Dün akşam bir kedi soğuk havadan kaçıp bizim eve sığındı. Eşim eve geldiğinde kapının önünde bir terlik üstünde yatar halde bulmuş. Bizden medet ummuş dedik, eve alıp sahiplenmeye karar verdik. Son derece sıcak kanlı, 6-7 aylık bir dişi.Sanıyorum burnu tıkalı, nefes alırken ve mırlarken çok ses çıka
Dün akşam bir kedi soğuk havadan kaçıp bizim eve sığındı. Eşim eve geldiğinde kapının önünde bir terlik üstünde yatar halde bulmuş. Bizden medet ummuş dedik, eve alıp sahiplenmeye karar verdik. Son derece sıcak kanlı, 6-7 aylık bir dişi.
Sanıyorum burnu tıkalı, nefes alırken ve mırlarken çok ses çıkarıyor. Birkaç kez hapşurduğunu, aksırdığını da gördüm. Halsiz, az hareket ediyor. Bakışlarında da hafif bir baygınlık var. Akşam bir kez kustu, tüydendir dedim fakat hala ara sıra hafif öğürür gibi hareketler yapıyor.
Pazartesi veterinere götüreceğim. O zamana kadar mama, su, sıcak ortam dışında kediyi rahatlatacak ne yapabilirim?
0
joker hakki (30.01.21)
geçmiş olsun. kış günlerinde sokaktaki kedilere kefir veriyorum, severek içiyorlar. bir faydası olur mu bilmiyorum ama bir deneyin isterseni. hangi mamayı veriyorsunuz bu arada?
0
Fusha
(30.01.21)
Mide için kefir ve yoğurt. Soğuk olmasın. Temiz su verin, ilk aşamada 3-5 saat mama vermeyin. Midesi dinlenince kuru ya da az yaş mama verin. Dinlensin, yıkamayın. Yüzünü ve burnunu temiz bir nemli bezle temizleyin. Sıcak su torbası yapıp yanına koyabilirsiniz. Bunun dışında sadece uyuyup dinlenmesine izin verin. Başka yapacak bir şey yok. Ha bir de 24 saat açık veterinerler var. Belki yardımcı olabilirler.
0
prole
(30.01.21)
yine de siz bilirsiniz ama yakınlarınızda açık veteriner varsa götürebilirsiniz bugün. çünkü sokağa çıkma yasağı sıkıntı olmuyor veterinere giderken. belki acil bir şey vardır vakit kaybetmeseniz iyi olabilir.
0
ofelia
(30.01.21)
yoğurt ve kefir türü (süt ve süt ürünü) şeyler vermeyin, kedilerin sindirim sistemine uygun değil, ishal yapabilir ve bir de hastaysa, ki öyle görünüyor, bünyesi iyice zayıf düşer.
veteriner klinikleri hafta sonları açık ve veterinere gitmek yasak değil, yani bugün de götürebilirsiniz.
iştahı var mı? kuru mama gibi bir şey verdiniz mi? ya da haşlanmış tavuk gibi şeyler de olabilir. iştahı yoksa aşırı acil bir durum var demektir ama anlattığınız profil de acil görünüyor çünkü ne kadar zamandır böyle bir durum olduğunu bilmiyoruz.
sadece soğuk algınlığı ya da üşütme de olabilir, parazit de olabilir, kediler arasında bulaşıcı olan (insana bulaşmaz) virütik başka bir şey de olabilir, kronik bir hastalık da olabilir. maalesef belirtiler birçok duruma uygun olduğu için tahmin etmek zor.
ben de pazartesiyi beklemeyin derim.
bunun dışında şu an için mama, su, sıcak ortam dışında kediyi rahatlatacak bir şeye gerek yok, kendi haline bırakın yeter. zaten hasta olduğu için büyük ihtimalle bol bol uyuyacaktır.
güle güle büyütün.
edit: normalde kediye kefir vermenin zararı değil, faydası bile var. fakat bazen kediyi ishal yapabiliyor. kefir değil de, yoğurt daha çok diyelim. benim sağlıklı kedilerim bile bazen yoğurt yediklerinde ishal olabiliyorlar. şu andaki sağlık durumu nedeniyle ishal olmasına neden olmak çok yanlış. o açıdan ne olur ne olmaz, vermeyin.
ek olarak, kedinin sevmesiyle bunun ilgisi yok, kediler kendilerine zararı olan birçok şeyi bayıla bayıla yiyebilirler.
0
blatta hiberna
(30.01.21)
Yoğurt ve kefir zararlı değil, süt zararlı. Yanlış biliyorsunuz hocam
0
Fusha
(30.01.21)
Arkadaşlar maalesef özel veteriner masrafını karşılayacak imkanım yok şu an. Belediyenin veterinerleri yardımcı oluyorlar fakat hafta sonu olduğu için mümkün değil. Madem imkanın yok neden kedi sahipleniyorsun diye ezberden tetiklenecek arkadaşlar; kedi bizi sahiplendi, medet ummuş bizden, sokakta bırakacak halimiz yok. Mecburen pazartesiyi bekleyeceğiz.
Süt ürünleri konusuna gelirsek, kedilere verilmemesi gerektiği söyleniyor genelde. Süt ürünleriyle sıkıntı yaşayan kediler gördüğüm gibi bayıla bayıla ve sorunsuz şekilde tüketen kediler de biliyorum. Şu hastalık döneminde risk almamak için bizimkine vermeyeceğim.
Su, mama, sıcak ortam, ilgi ve şefkat eşliğinde gözlemeye devam etmekten başka yapacak bir şeyim yok anladığım kadarıyla.
İlgilenen herkese teşekkür ederim.
0
🌸joker hakki
(30.01.21)
Hocam kedinin bayıla bayıla yemesi bir şey göstermez bize. Sütü seve seve içerler ama zararlıdır. Kefiri de seve seve içerler ama faydalıdır. Süt ürünleri olarak genellemek doğru değil.
0
Fusha
(30.01.21)
Sokak hayvanlarına uygun fiyattan yardımcı olan bir veteriner kliniği bulduk. Kediyi veterinere götürdük, tedavisine başlandı. Yardımcı olan herkese tekrar teşekkür ederim.
0
🌸joker hakki
(30.01.21)
Nesi varmış? Geçmiş olsun, sahiplendiğiniz için sizi tebrik ediyorum:)
0
megalomaniac
(30.01.21)
Deri mantarı ve yer yer tüy dökülmesi var. Mantarın ciğerine de ilerlemiş olabileceğinden şüpheleniyor veteriner. Hafif aksırık ve hapşuruklar devam ediyor.
Asist ve antibiyotik iğnesi yapıldı. 3 gün boyunca antibiyotik iğnesine devam edilecek. Tüyü dökülen yerlere sık sık batikon sürüyoruz.
Neredeyse hiçbir şey yemiyor. Yaş mama yiyor fakat yediğini de direk kusuyor. Mama parçalarını bütün çıkarıyor. Bir köpek dişi haddinden fazla büyük, ağzının dışına taşıyor. Bu sebeple iyi çiğneyemediğinden şüpheleniyorum. Belki de sadece sindirim problemidir. Yaş mamayı son seferde iyice ezerek verdim. Şimdilik kusmadı.
2 gündür çiş ya da kaka yapmadı. Çok halsiz.
Umarım iyileşir.
0
🌸joker hakki
(31.01.21)
dişini muhtemelen düşürecektir, ondan uzamıştır o şekilde. önemli değil o, yani yemeye devam edebilir, engel olmaz bir şeye.
iştahsızlığına veteriner ne dedi? iştahsızlık büyük problem, umarım antibiyotik tedavisiyle iyileştikçe toparlanır. toparlanmazsa bilinmeyen bir şeyler var demektir. bu süreçte eğer verebiliyorsanız yaş mama olarak veterinerden a/d mama alabilirsiniz, o iyi toparlar.
serumla falan desteklemiyor mu veteriner peki?
0
blatta hiberna
(31.01.21)
Az sonra tekrar antibiyotik vurdurmaya götüreceğim, sorarım. Aslında iştahsız değil. Kuru mamaya yanaşmadı. Yaş mama koydum mu hapur hupur yiyor, sadece kusuyor hemen ardından. İyice ezip verdiğimde kusmadı.
Dişi umarım düşer. 6-7 aylık, bu saatten sonra düşer mi emin olamadım.
0
🌸joker hakki
(31.01.21)
dişi süt dişi olduğu için düşmüyor. kedilerde bazen olur bu. yaşlı ya da orta yaşlılarda da oluyor.
eğer çok besinsiz kaldıysa, çok hasta olduysa diş düşürmesi normal. ama hayatına devam etmesine engel teşkil etmez. aşırı durumlarda hiç dişi kalmasa bile, sağlıklı olduğu sürece en kötüsü çiğnemeden yutmayı öğrenir yani.
ama dişi düşecek diye yemek yemezlik etmez. yaş mamayı dolaptan çıkarıp soğuk vermeyin. oda sıcaklığına gelsin öyle verin. soğuk mama kusturur. onun dışında her yediğinde bu denli kusması normal ve iyi değil, onu da veterinere danışın. eğer şimdiki durumunda kusma normalse, mide destekleyici bir ilaç verebilir. bu süreçte çok iyi beslenmesi önemli çünkü.
bir de kuru mama yemesi lazım çünkü yaş mamanın maalesef pek besleyiciliği yok. yaş mamanın içine kuru mama karıştırın biraz. yaş mamanın suyundan da koyun, kuru mamayı karıştırıp bekletin biraz. o kuru mamaları yumuşatır ve şişirir. dişinden dolayı kuru mama yemekte zorlanıyorsa o şekilde rahat yer. kuru mama kilosunu koruması hatta kilo alması için gerekli.
Tek gecelik görüştüğünüz ama romantik bir şeye de evrilebilecek bir gecenin ardından kafalarda ufak bir kuşku kalınca ortak bir karar olarak ertesi gün hapına başvurmayı planlıyorsunuz.Siz erkek tarafısınız, karşınızdaki kişi ise kadın.Ertesi gün, erkek tarafı olarak kadın rahatsız olmasın diye hapı
Tek gecelik görüştüğünüz ama romantik bir şeye de evrilebilecek bir gecenin ardından kafalarda ufak bir kuşku kalınca ortak bir karar olarak ertesi gün hapına başvurmayı planlıyorsunuz.
Siz erkek tarafısınız, karşınızdaki kişi ise kadın.
Ertesi gün, erkek tarafı olarak kadın rahatsız olmasın diye hapı alıyorsunuz. (O da bunu tercih ediyor) Tam ayrılırken ne yaparsınız, içmesini görmek ister misiniz yoksa o kısmı ona mı bırakırsınız?
Eğer kadın olsanız ve erkek kişisi, yanınızda içmenizi rica etse tepkiniz ne olur?
0
parcaliham (27.01.21)
hap ortak kararla alınmış. içme kısmı kadına kalır. zorla hap yutmasını isteyemem. tercih tamamen kadının.
0
uuth
(27.01.21)
bozulurum. içeceksem de bu ricadan sonra asla yanında içmem. ayrıca romantik bir şeye evrilme ihtimali ortadan kalkmış olur.
hapı hiç içmemeyi de düşünüyor olabilir kadın bu arada. sırf için rahatlasın diye aldırmış olabilir. bu da bir ihtimal. ama bunu sorma ve bilme bence, daha iyi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(27.01.21)
İçer geçerim. Kötü benzetme olacak ama babamın oğlu değil ya neyime güvenecek? Problem etmezdim.
0
elorelia
(27.01.21)
Tek gecelikse yapılabilir ama zorbalıkla değil tabi ki. Tek gecelik değilse, bir daha yüzünü görmek istemem o arkadaşın.
0
megalomaniac
(27.01.21)
Kadının doğurmak gibi bir amacı yoksa bu mevzuyu takmaz ama erkek "illa görcem" diye direttiyse bir daha görüşülmez.
0
lcha
(27.01.21)
Ben erkeklerin hamilelik konusunda kadın tarafına güvenmemesi tavrını anlamıyorum. Kadının hamile kalmayı senden daha fazla sorun edeceğini tahmin etmek niye bu kadar zor ki? En kötü ihtimalle kaçıp gideceksin, olan kadına olacak.
Ne olacağını sanıyorsun, sırf senin gıcıklığın için mi doğuracak o çocuğu? Ya da sana o kadar aşık ki çocuk bahanesiyle mi yüzüğü takmaya zorlayacak?
0
Jux
(27.01.21)
Herhalde tuhaf bulup yanında içer paranoyağa bak derim içimden. Bazen benim de kuşkucu düşüncelerim olduğu için yargılamam galiba. Tavır falan da önemli ama burada.
0
turkce konusan uzayli
(27.01.21)
Tanımadığı, doğru düzgün vakit geçirmediği adamdan çocuk doğurmak isteyecek vizyonsuzlukta biri olduğumu düşünmesine yol açacak ne yaptım diye düşünür, kendini kaf dağında gören bu adamla bir daha görüşmezdim. İlacı da imkanım olsa sekiz kere falan içerdim.
0
ruhen hastayim ben
(27.01.21)
Zengin çocuğu değilseniz sorun etmeyin. Zengin dediysem bir marka değerine sahip kişilerden bahsediyorum.
0
Unde bach canim
(27.01.21)
burada kişisel anılara pek girmem ama ben bir kere yaşadım bunu.
kendisi doktordu, birlikte bir gün geçirdik. ki geçirdiğimiz tek gün de o oldu zaten ama tek gecelik gibi bir tarz da yoktu aslında. bir ilişki olmasa da, önceden bir diyalogumuz vardı, sonra da devam etti. neyse, "günün" sona erdiğine karar verince yan yana otururken ilacı istedi, öyle bir ortam oluştu ve ilacı içirdi bana bir şekilde.
böyle yazmam genelde ama büyük öküzlük, çapsızlık, artık ne derseniz. ki bu genel halinin yanında kibarlık kalmıştı sağ olsun.
ruhen hastayim ben +1000
hamile kalmasından bu kadar endişe duyacağınız biriyle birlikte oluyorsanız kendiniz korunun.
0
blatta hiberna
(27.01.21)
@Jux, anlamayacak bir şey yok. Tamamen orta doğudaki yetiştirme tarzı ile ilgili bence.
Bir kadının günümüz Türkiye'si ve aile yapısında evlilik dışı hamile kalmasını ne kadar istemeyeceğini, korkacağını hepimiz biliyoruz.
Korkmasa bile tek gecelik ilişkiden bir çocuk dünyaya getirmemek isteyeceğini, iki tarafın da rızası olmadan aklı başında kimsenin bunu yapmayacağını da biliyoruz.
Eskiden birini hamile bıraktığında evlenme zorunluluğu gibi saçma bir gelenekten gelen toplumun korkularını hiçe sayamazsın. Erkek çocuklar yetiştirilirken "aman oğlum gül gibi çocuksun dikkat et uçkuruna sahip çık etraf cin gibi kız kaynıyor, biri gelir senden hamile kalır sonra uğraş dur" diye yetiştirildiği için, günümüzde böyle durumlar çok çok nadir de olsa erkeklerin içinde bu tarz korkuların olabileceğini tuhaf karşılamak tuhaf asıl bana göre. Özellikle ergen kızlarımızın ne düşünüp de ne yaptığını kestiremeyiz. Ailesinden ve hayatından memnun olmayan, bir şekilde kaçıp kurtulmayı düşünen bir dünya kız da var. Değişik bir psikolojiyle sevdiği adamın çocuğunu doğurmayı düşünebilir. Adamın mutlu olacağını düşünebilir.
Aklı başında yetişkin insanlar yapar mı.. pek sanmıyorum ama muhakkak yaşanmıştır. Hamilelik konusu evli değilsen ülkemizde ciddi bir konu. İki taraf da gayet korkabilir. İki taraf da bi zahmet iç rahatlatıcı davranmalıdır. Kendi düşüncem budur. Kadınların içi rahat etsin diye normalde "bu bana güvenmiyor mu ya" diye bozulunacak yerde "ya şimdi korkularını anlıyorum neyse yapayım bari" diye alttan alınan ve yapılan çok şey vardır. Kadınlar da yapsın ve bozulmasın bir zahmet. Yine de güven duymayı tercih ederim. Hiç böyle bir teklifte bulunmadım. Güvensiz biriyseniz oldu olacak yuttuktan sonra aç bakıyım ağzını deyin çünkü yutmuş gibi de yapabilir. Te allahım abartmaya gerek yok. Ama bu tarz iç rahatlatıcı isteklere şaşırmaya da gerek yok. Kim ne yaşadı ne gördü ne duydu bilemeyiz.
Malum ülkedeki genç nüfusun belki de çok büyük bir çoğunluğu bir yolunu bulup gitmek istiyor ülkeden. Yani en azından benim sosyal medyada gördüğüm kadarıyla böyle. Merak ettiğim hala bu ülkede umudu olan, her şeye rağmen Türkiye’de yaşamaktan memnun olan insanlar var mı? Neden gitmek istemiyorlar,
Malum ülkedeki genç nüfusun belki de çok büyük bir çoğunluğu bir yolunu bulup gitmek istiyor ülkeden. Yani en azından benim sosyal medyada gördüğüm kadarıyla böyle. Merak ettiğim hala bu ülkede umudu olan, her şeye rağmen Türkiye’de yaşamaktan memnun olan insanlar var mı? Neden gitmek istemiyorlar, ne cazip geliyor onlara bu ülkede?
Gitmeyi düşünenlerin de cevaplarını bekliyorum nedenleriyle. Yani neden Türkiye’den gitmek istiyorsunuz ya da istemiyorsunuz? Yaş ve cinsiyet de belirtirseniz güzel olur.
0
ms brownstone (24.01.21)
Baştan söyleyeyim belki imkanım olsa giderim , sonra ulaşamadığın ciğer mındar hesabı olmasın. Biraz da zora gelemeyen bir yapım var komfor bölgemden çok çıkmaya meyilim yok hele tek başıma. Ama hiç y.dışında yaşama hayali de kurmadım.
Onun dışında vatanı seviyorum, toplumun tarihini kültürünü samimiyetini. Dilimizi de çok seviyorum.
28 E
Edit: bu arada farklı yıllarda 1 ay İngiltere 2 ay da Almanya olmak üzere y.dışında kaldım.
0
fezagezgini_4
(24.01.21)
31 yaşındayım, 1 sene kadar yurtdışında yaşadım önceden, erasmus ve staj dolayısı ile. İş dolayısıyla sürekli yurtdışına gidiyorum, aşırı bir hevesim kalmadı yani bunun için. Çalıştığım iş dövizle kazanmanın mümkün olduğu bir sektör (bilişim sektörünün bi alt dalı), türkiye'de iyi para kazanınca bir avrupa ülkesinde yaşayamayacağın kadar lüks ve rahat bir hayat yaşayabiliyorsun. Zaten maddi olarak belli bi eşiği aştıktan sonra, duygusal faktörler devreye giriyor, rahatımı bırakıp başka ülkede göçmen olmanın dertleriyle uğraşmak istemiyorum, ailem burada, düzenim burada vs vs. Yani genel olarak gidişattan memnunum. Yurtdışında yaşadığım dönemde de insanların önyargısıyla uğraşmaktan, vizesi derdi gerginliğinden nefret etmiştim ki hiç ırkçılıkla karşılaşmadım ona rağmen böyle oldu. Göçmen olduğunda düşünmen gereken binlerce farklı konu olduğu için tüm potansiyelini tam olarak işine yansıtamıyorsun (mesela patrona karşı çıkman gereken bir durumda "lan neyse şimdi vizeyi tehlikeye atmayayım" deyip susuyorsun, ama o riski alabilen adamlar yükseliyor) Sessiz sakin bi hayat yaşıyorsun yani mecburen.
Şu anda yeni mezun olsaydım, ne bileyim ailemi bu kadar önemsemeseydim, en önemlisi de iyi para kazanabileceğim bir iş alanını keşfetmiş olmasaydım muhtemelen yurtdışına taşınmak isterdim. çünkü ortalama insana avrupa çok daha iyi bir hayat sunuyor, ama ortalama üstü olduğunuzda ciddi sınırlar var ne uzuyor ne kısalıyorsun. o sınırlar da türkiye'de yok. trilyoner de olabiliyorsun, sokakta da kalabiliyorsun.
0
roket adam
(24.01.21)
şimdi ben italya ve norveç gibi iki ülkeye gittim. en çok norveç'te kaldım.
öncelikle oraya gidince bi b.k olmuyor. sen orada immigrant sın. yani kendi ülkesinde barınma için yeterli yetenekleri olmayan buraya gelip kimsenin yapmak istemediği işleri yapan kişi.
ama CEO bile var diyenler var.
evet çünkü senin profilinde o firmaya kimse ceo olmak istemiyor. benim danışmanlık verdiğim firmada ceo türk'tü ve ağzına sıçıyordu tasarımcılar. çünkü tasarımcı ceo'ya git şunu al diyor ceo para yok diyor tasarımcı bana ne lan git para bul o zmn diyor.
böyle bir sistemde firma ceo bulamazken oradan immigrant ın biri çıkıp tüm stressi üzerine alıyor iş bitince türkiye'deki gibi ceo mu taktiri alıyor dersiniz? hayır tasarımcı.
dış ülkeye hangi şartlarda gidilir? örnek veriyorum ailen vardır çocuğunun eğitimi için gidilir. çocuğum dünya vatandaşı olsun diye gidilir. biz zaten çekirdek aile içerisinde yaşıyoruz ve öylede yaşayacağız 10-15 yıl dersen bu şekilde gidilir.
ama ben tek başıma norveç'e gidecem orada 20 yıl yaşarım diyorsan o biraz cahillik kusura bakma.
bence bir yere yerleşmeyi düşünmeden önce en az 3 hafta kalıp sosyal hayatına bakmak lazım. internetten 2 resim görüp tav oluyor insanlar ki cidden cahillik.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
36 yaşında bir erkeğim. burada faydadan ziyade pişmanlık kıyaslaması uygun olur. gidersem, kaldığımdan daha çok pişman olurum, gözüm arkada kalır çünkü.
0
uuth
(24.01.21)
Aslında ben gitmek isteseydim şimdiye kadar gitmeyi denemiş olurdum. Almanya'da çok akrabam var. Kalacak yer sorunum bir süre olmazdı. Euronun daha düşük olduğu zamanlarda Erasmus olsun, staj olsun gitme şansım olabilirdi. Üniversiteden sonra da olabilirdi. İlgimi çekmedi doğruyu söylemek gerekirse. Belki de konfor olarak işime gelmedi. Türkiye'den ne olursa olsun gideyim kafasında olmadım hiçbir zaman. Gelecekte gitmek istersem de gerçekten hayat kalitemi artıracak yerlere gitmek isterim. Mühendis olmama rağmen Almanya düşünmüyorum nedense. Ben gidecek olsam ABD, İngiltere, İspanya falan isterdim. Gitmek istememin nedeni de aslında doğal güzellik, güzel şehirler. 27E
0
dissendium
(24.01.21)
Sosyal ortam.
Iyi egitimli, iyi kariyerli ve en onemlisi de uyum/dil sorunu cekmeyecek iki cok yakin arkadasimi silah zoruyla dahi Almanya´ya yerlesmeye ikna edemiyorum. Ikisi de kadin, neredeyse 30 yasindalar.
Inanilmaz sosyal insanlar, buyuk sosyal cevrelere aidiyet hissetmedikce iyi hissetmiyorlar. Avrupa´da yasadilar ve buradaki insan iliskilerini tatmin edici bulmuyorlar.
0
buf-e kür
(24.01.21)
Guzel bir evde misafir olmaktansa, kendi evim her zaman daha cazip benim icin. Meslek, cv, dil itibariyle gitmek mumkundu ama daha mutlu olacagima inanmiyorum. Aile, sosyal yaşam, yabanci dilde yasam (bilsen bile yorucu oldugu kanaatindeyim, hastaneye gitsem doktoru tam anlarmiyim, mizaha ortak olabilir miyim vb.) gibi bircok faktoru var.
0
pofudukayi
(24.01.21)
Bence yaş ilerledikçe herkes gençler kadar kolay karar veremiyor bu konuda. Bana öyle oldu. Eskiden bunun hayaliyle yaşardım şu an biraz çekiniyorum. Bir kere aile ve dostlar kısmı büyük sıkıntı. Ama farklı da bir deneyim imkanım olsa gider denerdim de kalmak için de güçlü nedenler var. En iyi nedenlerimden birisi ben gittikten sonra burada kalan küçük aile üyelerimi bu kokuşmuş zihniyetin ortasına bırakmak olur.
0
Kediyi üzdün
(24.01.21)
Ben gitmek istemiyorum. Üniversitede hayaller kurardim herkes gibi ben de ama iş hayatına, hayata girdikçe o işin oyle olmadığını anladım.
İyi bir maaşla ordan daha kral yaşarsın burada. Ama stres öldürür. :)
0
westblack
(24.01.21)
Ben de bir yandan gitmek istiyor bir yandan da gidemiyorum. Açıkcası gitmek zorunda hissediyorum kendimi. Geçen sene gidebilirken erteledim covid vs. bahane oldu. Daha önce almanya'da yaşadım hem her şey o kadar güzel ama bir yandan da o kadar zordu ki. Bildiğim her şey burada sonuçta. Kaç yıllık dostluklar vs. Bir seyler değişecek gibi olsa hiç düşünmem burada kalırım ama her şey giderek kötüleşiyor o yüzden iki üç sene sonra tekrar gitme ihtimalim olacak ve kendimi buna zorlayacak gibi hissediyorum.
0
turkce konusan uzayli
(24.01.21)
istesem gidip ABD vatandaşı olabilirdim. Gitmedim. Şimdiki mesleğimle de istesem gidebilirim. Öyle bir niyetim yok.
Muhalif faunusu içine kapılmazsanız o kadar da yaşanılmayacak ülke değil burası.
0
zoghurt
(24.01.21)
Gitmek isterim çünkü kaybedecek bir şeyim olduğunu düşünmüyorum, sıfırım zaten.
Türkiye'de krallar gibi yaşayacak bir gelirim yok ve olmayacak. İstediğim hayat standardını yakalayamayacağım. Üst düzey bir pozisyon ve maaşta değilim ve önümüzdeki 10-20 yıl da değişmeyecek.
Burada İstanbul'da rahatça yaşayıp üst düzey pozisyonu olan, kariyeri olan kişiyi anlarım, kaybedecek şeyleri vardır ve bunu korumak istiyordur ama sanırım yurtdışına yerleşmek isteyenlerin çoğunluğu benim gibi düşünüp kaybedecek çok şeyi olmayanlar. Edit: ve tabii huzur ve sağlıklı bir zihniyetin içinde yaşama isteği. Türkiye'nin hala huzurla yaşanabilecek bir ülke olduğunu düşünürler fazla iyimser.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.21)
Yurtdışından teklifler gelmesine rağmen buradayım hala. 25/e.
