Giriş
(7)

ev soğutması için hangisi tercih edilmeli?

ilgeru
2+1 ev. 70 metrekare. 1 odasında evden çalışıyorum. klima alsam klima salonda olacak mecbur ama çalışma masam küçük odada, sadece masa değil çeşitli cihazlarım da orada o yüzden salona taşınamaz sürekli. orası yanmaya devam edecek. yatak odası da aynı şekilde yanmaya devam edecek.taşınabilir alsam d
2+1 ev. 70 metrekare. 1 odasında evden çalışıyorum. klima alsam klima salonda olacak mecbur ama çalışma masam küçük odada, sadece masa değil çeşitli cihazlarım da orada o yüzden salona taşınamaz sürekli. orası yanmaya devam edecek. yatak odası da aynı şekilde yanmaya devam edecek.

taşınabilir alsam diye bakındım onlar da baya yer kaplıyor, ev küçük. dyson'ın hem temizleyici hem soğutucusu var ama ne kadar etkili bilmiyorum. nasıl halledicez soğutma işini?
0
ilgeru
(27.06.25)
multi inverter klima alabilirsiniz. her odaya bir ic unite, disarida tek bir uniteye bagli olacak.

www.hepsiburada.com
0
lemmiwinks
(27.06.25)
multi +1
portatif klimalara o kadar para vermek yerine klasik vantilatör alsan daha iyi bence. çünkü verimsiz.
0
merhum
(27.06.25)
Portatif klima çok kötü bir şey. Hiç düşünmeyin.
Hem sıcak hava çıksın diye camı aralık bırakıyorsunuz ve ev ısınıyor hem de klimanın motoru odanın içinde çalıştığı için gürültüden durulmuyor. Pek güçlü de değil. Portatif kesinlikle bir seçenek değil.

Dyson’ın soğutucusu yok. Hava temizleyici o. Bende vardı, sattım. Odadaki havayı üflüyor, hava soğuk değil. Vantilatör gibi. Soğuk zannedilmesinin sebebi sıcak havayı kırmızı okla, normal havayı mavi okla çizmiş olmaları.

Ya para harcayıp iki klima alacaksın ya da en sıcak 10-15 gün salonda çalışıp diğer günler de idare edeceksin.
0
michael_knight
(27.06.25)
salona klima alıp tüm odaların kapı pencerelerini kapatıyorsun. tek klima akşama kadar çalışıp evi soğutuyor. biz öyle yapıyoruz. lokasyon: akdeniz
0
messina123
(27.06.25)
2 iç 1 dış ünite gereksiz ne kadar fark ediyor ki

para oldukça klima alacaksınız yapacak bir şey yok.
bu durumda ben ilk olarak çalışma odasına alırdım çalışmak iyice eziyete dönmesin diye. niye mecbur salon olacak.
0
jülsezar
(27.06.25)
xiaomi mi smart standing fan kullanıyorum 2 yıldır, gittigim odaya taşıyorum çok sessiz ve gayet iyi soğutuyor oturduğum alanı. fiyat performans ürünü baya bakabilirsiniz.
0
sinematikcrop
(27.06.25)
• Akdeniz Bölgesi’nin katsayısı: 445

• Doğu Anadolu Bölgesi’nin katsayısı: 308

• Ege Bölgesi’nin katsayısı: 423

• Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin katsayısı: 462

• İç Anadolu Bölgesi’nin katsayısı: 346

• Karadeniz Bölgesi’nin katsayısı: 385

• Marmara Bölgesi’nin katsayısı: 385

x evin alanı.

en yüksek: 70*462 = 32340 btu
en düşük: 70*308 = 21560 btu

70m2 ev dediğinize göre burası büyük ihtimalle istanbul.

70*385= 26950 btu

bu değeri ancak birden fazla iç üniteye ihtiyacınız olacaktır. ya da mutfağı sallayacaksınız ona göre bir hesap yaparsınız 24000 btu sizin işinizi görür.
0
blue eyes white dragon
(28.06.25)
(11)

yazın dışardan ne yemek söylüyorsunuz?

semaforo de medianoche
aslında sadece yazlık da değil genel bir soru. dışardan yemek söylemek durumunda kaldığımda hamburger, lahmacun, tavuk yemeği, asya yemeği söylüyorum genelde. böyle bir döngünün içindeyim son zamanlarda. arada mantı ve pizza da giriyor seçeneklere ama az. sıktı biraz bu döngü. sizin söyledikleriniz
aslında sadece yazlık da değil genel bir soru. dışardan yemek söylemek durumunda kaldığımda hamburger, lahmacun, tavuk yemeği, asya yemeği söylüyorum genelde. böyle bir döngünün içindeyim son zamanlarda. arada mantı ve pizza da giriyor seçeneklere ama az. sıktı biraz bu döngü. sizin söyledikleriniz neler? biraz seçeneklerimi genişletiyim istiyorum
0
semaforo de medianoche
(26.06.25)
Hak ettiysem; İskender.
İyi bir şey yaptığıma inanmak istersem; ev yemeği, sulu yemek (Adile Sultan benzeri)
Gece şımardıysam; kokoriç
Fazla harcamayayım ama iyi doyayım dersem; tavuklu pilav
Şımardıysam ve doymasam da olur, bir de çay demlerim dersem: çibörek
İyi bir yer bulduysam parasını umursamadan; döner porsiyon
İlginçlik olsun diye; kumpir
Canım çeker ve bol soğan da yemek istediğimde; tava ciğer
Evde dursun, yemekten sayılmaz diye düşünerek; çiğ köfte kiloluk



Sen yazmamışsın ama benim ilk aklıma gelen; kebap, onu unuttun herhalde.
0
michael_knight
(26.06.25)
Ben fasfakir olduğum için dışarıdan yemek söyleyemiyorum ama ofiste bu ara bowl a sardılar. Bana da söylüyorlar sagolsunlar.
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Pizza veya burger king-mcdonaldstan falan menu. Hepsi berbat ve pahalı.
0
runaway
(26.06.25)
Dışarıdan yemeyi bıraktım. Aşırı sağlıksız ve kalitesiz. Artık midem kaldırmıyor
0
messina123
(26.06.25)
Hasta gibiysem beyran veya paça çorbası sipariş ederim.
İş yoğunluğundan yemek yetiştiremediysek yakındaki balıkçıdan balık.
0
Lethe
(26.06.25)
@michael_knight: adana söylerdim eskiden ama sıktı epeydir. onun dışındaki diğer kebaplar da eve söylenecek şeyler değilmiş gibi geliyor bana. iskender söylüyormuşsun mesela şaşırttı iskender restoranda yenir bana göre. kumpir özlemişim bak çok aç olmadığım bir zaman iyi gider teşekkürler.

@sekizdokuzon: pek bowl insanı değilim. denedim çok benlik değil. veya iyisini yemedim bilmiyorum ama benim sevmediklerimi arkadaşlarım bayıla bayıla yiyordu.
0
🌸semaforo de medianoche
(26.06.25)
migros hemen karpuz peynir.
0
mikahakkinen
(27.06.25)
Plus Kitchen Bowl ve Plus Kitchen Mezze
Bonamade
Mezzaluna
0
gabe h coud
(27.06.25)
Genelde acil durumda dışarıdan söylüyorum mesela geçen yemek pişirirken tüp bitti ve yenisi gelmek bilmedi o zaman söyledim. Eve çok yakın pideciden söylüyorum çünkü hemen geliyor. Üşenmezsem çıkıp çiğköfte aldığım oluyor yaz mevsimine daha uygun olarak.
0
peki madem
(27.06.25)
Zeytinyağlı söylüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(27.06.25)
evde hazır paketli yemek tutuyorum bir kaç çeşit.
dışarıdan söylemek istemediğimde ama evde de yemek yapmak istemediğimde çok iyi oluyorlar.

mesela yoğurt + mercimek çorbası + bir dilim ekmek güzel bi öğün oluyor.

migros hemen'de çeşitli paketli yemekler bulunuyor. dışarıda bir restorant'tan söylemek yerine bunlar da alternatif.
aynı sağlıksızlık seviyesindeler.
0
biseysorcaktim
(27.06.25)
(12)

içinde gemi, deniz, kaptan keywordleri geçen şarkı?

theseachange
içinde bu keywordler geçen türkçe bir şarkıyı gittiğim bir konserde piyanoya uyarlayıp çaldılar çok hoşuma gitti. buldurabilir miyiz? :) chatgpt bulamadı. vefat etmiş bir müzisyen gibi geldi çünkü şarkıya başlamadan saygıyla anıyoruz gibi bir şeyler söylediler.
içinde bu keywordler geçen türkçe bir şarkıyı gittiğim bir konserde piyanoya uyarlayıp çaldılar çok hoşuma gitti. buldurabilir miyiz? :) chatgpt bulamadı.

vefat etmiş bir müzisyen gibi geldi çünkü şarkıya başlamadan saygıyla anıyoruz gibi bir şeyler söylediler.
0
theseachange
(26.06.25)
Yavuz Çetin -Sahil olabilir mi? Gemi, kaptan yok galiba ama
0
sekizdokuzon
(26.06.25)
Kayahan geldi aklıma
0
michael_knight
(26.06.25)
Çok yorgunum Cem Karaca
0
Mirket
(26.06.25)
youtu.be

Gemiler - orhan atasoy. Teoman da soylemisti galiba ama orhan atasoy versiyonu cok daha iyi.
0
deckard
(26.06.25)
Bence Çok Yorgunum çıkacak ama bir de Ecevit'in şiirinden Takalar vardı :)
www.youtube.com
0
kobuzchu kiz
(26.06.25)
bence de cem karaca - çok yorgunum çıkacak.

linkini kimse vermemiş: youtu.be
0
kibritsuyu
(26.06.25)
malesef bunlar değil, daha atarlı bir şarkıydı :D umarım bulabiliriz

tüm salon da eşlik etti şarkıya, popüler bir şarkı olabilir ama bir türlü bulamadım
0
🌸theseachange
(26.06.25)
deniz ve mehtap olabilir mi? tanju okan www.youtube.com
0
exlibris
(26.06.25)
buymuş arkadaşlar: open.spotify.com :D
0
🌸theseachange
(26.06.25)
Cok severim bu sarkiyi, yazilma hikayesini ogrenirseniz daha da sevineceksiniz.
0
deckard
(26.06.25)
Seveceksiniz olacakti.
0
deckard
(26.06.25)
Hazir dinlemisken sunu da dinleyin, rahmetliyi bir de biz analim. youtu.be
0
deckard
(26.06.25)
(12)

Dört çocuklu aile yok mu?

michael_knight
Düşünüyorum da mesela hepsi şu anda 18 yaşın altında çocuklar olacak şekilde 4 çocuklu bir aile hiç tanımadığımı, duymadığımı farkettim. Ben çocukken çok vardı. Siz tanıyor musunuz?Şehirde mi yaşıyorlar?Bir arabaya sığamamak sorununu nasıl aşıyorlar?
Düşünüyorum da mesela hepsi şu anda 18 yaşın altında çocuklar olacak şekilde 4 çocuklu bir aile hiç tanımadığımı, duymadığımı farkettim. Ben çocukken çok vardı.
Siz tanıyor musunuz?
Şehirde mi yaşıyorlar?
Bir arabaya sığamamak sorununu nasıl aşıyorlar?
0
michael_knight
(25.06.25)
Arkaya 4 çocuk sığıyor dobloda öyle bir sorun de yok 4 çocuklu bol
0
Bruce
(25.06.25)
Var tabii. Neden olmasın? Metropollerin belli semtleri dışında çok normal ve sık karşılaşılan bir durum. 1 adet arabaya sığmamak -ki sığılıyor pekala- dışında tam olarak sorunuz nedir?
0
amortisman
(25.06.25)
Arkadaş çevremde rastlamadim ben de hakikaten. Max 2 çocuk yapıyorlar, genelde 1.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Hem anne tarafımda hem baba tarafında tüm kuzenlerim ve ben iki kardeşiz.
Babamın bir kuzeni var 4 çocuklu bildiğim istisna. Kendisi doktor ve kliniği var, eşi iş adamı, aşırı dindar bir aile. 3 çocuk üstüne özellikle sağlık sorunu olan bebek evlat edindiler sevabına tedavi ettirmek ve büyütmek için. Çocuk 18 olmadı henüz gül gibi bakılıyor, kolejler, özel hocalar vs. Tüm aile gezeceklerse Vito ve şöför ile geziyorlar. Evlerinde 3 tane yardımcıları vardı bir ara. Gül gibi yaşıyorlar özetle :)
0
cilekli pasta
(25.06.25)
@amortisman, hiç böyle bir aile tanımadığımı farkedince şaşırdım, o yüzden siz tanıyor musunuz diye sordum.

Bir de arabaya sığamayacaklarını farkettim. Özellikle de çocuklardan biri veya ikisine çocuk koltuğu gerekiyorsa sıkışarak bile olsa sığmaları imkansız.
Amerikan filmlerinde 7-8 koltuklu araçlar var ama Türkiye’de Vito almak gerekir herhalde e onu da kimse almaz diye düşündüm.

Çekirdek aile olarak bir arabaya binip Avm’ye, pikniğe, misafirliğe, tatile gidemeyecek olmak da bi acayip geldi düşününce.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Eskiden vardı da anne-babanın 40 yaşında olduğu 4 cocuklu aile tanımıyorum ben de. Gerçi bu koşula uyanlar genelde tek cocuk sahibi oluyorlar
0
biseysorcaktim
(26.06.25)
kuzenim 4 çocuk yaptı. apartmanda 2 karşılıklı daire alıp birleştirdi. araba olarakta ford cmax kullanıyorlar. şehirde yaşıyorlar.
0
mikahakkinen
(26.06.25)
reisci tayfa 3'u zorluyor ve duruyor.
zaten 3 bile ciddi maddi yuk iken 4-5 gibi rakamlari gunumuzde hele buyuk sehirlerde hayal bile edemiyorum.
cevremde 3 cok, 4 yok. bir tane 5 var.
sehirde yasiyorlar, araclar cogunlukla 7 kisilik SUV.
0
cooperr
(26.06.25)
E çünkü gerek yok 3+ çocuğa günümüz şehir hayatında. Kırsalda yaşamıyorsan çok çocuğun bir avantajı yok. İnsanlar ya 1 yapıyor ya da kardeşi de olsun diye 2 yapıp bırakıyor. Mantıklı olan da bu zaten aksini yapan çok zengin ve istisna bir hayat yaşamıyorsa hem kendine hem çocuğuna hem de topluma zarar getiriyor
0
nundu
(26.06.25)
Ha tabi çocuk yapmamak da bir tercih onu dışlıyorum gibi anlaşılmasın ki ben de çocuk istemeyen bir bireyim :d
0
nundu
(26.06.25)
Gurbetcilerin bol oldugu bir yerdeyim. 4 cocuklu aileler var asiri cok olmasa da, en azindan 3-4 aile biliyorum. Araba konusunu 7 kisilik araclarla hallediyorlar. Burada epey yaygin, neredeyse her markanin 7 kisilik araclari bulunuyor. Sehirde yasiyorlar.

Hatta sahsen tanimasam da 7 cocuklu bir kadin var hanimin eski arkadasi. Kadin musluman olmus sonradan falan ama bildigin hollandali. Bunlarda araba yok sanirim.
0
mbond
(26.06.25)
tam karşımda oturan komşu ablanın 4 çocuğu var. çocuklarıyla beraber büyüdük. hali vakti yerinde insanlar. 2 arabaları var. konum istanbul.
0
yurtsuz john
(26.06.25)
(5)

Hangisi döver?

michael_knight
Conor Mc Gregor ile Bruce Lee kuralsız bir sokak dövüşünde karşılaşsa hangisi döver? Neden?Her ikisinin de en iyi, fit, güçlü zamanları diyelim.
Conor Mc Gregor ile Bruce Lee kuralsız bir sokak dövüşünde karşılaşsa hangisi döver? Neden?
Her ikisinin de en iyi, fit, güçlü zamanları diyelim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Bruşlee döver, laf atmış iskoç buna o yüzden.
0
Bruce
(25.06.25)
@Bruce, saolasın sayende gördüm.
Conor Mc Gregor kendisi söylemiş Bruce Lee Mma’e girse şampiyon olur diye.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Kuralsız dövüş belli olmaz ama MMA denen şey çoklu disiplin ve minimum kural içeren bir (bence) vahşet.

Burada da genelde en başarılı sporcular artık striker (boks vs) değil grapling (güreş vs) temeli sağlam sporculardan çıkıyor. Bu nedenle hangisi daha iyi güreşçi ise muhtemelen o kazanır.

Büyük organizasyonlara (One FC ve UFC başta olmak üzere) bakın, iyi kötü böyle.
0
10551037
(26.06.25)
conor antrenmanda sakatlanıp maçtan çekilirdi.
0
onheil
(26.06.25)
Conor döver, asyalı havalı hareketler yaparken boğar atar Conor ağğğbim. Mma çıktı asyalı dövüş sporlarının balon olduğu görüldü.
0
Shepard
(26.06.25)
(9)

"Kadın hastalıkları" diye ayrı bir birimin varlık gerekçesi ne?

osuran imam
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
Bunun muadili "erkek hastalıkları" diye bir alan yok. Bu "kadın hastalıkları" gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara mı bakıyor? Öyleyse insanoğlu için garip gelmiyor mu size bu durum? Mesela "sadece erkeklere özgü hastalıklar" yok mu? Eğer yoksa bu da garip değil mi? Bana tuhaf geliyor bu.
0
osuran imam
(25.06.25)
İsimlendirme hatalı bence.
“Kadın üreme organları sistemi ve hastalıkları” gibi bir isim daha doğru olurdu herhalde.

Üroloji de genelde erkek hastalara hizmet veriyor. Böbrek taşı işlerine bakıyor sanırım kadınlarda sadece.

Şimdi bilen biri gelip aydınlatır, onlar gelene kadar birkaç cümle kurayım dedim.
0
michael_knight
(25.06.25)
Abi Üroloji var %90 erkeklere bakıyor, kadın hastalıkları diye bir bölüm de yok aslında onun ismi Jinekoloji, varlık sebebi de erkeklerde olmayan sadece kadınlarda olan sistemler için ayrı bir uzmanlık alanı işte neden garip geldi ki sana, diş de öyle mesela onlar da bir adım ileri götürüp ayrı bir bölüm olmuş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(25.06.25)
Üroloji var.
Kadin idrar yollarina bile bakmiyor cogu uzmanlastigim alan bu degil diye
0
sonsuz
(25.06.25)
Çünkü kadinlar surekli kanayip, ölmeyen tek canlıdır dermisim. Demedim dikkat ederseniz. Yoksa kadın düşmanı ilan edersiniz.
0
Shepard
(25.06.25)
Cunku kadin bedeni ve dogurganligi uzerinde hakimiyet ve kontrol kurmak iktidarlarin ana meselesi olmustur, tip bilimi de buna gore olusmustur. Foucault ve Elizabeth Grosz okuyalim.
0
deckard
(25.06.25)
Arz talep meselesi. Kadınlar, kadın oluslarini hastalık olarak deneyimlemek istiyorlar, tip camiasi da oturup düşünmüş böyle bir birim açalım demişler.

Bir diğer tarafı tarihsel, viktoryen dönemden başlayan hem insan bedenini, spesifik olarak kadın bedenini tibbilestirmeye yönelik bir eğilim var. Tıbbi faaliyetlerin bir nesnesi haline getirmek, gibi düşünebiliriz.

@deckard'ın söylediği de bunun bir diğer boyutu.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Rahmimizde yumurtalığımızda sorun olunca bir doktorun bize bakması gerekiyor da o yüzden böyle bir bölüm var. Erkekler için de aynısı ürolojide var.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
Abi isim olarak bu kadar kafaya taktın heralde ama gynecology bu yani. Erkeklere üroloji bakıyor kadınlara gynecology.
Bence bu kadar acayip kafa yorulacak bir şey yok ortalıkta. Bir erkek olarak ne doğum, ne adet, ne doğum sonrası ne menopoz dönemi yaşıyoruz. Sence de bu kadar kompleks yapıya sahip bir cinsiyette uzmanlaşmak mantıklı değil mi?
Misal babam ürolojide yattı, hastaların yüzde 99u erkekti. Buraya kadın doktor olmayacağına göre erkek ve kadın üreme organlarına vs ayrı alanlar bakıyor.
0
logisticsmanager
(25.06.25)
Gerçekten sadece kadınlara özgü hastalıklara bakıyor. Rahim, yumurtalıklar, döl yolu sadece kadında var olduğu için. Sadece kadınlar doğurabildiği için. Bu yapıların her birinin ayrı ayrı devasa hastalıkları var, iyi ya da kötü huylu. Üreme bozuklukları var ayrıca. Hiç de garip değil. Kadınlar şişme yaratıklar olsaydı, o zaman garip diyebilirdik.
"sadece erkeklere özgü hastalıklar" da var tabi. Prostat, testis, penis hastalıkları diye gidiyor.
Birileri sahiplenmiş işte. Garibanlar akıl edememişler erkek hastalıkları anabilim dalı kurmayı.
0
pro9it9is9
(26.06.25)
(5)

Nerede yiyelim

epitaf
Merhaba cemaat :) Kız kıza biraz gezip tozalım ve bir şeyler yiyelim niyetindeyiz ancak mekan seçemedik.Nevet beğendik ancak alkollü mekan istemiyoruz, matbah fiyatları çok yüksek geldi, menü içeriği de nevet kadar cazip değil, o fiyatlara değmeyeceğini düşündük.Bunları örnek vermemin sebebi bakış a
Merhaba cemaat :)
Kız kıza biraz gezip tozalım ve bir şeyler yiyelim niyetindeyiz ancak mekan seçemedik.
Nevet beğendik ancak alkollü mekan istemiyoruz, matbah fiyatları çok yüksek geldi, menü içeriği de nevet kadar cazip değil, o fiyatlara değmeyeceğini düşündük.

Bunları örnek vermemin sebebi bakış açısı olarak ipucu olsun diye :)

Hava çok sıcak ve en sıcak saatlerde dışarıda çok gezmek de iste-ye-miyoruz. Başlangıç noktamız Üsküdar, öğle sonrası çıkarız.
Araç var ama otopark vs nedeniyle araca bağımlı kalmak istemeyiz sanırım.

Şimdi bize bu şartlarda hem gezmeli hem de yemeli içmeli kafe restoran rotası önerilerinize açığız. Avrupa Anadolu her iki yaka dahil.

Şimdiden teşekkürler, önerilerinize sağlık :)
0
epitaf
(25.06.25)
Evde hazırlayacağınız patates salatası, kısır, Amerikan salatası, peynir, karpuz, çay gibi yiyecekleri arabaya koyun.

Kalamış parkı, Caddebostan sahili veya Moda’da çimlerde oturarak bunları yiyin. Ivır zıvırı arabaya koyup arabadan kahveleri alın. Sahil boyunca yürüyün.
0
michael_knight
(25.06.25)
Alkol seviyorsanız bol bol buzlar olan tek kişilik termoslarınkza Mojito’nuzu da koyun.
Whatsapp grubunun ismini “Mojitoseverler” veya “Mojto Günü” yapın.
İyi eğlenceler
0
michael_knight
(25.06.25)
Dokuz on Dokuz
0
basubadelmevt
(25.06.25)
terminal kadıköy'e gitsenize, aradığınız her türlü mutfak, yemek çeşidi var. orda yemek yedikten sonra kadıköy'e akılır
0
turk kizi
(26.06.25)
üsküdarda mavi yeşil var manzarası güzel.
0
gurur
(26.06.25)
(19)

Irkçılık ile bir kültürü sevmemeyi nasıl ayıracağız?

michael_knight
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık. Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor. Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenar
Tamam, ırkçılık kötü, yanlış. Bir insanın kendisinin karar vermediği ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özellikleri aşağılamak gerçekten yanlış ve insafsızlık.

Ama bir de kültür ile ırkın karıştığı durumlar oluyor.

Mesela bir ülkenin vatandaşları diyelim ki çok pis, kötü kokuyor veya kaldırım kenarına kaka yapıyor. Bu onun ülkesinde çok olağan ama benim ülkemde bu şekilde davranılması bana zor geliyor.

Ne şekilde uyarırsam ırkçı olmam?

Diyelim ki benim ülkemde bir sokakta bu kültürden insanlar çoğunluk oldu ve kaldırıma kaka yapıyorlar. Ona müdahele etme hakkım olacak mı?

“X ırkından nefret ediyorum” değil “X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” diyebiliyor muyum?

Irk ve kültür sevmemeyi ayıran bir kelime, terim var mı?
0
michael_knight
(25.06.25)
Karşıdakinin kafasındaki değerlere göre davranacaksak işimiz var. Senin kendi ırkçılık tanımın neyse ona göre karar vermelisin, karşıdakinin görüşünü bilemezsin ki.

Nefret kelimesini kullanma elbette, nefret söylemi diye bir şey var.

Sevmemek başka düşman olmak başka. Irkçılık düşmanlık hukuku güder. Sevmemekte düşmanlık yok. Böyle düşünmek belki açıklık getirir.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
Mesele genelleme ve asagilama yaparak butun bir irki ve milleti kucuk gormek.

Tabii yola kaka yapmak gibi halk sagligini tehtid edecek bir mesele oyle kulturel denebilecek bir sey degil cunku o cogu ulkede suc.
Deodorant diyelim.
Bir alman olarak Ali ile deodorant kullanmadigi ve bu sizi rahatsiz ettigi icin takilmamak irkcilik degil. Turkler cok pis hic deodorant kullanmaz demek irkcilik. Mehmet ile merhaban yokken kesin deodorant kullanmiyordur diyip onu hor gormek, kopek cekmek irkcilik. Turklerin burnu hic koku almaaz ahahaha diye saka yapmak irkcilik.
0
wallcan
(25.06.25)
@wallcan, 5 tane deodorant kullanmayan Ali ile tanıştıktan sonra 6. Ali ile tanışmak istememek ırkçılık mı?
Sen ne yaparsın 6. Ali tanışmak istediğinde?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Ali’nin ten rengiyle, diliyle, kafasının şekliyle bir problemim yok. Deodorant kullanmaması veya kötü kokması ile sorunum var.

Bir de diyelim ki bu Ali ve ülkesindeki çoğu kişi deodorant kullansalar da bana rahatsız edici gelen bir koku oluyor. Yine mi onlarla tanışmak istememek, metroda görünce onun yanındaki koltuğa değil başka yere oturmak ırkçılık?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
Bir insan ne kadar ırkçı, kategorik ya da ne bileyim bir şey fobik olursa olsun bunu yalnızca yakın çevresi ve kendiyle paylaşmalı. Geniş kitlelere duyurmadigin, etiketini yumusatmadigin (Irklarını değil kültürlerini sevmiyorum) ve etki alanını buyutmedigin sürece minik, sevimli faşistlikler yapabilirsin çünkü hiçbirimiz öyle süper duyarlı, iyi insanlar değiliz. Tek bir sorumluluğumuz var, yıkıcı, negatif düşüncelerimizi atmosfere çok yaymamak, kendimizi aklamaya çalışmamak. Bence. En azından.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Yolu yok.

O tür kişiler bunu silah haline getiriyor zırva davranışları için. Hatta yer yer otoriteler, ideolojiler de bunu besliyor.

"X ülkesinden gelen insanların davranışlarından nefret ediyorum” demeniz naparsaniz yapın ırkçı kategorisine atılacak o yüzden. Baştan hazırlanmış bir tuzak var orada.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
Onu örnek verdiğiniz için soruyorum; önlem almasına rağmen koktuğunu düşündüğünüz kişi için sebep biyolojik değilse nedir size göre? Kültürlerinde pis kokmak mı var bu insanların? Irkçığınıza kılıf arıyorsunuz gibi geldi bana -ki gündelik ırkçığın tipik bir örneği.
0
auroraaurora
(25.06.25)
sekizdokuzon'a katılıyorum.

birini sevip sevmemek, beş ali'yle olumsuz tecrübe yaşadıktan sonra 6'ıncı alinin de deodarant kullanmayacağını düşünmek; bunlar rastlantı olsa dahi kabahati ali olmakta bulmakta, eylemlerimiz sadece kendimizi etkilediği sürece önyargılı olmakta suç yok.

burada dengeler gerçekten hassas, ırkçılığın kötü yanı toplumsal adaletsizliğe yol açması. mesela doğum yerin x diye bir işe girerken seni elemeleri. doğum yerinin niteliklerin önüne geçmesi. kişisel hayatımda o kişiyle görüşüp görüşmeme hürriyetine sahibim ama işe alımla görevli isem duygularımı işime karıştırmamalıyım.

ırkçılığa dair benim aklıma geldikçe utandığım bir anım var.
istanbul'un kozmopolit bir bölgesine taşındığımda, o sırada bir de çok fazla ortadoğulu geliyordu yaşadığım tarafa, üst katta arap görünümlü biri vardı.
o evden çok fazla gürültü geliyordu. bir de o evin penceresinin baktığı yere bir çok çöp atılıyordu. benim pencerem de aynı yöne baktığı için rahatsız oldum ve arapça bir şekilde "çöp atmayın" yazıp yere koymak istedim. iyi ki yapmamışım. -onlar mı çöp atıyordu bilmiyorum ama düzgün, kendi halinde yaşayan, türkçeyi iyi kullanan ve kimseyle problemi olmayıp yıllardır burada yaşayan biri çıktı. iran-ırak-suriye-afgan-filistin falan da değil, başka bir yerden. sanki eskiden çöp derdimiz yoktu da adamı esmer ve ortadoğu tipli gördüm diye doğrudan ona atfettim bu sorunu. bu ırkçılıktır işte. bu olayda sevindiğim tek şey bu anlattığım şeyin düşünceden ibaret kalması.

