayolu ekliyor ama tıklayınca web tarayıcıdan açıyor. eskisi gibi pc'de açmıyor klasörü. bu neden olabilir, başına gelen oldu mu hiç? acil çözmem lazım

edit : paylaşan kişi paylaşım ayarlarında hiçbir değişiklik yapmadı, hala web tarayıcıdan girdiğimde paylaşılanlar içinde görebiliyorum.
0
mustafakesekci
(10.06.24)
Onedrive o klasörü yerele almamıştır. Bilgisayara indirilen klasör ayarlarına bakın bir.
0
prole
(10.06.24)
Aynı sorunu yaşıyorum.
Mac OS kullanıyorum.

Web arayüzünde sorunsuz şekilde o klasör var. Ama bilgisayarımdaki klasörde sadece .url uzantılı bir dosya var, o paylaşılan klasörün url'si. Ama klasör yok.
Sorun aynı mı?
0
michael_knight
(10.06.24)
@micheal

tamamen aynı sorun. microsoft desteğe mail de attık ama henüz cevap yok. olmadı yarın destek hattını arayacağım.
0
🌸mustafakesekci
(10.06.24)
(7)

Taksitli alışveriş yapamıyorum?

pianeta
Edit: Oha kozmetiklerde taksit yokmuş. Niye olm ne alaka.Neyse.Mağazaya gidip alsak orda da mı taksit yapılmıyor?Boyner ve Sephora'da taksitli alışveriş yapamıyorum, neden olabilir?Normalde kullandığım, içinde limit olan, internet alışveriş limiti dolmamış 2 ayrı kredi kartıyla da denedim, ikisinde
Edit: Oha kozmetiklerde taksit yokmuş. Niye olm ne alaka.
Neyse.

Mağazaya gidip alsak orda da mı taksit yapılmıyor?


Boyner ve Sephora'da taksitli alışveriş yapamıyorum, neden olabilir?
Normalde kullandığım, içinde limit olan, internet alışveriş limiti dolmamış 2 ayrı kredi kartıyla da denedim, ikisinde de olmadı bu iki internet sitesinde.
Bilmediğim bir yasak falan mı getirdi Mehmet Şimşek reyis?
Parfüm almaya çalışıyorum, kozmetiklere mi taksit yapılmıyor acaba?
0
pianeta
(10.06.24)
Çok uzun zaman önce kozmetik ürünlerinde taksit yasaklandı.
0
michael_knight
(10.06.24)
kobuzchu kiz
(10.06.24)
Ben editleyene kadar cevaplar gelmiş teşekkür ederim.
Mağazadan alışveriş yapsak yine taksit olmuyor mu o zaman?
Ya da tek çekim yapıp sonradan banka uygulamasından taksit talep etme durumu olabilir mi?
(Akbank Axess)
0
🌸pianeta
(10.06.24)
Hiçbir şekilde taksit olmuyor.
"Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek kuyum, telekomünikasyon, doğrudan pazarlama ile ilgili harcamalar, yurt dışında yapılan harcamalar ve yemek, gıda, alkollü içecek, akaryakıt, kozmetik, ofis malzemesi ile hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz."
0
michael_knight
(10.06.24)
kozmetik konusu tamamen lobicilik ile geldi.
0
gabe h coud
(10.06.24)
kozmetik yAsağı var ama bazı kartlar örneğin internet alışverişine taksit yapıyo örneğin trendyoldan alışveriş yaptın, içeriğe bakmıyo taksit yapıyor peşine.
0
red g
(10.06.24)
trendyol/hepsiburada gibi sitelerden de alınamıyor taksitle maalesef. peşin ödemelere iki-üç taksit yapıyordu bankalar ara ara ama artık onlar da yok. kozmetik/cilt bakımda taksit yasağını kesinlikle anlamıyorum. bir ürün alacağım en az bin lira zaten bir de birkaç ürün olunca trink vermek üzüyor.
0
anna sun
(10.06.24)
(1)

reklamdaki şarkı

yetkili birine benzeyen abi
https://www.youtube.com/watch?v=g0D5MU6_0n0bir şarkının uyarlaması mı?
www.youtube.com

bir şarkının uyarlaması mı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(10.06.24)
Eski bir filmin müziği olarak biliyordum ben. O film de bir Broadway müzikaliymiş aslında, yani şarkı Annie adlı müzikalden.

Amerikan kültüründe iyi bilinen bir şarkı. Türkiye için karşılığı Hababam Müziği filmindeki şarkılardır. "Kovaladıkça kaçan ateş böceğimizsin" gibi.
0
michael_knight
(10.06.24)
(17)

Mesai arkadaşı ile araç sorunum 2

Fritz-X
ilk konum https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1576602/mesai-arkadasim-ile-arac-sorunuBu arkadaş geçen hafta yeni sıfır araç aldı. Kaskosu vs ruhsatı tam evinin önünde araç şuanAkşam mesaj çekti yarın bir arkadaşını yol üstünden alabilir miyiz diye. Baştan sandım kendi aracı ile gideceğiz meğe
ilk konum www.eksiduyuru.com

Bu arkadaş geçen hafta yeni sıfır araç aldı. Kaskosu vs ruhsatı tam evinin önünde araç şuan

Akşam mesaj çekti yarın bir arkadaşını yol üstünden alabilir miyiz diye. Baştan sandım kendi aracı ile gideceğiz meğerse yine benim araç ile. Herneyse sinirlendim ama belli etmedim. Tamam yarın sabah hallederiz dedim.

Daha ne kadar yüzsüzlük olabilir. Onun arkadaşını alacak, sıfır aracı var ve benim araca binip ise gideceğiz.

Bayrama kadar sabredip sıktır çekicem. İçime atamadım yazdım.

Bu yapılan yüzsüzlük değilmi?

Aracı çok borçlanarak aldığını söyleyip durdu geçen hafta. Bana mı güvendin borclanirken düşük model alaydın o zaman.

Gece gece sinirlenmekte haksız miyim
0
Fritz-X
(09.06.24)
Artık onun da arabası var hemen yarın yoldayken arkadaşınıza "artık senin de araban var, bir hafta senin arabanla bir hafta benim arabamla gider geliriz" demeniz gerekiyor. Lütfen artık sesinizi çıkartın.
0
pispinti
(09.06.24)
onceden de araci varmis zaten, durum degismemis ki? hataniz basta para vermek istediginde, sonradan benzin almak istediginde oyle ya da boyle engellemeniz. kendi kendinize kurulacak bir sey de yok, acikca konusun, utanilacak bir mevzu degil. kendi kendinize dert yaratmissiniz valla.
0
ghilleinthemist
(09.06.24)
Neden bu kadar uzun süredir tepkini göstermiyorsun? Adam seni servis şoförü yapmış işte
0
Yılmaz920
(10.06.24)
Hocam cok pasifsiniz. Konusarak cok cok kolay anlasilacak konuyu siktiri cekme noktasina siz getirdiniz. Adam para vereyim dedi almadiniz, benzin koyayim dedi “oradan olmaz su benzinlikten alalim” demediniz. Eleman araba aldi, senin aracla da git gel yapalim demediniz. Surec boyunca “aslinda sen bana katildigin gunler icin benzin parasini bolusebiliriz” demediniz.

Simdi gelmis siktiri cekicem diyosunuz. Yapilmasi gereken ilk sey bu mu sizce? Bosa kurulmayin diger elemana.
0
zimbirik
(10.06.24)
Yapman gereken:

O: Yarın bir arkadaşı yol üstünden alabilir miyiz?
Sen: Olur tamam ona göre erken inerim ben. Kaçta alırsın?
0
nawar
(10.06.24)
hocam ilk yazdığını okuyup sinir olmuştum. son durumu okuyunca daha da sinir oldum. ver şunun telefonunu arayıp saydıralım. ama suç sende.
0
scudman1
(10.06.24)
Kendi kendine asla vazgeçmeyecek bundan emin olabilirsin.
0
hebanon
(10.06.24)
Taktik ; yolda giderken benzinciye uğra, girişte fiyata bakıp fiyattan şikayetçi ol. Benzin alıken çok fazla alma, bu şahsın ödeyebileceği bir miktar olsun. İlk seferde başarılı olmasa bile bu taktiği tekrarla. Benzin almaya hep bu şahıs yanındayken git. Sonunda ödemeyi teklif edecektir, sakın reddetme.

Bunlara ek: arabam çok km yaptı ben de satıp sıfır mı alsam,
Senin araba ne kadar yakıyor vs.
Söylemlerde bulun.
0
pink ja
(10.06.24)
Aslında olay şöyle. Bu adam bu zamana kadar geldiği insanlara sırt dönüyor. Onlara para veriyor yada dönüşümlü araç kullanıyor.

Ben gelince yalandan para teklif ediyor ben kabul etmiyorum para alırsam bana servis muamelesi yapar ve 40 yılda bir isim olsa mırın kırın eder. Asla derdim para değil.

Bugun benle geldi arkadaşını bıraktık yol üstünde. İşlerinde herkes araçla neden gelmedin dedi mırın kırın etti.

Yumuşaklı huylu kimseyi kırmayan bir insanım ama iyi niyetimi fazlasıyla sömürdü 8 aydır.

Yaşça benden büyük 15 yaş, İşlerinde saygı duyulan biri.

Bayramdan sonra herkes kendi yoluna. 3 kuruş kar yapacam diye 5 kuruş zarar edecek. Borç harç aldım diye ağlıyor muhtemelen borç hafiflesin diye beklicemi sanıyor. Bana güvenerek borçlanmadın herhalde diyerek mesafeyi açacağım.