Çünkü hayat standartlarım iyi. Avrupa'ya gitsem kiradan falan sonra elime daha az para geçecek. Burada işyerine metro ile 7dk'da gidebiliyorum; arkadaşlarım burada, çok batılı yetiştirilmeme rağmen burada olan kültür ayrılığının orada daha fazla olacağından eminim. "Ama sen hiç Türk'e benzemiyorsun." ırkçı kalıbını duymaktan bıktım.
Not düşeyim, ülke ve insanlarının çöp olduğu konusunda herkese katılıyorum. Sadece haber izleyip diğer insanların çektikleri yüzünden çıldırmazsam hayatım oldukça iyi burada.
0
aguen
(24.01.21)
gitmek isteyen arkadaslarim 3 tipte, 1. Tr'de is ortamindan, imkanlardan tatmin olmayanlar 2. Tr'de de bisey olmayan hayalci tipler 3. Parayla ilgili
Ben geri dönmek istiyorum cunku isimde uluslararasi oldum zaten, ama sosyal hayatta almanya'da irkcilik görmedigim halde kendimi iyi hissetmiyorum.
0
wishmaythşngs
(24.01.21)
Gitmek istemiyorum, Türkiye ve İstanbul benim için cazip. Özellikle Linkedin üzerinden çok sayıda görüşme teklifi gelmesine rağmen mülakat dahi yapmıyorum. (33/E)
"Neden gitmek istemiyorsunuz" sorusu bile üzücü. Ailem, arkadaşlarım burada. Yaşadığım şehri, bölgeyi ve memleketimi seviyorum. İş anlamında seçeneklerim fazla. Niye gideyim ki? Kendi adıma gitmek için bir nedenim yok. Sevmediğim tonla durum var ama bunlar ülkeyi terk etmemi gerektirmiyor. Çok mecbur kalmadıkça bir yere gitmem.
Bir süre Avrupa'da kaldım. Sanılanın aksine muhteşem maddi şartlar yok, örneğin deneyimli bir yazılım mühendisi ay sonunu getirecek kadar para kazanır. Konut sorunu, istediğin evi kiralayamama problemlerin var. Maaşına oranla kiralar çok çok yüksek. Lokal dili bilmeden istediğin tarzda iş bulman sıkıntı. İş sözleşmeleri süreli. Ne kadar eğitimli ve nitelikli iş yaparsan yap "yabancı"sın.
0
Lethe
(24.01.21)
her şeye rağmen gitmek istiyorum çünkü burada sıfırım. yani sevdiklerimden başka kaybedecek bir şeyim yok. 27E
0
nothing in my way
(24.01.21)
ben varım. istersem muhtemelen 2 ayda iş bulup giderim. cehalet, ekonomik sıkıntılar, hükümet hepsinin farkındayım; ama sırf politik sebeplerden bu ülkeden kaçmak bana doğru gelmiyor. daha az kazanıyorum, medeniyet ve eğitim yerlerde; ama ben kendime bakarım arkadaş. oturduğum yer medeni, arkadaşlarım medeni. bana karışmaya teşebbüs edenlere haddini bildirecek özgüven ve statüye sahip olduğum için burada avrupa standartlarında yaşıyorum. o yüzden gitmek istemiyorum.
0
dokunmakalbime
(24.01.21)
yaş: dinazor. gençliğimde gitmek istemiştim aile izin + para vermedi + dili doğru konuşamamakta etkiliydi. (salaklık) yıllar içinde 15 e yakın ülke + şehir gördüm. gitmediğime pişmanlık duyarım hala. sonra okul bitti TR ye göre iyi işlere girildi + evlilik + çoluk çocuk. bu saatten sonra nereye gitçen? ha bir de muhaliflik vardı. şu zamanlarda 3-4. sıralarda :-)
0
ankarakecisi
(24.01.21)
immigrant olmak istemiyorum. rahat ve konforlu olmayacaksa kendi ülkemde yaşamayı tercih ederim.
0
deartheodosia
(24.01.21)
Ülkemden gitmek istemedim hiçbir zaman. Ama son zamanlarda çok korkar oldum bir kadın olarak. Tek başıma eve çıkacaktım, devamlı erteliyorum sebepsizce çünkü her an birileri (sucu, kargocu, mahalledeki herhangi biri) tecavüz edip beni öldürebilir evimde ve yaptıkları da yanına kalır. Bunun farkındalığıyla yaşamak çok ağır ve travmatik bir şey. O yüzden düzgün ve yasaların uygulandığı bir ülkede yaşamak istiyorum artık.
0
inawen
(24.01.21)
32 erkek kişisi olarak;
Fırsatım olsa giderim. Pek bir ümidim kalmadı. Çevremin yüzde 95'i, çok bilmiş insanlardan oluşuyor.
Beni, burada bağlayan etken yok. Annem babamın bir beklentisi kalmamış zaten. Bakıma muhtaç değiller. Bir yeğenlerim var, özleyeceğim. Kuzenlerim evli. Onların kendi bir hayatı var, her ne kadar iletişim de olsam.
Arkadaşlarımın çoğu evlendi, zaten normalde de pek sık görüşemiyorduk. Bir gün ansızın gitsem, kimsenin hoşcakal başkan, seni özleyeceğiz diyeceğini sanmıyorum.
Ne kadar becerikli bir insanım muamma. Gittiğimde kıyafetlerin yıkanması, yemeğin yapılması ve yıkanması, bir ton şey var.
0
put it in your appropriate place
(24.01.21)
Gittim döndüm. Özlüyorum bazı şeyleri ama orda ölmeyi asla düşünemedim. Arkadaş edinmek, uyum sağlamak vs. hiç zor şeyler değil, yeter ki maddi tatminin olsun. Ama bir türlü olmayan şeyler var, sevdiklerinin hepsini oraya getiremezsin. Türkiye'ye her gelmende misafir gibi hissetmek de çok batıyor. Burda kimseye kendimi ispatlamak zorunda hissetmiyorum ama orda bu konu benim içimde geçmeyen bir huzursuzluğa dönüşmüştü. Polis görünce ben neden tedirgin olayım ayol?! Polis kim? Üstümü bile arayamaz. Alışmışım bi kere... 30 K.
0
megalomaniac
(24.01.21)
ben gitmeyeceğim. onlar gidecek!!
0
unabomber
(25.01.21)
Yurtdisini ben luks bir restauranta benzetiyorum. Mekan super, servis harika, tabak canak muhtesem, atmosfer vs ust seviye. Yemeginizi seciyorsunuz, geliyor, tabak cok guzel dosenmis, siz de kopek gibi acsiniz zaten, derken bir isirik aliyorsunuz ve tadinin bombok oldugunun farkina variyorsunuz.
20 senedir kuzey amerika'da yasayan ve hala 30lu yaslarda olan biri olarak yazilanlarin cogu dogru ve bunu insanlarin gorebilmesine sevindim.
Adamlar maraba ariyorlar, o yuzden beyaz yakaya ben cikin gelin demem. Topu diktiyseniz ve ozellikle mavi yaka iseniz, dilinizin falan olmasina gerek yok disarda sizi hayal edemeyeceginiz bir hayat bekliyor, bir yolunu bulun ve uzayin.
Ama konforunu bozmaya korkan beyaz yakaysaniz, akliniza ilk gelen sey ulan yemekleri kim yapacak camasirlari nasil yikiyacaz ise, yurt disi deneyimizin 1-2 haftalik turistik gezilerden ibaret ise ve iyi kotu bir isiniz, duzeniniz var ise, uzak durun.
0
cooperr
(25.01.21)
her seye ragmen gitmeme degil, her seye ragmen donerim'e odaklanin bence. once gidin sonra pisman olursaniz zaten istediginiz zaman donersiniz.
0
baldur2
(25.01.21)
Ya ben de gitmedim ama sürekli bunun muhasebesini yapıyorum, anlatayım:
Öncelikle @roket adam +1. Yani şu an EU ortalamasının üstünde bir maaş alıyorum ama kira, hizmet vs. resmen bedava burada. EU'ya taşınsam süper zarardayım.
Öte yandan insan ve gıda kalitesi yerlerde. Koca ülkede güzel kahve, güzel et, güzel peynir, hatta güzel ekmek bile bulmak ölüm. Güzel insan da bulmak zor, insanların çok büyük bir kısmı ciddi psikolojik rahatsızlığa sahip ve bu ekonomik sebeplerden çok kültürel nedenlere dayanıyor. Bunu arkadaşlıktan ziyade kadın-erkek ilişkileri üzerinden söylüyorum. Çok saçma kültürel kodlar var, beni darlıyor. İş dünyasındaki etik vs. konularına hiç girmiyorum.
Herhangi bir vatan sevgim yok. Arkadaş ortamım güzel ama dünyanın neresine gitsem 1-2 senede benzer bir ortamı kurarım muhtemelen, sosyal bir insanım. Hayat kalitesi vs para açısından bakınca da hayat kalitesi daha ağır basıyor.
Yine de EU'ya gitmem. Güzel maaşlı bir US işi bakıyorum, karantina vs. olayları geçince ufaktan başvurulara başlarım.
28 / E
0
plutongezegendegilmi
(25.01.21)
30-K
yurtdışında iş aramıyorum. ama güzel bir iş teklifi alsam giderim. gene de bir süre sonra dönerim herhalde. ya da bilmiyorum, oradaki tutunma, sosyal çevre edinme durumuma bağlı. özetle, "yeter ki yurtdışına bir kapağı atayım, ne iş olsa yaparım" kafasında değilim, oraya gidip sürünmek ya da zaman zaman ikinci vatandaş olarak görülmek istemem. güzel şartlar olmalı önce. çünkü şu anda da işim iyi, çevrem geniş ve TR standartlarının üzerinde yaşıyorum. kaldı ki lükse düşkünlüğüm de yok. kazandığım paradan bağımsız olarak çok az harcıyorum. para sıkıntısı çekmeyince türkiye çok güzel ülke. tatile gidilecek bir sürü yeri var. denizi, havası, doğası güzel. alışveriş, yeme içme ucuz. tiyatro, sinema, çok bilindikleri yanında çok alakasız spor aktiviteleri var ve bunlara çok rahat ulaşabiliyorum. yurtdışında ekstrem bir spor yapmak, bir hobi edinmek çok daha pahalı.
diğer yandan, bir sürü konser ve festival kaçırıyoruz burada. sonra, trafiğinden nefret ediyorum. ama ona da çok nadiren giriyorum aslında. bir de yozlaşmış ve yobaz bir kesim var tabi pek görmek istemediğim. ama onlarla muhattap olmayınca ve onların sayıca azınlıkta olduğu bir bölgede yaşayınca (kendi adıma konuşursam kadıköy) zaten fazla göze batmıyorlar.
bir kadın olarak sokakta tecavüz edilip öldürülürüm ve katillerim davulla zurnayla halay çeker korkum yok. bunlar oluyor malesef ama bana sanki benim başıma gelmezmiş gibi geliyor. bakalım hayırlısı. kaldı ki, bunlar oluyor diye ülkeden kaçmak bana göre değil. daha çok kalırım, daha çok karşılarında durmak isterim.
Soyle icine hile hurda karisyirmayan, petegi dogal, hatta mumkunse kovandaki butun bali alip ariya sekerli su birakmayan insan evladi bir bal ureticisi var midir?
Soyle icine hile hurda karisyirmayan, petegi dogal, hatta mumkunse kovandaki butun bali alip ariya sekerli su birakmayan insan evladi bir bal ureticisi var midir?
2 senedir buradan alış veriş yapıyorum, özellikle karakovan için. Petekli bal seviyorsanız tavsiye ederim .Geçende gümüşhane'den birinin balını tavsiye ettiler ısrar kıyamet o da karakovan aldım , geleni olduğu gibi tavsiye edene hediye ettim. Çok alıştım ben bu harşena balına sanırım diğerlerine dudak büküp duruyorum.
0
synax
(24.01.21)
Eğriçayır demeye geldim ben de, 4 yılda bir düzenlenen Dünya Arıcılık Kongresinde yine ödül aldılar, organik bal üretimi yapıyorlar.
0
Rh Negatif
(24.01.21)
bizim arkadaş var ama şu an bal yok kalmadı bir sonraki sezon diyor(yakın zamanda sordum almak için) ha arkadaş dediğim öyle marka falan değil fabrikasyon içinize sinen bulamazsanız şu sıralar çiçek olmadığından öyle kendi işini yapanlardan falan bulmanız zor bunu belirtmek için yazdım.
bi tanıdığın bebeği olmuş da fotoğrafını gördüm, kolları omzu falan kıllı olarak doğmuş. bu ileride dökülür mü yoksa çocuk hep kıllı mı olacak acaba
bi tanıdığın bebeği olmuş da fotoğrafını gördüm, kolları omzu falan kıllı olarak doğmuş. bu ileride dökülür mü yoksa çocuk hep kıllı mı olacak acaba
0
mariposa (23.01.21)
dökülür bir iki ay sonra.
0
avianthem
(23.01.21)
Dokulur.
0
all girls dream
(23.01.21)
Yanlış tabir ama tüy gibiyse kayboluyor. Tabi çoksa bilemem.
0
fikox
(24.01.21)
Lanugo tüyleri dedikleri şey o. Dökülür.
0
physcos physcos
(24.01.21)
Dökülür öyle kalmaz, ama ilerde de yelek giymiş gibi kıllı adamlardan olması muhtemeldir.
0
megalomaniac
(24.01.21)
Anne progestan kullandıysa hamilelik esnasında normalden biraz daha fazla olabiliyormuş, biz 12. Haftaya kadar kullandık doktorumuz öyle bilgi verdi. Doğumdan sonra 1-2 aya dökülüyormuş.
0
cuma
(24.01.21)
Ben progestan kullandım, bebeğim normal kılları dışında kılsızdı. 3 aylıklendi sanırım saçları dökülmeye başladı, iki aya o dökülme durdu. Lanuga tüyleri de o dönem dökülüyormuş.
0
somethinginthewayshemoves
(24.01.21)
bizim dökülmedi. 6 yas kız cocugu. omuzları kolları fena kıllı. her türlü hormon bakıldı. biz çok kıllı değiliz. böyle oldu işte çekmiş birine
selamlar,yurtdışında bir arkadaşım 3 kutu prozac getirmemi istedi, o ülkede reçetesiz satılmıyor.1. bu ilaç reçetesiz olarak satılıyor mu?2. yurtdışında reçeteli olan bir ilacı valizde soksam sorun olur mu?
selamlar,
yurtdışında bir arkadaşım 3 kutu prozac getirmemi istedi, o ülkede reçetesiz satılmıyor.
1. bu ilaç reçetesiz olarak satılıyor mu? 2. yurtdışında reçeteli olan bir ilacı valizde soksam sorun olur mu?
0
admin (20.01.21)
1- Bildiğim kadarıyla uzun bir süredir reçeteli. 2- Kontrolde görürlerse evet.
0
lcha
(20.01.21)
Bir kutuyu kendim kullanıyorum diyerek sokabilirsiniz diye düşünüyorum ama ikinci hatta üçüncü problem olur. Varsa başka yolculardan tanıdık, onlara verin.
0
megalomaniac
(20.01.21)
Çoğu eczane reçetesiz satıyor ben aylardır reçetesiz alıyorum ve yanımda Almanya’ya 3-4 kutu götürüyorum, herhangi bir sorun yaşamadım siz de yaşamazsınız.
Mutlaka okunmali dedikleriniz neler var? Bu siralar turk klasiklerine yogunlasmak istiyorum, cevaplarinizdan daha once okumadiklarim mutlaka cikacaktir. Okumadan ölme dediginiz ne varsa bekliyorum. Tesekkurler romalilar!Ek: oyku de roman da olur.
Mutlaka okunmali dedikleriniz neler var? Bu siralar turk klasiklerine yogunlasmak istiyorum, cevaplarinizdan daha once okumadiklarim mutlaka cikacaktir.
Okumadan ölme dediginiz ne varsa bekliyorum. Tesekkurler romalilar!
Ek: oyku de roman da olur.
0
invictae (20.01.21)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü - Ahmet Hamdi Tanpınar
0
ms brownstone
(20.01.21)
Küçük Ağa Aylak adam İnce memed Türk'ün ateşle imtihanı Kuyucaklı Yusuf İçimizdeki şeytan Devlet ana Yaban
0
deer hunter
(20.01.21)
Puslu Kıtalar Atlası Benim Adım Kırmızı Bereketli Topraklar Üzerinde Sevgili Arsız Ölüm Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu Semaver Üç İstanbul
0
black holes in the sky
(20.01.21)
Dokuzuncu hariciye koğuşu- Peyami Safa
0
megalomaniac
(20.01.21)
Gün olur asra bedel Toprak ana Beyaz gemi İnce memed Kaplumbağalar Yılanların öcü
0
Tochinoshin
(20.01.21)
Huzur- Ahmet Hamdi Tanpınar
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu- Peyami Safa
Sinekli Bakkal - Halide Edip Adıvar
Aylak Adam - Yusuf Atılgan
0
drako
(20.01.21)
"Araba sevdası" garip sekilde zamansız bir eleştiri.
0
ycaycayca
(20.01.21)
Kemal Tahir'in Esir Şehir üçlemesini ısrarla öneririm:
Esir Şehrin İnsanları Esir Şehrin Mahpusu Yol Ayrımı
Ek olarak: Şevket Süreyya Aydemir'den Suyu Arayan Adam.
İnce Memed Sevgili Arsız Ölüm Saatleri Ayarlama Enstitüsü Korkuyu Beklerken Ciğerdelen Ruh Adam Uzun Çarşının Uluları Memleket Hikayeleri Mavi Karanlık
22 yaşında, tasarımcı, kadın. Bu ıvır zıvır ama süslü püslü şeyleri (tüylü kalemler, komikli kupalar tişörtler, ne bileyim tek boynuzlu at şeklinde bereler falan) çok seviyor. Saçları her ay farklı bir renkte oluyor genelde, bir de bi kamyon kozmetik ürünü kullanıyor (ne işe yaradıklarını bilmiyorum
22 yaşında, tasarımcı, kadın. Bu ıvır zıvır ama süslü püslü şeyleri (tüylü kalemler, komikli kupalar tişörtler, ne bileyim tek boynuzlu at şeklinde bereler falan) çok seviyor. Saçları her ay farklı bir renkte oluyor genelde, bir de bi kamyon kozmetik ürünü kullanıyor (ne işe yaradıklarını bilmiyorum). Renkli, yanar dönerli makyaj yapmayı da seviyor.
Genelde hep ihtiyacı olan bir şeyi hediye alırdım (bilgisayar, telefon, kulaklık vs) ama şu an bu kategoride hiçbir şey bulamıyorum, her şeyi var gibi. İşine yarayacak kurs/kitap/ekipman gibi sıkıcı bir şey de hediye etmek istemiyorum.
Arkadaşım iki üç ay önce mahallede bir kedi gördü, sanki evde bakılmış gibi iri ve temiz bir kedi. Neredeyse her gün karşılaşıyor kendisiyle. Yağmurlu havalarda çok yıpranmış, bir gözünde akıntı var, çok miyavlıyor dışarıda.Az önce eve almış kediyi ama çok hazırlıksız. Şimdi kum ve mama almaya gidiy
Arkadaşım iki üç ay önce mahallede bir kedi gördü, sanki evde bakılmış gibi iri ve temiz bir kedi. Neredeyse her gün karşılaşıyor kendisiyle. Yağmurlu havalarda çok yıpranmış, bir gözünde akıntı var, çok miyavlıyor dışarıda.
Az önce eve almış kediyi ama çok hazırlıksız. Şimdi kum ve mama almaya gidiyor ama kedi çok pis, tırnakları da aslan gibi. Yıkamaya çalışsa olur mu, ne yapacağız?
0
hadi ya la (15.01.21)
Yıkamaya çalışırsa kedi arkadaşınızı parçalar muhtemelen. Evcil hayvanlar için ıslak mendiller var, petshoplarda bulunur. Onlarla fazla çamurunu pisliğin silerse kedi gerisini halleder.
0
kobuzchu kiz
(15.01.21)
Hayır Yıkamayın
0
otopsicocugu
(15.01.21)
yıkamayın, bağışıklığı düşer. hasta ise daha da kötü olur. kedinin pis olması hasta olmasından kaynaklı olabilir, hasta olduğu için kendisini temizleyemiyor olabilir. iştahı nasıl mama yiyor mu, ağzı burnunda akıntı var mı? bunlardan birine cevabınız olumsuz ise kesinlikle vakit kaybetmeden veterinere götürün. hasta değilse bile yarın randevu alın götürün bir vet e, genel bi muayene etsin, aşı falan yapar. sokağa çıkma yasağında vetler açık ve oraya gitmek serbest.
0
surprise
(15.01.21)
Ateşini kontrol edin, bizden sıcak olmaları normal ama alev gibi yanıyorsa(39’u geçiyorsa) sıkıntı vardır hemen veterinere gitsin. Yıkamayın ve sakın tırnaklarını kesmeyin. Balıklı mama tercih edin, tavuktan uzak durun. Suyu hep yanında olsun.
0
megalomaniac
(15.01.21)
Kedi kendi kendisini evde mis gibi yapar ama normal şartlarda sokaktaki kedi o kadar pis olmaz. Bence de vakit kaybetmeden veterinere götürülse iyi olur. Zaten aşı vb. için gitmek gerekecek.
0
bruce mclaren
(15.01.21)
eve gelince, rahata kavuşunca ve mamasını yiyip suyunu içince kendini temizlemeye fırsat bulur muhtemelen. tabii saglikliysa. mama vs yemiyorsa veterinere götürmeniz gerekir
eşimin iş arkadaşı ve eşi haftasonu yemeğe gelecekler. biz eşler ilk defa tanışıcaz biraz gergin ve saçma bi ortam olucak eminim ama asosyallikten ölmek üzereyken teklife hayır diyemedim.fırında somon&patates yanına haşlanmış sebze ve dereotlu bi sos düşündük menü olarak. nası olur sizce yanına başk
eşimin iş arkadaşı ve eşi haftasonu yemeğe gelecekler. biz eşler ilk defa tanışıcaz biraz gergin ve saçma bi ortam olucak eminim ama asosyallikten ölmek üzereyken teklife hayır diyemedim.
fırında somon&patates yanına haşlanmış sebze ve dereotlu bi sos düşündük menü olarak. nası olur sizce yanına başka bir şey yapmak gerekir mi meze vs.(yemek alkolsüz)
0
melodi (15.01.21)
bence guzel bir menu ama ilk kez bir araya geliyorsaniz, oncesinde karsi tarafa sormakta fayda var. belki balik sevmiyorlardir yada alerjileri olan birsey olabilir.
0
crucio
(15.01.21)
@crucio eşim sormuş dün severiz demişler. kolay da yapmak benim işime geldi :)
0
🌸melodi
(15.01.21)
@orientblue ben de baştan öyle düşünmüştüm ama çok böyle ağır misafirlik gibi olsun istemedim zaten daha yeni evliler yaşları küçük bize göre.
0
🌸melodi
(15.01.21)
ana yemek iyi bence. ama başlangıç olarak ne var? Bir de ortaya atıştırmalık bir şeyler de olsa fena olmaz. çok zahmetli olmayan şeylerden.
0
anti-kahraman
(15.01.21)
sana bir adet püreli ve ıspanaklı dana madalyon ve kırmızı kalecik karası yazıyorum. tanımadığım kimi misafir ettiysem bu menüyü yaptım ya da getirttim, dipleri düştü.
0
makarnavodka
(15.01.21)
Ben olsam imkana göre birden çok seçenek sunmak isterdim. Birkaç kez somon yedim ve beğenmedim. Bence balık kötü değildi, ama yapmayı beceremediler.
Bir yere davetli olsam ve hiç tanımadığım insanlara önden "yok cık yemem bunu, bana steak yapın:)" demezdim. @makarnavodka'nın dediği gibi etli-patatesli bir seçenek güzel olurdu.
0
the coon
(15.01.21)
Aa valla kafamdaki menüyü yazmışsınız bravo. Yalnız bunu ortaya koyulacak bir börek veya sağlıklı alternatif olarak fırında mücverle zenginleştirmek lazım bence. Bir de ben patatesi püre olarak tercih ederim.
Nşa’da bu ortam saçma değil, güzel geçer. Ama pandemide ben asla istemezdim.
0
megalomaniac
(15.01.21)
@megalomaniac kabaklı mücver de ekleyeyim o zaman ortaya teşekkür ederim. belki bi de havuç tarator gibi bir şey yapabilirim.
onların da evden çıkmadıklarını bildiğimiz için rahatız.
0
🌸melodi
(15.01.21)
tatlı önemli. hafif bir tatlı. yemekten sonra çay yanında iyi olur. balık olunca eğer sıkıntı olmazsa sütlü bir tatlı olabilir. üzeri hafif yanmış bir sütlaç mesela. mini kasede. zaten çaya kadar ara verilecek diye ve yapımı pratik diye sütlaç dedim. bir gün önceden yapıp dolapta bekletirsiniz. ya da trileçe.
0
lovemyself
(15.01.21)
Haftasonu sokağa çıkma yasağı var yabancı bir ülkede yaşamıyorsanız ve pandemi nedeni ile kapalı ortamda nasıl yemek yiyeceksiniz anlayamadım. Soruya cevap olması açısından et, balık veya tavuk ana yemek, salata ve bir kaç meze.
0
creepy
(15.01.21)
Biraz damak tadıyla alaka ben çok beğendim menüyü sadece çorba eklesenşz daha iyi olur bence.
0
rapisa
(15.01.21)
hazır mevsimiyken bal kabağı çorbası kesin yap.
0
alperz
(15.01.21)
@alperz @rapisa acaba çorba ne yapsam diyodum tam. balkabağı hiç denemedim ama bi bakayım teşekkürler
0
🌸melodi
(15.01.21)
balık diyorsan önünden bal kabağı çok iyi olur. balık malum biraz tuzlu falan yenen bir şey...
merhaba arkadaşlarbenim uzun zamandır kronik bir karın ağrım var yumurtalık bölgesinde. kadın doğuma gittim bu salgından önce. ilişkin oldu mu deyince utandım bir şey diyemedim, lgbt bireyim çünkü. salgın da araya girince öyle kaldı tekrar gitmedim. ama şu an çok korkuyorum. şimdi ben kadın doğuma g
merhaba arkadaşlar
benim uzun zamandır kronik bir karın ağrım var yumurtalık bölgesinde. kadın doğuma gittim bu salgından önce. ilişkin oldu mu deyince utandım bir şey diyemedim, lgbt bireyim çünkü. salgın da araya girince öyle kaldı tekrar gitmedim. ama şu an çok korkuyorum. şimdi ben kadın doğuma gitsem cinsel yolla bulaşan hastalıklar için test yaptırmak istiyorum desem bu yeterli olur mu tüm testleri yaparlar mı? enfeksiyon bölümüne baktım randevu yok. nasıl gidicem nasıl konuşucam onu da bilmiyorum ama.
bir de ben ailemle yaşıyorum. onlara bu durumu söylemem mümkün değil. onlardan gizli nasıl olucak onu da bilmiyorum. bir tavsiye verin lütfen.
