Giriş
(13)

Kimseyle "Onunla olduğu gibi" olmuyorsa ne yapmalı?

magni
Hayatınızın ilişki anlamında zirve seviyelerini görüp yaşadığınız bir ilişkiden çıkmışsınız. Kafaların uyumu, hayata dair bakış açıları, mizah anlayışı, seks hayatı vs. Tabii acı olan da şu ki, bazı şeyler ne kadar iyi olursa olsun, bir ilişkiyi devam ettirmeye yetemeyebiliyor, başka şeyler çıkıyor.
Hayatınızın ilişki anlamında zirve seviyelerini görüp yaşadığınız bir ilişkiden çıkmışsınız. Kafaların uyumu, hayata dair bakış açıları, mizah anlayışı, seks hayatı vs. Tabii acı olan da şu ki, bazı şeyler ne kadar iyi olursa olsun, bir ilişkiyi devam ettirmeye yetemeyebiliyor, başka şeyler çıkıyor. Her neyse.

O ilişkinin sonrasında pek çok kadınla flört etmişsiniz ama kimseye dair heyecanlanamadığınızı, yanındayken sıkıldığınızı falan fark ediyorsunuz. Beyniniz adeta otomatik bir şekilde herkesi "onunla" kıyaslıyor, olmuyor.

Bu noktada bence yapılacak üç şey var;

1. Kimseyle bir daha o seviye bir şey yakalanamayacağını kabullenip, daha az tatminkar türde ilişkilerle yola devam edileceğini düşünmek.

2. Zaman içerisinde hayatın benzer seviyede şeyler hissettirecek bir insanı yeniden karşına çıkarabilme ihtimaline inancı kaybetmemek ve bu düşüncenin doğrultusunda denemelere devam etmek.

3. Onunla yeniden işleri yoluna koymaya yönelik hamlelerde bulunmak. (Neredeyse ayrılalı 4 ay olacak, sıfır iletişimdeyiz.)

Ne dersiniz?
0
magni
(26.10.21)
tabii ki 2.

biri asla düşünmeyin. her zaman daha iyisi vardır.

3 anca gereksiz bir sebepten ilişki bitirilmişse olabilir. düzelemeyecek bi şeyse 3ü de eleyin.
0
jelly bear
(26.10.21)
Önce 3. Gerisi gelir zaten.
0
pispinti
(26.10.21)
4. senin düşündüğün kadar iyiyse bitmezdi diye düşünmek
0
bir soru sorcam
(26.10.21)
How I Met Your Mother'ın bir bölümünde şöyle bir deyiş vardı: "Everyone has their own Robin - the person that you loved very much, but you cannot be with. And whoever you'll meet, whatever you'll do, nothing will be like it would be with Robin."

Açıkçası ben de uzun süredir aynı durumdayım. İlişkinin sonrası geçen diyalogsuz 3 senenin üstüne dayanamayıp yeniden iletişim kurmuş ve onun bensiz de "çok iyi" olduğunu görünce hayal kırıklığımı ikiye katlamıştım. Sonrasında denemeye yeltendiğim her ilişkide hep onu aradım ve bu durumun karşı taraf için büyük bir haksızlık olduğuna kanaat getirdiğim için de sürdürmedim. Başlamadım bile denebilir. Ne yazık ki hâlâ aklımı ondan alamıyorum. Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'nin ilk cümlesinde söylediği gibi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Ben hayatın bir yerde onu karşıma çıkaracağını bilseydim kendimi farklı yetiştirirdim. Ancak hayatın içinde pişmanlıklar da var. Bunu böyle kabul etmeyi öğrendim artık. Bu acımı azaltmıyor, hiçbir şeyi düzeltmiyor fakat en azından kendimi daha az suçlamama yardımcı oluyor.

Pinhani'nin bir şarkısında da geçtiği gibi:

"Güzel günlerimizin bittiğini sanma, belki bir daha öylesi olmaz ama her bir gün de güzel aslında..."
0
ultranil07
(26.10.21)
Önce 3
3’ün olmayacağından aşırı emin olduktan sonra 2
0
megalomaniac
(26.10.21)
zaman geçtikte sen insan olarak değişeceksin. beğenilerin isteklerin farklılaşacak. dizi karakteri değilsin :). (bence değişmiyorsa asıl bu sıkıntı). duygusal olarak uzaklaştıkça da daha objektif bakabileceksin geçmişteki ilişkine. bitmesinin bir sebebi var sonuçta.

kendini böyle kutulara sıkıştırma onun gibi olur olmaz diye. milyon tane insan var. elbette ki karşına başka insanlar çıkacak.

kısacası, yaşamaya devam et. beklentilerini askıya al derim. romantik ilişki bir insanın hayattaki tek tatmin aracı yani hayat amacı olmamalı bence. işinin arkadaşlarının hobilerinin tadını çıkar. yeni hedefler koy.
0
curious mind
(26.10.21)
2
0
guitarissimo
(26.10.21)
4 ay cok az süre. Iletisime geçme. Işine bak
0
westblack
(26.10.21)
4 ayda mi ondan daha iyisi olmayacagini anladin?

tebrikler, gul gibi saplantiniz olmus :D

kimse vazgecilmez degildir
0
foster
(26.10.21)
Valla ben hicbiri diyorum. Tum secenekler direkt gecmise yas tutma ile alakali, farkli gorunen ikinci secenek bile yine gecmise bisekil takintili olma durumuyla ilgili. Bittiyse bitmistir, 'yok baskasi sunun gibi olacak mi' vs diye dusunup isi bisekil yarisa cevirmeye de gerek yok. Unut gitsin, direkt onune bak.
0
j r r tolkien hayrani
(26.10.21)
aynisini yasiyorum yillardir.

ben ilk zamanlar 2ydim. artik 1im.

benimkinde yillar oldu. artik olmaz ama sana tavsiyem 3.

bu arada 4 ay olmus ve pekcok flort mu? bu kisim biraz garip
0
Kittie
(26.10.21)
@foster @Kittie Süre 4 ay, oturup bekleyene bu çok aşırı uzun bir zaman değil tabi ama ben boş durmadım, dating app'lerden tanıştığım kişiler oldu. Aklım ve hislerim başka birine kaysın istedim. Ama pek başarılı olduğumu söyleyemem.
0
🌸magni
(26.10.21)
o çoktan yeni bir ilişkiye başladı bile, dolayısı ile 3 bir seçenek değil. seninleyken yaptıklarını başkaları ile yapıyor ve halinden oldukça da memnun.

atlatamayan sensin ve onunda atlatamayacağını düşünüuyorsun ancak bu doğru değil, 3 ncü haftadan sonra kadınlar yeni bir ilişkiye hazırlardır. 4 ncü haftada birini bulur, çivi çiviyi söker deyimi de buradan gelir. kadınların hayatta kalma içgüdüleri bu şekilde gelişmiştir. savaşta erkeği ölen kadın yıllarca ağlayarak vakit kaybetmez, o çiftliği, o işi idare edebilecek birini bulur. günümüzde bu çok daha hızlı, instagram, tinder, okcupid saolsun.

dolayısı ile öncelikle onunla olan onunla güzeldi diyeceksin, başkalarında başka güzellikler bulacaksın ve hayatına devam edeceksin.
0
selam
(26.10.21)
(7)

Sevgiliye doğum günü hediyesi, hangisi?

furry burns
Merhaba arkadaşlar,1 yıldan fazla süredir birlikte olduğum sevgilime doğum günü için hediye alacağım. Önceki doğum gününde, 1.yıldönümünde vs. kolyedir, halhaldır bu tarzda takılar aldım. Şimdi 2.doğum gününü kutlayacağım aklımdaysa 2 hediye var.Biri altın bir küpe. Çok sevdiği ve vefat eden dedesin
Merhaba arkadaşlar,

1 yıldan fazla süredir birlikte olduğum sevgilime doğum günü için hediye alacağım. Önceki doğum gününde, 1.yıldönümünde vs. kolyedir, halhaldır bu tarzda takılar aldım. Şimdi 2.doğum gününü kutlayacağım aklımdaysa 2 hediye var.

Biri altın bir küpe. Çok sevdiği ve vefat eden dedesinin aldığı bir kolye vardı. Benzer figürlü bir küpe de alıp takım yapmayı düşünüyordu bir ara. Aklımda kalmıştı o. Alıp, takım yapmasını sağlayabilirim.

Diğeri ise bir mont. Çok beğenip hoşuna giden bir mont vardı. Gelecek ay kart indirimiyle vs. almayı planlıyor.

Sizce ihtiyaç gidermeye mi yönelmeliyim yoksa takıdan, ekstralardan devam mı etmeliyim. Montu alırsam niye aldın gelecek ay X'e alıcaktım sen XX verdin, boşa fazladan para diyebilir. :)
0
furry burns
(04.10.21)
Küpe
0
megalomaniac
(04.10.21)
aldığınız hediyeye "niye aldın gelecek ay X'e alıcaktım sen XX verdin, boşa fazladan para" diyebilen biri küpeyi de beğenmeyip " ben kendim seçmek istiyordum bu istediğim gibi olmadı. Tam da uymadı" vs diyebilir.

küpe de bence kendi seçmesi daha kritik. Mont en azından kesin beğendiği model olur.
0
zimbirik
(04.10.21)
@zimbirik yok öyle memnuniyetsiz biri değil, fazladan para harcama konusunda hassas. hediyeler konusunda da özellikle nispeten pahalı bir şey aldığımda kızar eder. Daha ucuza alınabilecekken fazla para verdiğim için hayıflanabilir.
0
🌸furry burns
(04.10.21)
küpe
0
lcha
(04.10.21)
Fazladan para vermek yerine kupe alın bence. Hem anısı varmış hoş olur
0
meraklitursucu
(04.10.21)
küpe tabii ki. montu almak için indirimi bekliyor ve alacak zaten. ki altın aksesuar bence her zaman her yaşta güzel bir hediyedir
0
ala09
(04.10.21)
Küpe almanız çok şık olur. Mont fikri de kötü değil bence.
0
ruhen hastayim ben
(04.10.21)
(12)

Kahvenin yanında hangi bisküvileri tercih ediyorsunuz?

harmanyeri
Benim favorim şuan sultani. Başka ne tavsiye edersiniz? Ve ne tür kahvenin yanında yiyorsunuz (latte/ filtre kahve vs..)Ulaşılabilir olduktan sonra sadece bazı marketlerde olan bisküviler de olur.
Benim favorim şuan sultani. Başka ne tavsiye edersiniz? Ve ne tür kahvenin yanında yiyorsunuz (latte/ filtre kahve vs..)

Ulaşılabilir olduktan sonra sadece bazı marketlerde olan bisküviler de olur.
0
harmanyeri
(02.10.21)
rossmann'da satılan şu bisküvi:

www.rossmann.com.tr

lattenin yanında iyi gidiyor.
0
sir gawain
(02.10.21)
Lotus süper bir kahve eşlikçisidir.
0
Bruce
(02.10.21)
Filtre + oreo
0
hububrad
(02.10.21)
Kahveyle hiç bisküvi yemem ama genel olarak markette paketli olarak bulunan biskuviler arasından hanimeller tereyağlı kurabiyeyi baya seviyorum.
0
buff
(02.10.21)
Şok markette satılan isveçlilerin pepparkakor dediği tarçınlı zencefilli kurabiye

www.sokmarket.com.tr
0
freebird5406_2
(02.10.21)
Ülker biskrem
0
goodyes
(02.10.21)
Holland caramel waffle
0
i think therefore i am
(02.10.21)
Kakaolu ikram.
0
j r r tolkien hayrani
(02.10.21)
Probis!
0
megalomaniac
(02.10.21)
eti negro, eti negro bold, eti yulafli
0
mavicorap
(02.10.21)
eti bidolu
0
high hopes of the sozluk
(02.10.21)
Burçak sütlü çikolatalı çok iyi gidiyor.
0
creepy
(02.10.21)
(12)

Size zarar veren ailenizle tüm iletişiminizi kesmek ister miydiniz?

vestasy
Size psikolojik olarak büyük zararlar vermiş (şiddet uygulamış) ve vermeye de devam eden, hayatınızı zorlaştıran, baskıcı, ama zor anlarınızda yanınızda olan (fiziksel olarak), ihtiyacınız olduğunda maddi olarak da belli bir seviyede destek olan ailenizle tüm iletişiminizi kesmek ister miydiniz imka
Size psikolojik olarak büyük zararlar vermiş (şiddet uygulamış) ve vermeye de devam eden, hayatınızı zorlaştıran, baskıcı, ama zor anlarınızda yanınızda olan (fiziksel olarak), ihtiyacınız olduğunda maddi olarak da belli bir seviyede destek olan ailenizle tüm iletişiminizi kesmek ister miydiniz imkanınız olsa?
İletişimi en aza indirmek gibi bir seçenek bulunmuyorsa ve başka yanınızda olacak kimseniz yoksa, maddi olarak da sıkıntı çekme ihtimaliniz büyükse mesela.
Bunu yapsaydınız sonrasında pişman olur muydunuz? Her şeye rağmen içteki onlara karşı duyulan o küçücük sevgiyi atamamak, hala onların iyiliğini ve mutluluğunu arzulamak enayilik midir?
0
vestasy
(30.09.21)
Taciz-tecavüz vb bir durum yoksa bence aileyle iletişim tamamen kesilmemeli. Bunu yaptıktan sonra yine üzüleceksiniz, bişeyleri illa ki özleyeceksiniz.. En iyisi kendi elinizi güçlendirip onların sizi üzme ihtimallerine karşı hazırlıklı olmak, güçlü olmak ve biraz da umursamaz olmak.
0
megalomaniac
(30.09.21)
Babamla ilişkimi 18 yaşımda kestim. Ben 23 yaşındayken öldü o zamana kadar sadece bi kez yolda gördüm, şu an 30 yaşındayım ve 18'e şu anki bilgilerimle gitsem yine tüm ilişkimi keserim.
0
noluyo yaa
(30.09.21)
Keserdimi geçtim, kestim bile.

Yazdıklarından farklı olarak ben kardeşlerim ve annemden manevi kısmın ötesinde maddi olarak da hayatım boyunca destek görmedim, üstüne destek olmaya çalışırken buldum hep kendimi. Bu durumda bile en ufak şeyin dahi de hep lafını duydum onlardan.

İletişimi en aza indirmedim, hadi bana eyvallah diyerek doğrudan kestim. Ama bunu yapabilmek için yaşanmışlıklar kadar yaş, çevre ve öngörebilme durumları da var. (Evliydim ve düzenli maaşlı işim vardı, aynı şehirde değildim, borç içinde yüzüyordum ve vakit sorunum da vardı vs. gibi..)

Sonrasında kafam o kadar rahat ki.. İpe sapa gelmez işler ya da muhabbetlerle boğulmamak maddi sıkıntıların yanında nefes alacak kadar özgürlük sundu bana.

Geçen yıllar sonrasında maddi sorunlarım kalmadı, üstesinden geldim. Bunu yapabilmenin de tek yolu var o da duygular ile aklı birbiri ile karıştırmamak. Beni sokacağını bildiğim arılarla dolu kovana nasıl yaklaşmıyorsam onlara da yaklaşmamayı öğrendim, öğrettiler sağolsunlar.

Mesela bu yıl annem yıllar sonra ilk defa mesaj attı, doğum günümden 4 gün sonra "doğum günün kutlu olsun" gibi. Özrü kabahatinden daha büyük. Bencilliğinin farkındayım, benim doğum günümü boşverelim de insan kendi doğruduğu günü de mi bilmez hatırlamaz.. Boyle durumlarda insan ne diyeceğini, nasıl tepki vereceğini de düşünemiyor çünkü az önce akıl dedim ya, bu durum akıl ve mantıkla açıklanabilir bir şey olmuyor. Teşekkürler demekten başka cevap hakkın da olmuyor haliyle.

Yukarıda anlattıklarım seni heveslendirmek için değil, problemlerin nerelere kadar uzanacağını da görebilmen içindi. Demir gibi bir bünyen olması lazım. Başka türlü kaldırması zor ama o özgürlük hissi var ya; paha biçilmez.

Umarım ailenle problemlerin çözülür.
0
foolrules
(30.09.21)
bizim toplumda aileye atfedilen inanılmaz bir kutsallık var, zarar vermeye devam etseler bile hayatından çıkarırken suçluluk hissediyorsun yabancıların bu no contact dedikleri olay güzel bence
0
freebird5406_2
(30.09.21)
keserim, kestim de
0
ala09
(30.09.21)
keserim, kestim.

psikolojik şiddet, travmalar, huzursuz ortam, toksik davranışlar sizin kişiliğinizi, yaşam görüşünüzü, kendinize değer vermenizi, özgüveninizi vesaire vesaire toptan etkileyeceği için, bir süre sonra zaten hayatınızın bütününe yayılacak. bu durumda sallıyorum ödemenize katkı sağladıkları kredi kartları huzur sağlamayacak size, yaşattıkları zibilyon tane zorluğa karşın yanınızda oldukları 3-5 zorlukta bir şey ifade etmeyecek. hayat bunun için çok kısa ve çok kıymetli.

iç huzur bence bir insanın sahip olabileceği en büyük servet. buna taş koyan herkes, her olayla ilişki kesilmeli. gereksiz melodram yüklemeye de lüzum yok. her çocuk sahibi insan ebeveyn olamıyor, hayatın yalın bir gerçekliği bu, dramatize etmek veya etmemek sizin elinizde.
0
Phoebe
(30.09.21)
@megalomaniac Aslında ''Ya bizim istediğimiz gibi yaşayacaksın, ya da tüm iletişimi keseceğiz ve artık bizim çocuğumuz olmayacaksın.'' diyen taraf aile aslında. Kendi istedikleri hayat tarzı da çok ağır maalesef, sözlü şiddet de bolca.
0
🌸vestasy
(30.09.21)
benim ki daha ilginc, annemle görüsmüyorum, bakmadi vs degil. teyzemleri doyurmaya doymadi, kadin bagimli gibi. ben kendimi bildim bileli birsey istedigimde hep bagirisma. para meselesi gibi duruyor ama degil. ben yoruldum ve uzaklastim. acikca yazip sorsam mi diye de düsündüm ekside falan, bosver deyip gectim. anneme ya onlar ya ben dedim annem onlari secti yani ne yapayim.
üzülmüyor muyum, üzülüyorum ama, eve her gittigimde moralim daha cok bozuluyordu.
0
durgunfoton
(30.09.21)
@vestasy
Öyle derler, sözlü şiddete devam ederler ama sen yolundan sapmadıkça zamanla kabullenirler. Onaylamazlar ama değiştiremeyeceklerini anlarlar. Konu şu, sen halinden memnun musun? Onların sözlü saldırıları özgüvenini zedeliyor mu, kendinden emin olamıyor musun? Bunlara bak, kendini gerçekleştir, kendini güçlendir. Sonra seni öğrenecekler ve sana alışacaklar, zamanla saygı bile duyabilirler kim bilir:) ama duymasalar da olur, yeter ki sen kendine saygı duy ve kendini beğen.
0
megalomaniac
(30.09.21)
Ben olsam orta yol bulmaya çalışırdım. Sizin onlara ihtiyaç duymadığınızı, onlarsız yapabileceğinizi, onların siz olmadan yapamayacakları, yani onların hayatında ne kadar önemli olduğunuzu belirtmeniz, göstermeniz lazım. Bence sizinkilerde umut var. Size sundukları maddi destek var, zor gününüzde iyi kötü yanınızdalar. Bunlar küçük ama böyle aileler için önemli şeyler. Siz genç olan tarafsınız. 5-10 yıl sonra onların size ihtiyacı olacak. bugün belki sizi kendilerinin küçük çocuğu sanıyorlar ama 5-10 yıla onların çocuk gibi ilgilenilmesi gerekecek belki de.

Mesela diyelim iletişimi kestiniz, ne kadar süre keseceksiniz. 10 yıl, 15 yıl, ee sonra? Hayat boyu görüşmemek gibi bir şansınız yok. Er ya da geç yine yüze yüze geleceksiniz. Hastalık olur, kaza olur bir şekilde birbirinize ihtiyacınız olur yüz yüze gelirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(01.10.21)
Evet ya da hayır demek zor dışarıdan ama her halükarda bence size verdikleri sıkıntıdan kaçmak için değil de size verdikleri sıkıntıları vermelerine müsaade etmemeyi ve onları bir bakıma "sindirebilmeyi" başardıktan sonra yine iletişimi kesmek başka yere çıkarır sizi.

Çünkü o kadar yıl maruz kalınan bir şey illa ki bir yara gibi dövme gibi yer ediyor insanda. Onu değiştirmek için de farklı bir karşılık vermek gerek herhalde. Sizdeki etkilerini değiştirmeden terketmeyin onları :) yoksa yine içinizde etkileriyle sizinle yaşayacaklar, pek istediğiniz gibi de olmayacak iletişimi kestikten sonrası belki de.
0
encokbenisevinnolur
(01.10.21)
Kesmem, kesmedim. Temelde yatan şey sevgi olunca geriye kırgınlığın verdiği mesafeler kalıyor. Ne olursa olsun aileni seviyorsun. Ama belli bir mesafeden.
0
ruhen hastayim ben
(01.10.21)
(3)

Fırın tavsiyesi

megalomaniac
Mini fırın istiyorum, solo. Çok büyük olmasına gerek yok. Işığı olsun. Limit 500₺. İnternette çok farklı yorumlar var bu yüzden arada kaldım, tecrübelerinize güveniyorum. Şimdiden teşekkürler.
Mini fırın istiyorum, solo. Çok büyük olmasına gerek yok. Işığı olsun.
Limit 500₺.
İnternette çok farklı yorumlar var bu yüzden arada kaldım, tecrübelerinize güveniyorum.
Şimdiden teşekkürler.
0
megalomaniac
(30.09.21)
www.amazon.com.tr

bunu kullanıyorum ben yılan gibi, fiyatı biraz artmış ben 300e falan almıştım
0
nahtoderfahrung
(30.09.21)
Yılan gibi, nasıl bir benzetme? :)
Işığı var mı?
Daha çok hamur işleri mi yemek için mi kullanıyorsunuz?
0
🌸megalomaniac
(30.09.21)
evet ışığı var, yemek için kullanıyorum hamur işi yapmadım, 2 tane altlı üstlü tepsisi var, fan var içinde, bekar erkek olarak içine ne attıysam pişirdi
0
nahtoderfahrung
(30.09.21)
(5)

tinder date

aynose
date için bir şeyler içelim diye anlaşıyoruz. bazıları gerçekten arkadaş olmak istiyor ve seks için buluşmadıklarını düşünüyorum. ama niyetlerinin ne olduğunu kestiremiyorum bazen. bunu anlamak için açık açık date esnasında sormalı mıyım seks olur mu diye yoksa spontane gelişmesi mi beklenmeli böyle
date için bir şeyler içelim diye anlaşıyoruz. bazıları gerçekten arkadaş olmak istiyor ve seks için buluşmadıklarını düşünüyorum. ama niyetlerinin ne olduğunu kestiremiyorum bazen. bunu anlamak için açık açık date esnasında sormalı mıyım seks olur mu diye yoksa spontane gelişmesi mi beklenmeli böyle olayların?
0
aynose
(29.09.21)
spontane, kesinlikle öyle direkt sorma olacağı varsa bile olmaz.
0
zikardo
(30.09.21)
ya kimse kimseyi kandırmasın, sor geç. karşındakinin niyetini bilmiyorsun farketmeden kırmana bile sebep olabilir. beklentini açık et, o da söylesin. uymuyorsa da salın birbirinizi. Ben bıktım bu "spontane" takılmak adına hayatının aşkı gibi davranıp, geçen gece sonrası yüzüne bakmayan insanların hikayelerini dinlemekten. Değmiyor kırmaya da kırılmaya da.
0
lcha
(30.09.21)
Bulusmadan once niye bunu konusmuyosunuz ki?

Kadinlarin bulusmak istemelerinin en buyuk sebebi bi olcup tartalim, kotu enerji alirsam/huylanirsam evine gitmem dusunceleri. Kendini biraz guvene almak yani.
0
kuehles blondes
(30.09.21)
Date esnasında açık açık sorarsan olacağı varsa da olmaz, ürkütücü bir tavır bence.
Kız o şekilde sorsa sana, itici gelmez mi bi düşün…
0
megalomaniac
(30.09.21)
saçmalama abi böyle şey sorulur mu. herkes öyle çatır çatır direkt sevişmeye gelmiyor. direkt sevişmeye gelen de oluyor tabii ama bunu zaten konuşmuş oluyorsun. karşındaki insan, oturuyorsun konuşuyorsun vakit geçiriyorsun, olacaksa zaten oluyor.
sorma sakın weird moments olur
0
veritaslibertas
(04.10.21)
(4)

duvara tablo

sabenburak
-güzel tablolar satan bildiğiniz yer veya site var mıdır?-bu tabloları duvara çiviyle çakmak dışında en sağlıklı nasıl asabiliriz? bu internette satılan vakumlu şeyler ya da çift taraflı bantlar iş görüyor mu gerçekten?tikler gecikebilir ama gelecek :)
-güzel tablolar satan bildiğiniz yer veya site var mıdır?

-bu tabloları duvara çiviyle çakmak dışında en sağlıklı nasıl asabiliriz? bu internette satılan vakumlu şeyler ya da çift taraflı bantlar iş görüyor mu gerçekten?

tikler gecikebilir ama gelecek :)
0
sabenburak
(29.09.21)
Tr'de adam akıllı baskı satan yer sıkıntısı var online, bir sürü site var ama baskıya uygun olmayan kötü dijital kopyaları kötü şekilde basıp gönderiyorlar kanvasa iyice emin olmak lazım, gördüğünüz mockup'lara güvenmeyin.

Çerçeve için 3m Command varmış geçenlerde benzer bir duyuruda hemfikir olunan sağlam ve iz bırakmayan çözüm olarak.
0
hedep
(29.09.21)
Hedep +1
Çoğu sitedekiler kötü. Bu yüzden iyileri pahalı. Şuradan bulabilirsin kaliteli şeyler.
www.hipicon.com
0
Bruce
(30.09.21)
Duvar örtüsü diye bişey var, eski duvar halılarının modernize edilmiş hali gibi. Ben artucky’den öpücük tablosunu aldım çok başarılı bir baskı, içinden çift taraflı bant da çıkıyor.

Çift taraflı bantlara güvenebilirsiniz, 120kg’a kadar taşıyanı var.
0
megalomaniac
(30.09.21)
çift taraflı bant tabii ki iş görür ama güzelinden olması lazım. hepsi aynı ağırlıkları kaldırmıyor. bir de elinizi cimri alıştırmayın, bol bol bant kullanın
0
co2s2
(30.09.21)
(22)

Islam defin süreci çok travmatik değil mi?

logisticsmanager
Bundan 4 yıl önce babannemi kaybettik. Üniversite döneminde kuzenimi de defnetmistik ki o da cok travmatikti ama bunun kadar değil heralde. Ya zamanla unuttum ya da babannem kadar yakin olmadigim icin.Cenaze başında bekledim, taşıdık falan. Ağlamadım. Ama babannemi mezara koyarlarken o beyazlara sar
Bundan 4 yıl önce babannemi kaybettik. Üniversite döneminde kuzenimi de defnetmistik ki o da cok travmatikti ama bunun kadar değil heralde. Ya zamanla unuttum ya da babannem kadar yakin olmadigim icin.

Cenaze başında bekledim, taşıdık falan. Ağlamadım. Ama babannemi mezara koyarlarken o beyazlara sarili bedeninin seklini görebildiğim için dagildim gittim. Hala hatirladigimda kötü olurum, gözlerim dolar.

Esim yabanci, o da oradaydı. Defin sureciniz cok travmatik bu nasıl iş dedi. Millet aglamiyor esim deli gibi agliyor babannemi 4-5 kere görmüş kisi.

Düşününce hakli gibi geliyor. Sanki tabut içinde olsa falan bu kadar etkilenmezdim gibi.

Ne diyorsunuz? Yani bana beyazlara sarıli bir bedeni gormektense tabutu gömmek daha az travma yaratan bir olay olurmus gibi geliyor.
0
logisticsmanager
(04.09.21)
dinin olayı o ama, "topraktan geldik toprağa gidiyoruz ve herkes bunu yaşayacak" mesajı veriliyor orada.

Hristiyanlar tabutla gömüyor ama onlarda da törende kapağı açık yani insanı göreceğin şekilde oluyor sanırım, eğer filmlerdeki gibiyse. O da korkunç bence.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
Tahtaları düzgün çakmak için vücutları biraz köşeye itelemek gerekiyor mezarın içinde. Ben hem babamın hem de dedemin cenazesinde mezara inip yukarıdan cenazeleri alıp mezarın içine yatırıp biraz köşeye doğru itelemişyim, havalar biraz soğuyunca ilk aklıma gelen vücutların soğukluğu olur aradan kaç yıl geçti hala böyle, bence de travmatik.
0
Zaman Tamircisi
(04.09.21)
Ölümü hayattan ayırdığımız mümkün olduğunca bu konudan kaçındığımız için artık travmatik geliyor halbuki hayatın bir parçası

Bu programda ölümü konuşuyorlar
youtu.be
0
freebird5406_2
(04.09.21)
Bence ölümle ilgili tüm süreçler travmatik…
Hristiyanların tabuta koyup süsleyip sergileme olayı da bana çok korkunç geliyor.
Bedenin toprakla buluşması fikri aslında güzel gibi, çünkü çıplak ayakla toprağa basınca da iyi hissettiriyor. Ama çukura atılmasındaki görüntü çok kötü, katılıyorum…
Bu süreci iyi yapacak hiçbir şey yok sanırım.
0
megalomaniac
(04.09.21)
gerçekten kötü. ölüyü görmek tutmak taşımak falan.

bu arada kadınlar tabutla gömülüyo diye biliyodum ama öyle değil miymiş?
0
jelly bear
(04.09.21)
bence de türkiye'deki işleyiş baya travmatik. özellikle çocuğa falan da gösteriyorlar etkisinden çıkması baya yıllar alıyor.