Bu zamana kadar maalesef çoğu kimse iyi niyetimi suistimal etti.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
ben böyle durumlarda belirgin dönüşlerle o kişiyle iletişimi kesiyorum. bozulduğunu görecek kadar bile görüşmüyorum sonrasında.
0
enteg
(10.06.24)
Siz aman ağzımızın tadı bozulmasın ali rıza bey tavrınızı sürdürmeye devam ederseniz yakında sırtınıza semer vurup işe öyle gidecekler.

Neyse olan olmuş, şimdi durumu düzeltme vakti. Ama bence sizin de içinizin biraz soğumaya ihtiyacı var. Arkadaşın daha önceden bir kere para teklif edip sonra kulağının üzerine yatması onu aklamaz. Hele size bile sormadan aracınıza başka birini alması zaten niyeti baştan ortaya koyuyor. Kaldı ki siz konuşmaya çalışınca size para teklif edecek, ben zaten teklif etmiştim diyecek vs. Para alırsanız da zaten servis şöförü gibi dedike olacaksınız adama.

O yüzden kıssasa kıssas. Akşam eve dönerken alın arabaya gençleri, yola çıktıktan sonra "ya benim bir markete uğramam lazım " deyin. şöyle 45 dakikalık bir haftalık alışverişi patlatın gençler arabada beklerken. Sonraki gün yine yolda "arkadaşlar mesaj attı benim şuraya gitmem lazım, ben sizi en iyisi otobüs durağında bırakayım, buradan kolay gidersiniz", sonraki gün benzer bir hikaye. Arkadaşınız mutlaka e abi keşke yola çıkmadan söyleseydin vs gibi bir şey mırıldanacaktır. Siz de orda tamam karşim, bundan sonra sen kendi arabanla istediğin zaman gelir gidersin, insanlara da iyilik yaramıyor vs diye yapıştırır tribini atar, siktir edersin.

Normalde adamla kesin bir dille konuşun, durumdan rahatsız olduğunuzu ve artık benzin parasını verse de arabanıza almak istemediğinizi söyleyin derdim, ancak alınmayın ama pasif agresif bir tarzınız var ve bu konuşmada söz konusu arkadaş sizi kolaylıkla manuple edebilir. Yukarıdaki trip atmalık çözüm ise tam pasif agresif'lerin seveceği türden.
0
thracia
(10.06.24)
En sevmediğim insan tipi sizsiniz.
Bir konuya hem çok sinirleniyorsunuz hem de hiçbir sinyal vermiyorsunuz. Yaptığınız haksızlık.

Koskoca insansınız. Ne düşündüğünüzü, ne talep ettiğinizi arkadaşınıza net şekilde söyleyin ve o şekilde ilerleyin.
0
michael_knight
(10.06.24)
@Michael_knigt bir konuda haklısınız 8 ay boyunca bedava gidip gelme olmaz. Bu süreçte aracımız satıcam 200 bin km oldu diyerek oyaladı. Bende kendimce aracını satsın bakalım nolcak diye bekledim.

Bu hafta izine ayrılıyorum dönüşte tavrım net.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
Daha erken mudahale gerekirdi. Adamin bu kadar iyiligi kabul etmemesi gerekir belki ama verilen sinyal yoksa bilememistir. Mantikli oldugunu dusundugunuz seyi, normal bir dille soyleyin. Mesela haftalik arac degisimi olur, yolcuya zarar gelirse sikinti oluyormus vs de diyebilirsiniz. Guzel bir uslupla soyledikten sonra problem olacagini sanmiyorum.
0
mbond
(10.06.24)
hocam aylar oldu duyuruna cevap yazmistim, her seyden bagimsiz bu konunun hala cozumlenmemis olmasi sizin basiretsizliginiz kusura bakmayin lutfen.
0
bay b
(10.06.24)
@bay b , evet haklısınız aracını yeniliyince durum düzelir diye umdum. Son hal ve hareketleri iyice tüy dikti. Bu hafta izne ayrılıyorum. Bayram dönüşü yollar ayrılacak.
0
🌸Fritz-X
(10.06.24)
Hocam benim başım bu yüzden belaya girdi arabama iş arkadaşımı aldım kaza yaptık iş arkadaşım yaralandı ailesi bana tazminat davası açtı 1 yıl uğraştım. kanuna göre arabana aldığın kişinin can güvenliğinden sen sorumlusun

ben kimseyi almam arabama isterse ölsün.
0
komando kani var bende
(10.06.24)
(6)

EV ALMAK şimdi x 1 sene sonra

biravekahve
Bir varsayım üzerinden hesaplama yapalım. Diyelim ki yatırımlık ama ileride de oturabileceğiniz küçük bir ev almak istiyorsunuz.500 bin tl paranız var 1 milyon tl de kredi çekeceksiniz.ŞİMDİ: faiz: 3.05 geri ödeme: 3.781.875,60 TL1 sene sonra: faiz:1.99(varsayım) geri ödeme: 2.635.73
Bir varsayım üzerinden hesaplama yapalım. Diyelim ki yatırımlık ama ileride de oturabileceğiniz küçük bir ev almak istiyorsunuz.
500 bin tl paranız var 1 milyon tl de kredi çekeceksiniz.

ŞİMDİ: faiz: 3.05 geri ödeme: 3.781.875,60 TL
1 sene sonra: faiz:1.99(varsayım) geri ödeme: 2.635.735,62 TL

değişen miktar 1 milyondan fazla. yani aslında sorumuz şu 1.5 milyonluk evin değeri 1 yılda 1 milyon artar mı? Konut Fiyat Endeksine göre (mart ayı verisi) değişim oranı %50. yani bu orana bakarak bu kadar artmaması lazım. Fakat diğer bir yandan da, faizlerin yüksek olmasıyla beraber ev üretimi azalacak, alıcılar almayacak. Fakat ilk indirim geldiğinde de bir yığılma olacak bu da fiyatlara etki edebilir. Bu durumda siz olsaydınız şimdi mi alırdınız, yoksa bir süre daha faiz indirimini mi beklerdiniz? Teşekkürler.
0
biravekahve
(09.06.24)
Eğer kendiniz oturacaksanız ev alınır ama yatırımlık alınmaz, ev fiyatları ege kasabasından kayserinin kasabasına kadar her yerde şişmiş durumda, daha da yükseleceğini düşünmüyorum

ikincisi kredi faizleri de çok yüksek

Ytd
0
grimavi
(09.06.24)
ekonomik planlamada sizle aynı durumdayım. şuan beklemeyi tercih ettim. beklerken de nakit kısmını artırıyorum. kredi çekeceğim miktar 500k.lar altına düştüğünde alım gerçekleştirmeyi planlıyorum.
0
trajikomix
(09.06.24)
1.5 milyonluk ev 2.5 degil 3.5 falan olur ama yatirimlik ev almazdim ben de. 10 milyonluk daireye 25k kira oduyoruz, sacmalik. ytd
0
ala09
(09.06.24)
bir sene sonra veya bu süre içerisinde herhangi bir anda kredilerin düşmeye başlayacağı algısı oluştuğu anda 1.5 milyon dediğin ev 2.5 olur. 1.99 olduğunda bile değil, artık merkez bankamız faiz indirim sürecine girmiştir dediğimiz aşamada evler artmaya başlayacak. konut kredileri için 1.99 ve aşağısına geldiğimizde daha da fazla artmış olacaktır şu an baktığınız 1.5'luk ev. burası ahlaksızlar ülkesi olmuş maalesef.

oturmak için alıyorsanız bundan daha iyi bir zaman yok. ev-araba fiyat skalasına bakarsanız evlerin balonunun söndüğünü görebilirsiniz. bir de ilave olarak herkesin alınmaz demesi bile zaten çok büyük bir al sinyalidir her zaman.
0
bussuru1
(09.06.24)
Oturacaksanız alın.
Yatırımsa yine alın. Hata yapsanız bile %5-%10 gibi bir hata olur, bir felaket olmaz.

Şu anda faiz 3,05 olduğu için o ev 1,5 milyon. Faiz 1,99'a düşse yarın, ekonomide başka hiçbir şey değişmese sadece konut kredisi faizi 1,99'a düşse o ev 2,5 milyon olacak.

O yüzden siz şimdi eviniz alın. Faiz'ler 1,99'a düşerse yapılandırma yaparsınız.
0
michael_knight
(10.06.24)
Gayrimenkul satın alacaksanız ve kredi alabiliyorsanız hiç beklemeyin muhtemelen bu fiyatları bir daha bulamayacaksınız. Bu piyasada garimenkul toplama zamanı. En fazla 3-5 Yılda evin rayiç değeri katlayarak artacak (bunu yazın bir kenara zamanı gelince hak vereceksiniz). Şu an gayrimenkul piyasası faizlerden dolayı son 20 yılın en kötü döneminde bir daha bu fırsat ne zaman gelir veya gelir mi bilinmez. Kasım ayı gibi faiz indirimi bekleniyor faizlerin inmesi gayrimenkul fiyatlarını yükseltir. Gayrimenkul fiyatları düşecek diyenler her zaman oldu fakat gayrimenkul fiyatları uzun vadede hiçbir zaman geriye gitmedi. Ne darbe dönemleri, ne ekonomik krizler ne birinci ikinci dünya savaşları gayrimenkul her zaman değerlendi. Malum Türkiye'de ağzı olan konuşuyor beklerseniz daha çok beklersiniz bu fırsatı kaçırmayın.
0
doharkoman
(10.06.24)
(6)

mobil klima

duyurukullanıcısı
memnun olduğunuz mobil klima var mı?genelde şikayet ediyorlar ama belki iyi bir versiyonu vardır.dyson neredesin ya? tam senlik alan işte...
memnun olduğunuz mobil klima var mı?

genelde şikayet ediyorlar ama belki iyi bir versiyonu vardır.

dyson neredesin ya? tam senlik alan işte...
0
duyurukullanıcısı
(09.06.24)
Yahu adamın sorduğu duvara takılan klimanın yere koyulan versiyonu.

