Giriş
(1)

daire girişine kireç filtresi taktıranlar var mı?

oldtimer
nasıl, iş görüyor mu? izmir'in suları acayip kireçli malumunuz. bunun maliyeti nedir? ne kadar ömrü var?
nasıl, iş görüyor mu? izmir'in suları acayip kireçli malumunuz. bunun maliyeti nedir? ne kadar ömrü var?
0
oldtimer
(24.12.25)
Taktırmadım, öyle bir filtre olduğundan da haberim yok.
Ama babam dairenin su girişine printer tonerlerinden aldığı çok güçlü 8-10 tane mıknatıs takmıştı ve onu taktıktan sonra çaydanlığın eskiye göre hiç sayılacak kadar az kireç tuttuğunu söylüyordu.
Belki 20 yıl önceydi bu, o zamanlar hiç merak edip de dikkat etmemiştim.

Kireci yok ettiğini değil birbirlerine yapışmasını engellediğini söylüyordu.
0
michael_knight
(24.12.25)
(7)

Ne zaman aklınıza gelir?

gabe h coud
Sabah karanlık ve ıssız bir yolda arabayla giderken uzun bir süre ne karşı şeritte, ne önümde, ne de arkamda araç göremedim. Millet nerede, niye kimse işe gitmiyorZombie Apocalypse mi var yoksaTruman Show benzeri bir ortamda araçları koymayı mı unuttularSimülasyonda mıyızgibi sorular ne zaman aklını
Sabah karanlık ve ıssız bir yolda arabayla giderken uzun bir süre ne karşı şeritte, ne önümde, ne de arkamda araç göremedim.

Millet nerede, niye kimse işe gitmiyor
Zombie Apocalypse mi var yoksa
Truman Show benzeri bir ortamda araçları koymayı mı unuttular
Simülasyonda mıyız

gibi sorular ne zaman aklınıza gelir? Kaç dk boyunca kimseyi görmezseniz?

Gününüz aydın olsun.
0
gabe h coud
(24.12.25)
yolda kimsenin olmaması garip gelmez, umursamam. ha şaşırırım vayy şanslıyım bugün derim ancak. gideceğim yere vardığımda kimse yoksa bir ne oluyo derim. zombi falan düşünmem de covid gibi bir şey mi oluyor yine ne oluyor derim. belki de savaş falan gibi bir şey mi çıktı derim. sonra ararım yazarım ve kimseye ulaşamazsam o zaman uzaylılar geldi ya da ben öldüm falan diye düşünürüm. sonra bir şey olur ve aniden her şey düzelirse ve kimse de bunun farkında değilse o zaman önce simülasyon olduğunu düşünürüm sonra da şizofren olduğumu.
0
art cat chocolate
(24.12.25)
benim hep aklıma geliyor. distopya/post apocalyptic fantazim var, estetiğini çok seviyorum.
0
lüzumsuz adam
(24.12.25)
sokağa çıkma yasağı mı vardı bugün diye düşünürdüm ve direkt sosyal medya'ya bakardım.
+1
elektr10
(24.12.25)
İstanbul'da 30 saniye,
İstanbul'un köylerinde 90 saniye,
Anadolu'nun uzak köylerinde 600 saniye,
Avrupa'nın ıssız yerlerinde 6 saat,
Amerika'nın ıssız yerlerinde 2 gün (hiç gitmedim)
+1
michael_knight
(24.12.25)
tek akıma gelecek soru acaba çok mu erken çıktım veya saatleri ileri aldıkta benim mi haberim yok olur veya yoksa bugün pazar veya tatil günümü diye sorular gelir.
+1
my fault
(24.12.25)
Bayram zamanı İstanbul’da. Metrolar otobüsler her yer bomboş oluyor. Bazen korkuyorum acaba yanlış bir şey mi yapıyorum diye
0
substituent
(24.12.25)
her sabah şehir değiştirerek sabah 7 karanlığında yola çıkıyorum. bazen anayolda dahi araç olmuyor. yarım saat görmezsem ulan bugün tatil miydi demeye başlıyorum.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
(6)

Bankalardan gelen mesaj

egerbiryolcu
Bir iki gündür yasadışı bahis kartınızı üçüncü sahislara kullandirmayin tarzı bildirimler geliyor bankalardan. Size de geldi mi ve hangi bankadan?
Bir iki gündür yasadışı bahis kartınızı üçüncü sahislara kullandirmayin tarzı bildirimler geliyor bankalardan. Size de geldi mi ve hangi bankadan?
+1
egerbiryolcu
(24.12.25)
evet hepsinden geliyor. bu ara çok ceza alan oluyor bundan.
0
jelly bear
(24.12.25)
Evet, sanırım çalıştığım her bankadan ayrı ayrı geldi
0
michael_knight
(24.12.25)
Tüm bankalarımdan geldi. 2 tane de müşterisi olmadığım bankadan geldi.
0
yadigar
(24.12.25)
15 senedir kullandığıma hattıma, çalıştığım 5 ayrı bankanın hiçbirinden mesaj gelmedi.
+1
lamborcini
(24.12.25)
yasal bilgilendirme olarak iş bankası uygulamama dün bildirim geldi.
0
eileengray
(24.12.25)
Ben de çok bankayla çalışıyorum, hiçbirinden gelmedi.

Ama garip bildirimmiş, yasadışı bahis kartı ne ve bu nasıl 3. şahıslara kullandırılıyor ki? Ayrıca banka yasadışı bahis kartını nasıl kullanmak gerektiğiyle ilgili niye bildirim atıyor :D garipmiş.

Edit: Şimdi geldi birinden, bankacılık uygulamanızı 3. kişilere kullandırmayın diyor.
0
akhenaten
(24.12.25)
(5)

Birini adresime kaydetmek için

nefertarii
Kuzenimin kız arkadaşını adresime kaydetmek istiyoruz. Direkt nüfusta kuzenim desem sorun olur mu?
Kuzenimin kız arkadaşını adresime kaydetmek istiyoruz. Direkt nüfusta kuzenim desem sorun olur mu?
+1
nefertarii
(23.12.25)
Nüfusta bir şey demenize gerek yok ki?
+5
kobuzchu kiz
(23.12.25)
edevlet
0
ala09
(23.12.25)
İşlem aynı şehir içinde ise e devletten yapılıyor. Farklı şehirden gelecekse nüfus müdürlüğüne gidilmesi gerekiyor.

Nüfus müdürlüğünde “bu benim kuzenim” dersen gülerler muhtemelen. Herhangi biri olabilir, ev arkadaşın, sevgilin, imam nikahlın falan bile olabilir. Devlet karışmaz. E devlette zaten mesele yok.

Herkes reşitse kimseyi ikna etmen gerekmiyor.

Yaşlanmaya başlamış bir adamın tavsiyesini kabul edersen; bugün yarın evleniyor değillerse, adresine alma.
+2
lazor
(23.12.25)
konut iskansız olduğu için gitmem gerekiyor maalesef ki. @lazor, eylülde evlenecekler :)
0
🌸nefertarii
(23.12.25)
Sorun olmaz.
Zaten sormazlar da.

Birinin sizin kuzeniniz olup olmadığını nüfus müdürlüğü sizden iyi biliyor zaten.
Neden birlikte yaşadığınızı sormazlar, gidip yapın işlemi.
+1
michael_knight
(24.12.25)
(5)

İlişki Testi ve Çimen Show'a operasyon mu çekildi?

ananiyimioguz
İkisinin de fişinin çekildiğini, birilerinin youtube da bile ne izleyeceğimize karar verdiğini hissediyorum ama ispatlayamıyorum.Hadi mesut süre çapkındı sapıktı diyelim ki... Youtube daki eski videolara kadar neden kaldırıyorsunuz?Ve ne tesadüf, çimen show da neden bitiyor? Platformlar istedi de gi
İkisinin de fişinin çekildiğini, birilerinin youtube da bile ne izleyeceğimize karar verdiğini hissediyorum ama ispatlayamıyorum.

Hadi mesut süre çapkındı sapıktı diyelim ki... Youtube daki eski videolara kadar neden kaldırıyorsunuz?

Ve ne tesadüf, çimen show da neden bitiyor? Platformlar istedi de gitmediler diye mi, öyle modern modern eğlenemezsiniz diye mi... Kim neden uğraştı sizce bunlarla?
0
ananiyimioguz
(23.12.25)
İzleyici olarak kendi yorumum,
Çimen son zamanlarda biraz tekrara düşmeye başlar gibi oldu. Fazlı her zaman işi zirvede bırakmaktan yana olduğunu geçmiş sohbetlerde de bahsetmişti. Keza Meksika Açmazı da bu olaylar olmadan önce yine kendileri son vermişti.

Üstüne bir de Mesut Süre'nin adı geçen bu tarz durumlar olunca zirvede bırakmak daha iyi gibi geldi sanırım. Mesut bu tarz konular ile boğuşurken Çimen'de o kadar desteği olan Mesut'u hiçe sayıp biz devam ediyoruz demek yerine güzel bi şekilde taçlandırmak istediler.

Youtube'da eski videoların silinmesi ise Mesut Süre'nin adı bu olaya karıştığında hiç bir şey belli değilken İlişki Testi'nin yapımcısı direkt Mesut'la ilişiğini kestiğini anında belirtmesi ve sonra yayınları kaldırması garip gelmedi desem yalan olur. Sanki çekememe gibi geldi bu durum biraz da.
+1
c0sh_kun
(23.12.25)
çimen bence izlenmeler düştü diye bitmiştir. kurtarmıyodur.

ilişki testi zaten mesut yüzünden yapımcısı bitirdi
+1
jelly bear
(23.12.25)
Bilgim yok. Ben böyle olduğunu zannettim sadece. Dediğim gibi konu hakkında bilgim yok ben öyle sanıyordum belki de öyle değildir.

Cem, Mesut'a destek vermedi, Fazlı ile bu konuda tartıştılar ve o yüzden Çimen Şov yapmıyorlar, birbirleriyle konuşmuyorlar da.
0
michael_knight
(23.12.25)
bir ilgi arsızının instagramda ortaya attığı iddialarla mesutu karaladılar. sonuçta ortada açılmış bir davada olmadığı söyleniyor. tamamen itibar suikastı oldu.
ilişki testi olayında yapımcının programı bitirmek için çabaladığı biliniyormuş daha ortada bir şey yokken apar topar yayından kaldırıp tüm videoları sildiler.
bu süreçte çimenin bitmesi iyi oldu. yıllarca yanında duran, ona destek olan adama sırtını çeviren cemin de kişiliğini görmüş olduk. ayrıca ilkeri de unutmamak lazım. o da aman bana bir şey olmasın deyip kafasını kuma gömenlerden. hemde mesutun en eski, en yakın arkadaşıyken.

şu anki yaşananlarla baktığımızda eğlence dünyasına, sosyal medyaya yapılan organize bir operasyonun ilk adımları olmuş. aynı dönemde alakalı alakasız bir çok müzisyenede benzer ithamlarda bulunuldu ama gördüğümüz kadarıyla açılmış, sonuçlanmış davalar ortada yok.
biraz gündem değiştirme biraz sopa gösterme olayları dönüyor.
0
my fault
(23.12.25)
İlgisi var mıdır bilmiyorum ama bir süredir Cem İşçiler'in Ayşe Balıbey ile birlikte yaptığı Anlatamadım da devam etmiyor, Cem İşçiler ile ilgili bir durum var sanki.
+1
(23.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(10)

büyük firmaları dolandırma fırsatınız olsa bunu yapar mısınız?

messina123
mesela thy, garanti, a101, turkcell, digitürk. bir şekilde bunları dolandırma fırsatınız oldu. mesela thy'den 10 bine bilet aldınız para ödenmedi ama bileti alabildiniz. veya digitürkün bir açığını buldunuz sezonluk pakede 5 kuruş ödemediniz. veya turkcell 5 senedir size zam yapmayı unutuyor bir şek
mesela thy, garanti, a101, turkcell, digitürk. bir şekilde bunları dolandırma fırsatınız oldu. mesela thy'den 10 bine bilet aldınız para ödenmedi ama bileti alabildiniz. veya digitürkün bir açığını buldunuz sezonluk pakede 5 kuruş ödemediniz. veya turkcell 5 senedir size zam yapmayı unutuyor bir şekilde 50 liraya 50 gb internet paketini kullanıyorsunuz.

ne yaparsınız? bunu devam ettirir misiniz yoksa şirketleri böyle bir durum var şeklinde bilgilendirir misiniz?
-1
messina123
(23.12.25)
thy ve digiturku bilgilendirirdim böyle bir açık var diye.
turkcelli bilgilendirmezdim. zam yapmamak bi açık sayılmaz. bazen tarifeler ucuzlayabiliyor bile çünkü.

ama öğrenciyken yapmıştım böyle bi şey. yemeksepetinden 20 liralık yemeği bedavaya söyleyebiliyordum. hem yemeği söyledim hem de açığı ilettim ama uzun süre düzeltmediler.
+1
jelly bear
(23.12.25)
Yok, günah
+1
arbre
(23.12.25)
hayır yapmam ve firmaya bilgi veririm. insan doğası/psikolojisi erozyona çok açık maalesef. bugün bunu yapıp yakalanmazsa yarın bir bakmış tanımadığı insanları kandırmak çok da zor değilmiş diye düşünecek, biraz daha zaman geçince eşi dostu ütme peşinde olacak, böyle böyle yozlaşma ilerleyecek ve en son aşamada sistemdeki bütün açıkların peşine düşme hırsıyla bir bakmış dark sidea geçmiş, etik, hakkaniyet, vicdan, merhamet ve benzeri değerler kuş olmuş uçmuş ulaşılamaz bir noktaya.
+2
Phoebe
(23.12.25)
Thy ve a101 dolandırmazdım

Thy adında türk var diye
A101 de geliri düşük insanlara hizmet veriyor diye

Kalanlar için de yapardım ama ruhları duymazdı.
Halen bilmediğiniz göz önünde açıkları olan kuruluşlar var.
-5
baldan kaymak
(23.12.25)
fırsatını bulursanız derken şansa karttan falan çekmedi gibi bir durum olursa evet dolandırırım. hiç acımam.
nitelikli şekilde dolandırmam.
+3
plastic_angel
(23.12.25)
Mobil operatör zam yapmayı unutursa gibi bir şey dolandırıcılık değildir. Dolandırıcılık olan şey tanım gereği suçtur, tespit edilirse yargılanırsınız. Kelimeyi yanlış kullanmayalım.
Bazı durumlarda firma zaten sorunu biliyordur ama bakım maliyeti nedeniyle o sorunu gidermeye öncelik veremiyordur. Bu durum tüketiciyi ilgilendirmez.
Ödeme yapılmadığı halde firma tarafında yapıldı görünürse firmayı bilgilendiririm. Sonradan fark edilince ödeme isteyebilir, icra yoluna gidebilir, beklenmedik anda hizmeti iptal edebilir. Hiç gerek yok böyle şeylere. Zaten tutar büyük değilse firma sorumluluğu üstlenir ve ödeme istemez genelde.
Sistemde açık bulmak gibi şeyler duruma göre suç olabilir veya olmayabilir. Kara listeye alınmanıza veya uç durumda hakkınızda suç duyurusu yapılmasına neden olabilir.
+1
mikro patlama
(23.12.25)
Yapmam.
Hırsızlık kimden çalınırsa çalınsın hırsızlıktır benim gözümde.

Bilgi vermekle de uğraşmam, zaten o kadar büyük şirketlere ben öyle bir bilgiyi iletsem de o bilginin gitmesi gereken yere ulaşmayacağını bilirim.
+1
michael_knight
(23.12.25)
gratis yanlışlıkla 2 tane ürün gönderdi. mail attım aradım açan yok. en son şubesine gittim sorumluyla görüştüm. ulaşamıyorum bu ürünün parası bana fazla yattı dedim. biz bile ulaşamıyoruz, hata onlarınsa onlar uğraşsın dedi kendi çalışanı. tekrar mail attım ne geri dönen var ne arayan. bu tarz durumlarda büyük küçük olsun hakkım olmayan bir şeyi almam veya iade ederim.
+1
mikahakkinen
(23.12.25)
Yapmayı çok isterim ama yapamam.
Bazı şeyler insana oturmuyor içim almıyor, illa hemen gidip düzeltiyorum yanlışlığı.
0
mutekebbir
(23.12.25)
aktif olarak dolandirmam ama hata sonucu bir sey olursa hiiic umursamam. thy gibi devlet kurumlari haric.
0
antikadimag
(24.12.25)
(7)

İstanbul'da gezilecek yerler

ted
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyı
İstanbul'da gezilecek yer denince ilk söylenen yerlerin hemen hemen hepsini daha önce gezdim, işte Sultanahmet, Beşiktaş, Taksim, Balat vs. İstanbul'a geleceğim nereleri gezebilirim? Bazı Milli Saraylara daha önce gitmemiştim onları gezmeyi düşünüyorum. İstanbul'da gezilecek yerler listelerinde kıyıda köşede kalmış ama gezilmesi gereken nereler var sizce?
0
ted
(22.12.25)
sakirin camii, sali pazari, iluzyon muzesi, tophane i amire, sabanci muzesi, sadberk hanim muzesim, ferikoy bit pazari, bomontiada, uniq istanbul
0
buenosdias
(22.12.25)
üsküdar yazmadığın için üsküdar diyorum. laleli tarafları, eski bizans surlarının olduğu yerler olabilir.
0
hoot
(22.12.25)
Aşiyan
Sabancı Müzesi
0
gabe h coud
(22.12.25)
İstanbul Modern ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi. İkisi de Galataport'ta.
0
auroraaurora
(22.12.25)
adalar
0
bay b
(22.12.25)
Metrobüs
Kadıköy Üsküdar sarı dolmuş
Çengelköyde sabah börekçiden börek alıp çay bahçesine gidip börekle kahvaltı
Kadıköy’de Rulo Ezberbozan Lezzetler’de humuslu falafelli dürüm
İstiklal caddesi Terkos pasajından herhangi bir tişört almak
Okunmadıysa okuyup Masumiyet Müzesi’ne gitmek.
Eminönü Yeni Cami’de güvercinlere yem atmak.
Tahtakale’deki sokaklar ve çarşılarda gezip Çin’den gelen cins cins eşyalara bakmak
Balık ekmek kesinlikle yemek o yendiyse balık dürüm yemek.
+1
michael_knight
(22.12.25)
Koç müzesi
Borusan contemporary

Ve burgazada
0
suicides underground
(22.12.25)
(8)

Yatirimlik Ev Alma Mantigi

bohi213
Merhabalar, buyuk bir kismi altinda olmak uzere yaklasik 3-3.5 milyon civari param var. Ailem bana yatirimlik bir ev almam konusunda baski yapiyor. Ben uzakta yasadigimdan eger alirsam kiraci, ev sorunlari vs. her seyiyle onlar ilginecekler. Ancak yine de aklima yatmiyor. Ankara Eryaman-Batikent civ
Merhabalar, buyuk bir kismi altinda olmak uzere yaklasik 3-3.5 milyon civari param var. Ailem bana yatirimlik bir ev almam konusunda baski yapiyor. Ben uzakta yasadigimdan eger alirsam kiraci, ev sorunlari vs. her seyiyle onlar ilginecekler.

Ancak yine de aklima yatmiyor. Ankara Eryaman-Batikent civari bakiyorum. 1+1 evler dahi 3.5 milyon - 4 milyon civarinda. Bunu kiraya verirsem de alacagim para ortalama 20 bin lira. Tabi bunun icinde emlak vergisi ve evde duzeltilmesi gereken potansiyel sorunlar yok. Ayrica olasi bi sikintili kiraciyla ugrasmanin mental yorgunlugunu saymiyorum bile.

Bunun yerine paramin sadece 1 milyon lirasini mevduat faizine koysam bile aylik kiralik evden gelecek paradan daha fazla kar elde ediyorum. Ustune olasi sorunlardan kaciniyorum. Ancak cevremdeki herkes yil icinde faizlerin dusecegini ve bu nedenle konut fiyatlarinin artacagi vs. tarzi argumanlarla geliyorlar. Ancak ben hicbir sekilde ev alip kiraya vermenin mantikli bir yatirim olduguna ikna olmus degilim. Gozden kacirdigim, herkesin bilip benim bilmedigim bir sey mi var?
0
bohi213
(21.12.25)
Konu dışı olacak ama;

daire yerine yatırımlık arsa bakabilirsiniz. Ama bu yatırımlık arsa olayında alıp unutacaksanız. Kısa vadede kazanç beklememek lazım.
0
kojonotsuki
(21.12.25)
Faiz parayı arttırmaz, hatta enflasyona karşı da korumaz.
1 milyon lirayı faize koysan ve 2 milyon haline gelse parayı ilk faize koyduğun gün 1 ton peynir alabiliyorsan 2 milyon haline geldiğinde 800 kilo peynir alırsın.

Ama ev değer kaybetmez. Bir tonluk peynir fiyatına aldığın ev normal şartlarda 10 yıl sonra halen bir ton peynir alacak kadar para eder ve 120 aylık kira geliri elde edersin.