0
Estate (14.01.21)
18 yaşından büyük olduğunuzu varsayıyorum. 1) Direkt test yaptırabilirsiniz, yaparlar 2) Doktora yalan söylemek gibi bir hata yapmayın, çok yüksek ihtimalle gördüğü ilk lgbt birey olmayacaksınız 3) Aileniz bir şey söylemenize gerek yok? Randevu alın gidin
0
milletin efendisi olmaya gelen adam
(14.01.21)
Salgından önce doktor hiçbişeye bakmadı mı smear testi yapmadı mı mesela. Lezbiyen ilişkilerde hastalık bulaşma oranı çok düşük değil mi? 18 yaşından büyüksen çok küçük bir yerde yaşamıyorsn ailenin bişey duyma ihtimali yok.
0
cilekli krep
(15.01.21)
@cilekli krep
hayır yapmadı. kan testi istedi (ne testiydi hatırlamıyorum) adet döneminde. bir değer hafif yüksek çıkmıştı, ikinci yapılışında normale döndü. ondan sonra da salgın çıktı. 18 yaşından büyüğüm. lezbiyen ilişkilerde hastalık bulaşma oranın düşük olması diye bir şey yok sanırım.
0
🌸Estate
(15.01.21)
hemen STD'ye yormayın sakin olun. Çikolata kisti de olabilir. Ailen e-devletine ulaşamıyorsa doktora gittiğini anlayamaz. Önemli olan sigortan var mı? Eğer yoksa tetkikler biraz tuzlu olur.
Hatta sigortan varsa devlete gitme, özele git. İşini nispeten daha hızlı gerçekleştirirsin. Sigortan varsa sadece kayıt ücreti ödersin.
0
false pretension
(15.01.21)
Istanbuldaysaniz hastane (ve doktor) tavsiye edebilirim, ozel ama uygun fiyatli ve cok iyi bi doktor. Utanma vs olmaz :)
Enfeksiyon bolumu genelde sevkle gidilen bir bolum ki yanlis zaten sizin icin. Iyi bir kadin doguma gitmelisiniz. Zaten cinsel aktif olmasaniz bile kontrole gitmek gerekiyor belli bi yastan itibaren.
0
kuehles blondes
(15.01.21)
@false pretension
sigortam var ama özel hastane masraflarının tamamını karşılamıyor diye biliyorum. std olduğundan emin gibiyim ne yazık ki.
0
🌸Estate
(15.01.21)
Kadın doğum doktoruna gidin. Smear testi de yaptırmalısınız yılda 1 kere, virüs kanser bulaşıcı hastalık vb varsa orda çıkıyor zaten. Olumsuz bişey görürlerse kolposkopi ile detaylı bakarlar. Mutlaka aşı olun maddi gücünüz yeterliyse. Bunlardan hiçbirini aileniz bilemez, anlayamaz. Doktordan çekinmeyin, çekindiyseniz başkasına gidin. Lgbt olmanız bişeyi değiştirmez onu söylemek zorunda da değilsiniz bence. Sadece bakire olmadığınızı, “iç muayene ile bakmak isterseniz yapabilirsiniz” diyerek belirtebilirsiniz, ben öyle söylemiştim.
0
megalomaniac
(15.01.21)
@kuehles blondes
özele gidebileceğimi sanmıyorum ama yine de doktor önerisi alırım.
0
🌸Estate
(15.01.21)
çok teşekkür ederim hepinize.
0
🌸Estate
(15.01.21)
ben gerekli gereksiz bütün doktorlara neredeyse gey olduğumu söylüyorum valla hiçbiri olumsuz bir tepki vermedi : )
0
sec guard
(15.01.21)
O kadar dert ettiysen özel lablar var parası neyse veriyorsun baştan sona anonim test yapıyorlar
0
wiekannich
(15.01.21)
18 yaşından büyükseniz, E-nabız programında "Sağlık bilgilerimi kimse görmesin" seçeneğini işaretleyin. Ne aile hekiminiz, ne aileniz bu bilgileri göremez. Bu ayarı yapmanız gerekir. Jinekolog için ahlakçı olmayan doktorlar listesi paylaşmıştı biri.
Şöyle bir şey var, doktor ismi öğrenip ona gidebilirsiniz
0
freebird5406_2
(15.01.21)
sorudan bagimsiz kafama takilan birsey oldu. yumurtalik bolgesindeki agrinin sebebi ile lezbiyenligin ne alakasi var? straight iliski olsaydi soyleyecek miydin? bilmedigimden soruyorum.
0
buenosdias
(15.01.21)
iyi de sadece kadından bulaşan bir cinsel hastalık yok ki. pekala erkekten de bulaşmış olabilir. bu durumda ben lezbiyenim demene gerek kalmıyor doktora. tekrar gidip şüpheli bi ilişki yaşadığını söylemen yeterli. e-nabıza girip bakmıyolarsa ailen öğrenmez.
0
elorelia
(15.01.21)
@buenos dias
alakası yok, hem iç dökmek hem de belki doktorların lgbt bireylere karşı nasıl olduğunu bilen vardır diye öyle sordum.
@eloria
evet doğru.. sanki detaylı detaylı soracak gibi hissettim, dondum kaldım.
Bahçede beslediğim bi dişi var. Sanırım kızgınlığa girdi, malesef sokaktaki vahşi erkek kediler peşinde... bahçedeki evinin önünde pusu kurup bekliyorlar. Bir tanesini seviyor gibi ama diğerleri normalde de her gördüğünde kavga ettiği kediler. Sürekli çiftleşme-kaçma halinde. En az 4 kedi devamlı pe
Bahçede beslediğim bi dişi var. Sanırım kızgınlığa girdi, malesef sokaktaki vahşi erkek kediler peşinde... bahçedeki evinin önünde pusu kurup bekliyorlar. Bir tanesini seviyor gibi ama diğerleri normalde de her gördüğünde kavga ettiği kediler. Sürekli çiftleşme-kaçma halinde. En az 4 kedi devamlı peşinde. Bu şekilde yaşamak çok yıpratıcı ve yorucu görünüyor bana... veterinere kısırlaştıralım mı diye sordum, kısırlaştıralım tabi iyi olur dedi. Erkekler rahatsız etmeye devam eder mi dedim, hayır sıkıştıramazlar hatta bu onlara saldırır dedi. Sizce ne yapmalıyım? Eve tamamen alma şansım yok(ameliyat olursa elbette iyileşene kadar alırım) Zaten eve aldığımda 2-3 saat takılıp sonra kapıları tırmalamaya başlıyor. Kızgın değilken de böyleydi uzun süre evde durmayı sevmiyor ağaçlara çıkmak istiyor, öyle alışmış.
Şuanda hamile olabilir mi? Bu da kafamı kurcalıyor.
Ne yapmalıyım, bilgisi tecrübesi olanlar yol gösterirse sevinirim. Teşekkürler.
0
megalomaniac (14.01.21)
öncelikle sokak hayvanlarını düşünüp böyle bir girişiminiz olduğu için söylemek istiyorum: İyi ki varsınız! zaten veterinere götürmeniz gerekiyor. muayenesini yapacak, aşılarını tamamlayacak ki kısırlaştırma işlemine başlayabilsin. aşıları tamamlamadan kısırlaştırmıyorlar. muayene esnasında da hamile olup olmadığı belli olur zaten. iyileşene kadar da bakarım demişsiniz (iyi ki varsınız tekrar <3) o bakım döneminde neler yapmanız gerektiği veteriner tarafından söylenir size. kişisel deneyim: ilginizi esirgemeyin, ameliyat yerini yalamaması için bandajını çıkarmamasına dikkat edin. yeterli miktarda su içtiğinden emin olun. kusmaları ikiden fazla olursa hiç geciktirmeden veterinere götürün.
0
serbest gezen koala
(14.01.21)
Kısırlaştır tabi. Sokakta yaşayan erkek kedilerin kısırlaştırılması önermiyorlar pek survival yetenekleri körelmesin, alan kavgası vs durumlarında kendilerini koruyabilsinler falan diye ama dişi kedilerde bu durum geçerli değil. Hamile olsa bile bebekleri alırlar, kısırlaştırıp kapatırlar. Tabi hamileliği ne kadar ileri durumdadır ona da bağlı olarak. Veterinerinizle görüşün, uygun bir tarih belirleyin, yaptırın. Operasyon öncesinde kızgınlıktan çıkmasını ya da bazı aşılarının tamamlanmasını beklemek gerekebilir. Tabi sağlık durumu, yaşı da önemli faktörler. Bunları da göz önünde bulundurarak geciktirmeden veterinerinize danışın işte.
0
buff
(14.01.21)
Ne zamandır kızgınlık durumunda? 2 haftalıksa henüz hamile olabilir onda da sıkıntı olmaz. Fakat bebekler oluşmuşsa sıkıntı olabilir. Normalde kızgınlıktaki kediyi kısırlaştırmazlar. Sokak hayvanına aşı falan yapmıyorlar, ben 7 aylık henüz kızgınlığa girmiş kediyi kısırlaştırdım 3 gün daha özenle baktım dışarı bile çıktı sonra. 1 haftada geçiyor tamamen. Boyunluk taktırmayın lütfen.
0
mslny
(14.01.21)
bende var şimdi bir tane. kolunu kırmıştı aptal. onu hallederken kısırlaştıralım da dedim veterinere. 10 gün falan dikiş oluyor. dikişin açılması vs gibi ihtimalleri de sayarsanız (sokak kedileri biraz anasının gözü oluyor bu konularda) 2 3 hafta evde kalacak diye hesap edin. hamile olup olmadığını veteriner söyleyebilir. eve aldığınızda tırnaklarını hafifçe kestirin
0
argent dawn
(14.01.21)
Çok teşekkür ederim cevaplarınız için :)
Tırnaklarını kestiremem, daha önce diş tedavisi yaptırmıştım o zaman da keselim yoksa devam ilaçlarını verirken seni mahveder demişlerdi ama ben razı olamadım çünkü hep ağaç tepesinde gezmek istiyor.
Hamileyse zaten muayenede görürüz dedi veteriner. Zaten hamileyse bebeklerini aldıramam asla, bir kere de olsa doğum yapmasını istiyordum normalde ama baktım çok sıkıştırıyorlar nefes alamıyor çocuk... 2 yaşında falan ama ilk kez böyle oluyor.
@mslny 2 haftadır böyle erkeklerle takılırken altlı üstlü gördüm ama 1 aydır peşindeler. Nasıl baktın sonrasında, her gün içirilecek ilaç falan var mı? Yine papaz olmayalım dfjşj
Bu düzeni gerçekten çözemiyorum... şimdi birlikte olmak için kapısında yatıp nefes aldırmayan erkek kediler bebekler doğunca da onları boğmak için etrafında fır dönüyolar. Bakım konusunda zaten hiçbişey yaptıkları yok. Ulan kediseverim diyorum ama detaylara inince kafama tuhaf tuhaf şeyler geliyor işte. Hiç adil bi düzen değil.
0
🌸megalomaniac
(14.01.21)
Merhaba, bulundugunuz belediye barinagindan kisirlastirma randevusu alin, veterinerde bin tl civari cunku. Kizginligi 1 haftaya gecer, hamile kalsa bile henuz bebek gibi olgunlasmadigi icin goturmenizde bir sorun olmaz.
0
rumpleteazer
(14.01.21)
2 haftadır kızgınlık başladı zaten, hamile kalmamış bile olabilir. İlaç falan vermedi. Ben olduğu gün ayıldığı gibi eve aldım. 1 buçuk gün hiçbir şey yemedi, yine de yaş mama ve su koydum yanına. İyi bir veterinerse öyle küçük bir noktadan hallediyor ve güzel dikiyor ki uğraşsa bile açamaz. Yine de gözünüz üstünde olsun, dikişi duruyor mu vs kontrol edersiniz.
Valla sormayın o durum fena. erkek kediler şu ara benden nefret ediyor=) dün kız ağaca çıkmış bunlar aşağıda bekliyor, hayvanı ağacın üzerinde besledim o kadar acıkmış ki. Sapıklar sizi diyip kovuyorum=)
0
mslny
(14.01.21)
Belediye barınağı konusunda ben bir ekleme yapayım, evet maddi olarak tercih edilirliği tartışılmaz belki ama özellikle dişi hayvanların kısırlaştırma opreasyonları biraz daha alengirli olduğundan belediyelerde bazen tatsız durumlar yaşanabiliyor. Yakın tarihte bir arkadaşımın baktığı iki dişi kedi ölümden döndü belediyedeki uygunsuz anestezi uygulaması yüzünden. Eğer maddi gücünüz varsa riski almaya değmez bence, güvendiğiniz kendi veterinerinizde yaptırmanız daha sağlıklı olur.
0
buff
(14.01.21)
Belediyeye güvenmiyorum malesef, hatta veterinerlerin de hepsine güvenemiyorum ama birine çok güveniyorum umarım sorunsuz şekilde çözebiliriz. Sonuçta sokak hayvanı sayılır, kendi tercihi olmadığı halde riskli bir duruma sokuyorum bu yüzden en iyisi olmalı diye düşünüyorum.
@mslny neden peşinde geziyolar ki hala? Kısırlaştırma bunu çözmüyor mu?!
uzaktaki sevgili adayının doğum günü kutlamacası ?
ramazanali
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak iste
Sevgili adayı Siirt'te görev yaptığı için oraya gidicem.25 Ocakta gidicem.Batman havaalanından o olacak onun için evine gidip sürpriz yapma imkanı da yok.Giderken yanımda bi hediye götürmem lazım ne götürsem bilemedim.Ben er kişiyim.Belki buradan birlikte güzel bir fikir çıkabiliriz diye yazmak istedim. Teşekkürler şimdiden sayın duyurucular... Edit: Doğum günü 27 ocakta.Onun evinde kalacağım için dışarıdan pasta filan da getirememem.
0
ramazanali (13.01.21)
Uçakta taşıma durumu nasıl olur bilmiyorum ama şampanya patlat inince arabaya geçmeden önce, bence güzel olur. Elinde çiçekle gidersin, hediyesini de şampanya içerken verirsin.
0
megalomaniac
(13.01.21)
Ama biz kendisinin zevklerini ve ihtiyaçlarını bilmiyoruz ki... bilsek, biraz bilgi versen..?
0
1bir1bir1
(13.01.21)
Siirt'te şampanya patlatmak falan sakın...
0
pass
(13.01.21)
hediye al Sakla esyalarin arasina. taki, saat gibi bi sey alirsan saklayabilirsin belki bi seyin cebinde vs. ilk giderken ucaga pasta sokabilirsiniz kalpli balon al sonra kendin inince sisirirsiniz. oyle ilk gordugunde kutlamayi deneyin. asil dogum gununde de hediyesini verip surprizsiz beraberken ister pasta ister sarap ne ise :>
0
ala09
(13.01.21)
Evdeyken dışardan pasta siparişi verebilirsiniz. Not olarak, kapiyi calmamalari gerektiğini belirtirseniz sürprizi de bozulmaz. Çöp atar gibi kapıya çıkıp pastayı alıp içeri girerseniz. Harika olur.
0
secretname
(14.01.21)
birden fazla hediye al. birini doğumgününde var. diğerini evde bir yere sakla. gittikten sonra yerini tarif et bulsun :) ipuçlarıyla bulmasını sağlayabilirsin. pastayı da dışardan sipariş verebilirsin bence. olmadı bi markete gidiyim diye çıkıp marketten de alabilirsin migros/pastane falan.
Şöyle soğuk,karlı temalar. Kafa dağıtmalık güzel öneriniz var mı?
Şöyle soğuk,karlı temalar. Kafa dağıtmalık güzel öneriniz var mı?
0
stillalive (10.01.21)
lilyhammer
0
sutlu nescafe
(10.01.21)
the valhalla murders -> polisiye, yavaş akıyor (izlanda) deadwind -> polisiye (finlandiya) norsemen -> vikingler dönemi, komedi (norveç) home for christmas -> romantik, komedi (norveç) love&anarchy -> komedi denebilir. (isveç) lilyhammer -> komedi denebilir (norveç) ragnarok -> mitoloji (norveç) borderliner -> polisiye (norveç) 22 july -> yavaş, polisiye (norveç) quicksand -> polisiye, gerilim (norveç)
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(10.01.21)
Cinayet temalı dan dizileri oldukça başarılı, sevilir-izlenir
0
kojonotsuki
(10.01.21)
home for christmas. norveç'in o şahane her yerin karlarla kaplandığı aralık ayını izletiyor. romantik. tam kafa dağıtmalık üzerine de gözün gönlün açılacağı bir dizi. mini dizi zaten muhtemelen 1 günde bitirirsin.
0
siyahliadam
(10.01.21)
Ove adında bir adam (İsveç)
0
megalomaniac
(10.01.21)
üzgünüm ama netflix'in iskandinav dizileri arasında bir tek elle tutulur dizi yok. belki on tane denemişimdir. hep vasat, hep vasat.
bir tek young wallander'ı biraz sever gibi oldum ama o da öyle şahane falan değil.
4 aylık erkek bir sarman kedim var. (https://www.instagram.com/kedicamur/)Tasma aldım, sokağa çıkartmaya, hava aldırmaya çalışıyorum. Sürekli evde durmasın sıkılmasın. Ama dışarı çıkarttığım anda (tasma bağlı iken), korkudan titremeye başlıyor. Kucağımdan yere inemiyor, kalp atışları öyle hızlanıyo
Tasma aldım, sokağa çıkartmaya, hava aldırmaya çalışıyorum. Sürekli evde durmasın sıkılmasın.
Ama dışarı çıkarttığım anda (tasma bağlı iken), korkudan titremeye başlıyor. Kucağımdan yere inemiyor, kalp atışları öyle hızlanıyor ki kalp krizi geçiricek sanıyorum.
Nasıl alışır? Ne yapmalı?
0
hayaletimsi (06.01.21)
Kedi evde durunca sıkılan bir hayvan değil. Bazı kediler sokağı seviyor ok ama sizinki korkuyorsa alıştırmak için zorlamayın. Ne gerek var?
Hem sokakta fiv'li coronalı kediler var, pire var, hayvanın hastalanması ya da eve pire getirmesi riskini artırıyorsunuz.
0
kobuzchu kiz
(06.01.21)
Bence gürültüsüz yerleri tercih etmelisiniz. Kimsenin olmadığı ağaçlık alanlar-parklar olabilir. Kediler seslerden dolayı ürkerler-titrerler. Sessizliği severler. Araba gürültüsü-insan/çocuk sesleri olan yerlere hiç çıkmasın daha iyi bence.
0
megalomaniac
(06.01.21)
kobuzchu kiz +1
hayvanı zorlayıp korkutmayın. evde yaşasın, gayet mutlu oluyorlar evde. dışarıda çok fazla hastalık ve hayati risk var. sokak köpeğinden arabasına, zehrinden sapık komşusuna. sokak kedilerinden hastalık kapmaması imkânsız gibi bir şey.
çok tatlıymış, güle güle büyütün.
0
blatta hiberna
(06.01.21)
çok tatlı ya, bayıldım resmen.
bizimki de sürekli camdan dışarıyı seyrediyor. ben de hep dışarı çıkarıp koşup oynatmak istiyorum ama bir iki kere denedik çok korkuyor hayvan. eziyet oluyor. bir de ben tasmasından tutarken eşim az ilerden gelse hayvan tanıyamıyor, panik oluyor hatta. dışarıyı bilmeyen kediler için bence bu sevdadan vazgeçmeliyiz.
0
elorelia
(06.01.21)
bence başınıza bela aramayın:) hem dışarısı riskli, ani köpek çıkar tasmadan kurtulup kaçar vs. ayrıca virüsler de var hem de dışarı alışırsa evdeyken başınızın etini yiyebilir çıkar beni diye. böyle devam edin, düzeni bozmayın. sarman candır.
0
surprise
(06.01.21)
haftasonları sabah erken saatlerde parka götürüyordum ben, orada korkmuyor sakin olduğu için. şimdi hafta sonu yasaklarından beri çıkarmıyorum. ama sokağa çıkarsam tenha da olsa arada araba geçince falan aşırı panik yapıyor. dediğim gibi parkta alışır. tasmayla yönlendirmeyin, o yürüsün siz sadece tasmayı tutarak takip edin. ben 8-9 aylıkken başlamıştım parka götürmeye, haftada bir bu şekilde yarım saat çıkarınca davranışlarında iyileşme de gördüm. daha az yaramazlık, huysuzluk yapıyor. yalnızca başka hayvanlarla çok teması olmamasına dikkat edin. başka kediyle dip dibe gelirse hastalık kapabilir. öyle olunca diğer kediyi kovabilir ya da kedinizi kucağınıza alabilirsiniz. taşıma kutusunda götürüyordum ben. köpeklerin olduğu bir parka götürmeyin tabi.
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az d
bi kız arkadaş vardı arada bizim öğrenci evine gelir giderdi. en son bizim elemanla flört etmeye başladılar. flört etmeye başladıtan sonra gediği bir gün gecesinde arkadaşın işi çıktı evden gitti, kız evde kaldı. salonda tv izlerken bu kız arkadaş salona geldi. uyku tutmadı uyumamadım dedi. bir az durdu gitti. sonra yine geldi uyuyamıyorum dedi sohbet açtı. dertliymiş biraz ailesinden dert yandı. ben de dinledim akıl vermeye çalıştım. sonra gitti.
geçen gün bizim elemana olanı biteni anlattım senin kız hala dertli mi o gün bana tv izletmedi dedim. o da kız sana yürümüş dedi. benim kafam basmadı. yalnız bu kız arkadaş nasıl desem sevişmeyi seven bir arkadaş, takılır kafasına göre. hakketen yürümüş mü buna?
EK: 26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
0
alko ikarus (06.01.21)
Sevişgen kızın nasılsın diye sorması = yürümek
Evet.
0
elorelia
(06.01.21)
kız mı demiş yürüdüm ama izimi belli etmedim diye? yoksa, yürümemiş.
0
stewie
(06.01.21)
ben kafama göre takılan ve çok sevişen birisi olsaydım yürüdüğüm insana dert yanmakla kalmazdım. bunu sohbet başlatmak için kullanır, sonradan konuyu daha kişisel meselelere getirir veya doğrudan "sevişex mi?" derdim. yürüme maksadıyla biriyle sohbet etmeye başlamışsam şansımı zorlardım yani, bir noktada karşı taraf yürüdüğümü kesin olarak anlardı.
sizin durumunuzda bence yürüme yok. ha yürümeyi düşünerek yapmış olabilir tabii ki ama fazla belirsiz olmuş o zaman. yani pekala uyku tutmadığı için öyle sohbet etmek istemiş olabilir kız, niye yürümüş olsun?
0
der meister
(06.01.21)
kız sevişmek istediyse o olay sevişmeyle sonlanırdı çok büyük ihtimalle. gidip biraz takılayım iş çıkarsa çıkar demiş olabilir belki kendi içinde. fakat sadece gelip hal hatır sormasından, dert anlatmasından yürümüş-yürümemiş diyemez sanırım kimse.
0
hadsafhada
(06.01.21)
@der meister kişisel özel meseleler açtı. hatta ben bunun yakın arkadaşı değilim neden anlatıyor diye düşündüm.
26 yaşındayım ve bu işlerden hiç anlamam. kesişmek nedir, bakışmak nedir bilmem. bir kaç yıl evvel bir kız arkadaş açıktan ilgi göstermiş ben olayın farkında bile değildim. benden için çok aptal salak demiş falan. yani bilmiyorum bu tür şeyleri. arkadaş öyle deyince acaba arkadaş abarttı mı diye düşündüm.
0
🌸alko ikarus
(06.01.21)
kızın benden dilini görmeden bilemeyiz, gerçekten canı sıkılmış oyalanmak için biraz ilgi istemiş olabilir.
0
orpheus
(06.01.21)
Arkadaşın godoş galiba. Bence yürümemiş, evde yalnız kalınca sıkılmış ve sohbet etmek-takılmak istemiş.
0
megalomaniac
(06.01.21)
yürüme olmamış. kadın sevişgen biriyse zaten nasıl yürüneceğini, erkeği nasıl yatağa atacağını bilir. o yüzden anlamanı gerektirecek bişi olmamış.
diğer bir konu da o kızın flört ettiği arkadaşın eğer sana böyle bişi söylemişse @megalomaniac'ın dediği gibi arkadaşın yılın godoşu olabilir.
0
amandil
(07.01.21)
yürümemiş diyenler size gerçekten inanamıyorum abi.
türk kızlarında canının istediği gibi davranma olayı pek az kızda var. sevişmek istiyorum sevişelim mi demez çoğu kız. örnekteki kız akşam akşam yanına gelip saçmalar. olayı senin ileri taşıman gerekir. böyle yaparlar ki bütün sorumluluk erkeğin üstünde olsun ileride belli bazı şeyleri deny edip kafalarındaki pure kız imajı sağlam kalsın isterler.
orada senin yapman gereken iki bira açıp bir iki adım atmandı. yapmamışsın. kız da vazgeçmiş.
@orpheus hariç, beden dili çok açık belli eder niyeti. ses tonu, bakışı, yanına mı oturuyor, şakalaşırken fiziksel temas var mı ıvır zıvır tonla şey. eğer beden dili o gerilimi ve vibe ı vermiyorsa gerçekten uyuyamamış ve ilgi istemiş olabilir.
0
charlotte blanc
(07.01.21)
yürümüş, kesin bilgi
0
dafuq
(07.01.21)
yurumus bence.
ama charlotte blanc in dedigi gibi degil o isler. insan biraz istendigini anlamak ister. kadinin sevisgeni robot degil arkadaslar. bir adim atmis ortami kurmus badak gibi anlamazliktan geldiysen gule gule cekmis o da.
Dehşete düşüyorum robot resim görünce ne bu böyle ekrandan fırlatacakmış gibi tedirgin. Hayır gerçek hali gelse bu kadar korkmam :d gerçek hali sketch olarak gelirse o başka. Var mıdır bu fobimin adı sanı dostlar?