Evet iş görüyor, tek sıkıntı biraz gürültülü olması ama o kadar sorun edilecek bir gürültü yok.
0
HellKeePer
(10.06.24)
ben çok araştırmıştım pandemi zamanında, dışarıya boru salma muhabbeti falan uğraşma; özetle: nope.

özetsiz:

split klimalardaki dış ünite zaldır zaldır bağırıyor bir süre sonra. mobil için de bununla ilgili çok şikayet okudum. evin içinde motorsiklet çalışıyor vs. gibi.

dyson da olsa bir süre sonra evin içindeki sıcaklığı yok etmek için anırmak zorunda kalacak çünkü bu cihazın içindeki soğutacak ünite split klimaya göre minnaklar ötesi.

bir de cam kiti alacan sinek böcek girmesin diye. o yapışkanlı şey bir süre sonra sıcaklıktan kendini salacak her camı açtığında yerinden ayrılacak. sürekli küfredersin.
0
bisorumvargaliba
(10.06.24)
iş yerinden biri aldı. fakirdi markası sanıyorum. küçük odada işe yaradığını ama mutfakta vs uzun süre çalışsa da yeterli gelmediğini söyledi. bir de o borusu ısınıyormuş bir süre sonra artık borudan ısı yayılmaya başlıyormuş vs yani pek mantıklı bi cihaz değil anladığım kadarı ile ki fiyatı da çok uygun değildi yani direkt klima almak daha mantıklı.

biz tavan vantilatörü bakacağız bu arada, ben de bilmiyordum ama normal vantilatörden farklı bi çalışma mantığı varmış ve işe yarıyormuş serinletme açısından.
0
elorelia
(10.06.24)
Ben geçen 12 binlik electrolux klima aldım, borusunu camdan şu aparat ile çıkartıyorum, www.koctas.com.tr

dışarıdan hava gelmiyor ve borudan felaket sıcak bir hava atılıyor, içeriye buz gibi hava üflüyor. Odam 30 dereceydi 25 e düşürüyorum o şekilde takılıyorum.

sadece normalde dış ünite olması gerekirken o mekanizma cihazın içinde olduğu için 60 desibel bir gürültüsü var.

gece uyurken klimayı yatak odasına taşıyorum, uğultu o zaman hoş oluyor sanki araba veya fön makinası gürültüsü gibi dsfjgdfg

ama çalışırken bazen rahatsız ediyor, gürültü önleyici kulaklık takılıyorum.

benim için çok dert değil terlete terleye çalışmaktansa mobil bir çözüm baya işime geldi.
0
ananiyimioguz
(10.06.24)
Şikayet edilmesinin nedeni insanların normal klima performansı beklemesi.
0
jülsezar
(10.06.24)
Memnun olduğum yok.
Markayla, modelle ilgili değil. O ürünün tasarımı ve çalışma şekliyle ilgili sorun.
Büyük sorunlar:
1- Çok gürültülü. Normalde evin dışındaki ünitedeki gürültü bunda evin içinde.
2- Cama doğru giden boru sıcak hava atıyor ve çok sıcak. Adeta o boru boyutunda bir kalorifer peteği çalışıyormuş gibi odayı ısıtıyor.
3- Camı hafif aralık bırakmış oluyoruz. Bezle, aparatla bir miktar kapatıyoruz ama yine de o cam aralık kalmış oluyor, dışarıdaki cehennem sıcağı içeri giriyor.
4- Mobil deyince öyle vantilatör gibi zırt pırt taşıyabileceğinizi düşünmeyin. Onun o borusu, camdaki apartı vs. derken zahmetli bir iş. Ben her gün onu odadan yatak odasına taşımakla uğraşamam mesela.

Normal split kilma taktırmanız mümkün değilse mobil klima alırsınız ama memnun kalmazsınız.

En güzeli klima tamir eden bir dükkanı aramak, onlardan ikinci el klima alıp taktırmak. Valla.
0
michael_knight
(10.06.24)
(2)

tatil rotası

OgutucuRecep
istanbul'dan çıkıp marmaris'e gitmek isteseniz şöyle 5 gün 3 farklı nerede kalırdınız?
istanbul'dan çıkıp marmaris'e gitmek isteseniz şöyle 5 gün 3 farklı nerede kalırdınız?
0
OgutucuRecep
(09.06.24)
tatilden beklentiye göre değişir;

dikili, karaburun, ören
0
nwnd
(10.06.24)
Hiçbir yerde kalmazdım. Marmaris'ten daha güzel bir yer yok ki.
0
michael_knight
(10.06.24)
(3)

kredi - yatırım

joooper
bu aralar bankaların çeşitli kampanyaları var gözünüze çarpmıştır. müşterimiz olursan şu kadar faizsiz kredi veriyoruz diye.fakat şöyle bir durum gözüme çarptı; başvuruda sözleşme imzalanırken kredi ile yatırım yapılamaz taahhüdü isteniyor banka tarafından. yani bu krediyle ben gidip altın, döviz,
bu aralar bankaların çeşitli kampanyaları var gözünüze çarpmıştır. müşterimiz olursan şu kadar faizsiz kredi veriyoruz diye.

fakat şöyle bir durum gözüme çarptı; başvuruda sözleşme imzalanırken kredi ile yatırım yapılamaz taahhüdü isteniyor banka tarafından.

yani bu krediyle ben gidip altın, döviz, borsa, kriptoya para yatırırsam ne olur? tecrübe edineniz var mıdır?
0
joooper
(09.06.24)
hiçbir şey olmaz.
0
bussuru1
(09.06.24)
Sözleşmeyi okuyun orada yaptırımları yazar. Tecrübe etmedim.
0
doharkoman
(09.06.24)
Bir yıldan uzun süredir var bu taahhüt, daha kimseye bir şey olmadı. Bence size de olmaz.
0
michael_knight
(10.06.24)
(11)

Ne istediğini bilmeyen amaçsız birini nasıl yonlendirmeli

optimistbakunin
Yarın 4. Universite sınavina girecek 20lerindeki genç kızımıza nasıl yaklaşip nerelere yonlendirmeli. Detaylandiralim. Goruldugu gibi 4.kez cunku neredeyse 200baraji zar zor geciliyor. Hicbir bolum okul neredeyse gelmiyor. Bu sene de degismeyecektir cunku belli. Nedeni sorunca cevap yok hayal ne cev
Yarın 4. Universite sınavina girecek 20lerindeki genç kızımıza nasıl yaklaşip nerelere yonlendirmeli. Detaylandiralim. Goruldugu gibi 4.kez cunku neredeyse 200baraji zar zor geciliyor. Hicbir bolum okul neredeyse gelmiyor. Bu sene de degismeyecektir cunku belli. Nedeni sorunca cevap yok hayal ne cevap yok plan ne cevap yok.
Simdi madem okul olmayacak bari ise gir basla calis para kazan belki yukselirsin magazalar vs mesela o da yok.
Ne yapmak lazim nasil yaklasmak lazim. Hayat goz gore gore bosa gidiyor gibi bilemiyorum abarti mi ama
0
optimistbakunin
(08.06.24)
Önce duygularını anlamasını sağlamak lazım, muhtemelen duygusal olarak uyuşmuş, ne istediğini bilmemesi bundan. Kendi duygularına ulaşması ve mümkünse sağaltmak gerekir. Muhtemelen ailesinden psikolojik şiddet görmüştür, yetersiz olduğuna, güçsüz olduğuna, değersiz olduğuna inandırılmıştır, ayrıca yine muhtemelen sosyal medya alışkanlığı/bağımlılığı vardır, bunların farkına varması ve mücadele etmeye ikna olması gerekir.

Bunlar ciddi psikolojik süreçler, aslında pedagog ve ergen psikoloğu ilgilenmeli, profesyonel ve psikolojik yardım almalı. Bunlar olmadan o kız ne istediğini de bilemeyecek, hayata karşı parmağını dahi kaldıramaz hale gelecek.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Evlilik hazırlıkları yapsın.

Eğitim, kariyer, iş vs derken bir
10 yıla yakın bir zamandan da tasarruf edilmiş olur.
10 sonra yapılacaklar, şimdiden yapılmış olur.
ortalık üni. mezunu kaynıyor.
İş beğenmiyorlar/bulamıyorlar.
neye faydası oldu?
Meslek liseleri ve kalifiye ustaları daha da önem kazandı.Günlük kazançları ortada.

Kendi düşüncem, özellikle maddi kaygılarla hem de "bir kıza"
-üniversite okumazsan öldün, hayatın bitti..
gibi belki dile getirilmeyen ama hissettiren ve diğer arkadaşlarıyla kendisinin evde anlamsız kıyaslanmalarıyla
zorlamasını uygun görmüyorum.

Kızlara karşı yapılan çoğu sloganlar evlerimizde standarttır :
- karşı komşunun (ya da akrabanın) kızı Tuğçe gitti okudu. Evde bir sene bekledi sınavlara girdi sonra atandı hayatı kurtuldu. Sen evde böyle otur...
Tuğçe sonraki hayatından ne kadar memnun?
atandıktan sonra tüm dertleri bitti mi? yeni dertlerin sahibi mi oldu?
Ailesi, özellikle onun kendisi gibi sağlam maaşlı memur bir eşle evlenmesini mi istiyor? bilmiyoruz.