Elbette bunlar normal şartlar için geçerli. Ev dediğin de 40-50 yıl sonra eski ev haline gelir ama konumuna da bağlı olarak halen değerli kalır.
+6
michael_knight
(21.12.25)
Yatırımlık evin en büyük artısı kredi idi. 1 siz koyduğunuz zaman, 9 banka koyuyor ve o 9, enflasyondan dolayı eriyip gidiyordu. 2 sene sonra aldığınız kiralar, krediden fazla olmaya başlıyordu.

Ancak şu an öyle bir ortam yok. Eğer oturacaksanız ev alınır. Bunda kar/zarar kavramı yok zaten. Ancak yatırım için ev alınmaz. Hele ki Türkiye'nin ve dünyanın şu ortamında. Altın ve türevi araçlardan devam edin. Sakın yatırım için ev almayın. Hele kiraya vermek için ev almak büyük yanlış. Altının önü, şu ortamda açık. Kağıt paralar ve TL'de kalmakta risk. Değerleri düşecek.

NOT: yatırım tavsiyesi değildir!

.
0
kartallar yuksek ucar
(21.12.25)
emlak yatırımında kira gelirinin (işlek iş yeri, dükkan, mağaza potansiyeli yoksa) çok da önemli olmadığını düşünüyorum. türkiye'de pandemi sonrası kiralarda beklenmedik bir sıçrama yaşandı ama aslında halen enflasyonun altında kalıyor . bulunduğum bölgede 8 milyonluk bir daireyi en fazla 40 bine kiraya verebiliyorlar. vadeli mevduat gelirine göre bu önemsiz bir rakam. ama uzun vadede mevduat faizi, altın veya çoğu yatırım aracına göre emlak yatırımının geride kaldığını son 40 yılda hiç görmedim. ama bazen kısa dönemli emlak fiyatları yerinde sayabiliyor. son 1 yıldır öyle mesela. yarın bir gün faizler düştüğünde mutlaka tekrar sıçrama yapacak. çoğu kişinin dediği gibi paranızın büyük kısmını elinizde tutup kredi ile ev alabilirseniz bence şu yüksek faiz ortamında bile fırsatlar var.
+1
creepy
(22.12.25)
Senin durumunda 3.5m üzerine, ödemekte zorlanmayacağım miktarın üst sınırından taksit ödemeleri olan kadar kredi çeker ev alırdım.
ytd.
0
duyuruuser
(22.12.25)
Kiracı ile ugraşmak isemiyorsan avrupa konutları gibi belli bir tutar peşin ve belli tutar taksitle ileride teslim olacak evlere bakardım.
0
liberal
(22.12.25)
dostum kiranın bir önemi yok.


5 milyona ev alıyorsun, 20 bine kiraya veriyorsun 5 yıl boyunca.
5 yıl sonra 5 milyonluk evin 20 milyon oluyor zaten.

faize atarsın 5 milyonluk evden her ay 150bin lira faiz alırsın.
5 yıl sonra o para yine 5 milyon olur.

fark bundan ibaret.
kimse kirası için ev yatırımı yapmıyor. kira bir şekilde evin genel masraflarını (kredisi vs) çıkarıyorsa veya çıkarmaya yaklaşıyorsa yeterli.
+1
tchuck
(22.12.25)
Yukarıda da yazılmış, senin durumunda peşin ev almaktansa en fazla yarısını vererek kalanı 24,36 ay vadeli ödemelerle kısa sürede teslim edilecek bir projeye yatırım yapmayı tercih ederdim.
Hem 1 yıl sonra evin olur ve aldığın kira ödemelerini rahatlatır hem de paranın en az yarısı cebinde kalır istediğin gibi değerlendirirsin.
0
va
(22.12.25)
(6)

Telefondan tüm bilgileri bulan ex

Teran
Kızda yalnızca telefon numaram var her şeyimi, adres, sağlık, tapu, araç, aile hatta aile adresini bile kalkıp tek tek söylüyor bir de çaktırmadan tehdit ediyor, babası baya güçlü biri, 1- bu bilgileri nereden buluyor bu kadar hepsini2- istenmeyen ilişkiyi karşı taraf pisleşmeden nasıl bitiririz.
Kızda yalnızca telefon numaram var her şeyimi, adres, sağlık, tapu, araç, aile hatta aile adresini bile kalkıp tek tek söylüyor bir de çaktırmadan tehdit ediyor, babası baya güçlü biri,

1- bu bilgileri nereden buluyor bu kadar hepsini
2- istenmeyen ilişkiyi karşı taraf pisleşmeden nasıl bitiririz.
0
Teran
(20.12.25)
1 Panel
2 Net şekilde istemediğini göstererek. Tavizsiz.
0
artıküyeolmakistiyorum
(20.12.25)
Özel bilgilerime nerden ulaştığını biliyorum ve bu suç istersen çok uzatma diyip alttan alttan siz tehdit edin?
+1
ekimoloji
(20.12.25)
Ekran kaydı alınır ve avukata verilir.
Sevgiler.
+1
rakicandir
(20.12.25)
Ara ara "panel" dedikleri patlatılan e devlet bilgilerinin olduğu database ortaya çıkıyor, üstüne kayıtlı hatlarz ikamet adresin, üstüne kayıtlı araçlar, tapuların, varsa davaların vs görünüyor.

Yazılı bir kanıt varsa bir sonraki konuşman avukatımla olur dersin biter.
-1
kimlanbu
(20.12.25)
@kim
Tapu bilgileri de çıkıyor mu?
Çok ilginçmiş.
0
parka
(20.12.25)
@parka, tapu bilgileri de çıkıyor. Basur olduysan o bile çıkıyormuş. Sağlık kayıtları da dahil her şey diyorlar.
0
michael_knight
(21.12.25)
(15)

Fakirlerin giremeyeceği AVM yapabilir miyim?

michael_knight
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;- yasal bir sorun olur mu?- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;
- yasal bir sorun olur mu?
- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
0
michael_knight
(18.12.25)
Rondak
(18.12.25)
Tüketicinin korunması hakkında bir kanun var. O kanunda satıştan kaçınma diye bir madde var. Müşteri seçemezsin der.
0
Mirket
(18.12.25)
@mirket ama gece klüpleri ve beach’ler müşteri seçebiliyor.
0
🌸michael_knight
(18.12.25)
Bunun cevabını hep ben de merak etmişimdir.
0
Mirket
(18.12.25)
üyelikle al.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.12.25)
komple avm değil ama yalıkavak marina'da böyle mağazalar var. beğendikleri müşteriyi alıyorlar.
0
kibritsuyu
(18.12.25)
o kadar kaçınılmak yerine o tarz yerlerde yaşamak bu durumu çözer. monaco, dubai gibi yerlerde yaşarsan zaten bunu aşarsın. iyi firmalarda zaten randevulu çalışıyor. ama ilerleyen süreçte üyelikle girilen avmler olacağını düşünüyorum. yani aylık bu avmde 10 bin harcayanaların girebileceği avmler olacaktır.
0
mikahakkinen
(18.12.25)
yasal olarak da teknik olarak da bir sikinti cikacagini sanmiyorum.
bir tek uyelik sistemi ile calismani isteyebilirler. uyelik parali olur ya da bir on elemeden gecirilerek uyelik verilir. karti okutan girer. karti olmayan giremez.

tuketicinin korunmasi burada devreye giriyorsa ulkede niye damsiz girilmez diye bir olay var, bunu sorgularim.

son olarak, ortadoguda yeterli paran varsa herseyi yaparsin. yapamiyorsan, yeterli paran yoktur.
+1
cooperr
(18.12.25)
cooperr+1

yaptim oldu.
0
gule gule
(18.12.25)
kulüpler falan da buna yakın değil mi aslında, önünde engel olduğunu zannetmiyorum sadece ismi ve yöntemi farklı olur.
+1
atom karincanin torunu
(18.12.25)
Fiziki olarak engelleme yapmadan da mumkun aslinda, ama tabii o zaman dis sinyallerden anlamayan kisiler gene gelecektir. Bu durumda pahali falan olmali ki adim atip fiyatlari gore bir daha gelmemek uzere kacsin. Mesela gunlerden bir gun Tuzla Yelken Klubu idi galiba idi boyle bir mekan gorduk, kapisina yaklasip gorevliyle konustuk. Gorevlinin yasi, durusu ve giyim tarzindan orasi icin fazlaca fakir oldugumuza karar verip bir daha yaklasmadik.
+1
mbond
(18.12.25)
eger boyle bir fikriniz varsa premium markalardan premium urunler satmalisiniz. yoksa avm'den alisveris yapanlarin cogu zengin degil sadece orta sinif. onemli olan zengin kesim yanip tutusur mu? avm'nize giremeyen insanlarin (fakirlerin ve orta sinifin) yanip tutusmasinin bir anlami yok.
+1
Sour
(18.12.25)
new york'ta bir çok kamusal alan aslında private (ör: bryant park). zoning (imar) düzenlemelerinden ekstra kat hakkı almak için çoğu özel mülk giriş katlarını kamusal alanlara çeviriyor. haliyle o tip kamusal mekanlarda istenmeyen bireyler --mekana girebilseler dahi-- bir rahatsızlık halinde nazikçe escort edilerek dışarı çıkarılıyorlar.

bir de şehirde inanılmaz bir kulüp furyası başladı. soho house hep vardı ama onun düşüşünden sonra şimdi bir sürü seçici kulüp çıktı. bu kulüplerin içinde alışveriş (daha çok yiyecek içecek) imkanları da oluyor. en garibime giden son şey şu oldu: los angeles'taki viral erewhon smoothieleri new york'ta kith markasının özel kulübünde satılmaya başladı. kulübe üye olmayan insanlar için tek hack de şu oldu: doordash (yemeksepeti) uygulamasıyla çevresinde bir yere kuryeyle sipariş verebilmek. bu uygulama haberlere bile çıktı. kısaca bu ulaşılmazlık bir "yanıp tutuşma" yaratmış oldu.
+1
eileengray
(18.12.25)
Capitol 90'lı yıllarda öyleydi. Güvenlik görevlisi kılık kıyafeti kötü olan ve yaşı ufak insanları içeri almıyordu.

Hiç unutmam. Yeşil Yol filmi vizyona girmişti. Filmi Capitol sinemasında izlemek için bayramlık kıyafetlerimizi giyip gitmiştik.

Tabi şimdiki popülist siyaset, halk dalkavukluğu yapılan zamanda böyle bir işe kalkışmak biraz zor olur.
+1
yurtsuz john
(18.12.25)
Şu an avmler zaten bunu yapıyor. Sen elenecek kesimde olmadığın için fark etmemişsin.
Haliyle bir sorun olmuyor. Avm kapısından çevrilecek adam gidip de şikayette bulunup hakkını arayamaz. Arayabilecek olsa bile çok Daha ciddi sorunları olduğu için uğraşmaz.

Hayır herkes oraya girmek için yanıp tutuşmaz. Çünkü bu örnekte elemeyi geçenler kümesi çok geniş. Dediğinin olması için bir ayrıcalık hissi doğurman lazım. Bir yerde fiyatları astronomik tutarsan yahut akıl almaz giriş paraları falan alırsan o zaman dediğin gözle bakılabilir oraya.
0
lazor
(20.12.25)
(8)

ucak fiyatlarinin degismesine gicik oluyor musunuz?

lemmiwinks
ucak fiyatlari talebe gore, ucus tarihine gore, satin alma tarihine gore vs surekli degisiyor. buna cok gicik oluyorum, ama bir sey de yapamiyorum, almaya mecburuz. giderleri belli bir hizmetin alakasiz seylere gore fiyatinin surekli degismesine, bazen absurt fiyatlara cikmasina cok kiziyorum. ama a
ucak fiyatlari talebe gore, ucus tarihine gore, satin alma tarihine gore vs surekli degisiyor. buna cok gicik oluyorum, ama bir sey de yapamiyorum, almaya mecburuz. giderleri belli bir hizmetin alakasiz seylere gore fiyatinin surekli degismesine, bazen absurt fiyatlara cikmasina cok kiziyorum. ama ancak kendi kendime kiziyorum. buna yapacak bir sey olsa keske.

avrupada tren fiyatlari da boyle. hatta ucaktan fazla oluyor bazen, ayri sacmalik.

siz ne dusunuyorsunuz?
+1
lemmiwinks
(17.12.25)
(bkz: Dynamic Pricing)

Tüketici açısından çok can sıkıcı bir icat ancak işin kötüsü perakende sektörüne de geliyor. Yakın zamanda bir kaç videoda denk geldim, bazı perakendeciler de buna benzer fiyatlamaya geçmeye çalışıyor. Çok değil 3-5 sene sonra süpermarkette rafta az kalan ürünlerin fiyatları dinamik olarak artmaya başlarsa şaşırmayacağım.
+2
salihdt
(17.12.25)
evet ama sektör böyle yapacak bir şey yok
0
messina123
(17.12.25)
Hayır.
Çünkü hep böyleydi.
Hava durumu da sürekli değişiyor ama o da hep böyleydi o yüzden bu duruma gıcık olmuyorum.

Biraz düşününce bu oynak fiyatlar bana daha adil geliyor. İlle de Salı günü 07:45’teki uçağa binmek zorunda olan insanla haftaya herhangi bir saatte uçağa binmeyi kabul eden insan arasında bir fiyat farkı olması bana makul görünüyor.
+1
michael_knight
(17.12.25)
Can sikici bir durum, stabil de degil bazen erken almak zarar da ettirebiliyor. Ozellikle bir cok insan bilet almasi gereken tatil donemlerinde falan ucmasi cok can sikici. Ancak talep olmayan zamanlarda da cok bitik fiyatlara ucus yapabilmek de guzel tabii.
0
mbond
(17.12.25)
uyuz oluyorum. erken alıp zarara girdiğim çok oldu çünkü :D dinamik fiyatlamaya karşıyım. işin bokunu çıkarıyorlar.
0
glamdr1ng
(17.12.25)
evet sinir oluyorum çünkü başka bi şeyde yok bu. otobüs tren sabit mesela. ayıp cidden. bi de iptal edilememesi bagaja koltuğa ekstra para istemeleri de saçma. diğer ulaşım araçlarında yok bu saçmalık.
0
jelly bear
(17.12.25)
Bu biraz kişinin seyahat şekline göre değişiyor. Eğer fiyatların tarih yaklaştıkça artmasından söz ediyorsak, bana ciddi tasarruf ettiriyor çünkü çoğunlukla seyahatlerimi çok erkenden planlayabiliyorum ve resmi tatillere bağımlı değilim. Fiyat erken alınca 1 ise, son anda alınca 3 oluyor mesela, sabit fiyat olsa hep 2 olacaktı. Ama bir de fiyatlarla manipülasyon amacıyla oynayıp alıcıyı tuzağa düşürme olayı var. Bu fiyata son 3 bilet diyor ortada talep kaynaklı bir neden olmadığı halde. Ya da bileti aldıktan sonra büyük bir promosyon oluyor. Bunlar can sıkıcı her durumda.
0
mikro patlama
(17.12.25)
gıcık olmuyorum. ucuza alırken iyi de, pahalıya alınca mı kötü? sistem böyle olmasa otobüs bileti fiyatına antalyaya nasıl uçakla gideyim
0
abelardo
(17.12.25)
(9)

Araba kullanma fobisi

magni
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu ol
Trafikte yanlış bir hamlem sonucu ölebilirim veya birini öldürebilirim korkusuyla asla araba kullanamıyorum. İlk senaryoda kendi hayatın sonlanıyor, ikinci senaryoda ise hayatın kayıyor, birinin ölümüne sebep olmak gibi çok ağır bir duyguyu taşıyorsun ve belki de ana haber bültenlerine falan konu olarak tüm ülkenin nefret ettiği bir "katil" pozisyonuna düşebiliyorsun.

Bu düşüncelerden dolayı araba kullanmayı çok istememe rağmen kullanamıyorum, dev bir korku var içimde. Bir de "Ulan herkes kullanıyor, sen gerizekalı mısın" diye kendi kendimi ezikliyorum. Şu an bu tür bir fobisi olan var mı? Ve aynısını yaşayıp da aşabilen var mı?
+3
magni
(14.12.25)
var, yaşıyorum, aşamıyorum. tonlarca ağırlıktaki metal yığınının 20 km/saaten daha yüksek hızlarda üstelik herkesçe kullanılabilmesini çılgınlık olarak buluyorum. silah satın almak için 100 yere yazı yazıyorsunuz, it gibi kapıda bekliyorsunuz, 1000 dereden su getiriyorlar ama konu araba kullanmaya geldi mi şak şak jet hızıyla üstelik yaşlı, kadın, barzo, alkolik herkese ehliyet çıkartıyorlar.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.12.25)
Ben sırf bu yüzden yıllarca gidip ehliyet almadım. Şimdi arabasız bakkala gitmiyorum
0
rodeocu
(14.12.25)
Bu korkunuzun size mantıksız gelmesi gerekiyor öncelikle.
Elbette birinin veya kendinizin ölümüne sebep olabilirsiniz ama bunun olma ihtimalinin çok düşük olduğunu size anlatmama bile gerek yok.
Tüm trafik kurallarına uyan, yorgun/uykusuz olmayan bir şoförün birinin hayatını kaybetmesine sebep olma istatistiğini bulabilseydik bunun sıfıra çok yakın olduğunu hatta herhangi bir belediye otobüsüne binmekten bile daha risksiz olduğunu görürdük herhalde.

Fobi sahibi birine “boşver” demiş olmak istemiyorum, öncelikle sizin aklınızın bu korkunun mantıksız olduğuna inanması gerektiğini söylüyorum.

Kendim yaşamadım ve çözmedim böyle bir korkuyu ama böyle bir endişesi olan, bu ihtimal aklına gelen bir şoför bence trafikteki şoförlerin %90’ından daha fazla güvenebileceğim biridir.
+3
michael_knight
(14.12.25)
20 sene önce bana arabayı kullanmayı öğreten eski dolmuş yakınımız demişti ki karşında gördüğün her aracın şöförünü acemi olarak göreceksin. o yüzden yapacağın her hareketi dikkatli ve 2 kere düşünerek yapmak zorundasın. çok şükür bu zamana kadar hiç büyük bir kaza yaşamadım, inşallah yaşamam da.

trafikte her zaman bir risk vardır. siz dikkatli oldukça riskler düşecektir. trafik kurallarına uyduğunuz sürece içiniz rahat olsun.
+2
false pretension
(14.12.25)
Araç kullanırken hiç olmuyor tv karşısında patlamış mısır yer gibi rahatım ama mesela otoyolda benzin almak için kenara çekip geçen arabaların hızını gücünü görünce "vay amk burada mı kullanıyorum lan bu arabayı ben de mi böyleyim" diyerek bi şaşırıyorum.
+1
kizil karga
(14.12.25)
aynı korku bende de vardı, ancak terapi yardımıyla bu korkumu yendim. ben hiç hiç şoför koltuğuna oturmamıştım ve sürücü kursuna yazılana kadar da oturmadım bu arada. şu an 2 senedir ehliyetim ve arabam var. uzun yol ve yurt dışında araç kiralama dahil her şeyi yaptım.

yolcu koltuklarında oturmakla şoför koltuğunda oturmak çok fark ediyor.
0
nefertarii
(14.12.25)
Aynı korku bende de vardı. Karşı şeritten tır gelirken gözümü kapatıyordum mesela. Yoldan yaya geçecekken eşime dur diye bağırıyordum falan. Sağdan yola katılım olunca eşimin kolunu falan tutuyodum. En çok da yayaya çarpmaktan çok korkuyordum. Büyükşehirden köye taşınınca fırsat bu fırsat diyip özel ders aldım. Üstteki arkadaşın da dediği gibi şöför koltuğu ve yan koltuk çok farklıymış. Neyse ki artık 3 yıldır aktif araç kullanıyorum. Üstelik artık köyde de değiliz ama hala tırların falan geçtiği ana yollara çıkamıyorum çünkü iki defa hafif kazalar yaptım. Sadece şehir içinde kullanabiliyorum. İstanbul gibi büyük bir şehirde kullanamazdım ama.
0
suicides underground
(15.12.25)
birkac kaza yaptim, biri benim hatamdi oburu karsi tarafin.
kazalardan sonra sunu anladim:
arac ile olmek o kadar kolay degil, ozellikle modern araclar ile. sacma sapan hizlara cikip sacma sapan hareketler yapmak lazim, ugrasman lazim olebilmek icin.
dolayisiyla gidip yaya ezmedigin surece, baska araca vurarak birini oldurmen de kolay degil.
dolayisiyla bu olme/oldurme isini cikarttim kafadan.
-kurallara bil ve uygula. mutlaka kemer tak. arka koltuktakiler dahil kim binerse taktir.
-alkollu kullanma
-uykusuz kullanma
-sacma sapan hiz yapma.
-aracin bakimlarini yap, lastiklerin frenlerin iyi olsun.
-modern bir araca bin.
gerisini dusunme.
0
cooperr
(15.12.25)
trafik kazasının oluşması için çoğu zaman 1 hata yeterli değil.
birden fazla sebebin bir araya gelmesi ile oluşan hatalar zinciriyle oluşuyor kazalar.

eğer dikkatli olursanız, uykusuz yola çıkmazsanız, kuralları bilirseniz kaza yapma oranınız ya da trafikte başınıza bir şey gelme olasılığı düşer.
seyir halindeyken telefonla uğraşmak (müzik değiştirmek, navigasyonu kurcalamak), aracın koltuk ceplerinden bir şey arayıp bulmak vs tehlikeli ki çoğu kez önemsenmez.

trafik kazalarında araçların teknolojisi de önemli.
modern araçlar oldukça güvenli ve minimal sürücü hatalarını tolere edebiliyor.
0
biseysorcaktim
(15.12.25)
(6)

airpods'lar zamanla kalitesizleşiyor mu

biseysorcaktim
3 yıldır airpods pro 2 kullanıyorum, çok da severim kendisini. her gün saatlerce kullandığım bir aksesuar.son günlerde şarjı daha çabuk bitiyor gibi hissediyorum. 3 yıl olduğu için bunu doğal karşılayabilirim.ama bir de -sanki, emin değilim- ses kalitesi de düşmeye başladı son günlerde. hissiyat ola
3 yıldır airpods pro 2 kullanıyorum, çok da severim kendisini. her gün saatlerce kullandığım bir aksesuar.

son günlerde şarjı daha çabuk bitiyor gibi hissediyorum. 3 yıl olduğu için bunu doğal karşılayabilirim.

ama bir de -sanki, emin değilim- ses kalitesi de düşmeye başladı son günlerde. hissiyat olarak şunu hissettiyor: eskiden 1080p görüntü kalitesiyse, şimdi 720p'ye düştü gibi.