ölü halini bence mahremiyet sayıp göstermemek lazım. o hali ile kimse hatırlanmak istemez. hristiyanlıkda ölüyü hazırlayanlar var adamlar usta normal insan gibi hazırlıyorlar. bizde öyle değil.
0
duyurukullanıcısı
(04.09.21)
ben de acı bir şekilde intihar eden ilkokul arkadaşımın cenazesine gitmiştim. sadece uzakta durabildim, tabutu görmek bile istemedim. defnin travmatik olduğu konusunda haklısınız.
0
epleindebisous
(04.09.21)
ölüm fikrinden korktuğumuz için öyle geliyor. islam'in amacı bize sürekli ölümü hatırlatıp dünyayı o şekilde yaşamak. o yüzden cenazelere katılımı da teşvik eder islam.
0
nuisance
(04.09.21)
travmatik falan değil bence. tabutla gömülen cenazelerde de cenaze evinde önce open casket tören yapıyorlar mesela sizce o daha travmatik değil mi? tabutun içinde ölmüş ama giydirip makyaj yapılmış cenazeyi görüyorsun ve saatlerce konuşma dinliyorsun falan...

yeni nesil veya gençler diyelim, yakınlarının definlerinde falan da daha dirayetliler. artık neden bilmiyorum ama gittiğim cenazelerde, babasını toprağa veren gençler görüyorum, hepsi dimdikler. konuştuğum yaşlılar da aynı yorumları yapıyorlar. olayı travmatik hale dönüştüren bence cenaze evinde bağırıp çağıranlar, sinir krizi geçirenler. ölümü kabullenince hepsi normal geliyor.
0
malheiros
(04.09.21)
Son derece travmatik.
Bir de cenaze yıkanırken su dökmeye çağırırlar.
Ben giremedim. Anneannemi hep yaşadığı gibi anımsamayı tercih ettim.
0
pro9it9is9
(04.09.21)
defin sürecimiz bence daha travmatik değil, daha doğaya uygun ve insanı sürece dahil ediyor, ki dahil olmalıyız bence.

temizleyip yıkayıp sardıktan sonra toprağa karışacak şekilde gömüyoruz ölülerimizi.
makyaj yapıp üç bin dolarlık tabutla insan gömmek çok suni bir şey.

ölünün taşınması, yıkanması, gömülmesi gibi herkesin ayrı ayrı işin bir ucundan tutması gibi şeyler hem insanı ölümle yüzleştiriyor hem de sevdiğin insanı bir şekilde uğurlama şansı veriyor.
yani insanın kendi ölüsünü kendi gömmesi insani ve olması gereken bir şey bence.
ben annemi yıkadıktan sonra çok rahatlamıştım mesela.

travmatik olan şey ölüm zaten, yani ölüm travmatik bir şey.
ama hayatın bir parçası.
bizim defin sürecimiz bununla yüzleştirdiği için daha gerçekçi.
0
blatta hiberna
(04.09.21)
Yüksek lisans tez konumdu. Aşırı travmatik olduğunu düşünüyorum. Gereksiz ritüeller dizisi, hem ölene hem yaşayana işkence. Şimdi tam olarak adı neydi unuttum. bedenimizi bi kapsülün içine yerleştiriyorlar ve bir ağaç oluyor. Yeni bir teknolojiymiş. Haberi okuyunca öyle gömülmek istedim. Dilerim nasip olur.
0
Corpsebridee
(04.09.21)
Bir kişiye veda etmek için yapılıyor o törenler, eğer kişiye veda edilmezse asıl o zaman durum daha travmatik ve sağlıklı bir kopuş olmadan gerçekleşiyor. Bu tüm kültürlerde gereklidir, bir cenaze töreni, bir veda…Mezarı olmayan, törensiz ölen insanlara bir bakın, aileleri hala yas tutarlar sürecini sonlandıramadıkları için. Odisse’de bile vardı sanırım.

Onun dışında, İslamiyette mi yoksa hangi kurallarda bilmiyorum ama medrese usülü ders alırken bi medrese hocasından, İslam’da kadının cenaze defin işlemlerinde bulunmaması gerektiğini söylemişti. Çoğu kadın da bulunmaz orada, dayanılması güç bir durum ve ağlar, cinnet vs geçirirse defin sırasında ölüyü rahatsız etmesin diye.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.09.21)
Kaynaklarda mezarın şekline kadar geçer bu tür mevzular.

i.hizliresim.com
0
Erva
(04.09.21)
seyi atlamissin abi, en yakinlarin gasilhanede ölüyü son kez yikanirken gormesi ve hatta bazen yikama islemini bizzat yapmasi olayi var.

inancsiz biri oldugum icin kremasyon en tatlisi gibi geliyor bana. yak beni ver kullerimi sevenlere, belki savursunlar bir yerlere ooh... oldukten sonra umrumda degil gerci de. bence kalanlar icin guzel bir katharsis olur.
0
robokot
(05.09.21)
ölümün travmatik olmayan bir hali yok ki. bence yabancıların açık tabut töreni çok daha korkutucu ve travmatik mesela, ona hiç gelemezdim. ya da yakma olayları falan. bizimki yine en azından biraz daha insani gibi geliyor, sadece bazı saçma detaylar var (yemek dağıtma gibi), ama genel olarak bence kötünün iyisi.
0
roket adam
(05.09.21)
olumu travmatik yapan sey sonrasinin mechullugu ve bilinmezligi. butun semavi dinlerde benzer olmakla beraber ozellikle islam'da asil hayatin olumden sonrasi oldugu vurgulanir ve olumun unutulmasi istenmez. islam'a gore olum aslinda bir son degil, inananlar icin guzel bir baslangictir. eger olumu ve defni bu sekilde idrak edebilirsen surec travmatik degil. birisini otogardan yada havaalanindan ugurlamak gibi.

dedemi ortaokulda babaannemi lisede kaybettim. ikisinde de hem gasilhanedeydim, hem de mezarlikta. olayi tamamen idrak etmeme ragmen acikcasi cok bir uzuntu hissetmedim. hatta sonrasinda ben neden aglamadim diye dusunup uzulmustum ama simdi bununla da barisigim.
0
crucio
(05.09.21)
Sen bi de Budistleri gör
Nepalde kaldım ve birkaç cenaze törenine katıldım. Yakılmak suretiyle...
0
fempusay
(05.09.21)
Kişinin öldüğünü kabullenebilmek için önemli bir işlevi olduğuna inanıyorum o ritüellerin.
0
michael_knight
(05.09.21)
Benim yurtdışındaki ilk işim mezarcılıktı. Sanırım biraz kıyas yapabilirim bu konuda.

Evvela yurtdışında cenazelerin defin işlemi çok geç oluyor. Şahıs ölmüş, üstünden 30 40 gün geçmiş, anca seremoni yapılıyor ve o sırada artık kaybına bir nebze alışılmış oluyor. İnsanlar feryat figan etmiyor.

Yine cenaze töreni bizde çok travmatik dediğiniz gibi. Okunan Kuran dua neyse hepsi böyle bir insanı dehşete düşürür şekilde oluyor. Helallik sormak dahil. Yabancıların cenazesi çok steril, çok daha formal, çok daha sakin bir ortam. İnsanı germiyor.

Gömü kısmı ayrı bir cinnet sebebi zaten. Tabutla gömmemekten tut, cenaze sahiplerinin ağlaya ağlaya kürekle toprak atması. Bu yok yabancılarda. Makineyle veya görevliler tarafından tabut 2,5 metre(~6 feet) düzgün kazılmış ve etrafı halıyla çevrilerek maskelenmiş mezara düz biçimde indirilir. Gömülme işlemi insanlar gittikten sonra gerçekleşir.

Bizde ayrıca mezarlar çok sığ derin değil ve üstü tepe şeklinde oluyor veya etrafı mermerle kapatıyoruz vs. Adamlarda mezar taşı var, mezar taşının başında varsa çiçek ekmek için ufak bir alan var. Kalan her yer mezarlığın kalanı ile eşit seviyede dümdüz halı gibi çim.

Bizde mezarlığa girince tırsarsın. Yabancıların mezarlığı park gibidir. İnsan huzur bulur gidince dehşete kapılmaz.

Bir başka husus da genç ölüm azlığı. Bizde 50 55 60 tık gidiyor. Adamlarda mezar taşlarını sıradan oku en genci 85 yaşında ölmüş. Artık vakti gelmiş ölümün, öyle kalp krizi tak götürmemiş. Haliyle bu da ayrı bir travma sebebi kalanlara.

Ben bu konuda baya kafa yormuş birisiyim. Artık mezarcı değilim kendi işimi yapıyorum ama bu olaylardan sonra karar verdim yurtdışında yapacağım ölürsem cenazemi. Aileyi travmaya sokmaya gerek yok. Gerçekten Türkiye'de cenaze ve yakının ölümü insana bir ömür kapatamayacağı bir yara açıyor. Çok cenazede bulundum Türkiye'de, özellikle şehit cenazesine çok katıldım. Olacak iş değil. Bu işi böyle yapmanın kimseye hiçbir faydası yok.
0
bana kedicik derdi
(05.09.21)
Babamı o toprağa gömdüğüm günden beri ölü, ölüm, mezar, mezarlık, hiçbiri benim için ürkütücü, korkutucu veya travma sebebi değil. hatta artık işim de ölülerle ilgili. bana ilginç gelen şey ise şu anda kanlı canlı işinde gücünde olan, hayal ve planları olan adamın 24 saat içinde toprağa gömülmüş olması. bu kadar kısa olmasına alışamıyorum.
0
işimdeyim gücümdeyim
(05.09.21)
Bu soru bana en sevdiğim dizilerden biri olan Six Feet Under'ı hatırlattı, bir gün Nate, ölüsünü toprağa gömen ve başında bağıra çağıra ağlayan birilerini izliyordu uzaktan ve kendi düzenledikleri soğuk törenlere göre, ölüme ve insan doğasına çok daha uygun buluyordu bu ritüeli.

Bence de travmatik olan ölümün ta kendisi, bu şekilde toprakla bütünleşmek bana da daha doğal geliyor, süslü tabutlar ve makyajlardan. Sonuçta ne şekilde olursa olsun cenazelerde ölümle bir şekilde yüzleşiliyor ve kabullenişin başlangıcı oluyor. Toprağa dönmek, doğa ile bütünleşmek biraz döngünün sonu gibi, huzur verici bir tarafı da var.

Bir de bazen cenazelerde en çok ağlayanlar en uzak kişiler hatta ölen kişiyi hiç tanımayanlar olabiliyor.
0
(05.09.21)
(13)

Dubaide yaşamak?

izninizolursatahtinizatalibim
Merhabalar,Aramızdan belki bir kişi bile yardımcı olabilir umuduyla yazıyorum.Her şeyi arkada bırakıp sıfırdan bir başlangıç için rotamı Dubai (ya da Katar) tarafına çevirdim.Orada yaşayan, bilgi sahibi olan arkadaşlar varsa yardıma açığım.Bir de anket olsun madem, faydası olur belki fikirlerinizin.
Merhabalar,
Aramızdan belki bir kişi bile yardımcı olabilir umuduyla yazıyorum.
Her şeyi arkada bırakıp sıfırdan bir başlangıç için rotamı Dubai (ya da Katar) tarafına çevirdim.
Orada yaşayan, bilgi sahibi olan arkadaşlar varsa yardıma açığım.
Bir de anket olsun madem, faydası olur belki fikirlerinizin.
25 yaşında, kadınım.
İstanbulda tek yaşıyorum.
Ortalama 8-12 arası değişen gelirim var ancak yetmiyor, yetiremiyorum.
İngilizce, fransızca biliyorum.
Bu macera bana faydalı olur mu? En kötü ingilizcemi geliştirip arapça öğrenip dönerim diyorum ancak çok mu hayalperest yaklaşıyorum?
Hiçbir birikimim yok bu arada. Ordan burdan biraz toprlayıp gideceğim.
0
izninizolursatahtinizatalibim
(30.08.21)
Meslek bilgisi olmadan ne desek bos. Insaat ve tasarim sektoru o taraflarda iyi ama kadin olunca is biraz degisebilir.
0
nax
(30.08.21)
Ah onu yazmamışım ama spesifik bi beklentim yok o konuda. Okuduğum bölümden çok ayrı olarak uluslarası satış yapıyorum şu an.
0
🌸izninizolursatahtinizatalibim
(30.08.21)
İş başvuruları yapın ama sizin meslekte zor. İnşaat sektörü iyi orada
0
roe
(30.08.21)
Öncelikle fake kokusu geliyor.

Tek yaşamanıza rağmen 8-12 arası değişen aylık gelir sizi geçindirmiyorsa, maddi açıdan rahatlama ümidiyle gitmeyin. Sizin parayı kullanma sorununuz vardır. Ucuz yerler değil bahsettiğiniz yerler, refah seviyesi de Avrupa ülkeleri gibi değil. Herhangi bir mesleği yaparak Avrupa’da yakalayacağınız standartları orada yakalayamazsınız.

Hayat tecrübesi olsun diye gidiyorsanız gidin tabi.

Bu arada, bu gelir düzeyine sahip bir arkadaşım-akrabam hatta kardeşim yurtdışı tecrübesi için benden 1 kuruş istese vermem. Akıllı davranıp kendi harcamalarını öngörerek birikim yapması gerekir gitmeyi göze alan kişinin.
0
megalomaniac
(30.08.21)
Dubai'de yasaman icin bi sirketin sponsor olmasi lazim (yani once is bulman ve sirketin sana oturum cikarmasi lazim)

Spesifik bir is tanimin yoksa da is bulman zor. Dubaideki herkes halihazirda ingilizce konusuyor zaten. Ingilizce bilmen seni one cikarmiyor yani. Arapca ogrenmen imkansiz gibi bir sey. Belki hintce ogrenebilirsin.
0
brkylmz
(30.08.21)
Bi Gidene Soralım podcast'inde iki ülkede yaşamış kişilerin konuk old. bölümlere bakın.
0
kaset
(30.08.21)
Sizin 8-12 gibi bir gelirle iş amacıyla yer değişimi değil daha çok harcama alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor.
Dubai ya da Katar ise bir çözüm değil anlamsız bir hayal sadece.
0
Erva
(30.08.21)
Kuzenim
çalışmaya gitmişti. Yıl 2004. Arkadaşının babasının şirketinde müdür pozisyonu. Çok rahat ve maddi anlamda iyi olmasına rağmen 6 ay zor kaldı döndü. Çok da isteyerek gitmişti. İklimi sevmemiş. Kapı kolunu bile tutamıyorsun sıcaktan demişti. İyi düşünün..
0
aptallarin pin kodu
(30.08.21)
Kuzenim (kadın, mimar) yıllarca Dubai'de yaşadı, pandeminin ortasında döndü buraya, yine iş bulursa yine gidecek. Ben de 2020'nin başında 10 gün kadar yanına gitmiştim.

Adı öyle olmasa da ciddi bir kast sisteminin içine giriyorsunuz. Emirlik vatandaşları çılgın zenginlikleriyle üstte, beyaz yakalı Avrupalılar ortada, mavi yakalı Hintler, Pakiler... en altta. O kadar çok ucuz işgücü var ki, her otelin, etkinlik alanının, avm'nin, her benzinliğin, hatta yol kenarı tesislerinin tuvaletinde sürekli bekleyen personel var, tuvalet kullanıldıkça arkadan girip temizlik yapıyorlar. Yani gideyim de iş bulurum diye gidilmez. İyi bir mesleğiniz varsa güzel para kazanırsınız ama biriktirmek için ciddi ciddi kemer sıkmazsanız çok güzel de para harcarsınız, her şey pahalı, her yer pahalı.

Örnek olarak, kuzenimin yaşadığı epey lüks bir bölgedeki binanın otoparkına dışarıdan giriş (yanlış hatırlamıyorsam) saati 80 dirhemdi. Benim zorumla (eski çarşı varmış diye) emirliğin daha varoş bir yerlerine gittik, otopark günlük 15 dirhemdi. Fakat kuzenim ve onun ayarındaki çalışanlar bu bölgelere girmeyi çok sevmiyorlar, daha güvensiz hissediyorlar.

Bir yandan da Dubai'de emniyet çok sıkı çalışıyor, her yer sivil polis kaynıyormuş, çok caydırıcı cezalar var ve bunun sonucunda İstanbul'dakinden çok daha rahat yaşayabiliyorsunuz. Telefonları ortalıkta, cüzdanları anahtarları havlunun üstündeki çantada bırakıp arkana bile bakmadan denize girebilecek kadar rahat, İstanbul'dan gidince şok olmuştum. (Ha bir de hayatımda görmediğim kadar tanga bikini gördüğüm için şok olmuştum.)

Yani bence iyi bir iş bulursanız gidilir, güzel de yaşanır. Ama İstanbulda 8-12 bin lirayla geçinemiyorsanız orada hiç geçinemezsiniz.
0
kobuzchu kiz
(30.08.21)
bir vasfın yoksa, birikimin de yoksa sadece dil ile gidersen batılı birileri ile çalışmak için çok şanslı olman lazım. batılılarla çalışmazsan araplarla çalışırsın, onların da kadına bakış açıları belli. ben olsam hiç macera aramam.

ha dersen ki bir vasfın var, profesyonel olarak çalışıyorsun, o zaman amenna. bence en önemli konu ne iş yapacağın. onun dışında dubai istanbul gibi değil, ufacık bir yer zaten, yapılabilecek şeyler inanılmaz kısıtlı, belirtildiği gibi bir kast sistemi var, oraya gidenlerin de genel olarak tek amacı para biriktirip dönmek oluyor. dubai, katar yerine abd, avrupa, hatta avusturalya hedeflemeni öneririm. israil harici orta doğu hiç iç açıcı değil yalnız bir kadın için.
0
roket adam
(31.08.21)
Yurtdışında geçerliliği olan bir mesleğiniz varsa kısa süreli para biriktirmek için gidilir. Katar'da beIN'de bir arkadaşım çalıştı. Çok beceri gerektirmeyen bir pozisyonu olmasına rağmen ayda 4 bin doları kenara rahat koyuyordu. Ben Avrupa'da yaşadığım ülkede arkadaşımdan daha kalifiye bir işi yapmama rağmen ancak 1,5-2 ayda kenara o kadar koyabiliyorum.

Katar'ın vize süreci epey uzun ve zorlu bu arada. Oradan buradan biraz para toplayayım gidip bir bakayım diyerek gidemezsiniz.
0
yürümeyin
(31.08.21)
Öncelikle kolay kolay gidemezsiniz; Dubai yakın zamanda freelance vizesi vb. çıkardı ama bunların hem çeşitli şartları var, hem de Dubai'de yaşamanın maliyetinin yüksekliği göze alındığında "Hadi bir gideyim de şansımı deneyeyim" denilecek bir şey değil.

UAE kazanç ortalamaları meslekten mesleğe çok farkediyor; ne yazık ki pazarlama ve satış genel olarak iyi kazandıran meslekler değiller. Sabit maaşları düşük oluyor ve prim bazlı çalışıyorlar. Çok spesifik bir alanda pazarlama yapıyorsanız belki bir ihtimal şansınız yaver gidebilir.

Son olarak Dubai'nin inanılmaz canlı bir iş piyasası yok; yani iş bulmak o kadar kolay değil.
0
salihdt
(31.08.21)
Sektöre göre değişkenlik gösterir bu sorunun cevabı. Daha geçenlerde Dubai'den bir arkadaşımla konuştuk bunu. Benim şirketimin de dubai ofisi var az bucuk kontak halindeyiz insanlarla.

Dubai bölgenin en vizyoner şehirlerinden biri.

Şeyhin hedefi dubai'yi 2030'da dünyanın en yaşanılası şehri yapmak.

Giden tanıdıklarımın hepsi çok mutlu.

Elbette kendine göre zorlukları var, ama kazanç ve ortam olarak memnuniyet yüksek. 2 senedir orada çalışan arkadaşımın aldığı araç Türkiye'de 925.000 TL.
Dolarla almasına rağmen TL karşılığı bir hyundai elantra...

Yani şöyle kıyaslayın. Türkiye'de kalsaydı ancak bir hyundai elantra alabilirdi, orada v6 motorlu spor otomobille geziyor hem de cebinden çıkan para aynı.

Şehir genel olarak güvenli, özellikle beyaz yaka çalışanlar için. En çok dikkat ettikleri konu da güvenlik. Yani yalnız bir kadın olarak rahatsızlık duymazsınız.

İki dil bilmeniz size büyük avantaj olur orada.

Renkli bir hayat var. Kimse kimseye karışmıyor.

Kariyer anlamında da uluslararası bir ortamda çalıştıktan sonra türkiye'ye dönmek bir avantaj sağlayabilir.



Bunlar güzel tarafları... Gelelim resmin diğer yüzüne.

Bir kast sistemi var adı konmamış olsa da. Yani emirlik vatandaşı olanlar maddi ve manevi olarak inanılmaz yukardalar. Onların arasına girmeniz zaten çok mümkün değil. Çok dert edilecek bir konu mu bilmiyorum tabii bu:) ama atıyorum trafikte bir sorun yaşadınız mesela böyle birinin arabasına çarptınız, işiniz daha zor.

Bu sistem içinde ABD ve Batı Avrupa vatandaşları da biraz daha avantajlı. Özellikle kurumsal hayatta. Araplar önemli pozisyonlar için avrupa & amerikalıları tercih ediyor. Haliyle onlar da kendi iş kültürlerine yakın ülkelerden insanlara öncelik veriyor. Bir ingiliz yönetici türk ve ingiliz arasında kalırsa türk'ü ancak çok ucuza çalıştırabileceğini düşünürse işe alır. Ya da türkçe bilmesi avantajsa...

Madem maaştan konu açtık, burada kazanç iş alanına göre değişiyor. Ama maalesef pasaporta göre de değişiyor. Bir arkadaşım şunu anlatmıştı: Maaş teklifi almış maille. Tanıdığı insanlar bu ücretin o pozisyon için az olduğunu söyleyince IK'ya bu ücret az diye mail atmış. IK müdürü (kendisi tabii ki ABD'li:) arkadaşımın Türkiye'deki maaşının dolar karşılığını önüne koymuş. "Sana şu anda ülkende kazandığının üzerinde bir maaş öneriyorum zaten" diyerek konuyu kapatmış. Yani maalesef kast sisteminden dolaylı da olsa Türkler de biraz mağdur oluyor.

Bir de genelde bizde yurt dışında çalışmak, o ülkenin vatandaşlığını ya da en azından oturma ve çalışma hakkını elde etme amacıyla değerlendiriliyor. Böyle düşününce dubai'de geçireceğiniz yılların size maddi kazanç dışında bir getirisi olmayacak.

Tanışacağınız Avrupa ve Amerikalıların çoğu orada geçici bulunuyor. Ve bu ilişkilerine de yansıyor. Yani orada network sağlarım, sonra oradan başka ülkeye geçerim diye düşünüyorsanız genelde ilk tercih edilen adaylar Türkler olmuyor bu tarz transferlerde. Ancak o işte çooooook iyi performansızı olacak, ya da dil gibi ikame edilmesi zor bir avantajınız olacak falan. Avrupa'da da türkçe bilen adam arayışında olan çok şirket olmaz. Olsa bile zaten artık ab vatandaşlığı olan milyon tane türk var. Yine onlara yönelirler.

Son olarak iş bulmak koaly değil.
Çalıştığınız şirketin dubai bağlantısı varsa, dönem dönem tüm ülkelere iş ilanları gönderirler. Bunları takip edin. Yöneticilerinize ya da IK'ya sorun.
En kolay bu şekilde iş bulunuyor.

1-2 sene türkiye'dekinden daha fazla kazanayım, biraz da birikim yapayım. Gitmişken de şöyle dolce vita bir hayat yaşayayım yeter diyorsanız düşünülebilir.

Bu arada dev sıcak. Yani öyle böyle değil. Nisan'dan ekim'e kadar suratınızda bir fön makinesiyle gezdiğinizi hayal edin. Hayatınız klimalı evden klimalı otoparka, oradan da klimalı otomobille klimal ofise ve arada da klimalı avmlere şeklinde geçecek. Akşamları serinleyince dışarı atabilirsiniz kendinizi ancak.
0
anten
(31.08.21)
(5)

erdoğanın teni çok yumuşak görünmüyor mu?

avatar is back
https://pbs.twimg.com/media/E99z5x6XsAIBHaW?format=jpg&name=4096x4096şunu yakınlaştırıp ellerine ve yüzüne bakarsanız anlarsınız. makyaj değil de ayrı bişey var. sürekli bakım kremi sürmekten ve nemlendirmesinden mi kaynaklı? sadece beslenmeyle alakası var mıdır?
pbs.twimg.com

şunu yakınlaştırıp ellerine ve yüzüne bakarsanız anlarsınız. makyaj değil de ayrı bişey var. sürekli bakım kremi sürmekten ve nemlendirmesinden mi kaynaklı? sadece beslenmeyle alakası var mıdır?
0
avatar is back
(30.08.21)
Bence yeni tras olmus erkek yuzu bu. Losyon vs surunce boyle olur ki
0
nax
(30.08.21)
ışıktan.
0
ya ben lan neyse
(30.08.21)
Maskenin izi var bu yüzden fotoşok yok bence.
İyi beslenme+sinekkaydı traş+ışık olduğunu düşünüyorum.
0
megalomaniac
(30.08.21)
@ megalomaniac dediklerine ek makyaj da yapıyorlar. Bir kere gençlerle buluşma mı ne yapmıştı kaşlarını çok kötü doldurmuşlardı, sonra da bir daha yapmadılar o makyajı. Saçlarını vs boyuyor zaten. Botoks da yaptırıyordur.
0
Hallegadola
(30.08.21)
bunların dışında twitterda kanser olduğuna dair haberler dönüyor. ilgisi var mı bilmiyorum. bence asparagas.
0
mikahakkinen
(31.08.21)
(8)

ilk araba önerisi

henchman
Araba almayı düşünüyorum. Alırsam ilk arabam olacak. Ehliyetim var tabii ama pek tecrübem olduğu söylenemez. Hatchback ve otomatik vites olursa daha rahat ederim diye düşünüyorum. Çoğunlukla şehir içi kullanılacak. Arabayı sıfır alacağım. Buna göre, servisi vs. de üzmeyecek neler tavsiye edebilirsin
Araba almayı düşünüyorum. Alırsam ilk arabam olacak. Ehliyetim var tabii ama pek tecrübem olduğu söylenemez. Hatchback ve otomatik vites olursa daha rahat ederim diye düşünüyorum. Çoğunlukla şehir içi kullanılacak. Arabayı sıfır alacağım. Buna göre, servisi vs. de üzmeyecek neler tavsiye edebilirsiniz?

edit: ha bir de çok yakmasın tabii hehe
0
henchman
(30.08.21)
birazdan herkes clio, i20, corsa, yaris diyecek. 230 bin civarını gözden çıkardıysan baya seçenek var aslında.

Ben de aynı senin gibiyim ve hala karar veremedim, tabii biraz da parasızlıktan.
0
nhk ni youkosu
(30.08.21)
On ve arkada gorsel&isitsel uyari olmali ve geri gorus kamerasi olmali. Bu kamerada hem lastiklerin mevcut durumu hem de gidilecek hat gosterilmeli.
0
nax
(30.08.21)
clio, i20, corsa, yaris.
0
armagan abanuz
(30.08.21)
pispinti
(30.08.21)
dediklerine en çok uyan tesla model s var, öneririm.

hem hatchback
hem otomatik
hem az yakıyor (hiç yakmıyor. 100 km'de 9 tl elektrik yiyor)
hem servis maliyeti yok. (piller 8 yıl garantili)

aslında mercedes eqc çok daha mantıklı ama sen hem acemi hem hatchback istediğinden dolayı eqc'yi siliyorum.
0
avatar is back
(30.08.21)
Yaris 1.5 dream multidrive s
0
chicha_v2
(30.08.21)
Nissan micra
0
megalomaniac
(30.08.21)
Ben de ilk ve muhtemelen son arabam olarak Yaris'i düşünüyorum. Ama önümüzdeki sene Yaris platformunu kullanan yeni Aygo tanıtılacak. Duruma göre Aygo'yu da tercih edebilirim. Aygo gibi küçük arabalar Türkiye şartlarında pek güvenli olmayabilir.

Hem servisi üzmeyen hem de çok yakmayan başka alternatif pek yok. Honda Jazz Yaris'ten daha pratik ama sadece hybrid'i var.
0
yürümeyin
(31.08.21)
(8)

5 kg n&d mama torbasının kilitsiz gelmesi

megalomaniac
Bu normal mi? Mamanın kokusu tadı ve görüntüsünde problem yok. Fakat bu zamana kadar aldığım 1,5 kg’lık paketler hep kilitliydi. İlk kez 5kg aldım kilitsiz torbada geldi. Nasıl muhafaza etmeliyim? Şimdilik makasla kestiğim uç kısmını kıvırıp mandalla tutturuyorum ama kokusu geçerse bayatlarsa asla y
Bu normal mi? Mamanın kokusu tadı ve görüntüsünde problem yok. Fakat bu zamana kadar aldığım 1,5 kg’lık paketler hep kilitliydi. İlk kez 5kg aldım kilitsiz torbada geldi. Nasıl muhafaza etmeliyim? Şimdilik makasla kestiğim uç kısmını kıvırıp mandalla tutturuyorum ama kokusu geçerse bayatlarsa asla yemez bizimki…
0
megalomaniac
(29.08.21)
kilitli olması lazım.
cırt cırt gibi bir kilidi oluyor.
yoksa defolu ürün olabilir, aldığınız yeri arayın sorun, değiştirirler mamayı.
yani petshop değiştirmez ama dağıtımcı şirket değiştiriyor.
petshoptan iletişim bilgilerini alıp irtibat kurun.

yalnız değiştirmeleri için bir kilodan azını kullanmış olmanız lazım.
ya da paketin dörtte birinden azını mı, öyle bir şey var.
0
blatta hiberna
(29.08.21)
Trendyol’dan aldım, birçok yorumda kilitsiz torbada geldiğini yazmışlar. Yapıştırma izi vs olsa sahte diyecektim ama ambalajında bir problem görünmüyor.
İadeyle uğraşacak halim yok maalesef, sadece düzgün muhafaza etmek istiyorum, zayi olmasını istemiyorum.
0
🌸megalomaniac
(29.08.21)
Kilitsiz torbada geliyor, normal.
0
giovanne
(29.08.21)
siz değiştirmiyorsunuz, telefon edince size getirip teslim ediyorlar.
istanbul'dayım, bana öyle yapmışlardı.

bu arada kilitsiz torba dediğiniz, üstte yırtılan bir kısım var, altında da cırtcırtlı bir kısmı var.
öyle değil mi?
öyleyse, normal.
0
blatta hiberna
(29.08.21)
senelerdir farkli farkli yerlerden 5kg n&d alirim hic bir zaman kilitli torbada gelmedi. kilitli derken ac kapa yapilacak kilitten bahsediyorum. 5kg poseti acmanin yolu, benim bildigim kesmek, bilmedigim gizli bir yerinde kilit yoksa. makasla kesip mandalla tutturuyoruz.

daha kucuklerinde kilit varsa bilmiyorum, 5kg da hic rastlamadim.
0
robokot
(29.08.21)
Makarna ambalajı gibi düşünün, veya cips… açıyosun ve tekrar kapatma şansın yok. Kenarından makasla kestim, kıvırıp kapatıp mandalla sıkıştırdım. Farklı bir kaba koymak iyi bir fikir değil galiba.
0
🌸megalomaniac
(29.08.21)
evet aynen oyle. kesip tutturuyorsun. 5kg mamayi tutacak baska (hava almayan) kabin varsa olur bence ama icinde de bir sey olmuyor yani.
0
robokot
(30.08.21)
ben pumpkin serisini kullanıyorum, onda mı kilit var acaba?
ama o da beş kiloluk mama sonuçta.

açılma yerinin hemen altında dediğim gibi cırt cırt olması lazım.
yani diğer normal seride yok belki ama enteresan, sonuçta iki mama da beş kilo.
0
blatta hiberna
(30.08.21)
(8)

Kimsenin devlet işleyişi ve türkçe bilmemesi

goklerdengelenkarar
Şu ara sık sık bürokratik işlemlerle uğraşıyorum. Veri işletmeninden tutun, şube müdürlerine kadar kimse ne devletin bürokratik işleyişini ne de anadilimizi biliyor. Resmen mantık yürüterek ilgili bürolratik işlemi ben ilerletiyorum. O işlemlerde yazılan resmi yazılara bakınca da kahroluyorum. Bunun
Şu ara sık sık bürokratik işlemlerle uğraşıyorum. Veri işletmeninden tutun, şube müdürlerine kadar kimse ne devletin bürokratik işleyişini ne de anadilimizi biliyor. Resmen mantık yürüterek ilgili bürolratik işlemi ben ilerletiyorum. O işlemlerde yazılan resmi yazılara bakınca da kahroluyorum.