"4. kez üniversite sınavı..mı?
çok gerek var mıydı?
Bu süre zarfında en azından ilgi alanına giren en az 3-4 kurs bitirebilirdi. Bazı kurslar zaten online.

Geçen sene bir tanıdık, başka bir yerdeki kızının sınavı için oradaki tanıdıklarının evlerine misafir oluyorlar. Ertesi gün kız yapılan sınavdan geldiğinde daha kapıdan içeri girer girmez ağladı.
O da zamanın yetmediğinden diğer sorularla ilgilenemediğinden bahsediyordu. Ama aileyi de genel olarak bildiğimden sınav anına kadar kızlarına olan olumsuz yaklaşımlarını tahmin etmem hiç zor değil.

Erkekler neyse.. hayatın yükü çoğunlukla onlarda ama kızlarımız asla bu hale gelmemeli/getirilmemeli :

m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(08.06.24)
onunla konuştunuz mu? ne diyor? istediği belli bir alanı seçemiyor mu?

meslek testleri var. okuldayken bize yapmışlardı. uzun bir form gibi.

şu linkte: kariyertakibi.com

yan yana olduğunuz bir vakitte ona bu testi yaptırın. böylece ilgisini çeken alanı bulabilirsiniz.

bu arada psikoloğa gitmeyi ben de öneriyorum. pedagoglar sadece çocuklara bakıyor. 12 13 yaşa kadar falan. ergenliği de bitireli çok olmuş.

o artık yetişkin bir birey. çocuk gibi yaklaşılırsa kendine saygı duyulmuyor gibi aşgılar bunu.

onunla ciddi ve yetişkin olduğunu hissettirerek, destekleyici bir dilde konuşun.
0
art cat chocolate
(08.06.24)
Hiçbir şey yapmamanız lazım.
Hayatla karşı karşıya bırakmanız lazım.

Yatak, yemek dışında bir şey sağlamayın.
İsterse para kazansın, isterse parasız yaşama alışsın. Kendi seçsin.

Mecbur kalan insan bir yolunu buluyor. O çok istediği şeyi almak için 10 gün çalışması gerektiğini farkedince hayatı anlamaya başlıyor.

Üniversite çok gerekli bir eğitim değil, kızı "üniversiteye 4 yıldır giremeyen" kız olarak tanımlamaktan vazgeçin. Kimse onu öyle tanımlamasın ki kendisi de kendini öyle görmesin.
0
michael_knight
(08.06.24)
Evlendirin gitsin zira yönlendirmek için epey geç kalinmis.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.06.24)
Etrafında ona rol model olabilecek kimse yok mu? Mesela, hayranlık duyduğu, okumuş biri. Evlenme meselesini unutun. 20 yaş evlilik için çok erken. Ayrıca kızların okuması, meslek sahibi olması lazım. Erkekler için de aynı şey geçerli ama kızlar için daha önemli. Yoksa ömür boyu kocasının her yaptığı saçmalığı, kötülüğü sineye çekmek zorunda kalır.
0
rock n roll
(08.06.24)
herhangi bir şeye eğilimi var mı? örneğin makyaj malzemeleri... atıyorum dış görünüşüne önem veren biriyse bu alanda eğitimler, kurslar aldırılabilir üniversite yerine. belki bu alanda bir kariyer yapar, makyöz olur kuaför olur güzellik uzmanı olur.

gezmeyi mi seviyor? turizm ajanslarına staj için zorlayın. belki ilerde etkinlik planlamacısı bile olabilir.

ya da oyunculuğa merakı mı var? yazılsın ajansa, figüran rolleriyle başlar belki. belki sonra oyunculuk kursuna gitmek ister. belki cast ajansı çalışanı olur.

muhakkak ilgi duyduğu bir şeyler vardır, üniversite yerine artık ona göre eğitimler almaya başlayabilir bu kız.
0
noxie
(08.06.24)
@..
Evlilikle ilgili herhangi bir sey yazmadim. Ayrıca keşke kurs olsa emin olun bunda da cevap yok. Sosyal medya internet bagimliligi oyun bagimliligi kesin var.
Cevresinde doktor ogretmen hemsire gibi saygin hanimlar var ama rol model almak 0. Yoksa herkes yardimci olmak istiyor
0
🌸optimistbakunin
(08.06.24)
Üniversite sınavına girmeyi bıraksın. Bu sene ola ki barajı geçip bir bölüm kazanırsa göndermeyin. İlk 150bine falan girmezse gerçekten salın gitsin.

Okumadığı halde para kazanabileceği bazı meslekleri örnek gösterin. Sonra da yemek ve yatak dışında bir şey sağlamayı bırakın. kendi parasını kazanmak zorunda kalsın.

Ama evlenmeye falan yönlendirmeyin sakın. Para kazanmayı öğrenmeden evlenirse ölüm gibi bi şey olur.
0
zimbirik
(08.06.24)
@zimbirik +1

"Para kazanmayı öğrenmeden evlenirse ölüm gibi bir şey olur" +111

Para kazanmanın yanında parayı idare etmeyi, parayo çevirmeyi de öğrenmesi lazım. Bir kadın olarak hayatta tek başına yaşayabilecek hale gelmesi lazım ve bunu yaparken canavarlaşmamalı, zalimleşmemeli. Yoksa bildiğin terörist olur o insan. Onun için ilk cevabımda kendi duygularının farkına varması ve duygu sağaltımı lazım dedim.
0
muhayyer divan
(08.06.24)
Evlendirin gibi tavsiyeleri doğru bulmuyorum umarım böyle bir tavsiyeye uymazsiniz. Rehber psikolojik danışmanla görüşebilir. Üniversite diploması işe yaramasa bile ortam için üniversiteye başlayabilir. Yazın herhangi bir dükkanda çalışması için yönlendirin işkur a bakın
0
pembediken
(08.06.24)
(4)

Bu cam sinekliklerin çeşitleri var mı acaba? Bilgisi olan?

winston insani
MerhabalarBalkon camına sineklik taktırmak istiyorum da, bunların çeşitleri vs var mıdır? Veya şu olursa iyidir şu olursa kötüdür gibi? Yoksa standart mı tüm sineklikler?
Merhabalar

Balkon camına sineklik taktırmak istiyorum da, bunların çeşitleri vs var mıdır? Veya şu olursa iyidir şu olursa kötüdür gibi? Yoksa standart mı tüm sineklikler?
0
winston insani
(07.06.24)
açılma mekanizmasına göre iki tür oluyor genelde. biri menteşeli (kapı gibi) açılan model, diğeri plise denilen sürgülü toplana model. sürgülü toplanan normal şartlarda daha şık görünüyor ama hem daha pahalı hem de mekanizması bozulmaya daha müsait. ayrıca menteşeli olanları gerektiğinde söküp yıkayıp geri takabilirsiniz, diğerini sadece silerek temizleyebilirsiniz ki pliseler akordiyon gibi katlandığı için kıvrımlı yapı iyi temizlenmeyebilir.
0
shadowfollower
(07.06.24)
akordiyon gibi olanları asla tercih etmeyin. asla iyi temizlenmiyor. biraz sert silseniz kıvrımları bozuluyor. sökülmüyor, yıkanmıyor, leş gibi kalıyor. evdeki en büyük pişmanlığımdır kendisi.
0
la lykia
(07.06.24)
Çok çeşit var. İlk aklıma gelenler;
- Açılma şekillerine göre (sabit, rulodan çekerek, akordeon gibi, menteşeli vs.)
- Sağlamlığına göre (kedi teli, normal tel)
- İnceliğine göre (delikleri daha küçük olup küçük sinekleri de içeri almayan veya daha büyük delikli olanlar)
- Malzemesine göre (metal, kumaş vs.)
0
michael_knight
(07.06.24)
evde kediniz varsa kedi teli denilen sineklikler var. oldukça dayanıklı.
0
art cat chocolate
(08.06.24)
(4)

Istanbul uzmanlari. Az bilindik, ilginc yerler/aktiviteler

ermanen
Oneriniz. Yer, aktivite, yeme/icme olabilir.Not: taksim tarafina yakin olmasi super olur. Ama bildiginiz her seyi soyleyebilirsiniz.
Oneriniz.

Yer, aktivite, yeme/icme olabilir.

Not: taksim tarafina yakin olmasi super olur. Ama bildiginiz her seyi soyleyebilirsiniz.
0
ermanen
(07.06.24)
Uff muazzam bir liste yapmışım. Her sorana bu listeyi kopyala-yapıştır yapayım.