--
var mı öyle bir şey? ses kalitesinde mikro boyutta da olsa azalma olabiliyor mu belli bir süre sonra. bahsi geçen ürünü yapan apple olunca, "olur mu lan öyle saçma şey" diyemiyorum.
0
biseysorcaktim
(14.12.25)
Yaşı bilmiyorum ama 3 yılda kulaklar da yaşlanıyor, eskiyor.
0
kisa
(14.12.25)
2021'den beri 1. nesil pro kullanıyorum, bahsettiğiniz durumu ben de son zamanlarda yaşadığımı fark ettim. Sesteki berraklık ilk günkü gibi değil maalesef.
0
gelecegin yildizi
(14.12.25)
Kirden olduğunu düşünüyorum ben bu durumun.
0
michael_knight
(14.12.25)
apple, urunlerinde bilincli eskitmeye giden oe bir sirket. millet yenisini alsin diye bilerek yapiyor. olur mu oyle sey demeyin ios'a yazacagi bir satir kod ile bal gibi olur.
+1
buenosdias
(14.12.25)
e pili eskiyordur. normal böyle olması.
0
gurur
(14.12.25)
kulağına giren silikonun yapısından da olabilir. Mesela kulaküstü kulaklıklarda padler zamanla aşınıyor ve sesi gerçekten değiştiriyor. Kulakiçinde oluyor mu pek bilmiyorum ama imkan varsa başka bi silikon alıp takıp denemeni tavsiye ederim.

Bir de bu kulaklıklar fazla akıllı, sağındaki solundaki mikrofonla kulağını anlayıp ona göre sesi şekillendiriyor. O mikrofonlar tıkandıysa bişey olduysa o da etkiler. Temizlik de iyi olur o yüzden.

Son olarak evet belki de Apple bişey yapıyor da olabilir. Minik bi EQ değişimiyle bile zevkini bozabilir. Ama kulak da sıkıntılı bir organ zamanla iyisine alışıyorsun, hatta daha iyisini dinlediysen bu kötü geliyor artık. Böyle psikolojik bir etki de olabilir.
0
nhk ni youkosu
(14.12.25)
(2)

YouTube uyku modu zamanlayıcısı

yurtsuz john
Mobilde video izlerken bu özellik vardı. İki üç aydır göremiyorum. Premium kullanıyorum. Telefonum android.Sorun nerede ben anlamadım?
Mobilde video izlerken bu özellik vardı. İki üç aydır göremiyorum. Premium kullanıyorum. Telefonum android.

Sorun nerede ben anlamadım?
0
yurtsuz john
(13.12.25)
Bahsettiğin özelliği bilmiyorum, android telefonları da bilmiyorum.
Ama aynıdır herhalde iphone’dakiyle.

Telefonun zamanlayıcısını kuruyorum, 15 dakika 20 saniye sonra alarm çalacakmış gibi. Alarm sesi seçilen yerde “Stop Playing” diye bir seçenek var. Böyleyece YouTube veya her ne çalıyorsa duruyor.
0
michael_knight
(14.12.25)
iPhone'da Premium kullanıyorum ve uyku modu zamanlayıcısı faal. Belki güncelleme gelmiştir ya da en basit çözüm, uygulamayı silip yeniden yüklemek gerekiyordur.
0
10551037
(14.12.25)
(4)

Hata yaptınız mı?

michael_knight
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
Yaptıysanız anlatın da kendime ders çıkarayım. Siz ders çıkardınız mı?
0
michael_knight
(11.12.25)
Arabaya antifriz koymamıştım, üşengeçlik etmiştim. Blok çatlattı.
Bundan kendime ders çıkardım. Şimdiki arabaya yine koymadım 8-10 gün sonra servise gidecek diye ama gece kapalı otoparka parkediyorum.
0
🌸michael_knight
(11.12.25)
ohoooo

-fransiz lisesini kazandim, napcan ya fransizcayi diyen aileyi dinledim gitmedim.
-yurtdisina okumak icin ciktim, mal gibi donmedim
-baba meslegidir ordan bir sekilde yururuz diye ayni meslegi sectim
-universite sonrasi kariyer tavsiyesi alirken boomer tayfanin dediklerini dikkate aldim.
-master yaptim
-40 yasina gelmeden evlendim
+2
cooperr
(11.12.25)
hata yapmayan insan yoktur. ben benzer hataları defalarca yaptım ve sonucuna katlanmak zorunda kaldım. böyle böyle bu konularda ders almayı öğrendim.ha ben parlak zekalı bir inasn değilim bi kaç defa sonra ders aldım. kimisi parlak zekalıdır bir kerede ders alır. kimisi de başına geleceğini bildiği halde aynı hataları yapmaya devam eder. herkesin kendi seçimi sonuçta
0
Fodera
(11.12.25)
Maddi yardım mı yapacaksınız?
Özveriden uzak , yardım kelimesinden uzak, fakirliğin mahiyetini bilmeyen kimseler o esnada yanınızda olmasın.
Mümkünse akşam vakti yapın .
0
diyecevaplandı
(11.12.25)
(7)

panko nerede bulunuyor?

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
evin yakınında carrefour var. umarım carrefour'da vardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.12.25)
trendyolmarketten bir aratın bence.
+1
michael_knight
(11.12.25)
geçen hakmar markette gördüm. kalitesi nasıldı bilmiyorum. migroslarda vardır kesin
www.migros.com.tr
+1
exlibris
(11.12.25)
Geçen bim'e aktüel geldi, happy center'larda sürekli oluyor
+1
tss
(11.12.25)
mopaş'ta da var.
+1
inheritance
(11.12.25)
file market'te de var.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
panko ekmek kırıntısı değil mi?

evdeki ekmekleri fırında kurutup, blenderdan geçirsen gidip almaktan daha zahmetsiz değil mi?
+1
duyuruuser
(11.12.25)
bence daha zahmetsiz değil. doğal kurutmak istersen günler sürüyor kuruması. fırında kurutayım desen bir avuç panko için ekmek yanmadan kurusun diye ızgarasını da açmayacaksın, uzun bir süre fırın çalışacak, elektrik yakacak, tepsinin içi kırıntı olacak, blender lazım, varsa bile onun da içi kırıntıyla sıvanacak. Fırın tepsisi, blender kabı, blender bıçağı bir sürü bulaşık çıkaracak, su harcattıracak. illa fırından alıp blender'a koyarken, blender kabından tabağa dökerken ortalığa dökülecek.

bence bazı şeyleri gidip almak daha mantıklı.
+1
kibritsuyu
(11.12.25)
(4)

Düsseldorf varış/kalkışlı seyahat için alternatif rota önerebilecek olan?

en bi orijinal
Merhaba duyurunun gezginleri;Biz 3-4 sene önce Düseldorf’a uçup araba kiralayıp oradan Brugge-Gent-Amsterdam-Zaanese Schans-Volendam-Giethoorn-Düseldorf rotasını izleyerek 4 gece 5 gün geçirmiştik ama Düsseldorf'u sadece giderken havalimanından araba alıp ayrılmak ve dönüşte bir gece konaklamak için
Merhaba duyurunun gezginleri;

Biz 3-4 sene önce Düseldorf’a uçup araba kiralayıp oradan Brugge-Gent-Amsterdam-Zaanese Schans-Volendam-Giethoorn-Düseldorf rotasını izleyerek 4 gece 5 gün geçirmiştik ama Düsseldorf'u sadece giderken havalimanından araba alıp ayrılmak ve dönüşte bir gece konaklamak için tercih ettik ve şehirde hiç zaman geçirmedik.

Şimdi yine Düseldorf gidiş dönüşlü 5 gecemiz var. Aynı rota yerine bir veya iki gün Düseldorf ve alternatif olarak yine Hollanda'da farklı bir yerler mi gezsek ya da tamamen farklı bir rota belirleyip Düsseldorf yakınlarında başka merkezlere mi baksak diyoruz.

Hollanda olursa Rotterdam düşündük. Bu rotaya yakın yerlerde önerebileceğiniz alternatif şehir veya kasabalar olur mu?

Veya tamamen farklı bir öneri var ise duymaktan çok mutlu olurum.
0
en bi orijinal
(10.12.25)
Hollanda olursa bence Maastricht gezin derim. Oradana Aachen sonrasında Monschau ve Köln yapıp Düsseldorf üzerinden dönersiniz. Alışveriş meraklısı varsa Maastricht'e uğrarken Roermond Outlet'e uğranıp alışverişte yapılabilir.
0
biergarten
(10.12.25)
Çok teşekkürler, Roermond zaten rotamızda. Uçağımız sabah iniyor, arabayı alıp ilk gün alışveriş işini bitirmeyi planlıyoruz.
0
🌸en bi orijinal
(10.12.25)
Maastricht, Brugge, belki Lille(veya Calais), Luxembourg, Köln olabilir gibi göründü bana.
Gerçi 5 gece için çok uzun bir rota oldu, ben de o kadar iyi bilmiyorum ama birkaç farklı kültür görmüş olursunuz. Köln ve Lille’i çıkarırsanız olabilir.
0
michael_knight
(11.12.25)
güneye doğru inerim derseniz. köln, heidelberg, strazburg, colmar ve hatta basel'e kadar bir rota yapabilirsiniz. basel-düsseldorf 5-6 saat sürer. zurih'e de geçilebilir. güzel yerler buralar da görmediyseniz. christmas zamanı gidiyorsanız colmar zaten efsane.
0
awlmi
(11.12.25)
(7)

bilgisayar guruları bir bakın be

OgutucuRecep
bu laptop işinden anlayan bana bir öneride bulunabilir mi acaba rica etsem?30-35k bütçe var.ortaokul öğrencisi için bir laptop lazım.işte ödev işleri var ofis programları vs.oyun vs yükleme olmayacak.ne önerirsiniz? şöyle iyi uzun giden bi 10 sene gitsin yani en azından.mac olmayacak ve 15.6 inç ola
bu laptop işinden anlayan bana bir öneride bulunabilir mi acaba rica etsem?

30-35k bütçe var.

ortaokul öğrencisi için bir laptop lazım.
işte ödev işleri var ofis programları vs.
oyun vs yükleme olmayacak.
ne önerirsiniz? şöyle iyi uzun giden bi 10 sene gitsin yani en azından.

mac olmayacak ve 15.6 inç olacak en az
0
OgutucuRecep
(10.12.25)
30 35'e çok rahat bulunur. i5 en son nesil yapıştır.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
MacBook alın ki hem uzun süre yaşasın hem de oyun oynayamasın :)
+2
michael_knight
(10.12.25)
internet bağlantısı iyiyse herhangi bir bilgisayara geforce yükleyip ayda 200 tl'ye istediği kadar oyun oynar ama.
ben ortaokulda aldığımız dell'i yüksek lisansa kadar kullanmıştım. tabi bir yerden sonra masaüstü bilgisayara dönmüştü, bir kere servise birkaç kere tamire gitti ama dönemine göre orta seviye bir bilgisayardı. son dönemde takip etmedim ama i5 bir modeli iş görebilir.
huawei matebook da iş görebilir.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
10 sene gitmesi daha çok sahibinin cihazı nasıl kullandığına bağlı .
Bendeki hala ilk kurulum win7 ile
12. senesini buldu sanırım.

Siz bütçeyi düşürün 15-20bin TL arasında bir şeye bakın .
0
diyecevaplandı
(10.12.25)
35 bin tl ye geçen gün m4 işlemcili macbook air aldım. sahibinden'de 3-4 aylık garantili cihazlar var.
+1
archmeister8
(10.12.25)
link atarsanız daha iyi olur ama şu işlemci ram vs anlayan birileri var mı:)
0
🌸OgutucuRecep
(10.12.25)
mac air, eğitim indirimli. pt com tr'den.

ama oyun oynamak ister. macte oyun iyi değil.
0
gurur
(11.12.25)
(5)

İşyerinde başka birimden size karşı saygısızlık, hadsizlik yapan kişileri üstünüze bildirmeli mi?

psmstc
Ve ne sıklıkta? Karşıdaki birim şirkette ağırlığı olan bir birim. Sizin yöneticiniz de şirket yönetimini etkileyebilecek kapasitede biri. Bu tarz durumları (haddini aşan üslupsuz tavırlarla) sık sık başka birimlerden yaşıyorsunuz. Her bu tarz durumda şikayet etmek doğru mu? En stratejik açıdan Ne ya
Ve ne sıklıkta?

Karşıdaki birim şirkette ağırlığı olan bir birim. Sizin yöneticiniz de şirket yönetimini etkileyebilecek kapasitede biri.

Bu tarz durumları (haddini aşan üslupsuz tavırlarla) sık sık başka birimlerden yaşıyorsunuz.

Her bu tarz durumda şikayet etmek doğru mu?

En stratejik açıdan Ne yapmak lazım.

Hepsini görmezden gelmek mi daha iyi?

Bir de başka birimlerle ilgili üste olumlu ya da olumsuz deneyimleri aktarmamak mı daha iyi sizce?

Thanks…
0
psmstc
(10.12.25)
sürekliliği varsa bildiririm.
sektör reklamcılık mı? :)
0
eurhka
(10.12.25)
Ben de reklamcılık mı diyecektim, kesinlikle söyleyin, devam etmesi halinde işi bırakmayı düşündüğünüzü bildirin.
0
bartholomew87
(10.12.25)
Karşıdaki kişinin konumu ve bağlantıları vs sizin konumunuz ve bağlantılarınız sonucu belirler.

Sizden üst düzeydedir, mobbing bile uygulasa hiçbir şey olmaz, networkü iyidir, kimi kime şikayet ediyorsun durumu geçerli.

Kurumsal bir yapıda önce kendi yöneticinize gidersiniz, kendi yöneticiniz karşı tarafın yöneticisine gider, karşı tarafın yöneticisi ilgili kişiye gider. bu esnada IK da dahil olur. Ama en kral yerde bile aile çiftliğine çevirmişlerdir, dokunulmaz olanların varlığını kabul etmek lazım.
0
kimlanbu
(10.12.25)
Kibarlık ve kurumsallık dili içinde kalarak anında cevabını verin muhattabınıza. Her seferinde.

Yöneticinize de şikayetle gitmeyin, durum hakkında bilgilendirin sadece.

Mümkünse elinizde yazılı kanıt, email, yazışma vs olsun.
0
michael_knight
(10.12.25)
İş yerinde yapmadığı için bildiremedim ben. Tamamen şahsi bir ortamda, instagram mesajlaşması üzerinden ahlaksız teklifte bulunuldu, bu da iş yerini ilgilendirmez diye düşündüm.
0
muhayyer divan
(11.12.25)
(6)

Soğuk espri

egerbiryolcu
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi a
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)
Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)
En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.

Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi aniden peşpeşe siralayabiliyorum. Ama kasildigim veya normal bir ortamda yapamıyor ya da yapmıyorum. Sebebini bilmiyorum.

Ben severim bu arada yapılmasini.
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
Yersiz yapılanı, samimi olmayan kişiden duyulanı çok kötü.
Bu şekilde yapan kişinin kendini çok zeki zanneden ve sosyal zekası çok düşük olduğunu düşünürüm ve genel olarak zihnimde o kişiyle ilgili eksi puan yazar.

Samimi arkadaşlarla veya doğru ortamda çok zekice gelir. O içten içe utanma duygusundan mazoşist bir zevk alırım.
+5
michael_knight
(10.12.25)
yapmam yakın arkadaslarım yaparsa gülerim ama cevremde cok da kelime sakası yapan yok.
0
koela
(10.12.25)
çok severim.

memet ali erbil, nejat uygur, huysuz virjin hastasıyım. ne zaman karşıma çıksalar izlerim.

www.youtube.com
+1
yurtsuz john
(10.12.25)
eşime ve çocuklarıma sürekli yaparım. onlar sıkılıyorlar bazen ama ben çok eğleniyorum.
+1
ground
(10.12.25)
Her soğuk espri kalitesiz değildir. İyisini çok severim. İçinde zeka pırıltıları olması lazım. Yoksa yapandan soğurum.
+1
faberkastelli
(10.12.25)
Yakın çevreme yaparım sadece. Severim. İnce espriyi ya da kara mizahı da severim. Soğuk espri her an yapılmaz tabii.
0
cemallamec
(10.12.25)
(12)

Bir sahibinden ev sorusu

egerbiryolcu
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi n
Geçen biri demişti ara ara böyle başliklar hortluyor diye. Benim de dikkatimi çeken bı ilan olunca hemen sorayım dedim.
Bu ilanda, evde, fiyatta bir gariplik var mı yoksa her şey olması gerektiği gibi mi duruyor sizce. İlerde tam olarak minimal böyle bir kalacak yere ihtiyacım olabilir. İdeal geldi nedense.


www.sahibinden.com
0
egerbiryolcu
(08.12.25)
Fotoğraflara bakarken içim daraldı. Burası bir ev değil burası bir oda.
0
suicides underground
(08.12.25)
Metrekaresini sonradan fark ettim ben de:d
@suicides underground
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
Stüdyo daire dediğin ev böyle olur zaten. Alışın böyle evlere. Geleceğin evleri hep böyle olacak. Birli, ikili, üçlü +1 evler hayal olacak.

Sorunun cevabı ise, dışa açık bir insansan, evi yatmadan yatmaya kullanıyorsan bu ev tipi tam ideal. Ama evcimen mi derler, evde yaşayan bir insansan, gezme tozma, dışarı çıkma işi senin için süreli faaliyetlerse, hele ki home office çalışan da bir elemansan küçük stüdyo daire senin psikolojini bozar. Ona göre karar ver.
+2
Mirket
(08.12.25)
@mirket
Aslında tam benlik gibi. Evcimen biriyim ama kendi aile evimde bile en çok odamda vakit geçiriyorum aksine odamdan çıkınca bunaliyorum.

Yurt fiyatları bu evden daha pahalı o yüzden fiyatı uygun geldi bir sıkınti mi vardır diye düşünmüştüm demek normal.
0
🌸egerbiryolcu
(08.12.25)
boyle dairelerde yasadim senelerce. 20li yaslarda OK ama belli bir yastan sonra darlar adami.

25-30m2 otel odasi bu bence, cunku o mutfak yetmez, dogru durust bir ocak/firin lazim.
bir de davlumbaz sart, yoksa surekli yemek kokusu icinde uyumak zorunda kalirsin.
+2
cooperr
(08.12.25)
Fiyat bana ucuz göründü. Belki o fiyatın üstüne aidat, elektrik parası, kayıt ücreti veya aklıma gelmeyen isimlerle bir şeyler daha ekleniyordur.

Bir de 12 aylık anlaşma yapınca olan fiyattır bu herhalde.

Onun dışında normal. Uygun insan için çok güzel bir ev. Azıcık yukarısı kurtuluş caddesinin sonu. Genç insan metroya kolayca yürür. Eğlence yerlerine yakın vs.