Dehşete düşüyorum robot resim görünce ne bu böyle ekrandan fırlatacakmış gibi tedirgin. Hayır gerçek hali gelse bu kadar korkmam :d gerçek hali sketch olarak gelirse o başka. Var mıdır bu fobimin adı sanı dostlar?
0
ishak77 (05.01.21)
fobinin adını bilmiyorum ama evet robot resimler bana da inanılmaz rahatsız edici geliyor. sanırım çağrıştırdığı anlam dolayısıyla böyle. çünkü aranan, tehlikeli olduğu addedilen insanların robot resimleri olur. bu insanların nerede olduğunun bilinmemesi de ayrıca geriyor insanı sanırım. sokakta görsem bir daha dönüp bakmayacağım bir insanın robot resmini görsem herhalde çok gerilir ve rahatsız olurdum
0
der meister
(05.01.21)
Umraniye sapığındandır.
0
OrangeYellow
(05.01.21)
Robot resim diyince herkesin aklına aynı şey geliyor demek ki “ümraniye sapığı” Elinde şırıngayla motorla gezen tuhaf ürkütücü sapık.
İnsana az benzeyen stilize şeyler(disney çizimi) ve direkt insana benzeyen şeyleri (normal insan) soldan sağa bir grafik olarak düşünecek olursak stilize şeylere ve normal insan imajına sempati duyabiliyorken benzerlik insana çok yaklaşıp ama bazı kusurlar olduğunda insanları rahatsız ediyor. İşte sempati grafiği burada dev bir çukur, vadi oluşturuyor o sebeple bu duruma uncanny valley deniyor. (götüm gibi anlatmış olabilirim)
Bu sebepten hala virtual reality oyunlarda fotorealistik insanlar yerine stilize bir tarz tercih ediliyor. Ya da Tom Hanks'in meşhur Polar Express filmini insanlar rahatsız edici bulabiliyor.
0
hedep
(06.01.21)
Sanırım birçok fobinin ayrışmasından oluşan bir pan/poli fobi mevcut. Literatüre yeni giren bir fobi oldu mu bununla alakalı emin değilim ancak, parçalara ayırdığımızda,
Robot resim için,
Siyah baskın tonundan ötürü melanophobia, beyaz baskın tonu için leukophobia, derinliğinden ötürü bathophobia, karanlık his uyandırıyorsa lygophobia, bir hayalet düşüncesi akla gelirse phasmophobia, eğer robot resmin size baktığını düşünüyorsanız ophthalmophobia, bu durumları düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsanız phronemophobia, çıldıracak gibi oluyorsanız maniaphobia, birşeyler hissediyorum olacak diyorsanız da prosophobia adlandırmasını yapabiliriz.
0
Lir Psikoloji
(06.01.21)
Robot resmin urkutucu gelme sebebi grotesk+bilinçaltina biraktigi etkidir.
Hiç bir robot resim estetik ve sanatsal bir üslupla çizilmedigi için insana tuhaf ve korkunç gelir.
0
Avoiding The Puddle
(06.01.21)
Cevaplrın hepsi çok tatmin ediciydi cevap yazan herkese teşekkürler. Bunun haricinde evet sanırım ilk defa ümraniye sapığını gördüğümde korkmuştum böyle @hedep uncanny valley enteresan bi teori oldu mutlaka bakıcam @lirpsikoloji bir çoğunun mixi gibi geldi bana , tabi bu kavramları görmek öğretici oldu.
Neden sever? Dişi kedi, sokak kedisi aslında ama epey alışkınız birbirimize. Bazen eve giriyor. Pışpışlanırken öylece bekliyor aşırı hareketli bi kedi olmasına rağmen. Neden yapar bunu? Başka kediler de seviyomuş bu pışpışlanma hareketini galiba. Çok tatlı dimi :)
Neden sever? Dişi kedi, sokak kedisi aslında ama epey alışkınız birbirimize. Bazen eve giriyor. Pışpışlanırken öylece bekliyor aşırı hareketli bi kedi olmasına rağmen. Neden yapar bunu? Başka kediler de seviyomuş bu pışpışlanma hareketini galiba. Çok tatlı dimi :)
0
megalomaniac (02.01.21)
çünkü kedi <3 <3
0
pati
(02.01.21)
Cinsellige dair Hormonlarini harekete geciriyor sanirim.
0
red g
(02.01.21)
dişilerde var galiba bu daha çok(veya sadece) tam o noktaya patpatpat vurunca zevkten dört köşe oluyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.01.21)
Kedim az su içtiğinden dolayı, akvaryum motoru ile kedi şelalesi yapmak istiyorum. çünkü hazırları hem pahalı hem de plastik. ilk sorum askılı akvaryum filitresi en ucuz nereden alırım. işsiz ve parasızım. ikincisi gerçekten iş yarıyor mu su tüketimini artırıyor mu? sırıngayla su vermekten helak old
Kedim az su içtiğinden dolayı, akvaryum motoru ile kedi şelalesi yapmak istiyorum. çünkü hazırları hem pahalı hem de plastik. ilk sorum askılı akvaryum filitresi en ucuz nereden alırım. işsiz ve parasızım. ikincisi gerçekten iş yarıyor mu su tüketimini artırıyor mu? sırıngayla su vermekten helak oldum. sürekli idrar yolları sorunu yaşıyor.
0
imbat (02.01.21)
Su pınarı kesinlikle işe yarıyor, içesi yoksa bile gidip oynayıp içmeye başlıyor iştahlanıyor, ama sizin de çişinizi getirebilir:) İdrar yolları sorunları için gimcat’in macunu vardı, isterseniz onu da deneyin.
0
megalomaniac
(02.01.21)
bir yıldır denemediğimiz şey kalmadı. bir çay bardağı su içiyor içmiyor. nasıl geçireceğimiz bilmiyorum. denemediğim bir tek bu kaldı.
0
🌸imbat
(02.01.21)
Letgo da sürüyle akvaryum malzemesi bulabilirsiniz
perşembe günü nişanım var Allah'ın izniyle. ama bu konularda tam bir zır cahilim.yüzükleri aldım, lacileri çektim. ama bunun haricinde ne yapmam gerekir bilmiyorum.benim ve ailemin ne yapması ve ne almamız gerektiğini bilale anlatır gibi anlatsanız?
perşembe günü nişanım var Allah'ın izniyle. ama bu konularda tam bir zır cahilim. yüzükleri aldım, lacileri çektim. ama bunun haricinde ne yapmam gerekir bilmiyorum. benim ve ailemin ne yapması ve ne almamız gerektiğini bilale anlatır gibi anlatsanız?
0
etna (02.01.21)
çiçek ve çukulata. vakko'dan pazartesi ver çukulata siparişini, perşembeye anca yetişir. bir de oturup yayın akışı gibi bir sohbet akışı hazırlaman gerek muhabbetin tıkandığı yerlerde akıcılığı sağlamak için.
0
duster
(02.01.21)
Cicek ve çikolata fiks zaten de
Birde gelin bohcasi mi ne vardı hediye veriliyor gelin adayına
0
all girls dream
(02.01.21)
Paşabahçe’den güzel bir çanak/tepsi alın Pelit’e götürün içine çikolata doldurup süslesinler. Çiçeği de ayarlamışsınızdır zaten.
Bir de nişan bohçası var. Orta boy bir bavul alıp içine her eşyayı süsleyip püsleyip koyuyorsunuz. Bornoz takımı, kızılay dağıtmış gibi fix Pierre Cardin saten gecelikli pijama takımı, gelin terliği, çamaşır takımı, şık bir takım kıyafet, ayakkabı çanta. Parfüm, kozmetik malzemesi. Gelinin annesine babasına kardeşlerine eşarp/bluz/triko gibi şık birer hediye. Daha hatırlayamadım o bavulu tıka basa dolduruyorsun işte :)
Bence altın da takmak lazım, ben söyledim sevgilime, şık bi kolye molye bişi alınması lazım.
0
turuncu tonlarda
(02.01.21)
cilekli pasta'nın dediklerinin (çikolata kısmı hariç) hiçbir arkadaşıma nişanda alındığını görmedim. bir de bu kız isteme+nişan mı? yoksa kız isteme geçti mi? o bile işi değiştiriyor olabilir. küçük bir kız isteme+nişansa altı üstü, duster'ın plan yeterli olabilir.
bu tür bir sıkıntınız varsa gelin adayına sorup beklentiyi öğrenmek en iyisi, çünkü bu işlerde alınabileceklerin sonu yok aslında sanırım. içerisinde bulunduğunuz kültürel yapıya da bağlı olabilir, bence siz buraya sormaktansa kendi çevrenize, arkadaşlarınıza ya da doğrudan sevgilinize sorun.
0
nimberjack
(02.01.21)
Her yerin nişan adeti farklıdır. Karşılıklı konuşmadan olmaz. Biz ne desek havada kalır şu an.
0
elorelia
(02.01.21)
elorelia +1
karsi tarafa kiyafet almak bile var bazilarinda. benim nisanimda bir tepsi baklava, cicek, cikolata ve bilezik hediye getirmislerdi. hizli gelistigi icin bohca iki taraf da vermemisti. sonradan yaptik.
0
ala09
(02.01.21)
Gelinin ailesini ne tarz bir aile? Bohça yapılması konuşuldu mu? Bazı aileler çiçek çikolata yanında tatlı da istiyor. Kimisi takı ister, kimisi istemez. Bunlar hep kendi aranızda konuşup karar vereceğiniz şeyler. Bohça yapacaksanız da öyle pierrw cardin falan kullanılmayacak şeylere masraf yapmayın, bütçenize göre oysho veya pentiden giyilebilir şeyler alın hediyelik.
0
curukturpkokusu
(02.01.21)
Şuraları okuyunca ucuza gitmişiz diyorum asfhjkş Mutlaka karşı tarafla konuş, kendin nişanlına sor hiç olmadı. Bence çiçek çikolata ve baklava yeterli. Altın vs zaten düğünde oluyor. Yanlış anlamayın ve negatifi çekmiş gibi olmayayım da nişan bozulunca onların hepsinin iadesi-veren tarafın kabul etmemesi-alan tarafın ne yapacağını bilmemesi vs birçok sorun oluyor. Ayrıca modern zamanda yaşıyoruz, geline-damada illa hediye almak istiyolarsa kredi kartlarını verip damatla gelini alışverişe yolluyolar, beğendiklerini seçsinler rahatça alsınlar diye. Benim giyeceğim sabahlıktan gecelikten pijamadan kime ne ayol?
Evin önünde anne ve yavru kediler var. Mama veriyorum. Bir yavrunun arkasında dışkı akıntısı var sürekli. Neşesinde, hareketliliğinde bir sıkıntı yok. Mama harici ne vermemi tavsiye edersiniz? Ne iyi gelir buna?
Evin önünde anne ve yavru kediler var. Mama veriyorum. Bir yavrunun arkasında dışkı akıntısı var sürekli. Neşesinde, hareketliliğinde bir sıkıntı yok. Mama harici ne vermemi tavsiye edersiniz? Ne iyi gelir buna?
0
drahomaturg (01.01.21)
yavrunun sadece anne sütüne ihtiyacı var aslında. Anne sütü yetersizse yavru kedi maması yemesi lazım, bu durum da yaşına göre değişir. Anne sütü yerine geçebilen sıvı mamalar da var mesela. Ama anneye uygun olan mamadan yavru yiyorsa sıkıntı olur, hazmedemez. Ben anneye yoğurt veriyodum çok severek yiyordu ama yavrularına vermiyodum çünkü karınları davul gibi olur verilirse. Yavrunun ateşini kontrol edin, en önemli şey ateş ve dışkı.
0
megalomaniac
(01.01.21)
Veterinere götüreyim desem param yok şu an. Keza sokağa çıkma yasağı da var. Haşlanmış tavuk, hindi ya da patates gibi şeyler iyi gelir mi?
0
🌸drahomaturg
(01.01.21)
sokak hayvanlarına muayene ücreti almayan veterinerler var, çevrenizdekileri araştırmanızı tavsiye ederim. veterinerler yasaklarda açık ve kediyi götürüseniz siz de yasaktan muafsınız. uzaktan öneri çok geç kalınmasına neden olabilir.
Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.İnternet'te 1
Öğrenim kredisi borcundan yakınanları görünce merak ettim. Üniversitede öğrenim kredisi almış mıydınız? Eğer aldıysanız gerçekten ihtiyacınız var mıydı? Yani o para olmasa üniversite okuyamayacak durumda mıydınız? Paranızı gerçekten ihtiyaçlarınıza mı harcadınız? Bunları merak ediyorum.
İnternet'te 10 bin, 20 bin TL borcum var diyenleri görünce bayağı şaşırıyorum. Ben öğrenim kredisi almadan okudum. Doğal olarak hiç borcum yok. Kendimi biraz şanslı sayıyorum. Yeni mezun olup 10 bin TL borcumun olması beni çok rahatsız ederdi. İhtiyacı olmayıp da öğrenim kredisi alan öğrencilerin motivasyonu ne?
0
dissendium (28.12.20)
evet aldım. almasam okuyamazdım kesinlikle. hatta aldıktan sonra bile okurken maddi sıkıntılar çektim. okul bittikten sonra 2 sene müddet veriyorlar yanlış hatırlamıyorsam. bir de enflasyon farkını da ekliyorlar tabi.
0
gizemli dede
(28.12.20)
kredi almadım. burs aldım. çok ihtiyacım vardı, olmasa okuyamazdım evet. burs bulamasam kredi alacaktım mecbur.
0
pati
(28.12.20)
aldım. ihtiyacım vardı. hayır, yine de okurdum ama para o zaman lazım. keşke daha çok verselerdi daha rahat okusaydım. yeri geldi ihtiyaca yeri geldi gezmeye harcadım.
bu kadar rahatsız olma, benim 8bin, eşimin 12bin borcu vardı, 5 yıldır ödemiyorduk, bu ay peşin ödeyip kapattık. yukarıda da belirttiğim gibi okurken daha çok verseler daha çok alırdım. o zaman harcayacak ve yaşayacak vaktim vardı çünkü.
0
trajikomix
(28.12.20)
Aldım, almasam da olurdu aslında çünkü ailemle yaşıyordum. Öğrenim kredisinin ne olduğunu bile bilmeyen 17 yaşında bir lise mezunuyken arkadaşlarım "aa o formu da doldur, başvur mutlaka" dediler, ben de "ha peki" deyip başvurdum. Sonra da "oo para" diye harcadım.
Gerçi ben aldığımda geri ödeme faizi o kadar yüksek değildi, çok zorlamadı.
0
kobuzchu kiz
(28.12.20)
10 sene önce 1 yıl aldım 5bin lira falandı daha geçen sene ödedim 6 bin tl olarak, o zaman 220 lira yatıyodu aylık, ihtiyacım yoktu ama ailenin üstündeki çocuk okutma yükünü almak için aldım krediyi. iş bulurum illaki azar azar öderim diye düşünmüştüm.
0
nahtoderfahrung
(28.12.20)
Kredi aldım. İlk başlarda ihtiyacım vardı Daha sonra ise başlayınca pek ihtiyacım kalmamıştı. Iptal ettirmekte istemedim. Ayrıca 27. taksidi daaha bugün ödedim Kaldı son 17:)
0
spacevan
(28.12.20)
Aileye yük olmamak için aldım. Ailem rahatça karşılardı masraflarımı. 5 yıllık imza attım 17bin lira için. Artışlarla beraber 21-22bin lira harcadım. Şimdi 33bin borcum var. Yeni mezun olacaklara çok daha fena hesaplar çıkıyor
0
avatar is back
(28.12.20)
burs aldım. burs çıkmasaydı kredi almazdım, dediğiniz gibi borçlu olmaktan nefret ederim ve bu yüzden asla borç almam bir yerlerden. ne kadar param varsa o kadar harcarım. cebimde 2 kuruş varsa 2 kuruşluk yaşarım. banka kredisi, kredi kartı vs. hiç bana göre değil.
0
candide
(28.12.20)
Aldım. İhtiyacım vardı. Almasam da okurdum ama bu sefer de çalışmak zorunda kalırdım. Çalıştığım için kendimi geliştirmeye daha az zamanım kalırdı.
Lisans 12 k + Y.L.+ 22=34 k tl borcum vardı. Ödedim çok şükür.
0
Anthony McCarten
(28.12.20)
ben iyi bi sıralamaya ragmen kredi almistim. cok gerilerde olup burs alan vardi. o iste de bi haksizliklar dönüyor da neyse. sorumuza gelirsek, evet ihtiyaclarim icin kullandım. okuldan da burs aliyordum ama yeterli degildi. kredi olmasa da okurdum ama zor olurdu. kredi bir nebze rahatlatiyordu. calisirken odedim gitti. ben odedim diye herkes odesin falan da demiyorum. herkes surunsun kafasindakilere sinir oluyorum. umarim her ogrencinin aldigi kredi bursa çevrilir de azıcık yüzleri güler.
0
hazen
(28.12.20)
burs kazanmıştım. ilk sene sonunda bölüm değiştirdiğim için krediye döndü. böylelikle üç sene kredi almış oldum.
o dönem krediden biraz daha fazla gelirim vardı. annem de destek oluyordu. arada burs falan da çıkıyordu ufak tefek. sanırım kredi olmadan da okuyabilirdim ama ailem bu konuda yanımda durdu açıkçası, durumları iyi olmadığı için "bize çok güvenme, böyle şansın varken al" dediler.
dört yıllık burs/kredi ödemem 2016 yılında bitti. ben şu an üçüncü sınıftayım. çok verimli ve doğru (!) kullandığımı düşünüyorum o yüzden.
borcumun olması şu an hayattaki en son derdim diyebilirim... ben en iyi ihtimalle 28, en gerçekçi ihtimalle 29 yaşında mezun olacağım. şanslıysam hadımköy'de 2800 liraya kölelik yaparım işte. yine ev arkadaşıyla yaşarım, yine tek bir çift ayakkabım olur, yine akşam makarna yerim. türkiye'de bunun ötesini beklemiyorum. böyle yaşayınca da borcu ödemek veya maaşımın 1/4'üne haciz gelmesi çok koymaz. o para benim olsa yatırım mı yapacağım, daha güzel mi yaşayacağım? türk lirasını biriktirsem ne olur ayda 300-400 lira? ne yapacak devlet, canımı mı alacak? almazsa ayıp eder.
özetle ben türkiye'de kalırsam zaten paranın benim için geçerli bir meta olacağını düşünmüyorum. kazanacağım paranın 3/4'ü köpek gibi yaşamama yeterli olur, kalanıyla da borç ödenir. 3-4 sene sonra da kazandığım paranın 4/4'üyle köpek gibi yaşarım.
yurtdışına çıkabilirsem de zaten 2-3 aylık maaşımla bütün borcu kapatma şansım olur, dert edilecek bir meblağ değil.
o yüzden umrumda değil şu an. "ödemem" demiyorum, "silinsin" demiyorum kesinlikle. zamanında aldık, yedik. veririz eyvallah. sadece önemsemiyorum. cebinde para olan adam düşünsün borcu, bana ne.
0
der meister
(28.12.20)
Aldım, ihtiyacım vardı. Kira-faturalar-ders notları-yemek derken epey masrafım oluyordu kendi harçlığım yetmiyordu. Zaten yetmediğini farkedince başvurdum ve aldım. Sürekli gezip tozup alışveriş yapan bir öğrenci olmadım hiç.
0
megalomaniac
(28.12.20)
Aldım ve geri ödedim. Para gönderenim olmadığı için ihtiyacım vardı. İlk aylar cepten yedik sonra iş buldum. kyk kredisi + kendi kazançlarımla okudum.
0
battal gemalmaz
(28.12.20)
Şaşıracak bir şey yok ki. Tamamen kobuzchu kız gibi oldu benim durumum. Bi baktım para geliyor, o dönem alkole sigaraya yemeğe gömdüm tüm parayı ve yetiyordu da. Şimdi büyüdük bulgur emcüklüyoruz evde. Ödüyorum işte bir yandan sorun yok rahatsız değilim.
0
vedatchilipeppers
(28.12.20)
Aldim. Vallaha okuldan 400 falan, bir de bir dernekten başarı bursu aliyordum 350 civarı. Kısacası 2011-2015 arası kredisiz zaten 750 lira kazaniyordum. Üstüne kredi de aldim, annemlere yük olmadim. Ihtiyacim var miydi? Vallaha parayi ezdim ben, ihtiyac denemez. O yüzden kendi ödememe zerre lafim yok ama harbiden burs kazanmasi gerekip kredi alan, kredi alması gerekip burs kazananlari gördükçe insanlara hak veriyorum.
0
logisticsmanager
(28.12.20)
aldım, almasam zorlanırdım. ailem de biraz gönderiyordu ancak yetiyordu. kredi borcumun olması beni iş bulma konusunda motive eden faktörlerden biriydi çünkü ailem ödemekte zorlanabilirdi kendim halletmek istedim. zamanı gelince geri ödedim, ödemeye itiraz etmek de hiç aklıma gelmemişti, edeni de duymamıştım. 10 sene önceki hadise..
0
evanka
(28.12.20)
aldım. almasam okuyamazdım. ailemden ayrı şehirdeydim ve okul seçimi benim tercihim olduğu için maddi yardım isteme hakkını göremedim kendimde. aldığım parayı da eğitime harcadım zaten ancak yetiyordu part time iş geliriyle beraber. işe başlayınca ödeniyor her türlü.
0
pink cadillac
(28.12.20)
aldım. okurken ilaç gibi geliyordu. öderken de pek zorlanmadım düzenli gelirim olunca ödedim bitti.
şuan ihtiyacım olmasa yine alırdım. düşük faizli hatta ileride ödenecek her türlü kredi alınmalı bence.
0
entropik
(28.12.20)
Off ailemin beni en çok sinir ettiği şeylerden birisi bu. Kredi aldım ve kesinlikle ihtiyacım yoktu. Annemin eski bir öğrencisi girdi akıllarına “alsın, çok rahat eder” vs diye ama bu öğrenci zaten babasıyla görüşmeyen ve ailesinden bir kuruş yardım almadan okuyan biriydi. Yani tabii ki onun işine yaramıştı. Ama bence benim asla ihtiyacım yoktu ama ailem sağ olsun her zamanki gibi milletin lafıyla başıma iş açtı. Özellikle aylık ödemesi büyük bir para değil tabii ki ama sırf böyle milletin lafıyla saçma sapan uğraştığım için çok sinir oluyorum bu kredi meselesine.
0
ms brownstone
(28.12.20)
Kredi aldım. Hali hazırda üniversitemden burs alıyordum ve hatta üniversite yurdunda ücretsiz kalıyordum (vakıf üniversitesi). Ailemden para almadan rahat bir öğrencilik geçirmek istedim, o yüzden krediyi aldım. Aynı zamanda part time çalışıyordum da. Ama çok güzel öğrencilik geçirdim, yedim içtim gezdim. Tadını çıkardım yani. Aileme de günlük masraflar yerine yurtdışında staj, work and travel vb. gibi konularda iş düştü. Şimdi de hiç şikayet etmeden düzenli olarak ödüyorum.
0
tss
(29.12.20)
evet vardı, aldım. okula gidemeyecek durumda farklı bir şehirde ve zor bir durumdaydım. özel bir şirketten o dönemki kredi miktarını yarısı kadar burs kazanmıştım onunla birlikte ancak okuyabildim. hala borç ödüyorum. oç çocukları alakasız kişilere burs verdi, bana çıkmadı. zor zamanlar geçiriyordum hala geçiriyorum. durduk yere sinirlendim tekrar.
0
anarsika
(29.12.20)
Yurtdisi yuksek lisans kredisi aldim 2 yillik, almasam okuyamazdim gibi. 45 bin felan toplam borc. Odemesi bitti sayilir da tek canimi sikan sey, alirken yuksek lisanstan sonra direkt doktoraya baslarsaniz doktora suresince ertelenir diyorlardi. Ben de mezuniyetten 6 ay sonra doktoraya basladigim icin basvurdum, direkt (!) olmadigi icin reddettiler. Ondan dolayi gicik olmustum. Bir de dilekceme verdikleri cevapta "Yurtdisinda oldugunuz icin issizlik sebebi ile 1 yil erteleyebilirsiniz" demislerdi. Baktim, eger issizlik sebebi ile ertelersem yillik 11 bin lira faiz ekliyorlar, o da ayri bir kazik. Kendimi biraz zorlayarak da olsa odedim eninde sonunda.
0
Haldamir
(29.12.20)
Ben de aldım ve almadan İstanbul'da pek tutunamazdım. Hatta almama rağmen hep kısmak, bir şeylerden feragat etmek zorunda kaldım.
Birkaç sene önce yapılandırdım, birkaç taksit kaldı şükür bitiyor. 12-13 bin tl gibi bir şeydi benim aldığım toplam para.
0
chicha_v2
(29.12.20)
kredi aldım. çok ihtiyacım yoktu aslında ama daha rahat okudum, istediklerimi daha çok yapma fırsatı buldum. 10 ya da 11 taksidim kalmış olmalı, ödüyorum.
0
a darkness coming
(29.12.20)
Aldım ama almasam da olurdu. Ailemle yaşıyordum paranın bir kısmı eve de harcanıyordu. Eve destek gibi bir şey oldu aslında arada gezmeye, içmeye da harcadım tabii. Bir de krediye güvenip kredi kartı da çıkartmıştım çok zekiymişim.
Şimdi ki aklım olsa almazdım. Ödeyemediğim için hesaplarıma e-haciz falan geldi ama ödedim sonunda.
0
red morning
(29.12.20)
aldim cunku okurken ailemden para almak istemedim. odemeyi bitirmem 10 sene surdu, bu sene bitirdim..
0
cooperr
(29.12.20)
almadım.
ihtiyacım yoktu. (gerçi kimin fazladan paraya ihtiyacı olmaz ki.)
burs muhabbetlerini duyunca alsam mı diye sordum bizimkilere. babam memur, ve tam bir "devlet memuru" olduğu için "devletin parası ihtiyacı olana gitsin, bizim almamız doğru olmaz." dedi.
yaaa işte biz böyle naif naif 3 kuruşların hesabını yapalım, hükümet bizim o emek emek tasarruf ettiğimiz paraların kaç katıyla olaylar olaylar.
neyse. iyi ki almamışım. devlete ne borcum olsun, ne de alacağım.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.20)
aldım, yine de biraz zorlandik. babam hayatta olmamasina ragmen burs cikmadi.
ben alkol alan, barlarda takilan biri degilim. surekli malzeme almam gereken bir okul okudum, guzel sanatlar fakultesi. o yuzden bu para hep okula gitti.
simdi maasimla kirami ve faturalarimi anca oduyorum, istanbul'da. bunu odemee baslayamadim henuz. maasim artinca baslarim diye dusunuyorum. faizini silseler keske.