ırkçılık hakkında tanım sorunlarımız da var. ırkçı olduğu suçmalası yapılan insanların bir kısmı basitçe zenofobik, yani yabancı sevmiyor.
"ülkemde yabancı istemiyorum" hatta ileri gidiyorum "turist de istemiyorum" diyebilir biri. bu onu ırkçı yapmaz. çünkü x'ler kötüdür biz y'ler iyiyiz demiyor ki. sadece x,y,z ne olduğu önemli değil dilimi kültürümü bilmeyeni istemiyorum diyor. zaten kendi içimizde uğraştığımız şehirden şehire değişen kültürel farklarımız varken bir de daha büyük ölçekteki ile uğraşamam diyor. bu düşünce o kişiyi ırkçı yapmaz. haklı mıdır değil midir ayrı konu. elbette yabancıların aramızda olmasının ve çeşitliliğin olumlu yanları da var. ama kişi olaya olumsuz yandan da bakabilir
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
kaldirima kaka yapilmasindan nefret ediyorum ya da insanlarin yazin dus almamasindan nefret ediyorum diyebilirsiniz. boylece kendi ulkenizde 7 ceddi turk olan insanlarin da sokaga kaka yapabildigini ve bundan da nefret ettiginizi ve bunun tek bir milletin tamamina atfedilen bir huy olmadigini kabul etmis olursunuz.

her x ulkesinden gelen insan ayni degil, bence ozellikle yurtdisinda cok korkunc temsil edilebilen ve sacma sapan soylemlere maruz kalan musluman ve/veya turkler olarak en iyi anlayanlardan biri bizler olmaliyiz.

ornegin rusya ukrayna'ya saldirdiginda avrupa'da ve dunyada bir cok ulkede ruslara karsi nefret soylemi basladi, ruslar islerden cikartildi, islere alinmadi, sanatcilari yasaklandi, sporculari engellendi. covid zamani cinlilere saldirildi. tum ruslar ukrayna'ya saldiriyi desteklemedigi gibi, hepsi putin'e oy vermedigi gibi ukrayna'ya saldiran ruslar degil devletti. herhangi bir ulkenin, irkin, cinsiyetin, cinsel yonelimin tamamini ayni kefeye koydugunuz her konuda, illa pis olmak demek degil bu, ayni risk ile karsi karsiyasiniz.

bu bakis acisi ile yarin bir gun, hangi ulkeden gelirseniz gelin, desteklediginiz ya da desteklemediginiz hukumet bir ulkeye saldirirsa ve dunyanin geri kalani o ulkeden gelen insanlara karsi nefret kampanyasi baslatirsa sesinizin cikmamasi lazim.
0
kassiopeia
(25.06.25)
@auroaurora mesela benim burnumun alışkın olmadığı bir baharatı çok yüksek miktarlarda tüketmek olabilir.
Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde.

O ülkenin yemek kültürü bu şekildeyse o ülkedeki çoğu insan bu şekilde kokacaktır.

Yemek dışında da doğuştan kötü kokan bazı insanlar var ırk ayırmadan söylüyorum. Belki bazı ırkların tamamında vardır bu, emin değilim.

Irkçılıkla suçlanmaktan korktuğumuz için çekinerek konuşuyoruz bazen, bunda da bir problem yok mu?
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
"Kaşık kaşık sarımsak-soğan veya bol bol pastırma yiyen bir insanın ne kadar deodorant sıksa da, duş alsa da kötü kokacağına hemfikir oluruz herhalde."

Evet hemfikiriz. Her ulustan, her kültürden, her etnik kökenden insan yediğine içtiğine bağlı olarak kötü kokabilir.
0
auroraaurora
(25.06.25)
@michael_knight aradığın cevabı burada bulamazsın. Buradaki arkadaşlar feminen, liberal, hayalperest ve hayat gerçeklerinden uzak. Satranç oynarken posta koyan belli tipteki adamlardan it gibi tırsar, yol değiştirirler ama burada abi önyargılı olma, lütfen loto gibi düşün milyonda biri bile iyi olabilir sen onu bulmaya çalış derler.

Her gün duyuru'da görüyoruz. Ben psikolojik deli değilim diyor mesela, yeni duyuru açıyor abooo neler neler. Herkes poz kesiyor bakma bunlara.

Gerçekte, dünyamızda olanı söyleyeyim. Zencilerin, kürtlerin, arapların, hintlilerin, pakilerin vs sevilmeme sebebi dağdan inmiş olmaları. Memleketim dedikleri boz çöplükten güzel, modern bir şehire veya ülkeye giderler. Çünkü daha iyi, daha güzel diyerek. Ama orayı da kendi boz çöplüklerine dönüştürmek için savaşırlar. Bu kadar aptallar.

Ben işim gereği bu yazdığım ırk mıdır, ülke vatandaşı mıdır nedir onlarla uğraşıyorum. Daha ilk cümlelerinde anlıyorum. Aha kürt kesin haksız bir şeyler isteyecek yine. Aha zenci para mara vermez, ama tam hizmet ister. Tam hizmeti alır ama para vermeye gelince e şu hizmeti de verin der. Ama o hizmet ayrı, anlatırsın öncesinde. Her yere çöp atarlar, işerler.

Bu adamlar ve ırkdaş ve ülkedaşları tek fabrikadan seri üretimle çıkmış gibidir. O yüzden ön yargılı yaklaşmazsan canın yanar. Kavgacılar, orta yolu bulmazlar, haksızlık peşindeler.

Kısaca sen kelime arıyorsun ama yine bu kırılgan insanları kırmamak için. Onlar seni umursamıyor ki sen bu kadar uğraşıyorsun. Bak burada seni suçluyorlar. Bunları 20 dairelik bir binada yaşat o kişilerle, senden benden daha ırkçı olurlar. Acemilere bakma sen. Bir şey ya vardır ya yoktur.

Bak Çinliler covid bilmem ne demişler, abicim çinliler kadar terbiyesiz, kaba, başkalarını umursamaz bir halk var mı? Böyle yetişmişler ve yanlış bize göre. Çinli sevmiyoruz bu yüzden. Yeni çinliye de yokuz. Eskisine de.

Birazdan damlar ben yabancılarla çalışıyorum hiç öyle değil diye XD. Diyen kişi de uluslararası bir firmada beyaz yakalı, fuarlara giden birisi çıkacaktır. Onlara da bakma sen, doğal ortamında tahlil edemez onlar o kişileri.
0
Shepard
(25.06.25)
kafan karisik biraz..

kaldirima kaka yapmak bir bylaw (teamul imis turkcesi) sikintisi, bunu uyarmanin, hatta sikayet edip ceza yazdirmanin irkcilik ile alakasi yok.

"onlarla tanışmak istememek" dedigin anda irkcilik sinirini gecmis oluyorsun bence. o hissiyat uzerinde biraz calisman lazim..
0
cooperr
(25.06.25)
ırkçılığın kötü bir şey oldugunu niçin kabul ediyoruz ki baştan? belki de ırkçılık iyidir ve insanlığın gelişimi için elzemdir.
0
abelardo
(25.06.25)
@cooper kaka yapmak biraz abartılı bir örnek, onu unutmaya çalışalım.
Daha önce tanıştığın 5 Marslı kişi de soğan-sarımsak-baharatı çok fazla yediği için kötü kokuyordu. Mars’ta bu yiyecekler çok tüketiliyor, kültürel bir şey. Orası oksijensiz diye.

10 kişi çalışan şirketine yeni bir eleman alacak olsan Marslıların CV’sini inceler misin?

Başkasına söylemek veya ideali tarif etmek kolay ama bizim de toplumun bir parçası olduğumuzu, bazı kınadığımız hareketleri yaptığımızı farketmemiz veya en azından kendimize itiraf etmemi gerek.
0
🌸michael_knight
(25.06.25)
İskoçya'da geçenlerde 30 yaşında bir Afgan, 15 yaşında bir kıza tecavüz etti. Dava sürecinde avukat savunması "farklı kültürden geldiği için rıza konusunda bilgili olmayabilir" şeklinde oldu. İsveç'te "Tecavüz etmek, yanlıştır" eğitimi veriyorlardı göçmenlere. Hatta Oulu'daki video* epey dalga konusu olmuştu. Bunun dışında Hindistan'ın temizlik ve hijyenden anlamayan kültürü, Mısır ve Afganistan'daki toplu taciz (taharrush) yine kültürel bir konu, kadınların mal gibi alınıp satılması ve berdel de kültürel bir şey. Böyle birçok kötü örnek var. Sadece iyi örnekleri konuşanlar, konu kötü olunca kar tanesi oluyor hemen.

Açık açık, doya doya ırkçıyım diyeceksin. En temizi o. Kendi kısıtlı görüşlerine uymayan herkese karşıt argüman üretmek yerine ırkçı ya da faşist diyorlar zaten. Ben de artık faşistim diyorum. Irkçıyım diyorum. Her insan doğası gereği farklı seviyelerde ırkçıdır zaten. Bazıları ön yargılar ile yaklaşır, bazıları yaptığını ırkçılık olarak saymaz, bazıları inkar eden iki yüzlülerdir, bazıları ise sanki insan doğduğu aileyi ya da milleti seçebiliyormuş gibi genelleyerek komple düşman olur. Kar taneleri hepsini aynı sayıyor. O yüzden millete dert anlatmakla uğraşmayı bıraktım ben. @sonsuz'un dediğine yakın aslında. Anlaşılacağım çevrede detayını anlatırım, anlamayacak çevre kafasına göre kategorize etsin. Enerji harcamaya değmez.

*www.youtube.com
0
nawar
(25.06.25)
@michael

cok sevdigim bir iranli arkadasim var, ailem disinda yandim allah diye beni arasa aninda isimi gucumu birakip gidecegim nadir insanlardan.

bu eleman bir kere beni yemege davet etti, sagolsunlar bol baharatli yapiyorlar, safran cart curt. Bunlarin kullandigi kurutulmus limon gibi bisey var, ondan atmis icine, bende kislik ceketimi daha yeni kurutemizlemeden almistim ve ciddi para odemistim temizlik icin. neyse yemege gittim, yedik ictik. bir sure sonra burnun zaten alisiyor. Yemek lezzetli ama koku problemi var.

aksam eve dondum, asansore bindim, benimle beraber birkac kisi daha vardi asansorde. ya millet kendini disari zor atti 2 kat sonra. ben farketmemistim o kadar koktugumu, ustume sinmis. Ertesi gun tekrar kuru temizlemeye verdim, posete falan sardim goturdum poset disina bile cikiyordu koku, agir baharat. Adamlardan da ozur diledim, bir restauranta gittim orda ustume sinmis falan diye uydurdum biseyler.

Simdi bu adam benim tanidigim en en saglam muhendislerden biri, kafadan 4 basamakli rakamlari falan carpabiliyor. ne zaman kafama bisey takilsa ona sorarim, falan filan.

simdi senin mantiginla benim bu adami komple silmem gerekiyor. sence baharat kokusu yuzunden boyle senin icin onemli olabilecek birini hayatindan cikartmaya deger mi?

ayni sey verdigin CV ornegi icin de gecerli, CVlere bakarken isimleri kapatmani oneririm. isim/yas/cinsiyet/dil/din/irk bunlari unutman lazim. filtreleri kaldir, deneyime odaklan.

bunlari dusun biraz sonra konusalim, dedigim gibi kafan karisik..
0
cooperr
(25.06.25)
2013'ten beri yurtdisinda yasiyorum. Benim gorusum insanligin artik kulturler ustu bir seviyede ortak bir medeniyete ulasmis olmasi gerekliligi ve farkli milletlerin kultur adi altinda kendi sacmaliklarina tutunuslarinin artik iler tutulur bir yani olmadigi yonunde.

Ha bunu soylerken su milletten arkadaslik kurmam yanina bile oturmam gibi bir ciglik yapmiyoruz. Ama artik belli milletlerle iletisime gecerken beklentileri de ona gore ayarliyoruz en basitinden insanlarin geldikleri kulture bagli olarak ilk iletisim ile birlikte asgari duzey medeni bir selam sabahin otesine gecilip geceilemeyecegi belli oluyor.
0
warrior princess
(26.06.25)
Selamlar

Kaç gündür yazacaktım ama vakit bulamadım, tüm yazılanları da okudum. Ben şöyle düşünüyorum:

Öncelikle ırk(fiziksel, genetik yapı) ile kültür(düşünsel, davranışsal) farkları ayıran bir kelime benim bildiğim kadarıyla yok. Bunlar birbirlerine çok karıştırılan ve aslında iç içe de geçmiş tanımlar aslında. Şu tanımı kullanırsak olumsuz görüşlerimizi ifade edebiliriz diyebileceğimiz bir şey net olarak aklıma gelmiyor benim. İşin sonunda bizim dediğimiz kadar karşımızdakinin ne anladığı da önemli.

Konuyla ilgili görüşümü de söyleyeyim; ırklar ve kültürler arasında farklar vardır. Biz istesek de istemesek de bu böyle. Örneğin siyah ırkın fiziksel özellikleri ortalamanın üzerindedir ve bu bence avantajdır. Asyalılar daha kısa ve minyonlardır. Ne bileyim, Avrupa'daki ırkların (Kuzey ülkeleri, Akdeniz halkları vb.) muhakkak fiziksel yatkınlığı, dezavantajı olduğu bir şeyler vardır. Burada sorun yok. Öte yandan bunda fiziksel farklılık varken iş zihinsel kapasite ve becerilere gelince ortalık yangın yerine dönüyor. Bu durumun yüzyıllar, bin yıllar temelli sebepleri olduğunu kabul ediyorum. Kölelik, sömürü o, bu nedeniyle halklar diğerlerini düşük nitelikli vb. olarak etiketlemiş, davranmışlar. Ancak "x halkının ortalama zeka seviyesi şudur" denildiği zaman insanlar tepki gösteriyor. Bu durumlarda ben kendime "E şimdi ne yapalım yani? Başka toplumlar ortaya bilimsel, sanatsal şeyler koymuş. Bir şeyler üretmiş. Bunlar da ortalama toplum dinamiklerinin, zihinsel kapasite ve becerilerinin bir sonucudur. Sizin toplum üzülmesin diye bir orta yol mu bulalım?" diye soruyorum. Öyle söylemediğimiz, insanları daha mutlu edecek yanıtlar bulduğumuzda peki daha mı iyi oluyor? İnsanlar gerçeği değil duymak istediklerini mi bekliyor? Zaten temelde hepimiz homosaphiens türüyüz ama işte yan yana koyduğumuzda bariz farklar var. Ayrıca toplumların yaşadığı coğrafyalar, maruz kaldığı koşullar, beslendiği gıdalar derken bunlar da yüzyıllar içinde ortaya çok büyük farklar çıkartıyor. Herkezi nasıl aynı kefeye koyabiliriz ki? Olmuyor yani, fikirsel düzlemde oturup konuşuyoruz ama realitede ben bunu mümkün görmüyorum. Biz hala daha doğa ve hayvan yaşamının kanunları temelinde yükseliyoruz. Bu, işin ırksal boyutuydu.

Kültürel kısmına gelirsek yazılanlardan Hindistan vb. halkların alışkanlıklarına değindiğinizi gördüm. Kültür, davranış, alışkanlık dediğimiz şeyin iyisi, hoş karşılananı da var, sevilmeyeni de var. Bu çok geniş bir skala. Örneğin Japon kültüründeki çalışma, disiplin ve toplum baskısı insanların kaldırabileceğinin çok ötesinde. Bu yüzden Japonlar intihar oranlarında çok yüksekler. Bu temelde onları ilgilendiren bir şey. Şimdi Japon halkının çalışma kültürü bana doğrudan etki etmiyor. Buna nötr durumdayım diyebilirim. Diğer taraftan uç noktada fetiş ve cinsel davranışlarını da duyuyoruz. Taciz, cinsel istismar olayları mevcut. Bunlar kabul edilebilen davranışlar değiller. Kendi adıma Japon kültürünü ilginç bulmam her anlamda kabul ediyorum anlamına gelmiyor.

Hindistan'a gitsem oradaki yaşamdan şikayetçi olabilirim, zaten bu yüzden de gitme merakım yok. Adamların kendi ülkesi, dilediği gibi yaşarlar. Ancak bir Hintli farklı bir ülkeye gelip tepki gördüğü davranışlar sergilediğinde "Bu bizim kültürümüz" diye kolayca savunamaz. Ben buna katılmıyorum. Hintli örneğinden bağımsız olarak hiçbir halkın bunu kolayca kullanmasını sevmiyorum. İnsanlara hoş gelmeyen şeyler yiyip içiyorsan bunun topluma etki etmeyeceği düzeye getirmek zorundasın. Nasıl yaparsın bu sana kalmış. Çünkü yarın bir gün bir başka insan da farklı bir davranışı "Bu benim kültürüm" diye sana karşı kullanabilir. Bu çok esnek bir araçtır. Ayrıca bir davranışın, alışkanlığın, kültürün büyük toplumlar, halklar tarafından kabul edilmesi, norm düzeyine gelmesi onu eleştirilemez kılmaz. Afganistan'daki adamlar erkek çocukları köçek gibi oynatıyor diye "Haa bu adamların kültürü ya" diyip tamam mı diyoruz? Birbirinden üstün kültürler vardır. Dünyada binlerce yıldır yaşamış, yok olmuş toplumları görüyoruz ancak içlerinden pek azının değerlerini hala daha benimseyebiliyoruz. Roma hukuk sistemini yaratmış, Antik Yunan felsefeyi bulmuş. Bunların hepsini aynı kefeye koyabilir miyiz?

Bu bakış açısına ne deniyor bilmiyorum, hümanizm mi oluyor? Doğuştan seçemediğim şeyler yüzünden ayrıştırmamak, herkesi eşit kabul etmek? Bunda bir sorun görmüyorum, insan haklarının temeli bu. Ama biz insanları tanırken bazı referans noktaları almak zorundayız. Bunu istemesek de yapıyoruz çünkü başka çıkar yolumuz yok. Şu senaryoyu bir canlandırın lütfen:

"+Sana arkadaşımı tanıştıracağım, adı James. xBana James'den biraz bahseder misin? +James 2 ayağı, eli ve gözleri olan birisi, bu gezegende yaşıyor. xBu hiç yardımcı olmadı. James ne iş yapar, nerelidir? +James İrlanda kırsalında yaşayan bir çiftçidir."

vb. vb. İnsanlar aynı adlara, benzer sıfatlara sahipler. Milyarca insan var, ne kadar özgün olabiliriz ki? Ama işte Amerikalı bir James'i İrlandalı James'ten ayıran farklılıklar onun yaşadığı coğrafya, toplum, kültür, yaptığı iş gibi şeyler. Nasıl ki İranlı Ömer, Mısırlı Ömer, Türk Ömer, Amerikalı Omar birbirinden farklıysa insanlar da bu şekilde ayrışıyor. Aslında bunun hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok. Sadece "Her insan eşittir, ayrmcılık, ırkçılık yapmayın" noktasında bu farkları nasıl dile getireceğimiz bilemiyoruz artık. Aslında yaptığımız şeyin hayvanları sınıflandırmaktan hiç farkı yok bence. Bulunduğu coğrafya vb. kriterler ile ele alıyoruz. Mesela İngiliz toplumu yok olsa ve gelecekteki bir tarih öğrencisi onları incelese ne yapardı? Muhtemelen ortaçağ İngiliz toplumu, İmparatorluk döneminde İngiltere, 20. yy. İngiliz halkı diye ayırırdı. Ortaçağda krallıklar halinde takılırlarken daha sonrasında Hindistan'ı sömürgeleştiren, Çin'de afyon savaşları çıkaran bir hakltı. 20. yy'da Brexit ile Avrupa birliğinden çıkan insanlar oldular. Al sana aynı halkın yüzyıllar içinde farklı kimliklere bürünmesi.

Özetle şunu demek istiyorum aslında; insanları tanımlarken doğa kanunlarından farklı bir perspektif çizmeye çalışıyoruz ama bu realitede çalışmıyor. Kadın, erkek cinsiyeti varken "Ben kendimi kadın gibi hissediyorum" diyen, fiziksel olarak erkek olan insanların gidip olimpiyatlarda kadın statüsünde yarışması gibi şeyler yapıyoruz mesela. Ben bunun insanların dikkatini, zihinsel enerjisini gereksiz konulara kanalize etmek için yapıldığını düşünüyorum. Dünyadaki asıl sorunlara kafa yoracak dikkatimiz, enerjimiz kalmıyor. Neticede hepimiz bir donanıma(beden, vücut, genetik yapı vb.) ve yazılıma(kültür, davranış, alışkanlıklar) sahibiz ve arasında farklılık olacağını dile getiremiyoruz artık. Zaten gerçek tanımıyla insan olabilmek aslında kendi doğamızı da yenebilmekten geçiyor. İçinden karşındakine vurma hissi geçerken kendini kontrol edebilmek, cinsel taşkınlığını dizginleyebilmek gibi. Bu çok büyük bir farkındalık gerektirirken dünyada bunun yanına yaklaşamayacak insanları "Bu da onun kültürü, ırkı; onlar seçmedi ki bunu" diye davranamayız. Bunu 1 kere, 2-3-4-5 kere yapabilirsin ama daha fazla yapmak seni çok naif, saf bir insan haline getirir. Bir noktada karar vermek zorundayız. Diyeceklerim bunlardır.
0
burka
(27.06.25)
(39)

Ev işleri paylaşımı?

bobinhoo
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri
Kadın - Haftada 1 ya da 1.5 gün çalışıyor, aksam 17:00-17:30 gibi evde en geç o günlerde. Aylık kazancı 1x.

Erkek - Haftada 5 gün sabah 9:00-9:30da evden çıkıyor akşam 19.00-19:30 gibi geliyor eve. Aylık kazancı 3x-4x.


Eve 2 haftada bir yardımcı kadın geliyor detaylı temizlik için. Yapılacak ev işleri:

1) Nadiren evin Dyson ile çekilmesi veya robot süpürgenin çalıştırılması. Robot süpürge rahat süpürsün diye belki bir iki eşyanın yerinin değiştirilmesi.

2) Çamaşırların yıkanması ve asılması (kurutma makinesi de var ama ütü yapılmadığı için bazı şeyler askıya asarak kurutuluyor daha az kırışsın diye)

3) Kuruyan çamaşırların dolaba kaldırılması

4) Yemek

5) Yemekten sonra bulaşıkların makineye kaldırılması, sığmayanların elde yıkanması

6) Yemekten sonra masanın/tezgahın silinmesi

7) Bulaşık makinesinin boşaltılması

5 numarayı erkek yapıyor, kalanları kadın yapıyor. Aklıma gelmeyen bir iki ufak tefek iş daha olabilir belki, onları da kadın yapıyor gibi düşünebilirsiniz.

Kadın bu iş dağılımının adil olmadığını, işin çoğunu kendisinin yaptığını düşünüyor. Çok şikayet gibi değil de arada laf sokma gibisinden. Erkek ise 5 numarayı bile yapmaması gerektiğini düşünüyor. Tatlı atışma gibi düşünebilirsiniz bunu.

Kadın zaten düz bakıyor olaya, ortada 10 iş varsa 9unu ben yapıyorum demek ki eşit dağılım yok diyor. Direkt baktığınız zaman haklı gibi duruyor ama erkeğin bakış açısına göre de o zaten kadına göre çok daha fazla çalışıyor ve eve geldiğinde ev işiyle ekstradan uğraşması saçma.

Erkeğe göre zaten ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koymuş ortaya, krediyi tek başına ödüyor. Aidat, elektrik, su, internet vb. hepsini erkek ödüyor. Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi almış. Bunlar maddi şeyler olabilir ama sonuçta o parayı kazanmak için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürsen toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşünüyor. Yani 10 yıl çalışıp biriktirdiği tüm parayı eve gömmüş zaten, üstüne aylık kazancının yüzde 30u evin temel harcamalarına gidiyor. Ayda bir hafta mesaide "ev işi" yapıyor aslında gibi düşünüyor.

Bu arada kadına ben de şöyle para harcadım vb. gibi düşüncesini söylememiş hiç, çünkü böyle şeylerin söylenmesinin ayıp olduğunu düşünüyor ama içinden geçen bu. Ayrıca maddi olarak harcamanın hepsini üstlenirken, hepsini ben ödüyorum hiç adil değil bu diye düşünmemiş hiç. Bende maddi imkan var, onda yoksa ben karşılarım tabi ki diye bakmış olaya. Konu ev işine gelince de aynı bakış açısını (ben de zaman var, onda yok) kadın tarafından bekliyor. Ama kendi gösterdiği anlayış/düşünceliliği kadın tarafının göstermediğini düşünüp, bozuluyor içinden.

Sizce hangisi haklı, kim daha fazla "ev işi" yapıyor?
0
bobinhoo
(25.06.25)
erkek 5 kadin 1.5 gün mü calisiyor?
evlilik sözlesmesi gibi gelirlerin ayrildigi bir durum yoksa kadin az calistigi icin bos zamaninda daha cok is yapmali.

kadin niye full time calismiyor? 5x yapar. o zaman da o sadece bulasiklari halleder :) hem ev hanimi gibi bir sey olayim ama hem de ev isi esit yapilsin diye bir olamaz.
0
sonsuz
(25.06.25)
adam ben para kazanıyorum, eşyaları ben aldım o yüzden evin rutin işleriyle ilgilenmem gerekmiyor diye düşünüyor. kadına üzüldüm. bu kadar maddiyatçı biriyle hayat paylaşmak zor olsa gerek.

hayat müşterek. kazanılan para da müşterek, ev işleri de müşterek. ben böyle bakıyorum.
0
benaslinda
(25.06.25)
kadın tam zamanlı çalışsın, işler ortak olsun.
kadın az çalışıyorsa daha çok ev işi yapsın.

para muhabbeti mide bulandırıcı.
0
yenibirgüzelnick
(25.06.25)
@sonsuz

kadın aslında haftada 4 gün falan çalışmak istiyor ama yaptığı işi diğer günlerde bulamıyor gibi düşünebilirsiniz.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Yalnız şu da var, erkek iş yerinde daha çok kazanıp daha çok çalıştığını söylerken aslında bir yandan da orada "kariyerini" inşaa ediyor, bu avantajı yaratıyor kendine

Ev işi yapmanın kariyere bir etkisi olmuyor maalesef

Bu işler oturulur konuşulur, hakkaniyet gözetilir, koşullara göre işbölümü zaman zaman güncellenir
0
grimavi
(25.06.25)
@grimavi, cok haklisin. ama kadin da normalde bunun karsiliginda cocuk büyütüyor. adam bu kisimda daha rahat, böylece kendi isine odaklaniyor.

durum böyleyken bosanma durumlarinda kadinin iyi bir nafaka, tazminat vs almasi lazim.

burada cocuk olmadigi icin durum biraz garip aslinda. kadinin hem dogru düzgün isi yok hem de daha fazla ev isi yapmak istemiyor.
0
sonsuz
(25.06.25)
Adam konuyu büyütmüş ama kadın da ortalığı fistekliyor bence. Ya da adam kadının laf sokmalarıni fazla ciddiye almış olabilir.
Ev işi tartışması yapacaklarına birkaç özel şey yapsalar biraz de sevisseler bir şeyleri kalmayacak gibi duruyor.

Kadın da bir yol bulup iş gunlerini artırsın, adam da mümkünse yardım edebilir. Ev işleri konusu da yeniden güncellenir.
0
encokbenisevinnolur
(25.06.25)
ortada bir ayrılma durumu yoksa para muhabbeti anlamsız. adam yalnız başına yaşıyor olsa paranın tamamını ben kazanıyorum ev işleri sende diye kiminle atışacak? o yüzden ev işlerini yapmak istememe sebebiniz hatalı. eve geldiğimde yorgun oluyorum, içimden gelmiyor, yapmak istemiyorum, üşeniyorum, seninle vakit geçirmek istiyorum falan diyin daha anlaşılır.
0
tnz
(25.06.25)
Adam ev alınırken bütün peşinatı tamamen kendisi koyduğunu , krediyi faturaları tek başına ödediğini, Eve alınmış eşlayarın %95ini (çanak, tabak ve bir iki mutfak eşyası vb. harici) kendi aldığını ve karşılığında . Bunları almak için kazandığı para için için harcadığı tüm emeği o evin işi gibi düşünürerek toplamda çok daha fazla emek verdiğini düşündüğünü eşine açıkça anlatsın. Gerisi kadına kalmış, yapmasaydın da diyebilir haklısın ben yapmaya başlıyorum diyebilir.

Erkek bunu gidip eşine söyleyemiyorsa kendi aklından da çıkarsın, evliliğin nasıl bir şey olduğunu ve onu bu yola sokan süreçleri bir daha düşünsün.
0
Bruce
(25.06.25)
Sorun ev işi yapmaksa erkek haklı ama sorun hayatı paylaşmaksa kadın haklı çünkü bir gün kadın daha fazla çalışabilir daha fazla kazanabilir evdeki işleri yapacak kimse kalmamalı o zaman. Çünkü herkes yorgun. Her gün çalışacak hizmetçi tutmak da pek kolay olmasa gerek. Ayrıca kadın eğer anne olursa uzun bir süre sadece bebeğe odaklanması gerekecek, bu durumda ev işleri çoğunlukla erkeğe kalacak, kalmak zorunda. O zaman erkek ne yapacak mesela. Alışkın olmadığı şeyleri yapmak acı vermeyecek mi.

Olay kazanılıp harcanan paraya göre ise kadın da ortaya "ben de sana ömrümü adıyorum çocuk doğuruyorum ev başka iş başka" diyebilir, haklı olarak. Çünkü erkek evi otel gibi kullanmamalı, eşiyle ilgilenmeli, onunla hatıralar biriktirmeli, hayatı paylaşmak sadece ev işlerini paylaşmak da değil yani.

Bilemiyorum, kadının ev düzenini biraz daha sahiplenmesi iyi olur ama bu erkeğin her şeyden elini eteğini çekmesi anlamına gelmez. Gelmemeli. Çok sağlıksız nir yapı oluşur, kadına kendisini hizmetçi ve geyşa olarak hissettirir, cinsel hayatları bile bozulur. Bence yeniden düşünmek hatta karşılıklı oturup konuşup anlaşmak lazım.
0
sessizce aglayan sanat
(25.06.25)
kadın evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

yine az çalışıp az kazanıyordu ama annesiyle ev işini paylaşıyorlardı.

şimdi evlendi, yine aynı şekilde çalışıyor ama tüm ev işi ona kaldı.

---

erkek de evlenmeden önce ailesiyle yaşıyordu muhtemelen.

aynı şekilde çalışıyordu ve hiç ev işi yapmıyordu.

şimdi yine aynı şekilde çalışıyor ve 1 adet ev işi yapıyor o da aşırı basit bir şey, 3 dklık iş.