Bunun x kurum, y kurum ile alakası yok. Bakanlık, müdürlük, x partili belediye, y partili belediye fark etmiyor (liyakate dayalı personel alınmıyor diyecekler için söylüyorum).

Canım sıkılıyor bu duruma. Peki yurtdışı tecrübesi olanlara soruyorum, oralarda da kalite bu kadar düşük mü?
0
goklerdengelenkarar
(29.08.21)
değil.
böyle dediğim için sallamış gibi olacak ama değil yani.
0
passion rules the game
(29.08.21)
değil tabiiki.

bu arada bonus bilgi türkiyeden yurt dışına giden müşavirlerin yabancı dil bilme şartı da kaldırıldı yakın zamanda :D
www.gazeteduvar.com.tr

türkiyede 0 dille hayata devam edebilirsiniz. teşekkürler.
0
jimjim
(29.08.21)
Her ulkenin asiri antika ve kullanissiz burokratik adetleri ve dilleri var. Bazilari Turkiye kadar kotu olmayabilir ama direkt "degil" demek yanlis.
0
hot potato
(29.08.21)
Bazı ülkeler çok daha vasat durumda, üzülme.
Hangi kurumlarda sorun yaşıyorsunuz bilmiyorum ama ben bişey yapmaya çalıştığımda genelde olabildiğince yardım etmeye çalışan, gereğinden fazla açıklama yapan insanlara denk geliyorum.
Üniversitelerden bahsediyorsanız orada henüz iyi memura denk gelmedim:)
0
megalomaniac
(29.08.21)
geçen bir mahkeme kağıdı gördüm. adam neredeyse her üç kelimeden sonra virgül koymuş. yersiz hem de. virgülün kullanımı bellidir. savcısından katibine çoğu aynı.

lgs'de noktalama ve yazımdan birer soru geliyor. geçen sene o da yoktu. ayt tyt dediğin benzer. eğitimi verilmiyor. ölçmelerde ağırlıkları çok çok az. öğretmenim oradan biliyorum.
0
ya ben lan neyse
(29.08.21)
Valla değil diyen tam olarak hangi ülkelerden bahsediyor bilemiyorum ama ben bizim kurumlara çok rahmet okudum yurtdışındayken. Çek konsolosluğuna vize başvurusu yaparken delirmiştim. Ülkeye taşındım, banka hesabı açtım, banka kartımı bir değil iki kez Türkiye'ye gönderdiler. Her seferinde Çek adresimi vermeme rağmen. En son adrese göndermeyi beceremeyince o ilde bulunan bankadan alın dediler de 1.5 ay sonra karta ulaşabildim. Almanya'da banka hesabı açmak için tam 45 dk yalvardım, ancak öyle açtılar. Sonra kartı ve internet şubesini kullanabilmem için 5 ayrı posta göndereceklerini söylediler. Meğer internet şifresi, kullanıcı adı, kart şifresi, kartın kendisi falan hep ayrı ayrı geliyormuş. En son kartı kullanmayı başarınca internet bankacılığının peşine düşmedim artık, zaten postalardan biri gelmedi.

Yine Almanya'da arkadaşıma ev tutmak için banka hesabına ihtiyacı olduğunu söylediler, banka da kalıcı ev adresi istediği için loop'a girdi durum. Aynı şeyi Fransa'da doktoraya başlayan arkadaşıma yaptılar. En son kızcağızın hocası kendi evine kaydettirdi de banka hesabı açıp, ev tutabildi. Bu sonuncu kişinin bir de AB vatandaşlığı vardı.

Vize uzatmaya gidersin, ayrı uğraştırır. Bankası ayrı, kayıt büroları ayrı. Bizde muhteşem demiyorum da bu sadece bizde kötü değil.
0
evrim halkasi
(29.08.21)
Bürokrasi işleri mantıkla ilişkisini kesmiş durumda, birçok arkadaşım Avrupa ülkelerinde de benzer sıkıntıları yaşadılar. Güncel bir elektronik platform ve veri tabanı ile bir şeyler çok kolay çözülebilecekmiş ama bu konuya gerekli ilgi yokmuş gibi geliyor bana.
0
laputa
(29.08.21)
Yurtdisinda bana gelen resmi belgelerin cogunlu standart hale getirilmis yazilar. Adam ayni mektubu herkese yolluyor, sadece isim adres, varsa rakamlar degisiyor.

Devletin isleyisini bilmeyen memurlar benim de cok karsilastigim bir problem disarida, adam sana papagan gibi internete bak orada yaziyor diyor, ya da link yolluyor yolladigi link bile calismiyor. Yaw orada yok diyorsun cevap vermiyor, veremiyor. Devlet kademeleri bir suru ise yaramayan adam dolu. Bir suru vasifsiz adama masa/sandalye vermisler fazla ses cikartmadan oturup emeklilik bekliyorlar.

Bu tarz sikintilar yurtdisinda yok demek utopik, uzun sureler disarida yasamadan bunlari gormeniz imkansiz zaten.

Yurtdisinda kesinlikle daha az olan sey burokraside rusvet. Alt kademelerde yok denecek kadar az, irtifa yukseldikce arttigina eminim ama ortalama bir vatandasin gorebilecegi seviyede degil.
0
cooperr
(29.08.21)
(4)

1 yaşındaki bebek için oyuncak tavsiyesi

deartheodosia
1 yaşındaki oğlumla oynayabileceğim ya da onun oynayabileceği memnun kaldığınız ve iyi ki almışım dediğiniz oyuncak önerileriniz var mı?
1 yaşındaki oğlumla oynayabileceğim ya da onun oynayabileceği memnun kaldığınız ve iyi ki almışım dediğiniz oyuncak önerileriniz var mı?
0
deartheodosia
(27.08.21)
henuz 1 yasinda degil bizimki ama adim adim setlerinden aldim. epey guzel ve farkli aktivite var, iyi oyaliyor cocugu.

bir de 1 yas ve sonrasi icin su arkadas epey revacta bu aralar, kimden duysam cok memnun cocuk cok sevmis. bizimki henuz kucuk seneye yaza dogru ben de alicam:

www.hepsiburada.com
0
in vino veritas
(27.08.21)
Playskool ve fisherprice’ın o yaş grubu için olan oyuncaklarını tavsiye ederim. Fil aslan ve maymun vardı, basınca zıplayıp ses çıkarıp müzik çalan. Müzikleri kafa s.km.yor genelde onların.
0
megalomaniac
(27.08.21)
2 yaşında kızım var. 1 -2 yaş arası en çok vakit geçirdiği oyuncaklar:
Aktivite masası
Her türlü zeka kartları
2 parçalı eşleştirme kartları
Fisher price eğitici köpekcik
Bul tak tarzı oyuncaklar
Bizimki o dönem büyük ve sesli oyuncakları pek sevmezdi, mekanik takma çıkarma veya dönen oyuncakları daha çok severdi. Zeka kartlarının her türlüsünü hala çok seviyor.
0
curukturpkokusu
(27.08.21)
Fisher price eğitici aktivite masası. 6 aylıktı oğlum aldıgımda. 2,5 yaşında hala oynar. Evin demirbaşı. Çok çeşitli modları var.

1 yaştan itibaren bultak oyuncakları da çok sevmişti.

Puzzle ilgi meselesi sanırım. 2 parçalı 3 parçalı puzzlelar almıştım, hiç oralı olmadı. Kendim de zeka oyunları öğretmwniyim aynı zamanda. Puzzle yapmasını çok isterdim, hala sevmez.

Eğitici kartlar aldım. Önce nesneleri tanıması ve dil gelişimi açısından faydası oldu. Sonra onları saklama oyunları oynadık. Daha sonra o kartlarla renkleri öğrendi. Türlü türlü oyun üretilebilir. 25 tllik şeyler halbuki:)
0
mellifica
(28.08.21)
(1)

antalya side'de otel önerisi

mr.goodcat
acil olarak. yarın giriş yapılacak 2 veya 3 gün kalınacak. denize girilecek yeri olması iyi olur. altımızda araç var.uçuk fiyatlı otelleri hariç tutalım. o kadar para olsa zaten buraya yazmam :)
acil olarak. yarın giriş yapılacak 2 veya 3 gün kalınacak.

denize girilecek yeri olması iyi olur. altımızda araç var.

uçuk fiyatlı otelleri hariç tutalım. o kadar para olsa zaten buraya yazmam :)
0
mr.goodcat
(27.08.21)
Villa Side Otel vardı birkaç sene önce gitmiştim. Residance değil de villa side isimli olana bakın. Plajı da vardı, havuzu da yemeği de. Fiyatı ne durumda şu an bilmiyorum ama o zaman uygundu.
0
megalomaniac
(27.08.21)
(4)

Yurtdışında yaşıyan sevgilinin gönlünü alma

sidd79
Hediye, çiçek alma dışında ne yapılabilir?Var mı güzel tavsiyeleriniz?
Hediye, çiçek alma dışında ne yapılabilir?Var mı güzel tavsiyeleriniz?
0
sidd79
(27.08.21)
Görüntülü arayıp şebeklik yapmak :’)
0
ruhen hastayim ben
(27.08.21)
Bence görüntülü arama güzel fikir, elinizde kartonlar tutup özür mahiyetli yazdığınız şeyleri okutabilirsiniz ona. Yaparlar ya hani bir kaç karton tutup değiştirirler...
0
pispinti
(27.08.21)
ne yaptigina gore degisir. yildonumunu unuttuysan ayri, aldattiysan ayri.
0
robokot
(27.08.21)
Bilet alıp yanına uçmak, sürpriz yaparak.
0
megalomaniac
(27.08.21)
(10)

Çamaşırlar kuruduktan sonraki tozlar

coca cola
Duyurunun temizlik severleri, Çamaşırları katlarken her yer toz oluyor. Bu çamaşırların bu kadar toz toplamasının nedeni nedir? Nasıl azaltabilirim? TeşekkirlerNot: Halı bile sermiyorum, evi haftada iki defa süpürüp siliyorum
Duyurunun temizlik severleri, Çamaşırları katlarken her yer toz oluyor. Bu çamaşırların bu kadar toz toplamasının nedeni nedir? Nasıl azaltabilirim?
Teşekkirler
Not: Halı bile sermiyorum, evi haftada iki defa süpürüp siliyorum
0
coca cola
(26.08.21)
Kendi uretitgi tozlar onlar.

Camasir yikandikca yavas yavas dokulup ufaniyor, bir kismi mikro plastik olarak lagim yoluyla denize akiyor oradan baliga geciyor.

Kalani da uzerimizden yere dokuluyor evdeki tozlari olusturuyor.
0
divit
(26.08.21)
Çamaşır kurutma makinesi bunun için kesin çözüm.
Onun dışında, çamaşırları katlarken elinizde kıl toplama rulosuyla hepsinin üstünden geçebilirsiniz.
0
megalomaniac
(26.08.21)
kurutma makinesi kullanırsan tozları topluyor makine
0
reanarchy
(26.08.21)
Makinesiz çözüm var mı peki?
0
🌸coca cola
(26.08.21)
çamaşırlar üstündeki havları toplayan tıraş bıçağı benzeri bicakli taraklar var, tuyleri falan kesip alıyor ama bir miktar yıpratıyordur tahmin ediyorum.
0
orient blue
(26.08.21)
www.trendyol.com

böyle şeyler var ama denemek lazım.
0
reanarchy
(26.08.21)
Ben de çok dertliyim bu konuda sanırım tek çözüm kurutma makinesi.
Yıkadıktan sonra asmadan önce silkeliyorum, kuruyunca çamaşırlıktan toplayıp yine silkeliyorum. Buna rağmen katlarken hala toz çıkıyor.
0
hrvl
(26.08.21)
Ben de dertliyim valla en son alıcam kurutma makinesi
0
esinikaybetmiscorap.
(26.08.21)
kurutma makinesi
0
niteliksiz beyingucu
(13.09.23)
ben de dertliyim o konuda ve çözüm bulamadım. en sonunda ne yaptım söyleyim mi kimse söylememiş ama aramızda sır olarak kalsın. kurutma makinası aldım.
0
ananiyimioguz
(13.09.23)
(16)

Konuşmayı bitirmek

ddenizz
Nezaketen devam ettirdiğim bi konuşmanın içindeyim ama kabak tadı vermeye başladı. Yıllar önce aynı okuldan merhabamız varsa vardır ben onu da hatırlamıyorum ortak arkadaşlar filan var merhabasına cevap verdim. Şimdi ben normalde kendim için olsa derim ki ya konuşmak istemeyen insan direkt söylemeli
Nezaketen devam ettirdiğim bi konuşmanın içindeyim ama kabak tadı vermeye başladı. Yıllar önce aynı okuldan merhabamız varsa vardır ben onu da hatırlamıyorum ortak arkadaşlar filan var merhabasına cevap verdim. Şimdi ben normalde kendim için olsa derim ki ya konuşmak istemeyen insan direkt söylemeli böyle geç cevap vermeler görüldü atmalar saçma falan derdim. Ama her zaman öyle yapılmıyormuş ben direkt konuşmak istemiyorum diyemedim simdi yani. Rahatsız eden bi konusma yok günlük sohbet ama hiç sarmadı. Birkaç kere cevapsız biraktim hevesli olan birinin cevap verebilecegi şeylere. Görüldü yedik dedi konuşma bitti diye düşünmüştüm falan dedim. Konuyu asla uzatmiyorum. Açık açık konuşmak istemiyorum demek de kaba geldi sarkıntılık falan yapmıyor.

Sizce napayım kibarca konuşmayı bitirmek için?
Siz nasıl olsun istersiniz dürüstce söylenmesini mi kibarca ilgisizlikle belli edilmesini mi?
0
ddenizz
(26.08.21)
Biriyle görüşüyorsun, yanlış anlamazsa eğer buna daha fazla devam edemezsin. Keyifli sohbeti için teşekkür falan ediyorsun.
0
IncredibleMau
(26.08.21)
"şu aralar çok yoğunum, mesajlarına hemen cevap veremezsem kusura bakma" dersin, bir daha da cevap vermezsin yazdıklarına. elinde "çok yoğunum demiştim ya" bahanesi olmuş olur.
0
yemrem
(26.08.21)
incredible +1
Hayatımda biri var, bu yüzden mesajlaşmaktan hoşlanmıyorum. Teşekkür ederim, hoşçakal.
0
megalomaniac
(26.08.21)
@incredible, biriyle gorustugunu soylemeden daha fazla konusmak istemedigini soyleyemiyor mu?

"merhaba, sohbetin icin tesekkurler, ancak (cok da ortak paydamiz oldugunu dusunmuyorum ve) iletisimimizi surdurmek istemiyorum. kendine iyi bak!" gibi bir sey de diyebilirsin bence.
0
federer
(26.08.21)
merhaba, şu ana kadar ki sohbetimiz için teşekkür ederim ama bu sohbet benim açımdan ilerlemeyecek. teşekkürler, hoşçakal.

gerekçe yazarsanız onları çürütmeye çalışacak, konu uzayacak, senin geri adım atmadığını görünce de çirkefleşecek, hakaret dahi yiyeceksin. bu nerdeyse hiç şaşmaz. gerekçe sorarsa kendi açımdan gerekçelerim var ve bunları paylaşmak, polemiğe girmek istemiyorum deyip noktayı koymanız lazım.
0
Phoebe
(26.08.21)
aynı durumdan muzdariptim. sürekli bir-iki kelime ile cevap verdim. sürekli.

evet..
kesinlikle..
doğrudur..

bitti. şükür.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(26.08.21)
@federer, hayır söyleyemiyor. söylenebilir bir şey olsaydı eğer nezaketi gözeten biri bunu zaten söyleyebilirdi. ortak paydanın tespiti için kişilerin birbirlerini asgari ölçüde tanıyor olması gerekir. halbuki sevgili duyuru sahibi merhabasının bile olup olmadığını bilmiyor. demek ki tanışmıyorlar. demek ki sohbeti bitirmek istemesinin sebebi aslında ortak bir şeylerin olmayışı değil. geriye sadece muhtemelen profil fotoğrafı kalıyor ki bu da karşı tarafa fiziksel yetersizliğini yekten yüzüne vurmak olur.

"biriyle görüşüyorum" demek bence en güzel yöntemdir çünkü karşı tarafın flört isteğini aynı zamanda resmi olarak tanıdığını ama şartların bunu ilerletmek için uygun olmadığını söylüyor. etik de bir sınır çiziyor arasına ki yarın ortak bir payda bulmak için yeniden yazıp ısrar edecek gerekçesi kalmasın.
0
IncredibleMau
(26.08.21)
Ben böyle durumlarda “ telefonum şirket hattı olduğu için çok özel konuşmalara bakamıyorum.” Diyorum. Böylece saçma whatsapp gruplarından falan da ayrıldım
0
suicides underground
(26.08.21)
@incrediblemau, ortak payda kismini optional olarak yazdim.

sasirdim acikcasi, insanin kendisiyle alakali ozel bir durumunu (mevzubahis olayda iliskim var/yok beyani) soylemeden daha fazla iletisimde kalmak istemedigini soylemesi bu kadar mi zor? turkiye'deki iliskiler/yazismalar ortami duzgunce ve net bir bicimde dile getilmis "hayir, istemiyorum"u cevap kabul etmiyor mu?
0
federer
(26.08.21)
@federer, türkiye'ye özel bir şey değil ki bu. ilgini belli ettiğin halde seninle bir süre konuşmayı sürdürmüş, ama bir anda gerekçe sunmadan buna devam etmek istemiyorum diyen biri karşı tarafın cevaplanmamış "neden?" sorusuna kendi vereceği cevaplarla gücendirebilir. mesela buna hakkı olup olmaması değil. kadın canı nasıl istiyorsa o şekilde bitirmekte özgür. ama olay nezaket işte. nezaket de böyle bir şey.
0
IncredibleMau
(26.08.21)
Bir yerden sorna birakir yazmayi zaten bu sekilde
0
stavro
(26.08.21)
Federer gibi düşünüyorum. Ilişkim var, işim çok gibi bahanelere gerek yok. Herkes "seninle konuşmak istemiyorum" demeye getiren herhangi bir cümle duyduğunda kırılır, alınır, üzülür. O yüzden yekten söyleyin. Ortak ilgi alanımız yok, bu konular beni beslemiyor, ben enerjimi ve zamanımı kendi ilgilendiklerime ayırmak istiyorum. Bitti gitti.
0
beetlejuice
(26.08.21)
Kibarca konuşmak istemediğinizi belirtirseniz karşınızdaki kişi eğer hayırdan anlamayan biriyse başınıza bela olacak biliyorsunuz değil mi? Bu ülkede çok az erkek insan gibi konuşmaktan laf anlıyor. Eğer siz konuşmak istemiyorum derseniz sizin hakkınızda ortak arkadaşlarınıza kötü şeyler diyebilir. Benim başıma gelmişti böyle bir şey. En doğrusu çok yoğunum telefona bakamıyorum diyip cevaplamamak.
0
GoodMorningTeacher
(26.08.21)
Ilişkim var demeyi ben de doğru bulmuyorum eğer ilişkim yoksa. Illa biri olduğu için değil baya ıstemedigim için ilgimi çekmediği için ortak bir sey göremediğim için konuşmak istemiyorum. Hem ilişkim var diyince ben arkadaşca konuşmuştum zaten diye dönebiliyorlar. Aslında ne denirse densin bi karşı argüman geliyor. ilişkim varda sohbet kesin bitiyor o açıdan mantıklı.

Açık açık kibarca konuşmak istemiyorum denildiğinde de bunun burnu havada sen kimsin oluyor. Açık konuşmaya hala açık değiliz bence de+1 hem kırıcı da olabilir.

En iyisi yoğunum işlerim var bakamıyorum demek sanırım. Biraz daha üstelenecek yardim edeyim boş olduğunda cevap verirsin diye ama yapacak bir sey yok...
0
🌸ddenizz
(26.08.21)
"merhaba, sohbetin icin tesekkurler, ancak (cok da ortak paydamiz oldugunu dusunmuyorum ve) iletisimimizi surdurmek istemiyorum. kendine iyi bak!"

bunu bu sekilde dile getirmek nezaketsizlik mi? anlayamadim. bence degil. parantezdeki mazereti saymazsaniz, gecirilen zaman icin tesekkur, gelecekte gorusulmek istenmedigine dair net bir ifade, ve iyi bir dilek var. akillarda soru isareti de birakmiyor, bunun nesi kabalik?

duzgun bir erkek bunu anlar, "nasil istersen, sana hayatta basarilar" filan der, yoluna devam eder.
herhalde medeniyet beklentim fazla.
0
federer
(26.08.21)
Görüldü yapın ama cevap vermeyin. Cevap vermeniz gerekiyorsa da mesajdan 15 gün sonra falan cevap verin. Valla böyle tipler kibarlık yapıp cevap verdikçe daha çok iştahlanıyor. Yani kısacası sallamadığınızı gösterin, böylece kötü veya kırıcı bir cevap vermekten de kurtulmuş olursunuz.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(26.08.21)
(4)

Başkalarında siz

dunal
Diğer insanlarda kendinizden buluyor musunuz? Herkeste? Tesekkurler.
Diğer insanlarda kendinizden buluyor musunuz? Herkeste? Tesekkurler.
0
dunal
(26.08.21)
Herkeste nasıl bulalım yav.
Bazen buluyorum, yakınlarda bulduğum oldu mesela. Kendinde çok dillendirmediğin bazı şeyleri başkalarında görüp ilişki kuruyorsun, "aa bakkk kardeşş" diyorsun kendine. Benim için önemli bir insan ilişkisi kriteri bu, zira daha içsel olarak relatable insanlarla pek sık karşılaştığım söylenemez.
0
Bruce
(26.08.21)
Aslına bakarsan pek aramıyorum. Daha çok farklı olan noktalarımıza odaklanıp o sınırlarda dikkatli olmaya çalışıyorum.
0
megalomaniac
(26.08.21)
Bulmuyorum.
0
velvetmorning
(26.08.21)
eser miktarda da olsa, evet.
0
evimin paspasi
(26.08.21)
(6)

İlkokula başlayacak çocuğa hediye

mutekebbir
1. sınıfa başlayacak pandemi yüzünden anaokuluna gidemedi. İlk deneyimi.Ne alınabilir bu çocuğa hediye olarak?Boya setlerine baktım da 1. sınıfta kullanılıyor mu bunlar bilmiyorum işine yarar mı?Temel malzemeleri (okuldan istenenleri vs) ailesi alır zaten. Bir de bu kızın henüz okul yaşına gelmemiş
1. sınıfa başlayacak pandemi yüzünden anaokuluna gidemedi. İlk deneyimi.
Ne alınabilir bu çocuğa hediye olarak?
Boya setlerine baktım da 1. sınıfta kullanılıyor mu bunlar bilmiyorum işine yarar mı?
Temel malzemeleri (okuldan istenenleri vs) ailesi alır zaten.

Bir de bu kızın henüz okul yaşına gelmemiş 1,5 yaş küçük kız kardeşi var ona da hediye almak istiyorum. Ne olabilir?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(26.08.21)
kucuk kiza boyama kitabi, boya olabilir.
oyun hamuru seti falan olabilir.

1. sinif cocuguna da suslu bi kalem alabilirsin.
0
Kittie
(26.08.21)
basit okuma kitapları alınabilir.
0
evimin paspasi
(26.08.21)
1,5 yaşındaki vatandaşa plastik çekiçle çakılan çubuklar var. ondan al ailenin kafası şişsin. biz çekiyoruz herkes çeksin. motor becerisi de gelişir.
0
lazpalle
(26.08.21)
çanta, suluk,kalemlik vs olabilir.
hatta ailesiyle konuşup benden hatıra olsun, çantasını ben almak istiyorum diyebilirsiniz.
çantanın benzeri kardeşine de alınır. güzel olur.

okuma kitabı +1
ben çevremdeki tüm çocuklara bol bol okuma kitabı alıyorum. her yaşa gidiyor.
0
ananotherlife
(26.08.21)
1. sınıflar için Almanlar, çocuklara koca bir “Schultüte” hazırlıyorlar, ben çok sevdim bu geleneği. Bunun içine okulda ilk zamanlar ihtiyacı olacak şeyler konuyor. Mesela suluk, mesela harf şeklindeki küçük atıştırmalıklar. Yara bandından renkli kalemlere her şey içine giriyor. Böyle bir paket hazırlasanız çok güzel olur.
0
buf-e kür
(26.08.21)
Uzspace markalı mataralar çok güzel. Bir kardeşine bir kendisine alabilirsiniz. Matarası varsa da yedek olur.
0
megalomaniac
(26.08.21)
(5)

Mutlaka okunmasi gereken 5 klasik

oscar
Rus edebiyati ya da dunya klasiklerinden hangi 5 tanesini insan sizce hayatinda mutlaka okumali.
Rus edebiyati ya da dunya klasiklerinden hangi 5 tanesini insan sizce hayatinda mutlaka okumali.
0
oscar
(22.08.21)
Suç ve ceza
Fareler ve insanlar
Yer altından notlar
İki şehrin hikayesi
Puslu kıtalar atlası
0
burty
(22.08.21)
Tüm Dostoyevsky kitapları. Hepsini okuyamam derseniz açın en ünlü 5 kitabını okuyun.
Sonrasında Mihail Şolohov, Gonçarov, Çehov vs okursunuz.

Edit: bunlar Rus edebiyatı içindi. Dünya edebiyatı için 5 tane sayamam.
0
The colors of my sea perfect color me
(22.08.21)
Sefiller
İki Şehrin Hikayesi,
Monte Kristo Kontu
Savaş ve Barış
Suç ve Ceza
0
Mirket
(22.08.21)
suç ve ceza
büyük umutlar / iki şehrin hikayesi (emin değilim, büyük umutlar kişisel favorim)
martin eden
anna karanina
fareler ve insanlar
0
blatta hiberna
(22.08.21)
Suç ve ceza
Fareler ve insanlar
Gorki-çocukluğum-ekmeğimi kazanırken(bunlar Gorki’nin hayatını anlatıyor devamında 3.cilt olarak Benim Üniversitelerim okunabilir ama şart değil, konu bütünlüğü çok yok üç kitap arasında da)
Victor Hugo- Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Franz Kafka - Dava
0
megalomaniac
(22.08.21)
(2)

Gezilecek yer

potsdamer
İşten bunalıp patrondan zar zor 1 haftalık izin aldım yıllık izni kullanarak ama şu an tek yaptığım yatıp TV izlemek. 3 4 günlüğüne kafa dinlemek ve gezmek için nereye gidilir? Pasaport süresi geçtiği için sadece yurtiçi.zaten yurtdışına adım atsam yıllık maaşım gider. Hep ölü denizi görmek isterdim
İşten bunalıp patrondan zar zor 1 haftalık izin aldım yıllık izni kullanarak ama şu an tek yaptığım yatıp TV izlemek. 3 4 günlüğüne kafa dinlemek ve gezmek için nereye gidilir? Pasaport süresi geçtiği için sadece yurtiçi.zaten yurtdışına adım atsam yıllık maaşım gider. Hep ölü denizi görmek isterdim ama araba da yok.
Sırf bir yeri görmek için de gitmek saçma olur.tavsiye bekliyorum.
0
potsdamer
(22.08.21)
Son Gemi Kamping
0
kaset
(22.08.21)
Hemen uçakla ölüdenize git bence. 3-4 günde aşırı bir bütçe harcamazsın, sürekli başka başka yerlere gitmeye çalışmazsan dinlenmiş de olursun. Otele yolda bakarsın.
0
megalomaniac
(22.08.21)
(4)

Kediler sessizlik mi sever yoksa sıkılırlar mı?

eksisozlukokuryazari
Arkadaşlar evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde yerimden kalkamıyorum çok yoğun ve bir iki el atmak dışında kızımla ilgilenemiyorum. Ev tamamen sessiz klavye sesi dışında. Genelde kedilerin sessizliğ sevdiğini biliyorum ama hayvan sıkılıyor gibi de görünüyor gözüme. Şöyle hafif bir müzik açmak mı
Arkadaşlar evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde yerimden kalkamıyorum çok yoğun ve bir iki el atmak dışında kızımla ilgilenemiyorum. Ev tamamen sessiz klavye sesi dışında. Genelde kedilerin sessizliğ sevdiğini biliyorum ama hayvan sıkılıyor gibi de görünüyor gözüme. Şöyle hafif bir müzik açmak mı mantıklı yoksa sessizlik daha mı iyi olur bu sıkıldığı saatlerde sizce? Siz ne yapıyorsunuz benzer durumlarda?
0
eksisozlukokuryazari
(10.08.21)
Sizin varlığınız bile yeter bence. Çok gürültü sevmezler diye biliyorum ama bizimki gürültülü ortamda bile çok rahat ediyor. Çok da dert etmiyorlar ortamı bence. Havayi daha çok dert ediyorlar bence. Sıcağı hiç sevmiyor bizimki mesela
0
beni sen öldürme
(10.08.21)
Sesle bi ilgisi olduğunu zannetmiyorum. Biraz kedinin karekteri ve yaşıyla ilgili. Kimisi bi top bulur dakikalarca oynar. Kimisi de huysuz huysuz dolanır.
0
cilekli krep
(10.08.21)
Topla oynatıyorum ben ev içinde. Ara sıra bile oynatsanız en azından biraz hareket etmiş olur. Benim kedim evde insan arıyor, yani köşede sessizce otursam bile yeterli onun için, evde kimse olmadığında yalnız hissediyor. Eve döndüğümde verdiği tepkilerden anlıyorum onu da. Birkaç tane kedi oyuncağı alın bence kendisinin de oynayabileceği.
0
tamam sakinim
(10.08.21)
Ben kedi müziği açıyorum David Teie music for cats yazarsanız çıkar, spotify’da listesi var başka yerlerde de vardır heralde. Kedi oyuncakları da işe yarıyor, 3 katlı dönen top oyuncağı mesela asla modası geçmeyenlerden :)
0
megalomaniac
(10.08.21)
(4)

nasıl boşanılıyor

bir soru sorcam
hukuki anlamda değilevden ayrılmak, eşyalar, iletişim vs.sana aldığım ve senin aldığın eşyalar senindir demek yeterli mi
hukuki anlamda değil

evden ayrılmak, eşyalar, iletişim vs.

sana aldığım ve senin aldığın eşyalar senindir demek yeterli mi
0
bir soru sorcam
(10.08.21)
Bugünkü 2. boşanma yanıtım, hayırlısı :D
Anlaşmalı ayrılırsanız bir dilekçe doldurup mahkemeden gün almanız yeterli, örnekleri internette var. Kendi aranızda bu senin bu benim yaparsınız yeter.