Boğazda kano (yapmadım, Sarıyer tarafında galiba. Başka yerde de vardır)
Sinirli çiğ köfteci Ali Usta tarafından azarlanmak (Sirkeci tarafında)
Şimşek Karadeniz Pide Salonu'nda hamsili pilav yemek (Asmalımescit)
Korcan Aile Çay Bahçesi - Polat Alemdar'ın dayısının kahvehanesi (Üsküdar-Salacak)
Şark Han - Abidik gubidik her şeyin satıldığı pasaj (Eminönü)
Walter's Coffee Roasters - Breaking Bad temalı kahve (Kadıköy)
Tünel - Funiküler tünelden Karaköy'e inmek. Sonra Yüksek Kaldırım'dan İstiklal'e yokuş çıkmak, Zürafa sokağa bakmak.
Miniatürk - Düşününce çok aptalca geliyor ama birkaç defa gittim ve çok hoşuma gitti. (Sütlüce)
Koç Müzesi - Denizaltının içine girmek, arabalar ve bir sürü şeyler (Sütlüce)
Pierre Loti Tepesi'nde kahve içmek - Bana pek hitap etmiyor ama insanlar seviyor. (Pierre Loti)
Teleferik (Maçka-Taş Kışla) Son haberler sizi korkutmadıysa güzel deneyim. Devamında Nişantaşı gezmek. (Maçka)
Balat sokaklarında gezmek. Listede çok daha yukarıda bir yerde olmalı bu. Sebebini tarif edemiyorum ama çok güzel (Balat)
Çiçek Pasajı'nda mümkünse rakı, hiç olmadı bir bira içmek. "Çiçek pasajı çok bozdu" ve "yine mi güzeliz, yine mi Çiçek" diye ömür boyu konuşabilmek.
Aşiyan Mezarlığı - Biranı çerezini alıp muazzam manzaraya karşı ağaçların altında içmek. Münir Nurettin Selçuk mezarı ziyaret etmek. (Aşiyan)
Ihlamur Kasrı - Ulaşımı kolay, keyifli özel bir yer. Çok zaman geçirmezsiniz belki ama gidilebilir (Beşiktaş)
Beşiktaş Karadeniz Döner - İstanbul'un en lezzetli döneri (Anadoluda daha iyileri var) (Beşiktaş)
Vapurla karşıya geçmek - Söylememe gerek yok
Cezayir sokağından yürümek veya bir çay-kahve (Fransız sokağıydı, Fransızlara kızınca onları gıcık etmek için ismini Cezayir yaptık öyle kaldı adı) (Beyoğlu)
Melekler Kahvesi'nde fal baktırmak - Fala inanma, falsız kalma (Beyoğlu)
0
michael_knight
(07.06.24)
Balat'a gideceksen, Popstel'e ve Cafe Naftalin'e de uğra. Birinde manzarayı seyret öbüründe kedi sev.

Manzara deyince de aklıma Seyr-i İstanbul Haliç Cafe ile, Hatriye Hanım konağı da geldi. Şimdi ne durumdadırlar bilmem.
0
Mirket
(07.06.24)
istiklal caddesinin girişinde kocaman bir fun zone var. bilardo, atari vs.. bir sürü şey var.
0
buenosdias
(07.06.24)
Koşmayı sever misiniz bilemiyorum ama Beşiktaş - Tarabya hattı pazar sabah erken saatlerde 6-9 arası çok sakin. Ha koşmuyorum ben derseniz yürüyüş için de güzel. Ben her pazar bu rotada 22k koşuyorum, özellikle kışın tenhayken acaip zevkli bi' sahil. Bebek gibi bi' yer boş, öyle düşünün.
0
kumandanim
(07.06.24)
(12)

Emekliye neden ucuz olsun ki?

michael_knight
Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.Mesela tesisatçılar için de çıkacak m
Kanun çıkmış. Şehirlerarası otobüs biletleri emeklilere %20 indirimli olacakmış.

Bu yük neden otobüs firmalarına yükleniyor ki? Ya devlet ödesin bu farkı ya da böyle kanun çıkarmasın.
Sonunda 100 lira olan tüm biletleri 120 lira yapacak firma, olan hepimize olacak.

Mesela tesisatçılar için de çıkacak mı böyle kanun. O zaman emekli arayıp çağırdığı zaman "işim çok, bu hafta gelemem" diyecek tesisatçı. Mecburen genç birine telefon ettirtecek.

Bu durum bir yorum farkı mı yoksa dümdüz saçmalık mı sizce?
0
michael_knight
(07.06.24)
Yani anlayamadigimiz bir mantığı yoksa saçmalık.
Işsiz olanı anlarim, ogrenciyi anlarim. Ama emekliyi anlamıyorum.
0
logisticsmanager
(07.06.24)
evet firmalara yüklenmeyecek dediğiniz gibi , o indirim farkını diğer biletlere yansıtacaklar.

mantığı yok. fakirleştiğimiz için gittikçe, emekliye de zam yapamadıkları için bu tarz şeylerle sus payı vermeye çalışıyorlar
0
jülsezar
(07.06.24)
@tnz ben kararın verilme sebebini anlamıyor değil bu yükün özel firmalara yüklenmesini saçma buluyorum.
Saçma bulmamın dışında bu yükün sonradan daha katmerli olarak hepimize taşıtılacağını düşünüyorum.

Mesela "patronun emekli olduğu şirketlerde çalışanlara %20 az maaş verilsin" mi? Çok saçma di mi? Neden çalışanın cebinden çıksın ki? Aynı şekilde özel şirketin cebinden çıkması da mantıksız.
0
🌸michael_knight
(07.06.24)
devlet dayatıyorsa öğrenci indirimini o da olmasın

edit: özel şirket yapıyorsa yapsın yapmalı da hatta ama devlet eliyle zorla olmuyor, olmasın
0
jülsezar
(07.06.24)
@tnz evet bence özel şirketlerde öğrenci indirimi de olmasın. Yani isterlerse kendileri yapsınlar öğrenci müşterileri kazanmak için.
Devletin verdiği hizmetlerde öğrenci-emekli gibi indirimlerin olmasını çok garipsemiyorum ama özel şirketlerde olmasını aklım almıyor.
Mesela ekmekte neden yok bu indirim? Ekmek otobüsten daha önemli bir ihtiyaç.

Fırının ekmeği farklı insanlara farklı fiyata satması ne kadar saçmaysa otobüs bileti de bu şekilde benim gözümde.
0
🌸michael_knight
(07.06.24)
En uygun.com'a ya da benzeri sitelere örneğin İstanbul-İzmir yazar bir günü seçerseniz, otobüs fiyatları arasında, ya da aynı firmanın seferleri arasında ya da 3 gün önceden alınan biletle beş gün önceden alınan bilet arasında bile bu %20 yi komik duruma düşürecek farklar olduğunu görürsünüz.

Yani bu hareket, maddi bir değeri olmayan ama insanlarda sanki bir değer ifade ediyormuş da Devlet emeklisini düşünüyormuş algısı yaratacak bir hareket.

Yani olay da saçmalık, olay hakkında kafa yormak da saçmalık. Yine birileri algıya oynuyor. Hepsi bu.
0
Mirket
(07.06.24)
Ekonomiyi batıran hükümet, emekli maaşlarını kuş kadar yapan hükümet, indirimin masrafının yedirildiği zamlı otobüs biletlerini almak zorunda kalarak özel şirketleri hayatta tutacak olan çalışan kesim olarak biz, sonuç: devletimiz emekliye indirim sağladı. Türkiye klasiği.
0
peki madem
(07.06.24)
İşin şu kısmı da var. Bu otobüslerde uçak gibi kimlik kontrolü yapılmıyor, biletteki isim ile seyahat eden kişinin aynı olduğu nasıl garanti edilecek. Muavinler veya şoför bu işlerle ilgilenmez ki. Bilet başkasının adınaysa kişi otobüsten mi indirilecek.

Kamu bunu özel sektöre dayattığı zaman özel sektör bunu tüm biletlere zam olarak yansıtır telafi eder.

Kısacası bilet fiyat artışına neden olacak mantıksız bir hareket. Kamu bunu bir şekilde telafi edecekse yine herkesin cebinden çıkmış olacak.
0
Lethe
(07.06.24)
mantık 4-5 sene önce aramızdan ayrıldığı için böyle çözümler sunuluyor. iki ucu borçlu değnek oldu. asgari ücrete zam yapılır, bu sefer her şey pahalanır, her şey pahalanınca asgari ücret yetmez olur. tanıdığım iyi bir "ekonomist" vardı. benim alanım ekonomi demişti en son sonra batırdı her yeri. aklınıza yanlış birileri gelmesin. moğolistan'dan bahsediyorum...
0
exlibris
(07.06.24)
Ya devlet yapsin ya boyle kanun cikarmasin mi? Kac yasindasin, nerede yasiyorsun.. kucuksen veya isvicrede falan yasayip bizi merak ediyorsan bi sey diyemem ama bunlar degilse gercekten bu soruyu mu soruyosun :) Devlet neyi ustlenmis ki bunu ustlensin?! Bizde devlet boyle isliyor ve yillardir boyle uyuttular milleti de zaten. Devlet, gecinemeyen emekliye zam yapmaya deger gormuyor ama onlara deger veriyormus gibi gozukmek icin boyle bi sey yaptim diyor. Sorumlulugu baskasina yukluyor. Her zamanki hikaye. Bizim milletimiz de malum sahsa tapmaya devam ediyor boylece. O yapti oluyor cunku.
0
Kittie
(07.06.24)
Saçmalık değil kimseye yüklenildiği yok. Otobüs firmaları özel teşebbüs olmalarına rağmen kamu hizmeti vermektedir. Hatta bazı durumlarda tamamen ücretsiz hizmet vermeleri zorunludur.
0
doharkoman
(07.06.24)
Tamamen saçmalık. Emeklinin dışarı çok çıkması isteniyorsa maaşlarına zam yapılsın. dışarda çay içmeyecek durumdalar.
0
parka
(07.06.24)
(6)

YouTube kanalımın ilk videosu ne olmalı?

sekizdokuzon
Selamlar;Kendi imkanlarımla evde yaz boyunca günde üç kez 3-4 dakikalık videolar paylaşacağım. Matematik öğretmeniyim, işin sınav hazırlık boyutu da olacak ama yaz boyunca daha çok "Matematiğe neden ihtiyaç duyarız?", "Matematik nasıl çalışılır?", "Matematik okuryazarlığı", "Kavram yanılgıları" gibi
Selamlar;

Kendi imkanlarımla evde yaz boyunca günde üç kez 3-4 dakikalık videolar paylaşacağım. Matematik öğretmeniyim, işin sınav hazırlık boyutu da olacak ama yaz boyunca daha çok "Matematiğe neden ihtiyaç duyarız?", "Matematik nasıl çalışılır?", "Matematik okuryazarlığı", "Kavram yanılgıları" gibi alternatif konular üzerinden ilerlemek ve yaz sonuna doğru bir komunite yaratmak istiyorum. Hedef kitlem esasında matematiğe ilgi duyan, ilgi duymak isteyip duyamayan herkes. Bir discord kanalı da açıp oradan da kanal abonelerinin birbirleriyle ve benimle iletişim kurmalarını istiyorum. Karşılıklı fikir alışverişi ve yönlendirmelerle kanalı onlarla birlikte ilerletmek gibi bir niyetim var.