---

bu evlilik kadına zarar olmuş. 2 katı yoruluyor şimdi.
adam kendine eş değil, "parasını verip" yeni anne aldığını ve haklı olduğunu düşünüyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
kadın evde ise tabi ki çamaşırları makineye atmak için kocasını beklemesinin bi manası yok. bu tabloda ev işleriniin çoğu kadına ait olmalı mantıken. ama bu böyle ben daha fazla kazanıyorum, en basit işi bile benim yapmamam lazım noktasında bi tavırla olacak iş değil. adam davasında haklı ama yöntemi yanlış. kaldı ki almış olduğu eşyaları karısına almamış, kendisine de almış aynı zamanda. karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için.
0
elorelia
(25.06.25)
evlilik/birlikte yaşam bu süreçleri birlikte idare edebilmek değil mi? sorun yaşıyorlarsa bile konuşulabiliyor olması lazım. hatalı aramak ilişkiyi daha fazla zedelemekten başka işe yaramayacaktır. bu konu, bu nokta kilitleniyorsa, bir arada olmaları yanlış karar gibi.
0
lüzumsuz adam
(25.06.25)
elorelia +1

adam ayrı eve çıkmış ve temizlikçi tutmuş gibi hesaplamış her şeyi. hatta adam karda, bu temizlikçiyle bir de sevişebiliyor.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
parayı ben verdim çalış köle kafaya bak .
kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin tayfası bu.

kadınlarda yanıp tutuşuyorlar böyle ayılara.
0
my fault
(25.06.25)
erkek kadına bi asgari ücret ateşleyip sigortasını yapsın, kadın da ev işlerini
0
mantık
(25.06.25)
Adamın bakış açısını tam yansıtamadım galiba.

Adam ben daha çok kazanıyorum, ben daha çok harcıyorum gibi üstünlük taslama amacı yok, dediğim gibi bunları asla kadına söylememiş bile zaten.

Ama sadece ev işlerine bakarak kadın daha çok ev işi yaptığını sanki o eve daha fazla emek harcadığını iddia edince, adam dolaylı yoldan da olsa aslında daha fazla emeği harcayanın kendisi olduğunu düşünüyor.

yani şöyle örnek vereyim. Diyelim ki kadın 09:00-17:00 ev işi yaptı, erkek de 09:00-17:00 inşaatta amelelik yaptı ve kazandığı tüm parayla eve dolap aldı. İkisi de aynı süre emek harcayıp, evin ortak bir ihtiyacını gidermiş olmuyor mu? birini diğerinden üstün kılan nedir? erkek bu duruma ikimizde evimize aynı emeği gösterdik diye bakarken, kadına sorsan ev işlerini hep ben yapıyorum diyecek.

@ elorelia

"karısının da emek gücünden faydalanıyor. bu kadar para yarıştırılacaksa karısına maaş bağlasın ev işlerini yaptığı için." böyle demişsin ama tam tersini düşününce de karısı da adamın emek gücünden faydalanmıyor mu. o da kira ödesin o zaman gibi bir şey demezsin herhalde?
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
yuh bedavaya mı oturuyor kocasının evinde?
daha neler göreceğiz
0
mantık
(25.06.25)
Grimavi cok guzel anlatmis. Gorunmez emek diye bir kavram var. Erkek biraz arastirsin, sartlar ayni kalmak kosulu ile kadinla yer degistirdigini dusunsun. Hepiniz durdugumuz yerden dunyayi anliyoruz, bu bir yere kadar dogal, ama baskasinin gozunden kendimizi gorebiliyorsak o zaman adil bir iliski kurabiliyoruz.
0
deckard
(25.06.25)
bu muhabbetler yapılıyorsa ayrılık yakındır. yanlış evliliktir.

"happy wife, happy life" diye bir şey var.
0
gabe h coud
(25.06.25)
Ah ah, yine kadınlar yine problem. Sonra kadın düşmanı diyorlar.

Abicim adam 50 saat, kadın ise en fazla 15 saat çalışıyor iş için. Adam 5 gün iptal, kadın 1.5 gün. Ama 2 gün iptal diyelim. Kadın 3 günlük mesaiye denk gelecek kadar ev işini yapabilir. Bu evlilikte parayı erkek koymuş ortaya evi almış. Masrafları karşılamış ve karşılıyor. Biraz minnet etmeli kadın. Utanır insan söylemeye. Adam para lafı etmiyorsa kadın da ev işi lafı etmemeli. Ya da gidip masraflara ortak olsun masaya öyle otursun. Ben olsam temizlikçi kadını daha sık getirtir parayla çözerim bu olayı.

Düşünsene ayda 100k eve ve halkına harcıyorsun. Kalk bulaşık yıka ben yıkayamam deniyor ve bir kuruş da katkın yok... Özete bakınca bile utanç verici. Bu arada çocuğu adam doğursun o baksın. Bu şekilde olay eşitlenir.
0
Shepard
(25.06.25)
iliskilerde sorunlara kim daha hakli diye bakarsaniz, hakli olmak mutlu olmaktan oteye gecer. iliskilerde sorunlara bir takim olarak soruna karsi bakilir ve sorun cozulmeye calisilir. derdiniz hakli olmak mi mutlu olmak mi?

buradaki erkegin sorunu para, satir aralarindan bu anlasiliyor, gerci paragrafin birinde kabul etmissiniz de. icten ice icerlendiginiz sey bu kabul edersiniz etmezsiniz. eger bu beklentiyi silebilirseniz ortak yasama farkli bir sekilde bakabilirsiniz. yoksa, tum yasaminiz sidik yaristirmakla gecer. bugun bunun adina sadece 1.5 gun calisiyor dersiniz, yarin benim isim cok agir ve stresli onunki degil dersiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
bu ev işleri muhabbeti modern dönem ilişkilerinde gerçekten problem olmaya başladı. ben de etrafımdan gördüklerimle ve biraz da kendi yaşadıklarımla soru sahibinin yaşadığı sorunlara onunla benzer pencereden bakıyorum.

sözüm meclisten dışarı, bu konuda kadınlar biraz saldırgan bir üslupla olaya yaklaşıyorlar.

iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor. çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, iyi bir şarjlı süpürge ya da robot süpürge derken ev işleri zaten çok kısa sürüyor.
yemek yapmak biraz zaman alıcı olabiliyor bazı durumlarda.

akşamleyin eve gelen (ya da evde olsa bile akşama kadar çalışan) adamla neredeyse hiç iş yapmayan ya da zamanının tümünü kendine ayıran kadın kıyaslanınca kadına biraz daha ev işi düşüyor. bunun mağaralı olmakla, modern dünyadan uzak olmakla ilgisi yok.

temiz bir evde yaşamak herkesin isteyeceği bir şey.
sen evde olan ve çalışmayan kişi olarak (kadın erkek ayırmadım) ev işlerini yapma, boş boş otur, gez-toz, saçınla başınla uğraş, evi bok götürsün, çalışan kişi (çoğu örnekte erkek) eve geldiğinde lezzetsiz ve özensiz bir yemek, yerlerde toz-toprak, sağda solda çamaşırlar, toplamanın 10 dk sürmeyeceği yerlerinde edilmiş eşyalarla karşılaş ve bu sıradan bir hal halsın.

lafa gelince hayat müşterek, her şey ortak. lafa gelince bağımsız kadın, ayaklarının üzerinde durabilen özgür kadın. öyleyse aile bütçesine katkıda bulunacak (eğer imkanı varsa), yoksa da ev işlerini yaparak katkıda bulunacak.

bu örnekte kadının kazandığı para zaten eve gelen temizlikçiye gidiyor. bahsedilen ev işleri de (yemek dışında) yarım saat bile tutmayacak şeyler.

kadınlar 20-25'li yaşlarda bu konuda agresif ve feveran olabiliyorlar. 30'ları geçtikten sonra da piyasada adam kalmamış diye geziyorlar.

benim adam beni şuraya götürsün, buradan alsın getirsin. şoförlük yapsın. evde bir arıza olursa o ilgilensin. ben iki poşet taşıyamıyorum sen şu yirmi tane poşeti taşır mısın, pazar iki sokak aşağıda gitmek zor geldi, onun yerine iki kat fazla ödeyerek marketten neden almıyoruz...

genelleme yapmaktan kaçınıyorum ama etrafımdan gördüklerimi söylüyorum. evlenmek birçok kadın için hayatındaki konforu arttıran bir etmen. çünkü gerek maddi gerek fiziksel bir çok işi erkeğe yüklüyorlar. bir de çok güzel manipüle ediyorlar. isteklerini bir kez reddedince de dünyanın en kötüsü haline getiriyorlar karşılarındaki adamı.


hayat müşterek lafını kadınlar sadece kendi açılarından ele alıyorlar.

annelerimizin döneminde değiliz, onlar full-time mesai gibi ev işi yapıyorlardı. şimdi ise yemek ve alışverişle bile iki saat sürmüyor bir çok iş. kaldı ki evli çiftler çoğunlukla birbirine yardım eder -ve etmeli de-. erkek adam ev işi yapmaz, ev işi kadının işidir demiyorum, erkek de yapar.

ancak birinin kısıtlı zamanı, diğerinin bol zamanı varken; bir de üstüne kazanç noktasında ciddi bir dengesizlik varken, kadının da biraz evdeki emekle aile bütçesine katkı sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

doğduğum yerde mağara yok, her yer düz ve ova.

genelleme yapmaktan imtina ediyorum ve hassas yaklaşıyorum; sayıları azımsanmayacak ölçüde bazı modern kadınlar "en iyi kariyer, erkek çalışır karı yer" lafının ne kadar iğrenç ve çağ dışı olduğunu söyler öyle de düşünür. ama ilişkilerine objektif baksalar bu kafada olduklarını görecekler.

edit: robot süpürge ve şarjlı süpürge var. evde iki kişi yaşıyor. çamaşır makinesine bir kaç şey at, bulaşık makinesini günde bir kez doldur/boşalt, 10-15 günde bir gelen temizlikçi evin diğer işlerini halletsin daha detaylı silsin süpürsün, banyoyu lavaboyu yıkasın. yemek ve alışveriş dışında yarım saat sürer bu evin işleri bazen daha uzun olur bazen kısa. öğrenci evi standartına gerek yok. yemek dışında diye daha net belirtmem gerekirmiş, polemik olmasın.
0
biseysorcaktim
(25.06.25)
iki taraf içinde sıkıntılar var, umarım yanılırım ama bu evlilik uzun sürmez pek
0
sweetoffice
(25.06.25)
Hayat acımasız. Piyasada haftada 1.5 günden fazla iş yapamayan birisinin ev işleri gelince de laf etmesi manasız. Benzer yoğunluk olur, herkes 5 gün çalışır, maaşlar 1-5 olur böyle bir durumda erkekte benzer düzeyde katkı sunması gerekirdi belki ama hem ev işi yapmam hem para katamam filan falan gereksiz modernizm. Bir de 3*1 dairelerden bahsediyor, konak idaresi yok, iki kişinin çamaşırı yemeği o kadar zorluyorsa hanımefendi kendi çalışsın komple, bir hizmetçi ayarlasın emek harcamasın.

Hem ayranım dökülmesin hem şey olmasınla gitmez bu mevzular
0
MonteKristoKontu
(25.06.25)
"iki kişinin yaşadığı evde çoğu zaman ev işleri yarım saati geçmiyor"

diyen kişi hala öğrenci evi standardında yaşıyordur
0
grimavi
(25.06.25)
ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs.

Siz fark etseniz de etmeseniz de icinizde bir yerde kimin ne kadar para getirdigine dair bir icerlemeniz var. Bence ilk temel sorun bu. Burada kendinize durust olmaniz lazim. Az kazandigi icin ya da evin alinmasina katki yapmadigi icin esiniz size ev islerinde borclu mu olmali? bu borcu takriben ne zaman bitecek?

ancak bunu kendi icinizde cozumledikten sonra, yukaridaki cevabimin ikinci asamasi geliyor. sorun ne? yapilmasi gereken ev isleri var. bu sorunu nasil cozebiliriz? derdimiz kim hakli kim haksiz olmamali. evliliginizin su asamasinda esinizin daha cok vakti var, mantikli olan onun daha fazla seyi ustlenmesi gibi. ilerde o da daha fazla saat calismaya baslarsa is bolumu tekrar gozden gecirilmeli. ama ilk paragrafta yazdigim konuyu gercekten kendi icinizde halletmezseniz, o zaman tekrar o x saat calisiyor ama su kadar para getiriyor'a donebilirsiniz.

ayrica birakin 2 kisi yasamayi, tek kisi yasadiginizda bile ne kadar ev isi ciktigina inanamazsiniz.
0
kassiopeia
(25.06.25)
sadece yazdıklarınızdan yola çıkarak erkek tarafı burada biraz haklı. kadına yardımcı olması için 2 haftada 1 yardımcı kadın da geliyormuş. süpürme işi robotta, paylaşamadıkları işler çamaşır, yemek ve bulaşık. çamaşır ve yemek kadın da kalsın erkek tarafı da yemek masasını toplayıp, makineye dizip-boşaltsın. hafta sonları erkek yemek yaparsa bulaşık diğer tarafa geçsin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(25.06.25)
ben şunu merak ediyorum, kadın öyle bir iş buldu ki erkekten daha fazla çalışıyor ve daha fazla kazanıyor.

bu durumda erkeğimiz kurduğu mantığa göre evin işlerini erkek daha çok olacak şekilde yapacak mıydı? hiç sanmıyorum.

yani erkeğin burada hayata ve kadına bakış açısı ilkel.

kadın belki paraya, eve falan kandı sonra da ulan bu beni hizmetçi olarak almış resmen dedi ufak bir buhran yaşıyor o yüzden erkeğin ev işi yapmamasına takmış durumda. çocuk olsa çocuğa bakacak...

çevremdeki paralı erkeklerin hepsi eşleri mümkünse çalışmasın ve güzel olsun, ev işi yapsın, çocuk baksın derdinde.

kadınlarımız da dışarıdan imreniyor yaaaağğğ merve zengin koca buldu hep geziyorlar... diye dedikodu yapıyorlar. arkadaşlar öyle bir evlilik yapıp da ben severek evlendim kadınım çalışmasın, çocuk istemiyorsa yapmasın, bakmak istemiyorsa da bakıcı tutarız diyen erkek milyonda birdir yani maalesef çocukluk aşkları dışında aşka çıkarlar karışmış durumda.

erkeğin böyle bir beklentin vardıysa, baştan konuştuysanız, kimsenin bir şey demeye hakkı yok. kadın böyle bir hayatı kabul edecek.

etmiyorsa da ya işe girecek benzer düzeyde hayata maddi olarak ortak olacak.

hiç biri olmuyorsa da ayrılsın gitsin.

yazıldığı gibi iki tarafta da sıkıntılar var.

ben çalışıyorum, eşim çalışıyor, ev işlerini ortak yapıyoruz. eşim çalışmasaydı ben de eşimin daha çok ev işi yapmasını beklerdim tabii ki yani ne hemen celalleniyorsunuz?

buna kızan kadınlara siz çalışın kirayı ödeyin, ev alın, araba alın, erkek evde takılsın ev işlerini o yapsın deseniz kaçı kabul eder acaba?
0
ananiyimioguz
(25.06.25)
@kassiopeia

"ben sunu demek istiyorum, disardan bakan biri olarak, "ben x saat calisiyroum", "o y saat calisiyor", "ev isleri de bunlar", "duyurucular ne dusunuyorsunuz" dememissiniz, ben x saat calisip su kadar para aliyorum, o su kadar, ben evi aldim, tabak canak aldim vs. vs."

diye yazmışsınız. X saat çalışarak kazandığım parayı nereye harcadığımı belirtme sebebimi göremiyor musunuz cidden?

Ben X saat işte geçiriyor olsaydım ama eve bir kuruş maddi katkım olmasaydı ben nasıl işte geçirdiğim zamanı aslında evimiz için, bizim için geçiriyorum diyecektim? Bunları söylememin sebebi, iş yerinde geçirdiğim zamanın ev işi yapılan zamana benzer şekilde bizim için, evimiz için harcandığını gösterebilmek.
0
🌸bobinhoo
(25.06.25)
Erkek 0 yapmali
0
lapaz
(25.06.25)
bir de şunu düşünelim.

diyelim ki kadın o 1.5 günde 5x kazanıyor. adamla eşit yani. ama işte daha az çalışıyor.

bu durumda yine kadına mı yüklenirdiniz? o ev işi daha fazla yapsın çünkü evde der miydiniz? diyebilir miydiniz?

yani sorun tamamen kazanılan para miktarı kaynaklı...
0
art cat chocolate
(25.06.25)
evlilik bir tarafın para kazanıp, diğer tarafın temizlikçilik yapması değildir.

evlenmeden önce herkes birbirinin işini maaşını biliyor. evlilik hayat birleştirmektir. tüm sorumlulukları paylaşmaktır.

daha az kazanan daha çok ev işi yapsın köleee diyecekseniz hiç evlenmeyin.
0
art cat chocolate
(25.06.25)
Bence şu hali ile ev işi dağılımı normal gibi. Haftada 1,5 gün çalışıyor kadın, detay için de dışarıdan biri geliyor. Kadın bu kadar saat çalışmıyorken haftada 45 saat çalışıp gece gelen adam bir de evde ev işi mi yapsın? Bu arada ev harcamalarına, gider kalemlerine katkı da tabii ki ev işi bölüşümü. Ev işi dağılımında çalışma günü yokmuş gibi 5-5 ayrım planlayıp bunun müşterek olduğunu sanan düz mantık arkadaşın matematik dersine bedenci girmiş olabilir.

Ayrıca para hesabı neden katılmasın? İkisi de 45 saat çalışıp ikisi de 19:30'da eve geliyorken para muhabbeti yapılsa başka konu.
0
nawar
(25.06.25)
evlilik böyle denklemlerin kurulduğu bir kurum değil.

burada tavsiye verecek değilim çünkü bizde toz alma ve süpürgeyi eşim yapıyor geriye kalan her ev işini ben yapıyorum.

rahatsız değilim bu durumdan. evimizin tüm gelir ve gideri de ortak. biz de yeni ev aldık krediyi de ortak ödüyoruz. anamızdan babamızdan böyle gördük biz.

eşiniz zaten az çalışıyor, neden eve temizlik için biri geliyor anlamadım. maaşından da bir şey vermiyor eşiniz saksıdaki süs bitkisi mi?

bence eve temizlikçi çağırmayı kaldırın. faturaları da kadın ödesin adam ödemesin.

erkek eve para getirmeli kazanmalı kafası muhafazakar kesimde var diyorduk sadece hani hepimiz moderndik bir bireydik? kadınlar özgürleşmişti demişlerdi.

adaletse her anlamda adalet.

kadınım bu arada
0
Hallegadola
(25.06.25)
Bu işin detaylarına, matematiğine, zaman hesaplamasına girmemek lazım.

Çoğu şikayetimizde aslında tek istediğimiz sıkıntımızın duyulması, anlaşılması.

Erkek, karısına güzel bir konuşma yapsın, gerekirse tüm ev işlerini kendisinin yapabileceğini, kadının çok yorulduğunun farkında olduğunu söylesin.

Bu hafta hiç iş yapma, temizlikçiye söyleyelim bu hafta 2 gün gelsin, yemeklerin bazısını dışarıdan yeriz, bulaşıkları da ben hallederim desin.

Kadın büyük ihtimalle sadece anlaşılmak, duyulmak veya nefes alacak küçük bir mola istiyor.
0
michael_knight
(25.06.25)
Para hesabı falan denilmiş de bence kadının bakış açısı adama bunu düşündürtmeye başlamış.
0
eagofant
(25.06.25)
biraz ezildigini düşünüp altı boş bi dertleşme olarak görüyorum bu duyuruyu. biraz daha kendini ifade etsen arada pasif agresyonun onune gecebilirsin. temizlikci gelmesin karilar sus esyasi mi diyen hayatsizlara bakma. ornekte adalet deyip pesinden ikimiz de calisiyoruz ama esim sadece toz alir gerisi bende diyerek ambale etti. ne modernlige ne muhafazakarliga uydu anlayan varsa anlatsin pls.

gabe'in dedigi gibi happy wife happy life mottosuyla hanimi incitmeden devam. bu arada es ne is yapiyor meraktan catladikxd keske daha cok calissa belli ki ev isi onu cok bunaltmis eve tikili kalmis her sey batmaya baslamis. calismamanin calismak kadar zor oldugunu unutmamak lazim
0
ala09
(25.06.25)
michael_knight ve ala9 +1

calismamaktan yorulmus es, biraz duyulmak istiyor, kendini ev kadini gibi hissediyor ama olmak istemiyor.
aynisini gecen yil ben yasadim :D ev idare etmek zor, ustelik bir sureden sonra haftalik yarim gun temizlik almaya da basladim bir takim fiziksel sorunlardan dolayi. ev idare etmek, her seyi dusunmek, evi temiz tutmak zor ve yorucu. es biraz duyulmak istiyor.
ha bu arada ben calistigim zaman esimden daha fazla kazandigim durumlar da oldu, ayni kazandigimiz da oldu. parayla alakasi yok yani. calismiyorsam yaparim, calisiyorsam da genelde yaparim ama haftalik temizlige destek alir, gunluk temizligi yapmaya da devam ederim.
0
65 derece
(26.06.25)
(6)

Yurtdışından ev alan ünlüler

pembediken
Özellikle Avrupa'da nasıl ev satın alıyorlar bilen var mı. Golden visa mı
Özellikle Avrupa'da nasıl ev satın alıyorlar bilen var mı. Golden visa mı
0
pembediken
(24.06.25)
Ev satın almak bir ayrıcalık değil birkaç istisna dışında (Finlandiya’da devlet izni gerekiyor gibi). Paran varsa alabilirsin. Golden visa ve benzerleri sadece ev almakla değil bununla birlikte başka koşulları da sağlarsan alabileceğin bir vize türü. Ev almak tek başına oturum izni sağlamıyor.
0
orient blue
(24.06.25)
paran varsa kolay aktivite.
sonra onu leverage olarak kullanip uzun sureli viza, sonra oturum almaya calismaca..

para cokomel arasinda linear bir iliski var, ne kadar cok para o kadar cok cokomel. :)
0
cooperr
(24.06.25)
Nasıl diye sormuşsun ama neden diye sormak istedin gibi geldi bana.
Nasılın cevabı kolay, parayla.

Neden genelde golden visa. Orada da oturum iznini kolayca alıyorlardı. Birkaç yıl önce çok daha kolaydı.

Bir de her şekilde bir miktar parayı da başka bir ülkeye götürmek kötü bir fikir değil onlar için.
Hem kira getirisi de oluyor kiraya verirse hem de emlak yatırımının değeri tim dünyada artıyor.

Değeri artmasa bile bir gün başına bir şey gelirse İspanya’da bir evin olması çok iyi olur.
0
michael_knight
(25.06.25)
Nasıl yani hangi yolla alıyorlar? Mesela Ezgi molanin İspanya'da evi varmış geçen haberi de çıkmıştı evini tanımadığı biri yerleşmiş vb.
Golden vize dışında başka bir yol mu var?
0
🌸pembediken
(26.06.25)
Bir ülke yabancılara ev almayı kısıtlamadığı sürece, sadece euro/dolar kira gelirim olsun diye X ülkeden ev alabilirsin. Bu gidip orada yaşayabileceğin anlamına gelmiyor. Mesela evin olur, kiraya verilir onu aracı bir şirket vs. Türkiye'ye aktarır vergisini verirsin. Ama schengen almadıysan gidip evini bile göremezsin. Ha oturma izni de isteyen golden visa olan yerlere bakar tabii. Hatta bazı ülkeler (Türkiye mesela) belli bi miktar para üzerinde yatırım yapan ev alan vs. insanlara direkt vatandaşlık da veriyor. (Karayip civarındaki adalar böyle mesela)
0
nhk ni youkosu
(26.06.25)
golden visayla ev alınmıyor tam tersi ev alınca golden visa vb. avantajlarınız oluyor. o yüzden alıyorlar zaten. 1m €'luk ev alana oturma izni falan gibi durumlar oluyor. sınır ülkeden ülkeye değişiyor. sen bir ülkeye para yatırmak istiyosan o ülke senin paranı niye kabul etmesin ki? parayla alıyorlar işte dümdüz.
0
semaforo de medianoche
(26.06.25)
(14)

İyilik yaptınız ve kimse görmedi mi?

michael_knight
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?Anlatın, biz görmüş olalım. Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
Yaptığınız ama kimsenin görmediği bir iyilik oldu mu?
Anlatın, biz görmüş olalım.

Ben bir kere yolun ortasındaki bir taşı kenara koydum. Birileri görmüştür sandım baktım etrafa hiçkimse yoktu.
0
michael_knight
(24.06.25)
ben iyiliğimi kümülatif bilinç oluşturması için yaparım. senin yaptığın da aşağı yukarı o zaten.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Metrodan inenler inmeden metroya binmiyorum. Herkes görüyor; inenler takdir binenler küfrediyor
0
sekizdokuzon
(24.06.25)
felsefemiz iyilik yap denize at
bir iyiliğin karşılığını bekliyorsam bunu belirtirim
0
duyurukullanıcısı
(24.06.25)
Bu yıl iki kişiden kazık yedim. Birisine hem maddi hem manevi olarak ablalık yapmıştım. Hakkımda parası için arkadaş oldum demiş. Yüzüne mi vursam diye düşünüyordum.
0
Kahvedesu
(24.06.25)
Cok oldu, iyilik yapmak sessiz bir davranistir benim nazarimda. youtube.com
0
deckard
(24.06.25)
@deckar, bu yüzlerce iyilikten birini paylaşmak istemez misin?
0
🌸michael_knight
(24.06.25)
Iki kisi olarak birlikte calistigimiz arkadas buyuk bir yanlis yapti, ust'ten bu kadar buyuk hata nasil oluyor bu seviyede diye serzenis sekilde bana ikaz geldi. Ben hata benim degil, diger kisinin demedim. Pardon, gozden kacmis vs diyip gecistirdim.
0
tantamount_to_equivalent
(24.06.25)
yani böyle yaptigim cok sey var ama bence normal olan herkes yapiyordur. sen o tasi kenara "iyilik yapayim" diye koymuyorsun aslinda, düzgün bir insan oldugun icin koyuyorsun. iyilik sadece bir sonuc oluyor.

sümüklü böcekleri yolda görünce toplayip bahceye koyuyorum ki kimse basmasin üstlerine. kabugu kirilmis sümüklü böcekleri tedavi ediyorum. yazin susuz kalmis arilara bal ve su ikram ediyorum. kimse görmüyor. kimse bilmiyor. bunlar, o sümüklü böcekler, arilar ve benim aramizda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.06.25)
Abartmayalim efendim. Bircok gencin akademik kariyerinin sekillenmesine on ayak oldum, yollarina engel cikaranlari bitchligimle ekarte ettim. Gencler bunlarin bir kismindan haberdar olmadi.
0
deckard
(24.06.25)
Bir ara elime hiç beklemediğim bir şekilde (artık geleceginden ümidi kestiğim bir proje ödemesi) toplu para geçti.

Ben de birkaç yoksul gecekondu mahalle belirleyip, rastgele evlerin avlusuna içinde bin, iki bin lira olan zarflar içinde atmıştım. Hayydan gelen huya gider hesabı.
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
Parklarda bahçelerde çöp gördüğüm zaman topluyorum.
0
mirty
(25.06.25)
@yurtsuz john +1 ayrıca biri görsün diye bir şey yapmam iyilik konusunda.
0
mikahakkinen
(25.06.25)
gecen hafta gozleri yarali yavru bir kedi icin belediyeyi aradim.
0
buenosdias
(25.06.25)
belediyenin fışkiyesi ana yolu suluyordu, sürücüler için tehlikeli olacağını düşünüp belediyeyi aradım.
fışkiye
0
g7mor
(25.06.25)
(5)

İngilizcede cümle başlarındaki "of"un olayı ne?

osuran imam
Misal: "of ottoman ghosts, vampires and sorcerers: an old discussion disinterred"ara ara böyle örnekler görüyorum. İsmet özel'in miydi neydi, "of not being a jew" yine misal.olayı ne bu kullanımın, cümleye nasıl bir anlam katıyor ya da hangi durumlarda kullanılıyor?
Misal: "of ottoman ghosts, vampires and sorcerers: an old discussion disinterred"

ara ara böyle örnekler görüyorum. İsmet özel'in miydi neydi, "of not being a jew" yine misal.

olayı ne bu kullanımın, cümleye nasıl bir anlam katıyor ya da hangi durumlarda kullanılıyor?
0
osuran imam
(24.06.25)
genelde aitlik ilişkisi için kullanılıyor ama buradaki kullanım biraz daha üzerine gibi. yani "osmanlıdaki hayaletler, vampirler ve büyücüler üzerine: eski bir tartışma tekrar gündeme geldi" gibi. ya da hakkında da denebilir.
0
awlmi
(24.06.25)
abi 'of' edat değil mi?

önündeki sözcüğe; onun, onunla ilgili, ona ait, ona yönelik anlamı verir.

yani ben böyle biliyorum.
0
yurtsuz john
(24.06.25)
Dair anlaminda, .... a iliskin olarak, ....a dair gibi.
0
deckard
(24.06.25)
Ben dil uzmanı hiç değilim ama yıllardır İngilizce bilirim.
Kendi anladığın şekli açıklayayım, yanlış olabilir.

Orada “of”dan önce gizli kelime var.
Mesela “of ghosts, vampires…” derken en başa sen şu istediklerinden birini veya başka birini yazdığını düşün, seni serbest bırakıyorum diyor bence “story, novel, tale, legend, lies, a report” gibi başına istediğini koyabilirsin, seni özgür bırakıyor, merak ettiriyor veya kendisini sınırlamak istemiyor bence.

Mesela Türkçe’de de “hayaletlere dair” yazsam başlığı istersem zırvalar yazarım, istersem akademik makale yazarım, istersem fıkra yazarım…
Kendimi sınırlamamış olur.

Bir de daha havalı oluyor gibi.

Bu konuya dair söyleyeceklerim bunlar
0
michael_knight
(24.06.25)
Epik ya da manşet/flaş flaş flaş havası katma amaçlı da yer verilen bir kullanım.

- bakın bakın önemli bir şey anlatılacak ona göre
0
encokbenisevinnolur
(24.06.25)
(7)

Uyduya Bir Alet Takıp Tüm Kanalları İzlemece?

elektr10
Oturduğum muhitte kablolu olmadığı için ve Digitürk'ün de fahiş fiyatından bıktığım için böyle bir çözüm üretmek istiyorum.Aşağıdaki sorularıma cevap verirseniz sevinirim:- Bu aletin özel bir ismi var mı? - Kime yaptırabilirim?- Kaça patlar ortalama?- TV'nin kendi kumandasını kullanabilir miyim yoks
Oturduğum muhitte kablolu olmadığı için ve Digitürk'ün de fahiş fiyatından bıktığım için böyle bir çözüm üretmek istiyorum.