Çamaşırları çamaşırhanede yıkamak gerekeceğini de hatırlatayım. Ütüyü de orada yaptırmak gerekir bazı parçalara
0
michael_knight
(08.12.25)
Stüdyo dairede gayet yaşanır, keyifli de oluyor. Ama bu stüdyo o stüdyo değil, aşırı küçük. Burda kendini eşyaları, çantaları vs habire ordan oraya sürükleyip yemek için, oturmak için vs. yer açmaya çalışırken bulursun. Neredeyse hiç depolama alanı yok. Yatak yeri aynı zamanda oturma ve TV alanı. Her sabah ve akşam yatağı kaldırıp eşya düzenini yeniden kurmak için uğraşman gerek ki bazen yatağı gündüz kullanmak isteyebilirsin. Yatak açık dursun desen hiçbir şeye yer kalmaz. Klima ters tarafta, yatağa soğuk vurur camdan. Fotoğraflarla da oynanmış ayrıca. Göründüğünden daha dar aslında.
0
mikro patlama
(09.12.25)
minimalist olucam diye düşmeyin böyle abuk sabuk şeylere 2-3 hafta sonra pişman olursun.
0
duyuruuser
(09.12.25)
Ben beğendim makul göründü
0
basond
(09.12.25)
fiyatı normal hatta pahalı bile. taksim kurtuluş yazmış ama orası dolapdere'nin aşağıları ve yokuş yukarı hergün çıkmak tam bir eziyet olur. bu arada ev hakikaten küçük. o yatağın sürekli açık olacak ve baya bir yer kaplayacak + yemek kokusu her yere sinecek...

yokuşu problem etmem, evi beğendim dersen pazarlık et.
0
elektr10
(09.12.25)
burası stüdyo daire de değil, burası bir oda. otel odası gibi oda.

stüdyo daire küçük olur ama içinde yaşarsın. yani yemeğini de yaparsın, çamaşırını da yıkarsın, bulaşığını da yıkarsın, oturup televizyon da seyredersin, yatar uyursun.

burada ocak yok, fırın yok (alayım desen koyacak yer de yok), bir yemek yapayım denecek hiçbir ekipman yok. sadece dışarıdan sipariş verilebilir. yemek kokusu siner denmiş, nerede pişirdin abi yemeği? şu daireyi tutup da akbaba gibi küçük tüpte melemen yapacaksanız bilmem. ha belki tezgahın sağ duvarına bi mobilya atıp üstüne airfryer, mikrodalga falan konabilir.

bulaşık makinesi yok (yeri var gibi ama orası buzdolabı için galiba), dışarıdan siparişi yediğiniz tabağı da elinde yıkayacaksınız mecbur.

çamaşır makinesi yok. çamaşırı leğende çitilemeyecekseniz çamaşırhane yolları gözüküyor. bir otel gibi housekeeper gelip çarşafı falan değiştirmiyordur herhalde.

dikkat ettiyseniz kanepe açılır yatak dolabının önünde duruyor. ya yatak her gün açık duracak, kanepe de kenarda duracak. ya her gün yatağı kapatınca kanepeyi yerine iteceksiniz.

televizyon yok. koyacak yer var gibi ama yukarıdaki maddedeki gibi ya yatarak seyredeceksiniz, ya da kanepeyi oraya iteleyerek.

bence buradan anca garsoniyer olur. sadece yatmadan yatmaya eve uğrayan biri için bile yetersiz.

stüdyo daire küçük olur ama yemeğini yapacak, çamaşırını yıkayacak, bi oturup dinlenecek, çalışabilecek imkanı da olur.
+1
kibritsuyu
(09.12.25)
asyada herkes bu tarz evlerde yaşıyor. ben de yıllarca yaşadım.
kaldı ki şu anda rezidans dediğiniz condominiumlardaki çoğu daire bu şekilde.
bu daire gayet şık, temiz ve makul bir fiyatı var.
zaten türkiyede yaşayanların bomboş bir hayatı var. sosyal hayatı yok. bu evi tutan en azından merkeze yakın yaşayıp biraz sosyalleşebilir.
ben olsam kaçırmazdım.
0
plastic_angel
(09.12.25)
(6)

bebekle yurtdışı

kondansator
günaydın, nisan-mayıs aylarında yunan adaları planımız var. başta pasaportu olmadığı için bebeğimizi plana dahil etmemiştik. şimdi ona da pasaport çıkartıp vize başvurusunda bulunacağız. adalara ulaşım feribot ile olacağı için sorun yaşamayız gibi geliyor. 1 yaşında bebekle yurtdışı-uzun yol seyahat
günaydın, nisan-mayıs aylarında yunan adaları planımız var. başta pasaportu olmadığı için bebeğimizi plana dahil etmemiştik. şimdi ona da pasaport çıkartıp vize başvurusunda bulunacağız. adalara ulaşım feribot ile olacağı için sorun yaşamayız gibi geliyor. 1 yaşında bebekle yurtdışı-uzun yol seyahati yapan arkadaşlar problem yaşamışmıydınız? ya da uçak yolculuğunda basınç sorunu yaşamamak adına neler yapmak gerekir acaba
0
kondansator
(08.12.25)
uçak için en iyi çözüm beslemek. iniş ve kalkıştaki basınç farkını dengelemesi için yutkunması çok rahatlatır.
+1
kisa
(08.12.25)
iniş ve kalkışta emzirin ya da kullanıyorsa emzik verin. onun dışında bence sorun yaşamazsınız. henüz kucak bebeği olduğu için oyalamak daha kolay olur.
www.hepsiburada.com
şu oyuncaklardan alabilirsiniz.
bi de bol bol atıştırmalık.
+1
elorelia
(08.12.25)
bizim bebo 8 aylıktan beri yurtdışı gezileri yapıyoruz hem araba/feribot hem uçak ile.
Uçakta emziriyorsanız iniş ve kalkışlarda emzirin/emzik varsa emzik verin. Mümkünse uyku saatlerini uçak saatlerine getirmeye çalışın çok rahat ederseniz. bol bol atıştırmalık, termosu ile yemek vs (eğer çatal bıçağı paslanmaz çelik ise güvenlikte sorun çıkartabiliyorlar, sabiha gökçende fena kavga etmişliğimiz var). bol bol kitap oyuncak onun ilgisini çeken her bişey yanınızda olsun.
Feribot en rahatı gezsin tozsun (rüzgar olabilme ihtimaline karşı dikkat edin)
araba uzun yol yapacaksınız biraz zorlayabilir, ilk kalışını uyku saatine getirebilirseniz rahat olur. 2 saatte bir mola verin hareket etsin yollarda benzinliklerde parklar falan oluyor orada biraz zaman geçirsin enerjisini atsın. yine arabaya atıştırmalıklar, oyuncak kitap sevdiği şarkılar playlisti. bazı çocuklar arabada midesi bulanıp kusabiliyorlar, o yüzden yedek kıyafet örtü vs. elinizin altında olursa rahat olun.
en önemlisi siz ne kadar rahat olur ve eğlenirseniz çocuğunuz o kadar rahat olur ve eğlenir. iyi tatiller size.
+2
wendyangelamoiradarling
(08.12.25)
Bu yaş seyahat etmenin daha kolay olduğu bir yaş.
Anne sütü veya mama gibi beslenme ihtiyacını düzgünce çözdüğünüzde gerisi kolay.

18. ay civarlarından sonra daha zor olacak seyahat etmek, şimdi kolayken yapın istediğinizi.


Uçak basıncı için emzik veya meme öneriliyor onu yazmışlar zaten.
2 saatten uzun süre araç çocuk koltuğunda sabit durmaması gibi detaylara da dikkat ederseniz pek sorun yok.

Bebek arabanızı zaten alırsınız yanınıza, o olmadan bir maceraya girişmeyin.

Yüzemeyeceğiniz bir mevsimde Yunan adalarına gitmek bana pek mantıklı gelmedi. Şehir gezeceğiniz Avrupa rotalarını tercih ederdim ben ama elbette keyfiniz bilir. Mayısta deniz soğukken siz kendinizi zorlayıp suya girseniz bile onu sokamayacaksınız ama asıl keyif zaten onu suya sokmak deniz tatilinde.

Bir de karı-koca bebekli deniz tatiline gidince hep tek başınıza yüzeceksiniz, pek keyifli olmayacağını hatırlatayım.
+1
michael_knight
(08.12.25)
2 yaşında rodosa gittik, feribot sallandığı için midesi bulandı. bir de taşlı rodos sokaklarında bebek arabası eziyet oldu. 3 yaşında almanyaya gittik, bir basınç sorunu olmadı. emzik önerisi var genelde. yunan adalarında pek sıkıntı olmaz sakin yerler. 1 yaşında bebekle uzun yolculuk kolay 5 yaşındaki ile 1 saat bile zor.
0
mikahakkinen
(08.12.25)
Sorun yaşamazsınız gezmeye alışsın bizde bebekliğinden beri gezdiririz
0
basond
(09.12.25)
(4)

Anneye ütü

bos dusunce balonu
Melabalar Yukarıromalılar;Ütü bozulmuş, arayıştayım. "Ütü alacaklar sözlük yazarlarına tavsiyeler" başlığına göz attım, philips'te karar kılsam da modeline karar veremedim. Kazanlı almak mantıklı mı ondan da emin değilim. Trendyol, amazon yorumları "çeyimize aldım, kaynıma aldırdım, ablam da aldı" t
Melabalar Yukarıromalılar;
Ütü bozulmuş, arayıştayım. "Ütü alacaklar sözlük yazarlarına tavsiyeler" başlığına göz attım, philips'te karar kılsam da modeline karar veremedim. Kazanlı almak mantıklı mı ondan da emin değilim. Trendyol, amazon yorumları "çeyimize aldım, kaynıma aldırdım, ablam da aldı" tadında ürünle alakasız saçma sapan yorumlarla dolu olunca size danışmak istedim. Bütçe olarak zorlarsam 10 bin diyebiliriz ama zorlamasak ve 4-5 e çözsem daha iyi olacak.

Yapay zeka f/p olarak şunu önerdi:
www.amazon.com.tr/GC6842-30-Buhar-Kazanlı-Ütü/dp/B09F9XDDN2/ref=sr_1_7?crid=1WJS7RSZPHJT4&dib=eyJ2IjoiMSJ9.HSran6hnHR6IHaeCRzZA223eMI0Av0Nn8IykyJODRk8wAkow1qBMf2eBQ5hp9iR-OfzngusfdALwDF_g0iuPafalT61M7bgECU8oR_K4okrWrP1gu2vDJsKZdk6_laWa3SFklBmijQOTlb_-1PadIp66VETP9QBqOmpJLmncBSrkDrJ5SQlhu_lBg0s5aI6jt-3IWIfqFdlrkiztnTqRBHuBelQ6Czohz6SrkfVIK103AM2mCRy-mgQ5w-wbnphB8Xkd_0EaceaXSf6Q-gCVCBf6Kv627ogGqL9DLkB5eyU.Jpi8FswVY3weryIGBbD_nJZJo5bAApnIDyShzEFUOgM&dib_tag=se&keywords=buhar+kazanlı+ütü&qid=1764260805&sprefix=%2Caps%2C194&sr=8-7
Bu ürün özelinde ve genel olarak görüşlerinizi paylaşırsanız sevinir, yanaklardan öperim.
0
bos dusunce balonu
(27.11.25)
bizde bu veya buna benzer bir ütü var. eski tip ütüler kadar rahat açmıyor. tabanının sıcaklığından ziyade buhar gücüyle açıyor giysiyi. keten falan ütülerken zor oluyor. her giysimiz jilet gibi olsun dersen önermem ama annemin kolu yorulmasın, orta halli ütü yapsın dersen iş görür her türlü. kazansız ütüler ağır olduğu için kolu yoruyor bunlar baya hafif
0
glamdr1ng
(27.11.25)
Buhar kazanlı ütü pratik değil.
Bir gömlek ütülemek için onu çıkarmak, taşımak, beklemek çok sinir bozucu.

Ama haftalık ütünün hepsini bir kerede yapacaksan buhar kazanlı daha iyi. Öyle diyorlar ama aslında ben normal ütüden daha memnundum. Bozuldu, buna kaldık.

Bence annenize sorun. Ütü önemli bir alet, evde 10 yıl yaşayacak. Kendine göre tercihleri, beğenileri varsa, bir arkadaşının çok övdüğü bir model varsa siz dünyanın en iyi ütüsünü de alsanız onun aklında başka bir ürün kalabilir ve sizi üzmemek için söyleyemez de.
+1
michael_knight
(27.11.25)
aile evinde iki tüp ütü kullanıyoruz biri buhar kazanlı diğeri standart. kazanlı ütü genelde birden çok kişi ütü yapacaksa açılıyor, çünkü beklemesi şusu busu var, ağır, taşınması çok pratik değil. acil bir yere gitmen gerekir ya da ütülecek kıyafet sayısı azdır ama yine de hemen ütülenmesi gerekiyordur o zaman normal ütüyü kullanıyoruz. zaman kazandırıyor. vestel'inkini kullanıyoruz buharlı ütü olarak, standart ütü Philips. ben illa buharlı alacaksam olsam sanırım tercihimi philips'ten yana kullanırdım, hiç buharlısını kullanmadım ama normal ütüleri iyi.
+1
black holes in the sky
(27.11.25)
Kesinlikle kazanlı al Annen hayır duası eder sana Eğer evde çok Ütü yapıyorsa yapmıyorsa da kazanlı ütü süresini inanılmaz azaltıyor ama burada kazanın da kalitesi önemli bazıları çok az buhar veriyor O yüzden zor açılıyor her şey gibi bunda da iyisini almak lazım uzun süreli kullanım için ben Philips aldım gidip bakarak aldım Çünkü bazılarının tutma ütü kısımlarının tutma yerleri çok ağır oluyor o da önemli bir etken bence
0
eja
(27.11.25)
(3)

Kira zammi

WithWorth
"Her yeni kira yili baslangicinda aylik kira bedeli tufe 12 aylik ortalamasi oraninda artirilacaktir."Gectigimiz 2024 aralik 15'inde 23000 vermistim. Şimdi ne vermeliyim ?
"Her yeni kira yili baslangicinda aylik kira bedeli tufe 12 aylik ortalamasi oraninda artirilacaktir."

Gectigimiz 2024 aralik 15'inde 23000 vermistim. Şimdi ne vermeliyim ?
0
WithWorth
(27.11.25)
Aralık ilk hafta yayınlanacak olan tüfe oranında zam yapacaksın
0
kisa
(27.11.25)
aralık ayı ilk haftası google aralık kira zam oranı yaz çıkan oranı yapıştır.
+2
jelly bear
(27.11.25)
Ayın 3’ünde açıklanıyordu sanırım, ona bakarsın.

Yanlışlıkla birkaç tl eksik yatırma, yuvarlama yapacaksan yukarıya yuvarla, ileride başına 10tl yüzünden dert çıkmasın, aman ha.
+1
michael_knight
(27.11.25)
(2)

Çocuk oyun ablası/görevlisi olan çocuğu gözlerken yemek yenebilecek restoran var mı bildiğiniz? (İstanbul Anadolu Yakası İçin)

psmstc
Başında Çocuk oyun ablası/görevlisi de olan, deniz manzaralı güzel lezzetli restoran var mı bildiğiniz? Eşimin doğum gününü kutlayacağım. Teşekkürler.
Başında Çocuk oyun ablası/görevlisi de olan, deniz manzaralı güzel lezzetli restoran var mı bildiğiniz?

Eşimin doğum gününü kutlayacağım.

Teşekkürler.
+1
psmstc
(26.11.25)
Ataşehir Sahan
-1
suicides underground
(26.11.25)
İstanbul’da oyun ablası gibi birinin çocuklara göz kulak olduğu bir restoran bile yok. Yanlışsam düzeltin. Yok.

Ekleme: Ataşehir Sahan’da varmış.
0
michael_knight
(26.11.25)
(5)

Speaker i acip online takilanlar

duyurukullanıcısı
Laptop veya telefonunun speakerini cafede acip online 1-2 saat konusan arkadaslara tutumunuz nedir?Olabilir mi?Kulaklik taksana abi mi?
Laptop veya telefonunun speakerini cafede acip online 1-2 saat konusan arkadaslara tutumunuz nedir?

Olabilir mi?
Kulaklik taksana abi mi?
0
duyurukullanıcısı
(24.11.25)
olamaz böyle bir şey ama gidip uyarmam da. ya garsona söyletirim ya da çıkar giderim.

insanlarla iletişime geçip bıçaklanmak istemiyorum.
+4
art cat chocolate
(24.11.25)
Tabi ki saçmalığın daniskası ancak kafe gibi bir yerde bu tür bir davranışta bulunmaması gerektiğini bilmeyen ya da başkalarını bu derece umursamayan biriyle girilecek tartışmadan hayır gelmez. O yüzden art cat chocolate +1
0
salihdt
(24.11.25)
Ben pandemide metroda maske takmadığı için uyarılınca sinirlenip karşısındakini bıçaklayan adamın haberinden sonra böyle durumlarda sessiz kalmayı tercih ediyorum.
Hiçbir şey canımızdan kıymetli değil.

Ama tabii ki çok rahatsız edici, insanlarımız toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini bilmiyorlar maalesef.
0
mutekebbir
(24.11.25)
Beni çok rahatsız ederse muhabbet edilen konuya ben de karışırım.
Konu hakkında fikirlerimi söylemeye başlarım o arkadaşa.

Sana ne dedirtmeye çalışırım.
0
michael_knight
(24.11.25)
ben %98 uyarıyorum.
teyze, amca tipinde biriyse, mesela "ammcaaa, kıs şunu yahu! millet dinlemek zorunda mı?", gençse "şunu kısar mısaann?!", orta yaşlıysa "kulaklığınız yok mu? :/", tiki bir tipse "kulaklığınızın bağlantısı kesildi galiba, dışarıya ses veriyor.." gibi şeyler diyorum.
uyarmanın kendi keyfimin yanı sıra, toplumsal fayda için de önemli oluğunu düşünüyorum. henüz bıçaklanmadım ama gidişatım iyi de değil; tepkiler onu gösteriyor.
bu saygısız ayılar gözümün önünde düşüp ölse, acımam.
+1
lil siztah
(25.11.25)
(4)

iki rakip firmanın reklamında oynamış ünlüler/kişiler?

secretcode
soru başlıkta. var mı örnek?
soru başlıkta. var mı örnek?
0
secretcode
(24.11.25)
Tam ayni sayilmaz ama GSM operatoru olarak Telsim icin oynayan Cem Yilmaz, daha sonra Turk Telekom icin de oynadi. Turk Telekom sadece GSM operatoru olmasa da nispeten tanima uyuyor.
0
mbond
(24.11.25)
Çok eskilere gittim.

Osman Cavcı ve ekibi başka gazeteye 'transfer' olmuştu. Yanlış görmüyorsam Halit Ergenç, Özgür Özgülgün ve Yosi Mizrahi de var.

www.youtube.com
0
auroraaurora
(24.11.25)
Ata Demirer Avea reklamında oynamıştı, son birkaç yıldır da Turkcell'de


+ Brad Pitt, iki rakip saat marka yüzü olmuştu; TAG Heuer ve Breitling
0
hakmut
(24.11.25)
Emin değilim ama galiba Haluk Bilginer uzun süre Turkcell’in sesiydi sonra Türk Telekom’un sesi oldu.
0
michael_knight
(24.11.25)
(7)

Apple Airpods 4

Take it away honey
Black Friday kampanyasında Anc'li olanı 139€ olmayanı 111€ amazonda. Anc'li kulaklık hiç kullanmadım. Sizce bu aradaki farkı verip almaya değer mi? Ne dersiniz? Airpods 2'den geçeceğim. Şimdiden teşekkürler!
Black Friday kampanyasında Anc'li olanı 139€ olmayanı 111€ amazonda. Anc'li kulaklık hiç kullanmadım. Sizce bu aradaki farkı verip almaya değer mi? Ne dersiniz? Airpods 2'den geçeceğim. Şimdiden teşekkürler!
0
Take it away honey
(23.11.25)
Değer.
+1
orient blue
(23.11.25)
Bende AirPods Pro var. Anc özelliğini hiç ama hiç kullanmıyorum. İlk aldığımda meraktan denemek için kullandım sadece.
Sesi kesiyor ama çok ilginç, kötü bir his veriyor kulağıma. Çok gürültülü bir ortamda uzun süre kaldığımda yorulduğum gibi yoruyor.

Anc dışında başka bir fark yoksa ben almazdım pahalısını.

Almışken indirimdeyse pro alsan da anında çeviri özelliği geldiyse gelecekse onu kullanırdın belki, o ciddi bir fark yaratabilir. Bilmiyorum düzgün çalışıyor mu, çalışır mı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
@michael_knight, hocam pro kulakta durmuyor benim o nedenle bu tasarım daha iyi ama dediğin gibi basınçlı bir his mi oluşuyor kulakta? Ben de hassasım da o konuda eğer basınç/baş ağrısı yapıcı bir şeyse düzünü alıp geçeyim.
+1
🌸Take it away honey
(23.11.25)
düz airpods 4'ler anc'yi tamamıyla yazılım seviyesinde, mikrofonun topladığı sese karşı anti frekansta scrambling yaparak dışarıdaki sesi kesiyormuş gibi yapıyor. anc beklentisi varsa alınmamalı, beklentisi yoksa da düz modeli alıp geçmek daha mantıklı bence. 1 yıldır kullanıyorum, nanay bir mevzu.
+2
kiyiya vuran dildolar
(23.11.25)
anc kullanmiyorum. benim icin en ise yarar ozelligi case'ini caldirabilmek kaybettigimde.
+1
antikadimag
(24.11.25)
kiyiya vuran dildolar ANC'nin çalışma prensibini anlatmış. Zaten bütün ANC'ler gürültüyü bu prensiple engeller. Diğerlerinde olup AirPods 4 ANC'de olmayan özellik pasif gürültü engelleme özelliği, yani kulağın içine giren kauçuklar ya da kulağın etrafını kapatan süngerler vb. gibi.