İlk videom nasıl olmalı? Buraya yazdığım gibi yapmak istediklerimi mi anlatayım, kendimi mi tanıtayım ya da bunların hiçbirini yapmadan yüklemek istediğim videoları sıradan yüklemeye başlayıp aralarda "Kanalın kullanım kılavuzu" gibi ara videolar mi yayınlayayım?

Hangisi daha iyi olur sizce? Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(06.06.24)
En hızlı hangi videoyu yapabiliyorsanız o.Bir an önce başlayın.
Siz takip ettiğiniz kanalların ilk videosunun ne olduğunu umursuyor musunuz? Benim hiç haberim yok, umrumda da değil.

Youtube için ben daha çarpıcı başlıklar düşünürdüm ama sizin tarzınızda olmalı videolarınız. Bunlar size uygun olmayabilir.
"2+2=5 Nasıl mı?" "Dans ederken fibonacci sayılarını kullanın" "1 hastalık 100 cinsel ilişkiyle maksimum kaç kişiye bulaşabilir?"
0
michael_knight
(06.06.24)
Bence kendinizi ve kanalı tanittiginiz bir video olabilir. Bu videoda da kanalda yer alacak videoların konularina, kanalın hedef kitlesine ve sizin amaclariniza yer verebilirsiniz.
0
Amaranta ursula
(06.06.24)
bence de ilk video önemli değil. sadece tek videosu olan kanala bakmam zaten. ilk videoyu atıp 1 hafta beklemeyin. 3-4 video atın ilk sefer de. sonra haftalık ya da kendi düzeninize devam edersiniz. sizin kim olduğunuzla da ilgilenmez insanlar tanıtıma falan gerek yok bence. tanıtım kısmını ilk videonun başına koyarsınız. ayrı videoya gerek yok.
0
jülsezar
(06.06.24)
Başta her gün üç video atacağım zaten algoritmayi yenebilmek için :p
0
🌸sekizdokuzon
(06.06.24)
Kuran'ın şifresi çözüldü
Numorolojiye göre ideal partneri bulma
Bu soruyu çözen çocuk kör oldu...

Sarmadıysa
evreninin dili matematik mi
İcat mı keşif mi
Popüler paradokslar
Algebra dan yapay zekaya!
0
anon1m
(07.06.24)
Düşündüğünüzün aksine bir komünite yaratmak istiyorsanız bence kesinlikle bahsettiğiniz yolu izlememelisiniz.

Kendi adıma Türkçe Youtube kanallarındaki en büyük eksiklik video başlığında aranan içerikle ulaşılan video arasındaki içeriklerin birbirini tutmaması.

Her şey için böyle ama matematik özelinde konuşuyoruz o yüzden buradan gidelim. Örneğin ders çalışırken aklınıza "ondalık sayılarda çarpma işlemi" takıldı. Bir video buluyorsunuz bunun ilk 1-1,5 dakikası falan "merhaba arkadaşlar" zımbırtısıyla geçiyor. Ondan sonra 2 dakika falan "çarpma herkesin aklını karıştıran bir konu, istatistikler de öğrencilerin çarpmada toplamaya göre daha az başarı gösterdiğini söylüyor ama ünlü matematikçi bilmem kimin de dediği gibi..." tarzında doldurma muhabbetle geçiyor. Bunlar olurken videonun her yerinde belli bir kalıp cümle dolaşıyor "ben size çok kolay bir yolunu anlatacağım arkadaşlar", "şimdi birazdan oraya geleceğiz, bu yolla çok kolay yapacaksınız" gibi gına getiren tarzda söz tekrarları...

Sonunda örnek bir soru yazılıyor, bunu da çözene kadar yine demagoji dolu bir anlatım var.

Neticede 50 saniyede hakkıyla anlatılacak bir konu için 5-10 dk uzunluğunda bir video oluyor ve hiçbir şey anlatmıyor.

Kısa, öz, anlaşılır, başlıkta vaat ettiğini anlatan videolar yok.

Komünite edinmek için en iyi yol kanalı tek ama yalnızca tek konuda özelleştirmek. Sizin bahsettiğiniz "matematiğe neden ihtiyaç duyarız?", "matematik nasıl çalışır" gibi konular kendi içinde ayrı bir alan. Bunları merak eden, ilgi duyan insanlarla belli bir konuda pratiğe dayalı bilgi arayan insanların kaygıları ve ilgileri farklı. Birinin, diğeriyle işi yok.

Eğer farklı temalarda içerik üretmek istiyorsanız bunu birkaç kanal üzerinden anlatabilirsiniz. Atıyorum "Matematik A" diye kanal kurar burada belli soru tiplerinin çözümlerini kısaca anlatırsınız. "Matematik B" kanalında uzun konu anlatımları çekersiniz. "Matemetik C" kanalında genel olarak matematik üzerine sohbetler yaparsınız vs. Böylece herkes ilgisi doğrultusunda istediği şeyleri bulacağı yere gider. Bu kanalların arasında da organik bir bağ kurarsınız, atıyorum kısa soru çözümleri olan yerde bu konuyu detaylı görmek istiyorsanız şuraya gidin diye yönlendirme yaparsınız isteyen o tarafa da bakar.

Sizin kanalınızın repertuvarı genişleyip orada bir birikim oluşunca insanlar birikmeye başlar. Ancak birileri "matematiğe neden önem vermeliyiz" videosu için kanalınıza geldiğinde bu konuyla benzer şeyler görmek ister. Sonraki videonuz "ondalık sayılarda çarpma" olursa ne alaka der gider.
0
akhenaten
(07.06.24)
(8)

evinizi kiraya verirken ve kiracı seçerken nelere dikkat ediyorsunuz

theconqueror
ne gibi önlemler alıyorsunuz? Sözleşme maddeleri vs. aklınıza gelenleri yazabilir misiniz?
ne gibi önlemler alıyorsunuz? Sözleşme maddeleri vs. aklınıza gelenleri yazabilir misiniz?
0
theconqueror
(06.06.24)
Ben yapmadım ama bence siz şu ikisini isteyin;
1- Kredi Risk Raporu
2- e-devlet'ten "dava dosyası sorgulama" sayfasının ekran görüntüsü (belki başka bir şekilde istemek gerekiyordur. Daha önce ev sahibiyle kira konusunda davalık olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Onun dışında da adli olaylara karıştıysa bilmek iyi olur)
0
michael_knight
(06.06.24)
Tam cevap değil ama olsun.

eksisozluk.com
0
bunikkullanimdabaskabitanesectim
(06.06.24)
kurumsal ya da memur çalışan a kiralayın
iş yeri kimlik belgesi falan okey
risk raporu da anlaşılabilir.


kirasını bir gün bile geciktirmemiş biri olarak ( ki doğrusu bu zaten biliyorum) ev tutarken kimseye adlı geçmişimi vermem. kefil de bulmam. tahliye tahhütnamesi de imzalamam.

daha önce oturduğum evde, üst katlarda bir daireyi yaşlı çift kiralamış, pazarlıksız şaks diye. emlakçkı mutlu ev sahibi mutlu. sonra orada 2 muhabbet tellalı 5 de kadın oturmuş. sonra polis baskını , ev mühürlen 3 ay falan.
0
jülsezar
(06.06.24)
@michael_knight Kredi Risk Raporu bankadan mı alınıyor? Bir arkadaşım bankadan alınabilecek bir temiz kağıdı gibi bir şeyden bahsetmişti ama tam anlayamamıştım.
0
🌸theconqueror
(06.06.24)
findeksten alınıyor
0
jülsezar
(06.06.24)
tahliye taahhütnamesi ya da kefil, ikisini birden alabilirsen ne ala.
0
kveldulv
(06.06.24)
Kira ödememe, kavga gürültü,tahliye davalarıyla mahkemelerde uğraşma riskine karşı milliyet ayrımı yapmadan kiralıyorum. Ödeme sorunlarına karşı da kirayı bir tık düşük turuyorum.
0
hebanon
(06.06.24)
-tahliye taahhütname imzalat.
-kefil iste.
-yabancı olmamasına dikkat et.
-memur olsa iyi olur.
-2 eş çalışıyorsa iyi olur.
-gözün tutmazsa verme.
-fazla cocugu olmasa iyi olur.
0
sizofren06
(06.06.24)
(4)

park yatak - anne yanı- düz karyola sorusu

wild honey suckle
Değerli tecrübeli anne ve babalar.Biz çocuk için bir oda aldık böyle montessori tarzı yere yakın 90x190 karyola adam 12 yaşına dek kullanır falan dedi. şimdi anne yanı ya da park yatak falan düşünüyoruz da. hepsi çok pahalı. 4 yaşına dek kullanabilecekleri var mesela 27 bin tl. ya da daha minik beşi
Değerli tecrübeli anne ve babalar.