Aşağıdaki sorularıma cevap verirseniz sevinirim:

- Bu aletin özel bir ismi var mı?
- Kime yaptırabilirim?
- Kaça patlar ortalama?
- TV'nin kendi kumandasını kullanabilir miyim yoksa ayrıca bir kumandası olacak mı?
- Smart TV'me gerek görüntü olarak gerek donanımsal olarak bir zarar verir mi?
0
elektr10
(24.06.25)
çok eskiden (2000lerin başı) uydu alıcılara şifre attırıyorduk. hala vardır belki.

uydu alıcısı değil mi?
mahalldeki televizyoncular, antenciler yapar.
fiyatını bilmiyorum.
tvde dahili uydu alıcısı varsa ekstra bir cihaza gerek olmaz. yoksa ayrıca bir uydu alıcısı olur.
zarar vermez.
0
inheritance
(24.06.25)
Bahsettiğin şey herhalde uydu receiver ve uydu antenle yayın izlemek.
Receiver’ın ucuzu 700 liradan başlıyor galiba. Çok pahalı bir iş değil. Uydu anteni taktırmak ve anten biraz daha pahalıdır herhalde.

Ama sen maçları, şifreli kanalları vs izlemekten bahsediyorsan o zaman iptv kutusu olabilir dediğin şey. Hatta onun için kutu olmadan da yaparsın, çoğu yeni televizyonda rahatça çalışıyorlar. Ama bu yasadışı. Böyle bir şey yapma. Bir de yayın internetten geleceği için kota varsa kotayı yer ve internet yavaşsa yayın da sıkıntılı olur.

Bu arada son zamanlarda satılan televizyonların bazılarında içinde uydu receiver var, kutu alman gerekmez o zaman. Televizyonun girişlerinden anten kablosuna benzeyen yuvarlak girişlerden birinde LNB yazıyorsa uydu anteni oraya takınca ayarlayıp izleyebilirsin.


Ben de pek iyi bilmiyorum konuyu ama anladığım kadarıyla cevap verdim.
Talebini daha iyi tarif edersen bilgili arkadaşlar yardımcı olur.

Genelde mahalledeki elektrikçi böyle işleri yapar, çözer.
0
michael_knight
(24.06.25)
çanak antenden mi bahsediyorsun?

eğer öyleyse çatıya ya da evin kenarına çanak takılır. ordan anten kablosunu tvde uydu alıcı varsa direkt tvye takarsın tek kumanda kullanırsın. tvde uydu alıcı yoksa uydu alıcısı alıp anteni ona akıp onu da hdmi ile tvye bağlarsın. 2 kumanda olur.

zarar vermez neden zarar versin.
0
jelly bear
(24.06.25)
teşekkür ediyorum herkese cevapları için.

çanak antenimiz var mevcutta. eski evimde ulusal kanalları izleyebiliyordum 150-200 tane kanal oluyordu onu sormak istemiştim.

maçlar için ben genelde tod tv kullanıyorum internetten biraz yiyor ama genel anlamda memnunum.
0
🌸elektr10
(24.06.25)
uydu yayınlarından ayrıca, son yıllarda bir de IP tv olayı yaygınlaştı, belki onu soruyor da olabilirsiniz. internet bağlantısı üzerinden, istediğiniz kanalı izleyebiliyorsunuz.
1) eğer televizyonunuz ilgili iptv uygulamalarının kurulmasını destekliyorsa, alet almanıza gerek yok.
2) mahalle arasındaki antenciler bile yapabiliyor
3) televizyonunuz destekliyorsa alet almanıza gerek yok. desteklemiyorsa, bunu destekleyen uydu alıcılarından satın alıyorsunuz, herhalde 1000-2000₺ falan vardır. bir çok kanalın ücretsiz yayını var, biraz kurcalayarak kendiniz de kurabilirsiniz. yok beceremem/uğraşamam derseniz de paket olarak satılanları var, yayınlara abonelik yıllık 500-1000₺ falan sanırım.
4) eğer tv'niz destekliyor da başka bir alet takmanıza gerek kalmaz ise tv'nizin mevcut kumandasını kullanabilirsiniz. yoksa bahsettiğim alıcının kumandasını kullanıyorsunuz.
5) herhangi bir uydu yayınını izlemekten farklı bir zararı olmaz, görüntü izliyorsunuz neticede.
0
gkhncnzdgn
(24.06.25)
Mirket
(24.06.25)
İnternet varsa iptv. Uyduya falan gerek yok.
0
sanal hayvan
(24.06.25)
(5)

Abdülhamid

kizil karga
En çok toprak kaybeden padişah kendisi eleştirdiğimiz zaman hep bu açıdan eleştiriyoruz ama Abdülhamid bu anlamda gerçekten başarısız bir padişah mıydı yoksa dönemin şartları gereği mi yaşandı bu kayıplar, mesela Abdülhamid yerinde Kanuni ya da Fatih olsaydı farklı politikalarla farklı yönetim karar
En çok toprak kaybeden padişah kendisi eleştirdiğimiz zaman hep bu açıdan eleştiriyoruz ama Abdülhamid bu anlamda gerçekten başarısız bir padişah mıydı yoksa dönemin şartları gereği mi yaşandı bu kayıplar, mesela Abdülhamid yerinde Kanuni ya da Fatih olsaydı farklı politikalarla farklı yönetim kararlarıyla bu kayıp olmayabilir miydi ya da Osmanlı'nın yıkılma süreci bi 200 sene geciktirilebilir miydi yoksa o noktadan sonra Superman gelse yine de farklı bir sonuç olmaz mıydı sizce?
0
kizil karga
(24.06.25)
En cok toprak kaybeden Abdulhamid degil. 1,5 milyon kilometre kare kaybetmis yani bugunku Turkiye topraginin 2 kati kadar yer ancak sonrasindaki surecte 7,5 milyon kilometre karelik bir kayip soz konusu. Abdulhamid tahttan indiginde sirbistan yunanistan falan bagimsiz ama bugunku topraklarinda degil, daha Selanik bizde, iclere dogru bugunku makedonyanin cogu, nerdeyse Novi Pazar denen yere kadar bizde.

Bu arada Abdulhamid'in elestirilmesi meselesinin toprak kaybiyla ilgisi yok. Baskici olmasiyla alakali elestiriliyor. Bugun muhafazakar olarak bilinen Mehmet Akif Ersoy da dahil bunlara.

Abdulhamid geldiginde de gittiginde de devletin durumu cok iyi degil, kendisi politikayla falan idare etmis bir sekilde o kadar sene. Ancak olen olmus zaten cenazesi kalmis. Tabii bunlar subjektif konular. Ancak su gercek var, bizde buyuk guclere direnebilecek bir vaziyet yoktu zaten.

Kanuni'yi bilmem ama Fatih olsa da ne kadar etkisi olurdu bilinmez. Sonucta Abdulhamid doneminde denk sayilabilecek bir durumda degiliz. Vizyonu olan deha biri bile olsa sonuclar benzer olurdu.
0
mbond
(24.06.25)
Abdülhamid sonrası padişahlar kukla padişahlar olduğu için onları Osmanlı'nın bağımsız padişahları olarak kabul etmek mümkün değil, başındaki insanlar ne derse onları yapıyorlardı zaten, Abdülhamid'i kendi kararlarını kendi inisiyatifiyle aldığını düşünerek böyle sordum, yoksa tabii ki sonradan daha büyük toprak kaybedilmiştir, kaldı ki koca imparatorluğu da kaybettiler.
0
🌸kizil karga
(24.06.25)
osmanliyi bir arada tutan sey imparatorluk anlayisi ve ummetcilikti. yani imparatorlukta yer bulan tum halklar ya guc ile ya da ummetcilikle merkeze yani istanbula bagli kaliyordu.

fransiz ihtilali ile tum dunyada bu anlayis degisti. milliyetcilik ve ulus kavrami yukseldi, bundan da en zararli cikanlar imparatorluklar oldu. osmanli bunun karsisinda mucadele etmeyi secti, balkanlarda milliyetcilik cabuk yayildi, oradaki halklar artik "ben yunanim", "ben sirpim" demeye basladi. musluman topluluklarda bu daha yavas oldu, ama yine de oldu, arnavutlar da bu kervana katildi ve imparatorluk icinde her yerde kendini osmanlidan bagimsiz goren ulus bilinci artti.

bu akimda padisah olarak ne yapabilirsin? ya cok sert onlem alip tepelerine binersin, isyanlari bastirirsin. ama bunun icin de ekonomik olarak guclu, dis siyasette ic islerine karistirmayacak kadar korkutucu olursun.

ya da alternatif olarak tum bu uluslar uzerinde yeri gelip iplerini gevsetip, yeri gelip onemli yerlere kendi adamlarini yerlestirip fark ettirmeden toplulugu yonetip, ekonomik olarak stratejik yerleri elde tutup kapitalist strateji ile ve kulturel hegomonya ile bu topraklari bir anlamda elinde tutarsin.

osmanli 1. yolu secti, ve bir yerde nefesi tukendi, ingiltere ikinci yolu secti hala eski cografyalarinda hukum surmese de kulturel ve ekonomik olarak etkin.

ataturk ise ucuncu yolu secti, madem milliyetciligin onu alinmiyor, ummetcilik bile buna engel olamiyor, o zaman biz de "turk milletiyiz ve ulus devletiz" dedi.

gunumuz turkiyesinde hala tartismalarin ana ekseni budur, "ummetcilikten erken vaz gecildi, bu bizi bir arada tutabilirdi" diyenler, yani abdulhamitciler. ya da alternatif olarak "milliyetcilik nedeniyle ummetcilik etkisiz kaldi, islemeyen uzvu keselim, kendimizi turk ulusu olarak tanimlayalim" diye ulusalcilar. hala bunu tartisiyoruz, hala gecmise donup yeniden imparatorluk ve ummetcilik candirmak isteyenler var, diger taraftanda imparatorluk anlayisini kenara birakip ulus devleti elde tutmak isteyenler var.

kisaca ne yapilsa imparatorluk anlayisi yikilirdi da hangi yol daha acisiz olurdu bu tartisma konusu.
0
emrahday
(24.06.25)
Daha iyisi mümkündü diyen de mümkün değildi diyen de haklıdır.
Adam çok zor, kötü bir zamanda yönetmiş ülkeyi. Dış dünya açısından çok zor durumda Osmanlı.
İç dünya açısından da sürekli darbe ve öldürülmek korkusuyla yaşıyor.

Abdülhamit siyasi bir figür oldu o yüzden o konuda tarafsız bir kaynak, yazı bulmak herhalde imkansız.

En çok toprak kaybeden, en fazla savaşa giren, en çok mektup yollayan gibi etiketlere takılmamak lazım bence, doğru bilgiye ulaşmamızı zorlaştırıyor.

“Osmanlı’nın yıkılması” olarak da bakmamak gerek duruma. Aslında ülke aynı ülke. Yönetici, yönetim şekli ve egemenler değişti.

Sen ne düşünüyorsun kızıl karga?
0
michael_knight
(24.06.25)
Not: Osmanlıyı birlikte tutan ümmetçilik değildi. Abdülhamit’e de tekten toprak kaybı üzerinden vurmaya gerek yok. Çok da önemli değil. Ümmetçilik konusunda güneydoğu asyaya varan misyonlarını hiçbir müslüman kazımadı bile abdülhamitin. Osmanlıyı bir arada tutan güçlü merkezi otorite idi. İmparatorluğun son yüzyılında mümkün vergi gelirlerinini %7’si ancak toplamabilir hale gelmişti. Bu zayıflamış ekonomik güçle ümmet değil haşa allah gelse baş edemez. Hele Arapların, ümmetçiliği sallamamasını geçtim türkleri neredeyse müslüman bile saymamasını falan saymıyorum bile.

Uzunca yazdım ama sildim. Sadece konunun ümmetçlikle falan değil 18.yy başında çoktan bozulmuş toprak sistemiyle ilgili olduğunu unutmamak gerekiyor. Abdülhamit ortalama bir 19.yy despotudur. Önemli bir insan değil. Konu detayı için İsmail Cem’den Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi, Doğan Avcıoğlu’ndan Türkiye’nin Düzeni’nin ilk cildi, Stefanos Yerasmios’tan Azgelişmişlik Sürecinde Türkiye’nin İlk cildini okuyabilirsiniz. Abdülhamit süregelen bir silsile içerisinde ortalama bir tiptir. Zaten gördüğü ilk gerçek mukavemetle yani hareket ordusuyla karşılaşınca tabanları yağlamak durumunda kalmıştır yaratmaya çalıştığı korku imparatorluğu bitince.
0
sanal hayvan
(24.06.25)
(3)

Yurtdışından Türkiye'ye kedi getirme işi

selamun aleykum kitty
Kediyi Afrika'da edindik. Aşıları tam. Evcil hayvanlar için 20 gün karantina uygulaması diye bir şey duyduk inşallah doğru değildir?Daha önce Türkiye'ye yurtdışından hayvan getirmiş olanlar deneyimlerini paylaşırsa sevinirim.
Kediyi Afrika'da edindik. Aşıları tam. Evcil hayvanlar için 20 gün karantina uygulaması diye bir şey duyduk inşallah doğru değildir?

Daha önce Türkiye'ye yurtdışından hayvan getirmiş olanlar deneyimlerini paylaşırsa sevinirim.
0
selamun aleykum kitty
(24.06.25)
ilgili tarım il müdürlüğü hayvan sağlığı şubesine sorun.
0
1917
(24.06.25)
20 gün değil aşının yapılmasından en az bir ay sonra yapılacak kuduz titre testinin üzerinden 3 ay geçmesi gerekiyor olsa gerek.
Yurtiçine değil de yurtdışına köpeğimi götürdüm, o zamanlar araştırırken yurtiçine sokmak süreç böyleydi diye kaldı aklımda.
Bir de kedinin geleceği ülkede kuduz hastalığının halen olup olmadığı etkili sanırım.

Mesela Avrupa’da kuduz yok ama Türkiye’de var olarak kabul ediliyor.

Bir bilen gelip anlatmadan ukalalık yaptım, kusura bakmayın. Siz bir bileni bekleyin veya araştırın. Yapay zeka böyle konularda başarılı şekilde yol gösteriyor. Yanlış bilgi de verebilir, kontrol etmek gerek ama iyi yönlendiriyor.
0
michael_knight
(24.06.25)
vskn.tarimorman.gov.tr

kendi deneyimim ise eger hayvanin AB kimligi varsa (cipli ve asili oldugu anlamina da geliyor), havayolu karnesini kontrol ediyor ve uygun olup olmadigini belirtiyor. gumrukte simdiye kadar bir sey sorulmadi bize.
0
65 derece
(24.06.25)
(3)

airbnb'de ev sahibinden indirim isteyebiliyor muyuz?

administ
Rezervasyon öncesi mesaj atsak %5,10 artık neyse böyle fiyatı indirme yada kupon gibi bir durum olabiliyor mu?
Rezervasyon öncesi mesaj atsak %5,10 artık neyse böyle fiyatı indirme yada kupon gibi bir durum olabiliyor mu?
0
administ
(24.06.25)
olabiliyor evet.
0
jelly bear
(24.06.25)
Evet. Bir ev sahibi bana indirim yapmıştı ama nasıl yaptığını tam hatırlamıyorum. Bir şekilde yaptı.

Daha doğrusu “sana özel fiyatı 100 liradan 50’ye indireyim sen eve gelince bana 25 nakit ver böylece az vergi ve komisyon vermiş olalım” gibi bir şey demişti, kabul etmiştim.
0
michael_knight
(24.06.25)
Ben direk telefon numaramı gönderip airbnb komisyonunu aradan çıkardım bir kaç defa. bazı evsahipleri kabul etmiyor ama deneyebilirsin. bu arada mesajda telefon numarasını rakamla değil harflerle yazıyorum beşyüzotuziki gibi. yoksa otomatik engelliyor airbnb. bir kaç defa böyle yaptım. sonra benim fişlediler. bir ev sahibine "bu kullanıcı sık rezv. iptal ediyor" diye :)
0
merhum
(24.06.25)
(11)

Bu insanlar nereye mobilya alacak

abuzer
Eski duyurulara baktim enza home ve doğtaş onerilmisti. Baktim tasarimlari da guzel gercekten, standart seyler var. Ama sozluk yorumlarini okuyunca bu firmalarla sorun yasamayan tek ben kalmisim gibi duruyo, o da henuz alisveris yapmadigim icin. 5 aydir teslimat bekleyen mi dersin, kirik parca getir
Eski duyurulara baktim enza home ve doğtaş onerilmisti. Baktim tasarimlari da guzel gercekten, standart seyler var. Ama sozluk yorumlarini okuyunca bu firmalarla sorun yasamayan tek ben kalmisim gibi duruyo, o da henuz alisveris yapmadigim icin. 5 aydir teslimat bekleyen mi dersin, kirik parca getirip sallamayan mi dersin, iki ghnde pert olan mi dersin...

Kalitesi guzel, tasarimlari sade ve taahhut ettigi tarihte teslimat yapan mobilyaci nereden bulacaz? Var mi memnun oldugunuz marka oneriniz
0
abuzer
(23.06.25)
Biz enza'dan almıştık, herhangi bir problem yaşamadık. Biraz şans biraz da gidilen bayii ile alakalı bence.
0
mirty
(23.06.25)
Ben gidiyorum mobilyacılar çarşısına hazır teşhirde gördüğümü alıyorum. Beklemeyi sevmiyorum beklememe değecek mobilya anasının karnından doğmadı. Masko gibi büyük yerler de çok yorucu, fetih mahallesi diye geçen biyer var mesela istanbulda örnek mah tarafında yakınsanız bakabilirsiniz. İkidir ordan alıyorum. Gayet de kaliteli şeyler var. Dolabı bile aradım hazırını buldum biraz da şans cuk oturdu. İderden yatak almıştım boşluğuma geldi,öyle dandik çıktı kırıldı gitti garantiyle de uğraşamadım hiç.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.06.25)
lavinconcept.com

Biz koltuk takımını buradan aldık, kağıthane’deydi galiba yerleri ama showroom değil, koltuk yapılan atölye gibi bir üretim yeriydi.

Dedikleri tarihte teslim ettiler. Kibar düzgün insanlardı.
Koltuğun boyutlarını bizim isteğimize göre yaptılar. Her istediğimiz ölçüye onay vermediler, usta o şekilde dayanıksız olur demiş vs diyerek bizi doğruya yönlendirdiler.
Ben memnun kaldım.

Fiyatları aşırı pahalı değildi, ortalamaydı sanırım.

Bu tecrübe 3 yıl öncesine ait, isterseniz bir bakın modellerine.
0
michael_knight
(23.06.25)
250k eşya parası verdim son 5 günde.

Sadece bir koltuk için modoko'dan 1 nisandan beri teslimat bekleyen tanıdığım var. Bugün kavga etti.
0
baldan kaymak
(24.06.25)
küçük işletmede teslimat 1 haftayı geçmez. büyük işletmede bile 2 haftanın üzerine nadiren çıkar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(24.06.25)
eskidji
0
ala09
(24.06.25)
İnsanlar memnuniyetini pek anlatmaz ama en küçük şikayetleri bile söylerler. Bunu anladıktan sonra ben artık bir şey alacağım zaman "en az şikayet kimde" olarak bakıyorum ve çok da işe yarıyor.
0
etna
(24.06.25)
Hangi ildesiniz bilmiyorum ama inegöl'de devasa awm'ler var sadece mobilya üzerine. Yol üzerinde de büyük firmalar var.

Fiyatları da uygun ve enza, doğtaş'tan daha kalitesiz diyemez kimse.

Bir gününü ayırıp bol seçenek görüp istedigin mobilyayı alabilirsin.
0
liberal
(24.06.25)
Ben Bellona, İder, İstikbal, Çilek gibi yerlerden alışveriş yaptım, tüm mobilyaları zamanında teslim ettiler. İstikbal'den aldığım gardırop kapağı kırık çıkmıştı, kurulum yaparken gördüler, 3 gün sonra sağlam kapak geldi, onu da monte ettiler. Hiçbiriyle sorun yaşamadım. Enza Home ve Doğtaş'ı da aynı kategoriye koyarım, kurumsal firmalar sonuçta, şikayetler yüzde 1 seviyesindedir. Sorun yaşayacağımı düşündüğüm firmalar küçük olan, esnaf tarzında mobilya işletmeleri, hiç biriyle işim olmaz, paranla seni rezil ederler.
0
lamborcini
(24.06.25)
enza'dan stokta olan bir koltuk almıştık 3 günde gelmişti, beklemek istemiyorsanız en iyi yöntem bu.
0
lalu
(24.06.25)
sektörden bildiriyorum;
anahtar kelime özel sipariş.

Eğer bir koltuğun stokta olmayan rengini, kumaşını, ölçüsünü sipariş geçtiyseniz bu artık özel siparişe girer fabrikada üretim kuyruğunun en sonuna eklenir.

özel siparişleriniz de 6 aydan önce teslim edilmeyeceğini bilerek sipariş verirseniz sorun yaşamazsınız.

çok acele mobilya ihtiyacınız varsa showroomda görüp dokunduğunuz ürünleri tercih etmelisiniz.
0
duyuruuser
(24.06.25)
(3)

Kontörlü hatta geçtim yurtdışında kullanabilir miyim?

tahirkemalbozoglu
Yoksa bunun için kontörsüz yurtdışı kullanim paketi mi almam lazım
Yoksa bunun için kontörsüz yurtdışı kullanim paketi mi almam lazım
0
tahirkemalbozoglu
(23.06.25)
Soru hatalı galiba, ÖSYM iptal etsin.

Kontörlü telefonu yurtdışında paketsiz kullanabiliyorsun ama çok pahalı. Pratikte kullanamazsın. İnternetten on fotoğraf yükleyince kontörün biter herhalde.

Kullanacaksan paket alman gerekiyor. Bu paketi hattındaki parayla(kontörle) alıyorsun.
0
michael_knight
(24.06.25)
Mutlaka biliyorsundur ama söylememiş olmayayım. Eğer bir haftalığına vs yurtdışına gidiyor ve telefonu kullanacaksan en doğrusu ya internetten her ülkede çalışan bir hat almak ya da gidince o ülkeden bir hat almak.

“X ülke için e-sim paket” benzeri bir Google aramasıyla pek çok firma karşına çıkacaktır.
0
michael_knight
(24.06.25)
Hattını yurtdışına açtıracaksın, sonra da istediğin tarzda yurtdışı paketi alacaksın. Paketinizin gideceğiniz ülkede geçerlimi onu da kontrol etmeyi unutmayın, bazı ülkeler kapsam dışı olabiliyor.
0
lamborcini
(24.06.25)
(17)

Turizm bakanı nerede tatil yapsın?

michael_knight
Şimdiki turizm bakanı bir istisna, Türkiye’nin en büyük turizmcisidir herhalde adam ama herhangi başka biri olduğunu varsaysak,Turizm bakanı nerede tatil yapsın?Yurtiçinde bir tesise gitse haksızlık olmaz mı?
Şimdiki turizm bakanı bir istisna, Türkiye’nin en büyük turizmcisidir herhalde adam ama herhangi başka biri olduğunu varsaysak,
Turizm bakanı nerede tatil yapsın?

Yurtiçinde bir tesise gitse haksızlık olmaz mı?
0
michael_knight
(23.06.25)
niye haksızlık olsun? yerli turizme destek kötü bi şey mi?

aksine döviz harcamak kötü ülke için
0
jelly bear
(23.06.25)
@jellybear ikimizin oteli yanyana ve benzer olsa, bakan benim oteli tercih etse üzülmez misin?
Ben seneye kış bahçesi yaptırmak için belediyeye başvurduğumda sana onay gelmez, bana gelir. Böyle değil mi bu işler?
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
trdeki olay farklı. sen liyakatle alakalı konuşuyorsun. ama tim cook'un gidip samsung kullanması gibi bi şey turizm bakanının yunanistana gitmesi.

hani bari amerikaya uzağa falan git. egeye değil de karşısındaki adaya gitmiş daha beter. açıklaması olamaz yani. teknesi var zaten otel zorunluluğu yok aslında.
0
jelly bear
(23.06.25)
asil soru o yatin parasini nerden buldugu.
0
sonsuz
(23.06.25)
Soru baska tesise gitse haksizlik olmaz mi'ya kadar iyi gidiyordu aslinda. Bu tarz etik kaygilari olan dunyadaki en son 3 kisiden biri olabilir adam.
0
freedonia
(23.06.25)
@sonsuz adam zaten ETS’nin sahibiydi. 30 yıl önce bile çok büyük şirketti ETS.
Son yıllarda daha da zenginleşmedi demiyorum ama herhalde 30 yıl önce de yatı vardır.
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
Herhangi bir bakan veyahut benzer bir yetkili abi herhangi bir özel işletmeden şahsı için mal/hizmet satın almıyor mu?

Bakkaldan ekmek alacak olsa tüm bakkallardan birer ekmek alamayacağına göre gidip Fransız bageti mi getirtsin?
0
lazor
(23.06.25)
@freedonia, şu anki bakan özelinde sormadığımı özellikle belirtmiştim.
Bakan sen oldun diyelim, hangi otelde kalacaksın? Diğerlerine haksızlık daha doğrusu kaldığın oteli kayırıyorsun gibi olmaz mı?

Yatın varsa en temizi denize açıl, hiçbir otelde kalma.
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
@jellybear, Tim Cook örneği buraya uygun olmadı bence.
Tim Cook hayatında hiçbir Samsung telefonu eline alıp menüsünde gezmemiş midir? Gezmediyse çok saçma olur
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
Arkadaşlar soruma sanki bir siyasetçiyi aklamaya çalışıyormuşum gibi bakıyorsunuz belki de. Öyle bir amacım yok.
Zaten eksiduyuru’dan kamuoyu mu oluşturacak ki.
Gerçekten fikrinizi merak ettiğim için soruyorum, partileri, siyaseti unutarak bakmaya çalışın.
0
🌸michael_knight
(23.06.25)
Valla hocam diger arkadaslara katilmakla beraber sorunu gercekten elimden geldigince simdiki konumlar, iktidar vs olmadan ele almaya calisacagim.

Ilk sorum su, sence su an turkiyedeki oteller hic ayrimcilik yapmiyor mu? Yani herkese esit muamele gosteriyorlar ama gelen kisinin bakan oldugunu bilseler her sey degisecek ve sadece ona mi pozitif ayrimcilik yapacaklar?

Eger boyle dusunuyorsan bence cidden gerceklerden uzak gibisin. Su an guneydeki, batidaki otellerde ayrimciligin dibine vurmus durumdalar. Ayrimcilik kotu ama daha da kotusu su, bu ayrimcilik negatif bir ayrimcilik.

Yani eger sen Turksen senin gorecegin muamele baskalarindan cok daha kotu oluyor. Daha gecenlerde ekside tek erkek olarak otellere alinmayan bir Turkun basligi vardi, ama mesela eminim o kisi rus, ukraynali, arap olsa rahat alinirdi.

Bak para olaylarina falan hic girmedim bak. Yani yabancilara daha ucuz ve daha fazla secenek sunulurken ulke insanina sunulan cok cok az sayidaki ve daha pahali secenekler burada baska konu. sadece pasaport uzerinden bu sekil bir ayrimcilik var turizmde.

Hal boyleyken cidden turizm bakaninin 'aman ben pozitif ayrimcilikla karsilasmayayim da ulkedeki otellerin itibarina golge dusmesin' diye dusundugunu mu saniyorsun cidde?
0
j r r tolkien hayrani
(23.06.25)
@jrr tolkien, otellerin ırkına göre insanlara farklı davrandığına emin değilim ama sonuçta otellerde çalışan kişiler de insanlar. Sen ve ben kendimizi ne kadar ırkçı değil diye düşünsek de bir Norveçli veya bir Pakistanlı ile tanıştığımızda farklı davranıyoruz. Bahsettiğin böyle bir ayrımcılık sanırım.

Yabancılara otellerin daha ucuz olması ekonomik bir olay. Defalarca yazılıp çizildi.

Senin özelinde demiyorum ana şu anda ülkede herkes bu şekilde siyasi görüyor her şeyi.

Oteller ayrımcılık yapıyor diyorsun, bakan ayrımcılık konusunu önemsemez diyorsun.

Ben ideal bir dünyada, belki bambaşka ve çok normal bir ülke için sormuştum.

Maalesef siyasi olmayan konuları bile siyaset (daha doğrusu o partiyi sevmek veya sevmemek) düşünmeden konuşamıyoruz.

Üzgün emoji.
0
🌸michael_knight
(24.06.25)
Abi sen Batı Avrupa'da değil misin? :) oradan Türkiye'de yaşanan olaya "Türkiye dışı bakalim" diyemezsin ki?
Turizm zengini turizm bakani, özel hastaneleri olan sağlık bakani, cargill üst yöneticisi tarim bakani.

Çok afedersin de Türkiye'de trilyon tane koy var, trilyon tane tesis var. Sözlükteki troller bile "Yunanistan'a kurşun sagliyolar" derken turizm bakanının ne işi var =d
Fransa'da da çocuğunu özel okula yollayan eğitim bakani olay olmuştu. Bu olaya da "kardeşim çocuğunu en iyi, en ideal egitimde okutmasin mi" diyebilirsin.

Bakan olmak demek ülke için bir şeyler yapmak demektir, anlıyorum bu tarz insanlar Türkiye'de kesinlikle görmüyoruz ondan böyle saçma hareketler bize "ne var yaaa" geliyor ama gemini sordum o bile "olmaz öyle iş" dedi. Sebepleri;
- direkt rakibinde tatil yapiyorsun. Ve hatta tarihsel olarak seninle ciddi sıkıntısı olan ülke.
- peak season. Bu zamanlar bütün gücünü Türkiye'de tatilin ne kadar süper olduğunu göstermek için harcamalisin
- bakan olarak özel yatinla gidiyorsun (gene Türkiye gibi tek adam ülkesi için önemsiz şeyler)

Kısacası elle tutulur bir hali yok. Çok canı Yunanistan görmek istiyorsa bakanliktan çıkınca görüversin.
Senin bence gözden kaçırdığın şey çünkü Türk vatandaşısin; bakan olmak zorunluluk değil. Yani yoldan geçerken seneye yunanistan tatili olan vatandaşa "hadi koçum bakansin" demiyoruz. Bakan olmak demek 70 milyonun turizm yapisini üstlenmek demek. Bunun da getirdiği yükümlülükler var. Bunlari yapmayip Yunanistan'da tepside dansöz oynatip uzo iceceksen bakan olmayacaksin.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
@michael

Hehe hocam iste olay bu, bak mesela olayi simdiki durumdan bagimsiz ele almaya calisip 'ideal bir dünyada, belki bambaşka ve çok normal bir ülke için sormuştum' diyorsun ama simdiki zamandaki farkliliklari degerlendirmekten geri kalmiyorsun. Peki sence tarih boyunca norvec ozgurlugun ve zenginligin besigi ulkerden biri olurken, pakistan da tam tersi olarak mi gorundu?