Soruya cevap vereyim, umarım geç olmamıştır. AirPods 4 ANC kullanıyorum. ANC kesinlikle çok fark yaratıyor. Bir metroya, tramvaya bindiğinize, ya da yoğun trafiğin olduğu bir yoldan geçtiğinizde ANC'yi kapatıp açın, arada dağlar kadar fark var. Müzik dinlerken o gürültüyü pek duymayabilirsiniz belki ama podcast ya da storytel'den kitap dinlerken çok fark eder. Aradaki farka kesinlikle değiyor.
+1
himmet dayi
(24.11.25)
Airpods 2’den airpods 4 anc modeline geçilir.
Airpods pro 2’den geçilmez.
+2
ezkaza
(24.11.25)
(9)

Evlenirken ya da ev kurarken alıp pişman olduğunuz eşyalar?

grimavi
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler varBir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelimDinliyoru
başta heves edip alınan fakat pratikte kullanırken düşündüğünüz gibi olmayan, ev eşyaları, elektronik eşyalar neler var

Bir de şunu düşünerek almıştım fakat şu sebepten yararlanamadım gibi açıklamalar da olursa, şu aleti aldım ama temizliği uğraştırıcıydı gibi, aynı hataya biz de düşümeyelim

Dinliyoruz ama yargılamıyoruz, bu da bizim haftasonu goygoyumuz olsun :)
0
grimavi
(23.11.25)
ikeadan almak oldu kullanışına göre ayarlıyorsun ama malzeme kalitesi inanılmaz düşmüş, raflar kırıldı

edit: pax gardroplar, brimnes serisi bunların hep kalitesi düşmüş, 15 sene önce aldığım ile alakaları yok.
yeni aldığım yer silerken azcık sudan kabardı karşısında aynı yerde olanda kabarma yok, raflar asla yerinde durmuyor tutamaçlar sürekli kırılıyor.

en memnun olduklarım kazanlı ütü, roborock, hamur yoğurma makinası, çok amaçlı doğrayıcı robot(blendderın büyükversiyonu) içinde çiğ köfte bile yapılıyor
0
eja
(23.11.25)
@eja dolap ve model ismini de yaz hocam :)
0
🌸grimavi
(23.11.25)
Aklıma ilk buharlı temizleyiciler geldi. Hayal kırıklığı. 2-3 kullanım sonrası durdu kenarda.
O zamanlar "nicer dicer" denen bir nane vardı. Aşırı kullanışsızmış. Zaten kırıldı kısa süre içinde.
Robdöşambr da çok kullanışsız bir giysiymiş.
Çok fonksiyonlu aletlerdense işini düzgün yapan tek/az fonksiyonlu aletler daha iş gördü ve daha uzun ömürlü oldu hep. Kurutmalı çamaşır makinesindense çamaşır makinesi ve kurutma makinesi almak ya da tam teşekküllü mutfak robotu yerine bir el blender'ı, bir sürahili blender almak gibi...
Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici, yoğurt makinesi gibi cihazlar hep kısa süre ve az heves sonrası kenara kalktı. Tencere, tava ile devam ettik.
Kazanlı ütüler güzel aletler olsa da, klasik buharlı ütüler daha kullanışlı bizim evde.
Kaliteli dikey süpürge cidden kullanışlıymış ama. Klasiğini pek kullanmıyoruz artık.
+4
thunder thunder thunder thundercats
(23.11.25)
Küçük ev aletlerini üç defa düşünüp almak lazım. Çoğu ilk heves geçer geçmez çöp oluyor. Ama şunu al, bunu alma diyemem. Diyene de çok itibar etme. Bunlar yaşam tarzına göre kullanılan ya da kullanılmayan aletler. Bir arkadaş 'Yumurta pişirici, buharlı pişirici, ekmek yapma makinesi, pilav pişirici' yi saymış mesela. Ben bunların hepsini neredeyse her gün kullanıyorum. Yine Ekşi'de Airfryer ve robot süpürge düşmanları var ki onlar da benim neredeyse elim ayağım.
Bir en kalitelisinden katı meyve sıkacağı almıştım. O bir iki kullanım sonrası rafa kalktı. Keza mikrodalga fırın ve krep makinesi bende boş duruyor.
0
Mirket
(23.11.25)
Goygoy duyurulari bos gecmemeye calisiyorom ama buna yazacak cevab bulamadim yeeey o/ ne kadar da her seyi gerekli ve yerinde almisim.

En cok is gorenleri de mi konussak
0
üğpoıuy
(23.11.25)
Tost makinası sanıp ızgara makinası aldım. İki defa kullandım kenarda duruyor. İsteyen varsa İstanbul'da elden vereyim, evde yer kaplamasın.
+1
sekizdokuzon
(23.11.25)
eğer çok gelen gideniniz olmayacaksa ya da geniş aile sofraları kurmayacaksanız salonunuza kesinlikle büyük bir masa ve etrafına 6-8 sandalye almayın, gereksiz yer kaplıyor. daha minimal 4 sandalyeli ufak bir masa işinizi görür. minimal eşya hayat kurtarır. gereksiz fazla her eşyaya bir süre sonra hizmet ediyor olarak buluyorsunuz kendinizi. "less is more" demiş atalarımız...
+1
exlibris
(23.11.25)
Evi iki kişiye göre ayarlayıp eşyaları da iki kişiye göre alın.
12 kişilik yemek takımına, 18 çay bardağına gerek yok.

10 kişi size yemeğe gelirse zaten ya dışarıdan söyleyeceksiniz ya da sizi sevdikleri için gelen 10 kişi kağıt tabakta da yese sorun etmez.

Her şeyi önceden almamaya çalışın bence. Yaşamaya başlayıp eksikliğini hissedince alırsınız hem de böylece daha isabetli şeyler almış olursunuz. Ayrıca birlikte karar verip almanın da ayrı bir keyfi olur.

Tencere tava olarak bence bir adet teflon tava dışında diğerleri çelik olmalı.
+1
michael_knight
(23.11.25)
Dyson süpürge.

Fanboylar gelmeden hemen söyleyeyim; cihaz çok iyi, çok pratik. Ama 10'da 1'i fiyatına satılan mudaillerinden çok çok daha iyi bir iş çıkardığını söyleyemem. Emiş gücü kablolu süpürgelere göre çok zayıf. Bütün işi dönen fırça yapıyor. Temizlemek ayrı dert. Ucundaki lazer de insana kafayı yedirtir. Ulan burası hiç tozlu değil diye düşündüğün yerde 10 kilo toz olduğunu görüyorsun. İyi bir şey tabii ama süpürdükten 10 dakika sonra aynı yere bir daha baksan yine toz görüyorsun (havada ıçışan tozlar yere inince).
0
himmet dayi
(24.11.25)
(2)

how is it working for you cümlesi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bağlamdan bağımsız olarak her daim sarkazm mı içerir yoksa bir şeyin öyle ya da böyle bir şekilde, birisi için nasıl işlemekte olduğu, bu konudaki tecrübelerinin ne olduğu gibi anlamlarda kullanılabilir mi?
bağlamdan bağımsız olarak her daim sarkazm mı içerir yoksa bir şeyin öyle ya da böyle bir şekilde, birisi için nasıl işlemekte olduğu, bu konudaki tecrübelerinin ne olduğu gibi anlamlarda kullanılabilir mi?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.11.25)
Sarkastik bir durum yok. Yani o anlamda da kullanılabilir ama mecburi değil.
Senin için nasıl gidiyor, faydalı oluyor mu, zor veya kolay mı ve buna benzer anlamlarda sorular içeren bir soru.
+3
michael_knight
(19.11.25)
sarkastik yapmak için genelde “and how is THAT working (out) for you?!” vurgusu oluyor. diğer türlü genuine bir şekilde sorulabiliyor.

Bu arada siz cevaplara neden hiç tik atmıyorsunuz?
+5
eileengray
(19.11.25)
(2)

Istanbul double date oneri

screwedup2
Merhaba 4 kisilik cift grubu olarak arcade bara gitmek istiyoruz. Onerisi olan olur mu?
Merhaba 4 kisilik cift grubu olarak arcade bara gitmek istiyoruz. Onerisi olan olur mu?
0
screwedup2
(19.11.25)
Arcade Bar nedir?
Beşiktaş Point Hotel’in altındaki the Game gibi mi?
Ondan başka var mı ki?
0
michael_knight
(19.11.25)
valla benim de aklıma gelen tek yer the game oldu ama eski tadı asla yok. beşiktaş'ta ve kadıköy'de play station kafeler var, guitar hero vs. seviyorsanız vip odaları olan yerler de vardı yakın zamana kadar, dört kişi bir oda tutup guitar hero oynayabilirsiniz bağıra çağıra. bir de yine kadıköy'de bir yer vardı, adını hatırlarsam eklerim. kutu oyunlar, dnd vs. vardı, dört kişi böyle bir yere de gidilebilir, eğlenceli olur. arcade isteğini gidermese de yakınından geçiyor diye önereyim dedim.

edit: kadıköy'deki yerin adı goblin oyun kulübü imiş.
0
knight of cydonia
(19.11.25)
(5)

Toprak Razgatlıoğlu çok iyi mi?

michael_knight
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
Onun için MotoGP izlemeye başlayayım mı? İlk 3’ü zorlar mı?

Bu sezon Yamaha’nın motoru yüzünden pek başarı olmaz herhalde ama seneye olabilir mi yoksa daha birkaç yıl mı var?

Toprak gerçekten çok iyi bir motorcu mu?
(Sürücü diyorlar galiba di mi, binici değil. )
0
michael_knight
(19.11.25)
ilk sene başarı zor. hedefi sonraki sene zaten.

baya iyi motorcu. trnin en iyisi.
+2
jelly bear
(19.11.25)
Çok büyük motor sporcusu denilen Turhan Sofuoğlu'nun tokatlanıp gönderildiği Superbike kategorisini domine etti 50-60 şampiyonluğu var, orası için efsane; şimdi MotoGp'ye geçti orası bu işin en üst kademesi zamanında Rossi'lerin falan yarıştığı kategori, burada da başarı olursa evet çok iyi diyebiliriz, yine çok iyi deriz ama bi alt kategori için çok iyi diyebiliriz en üst lig için ne yapar bilemeyiz ama ilk 3 zor fakat sonuç ne olursa olsun burada yarışması mühim bir olay.
0
kizil karga
(19.11.25)
Toprak tartışmasız çok büyük bir sporcu. Şampiyon olamaması gereken bir motorla 2 sene şampiyon oldu. En büyük rakibi Bulega sezon içinde bir noktada "Toprak'ı durdurmak için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum." demek zorunda kaldı.

Bu sene Toprak'tan çok büyük şeyler beklememek lazım çünkü şu anda gridin en zayıf motorlarından birine sahip ve buna benzer bir seride hiç yarışmadı. Motora çok çabuk adapte olacağına hiçbir şüphem yok ancak kendisi hedefini "En iyi Yamaha sürücüsü olmak." olarak belirledi ve bu hedefini açıkladı. Yarış kazanması mucize olur ama şartlar elverişli olduğunca Toprak bu mucizeyi yaratabilecek çok az sayıdaki sporcudan biri. Sürekli podyum yapacağı beklentisiyle izlemek hayal kırıklığı yaratacaktır ancak fırsat geldiğinde dünyanın en iyilerini nasıl perişan edeceğini merak ediyorsanız ve bundan çılgın bir zevk alıyorsanız (ben böyleyim mesela) izleyin. Yok WSBK'ta yaptığı gibi sürekli galibiyet peşinde koşacak birini izlemek istiyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.
+3
10551037
(19.11.25)
@10551037 peki seneye veya bir sonraki sene şampiyonluğa oynama ihtimali var mı sizce yoksa bunun için başka bir takıma geçmesi mecburi mi?
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
Anladığım kadarıyla Yamaha motosikleti yeniden yapmış ve bu sene yeni motosikletin ilk senesi. Motosiklet nasıl evrileceği ve Toprak’ın nasıl bir performans göstereceğini henüz kimse bilmiyor.

Motosiklet hızlı gelişirse ve Toprak da hızlı alışırsa beklenmedik büyük başarılar gelebilir. Şampiyonluğa oynar demek çok zor, zaten bence bunu şu anda düşünmek de anlamsız. Toprak pist motosikletinin zirve sahnesine geldi. Bence sabırla takip etmek ve koşulsuz desteklemekten başka hiçbir şey yapılmamalı. Toprak öyle bir yetenek ki, MotoGP’ye hızlıca alışır ve motor iyi bir hızla gelişirse dünyayı şok eden hareketler yapacaktır.
+1
10551037
(19.11.25)
(5)

Hasan Can Kaya neden linçleniyor?

michael_knight
Yaptığı peygamberli bir espri internette geziyor ve Hasan Can Kaya linçleniyor. Ama eski bir video. Sizce neden şimdi böyle bir hareket başladı? Neden ilk çıktığında değil de şimdi? Göremediğim büyük bir resim mi var?
Yaptığı peygamberli bir espri internette geziyor ve Hasan Can Kaya linçleniyor.

Ama eski bir video.
Sizce neden şimdi böyle bir hareket başladı? Neden ilk çıktığında değil de şimdi? Göremediğim büyük bir resim mi var?
0
michael_knight
(18.11.25)
Linç kültürü.
Başka bir açıklamaya gerek yok.
+1
ground
(18.11.25)
21:05 den itibaren

www.youtube.com
0
Mirket
(18.11.25)
Cumhurbaşkanı danışmanı bir espriye parmak bastı sonra başladı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(18.11.25)
cok para kazanıyor sanırım üstüne çökmek için.
0
Başka
(19.11.25)
Acun şirketinden ayrılıp Fox’un şirketine geçmesiyle ilgilendiren vardır sanmıştım ama yok galiba öyle bir iddia.
0
🌸michael_knight
(19.11.25)
(3)

Playstation 5 alınır mı?

webbrowser
Selamlar, evde şu an series s var ve aylardır oynamadım diyebilirim eski hevesim yok. Şu an amazonda peşin fiyatına 9 taksit ps5 var, series s’i satıp almak mantıklı mı?
Selamlar, evde şu an series s var ve aylardır oynamadım diyebilirim eski hevesim yok.
Şu an amazonda peşin fiyatına 9 taksit ps5 var, series s’i satıp almak mantıklı mı?
0
webbrowser
(18.11.25)
Artık insanlara duymak istedikleri cevapları veriyorum.

Almak mantıklı. 9 taksit fırsatı kaçmaz. Series S’i satmasan da olur, ileride klasik olacak, kıymetlenecek. O zaman satarsın.
+3
michael_knight
(18.11.25)
bence ps5 alsan da oynamayacaksın
0
abelardo
(19.11.25)
Ps exclusiveler ilginizi çekiyorsa alın. veya ps plus extra'daki oyunlar.
ben oldukça memnunum ps5den.
0
unalub
(19.11.25)
(6)

Vize istemeyen bir ülkede Christmas Market var mı?

winston insani
MerhabalarChristmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
Merhabalar

Christmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?

Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
0
winston insani
(17.11.25)
Gürcistan'da var ama biraz geç oluyor bakarsınız tarihlerine. Vize istemeyen doğu Avrupa ülkelerinde de var diye biliyorum
0
mezzosprite
(17.11.25)
Belgrad, Tiflis, Batum aklıma gelen şehirler. Buralarda kuruluyordur diye düşünüyorum. Ama bu ülkeler ortodoks olduğu için yapmıyor ya da farklı tarihlerde yapıyor olabilirler. Gidenler daha doğru yazabilirler.
0
elektr10
(17.11.25)
Christmas market Turkiye'de bile olduguna gore Schengen'e dahil olmayan Avrupa ulkelerinde de vardir diye tahmin ediyorum.
+1
Sour
(17.11.25)
Hayır. Vizesiz ülkelerden hiçbirinde aradığınız gibi bir Christmas Markt yok.




(Cevap vermekle uğraşmazlar ama beni haksız çıkarmak için birisi uğraşıp yazar şimdi doğrusunu :)
0
michael_knight
(17.11.25)
vize ile christmas market arasinda neden bir baglanti kuruyoruz anlamasi guc.
musluman ulkeyse yoktur, degilse vardir.
-9
cooperr
(17.11.25)
Tiktok’ta @hahangunn adlı hesap “vizesiz gidebileceğiniz en iyi 5 Christmas market “ diye bir post paylaşmış. Karşıma çıkınca sana yazmak istedim.

Link vermiyorum çünkü tiktok linki verince kullanıcı adım görünüyor.
0
michael_knight
(19.11.25)
(15)

2010 öncesinde kumpirci var mıydı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
yoksa lokmacılar gibi güncelleme sonrası mı spawnlandılar
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.11.25)
2000 öncesi vardı. 90'larda Sirkeci'de yerdik. "Asıl Ortaköy'de yiyicen" derlerdi. Galleria'da da vardı o yıllarda. Muhtemelen 80'ler öncesi de vardır.
+5
yadigar
(14.11.25)
kumpir 90 larin basinda ortaya cikti. ilk ciktigi yer de ortakoy. o yuzden orasi kumpirci dolu.
+2
nuevo
(14.11.25)
Lambada çıkıp patladığı sıralar (sanırım 89) atakule'nin bodrum katında, kule çıkış asansörünün orada kumpirci vardı. Kumpir denen şeyi orada gördük, hayatımızın ilk kumpirini orada yedik.

Lambada patladığında atakule'deki kasetçiden aldığımız lambada kasedi benim kafamdaki en net işaret.
+3
kibritsuyu
(14.11.25)
bakırköy - osmanlı kumpir.
dün gibi aklımda
+1
kornisch
(14.11.25)
İlk kumpiri 91 de Ortaköyde yedim. Öncesini bilmiyorum
+1
kisa
(15.11.25)
ben de soruya kaynak yapayım: 20-30 sene önce yediğiniz kumpirler de günümüzdekiler gibi salam, sosis, ketçap mayanoz gibi şeyler içeriyorlar mıydı yoksa daha yenilebilir ve tercih edilebilir türden miydi?
+1
biseysorcaktim
(15.11.25)
90'larda da kumpir vardı.
Sıcak patatesin içine önce kaşar peyniri, sonra Rus salatası konurdu. Daha sonrası isteğe bağlıydı. Turşu, salam, sosis vs.
Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde, dükkanlarda, hijyenik olarak yapılırdı.
+2
pro9it9is9
(15.11.25)
80’lerin sonu 90’ların başında çıkmış olmalı. Eskiden merak edip araştırmıştım.

Aklımda kaldığı kadarıyla ingilterede bunu görüp bize uygun hale getirip yapıyor bir dükkan ve sonra yayılıyor. Hatta o dükkanın adı mı kumpirdi ona emin değilim. O dükkan “kumpiri biz icat ettik” gibi bir yazı yazmıştı dükkana.
+1
michael_knight
(15.11.25)
Sene 2001 görgüsüz kuzenim kumpir yiyelim diye tutturmuştu. Ben de küçüğüm neymiş bu kumpir diye merak edip takılmıştım peşine Ankara’da Sakarya caddesinde yemiştik, bu da böyle bir anımdır.
0
ekimoloji
(15.11.25)
90'larin basinda patladi kumpir isi.
+1
cooperr
(15.11.25)
90'larda vardı, ortaköy o zaman da merkeziydi bu işin, kumpir piyasası ortaköy'de şekillenirdi... ama başka yerlerde de yediğimi hatırlarım.