0
batlegolas
(29.12.20)
aldım , ihtiyaç vardı. daha sonra lisansüstü eğitim sebebiyle borcu geri ödemede erteleme talep ettim. 2014 gibi geri ödemeye başlamıştım 12 bi tl yi. 4 senede az az ödeyerek bitirmiş oldum.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(29.12.20)
Aldım, çünkü başka çarem yoktu. 2011 yılında mezun olup 2013 itibari ile ödemeye başlayarak 2019 tarihinde bitirdim. Nakış nakış ödeyerek kıt kanaat azıcık kazancımdan kısarak hiç aksatmadan ödedim. Bu yüzden bazen ödemeyen ya da burs alan arkadaşlarıma kızarım, elimde değil.
Bir de hiç bir zaman bitmeyeceğini düşünürdüm ödemelerin, hayat çok enteresan...
0
va
(29.12.20)
Calişarak okudum ama aldığım maaş gecinmeme yetmiyordu, kredi destegiyle ucu ucuna geciniyordum, o yuzden almam mantıklıydı.
Odemesine gelince bu sene yeni cikan yasayla yapilandirdim. 2 ayda 1 900 tl odeyerek 18 taksitte bitirmeyi düşünüyorum, zor olacak benim için ama bir yerden başlamak lazim.
Okurken okul bitip hayata atilinca bitecek bu sefalet diyorduk ama hayat oyle olmuyor ne yazik ki.
erkek genital lazer epilasyon yapan yerler var mı?istanbul
ShadowOfMoon
bunla ilgili bilgi bulamıyorum yazılan yorumlarda sorularda. hatta bir kaç kişiye de yazdım özelden ama genital için giden erkek bulamadım sitede.çoğu yerde tüm vucuda dahil değil seansların. ayrı bir genital epilasyonu da yok bu yerlerde.epiderm ise boxer içini değil. yanlarını yaptıklarını söyledi
bunla ilgili bilgi bulamıyorum yazılan yorumlarda sorularda. hatta bir kaç kişiye de yazdım özelden ama genital için giden erkek bulamadım sitede.
çoğu yerde tüm vucuda dahil değil seansların. ayrı bir genital epilasyonu da yok bu yerlerde.
epiderm ise boxer içini değil. yanlarını yaptıklarını söyledi. başka da genital yapan bulamadım alexander
boxer içi yaptıran oldu mu ve kalça içi? tehlikeli mi sizce?
0
ShadowOfMoon (28.12.20)
Herkes her yerine yaptiriyr zararli oldugunu dusunmuyorum ama yapan yer yoksa evde kendiniz ipl makinesi alabilirsiniz arastirip. ha bi de kucuk bi bolgenize de olsa deneyin lazeri. koklu tuylerde asiri aci verir
0
ala09
(28.12.20)
Hocam acısına dayanamazsın, yüzüne yaptırmış biri olarak böyle bir acı yok
0
wiekannich
(28.12.20)
İlk 2-3 seans acısına dayanırsanız devamı kolay gelir. Gitgide zayıflıyor tüyler, haliyle acısı da azalıyor.
Direkr lazeri yapan sayfaya mesaj atın veya arayıp sorun, başka türlü net bilgi alamazsınız. Yapan yerler var.
evet son sezon bu ve 3 ayda falan 10 sezonu bitirdim ama nasıl sevdiğimi anlatamam. O kafada o kadar akıcı komik, gerçekçi ve aynı zamanda bir şeyler veren bildiğiniz başka dizi var mı? fav karakterim Frank.
evet son sezon bu ve 3 ayda falan 10 sezonu bitirdim ama nasıl sevdiğimi anlatamam. O kafada o kadar akıcı komik, gerçekçi ve aynı zamanda bir şeyler veren bildiğiniz başka dizi var mı? fav karakterim Frank.
Selamlar herkese,Yılbaşı için yüzük almaya gideceğim. Tükenir mükenir diye ilgimi çeken 2 - 3 modeli telefon ile ayırttım. Ancak bu iş başıma ilk defa geldiği için raconu nedir ne değildir hiç bir fikrim yok. Pazarlık yapılır mı falan?Dikkat et dediğiniz şeyler var mı?Bu arada mağaza olarak Zen'e gi
Selamlar herkese, Yılbaşı için yüzük almaya gideceğim. Tükenir mükenir diye ilgimi çeken 2 - 3 modeli telefon ile ayırttım.
Ancak bu iş başıma ilk defa geldiği için raconu nedir ne değildir hiç bir fikrim yok. Pazarlık yapılır mı falan? Dikkat et dediğiniz şeyler var mı?
Bu arada mağaza olarak Zen'e gideceğim. Şimdiden teşekkürler.
0
tenyalar bagirsakta yasar bagirmasakta (26.12.20)
pazarlik kesinlikle yapilir marka bagimsiz. tasin kalitesini belirten bi harf falan oluyordu ama ne ise yarar dersen hic. ancak satarken isine yarayabilir o durumda da en olu fiyattan geri alacaklarina eminim. ben 7 sene once aldim esime pirlanta, harfi nedir, karati nedir sorsan bilmez ha bilse ne ise yarar o ayri.
eger es adayin gosteris sever X karatin alti yuzuk takmam diyen birisiyse soyledigim herseyi unut.
0
try again fail again fail better
(26.12.20)
tek diyeceğim sonradan "ben sana tektaş aldım şu kadar gramı" demeyecekseniz alın :)
0
ala09
(26.12.20)
Karat(ct, büyüklük), kesim ve renk belirleyci oluyor fiyatı. Bir de sertifikalar var. Sertifikasız pırlantaya çöp gözüyle bakıyorlar bozdurmak isteyince, sertifikalıya da pek farksız ya neyse. Pırlanta takılar, satmalık değil takmalık bu bilinçle alışverişe çıkın. Pazarlık kesinlikle ve kesinlikle yapın. 1ct tektaş ile 1ct beştaş aynı değerde değil. Biri 0.20 lik 5 tane taş bu sebeple daha uygun. 0.10 ct dan dipdibe dizilmiş 0.50 ctlık ürünü de normal 0.50 ile bir tutmayın fiyat aldığınız yerleri karşılaştırırken. Mutluluklar :)
ankara’da 97.0 fm (*) üzerinde yayın yapan bilim radyoyu bilgisayar/telefon üzerinden çevrim içi olarak çok sıklıkla dinliyorum ancak bilgisayarın kapalı olduğu vb. zamanlarda dinlemek istediğimde (sırf radyo dinlemek için bilgisayar açmak istemiyorum) radyoya ihtiyacım oluyor.bim’e nostaljik radyo
ankara’da 97.0 fm (*) üzerinde yayın yapan bilim radyoyu bilgisayar/telefon üzerinden çevrim içi olarak çok sıklıkla dinliyorum ancak bilgisayarın kapalı olduğu vb. zamanlarda dinlemek istediğimde (sırf radyo dinlemek için bilgisayar açmak istemiyorum) radyoya ihtiyacım oluyor.
bim’e nostaljik radyo denilen analog radyolardan gelmiş, bim personeli ile birlikte ürünü açıp denedik. fm skalasında 97.0 ibaresi tam olarak yer almadığından 92.0-98.0 fm skalası arasında yaklaşık 10 dakika uğraşıp her frekansı denememe rağmen radyo bilimi bulamadım. (telefondan radyo bilimi açıp karşılaştırma yaptım)
analog radyoda 97.0 frekansına nasıl erişebilirim acaba?
Sabah köpeği gezdirmeye çıkınca karların içinde yatan küçük bi kedi buldum, 3-4 aylık falan, ufak bişey. Donmuş sandım ama gözleri açıktı, nefes alıyordu ama hareketsizdi, eve getirdim, elektrikli ısıtıcının önüne koyup yemek verdim. Aşırı halsiz, yemeği yemedi, biraz kustu sağa sola. Veterinere göt
Sabah köpeği gezdirmeye çıkınca karların içinde yatan küçük bi kedi buldum, 3-4 aylık falan, ufak bişey. Donmuş sandım ama gözleri açıktı, nefes alıyordu ama hareketsizdi, eve getirdim, elektrikli ısıtıcının önüne koyup yemek verdim. Aşırı halsiz, yemeği yemedi, biraz kustu sağa sola.
Veterinere götürdüm, gençlik hastalığı olabilir dedi. Kan testi yaptılar, serum verdiler, "tedavi etmeye çalışacağız" dediler. İlaç da vereceklermiş. Veterinere bırakıp geldim.
Sorum yok, sabah sabah canım sıkıldı paylaşmak istedim. Umarım iyileşir.
0
plutongezegendegilmi (24.12.20)
Galiba ölmekten kıl payı kurtarmışsınız. Sağ olun...
0
1bir1bir1
(24.12.20)
Off gerçekten şu zavallı sokak hayvanları kadar içimi acıtan bir şey yok şu dünyada. Benim böyle bulduğum yavru kediyi yaşatamamışlardı :( Umarım sizinki yaşar.
0
ms brownstone
(24.12.20)
Yaa kıyamam :( inşallah yaşar.
0
Benyinegulerim
(24.12.20)
İnşallah yaşar... siz iyi bişey yapmışsınız bence. Eğer kalbiniz dayanıyorsa ve imkanınız varsa öylece bırakmayın veterinerde, halini hatrını sorun ve masrafıyla ilgilenmeye çalışın yoksa o kadar umursamayabilirler :/
0
megalomaniac
(24.12.20)
@megalomaniac, enfeksiyon hastalıkları bölümüne yatırdılar, tedavi kaç gün sürerse masrafını karşılayacağım, serum test vs. parasını da verdim. İsterseniz eve götürün, her gün getirirsiniz ilaçlarını veririz falan dediler ama evde köpek var, cesaret edemedim açıkçası. Zaten düzenli gittiğim veteriner, iyi insanlar ama telefonla falan arayıp sorayım ara sıra en iyisi.
0
🌸plutongezegendegilmi
(24.12.20)
gençlik testi yapıldı mı? gençlik pozitif ise özel rus ilaçları var onlar ile kurtulabiliyorlar, %80 civarı başarılı oluyor. aksi takdirde kurtulma ihtimali %10 larda. rus ilaçları ile tedavi biraz tuzlu, ama bir can kurtuluyor.
0
surprise
(24.12.20)
Ah yavrum=( Allah sizden razı olsun öncelikle, hiçbir hayvan sokakta kimsesiz ölmeyi hak etmiyor=( sizin yerinizde olsam arada gider sever öper konuşurdum. eminim ki hiç sevgi görmemiştir. Gerçekten ilaçlarla birlikte iyileştirici etkisi olabilir.
0
mslny
(24.12.20)
gençlik hastalığı olabilir demek için erken. zehirlenmiş, aşırı aç kalmış, iç parazitten besinsiz kalmış veya başka bir viral enfeksiyonu olabilir.
bir süre serum, düzenli beslenme, ve sıcak bir yerde kalıp gözlem altında tutulması lazım. 1 hafta sonra hala iyiye gitme yoksa evet gençlik hastalığı olabilir. iyi bakılıp bağışıklık sisteminin baskılamasını beklemek dışında net bir tedavisi yok.
0
orpheus
(24.12.20)
Ben benzer bi köpeği kurtardım. Amcamın köpeğiydi. Sabah uyandım köpek ağlıyordu, hareketsiz yatıyor, yalnızca su içebiliyordu. Amcam "boşver düzelmez" dedi. Veteriner de "ilaç yapalım ama muhtemelen kurtulmaz" dedi. Düzenli ilaç aldı bi haftada ayağa kalktı. 3 yıldır sorunsuz yaşıyor. Şimdi her köye gitmemde üstüme atlıyor.
Umut yok değil, umarım iyileşir
0
sumuklurakun
(24.12.20)
umarım iyileşir. var olun.
0
stewie
(24.12.20)
Kedi ölmüş :(
0
🌸plutongezegendegilmi
(25.12.20)
off... tek tesellimiz şuan daha mutlu ve konforlu olduğundan emin olmak. Bir de siz elinizden geleni yapmıştınız üzülmeyin.
0
megalomaniac
(26.12.20)
En azından sokakta ölüp çöpe atılmadı=( siz elinizden geleni yaptınız. Sokak hayvanlarının ömrü o kadar kısa işte=(
Meksika, uyuşturucu, kartel konulu film, dizi, belgesel, kitap tavsiyesinde bulunur musunuz? Sicario filmini izledik yakın zamanda. Bayağı beğendim filmin tarzını. Bu tarzda filmler olabilir. Teşekkür ederim.
Meksika, uyuşturucu, kartel konulu film, dizi, belgesel, kitap tavsiyesinde bulunur musunuz? Sicario filmini izledik yakın zamanda. Bayağı beğendim filmin tarzını. Bu tarzda filmler olabilir. Teşekkür ederim.
0
dissendium (21.12.20)
Sin nombre film Tanrikent film
0
optimistbakunin
(21.12.20)
El Chapo
0
megalomaniac
(21.12.20)
Brezilya versek olur mu? Tropa de Elite (2007) www.imdb.com
0
Amaranta ursula
(21.12.20)
No country for old men
0
Uncle Sam
(21.12.20)
meksika değil de kolombiya olacak ama narcos'un ilk iki sezonunu (gerisini izlemedim) önerebilirim dizi olarak. ben müthiş keyif almıştım, çok hoşuma gitmişti. yalnız sigarayı yeni bıraktıysan falan uzak dur derim, zalımlar her bölümde öyle güzel tüttürüyor ki ben o ara günde bir paket sigara içerken ikiye çıkmıştım bu dizi yüzünden.
"sktir lan meksika sorduk" deme ve şans ver bence, güney amerika'nın hikayeleri çok daha güzel bu konuda.
0
der meister
(21.12.20)
Tropa de Elite çok tırt bi film, bence vaktini bununla öldürme.
0
killerbee
(21.12.20)
sicario gibisi yoktur yalnız hele başındaki gerginlik ders niteliğinde. narcos var izlemediyseniz hala sonra narcos mexico diye devam etti. netflix dizisi
0
argent dawn
(21.12.20)
traffic
0
filteria
(21.12.20)
bu olayı çözüceksen önce narcos sonra narcos meksika sonra el chapo en son da ozarkı izleyip kafanda tüm şemayı oluşturucaksın.
0
mikahakkinen
(22.12.20)
Meksika değil ama bu konuda yapılmış en iyi film Brezilya yapımı City of God bence, onu izle.
Hayatınızda çalışmadığınız en uzun dönem ne kadar sürmüştü?
ms brownstone
Ve bu sürede neler yapıyordunuz? Nasıl vakit geçiriyordunuz? Bir de çalışmamak kendi seçiminiz miydi yoksa zorunluluk muydu?
Ve bu sürede neler yapıyordunuz? Nasıl vakit geçiriyordunuz? Bir de çalışmamak kendi seçiminiz miydi yoksa zorunluluk muydu?
0
ms brownstone (20.12.20)
Yaklasik 11 ay. Arada 1-2 freelance is yaptim sadece. Geziyordum, iciyordum, arastirmalar yapiyordum sevdigim konularla ilgili, cokca kitap okuyordum. Kendi secimimdi.
Simdi olsa bir konuda uzmanlasirdim, egitim alirdim vs. ama pisman degilim, o zaman oyle olmasini istedim ve oldu.
0
mor oje
(20.12.20)
2,5 ay. mezun olup annemin evine dönmüştüm, iş arıyordum. başvurduğum hiçbir yer geri dönmüyordu. e iş olmayınca para da yok, okul bitince burs da bitti. cehennem gibi 2,5 aydı. vaktimin çoğu annemle kavga etmekle geçiyordu, arada ananeme kaçıyordum.
0
pati
(20.12.20)
8ay+ olarak devam ediyor.
Ev ve bahçede boyanacak vs her şeye el attım. Netflix ve blutv'ye düştüm.
Yaşadığım yerde mesleğimle ilgili iş bulmam pek olası değil, pandemi sebebiyle şehir değişikliği durumuda askıda.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(20.12.20)
18 ay, hastalık nedeniyle. Fiziksel olarak da çok düşkün olduğumdan daha çok tablet, bilgisayardan bir şeyler okuma, kitap okuma, Eurosport ve belgesel kanalları izleme ile geçti.
0
pro9it9is9
(20.12.20)
5 ay çalışmamıştım 2016 Ocak - Haziran arası. Kendi seçimimdi.
0
himmet dayi
(20.12.20)
2 ay çalışmadım, istifa ettim. Deli gibi kitap okudum o sürede başka da bir şey yapamadan iş bulmuştum.
0
karaca2
(20.12.20)
2017 ocak-2018 ağustos arası(20 ay) ve 2019 ocak-ağustos olmak üzere (8 ay) 2 büyük işsizlik dönemim oldu. İlk seferinde 15 ay iş aramadım, ilanlara bile bakmadım. Kafam çok doluydu rahatlamam gerekiyordu o yüzden elle tutulur ciddi hiç bir şey yapmadım, canım ne isterse onu yaptım, plansız programsız kafama göre. Bol bol gezdim, 5-6 defa yurtdışına çıktım, toplamda 8 ay falan yurtdışında kaldım, birikmiş tüm paramı harcadım. Pişman değilim gene olsa gene yaparım.
2.dönemde ilk andan itibaren iş aradım ama bayağı zorlandım çünkü yaklaşık 2 yıl işsizliğin üstüne 4 ay çalışıp istifa edince zor oldu iş bulmak.
Şimdiki işimden çok memnun değilim, mesleki anlamda iş tatmini sıfır, ama parası çok iyi, ayrıca pandemide full evden çalışıyorum, cv yi düzeltmek için en az 3-4 sene burada devam etmem lazım, sonrasında bakıcaz artık.
0
zikardo
(20.12.20)
2018 ocak 2018 haziran 4 ay.
Yurtdisina cikinca is buldum ama sonra beğenmedim isi (cok hizli kabul etmistim daha gelmeden bulunca), maasi da düşüktü. Sözleşme bitimi 4 ay sonra gibi ciktim. 4 ay esimin ailesinin evinde is aradim, kısacası secimdi.
Fransızca calistim, spor yaptim, baya siselerce viski bitti, oyun oynadim, siselerce viski bitti :)
0
logisticsmanager
(20.12.20)
2.5 yıl ve hala da devam ediyor.İşsiz kaldıktan 1 yıl sonra yani geçen sene iş bulamadığım için serbest çevirmenliğe başladım. Son 2-3 ay öncesine kadar çok kasmıyordum ama kendime çeviride bir uzmanlık alanı belirleyince ağırlık vermeye başladım. Çalışmamak asla benim seçimim olmadı. Bir türlü iş bulamadım, bundan sonra da kolay kolay iş bulacağımı sanmıyorum. Başvurabileceğim bir iş ilanı bile bulamıyorum artık.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(20.12.20)
5ay iş bulamamıştım. İşkur un kursuna gitmiştim. Evde kafayı yemek üzereydim neyseki bulmuştum şimdi yine işsizim 3. Aydayım başvuruma dönen yok :(
0
rapisa
(21.12.20)
2 yıl oldu bu ay itibari ile. 1,5 yılında çalışmam mümkün değildi ama sonrasında düzgün bir yer bulamadığım ve bulduklarım da beni istemediği için böyle uzadı gidiyor...
0
megalomaniac
(21.12.20)
İsteyerek oldu, istifa ettim. 4 ay sürdü.
Benim her anım çok dolu genelde. O dönemde de yüksek lisansa ve bir kursa gidiyordum. Bunlara ağırlık verdim. Evde de kafam dağılsın diye dikiş nakış işlerine sarmıştım.
Tüm yazımı burda heba edemem diye bir anda ayrılmıştım baya gezip acısını çıkarmıştım çok güzeldi.
0
jazzabel
(21.12.20)
su anda suruyor bu donem. 2012'den beri calisiyordum max 1 hafta issiz kalmisimdir, o da kendi istegimle. simdi 2 aydir issizim. kendimi gelistirmeye dair pek bir sey yapamadim berbat bi ruh hali oldugu icin, genelde ilan kovalama, is gorusmeleri icin istenen ornek projelerle vs. geciyor zaman, depresyon tarzi. bu 2 ayda ancak portfolyomu hazir edebildim kendimi gelistirmeye dair, egitimler falan durdu bakamiyorum onlara.
0
hjarteblod
(21.12.20)
2008 Şubat-Temmuz. Askerliği ertelemek için AÖF'e girecektim. Sınava hazırlanmak için işten ayrılmıştım. Temmuz ayında Metallica konserine diye İstanbul'a gidip iş bulunca bir daha dönmedim.
Şimdi düşündüm de hayatımdaki bütün büyük kararlarda (iş, şehir, ülke değiştirme falan filan) hep askerliğin etkisi var :)
0
bruce mclaren
(21.12.20)
Temmuz 2020'de mezun oldum. Hala işe başlamadım. Kendi tercihim.
Evde oturup TUS çalışıyorum çoğunlukla zaten TUS çalışmak için zorunlu hizmet atamasında askeriye kontenjanına girdim, güvenlik soruşturması vs uzun sürüyor çalışmaya başlama sarkıyor diye. Başlamam gerekirse de müstafi kalıp yine de gitmem. Doktorluk yapmak istemiyorum hiç.
0
nundu
(21.12.20)
8 ay kadar calismadim. isimden istifa etmistim yeni bir yere de hemen girmemistim. inanilmaz film izledim, gunde 3 4 film izliyordum. film acisindan baya bir kulturum oldu o sirada = )
0
oscar
(21.12.20)
Yüksek lisanstan mezun olup işe girene kadar 6 ay. Arada laboratuvara girip deneylerime devam ettim bir süre. Bir süre de yurtdışına doktoraya başvururum diye sınavlara hazırlanmakla ve girmekle geçti. Bu arada iş ilanı kovalamaca, çağırırlarsa görüşmeye gitme falan. Bütün bu süreç içerisinde baya depresyondaydım. Doktora gittim ilaç almaya başladım yeniden. Sonra bir yerden işe alındım oraya başladım.
Online alışveriş yaptım, sütaş ve muadili ürünler seçmiştim fakat eleman Mis bulmuş onu getirmiş ne yapsın. Daha önce zaruriyetten almıştım, tadında sorun yok. Fakat diğer markalara göre çok ucuz. Sıkıntısız tüketiyorum diyen var mı?
Online alışveriş yaptım, sütaş ve muadili ürünler seçmiştim fakat eleman Mis bulmuş onu getirmiş ne yapsın. Daha önce zaruriyetten almıştım, tadında sorun yok. Fakat diğer markalara göre çok ucuz. Sıkıntısız tüketiyorum diyen var mı?
0
dizicolleague (19.12.20)
Şok'ta bütün süt ürünleri mis. Ben bir kere lor almıştım hoşuma gitmedi ama bir problemin olacağını sanmıyorum.
0
himmet dayi
(19.12.20)
Dondurması çok güzel <3 Eskiden Mis baya iyi bir markaydı, gerçi o zaman zaten 2-3 marka vardı galiba. Tekrar ortaya çıkınca sevindim ben, denediğim ürünlerinde de sıkıntı yoktu.
0
kobuzchu kiz
(19.12.20)
mis eskiden cok iyiydi. kobuzcu'nun dedigi gibi gerci eskiden mis, pinar ve gulum sut vardi.
mis ulker'in bir markasi ve sok magazalarinda sut urunleri mis. ortalama bir marka iste
0
exlibris
(19.12.20)
tereyağını alıyorum ben fiyat performans olarak gayet iyi. ağır değil hafif de değil. lezzetli ve fiyatı uygun. 41 tl/kiloydu en son aldığımda piyasada 45-65 arası değişirken bu fiyata lezzetli bir yağ almak işime geliyor.
0
erty_ksk
(19.12.20)
beyaz peyniri ve burger peyniri güzel.
0
jelly bear
(19.12.20)
Seneler önce ayranını içiyodum çok güzeldi, ama uzun zamandır görmüyorum.
0
megalomaniac
(19.12.20)
Yol üstünde Şok olduğundan arada uğrarım. Tüm ürünleri güzel bence.
0
pro9it9is9
(19.12.20)
Şu anki Mis ile eski Mis aynı değil. Anladığım kadarıyla Şok, kapanmış firmaların isim hakkını alarak kendisi için üretim yaptırıyor. Migros'ta satılan Migros Süt ile Bim'de satılan Dost Süt gibi Şok'un da Mis Süt'ü var.
0
Mirket
(19.12.20)
mis süt'ün fabrikaları nestle'ye markası ülker'e geçtiğinden beri sevemedim gitti. düşük kaliteli ürünleri var.
0
scudman1
(19.12.20)
ülker üretiyor. kötü değil.
0
xrated
(19.12.20)
Markaya asiri dikkat eden biri olarak bi kere ayranini almis bulundum. Diger markalardan bi farkini gormedim. Bi kere de bilerek dil peynirini aldim. Ucuz olmasina ragmen guzeldi. Klasik market urununun olabilecegi kadar guzeldi yani. Ben zararli gormuyorum misi.
0
Kittie
(19.12.20)
mis benim aklımda hep kaliteli marka olarak kaldı. ona rağmen underrated geliyor bana hep.
0
nothing in my way
(19.12.20)
Eski süper kalite olan mis değil şu anda ki mis. Ancak ürünleri de fena değil. Sütü ve terayagi gayet başarılı.
biriyle konuşuyorum bir süredir, çok ciddi bişey değil. fark ettim ki kız sürekkli benimle bir yarış halinde. bunu bir hırsla yaptığını düşünmüyorum ama ben işle ilgili bişeyden bahsediyorum mesela "haa evet onu ben de yaptım" "onu biliyorum ben ya" gibi tepkiler veriyor. beni başlarda "havalı" görd
biriyle konuşuyorum bir süredir, çok ciddi bişey değil. fark ettim ki kız sürekkli benimle bir yarış halinde. bunu bir hırsla yaptığını düşünmüyorum ama ben işle ilgili bişeyden bahsediyorum mesela "haa evet onu ben de yaptım" "onu biliyorum ben ya" gibi tepkiler veriyor.
beni başlarda "havalı" gördüğünü biliyorum ama o zaman tanışmıyorduk bire bir. dışarıdan bakınca öyle bir "bilmiş" havam var, bi yandan hoşlanıp bi yandan da kendini "ben de onun kadar bilgili, kültürlüyüm" moduna sokuyor sanırım. çünkü o da kendi çevresinde "bilgili, kültürlü" bilinen biri ama objektif bakınca bu konularda benden biraz geride. (bunu dedim diye bana "sen de onunla kendini kıyaslıyorsun" demeyin, ben onun neden böyle düşünüyor olabileceğine dair bir kanıt olarak söylüyorum bunu. yoksa benim için önemli değil benden daha bilgili, kültürlü" olması)
bu tutumu haset olarak yansımıyor bu arada, yani beni kendine rakip almış gibi değil de, daha çok altta kalmamak için yapıyor gibi. ya da "bak ben de senin gibiyim" mesajı sanırım, ben böyle yorumluyorum belki sizin yorumunuz farklı olur.
böyle biriyle birlikte olur muydunuz? ne gibi sıkıntılar doğabilir ileride? bunu bile bile devam etmek sanki samimiyetsiz bir iletişim oluşturacak gibi geliyor.