Atiyorum 17. yuzyilda bu soruyu sorsan olay tamamen farkli sekilde mo olurdu? Norvec fakir bir ulkeyken, pakistan aksine zenginlikle dolu imparatorluklarun bir parcasi miydi? Iki ulkenun su anki konumlarina gelmesi ise tamamiyla tarihsel cizelge ve elbette tarihsel cizelgede direkt yazilmayan ama tum ulke kaderini degistirebilen bir takim kesiflere bagli.

O yuzden cevabin bana gore tam bir cherry picking durumu gibi olmus. Yani acikcasi olay idealin tartisilmasi degil sadece kendini hakli cikarmak icin toplumlarin simdiki gorunume uygun bir takim uygun stereotype olusturmaya ilerliyorsun.

Hani hadi diyelim, bunlardan habersizsin ve ideal pesinde kosuyorsun o zaman ideal devlet hatta ideal yasam konusundaki en temel sorunlari sormamiz gerek. 'Devlet gerekli mi?', 'ideal devlet nasil olmali?', 'ideal devletin nasil olmasi geretigine karar verenler kimler ve bu karar takip edilmeli mi?' vs
0
j r r tolkien hayrani
(24.06.25)
antalyada ona sormadan otel açılamıyor. otellerin çoğu da onun.

bolu kartalkayadaki olaydan sonra daha gidip utanmadan tatil yapıyorsa yapmasın.
0
mikahakkinen
(24.06.25)
Ulkenin en buyuk seyehat acentasinin sahibi turizm bakanligi yapiyor.Bu sacmalik ortada durdukca ne konusulsa bos
0
turkuaz
(24.06.25)
Türkiye'de kendi mülkünde veya sosyal tesiste kalmalı. Özel tesiste, özellikle de bir zincire bağlı özel tesiste kalması haksız rekabete neden olur.
0
auroraaurora
(24.06.25)
(2)

İstanbul’a yakın beach önerisi

rilog
Arkadaşlar merhaba Yakın zamanda İstanbul’da gittiğiniz ve tavsiye edebileceğiniz beachleri bana önerebilir misiniz? Eşim ve çocuğumla gideceğim için nezih yerleri önerirseniz sevinirim çok teşekkürler.
Arkadaşlar merhaba
Yakın zamanda İstanbul’da gittiğiniz ve tavsiye edebileceğiniz beachleri bana önerebilir misiniz? Eşim ve çocuğumla gideceğim için nezih yerleri önerirseniz sevinirim çok teşekkürler.
0
rilog
(21.06.25)
kilyos burç ve baykuş.
0
ahmet oturum cerezi
(21.06.25)
Kilyos’ta Tırmata Beach’i beğeniyordum ben ama bu yaz gitmedim.
Ama yani denizi deniz değil. Karadeniz’in dalgalı bi acayip denizi var. Ege’de sakince yüzmek gibi değil de ya beline kadar suda oturup ıslanmak ya da dalgalardsn dayak yemekten keyif almak gerekiyor.

Tesis güzel, düzenli, temiz, nezih.
0
michael_knight
(22.06.25)
(7)

vize randevusu tatilden ne kadar öncesine alınmalı?

semaforo de medianoche
hem en erken hem en geç şeklinde soruyorum. mesela 1 ekim 2026'da tatile gidicem diyelim. vize randevusunu ne kadar erkene aldığımın bir önemi var mı? yarına (22 haziran 2025) randevu olmuş olsun mesela ona gitsem bu seyahate daha 1 yıldan çok var vize veremeyiz deniyor mu? bir de tersini sormak ist
hem en erken hem en geç şeklinde soruyorum. mesela 1 ekim 2026'da tatile gidicem diyelim. vize randevusunu ne kadar erkene aldığımın bir önemi var mı? yarına (22 haziran 2025) randevu olmuş olsun mesela ona gitsem bu seyahate daha 1 yıldan çok var vize veremeyiz deniyor mu?

bir de tersini sormak istiyorum. 1 ekim 2026'da gideceksem tatile en geç ne zamana almalıyım randevu? mesela 24 eylül 2026'da bulabilsem en erken randevuyu o randevuyu almalı mıyım?
0
semaforo de medianoche
(21.06.25)
Randevu almak sorun. Şimdiden denemeye başlayın en geç 1 ay önceden almalisiniz
0
sonhakan
(21.06.25)
Schengen (90 gün altı) vize başvuruları seyahat tarihinden en erken 180 gün önce yapılabilir.
www.idata.com.tr:~:text=Schengen%20(90%20g%C3%BCn%20alt%C4%B1)%20vize,Randevunuzu%20al%C4%B1n.
Yani 1 Ekim 2026 tatiliniz için en erken 6 ay öncesi olan 1 Nisan 2026'da başvuru yapabilirsiniz. En geç de size atanan randevu tarihine ve biraz da şansınıza bağlı.
0
Amaranta ursula
(21.06.25)
schengen için en erken 6 ay öncesine randevu alabilirsin. en geç de şahsen 1 ay öneririm. 15 gün de olabilir gerçi.

amerika için zaten anlamsız en yakın randevu seneye aralıkta. en geçse 2 hafta öncesinden falan alabilirsin.

ingiltere de aynı şekilde 6 ay-1ay arasında alınmalı. ama ingiltere vizesi bastığı an başlattığı için 1-2 ay ideal.
0
jelly bear
(21.06.25)
Gideceğin ülkeye göre değişiyor. Arkadaşım İsveç için ertesi güne bile randevu bulabildi.

Ama bu süreç Almanya ve İtalya için 5-6 aya kadar uzayabiliyor. Hatta turizm acentalarına mecburiyetten acelesi olduğu için yüksek meblağa anlaşıp randevu yakalayanlar da oldu çevremde. Mesela örnek veriyorum her şey dahil 120 euro'ya halledebilecekken 300 euro acentalar istiyor yaklaşık olarak.
0
Cesario
(21.06.25)
Şahsen araya 4-5 hafta koyuyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
Kaynak da göstermişsiniz gerçi ama ben bu aralar seyahat grubumda başvurusunu yapmış ve 7-8 aydır randevu bekleyen insanlar görüyorum, o yüzden en erken 6 ay önce konusunun geçerli olduğu ülkeler sınırlı mı acaba? Almanya için çok bekliyorlar mesela, biri ekimde başvuru yapmış nisanda randevusu gelmiş, 1 ay da pasaport beklemiş. Bir diğeri 5 aydır bekliyorum, randevudan haber yok dedi.
0
mezzosprite
(21.06.25)
Orta Avrupa’da bir Schengen ülkesi, randevu tarihiyle uçuş arasında en az 14 gün olmasını istedi, ona göre aldık bileti.
12 veya 13. Gün geldi vize, yetişmeyecek diye korktuk.
Ülkeden ülkeye değişiyor olabilir.
0
michael_knight
(22.06.25)
(19)

Instagram kullanmayan insanlara inanılmaması

pembediken
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
Çoğu insan kullanıyor ama sanki herkes Instagram kullanmaya mecbur gibi bir tavır var. Yok diyorum yok mu niye vb soruluyor. Insanlara nasıl laf anlatılır
0
pembediken
(19.06.25)
İnsanlara laf anlatılmaz, niye anlatıcan ki bu kadar basit bi konuda.

Niye diye sorulması ise ayrı mevzu, o daha normal. Sevmiyorum de geç.
0
Bruce
(19.06.25)
Bunun akabininde gel sana bir hesap açalım önerisi (ısrarı) geliyor. Ben konuyu değiştiriyorum artik.
0
Amaranta ursula
(19.06.25)
Sıklıkla başıma gelen olay.
Var da vermiyor, gizliyor, mutlaka saklayacak bir şeyleri var algısı oluşuyor sanırım.
0
Mirket
(19.06.25)
Bende yok. İnanmayanla karşılaşmadım. Millet reels atıp duruyordu diye dalgaya alıyorum soran olursa.
0
gabe h coud
(20.06.25)
İnanılmıyor ve laf da anlatılamıyor.
@amaranta ursula bahsetmiş hesap açalım ısrarı da yaşanıyor ekstra instagtramsever arkadaşlar tarafından. Ben en sonunda sıkılıp tamam dedim al da sus, verdim telefonumu bu arkadaşlarımdan birine. Açtı hesabı, öyle duruyor 7-8 sene olmuştur. Herkes rahat etti.
0
cay koy geliyorum
(20.06.25)
Senin hayatını.merak ediyorum niye bana dedikodu malzemesi vermiyorsun demenin bir yolu oldu bence bu da.
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
@michael_knight gibi insanlar cok maalesef.

Instagram'in yok diye adamin aklina gelen ilk sey tecavuzden hukum giymis eski bir mahkum oldugun. Bu tip insanlara ne anlatabilirsin ki?

Insanlar genellemeyi, onyargiyi sterotyping'i acayip seviyor.
0
baldur2
(20.06.25)
Hayatımda hiç instagram kullanmadım. Stalklamak için bile hesap açmadım.

Hiç kimseye tecavüz falan etmedim bu arada.
0
runaway
(20.06.25)
Facebook, twitter, instagram, whatsapp vs. kullanmıyorum. Laf anlatamazsınız. Bu arada Allah Zuckerberg’in belasını versin.

Edit: bir cevaba binaen yazmam lazım. Ben 40 yaş altı değilim ama ailemde 40 yaş altı (9, 16, 27, 33, 38 mesela) en az beş kişi var kullanmayan. Asıl 40-60 yaş arası kadınlarda kullanmayan yok gibi bir şey… Bugün de aldatan, tacizci, mahkum, cins vs. olduk çok şükür… (Not: Bir dünya var yaşadığımız. Sadece siz ve çevrenizden ibaret değil)
0
yadigar
(20.06.25)
Mağaramdan çıkıp insan içine karışmadığım için bir kez daha mutlu oldum bazı cevapları okuyunca. Laf anlatılmaz bence çünkü insanlar gerçekten anlamak için sormuyorlar zaten. Konuyu değiştirin +1.
0
peki madem
(20.06.25)
hahaha burada da gördüğünüz üzere inanılmıyor

anlatamazsınız
0
jülsezar
(20.06.25)
Asıl tacizci-tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı, influencer adında dolandırıcı ya da kendini pazarlayan tipler İnstagram'da. Hiç de utanmadan hayatlarını paylaşıyorlar. Karısını-kocasını aldatan da yine İnstagram'dan ya da benzeri uygulamalardan buluyor.

Ben işinde gücünde bir insan olarak herhangi bir arayış içinde de olmadığımdan İnstagram'dan uzak duruyorum. 40 değil 30 yaş altıyım. Kansere çare aramasam da zamanımı daha verimli şeylerle geçiriyorum. Bu uygulamalarda sayfa kaydırmaktansa boş duvara bakmak daha yararlı. En azından zararı yok. Birkaç yıl sonra hiçbir şeyden zevk alamayan ve odaklanma süresi gittikçe düşen bir insana dönüşmek istemiyorum.
0
gnosis
(20.06.25)
yadigar ++ hatta musk, tesla, vs. de ekliyorum üstüne.

hiç instagram kullanmadım. 5-6 sene önce bir kere açayım dedim, anında banlandı tekrar uğraşmadım. whatsapp vardı, kapattım. whatsapp kullanmıyorum diyince bön bön bakıyorlar yüzüme. şirkette mail sistemi var, hala doğum günü kutlaması, bayram tebriği, duyuru vs. yi whatsapp grubundan yapıyorlar.

bu arada twitter için xcancel uzantısını da bırakmış olayım: addons.mozilla.org
instagram, facebook için bildiğiniz bir uzantı varsa alabilirim.
0
inheritance
(20.06.25)
michael_knight gibi düşünenlerin var olduğunu görünce şok oldum.

benim de hesabım yok. çevremde olanlar da ayda yılda 1 foto 1-2 reels falan atıyorlar. instagram'ın böylesine sosyal hayata sirayet ettiğini görmek (en azından belli çevrelerde) şaşırtıcı oldu.
0
brkylmz
(20.06.25)
Michael tepkilere cevap vermemiş. Aynı fikirde olanları görmek güzel. Umarım düzelir şu kafalar.
0
🌸pembediken
(20.06.25)
benim instayi hanim "surekli karilarin kicina bakiyorsun" diye patlatti.
halbuki ben daha cok araba fotolari pesindeydim, arada kiclara bakiyordum.
neyse, kafam rahat artik, mis.
0
cooperr
(21.06.25)
@pembediken, cevap verilecek bir soru yok ki.
Ben fikrimi anlattım, eksik anlattığım bir kısım olduğunu düşünmüyorum.

Herkese tik koyup bana koymamış. Halbuki ben sorusunu ciddiye alıp cevap veren nadir kişilerdenim, diğerleri “çok haklısın kardeş, insanların çoğu salak, biz akıllıyız” tonunda laflar.
0
michael_knight
(22.06.25)
@michael kullanmayan insanlar ya şöyledir ya böyledir demek doğru Bence.
Instagram yok diyince yalan söylüyor muamelesi gördüm. Niye yok, herkes kullanıyor nasıl olmaz vb. Bu insanlara laf nasıl anlatılır ne cevap verilir diye sormuştum cevaplar da ona yönelik oldu
0
🌸pembediken
(24.06.25)
annemin arkadaşları bile instagramda artık, iyice facebook uzantısı oldu ve mide bulandırıcı bir yere dönüştü. 70 yaşındaki teyzeler de artık instagram'daysa toplumdaki bu tepki abartılı değil ya. ben de kapatıcam bu gidişle.
0
deartheodosia
(24.06.25)
(3)

İyi maaş, kötü his – sizce ne yapmalı?

amerikanhasta
Uzun süredir aynı şirkette çalışıyorum. Büyük, uluslararası bir yapı. Kâğıt üstünde güçlü ama içeride bambaşka bir dünya var. Her yıl aynı projeler, aynı söylemler... Kararlar zor alınıyor çünkü çok fazla karar verici var ama gerçekten sorumluluk alan çok az. Yarı “memur zihniyeti” hâkim diyebilirim
Uzun süredir aynı şirkette çalışıyorum. Büyük, uluslararası bir yapı. Kâğıt üstünde güçlü ama içeride bambaşka bir dünya var. Her yıl aynı projeler, aynı söylemler... Kararlar zor alınıyor çünkü çok fazla karar verici var ama gerçekten sorumluluk alan çok az. Yarı “memur zihniyeti” hâkim diyebilirim.

Ben ise hep gerçek problemlerin köküne inmeye, bir şeyleri çözmeye çalışıyorum. Ama etrafımda rol yapanlar, gösteriş yapanlar daha çok parlıyor. Bu ortamda ne şirkete ne kendime bir katkı sağlayabiliyorum. Kendimi tekrar ettiğimi hissediyorum. Yaptığım iş bile bir yerden sonra boşa harcanan emek gibi geliyor.

Gelirim fena değil, hatta ortalamanın üstünde. Ama manevi olarak çok yorgunum. Yıllardır aynı seviyede, paralel rollerde çalışıyorum. Hiçbir zaman yönetici pozisyonuna geçemedim. Belki bu doğrudan, fazla “doğruya odaklı” yaklaşımım yüzünden...

İçimde hep şu korku var: “Başka bir şirkete geçsem de bu ülke sınırları içinde aynı sistemler, aynı zihniyetlerle tekrar karşılaşır mıyım?” Belki de problem sadece dışarda değil, içimde... Ama bu döngüyü nasıl kıracağımı bilmiyorum. Cesaretim de kalmadı. Hem hareketsizlik, hem tükenmişlik... Gerçekten çıkmazdayım.

Siz bu süreçten nasıl geçtiniz? Benzerini yaşayan var mı?
Bu duyguyla, bu ortamla baş etmek için ne yapmalı?
Kalıp uyum sağlamaya mı çalışmalı, yoksa yön mü değiştirmeli?

Tavsiyelerinizi, deneyimlerinizi ve fikirlerinizi duymaya çok ihtiyacım var. Şimdiden çok teşekkür ederim.
0
amerikanhasta
(19.06.25)
Bahsettiğin şirket yapısı Tr de ki şirketlerin yüzde 95 ini temsil ediyor. Başka şirkete geçsen emin ol daha saçma şeyler duyacaksın göreceksin yok artık diyeceksin. O yüzden işini yap derine inme
0
Cezcez
(19.06.25)
Gelirinizin yüzde 3’üyle kendinize blr kariyer koçu bulun.

Bu konuda daha ciddi şekilde düşünüp birlikte karar verip ilerleyin.
0
michael_knight
(19.06.25)
Yönetici pozisyonuna geçememenizin nedenleri sizce ne? İçeride pozisyon açılmadığı için mi terfi edemediniz yoksa başka birilerini mi tercih ettiler? Eğer durum buysa, ne gibi geribildirim aldınız?
0
efx
(22.06.25)
(12)

Yalnızlıktan yalan söylemek zorunda kalmak

momento
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak
İnsanlar da bir garip… Sürekli “Neredeydin?”, “Nereye gittin?” gibi sorular soruyorlar. Mecburen “Arkadaşımlaydım, işim vardı” falan diyorum. Halbuki evdeyim işte, mal gibi. Ama “Evdeydim” demek zoruma gidiyor. 2 gün izin alıyorum, hemen soruyorlar “Ne yaptın izinde?” diye ananınn… diyecem olmayacak. Yalancı oldum çıktım.

Önerisi olan var mı?
0
momento
(19.06.25)
doğruyu söyle geç. ya da takıldım öyle de geç. yalan söylemeyi gerektirecek bir konu değil ki bu. 1-2 geçiştirirsen daha sormazlar zaten. evde boş boş takıldım de nolacak?
0
jelly bear
(19.06.25)
evde mal gibi oturmak utanilacak sıkılacak bir sey degil kardesim. dışaridaki insanlar da kafede mal gibi oturarak saatlerini geciriyorlar. senden benden bir farkları yok yani. evde takiliyorum de gec, kimseye hesap vermek zorunda degilsin.
0
deckard
(19.06.25)
Hickimseye bi sey söylemek zorunda degilsin, evde oldugunu da. "Paylasmak istemiyorum" deyip konuyu degistir. Hickimse icin olmadigin biri gibi davranmaya, olmadigin yerde varmissin gibi konusmaya degmez. Bence bu cok sacma.
0
sey mi dostum
(19.06.25)
Evde oturup dişe dokunur hiçbir şey yapmayıp mutlu olabilmek güzel bir şey. Aktif olmak, sığır gibi yaşamamak tamam güzel ama her dakika yamaçlardan atlayıp, kırlarda koşmuyor kimse. Çıkıp en yeni popüler kahveciye gidip çilekli matcha latte storysi atmadın, evde kanepeye uzanıp çay içtin diye senin yaptığın daha boş olmuyor yani. Yalan söyleyecek bir şey yok. Evde oturdum dinlendim de geç. Kime ne
0
cay koy geliyorum
(19.06.25)
garip olan insanlar degil. cok sey paylasmadigin insanlarla gunluk muhabbet nasil olur? naber, hayat nasil, ne yaptin, nereye gittin vs..
0
buenosdias
(19.06.25)
sana şunu söyleyeyim. bundan birkaç sene önce kuzenime yeşilköy sahilin fotoğraflarını atmıştım bak burası çok güzel bi gün gel birlikte oturalım sahilde armut koltuklar falan var dedim. olur falan dedi. aradan birkaç ay geçti baktım yeşilköy sahilden fotoğraflar paylaşmış. dedim aaaa yeşilköy'e mi gittin beğendin mi falan dedim. yooo tanımadın mı senin bana gönderdiğin fotoğraflar. dedim nasıl yani? dışarda geziyor gibi görünmem lazımdı onları paylaştım dedi. demem o ki herkes evde zaten bakma geziyor görünenlere. onlar da evde. belki kıskançlıklarından soruyolardır bilemem. ben bayramda çöp atmaya bile çıkmadım. gerine gerine de söyledim evden dışarı adımımı atmadım diye. evde güzel zaman geçirmek lükstür. evde huzuru olmadığı için mümkün olduğunca ve geç giden milyonlarca insan var.
0
matilda
(19.06.25)
Bu kadarcık şeyden bile hassaslaşmışsan senin bişeyler yapman gerek diye düşünüyorum. İmkanların nelere elverişli bilmiyorum ama hayatına yeni bir şeyler koyman lazım, kafa dağıtacak ve seni hayata alıştıracak bir şeyler lazım. Yoksa gerçekten yalancı biri olman işten bile değil.

İnsanlara karışman lazım. İletişim içinde olacağın bişeyler. Hareketli mesela. Dans, halk oyunları, koşu vs... iletişimli ve hareketli bişeyler bulmak lazım sana.
0
muhayyer divan
(19.06.25)
hiic takildim oyle diyip gecistir. insanlar onu kotu niyetle sormuyor, muhabbet olsun diye soruyor. bence insanlar degil de sen hicbir sey yapmadigin icin kendinden rahatsiz oluyorsun ve yalan soyleme ihtiyacini hissediyorsun.
0
antikadimag
(19.06.25)
Nazikçe sanane bundan demek de bir seçenek bence böyle işgalci insanlara karşı.
0
encokbenisevinnolur
(19.06.25)
Bir toplulukta yaşamak istiyorsan bir miktar bilgi paylaşacaksın. Bu karşılıklı bir durum.

Ha kimseyle hiçbir münasebete girmek istemiyorsan zaten cevap vermezsin geçer gider.

Soran insanları ya önemse ve cevap ver ya da önemseme ve cevap verme.

İki gün izin yapan birine ne yaptın diye sormak çok normal bir durum, soranlara kızman çok saçma.
0
michael_knight
(20.06.25)
Niye utaniyorsun ki kendinden?

Evde takildim de. Yemek yaptim, temizlik yaptim, sonra da film izledim de oldu bitti.
0
baldur2
(20.06.25)
Evde olmak kötü bişey değil ki. Hem laf olsun diye hem de hasetlerinden “bakayım benim gittiğim yerlerden daha iyi bir yere gittin mi” diye meraktan soruyorlar.

Sen “evdeydim” demeyi acınası buluyorsan, evde olmayı biraz süsleyip püsle. Pek iyi değilim ama “canım ruhumu dinlendirdim ya”, “bol bol kahve kitap yaptım kafamı boşalttım”, “kendime yöneldim ya”, “izlenecekler listem çok kabarmıştı. Film günü yaptım” falan diye abuk subuk İnstagram laflarını kullanabilirsin. Bunlar gündelik diline çok yabancı tavırlarsa “oğlum devirdim götü hayvan gibi uyudum! Sıçmak için kalkmasam yataktan çıkmazdım! Bi kendime geldim amk ya” falan da diyebilirsin.

Önemli olan nasıl söylediğin.
0
lazor
(20.06.25)
(7)

"En sevdiğim şarkı" diyebileceğiniz

kizil karga
1 şarkı var mı? Ben 1 şarkı soruyorum ama isterseniz birkaç şarkı ismi de verebilirsiniz çünkü genelde öyle oluyor.
1 şarkı var mı? Ben 1 şarkı soruyorum ama isterseniz birkaç şarkı ismi de verebilirsiniz çünkü genelde öyle oluyor.
0
kizil karga
(18.06.25)
Bundan beş altı sene önce Pearl Jam'in Black şarkısının en sevdiğim şarkı olduğuna karar vermiştim.

www.youtube.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.06.25)
Yarım asırdır falan şudur.

www.youtube.com
0
Mirket
(18.06.25)
En sevdiğim şarkı:
Queen - The Show Must Go On
0
himmet dayi
(18.06.25)
Sultan-ı Yegah - Nur Yoldaş
Fragments of Life - Roy Vedas
Syren- Anyma
Gül Kokulu Çeyiz Sandığı - İlhan İrem
Green Grass - Tom Waits
Birkaç şarkı daha.

Peki ya sen Kızıl Karga?
0
michael_knight
(18.06.25)
tüm zamanlar
pink floyd - time

yakın zamanlar
sleep token - take me back to eden
0
cay koy geliyorum
(18.06.25)
en sevdigim degil ama sevdiklerimden birkaci

kalben-sadece
nick cave - into my arms
mabel matiz-müphem
0
deckard
(18.06.25)
25 senedir 25 milyon kere dinledigim moby - porcelain
0
duster
(18.06.25)
(10)

İtfaiye bedava mı?

michael_knight
Ev yansa, itfaiye gelip söndürse para alıyor mu?Peki balkonda kilitli kalsam gelip kurtarınca para alıyor mu?
Ev yansa, itfaiye gelip söndürse para alıyor mu?
Peki balkonda kilitli kalsam gelip kurtarınca para alıyor mu?
0
michael_knight
(17.06.25)
Gelip kurtarma parasi var mi bilmiyorum ama seneler once arkadasimin ahsap 2 katli binasinin ust kati feci sekilde yandi. Kullandiklari suyun parasini istemisler.
0
matilda
(17.06.25)
Alıyorlar. Arkadaşın mutfağında yangın çıkmıştı. Geldiklerinde yangın sönmüştü aslında bir su kullanmamışlardı ona rağmen para ödenmişti.

Edit: Gayet de ciddiyim. Şaka olduğunu neden sanıyorsunuz anlamadım tabi ki yanında pos cihazı ile gelmiyorlar 3-4 ay sonra evine bir mektup geliyor öyle öğreniyorsun. Yasal dayanağı var mıdır bilmiyorum ama ciddi ciddi para istiyorlar.
0
denizgonen
(18.06.25)
Geçen sene arabanın motoruna giren kedi için çağırdım. Geldi, iki saat uğraştı, çıkaramadı, gitti.

Para falan da istemedi. Çıkarsa ister miydi bilmiyorum.
0
kibritsuyu
(18.06.25)
Hayatimda ilk defa duyuyorum böyle bir seyi. Bunu iddia eden arkadaslar kafa buluyor olmali.

Eve de ambulans çagirdigimizda mazot parasini önden verelim, n'olur n'olmaz...komediye gel ((:

cevap; itfaiye, polis ve cankurtaran ücretsizdir ve kullandiklari her seyin parasi zaten vergilerimizle cebimizden çikar.
0
feastofthedamned
(18.06.25)
Pos cihazıyla gelip Fiş kesiyorlar.

Feastofthedamnes +1

Şakasınızdır umarım.
0
sorularimicinfeykhesap
(18.06.25)
ben bi kere dışarda kalmıştım. balkona merdiven atabilir miyiz diye sordum 2. katta falandı. para istediler

tabi yangın durumunda para almazlar canım o kadar da değil.
0
jelly bear
(18.06.25)
türkiye'de bilmiyorum ama almanya'da paralı. bana çok ilginç gelmişti hatta. sosyal devlet deniyor ama itfaiye'ye kendi cebimizden para veriyoruz diye.
0
elektr10
(18.06.25)
@feastofthedamned, paralı olmasını saçma mı buluyorsun yoksa parasız olduğuna emin misin?

Bazı manyak bilerek evi yakıyor, bazı insan uyurken sigara içip apartmanı yakıyor.
Kişinin net bir şekilde suçlu olduğu durumlarda para alınması pek saçma gelmedi bana.

Bir de balkondan adam kurtarma, açılmayan kapıyı kırma, kedi kurtarma gibi aklıma gelmeyen ilginç durumlar da var.
0
🌸michael_knight
(18.06.25)
@feastofthedamned bahsettiğim arkadaşımın üst katındaki aileden alenen x litre su kullandık şu kadar diye para istemişlerdi. eminim çünkü çok şaşırmıştım ama böyleymiş. yalan söylemek için ne gibi bir sebebim olabilir?
0
matilda
(18.06.25)
İstanbul itfaiyesi: Yangın, trafik kazası, sel, çökme gibi acil itfai olaylara müdahale hizmetleri ücretsiz olup Kamu ve Özel Kurum/Kuruluşlara yönelik yangın güvenlik eğitimi, araç kiralama ve aşırı yağışın sebep olmadığı su tahliyesi hizmetleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenen ücret tarifesine göre verilmektedir.

İnternetten bakarsanız ücretli olan hizmetlere dair tarifeleri var. Mesela bir kurum tehlikeli bir madde taşıyacaksa "refakat hizmeti" alabiliyor, benzer şekilde merdivenli araçları da çeşitli işler için (Mesela bayrak asma) bedeli mukabilinde ayarlayabiliyormuşsunuz. Yani yangın için ücret alınmıyor gibi gözüküyor ama "Balkonda mahsur kaldım" derseniz onu acil durumdan değil de hizmet alımı olarak değerlendirebilirler herhalde.
0
salihdt
(18.06.25)
(3)

Berlin'de telefon nerden alınır? Her yerde fiyat aynı mı?

ermanen
Hangi telefon mağazasını önerirsiniz?Samsung Galaxy alıcam büyük ihtimalle. belki son modeli değil de S20, S21. bunların fiyatı ne şu aralar? hangisini önerirsiniz? internette araştırdım da hep farklı fiyatlar yazıyor. bir de refurbished var sanırım. refurbished mi alsam?başka dikkat etmem gereken v
Hangi telefon mağazasını önerirsiniz?

Samsung Galaxy alıcam büyük ihtimalle. belki son modeli değil de S20, S21. bunların fiyatı ne şu aralar? hangisini önerirsiniz? internette araştırdım da hep farklı fiyatlar yazıyor. bir de refurbished var sanırım. refurbished mi alsam?

başka dikkat etmem gereken ve önerdiğiniz bişey?
türkiye'de de kullanmam gerekecek.
0
ermanen
(17.06.25)
türkiyede 4 aydan fazla kullanman gerekecekse kaydettirmen lazım. o da fahiş fiyat telefondan pahalı olur
0
jelly bear
(17.06.25)
Almanyada mediamarkt ve saturn var ama ikisinde.de fiyatlar ayni. O2 ya da vodafone bayilerine bakabilirsin. Orada bazen fiyatlar dusuk olabiliyor. Ohne vertrag diye bakacaksin.

www.o2online.de
0
deckard
(17.06.25)
idealo.de’den fiyatlara bak. Online sipariş et kalacağın yere veya teslim noktası varsa oraya.