İki taraf bu konularda anlaşamadıysa avukatlı boşanma süreci gerekiyor.

Gerçi hukuki anlamda değil demişsiniz pardon. Kişiden kişiye değişiyor, kimi oturup konuşuyor, kimi evden alacağını alıp ayrılıp gidiyor. İlişkinizin dinamiklerine bağlı.
0
whoosie
(10.08.21)
Avukatlisi korkunç ama
0
kisa
(10.08.21)
Karşındakine güvenmiyorsan resmiyete bağlarsın. Güveniyorsan gerek yoktur, paylaşmada anlaştıktan sonra istediğin gibi çıkar gidersin/gider.
0
1bir1bir1
(10.08.21)
İletişimi yüz yüze kurmaya çalışın, olmuyorsa telefon, açmıyorsa watsap. Mümkün olduğunca 3.kişilerden yardım veya köprü vazifesi istemeyin. Yapmadıklarında canınız sıkılır, veya akıl vermeye çalışabilirler, barıştırmaya çalışabilirler, sebebini sorarlar, kendi hayatlarından örnekler verirler vs vs.

Umarım baş başa halledebilirsiniz. Hiç iletişim kuramıyorsanız bir avukatla görüşün, o sizin yerinize iletişimi kurar ve anlaşmayı da sağlar. Anlaşamazsanız da çekişmeli devam eder. 3-4 seneye kesinleşir en iyi ihtimalle.
0
megalomaniac
(10.08.21)
(5)

Hangisini seçerdiniz?

birmilyonunvarmi
Aynı işi yapıyorsunuz. Size %20, iş arkadaşınıza %50 zam mı,Her ikinize de %5 zam mı?
Aynı işi yapıyorsunuz. Size %20, iş arkadaşınıza %50 zam mı,

Her ikinize de %5 zam mı?
0
birmilyonunvarmi
(09.08.21)
benden %30 daha fazla hakediyorsa alsın
0
nahtoderfahrung
(09.08.21)
%5 ne ya memur muyum?
0
ala09
(09.08.21)
bunu Avrupa'da sorsan eşitliği önemseyip %5 der çoğu kişi, ama bugünün Türkiye'sinde ben %20 alayım da millet ne yaparsa yapsın der çoğu kişi bence. Alım gücüm düzgün olsa ben de eşitlik isterim.
0
nhk ni youkosu
(09.08.21)
%5 diyecektim ama nhk ni’nin yorumu mantıklı geldi.
0
megalomaniac
(10.08.21)
1. sini tercih ederim. Ben kendi parama bakarım, arkadaşım da çok kazandığı için mutlu olurum, bir dahaki zam dönemidne yönetime çökerim ona %50 yaptınız bana da yapın diye.
0
roket adam
(10.08.21)
(8)

Arabada sigara içene laf eder misiniz?

hadi ya la
Uzun yola gidiyorsunuz kalabalık bir aile grubu olarak.İki şoförle birlikte minibüs tuttunuz.Ön camlar açık bir şekilde şoförler sürekli tüttürüyorlar.Yolculardan kimse sigara kullanmıyor ve duman arkaya geliyor.Adamlar sigara kullanıyor, içsinler boşver mi dersinizYoksa yolculardan gelen uyarılara
Uzun yola gidiyorsunuz kalabalık bir aile grubu olarak.
İki şoförle birlikte minibüs tuttunuz.
Ön camlar açık bir şekilde şoförler sürekli tüttürüyorlar.
Yolculardan kimse sigara kullanmıyor ve duman arkaya geliyor.

Adamlar sigara kullanıyor, içsinler boşver mi dersiniz
Yoksa yolculardan gelen uyarılara rağmen içmeye devam ettikleri için kavga mı edersiniz?
0
hadi ya la
(08.08.21)
kavga değil de astımım var falan dersen sağlıkla alakalı olduğu için belki içmeyebilirler.
0
izmitcan
(08.08.21)
40 yılda bir yapılan bir yolculuk ise bir şey demem. O sigara dumanı kimseyi kanser yapmaz. Laf eden insan takıntılıdır.
0
kanlakarisikyagmur
(08.08.21)
Bu konuda hassasiyetim varsa şoför tutarken detaylı şekilde sorardım, sigara içmeyeni veya içmeyecek olanı tercih ederdim.
0
megalomaniac
(08.08.21)
megalomaniac +1
Sigara içen birini tek işlik kiraladıysam buna katlanırım. En fazla rahatsız olduğumu söyler, ona göre olabildiğince az rahatsız edici şekilde yapmasını beklerim. Hödük çıktıysa da yapacak bişey yok.
0
Bruce
(08.08.21)
'Arabada sigara içilmez, istediğiniz periyodda mola verin, çıkın dışarıya ziftin pekini için' derdim.
0
Mirket
(08.08.21)
sigara içmediği için eli ayağı titrer de kazaya sebep olur korkusuyla kullanan şoförün içmesine bişey demem ama kullanmayana içirtmem.
0
halanne
(08.08.21)
-sigaraya karşı aşırı hassasım.
-böyle bir yolculuk yapacak olsam bu durumumu önceden söylerim.
-diyelim ki unuttum, söylemedim vs. o zaman o anda hassasiyetimi söylerim. örneğin benim kronik farenjitim var, boğazım çok ağrıyor en ufak sigara dumanında.
-sürücüler tiryaki ise saat başı mola vermeyi öneririm. eğer zaman kaybetmeyelim vs diye önerimi kabul etmek istemezlerse de tuvaletim geliyor derim saat başı, bir yerde ayak yapıp durulmasını sağlarım. tiryaki ise zaten durulduğu anda sigaraya yapışır.
0
la lykia
(08.08.21)
Sigara içmiyorum, içenleri umursamıyorum.
0
jazzabel
(08.08.21)
(10)

Mont beni

synesthesia
Kışı kuzey ülkelerinden birinde geçireceğim. Sıcaklık -20'ye kadar düşüyor şehirde. Mont bakıyorum ama hangisi uygun olur pek anlamıyorum.https://www.spx.com.tr/jack-wolfskin-troposphere-erkek-outdoor-montu-kirmizi-1111711-2027/?integration_color_code=24451 => Bu şekil tek layer'lı bir şey alıp için
Kışı kuzey ülkelerinden birinde geçireceğim. Sıcaklık -20'ye kadar düşüyor şehirde. Mont bakıyorum ama hangisi uygun olur pek anlamıyorum.

www.spx.com.tr => Bu şekil tek layer'lı bir şey alıp içine polar mı giymeli? Yoksa...

www.atlaskamp.com => Bu tarz 3-in-1'ler sıcak tutar mı? Bu yeter dedi mağazadaki görevli ama emin olamadım. Bir tane polar üstüne ince bir shell var sadece, nasıl sıcak tutacak?

Aslında şehirde böyle outdoor montlarını giymeyi sevmiyorum. Üst spor kıyafet, montu çıkartıyorsun altında gömlek :/ Ama normal palto falan çok da sıcak tutmaz herhalde. Başka önerisi olan?
0
synesthesia
(31.07.21)
Jack Wolfskin, The North Face gibi markalar yerine Mammut öneririm. Outdoor'cuların iyi bildiği bir markadır. Ama TNF gibi piyasası olmadığı için pek tercih edilmez. İçi polarlı ya da ikisi bir arada montları oldukça iyi.
0
himmet dayi
(31.07.21)
Biraz pahalı ama Wellensteyn olabilir. -5 derecede ince gömlekle üşütmüyor. Bence tasarımları da güzel. Outdoor havası yok. Ben her ortamda giyiyorum.
0
jazzabel
(31.07.21)
Bence oradan al. Oranın havasına en uygun olan kıyafetler orada satılıyor. Mesela Stockholm’de bir mağazada montlar -10 -20 şeklinde başlayıp -60’a kadar gidiyordu. Pahalı olabilir ama daha sağlam ve oraya daha uygun olduğu tartışılmaz.
0
megalomaniac
(01.08.21)
en iyi izolasyonu kaz tuyu yapar. gidip polyester, sentetik urunler almayin. gideceginiz yerdeki magazalardan alin uygun bir sey.
0
antikadimag
(01.08.21)
Bence içe polar üste rüzgar kesen ince mont daha başarılı olacaktır. Eskişehir'de -20 kadar olmuyor kışın ama hava soğukken mont giyip -10 falan olduğunda polar+rüzgarlık şeklinde kullanıyorum ben de. Bir de rüzgar oluyorsa yüzünüz için de bir şey bakın felç geçirmemek için.
0
eatpraylaw
(01.08.21)
megalomaniac +1. turkiye'de o sicakliga uygun adam akilli mont bulamazsin. gidecegin yere gittiginde butun magazalarda duydugun duymadigin bir suru markanin envai cesit modelini bulacaksin. butcene uygun olanini alirsin.
0
crucio
(01.08.21)
-20'de ne yapacaksin? -20 oranin rekoru mu yoksa rutin gunduz sicakligi mi?

Oyle normal ofis insaniysan, sahada gezmeyeceksen kalin elyaf bir mont muhtemelen isini gorur.

Ondan daha sogukta parkayla nobet tutabiliyorsun.
Onemli olan sey mont degil iclik giymek, isiyi vucudundan uzaklastirmaman lazim.
Kaz tuyu falan fayda etmez iclik sart.
0
divit
(01.08.21)
Marka önerileriniz için teşekkürler. Bahsettiğiniz diğer outdoor markalarını biliyorum. Fakat markadan ziyade nasıl bir model almalıyım sorusuna cevap arıyorum ben.

Gideceğim yerden tabii ki alabilirim ama hem Türkiye'de bir tık daha ucuz, hem de sezonda olmamamız sebebiyle indirimler var. O yüzden gitmeden halletmek istiyorum.

Şehirde son 3 yılın sıcaklık grafiği şu şekil: i.hizliresim.com

Kullanım yeri genellikle şehir hayatında olacak. Ofise git gel, yemeğe çık vs... Arada ufak çaplı doğa gezileri olabilir tabii ki ama aldığım şey idare eder muhtemelen.
0
🌸synesthesia
(01.08.21)
Kaz tüyü mont + termal içlik, kuzeyde bütün kış yeterli gelmişti, Adidas'ınkini kullanmıştım. Bir de Decathlon'un şu montu kadar ısı izolasyonu olan bir monta denk gelmedim, ne malzeme kullanıldıysa tam bir performans/fiyat ürünü. Uygun fiyatlı yedek olarak düşünebilirsiniz : www.decathlon.com.tr
0
anthemis nobilis
(01.08.21)
@anthemis

O decathlon montundan bende de var. Geçen sene yine başka bir kuzey şehrinde tüm kışı o mont + polar ile geçirdim ^_^

Ama o sene fazla soğuk olmadı, -7 en düşük. Bu kez biraz daha kuzeye gidiyorum.


Yorumlardan anladığım kadarıyla 3in1 de kaz tüyü mont da iş görür gibi.
0
🌸synesthesia
(01.08.21)
(15)

Kaç dolgunuz var?

senolll
Kaç yaşındasınız ve ağzınızda kaç dolgu var?
Kaç yaşındasınız ve ağzınızda kaç dolgu var?
0
senolll
(25.07.21)
33 yaşındayım ve 1 dolgum var, ama artık 2.nin gerektiğine eminim.
0
aokp
(25.07.21)
sayısız. sanırım dolgusuz diş sayım 6
yaş 36
0
photo85
(25.07.21)
Yaş 30
5 dolgum var
Sonuncuyu lise son sınıfta yaptırmıştım.
0
megalomaniac
(25.07.21)
26, 1.
0
jelly bear
(25.07.21)
24 yaşındayım, 1 tane var. aslında hiç ağrım sızım yoktu ama yine de yaptırayım dedim.
0
rose parks
(25.07.21)
askerde doldurttum. birliğe kavuşana kadar düştü. selamlar burdan askeri sağlıkçı komutanıma
0
hunharca ben
(25.07.21)
30 yaşındayım.

6
0
hayirsiz
(25.07.21)
27, 7. hepsi 18'den önce yapıldı.
0
mizore
(25.07.21)
28, 0
0
kucukne
(25.07.21)
31
0
0
neysene
(25.07.21)
28 yaşındayım. 3 dolgum var. 3’ü de 16 yaşındayken ortodonti tedavimden önce yapılmıştı.
0
ms brownstone
(25.07.21)
30, 1
0
lesmiserables
(25.07.21)
yaş 36
dolgu 0
0
hlt1985
(26.07.21)
35 yasindayim.

sadece iki disimde kanal tedavisi var. biri sonradan kirildigi icin koku duracak sekilde uzerine porselen kaplama yapildi.

sol alttaki 20lik disim 90 derece yatay oldugu icin ameliyatla alindi, sol yukaridaki de curudugu icin cekildi. diger ikisi duruyor.
0
chezidek
(26.07.21)
30
1 implant
2 kanal tedavisi var. 1 tane daha gerekiyor ama erteliyorum.
En son işlemimi 7 sene önce falan yaptırdım.
0
zimbirik
(26.07.21)
(1)

Hangi Böcek?

parcaliham
Bir iki gündür Ege taraflarında bir oteldeyim. Kötü bir otel değil. Kaşınmaya başladım. Başımdan daha önce tahtakurusu geçtiği için biraz korktum. Bugün yastığımda şöyle bir böcek fark ettim. Nedir bu? Bugün çıkış yapacağım, ona göre eve geçerken kıyafetleri temizleyeyim iyice diyorum. Bu böceğin ne
Bir iki gündür Ege taraflarında bir oteldeyim. Kötü bir otel değil. Kaşınmaya başladım. Başımdan daha önce tahtakurusu geçtiği için biraz korktum. Bugün yastığımda şöyle bir böcek fark ettim. Nedir bu? Bugün çıkış yapacağım, ona göre eve geçerken kıyafetleri temizleyeyim iyice diyorum.

Bu böceğin ne olduğunu bilen var mı?
0
parcaliham
(21.07.21)
Bahçede ağaçlarda falan sıklıkla denk geldiğim böceklere benziyor. Karıncanın bir değişik versiyonu gibi. Tabi bu konularda uzman değilim ama bana göre problemsiz bir böcek.
0
megalomaniac
(21.07.21)
(18)

Lüks şeyler

dissendium
Buradaki lüks gereksinim dışı anlamında. Yani ihtiyacınız olmasa da satın aldığınız şeylerden bahsediyorum. Konunun çıkış noktası aslında şu.Harry Potter ve Büyülü Taş kitabını çok merak ediyorum. Bu kitap Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının YKY tarafından yayımlanmadan önce başka bir yayınevinde
Buradaki lüks gereksinim dışı anlamında. Yani ihtiyacınız olmasa da satın aldığınız şeylerden bahsediyorum. Konunun çıkış noktası aslında şu.

Harry Potter ve Büyülü Taş kitabını çok merak ediyorum. Bu kitap Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının YKY tarafından yayımlanmadan önce başka bir yayınevinden çıkmış biçimi. Ama kitap 200 TL düzeyinde. İhtiyacım yok ama bir gün almak istiyorum. Sizce almaya değer mi?

Size sorum şu. Sizin de bu şekilde ihtiyacınız olmasa da belirli bir düzeyde para harcayıp aldığınız lüks şeyler neler?
0
dissendium
(20.07.21)
Parfüm
Puro
Viski
0
logisticsmanager
(20.07.21)
Asla değmez. Popüler kültür ,kişisel gelişim ya da bestseller yayınlar hiç bir işe yaramıyor.
Bir de arka kapaklarındaki tanınmış medya kuruluşlarının önde gelen isimlerinden eser hakkındaki görüşler sıralanmıyor mu satış amaçlı yalancılıktan başka bir şey değil.


i.hizliresim.com
Benim için lükstür. 90ların çocukluk tatlarındandır. unutulmazdır. Az önce tanıdıklarıma dağıttığımdır.
Her yerde bulunmazdır.
Arı maya silgisi burna, bu ise dile hitap eder. O derece..
0
Erva
(20.07.21)
Taş plak almaya çalışıyorum kelepir denk geldikçe. Dinleyecek ekipman bile yok elimde 15-20 sene içinde ancak güzel bir koleksiyon olduktan sonra falan alabileceğim sanırım. Bazen düşünüyorum çok gereksiz diye ama heves işte alıyorum denk geldikçe de...
0
nickimin hakkini veremedim
(20.07.21)
@Erva, bahsettiğim kitabı çok sattığı için almıyorum. Harry Potter çocukluktan gençliğime kadar hayatımda yer almış, yeri bende ayrı olan bir kitap ve film serisi. Bu seriye işe yarama ya da işe yaramama olarak bakmıyorum. Zaten çok satması da söz konusu değil. Bu kitap çıktığında Harry Potter Türkiye'de bilinmiyordu bile.
0
🌸dissendium
(20.07.21)
Valla bu kadar istiyorsan ve merak ediyorsan al gitsin, düşünme bu kadar bence.

Benim lüks tanımımı genelde değişik oyunlar oluşturuyor. Hiç ihtiyaç yokken alıyorum sonra da deli gibi vakit geçiriyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
Hepsi saçmalık. Değmez. Özel basım, ilk basım, cart curt edisyon. Tüketim çılgını olmanın gösteriş sevdası ile evliliği günümüzdeki insanı çıkarıyor.

Minimalizm gerekli. Az sahiplik, sağlıklı düşünce.
Benim lüksüm yok. Her şeyi pragmatik amaçlı alıyorum.
0
ryhmer
(20.07.21)
@ryhmer yazmak istediğim her şeyi yazmış.

Eski ben olsa ödünç alarak okuyup çok beğendiğim kitapları sırf sahip olmak adına satın almak derdim. Ama artık eşyayı şeyleri ise yaramadiklari sürece yük olarak görüyorum.

Sorunuza cevap: Bence değmez, o paraya işinizi görecek başka bir şey alsanız daha iyi.


Edit: Cevabinizdan sonra anladım. Bu kadar seviyorsanız, onu tekrar okumak sizi mutlu edecekse alın. Ben yine de almazdım sanırım.
0
Amaranta ursula
(20.07.21)
@ryhmer, olay yanlış anlaşılıyor. Kitabı ilk olduğu için satın almak istemiyorum. YKY'nin çevirisiyle ilk yayınevinin çevirisi farklı. Ben ilk çeviriyi okumak istiyorum. Amaç burada kitabı okumak. Kitabı almayınca da kitabı okuyamamış oluyorum.
0
🌸dissendium
(20.07.21)
Alırdım 200 tl çok para değil değer. Benim gereksiz para harcadığım şeyler teknolojik şeyler oluyor genellikle, gereksiz yere gittim 9k’ya macbook aldım kendi laptopumu da kardeşime verdiim onda iş gören külüstür bişey olmasına rağmen.

Ama abartısız 7-8 ay düşündüm aklım gitti geldi. Ondan al gitsin ya çok düşünmemek lazım
0
phiphi
(20.07.21)
arabaya uzundur olmasi gerektiginden fazla para harciyorum ama tek luksum o diyebilirim.
onun disinda arada bir pahali bir sise icki olabilir.
0
cooperr
(20.07.21)
Bence al çünkü belli ki Harry Potter hayatında önemli yeri olan bir şey. Bu durumda alınır bence.

Benim bu tanıma en çok uyan şeylerim plaklarım. Bir süredir düzenli olarak almıyorum ama istediğim plaklar denk geldikçe fazla düşünmeden alırım.
0
ms brownstone
(20.07.21)
Alırdım yerinde olsam. Bu tür keyfi alışveriş yapmamak sanki annelerimizin özelliği gibi :) belki ben de yakında öyle olacağım ama şu an biraz salsak olur sanki.
Ben de ihtiyacım olmadığı halde keyif aldığım ya da hoşuma giden şeyler alıyorum arada.
Mesela çok aktif değilim, çalışmıyorum da bir süredir, çocuğu büyütüyorum, online eğitim okul vs. Ama apple watch aldım sırf beğendiğim için.
0
somethinginthewayshemoves
(21.07.21)
Ben bu kadar sevdiğim bir şey olunca zaten o 200 tl cebimden başka şeyler için çıkacak bunun için çıksın diyorum genelde.
0
jazzabel
(21.07.21)
Kitap almaya değer mi? Valla hocam inanılmaz kötü bir çevirisi var. Okurken gülebilirsin ama cringe de olabilirsin. Her türlü 200 liraya değecek bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.

Ben "gereksiz" harcama yapmıyorum, ama o biraz paradan bağımsız bir mevzu. Yani @ryhmer'in minimalizm olayına katılmıyorum.

Misal oturduğum sandalye kırıldı, yenisini almak yerine (kötü bir şekilde) tamir ettim ve öyle idare ediyorum. Niye? Çünkü kocaman sandalye, bunu atsam dünyanın bir yerindeki çöp dağlarına ya da okyanusun dibine gidecek, herkesin sürekli bunu yapması sürdürülebilir bir şey değil. Bu benim kişisel çabamla çözülecek bir sorun değil tabi ama başka türlü içim rahat etmiyor. Aldığın her şey bi noktada çöp olacak, bu kadar çok tüketmek sağlıklı bir şey değil. Bu seviyede tüketim dünya için bir problem bence şu an.

Öte yandan netflix'te bile minimalizm belgeseli var. Bi noktada bu işin insanları 50 m^2'lik kümeslerde tatsız tutsuz bir hayata ikna etmek için pompalandığını da düşünmüyor değilim. Yani bir şeylere sahip olmak iyidir, ama çok tüketmek iyi değildir. Bu ikisi farklı şeyler, arada bir nokta tutturmak lazım.

Mesela evimin bahçesine 150 tane çiçek ektim bu sene. "İşlevsel" bir faydası var mı, yok. Minimalizme halel getiriyor mu, evet. Ama güzel mi, evet. Bazı şeyleri güzel olduğu için yapmak lazım yani, pragmatizmi o yüzden sevmem, Adolf Loos'u yaşarken yakalasam darp ederdim. Allahtan 100 sene önce ölmüş.

Karışık yazdım ama demek istediğim şu: bir şey güzellik olsun diye yapılıyorsa lüks (ya da gereksiz) değildir. Güzellik de bir ihtiyaçtır. O kitabı alınca hayatın güzelleşecekse al. Ama bunu yaparken çok çöp üretip gezegeni mahvetme. Arada bir çizgi tutturmak mümkün.
0
plutongezegendegilmi
(21.07.21)
Bahsettiğin şey 200₺ değerinde kitap, Rolex değil :) ama seni Rolex kadar mutlu edecek gibi duruyor, al bence hiç düşünmene bile gerek yok.
Kendimi düşündüm böyle şeylerim var mı diye, parfüm sayılırsa o var onun dışında tüm paramı kedi ürünlerine harcıyorum galiba:)
0
megalomaniac
(21.07.21)
"Lifestyle" kapsaminda iste. Size bu kitabi bulundurmak bir haz verecek mi? Ilgi alaniniz Harry Potter ise buyuk ihtimalle evet. Tartisilacak bir konu degil. Adi uzerinde luks tuketim.

Ozel saraplari icmeye "ihtiyacim" yok ama denemek istiyorum, merak ediyorum. Gecen hafta saraplarini merak ettigim bir yerde tadim icin 3.000 km uzakliktaki yere gittim ve iki yildir gitmek istiyordum.

Cevremde kimse cikip bu harcamami yargilamiyor. Herkesin ilgi alani var. "Siradan" bir ise sahip arkadasim kisin kayak tatiline gidiyor haftalarca. Kayak sporlarini seviyor, takip ediyor. Muhtemelen parasinin buyuk kismini bu alana "gomuyor". Türkiye´de daha farkli. Luks ve gereksiz bir arac alsam kimse yargilamaz, ama pahali bir sey yiyip iciyorsam yargilanirim.
0
buf-e kür
(21.07.21)
al gitsin bro 3 günlük dünya ya seni de mutlu eder
0
all girls dream
(21.07.21)
Seni mutlu edecekse al. Kendimi mutlu edecek luks harcamalar yaptigim zamanlar oluyor. Kalem aliyorum. El yapimi deri malzemeler aliyorum.
0
nax
(22.07.21)
(7)

Bu mesajdaki üslubun sebebi ne olabilir

pikap
Biriyle flort ediyorsunuz veya uzun bir sure flörtlestiniz ama belli ki ciddi bir sey yani sevgililik durumu da olmayacak. Karsi tarafin zamanla daha dogrusu aniden samimiyeti azaliyor size, ilgisiz konusmaya basliyor. Hatta sordugunuzda sizi cevapsiz birakiyor.(normalde asla öyle seyler yasanmazdi)
Biriyle flort ediyorsunuz veya uzun bir sure flörtlestiniz ama belli ki ciddi bir sey yani sevgililik durumu da olmayacak. Karsi tarafin zamanla daha dogrusu aniden samimiyeti azaliyor size, ilgisiz konusmaya basliyor. Hatta sordugunuzda sizi cevapsiz birakiyor.(normalde asla öyle seyler yasanmazdi) Daha sonra ilerleyen zamanda muhabbet olsun belki soguklugu gecmistir o zamanlar bi sıkintisi vardir ondan oyle davranmistir dusuncesiyle alelade bir mesaj atiyorsunuz fakat gelen cevap oldukça çirkin. Hayatinda biri oldugunu soyluyor ama bunu kibar veya normal bi sekilde degil de sanki ona cok kotu bi sey yapmissiniz da sizden intikam alir gibi oldukça incitici bi üslupla. Sanki
hayatinda olan biri var ve her gun sex yapiyolar. Zorlasan bu anlam bile cikar o cumleden. cunku cumlede beraber evde kaldiklarinin vurgusu var. Asla "artik hayatimda biri var bi daha gorusmeyelim" medeniyetinde degil.

Asla boyle bir uslup gerektirecek bir sey yapmadim. Aksine cok deger vermistim hoslanmistim ve bunu da belli etmisimdir anlamamasi imkansiz. Beni o zamana kadar da hic kirmamis hic uzucu bi sey yasatmamis en ufak bi saygisizlik yasatmamisti. Biri olmasina uzulsem de olgunlukla karsilanabilir bi sey. Asik olmustur der kabullenmeye calisirdim ama o cumlesini asla kabullenemedim.

hatta Bi an inanamadim ama gercekten varmis biri. Yine de kabullenemedigim ve anlamlandiramadigim aklimin almadigi sey neden oyle kirici hic kendisinden asla beklemeyecegim bi uslupta bi mesaj atti. bilmiyorum bu islerin raconu boyle mi oluyor sizi cok seven bi insani incitmeden yollari ayrilamiyor mu. ona deger verdigimi hoslandigimi acikca soylemesem de cok belli ediyordum. Hassas da bir insanim. bana karsi o kadar iyi biriyken ve Tum bunlari biliyorken bu yaptiginin nedenini bir turlu anlayamiyorum.
0
pikap
(20.07.21)
her şeyi bu kadar kafaya takarsan çok yaşamazsın hocam. binbir çeşit insan var, demek ki senin görüştüğün kişi böyle bir karaktermiş. işler ilerlemeden böyle birinden kurtulduğun için şükret, yola devam.
0
hadsafhada
(20.07.21)
Bence siz bunalmissiniz. Cikin dolasin, kafanizi dinleyin. Hatta aileniz soylense bile biraz uzaklasin, kucuk bir tatil yapin. Bu kadar uzulmeyi hak etmiyorsunuz bos beles seylere.
0
balpolen
(20.07.21)
aklima gelen bir kac opsiyon:

1) siz konusurken bir seye alindi, veya birinden bir sey duydu, veya biri iftira atti, o da seninle konuyu konusmadan "ghost" etti. ama hayal kirikligina ugradi. simdi kendince intikam aliyor.

2) konustugunuz kisi aslinda yeni sevgilisi.

sonuc olarak karsindaki kisiyi yanlis tanimissin ve ucuz atlatmissin. sevinecegine uzuluyorsun bir de.
0
robokot
(20.07.21)
Valla onlarca sebebi olabilir ve hiçbirini de tam bilemeyiz biz. Yani daha yazılanları bile bilmiyorken kalkıp sebebi hakkında yorum yapmaya çalışmak çok zor bir iş. Yalnız "sanki hayatında biri var ve her gün seks yapıyorlar" şeklinde bir anlam neden çirkin ya da hakaretvari oluyor onu da tam anlamadım.

Neyse, illa bir sebep olacaksa senaryolar şöyle olabilir
1- Ilişki esnasında senin bir hareketine bozulmuştur içine atmistir şimdi patlıyordur.
2- Varsa senin hakkında yapılan dedikoduya falan denk gelmiştir kendi kendini doldurmuştur.
3- Senle hiçbir alakası yoktur kötü bir zamanına denk gelmiştir ve sana patlamıştır.
4- Cevap veren o değil sevgilisidir.
5- Yazdığı şey öyle çok da sıkıntılı bişey değildir sen biraz alınganlık gösteriyorsundur.
6- Ilişki esnasında olan bir soruna yönelik bir laf sokma amacı guduyordur
7- Hep öyle olan biridir ancak sen yeni görüyorsundur falan filan. Gördüğün gibi konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan kişiler için senaryo uydurmaktan kolay bişey yok.
0
j r r tolkien hayrani
(20.07.21)
İncitici gelebilir ama sen yedekteymişsin bence en başından. Aranızdaki meselenin sevgililikle neticelenmeyeceği iki tarafça da anlaşılmış, araya soğukluk girmişken neden tekrar lüzumsuzca meydana çıkıyor bu diye düşünmüştür. Yeni ilişkisini riske atmak istememiştir evde devamlı birliktelerse, uzun uzun açıklama yapacak durumda değilse, hal hatır sorma konuşması yapacak pozisyonda değilse.