0
Jux (19.12.20)
Arkadaş olmazdım böyle biriyle. Bu mantıktan gidersek sevgili de olamazdım. Ama şöyle bir ihtimal var arkadaşlıktan farklı olarak, belki de sadece ortak noktalarınız olduğunu göstermeye çalışıyordur hoşlandığı için.
0
megalomaniac
(19.12.20)
Ben soruyu anlamadım. Kıyaslama deyince "bak sen şunu bilmiyorsun ben ise şunu biliyorum" ya da tam tersi bir şey bekledim. Burada sizin yaptıklarınıza katılan birisi var. Sen de demişsin "bak ben de senin gibiyim" mesajını vermek istediğini.
Bilmediği bir şeyi biliyor gibi yapmıyor anladığım kadarıyla. O halde ne gibi bir sorun var size bildiğini paylaşmasında?
0
ekşi duyuru sever
(19.12.20)
benim seviyemde olan kız bulcam, altın bulmuş gibi kaparım
0
megacracker
(19.12.20)
Vallahi fark ettiysem böyle bir şey muhtemelen ben de bazı şeyleri bilmiyormuş gibi davranır ve karşımdakinin kendini iyi hissetmesini sağlarım. Flirt olmasa bile eğer karşımdakinin katılma çabasını ya da kendisini eksik gorduğü icin böyle şeyler söylediğini fark edersem benim de söylediklerim üstünlük kurma gibi gorünecekse kendimi askıya alırım, onu bildiği şeylerden gevam ederim, hatta çoktan bildiklerimi yeni keşfetmiş ya da ogrenmiş gibi anlatırım. Eger gözünde de büyüttüyse seni yaptığı anlaşılır bir şey. Delicesine bir rekabet durumu falan yok. Bir de aynı meslekte olanlarda hafif bir rekabet oluyor, o da bazen sekste harikalar yaratıyor. Rekabet her zaman kötü bir şey değil. Bunu da ekleyeyim (*-*)/
0
velvetmorning
(19.12.20)
Tanima evresinde normal degil mi?
Yani dogal olarak iki tarafta yaptigi seylerden bahsediyor ve ortak noktalara heycanlaniyor insanlar.
Bence sanki siz biraz benim seviyeme kimse gelmesin tavrindasiniz onun tasasini yapmissiniz.
0
2oda1salon
(23.12.20)
@2oda1salon, benim seviyeme gelmesi pek mümkün değil şu yaştan sonra, o yüzden bunu dert etmiyorum. Aksine mutlu eder benim seviyemde olması ama umudu kestim ben, pek yok öyle kadın etrafımda.
yaş 26 olduğu için vazgeçmek kolay olmuyor, o yüzden her zaman "olumlu" tarafta kalabiliyorum ama o noktaya geldiğimde de işte heyecanlanacağım bir şey yok açıkçası. o yüzden altı verdim. kendime 10 sene veriyorum zaten. baktım 35'imde hala türkiye'deyim, ay sonunu zor getiriyorum falan sıkarım kafama yeter daha fazla zorlamanın manası yok, herkes 80 sene yaşayacak değil, olmuyorsa üstelememek lazım.
0
der meister
(18.12.20)
0
Yok.
0
1bir1bir1
(18.12.20)
Hayatın kendisine 3. Ama şu anki şu kısacık zaman dilimine 9 veriyorum.
0
ruhen hastayim ben
(18.12.20)
2,5-3
0
tuborg yesili
(18.12.20)
Şu ara 3. Zor dönem=)
0
mslny
(18.12.20)
3. Niye çünkü vaktim yok. Ama çalışmıyor olsam ve vaktim olsa bu 7 olur 8 olur.
0
a perfect lie
(18.12.20)
Bazen 3 bazen 8 ama ortalamasi 4-5 falan
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.12.20)
9, yeni şeyler denemeye bayılıyorum ve deneyecek o kadar çok şey var ki
0
wiekannich
(18.12.20)
Şu sıralar 2-3.
0
ms brownstone
(18.12.20)
7
0
hayirsiz
(19.12.20)
alt limiti 1 koyduğun için 1.
0
tabudeviren
(19.12.20)
senelerdir 2 bile değildi, esasen hiçbir zaman yoktu. şu an ise 9 civarı. her şey yeni başlıyor gibi bir his var içimde.
0
harekatamiri
(19.12.20)
2-3
0
megalomaniac
(19.12.20)
1. o da asik oldugum kisinin hatrina. kendisi de benden hoslansa 10 uzerinden 11 olur heyecanim ama hoslanmiyor iste.
arkadaşlar benim kedim küçüklüğünden beri sık sık kapı diplerine saklanarak biz yaklaşınca kapı çerçevesine zıplıyor. kapının dibine saklandığını farkedince kendini çarpmasın diye odadan çıkışımızı 10 15 dakika öteliyoruz bazen. şimdi benim sorum şu. bu davranış siz kedisi olanların kendi kedilerind
arkadaşlar benim kedim küçüklüğünden beri sık sık kapı diplerine saklanarak biz yaklaşınca kapı çerçevesine zıplıyor. kapının dibine saklandığını farkedince kendini çarpmasın diye odadan çıkışımızı 10 15 dakika öteliyoruz bazen. şimdi benim sorum şu. bu davranış siz kedisi olanların kendi kedilerinde de karşılaştığı bir durum mu? yaygınsa ve kimsenin başına bir şey gelmiyorsa korkacak bir durum yok sanırım, merak ediyorum çünkü zıpladığında göğsüyle tosluyor adeta kapı çerçevesine. bir yerine bişey olmasından çekiniyorum. arada kontrollü de zıplıyor ama bazen allah ne verdiyse ağaca tırmanır gibi zıplıyor.
canı yanmıyor olacak ki her defasında bu oyunu oynuyor tekrar tekrar. kapılara yastık falan yapıştıracak halimiz de yok.
0
eksisozlukokuryazari (17.12.20)
:) aklınca pusuya yatıp sizi avlıyor işte. Korkacak bir şey yok, tanıdığım tüm kediler bunu yapıyor. Bazen kafasını taakk diye vururdu bizimki de, ama hiçbir şey olmuyor onlar ölçüsünü biliyor sanırım.
0
megalomaniac
(17.12.20)
Hahaah, vallaha normal kedi yok. Size pusu kuruyor, avlıyor aklınca şapşik. Belli genç kedi, durulur zaten sonra. Bir şey olmaz bol bol sevin kediciği..
0
SiyamkedisiZorro
(17.12.20)
iyi bari :) göğsünü vurunca bazen takk diye ses geliyor çerçeveden ,bazen ondan çekiniyordum ama dediğiniz gibi sanırım. kediler dozajını kendi ayarlar diye umuyorum.
evet pusu kuruyor, şapşik. bide heyecanlanıyor yaklaşırken, yere yapışıyor gözleri boncuk boncuk oluyor, sonra hoop.
dyson marka elektrikli süpürge alacağım ancak çok fazla model var. çok araştırdım çok kafam karıştı. en efektifi hangisidir? şarjlı ya da kablolu hangisini tavsiye edersiniz? çok teşekkür ederim.
dyson marka elektrikli süpürge alacağım ancak çok fazla model var. çok araştırdım çok kafam karıştı. en efektifi hangisidir? şarjlı ya da kablolu hangisini tavsiye edersiniz? çok teşekkür ederim.
0
sigadam (09.12.20)
kesinlikle şarjlı tavsiye ederim. ben v8 kullanıyorum, gündelikçi gelmeyen günlerde bana yetiyor, aşırı da memnunum. ama evde başka bir süpürgeniz yoksa ve büyük temizlik yapacaksanız 3+1 gibi bir evin tamamını süpürmeye şarjı yetmez.
0
blatta hiberna
(09.12.20)
sarji yetmiyor, yedek pil alinabilir. v11 absolute pro var bizde, 2 pil ile geldi. supurmesinden memnunuz. kablosuz olmasi ekstra rahatlik. el supurgesi olarak kullanirken biraz agir ama idare ediyor. 2 tane turbo basligi var, birinin icinde bez gibi bir sey birirnin icinde firca var, firca olan halilarda digeri duz zeminde etkili.
v11 son modeli ama v10 da alinabilir hala bence. alt modellerden de parcalari degisiyor sadece, kiminde ayakli sarj unitesi var, kiminde bazi basliklar var, kiminde yok. ihtiyaca gore karar verilebilir.
0
lemmiwinks
(09.12.20)
Ben de çok araştırmıştım. Dyson hangi modeli olsun, yoksa miele mi olsun diye. En son kafam bulandı artik gidip 1000 liraya electrolux aldim. Evde kendisinden kisaca canavar diye bahsediyoruz. Su hayatta yaptığım nadir mantikli islerden biri oldu.
0
Kirmizibavul
(09.12.20)
Şarjlı almayacaksanız, şarjı bana yetmez diyorsanız cinetic big ball animal pro 2’den çok ama çok memnun kaldım(uzun tüylü kedili ev olmasına rağmen) Toz almama gerek kalmıyodu.
0
megalomaniac
(09.12.20)
ben de çok araştırdim. Dyson hangi modeli olsun, yoksa miele mi olsun diye. dyson v11, miele ve robot supurge ucunu de aldim. hanimi susturdum. borcunu oduyorum.
0
tunaktunaktun
(10.12.20)
bizde v7 var senelerdir kullaniyoruz sikinti yok. Dyson almamak icin cok direndim bir suru orta halli baska supurge aldik hepsi parcalandi, buna zamaninda iyi para bayildik ama sikinti yok gidiyor.
Yahudiler ucuz mal alacak kadar zengin degilim diye bosuna dememis.
kahvalti icin hangi tur yesil zeytini tercih ediyorsunuz?* iri ve diri duz yesil zeytin* kirmizi biberli yesil zeytin* cizik - kirik yesil zeytin* yesil zeytin salatasien cok cikana gore yarin marketten onu alacagim,
kahvalti icin hangi tur yesil zeytini tercih ediyorsunuz?
* iri ve diri duz yesil zeytin * kirmizi biberli yesil zeytin * cizik - kirik yesil zeytin * yesil zeytin salatasi
en cok cikana gore yarin marketten onu alacagim,
0
exlibris (02.12.20)
Öncü yeşil ızgara
0
paramolacak
(02.12.20)
Yesil hatay kirma zeytin
0
balpolen
(02.12.20)
Pazarda cok guzel satiliyor, hafif acimtirak, deneyin oyle alin, belki sevmezsiniz, koyu yesil renginde
0
balpolen
(02.12.20)
guzel bir kirma zeytinin yerini hicbir sey tutamaz bence.
0
the end of time
(03.12.20)
En sevdiğim evde yapılan tabii ki ama marketten alacaksam çizik ızgara olandan alıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(03.12.20)
Biberli zeytin dışında zeytin tüketmiyorum
0
hrvl
(03.12.20)
Zertum kırma. metro'dan alıyorum.
0
engelbert humperdinck
(03.12.20)
edremit kırma favorim
0
pigletvsdaisy
(03.12.20)
edremit ya da ayvalık kırma.
0
inheritance
(03.12.20)
Karamürsel Samanlı kırma zeytin Sadece 2 ay bulunuyor şuan mevcut mesela ama sonrası yok.
Merhaba, Trendyol kullandığım hesabı askıya alıp, kapattı. cüzdan bakiyesinde yer alan paramı ise iade etmiyor. benzer durumla karşılaşanlar, nasıl bir yol izlediniz?Tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
Merhaba, Trendyol kullandığım hesabı askıya alıp, kapattı. cüzdan bakiyesinde yer alan paramı ise iade etmiyor. benzer durumla karşılaşanlar, nasıl bir yol izlediniz? Tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşırsanız sevinirim.
0
çamur (30.11.20)
Bence o parayı geri alamayacağınıza dair bir hüküm vardır çünkü cüzdanın amacı bu, sadece trendyolda kullanmak üzere kenara ayrılan para demek. Müşteri hizmetlerini arayın, hesabım kapandı ama cüzdanda paralarım vardı hesabı açıp alışveriş yapmak istiyorum diyin, hesabınızı açtırın ve parayı bitirin. Alışveriş yapmak istiyorum diyince mutlaka yardım ederler diye düşünüyorum.
0
megalomaniac
(01.12.20)
valla trendyol'da herhangi bir sorunda muhatap bulmak imkanıza çok yakın. geçmiş olsun umarım yüklü miktar değildir. ancak hiçbir şekilde yardımcı olmuyorlarsa ekşi'de bir rezalet başlığı durumu kotarabilir. uygun bir dille dolandırıldığınızı açıklamak zorunda kalıyorsunuz işte böyle maleset.
0
outis2
(01.12.20)
Cuzdanima girip ozet yazan yere basinca parayi iade et butonu cikiyor. Ona basinca parayi yukledigin yere iade ediyor (kredi karti vs)
(Hesabini komple bloklamadiklarini ve sadece askiya aldiklarini varsayiyorum)
iphone 12pro’nun içinden çıkan kablonun type c olması sorunu
megalomaniac
Evet sorun bu, çünkü adaptör yok içinde ve eski adaptörler usb girişli. Type c apple adaptör ise şuanda gönderimi yok diyor internet sitesinde. Ne zaman satılmaya başlar bu adaptör?
Evet sorun bu, çünkü adaptör yok içinde ve eski adaptörler usb girişli. Type c apple adaptör ise şuanda gönderimi yok diyor internet sitesinde. Ne zaman satılmaya başlar bu adaptör?
0
megalomaniac (29.11.20)
apple marka almak zorunda değilsin. muhtemelen 12 pronun gönderimi başlayınca o da başlar. 6 aralık gibi
0
jelly bear
(29.11.20)
Orijinal kendi adaptörü olmazsa bazen ısınma sorunu yapabiliyor ya da bataryaya zarar veriyor, bazen de tel tanımıyor.
Yeni pc'lerde usb c çıkışı oluyor, belki aklınızdan çıkmıştır diye diyorum.
Onun haricinde direkt dikdörtgen USB(usb-a ydi galiba o) kablo da satılıyor. Ben de kararsız kaldım kablosunu alıp evdeki adaptörleri mi kullansam yoksa adaptör mu alsam diye.
Bu arada ısınmayı hızlı şarj olmayan adaptorlerde yapabilir. Çıkış zaten sabit 5v, ama amper değişebiliyor. Adaptör yeterli akımı sağlamıyorsa.bu ısınmaya sebep olabilir.
0
seksli harf
(29.11.20)
Telefondayim editleyemedim. USB donusturuculer var. 3-5 TL bir şeydir ona da bakabilirsin. Ben android cihaza nintendo'yu bagliyordum öyle mesela.
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırm
3 senelik evliyiz, çocuğumuz yok. Eşim evlendiğimizden beri sadece 1 ay bir yerde çalıştı kalan yaklaşık 35 ayda bütün gün televizyon karşısında yatıp yerli ve yabancı dizi izlemektedir. Bir çok defa bunu sorun edip tartışmaya açsam da bir şekilde olayları manipüle edip (ya tartışmayı bağırma çağırma seviyesine getiriyor, ya da olayla ilgisi olmamasına rağmen bir anda anne ve babamı kötüleyerek konuyu değiştirmektedir) Annem ve babam biraz daha eski kafa muhafazakar insan olsalar da, özlerinde gerçekten iyi insanlardır, annem geldiği zaman oturup da "kızım hadi şunu yap ben oturucam" diyen bir insan değildir. Kalkar kendi hazırlar herşeyi genelde. Zaten biz İstanbul'da onlar da Ankara'da olduğu için 365 günün sadece toplasan 10 günü beraberizdir. Yeni evli olduğumuz dönemde annem eşimin tembelliğini görünce (evde misafir varken sabah 11'de kalkıyordu veya uyandırılana kadar kalkmıyordu. Kendisi bütün gün evde yatmasına rağmen ben işten geldikten sonra yemeği bana pişirttirmeye çalışıyordu)bir iki kez laf soktu. Annemin laf sokması yanlıştı ama ben de eşim bir şekilde karşılık verir diye araya girmemiştim. Daha sonra bu yaptığım davranışın yanlış olduğunu düşünerek annemleri gelmeden telefonla uyarmaya başladım. Annemlerin olmadığı dönemde de çamaşır asıp dolaba dizmek harici hiçbir işi tek başına yapmıyor. Yemek kesinlikle yapmıyor. Bir kaç kere instagramdan gaza gelip yemek pişirmiştir o kadar. %95 yemek işi bende. Ya ben işten gelmiş yorgun argın bulaşık makinesine eşya dizip, bir yandan yemek yapmaya çalışırken, yatmaya devam etmekte olduğu kanepede uzanmış trendyoldan alışveriş yapıyor. Neredeyse her günümüz bu şekilde. Hastalık kısmına gelecek olursak. Evlendiğimizden beri: örümcek korkusu, bağırsak solucanı korkusu, beyin felci korkusu, hpv korkusu, kanlı dışkı korkusu, geç adet korkusu, akciğer kanseri korkusu, ağız kanseri korkusu, diş eti siğili korkusu, dil siğili korkusu ve aklıma gelmeyen sayısız korkudan ötürü ev işlerini yapmamayı bahane ediyor. Suratında sürekli bir mutsuzluk var. Yeni mobilya alınacağı zaman çok mutlu oluyor. İKEA'ya gideleceği zaman yine mutlu oluyor. Kredi kartına para gönderince mutlu oluyor. Onun harici genelde ya doktora gitme planı kuruyor, ya da hastaneye mi gitsek diye bana soruyor. Artık bunaldığımı, psikolojik destek alması gerektiğini söylediğimde beni ciddiye almıyor. Yardımı reddediyor. Ben tek başıma evi geçindirmekte çok zorlanıyorum. Standart kredi kartı taksidimiz 8.000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum. Bu sabit giderleri karşılayacak parayı kazanamadığım aylarda eksiye düşüyorum (şu an oldukça eksideyim) ama buna rağmen harcamalarda kısıtlamaya gitmeye çalışmıyor. Benim yemek hazırlamadığım her gün aşağı yukarı öğlen ve akşam toplam 120TL'lik yemek söylüyoruz. Ben aileden zengin birisi olmadığım için extra çalışmadığım zamanlar parayı denkleştirmede çok zorlanıyorum. Bunu bir türlü ona anlatamıyorum ama. Ya nası desem, hani gel 50.000TL kredi çekelim mobilyaları yenileyelim desem ona, tamam hadi der heyecanlandır. Beni durdurmaya çalışmaz, anlatabiliyor muyum? Evde sürekli bir drama ortamı var. İzlediği Türk dizileri gibi entrikalı konuşmalar, kavga çıkarıcı hareketler yapıyor. Konuyu yumuşatmaya çalışıyorum ama bir şekilde kavga çıkarmaya çalışıyor, sürekli olarak huzursuzluk var evde. Alttan almayıp, onunla sözlü çatıştığımda baskın geliyorum haklı olduğum için. Benim baskın gelmeme tahammül edemeyip karakterime laf ediyor, anneme babama laf ediyor, kariyerime laf ediyor, göt yalayarak para kazandığımı ima ediyor vs. Kavga esnasında ben de az malın gözü gibi davranmıyorum. Onun bana söylediği bütün aşağlıyıcı cümleleri ben de ona ediyorum altta kalmamak için. Ben de onun tembelliğiyle, uyduruk üniversitesiyle aşağılıyorum. Çünkü başka kozum yok. Tutup da eşime şiddet gösterecek bir adam değilim. Tek yapabildiğim o bana sözle bel altı vurduğunda benim de ona sözle bel altı vurabilmem. Sürekli kavga edilen bir ortamda büyümüş. Ben ise kavgasız bir ortamda büyüdüm (bu da çok sağlıklı değil çünkü hep babam alttan almış). Gerçekten evlilikte huzur arıyorum ama olmuyor bir türlü. Sanki ilişkimiz hiç düzelmeyecek gibi geliyor. Daha geçen hafta ağzında bir tek kendisinin görebildiği ağız tümörünü diş hekimine gösterdik boşu boşuna 350TL para verdik. O hastalık biter bitmez sırtında bir ağrı başladı ve 4 gündür yatıyor kanepede ağlamaklı bir suratla. 9 kez bulaşık makinesi doldurdum, tezgahı sildim. Etrafı topladım yerleri süpürdüm. Bir yandan da işe gidip geliyorum. Az önce konuşmaya çalıştım ve beni ilgisizlikle suçladı. Onu yalnız bırakıyormuşum, hastalığını ciddiye almıyormuşum. Suçlu benmişim.
Daha önce 2 3 kez evi terkettim ama aynı akşam geri döndüm onun aramasından sonra. O da 1 2 kez terketti ama geri döndü aynı gün. Boşanmaktan da korkuyorum. Bizim ailemizde pek yoktur böyle boşanmak, etmek.
Ne olur yardım edin. Ne yapmalıyım? Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.
EDIT: Misafir konusunda daha hassas davranıyor son 3 4 aydır. Kalkıyor, ilgileniyor, beraber yapıyoruz ve ağırlıyoruz. O konuda düzeldi yani. Anlatmamın sebebi ailemle niye ters düştüğünün kökeninden bahsetmek içindi. Ailemle de telefonda görüşüyor problemsiz bir şekilde. Onlar bize gelmeden önce geriliyor sadece.
0
hkocaman (29.11.20)
Adama hem hizmet ediyorsun, hem karnını doyuruyorsun, hem geçimini sağlıyorsun, hem de sevişerek fiziksel ihtiyaçlarını gideriyorsun. Üstüne para verse bunlardan ikisini dahi ayni kişiye yaptıramaz. Valla bravo.
Sizin oralarda boşanma yoksa kalkıp sizin oralara gitme sen de. Bosan, tek başına yaşa.
0
elorelia
(29.11.20)
daha önceden farklı mıydı eşiniz?
hani bazı durumlarda konuşmak, psikolojik destek almak falan iyi gelir tamam da sizin anlattığınız olayların elle tutulur tarafı yok. hazır çocuk falan da yokken yollarınızı ayırın.
0
hadsafhada
(29.11.20)
siz erkek tarafı mısınız? metinden anlamakta zorlandım da.
0
theseachange
(29.11.20)
@elorelia metni yazan erkek
0
austra
(29.11.20)
Yanlış anlaşılma olmuş, ben erkeğim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Sadece bu anlattıklarınıza göre (karşı tarafın da argümanları vardır muhtemelen): Boşanma korkunuzun üstüne çalışın ve aşın diyebileceğim. Bazı boşanmalar evlilik kadar kutlu bir olay. Bir hatanın bedelini hayat boyu ödemek ne kadar mantıksız. Bir yandan da nafakasız boşanmanın yollarını araştırın.
Bu ekonomik krizde gereksiz yapılan her alışveriş ziyan. Borç durumunu gerekçe göstererek, kullandığı kredi kartını kullanıma kapatıp borcunu yapılandırın. Asla kredi kartı vermeyin. Sadece nakit verin makul giderlerde kullanması için. Ev için gereken alışverişi kendiniz yapın. Yemek pişirmek istemediğiniz günlerde, kendiniz dışarda yiyip gelin. Kendisi napıyorsa yapsın. Onun bilmediği bir hesap açın, borçtan kalan parayı oraya aktarın.
Çocuk isterse ASLA yapmayın.
0
gayda
(29.11.20)
Boşan gitsin bu ne ya, hafakanlar bastı okurken. Ailemizde boşanmak yok vs ne demek ya.
Ayrıca şu birkaç şeyi bilirsek belki daha iyi yorum yapabiliriz; nasıl tanıştınız, ne kadar sevgili kaldınız, yaşlar kaç? Evlenmeden önce bu huylarıni gizliyor muydu, siz mi sezemediniz?
0
austra
(29.11.20)
Kimseye kolay kolay ayrılın, boşanın yazmıyorum bu sitede ama bence boşanın. Okurken ben sıkıldım. Bu arada aileniz her şeyin farkındadır. Boşanırsanız niye boşandınız diye sormaz kimse.
0
dissendium
(29.11.20)
'Onu seviyorum ve düzelmesini istiyorum ama olmuyor bir türlü.'
Düzelmeyecek. Olmayacak. Kavga etmekten drama yaratmaktan başka iletişim şekli bilmeyen insanlar, kendilerinde bir sorun da görmüyorlarsa, ölene kadar öyle devam ediyorlar.
Ayrıca şiddet her zaman fiziksel olmaz. Sizin ilişkiniz şiddet dolu.
0
otonomo
(29.11.20)
Arkadaşlar şunu tekrar belirteyim. Özünde iyi bir insan olduğunu biliyorum ve onu seviyorum. O sebeple boşanmayı düşünmek bile beni çok üzüyor ve korkutuyor. Ayrıca boşanırsak ne yapar ne eder? Ben onu çok sahiplenmiş durumdayım. Korumamdan çıkmasını göz almak bile ürkütüyor.
Başka bir yolu yok mu? Benzer deneyim yaşayanlar hep mi boşandı?
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Yani bilmiyorum çok tek taraflı anlatılmış gibi geldi ama gerçekten anlattığınız gibi ise böyle biriyle ilişki devam ettirmeye gerek yok. Sizi baya kullanıyor, böyle bir ilişkinin devam edebilmesi çok enteresan cidden. Bir de nafaka da ister şimdi ayrılsanız. İş falan aramıyor mu hiç?
Kendi başınıza huzurlu yaşarsınız hiç değilse.
0
playing star again
(29.11.20)
gayda +1000 karşı taraf acaba neler düşünüyordur diye kendime sordum.
yavaş yavaş gücünüzü çekin, bir bakın bakalım kendi haline neler yapabilecek. yemek yapmayın, bulaşık yıkamayın, temizlik yapmayın. sorumlulukları ona yükleyin. bence tamamen bencil olun
nafaka vermeden, daha fazla zarar almadan boşanmanın yollarını arayın. ayrıca bu süreçte de kozunuz olsun, toplamaya çalışın.
bunca sene çok iyi dayanmışsınız. şu anda kendinize kötülük ediyorsunuz, böyle de gitmez zaten. kim ne,der ne düşünür diye düşünmeyin, boşanmak bu durumda bayram demek olur gibi.
bol şans
0
MtKrt
(29.11.20)
@hkocoman
yazmadığım şeyler vardı ama dayanamadım. siz boşanmak istediğinizi söyleseniz, o çok iyi bir insan dediğiniz kişi acaba nasıl bir canavara dönüşecek? nafaka için neler neler yapacak?
sizi tamamen kullanıyor, başka bir açıklaması yok, iyi niyetinizi sömürüyor. hatta "oh bee kapağı iyi yere attık, evlendim kurtuldum" diye de düşünüyordur. belki de sağlam nafaka koparmak için böyle davranıyordur. ama hiç bir şey göründüğü kadar masum değil, o kesin.