Ama Türkiye’de kayıt ettirmek çok pahalı. Zararlı çıkabilirsin o işten.
0
michael_knight
(17.06.25)
(5)

adhd arkadaşa adhd olduğunu söylemek

duyurukullanıcısı
bir arkadaşım var çok seviyorum ama ağır adhd. yani asla bir işi bitiremiyor. daldan dala zıplıyor. o kadar çok gereksiz plan programı var ki günde belki 4-5 saat falan uyuyor. sürekli farklı insanlar ile farklı programlar içerisinde. sürekli yorgun ve uykusuz.tek şanslı tarafı iş olarak sürekli yen
bir arkadaşım var çok seviyorum ama ağır adhd. yani asla bir işi bitiremiyor. daldan dala zıplıyor. o kadar çok gereksiz plan programı var ki günde belki 4-5 saat falan uyuyor. sürekli farklı insanlar ile farklı programlar içerisinde. sürekli yorgun ve uykusuz.

tek şanslı tarafı iş olarak sürekli yeni insanlar ile konuşması gereken bir işte o sebeple onu iyi yapıyor ama ben daha mesela bir sunumu veya işi başlayıp bitirebildiğini görmedim.

arkadaşa hocam sen sanırım adhd'sin bir psikiastrte gözükmek istemisin demeli miyim? adhd falan biliyor ama sen adhd'sin desem hadi lan falan der.
0
duyurukullanıcısı
(15.06.25)
Titanic +1

İnsan bir davranışından rahatsızsa, bu durum onu kötü yönde etkiliyorsa ve kendisinde bir şey değiştirmek istiyorsa bu istek onun içinden gelmeli.
0
kullanicadi
(15.06.25)
psikiyatriye görün demeden de adhd olduğunu söylemenin bir yolu vardır elbet. üstelik bu önemli bir şey ve hayatını bir düzene sokacağı için ileride size teşekkür edecektir.
0
neira
(15.06.25)
Geçen gün internette “ADHD misiniz?” diye bir test çözdüm. Aklıma hep sen geldin.
O konuya bir baksana, çok ilginç.


Yukarıdaki gibi bir laf olabilir belki. Samimiyetinize bağlı.
0
michael_knight
(15.06.25)
Ben şahsen iş arkadaşımsa ve başladığı bi sunumu bitiremediyse ve bu benim işimi etkiliyorsa direk onu söylerim. Bana bak derim Tufan (böyle bir isim verdim) senin bu sunumu şu gün bitirmen lazımdı. Bu gün oldu hala bitmedi. Kendini yakıcaksın beni de yakıcaksın.

ADHDymiş vay efendim AC/DC'ymiş ben bilmem.

Ha yok iş arkadaşım değilse zaten banane
0
Batuhanolabilir
(15.06.25)
Eğer yakın arkadaşınsa ve alınganlık yapmayacağını düşünüyorsan, söylemelisin.
Kendi kendine çözüm bulması için önce sorunu bilmesi gerekir.
0
duyuruuser
(16.06.25)
(4)

Flightradar’da neden her uçuş var?

michael_knight
Flightradar ve benzeri sitelerde nasıl oluyor da her uçuşun bilgisi oluyor?Az önce NATO’nun bir Awacs uçağının uçuşunun screenshot’ını görünce merak ettim. Sebebi hukuki mi teknolojik mi?Hangi uçuşlar buradan görülemiyor?
Flightradar ve benzeri sitelerde nasıl oluyor da her uçuşun bilgisi oluyor?
Az önce NATO’nun bir Awacs uçağının uçuşunun screenshot’ını görünce merak ettim.

Sebebi hukuki mi teknolojik mi?
Hangi uçuşlar buradan görülemiyor?
0
michael_knight
(15.06.25)
uçaklar yerden takip edilebilsin diye transponder denen cihazla gps bazlı radyo sinyalleri gönderiyor, flightradar da dünyanın birçok yerinde bulunan ads-b cihazlarıyla bu sinyalleri takip ediyor. nato vs uçakları gizlilik için transponder’ını (gps bazlı verici gibi düşünebilirsiniz ama çok sayıda veri bulundurabilir, uçak tipi, kuyruk, callsign vs) kapatıp takibi engelleyebilir ama bu kez atc’ler de radarında o uçağı göremeyeceği için güvenlik riski oluşturur.

yani flightradar zaten public yayın yapan transponder sinyallerini gösteriyor sadece. askeri uçuşlar bile bu radarlarda görülebilir, savaş uçakları dışında her çeşit uçağa denk gelmişimdir flightradar’da.
0
phoarbix
(15.06.25)
istedikleri zaman transponderi kapatıp görünmez oluverirler ama amaç bakın nato burada durumu izliyor, israile destek vermeye hazır mesajını vermek.
0
my fault
(15.06.25)
Ünlü futbolcu transferi yapacak bir işadamı olsam kapatamam o şeyi di mi?
0
🌸michael_knight
(15.06.25)
michael +1

Çünkü bazı şeylerin yukarıya çıktıkça önemi farklılaşıyor. Siz gitmeden adınızın bir yere gittiğini düşünün, fiziken gelmeniz durumunun sizin için düşünüldüğünü. Uçak şeyler.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
(5)

sizce ne yapılsın?

baldan kaymak
sizce hangisi neden?uzun yıllar evli çift.erkek kredi çekip; defalarca para kazanma ayağına saçma işler yapmış.en sonunda da yüklü miktar çekmiş. Ne yaptığı belirsiz.kadın birkaç kez başa gelen bu sorunlarda ayrılmamış, bir şekilde düzlüğe çıkarmış. Ama sonuncusu çok yüksek meblağ. Şimdiye kadar ola
sizce hangisi neden?

uzun yıllar evli çift.
erkek kredi çekip; defalarca para kazanma ayağına saçma işler yapmış.
en sonunda da yüklü miktar çekmiş. Ne yaptığı belirsiz.

kadın birkaç kez başa gelen bu sorunlarda ayrılmamış, bir şekilde düzlüğe çıkarmış. Ama sonuncusu çok yüksek meblağ. Şimdiye kadar olan mal varlıkları gitmiş durumda.

A) eş böyle birşey, yanında olmalı. Mal varlıklarını üstüne alıp, hak mahrumiyeti imzalatsın. Yapmazsa anlaşmalı boşanacağına dair kağıt imzalatsın.

B) daha fazla uğraşmasın, zaten birkaç kez yapmış. Ayrılsın. Mal varlığıydı, hak mahrumiyetiydi uğraşmasın.

not: b seçeneğinde kadının çocukları sahip çıkacaklarını iletmişler.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
evli olan birinin bu soruya rahatlikla b diyebilecegini zannetmiyorum. tam bir bekara kari bosamak sikki.
sahsen olayin detaylarina hakim olmadigim icin bu soruya yanit vermezdim. zaten genel olarak insanlara öyle bosan ya da bosanma denmez.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(15.06.25)
Evlilik öyle bir şey değil ki.
Eşin finansal olarak çok salakça işler yapmış olabilir ama bu evliliği bozmaz, ona karşı duygularını da değiştirmez.

Eğer eşin sana yalan söylemiyor, kandırmıyor, dolandırmıyor da sadece başarısız olmuş veya beceriksizse bu boşanma sebebi olmaz normalde.

Ama bu senaryolarda genelde sadece başarısızlık değil yalanlar, tutulmayan sözler, eşler arasındaki muhabbetin değişmesi vs. de vardır.

Evliliğe sadece “gelir birlikteliği“ şeklinde bakıyorsa elbette hemen kendisini en iyi koruyacağı şekilde boşansın.
0
michael_knight
(15.06.25)
“en sonunda da yüklü miktar çekmiş. Ne yaptığı belirsiz.“ asıl sıkıntılı konu bu. Öncesinde birkaç birşey olmuştur, açıklanabilecek sebepleri vardır vs. ama yüklü miktar+ne yaptığı belli olmamak= sorun. Direk gidilip boşanılır mı bilmem, eğer kendi kendine çözüyorsa nispeten iyi (çalışıp ödemek+aile mirası vs.). Ama etrafındaki herkesi olumsuzluğa sürüklüyorsa, herkes çalışıp bu borçu kapatmaya çalışıyorsa bu evlilik üzerine ciddi düşünülebilir.
0
tiredofwaiting
(15.06.25)
Direkt boşanırdım. Hatta bu adama vasi atanmalı, adamın iyiliği için.
0
rock n roll
(15.06.25)
Direkt b.
Hele sormadan etmeden yapilmadiysa direkt ilk failda bosanma.

Loser erkekten daha kötü bir sey varsa o da hem loser hem acgözlü erkektir.
0
sonsuz
(15.06.25)
(2)

bu bir reklam müziği miydi?

exlibris
https://www.youtube.com/watch?v=FkdX03GyP3k&ab_channel=Rayellesanki bir reklamın müziğiydi. yorumlara baktım ama kimse bahsetmemiş. yanlış mı hatırlıyorum?
www.youtube.com

sanki bir reklamın müziğiydi. yorumlara baktım ama kimse bahsetmemiş. yanlış mı hatırlıyorum?
0
exlibris
(14.06.25)
Reklam müziği değildi. Yanlış hatırlıyorsun.
0
michael_knight
(15.06.25)
Reklam muzigiymis geliyor kulaga. Ama degil bence de. Hatirlayamadim hic boyle bi sey
0
Kittie
(15.06.25)
(13)

günübirlik hamburg

phoarbix
15 gün sonrasına gidiş dönüş 5000 TL’ye bilet buldum. aslında tam günübirlik sayılmaz, salı sabah 9’da varış çarşamba 14:50’de oradan hareket şeklinde. büyük bir şehir olduğundan asla yetmeyeceğini biliyorum ama yıllık izin bile almadan sadece sırt çantasıyla bir kaçamak yapmış olurum dedim. sizce k
15 gün sonrasına gidiş dönüş 5000 TL’ye bilet buldum. aslında tam günübirlik sayılmaz, salı sabah 9’da varış çarşamba 14:50’de oradan hareket şeklinde. büyük bir şehir olduğundan asla yetmeyeceğini biliyorum ama yıllık izin bile almadan sadece sırt çantasıyla bir kaçamak yapmış olurum dedim. sizce keyifli olur mu, yoksa yolun çilesine değmez mi fikirlerinizi merak ettim.
0
phoarbix
(12.06.25)
hamburgu cok severim ben, bence değer. o paraya yurtici yolculuk yapamiyorsun.
0
deckard
(12.06.25)
Hamburg icin deger
0
sonsuz
(12.06.25)
ilginiz varsa ve görmediyseniz hamburger kunsthalle, hele bir de kalıcı serginin yanında ilgi çekici bir geçici sergi de varsa, missss.

her türlü keyifli olur ya, iyi eğlenceler şimdiden :).
0
Phoebe
(12.06.25)
Gidilir. Aynı aksam rapabhen'i gezersin
0
HellKeePer
(12.06.25)
en az 2,5 saatlik uçuş yolculuğu. indisi bindisi 6 saat alır. dönüşü de var. 1 gece için bu çileyi çekmem.
0
mr.goodcat
(12.06.25)
Değmez.
Sabah 9’da Hamburg’da olabilmek için gece 2’de evden çıkacaksınız.
Sonra saat 12-13’e kadar otel check-in saatini bekleyeceksiniz.
Odaya girdiğiniz anda düşüp uyursunuz.
Gece çıkarım dersiniz.
Gece de tek başınıza birkaç mekana girip çıkarsınız. Bitti tatil.

Uçak ucuz ama tatil masrafı sadece uçak değil ki.
0
michael_knight
(12.06.25)
bence bu yola girmişken değer. abartıldığı kadarda yorucu olmaz.

gece 2'de evden çıktınız diye otel beklerken düşüp uyuyakalmazsınız. 3 yaşında çocuk değiliz sonuçta.

gidilip güzel bir yürüyerek gezilir, rahat bir akşam yemeği yenip gece takılıp ertesi günde hafif bir kahvaltı sonrası dönüş yolculuğu. yapılmayacak şey değil.
0
biergarten
(12.06.25)
Dönüşünün ertesi günü tatilse yapılır. Çalışılacaksa da yapılır da nasıl bir iş yaptığınıza ve konsantrasyon ihtiyacınıza bağlı. Ben olsam yapardım :)
0
amelie poulain
(12.06.25)
havalimanında çalışıyorum, işten erken çıkıp binecektim uçağa. Akşam 20’de vardiyam başlıyor, sabah 5’te izin alıp çıkabilirim, uçak 06:30’da. Gece 2-5 arası da arkadaşlarıma yük olmadan biraz uyuyabilirim. Sadece döndüğümün ertesi sabahı yine 12 saatlik vardiyaya gideceğim o biraz yorucu olur, ilk gidişi idare ediyorum bir şekilde. bu şekilde geceden çıkıp, havaş’la çeşme’ye, oradan sakız’a geçmişliğim var, gece dinlenebildiysem çok yıpratmıyor.

aslında 1 ay sonra izin alıp gideceğim bir helsinki-tallinn seyahatim var zaten ama hazır vizem de varken, araya 1 günlük de olsa bir destinasyon sıkıştırayım macera olsun diye düşündüm. gidiş dönüş 15-20k bilet fiyatı olsa hiç uğraşmazdım.
0
🌸phoarbix
(13.06.25)
Bence çok güzel bir şehirdi, kısa da olsa keyifli olur diye düşünüyorum. Hem günlerin uzun olması da avantaj. Eğer yürüme turu seviyorsanız Robin and the Tourguides'ın turuna katılmıştım genel bir fikir edinmek için idealdi.
0
peki madem
(13.06.25)
herkese mesajları için teşekkürler. gidiş dönüş biletimi aldım, st.pauli’de merkeze yakın bir yerde de konaklama da ayarladım, robin and the tourguides turuna da rezervasyon yaptım (yürüyüş turlarını severim, yetişebilir miyim bilmiyorum tabii) ama tek günüm olduğu için müze/sergi gezemem sanırım. şehrin ambiyansını biraz hissedebilsem yeter, gitmeseydim bu sıcaklarda evde oturacaktım :)
0
🌸phoarbix
(13.06.25)
Aklında olsun gece kulüplerine spor ayakkabıyla almıyorlar. En azından ben öyle biliyorum.
O konuya bir bak.
0
michael_knight
(14.06.25)
@michael_knight; bilgi için teşekkürler. gece kulübüne gitmem muhtemelen ya bana göre yerler değil. pub’da biramı alıp içmekten daha çok keyif alıyorum.
0
🌸phoarbix
(14.06.25)
(10)

Özlem Tekin’i neden engellemişler?

michael_knight
İnternette bazen rastladığım bir lafa göre popun kraliçesi,Özlem Tekin’in kariyerini engellemiş. Neden? Aralarında bir şey mi olmuş?
İnternette bazen rastladığım bir lafa göre popun kraliçesi,Özlem Tekin’in kariyerini engellemiş.
Neden? Aralarında bir şey mi olmuş?
0
michael_knight
(12.06.25)
Sevmemiş, gıcık olmuş diyolar
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
sebnem ferah'in volvox'tan beri süren kiskancligi diye biliyorum.
0
deckard
(12.06.25)
Şebnem Ferah o kişinin ekibinde, korumasında mıydı o yıllarda?
0
🌸michael_knight
(12.06.25)
Şöyle; sevdiği, yetenekli bulduğu insanları klanına alıyor, söz veriyor, şarkısına beste yapıyor, kaset yapmasına destek oluyor. Networkunu kullanıyor. Özlem gelmesin demiş.
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
Engellemek değil de desteklememek yani. Herkeste de Yıldız Tilbe'deki pezevenglerin elinden kurtulup gelip deliliğini doyasıya yaşama dirayeti yok (onun da karizması olmasa diskografisi korkunç), silindi gitti işte abla. Mutlaka bir dayının olması gereken sektörlerden biri müzik sektörü. Spotify, YouTube, TikTok dan önce öyleymiş yani.
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
late viper
(12.06.25)
biraz yazış bence. tabii ki sezen aksu'nun insanlar üzerinde etkisi çok büyük ama ne şebnem'in kitlesinin oluşması çok bununla ilgili ne de özlem'in bambaşka dünyalara evrilmesi. kariyerine bakarsanız kendisi daldan dala atlayan, neredeyse her albümü farklı tarz olan, sabah şekerliği de oyunculuk da yapan bir insan. şebnem ferahsa binlerce yıldır aynı ekiple aynı tarzda müzik yapan, sadece müzik yapan, deli gibi konser veren bir insan. kariyerleri çok başka icra olundu yani bence en önemli fark bu.
0
red g
(12.06.25)
Müzisyen/aranjor bir arkadaşım, iskender paydaş ve İbrahim tatlises için de aynısını söylüyor; müzik camiasında bu kişilerden birinden "el almazsan" pek yürüyemiyorsun, diye.

Özlem Tekin'i bilemiyorum da, benzer şeyler farklı gruplarda da var, sadece mesele bu da olmayabilir. Aslında ön plana çıkarılan yürüyor, o da medya network işi, orası kim(ler)in kontrolünde o muallak.

İşin piyasa tarafı da var, başka sektörlerde de yetenekli gelecek vaadeden vs değil uyumlu olan yükselebiliyor piyasa ilişkileri içinde. Kurcalayinca, hep ahlaki bir söylem, ya da uyumsuzluk ithamlari bulursunuz.

Mesela Dave Mustaine için de "keşliğinden ötürü gruptan atıldı" "james'i kiskaniyordu" vs denilir, ee yani? Yanisi su, james arabesk hayat hikayesi vs ile daha uygundu piyasa surdurulebilirligine. Dave yine aldı yürüdü de, olamayabilirdi de.

Ama bu tür dislanmalarla karşılaşıp hem de sürdürmek asıl psikolojik olarak zor. Dikkatinizi çekti mi, şebnem daha "toplum normlarına uygun" bir görüntü çiziyor, tam bizim Türkiye dokusuna göre, özlem öyle değil.
@late viper'in attığı videoda da, özellikle ilk 5 dakikada özlem ve sebnemin birarada olduğu sahnelerde duruş ve yüz ifadelerinin farkına dikkat edin.

Metal, punk, rock vb için söyleyebileceğim, gözetilen "ehlileştirilmiş bir isyankarlik" olduğunu düşünüyorum, şebnem de buna daha uygundu. @redg'nin de söylediği bunu doğruluyor. Sabah şekerligi yapmış, Dave için sorduğum soru bunun için de sorulabilir, ee yani?

Aralarındaki kişisel mevzular vs etkisiz dgildir ama o işin magazini.

Mesela, başka bir ölçü de vereyim, bu yazdıklarımdan şebnem kotuleyicisi özlem fani cikarimi yapılıyorsa, işte yazdıklarım da boşa gitmiş demektir.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
mafyatik klancı popun kraliçesi, öz Türk vatan evladı özlem yerine şeboyu daha kullanışlı bulduğu için.

kraliçeyi kraliçe yapan ona şarkı temin edenler.

babasından belli kraliçenin ne olduğu
0
Hallegadola
(12.06.25)
@hallegadola şebnem ferah bir etnik gruba filan mı mensup ya da başka bir şey mi var?
0
🌸michael_knight
(12.06.25)
(8)

Kilo vermek için ne updateler yapmalyıım beslenmemde

tchuck
dün; 250 gram kuzu külbastı yemişim, 200 gram kök sebze yemişim (patats, havuç vs.) yanında.sonra 1 tane protein bar yemişim,ardından 300gr civarı karpuzla, 70-80gr beyaz peynir yemişim.----bugün 2 yumurtalı kavurma yedim, 75gr kavurma.ardından 1 tane protein bar yiyip az önce de 400gr karpuzla 100
dün; 250 gram kuzu külbastı yemişim, 200 gram kök sebze yemişim (patats, havuç vs.) yanında.
sonra 1 tane protein bar yemişim,
ardından 300gr civarı karpuzla, 70-80gr beyaz peynir yemişim.

----

bugün 2 yumurtalı kavurma yedim, 75gr kavurma.
ardından 1 tane protein bar yiyip az önce de 400gr karpuzla 100 gram ezine peyniri yemişim.
5-6 gibi de 250 gram kuzu külbastı yiyip yanına marul salatası yiyeceğim.

----

bundan öncekileri yazmamıştım ama;
yine 250 gram kuzu külbastı yanında marul salatası. 3 yumurtadan kavurmalı yumurta yemiştim. arada 2 tane protein bar yiyip az bi karpuz yemiştim.


öncesinde günde 12-13bin adım atıyordum son günler erken kalkamadığım için yürüyemiyorum. diğer saatler de hava çok sıcak çıkamıyorum.


bu yukardaki beslenmeye sadece 12-13bin adımlık bir yürüyüş eklesem 5.5-6km ortalama hızla, sizce kilo verilir mi?

99 kiloyum 35 yaşındayım. (boyun önemi yok bildiğim kadarıyla ama 180cm im)

yakın bir tarihte ağırlık antrenmanı ekleyebileceğimi düşünmüyorum
0
tchuck
(11.06.25)
Her hafta 1-1,5 kilo salatalık al, canın atıştırmalık birşeyler çektiğinde 2 salatalık tuzla soğuk soğuk, hem su ihtiyacını karşılarsın hem birşey yemiş olursun
0
grimavi
(11.06.25)
Hocam kilo vermek matematiksel bir işlem sezgisel değil, beslenmene ve günlük aktivitene göre alman kaloriyi hesapla ondan 250-300 kalori düşüp o şekilde beslen, kilo verirsin. Bu beslenme ve hareket rutinin bu şablonun içindeyse kilo verebilirsin herhangi bir metabolik sıkıntın yoksa.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
çabuk kilo vermek içün;

-kuzu eti yenmez
-patates yenmez
-karpuz yenmez
-market kavurması yenmez

çünkü yağ miktarları fazla, kalorisi yüksek, glisemiks indeksi yüksek.

devamlı yürünmez postacı gibi. arada tempoyu artır sonra düşür. nabzın artsın insin.
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Ben bir de kendimden örnek vereyim: Ben yaptığım spor nedeniyle dönem dönem kilo alıp dönem dönem kilo veriyorum, kilo alıp verirken değiştirdiğim tek şey pirinç miktarı oluyor 600 gram pirinç yediğimde kilo alıyorum 200 gram pirinç yediğimde kilo veriyorum, ne yaptığım antrenman şeklinde ne de yediğim yemeklerde bir farklılık oluyor sadece aldığım total kaloriyi pirinç miktarına göre aayrlıyorum birinde balansın üstünde kalırken diğerinde balansın altında kalıyorum, senin bu beslenme ve hareket rutinin balansın üstünde kalıyorsa, yani alman gereken toplam kalorinin üstüne çıkıyorsan kilo veremezsin, balansın altında kalırsan kilo verirsin, baktığın zaman dandik bir rutin diyemeyiz tabii ki ama yediğin besinlerin sahip olduğu enerji miktarı/kalorisi yüksekse ve seni balansın üstünde tutuyorsa temiz beslensen bile kilo veremezsin, o nedenle bu matematiksel bir işlem.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.06.25)
@yurtsuz john, yağ miktarının neticeye bir etkisi olduğunu düşünmüyorum önemli olan alınan kalori.
0
🌸tchuck
(11.06.25)
Günde 3 dilim baklava yiyerek kilo verebilirsin
Ama günde 500 gr et yiyerek kilo veremeyebilirsin
Kaleci abinin dedigi gibi matematiksel bir mevzu
0
dedeminhirkasi
(11.06.25)
Hocam şundan bu kadar gr bundan şu kadar gr la olmuyor bu işler. Bunlar insanı bir süre sonra sıkıyor ve sürdürülebilir olmuyor.
Yapman gerekenler şunlar

İlk ogun 12.00-13.00 gibi olacak
İkinci öğün de en geç 19.00 da olacak

Bu saatten sonra ertesi gün öğlene kadar asla bir şey yemeyeceksin. Su çay içilebilir.

Bi öğünlerde de zararlı diye bildiğimiz hiç bir şeyi yemeyeceksin. Ekmek, şeker bunları tamamen çıkartıyorsun. Pilav ve türevlerini az olmak ve beslenmenin sürdürülebilir olması adina az miktarda günde sadece tek ogununde yiyebilirsin ama çok az.

Haftanın 1 gününde de tek ogun canin ne istiyorsa ye. Sonra aynı şekilde devam et diğer günlere.
Bu kadar. Neyin yararlı ve zararlı olduğunu zaten biliyorsun. Oturup bir tabak pilav yemezsin zaten….
0
tahirkemalbozoglu
(11.06.25)
Kendince sağlıksız olduğunu düşündüğün hiçbir şeyi eve alma.
Ekmek, patates, kuru meyve, pirinç, ayçiçek yağı vs.
Paketli hiçbir şey alma eve.

Etler, yağlar, sebzeler, yoğurt
Bu sağlıklı besinlerden istediğin kadar ye.
Zaten vücut bir noktada duruyor.

Yanında ekmek olmayınca 500 gram pirzola yenmiyor.
0
michael_knight
(12.06.25)
(8)

6 aylığına istifa etsem

mantık
temmuz- ocak arası çalışmasam sonradan iş bulacağımın garantisi varsayımıylamantıklı olur musıkılmamak için gezmek dışında neler yapılabilir2,5-3 ay filan bir şekilde ayarlarım çoğu köyde geçer de insan sıkılıyor uğraş olmayıncaya da şöyle sorayım siz ne yapardınız önünüzdeki 6 ay boş olsaydınızama
temmuz- ocak arası çalışmasam sonradan iş bulacağımın garantisi varsayımıyla
mantıklı olur mu

sıkılmamak için gezmek dışında neler yapılabilir

2,5-3 ay filan bir şekilde ayarlarım çoğu köyde geçer de insan sıkılıyor uğraş olmayınca

ya da şöyle sorayım siz ne yapardınız önünüzdeki 6 ay boş olsaydınız
ama şu örnek tutmuyor dans kursuna yazılırdım haftada kaç saat meşguliyet verebilir ki
0
mantık
(11.06.25)
bir plan ya da dinlenme ihtiyaci yoksa mantikli degil.

plan varsa zaten onu gerceklestirirsiniz.

dinlenme ihtiyaci varsa da dinlenir, spor yapar gezersiniz. ogrenmek istediginiz bir sey varsa onu ogrenebilirsiniz.
0
lemmiwinks
(11.06.25)
dans örneğinden gidersem, dans etmeyi ne kadar sevdiğin/seveceğin ile alakalı, bi bakarsın tüm günün dans etmekle, prova yapmakla geçer. kurs'a gidip iki hareket öğrenince iş bitmiyor, baya bir provasını yapmak gerekiyor, seversen boş zamanın bile kalmaz :)

iş garantisi varsa neden olmasın ancak o garanti giderse ne yapacaksın o önemli, yedek plan gerekli.

benim istifalarım hep bir şeyler yapma/öğrenme üzerine idi, ya öğrenmek için ya da kendi projelerimi yapmak için istifa ettim.
0
selam
(11.06.25)
6 ay çok uzun zaman ya ben herhalde sıkıntıdan ölürdüm. Yaşınız kaç bilmiyorum ama belki 6 ay full çalışıp dil öğrenilebilir.
0
respect
(11.06.25)
Enstrüman öğren. Bütün gün pratik yaparsın. Ben olsam kesin yapardım. 6 ay sonra saksafon çalabildiğini düşün.
0
gabe h coud
(11.06.25)
6 ay bos gezmem. zaman calisma, para kazanma zamani.
is hemen bulunmuyor ki. on and off ekim ayindan beri is ariyordum daha yeni buldum.
calistigin sirkette sabbatical leave var mi ona bak. anca subatta isin garantiyse keyfini cikarabilirsin.
0
sonsuz
(11.06.25)
eger 6 ay icin bir planiniz yoksa bosa gecen bir zaman olacak. ne yazik ki 6 ay bir planiniz yoksa bos bos oturmakla cok cabuk gececek kadar kisa, eger guzel bir planiniz varsa da cok guzel degerlendirilebilecek kadar uzun, 'arada' bir sure. o nedenle bir planim yoksa; x kursu, x'e seyahat, vs. gibi bir plan yapmadan o arayi vermezdim.
0
kassiopeia
(11.06.25)
is ve para derdim yoksa 6 ay boyunca seyahat ederdim. mumkunse guney amerika ya da guneydogu asya.
0
bay b
(11.06.25)
Dinlenmek dediğin en fazla 2-3 gün. Hadi olsun bir hafta.
Dinlenmek amacıyla 6 ay boş geçilmez.

Thailand’da garsonluk yap 3 ay mesela, 3 ay kitap sat Bodrum’da.
Faydalı bir iş yapmadan o kadar zaman geçmez. Köyde iş varsa o da olur ama mesela başka ülkelerde tarlada vs çalışılan bir sistem vardı. Para değil DS yatacak yer ve yemek veriyor genelde. Para verse de harçlık kadar az paradır, onlara bak maddi durum müsaitse
0
michael_knight
(12.06.25)
(19)

Kumpirde ne olur?

michael_knight
Size kumpir hazırlıyorum. Kumpir içine koyulabilir her şey var tezgahta. Sizinkinde neler olsun?Neyden kesinlikle koymayayım?Karışık veya hepsinden koy demek yasak.
Size kumpir hazırlıyorum. Kumpir içine koyulabilir her şey var tezgahta.
Sizinkinde neler olsun?
Neyden kesinlikle koymayayım?



Karışık veya hepsinden koy demek yasak.
0
michael_knight
(04.06.25)
Rus salatası
küp doğranmış salatalık turşusu
Jalapeno turşusu
Kısır
Üzerine de 4-5 tane doritos taco saplarsan iyi olur

Sosis asla olmasın üzerinde
0
grimavi
(04.06.25)
maydanoz, dereotu, doritos hiç sevmem.
0
tabudeviren
(04.06.25)
Kısır
Mısır
Haydari
Bu üçü yeterli
0
etna
(04.06.25)
duzgun kaliteli bir sosisin varsa sosis olsun
amerikan salata
siyah zeytin
tursu

kesinlikle kisir olmasin
0
lemmiwinks
(04.06.25)
Abicim sosisim çok kaliteli. Surların oradaki butik kasaptan alıyorum, parmaklarını yersin.
0
🌸michael_knight
(04.06.25)
kimse yazmadığına göre tereyağı kaşar fiks anladığım kadarıyla. onun üstüne malzeme seçiyoruz.

herkes ortaköy'deki kumpircilere gitmiş, ben 90'larda atakule'nin alt katındaki kumpirciye gittim. o yüzden bizde doritos, kısır, haydari, tarator marator, pembe renkli zımbırtı falan yok.

rus salatası, mısır, zeytin, turşu, ketçap mayonez.

her sosisli yediğimde midemi bozdum, o yüzden sosis olmaa da olur. ama üstünden 35 yıl geçti, belki şimdi sevebilirim, sosis de olsun. bu arada bahsettiğim sosis salçalı sote yapılmış sosis değil, küp küp doğranmış çiğ sosis.
0
kibritsuyu
(04.06.25)
@kibritsuyu, çiğ sosis yenmez ki. Mideyi bozar.
0
🌸michael_knight
(04.06.25)
Kumpir dükkanın mı var?

Eğer öyleyse lütfen vegan kumpir de olsun. Her şeyin veganı yapılabiliyor artık. Vegan sosis, vegan peynir, veganlar için tereyağ bile var. Ankara'da isen gelir yerim :)
0
rock n roll
(04.06.25)
Yok dükkanım.
Vegan tereyağı pahalıdır, herkese 300 sana 350 desem gelip dükkanımı basarsınız.