Biz çocuk için bir oda aldık böyle montessori tarzı yere yakın 90x190 karyola adam 12 yaşına dek kullanır falan dedi. şimdi anne yanı ya da park yatak falan düşünüyoruz da. hepsi çok pahalı. 4 yaşına dek kullanabilecekleri var mesela 27 bin tl. ya da daha minik beşik gibi anne yanları var onlar maks 9 aylık diyorlar. daha ucuz tabii ki. bir de park yatak dedikleri çadır kumaşı yataklar var mesela onlar konforlu ya da ergonomik gelmiyor bana.
küçük bir anne yanı alsak acaba 9 aydan sonra normal korumalı karyolasında yatar mı ?
mesela tatile gittik diyelim o zaman nerede yatacak?
imdat işin içinden çıkamıyorum.

park yatak: joie kubbie 5k
anne yanı: chicco next to me essential 10 k
büyük anne yanı + park yatak : chicco next to me forever 27k
0
wild honey suckle
(06.06.24)
Biz park yatak kullanıyoruz.
3-6 bin lira arasındaki park yatakların hepsi sanırım aynı mekanizmayı kullanıyor. Aralarında önemli bir fark olduğunu sanmıyorum. Ama üstüne bir de yataş'tan bir yatak aldık.

Oğlan 4-5 aylıkken yatak odasında yatağımızın yanındaydı park yatak. Sonra odasına götürdük. Anne yanı almak bana gereksiz masraf gibi görünüyor. Park yatağın yan tarafını açıp onu kuşakla yatağa bağlayınca anne yanı ile aynı işi yapıyor zaten.

Ama burada birisi daha önce "bebeğim park yatağa alışamadı" demişti de anlayamamıştım. Alışmalı bir yanı yok benim bildiğim kadarıyla. Çocuk uyuyunca yumuşak zemine bırakıyorsun, uyuyor.

4 yaşına kadar kullanabileceği bir şey almak için masraf yapmayın, zaten montessori yatağınız var. 1,5-2 yaşında o yatağa geçer zaten.

Her uzmanın farklı bir önerisi var ve her aile farklı davranıyor ama benim anladığım bebekle odayı 4-5 aylıkken ayırmazsanız ileride odayı ayırmak çok zor oluyor. Henüz odada olup olmadığınızı tam anlamadığı zaman ayırmak gerekiyormuş.
1-2 yaşında ayırmayı planlayıp bunu ancak 6-7 yaşında başaran çok aile var. O sırada baba da odadan gidiyor. Bana saçma ve anne-baba ilişkisi için riskli geliyor o durum. Ama bununla mutlu olanlar da vardır mutlakta.
0
michael_knight
(06.06.24)
bizdeki düzen şöyle oldu. beşik ve park yatak gelmişti akrabalardan. onları kullandık. ama park yatak içine ayrı bi ortopedik yatak verdi ablam, onu kullandık. dediğiniz gibi park yatağın kendi süngeri doğru bi tercih olmaz, ayrı yatak gerektirir bence de.

1 yaş civarı da sizin montessori yatağın aynısından aldık, ona geçti.

şimdi burada çocuğun uyku düzeni nasıl olacak o önemli. biz mesela park yatağı kullandık derken bir süre sonra yatak bariyeri olarak kullandık çünkü bebek bizimle yattı. bunlar gecede 10 kere filan uyanıyorlar (istisnalar hariç) on kere kaldır yatır bilmemne çok zor iş. bir de bebek biraz büyüdükçe yatakların alt kademesine koymak gerekiyor, o çok daha zor iş. kaldı ki park yatağa girince hapse düşmüş gibi davranan bebekler de yok değil.

ha şu var bebekle aynı yatakta yatmak asla önerilmiyor. ani bebek ölümü sendromu dedikleri şey yüzünden. şimdi ayrıntı vermeyeyim ama yani tehlikeli bi durum nihayetinde.

bu iki sebeple anne yanı yatak hem pratik hem güvenli olur. aradaki fermuar iner, anne emzirir, kapatır uyur, bebek uyandıkça konforu bozulmadan müdahale eder vs vs. keşke alsaymışım dediğim ürünlerdendir ama o zamanlar bu kadar pahalı değildi. ama evet bebek oturmaya başladıktan sonra ya da ayağa kalkma çabalarına başladıktan sonra tehlike başlar ve bu yatak iptal. sonra montessoriye geçersiniz.

ama bu geçiş ebeveynle birlikte olabilir. çocuk yalnız uyumaya alışana ya da öğrenene kadar ya da belki sonsuza kadar maalesef, anneyle uyumak ister. yani sizin 9 aydan sonra karyolasına geçer mi planınız eğer hadi iyi geceler dostlar deyip akşam 8-sabah 8 arası kendi yatağında tek başına uyuması ise buna sadece gülerim hem de kahkahalarla :D :D

tatilde sizin yanınızda uyuyacak zaten :D çoğu otelde park yatak oluyor zaten.

yani bence iki ihtimal düşünün
1. anne yanı yatak, sonrasında annenin kendisi ile birlikte montessoriye geçiş ya da mükemmel bi uyku eğitimi verirsiniz, tek başına geçer
2. karımla aynı odada uyumak isterim derseniz park yatak sadece (bebek belki yatar, belki aranızda yatar onu bilemeyiz.) sonrasında yine montessoriye geçiş yine aynı ihtimallerle

burada dediğim gibi çocuğun uyku alışkanlığı çok önemli. belki çok kötü bi uykusu olacak, sizden ayrılamayacak, ayrı odada uyuyamayacak vs vs yani 9. ayda odasını ayıramayabilirsiniz. o sebeple ortada bu risk varsa boşuna 9 aylığına anne yanı almayalım derseniz sadece park yatak yeterli.

eğer yan tarafı açılabilen ve iki kademeli park yatak varsa o işinizi tam anlamı ile görür tabi.

ikinci el de bakın bu arada mutlaka.
0
elorelia
(06.06.24)
Yer varsa 120x70/140X70 yukarida da sabitlenen normal parmaklikli cocuk yatagini anne yanina yerlestirin. Cocuk buyudugunde odasina tasirsiniz. Yer yoksa ucuz bir anne yani is gorur. Burada bebegin yukari yakin olmasi onemli cunku, inception filmini hatirlayin bebegi yerine koyarken o dusme hissinden uyaniyor bebek, dolayisiyla onu derine koymak ve uyanmamasini saglamak cok buyuk mesele. Yani bir park yatak alalim anne yani kullanalim derseniz minimum arakatli olmasi lazim bence.

Bebegin annenin yakininda olmasi ilk 6 ay onemli. Ilk ay zaten tamamen random ama sonrasinda da gece uyanip emzirilmek isteyecek cocuga yakinlik onun hemen geri uykuya dalmasinda cok onem arzediyor.

Anne yani veya park yatak karyola icin para harcamayin, onun yatagi icin harcayin ama karyola gecici urun yani. Ya bir kac ay kullanacka yada sadece tatillerde vs. yani 5klik bir park yatakla 2k lik bir park yatak arasinda karyola olarak esansiyel bir fark yok.
0
wallcan
(06.06.24)
bizim oğlan 9 aylıkken yatakta tutunarak ayağa kalkmaya başladı, odasındaki bebek karyolasında yatırmaya başladık. ağustos'ta tatile gidiyoruz tam 1 yaşında olacak. kalacağımız yerde bebek yatağı olur mu olmaz mı bilmediğim için her ihtimale karşı portatif park yatağı yanıma alacağım. alt kademesinde uyuyacak artık bi şekilde.

edit:
işte o yatak www.trendyol.com
0
robin crusoe
(06.06.24)
(4)

Gülmekten bayılmalık film önerisi

dakota
Geçenlerde iyi katiller sevgilim diye bir film izlemiştim mesela. Film trajikomikten ziyade çok komikti. Buna benzer de olabilir kenarda köşede saklı kalmış bir film de olabilir. Birkaç öneri de yapabilirsiniz. Gülmem gerekiyor acil :)
Geçenlerde iyi katiller sevgilim diye bir film izlemiştim mesela. Film trajikomikten ziyade çok komikti. Buna benzer de olabilir kenarda köşede saklı kalmış bir film de olabilir. Birkaç öneri de yapabilirsiniz. Gülmem gerekiyor acil :)
0
dakota
(05.06.24)
Zombeaver :)
0
robert bosch
(05.06.24)
hangover
0
jamswety
(05.06.24)
kirli çürük adi - çavuş bilko
0
illegalstar
(06.06.24)
Superbad
0
michael_knight
(06.06.24)
(8)

Araba ön yolcu koltuğu sökülür mü?

michael_knight
Arabanın ön yolcu koltuğunu söktürmek kolay bir işlem mi?Arabanın değer kaybetmesine sebep olur mu?Bayram tatilinde arabaya sığamıyoruz, ön yolcu koltuğunu söktürsem sığarız.
Arabanın ön yolcu koltuğunu söktürmek kolay bir işlem mi?
Arabanın değer kaybetmesine sebep olur mu?