0
MtKrt
(29.11.20)
@MtKrt benden 4 yaş küçük, ikimiz de 30lu yaşların başındayız. mezun olduğu bölüm işsizlik sıkıntısı çektiği için yaptığı görüşmeler olumlu sonuçlanmıyor. hem ülkenin hali de malum. görüşmelere gidiyor ama kimse işe almıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
bence tedavi olasi lazim. diyorum ama bencil de geldi biraz. annen annesine durumu anlatsin. kuzenimde böyleydi, is ciddiye binince birazcik duzeldi.
0
wishmaythşngs
(29.11.20)
“8 000 civarı, 3.000-3.500 civarı vergi veriyorum. 2.000 TL eşime gönderiyorum, 4.500TL civari da ev kirası veriyorum” 20.000tl aylık geliriniz varsa bence bir şekilde onu kendi işinize dahil edebilir ya da ona bir iş kurabilirsiniz. Bu yola gelecek mi bakalım?
Ben de daraldım bu arada okurken
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.11.20)
Tembelliğin bu kadarına tahammül edemezdim ben ya... Para kazanmıyorsa ev işlerini üstlenmeli çünkü evlilik hayat ortaklığıdır. Belki depresyon geçiriyodur diycem ama baştan beri böyle diyosunuz, bu kadar uzun süremez ki... Bence çift terapisi ayağına terapiye başlatın, belli ki sorun psikolojik. Olmuyorsa da lütfen çok yıpratmayın kendinizi, kimseye heba etmeyin ömrünüzü.
0
megalomaniac
(29.11.20)
Evlenmeden önce de hastalığa bu kadar takmış mıydı?
0
oyokbuyoknevar
(29.11.20)
boşanma ufukta gözükünce gerçekte kimle evli olduğunu göreceksin.
nafaka versen de farketmez, en acilinden boşan. nafaka seni rahatlatır bu durumda.
"korumamdan çıkması" sözü hiç hoş değil, bu arada. koca koca insanlarsınız.
0
stewie
(29.11.20)
@stewie bensiz pek fazla ayakta durabileceğini sanmıyorum, o sebeple söyledim. belki yanılıyorumdur, ki umarım yanılıyorumdur.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
psikolojik olarak bir rahatsızlığı var gibi duruyor, belki majör depresyondur. bu kadar seviyorsanız, kesinlikle profesyonel yardım almasını sağlayın bir şekilde. terapi/ilaçlarla iyi olacaktır.
0
candide
(29.11.20)
Abi manyak mısın ne stigmasından korkuyorsun? Boşa gitsin. Babasının evinde yayar bir tarafını istediği kadar dizi izler. Böyle bir kadına bunca zaman iyi dayanmışsınız. Aklıma arkadaşım geldi. Benzer durum. Boşanırken her şeyini verdi, kurtuldu. Dünyanın en mutlu, en hafif insanı oluverdi. Sizi suyun altına çeken bir ağırlık var. Kesin kurtulun nefes alın. Birisi arkadaşın üstüne avukat atsın.
0
catch the arrow
(29.11.20)
Hocam yarın boşan rica ediyorum. Ya da çok seviyorsan, son kez şans ver kendisine net bi şekilde düzelmezse boşanacağını söyle, bikaç ay daha bak düzeldi düzeldi, düzelmedi yol ver gitsin. Böyle hayat geçmez.
Böyle olacağını bilsen evlenmezdin değil mi? Cevap burada gizli. Zararın neresinden dönülürse kardır.
0
sekerse tehlike
(29.11.20)
Eşiniz gayet ne yaptığının bilincinde. Büyük ihtimal eşinizin ailesi de durumun bilincinde. Sizin gibi evliliği olan çiftlerde bu işler böyle yürüyor. Kadın hiçbir şey yapmıyor, üstüne istedikleri olsun keyfi bozulmasın diye hastalıklar, bahaneler, kavgalar. Eşiniz kendi keyfini, rahatını düşünerek sizin hayatınızı mahvediyor. Siz onu sanırım yağmurda kalmış yavru kedi/köpek olarak görüyorsunuz. Napar siz olmasanız, kim bakar, bir eli bulaşıklara dokunsa aman ne olur elleri, deterjan koklasa ne hallere düşer, ailesinin evine gitse ne derler ona, sonuçta hayatınızın geri kalanını geçirmeyi planladığınız birisi diye düşünüyorsunuz ama düşünmeyin.
Siz şuan sadece kendinizi harcıyorsunuz, ilerde çocuğunuz olursa eşiniz değişmeyecek, çocuğun tüm sorumlulukları sizde olacak. Belki siz yıkayana kadar çocuğu yıkamayacak, çocuk elinden iş gelecek yaşa gelince ondan bile beklentiye girecek. Çocuğunuz olursa eşiniz ona da hayatı zehir eder.
Eğer siz eşinizin beklentilerini bilerek karşılaşamazsanız size de ailenize de hayatı dar eder. Kavga gürültü yine istediğini yaptırır. Yarın öbür gün işiniz bozulsa, haliyle eşinizin keyfi bozulacak valla evi terk eder, benim keyfim, rahatım senin yüzünden bozuldu diye. Her insanın evlilikten beklentisi farklı. Belki siz bu evlilikten pekte rahatsız değilsinizdir, sonuçta 3 yıldır böyleymiş ilişkiniz. Kimisi 3 ay böyle birine dayanmaz.
0
GoodMorningTeacher
(29.11.20)
@wishmaythşngs
ben annesine daha önce 1 ya da 2 kez telefonda açıklamaya çalıştım durumu. ama onun da elinden birşey gelmiyor denese de. onlar telefonda nasihat verince bu sefer onlara da bağırmaya başlıyor.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@sekerse tehlike
evet evlenmezdim.
bu arada ben onu kesinlikle pışpışlamıyorum. yapması gerekeni yapmadığında soğuk davranıyorum. yapması gerektiğini hatırlatıyorum. defalarca söylüyorum. yeri geliyor ben tartışma açıyorum. ama yine dönüyor dolaşıyor en başa dönüyoruz, gelişme yok yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
Bekara boşamak kolay ama hocam böyle devam etmez bu iş. Tüm yazılanları okudum, iyi ki bekarım dedim bir an. Bu nedir yahu böyle hayat geçmez.
0
electrobuzz
(29.11.20)
Yani makul düşünce, işsizliğin aile bütçesine katkıda bulunmaya mani olmayacağı. Eşit mal paylaşımı bu yüzden var ve olmalı. İlla nakit olmak zorunda değil ki katkı. Para kazanmanın zorluğunu takdir eden insan (zor para kazanmak) bu krizde alışverişe abanmaz hayat arkadaşının parasıyla. Deterjan için bile indirim kovalanacak dönem bu, içerdeyim diyorsunuz bi de. 20 gün evde yemek pişirse, +2400 lira katkı demek bu. Bu dönem çiftlerden birinin işsiz kaldığı aile az değil; evde kalan çocuklara bakıyor, yemek yapıyor cinsiyetten bağımsız. Bu masraflarda kesintiye gidiliyor gözlemlediğim bütçe elvermeyince.
Ama ideali tarif eden yaklaşımlar işe yaramaz sizin durumunuzda. Sorun elbette psikolojik, belki depresyonda, depresyon tedavi edilebilir bir şey. Ama hastalık takıntıları, ilgi açlığı filan daha köklü psikolojik sorunlar bunlar. Sizin göstereceğiniz hiçbir ilgi yetmez zaten. Sadece madden değil manen de parazit besliyorsunuz.
Ama zaten aradığınızı bulmuşsunuz bi yerde, bu konuda da belki özeleştiri yapmalısınız. “Provider” rolü üstlenmişsiniz, “korumamdan çıkmasını göze almak bile ürkütüyor” demeniz çok dikkatimi çekti. Siz bu rolü üstlenmişsiniz (bilinçli veya bilinçsiz onu siz bilirsiniz), şimdi baş edemiyorsunuz veren taraf olmakla. Ama böyle dinamikler kardeşlikte, arkadaşlıkta, hiçbir ilişkide çok kolay değişmiyor. Silme imkanı varsa, silip yeniden başlamak daha kolay.
Bir de tek taraflı anlattığınız kadarıyla söylüyorum, profil tanıdık bana. İş bulmasına da ümit bağlamayın. Şimdi bir birim alışveriş yapıyorsa, artar; şimdi tercih edilen markaların üstüne çıkılır; şimdi ev işlerinde destek olmuyorsa, temizlikçi tutulur; şimdi yemek yapılmıyorsa, iş bulunca zaten yapılmaz. Kendi maaşı yetmez, yine size girer. Ama iş bulursa nafakadan yırtarsınız çocuk olmayınca, o da olumlu.
0
gayda
(29.11.20)
@j r r tolkien hayrani
normalin ne olduğunu bilmiyorum. evde 3 güne bir sözlü tartışma olması normal mi? her dışarı çıktığımızda, avmde, sokakta anlaşamamamız normal mi? benim alttan mı almam gerekiyor? hep erkek mi alttan almalı huzur olması için? kadınların pms öncesi erkeğe kötü davranması normal mi mesela?
Anlatabiliyor muyum? Evlilikte ne normal ne normal değil ben de algılayamıyorum. O sebeple yardım istedim.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
@gayda
işe girerse tüm maaşıyla istediği masayı alacağını söyledi. eve katkı ya da borçlarıma yardım etme hususunda bir düşüncesi yok.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
36 ayın 35inde hiç çalışmamak ve bunu artık normalleştirmek. evde tüm gün oturup kocasının vereceği parayla yaşamak. anne babaya saygısızlık, elini bir taşın altına sokmamak ve kendisi haricinde herkesi suçlamak. boşan güzel abicim, boşan mutlu ol.
0
ismim ibrahim
(29.11.20)
Cocuk yapma sakin, eninde sonunda bosanirsiniz zaten, cocuga da sana da yazık.
0
kveldulv
(29.11.20)
Böyle bir profilin düzelme ihtimali % 1 bile değil. Evlilik paylaşmak demek, tek taraflı bir sömürü düzeni değil. Ne kadar erken kurtulursan o kadar iyidir.
0
alfred
(29.11.20)
kardeşim bence oturup konuşmanın zamanı gelmiş. ortada gerçekten psikolojik bir problem de olabilir. sürekli hastalık hissi, sürekli şikayet bunlar sağlıklı insanın istese bile sürekli yapabileceği ve sürdürebileceği şeyler değil. bence boşanma vs konusundan önce bi pro yardım alın derim. yani düşünsene insan çalışmak istemediği için her gün ağrım var diye yatabilir mi, hasta taklidi yapabilir mi? bana mantıklı gelmiyor. ha artık uğraşmak istemiyorsundur, onu da anlarım gayet mantıklı, o zaman da bence boşanmak mantıklı. özellikle kavgasız bir ortamda büyüyen sen için huzur en büyük hakkın bence, yazık günah.
0
roket adam
(29.11.20)
Boşa. Boşanın demiyorum bak, boşa.
0
pass
(29.11.20)
Pass +1 boşa. Çocuk yapma, boşa. İlk işin iyi bir avukat bulup kadına nafaka vermemenin yollarını ara ve boşa.
Ulan bize böyle adamlar rastlamaz ya. Ben sevgilime bu kadının yaptıklarını yapamam mesela. Anında boşanır.
0
Hallegadola
(29.11.20)
Siz her şeyi yüklenmişsiniz. Nasıl olsa beni seviyor, başkasını bulamaz, benden de boşanamaz diyor. O yüzden çok rahat davranıyor. İş bulamaması nedeniyle psikolojisi bozuk. Psikiyatriste götürün mutlaka. İşsizlikten kendinde hastalıklar buluyor ve size sarıyor. Daha da düzelmiyorsa konuşun ve boşanın. Ömür boyu çekilecek çile değil. Sakın çocuk yapmayın.
0
beyaztenlikiz
(29.11.20)
Okurken şiştim. Allah yardımcın olsun. Böyle kadın çekilmez. Evlilik terapisine gidin derim de alacağın cevaplar az çok belli. Çocuk yapma aman deyim. Otur ciddi şekilde konuş uyar, duygu sömürüsü yaparsa yeme, gerekirse de ayrıl dostum ne diyelim. 3 yıl böyle ise işkence görmüşün sen haberin yok.
0
Topalordek
(29.11.20)
İşte işsizlik büyük bir derttir, onu çeken bilir. Masaya istemsiz güldüm. İşsiz insanın derdi ilk maaşıyla masa almak olmaz ya. Hobi olarak çalışacak çalışırsa, siz yine aynı. Girip bakın sözlükte ilk maaşla yapılanlar başlığına.
Psikolojik destek oh ne ala filan da, sizin demenizle olmaz. Sizin ısrarınızla bi fayda zor yani, kendi iradesiyle çözüm araması lazım işe yaraması için. Ayrıca, otuzlu yaşlar diyorsunuz, geride yıllar var insanı o yaşa getiren demek. Böyle davranış motiflerini oluşturan yani. Öyle üç beş kere psikologla konuşayım da düzeleyim gibi bi şey yok.
Eninde sonunda boşanmaya sıcak bakacaksınız. Ama o zamana kadar yıpranacaksınız, bezince boşanacaksınız. Bu problemi faydaya dönüştürmek için bana makul gelen muhatabınız neyi niye yapıyordan ziyade kendi durumunuza odaklanmanız. Şikayet etsek de değiştirmek için böyle yetersiz kaldığımız durumlarda, aslında bi sekonder faydamız oluyor gözümüzden kaçan. Nasıl böyle bir evliliğe sürüklendiğinizi anlarsanız kendi zaaflarınızı anlarsınız gibi geliyor bana. O zaman da o şimdi seviyorum dediğiniz insan sizin zaaflarınızı nasıl istismar etmiş (bilmeyerek veya bilerek) görecek ve kaçınılmaz olarak tiksineceksiniz.
Çift terapisi de denenebilir, çünkü biz ne okuyorsak sizin gözleminiz. O yazsa böyle tek taraflı, eşim okuduğum okulu küçümsüyor dese sadece, diğer konulara değinmese, ona da hak verilirdi. Ama sadece yazdıklarınıza bakarsak, ben olsam kendime odaklanırdım nası böyle bi tufaya düştüm diye. Diğer ilişkilerinizi (arkadaşlık, aile, akraba, iş hepsi) bi tartmakla başlayın, memnun etmek için çok fazla feragatte bulunduğunuz bi durum var mı misal? Motif aramak lazım yani, benzer rollerde buldunuz mu kendinizi daha önce diye.
0
gayda
(29.11.20)
Bir cok kisi boşan yazmış. Biraz da kendimden bahsedeyim cunku ben de haksizsam bunlari duymak isterim. Pandemiden beri homeoffice calisiyorum. Evin bir tane odasini ofise çevirdik orada masam bilgisayarim vs var. Sabah 7'de kalkiyorum bazen 8-8.30a kadar calisiyorum. Surekli bilgisayar başında oldugum icin itici oldugumu soyluyor. Mesela bu kadar bilgisayar başında calismak bir kadin gozuyle itici mi? İlla spor salonuna mi gitmem gerekiyor itici olmamak icin? Ayni sekilde pandemiden beri haftada 2 kez internetten arkadaslarla bulusup wow oynuyoruz. Sadece Pazartesi ve Cuma her biri 3 er saat sürüyor. Bu zaman araliginda esim yalniz kaliyor, tvdeki dram dizilerini izliyor. Diger gunlerde ve Kalan zamanlarda esimle disari cikiyoruz kisa yuruyusler yapiyoruz. Avmlere gidiyoruz orada dolasiyoruz, alisveris yapiyoruz. Ama benim uzun mesai saatlerim onu boguyor olabilir mi? Ayni sekilse onun izlemek istedigi dizileri ben sıkıcı buluyorum. Son donem psikolojik dram dizilerini takip ediyor ben 10dk dayanamiyorum izlemeye. Mecburen yalniz birakiyorum. Arada beraber izledigimiz de oluyor tabi. Surekli yalniz degil yani.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
işin pc başında olmak itici olan bişey yok. kendi kafasında bir dünya var orada da seni oraya uygun görmüyor. muhtemelen çok fazla yerli dizi izliyor ve instagramda çok takılıyordur. oradaki pembe hayatlar gözünü boyamıştır. ne yaparsan yap düzelmez. boşanmak istemiyorsan da en sakin en sorunsuz günde karşına al ve boşanmak istediğini sakince söyle. sakın kavgalı günde söyleme. ciddi görün ve sorunları anlatma. sadece hayal ettiğim kişi sen değildin de geç. sorunu bu şekilde kendinde aramaya başlar. 100 saatte hatalarını anlatsan bişey değişmez. kilit 10 kelime yeter. hayal ettiğim kişi bu değildi ve artık sevmiyorum de.
0
avatar is back
(29.11.20)
şu an covid pozitifim, ağrım sızım ve acayip yorgunluk var ama bir gün bile yatıp dinlenemeden gecem gündüzüm birbirine karışmış bir şekilde 3.5 aylık bebeğe bakıyorum (benim de eşim doğumdan sonra evi terk etmişti, 1 ay evde yalnız kaldım). bugün ayrıca yemek yaptım, iki posta çamaşır yıkayıp astım/kuruladım (fırsat bulursam banyo yapacağım ve kuruyan çamaşırları toplayıp yerleştireceğim; bunları da bebeği uyutmaya çalışırken yazıyorum). evi devamlı toplama modundayım, eşimse içtiği su şişesini bile koltuğun altına yuvarlıyor (bugün evdeki çöpleri topladı, bulaşık makinasını doldurup boşalttı hakkını yemeyeyim şimdi). biraz önce eşimin (benim sürekli düzelttiğim ve onun devamlı dağıttığı) çamaşır çekmecesini düzenledim. eşim negatif çıkmasına rağmen benden daha fazla hasta mesela. neden bunları yazdım? eşim benim hakkımda duyuru açsa tıpkı senin yazdıklarını yazar ve buradaki herkes de boşansana der. halbuki hiç de öyle değil. bir de eşinin ağzından dinlemek gerek. duyurunda anlattığın kadın profilini okuyunca ne kadar kötü bir evlilik, ne kötü bir eş diyor insan ama iki tarafın anlattıkları o kadar farklı oluyor ki kimseye haklısın haksızsın diyemiyorum. eşin neler anlatırdı acaba?
0
deartheodosia
(29.11.20)
@deartheodosia
Benle ilgili sorulariniz varsa yanitlarim.
Esim corona pozitif olsa, ispat edemem ama yemin edebilirim, sadece ve sadece tuvaelete kalkar. Mutfaga gidip 1 bardak su almaz. Kanepeye yatip kivranir durur sadece.
0
🌸hkocaman
(29.11.20)
senle ilgili soruları senin değil eşinin yanıtlaması gerekiyor. sen de bizi anla, inanması güç bir durum. bizimki gibi evlenen kadına "gelin" denen bir memlekette kadının bu kadar yan gelip yatması ve senin de buna 3 yıldır yeter behh dememen hayli enteresan.
oyokbuyoknevar'ın sorusunu tekrarlamak istiyorum. evlenmeden önce nasıldı? kaç sene görüştünüz? hiç mi falso vermedi? bile isteye mi evlendiniz?
bu arada nafaka diyen arkadaşlar, siz de biliyorsunuz ki çocuk olmadan nafaka falan olmuyor ortada. hele 3 yılda asla. Karısını 40 yıl eve hapsedip sonra 20lik almak için kadını sokağa atanlar için bu nafaka olayı. acunun şeymaya verdiği de tamamen sus payıydı.
0
birsürüsorumvarr
(29.11.20)
sadece terapiyle duzelirse ok, onun disindaki tüm yollar benim icin ayrilmaya cikar. atiyorum ailesine söyledin, kizinizi uyarin böyle böyle ben bosanacam basdemiyorum. ondan sonra düzelirse ben kullanildigimi düsünürüm.
bir de insan kardesi olsa dayanamaz nesini seviyorsun ki artik yani bikmadin mi?
bir de ekstra senaryo ekleyecegim, annenlerin paraya ihtiyaci olsun onlara para gondermis ol, tepkisi ne olacak.
0
durgunfoton
(29.11.20)
abi sen ne kadar iyi niyetli bir insansın ya. hala kendinde hata arıyorsun ve itici mi diyorsun. hala o çok iyi bir insan diyorsun kusura bakma ama sen eşek olursan semer vuran çok olur. sürekli çalışmışsın ve kadınlarla ilişkin olmamış sanırım yukardakilere katılıyorum. bir an önce nafaka ödemeden boşanmanın yollarını ara
0
dafuq
(29.11.20)
bence siz sevildiğinizi, değer gördüğünüzü hiç hissetmiyorsunuz ve yazılan profildeki bir insan zeka seviyesi ya çok düşük ya da alemin çakalı biri. benim de dikkatimi işe girerse alacağı masa çekti. bunda bile sizin gelirinizle karşılamadığı hayalden bahsediyor. her hareketiyle sizi yetersiz gören biri. kendini daha iyilere layık zannediyor ama bir eş olarak selamı bile haketmiyor bunca değersiz tavra.
deneyebilirsiniz bazı şeyleri. maddi kısıtlama gibi ya da sıkıştım arabayı satayım gibi bi şey atın internetten daha ucuz modellere bakın borçları ödemek için mesela.(gelirinize göre araba olduğunu varsaydım) maddi ve manevi yanınızda hissetmediğiniz için yani basit şeyler atın olay çıkaracak mı yoksa çözüm mü düşünecek. sorumlulukla tanışması lazım. @durgunfoton "sonradan düzelse o saate kadar kullanıldığımı düşünürüm" demiş buna da hak verdim ama siz de ilişkiye çok bilinçli yaklaşım sergilemek değil duygusala bakmaya çalıştığınız için bence direkt boşanmadan bahsetmek yerine ufak tefek hesapta olmayan olaylara tepkisine iyice bakın. eşim dediğiniz insan avmde dolaşmak dışında da yanınızda olduğunu hissetmeniz gereken kişidir. standart evlilik yalnız olmaktansa eşiyle paylaşınca iyi olunan şeydir bence. yalnızlık çok daha iyiyse neden evlenilsin. ha bu değil ki her sorun cıktıgında boşan ama başından beri bir düşünün kaç kere eşime güveniyorum deyip paylaşım sergilediniz. "o halleder" dediğiniz ne var sandalye almak dışında?
geçmiş olsun.
0
ala09
(29.11.20)
“Aynı kaynım” bile değil, “aynı kedim”
0
dedi ve gitti
(30.11.20)
yukarda verilen cevapları okumadım. tüm yazdıklarınızı da okumadım gerci. yalnız benim anladığım, eşinizde bazı ruhsal hastalıklar (muhtemelen okb ve depresyon) varmış gibi duruyor. çünkü (sizin anlattığınıza göre) tavırları normal ve sürdürülebilir değil. önce bir evlilik danışmanına, oradan da psikoloğa veya psikiyatra gidilip tedavi yoluna gitmek lazım.
0
prizmatik
(30.11.20)
üstteki cevapları okumadım ama eminim herkes birçok konuda zaten söylenmesi gerekenleri söylemiştir.
ben biraz daha psikolojik açıdan bakmak istiyorum. zaten "babam hep alttan almış" cümlesi her şeyi anlatıyor, detaya gerek yok. babanızla aynı kaderi yaşamakla ilgili bir sorununuz var.
bilinçaltında ya babanızı çok sevip, ona bir noktada belki acıma ya da şefkat duygusuyla yaklaşır ve onu yalnız bırakmamak için onunla aynı kaderi paylaşırsınız ya da babanızdan nefret edersiniz ve hayat sizi babanız olmaya zorlar.
ikisi de iki ayrı uç, iki ayrı denge ama iki aynı sonuç. biri babayı yalnız bırakmamakla, biri babayı affedememekle ilgili. sizinkinin ilk durum olduğunu düşünüyorum. uzun lafın kısası, babanızla olan bağınızda bir fazla bağlanma ya da fazla empati olmuş, bunu düzeltmeniz lazım. bu da terapiyle olur.
bu konularda annenizin de rolü vardır elbette. eşiniz burada aslında bilinçdışından çağırdığınız, size babanızın yaşadıklarını yaşatacak, onunla kendinizi aynı hissetmenizi sağlayacak bir piyon gibi. o yüzden boşanın demiyorum, zaten sizin ailenizdeki ilişki dengesi düzene girince ya eşiniz düzelir ya da kendiliğinden süreç işler ve boşanırsınız.
bu sorunu çözmezseniz boşanıp tekrar evlenseniz de kendinizi yine aynı döngüde bulursunuz çünkü bilinçaltınızdaki pattern bu. terapiye gidin.
edit: çift terapisinden bahsetmiyorum. siz gitmelisiniz terapiye. "sorun çıkartan ve hatalı/haksız olan o, ben neden gidiyorum?" diyebilirsiniz ama bunu yukarıda açıklamaya çalıştım. bu aslında farkında olmadan sizin çağırdığınız bir şey. bunu neden yaptığınızı bulup çözmeniz önemli, eşinizin ya da diğer dış etkenlerin bir önemi yok. siz değişirseniz, onlar zaten değişir. o yüzden hayatınıza neden böyle birini çektiğinize, aldığınıza dair kendinizle çalışmanız lazım ilk etapta.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
dahiliye+psikiyatri düzenli ilaç kullanımı
0
bir soru sorcam
(30.11.20)
Boşanın diyemem "bekara karı boşaması kolay gelir." derler .Eşinizin burnunun sürtülmesi gerekiyor. Sizin onu terketmeyeceği, hep yanında olacağınız aklında onun için bu özgüven.
0
komando kani var bende
(30.11.20)
@blatta hiberna
tartışma esnasında ona kendimi savunurken, "niye annene karşı babanı da savunmuyorsun" diyor. "Madem etik değerlerin, kuralların var. Annenle de yüzleşip babanı savunsana benzer durumlarda" benzeri şeyler söylüyor. Bu dediklerinizle paralel olabilir mi? Her tartışmamızı evlendiğimizden beri aileme indirgiyor.