Alınganlığa gerek yok al tarafı bir flört, yenisini bul geçer.
0
megalomaniac
(20.07.21)
Sanirim sen cinsellige yanasmayinca o da eeeh be dedi ve kendince sana "bak cinsellik olmazsa olmaz bu isler" demeye getiren bir laf edip seni incitmeye/ders vermeye kalkti.

Tabi lafi da bilmiyoruz, belki de sen cok zorlayip o anlami cikardin.
0
brkylmz
(20.07.21)
Flört dönemi pek bu kadar anlam yüklenecek bir şey değil. Birbirine ilgisi olan iki kişinin birbirlerine ilgi gösterdikleri, birbirlerini tanımaya çalıştıkları, böyle arkadaşlık- sevgilik arasında kalmış bir durum.

Siz bir süre flört etmişsiniz, bu sürecin sonunda karşı taraf size olan ilgisini kesmiş mi? Evet. Araya mesafe koymuş mu? Evet. Sizi cevapsız bırakmış mı? Evet. Yani bu davranışlarla zaten karşınızdaki kişi sizinle kibarca iletişimi kesmiş. Sizin aradan zaman geçtikten sonra bu kişiye ulaşıp attığınız mesaj sonucu karşı taraf -üstelik hayatında biri varmış- belli ki rahatsız olmuş ve bu sefer sizinle olan iletişimini kalıcı olarak kesmek için bahsettiğiniz mesajı göndermiş. Bence normal, olağan bir davranış. Adam kötü niyetli olsaydı size hoş bir mesaj bırakıp, sizi yedekte tutmaya çalışabilirdi. Yani bu kadar kaba olmasının nedeni bir daha onu rahatsız etmemenizi istemesi.
0
GoodMorningTeacher
(20.07.21)
(15)

Ailemin her şeyime müdahale etme sorunu

pikap
Ben 31 yaşına girdim. Ama gelin görün ki 15 yaşındaymışım gibi davranılıyor. hatta simdiki z kusagi lise cagindaki cocuklar vs eminim benden daha özgür huzurlu yasiyordur.Uzun bi süredir kabullenmiştim bu durumu daha doğrusu yorulmuştum bu konuyu dusunmekten. Saçma sapan bi olay yine tepemi attirdi.
Ben 31 yaşına girdim. Ama gelin görün ki 15 yaşındaymışım gibi davranılıyor. hatta simdiki z kusagi lise cagindaki cocuklar vs eminim benden daha özgür huzurlu yasiyordur.Uzun bi süredir kabullenmiştim bu durumu daha doğrusu yorulmuştum bu konuyu dusunmekten. Saçma sapan bi olay yine tepemi attirdi.

Anneme dedim ki yarin belki arkadasim gelir denize gideriz. Vay efendim nerden çikti bu sene bu deniz sevdasi, misafirimiz var de gitme, bayram bayram deniz mi olur, daha iki gun ust uste gitmisim geçenlerde vs bir suru surat asti ve kizarak bunlari soyledi. Bu arada deniz bize yurume mesafesi 15 dk. Bi haftadir evde agir yorucu temizlikler yapiyorum bu 40 derece hissedilen sicaklarda. her dk günümü gün eden biri de degilim ki zaten bu canim ailemle öyle bi sey ne mümkün. Bundan sonrasi daha önceki mudahalelerine vs örneklerden oluşacak yazi. Biraz iç dökme olarak yazacağim icin uzatabilirim. Son olarak da sizden tavsiye oneri vs rica edecegim.


Ben şu an ücretli ögretmenlik yapiyorim. 5 6 yildir bu sekilde calisiyorum. Kismi de olsa bi ekonomik ozgurlugum var ama istanbul gibi bi yerde bu maaşla ayri bi eve cikmak imkansiz. Kadro desen olmuyor. Evlilik desen yok zaten yani belli ki herhangi bir kapi açilana kadar ailemle yasamaya devam edecegim ama artik gercekten yipraniyorum. Örneklerden devam edeyim:

Bir keresinde sofradayken ekmek yemeyisimden bile huzursuzluk cikmisti. O gun de cok patlamistim (cunku her defasinda bu konu yuzume vuruluyordu, ekmek ye niye ekmek yemiyosun doymazmisim vs) yemek zehir olmustu bana oyle bi agladim kalktim ki sofradan o gunden sonra babam bi sey dememeye basladi. Ama her seyin cozumu boyle olmuyor ki.

Istanbul kirsalda yasoyoruz. Merkeze gezmeye gitmek istesem en az 6 saat falan evde olamam. Bu yuzden merkezi bi yere gideceksem haber vermem gerekiyor. Fakat soylenmesinler izin versinler diye direkt gezmeye gidicem demiyorum. Anket isleri var gercekten katildigim. Oraya gidecegimi soyluyorum ki inanin o ek işime bile karismaya basladilar. 100 tl altiysa gitme yok yoruluyosun yok bilmem ne. Yine de bi nebze disari cikmama cok buyuk bi katkisi oldu bu isin. acil mutlaka gitmem gereken bir yer varsa mecburen bazen anket yoksa da anket var deyip yalan soyleyip cikiyorum. Cunku benim merkeze gitmem.icin bi isimin olmasi gerekir. Durduk yere gezmeye gitmek mi ne munasebet.

Yani buna mecbur biraktilar beni. Durust davranip makul bir sey icin izin istedigim ve izin vermedikleri cok oluyor. Ben de artik riske atmak istemiyorum buna siginiyorum. Izin almadan ben gidiyorum deyip cik diyeceksiniz belki ama onu da denemisimdir inanin o da her zmn ise yaramiyor aksine onlari saymiyomusum gibi algilayabiliyolar. Bir ara da ozgur bir birey olduguma alissinlar diye ust uste suraya buraya gidecegim deyip eve kapanmayayayim dedim yok alismiyolar ve bu daha da ters tepiyor.

Bir keresinde ünv arkadaslarimizdan birinin baska bi sehirde dugunu olacakti. Diger baska sehirden iki arkadasim bana ugradilar once ki ailem benim de dugune gitmeme izin versinler diye. Dusunun artik ne derece rezillikler yasadigimi.


Mesela bi ay sonra bir dugun daha var tekirdag civarinda. Yol cok yakin. Atla otobuse iki saatte ordasin. Benim bu kirsal koyden mecidiyekoye gitmek gibi bi mesafe. Ama eminim gidicem desem olay olacak pandemi vs one surcekler pandemi olmasa bile ne isin var diyecekler. Ki o arkadaslarim abimin dugunune gelen bizde kalmisliklari olan hatta ailemin taniyip cok sevdigi arkadaslarimdir. Yani mesele cevreye guvenme ipsiz sapsiz insanlarla takilip takilmama sorunu da degil.

Dedigim gibi calisiyorum onlardan para da istemiyorum hayirsiz bir evlat da degilim yardimci oluyorum uc kurus da olsa maddi katkida bulunuyorum. Cevredeki komsular ne kadar saygili efendi biri oldugumdan sık sık soz ederler. Yani surekli sorun cikaran adi cikmis onlari uzen biri olsam inanin hak ettim der bu kadar icerlenmezdim ama gercekten artik cok zoruma gidiyor hayatimi da cok zorlastiriyorlar. Utaniyorum artik arkadaslarima ailem izin vermiyor demeye. demiyorum da zaten baska bahane one suruyorum
Yanlarinda kaliyorum diye boyle psikolojik siddet uygulama haklari yok ama bunu nasil aşicam bilmiyorum. Izin istesen guzel dille soylesen olmuyor, baskalarini ornek gostersen olmuyor, tartissan hepten olmuyor. Aglasan olmuyor.

Sadece kendi istedikleri olsun istiyolar. Canlarinin istedigi gibi yonlendiriliyorum yani. Bazen kestiremiyorum belki soylenmezler diyorum. Cunku bi dengesizlik durumu da var. Nadir de olsa cicek gibi olup hic soylenmeden kabul ediyorlar istegimi ama genelde bahsettigim sorunlar oluyor. Bazen annem kabul etse babam asiri tepkili oluyor bazen babamin kabul ettigi sey anneme ters oluyor. Kime yanasacagimi da kestiremiyorum.


Bazen yeni tanistigim insanlara boyle bahsedince ünv'yi nerede okudugumu soruyorlar. Ege taraflarinda okudum yurtta kaldim vs. Sasiriyorlar. Disardan baksaniz zaten yobaz dedigim dedik asiri baskici insanlar degil gibidirler. Hatta tum bu olanlara ragmen bazen ben de oyle gormuyorum ama ciddi anlamda yorucular ama ben kabullendigim artik bir sey talep etmedigim icin sorun yasamiyoruz. Inadim devam etse yine tartismalar vs yasanir durur. Dedigim gibi cok yoruldum artik.


Annem kiyafetlerime karisir. Acik sacik giyinen biri degilim. Elbise boyu dizin ustunu azicik gecse olay olur. Uzun kabana siginip bazen gizli cikmaya calisiyorum evden. Adimi feriha koysaniz yeridir yani. Tulum giymiyorum tayt giymiyorum. Konu komsu ne der bilmem ne bir suru kuru laf azarlama ruh emici seyler dinlemk zorunda kaliyorum.
Bakislar bazen oyle degisiyor ki sanirsiniz ne haltlar yemisim.

Sonra gez paspal paspal. Oz guven sifirlansin. Arkadas edinsen ortamlarina gidemeyeceksin. Boyle sacma sapan ot gibi yasa işte.


Bir ara kitapyurdundan cok kitap aliyordum. Ona bile soylenmisti babam.

Cogu hayalimi onlar yuzunden erteledim ya da rafa kaldirdim. Hobi mobi bos is zaten. Para kazandirmiyosa her sey bos onlara gore. Ilgili oldugum ya da ogrenmek istedigim bi cok konu vardi, gitar, keman, aşçilik, yabanci dil, fotografcilik vs kesin o kurslara gitmeme de soylenirler diye ya da belki soylenmislerdir basvurmadim. Yabanci dil icin ismek'e gitmistim ona cok bi sey dememislerdi ama digerlerine soylenmislerdi yine.

Babam kendisi eski sazcilardandir ama biz muzikle ilgilensek bos is olur. Simdi piyano ogrenmk istiyorum. Eve alacagimi soyledim annem yine epey bir soylendi:) param yok diye erteledim su an ama firsatim olur olmaz alacagim. Fotograf makinesini de yillarca erteledim en son kredi cektim gizli aldim aldiktan sonra soyledim gosterdim. Cok bi sey demediler. Kim bilir onceden kac kere alistirmistim. Alicam, baba senin bol bol bahcede kamerayla videolarini cekicem, saz calarken cekicem yotube a koyacagim vs diye diye yumusatmisimdir da ondan cok bi sey dememislerdir.



Simdi onlara soylemeden ucretli bir fotograf kursuna yazildim. Spylemeyi de dusunmuyorum hevesim kirilmasin yok yere. Tepkileri ayni olacak. Ben ciddi anlamda profesyonellesmek istiyorum kendimi bazi alanlarda gelistirmek istiyorum milletin ailesi en kucuk konularda bile buyuk destek oluyolar evlatlarina. Nasil imreniyorim oyle ailelere. En sacma seylerden cocuklarini ovecek sey cikartiyolar. Bizimkiler anca heves sondurur asagilar sacma bulur vs. Toplum icinde bizi elestirir. Abime karsi da boyleler. Bi kere de destek olsunlar yaparsin edersin guveniyoruz desinler yok asla. gecen bi komsu geldi babam basladi abim hakkinda konusmaya. Ekonomik olarak mukemmel bi isi yok ama napsin cocuk. Yaz kis calisiyor bos durmuyor ama baba beye begendiremiyoruz. Komsuya oyle bir bahsedoyor ki sorumlulul bilmiyor isi is degil vs diye kizdim ben de cocuk calisiyor daha ne sikayet ediyosun diye. Konu komsunun yaninda oyle cikislari olan biri degilimdir ama o kadar doldum ki artik...

alakasiz bi geciş olacak ama Yine aklima saçma bi ornek daha geldi. Ben kişin evde sabh 5 te falan kalkip gizli banyo yapiyorum. Cunku evet ona bile laf ediyolar. Kis mevsiminde her gun banyo yapmam (ki her gun degil iki gunde bir) bile buyuk bir sorun oluyor.

Bence bu kadar ornek yeterli. Daha neler neler vardir da Daha ne diyeyim ki cennet gibi bir yerde cehennem gibi bi hayat yasiyorum. Bi cozumu de yok bence. Onlar asla degismiyorlar istedikleri sadece onlara boyun egmemiz. Buyuklerin lafini dinle bizim bildigimiz var kafasindalar. Cevredeki tum aileler bunlarin tersi olsa yine onlara ayak uydurmaya calismazlar. Farkinda ya da umurlarinda degiller belki ama cocuklari oz guvensizse mutsuzsa basarisizsa hayattan bikmis yorulmus ve yipranmissa bunda en cok onlarin katkilari var.

İç dokme seansima burada son veriyorum. Öneriniz tavsiyeniz varsa ya da sadece bi yorumunuz olursa simdiden tesekkurler hepinize.
0
pikap
(20.07.21)
Ücretli öğretmenlikle zaman kaybetme. Gerekirse sektör değiştir. Taşın o evden.
0
dissendium
(20.07.21)
Ev arkadaşı bul ayrıl bence. Durumu düzeltene kadar en azından idare edersin. Bu sefer de maaş yetmicek ama. Off çok bahtsızız. Ben de senin erkek versiyonunum valla okurken bunaldım
0
olaylar olaylar
(20.07.21)
Ekonomik durumunuz tek başınıza eve çıkmaya el verene kadar bi evin ikincisi ya da üçüncüsü olabilirsiniz. Şurası kesin ki aile evinden ayrılma vaktiniz çoktan gelmiş hem yaş hem de yaşadıklarınız itibariyle. Bu şekilde devam etmek mantıklı değil ve düzelmesi de imkansız. Aile evinden kurtulmak için evlenmek de dünyanın en saçma işi olabilir. O kafalara girerseniz mutsuz bi evlilik ile ömrünüzün geri kalanı da mahfolabilir.
0
himmet dayi
(20.07.21)
Maddi kısmına bir şey diyemem ama diğer konularla ilgili cesur olman, radikal kararlar alıp uygulaman lazım. Onlara ayak uydurursan hiçbir şey değişmez, sen onları kendine uymaya zorlayacaksın. Senin durumuna benzer bir arkadaşım vardı, şu an ailesinden ayrı nişanlısıyla beraber yaşıyor. Ailesi korkudan ne zaman evleneceksiniz diye soramıyor :)
0
temasettin
(20.07.21)
Anne babanızın davranışları sizin kontrolünüzde değil. Sizin kontrolünüzde olan yegane alan bğtün bunlar olurken nasıl pozisyon aldığınız. Bütün bunlara neden izin veriyorsunuz? Onların size bunları yaşatacağı alanı neden açıyorsunuz? Bu yaşta izin alarak evden çıkan kişiye ben doğrudan neden bu kurban rolüne bürünüyorsun, madem şikayetçisin neden harekete geçmiyorsun diye sorarım. Bu durumda olmaktan beslenmeye başlamışsınız. Bir an önce uzman desteği almaya başlayın derim nacizane. Onlardan şikayetlenmenin sonu yok. Dönüp kendinize bakın, cevap ve çözüm sadece sizde. Konfor alanınızdan çıkın, öğretmenlik şart değil, başka iş bulun, kendi düzeninizi kurun.
0
Phoebe
(20.07.21)
ev arkadasi arayan cok var. baskasinin yanina eve cikin.

yarisini okudum. cok sinirlendim. ama ailenize degil size. bu kadar aciz biri olamazsiniz. kolesi degilsiniz siz onlarin. size bir hicmissiniz gibi davranan, size karsi boyle rezil hareketler sergileyen bu insanlara anne ve baba demeye devam etmeniz bile bir ozguven eksikligi.

acilen o evden cikin ve psikolojik destek alin.

ben ev ararken hep goruyorum kiralik oda ilanlarini. mutlaka ama mutlaka cik.

baska bir cozumu yok. arada bir ic dokup rahatalayarak bir yere varamazsiniz. kurtulun artik onlardan.

ev arkadasinizla yasamaya basladiginizda oh be dunya varmis diyeceksiniz. cok mutlu olacaksiz. ozguveniniz gelecek. gercekten bakin.

bu hayatiniz hic ama hic normal degil. ben su an 24 yasinda bir kadinim ve 16 yasindan beri ailemden hicbir sey icin izin almadim, izin verip verilmemesi umrumda olmadi. istedigimi giydim, istedigimi yedim ictim. neredesin diye aradilar telefonuacmadim. eve gelince basimin etini yese dinlemeyip odama gectim veya sana ne diye bagirarak karsilik verdim. onlar da zamanla alistilar bu halime. benim ailem de hic rahat degildir. ama ben zorla inatla yaptim yapacagimi. simdi küs degiliz, aramiz gayet normal.


benim arkadasim da size benzer bir durumdaydi. benden gore gore ve benim fiseklemelerim sayesinde ailesini bir nebze daha rahatlatti. kiz biraz daha ozgur artik.

isterseniz size hemen kiralik oda ilanlari atabilirim. siz kurtulursaniz vallahi ben de mutlu olacagim.
0
batlegolas
(20.07.21)
oda bulun çıkın. ona da durumunuz yoksa, ailenizi stratejik olarak iyi tanıyın ve bol yalan söyleyin.(bunu söylediğim için üzgünüm ama başka yolu yok). onların duymak isteyeceği tarzda yalanlar. asla dürüst olmayın zira dürüst olsanız da olmasanız da tepenize çıkacaklar, her şeye karışacaklar. çünkü kendi hayatları sıkıcı, sana bulaşarak keyif alıyorlar.birçok aile böyle inan. heves söndürücü. her şey para. değişmezler maalesef. bir de senden korkmaları lazım. ben çok kavgacıyımdır bağıra çağıra çok kavga ettim ailemle mesela, ondan benden korkuyorlar neyse ki. sen de onların senden korkmasını sağlayarak evde hakimiyetini kurabilirsin. bu baskılarının sağlığına zarar verdiğini vs söyleyip korkutmaya başlayabilirsin mesela. ama uzun vadede esas çözüm tabii ki o evden ayrılmak olur.
0
camene87
(20.07.21)
Herkes eve çık demiş ama bence ekonomik güvenceyi sağlamadan önce eve çıkmak pek doğru değil. Geçinebileceğinize dair güvenceniz oluşunca ilk iş eve çıkın(araba alayım vs... kalmadı bunlar ne yazık ki. Aynı yaştayız, bu dönem gerçekten şanssız, herkes üniversite mezunu ama ev araba almak vs şöyle dursun aileden ayrı yaşayacak ekonomik güce bile sahip olamıyoruz mk)

Atanmayı beklemeden özel yerlere başvursanız nasıl olur? Hem kabul edilirseniz evden ayrılmanız için onların gözünde de geçerli bir sebep olur(okul eve uzaktır vs.)
Üzülmeyin, birikim yapamıyorum vs. kısımlarına hiç takılmadan sadece şahsi mutluluğunuza katkı sağlayacak şeyler yapın.

Bazı konular sadece sizin ailenize mahsus değil, bu yaşa gelmiş bir bireyin hobilerine hiçbir aile destek olmaz diye düşünüyorum.
0
megalomaniac
(20.07.21)
odaya cikma bence.
kimle karsilasacagin belli degil. sokakta degilsin sonucta.
onceden tanidigin biriyle bile ev paylasimi zor olabiliyor. bu riski alma. zaten merkeze uzaksin, uzak yerlerde bir studyo daire mi baksan? ya da studyo tarzi bir apart?

ucretli ogretmenlik kucucuk bir para demek. gecen zaman gecmis, bundan sonra bi ozel okul, kurs falan bak kendine. normal seviyede bir maasin olsun en azindan.

evdeki duruma gelince, bir yere mi gidiceksin cik git. hani yol parasi istiyor olsan neyse de paran var kendine gore. cik git.

kucucuk universiteli kizlar her yerdeler. ne saniyorsun hepsinin ailesi rahat mi?! umursamiyorlar.

sen de umursama. ustelik 30 yasinda akli basinda insansin artik. birak laf soylesinler. gecici kavgalar bunlar. kaniksasinlar biraz. gittikce daha dizlerinin dibinde olmani bekleyecekler yoksa. 30 yasindayim ben, ne istiyorsunuz benden de ciddi bir tonla. kavga cikarmak icin degil, derdini anlat. cocuk gibi davranilmasindan sikildigini soyle.
0
Kittie
(20.07.21)
turkiye'nin en buyuk sorunu normalde 18 yasindaki birinin ayri eve cikmasi gerekirken 31 yasinda birinin hala ailesiyle yasamasidir. bu isler boyledir. denildigi gibi ev arkadasi edinir cikarsiniz. fakat 31 yasindan sonra biraz kasabilir. kendi yasitlarinizda birilerini bulabilirseniz daha iyi olur.
0
Sour
(20.07.21)
Parasal durumunu bilmiyorum ama 1+0 daire dusunebilirsin. Ev arkadasi o yasta hakikaten iskence. 35 metrekare bile olsa en azindan senin olur, kafani dinlersin.
0
hot potato
(20.07.21)
Öncelikle hemen evden ayrıl oda tut ev kirala gibi hareketlere balıklama atlama bence. bu konu hem maddi hem de manevi olarak zordur ve gerçekten koşulların buna uyduğunda bu yola başvurmalısın.
Bazı arkadaşların söylediği gibi ülkemizfe anne babalar genelde icat çıkarma, ne gerek var modunda oluyorlar çoğunlukla maddi nedenlerden dolayı. Öncelikle şunu kabul etmelisin ki ailenin evinde yaşıyorsan genel geçer kurallara uymak zorundasın zira ev onların ve orada yaşamak istiyorsan az çok onların belirledği kurallara uymaya çalışmalısın ama bu yarı kapalı cezaevi şeklinde olmamalı.
Anladığım kadarı ile anne ve baba eğitimli değil ve kafalarındaki belli kalıpların dışındaki her şey onlara saçma geliyor. Açıkcası oturup bize anlattıklarını onlarla da konuşmalısın, sizi seviyorum beraber yaşamak istiyorum ama bu şekilde değil, kendimi geliştirmeme, çevre edinmeme ve de mutlu olmama engeş oluyorsunuz de. Gerekirse defalarca konuş ve bunalt onları, sen bıkacağına onlar bıksın hatta abini de yanına çek onları daha anlayışlı olmaları konusunda ikna etmek için.
0
coney island
(20.07.21)
Üşenmedim hepsini okudum. Maddi özgürlüğünüz marketten birşeyler alırken para istemeyecek kadar var gibi anladım. Bence tek sorun bu. Yeterli paranız yoksa söz hakkınız da olmuyor maalesef. Benzer durumu üniversiteyi yeni bitirip çok düşük bursla yüksek lisansa başladığımda yaşıyordum. Aldığım para sadece harçlık istememi engelliyordu ama evden ayrılamıyordum.

Mesleğiniz öğretmenlikse, hiç 1+1, 1+0 ev olayına İstanbul'da girmeden, farklı bir şehirde -Ankara gibi- iş bakın. Minimum 4 bin lira bandında düzenli bir gelir elde etmeden farklı ev olayını unutun. Daha düşük parada her adımınızı hesaplamak zorunda kalırsınız, bu da şu anki durumunuzdan sizi ileri götürmez.
0
nehara
(20.07.21)
Yazdıklarınızın tamamını okudum. Öncelikle ayrı eve çıkma fikrine direk atılmayın. Her ne kadar söylemesi kolay olsa da uygulaması o kadar kolay değil. İstanbul'da yaşıyorsunuz ve inanın o kazançla ev arkadaşıyla bile ayrı eve çıkmak imkansız. Ev arkadaşı zaten ayrı bir dert. 31 yaşından sonra çekilecek çile değil.

Öncelikle adamakıllı bir işinizin olması gerekiyor. Ne öğretmeni olduğunuzu bilmiyorum ama özel okullara, kolejlere falan başvuru yapabilirsiniz. Özel okulların bazılarında maaşı adamakıllı vermeme sorunu vardı ama şu an ne durumda bilmiyorum. İlla öğretmenlik diye diretmiyorsanız belki başka sektörlere bakabilirsiniz. Düzgün bir işiniz olunca da kendi evinize çıkmaya çalışırsınız. O zamana kadar sabredip ailenizin bu toksik davranışlarına göğüs germeniz gerekiyor.

Şimdi gelelim sorununuzun esas kaynağına: 31 yaşına gelmişsiniz. Ancak hala ailenizin direktiflerine göre yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Hiç kusura bakmayın ama kusurun büyüğü ailenizde olmakla birlikte sizde de kusur var. Çünkü hiç karşı koymamışsınız. Bir dediklerini iki etmemişsiniz. Siz özgür bir bireysiniz ve bu hayat sizin hayatınız. Her şeyinize karışmalarına izin vermişsiniz. 31 yaşında bir insanın hobileri için bile ailesinden izin istemesi ne demek Allah aşkına? Yanlış anlamadıysam onlardan para istemiyorsunuz, yani kendi geçiminizi sağlıyorsunuz. Kendi paranızı harcamaya kimin ne laf etmeye hakkı var ki?

Bu kurban durumundan çıkmanız için hesap vermeyi bırakmanız gerekiyor. Özgür bir birey olduğunuzu idrak etmeleri gerekiyor. Gerekirse kardeşinizi de yanınıza çekin yukarıda dendiği gibi. Kim ne derse desin kulak asmayın. "Bundan sonra böyle, işinize gelirse!" modunda takılmanız gerek artık.

Ha yine yukarıda dendiği gibi ailenizden kurtulmak için evlenme hatasına düşmeyin. Allah korusun, yağmurdan kaçarken doluya tutulma ihtimali de var.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.07.21)
Öncelikle ailenizi anlıyorum, bir süredir işsiz biri olarak paranın değersiz olduğu şu dönemde aileniz tam anlamıyla dar gelirli krizi yaşıyor. Yaptığınız her şey onlara para kaybı olarak geri dönüyor, sizin paranızı da bir nevi korumaya çalışıyorlar çünkü size verecek bir gelecekleri yok. Yeni bir kıyafetin adı bile komşu ne der’e dönüyor. Biz fakiriz lafı gurur kırar, bu yüzden bir bahane lazım. Sizi egede okutan insanların hafif düz üstü kıyafete bu kadar laf etmeleri bu olabilir.
Aytıca duş sayınıza bile katışmaları ancak bununla açıklanabilir. Buna takılan kişi ya bayağı fakirdir ya da cimridir.

Branşınızı bilmiyorum ama belli ki piyasada rağbet gören bir branş değil (matematik gibi).
Bana kalırsa düşüncenizde doğru yoldasınız, profesyonelleşebileceğiniz sevdiğiniz bir işe yönelin ve para kazanıp evden ayrılmaya bakın.

Evden şimdi ayrıl diyenlere %50 oranında katılıyorum zira riskli. Esasen comfortzone dan çıkıp daha girişken olmak zorunluluğu size bunu başartabilir fakat malum ülkenin hali ortada; işsizlik had safhada. 2. Bir iş gerekirse çok zor bulunabilir (diğer işe uygun).

Dediğim gibi ailenizi anlıyorum, ama “ot gibi de yaşanmaz” deyiminizde haklısınız. Hayatınız 1 kere var ve o da böyle uçup gidiyorsa bir şeyler yapmak lazım.
0
neysene
(21.07.21)
(1)

bugün mango zara vb magazalarin avm degil de caddelerdeki subeleri acik mi?

la lykia
sb.
sb.
0
la lykia
(20.07.21)
Koton gördüm açıktı. Diğerlerini bilmiyorum.
0
megalomaniac
(20.07.21)
(12)

Moral düzelten doğal ve sağlıklı ne var, ne tercihiniz

mimo
şeker çukulata hariç tabi. kafein de hariç. 2. taurin tozunu avuçlasam, kaçar mı mesela uykum
şeker çukulata hariç tabi. kafein de hariç.
2. taurin tozunu avuçlasam, kaçar mı mesela uykum
0
mimo
(19.07.21)
Hurmanin arasina kendi yaptigim antep fistigi ezmesini koyuyorum. Oglen 3 gibi sade turk kahvesinin yaninda 2 tane ezmeli hurma yiyorum. Asiri keyfim yerine geliyor. Bu siralar buna taktim. Ve beni baya tatmin ediyor.
0
dedim ben sana
(19.07.21)
Sorbe
0
kaset
(19.07.21)
Ben yaz meyvelerinden yiyince çok mutlu hissediyorum.
0
somethinginthewayshemoves
(19.07.21)
tr.foursquare.com

Moralimi çok düzeltiyor. 360 gram, patatessiz kolasız ve ketçapsız ye. Sağlıklı da sayılır et var içinde ;s
0
nehara
(20.07.21)
tikler gelecek gören yazsın tabi ama
somethinginthewayshemoves un cevabı ektrsa tikli. bulunur şeyleri bir tek o önermiş.