80'lerde yoktu ama, belki late 80's olabilir 1988-1989 gibi. ama hatırlamıyorum.

bu arada bazı yörelerde haşlanmış patatese gumpiri derler
gumpiri=kumpir
+1
exlibris
(15.11.25)
91-92 yılı olmalı benim de kumpirle ilk tanışmam, Çiçek Pasajı’nın orada bir kumpirciye giderdik, o zamanlar Ortaköy’de daha az kumpirci vardı, sonradan popüler olup böyle yan yana dizildiler, kısır, amerikan salatası, mantar, turşu falan hep vardı, belki sonradan artmıştır çeşitler. O yıllarda kumpir yeni çıkmış popüler bir yiyecekken, evinden pek de çıkmayan yaşlı annanem kumpir ister misiniz demişti, nereden duymuş diye çok şaşırmıştım, meğer eski bir ifade imiş kumpir, evde fırında patates yapmaktan bahsediyormuş.
+3
(15.11.25)
2004'te ortaköy'de kumpir yerdik bugünkü gibi çöp değildi
+1
duyurukullanıcısı
(15.11.25)
bence 90'larda daha populerdi. ben de en son o zaman yedim.
+2
Sour
(15.11.25)
İlk kumpirimi 89da gemlik-kumla da yemiştim. 90larda bayağı popülerdi.
+1
duster
(15.11.25)
(17)

Zehirlenen gurbetçiler neden?

michael_knight
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya. Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı. Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
Zehirlenen gurbetçiler lokum, midye, kumpir yemişler ya.
Ama bu satıcılardan yiyen onlarca insan daha olmalı.
Zehirlenmelerinin sebebi bu yediklerinin arasındaki bir etkileşim mi? Bayat balık ve sütü birlikte yediğimizde zehirleyeceği söylenen etkileşim gibi bir şey mi?
0
michael_knight
(14.11.25)
muhtemelen birbiriyle bir etkileşime girdiler vücutta zehir oluştu. yada ailede olan bir bakteri ile etkileşime girdi. yoksa hepsi birden zehirlenmesi normal değil.
-2
gercekdunya
(14.11.25)
Haberi görmemiştim şimdi baktım. Yine bu sene kumpirden zehirlenen bir aile yok muydu izmirde yanlış hatırlamıyorsam? Aynı kumpirciden başka zehirlenen yoktu sanki o gün. Salmonella bakterisi anlık bulaşmış olabilir belki hazırlama esnasında. Ya da midyecide aldıkları midyeler güneş altında kaldı ve bakteri üretti vs bilemeyiz.

Ayrıca yoğurt ve balık zehirlemez. Bayat balık zehirler. Yoğurt yemenin konuyla bir alakası yok
0
nundu
(14.11.25)
@nundu işte sadece midyelerde sorun olsa sonuçta o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı veya en azından ölmediler.
+2
🌸michael_knight
(14.11.25)
bana hiç mantıklı gelmedi ya sadece o ailenin etkilenmiş olması. okay zararlıdır pistir kötü şartlarda yapılmıştır yedikleri midye ve kumpir ama, bu kadar ölümcül olup sadece onları etkilemesi çok tuhaf olurdu. kesinlikle daha önce yedikleri bir şeyden falan etkileşime girince toksik bi durum olmuştur
0
chanandler bong
(14.11.25)
"o midyeciden o gün belki 40 kişi daha yemiştir ama onlara bir şey olmadı"

bir hindistan belgeseli izliyordum. ingiliz bir adam hindistan'in sehirden uzak ama turistik sayilabilecek bir yerinde, bir sarayin bahcesinde akan suyu insanlarin avuc avuc ictiklerini gördü. dini bir inancmis. saglik getiriyormus. adam, ben icmeyecegim sadece agzimi calkalayacagim, dedi. adami ucakla ingiltere'ye götürdüler. az daha ölüyordu. toparlanmasi aylar sürdü.
hindistanli hayatina normal devam ediyor ama elin ingiliz'i 4 ay hastanede yatiyor.

o 40 kisi türkiye'de yasiyor, bu aile almanya'da. sebep bu olabilir.
+9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Öyle bir mantık yok. En azından yemekten zehirlenmemişlerdir başkaları zehirlenmedi değil. Zehirlenmek için belli bir seviye gerekiyor. Daha önce yemedikleri bir şey, bağışıklık sistemlerinin düşük olması, bir çok etken olabilir.
+1
gabe h coud
(14.11.25)
bir entry'de gördüm, babanın ifadesine göre hepsi farklı şeyler yemişler.
kumpir yememişler hatta söylenene göre.
haberler çelişkili ve eksik.

"anne çiğdem böcek de polise yaptığı açıklamada ortaköy'de midyeyi altmış yaşlarında, kır saçlı bir seyyar satıcıdan satın aldıklarını belirtti. kumpircilerin olduğu sokakta kadın çalışanların bulunduğu, ahşap oturaklı bir işletmede eşinin ve oğlunun kokoreç, kendisinin tavuk tantuni, kızının ise sucuk ekmek yediğini söyledi. çiğdem böcek'in de hastanedeyken entübe edildiği öğrenildi."

bahsi geçen ahşap oturaklı işletmede hep beraber oturup farklı şeyler yemişler.
sonrasında bir lokumcudan lokum alıp yemişler. hepsinin yediği ortak şey bu.

eksisozluk.com

kumpir dükkanı sahibi, midyeci ve lokumcu gözaltına alınmış.

ölenlere rahmet ve babaya baş sağlığı ve şifalar dilerim ancak yenilen şeyler midye, kokoreç, tavuk döner... aklı başında olup da istanbul'da yaşayan çoğu kişinin yemediği ya da yerken tereddüt edip sadece güvendiği yerden yediği şeyler bunlar. bilmediğin yerde yenecek şeyler değil.
0
biseysorcaktim
(14.11.25)
açıkçası ben de merakla takip ediyorum bu durumu. benim de ilk aklıma gelenlerden biri yukarıda bahsedilen hindistan örneği oldu fakat gene de 4 kişilik ailenin tüm bireylerini de 2 günde direkt ölüme nasıl bir şey götürmüş olabilir anlayamadım.

herkesten farklı farklı iddialar çıkıyor kimisi kumpir yemediler diyor, kimisi midye yemediler diyor kimisi de biri kumpir yedi biri midye yedi hepsi aynı şeyleri yemediler diyor.
+1
denizgonen
(14.11.25)
rasgele bi restoranda yemek yiyoruz eşimin karnı ağrıyor mahvoluyor bana bişey olmuyor. Kötü yağ bile kimini etkiliyor yani.

Bakteri yükü falan da ilk çocukları etkiliyor yetişkinlere pek bir şey olmuyor sanırım. Yani yiyen herkes zehirlenir gibi bi şey yok.
0
nhk ni youkosu
(14.11.25)
Aynı yemeği yiyen kişilerden sadece bazılarının zehirlenmesi için gayet makul bir senaryo var. Dünden kalan midyelerin üzerine taze olanlar eklenirse piyango kime çıkarsa o zehirlenir. Böyle bir şey evinizde de olabilir. Eski yumurtalarla tazeleri ayrı tutmazsanız bir noktada araya karışmış 3 aylık bir yumurta bile olabilir.
* Birlikte yenmesi halinde zehirlenmeye yol açtığı ispatlanmış bir gıda kombinasyonu yok. Olsaydı zaten bugüne kadar çoktan araştırılıp ortaya konmuş olurdu.
+3
mikro patlama
(14.11.25)
2 yaşındaki çocuğun yediği aynı tabaktan bende yedim zehirlendim(böyle ölümcül değil tabide), biraz bünye ile alakalı ama birazda yiyeceğin onlara gelen kısmı sorunlu olabilir üste eski mal alta yeni mal koymuş olabilirler.
+1
eja
(14.11.25)
saçma sapan her şeyi yemişler üstüne 2 ve 6 yaşındaki çocuklarına da yedirmişler. Muhtemelen de yanlış tedavi uygulandı.
0
croswell
(14.11.25)
Her vücut ayrı tepki verir. Özellikle midye zaten civadan dolayı riskli. Patates içine konan bir sürü meze var ve açıkta duruyor. Vücudun tepkisi önemli örneğin ben trüf mantarlı mayonezden zehirlenmişken, yan masadakiler bir şey olmaması gibi.
0
mikahakkinen
(14.11.25)
dünyada
salmonella, delidana vs yayginlasiyor,
disaridan birsey yemeyin,

tavuk,yumurta,yesillik gibi birseyden gecmistir.
0
designer
(14.11.25)
Hangi mekan acaba?
0
rabitelli
(14.11.25)
Bu üzücü olay bizim 4 kişilik ailemizin dışarıda yediği içtiği maceraları hatırlatıyor. Babam ve abimin mideleri çöp öğütücüsü gibidir. Annem ve ben içtiğimiz suyun markasını değiştirsek üç gün diyare (ishal) oluruz. Annem ve ben şehir değiştirdiğimizde bile birkaç günümüz sancılı geçer. İnsan şehir değiştirdiğinde ishal olabilir mi? Ben oluyorum. Hem de öyle otobüsle şehir değiştirmekten bahsetmiyorum. Uçakla 1 saatlik Ankara-İstanbul yolculuğundan sonra ishal olurum. Geçen yaz Büyükada’da denizden mikrop kapıp az daha ölüyordum. Kolpaçino filmindeki ayin sahnesi gibi günler geçirdim o mikrop sebebiyle. Crp değerim haftalarca 800-900’den aşağı düşmedi. Aynı yerde benimle denize giren kız arkadaşım ise birkaç gün hasta yatıp sonrasında sapasağlam oldu. Bünye meselesi kısaca. Vücudun kendini koruma mekanizmasının sağlamlığı ile ilgili biraz da.
+1
ulukayin
(14.11.25)
anne 3 yaşındaki çocuğuna midye yedirmez. çocuklara kumpir yedirse birkaç kaşık dışında kumpir de yemezler ve çocuklar kumpirdeki ıvır zıvırları sevmez. otel odası incelenmiş mi, odada zararlı bir şey var mıymış bunlar paylaşılmadı hiç.
+2
deartheodosia
(14.11.25)
(10)

böyle bir senaryoda işten çıkar mıydınız?

m e b
selamlar.şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde
selamlar.

şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde 2,5 sene çalıştıktan sonra bu sefer bu kişi bir kez daha "birlikte çalışalım mı? bizim ithalat sorumlusu işten çıkıyor. sen aklıma geldin, gel konuşalım, şartlar uyarsa birlikte çalışalım." diye teklifte bulunuyor. siz de bu yeni yerden de sıkıldığınız için görüşmeye gidiyorsunuz ve şartları kabul ediyorsunuz ve işinizden istifa edip geçiş yapıyorsunuz. ama...

bu patronun işten çıkacak dediği eleman çıkmıyor, var olan iş ikiye bölünüyor; o sipariş ve uygun fiyatlı mal buluyor ve siz de sadece uluslararası nakliye + gümrük işlemleri kısmıyla ilgileniyorsunuz. sevkiyat az olduğu için ayın bir haftası hariç neredeyse boş oturuyorsunuz.

şimdi bu koşulları düşününce maaş zammı isteme konusunda çekingenlik, iş motivasyonun kırılması, yeni şeyler öğrenecek ve kendinizi gösterecek alanınızın dar olması gibi durumlar vs vs gibi olumsuzluklar hisseder ve yeni iş mi arardınız yoksa "bana ne? adam diğeri işten çıkacak dedi, çıkmadı ve üstüne beni getirdi. bir iş için iki kişiye para veriyorsa ve zor geliyorsa diğerini çıkarsın, beni bağlamaz" mı derdiniz?
0
m e b
(13.11.25)
her türlü senaryoda işten çıkarım :) rahatsızlık varsa en güzeli istifa etmek. keşke bunu daha fazla uygulayabilseydim hayatımda.
0
gabe h coud
(13.11.25)
Yeni iş arardım
+4
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
patron bir kişi yerine iki kişi çalıştırıyorsa bundan ben neden rahatsız olayım.
sizin tasalandığınız konu için zaten bişey yapamazsınız, onu patron çözecek.
konuyu patronla görüşürüm maaş konusunda olabildiğinde yukarı çekmesini isterim.
+5
duyuruuser
(13.11.25)
Çok iyi anlıyorum seni. İş hayatında zaman zaman işim az olduğuna ben ve rahatsızlık duyardım.
Yeni iş arayabilirsin. Bulana kadar da orda kalmaya devam et. Kafama yatan bir yer çıkar belki.
+3
kaptan maydanoz
(13.11.25)
ben olsam çıkmam, 1 kişilik işi 2 kişinin yapması benim sorunum değil patronun sorunu. ama çok idealist biriysen ve yükselmek istediğin bir ortam arayışındaysan bir yandan iş aramaya devam etmende bir sakınca yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Hayır işten çıkmazdım. Hele iş bulmadan zaten kesin çıkmazdım.

Bence taleplerinizi, bu görevde kabiliyetlerinizi yeterince kullanamadığınızı, köreldiğinizi hissettiğinizi patronla konuşun.
Ama onunla konuşmadan önce ondan ne talep ettiğinizi de netleştirin.

Eğer bu çözüm olmazsa başka bir işe bakarsınız.
Ha tabi her zaman başka bir işe bakın, gözünüz açık olsun.
+1
michael_knight
(13.11.25)
olası işten çıkartılma nedeniyle iş bakardım.

adamların tek işin çok istihdamı kendini bağlar o dert değil ama iş tatmini ve sürekli kovacaklar mı beni gerginliği çekilecek dert değil.
0
gurur
(13.11.25)
Adam tekrar tekrar seninle çalışmak istemiş. Adam açısından hiç bi sorun yok. Normal bi şekilde zam pazarlığımı yaparım ben olsam. Çok aşırı sıkılıyosam bilemicem de az çalışıyo olmak eğer az kazanmıyosam işten çıkma nedenim olmaz. Ama az kazanıyosam her türlü çıkarım.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
maaşım iyiyse ben bi süre rahatıma bakardım.
+1
elorelia
(14.11.25)
anlaştığım maaştan düşük veriyorlarsa hemen başka iş bulup çıkarım, hatta bulmadan da çıkabilirim.

yoksa beni ilgilendiren bir durum yok. aynı yerde 10 kişi de çalışabilir üzerime düşen görevi yapar çekilirim.
0
gercekdunya
(14.11.25)
(13)

Tefecilik neden kötü?

michael_knight
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok. Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu
Neden yasal olmadığını anlıyorum, devletten alınmış bankacılık lisansı, vergileri vs. yok.
Ama halk tarafından neden nefret ediliyor?

Elbette kredi çekemeyen riskli kişiye daha yüksek faizle borç verilecek ve o para geri ödenmezse elinden gelen yasal ve yasadışı her yolu kullanacak tefeci. Ama borcu alan kişi bunu bilerek alıyor zaten.
Zor durumda, çaresiz kalmış ama geri ödeyebileceğine inanan bir insana böyle bir fırsat sağlayan tefecilere daha iyi gözle bakmak gerekmez miydi?
-3
michael_knight
(12.11.25)
www.youtube.com
Edit: Cevabım beğenilmemiş yahut anlaşılmamış. Linkini verdiğim şiir hakkında:
aya.org.tr
0
yadigar
(12.11.25)
bankalar da dediğin gibi yasal tefeci. biraz geçmişten kalan bir alışkanlık galiba, tefeci ile münasebetin sonu tebligatla değil de morgla bitebildiği için. günümüzde geçmişe oranla bir iyileşme vardır herhalde bir nebze de olsa. gerçi banka borcundan kendisini asanlar da çok. distopyanın dibine dibine vuruyoruz.
+1
lüzumsuz adam
(12.11.25)
Tefecilik dediğimiz şey geri ödememe riski çok yüksek olan bireylere çok çok yüksek faizle borç vermek. Geri ödememe riskinin çok yüksek olması demek kişinin düzenli bir geliri yok, mevcut borç stoğu çok yüksek ve toplam mal varlığı borcunu ödeyebilecek kapasitede değil demek. Eğer tefeci bu riski sadece yüksek faiz karşılığında alsaydı bu yasal olabilirdi, zaten bunun yasal örnekleri belli ölçülerde çeşitli ülkelerde "Pay day loan" vb. isimler altında var, buna "Predatory Lending" deniyor. Bunlarda genelde tutar görece çok düşük ve faiz çok yüksek.

Ancak tefecinin çok yüksek riskle birine para vermesinin arkasında kaba kuvvetle alacağını tahsil edeceği varsayımı var. Eh faiz oranlarından ve riskten bağımsız bu tabi ki yasal değil. Yani siz mal sattığınız ama sonrasında senedinin vadesi geldiğinde ödemesini yapmayan esnafa çek senet mafyasını tahsilat için yollarsanız bu da yasal değil. Banka da alacağına istinaden aynısını yapsa illegal olurdu.

Diğer yandan sosyal devletin vatandaşlarını bu tür durumlara karşı ticaret serbestisini de zedelemeden koruma görevi var. O yüzden bazı ülkelerde yukarda örneğini verdiğim "Pay day loan" servisleri ya yasak ya da maksimum bir faiz oranıyla regüle ediliyor. Zira 500 lira parayı %250 faizle alacak adamın daha derin finansal sorunları vardır, o finansal sorunlar da 500 lirayla çözülmez, olsa olsa o 500 liralık borç ve üstündeki faiz adamın üzerine bir kürek daha toprak atar.
+5
salihdt
(12.11.25)
nasıl yasal değil? bankalar, leasing adındaki firmalar, yatırım ayağı altında bu işleri yapan herkes tefeci. buna türk tarihindeki geçmişine bakara karar vermek lazım. Anadolu'da toprak ağaları zorda kalanlara borç verip karşılığında adamın karısına kızına el koymuş. Daha sonra bu işler ccumhuriyet döneminde banker, mafya vb. zenginlere kalmış. Mesela anadoluda çoğu kuyumcu bu tarz tefeciliği halen yapar. parayı sana verip 2 katını almaya zorlayan bir tefeci ve sistemi neden sevilsin. bu işler hep yasal yapılmamış ki.
0
mikahakkinen
(12.11.25)
Kanka insanları istismar eden her kurum kuruluş kötüdür ve sevilmez ama mesela banka da seni istismar ediyor ama bankanın sana yapacakları belirli yasal sınırlar içinde kalıyor ama tefeci dediğin adam sen borcunu ödemeyince mesela senin karını kızını evden aldırıp tecavüz etmekle tehdit ediyor, yani cezai müeyyidesinin sınırı yok, bu da hem yasal hem de insani olarak etik değil, bunları bilerek borç almak da bunları meşrulaştırıp sevilmesine bir neden olmuyor.
+4
kizil karga
(12.11.25)
Mesele 3 alıp 5 vermek değil, paran yokken sana, ailene zarar vermekle tehdit eden paran varken neden yapmasın? Borcunu tamamen ödediğinde, hayır daha bitmedi derse kime gideceksin?
+1
duyuruuser
(12.11.25)
şöyle tahmin ediyorum, bankadan kredi çektin ödemedin ne yapar? icra uygular, evine hacze gelir ama icra iflas kanununn öngördüğü sınırlar içinde hareket eder, örneğin lüzumlu eşya dediğimiz ev eşyalarını haczedemez. senin mülkiyetindeki evini satışa çıkarsa bile yine bunu senin yasal hakların kapsamında yapar, örneğin evin değeri bağımsız bilirkişiler tarafından belirlenir, senin mahkemede itiraz hakkın bulunur vs.

ama mahallenin tefecisi senin zor durumundan faydalanarak sana çok yüksek faizle para verir ve geri alırken yasa masa yoktur. direkt canınla ailenle tehdit ederek geri alır. burada sen evet kendin baştan kabul ederek alıyor olabilirsin ama normal bir ruh halinde değilsin o anda. acil paraya ihtiyacın var çocuğun ameliyat olacak mesela. bu ruh haliyle hareket eden biri tefeciden borç aldığında "e baştan kabul ettin kardeşim" demek o kişi için haksızlık.

kanunlar yapılırken de güçlü ve güçsüz konumda olan tarafların eşitliği gözetilerek yapılır. örneğin tüketicinin korunmasına dair kanun çıkarılırken tüketicinin satıcıya göre daha güçsüz konumda olduğu bilindiği için ona bazı avantajlar sağlanır, mesela kanunda der ki tüketici hakem heyetine başvururken tüketici ücret ödemez veya dava açtığında kaybetse bile harçlardan sorumlu olmaz. ama satıcının açtığı davalarda öyle değil satıcı tüm harçlardan sorumlu olur. çünkü devlet güçsüz konumda olanın haklarını gözetmek eşitliği sağlamakla yükümlüdür.

kira işlerinde de şu örneği verebilirim, tahliye taahhütnamesi diye bi şey var mesela. kanun diyor ki kiralayan adam zaten sıkıntılı bi durumda, zar zor bütçesine uygun bir ev bulmuş, sen o anda adama ne imzalatırsan imzalat o kabul edecek çünkü en temel ihtiyacımız olan barınma ihtiyacını karşılamak için uğraşıyor. sen bu adama kira sözleşmesiyle aynı tarihte tahliye taahhütnamesi düzenleyip imzalatamazsın.

tefeciden para alan adam da o an kimbilir hangi ihtiyacını karşılamak için para arıyor, sen bu adamın zor durumundan faydalanıyorsun, adam 1000 tl alsa gelecek ay 5000 geri vereceksin diyorsun, adam belki çocuğuna ilaç alacak seninle pazarlık yapma şansı yok ki ne desen tamam diyor. bu nedenle bence iyi gözle bakılmıyor.
+5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
Besim Tibuk'un da böyle bir açıklaması vardı. Tefeciler sayesinde ticaret dönüyor diye.

Bizim insanımızda, yaptığının sonuçlarına katlanma gibi bir durum olmadığı için tefeciler kötü olmuş.