0
🌸hkocaman
(30.11.20)
evet, paralel. yani tabii bunları bilinçli olarak söylemiyordur. belli ki bunu sizi bir anlamda pasif bulduğu ya da "beğenmediği" için kınama amaçlı falan söylüyor ve ne söylediğinin farkında değil. ama söylediği şey doğru.
niye annenize karşı babanızı savunmuyorsunuz? öncelikle zaten evin "çocuğu" olarak bu sizin göreviniz değil aslında. aynı zamanda, çünkü muhtemelen babanız annenizle başa çıkamadığına göre, siz hiç çıkamazsınız diye düşünüyorsunuz. o yüzden siz de babanızla aynı kaderi paylaşarak, onu yalnız bırakmamış oluyorsunuz. bir nevi yoldaşlık gibi.
şimdi de siz başa çıkamayacağınız sorunlar yaratan, altından kalkamayacağınız şeyler yaşatan bir kadınla, ne kadar sessiz kalmıyor olsanız da günün sonunda her şeyi alttan alıp düzeninizi bozmadan yaşamaya devam ediyorsunuz. boşanamazsınız çünkü babanız da boşanmamış zaten.
bir kırılma yaşayıp boşansanız, ikinci bulduğunuz eşiniz de bu sefer mesela işkolik olup eve gelmeyecek, siz bunun aynısını başka bir insanla yaşayacaksınız. babanızdan öyle öğrenmişsiniz ve bu şekilde bir bağ kurmuşsunuz.
babasından dayak yiyen kadının kocasından da dayak yemesi gibi. genel konuşuyorum tabii ama orada öğrenilmiş olan aile düzeninin, kültür etkisinin falan dışında, derinlerde bir yerde annenin kaderine ortak olma da vardır. sizdeki de bunun gibi. yani bilinçaltınızda, "madem kurtaramıyorum, bari yalnız bırakmayayım. baba bak, ben de aynı şeyi yaşıyorum, sen yalnız değilsin" demiş oluyorsunuz.
0
blatta hiberna
(30.11.20)
blatta hiberna+1
şema örüntüleriyle ilgili okumanızı öneririm naçizane.
kitaplar: hayatı yeniden keşfedin, mod terapi.
0
Phoebe
(30.11.20)
vallahi bazı acılardan kendimi gördüğüm icin cok yuregime dokundu bu duyuru. bence eşiniz cok ciddi depresyonda. majör depresyon gibi duruyor. yukarda yazılanlar bana biraz vicdansızca geliyor, cunku kadının bunların hiç birini bile isteye yaptıgını dusunmuyorum.
öte yandan sizin de yadıma ihtiyacınız var ve blatta'nın dediklerine cok katılıyorum. bu asırı verici rolu size guvende hissettiriyor.(kendimden biliyorum)
0
galandar kostumu
(04.12.20)
İster kadın tarafı olsun ister erkek, boşanın gitsin.. Neyi bekliyorsunuz? Düzelmez.
0
yetersizbakiye
(05.12.20)
Boşanmaya kalksan o kadın senin iliklerini söker. Çalışmayan kadınla evlilik en büyük hatadır. O kadın ev işi yapmaz çünkü tembelliğe alışmıştır. Eve destek de olmadığı için tüm yük üzerinde olur.
bu tür durumlarda hemen telefon açıyor musunuz yoksa bir süre bekliyor musunuz? ayrıca şunu da sorayım, telefon açmak yerine mesaj gönderenler de oluyormuş bu tip durumlarda, bu sizce normal mi? yani bana aramak icap eder gibi geliyor karşı tarafın konuşmakta zorlanacağı muhakkak olsa da.
bu tür durumlarda hemen telefon açıyor musunuz yoksa bir süre bekliyor musunuz?
ayrıca şunu da sorayım, telefon açmak yerine mesaj gönderenler de oluyormuş bu tip durumlarda, bu sizce normal mi? yani bana aramak icap eder gibi geliyor karşı tarafın konuşmakta zorlanacağı muhakkak olsa da.
0
denizzz (29.11.20)
Annemin cenazesinden sonraki ilk 2-3 günde çok fazla insan aradı beni ama kimlerle konuştuğumu neredeyse hiç hatırlamıyorum. Sonrasında konuşurken "e aradım, konuştuk ya" diyenler oldu. Mesaj atanlar da oldu, çok samimi olmadığım insanların mesaj atmasına sevindim açıkçası, konuşmak daha zor olabiliyor. Ama yakın arkadaşlarım sadece mesaj atıp geçse de üzülürdüm galiba.
İyi tanıdığınız biriyse ve çok yakınını kaybetmişse hemen arayın, birkaç gün sonra da tekrar arayıp hatrını sorun. Nadir görüştüğünüz ve mesela iş icabı tanıdığınız falan biriyse mesaj atmakta çok sakınca yok bence.
0
kobuzchu kiz
(29.11.20)
şahsi düşüncem çok yakın sık görüşülen dost ise duyar duymaz telefon. arada bir görüşülen arkadaşlar birkaç gün sonra telefon.
çok uzun tutmadan. nasılsın. başın sağolsun. bir şeye ihtiyaç var mı. tekrar başın sağolsun.
mesaj uygun olmadığı düşünülerek anlık yazılabilir ama yine sonra arama gerektirebilir.
0
vaktiyle iyi biriydi
(29.11.20)
Ben böyle durumlarda kesinlikle aramıyorum ya da mesaj atmıyorum. Adamın acısı var zaten ben o an ona başın sağ olsun diyeceğim ne faydası var. Ancak ne zaman aradan biraz da zaman geçer yüz yüze denk gelirsek "başın sağ olsun, zaten derdinin üstüne bir da afaki aramak istemedim" derim. O da eyvallah der geçer.
0
koskoca kirpi
(29.11.20)
Çok yakınımsa zaten cenazeye giderim. Gidemeyeceksem defin işleminin akşamında konuşurum ya da bir sonraki gün ararım.
0
megalomaniac
(29.11.20)
Fıkhen taziyenin 3 günü geçemesi lazım.
0
Erva
(29.11.20)
Yakın tanıdıklarımı haberi aldığım anda ararım. Eğer cenaze işlerinde yalnız kalacağını, ailesinin ve çevresinin kısıtlı olduğunu düşündüğüm birisi ise yanına giderim. İnsanlar cenaze ve hastane olaylarında çok güçsüz ve ne yapacağını bilemez durumda olabiliyor.
Fazla samimi olmadığım birisi ise 2-3 gün sonra ararım. Aramayacağım birisi varsa karşımda mesajda atmam. Karşılıklı görüşene kadar beklerim.
0
istege bagli sigortasiz
(29.11.20)
Soruyu arayacaklara sormuşsunuz ama ben aranacakların cevabını merak ettim daha çok. Çevremde insanlar şu şu aramadı diye çok net unutmuyorlar ve hatta mimleyenler var. Ve hatta aradan zaman geçip ilk karşılaşmada taziye dilemeyenleri bile unutmayan tandıklarım var.
Ben akraba vs yakın ise kısa sürede ararım, iş arkadaşı duruma göre arama ya da mesaj. Daha uzaklar mesaj.
Ancak o zaman acısı var aramayalım düşüncesi sanırım yanlış. Ben de ne diye arayayım diyorum kendi kendime ama asıl o zamanda arayıp belki de meşgul etmek lazım. Konuşmak, sosyalleşmek her türlü faydalı bir şey olduğundan taziyenin böyle bir önemi de olmalı.
0
epitaf
(29.11.20)
bu taniidik ne kadar yakinin? eger cok yakininsa bizzat yaninda olman daha mantikli ama malum pandemi vs araya biraz mesafe girdi.
yine yakinligina gore en gec ertesi gun aramak gerekir, cenazenin topraga verildigi gun aramayabilirsin cunku kosturma vs oluyor, ertersi gun idealdir.
mesaj olayi olmaz olsun, sakin ha mesaj atma, cok samimiyetsiz, iki satir yaz gec olmaz oyle. arayip aciyi paylasmak, yapilacak bir sey var mi diye sormak, sabir dilemek gerek.
dedigim gibi cok yakininsa bizzat yaninda olman daha iyi tabi
0
exlibris
(29.11.20)
En geç üçüncü gün. Yakınsa gidilir, gidilemiyorsa aranır, uzaksa “arayıp rahatsızlık vermek istemedim, size zorluk olur konuşmak” girişiyle mesaj.
Üçüncü günden sonra her arayan veya gelen kaybı yaşayanın acısını tazeler.
Yakınsa, bir veya iki hafta sonra daha kaliteli destek olmak için; tekrar gidilir müsaitse. Şoku atlatmış yeni hazmediyordur, konuşmaya ihtiyacı vardır belki. Ama baktık yalnız kalmak istiyor, geri dönülür.
yeni taşındığım yerde aha bu saat oldu hala piyano çalıp şarkılar söyleyen bir komşum ve arkadaşları var. ve inanılmaz tanıdık şeyler çalıyor, bilsem bu kadar olur diyeceğim hepsi sevdiğim şeyler, back to black, amelie ost, requiem for a dream, şebnem ferah.aşırı şekilde dahil olmak istiyorum ama na
yeni taşındığım yerde aha bu saat oldu hala piyano çalıp şarkılar söyleyen bir komşum ve arkadaşları var. ve inanılmaz tanıdık şeyler çalıyor, bilsem bu kadar olur diyeceğim hepsi sevdiğim şeyler, back to black, amelie ost, requiem for a dream, şebnem ferah.
aşırı şekilde dahil olmak istiyorum ama nasıl yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok. tek başıma yaşamıyorum, aslında bi akrabamın yanına geldim geçici süreliğine, akrabamın telefonunda apt. grubu var orada adamın telefonu var, akrabanın telefonundan mesaj attım ben işte yeğeniyim, piyano sesi geliyor ders veriyor musunuz diye. o da şu an pandemi yüzünden vermiyorum dedi, biraz başından savdı gibi geldi, öncesinde de internetle alakalı bir şey sormuştum.
ama hala her gün en az 3-4 kişi çalıp söylüyorlar yani pandemi hikaye, nasıl ucundan kıyısından girebilirim bu çevreye acaba dostlar
0
sanguine (28.11.20)
açık açık teklif edin. kabul edip etmemesi ona kalmış. kabul etmezse sorun etmeyin. adamın kendine ait bir çevresi vardır ve yeni birini dahil etmek de istemiyordur.
0
phonex
(28.11.20)
Başlığı okuduğumda şikayet içerikli şeyler yazacakcsın sanmıştım ama tam tersiymiş.
0
Avoiding The Puddle
(28.11.20)
Beni de aranıza alın yoksa polüs cağururun vadan hayini diyin.
0
armagan abanuz
(28.11.20)
Kek yap kapısını cal
0
kisa
(28.11.20)
Komşu pandemi yüzünden ders vermiyorum demiş, siz orada geçici bulunuyorsunuz, geçici derken bir hafta mı bir ay mı üç ay mı, ne kadar zamandan bahsediyorsunuz bilmiyorum ama insanların sosyal çevrelerini daraltıp az kişiyle görüştükleri bir zamanda komşu tedirgin olabilir, tanımadığı birini evine almak istemeyebilir... Başından savdı gibi de geldiyse belki vazgeçseniz daha iyi olmaz mı?
0
kobuzchu kiz
(28.11.20)
keşke her gürültücü komşu senin gibi o gürültüyü sevene denk gelse. başlığı okuyunca sinirlerim zıpladı, içeriği okurken ağzım açık kaldı.
bu zamanda unut bence aralarına katılmayı. tatlı tatlı dinle evinden.
0
birsürüsorumvarr
(28.11.20)
Ambalajlı çerez al, ya da pasta al. Ev yapımı olmasın bence çünkü virüsten dolayı yemek istemeyebilirler. Kapıya git, maskeni tak, dezenfektan götür yanında istersen. Lütfen artık uzaktan dinlemek istemiyorum muhteşem çalıyorsunuz, covid'li değilim(dilenci değilim gibi asfhjş) bi köşeye oturup hatta isterseniz ayakta durup dinleyebilir miyim diyebilirsin. Sanatçı insanlar zarif ruhlu olurlar, çekinme :)
düz 12 yi 128 gb'ye çıkarınca aralarında 3500 tl fark kalıyor. Sizce değer mi 3500 TL farka? Telefocus lens ve lidar sensörü dışında aralarında çok fark yok. Aralarındaki 2 gb ram farkı günlük kullanımda pek etki etmez gibime geliyor.
düz 12 yi 128 gb'ye çıkarınca aralarında 3500 tl fark kalıyor. Sizce değer mi 3500 TL farka? Telefocus lens ve lidar sensörü dışında aralarında çok fark yok. Aralarındaki 2 gb ram farkı günlük kullanımda pek etki etmez gibime geliyor.
0
ao12 (25.11.20)
asla değmez. ekran boyutları da aynı zaten.
0
signore
(25.11.20)
valla kameradaki gece modundaki portre ilgimi çekiyor benim çok, bir de arada 2 gb ram farkı var tabi uzun vadede belki etki yaratabilir, onun haricinde renk olarak muazzam duruyor grafit ve 3 kamera cidden çok hoş bir görüntü. sadece telefocus değil yanlış bilmiyorsam biraz daha fazla ışık mı ne alıyormuş kamerası galiba.
birebir aynı ikilemdeyim, 12 128 gb yapınca 3,5 oluyor fark. 1 ay falan beklemeyi düşünüyorum ben hb, amazon gibi yerlerde %3-4 lük indirimler olur apple'a göre. 13,5-14e gelirse pro alınabilir, en kötü 12yi 11,500 yerinw 10.800e falan aliriz.
0
garavel
(25.11.20)
raw foto sadece pro modellerde yok mu? 3500'e değmeyebilir ama gayet önemli bi fark fotoğraf çekip işleyecekseniz.
Video hepsi 10 bit çekiyor diye okumuştum, ben sırf 10 bit video için bi tane (ileride) edinmeyi istiyorum. Ama profesyonel olarak renk düzeltmeyle de ilgileniyorum, bir belgesel çekiyoruz mesela şu sıralar, kamera taşımadan yeri geldiğinde telefonla çekebilmek harika olurdu. Standart kullanıcı için çok fark etmez ama.
hangi tercihte bulunayım, fikirlerinizi bekliyorum.
baldan kaymak
1) remote work ile ege'de yaşamak. bahçeden taze sebze-meyve vs. gerekli doğa itemleri (Cross, garaj aletleri, bahçe ekipmanları vs.) hepsi zaten elimde var. sadece istemem yetiyor, gelecek 5 yıl planlarımdaki herşey çok kısa sürede istediğim gibi oluyor.2) abd olacağa benziyor ama avrupa yada rusya
1) remote work ile ege'de yaşamak. bahçeden taze sebze-meyve vs. gerekli doğa itemleri (Cross, garaj aletleri, bahçe ekipmanları vs.) hepsi zaten elimde var. sadece istemem yetiyor, gelecek 5 yıl planlarımdaki herşey çok kısa sürede istediğim gibi oluyor.
2) abd olacağa benziyor ama avrupa yada rusya'da tekliflerinden birini kabul edip gitmek. bunun süreci biraz daha uzun. burayla bağım yok, dönmeyedebilirim.
sizce hangisi, neden?
0
baldan kaymak (23.11.20)
1. Çünkü özlersin. Ordayken de amacın yine tatillerde Ege’ye gelmek olacak. Başını ağrıtmadan çalışmak varken napcaksın oralarda amaann boşver...
0
megalomaniac
(23.11.20)
yurtdisinda ortalamanin ustunde para kazanabileceksen, verdiginin zamanin karsiligini parasal olarak alabileceksen cik. Cevap hayirsa egedeki koye yerles.
0
cooperr
(23.11.20)
İkisini kıyaslamak zor. Çünkü alakasız kriterler var. ABD'de ya da Avrupa'da yaşarken maddi olarak zorlanacak mısın mesela? Rahat bir yaşam süreceksen ben ABD derim. Özlersen tatile gelirsin. Burada bağın yoksa gitmemek için bir sebep göremiyorum.
0
himmet dayi
(23.11.20)
Paradan bağımsız yurtdışı. En kotu 3-5 sene sonra vatandaş olursun . Kafan rahat olur. Yarın ülkemin ne olacağı belli mi ? Ülkenin en zenginleri yurtdışında yatırım yapıp vatandaşlık kovalıyorsa . Ben kimseye kal demem.
0
ycaycayca
(23.11.20)
Ya ikiside harika seçenekler. Ben 1.sini hayatının ilerki aşamalarında da yapabileceğini düşünerek 2. seçeneği seçerdim diyorum. Para, vatandaşlık vs. dışında yurtdışında çalışma deneyimini yaşamak için. Macera olsun diye. Bu konuda ben de kasıyorum bu kış umarım istediğim ülkede bir iş şansı yakalarım.
0
kismisolungac
(23.11.20)
2 kesinlikle. 10 yıldır ege'de yaşıyoruz. Güzel ama sıkılırsın bir süre sonra. Arkadaş ortamı falan kurmak epey zor buralarda. Kendi insanı da bir boka benzemiyor , dedikoducu.
Şu an 2, yaşlılık planı ve tatillerde gelmek açısından 1.
Berbat hissediyorum, ameliyat olacak salı günü... 4 aylık, topal kalmasından çok korkuyorum. Düşük ihtimal ama rahatlatın beni ne olur. Tamamen iyileşecek değil mi? Kafayı yemek üzereyim. Sağ patisinde kırık var, 4 parmak kırık.. platin takılacak:(
Berbat hissediyorum, ameliyat olacak salı günü... 4 aylık, topal kalmasından çok korkuyorum. Düşük ihtimal ama rahatlatın beni ne olur. Tamamen iyileşecek değil mi? Kafayı yemek üzereyim. Sağ patisinde kırık var, 4 parmak kırık.. platin takılacak:(
0
medusa (22.11.20)
Geçmiş olsun, nasıl oldu?
0
stewie
(22.11.20)
Teşekkür ederim, büyük bir köpek onunla oynamak isterken üzerine düştü
0
🌸medusa
(22.11.20)
cinsi nedir acaba?
eğer küçük ırk değilse cerrahi operasyonlar çok güzel sonuçlar veriyor. eğer küçük ırk ise kemik kalınlığı vs. sıkıntı büyüdüğü için iyi bir hekim farkı doğuyor. eğer normal mahalle veterineri ise salıya kadar biraz isim yapmış birini araştırma/arama şansınız olabilir.
şöyle düşün bir sokak köpeği olsaydı bu tedavi şansını büyük ihtimalle bulamayacaktı. sayende tedavi şansı var. ancak sert oynayak köpeklerle bırakırken bir kere daha düşüneceksin.
0
qxgviper
(22.11.20)
Cinsi schnazuer, çok çok pişmanım ölüyorum pişmanlıktan nasıl böyle bir hata yaparım diye. Sizin tavsiye edebileceğiniz bir hekim var mıdır?
0
🌸medusa
(22.11.20)
Hangi şehirdesiniz?
0
megalomaniac
(22.11.20)
İstanbul
0
🌸medusa
(22.11.20)
Bu konularda bir bilgim yok ama bana göre kırıktır kaynar geçer, yaşı da küçük daha 4 aylık.
0
havadakarada
(23.11.20)
Bu konularda en iyi veteriner ates barut hocadir. Mucizeler yaratiyor hoca, filmi bir gonderin baksin isterseniz.
mersindeki arkadaşıma temizletmişler, mersin olduğu için mi yani istanbul'da ankara'da da o derece küçültüyorlar mı insanı? o paraya tuvalet temizlemem diplomayı yırtarım daha iyi zira asgari bile vermiyorlarmış.
mersindeki arkadaşıma temizletmişler, mersin olduğu için mi yani istanbul'da ankara'da da o derece küçültüyorlar mı insanı? o paraya tuvalet temizlemem diplomayı yırtarım daha iyi zira asgari bile vermiyorlarmış.
0
einszweipolizei (09.11.20)
Böyle terbiyesizlik olur mu yahu. Derhal baroya şikayet etsin ayrıca afişe etsin
0
Mistyimage
(09.11.20)
Stajyerin getir götürcü, icra takip elemanı, sekreter, çay kahve olayları için kullanılması son derece yaygın maalesef. Tuvaleti ilk defa duydum ama eminim çok örneği vardır. Yukarıdaki arkadaşın dediklerine katılıyorum. Bu piyasada ne oldum delisi insan çok, bana çektirdiler sen de cekeceksin gibi salakça fikirlere sahip insan çok.
0
dre mithatoğlu
(09.11.20)
iki arkadaşım hali hazırda öğrenciyken staj yapıyorlar şu an. tuvalet temizletmiyorlarmış.
0
black holes in the sky
(10.11.20)
Çay kahve neyse yapılır da tuvalet temizletme de ne biliyim
Avukat olup da kendi hakkını arayamayan insan da ne bileyim, tez zamanda meslek değiştirsin bence. Genç yaşta bu kadar ezdirmeyin kendinizi, biraz sesiniz çıksın. Siz bunu kendinize layık görüyorsanız, elalem de tepenize biner tabii...
0
PhoenixRising
(10.11.20)
ikinci staj yaptığım büroda dosyaları yere koyuyorlardı, ben yerden dosya almak istemiyorum pis pis dedim, başka yer yok mecbur yere koyup yerden alacaksın dediler, ertesi gün ayrıldım o bürodan.
eşek olana semer vuran çok olur demiş yukarıda bir arkadaş, çok güzel demiş.
0
trajikomix
(10.11.20)
Okul bitmeden önce bi büroda sekreterlik yapıyodum, haliyle tüm temizlik-çay vb. işler bana bakıyordu. Resmi stajıma başladıktan sonra yaptıran olmadı.
0
megalomaniac
(10.11.20)
Terbiyesizlik. Meslek onuruna, ahlakına aykırı.
0
westblack
(10.11.20)
avukat ya da stajyer degilim de arkadaslar kendinizi niye bu kadar ezdiriyorsunuz? yapmiyorum deyin. yapmayin. birlik olun. hak hukuk okuyup kendinizi kullandirmaniz cok tuhaf.
0
hazen
(10.11.20)
Stajyer angarya iş yapar mı? Maalesef yapar, yaptırılır. Aslında yapmaması gerekir. Zira angarya işlerin öğreticiliği yoktur.
Ancak temizlik, çay, kahve ayrı bir boyut. Hiç duymadım. Bunları yaptıran avukatı baroya şikayet edin.
0
kojonotsuki
(10.11.20)
öyle saçma iş mi olur.ilk defa duyuyorum tuvalet temizletildiğini de.
ayrılsın bence o bürodan.zira kendisi ofis temizleyicisi değil,avukat.avukatın yaptığı işleri yapması gerekiyor.ama sesini çıkarmazsa da daha çok temizler..
Burnumda siyah noktalar var ve onlardan kurtulmak istiyorumNeutrogena siyah nokta karsıtı tonik var evde ama onun bı yararı olacagını sanmıyorumÖnerebileceğiniz peelingler var mı?Siz neler yapıyorsunuz geçirmek ya da oluşmasını önlemek için??
Burnumda siyah noktalar var ve onlardan kurtulmak istiyorum
Neutrogena siyah nokta karsıtı tonik var evde ama onun bı yararı olacagını sanmıyorum Önerebileceğiniz peelingler var mı?
Siz neler yapıyorsunuz geçirmek ya da oluşmasını önlemek için??
Bim'deki siyah nokta bandı + La roche posay effaclar jel kullanıyorum. İndirimdeyken aşağıdaki kil maskesini almıştım, inanılmaz fazla olumlu yorumu var. Haftada bir iki kere kullanıyordum ben pekte bir etkisini görmedim. Yinede buraya linki bırakıyorum.
Budur. Tek geçerim. Yok tonikmiş serummuş fln hikaye. Önce arındıracaksın ki tonikle bu durumun devamını getireceksin. Bunu sadece burnuna uygula yalnız, yanaklara fln ağır gelebilir.
0
mobydick
(10.11.20)
ben haftada 1 banyodan sonra tel ile bastiriyorum+ maske. her gun laroche jel+tonik 1 hafta idare ediyor
Ayakkabıyı kendi sitesinden mi trendyol’dan mı alayım?
damba
Aldo’dan ayakkabı alacağım ama hakkında aldıkları ürünü iade etsek bile parayı geri ödemediklerine dair -ya da geç ödediklerine dair- çok fazla şikayet var. Trendyol’da da var aynı ayakkabı, Trendyol’dan alsam haklarım daha korunaklı olur mu? Trendyol üzerinden ayakkabıyı iade etsem vs hakkımı araya
Aldo’dan ayakkabı alacağım ama hakkında aldıkları ürünü iade etsek bile parayı geri ödemediklerine dair -ya da geç ödediklerine dair- çok fazla şikayet var.
Trendyol’da da var aynı ayakkabı, Trendyol’dan alsam haklarım daha korunaklı olur mu? Trendyol üzerinden ayakkabıyı iade etsem vs hakkımı arayabilir miyim?
Orda alma diyeceksiniz ama ayakkabı çok güzel (:
0
damba (08.11.20)
Satıcı kim? Satıcı aynıysa bir şey değişmez bence :)
0
westblack
(08.11.20)
@westblack satıcı Aldo :d
0
🌸damba
(08.11.20)
Ben olsam trendyoldan alırdım. Trendyoldaki yorumlarına da bakmayı ihmal etmeyin.
0
megalomaniac
(08.11.20)
Tyoldan al. iade yapmaması gibi bir ihtimal yok çünkü satıcının insiyatifinde değil. Trendyol iadeleri firmaya ödeyeceği tutardan düşüyor direk
Merhaba bugün sokakta yaklaşık 1 yasinda tasmalı bir kedi buldum ve sahibini ararken eve aldim geçici olarak. Kedi hareketli oyun oynadi 10 15 dk yemek su tüketiyor ve bolca uyuyor. Ancak uzerimde uyurken fark ettim ki bedeni anormal derecede sıcak, kulaklari ve patilerinin alti da sıcak. Acaba hast
Merhaba bugün sokakta yaklaşık 1 yasinda tasmalı bir kedi buldum ve sahibini ararken eve aldim geçici olarak. Kedi hareketli oyun oynadi 10 15 dk yemek su tüketiyor ve bolca uyuyor. Ancak uzerimde uyurken fark ettim ki bedeni anormal derecede sıcak, kulaklari ve patilerinin alti da sıcak. Acaba hasta olabilir mi, evdeki kedimi ayrı tuttum tüm gün.
0
meyve parcacikli kadin (06.11.20)
Bizim kedinin de kulakları ekstra sıcak. Partilerden emin değilim. Biseyi yoktur bence.
0
elorelia
(06.11.20)
Kakası nasıl? İshal varsa enfeksiyonu olabilir, ateş ihmale gelmez. Kontrolde kalın. Suyu durmadan fazla fazla içiyorsa kesin ateşi vardır.
0
megalomaniac
(07.11.20)
takip edin ama ateşi olan kedi iştahsız olur, oyun pek düşünmez. sokağa alışkın değilse aç susuz kalmış olabilir, yorulmuştur.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.