şam fıstığı ezmesi önermişler mesela
0
🌸mimo
(20.07.21)
yaz meyveleri ve domates +1 salata da olur havuc da. kitir kitir iyi gidiyor.

smoothie de yapabilirsin.

mutluluk icin kayisi ve uzum favorim. incir de iyi.

cikolata yok demissin ama nutellaya muz bandirarak yemek gibisi var mi yaaaa
0
batlegolas
(20.07.21)
Üzüm, kiraz, dut ya da böğürtleni buzluğa atıyorum.
Dondurma sevmem, bunları yiyorum kıtır kıtır.
0
dimpled
(20.07.21)
ekmek ustune yogurt kaymagi uzerine de visne receli. dusuk butceli mini cheesecake :)
0
in vino veritas
(20.07.21)
Muz yiyince seratonin salgılanıyomuş, çikolata gibi yani. Hem de sağlıklı.
Çikolataya daha çok benzemesini istersen üstüne kakao dökebilirsin güzel oluyor. Aynısını hurmaya da yapıyorum ben.
Bi de ev yapımı acısos yediğimde öyle hissediyorum.
0
megalomaniac
(20.07.21)
magnezyum hapı.
0
orpheus
(20.07.21)
Biraz şekerli ama doğal şeker olduğu için cevizli sucuk demek istiyorum.
0
Amaranta ursula
(20.07.21)
simdi aklima geldi bir de cennet hurmasi var yemelere doyum olmuyor. cennet hurmasi puresini bir kasik kakao ile karistirinca cikolatali puding oluyor :)
0
in vino veritas
(20.07.21)
(4)

ikea hafslo yatak kullanan var mı

megalomaniac
Sert modelini kullanan var mı? Galiba alıcam bunu ama deneme şansım maalesef yok. Daha önce bu konuda başlık açılmış ama tatmin edici bir cevap göremedim, güncel yorumlarınıza açığım :)
Sert modelini kullanan var mı? Galiba alıcam bunu ama deneme şansım maalesef yok. Daha önce bu konuda başlık açılmış ama tatmin edici bir cevap göremedim, güncel yorumlarınıza açığım :)
0
megalomaniac
(15.07.21)
benimki hafslo, sert olan. yayli bu model. yani kotu diyemem ama yaysiz tercih ederdim, tamamen kazara aldim eve gelip acinca fark ettim...

cok asiri rahat ettiriyor diyebilecegim bi rahatlik yok ama oyle bir duygu olusuyor mu onu da bilmiyorum.
0
yoggi
(15.07.21)
Yayları hissediliyor mu? Ekstra sert mi yoksa sert olan mı sizinki? Kaç sene oldu?
Bi de hamarvik varmış o nasıl acaba biliyor musunuz?
0
🌸megalomaniac
(15.07.21)
diger yataklari bilmiyorum valla ilk defa ikea kullaniyorum.

sanirim 1,5-2 senedir kullaniyorum. yaylar asla hissedilmiyor. cunku ustu gene sungerli. bu ayni zamanda su anlama geliyor, yatagin tersini ceviremiyorsunuz. sadece bir tarafi kullaniliyor.

soyle iste ici: d2xjmi1k71iy2m.cloudfront.net

yakinsaniz gidin oturun test edin. yatagin boyuna tam uyani almaya calisin, cikintilar huzursuz eder.
0
yoggi
(15.07.21)
ben yazlikta kullaniyorum, gayet memnunum.
yaylarin hissedilmesi gibi bir durum asla yok.
0
la lykia
(15.07.21)
(4)

İphone 11 için şarj adaptörü

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Şu ürünü alacağım ama acaba zamanla pil ömrünü yer mi? Yani 27 w olması çok sorun çıkartır mı cihaza?https://www.amazon.com.tr/dp/B07V7YHXY6/ref=cm_sw_r_cp_awdb_imm_6QESYM9HDC8TA884N4JK
Şu ürünü alacağım ama acaba zamanla pil ömrünü yer mi?
Yani 27 w olması çok sorun çıkartır mı cihaza?


www.amazon.com.tr
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(04.07.21)
Geçen Apple Store'da 20W olması lazım demişlerdi. Normalde ben 35W macbook şarj cihazı ile şarj ediyorum (iP 10) henüz patlamadi ama fazla ısınıyor.

Orijinal ürün öneririm.
0
himmet dayi
(04.07.21)
orijinal 20W öneririm. onun da hızı fena değil. applea güvenmiyorum ben başka malzeme kullanmaya ya.
0
ala09
(04.07.21)
20 w orijinal apple gayet güzel hızı da iyi. Ben olsam almam bunu.
0
megalomaniac
(04.07.21)
power delilery var, uygun gücü verir
0
passion rules the game
(04.07.21)
(7)

İkeanın bu ve diğer yataklarına direkt ayak takılabilir mi?

megalomaniac
https://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/yatak-odalari/yataklar/yayli-yataklar/90476970/hamarvik-tek-kisilik-yatak.aspx?recommended_by=dynamic&recommended_code=e8d55c51bee309379c758d347de31b93Altına karyola-yatak tabanı vb. almadan direkt ayak takmak istiyorum. Hatta şu model:https://www.ikea.com/dk/da
www.ikea.com.tr

Altına karyola-yatak tabanı vb. almadan direkt ayak takmak istiyorum. Hatta şu model:

www.ikea.com

Ama bu model Türkiye’de yok sanırım. İlla bu model olmasını istemiyorum, direkt ayak takılabilen bir model olsun yeter.
0
megalomaniac
(27.06.21)
Tamam ama coker ki dosek? Karyola olmadan nasil ustunde yatilir hale getireceksiniz?
0
kuehles blondes
(27.06.21)
Yatılıyor hem de istediğim sertlikte oluyordu, sadece alez geçiriyodum skårer modeline.
0
🌸megalomaniac
(27.06.21)
abi bunu bence ben yanlış anlıyorum. hiçbir destekleyici lata, plaka vs olmadan yatağa direkt ayak takmayı soruyor olamazsın. yatak dediğin şey yumuşak bir cihaz. içinde sünger bazılarında da ekstradan yay var. düz zemine ihtiyaç duyar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.06.21)
www.ikea.com

Bakın arkadaşlar link bu, kaydırınca gösteriyor. Direkt ayak takabiliyoruz bu modele, altı üstü gibi yumuşak değil ve takılacak yeri var. Kendim kullanmıştım o yüzden söyledim. Otellerdeki yataklar da bu tip oluyor baza kullanmazlar otelde, hatta idaş’ın sitesinde otel yatağı diye satılıyor.
0
🌸megalomaniac
(27.06.21)
Haaa simdi anladim. Valla hic denk gelmedim de kor bazali yatak diye aratmayi deneyebiliesin
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.06.21)
Boxspring diye gecenlerden, Normal dosek degil bu sordugunuz.

Normal dosek coker cunku karyola olmadan.
0
kuehles blondes
(27.06.21)
bunun kendisi resmen yatak. eski somyalar gibi bir yapısı var. Kolay bulunan bir ürün olduğunu sanmıyorum.
0
cursor
(27.06.21)
(7)

Starbucks Kahve Seçimi

Mistyimage
Espresso aromasını yoğun olarak almak için bir içecek türleri var mı? Latte bildiğin sıcak süt. Cappicino daha sert ama onda da süt baskın. Espresso machiato ise çok sert.
Espresso aromasını yoğun olarak almak için bir içecek türleri var mı? Latte bildiğin sıcak süt. Cappicino daha sert ama onda da süt baskın. Espresso machiato ise çok sert.
0
Mistyimage
(26.06.21)
Cortado var. Kahve baskin ama sert degil sut ise ayarinda. Deneyebilirsiniz.
0
dedim ben sana
(26.06.21)
İstersen içeceklerinde daha fazla espresso ekletebilirsin.

Bu arada içeceklerin tarifleri aşağıda var.

stories.starbucks.com
0
cursor
(26.06.21)
Flat white. Sütü az koyabilirler söylerseniz.
0
diffarentiationation
(26.06.21)
ristretto bianco deneyebilirsiniz.
hatta yaptirirken baristadan sutunu normalde koyduklarindan iki parmak daha az koymalarini rica edebilirsiniz.
0
la lykia
(26.06.21)
Flat white
0
megalomaniac
(27.06.21)
Flat white +1 soğukta servis ediliyor
0
respect
(27.06.21)
Cortado ve ristretto bianco flat white'a göre daha sert galiba. Şunları bir deneyelim bakalım. Cevaplar için teşekkürler.
0
🌸Mistyimage
(27.06.21)
(8)

Ne yapardınız?

onyetele
Bir akrabanızın haksız davranışına karşı 100 % haklı oldugunuz halde, anneniz sizi suçlu goruyor. Hatta olayı gordugu halde... ne yapardınız?
Bir akrabanızın haksız davranışına karşı 100 % haklı oldugunuz halde, anneniz sizi suçlu goruyor. Hatta olayı gordugu halde... ne yapardınız?
0
onyetele
(26.06.21)
hicbir sey yapmam sanirim. bana sorun yaratmiyorsa ne istiyorsa dusunmekte ozgur.
0
in vino veritas
(26.06.21)
Ben olsam, annenizin büyük ihtimal okumadığı ancak şairin çok güzel bir mısra-ı bercestesini okurdum; "İnsanlar ne der? diye kahrolası bir put vardır". Anneciğiniz de yaşanan olay karşısında olayın muhatabı olan size karşı okumadığı bu cümle hasebiyle meseleyi ele almış olabilir. Üzülmeyiniz, hayat, oluyor bazen böyle. Annenize: "haklısın anneciğim bir daha tekrarlanmaz" deyip, elini öp, hayır duasını al, www.youtube.com bu şiiri aç yaşın müsaitse ek olarak çiçek ile sansürlenen şeyden yak!
0
fairplay
(26.06.21)
Bir bilene sorardım ama daha çok detay vererek. Bu bilgiler ışığında bir şey çıkmıyor. Olay ne??
0
IncredibleMau
(26.06.21)
Valla olaya şahit olan kişi bana daha yakın olmasına rağmen beni haksız görüyorsa demek ki %100 haklı olmayabilirim diye düşünürüm ilk. Sonra da gider anneme beni niye haksız gördüğünü sorarım. Belki benim kaçırdığım bişey vardır ya da belki de annem olay öncesinde dolduruşa vs getirilmiştir diye.
0
j r r tolkien hayrani
(26.06.21)
Kafamı Yastığa gömüp bağırırım saddada
0
yarey
(26.06.21)
Bizde de hep aynısı oluyor zaten her şey benden kaynaklanıyor… hep benim suçum :)

Akrabayla görüşmeyi kes. Kes dediğim, bayaa sıfıra indir selam sabah bile kalmasın. Bazı Anneler bazı çocuklarına karşı böyle oluyor ne yazık ki
0
megalomaniac
(26.06.21)
hayatıma devam ederim. isteyen istediğini düşünebilir.
0
dafuq
(26.06.21)
dünyada en sevdiğim varlık annem. annem öyle bir şey yapsa,hayat bana akrabamı savunan anama bile mesafe koydurur.
0
andlee
(26.06.21)
(2)

stajyer avukatlık süreci hk

kel aynak kusu
Bu naneyi tecrübeleyen var mı dostlar? İlk defa yerleşik biçimde istanbula taşınıyorum. Yerleşme geçinme vs durumlarını hallettim sayıyorum.. stajda mesleğe dair püf noktaları ve bilginin pratiğe nasıl uygulandığını öğrenmek asıl dert ettiğim şey. Yani bu sürece “aradan çıkarmak” olarak bakmıyorum.
Bu naneyi tecrübeleyen var mı dostlar? İlk defa yerleşik biçimde istanbula taşınıyorum. Yerleşme geçinme vs durumlarını hallettim sayıyorum.. stajda mesleğe dair püf noktaları ve bilginin pratiğe nasıl uygulandığını öğrenmek asıl dert ettiğim şey. Yani bu sürece “aradan çıkarmak” olarak bakmıyorum. Akademisyenlik ya da hakim savcı sınavlarına hazırlanma heveslerim yok. Velhasıl mevzunun büro bulma kısmında önerileriniz var mıdır? Staj süresince şunu şunu yap da mutlaka şundan kaçın gibi trickler?
0
kel aynak kusu
(22.06.21)
Ben İstanbul’da yapmadım ama şunu aklından çıkarma, hiçkimse bilerek başlamıyor. Sıfır noktasında olman gayet doğal. Adliyede ne nerede yapılır, hangi işlemler yapılır, memurla nasıl konuşulur, işin takibi nasıl sağlanır vb. hepsini sıfırdan başlayarak öğreneceksin, bunda hiçbir problem yok. Nazik olduğun sürece, seninle dalga geçilmesine vs aldırmadığın sürece, amacın sadece işi kavramak olduğu sürece ilerlersin. Sormaya asla çekinme, memurlara da sorabilirsin, arkadaşlarına da, hatta yeri gelince adliyede denk geldiğin tüm meslektaşlara sorabilirsin. Vakti olan yanıtlar, yardım almaktan sormaktan çekinme. Ama araştırmadan da iş yapma. Mesela evrak işi yapacaksan birilerine sor ama dilekçe yazacaksan önce detaylı bir araştırma yap kendin yazmaya çalış.
0
megalomaniac
(22.06.21)
ben adliye stajımı başlattıktan sonra sağlık sebebiyle gidemedim. adliye stajına dair diyebileceğim bir şey yok. ilgilenen hakim savcı zor, insan da ofiste öğrenirim zaten öğreneceğimi diye dusunuyor. 3 ay sonra falan ofis arayabildim ben. staj yapacak ofis bulmak zor değil bence. baronun sitesinde çok fazla ilan oluyor. kendiniz de ayrıca mail atabilirsiniz.
genellikle çok büyük ofisler(30-40 avukatın olduğu) çok az ücret teklif ediyor. bakırköy civarlarında tek avukat ya da birkaç kişi çalışan ofisler geçen sene eylülde 1500 civarı teklif ediyordu. şişli-beyoğlu taraflarında ortalama ofisler yine eylülde 2000 civarı denebilir. biraz daha kurumsal bir yer 2500. çok kaliteli ofislerde dolarla falan da maaş alan var.
ofis stajında da yaptığınız yere göre öğrendiğiniz iş değişiyor bence. çok büyük kurumsal bir yerde yapmanın öğreticilik olarak zayıf kalacağını düşünüyorum. kişi ve iş sirkulasyonu fazla olduğu için daha günlük işler geliyor. küçük bir ofiste bazı dosyaları tamamen size emanet edebilirler. her şeyiyle ilgilenirsiniz.
soru sormaktan çekinme kısmını ben pek uygulayamadım. evet sormakta bir sakınca yok ama bizim araştırıp kendimizin öğrenmesini bekliyorlar bence. öyle de daha kalıcı oluyor. ya da onlar zaten bildiği ve çok rutin bir iş olduğu için anlatırken bazı detayları atlıyorlar. onu da kendiniz yaparken öğreniyorsunuz.
stajda zor olan kısım adliyedeki işleri halletmek bence. dilekçe yazmak falan zaten öğreniliyor. girdiğinizde ofisteki butun dosyaları okumanızı tavsiye ederim. hem dilekçenin nasıl olduğuna dair hem de ofisinizin diline dair fikriniz olur. ne iş verdiklerine bağlı olarak dikkatli olmak çok önemli. her şey süreli vs. kaçırmamak gerek. ama adliyede bir iş yapmak yaptırmak daha zor. memurlar genel olarak bugun git yarın gel tavrındalar. ofistekiler de o işin o gün yapılmasını istiyor. biraz arada kalınıyor bu da baskı ve stres yaratıyor bence. işin en kötü kısmı bu :) kolaylıklar dilerim. sorunuz olursa sorabilirsiniz. daha yeni o dönemden geçtiğim için ben de soracak kimseyi bulamamıştım halden anlıyorum.
0
Olric
(23.06.21)
(29)

Abimden yedigim azari gururuma yediremiyorum

Bikit
Merhabalar, Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor. Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdu
Merhabalar,

Bir apartman dairesinde tek basima yasiyorum. Abim, esi ve 5 aylik cocuklari ust katimda yasiyor.

Ben 6 ay once kanser tanisi aldim. Kemoterapi gordum. Su an radyoterapi goruyorum.
Kt surecinde abim, esi, ailem, dostlarim herkes cok destek oldu. Asla haklarini odeyemem. Yegenim yeni dogdugu icin abimin esinin annesi de onlarda kaliyordu. Ben de onlara dahil olmus gibi oldum. Ozellikle abim, esi, esinin ailesi en buyuk yardimcilarim oldu

Ktlerim bittigi hafta tekrar abime ciktigimda esi soguk davranmaya basladi. Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi. Yani her gun onlara gitmememi ima etti bir anlamda. Ben de anlayisla karsiladim. Sonucta yeni dogum yapti, ben de cok pozitif durumda degilim, onun da kendine gore dertleri var. Ama annesi, kardesi vb. onlarda kaliyordu. Bu arada benim onlara gitme amacim yemek yemek ya da hizmet degildi. Cok ciddi intihar egilimlerim vardi ve doktor yalniz kalmamami onerdi. Major depresyon tanisi aldim. Televizyon acip oturuyordum zaten gunde 1-2 saat ancak onlardaydim.

Bu arada saclarim kaslarim dokuldugu icin disariya da cikamiyordum ihtiyaclarimi internetten karsiliyorum. Surekli hastaneye gittigimden abimlerin adresini vermistim. Daha sonra bunun icin de beni uyardilar. Cocuk uyuyormus zile basiliyormus baska adres versen olmaz mi gibi seyler. Tamam dedim. 3 ay hic bir sey siparis vermedim. 70 yasinda babami ariyorum o alip bana getiriyor. 2-3 is arkadasim baya bi kosturdular ihtiyaclarima.

2 gun once yine bir siparis verdim. Radyoterapilere her gun gittigim icin esine sordum size gelebilir mi bu kargom diye. Tamam kapiya not yazarim oraya birakirlar dedi. Bugun cikarken baktim kapiya not yazmis cocuk uyuyor kapiya birakin diye. Ama kargocu gormemis zile basmis. Babamla radyoterapiden ciktik, abim aradi. Once nasilsin falan diye 10 dakika muhabbet etti. Alakasiz seyler sordu. Sonra senin kargon gelmis dedi. Daha gelecek mi dedi. Cocuk uyuyormus zile basmislar hos olmamis gibi seyler soyledi. Esim rahatsiz oluyor zaten zor uyutuyor dedi. Ben de bunu soylemek icin 10 dakika yalandan muhabbet etmene gerek yoktu bi daha gelmez kargo kusura bakmayin dedim. Cok da sakin, izole yasayan insanlar degiller. Evde 7-8 kisi akraba gunu, cocuklu insanlar gunu falan yapan tipler.

Sonra biraz icime oturdu. Cocugum olmadigi icin anlamayabilirim belki. Ama bu durum beni uzdu acikcasi. Agladim epey. Onlari bi miktar anlamakla beraber simdi ne diyecegimi, nasil davranacagimi bilemiyorum. Belki asiri duygusal bir donemdeyim fazla alinganlik yaptim ama gidip alacaksiniz tabi bi gidin diyesim geliyor. Su anda muhtac durumdayim cunku. Trip ya da pasif agresiflik yapmak istemiyorum. Ama onlarin o cocuklu hayat cemberine de girmek istemiyorum artik. Bana ne onerirsiniz bu duruma yaklasimimla ilgili? Goremedigim bir hatam var mi?
iyi aksamlar.
0
Bikit
(22.06.21)
kusura bakmayın, biraz haddimi aşabilirim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla abinizin eşi buldumcuk anne sendromuna kapılmış.
abiniz de buna çanak tutuyor,
böyle durumlarda lafı edilecek şeyler değil bunlar.

kırıcı ve üzücü olduğunu çok iyi anlıyorum, üstelik normalin dışında da bir ihtiyacınız var ama mecburen araya biraz mesafe koymanız gerekiyor.
dünyada bir gün herkesin birilerine ihtiyacı olabilir, oluyor da.
bunları biraz düşünmek lazım.
düşünememek onların ayıbı.

kendinize farklı bir sistem kurmaya çalışın.
gerekirse kargo şirketleriyle konuşun, kargonuzu sizin kapınıza bıraksınlar.
ya da başka bir yol bulun.

bu gibi durumlara da "insan doğası" deyin, geçin.
üzülmek size iyi gelmez.
çok geçmiş olsun.
0
blatta hiberna
(22.06.21)
Kargocu niye onlarin ziline basiyor anlamadim.
Zil olayini cozseniz kavga bitecek.
0
divit
(22.06.21)
Abinin esi fena. Sal gitsin abini de esini de sana destek olan olacak baskalari varsa
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.06.21)
@divit

çünkü bu arkadaş o sırada evde olmuyor, ben öyle anladım.

Bence abiniz zil konusunda haksız. AMA sizin de her gün gidip 1-2 saat onlarda oturmanız normal değil, artık abinizin kendi evi, kendi hayatı var.
0
hayirsiz
(22.06.21)
anlattigin hikayede kargocu zurnanin son deligi gibi. bence kargocu bahane. hani onlari da suclamak istemiyorum seni de; ama hem depresyon hem kanser olup ustune yeni evli insanlarla yakın olmak çok hassas bir durum. muhtemelen farketmedigin seylerle rahatsizlik veriyorsun. abin de kibar olmaya calismis ama bir yere kadar, umarım bir an onxe duzelir
0
buenosdias
(22.06.21)
Zile cozum bulunur, surada herkes elektronikci.

bulamazsan da benzincilerde,avm'lerde kargo kutulari var oraya yonlendirebilirsin. Bazi esnaflar da kargo noktasi.
0
divit
(22.06.21)
Abin ve eşi kötü insanlar olsalar seni kt durumunda yalnız bırakırlardı. Abimin 3 ay önce çocuğu oldu ve ben de bir süre yardım için gidiyorum er birey olarak. Çocuk inanılmaz yorucu birşey. Derdini hiç anlamıyorsun herşeyi cidden dert. Doğum sonrasında kadın bireyler de o süreçteki zorlukla biraz değişiyorlar. Bence bu biraz birşeylerin üst üste gelmesinden kaynaklı. Bu kadar dert etme.Yengenin annesi sonuçta aileden biri ve sana kıyasla çok saha farklı iletişimi var. O yüzden kendini kıyaslama onlarla. Kendi sağlığına odaklan bir yerden sonra her koyun kendi bacağından asılıyor
0
Omelas'ı Terk Eden Köylü
(22.06.21)
abini de seni de tanimayan biri olarak "gurur" falan tarzi seylere cok takilma. hayat uzlasma ve taviz uzerinden yurur. abin tutup senin karakterine laf soylememis. cocuk bakmak da asiri iskence bir olay, bunalmis olabilir.

aninda cevap da vermissin zaten, "icimde kaldi" demelik bir durum da yok. o yuzden devam et.
0
hot potato
(22.06.21)
Benim diyeceğim şey şu;
Kargoyu kendi katınıza yönlendirip kendi kapınıza kapıya bırakın yazmanız bir çok sorunu çözerdi eğer hırsızlık konusundan çok korkmuyorsanız.

Dürüst olayım, bazen size çok basitmiş gibi gelen şeyler karşı tarafa batabiliyor, bu kargo mevzusunda sadece zile basılması değil belki, sizin daha sonra kargonuzu almaya çıkmanız da batıyor olabilir, mesela sadece şey diyebilirsiniz, kargomu alıp gidiyorum, bu durumda onları kargo şubesi gibi kullanıyorsunuz gibi durur.

Burada size haksınız demek değil amacım, bazen ne kadar empati yapsanızda anlayamayacağınız şeyler olabiliyor.

Mesela ben örnek vereyim, bir arkadaşım, kendisinin benden isteyeceği bir çok şeyi yapabileceğim birisi, bana abi benim amazon hesabı yok sen alsan olur mu dediğinde bu bana batıyor. Bak çok basit bir şey ama batıyor.
0
atom karincanin torunu
(22.06.21)
Lohusa/yeni anne kadın çok özür dilerim göğüslerini bir salmak don atlet gezinmek ister. Sizin de hassas döneminiz sağ olsun güzel karşılamış. Ama sınır dolmuş biraz.
Anne olmak yetebiliyor muyum korkusu onu da germiş. Bu çocuk uyutmak dünyanın en zor işlerinden. Bizim zile yanlış basan bir yaşlı komşu var bu adam her bastığında çocuk uyanır ben de ağlardım içli içli. 40 dk emzir uyusun biri zile bassın dön başa, dünyam yıkılırdı. Abartı bir tepki biliyorum ama o an abartı gelmiyor işte dengen bozulmuş bir kere.
O sizin depresyonunuzu çekmiş siz de onun depresyonunu çekin uzak durun. Sakın kendinizi üzüp suçlamayın. Siz ebeveyn değilsiniz hesap edemezsiniz, onlar rahatsızlıklarını dile getirmiş siz de yapmazsınız konu kapanır.
0
cilekli pasta
(22.06.21)
Çocuk uyutmak zor, zille falan uyandırılması muhabbetine maraz yapmayan görmedim. Eve kargo söyleme dediği halde niye zorluyorsunuz ki? Trendyol falan teslim noktaları yapmış. Marketler de saatli getiriyor. Bence düzenlenebilecek şeyleri düzenlememişsiniz.
0
baal
(22.06.21)
Kadınların çoğu hamilelik depresyonuna girip uzun süre çıkamıyor. Çocukları 3 yaşına girene kadar da oldukça sinirleri bozuk oluyor. Hem uykusuzluk hem çocuğa bir şey olacak endişesi hem hormonlar hem yetersizlik hissi. Siz de çok pozitif hissetmiyor olabilirsiniz ama alan tanımak konusunda alınganlık göstermeyin böyle dönemlerde insanların ihtiyacı oluyor. Buldumcuk anne diyenleri de çocuk doğurup büyütmeye davet ediyorum. Karşılıklı hoşgörü ile halledilemeyecek bir olay değil.
0
eatpraylaw
(22.06.21)
abiniz kötü bişey söylememiş ki sizi dolduracak. bence fazla alınganlık ediyorsunuz. onların da ilk çocukları. ana-babalığı öğreniyorlar. neyi nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. günlerce uykusuz kalıyor insan ilk zamanlar. abinin eşine de hak vermek lazım biraz.

karşılıklı hoşgörü içerisinde halledilmeyecek şey yoktur. bence bi akşam küçük bir hediye ya da ne bileyim akşam yemeği alıp gidin arayı soğutmadan. araya soğukluk girdimi kolay kolay düzelmez tekrar.
0
naksidil
(22.06.21)
şimdi tanımadığım bir kimsenin niyetini veya samimiyetini bilemem tabi ama küçük bebeği olan bir baba olarak söyleyebilirim ki, zil konusu gerçekten bahane filan olmayabilir. gerçekten hayatı kabusa çeviren bir şey. bebek hadi iki salla pış pış yap uyusun bir varlık değil, uyutmak gerçekten çok uzun vakit alabiliyor ve yorucu. dakikalarca, saatlerce uyutmaya çabalıyorsunuz ve o bir zil her şeyi bok etmeye yetiyor. çok defa yaşadık.

kendinize göre haklısınız, bunalım, yalnız kalmama tavsiyesi vs ama ortada evli bir çift var ve hemen her gün sektirmeden 1-2 saat eve gelen biri var. yani hiçbir şey yapmasanız bile bu bir yerden sonra çok rahatsızlık verici olur. evde çocuklu insanlar günü, bilmem ne günü yapmaları kendi istedikleri zaman yaptıkları bir şey, sizin her gün gelmeniz veya gelmeseniz bile kargo sebebiyle dolaylı yoldan varlığınızın bir şekilde o evde kendini hissettirmesi aynı şey değil.

aslında abiniz bence gayet dürüst ve kibar bir insan gibi geldi bana. ''Bisey olup olmadigini sordum abim bana esinin alana ihtiyaci oldugunu artik yalniz kalmak istedigini soyledi'' yani gayet düzgün konuşmuş. burada tabi çelişki şu, bunlar soylenirken abinizin eşinin anasının, danasının evde ikamet etmesi. bu da karşı olduğum bir durum, çogu çocuklu çift aman cocuğa baksın diye kadın tarafının annesini eve getiriyor. tamam kolaylık da huzur muzur kalmıyor genelde o durumda da. (biz iki tarafın ailesine de uzak bir şehirde olduğumuzdan aile büyüğü filan yok ama cevremde çok sahit oldum)çiftlerin mahremi falan kalmıyor. bir kere getirmişler ya şimdi kolaylarına geldiği için veya git diyemedikleri için veya abiniz rahatsız olsa bile abinizin eşi, anneme git mi diyorsun bla bla yaptığı için abinizin kaynana evde. sizin de zorunuza gidiyor. ama dediğim gibi sizin de o veya bu sebeple her gün onlarda olmanız bence doğru değil.

ya ben aslında aynı aileden kişilerin, hele ki evlilik falan varsa aynı apartmanda komşu olmasını da tasvip etmiyorum. yani sürekli dip dibe olmaz ki. şahsen sosyal hayattaki arkadaşlarımla bile aynı apartmanda olmak istemem.

kargo için kesinlikle alternatif bulun.
0
wilhelmwasmuss
(22.06.21)
bu kadar duygusal olmamalısınız bence. abinizin eşi kendi ailesiyle kalmak istiyor olabilir, kendisi uyuyamıyor olduğu için uyutma meselesine takılmış da olabilir.

abiniz kırmamak için uğraşmış gibi ama siz bayağı hassas olmalısınız sahiden, insanları bu kadar umursamamaya çalışmanız en doğrusu.
0
dnzdnz
(22.06.21)
yeni bir anne olarak soyleyebilirim ki bebegi uyuttugun anda calan zil gercekten insanda o zili gereksiz calan insana kafa atma istegi uyandiriyor. butun gece uyumamissin ve neden agladigini kendi bile bilmeyen bir canliya bakim vermeye calisiyorsun. belki kucaginda uyumus ve yaklasik 1 bucuk saat boyunca sadece biraz sessizce oturabilmek icin kipirdamadan durmussun. ya da ne bileyim bebegi uyutayim dusa gireyim/tuvalete gideyim/yemek yiyeyim demissin. insani ihtiyaclarin icin bile beklemekten bahsediyorum farkindaysan. tuvalete gitme hayaliyle 1 bucuk saat uyutmaya calistigin bebegi tam yatagina koydugun anda seninle hicbir ilgisi olmayan ve farkli sekilde pek cok cozumu olabilecek bir sey yuzunden zilin calindigini ve bebegin uyandigini dusun. buyutmuyorum, abartmiyorum, yasamayan bilemez anlayamaz diyorum. biz apartman girisinden calan zile kapatma dugmesi taktik ve evin kapisina da bebek uyuyor zili calmayin yazdik. ona ragmen bazen oyle bir an oluyor ki bekledigim kargo geliyor ama ben bebegi emzirerek uyutuyorum. kapi acmak inanilmaz bir problem oluyor. ya dalmak uzere olan bebegi uyandirip kapiyi acicam ya da lanet olsun kargosuna diyip acmiycam. cogunlukla tercihim ikincisi oluyor. artik esimin ofisine soyluyorum kargolari cunku bu kadar fiziksel ve psikolojik derdin yaninda bir de kargocuydu zildi dert edinemiycem.

tabii bir de yeni dogum yapmis ve surekli emzirme halinde olan bir kadin soz konusu. senin yaninda rahat hissedemiyordur, ben salonumun koltugunda rahat rahat emzirebilecekken evde esimin kardesi var diye baska bir yerde sıkış tepiş emzirmeye calismak istemezdim acikcasi. bu konuda da kiz hakli.

asla dogurmamis ve bebek emzirmemis kisilerin gelip buraya kiza b.k atmasina gonlum razi gelmedi, biraz anlatmak istedim.

zaten sana destek de olmuslar ve ben abinin soylediginde olumsuz bir sey gormedim acikcasi. tatli dille soyleseymis denmis de daha ne soylesin 10 dk sirf konuyu yumusatmak ve belli ki seni kirmamak icin havadan sudan konusmus. ki yine de ters tepki vermissin bence.

pasif agresif bir tavira girmeye gerek yok burada, onlar senin depresyon doneminde destek olmuslar yani gercekten yapabileceklerini yapmislar gibi anladim ben. sen de bu zor donemlerinde onlara anlayis gosterebilirsin bence. ve kesinlikle ama kesinlikle kargo isine onlari dahil etmeyecek bir cozum bulmalisin.

son olarak gecmis olsun diyorum. umarim bitmistir kanserle ve depresyonla isin.
0
in vino veritas
(22.06.21)
Çocuğu oldu diye dünyanın tüm önceliklerine sahip olmayı hakettiğini düşünen bir kesim var. Bahsettiğiniz çift tam olarak bu. Kapıya yazıldığı halde zile basan kargocunun derdini size yükleyemez kimse. Bu sizin sorumluluğunuzda-kontrolünüzde olan bir mesele değil ki…
Olabildiğince onlara yaklaşmadan halletmeye çalışın işlerinizi, siz kendinize yetersiniz bunca şeyi atlatmışsınız bunu mu aşamayacaksınız, destek oldular diye onlara bir şey borçlu değilsiniz. Kendinizi düşünün kimseye eyvallah etmeyin.
0
megalomaniac
(22.06.21)
Hepinize tesekkurler. Gormedigim seyler oldugunu farkettim, sagolun. Ben zaten rahatsiz olduklarini bildigim icin son 3 ayda toplam 10 kere falan gittim onlara, 30 dakika sureli yegen sevme amacli.