Şimdi şöyle bir yöntemi var. 1000 tl istiyorsun diyor ki bunun aylık faizi 100 tl. Sen bu adama ay ay 100 veriyorsun. Tüm parayı verene kadar aylık 100'ü ödemek zorundasın. Anlaşma böyle. 10 ay geçiyor, sen 1000 tl ödemiş oluyorsun. Diyorsun ki borcum bitti. İnsafsız adam 1000 verdik daha benden 1000 daha mı istiyorsun diyorsun. Ama 10.ayda borcunu kapatmaya söz verdiysen 10.ayda ödeyeceğin para 2000 tl. Öyle anlaşmıştınız. 1000'i ödeyince borcum bitti sanıyorsun.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.11.25)
tefeciler iyidir hocam cek %200 faizli bir kredi.
0
koela
(12.11.25)
çok ilginç bir yaklaşm valla. tefecilere imkan sunduğu için iyi gözle bakmak ha?

tefeci başkasının çaresizliğinden yararlanarak 1-2 birim kazanabileceği bir işten 5-6 birim kazanmaya çalışan birisi. sana tam olarak nerede özverili davranıyormuş gibi geldi?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
@kiyiya vuran,
Ailesinden, arkadaşlarından, iş yaptıklarından, bankacılık sisteminden hiçbir yerden borç para bulamayan insana borç para bulma imkanı sağlıyor.

Ama ekmek almak için gibi düşünme bu parayı.
Çok uyduruk bir örnek veriyorum ama diyelim ki börekçi dükkanın var ve iflas etmek üzeresin ama diyorsun ki dükkana bir kahve makinesi alsam gidişatı değiştirebilirim fakat yüz bin liralık kahve makinesini almak için para lazım ve işler kötü gittiği için hiçbir yerden bulamıyorsun.

Tefeci seçeneği olmasa iflas edeceğin kesin ama belki de kahve makinesini bu sayede alıp dükkanı kâra geçirebiliyorsun.

Tüm çözümleri tüketen kişiye bir çözüm daha yaratıyor tefeci.
-1
🌸michael_knight
(12.11.25)
olm yaratıyo da kara kaşının, kara gözünün hayrına mı yaratıyor sanki?
+1
kiyiya vuran dildolar
(12.11.25)
Hocam, o mantıkla haksızlık ettiğimiz meslekler:
Eskortluk: Aslında cinsel ihtiyaçları olanlara imkan sağlıyor.
Sahte içki satıcıları: Vergilerden beli kırılan içicilere ycuz alternatif sunuyor.
Torbacılık: Madde kullanan insanların işini görüyor.
Çek Senet Mafyası: Alacağını tahsil edemeyen mağdurlara yardımcı oluyor, sevap işliyorlar.
Konsomatrislik: Eşlerinden şefkat göremeyen mutsuz erkeklere bir kucak, adeta bir psikolog oluyorlar.
Dolandırıcılık: Doğal seçilime katkıda bulunuyor, uzun vadede insanların ders alıp gözünün açılmasına yardım ediyorlar.
Kiralık katillik: Kişinin kendisinin gücünün, cesaretinin veya uzmanlığının yetmemesi durumunda elini kana bulamadan düşmanını yok etmesine yardımcı oluyorlar.

Şimdi şu bir gerçek: Yukarıda saydığım meslekler gerçekten de var. Ve talep olmasa olmazlar. Yani iş görüyorlar ki, halen mevcutlar.

Ama iş görmesi bir meslek grubunu namuslu yapmaz, temize çıkarmaz.

Tefecilik de gözümde en aşağılık meslek gruplarından biridir. Çünkü insanın en çaresiz ve zor durumundan istifade ederler. Paralarını bu şekil kazanırlar.

Hayatımdan gereksiz bir ayrıntı ekleyeyim:

Fi tarihinde işten yeni ayrılmışım. Bir arkadaşım vesilesiyle bana yeni kurulacak ortadoğu sermayeli bir ödeme/cüzdan uygulamasının tüm teknik altyapısını kurup yönetmem teklif edildi. Ekipman, yazılımcılar, kullanılacak teknolojiler vs. hepsini ben seçip belirleyeceğim. Sınırsız yetki, kaynak ve çok sağlam bir maaş ile. Benim için adeta rüya gibi bir teklifti. Balıklama atladım. Adamlarla görüşmeden önce hali hazırda "varlık yönetimi şirketleri" olduğunu öğrendim. Bu tür şirketler, banka, telekom gibi firmalardan alacaklarını satın alıp, borçluların üstüne kabus gibi çöküp, bundan para kazanan firmalar. Sadece ama sadece o sebeple teklifi tereddütsüz reddettim. Boğazımdan geçecek bir lokmanın başka insanların âhı olacak olması gerçeğini midem kaldırmadı.

Tefecilik dünyanın en aşağılık mesleklerinden.

Ekleme:
Bir de "tüm çözümleri tüketen kişi" zaten çaresizlikten illegal ve kötü çözümlere teveccüh eder genelde. Zaten bundan da bir sonraki "çözüm" genelde intihar oluyor. Zaten makbul şeyler "son çare" olarak denenmez.
+2
yadigar
(13.11.25)
(20)

uzun yolda surus yaparken biri yaninizda uyusa uyuz olur musunuz?

buenosdias
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
iki kez basima geldi. uzun yolda uyudugum icin sofor uyuz oluyor. laf sokuyor. bilerek gaz, fren yapiyor. sizin basiniza geldi mi? ne dusunuyorsunuz.
-2
buenosdias
(11.11.25)
Arabayı kullanmayan kişi neden uyumasın ki. Arabayı kullanan uyumayacak. Bunun için uyuz olunmaz. Uyuz oluyorsa kullanmasın arabayı.
-1
rock n roll
(11.11.25)
Yoo hiçte olmuyor. Hatta herkes uyuyunca kulaklığımı takıp öyle müzik dinlemeye devam ediyorum.
-2
substituent
(11.11.25)
Ben uzun yolda uyumayı tercih etmem. Yolu yaşamak isterim çünkü deşarj oluyorum uzun yolculuklarda ama şoför ben olsam ve araçtaki diğer kişiler uyusa asla rahatsız olmam aksine muhabbet etme gereksinimim olmadığı için daha rahat şekilde araç kullanırım.
Çok rahatsız oluyorsa tek başına yolculuk yapsın arabaya başka birini almasın.
0
mermaidd
(11.11.25)
arabada 2 kişiysek ben olsam uyumam ve uyunmasını da istemem. özel şoförüm değil ya da ben kimsenin özel şoförü değilim. sohbet ederek daha hızlı geçer zaman.
+2
art cat chocolate
(11.11.25)
olmam. esim hep uyur uzun yolda. hatta kisa yolda bile uyur. ben muzigimi dinler takilirim.
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
rahatsız olmam aksine kesinlikle daha rahat olurum. onlar tedirginlikle yola bakınca rahatsız oluyorum. herkes uyuyunca istediğim gibi gidebiliyorum.
+1
gercekdunya
(11.11.25)
bu soru adamına göre değişir, yorgun bi şoförün yanında hayvanlık yapıp horluya horluya uyunmaz
+2
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Ben uyursa sevinirim. Uyusun güzel güzel.
Edit: ya uzun yola çıkacağım kişi zaten eşim dostumdur. Uyusun tabi. Kendimi şoför gibi hissetmem.
0
kisa
(11.11.25)
Bana güvendiği için hoşuma gider.
-1
arbre
(11.11.25)
süren ben değilsem uzun uyuyuşlar yapmamaya çalışırım. şoför de zamanla yorulur, gözü dalar, uyur vs gibi bi durum olmasın onu da daha dinç tutayım diye.
sürücü bensem öyle fosur fosur saatlerce uyunmasını istemem çünkü aynı şekilde ben o kadar fazla sessizlikte uykum geliyo. ama yani bikaç saat uyunuyosa o kadar da olur insanlık.
0
chanandler bong
(11.11.25)
cok stresli bir durum yoksa, mesela asiri yagmur yagiyor, goz gozu gormuyor sis mis, hic rahatsiz olmam. ama bu bahsettigim halde arkadasim uyumustu, baya horluyordu, o zaman hakkaten bi yoldas istemistim yani elbette surmeyen kisinin yapacagi bir sey yok ama iste insan bi yaninda iki laf edecek 'ay ne kotu hava, goz gozu gormuyor' vs. diyecek birini ariyor sanirim. bir de iki kisi de yorgunsa/uykusuzsa, (elbette ideal olan hic yola cikmamak ama cikildiysa) yanindaki kisi prensip olarak uyunmamali, yoldaslik boyle bir sey yani, surucuye de yardimci olmak lazim konusarak, yemek vererek vs.
+1
kassiopeia
(11.11.25)
Araba kullanırken biri uyuyorsa uyuz olanlar oruç tutarken biri yemek yiyorsa sinir krizi geçirenler hep aynı modeller.
-6
kizil karga
(11.11.25)
Uyumam ve uyutmam.
0
Mirket
(11.11.25)
yol boyunca uyanık kalmasına gerek yok, arada bir uyuyabilir.
ama arada bir kısmı önemli.

başkasının arabasında hiç uyumadım. uyumam. ayıbı ayrı, tehlikesi ayrı.
uzun yol ve dönüşümlü sürmemiz gerekiyorsa birazcık kestirdiğim olur.
0
biseysorcaktim
(11.11.25)
Valla ben ne kadar uykum gelse de uyumamaya hatta sohbetle ya da müzikle arabayı kullananı da uyanık tutmaya çalışıyorum. Bu bence şoför koltuğunun yanında oturanın co-pilot olarak otomatik görevi. Burada oturan uyusa bile arkada olsam da uyanık kalıp şoförün de uyanık kalabildiğinden emin olmaya çaışıyorum.
+1
Amaranta ursula
(11.11.25)
bilerek gaz-fren yapiyor kismi en kotu kismi bence. onceden bir beklentin olabilir ve yanindaki kisi uyudu diye rahatsiz olabilirsin (kim olduguna ve duruma bagli olarak), fakat gaz-fren yapmak cok cocukca.

dedigim gibi, kisi ve durum burada onemli.
0
Sour
(11.11.25)
şoför iyi insan değil, ya da ergen bir arkadaş.
0
ebabil curnatasi
(11.11.25)
ben kullanıyorsam uykum yoksa milletin uyuması işime geliyor daha rahat kullanıyorum. eğer uykum varsa uyumalarını istemem.
0
mikahakkinen
(11.11.25)
Uyuz olmak demeyelim. İstemem, izin vermem.
Ön koltukta oturan kişinin uyumasını istemem. Arka koltuktakiler uyuyabilir. Öndeki arka koltuğa geçip uyuyabilir ön koltuk boş kalabilir.
Ama ön koltuktakinin uyuması uykumu getiriyor.
Önceden söylerim ama bunu, sonradan gaz fren veya uyuzluk yaparak değil.
0
michael_knight
(12.11.25)
benim hanim uzun yolda genelde uyur. beni hic etkilemez.
kamyoncu ruhluyum, rekorum sadece benzin icin durarak 18 saat.
yanimda biri olsun olmasin ben yola bakarim.
0
cooperr
(12.11.25)
(9)

işte yapmak zorunda olduğunuz en angarya iş

xportant
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
iş yerinde yapmak zorunda olduğunuz ve yapmaktan en nefret ettiğiniz, başlamakta zorluk çektiğiniz, elinizin en gitmediği iş nedir?
-1
xportant
(11.11.25)
başkalarına yaptıramadıkları zor excel işlerini yapmak
0
eja
(11.11.25)
İş görüşmesi yapmak.
0
mutekebbir
(11.11.25)
başkalarının yapmak istemediği işlerin bana gelmesi, ne olduğu farketmez.
0
nahtoderfahrung
(11.11.25)
Bir şey yazdırmak, çıktı almak için yazıcıya gitmek
-2
arbre
(11.11.25)
Tüm şirketi raporlarken(9000+ şube) birisi çıkıp 1(bir) şube için +1 sütunluk veri isteyince sinir krizi geçirecek gibi oluyorum. En angarya iş bu benim için.
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.11.25)
Notere gitmek.

Karar dosyaları için birkaç saat gittiğim oluyor. Hatta İstanbul'un bir ucuna gidip, oradan şehrin ortasına gittiğim oluyor. Buna üşenmiyorum ama notere gitmeye üşeniyorum.
0
put it in your appropriate place
(11.11.25)
araç kullanmak(şoförlük). onu al şunu bırak saçmalıkları yüzünden kendi işimi yapamıyorum.
0
late viper
(11.11.25)
Haftasonu tüm çalışanlar komple mesaiye kalınması. Şirketin bir ay boyunca cumartesi de mesai yapması gerekiyordu. Diğer herkesin işi vardı ama biz üç kişiden de gelmemiz istendi. Mal mal oturduk tüm gün. Mesai+Prim verildi ama ailemizi bırakıp gelip mal mal oturmamız karşılığında.
0
yadigar
(11.11.25)
Her yaptığım işi ufak bir açıklamasıyla bir Excel tablosuna yazmam şeklinde bir icat çıkarmıştı bir kere bir yöneticim.
Uzun bir süre yaptım bunu ama hem işi bırakıp excel’e geçmek gıcık ediyordu hem de hiç kimsenin okumadığı bir dökümanı doldurmak can sıkıyordu.
Ortalama her 30-120 dakikada yeni bir kalem iş yaptığım bir çalışma düzeniydi.
0
michael_knight
(12.11.25)
(4)

16 inch macbook pro m2 pro vs m3 pro

monicapp
gunluk kullanim icin m2 pro ile m3 pro cok farketmiyor zaten de , aralarinda 10.000 tl fark var, hangisini almak daha mantikli (2.el, hepsi tr garantili)
gunluk kullanim icin m2 pro ile m3 pro cok farketmiyor zaten de , aralarinda 10.000 tl fark var, hangisini almak daha mantikli (2.el, hepsi tr garantili)
0
monicapp
(09.11.25)
hocam acele etme. uzun uzun inceleme videolarını izle. birisinde soğutma problemi ötekinde power supply nin düşük watt olması vb böyle değişik değişik durumları olabiliyor.
+1
Fodera
(09.11.25)
10 bin lira değil de yüzde kaç fiyat farkı olduğuna göre karar verin derim.

Günlük kullanım için Pro gerekmiyor aslında.
Aynı fiyata M4 Air var diye görüyorum. O seçeneği de değerlendirin derim.

Bu arada almadan önce ABD-Avrupa sıfır fiyatına da mutlaka bir bakın. Getirecek bir arkadaşınız, tanıdığınız yoksa bile mutlaka birileri bulunur. ABD’de 15 inç M4 Air giriş modeli şu anda 50 bin tl civarında. Birisi bunu getirsin diye de bir miktar para ödersiniz, mis gibi olur. Tabi klavye farklı ama o kadarcık olsun.
0
michael_knight
(09.11.25)
"The Apple M2 Pro has a 200 GB/s memory bandwidth, while the M3 Pro has a 150 GB/s memory bandwidth"

M3 pro'lar çıktığında şu olay olmuştu, memory bandwith'i M2 pro'ya göre daha az ve performansta ağır işlerde etkisi görülebilir belki. Ama standart insan için "pro" modelli işlemcilere gerek olmayabilir doğru. Fotoğraf, video gibi şeyler işleyecekseniz özellikle videoda bence değer. Ben hala M1 Pro ile motion graphics yapıp para kazanıyorum.

Bu arada, illa ikinci el alınacaksa pil cycle sayısı ve ömrü de işin içine girebilir.

Sıfır alma imkanı varsa üstte söylendiği gibi daha yeni işlemcili Air alınabilir. 16gb ram, mümkün olduğunca yüksek SSD ile.
0
nhk ni youkosu
(09.11.25)
pro istememin sebebi 16 inch ekran ve cok daha yuksek ekran kalitesi olmasi, yoksa air daha mantikli tabi
0
🌸monicapp
(10.11.25)
(7)

Millet niye illegal bahise yöneliyor?

avatar is back
Mahallelerde iddaa bayileri var online platformlar var tonla seçenek var niye? Yatırma limiti mi çok düşük yoksa oranlar mı? Oranları bi ara yükseltmişlerdi hatta. Mevzu oran ise en yüksek oranı legaller versin gün sonunda millet kaybedecek hep zaten :) ne diye düşük tutuyorlar
Mahallelerde iddaa bayileri var online platformlar var tonla seçenek var niye? Yatırma limiti mi çok düşük yoksa oranlar mı? Oranları bi ara yükseltmişlerdi hatta.

Mevzu oran ise en yüksek oranı legaller versin gün sonunda millet kaybedecek hep zaten :) ne diye düşük tutuyorlar
0
avatar is back
(01.11.25)
Mevzu oranlar. Ama sadece oranlar değil. Oran tüketici için cazibesi. Bunu oynatan, reklamını yapan da çok para kazanıyor bu işlerden. Binlerce kişinin bir bok sanıp takip ettiği adamlar çıkıp illegal bahis sitesi reklamı yapıyor. Millete de aynı riskle daha fazla kazanma seçeneği daha cazip geliyor.

Vaktin varsa 140journos'un bet isimli içeriğini tavsiye ederim. Bahis baronları nasıl bu işi bu kadar cazip hale getirdiler anlıyorsun.
www.youtube.com

Şöyle söyleyeyim; iddaa bayisi olan adam bile gelen müşteriye "bak şu siteden oyna, oranlar çok daha yüksek" diyor. O da kazanıyor, oynayan da kazanıyor.
0
himmet dayi
(01.11.25)
Yasadışı olanlarda oranlar daha yüksek. En önemli sebep o.

Ama zaten bahis şirketleri aslında büyük bahis şirketlerinin bayisi. Yani parayı yatırdığımız ve oynadığımız firma karar vermiyor orana. O sadece aracı.

Yasal olarak yaparken pek çok vergi, masraf, ihale bedeli vs olduğu için yasal olanın o oranları verebilmesi mümkün değil.
0
michael_knight
(01.11.25)
Oranlar yüksek, tek maça bahis yapılabiliyor, daha fazla lig var, daha fazla bahis çeşidi var.
0
kimlanbu
(01.11.25)
en büyük sebep oranların ciddi anlamda çok farklı olması.

kumar bence etik olarak gri bir bölgede. yasal seçeneklerin olması zaten (etik olarak) çok da doğru bir iş yapmayan birisi için çok fark etmeyecektir. oyuncu zaten kumar oynuyor, muhtemel kazancı yükseltmek isteyecektir.

bir diğer sebep de, bazı yasa dışı sitelerin kredi açıyor olması. oyuncunun elinde o anda para olmasa bile daha önce oynamış olduğu miktara bakarak bir kredi açıyorlar (bonus değil).. sonra da bu krediyi ödemesini bekliyorlar. oyuncu yüksek ihtimalle o parayı da kaybedeceği için bahisçi için reel bir kayıp yok.

yıllar önce berberime gittim. kapıda değişik tipli adamlar var. o an soramadım ama sonradan sorduğumda bir gece benim berber kredi açtırmış, ödeyememiş. elemanlar da gelmişler berberi basıp kasadaki paraya el koymuşlar.
0
co2s2
(01.11.25)
önem sırasına göre 3 sebep var. kalanı hava cıva.
1- oranlar yüksek.
2-bahis yapılacak oyun sayısı ve her oyun için açılan bahis turu daha fazla.
3- şu an resmi bir online iddaa bayisine -nesine, misli vs.- para yatırmaya kalkınca yüzde 20 ücret alıyor. yüz lira yatıracaksın diyelim 118 lira çekiyor. illegalde ise 5 lira da yatırsan bir kesinti yok.
0
fyodor fyodorovic
(02.11.25)
"oranları yükseltsinler millet zaten kaybedecek demişsin ya"

geçen gün nesine parama çöktü. alışkanlıktan hep oradan oynardım. idda comda oranlar daha yüksek ama bayi olayı vardı. artık kaldırmışlar sağ olsunlar.

burada oynadığımdan beri 100k yı 320k yaptım.

oranlar, kaybetmek için kelebek etkisi yaratıyor. çünkü sizi yüksek oran olması için imkansız bahislere yönlendiriyor. örnek; maça 2,5ü oynayacaksınız bakıyorsunuz 1,36 oran vermiş 3,5ü oynasanız 1,80 siz de gidip 4,5ü oynamak zorunda kalıyorsunuz. aslında zorunda değilsiniz ama kumar böyle bir şey hırs yaptırır dolayısıyla yatarsınız.

oynadığım yerde oranlar diğerlerine görece daha yüksek olduğu için kaybetme oranım daha da düştü ki mantıksız bahis alıp asla hırs yapan biri değilim. bu işi tamamen zevkine oynuyorum ve para kazanmak en büyük zevkim.
+1
Rondak
(02.11.25)
Oranlar yüksek. Yasal bahiste kktından yükleme yok. Hesabın eksideyse yükleme yapılmıyor. Kısıt çok.
0
mikahakkinen
(02.11.25)
(4)

katılımevim-eminevim vs banka

messina123
yani bu şirketler daha avantajlı geliyor bana. buradan araba alan çok kişiyi gördüm. sizce hangisi ve neden?
yani bu şirketler daha avantajlı geliyor bana. buradan araba alan çok kişiyi gördüm. sizce hangisi ve neden?
0
messina123
(30.10.25)
bu ay sinpaş yts'den araç aldı iş arkadaşım. kendisi de diğer firmalarla görüşüp sinpaşı tercih etmiş. diğer firmalarda parayı alabilmek için yüzde ellisini ödeme şartı varken sinpaşta bu oran yüzde kırkmış.
0
elorelia
(30.10.25)
bunların alayı muhafazakar yatırımları. hiç biri güvenilmez. ama alacaksan sinpaşınki var, o daha bilinen bir firma gibi.
0
mikahakkinen
(30.10.25)
Bunlarla ikinci el araba almak zor olur diye düşünüyorum.
Kendini satıcı yerine koy, önce imzayı atıp arabayı devredecekmişim sonra firma ödeme yapacakmış.
Ben bu sebeple istediğin arabayı alamayacağını düşünüyorum. Ben olsam satmazdım arabamı.