Bayram tatilinde arabaya sığamıyoruz, ön yolcu koltuğunu söktürsem sığarız.
0
michael_knight
(05.06.24)
koltuklar sökülüp takılabilen parçalar. gerekli aletleriniz varsa youtube'dan izleyerek kendiniz bile sökebilirsiniz yoksa da aksesuarcı, döşemeci vb. varsa mahallenizde onlar da sökerler. tatilden dönüşte de takarsınız tekrardan.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.06.24)
sökülür diğer arkadaşın da söylediği gibi fakat tekrar takarken vidalarını tork anahtarıyla üreticinin belirlediği değerde sıkmak lazım. mazallah kaza anında gevşek kaldığı için koltuk yerinden çıkarsa facia olur. tam tersi aşırı sıkılırsa da fazla stres altında kırılabilir vidalar (bu düşük ihtimal ama olmaz dememek lazım).

söktürmeden önce ben olsam tork değerlerini bulmaya çalışırdım.
0
orient blue
(05.06.24)
@orient, tork anahtarı ile onun torkuna dikkat edip takacak usta bulamam herhalde. Dikkat ettim dese de ben inanmam.
Koltuğu söktürmeyeyim o zaman :(
0
🌸michael_knight
(05.06.24)
Port bagaj baktın mı? 1 araba bagajı kadar eşya alıyor
0
numlock
(05.06.24)
yaw detailciler surekli sokuyor, takarken tork degerlerine baktiklarini hic sanmiyorum.

koltuklar elektrikli ise benim korkum daha cok ayar bozulmasi falan olur. bir de sokup takarken koltukta airbag varsa patlamasindan korkarim, kutup basini sokmek gerekebilir.

ama basit bir arac ise, koltuklar manuel ise, airbag falan da yoksa sok gitsin bisey olmaz.
0
cooperr
(05.06.24)
@numlock port bagaj almak için 5-10 bin lira gibi bir para vereceğim belli ki. Takmak-söktürmek de 500'er lira galiba. (Port bagaj+çıtası fiyatını da net olarak anlayamadım. 5-25 bin lira arası fiyatlar var)
Kısa süre sonra arabayı satmayı planlıyoruz. Port bagaj elimde kalacak. Onu nereye koyacağımı bile bulamayacağım.

O yüzden koltuk söktürmek geldi aklıma. Ama onda da güvenlik sıkıntısı oluyormuş.
0
🌸michael_knight
(05.06.24)
Şirkete yeni tourier kiraladım. Daha gelmedi ama göya pazartesi teslim olacak (hiç sanmıyorum). Tek seferlik bir ihtiyaçsa vereyim bayramda onla git. Kazadır elbet bilinmez ama ekstra dikkatli kullanmana rica ederim sadece, bordrolu olmadığın için filo karşılamıyor :) tabi bu teklif araç zamanında gelirse olur, yoksa işine yaramaz.
0
numlock
(05.06.24)
ben söktüm. torx denilen uçtan gerekiyor sökmek için. Böyle 48 tane uçlu tornaviada setlerinin içinde var. yoksa tek başına bulmak imkansız bauhaus a bile gitmiştim ama bulamamıştım. İkinci en önemli konu airbag kablosu. O airbag kablosu tırnaklı kolay çıkmasın diye sabitlenmiş resmen o tırnakları kırmadan ve zorlamadan çıkarman gerekir.
0
administ
(05.06.24)
(8)

İkinci el üründe sıfırına yakın fiyat vermenin mantığı?

Piukh
Scooter bakıyorum kendime, sıfırı bayide 146 bin tele, adam 5 bin km'lik ikinci el ürünü 140'a koyup pazarlık yok diyor. Garajda kılıfla baktım bilmem ne... Bir iki tane de değil, bir sürü ilan var böyle. Bunun bir mantığı mı var yoksa andavallar etrafımızı mı sarmış? Kendi malını o fiyata alır mısı
Scooter bakıyorum kendime, sıfırı bayide 146 bin tele, adam 5 bin km'lik ikinci el ürünü 140'a koyup pazarlık yok diyor. Garajda kılıfla baktım bilmem ne... Bir iki tane de değil, bir sürü ilan var böyle.

Bunun bir mantığı mı var yoksa andavallar etrafımızı mı sarmış? Kendi malını o fiyata alır mısın diye düşünmüyorlar mı? Umarım bir mantığı vardır.
0
Piukh
(05.06.24)
Yok. Bunun mantığı yok.
Türkiye'de ikinci el fiyatlarındaki bu saçmalık beni yıllardır sinir ediyor. Scooter ile sınırlı değil her üründe bu şekilde.

Herkesin malı çok kıymetli ve herkes ikinci el üründen iğreniyor. Bu ikisinin bir arada olmasını aklım hiçbir zaman almıyor.
0
michael_knight
(05.06.24)
Ben de bunu hic cozemedim. Bir ara yatirimlik alip gercekleri kabullenemeyenler vardi bilmiyorum onlar hala var mi. Bayide bulunabilen arabanin sifirindan fazla para istemek gibi durumlar. Pahali motor ekipmanlari falan olsa anlayabilirim biraz.

Bu arada bu motoru istiyor olsaniz belki 130 bin normalidir 5000 km'de olan icin ama bulamazsiniz. Satmaya kalksaniz da 130 bine musteri bulamazsiniz. Belki bu bir yanilgidir ama genelde boyle hissediyorum.
0
mbond
(05.06.24)
Enflasyon sokunu atlamadigi icin insanlar her seyin fiyati surekli artacak gibi hissediyorlar. O yuzden satilmasa da fiyatini indirmiyor kimse. Zaten paranin zaman maliyetinden de anlayan yok. Satilmadigi surece her ay %4-5 arasi bir sey kaybettiginin farkinda degil bu arkadaslar su siralar.
0
synthetic a priori
(05.06.24)
Anca listelerler öyle, piyasa ve fiyat algısı bozuldu. Düşük faizde mal kıymetli oluyor, hala daha normale dönemediler, fiyat düşürmelerine rağmen satamadıklarını gördüklerinde gerçekten satmak istiyorlarsa mantıklı fiyatlara inmek zorunda kalacaklar, yoksa da kıymetli malları ellerinde patlayacak.
0
kimlanbu
(05.06.24)
Herkesin malı çok kıymetli olduğu için. Hatta şöyle bir şey var, 10 yıldır giydiği kıyafeti yeni gibi diye satmaya çalışan ve buna gerçekten inanan insanların olduğu bir yer burası.
0
freewave
(05.06.24)
Yamaha nmax scooter ımı 130a aldım 170e sattım 1 sene kullanıp.

Üstüne sadece 10binlik ek masraf yapmıştım aksesuarlar falan.

Olabilecek en dolusuydu. Sattığım sıralarda liste fiyatı 140 idi ama bayilerde 170den aşağı bulunmuyordu. Yani liste fiyatı üstünden değil bayilerdeki fiyatı üstünden değerlendirmek lazım. Bayilerin neden liste fiyatı üstünden satmadığı saçmalığı da ayrı bir konu.

Neyse siz de bayi fiyatı üstünden söylemişsiniz zaten. Alacak olan benim motoru bayiden alıp 170 verdikten sonra aynı aksesuarlara bu sefer 20bin verecek motor 190a gelecek. Bunları taktırması falan da cabası.

Sıfırı aldın, aksesuarlar için bekledin, montajıydı, rodaj dönemiydi derken millet diyor ki 190 vereceğime 170 - 160 vereyim, sıfır gibi max 4-5binde bir motor alayım.

Bana diyorlar abi zaten üstüne biraz koysam sıfırını alıyorum neden bu fiyata satıyorsun, e al diyorum hocam o zaman sıfırını.

O gidiyor, başkası ben okeyim sıfır gibiyse fark etmez diyor geliyor 10-20bin altına alıyor.

Neden alıyorlar ben de bilmiyorum. Almasalar bana kalırsa sıfırı 170 olan bir motorun ikinci eli max 100 olmalı. hadi sıfır gibi falan diyelim 120 olsun.

Bu dediğim benim lise zamanlarımda böyleydi yani 10 sene öncesinde falan bir ürün eğer 2.el ise neredeyse yarı fiyatına kadar düşüyordu.

Fakat şimdi herkeste acil almalıyım yoksa hiç alamıycam veya fiyatı artacak kaygısı var.

Mesela ben motoru mayısta sattım, adama istersen alma yazın 190 a bulamazsın diyorum adam da neyse tamam alayım pahalalışmadan 170 e diyor.

Bi ara motor 200bine çıkmıştı çünkü 2.elde bile. Saçma mı, saçma. Ama piyasa böyle. Alıcı çıktıkça da böyle gitmeye devam edecek.

Şuan 2.el araba piyasaları biraz düşüşte ama millet bir ara şey diyordu "ya 2. el araba alıyorum kullanıyorum biniyorum, eskitiyorum, sonra dolar bazında bile yükseğe satıyorum satarken valla mükemmel olay"
0
ananiyimioguz
(05.06.24)
Piyasanın oluşmamış olması.
0
doharkoman
(05.06.24)
İkinci el normalde artık ihtiyacının kalmadığı bir ürünü, evde yer açılsın ya da atıl duracağına cüzi bir miktar karşılığı elden çıksın diye düşünülen ürünler olması gerekir. Ancak bizim gibi fakir ve yüksek enflasyonun olduğu ülkelerde insanlar sattığını tekrar alamayacağını düşündüğü için eşyasından maksimum faydayı elde etmeye çalışıyor.

Bütün bunlara bir de yurdum ahlaksızlığını ekleyince ortaya çıkan durum bu oluyor.

1995 model renoult broadway otomobile 300 bin TL istiyorlar. 30 yaşındaki bir hurdaya bin dolar fiyat biçsen normal şartlardaki bir ülkede sana bir taraflarıyla gülünecekken, canım ülkemde bu arabaya 10 bin dolar istiyorlar. İnanılmaz bir ahlaksızlık. Ama bu ahlaksızlık maalesef sadece bu arabayı satanda değil. Kimlerde de bu sorumluluğun olduğunu bence söylemeye gerek yok.
0
thracia
(05.06.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.