Sadece kemoterapi zamani olan o 3 ayda her gun gidiyordum. Onun da 1.5 ayi ailemde kalmisimdir. Gittigim zaman da yengemin annesiyle dizi izliyoduk ben sonra eve donuyordum. Ama sagolsunlar haklarini odeyemem. Kolay surecler degildi bana katlandilar.
Daha once ise ayda 1 kere belki kahveye ugrardim. Disarda bulusurduk genelde.


Eklemek istedigim hususlar: kanser tedavisi cok agir bir surec. Dusmanimin basina bile gelmesin. Logusalikla 32 yasinda kemoterapilerle menopoza sokulmus bir insanin hormon durumunu ayni degil.
Hayatta 2-3 senesi kalmis insan psikolojisiyle cocugu zilden uyanmis, uykusuz kalmis insan psikolojisi ayni degil.
Bu iki durumu karsilastirmak bile abes. Umarim bu duruma gelmek zorunda kalip o eziyet zannettiginiz gunlerinizi mumla aramazsiniz.
Hediye alip gitmek de degisik fikirmis.
Ama suna katiliyorum. Aile de olsa kimse kimseye yardim etmek zorunda degil. Tolere etmek zorunda degil. Bencilliklerine katlanmak zorunda degil. Her koyun kendi bacagindan asilir. Yine ellerinden geleni yaptilar. Ikisine de minnetarim.

Ben tanidan itibaren tedavi olmak istemedim zaten. Bunun en buyuk nedeni yalniz olmam ve kimseye yuk olmak istemememdi ve bu agir tedavileri cekip 2-3 sene daha yasayacagima 1 sene hayatimi dibine kadar yasar, veda ederim kafasindaydim. Hala da bu fikrimin daha dogru oldugunu dusunuyorum. Hayat bu. Elbet bitecek.

Aileme direnemedigim icin kabul etmis bulundum. Cok kavgalar dovusler duygu somuruleri gozyaslariyla dolu pazarliklar yapildi. Her seyine raziyiz, yeter ki tedaviyi reddetme bilmem ne edebiyatlari.
Su an geldigim noktada biraz ikna edene kadar kus sutuyle besleyelim, tedaviden sonra naparsa yapsin durumuna gelindi. Amacim kimseyi suclamak degil ama sadece sanal bi sevgi cemberi yaratilmis gibi hissettim. Tiyatro oyunu gibi. Zaten yasamla bagi cok kuvvetli biri degilim artik, kusla bocekle, kendime aldigim mumlarla mutlu olmaya calisiyorum bi de onlarin tuzu kuru dertlerini ve sitemlerini isitmek asiri itici geliyor. Ama dedigim gibi anne baba kardes de olsa kimse kimseyi cekmek zorunda degil.

Hepinize tesekkurler.
0
🌸Bikit
(22.06.21)
Benim nacizane tek tavsiyem saçınızı kaşınızı dert etmeden rahatca dışarıya çıkmanız, gelip geçici süreçler bunlar kimseye muhtaç görünmeyin herkese gücünüzü gösterin geçmiş olsun
0
apocalipy
(23.06.21)
Uzunca yazmaya gerek yok.
Ayıp etmişler.
0
teritori
(23.06.21)
Oncelikle gecmis olsun, allah sifa versin. Insanin ilgiye/yardima ihtiyaci varken ihmal edildigi duygusu cok agir. Ben olsam boyle bir seyi kardesime hissettirmemek icin elimden geleni yapardim ama kardeslerimden boyle bir fedakarlik beklemezdim. Bu konularda bilerek ve isteyerek toplumun bakisina gore biraz malim.

Benim toplumda gordugum kadariyla kardeslik olayini cok buyutmemek gerekiyor. Hic bir zaman bir anne baba kadar insanin derdiyle dertlenmelerini beklememek lazim. Bana kalirsa anne baba da cogu zaman insanin eşi seviyesine cikamiyor bu konuda. Bosuna hayat arkadasi demiyorlar. Deli Dumrul'u bilirsiniz. Azrail canini baska bir can getirmesi sartiyla affedince anasi, babasi degil eşi canini vermeye razi oluyordu. Hikayede kardes lafi bile gecmiyor. Baskalarinin abisi kardeslerine sizin abinizin size destek oldugu kadar bile olmuyor emin olun.

Ben olsam olumlu tarafından bakarim. Yapabiliyorsam abime az biraz hiyar gibi davrandigini soylerim mutlaka ama bir abim oldugu icin de sevindigimi eklerim hakkini teslim etmek icin.

Bu arada baslikla icerik uyusmuyor. Bi azar olmadığı gibi gururunuzu kiracak bir durum da olmamis. Bu durum insanin gardini dusuruyor evet ama boksor yere dustugu zaman degil, ayaga kalkamadigi zaman yenilir. Sanki sizde de bi yumruk daha yesem de ringin surasina uzansam biraz gibi bir istek olabilir mi? Son ana kadar maci birakmayin. O kadar darbeden sonra tum gucunu toplayip rakibini aparkartla nakavt eden bir suru boksor vardir. Cindirella man oluyor da cinderalla girl niye olmasin?
0
Kirmizibavul
(23.06.21)
Öncelikle geçmiş olsun acil şifalar dilerim

Eşim de doğumdan sonra değişti karakteri filan cocuk onları cok zorluyor hele uyumayan bir çocuk varsa kadinlar lohusa ve bebekli dönemlerinde alıngan olurlar.

Bu döneme rast gelmissiniz öncelikler değişebilir bebekle beraber

Abiniz arada kalmış saniirim, onlar cocugua alıştıkça sizinle araları eskisi gibi olacaktır
0
intern in the house
(23.06.21)
bir evde bebek doğarsa o bebek evin yöneticisi ve merkezi olur.

bebeğimiz 1 yaşında ve ben eşimi inanın çocuk doğduğundan başlayan süreç ve çocuğun 3. aya giren sürecine kadar tanıyamadım. bazı kadınlar böyle durumlar yaşayabiliyor. 9 yıldır tanıdığım pamuk gibi insan asabi, sinirli ve çekilmez bir hale büründü. bizim çocuk ilk 6 ay uyumama ve emmeme problemi yaşattı bize aşırı şekilde. çocuk olunca anladım bu gerçekten büyük bir problem (özellikle büyüyebilmesi için uyku ve emzirme cok önemli).

haliyle yengeniz abinize bu konuya paralel bir durum yaşatmış olabilir. abinize kırılmayın zaten kötü bir insan olsa tedavi sürecinde size yardım etmezdi. emin olun çocuk 1 yaşına yaklaşınca ve çocuk sizi severse "amcası amcası" diye sürekli sizinle olacaktır. o da size moral katar umarım. bir süre onlardan uzak durmaya, onların sizi ziyaret etmesine altyapı hazırlamaya çalışın. çocuğa bir hediye alın vs. inanın size daha güzel döneceklerdir.

geçmiş olsun.
0
bisorumvargaliba
(23.06.21)
senin cevabına kadar okudugum yorumlarda biraz içim ezildi acıkcası, herkes kıza yuklenmiş ne kadar ebeveyn savunucusu cıktılar falan diye iç sesim konusuyordu.

cocuk olayı cok zor ama senin durumun ve psikolojinin bozuk olması da cok zor. biri diğerinin üstüne konabilecek bişey mi, bence buna bi cevap var ama gördüğümüz üzere herkesin farklı bir cevabı olabiliyor. senin için de önemli olan muhatap oldugun insanların yaklasımı.

pek cok ihtimal var, tekil değerlendirmemek lazım. mesela bugun eşimin kardesi aradı, onun da 9-10 aylık bi bebegi var. normalde dunyanın en fedakar ve sorumluluk sahibi evladıdır, babaları rahatsız biraz. ben yetişemiyorum gelsin babasıyla ilgilensin gibi son derece soguk bi ifadeyle aradı. cok sasırdım ama cocuk sahibi olmak böyle bişey dedim sonra.
öte yandan bebek sahibi olan insanlarda bi takdir beklentisi ve belki bunun duygusal anlamda sefasını sürmek içgudusu de olmus olabilir, belki de senin bu ilgi isteyen surecin gelin hanımınkini baltaladıgı icin elinde olmadan, artık tedavi surecinin de sona yaklasmasıyla biraz daha hayattan isteklerini almak konusunda hırcınlasmıs olabilir. bence abine kızmamalısın ama zira duygusal anlamda en sıkısık kişi o olabilir su resimde. on dk muhabbet etmesi falan kibarlıgına veriyorum ben. muhtemelen evde büyük psikolojik baskı altındadır.
bir de şöyle acı bir gerçek var ki, psikolojik hastalıklarda kimse kimsenin derdinden anlamıyor. senin kanser tedavini idrak etmişlerdir ama major depresyonun nasıl bir bela oldugunu hiçbirinin anlayabildigini dusunmuyorum.
girls dizisinde duymustum, hala da unutmam beni cok etkilemişti. depresyonda olan birini ancak depresyonda olan biri anlayabilir, atlatan bile degil. (bu arada vaktin varsa bu diziyi izle cok iyidir)

durum zor ama hayatta sunu ögrenmek lazım, kendine faydan önce senden gelecek. dısardan beklentiyi ne kadar azaltırsan kafan o kadar rahat olur. cok zor biliyorum, ama dene lutfen
0
galandar kostumu
(23.06.21)
tabii ki net olarak , bozulmakta haklısınız. lohusaymış da bilmem neymiş. lohusalık depresyonu olsa tamam derim de, abiyle iyi, evdeki 7-8 kişi ile iyi sadece kanser tedavisi alan size mi depresif yengeniz?! radyoterapiye gidiyorsanız tedaviniz hala devam ediyor demektir. çocuk oldu, yakamızdan düşsün moduna geçmiş. abiniz de desteklemiş. ikisi de haksız. herkes kanser tedavisi alan kardeşini desteklemek zorunda mı? kesinlikle evet zorunda. yoksa kardeş sıfatını haketmiyor demektir.
bunlara üzülüp moralinizi bozmayın. kanser tedavisinde moral çok önemli. inşallah en yakın zamanda tedaviyi tamamlayıp hastalık öncesi hayatınıza dönersiniz. siz moralinizi yüksek tutun, buldumcuklardan da uzak durun.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
buldumcuklara da biri söylesin; bebek uyuyor notunu kapıya değil zilin üstüne yapıştırıyoruz.
0
sumuklu asilzade
(23.06.21)
Daha önceki bir duyurunda da böyle sitemkardin sanki, adamin birinin üzerine bile yürümüstün yok yere. Hastalik seni duygusal olarak yipratmis aslinda.

Bir de hastalik güçtür ama hasta bakmak, ilgilenmek çok daha güçtür.
0
Avoiding The Puddle
(23.06.21)
Öncelikle çok geçmiş olsun, çok zor bir dönemden geçiyor olmalısınız, umarım bir an önce hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığınıza kavuşursunuz.

Abiniz kendi ailesini kurmuş, üzerine birkaç ay önce ailelerine yeni bir birey katılmış ve yeni düzenlerine alışmaya çalışıyorlar. Telefonda sizi azarlamamış. Uzunca bir süre size destek olmuşlar. Sonra da düzgün bir dille size beklentisini aktarmış, siz önemsemeyip aynı hareketi tekrarlamışsınız.

Aşağıda verdiğiniz cevapta dertleri yarıştırıp kendi derdinizi abinizin eşinin derdinin üzerinde tutuyorsunuz. Böyle bir şeye hakkınız yok, dert yarıştırılmaz. Birine küçük görünen dert, diğeri için çok ağır yük olabilir ya da tam tersi. Sizin derdinizi yüklenmek için kimse kendi derdini görmezden gelmek zorunda değil, hatta bunu yapmamalı da zaten, yoksa kendi ruh sağlığı bozulur.

Fiziksel rahatsızlığı olan birine destek olup, birlikte vakit geçirmek zor ama ruhsal problemleri olan birisiyle daha da zor. Bunu kişisel deneyimlerim doğrultusunda söylüyorum. Bu duyurudan bile depresyonunuz sebebiyle bazı konuları düzgün değerlendiremediğinizi görebiliyoruz. Abinizin daha size söylemediği bir sürü şey olduğundan eminim.

Herkesin kişisel sınırlara ihtiyacı var. Abiniz ve eşi size bu sınırı göstermiş, siz sınırı ihlal etmişsiniz, sonra tekrar size sınır hatırlatıldı diye sinirleniyorsunuz. Bu doğru değil. Ne olursa olsun insanların talep ettiği kişisel sınırlara saygı göstermek zorundasınız. Özel durumunuz size bu sınırları ihlal hakkı tanımaz. İnsanların diğer ilişkilerini nasıl yürüttüğü de sizi ilgilendirmez.

Er ya da geç düştüğümüz zor durumlardan kendimiz sıyrılmayı başarabilmeliyiz. Başka insanların az ya da çok, geçici destekleri söz konusu olabilir sadece. Her şeyden önce, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınızın sorumluluğu sizde. Bunun farkına varmadan asla iyileşemezsiniz. Umarım bu farkındalığa ve güzel günlere bir an önce kavuşursunuz..
0
gmzo
(23.06.21)
Çok çok geçmiş olsın.
Allah önce abinize
Sonra size ve ailenize sabır versin.
Yenge hanım ile mümkün mertebe muhabbeti sıfır'a indirirdim ben olsam.
0
paramolacak
(23.06.21)
(10)

Kedimin sırtındaki yara iyileşmiyor :(

megalomaniac
Fındık kadarken gittik veterinere, yaptıkları şeyler işe yaramadı. Ben sargı yapın dedim ama açıkken daha iyi iyileşir dediler bu hale kadar geldi. Kedi bahçede yaşıyor, yakalık takarsam çok mağdur olur, başka kediler de geliyor zaten. Krem hazırladılar, zyrtec verdiler ve bazı vitaminli damlalar ve
Fındık kadarken gittik veterinere, yaptıkları şeyler işe yaramadı. Ben sargı yapın dedim ama açıkken daha iyi iyileşir dediler bu hale kadar geldi.
Kedi bahçede yaşıyor, yakalık takarsam çok mağdur olur, başka kediler de geliyor zaten.
Krem hazırladılar, zyrtec verdiler ve bazı vitaminli damlalar verdiler 15 gündür aksatmadan yaptım ama sonuç bu…
2 aydır bu yarayla uğraşıyoruz.
Erkek kediler ısırınca olmuştu, epeydir ısıran görmedim, kendisi yalayıp kanatıyor kabuk bağladıkça.
Başka veterinere mi gitmeliyim?
Başına gelen var mı? Nasıl geçirilir fikri olan var mı?
0
megalomaniac
(04.06.21)
kıyamam geçmiş olsun bence yarası iyileşmeden salmayın
-dışarıda her türlü o yara yeniden kötüleşir ve enfeksiyon kapma olasılığı çok yüksek
-kabuk bağlaması açısından bildiğim kadarıyla yaranın açıkta kalması lazım
-yakalık boyunluk olmadan devamlı yalaması ilacı da yutması anlamına gelir bu da zararlı kediniz için.
-bir başka vet.e daha sorun tabi ama yarası çok büyük görünüyor dışarıda durdukça düzeleceğini sanmıyorum =(
0
windymimas
(04.06.21)
Biz felçli köpeğimizin dev yatak yarasını baticon+oksizinc pomatla geçirmiştik. Ama o tabi ev ortamında bakılıyordu, düzenli pansuman yapabiliyorduk, temizdi vs.

Çinkolu kremler baya işe yarıyor demek istediğim o. Gerçi siz de bir krem sürüyormuşsunuz ama bunu da bir veterinerinize danışın isterseniz.
0
buff
(04.06.21)
veterinere soyleyin ve barf deneyin.
0
dio
(04.06.21)
Geçmiş olsun. Furacin ve fucidini karıştırıp sürün. Yakalığa gerek yok bence fakat kedi merhemi yaladığı için gün içinde sürekli meehemi tazelemelisiniz. Benim dikişleri açıkan kedimin açıklığı 10 günde kapandı. Merhem öncesinde batikonla temizleyin. Neehemleri karıştırmayıp bir fucidin sonraki seferde furacin şeklinde dönüşümlü olarakta kullanabilirsiniz
0
rapisa
(05.06.21)
Batikon yaranın derinleşmesine neden olmaz mı? Böyle bişey okuduğumu hatırlıyorum
0
🌸megalomaniac
(05.06.21)
Ben batikonu her merhem öncesinde sürmedim. Günde 1 kere sürmüşümdür
0
rapisa
(05.06.21)
Baticon yarayı kurutuyor.
0
buff
(05.06.21)
Batikonu veteriner kullanmamı söyledi. Kurutuyor diyen arkadaşlar yaranın mikrop kapmaması için ne kullanıyorlar?
0
rapisa
(07.06.21)
Bu arada kediniz nasıl oldu
0
rapisa
(10.06.21)
İyileşti diyebilirim epey küçüldü yarası.
Herkesin aklında bulunsun ActoVet diye bir jel var müthiş yara iyileştiriyor, kurutarak küçültüyor.
Beraberinde vitaminler kullandı b12, d, k, bir de probiyotik 3 farklı damlayı her gün içti(ya da yaladı demeliyim:)
0
🌸megalomaniac
(22.06.21)
(6)

üst soy bilgisindeki gariplik

diffarentiationation
Babasının Annesinin Annesinin BabasıBabasının Babasının Babasının Babasıbu ikisi aynı kişi görünüyor üst soy bilgimde. kafam yandı benim, ne anlama geliyor bu iki kişinin aynı olması?
Babasının Annesinin Annesinin Babası
Babasının Babasının Babasının Babası

bu ikisi aynı kişi görünüyor üst soy bilgimde. kafam yandı benim, ne anlama geliyor bu iki kişinin aynı olması?
0
diffarentiationation
(27.05.21)
Akraba evliliği?
0
megalomaniac
(27.05.21)
@mega orta ikiden birini sildim. babaannemin babası ile dedemin babasının aynı olması, bu ikisinin kardeş olması anlamına gelmiyor mu? yani kardeş evliliği?
0
🌸diffarentiationation
(27.05.21)
Evli olanlar babanın annesi ve babası. Onların üstü evli değil, kardeşler. Kardeş çocukları evlenmiş.

Babasının Annesinin dayısı = Babasının Babasının Babası
Babasının Babasının halası = Babasının Annesinin Annesi
0
boray eris
(27.05.21)
babasının annesinin annesi ile babasının babasının babası kardeş evet.
0
kljgslsdkjsd
(27.05.21)
soldan 3. sıradakiler kardeş. 2. sıradakiler kuzen ve birbirleriyle evliler.
0
rusalka
(27.05.21)
baba tarafından dedeniz ve nineniz kuzen. dayı-hala çocukları.
benim baba tarafımda dedem ve ninem dayı hala çocukları. dedem ve kardeşi kuzenleri ile evlenmişler. babamın amcasından olma kuzenleri aynı zamanda teyze kızları da oluyor. anne tarafımdan dede ve ninem teyze çocukları. annemin iki dedesi aynı zamanda bacanak. ufak köy yerlerinde bu tip evlilikler olağan. az nüfus. kapalı tarımsal ortam.

türkiye'de kuzen evliliği yoğundur. günümüzde hâlâ %20-25 civarı olduğu söyleniyor.
0
phonex
(28.05.21)
(13)

vegan mönü

rewlack
vegan deyince aklına falafelden başak birşey gelmeyenler merhaba ! :) bir davet vereceğim, güzel ikramlar olsun istiyorum.tabiiki biliyorum sebze yapıp geçmeyi ama aklınıza atıştırmalık veya doyurucu alternatiflerden neler geliyor? teşekkürler.
vegan deyince aklına falafelden başak birşey gelmeyenler merhaba ! :)
bir davet vereceğim, güzel ikramlar olsun istiyorum.
tabiiki biliyorum sebze yapıp geçmeyi ama aklınıza atıştırmalık veya doyurucu alternatiflerden neler geliyor?

teşekkürler.
0
rewlack
(25.05.21)
Zsytinyaglilar + salatalar semizotu havuc enginar vs
0
ala09
(25.05.21)
Hemen hemen etsiz butun zeytinyaglilar.
Sarma, dolma, otlu seyler…
Patates salatasi
Humus (cesitli humuslar)
0
kuehles blondes
(25.05.21)
tahinli babagannuş, meze olarak aklıma bu geldi
0
freebird5406_2
(25.05.21)
mantar kullanarak da tarifler deneyebilirsiniz
0
elma
(25.05.21)
@elma mantar deyince aklıma geldş, şu dümdüz kolay tarif, mantar sarımsak maydonoz fakat vegan olması için tereyağını tariften çıkarmalı

youtu.be
0
freebird5406_2
(25.05.21)
Pirasali borek
Sarmisakli yogurtlu havuc
0
nax
(25.05.21)
@nax
yufka?? :(
0
🌸rewlack
(25.05.21)
Benim son zamanlardaki en büyük ana yemek favorim vegan lazanya. Barilla lazanya hem vegan hem lezzetli. İç malzemesini de 2 paket mantar ve ıspanakla yapıyorum. Beşamel sos için un, zeytinyağı ve bitkisel süt kullanıyorum. Bir de domates sosu hazırlayıp en üste azcık vegan peynir rendeliyorum ben ama peynir olmasa da olur. Tadı gerçekten çok iyi oluyor bu malzemelerle.

Bildiğimiz düz yufkayla börek yapıp en üstüne yumurta yerine zeytinyağı ve pekmez sürebilirsiniz. Yufka araları için de yine zeytinyağıyla bitkisel süt karıştırıp kullanıyorum ben. İçini de keyfinize göre yeşil mercimekli, patatesli, patlıcanlı vs hazırlayabilirsiniz.

Poğaça, mini pizzalar falan bu tür şeyler de güzel olur. Ben henüz denemedim hiç ama instagram ya da youtube’da güzel tarifler var. Hatta Basit Vegan diye bir kanal var, onun açma tarifini denemişti kardeşim ve bayağı iyi olmuştu. Pizzayı da yine güzel bir hamur hazırlayabilirseniz zeytin, mısır, vegan peynir, biber, domates vs ekleyerek yapabilirsiniz.

Yoğurtlular hariç mezelerin çoğu vegan zaten zeytinyağı kullanınca. Şu an tam da mevsimi olduğu için zeytinyağlı enginar güzel bir seçenek olabilir. Onun dışında fırında sebze, kısır, patates salatası, zeytinyağlı taze fasulye, zeytinyağlı bakla, humus, mantar sote, deniz börülcesi, barbunya pilaki, patlıcan salatası falan bir sürü seçenek var.

Aslında yoğurtlu mezeleri de veganlaştırabilirsiniz ama uğraşmak ister misiniz bilmem. Vegan Bakkal tarzı yerlerde hazır yoğurt satılıyor zaten ama İstanbul’da değilseniz de sadece 3-4 malzemeyle yapabilirsiniz evde. Kaju, limon suyu, su ve besin mayası falan kullanarak yoğurt yapabilirsiniz ama uğraşmak istemeyebilirsiniz ya da zaten gerek yok bence de.
0
ms brownstone
(25.05.21)
Mobilde editleyemedim ama marketlerde falan satılan yufkaların içeriğine bakarsanız çoğu un, su ve tuzdan oluşuyor sadece. İçeriğine bakarak hayvansal ürün içermeyenlerden alabilirsiniz.
0
ms brownstone
(25.05.21)
börülce, meksika fasülyesi, buğday, mercimek gibi kurubaklagillerin olduğu salatalar çok hoş oluyor. içine çiğ pancar rendelenebilir, kırmızı biber doğranabilir, çeşitli yeşilliklerle kombine edilebilir. avakado dip sos da çok şanae olur. bizim klasik zeytinyğalılarımız da gayet okey zaten.
0
red g
(25.05.21)
kimse tatlı yazmamış, irmik helvası da olur
0
vudin
(25.05.21)
Pırasalı kek(tuzlu), mücver, kinoa salatası, tatlı olarak keten tohumlu incir uyutması.
Tariflerini verebilirim özelden sorarsanız.
0
megalomaniac
(25.05.21)
vegan denilince karbonhidrat ağırlıklı atıştırmalık çokça var ama bence proteini de unutmayın. baklagillerle bir salata yapıyorsanız içine mutlaka çiğ kuruyemiş de koyun. mesela yeşil mercimekli salata yapıp içine ceviz koyabilirsiniz.

kenevir ya da keten tohumlu, chialı kraker yapabilirsiniz hem protein yönünden hem lifçe zengin olur.

yulaflı kuruyemişli kurabiye yapabilirsiniz.
vegan dondurmayla irmik helvası da çok güzel olur.
0
windymimas
(25.05.21)
(4)

yavru kedi bakımı

Gamsızız
Merhabalar.Bir arkadaşımın evine kedi girdi ve doğurdu. (daha önce bu konu ile ilgili başka bir duyuru açtım ama konu başka)anne çok yabani, camdan girip çıkıyor ama yanaşılmıyor asla. yavrularla anne yokken ilgilenebiliyoruz sadece. arkadaşım anne için de mama bırakıyor, gelip yiyip çocukları emzir
Merhabalar.
Bir arkadaşımın evine kedi girdi ve doğurdu. (daha önce bu konu ile ilgili başka bir duyuru açtım ama konu başka)

anne çok yabani, camdan girip çıkıyor ama yanaşılmıyor asla. yavrularla anne yokken ilgilenebiliyoruz sadece. arkadaşım anne için de mama bırakıyor, gelip yiyip çocukları emziriyor, biraz takılıp yanlarında gidiyor.
şimdi baya büyüdü yavrular, 31 günlük oldular. anne de geliyor hala, ama ek hiçbir şey vermedik. 45-60 günlük olduklarında ben alıcam yavruları, eve getiricem ama o zamana kadar mama vermeli miyiz tam anlayamadım ben.

şu an dediğim gibi; 31 günlükler, ek bir mama bırakılmalı mı yanlarına, aç kalıyorlar mıdır? verilmeli ise hangi marka önerirsiniz?
0
Gamsızız
(15.05.21)
Annenin karnı doyuyorsa o besliyordur, siz anneyi besleyin, hatta kitten mama alırsanız hem anne hem yavrular yiyebilir. Bir de arkadaşınız için sıkıntı yoksa yavrular hiç olmazsa 3 aylık olana kadar anneden ayırmasanız daha iyi olur, emzirmesi iyice azalana kadar ellemeyin.
0
kobuzchu kiz
(15.05.21)
anne için mama bırakıyor arkadaşım, arada pişirdiği tavuktan etten de koyuyor. yaş mama-kuru mama hep bırakıyor. benim korkum anne çok yabani olduğu için bi şeyden huylandığı için alıp götürür mü? dışarıda heba olabilir yavrular. çok cılız anne, muhtemelen tecrübesiz. ben ilk defa bi kedinin boynunu gördüm diyorum hatta anne için, o kadar zayıf. kitten mama bırakırsak da yavrular emeceği varken onla karın mı doyurur diyorum :S

bi de 3 aylık olsalar belki kendileri tırmanıp giderler. bi de 3 ay hayvanları küçük bir yere tıkmak eziyet olur. dediğim gibi anne faktöründen dolayı girdikleri odanın küçük bir bölümünde yaşıyorlar, bir iki oyuncak attık içeri oynasınlar diye ama yine de eziyet olur o kadar uzun süre :S anne asla evcilleşecek gibi değil. bi yavrunun gözü iltihap olmuştu, ben anne yokken aldım, silip damla damlattım. anne beni görünce böyle tısladı ki, neredeyse yavruyu fırlatacaktım :D
0
🌸Gamsızız
(15.05.21)
Kedi mamalarının emziren kediler ve yavru kedilerin birlikte yiyebileceği türlerinden alabilirsiniz.
Hill’s markasını genelde tavsiye ediyor veterinerler.
Hill’s kitten ton balıklı yavru kedi maması olarak aratabilirsiniz internetten. Yavrular da yiyebilir anne de.
Çok elinize almamaya çalışın yavruları, anneler böyle şeylerden pek hoşlanmaz. Şanslısınız size o anda saldırmadığı için :)
Yavruların karnı şişerse ve bu durum uzun süre geçmezse sıkıntı olur ancak o zaman müdahale gerekebilir, onun dışında siz bir şey yapmasanız daha iyi.
0
megalomaniac
(15.05.21)
çok teşekkürler @megalomaniac. anne yokken dayanamıyorum gittiğimde :D dediğim gibi benim evimde değiller, arkadaşımın evindeler, büyüdüklerinde alacağım. ama gidince dayanamıyorum, ısırasım bile geliyor :D bi kez yaş mamaya parmağımı batırıp yalattım ama ısırdılar :D bir kez de ek süt tozu vardı, annenin beslemediği bir yavru için almıştık ama yaşamadı maalesef, onu hazırlayıp patilerini batırdım yalayarak yesinler diye. bunlar dışında sadece anneden besleniyorlar, o yüzden bi endişelendim aç kalıyorlar mıdır diye.

dediğiniz gibi annenin ve yavruların ortak yiyeceği mamalardan alarak kendi keyiflerine bırakabiliriz. ben genel işleyişi merak ettim, atıyorum 1 ay sonra anne sütü ve ek gıda gibi bir teamül var mı diye
0
🌸Gamsızız
(15.05.21)
(16)

30 yaşına gelmem ama işim yok diye bana harçlık verilmeye çalışılması

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Bendeniz 30 yaşına gelmiş ve henüz kariyerinde istediği atılımı gerçekleştirememiş birisiyim. Son tam zamanlı işimden ayrılalı 3 yıl olacak 1 ay sonra. Doğru düzgün bir iş bulamadığım için serbest çevirmenlik yapıyorum. Hoşuma gitmiyor serbest çevirmenlik ama hiç değilse geçimimi
Merhaba arkadaşlar,

Bendeniz 30 yaşına gelmiş ve henüz kariyerinde istediği atılımı gerçekleştirememiş birisiyim. Son tam zamanlı işimden ayrılalı 3 yıl olacak 1 ay sonra. Doğru düzgün bir iş bulamadığım için serbest çevirmenlik yapıyorum. Hoşuma gitmiyor serbest çevirmenlik ama hiç değilse geçimimi sağlayacak parayı çıkarıyorum. Adam gibi bir iş bulana kadar böyle devam.