Barışçıl şekilde yola çıkan veganlar çok sinirli ve örgütlü bir grup gibi geliyor bana. Bulaşmak istemem o konulara.
0
🌸michael_knight
(04.06.25)
Ayy cok seviyorum kumpir sabah sabah canim cekti ya

Kisir, amerikan salatasi, italyan salatasi, misir, cok az zeytin, cok az tursu. Üstüne de ketcap mayonez belkiiii(olmasa da olur)
0
sey mi dostum
(04.06.25)
bizde böyleydi, civardaki kumpircilerde hala da böyledir sanıyorum, uzun zamandır yemedim.

hem ısıl işlem görmüş ürün, salam gibi bir şey, niye çiğ yenmesin ki. ha tercih etmem, belki lezzetli de olmaz ama yense de bir şey olmaz bence. sucuk da öyle. çiğ çiğ de yenir, ama pişse daha iyi.
0
kibritsuyu
(04.06.25)
Pahalı değil.

Veganlar da sinirli ve örgütlü bir grup değil. Neyse seni önyargılarınla başbaşa bırakayım, sen bulaşma bence de o konulara.
0
rock n roll
(04.06.25)
sadece tereyağı ve dublek kaşar alabilir miyim teşekkürler bir de sade maden suyu
0
nolmus yani
(04.06.25)
Kısır
Mısır
Rus Salatası
Salatalık Turşusu
Makarna
Havuç Tarator
Haydari
Siyah Zeytin
Sosis
Ketçap - Mayonez

Not: Tereyağ ve kaşar halihazırda olduğunu düşünerek yazdım onları da eklemem gerekiyorsa tabii ki ekliyorum.
0
matilda
(04.06.25)
tereyağı kaşar, italyan salatası (böylece hem sosisi hem turşuyu tek seçenekle alıyorum) siyah zeytin, belki mısır. (amerikanın içinde patates olduğu için onu almak saçma geliyor. diğer mezeler de aşırı saçma kumpire hakaret gibi bence kısır falan pfff. bol ketçap mayonez tamamdır.
0
red g
(04.06.25)
Tereyağ kaşar fix zaten
Havuç tarator
Mısır
Bezelye
Mor lahana
Yeşil zeytin
Turşu ya da varsa jalapeno
Kısırın da tipine bakıyorum bazı yerlerde iyi olmuyor o zaman istemem

Ketçap mayonez asla. Haydari ve acı sos onun yerine
Sosis ve salam da olmaz
Doritos konulduğunu ilk kez şimdi duydum bu arada
0
kullanicadi
(04.06.25)
ben çift kaşarlı sade seviyorum.
0
gurur
(05.06.25)
Tavuk ve kısır koyma
0
primetime
(05.06.25)
Sosis, mısır, kısır, haydari, ketçap, mayonez klasik kumpirci siparişim buydu. Bayadır yemedim.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(05.06.25)
(5)

caydanlik mi tea kettle mi?

antikadimag
tea kettle dedigim olay bu ingiliz filmlerinde falan gordugumuz tek hazneli urun: https://www.amazon.com/dp/B08B9DGQ8Q/ref=vp_d_pbp13nt1_TIER4_p13sem_lp_B09JHVGHSL_pd?_encoding=UTF8&pf_rd_p=1fb43b3b-a639-4f7d-b46d-6ab609a30d5e&pf_rd_r=2WG2SQNQ7D5SRHG7CZ3S&pd_rd_wg=QDk3j&pd_rd_i=B08B9DGQ8Q&pd_rd_w=Jr
tea kettle dedigim olay bu ingiliz filmlerinde falan gordugumuz tek hazneli urun: www.amazon.com

biz caydanlik kullaniyoruz da, acaba olayi nedir? amerika'da yasadigimdan dolayi iyi caydanliklar pahali. acaba tea kettle alip gecsek cok bir sey kaybeder miyiz? caydanligin olayi nedir? iki hazne olmasinin ne avantaji var?
0
antikadimag
(03.06.25)
Bundan kullandım abd'de, tavsiye etmem. Kettle iyidir. Normal çaydanlıkta bulabilirsin mediterranean marketlerde.
0
runaway
(03.06.25)
kettle iyidir.
çaydanlıklar da artık kettle gibi var, arçelik aldık memnunuz. Kimse çaydanlık aramıyor artık.
0
baldan kaymak
(03.06.25)
Tea kettle dediğiniz şey dümdüz kettle, su kaynatmaya yarıyor. Diğer milletler genellikle çayı bizim gibi kırk saat demlemediği için demliğe de gerek kalmıyor.

www.amazon.com sizin aradığınız şu çay makinelerinden sanırım. (Evet fiyatı çok saçma, 120V uyumlu olunca fiyatlar saçmalıyor.) Makineyi Türkiye'den alıp voltaj dönüştürücüyle kullanmak bir çözüm. Ya da suyu sıcak tutma özelliği olan bir kettle bulup üstüne demlik uyduracaksınız.
0
kobuzchu kiz
(04.06.25)
Türk çayını Türk gibi içmek istiyorsanız çaydanlık almanız gerekiyor.

Çay demlemeyi ne kadar bilmediğinize emin olamadım.

Çaydanlıkta alt katta su kaynıyor. Üst katta çaylı su oluyor. İstediğiniz kadar çay ve suyu karıştırarak ayarlıyorsunuz lezzeti.

Kettle ile ancak sallama poşet çay içersiniz veya İngilizler gibi porselen demlik alıp ona sıcak suyu koyup içersiniz.

Avrupa’da Amazon’da ve pek çok sitede pek çok çeşit var. ABD’de de vardır herhalde.
0
michael_knight
(04.06.25)
Üzerinde demlik olan bir kettle önerisi bence de çok yerinde.

Ben çaydanlık sevmiyorum çünkü suyun sürekli kaynaması çayın çok daha çabuk bayatlamasına neden oluyor.
0
10551037
(04.06.25)
(12)

asayisi saglamak icin ceza artislari konusunda ne dusunuyorsunuz?

buenosdias
son yillarda herkes asayisten muzdarip. heryerde kuralsizlik, cakallik, magandalik, siddet, kavga vs..sizce bu cezalar yararli olacak mi? siz olsaydiniz ne yapardiniz?
son yillarda herkes asayisten muzdarip. heryerde kuralsizlik, cakallik, magandalik, siddet, kavga vs..

sizce bu cezalar yararli olacak mi?

siz olsaydiniz ne yapardiniz?
0
buenosdias
(03.06.25)
tutuklama olmadan hiçbir sorun çözülemez. paranın kurtaramayacağı bir şeyler olması lazım. bu yüzden tutuklama şart.

ön sıraya kaynak yapana 3 ay hapis + ömür boyu ehliyet alımı
kırmızıda geçene, yaya geçidinde durmayana 2 ay hapis + 3 yıl ehliyet yok
kavga için arabadan inene 3 yıl hapis

gibi ceezalar olması lazım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.06.25)
Sadece cezaları artırmak, asayişi sağlamak için yeterli değildir.

Eğer bir kişi suç işlediğinde yakalanmayacağını düşünüyorsa, cezanın ağır olması işe yaramaz. Çünkü o kişi “nasıl olsa beni kimse yakalamaz” diye düşünür ve çekinmeden yine yapar.

Ayrıca insanlar, cezaların herkese eşit şekilde uygulanmadığını fark ederse — ki ülkemizdeki asıl sorun budur — “Bu cezalar sadece güçsüz olanlara veriliyor” diye düşünmeye başlar. Bu da insanların adalete olan güvenini azaltır.

Gerçek çözüm; adil bir sistem kurmak, insanlara doğruyu öğretmek ve kuralları herkes için eşit şekilde uygulamaktır.
0
kaptan memo
(03.06.25)
caydırıcı cezalar doğru, türk halkının canı acımadan kuralsızlığa devam eder, ama uygulamaların artması lazım. her gün emniyet gm'nin önünde bir sürü araç kırmızıda geçiyor. kimsenin umrunda değil. bunlara sistemin otomatik yazması lazım.

günlük trafikte drifte, sinyalsiz şerit değiştirmeye, kaynak yapan motorculara falan seri ceza yazılabilmesinin mümkünatı yok. motokurye sorunu da büyükşehirlerde artık iltihaplı bir hale geldi. hiçbir kurala uyulmuyor. ben olsam, her akşam mekan çıkışlarının köşebaşlarına polis koymakla, haftasonu araçları tokatlamakla uğraşacağıma bu işlerin peşinde koşardım. diğerlerinin de yapılmasında bir sakınca yok ama artık o kadar belli başlı köşeler standart oldu ki, oradan yalandan düzgün geçip sonra basıp gidiyorlar.
0
sanal hayvan
(03.06.25)
Cezalar zaten caydırıcı, tutuklama ise herkese veriliyor. Hakim ve savcıların görevi kötüte kullandıklarında hapis yatırılması lazım.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
"Caydırıcı ceza" biraz mit. Hem işlenen suçlara vereceğin cezanın bir sınırı var, hem de medeniyet öyle taibiri caizse milletin kafasına vura vura öğretilecek bir şey değil. Kaldı ki sonuçlara değil sebeplere bakmak da lazım.
0
salihdt
(03.06.25)
Ceza yazmanın öncesinde yeterli denetim ile sorun ve açıkları
tespit etmek ve önlem almak gerekli.
Sadece trafik değil her alanda olmalı.

Olayın failleri/suçlular ifşa edilmeli. Toplum bunları yüzlerinden tanımalı.
A.N, Z.T, K.N gibi isim kısaltmalarını yayınlamakla bir şey olmuyor. Failler böylece anonim bir hal alıyor.

Uyuşturucu ticareti, gıdada hile veya ekonominin bozulduğu zamanlarda halkın ürünlere ulaşımını engellemek stoklamak veya fahiş fiyat uygulamak ve deprem gibi afetlerde enkazlarda yapılan organize hırsızlıklar, yalan haber ile toplumu yanlışlara yönlendirmeler, bazı sermaye sahiplerinin ekonomiyi olumsuz etkileyecek fiil veya sözleri ve dışarıya para kaçırmalar artık "terör suçları
kapsamında" ele alınmalı.
40 yılı aşkın terörü dağda bildik ama öyle değil. zaman değişti ve terörün niteliği de değişti.

Özgürlük ve rahatlık konusunda aşırı uc noktalarda olduğumuz ve bu hususta işin suyunu çıkardığımız için her gün yeni kötü haberlerle karşılaşıyoruz.
Devletin gücünü suçlu ceza aldığında değil,sokakta kendi halindeki biri de hissetmeli.
Öyle ki çok kimse, haklı olmasına rağmen başımıza başka iş almayalım diyerek şikayet
hakkından bile vaz geçebiliyor.

Kurumlarda yolsuzluk yapanların, devleti her tür zarara uğratanların emdiği yediği içtiği burnundan gelmeli. Koltuklarından def edilip ifşa olmalıdırlar.
0
diyecevaplandı
(03.06.25)
iş yerimin olduğu binada oturan bi araç sahibi var, geçen hafta ısrarla kaldırımın üzerine park ediyordu, park ettiği yerde engelli rampası var. egm'nin web sitesinden ihbarda bulundum. bu sabah yine ofise geldim, aynı araç otopark girişini işgal edecek şekilde park etmiş. aradım uyuyordu, muhtemelen geceden kalmış araç orda, kimse de aramamış galiba. neyse geldi aldı arabayı, işin komiği bu aracın sahibi polis, aracın ön camında eşek kadar polis olduğuna dair kart var. yani asayişin sağlanması için önce bunları sağlayacak kurumların düzelmesi lazım.
0
ofelia
(03.06.25)
caydirici ceza ne? hangi suclu acip kanun kitabini okuyor suc islemeden once? hangi idam uygulayan ulkede idamlik suclar azalmis ya da bitmis?

sorun egitim, sosyolojik ve ekonomik sorunlarin duzeltilmesi, hayat sartlarinini iyilestirilmesi.
0
baldur2
(03.06.25)
"Ceza almamış ilk suçtan daha cesaret verici bir şey yoktur." Marquis de Sade
0
burka
(03.06.25)
cezanın uygulanması önemli. her yerde binlerce kamera var.
bugünkü teknolojide isteseler sinek uçurtmazlar ama nedense istenmiyor.
0
parka
(03.06.25)
cezanın uygulanması önemli. her yerde binlerce kamera var.
bugünkü teknolojide isteseler sinek uçurtmazlar ama nedense istenmiyor.
kolluk kuvvetleri asayişten çok rejimi korumaya odaklanmış durumda.
0
parka
(03.06.25)
Asayişi sağlamak amacıyla cezalar artırılırsa o zaman konuşuruz bu konuyu.
Şu anda sebep bu değil gibi görünüyor
0
michael_knight
(03.06.25)
(28)

oğlunuz olsa ne isim koyardınız?

ermanen
soru başlıkta
soru başlıkta
0
ermanen
(03.06.25)
Cüneyt
Hakan
Aslan
0
gabe h coud
(03.06.25)
barbaros
alparslan
0
mikahakkinen
(03.06.25)
Ercan

Aslında Ercan sevdiğim bir isim değil ama aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşım vardı. Çok severiz birbirimizi. Çok iyi bir insandır, o sebeple onun adını vermek isterdim.
0
rock n roll
(03.06.25)
erk, kara, noyan, tunga gibi öztürkçe isimler. noyan gerçi moğol ama olsun
0
ground
(03.06.25)
Seçkin
Salim
Selim

Bu üç isimden biri. Kafamda şu ana kadar hiç başka alternatif olmadı. Babamın adı olmasaydı Mustafa Kemal de koymak isterdim ama Atatürk'ün değil babamın ismini koydum diye algılanacaktı. Babamla hiçbir sorunum yok ama benim ilk ismim anneannemin ismi olduğu için travmam var galiba :D
0
matilda
(03.06.25)
erdem, selim, bilge, görkem, egemen
0
strawberry first
(03.06.25)
Elessar
0
rakicandir
(03.06.25)
Sırf bi isim hoşuma gidiyor diye farazi de olsa çocuk yapmaya hiç gerek yok. İkinci bir isim ekleyecek olsam Cuma ismini eklerim kimliğime. Hatta doğumdan gelen ismi sildirecek olsam Robin Cuma yaparım.

Otuzundan sonra insan doğumdan gelenin yanına kendine uygun gördüğü bir ismi ekleyebilmeli ve hatta bu kültürel bir pratik falan olmalı.
0
beyfendi
(03.06.25)
Abdullah, ömer, osman, hamza.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.06.25)
arda
0
buenosdias
(03.06.25)
Deniz, onur veya emre
0
cilacı ökkeş usta
(03.06.25)
Çağan koyduk
0
va
(03.06.25)
robin, leon, doa/dua
0
ala09
(03.06.25)
kuzgun
0
lüzumsuz adam
(03.06.25)
Bu ara herkes çocuk yapıyor herhalde isim duyuruları epey popüler :)

Biz de Türkçe bir şeyler koymak istiyoruz. Dora, Uygar, Toluhan (Araplara karşı zafer kazanan komutanmış ^^) olabilir. Bir de her an laik atak geçirip Mustafa Kemal koyabiliriz.
0
chicha_v2
(03.06.25)
Göktürk

Aslan.
0
drako
(03.06.25)
BALAMİR
0
Shepard
(03.06.25)
atlas
0
chanandler bong
(03.06.25)
Cihangir benim oğlanın adı
0
rodeocu
(03.06.25)
Ensar
Enes
Bilal
0
runaway
(03.06.25)
Arman
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.06.25)
yağız
yiğit
ayaz
0
archmeister8
(03.06.25)
Cemre
Cansel

Gibi feminen isimleri erkeklere yakıştırıyorum. Ama hem Mustafa Kemal Atatürk’ten dolayı hem de hayatımı kurtaran doktorumdan dolayı Kemal koyardım.
0
ruhen hastayim ben
(03.06.25)
Rüzgar koydum
0
mirty
(03.06.25)
Ateş
0
Zetnikov
(03.06.25)
tarik
demokan
0
cooperr
(04.06.25)
Erman olabilir belki.

Türkçe karakterli isim kesinlikle tercih etmezdim.
Uniseks isim kesinlikle tercih etmezdim. Belli olmaz, bunlar çocuğun hayatını zorlaştırabilir.

üÜnlü bir insanın ismini kesinlikle koymazdım, belli olmaz. İleride bir skandalı ortaya çıkarsa isim lekelenir.

Siyasi bir fikrin temsilcisi ismi kesinlikle koymazdım. Çocuğun siyasi fikri kendi kendine oluşacak. Devrim isimli bir sağcı veya Alparslan isimli bir solcu veya Ensar isimli bir laik olarak yaşamak zor olabilir.

Bazı isimleri neden tercih etmeyeceğimi açıklamak isterim.
Tarık: yabancılar farklı harflerle kullanıyor bu ismi, yanlış harfle yazar yabancılar.
Atlas: dünyanın tüm yükünü taşıyor, oğluma böyle bir yük vermek istemem.
Ege: “hi i am Ege” dediği zaman “i am a gay” demiş gibi oluyor.
Noyan: “no” şeklinde olumsuzlukla başladığı için tercih etmem.
Ateş: Cehennemi hatırlatan bir şey, yakıcı, yıkıcı, zarar verici. O yüzden tercih etmezdim.
0
michael_knight
(04.06.25)
Burak.
0
since1907
(04.06.25)
(3)

Ülke İçi Döviz Transferi

Take it away honey
Dostlar merhaba,İki farklı Türk banka arasında döviz transferi yapılırken sadece paranın gönderildiği hesaptan mı para kesilir yoksa ekstra olarak gönderilen hesaptan da kesinti olur mu? Ya da en mantıklısı nasıl olur?Enpara, QNB gibi bankalar var. Göndereceğim banka da Denizbank.
Dostlar merhaba,

İki farklı Türk banka arasında döviz transferi yapılırken sadece paranın gönderildiği hesaptan mı para kesilir yoksa ekstra olarak gönderilen hesaptan da kesinti olur mu?

Ya da en mantıklısı nasıl olur?

Enpara, QNB gibi bankalar var. Göndereceğim banka da Denizbank.
0
Take it away honey
(02.06.25)
döviz USD ise ve Midas hesabı varsa 1nci banka>Midas>2nci banka şeklinde havale yapılabilir ücretsiz.

SWIFT yapılırsa her iki bankaya da masraf çıkar bankadan bankaya değişir.
3ncü yol ise fiziksel olarak aktarım olur.
0
bay b
(02.06.25)
Biz genelde hep elden hallediyoruz. Swift yapınca seçenekler var, masraflar her iki tarafa mı, alıcıya mı yoksa göndericiye mi diye... Tüm masraflar göndericiye seçilse bile, gelen swiftten kesinti yapan bankalar da var...

Eğer miktar büyükse şöyle bir şey de olabilir:

Alacaklı ile beraber benim şubeme gidip orada alacaklıya hesap açmıştık. Ücretsiz havale olmuştu.
0
yadigar
(02.06.25)
Bildiğim kadarıyla ülke içi olmuyor bu transfer. Para önce Amerika’ya gidiyor oradan geliyor.

En iyisi paraları nakit olarak al, Denizbank’ta kendine hesap açıp yatır.
Ya da Midas. Onu demişler zaten.
0
michael_knight
(02.06.25)
(3)

oda ses yalıtımı

tempor
odamda ses yalıtımı yapmak istiyorum. müzik yapacağm ve sesin dışarı çıkmasını istemiyorum. aynı zamanda üst komşumun da gürültüsünü engellemek istiyorum yani dışarıdaki sesi de engellemek istiyorum.bana teknik destek verecek bir şirket/site öneriniz ya da bir yorumunuz var mıdır?
odamda ses yalıtımı yapmak istiyorum. müzik yapacağm ve sesin dışarı çıkmasını istemiyorum. aynı zamanda üst komşumun da gürültüsünü engellemek istiyorum yani dışarıdaki sesi de engellemek istiyorum.

bana teknik destek verecek bir şirket/site öneriniz ya da bir yorumunuz var mıdır?
0
tempor
(02.06.25)
Prova, kayıt stüdyolarına gittiyseniz farketmişsinizdir.
Müzik yapınca hele de davul varsa çok fazla malzeme ve emekle yapılmış ses izolasyonlu odalardan bile ses dışarıdan, etrafındaki odalardan hatta diğer katlardan duyulur.
Davul olmasa da bu böyle, yanlış anlatmış olmayayım.

O yüzden ses izolasyonu yaptırmanın normal bir konutta istediğiniz sonucu vereceğini hiç sanmıyorum.

Belki de yanılıyorumdur ama binlerce lira harcamadan önce istediğiniz şekilde izole edilebilmiş bir tanecik oda görün.
0
michael_knight
(02.06.25)
Odanın içine, duvarın dış yüzeyine yaptığınız ses yalıtımı sizin sesinizin gitmesini bir noktaya kadar engeller ama dışarıdan gelen sese karşı çok iyi olmadığı söyleniyordu. Bina inşa edilirken uygulanmalıymış böyle şeyler. 4-5cm kalınlığında sünger gibi bir malzeme ile duvarı kaplayarak yalıtım sağlıyorlar. Bunları Koçtaş’ta ya da Amazon, Hepsiburada gibi yerlerde bulabilirsiniz. Yalıtım yapan firmalar da var. Bu konuda tecrübem olmadığı için referans veremiyorum epey var. armutta da bulabilirsiniz.

Nasıl bir müzik aleti çalacaksınız bilmiyorum ama akustik kabinler var. Genelde evden çalışan ve sessizlik gerektiren işlerle uğraşan insanlar tercih ediyor. Zoombox da deniyor. 3-4 m2lik versiyonları gitar ya da benzeri müzik aletleri için iyi olabilir.

Tüm odayı yalıtımla kaplamaktan daha ucuz ve etkili bir seçenek olabilir ama asansör gibi cam bir odada hapis olmak dezavantajı.
0
biseysorcaktim
(02.06.25)
Yani ne yapacağınızı yazmamışsınız.

Mesela davul çalmak, amfiyle bas çalmak için apartmanda yapabileceğiniz en iyi çözüm -tartismasiz- oda içinde oda. Bunun da akustik hesaplamaları var çok ince, mesela dikdörtgen bir odanın içinde yapacağınız odanın köşeleri ana odanin köşelerine denk gelmeyecek, kenarları duvarlara paralel olmayacak (ozetle içeri inşa ettiğiniz ikinci oda birinci odaya yamuk konumda olacak) vs.

sadece vokal kaydedecekseniz vocal booth lar var. Telefon kulubesi gibi. Bu tarz odalar içinde saksafon, yan flüt vs enstrümanlar da kaydedebilirsiniz.

Elektro gitarı amfiyle çalıp kaydedecekseniz amfi için yapılan özel kutular var. İsolation cabin - cabinet diye geçiyor. Amfiyi bunun içine koyuyorsunuz disari minumum gürültü.

Yalıtım işinin mantığı az çok anlattığım gibi aslında.

Duvarları istediğin kadar malzeme ile kapla yukarıda anlattığım sonuçlara ulasamazsin ne yazık ki. Bir sürü de masraf edersin, ettiginle kalırsın.

Çok fazla insan bu işlere giriyor bir sürü de masraf ediyorlar ve sonucunda da hiçbiri memnun kalmıyor.

Anlattiklarimi arastirmanizi öneririm, kolay gelsin.
0
makbur
(02.06.25)
(2)

Her sey dahil otel onerisi (kaliteli)

renkli hayalet
Fiyat kalite orani iyi, kalabalik bir ailenin gidip rahat edebilecegi bir otel onerisi olan var mi?tercihen ege bolgesi ama baska yerler de olur
Fiyat kalite orani iyi, kalabalik bir ailenin gidip rahat edebilecegi bir otel onerisi olan var mi?
tercihen ege bolgesi ama baska yerler de olur
0
renkli hayalet
(31.05.25)
Juju premier palace beldibi. Ultra herşey dahil.
0
rodeocu
(31.05.25)
Bodrum Park Resort.
Deniz muazzam.

Odalar ve hizmet de aldığı paranın hakkını verecek kadar.
Tesis içinde yokuş aşağı yukarı yürümek birazcık sıkıntı, o kadar.
Deniz müthiş.
0
michael_knight
(02.06.25)
(12)

30'dan sonra saç uzatmak

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
İş dünyasında, ailede, ictimai hayatta nasıl karşılanır?
İş dünyasında, ailede, ictimai hayatta nasıl karşılanır?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.05.25)
İş dünyana, ailene, içtimai hayatına göre değişir.
Ben birkaç defa yaptım, olumsuz bir şey söyleyen olmadı.

Bir tane hayatın var, yapmak istiyorsan yap gitsin.
Ama kısa ile uzun arasındaki "orta" zamanlar sıkıntılı, onu bilerek yola gir. O dönemde düzgün şekil, model vermek zor oluyor.
0
michael_knight
(21.05.25)
ben yaptım. yüzüme karşı kötü birşey söyleyen olmadı. 2-3 sene uzattım, sonra bakması zor geldiği için kestim.

edit: babam 70lerde saç uzatmış, o dönemlerden uzun saçlı fotoğrafları var. köyde dedemle kızın oldu diye dalga geçmişler.
0
inheritance
(21.05.25)
yukarıdaki soruyla parelel bir durum mu?
0
ground
(21.05.25)
ben 20'li yaşlarda uzun saçlıydım.

25 olmadan kestirdim saçlarımı. sonra bi iki kez uzatmaya çalıştım da asla eskisi gibi olmadı. hem yakışmadı (ya da öyle hissettim) hem de eskisi kadar sağlıklı değildi zaten.

velhasıl uğraşılmıyor. uzunken yakışsa bile, saçları kısaltınca "aha daha güzelmiş böyle kısa" diyorsunuz. bir de en azından ben saçları uzatınca feminen görünüyorum. bu rahatsız ediyor aslında bi noktada. yüze düşen uzun saçı sağa sola atarken dikkat etmek lazım.

ama çevrede, etrafta olumsuz bir şey söyleyen eden olmadı. zaten 20lerde çok demişlerdi o yüzden 30'larda denmedi bir şey.

iş dünyasında da olumsuz karşılanmadım ben ama bizde sakal ve şort da serbest.

saçlar kulakları aşana kadar bir aşama var. justin bieber'in ilk ünlü olduğu zamanlar gibi geziyorsunuz. ona dikkat
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Kovid'den beri uzun saçlıyım.
Ailenin genç üyeleri olumlu, yaşlı üyeleri olumsuz karşıladı ama artık alıştılar. Ama bakımı zormuş, kadınlara respect :)
0
parka
(21.05.25)
Ben pandemide berberler kapanınca mecburen saçımı uzatmıştım sonra da hoşuma gitti kestirmedim ama bizim ailenin erkekleri geleneksel olarak saç uzattığını için herkes hoş karşılar, babam da uzun zaman uzun saçlıymış, işyeri de terlikle bile gidilse kimse bir şey demediği için saç da haliyle tepki çekmez ama uzun saç bakımı acayip zor bir şey, hele benimki gibi kıvırcığa yakın kalın telli bir şeyse her gün saçınla ilgili yeni bir maceraya girişmek zorunda kalıyorsun, bunlara hazırlık olman lazım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.05.25)
saç uzatma zaten ya 20'lerin başında ya da 40'ların başında edilen bir heves.

elalem ne der diye düşünen bir kafa yapın varsa ilk fırsatta makası vurursun. hiç bulaşma.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
Saç uzatmayla yaşın ne ilgisi var ki?
0
synesthesia
(21.05.25)
synesthesia +1

ben de alakayı anlamadım. saçın gürse yavaş yavaş uzatabilirsin.
0
koela
(21.05.25)
30 gibi zaten dökülecek bari uzatayım da hevesimi alayım diye uzattım.. öncesinde 15 yıl kendim makine ile 3numara keserdim. Etraftan olumsuz bir yorum almadım. Hatta bir nebze genç gösterdiği için olumlu tepki çokça oldu. Neredeyse dirseğime gelecek kadar uzadı. Şimdi omuzlara gelecek şekilde 6ayda bir kestiriyorum. Makine sektöründe çalışıyorum, +sı insanlar asla sizi unutmuyor, -si belki arkamdan tipe bak falan diye dalga geçiyorlardır. Umrumda mı? Değil.
0
yercekimini kendine ceken adam
(21.05.25)
40tan sonra uzattım. çok hoş karşılandı.
0
entropik
(21.05.25)
Tamamen "sende gördüm imrendim, onda gördüm iğrendim" durumu var bence.

Kendinize yakıştırıyorsanız yapın. 30 yaş üstü saç uzatıp çok karizmatik duran da var, evsizlere benzeyen de. Giysi gibi bir şey bu da, aynı giysi birine yakışır diğerinde kötü durabilir. Yaşla bir ilgisi yok bence.
0
akhenaten
(21.05.25)
(7)

Aşırı zenginlerde düğün hediyesi

michael_knight
Aşırı zenginler, aşırı zengin arkadaşlarının düğününe gidince altın mı takıyor, hediye mi alıyor ya da hiçbir şey vermiyor mu?Mesela Hasan Arat’ın kızının düğününe giden Rahmi Koç. Twitter’da birisi sormuş. Aklıma takıldı. Hem Türk hem de yurtdışındaki durum için bilginiz varsa öğrenmek isterim.
Aşırı zenginler, aşırı zengin arkadaşlarının düğününe gidince altın mı takıyor, hediye mi alıyor ya da hiçbir şey vermiyor mu?
Mesela Hasan Arat’ın kızının düğününe giden Rahmi Koç.

Twitter’da birisi sormuş. Aklıma takıldı.
Hem Türk hem de yurtdışındaki durum için bilginiz varsa öğrenmek isterim.
0
michael_knight
(21.05.25)
Bu kadar aşırı zenginini tanımıyorum ama mesela düğün öncesi Amerika'dan Türkiye'ye gelmiş misafirlere 250 kişilik bir yemek organizasyonu hediye eden biliyorum.
0
(21.05.25)
Aşırı zenginlerin orta halli kişilere hediyesini de sorsaydım keşke.
Şoförüne, uzaktan akrabasına vs.

Biliyorsanız onu da dinlerim.
0
🌸michael_knight
(21.05.25)
Ailenin adetine gore degisir de genelde taki toreni olmuyor. Ancak siz tabii iste atiyorum cartier bir bilezik yada rolex saat hediye edilebilir kutu icinde vs. ama gidip altin takmak diye bir sey yok yani.

Bu normal zengin. Mafya yada asiret dugununde her sey olabiliyor, onlar da zengin cunku sonucta.