Belki yanlış biliyorumdur ama o işe bir baksana nasıl oluyor diye.
0
michael_knight
(31.10.25)
@michael'in bahsettiği konuyu şurada anlattım;
eksisozluk.com
0
elorelia
(31.10.25)
(5)

Bahis oynayan hakemler nasil tespit edilmiş?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(28.10.25)
kendi isimleriyle bahis sitelerine hesap açmışlar.
0
mikahakkinen
(28.10.25)
gündemde biraz bilinçli sulandırma/manipülasyon hissediyorum.

2-3 ay önce onlar tv murat ağırel bahsetmişti bu olaylardan aslında. aktif görev yapan bazı hakemler savcılığa şikayette bulunmuşlardı. iddialar arasında mhk'nın usulsüz hakem ataması yaptığı, maçları manipülasyon için hakemleri baskı altında bıraktığı gibi vahim iddialar vardı. hakemlerin bahis oynadıkları konusu çok sonra geliyordu.

sanki esas meselenin üzerini örtmek için hakemleri kamuoyu önüne atacaklar. kimse ne mhk'dan bahsediyor, ne de manipüle edilen maçlardan.

yeni bir tiyatro oynanıyor. zamanı da tam win win, ülke gündemini de manipüle ediyorlar.
0
makbur
(28.10.25)
Bilgim yok. Ama tahmin, akıl yürütmem var.
Bahis sitelerine para yatırılan şirketlere devlet son zamanlarda el koydu. E tüm bilgileri almış ve incelemiş olsa gerek.

Ama aslında önemli olan kullanıcılar değil o yasadışı bahis şirketlerinin ne kadar para kazandığını da net bir şekilde öğrenmiş oluyor devlet. Artık bu bilgiyle ne yapacağı ona kalmış.
-1
michael_knight
(28.10.25)
murat ağırel dünkü onlar yayınında nasıl tespit edildiğini açıklamıştı.
0
false pretension
(28.10.25)
Boş iş bunlar, her takım kendi lehine çekiştirip sakız gibi uzatıyor. Bu işte ciddi olan yabancı hakem getirir, hangi maçlarda şaibe varsa o maçları iptal eder gerekirse Uefayı devreye sokar. Bunların hiçbirinin olmayacağına adım gibi eminim
0
olaylar olaylar
(29.10.25)
(19)

Kitapların Önsöz Bölümü

rock n roll
Selam herkese,Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
Selam herkese,
Kitapların önsöz bölümünü okuyor musunuz yoksa direkt kitaba mı başlıyorsunuz?
+1
rock n roll
(27.10.25)
Doğrudan başlıyorum, önsözler heyecanımı söndürüyor
+1
grimavi
(27.10.25)
share.google

Okurum; OKB’nin gözü kör olsun.
Yazarın kendisi tarafından yazılmışsa atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.
Öte yandan, kitabı bir perspektife oturtur genelde özsözler. Sizin birçok kaynaktan tarayıp süzebileceğiniz bilgiyi ve çerçeveyi sağlar. İlyada’yı Azra Erhat’ın önsözü olmadan bütün kabul etmem zor kendi adıma.
+1
auroraaurora
(27.10.25)
Atlarım. Ama Hasan Ali Yücel klasiklerinden bir tanesinde önsöz şöyle başlıyordu: okuyucu, biliyorum sen önsöz okumazsın…

Bi bunu okumuştum :)
0
substituent
(27.10.25)
Kitap bittikten sonra okuyorum önsözleri ama kitabı çok beğendiysem hemen kopmamak için yoksa okumam.
0
mutekebbir
(27.10.25)
önsözünü, kime ithaf edildiğini vs. hepsini okurum.
0
yurtsuz john
(27.10.25)
Okuyorum... Lanet olsun görev bilinci. Eksik bırakamam
0
kullanicadi
(27.10.25)
Önsözler genelde spoiler içerdiği için bundan kaçınmak adına direkt başlıyorum. Önemli bir kitapsa bittikten sonra önsöze bakıyorum.
-1
Amaranta ursula
(27.10.25)
Okuyorum. Bazen kitaba dair can alıcı şeyler sunabiliyor. Kitabın içinde fark edemediğini önsözde bulabiliyorsun.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
Ben de okurum mutlaka. Şu an okuduğum kitaba daha baslayamadım çünkü 20 sayfa önsöz var. Daha o bitecek bir de yazarın hayatı ve yapıtları var yaklaşık bir o kadar sayfa da o.

Bu bölümlerin önemli olduğunu düşünüyorum ama bazen çok uzun olduğunda sıkılıyorum. O yüzden merak ettim, benim durumumda olan var mı diye .
0
🌸rock n roll
(27.10.25)
Satırını atlamadan okurum. İyi ki okudum dediklerim, boş boş konuşmuş olanlar, uzattıkça uzatanlar, önsöz yazıyorum diye kitabı özetleyenler, her çeşidini okuyorum.

@ auroraaurora'nın da dediği gibi OKB’nin gözü kör olsun.
0
Mirket
(27.10.25)
önsözü yazar yazdıysa okurum. başkası yazdıysa pek okumak taraftarı değilim. kısaysa çevirmenin notlarını okurum. bazen uzun uzun yazıyorlar, o zaman şöyle hızlıca bir göz gezdiririm.

bazen farkına bile varmadan önsöze başlamış olurum.
eskiden "boşuna yazmamışlardır, adı üstünde önsöz işte" diyordum ve okuyordum. talihsiz bir kaç önsözden sonra boşuna da yazılabildiğini ve durduk yere tüm kitabı özetleyenler olduğunu görünce önsözleri pek sevmez oldum.
0
biseysorcaktim
(27.10.25)
Okurum. Bazen kitaba başlayıp başlamayacagima dair fikir edinirim
0
pembediken
(28.10.25)
Okumam. Kitabı birkaç sayfa okuduktan sonra da bir bakarım atıyorum 10-15 sayfa olmuş önsözü atladığım için.
Kısa günün kârı. Bravo bana.
+1
michael_knight
(28.10.25)
Modern serilerde okumuyorum ama klasiklerde yazarın hakkında yeterli bilgim yoksa mutlaka okurum çünkü biyografisini özet geçiyorlar ve okurken nasıl şartlarda yazdığı , bakış açısı vs daha iyi şekillenebiliyor. Örneğin en beğendiğim Stendhal’in Kızıl ve Kara’sını okumadan önceki önsözdü, romandaki karakterin tam zıttı yönde bir kaderi olması enteresan gelmişti; kendisi zorunlu Napolyon askerliğine alınmış romandaki karakterin en büyük hayallerinden birisi de Napolyon askeri olmak. Bunu önsöz okumadan yakalayamazdım :)
0
titanic kemancısı
(28.10.25)
okuyorum ben önsözü.

okumadığım tek ihtimal önsözün aşırı uzun ve sıkıcı olduğu halidir ki o durumda da zaten muhtemelen kitap da sıkıcıdır yarım bırakırım.
0
Sadece soruyorum
(28.10.25)
bu konudan defalarca kez ağzı yanan biri olarak artık okumamaya başladım.

dünyada nasıl bilmiyorum ama bizim ülkemizde bu bölüm kitabın tüm heyecanını alıp götüren, karakterleri ve olayları ön sözün sahibinin çıkarımlarına göre şartlanıp okumana neden olan bir yapıda oluyor. ön veya son sözü hep kitap bittikten sonra okurum.

hatta arka kapak yazısını bile spoiler ile dolduran yayınevleri olduğu için o kısmı bile okumam.
0
m e b
(28.10.25)
Kesinlikle okurum. Hem bir fikir oluşturur hem de benim takıntım. Önsözü okumadan başlarsam kitaba ortasından başlamış gibi huzursuz olurum. Kitabı rahat rahat okuyamam. Obsesyon gibi bir şey.
0
wilhelmwasmuss
(28.10.25)
okurum. yazarın biyografisini de okurum. kitap basım yılı editör telefon numarası kaçıncı baskı vs her yerini okurum.
0
koela
(28.10.25)
Felsef kitabı değilse veya önemli bi çeviri değilse direkt geçiyorum.
0
truf
(28.10.25)
(4)

Bir TV alacağım, KASIM ayını beklesem mi?

santimantal
Geçen yıllarda kasım ayında indirim oluyor mu diye hiç gözlemlemedim.Gözlemleyenler varsa yazabilir mi? Nasıldı geçen yıllarda?İndirim olma şansı var mı?
Geçen yıllarda kasım ayında indirim oluyor mu diye hiç gözlemlemedim.
Gözlemleyenler varsa yazabilir mi? Nasıldı geçen yıllarda?
İndirim olma şansı var mı?
0
santimantal
(27.10.25)
kasım indirimleri hep bindirim sonrası indirim oluyor. takip ettiğim bazı ürünler var atıyorum ayakkabı olsun normalde 5k olsun. kasım ayında diyorlar ki 7kdan 5.5k ya indi
daha bile pahalıya satıyor şrfzler
-1
neira
(27.10.25)
takibe al fiyatları, kasımda bir şeyler yakalanabiliyor.
0
adivar
(27.10.25)
Merkür retroya gidiyor, elektronikler konusunda sıkıntılar daha fazla yaşanabilir bu dönemde. Bence merkür retrosunun çıkmasını bekle.

Gerçekten olacağından değil, bu dönemlerde çok mecbur kalıp elektronik eşya alıp hiç problem yaşamayanlar da var ama böyle bir bilgi varken bile bile gidip para verip sorun yaşamak insanı çok rahatsız eder diye söylüyorum, benden duymasan başkasından kesin duyarsın çünkü.
-1
muhayyer divan
(27.10.25)
Müşkülpesent bir insan değilsen indirimleri bekle.
Özellikleri tam istediğin gibi olmayan ama fiyatı ciddi indirime girmiş bir şeyler yakalayabilirsin.

Televizyonda istediğin özellikler belli, bu konuda titizsen şimdiden al, geç.
Akakçe’ye bakmayı unutma aman ha.
0
michael_knight
(27.10.25)
(9)

İnsanlar doğuştan…

pek iyi degilim bugunlerde
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.

Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı sizce?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(27.10.25)
İyidir. Yaşadıklarıyla kötü olur. Haksızlık ne konuda? Herkesin kendince haklı bir sebebi olabilir. Sadece buna bakılarak insan kötüdür denemez.
0
arbre
(27.10.25)
hangi yönünü beslerse o.
+1
deartheodosia
(27.10.25)
Ben bu tip yaklaşımları pek anlamıyorum cidden. Şartlara göre değişmiyor mu? İnsan açken, rekabet halindeyken, kısıtlanmış hissederken kötü; iyi kötü bir stabil hayatı varken, ihtiyaçları karşılanıyorsa, rekabetten uzakken iyi olabilir.

Sizin verdiğiniz örneği de tam anlamadım. Doğuştan bir karakter hakkında konuşurken "haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışmak" nasıl bir kıstas olabilir ki? İnsan doğuştan mı haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışıyor? Şu denebilir belki, insan yetişme çağında "iyiliği" öğreniyor. Çocuklar bencildir, paylaşması gerektiğini yeri gelip ailesinden veya çevresinden görerek öğrenir. Çocukların dürüstlük hassasiyeti yoktur, kolay yalan söylerler. Yalan söylememeleri gerektiğini yaşayarak ve görerek öğrenirler. Çocuklar çıkarı için kardeşlerini ve arkadaşlarını kolayca satabilir. Empati kurup karşılarındaki kişinin perspektifinden bakabilmeyi ve ayıp kavramını eğitimle veya gözlemle öğrenirler. Ancak bu bence doğuştan kötülük anlamına gelmiyor.
+1
akhenaten
(27.10.25)
dogustan kotuyuz, iyilik ogrenilen birsey diye dusunuyorum.
0
cooperr
(27.10.25)
İyilik de kötülük de insanın kendi yorumudur. Güzel gibi çirkin gibi. Güzel ahlakı kötülük olan gören bir beyin için insan doğuştan kötüdür çünkü insan adaleti doğuştan benimser ve adalet güzel ahlak unsurudur.

İyilik kötülük yakıştırması hangi beyin tarafından hangi durumlar için yapılıyor o önemli. Herkese göre değişebilir yani. Ortak değerlerin olmadığı yerlerde özellikle.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
ünv'ye yeni başladığımda hoca sınıfa evrensel ahlak var mıdır yok mudur diye bir soru attı, çoğu kişi parmak kaldırıp "evet vardır, şundan şundan ötürü.." diye uzun uzun anlattı yorumladı vs.

hoca ardından yeni gine'de antropologların 20. yy başlarınnda izlediği bir kabileden bahsetti;

bu kabilede yetişkinliğe geçiş sürecinde erkekler bir sınava tabi tutuluyorlar: komşu kabilenin değerli bir malını veya eşyasını çalıp getirmek. sadece bunu gerçekleştiren erkekler kabilede yetişkin bir birey olarak saygı görüyorlar ve erişkin olarak kabul ediliyorlar.

ahlak ve beraberinde gelen "iyilik", "kötülük"; bunların hepsi toplumsal norm'larla oluşan değerler. yeni gine örneğinde mesela "başkasının bir şeyini çalmak" o toplumda ahlak kullarına uygun bir gelenek olarak yerleşmiş. bu yerleşmiş gelenekler ve kültürler binlerce, hatta belki onbinlerce yıldır insanı biçimlendirip şekillendirdi (bunun içerisinde "iyi" ve "kötü" algımız da var)
0
makbur
(27.10.25)
Şu dünyada insanın iyi olduğunu düşünmek bile sıkıntılı bir durum. İnsan yok etmeye planlanmış sıra kendisini yok etmeye geliyor.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
Kötü olarak adlandırırsın sanırım.
Öncelikle hayatta kalmak, sonra da daha iyi bir hayat yaşamak için her şeyi yapacak şekilde doğar insan.

İyilik olarak adlandıracağını düşündüğüm empati kurma, başka hayatlara saygılı olma, bir toplulukla uyum içerisinde yaşama sonradan öğrenilen özellikler diye düşünüyorum.
+1
michael_knight
(27.10.25)
Kötüdür çıkarcıdır hasettir kıskançtır
0
Hallegadola
(28.10.25)
(11)

eşyalardan kurtulma sanatı

turk kizi
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindseti
nasıl elden çıkarıyosunuz eşyalarınızı? bi tık daha ufak bi eve geçiyoruz ama beni zorluyor eşya azaltmak, hep ıvır zıvır tutasım geliyor, asla kullanmadığım piknik sepeti, içini dolduramadığım şaraplık, koyacak yerimin olmadığı bar falan. Bana bu süreçte bir şeyleri düşünmeden attıracak bi mindsetin vahiy olarak inmesi lazım. Satacak vaktim yok, atınca çok acıyorum o eşyaya.
Satacak vaktim yok demişken mesela asla atmaya kıyamadığım the office ve dunder mifflin tabelaları var büyük baya. Onları satayım bugün yarın kadıköyden teslim alabilecek varsa. Çözelim benim şu hoarding problemimi.
+1
turk kizi
(27.10.25)
Eşya fazlalığı hayat kaliteni düşüren bir olay o eşyaya yılda 1 kez bile ihtiyacın olmuyor ama hergğn kaliteni düşürüyor bu şekilde düşün at biz attık çok rahat ettik.
+1
basond
(27.10.25)
konmari metodu diye aratıp güzel anlatılan birkaç videosunu izlerseniz bu konuda gerçekten çok fayda görürsünüz. pandemi zamanı uygulamıştım şimdi yeniden yapacağım ev taşacak noktaya geldi çünkü
0
ofelia
(27.10.25)
foto falan olsa buradan çıkar belki? Örneğin hiç aklımda yok ama arkadaşım piknik sepeti demişti bir ara şimdi görünce aklıma geldi.
+1
kisa
(27.10.25)
Ben piyasasi olan urunleri kullanmiyorsam satmayi deniyorum. Piyasasi olmayanlari vermek bitik fiyata satmaktansa daha iyi geliyor. Simdi bir cocuk bisikleti var neredeyse hic kullanilmamis, ve zamaninda cok sacma bir fiyata alinmis. Satsam 1/10 fiyatina zor gider. Vermek daha iyi.
0
mbond
(27.10.25)
Bizim arkadaş grubumuz gelmişti eve 6-7 kişi. Evdeki gereksiz her şeyi attılar.
Çöpe gidecek diye ayırdıklarına en son bir bakıp onay verdim. Ev hafifledi ama yine de çok eşya ile yaşamaya devam ettik.
0
michael_knight
(27.10.25)
Özellille kiyafette şoyle yapiyorum, "son 6 ay icinde bunu hic giydim mi" diye soruyorum. Sezona göre 1 yil olarak da guncelleyebiliriz. Cevabim hayirsa atiyorum o esyayi.

"En son ne zaman kullandim" sorusu islevsel oluyo. Yakin zamanda kullanmamissam demek ki ihtiyacim olan bir sey degil. Hatira olarak saklamak istediklerimi tutup digerlerini atiyorum
+2
abuzer
(27.10.25)
farkli teknikler var ancak oncelikle hayat kalitenizi azalttigini fark etmeniz lazim. surekli ivir zivirla ugrasmak, surekli bir seyleri yerlestirmek, yer bulmaya calismak, ne neredeydi vs. bunlar siz fark etmeseniz de beyninizi bosa yoruyor.
vaktiniz yok sanirim ama ilerisi icin her gun 1+1 sey atma teknigini deneyebilirsiniz, ilk gun 1, ikinci gun 2, ucuncu gun 3 otuzuncu gun 30 vs. diye gidiyor. Ay sonunda epey bir seyden kurtulmus oluyorsunuz. bir anda atmaktan daha iyi gelebilir.
eger kadinsaniz ve kardesiniz/arkadaslariniz varsa, bir gun rica edip tum gardrobu birlikte bosaltmak hem keyifli hem kolay. biz duzenli olarak bunu yapiyoruz mesela.
bir de su var, sizin hic kullanmadiginiz evde bosu bosuna tuttugunuz bir sey ya da giysi aslinda birinin ihtiyacini karsilayacak, bence bu cok guzel bir duygu, o nedenle durustlukle ise yaramayan her seyi bir araya getirip kadin siginma evlerine ya da ogrencilere bagislamak acayip bir duygusal tatmin de sagliyor.
son olarak sivri sinek onemli bir noktaya parmak basmis, ya almayi birakacaksiniz ya da aldiginiz her esyanin yerine bir sey atacaksiniz yoksa surdurulebilir olmaz.
+1
kassiopeia
(27.10.25)
biz kendi aramızda takas yapmaya gayret ediyoruz, wp grubuna foto atıyoruz şuna ihtiyacı olan var mı diye. olan varsa doğrudan o geliyor alıyor. ordan kimse çıkmazsa ofiste birbirimize soruyoruz. ordan da çıkmazsa eve temizliğe gelen ablaya veya apartman görevlisine soruyoruz. illa çıkıyor ihtiyacı olan biri.

eşya ile neden bu kadar bağ kurduğumun üstüne çok düşündüm ben, ordan çıkan sonuçlarla anladım ki mevzu orda eşya değil, o eşyanın bende neyi, hangi duyguyu, anıyı vb. ifade ettiği. bu yöntemle o kadar çok eşya çıkardım ki evden, inanamadım. bu fikri de bir deneyebilirsiniz.
+1
Phoebe
(27.10.25)
ev taşırken acelem vardı fazla eşyaları spotçuya yok pahasına vermiştim.
0
inheritance
(27.10.25)
benim için de sıkıntılı bir durum olduğundan yanıtları tek tek okudum . 4+2 dublex 250 m2 evden 100m2 eve geçtik ve ister istemez ilk taşınma telaşıyla sevdiğimiz kullandığımız eşyaları atmak vermek zorunda kaldık ama hala sıkış tepiş ev .
facebook atmaver grubundan çok eşya verdim .
keşke ekşi duyuru da fotoğraf ekleyerek birşeyleri gerçekten ihtiyacı olan birileri ile paylaşabilsek .
@kassiopeia her gun 1+1 sey atma teknigini deneyeceğim çok mantıklı güzel bir fikir .
0
devilone
(27.10.25)
ben de eşya tutmayı seven biriyim. ama bazen fenalık basıyor ve ıvır zıvır ne varsa toplayıp çöpe atıyorum.
0
art cat chocolate
(28.10.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.