Ailemle yaşıyorum. Bir düzen kuramamış olmak, hala ailenin dizinin dibinde olmak pek hoşuma gitmiyor ama ne yazık ki işleri bir türlü rayına oturtamıyorum. Yaklaşık 3,5 yıldır ailemden para istemiyorum. Zaten öyle çok para harcayan bir tip de değilim. İstediğim şeyi peşin peşin alabiliyorum çok şükür.

Ama bir durum var ki çok fena canımı yakıyor. Yakın çevrem, bazı akrabalarım falan adamakıllı bir işim olmadığı için bana harçlık vermeye çalışıyor. Biliyorum beni sevdiklerinden ama 30 yaşına gelmiş biri olarak benliğim kaldırmıyor artık. Fakir değiliz fukara değiliz. Kirada oturmuyoruz. İnsanlar neden hala gururu incinir mi demeden belli bir yaşa gelmiş insanlara harçlık vermeye çalışır? Sağ olsunlar var olsunlar ama harçlık da bir yere kadar sonuçta.

Ben zaten kendimi bildim bileli dik kafalının, kimseye eyvallahı olmayanın biri oldum ve hiçbir konuda yardım almayı kolay kolay düşünmedim. Her şeyi kendi başıma halletmeye çalıştım. Böyle birileri harçlık verince kendimi zayıf hissediyorum. Zaten ihtiyacım yok. Kabul etmeyince bana darılıyorlar. Kardeşim her ay 500 TL harçlık veriyor ve hiçbir şekilde geri çevirmeme izin vermiyor. Doğal olarak kötü hissediyorum.

İşin diğer boyutuysa almak istemediğim için verilen harçlıkları harcamaya dair içimden en ufak bir istek bile gelmiyor. Kendi param gibi göremiyorum, birisi tarafından emanet bırakılmış gibi geliyor. Ayıp olmayacağını bilsem verilen bütün harçlıkları bir hayır kurumuna bağışlarım. Oysa kendi param söz konusu olunca şunu da alsam bunu da alsam diye hep plan yapıyorum ve harcamak inanılmaz tatlı geliyor.

Sizce ne desem de karşı tarafı kırmadan incitmeden harçlık vermemeleri gerektiği konusunda ikna etsem? "30 yaşına geldim."," Ben kendi paramı kazanıyorum zaten." lafları işe yaramıyor maalesef. Böyle durumlar yaşayanınız var mı? Siz olsanız nasıl hissedersiniz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.05.21)
Çevrenize remote/home Office çalıştığınızı söyleyebilirsiniz. Ki zaten kısmen öyle yapıyormuşsunuz.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.21)
Harçlığı yaşla ilgili görmeyenler var bence, örneğin annemin dayısının anneme harçlık vermişliğini görmüşüm. Her zaman düzenli değil de kırk yılda bir misal, istediğin bir şey alırsın diye hediye babından. Tam da harçlık sayılmaz gerçi bu, şimdi yazarken farkettim.

Durumunuzu tam kestiremiyorum ama babadan, kardeşten her türlü harçlığa tamamım :))
Yaş kaç olmuş, iş de var ama babam harçlık verince alırım yine şakasını yapar eğleniriz.

Bayram harçlığı da 1lira bile olsa alırım, maksat eğlenmek
0
epitaf
(09.05.21)
Ben bu kadar katı olmazdım. 28 yaşındayım. Anneannem bazen harçlık verir, her harçlık verdiğinde gülerim. Şöyle güzel bir söz var. Kaç yaşında olursanız olun anneniz, babanız hayattaysa hâlâ çocuksunuz demektir. Evlenince gelinle damada takılan paralar da bir bakıma harçlık sayılır. Ben bir gün baba olursam çocuğum 40 yaşına da gelse para veririm.
0
dissendium
(09.05.21)
freelance işlerden gelen paranın yettiğini ihtiyacın olmadığını söyleyebilirsin. gurur yaptığını düşünürlerse daha çok ısrar edecekler. bir de acaba annen-baban durumu görüp yönlendiriyor olabilir mi, oğlum kardeşine arada destek ol gibi ?
0
orpheus
(09.05.21)
"Ayıp olmayacağını bilsem verilen bütün harçlıkları bir hayır kurumuna bağışlarım."

E bagislayin...
0
invictae
(09.05.21)
@ orpheus Annem, bu konularda katı olduğumu bildiği için bir şey söylemez. Zaten söyleme gereği duysa da söylemez direk kendi verir harçlığı bana.

@ invictae Duyarlarsa kırılırlar.
0
🌸İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(09.05.21)
Bana ana noktayı kaçırıyorsunuz gibi geliyor. İnsanlar "size acıdıkları" ya da "doğru düzgün işiniz olmadığı" için değil, kendileri iyilik yapmak istedikleri için para veriyorlar. Eğer rahatsız olma nedeniniz muhtaç görünüyor olmaksa, muhtemelen o sadece sizin kafanızda olan bir düşünce. Karşı tarafın öyle düşündüğünü zannetmiyorum.

Ben de 30'a yakınım, anneannem her gördüğünde harçlık verir. Bi ara anneannemin yıllık emeklilik maaşından fazla para kazanıyordum bir ayda, o zaman da veriyordu. Şu an işsizim, yine vermeye çalışıyor. Konunun benimle ilgisi yok yani, onun kendince iyilik yapma şekli bu. Vefat etmeden önce dedemin babannemin falan davranışları da böyleydi.

Ben sizin yerinizde olsam parayı alırım, kullanmak istemiyorsam da sonra onları ziyarete giderken o parayla tatlıdır, işte küçük hediyelerdir falan öyle şeyler alıp giderim. Hem iyi niyetleri için teşekkür etmiş olursunuz, hem de "bakın ben de size bir şeyler alıyorum" mesajı vermiş olursunuz. Win-win durumu gibi. Aranızdaki bağ güçlenir.

Tabi bunları akrabalarınızın kötü niyetli insanlar olmadığını varsayarak söylüyorum. Eğer gerçekten size kendinizi kötü hissettirmek istiyorlarsa kırılırlar mı falan diye düşünmeden hayır demek lazım.
0
plutongezegendegilmi
(09.05.21)
ben üstte yazılanlara katılmıyorum. 30 yaşındaki birine kimse harçlık vermez normalde. iyi niyetli kişiler var da olabilir ama ben çoğunluğun acıdığını düşünüyorum. insanların kafasında "ay 30 yaşına gelmiş hala işi yok, ne evlenebilmiş ne düzen kurabilmiş yazık" düşüncesi oluyor. eğer ısrarla söylemenize rağmen hala vazgeçmiyorlarsa kendi düzeninizi kurmanız lazım ki sussunlar. yani bir birey olduğunuzu göstermeniz lazım. bunun yolu kendi ayaklarınızın üstünde durmaktan geçiyor. aslında durabiliyor gibi gözüküyorsunuz ama bizim milletimiz için tam zamanlı bir işinizin olması ya da ana babadan ayrı yaşamanız, evlenmeniz vs. gerekiyor. ben olsam tam zamanlı iş bulmaya çalışırdım. kendim de şu an freelance takılıyorum ama bu düzen böyle gitmez, farkındayım. tam zamanlı işten sonra da ufak ufak ayrı ev bakmaya başlamanız gerek. herkesin şartları farklı tabii ki ama çok ekstrem bir durum olmadığı müddetçe 30 yaşındaki birisi ana babası ile yaşamamalı.
0
rose parks
(09.05.21)
Konu sahibi iş bulsa, o da ailesiyle yaşamazdı. İş bulamadığı için freelance devam etmek zorunda olduğunu yazmış. Bizim toplumda böyle freelance olanın işi yok. Memur olmalı ya da özelde olmalısın.
0
gelmeistemem
(09.05.21)
Tutup alakasız uzak akrabalar veriyorsa sevimsiz ama genel olarak ben de çoğunluğa katılıyorum. Rahmetli anneannem demans yüzünden iyice aklı karışana kadar bana ara sıra harçlık verirdi. Şu an 37 yaşımdayım, evliyim, kendimize yetiyoruz ama iki hafta önce babam "tamam ihtiyacınız yok ama ben böyle daha huzurlu oluyorum" diye zorla para verdi, aldım harcadım valla, ne yapayım ¯\_(ツ)_/¯

Yine bu sıralar yurt dışında yaşayan halam burada, kendisi köydeyken onun adına almam gereken şeyler için para bıraktı bana, fazla vermiş, aldım hallettim dedim, çocukmuşum gibi "üstü sende kalsın kızım" dedi, ben de o parayla buradan yanında götürmesi için bir şeyler aldım hazırladım @pluton'un dediği gibi.
0
kobuzchu kiz
(09.05.21)
Bence cok konuyu takmamak lazim iyi bir gelirim var ama harclik gelse allah bereket versin der atarim cebe. Guler gecerim.
Babannem hala her ay butun cocuklarina esinden kalan maasi harclik gibi paylastirir. Cocuklarin hepsi evli barkli en kucugu 55 yasinda.
0
kuzey li
(09.05.21)
ailenizle yaşıyorsunuz ve evli falan da değilsiniz, dolayısıyla ailenin çocuğu olarak görülüyorsunuz.
onlar da kendilerince ilgileniyorlar.

evet, aslında bir anlamda dediğiniz gibi bir his yaratması normal ama bence iş güç meselesi sıkıntıda olduğu için normalden daha hassas davranıyorsunuz.
emanet para gibi görüp bağışlamayı düşünmek falan abartılı.
biriktirin, yatırım yapın o zaman.
0
blatta hiberna
(09.05.21)
Bence siz inciniyorsanız onların da incinmemesi için çabalamayın. Bazen 1 sefer sert çıkış yaparsınız ve konu kapanır, gereken budur.
0
megalomaniac
(09.05.21)
yıldırma politikası olarak çar çura harcadığınızı göstermek. saçma sapan şeylere cok para verirseniz "ulan bu bizden zengin" imajı yaratbilirsinizs

iyi niyetli yöntem: size harçlık verenlere bahanelerle hediye al para dönsün 500 lira verdiyse 500 liralık bi şey al ver kendisine internette gördüm aldım fln dersin

kenara atma fikrine ben de sıcak baktım kumbara yap doldur içini. öyle zamanda hayat kurtarır ki kumbara. bizzat size lazım olmasa da yakınınıza sıcak para bulundurmak güzeldir imkan var yapabilirsiniz. çok alınacak bir durummuş gibi gelmedi. verenlerin "minnet etmelisin bana" iması yoksa güzel bi şey harçlık
0
ala09
(10.05.21)
Bence biraz hassasiyet göstermişsiniz, bizim toplumda aile fertleri birbirine bu tür destek olmayı sever, hatta normaldir. Çok hoşunuza gitmiyorsa da, kendi bütçenize karıştırmadan bir köşede ayrı biriktirin. Ama ben olsam sevinirdim doğrusu.
0
firez
(11.05.21)
rose parks +1

megalomaniac +1

kabul etme, istemiyorum de, parayı bırak git. zorla cebine mi sokacak? sokarsa da çıkar. "ihtiyacı olan birine verin de bari bir işe yarasın" falan de.

çok benzer olmasa da hissettiğini anlıyorum. 12 yaşımda babamı kaybettim. ama annem çalıştığı için ve babamdan maaş bağlandığı için durumumuz iyiydi. evimiz de vardı. ama sırf babam yok diye lisede öğretmenler karar vermiş beni alışverişe götürmüşlerdi. yalandan en başarılı sensin sana hediye alacağız dediler. ama herkesten de saklıyorlar. madem başarılıyım ilan et tebrik et. he dedim canım he yemezler. ayakkabı aldıracaklardı bana istemedim. zaten ayağımda o senenin son model nike'ı vardı. yalvar yakar aldırmıştım anneme, annem de kızıp başka ayakkabı almayacağım demişti. ben de çok sevdiğimden her gün onu giyiyordum. bir kız olarak erkek ayakkabısı giyiyordum ama ergenlik işte havalı geliyordu. galiba o ayakkabıyı kötü bir şey sandılar ama pahalı bir ayakkabıydı yani. neyse direttim ve kesinlikle aldırmadım okula geri döndük. sırf muhtaçmışım gibi düşündüklerinden yaptılar bunu ve ben okula dönünce arkadaşıma sarılıp ağladım, babam yok diye muhtaç değiliz biz diye.
0
batlegolas
(13.05.21)
(3)

Kedi ve akciğer problemi

kararsizmiyimbilemedim
Evin önünde baktığımız bir kedi vardı. Dün gece köpekler dövmüş. Veterinere götürdüm. Akciğerinde zedelenme olmuş ve beş gün yoğun bakımda kalması gerekiyormuş, günlüğü 400 tl'den, bunu ödeyecek gücüm yok şu an, ibb veteriner, ilçe veterinerine yönlendirdi (barınak) onlarda da oksijen tüpü yokmuş. k
Evin önünde baktığımız bir kedi vardı. Dün gece köpekler dövmüş. Veterinere götürdüm. Akciğerinde zedelenme olmuş ve beş gün yoğun bakımda kalması gerekiyormuş, günlüğü 400 tl'den, bunu ödeyecek gücüm yok şu an, ibb veteriner, ilçe veterinerine yönlendirdi (barınak) onlarda da oksijen tüpü yokmuş. kendiliğinden geçer mi? eve getirdim şu an. biraz daha iyi sanki. lütfen yardım edin bu kediyi nasıl iyileştireceğim. sorana yaralarının fotoğrafını da atarım. teşekkür ederim.
0
kararsizmiyimbilemedim
(06.05.21)
başka bir ilçenin veterinerine götüremez misiniz? günlüğü 400 çok fazlaymış. inşallah düzelir yavrum kıyamam ya. çok iyisiniz.
0
batlegolas
(06.05.21)
Akciğer kendi kendine yavaş iyileşen bir organ ne yazık ki. Hastalığına göre de değişir mutlaka da iltihap vs varsa uzun sürse de iyileşiyor, ama güzel bakım gerekiyor. İlaçlı havalar veriyolar kuvözde. Belki tüm gün değil ama günde 1-2 saat gitseniz daha iyi olur hem kedinin psikolojisi açısından hem de maddi açıdan.

Şunu gözardı etmeyin, sokak kedileri(bahçe de olur farketmez) veterinerde diğerlerinden daha çok stres yaşıyorlar. Benim kedim çişini bile yapamamıştı çünkü kum sevmezdi. Kumun içine girip yatıyordu, çişini tutuyordu. Bu yüzden olabildiğince evde bakın ama veterinerin tavsiyelerini dikkate alarak.
0
megalomaniac
(07.05.21)
merhabalar günaydın. dün gece acil veterinere götürdüm twitterdaki bir kadın vasıtasıyla. %60 indirim yaptılar sağolsunlar. dün gece oksijen tüpüne bağlandı, göğsüne bandaj takıldı. kaç gün yatacağını bilmiyorum şu an orada yatıyor. çok kötüydü hiç yemek yiyemiyordu dayanamadım. çok da uysal bir kedi, diğer sokak kedileri gibi değil. insandan hiç kaçmıyor. çok teşekkür ederim destekleriniz için. umarım iyi olur bizim çocuk. büyük ihtimal eve alacağım artık onu. ben sizi bilgilendiririm. iyi günler diliyorum...
0
🌸kararsizmiyimbilemedim
(07.05.21)
(17)

hic polis kontrolüne denk geldiniz mi?

spivak
son 15 gündür evden hic cikmiyorduk, yakindaki markete gitme disinda. tam kapanma da olunca lan simdi ceza yazarlar diye hic cikmadik. ama dün ve bugun işyerine gitmek zorunda kaldim, iki gündür izmiri turluyorum araba ile hicbir yerde polis kontrolü yok, insanlar araçlar vızır vızır dışarıda? siz h
son 15 gündür evden hic cikmiyorduk, yakindaki markete gitme disinda. tam kapanma da olunca lan simdi ceza yazarlar diye hic cikmadik. ama dün ve bugun işyerine gitmek zorunda kaldim, iki gündür izmiri turluyorum araba ile hicbir yerde polis kontrolü yok, insanlar araçlar vızır vızır dışarıda?

siz hic belge kontrolü tam kapanma al sana ceza diyen polis kontrol noktasi gördünüz mü yaşadiginz sehirde?
0
spivak
(05.05.21)
istanbulda bugün baya polis gördüm kontrol vardı.

kadıköy boğaya gelmeden, bağdat caddesi, üsküdar-harem, tıbbiye caddesi, e5 kadıköy bağlantı yolunda vs. hep çevirme vardı.
0
NightBringer
(05.05.21)
Günlerdir Ankara'da, Emek'ten Esat'a yürüyorum her akşam.
Geçtiğim yerler kamu binaların önü. Meclis, yargıtay, jandarma ve askeri lojmanlar hep.
Daha 1 polis de çevirip sen hayırdır demedi (dese de belgem var zaten).
Hepsini geçtim, meclisin önünde sürekli duran polisler bile dönüp bakmıyor hiç.
Canlı bomba olsa bu yoldan yürümez heralde diye düşünüyorlar sanırım.
0
anatomik
(05.05.21)
Bir kere çıktım hastaneye gitmek için; onda da hem gidiste hem dönüşte polis durdurdu. PCR testi için gittiğimden randevu da yoktu. Sorun yaşayacaktım nerdeyse.
0
fraise
(05.05.21)
anayollar merkezi yerler full polis. dün uzun bir yolu yürüyerek atm gidip geldim arada da askerlik şubeye uğradım ara sokaklardan gide gide hiç polise rastlamadan gittim. gerçi benzinci de vardı bir araç ve polisler ama sallamadılar pek
0
avatar is back
(06.05.21)
istanbul anayollarda araçlar için polis çevirmesi var fakat mahalle aralarında yürüyenlere dolaşanlara v.s. ses etmiyorlar.
0
nuisance
(06.05.21)
İşe her gidiş gelişte polis durduruyor. Kimliğe bakıyor, soru soruyor. Çok merkezi bir yerde değil ama merkeze giden bir caddenin başında bekliyolar. Ama bi paralel arka sokakları kullanarak da gidebiliyorum konuşmak istemezsem :)
Geçen akşam yürüyüş yaparken de parka 2 genç oturuyodu onları uyardılar araçla.
0
megalomaniac
(06.05.21)
dün arabayla dikmen'den çıktım, bahçeli'den babamı aldım, konya yolu'ndan incek'e gittik hastaneye, çıkışta yine konya yolu'ndan bahçeli'ye babamı bırakıp dikmen'e geri döndüm.

aşti'nin önünde, ankara kapısı'nın orada, incek'te hastane kavşağında, dönüş yolunda yine ankara kapısı'nın karşı şeridinde polis yolu daraltıp kontrol noktası yapmış ama kontrol eden falan yoktu. o kadar hastane mesajı, randevu dökümü, yok işe yaramazsa baba oğul mesleki (mali müşavir) kimliklerimiz, vergi levhası falan hazırladım, elimizi kolumuzu sallaya sallaya gittik geldik onca yolu.
0
kibritsuyu
(06.05.21)
Nasıl yapıyorlar bilmiyorum ama Bence polisler kime izin soracağını gayet iyi biliyorlar.
0
etna
(06.05.21)
Gecen gun ev is guzergahinda vardi cevirme, belge vardi ama yine de son anda karar verip kactim yan sokaktan. Motorlaydim.

(bkz: zevk alinan ufak sapikliklar)
0
onemoremile
(06.05.21)
her gün işe gidip geliyorum arabayla. hep aynı noktada hem sabah hem akşam kontrol noktası oluşturularak yol daraltılmış oluyor. ama hiçbir çevirmeye denk gelmedim, polisler muhabbet ediyor arabalara bakmıyorlar bile.

haftasonları ve akşamları da evin civarında dolaşıyorum. yine kimse nereye demiyor.
0
reanarchy
(06.05.21)
Yasaklar ilk başladığından beri sadece iki kere. Birisinde ne iş için dışarıda olduğumu bile sormadı sadece gbt yaptı. Diğerinde üstümdeki kıyafetten anladı yavaşladım devam ettim. Bir kere keyfi çıkmıştım onda da durdurmadı.
0
zoghurt
(06.05.21)
Annem izmirde yürüme mesafesi 15 dk fırına ekmek almaya giderken denk gelmiş, carrefour daha yakın neden oradan almıyorsunuz demiş polis, biz oranın ekmeğini sevmiyoruz demiş annem devam etmiş
0
freebird5406_2
(06.05.21)
üsküdar'da bir arkadaşım çevrildi dün durup dururken
ben ataşehirdeyim, 2-3 saatte bir polis arabası geçiyor sirenleri açıp yavaş yavaş parktan falan geçiyor herkes evine gitsin diye. bi de beyaz tourneo içinde siviller geziyor rastgele çeviriyorlar.
0
roket adam
(06.05.21)
Salı günü doktora giderken kontrole denk geldik. İzin belgesi sordu ben telefondan açana kadar tamam geç dedi. Yer: çanakkale

Pandeminin başından beri haftasonu yasaklarında orman beslemesi yaptığımız için çıkıyoruz. Her seferinde kontrole denk geldik. Geçen sene bayramdı, şehir değiştirdiğimiz için ikamet görmek istedi. Bir gün içinde dört defa çevirmeye girdik.
0
suicides underground
(06.05.21)
tam kapanmadan önce her haftasonu, kapanmadan sonra neredeyse her gün dışarı çıktım. bulunduğum ilçede her yere yürüyorum kafama göre. parklara falan oturuyorum. üç kez de araca bindim. henüz çeviren olmadı.

sadece bir kere, geçen cumartesiydi sanırım, polis yoldan geçerken megafonla uyardı parkı boşaltın diye. kimse kalkmayınca biz de kalkmadık. termostan çay içmeye devam ettik. bu da böyle bir anımdır.
0
sir gawain
(06.05.21)
Merhaba, markete giderken sıkıntı degil de, araç ile sahil yolu tarafında geçerken İstanbul'da tek tek durduruyorlardı bugün. İzin belgeniz var mı diye soruyorlar. Belge yoksa sıkıntı olabilir.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(06.05.21)
Küçükyalı'da yaşıyorum sadece Bostancı kavşakta polis oluyor. Onun dışında hiç görmedim açıkçası.
0
wild honey suckle
(06.05.21)
(3)

Anneye kimyasal içeriği az olan göz kalemi

kırmızıayakkabılıgargamel
Merhaba, Anneme göz kalemi çok yakışıyor, ama yüzü ve gözü çok çok hassas. İçinde kimyasal madde en az olan marka önerebilir misiniz?
Merhaba,

Anneme göz kalemi çok yakışıyor, ama yüzü ve gözü çok çok hassas. İçinde kimyasal madde en az olan marka önerebilir misiniz?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.05.21)
Rossmann’’da doğal içerikli göz kalemleri vardı.
0
somethinginthewayshemoves
(04.05.21)
Yves Rocher
Benim gözlerim de çok alerjik, bu markanın maskarasını ve eyeliner’ını kullanabiliyorum yanmadan kızarmadan.
0
megalomaniac
(05.05.21)
Yves Rocher +1
0
suicides underground
(05.05.21)
(21)

Yerli aşı çalışmalarına gönüllü olur muydunuz?

hayaletimsi
Az önce yerli aşı çalışmalarının herhangi birinde gönüllü olmak için bir form doldurdum. Bir an önce aşı olma isteğimin etkisi de var bunda. Siz olur muydunuz? ne düşünüyorsunuz?Ankara'da yaşayan arkadaşlar için şuradan doldurdum formu;https://ankarasehir.saglik.gov.tr/TR,522128/asi-calismasi-gonull
Az önce yerli aşı çalışmalarının herhangi birinde gönüllü olmak için bir form doldurdum. Bir an önce aşı olma isteğimin etkisi de var bunda. Siz olur muydunuz? ne düşünüyorsunuz?

Ankara'da yaşayan arkadaşlar için şuradan doldurdum formu;
ankarasehir.saglik.gov.tr

ps:
İlk erciyes üniversitesine mail atmıştım, bugün şöyle bir cevap geldi.

"Sayın xxx,



Aşı çalışması için gönüllü olarak katılmak istediğinizi belirtmişsiniz. Erciyes Üniversitesi Hakan Çetinsaya İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezimizde geliştirilen Covid-19 Faz -1 ve Faz- II aşı uygulama çalışması tamamlanmıştır. Faz –III çalışması Erciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde ve farklı şehirlerde ki merkezlerde Mayıs ayında başlayacaktır. Bu konuda Sağlık Bakanlığının bilgilendirmelerini takip etmenizi öneririz. İlginize teşekkür eder, sağlıklı günler dileriz. "
0
hayaletimsi
(04.05.21)
Canımı sokakta bulmuş olsaydım Sağlık Bakanlığına güvenip gönüllü olurdum.
0
himmet dayi
(04.05.21)
Bilim insanlarına saygım sonsuz ama yönetim kısmına zerre güvenmediğim için kesinlikle gönüllü olmazdım.
0
whoosie
(04.05.21)
Olmam, olmak isteyen çıkar elbet.
0
infernalcadre
(04.05.21)
Katılırdım elbette. En kötü ihtimalle antikor üretmezsiniz totonuzda üçüncü gözünüz çıkmaz.
0
helena
(04.05.21)
bedavaya olmazdim.
0
hot potato
(04.05.21)
Olurdum, korkulacak bir yan yok. Sağlıkçıyım
0
sydney
(04.05.21)
Hayır, olmam. Niye olayım ki?

- Risk grubunda olsam ve aşıya erişimim olmasa "hiç yoktan iyidir" diyip belki olurdum. Ama 28 yaşındayım, evdeyim, hiç gerek yok.

- Aşı işinde çok para var şu an. Birileri 1 milyar dolar daha fazla kazanmak için "ya bu da böyle olsun" diyip erken basabilir aşıyı, denetimini yapanlara rüşvet verebilir. Ortada akıl almaz bir pasta var, o kadar paranın (ve rekabetin, zaman kısıtının) olduğu bir ortamda birilerine güvenmek kolay değil.

- Grip aşısı da olmuyorum mesela. Çok daha iyi bilinen ve denenmiş bir alan olmasına rağmen. Niye? Çünkü çok şükür düzgün çalışan bir bağışıklık sistemim var. Bu yeni aşı mevzusunda niye kimsenin bağışıklık sistemi yokmuş gibi davranıyoruz anlayabilmiş değilim.
0
plutongezegendegilmi
(04.05.21)
Olurdum, kafayı çalıştırıp ücreti mukabilinde kanal kanal gezer tecrübelerimi aktarırdım.
0
paramolacak
(04.05.21)
Hayır.

Başka nedenleri de var ama temel nedeni gerçekten aşılanmama engel olacak olması. Aşılama yapılacak da sonuçlar takip edilecek de kör kırılacak da... Yerli aşının işe yaramama ihtimali bir tarafa placebo grubunda da olabilirim. Yerli aşının neden olabileceği sağlık sorunları da cabası (üçüncü gözünüz çıkmaz diyen arkadaş AZ aşısının ne gibi sorunlara neden olduğunu pek takip etmemiş herhalde). Niye kendimi bu kadar sıkıntıya sokayım ki?
0
son feci skilacci
(04.05.21)
Kesinlikle olmam. Kim ne niyetle ne yapıyor belli degil güzel ülkemde.
0
lion de la Turquie
(04.05.21)
Yaptığımın doğru olup olmadığını tartışmak istemiyorum, bencilce gelebilir ama olmazdım.
0
megalomaniac
(05.05.21)
Kimsenin deneği olamam. Hele tepedekiler hâlâ gitmemişken katiyen.
0
1bir1bir1
(05.05.21)
Olmam, duyuru başlığını görür görmez aklıma şu geldi; aslında doğrudan bir ilişkisi yok ama benzer bir sonuç ortaya çıkabilir :

Birkaç sene önce ilköğretim okullarında süt dağıtılmıştı ve yanılmıyorsam son kullanma tarihi sebebiyle pek çok çocuk rahatsızlanmıştı. Hükümet hemen savunmaya geçti. Bülent Arınç "Çocukların süte hassasiyeti olmuş olabilir, 1 kereden birşey olmaz" benzeri bir açıklama yapmıştı...

Bu aşı durumunda da benzer bir durum ile karşılaşabiliriz. Bilimadamları ve tıp doktorlarımıza güvenmediğimden değil, ülke yöneticilerin mentalitesini bildiğimden. Farzedelim aşı geliştirildi ve özellikleri, olası yan etkileri bir raporla sunuldu. Virüse karşı amaçlanan hedefleri bir yana, potansiyel ciddi bir riskin altı çizildi. Sizce hükümet yetkilileri nasıl karar alırdı, ne yaparlardı ? İşte ben bu "ne yaparlardı" sorusunun cevabını tahmin ettiğim için hayır diyorum.

Süt dağıtım haberini de buldum, buyrun : www.cumhuriyet.com.tr
0
burka
(05.05.21)
jessica hyde olsaydim seve seve gönüllü olurdum.
0
evimin paspasi
(05.05.21)
Öncelikli grupta olmama rağmen aşı olmuyorum, gönüllü olmak katiyen istemem.
0
odiyus
(05.05.21)
Bu ulkede 13 yil boyunca sinav sorulari calindi. Cemaat-akp sinav sorularini calip, fem dersanelerinde dagittilar. O mevki, makamlarin cogunda liyakattan uzak hirsizlar oturuyor su an.
0
neverletyougodown
(05.05.21)
herkes aşı olabilmek için yarışırken ben istemiyorum çünkü ileride ne olacağını, hangi hastalıkların önünü açabileceğini bilmiyorum. bi yandan da hata mı yapıyorum diye içim içimi yiyor. hoş, aşı sırası da gelmedi gerçi. ama yerli aşı en baştan kaybediyor.
0
antihero
(05.05.21)
bu
ülkede
insanlara
radyasyonlu
çay
içirdiler.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(05.05.21)
bırak geliştirme aşamasında gönüllü denek olmayı, aşı çıktıktan sonra aşısını bile olmam.
0
halanne
(05.05.21)
Mustafa Varank olduysa ben de olurum, koca bakanı riske atacak değiller.
0
cowboy
(05.05.21)
Ben de tıp öğrencisiyim .kuagülasyon yapan covid aşısı türü üretimden kalktığı oldu.ben sinovac oldum.biontech gelirse rapel olarak olurum.bizim aşıyı eğer aşı olmamış olsam ve sıra çok varsa olurdum.40-50 yaş arası isem bekler biontech olurdum
0
birdposing
(05.05.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.