Avrupada zarfta para yada hediye veriliyor.
0
wallcan
(21.05.25)
Fabrikatör tarzı bi tanıdık bize gremse altın takmıştı. 2.5 tam altın ediyormuş o zaman öğrenmiştik :)
0
nhk ni youkosu
(21.05.25)
Hasan Arat, Rahmi Koç değil de bi altı zenginlikte birisinin düğününe gitmiştik. 2002 falan. Bizim fakir olduğumuzu bilen birisi uyarmıştı. Sakın takı makı konularını açmayın diye. Bunlar ayıplar öyle şeyleri diye.

O aileye özgü müydü bilmiyorum. Ama ben de çok zengin olsam düğünüme gelenin bana bi şey getirmesini istemezdim.
0
nickini vermek istemeyen uye
(21.05.25)
altın ve pırlanta takıyorlar.
0
gabe h coud
(21.05.25)
Rahmi koç'un sahibi olduğu düğünde gelin ve damadın dikilip önünden sırayla geçen misafirlerin takı taktığını veya elinde fırfırlı beyaz torbayla masaları gezdiğini pek sanmıyorum ya.

Muhtemelen arka planda oluyordur hediyeleşme işleri.
0
kibritsuyu
(21.05.25)
(23)

evli eski sevgili ile tekrar gorusuyorum, ne yapacagima karar vermeliyim

musicka
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.baska email hesaplari acip
14 yildir gorusmedigim kisinin bana yillardir ulasmaya calismasindan dolayi mesaj attim.

tam olarak aciklamam gerek: alman asilli eski sevgili sadece e-mail adresimi biliyor ve dogrudan bana yazamadigi icin yillardir bana ulasmaya calsitigini gosterecek her turlu seyi yapti.

baska email hesaplari acip beni yedek hesap olarak eklemeye calismasi ve bana ulasan gmail bilgilendirme emaillerinin almanca olmasindan yola cikarak kim oldugunu tahmin edebiliyordum.

bende yeter bu ayrilik diyerek mesaj yazdim.

ertesi gun whatsapp'dan gorsusmeye baslamistik, yasimizi basimizi almis olmamiza ragmen nasil bir birimizi unutamadigimizi belirten flortlesme ile gecen ilk gun sonunda gorusmedigimiz 14 yildir evli oldugunu soylemesi beni sok etti. ben evlendigini duymustum ama bana ulasmaya calismasindan bosanmis oldugunu dusunuyordum.

konusmamizda eger ben de istiyorsam, ki kendisi dunden razi, hayatlarimizi birlestirmek icin bazi kararlar alinmasi gerektigini soylemesi biraz ucuk idi.

14 yasinda kizi var ve kizina benimle ilgili herseyi zaten anlatmis, dun onunla yazismaya basladigimizi da soyemis.

su an benim acimdan buyuk bir sorun yok gibi gorunse de alacagim karar cocuklu bir ailenin bolunmesine sebep olacak gibi.

ne yapmaliyim hic bir fikrim yok. bu buyuk bir ask hikayesi idi, ruh ikizi olarak goruyorduk birbirimizi, belki halen oyle.

ne yapmam gerektigi konusunda fikriniz varsa yazin lutfen kafamda ne yapmam gerektigini oturtmam gerek. cok kararsizim.

not: amacim evlilik disi iliski degildi ama olsa da hayir demezdim.ilk basta bosanacak ve sonrasinda tr'ye gelecek. yani evli biriyle gorusmeyecegim, cevap yazan herkese tesekkurler.
0
musicka
(21.05.25)
Senden de bi süre sonra boşanacak.
0
luluki
(21.05.25)
Yapma. Bulaşma.

Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır o.

Ama böyle bir insanla asla birlikte olma, ona güvenme.

İlle de birlikte olacaksan hayatıyla ilgili çözmesi gereken konuları çözsün, öyle birlikte ol. Ama yine de birlikte olma, güvenme, arkanı dönme.

Psikolojisi bozuk olsa gerek.
Hayat ve aşk öyle filmlerdeki gibi değil hele de 14 yaşında bir çocuğun varsa.

Yapabilirsen “bir sene görüşmeyelim, iletişimde olmayalım ondan sonra konuşalım” diyerek iletişimi sonlandır.
0
michael_knight
(21.05.25)
14 yılda insan kim bilir ne kadar evrim geçirir, değişir.
birbirinizden bu kadar uzakta iken aynı yöne doğru mu evrildiniz, farklı yönlere mi? bir araya gelseniz bile güllük gülistanlık olmayacak belki de. en doğru sözlerden biri: exten next olmaz.

bence bu bir çeşit takıntı.
taraflar sanki bi gün buluşsa ve bi kaç saat vakit geçirse tekrar kendi hayatlarına dönecek gibi. genelde öyle olur.
sanki 14 yıl öncesinden kapanmamış defterler var da, şöyle olsaydı böyle olsaydı diye ikiniz de durumu farklı bir zeminde değerlendiriyorsunuz gibi.

14 yıldır ayrısınız, bence ileri bakın.

bence ne yapacaksa kendi yapsın, sizi alet etmesin. sanki "sen ok dersen boşanacağım, boşta kalmak istemiyorum" gibi bir durum var.
0
biseysorcaktim
(21.05.25)
Exten next olmaz+1
0
Kediyi üzdün
(21.05.25)
Başkasına yapan size de yapar. Kadın açısından büyük aşk falan olduğunu sanmıyorum. Evlenmiş çocuk yapmış bir alman. Doğudaki zoraki evlendirilen bir türk vatandaşı değil.
0
filipis
(21.05.25)
bok gibi olaylar. kendini bu sacmaliga cekme.
karsidaki baya les, asosyal igrenc saplantili bir tip.
0
sonsuz
(21.05.25)
ayyyyyy insanların hayatları o kadar sıkıcı ki ne yapacaklarını şaşırıyorlar
0
deartheodosia
(21.05.25)
Bu hikayede sempati duyduğum tek kişi adamın 14 yaşındaki kızı.
0
peki madem
(21.05.25)
:D türk dizilerinde yok artık diyerek izlediğimiz hikaye. adam onay almadan karısından da boşanamıyor. ıyyyy ikinize de.
0
elorelia
(21.05.25)
duyurunun botları yine fikir beyan etmiş. empati beceriniz beş yaşında bir çocuğunkiyle anca yarışır.

@biseysorcaktim +1. Kadının takıntılı şekilde sana ulaşmaya çalışmasındaki tuhaflık bir yana, sen de gardını bir anda düşürüp kapılmışsın o histeriye. Baya bir ağırdan almanız lazım herhangi bir karar almadan önce.
0
beyfendi
(21.05.25)
bu kadar büyük bir aşkınız olsaydı ayrılmazdınız, demek ki sandığınız kadar büyük aşk ruh eşi durumu vs yok. 14 yılda insan çok değişir, o da siz de birbirinizi 14 yıl önceki gibi hatırlıyorsunuz bir araya gelseniz pek de etkileneceğinizi sanmam üstteki cevaplara katılıyorum.
14 yıllık eşine, çocuğunun babasına saygısı kalmayan bir insan size neler yapar, bunu bir düşünün derim ve uzak durun.
0
turuncu tonlarda
(21.05.25)
bu kadar uzun yıldır unutmayan kadını, erkeği saplantılı buluyorum. sağlıksız geliyor.

o vatandaş kuşkusuz boşanacak. belli ki eski tatlar damağınıza gelmiş. olur öyle. beraber bir kaç güç zehrinizi atın. daha da ötesi olmaz.
0
yurtsuz john
(21.05.25)
çok yanlış bir karar olur. insanlar genelde geçmişi sadece olumlu yanları ile hatırlar. mutlaka ayrılmanızı gerektirecek olumsuz olaylar da yaşadınız

şu anki evliliği ile ilgili sorunları var ve ayrılma kararını almasında kendisini cesaretlendirecek bir olay istiyor. onu bırakıp sizle olsa her şey çözülecek gibi hissediyor. ancak bu muhtemelen doğru değil. 14 senede çok şey değişti, çok şey yaşandı.

eğer böyle bir şey yaparsanız ikinizin de üzüleceğini düşünüyorum
0
abelardo
(21.05.25)
boşansın sonra bakarsınız, bir yere kaçtığınız yok. boşluğunuza gelmiş. 14 sene bekledik, biraz daha bekleriz gibi cevabını yumuşat istersen.
0
gabe h coud
(21.05.25)
ne kadar uzun sureli bir iliski oldugunu bilemiyorum elbette ama 35 yasinda olsaniz, 20 yasinda geride biraktiginiz bir insana geri donmekten bahsediyorsunuz. allah askinda 20 yasinda ne olmus olabilir? daha gencseniz diyecek bir sey bulamiyorum bile. 40 yasindaysaniz ve bu soruyu sorduysaniz da buyuk sikinti zaten.


Başka bir ailenin yıkılıp yıkılmaması senin alacağın kararla olmaz. Yıkılacaksa zaten yıkılır. +1

bence bir yetiskin olarak neden bu kadar takili kaldiginiza bakin ve tanimadan bir insanla iliskiye baslamayi neden dusundugunuzu degerlendirin. bu insani tanimak istiyorsaniz o baska ancak 14 sene once geride biraktiginiz bir kisiyi su anda taniyor olma ihtimaliniz sifir. bu ancak iki kisinin de 14 senede bir arpa boyu yol almamasi ile olabilir.
0
kassiopeia
(21.05.25)
14 yildir görüsmedigin eski sevgilinin 14 yasinda kizi varsa bu cocuk senin oluyor karsim, evlendigi adamin degil. cocuklar evlendigin günün ertesine dünyaya gelmiyor cünkü. yok evlendigi adaminsa cocuk sayet, zamaninda sana boynuzu takmis demektir. törpüyü duyuru ekibi birlesip yollariz sana. yok bizimki büyük askti maskti gec bunlari. otur bir ay hesabi yap bakalim. yapman gereken tek sey bu.
iki ihtimal de kadinin karakteri hakkinda harika ipuclari veriyor sana.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.05.25)
konusma ben konuşuyorum+ AHAHAHHAHAHAHAHHA çok büyük aşk ruh eşi falan filan;)) ama ayrıldığınızda ya da öncesinde çocuk yapmış ve evlenmiş. evliyken de danışıyor boşansam mı diye. hikayede sempsti duyduğum değil acıdığım kişi adamın kızı. eminim kendisini babasından daha olgun hissediyordur zira ona da danışmış görünüyor. fail
0
ala09
(21.05.25)
uzay?
0
sonsuz
(21.05.25)
hızlıca uzaklaşın oradan önünüze bakın hatta direkt engelleyin, sonra keşke bu yazılanların tümünü dikkate alsaydim diyeceginiz bir hikaye bu.
0
sinematikcrop
(21.05.25)
Yukarıda yazılı pek çok cevaba katılıyorum.
Merak ettiğim kadının(erkeğin) sizi 14 yaşında bir çocuğa anlatmış olmasına bir tek ben mi takılıyorum?
Çocuk demeyecek mi sen onun için annemi(babamı) boşadın?
ÜStelik yetişkin olarak sizin bile aklınızı karıştıran bir durum neden daha ergenliğe yeni adım atmış, anası babası boşanmak üzere bir ergen adayı ile paylaşılır ki?
Gerekirse bir ilişki olur, rayına ve güvene oturur, çocukla yavaş yavaş ondan sonra konuşulur.
Bu bana sağlıklı ruh hali ve bilinçte olan bir ebeveyn davranışı gibi gelmedi. Sadece bu bile beni karşımdaki kişiden uzak tutmaya yeterdi.

Diğer sebepleri yazmışlar zaten. Gayet haklılar.
Siz de çok normal davranmıyorsunuz. Aşk / ruh eşi haliniz gerçek olsaydı bugün birbirinizle evli olurdunuz. Sizinki de gayet takıntı. Bu ilgi hoşunuza gitmiş. Dost değilim ama acı söyledim, siz sorduğunuz için.

Kısa keseyim: kafa karıştıracak bir durum yok. Uzak durun. Net.
0
strawberry first
(21.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.
0
🌸musicka
(24.05.25)
Guncelleme: bugun telefondan 2 saat gorustuk. Kocasina benimle gorusmeye basladigini soylemis. Kocasi evlilik oncesi onun bana olan saplatisini biliyordu, ve bana soyledigine gore ask evliligi yapmamislar, daha cok arkadas evliligi. kocasi da umarim mutlu olursun demis.


su an herkes
0
🌸musicka
(24.05.25)
aa ben seni kadın zannetmiştim. boşanacak olan eski sevgiliyi erkek zannetmiştim.

abicim bırak bu işin peşini zorlama bence. nereden bakarsan bak yanlış görünüyor.

son yazdığın cevabı iki kere göndermişsin ama yine eksik kalmış galiba.
0
abelardo
(24.05.25)
(6)

Yurtdisindan alisveris - bavulu doldurmak

baldur2
Kiyafet, ayakkabi, parfum, kozmetik ilk aklima gelenler. Elektronik haric baska hangi urunleri yurtdisindan valizle getirmek mantikli. Ozellikle Kiyafet ve ayakkabi konusunda marka onerilerine de acigim.
Kiyafet, ayakkabi, parfum, kozmetik ilk aklima gelenler. Elektronik haric baska hangi urunleri yurtdisindan valizle getirmek mantikli. Ozellikle Kiyafet ve ayakkabi konusunda marka onerilerine de acigim.
0
baldur2
(21.05.25)
on marka ayakkabi. hem ucuz hem de rahat.
new yorkerdan da ust bas. cunku ucuz.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(21.05.25)
Ülke söylememişsin ama batı Avrupa veya abd olsa gerek.
Kıyafet ve ayakkabı konusunda bence bulabildiğin en büyük outlet’e git.
Outlet ürünlerinin de bazıları indirimde oluyor. Orada gözüne kestirdiğini al.

Fiyat avantajı için alıyorsan normal mağazadan alışveriş yapma.
Kinetix’ten daha ucuz Calvin Klein Jeans ürünleri alırsın mesela veya Kiğılı fiyatına Boss gömlek alırsın.
Nike, Adidas ayakkabıların güzel modelleri 30 Euro’lara kadar düşebiliyor. 50 Euro’ya da pek çok seçenek.

Ama bak outlet.

Bavul boyutunu ve zamanını bilmiyorum ama Temu’dan bir şeyler sipariş edip onları getirmek de iyi fikir.
0
michael_knight
(21.05.25)
bavul doldurmak gibi bi hakkin yok. gumrukte cevirilirsen patlarsin.
0
buenosdias
(21.05.25)
@buenosdias

Niye 3 tane ayakkabi getiremiyor muyum?
0
🌸baldur2
(21.05.25)
şehrin en büyük outleti +1
kapanma saatine dikkat etmeniz gerekir tr'deki gibi gece 10lara kadar açık değiller
columbia'dan birer mont almıştık eşimle,
çok güzel outdoor ürünler aldık
3er 5şer çift ayakkabı aldık hiçbir sıkıntı çıkmadı
tr'de bulmakta zorlandığım ya da yurtdışında daha uygun fiyatlı olan kedi-köpek ürünleri çokça aldık
kedi maması bile getirdim sıkıntı yaşamadım iyice sardık sarmaladık
kozmetik düşkünü değilim ama yine zincir drugstore'a girip tr'de olmayan ya da fiyatı yüksek olan çokça ürün aldık.
puma, nike, adidas gibi markaları seviyorsanız bakın. gerçekten çok güzel modeller 30-40-50 euro bandında olabiliyor
almanya özelinde söylüyorum, küçük bir ilinde bile böyle nasıl diyim tr'de muadili aklıma gelmedi ama içinde her şeyin satıldığı mağazalar vardı. şöyle açayım, 2 katlı kocaman bir mağaza, aynı yerden ayakkabı, zara marka elbise, outdoor ceket, köpek mama kabı, mutfak eldiveni aldık, her şey satılıyor ve çok niş ürünler de bulunabilir, bölgede bu tarz bi mağaza var mı diye bakın.
0
ofelia
(21.05.25)
3 ayakkabı ise Okey. bavul doldurmak diyince daha büyük miktarlar sandım.
0
buenosdias
(21.05.25)
(10)

Bu pasif agresiflik mi?

Mirabel
Dünya kadar işim var. Bu yoğunlukta bide arkadaşımı ziyaret edeceğim işten çıkıp 1 saat araba kullanıp. Dışarda ortada buluşalım dedim, yok gel sana yemek yapayım ton balıklı makarna yapcam dedi. Geleceksen haber ver ona göre markete çıkarım diyor. 2 saat önce haber verdim. Şimdi bana mesaj atmış ge
Dünya kadar işim var. Bu yoğunlukta bide arkadaşımı ziyaret edeceğim işten çıkıp 1 saat araba kullanıp. Dışarda ortada buluşalım dedim, yok gel sana yemek yapayım ton balıklı makarna yapcam dedi. Geleceksen haber ver ona göre markete çıkarım diyor. 2 saat önce haber verdim. Şimdi bana mesaj atmış gelirken ton balığı alır mısın?
Ben de sen yemeğini ye ben dışarda yiyip geleceğim dedim. Bu trip mi? Gıcık oldum ve kendimi de küçük hesapçı gibi hissettim ama altı üstü ton balıklı makarna onu da ton balığını al diyor. Çok saçma değil mi? Bişey yok aslında ama acayip ayar oldum nedense.
0
Mirabel
(14.05.25)
Tanımlamayı boşversen de ve nasıl bir saçmalık içinde olduğunu görsen.
Ziyaret senden, ikram vs her şey ondan olur. Öyle alması bana ait olan ton balıkla da olmaz o ziyaret

Nereden bakarsan ton balıklı makarna, misafir ağırlama yemeği değildir.
Bir de ton balığını almaktan aciz birine misafir olmak falan da değildir bu.
En azından biraz aklı olan yanında ayran ile kıymalı tepsi kebabı yapar en azından.

Mirabel! Ona Resti çekerek :
- başlarım böyle ağırlamaya de.
0
diyecevaplandı
(14.05.25)
Ek: arkadaş apartta kalıyor imkanları kısıtlı ton balıklı makarna önerisini anlıyorum ama her seferinde benzer şeyler yapıyor. Sana kokteyl yapayım diyor yoldayken arayıp malibu alır mısın falan diyor. Çok saçma.
0
🌸Mirabel
(14.05.25)
Yakın arkadaştan ufak tefek şeyler istemek normal bence. Gelirken ekmek alsana, kola bitmiş istiyorsanız alın vs, ufak şeyler. Sana kokteyl yapayım deyip malibu sipariş etmek başkaymış, bir de her seferinde diyorsunuz. Canı bir şey isteyince sizi davet edip malzemeyi de size mi aldırıyor? :))
0
kobuzchu kiz
(14.05.25)
Arkadasin malmis baya. Calismiyor heralde?

Pasif agresif degilsin.
0
sonsuz
(14.05.25)
Evet, yaptığın pasif agresif bir davranış.

Bahsettiğimiz kişi arkadaşın. İş yerinden veya akrabalardan mecburen görüştüğün bir kişi değil.
Ona ne düşündüğünü kırıcı olmadan net bir şekilde söylemen en doğrusu olur.

Arkadaşınla 4 saat görüşeceğinize 3 saat görüşebileceksiniz şimdi. Bundan sen de memnun değilsindir diye düşünüyorum.
Arkadaşınla konuş.

Belki parası yoktu, belki başka bir sebep, belki de sadece şımarıklıktan ve seninle samimiyetine güvendiğinden. Arkadaşların birbirine böyle küçük hatırlarının geçmesi görülmemiş olay değil.

Arkadaşının yaptığı normal demiyorum, herkesin normali kendine. Ama açık iletişim kurmak böyle ilişkilerde çok önemli.


Bir de şöyle bak konuya; arkadaşına haksızlık yapıyorsun. Ona kızıyorsun ama ona söylemiyorsun. Senin içinde ona karşı bir sinir birikiyor ama onun bu durumdan haberi bile yok. O açıdan da haksızlık etme ona.
0
michael_knight
(14.05.25)
kardeşim çevremizde insan kalmadı. bana makarna yapıcak evinde ağırlıyacak arkadaşlarım yanımda olsa keşke. ilerde ararsın böyle insanları. senin işin seni ilgilendirir. madem buluşmak istemiyorsun başka zaman de geç. arkadaşlığın değerini bil.
0
mikahakkinen
(14.05.25)
Yaptiginiz pasif agresiflik ama komik yazmissiniz, bi de neden gicik oldugunuzu ben gonulden hissettim valla, siz aslinda oraya kadar gitmek istemediniz anladigim kadariyla ortasi olsun istediniz, onceki isteklerinden bagimsiz olarak orada bi gicik olma durumu baslamis. Michael yazmis, bu isin oluru hangi noktada 'ya off' dediyseniz orada konusmak, sonrakiler tuz biber oluyor. Bu ornekte bana ton baligindan cok o kadar yolu gitmek gibi geldi ama ben kendim usendigimden de olabilir :)
0
kassiopeia
(15.05.25)
bir gün bize de gel, rakı balık yapalım. gelmeden ara ama bikaç şey isteyecem :))))
0
ground
(15.05.25)
arkadaşlık kıymetli bir şey. ufak şeylere takılmayın. oraya gidip o anda olup hoş vakit geçirmek önemli olan. evet daha ince düşünceli olabilir ama samimiyetinize güvenmiştir belki.
0
archmeister8
(15.05.25)
bence sen haklsın. arkadaşın biraz yüzsüzlük yapmış.
0
koela
(15.05.25)
(8)

Yaptığım ev dikizlemek mi?

Mirabel
Balkonumuzun dip dibe olduğu komşum var. Birbirimize gelip gitmeyiz ama yolda-balkonda konuşuruz. Benden aşırı büyükler zaten. Başka şehirlerde de evleri var çok fazla da durmuyorlar. Oğulları duruyor genellikle. Çocuk bazen balkon kapısını ve evin ışığını açık bırakarak yok olup gidiyor 1 ay gelmiy
Balkonumuzun dip dibe olduğu komşum var. Birbirimize gelip gitmeyiz ama yolda-balkonda konuşuruz. Benden aşırı büyükler zaten. Başka şehirlerde de evleri var çok fazla da durmuyorlar. Oğulları duruyor genellikle. Çocuk bazen balkon kapısını ve evin ışığını açık bırakarak yok olup gidiyor 1 ay gelmiyor. 1-2 sefer aradım ha izmire gittim sağol falan dedi. Kafasına esiyor gidiyor. 1 ay kapı, ışık açık kalıyor.

Geçen babası geldi selamlaştık falan bu sefer de kapı baca perde kapalı ama evde ışık yanıyor 3 gündür. Çocuğu arasam mı?

Kardeşim diyor ki sen insanların evini mi dikizliyorsun, sana ne ama balkonlarımızın arasında 2 metre ancak var ve yaptığımın dikizlemek değil, normal bir komşu davranışı olduğunu düşünüyorum. Ölür kalır falan. Kendimi suçlu hissettirdi bana. Yanlış bir şey mi yapıyorum?
0
Mirabel
(11.05.25)
Karisma bosver.
0
die fetten jahre sind vorbei
(11.05.25)
Işığın açık kalması seni gerçekten rahatsız ediyorsa onu açıkça söyle. Yoksa boşver. Adamların evi. İster kapıyı açık bırakırlar ister pencereyi.
0
nickini vermek istemeyen uye
(11.05.25)
yoo yanlış bir şey yok. endişenizi dile getirebilirsiniz bence. ayrıca elektrik bedava değil benim sinirime dokunur böyle şeyler :D
0
neira
(11.05.25)
boş ver. istemeden de evdeyiz görünümü veriyor dışarıdan izleyen hırsızlara belki de :D
0
glamdr1ng
(11.05.25)
Bu dikizlemek değil, ışığın günlerce açık kalması bir anomali, evde de bir kişi yaşıyor, sağlığına mı bir şey oldu diye düşünmek normal
0
grimavi
(11.05.25)
Ben olsam sorardım nitekim benzer bir durumda yöneticiye haber vermiştim.
0
Amaranta ursula
(11.05.25)
öldü mü kaldı mı merak ettim 3 gündür ışık yanık kalınca gibi bir bahaneyle "gelinim sen anla" yoluyla söylenebilir gibi..
0
denizmaniaherif
(12.05.25)
Hiçbir şey yapma.
Sen bir kere haber verdiğinde. "Çok teşekkürler, iyi ki söyledin" gibi bir şey demedilerse, senden böyle bir bilgi istemedilerse karışma işlerine.

Belki karısını aldatıyor, belki gizli iş çeviriyor, belki sürpriz doğumgünü hazırlıyor, belki aklımıza gelmeyecek bambaşka bir şey.
Seni etkileyen, rahatsız eden bir şey yoksa başkasının hayatına karışma.


Kendini tutamayıp yine de haber vereceksin gibi geliyor bana. Yapma. Ama olur da ararsan bundan sonra da bu şekilde garip bir şey görürsem haber vermemi ister misiniz diye sor.
0
michael_knight
(12.05.25)
(8)

1 Yaşına Girecek Bebeğe Oyuncak

rock n roll
Merhaba 1 yaşına girecek bebeğe hediye alacağım ama çok zorlanıyorum. Daha önce sormuştum bu soruyu fakat yemin ediyorum işkence. Çok zormuş bu iş.Oyuncağın kutusuna bakıyorum, ne olduğu anlaşılmıyor. İki tane blok üst üste koyuyorsun oyun bitiyor. Zaten öyle olur o yaştaki bebek için ama bazıları g
Merhaba

1 yaşına girecek bebeğe hediye alacağım ama çok zorlanıyorum. Daha önce sormuştum bu soruyu fakat yemin ediyorum işkence. Çok zormuş bu iş.

Oyuncağın kutusuna bakıyorum, ne olduğu anlaşılmıyor. İki tane blok üst üste koyuyorsun oyun bitiyor. Zaten öyle olur o yaştaki bebek için ama bazıları gerçekten çok anlamsız. Biraz daha alınabilir olanların fiyatı çok yüksek. 6 bin liraya bebek gördüm mesela. Bir de bütün oyuncakların arkasında yutma tehlikesi uyarısı var, 3 yaş üzeri çocuklar için yazıyor.

Satiş danışmanları canından bezmiş ve onlar da bilmiyor aslında. Soruyorum sadece o yaş grubunun olduğu reyona götürüyor.

Daha küçük oyuncakçı dükkanlarında seçenek daha mı çoktur acaba? Tavsiyelerinizi bekliyorum. Ağlamadan bugünü bitirmemi sağlayın lütfen.
0
rock n roll
(09.05.25)
Bebeğin ailesinin kültürel yapısı da önemli. Kimi mesela doğal yapıdaki oyuncakları kullansın ister, kimi için oyuncağın pahalılığı önemli olur, kimi çocuğunun her istediğini itirazsız almaya odaklı olur onun için 1 yaşındaki için hiçbir şey fark etmeyebilir... belki bu sana bir fikir verebilir.

Babam bana 4 yaşımdayken peluş bir ayıcık mı köpek mi ne almış (hâlâ ayırt edemiyorum, çok kısacık kuyruklu ama köpek gibiydi) yıllarca ona sarılmışım, bir gün annem atmış onu. Çok üzülmüştüm, o benim tarihim diye çok ağlamıştım. İnsan bazen böyle şeylere çok değer verebiliyor, çok fazla inceleme derim.

Belki elinde bir bebek yapıp götürmek bile olur, amigurumi filan...
0
muhayyer divan
(09.05.25)
İnan her ne alırsan al o bebek 1 2 ayda sıkılacak ve televizyon kumandası kemirecek, mutfak dolaplarını karıştırıp, hepsini indirip tencerelere tahta kaşıkla vuracak. Belki daha önce de yazmışımdır bilmiyorum, büyük küçük her çocuk doğum gününe giderken pijama takımı + katia daki cicili bicili kutulu çoraplardan alıyorum. Her çocuğun yeterince oyuncağı var günümüzde, en azından işe yarasın. İlla ki uyuyor, evde vakit geçiriyordur giyer yani pijamayı. Biraz da büyük alıyorum. Mis. Ayrıca pijama da iyi seçersen gayet cicili fanfirikli bir hediye. 3 4 yaş bir melek kanatlı pijama almıştım birkaç sene önce arkadaşın kızına, büyüğü olsa da ben de giysem demiştim. Halloween zamanı da kollarının altından yarasa kanadı çıkan pijama almıştım kendi oğluma.

Yine de illa oyuncak diyorsan şununla erkek kız deliler gibi oynuyorlar. Cinsiyeti yok bence ben oğluma da yıkatırım bulaşık

ty.gl
0
kullanicadi
(09.05.25)
hocam 1 yaş konuşmaya başlama, sesleri öğrenme yaşları. ben aşağıdaki üründen almıştım. 1-2 sene kadar kullandı da.

www.amazon.com.tr
0
shadowfollower
(09.05.25)
Amazon veya trendyol’a “montessori oyuncak” yazarak arama yap.
Beğendiğini al.
Valla.
0
michael_knight
(09.05.25)
İnstagramda bir hesap var güzel oyuncaklar paylaşıyo.

www.instagram.com

Mesela şu oyuncak;

ty.gl

Onunndışında eğitici kitaplar alabilirsin, konuşmayı hızlandırıcı vs.

Dahiyizbiz.com
ty.gl
www.hepsiburada.com
0
turuncu tonlarda
(09.05.25)
oyuncak alma, oyun battaniyesi al.
yere serilip çocukların üzerinde oynadığı renkli oyun battaniyeleri oluyor. çok güzel renkli desenli şeyler var. ondan alabilirsiniz.
0
erty_ksk
(09.05.25)
Hepinize çok teşekkür ederim. Lego aldım.
0
🌸rock n roll
(09.05.25)
www.e-bebek.com

Nokta atışı. Çok tercih edilen bir oyuncak, belkide vardır o yüzden sorman iyi olur. Eğer yoksa süper hediye olur. Sesli, dokununca konuşuyor, şarkı söylüyor falan.
0
el conquerador
(10.05.25)
(5)

yakın zamanda ilk kez schengen alan var mı?

tabudeviren
hangi ülkeydi ve ne kadar verdiler?
hangi ülkeydi ve ne kadar verdiler?
0
tabudeviren
(09.05.25)
ispanyadan arkadaşım tek giriş 10 gün falan aldı.
0
jelly bear
(09.05.25)
Kayınvalide kayınpeder.
Emekli maaşı olan 65 yaş üstü insanlar. Multi 3 ay verdiler.
0
michael_knight
(09.05.25)
istisnasi yoksa genelde ilk basvuruya seyahat suresi kadar verilir.
0
buenosdias
(09.05.25)
eşimin iş arkadaşı aldı, eşiyle birlikte. 45 günlük vermişler. fransa.
0
elorelia
(09.05.25)
2 ay önce, İtalya, 10gün civarı idi, tek giriş, ilk schengen başvurusu.
0
bobinhoo
(09.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.